, Binali Yıldırım, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ve Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleşti. Bakan Işıkhan burada yaptığı konuşmada belediyelerin SGK borçlarına vurgu yaparak, “Şimdi diyorlar ya AK Parti’den borçlu belediyeler devraldık diye. Sizlere sormak isterim; peki, bu 885 kat artan borcu, AK Parti’den mi devraldılar? İzmir CHP’ye AK Parti’den mi geçti?” dedi.
AK Parti İzmir İl Danışma Meclisi toplantısı, Narlıdere ilçesinde bulunan bir otelde gerçekleşti. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile İzmir milletvekilleri, eski Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, MKYK üyeleri ve çok sayıda partili katıldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir’i AK Parti’nin kalesi haline getireceklerini söyledi. Saygılı, “23 yıllık devasa bir siyasi hareketiz. İzmir’de de aranmadığını, sorulmadığını söyleyen ve bu yüzden kırgın olduğunu ifade eden kardeşlerimiz vardı. Hepsini tek tek dinledik; gönül köprülerini yeniden kurduk. İzmir’in AK Parti tarihinde gördüğü en kalabalık mitingleri hep birlikte yaptık. Bu kale gibi duruş çok uzak bir gelecekte asla değil, çok yakın bir zamanda İzmir’i de AK Parti’nin kalesi haline getirecek. 14 ve 28 Mayıs Genel Seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İzmir özelinde yakaladığımız başarılar sayesinde teşkilatımızla gurur duyuyoruz. Yerel seçimlerde de Türkiye geneline göre pozisyonumuzu koruduğumuz ve yoğun emek harcadığınız için sizleri ayrıca tebrik ediyoruz. Asla sinik ve geri bir noktayı kabul etmiyoruz. Savunma pozisyonunu reddediyoruz” dedi.
“İzmir CHP’ye AK Parti’den mi geçti?”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, toplantıda yaptığı konuşmada İzmir’deki körfezdeki balık ölümleri ile ilgili yerel yönetime yönelik eleştirilerde bulundu. Işıkhan, “CHP’li belediyelerin, şehirlerimizi ne hale getirdiği ortada. İşte, körfezin hali ortada. Maalesef büyük bir üzüntüyle ifade ediyorum ki körfeze kokudan yaklaşılmıyor. Körfez ölü balıktan geçilmiyor. Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız; balık ölümlerinin sebebinin körfezdeki kirlilikten ve yetersiz oksijenden kaynaklandığını açıkladı. Bütün manzara ortada. Masmavi bir körfez yerine; kahverengi bir körfez ve ölü balıklar. CHP zihniyetinin halk, insan, hizmet, belediyecilik diye bir derdi olmadığına çok kez şahit olmuştuk. Bu durumda da görüyoruz ki; bu zihniyetin, sadece insanların değil hiçbir canlının yaşam alanına saygısı ve tahammülü yok” dedi. Su ürünleri av sezonunun hayırlı geçmesini dileyen Bakan Işıkhan, Ege Denizi’nin en çok balık çeşidini barındıran bölgelerden birisi olduğuna dikkat çekerek “İzmir, bu anlamda büyük bir potansiyele sahip. Ancak CHP zihniyetinin sebep olduğu ihmaller yüzünden gerçek potansiyelini hala ortaya çıkarabilmiş değil. İş bilmezliğin, ilgisizliğin, plansızlığın ve tüm bu ihmaller zincirinin nelere mal olabileceğini hesap etmekten aciz bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Tüm bunların ötesinde; malum belediyeler tarafından halkımıza, şehrimize, ilçelerimize harcanmadığı gün gibi ortada olan kamu bütçelerinin nasıl çarçur edildiği, buna karşılık SGK’ya bu kadar pirim borç yükünün nasıl ortaya çıktığı ise ciddi bir soru işaretidir” dedi.
SGK’ya en borçlu belediye
Sosyal güvenlik sisteminin milli güvenlik meselesi olduğuna değinen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Seçim öncesi ‘Belediyelerin borçlarının sürdürülebilirliği artık kayboluyor. Belediyeler borçlarını ödesin yoksa biz yasal yollarla tahsil etme yoluna gideceğiz’, demiştim. O günden bu yana borçlarını ödemediler. Ödemedikleri gibi, borçlarını daha da şişirdiler. Belediyelerin 96 milyar liralık SGK borcu, seçimden sonraki 2 ayda 120 milyara yükseldi. ve bu belediyelerin neredeyse tamamı CHP belediyeleri. Peki ya CHP’nin kalesi denilen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin SGK borcu ne duruma gelmiş biliyor musunuz? 5 yılda 885 kat artmış. Şimdi diyorlar ya AK Parti’den borçlu belediyeler devraldık diye. Sizlere sormak isterim; peki, bu 885 kat artan borcu, AK Parti’den mi devraldılar? İzmir CHP’ye AK Parti’den mi geçti? Üstelik son birkaç ayda borcu 5,3 milyardan, 7,8 milyara yükselerek SGK’ya en borçlu belediye durumuna geldi. CHP belediyeciliği nasıldır? diye merak ediyorsanız buyurun İzmir’e bakın. İzmir’in CHP’li ilçeleri de büyükşehirin yolundan gidiyor. Borçları hızla artıyor. Buradan onlara da son uyarımı yapmış olayım. Bu borç sarmalından belediyelerin çıkması lazım. İstanbul, Ankara, İzmir gibi; CHP’li belediyelerin çoğu bu durumda. ve iki ayda 96 milyardan 120 milyara çıkan borç, buna müdahale edilmezse 200 milyara da, 300 milyara da çıkacak. Kimse kusura bakmasın, SGK olarak biz borçlarımızı en kısa sürede yasal yollarla tahsil etme yoluna gideceğiz. Çocuklarımızın, emeklilerimizin geleceğini riske atamayız. SGK olarak aktüeryal dengeyi ve sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak zorundayız” açıklamasında bulundu.
İzmir’de sosyal medyada sokak röportajındaki ifadelerinin ardından tutuklanan ve tahliye olduktan sonra 93. İzmir Enternasyonal Fuarı’na CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuğu olarak katılan Dilruba Kayserilioğlu ile ilgili de konuşan Bakan Işıkhan, “Sayın Cumhurbaşkanımıza, AK Parti’ye oy vermiş vatandaşlarımıza, bugün burada tekrarlamaktan imtina edeceğim ağır hakaretleri yapan birini, CHP Genel Başkanı İzmir’de bir programda onur konuğu yaptı. Millete hakaret edenler, CHP’nin onur konuğu oluyor. Hep birlikte, karşı olmamız gereken hakaret ve küfür, ana muhalefet partisi ve yöneticileri tarafından meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Buradan hem hakaret ve küfür etmeyi alışkanlık haline getiren terbiye yoksunlarını hem de bunu meşrulaştıran CHP ve yönetimini kınıyorum” dedi.
“İzmir’in talihini değiştirmek elimizde”
Bakan Işıkhan İzmir ile ilgili yaptığı açıklamasında, “Ne yazık ki; yaklaşık 25 yıldır İzmir’e bir yatırımın, projenin yapılmadığını da üzülerek izliyorum. Ancak İzmir’in bu talihini de değiştirmek Allah’ın izni ve siz kıymetli dava arkadaşlarımın kararlılığı ile bizlerin elindedir” diye konuştu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan konuşmasının son kısmında Bakanlık olarak özellikle; istihdamın arttırılması, nitelikli işgücü ve sosyal güvenlik konularına önem verdiklerini söyleyip gerek genelde gerek de şehirler özelinde yeni programları hayata geçirmeye devam edeceklerini açıkladı.
“Kentsel sönüşüm için toplanan milyarlar buharlaştı”
İl Danışma Meclisi toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ise, kentsel dönüşüm vaadiyle İzmirlilerden toplanan milyarlarca liranın, buharlaştırıldığını dile getirdi. Dağ, “Kentsel dönüşümde İzmir modeli, vaadiyle çıkılan yol, hemşehrilerimizin mağduriyetiyle sonuçlanmıştır. İZBETON’da da 2 milyar TL’lik yolsuzluk var. Bu yolsuzluğun içinde Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiler, bürokratlar, Kooperatif başkanı olan CHP’nin üst düzey siyasetçisi var. Bunu gündemden düşürerek unutturacağınızı zannediyorsanız, yanılıyorsunuz. İzmirlinin her kuruşunun hesabını sizden soracağız. Bu mesele ne unutacağız ne de unutturacağız. Bir başka mağduriyet de emekçilere yaşatılmaktadır. Belediyeler ya maaş ödeyememekte ya da evine ekmek götürmek isteyen işçileri işinden etmektedir. Memurların maaşlarında kısıtlamalara gidilmektedir. Ulaşımda yaşanan sorunlar bir türlü çözüme kavuşturulamamaktadır. Körfez’deki kötü koku, yıllardır çözülemeyen bir sorundur. Her gelen belediye başkanı körfezde yüzme vaadi vermiş ve neticede hüsrana uğramıştır. Kötü koku, maalesef şehrimizin talihi olmuştur. Biz bu sorunun çözümünü beklerken, şimdi de körfezde canlılar barınamaz hale gelmiştir. Balık ölümleri, İzmir’in beceriksiz yöneticilerinin şehrimizin doğasını da yok ettiğinin somut bir kanıtıdır. Önümüzdeki hafta içi Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız ile birlikte İzmir’de körfez ile ilgili bir toplantı yapacağız. Bilim Kurulu oluşturuldu. Bu konuda hükümet olarak gerekli adımları atacağız inşallah” dedi.
“Vatandaş derdiyle dertlenenin yanındadır”
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım da konuşmasında, AK Parti’nin oylarının 31 Mart seçimlerinde ciddi oranda azaldığına dikkat çekti. Yıldırım, “Partimiz ilk defa ikinci parti konumuna düştü. Halbuki biz bir sene önce yüzde 50’nin üzerinde oyla cumhurbaşkanımızı seçmiştik. Bu kadar süre içinde niye bu düşüş oldu? Bunun üzerinde etraflıca kafaya olmak mecburiyetindeyiz. Hepimizin bu konuda fikri var, yapılması gerekenleri de biliyoruz ve inanıyorum ki bunları da yapmakta asla tereddüt göstermeyeceğiz. Şimdi bu yerel seçimleri hafife almak doğru değil. Ülke nüfusunun yüzde 76’sının yaşadığı yerleşim bölgelerinde muhalefet partisi yerel iktidar oldu. Diğer taraftan baktığımız zaman bunun getirdiği bir fırsatı da görmemiz lazım. Vatandaş CHP’yi görmek istiyor. ‘CHP’yi biliyor ama zaman çok geçtiği için bunlar düzelmiştir’ diyor. Onun için de ‘Acaba bunlara bir baksak mı?’ diye yerelde ciddi bir destek verdi. Şimdi bunlar sınavdalar. Bu desteğin karşılığını göreceğiz. Yerelde ortaya koyabilecekleri bir başarı varsa genelde de iktidarın yolunu elbette ki vatandaş açar. Vatandaş kimseye kara sevdalı değildir. Vatandaş işini düzgün yapan, derdiyle dertlenenin yanındadır, desteğini verir. Acaba bu desteğin gereğini yapacaklar mı? İlk gösterge ne yazık ki CHP’de değişen bir şey olmadığını ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanımıza, AK Parti’ye oy verenlere akla gelmedik hakaretleri yapan birisini baş köşeye oturtup yanına almak demek eski CHP’de genel başkan değişse de değişen bir şey olmadığının resmidir. Hayırlı uğurlu olsun” ifadelerine yer verdi.
Protokol konuşmalarının ardından programın basına kapalı bölümüne geçildi. – İZMİR

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ ve AK Parti milletvekilleri hakkında FETÖ’yle ilgili iddialarda bulunması üzerine tartışma yaşandı. Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Bozdağ, şahsına dönük iftirayı reddettiğini dile getirdi.
“FETÖ ile mücadele eden adamım”
Bozdağ, şunları kaydetti:
“Her sıkışıldığında, Bekir Bozdağ konusu geldiğinde söylediğim sözler açılıyor. Ben onları çöplüğe, lağıma attım. Oradan elinizi soktukça eliniz de kirlenir ağzınız da kirlenir. Lütfen bunu yapmayın. Ben FETÖ ile mücadele eden adamım. Bu terör örgütünün devletten ayıklanması, temizlenmesi için gövdemizi ortaya koyduk ve bu mücadeleye Türkiye de herkes de şahittir. Sürekli bizim lağıma attığımız, defalarca reddettiğimiz o sözlerden dolayı söylediklerimiz ortada. Her defasında gündeme getirilmesi saygısızlık. 2011’de söylenmiş bir lafı, dün söylenmiş gibi defalarca temcit pilavı gibi buraya getirmenin ne alemi var? O zaman söylediğim lafı çöplüğe, lağım çukuruna attım. FETÖ terör örgütüdür, Fetullah Gülen de terörist başıdır. Benim söylediğim budur.”
Partilerden Mahmat Tanal’a tepki
Yaşanan tartışmaların ardından Bozdağ, birleşime ara verdi. Meclis Genel Kurulu’nda aranın ardından partilerin grup başkanvekilleri söz alarak TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’a destek verdi.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “15 Temmuz darbe gecesi 2016 tarihinde, 100 civarında, 100’ü aşkın, 110 milletvekili partilerden ki, Cumhuriyet Halk Partisinden Sayın Özgür Özel, yine, Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili olarak ben ve bazı milletvekili arkadaşlarımı AK Parti grubundan çok sayıda arkadaşlarımız burada hep birlikte bu FETÖ alçak darbesi karşısında direnirken, bu dirence karşı daha bombalar tepemize yağarken siz kürsüdeydiniz Sayın Başkan. ve o darbeye karşı direncinizi kararlı bir şekilde nasıl gösterdiğinizin en yakın tanıklarından birisi de benim, işte Sayın Özgür Özel’dir, Sayın Mehmet Muş’tur, Sayın Levent Gök’tür ve arkadaşlarınız; kararlı, kahramanca bir tutum sergiledik ve ayrıca yine, siz Adalet Bakanı sıfatıyla konuştunuz ve bu darbe öncesi devletin kurumlarına sinsice sızmış bu alçak teröristlerin tespiti konusunda sizin Adalet Bakanı olarak Adalet Bakanlığı ve adalet kurumunun, adliye müesseselerinin içerisindeki FETÖ’cülerle nasıl mücadele ettiğinizi de millet olarak da biliyoruz” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’a tepki göstererek, “Meclis Başkan Vekilini tartışmanın içine siyasi olarak katmanın herhangi bir anlamı yoktur ve doğru da değildir. Şüphesiz, bugün açılışta olduğu gibi, tutumunuzu uygun bulmadığımız zaman usul tartışması açarız, söyleyeceğimiz sözleri dibine kadar söyleriz ama bunu uygun bir üslupla söyleriz; Meclis Başkan Vekillerini siyasi tartışmanın içine almayacak bir etkinliği hep beraber sağlarız” diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu ise, “Kaldı ki sizin şahsınızda zamanında söylenmiş ama sizin daha sonra bunun üzerine çok laf söylediğiniz bir konuda hadiseyi tekrar tekrar gündeme getirmek amacından saptırmaktadır mevzuyu çünkü siz -bu Gazi Meclis demokrasi hiçe sayılan o askeri ihtilal, kalkışma neticesinde- Türk demokrasisini savunmak için burada, şu kürsüde cansiperane bar bar bağıran bir bakanımızsınız ve bir saygın milletvekilimizsiniz. Dolayısıyla sizin bu konudaki hassasiyetinizi ve duruşunuzu bütün Türkiye Cumhuriyeti biliyor ve malumumuzdur ama zaman zaman sürekli olarak bu tip hususları sizin şahsınızda ya da diğer Meclis Başkan Vekillerimiz ve Meclis Başkanımız hakkında dile getirmek ki siz bağımsız bir noktada oturuyorsunuz, asla kabul edilebilir bir davranış değildir, amacından sapmaktadır. Bütün partilerin bu konuda bütün Meclis Başkan Vekillerine karşı aynı hassasiyeti gösterme mecburiyetleri vardır” diyerek Bozdağ’a destek verdi. – ANKARA
]]>“PAÇALARI TUTUŞMAYA BAŞLADI”
Yerel seçim öncesi maskelerin düştüğünü belirten Erdoğan, “31 Mart seçimleri ile ilgili takvim işlemeye başladıkça maskeler düşüyor. Herkesin gerçek niyeti ortaya çıkıyor. Kimi şehrine aşkla hizmet ettiği, kimin de 5 yıl boyunca 3 dönüm bostan yan gel yat Osman misali vaktini boşa geçirdiği netleşiyor. Sandıkta millete hesap verme günü yaklaştıkça görüyoruz ki birilerinin dizleri titremeye, paçaları tutuşmaya başladı.” dedi.
“NEYMİŞ FARKLI PARTİLERDEN ADAYLARIN OLMASI TEZGAHMIŞ”
Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkenin ikinci büyük partisinin acemi genel başkanının birkaç gün önce belediye başkan adayları ile ilgili yaptığı skandal açıklama muhalefette yaşanan panik havasının bir işaretidir. Neymiş, illerde farklı partilerden adayların olması oyunmuş, tezgahmış. Bakınız çok açık ve net söylüyorum. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir beyana rastlayamazsınız. Milli iradeye saygı duyulan hiçbir ülkede muhalefet partisinin çoğulcu demokrasinin gereği olan yarıştan korktuğunu, ürktüğünü, rakiplerinin sayısı karşısında hırçınlaştığını göremezsiniz.
“TAM BİR SİYASİ BASİRETSİZLİK ÖRNEĞİ”
Meselenin çok daha vahim tarafı suçladığı partilerin daha 8 ay öncesine kadar beraber Türkiye’yi yönetmeye talip olduğu siyasi yapılar olması. Bunlar 6’lı masada beraber değiller miydi? Gerekirse 16’lı masa kurarız diyenler bunlar değiller miydi? Ne oldu şimdi olay bu. Birkaç gün öncesine kadar işbirliği görüşmeleri yaptığı partileri daha içtikleri çayın dumanı kalkmadan ihanetle suçlamak, beraber siyaset yaptığı insanları ihanetle itham etmek tam bir siyasi basiretsizlik örneğidir. Üzerinde kurulan vesayetin zincirlerini kırma iradesi göstermek yerine sağa sola sataşarak rüştünü ispat peşinde koşandan kendi partisine de, ülkeye de hayır gelmez.
“HÜKMÜ, MİLLET VERECEK”
Halbuki ortak adayla seçime gitmek nasıl demokratik yöntemse her partinin kendi adayını çıkarması da gayet tabiidir. Biz de Cumhur İttifakı bünyesinde diğer siyasi partilerle ortak belediye başkan adayı belirleme noktasında görüşmeler yürüttük. Halen görüşmelerimizin devam ettiği partiler var. Anlaştığımız illerde beraber yol yürüyor, anlaşamadığımız il ve ilçelerde demokratik bir yarış için hazırlığımızı yapıyoruz. Ama hiçbir şekilde kimseyi ihanetle, oyun bozanlıkla, gafletle, oyuna gelmekle, şuursuzlukla suçlamıyoruz. Çünkü seçime nasıl girilirse girilsin nihayetinde hükmü millet verecek.
“GENEL BAŞKAN DEĞİŞSE DE DEMOKRASİYE TAHAMMÜLSÜZLÜKLERİ DEĞİŞMİYOR”
Onun için ne diyoruz yeniden İstanbul. Millet vaatlere bakacak, bunları gönül ve fikir terazisinde tartacak hangi belediye başkanı tarafından şehrinin yönetilmesini istiyorsa tamamen hür iradesiyle seçimini yapacak. Biz de her zaman olduğu gibi sandıktan çıkan iradeyi baş tacı edeceğiz. Tüm bunlar ortadayken milletin iradesine şimdiden ipotek koymak demokrasinin değil ancak dikta hevesinin bir tezahürü olabilir. Aslında bu ifadeler bunların çarpık zihin dünyalarında nasıl bir Türkiye ve nasıl bir demokrasi hayal ettiklerini de göstermektedir. Bunlar halen açık oy gizli sayımla milletin iradesinin gaspedildiği tek parti faşizminin özlemiyle yaşıyorlar. Maalesef bu partide genel başkan koltuğunda oturanlar değişse de demokrasiye tahammülsüzlükleri değişmiyor. Yıllar gelip geçiyor ama bunların faşizan kodlarında gerileme olmuyor. İnşallah 31 Mart’ta sandıktan çıkacak güçlü irade ile İstanbul başta olmak üzere her yerde demokrasiden ürken, çoğulcu demokrasiden korkan bu kibirli zihniyet hak ettiği dersi alacaktır.”
]]>