Süleymaniyeliler, KYB’nin terör örgütü PKK’ya kent merkezi ve çevresindeki desteğinin komşu ülkelere olduğu gibi bölge halkı için de tehdit oluşturduğunu düşünüyor.
AA muhabirine konuşan Süleymaniyeli araştırmacı-yazar Cemal Abdullah, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) hükümetinin siyasetinin çok açık olduğunu belirterek, “Irak’ın bir parçası olarak herhangi bir silahlı örgütün komşular için tehdit oluşturmasına izin vermez.” ifadelerini kullandı.
Buna rağmen KYB’nin IKBY hükümetinin bağlı olduğu güvenlik politikalarına uymadığını vurgulayan Abdullah, KYB’nin terör örgütüne destek veren uygulamalarının da hükümetin politikalarının bir parçası olmadığını söyledi.
Abdullah, “Süleymaniye’de (KYB) bir parti karar alıyor, hükümet değil. Bu durum Süleymaniye’de güvenlik, siyasi ve idari bir kaos doğurmuştur. KYB lideri, yargı, yasama ve yürütme organlarına danışmadan kendi başına hüküm veriyor.” diye konuştu.
“Kendi çıkarlarımızı, sınırlarımızda halkımızdan haraç alan PKK’ya kurban edemeyiz.” diyen Abdullah, terör örgütüyle işbirliğinin bölge halkı için oluşturduğu zarara ilişkin ise “Süleymaniye’de yatırımcılar güvenlik nedeniyle yatırım yapamıyor, çünkü siyasi istikrar yok. Bu sorumsuzca politikalar halka ve hükümete zarar veriyor.” uyarısında bulundu.
“Türkiye ile iyi ilişkiler isteyip diğer yandan PKK’yı savunamam”
Abdullah, terör örgütü PKK’nın Türkiye’ye karşı oluşturduğu tehdidin hem Irak anayasasına hem de uluslararası prensiplere ve hukuka aykırı olduğuna işaret etti.
Türkiye’nin kendisi için tehdit kaynağı olan yapılara karşı harekete geçme hakkı olduğunun altını çizen Abdullah, “Türkiye ile iyi ilişkiler isteyip diğer yandan PKK’yı savunamam. Çünkü PKK Türkiye için tehdittir.” dedi.
Abdullah, KYB’nin terör örgütüne verdiği destek konusunda kendisini düzeltmesi ya da Türkiye’nin kendisine karşı politikalarının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin, terör örgütüne destek verilmesi nedeniyle Süleymaniye Havalimanına hava sahasını kapattığını hatırlatan Abdullah, “Şimdi Erbil’den Diyarbakır uçuşları da başlıyor. Erbil’de ortak ticaret var, karşılıklı saygı var, ortak çıkarlar var. Çünkü PKK’ya destek vermiyorlar.” diye konuştu.
“Süleymaniye, bir kişinin, bir partinin ya da yabancı bir kesimin (PKK) kurbanı olamaz”
Süleymaniye’de esnaflık yapan Sever Cemil de kentin idaresini ellerinde bulunduran KYB’li yöneticileri “kayıtsızlıkla” suçlayarak, bu süreci endişeyle geçirdiklerini söyledi.
Güvenlik kaygısı nedeniyle kamera karşısında konuşmak istemediğini belirten Cemil, “Görüntülü konuşmak istemiyorum, çünkü sorun yaşarım. Süleymaniye çarşısı esnafını hiç bu kadar tereddütlü ve mağdur görmemiştim.” dedi.
Cemil, Süleymaniye’de halihazırda maaşların verilmemesi ve işsizlik nedeniyle çok kötü bir süreçten geçildiğini vurgulayarak, bölgede teröre verilen desteğin mevcut durumu daha kötü hale getirdiğine ilişkin şunları söyledi:
“Ne yazık ki Süleymaniye’yi yönetenler yaşananlara karşı çok ilgisiz ve kendi çıkarlarını halkın önünde tutuyorlar. Süleymaniye, bir kişinin, bir partinin ya da yabancı bir kesimin (PKK) kurbanı olamaz. Yıllarca barış yanlısı olduğumuzu ispat etmek için mücadele ettik. Şimdi komşularımız için tehdit unsuru haline geldik, bu da bize karşı uygulanan bir ambargoya neden oldu.”
“Türkiye, halkımızın en çok gittiği ülkelerden biri”
Süleymaniye Turizm Firmaları Odası Başkanı Ata Enver de bölgeye yönelik uçuşlara Türkiye’nin hava sahasını kapatma kararının turizm ve ekonomiyi çok olumsuz etkilediğini belirtti.
Turizm firmalarının Türkiye ile çok iyi ilişkilerinin bulunduğunun altını çizen Enver, “Türkiye, halkımızın en çok gittiği ülkelerden biri. Kış aylarında haftada 5, yazın ise 15 uçak seferi gerçekleştiriliyordu.” ifadelerini kullandı.
Süleymaniye’deki turizm firmalarının yüzde 60’ının iş alanının Türkiye olduğunu vurgulayan Abdullah, bölgeden Türkiye’ye gitmek isteyen vatandaşların Kerkük ve Erbil havalimanlarını kullandıklarını dile getirdi.
Terör örgütü PKK’nın Süleymaniye’deki varlığı
Terör örgütü PKK, KYB’nin verdiği destekle Süleymaniye ve çevresinde sözde siyasi yapı ve uzantıları dahil terörist yapılanmasını sürdürüyor.
KYB, terör örgütü PKK’ya kent merkezi ve kırsalda açtığı alanın yanı sıra, Suriye-Kandil arasında lojistik destek ve teröristlere askeri eğitim de veriyor.
İran-Irak sınırındaki çeşitli noktalarda uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık yapan PKK’lı teröristler, kırsalda ise sözde kontrol noktaları kurarak yol kesme, haraç alma ve adam kaçırma gibi terör eylemleriyle bölge halkı için tehdit unsuru olmaya devam ediyor.
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani’nin Şubat 2021’de yaptığı açıklamaya göre, terör örgütü PKK’nın bölgede dağları ve yerleşim alanlarını işgali nedeniyle 800 köyün yeniden inşası tamamlanamazken, terör örgütü çiftçilerin topraklarına erişimini de engelliyor.
]]>Merkez Sarıçam ilçesinde 13 Ağustos 2022’de iki farklı ormanlık alanda yangın çıkardığı gerekçesiyle aynı gün tutuklanan ve eylemlerini terör örgütü PKK adına gerçekleştirdiği belirlenen F.D. ile keşif ve eylem çalışmaları için terör örgütüne fon sağladıkları iddiasıyla 13 Nisan 2023’te tutuklanan A.B. ve tutuksuz A.E, A.A, A.K, F.K, M.D, M.H.B, M.Ö, S.B, S.İ. ve S.B. hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı.
Sanık F.D. hakkında, “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “terör örgütü faaliyeti çerçevesinde kasten orman yakma” suçundan müebbet, “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçundan 10 yıla kadar hapis, tutuklu A.B. hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçlarından 25 yıla kadar hapis, diğer 10 sanık için ise “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” 10’ar yıla kadar hapis cezaları talebiyle hazırlanan iddianame, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
Belgeler, ifade tutanağı, tanık anlatımları, Sarıçam Orman İşletme Şefliği tutanakları, HTS, PTS, dijital veri inceleme kayıtları ve bilirkişi raporlarına yer verilen iddianamede, sanığın kentteki orman yangınlarını terör örgütü PKK’nın talimatıyla çıkardığı anlatıldı.
İddianamede, F.D’nin Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince aynı suçlama yönüyle yargılaması süren R.B. ile terör örgütü PKK’nın talimatı üzerine 13 Ağustos 2022’de, R.B’nin kullanımındaki araçla gittiği Sarıçam ilçesi Ünlüce ve Çamlıca mahallelerinde 2 ayrı ormanı yakıp Mersin’e kaçtığının tespit edildiği belirtildi.
PKK’nın talimatıyla bölgede keşif çalışması yapmış
Sanığın yangınları çıkardığını gördüklerini anlatan 3 tanığın ifadelerinin de yer aldığı iddianamede, F.D’nin yangınlar öncesinde de PKK adına sansasyonel eylem arayışında olduğu bilgisine yer verildi.
F.D’nin telefonunun baz istasyonlarından sinyal verdiği adreslerin incelendiği de iddianamede belirtildi. Buna göre Kozan ve Yüreğir ilçeleri arasındaki kırsal alanlara hizmet veren geniş kapsama alanı olan baz istasyonlarından sanığın telefonundan sinyal alındığı, buraların orman yangını çıkan bölgelere yakın olduğunun tespit edildiği iddianamede anlatıldı.
İddianamede, “Sanık F.D. ve R.B’nin birlikte merkez Sarıçam, Kozan ve Aladağ ilçelerinde örgütün talimatıyla keşif çalışması yaptıkları, terör örgütü PKK’nın talimatıyla ormanlarda yangın çıkaran ‘ateşin çocukları’ yapılanmasıyla bağlantılı oldukları tespit edilmiştir.” ifadeleri yer aldı.
PKK’nın keşif ve eylem çalışması adı altında sanığa farklı tarihlerde para gönderdiği iddianamede aktarıldı.
Sanığın PKK’nın keşif ve eylem çalışması adı altında gönderdiği para için A.B. ile irtibata geçtiği anlatılan iddianamede, “F.D’nin PKK terör örgütü adına keşif ve eylem çalışmaları için kullanacağı paraları kendi banka hesaplarını kullanarak temin etmediği, 2022 yılının farklı tarihlerinde A.B’nin parayı parça parça A.E, A.A, A.K, F.K, M.D, M.H.B, M.Ö, S.B, S.İ. ve S.B’nin banka hesaplarına aktardığı, sanık F.D’nin de bu paraları deşifre olmamak için diğer sanıklardan farklı zamanlarda bizzat elden teslim aldığı tespit edilmiştir.” denildi.
İki ayrı ormanlık alanı yakıp kaçmış
F.D’nin terör örgütü PKK’nın talimatıyla sansasyonel eylem arayışında olduğu bilgisine yer verilen iddianamede, şunlar kaydedildi:
“Sanığın, Sarıçam, Kozan ve Aladağ ilçelerinde örgütün talimatıyla R.B. ile keşif çalışması yaptığı, 13 Ağustos 2022’de Sarıçam ilçesi Çamlıca ve Ünlüce mahallelerindeki iki ayrı orman yangınını terör örgütü PKK’dan aldığı talimatla kasten çıkardığı, yangınları 3 tanığın F.D. ve R.B’nin çıkardığını gördüğü ve tanık anlatımlarına göre sanığın yangın sonrasında araçla hızlı bir şekilde bölgeden uzaklaştığı, sanığın aracının yangınların çıktığı saatlerde olay yerine yakın PTS kayıtları ve o bölgede cep telefonunun sinyal kaydının bulunduğu, olay yerinde o saatlerde başka araç ve kişinin tespit edilmediği, Sarıçam’daki 2 ayrı noktada 20 dakika arayla orman yangını çıkardığı değerlendirildiğinde, F.D’nin ‘terör örgütü faaliyeti çerçevesinde kasten orman yakma’ ve ‘devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma’, ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanun’a muhalefet’ suçlarından, terör örgütüne fon topladığı ve F.D’ye yardım ettiği belirlenen A.B’nin ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’ suçlarından, diğer 10 sanığın ise ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’ suçundan cezalandırılması talep olunur.”
]]>