Konya’da kış aylarında sis ve buzlanmanın görülmesiyle birlikte kaza oranlarında da artış yaşanıyor. Sürücülerin trafikte en yaygın olarak yaptığı hatalardan birisi ise takip mesafesine uyulmaması olarak kayıtlara geçiyor. Her sürücü direksiyonda iyi olduğunu iddia etse de, kazaların en ufak bir ihmalde kaçınılmaz olduğunun altını çizen uzmanlar, araç kullanacak kişilerin hareket etmeden önce yapması gerekenlere dikkat çekti.
“Araca binmeden önce kontrollerinizi yapın”
Sürücülerin, sabah araca binmeden önce araçlarını kontrol etmeleri gerektiğine dikkat çeken İleri Sürüş Uzmanı Mehmet Erdoğan, “Araçta buzlanma, don var mı muazzam bir şekilde önce gözle, sonra elle kontrol edilmesi gerekiyor. Kontrolü sağladıktan sonra araca binerek çalıştırıp, mevsim şartlarında araçların belli bir süre ısınması lazım. Aracı ısıtıp, görüş açısını engellemeyecek şekilde aynayı temizledikten, trafiğe çıkabilecek duruma geldikten sonra yola çıkıyoruz” dedi.
“Sisli hava var ise öncelikle sis farlarını açmamız gerekiyor”
Sis ve buz var ise öncelikle mevsim şartlarını taşıyan lastiğin olması gerektiğinin altını çizen Mehmet Erdoğan, “Mevsim şartlarını taşımayan lastikle çıkmamamız gerekiyor. Kış lastiğinin kullanılması önemli. Kışlık lastiklerimizle birlikte akan trafiğe çıkıyoruz, sisli hava var ise öncelikle sis farlarını açmamız gerekiyor. Sis farları bilindiği gibi konumuyla yere daha yakındır. Normal farlarımızdan farklı olarak yerdeki şeritleri saymamıza ve şeritleri izlememize yarayan bir fardır. Bu sisli havaların dışında açılmaması gereken bir far. Karşı taraftan çıplak gözle gelen sürücüyü etkileyebilecek, rahatsız edebilecek potansiyelde bir ışık şiddeti yayar. Sis farlarında yerdeki şeritleri sayacağız, şeritleri takip edeceğiz, akabinde de gitmek istediğimiz konuma gitmemize yarayacak. Sis farlarını sis olmadığında kesinlikle açmayacağız. Sis farlarını sadece sisli havalarda, buzlu havalarda ve görüşün kısıtlı olduğu zamanlarda açmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
“Hız 70 kilometreyse 2-3 saniye mesafede durabilmeniz gerekmektedir”
Takip mesafesinin önündeki aracın hızının yarısı kadar mesafe olması gerektiğinin altını çizen Mehmet Erdoğan, “Önümüzdeki aracın mevcutta 70 kilometre hızı var ise hızı ikiye bölüğümüzde 35 metre mesafeyle takip etmeliyiz. Nasıl ölçeceğiz dersek, 70 kilometre kadar olan zamanlarda 2 saniye veya 3 saniye mesafede durabilmeniz gerekmektedir. Çoğu zaman diyorlar ya kaza yaptık, gözüme biranda perde indi. Gözüne biranda perde inmedi, ya süratin çok fazlaydı, ya da araç haricinde farklı bir şeylerle meşgul oluyordun. Sağındaki solundaki bir kişiye laf anlatmaya çalışıyordun ya da elindeki telefonu düşürmüyordun. Elindeki telefona bakıp tekrar karşıya bakmak en az 1 ile 1,5 saniyedir. Bu süre içerisinde kazalar haliyle oluyor. Bunun için ne yapmalıyız özellikle sisli ve buzlu havalarda tabii ki de devamlı trafikteysek gözümüzü önümüzden ayırmayacağız. Yol harici farklı yere bakmayacağız. Onun haricinde ne yapmamız gerekiyor; kesinlikle sağla solla hiçbir şeyle meşgul olmayacağız. Akan trafikte sağımızdaki, solumuzdaki, önümüzdeki sürücü haricindeki ve yol şartlarının bize verebileceği durumlar harici farklı bir şeyle ilgilenmeyeceğiz. Takip mesafesi azami hız sınırı şehir içinde en az 70 kilometre veya 80 kilometredir. 2,5 veya 3 saniye içinde durabileceğimiz aralıkta önümüzdeki aracı takip etmemiz gerekiyor. Şehirlerarası mesafede şehirlerarası yollarda bu biraz daha farklılık gösterebiliyor. Minimum 4 veya 5 saniye içinde durabilmemizi gerektiren takip mesafesini kullanmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Kazaların çok büyük oranı sürücü hatasıyla alakalı”
Sürücülerin önemsemediği hatalara dikkat çeken Erdoğan, “Çok önemliydi diye savunmalar oluyor, çok önemli diye bir şey yok. Hiçbir şey hayatından ve sevdiklerinden önemli değildir. Bunun için ne yapmamız gerekiyor; çok mu önemli, o zaman sağ sinyali yakıp, güvenli bir yere durup bakacaksın telefonuna, işini halledeceksin. Mesaj yazacaksan mesajını yazacaksın, telefonla görüşeceksen telefonla görüşeceksin. Akabinde işini bitirip sol sinyalini yakıp yoluna devam edeceksin. Süreç bu şekilde olması gerekiyor. Bir başka konu ise günümüzde çok fazla sosyal medya çılgınlığı var. Bu sosyal medyada kişi arabasının ön tarafını çekiyor. Çok tehlikeli hareketler bunlar. Sürücü koltuğuna oturduktan sonra önümüzdeki yolumuz ve etrafımızdaki sürücüler hariç, farklı bir şeyle meşgul olmamamız gerekiyor. En büyük risklerden bir tanesi bu. Şu andaki kazaların çok büyük oranı sürücü hatasıyla alakalı” diye konuştu. – KONYA
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemesiyle 1 Ocak’tan itibaren şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslere araç takip cihazı takılması zorunlu hale geliyor. Taşıtların konum bilgileri 2 dakikada bir Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi’ne (U-ETDS) aktarılacak. Türkiye’nin en büyük otogarı olan İstanbul 15 Temmuz Demokrasi otogarında takip cihazı takma hareketliliği yaşanıyor. Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım, “Şu anda uygulama oranı yüzde 30’un üzerinde” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, şehirlerarası otobüslerde yeni döneme geçildiğini duyurmuştu. Bu kapsamda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu yaptığı açıklamada, “‘Son dönemde maalesef karıştıkları kazalarla gündeme gelen ve şehirler arası yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılan otobüslerde araç takip cihazı takacak ve bu bilgileri anlık olarak bakanlığımıza bağlı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğümüzle paylaşacak” dedi. Uygulama 1 Ocak 2024 itibarıyla yürürlüğe girecek. 1 Ocak’a kısa süre kala otogarlarda hazırlıklar devam ediyor. İstanbul’da 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda otobüslere takip cihazı takma telaşı yaşanıyor.
“ŞU ANDA UYGULAMA ORANI YÜZDE 30’UN ÜZERİNDE”
Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım uygulamada oranın yüzde 30’lara ulaştığını belirtti.
Mustafa Yıldırım, “Araç takip sistemi araçların her türlü hareketini kontrol etmek için 2016 yılında Avrupa Birliği tarafından alınmış bir karardı. Türkiye bunu erteleye erteleye 2024 yılına kadar erteledi. 8 yıldan beri erteleniyor bu. Kazaları önlemede önemli bir etken olacağını düşünüyoruz. Aracın her türlü hareketini, sürücünün her türlü hareketini kontrol eden bir sistemdir. Uzun zamandır firmalarımızın, sorumluluk sahibi firmalarımızın birçoğu bunu araçlarına uyguladılar ve takip ediyorlar araçlarını. Şu anda uygulama oranı yüzde 30’un üzerinde. Kurumsal şirketler tamamını yapıyor. Diğer şirketlerimiz de buna uyacaklar. Kazaları önlemede önemli bir etken olacak. Firmalarımızın iç denetim sistemini kurarak tek merkezle akıllı sistemden bunları takip edip sürücüleri uyarması lazım. Trafik kurallarına uyuyorlar mı uymuyorlar mı trafik kurallarına uyup uymadıklarını kontrol etmeleri lazım.” dedi.
ARAÇLARI TEK MERKEZDEN KONTROL EDİYORLAR SÜRÜCÜLERİNİ UYARIYORLAR
Bütün otobüslere sistemin kurulmasının yeni yıla yetişemeyeceğini belirten Yıldırım, “Yarın öbür gün 1 Ocak. Onun için yetişmez. Yetişmeyenler için de zorunluluk devam etsin ancak yaptırımları 2025 yılının 1 Ocak’ına erteleyelim. Zorunluluğu kaldırmayalım.
Şöyle, sürücü yorgun mu değil mi, sürücü yasal limitlerde araç kullanıyor mu, trafik kurallarına uyuyor mu uymuyor mu, bütün bunları firma merkezden kontrol edebilecek, görebilecek. Onun için kazaların azalmasında önemli bir etken dikkatsizlik, yorgunluk, uykusuzluk işte araç direksiyonu telefon kullanmak mesaj çekmek gibi birçok konuyu görebilecekler. Bu konuda firma her şeyi polisten beklemeyecek kendi yaptırımını uygulayacak, sürücüyü uyaracak ve bu hataları yapan sürücülere de ceza uygulaması yapmaları lazım. Tabii ki şu anda piyasada bunları takip eden firmalarımız var. Şu anda bunu uygulayan firmalarımız var. Araçları tek merkezden kontrol ediyorlar sürücülerini uyarıyorlar” şeklinde konuştu.
Otobüs firması yetkilisi Kemal Soğancı ise, “Genel anlamda taktırmaya çalışanları görüyoruz. Bu sistemin faydaları araçlardaki kaptanın, personelinin, yani yolda yaptığı hareketlerin tamamını takip ediyorsunuz. 7/24 gece gündüz takip ediyoruz” dedi.
Otobüs şoförleri de sistemin kazaları önlemede de katkı saylayacağını belirtti. Yolcu Burak İlhan ise, “Türkiye’nin her yerinde seyahat eden biri olarak söylemek gerekirse yakınlarımız da bu seyahate giriyor ve nerede olduklarını bilmek güzel olur. Kaza olabilir farklı konular olabilir yakınlarımızın takibi açısından geç kalınmış bir uygulama diyebiliriz zorunlu olması” diye konuştu.
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemesiyle 1 Ocak’tan itibaren şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslere araç takip cihazı takılması zorunlu hale geliyor. Taşıtların konum bilgileri 2 dakikada bir Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi’ne (U-ETDS) aktarılacak. Türkiye’nin en büyük otogarı olan İstanbul 15 Temmuz Demokrasi otogarında takip cihazı takma hareketliliği yaşanıyor. Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım, “Şu anda uygulama oranı yüzde 30’un üzerinde” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, şehirlerarası otobüslerde yeni döneme geçildiğini duyurmuştu. Bu kapsamda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu yaptığı açıklamada, “‘Son dönemde maalesef karıştıkları kazalarla gündeme gelen ve şehirler arası yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılan otobüslerde araç takip cihazı takacak ve bu bilgileri anlık olarak bakanlığımıza bağlı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğümüzle paylaşacak” dedi. Uygulama 1 Ocak 2024 itibarıyla yürürlüğe girecek. 1 Ocak’a kısa süre kala otogarlarda hazırlıklar devam ediyor. İstanbul’da 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda otobüslere takip cihazı takma telaşı yaşanıyor.
“ŞU ANDA UYGULAMA ORANI YÜZDE 30’UN ÜZERİNDE”
Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım uygulamada oranın yüzde 30’lara ulaştığını belirtti.
Mustafa Yıldırım, “Araç takip sistemi araçların her türlü hareketini kontrol etmek için 2016 yılında Avrupa Birliği tarafından alınmış bir karardı. Türkiye bunu erteleye erteleye 2024 yılına kadar erteledi. 8 yıldan beri erteleniyor bu. Kazaları önlemede önemli bir etken olacağını düşünüyoruz. Aracın her türlü hareketini, sürücünün her türlü hareketini kontrol eden bir sistemdir. Uzun zamandır firmalarımızın, sorumluluk sahibi firmalarımızın birçoğu bunu araçlarına uyguladılar ve takip ediyorlar araçlarını. Şu anda uygulama oranı yüzde 30’un üzerinde. Kurumsal şirketler tamamını yapıyor. Diğer şirketlerimiz de buna uyacaklar. Kazaları önlemede önemli bir etken olacak. Firmalarımızın iç denetim sistemini kurarak tek merkezle akıllı sistemden bunları takip edip sürücüleri uyarması lazım. Trafik kurallarına uyuyorlar mı uymuyorlar mı trafik kurallarına uyup uymadıklarını kontrol etmeleri lazım.” dedi.
ARAÇLARI TEK MERKEZDEN KONTROL EDİYORLAR SÜRÜCÜLERİNİ UYARIYORLAR
Bütün otobüslere sistemin kurulmasının yeni yıla yetişemeyeceğini belirten Yıldırım, “Yarın öbür gün 1 Ocak. Onun için yetişmez. Yetişmeyenler için de zorunluluk devam etsin ancak yaptırımları 2025 yılının 1 Ocak’ına erteleyelim. Zorunluluğu kaldırmayalım.
Şöyle, sürücü yorgun mu değil mi, sürücü yasal limitlerde araç kullanıyor mu, trafik kurallarına uyuyor mu uymuyor mu, bütün bunları firma merkezden kontrol edebilecek, görebilecek. Onun için kazaların azalmasında önemli bir etken dikkatsizlik, yorgunluk, uykusuzluk işte araç direksiyonu telefon kullanmak mesaj çekmek gibi birçok konuyu görebilecekler. Bu konuda firma her şeyi polisten beklemeyecek kendi yaptırımını uygulayacak, sürücüyü uyaracak ve bu hataları yapan sürücülere de ceza uygulaması yapmaları lazım. Tabii ki şu anda piyasada bunları takip eden firmalarımız var. Şu anda bunu uygulayan firmalarımız var. Araçları tek merkezden kontrol ediyorlar sürücülerini uyarıyorlar” şeklinde konuştu.
Otobüs firması yetkilisi Kemal Soğancı ise, “Genel anlamda taktırmaya çalışanları görüyoruz. Bu sistemin faydaları araçlardaki kaptanın, personelinin, yani yolda yaptığı hareketlerin tamamını takip ediyorsunuz. 7/24 gece gündüz takip ediyoruz” dedi.
Otobüs şoförleri de sistemin kazaları önlemede de katkı saylayacağını belirtti. Yolcu Burak İlhan ise, “Türkiye’nin her yerinde seyahat eden biri olarak söylemek gerekirse yakınlarımız da bu seyahate giriyor ve nerede olduklarını bilmek güzel olur. Kaza olabilir farklı konular olabilir yakınlarımızın takibi açısından geç kalınmış bir uygulama diyebiliriz zorunlu olması” diye konuştu.
]]>