Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen döneminde hizmete açılan ve yaşlıların korunması, desteklenmesi ile rutin sağlık kontrollerinin yapıldığı, gün boyu kaliteli vakit geçirebilmelerinin sağlandığı Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezini ziyaret etti. Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezi sakinleri tarafından düzenlenen hatim duasına katılan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen yoğun ilgiyle karşılaşırken, yaşılar tarafından da ilahiler okundu, ziyarette zaman zaman duygusal anlar yaşandı.
Isparta Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Ender Güven, 2021 yılında Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatlarıyla Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezinin faaliyete geçtiğini söyledi. Güven, projenin başlangıcının 65 yaş üstü vatandaşlara bulundukları mekanlarda rehabilitasyon hizmeti sunmak olduğunu belirterek, “Sizler o süreçte biz bir yer kuralım, gelebilenler gelsin, gelemeyenlerin evine gidelim dediniz. O süreçte 400 yaşlımızı kaydettik. Yaşlılarımızı sabah alıyoruz, kahvaltı öğle yemeği veriyoruz, gün içinde halk eğitim merkezinden gelen hocalarımız el sanatları ve zihinsel becerilere yönelik faaliyetlerde bulunuyor. Haftanın belirli günlerinde dışarıda gezi programları yapıyoruz, araçlarımızla yaşlılarımızı gezilere götürüyoruz, kültürel faaliyetlerin ardından evlerine bırakıyoruz. Bunun yanında fizyoterapistimiz her gün saat 10.30’da yaşlılarımıza egzersiz yaptırıyor, psikoloğumuz öğleden sonra burada oluyor destek veriyor. Doktorumuz haftanın 2 günü burada yaşlılarımızın şeker, tansiyon kontrolleri yapılıyor, reçeteleri varsa onlar yazılıyor. Bunu yaparken de bizler Isparta Belediyesi bünyesinde yetkilendirilmiş aile hekimliği merkezi olduk. Sağlık Bakanlığı yapılan incelemeler sonucunda bu yetkiyi bize verdi” dedi.
Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezinden hizmet alan yaşlılar da yapılan çalışmalardan dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Yaşlılar, “Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez, Allah razı olsun her şeyden memnunuz. Evden çıkamıyorduk, burada hem gülüyoruz hem güzel vakit geçiriyoruz, elimizden tutuyorlar, istediğimiz yere götürüyorlar. Buraya berberimiz bile geliyor. Sabahtan güler yüzle karşılaşıyoruz, moralimizi alıyoruz. Evimizden alıyorlar, evimize bırakıyorlar. Yaptığınız hizmetleri 7’den 70’e herkes beğeniyor. Tüm sağlık kontrollerimiz yapılıyor. Evde yalnızlıktan usanmıştık. Bu binalar eskiden de vardı, buralar vardı, bize bugüne kadar niye kimse yapıp da ‘gelin’ demediler. Eşim vefat etmişti, evde kapanıyordum. Evde bırak duvarları beton çöküyordu üzerimize. Bu yer olmasaydı biz ne yapacaktık. Eskiden yüzümüze bakmıyorlardı. Allah bin kere razı olsun başkanımızdan” görüşlerinde bulundu.
“Bir büyüğümüzün mutlu olduğunu görmekten daha değerli ne olabilir”
Yaşlıların söylemiş oldukları güzel sözlerinden dolayı teşekkür eden Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, nerede kendilerine bir görev düşüyorsa orada olduklarını belirtti. Başkan Başdeğirmen, “Büyüklerimizin yanında olmaktan bizlerde son derece memnun ve mutluyuz. Sizlerin gülen yüzlerini görmek mutlu ediyor. Sağlığınız mutluluğunuz bizleri daha çok sevindiriyor. Sizler bizim değerlerimizsiniz, büyüklerimizsiniz. Sizlerin huzurlu yaşaması bizler için çok değerli. Anneler, babalar, evlatlar herkes için çok kıymetli. Ataerkil yetişen bir toplumuz. Bir insanın büyüğüne saygısı, küçüğüne sevgisi akranına dostluğu çok önemli. Burayı hizmete sunduğumuzdan buyana çok misafirimizi ağırladık. Burada sizlerin mutlu olduğunuzu gördük. Evlerinizde kendi başınıza kalmıyorsunuz. En zor şey evde yalnız başına akşama kadar oturmak. Sohbet edeceğiniz, konuşacağınız bir dosta ihtiyacınız vardı. Burası da onu sağlıyor. Bu yönden buranın çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bazı kişilerin bu işi çok basite almalarından da üzülüyoruz. Bir partinin belediye başkan adayı ‘Dere Mahallesinde bir yer yapmışlar, içinde 7 kişi var, 7 kişiyle bir şey yaptıklarını zannediyorlar’ diyor. Bu çok üzücü, bir kişi de olsa, eğer biz bir büyüğümüzün, teyzemizin, annemizin, babamızın bir amcamızın burada mutlu olduğunu görmemiz kadar değerli ne olabilir” dedi. – ISPARTA
]]>Altınokta Körler Derneği’nden seçilen 18 özel eğitim ve rehabilitasyon öğrencisi, doktor kontrollerinin ardından Türkiye’nin en gözde kış turizm merkezlerinin başında gelen Uludağ’da bir otele yerleştirildi. Kayak eğitmenleri ile birlikte eğitim alan görme engelli gençler ısınma egzersizlerinin ardından telesiyejler ile zirveye çıktı. Zirveden aşağıya eğitmenleri ile birlikte kayak yapan gençler unutulmaz anlar yaşadı.
“Kimseye bağlı olmadan yaşayabileceğinin farkına vardım”
Kayak sayesinde özgüven kazandığını ve günlük yaşamına yansıyacağını söyleyen özel eğitim ve rehabilitasyon öğrencisi görme engelli Sibel Sancar, “Kayak yapmak çok güzel bir duygu. Sadece görenlerin değil, görmeyenlerin de yapabileceği bir şeymiş. İlk başta çok korkuyordum ama şimdi o korkularımı yendim. Bunu yapabildiysem sokakta özgür bir şekilde gezebileceğimiz düşünüyorum. Kimseye bağlı olmadan yaşayabileceğimin farkına vardım” şeklinde konuştu.
“Onlara göz olmak çok güzel bir duygu”
Görme engeli bireylere kayak eğitimi vermekten mutluluk duyduğunu belirten Kayak Eğitmeni Aslan Dursun, “Bu güzel gençlere göz olmak çok güzel bir duygu. Gerçekten çok duygulandım ve güzel bir iş çıkardık. Bir şeyler öğretebildiğim için çok mutluyum” dedi.
“Özgür bir şekilde yukarıdan kayarak aşağıya inmelerini görmek çok güzel”
Öğrencilerinin kayak sayesinde daha özgür hissettiğini söyleyen Eğitim Görevlisi Yıldız Gözlemci, “Öğrencilerimiz için çok güzel bir aktivite. Burada çok eğlendik. Daha fazla aktivitelerimiz var, at binmeye de gidiyoruz, tiyatroya da gidiyoruz ama burada bambaşka bir deneyim yaşıyorlar. Özgür bir şekilde yukarıdan kayarak aşağıya inmelerini görmek çok güzel bir duygu. Öğrencilerimiz buradan gittiğimizde bir sonraki yıl tekrar burada tatil yapmak istediklerini söylüyor” diye konuştu.
Gecekonduda büyüdü, Uludağ’da kayak yaptı
Çevresinin Uludağ’a kayak yapmaya gideceğini öğrenince şaşırdıklarını söyleyen görme engelli Ali Bilen, “Biz Görme Engelliler Rehabilitasyon Merkezi’nden geliyoruz. Bize böyle bir imkan sundular. Böyle bir imkan sundukları için çok mutluyuz. Ben doğuştan görme engelliyim. Gecekonduda büyüdüm. Gecekondu görmemişsinizdir belki ama bir yerde okumuşsunuzdur, zor bir yaşamı vardır. Ben o şartlarda bağlama çalmaya çalıştım. Kimi zaman soğuktan titredim ama vazgeçmedim. Bir yerlere gelmeye çalıştım. Sen yapamazsın diyenlere karşı bir cevap vermek istedim. Uludağ’a kayak yapmaya gideceğimi söylediğimde insanlar çok şaşırdılar. Geçmişte kayak yapan arkadaşların görüntülerini gösterdim. Çevrem buraya geldiğim için çok mutlu oldu. Umarım bu tarz etkinlikler daha da artar” dedi.
Kayak sayesinde kazandıkları özgüven günlük yaşantılarına yansıyacak
Uludağ’da kazandıkları özgüven sayesinde günlük yaşantılarında birçok problemin üstesinden gelebileceklerini kaydeden Organizatör Aydın Çetin, “Projenin amacı görme engellileri kar ve kızakla tanışmalarını sağlamak, özgüvenlerini arttırmak ve burada bir sosyal aktivite içerisinde olmalarını sağlamak. Görme engelli gençleri Altınokta Körler Derneği’nden seçiyoruz. İlk etapta temel ihtiyaçlarını nasıl gidereceklerini öğrenmiş oluyorlar. Bazı eğitimlerden geçmiş oluyorlar. Doktor kontrolünden geçirilip buraya geldiler. Her yıl 15 ila 20 öğrenciyi buraya getiriyoruz. Evet çok iyi kaymıyorlar ama en azından başlangıç olarak kızakla nasıl kayılabileceğini öğreniyorlar. Çok mutlu olarak buradan dönüyorlar. Bu yıl 18’incisini yaptık” ifadelerini kullandı. – BURSA
]]>Ülker Stadı’nda oynanan müsabakanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Mert Hakan, “Kasımpaşa maçına istediğimiz gibi başlayamadık, Kasımpaşa takımı iyi analiz yapmış, önde iyi baskı yaptılar. Orada biraz zayıf kaldık. Bunu hafta içi değerlendireceğimizi, hocamızın da bize eksiklerimizi anlatacağını düşünüyorum. Oyunu biraz daha güçlendirmemiz gerek, bunun farkındayız. Galip gelmek son 11 haftaya girmişken çok önemli. Bir de iki haftadır böyle anlamlı galibiyetler bizi daha da mutlu ediyor. İnşallah kazanmaya devam ederiz. Her maç bizim için final. İnşallah her maç aynı coşkuyla devam ederiz. Kazandığımız için mutluyuz. Eksiklerimizi de çalışacağız.” ifadelerini kullandı.
Sarı-lacivertli futbolcu, frikikten attığı gol hakkında, “Son idmanda Bonucci ile frikik çalıştık. O bana ‘Sana yarın baskı yapmaya geleceğim, yarın da frikikten gol ataksın’ dedi. Bugün de maçtan önce ‘Gol atarsan seni bekliyorum’ dedi, golün yarısı onun. Dün çok iyi çalıştırdı beni. O da topa inanılmaz vuruyor. Bugün aslında ilk yarıda da 2-3 pozisyonum var. Bugün birçok kişiden mesaj aldım uzaktan gol atacağıma dair. Onlar da beni inandırdılar. Benim içimde de bir his vardı. Bunun frikikten olacağını düşünmüyordum çünkü kariyerimde Süper Lig’de ilk frikik golüm. Özel oldu benim için o yüzden çok mutluyum. Maçtan sonra da golü izledim.” şeklinde konuştu.
Mert Hakan, bir gazetecinin “İç sahada puanlar kaybettiniz. İç sahada bir problem olduğunu düşünüyor musun?” sorusuna, “Problem olduğunu düşünmüyorum. Bunlar olacak. Deplasmanda da her maçı kazanıyoruz. Biz oyunumuzu güçlendirmek zorundayız. Bunun da farkındayız. Bugünkü tribün olduğu sürece iç sahada bizim en büyük kozumuz olacak. Geçen hafta yaptığım konuşmanın değeri ortaya çıktı, anlamlı oldu. Fenerbahçe, birlikte olduğunda yıkılması imkansız bir camia. Bunu bir kez daha gösterdi. Bugün taraftarımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Maçın sonuna kadar iyi oynamasak da arkamızda durdular. Bugün bizi yerdeyken ayağa kaldıran onlar oldu. Önemli olan günün sonunda ne olduğudur. Sezon sonuna kadar dişimizi sıkalım. Nelerle mücadele ettiğimizi onlar da biliyor. En azından sezon sonuna kadar birlikte kalalım, sonra faturayı kime keseceklerse keserler.” yanıtını verdi.
“Ben de ailem de iki haftadır gülmeye başladık”
Mert, eleştiriler almasıyla ilgili olarak, “Ben de ailem de iki haftadır gülmeye başladık. Kendi hatalarım da var bunda yol açtığım. Oyuna motive olmam gerekli. Belki de bir musibet bin nasihatten iyidir derler. Başıma talihsiz bir olay geldi. Oradaki tek hatam sadece kendim kırmızı kart yemem. Fred’i ben attırmadım, öyle bir algı oluştu. Ama dediğim gibi başımıza gelen her olayda bir hayır vardır. Ondan sonra sahaya çıkmayı dört gözle bekledim. Sahaya çıkmak için de güçlü olmam gerektiğini biliyordum. İki haftadır da o şans bana geldi. Çok mutluyum, çok şükür. Ailem ve ben de gülmeyi özlemişiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Mert Hakan Yandaş, devre arasında Fenerbahçe’den ayrılma ihtimalinin olduğunun hatırlatılması üzerine ise şöyle konuştu:
“3,5 sezon olmuştu devre arasındayken. Gerçekten işin arka kısmında bir sürü emek var. Bir sürü mücadele var. Yaptığımız yanlışlar da var. O günkü şartlar camia için belki de gitmemi gerektiriyordu. Kalıp mücadelede etmek istedim. Bu sezon hedefe ulaşabileceğimizi hissettim. Bir yerde benimde sahneye çıkabileceğimi düşündüm. Mücadele etmeyi tercih ettim, 1 dakika bile oynamasam bile kalıp sezon sonu şampiyonluğu görmek istiyordum. Rabbim de nasip etti. İki haftadır arkadaşlarıma yardımcı oluyorum. Şampiyon olursak dünyanın en mutlu insanlarından biri olurum. Camia da öyle zaten. Gerisinin pek bir önemi yok. Uzun süredir forma şansı bekliyorum. Kendimi de hazır tutmaya çalışıyorum. Yaklaşık 2-3 ay sonra ilk Adana maçıyla gelen bir şans vardı. Hocamız da bugünleri hesapladığını, sabırlı olmam gerektiğini söyledi ve zamanı geldiğinde iyi şeyler olacağına inandı. Çünkü Samandıra’da birlikte olduğumuz için dışarıdan gözükmeyen şeyleri içeride birbirimize yakın olduğumuz için görüp anlayabiliyoruz. Zor günlerde yanımda olan insanlara çok teşekkür ediyorum. Daha hiçbir şey başarmadık. İnşallah sezon sonunda hep birlikte sevinçten ağlarız.”
Sarı-lacivertli futbolcu, uzatmalarda kazanılan penaltıyı Batshuayi’nin kullanmasıyla ilgili bir soruya, “Michy öz güveni yüksek bir oyuncu. Gol atmayı da çok seviyor. Penaltı olduğunda ben izleyemedim açıkçası, orada bir duygu patlaması yaşadık. Gol sevincini hep beraber yaşadık. Bende kendimi tutmadım ve takım arkadaşlarım yanına gittim. Çok stresliydi bizim için. İnşallah bunlar şampiyonluğun habercisi olur.” yanıtını verdi.
Mert Hakan Yandaş, “Uzatmalarda kazandığınız penaltıyla ilgili görüşün nedir?” sorusunu, “Sana kenarında konuşamadık heyecandan ama pozisyonu maç sonunda izledim. Bence çok net bir penaltı. Bunun üzerine tartışmak ülkemizde gelenekselleşen algı oluşturma kısmına girer. Yüzde yüz penaltı. Yerden sekiyor, zamanı var, eli açık, eliyle oynuyor. Hakem orada autu gösterdi, pozisyon penaltıya döndü.” şeklinde yanıtladı.
]]>Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında sahasında Kasımpaşa’yı 2-1’lik skorla mağlup etti. Mücadelenin ardından Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Maça iyi başlamadıklarını belirten Yandaş, “Kasımpaşa takımı iyi analiz yapmış. Önde iyi baskı yaptılar. Orada biraz zayıf kaldık. Bunu hafta içi değerlendireceğimizi düşünüyorum. Hocamızın da bize eksiklerimizi anlatacağını düşünüyorum. Oyunu biraz daha güçlendirmemiz lazım, bunun farkındayız. Galip gelmek son 11 haftaya girmişken çok önemli. Bir de 2 haftadır böyle anlamlı galibiyetler bizi daha da mutlu ediyor. İnşallah kazanmaya devam ederiz. Her maç final bizim için. İnşallah her maç aynı coşkuyla devam ederiz. Kazandığımız için mutluyuz. Eksiklerimizi de çalışacağız. Golüme gelince de, son idmanda Bonucci ile frikik çalıştık. O, ‘Sana yarın baskı yapmaya geleceğim. Yarın da frikikten gol ataksın’ dedi. Bugün de maçta önce ‘Gol atarsan seni bekliyorum’ dedi. Golün yarısı onun. Dün çok iyi çalıştırdı beni. O da topa inanılmaz vuruyor” ifadelerini kullandı.
“Fenerbahçe, birlikte olduğu süre yıkılması imkansız bir camiadır”
İç sahada puan kayıplarının sebebinin sorulması üzerine ise Mert Hakan Yandaş, “Problem olduğunu düşünmüyorum. Bunlar olacak. Deplasmanda da her maçı kazanıyoruz. Dediğim gibi biz oyunumuzu güçlendirmemiz gerekiyor. Bunun da farkındayız. Bugünkü tribün olduğu sürece iç sahada bizim en büyük kozumuz olacak. Geçen hafta yaptığım konuşmanın değeri ortaya çıktı. Anlamlı oldu. Fenerbahçe, birlikte olduğu süre yıkılması imkansız bir camiadır. Bunu bir kez daha gösterdi. Bugün taraftarımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Maçın sonuna kadar iyi oynamasak da arkamızda durdular. Bugün bizi yerdeyken ayağa kaldıran onlar oldu. Önemli olan günün sonunda ne olduğudur. Sezon sonuna kadar dişimizi sıkalım. Nelerle mücadele ettiğimizi onlar da biliyor. En azından sezon sonuna kadar birlikte kalalım, sonra faturayı kime keseceklerse kessinler” diye konuştu.
“Oradaki tek hatam sadece kendim kırmızı kart yemem. Fred’i ben attırmadım”
Son zamanlarda Fenerbahçe taraftarının kendisine sert bir yaklaşım sergilemesiyle ilgili konuşan Yandaş, “Ben de, ailem de iki haftadır gülmeye başladık. Belki de bir musibet bin nasihatten iyidir. Başıma talihsiz bir şey geldi. Oradaki tek hatam sadece kırmızı kart yemem. Fred’i ben attırmadım. Öyle bir algı oluştu. Ama dediğim gibi başımıza gelen her olayda bir hayır vardır. Ondan sonra sahaya çıkmayı dört gözle bekledim. Sahaya çıkmak için de güçlü olmam gerektiğini biliyordum. İki haftadır da o şans bana geldi. Çok mutluyum, çok şükür. Ailem ve ben de gülmeyi özlemişiz” şeklinde aktardı.
Attığı golle birlikte galibiyete önemli bir katkı sağladığının hatırlaması üzerine Mert Hakan Yandaş, “Bugün aslında ilk yarıda da 2-3 pozisyonum var. Bugün birçok kişiden mesaj aldım uzaktan gol atacağıma dair. Onlar da beni inandırdılar. Benim içimde de bir his vardı. Bunun frikikten olacağını düşünmüyordum çünkü kariyerimde Süper Lig’de ilk frikik golüm. Özel oldu benim için de o yüzden çok mutluyum” şeklinde konuştu.
“Bu sezon hedefe ulaşabileceğimizi hissettim”
Kış transfer döneminde adının transferde birçok takımla anılmasının ardından kulüpte kalmasıyla ilgili ise Yandaş, “3-5 sezon olmuştu devre arasındayken. Gerçekten işin arka kısmında bir sürü emek var. Bir sürü mücadele var. Yaptığımız yanlışlar da var. O günkü şartlar camia için belki de gitmemi gerektiriyordu. Kalıp mücadelede etmek istedim. Bu sezon hedefe ulaşabileceğimizi hissettim. Bir yerde benim de sahneye çıkabileceğimi düşündüm. Mücadele etmek istedim ve 1 dakika bile oynamasam bile sezon sonu şampiyonluğu görmek istiyordum. Rabbim de nasip etti. 2 haftadır arkadaşlarıma yardımcı oluyorum. Şampiyon olursak dünyanın en mutlu insanlarından biri olurum. Camia da öyle zaten. Gerisinin pek bir önemi yok” dedi.
“İnşallah sezon sonunda hep birlikte sevinçten ağlarız”
Sezonun geri kalanını da değerlendiren Yandaş, “Dediğim gibi uzun süredir forma şansı bekliyorum. Kendimi de hazır tutmaya çalışıyorum. Yaklaşık 2-3 ay sonra ilk Adana maçıyla gelen bir şans vardı. Hocamız da bu günleri hesapladığını söylemişti bana. Sabırlı olmam gerektiği ve zamanı geldiğinde iyi şeyler olacağına inandı. Çünkü Samandıra’da birlikte olduğumuz için dışarıdan gözükmeyen şeyleri birbirimize yakın olduğumuz için görüp anlayabiliyoruz. Zor günlerde yanımda olan insanlara çok teşekkür ediyorum. Daha hiçbir şey başarmadık. İnşallah sezon sonunda hep birlikte sevinçten ağlarız. Michy özgüveni yüksek bir oyuncu. Gol atmayı da çok seviyor. Penaltı olduğundan ben izleyemedim açıkçası, orada bir duygu patlaması yaşadık. Gol sevincini hep beraber yaşadık. Ben de kendimi tutmadım ve takım arkadaşlarım yanına gittim. Çok stresliydi bizim için. İnşallah bundan şampiyonluğun habercisi olur. Sana kenarında konuşamadık heyecandan ama bence çok net bir penaltı. Bunun üzerine tartışmak ülkemizde gelenekselleşen algı oluşturma kısmına girer. Yüzde yüz penaltı. Hakem orada autu gösterdi, pozisyon penaltıya döndü” diye sözlerini sonlandırdı. – İSTANBUL
]]>Görme engellerine rağmen, neşeli tavırlarıyla dikkat çekiyorlar
SİVAS – Sivas’ta yaşayan görme engelli 3 kardeş engellerine rağmen neşelerinden vazgeçmeyerek herkesin dikkatini çekiyorlar.
Sivas’ta 5 çocuğundan 3’ü görme engelli olan Fatma ve Recep Işık çiftinin kızları Eda Işık doğuştan görme engelli olarak dünyaya gelirken Emre Işık geçirdiği çiçek hastalığından Hasan Işık ise Menenjit hastalığından dolayı görme kabiliyetini kaybetti. Buna rağmen yaşam azimlerinden hiçbir şey kaybetmeyen 3 kardeş adeta kendilerini müziğe adadı. Eda eğitim alarak bağlama çalmayı öğrenirken diğer iki kardeş ise kendi kendilerini darbuka ve ney çalmayı başardı. Engellerine rağmen neşeli halleriyle dikkat çeken kardeşler, müzik sayesinde hayata tutundu. Eşini yaklaşık 1 yıl önce kaybeden anne Fatma Işık ise çocuklarının mutluluğu için elinden gelen her şeyi yapıyor.
“Ben yalnız kaldım ama çocuklarım gülsün ağlamasın”
Anne Fatma Işık, çocuklarının mutluluğunun kendisi için önemli olduğunu ifade ederek, ” İlk kızım sağlıklı doğdu, diğer çocuklarımda doğuşta sağlıklıydı. Doğduktan sonra birisi menenjit diğeri de çiçek hastalığı geçirdi. Kızımda ben hamileyken karnımda taşırken geçirdiğim hastalıktan dolayı görme engelli oldu. Eşimle akrabaydık ama çocuklarımızın böyle olmasının akraba evliliği ile bir alakası yok, kanlarımızda bir sorun çıkmamıştı. Çocuklarımla mutluyum, eşimi kaybettim çok üzüldüm ama çocuklarıma yansıtmadım. Babalarının yokluğunu hissettirmemeye çalışıyorum. Ben yalnız kaldım ama çocuklarım gülsün ağlamasın engelliyim deyip de geride kalmasınlar. Her şeyden önce ben çocuklarıma bakarım önce onların karınlarını doyururum, önce onları giydiririm sonrasında ben kendime bakarım. Eşimi kaybettim içim kan ağlıyor ama çocuklarım mutlu olsun, onların mutluluğu bana yeter. Mutluluğumun kaynağı çocuklarım oldu, eşim oldu her ne olursa olsun mutlu olmaya çalışıyorum. Kimi insanlar engelli diyerek daha çok engel oluyor ama engeller aşılabilir, anne baba aştıktan sonra çocukların engeli olduğunu unutuyor. Benim çocuklarım benim için gören çocuklardan üstündür” şeklinde konuştu.
“Çoğunlukla neşem annemden, bağlamamdan gelir”
Ailesinin her zaman arkasında olduğunu belirten Eda Işık, “Biz 5 kardeşiz ben ve abilerim görme engellidir. Ben müzik öğretmeniyim, bu yıl atandım. Annemizden kaynaklı çok neşeliyizdir, babam artık yok onu çok arıyoruz ama annemiz neşe kaynağımız olmaya devam ediyor. Çoğunlukla neşem annemden, bağlamamdan gelir. Bağlamayı okuduğum görme engelliler ilkokulunda öğrendim. Bağlama kursu açılmıştı bende oraya gittim, 3 ay içeresinde türkülerden çalmaya çalışıyordum. İlk çaldığımda babamın da duymasını çok istemiştim. Sonrasın da çok gördü beni bağlama çalarken. Babam bana ‘ne güzel öğrenmişsin’ demişti. Azimden hiçbir şey kurtulmaz, ben engelliyim diye pes etmedim. Evet, pes ettiğim oldu ama babam dedi ki ‘başarırsın’, annem dedi ‘başarırsın’ hep arkamda oldular. Ailemin beni sevenlerin duasıyla azim ettim başardım. Öğretmen olacağımdan da pek emin değildim. Arkadaşımın söylemesiyle girdim, nasibimde varmış ki öğretmen oldum” dedi.
]]>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Buna göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022 yılında yüzde 49,7 iken 2023 yılında 3 puan artarak yüzde 52,7 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2022 yılında yüzde 15,9 iken 2023 yılında 2,2 puan azalarak yüzde 13,7 olarak gerçekleşti.
Kadınlar daha mutlu
Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022 yılında yüzde 46,5 iken 2023 yılında yüzde 50,3 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2022 yılında yüzde 52,7 iken 2023 yılında yüzde 55,1 oldu.
Evliler evli olmayanlardan daha mutlu
Evli bireylerin, evli olmayan bireylere göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 45,8 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu gözlendi.
Mutluluk oranında en yüksek artış 18-24 yaş grubunda oldu
Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı, 2022 yılında yüzde 47,9 iken 2023 yılında 6,1 puan artarak yüzde 54,0 oldu.
Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranı 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak yüzde 49,7 olarak tahmin edildi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2022 yılında yüzde 57,7 iken 2023 yılında 1,7 puan azalarak yüzde 56,0 oldu.
Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,9 olurken bunu sırasıyla; yüzde 15,0 ile çocukları, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.
Bireyleri en çok sağlıklı olmak mutlu etti
Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,5 olurken bunu sırasıyla; yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş takip etti.
Her 100 kişiden 67’si geleceğinden umutlu
Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı yüzde 67,2 iken kadınlarda bu oran yüzde 67,1 oldu.
Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 5,7 oldu
Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için “0”, çok memnun olanlar için “10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022 yılında 5,5 hesaplanırken 2023 yılında 0,2 puan artış ile 5,7 oldu. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2023 yılında 5,6, kadınlarda ise 5,8 oldu.
En yüksek memnuniyet oranı yüzde 74,6 ile asayiş hizmetlerinde
Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2023 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 olurken bunu sırasıyla yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61,0 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.
Ülkenin en önemli sorunu hayat pahalılığı oldu
Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2020 yılında birinci sırada yüzde 18,5 ile işsizlik, ikinci sırada yüzde 17,3 ile hayat pahalılığı, üçüncü sırada yüzde 17,2 ile eğitim yer aldı. 2023 yılında hayat pahalılığı yüzde 33,8 ile ilk sırada yer alırken, yüzde 16,5 ile eğitim ikinci sırada ve yoksulluk yüzde 13,4 ile üçüncü sırada yer aldı. – ERZİNCAN
]]>Sık sık vatandaşların talep ve önerilerini yerinde dinlemeye devam eden, onlarla kucaklaşmayı ihmal etmeyen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, önce insan, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ felsefesiyle çalışmalarını sürdürüyor. Cumartesi ve pazar günü yoğun bir hafta sonu mesaisi geçiren Başkan Büyükkılıç, hem vatandaşlarla birlikte oldu hem de birbirinden önemli toplantı ve açılışlara katıldı.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, cumartesi sabahı Anadolu’nun göz bebeği Kayseri’de gerçekleşen AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığı İç Anadolu Bölge Toplantısı’na katılarak hafta sonuna başladı. AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya başkanlığında gerçekleşen toplantıya katılan Başkan Büyükkılıç, İç Anadolu Bölgesi’ndeki şehirlerin dış ilişkilerden sorumlu ekipleriyle bir araya geldikleri toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.
Ayrıca Başkan Büyükkılıç, AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya ve beraberindeki heyeti Büyükşehir Belediyesi’nde de misafir etti. TMMOB Makine Mühendisleri Odası Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen 17’nci Dönem Olağan Genel Kurulu’na katılan Başkan Büyükkılıç, şubenin yönetimi, üyeleri ve mühendislerle bir araya geldi. Büyükkılıç, Kocasinan Belediyesi tarafından Kedi Kasabası’nda düzenlenen 17 Şubat Dünya Kediler Günü Temalı Fotoğraf Sergisi açılışına katılarak, “Patileriyle yüreğimize dokunan, hayatımıza neşe katan minik dostlarımızı her zaman sahipleniyor, dilsiz dostlarımıza her türlü imkanı sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Talas İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen Avşarlar Buluşması’na da katılan Başkan Büyükkılıç, kadim şehir Kayseri’de Avşar vatandaşlarla birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın en güzel örneğini sergilemekten dolayı büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.
Büyükkılıç, Yöresel Ürünler ve Bahçe Botanik Günleri kapsamında fuar alanını ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi.
Büyükkılıç, Vatandaşın Hem Hüzünlü Hem de Mutlu Günlerinde Yanlarında
Vatandaşların hem hüzünlü hem de mutlu günlerinde yanlarında yer alan Başkan Büyükkılıç bu kapsamda Orgeneral Hulusi Akar Camii’nde TBMM Milli Savunma Komisyon Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın vefat eden dayısı Ahmet Maraşlıoğlu ile vefat eden vatandaşlardan Batuhan Ünlü, Şaziye Yürük ve Hatice Benk’in cenaze namazlarına katıldı.
Şehrin iş insanlarından İrfan ve Yavuz Dursun’un vefat eden babaları Mehmet Dursun’un ve Ahmet Maraşlıoğlu’nun evlerine taziye ziyaretinde bulunan Büyükkılıç, merhumlara Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine sabırlar diledi.
Çat kapı düğün ziyaretleri
Başkan Büyükkılıç, ayrıca çat kapı düğün ziyaretleri de yaparak, genç çift Ümmiye ile Celal’in ve TV 1 ailesinden Şahin Morkoç’un oğlu Arda ile gelini Umay’ın düğün törenlerine katılarak, hayatlarının en anlamlı günlerindeki mutluluklarına ortak oldu.
Sivaslılar Federasyonu ve Sivaslılar Derneği başkanları, yöneticileri ve Sivaslılarla güzel bir pazar sabahında keyifli bir buluşma gerçekleştiren Başkan Büyükkılıç, çocukları da yalnız bırakmayarak, Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında düzenlenen Kukuli Bakkal Amca Müzikali’ni ziyaret edip, çocukların mutluluğuna ortak olarak, aileleriyle keyifle sohbet etti.
Öte yandan Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. tarafından Kayseri Park Alışveriş Merkezi’nde düzenlenen Spor Etkinliği’ne katılarak, çocukların eğlenceli anlarına da ortak oldu.
AK Parti Melikgazi İlçe Danışma Meclis Toplantısı’na katılan Büyükkılıç, teşkilatın her bir kademesine gönül vermiş dava arkadaşlarıyla bir araya geldi. Başkan Büyükkılıç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin de telefonla arayarak selamlarını iletti.
Birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın sembolü oldu
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Doğu Türkistanlı vatandaşlarla da bir araya gelerek, birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın adeta sembolü oldu. – KAYSERİ
]]>EVLİLER DAHA MUTLU
Mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022’de yüzde 49,7 iken 2023’te 3 puan artarak yüzde 52,7’ye yükseldi. Mutsuz olduğunu beyan edenlerin oranı ise 2022’ye göre 2,2 puan azalarak yüzde 15,9’dan yüzde 13,7’ye geriledi.
Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022’de yüzde 46,5 iken geçen yıl yüzde 50,3’e çıktı. Kadınlarda ise bu oranın söz konusu dönemde yüzde 52,7’den yüzde 55,1 yükseldiği belirlendi.
Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu tespit edildi. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, geçen yıl yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran yüzde 45,8 olarak gerçekleşti.
Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde, evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu hesaplandı.
Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde, 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı 2022’de yüzde 47,9 iken 2023’te 6,1 puan artarak yüzde 54 oldu. Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranının 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak 2023’te yüzde 49,7 olduğu belirlendi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise oran 2022’de yüzde 57,7 iken geçen yıl 1,7 puan azalışla yüzde 56’ya düştü.
MUTLULUK KAYNAĞI AİLE
Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde, kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı geçen yıl 69,9 olurken bunu yüzde 15 ile çocuklar, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.
Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde, kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023’te yüzde 69,5 ile ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş izledi.
ÇOĞUNLUK GELECEKTEN UMUTLU
Geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı 2023’te yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranının yüzde 67,2 olduğu hesaplanırken kadınlarda bu oranın yüzde 67,1 olduğu görüldü.
Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile “hiç memnun olmayanlar için sıfır”, “çok memnun olanlar için 10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022’de 5,5 olurken 2023’te 0,2 puanlık artış ile 5,7’ye çıktı. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyinin geçen yıl 5,6, kadınlarda ise 5,8 olduğu belirlendi.
EN BÜYÜK SORUN HAYAT PAHALILIĞI
Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde, 2023’te asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 ile ilk sırada yer alırken bunu yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli hizmetler ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.
Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde ise geçen yıl hayat pahalılığının yüzde 33,8 ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Bunu yüzde 16,5 ile eğitim, yüzde 13,4 ile yoksulluk izledi.
]]>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan 10 bin 500 personeli ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Gerçekleştirilen imza töreninde çalışanlar, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a alkış ve sloganlarla teşekkür etti. Sözleşme, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy ve Hizmet-İş Kocaeli Şube Başkanı Muharrem Subaşı tarafından imzalandı.
“Mutluluğun resmini birlikte çizdik”
İmza töreninde konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, “‘Mutluluğun resmini yapabilir misin?’ derler ya işte mutluluğun resmi bu. ‘Mutlu şehir’ diye yola çıktık. ‘Allah razı olsun’ desinler diye çalıştık. Hep, ‘Belediye şehrin bize bir emanetti ve bu emanetin gereğini yapacağız’ dedik. Ben bunu bir başıma yapmadım, sizlerle yaptım. Bu şehir belediyenin hizmetlerinden memnunsa sizlerin sayesinde oldu. Çalışanları mutlu olmayan şehrin mutlu olması mümkün değil. Öncelikle çalışma arkadaşlarımızı mutlu etmek istedik” dedi.
“Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin mali yapısı en sağlam belediyesidir”
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin en borçlu belediye olduğu algısına değinen Başkan Büyükakın, “Anlatmamıza rağmen ‘Tahir Büyükakın Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağına batırdı’ diyebiliyorlar. Bu Yuvacık Barajı’nın borcu. Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağına batıran sizsiniz. Borç yönetimi sayesinde işçilerimin yüzünü güldürebiliyorum. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin mali yapısı en sağlam belediyesidir. Hazine’den başka kimseye borcumuz yok. Bankaları ve diğer borçları eklediğimizde en borçlu belediye İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Sigortasını, vergisini ödeyemeyen ve kapısına haciz dayanan bu zihniyetteki belediyeler ortada” ifadelerini kullandı.
“En düşük ücreti 35 bin 40 TL yaptık”
“Peygamberimiz, ‘İşçinin alnın teri kurumadan hakkını verin’ diyor diyen Büyükakın, “Sizi ötekiler olarak hiç görmedik. Beraber yürüdüğümüz yol arkadaşlarımız olarak gördük. İmkanlarımızı sonuna kadar zorlayalım dedik. Türkiye’nin en iyi anlaşmalarını yaptık. Yüzü gülen işçi vatandaşa hizmet ederken de onları mutlu eder. Sizi enflasyona ezdirmeyen, elimizdeki imkanların en iyi olacak şekilde düzenleme yaptık. En düşük maaşın 34 bin 40 TL olacak şekilde bir düzenleme yaptık. Personelden gelen artış talebine sonrası bin TL daha artış yaparak en düşük ücreti 35 bin 40 TL yaptık” dedi.
“Bizim inancımızda insana çalıştığının karşılığı anlayışı vardır”
Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy ise “Bizim inancımızda insana çalıştığının karşılığı anlayışı vardır. Hep birlikte bunun mücadelesini veriyoruz. Emek olmadan ekmek olmayacağını biliyoruz. Hiç kimseyi ayırt etmeden, her bir üyemizi kutsal görerek çalıştık, çalışıyoruz. Her sıkıntıda yanımızda olan ve yoldaş olmaktan onur duyduğum Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyorum. Protokolün kentimiz ve emekçilerimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
Daha sonra konuşan Hizmet-İş Kocaeli Şube Başkanı Muharrem Subaşı, “Hem işveren hem de sendika olarak bu birlikteliğimizi ortaya koymuş bulunmaktayız. Bu sözleşmenin daha güzel protokollere emsal teşkil etmesiniz arzu ediyorum. Kentimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Geriye dönük farkların ödemesi de yapılacak
Protokol ile 2023 ücretlerine taban iyileştirilmesi yapıldıktan sonra tüm yevmiye ve sosyal haklara zam yapıldı. Protokolün imza tarihi olan 15 Şubattan geriye dönük farkların ödemesi de yapılacak. 1 Ocak 2024’ten itibaren geçerli olacak olan zammı çalışanlar davul zurna eşliğinde halaylarla kutladı. Sözleşme kapsamındaki tüm çalışanlara her ay aile yardımı adı altında bin 729,45 TL ödeme yapılacak. Böylelikle yapılan sözleşme ile Büyükşehir’de en düşük net ücret 35 bin 40 TL oldu. Büyükşehir, İSU ve Belde AŞ’de çalışan personeli ilgilendiren toplu sözleşmede işçilerin en düşük günlük ücreti 640 TL’den bin 130 liraya çıkarıldı. Bu artışa ilave olarak 92 TL olan yemek ücreti 157 TL’ye yükseltildi. 50 TL olan yol ücreti de 80 TL oldu. – KOCAELİ
]]>Çağdaş Atan: Bazı itibarsızlaştırmalar görsem de bunlara cevap vermeden devam ediyoruz
Sami Uğurlu: Fiziksel olarak çok fazla karşılık veremedik
Olgucan KALKAN-Serhan TÜRK/ İSTANBUL,(DHA) – Süper Lig’de ertelenen 16’ncı hafta karşılaşmasında Başakşehir FK deplasmanda Kasımpaşa’yı 3-0 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Başakşehir FK Teknik Direktörü Çağdaş Atan ve Kasımpaşa Teknik Direktörü Sami Uğurlu basın toplantısında mücadeleyi değerlendirdi.
Kasımpaşa’nın fizik gücünün yüksek olduğunu ve bunun için rotasyon yaparak bu maça çıktıklarını belirten Çağdaş Atan, ‘Oynaması çok zor bir takıma karşı oynadık. Bizden 1 gün fazla dinlendiler. Rotasyon yapmak istedik. Bunun işe yaraması bizi mutlu etti. Bütün oyuncularım oyuna hakim durumdalar. İyi çalışıyorlar. Herkes ne yapması gerektiğini biliyor. Rotasyonun sıkıntı yaratmayacağını biliyorduk. Kasımpaşa fiziksel olarak oynayan bir takım. Uzun toplar atıp Aytaç ve Hajradinovic ile ikinci topları alıp coşkulu atak yapıyorlar. Emirhan, Onur ve Berkay ile rakibimize bunu yaptırmadık. İkinci yarı istediğimiz oyunu oynadık. İlk yarının sonunda belki de 1-1 içeri girecektik. Devrede 2 ve 3’üncü golü aramamız gerektiğini söyledik. Toptan 2-0’dan sonra erken vazgeçtik. Sonrasında kusursuz oynadık. Keny iki tarafta da iyi oynadı. 8 maçtır farklı formasyonla oynuyoruz. Çok fazla gol yemeden devam ediyoruz. Her maç final. Önümüzde final gibi düşündüğümüz Alanyaspor maçı var. Gelişmeye devam edeceğiz. Bazı itibarsızlaştırmalar görsem de bunlara cevap vermeden devam ediyoruz. Sami hoca ile toparlanmış bir Kasımpaşa vardı. Onlara da başarılar diliyoruz’ ifadelerini kullandı.
‘ROTASYONUN PERFORMANS DÜŞÜKLÜĞÜYLE ALAKASI YOK’
Yaptıkları rotasyonun performans düşüklüğü nedeniyle olmadığını söyleyen Çağdaş Atan, ‘Performans düşüklüğüyle alakası yok. Oyuncularımın hepsinden memnunum. Oyuncularım formasyona ve değişikliklere cevap verecek durumdalar. İşe akıl yoruyorlar. Onları futbol, formasyon konuşuyorken görüyorum mutlu oluyorum. Rotasyondaki asıl hedefimiz Kasımpaşa’nın fiziksel gücüne karşı koyabilmekti. İstediğimiz karşılığı almış olduk’ şeklinde konuştu.
‘DUBOIS İLE İLGİLİ SEZON SONUNDA FARKLI ŞEYLER KONUŞABİLİRİZ’
Galatasaray’dan kiralık olarak kadroya dahil olan Dubois’nın takımda çok mutlu olduğunu dile getiren Atan, ‘Dubois ile ilgili bize gelen bir bilgi yok. Dubois ile çok mutluyuz. O da burada olmaktan çok mutlu. Hem sürekli oynuyor hem de katkı veriyor. İki bekimizi de orta saha olarak kullanabiliyoruz. Ömer Ali de iyileşti ve aralarında rekabet var. Sezon sonunda farklı şeyler konuşabiliriz. Ancak şu anda vazgeçmek gibi bir planımız yok’ dedi.
SAMİ UĞURLU: FİZİKSEL OLARAK ÇOK FAZLA KARŞILIK VEREMEDİK
Zor bir maç oynayacaklarını bilerek sahaya çıktıklarını ifade eden Kasımpaşa Teknik Direktörü Sami Uğurlu, ‘Karşımızda iyi bir takım, iyi kadro var. Geniş kadroya sahip olduklarını için de rotasyon yapma şansına sahiplerdi. Oyunun sonunda yorulacağımızı tahmin etmiştik. 4 maç arka arkaya, aynı kadroyla 90 dakika oynamak takımı fiziksel olarak aşağı çekebiliyor. İlk yarıda oyunu biraz tutarak orta sahada bire bir eşleşerek geçişlere izin vermemeye çalıştık. Geri düşünce baskıyı değiştirdik. Devre arasına berabere ya da önde girebilirdik. Ancak pozisyonları değerlendiremedik. Mağlup girdiğimiz için de biraz daha risk almamız gerekiyordu. İkinci yediğimiz geçiş golü, bizi oyundan düşürdü. Biraz daha tempoyu yükseltebilirdik. Arka arkaya maçlar buna çok müsaade etmedi. Oyuna ortak olabileceğimiz zamanlar oldu. Basit goller yedik. İlk gol özellikle. Yine 3’üncü gol duran toptan. Riskleri aldığınız zaman bu skorlar kaçınılmaz oluyor. Başakşehir ve Çağdaş Hoca’yı tebrik ediyorum. Oynadıkları oyuncular ligin ortalamasının üstünde. Fiziksel olarak çok fazla karşılık veremedik’ şeklinde konuştu.
]]>“Asrın felaketi” olarak nitelenen 6 Şubat depremlerinin merkez üssü Kahramanmaraş’ta yılın ilk bebeği Necip Fazıl Şehir Hastanesi kadın doğum ek hizmet binası doğum servisinde saat 00.00’da dünyaya geldi.
Nuran ve Muhammet el-Türk çiftinin ikinci çocukları olarak 3 kilo 300 gram ağırlığında doğan bebeğe Mahmut Useyd ismi verildi.
Hastane Müdürü Fulya Debgici, gazetecilere, hayata gözlerini açan yılın ilk bebeğinin gayet sağlıklı olduğunu belirterek, “Anne ve bebek gayet sağlıklı. Bebeğimizin aileye hayırlı olmasını diliyor, bu vesileyle de tüm halkımızın yeni yılını kutluyorum.” diye konuştu.
Baba Muhammet el-Türk de ilk çocuğunun kız, ikincisininse erkek olarak dünyaya geldiğini belirterek, ailecek çok mutlu olduklarını söyledi.
Malatya
Malatya’da yeni yılın ilk bebeği 2 kilo 950 gram ağırlığında dünyaya geldi. Anne ve baba kız çocuklarına hangi ismi vereceklerini henüz kararlaştırmadı.
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde saat 00.05’te dünyaya gelen bebeğin annesi 21 yaşındaki Sıla Gökçe, ev hanımı olduğunu söyledi.
İlk bebeğinin, yeni yılın da ilk bebeği olduğunu belirten Gökçe, “İlk bebeğim, yeni yılda bana hediye gibi oldu. İsmine daha tam karar veremedik, kararsızız. Herkes için sağlıklı, mutlu ve huzurlu seneler olur inşallah.” dedi.
Baba Vedat Gökçe de ilk defa baba olmanın heyecanını yaşadığını dile getirerek, “Yeni yıla mutlu, sağlıklı gireriz inşallah. Baba olma duygusu çok farklı ve güzel. Allah herkese nasip eder inşallah. Tarif edilemez, güzel bir şey. Herkesin yeni yılda sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirmesini dilerim.” diye konuştu.
Kadın doğum uzmanı Şeyma Çolak Yüksek ise annenin sağlıklı bir kız bebek dünyaya getirdiğini belirterek, “Anne ve bebek şu an için sağlıklı. Herhangi bir problem yok. Yeni yıla iyi dileklerimizle girmek istiyoruz. Hiçbir anne ve bebeğe zarar gelmesin. Her anne ve bebek sağlıklı şekilde birbirlerine kavuşsun istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından hastane çalışanları, bebek ve ailesiyle fotoğraf çektirdi.
Şanlıurfa
Şanlıurfa’da yılın ilk bebeği Derya ve Abdurrezak Öden çiftinin ilk çocuğu “Fevzi” oldu.
Anne Öden, Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2 kilo 260 gram ağırlığında bir erkek bebek dünyaya getirdi.
Derya Öden, yılın ilk dakikalarında çocuğunu kucağına almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Hastanede aileyi eşi Fatmanur Şıldak ile ziyaret eden Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, aileye geçmiş olsun dileklerini iletti.
Vali Şıldak, 00.02’de dünyaya gelen ilk bebeği karşılamanın mutluluğunu, heyecanını ailesiyle birlikte yaşadıklarını belirtti.
Fevzi’ye uzun ve sağlıklı ömürler dileyen Şıldak, yeni yılın Şanlıurfa’ya ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu.
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı operatör doktor Yusuf Ziya Kızıldemir de Fevzi’nin sağlık bir bebek olarak dünyaya geldiğini kaydetti.
Vali Hasan Şıldak, daha sonra bebeğe altın taktı.
Gaziantep
Gaziantep’te yılın ilk bebeği Cemal ve Fatma Yıldız çiftinin Gaziantep Şehir Hastanesi’nde dünyaya gelen “Mustafa” adlı bebeği oldu.
Anne Fatma Yıldız, gazetecilere, bebeklerine sağlıklı şekilde kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Sağlık personeline teşekkür eden Yılmaz, “Yılın ilk bebeği oldu, çok mutluyuz.” dedi.
Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu anne Yıldız’ı ziyaret ederek, bebeğe altın taktı.
]]>Kayseri’de eğitim veren bin 150 okulda kullanılan akıllı tahtaların bakım ve onarımı Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından yapılıyor. İş başı eğitim projesi kapsamında liseli öğrenciler, piyasa değeri 250-3 bin 900 TL arasında değişen bakım onarım masraflarını yarı fiyatına mal ederek hem ülke ekonomisine katkı sağlıyor hem de gelir elde ediyor. Bilişim Teknolojileri Alan Şef Öğretmeni olarak görev yapan Metin Özen, kent genelindeki 599 okuldaki arızaları giderdiklerini belirterek, “2022 mayıs ayından itibaren Kayseri’deki etkileşimli tahtaların bakım ve onarımı yapıyoruz. Birçok okulun kullanılamayan, atıl durumda olan akıllı tahtalarını tamir edip kullanıma hazır hale getiriyoruz. Bu yıl bin 144 arıza kaydından bin 72’sini çözüme kavuşturduk. Şu an için 72 arıza kaydımız mevcuttur. Kendi atölyemizde ise okullarda tamirini yapamadığınız akıllı tahtaların tamirini yapıyoruz. Ardından da okullara götürüp monte işini tamamlıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘DEVLETE KATKI SAĞLIYORUZ’
Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol kapsamında etkileşimli tahta destek noktası olduklarını da belirten Özen, “6 öğretmen ve 10 öğrencimiz ile döner sermaye kapsamında bu işi yapıyoruz. Arızaların ortalama piyasa değeri 250 TL’den 3 bin 900 TL’ye kadar arıza tamiri yapıyoruz. Bizim 3 bin 900 TL’ye tamir ettiğimiz arızanın piyasada sadece parça fiyatı 9 bin 500 TL civarında tutuyor. Kamu kurumu olarak kar amacı gütmediğimiz için çok uygun fiyatlara mal ediyoruz. Devletimizi de maddi anlamda çok büyük katkı sağlıyoruz. Öğrencilerimiz hem gelir kazanıyor hem de sahada çalışarak becerisini ve bilgisini güncelliyor” dedi.
‘ÖĞRENCİLERİMİZ MUTLU OLUNCA BİZ DE MUTLU OLUYORUZ’
Okul Müdürü Necati Arıcı ise, “Birçok öğrencimle birlikte akıllı erişim noktasında döner sermaye kapsamında hizmet veriyoruz. Kayseri’de ilçeler dahil olmak üzere her okula ulaşmaya çalışıyoruz. Akıllı tahtaların arızalanması sonrası eğitimin aksamaması için çaba gösteriyoruz. Yapmış olduğumuz tadilatları 4’te 1 fiyatına yapıyoruz. En büyük faydalarından bir tanesi de öğrencilerimizin işi iş başında öğrenmesi oluyor. Bunun karşılığında da ücret alıyorlar. Onlar mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz. Öğrencilerimiz başka okullarda eğitim gören kardeşlerine hizmet etmenin de mutluluğunu yaşıyor” diye konuştu.
‘HEM HARÇLIĞIMIZI ÇIKARIYORUZ HEM DE GELİR ELDE EDİYORUZ’
12’nci sınıf öğrencisi Zeki Yücebaş da, “Okulların akıllı tahtalarını tamir ediyoruz. Bu sayede okul harçlığımızı çıkarıp hem gelir hem de işi öğrenmiş oluyoruz. Ayrıca yaşıtlarımızın sorunlarını çözmek hem onları hem bizi mutlu ediyor” dedi. (DHA)
]]>