Ancak bu transfer, Roma’nın tek hamlesi olmayabilir. Chris Smalling’in Suudi Arabistan’a transferi gündemde. Oyuncunun takımdan ayırılması durumunda Roma, stoper transferi için şartlarını zorlamaya devam edecek. İtalya temsilcisinin, serbest oyuncu olan Mats Hummels’i de kadrosuna katabileceği belirtiliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Suudi Arabistan’da oynanan Süper Kupa finalinde Al Nassr ve Al Hilal, Prens Sultan bin Abdul Aziz Stadyumu’nda karşı karşıya geldi.

Teknik direktör Jorge Jesus’un yönetimindeki son lig şampiyonu Al Hilal, Luis Castro’nun ekibi Al Nassr’ı 4-1’lik skorla mağlup ederek Süper Kupa’yı müzesine götürdü.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

TEK GOL RONALDO’DAN
İlk yarıyı Ronaldo’nun golüyle 1-0 önde kapatan Al Nassr, ikinci yarıda Al Hilal’in üstün oyununa karşı gelemedi karşılaşmayı 4-1 kaybetti.

Al Hilal’in golleri ise 55. dakikada Sergey Milinkovic-Savic, 63 ve 69. dakikalarda Aleksandar Mitrovic ve 72. dakikada ise Malcom kaydetti.

Maça damga vuran anlardan birisi de Ronaldo’nun takım arkadaşlarına sitem ettiği o anlar oldu. İşte o görüntüler…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun, iki ülkeden 4 bakanın katılımıyla, onların inisiyatifleriyle aslında iş dünyasına bir çağrı yapılarak hayata geçirildiğini söyledi.
Dağlıoğlu, forumun, Suudi Arabistan tarafından Yatırım Bakanı ve Turizm Bakanının, Türkiye’den ise Hazine ve Maliye Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanı ev sahipliğinde geniş kapsamlı bir toplantı olarak gerçekleştirildiğini dile getirdi.
“Bu toplantı, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması”
Burak Dağlıoğlu, toplantının icrası için de Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve DEİK olarak işbirliği yaptıklarını ifade etti.
Dağlıoğlu, “Kapsamlı başlıklarda hem paneller vardı hem de atölye çalışmaları vardı. Özellikle altyapı projelerinde, inşaat sektöründe, gıda güvenliği alanında, enerji projelerinde ve yeşil dönüşümde nasıl işbirliği yapabiliriz bunları konuşmuş olduk. Teknoloji, konuşulan ayrı konulardan biriydi farklı atölye çalışmalarında. Geniş kapsamlı bir değerlendirme imkanı oldu.” diye konuştu.
Bu toplantının aslında iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu çok geniş kapsamlı bir vizyonun, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, şöyle devam etti:
“Biz bu vizyona yatırımlar perspektifiyle iş dünyasındaki karşılıklı ilişkileri geliştirmek adına katkı sağlamak amacıyla buradaydık. Burada yaklaşık 24 imza atıldı. Bunların bir kısmı kamu kurumları arasında oldu ama çok daha büyük sayıda iş insanları arasındaki, şirketler arasındaki imzalar oldu. Hatırlatmak isteriz ki benzeri bir etkinliği yine 22 Aralık 2022’de yine DEİK ile beraber Türkiye tarafında da Hazine ve Maliye Bakanlığı ve yine Suudi Arabistan tarafında Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı ile organize etmiştik. 13-14 ay sonrasında daha kapsamlı, daha geniş, somut adımların atıldığı bir toplantının yapıldığını görüyor olmak aslında doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”
“Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmi geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdi”
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, “Ama daha önemlisi, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının yüzde 100’ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu. Ticaret her zaman önden gidiyor. Sonrasında yatırımlar geliyor. Biz önümüzdeki çeyreklerde çok daha somut, büyük ölçekli yatırım haberlerini inşallah alıyor oluruz diyelim.” ifadesini kullandı.
Dağlıoğlu, burada iki bakanın, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanının başkanlığında, şirketlerin karşılıklı olarak kendi gündemlerini anlattıklarını ve hangi alanlarda işbirliği yapılabileceğini ifade ettiklerini söyledi.
“Turizm, iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan”
Forumda turizmin çok özel bir başlık olduğunu dile getiren Dağlıoğlu, şöyle konuştu:
“Orada tamamen ayrı atölye çalışmaları ya da şirketler arası gündemlerle, birebir görüşmelerle devam eden bir süreç de var. Turizm iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan. İçeride konuşulanlardan böyle alıntıyla söylüyoruz. Özellikle sezonların birbiriyle çakışmaması, Türkiye’de yaz aylarında turizm faaliyeti yüksekken Türkiye’nin kış aylarına girdiği dönemde Suudi Arabistan’da turizm sezonunun açılıyor olması gibi ciddi bir avantaj var ve bu ortak promosyonu, iki ülkenin turizm tanıtımında işbirliği yapabileceğini bahsetti bakanlar.”
Dağlıoğlu, programda, iki ülkenin turizm sezonlarının çakışmıyor oluşunun avantaja çevrilerek bu alandaki iş gücünün iki ülkede karşılıklı çalıştırılabileceğinin, ortak eğitim programlarının ve diğer alanlarda işbirliği imkanlarının konuşulduğunu aktardı. Dağlıoğlu, “Yine çok sıklıkla konuşulan, Türkiye turizm konusunda çok güçlü bir ülke. Dünyada en çok turist çeken 4’üncü ülke. Tabii bunu aslında özel sektörümüze de borçluyuz büyük oranda. Bu şirketlerin know-hub’ının, tecrübesinin oraya taşınmasıyla ilgili de geniş bir başlık vardı.” dedi.
“Suudi Arabistan, mega projelerinde Türk şirketlerini görmek istiyor”
Burak Dağlıoğlu, forumun özellikle yeşil dönüşüm alanları ve enerji başta olmak üzere birçok başlığı kapsadığını söyledi.
Bunlarla ilgili özel oturumlar düzenlendiğini belirten Dağlıoğlu, şunları kaydetti:
“Geniş tartışmalar oldu. Hangi alanlarda işbirliği yapılabilir? Yeşil dönüşüm adına bu önemli başlıktı. Gıda güvenliği, bir diğer önemli başlık. Gıda şirketleri arasında da bazı işbirlikleri konuşuluyor. Burada bir karşılıklı yatırımları içeriyor. Her iki ülkenin de birbirine katabileceği bazı faydalar var bu alanda. Altyapı ve inşaat projeleri en önemli başlıklardan birisi. Suudi Arabistan burada kendilerini özellikle 2030 vizyonu kapsamında bazı mega projeleri var. Buralarda Türk müteahhitlerini mutlaka görmek istediklerini, Türk mühendislik şirketlerini görmek istediklerini söylediler. Bunlar böyle kabaca öne çıkan başlıklar diye söyleyebiliriz.”
]]>Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) işbirliğiyle İstanbul’da bir otelde düzenlenen forumda, “İttifaklar Yoluyla Gıda Güvenliği” oturumu gerçekleştirildi.
Moderatörlüğünü Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı Tarım ve Gıda İşleme Genel Müdürü Mohammed Alohaly’nin yaptığı oturumda, Suudi Arabistan Genel Gıda Güvenliği Otoritesi Vali Yardımcısı Saleh Alamri, Suudi Arabistan Ulusal Tarımsal Kalkınma Şirketi (NADEC) Kıdemli Ticari Direktörü Faisal Alghonime ve HDF FZCO Genel Müdürü Arda Cenk Topbaş konuştu.
“Türkiye’nin tarımsal üretim konusunda büyük bir potansiyeli var”
Suudi Arabistan Genel Gıda Güvenliği Otoritesi Vali Yardımcısı Alamri, Arap topraklarının su eksikliği konusunda ciddi sıkıntıları bulunduğunu belirterek, “Gıda güvenliği stratejimizin ana hedeflerinden biri, yerelde sürdürülebilir gıda üretimini sağlamak. Su güvenliğini de göz önünde bulunduruyoruz. Bunun yanı sıra ikinci hedefimiz de çeşitliliğin sağlanması ve gıda ithal edebileceğimiz ülkelere bağımlı olmamaktır.” ifadesini kullandı.
En önemli sorunlardan birinin gıda israfı olduğuna dikkati çeken Alamri, Suudi Arabistan’ın 2030’a kadar israfı yüzde 50 oranında azaltacak bir program üzerinde çalıştığını aktardı.
Alamri, Türkiye’nin tarımsal üretim konusunda büyük bir potansiyeli bulunduğunu vurgulayarak, “Farklı ürünlerde yüksek üretim elde etme konusunda daha fazla deneyime sahipler. Onlarla işbirliği yapmayı, deneyim alışverişinde bulunmayı ve tarım ürünleri ticaretimizi artırmayı dört gözle bekliyoruz.” diye konuştu.
“Dünyanın her yerinde size ham madde sağlayabilecek ortaklarınız olabilir”
Suudi Arabistan Ulusal Tarımsal Kalkınma Şirketi (NADEC) Kıdemli Ticari Direktörü Alghonime de gıda güvenliği açısından özel sektörün katkılarının olacağı önemli konular bulunduğunu, depolama tesisleri kurarak gerekli malların yeterli miktarda bulunmasını sağlamak ve ne kadar stoka sahip olduklarını gösteren erken uyarı sistemleri kurmanın bunlardan olduğunu söyledi.
Su ve diğer bazı hususlar dolayısıyla Suudi Arabistan’da tüm tarım ürünlerinin yetişmediğini belirten Alghonime, “Ancak dünyanın her yerinde size ham madde sağlayabilecek ortaklarınız olabilir. Siz de bu ham maddeyi alıp, işinize katma değer sağlayabilir ve istediğiniz büyümeyi gerçekleştirebilirsiniz.” ifadesini kullandı.
“Gıda güvenliği işbirliğini gerektirir, rekabeti değil”
HDF FZCO Genel Müdürü Topbaş, “Maalesef bugün toplam dünya nüfusunun yüzde 10’u, yani 800 milyondan fazla insan, açlık çekiyor. Tam olarak 828 milyon insan açlık çekerken, yaklaşık 2 milyar insan da bir tür kronik hastalık olan gıda obezitesi ve aşırı kilo ile gıda israfından muzdarip, bu bir ikilem. Bugüne kadar israf edilen tüm gıdaların üçte biri 10 milyar insanı besleyebilirdi.” diye konuştu.
Dünyanın gıda güvenliği konusunda işbirliği yapmasının bir zorunluluk olduğunun altını çizen Topbaş, “Gıda güvenliği işbirliğini gerektirir, rekabeti değil.” dedi.
Topbaş, dünyanın herhangi bir bölgesinde yaşanan kuraklığın gıda fiyatlarını etkilemesi nedeniyle herkes tarafından hissedilebileceğini ve bu bağlantısallığın Suudi Arabistan ve Türkiye için eşsiz bir işbirliği fırsatı sunduğunu vurguladı.
Türkiye ve Suudi Arabistan’ın önündeki bir diğer ortaklık fırsatının da üçüncü ülkelere yatırım yapmak olduğuna işaret eden Topbaş, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin tarımsal uygulamalar, ürün çeşitleri, teknolojiler ve benzeri konularda bilgi ve araştırma alışverişi için bir platform kurması teklifinde bulundu.
]]>Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul’da gerçekleştiriliyor.
Forum, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih, Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak ve iki ülkeden çok sayıda ismin katılımıyla yapılıyor.
“Türkiye ve Suudi Arabistan farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamlıyor”
Burak Dağlıoğlu, konuşmasında, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamladığını belirterek, özellikle gıda güvenliği, yeşil dönüşümde bu tamamlayıcılığı tartışmak için bir ortam oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.
Bu açıdan, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu kapsamındaki panellerin ve konuşmaların faydalı olacağını aktaran Dağlıoğlu, “Bu etkinliğin ismi yatırım ve iş forumu. İş dünyasının son dönemdeki çabalarıyla birlikte ikili ilişkiler büyüyor. Geçen yıl Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı yüzde 100’ün üzerinde arttı. Hedefimiz Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye yatırım yapması.” diye konuştu.
Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu sonrasında somut çıktılar beklediklerini belirterek, “Suudi kardeşlerimize kilit bir hatırlatma yapmak istiyorum. Türkiye’yi göz önünde bulundururken lütfen Türkiye dışındaki kapasitelerimizi de göz önünde bulundurun. Türkiye’nin iç pazarı büyük ancak Türkiye aynı zamanda daha geniş bir bölgeye açılan bir kapı.” değerlendirmesinde bulundu.
“İvme kazanan ilişkilerimizin daha odaklanmış bir şekilde nasıl sürdürebiliriz onu konuşuyoruz”
Nail Olpak, bir yıl önce bu salonda benzer bir toplantı gerçekleştirdiklerini anımsatarak, o günden bugüne kadar toplantılara, görüşmelere aralıksız devam ettiklerini dile getirdi.
Olpak, “Geçtiğimiz süreçte ivme kazanan ilişkilerimizin daha odaklanmış bir şekilde nasıl sürdürebiliriz onu konuşuyoruz. Ben bu toplantıya girmeden önce her iki bakanımızın başkanlığında, her iki ülkenin iş konseyi üyeleriyle bir toplantı yaptık. Oranın çıktılarından birisi ortak komitelerin kurulmasıydı. Bence somut, odaklanarak atılacak adımlar açısından önemli bir dönüm noktasıydı.” şeklinde konuştu.
İki ülke arasındaki ticareti farklı ortamlarda konuştuklarını ve gelişiminden mutlu olduklarını kaydeden Olpak, bugün turizmi ve yatırımları konuşmak için bir arada olduklarını vurguladı.
Olpak, geçen dönemde iki ülke arasındaki kayıpların nasıl daha hızlı toplanabileceğini, bunun görüşülmesi gerektiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Müteahhitlik anlamında Suudi Arabistan’da çok önemli fırsatların olduğunu biliyoruz. Müteahhitliği aynı zamanda yatırımla nasıl destekleyebiliriz? Tabii yatırım deyince her iki ülke kendisine yatırım çekmek isteyecek. Onları nasıl yapabiliriz. Bunları daha ciddi bir şekilde konuşmak istiyoruz. Turizm alanında fazla bir söz söylemek istemiyorum ama kendi açımdan baktığımda turizmi sadece o ülkeyi ziyaret eden kişilerin oraya bıraktıkları döviz olarak değerlendirmediğimi söylemek istiyorum. Çünkü turizm kanalıyla birbirimizi daha iyi tanıyoruz. Daha iyi tanıdığımız ölçüde de daha fazla işbirliğini geliştirebildiğimiz kanaati içerisindeyim. Turizmi de bu çerçeve içerisinde daha fazla mercek altına almamız gerektiğini düşünüyorum.”
“Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonunda gerçekten inanılmaz bir potansiyel var”
DEİK Başkanı Olpak, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonuna değinerek, bu vizyonu sık sık konuştuklarını ve Suudi yetkili ve bakanların değişik ortamlarda bir araya geldiklerinde kendilerine devamlı bir şekilde bu vizyonu ifade ettiklerini belirtti.
Olpak, “Gerçekten inanılmaz bir potansiyel var ve sadece 2030 ile de sınırı değil o vizyon. Ondan sonrası da var. Bütün dünyanın gözü orada. Ama onlar Türk firmalarının hızından, kalitesinden, rekabetçiliğinden bugüne kadar şikayet almadıkları için bizim daha fazla iş yapabilmemiz adına kapılarını sonuna kadar açtıklarını ifade ediyorlar.” ifadelerini kullandı.
Olpak, üçüncü ülkelerde ortak iş yapmanın kendilerinin çok konuştuğu ama çok fazla hayata geçiremedikleri alanlardan biri olduğunun altını çizerek, bunu da özellikle bir gündem maddesi olarak bir sonraki toplantıda görüşebileceklerini belirtti. DEİK Başkanı Olpak, bir sonraki toplantının Riyad’da olabileceğini de sözlerine ekledi.
]]>DEİK Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda Türkiye ve Suudi Arabistan ikili ilişkilerine değinen Yılmaz, “2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı. Burada 2 yılda yüzde 50’ye yakın ticaret hacminde artış söz konusu. Ticaret hacmimizi, dengeli ve hızlı bir şekilde artırarak kısa vadede 10 milyar doların üzerine çıkarmanın gerçekçi bir hedef olduğu kanaatindeyiz. Orta vadedeki hedefimiz ise ikili ticaretimizdeki sektörel çeşitlendirerek 30 milyar dolara ulaşmak ve bunun ötesine geçmektir. Suudi firmaları bugüne kadar Türkiye’ye 2 milyar dolar yatırım yaptı” dedi.
Programa, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid bin Abdulaziz Al Falih, Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ve iş dünyasının önemli isimleri katıldı.
“Suudi Arabistan ile 2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı”
Türkiye Suudi Arabistan ile olan ilişkilerimizin yeni döneminde, ticari ilişkilerimizi iki ülkenin potansiyeline yakışır noktalara getirme gayretinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Liderlerimizin sergilediği güçlü siyasi irade sayesinde ikili ticari ilişkilerimizi geliştirme yönünde önemli adımlar attık. Suudi Kamu Yatırım Fonu ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin başlattığı yakın temas ve işbirliğinin ülkelerimiz için büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.
“Uluslararası doğrudan yatırımlar önemli”
Türkiye’nin ekonomik gelişimine katkı sağlayan en temel unsurlardan birinin uluslararası doğrudan yatırımlar olduğunu ifade eden Yılmaz, “Uluslararası yatırımlar, ülkemiz ekonomisinin büyümesine, teknolojik dönüşümüne, nitelikli istihdamın oluşumuna, ve ihracatımızın artmasına doğrudan etki etmiştir. Özellikle salgın sonrası süreçte Türkiye, uluslararası araştırmaların sonuçlarına göre hem tedarik hem de yatırım yeri olarak ön plana çıkmaktadır. Uluslararası yatırımlar kapsamında; teknoloji, savunma, yenilenebilir enerji, petro-kimya, finans, turizm ve konut gibi çeşitli sektörler, yatırımcılar için fırsatlar sunmaktadır” dedi.
Yılmaz, “Suudi Arabistan’dan yatırımcılara hitap eden sektörler arasında özellikle, kimyasallar, makineler, gıda ve içecek işleme, otomotiv, havacılık, ilaç ve biyoteknoloji, tıbbi cihazlar ve malzemeler, askeri üretim, yenilenebilir enerji, inşaat malzemeleri ve madencilik alt sektörleri öne çıkmaktadır. Her alanda Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) yatırım vizyonuyla örtüşen Türk şirketlerinin fizibilitelerini değerlendirmek üzere işbirliğine açığız” dedi.
“Suudi 2030 Vizyonu’nun bölgeye büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum”
Suudi Arabistan’ın 2030 yılı vizyonu hakkında konuşan Yılmaz, “Suudi Arabistan, bizlerin de yakından takip ettiği 2030 Vizyonu ile ekonomisini çeşitlendirmeyi, petrole olan bağımlılığını azaltmayı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi amaçlıyor. Türkiye Yüzyılı ve 2053 vizyonlarımız ile Suudi 2030 Vizyonu’nun bölgeye büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum. 3,3 trilyon dolarlık bir yatırımı içeren Suudi 2030 Vizyonu kapsamında Neom, Diriyah Gate, Qiddiya ve Kızıldeniz Projesi gibi mega projelerinizde firmalarımızın aktif rol almasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Suudi Arabistan, ülkemizin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ıncı ülke konumundadır”
Suudi Arabistan’ın müteahhitlik sektörü için dünyadaki en önemli ülkelerden biri olduğuna vurgu yapan Yılmaz, “Türk müteahhitleri Suudi Arabistan’da bugüne kadar 27,6 milyar dolar tutarında 402 proje üstlendi. Bu rakamlarla Suudi Arabistan, ülkemizin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ıncı ülke konumundadır. Bu minvalde, özellikle Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu vasıtasıyla finanse edilen dev projelerde, Türk müteahhitlerinin beceri ve kalitelerinden istifade edilmesinde yarar görüyoruz. Türk müteahhitlik firmalarının “Yeşil Mutabakat” alanındaki ilerlemelerinin de Suudi 2030 Vizyonu kapsamındaki hedeflerinizle son derece uyumlu olduğunu belirtmek isterim. Bizler de iş modellerini daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yeniden yapılandırıyoruz” diye konuştu.
“Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstermiştir”
Kültür ve Turizm alanında işbirliğinin gelişmesine önem verdiklerini belirten Yılmaz, “Suudi makamlarının Türk vatandaşlarının elektronik vize uygulamasına imkan tanıyan yeni düzenlemeleri hayata geçirmesinden büyük memnuniyet duyduk. Bu durum, iş insanlarımızın vize sorunlarının çözülmesine büyük katkı sağlayacaktır. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstererek 830 bini bulmuştur. Bu rakamı 1 milyona hatta daha da yukarı çıkartmamız gerekiyor. Suudi Arabistan’da gerçekleşecek olan World Expo 2030’a çok sayıda saygın Türk firmasının katılacak ve Türkiye’yi prestijli pavilyonumuzla temsil edeceğiz. Ülkelerimiz arasında mega projeler alanındaki işbirliğimizi artırmak istiyoruz” diyerek sözlerini tamamaldı. – İSTANBUL
]]>Yılmaz, Beşiktaş’taki bir otelde düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun galasında yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan heyetini İstanbul’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, geniş kapsamlı bir perspektifle karşılıklı yatırımlar ve turizm işbirliklerini artırmak için organize edilen forumun hayırlara vesile olmasını diledi.
Türkiye ve Suudi Arabistan ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı nitelikte olmasının ticari ilişkilerin gelişmesinde itici bir rol oynadığını belirten Yılmaz, Suudi Arabistan ile ilişkilerinin yeni döneminde, ticari ilişkileri iki ülkenin potansiyeline yakışır noktalara getirme gayretinde olduklarını ifade etti.
Yılmaz, iki ülke liderlerinin sergilediği güçlü siyasi irade sayesinde ikili ticari ilişkileri geliştirme yönünde önemli adımlar attıklarına işaret ederek, “2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı. Burada ticaret hacminde iki yılda yüzde 50’ye yakın bir artış söz konusu. Ticaret hacmimizi, dengeli ve hızlı bir şekilde artırarak kısa vadede 10 milyar doların üzerine çıkarmanın gerçekçi bir hedef olduğunu düşünüyoruz. Orta vadedeki hedefimiz ise ikili ticaretimizdeki sektörel çeşitliliği artırarak 30 milyar dolara ulaşmak ve bunun ötesine geçmektir.” diye konuştu.
Suudi firmalarının bugüne kadar Türkiye’ye 2 milyar dolar yatırım yaptığını aktaran Yılmaz, özellikle ülkelerin iş çevrelerini bir araya getirebilecek etkinliklerin sıklaştırılmasıyla karşılıklı yatırımların kolaylıkla arttırılabileceğine inandıklarını dile getirdi.
Yılmaz, Suudi Kamu Yatırım Fonu ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin başlattığı yakın temas ve işbirliğinin ülkeler için büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inandığını ifade etti.
“Yatırım ortamını reformlarla iyileştirmeye devam ediyoruz”
Türkiye’nin geride kalan 21 yıllık dönemde ekonomik gelişimine katkı sağlayan en temel unsurlardan birinin uluslararası doğrudan yatırımlar olduğuna değinen Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Uluslararası yatırımlar, ülkemiz ekonomisinin büyümesine, teknolojik dönüşümüne, nitelikli istihdamın oluşumuna, kaynaklarımızın etkin kullanılmasına ve ihracatımızın artmasına etki etmiştir. Bu süreçte, uluslararası yatırımların ülkemize çekilmesi amacıyla birçok reform gerçekleştirilmiş, Türkiye’nin iş ve yatırım ortamının cazibesi ve rekabetçiliği artırılmıştır. Nitekim, 2002 yılından bugüne 260 milyar doların üzerinde bir doğrudan yatırım Türkiye’ye gelmiştir. Özellikle salgın sonrası süreçte Türkiye, uluslararası araştırmaların sonuçlarına göre hem tedarik hem de yatırım yeri olarak ön plana çıkmaktadır. Uluslararası yatırımcıların farklı ihtiyaç ve beklentilerini karşılayan kapsamlı bir ekosistem sunarken, yatırım ortamını reformlarla iyileştirmeye devam ediyoruz.”
Başkanlığını yaptığı Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulunun son dönemlerde yoğun mesai sarf ettiğini, yeni bir eylem planı hazırladıklarını dile getiren Yılmaz, gelecek dönemde bu eylem planının da hayata geçmesiyle yatırım ortamının daha da iyileşeceğini düşündüklerini söyledi.
Yılmaz, uluslararası yatırımlar kapsamında teknoloji, savunma, yenilenebilir enerji, petro-kimya, finans, turizm ve konut gibi çeşitli sektörlerin yatırımcılar için fırsatlar sunduğunu kaydetti.
Suudi Arabistan’dan yatırımcılara hitap eden sektörler arasında özellikle kimyasallar, makineler, gıda ve içecek işleme, otomotiv, havacılık, ilaç ve biyoteknoloji, tıbbi cihazlar ve malzemeler, askeri üretim, yenilenebilir enerji, inşaat malzemeleri ve madencilik alt sektörlerinin öne çıktığına dikkati çeken Yılmaz, “Her alanda Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) yatırım vizyonuyla örtüşen Türk şirketlerinin fizibilitelerini değerlendirmek üzere işbirliğine açığız.” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ile ekonomisini çeşitlendirmeyi, petrole olan bağımlılığını azaltmayı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi amaçladığını aktararak, “Türkiye Yüzyılı ve 2053 vizyonlarımız ile Suudi 2030 Vizyonu’nun sadece iki ülkeye değil, tüm bölgeye önemli büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyoruz. 3,3 trilyon dolarlık bir yatırımı içeren Suudi 2030 Vizyonu kapsamında Neom, Diriyah Gate, Qiddiya ve Kızıldeniz projesi gibi mega projelerde firmalarımızın aktif rol almasını arzu ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Irak Kalkınma Yolu Projesi’nde de yakın bir işbirliği yürütebileceğimize inanıyoruz”
Suudi Arabistan’ın, müteahhitlik sektörü için dünyadaki en önemli ülkelerden biri olduğunu belirten Yılmaz, Türk müteahhitlerinin Suudi Arabistan’da bugüne kadar 27,6 milyar dolar tutarında 402 proje üstlendiğini, bu rakamlarla Suudi Arabistan’ın, Türkiye’nin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ncı ülke konumunda olduğunu söyledi.
Yılmaz, bu minvalde, özellikle Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu vasıtasıyla finanse edilen dev projelerde, Türk müteahhitlerinin beceri ve kabiliyetlerinden istifade edilmesinde fayda gördüklerini dile getirerek, şöyle devam etti:
“Türk müteahhitlik firmalarının Yeşil Mutabakat alanındaki ilerlemelerinin de Suudi 2030 Vizyonu kapsamındaki hedeflerinizle son derece uyumlu olduğunu belirtmek isterim. Bizler de iş modellerini daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yeniden yapılandırıyoruz. Gerek Suudi Arabistan’ın fosil yakıtların giderek payının düşeceği bir dünyaya gerçekçi bir şekilde hazırlandığı yeni vizyonu gerekse bizim 2053 Karbon Nötr Ekonomi Vizyonumuz birbiriyle örtüşen vizyonlardır. Bu konuda da çok önemli işbirliği alanlarının olduğunu ifade etmek isterim. Bildiğiniz üzere Türkiye olarak Paris Anlaşması’nı onayladık ve 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefini belirledik. Bu bağlamda yeşil ve dijital dönüşümü, bütün planlarımızda, programlarımızda önemli bir eksen olarak tarif etmiş durumdayız.”
İş çevrelerinin üçüncü ülkelerde de işbirliği yapabileceğine inandıklarını, Suudi Arabistan’ın başta Afrika ve diğer gelişmekte olan ülkeler olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yatırım yapmak istediğini gördüklerini belirten Yılmaz, “Türkiye olarak Afrika ve diğer gelişmekte olan ülke pazarlarına erişim konusunda önemli fırsatlara sahibiz. Ayrıca, Ukrayna’nın yeniden inşası sürecinin yanı sıra bölgemizin refahına katkıda bulunacak olan Irak Kalkınma Yolu Projesi gibi yeni projelerde de işbirliği imkanlarının olduğunu düşünüyoruz. Körfez İşbirliği Konseyi ve ülkemiz arasında imzalanacak bir serbest ticaret anlaşması, ülkelerimiz arasındaki büyüyen ekonomik ortaklığı daha ileriye taşıyacaktır. Bu konuda da özellikle önümüzdeki dönem özellikle Suudi yetkililerin desteğini beklediğimizi ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.
“Önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstermiştir”
Kültür ve turizm alanında işbirliğinin geliştirilmesinin önemine dikkati çeken Yılmaz, Suudi makamlarının Türk vatandaşlarının elektronik vize uygulamasına imkan tanıyan yeni düzenlemeleri hayata geçirmesinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Yılmaz, bu durumun, iş insanlarının vize sorunlarının çözülmesine büyük katkı sağlayacağını, ikili ticari ve ekonomik ilişkilerde önemli bir ilerleme kaydedilmesini getireceğini söyledi.
Türkiye’nin son 20 yılda turizm alanında büyük bir aşama kaydettiğini, geçen yıl itibarıyla 50 milyon turisti ve 54 milyar dolar geliri aşan bir performansın söz konusu olduğunu aktaran Yılmaz, 2024 yılında ise 60 milyon turist ve 60 milyar dolar turizm geliri hedeflediklerini dile getirdi.
İki ülke arasındaki turizm verilerine değinen Yılmaz, şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstererek 830 bini buldu. Kısa vadede 1 milyonu geçmemiz ve uzun vadede çok daha yüksek rakamlara çıkmamız gerekiyor. Türkiye’den de Suudi Arabistan’a sadece hac ve umre için değil, Suudi Arabistan’ın yaptığı yeni yatırımlarla oluşturduğu fırsatları düşündüğümüzde farklı amaçlarla Türkiye’den Suudi Arabistan’a turizmin de yakın gelecekte çok farklı noktalara geleceğine inanıyorum.”
Yılmaz, forum kapsamında turizm alanında işbirliği anlaşması imzalayacak firmaların yeni işbirliklerine örnek olacağına ve turizmde yeni kapılar açacağına inandığını ifade ederek, “Dünya çapında bir etkinlik olan World Expo 2030’a ev sahipliği yapmak üzere seçilmesinden dolayı Suudi Arabistan’ı kutluyoruz. Bu başarı sadece Suudi Arabistan’ın uluslararası imajını güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgesel katkılar da sağlayacaktır. Çok sayıda saygın Türk firmasının katılacağı World Expo 2030’da inşallah Türkiye’yi prestijli pavilyonumuzla temsil edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan’ın turizm sektöründe mega projelere yönelik vizyonunu takdirle takip ettiklerini aktaran Yılmaz, Türkiye’nin bu projelerde işbirliğini artırmak istediklerini ve mega projeler alanında önemli turizm ortaklıkları kurabileceklerine inandıklarını dile getirdi.
Ülkelerinin potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme içinde işbirliğini artırmak ve iş çevrelerini küresel rekabetin zirvesine taşımak için birlikte çalışmaya kararlı olduklarının altını çizen Yılmaz, forumda imzalanacak işbirliği anlaşmalarının pek çok başarı hikayesine vesile olacağına inandığını sözlerine ekledi.
]]>