‘DESTEĞİ BİRİKTİREN AİLELER VAR’
Türkiye’de 4 bin 237 koruyucu ailenin yanında 5 bin 155 çocuk bulunduğunu belirten Bakan Kaya, ailelere her çocuk için ayda 823 TL ve servis için 212 TL destek verdiklerini belirtti: “Ekonomik durumu yerinde olan ailelerimiz arasında o kadar güzel insanlar var ki… Bu paraya hiç dokunmayan ailelerimiz var. Çocuğa ilerleyen dönemde, üniversite eğitimi sürecinde destek olmak için bu parayı bankada biriktirenler oluyor.”
‘AYRIM SÖZ KONUSU DEĞİL’
Çocukların koruyucu aile yanına yerleştirilirken ailelerin sosyal hizmet uzmanları tarafından incelendiğini ifade eden Bakan Kaya, bu süreci şöyle anlattı: “İnce elenip sık dokuyoruz. Çocuk da uyum sağlarsa, koruyucu aile yanına yerleştiriliyor. Nasıl ki bir evde erkek çocuk ile kız çocuk beraber büyüyorsa, koruyucu ailelerimiz içinde de erkek çocuğu olup kız evlat verdiğimiz birçok aile bulunmakta. Keçiören’de 2 erkek evladı olan bir ailemiz Merve ismindeki kızımızı koruyucu aile olarak sahiplenmiş. Şimdi bir çocuğumuzu daha almak istiyorlar. O süreç de devam ediyor. Biz de evlerine misafir olduk. Bunun gibi birçok örnek var.”
‘AİLE YANINDA YAŞAMALILAR’
Koruyucu aile sayısının artmasını, bütün çocukların uygun şartlarda aile yanında yaşamasını istediklerini söyleyen Bakan Kaya, şu bilgileri verdi: “Devlet olarak onlara her türlü maddi-manevi imkânı sunmaya çalışıyoruz. Büyük dönüşümü gerçekleştiriyoruz. Çocuklarımız 100-200 kişilik koğuşlarda değil 5-6 kişilik sevgi ve çocuk evlerinde bakılıyor. Bu dönüşümü yüzde 100 olarak sene sonunda gerçekleştireceğiz. Şu an 650 civarında çocuğun kaldığı yurtlar tamamen kapanıyor. ‘Çocuk evleri’ ve ‘çocuk evleri sitesi’ modeline geçiyoruz.”
4 BİN 237 KORUYUCU AİLE
Türkiye’de 13 binden fazla çocuk devlet koruması altında. 4 bin 237 koruyucu ailenin yanında ise 5 bin 155 çocuk yaşıyor. Bazı aileler birden fazla çocuğa koruyucu ailelik yapıyor. Türkiye genelinde 14 aile 4 ve 4’ten fazla kardeşin, 71 aile 3 kardeşin, 597 aile de 2 kardeşin koruyucu ailesi. (Habertürk)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dönemde Türkiye ve Irak arasında önemli gelişmeler yaşanıyor…
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Ağustos 2023’te geniş kapsamlı Bağdat ve Erbil ziyaretinin ardından iki ülke arasında yoğun bir diplomasi trafiği başladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak ziyaretiyle de ilişkiler son yılların en üst seviyesine çıkarıldı.
IRAK’TAN VİZE DÜZENLEMESİ
Irak Bakanlar Kurulu, Türk vatandaşlarına yönelik önemli bir vize düzenlemesi yaptı.
Başbakanlık Basın Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre, 50 yaş üzeri ve 15 yaşını doldurmamış Türk vatandaşları, umuma mahsus pasaport sahibi olmaları koşuluyla Irak’a vizesiz seyahat edebilecekler.

30 GÜN İKAMET EDEBİLECEKLER
Bu düzenleme kapsamında, belirtilen yaş grubundaki Türk vatandaşlarının pasaportlarına Irak’taki havalimanları ve sınır kapılarında giriş mührü basılacak.
Bu kişiler, Irak’ta 30 gün boyunca ikamet edebilecekler.
Bu adım, iki ülke arasındaki seyahatleri daha da kolaylaştırmayı ve iki ülke vatandaşları arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi hedefliyor.

KARŞILIKLI VİZE MUAFİYETİ
Daha önce Türkiye, 15 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük Iraklılar için vize muafiyeti getirmişti.
Bu karşılıklı vize muafiyeti düzenlemeleri, Türk ve Iraklı vatandaşlar arasındaki seyahatleri basitleştirerek, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacak.
Bu yeni düzenleme, iki ülke arasındaki turizm ve ticaret hareketliliğini artırarak, uluslararası ilişkilerin daha da derinleşmesine de zemin hazırlaması bekleniyor.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kural ihlali yapmayan otobüs şoförüne teşekkür
NEVŞEHİR – Nevşehir’de şehirlerarası otobüslerde sivil denetim yapan trafik polisi, yolculuk boyunca kural ihlali yapmayan sürücüye teşekkür edince, yolcular da alkışlarla karşılık verdi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı’nın talimatları ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerin sürekli olarak denetlenmesi ve araç sürücüleri üzerinde ‘Algılanan Yakalanma Riski Duygusunun yoğun şekilde hissettirilmesi’ amacıyla; 2023 yılı içerisinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nce farklı illere 45 adet sivil trafik polisi görevlendirilerek otobüs denetimi planladı. 2023 yılında planlanan denetimlerin tamamı yapılırken, denetimlerde kusuru görülen 44 otobüs sürücüsüne de cezai işlem uygulandı.
Denetimler artarak devam edecek
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından, trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik alınan tedbirlerin uygulanması 2024 yılında da devam ediyor. Bu tedbirler çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs şoförlerinin, seyahat boyunca trafik güvenliğine ilişkin davranışları, kural ihlali yapıp yapmadığının, varsa ihlallerinin tespit edilmesi için sivil trafik denetim personeli görevlendirdi. Görev çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce, önce Nevşehir’den Ankara’ya, daha sonra da Ankara’dan Nevşehir’e gelecek özel bir firmaya ait otobüste denetim yapmak üzere sivil trafik polisi görevlendirdi.
Sürücüye teşekkür etti
Görevli trafik polisi Mehmet Koçak, seyahat süresince otobüs şoförünün kural ihlali yapıp yapmadığını denetledi. Görevli trafik polisi Koçak, otobüs Nevşehir otogarına girince kendisini tanıttı ve Ankara’dan Nevşehir Otogarı’na kadar geçen seyahat süresince hiçbir kural ihlali yapmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe’ye teşekkür etti. Otobüs içerisinde bilgilendirme yapan Sivil Trafik Polisi Mehmet Koçak; “Ben Nevşehir Emniyet Müdürlüğü’nde trafik polisi olarak görev yapmaktayım. Ben de sizlerle birlikte seyahat ettim. Bu seyahatimden otobüs firmasının ve şoförün bilgisi yok. Amacım seyahat esnasında otobüs şoförünün, trafik kural ihlali yapıp yapmadığını, şoförün ve yolcuların emniyet kemeri takıp takmadıklarını tespit etmekti” dedi.
“Kendi güvenliğiniz için 112’ye ihbarda bulunun”
Otobüslerin karışmış oldukları trafik kazalarında emniyet kemeri takılmadığından araçtan savrulmaların ve araçların altında kalmak suretiyle yaralanma ve ölümler olduğunu söyleyen Trafik Polisi Mehmet Koçak; “Seyahatimiz başladığı andan itibaren seyahatimiz bitene kadar, emniyet kemeri takmak zarurettir ve zorunludur. Bu seyahatimizde şoför arkadaşımızın kural ihlali yaptığına rastlamadım. Bu nedenle sizlerin adına kendisine çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki seyahatlerinizde de otobüs şoförlerinin kural ihlali yaptığı zaman 112 çağrı merkezini arayarak ihbarda bulunabilirsiniz. Bu şekilde kendi güvenliğinizi sağlayabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Seyahat süresince denetlendiğinin farkında olmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe de yapılan denetimden çok memnun olduğunu söyledi. Yeşiltepe; “Kontrol ve denetim çok güzel bir şey. Her zaman yapılsa daha güzel olur. Bu uygulama hem bizler için, hem de yolcular için çok iyi. En azından bu denetlemeler sayesinde trafik kazaları hat safhada olmaz” şeklinde konuştu.
]]>Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığının talimatları ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerin sürekli olarak denetlenmesi ve araç sürücüleri üzerinde ‘Algılanan yakalanma riski duygusunun yoğun şekilde hissettirilmesi’ amacıyla; 2023 yılı içerisinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce farklı illere 45 adet sivil trafik polisi görevlendirilerek otobüs denetimi planladı. 2023 yılında planlanan denetimlerin tamamı yapılırken, denetimlerde kusuru görülen 44 otobüs sürücüsüne de cezai işlem uygulandı.
Denetimler artarak devam edecek
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından, trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik alınan tedbirlerin uygulanması 2024 yılında da devam ediyor. Bu tedbirler çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs şoförlerinin, seyahat boyunca trafik güvenliğine ilişkin davranışları, kural ihlali yapıp yapmadığının, varsa ihlallerinin tespit edilmesi için sivil trafik denetim personeli görevlendirdi. Görev çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce, önce Nevşehir’den Ankara’ya, daha sonra da Ankara’dan Nevşehir’e gelecek özel bir firmaya ait otobüste denetim yapmak üzere sivil trafik polisi görevlendirdi.
Sürücüye teşekkür etti
Görevli Trafik Polisi Mehmet Koçak, seyahat süresince otobüs şoförünün kural ihlali yapıp yapmadığını denetledi. Görevli trafik polisi Koçak, otobüs Nevşehir Otogarı’na girince kendisini tanıttı ve Ankara’dan Nevşehir Otogarı’na kadar geçen seyahat süresince hiçbir kural ihlali yapmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe’ye teşekkür etti. Otobüs içerisinde bilgilendirme yapan Sivil Trafik Polisi Mehmet Koçak, “Ben Nevşehir Emniyet Müdürlüğünde trafik polisi olarak görev yapmaktayım. Ben de sizlerle birlikte seyahat ettim. Bu seyahatimden otobüs firmasının ve şoförün bilgisi yok. Amacım seyahat esnasında otobüs şoförünün, trafik kural ihlali yapıp yapmadığını, şoförün ve yolcuların emniyet kemeri takıp takmadıklarını tespit etmekti” dedi.
“Kendi güvenliğiniz için 112’ye ihbarda bulunun”
Otobüslerin karışmış oldukları trafik kazalarında emniyet kemeri takılmadığından araçtan savrulmaların ve araçların altında kalmak suretiyle yaralanma ve ölümler olduğunu söyleyen Trafik Polisi Mehmet Koçak, “Seyahatimiz başladığı andan itibaren seyahatimiz bitene kadar, emniyet kemeri takmak zarurettir ve zorunludur. Bu seyahatimizde şoför arkadaşımızın kural ihlali yaptığına rastlamadım. Bu nedenle sizlerin adına kendisine çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki seyahatlerinizde de otobüs şoförlerinin kural ihlali yaptığı zaman 112 çağrı merkezini arayarak ihbarda bulunabilirsiniz. Bu şekilde kendi güvenliğinizi sağlayabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Seyahat süresince denetlendiğinin farkında olmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe de yapılan denetimden çok memnun olduğunu söyledi. Yeşiltepe; “Kontrol ve denetim çok güzel bir şey. Her zaman yapılsa daha güzel olur. Bu uygulama hem bizler için hem de yolcular için çok iyi. En azından bu denetlemeler sayesinde trafik kazaları had safhada olmaz” şeklinde konuştu. – NEVŞEHİR
]]>Hacı Bayram Veli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü mezunu Gürkan, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Ziraat Fakültesinde eğitimini tamamlayan Serkan ile Abant İzzet Baysal Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü son sınıf öğrencisi Furkan Özalp, 2018 yılında arkadaşlarıyla tatil yapmak için İzmir’e gitti.
Beraber tatil yapmanın ve seyahat etmenin farklı bir duygu olduğunu keşfeden üçüzler, Türkiye’yi ve dünyayı gezmeye karar verdi.
Seyahatlerine otostop çekerek Ege kasabalarıyla başlayan üçüzler, çadır kurarak konaklama ihtiyaçlarını karşıladı.
Daha sonra yurt içi konaklamalarında Gençlik ve Spor Bakanlığının yurtlarda ücretsiz konaklama imkanı sunduğu “Seyahatsever” projesinden faydalanan gençler, bu sayede Türkiye’nin birçok ilini gezdi.
Ucuz bilet buldukları uçakla ve farklı ulaşım yollarıyla bazı ülkelere de giden üç kardeş, gezip gördükleri yerleri sosyal medya hesaplarından paylaşıyor. Yılın büyük bölümü evden uzak olmaları nedeniyle aileleriyle kısıtlı zaman geçiren üçüzler, imkanları dahilinde seyahatlerini sürdürmek istiyor.
“Seyahatsever projesi büyük avantaj”
Furkan Özalp, AA muhabirine, kardeşleri ve arkadaş grubuyla başlayan seyahatlerinin farklı bir boyuta ulaştığını söyledi.
Sosyal medyada gördükleri gezginlerden etkilendiklerini dile getiren Özalp, salgın nedeniyle bir süre ara verdikleri seyahatlerini 6 yıldır sürdürdüklerini belirtti.
Özalp, Gençlik ve Spor Bakanlığının “Seyahatsever” projesiyle gitmek istedikleri il sayısının arttığını aktararak, Türkiye’de 40’dan fazla şehri gezdiklerini anlattı.
Konaklama ihtiyacının karşılanması noktasında projenin büyük bir avantaj olduğunu belirten Özalp, “Konaklamayı hallettikten sonra gerisi bir şekilde halloluyor. Gürkan kardeşim bir yerlerde çalışarak geziyor, ben KYK kredimi biriktirerek yapıyorum bu işi.” dedi.
Özalp, kardeşlerine göre yurt dışı deneyiminin daha az olduğuna değinerek, şöyle devam etti:
“Gürcistan ve Fas’a gittim. Serkan; İran, Mısır ve Sri Lanka’ya gitti. Gürkan’ın gittiği ülke 13 oldu. Gürcistan, Azerbaycan, İran, Mısır, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Sri Lanka ve Balkan ülkelerini gezdi. Gürkan eğlence ağırlıklı seyahat ediyor. Şu anda Sri Lanka’da sörf öğrenmeye çalışıyorlar. Gürkan’ın amacı; daha çok yeni tecrübeler ve deneyimler elde etmek. Benimki biraz daha tarihi yerleri gezip görmek, insanlarla konuşup hayat hikayelerini dinlemek. Serkan’ın amacı da iş hayatına atılmadan önce bir daha fırsatı olmaz düşüncesiyle bir yerleri gezip görmek.”
“Görmek istediğim 30-40 ülke var”
Gürkan Özalp ise gezmekten keyif aldığını belirterek, Ege kıyılarında kamp yaparak başlayan serüvenlerinin, Bakanlığın projesiyle Türkiye turu, daha sonra ise dünya turu olarak devam ettiğini dile getirdi.
Vakti ve imkanı varken gidebildiği yerlere giderek farklı yerler görmek istediğini anlatan Özalp, “Çoğu gezgin bütün ülkeleri gezmek ister ama benim öyle bir hedefim yok. Görmek istediğim 30-40 ülke var. Onları görsem, ondan sonra Güneydoğu Asya’da herhangi bir ülkeye yerleşsem bana yeter.” dedi.
Serkan Özalp ise 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından gönüllü olarak gittiği bölgede 8 gün kaldığını aktararak, gördüklerinden etkilenerek önceliklerinin değiştiğini anlattı.
Maddi kazanımlar yerine zamanı iyi değerlendirmeye ağırlık verdiğini belirten Özalp, hayatına bu doğrultuda yön verdiğini, seyahat etmenin de bunun bir parçası olduğunu ifade etti.
“Biz belki 8 şehre gidemedik, çocuklarım 80 yere gitti”
Üçüzlerin annesi Ayşe Özalp, çocuklarının kendi başlarına seyahat etmelerine önce karşı çıktıklarını, daha sonra desteklediklerini söyledi.
Çocuklarının istediği yere özgürce seyahat ettiğini belirten Özalp, “Özlem var. Ertesi gün hatta gittikleri gün bile oluyor. Ama bazı şeyler artık alışkanlık haline geliyor. Alıştık uzakta olmalarına. Gidiyorlar 15 gün-1 ay, sonra tekrar geliyorlar. Sağlıklı olduklarını bilelim, nerede oldukları önemli değil.” diye konuştu.
Özalp, en önemli isteklerinin çocuklarının çalışıp evlenmesi olduğuna değinerek, “Biz okulları bittikten sonra işe girmelerini isteriz ama onlar gezmeyi tercih etti. Yaptıkları şey de küçümsenecek şey değil. Çok büyük bir iş başarıyorlar. Biz anne ve babaları olarak belki 8 ile gidemedik, çocuklarım 80 yere gitti. Yıl içinde belki 15 gün görüyoruz, 350 gün yoklar.” ifadesini kullandı.
Baba Rahmi Özalp ise çocuklarının gezmeye erken başladığını dile getirerek, “Bizimle beraber gezerken bir baktık ki kendileri gezmeye başladı.” dedi.
Çocuklarını özlediklerine ancak onların farklı yerler, insanlar, kültürler görmelerinin kendileri için avantaj olduğuna işaret eden Özalp, “Çadır ve otostopla başladılar, sonra KYK yurtları, projelerle bir anda yurt dışına çıkmaya başladılar.” sözlerine yer verdi.
]]>Ülkelerindeki kötü ekonomik koşulların aksine her iki isim de uçak yolculuğu tutkularından vazgeçmemeleri ve bu yolculukların sebep olduğu maliyetler nedeniyle hiç de hoş olmayan tanımlamalara konu oldu.
Kenya’da yayın yapan Standard gazetesi, Ruto’ya “Uçan Başkan” lakabını taktı.
Gazete, “Ülkedeki hayat pahalılığıyla başa çıkma taleplerine rağmen, uçma sevgisi o kadar büyük ki hiçbir fırsatı kaçırmıyor” dedi.
Nijerya muhalefet lideri Atiku Abubakar, Tinubu’nun geçen ay Avrupa’ya yaptığı seyahatlerinden biri sırasında, sosyal medya hesabından, Nijerya’nın bir “baş turiste” ihtiyacı olmadığını söyledi.
Abubakar, cumhurbaşkanının “Nijerya güvensizlik okyanusunda boğulurken” yaptığı özel ziyareti eleştirdi.
Bu tip yorumlar, herkes tarafından ortaya atılabilecek ucuz eleştiriler olarak görülebilir. Devlet başkanlarının, liderler toplantılarına katılması ve dış ilişkileri geliştirmesi beklenebilir. Bu sadece diplomatik ilişkilerden dolayı değil, imzalanacak yatırım anlaşmaları bakımından ekonomik nedenlerle de olabilir.
Ancak bazı uzmanlar, görevde bulunduğu altı yıl boyunca Afrika dışında hiç seyahat etmemiş 2021 yılında hayatını kaybeden eski Tanzanya Cumhurbaşkanı John Magufuli’yi de örnek gösteriyor.
Kenya dış politika analisti Prof. Macharia Munene, bazı seyahatlerin gerekli olduğunu kabul etmekle birlikte diğerlerinin şüphesiz “savurganlık” olduğunu söylüyor.
BBC’ye konuşan Munene, “Havada olmayı seven başkanlarınız var… Bu gezilerin bazıları ülke için değil, kişisel böbürlenmeden dolayı” dedi.
Ruto, Tinubu ve sözcüleri gezilerin, bazı sorunların çözüme kavuşması için hayati önemde olduğunu savunuyor. Kendilerinin de bu sorunları görmezden gelmekle suçlandıklarını söylüyorlar.
Göreve gelmesinden bu yana geçen sekiz ay içinde Tinubu 14 seyahat gerçekleştirdi. Oranlarsak, ayda ortalama ikiden biraz az.
Ancak bu, 2022’de başkan olduğundan bu yana yurt dışına yaklaşık 50 seyahat gerçekleştiren Ruto’nun yanında bir hayli az. Ruto, ayda ortalama üçten fazla kez seyahat ediyor.
Buna karşılık Ruto’nun selefi Uhuru Kenyatta on yıllık görev süresi boyunca ayda ortalama bir yurt dışı seyahati gerçekleştirerek Nijerya’nın bir önceki Cumhurbaşkanı Muhammadu Buhari’nin rekoruna benzer bir performans sergilemişti.
Diğer dünya liderleri de uçuş millerini artırdı. Ancak Ruto ve Tinubu’ya seyahatlerinin ne kadar gerekli olup olmadığı soruluyor.
Nijeryalı ve Kenyalı liderlerin her ikisi de geçen ayın sonunda Avrupa’daydı.
Ruto İtalya’da İtalya-Afrika zirvesine katılırken, Tinubu geçen Mayıs ayından bu yana üçüncü kez gittiği Fransa’ya açıklanamayan “özel ziyaretine” devam ediyordu. Ruto’nun o tarihten bu yana başka seyahatleri de oldu.
Haziran 2023’te, göreve geldikten sadece üç hafta sonra, Tinubu iki günlük bir iklim zirvesi için Paris’e gitti. Tinubu, seçildikten hemen sonra geçiş sürecini planlamak ve “dinlenmek” için yine Fransa’daydı.
Tinubu, Paris’ten İngiltere’ye geçerek selefi Buhari ile özel görüşmelerde bulundu. Buhari de seçimlerden sonra “dinlenmek” için seyahat etmişti. Tinubu, bir hafta sonra, Batı Afrika bloğu ECOWAS’ın bir toplantısı için Gine-Bissau’ya gitti ve ardından da Kenya’nın başkenti Nairobi’ye geçti.
Nijerya lideri Tinubu, Ağustos ayında Benin’i, Eylül ayında ise Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve BM Genel Kurulu için ABD’yi ziyaret etti. Ardından da Paris’e gitti.
Ekim ayının tamamını ülkesinde geçirdikten sonra Tinubu, Kasım ayının sonunda Suudi Arabistan, Gine-Bissau ve Almanya’yı ziyaret etti ve bir hafta sonra da Dubai’ye gitti.
Nijerya Cumhurbaşkanlığı bu gezilerin yabancı yatırımları çekmek için önemli olduğunu söyledi.
Tinubu, 2024 yeni yılı için yayımladığı mesajında, “Çıktığım her yurt dışı seyahatinde yatırımcılara ve diğer iş insanlarına verdiğim mesaj aynı olmuştur. Nijerya iş için hazır ve açık” dedi.
Ruto’nun 2022’de göreve başlamasından bu yana seyahat programı daha da yoğun oldu.
Kenya Cumhurbaşkanı Ruto, Eylül 2022’den Aralık 2023’e kadar her ay en az iki kez yurt dışına seyahat etti. Mayıs 2023’te ise beş seyahat gerçekleştirdi. Küresel etkinlikler ve ikili görüşmeler için çeşitli Afrika ülkelerine, Avrupa’ya ve ABD’ye seyahat etti.
Bu yıl Ocak ayında Uganda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve İtalya’ya gitti. Ruto içinde bulunduğumuz Şubat ayında da Japonya ve BAE’ye gitti.
Harcamalar da tartışma konusu
İki liderin seyahatleri sadece sık olduğu için değil, maliyetleri bakımından da sorgulanıyor.
Nijerya gazetesi Punch’ın hükümet harcamalarını takip eden bir sivil teknoloji platformu GovSpend’e dayandırdığı haberine göre, Tinubu’nun görevinin ilk altı ayında yurt içi ve yurt dışı seyahatler için en az 3,4 milyar naira (2,2 milyon dolar) harcadığı söyleniyor. Bu 2023 yılı için bütçelenen miktardan yüzde 36 daha fazla.
Kenya’da hükümet harcamalarını denetleyen bağımsız kurum, geçen yıl Temmuz ayına kadar olan ve Ruto’nun başkanlığının dokuz ayını kapsayan yılda başkanlık ofisinin seyahat harcamalarında önemli bir artış olduğunu raporladı.
Yıl boyunca hem yurt içi hem de yurt dışı seyahatler için yapılan toplam harcama bir önceki yılın seyahat bütçesini yüzde 30’dan fazla aşarak 1,3 milyar Kenya şilininin (9,2 milyon dolar) üzerinde gerçekleşti.
Kenya hükümet sözcüsü BBC’nin Ruto’nun seyahatleriyle ilgili sorularına yanıt vermedi. Ancak gerek başkan ve gerekse de sözcüsü sık sık söz konusu bu seyahatlerin gerekçelendirini açıkladı.
Ruto, “turist gibi seyahat etmediğini” ve gezilerin yabancı yatırım almak ve yurt dışındaki Kenyalılar için istihdam yaratmak için gerekli olduğunu, yakın zamanda yapılan anlaşmalarla 300 binden fazla iş fırsatı sağladığını söyledi.
Japonya’ya yaptığı son gezinin ardından Kenya lideri Ruto, 2,3 milyar dolardan fazla değere ulaşan anlaşmalar imzalandığını söyledi.
İki ülke de liderlerin yaptığı gezilerin faydalarını vurgularken, aynı zamanda hükümet çalışanlarının yurt dışına seyahat etmesine yönelik eleştirilere karşı bazı önlemler de aldı.
Kenya, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerde “israf” suçlamalarının ardından kamu hizmeti seyahat bütçesini yüzde 50 oranında azalttığını açıkladı. Öte yandan bu durum, faydalı olduğu sürece seyahatlerden kaçınmayacağını söyleyen başkanın kendisini etkilememiş gibi görünüyor.
Nijerya Cumhurbaşkanı da geçen ay resmi seyahat heyetinin yaklaşık yüzde 60 oranında azaltıldığını duyurdu. Sözcüsü Ajuri Ngelale tarafından açıklanan talimat, başkanın kendi seyahat maiyetinin azaltılmasını da içeriyordu, ancak seyahatlerinin sayısını azaltıp azaltmayacağını söylemedi.
Ancak seyahat masraflarının endişe yarattığı ülkeler sadece Kenya ve Nijerya değil.
Geçen yıl sandık başına giden Kongolular da Devlet Başkanı Félix Tshisekedi’ye benzer eleştiriler yöneltti.
Geçen Kasım ayında Malavi Devlet Başkanı Lazarus Chakwera, ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlar nedeniyle kendisi ve bakanları için tüm uluslararası seyahatleri askıya aldı ve yurt dışında bulunan herkesin geri dönmesini emretti.
Uganda, Gambiya, Namibya ve Sierra Leone de geçen yıldan bu yana hükümet yetkililerinin seyahat harcamalarını ele almak zorunda kalan diğer ülkeler oldu. Namibya ve Sierra Leone liderleri de ulusal gazeteleri tarafından tıpkı Kenya Cumhurbaşkanı Ruto gibi “uçan başkan” olarak nitelendirildi.
]]>Türkiye’nin önde gelen seyahat firmalarından Kamil Koç, 2023 yılına ilişkin verilerini açıkladı. Yeni yatırım ve iş birlikleri ile filosunu büyüten, seyahat ağını genişleten, sefer ve yolcu sayısını arttıran Kamil Koç, 2023 performansını ve 2024 hedeflerini açıkladı.
“Cumhuriyetimizin 100. yıl coşkusunu ülkemizin dört bir yanına taşıdık”
98 yıllık bir firma olarak 2023’te, Cumhuriyet’in 100’üncü yılına yaraşır bir performans sergilediklerini vurgulayan Kamil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, şu açıklamalarda bulundu: “Pandemi etkisinin hafiflediği ve umutla başladığımız 2023 yılının henüz başında, büyük deprem felaketi yaşadık. 11 ilimizin içinde bulunduğu geniş bir coğrafi alanda yıkıma yol açan 6 Şubat depreminin ilk saatleri itibariyle harekete geçerek, afet bölgesine yönelik seferlerimizi arttırdık. Ayni ve nakdi yardımların yanı sıra yine ilk saatler itibari ile yaklaşık 20 otobüsümüzü, başta arama kurtarma ve sağlık ekiplerinin havalimanı, şehir içi ve şehirlerarası transferleri olmak üzere Afet Koordinasyon Merkezi’nin emrine sunarak, gece gündüz arama kurtarma çalışmalarına katkı sunduk. Ülkemiz için zorlu başlayan bu yılda, yine tarihimizin en önemli günü olan Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladık. Kamil Koç olarak, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yola çıkmış ve kendisi ile yol arkadaşlığı yapmaktan her zaman gurur duymuş bir marka olarak, bu özel yılın anısına 100 aracımızı, özel olarak hazırlanan 100. Yıl tasarımı ile giydirerek, Cumhuriyet coşkusunu ülkemizin dört bir yanına taşımaya çalıştık.”
“Türkiye’de ve Avrupa’da yeni duraklarla seyahat ağımızı daha da genişlettik”
Araç yatırımları kapsamında 2023 yılında filolarına 10 adet sıfır araç kattıklarının altını çizen Kepek, “Halihazırda 2 bin personelimiz dahil Kamil Koç çatısı altında 6-7 bine ulaşan çalışanımız ve günde gerçekleştirdiğimiz 1.000’den fazla sefer ile ülkemizin bu alandaki öncü markası olmaya devam ediyoruz. Filomuzda 250’ye yakın kendi özmal aracımız dahil markamız altında hizmet veren yaklaşık 1.000 araçlık filomuzla, ülkemizin 72 ilindeki 357 seyahat noktasında yolcularımıza hizmet verdik. Yurt içinde son olarak, ülkemizin medeniyetler beşiği şehri Mardin ile karşılıklı seferlerimizi başlattık. Yine yıl içinde Avrupa’nın en büyük şehirlerarası otobüs ağı ve pazar liderliğine sahip iş ortağımız FlixBus ile birlikte bu kıtadaki seyahat ağımıza Bulgaristan’ın Rusçuk ve Romanya’nın Köstence şehirlerini ekledik. Bu iki şehrin ile birlikte halihazırda Avrupa’da 6 noktada hizmet veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“Hem sefer hem de yolcu sayısında 2022 yılını geride bıraktık”
Kepek, “Tüm bu yatırım ve iş birliklerimiz sayesinde ise, zorlu başlayan 2023 yılını beklentilerimiz doğrultusunda tamamladık. 2022 yılında toplamda 294 bin olan sefer sayımızı, 2023’te 340 bine çıkardık. Bu süreçte taşıdığımız toplam yolcu sayısı da 15.5 milyona ulaştı. 2023 yılında yaklaşık 300 milyon kilometre yol katetti. Diğer bir deyişle Kamil Koç araçları, dünyanın etrafını yaklaşık 7 bin 500 kez dolaşmış ya da Venüs’e 4 kez veya Mars’a yaklaşık 3 kez gidip-gelmiş oldular. Ulaştığımız bu rakamlar da, Kamil Koç’un organizasyon büyüklüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor” dedi.
“Bursa-İstanbul hattı en fazla yolcu taşıdığımız güzergah oldu”
Yıl içinde en fazla yolcu ve sefer sayısının yaklaşık bin 500 sefer ve 80 binin üzerinde yolcu ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda gerçekleştirdiklerini dile getiren Kepek, “Bayramlarda yoğunluğumuzun üst seviyeye çıkarken, yıl içinde en fazla yolcu yoğunluğumuz ise büyükşehirlerimiz arasında gerçekleşti. 2023’te en fazla yolcu taşıdığımız hat 285 bin 883 yolcu ile Bursa-İstanbul oldu. Bu hattımızı sırasıyla 279 bin 324 yolcu sayısıyla Ankara-İstanbul, 133 bin 337 yolcuyla İstanbul-İzmir, 129 bin 931 Ankara-Kayseri ve 114 bin 793 yolcuyla da Ankara-Bursa güzergahları izledi” diye konuştu.
“2024 yılında 500 milyon TL’lik yatırım ile yüzde 10’luk büyüme hedefliyoruz”
Kepek, sözlerine şöyle devam etti: “Firma olarak, kurulduğumuz günden bu yana her zaman yol arkadaşlarımıza en iyiyi sunma gayreti ile çalıştık. Bu doğrultuda Kamil Koç’un hizmet kalitesini, ülkemizin her noktasına taşımak, daha fazla insanımız için ulaşabilir kılmak adına yeni yatırım ve iş birlikleri ile seyahat ağımızı genişletmeye gayret ettik. Genç, modern ve daha konforlu araçlarla filomuzu sürekli güçlendirerek, yol arkadaşlarımız için seyahati daha da keyifli, konforlu hale getirmeyi hedefledik. Bu kapsamda, 2023 yılında mevcut özmal araç filomuzu 10 adet yeni otobüs yatırımı ile güçlendirdik. Önümüzdeki yılda ise, bu yatırımları daha da büyüterek, araç filomuzu daha da gençleştirmeyi ve yüzde 10’luk bir büyümeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda, 2023 yılında yaptığımız yaklaşık 500 milyon TL’yi aşan bir yatırımla, 2024 yılında filomuza 53 adet yeni araç katmayı planlıyoruz. 2024 yılının ilk aylarında birbiri ardına teslim alacağımız bu son model otobüslerimizle birlikte filomuzun yaş ortalamasını da 4,02’den 1,83’e düşüreceğiz. 2024’te yolcu sayımızdaki hedefimiz ise 16-17 milyon kişiye ulaşmak.”
“Kamil Koç Multimedya uygulaması sektöre kattığımız ilklerden biri”
Kepek, “Yol arkadaşlarımızın seyahat konfor ve keyfini arttırmak üzere özel olarak geliştirdiğimiz Kamil Koç Multimedya uygulaması ile kesintisiz kişiselleştirilmiş eğlence imkanı sunmaya başladık. 2023 yılında geliştirdiğimiz Kamil Koç Multimedya uygulaması, özgün altyapısı ile TV ve radyo yayınlarının yanı sıra sunduğu internet erişimi ile sektörde gerçekleştirdiğimiz ilkler arasında yer alıyor. Böylece yeni yılda yolcularımıza en yeni teknolojilere sahip, güvenli ve konforlu araçlarımızla eşsiz bir seyahat deneyimi yaşatmayı amaçlıyoruz” açıklamalarında bulundu.
“Van’dan Londra’ya tek sistem üzerinden 4 aktarmayla gitmek mümkün”
Kamil Koç’un bir aile şirketi olduğu dönemde Ankara’nın batısında daha bölgesel bir firma olarak hizmet verdiğini kaydeden Kepek, “Bugün, ülke çapına yayılmış ulusal bir firma konumunda. Şimdi ise, uluslararası bağlantıları olan firma yapmaya çalışıyoruz. Yurt içinde seyahat ağımıza yeni noktalar eklemek için çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Bunun yanında yurt dışı ağımıza ise Gürcistan’ı katmak için çalışıyoruz. Sonrasında Almanya, Avusturya ve Ukrayna hatlarımızı da açmayı planlıyoruz. Artık yurtdışına seyahatte çok güzel aktarma biletleri satabiliyoruz. Bugün geldiğimiz noktada yol arkadaşlarımız Flixbus ile Van’dan Londra’ya, tek sistem üzerinde 4 aktarmayla gitme imkana sunabiliyoruz. 2024’te uluslararası bağı daha da genişletmek adına çalışmalarımız tüm hızıyla sürecek” ifadelerini kullandı.
“Personel eğitimlerimizi, geliştirerek kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz”
Kepek, “98 yıldır ülkemizin yollarında kesintisiz bir şekilde hizmet veren bir firma olarak, personel eğitimi bizim için her zaman temel odak noktamızı oluşturdu. Bugün ülkemizin en çok tercih edilen markası isek, bunda kuşkusuz neredeyse Cumhuriyetimizle yaşıt, bir asra yaklaşan sektör tecrübemizin yanı sıra zamanın ve teknolojinin gelişimine göre kendimizi sürekli güncellememizin de önemli bir yeri var. Bunun başında ise, yolcu güvenliğini ve hizmet kalitesini en üst seviyeye çıkarmak adına verdiğimiz personel eğitimleri geliyor. Değişen yolcu talepleri doğrultusunda yolcu memnuniyetimizi daha da yükseltmek amacıyla personelimizin gelişimine katkı sunuyoruz. Kaptanlarımıza gelişen teknoloji ve değişen kurallar çerçevesinde ileri seviyede araç ve güvenli sürüş eğitimleri, yine hostlarımıza da daha iyi hizmet ve iletişim eğitimleri veriyoruz. Ayrıca FlixBus’un iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz FlixUni uygulaması üzerinden gelişmiş meslek eğitimleri de sunuyoruz. Yeni yılda da yine günün ve şartların gelişimi doğrultusunda bu eğitimlerimizi, geliştirerek kesintisiz bir şekilde sürdüreceğiz” diye konuştu.
“Kadın şoförleri sektöre kazandırmak adına pozitif ayrımcılık yapıyoruz”
Firma olarak, kadınların yeteneklerine, zekalarına ve her işi başarabileceklerine inandıklarının altını çizen Kepek, “Bu doğrultuda gerek şirket bünyemizde ofislerimizde, bilet satışlarımızda çok sayıda kadın çalışma arkadaşlarımız mevcut. Ayrıca kadın şoförlerimiz de kurallara daha fazla uyuyor ve daha temkinliler. Bu nedenle onların sektörde kaptan olarak da daha fazla yer almaları gerektiğini savunuyoruz. Firma olarak da bunun için kendi adımıza özellikle kadın şoförlere yönelik bir pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Halihazırda 3 kadın kaptanımız başarıyla işlerine devam ediyorlar. Kapımız onlara sonuna kadar açık. Bu biraz da Kamil Koç şirketinin kurucularından kaynaklanıyor. Aile şirketi dönemimizde 6 Yönetim Kurulu Üyesinin 5’i kadındı. Diğer bir deyişle şirketimizin DNA’sında kadın var ve bu özelliğimizi hiç bırakmadık” dedi.
“Yol arkadaşlarımız için yolların itibarlısı olmaya devam edeceğiz”
Marka olarak bugüne kadar hizmet verdikleri her noktada, yolculara en iyiyi sunma hedefiyle çalıştıklarını aktaran Kepek, sözlerini şöyle tamamladı: “Onların memnuniyeti bizim de mutluluğumuz oldu. Yol arkadaşlarımız son olarak, Kamil Koç markasını, Türkiye’de yıl içinde itibarını en çok arttıran markaları ödüllendiren ilk ve tek etkinlik olan ‘The ONE Awards – Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde, Karayolu Taşımacılığı kategorisinde ‘Yılın İtibarlısı’ olarak seçtiler. Müşteri memnuniyetinin en önemli göstergelerinden biri olan ‘Yılın İtibarlı’ markası ödülüne bizi, üst üste layık gören tüm yol arkadaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz. Yeni yılda da yol arkadaşlarımız için seyahati konforlu, güvenli ve keyifli hale getirmeye devam edeceğiz. Kamil Koç Ailesi olarak, yeni yılda da tüm yol arkadaşlarımıza sevdikleri ile güzel bir yıl diliyoruz.” – İSTANBUL
]]>Hindistan, Ay’ın güney kutbu yakınına iniş yaparak tarihe geçti. Çin uzaya ilk sivili gönderdi, NASA’nın Perseverance aracı Mars’ta başarıyla numune toplama görevini tamamladı. Avrupa Uzay Ajansı da Jüpiter’in uydularını keşfetmek için bir göreve başladı.
Aynı zamanda dünyadaki araştırmacılar “mükemmel güneş sistemini” buldular. James Webb Teleskobu da muhteşem görüntüler göndermeyi bu sene de sürdürdü.
Ve 2024’te, insanlar 50 yıl aradan sonra ilk kez Ay’a geri dönüyor.
2023’te uzay araştırmaları alanında yapılan çığır açıcı gelişmeleri derledik.
Perseverance ‘kaya örneği’ görevini tamamladı
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Perseverance uzay aracı, önemli bir dönüm noktasını hayata geçirdi ve kaya numunelerini topladı.
Bu karmaşık görevde Perseverance, depoladığı örneklerin olduğu numune tüplerini belirlenen yerlere bıraktı.
Perseverance ile bir şekilde bağlantı kesilmesi durumunda, bu örnekler Dünya’ya geri getirilecek.
Bilim insanları kaya örneklerini laboratuvarda incelemek üzere Dünya’ya getirmeyi amaçlıyor. Kızıl Gezegen’de yaşam olup olmadığını öğrenmenin en iyi yolu bu.
Perseverance, Jezero Krateri adı verilen 45 km genişliğindeki bir keşif alanında araştırma yapmak için Mars’a gönderildi. Burada milyarlarca yıl önce bir gölün bulunduğu düşünülüyor.
Bilim insanları buradan elde edilecek örneklerin, mikrobik organizmaların kanıtlarının bulunması için de elverişli ortamlar sunduğunu düşünüyor.
50 yıl sonra insanlı Ay seyahati
Senenin en heyecan verici seyahatlerden biri Nisan ayında NASA tarafından duyuruldu.
Artemis 2 olarak adlandırılan uçuşla Ay’a ilk kez bir kadın ve bir siyah astronot da gönderilecek
Kasım 2024’ten önce gerçekleşmesi planlanan fırlatma için Amerikalı astronotlar Christina Koch, Victor Glover ve Reid Wiseman ile Kanadalı astronot Jeremy Hansen seçildi.
NASA Direktörü Vanessa Wyche, dört astronotun da “insanlığın en iyilerini” temsil ettiklerini söyledi.
Artemis 2 görevinde astronotlar Ay’a iniş yapmayacak.
Ay’a seyahat edecek astronotların gelecekte izleyecekleri rotanın test edilmesi gibi bir dizi görev yerine getirilecek.
Avrupa Uzay Ajansı’nın Jüpiter seyahati
NASA’nın insanlı Ay uçuşunu duyurduğu Nisan ayında, Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) iddialı seyahati başladı.
Ajans, Jüpiter’in buzlu uydularını incelemek için Ariane-5 adlı uzay aracını Fransız Guyanası’ndan fırlattı.
Roketin Jüpiter’in uydularına ulaşması yaklaşık 8 yıl sürecek.
Bilim insanları, Callisto, Europa ve Ganymede adlı uyduların derinliklerinde okyanuslar olduğunu düşünüyor.
ESA’nın Jüpiter’in Buzlu Aylarını Keşif (Juice) adlı misyonu, Jüpiter’in uydularında mikroorganizmaların yaşamı için gerekli koşulların olup olmadığını anlamayı hedefliyor.
ESA Bilim Direktörü Prof. Carole Mundell, bunun çok çılgın bir fikir olmadığını söylüyor:
“Örneğin Dünya’daki okyanusların dibindeki yanardağlar bile bize bambaşka gezegenler gibi gözükebiliyor. Başka yerlerde de benzer koşullar varsa mikropların yaşamaması için hiçbir neden yok. Biz Juice misyonuyla bu koşulları incelemek istiyoruz.”
Çin uzaya ilk sivili gönderdi
Pekin, Tiangong Uzay İstasyonuna gönderdiği üç astronot arasında ilk kez bir sivil de yer aldı.
Shenzhou-16 uzay aracı, Mayıs ayında ülkenin kuzeybatısındaki Gobi çölünde bulunan Jiuquan Uydu Fırlatma Merkezi’nden fırlatıldı.
Mürettebat Jing Haipeng, Zhu Yangzhu ve Gui Haichao’dan oluşuyor.
Bu üçlü Çin’in yeni tamamlanan Tiangong Uzay İstasyonu’nda Kasım ayından beri bulunan ekipten görevi devralmaları için gönderildi.
Shenzhou-16 mürettebatındaki Beihang Üniversitesi’nden profesör Gui uzay istasyonuna çıkan ilk Çinli sivil oldu. Diğer tüm astronotlar Çin Halk Kurtuluş Ordusu üyesiydi.
Hindistan tarih yazdı
Hindistan Chandrayaan-3 isimli uzay aracı ile Ağustos ayında, Ay’ın güney kutbu yakınına inen ilk ülke oldu.
Bu başarı ile Hindistan, Ay’a yumuşak iniş gerçekleştiren dördüncü ülke oldu.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi inişi canlı yayında takip etti ve ilk yorumu “Hindistan artık Ay’da” oldu.
Rusya’nın aynı amaçla yaptığı uzay seyahati başarısız olmuştu.
Chandrayaan-3’ün hedeflerinden biri, bilim insanlarının gelecekte Ay’da insan yerleşimini destekleyebileceğini söylediği su bazlı buzları keşfetmek.
Mükemmel güneş sistemi bulundu
Astronomlar, Kasım ayı sounda, Dünya’dan 100 ışık yılı uzakta, milyarlarca yıldır değişmemiş 6 gezegenden oluşan bir güneş sistemi keşfetti.
Sistemdeki gezegenlerin hepsi hemen aynı büyüklükte ve yaklaşık 12 milyar yıl önce oluşmalarından bu yana çok az yapısal değişiklik geçirdiler.
Bu da bu sistemin nasıl oluştuğuna ve canlı yaşamı barındırıp barındırmadığına dair çalışma yapma olanağı sunuyor.
Araştırmayı yöneten Chicago Üniversitesi’nden Dr Rafael Luque, bulunan sistemi “mükemmel güneş sistemi” olarak tanımlıyor: “Bu gezegenler, oluşumlarını gözlemlemek için çok ideal çünkü başlangıçları kaotik değil ve oluştuklarından bu yana değişmediler.”
Geçen 30 yılda astronomlar binlerce güneş sistemi keşfetti ama bunlardan hiçbiri gezegenlerin oluşumunu araştırmak için bu kadar uygun şartlar sunmuyordu.
James Webb’ten gelen olağanüstü görüntüler
2022’de uzaya gönderilen James Webb teleskobu, 2023’te birçok ‘ilk görüntüyü’ uzay meraklılarının önüne koydu.
Dünyanın en büyük teleskobunun gönderdiği bir fotoğraf, patlayan bir yıldıza ait en detaylı görüntüye ilişkindi.
Nebula Halkası da Webb sayesinde eriştiğimiz inanılmaz fotoğraflar arasında yer aldı.
]]>