Ölü – Karadeniz Haber Tv https://www.karadenizhabertv.com.tr Sat, 30 Mar 2024 09:06:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Depremde ölü olarak kaydedilen Ahmet Artan, yaşadığı karmaşayı atlatabilmek için mücadele ediyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 09:06:50 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5721 Hatay’da yaşayan Ahmet Artan, devlet kayıtlarında yanlışlıkla ‘ölü’ olarak kaydedilmesinin ardından yaşadığı karmaşayı 2 ay süren çabalar sonucu atlatabildi. Aynı ismi taşıyan ve depremde vefat eden başka bir vatandaş yerine kendisinin sisteme ölü olarak girildiğini ifade eden Artan, şimdiyse banka kayıtlarındaki hatanın düzeltilmesini bekliyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı. Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.

“Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum”

Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.

“Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun”

Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Ben de aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.

“Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”

Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Ben de yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/depremde-olu-olarak-kaydedilen-ahmet-artan-yasadigi-karmasayi-atlatabilmek-icin-mucadele-ediyor/feed/ 0
9 kişinin öldüğü katliamda kan donduran detaylar ortaya çıktı https://www.karadenizhabertv.com.tr/9-kisinin-oldugu-katliamda-kan-donduran-detaylar-ortaya-cikti/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/9-kisinin-oldugu-katliamda-kan-donduran-detaylar-ortaya-cikti/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:33:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5395 9 kişinin öldüğü katliamda kan donduran detaylar ortaya çıktı

DİYARBAKIR – Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan arazi anlaşmazlığı olayına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede muhtar Behçet Taş’ın olaydan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, hatta araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları belirtildi.

İlçenin Serçeler Köyünde 15 Haziran 2023 tarihinde arazi anlaşmazlığı nedeniyle kalaşnikof silahların kullanıldığı, 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili soruşturma tamamlandı. İddianamede, olayı gerçekleştiren Taş ve Alyamaç ailelerine mensup 31 kişi hakkında birden fazla kişiye karşı tasarlayarak kasten öldürme suçunu işledikleri gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi.

Sanıkların tarlada birbirlerine karşı vahim nitelikli silahlarla gerçekleştirdiği saldırıda Halil, Orhan, Serhat ve Mehmet Can Taş ile Mehmet Emin, Mehmet Selim, Ömer, Yunus ve Muhammet Alyamaç’ın öldürüldükleri belirtildi.

Olay yerine giden jandarma timlerine de yaralılara müdahale etmeyi engellemek için araziye hakim olup silahlı kontrolü sağlayarak güvenlik güçlerine de ateş açtıkları belirlendi.

Yaralılara yardım ve ilk müdahale edildiği sırada arazinin hakim tepelerine yerleşen faillerin jandarma timlerine kesintisiz yoğun yaylım ateşi açtıkları, jandarma timlerinin tüm uyarılarına rağmen siren ve tepe lambalarını açan jandarmaya ait resmi araçlara ve timlere yoğun ateş açmaya devam ettikleri kaydedildi. Yerde yatan ölü ve yaralıların güvenli bir bölgeye taşınmak istediği sırada tepelere yerleşen faillerin seri atışa devam ettikleri belirtildi.

İddianamede, olay yerindeki bir traktör ile pulluğun arkasına siper alan timleri gören saldırganların bu kez yoğun biçimde traktörü yaylım ateşine tuttukları, jandarma timlerinin kafalarının üzerinden birbiri ardına kalaşnikof mermilerinin geçtiği ve timlerin ölü ve yaralılara müdahalesini geciktirdikleri yer aldı.

Saldırganların arazi yapısını ve kırsal patika yollarını iyi bildikleri için araçlarla toz bulutu oluşturup plakası belirlenemeyen bir araçla olay yerinden kaçtıkları belirtildi. Ateşin kesilmesi üzerine tarlada üzerlerinde hücum yeleği ve 5 kalaşnikof ile 3 tabanca bulunan 6 cesedin hastaneye kaldırıldığı, bunlar arasında yaralı olanlardan 3’ünün de daha sonra hayatını kaybettiği belirtildi.

İddianamede, ölü ve yaralılara müdahale etmek için olay yerine giden ve saldırıya uğrayan jandarma timi ile mağdur-sanıkların da ifadelerine ayrıntılı yer verildi. Dehşet anını anlatan timler, kaçan saldırganları da fotoğraflarından teşhis ettiler. Otopsi raporlarında ise katliamın boyutu yer aldı. Ölü muayenesi yapılan cesetlerin topuklarından, kafa ve vücutlarına kadar mermi çekirdeği olduğu bildirildi. Olay yeri inceleme ekiplerince geniş bir alanda yürütülen arama ve tarama faaliyetinde ise yüzlerce boş kovan ve mermi çekirdekleri bulunduğu belirtildi.

Ambulans kamerasına yakalandılar

İddianamede, sanıkların katliam öncesi ve sonrasında araç içinde ve açık arazide yüzleri poşu ile ellerinde kalaşnikof tüfeklerle biçilmemiş buğday tarlasında yürürken ve güvenlik güçlerinin yaralılara müdahalesini engellemek için araçlara ve jandarma timlerine rastgele ateş açtıklarını gösteren fotoğraflar da delil olarak yer aldı. Bu fotoğrafların bir kısmının sanıklar üzerinde, bir kısmının da ambulansa ve olay yerine giden güvenlik güçlerine ait araçların kamera görüntülerinden alındığı yer aldı.

İddianamede, geçmişte de anlaşmazlık nedeniyle mahkemelik olan arazinin büyüklüğü ve maddi değerinin yüksek olması, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı nedeniyle aileler arasında husumet başladığı ve devamında 9 kişinin öldüğü olayın yaşanmasıyla noktalandığı vurgulandı. Taş ailesinden maddi gücü olan ve aynı zamanda eski muhtar olan Behçet Taş’ın, Alyamaç ailesinden ise Mehmet Selim ile Ahmet Alyamaç’ın aile meclisinde söz sahibi oldukları kaydedildi.

Alyamaç ailesini öldürmek için yangın çıkarıp araziye çekmişler

Muhtar Behçet Taş’ın katliamdan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, hatta araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları ifade edildi.

Taş ailesinin uzun namlulu silah ve tam teçhizat ekipmanlarla olay yerine çatışma amacıyla gidildiği belirtilen iddianamede, amaçlarının Alyamaç ailesinin mülkiyetinde bulunan araziyi ateşe vererek Alyamaç ailesini araziye çekmeye çalışarak katliamın fitilini ateşledikleri vurgulandı. Çıkan yangını görünce söndürmek amacıyla olay yerine giden Alyamaç ailesinin tarlaya gittiklerini gören Taş ailesi ve akrabalarının daha sonra birbirleriyle yoğun telefon trafiğine girerek olay yerine uzun namlulu silahlarla gitme şeklini planladıkları ifade edildi.

“PALA” yoğun silah kullandı

Yangına müdahaleye giden Alyamaç ailesine mevzi ve siper alarak organize biçimde ateş açtıkları ve karşılıklı çatışmada Alyamaç ailesinden 5, Taş ailesinden 4 olmak üzere 9 kişinin öldüğü kaydedildi. Şaban Taş tarafından aile bireylerinin kışkırtıldığı, Behçet Taş tarafından azmettirildiği, Ömer Taş tarafından da aile bireylerinin olay yerine toplandığı, Ömer Taş’ın bizzat traktör üzerinde bulunan Alyamaç ailesine yoğun ateş açıldığı bildirildi.

Nurettin Taş’ın telefon dinlemesinde, “O öldürdü Serçeler’dekileri” dediği, Pala lakaplı Mehmet Taş’ın da yoğun silah kullandığı ve ölenlerden bazılarını bizzat kendisinin vurduğu ifade edildi.

Katliamdan sonra ölen ve tutuklanıp cezaevine girenlerin ailelerine de muhtar Behçet Taş tarafından bir ömür bakılması için aile meclisinin de kendi aralarında karar aldıkları belirtildi.

Behçet Taş’ın gözlerinin görmediği için her yere oğlu Aziz ile birlikte gittiği ve Aziz’in de katliam sonrasında alacağı cezadan kurtulmak için başkasına ait pasaportla yurtdışına kaçmaya çalıştığı vurgulandı. Bazı sanıkların ise katliamdan hemen sonra silah kullandıkları için üzerlerinde atış artığı ve svap örneği çıkan elbiselerini evlerine yakın noktadaki tandırın içinde yakarak, duş aldıkları ve delilleri gizlemeye çalıştıkları kaydedildi.

Bazı sanıkların ısrarla olay yerinde olmadıklarını ve suçsuz olduklarını belirtmiş olmalarına rağmen, cenaze ve yaralılara almaya gelen ambulansa ait kamera görüntülerinde ellerinde uzun namlulu silahlarla olay yerinde oldukları da tespit edilerek bu kayıtlar dosyaya delil olarak konuldu.

İddianamede, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı, aile meclisi kararlarının bağlayıcılığı, aile meclisinde alınan kararlarına tüm aile bireyleri tarafından uyulmasının yaptırıma tabi olduğu, aile bireylerinin olaya katılmaması halinde hak iddia edemeyeceklerine dikkat çekildi. Bu nedenle her iki aile meclisince alınan kararlara aşiret kararı gibi aile fertlerinin kesin olarak katılmasının esas alındığını vurgulandı.

Olaya katılmayı reddeden aile bireylerinin dava konusu arazi üzerinde bir hak edemeyeceği gibi, bundan sonraki süreçte de meydana gelen olaylarda aile fertleri tarafından dışlanarak korunmayacaklarını bildikleri için tüm aile bireyi olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde çatışmaya katılarak 9 kişinin ölümünden sorumlu olduklarına işaret edildi. Olayda 7 kalaşnikof tüfek ile 4 tabanca ele geçirilmiş olsa da, olay yerinden toplanan boş kovanların kriminal incelemesinde, katliamda 17 ayrı kalaşnikof tüfek kullanıldığı tespit edildi.

Mahkeme nakil istedi

Sanıkların 9 kişiyi tasarlayarak öldürmek, ölü ve yaralılara müdahaleye giden 9 jandarma timini de öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi. İddianameyi kabul eden Ağır Ceza Mahkemesi ise, taraflar arasında husumetin devam etmesi nedeniyle davanın güvenlik gerekçesiyle naklini talep etti. Davanın Diyarbakır’da görülmesinin güvenlik açısından sakıncalı olacağı gerekçesiyle başka bir ilde görülmesi için Valilikten nakil talebinde bulunuldu.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/9-kisinin-oldugu-katliamda-kan-donduran-detaylar-ortaya-cikti/feed/ 0
Türkiye’nin silahlı şiddet haritası açıklandı: İstanbul ilk, Erzincan son sırada yer aldı https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-silahli-siddet-haritasi-aciklandi-istanbul-ilk-erzincan-son-sirada-yer-aldi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-silahli-siddet-haritasi-aciklandi-istanbul-ilk-erzincan-son-sirada-yer-aldi/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:00:31 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3701

Türkiye’de 2023 yılında meydana gelen silahlı şiddet olaylarının raporu açıklandı. Umut Vakfı tarafından paylaşılan ‘Türkiye Silahlı Şiddet Haritası’ raporuna göre, 2023 yılında 3 bin 773 silahlı şiddet olayı basına yansıdı. Basına yansıyan bu olaylarda 2 bin 318 kişi ölü, 3 bin 820 kişi de yaralandı. Yaşanan silahlı şiddet olaylarının 3 bin 212’sinde, yani yüzde 85’inde kalaşnikof, 2 bin 427’sinde otomatik tüfekler dahil ateşli silahlar ve yüzde 15’ine denk gelen 561’inde de kesici alet kullanıldı. Raporda 505 olayla en çok olayın yaşandığı kent İstanbul olurken, Erzincan yaşanan bir olayla son sırada yer aldı.

Umut Vakfı’nın 2014 yılından itibaren yayımladığı ‘Türkiye Silahlı Şiddet Haritası’ raporunu açıkladı. 2014 yılından bugüne geçen 10 yılda; toplam 34 bin 197 silahlı şiddet olayı yaşandı. 10 yılda meydana gelen 34 bin 197 silahlı şiddet olayında toplam 21 bin 434 kişi öldü, bazıları ağır 31 bin 207 kişi de yaralandı. 2023 yılında olayların en çok yaşandığı ilk 11 il ise sırasıyla; İstanbul, Samsun, Adana, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Bursa, Şanlıurfa, Ankara, Diyarbakır ve Çorum şeklinde oldu.

BÖLGELERE GÖRE ŞİDDET HARİTASI

2023 yılında meydana gelen 3 bin 773 olayın; yüzde 29.23’ü yani bin 103’ü Marmara Bölgesi’nde, yüzde 14.71’i yani 555’i Karadeniz Bölgesi’nde, yüzde 14.44’ünü kapsayan 545’i Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, 473 olayı kapsayan yüzde 12.54’ü Ege Bölgesi’nde, 464 olayı kapsayan yüzde12.30’u İç Anadolu Bölgesi’nde, yüzde 11’ini kapsayan 415’i Akdeniz ve yüzde 5.78’i yani 218’i de Doğu Anadolu Bölgesinde yaşandı.

ANAHTARLIK TİPİ SUİKAST SİLAHI KULLANILDI

Bir önceki yıl şiddet olayları sıralamasında dördüncü sırada olan Karadeniz Bölgesi en çok olayın yaşandığı ikinci bölge olurken 2023 yılında, ikinci sırada olan Akdeniz Bölgesi ise altıncı sıraya geriledi. Ayrıca geride bıraktığımız yılın şiddet olaylarının birisinde anahtarlık tipi suikast silahı kullanılması da dikkat çekti.  2023 yılının ilk haftasında yaşanan anahtarlık tabancalı cinayet İstanbul Cihangir’de yaşanmıştı.

EN SAKİN ŞEHİR, YAŞANAN BİR OLAYLA ERZİNCAN OLDU

Bu yılın en sakin sayılabilecek şehri bir olayla Erzincan olarak dikkat çekiyor. Bazı şehirlerde yüzde 400’lere varan ciddi silahlı şiddet olaylarında artışlar yaşanırken bazı illerde de bir önceki yıla göre yüzde 30’lar, 40’lar, 50’ler hatta yüzde 70’ler düzeyinde düşüşler yaşanması dikkat çekiyor. Sadece bir olayın basına yansıdığı Erzincan’da ise düşüş yüzde 92 olarak rakamlara yansıyor.

YÜZDE 29.23’Ü MARMARA’DA

2023 yılında yaşanan silahlı şiddete bölgeler bazında bakıldığında; nüfus yoğunluğunun yaşandığı Marmara Bölgesi’ndeki 11 ilde yaşanan ve basına yansıyan toplam bin 103 olayda, 584 kişi öldürüldü, bin 51 kişi de yaralandı. İstanbul 505 olayla en çok olayın yaşandığı kent oldu. Basına yansıyan bu 505 şiddet olayında 321 kişi öldü, 498 kişi de yaralandı. İstanbul’u 80 kişinin öldüğü, 144 kişinin yaralandığı 164 olayla sanayi kenti Kocaeli, 144 olayla Sakarya, 135 olayla Bursa izliyor.

Bir önceki yıl dördüncü sırada olan Kocaeli’nin 2023 yılında ikinciliğe çıktığı görülürken ikinci ve üçüncü sırada olan Sakarya ile Bursa’nın üçüncü ve dördüncülüğe gerilediği dikkat çekiyor.

Üçüncü sıradaki Sakarya’da meydana gelen 144 olayda 39 kişinin öldüğü, 135 kişinin yaralandığı basında yer alırken Bursa’da ise 135 olayda 72 kişinin öldüğü, 107 kişinin yaralandığı dikkat çekiyor.

Bu ilk dört ili sırasıyla; 28 ölümlü, 67 yaralanmalı 64 olayla Tekirdağ, 18 ölümlü, 46 yaralanmalı 35 olayla Balıkesir, sekiz ölüm, 30 yaralanmalı 23 olayla Edirne, sekiz ölüm, 16 yaralanmalı 17 olayla Kırklareli, dokuz ölüm, iki yaralanmalı 10 olayla Çanakkale, beş yaralanmalı dört olayla Bilecik ve bir ölüm, bir yaralanmalı iki olayla Yalova izliyor.

Şiddet olayının 2021’de 13’ten 2022’de 18’e çıktığı Çanakkale’de 2023 yılında 10 silahlı şiddetin yaşandığı görülüyor.

KARADENİZ BÖLGESİ 2’NCİ SIRAYA YÜKSELDİ

Kocaeli 2022 yılında en çok şiddet olaylarının yaşandığı Marmara Bölgesi’ndeki iller arasında dördüncü sıradayken Karadeniz Bölgesi de 2022 yılında bölgeler bazında dördüncü sıradaydı. Ancak 2023 yılında Karadeniz Bölgesi, 2023 yılında bölgeler bazında en çok olayın yaşandığı ikinci bölge konumuna yükseldi.

Karadeniz Bölgesi’ndeki 18 kentte 2023 yılında yaşanan 555 silahlı şiddet olayında 266 kişi öldürülürken 517 kişi de yaralandı.

Bölgenin silahlı şiddet sıralamasında liderliğini yine; bir önceki yıla göre düşüş olmakla birlikte 74 ölümlü, 200 yaralamalı 188 olayla Samsun sürdürüyor.

Samsun’u 28 ölümlü, 112 olayla Çorum, 31 ölümlü, 24 yaralamalı 41 olayla Trabzon izliyor. Bir önceki yıl üçüncü sırada olan Zonguldak Trabzon’daki olay artışı sonucu dördüncülüğe gerilemiş görülüyor. Zonguldak 22 ölümlü, 36 yaralamalı 39 olayla dördüncü, 15 ölümlü, 29 yaralanmalı 34 olayla Kastamonu beşinci en çok silahlı şiddet olayı yaşanan Karadeniz ili…

Trabzon’da son yıllarda giderek artan yorgun mermi vakalarında 8 yılda 5 kişinin öldüğü, 96 kişinin ise yaralandığı kayıtlara geçmiş bulunuyor.

Bölgedeki diğer illerdeki yaşanan silahlı şiddet olayı sıralaması ise şöyle:

“Düzce: 12 ölümlü, 27 yaralamalı 30 olay, Ordu: 12 ölümlü, 21 yaralamalı 28 olay. Tokat: 17 ölümlü, 10 yaralamalı 18 olay, Rize: 10 ölümlü, 10 yaralamalı 12 olay. Giresun: 6 ölüm, 11 yaralamalı 10 olay. Sinop: 5 ölüm, sekiz yaralamalı 9 olay, Karabük: 7 ölüm, 8 yaralamalı 7 olay. Bolu: 2 ölüm, 15 yaralamalı 7 olay. Amasya: 6 ölümlü 6 olay. Gümüşhane: 4 ölüm, 4 yaralamalı 6 olay. Artvin: 8 ölümlü 5 olay. Bartın: 4 ölümlü 4 olay. Bayburt: 3 ölüm, 2 yaralamalı 4 olay…”

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ’NDE 362 ÖLÜMLÜ 545 OLAY YAŞANDI

2022 yılında yaşanan 566 silahlı şiddet olayıyla üçüncü sırada olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 362 ölümlü, 789 yaralanmalı 545 olayla bu yıl en çok olayın yaşandığı üçüncü bölge oldu.

Basına yansıyan haberlere bakıldığında 2022 yılında 100 ölümlü, 256 yaralamalı 187 alayın basına yansıdığı Şanlıurfa’da 2023 yılında yüzde 36’lık düşüşle 71 ölümlü, 193 yaralanmalı 120 olay yansıdı. Onu ikinci sırada izleyen Diyarbakır’da 69 ölümlü, 185 yaralanmalı 107 olay, üçüncü sırada izleyen Gaziantep’te de 83 ölümlü, 103 yaralanmalı 92 olay yaşandı.

Bölgede; Mardin ve Batman’da da yaşanan şiddet olaylarında ciddi artış dikkat çekerken depremden etkilenen Adıyaman’da ve Kilis’te bir miktar düşüş görülüyor.

2022 yılında 32 ölü, 62 yaralamalı 40 olayın basına yansıdığı Mardin’de 2023 yılında 51 ölümlü, 153 yaralamalı 78 olay yaşandı. Batman’da ise 41 ölümlü, 66 yaralanmalı 65 olay basına yansırken Adıyaman’da 12 ölümlü 21 yaralanmalı 26 olay, Kilis’te 11 ölümlü 25 yaralamalı 23 olay, Şırnak’ta 17 ölümlü, 20 yaralamalı 19 olay, Siirt’te 7 ölümlü, 23 yaralamalı 15 olay kayıtlara geçti.

EGE BÖLGESİ’NDE SİLAHLI ŞİDDET OLAYLARINDA ARTIŞ OLDU

Karadeniz gibi Ege bölgesi de silahlı şiddet olaylarında 2023 yılında sıçrama yapan bölgelerden. Bir önceki yıl en çok silahlı şiddet olayı yaşanan bölgeler sıralamasında altıncı sırada olan Ege Bölgesi 2023’te dördüncü bölge durumunda.

2022 yılında 459 olayın yaşandığı bölgede 2023 yılında 352 ölümlü, 391 yaralamalı 473 olayın basına yansıdığı dikkat çekiyor.

İzmir’de bu yıl bir önceki yıla göre yüzde 19’lık artışla 140 ölümlü, 140 yaralamalı toplam 164 olay basına yansıdı.

İzmir’i 45 ölümlü, 48 yaralamalı 76 silahlı şiddet olayıyla Aydın, 51 ölümlü, 54 yaralamalı 65 olayla Manisa, 36 ölümlü, 35 yaralamalı 48 olayla Denizli, 35 ölümlü 42 yaralamalı 47 olayla Muğla, 25 ölümlü, 25 yaralamalı 36 olayla Afyon, 9 ölümlü, 23 yaralamalı 19 olayla Kütahya, 11 ölümlü, 24 yaralamalı 18 olayla Uşak izliyor.

İÇ ANADOLU BÖLGESİ’NDE 464 SİLAHLI ŞİDDET OLAYI YAŞANDI

İç Anadolu Bölgesi; en çok silahlı şiddet olayının yaşandığı bölgeler sıralamasında son yıllarda yeri değişmeyen bir bölge. 2022 yılında 463 olayın yaşandığı bölgede, 2023 yılında da bir artışla 464 olay yaşanmış. Yaşanan bu 464 silahlı şiddet olayında; 292 kişi ölmüş, 456 kişi de yaralanmış bulunuyor.

Bölgede ilginç olan; her yıl Konya en çok olayın yaşandığı il olarak birinci sırada olurken 2023 yılında bu ilde yaşanan olay sayısında yüzde 40’lık düşüş yaşandığı ve sıralamada ikinci sıraya indiği, başkent Ankara’nın ise bir önceki yıla göre yüzde 39’luk artışla birinci sıraya yerleştiği görülüyor…

Silahlı şiddet haritasında kendi bölgesinde en çok olayın yaşandığı il konumunda olan başkent Ankara’da 2023 yılında 102 ölümlü 96 yaralanmalı 117 olayın basına yansıdığı görülürken, bir önceki yıl 86 kişinin öldüğü, 112 kişinin yaralandığı 131 olayın basına yansıdığı Konya’da 2023’te 48 ölümlü, 78 yaralanmalı toplam 78 olayın basına yansıdığı dikkat çekiyor.

Bu bölgede en çok olayın yaşandığı üçüncü il Kayseri. Kayseri’de 24 ölümlü, 84 yaralanmalı 75 olay yaşanırken bölgede Aksaray ve Niğde’de de her yıl silahlı şiddet olaylarında artış yaşanması dikkat çekiyor.

Aksaray’da 2023 yılında; 14 ölümlü, 65 yaralanmalı 38 silahlı şiddet olayı yaşanırken onu izleyen Niğde’de 18 ölümlü, 27 yaralanmalı 35 olay bulunuyor. Bölgedeki diğer illerde yaşanan şiddet olaylarının rakamları ise şöyle:

“Eskişehir: 23 ölümlü, 23 yaralanmalı 32 olay, Karaman: 7 ölümlü, 24 yaralanmalı 21 olay, Kırıkkale: 6 ölümlü, 16 yaralanmalı 16 olay, Sivas: 17 ölümlü, 23 yaralanmalı 15 olay, Kırşehir: 11 ölümlü, 10 yaralanmalı 15 olay, Çankırı: 10 ölümlü, 7 yaralanmalı 10 olay, Nevşehir: 8 ölümlü, 2 yaralanmalı 8 olay ve Yozgat: 4 ölümlü, 1 yaralanmalı 4 olay.”

AKDENİZ BÖLGESİ’NDE SİLAHLI OLAYLARDA DÜŞÜŞ OLDU

Bir önceki yıl şiddetin bölgeler haritasında ikinci sırada olan Akdeniz Bölgesi’nde 2023 yılında ciddi bir düşüş olduğu ve altıncı sıraya gerilediği görülüyor. 2022 yılında 571 olayın yaşandığı Akdeniz Bölgesi’nde 2023 yılında 341 ölümlü, 342 yaralanmalı toplam 415 cinayet medyaya yansımış bulunuyor. Özellikle Adana ve Antalya’da yüzde 30’lar civarında düşüşler dikkat çekiyor.

Bölgedeki iller, olay sayıları ve ölü-yaralı durumu şöyle:

“Adana’da 158 ölümlü, 134 yaralının olduğu 171 olay, Antalya’da 67 ölüm, 65 yaralı 96 olay, Mersin: 46 ölümlü, 33 yaralamalı 52 olay, Hatay: 20 ölüm, 24 yaralamalı 26 olay, Isparta: 16 ölümlü, 36 yaralamalı 23 olay, Kahramanmaraş: 15 ölüm, 25 yaralanmalı 18 olay, Osmaniye: 12 ölüm, 15 yaralamalı 18 olay, Burdur: 7 ölüm, 10 yaralamalı 11 olay.”

DOĞU ANADOLU BÖLGESİ 218 SİLAHLI OLAY YAŞANDI

Sıralamada yeri değişmeyen bir bölge de Doğu Anadolu Bölgesi… Hatta 2022 yılında 246 olayın medyaya yansıdığı bölgede, 2023 yılında 121 ölümlü, 274 yaralamalı toplam 218 silahlı şiddet olayı medyaya yansımış durumda.

Bölgede; 2023’ün şiddet haritasında yer alan rakamlar şöyle:

“Malatya’da 27 ölü, 100 yaralamanın olduğu 78 olay, Elazığ’da 16 ölü, 61 yaralamanın olduğu 44, Erzurum’da 15 ölü, 21 yaralamanın olduğu 27, Van’da 14 ölü, 31 yaralamanın olduğu 16, Ağrı’da 17 ölü, 8 yaralamanın olduğu 13, Kars’ta 12 ölü, 9 yaralamanın olduğu 9, Bitlis’te 8 ölü, 6 yaralamanın olduğu 8, Ardahan’da 3 ölü, 8 yaralamanın olduğu 7, Bingöl’de 3 ölü, 7 yaralamanın olduğu 5, Iğdır’da 2 ölü, 15 yaralamanın olduğu 5, Muş’ta 2 ölü, 2 yaralamanın olduğu 2, Tunceli’de 1 ölü, 3 yaralamanın olduğu 2, Hakkari’de 1 ölünün olduğu 1, Erzincan’da 3 yaralının olduğu 1 olay…”

2023 YILINDA OLAYLARIN EN ÇOK YAŞANDIĞI İLK 11 İL

İller bazında bakıldığında ise 2023 yılında en çok şiddet olayının yaşandığı ilk 11 il şöyle:

1. İstanbul    505 olay

(321 ölü, 498 yaralı)

2. Samsun    188 olay

(74 ölü, 200 yaralı)

3. Adana       171 olay

(158 ölü, 134 yaralı)

4. İzmir          164 olay

(140 ölü, 140 yaralı)

5. Kocaeli      164 olay

(80 ölü, 144 yaralı)

6. Sakarya    144 olay

(39 ölü, 135 yaralı)

7. Bursa        135 olay

(72 ölü, 107 yaralı)

8. Şanlıurfa  120 olay

(71 ölü, 193 yaralı)

9. Ankara     117 olay

(102 ölü, 96 yaralı)

10. Diyarbakır         107 olay

(69 ölü, 185 yaralı)

11. Çorum    107 olay

(28 ölü, 112 yaralı)

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-silahli-siddet-haritasi-aciklandi-istanbul-ilk-erzincan-son-sirada-yer-aldi/feed/ 0
Türk Denizlerinde Yasa Dışı Göçmen Olayları: 20 Ölü, 11 Kayıp, 23 Bin 977 Sağ Kurtarılan https://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-denizlerinde-yasa-disi-gocmen-olaylari-20-olu-11-kayip-23-bin-977-sag-kurtarilan/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-denizlerinde-yasa-disi-gocmen-olaylari-20-olu-11-kayip-23-bin-977-sag-kurtarilan/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:12:25 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3672

DAHA iyi hayat için başka ülkelere gitmek isteyenlerin umut yolculuğu rotasındaki Türk denizlerinde, geçen yıl 836 yasa dışı göçmen olayında 20 kişi ölü bulundu, 11 kişi kayboldu, 23 bin 977 göçmen sağ kurtarıldı. Denizlerde arama-kurtarma gerektiren yasa dışı göçmen olaylarında 2010-2023 yılları arasında 184 bin 175 göçmen sağ kurtarıldı, 923 kişinin cansız bedeni bulundu, 503 kişi kayıp olarak kayıtlara geçti.

Akdeniz, son yıllarda ekonomik kriz ve savaş gibi nedenlerden Asya ile Afrika’daki ülkelerini terk etmek zorunda kalan kaçak göçmenlerin Avrupa ülkelerine sığınmak için tercih ettiği tehlikeli sular haline geldi. Daha iyi yaşam umuduyla çoğunlukla Orta Doğu ve Asya’dan Avrupa’ya gitmeye çalışan kaçak göçmenlerin zorlu yolculuk gerçekleştirdiği Türkiye denizlerinde, 2 Eylül 2015’te fiber teknenin batması sonucu Bodrum’da sahile vuran 3 yaşındaki Suriyeli Aylan bebeğin cansız bedeni, dünyada kaçak göçmenlerin yaşadığı sorunların simgesi oldu.

17-22 Ocak tarihleri arasında Antalya’da 6 günde 7, Muğla’da ise 1 ceset sahile vurdu. Cesetlerin, 11 Aralık 2023’te Lübnan ile Suriye arasındaki sahil bölgesinden Kıbrıs’a doğru hareket ederken bağlantısı kesilen ve 90 kişiyi taşıyan teknenin battığı, cesetlerin Antalya kıyı hatlarına sürüklendiği ihtimali üzerinde duruldu. Antalya’da kıyıya vuran cansız bedenlerin üzerindeki kıyafetlerin üretim yerinin Suriye olduğu tespit edildi.

23 BİN 977 GÖÇMEN SAĞ KURTARILDI

2023’te Türk denizlerinde arama-kurtarma gerektiren yasa dışı göçmen olayı sayısı 836 olarak kayıtlara geçti. Denizlerde 23 bin 977 göçmen sağ kurtarıldı, 20 göçmen ölü bulundu, 11 göçmen de kayboldu.

14 YILDA 923 GÖÇMEN ÖLÜ BULUNDU

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre, denizlerde arama-kurtarma gerektiren yasa dışı göçmen olaylarında 2010-2023 yılları arasında 184 bin 175 göçmen sağ kurtarıldı, 923 kişi ölü bulundu, 503 kişi kayıp olarak kayıtlara geçti. Arama-kurtarma gerektiren yasa dışı göçmen olayı sayısı, 2010’dan 2023’e 23 kat arttı. 2010’da denizlerde arama-kurtarma gerektiren 36 yasa dışı göçmen olayı yaşandı. Bu olaylarda 1073 göçmen sağ kurtarıldı, ölüm ve kayıp olayı gerçekleşmedi.

ÖLENLER, KAYBOLANLAR, SAĞ KURTARILANLAR

2010-2023 yıllarını kapsayan süreçte denizlerde arama-kurtarma gerektiren yasa dışı göçmen olayı, kaybolan, ölü bulunan ve sağ kurtarılan kişi sayısı şöyle:

2010’da yasa dışı göçmen olay sayısı 36, sağ kurtarılan kişi sayısı 1073.

2011’de yasa dışı göçmen olay sayısı 13, sağ kurtarılan kişi sayısı 555, ölü bulunan kişi sayısı 1.

2012’de yasa dışı göçmen olay sayısı 60, sağ kurtarılan kişi sayısı 1638, ölü bulunan kişi sayısı 62.

2013’te yasa dışı göçmen olay sayısı 242, sağ kurtarılan kişi sayısı 7 bin 161, ölü bulunan kişi sayısı 40, kayıp kişi sayısı 16.

2014’te yasa dışı göçmen olay sayısı 490, sağ kurtarılan kişi sayısı 12 bin 467, ölü bulunan kişi sayısı 74, kayıp kişi sayısı 81.

2015’te yasa dışı göçmen olay sayısı 1540, sağ kurtarılan kişi sayısı 58 bin 570, ölü bulunan kişi sayısı 263, kayıp kişi sayısı 201.

2016’da yasa dışı göçmen olay sayısı 301, sağ kurtarılan kişi sayısı 11 bin 751, ölü bulunan kişi sayısı 158, kayıp kişi sayısı 96.

2017’de yasa dışı göçmen olay sayısı 68, sağ kurtarılan kişi sayısı 2 bin 36, ölü bulunan kişi sayısı 56, kayıp kişi sayısı 30.

2018’de yasa dışı göçmen olay sayısı 120, sağ kurtarılan kişi sayısı 3 bin 234.

2019’da yasa dışı göçmen olay sayısı 255, sağ kurtarılan kişi sayısı 3 bin 583, ölü bulunan kişi sayısı 75.

2020’de yasa dışı göçmen olay sayısı 294, sağ kurtarılan kişi sayısı 9 bin 164, ölü bulunan kişi sayısı 45, kayıp kişi sayısı 50.

2021’de yasa dışı göçmen olay sayısı 729, sağ kurtarılan kişi sayısı 18 bin 529, ölü bulunan kişi sayısı 15.

2022’de yasa dışı göçmen olay sayısı 1109, sağ kurtarılan kişi sayısı 30 bin 437, ölü bulunan kişi sayısı 41, kayıp kişi sayısı 18.

2023’te yasa dışı göçmen olay sayısı 836, sağ kurtarılan kişi sayısı 23 bin 977, ölü bulunan kişi sayısı 20, kayıp kişi sayısı 11.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-denizlerinde-yasa-disi-gocmen-olaylari-20-olu-11-kayip-23-bin-977-sag-kurtarilan/feed/ 0
Engelli Anne ve Oğlu Miras Kavgası Nedeniyle Ölü Gösterildi https://www.karadenizhabertv.com.tr/engelli-anne-ve-oglu-miras-kavgasi-nedeniyle-olu-gosterildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/engelli-anne-ve-oglu-miras-kavgasi-nedeniyle-olu-gosterildi/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:00:30 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3284

SERRA TAYLAN

Engelli oğlu Hasan Küçük ile birlikte 2014’te Mersin’den Elazığ’a gelerek yerleşen Nuran Küçük, vefat eden eşinden kalan evin miras paylaşımı nedeniyle nüfus kayıtlarının değiştirilerek “ölü” gösterildiklerini ve bu durumu geç fark ettiklerini söyledi. Elazığ’da mahalle muhtarının yardımı ve avukat desteği sayesinde kimliklerine yeniden kavuşan Nuran Küçük ve oğlu bu kez de geçim sıkıntısı ve hastalıkla mücadele ediyor. Yüzde 73 engelli olan oğluna 2 bin 800 lira engelli maaşı bağlandığını belirten anne Küçük, oğlunun bir an önce tedavi edilmesi gerektiğini söyledi.

Eşinin ölümü üzerinde 10 yıl önce Mersin’den Elazığ’a taşınan Nuran Küçük ve oğlu Hasan Küçük senelerce resmi kayıtlarda ölü olarak gösterildiklerini öğrendiler. İddiaya göre akrabaları tarafından resmi kayıtlarda “ölü” olarak gösterilen anne ve oğul; para çekmek için gittikleri bankada bu gerçeği öğrendiler. Bu olayın miras kavgası nedeniyle yaşandığını anlatan Nuran Küçük, muhtarın da desteği ile kimliklerine kavuştuklarını ancak oğlunun obezite, ileri derece tansiyon ve zihinsel hastalığının ise devam etmesi nedeniyle yetkililerden yardım istedi.

“MİRAS DAVASI GİBİ BİR NEDENLE ÖLÜ GÖSTERMİŞLER”

Konuyla ilgili olarak Mahalle Muhtarlığı Azası Celal Cirit şunları söyledi:

“Bunlar 10 yıl önce Mersin’den Elazığ’a gelmiş yoksul bir aile. Dışarda kalmışlar, köprü altında yatmışlar kimsesiz bir şekilde. Daha sonra muhtarımız sağ olsun kendilerini gördü mahallemizde yaşayabilecekleri 1-2 göz yer yaptılar. Ondan sonra burada yaşamaya başladılar. Daha sonra aileleri bunları Tarsus’ta miras davası gibi bir olay nedeniyle ölü göstermişler. Kadının kendi ailesi. Muhtarımız sağ olsun ailenin mağduriyetini gerekli yerlere bildirerek nüfusta kaydını tekrardan yaptırdı. Şu anda çok şükür bir maaşları da var artık. Muhtarımız yardımcı oluyor yardımlardan faydalanıyorlar. Maaşlarını alma konusunda da ben yardımcı oluyorum. Her ayın 26’sında taksi ile götürüyorum. İnsanlarımız  sağ olsun yardımcı oluyorlar. Maaşlarını alıyorlar şu anda 5 bin 800 liralık maaşları var. Hasan Küçük’ün de engelli maaşı var, 2 bin 800 lira. Hasan Küçük rahatsız obezite hastası. İhtiyaçlarını biz karşılıyoruz. Gün oluyor bisikletim var gidiyorum iki kere üç kere ihtiyaçları için. Miras davası konusunda bir avukat tuttular. Şu anda bir sıkıntıları yok. Olay çözüldü. Sürekli olarak korkuları var gelecekler falan diye. O aile geldi kapıdan görüşüp gittiler. Şu an en büyük mağduriyetleri çocuğun sağlık problemleri. Aynı zamanda çocuğun engelli maaşı sadece bir yıllık süre ile bağlandı. Korkuları, bu kesilirse ne yapacağız, nasıl geçineceğiz diye düşünüyorlar. Neden bu maaş bir yıllık bağlandı kendisine ben de anlamadım. Annesi orada kurula götürmüş hiç haberleri yoktu bize raporun yüzde 35 verildiğini söylediler. Bir gün hastaneye giderek araştırdık. Gidip görüştük kurulla raporu getirdik ki yüzde 73. Muhtarım sağ olsun dedi ki git al yoksa almasaydık o rapor da öyle giderdi belki. Kimseleri yok yani. Bizler burada yardımcı olmaya çalışıyoruz.”

“BEN ÖLÜRSEM ANNEM NE OLACAK?”

Hasan Küçük şunları söyledi:

“2016 yılında bizi öldü gösterdiler, Tarsus’ta oldu. Beni de annemi de ölü gösterdiler. Akrabalarımız bizi ölü gösterdiler. İkimize bir ev kalmış. Bize kalan miraslardan bir çöp vermediler.  Ne bir yatak, ne bir eşya, ne bir şey. Mal almayalım diye yapılmış. Yaşadığımızı ispatlamak için dava açtık, bir şey olmadı. Yeni kimliklerimiz var ama mallarımızı alamadık. Allah razı olsun onun bunun verdiklerini yiyip içerek hayatımızı sürdürüyoruz. Obezite hastalığım var. Devletimizden yardım bekliyorum tedavim için. Zar zor kalkabiliyorum. Bana annem bakıyor. Bize mal düşüyordu en az 6-7 milyon değerinde  mal vardı verselerdi bize. Beni hastaneye yatırsınlar. Ben kalkamıyorum sizler de gördünüz. Ben insanım. Geçen gün düştüm, çay dahi içemiyorum. Bir iki gün yatmak istiyorum hastanede. Randevu vermiyorlar. Anneme bir şey olsa ben ne yapacağım? Bana bir şey olsa annem ne yapacak?”

“EŞİMDEN KALAN MALI VERMEDİLER”

Nuran Küçük ise, “Eşimden kalan mal vardı ama vermediler. O yüzden bizi ölü gösterdiler. Kaynanam ve üvey kız kardeşim bir olarak benim mirastan pay almamam için beni ve oğlumu 2016 yılında ölü gösterdiler. Ben eşim öldüğünden beri burada yaşıyorum çocuğumla birlikte. Beni ölü gösterdiler. Kimliğimizi yeni çıkarttık” dedi.

]]> https://www.karadenizhabertv.com.tr/engelli-anne-ve-oglu-miras-kavgasi-nedeniyle-olu-gosterildi/feed/ 0