Kamu – Karadeniz Haber Tv https://www.karadenizhabertv.com.tr Tue, 10 Dec 2024 17:24:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Memurlar İçin Eylem: Torba Yasa Talebi https://www.karadenizhabertv.com.tr/memurlar-icin-eylem-torba-yasa-talebi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/memurlar-icin-eylem-torba-yasa-talebi/#respond Tue, 10 Dec 2024 17:24:39 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/memurlar-icin-eylem-torba-yasa-talebi/ Kamu Birliği Konfederasyonu’na bağlı Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) ve Savunma ve Güvenlik Destek Hizmetleri Sendikası (SAVDES-SEN), Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde bir araya gelerek, torba kanunda memurların şartlarının iyileştirilmesine ilişkin düzenlemelerin yer almasını talep ettiler.

Kamu Birliği Konfederasyonu’na bağlı TEÇ-SEN ve SAVDES- SEN, Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde, memur taleplerinin torba yasaya geçmesine ilişkin eylem yaptı. Sendikalar adına konuşan SAVDES-SEN Genel Başkanı Cengiz, burada yaptığı konuşmada, 2024’ün sonlarına gelinen zamanda memurun yoksul, emeklinin açlık içerisinde kıvrandığını ileri sürdü. TBMM Genel Kurulu’nda 2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu görüşüldüğünü hatırlatan Cengiz, şunları kaydetti:

“İçeriğinde memur ve emeklilerimizin refahına yönelik hiçbir şey yer almıyor. Plan Bütçe Komisyonundan geçen 26 maddelik yani torba yasada da memur ve emeklilerimizin mali ve sosyal haklarına yönelik beklentileri karşılayacak kayda değer hiçbir şey bulunmuyor. Kasım 2024 ayı itibariyle 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 20 bin 562 lira, yoksulluk sınırı ise 66 bin 976 lira olarak açıklandı. Yapılan 7 ayrı toplu sözleşmenin sonucunda; memurlarımızın büyük çoğunluğu yoksulluk sınırı altında, emeklilerimizin büyük çoğunluğu ise açlık sınırı altında yaşamak zorunda bırakıldı.”

Geçinemediklerini ve haklılıklarını haykırdıklarını söyleyen Cengiz, “Duymuyorlar, görmüyorlar ya da duymazdan, görmezden geliyorlar. Türkiye’nin memur ve emeklisi, vatana ve millete hizmet etmekten gayri kime ne yaptı ki bu zulüm seviyesine gelen sefalete mahkum ediliyor. Memur ve emeklisini sefalete mahkum etmenin kime ne faydası var ki, verilen sözler dahi unutuluyor, yerine getirilmiyor” diye konuştu.

“Devlet memurları ile ilgili torba yasa çözüm ve verilen sözlerin yerine getirilmesi için fırsattır”

Cengiz, fırsat varken sorunların görmezden gelinmesi, çözümün geçiştirilmesi, ötelenmesi, ertelenmesi veya geriye bırakılması konusunda sıkıntılarını belirterek, “Bu aşamada, verilen sözler ve yapılan açıklamalar ile beklentiye sokulan memur ve emeklileri daha fazla oyalamamalıdır. Artık takatimiz de kalmamıştır. TBMM’de halihazırda görüşülen hem 2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu hem de devlet memurları ile ilgili torba yasa çözüm ve verilen sözlerin yerine getirilmesi için fırsattır” dedi.

Genel Kurulda verilecek önergeler ve 2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na ilişkin ise Cengiz, şöyle konuştu:

“Memur ve emekli maaş artışlarına, ülkenin son 5 yıllık büyüme oranları toplamında yüzde 30’dan az olmamak üzere ilave refah payı verilmesine, harcırah, tayın bedeli, fazla çalışma ücreti, giyim yardımı ve yiyecek yardımı gibi hususların piyasa rayiçlerine getirilmesine yönelik bütçe kanununda revizyon yapılması önem arz etmektedir. Bu talepler ihtiyaçtır, kamu kaynaklarının adil bölüşümü ve hakkaniyet ile kamuda verimlilik için elzemdir.”

Cengiz, memurun torba yasaya ilişkin talepleri konusunda, “Kanunun yayım tarihinden itibaren 6 ay içerisinde, kamuda tüm kadroların analiz edilerek yeniden düzenlenmesi ve kadroların standartlaştırılması, her kadronun görev tanımlarının hazırlanarak Cumhurbaşkanlığı onayı ile yürürlüğe girmesi. Kamu personeli mali yönetim sisteminin yeniden düzenlenmesi, asgari geçim standardını sağlayacak şekilde yoksulluk sınırı üzerinde ücret ve TOKİ sosyal konut standartlarında 3+1 konut alacak şekilde emekli ikramiyesi verilmesi. Ramazan ve Kurban bayramlarında birer maaş bayram ikramiyesi verilmesi. 1994 ile 2005 yılları arasında ödenen lojman tazminatının güncel rakamlarla yeniden ödenmesi. Sözleşmeli personelin kadroya geçme süresinin 3+1’den 1+1’e indirilmesi. Memurların yıllık izne denk gelen resmi tatil ve dini bayram günlerinin yıllık izine dahil edilmemesi” taleplerinde bulundu. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/memurlar-icin-eylem-torba-yasa-talebi/feed/ 0
9. Yargı Paketi Resmi Gazete’de Yayınlandı https://www.karadenizhabertv.com.tr/9-yargi-paketi-resmi-gazetede-yayinlandi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/9-yargi-paketi-resmi-gazetede-yayinlandi/#respond Thu, 14 Nov 2024 00:41:23 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/9-yargi-paketi-resmi-gazetede-yayinlandi/ (ANKARA)–  Kamuoyunda “9. Yargı Paketi” olarak bilinen ve geçen hafta TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen, yargı alanında birçok düzenlemenin yer aldığı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Kanuna göre, elektronik ortamda açık artırma suretiyle satışta teklifler arasındaki fark, satışa çıkarılan malın muhammen kıymetinin binde beşinden ve her halde 1000 Türk lirasından az olamayacak.

İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay’ın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Avukatlık Kanunu’nda değişikliğe gidilecek. Buna göre, adli yardım ödeneğinin barolar arasındaki dağıtımında, birden fazla baronun bulunduğu illerde, her 5 bin nüfus için tespit edilecek toplam puanın yüzde 30’u o ilde bulunan barolar arasında eşit olarak, kalanı ise o ilde levhaya kayıtlı toplam avukat sayısına bölündükten sonra elde edilen rakamın her baronun üye sayısına çarpımı sonucu elde edilecek puana göre dağıtılacak.

Yeni sınav konuları

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sorulacak alanlar arasına “milletlerarası hukuk”, “milletlerarası özel hukuk”, “genel kamu hukuku ve sosyal güvenlik hukuku” eklenecek. İhtiyaç duyulması halinde bu alanlara, yönetmelikle yeni hukuk alanları eklenebilecek.

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sayısı 100’den 120’ye çıkarılacak. Sınavlara yeni alanların eklenmesi ve sınavların yapılma şekli ile sınavlara ilişkin diğer hususlar Hakimler ve Savcılar Kurulu, YÖK, ÖSYM, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Noterler Birliğinin görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7’nci maddesindeki parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanacak. Tek hakimle çözümlenecek davaların belirlenmesinde dava tarihindeki, miktar artırımı yapılan hallerde ise artırımın yapıldığı tarihteki parasal sınır esas alınacak.

Hakimler ve Savcılar Kanunu’ndaki değişiklikle adalet müfettişlerinin görev ve yetkileri belirlenecek.

Yediemin otoparklarında sahipsiz araçların satışı

Karayolları Trafik Kanunu’ndaki değişiklikle buluntu olması nedeniyle veya kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan ve sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan yediemin otoparklarındaki araçların satış usulü yeniden belirleniyor. Bu durumdaki araçların sicilinde bulunan satılamaz, devredilemez, haciz, ihtiyati haciz, rehin gibi şerhler için ilgili kurumlara, bu araçların satılacağı hususu bildirilecek ve satış işlemlerine başlanacak; araçların üzerinde bulunan tüm şerhler ayrıca bir işleme gerek olmaksızın, satış tarihinden itibaren kalkmış sayılacak varsa tescil kayıtları buna göre düzeltilecek.

Satış kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla muhafaza ve satış için yapılan giderler, aracın tanıtımına yarayan numaraların tespitine ve tamamlanmasına dair giderler ve vergi, resim veya harç gibi malın aynından kaynaklanan alacaklar ödendikten sonra kalan tutarın tüm alacaklıların alacağını karşılaması halinde hak sahiplerine Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde dağıtılacak ve bakiye bir tutar bulunması halinde bu tutar, muhafaza edilecek; kamu bankalarında nemalandırılacak ve satıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde müracaat halinde nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenecek. 5 yıl içinde herhangi bir müracaatın olmaması halinde söz konusu bedeller Hazine’ye irat kaydedilecek.

Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu uzlaştırma kapsamından çıkarılarak ön ödeme kapsamına alınacak.

Soybağı reddi davası

Koca, ana veya çocuk, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilecek. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılacak. Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorunda olacak.

Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlat edinmede ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları, tek başına evlat edinmede ise ana veya baba adı olarak evlat edinenin adı yazılacak. Evlat edinilen diğer kişiler hakkında, talepleri halinde bu hüküm uygulanacak.

Hakaret suçu ve uzlaştırma

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 2 yılı geçemeyecek.

Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu, uzlaştırma kapsamından çıkarılarak ön ödeme kapsamına alınacak.

Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren 7 gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılacak.

Uzlaşmanın sağlanması halinde uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacak.

Uzlaştırmacı olmak için hukuk mezunu olma şartı getirilecek. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilecek.

Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini defaten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verecek. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde durma kararı verilecek. Durma süresince zaman aşımı işlemeyecek. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam edilecek.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki parasal sınırlarla ilgili düzenlemeye göre, parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacak. Bu şekilde belirlenen sınırların 1000 lirayı aşmayan kısımları dikkate alınmayacak.

İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.

Arabuluculuk

Arabuluculuk konusunda, anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilecek. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilecek. Ayrıca taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacak. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilecek.

Arabuluculuk eğitimini tamamlayan ve mesleğinde 20 yıl kıdeme sahip olanlar, yazılı sınava girmeden arabuluculuk siciline kayıt olabilecek.

Kanunun, 21’inci maddesi 29 Haziran 2024, 23’üncü maddesi 12 Eylül 2024 tarihinden geçerli olmak üzere, diğer hükümler ise Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girecek.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/9-yargi-paketi-resmi-gazetede-yayinlandi/feed/ 0
26 Ağustos 2024 Resmi Gazete ATAMA KARARLARI! Bugünün kararları neler? 26 Ağustos Resmi Gazete yayımlandı! 32266 sayılı Resmi Gazete atamalar listesi! https://www.karadenizhabertv.com.tr/26-agustos-2024-resmi-gazete-atama-kararlari-bugunun-kararlari-neler-26-agustos-resmi-gazete-yayimlandi-32266-sayili-resmi-gazete-atamalar-listesi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/26-agustos-2024-resmi-gazete-atama-kararlari-bugunun-kararlari-neler-26-agustos-resmi-gazete-yayimlandi-32266-sayili-resmi-gazete-atamalar-listesi/#respond Mon, 26 Aug 2024 01:30:28 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/26-agustos-2024-resmi-gazete-atama-kararlari-bugunun-kararlari-neler-26-agustos-resmi-gazete-yayimlandi-32266-sayili-resmi-gazete-atamalar-listesi/ 26 Ağustos 2024 tarihli Resmi Gazete bugünün kararlarında neler var? 26 Ağustos 2024 günü yayımlanan Resmi Gazete’de, günün ilanlarını ve alınan kararların detaylarını görüntülemek için PDF halini indirme seçeneği de bulunuyor. Yasama Bölümü Kanunları, Yürütme ve idare bölümüne ilişkin gelişmeler, Yargı Bölümü kanunları ve günün ilanları Resmi Gazete’de yer alıyor. Peki, Resmi Gazete bugünkü kararları neler? 26 Ağustos 2024 Resmi Gazete’de yayımlanan kararlar nelerdir? İşte detaylar…

RESMİ GAZETE BUGÜNÜN KARARLARI NELER?

YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

YÖNETMELİKLER

–– Abdullah Gül Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu İngilizce Hazırlık Programı Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

–– Beykoz Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

–– Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Yabancı Dil Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği

–– İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Biyoanalitik İlaç Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği

–– Malatya Turgut Özal Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliği

–– Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

–– Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

–– Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kazak Kültürü ve Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

İLÂN BÖLÜMÜ

a – Yargı İlânı

b – Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları

c – Çeşitli İlânlar

– T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri

TÜMÜ

Osman DemirOsman DemirHaberler.com – Gündem

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/26-agustos-2024-resmi-gazete-atama-kararlari-bugunun-kararlari-neler-26-agustos-resmi-gazete-yayimlandi-32266-sayili-resmi-gazete-atamalar-listesi/feed/ 0
Uşak Belediyesi, 3. Sanayi Sitesi için kamulaştırma sürecini tamamladı https://www.karadenizhabertv.com.tr/usak-belediyesi-3-sanayi-sitesi-icin-kamulastirma-surecini-tamamladi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/usak-belediyesi-3-sanayi-sitesi-icin-kamulastirma-surecini-tamamladi/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:24:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9723 Uşak’a değer katacak ve yeni girişimcilerin yer sorununu önemli ölçüde çözecek 3. Sanayi Sitesi için Uşak Belediyesi tarafından uzun yıllardırdevam edenkamulaştırma sürecinde sona gelindi.

Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın bugün düzenlenen programla S.S. Uşak Bireylül Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetimi’ne tapu devrini gerçekleştirdi. Programda konuşan Başkan Çakın, 3. Sanayi Sitesi tamamlandığında kentin ticari hacminin büyük oranda artacağını söyledi.

Kamulaştırmalarda Sona Gelindi

S.S. Uşak BireylülKarma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi ile daha önce bir protokol imzalayan Uşak Belediyesi, kamu yararı kararı alarak kamulaştırma işlemlerini başlatmıştı. Başkan Çakın’ın itinalı çalışmaları sonucu alanın yüzde 95’inin kamulaştırılmasıyla bir adım daha atan belediye, kamulaştırılan alanların imar uygulamasını gerçekleştirerek süreci hızlandırmış oldu. Bir yandan kamulaştırma işlemlerine devam ederken bir yandan da imar planında gerekli revizeleri yapan Uşak Belediyesi; meslek lisesi, açık spor tesisleri, market ve ticari alanlar, cami ve kreş gibi sosyal donatıları da alanın içerisine ekleyerek bölgeye değer kattı. Bu sayede projeyle istihdama katkı sağlamayı planlayan Uşak Belediyesi, ekonomik kazanımların yanı sıra bölgenin sosyal anlamda da gelişmesini hedefledi.

Başkan Çakın Zorlu Süreci Başarıyla Atlattı

Zemin etüdü ve projelendirme aşamalarının ardından yolların da açılmasıyla inşaatların başlamasına imkan sağlanan çalışmalar kapsamında şimdi de yapılaşmaya uygun parsellerin devri gerçekleştirildi.

Tapu devirprogramında konuşan Başkan Çakın, “Bundan 5 sene önce göreve başladığımızda neredeyse durma noktasına gelmiş olan 3. Sanayi Sitemizi, şu anda inşaata başlama noktasına getirmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Öncelikle bu süre içerisinde buradaki parsellerin kamulaştırılmasında bizlere destek olan mülk sahiplerine teşekkür ediyorum. Sanayi sitemiz sayesinde, Uşak’ımıza kazandıracağımız katma değer konusunda mülk sahiplerimizle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler nihayetinde alanın %100’e yakın bir bölümünü belediye mülkiyetine almış olduk. Ardından da çeşitli kurumlarla olan görüşmelerimizi yapmak adına zaman zaman İzmir’e zaman zaman da Ankara’ya gittik. Sonuç olarak yaşadığımız problemlerin tamamını yaptığımız görüşmeler ile çözüme kavuşturduk. Bir taraftan da bölgenin sanayi sitesi olarak imar planlarına işlenmesi için gerekli çalışmaları gerçekleştirdik ve bunların yanı sıra Fen İşleri Müdürlüğü’müz aracılığıyla bölgedeki yolların açılması ve altyapılarının hazırlanması konusunda da çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Geçtiğimiz ay ise belediye meclisimiz ile belediyemiz üzerinde bulunan bu mülklerin kooperatife devri konusunda karar aldık ve geçen hafta içerisinde gerekli işlemleri tamamladık. Sonrasındaysa tapularımızı S.S. Uşak Bireylül Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetimi’ne devrettik. Böylelikle hak sahibi olan kooperatif üyeleri, burada tapusunu aldığı alanın ortağı oldu. Bunun yanı sıra, kooperatif yönetiminin yapacağı çalışmalar doğrultusunda başlayacak olan inşaatlar için belediyemizce imar durum belgesinin verilmesinin önündeki engelleri de kaldırmış olduk. İnşallah çok kısa süre içerisinde buradaki inşaatların başladığını ve yüzlerce kooperatif üyemizin dükkan sahibi olduğunu ve binlerce insanımıza istihdam sağlandığını göreceğiz. Geçirdiğimiz zorlu beş senelik sürecin bu noktaya gelerek böyle güzel sonuçlanmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyor, kooperatif üyelerimize ve şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi.

Tüm işlemler tamamlandığında 3. Sanayi Sitesi’nde mobilya, tekstil, otomotiv, pvc- demir doğrama, gıda, geri dönüşüm gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösterecek toplam 849 adet dükkan bulunacak. – UŞAK

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/usak-belediyesi-3-sanayi-sitesi-icin-kamulastirma-surecini-tamamladi/feed/ 0
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 28 Şubat mağdurlarının mağduriyetlerinin giderilmesi için komisyon kurulmasını önerdi https://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-28-subat-magdurlarinin-magduriyetlerinin-giderilmesi-icin-komisyon-kurulmasini-onerdi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-28-subat-magdurlarinin-magduriyetlerinin-giderilmesi-icin-komisyon-kurulmasini-onerdi/#respond Wed, 19 Jun 2024 09:18:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8191 Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 28 Şubat mağdurlarının mağduriyetlerinin giderilmesi için komisyon kurulmasını önerdi.

Yalçın, genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, 28 Şubat mağdurları ve mağduriyetleriyle ilgili çalışmalar yürüten STK’ler, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Memur-Sen’e bağlı sendika temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı “Kapanmayan Yara, 27. Yılında 28 Şubat Mağdurların Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayı” sonrasında hazırlanan raporu ve raporda yer alan önerileri paylaştı.

Darbecilikle mücadelenin gerçek bir yüzleşme sağlayarak başarılı bir şekilde yapılabilmesi için mağduriyetlerin makul ölçülerde giderilebilmesinin gerektiğine işaret eden Yalçın, devletin, mağdurların maruz kaldıkları ihlalleri ve failleri tespit etmek, sorumluları yargılamak, mağduriyetleri tazmin etmek, zararı telafi etmek ve hak ihlallerinin tekrarlanmaması için gerekli adımları atmak yükümlülüğü olduğunu belirtti.

Yalçın, bu bağlamdaki önerilerine ilişkin şunları söyledi:

“Eğitim hayatına ara vermek durumunda kalmış ancak daha sonra eğitim hayatına devam edenlere, kamu hizmetlerine girişte pozitif ayrımcılık tanınmalıdır. Kamu hizmetlerine giriş sınavlarını kazandıktan sonra iptal edilen sınavlar nedeniyle halen hak ettiği kadro ve pozisyonlarına girememiş olanlara ilişkin atanma hakkı tanınmalıdır. Kamu görevine atanma/yeniden atanma yönünde verilen kararlarda, ilgilinin hak ihlali tespiti yapılmış tarihte geçerli kamu görevine giriş şartları haricinde başkaca bir şart aranmamalıdır.”

Yalçın, bunların dışında, mağdurların açıkta geçen sürelerinin kamuda geçmiş sayılması, iadeyi itibarlarının tesis edilmesi, uğramış oldukları zararların tanzim edilmesi gibi birçok uygulamanın gerçekleştirilmesi gerektiğini de dile getirdi.

“Komisyon, bağlayıcı kararlar alabilmeli”

Geçmişte de benzeri konularda çıkarılan bazı düzenlemelerin olduğuna, bunların emsal teşkil ettiğine dikkat çeken Yalçın, hakkaniyetli ve adil bir sonuç üretecek bir komisyonun kurulmasının önemini belirterek, şunları kaydetti:

“Bu komisyon; mağdurlar, mağduriyetler ve hak iddiaları yönünden herhangi bir ön şart aranmaksızın, mağdurların ve mağduriyetlerin tespiti ile hakların iadesi, tazmini ve telafisi konularında gerek tespit gerekse icrai nitelikte bağlayıcı karar alabilmelidir. Komisyon, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulmalı ve objektif, adil, hakkaniyete uygun, hukuki denetime elverişli kararlar alabilmesine imkan tanıyacak şekilde, tarafsız ve bağımsız bir kuruluş olarak teşekkül ettirilmelidir. Bu teşekkül içerisinde STK’lerin de kurulda temsiline imkan verilmelidir.”

Yalçın, komisyonun, başvuruları resen araştırması, kararların da mağduriyet tarihindeki koşullar göz önüne alınarak verilmesi gerektiğini ifade ederek, “1982-2014 tarihleri arasında başörtüsü, irtica ve benzeri sebeplerle haklarına girilen ve haklarında idari işlemlere yol verilen, mağduriyetlere maruz bırakılan, hak arama yollarına başvuru hakkına sahip olup olmadığına ve bu yola başvurup başvurmadığına bakılmaksızın bu kişiler hakkında komisyona başvuru hakkı tanınmalıdır.” diye konuştu.

Çalıştayın ve hazırlanan raporun, 28 Şubat’ın mağduriyetlerinin çözümü noktasında önemli bir adım olacağına inancını dile getiren Yalçın, “Bütüncül, kapsayıcı, hakkaniyetli bir yaklaşımla ‘Türkiye Yüzyılı’na yakışır şekilde, tek bir darbe mağduru kalmaması için gerekli tüm adımların kamu otoritesi tarafından ivedilikle atılmasını ve vesayet heveslilerine bütün kapıları kapatacak demokratik reformların yapılmasını bekliyoruz.” dedi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-28-subat-magdurlarinin-magduriyetlerinin-giderilmesi-icin-komisyon-kurulmasini-onerdi/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır” https://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-katilimci-demokratik-kapsayici-milli-bir-anayasa-ihtiyaci-oldugu-ortadadir/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-katilimci-demokratik-kapsayici-milli-bir-anayasa-ihtiyaci-oldugu-ortadadir/#respond Thu, 16 May 2024 21:45:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7155 TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır”

ANKARA – Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) 8’inci Türkiye Buluşmasına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır” dedi.

Memur-Sen yönetim kurulu üyelerini, bağlı sendikaların genel başkanlarını ve yönetim kurulu üyelerini, İl temsilcileri ve şube başkanlarını, Genç, Emekli, Kadın ve Engelli Komisyonlarının yöneticilerini bir araya getiren Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla düzenlenen programda, Memur-Sen’in çalışma hayatında yaptığı çalışmalar ve geleceği dair hedefleri ele alındı.

Burada bir açılış konuşması gerçekleştiren Kurtulmuş, Memur-Sen’in 8’inci Büyük Türkiye Buluşması’nın hayırlara vesile olmasını dileyerek, Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan genel Kurulu’nu gerçekleştirdikleri için de Memur-Sen Konfederasyonu’nu tebrik etti.

Kurtulmuş, Türkiye’nin ve dünyanın çok önemli bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, bu çerçevede Türkiye’nin önüne çok büyük hedefler koyması ve bunun için de gücünü azami derecede artırmasının şart olduğunu dile getirdi. Bu anlamda bürokrasinin ve kamu görevlilerinin ülkenin hedeflerini yerine getirmesi için hayati katkıları olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Bu hedeflere ulaşabilmek hiç şüphesiz ki kamu organizasyonu içerisinde alın teliyle mücadele eden siz ve diğer bu konfederasyonun üyesi olmasa da mücadele eden değerli kamu görevlilerinin vazifesidir” diye konuştu.

Kurtulmuş, ülkenin hedeflerine ulaşabilmesi için memurlarda bulunması gereken niteliklerin olduğunu belirterek, bunlardan en önemlisinin liyakat ve ehliyet prensipleri içerisinde hareket edilmesi olduğunu aktardı.

“Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır”

Kamu bürokrasisinde yer alan memur ve bürokratların en temel özelliklerinden birisinin de millete sadakat olduğunu sözlerine ekleyen Kurtulmuş, “Ehliyet ve liyakat önemlidir, gereklidir ama ehliyet ve liyakatin milletin hayrına olmasının temin edilmesi için mutlaka millete sadakatin gerçekleşmesi gerekir. Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır. Eğer sadakat başka merkezlerde olursa ne kadar nitelikli olursa olsunlar o kamu görevlisi milletin başına nasıl bela olduğunu biz FETÖ uygulamasıyla, FETÖ’nün devletin içine sızmasıyla gördük. Onların bir kısmı da liyakatli insanlardı. Onların da güzel güzel diplomaları, onların da iyi kariyerleri vardı. Ama sadakatleri millete değil, sözde bir örgüt liderine, kendisini bir şekilde o örgütün öncüsü zanneden o şarlatana sadakat gösteriyorlardı” açıklamasında bulundu.

Kurtulmuş, milli hedefler etrafında hareket eden kamu bürokrasisinin oluşabilmesi için her bir memurun ‘Ehliyet, liyakat, millete sadakat ve millete hizmetkar olmak’ olarak tanımladığı dört temel prensibe sahip olmasının gerektiğini ifade etti.

“Kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlemesi lazım”

Türkiye’nin ikinci yüzyılında hedeflerinin yüksek olması gerektiğini söyleyerek, bu hedeflere bürokrasinin, kamu görevlilerinin, iş insanlarının ve sivil toplum kuruluşları dahil olmak üzere hep beraber kenetlenerek ulaşabileceklerini aktardı. Türkiye’nin güçlü bir Türkiye olabilmesi için kendi içerisinde demokrasisini güçlü bir hale getirmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, “Demokratik kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlediği, kamudaki görev yapan bütün devlet kurumlarının bir ahenk içerisinde hareket ettiği, herkesin yetki ve sorumluluklarının anayasadan aldığı güçle yerine getirildiği bir Türkiye’nin oluşması gerekiyor. Herkesin fikrine en açık bir şekilde söylediği ama fikrinin sınırlarının başkasının özgürlük alanlarını gasp ettiği noktada diktiğini de gayet iyi kavradığı çok güçlü bir sivil toplum kesiminin olması gerekir” diye konuştu.

“Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır”

Türkiye’nin toplumsal gelişmesinin önündeki engellerden birisinin de Anayasa’sının yeterli olmaması olduğunu belirten Kurtulmuş, yeni bir Anayasa yapmanın mecburiyet olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır. Bu sadece şu ya da bu siyasi durumun söylediği bir hedef değil, bu 85 milyonun ortak hedefi olarak görülmesi gereken bir alandır. Bu çerçevede niye böyle bir demokratik anayasa çalışmasına ihtiyaç var? Çok açık söylüyorum. Mevcut anayasamız defalarca değiştirilmiş olmasına rağmen anayasanın üzerinde hala 1960 altmış darbesinin izleri olan altmış bir anayasasının kurgusu mevcuttur” değerlendirmesinde bulundu.

“Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır”

Anayasa değişikliğinin bir siyasi tartışma yapılmadan demokratik yollarla çözülmesi gerektiği vurgusunu da yapan Kurtulmuş, “Tabii ki işin doğru zeminde ve doğru yöntemlerle yönetilmesi ve yürütülmesini sağlayacak olan siyasettir. Bu anlamda Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır” dedi.

Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, araştırma merkezlerin, ve toplumda yeni bir Anayasa ilişkin sözüm var diyen herkesin harekete geçmesini ve herkesin fikirlerini paylaşması gerektiğini söyleyerek, bu çerçevede Memur-Sen’in de yeni Anayasa çalışmalarında çok kuvvetli bir destek vereceğinden emin olduğunu söyledi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-katilimci-demokratik-kapsayici-milli-bir-anayasa-ihtiyaci-oldugu-ortadadir/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa yapım sürecinin yegane merciidir https://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-buyuk-millet-meclisi-anayasa-yapim-surecinin-yegane-merciidir/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-buyuk-millet-meclisi-anayasa-yapim-surecinin-yegane-merciidir/#respond Thu, 16 May 2024 21:42:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7152 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Anayasa yapım sürecinin yegane merci, yegane yeri, ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır. Ümit ederiz ki orada yeterli çoğunluk bulunarak, referanduma bile gitme ihtiyacı olmaksızın bir Anayasa yapabilelim.” dedi.

Kurtulmuş, Kızılcahamam’da bir otelde düzenlenen “Memur-Sen 8. Türkiye Buluşması” programında yaptığı konuşmada, Türkiye ve dünyanın çok önemli bir dönemden geçtiğine dikkati çekerek, Türkiye’nin özellikle bu dönemde önüne büyük hedefler koyarak yoluna devam etmesinin şart olduğunu söyledi.

Özellikle bürokrasinin milli hedeflere uygun bir şekilde hareket etmesinin en temel beklentilerden biri olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, “Kamu görevlileri olarak devlet memurlarının ülkenin hedeflerinin gerçekleşmesi konusunda çok değerli ve hayati katkıları olduğunu söylemeye bile gerek yoktur.” diye konuştu.

Bürokraside aranması gereken temel hususlara dikkati çeken Kurtulmuş, “Öncelikle her bir kamu görevlisi arkadaşımızın kendi kişisel kariyeri kadar ve hatta ondan çok daha fazla önemsemesi gereken şey ülkenin milli hedeflerinin gerçekleştirilmesidir. Bunun için hiç şüphesiz kamu görevlilerimizin liyakat ve ehliyet prensipleri içerisinde hareket etmesi şarttır. Liyakatli ve ehliyetli kadroların kendi mesleki birikimlerinin yanı sıra dünyaya bakışlarını güncellemesi, Türkiye’yle ilgili hedef ve niyetlerini güncellemesi de aslında kendi kariyerlerini inşa etmenin bir parçası olarak görülmelidir.” şeklinde konuştu.

“Kamu görevlisinin sadakati bizatihi milletin kendisine olmalıdır”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, kamu bürokrasinde yer alan memurların olmazsa olmaz en temel özelliklerinden birinin millete sadakat olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Ehliyet ve liyakat önemlidir, gereklidir ama ehliyet ve liyakatin milletin hayrına olmasının temin edilmesi için mutlaka millete sadakatin gerçekleşmesi gerekir. Yani kamu görevlisinin sadakati filanca gruba değil, filanca güç merkezine değil, bizatihi milletin kendisine olmalıdır. Eğer sadakat başka merkezlerde olursa, ne kadar nitelikli olurlarsa olsunlar o kamu görevlilerinin milletin başına nasıl bela olduğunu biz FETÖ uygulamasıyla, FETÖ’nün devletin içine sızmasıyla gördük. Onların bir kısmı da liyakatli insanlardı. Onların da güzel güzel diplomaları, onların da iyi kariyerleri vardı. Ama sadakatleri millete değil, sadakatlerini sözde bir örgüt liderine, kendisini bir şekilde o örgütün öncüsü zanneden o şarlatana gösteriyorlardı.”

Kamu bürokrasisinin hedefine ulaşabilmesi için en önemli olgunun millete sadakat prensibi olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, “Vatanseverlik söz konusu olduğu zaman herkes üst perdeden bir vatanseverlik dersi ortaya koyabilir. Ama gerçekten vatansever olmanın ölçücülerinden birisi de millete sadakatin ortaya konulmasıdır. Bunun için elimizdeki bütün imkanlarla ehliyet, liyakat ve sadakat prensipleri içerisinde gayret ve çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Kamu bürokrasisinden beklenen önemli özelliklerden birinin de “millete hizmetkar olma anlayışı” olduğuna değinen Kurtulmuş, “Biz millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Hiçbir bürokrat hangi makamda olursa olsun hizmet ettiği milletin üstünde asla değildir, milletin hizmetkarıdır.” ifadesini kullandı.

“Memur-Sen’in geldiği seviyeyi takdir ediyoruz”

Kurtulmuş, Memur-Sen’in geldiği seviyeyi takdir ettiğini, sendikanın verdiği mücadelede Uluslararası Emek Örgütü kurulmasıyla yeni bir dönemin kapısının açıldığını dile getirdi.

Türkiye Yüzyılı olarak önlerine koydukları hedeflerin gerçekleştirilmesi için belli alanlarda güçlü ve büyük Türkiye hedeflerine odaklanarak çalışmak zorunda olduklarını vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Her şeyden evvel Türkiye’nin güçlü bir Türkiye olabilmesi için kendi içerisinde demokrasisini fevkalade güçlü bir hale getirmesi gerekir. Demokratik kurum ve kuruluşların mükemmel manada işlediği, kamudaki görev yapan bütün devlet kurumlarının bir ahenk içerisinde hareket ettiği, herkesin yetki ve sorumluluklarını Anayasa’dan aldığı güçle yerine getirdiği bir Türkiye’nin oluşması gerekir. Herkesin fikrini en açık bir şekilde söylediği ama fikrinin sınırlarının başkasının özgürlük alanlarını gasbettiği noktada bittiğinin de gayet iyi kavrandığı çok güçlü bir sivil toplum kesiminin olması gerekir.”

Kurtulmuş, Türkiye’nin toplumsal gelişiminin önündeki en büyük ödevlerden birinin yeni bir Anayasa yapma mecburiyeti olduğunu belirterek, “Artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci asrında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa’ya bir ihtiyaç olduğu ayan beyan ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır. Bu sadece şu ya da bu siyasi grubun söylediği, dile getirdiği bir hedef değil, 85 milyonun ortak hedefi olarak görülmesi gereken bir alandır.” değerlendirmesini yaptı.

“Niye böyle bir demokratik anayasa çalışmasına ihtiyaç var?” söylemlerine atıfta bulunan Kurtulmuş, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Çok açık söylüyorum, mevcut Anayasamız defalarca değiştirilmiş olmasına rağmen üzerinde hala 1960 darbesinin izleri olan 1961 Anayasasının kurgusu mevcuttur. Hala bu Anayasanın ruhu 1981 darbesinin ortaya koyduğu 1982 Anayasasının ruhunu taşımaktadır. Bunun için bunu siyasi bir tartışma meselesi yapmadan, siyasi partiler arasında bir ayrışma meselesi haline getirmeden, yeni, demokratik, katılımcı bir Anayasa’nın yapılabilmesi önümüzdeki dönemdeki en önemli ödevlerimizden birisidir.

Tabii ki işin doğru zeminde ve doğru yöntemlerle yönetilmesi ve yürütülmesini sağlayacak olan siyasettir. Bu anlamda Anayasa yapım sürecinin yegane mercii, yegane yeri, ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır. Ümit ederiz ki orada yeterli çoğunluk bulunarak, referanduma bile gitme ihtiyacı olmaksızın bir Anayasa yapabilelim. Ama bu mümkün olmazsa en azından referanduma götürülebilecek bir çoğunluğu elde edilebilmesi için bendeniz Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak sonuna kadar gayret ve mücadele edeceğim.”

Kurtulmuş, ekonomik gelişmelerimizin itici gücünün milli savunma sanayisi başta olmak üzere yüksek teknoloji üretimi olduğuna dikkati çekerek, “En son Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN’ın uçurulmasıyla Türkiye’nin bu alanda yeni merhale açtığını ve dünya milletleriyle yarışında çok önemli bir mesafe aldığını iftiharla takip ettik ve bundan da büyük bir memnuniyet duyduk.” dedi.

“Dünya barışının kapısı Orta Doğu barışıdır”

Gazze’de bir soykırım ve büyük bir insanlık suçu işlendiğini belirten Kurtulmuş, şunları anlattı:

“Dünya barışının kapısı Orta Doğu barışıdır. Orta Doğu barışında o kapıyı açan anahtar ise Filistin davasıdır. Filistin davasında barış, esenlik ve selamet olmadan dünya barışının sağlanması mümkün değildir. Ne yazık ki İsrail hükümetinin insanlık dışı saldırılarına, bazı Batılı ülkelerin hem siyasi hem askeri alanda güç verdiklerini görüyoruz. Ancak şunu çok açık söyleyeceğim. Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’na başvurmasıyla birlikte bundan sonra Filistin davası bakımından yeni bir dönem başlamıştır.”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Filistin davasına ilişkin mücadelede üç temel konuda çalışmalarını yoğunlaştıracaklarını belirterek, bunlardan birinin İsrail’deki Siyonist rejimin, Netanyahu ve çetesinin uluslararası alanda yalnızlaştırılması; ikincisinin de insanlık cephesinin kurulması olduğunu söyledi.

Filistin-İsrail meselesindeki tek çözüm noktasının iki devletli çözüm olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, “Başkenti Kudüs olan, egemen, toprak bütünlüğü sağlanmış bir Filistin devleti yakında mutlaka ve mutlaka kurulacak.” dedi.

Konuşmaların ardından Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a hediye takdim etti.

Kurtulmuş, daha sonra Memur-Sen üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-buyuk-millet-meclisi-anayasa-yapim-surecinin-yegane-merciidir/feed/ 0
Memur-Sen 8. Türkiye Buluşması: Yeni Anayasa bir ihtiyaç https://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-8-turkiye-bulusmasi-yeni-anayasa-bir-ihtiyac/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-8-turkiye-bulusmasi-yeni-anayasa-bir-ihtiyac/#respond Wed, 15 May 2024 21:42:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7124 Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) 8’inci Türkiye Buluşmasına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır” dedi.

Memur-Sen yönetim kurulu üyelerini, bağlı sendikaların genel başkanlarını ve yönetim kurulu üyelerini, İl temsilcileri ve şube başkanlarını, Genç, Emekli, Kadın ve Engelli Komisyonlarının yöneticilerini bir araya getiren Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla düzenlenen programda, Memur-Sen’in çalışma hayatında yaptığı çalışmalar ve geleceği dair hedefleri ele alındı.

Burada bir açılış konuşması gerçekleştiren Kurtulmuş, Memur-Sen’in 8’inci Büyük Türkiye Buluşması’nın hayırlara vesile olmasını dileyerek, Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan genel Kurulu’nu gerçekleştirdikleri için de Memur-Sen Konfederasyonu’nu tebrik etti.

Kurtulmuş, Türkiye’nin ve dünyanın çok önemli bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, bu çerçevede Türkiye’nin önüne çok büyük hedefler koyması ve bunun için de gücünü azami derecede artırmasının şart olduğunu dile getirdi. Bu anlamda bürokrasinin ve kamu görevlilerinin ülkenin hedeflerini yerine getirmesi için hayati katkıları olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Bu hedeflere ulaşabilmek hiç şüphesiz ki kamu organizasyonu içerisinde alın teliyle mücadele eden siz ve diğer bu konfederasyonun üyesi olmasa da mücadele eden değerli kamu görevlilerinin vazifesidir” diye konuştu.

Kurtulmuş, ülkenin hedeflerine ulaşabilmesi için memurlarda bulunması gereken niteliklerin olduğunu belirterek, bunlardan en önemlisinin liyakat ve ehliyet prensipleri içerisinde hareket edilmesi olduğunu aktardı.

“Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır”

Kamu bürokrasisinde yer alan memur ve bürokratların en temel özelliklerinden birisinin de millete sadakat olduğunu sözlerine ekleyen Kurtulmuş, “Ehliyet ve liyakat önemlidir, gereklidir ama ehliyet ve liyakatin milletin hayrına olmasının temin edilmesi için mutlaka millete sadakatin gerçekleşmesi gerekir. Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır. Eğer sadakat başka merkezlerde olursa ne kadar nitelikli olursa olsunlar o kamu görevlisi milletin başına nasıl bela olduğunu biz FETÖ uygulamasıyla, FETÖ’nün devletin içine sızmasıyla gördük. Onların bir kısmı da liyakatli insanlardı. Onların da güzel güzel diplomaları, onların da iyi kariyerleri vardı. Ama sadakatleri millete değil, sözde bir örgüt liderine, kendisini bir şekilde o örgütün öncüsü zanneden o şarlatana sadakat gösteriyorlardı” açıklamasında bulundu.

Kurtulmuş, milli hedefler etrafında hareket eden kamu bürokrasisinin oluşabilmesi için her bir memurun ‘Ehliyet, liyakat, millete sadakat ve millete hizmetkar olmak’ olarak tanımladığı dört temel prensibe sahip olmasının gerektiğini ifade etti.

“Kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlemesi lazım”

Türkiye’nin ikinci yüzyılında hedeflerinin yüksek olması gerektiğini söyleyerek, bu hedeflere bürokrasinin, kamu görevlilerinin, iş insanlarının ve sivil toplum kuruluşları dahil olmak üzere hep beraber kenetlenerek ulaşabileceklerini aktardı. Türkiye’nin güçlü bir Türkiye olabilmesi için kendi içerisinde demokrasisini güçlü bir hale getirmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, “Demokratik kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlediği, kamudaki görev yapan bütün devlet kurumlarının bir ahenk içerisinde hareket ettiği, herkesin yetki ve sorumluluklarının anayasadan aldığı güçle yerine getirildiği bir Türkiye’nin oluşması gerekiyor. Herkesin fikrine en açık bir şekilde söylediği ama fikrinin sınırlarının başkasının özgürlük alanlarını gasp ettiği noktada diktiğini de gayet iyi kavradığı çok güçlü bir sivil toplum kesiminin olması gerekir” diye konuştu.

“Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır”

Türkiye’nin toplumsal gelişmesinin önündeki engellerden birisinin de Anayasa’sının yeterli olmaması olduğunu belirten Kurtulmuş, yeni bir Anayasa yapmanın mecburiyet olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır. Bu sadece şu ya da bu siyasi durumun söylediği bir hedef değil, bu 85 milyonun ortak hedefi olarak görülmesi gereken bir alandır. Bu çerçevede niye böyle bir demokratik anayasa çalışmasına ihtiyaç var? Çok açık söylüyorum. Mevcut anayasamız defalarca değiştirilmiş olmasına rağmen anayasanın üzerinde hala 1960 altmış darbesinin izleri olan altmış bir anayasasının kurgusu mevcuttur” değerlendirmesinde bulundu.

“Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır”

Anayasa değişikliğinin bir siyasi tartışma yapılmadan demokratik yollarla çözülmesi gerektiği vurgusunu da yapan Kurtulmuş, “Tabii ki işin doğru zeminde ve doğru yöntemlerle yönetilmesi ve yürütülmesini sağlayacak olan siyasettir. Bu anlamda Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır” dedi.

Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, araştırma merkezlerin, ve toplumda yeni bir Anayasa ilişkin sözüm var diyen herkesin harekete geçmesini ve herkesin fikirlerini paylaşması gerektiğini söyleyerek, bu çerçevede Memur-Sen’in de yeni Anayasa çalışmalarında çok kuvvetli bir destek vereceğinden emin olduğunu söyledi. – ANKARA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-8-turkiye-bulusmasi-yeni-anayasa-bir-ihtiyac/feed/ 0
CHP Milletvekili Cevdet Akay, kamu israfını ve yolsuzluğu gündeme getirdi https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-cevdet-akay-kamu-israfini-ve-yolsuzlugu-gundeme-getirdi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-cevdet-akay-kamu-israfini-ve-yolsuzlugu-gundeme-getirdi/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:57:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6320

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, TBMM Genel Kurulu’nda; “FRIT diye bir mali program var göçmenlerle ilgili, oradan alınan tutarlar, bedeller maalesef Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından makam aracı olarak kullanılıyor, 500 adet araç alınmış. Özel kalem kullanıyor, genel müdür kullanıyor, genel müdür yardımcısı kullanıyor, ilgili yerde kullanılmıyor. Sonuç olarak bu, kamu tasarruflarıyla ilgili, kaynakların etkin ve verimli kullanılmasıyla ilgili uygulamayı destekliyoruz; şeffaflığa önem veriyoruz; yolsuzlukla mücadeleye, liyakate önem veriyoruz. Bunların ortadan kaldırılması lazım ve süratle komisyon kurulması gerektiğini ifade ediyorum” dedi.

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, TBMM Genel Kurulu’nda Saadet Partisi’nin kamuda israfın ortadan kaldırılmasıyla ilgili araştırma önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi üzerine üzerine söz aldı. Akay, şunları söyledi:

“UYGULAMADA TASARRUF TEDBİRLERİNİN UYGULANMADIĞINI GÖRÜYORUZ”

“Gerçekten, tasarruf tedbirleri çok önemli. Bu konuyla ilgili 2023 Temmuz’unda Hazine ve Maliye Bakanımız Şimşek’in bir genelgesi yayınlandı, tasarruf tedbirleriyle ilgili. Gerçi geçmişte kendisi özellikle araç alımlarıyla ilgili harcamaların bütçe içerisinde çok küçük bir tutar ifade ettiğini, önemli olmadığını söylemişti ama bu dönemdeki Bakanlığı döneminde bunun önemli olduğunu da ifade etti. Fakat uygulandı mı, uygulamaya geçildi mi? Buna baktığımız zaman uygulamada tasarruf tedbirlerinin uygulanmadığını görüyoruz.

“BEYAZ ARAÇLAR GRİYE BOYANDI, TOPLAM 11,5 MİLYONLUK KAMU ZARARI VAR”

Birkaç örnek vereceğim size neden olduğuyla ilgili, kamu bankalarıyla ilgili olarak. Mesela, Ziraat Bankası başta olmak üzere kamu bankalarının büyük bölümü geçmiş dönemde, hemen yakın dönemde çok ciddi araç alımları yaptılar, son derece lüks araç alımları yaptılar ve özellikle de bu Bankanın eski genel müdürünün oğlunun da ilişkide olduğu şirketler üstünden bu alımları yaptılar. Buradaki haksız kazançlarla ilgili biz bakanlığa da sorumuzu sorduk, cevabı bekliyoruz. Burada hem kamu zarara uğratılmış oldu hem gereksiz harcamalar yapılmış oldu. Orman Genel Müdürlüğü’nün araç alımları var biliyorsunuz arazi araç alımları var, 177 tane araç aldı ve bu araçlarla ilgili olarak da 11,5 milyon TL haksız bir ödeme yapıldı. O araçlar beyaz alındı, bunu da gösteriyorum, Orman Genel Müdürlüğü’nün beyaz araç alımı. Fakat kurumsal rengi beyaz olmadığı için, gri olduğu için bu araçlar arkada gördüğünüz şekliyle gri renge boyandı; her biri 65 bin TL ve toplam 11,5 milyonluk bir kamu zararı var. Bu araçlar, buradan gruplar halinde bu otomobil şirketinin bölge müdürlüğüne yani Bursa’ya onarlı gruplar halinde tırlarla gönderildi. Ayrıca, ekstra bir sürü mazot harcaması da yapılmak zorunda kalındı.

“FRIT PROGRAMINDAN ALINAN TUTARLAR AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI TARAFINDAN MAKAM ARACI OLARAK KULLANILIYOR, 500 ARAÇ ALINMIŞ”

Sağlık harcamalarıyla ilgili de hakikaten tasarruf tedbirlerine uyulmuyor. Hadrianapolis Antik Kenti’mizin de bulunduğu Eskipazar ilçesinde bir devlet hastanesi yapıldı 12 milyona fakat hastane kaydı, zemin etütleri yapılmamış, harcanan para boşa gitti, kamu israfı oluştu. Bununla ilgili de kamu zararıyla ilgili de müsebbiplerden bir şey sorulmadı. FRIT (AB’nin Türkiye’deki Mülteciler İçin Mali Yardım Programı) diye bir mali program var göçmenlerle ilgili, oradan alınan tutarlar, bedeller maalesef Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından makam aracı olarak kullanılıyor, 500 adet araç alınmış. Özel kalem kullanıyor, genel müdür kullanıyor, genel müdür yardımcısı kullanıyor, ilgili yerde kullanılmıyor. Sonuç olarak, bu, kamu tasarruflarıyla ilgili, kaynakların etkin ve verimli kullanılmasıyla ilgili uygulamayı destekliyoruz; şeffaflığa önem veriyoruz; yolsuzlukla mücadeleye, liyakate önem veriyoruz. Bunların ortadan kaldırılması lazım ve süratle komisyon kurulması gerektiğini ifade ediyorum.”

]]> https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-cevdet-akay-kamu-israfini-ve-yolsuzlugu-gundeme-getirdi/feed/ 0 TİP, Çöpler Altın Madeni’ndeki toprak kaymasıyla ilgili suç duyurusunda bulundu https://www.karadenizhabertv.com.tr/tip-copler-altin-madenindeki-toprak-kaymasiyla-ilgili-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/tip-copler-altin-madenindeki-toprak-kaymasiyla-ilgili-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Mon, 08 Apr 2024 09:03:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6049 Türkiye İşçi Partisi (TİP), Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin altında kalmasına neden olan toprak kaymasında sorumlulukları bulunduğu gerekçesiyle eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ile çok sayıda şirket ve kamu görevlisi hakkında suç duyurusunda bulundu.

Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat günü yaşanan olayda, yaklaşık 10 milyon metreküplük ve dağ görünümündeki yığma toprak kaymış, siyanürlü solüsyon ile toprağın madenin çevresine yayıldığı bildirilmişti. Toprağın altında kalan 9 işçiye ise arama kurtarma çalışmalarına rağmen hala ulaşılamadı.

TİP, İliç’te yaşanan faciaya ilişkin, eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da dahil olmak üzere olayda sorumluluğu bulunan çok sayıda şirket ve kamu yetkilisi hakkında kamu davası açılması talebiyle suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusunda şu ifadeler yer aldı:

“Basında yer alan tüm haberlerde görüleceği üzere meydana gelen bu toprak kayması milyonlarca metreküplük dağ görünümü veren yığma toprak kütlesinin adeta nehir gibi akmasıyla gerçekleşmiştir. İşbu olay ‘münferit’ bir kazadan ibaret olmayıp maden işletmesinin faaliyete girdiği günden bugüne dek pek çok kusur ve ihmal işbu kazanın gerçekleşeceğini önceden göstermekteydi. Buna rağmen bahsi geçen tüm şüpheliler maden işletmesinin faaliyetinin durdurulması, gerekli tedbirlerin alınması yönünde görevini yerine getirmemiş ve hiçbir eylem gerçekleştirmemiştir.

13.02.2024 tarihinde gerçekleşen işbu facia nedeniyle toprak altında kalan 9 işçi henüz kesin şekilde bilinmemekle birlikte hayatını kaybetmiş veya yaralanmıştır. İnsan hayatı dışında ilgili bölge doğası telafisi imkansız zarara uğramıştır. İzah edildiği üzere bu facianın yaşanacak olması yetkililer için açıkça bilinebilir bir durum olup buna rağmen maden işletmesinin faaliyeti durdurulmamış, gerekli işlemler ve önlemler gerçekleştirilmemiştir. Sorumlular nedeniyle bugün halen 9 işçi toprak altından sağ veya ölü şekilde çıkarılmamıştır.

“ESKİ BAKAN MURAT KURUM VE YETKİLER HAKKINDA KAMU DAVASI AÇILMASINI TALEP EDERİZ”

Yukarıda izah edilen tüm nedenlerle, facianın meydana geldiği madeni işleten Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönetici ve yetkililerinin, yine tüm risklere rağmen görevini kötüye kullanarak ve izin ruhsat süreçlerini devam ettirerek onaylayan önceki dönem ve mevcut Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve Bakanlık yetkilileri, Erzincan Valisi ve Valilik yetkililerinin, ÇŞİB Erzincan İl Müdürü ve Müdürlük yetkililerinin, projeye ilişkin ÇED, izin ve denetim süreçlerini yürüten önceki dönem ve mevcut Erzincan Valisi ve sorumlu valilik yetkililerinin, Projeye ilişkin ÇED Olumlu kararı veren eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve bu süreci yürüten diğer sorumlu yetkililerin tespit edilerek, birden fazla işçinin hayatını kaybetmiş ve yaralanmış olması sebebiyle TCK 81 ve TCK 86 Maddeleri uyarınca, siyanür nedeniyle çevrenin kirletilmesi sebebiyle TCK Madde 181 uyarınca, bahsi geçen kamu görevlerinin görevlerini kötüye kullanması sebebiyle TCK 257 Maddesi uyarınca haklarında soruşturma başlatılmasını ve cezalandırılmalarının sağlanması için haklarında kamu davası açılmasını talep ederiz.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/tip-copler-altin-madenindeki-toprak-kaymasiyla-ilgili-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
KAMİAD, deprem bölgesinde çalışmalarını yerinde inceledi https://www.karadenizhabertv.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:03:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6012 Kamuya iş yapan firmaları ve alt yüklenicileri bir araya getirerek sorunlarının çözümü için çalışmalar yürüten Kamu Müteahhitleri Derneği (KAMİAD), 6 Şubat depreminin birinci yılında deprem bölgesinde toplandı. KAMİAD Genel Başkanı Başkan Ali Adıgüzel, yaşanan afetin yıldönümünde yapılan afet konutlarını yerinde görmek, yüklenici firmalarla buluşmak amacıyla Hatay’a geldiklerini ifade etti.

Deprem bölgesinde kamuya iş yapan yüklenici firma temsilcileri ile buluşan KAMİAD Genel Başkanı Ali Adıgüzel, yürütülen çalışmaları yerinde gördü. Bölgede bir dizi temaslarda bulunan Adıgüzel, “50 binden fazla insanımızı yitirdiğimiz, yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı, 200 binden fazla binanın ise ağır hasar aldığı 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden tam olarak 1 yıl geçti. Ülke tarihine bakıldığında yaşanmış en büyük doğal afet olan 6 Şubat depremi sonrasında binlerce vatandaşımız yaşamını yitirirken, binlerce vatandaşımız da maalesef yaralanarak, fiziksel ve zihinsel sorunlar ile psikolojik travmalara maruz kaldı. Bu nedenle yaşadığımız kayıplar, önleyici tedbirler kapsamında güvenli binalara sahip olmamızın ne denli önem arz ettiğini, önceliğimizin can ve mal güvenliği olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatmıştır” dedi.

Herkesin depreme hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatan KAMİAD Başkanı Ali Adıgüzel, “Deprem kuşağı üzerinde yer alan ülkemizde her zaman deprem beklenir. Bu noktada önemli olan ülke olarak bizlerin depremlere ne kadar hazırlıklı olduğumuzdur. Bunun için sağlam yapılaşma ve deprem bilincini zihnimize kazıma gerekliliği muhakkaktır” şeklinde konuştu.

Adıgüzel, bölgede en öncelikli konunun deprem konutlarının tamamlanması olduğunu kaydederek, “Günümüzün en önemli konusu, deprem bölgesindeki konut inşaatlarının en kısa sürede tamamlanmasıdır. Afet bölgesinin ihtiyacı olan 650 bin konut inşaatı bir an önce tamamlanarak, vatandaşlarımızın konteyner ve çadır kentlerden kurtulmasıdır. Devletimiz ilk günden beri çok doğru pozisyon alarak bu inşaatların teslimini yapmaya başlamıştır. Elbette devamında bu yapılaşma planlı olarak devam etmelidir. Bu boyuttaki bir afetin ekonomimize büyük bir yük getirdiği tüm milletimizin malumudur. Ancak bilim insanlarımızın bizleri sürekli uyardığı en önemli konulardan biri de deprem için zamanımızın çok kısa olması ve biran önce tedbir alınması gerektiği yönündedir. Bu beklentilere karşı yapılacak hazırlıklar artık zaruret halini almıştır” ifadelerini kullandı.

Kentsel dönüşüm çağrısı

Adıgüzel, İstanbul başta olmak üzere tüm büyük şehirlerde kentsel dönüşüm çalışmalarının acilen tamamlanması gerektiğini ifade ederek, “İstanbul başta olmak üzere, büyük şehirlerimizdeki kentsel dönüşüm çalışmaları, afet odaklı bir şekilde ele alınarak acilen tamamlanmalıdır. Bu hayati sürecin, vatandaşın tercihine bırakılmadan başlatılıp, sonuçlandırılması ve güvensiz yapıların hızla tahliye edilerek kentsel dönüşümün yeniden oluşturulacak imar planlarında sosyal ve kamu kullanım alanlarını yeniden oluşturup, modern ve güvenilir yapıların özellikle devlet eliyle yapılması sağlanmalıdır. Kamu yatırımı dışında kalan projelerdeki denetim ve kontrolün kamu işlerindeki kadar yapılamadığını 6 Şubat depreminde bir kez daha görmüş olduk” dedi.

“İhalelerde en düşük teklifi verene iş verilmesi kuralı değiştirilmeli”

İşin ihalelerdeki en düşük fiyatı verene değil en avantajlı teklifi sunana verilmesi gerektiğini vurgulayan Adıgüzel, şöyle devam etti:

“Deprem döneminde milletçe müşahede ettiğimiz bir gerçek vardır ki oda kamu binalarının bu afeti çok daha az hasarlar ile atlatmış olduğu gerçeğidir. Kamuya ait binaların yapımı öncesi kamu müteahhitleri 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na tabi olarak ihalelere girmekte ve aldıkları işleri kamu denetiminde yapıp teslim etmektedirler. Temel esası ekonomik açıdan en avantajlı teklifin bulunması olan bu sistemde maalesef bazı müteahhit firmalar çok düşük tekliflerle iş almaktadırlar. Peki, riskin bu denli yüksek olduğu ve zamanın bu kadar kısa olduğu bir dönemde insan hayatını ilgilendiren bu en önemli meselede ülkemizde yürürlükte olan 4734 sayılı İhale Kanunu ve mevzuatı ile bunlar sağlanabilir mi? Elbette, hayır.”

En düşük teklifi verenin ihale aldığı bir sistemde hızlı, kaliteli ve nitelikli bir yapılaşmadan söz edebilmenin çok mümkün olmadığını söyleyen Adıgüzel, “Deprem gerçeğini konuşurken ihale kanunu gerçeğine değinmeden çözüm üretmekten bahsetmek çok doğru olmaz. İnsan hayatı için bu kadar önemli olan bir mesleğin, en ucuz teklifi verenin iş aldığı bir ihale sistemiyle düzeltilmesi beklenmemelidir. Bu konuda yetkililere çağrımızdır. Lütfen en kısa sürede bu kanunun eksikliklerini tamamlayarak, müteahhitlik mesleğini daha nitelikli yapıların oluşmasına imkan sağlayacak bir yapıya kavuşturalım. Yapı müteahhitlerinin ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliklerine göre sınıflandırılması için 2019 yılında çıkarılan ‘Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik’ uyarınca bu mesleğin denetimini taviz vermeden uygulayalım” ifadelerine yer verdi.

“Afet bölgelerinde pozitif ayrımcılık yapılmalı”

Adıgüzel, afet bölgesindeki firmaların teminat sıkıntısı yaşadığını belirterek, bölgedeki firmalara ayrıcalık tanınması gerektiğini kaydetti. Adıgüzel, “KAMİAD olarak afet bölgesinde meslektaşlarımız ile yaptığımız görüşmelerde sektörde yaşanan sıkıntıları dinleme imkanı bulduk. Deprem nedeniyle bankalara evini, iş yerini ipotek göstererek teminat mektubu limitleri açmış yüklenici firmalarımız, yıkılmış binalar ve kaybettikleri gayrimenkulleri nedeniyle mesleklerini devam ettirememektedir. Teminat sıkıntısı yaşayan bu taahhüt firmalarına bölgesel olarak pozitif yönde ayrımcılık yapılarak, kendi bölgesinde iş alması kolaylaştırılmalı, ihalelerin daha küçük miktarlara bölünmüş şekilde onların iş alması sağlanmalı ve de yerinde dönüşüm projelerinde bu firmalara öncelik tanınmalıdır” şeklinde konuştu.

“İmar çalışmaları şeffaf, katılımcı ve tekniğe uygun olmalıdır”

Yeni alanlar üzerinde yapılan çalışmalar, mevcut planlar üzerindeki yapılan tadilatlar gibi her türlü imar çalışmasının şeffaf, katılımcı ve tekniğine uygun olmasını isteyen Adıgüzel, “Tarımsal ve riskli alanların yapılaşmaya açılması sınırlandırılmalı, sorunlu, zayıf zeminlerde yüksek katlı konut ve benzeri yapılar için yapı izni verilmemelidir. İstisnai durumlarda kural ve kriterler titizlikle belirlenmeli ve denetlenmelidir. Özellikle çok katlı konut yapılarında yapısal düzensizliğe neden olan uygulamalara son verilmelidir. Unutulmamalıdır ki, sağlıklı yapılaşma, bilimsel teknik kurallar, nitelikli eğitim, nitelikli mesleki hizmetler, nitelikli müteahhitlik ve nitelikli kamusal denetim ile mümkündür” diye konuştu. – HATAY

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/feed/ 0
İzmir’de Konut Sahiplik Oranı Yüzde 5’e Düştü https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmirde-konut-sahiplik-orani-yuzde-5e-dustu/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmirde-konut-sahiplik-orani-yuzde-5e-dustu/#respond Wed, 27 Dec 2023 21:06:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1569

Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Buğra Gökce, “İzmir’de yaşayanların yüzde 95’inin konut sahibi olma şansı bulunmuyor. Konut Fiyat Endeksi’nin verilerine göre kentte 100 metrekare bir konut fiyatının 3 milyon 477 bin TL ve bir vatandaşın kamu bankalarından 10 yıl vadeli 2,5 milyon TL konut kredisi çekmesi halinde ödeyeceği aylık taksit tutarının en az 98 bin liradır. Her ay 98 bin lira konut kredisi ödeyebilecek gelire sahip olanların toplumun sadece yüzde 5’ini oluşturuyor. Bu şartlarda İzmir’de yaşayan her 100 kişiden sadece 5’i konut sahibi olabilir. Biz çeşitli tiplerde sosyal konut üreterek halka arz edeceğiz” dedi.

TÜİK verilerine göre konut inşaat ruhsatlarında özel sektörün payına dikkat çeken Gökce, “2022 yılına ait TÜİK verileri incelendiğinde konut inşaat ruhsatlarında özel sektörün payı yüzde 92,3, kamu sektörünün payı yüzde 6,3, kooperatiflerin payı ise sadece yüzde 1,4. Türkiye’de inşaat maliyet endeksi ile dolar kuru arasındaki korelasyon düzeyi +0,99. Uygulanan enflasyonist makroekonomik politikalar nedeniyle 2020 Ocak ayında 202,16 olan bina inşaat maliyet endeksi 2023 yılı Ekim ayında 1145,19’a çıktı. Kamu konut hakkını korumak için gereken adımı atmıyor. Sosyal konut üretmiyor. Özel sektör sosyal konut üretmek yerine daha çok kazanç sağlayacağı lüks konut üretimine odaklanıyor. Enflasyonist politikalar nedeniyle yoksul daha da yoksullaşırken, varsıl olanlar konut yatırımına yöneliyor, ikinci, üçüncü konut alarak varlıklarını büyütüyor” ifadelerini kullandı.

İzmir’den yeni bir bayrak yükselteceklerini söyleyen Gökce, konut hakkını korumanın kamunun görevi olduğunun altını çizerek “İzmir Büyükşehir Belediyesi çeşitli tiplerde sosyal konut üreterek halka arz edecek. Kentsel dönüşümün amacı lüks konut üretmek, buradan rant sağlamak ve kent sürgünü yaratmak değil, vatandaşların konut hakkını koruyarak, afetlere karşı kentin direncini arttırmak, şehri güçlendirmektir. Kentsel dönüşümü İzmir’in dokusuna uygun olarak, vatandaşlarımızın haklarını koruyarak ve halkımıza sağlıklı, nitelikli, güvenli konut arz edecek bir anlayışla ele alıp, uygulayacağız. Ülkemizde ilk kez önerdiğimiz ve birçok defa ifade ettiğimiz kademeli emlak vergisi uygulamasını gündeme getiren Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in uygulayacağı modelin sosyal konut üretecek şekilde kamuya geri dönmesinin takipçisi olacağız. Yabancılara konut satışı uygulamasının demokratik başka ülkelerde olduğu gibi konut piyasası denge bulana kadar askıya alınması için İzmir’in sesini her alanda duyuracağız. Kentlerimiz pazarlanacak bir vazo değildir. Konut politikamızın temelinde İzmir’i kimlikli/ kişilikli bir kent olarak tanımlamak, İzmir kimlik ve kişiliğini oluşturan, tarihi, kültürel, sosyolojik tüm unsurları korumak temel odak olacak. Biliyoruz ki öncü olmak, ileride olmak, Türkiye’ye örnek olmak İzmir’e yakışır. Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde değişim ruhunu kökleştirmek, yerelde ve genelde iktidar olmak için atacağımız çok adım, yapacağımız çok iş var” dedi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmirde-konut-sahiplik-orani-yuzde-5e-dustu/feed/ 0