Osmanlı – Karadeniz Haber Tv https://www.karadenizhabertv.com.tr Fri, 04 Oct 2024 19:10:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Osmanlı Dönemi Sekizgöz Un Fabrikası Turizme Kazandırılacak https://www.karadenizhabertv.com.tr/osmanli-donemi-sekizgoz-un-fabrikasi-turizme-kazandirilacak/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/osmanli-donemi-sekizgoz-un-fabrikasi-turizme-kazandirilacak/#respond Fri, 04 Oct 2024 19:10:34 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/osmanli-donemi-sekizgoz-un-fabrikasi-turizme-kazandirilacak/

SAMSUN’un Havza ilçesindeki Osmanlı döneminde kurulan Sekizgöz Un Fabrikası, turizme kazandırılacak. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Kurtuluş Yolu’ üzerinde bulunan fabrikada incelemelerde bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, atıl durumdaki Sekizgöz Un Fabrikası’nın Osmanlı’nın son döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında orduya dahi hizmet verdiğini söyledi.

Havza ilçesindeki Sekizgöz Un Fabrikası, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun‘da Milli Mücadele için çıktığı yolların adına verilen ‘Kurtuluş Yolu’ üzerinde bulunması ve endüstri mirasları arasında görülmesi ile büyük ilgi çekiyor. OMÜ Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, “Eğer bina endüstri binası olarak değerlendirilirse, çevresinde düzenleme yapılırsa, Samsun için çok önemli çekiciliklerden biri olacak” dedi.

Un fabrikasının Osmanlı döneminde kurulmasının en büyük özelliği olduğunu söyleyen Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, “Samsun’da endüstri mirası olarak 3-4 yapımız var. 1’incisi şu an alışveriş merkezi olarak değerlendirilen eski sigara fabrikasıdır. Bir diğeri Bafra’daki tütün müzesidir. Bu sigara fabrikasında üretim araçlarının sergilendiği bir yerdir. Endüstri mirasının bir parçasıdır. Onun dışında eski demir yolu araçlarının tamir edildiği bina vardır. Orası da şu an Mert Irmağı’nın ağız kısmında bulunan Cerrahi Aletler Müzesi’dir. Burayı da endüstri mirası olarak korumuş olduk. Tekkeköy tren istasyonu şu an koruma altında ve restore edildi. Endüstri miraslarından biri de Havza ilçesindeki Sekizgöz Un Fabrikası’dır. Bu un fabrikasının kendine has özellikleri vardır. En önemli özelliği Osmanlı’nın son dönem fabrikalarından biri olmasıdır. Yani Cumhuriyetten önce yapılmış olmasıdır. Tabi ki daha sonra burası geliştirildi. Sekizgöz olması çok önemli. O gün ki şartlarda büyük üretim kapasitesine sahipti. Böyle olunca hem Kurtuluş Yolu güzergahı üzerinde olması hem tarihsel önemi hem de ekonomik anlamda taşıdığı Samsun’un endüstri mirası turizmi anlamındaki en önemli eserlerden biri olması vesilesiyle Büyükşehir Belediyesi tarafından alan kamulaştırılmıştır. Bu alan daha sonra değerlendirilmek üzere şu an beklemekte. Böylece Samsun endüstri mirası turizminde de bir adım atmış olacak” diye konuştu. Atıl vaziyetteki fabrika, Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırılarak turizme kazandırılacak.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/osmanli-donemi-sekizgoz-un-fabrikasi-turizme-kazandirilacak/feed/ 0
Osmanlı Prensesi Sabiha Fazile İbrahim Son Yolculuğuna Uğurlandı https://www.karadenizhabertv.com.tr/osmanli-prensesi-sabiha-fazile-ibrahim-son-yolculuguna-ugurlandi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/osmanli-prensesi-sabiha-fazile-ibrahim-son-yolculuguna-ugurlandi/#respond Sun, 29 Sep 2024 22:51:31 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/osmanli-prensesi-sabiha-fazile-ibrahim-son-yolculuguna-ugurlandi/ Osmanlı hanedanı mensubu 83 yaşındaki Prenses Sabiha Fazile İbrahim, İstanbul Bebek Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Sultan Vahideddin’in ve son Halife Abdülmecid Efendi’nin soyundan gelen Prenses Sabiha Fazile İbrahim, geçtiğimiz Cuma sabahı İstanbul’da hayatını kaybetmişti. 83 yaşında vefat eden Osmanlı Hanedan üyesi İbrahim için öğle namazını müteakip İstanbul Bebek Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene, çocukları ve yakınlarının yanı sıra tarihçi İlber Ortaylı ve gazeteci Murat Bardakçı da katıldı. Sabiha Fazile İbrahim’in cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından 1998’de vefat eden annesi Zehra Hanzade Sultan’ın Aşiyan Mezarlığı’ndaki kabrine defnedildi.

“Anılarıyla ve tarih sayfasıyla yaşayacak”

Sabiha Fazile İbrahim’in Osmanlı ailesinin ve Mısır Hanedanı’nın 20.yüzyıldaki tarih ve filoloji alanındaki en yetkili simalarından biri olduğunu söyleyen Tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, “Genç denecek yaşta ayrıldı aramızdan. Hareketli bir hayatı oldu, onun isteği dışında gerçekleşti aslında inzivayı ve sükuneti seven biriydi. Türkiye’ye çok sık geliyordu son zamanlarda Fransa’da yaşamasına rağmen. Anılarıyla ve tarih sayfasıyla yaşayacak” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/osmanli-prensesi-sabiha-fazile-ibrahim-son-yolculuguna-ugurlandi/feed/ 0
Yavuz Sultan Selim İçin Minyatür Sergisi https://www.karadenizhabertv.com.tr/yavuz-sultan-selim-icin-minyatur-sergisi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/yavuz-sultan-selim-icin-minyatur-sergisi/#respond Tue, 24 Sep 2024 11:21:26 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/yavuz-sultan-selim-icin-minyatur-sergisi/ Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim’in vefatının 504’üncü yılı dolayısıyla Tekirdağ’da minyatür sergisi açıldı.

Yavuz Sultan Selim Han’ın hayatının anlatıldığı yaklaşık 40 minyatürün yer aldığı serginin açılışı Yahya Kemal BeyatlıKültür Merkezi’nde yapıldı.

Katılımcılar cuma gününe kadar sergiyi gezebilecek.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada Yavuz Sultan Selim’in Tekirdağ’da vefat ettiğini vurguladı.

Hacıoğlu, Yavuz Sultan Selim’i anma programı kapsamında İstanbul’daki türbesini de ziyaret ettiklerini belirtti.

Vefat ettiği Tekirdağ’da anma programlarının devam ettiğine dikkati çeken Hacıoğlu, “Tarihçiler Yavuz’u ikindi güneşine benzetirler, ikindi güneşinin süresi kısadır ama gölgesi çok uzundur. 80 yılı 8 yıla sığdırmak tam da Yavuz Sultan Selim’i ifade ediyor. Yavuz Sultan Selim fetih etme duygusunun yüce olduğu bir padişahtı. Ruhu şad olsun.” dedi.

50 yaşında vefat etti

Türk Tarih Kurumundan elde edilen bilgiye göre, Yavuz Sultan Selim 10 Ekim 1470’de doğdu.

Babası Sultan İkinci Bayezid, padişah olduktan sonra, askeri sevk ve devlet idareciliğini öğrenmesi için, Şehzade Selim’i Trabzon Sancağı’na vali olarak tayin etti.

Cesur, mütevazı, iyi kılıç, ok kullanan ve Kanuni Sultan Süleyman, Hatice Sultan, Fatma Sultan, Hafsa Sultan, Şah Sultan’ın babası olan Yavuz Sultan Selim 22 Eylül 1520’de, “Aslan pençesi ya da şirpençe” denilen bir çıbanın vücuduna yaydığı enfeksiyon nedeniyle 50 yaşında Tekirdağ’ın Muratlı ilçesinde vefat etti. Naaşı İstanbul’da defnedildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/yavuz-sultan-selim-icin-minyatur-sergisi/feed/ 0
Karabük’te Ahilik Haftası Kutlamaları Gerçekleştirildi https://www.karadenizhabertv.com.tr/karabukte-ahilik-haftasi-kutlamalari-gerceklestirildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/karabukte-ahilik-haftasi-kutlamalari-gerceklestirildi/#respond Mon, 23 Sep 2024 21:40:54 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/karabukte-ahilik-haftasi-kutlamalari-gerceklestirildi/ Osmanlı kültürü ile şed kuşatıp ustalığa adım attı

Karabük’te Ahilik Haftası dolayısıyla tören düzenlendi

KARABÜK – Karabük Ticaret İl Müdürlüğü ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından Karabük’te ilk defa Ahilik haftası etkinlikleri düzenlendi.

Kemal Güneş Caddesi’nde düzenlenen programda, Osmanlı kültürü ile demirci çırağı şed kuşatılarak ustalık yemini yapıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunarak başlayan programda konuşan Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, kentte ilk defa kapsamlı bir Ahilik haftası kutlandığını ifade ederek, ahiliğin sadece ticaretin ve ekonominin değil, aynı zamanda sosyal hayatın, adaletin, yardımlaşmanın temel taşlarından birisi olduğunu vurguladı.

Ahilik kültürünün esnaf ve zanaatkarların dürüstlük, kardeşlik ve dayanışma ilkeleri çerçevesinde bir araya geldiği, toplumsal huzuru ve güveni tesis eden köklü bir gelenek olduğunu anlatan Çetinkaya, “Bugün bizlere düşen, ahilik geleneğini yaşatarak birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, bu değerleri yeni nesillere kıymetli şekilde aktarmaktır. Karabük Belediyesi olarak bizler de esnaf ve zanaatkarlarımızın yanında olmaya, onlara her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz.” dedi.

Karabük Valisi Mustafa Yavuz ise, Anadolu’nun yüreğinde filizlenen, toprağın bereketi ve insanın emeğiyle yoğrulan, asırlara meydan okuyan ahlak ocağı ahilik, ticarette adaletin, sosyal hayatta da dayanışmanın simgesi olduğunu söyledi.

Ahiliğin nesiller boyu insana ticaretin bir ibadet olduğunu, kazancın yalnızca maddi değerlerle değil, manevi erdemlerle de ölçüldüğünü anlattığını belirten Yavuz, “El, harama uzanmamalı. Dil, yalanla kirletilmemeli. Gönül ise hep temiz kalmalıdır bu anlayışa göre. Ahilik ocağında pişen her birey yalnızca kendi kazancını değil, toplumu da gözetmelidir. ‘Elini, kapını, sofranı açık tut.’ diyen bu kadim öğreti, cömertliği, paylaşmayı ve dayanışmayı yüceltmiştir her gün. Nesiller boyu ahi kendi zenginliğini başkasının fakirliğinde görmemiş, bilakis her kazancın bir paylaşma, her lokmasını bir kardeşliğe dönüştürmüştür.” dedi.

Konuşmaların ardından mehteran takımı ve halk oyunu grubu gösteri sundu.

Program, Osmanlı kültür ve geleneğine göre şed kuşatma töreni yapıldıktan sonra, yılın ahisi, kalfası ve çırağına plaket takdimi yapıldıktan sonra Vali Yavuz ve Belediye Başkanı Çetinkaya tarafından ahilik pilavı ikramı yapıldı.

Programda ayrıca Karabük Valisi Mustafa Yavuz, demir döverek, Safranbolu lokumu üretimi için kazanda kürek çevirdi.

Törene, Cumhuriyet Başsavcısı Selçuk Akman, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Hasan Köse, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay İsmail Gökcek, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, MHP İl Başkanı Cenk Gedikoğlu, kurum müdürleri ve vatandaşlar da katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/karabukte-ahilik-haftasi-kutlamalari-gerceklestirildi/feed/ 0
Selim Sırrı Tarcan: Türkiye’de Olimpik Sporların Öncüsü https://www.karadenizhabertv.com.tr/selim-sirri-tarcan-turkiyede-olimpik-sporlarin-oncusu/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/selim-sirri-tarcan-turkiyede-olimpik-sporlarin-oncusu/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:33:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9162 Türkiye’de olimpik sporların öncüsü olarak kabul edilen spor adamı Selim Sırrı Tarcan, vefatının 67. yılında anılıyor.

Tarcan, 1874’te bugünkü Yunanistan sınırlarında kalan Yenişehir’de (Larissa) miralay Yusuf Bey ile Zeynep Hanım’ın çocuğu olarak dünyaya geldi.

Yusuf Bey’in 1876 Karadağ Muharebeleri’nde şehit düşmesi üzerine 2 yaşında babasız kalan Tarcan, ailesi ile İstanbul’da asker olan dayısının yanına yerleşti.

Bir süre sonra dayısının da II. Abdülhamit’e muhalefeti nedeniyle sürgüne gönderilmesi üzerine Selim Sırrı Tarcan, Galatasaray Lisesine yatılı öğrenci olarak yazıldı. Tarcan, lise yıllarında Ali Faik (Üstünidman) Bey’den cimnastik dersleri aldı.

Galatasaray Lisesinde 8 yıl eğitim gören Selim Sırrı Tarcan, daha sonra Askeri Mühendislik Okulunu bitirdi. Bir süre İzmir’de beden eğitimi öğretmenliği yapan Tarcan, burada tenis, halter, disk atma, boks, eskrim, güreş, yüzme, bisiklet ve futbol gibi sporlarla ilgilendi.

Osmanlı Milli Olimpiyat Cemiyetinin kurulması ve IOC üyeliği

Selim Sırrı Tarcan, Osmanlı Milli Olimpiyat Cemiyetini kuran isim olarak adını tarihe yazdırdı.

İzmir’deki öğretmenliğinin ardından İstanbul’a dönen Tarcan, Büyükada’da oturan Galatasaray Lisesi Fransızca öğretmeni Mösyö Juery ile arkadaş oldu.

Teknik üniversitede eskrim ve cimnastik öğretmenliği yapan Tarcan, Juery aracılığıyla 1907 yılı yazında Uluslararası Olimpiyat Komitesine (IOC) yeni üyeler kazandırmak için dünya turuna çıkan modern olimpiyatların kurucusu Baron Pierre de Coubertin ile tanıştı.

Tarcan, Coubertin’in Osmanlı Olimpiyat Cemiyetini kurmasını istemesine rağmen o dönem cemiyet kurmanın yasak olması nedeniyle bu talebe olumlu yanıt veremedi. Bunun üzerine Coubertin, Tarcan’ı temsilci olarak görevlendirdi.

Sultan II. Abdülhamit’in 24 Temmuz 1908’de İkinci Meşrutiyet’i ilan etmesinin ardından cemiyet kurmanın serbestleşmesiyle Selim Sırrı Tarcan, Osmanlı Milli Olimpiyat Cemiyetini kurmak için çalışmalara başladı. Kendisi öğretmen olduğu için cemiyet başkanlığına gazeteci Ahmet İhsan Tokgöz’ü uygun gören Tarcan, genel sekreterlik görevini üstlendi. Cemiyetin üyeliklerine Hasip Bayındırlıoğlu, Asaf ve Cevat Rüştü kardeşler getirildi.

Dönemin İçişleri Bakanlığının kayıtlarında Olimpiyat Cemiyetinin o tarihte kurulduğuna ilişkin bir belgeye rastlanmasa da Londra 1908 Oyunları’nın resmi raporunda Osmanlı adına Yunan asıllı cimnastikçi Aleko Moullos’un adının yer alması cemiyetin 1908’de kurulduğunu ortaya koyuyor.

1908 aralık ayında da IOC’ye üye kabul edilen Selim Sırrı Tarcan, Osmanlı Olimpiyat Cemiyetini IOC’de ilk kez 1909 yılında yapılan Berlin birleşiminde temsil etti. Selim Sırrı Tarcan 1910 Lüksemburg, 1911 Budapeşte, 1912 Stockholm, 1913 Lozan, 1914, 1924 Paris ve 1925 Prag birleşimlerine de katıldı. 1911 Budapeşte birleşiminde Osmanlı Devleti, IOC üyeliğine resmen kabul edildi. Böylece Osmanlı Devleti, IOC üyelik sıralamasında 13. basamakta yer aldı.

Türkiye’de voleybol faaliyetlerinin öncüsü

Selim Sırrı Tarcan, Türkiye’de voleybol sporunun öncüsü olarak kabul ediliyor. Tarcan 1919’da voleybol altyapısını okullarda kuran ilk isim olurken, boks sporunun da yaygınlaşmasında önemli katkılarda bulunmuştur.

İsveç Kraliyet Askeri Beden Eğitimi ve Cimnastik Akademisine 1909’da başlayan ve 2 yıl süren eğitimi tamamlayan Tarcan, yurda döndükten sonra yeniden beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaya devam etti.

İsveç’te yöresel kültürlerin topluma kazandırılmasıyla ilgili folklor çalışmalarının nasıl yapıldığını gören Tarcan, Osmanlı Devleti’nde folklor çalışmalarını başlatan ilk kişi oldu. Ege Bölgesi’nden zeybek oyunları derleyen Selim Sırrı Tarcan, oyunları İstanbul şehir toplumuna tanıtmaya çalıştı.

Tarcan, yaşamı boyunca 58 kitap, 2 bin 500 makale yazarken, bin 520 konferansta deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

TMOK’ta 4 yıl başkanlık yaptı

Selim Sırrı Tarcan, kurucusu olduğu Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinde (TMOK) 1923-1927 yıllarında başkanlık görevini yürüttü.

I. Dünya Savaşı sonrası 1919’da “savaşa neden oldukları” gerekçesiyle Osmanlı Devleti, Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan, IOC’den ihraç edildi. Bu devletler savaş sonrasının ilk olimpiyatı olan 1920 Antwerp Oyunları’na katılamadı.

1921’de Selim Sırrı Tarcan’ın Türkiye, Jul Murssa’nın Macaristan, Stanciov’un Bulgaristan IOC temsilciliği unvanları, Belçika, Çekoslovakya ve Lüksemburg delegelerinin karşı çıkmalarına rağmen Baron Pierre de Coubertin’in ısrarı üzerine geri verildi.

Bunun üzerine çalışmalara başlayan Tarcan, Kurtuluş Savaşı nedeniyle bir yıl sonra hazırlıklarını tamamladı. 25 Haziran 1922’de Milli Olimpiyat Cemiyeti yerine Kaim Cihan Müsabakalarına İştirak Cemiyeti adıyla kurulan II. Osmanlı Olimpiyat Cemiyetinin başkanlığına Hasip Bayındırlıoğlu getirildi.

31 Temmuz 1922’de ise İstanbul’da Ali Sami Yen başkanlığında Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (TİCİ) kuruldu. TİCİ’de Burhan Felek ikinci başkan, Selim Sırrı Tarcan başdanışman olarak görev aldı. Bu gelişmeden sonra Selim Sırrı Tarcan, kurulalı ancak iki ay olan Kaim Cihan Müsabakalarına İştirak Cemiyetini feshetti. 28 Ağustos 1922’de geçici olarak oluşturulan III. Osmanlı Olimpiyat Cemiyetinde başkanlığı yine Hasip Bayındırlıoğlu üstlenirken, Selim Sırrı Tarcan genel sekreter oldu ve IOC tüzüğüne uygun cemiyet tüzüğünün hazırlanmasına başlandı.

Bu gelişme sonrasında Olimpiyat Komitesinin yeniden oluşturulması için TİCİ yöneticileriyle birlikte çalışan Tarcan, 29 Ekim 1923 Çarşamba günü Cumhuriyet’in ilan edilmesinin hemen ardından yeni komiteyi belirledi ve 2 Kasım 1923 Pazar günü Türkiye Milli Olimpiyat Cemiyeti olarak ilk toplantısını gerçekleştirdi. Böylece, zaman içinde birkaç kez değişime uğrayan Osmanlı Milli Olimpiyat Komitesinin nihai adı 1923 yılında günümüze de ulaştığı şekilde “Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK)” olarak resmiyet kazandı.

Tarcan, İzmir’de verdiği bir konferansta, yöneticileri sporculardaki amatörlük ruhunu öldürmek, sporcuları da kendilerini profesyonelliğe kaptırmakla eleştirince büyük tepki gördü. Açıklamaları TİCİ tarafından kınanınca Selim Sırrı Tarcan, kurucusu olduğu TMOK’un toplantılarına katılmamaya başladı ve tüzük gereği 1927 yılı başından itibaren izinli sayıldı. Daha sonra Tarcan’ın yerine Ali Sami Yen başkanlığa seçildi.

Bir dönem bürokratlık yapan Selim Sırrı Tarcan, daha sonra siyasete atıldı ve milletvekili seçildi. Tarcan, 2 Mart 1957’de İstanbul’da vefat etti.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/selim-sirri-tarcan-turkiyede-olimpik-sporlarin-oncusu/feed/ 0