Ortadoğu – Karadeniz Haber Tv https://www.karadenizhabertv.com.tr Sun, 01 Dec 2024 13:28:53 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Salep mevsimi https://www.karadenizhabertv.com.tr/salep-mevsimi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/salep-mevsimi/#respond Sun, 01 Dec 2024 13:28:53 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/salep-mevsimi/ Kış soğuklarını dayanılır hale getiren enfes aromalı bir bardak salep, kalori değerleri ve şeker içeriği yüksek bir içecektir. Doğru telaffuzu salep değil salep olan içeceğin ham maddesi zarif bir çiçek olan orkide bitkisinin kök yumrularıdır.
Salep, orkide kökündeki yumruların toz haline getirilmesiyle elde edilir. Süt ile açılan salep tozunun çiçek kaynaklı kendine has koku ve lezzeti oldukça davetkardır diyebiliriz.
Tarçın baharatı ile zenginleştirebileceğiniz bu kış içeceğinin ülkemizdeki üretim yeri Burdur-Bucak. Farklı bölgelerimizde yetişme imkanı bulan salep orkidesi, kışın en yaygın tüketilen içecekleri arasında hiç şüphesiz.

VÜCUT ISISINI ARTIRIR
İnsanın içini ısıtan bir içecek olmasının yanı sıra baş ağrısı, yorgunluk, stres, öksürük hatta soğuk algınlığı gibi istenmeyen durumlarda faydasını görebilirsiniz. Saf salep yapısında bolca A ve C vitamini, ayrıca protein içerir. Gelişme çağındaki çocukların süt tüketimini arttırabilmek adına lezzetli bir yöntem oluşturabilir; elbette ev yapımı olduğunda.
Kahve ve çay kadar tercih edilen salep, kış aylarında en sık tüketilen içeceklerden biridir. Soğuk günlerde içilmesinin birçok nedeni vardır. Vücut ısısını artırması en önemli etkilerinden biridir. Ayrıca hoş kokusu ve enfes lezzetiyle de en çok tüketilen içecekler arasında yer alır. Dolayısıyla kış aylarının vazgeçilmezi olan salep faydaları bakımından oldukça değerlidir.

TARÇINLA İÇİLİR
Salepgiller familyasına ait olan salep aslında otsu bir bitki türüdür. Çiçek kısımları mor veya kırmızı renktedir. Gövdesi dik ve silindirik biçimdedir. Salebin yumrularından elde edilen toz, kış aylarında tüketilen içeceğin oluşturulmasına yarar. Başlangıçta Ortadoğu şehirlerinde yetiştirilen salep, 8. yüzyılda kullanılmaya başlamıştır. Fakat eski dönemlerde tıp ve ticaret alanlarında kullanımı daha fazla tercih edilmiştir. Günümüzde ise sıcak içecek alternatifi olarak tüketilir ve salep faydaları göz ardı edilmemelidir.
Hazır toz saleplerin içindekiler bölümünü incelediğinizde maalesef şeker de göreceksiniz. Şeker ve tatlandırıcı içeriğinin yüksek olması nedeniyle ‘sağlıklı içecekler’ kategorisinde ilk sıralarda yer almayacağı belli olsa da ismini vermek istemediğimiz birtakım kahve zincirlerinin bol kremalı içeceklerinden daha masum olduğunu söyleyebiliriz.
Daha sağlıklı bir salep için saf salep tozunu yarım yağlı sütle karıştırarak pişirebilir, üzerine de en faydalı baharatlardan olan tarçını bolca serpebilirsiniz.

FAYDALARI NELER?
Orkide çiçeğinden alan naif kokusu ve karşı konulamaz yumuşacık lezzetini kış soğuklarında sık sık tercih ettiğimiz 1 bardak salep (200 ml) 188 kcal’dir. 1 kahve fincanı (150 ml) salep ise 141 kcal. 250 ml salep 235 kcal içerir.
Peki toz salep kaç kalori?
1 paket (17 gr) toz salep 65 kcal içerir.
Bu içeceğin bilinen en popüler faydalarından biri mideye olan etkisidir. Salep hazmı kolaylaştıran, mideyi ve bağırsakları yumuşatan bir içecektir.
Sıcak salep boğazları da yumuşatır. Kışın kuru öksürük ya da boğaz şişliği gibi durumlarda tercih edilebilir.
Sindirim sistemi ve hazımsızlığın yanı sıra kabızlığa da iyi geldiği bilinmektedir.
Özellikle kalsiyum başta olmak üzere; potasyum ve sodyum oranı da yüksek olduğundan kemik gelişimini destekler.

METABOLİZMAYI HIZLANDIRIR
Soğuk günlerde yavaşlayan metabolizmayı hızlandırabileceği gibi enerji de verir.
Üzerine tarçın ilave ederek tüketeceğiniz salep, tarçının şeker dengesini sağlamasıyla ara öğünlerde tatlı isteğinizi bastırabilir. Baş ağrısı, stres ve yorgunluğu hem kokusu hem aromasıyla anında geçirir.
Basur şikayetleri olanlar belirli aralıklarla salep tüketebilir. Ancak kullanım öncesi doktorunuza danışmalısınız.
Regl döneminde düzensizlik yaşayan kadınlar salep tercih edebilir.

ÇOK İÇERSENİZ KİLO YAPAR
Ne kadar içtiğinize bağlı olarak değişken bir cevabı olsa da salep kilo aldırır mı sorusunun çoğunlukla yanıtı evet. Bunun sebebi içeriğindeki şekerin yüksek olması en başta. Bunu takip eden diğer bir ayrıntı da klasik saleplerin hazırlanışında kullanılan sütteki yağ oranı. Eğer salep tozunu light ya da yarım yağlı sütle küçük bir fincan hazırlar ve üzerine de bolca tarçın eklerseniz kalori miktarı azalacaktır. Kışın ara öğünlerde her gün düzenli olmamak kaydıyla- salep tüketebilirsiniz. Eğer yarım yağlı sütle hazırlarsanız 205 gramında 104 kalori içerecektir. Ayrıca şeker ilavesi yapmaktan da kaçınmanızı tavsiye ederiz. Dilerseniz hiç süt kullanmadan yalnızca su ile de salep hazırlayabilirsiniz. Metabolizmayı hızlandıran ve kan şekerini düzenleyen tarçın baharatı ile daha sağlıklı bir içecek elde edebilirsiniz.
Kutularda satılan hazır salepler yerine toz paketleri satın alıp yağsız sütlerle hazırlayabileceğiniz salepler çok daha sağlıklı olacak. Böylelikle diyet menüleri için tehdit oluşturmayan bu versiyonu ara öğünlerinizde tercih edebilirsiniz. Şeker hastalarının bu içecekten uzak durmaları gerektiğinin altını çizelim.

EV YAPIMI SALEP
MALZEMELER

1 lt. süt
1 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı saf toz salep
Tarçın veya zencefil tozu
YAPILIŞI: Toz şeker ve salep topaklanmaması için karıştırılır. Süt bir tencerede kaynatılır. Altı kısıldıktan sonra şeker ve salep karışımı yavaş yavaş ilave edilir, sürekli olarak çırpma teli ile çırpılır. Köpük oluşmaya başladığında yavaş yavaş servise hazır hale gelir.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/salep-mevsimi/feed/ 0
Zaferlerle dolu yolculuk, küresel vizyon… Anadolu ihtilali 22 yaşında https://www.karadenizhabertv.com.tr/zaferlerle-dolu-yolculuk-kuresel-vizyon-anadolu-ihtilali-22-yasinda/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/zaferlerle-dolu-yolculuk-kuresel-vizyon-anadolu-ihtilali-22-yasinda/#respond Sun, 03 Nov 2024 09:20:54 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/zaferlerle-dolu-yolculuk-kuresel-vizyon-anadolu-ihtilali-22-yasinda/ AK Parti, 22 yıl önce bugün 3 Kasım 2002 Genel Seçimleri’nde iktidara gelerek Türkiye’nin siyasi sahnesine yeni bir yön kazandırdı. Halkın güçlü desteğiyle tek başına iktidara gelen AK Parti, her seçimde zaferle çıkarak siyasi tarihe damga vurdu. “Bugünden sonra Türkiye’mizde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözleriyle yola çıkan AK Parti, Türkiye’yi pek çok alanda dönüştürerek büyük bir değişim hareketinin mimarı oldu.

SINANAN BİR İRADE
AK Parti’nin iktidarında geçen yıllar, Türkiye’nin siyasi istikrarını hedef alan çeşitli krizler ve müdahalelerle doluydu. 27 Nisan 2007’de verilen e-muhtıra, 2008’de açılan kapatma davası, 17-25 Aralık yargı operasyonları ve nihayet 15 Temmuz darbe girişimi, AK Parti’nin direncini ve halkın iradesine olan güvenini defalarca sınadı. 15 Temmuz 2016 gecesi, FETÖ’cülerin hain darbe girişimi halkın kararlılığıyla bastırıldı; milyonlar, meydanlarda eşsiz bir demokrasi ve dayanışma örneği gösterdi. Türk demokrasisi, bu direnişle tüm dünyaya örnek teşkil etti.

YENİ BİR BAŞLANGIÇ
AK Parti iktidarının getirdiği en köklü değişimlerden biri, 2007 referandumuyla Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesi oldu. Bu dönüşüm, 2014’te Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin ilk halkoyuyla seçilen Cumhurbaşkanı olarak göreve gelmesiyle taçlandı. Erdoğan’ın göreve gelmesiyle birlikte halkın iradesinin devletin en üst makamında temsil edilmesi sağlandı. Türkiye, siyasi tarihinde bir dönemi kapatıp, doğrudan milletin iradesine dayanan yeni bir yönetim anlayışına adım attı.

MAZLUMLARIN UMUDU
AK Parti, dış politikada yalnızca Türkiye’nin çıkarlarını korumakla kalmayıp, adaletsizlikle karşı karşıya kalan toplumların haklarını da savunmayı hedefledi. Ortadoğu’dan Afrika’ya, Kafkaslar’dan Asya’ya geniş bir coğrafyada Türkiye, diplomatik girişimlerle ve insani yardımlarla önemli bir rol üstlendi. Türkiye, uluslararası platformlarda güçlü bir duruş sergileyerek, zulme uğrayan halkların sesi oldu ve küresel arenada saygın bir aktör konumuna yükseldi.

KALKINMA HAMLESİYLE ÇAĞ ATLADI
AK Parti’nin iktidar sürecinde kalkınma ve altyapı projelerine verilen önem, Türkiye’yi yeniden inşa etmeye yönelik büyük bir adım oldu. Ülkenin dört bir yanında duble yollar inşa edilerek ulaşım ağı genişletildi, sağlık sistemini güçlendiren şehir hastaneleri kuruldu ve modern havaalanları hizmete açıldı. Türkiye’nin ilk yerli otomobili milletin hizmetine sunulurken, Karadeniz’deki doğalgaz keşfi enerji bağımsızlığı yolunda tarihi bir dönemeç oldu.

YERLİ VE MİLLİ SAVUNMA TEKNOLOJİLERİNİN YÜKSELİŞİ
AK Parti’nin savunma sanayiine verdiği stratejik önem, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde bağımsızlığını artırmada bir dönüm noktası yarattı. Yerli İHA ve SİHA’lar, terörle mücadelede kritik bir rol üstlenirken, dünya çapında dikkat çeken başarılar elde etti. Savunma sanayiindeki yerlilik oranı yüzde 80’in üzerine çıkarak, Türkiye’yi kendi güvenliğini sağlamada bağımsız bir konuma taşıdı ve uluslararası arenada rekabet edebilen bir güç haline getirdi.

KÖKLÜ BİR DEĞİŞİM HİKÂYESİ
AK Parti, 3 Kasım 2002’de başlayan iktidar yolculuğunda yalnızca siyasi başarılara değil aynı zamanda kapsamlı bir dönüşüm sürecine de imza attı. E-muhtıradan darbe girişimlerine, kapatma davalarından kumpas operasyonlarına kadar sayısız zorluğa karşı halkın desteğiyle dimdik ayakta kaldı. Türkiye’yi dönüştüren reformlar ve projelerle toplumun her kesiminden güçlü bir destek bulan AK Parti, 22 yıllık süreçte Türk siyasi tarihine kalıcı bir iz bıraktı.

DEĞİŞEN İHTİYAÇLARA GÖRE POZİSYON ALDI
AK Parti, yıllar içinde kadrolarını yenileyerek ve dinamizmini koruyarak siyasi arenada güçlü bir konum elde etti. Sürekli olarak değişen ihtiyaçlara ve ülke gündemine göre revizyonlara giderek, vizyonunu genişletme noktasında önemli adımlar attı. Eğitimden sağlığa, altyapıdan savunma sanayiine kadar pek çok alanda hayata geçirdiği projelerle sadece bugünü değil geleceği de şekillendirdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/zaferlerle-dolu-yolculuk-kuresel-vizyon-anadolu-ihtilali-22-yasinda/feed/ 0
Denizli Pamukkale Üniversitesi’nde ‘Emperyalizm Karşısında Türkiye, Ortadoğu ve Şehitlerimiz’ konulu panel düzenlendi https://www.karadenizhabertv.com.tr/denizli-pamukkale-universitesinde-emperyalizm-karsisinda-turkiye-ortadogu-ve-sehitlerimiz-konulu-panel-duzenlendi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/denizli-pamukkale-universitesinde-emperyalizm-karsisinda-turkiye-ortadogu-ve-sehitlerimiz-konulu-panel-duzenlendi/#respond Sat, 06 Jan 2024 09:12:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2044 Denizli Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) tarafından ‘Emperyalizm Karşısında Türkiye, Ortadoğu ve Şehitlerimiz’ konulu bir panel gerçekleştirildi.

PAÜ Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen panelin moderatörlüğünü PAÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman İsmail Özdel üstlenirken panelistler; PAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Durmuş Akalın, PAÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Aydınlı, Türkiye’deki Filistinli Öğrenciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Abdurrahman Al-Farra olarak yer aldı.

Panelin açılış konuşmasını Rektör Prof. Dr. Kutluhan gerçekleştirdi. Rektör Prof. Dr. Kutluhan yaptığı konuşmada şunları kaydetti, “7 Ekim 2023 tarihinde başlayan bu süreç hepimizin içini yakmakta ve yakmaya da devam etmektedir. Üniversite olarak bizim asıl görevimiz Dünya devletlerinin politikalarını, Ülkemizi, çevremizi ve Ortadoğuyu daha iyi anlamaktan geçmektedir. Çünkü neden 12 şehit verdik? Sorusuna mutlaka her birimiz cevap vermek zorundadır. Neden şuan 30.000 kişiye yakın Filistinli kardeşimiz şehit oluyor? Sorusuna yine mutlaka cevap vermek zorundayız. Bunu biz, 1900’lü yıllarda Kurtuluş Savaşı ile çok iyi anladık. Gazi Mustafa Kemal Paşa, çizmiş olduğu milli misakla olayı bizlere o kadar güzel anlatmıştır ki bizlere, Kuva-i Milliye’yi kurduk, arkasından düzenli ordu sistemine geçtik ve bağımsızlığımızı kazandık. Özbekistan ile biliyorsunuz güzel bir çalışma yaptık. Özbekistan Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü Başkanı geldi. Ne dedi? Bizler Müslüman Türk alemi esaret altında iken, iyi ki Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir devlet olarak ayakta! Yine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı üniversitemizde ağırladık. Onlar da aynı şekilde burada anlattılar nasıl bağımsızlıklarını kazandıklarını ama hala tam bağımsızlıklarına kavuşamadıklarını. Yine aynı şekilde Azerbaycan’da Karabağ problemi Biz kendimizi iyi tanımak zorundayız. Çünkü emperyalizm komplo teorileri ile güya bize komplo teorisi diyorlar ama aslında gerçek teorileri ile saldırmaktalar. Ekonomik sebepler diyor, petrol var diyorlar Ortadoğu’da, onu ele geçirmek emellerindeler. Fakat sadece petrolle de geçilmiyor, buradaki insanlığımı yok etmeye çalışıyorlar. Dini yönden kendi dini inançları ile ele alıyorlar olayı. Sadece hak ve adaleti savunan bu Müslüman alemi, Türk Müslüman alemini yok etmeye çalışıyorlar. Neden yok etmeye çalışıyorlar? Her zaman söylediğimiz gibi biz geçmişimizle övünen bir ülkeyiz. Geçmişimizle o kadar çok övünüyoruz ki, bizim atalarımız Balkanları yönetti, Ortadoğuyu yönetti kimsenin burnu dahi kanamadı. Her nereye gittiler ki, orada biz hizmetkar olarak geldik. Ama şimdi bakıyoruz ki tam tersi var. Adına Birleşmiş Milletler denmiş, gelişmiş ülkeler denmiş, söylemiş oldukları hiçbir değerin şu anda karşılığı bulunmamaktadır. Bunu çok iyi anlamamız lazım. Değerli öğrenciler, bu soruları çok iyi cevaplıyor olmamız lazım. Bize bırakılan başta Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni korumamız, ilelebet bağımsızlığını yaşatmamız lazım. Buna sahip çıkmanın önemini, biraz önce bahsettiğim gibi bize insanlığın ihtiyacı var. Sadece Ortadoğu’nun değil, bir Amerika’nın bile bize ihtiyacı var. Çünkü bizler, gittiğimiz yere sömürgeyi değil, işkenceyi değil, adaleti götürüyoruz, hukuku götürüyoruz. Bu paneli düzenleyen çok değerli moderatör hocamız Osman Hocama, konuşmacı hocalarımıza, İstanbul’dan gelen misafirimize ve siz katılımcılarımıza değerli vaktinizi bize ayırdığınız için hepinize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum” ifadelerinde bulundu.

“Gazze’deki o duvarların Berlin’deki duvarlardan ne farkı var? 1940’lı yıllarda Berlin’de oluşturulan duvarların bir benzeri o duvarlar.”

Panelin Moderatörlüğünü üstlenen Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman İsmail Özdel yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: “Böyle bir panelin hazırlanması ve panelde emeği geçen hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürüm ise İstanbul’dan buraya kadar gelip bizimle birlikte olan sevgili meslektaşımız, dostumuz, mücadele arkadaşımız Türkiye’deki Filistinli Öğrenciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Abdurrahman Al-Farra’ya çok teşekkür ediyorum. Filistin mücadelesinin en kısa zamanda inşallah Kurtuluş Mücadelemiz gibi zaferle sonuçlanmasını diliyorum. Bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Gazze’deki duvarları fark ettiniz mi? Gazze’deki o duvarların Berlin’deki duvarlardan ne farkı var? 1940’lı yıllarda Berlin’de oluşturulan duvarların bir benzeri o duvarlar. Aynı duvarlar, bu da bize şunu gösteriyor, benim de panelde olmamın en büyük sebebi de Psikiyatr olmam. Bu da şunu gösteriyor, insan psikolojisinde travmaya uğrayanlar ne yazık ki travmatizan olarak karşımıza çıkıyor. Yani 1940’lı yıllarda travmaya uğramış toplumu şimdi bir travmatizan olarak o bütün güçleri ile soykırımın en önemli parçası haline dönüştüler. Bu durum çok ciddi bir durum. Hepimizin üzerinde düşünmesi gereken en önemli noktalardan biridir. Travmaya uğrayan toplumlar, travmatizana dönüşüyorlar ve aynı zamanda emperyal güçlerin de en önemli oyuncağı haline geliyorlar. Niye Amerikalılar bizim karşımıza Yunanlıları çıkartsın. 1919’da niye Yunanlılar İzmir’e çıktı? Niye kendileri değil de Yunanlıları çıkarttılar? Çünkü aramızda bir ilişki vardı. İki toplum da birbirini travmaya uğratmış olarak görünüyordu. Yani bu iki toplumun geçmiş acılarını, birbirleri ile vuruşturarak aslında yeni acılar oluşturmak ve bir şekilde o tiyatro sahnesindeki yönetmenliklerine devam edebilmek amacındaydılar. Bunların hepsi politik psikiyatrinin çok önemli konularıdır” şeklinde konuştu.

Program Panelistler; PAÜ Rektör Yardımcısı, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Durmuş Akalın’ın, PAÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Aydınlı’nın, Türkiye’deki Filistinli Öğrenciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Abdurrahman Al-Farra’nın sunumları ile devam etti. – DENİZLİ

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/denizli-pamukkale-universitesinde-emperyalizm-karsisinda-turkiye-ortadogu-ve-sehitlerimiz-konulu-panel-duzenlendi/feed/ 0