YOLCULARIN HİZMETİNE SUNULDU
Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Bolat şunları söyledi: Türk Hava Yolları olarak, bagaj takip sistemimizi geliştirmek amacıyla Apple ile bir iş birliği gerçekleştirdiğimizi mutlulukla duyurduk. iOS 18.2’nin yayınlanmasıyla birlikte yolcularımız artık AirTag veya Find My destekli cihazların bulunduğu ve aksaklık yaşanan bagajlarının konum bilgilerini ilgili ekiplerimizle paylaşabilecekler. Bu yenilik sayesinde bagajlarınızı hızla bulup size ulaştırabiliyor, operasyonel verimliliğimizi artırırken memnuniyetinizi de en üst seviyeye taşımayı hedefliyoruz. Bu özelliği kullanmak son derece kolay: Find My uygulaması üzerinden “Konum Paylaş” bağlantısı oluşturup, web sitemiz https://lnkd.in/dhzeadvh üzerinden paylaşmanız yeterli olacaktır. Paylaşılan konum bilgisi güvenli bir şekilde saklanır, yedi gün sonra otomatik olarak sona erer veya istediğiniz zaman sizin tarafınızdan devre dışı bırakılabilir. Çok yakında aynı özelliği mobil uygulamamız üzerinden de kullanabileceksiniz. Türk Hava Yolları olarak, teknolojiyi seyahat deneyiminizi geliştirmek için kullanmaya kararlıyız. Hep birlikte daha iyi bir seyahat deneyimi yaşayabilmeniz için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Teşekkürler.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUNCELİ’de sis etkili oldu. Kent, sisli havada dronla havadan görüntülendi.
Doğal güzellikleri, inanç mekanları, yaban hayatı, endemik türleri ile öne çıkan ve ziyaretçilerini etkileyen Tunceli’de sis etkili oldu. Kenti merkezindeki Uzunçayır Baraj Gölü ve Kavun ve Düldül tepelerinin altında oluşan sis bulutu dronla görüntülendi. Yer yer yerleşim yerlerini de kaplayan sis, güzel görüntüler oluşturdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’nın Serik ilçesi Çandır bölgesinde 1997-1998 yıllarında 120 dönümlük alanda faaliyete başlayan ve o dönem 17 milyon dolarlık yatırımla inşa edilen, bölgedeki vatandaşların Hollywood’a rakip olarak ‘Çandırwood’ ismini verdiği Antalya Film Stüdyoları, tarım alanı ve depo oldu. Serik Belediyesi’nin hurda malzemeleri depoladığı, seralarda tarım yaptığı görülen stüdyoların 26 yıllık geçmişinde yalnızca 2 film çekildi.
Turizm kenti Antalya’nın Serik ilçesi Çandır bölgesinde 1998 yılında kurulan Antalya Film Stüdyoları, o dönem 17 milyon dolara mal oldu. 1999 yılında belde belediyesi olan Çandır Belediyesi’nden 25 yıllığına kiralanan 120 dönüm alanda, 10 bin 200 metrekare kapalı alanı ve 2 ayrı stüdyosu ile film stüdyosu, bölge halkı tarafından Hollywood’a rakip olarak ‘Çandırwood’ olarak adlandırıldı. Yapıldığı dönemde Orta Doğu ve Avrupa’nın en büyük film stüdyosu olma özelliğiyle dikkati çeken stüdyoları, ünlü film şirketleri Golden Horn ve Tekfen Holding ortaklığı işletti. Yıllar boyu film yapımcılarına teklifler götürüldü ve stüdyoları kullanabilecekleri anlatıldı ancak 26 yıllık stüdyolarda yalnızca Amerikan Hallmark yapımı ‘Arabian Nights’ ile Cem Yılmaz’ın oynadığı ve senaryosunu yazdığı ‘G.O.R.A.’ çekildi. Büyük umutlarla yapılan 120 dönümlük film stüdyolarının daha sonra büyütülmesi planlandı. Ancak 26 yıllık süreçte beklenen ilginin görülememesi, yeni yatırımların yapılmaması nedeniyle çağın getirdiği teknolojik gelişmeye ayak uydurulamadı.
SET ARAÇLARI DA ATIL KALDI
2020 yılında Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı imar değişikliği kararının ardından, bölge ‘belediye hizmet alanı, yeşil alan, ticaret ve sosyal tesis alanı’ olarak düzenlendi. Kiralama süresi sona eren tesisler, Serik Belediyesi tarafından yeniden değerlendirildi. Belediye, stüdyo alanını tarımsal faaliyetler ve çevre düzenlemeleri için kullanmaya başladı. 120 dönümlük alandaki seralarda üretim yapan belediye, stüdyoları da belediyeye ait park ve bahçelerdeki kullanılmayan malzemelerin deposu haline getirdi. Stüdyolar içerisinde hala setlerde kullanılan ışık ve ses sistemlerinin parçaları dikkati çekerken, bazı filmlerde kullanılan set araçlarının da atıl halde durduğu görüldü.
‘ATIL ALAN ÜRETİME KAZANDIRILDI’
Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, “Çandır Film Stüdyoları, yıllarca atıl durumda kalmış ve bölgeye katma değer sağlayamayan bir alan olarak duruyordu. Ancak Serik Belediyesi olarak bu alanı halkımıza hizmet etmek amacıyla yeniden yapılandırmak için önemli adımlar attık. İmar değişikliği sonrasında, burada hem tarımsal faaliyetlerin gerçekleştirilmesini hem de belediyemizin park ve bahçelerinin malzeme depolama ihtiyaçlarını karşılamayı amaçladık. Bu süreçle birlikte hem çevre dostu bir yaklaşım sergiledik hem de yerel halkımıza istihdam olanakları sunduk. Çandır’daki bu dönüşüm, sadece belediyemiz için değil, aynı zamanda bölge halkımız için de ekonomik kazançlar sağlamaktadır. Hem tarım, üretim hem de belediye hizmetleri ve projeleri konusunda yapılan bu yatırımlar, uzun vadede bölgenin kalkınmasına önemli katkılar sunacaktır. Stüdyo alanı, imar planı doğrultusunda hazırlanan kullanım fonksiyonuna uygun şekilde yeniden düzenlendi ve bölgenin gelişimi için yeni projeler üretildi. Tarımsal faaliyetlerin yanı sıra belediye hizmetlerinin daha verimli hale getirilmesi amacıyla önemli yatırımlar yapıldı. Hem tarım hem de belediye hizmetleri konusunda yapılan bu yatırımlar, uzun vadede bölgenin kalkınmasına önemli katkılar sunacaktır” dedi.
Haber: Alparslan ÇINAR- Namık Kemal KILINÇ – Kamera: Burak YALMAN/ANTALYA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Döşemealtı ilçesindeki polis sosyal tesislerinde gazetecilerle bir araya gelen Arslan, burada yaptığı açıklamada, emniyet müdürlüğü olarak basına büyük değer verdiklerini söyledi.
Arslan, basın özgürlüğünün uluslararası güven altında olduğunu anımsattı.
Antalya basının da kentine duyarlı olduğuna dikkati çeken Arslan, “Antalya Türkiye’nin vitrin şehri. Turizmi ve tarımıyla dünyada bir marka. Antalya basınının da kentin marka değeri ve ülke ekonomisine etki edecek konularla ilgili yaklaşımında hassasiyetli davrandığını görüyoruz.” dedi.
Kendilerinin karşılıklı iyi niyet çerçevesinde sonuna kadar şeffaf ve ulaşılabilir olduklarını anlatan Arslan, emniyetin bilgi kanallarının her daim açık olduğunu, toplumun doğru bilgilendirilmesi için çaba gösterdiklerini kaydetti.
Bir gazetecinin elektronik denetleme sistemine ilişkin sorusuna Arslan, “Antalya Valisi Hulusi Şahin de hassasiyetle konunun üzerinde duruyor. Atıl durumdaki yatırım için ‘Yılbaşında başlayalım’ talimatı oldu. Belediye de üstlenici firmada da yapıcı davranıyor. Emniyet olarak biz de çalışıyoruz. En kısa sürede devreye girecek.” diye konuştu.
Bir gazetecinin, “Okullarda renkli şekerler şeklinde uyuşturucu satılıyor gibi kentte okul çevreleriyle ilgili sürekli söylentiler dolaşıyor?” şeklindeki sorusuna Arslan, “Evet şeker konusu ve sakallı adam geziyor gibi söylentiler çıkıyor. Bize de ulaştı. Hepsini araştırdık. Asparagas haber. Okul polisliği anlamında üzerimize düşeni yapıyoruz ama tekrar bir değerlendirme toplantısı yaptık. Okullar ve çevresinde etkin bir şekilde görev yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bağımlılığın çağın vebası haline geldiğine işaret eden Arslan, toplumsal olarak bu sorunu çözmek için bazı doğru tespit ve analizler yapılması gerektiğini dile getirdi.
Skuterlerle ilgili de çok şikayet aldıklarını aktaran Arslan, “Trafikte ve kullanıldıktan sonra başıboş bir şekilde bırakılması gerçekten kaotik bir sorun haline geldi. Bununla ilgili tedbirlerimizi arttıracağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terme Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Ankara Samsun Dernekleri Federasyonu (ASDEF) tarafından organize edilen etkinlik, 1919 metre uzunluğundaki Türk bayrağıyla düzenlenen Samsun yürüyüşünün ardından başladı.
Tanıtım günlerinde Terme standı ilgi gördü.
Belediye Başkanı Şenol Kul, “Samsun Tanıtım Günleri’nde Terme olarak yer almak, kültürümüzü ve değerlerimizi başkentte tanıtmak bizler için büyük bir onur. Ziyaretçilerimize Terme’nin eşsiz lezzetlerini sunarken hemşehrilerimizle bir araya gelmekten mutluyuz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İlker Yıldırım, gelecek yıl 95 yatak kapasiteli Onkoloji Hematoloji ve Palyatif Bakım Merkezi’nin temelini atacaklarını söyledi.
NKÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İlker Yıldırım, hastane yönetimiyle birlikte düzenlediği basın toplantısında yeni kurulacak hastane ve yeni projeler hakkında açıklama yaptı. Sağlık turizmini hedeflediklerini belirten Yıldırım, “Özellikle Balkanlar’da yaşayan soydaşlarımız sağlık sorunları için sık sık ülkemize gelmekte. Biz de onlarla ilgili olarak çeşitli turizm acenteleriyle protokoller imzalayarak, orada yaşayan hastaları sağlık sorunlarını, ameliyatlarını kendi bünyemizde, bir nebze de Balkanlar’da yaşayan soydaşlarımıza desteğimizi hissettirmek amacıyla, sağlık turizmini aktifleştirmek istiyoruz. Bu yıl içerisinde turizm acenteleriyle ilgili görüşmelerimiz bitiyor. Onlar bize bölgeden özellikle koroner baypas gereken, diz protezi gereken, diyaliz, nefroloji ile ilgili hastalar bulmaya başlayacaklar” dedi.
’51 BİN MUAYENE İÇİN 500 BİN TALEP GELİYOR
Yılda 610 bin normal poliklinik gerçekleştirdiklerini söyleyen Yıldırım, “102 bin de özel öğretim üyesi muayenesi gerçekleştirerek toplam 712 bin muayeneye ulaşıyoruz. Aynı zamanda 12 ameliyathanemiz, 8 diyaliz merkezimiz, 6 yataklı uyku laboratuvarımız ve acil servis bölümümüzle günde ortalama 3 bin hastaya, yılda ise 22 bin hastaya yatarak hizmet sağlıyoruz. Ayrıca yıllık olarak da 60 bin civarında tıbbi operasyon ve cerrahi müdahale gerçekleştiriyoruz. Asıl sorunumuz, belki de bu bizim de değil, tüm ülkemizin sorunu. Arz talep dengesizliği de diyebiliriz aslında buna. Görmüş olduğunuz gibi aylık 51 bin muayene randevusu için ortalama 450 bin ile 500 bin arasında randevu kanallarımıza başvuru oluyor. Yani yaklaşık 10 katı kadar bir talep var. Biz ancak bu talebin 10’da birini karşılayabiliyoruz. Büyük ihtimalle ülkemizdeki diğer sağlık kurumları da bu durumdadır diye düşünüyoruz. Ancak tabii biz Trakya’nın büyük bir hastanesi olduğumuz için tabii ki hastalarımız sadece Tekirdağ’dan değil. Biliyorsunuz İstanbul’un hemen yanında olan bir iliz ve ulaşım da bayağı kolay. Ondan dolayı hem İstanbul tarafından çok hastamız geliyor, yaz dönemi yazlıklarına gelenler oluyor. Edirne, Kırklareli orada da çözülemeyen sağlık problemleri olmak üzere, özellikle Kırklareli olmak üzere, oradan çok gelenler oluyor. Çanakkale, Gelibolu, Keşan bu bölgelerden de çok sayıda hastalarımız geliyor” diye konuştu.
‘ONAYLI RANDEVU SİSTEMİYLE VERİMLİLİK SAĞLANDI’
İlker Yıldırım, Sağlık Bakanlığı’ndaki gibi onaylı sağlık sistemini uygulamaya koyduklarını belirterek, “Bu onaylı sağlık sistemiyle, hasta gelmediği zaman randevusu yanıyordu ama o gün poliklinikte 2 eksik hasta bakılıyordu. Biz artık hasta randevu aldıktan sonra, randevusundan 1 gün önceye kadar hastayı arayarak randevusunu teyit etmesini istiyoruz. Eğer randevusuna geleceğini teyit ediyorsa bu iptal edilmiyor ama gelmeyecekse iptal edilerek yerine yeni bir hasta geçiriliyor. Biz buradaki rakamları incelediğimizde yüzde 20’ye kadar randevularda verimlilik yaşadık. Yani eskiden 5 randevudan 1’i yanıyormuş, şimdi en azından başka 1 hasta bakılmış oluyor. Bu şekilde de verimliliğimiz arttırıldı” dedi.
‘DEPREME DAYANIKLI VE MODERN BİR BİNA OLACAK’
Onkoloji ve Hematoloji Hastanesi kuracaklarını söyleyen Yıldırım, “En önemli müjdelerimizden birisi de buydu. Yeni açılacak bir hastanemiz var, yeni inşaatına başlanacak bir projemiz var. Artık hematoloji ve onkoloji hastalarındaki artış o kadar çok ki, mevcut kapasiteler yetişmiyor. Bununla ilgili olarak rektörlüğümüzün almış olduğu bir kararla Onkoloji Hematoloji ve Palyatif Bakım Merkezi inşaatına başlayacağız. İnşallah 2025 yılının ilk çeyreğinde temeli atılacak. Bu hastanemiz 95 yataklı bir hastane olarak açılacak, daha sonra üzerine yatak sayısı eklenmesi ile biraz daha fazla yatak sayısına ulaşmayı hedefliyoruz. Depreme dayanıklı ve modern bir bina olacak, hem Tekirdağ’a hem de Marmara Bölgesi’ne onkoloji ve hematoloji konusunda destek olacak. Aynı zamanda çeşitli görüntüleme merkezleri de olacak içerisinde PET CT ve SPEC CT üniteleri ilimizde zor gerçekleşen özellikle randevuları yoğun olan bölümler. PET CT’nin bizim hastanemize gelmesi, kemoterapi ünitesinin bina içerisine alınmasıyla beraber olanaklarımız daha çok artacak” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Festivalde bir konuşma yapan Alpaslan, Kırşehir’in ve Çiçekdağı’nın tanıtımı için festivalin önemine değinerek, “Bugün 6. düzenliyoruz ama nice altılara, atmışlara uzanarak, bulguru, bölgemizin önemli bir ürünü yapacağız. Festivaller, bölgenin tanıtılması, insanların kaynaşması, kadim kültürün yaşatılması açısından son derece kıymetlidir. Biz de bunun farkında olarak, ülkemizin her bir köşesinden, o bölgenin özelliklerine göre düzenlenen festivallere çok önem veriyoruz, destekliyoruz. Diğer taraftan, artık bir dünya markası haline gelmiş olan ‘Türkiye Kültür Yolu’ festivallerini de başlattık, büyüterek devam ediyoruz.” dedi.
81 ilde festivali yayarak, dünyanın en önemli festivallerinden birisi yapmayı hedeflediklerini aktaran Alpaslan, insanları kültür ve sanatla buluşturduklarını, sanatçılara da sanatlarını yapabilme imkanı sağladıklarını da söyledi.
Çiçekdağı’nda bir kültür merkezi açacaklarını aktaran Alpaslan, ilçenin refahını ve yaşam kalitesini artıracak bir dizi çalışmayı da desteklediklerini sözlerine ekledi.
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek ise geleneklerin devam etmesinin önemini hatırlattı.
Alpaslan, Vali Demiryürek ve protokol üyeleri konuşmaların ardından tokmakla soku taşında (dibek) bulgur dövdü.
Mehter takımı, yöresel halk oyunları ve davul zurna gösterilerinin ardından vatandaşlara bulgur pilavı ikram edildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Havza ilçesindeki Osmanlı döneminde kurulan Sekizgöz Un Fabrikası, turizme kazandırılacak. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Kurtuluş Yolu’ üzerinde bulunan fabrikada incelemelerde bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, atıl durumdaki Sekizgöz Un Fabrikası’nın Osmanlı’nın son döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında orduya dahi hizmet verdiğini söyledi.
Havza ilçesindeki Sekizgöz Un Fabrikası, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun‘da Milli Mücadele için çıktığı yolların adına verilen ‘Kurtuluş Yolu’ üzerinde bulunması ve endüstri mirasları arasında görülmesi ile büyük ilgi çekiyor. OMÜ Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, “Eğer bina endüstri binası olarak değerlendirilirse, çevresinde düzenleme yapılırsa, Samsun için çok önemli çekiciliklerden biri olacak” dedi.
Un fabrikasının Osmanlı döneminde kurulmasının en büyük özelliği olduğunu söyleyen Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, “Samsun’da endüstri mirası olarak 3-4 yapımız var. 1’incisi şu an alışveriş merkezi olarak değerlendirilen eski sigara fabrikasıdır. Bir diğeri Bafra’daki tütün müzesidir. Bu sigara fabrikasında üretim araçlarının sergilendiği bir yerdir. Endüstri mirasının bir parçasıdır. Onun dışında eski demir yolu araçlarının tamir edildiği bina vardır. Orası da şu an Mert Irmağı’nın ağız kısmında bulunan Cerrahi Aletler Müzesi’dir. Burayı da endüstri mirası olarak korumuş olduk. Tekkeköy tren istasyonu şu an koruma altında ve restore edildi. Endüstri miraslarından biri de Havza ilçesindeki Sekizgöz Un Fabrikası’dır. Bu un fabrikasının kendine has özellikleri vardır. En önemli özelliği Osmanlı’nın son dönem fabrikalarından biri olmasıdır. Yani Cumhuriyetten önce yapılmış olmasıdır. Tabi ki daha sonra burası geliştirildi. Sekizgöz olması çok önemli. O gün ki şartlarda büyük üretim kapasitesine sahipti. Böyle olunca hem Kurtuluş Yolu güzergahı üzerinde olması hem tarihsel önemi hem de ekonomik anlamda taşıdığı Samsun’un endüstri mirası turizmi anlamındaki en önemli eserlerden biri olması vesilesiyle Büyükşehir Belediyesi tarafından alan kamulaştırılmıştır. Bu alan daha sonra değerlendirilmek üzere şu an beklemekte. Böylece Samsun endüstri mirası turizminde de bir adım atmış olacak” diye konuştu. Atıl vaziyetteki fabrika, Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırılarak turizme kazandırılacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANADOLU ve Mezopotamya bölgesinde yüzyıllarca hüküm süren Hititler’in bölgedeki en önemli yönetim merkezi olan Türkiye- Suriye sınırındaki Karkamış Antik Kenti’nin üzerine yapılan koruyucu çatı tamamlandı. Koruyucu çatı için düzenlenen tören, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan’ın da katılımıyla yapıldı.
Karkamış Antik Kenti’nde, İtalya’nın Bolonya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nicolo Marchetti’nin başkanlığında yürütülen kazı çalışmaları devam ediyor. Çalışmalar sürerken, alana zarar vermeden hayata geçirilen tarihi eserleri koruyacak çatı tamamlandı. Karkamış Antik Kenti’ndeki Geç Hitit Saray alanı koruyucu çatı için tören düzenlendi. Törene, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Karkamış Kazı Başkanı Prof. Dr. Nicolo Marchetti, milletvekilleri, kurum müdürleri, rektörler, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.
‘BÖLGEYİ CAZİBE MERKEZİ HALİNE GETİRMEK ÖNEMLİ’
Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, buradaki çalışmaların bölgeyi cazibe merkezi haline getirmek için önemli olduğunu söyledi. Erdoğan, arkeolojik çalışmaların hızlıca devam etmesi gerektiğini belirterek, “Karkamış’taki çalışmalar burayı cazibe merkezi haline getirmek için büyük bir değer. Bu anlamda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Buradaki kazılardan 10 yıl öncesine kadar yapılan çalışmalardan ben de haberdarım. Kazı Başkanı Nicolo, hiçbir zaman kimseye yük olmamaya gayret ederek çalışmalarını sürdürüyor. Karkamış bir güven şehri oldu. Buradaki hemen sınırın yanı başındaki tarihi zenginlik, buz dağının görünen kısmı. Devamında olacak olan kazılar belki uzun yıllar devam edecek. O zamanki uygarlığın önemli merkezinden bir tanesi var. Şu anda gördüğümüzün daha büyüğü olacak, Karkamış. Hem Gaziantep’in hem Karkamış’ın turistik cazibesini artırması çok önemli. Burada arkeolojik çalışmaların olduğundan çok daha hızlı olması lazım. Bu tür yerlerin açığa çıkarılması, gençlerimizin de ilgisini çekmesi açısından ayrıca önemli. Bütün emeği geçenlere çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise kültürün başkenti olmak için çalışmalarına devam ettiklerini aktararak, “Biz buraya baktığımızda Evliya Çelebi’nin gözüyle bakıyoruz. Karkamış bizim dünümüz. Gılgamış Destanı’nın yazıldığı yer. Her medeniyet Fırat elinde tutmuş. Karkamış stratejidir. Bereketli topraklardır. Kültürün başkenti olma noktasındayız. Bu bir ekip işi. Bu ekip işinde Karkamış hep arkamızda durdu. Karkamış’ın önünde muhteşem bir gelecek var. Elimizde muhteşem eserler var” diye konuştu.
Konuşmaların ardından kurdele kesilerek açılış gerçekleştirildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy; önümüzdeki yıl 20 şehirde gerçekleştirilecek festival noktalarına Kayseri’nin de eklendiğini açıkladı. Şehrin önde gelenlerinin hummalı çalışmalarının sonuç verdiğini ve müjdelerin arka arkaya geldiğini ifade eden AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm; “2021 yılında İstanbulBeyoğlu Kültür Festivali ile Kültür Bakanlığımız bu şekilde bir aksiyon aldı ve bir organizasyon başlattı. Sonra 2022 yılı içerisinde Ankara, Çanakkale, Diyarbakır ve Konya da buna dahil oldu. En son 2024 yılı itibariyle de 16 ilimizde Kültür Yolu Festivali düzenleniyordu. Bununla ilgili geçen sene Hulusi Akar Bakanımız başta olmak üzere Ayşe hanım, Şaban Çopuroğlu vekilimiz, Murat Cahid Cıngı ve Bayar bey gerçekten oldukça ısrarlı çalışmalar yaptı. Keza Memduh Başkanım dilinden hiç düşürmedi, Turizm Bakanımız ve bakan yardımcımızı ziyaretlerinde söyledi. Vali bey bu şehir için kazanç, kültür ve turizme verdiği önemi biliyoruz. Sonuçta şunu görüyoruz; Kayseri’de tek vücut; hem AK Parti’nin tüm milletvekilleri, hem büyükşehir belediye başkanı hem de vali bey bu yolda gayretli ve hummalı bir çalışma gerçekleştirdiler. Kayseri’miz de artık 2025 yılı için Kültür yolu Festivali’ne dahil oldu. Kültür Yolu Festivali; sanatı, kültürü, tarihi bir araya getiren çok önemli festivallerdir. İçerisinde konser, sergi, gastronomi, bale, tiyatro, opera, beceri atölyeleri gibi faaliyetlerle 7’den 77’ye herkese ulaşan faaliyetlerdir. Biz de gelecek sene Allah izin verirse Kayseri’nin Kültür Yolu Festivali’nde yer almasıyla bu keyfi yaşatacağız. Çalışmalarımız hummalı bir şekilde devam ediyor, müjdelerimiz arka arkaya geliyor. Allah’ın izniyle nice yeni icraatlar ile çalışmalarımız hızla devam edecek. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa’nın sahip olduğu zengin mutfak kültürünü turizme kazandırmak ve dünyaya açmak amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Damağımdaki Bursa’ temasıyla düzenlenen 3. Gastronomi Festivali, Merinos Parkı’ndaki ilk gününde şehir içinden ve şehir dışından gelen binlerce misafiri ağırladı. Kortej yürüyüşle başlayan festival, hem göze hem de damaklara hitap eden etkinleriyle gastronomi tutkunlarına unutulmaz anlar yaşattı. Çölyak ile Yaşam Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen ‘Glutensiz Süt Helvası Tadım yarışması’nda renkli görüntüler yaşandı. Yarışma sonunda katılımcılara günün anısına hediye verildi.
‘Gastro Söyleşi ve Tadım’ bölümünde ise Şef Dr. Esat Özata moderatörlüğünde Prof. Dr. Fügen Durlu Özkaya ve Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya ‘Sağlıklı yaşamın iksiri zeytinyağı’ konusunda dinleyicilere önemli bilgiler verdi.
Karagöz gölge oyunuyla bol kahkahalı anlar yaşayan çocuklar, kendileri için oluşturulan özel alanlarda keyifli anlar yaşadı. Festival alanında oluşturulan ‘Bursa Lezzetleri ve Gastronomi Müzesi’ ise ziyaretçilere görsel şölen yaşattı.
‘Bursa’nın Yaşayan Kültürü’ bölümünde ise Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu tarafından tavuk alma ritüeli sahnelendi. Bursa’ya özgü geleneklerin yansıtıldığı gösteriye, Bursalılar da oldukları yerden katıldı.
3. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’nin ilk günü ise Bursalı sanatçı Oğuzhan Koç’un konseriyle sona erdi. Merinos Parkı’nı dolduran binlerce hayranı için sevilen şarkılarını seslendiren Oğuzhan Koç, Bursa’da bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Konseri eşi Seden Bozbey ile birlikte izleyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gece sonunda Oğuzhan Koç’a günün anısına Bursa bıçağı, çini tablo ve çiçek takdim etti. Oğuzhan Koç’un Bursa’nın gururu olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, Gastronomi Festivali’nin tüm hızıyla süreceğini belirtti. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Kepez ilçesinde düzenlenen mitingde, 22 yılda eğitimden sağlığa, kültürden ulaşıma, turizmden tarıma Antalya’nın adeta yeniden inşa edildiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Antalya’ya ayrı bir ilgi gösterdiğini söyleyen Ersoy, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan Antalya’nın uzun yıllar yok sayılan, görmezden gelinen sorunlarının çözümü için hükümetin her türlü imkanı sağladığını kaydetti.
Ersoy, hükümetin sorunların çözümü için sağladığı destekler sayesinde Antalya’nın sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri haline geldiğini vurgulayarak, 2023 yılında Antalya’nın transfer yolcular dahil 16 milyonu aşkın ziyaretçiyle rekor kırarak, tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştığı bilgisini verdi.
Türkiye’yi turizmde dünyanın süper ligine yükseltmek ve oradaki yerini kalıcı hale getirmek istediklerini aktaran Ersoy, “Hedefimiz Antalya’yı geleceğe hazırlamaktır. Bunun için kaybedecek bir dakikamız dahi bulunmuyor. Antalya’nın ideolojik takıntılarla zaman kaybetmeye vakti yok. Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı yok. Biz Antalya’yı birilerinin siyaset malzemesi haline getirmesine rıza gösteremeyiz.” dedi.
Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle 2019 yılında kurulan Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla dünyanın dört bir yanında Antalya’nın tanıtımını gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, “200’den fazla ülkede Antalya’yı, Alanya’yı, Kemer’i tanıtıyor, Amerika’da, Rusya’da, Almanya’da Manavgat’ın, Kaş’ın güzelliklerini gösteriyoruz. Her yıl dünyanın en tanınan isimlerini şehrimizin reklamını yapması için Antalya’ya getiriyoruz. Yeni yatırımları şehrimize çekiyoruz. Turizmi sadece 4-5 ayla sınırlandırmıyor, 12 aya yaymak için çalışmalar yapıyoruz.” diye konuştu.
“Bu başarısızlık Antalya’nın kaderi olamaz”
Bakan Ersoy, Antalya’nın kültürel mirasını gün yüzüne çıkaracak tarihin en önemli projelerini hayata geçirdiklerini, arkeolojik hazineleri kazıp çıkartmakla kalmadıklarını, restorasyon yaparak yeniden ihya ettiklerinin altını çizdi.
Tüm desteklere rağmen Antalya’yı yönetenler son yıllarda temel altyapı problemlerini çözme konusunda dahi yeterli başarıyı gösteremediklerine işaret eden Ersoy, şöyle konuştu:
“Bu başarısızlık Antalya’nın kaderi olamaz. Bunu değiştirmek, Antalya’nın dünya turizm merkezleriyle olan rekabetinde öne geçmesini sağlayacak güce kavuşması bizim elimizde. Antalya’mızın biriken birçok sorunu var, ancak çözemeyeceğimiz hiçbir sorunu yok. Yeter ki şehrimizin yönetimi ehil ellere verelim. Bunu birlikte başaracağız. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde Antalya’da üniversitemizle, belediye başkanlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımız, muhtarlarımız, sektör temsilcilerimiz ve siz değerli Antalyalı hemşerilerimizle el ele vererek bu hedeflerimize ulaşacağız.”
Mehmet Nuri Ersoy, Antalya olarak bu hedeflere bir adım daha yaklaşmak adına 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü’nün seçileceğine inandığını kaydetti.
Ersoy, Antalyalıların “Türkiye Yüzyılı” mücadelesinde her zaman olduğu gibi yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Tütüncü: “31 Mart’tan itibaren Antalya’da yeni bir dönem başlayacak”
Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü de kentin AK Parti’nin iktidarda olduğu dönemlerde daima hizmet aldığını, en güzel yıllarını yaşadığını söyledi.
Son 5 yılın Antalya için kayıp olduğunu belirten Tütüncü, “Antalya’nın kaybedilen geçmiş yıllarını, zamanını hep birlikte iade edeceğiz. 31 Mart’tan itibaren Antalya’da yeni bir dönem başlayacak. İmar, ulaşım, altyapı gibi sorunların hepsini çözeceğiz. Eserlerimizle, projelerimizle Antalya’nın ve bütün ilçelerinin altın çağını başlatmaya hazırız.” diye konuştu.
Antalya’nın AK Partili bir belediye tarafından yönetilmeyi hakkettiğini ifade eden Tütüncü, büyükşehrin yanı sıra tüm ilçelerinde Cumhur İttifakı adaylarının seçimi kazanacağına inandığını vurguladı.
AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin de mitingdeki coşkunun Antalya’nın seçime hazır ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Cumhur İttifakı ile Antalya’nın yeniden şahlanacağını ve tüm ilçelerde altın çağı başlatacaklarını belirten Çetin, AK Parti’nin eserleriyle, hizmetleriyle vatandaşın gönlünde taht kurduğunu kaydetti.
]]>Birlikten yapılan açıklamaya göre, gastronomi turizminin gelişmesine katkı vermenin yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olan öğrencilere iş imkanı sağlamak amacıyla hayata geçirilen “Sektör Yetenek Avında” projesi yeniden başlatıldı.
Proje kapsamında düzenlenen “Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması”nın dördüncüsü, verilen 3 yıl aranın ardından Gastronometro’da gerçekleştirildi. Yarışma, 2021 ve 2022’de Kovid-19 salgını nedeniyle 2023’te de 6 Şubat’ta meydana gelen depremler nedeniyle yapılamamıştı.
TÜROB Başkanı Müberra Eresin, törende yaptığı konuşmada, son yıllarda Türkiye’nin gastronomi turizmi için tercih edilen öncelikli bir ülke haline geldiğini belirtti.
Eresin, “Dünya ülkelerinde turizm gelirinin önemli bir kısmını oluşturan gastronomi turizmi Türkiye’de de hala gelişime açık bir alandır. Gastronomi de fazlasıyla nitelikli iş gücüne ve deneyime dayanıyor. Dolayısıyla gençler bu konuda en önemli avantajımız ve güvencemiz. Hedefimiz bu yarışmayı büyütmek, Türkiye geneline farklı kategorilerle genişletmek. Bu amaca yönelik adımlarımızı hızlıca atmak üzere TUGEV ile işbirliğimizi de başlattık.” ifadesini kullandı.
Gastronomi açısından birçok ülkeden daha yüksek potansiyele sahip olan Türkiye bu özelliğini turizme yansıtmayı tamamen başardığında turizm gelirinde önemli artış olacağını belirten Eresin, bu yolda Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması’nın sektör-okul işbirliğinin en güzel ve en anlamlı örneklerinden biri olduğunu vurguladı.
Eresin, sadece dereceye girenlere değil, yarışmaya katılanların tamamına staj ve istihdam imkanı sunulduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:
“Türkiye’de orta ve uzun vadede gastronomi turizminin gelişmesine katkı sağlamasının yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olanlara istihdamın yolunu açan projeyle, turizm otelcilik sektörünün nitelikli çalışan ihtiyacının karşılanması ve meslek lisesi mezunlarının eğitim aldıkları alanda istihdam edilme imkanlarının artırılmasını ana hedef olarak belirlemiştik. Öğrencilerimizin eğitimlerinin bir parçası olarak motivasyonlarını artırmak ve sektörümüzün de okullara dikkatlerini çekmek üzere düzenlediğimiz bu yarışmada aslında kazanan tüm okullar. Hepsini yürekten tebrik ediyorum.”
Eresin, sektörün önde gelen şeflerinden oluşturdukları jürinin, genç şeflerin hazırladığı birbirinden başarılı tabaklar arasından seçim yapmakta ilk defa çok zorlandığını ifade etti.
“Mutfağımızın geleceğine bugünün genç şefleri yön verecek”
Metro Türkiye’nin Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Müdürü Aslı Duran da yaklaşık 35 yıldır Türk mutfak kültürünü ve değerlerini korumak, gelecek nesillere aktarmak ve şefleriyle birlikte bu mutfağın dünyada hak ettiği yere gelmesini sağlamak için çalıştıklarını vurguladı.
Duran, “Metro Türkiye olarak, mutfağımızın geleceğine bugünün genç şeflerinin yön vereceğine olan inancımızla onların eğitimleri ve gelişimleri için pek çok proje geliştiriyor, işbirlikleri yapıyoruz. Türk mutfağının sürdürülebilirliği için yaptığımız her çalışmada ülkemizin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro, hem bir eğitim ve AR-GE merkezi hem de gastronomi dünyasını bir araya getiren bir buluşma noktası olarak önemli bir rol üstleniyor. Yeme içme sektörünün en büyük iş ortağı olarak genç şeflerimize tavsiyemiz, Türk mutfağının tekniklerini, geleneklerini en iyi şekilde öğrenmeleri, yerel ürünlere ve coğrafi işaretli ürünlerimize sahip çıkarak değer kazanmasına destek vermeleri. Metro Türkiye olarak biz, tüm bu konularda onların yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.
İstanbul’dan 12 meslek lisesinin öğrencilerinin kıyasıya yarıştığı, jüri başkanlığını şef Vedat Başaran’ın yaptığı yarışmanın ödül törenine, İstanbul Valisi Davut Gül ile eğitim, turizm, gastronomi ve medya alanından temsilciler katıldı.
Yarışmanın birincisi, Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. İkincilik ödülü Selimpaşa Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine ve üçüncülük ödülü TÜROB 50. Yıl Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine verildi.
ECOLAB Hijyen Ödülü de Kumburgaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin oldu. Katılımcı tüm okullara Gastronometro tarafından hediyeler takdim edildi.
]]>İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca uygulanan Rekabetçi Sektörler Operasyonel Programı (CISOP) kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunması ve tanıtım videosunun gösterimiyle başladı.
Vali ve Belediye Başkan Vekili Ziya Polat, STK ve Kafkas Üniversitesinin turizm çalışmalarına destek vermesi gerektiğini ve şehre bir bilim müzesi yapmak istediklerini söyledi.
Polat, Kars’ta turizmin her geçen gün iyiye gittiğini belirterek, “Sarıkamış otelleri yüzde 70-80 dolu, merkezdeki otellerimiz de öyle. Buralardaki otellere gelen ziyaretçilerimizin yüzündeki gülümsemeyi görmek bizi mutlu ediyor. Turizmde en iyi tanıtım insan tanıtımıdır. Buradan mutlu ayrılan insanların anlatımıdır. Bunun için insan odaklı çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.
Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani Ören Yeri’nin önemine dikkati çeken Polat, “Buralar, atalarımızın ilk fethettiği topraklar, Sultan Alparslan’ın ilk cuma namazını kılışı, ilk Türk camisi, ilk Türk mezarlığı, ilk Türk çarşısı, hepsi burada. Bu destinasyonlarla ilgili özel çalışmalar yapmamız gerekiyor, Ani Ören Yeri’nde müze çok güzel bir fikir, en kısa zamanda gerçekleşmesini diliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Kars peyniri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne neden girmesin?”
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öcal Oğuz da UNESCO olarak 75. yılı kutladıklarını ve Ankara dışındaki ilk etkinliği Kars’ta yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Kars peyniri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne neden girmesin? Bunlar için çalışmak lazım. Önemli olan yereldeki faaliyetler. Yerelde çalışmazsanız ulusalda ya da uluslararası platformda ‘Bu listeye girin’ diye kapınızı çalmazlar. Bu nedenle küsmek ya da kenara çekilmek değil kapıları sonuna kadar zorlamak lazım.” diye konuştu.
SERHAT Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Nurullah Karaca da 5,5 milyon avroluk “Tarihi Kimliği ile Kars Kenti Projesi”nin yüzde 85’inin Avrupa Birliği, yüzde 15’inin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklendiğini söyledi.
Karaca, şöyle konuştu:
“Proje, inşaat ve turizm olmak üzere iki bileşenden oluşuyor. Temmuz 2023’te tamamlanan inşaat bileşeni kapsamında Kars Merkez Haydar Aliyev Caddesi’nde 23 tescilli, 9 tescilsiz binanın cephe iyileştirmesi, kaldırım ve yol yenilemesi, aydınlatma ve çevre düzenleme işlemleri ile işaret ve sokak levhalarının montajı yapıldı. Ani Ören Yeri’nin koruma çitleriyle kapatılması, işaret ve levhaların konumlandırılmasıyla tanıtım işlemleri gerçekleştirildi.”
Açılış konuşmaları sonrası düzenlenen panellerde “Yöresel Gastronominin Turizme Etkisi”, “İklim Değişikliğinin Dağ ve Kış Turizmi ile Kayak Merkezlerine Etkileri ve Bu Yönde Avrupa’da Alınan Önlemler ile En İyi Örnekler” ve “Zaman ve Tarihe Yolculuk: Kars’ın Kültürel Miras ve Tarih Alanlarındaki Zenginliği” konuları ele alındı.
Programda UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Oğuz, Kars Valisi Polat ve SERHAT Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Karaca’ya UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Ankara Arslanhane Camisi’nin konu alındığı kitabı hediye etti. ???????
]]>ESRA NUR PERVAN
Trabzon’un Çaykara ilçesinde vatandaşlar, önemli turizm merkezlerinden Uzungöl’de Danıştay’ın iptal kararına karşın HES projesinin yeniden başlatılmasını protesto etti. Uzungöl Turizimciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş, “Bizim tek derdimiz, toprağımıza olan minnet borcumuzun gereği olarak, derelerimize sahip çıkmaktır. Biz hiçbir siyasi oluşumun maşası değiliz. Biz halkın ta kendisiyiz. Biz bu dağların öz evlatlarıyız” dedi.
Trabzon’un önemli turizm merkezlerinden Uzungöl’de yapılması planlanan HES projesine karşı bölge halkı, basın açıklaması yaptı. Uzungöl Turizimciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş, şunları söyledi:
“UZUNGÖL HES PROJESİ İLE CEZALANDIRILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR”
“Uzungöl’e ve Solaklı Vadisi’ne sahip çıkmak için bizimle beraber olan kıymetli vatandaşlarımız; bugün buraya toplanmamızın nedeni; ülkemizin ve bölgemizin en önemli turizm merkezlerinden olan Uzungöl’e yapılması planlanan HES projesidir. Daha önce Trabzonspor’un adıyla ruhsatı alınan Uzungöl HES 2012 yılında ÇED raporu almıştır. Turizme ve çevreye vereceği zararını öngören bölge insanlarımız çok güçlü şekilde projeye karşı çıkmış ve hukuki yola başvurmuştur. Uzungöl’de, toplumun her kesiminden insanların olduğu büyük çaplı protesto gösterileri düzenlenmiştir. Danıştay’ın iptal kararına rağmen ne olduysa, proje yeniden yürürlüğe girmiştir. Trabzonspor bu projeyi uygulamaktan vazgeçmemiş ve projenin çok büyük kısmını özel bir firmaya satmıştır. Bu projede Trabzonspor’un sadece adı kalmıştır. Trabzonspor’un bu projeden beklediği gelir yıllık ortalama olarak 1 milyon dolar civarındadır fakat Uzungöl’ümüz turizm potansiyeli ile ülke ekonomisine katkısı yıllık ortalama 1.5 milyar dolardı. Bu da HES’ten beklenen gelirin 1500 katıdır. Bu yıl Uzungöl turizminin 50. yılını kutlamayı planlarken, üzülerek ifade etmek isteriz ki, Uzungöl HES projesi ile cezalandırılmaya çalışılmaktadır. Kanunlardaki ilgili maddelere göre projenin onaylanan ÇED raporu, veriliş tarihinden başlamak üzere, 7 yıl içinde inşaata başlama zorunluluğu vardır. Gelinen bu noktada sürenin dolmasına rağmen hiçbir şekilde inşaata başlanmamıştır. Bu yıl itibarıyla ÇED raporunun üzerinden tam olarak 11 yıl geçmiştir. Biz Uzungöl halkı olarak yeniden bu projeyi mahkemeye verdik ve sonucunu büyük bir dikkatle beklemekteyiz.
“İNSANLARA DERENİN KURUDUĞUNU NASIL AÇIKLAYACAKSINIZ”
Şimdi bu projeye olumlu bakan zihniyetlere soruyoruz; 40 yıldan beri çıkarılamayan imar planları yüzünden ideal yapılaşmasını sağlayamayan Uzungöl insanına, bu projeyi resmiyete döktüğünüzü nasıl açıklayacaksınız? Uzungöl’de pencere ölçülerine, çatı yüksekliklerine, ormandan kuru ağaç toplamaya karışan koruma anlayışına soruyoruz; gölden 600 metre mesafede, sit alanının içindeki bu projeye nasıl izin verdiğinizi açıklayabilecek misiniz? Bu proje ile insanların seyrede seyrede Uzungöl’e çıktığı Solaklı Deresi 10 kilometre boyunca yok olacakken, bu manzaraya alışmış insanlara derenin kuruduğunu nasıl açıklayacaksınız? Zaten çözüme kavuşturulamayan trafik problemi, HES inşaatının getirdiği çamur, betonlama ve kazı çalışmasıyla en az iki katına çıkacağını düşündünüz mü? Uzungöl’de kış vakti çeşitli bahaneler sunularak evlerini başlarına yıktığınız insanların gözlerine baka baka bu katliama nasıl müsaade edeceksiniz? Fırtına Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilip, Solaklı Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilmemesinin bir açıklaması var mıdır? Turizm potansiyeli olarak, Karadeniz bölgesinde, Solaklı Vadisi’nin üzerinde başka bir vadi var mıdır? Uzun yıllardan beri bölgedeki alabalık neslini devam ettirmek için yoğun çabalar ve büyük paralar harcayan kurumlarımızın, alabalığın başına geleceklerden hiç mi haberi yoktur? Yerleşim bölgelerinin altından geçecek olan HES tünellerinin potansiyel tehlike oluşturmasından dolayı, facialara yol açmayacağını kim ve kimler garanti edebilir?
“BİZİM TEK DERDİMİZ DERELERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR”
Şimdi buradan en başta devlet yetkililerine sesleniyoruz; bir an önce bu projenin yeniden incelenmesini ve bu tarihi yanılgıdan bir an önce dönülmesini talep ediyoruz. Bizim tek derdimiz, toprağımıza olan minnet borcumuzun gereği olarak, derelerimize sahip çıkmaktır. Biz hiçbir siyasi oluşumun maşası değiliz. Biz halkın ta kendisiyiz. Biz bu dağların öz evlatlarıyız. Bütün memleket sevdalılarını, atalarının emanetlerine sahip çıkan herkesi ve gerçek Uzungöl dostlarını yanımızda görmek istiyoruz.”
]]>
Londra’daki Kraliçe 2. Elizabeth Konferans Merkezi’nde düzenlenen zirve kapsamında yapılan oturuma, Erbay’ın yanı sıra Bhutan Kraliyet Hükümeti Turizm Departmanı Genel Müdürü Dorji Dhradhul ile Brand Afrika Genel Müdürü Thebe Ikalafeng konuşmacı olarak katıldı.
Erbay, konuşmasında, turizmin Türkiye’nin yumuşak gücünün “aydınlık yüzü” olduğuna işaret ederek, “Dünyanın en çok ziyaret edilen 4’üncü ülkesiyiz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin 2023’te 50 milyonun üzerinde turist ağırladığının altını çizen Erbay, “yumuşak güç” ifadesinin Türkiye için anlamına değinerek, Türkiye’nin kolektif barışı ilerletmek ve yapıcı diplomasi yaklaşımından söz etti.
Erbay, Türkiye’nin ağırladığı Suriyelilerden küresel ve bölgesel barışa verdiği katkılara kadar birçok alanda atılan adımlardan örnek vererek, “Dünyada barışı sağlamak ve krizleri çözmek Türkiye için tek seferlik ya da spontane gelişen bir eylem değildir.” dedi.
Türkiye’nin Kovid-19 pandemisi döneminde 160 ülkeye tıbbi yardım malzemesi gönderdiğini hatırlatan Erbay, “Yardım eli uzatmak, bir hükümet projesi ya da uluslararası bir yasal yükümlülük değil, kalpten gelen bir durumdur. Eğer yumuşak güç kalpleri kazanmaksa biz sadece kalbimizden gelen fedakarlıkla kalpleri kazanıyoruz.” diye konuştu.
Erbay, Türkiye’nin diplomatik girişimleriyle milyonlarca ton tahılın Karadeniz’den çıkmasının sağlandığına da işaret ederek işbirliğinin önemine de vurgu yaptı.
“Birçok turist artık sürekli olarak Türkiye’de yaşamak istiyor”
“Turizmde yenilenme” kavramıyla ilgili halkta güven oluşturulması gerektiğini söyleyen Erbay, Kapadokya örneğini vererek, “Yerel halkta güven inşa ederseniz, onlar da yatırımlarını kendilerine ve eğitimin yanı sıra yenilenme hedeflerine ulaşmak için temel gerekliliklere yaparlar.” ifadelerini kullandı.
Bu konuda ve beklenmedik sınamalar karşısında uyumlu çalışmanın önemine vurgu yapan Erbay, Türkiye’de geçen sene yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ülkenin gastronomi turizmi merkezlerinin de bulunduğu 11 ili etkilediğini hatırlattı.
Erbay, yenileme ve hayatı yeniden canlandırma çabaları sürerken bu kentlerde turizmin afet öncesi seviyelerine çıktığını belirtti.
Konuşmasında sürdürülebilirlik konusuna da yer veren Erbay, “Sürdürülebilir turist yeni bir kavramken biz bunun ötesine geçtik. Birçok turist artık sürekli olarak Türkiye’de yaşamak istiyor. Çünkü Kovid-19, insanları Türk sağlık sisteminden faydalanmak isteyecek hale getirdi.” dedi.
Türk sağlık sisteminin yalnızca vatandaşlarına değil tüm dünyaya hizmet verdiğinin altını çizen Erbay, Türkiye’nin turizm dışında da birçok şey vadettiğine dikkati çekti.
Erbay, Türkiye’nin enerji alanında attığı sürdürülebilir yatırımlara da konuşmasında yer verdi.
“Tüm kıtaların bir geçmişi var ama Afrika’nın geleceği var”
Bhutan Kraliyet Hükümeti Turizm Departmanı Genel Müdürü Dhradhul da konuşmasında Bhutan’ın mutlu turistler kadar “önemseyen” turistlere de önem verdiğini söyledi.
Ülkelerinin doğası, yerel yaşamı ve kültürünü korumayı öncelediklerini kaydeden Dhradhul, Bhutan’ın güneyindeki Gelephu bölgesinde yeni bir şehir kuracaklarını ve burada doğaya, yaşama ve kültüre önem verenlerin yaşayabileceği huzurlu kent oluşturacaklarını ifade etti.
Dhradhul, Gelephu’nun dünyanın her yerinden turiste ve yerleşmek isteyene de açık olacağını söyledi.
Brand Afrika Genel Müdürü Ikalafeng ise konuşmasında Afrikalı gençlerin ülkelerine turizm, kültür ve sanat alanında katkılarından söz etti.
Dünyanın birçok ülkesinden Afrika kökenlilerin ülkesine döndüğünü, diasporaların ise Afrika ülkelerine kalkınma konusunda önemli destekler verdiğini anlatan Ikalafeng, “Tüm kıtaların bir geçmişi var ama Afrika’nın geleceği var.” sözleriyle kıtanın geleceğinin aydınlık olduğuna vurgu yaptı.
Türkiye, yumuşak gücünü artırmak için bilinçli çaba gösteriyor
Brand Finance’ın düzenlediği “Küresel Yumuşak Güç Zirvesi 2024″ün sona ermesinin ardından “Küresel Yumuşak Güç Endeksi 2024” başlıklı temel bulguların yer aldığı rapor açıklandı.
Raporda, ABD ve İngiltere’nin daha hızlı “yumuşak güç” büyümesi gösterdiğine işaret edilerek, bu iki ülkenin “üst üste üçüncü kez 1. ve 2. sırayı koruduğu” belirtildi.
Raporda, Türkiye’ye atıfta bulunularak, Türkiye’nin daha güçlü “Benzerlik ve Kültür ve Miras” bağlamında aralarında BAE, Suudi Arabistan, ve Katar’ın olduğu Orta Doğu ülkelerinden biraz daha farklı bir profile sahip olduğu kaydedildi ancak Türkiye’nin de aralarında olduğu bu ülkelerin tamamını karakterize eden şeyin, ulus markalaşma projeleri, diplomatik girişimler ve önemli etkinliklere ev sahipliği yaparak yumuşak güçlerini artırmak için bilinçli çaba gösterdiklerine vurgu yapıldı.
Raporda, Türkiye’ye atıfta bulunulan bir diğer bölümde ise yumuşak güç potansiyellerini gerçekleştirmekte zorlanan Hindistan, Güney Afrika ve Brezilya’nın, Türkiye örneğinde olduğu gibi “Uluslararası İlişkiler ve Kültür ve Miras” gibi alanlara daha odaklı yatırım yaparak yumuşak güçte olumlu etki elde edebilecekleri bildirildi.
İsrail, Gazze’yi işgal ederek uluslararası algısı büyük darbe aldı
Raporda, sert gücün yumuşak gücü zayıflattığına işaret edilerek, silahlı çatışmaya giren ülkelerde yumuşak güçte düşüşler görüldüğüne dikkati çekildi.
Bu bağlamda, İsrail’in, Gazze’yi işgalinin ardından yumuşak güç indeksinde 5 basamak gerileyerek tüm zamanların en düşük 32. seviyesine indiğinin altı çizildi.
Raporda, “İsrail’in, Hamas’ın saldırılarının hemen ardından yaygın uluslararası destek aldığı” ancak İsrail’in misilleme olarak Gazze’yi işgal etmesiyle “uluslararası algısının büyük darbe aldığı” ortaya kondu.
Raporda, “(İsrail’in) İtibarı -0,3 düşerek, 18 sıra gerilemiş ve 79. sıraya düşmüştür. 35 özellikten 34’ünde kaydedilen puan düşüşleri ile ulus markasının geneli üzerinde de olumsuz zincirleme etki söz konusudur.” ifadesine yer verildi.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, Ankara’daki sivil tolum kuruluşları ve üyeleriyle buluşmaya devam ediyor.
Yavaş, son olarak Ankaralılar Derneği (AHİD) yönetimi ve üyeleriyle bir araya geldi. AHİD Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya, milletvekilleri Adnan Beker ve Yüksel Arslan da katıldı.
“NE ÖNEMİ VAR KİMİN NE OY VERDİĞİNİN”
Ankara’ya yıllar sonra Ankaralı bir belediye başkanı geldiği için kentin her yerinde beklentinin çok olduğunu dile getirerek konuşmasına başlayan Mansur Yavaş, seçildikten sonra tüm ilçelerin belediye başkanlarına çağrıda bulunduğunu ama birçok ilçe belediye başkanından dönüş alamadığını söyledi.
Kentte hayata geçirilen projeleri yaparken nereden oy aldıklarına bakmadıklarını vurgulayan Yavaş, “Ankara halkı bana yetki vermiş. Ne kadar eksik giderebilir, problem çözülebilirse o kadar iyidir. Göreve geldik, 232 tane köyde kanalizasyon açıktan akıyor. Çoğunu hallettik, devam ediyoruz. Bir köyde kanalizasyon açıktan akıyorsa, onun etrafında çocuklar oyun oynuyorsa ne önemi var kimin ne oy verdiğinin?” dedi.
“AMACIMIZ; ANKARA’NIN HER TARAFINI YAŞANIR HALE GETİRMEK”
Yeni dönemde, projeleri ortak akıl çerçevesinde birlikte çalışabilecekleri ilçe belediye başkanlarını seçilmesini umut ettiğini belirten Yavaş, “İnşallah bundan sonra elimizden tutacak belediye başkanları olur ya da başka partiler seçilirse de değişen ortamı gördükten sonra inşallah bundan vazgeçerler. Amacımız; Ankara’nın her tarafını yaşanabilir, ilçelerimizin birçoğunu Beypazarı’nda olduğu gibi turizmde kalkınır ve oradan ekmek kazanır hale getirmek. Aynı zamanda hepsinin kültürünü de korumuş oluyoruz. İnşallah bundan sonraki seçimde arzumuz budur” diye konuştu.
“ANKARA’YA İNANACAK YÖNETİCİLERE İHTİYAÇ VAR”
Ankara’nın Başkent olması sebebiyle bütün belediye başkanlarının yıllardır turizmle ilgili bir beklentisi olduğunu dile getiren Yavaş, Ankara’nın turizminin canlandırılmasıyla ilgili ise “Ankara’da aslında çok şey var sadece buna inanacak yöneticilere ihtiyaç var”dedi.
Yenilenen Ulus Meydanı’nın turizm açısından önemine de değinen Yavaş, şöyle devam etti:
“Ulus’ta hemen hemen restorasyon çalışmalarını bitirdik. Kale’de yapılacak tek etap kaldı, onun da ihalesi yapıldı. Hıdırlıtepe’ye projemiz var, ağaçlandırmasına da başlıyoruz. Oraya bir Cumhuriyet kulesi ve Cumhuriyet müzesi kuracağız. Roma Tiyatrosu ve Arkeopark yapıldı. Dolayısıyla o alan tamamen turistik hale gelecek. Anafartalar’ın tümü restore edildi. Ulus Çarşısı restore edildi. Hali yeniledik. Ulus’taki çarşıyı yıktık ve o alan yakında meydan olarak açılacak. Ankara’ya gelen herkesin Gençlik Parkı’ndan başlayıp Ulus Meydanı oradan da Hıdırlıktepe’ye kadar uzanan bir aks oluşturuyoruz. Anafartalar Caddesi’nde de kentsel yenileme çalışması yapıyoruz. Arka tarafta bir Ankaragücü Meydanı oluşturup Hacı Bayram’ı, Hıdırlıktepe’yi, Kale’yi Hamamönü’ne bağlamak istiyoruz. Bu alanın tamamını düşündüğümüz zaman bütün dünyadaki eski tarihi kent merkezlerinin tamamı ortaya çıkmış oluyor ve inşallah turistik bir yere dönüşecek.”
YAMAN: “ANKARALILARIN ÖNÜNÜ AÇTI”
AHİD Başkanı Hilmi Yaman ise Mansur Yavaş’a ziyaretleri için teşekkür ederek, “Bugün Ankara siyasetinde gerçekten Mansur Başkan’a çok teşekkür ediyorum. Ankaralıların kıymetini değerini artırdı. Ankaralıların önünü açtı. Bunun için de kendisine ayrıca teşekkür ediyorum. Bugün Ankara siyasetinde Ankaralılar konuşuyorsa, konuşuluyorsa, Mansur Yavaş’a gerçekten müteşekkiriz. Çok teşekkür ediyoruz. Çıkmış olduğu yolda kendisine başarılar diliyoruz. Rabbim muvaffak eylesin. Başarıları daim olsun” diye konuştu.
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan “2024 Yılında Turizm Sektöründe Uygulanacak İstisnalar” düzenlemesiyle, yurt içinden yapılacak başvurularda iki yabancıya kadar çalışma izni başvurularının istihdam kriteri uygulanmaksızın değerlendirilebilmesine ilişkin düzenleme yayınlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli seyahat acenteleri ile sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren ve Sağlık Bakanlığından yetkilendirilmiş aracı kuruluşları kapsayan düzenleme 31 Aralık 2024 tarihine kadar geçerli olacak. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, “Biz ATSO ailesi olarak tüm komitelerimizle, 60 bini aşkın üyemizle bütün sorunların üstesinden birlikte gelebilecek kuvvetteyiz. İstihdam kriteri uygulanmaksızın yabancı çalışanlara ilişkin çabalarımız sonuç verdi. Bu gelişmeyi önemsiyoruz ve takipçisi olduk, olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Yaşanan gelişmeden memnunuz”
Sektör temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda başlattıkları çalışmaların ve istişarelerin olumlu sonuca ulaştığını kaydeden Başkan Ali Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geçtiğimiz yıl Nisan ayında meclis toplantımızda turizmde faaliyet gösteren, reklam ve eğlence sektörüne mensup üyelerimizin yabancı istihdamında yaşadıkları sorunları dile getirmiş, bu konunun takipçisi olacağımı dile getirmiştim. Kültür ve Turizm Bakanımızı ziyaretimizde sunduğumuz dosyada da bu konudan kendisine bahsetmiştik, akabinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Antalya Valiliği ve ATSO iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz toplantımızda da bu konuyu irdeledik ve sektör temsilcilerimizle bakanlık temsilcilerimizi bir araya getirdik. Bakanlığımızdan edindiğimiz bilgiye göre yaptığımız toplantıların bir sonucu, çıktısı olarak yaşanan bu gelişmeden çok memnunuz.”
Sektörle gerçekleştirdikleri istişare toplantılarının olumlu neticeleri olduğunu belirten Başkan Bahar, “Uluslararası İşgücü Genel Müdürü Ali Aybey beni arayarak, bizi yakından takip ettiklerini ve yabancı uyruklu personel çalıştırmakla ilgili ülkemizde mevcut sorunlar Antalya’da yaptığımız toplantı ile gündeme alındı ve sonuç açısından çok iyi bir noktaya getirildiğini söyledi. Ayrıca altını çizerek ifade etmek istiyorum; yabancılarda istihdam kriteriyle ilgili yaşanan sorunun çözümü noktasında önünü açan ATSO dedi. Sektörümüzün bir sorununa çözüm bulma noktasında odamız harekete geçmiş, ihtiyacını gidermiştir. İşte ATSO para almaktan başka ne iş yapar sorusunun bir cevabını daha paylaşmak istiyorum. Bundan sonra açıkladıklarımıza çok dikkat etmenizi, sizden gelen talepleri nasıl değerlendirdiğimizi, kanun yapıcıya, devletimize asist yaptığımızı bilmenizi rica ediyorum” dedi.
“Beklentimiz yeni düzenlemeler yapılması”
“Turizm kenti Antalya’mızın yabancı istihdamı konusunda yaşadığı problemin çözümüne katkı koymaktan memnunuz” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Ali Bahar, “Sektörümüzün kanayan yarası haline gelmiş, kalifiye yabancı iş gücü bulunamaması ile başlayan ve işletmelerimizi doğrudan etkileyen bu sorunun olumsuz sonuçlara neden olduğunu her yerde dile getirdik. Şehrimiz için en acil beklentimiz bu konuda yeni düzenlemeler yapılması, çalışma izinleri konusunda kolaylıklar sunulması oldu. Bu konuda daha fazla adım atılması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sezonda yaşanan rahatlama, sektör mensuplarımızı da mutlu edecek bir gelişme oldu” diye konuştu.
Kalifiye yabancı iş gücüne yönelik çalışmalarının sürdüğünü vurgulayan Başkan Bahar, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile daha önce yaptığımız görüşmeler neticesinde sektörümüzde yaşanan sorunları bire bir ifade etme fırsatı bulmuştuk. Gerekli dosyaları Bakan Yardımcımıza ileterek, talep ve önerilerimizi de iletmiştik. Asıl talebimiz ATSO bünyesinde bakanlığa bağlı bir birim kurulması ve hatta Antalya’da gerçekleştirilecek bakanlık denetimlerinde oluşturulacak ekipte odamızın da yer almasını istiyoruz” dedi. – ANTALYA
]]>Marmaris ilçesindeki bir otelde düzenlenen “Marmaris Turizm Sektörü ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması” programında konuşan Ersoy, son zamanlarda dünyanın çok büyük küresel ve bölgesel sorunlarla karşı karşıya kaldığını, son 6 yıldır bilinçli attıkları adımlarla devlet ve sektör el ele verip sektörü krizlerden en az etkilenen, kriz sonrası da en hızlı geriye dönen ve büyümeye devam eden bir konuma getirdiklerini söyledi.
Ersoy, 2023 yılının her şeye rağmen rekorlarla dolu bir yıl olduğunu, 2024’ün de turizm açısından yeni rekorları kucaklayacakları bir yıl olacağını kaydetti.
Türkiye’nin 2028 vizyonu çerçevesinde çizdiği hedeflere adım adım ilerlerken her sene bir önceki seneden daha iyi rakamları, hedefleri tutturarak yoluna devam ettiğini anlatan Ersoy, Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile en yoğun ve en etkili tanıtım yapan ülke olduklarını ifade etti.
Ersoy, gereken altyapı ve üstyapıları tanıtım ve diğer stratejileri oluşturarak sektör, devlet ve bakanlık el ele verip kentin istenilen noktaya ulaşmasını sağlamak olduğunu dile getirdi.
Yıllardır Marmaris’e geldiğini, ilçenin sorunlarını gördüğünü belirten Ersoy, “Özellikle turizm ilçelerimizin çok büyük sorunları var. Çok büyük sorunlarımız var ama çözülemeyecek hiçbir sorunumuz yok. Yeter ki ehil ellerde doğru programlarla yol haritamızı oluşturalım, emin adımlarla işimize sahip çıkalım. Adım adım ilerleyerek sorularınızın hepsini çözeriz. Marmaris’in çözülemeyecek hiçbir sorun yok.” diye konuştu.
Bakanlık olarak turizmin gelişiminden sorumlu olduklarını anlatan Ersoy, turizmin sadece bakanlığın desteğiyle, koordinasyonuyla gerçekleşecek bir sektörel faaliyet olmadığını kaydetti.
Turizmin merkezi yönetimle yerel yönetimin koordineli bir şekilde işbirliği yaparak yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Ersoy, şöyle konuştu:
“Bölge koordinasyonunu yerel yönetimler sağlıyor. Bakanlık olarak bütün büyükşehir belediyelerinden turizm master planlarını talep ediyoruz. Uzun vadeli bir turizm gelişimi planlıyorsak, öncelikle yapılması gereken turizm mastır planı. Turizm planları Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılmaz. Turizm master planları Büyükşehir Belediyeleri, valilikler, ilgili kurumların destek vermesi gereken çalışmalardır. Bölgenin yerel potansiyelini yerel yönetimler bilir. Sınırsız potansiyelimiz var, sınırlı kaynağımız var. Belli plan çerçevesinde bunları hayata geçirmemiz lazım. Bakanlık, belediye, bütün devlet kurumları ne yapması gerektiğini bu planda mutabık olarak bilecekler ve üzerlerine düşenleri gerçekleştirecekler.”
31 Mart’ın çok önemli olduğunu belirten Ersoy, 31 Mart’ta verilecek kararla 5 yıl boyunca bu sorumlulukların hangi ehil ellere teslim edeceğinin belirleneceğini vurguladı.
5 yıl boyunca 10 yıllık işi nasıl yapacaklarına karar vereceklerini belirten Ersoy, “Kaybettiğimiz zamanı nasıl kazanacağız, nasıl ileri gideceğimize hep birlikte karar vereceğiz. Sabah Aydın Ayaydın ile, şimdi de Serkan Yazıcı ile bir toplantıya katıldım. Gözlerindeki ışıltıyı, hırsı, azmi gördüm. Beni de motive ediyorlar, eksik olmasınlar. Detaylara çok hakim olmuşlar, kimden ne isteyeceklerini biliyorlar. Bizi nasıl zorlayacaklarını da biliyorlar. Biz zorlanmaya hazırız. Marmaris ne kadar iyi olursa o kadar arkadan gelecek turizm kentlerine örnek olur.” dedi.
“60 yıllık işi gelecek 4 yıla sığdıracağız”
Sektör açısından nitelikli turizme geçiş yapacakları bir program hazırladıklarını ifade eden Ersoy, şöyle devam etti:
“Nitelikli turistin önemli unsurlarından biri de nitelikli personel. Nitelikli personel sadece eğitimle olmuyor. Milli Eğitim Bakanlığımızla çok çalışmalar yaptık ama esas personeli yetiştirdikten sonra korumanız gerekiyor. Korumak içinde mümkünse 12 ay istihdam etmeniz gerekiyor. O yüzden sektörün 12 aya yayılması lazım. En azından sezonluktan çıkıp biraz daha genişlemesi lazım.”
“Gece müzeciliği projesini başlattık”
Bakan Ersoy, gece müzeciliği projesini başlattıklarına işaret ederek, şehir merkezlerinde, şehir merkezine yakın olan bölgelerdeki müzeleri aydınlatma sistemleri ile donattıklarını söyledi.
Özellikle bu konuda turizm bölgelerindeki alanlara sıcak baktıklarını anlatan Ersoy, böylelikle turistlerin müzeleri gece de ziyaret edebilmelerine imkan sağlayacaklarını dile getirdi.
TGA’nın kültür turlarının tanıtımına başladığını belirten Ersoy, “Kültür varlıklarımızı ön plana çıkaran yeni film hazırlıyoruz. Amacımız klasik pazarların dışında Amerika ve Asya kıtasından, kültür turu turistini ülkemize getirmek. Son bir iki yıldır buradaki artış alanları gözlemliyoruz. Çalışmalarımız hızlı bir şekilde karşılık veriyor ve her yıl ortalama yüzde 50 ile yüzde 100 arasında bu noktalardan gelen ziyaretçiler artıyor.” dedi.
12 aylık turizm açısından hava trafiğinin önemli olduğunu vurgulayan Ersoy, Antalya’nın başardığı gibi Muğla’da da golf noktaları tespit ettiklerini, bu noktaların da önümüzdeki yıllarda hızlı bir şekilde hayata geçeceğini söyledi.
12 aylık hava trafiğinde kesin sonuç veren durumun golf noktaları olduğuna işaret eden Ersoy, “Golf noktalarını hayata geçirdiğiniz zaman hava trafiğini de otomatikman başlatmış oluyorsunuz. Hem 12 personelin aylık istihdamını sağlıyorsunuz hem de otellerin kış boyunca belli bir kısmının en azından belli bir doluluk oranıyla ayakta kalmasını sağlıyorsunuz. Hava trafiği açık olduğu zaman zaten 12 ay boyunca devam ettiği için bunu kültürel faaliyetlerle desteklediğinizde belli bir potansiyel kendinden oluşmuş oluyor. Antalya’da her gün ortalama 15 bin civarı yabancı turist iniyor. Zaman içinde az da olsa Dalaman Havalimanı’nda aynı yolcuları görebiliriz. Doğru adımları doğru zamanda atmamız lazım. Doğru adımları atanlar yol aldı. Dünyanın her yerinde bu böyle.” diye konuştu.
“100 milyar dolar hedefimize varmak için adımlarımızı doğru bir şekilde atıyoruz”
Son 5-6 yılda çok büyük krizlerle karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Ersoy, sektör temsilcileri ile el ele omuz omuza verip her türlü olumsuz propagandaya rağmen, tünelin ucundaki ışığa inanarak gayretle çalıştıklarını ve sonunda çok mutlu olduklarını ifade etti.
Dünyada en hızlı yükselen turizm ülkelerinden birinin Türkiye olduğunu belirten Ersoy, “İnşallah bundan sonra da 100 milyar dolar hedefimize varmak için adımlarımızı doğru bir şekilde atıyoruz. Bu ekibin içinde Marmaris’te olacak inşallah. Bunların hepsine 31 Mart günü karar vereceğiz. Hep beraber ulaşacağız hedefimize. Bugüne kadar vermiş olduğunuz destekten dolayı hepinize teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Programda, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, Cumhur İttifakı Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın, Cumhur İttifakı Marmaris Belediye Başkan adayı Serkan Yazıcı da birer konuşma yaptı.
Toplantıya, Muğla Valisi İdris Akbıyık, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, AK Parti İl Başkanı Gültekin Akça, MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat, turizm sektörü ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri de katıldı.
]]>ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, Euromonitor araştırmasına göre 2023’te dünyanın en fazla yabancı ziyaretçi çeken şehirleri arasında İstanbul’un ilk sırada yer aldığını, Londra ve Dubai’den sonra Antalya’nın 4’üncü sırada geldiğini belirtti. 2023 yılında Antalya turizminin 16 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını hatırlatan Başkan Bahar, “Tesislerimiz, doğal güzelliklerimiz, ören yerlerimiz ile küresel standartların üzerinde bir destinasyon olmamızın yanında, sürekli gelişim gösteren insan kaynağımız ile bu gücümüzü destekliyoruz” dedi.
“Nitelik önemli”
Euromonitor International Araştırma Şirketi’nin dünyada, sektörler, ülkeler ve tüketiciler ile ilgili global stratejik istihbarat sağlayan, önde gelen bağımsız kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, “Euromonitor’ün son olarak yaptığı araştırmada Antalya’nın, İstanbul, Londra ve Dubai’den sonra yabancılar tarafından ilgi gören şehir olduğu ortaya çıktı. Antalya sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gözbebeği. Turizm, Antalya ekonomisinin omurgasını oluşturuyor. Son yıllarda resort turizmi yanında spor ve sağlık turizmi alanında atılım içindeyiz. 2023 yılı turizm verilerine baktığımızda, nicelik kadar niteliğin de önemli olduğunu görüyoruz. 2024 hedeflerimizi belirlerken, sadece turist sayısı değil, gelen turistlerin kişi başı gecelik harcamasını artırmamız gerekiyor. Spor turizmi ve sağlık turizmi de bu hedefe ulaşmada bize katkı sağlayacak alanlardır” diye konuştu.
Spor ve sanatın önemi
Antalya’da gerçekleştirilen spor organizasyonları başta olmak üzere kültür ve sanat etkinliklerinin kentin dışa açılan penceresi olduğunu hatırlatan ATSO Başkanı Ali Bahar, “Son bir ay içinde üç büyük uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yaptık. Odamız tarafından desteklenen, Tour of Antalya uluslararası bisiklet yarışı, bu ayın başında 16 ülkeden 25 takım ve 175 sporcunun katılımıyla beşinci kez Antalya’da gerçekleştirildi. Aynı şekilde Dünyanın en büyük bisiklet yarış serisi Cycling Races In Türkiye 2024 Winter Series Antalya’da düzenlendi ve başarıyla tamamlandı. Mart başında bu defa Türkiye’nin en büyük özel girişimli spor organizasyonu olan Uluslararası Runtalya Maratonu koşulacak. Antalya’mızın kültürel ve sportif alanda güçlenmesi iş dünyası olarak bizleri oldukça memnun ediyor” dedi.
Sağlık turizmi
Antalya’ya olan yabancı ilgisinin önemli nedenlerinden birinin de sağlık turizmi olduğunu belirten Başkan Ali Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sağlık turizmi için ‘marka olma’ yolunda adımlar attık. Antalya’nın dünya ölçeğinde tanınan prestijli sağlık turizmi destinasyonlarından biri olmasına yönelik olarak yürüttüğümüz ‘Vizyon-Strateji-Eylem’ projesi çalışmaları kapsamında geçtiğimi günlerde yurt dışından aracılar getirerek üyelerimizle buluşturduk. Bu alanda gidecek daha çok fazla yolumuz olduğuna inanıyorum. Sağlık turizmi bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için potansiyeli oldukça yüksek bir konudur ve biz bunun farkındayız. Antalya iş dünyası olarak katma değeri yüksek alanlarda genişlemeyi sürdürüyoruz ve şu ana kadar bu alanda iyi bir yol kat ettik.”
“Türkiye’nin en hızlı büyüyen ili”
Antalya’nın 2021 ve 2022’de Türkiye’nin en hızlı büyüme gösteren ili olduğunu sözlerine ekleyen Bahar, “2024 turizm açısından daha iyi bir yıl olacak. Yabancı ziyaretçi sayısının 2 milyona yakın artışla 18 milyon kişiye ulaşmasını bekliyoruz. 2023’te dünyada en çok ziyaret edilen dördüncü şehir olduk ama mevcut büyümemizi sürdürebilirsek önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda yer alacağız” diye konuştu.
“Katma değere dönüştürülmeli”
“Turizmdeki gelişimimizi ülkemiz adına daha fazla katma değere dönüştürmek için Antalya’nın birtakım alanlarda desteklenmesi gerekiyor” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Bahar, “Ancak giderek artan yerleşik nüfus, çevre kirliliği, artan trafik sıkıntısı, yolların ve toplu taşımanın yetersizliği gibi sorunları beraberinde getiriyor. Antalyalılar olarak kendi çalışmalarımızı yapıyoruz. Merkezi yönetime yönelik öneri ve beklentilerimizi ilgili Bakanlarımıza iletiyoruz. Antalya’nın gelişimi ve sorunları sadece Antalya’yı değil, bütün Türkiye’yi ilgilendiriyor” şeklinde konuştu. – ANTALYA
]]>Bodrum ilçesindeki bir otelde düzenlenen “Bodrum Turizm Sektörü ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması” programında konuşan Ersoy, 2023 yılının her şeye rağmen rekorlarla dolu bir yıl olduğunu, 2024’ün de turizm açısından yeni rekorları kucaklayacakları bir yıl olacağını söyledi.
Arkeolojik değerlerin önemine işaret eden Ersoy, “5 yıllık dönemde arkeoloji konusunda 12 aylık kazı programları başlattık. ‘Yeni dönemde, çok daha hızlı gitmemiz gerekiyor’ dedik ve geleceğe miras projesini başlattık. Çok da iddialı hedefler koyduk. ‘Son 60 yılda arkeoloji dünyasında ne kadar iş yaptıysak gelecek 4 yılda aynı oranda işi gerçekleştireceğiz’ dedik.” ifadesini kullandı.
Türkiye’de turizm rakamlarına ve dağılımlarına değinen Ersoy, şöyle konuştu:
“Pastanın yüzde 40’ı Marmara, yüzde 40’ı Akdeniz, yüzde 10’u Ege ve kalan yüzde 10’u da Karadeniz ve Anadolu’nun diğer bölgelerine dağılmış durumda. Özellikle Ege’ye baktığımız zaman olması gereken pasta payının çok altında olduğunu görüyoruz. Ben bugün Stratonikeia, Lagina ve Labranda bölgelerindeki arkeolojik geleceğe miras projesinin başlangıcını yapmak için uğrayacağım. Oradan da Marmaris’e gideceğim. Bu tarz yatırımları hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz gerekiyor. Bodrum dünyanın en gelişmiş yani en zengin turist gruplarını ağırlayan bölgesi. Bodrum çok büyük bir hazine Ama onlara hizmet edecek ne altyapımız, ne üstyapımız var. İşte o yüzden turizm sadece Kültür ve Turizm Bakanlığıyla olabilecek bir sektör değil. Turizm bütün bölgenin sahip çıkması gereken yerel yönetimlerin de merkezi yönetimle birlikte ortak projeleri hayata geçirmesi ve işbirliği yapması gerektiği bir sektör.”
“Biz bir turizm şehri isek yerel yönetim seçimlerinden mutlaka adaylardan turizm master planlarını istememiz gerekir.” diyen Ersoy, “Turizm master planları büyükşehir belediyesinin konusudur. Büyükşehir belediyesi planlardan sorumludur, hem altyapılardan hem üstyapılardan sorumludur. Biz Bakanlık olarak master plan uygulanırken mutlaka desteği veririz. Bu planlar ortalama 50 yıllık planlar şeklinde hazırlanıyor.” ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy, öncelikle sezonun 12 aya yayılması gerektiğinin altını çizerek, master planın bu anlamda katkısının önemli olacağını vurguladı.
Ersoy, konuşmasına şöyle devam etti:
“Krizler bize pazar çeşitliliğini öğretti. Pazar çeşitliliği olmayan ülkeler krizlerden çok olumsuz etkileniyor. Biz çok büyük krizleri, sektörümüzü bağışıklı hale getirmeye başladıktan sonra aşmaya başladık. İstanbul Havalimanı dünyanın en büyük havalimanı. Türk Hava Yolları da dünyanın sayılı hava yollarından birisi. 300’den fazla şehre direkt uçuş yapıyor. Dünyada hiçbir hava yolu bu kadar şehre direkt uçuş yapmıyor. Bunun sonucu ne oldu? Dünyanın her yerinden turist almaya başladık. Başta İstanbul olmak üzere aktarmalı bir şekilde Bodrum’a da Marmaris’e de Antalya’ya da geliyor. Biz hava trafiğini ne kadar çeşitlendirirsek hava yollarımızı ne kadar kuvvetli hale getirirsek krizlere o kadar bağışıklı hale geliriz. Hava trafiğinin oluşması için arz talep dengesinin sağlanması lazım. Bizim turizm master planlarıyla 12 ay farklı mevsimlerde gelecek turizm potansiyelini planlayıp hayata geçirmemiz gerekiyor. Her zaman söylüyorum, burada da söyleyeceğim. Bu seçimler çok çok önemli. Büyükşehir belediye başkanlarımızı seçerken, ilçe başkanlarımızı seçerken, bilin ki geleceğimizi de seçiyoruz. Tek başına ideolojik kararlar vererek, şehrimize bir faydamız olmaz. Lütfen kimin projelerine inanıyorsanız, sektörümüzle ilgili projeler gerçekleştiriyorsa bunları sorgulayın, kim sizi tatmin ediyorsa oyunuzu ona göre kullanın.”
Bodrum’u sadece Bodrum olarak görmediklerini dile getiren Ersoy, “Türkiye’nin marka yüzü olarak görüyoruz. Bir tanıtım yüzü olarak görüyoruz. Bodrum nitelikli turist açısından Türkiye’nin bir cazibe noktası ve biz bu durumu çok iyi değerlendirmek istiyoruz. Sizden tek isteğim bize destek olmanız, yardımcı olmanız. Atacağınız adımlarda birçok proje geliştiriyoruz ama birçok projemizde dinlenmeden veya siyasi gerekçelerle direkt rant projesi, denilip reddediliyor. Bir şekilde projeler kilitleniyor.” ifadesini kullandı.
Ersoy’a programın ardından otel çıkışında Bodrumspor atkısı ve forması ile seramik tablo hediye edildi.
Programda, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, Cumhur İttifakı Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın, Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan adayı Mehmet Tosun da birer konuşma yaptı.
]]>Bodrum Turizm Sektörü ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşmaları, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Programın açılış konuşmasını yapan Cumhur İttifakı AK Parti Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, bir Bodrum İttifakı oluşturduklarını dile getirerek, “Bodrum’umuz bir dünya markası ve büyüyor. Sorunlarımız da büyüyor. Gittikçe kronikleşen ve sorunları biriktiren bir Bodrum manzarası ile karşı karşıyayız. Önemli bir turizm merkeziyiz ama altyapıdan üstyapıya, yoldan çevre düzenlemesine, deniz ve doğanın kirlenmesine ve gittikçe turizmin üç aya sıkıştığı bir turizm ile karşı karşıyayız. Dünyanın hiçbir yerinde üç ay turizm yapıp 12 ay geçinen bir sektör yok. Bodrum’un birikmiş sorunlarını merkezi hükümetin desteğiyle çözün diyerek bir görev tevdi etti. Kimseyi ötekileştirmeden, birlikte çalışacağız. Bodrum’da sizlerle birlikte Cumhur İttifakımızın sınırlarını genişlettik ve Bodrum ittifakına dönüştürdük. Bunun içinde sizler varsınız, bizi seven gönül dostlarımız var. Seçilmemiz durumunda Bodrum’da biriktirmiş olduğumuz ne sorun varsa hepsini çözeceğiz arkadaşlar. 1 Nisan’dan itibaren seçimin hemen ertesi günü sezonu başlatıyoruz. Biz hazır mıyız, değiliz. Önümüzdeki süreçte kışın çalışıp 1 Nisan’dan itibaren şehri turizmciye, denizcilere teslim eden, yazın da bu çalışmaların planlamasını yapan bir belediyecilik serüvenine sizden sadece belediye başkanlığı için yetki istemiyoruz arkadaşlar. Bakanımızla da adını koyduk. Bodrum Belediye başkanının ötesinde merkezi hükümetin kurumlarıyla, Ayaydın’ın seçilmesiyle büyükşehir belediyesiyle sizler arasında köprü oluşturacağız. Koordinasyon görevini yerine getirecek bir göreve talibiz. Gerçek bir Bodrum fotoğrafını oluşturduk ve sandıkta sizlere güçlü bir seçenek olarak sunuyoruz. İnşallah 31 Mart seçimleri itibarıyla yeni bir dönem başlayacak. Altyapı, su sorunu, yollar, sıkışmış sezonun uzatılması, kültürel ve tarihi değerlerimize sahip çıkacağız” dedi.
Bodrum’da yeni bir belediyecilik serüvenine, yeni bir heyecana ve motivasyona ihtiyaç olduğuna değinen Tosun, “Denizcilerimizin sorunları var. Bodrum Limanı sıkışmış durumda. Tesislerimiz 5-7 yıldızı hak ediyor. Sokaklarımız tek yıldızı bile hak etmiyor. Bununla yüzleşeceğiz. Sizlerin desteğiyle, yereldeki kaynakları da kullanarak çözmek için 5 yıllığına sizden inisiyatif istiyorum. Beş yıl sonunda yapamazsak bizi gönderin. Bizi bir deneyin. Bunu istiyorum. Turizmcilerimiz, STK’larla hep beraber yöneteceğiz bu şehri. İnsan odaklı, katılımcı bir anlayışla, devletimizin kurumlarıyla iyi ilişkiler içinde olmak suretiyle, sizleri de merkeze koymak suretiyle inisiyatif aldık. Ben sizlerden biriyim. Bodrumluyum ve Bodrum’un sorunlarını çözmeye talibim. Bahanemiz yok, işimiz çok. Bizim bunları çözecek motivasyonumuz da enerjimiz de var” diye konuştu.
Cumhur İttifakı AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın ise Bodrum’un sorunlarını çözmek için aday olduğunu dile getirerek, “Bodrum’daki turizmciler bizim olmazsa olmazımız. Hangi gün ne sorun varsa, 24 saat boyunca kapısı, telefonları size açık bir büyükşehir belediyesi göreceksiniz. Eğer seçildiğimde koltuğumda oturursam, sizin aranıza gelmezsem, sizin çektiğiniz çileyi görmezsem, onları nasıl çözeceğiz” diye konuştu.
Ailesinin 1975 yılından bu yana Bodrum’da yaşadığını dile getiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, “Bu sıcak karşılama için Bodrumlulara teşekkür ederim” diyerek konuşmasına başladı. Bodrum’un birçok sorununa ve ihtiyaçlarına hakim olan biri olduğunu belirten Bakan Ersoy, “Yoğun ve sıcak karşılamadan duyduğum memnuniyeti dile getirmek isterim. 2023 her şeye rağmen rekorlarla dolu bir yıl oldu. 2024 de inşallah yeni rekorları kucaklayacağımız bir yıl olacak. Bunu söylemek kolay da gerçekleşmesine bakarken ne kadar zor olduğunu biz turizmciler biliyoruz. Sadece son 5 yıldır nelerle karşılaştık. 2018’de Thomas Cook krizi ile başlamıştık. Hemen peşinden covid krizi, arada orman yangınları. Tam toparladık derken Rusya-Ukrayna savaşı. Hemen peşinden seçimlerden önce asrın depremi 6 Şubat’ta, seçimler sırasında söylemler ve bunun negatif gelişmeleri, İsrail-Filistin savaşı. Geçmişte de günümüzde de gelecekte de karşılaşacağımız birçok sorunu mega seviyede yaşadık. Artık tüm dünyanın sorunlarından etkilenen bir pozisyondayız. 2018’de bir strateji değişikliğine gitmiştik. Biz bu coğrafyada yaşayacaksak gerçekleri bileceğiz ve krizlere bağlı şekilde sektörü geliştireceğiz. Tanıtımda yüz yıl sonra da olsa turizm geliştirme ajansını kazandırdık sektöre. Devlet sektör el ele vererek turizm ülkeleri içinde en etkili yoğun tanıtım yapan ülke olduk. Arkeolojik değerleri, deniz, kum, güneşin, kültürel değerlerin ne kadar zengin olduğunu biliyoruz. Bunların gün yüzüne çıkarılması konusunda birçok projeyi yaptık, yapıyoruz” dedi.
Arkeoloji konusunda 12 aylık kazı programları başlattıklarını kaydeden Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yeni dönemde, çok daha hızlı gitmemiz gerekiyor dedik ve geleceğe miras projesini başlattık. 60 yılda yaptığımız işi gelecek 4 yılda yapacağız. Hızlı değil, yoğun yapacağız. Ege’ye baktığımızda turizmde olması gereken pasta payının çok altında olduğunu görüyoruz. Doğru politika, planlamalarla Ege’yi, yüzde 10 olan payını yüzde 20’lere getirmek. Bu zenginliğe sahipken hak ettiği payı alamaması düşündürücü. Muğla da geleceğe miras projelerinin başlangıcını yapacak. Bodrum, Türkiye’nin en nitelikli turizm gruplarını ağırlayan bölgesi. Büyük bir hazine Bodrum. Ama onlara hizmet edecek ne altyapı ne üstyapı var. Turizm sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı ile olabilecek bir sektör değil. Bütün bölgenin sahip çıkması gereken, yerel yönetimlerin merkezi yönetim ile birlikte ortak projeleri hayata geçirmesi gereken bir sektör. Büyükşehir belediyelerine yazı yazmaya başladık. Master planlarınızı gönderin diye. 4-5 şehirde kalacağız diye düşünüyorum. Eğer bir turizm şehriysek, gelirlerimizin büyük kısmı turizme endeksliyse o zaman yerel yönetim seçimlerinde mutlaka adaylarınızdan turizm master planlarını isteyin. Turizm master planları büyükşehir belediyelerinin konusudur. Çünkü potansiyeli en iyi sizler bilirsiniz. Hem planlardan, hem altyapı ve üstyapıdan sorumludur. Biz plan hazırlanırken her türlü desteği veririz. Uluslararası konumlanmasını, nasıl yapılacağını çalışırız. Bunlar 50 yıllık planlar şeklinde hazırlanır. Bizim görev süremiz dolacak. Yeni gelen arkadaşlar o görevi hızlı şekilde devralıp devam edebilirler. Sınırsız potansiyel var sınırlı kaynak var. Planda, öncelikler sıralanıyor bir takvime yayılıyor. O kapsamda her kurum üzerine düşen görevi bilir, her yıl bütçede pay ayırır. Hızlı şekilde sorunlar, ilgili kurumlar tarafından gerçekleştirilir. En büyük sıkıntımız sektörün kısa süreli olması. İlk çözmemiz gereken şeylerin başında sezonun uzatılması geliyor. Master plan hazırlarsanız, işimiz çok daha kolay olur. Hava trafiğini de organize ederiz. Krizler bize ne öğretti? Pazar çeşitliliği olmayan ülkeler krizlerden çok olumsuz etkileniyor. Sektörü bağışık hale getirdiğimizde aşmaya başlarız krizleri. THY 300’den fazla şehre uçuş alıyor. Hava trafiğini çeşitlendirir, hava yollarımızı ne kadar kuvvetli hale getirirsek krizlere o denli bağışıklık kazanırız. Bodrum’la ilgili bana bir proje geldiğinde canıgönülden yapmaya hazırım. Bodrum’u sadece Bodrum olarak görmüyoruz. Türkiye’nin marka yüzü, tanıtım yüzü olarak görüyoruz. Bodrum nitelikli turizm açısından Türkiye’nin bir cazibe noktası. Biz bunu çok iyi değerlendirmek istiyoruz. Sizlerden tek isteğimiz bize yardımcı olmanız. Birçok proje geliştiriyoruz. Birçoğu da dinlenmeden, siyasi gerekçelerle, rant projesi denip reddediliyor. Projeleri inceleyin. İki tarafı da dinleyin. Zaten siz şehriniz adına en doğrusuna karar vereceksiniz. Bize anlatma fırsatı verirseniz, bizler de proje detaylarını seve seve paylaşırız.”
Toplantıda konuşmaların ardından başlayan soru cevap kısmı, basına kapalı yapıldı. – MUĞLA
]]>Gaziantep’in yaşanan süreçler sonrası turizm gelişmesi için yapılacak yatırımlar, sektörde yeni trendler, şehir ve bölgesel anlamda yürütülmesi gereken çalışmalar, kentin turizm potansiyeli ile güçlü olduğu alanlara yönelik turist rehberleri ve akademisyenlerin görüşlerinin belirlenen konularda ele alınacağı çalıştay, özel bir otelde yapılan açılış programıyla başladı. Konunun taraflarını bir araya getiren çalıştayda Müzeler Özelinde Turizm Mekanları, Şehir Gastronomisi, Yeni Nesil Turizm Uygulamaları, Şehir Markalaşması ve Şehrin Hafıza Mekanları başlıkları ele alınacak.
Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İpekyolu Kalkınma Ajansı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Turizm Derneği, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Güneydoğu Anadolu Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (GATOD), Turist Rehberleri Odaları Birliği üye şehirleri ve üniversitelerin katılımıyla yapılan çalıştay bir gün sürecek.
“Olumsuz süreçlerden en çok etkilenen sektörlerden biri turizm oldu”
Açılış programında konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Erdem Güzelbey, Gazi şehrin bölgenin vizyoner şehri olarak markalaşma adına projeler üreterek süreçleri ilerlettiğini belirterek, “Zor bir coğrafyadayız. Suriye’de yaşanan iç savaş, pandemi ve deprem süreçlerinden hepimiz etkilendik ama sektör olarak en fazla etkilenenlerden birisi turizm oldu. Bölgenin tekrardan hareketlenmesi, farkındalığın ortaya konulması anlamında bu çalıştayda güzel çıktılar olacağını düşünüyoruz. Planlamalar yapılırken deprem büyük etki etti. Deprem bize hazırlıklı olmayı, risk analizini yapmayı, afetin sonuçlarını azaltmaya yönelik çalışmalar yapmayı öğretti” dedi.
“Yeni nesillerin anlayışların nasıl olacağını ön görerek çalışmalar yürütüyoruz”
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak 2019 yılında Turizm Master Planı yaptıklarını ve Fırat Havzası ile ilgili çalışma yürüttüklerini belirten Başkan Vekili Güzelbey, “Master planlarıyla biz bölgenin ve şehir olarak analizlerin yapılarak dünyada yeni nesillerin anlayışların nasıl olacağını ön görerek çalışmalar yürütüyoruz. Artık dirençli güvenli şehir değilse bir şehir ziyaret edilmiyor. Bu farkındalıkla adımlar atmaya çalıştık. Yerel yönetimlerin bu konuda bakanlıktan daha önemli olduğu kanaatindeyim. Bunun yanında farkındalık oluşturduk. Turizmin kültürle, bölgenin güvenliği ve rehberlerimizin bizleri anlayarak gösterecekleri yollarla ileri gideceğimizin farkındayız. Programı bundan çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Fatma Şahin ve ekibinin turizme gönül vermiş olması müthiş bir sinerji oluşturdu”
Gaziantep Bölgesel Rehberler Odası Başkanı Mehmet Severoğlu ise projenin hayata geçmesinde Başkan Fatma Şahin’in büyük destekler verdiğini aktararak, “Bu çalışmayı bizlerle başlatmak istedi. Nasıl katkı sağlanacak, eksiklikler nelerdir gibi konularda özel akademik kadroları belirledik. Bu kapsamda çalıştayın masalarını kurarken akademik kadrolardan yararlandık. Başkan Fatma Şahin ve ekibinin turizme gönül vermiş olması müthiş bir sinerji oluşturdu. İşler bir saat işler gibi tıkır tıkır çalışıyor. Bu ekipler kolay yetişmiyor kurulmuyor” diye konuştu.
Açılışta ayrıca Büyükşehir Belediyesi KUDEB Daire Başkanı Serdar Murat Gürsel yaptığı “Şehrin Hafıza Mekanları” başlıklı sunumda kentte bulunan tarihi yapıları irdeledi. Kültür ve Turizm Daire Başkanı Turizm Tanıtım Şube Müdürü Ayşe Ertürk ise sunumunda Büyükşehir Belediyesi’nin turizme kazandırdığı ve yeni projeler hakkında bilgiler verdi. – GAZİANTEP
]]>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Toplantısı’na katıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya milletvekilleri, ATSO Başkanı Ali Bahar ve oda üyelerinin katılım sağladığı toplantıda konuşan Bakan Ersoy, turizmle ilgili açıklamalarda bulundu. Turizmde rekorlar yılının geride kaldığını hatırlatan Bakan Ersoy, 2022 yılında 51,3 milyon olan ziyaretçi sayısının 2023 yılında yüzde 10 artışla 56,7’ye yükseldiğine, turizm gelirinde de yüzde 17 artış yaşanıp 46,5 milyar dolardan 54,3 milyar dolara yükseldiğine dikkat çekti. Turizmi geliştirmek adına dijital medyada tanıtıma ayrı önem verdiklerini kaydeden Ersoy, “GoTürkiye Instagram hesabımız, 3 milyonu aşkın takipçisiyle dünyada ülke hesapları arasında ikinci sırada yer alıyor. Resmi Youtube hesabımız ise dünyada birinci sırada. Ayrıca Çin ve Rusya’nın özel sosyal medya hesaplarında da iletişimimiz devam ediyor” diye konuştu.
“Arkeolojik çalışma sayısını 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz”
Turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle güçlü bir ilişkisi olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, Türkiye’nin kültürel miras bakımından eşsiz bir coğrafyada yer aldığını ve bu mirası gün yüzüne çıkarıp en iyi şekilde korumak, aynı zamanda kültür turizmine kazandırmak adına bakanlık olarak çok önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Ersoy, “Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı – Geleceğe Miras Projemiz kapsamında, arkeolojik çalışma sayısını, 720’ye yükselttik. Bu sayıyı 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz. Arkeolojik zenginliklerimizi keşfedip korurken, onları tüm dünyanın ziyaret edebileceği bir şekilde müze haline getirmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz, son 60 yılda Türkiye’de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, önümüzdeki 4 yılda tamamlamak. Hızlı kazı yapmıyoruz, yoğuz kazı yapıyoruz. Eskiden 45 ila 60 gün kazı başkanlığı kazı yapardı, şimdi sistemi değiştirdik. Artık 12 ay boyunca kazı yaptırıyoruz. Eskiden sadece bir noktada kazı yaparlardı, şimdi 10-15 noktaya kadar aynı anda kazı yapmalarını sağlıyoruz” dedi.
“Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına başladık”
Kültürel mirasla ilgili bir müjde paylaşan Bakan Ersoy, “Çokça gündeme getirilen Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yenilenmesiyle ilgili. Dünyanın en önemli koleksiyonlarından birine sahip olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına geçen haftadan itibaren başladık. Mimari proje ekibimiz şu anda çalışmalarını yürütüyor. İnşallah projelerin tamamlanmasıyla birlikte Antalya Arkeoloji Müzesi’ni en kısa sürede tamamlamayı arzuluyoruz. Bununla birlikte Kemer’e de bir Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracağız” diye konuştu.
“Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız 800’ü geçmiş durumda”
Ticaret ve sanayi sektörünün çok önem verdiği sürdürülebilirlikle ilgili kültür ve turizm sektörünün adaptasyonu açısından önemli bir çalışma yürüttüklerini kaydeden Ersoy, şunları söyledi:
“Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’yle hükümet nezdinde anlaşma imzalayan ilk ülke olarak Sürdürülebilir Turizm Sertifika Programı’nı hayata geçirdik. İlk etapta konaklama tesislerimize yönelik uyguladığımız program kapsamında, uluslararası akreditasyona uygun, 3 aşamadan oluşan kriterler belirledik. 2030 sonu itibarıyla tüm konaklama tesislerimiz, 3 aşamadaki kriterlerin tümünü karşılayarak sertifika almış ve programı tamamlamış olacak. Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız, 800’ü geçmiş durumda. Bunların 300’den fazlasını, Antalya’daki tesislerimiz oluşturuyor.”
“Mavi bayrağı kaybedersek turizmi, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz”
Bakan Ersoy, kıyılardaki mavi bayrakların korunmasının öncelik hedefleri olduğuna vurgu yaparak, “Antalya geneline baktığımız zaman ağırlıklı deniz, kum ve güneş üzerinden turist alan bir şehir. Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek, turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak biz üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Antalya Havalimanı 2025 yılı yaz sezonunda yolcu hizmet kapasitesi iki katına çıkacak”
Nitelikli turizmde en önemli unsurlardan birinin sorunsuz ulaşım olduğunu ve 2 yıl önce ihalesi yapılan Antalya Havalimanı’ndaki kapasite genişletme çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirten Bakan Ersoy, “Havacılık sistemlerindeki altyapıların yenilenmesini de içeren, 750 milyon avroluk, çok büyük bir yatırım. Bu yıl ilk ilave artış kapasiteleri devreye alınacak ve 2025 yaz sezonuyla birlikte yolcu hizmet kapasitesi, iki katına çıkarılmış olacak” şeklinde konuştu.
“Hollywood ve Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler”
Yeni Sinema Kanunu’yla hayata geçirilen yabancı film yapım desteği ve doğru iletişim ile tanıtım stratejisinin de etkisiyle Türkiye’de çekilen yapımların sayısında büyük artış olduğuna da işaret eden Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu yapımlardan ikisi de dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie’nin filmleriydi ve çekimlerinin büyük bölümü, Antalya’da gerçekleştirildi. Çok büyük bütçelerle çekilen, yıldız oyuncuların rol aldığı, gişesi yüksek filmler, ülkemize ekonomik getirisi ve dünya çapındaki tanıtım etkisi de büyük oluyor. Biz Bakanlık olarak bu tür büyük bütçeli yapımların destinasyonlarımızda çekilmesi için gerekli girişimlerimizi yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler.”
“Sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı”
Bakan Ersoy, 16 milyonun üzerinde turistin geldiği Antalya’nın temel altyapı problemlerini çözme konusunda yeterli olamadığını, tüm desteklerine rağmen sosyal ve kültürel yatırımlar konusunda şehrin hak ettiği projeler hayata geçirilemediğini kaydetti. “Dile getirmekten çok mutlu olmasam da özellikle sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı” diyen Ersoy, “Bu çerçevede şehrin ticaret erbabının, ideolojinin yerine şehrin geleceğini ve hizmet siyasetini dikkate alacağına inanıyorum. Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı yok. Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak; akıllı kent ve turizm uygulamalarına, doğru şehir planlamasına, kent müzelerine, kütüphanelere, uluslararası kültür ve sanat camiasıyla entegre olmuş bir yönetim anlayışına ihtiyacı var” dedi.
Bakan Ersoy, Kepez Belediye Başkanlığı döneminde Hakan Tütüncü’den örnek vererek hem ilçesinde hem de Ankara’da uyumlu çalışarak çok önemli yatırımları ilçesine çektiğini söyledi. – ANTALYA
]]>Ersoy, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, turizmde rekorlarla dolu bir yılı geride bıraktıklarını, 2022’de 51,3 milyon olan ziyaretçi sayısını 2023’te yüzde 10 artışla 56,7 milyona ulaştığını söyledi.
Turizm gelirinin yüzde 17 artışla 46,5 milyar dolardan 54,3 milyar dolara, kişi başı gecelik harcamanın ise 89 dolardan, 99 dolara yükseldiğine işaret eden Ersoy, Antalya’da transfer yolcular dahil 16 milyonu aşkın ziyaretçiyle rekor kırarak, tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştıklarını vurguladı.
Türkiye’yi turizmde dünyanın süper ligine yükselterek, oradaki yerini, daima yükselen bir grafikle kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Ersoy, “Bunu başarabilmenin yolunun krizlere karşı bağışıklık kazanmış bir turizm sektör yapısına kavuşmaktan, pazar çeşitliliğini olabildiğince artırmaktan, 12 aya yayılmış nitelikli turizmden, etkili iletişim, pazarlama ve tanıtım stratejilerinden geçiyordu.” diye konuştu.
İngiltere ve Almanya başta olmak üzere Avrupa ve İskandinav pazar ülkelerindeki ziyaretçi sayılarında yüksek oranlarda artış kaydettiklerine değinen Ersoy, 2023’te ise asrın felaketini yaşadıklarını, seçim süreci ve Orta Doğu’da yaşananların da etkisiyle bir parça gevşeme yaşandığını ancak yıl sonunu 56,7 milyon ziyaretçi ve 54,3 milyar dolar turizm geliriyle kapatmayı başardıklarını vurguladı.
200’den fazla ülkede tanıtım çalışması
BBC, Bloomberg, Euronews, CNN, Al Jazeera gibi kanallarda ve 200’den fazla ülkenin geleneksel ve dijital medyasında Türkiye turizminin tanıtım filmlerinin yayımlandığını aktaran Ersoy, “Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı-Geleceğe Miras projemiz kapsamında arkeolojik çalışma sayısını 720’ye yükselttik. Bu dünyada rekordur. Bu sayıyı 2024’te 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz.” diye konuştu.
Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına geçen hafta başladıklarının müjdesini veren Ersoy, Kemer’e de Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracaklarını aktardı.
Kültür Yolu Festivalleri’nin önemine işaret eden Ersoy, Sürdürülebilir Turizm Sertifika Programı kapsamında üç aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayının 800’ü geçtiğini bildirdi.
Arıtma altyapıları yatırımları
Bakan Ersoy, son 20 yılda turizm amaçlı çevre düzenlemesiyle altyapının geliştirilmesi, ücretsiz halk plajı yapımı ve sürdürülebilir turizm kapsamındaki faaliyetler için yaklaşık 3,6 milyar lire kaynak kullanıldığını anlatarak, “Bu yatırımların güncel değeri 22,5 milyar liradır. Bu kaynağın yaklaşık 2 milyar lirası, 2018-2023 yılları arasındaki çalışmalarda kullanılmıştır ki bunun da güncel değeri 4,3 milyar liradır. Bu kapsamda Belek bölgesinin atık su sorununu 50-60 yıla kadar çözecek Belek-Serik 2 Atık Su Arıtma Tesisi ve bağlantılı altyapı tesislerinin yapımını 2021 sonunda tamamlayarak hizmete aldık.” dedi.
Kemer Çamyuva’daki tesisi de martta açmayı planladıklarını vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti:
“Özellikle belirtmek istiyorum. Aslında arıtma altyapıları yapmak Kültür ve Turizm Bakanlığının konusu değil. Biz de zaten arıtma altyapısı yapmaya çok meraklı değiliz. Ancak mavi bayraklarımızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalındığı zaman Bakanlık olarak bizim devreye girmemiz gerekiyordu, girdik. Yap-işlet-devret formülüyle ki her ne kadar yap-işlet-devret gözükse de yapsanız da devredene kadar bunların geri alımı imkansız. 25 yıllık bir protokolle yapıyorsunuz ancak 50 yıl da işletseniz bu yatırımı finansman dahi geri alma şansınız yok. Zaten Bakanlık olarak öyle hesabımız yok. Bizim öncelikli hedefimiz kıyılarımızın mavi bayraklarının korunması. Antalya genelinde deniz, kum ve güneş üzerinden turist alan bir şehir. Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık. Bundan sonra yapmaya devam edeceğiz.”
Ersoy, Manavgat, Kemer, Muratpaşa, Konyaaltı ve Serik’te hizmete açtıkları mavi bayraklı plajlara bu yıl Manavgat Ilıca ve Kemer Tekirova’da yapımını planladıkları iki halk plajını daha ekleyeceklerini bildirdi.
Yabancı yapımcılar Türkiye’ye gelecek
Türkiye’de çekilen yapımların sayısında büyük artış olduğunu vurgulayan Ersoy, gelecek dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkeye gelmeye devam edeceğini bildirdi.
Ersoy, 2024 yılı hedefini 60 milyon turist ve 60 milyar dolar gelir olarak belirlediklerini, kişi başı gecelik harcamanın ise 106 dolara çıkmasını beklediklerini ifade etti.
Antalya’nın temel altyapı problemlerini çözme konusunda yeterli olamadığını ifade eder Ersoy, şu değerlendirmede bulundu:
“Tüm desteğimize rağmen sosyal ve kültürel yatırımlar konusunda, şehrin hak ettiği projeler hayata geçirilemiyor. Özellikle sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası şehir için çok zayıf kaldı. Bu çerçevede şehrin ticaret erbabının, şehrin kaderini etkileyecek tercihinde ideolojinin yerine şehrin geleceğini ve hizmet siyasetini dikkate alacağına inanıyorum.”
Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı olmadığını vurgulayan Ersoy, “Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak, akıllı kent ve turizm uygulamalarına, doğru şehir planlamasına, kent müzelerine, kütüphanelere, uluslararası kültür ve sanat camiasıyla entegre olmuş yönetim anlayışına ihtiyacı var. Değil mi Hakan Başkan? (Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı) Hakan Başkan Kepez Belediye Başkanlığı döneminde hem ilçesinde hem de Ankara’da uyumlu çalışarak çok önemli yatırımları ilçesine çekti.” dedi.
]]>Midyat ilçesinde 4 yıl önce tarihi sokak ve evlerde başlatılan çalışma kapsamında bulunan ve temizlik yapılan mağaranın tek olmadığının, dehlizlerle farklı mekanlara geçiş sağlandığının belirlenmesi üzerine yer altı şehrini ortaya çıkarmak amacıyla yürütülen kazı çalışmasının 4. sezonu başladı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Mardin Müzesi ve Midyat Belediyesi işbirliğiyle 4 yıldır Estel bölgesinde bulunan Ulu Cami Mahallesi’ndeki 2 noktada çalışmalar titizlikle yürütülüyor.
Çok geniş bir alana yayıldığı tespit edilen ve buluntulara göre yaklaşık 5 bin yıllık olduğu belirlenen yer altı şehrinin, 1. ve 2. etap temizlik ve kazı çalışmalarında 8 bin 223 metrekarelik alan ve bu alanlarla bağlantılı yaklaşık 120 metrelik tünel ortaya çıkarıldı.
İbadethane, silo, su kuyuları, barınma, şırahane, işlik, sarnıç ve mezar alanları, tünel ve dehlizlerin bulunduğu yer altı şehrinde, farklı dönemlere tarihlendirilen, kandiller, ağırşaklar, el değirmeni, taş ve cam boncuklar, taş eserler, bronz sikke ve takılar, pişmiş topraktan araç gereçlerin yanı sıra insan ve farklı hayvanlara ait kemikler bulundu.
Çalışmaların bitme noktasına geldiği 1. ve 2. etapların turizme kazandırılması için hazırlanan restorasyon ile Ziyaretçi Karşılama Merkezi projeleri, Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylandı.
Mezopotamya’nın en gözde destinasyon merkezi haline getirilmesi hedeflenen yer altı şehrinin iki etabının bu yıl turizme kazandırılması hedefleniyor.
“Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız”
Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin, AA muhabirine, çok kültürlü bir yapıya sahip Midyat’ta yüzyıllardır Türk, Kürt, Arap, Müslüman, Süryani ve Yezidilerin bir arada yaşadığını söyledi.
Tarihi ilçede yer altı şehrini ortaya çıkarmak için başlattıkları kazıların sürdüğünü kaydeden Şahin, bu yıl Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü koordinesinde tespit edilen yeni etaplarda çalışma yapılacağını bildirdi.
İlk iki etap için restorasyon ve Ziyaretçi Karşılama Merkezi projelerinin onaylandığını, projeleri çok kısa sürede bitirip 2 etabı turizme açmayı planladıklarını kaydeden Şahin, şöyle konuştu:
“Bu yıl içinde 1. ve 2. etabı turizme açmayı düşünüyoruz. Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız. 6-7 ay içinde yer altı şehri turizme açılacak. Midyat’taki yer altı şehrinin tamamını turizme açtığımız zaman dünyanın en büyük yer altı şehirlerinden biri olacak. Sene sonuna doğru 1. ve 2. etabı tamamıyla misafirlerimizin hizmetine açacağız. Gelen turistler hizmete açılmadığı halde merak edip, bizlere müracaat ediyorlar. Güvenlik nedeniyle şu anda ziyaretçi kabul edemiyoruz.”
Yılda ortalama 1 milyon turisti ağırladıklarını, bu yıl da 1,5 milyon turist beklediklerini aktaran Şahin, turizm konusunda ilçenin potansiyelinin çok yüksek olduğunu dile getirdi.
Turizme açamadıkları destinasyon noktalarının bulunduğunu anlatan Şahin, hedeflerinin 2 milyon turiste yaklaşmak olduğunu sözlerine ekledi.
“5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek”
Kazı başkanı Gani Tarkan da 2020 yılında başlayan kazı çalışmalarında 4. sezona başladıklarını söyledi.
Yamaç yerleşiminin güney kısımlarında çalışmaların devam ettiğini kaydeden Tarkan, şöyle devam etti:
“Bu sezon çalışmalarda bir işlik ve bir mağara alanı tespit edildi. Mağaradan taş alınma suretiyle genişlediğini görüyoruz. Alınan taşlarda mağaranın hemen üzerinde 20. yüzyılın başlarında tarihlenen ev inşa edilmiş. Kazı alanında şu anda üst tabakadayız. Alınmamış dolgu toprağı var. Dolgu toprağının altında da diğer mekanlara bağlantıyı geçişi sağlayacak mekanların da bulunacağını tahmin ediyoruz.”
Yer altı şehrinin yaklaşık 40 hektarlık bir alandan oluştuğunu, şimdiye kadar yüzde 6-7’lik bir kısmının ortaya çıkarıldığını aktaran Tarkan, kazıların yıllarca süreceğini vurguladı.
Şimdiye kadar çok sayıda yapı ve buluntulara ulaştıklarına dikkati çeken Tarkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Milattan önce 3. binde yerleşim başlıyor Matiate yer altı şehrinde. Tunç Çağı’nda başlıyor ve kesintisiz şekilde devam ediyor. Roma dönemine ait de çok sayıda buluntu var. Sikkeler, kandiller, su mataraları, cam bilezikler ve günlük kullanım eşyaları gibi yoğun seramik buluntuları bulundu. Bunun yanında çok sayıda daha çok Orta Çağ seramiği bulduk. Tunç dönemine tarihlenen seramiklere de ulaştık, bunlar lokal bölgede. Ancak kazı alanı genelinde Orta Çağ ve Roma dönemine ait buluntularla karşılaşıyoruz. 5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek. Hedefimiz yer altı şehrinin tamamını açığa çıkarmak ve etap etap burayı gelen turistlerin ziyaretine açmak.”
“Matiate diğer yer altı şehirlerinin öncüsü”
Midyat Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları sorumlusu ve sanat tarihçisi Mervan Yavuz da arkeolog, sanat tarihçisi ve 10 işçi ile çalışmaları titizlikle yürüttüklerini söyledi.
Çalışmaların 1. ve 2. etabında bitme aşamasına gelindiğini kaydeden Yavuz, şimdiye kadar açığa çıkardıkları alanda önemli buluntulara ulaştıklarını, buluntulara göre yer altı şehri tarihinin Tunç dönemine kadar gittiğini gördüklerini bildirdi.
Dünyanın birçok yerinde yer altı şehirlerinin bulunduğunu, ilçedeki yer altı şehrinin benzerinin Kapadokya bölgesinde olduğunu kaydeden Yavuz, şöyle dedi:
“Matiate yer altı şehrinin önemi, bereketli hilalin tam ortasında bulunmasından kaynaklı. Yayılım buradan gerçekleştiği için Matiate yer altı şehrinin diğer yer altı şehirlerinin öncüsü olduğunu görüyoruz. Diğer yer altı şehirlerinden farkı ise sivil mimarinin yer altı şehrinin üzerinde bulunması. Bu da bize yer altı şehrinden günümüze nasıl ulaşıldığını gösteriyor. Yer altı şehrinden kent yaşamına aşamalar halinde geçişini gözlemleyebiliyoruz. Aynı zamanda Kapadokya gibi bazı yer altı şehirleri, dikey olarak aşağı inmekte. Buradaki ise teras şeklinde yatay seyrediyor ve çok geniş bir alana yayılıyor.”
]]>İzmir’in Bergama ilçesinde Bergama Belediyesi Güzellik Ilıcası Sosyal Tesislerinde turizm sektörü temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Ersoy, bugün açıkladıkları Geleceğe Miras Bergama Projesi ile ilçenin ziyaretçi sayısını artıracaklarını belirtti.
Türkiye’nin de bulunduğu coğrafyada son 5 yılda birçok talihsizliğin yaşandığını kaydeden Ersoy, dünyanın en büyük tur operatörlerinden Thomas Cook’un iflası, Kovid 19 salgını, orman yangınları, Rusya-Ukrayna Savaşı, deprem felaketleri ve İsrail’in Gazze saldırılarına rağmen Türkiye’nin 2023’ü turizm geliri, ziyaretçi sayısı, kişi başı gecelik gelir açısından rekorlarla kapattığını ifade etti.
Bakan Ersoy, turizmi 81 ile yaymak istediklerinin altını çizerek, şöyle konuştu:
“12 ay ülkemizde farklı ürün çeşitlemeleriyle turizm olsun istiyoruz. Turizm pastası nasıl dağılıyor diye baktığımızda ağırlıklı olarak Akdeniz ve Marmara Bölgesi, yüzde 80’ini alıyor. Ege Bölgesi yüzde 10’luk bir kısmını alıyor aşağı yukarı. Karadeniz ve Anadolu’nun diğer bölgeleri de kalan yüzde 10’luk kısmını paylaşıyor. Öncelikli hedeflerimizden bir tanesi de hem turist sayısını, geliri artırmak ama turistin 81 vilayete ve diğer bölgelere de yayılmasını sağlamak. Burada en hassas olduğumuz noktalardan biri Ege Bölgesi. Çünkü Ege Bölgesi’nin sahip olduğu potansiyeli, kültürel varlıkları, kıyıları, doğal kaynakları ile aslında turizmde hak ettiği yerde olmadığını düşünüyoruz. Turizmde hak ettiği yere getirmek için proje ve çalışmalarımıza devam ediyoruz.”
Geleceğe Miras programına Bergama bölgesini de dahil ettiklerini aktaran Ersoy, bu kapsamda sadece kazı ve restorasyon yapmadıklarını, önemli olanın maksimum seviyede ilçenin, çevre şehirlerin bundan fayda elde etmesi olduğunu, bütün şehir paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmasını sağlayacak bir ortam yaratmaya çalıştıklarını kaydetti.
Gece müzeciliği konsepti
Bakan Ersoy, gece müzeciliği konseptini Bergama’da da uygulayacaklarını ifade ederek 2024 itibarıyla başta Ege ve Antalya’daki noktalar olmak üzere yoğun ziyaretçi alan ve şehir merkezinde yer alan bütün ören yerlerinde bu konsepti uygulayacaklarını dile getirdi.
Ersoy, Bergama’da Geleceğe Miras Projesi’nin uygulamaya geçmesiyle yıllık 200 binlerden geçen yıl 480 binlere çıkan ziyaretçi sayısının 4 yıllık süreçte yıllık 1,5 milyona ulaşabileceğini de söyledi.
“Adayların seçim beyannamelerini dikkatlice okuyun”
Bakan Ersoy turizmin sadece bakanlığın yaptığı çalışmalarla hedefe ulaşabilecek bir konu olmadığını, yerel yönetimlerin çok önemli olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
“31 Mart seçiminin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Lütfen adayların seçim beyannamelerini dikkatlice okuyun. Sorular sorun, turizmle ilgili neler yapıyorlar? Maalesef bazı büyük şehirlerde biz arıtma altyapılarını bile yapar duruma geldik. Dünyada kültür ve turizm bakanlıkları arıtma altyapısı yapmaz. Eğer turizmde doğru, hızlı, verimli bir çıkış elde etmek istiyorsanız, başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere bütün şehirlerde turizm master planının hazırlanması lazım. ve turizm master planlarını hazırlamak Kültür ve Turizm Bakanlığı görevi değildir. Yerel yönetimlerin, büyükşehir belediyelerinin görevidir.”
Bakan Ersoy, turizm tesislerinin sürdürülebilirlik sertifikasyonlarıyla ilgili yoğun bir çalışma yaptıklarını, üç aşamalı programın geçen yıl başlayan ilk aşamasında Türkiye’deki yaklaşık 21 bin otelden 16 binden fazlasının sertifikalandırıldığını aktardı.
Kalan 5-6 bin otelin de şu anda kapalı oldukları için sertifika sürecini tamamlayamadığını bildiren Ersoy, “Açılmadan önce sertifikasyon programlarını tamamlayıp süreci başarıyla yürüteceğiz. Dünyada sonradan gelmemize rağmen şu anda örnek gösterilen ülke olduk Türkiye olarak. Konaklama tesisleri sürdürülebilirlik politikaları ve sertifikasyon programı kapsamında tüm dünyada örnek gösterilen ülke olduk. Şimdi biz bunları diğer mekanlarımıza da aşamalı bir şekilde yayarak devam edeceğiz.” diye konuştu.
Programa AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu, AK Parti Bergama Belediye Başkan adayı Sadık Doğruer de katıldı.
]]>Ersoy, Alanya Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleşen Turizm ve Otel İşletmecileriyle Sektör Değerlendirme Toplantısı’nda, geçen ay turizmde 56,7 milyon ziyaretçi ve 54,3 milyon dolarla Türkiye tarihinin en iyi rakamlarını sektör olarak elde ettiklerini açıkladı. Burada Antalya ve Alanya’nın pastadaki payının büyük olduğunu ifade eden Ersoy, Antalya’nın geçen yıl 16 milyon turisti ağırlayarak en yüksek geliri elde ettiğini belirtti.
Ersoy 2024 yılına umutla baktıklarını anlatarak, “60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar hedefimiz var. Antalya’nın da 17,5 milyon sayısına ulaşacağını bekliyoruz. El birliğiyle çalışarak sektör olarak bu hedeflere ulaşacağız.” dedi.
Bu hedeflere ulaşmak için birçok etkinliği paralel götürmek, birçok hamleyi önceden görüp atmak gerektiğinin altını çizen Ersoy, dünyada turizm sektöründe lider konumda olmak için orta ve uzun vadeli projeleri hazırlamak ve bunları harfiyen uygulamak gerektiğini belirtti.
“2022 yılında pandemiyi iyi yönettiğimiz için dünyada en çok turistle dördüncü sıraya kadar geldik”
Bakan Ersoy, 2018’de belirledikleri orta ve uzun vadeli yol haritasında belirlenen hedeflere tek tek yaklaştıklarını anlatarak, “Eksiklerimizin başındaki tanıtımdı. Bunu Turizm Geliştirme Ajansıyla 2019 yılında yoluna soktuk. Şu anda dünyada en iyi, en yoğun şekilde tanıtım yapan turizm ülkesi Türkiye. Bunun sonuçlarını da aldık. Çok hızlı bir şekilde basamaklarda yukarı çıktık. 2022 yılında pandemiyi iyi yönettiğimiz için dünyada en çok turistle dördüncü sıraya kadar geldik. Şimdi bu sene inşallah beşinci sıramızı korumuş olacağız. Hedefimiz burada kalmak değil. 2028’e kadar üçüncülüğe gelmek. Gelir hedefimiz de çok büyük. 2028’de 100 milyar dolar hedefimiz var. Bunu da aşama aşama bütün planları zamanda ve adımları yerinde atarak gerçekleştireceğiz diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Ersoy hedefleri koymanın kolay, sonuçları görmenin de güzel olduğunu ifade ederek, bunun kendi kendine olmadığını sistemli ve programlı çalışarak gerçekleştirildiğini kaydetti.
Bakanlık olarak, arıtma tesisleri ve halk plajları projelerini de hayata geçirdiklerini dile getiren Ersoy, Antalya’da son beş yıl içerisinde iki arıtma tesisi ve 15 halk plajı açtıklarını vurguladı.
Turizmde en önemli konunun gelen turistten şehrin bütün paydaşlarının yaralanması olduğunun altını çizen Ersoy, şöyle konuştu:
“Geçen dönem gelen turistin otele hapsolmaması, esnafla buluşmasını sağlamakla ilgili bir çalışma hazırladık. Arkeolojik çalışmaları 12 aya çıkardık. Eskiden 45-60 günlük kısa vadeli çalışmalar vardı ve yıllar sürüyordu. Şu anda 172 kazı noktasında ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında 12 ay kazı programı ve kazı noktalarımızı hazırlıyoruz. Bu anlamda da çok iddialı bir hedef koyduk. Son 60 yılda gerçekleştirdiğimiz kazı sayısını gelecek dört yılda gerçekleştireceğiz. Ortalama 15 kat daha yoğun çalışacağız demektir. Eskiden bir noktada kazı varken şimdi 15 noktada kazı çalışması yapıyoruz. Otomatikman 15 yılda yaptığınız işi 1 yıla sığdırabiliyorsunuz. Bu kolay olmuyor. Kazı ekibini ciddi şekilde desteklemeniz gerekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak inanılmaz derecede bütçeleri artırdık. Basit bir rakam verecek olursam 2019 yılında 36,7 milyon lira olan kazı bütçemizi geçen sene 1,1 milyara çıkarttık. Bu seneki rakamı da 6 milyar lira olarak belirledik.”
Ersoy, bu konuda bir adım daha atarak gece müzeciliği uygulamasına başlayacaklarını anlatarak, sahil bölgelerindeki yüksek sıcaklık nedeniyle gündüz plajları tercih eden tatilcileri akşam saatlerinde otellerinden çıkararak müzelere yönlendirmek istediklerini vurguladı.
Gece müzeciliğini şehir merkezi ve yakın bölgelerdeki müzeler başta olmak üzere yavaş yavaş yoğunluğuna göre yayacaklarını anlatan Ersoy, “Bu çalışmaları bu yıl tamamlayıp aşamalı şekilde gece müzeciliğini başlatacağız. Amaç turist dışarı çıksın, esnafla buluşsun.” dedi.
Toplantı basına kapalı gerçekleştirilen soru cevap kısmıyla sona erdi.
]]>Aydın’a gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kuşadası’nın ardından Didim’de de turizm sektör toplantısına katıldı. Düzenlediği toplantıda Bakan Ersoy’a Aydın Valisi Yakup Canbolat, Aydın BŞB Başkan adayı Mustafa Savaş, AK Parti Aydın İl Başkanı Gökhan Ökten eşlik etti. Bakan Ersoy’u Didim Kaymakamı Can Kazım Kuruca, ilçe protokolü ve siyasiler karşıladı.
Didim’deki turizmciler, seyahat acenteleri temsilcileri ile otel sahipleri ve yetkililerinin katıldığı toplantıda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalara geçildi. Toplantıda konuşan AK Parti Didim Belediye Başkan adayı Kadri Kabak Didim’in çok önemli bir turizm destinasyonu olduğunu ifade ederek, “402 kilometrekarelik alanı, 93.7 kilometrelik sahil şeridi ile Didim, 2006 yılında turizm kenti ilan edilmesinden bu yana siz çok değerli turizmcilerin yatırımlarıyla katkılarıyla belirli bir mesafeyi kat etti. Ancak bunlar yeterli mi? Tabii ki yeterli değil. Turizm sektörünün önemli meseleleri var. Önemli sorunları var, önemli sıkıntıları var ve aslında yapılabilecek birçok husus söz konusu. Sahil şeritlerimiz içerisinde yeni bir turizm destinasyonu oluşturulabilecek nadir belki de tek ilçelerden biriyiz. Tabii ki bu süreç bakanlığımızın radarına girmiş durumdadır. Bakanlığımızın katkıları, destekleri bugün görüldüğü gibi sayın bakanımızın onurlandırmasıyla birlikte Didim çok daha güçlüdür. Kendileri de buna sunacak katkı sağlayacaktır” dedi.
“Ortak akılla Aydın’ı yöneteceğiz”
AK Parti Aydın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Savaş, “Tarihle medeniyetiyle, kültürüyle, dillere destan bir şehrimiz var. Şehrimize ne yapsak az? Evet, merkezi hükümet olarak çok önemli hizmetler yapıyoruz, yapmaya da devam ediyoruz ama yerel yönetimle merkezi hükümetin birleşmesi halinde çok daha güzel işlere imza atacağımıza inancımız tam. Büyükşehir’e belediyelere muazzam kaynaklar geliyor, gelmeye de devam ediyor. Diğer belediyelere gittiği gibi Aydın Büyükşehir’i de kaynak geliyor. Ama bu kaynakların etkin ve verimli bir şekilde yönetilmemesi gibi bir problem var işte. Biz bu kaynaklara etkin ve verimli bir şekilde kullanacağımız bir dönemi vadediyoruz” dedi.
“Didim’in potansiyeli var”
Didim’in de Ege’nin turizm merkezlerinden biri olduğunu sadece Aydın’ın değil Muğla’ya komşu olduğunu kaydeden Bakan Ersoy, “Didim’in potansiyeli var mı? Fazlasıyla var ama bu potansiyeli doğru kullanamazsak doğru planlayamazsak bu şansımızı yavaş yavaş kayboluyor. Bunu niye söylüyorum? Demin başkanımız da söylediği gibi bu tarz turizm merkezlerinde sadece kültür ve Turizm Bakanlığı çalışmalarıyla bir yere gelmek mümkün değil. Özellikle büyükşehir olan yerlerde biz Büyükşehir Belediye başkanlığımıza da söylüyoruz. Turizm master planının büyük şehir tarafından hazırlanması lazım. Master planları büyükşehir belediyeleri tarafından hazırlanır, kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenir veya bu şekilde birçoğu üniversitelerin de içinde olduğum yerel temsilcilerinin içinde olduğu bir çalışmadır. Aydın bölgesinde gücünü de kapsayan bir turizm master planı gerçekleşirse o zaman sınırlı sayıda kaynaklı sınırsız talebin gerçekleştirilmesi sağlanıyor” diye konuştu.
“Ege turizm merkezleri projesi”
Ege Turizm merkezleri projesine de değinen Bakan Ersoy “Doğru planlamalarla doğru teşhislerle doğru tedavi yöntemleriyle çok rahat bir şekilde geliri ikiye katlayacak durumdasınız. İşte biz de bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Ege turizm merkezleri projeleri de geliştirdik ama maalesef süreçlere siyasi yaklaşıldığı zaman yavaşlatılabiliyor, engellenebiliyor. Ben halbuki her zaman söylüyorum, Ege söz konusu olduğu zaman İzmir söz konusu olduğu zaman Aydın söz konusu olduğu zaman siyasi yaklaşmamak gerekiyor. Doğrusu neyse tartışırız. Doğrusu yapılması gerekiyor. Bugün süreçlerle yavaşlatılıyor. 4 yıldır 5 yıldır süreçler gidiyor maalesef” ifadelerine yer verdi.
“Arkeolojide altın çağ dönemi başlatıldı”
Bakanlık olarak arkeolojinin altın çağını başlattıklarını ve kazı başkanlıklarının da bütçelerini arttırdıklarını belirten Bakan Ersoy “Arkeoloji de altın çağı başlatıyoruz. Bu da nasıl olacak, geleceğimize miras projesiyle olacak? Arkeolojik kazı noktasında 144 noktada Türk kazı başkanlıkları var. Türkiye genelinde 32 noktada yabancı kazı başkanlıklarımız var. Bu yeni aldığımız karar. Artık yabancı başkanlıkları da Türk kazı başkanı yani 160 yıl önce başlayan bir süreçte, 160 yıl sonra o noktalara da Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, şehirlerde Türk kazı başkanları süreci yönetecek. Şimdi artık bütün kazı başkanlıkları 12 ay çalışıyor. Hem kazı başkanlarımızı atarken yoğun ekip, ekipman ve bütçede atıyoruz. Yani çok ciddi bütçeler görüyoruz. Ekip kullanma yetkileri veriyoruz ve bütçeleri de ciddi oranda arttırıyoruz” şeklinde konuştu.
Bakan Ersoy’un konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak sürdürüldü. – AYDIN
]]>Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AA muhabirine, kentte Mart 2023’te etkili olan sel felaketinde can kaybı yaşandığını, kentin önemli kültürel varlıklarından arkeoloji ile mozaik müzelerinde de hasar oluştuğunu anımsattı.
Şanlıurfa Müze Kompleksi içerisinde yer alan Arkeoloji ve Haleplibahçe Mozaik müzelerinin bodrum ve zemin katlarındaki donanımlarının selde zarar gördüğünü belirten Şıldak, yürütülen bakım, onarım ve tadilat çalışmaları sebebiyle müzelerin ziyarete kapalı olduğunu söyledi.
Şıldak, çalışmaların bir an önce tamamlanması için yüklenici firma ve ilgili bakanlıkla sürekli irtibat kurduklarını ifade ederek, “Esasen yüklenicinin daha süresi olmasına rağmen, yani iş biraz daha devam edecek olmasına rağmen, işin devamını da etkilemeyecek şekilde teknik olarak gerekli tedbirler alınıp buraların ziyarete açılması konusunda şubat ayı içerisinde inşallah adım atmış olacağız.” dedi.
Eserlerde bir zarar oluşmadığına işaret eden Şıldak, “Bir kısmı, tabii alt katta bulunanlar etkilenmiş olsa da çok hızlı bir müdahaleyle bunlar kurtarıldı. Temizlikleri yapıldı ve şu an sergilenmeye, teşhire hazır vaziyette tutuluyor.” bilgisini paylaştı.
“Şu an açılış noktasına gelmiş bulunuyoruz”
Şanlıurfa Müze Müdürü Celal Uludağ ise müzelerin deprem koşullarına uygun yapılmasından dolayı 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden çok etkilenmediğini kaydetti.
Müzelerin, 15 Mart 2023’te yaşanan sel felaketinden olumsuz etkilendiğini vurgulayan Uludağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Özellikle müzemizin eksi birinci katında bulunan elektrik, mekanik sistemleri olumsuz etkilendi ve müzemizin ziyarete kapatılması söz konusu oldu. Ancak mayıs ayında başlatılan onarım çalışmalarında çok hızlı yol alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından özellikle bölge illerden müzenin eserlerinin yeniden hazırlanmasına, tasnifinin yapılmasına, temizlenmesine yönelik büyük destek sağlandı. Bölge illerden, Ankara’dan, İstanbul’dan alanında uzman restoratör arkadaşlarımız Şanlıurfa Müzesi’ne geldiler ve burada selden etkilenen eserlerin temizlenmesine, tasnifine yönelik çalışmalara başladılar. Biz kısa süre içerisinde aslında eserlerimizin hepsini toparlayarak güvenli yere aldık. Bu alanlarda gerekli temizleme, tasnif, sayım işlemlerini tamamladık ve güvenli bir yerde eserlerimizi muhafaza etmeye devam ediyoruz.”
Uludağ, müzelerin onarımı için yapılan ihalenin bitiş tarihinin Kasım 2024 olduğunu, ancak bölge turizmine büyük katkı sağlayan Şanlıurfa Müzesi’nin bir an önce ziyarete açılmasına yönelik büyük emek harcandığını belirtti.
“Özellikle Şanlıurfa’nın ülke turizminde, dünya turizminde çok önemli bir yerde bulunması ve turizmcilerin buraya çok büyük ilgi göstermesi ve şu an içerisinde bulunduğumuz Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nin dünyanın en nitelikli ve özel müzelerinden biri olması sebebiyle müzemizi açma noktasında çalışmaları çok hızlandırdık ve şu an açılış noktasına gelmiş bulunuyoruz. Müzemizi şubat ayı içerisinde inşallah açmış olacağız” diyen Uludağ, bundan sonraki süreçte çalışmaların yine devam edeceğini aktardı.
Celal Uludağ, ziyaretçilerin eserleri rahat şekilde görmesi ve incelemesi için gerekli hazırlıkların tamamlandığını dile getirdi.
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı bazı eserlerde kısa sürede restorasyon çalışması başlattı
ADIYAMAN – Nemrut Dağı başta olmak üzere 300’ün üzerinde ören yeri ile adeta ‘açık hava müzesi’ olan Adıyaman’da 26 eser, 6 Şubat depremlerinde hasar gördü.
UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Nemrut Dağı başta olmak üzere Perre Antik Kenti, Eski Kahta Kalesi, Cendere Köprüsü, Karakuş Tümülüsü gibi 300’ün üzerinde ören yeri ile ülkemizin önemli turizm kentlerinden birisi olan Adıyaman’da tarihi ve kültürel varlıklarda depremden nasibini aldı.
Binlerce yapının yıkıldığı Adıyaman’da, Karakuş Tümülüsü’nde bulunan 2 bin yıllık ‘tokalaşma sütünü’ devrildi. 2 bin yıllık Eski Kahta Kalesi ağır hasar gördü. 18. Yüzyıl’da yapılan Tut Vijne Köprüsü yıkıldı. 16. Yüzyıl’da yapılan Adıyaman Ulu Cami yıkıldı. 1701 yılında yapılan Süryani Kadim Mor Petrus Mor Pavlus Kilisesi ağır hasar aldı. Adıyaman’da toplam 26 eser yıkık, ağır, orta ve az hasar aldı.
Bakanlık, tarihi ve kültürel varlıklara hızla müdahale etti
Hasar gören tarihi ve kültürel varlıkları korumak için Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, öncelikle çevre güvenliği ve can güvenliği önlemlerini alarak çalışmalara başladı.
Karakuş Tümülüs’ündeki ‘tokalaşma sütunu’ iki hafta gibi kısa sürede restore edilerek ziyarete açıldı. Eski Kahta Kalesi’nde restorasyon çalışmalarında sona gelinirken, 2024 turizm sezonunda ziyaretçilerini kabul edecek. Yıkılan Ulu Cami’nin taş ayrımı yapılırken yeniden yapılması için projelendirme çalışmaları sürüyor. Mor Petrus Mor Pavlus Kilisesi’nde ise restorasyon çalışmaları sürüyor.
Depremin birinci yıl dönümüne sayılı günler kala hasar gören tarihi ve kültürel varlıkların son durumu ile ilgili bilgi veren Kültür ve Turizm Müdürü Abuzer Gelse, “6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman genelinde zarar gören tarihi ve kültürel varlıklarımıza ilişkin gerekli çalışmalar ivedilikle ve hassasiyetle gerçekleştirildi. Bunun sonucunda Adıyaman il genelinde 26 adet tarihi ve kültürel varlığımızın hasar aldığını gördük. Bu tarihi ve kültürel varlıklardan yıkık, ağır, orta ve az hasarlı diye tasnif edildi. Bakanlığımız uhdesinde gerekli çalışmalar hızla başlatıldı.
Öncelikle Karakuş Tümülüs’ünde bulunan sütunlardan bir tanesi yıkılmıştı. Rekor bir sürede o sütunumuzu yeniden ayağa kaldırdık. Yine Eski Kahta Kalesi’nde meydana gelen bir takım hasarlar vardı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüzün girişimleriyle burada da yine gerekli çalışmalar başlatıldı. Bu çalışmalar bitmek üzere ve inşallah 2024 turizm sezonunda Eski Kahta Kalesi eski ihtişamıyla ve heybetiyle ziyaretçilerini karşılamaya devam edecek. Yine şehir merkezinde ve il genelinde zarar gören, Vakıflar Bölge Müdürlüğü uhdesinde bulunan bir takım cami, türbe, kilise gibi dini merkezlerimiz bulunmaktaydı. Bunlardan da hasar görenlerle ilgili gerekli işlemler başlatıldı.
Kommagene Uygarlığının 5 büyük eyaletinden birisi olan Perre Antik Kenti, depremde herhangi bir zarar görmedi. Yine Adıyaman’da turizmin odak noktasını oluşturan Nemrut Dağın’daki dev heykellerinin bulunduğu anıt mezarın çevresinde de herhangi bir zarar meydana gelmedi” diye konuştu.
]]>Her yıl milyonlarca turisti konuk eden Antalya, doğal güzellikleri ve lüks tesislerinin yanı sıra kültürel mirasıyla ön plana çıkıyor.
Geçmişte çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan kent, tarihe ışık tutan onlarca antik kenti ve müzeleriyle tarih meraklılarından yoğun ilgi görüyor.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu, AA muhabirine, tüm zamanların turist rekorunun kırıldığı 2023’te Antalya’da güzel bir yıl geçirdiklerini, rakamların oldukça mutlu ettiğini söyledi.
Antalya’nın dünyanın en önemi turizm destinasyonlarından biri olduğunu belirten Zoroğlu, “Turizmle ilgili amaçlarımızın en başında Antalya’da sezonu 12 aya yaymak var. Bunu spor ve kültür turizmiyle, gastronomiyle yapmak istiyoruz. Kültürel miras çalışmalarımız da bunun önemli ayaklarından birisi.” dedi.
Geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un talimatlarıyla 4 ana projeyle birlikte 20 kaza alanında çalışmalara hız verdiklerini hatırlatan Zoroğlu, Bakanlığın desteğiyle özellikle Side, Alanya ve Kemer’deki antik kentlerde yoğun çalışmalar yaptıklarını kaydetti.
Zoroğlu, deniz-güneş-kum turizminin yanı sıra insanların kültür turizmine yönelmesini hedeflediklerini vurgulayarak, “Çünkü Antalya mevsimsel olarak otelden çıkıp dolaşabileceğiniz, hem kültürel hem de doğal miraslar anlamında zengin bir şehir.” diye konuştu.
“Kültür Yolu Festivali etkili oldu”
Candemir Zoroğlu, ören yerlerinde yüzlerce arkeoloğun katılımıyla yoğun kazı, koruma, onarım ve restorasyon çalışmaları yürütüldüğünü dile getirdi.
Antalya’da 6 müze ve kazı çalışmaları devam eden 20 antik kent bulunduğunu aktaran Zoroğlu, “2023’te müze ve ören yerlerimizin ziyaretçi sayıları da bizi mutlu etti. Müze ve ören yerlerimizi 3 milyon 269 bin kişi ziyaret etti. 182 bin ziyaretçiyle Antalya Müzesi en çok ziyaret edilen müze oldu. İkinci sırada 154 bin ziyaretçiyle Antalya Atatürk Evi geliyor. Hemen ardında da 131 bin ziyaretçiyle Mevlevihane Müzesi yer alıyor.” bilgisini verdi.
Zoroğlu, kent merkezindeki müzelerin ziyaretçi sayılarıyla ön plana çıkmasında Antalya Kültür Yolu Festivali’nin oldukça etkili olduğuna dikkati çekti.
“Ziyaretçi sayısını artırmayı planlıyoruz”
Ören yerleri ve elde edilen gelir sayısına ilişkin de bilgi veren Zoroğlu, şunları kaydetti:
“Geçen yıl en çok ziyaret edilen ören yeri 338 bin kişiyle Patara Antik Kenti oldu. İkinci sırada 318 bin ziyaretçiyle Faselis Antik Kenti, üçüncü sırada ise 316 bin ziyaretçiyle Olimpos Antik Kenti yer aldı. Geleceğe Miras Projesi kapsamında yaptığımız çalışmalarla bu yıl antik kentlerimizin ziyaretçi sayısını artırmayı planlıyoruz.”
Zoroğlu, bu yıl 2-10 Kasım’da gerçekleştirecekleri Kültür Yolu Festivali’nde ören yerlerini de olabildiğince etkinlik amaçlı kullanacaklarını bildirdi.
Elde edilen gelire de değinen Zoroğlu, “Bu yıl Antalya’daki müze ve ören yerleri ziyaretçilerinden Bakanlığımız 125 milyon 706 bin lira gelir elde etti. Bu geliri, ören yerlerimizin kazı, restorasyon ve onarım çalışmalarında kullanacağız.” dedi.
Zoroğlu, 2023’te toplamda kazı ve araştırmalar için Antalya’ya 196 milyon liranın üzerinde ödenek ayrıldığını, 2024’te bu ödeneğin artacağını sözlerine ekledi.
]]>TÜRKİYE’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya bölgesinde, 2023 yılında 4 milyon 826 bin 622 yerli ve yabancı turist ile ziyaretçi rekoru kırıldı. Nevşehir Valisi Ali Fidan, “Kapadokya ören yerlerini ziyaretçi sayısı açısından değerlendirdiğimizde 2023 yılı boyunca, 2022’yılına oranda yaklaşık yüzde 21’lik artışla 4 milyon 826 bin 662’ye ulaştığını görmekteyiz. Bu rakam tüm zamanların en yüksek rakamıdır, bir rekordur. İlimiz ve bölgemiz cazibe merkezleri olmaya devam etmektedir” dedi.
Kapadokya bölgesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olarak ziyarete açık tutulan Nevşehir, Ürgüp ve Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Karanlık, El Nazar ve Gülşehir, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak, Tatlarin ve Mazı yer altı şehirleri, Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve Ören Yerleri, Gülşehir Açık Saray Harabeleri, Hacıbektaş Veli Müzesi ve Hacıbektaş Atatürk Evi’ni 2023 yılında 4 milyon 826 bin 622 yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Kapadokya’da bugüne kadar görülen en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşıldı. Nevşehir Valisi Ali Fidan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kapadokya ören yerlerini ziyaretçi sayısı açısından değerlendirdiğimizde 2023 yılı boyunca, 2022 yılına oranla yaklaşık yüzde 21’lik artışla 4 milyon 826 bin 662’ye ulaştığını görmekteyiz. Bu rakam tüm zamanların en yüksek rakamıdır, bir rekordur. İlimiz ve bölgemiz cazibe merkezleri olmaya devam etmektedir. Doğal, kültürel ve tarihsel değerleriyle, istihdam imkanları ile refah payının arttığı önemli olan Kapadokya bölgesindeki tüm zamanların ziyaretçi rekorunun kırılması oldukça sevindirici. 2024 yılında da ziyaretçi grafiğinin daha da üst noktalara çıkarak 5 milyonu aşan bir oranda gerçekleşmesi en büyük beklentimiz. Bu oranın elde edilmesine katkı sunan başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere, turizm işletmelerinin yöneticilerine, turizm çalışanlarına, turizmdeki STK’larımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Kapadokya Turistik İşletmeciler Derneği (KAPTİD) Başkanı Teyfik Ölmez’de 2023 yılında yüzyılın depreminin yaşanmasına rağmen Kapadokya bölgesindeki turizm hareketinin beklenilen düzeyde olmasa da kötü geçmediğini belirterek, “2023 turizmde kötü geçmedi ama biz beklentimizi çok yukarıda tuttuğumuz için bazı işletmelerde hayal kırıklığı olmuş olabilir. Sonuç itibariyle Kapadokya bölgesi 2023 yılını kötü atlatmadı. Maalesef yaşanmış bazı sıkıntılar vardı. Mesela çok büyük bir deprem atlattık. Depremin yaşandığı şubat ayı içinde normalde insanlar turlarını planlayıp tatillerini satın alırlardı. Ama tam tatillerini satın alacakları döneme denk geldiği için biz sezonun ilk yarısını kaybettik. Sezonun ikinci yarısı itibariyle ağustosta biraz kıpırdama oldu” dedi.
‘HAFTADA 21 UÇAĞA ULAŞTIK’
2023 yılında dünyanın birçok ülkesinden azımsanmayacak oranda bir turist hareketliliğine tesislerin sahne olduğunu söyleyen Ölmez, sözlerine şöyle devam etti:
“Kapadokya olarak Latin Amerika, Meksika, Brezilya, Güney Amerika ve Kolombiya pazarından çok fazla talep aldık. Asya pazarından Güney Koreliler geçen yıl çoktu. Bunun yanında Malezya ve Endonezya var. Japonya pazarından bu yıl istediğimizi tam alamadık ama 2024 için çok umutluyuz. Geçen yıl Çin pazarı bir ara açıldı, sonradan yeniden açıldı ancak şu günlerde Çinlilerden yoğun bir talep var. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Çinliler de olabilir ama Çin yılbaşısı ile birlikte 2024 yılının ocak ayının sonu itibariyle yoğunluk kazanacağını bekliyoruz. Haftada 21 uçağa ulaştık. Bunlara ilave olarak Çin devletinin de 4 uçağı ile birlikte haftada 25 uçağa çıkacağına inanıyoruz. 2024’te rezervasyonlar fena gitmiyor. İnşallah bir sıkıntı olmaz.”
]]>