Yeniden Refah Partisi’nin Samsun İl Başkanlığı Aday Tanıtım Toplantısı, Genel Başkan Fatih Erbakan’ın katılımıyla İlkadım ilçesindeki Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda Yeniden Refah Partisi İl Başkanı İbrahim Yaşar, Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Av. Adem Güney, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcıları Cengiz Zor ve Nurettin Gül konuşmalar yaptı.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Evet yıllar boyu partilerimizi kapattılar ama kalplerimizi kapatamadılar inşallah. Samsun’da böyle bir manzara görüyorum. Vefatının 13. yılında merhum Erbakan hocamızı rahmetle anıyor, hayırla yad ediyoruz. Yeniden Refah Partimiz üye rekorlarında birinciliği kimseye kaptırmıyor. 1 Mart günü konuşmamda dedim ki ‘450 bini geçtik, 452 bin 800 olduk.’ 2 Mart’ta İstanbul’da konuşma yaparken arkadaşlar dediler ki ‘455 bin 300 oldu.’ Üye sayımız günde 2 bin 500 artıyor. Günde 2 bin 500 demek, ayda 75 bin demektir. 1 yılda neredeyse 1 milyon üye demektir. Bugün itibarıyla 455 binin üzerindeyiz. İnşallah 31 Mart seçimlerine 500 binin üzerinde üyeyle gireceğiz. Türkiye’nin üye sayısı bakımından üçüncü büyük partisi olarak gireceğiz. 6 ay önce eylül ayının başında 265 bin üyeyle başladık. 6 ay içinde 455 bine geldik. Bu 6 ayda yüzde 80 büyüme demektir. Böyle bir büyümeyi başka bir siyasi partinin göstermesi mümkün değildir. İnşallah 500 bini geçip seçimlere girdikten sonra hemen takip eden birkaç ay sonra 1 milyonu da geçeceğiz. ve inşallah 2028’de milli görüş ve Yeniden Refah’ı iktidara taşıyacağız. İnşallah Türkiye’nin en hızlı büyüyen siyasi partisi olarak adım adım 31 Mart akşamına doğru gidiyoruz. Önce 31 Mart’ta yerel yönetimlerde Yeniden Refah’ı, milli görüşü iktidar yapacağız. Bu iktidar bizlere hem ahlaklı belediyeciliği getirmiş olacak hem de 2028’deki iktidarın kapısını açacak inşallah” dedi.
Genel Başkan Yardımcısı Cengiz Zor, “Samsun gerçekten Türkiye’nin incisi. Her bir yanında her türlü güzelliği var. Sadece bir eksiği var ki milli görüşçü belediye başkanları yok. 1 Nisan sabahı Samsun’a milli görüşçü belediye kadroları elini değdirdiği zaman bu Samsun başka bir Samsun olacak inşallah” diye konuştu.
Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Gül ise, “Partimizin kuruluşunda birşey söylenmişti. Gün gelecek yeniden salonlara sığmayacağız denmişti. Bu manzarayı görünce aklıma geldi. Bugün yeniden salonlara sığmıyoruz. Milli görüşün ikinci 40 yılında partimiz hızla büyümeye devam ediyor. Siz zafere inanmış bir topluluk olarak partimizi Türkiye’nin en hızlı büyüyen partisi haline getirdiniz. Bu nedenle tebrik ve takdir ediyorum. Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olma yolunda adım adım hedefe gidiyoruz inşallah” şeklinde konuştu.
Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Adem Güney, “Artık Türkiye’de ve Samsun’da ahlaklı belediyecilik dönemi başlıyor. Önce ahlak ve maneviyat diyen bir belediyecilik anlayışı Samsun’da 1 Nisan itibarıyla hakim kılınacaktır. Artık şefkatle muamele eden, hak ve adaleti üstün tutan, ahlaklı belediyecilik geliyor. Artık gardiyan belediyecilik değil, milletine karşı daima dürüst, güvenilir, garson belediyecilik başlıyor. Rüşvetin kökünün kazındığı, yalanın, talanın olmadığı belediyecilik başlıyor” dedi.
Gençlere yönelik vaatlerinden söz eden Güney, “Gençlerimizin en iyi şartlarda yaşama ve sosyal hayata katılımı bizim en önemli görevimizdir. Bu amaçla gençlik konseyleri ile katılımcı bir yönetim sergileyeceğiz. 18-25 yaş aralığındaki tüm gençlerimize Genç Refah Kartı vereceğiz. Gençlerimiz bu kartla ister tiyatroya, ister sinemaya gidebilecek. Hasan Togar belediye başkanımızla söz vermiştik. İleri sürüş pistleri kurarak, gençlerimizin drift yapma ve hız yapma isteklerini güvenli bir ortama taşıyacağız. Burada hem güvenli bir ortam sağlanacak hem de uzman eğitmenlerle sürüş tekniklerini geliştirebilecekler” diye konuştu.
Toplantıda Yeniden Refah Partisi’nin 17 ilçede belediye başkan adayları açıklandı. Aday listesi ise şöyle:
Tekkeköy – Hasan Togar
Ladik – Adnan Topal
Çarşamba – Necattin Arpacı
İlkadım – Kemalettin Tangal
Atakum – Okan Keskin
Terme – Berat Çetin
Vezirköprü – Havva Şen Saygın
Kavak – Şerif Ün
Ayvacık – Refahittin Şencan
Salıpazarı – Alim Çakır
19 Mayıs – Şaban Şenocak
Canik – Yılmaz Hocaoğlu
Bafra – Şükrü Neiş
Asarcık – Hidayet Belik
Alaçam – Muhammet Ergin
Yakakent – Murat Marap
Havza – Engin Toprak – SAMSUN
]]>Adıyaman Türkiye Petrolleri Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘Yeni yüzyılda Adıyaman Vizyonu’ proje tanıtım toplantısına AK Parti Adıyaman milletvekilleri Mustafa Alkayış, İshak Şan, Resul Kurt, AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Bulucu, Belediye Başkan Adayı Ziya Polat, partinin yönetim kurulu üyeleri, partililer, meclis adayları ve çok sayıda kişi katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti sonrası saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Bulucu, “Bizim siyasetimiz eser siyaseti, bizler siyaseti mevki makam için değil halk için yaparız. Bunun en güzel göstergesi Ziya Polat başkan. 5. sıra milletvekili adayıyken emin olun ki birinci sıra milletvekili adayı gibi çalıştı ve gayret gösterdi. Şimdi bu memleket için çalışıp gayret gösterecek. İnşallah bu depremin izlerini en hızlı şekilde sileceğine eminiz. Allah’ın izniyle Belediye Başkan Adayımız Ziya Polat’ın açıklayacağı vizyonel projelerle bu değişim ve dönüşümün öncüsü olarak Türkiye yüzyılı belediyeciliğinin Adıyaman’ın yeniden inşasında ve ihyasında büyük katkı sağlayacağına, tüm projelerle bütün değişimi 1 Nisan’dan sonra sahaya yansıtacağına eminiz” dedi.
AK Parti Milletvekili Mustafa Alkayış ise, “6 Şubat’ta yıkılan, büyük yara alan, 8 bin 561 kardeşimizi toprağa verdiğimiz, yaklaşık 17 bin kardeşimizin de yaralandığı ve birçoğunun hala tedavi gördüğü, bağımsız bölümlerin, yani konutların yüzde 28’inin yıkıldığı, yüzde 30’unun darbe aldığı bir şehri inşallah omuzlayacak olan, ayağa kaldıracak olan, gözü yaşlı kardeşlerimize derman olacak olan bu programımızın Adıyaman’ımıza, davamıza, milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bugün sıradan bir toplantı yapmıyoruz. 31 Mart’ta seçim var. Halk bir karar verecek. Sandığın başına gidip Adıyaman’ın geleceğini oylayacak. Bu nedenle de 31 Mart seçimleri yaşadığımız mahallenin, yaşadığımız köyün ve yaşadığımız ülkenin geleceği açısından, gidişat açısından gerçekten bir karar anı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs’ta ve 28 Mayıs’ta birçok kumpası, tuzağı ile beklentiyi, içeride ve dışarıda yapılan kirli pazarlıkları boşa çıkarttı. Çünkü milletimiz ona inandı. Milletimiz samimiyeti gördü ve bu samimiyet özellikle deprem bölgesinden verildi. Milletimizin desteğiyle, dualarıyla o oyunları boşa çıkarttı. Bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız, biz dönen dolapları biliyoruz. Onların heveslerinin kursağında kaldığını ama onların da boş durmadığını biliyoruz. Bizler nasıl gayret edip çabalıyorsak, bir araya gelip mücadele ediyorsak, bilin ki birçoğu dışarıdan beslenenler, dışarıdan burada bir şeyler yapmak isteyenler de çalışıyor. Bunu parlamentoda çok net görüyoruz. Bu memlekete, bu millete, bu topraklara ve bu halk için ne faydalıysa mutlaka onların oyu hayırdır. Bütün aldıkları Amerika’dandır, İsrail’dendir. Bütün ödevleri ellerine tutuşturulmuş olan raporlardır. Ama burada sizin hakkınızı ve hukukunuzu, sizin inanıcınızı ve sizin geleceğinizi korumak, kollamak için gece gündüz demeden çalışan bir lider var, bir parti var, bir dava var. 31 Mart sabahı inşallah bayrağımız daha da yukarıya çıksın diye onun yol arkadaşı olan sizler varsınız. O yüzden bugünkü toplantımızı ben çok büyük bir şevkle takip edeceğim” şeklinde konuştu.
AK Parti Adıyaman Milletvekili İshak Şan da konuşmasında, “Ziya Polat, Adıyaman’ın bir evladıdır. Kendisinin şehrimizin sorunlarını yakından bilen, Adıyaman’ın daha yaşanabilir, daha modern ve daha kalkınmış bir şehir haline getirebileceğine inancımız tamdır. Bizler AK Parti ailesi olarak şehrimizi modernliğe taşıyacak, projeleri adayımızın da öncülüğünde inşallah harekete geçireceğiz” dedi.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Resul Kurt, “İnşallah Ziya Polat başkanla birlikte Adıyaman’ımızın sarılmaya başlanan yaralarını hızlıca toparlayacağız. 6 Şubat’ta asrın felaketini değil bin yılın felaketini yaşadık. Bu yaraları sarmak kolay değil ama bunların hepsi yapılacak ve onarılacak. Birlik ve beraberlik içerisinde olursak inşallah her şey daha da güzel olacak. Evler, iş yerleri, fabrikalar yapılıyor ve onarılıyor. Cumhurbaşkanımız geldiğinde 2 bin 800 konutu ailelere teslim etmiştik. Bu ay sonuna kadar konut teslimini 5 bin adet olarak hedefliyoruz. Yıl sonuna kadar da inşallah hep birlikte 35 bin Adıyamanlı hemşehrimiz evlerinde aileleriyle birlikte huzur içerisinde oturmayı hedefliyoruz. Hep birlikte Adıyaman’ı yeniden ihya edeceğiz. Ben katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
104 projesini tek tek anlatan AK Parti Adıyaman Belediye Başkan Adayı Ziya Polat, “Adıyaman’dan Adıyamanlılardan gurur duyuyorum, Adıyaman’a hizmetkar olmaya geliyoruz. Hep birlikte bu şehri yeniden ayağa kaldırmaya geliyoruz. Adıyaman’dan başka ne işimiz var ne sevdamız var ne de beklentimiz var. İnşallah bu heyecanımız ve enerjimiz 31 Mart’ta rekor kıracak” diyerek projelerini tek tek anlattı.
Polat, metrobüs, sosyal konut projesi, ulaşım projesi, alt yapı sisteminin yenilenmesi, imar düzenlemeleri, Atatürk Bulvarı yol ve kavşak iyileştirmeleri, 6 Şubat Bulvar projesi, kentsel ve yerinde dönüşüm faaliyetleri, beton santrali ve kalite kontrol laboratuvarlarının kurulması, kuzey çevre yolu, Deprem Anıtı ve Müzesi, Adıyaman kurtarma ekibinin kurulması, muhtar evleri- afet deposu, temiz Adıyaman projesi, 6 Şubat hatıra ormanı, konaklamalı baraj sahil projesi, uluslararası kültür ve sanat festivali, su paketleme tesisi, halk ekmek, hastane konukevi ve büyük hastane otoparkı, aşevi, sosyal market, üniversite ve hastane önlerinde belediye çorba dağıtım noktaları, kimsesiz evler projesi, yeni evlenen çiftlere destek, emeklilere doğalgaz yardımı, fizik tedavi merkezi, yazlık sinema, eğitim destekleri, kaykay merkezi gibi projeleri anlattı. Projelerin anlatılması sonrası il genel meclisi ve belediye meclis adaylarının tanıtımı yapıldı. – ADIYAMAN
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’nın proje tanıtım toplantısına katıldı. Kabinede yer aldığını ve bir köprü görevi görmeye söz veren Bakan Tunç, “Bölgenin bir evladı olarak sizlerin hemşerisi olarak kabinede hükümetimizde sayın Cumhurbaşkanımız da bir köprü vazifesi görmeye bir kere buradan söz veriyoruz. Milletvekillerimize el ele vererek inşallah Özkan kardeşimizi il belediyeleri arasında en genç başkan olarak inşallah başarılı olmasını sizler seçtikten sonra Karabüklü hemşerilerimizin takdiriyle inşallah bu projeleri hayata geçireceğiz. Bu güzel projeleri ne kadar süre içerisinde hayata geçirebilirsiniz dedim. İlk 5 yıl dedi yani ilk 5 yılda eğer bu projeler hayata geçerse gerçekten Karabük bambaşka bir Karabük olur” dedi.
“Karabük’te yeni bir dönem başladığını hep beraber görüyoruz”
AK Parti’nin adayı Özkan Çetintaya’nın adaylığı ile birlikte Karabük’te yeni bir dönem başladığını ifade eden Tunç, “Bu heyecan Özkan kardeşimizde var. Artık Karabük’te yeni bir dönem başladığını hep beraber görüyoruz Karabük’müze bugüne kadar çok önemli hizmetleri geçen değerli milletvekillerimiz oldu. Onlara buradan çok teşekkür ediyoruz, bir kısmı aramızda. Mehmet Ali Şahin başkanımız da aramızda. Diğer aramızda bulunan milletvekillerimize varıncaya kadar hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Hükümet yatırımları konusunda çok önemli mesafeler aldı. Hayatını kaybeden milletvekillerimiz Burhanettin hocamız, Ali Öğüten milletvekilimiz Allah’tan rahmet diliyoruz. Yine bugüne kadar bu teşkilata emek veren teşkilat mensuplarımızla hayatını kaybedenlere de Cenabı Allah’tan rahmet diliyoruz. Kastamonu’da büyük bir heyecan var oradan Kastamonu Taşköprü ye geçtik. Seçim irtibat bürosunu açmak için gittik. Ama bir mitinge dönüştü, büyük bir heyecan olduğunu gördük. Oradan Sinop’a gittik Sinop’ta da adayımızın projelerinin tanıtım toplantısına katıldık. Adayımızın Sinop’a değer katacak o güzel Karadeniz’in incisine yükseltecek projeleri dinledik. Bugün de biraz gecikmeli olarak bu toplantıya katıldık. Karabükümüzün önünün açık olduğunu ve inşallah Karabüklülerin bu fırsatı vererek Karabük’te gerçek belediyeciliğe başlatacaklarını yürekten inanıyorum” diye konuştu.
“Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projenin takipçisiyiz”
Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projesini hayata geçirmek için önümüzdeki süreçte yoğun çaba sarf edeceklerini belirten Tunç, “Karabük demir çeliğin başkenti. Karabük, Zonguldak, Bartın daha önce tek bir vilayetti. Sonrasında ayrı ayrı yollarımıza devam ettik ama gönüller bir oldu. Ortak projelerimiz var bu ortak projelerin hayata geçmesi için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. En başta Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projemiz. Yatırım programımızda inşallah Karabük, Safranbolu-Bartın duble yolunun yapılmasıyla ilgili olarak hem Özkan kardeşimiz Belediye Başkanı olduğunda daha çok bastıracak inşallah. Hem de milletvekillerimizle beraber biz o projenin takipçisiyiz. Çünkü Karabükümüzü sahile ulaştıracak Amasra ile Karabük’ü ve Safranbolu’yu bütünleştirecek önemli bir yol projesi. İnşallah onu hayata geçirmek için de önümüzdeki dönemde yoğun bir gayret göstereceğiz. Yine Karabük’te Garpark çok güzel bir proje. O zaten tek başına o hayata geçse Karabük’te Karabük bambaşka bir güzelliğe kavuşacak. ve o gar parkın hemen yanında da Adalet Bakanlığı’na tahsis edilen 21 bin metrekare alan var ve orada bir proje çalışmalarını başlattık. İnşallah önümüzdeki günlerde proje tekliflerini alacağız ve Karabük’e yakışır ve o gar parkla bütünleşecek o meydanla bütünleşecek mimaride adaletin de vatanına yakışır bir adalet sarayına inşallah kazandıracağız” dedi.
“Cumhurbaşkanımız İstanbul’u yaşanılır hale getirdi, o başarı dalga dalga yayıldı”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndaki başarısının Anadolu’da dalga dalga yayıldığını milletin de “AK Parti’yi kurt, sorunları sen çözersin” dediğini anlatan Tunç, şöyle devam etti:
“1994’te Cumhurbaşkanımızın Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimindeki o yaşanılmaz hale getirilen İstanbul’u devralarak 4,5- 5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde yaşanılır hale getirmiş olması işte orada gerçek belediyeciliğinin temellerinin atıldığı dönemdir. Havası soluna olmayan çöpleri toplanamayan sıla ve akmayan Haliç’in kenarından kokudan geçilmeyen İstanbul’u devraldı Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminden 94 te sayın Cumhurbaşkanımız ve tek bir dönemde kısa bir süre içerisinde İstanbul’u yaşanılır hale getirdi ve o başarı Anadolu’da dalga dalga yayıldı AK Parti’nin kurulmasını sağladı adeta milletimiz o başarıyı gördü İstanbul’u bu kısa süre içerisinde o çözülemeyen sorunlarını çözdü ve İstanbul’da yaşanır hale getirdin dedi bütün milletimiz Anadolu’da. ‘Sen bir parti kur, seni Başbakan yapalım. Türkiye’nin de çözülemeyen sorunlarına sen çözersin’ dedi ve adeta onun bir parti kurmasını zorladı, Yani AK Parti’nin kuruluş sebebi gerçek belediyecilikten gelir. Gerçek belediyecilik o dönemde uygulanan ve AK Parti’nin kurulmasıyla beraber de bütün ülke genelinde eser ve hizmet siyasetine dönüşen ekolün adıdır.”
“17 seçimde milletimiz tercihini yaptı. Şimdi 18. Sandık geliyor”
AK Parti’nin 22 yıldan bu yana iktidarda olduğunu 17 seçimde milletin tercihini AK Parti ve Cumhur İttifakı’ndan yaptığını belirten Tunç, “Şimdi Karabük inşallah yeni bir dönemi 1 Nisan’dan itibaren o ruhu burada başlatacak inşallah. Bundan hiç şüphemiz yok. O başarı AK Parti’nin kurulmasını sağladı ve 14 ay gibi kısa bir süre içerisinde milletimiz söz verdiği gibi tek başına iktidara getirdi. 22 yıldan bu yana da iktidardayız. 17 seçim geldi geçti, 17 seçimde de milletimiz tercihini AK Parti’den Recep Tayyip Erdoğan’dan Cumhur İttifakı’ndan yana kullandı. Şimdi 18 sandık geliyor. Muhalefetin içinde bulunduğu durumu görüyorsunuz. 10 ay önce yapılan seçimlerde bir ittifakları vardı, şimdi dağıldılar altılı masa dediler. Masanın orta hakları vardı. Cumhurbaşkanı adaylarını şimdi kendi partilerine genel başkanlığına bile layık görmediler. Sonrasında o Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak kişiler de şimdi hepsi birbirine düştü. Demek ki Allah korusun bunlar bir iktidara gelmiş olsalardı; iktidarı nasıl paylaşacaklarını nasıl paylaşamayacaklarını işte şimdi içinde bulundukları duruma baktığımız zaman görüyoruz. Nasıl bir tehlikeden geçmişiz ama milletimiz gerçekten kadirşinas ve izan sahibi. En doğru kararı verdi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde kabinemizin ikinci dönemini başlattı. Şimdi 31 Mart’ta vereceğimiz kararla da yerel seçimleri yapacağız. Yerel seçimler önemli. Şehirlerimizi yönetecek olan belediye başkanları önemli. Gerçek belediyecilik önemli. Gerçek belediyecilik dediğimiz zaman kalkınmacı belediyeciliktir. Şehrini geliştiren büyüten üretken belediyeciliktir. Yeni projeler üretir, vaat ettiği projelerin de ötesine geçen uygulayan sürekli hükümetten isteyen, proje üretip bakanından milletvekilinden o projelere destek isteyen belediyeciliktir. Gerçek belediyecilik şefkatli belediyeciliktir. Biraz önce örneklerini gördüğümüz. Fakir fukaranın yardımına koşan hastayı evinde hasta bakımını yapan, yaşlının ayağına giden, belediyecilik hizmetlerinde özellikle kimi kimsesi olmayanları gözeten belediyeciliktir. Gerçek belediyecilik ulaşılabilir belediyeciliktir. Erişilebilir belediyeciliktir. Bir problem için telefonu açtığınızda belediyeye orada karşınızda muhatap bulabilmektir. Gerçek belediyecilik hem fiziken ulaşılabilen hem de dijital yolla da ulaşılabilen işte biraz önce Özkan Bey’in projeleri tüm bu ilkelere ihtiva eden çok güzel hazırlanmış düşünülmüş, taşınmış ve uygulanabilir belediyeciliktir. Adil belediyeciliktir. Herkese eşit hizmet götürür, her mahalleye eşit hizmet götürür. Ayrım yapmaz mahalle ayrımı yapmaz, dolayısıyla adaletlidir, güvenilirdir. İnşallah tüm bu ilkelere uygun işte biraz önceki gördüğümüz projeler de hayata geçtiğinde Karabüklü hemşerilerimiz yaşamaktan gurur duyduğu onur duyduğu ve çocuklarımızın da Karabük’te yaşamaktan mutlu olduğu bir şehri inşallah imar edecek ve gönülleri de ihya ederek yoluna devam edecek” dedi.
“Ülkemizi istikrarlı kalkınma hamleleriyle ileriye taşıdık”
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyerek eğitimden sağlığa sosyal politikalardan kültüre her alanda insanı güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Tunç, “22 yıldan bu yana hep önce insan dedik insanı yaşat ki devlet yaşasın dedi. Bunu derken biz sadece bunu parti programımıza yazmakla ya da bir slogan olarak kullanmadık bunu uygulamamızla, icraatımızla gösterdik. Eğitimden, sağlığa, sosyal politikalardan kültüre her alanda insanımızı güçlendirmek için çalıştık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde insanı güçlendiren insanı önemseyen politikalara ağırlık verdik. Bu nedenle zaten 22 yıldan bu yana iktidarda kalabildik. İnsanı önemsemeye öncelemeye devam edeceğiz. Hep önce insan demeye devam edeceğiz. Kadınıyla genciyle yaşlısıyla işçisiyle memuruyla emeklisi ile çocuğuyla hep insan diyeceğiz. Önce insan diyeceğiz, insan güçlü olacak ki aile güçlü olsun. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun, millet olarak güçlü olalım. İstikrarlı kalkınma hamlelerini kesintisiz sürdürdük. Bugüne kadar 81 vilayetimizin eserlerle donattık. Hiçbir ayrım yapmadan bunu gerçekleştirdik. 81 vilayetimizde gerçekleştirdiğimiz o icaratlarla ülkemizi o istikrarlı kalkınma hamleleriyle ileriye taşıdık. Enerjide bağımsız savunma, sanayinde bağımsız, yabancıya muhtaç olmayan bir Türkiye olsun diye hem çalıştık ve çalışmaya da devam ediyoruz. Temel hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri birer birer kaldırdık. Özgürlük alanını genişlettik. Üniversitelere alınmayan kız çocuklarımızı hatırlayalım. O birinci olan kürsülerden yaka paça aşağıya indirilen kızlarımızı hatırlayalım. İşte 28 Şubat’ın yıl dönümünü daha yeni geride bıraktık. O karanlık günlerden bugünlere geldik. Temel hak ve özgürlüklerin önüne engel koymak isteyen vesayetçi darbeci anlayışla mücadele ede ede bugünlere geldik demokrasimizi güçlendirdik. Ülkemizde yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşabilmesi için mücadelesine milletimizle beraber yaptık. Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmak için çocuklarımızın gençlerimizin daha huzurlu bir geleceğe kavuşması için terörün her türlüsüyle mücadele ettik ve kökünü kazıyıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz inşallah. Karabüklü hemşerilerimiz bu mücadelede hep yanımızda oldu. Genel seçimlerde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, referandumlarda rekor oranda destek verdiniz. O nedenle biz Karabüklü hemşerilerimize borcumuz var ve inşallah belediyeyi de kazandıktan sonra şu projeleri çok hızlı bir şekilde hayata geçirerek hem yerelde hem genelde bu borcumuzu biz Karabüklü hemşerilerimize ödemek istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz, Karabüklü hemşerilerimiz bu fırsatı verecek” şeklinde konuştu.
“Vesayetçi anlayış bir daha devreye giremesin diye önemli yapısal reformları hayata geçirdik”
Türkiye’nin demokrasisini güçlendirmek için çalıştıklarını, bunları yapmaya çalışırken de her türlü engellemelerle karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Tunç, Anayasa’daki vesayetçi anlayışın bir daha devreye girememesi için önemli yapısal reformları hayata geçirdiklerini kaydetti. 15 Temmuz hain darbe girişimine de değinen Tunç şöyle devam etti:
“Türkiye’nin demokrasisini güçlendirmek için çalıştık. Bakınız 22 yıldan bu yana ülkemiz ekonomide 3-4 kat büyürken dünya projelerine adım atarken milletimizin refahını artırmaya yönelik icraatları yapmaya çalışırken, her türlü türlü engellemelerle karşı karşıya kaldık. 367 krizleri, e muhtıralar, parti kapatma davaları, gezi olayları ki Türkiye’nin enflasyonun yüzde 5’e düştüğü faizlerin yüzde 5’e düştüğü dünya projelerini konuştuğumuz, dünyanın en büyük hava alanlarını konuştuğumuz köprülerini konuştuğumuz nükleer santralini konuştuğumuz enerjide bağımsızlığımızı ilan ettiğimiz savunma sanayinde yüzde 80’lere varan yerlilik oranını yakalamaya çalıştığımız ve İMF defterini kapatarak bize artık dünyaya ekonomide de kimseye muhtaç değiliz diye ilan ettiğimiz bir dönemde o gezi olaylarını başlattılar. Sokakları ateşe vererek adeta bir sokak darbesiyle hükümeti değiştirmeye çalıştılar. Başaramadılar sonrasında 17-25 Aralık emniyet-yargı darbesiyle başarabileceklerini zannettiler. Orada da başaramadılar. Terörü azdırmaya çalıştılar. Hendekler kazdılar başarılı olamadılar. Son darbeyi 15 Temmuz karanlık gecesinde vurabileceklerini ve Türkiye’nin yönetimini birilerine küresel güçlere devredebileceklerini düşündüler ama milletimizin şanlı direnişiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşuyla karşı karşıya kaldılar. O darbecileri o karanlık geceyi darbecilere darbe yaparak aydınlığa çevirmeyi milletimizle başardı. Şimdi tabii ondan sonraki süreçte bir yönetim reformu yaptık. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek Cumhuriyetimizi güçlendiren demokrasimizi güçlendiren halkın yürütmeyi doğrudan belirlediği istikrar sistemine adım attık. O istikrarsız yönetim koalisyonlar devri olan parlamenter sistemi bırakarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtik. Anayasamızda önemli bir yönetim reformuydu. Bunun dışında anayasamızda temel hak ve özgürlükleri genişleten, hak arama yollarını artıran kadın hakları çocuk hakları dezavantajlı kesimlerde dediğimiz engellilerimiz şehit, gazilerimiz tüm bunlara pozitif ayrımcılık getiren düzenlemeleri hayata geçirdik. Anayasamızda vesayetçi ve darbeci ruhu taşıyan maddeleri ortadan kaldırmaya ve anayasamızı vesayetçi ruhtan arındırmaya çalıştık. Milletimizin desteğiyle bunları yaptık. Anayasamızda bir daha bu ülkede darbe olmasın vesayetçi anlayış bir daha devreye giremesin diye önemli yapısal reformları hayata geçirdik.”
“İnşallah parlamentomuz da bu uzlaşma sağlanır”
YAŞ, MGK, HSK, Anayasa Mahkemesi’nin yapısına varıncaya kadar demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdiklerini belirten Yılmaz Tunç, “Yüksek Askeri şuranın yapısından, Milli Güvenlik Kurulunun yapısına varıncaya kadar, hakimler savcılar kurulunun yapısından Anayasa Mahkemesi’nin yapısına varıncaya kadar tüm bunları demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdik. Devlet Güvenlik Mahkemelerini kaldırdık. Özel yetkili mahkemeleri kaldırdık. Askeri mahkemeleri kaldırdık. Askeri, Yargıtay’dan. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne varıncaya kadar, tüm bunlar anayasamızda temizlendi. Darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı anayasamızda kaldırdık. Sıkıyönetim gerektiğinde ilan edilebilir diye bir madde vardı anayasamızda kaldırdık. Anayasamızın vesayetçi ruhunu azalttık ama tabii tüm bu değişiklikler önceki dönemlerde yapılan değişikliklerde anayasadaki vesayetçi ruhun azalmasını sağladı. Tamamen ortadan kalkmasını o maddelere sinen ruh bakımından tam diyemeyiz. O zaman şimdi önümüzdeki hedefimiz Türkiye vizyonunun başında, ülkemizi milletimizi demokratik, sivil, katılımcı, temel hak ve özgürlükleri öne alan yeni bir anayasaya kavuşturmak inşallah parlamentomuz da bu uzlaşma sağlanır ve özellikle temel hak ve özgürlükleri insan haklarını güvenceye alan bir anayasayla yolumuza inşallah Türkiye vizyonunda devam ederiz” diye sözlerini tamamladı. – KARABÜK
]]>Biri dizi ziyaret ve toplantıya katılmak için Sinop’a gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ilk olarak Sinop Valiliği’nin ziyaret etti. Protokol üyeleri tarafından karşılanan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Valilik Anı Defteri’ni imzalamasının ardından Vali Dr. Mustafa Özarslan’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Daha sonra Bakan Tunç, sırasıyla Adalet Sarayı, Sinop Barosu ve Sakarya Caddesi’nde esnafları ziyaret etti. Akabinde AK Partinin kültür merkezindeki proje tanıtım toplantısına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yaptığı açıklamada, “Sinop’umuz Karadeniz’in incisi. Türkiye’nin en güzel şehri. Karadeniz’in bütün illeri birbirinden güzel ama Sinop gerçekten coğrafyasıyla, konumuyla tartışmasız bir değere sahip. Sinop’a inşallah hep beraber sahip çıkacağız. Yakup Üçüncüoğlu başkanımız bu projeleri hızlı bir şekilde hayata geçirecek. Biz de ona destek olacağız. Sinop’un bundan sonra vakit kaybetmeyeceğine, kayıp yılları da süratli bir şekilde telafi edeceğine yürekten inanıyoruz. Sinop’ta inşallah gerçek belediyecilik başlayacak. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Gerçek belediyecilik 1994 yılında sayın cumhurbaşkanımızın İstanbul’da temellerini attığı ve sonrasında eser ve hizmet siyaseti olarak bütün yurda yayılan AK Parti iktidarıyla yayılan cumhur ittifakıyla birlikte ekol haline gelen bir belediyecilik. İnşallah Sinop bu heyecanı yakalamış ve 1 Nisan’dan itibaren de bunun uygulamasını Sinop’ta da göreceğiz” dedi.
“Yeni bir anayasa yapmanın mücadelesini vereceğiz”
Son 22 yıl içinde anayasada bir çok yenilik getirdiklerini belirten Bakan Tunç, “Anayasamızda gerçekleştirmiş olduğumuz sessiz devrim sayılan reformlarla hak arama yollarını genişlettik. Kadın hakları anayasamızda yoktu, çocukların korunması yoktu, özel hayatın korunması yoktu, kişisel verilerin korunması yoktu. Bilgi edinme hakkı diye bir hak anayasamızda yoktu. Bunların hepsini işte şu son dönemde 22 yıl içerisinde milletimizin onayıyla gerçekleştirdik. Bugüne kadar anayasamızda yapılan sessiz devrim sayılabilecek bu reformlar evet küçümsenmeyecek reformlar. Ülkemizin demokrasi standardını yükselten reformlar. Hükümet sistemiyle beraber cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle birlikte vatandaşlarımızın doğrudan doğruya yürütmeyi, cumhurbaşkanını seçtiği halkın idaresinin yürütmeye yansıdığı, demokrasiyi güçlendiren, cumhuriyet rejimini daha da güçlendiren yönetim reformuna da milletimizin onayıyla imza attık. Şimdi bu kazanımları koruyarak katılımcı, demokratik, sivil, temel hak ve özgürlükleri öne alan bir anlayışla yeni bir anayasayı yapmanın mücadelesini vereceğiz” şeklinde konuştu.
“Depremde yıkılan 11 vilayetimizi yeniden ayağa kaldırmanın mücadelesini veriyoruz”
Deprem bölgelerine yardımların devam ettiğini söyleyen Tunç, “Ülkemizi çocuklarımızın, gençlerimizin huzurlu bir geleceğe kavuşabilmesi için terörün her türlüsünden arındırarak devam edeceğiz. Bir taraftan ülkemizi geliştirirken, kalkındırırken şehirlerimizi de inşallah tabi önceliğimiz deprem bölgemiz. Depremde yıkılan 11 vilayetimizi yeniden ayağa kaldırmanın mücadelesini veriyoruz. Orada o mücadeleyi verirken diğer şehirlerimizi de ihmal etmeden oraların imarını, ihyasını da kesintisiz sürdüreceğiz. 31 Mart’a şurada 1 ay gibi kısa bir zaman kaldı. Bu süre içerisinde inşallah kapı kapı dolaşacağız. Karadeniz’in incisi olan Sinop’a yakışır güzel hizmetlerin gelmesi için herkesin kapısına giderek Yakup Üçüncüoğlu diyeceğiz. Hep beraber ona destek vereceğiz ve inşallah 1 Nisan’dan itibaren Sinop’ta yeni bir dönemi başlatacağız” ifadelerini kullandı.
Proje tanıtım toplantısı sonrası AK Parti Sinop İl Başkanı Uğur Giresun tarafından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a yöresel Sinop Bıçağı hediye edildi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, AK Parti Sinop İl Başkanı Uğur Giresun, AK Parti Sinop Belediye Başkan Adayı Yakup Üçüncüoğlu eşlik etti. – SİNOP
]]>Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Dr. Fatih Erbakan, Tekirdağ’daki ilk durağı Süleymanpaşa ilçesi oldu. Erbakan, YRP Süleymanpaşa İlçe Başkanlığı binası açılışına katılarak burada partililere seslendi.
Erbakan açıklamasında, “Ahlaklı belediyecilik demek, her şeyden önce Adalet demektir. İşte biz 89’da Sivas Belediyesini Refah Partisi olarak aldık, 94’te Çorum Belediyesini rahmetli Arif Ersoy hocayla aldık ve Çorum’da da, Sivas’ta da en büyük hizmetleri orada ki alevi vatandaşlarımızın yaşadığı mahallelere yaptı Refah Partili belediye. Siz bize oy vermediniz, siz bizden değilsiniz, bize destek olmadınız öyleyse size hizmet yok demediler. Çorum’da alevi dedeleri ile bir araya gelen Arif Ersoy hocamız, belediye başkanımız dediler ki ona ‘bizim yıllardır desteklediğimiz partiden böyle bir hizmet görmemiştik, Refah partili belediyeden biz en büyük hizmetleri gördük Allah sizden razı olsun’ dediler. Adalet ve kul hakkına riayet, her kesime bizden olsun olmasın adil bir şekilde hizmet götürmek. Ahlaklı belediyeciliğin temellerinden. Ahlaklı belediyecilik bereket demektir 2. olarak. İşte 95 yılında Konya Büyükşehir Belediyesi, hükümete çağrı yaptı. Bizim milli görüş belediyesi olarak kasamızda para birikti bütün borçlarımızı ödedik, bu parayı size faizsiz kredi olarak verebiliriz, gidip dünya bankasından, IMF’den faizle borç almanıza gerek yok dedi. Milli görüşün bereketi, ahlaklı belediyeciliğin bereketi. Bugün belediyeler boğazına kadar borç içinde, boğazına kadar borç faizine batmış ama milli görüş belediyeciliği, ahlaklı belediyecilikte borçlanma olmaz, denk bütçe olur, borç faizi ve borç belasından, batağından belediyelerin kurtarılması olur. Borçlar da ödeniyor, efsane hizmetler de yapılıyor, rüşvette olmuyor, yolsuzlukta olmuyor, adaletsizlikte olmuyor, adam kayırma torpilde olmuyor, borç ve faiz batağından da kurtulunuyor bunun bereketi ile. 89 ve 94 milli görüş belediyeciliği bunun örnekleri ile dolu. Şimdi inşallah 1 Nisan tarihinden itibaren hem Tekirdağ’da, hem Süleymanpaşa’da hem de tüm Türkiye’de, Yeniden Refahla yeniden Milli Görüş belediyeciliği ahlaklı belediyecilik dönemini başlatacağız inşallah. İnşallah 1 Nisan’dan itibaren ahlaklı belediyeciliğe geçiş ve bu belediye hizmetlerinde ki inşallah performansımızla 2028’de de Yeniden Refah’ı, Milli Görüşü iktidara birlikte taşıyacağız Allah’ın izniyle” dedi.
“14 Mayıs’ta ki mutabakat metninde yazdığımız maddeler uygulanmadı”
Erbakan açıklamasının devamında, “İşte emeklinin hali ortada, asgari ücretlinin hali ortada, küçük esnafın, çiftçinin, köylünün, dar gelirlinin hali ortada. Açlık sınırı 19 bin lira olmuş, emekli maaşı 10 bin lira, bunun yarısı kadar. Yoksulluk sınırı 52 bin 300 lira olmuş. Türkiye’de kaç ailenin evine ayda 52 bin liradan fazla para giriyor, yüzde 15. Türkiye’nin yüzde 85’i yoksulluk sınırının altında, yüzde 45’i de açlık sınırının altında. Neden böyle?. Bizim 14 Mayıs’ta ki mutabakat metninde yazdığımız maddeler uygulanmadığı için böyle. Borç, faiz, zam, vergi ekonomisi devam ettiği için böyle. Milli görüşün üretim, istihdam ve ihracata dayalı ekonomi modeli uygulanmadığı için böyle. Denk bütçe yapılmadığı için, kamu da israf önlenmediği için Yeniden Refah Partimizin ortaya koymuş olduğu milli kaynak paketlerinde ki kaynaklar harekete geçirilmediği için böyle. Paralar imtiyazlılara gidiyor, faize gidiyor, israfa gidiyor. Emekliye, memura, işçiye, köylüye, çiftçiye para kalmıyor. İşte 2028’de inşallah aynen 54. Hükümette olduğu gibi Erbakan Hocamızın yaptığı gibi yeniden denk bütçe ile yeniden israfı önleyerek ve yeniden borçlanmadan, zam yapmadan, ilave vergi ihdas etmeden milli kaynak paketleriyle kaynak üreterek ve bu imkanı da asıl sahibi olan millete, dar gelirliye aktararak milletimizin yüzünü inşallah güldüreceğiz” diye konuştu.
Hedef 2028
2028’de Yeninden Refah ile iktidara kavuşacaklarını da ifade eden Erbakan, “Milletimiz 89 ve 94’teki Milli Görüş Belediyeciliği dönemini hasretle bekliyor, buna 1 Nisan’dan itibaren kavuşacağız. Yine milletimiz 96-97’de Erbakan hocamızın Başbakan olduğu dönemki bolluk ve bereket dönemini bekliyor buna da inşallah 2028’de yeniden Refah iktidarı ile kavuşacağız Allah’ın izniyle” diyerek konuşmasını sonlandırdı. – TEKİRDAĞ
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kastamonu’nun Hanönü ve Taşköprü ilçelerinde AK Parti seçim ofislerinin açılış törenlerine katılarak her iki ilçede de esnafları ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. İlçelerde konuşan Tunç, yerel seçimlerde her iki ilçeden de rekor oy beklediklerini söyledi.
“Ekonomimizi yeniden toparlıyoruz, yeniden emeklimizin, memurumuzun, işçimizin alım gücünü arttırmak için çalışıyoruz”
Taşköprü ilçesinde vatandaşlara seslenen Bakan Tunç, “Hükümet olarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte inşallah önümüzdeki dört yıl istikrar süreci olacak. Bakın bir deprem yaşadık. 6 Şubat’ta 11 vilayetimiz yerle bir oldu. Şimdi o şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmanın mücadelesini veriyoruz. Bir de ondan önce 3 yıl kapalı kaldık, pandemi yaşadık. Bütün dünya ekonomileri etkilendi. Bizim ekonomimizde etkilendi ama biz 2002’de iktidarı devraldığımızda 21 bankası batmış, IMF’ye muhtaç, emeklinin maaşının bile artık ödenemez noktaya geldiği batık bir tabloyu devralmıştır. Oradan çıktık geldik. Şimdi bu pandeminin etkisiyle, 6 Şubat depremlerinin etkisiyle olumsuz etkilenen ekonomimizi yeniden toparlıyoruz, yeniden emeklimizin, memurumuzun, işçimizin alım gücünü arttırmak için çalışıyoruz. O projeleri de inşallah ekonomi yönetimimiz hayata geçirmeye devam edecek. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Önümüzdeki dört yıllık seçimsiz geçecek bir süre icraat hamleleriyle halkımızın refahını yeniden arttırmanın gayreti içerisinde olacağız. Hep beraber bunu yapacağız. Millet olarak çok zorlukları birlikte aştık. Bunu da sizlerle beraber aşacağız inşallah. Yeter ki huzur olsun, güven olsun, güvenlik olsun, adalet olsun” dedi.
“Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik”
“Adaletten ayrılmamaya çalışacağız” ifadelerine yer veren Tunç, “Hukukun üstünlüğünden hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz. Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı o 90’lı yıllara artık geri dön yok. O koalisyonlu, krizli yıllara geri dönmeyen hiç gerek yok. O nedenle bugüne kadar Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik. Vatandaşlarımızın özgürlüklerini arttırdık. Bundan sonra da yine demokrasimizin standardını yükseltmenin gayreti içerisinde olacağız. Anayasamızda sessiz devrim sayılan reformları yaptık. Kamu denetçiliğinden kişisel verilerin korunmasına varıncaya kadar, kadın haklarından, çocuk haklarına varıncaya kadar, darbeci, vesayetçi anlayışı büyüten, yapısal Dönüşümü o büyüten kurumların yapısal dönüşümünü sağladık. Yüksek Askeri Şura’dan Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısına varıncaya kadar hepsini demokratikleştirdik. Darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı, sizin desteğinizle biz onları kaldırdık. Gerektiğinde sıkı ilan edilebilir diye madde vardı, siz referandumlarda gittiniz, oyu verdiniz ve bunları kaldırdık. İnşallah yeni dönemde yeni demokratik, sivil bir Anayasayı da yapmak nasip olur. Mecliste böyle bir uzlaşma sağlanabilirse inşallah ülkemiz için de Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında bu da hayırlı bir çalışma olur inşallah. Milletimize olan borcunuzu da yerine getirmiş oluruz” diye konuştu. – KASTAMONU
]]>İkizdere ilçesinde bağlı Cimil Yaylası’nda bu yıl 3. kez düzenlenen şampiyonada Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen 65 sporcu 6 farklı kategoride yarıştı. Start noktasından başladıktan sonra belli bir mesafe tırmanan sporcular, tırmandıkları yerden kayarak en kısa sürede yarışı bitirmeye çalıştı. Kıran kırana görüntülere sahne olan yarışların sonucunda dereceye giren sporcular, madalyalarını aldı. Aynı zamanda bugün düzenlenen yarışma ile Cimil Yaylası’nın Dünya Dağ Kayağı Şampiyonası’na ev sahipliği yapıp yapamayacağı belirlenecek.
“Dünya Dağ Kayağı Şampiyonası’na ev sahipliği yapmaya aday olacağız”
İlerleyen yıllarda Cimil yaylasında dünya dağ kayağı şampiyonasına ev sahipliği yapmak için aday olacağına vurgu yapan Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, “Bu yarışmanın bugün yapılabiliyor oluşu bizim için bir akreditasyon çalışmasının da neticesi olacak. İnşallah önümüzdeki yıllarda burada Dünya Dağ Kayağı Şampiyonasına ev sahipliği yapmaya aday olacağız. Olimpiyatlarda da puan müsabakalarını yapıldığı yer haline gelecek. Kış şenliklerini yavaş yavaş spor organizasyonlarına çevireceğiz. Kış sezonunu turizm sezonuyla ayrılmaz bir parça haline getirmeye gayret edeceğiz. İnşallah bu organizasyonlar uluslararası olarak düzenlenmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.
“2025 Dünya Kayak Şampiyonası heyecanını inşallah burada yaşayacağız”
Dünya şampiyonasının Rize’de gerçekleştirilmesiyle beraber bölge turizmine destek verileceğini ifade eden Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, “2025 Dünya Kayak Şampiyonası heyecanını inşallah burada yaşayacağız. Çalışmalar gerçekleştiriliyor. Bulunduğumuz arazi çok kıymetli. Bu çalışmalar yapıldıktan sonra dünya şampiyonasının burada yapılması hem Rize’mizi hem de bölgemizi turizm açısında da uluslararası kamuoyunda yer alacak. Ülkemize çok ciddi değer katacaktır” şeklinde konuştu.
“Burası en uygun yerlerden bir tanesi”
Şampiyonaların yapılacağı en iyi alanlardan birinin Cimil yaylası olduğunu belirten dağ kayağı sporcusu Emirhan Kabarto, “Bugün burada hız yarışması için geldik. Eleme etabını geçtim bir sorun olmadı. İnşallah iyi bir sonuçla buradan döneceğim. 2019 yılından beri yarışmalara katılıyorum. Son 3 yıldır birincilikle bitiriyorum. 2 yıldır da burada gerçekleştiriliyor. Bu yıl da birinci olarak seriyi devam ettirmek istiyorum. Buranın karı daha iyi. Bizim sporumuzda pist dışında bol karda yapıldığı için burası en uygun yerlerden bir tanesi. Bu yıl üçüncüsü yapıldı ama bunun devamı gelecektir” ifadelerini kullandı.
“Bu sene tekrardan şampiyonluk alacağım”
Önceki senelerde şampiyonluk yaşayan Burhan Karadayı, tekrardan birinci olmak için yarıştığını söyleyerek, “Yarışmalar çok güzel. Pisti de çok güzel yapmışlar. Kar kalitesinde hiçbir sıkıntı yok. Üçüncüsü düzenlenen dağ kayağı şampiyonasında geçen sene birinci oldum. Ondan önceki sene üçüncü olmuştum. Bu sene tekrardan şampiyonluk alacağım” derken, sporculardan Berfin Karakaya ise “Bugün Türkiye şampiyonası var. Elimizden gelen her şeyin en iyisini yapacağız. Parkur yeri gayet iyi. İnşallah birinciliği alacağım” dedi. – RİZE
]]>Sirkeci- Kazlıçeşme Raylı Sistem Projesi açılış töreni davet tartışması gölgesinde gerçekleştirildi. Törene İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu katılmadı. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, muhalefet tarafından “tehdit” olarak nitelenen söylemlerine bir yenisini ekledi. Erdoğan, törene katılanlara hitaben, “Şu anda ülkeyi kimler yönetiyor? Bizler yönetiyoruz. İstanbul’da bulunan zat, böyle bir imkana sahip mi? Değil” dedi. Erdoğan, 25 yıl AKP’li başkanlar tarafından yönetilen İstanbul’un trafik sorunundan da yakındı, “İstanbul halkı ailesi sevdikleriyle birlikte geçirmesi gereken zamanı trafikte bekleyerek boşa harcıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın hayata geçirdiği projeler olmasaydı muhtemelen İstanbul’un trafik çilesi artık katlanılamaz halde olur” diye konuştu.
Sirkeci- Kazlıçeşme Raylı Sistem Projesi açılış töreni davet tartışması gölgesinde gerçekleştirildi. Törene İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu katılmadı. 2019 seçimlerini İmamoğlu’na karşı iki kez kaybeden Binali Yıldırım ile şimdiki AKP adayı Murat Kurum yanyana oturdu.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan açılışta yaptığı konuşmada İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu eleştirerek şunları söyledi:
“İSTANBUL’A NİMET OLARAK BAKANLAR BU ŞEHRİN BİTKİSEL HAYATA GİRMESİNE NEDEN OLDULAR”
“İstanbul’a emanet olarak değil, nimet olarak bakanlar ihmalkarlıklarıyla, tamahkarlıklarıyla, umursamazlıklarıyla bu güzel şehrin bitkisel hayata girmesine sebep oldular. Bilhassa trafik yoğunluğunu, şu İstanbul’un ulaşım sorunu ne durumda görüyorsunuz değil mi? Attığı bir adım var mı? Toplu taşımacılıkta her taraf rezillik. ve bu noktalarda ne yaparız ederiz de bu işi çözmeliyiz… İstanbul halkı ailesi sevdikleriyle birlikte geçirmesi gereken zamanı trafikte bekleyerek boşa harcıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın hayata geçirdiği projeler olmasaydı muhtemelen İstanbul’un trafik çilesi artık katlanılamaz halde olur.
“YENİ PROJELERİMİZİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Diğer ulaştırmaya baktığımız zaman yatırımlarımızın yanı sıra sadece son iki yıl içinde toplam 51 kilometrelik metro hattını şehrimizin istifadesine sunduk. Geçen ay sonunda ülkemizin en hızlı metro hattı olan 37 buçuk kilometrelik projenin Gayrettepe-Kağıthane etabını hizmete aldık. Ayrıca Sabiha Gökçen Havalimanı-Pendik metrosu gibi kritik öneme sahip projeleri devreye aldık. Uğraştıran değil ulaştıran İstanbul parolasıyla yeni hatları, yeni ulaştırma projelerini hayata geçirmeye devam edeceğiz.
“31 MART’TA MURAT KURUM KARDEŞİMİZİN EMANETİNİ DEVRALMASIYLA PROJELERİMİZ HIZLANACAK”
Önümüzdeki haftalarda Bakırköy sahil-Bahçelievler-Kirazlı metro hattı, Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı Metro hattı, Altunizade Çamlıca Camii-Bosna Bulvarı metro hattını da inşallah İstanbullu kardeşlerimizin istifadesine sunacağız. Allah’ın izniyle 31 Mart’ta Murat Kurum kardeşimizin şehrin emanetini devralmasıyla birlikte projelerimiz daha da hızlanacaktır.
“BU ÜLKEYİ BİZ YÖNETİYORUMZ İSTANBUL’UN BAŞINDAKİ ZAT BÖYLE BİR İMKANA SAHİP Mİ?”
Şu anda bu ülkeyi kimler yönetiyor? Biz yönetiyoruz. Şu anda İstanbul’da bulunan bu zat veya zevat böyle bir imkana sahip mi? Değil. Fakat 31 Mart’tan itibaren inşallah Murat Kurum kardeşimizle birlikte AK Parti Yerel Yönetimi ile Cumhur İttifakı Ankara’da el ele verdiğimiz zaman herhangi bir sarkma söz konusu olmayacak. ve yola emin adımlarla yürüyeceğiz. Kaldığımız yerden, yeniden işe koyulacak inşallah Aziz İstanbul’un fedret devrini sona erdireceğiz. Öncelikli hedefimiz ortalama yolculuk süresini 64 dakikadan 39 dakikaya düşürmek olacak.
“İSTANBUL’UN YAPI STOĞUNU YENİLECEĞİZ”
Değerli kardeşlerim, aynı şekilde kentsel dönüşüm başta olmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanı ile birlikte hayata geçireceğimiz yeni projelerle İstanbul’u sadece depreme dayanıklı hale getirmekle kalmayacak inşallah daha da güzelleştireceğiz. Bilim insanlarının hiç vakit kaybetmeksizin, hazırlanmamızı tavsiye ettiği, deprem gelmeden önce İstanbul’un yapı stokunu yenileyeceğiz. Evini dönüştürmek isteyen hak sahiplerine bir konut için 700 bin liraya kadar hibe, 700 bin liraya kadar kredi veriyoruz. Hibe haricinde kiracılara bir kereye mahsus 100 bin lira tahliye desteği sağlıyoruz. Böylece toplam hibe miktarımız 800 bin liraya ulaşıyor.
“SOSYAL MEDYA BELEDİYECİLİĞİNİN KULLANIM TARİHİ YAKINDA SONA ERECEK”
İşyerleri için ise 350 bin liraya kadar hibe, 350 bin liraya kadar da kredi desteği imkanı sunuyoruz. Açıkladığımız destek paketinin bir kez daha şehrimize hayırlı olmasını diliyor, buradan riskli yapılarda oturan kardeşlerimizi mutlaka bu fırsatı değerlendirmeye çağırıyorum. Nasıl yalancının mumu yatsıya kadar yanarsa algı ve sosyal medya belediyeciliğinin kullanım tarihi de inşallah yakında sona erecektir.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Pendikspor’u konuk eden ve sahadan 4-1 galibiyetle ayrılan Sivasspor’da basın sözcüsü Gökhan Karagöl, karşılaşmanın ardından stadyum çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Karagöl, “4-1’lik bir galibiyet bizim için çok önemliydi. Bundan sonra hedefimiz her zaman olduğu gibi yukarısı. Yeni transferlerimiz bugün çok daha iyi bir performans sergilediler. Önümüzdeki haftalarda çok daha iyi olacağımızı düşünüyoruz. Teknik heyetimize, oyuncularımıza, seyircimize hepsine çok teşekkür ediyoruz. Çok güzel bir maçtı. Çok mutluyuz. Bu sezon 4 gollü bir maçı ilk defa yaşadık. Onun için de bütün oyuncularımızı tebrik ediyorum. Seyircilerimiz de geldiği zaman çok daha güzel işler yapıyoruz. İnşallah bundan sonraki haftalarda da seyircimizi buraya bekliyoruz” diye konuştu.
“Hedefimiz Avrupa olacak”
Ligin 28. haftasında Kasımpaşa ile oynayacakları maçı da değerlendiren Karagöl, “Önümüzdeki hafta Kasımpaşa maçı var. Kasımpaşa üzerimizde 5’inci sırada. Önümüzdeki maç bizim için ve üst sıralar için çok önemli bir maç. İnşallah yarın itibarıyla Kasımpaşa maçının hazırlıklarına başlayacağız. Önümüzdeki haftadaki Kasımpaşa maçıyla ilgili İstanbul’daki Sivaslı hemşehrilerimizi de maça bekliyoruz. Onlar varsa biz daha güçlü oluyoruz. Önümüzdeki hafta 3 puanla dönersek, bundan sonraki hedefimiz Avrupa olacak. İlerleyen günlerde bunun hesabını yaparak, önümüzdeki sezonun kadrosuna da buna göre ayarlayacağız. Tabii ki sonraki haftalarda alacağımız puanlar neticesinde” ifadelerini kullandı.
“Ciddi teklifler var”
Manaj’a tekliflerin geldiğini söyleyen Karagöl, “Rey Manaj hiçbir zaman bizi sıkıntıya sokmadı. Sivas’a geldiği günden beri hep çok uyumlu. Başta da transfer sürecinde beraber hep güzel şeyler yapacağımızı söylemiştik. O sözünü tutuyor, biz de sözümüzü tutuyoruz. Rey’e çok ciddi teklifler var. Gerek Suudi Arabistan’dan, Dubai’den, Rusya’dan, Avrupa’dan bir çok kulüpten teklifler var. Ama bizim şu an için hedefimiz iyi bir yerde bitirmek. Bizim felsefemiz Anadolu’nun en yüksek bonservis bedeliyle oyuncu satmak demiştik. İnşallah bunu da başaracağız. Çünkü bizim bütçemiz kısıtlı bir bütçe. Biz kendi yağında kavrulan bir kulübüz. Sıralamada en aşağıdan ikinci bütçeye sahip olan bir kulübüz. Haliyle gelirlerimiz belli, destekler belli. Kıt kanaat bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Elimizdeki imkanlarla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Oyuncularımızı da bu şekilde motive etmeye çalışıyoruz. Burada bir aile havası ve çok güzel bir uyum yakaladık. İnşallah bundan sonraki haftalarda da bunun üzerine koyarak iyi skorlar akarak ligi çok daha iyi bir yerde bitirmek istiyoruz. Pendikspor’a buradan teşekkür ediyoruz. İyi bir maç oldu, onlara da başarılar diliyoruz” diye konuştu.
Karagöl son olarak Pendikspor maçında sakatlanarak oyundan çıkan Bartuğ Elmaz’ın durumu hakkında ise, “Oyuncumuzun omzuyla ilgili problem var. Doktorlar MR çektiler, neticesini bugün ya da yarın alacağız. Kendisine de acil şifalar diliyoruz. İnşallah en kısa zamanda gelip takımımızdaki yerini alır” dedi. – SİVAS
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kdz. Ereğli Öğretmenevi’nde sivil toplum kuruluşu temsilcileri, basın mensupları ve teşkilat üyeleri ile bir araya geldi. Türkiye’nin yakın tarihte yaşadığı süreçleri hatırlatan Bakan Yılmaz Tunç, 31 Mart günü yapılacak olan yerel seçimleri için de yerel yönetimlerin Ankara ile uyumunun önemli olduğunu söyledi. Parti ayrımı yapmadıklarını da söyleyen Bakan Tunç, “Ele olmak, kol kola olmak, aynı masanın etrafında toplanabilmek ve birlikte proje üretip o projeyi halkın faydasına, hayata geçirebilmek için de bu uyumun önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Kdz. Ereğli’de 31 Mart günü yapılacak olan yerel seçimler öncesi heyecan yaşandığını ve ilçe halkının AK Parti’ye oy vererek gerçek belediyeciliği başlatacağını söyleyen Bakan Tunç, “Ereğli’de bir heyecan var. Ereğli’yi otuz bir Mart heyecanı sarmış. İnşallah otuz bir Mart Ereğlili hemşehrilerimiz en doğru kararı verecekler. En doğru adaya oy vererek Ereğli’mizde de gerçek belediyeciliği AK Parti belediyeciliğini, AK belediyeciliği başlatacaklar inşallah. Şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Gerçek belediyecilik, hizmet belediyeciliği, icraat belediyeciliği, gerçek belediyecilik herkese, her mahalleye eşit hizmet götüren, adaletli hizmet getiren belediyecilik, gerçek belediyecilik ayrım yapmayan belediyecilik, gerçek belediyecilik şehrini alt yapısıyla, üst yapısıyla, o şehirde yaşayanların huzurlu bir şekilde geleceğe baktığı bir belediyecilik. Ereğlimiz bunu hak ediyor. Fazlasıyla hak ediyor. Tabii Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminde belediyecilik noktasında, yerel yönetimler noktasında Ereğli zaman kaybediyor. Bu zaman kaybedişinin artık son günü de 31 Mart olacak. ve 31 Mart’tan sonra milletimizin Ereğlili hemşehrilerimizin kararıyla Ereğli’de inşallah İbrahim Sezer’le beraber yeni bir dönem başlayacak” dedi.
“O başarı Cumhurbaşkanımızı parti kurmaya zorladı”
“Gerçek belediyecilik AK Parti’dir. Çünkü AK Parti’nin doğuş sebebi belediyecilikteki Cumhurbaşkanımızın 1994’teki başarısıdır” diyen Bakan Yılmaz Tunç, “1994’te İstanbul Cumhuriyet Halk Partisi’nin elinden kurtarıldı Havası solunamayan, çöpleri toplanmayan, çöp, çukur, çamur diye anılan bir İstanbul devralındı ve o İstanbul 4 buçuk yıl gibi kısa bir süre içerisinde yeniden imar edildi, yaşanılır hale getirildi. Suları akmayan İstanbul’a barajlar yapıldı. Sular akıtıldı. Haliç temizlendi. O Haliç’in kenarından geçemeyen insanlar artık oralarda sahilde yerleri oluştu. Yollar, kavşaklar İstanbul’un dünya projeleriyle tanışması var metro inşaatları, Marmara inşaatları işte değerli hemşehrilerim, Cumhuriyet Halk Partisi’nin elinden alınarak yeni bir dönem İstanbul’da başladı ve o başarı Cumhurbaşkanımızı yeni bir parti kurmaya zorladı. Anadolu halkı Türkiye 81 vilayet İstanbul’a baktı. ve İstanbul’daki o kronikleşmiş sorunları çözen kişi Türkiye’nin de doksanlı yıllar boyunca çektiği o sıkıntılardan o kronikleşmiş sorunlardan Türkiye’yi de Recep Tayyip Erdoğan bir parti kurarsa o çözer dediler ve Anadolu tüm illeriyle, ilçeleriyle beraber adeta AK Parti’nin kurulmasını sağladı. Yani AK Parti bir millet hareketi. AK Parti’nin doğuşu gerçek belediyecilik. O nedenle milletimiz İstanbul’daki bu başarının bütün Türkiye’ye yayılmasını istedi. ve adeta AK Parti’nin kurulmasını sağladı.”
“AK Parti siyaset mühendisliğinin neticesi kurulmuş bir parti değil”
Altılı masanın bir yıl olmadan dağıldığını hatırlatan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin ise siyasi mühendislik neticesi kurulan bir parti olmadığını ve millet hareketi olduğuna dikkat çekti. Bakan Tunç sözlerini şöyle sürdürdü:
“AK Parti bir masa başında üç beş kişinin bir araya gelip bu altılı masa falan konuşuluyordu ya bir sene, bir sene olmadı daha. Şimdi dağıldı gerçi o masalar. Üç beş kişinin bir araya gelip, hadi bir parti kuralım da millete gidelim, oy isteyelim şeklinde bir siyaset mühendisliğinin neticesi kurulmuş bir parti değil. AK Parti bir millet hareketi. Milletin Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyecilikteki başarısı nedeniyle hadi artık parti kur. Bütün Türkiye’yi yönet. Şu doksanlı yılların parlamenter sistemin çektirdiği sıkıntılardan da bu ülkeyi sen kurtarırsın dediler. Adeta milletimiz o belediyecilik başarısı sayesinde AK Parti’nin kurulmasını zorladı ve kurulduktan itibaren de 14 ay gibi kısa bir süre içerisinde tek başına iktidara getirdi. Kurulduğundan beri, yerel seçimler, genel seçimler, referandumlar, cumhurbaşkanlığı seçimleri. Hepsinde de milletimiz tercihini AK Parti’den yana, Recep Tayyip Erdoğan’dan yana, Cumhur ittifakından yana kullandı. İktidara hemen ilk dört buçuk yılında acil eylem planlarıyla işe koyulduk ve 2007 yılına geldiğimizde Cumhurbaşkanlığı seçimleri gelip çattığında o vesayetçi anlayış tekrar devreye girdi. Cumhurbaşkanı’nı meclise seçtirmeyiz dediler. Ne olacaktı? Bugüne kadar seçim usulü aynıydı. Ama maalesef öyle bir kural da yaptılar ki 367 krizini çıkardılar. ve mecliste Cumhurbaşkanını seçtirmediler. Anayasa Mahkemesi’ne gittiler seçimi iptal et dediler. Mecliste yapılan seçimi ve o zaman dedik ki o zaman Cumhurbaşkanını halk seçsin. Referanduma gidiyoruz dedik. Referanduma gittiğiniz zaman o mecliste meclise seçtirmeyenler bu sefer halka gittiler, halka siz Cumhurbaşkanı seçemezsiniz dediler Yanlış oluyor dediler. Referandumda hayır oyu kullanın dediler. İşte böyle bir siyaset anlayışı. Vesayetçi anlayışın siyasette de uzantıları o dönemde hep devreye girmişlerdi. Sonrasında 2008’de bir kapatma davasıyla karşı karşıya kaldık. MİT krizi, 2013’te faizlerin yüzde beşlerin altına düştüğü, enflasyonun yüzde 5’in altına düştüğü, IMF defterini kapattığımız, ekonomide bağımsızlığımızı dünyaya ilan ettiğimiz bir dönemde enerji bağımsızlığımızı ilan ediyoruz. Nükleer santralin ihalesini yapıyoruz. İşte dünya projelerine adım atıyoruz. Marmaray’ın Osmangazi’nin ve Yavuz Sultan Selim köprülerinin ve dünyanın en büyük havaalanının İstanbul’da artık konuşulduğu projelerinin hayata geçirilmeye başladığı o parlak bir dönemde gezi olaylarını başlattılar. ve Türkiye’nin bu kutlu yürüyüş bu ilerlemesini durdurmak istediler. Taksim’de başlattıkları gösterileri bütün Türkiye’ye yayabileceklerini, bütün Türkiye’yi ateşe verebileceklerini düşündüler. Ama başaramadılar. Sokakta başaramadıklarını bu sefer masa başında acaba emniyet, yargı darbesi girişimiyle yapabilir miyiz diye düşündüler. Onu da başaramadılar. Sonrasında terörü azdırmaya çalıştılar. Hendekler kazdırdılar. ve Türkiye’nin değişik yerlerinde terör eylemleri, patlamalar meydana geldi. Can kayıpları oldu. Şehitler verdik. ve bir savaş ortamına ülkeyi sürüklemeye çalıştılar. ve on beş Temmuz’a giden taşları böyle bir bir döşediler ve 15 Temmuz hain darbe girişiminde FETÖ teröristleri o gece Türkiye’nin yönetimini devralıp küresel güçlere teslim edip Türkiye’nin güneyinde bir terör devleti kurdurmanın gayreti içerisinde oldular. Ama Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletimizin şanlı direnişiyle karşıya kaldılar. ve o karanlık geceyi milletimizle beraber aydınlığa çevirdik. İşte bu vesayetçi anlayışın, darbeci anlayışın hep direnişiyle karşı karşıya kalırken ülkemizi de ekonomide dört kat büyüttük.”
“Türkiye’nin her yerine icraatlar donattık”
Engellemelere rağmen Türkiye’nin savunma sanayisinin yüzde 80 yerlilik orana kavuştuğunu söyleyen Bakan Tunç, “Barajlar, üniversiteler, otobanlar, hızlı trenler ve her yerde bir kalkınma hamlesi. Tüm bu engellemelere rağmen savunma sanayimizde yüzde seksen yerlilik oranına kavuşabildik. İşte hemen karşımızda doğal gaz keşfi. Dört tane yerli sismik arama gemisiyle işte hemen karşımızda. Zonguldak yine taş kömürüyle beraber doğalgaz birlikte enerji üssü olmaya devam ediyor. Enerjide bağımsız, savunma sanayinde bağımsız, IMF’ye muhtaç olmayan bir Türkiye’yi inşallah daha ileriye taşımanın gayreti içerisindeyiz. Hep politikalarımızın merkezine insanı koyduk. Önce insan dedik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalarından adalete varıncaya kadar her konuda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk. İnsan güçlü olacak ki dedik aile güçlü olsun. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun. ve millet olarak güçlü olalım. İnsanımızı güçlendirecek politikalara, hizmetlere, icraatlara ağırlık verdik. Tabii geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk döneminde bir pandemi ile karşı karşıya kaldı dünya. Ondan ekonomik anlamda çok etkilendik. Yine altı Şubat meydana gelen depremler nedeniyle ekonomimiz sarsıldı. Bu anlamda halkımızın alım gücünün azalan alım gücünü arttırma noktasındaki çabalarımızı da şimdi hızlandırdık. İşte bu noktada alım gücünü arttırmaya yönelik politikalarımızı da peyderpey devreye sokmanın gayreti içerisindeyiz” dedi.
“Yeni dönemde birinci önceliğimiz yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmak”
6 Şubat’ta meydana gelen depremler sonrası yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldıracaklarını ifade eden Bakan Yılmaz Tunç şunları kaydetti:
“Tabii ki yeni dönemde birinci önceliğimiz depremde yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak. ve bundan sonra afetlere dirençli şehirleri oluşturmak. Afetlere dirençli şehirlerimiz elbette ki belediyelerimiz de el ele kol kola vererek belediye başkanlarımızın şehirlerine sahip çıkarak kentsel dönüşüm, altyapı, üst yapı, imar planları tüm bunlar koordineli çalışmayla olacak hususlar. O nedenle belediye başkanlarımızın, özellikle 1 Nisan’dan itibaren göreve başlayacak olan belediye başkanlarımız bu anlamda kentlerini afetlere dayanıklı şehir yapma noktasındaki projelerini öne çıkaracaklar. Çünkü hükümetimizin politikası da bu. Bunu da inşallah el birliğiyle bütün Türkiye genelinde gerçekleştireceğiz. Yine önce insan demeye devam edeceğiz inşallah. Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik. Sessiz devrim sayılan reformlara imza attık. Her alanda özellikle doksanlı yıllar boyunca temel hak ve özgürlükler noktasındaki o kayıp yılları telafi etmenin gayreti içerisinde olduk. Türkiye’yi yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk ve olmaya devam edeceğiz. Temel hak ve özgürlüklerin önünde engel koymak isteyenlerin karşısında yine biz olacağız. Yine hukukun üstünlüğünü ve adaleti savunmaya hep devam edeceğiz inşallah. Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmamızı sürdüreceğiz. Terörden arınmış, kadına şiddetin olmadığı, çocukların her türlü kötülükten, istismardan korunduğu huzurlu bir gelecek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Dünyada hakkaniyeti, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Hukuku insan haklarını savunmaya, mazlumun hakkını savunmaya devam edeceğiz. Hakkaniyetli ve dengeli dış politikamızla Türkiye eksenini oluşturmaya devam edeceğiz. ve önümüzde 43 gün gibi kısa bir süre kaldı. Yerel seçimlere az bir zaman kaldı muhalefet partileri darmadağınık. Cumhurbaşkanımız geçen hafta Zonguldak’taydı. Hep beraber gördük. Zonguldak’ta o madenci meydanı, madenci anıtı sığmadı. Zonguldaklı hemşehrilerimiz. Cumhurbaşkanımızı bağırlarına bastılar ve yine 31 Mart’ta verecekleri kararı ona göstermiş oldular. ve inşallah hem Zonguldak’ımız, hem tüm ilçelerimiz, Karadeniz, Ereğlimiz, Alaplımız, Gökçebeyimiz, Çaycuma’mız, Devreğimiz, Kozlu’muz, Kilimlimiz hepsi beldeleriyle beraber burada Ormanlı belediye başkanımız var, Kandilli’miz ve Gülüç Belediyemiz de inşallah AK belediyecilik vatandaşlarımızın hakkı olan belediyecilik anlayışıyla doğru adaylarla inşallah yolumuza devam edeceğiz.”
“Cumhurbaşkanımız günde iki, üç toplantı yapıyor. Nerede Türkiye’nin ana muhalefeti?”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her gün iki veya üç toplantı yaptığını söyleyen Bakan Tunç, “Cumhurbaşkanımız dün iki miting yaptı değil mi? Giresun, Ordu, bugün Trabzon Rize, geçen hafta Tekirdağ, Zonguldak kaç oldu, neredeyse yirmiye çıkacak. Bunun dışında aday tanıtım toplantıları, günde iki, üç tane toplantı, nerede Türkiye’nin ana muhalefeti? Hiç gören var mı bazen aday tanıtım toplantıları yapılıyor. Yanlış adayın adı anons ediliyor. Başka bir isim el kaldırılıyor falan. Böyle bir karışıklık. Şimdi tabii bir altılı masa vardı değil mi? Nerede altılı masa? Hani bunlar Türkiye’nin yönetimine taliplerdi. Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdikleri kişiyi kendi partilerine genel başkan olmaya bile layık görmediler. Şimdi aleyhinde konuşup duruyorlar. ve sonrasında hani siz birbirilerinizin yardımcısı olacaktınız. Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak bir sürü kaç 9 tane miydi? 10 tane miydi? Yardımcı olacaklardı. Yani bunlar muhalefette birliktelik sağlayamayanlar iktidarda bunları eğer öyle bir ihtimal yoktu. Olsaydı ne olurdu Türkiye’nin hali? Nasıl bir kaosa sürüklenirdi? Daha 8-9 ay önce yapılan seçim ortada. Ereğli’de de yüzde 50’nin üzerinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a destek verildi. Bu ne demek? Ereğli, Karadeniz, Ereğli, Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyor. Recep Tayyip Erdoğan da Ereğli’de gerçek belediyecilik istiyor. İşte onu da İbrahim Sezer’le gerçekleştireceğiz inşallah. Tabii nüfusa göre belediyelere gelir gönderiliyor değil mi? Toplanan ve vergiler ve nüfusa göre her belediyemizin eşit bir şekilde ne kadar nüfusu varsa merkezi hükümetten para gönderiliyor. O parayla o ilçelere yatırım yapılsın deniliyor. Bazı belediye başkanları bunu verimli kullanıyor. Şehre hizmet olarak aktarıyor. Bazıları da maalesef çarçur edebiliyor. Milletin parası, milletin hazinesinden çıkan o para burada Ereğli halkına hizmet olarak gitmesi gerekirken maalesef çarçur edilebiliyor, israf edilebiliyor. Şimdi tabii bunun dışında öyle belediye başkanları oluyor ki, proje üretiyor. ve o projeyi ilinin milletvekilleriyle el ele veriyor, kol kola veriyor. Bakanlarına gidiyor. Hangi bakanlığı ilgilendiriyorsa o bakanlıksa o projenin hayata geçmesi için canla başla çalışıyor. O nedenle belediye başkanının Ankara’yla uyumu önemli. Bir parti ayrımı yapmıyoruz. Bu kesinlikle başka tarafa çekilmesin. Ama el ele olmak, kol kola olmak, aynı masanın etrafında toplanabilmek ve birlikte proje üretip o projeyi halkın faydasına, hayata geçirebilmek için de bu uyumun önemli olduğunu düşünüyoruz. 43 gün çok az bir zaman ve bu süre içerisinde inşallah tüm mahallelerimizde esnafımızla ve evlerde ev sohbetleriyle, özellikle kadın kol gençlik kollarımız zamanımızı çok iyi değerlendirerek inşallah bu başarıyı Ereğli’de rekor bir oyla inşallah gerçekleştireceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Tunç, düzenlenen etkinliğe katılanlar ile hatıra fotoğrafı çektirdi. – ZONGULDAK
]]>Yılmaz, Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlenen STK Temsilcileri ve Kanaat Önderleri Buluşması’nda, Türkiye’nin son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük atılımlar yaptığını söyledi.
Ülkenin, eğitim, altyapı, sanayi ve tarım gibi birçok alanda geliştiğini dile getiren Yılmaz, Cumhur İttifakı olarak Türkiye Yüzyılı’nda da gece gündüz çalışmaya devam ettiklerini anlattı.
Yılmaz, yapılan yatırımlardan daha fazlasının gelecek dönemlerde gerçekleştirileceğini vurgulayarak, “Cumhurbaşkanı’mız konuşmalarında hep yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı vurguluyor, ‘Ülkemizi bunlarla büyüteceğiz’ diyor. Bu 4 şeyi inşallah çoğaltmaya çalışacağız, enflasyonu, fırsatçılığı, dezenformasyonu ve belirsizlikleri de önümüzdeki süreçte azaltmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Siyaset anlayışlarının, millete hizmet etmek olduğunu aktaran Yılmaz, her mezhep ve kesimden insana eşit yaklaştıklarını, hiçbir ayrımcılık gözetmeden 81 kente eşit hizmet etmeye devam edeceklerini belirtti.
“Merkezi idare olarak güçlü şekilde yolumuza devam ediyoruz”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, milletin 14 ve 28 Mayıs 2023’teki seçimlerde verdiği destekle siyasi istikrarın ve güven ortamının pekiştiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Merkezi idare olarak güçlü şekilde yolumuza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde bir taraftan büyümeye, istihdam üretmeye devam ederken bir taraftan da enflasyonla kararlı şekilde mücadelemizi inşallah sürdüreceğiz. Orada da aşama aşama bir başarıyı hep birlikte göreceksiniz. Özellikle bu yılın ortalarından itibaren buradaki politikalarımızın sonuçlarını daha net şekilde göreceksiniz Allah’ın izniyle.”
Ekonomi, sosyal politikalar, dış ilişkiler ve terörle mücadele gibi her konuda güçlü politikalar hayata geçirdiklerinin altını çizen Yılmaz, halkın huzur, güven ve istikrar içinde gelecek inşa etmesi için gayret ettiklerini dile getirdi.
Yılmaz, önceki seçimler gibi 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin de demokratik olgunluk içerisinde gerçekleştirileceğini belirterek, ” Adana’mızda da inanıyoruz ki tarihi bir seçim olacak. Adana’da yerel yönetimler anlamında bir milat olacak inşallah. Buna yaklaşıyoruz. Adana’ya geldiğim andan itibaren bunu hissediyorum. Adana değişim istiyor, ‘yeter artık’ diyor.” ifadelerini kullandı.
“Eser ve hizmet siyaseti yapan bir partiyiz, ittifakız”
Yerel seçimin ardından Adana’da yeni bir dönemin başlayacağını söyleyen Yılmaz, şöyle devam etti:
“İlçe belediye başkanlarımızla, büyükşehrimizle, merkezi idareyle Adana’nın yıllar yılı beklemiş olan sorunlarını birer birer çözme gayreti içinde olacağız. Bizim anlayışımız bu. Biz, eser ve hizmet siyaseti yapan bir partiyiz, ittifakız. Laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyan bir anlayışı temsil ediyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde inşallah Adana’mız, bu bereketli topraklar, eşsiz coğrafya, çok önemli mirasa sahip bölgemiz, Türkiye Yüzyılı’nın inşasında Türkiye’nin öncü illerinden, yerel yönetimlerinden biri olacak Allah’ın izniyle. Bu anlayışla yolumuza, Adana’mızı büyütmeye devam ediyoruz.”
Kente 21 yılda yapılan yatırımlar ile gerçekleştirilmesi planlanan projeleri anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Bu bölge için çok daha geniş bir ufka sahibiz. Orta Anadolu ile Akdeniz’i çeşitli ulaşım sistemleriyle entegre edip hem Orta Anadolu’nun hem de Akdeniz’in potansiyelini bir sinerjiyle daha üst noktalara taşıyacağız inşallah. Demir ve kara yollarıyla, çeşitli bağlantılarla bu entegrasyonu güçlendireceğiz. Bunu da Türkiye’nin rekabet gücünü artırıcı bir anlayış içinde hayata geçireceğiz.”
Programda Dünya Türkmenler Birliği Genel Başkanı İsmail Demirdüzen, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a Yörük kefiyesi ile porselen hediye etti.
]]>ZONGULDAK – Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kalkınma hamleleri ile güçlenen Türkiye’nin enerjide bağımsız olmayı sürdüreceğini belirterek AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlar arasında büyük farklar olduğunu söyledi.
Bir dizi ziyaretler için Zonguldak’ın Alaplı ilçesine gelen Bakan Tunç, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri ile bir araya geldi.
31 Mart seçimlerine az bir zamanın kaldığını ifade eden Tunç, “43 gün sonra milletimiz sandık başına gidecek ve belediye başkanlarını, meclis üyelerini, il genel meclis üyelerini ve muhtarları seçecek. İnşallah bu seçimler hem ülkemiz için hem Zonguldak’ımız ve tüm ilçeleri ve Alaplı’mız için hayırlı uğurlu olur inşallah. Bütün temennimiz bu. Alaplı halkının da en doğru kararı vereceğine biz yürekten inanıyoruz. Gerçek belediyecilik diyoruz. Tabii gerçek belediyecilik Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliğidir. Yani 1994’te İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminde yaşanılamaz hale getirilen, havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, çöp dağlarının patladığı, işçilere maaş ödenmediği için çöplerin toplanamadığı için dezenfekte edildiği sahada zararlı olmasın diye çukur, çamurdan ibaret bir İstanbul’u CHP yönetiminden devralıp, 4,5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde yani şiir okuduğu için hapse atıldığı ve belediye başkanlığı elinden alındığı süreye kadar geçen dört buçuk yıl içerisinde İstanbul’u yaşanılır hale getir Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyeciliği gerçek belediyeciliktir” dedi.
“AK Parti olarak bugüne kadar belediyeler arasında, partiler arasında bir ayrım yapmıyoruz” diyen Tunç, “Ancak şunu iyi bilmek lazım her belediyenin nüfusa göre bir payı vardır. Herkese aynı şekilde nüfusuna oranla bütçeden bir pay veririz. Onu harcar ama bunun yanı sıra öyle belediye başkanları vardır ki bakanlarla, iktidarla uyumlu çalıştığında proje ürettiğinde aynı masa etrafında bulunup teşkilatıyla beraber kafa kafaya verdiğinde o şehir daha farklı projelere adım atar ve şehrin hem ima altyapısıyla, üstyapısıyla güzelleşmesi, insanların müreffeh bir şehirde hayat sürmesi hem de geleceğe yönelik, özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın istihdam alanlarını arttırma noktasında ve hükümet yatırımlarının da burada önünün açılması noktasında yerel merkezi hükümet arasındaki uyum çok önemli. İnşallah 31 Mart’taki yapılan seçimlerde 1 Nisan’dan itibaren Alaplı’mızda, Ereğli’mizde, Zonguldak’ımızın diğer ilçe merkezde olduğu gibi nasıl Zonguldak il merkezinde şu geçtiğimiz beş yıldaki değişimi hep beraber gördük. Tünelleri, meydan düzenlemeleri, Uzun Mehmet Cami’sinden tutun da sahil düzenlemesi, ırmak, dere ıslahları, bir anda bir atılım sağlanmış oldu. İşte bu uyumun meyveleri. Bunu inşallah Zonguldak’ımızın Alaplısı’nda, Ereğli’sinde ve diğer ilçelerde de bu uyum inşallah sağlanmış olacak” ifadelerine yer verdi.
AK Parti’nin 21 yıldır iktidarda bulunduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hep siyasetin merkezine insanı koyduklarını ifade eden Tunç, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. Bunu sadece bir slogan olarak ya da parti programına yazarak seçim beyannamesini yazmakla kalmadı. Bunu uygulamaya dönüştürdük, hayata dönüştürdük. Önce insan dedik, güçlü insan olacak dedik. Güçlü aile için, insanın güçlü olması lazım. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik ve eğitimden sağlığa sosyal politikalardan adalete her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk” diye konuştu.
Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizi enerjide bağımsız, doğalgazıyla işte bölgemiz enerji üssü olmaya devam ediyor. Maden kömürüyle başlayan serüvenimiz şimdi doğal gazla devam ediyor. Bartın’ımız, Karabük, Yenicemiz, Zonguldak’ımız ve her köyümüzde maden emeklisi var. Hem bir taraftan Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nu daha da geliştirerek, kapatmadan, bu bölge için önemli. Hem o faaliyeti devam ettirelim, hem de Filyos bir doğal gaz üssü, enerji üssü olarak ülkemizin enerjisine katkı vermeye devam etsin. Yani enerjinin başkenti olarak Zonguldak’ımız yine o başkentliğini sürdürmeye devam ediyor. Tabii diğer alanlarda da istihdam noktasındaki çalışmaları da inşallah devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.
Türkiye’de AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlar arasında büyük farklar olduğunu aktaran Tunç, “Yani bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük. Darbeci milletimizin desteğiyle tarihe gömdük. Temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik ve ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk. İnşallah yeni anayasa hedefimizle bu yüksek standartlı demokrasiyi milletimizin desteğiyle inşallah parlamentoda bu uzlaşmada sağlanırsa kavuşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Dünyada da adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını, hukuku, insan haklarını savunmaya ve Türkiye ekseni bir dış politikayı oluşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden koruyarak, kadınlarımızı her türlü şiddetten koruyarak gençlerimizi her türlü kötülükten korumak için tedbirler almaya ve Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.
Konuşmanın ardından Bakan Tunç, esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi.
]]>Bir dizi ziyaretler için Zonguldak’ın Alaplı ilçesine gelen Bakan Tunç, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri ile bir araya geldi.
31 Mart seçimlerine az bir zamanın kaldığını ifade eden Tunç, “43 gün sonra milletimiz sandık başına gidecek ve belediye başkanlarını, meclis üyelerini, il genel meclis üyelerini ve muhtarları seçecek. İnşallah bu seçimler hem ülkemiz için hem Zonguldak’ımız ve tüm ilçeleri ve Alaplı’mız için hayırlı uğurlu olur inşallah. Bütün temennimiz bu. Alaplı halkının da en doğru kararı vereceğine biz yürekten inanıyoruz. Gerçek belediyecilik diyoruz. Tabii gerçek belediyecilik Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliğidir. Yani 1994’te İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminde yaşanılamaz hale getirilen, havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, çöp dağlarının patladığı, işçilere maaş ödenmediği için çöplerin toplanamadığı için dezenfekte edildiği sahada zararlı olmasın diye çukur, çamurdan ibaret bir İstanbul’u CHP yönetiminden devralıp, 4,5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde yani şiir okuduğu için hapse atıldığı ve belediye başkanlığı elinden alındığı süreye kadar geçen dört buçuk yıl içerisinde İstanbul’u yaşanılır hale getir Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyeciliği gerçek belediyeciliktir” dedi.
“AK Parti olarak bugüne kadar belediyeler arasında, partiler arasında bir ayrım yapmıyoruz” diyen Tunç, “Ancak şunu iyi bilmek lazım her belediyenin nüfusa göre bir payı vardır. Herkese aynı şekilde nüfusuna oranla bütçeden bir pay veririz. Onu harcar ama bunun yanı sıra öyle belediye başkanları vardır ki bakanlarla, iktidarla uyumlu çalıştığında proje ürettiğinde aynı masa etrafında bulunup teşkilatıyla beraber kafa kafaya verdiğinde o şehir daha farklı projelere adım atar ve şehrin hem ima altyapısıyla, üstyapısıyla güzelleşmesi, insanların müreffeh bir şehirde hayat sürmesi hem de geleceğe yönelik, özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın istihdam alanlarını arttırma noktasında ve hükümet yatırımlarının da burada önünün açılması noktasında yerel merkezi hükümet arasındaki uyum çok önemli. İnşallah 31 Mart’taki yapılan seçimlerde 1 Nisan’dan itibaren Alaplı’mızda, Ereğli’mizde, Zonguldak’ımızın diğer ilçe merkezde olduğu gibi nasıl Zonguldak il merkezinde şu geçtiğimiz beş yıldaki değişimi hep beraber gördük. Tünelleri, meydan düzenlemeleri, Uzun Mehmet Cami’sinden tutun da sahil düzenlemesi, ırmak, dere ıslahları, bir anda bir atılım sağlanmış oldu. İşte bu uyumun meyveleri. Bunu inşallah Zonguldak’ımızın Alaplısı’nda, Ereğli’sinde ve diğer ilçelerde de bu uyum inşallah sağlanmış olacak” ifadelerine yer verdi.
AK Parti’nin 21 yıldır iktidarda bulunduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hep siyasetin merkezine insanı koyduklarını ifade eden Tunç, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. Bunu sadece bir slogan olarak ya da parti programına yazarak seçim beyannamesini yazmakla kalmadı. Bunu uygulamaya dönüştürdük, hayata dönüştürdük. Önce insan dedik, güçlü insan olacak dedik. Güçlü aile için, insanın güçlü olması lazım. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik ve eğitimden sağlığa sosyal politikalardan adalete her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk” diye konuştu.
Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizi enerjide bağımsız, doğalgazıyla işte bölgemiz enerji üssü olmaya devam ediyor. Maden kömürüyle başlayan serüvenimiz şimdi doğal gazla devam ediyor. Bartın’ımız, Karabük, Yenicemiz, Zonguldak’ımız ve her köyümüzde maden emeklisi var. Hem bir taraftan Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nu daha da geliştirerek, kapatmadan, bu bölge için önemli. Hem o faaliyeti devam ettirelim, hem de Filyos bir doğal gaz üssü, enerji üssü olarak ülkemizin enerjisine katkı vermeye devam etsin. Yani enerjinin başkenti olarak Zonguldak’ımız yine o başkentliğini sürdürmeye devam ediyor. Tabii diğer alanlarda da istihdam noktasındaki çalışmaları da inşallah devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.
Türkiye’de AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlar arasında büyük farklar olduğunu aktaran Tunç, “Yani bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük. Darbeci milletimizin desteğiyle tarihe gömdük. Temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik ve ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk. İnşallah yeni anayasa hedefimizle bu yüksek standartlı demokrasiyi milletimizin desteğiyle inşallah parlamentoda bu uzlaşmada sağlanırsa kavuşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Dünyada da adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını, hukuku, insan haklarını savunmaya ve Türkiye ekseni bir dış politikayı oluşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden koruyarak, kadınlarımızı her türlü şiddetten koruyarak gençlerimizi her türlü kötülükten korumak için tedbirler almaya ve Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.
Konuşmanın ardından Bakan Tunç, esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi. – ZONGULDAK
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Doğankent Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi.
Burada konuşan Yılmaz, 31 Mart yerel seçimlerinde Adana’nın gerçek belediyecilikle tanışacağını söyledi. Yılmaz, “Bugün Adana’da çok güzel bir gün yaşıyoruz. İnşallah 31 Mart seçimlerinden sonra 1 Nisan’da sadece iklim açısından değil siyasi açıdan da çok güzel bir mevsim başlayacak Adana’da. Adana çok kıymetli bir ilimiz. Buralara merkezi idare olarak elimizden gelen tüm desteği vermeye çalıştık. Bir takım ihtiyaç duyan vatandaşlarımıza elimizden geldiğince destek olduk. Sadece merkezi idareyle bir bölgenin kalkınması mümkün değil. Yerel yönetim de çok önemli. Fatih Mehmet Kocaispir’e yürekten teşekkür ediyorum. Yüreğir’de çok başarılı işlere imza attı. Gerçek belediyeciliğin örneğini koydu. Gerçek belediyecilik Laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koymaktır. Bunu değerli kardeşimiz yaptı. Fatih Mehmet Kocaispir hazırlıklarını yaptı, ekibiyle birlikte yönetime hazır. Ona onay vermekte size düşer. Adana’da yeni bir milat, yeni bir dönem başlatacağız. Fatih bey mirası inşallah sizlerin desteğiyle Dr. Halil Nacar’a bırakacak. Halil bey idarecilikten gelen bir arkadaşımız. Ben Yüreğir’e her geldiğimde Bingöllü hemşerilerim bize hep sağlık birinci mesele diyorlar. Yüreğir’e sağlıktan gelen bir başkan geliyor. Hastanemizde zaten bitiyor. Halil kardeşimiz güzel bir hazırlık yaptı. Başarılı bir yönetici. Deprem zamanında bunu gösterdi. Sadece Adana’nın değil, bütün deprem illerinin lojistiğini Adana’dan kendisi yönetti. İnşallah o konularda gösterdiği beceriyi belediye başkanı olarak gösterecek. Pandemi döneminde yaptıkları hiçbir zaman unutulmayacak. Türkiye yüzyılında gerçek belediyecilikle, ak belediyecilikte Adanamızı geleceğe taşıyacağız” ifadelerini kullandı.
“Sonuna kadar başkanlarımızın arkasındayız”
AK Parti belediyelerinin halka hizmet için çalıştıklarını aktaran Cevdet Yılmaz, “Gerçek belediyecilikten biz şunu anlıyoruz. Bazıları kişisel kariyerleri için veya ideolojik amaçlarlar belediyeyi araç olarak kullanıyorlar. Biz belediyeyi halka hizmet amacıyla kullanacağız. Kanunlarda yapması gereken neyse bizim başkanlarımız onu yapacak. Bizim başkanlarımız başka yerlere basamak yapmak için değil, sizlere hizmet etmek için belediye kaynaklarını kullanacaklar. Bizde sonuna kadar arkalarında, yanlarında olacağız. Elimizden gelen tüm imkanlarımızla Adana’ya destek olacağız. Yüreğirliler de kendi bölgelerinden çıkan büyükşehir belediye başkanının artısını görecekler” diye konuştu.
“Esas amacımız gelecek afetleri önlemek”
31 Mart seçimlerinin demokrasi anlamında bir olgunluk içerisinde tamamlanacağını beklediklerini vurgulayan Yılmaz, kentsel dönüşüm çalışmalarının da hızlanacağını belirterek şunları söyledi:
“Hiç kimse süper kahraman. Bu işler ekip işi. Herkes hep birlikte çalışınca bereket ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönem bu seçimi demokrasi anlamında bir olgunluk içerisinde tamamlanacağına yürekten inanıyoruz. Cumhurbaşkanımızın Adana’ya sevgilerini, selamlarını iletmek istiyorum. İnşallah cumhurbaşkanımız Adana’ya gelecek. Adana’da çeşitli çalışmalarımız var. Depremin yaralarını saracağız. Ancak bu yetmez. Esas yapmamız gereken gelecek afetleri önlemek. Bunun da yolu belli. Dirençli Adana şehri oluşturmamız lazım. Kentsel dönüşümü hızlandırmamız, çok daha sağlam, sağlıklı şehirler kurmamız lazım. Gazi meclisimiz onay verdi ve artık yeni bir kentsel dönüşüm kanunumuz var. Cumhurbaşkanımız kentsel dönüşüm ile ilgili yeni bir kurum kurdu. İnşallah önümüzdeki dönem kentsel dönüşümü hızlandırıp afet risklerini azalttığımız dönem olacak. Adana her alanda hak ettiği yerde değil. Çok daha fazla potansiyeli olan bu kentimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar merkezi idare olarak 126 milyar lira yatırım ve harcama yapmışız. Ancak bu yetmez. İnşallah yerel yönetim ve merkezi yönetim el ele verip Adana’yı çok daha kaliteli hizmetlerle buluşturalım” dedi.
“Evlenen gençlere destek olacağız”
Aile ve Gençlik Fonu’ndan bahseden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yeni evlenen gençlere destekler veriyoruz. İlk başvuruları almaya başladık. Yeni evlenen gençlerimize 150 bin lira faizsiz kredi veriyoruz. 4 yılda geri ödeyecekler. İlk başvuruları deprem bölgesinden almaya başladık. Bunu daha da geliştirip yeni evlenen gençlere de destek olmuş olacağız” ifadelerini kullandı. – ADANA
]]>Bakan Bayraktar, maden alanında arama kurtarma çalışmalarına ilişkin basına açıklamalarda bulundu.
Kurtarma çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü belirten Bayraktar, “9 kardeşimizi arıyoruz. Bu arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin, işçilerimizin 3’ünün bir lokasyonda, 6’sının diğer bir lokasyonda olduğunu tespit ettik. Belirlediğimiz noktalara inşallah bugün daha yoğun bir şekilde gireceğiz.” şeklinde konuştu.
Bayraktar, bütün riskler alınarak kurtarma çalışmalarına daha fazla yoğunluk verileceğini dile getirerek, “İnşallah ümit ediyorum ki bunlardan da netice alırız çünkü buradaki ailelerin, buradaki işçi kardeşlerimizin yakınlarının yoğun bir şekilde beklentileri var, çok haklı olarak. Biz de bunlara cevap verebilmek için gayret ediyoruz, çalışıyoruz.” diye konuştu.
Tehlikeli sızıntı iddialarına yönelik de sahada sürekli olarak ölçümlerin yapıldığını, heyelanın oluştuğu dere yatağının ilerleyen kısımlarında hem sudan hem topraktan sürekli numune alındığını ve testlerin yapıldığını belirten Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:
“Şu ana kadar yaptığımız tespitlerle, testlerin neticesinde endişe edecek, endişeye mahal edecek bir durum söz konusu değildir. Halk sağlığını tehdit edecek veya orada çalışan şu anda personelimizi, özellikle AFAD personelini tehdit edecek herhangi bir şey söz konusu değildir. Dolayısıyla emniyetli bir şekilde bölgede çalışıyoruz.”
Toprakların boşaltılması için yol haritası çıkarılacak
Heyelanla oluşan toprak yığınını kaldırılmasına ilişkin ise Bayraktar, “Burada (İliç) bahsettiğimiz heyelanla oluşan toprak yığınını kaldırmayla alakalı planlama aşamasına geçmiş durumdayız. Elbette bu belki aylarca sürecek bir hadise ama biz bugün o toprakları alıp emniyetli bir şekilde tekrar depolayacağımızla alakalı çalışmamıza başlamış durumdayız. Muhtemelen bugün öğleden sonra yapacağımız toplantıda bunun yol haritasını da çıkarmış olacağız. ” ifadesini kullandı.
Mevcut kontamine toprak kütlesinin taşınacağı operasyona ilerleyen birkaç gün içerisinde başlamayı hedeflediklerini ve bu konuda ilgili tüm kurumlarla yoğun bir şekilde çalışmayı sürdürdüklerini kaydeden Bayraktar, “İnşallah çevreyi ve halk sağlığını etkileyecek hiç bir riski göz ardı etmeden o kütleyi ortadan kaldırmış olacağız.” diye konuştu.
8 personel adliyeye sevk edildi
Bayraktar, temel önceliklerinin kurtarma operasyonuna devam etmek olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“İnşallah bundan bir netice alırız. Bugün buradan ayrıldıktan sonra ailelerimizle birlikte olacağız. Zaten onların bir kısmı burada bu faaliyetleri yerinde takip ediyorlar. Önceliğimiz bu konudur. Bunun dışında idari ve adli anlamda soruşturma devam ediyor. Başsavcımızdan aldığımız bilgiye göre, 8 personelle alakalı içlerinde yabancı uyruklu yönetici de olmak üzere adliyeye sevk edilmiş durumdalar. Muhtemelen önümüzdeki saatlerde ve günlerde ilave soruşturma kapsamında ifade verecekler. Bunların elbette kusuru, eksiği varsa bunu yargı mutlaka tespit edecektir ve gereğini yapacaktır.”
İlgili bütün kurumlar ve bakanlıklarla teknik ve idari yönden soruşturmaya devam edildiğini vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
“Bu hadisenin neden kaynaklandığı kök sebepleri neydi, bu konu ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Detayları kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz. Büyük bir operasyon yürütüyoruz, bir nebze sabır bekliyoruz, inşallah sahadaki çalışmalar netice verecek.”
Bayraktar, işletmenin ait olduğu şirketin üst düzey yöneticilerin hepsinin şu anda sahada olduğu bilgisini paylaşarak, “Şu anda bir tanesi hakkında soruşturma devam ediyor. Ama diğerleri de buradalar. Bizimle ortak, uyumlu şekilde çalışıyorlar. Şirket burada tümüyle bizim de belirlediğimiz esaslar çerçevesinde çalışıyor ve katkı koymaya başlamış durumdalar.” dedi.
Bu olayın üstü kapatılacak bir tarafının olmadığını aktaran Bayraktar, “Birçok farklı kurumumuz ile yoğun şekilde çalışıyoruz. Yapılan ve yapılacak konuları istişare ederek ilerliyoruz. Bu soruşturmanın neticesinde de bütün sorunlar ortaya çıkacak. Bir daha böyle bir hadiseyi, inşallah, Türkiye’de yaşamayız. Hakikaten çok üzgünüm.” ifadesini kullandı.
]]>‘CHP’NİN YAPISI BU, KARAKTERİ BU, CİBİLLİYETİ BU’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının ardından programa katılan gençlerin sorularına yanıt verdi. Erdoğan, mevcut muhalefet partilerine ilişkin düşüncelerinin sorulması üzerine, “Muhalefet gün geçtikçe daha da kötüye gidiyor. Zaten şu anda paramparça olmuş durumdalar. İşte örneğin Eskişehir. Eskişehir’de bunların yaptığı ne var? Çünkü yönetim dediğiniz zaman akla altyapı gelir, üstyapı gelir. Peki bunlarda bu var mı? Yok. Şimdi biz inşallah Nebi kardeşimle bir taraftan yerel idareyi alacağız, onunla birlikte Tepebaşı, Odunpazarı, diğer ilçeler bunları toparlayacağız ve merkezi yönetim olarak da biz onların yanında olacak ve Eskişehir’in ne eksiği varsa, buraya gelirken şimdi baktık ki kentsel dönüşüm noktasında atılmış bir adım yok. Yahu ne işe yarıyorsun sen? Bu gecekondular, çarpık yapılaşma, Eskişehir’e bu yakışıyor mu? Yakışmıyor. Öyleyse Eskişehir’i yeniden ayağa farklı bir şekilde kaldırmak için nasıl spor tesislerini Eskişehir’e biz yaptıysak inşallah kentsel dönüşümle de Eskişehir’imizi farklı bir şekilde ayağa kaldıracağız. Biz İstanbul’u aldığımız zaman çöp, çukur, çamur, öyle aldık. İstanbul susuzdu ve tankerlerle İstanbul’da su dağıtıyorlardı, öyle su filan bulamazsın, yok. CHP’nin yapısı bu, karakteri bu, cibilliyeti bu. Şimdi inşallah Nebi kardeşimle biz burayı aldığımızda, burada susuzluğu çözmek bizim işimiz. AK Parti bu işlerin imtihanını başarıyla vermiş. Bundan sonra da nerede böyle bir imkansızlık varsa bu işi biz çözeriz. Bu bizim mesleğimiz hale gelmiş” dedi.
‘BUNLAR YENİLE YENİLE DOYMAZLAR’
Erdoğan, “Sizce bu seçimlerden sonra aynı kurultay tablosu yaşanacak mı? Bir yenilgi ile gönderdiğiniz Kılıçdaroğlu’nu yine bir yenilgi ile geri getirecek gibisiniz” sorusuna şöyle yanıt verdi:
“Sayın Kılıçdaroğlu’nu ben niye geri getireyim? Zaten 18 kez gitmiş. Onu gönderenler onu düşünsün, biz işimize bakalım. Bizim yapacak çok işimiz var. Biz işimize bakacağız. Bunlar yenile yenile doymazlar. Ama biz işimize bakacağız, çok daha fazla neler yaparız, buna bakacağız. Şimdi bu yerel seçimlerde inşallah bizler ciddi manada mevcut büyükşehir belediyelerimizi, il belediyelerimizi kaça çıkartacağız, onun hesabı içerisindeyiz. Cumhur İttifakı olarak bu sayıyı ne kadar yükselteceğiz buna bakacağız ve gümbür gümbür inşallah geleceğiz.”
‘BUNLAR, TURİST GEZİNİN TANIMINI SORSANIZ BİLEMEZLER’
Erdoğan, Türkiye’nin insanlı ilk uzay yolculuğunun bazı kesimlerce ‘turistik gezi’ olarak nitelendirilmesiyle ilgili soruya ise “Bunlar, turistik gezinin tanımını sorsanız bilemezler. Sen uzaya gidiyorsun bunun adını ‘turistik gezi’ koyuyorlar. Bunlar, bunun getirisi nedir, bunu düşünemeyecek kadar zavallı. Biz, inşallah çok daha kısa bir zamanda artık uzaya gidişlerde bütün imkanlarımızı, kendi araçlarımızı yapar hale geleceğiz, savunma sanayisinde yaptıklarımız gibi” yanıtını verdi.
‘2’NCİ UÇAK GEMİMİZİ KENDİ TERSANEMİZDE YAPACAĞIZ’
Erdoğan, Türkiye’nin uçak gemisini ve çeşitli robotları yaptığını belirterek, “Göreve geldiğimizde yüzde 20 olan Türkiye’nin savunma sanayisindeki gücünü yüzde 80’e çıkarttık. Hedef yüzde 100’e ulaşmak. Çünkü bunu yapamadığınız zaman önüne gelen pısırıklar size kafa tutar. Şimdi 2’nci uçak gemisini yapacağız ve bunu da kendi tersanemizde yapacağız” dedi.
‘NETANYAHU KENDİ ÜLKESİNDE LANETLİ HALE GELDİ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’le ilgili kararına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, “Şu anda çıkan bu karar, İsrail’in beklemediği bir karar oldu. Biz, beklediğimiz neticeyi aldık. Ancak bu yeterli değil ve bunu genişletmenin gayreti içerisindeyiz. Onun için de bu davayı açan Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na teşekkür ettim ve bundan sonraki süreçte de yanınızdayız ama bunu devam ettirelim dedik. Bunun yanında başka bazı ülkeler de bu yola başvuracaklar. Hepsinden ötesi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda çıkan netice çok önemliydi. 121 ülke, İsrail’in soykırımını kabul ettiler. Amerika, yanında sadece 9-10 ülkeyle kaldı. 40 ülke çekimser kaldı. Onlar da yavaş yavaş bizim yanımıza gelmeye başladılar. Biz bu süreci devam ettireceğiz. Netanyahu kan kaybediyor. Çok daha kan kaybedecek. Şu anda Netanyahu kendi ülkesinde lanetli hale geldi ve lanetlenecek. İnsanlık lanetleyecek onu. O çocukların ahı, kadınların ahı yerde kalmaz. Biz kovalıyoruz o kaçacak. Sonunda zafer hakka inananların olacak” diye yanıt verdi.
]]>İSTANBUL – Türkiye’nin uzay yolculuğu Alper Gezeravcı’nın da içinde yer aldığı SpaceX’e ait uzay aracının Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden başarıyla fırlatılması ile başladı. Taksim Meydanı’na kurulan dev ekranda fırlatma canlı olarak yayınlanırken İstanbullular da geri sayım eşliğinde canlı yayını izlediler.
Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı’nın da içinde bulunduğu SpaceX’e ait uzay aracı NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden başarıyla fırlatıldı. Günlerdir beklenen fırlatmayı izlemek isteyen vatandaşlar için ise Taksim Meydanı’na dev ekran kuruldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın meydana kurduğu dome çadır adı verilen kubbeli planetaryumun önünde fırlatmayı izlemek için bekleyenler fırlatma saatine kadar temel eğitimleri de izledi. Saatler 00.49’u gösterdiğinde ise heyecanlı kalabalık da son saniyelerde geri sayıma eşlik etti.
Fırlatmayı izleyen coşkulu kalabalıktan Mehmet Hasan Tokgöz duygularını anlattı,
“Kendisini canı gönülden tebrik ediyorum ve kendisiyle bütün Türk milleti adına gurur duyuyoruz. Türkiye’mizi temsil edecek. Dilerim ki inşallah kendi araçlarımızla çıkmak nasip olur. Çok güzel bir duygu. Çok güzel bir his. Hepimiz burada birleştik, onu izliyoruz. Gururla, mutlulukla ve heyecanla. Başka diyecek bir şey yok. Heyecanla o saatin gelmesini bekliyoruz. İnşallah daha güzel günleri göreceğiz.” dedi.
Fırlatmayı izlerken duygulanan bir kadın vatandaş ise şunları söyledi, “Ayağına taş değmesin ama benim düşüncelerim çok farklı. Aşırı gurur duyuyorum. Elim ayağım titriyor şu an. Nasıl diyeyim, ifade edecek gibi değilim. Vakit doldukça ben heyecanlanıyorum. Bunun devamı gelecek. Türkiye ile gurur duyuyorum.” dedi.
Yetkin Altıntaş ise şu sözleri söyledi, “Şu anda onun Türkiye Cumhuriyeti ve Türk insanları adına çok gururlu olduğunu düşünüyorum. Bizim içimizdeki şu gururu kendisinin de yaşadığına inanıyorum. Gururlu bir şekilde geldik. Şu anda buradaki ekrandan izleyeceğiz. İnsanlarla beraber bu coşkuyu yaşamak istedik. Mutluyuz, gururluyuz. İlk defa bir Türk uzaya çıkıyor. Hayırlısı olsun. İnşallah sağ salim gider gelirler.” dedi.
Engin Tugay fırlatmayla ilgili duygularını ifade etti, “Kendi adıma çok gurur verici bir şey. Hangi görüşten olursak olalım hiç fark etmez. Sonuçta bizden birisi uzaya çıkacak. Bizim için gerçekten mutluluk verici.” ifadelerini kullandı.
Heyecanla fırlatmayı izleyen Çağatay Aksoy,
“Bu arkadaşın ellerini değil ayaklarını öpüyorum. Çünkü şu anda Türkiye Cumhuriyeti’ni, Türk bayrağını uzaya taşıyor. Çok mutluyuz, huzurluyuz, bu güzel günleri bizlere yaşattıkları için.” sözlerini sarf etti.
Muhammed Cemil Yaman ise şunları ifade etti,
“Gururluyuz. Çünkü 100 yıl boyunca böyle bir olayın ilk defa gerçekleşmesi ve bizim de bunu görmemiz çok gurur verici bir an. Bu işte emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” dedi.
Şeref Mercan fırlatmayı izledikten sonra duygularını anlattı, “Hayırlı uğurlu olsun öncelikle ülkemiz adına. Çok gurur duydum inşallah bunun devamı gelir. Her alanda bayrağımızı dalgalandımaya devam edeceğiz inşallah.” şeklinde konuştu.
]]>Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı’nın da içinde bulunduğu SpaceX’e ait uzay aracı, ABD yerel saatiyle 16.49’da (TSİ 00.49) NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden başarıyla fırlatıldı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gezeravcı’nın uzay yolculuğunu vatandaşlarla birlikte Bursa’daki Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde (GUHEM) takip etti.
Tarihi ana tanıklık eden Bakan Tunç ve beraberindekiler, uzay aracının fırlatılmasını ve başarılı bir şekilde yol almasını kurulan dev ekranda izledi.
Bakan Tunç, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında Türkiye’nin uzay yolculuğuna çıkan Alper Gezeravcı’nın uzaya gidişini Bursa’da vatandaşlarla beraber izlediğini söyledi.
Türkiye için çok büyük bir an olduğunu aktaran Tunç, “Bugünü hiç unutmayacağız. Türkiye’nin artık bilimde, uzay teknolojisinde, sanayide ve diğer alanlarda nasıl ilerlediğini hep beraber görüyoruz. Türkiye Yüzyılı bilimin de yüzyılı olacak inşallah. Bu yüzyıl çocuklarımızın, gençlerimizin omuzunda yükselecek.” dedi.
GUHEM’in Bursa’nın ve Türkiye’nin bilim yolculuğunda kazandırılan çok önemli bir eser olduğunu ifade eden Tunç, GUHEM’e ilk kez geldiğini ve gurur duyduğunu belirterek buranın Türkiye’ye kazandırılmasında emeği geçen herkese çok teşekkür etti.
“Türkiye Yüzyılı inşallah bilimin yüzyılı olacak”
Bakan Tunç, Alper Gezeravcı’nın uzayda 13 deney yapacağını belirterek, şunları kaydetti:
“Gezeravcı 14 gün sonra inşallah aramıza dönecek. Türkiye’de onu coşkuyla karşılayacağız ve orada yaptığı deneyleri milletimize anlatacak. Bu ilk olacak ama bundan sonrası artık peşi sıra gelecek. Özellikle uzay teknolojisi alanında çok sayıda bilim insanı ülkemizden yetişecek. Bunu hep beraber göreceğiz. Bugün bu bir başlangıç. Türkiye’nin uzayda kendi ürettiği uyduları var. Haberleşme uyduları var ve sürekli geliştirdiği uyduları var. Savunma sanayi teknolojisinde belli bir noktaya geldik. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun gösterdiği hedefte hiç durmadan ilerlemeye devam ediyoruz. İşte bugün de bunun en güzel örneğini gördük. Alper’e hayırlı yolculuklar diliyoruz. 14 gün sonra aramıza inşallah sağ salim gelmesine ve orada gördüklerini, yaşadıklarını, yaptığı deneyleri anlatmasını bekliyoruz. Nice uzay yolculukları inşallah. Türkiye Yüzyılı inşallah bilimin yüzyılı olacak, teknolojinin yüzyılı olacak. Gençlerin ve çocukların yüzyılı olacak. Ben tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Ülkemizin daha nice başarılara adım atmasını Cenabıallah’tan niyaz ediyorum.”
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş da bugün Türkiye olarak bir gurur yaşadıklarını vurgulayarak, “Allah kısmet ederse kardeşimiz 14 gün sonra tekrar aramıza katılacak ve orada yaşadıklarını bize anlatacak. Bugün bu noktaya gelmemizde Sayın Cumhurbaşkanımızın çok büyük katkıları var. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bakanlarımıza, milletimize şükranlarımızı arz ediyoruz. Kendimize güvenmemiz lazım. Çok büyük bir şey başardık. Ülkemizin bundan sonra daha güzel şeyleri yapacağın yürekten inanıyorum.” diye konuştu.
Bakan Tunç’a, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Büyükşehir Başkanı Alinur Aktaş ve AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan eşlik etti.
Bakan Tunç, canlı yayın öncesi GUHEM’i gezerek merkezdeki interaktif düzenekleri inceledi, çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Bu arada GUHEM’in Gezeravcı’nın uzay yolculuğuyla ilgili Youtube üzerinden yaptığı canlı yayını 300 bin kişi izledi.
]]>Burdur Valisi Türker Öksüz, yılbaşında görev başında olan kamu personelini ziyaret ederek, yeni yıllarını kutladı. Polis uygulama noktasında durdurulan araçlardaki vatandaşlara baklava ikramında bulunan Vali Öksüz, Hacılar Jandarma Karakolu’nu ziyaret etti. Vali Öksüz, buradan Burdur- Fethiye karayolundaki uygulama noktasına geçti. Görevi başındaki polislerin yılbaşını tebrik eden Öksüz, Burdur Devlet Hastanesinde tedavi gören hastalarla da bir araya gelerek, geçmiş olsun dileklerini iletip yeni yıllarını kutladı. Daha sonra İl Jandarma Komutanlığı’na geçen Vali Öksüz, görevi başındaki jandarma personelinin yeni yılını kutladıktan sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’nde görev yapan personelin yeni yılını kutladı. Vali Öksüz, buradan da Kışla uygulama noktasında İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik ve İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Güder’le uygulamaya katıldı. Uygulamada durdurulan araçların sürücülerine ve yolculara baklava ikram edip yılbaşını kutlayan Öksüz ve beraberindekiler, Cumhuriyet Meydanı’nda görev yapan polislerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
112 Acil Çağrı Merkezi’nde Burdurlu vatandaşların yeni yılını kutlayan Vali Öksüz, geçtiğimiz yıl yaşanan kötü olayların bir daha yaşanmaması temennisinde bulunarak, “2024 yılının Burdurlu hemşehrilerimiz için hayırlı olmasını, sağlık, mutluluk huzur getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Yeni bir yıla daha girmek üzereyiz. 2023 yılını bazı acılarla geride bıraktık. Hepiniz biliyorsunuz 6 Şubat 2023’te ülkemizi derinden etkileyen çok vatandaşımızın hayatını kaybettiği büyük bir afetle depremle karşı karşıya geldik. Öncelikle depremde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Bir daha bu tür depremler ülkemizde yaşanmamasını Allah’tan niyaz, dua ediyorum. İnşallah böyle bir acı ile ülkemiz, milletimiz karşılaşmaz. Bir yandan da tabii bir süredir Gazze’de bütün uygar dünyanın maalesef duyarsız kaldığı, görmediği, duymadığı bir insanlık dramı yaşanıyor. ve orada da binlerce çocuk, yaşlı demeden insanlar maalesef hayatını kaybediyor. Bundan dolayı çok üzgünüz. Orada hayatını kaybeden kardeşlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Bir an önce o topraklarda huzurun barışın, kardeşliğin hakim kılınmasını temenni ediyorum. Bu insanlık dramının bir an önce sona ermesini diliyorum. 2024 yılının bu anlamda inşallah yeni bir umut, yeni bir fırsat olur diye umuyorum.” dedi.
“2024’te ülkemizi Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır şekilde geliştireceğiz”
2024 yılında ülkeyi Türkiye Yüzyılına yakışır günlerin beklediğini dile getiren Vali Öksüz, “2024 yılında inşallah ülkemiz adına, milletimiz adına daha güzel günlerin yaşandığı bir yıl olacak diye umut ediyorum. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonu ile her alanda daha gelişen, daha kalkınan, daha müreffeh bir ülke olması için 2024 yılında gayretle, azimle, hiç durmadan, yorulmadan çalışmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum. İnşallah her alanda daha gelişen, kalkınan bir ülke olmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz” şeklinde konuştu.
“2024’te Burdur’u kalkındırmak için elimizden geleni yapacağız”
Burdur’u her konuda ileri taşımak için çalışacaklarını dile getiren Vali Öksüz, “Bizlerin de Burdur’da, Burdurlu hemşehirlilerimiz adına, Burdur adına elimizden gelen gayreti göstereceğimizi buradan ifade etmek istiyorum. Her alanda, tarımdan turizme, altyapıdan sanayiye kadar her alanda inşallah 2024 Burdur adına başarıların daha da fazla olduğu, kalkınmanın, gelişmenin olduğu, şehrimize katma değer oluşturduğumuz, istihdam oluşturduğumuz, halkımızı mutlu ettiğimiz inşallah bir yıl olacak diye temenni ediyorum. Bu doğrultuda bu yılın, daha doğrusu 2024 yılının ve yılbaşı gecesinin daha huzurlu, mutlu geçmesi için bütün arkadaşlarımız ile birlikte, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımız, emniyetimiz, jandarmamız önemli tedbirler alındı. İnşallah halkımız huzur ve güven içerisinde 2024 yılına girmiş olacak diye düşünüyorum. Tekrar tüm milletimizin yeni yılını kutluyorum. Sağlık, huzur diliyorum” açıklamasında bulundu.
Yeni yılda gazi ve şehitleri de unutmayan Vali Öksüz, “Ülkemizin bütünlüğü, istikbali, istiklali için canlarını ortaya koyan, şehit olan, tüm güvenlik güçlerimiz, kolluk güçlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyorum. Ülkemizin inşallah bahtı açık olur. 2024 yılında inşallah daha güzel başarıları hep birlikte kazanırız. Birlik, beraberlik içerisinde, kardeşlik duygularımızı daha da pekiştirerek inşallah 2024 yılında yola devem edeceğiz. Ben tekrar Burdurlu hemşehrilerimizin de, bütün çalışanlarımızın da yeni yılını kutluyorum. Sağlık ve huzur diliyorum” dedi. – BURDUR
]]>Şırnak’ın dağlarında sağlanan huzur ve güven ortamıyla birlikte bölgede yapılan sismik ve sondaj çalışmaları sonrasında günlük 30 bin varil petrol üretimine ulaşıldı. Gabar Dağı’nda şehit Astsubay Esma Çevik ve şehit Öğretmen Aybüke Yalçın’ın adlarının verildiği iki sahada günlük yaklaşık 30 bin varil petrol üretimi seviyesine ulaşıldı. Üretimi 2024 yılı sonunda 100 bin varile çıkarmak üzere çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor.
Şırnak Valiliği ve Belediye Başkanlığı’nı ziyaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Şehit Esma Çevik SEÇ-26 No’lu Sondaj Kulesi’ni ziyaret etti. Bakan Bayraktar burada yaptığı açıklamada, “Şu saatlerde Gabar’dayız. Gabar’da Şehit Esma Çevik sahasında petrol kuyularımızın, petrol sondajlarımızın olduğu sahadayız. Dolayısı ile biz de o bilinçle ve o azim ve kararlılıkla büyük ve güçlü Türkiye yolunda burada kararlılıkla bu çalışmaları yürütüyoruz. Gabar ve Şırnak, bu bölge biliyorsunuz terör ile anılan bir bölgeydi. Yıllarca buralarda terör kol gezdi ve halkımıza huzur vermedi. Binlerce cana mal oldu. Ama bugün burada bu topraklarda, Şırnak’ta Cumhuriyet tarihinin en büyük karadaki keşfini yaptık 2021 yılında. Çok kısa bir süre içerisinde buradaki üretimi bugün itibari ile 30 bin varile çıkardık. Çok kısa bir sürede Şırnak, önümüzde ki 3 ay içerisinde inşallah hedeflerimiz o minvalde. Şırnak Türkiye’nin en büyük petrol üreten ili haline gelecek ve 2024 yılı sonuna geldiğimizde, yani 100 bin varil üretim hedefine geldiğimizde de açık ara Türkiye’nin bir numaralı petrol şehri olacak” dedi.
Bakan Bayraktar, “Biz adeta Şırnak’ı enerji üssü diye tanıtıyoruz. İnşallah sadece petrol değil, burada madenler, jeotermal kaynakları, güneş santralleri, rüzgar santralleri, inşallah Kato Dağı’nda da, Cudi Dağı’nda artık rüzgar santralleri olacak. Dolayısı ile adeta bir enerji üssü haline gelmiş bir Şırnak’ı hedefliyoruz. Bunun en önemli projelerinden bir tanesi de Gabar’da ki petrol. Bu gün bu sahalarda 30 civarında kuyu açtık. 23 kuyudan şuanda üretim yapıyoruz ve biraz önce ifade ettiğim gibi, yaklaşık 30 bin varillik bir üretim var. Bu üretimi 100 bin varile çıkarmak 2024 sonunda hedefimiz ve bu sayede Türkiye’nin sadece bu bölgeden günlük ihtiyacının yüzde 10’nunu karşılamış olacağız. Elbette ki Gabar’a bu hizmetler, bu projeler geldiği sürece buradaki istihdam alanları artacak. Hepinizin malumu, Cumhurbaşkanımız aile ve gençlik bankası ile gerek Gabar’da gerekse Sakarya gaz sahasındaki doğal gaz keşfimizin gelirlerini, milletimizin ihtiyaçları doğrultusunda sarf edilmesi ile alakalı bir vizyon ortaya koymuştur. Bu yasalaştı. Meclisimizden geçti. Dolayısı ile biz burada ki petrol üretimini arttırdıkça önce gençlerimiz, ailelerimiz başta olmak üzere burada ki zenginliği, refahı inşallah tüm milletimize yaymış olacağız. Bu bölgeye istihdam imkanları artacak. Biraz önce onu söylüyorduk. Şuanda burada bin 200 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bunu 2024 yılının sonuna kadar 100 kuyuya çıktığımız gün inşallah bu rakam yaklaşık 5 bine çıkacaktır. ve kalıcı sürede de burada istihdam imkanları daha da artacaktır” dedi.
“Türkiye’nin farklı illerinde, bölgedeki illerde de Hakkari’de olsun, Van’da kış koşulları nedeniyle başlayamadık” diyen Bakan Bayraktar, “İnşallah ilk çeyrekte orada da başlatmayı hedefliyoruz. Lokasyonu tespit ettik. Siirt’te olmak üzere Türkiye’nin her yerinde çalışmalarımız devam ediyor. Biz Türkiye’de, ülkemizin ihtiyacı olan petrol ve doğal gazı nerede varsa orada olmak için çalışmalarımıza ve gayretlerimize devam ediyoruz. Türkiye’nin mutlaka enerjide dışa bağımlılığı konusunda büyük bir hedefimiz var. İnşallah bu hedefler doğrultusunda hep birlikte çalışacağız. Sakarya Gaz sahasında yine Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yapmıştık. Hatırlarsanız 2020 yılında. ve çok kısa bir sürede dünya tarihinde rekor olabilecek bir sürede kıyıdan 170 km uzaklıktaki doğal gazı biz karaya çıkardık. 20 Nisan 2023 tarihinde karada bu gazı yaktık. Bu gün Sakarya Gaz sahasında üretilen gaz, şuanda evlerimizde kullanılıyor. Şebekeye bağlı ve biz onu BOTAŞ hatlarından tüketim noktalarına taşıyoruz. Elbette ki, üretimin daha artmasını bekliyoruz ve hedefliyoruz. İlk etapta 10 milyon metre küp. Ondan sonra da günlük 40 milyon metre küpe çıkıp, inşallah Türkiye’de konutların doğalgaz ihtiyacını karşılayabilecek seviyede bir üretime çıkmayı hedefliyoruz. Elbette Türkiye’de doğal gazda sadece evlerde değil sanayide doğal gazı kullanıyoruz, elektrik üretiminde kullanıyoruz” dedi.
21 yıl önce sadece 5 ilde doğal gaz olduğunu söyleyen Bakan Bayraktar, “Bugün içerisinde bulunduğumuz Şırnak’ta dahil olmak üzere 81 ilde doğal gaz kullanılıyor. 828 yerleşim yerinde doğalgaz gitmiş durumda. 2018 yılından beri Şırnak’ta doğal gaz var. inşallah Şırnak’a doğal gaz gitmemiş ilçelerine de önümüzde ki süreçte doğal gazı götürmek istiyoruz. Ama bunu kendi ürettiğimiz, kendi gazımızla yapmak istiyoruz. Onun için Sakarya Gaz sahasındaki çalışmalarımız devam ediyor. Gabar’ı görüyorsunuz, inşallah bu çalışmalarda tüm Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürme noktasındaki çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bütün bu faaliyetlerimizden eminin 85 milyon, milletimiz büyük bir gurur duyuyor. Büyük bir memnuniyet duyuyor. Hepimiz çok büyük bir onuru yaşıyoruz burada. Çok büyük bir emek var bu işin arkasında. Tabi bundan rahatsız olanlar da var. yani Türkiye dışa bağımlı olsun, Türkiye kendi petrolünü gazını çıkarmasın diyenlerde var. Bu nokta da sayın Cumhurbaşkanımız biliyorsunuz, Türkiye yüzyılı hedefi koydu önümüze. Önümüzde ki süreçte de bu hedef doğrultusunda, bu vizyon doğrultusunda enerji de dışa bağımlılığı bitirecek tam bağımsız bir Türkiye’yi ideali ile hep birlikte, burada gördüğünüz bütün ekip ile çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Yeni yıl ile ilgili de mesaj veren Bakan Bayraktar, “2023 yılı Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılıydı. 2023 yılında biliyorsunuz çok büyük talihsiz hadiseler yaşandık. Özellikle 6 Şubat depremleri ülkemizin tamamını etkiledi. Sadece o bölgede ki 11 ili değil. Bir sürü can kaybımız oldu, yaralılarımız oldu. Şehirlerimiz yıkıldı. Öncelikli hedeflerimizden bir tanesi yeni yılda da inşallah deprem bölgeleridir. Çok hızlı bir şekilde, insanların normal yaşamlarını sağlayacak, tekrar sosyal iştimai ve ticari hayatı tekrar normalleştirecek çalışmaları önceliklendirme olacak. Ümit ediyorum Cenab-ı Hakk bize böyle acıları tekrar göstermesin. Onun dışında da Türkiye yüzyılı hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürecek ve ülkemizi daha ileri götürecek, inşallah halkımızın gelir seviyesini arttıracak bir yıl olmasını diliyorum. Bu doğrultuda biz çalışmalarımıza devam edeceğiz. ve hep birlikte inşallah bunu başaracağız. Tüm milletimize hayırlı, huzurlu bir sene diliyorum. Biz milletimizin dualarını her daim arkamızda hissettik, onların duaları ile bugünlere geldiğimizi düşünüyoruz. Bundan sonra da dualarını onlardan bekliyoruz. Onlara layık olacağımızı, onlara mahcup olmayacak şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Herkese sağlık, huzurlu, güzel bir yıl diliyorum” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’a Vali Cevdet Atay, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Emniyet Müdürü Cemal Dalman, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, TPAO Şırnak Bölge Müdürü Oğuz Şahin eşlik etti. – ŞIRNAK
]]>Şırnak’ın dağlarında sağlanan huzur ve güven ortamıyla birlikte bölgede yapılan sismik ve sondaj çalışmaları sonrasında günlük 30 bin varil petrol üretimine ulaşıldı. Gabar Dağı’nda şehit Astsubay Esma Çevik ve şehit Öğretmen Aybüke Yalçın’ın adlarının verildiği iki sahada günlük yaklaşık 30 bin varil petrol üretimi seviyesine ulaşıldı. Üretimi 2024 yılı sonunda 100 bin varile çıkarmak üzere çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor.
Şırnak Valiliği ve Belediye Başkanlığı’nı ziyaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Şehit Esma Çevik SEÇ-26 No’lu Sondaj Kulesi’ni ziyaret etti. Bakan Bayraktar burada yaptığı açıklamada, “Şu saatlerde Gabar’dayız. Gabar’da Şehit Esma Çevik sahasında petrol kuyularımızın, petrol sondajlarımızın olduğu sahadayız. Dolayısı ile biz de o bilinçle ve o azim ve kararlılıkla büyük ve güçlü Türkiye yolunda burada kararlılıkla bu çalışmaları yürütüyoruz. Gabar ve Şırnak, bu bölge biliyorsunuz terör ile anılan bir bölgeydi. Yıllarca buralarda terör kol gezdi ve halkımıza huzur vermedi. Binlerce cana mal oldu. Ama bugün burada bu topraklarda, Şırnak’ta Cumhuriyet tarihinin en büyük karadaki keşfini yaptık 2021 yılında. Çok kısa bir süre içerisinde buradaki üretimi bugün itibari ile 30 bin varile çıkardık. Çok kısa bir sürede Şırnak, önümüzde ki 3 ay içerisinde inşallah hedeflerimiz o minvalde. Şırnak Türkiye’nin en büyük petrol üreten ili haline gelecek ve 2024 yılı sonuna geldiğimizde, yani 100 bin varil üretim hedefine geldiğimizde de açık ara Türkiye’nin bir numaralı petrol şehri olacak” dedi.
Bakan Bayraktar, “Biz adeta Şırnak’ı enerji üssü diye tanıtıyoruz. İnşallah sadece petrol değil, burada madenler, jeotermal kaynakları, güneş santralleri, rüzgar santralleri, inşallah Kato Dağı’nda da, Cudi Dağı’nda artık rüzgar santralleri olacak. Dolayısı ile adeta bir enerji üssü haline gelmiş bir Şırnak’ı hedefliyoruz. Bunun en önemli projelerinden bir tanesi de Gabar’da ki petrol. Bu gün bu sahalarda 30 civarında kuyu açtık. 23 kuyudan şuanda üretim yapıyoruz ve biraz önce ifade ettiğim gibi, yaklaşık 30 bin varillik bir üretim var. Bu üretimi 100 bin varile çıkarmak 2024 sonunda hedefimiz ve bu sayede Türkiye’nin sadece bu bölgeden günlük ihtiyacının yüzde 10’nunu karşılamış olacağız. Elbette ki Gabar’a bu hizmetler, bu projeler geldiği sürece buradaki istihdam alanları artacak. Hepinizin malumu, Cumhurbaşkanımız aile ve gençlik bankası ile gerek Gabar’da gerekse Sakarya gaz sahasındaki doğal gaz keşfimizin gelirlerini, milletimizin ihtiyaçları doğrultusunda sarf edilmesi ile alakalı bir vizyon ortaya koymuştur. Bu yasalaştı. Meclisimizden geçti. Dolayısı ile biz burada ki petrol üretimini arttırdıkça önce gençlerimiz, ailelerimiz başta olmak üzere burada ki zenginliği, refahı inşallah tüm milletimize yaymış olacağız. Bu bölgeye istihdam imkanları artacak. Biraz önce onu söylüyorduk. Şuanda burada bin 200 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bunu 2024 yılının sonuna kadar 100 kuyuya çıktığımız gün inşallah bu rakam yaklaşık 5 bine çıkacaktır. ve kalıcı sürede de burada istihdam imkanları daha da artacaktır” dedi.
“Türkiye’nin farklı illerinde, bölgedeki illerde de Hakkari’de olsun, Van’da kış koşulları nedeniyle başlayamadık” diyen Bakan Bayraktar, “İnşallah ilk çeyrekte orada da başlatmayı hedefliyoruz. Lokasyonu tespit ettik. Siirt’te olmak üzere Türkiye’nin her yerinde çalışmalarımız devam ediyor. Biz Türkiye’de, ülkemizin ihtiyacı olan petrol ve doğal gazı nerede varsa orada olmak için çalışmalarımıza ve gayretlerimize devam ediyoruz. Türkiye’nin mutlaka enerjide dışa bağımlılığı konusunda büyük bir hedefimiz var. İnşallah bu hedefler doğrultusunda hep birlikte çalışacağız. Sakarya Gaz sahasında yine Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yapmıştık. Hatırlarsanız 2020 yılında. ve çok kısa bir sürede dünya tarihinde rekor olabilecek bir sürede kıyıdan 170 km uzaklıktaki doğal gazı biz karaya çıkardık. 20 Nisan 2023 tarihinde karada bu gazı yaktık. Bu gün Sakarya Gaz sahasında üretilen gaz, şuanda evlerimizde kullanılıyor. Şebekeye bağlı ve biz onu BOTAŞ hatlarından tüketim noktalarına taşıyoruz. Elbette ki, üretimin daha artmasını bekliyoruz ve hedefliyoruz. İlk etapta 10 milyon metre küp. Ondan sonra da günlük 40 milyon metre küpe çıkıp, inşallah Türkiye’de konutların doğalgaz ihtiyacını karşılayabilecek seviyede bir üretime çıkmayı hedefliyoruz. Elbette Türkiye’de doğal gazda sadece evlerde değil sanayide doğal gazı kullanıyoruz, elektrik üretiminde kullanıyoruz” dedi.
21 yıl önce sadece 5 ilde doğal gaz olduğunu söyleyen Bakan Bayraktar, “Bugün içerisinde bulunduğumuz Şırnak’ta dahil olmak üzere 81 ilde doğal gaz kullanılıyor. 828 yerleşim yerinde doğalgaz gitmiş durumda. 2018 yılından beri Şırnak’ta doğal gaz var. inşallah Şırnak’a doğal gaz gitmemiş ilçelerine de önümüzde ki süreçte doğal gazı götürmek istiyoruz. Ama bunu kendi ürettiğimiz, kendi gazımızla yapmak istiyoruz. Onun için Sakarya Gaz sahasındaki çalışmalarımız devam ediyor. Gabar’ı görüyorsunuz, inşallah bu çalışmalarda tüm Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürme noktasındaki çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bütün bu faaliyetlerimizden eminin 85 milyon, milletimiz büyük bir gurur duyuyor. Büyük bir memnuniyet duyuyor. Hepimiz çok büyük bir onuru yaşıyoruz burada. Çok büyük bir emek var bu işin arkasında. Tabi bundan rahatsız olanlar da var. yani Türkiye dışa bağımlı olsun, Türkiye kendi petrolünü gazını çıkarmasın diyenlerde var. Bu nokta da sayın Cumhurbaşkanımız biliyorsunuz, Türkiye yüzyılı hedefi koydu önümüze. Önümüzde ki süreçte de bu hedef doğrultusunda, bu vizyon doğrultusunda enerji de dışa bağımlılığı bitirecek tam bağımsız bir Türkiye’yi ideali ile hep birlikte, burada gördüğünüz bütün ekip ile çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Yeni yıl ile ilgili de mesaj veren Bakan Bayraktar, “2023 yılı Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılıydı. 2023 yılında biliyorsunuz çok büyük talihsiz hadiseler yaşandık. Özellikle 6 Şubat depremleri ülkemizin tamamını etkiledi. Sadece o bölgede ki 11 ili değil. Bir sürü can kaybımız oldu, yaralılarımız oldu. Şehirlerimiz yıkıldı. Öncelikli hedeflerimizden bir tanesi yeni yılda da inşallah deprem bölgeleridir. Çok hızlı bir şekilde, insanların normal yaşamlarını sağlayacak, tekrar sosyal iştimai ve ticari hayatı tekrar normalleştirecek çalışmaları önceliklendirme olacak. Ümit ediyorum Cenab-ı Hakk bize böyle acıları tekrar göstermesin. Onun dışında da Türkiye yüzyılı hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürecek ve ülkemizi daha ileri götürecek, inşallah halkımızın gelir seviyesini arttıracak bir yıl olmasını diliyorum. Bu doğrultuda biz çalışmalarımıza devam edeceğiz. ve hep birlikte inşallah bunu başaracağız. Tüm milletimize hayırlı, huzurlu bir sene diliyorum. Biz milletimizin dualarını her daim arkamızda hissettik, onların duaları ile bugünlere geldiğimizi düşünüyoruz. Bundan sonra da dualarını onlardan bekliyoruz. Onlara layık olacağımızı, onlara mahcup olmayacak şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Herkese sağlık, huzurlu, güzel bir yıl diliyorum” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’a Vali Cevdet Atay, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Emniyet Müdürü Cemal Dalman, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, TPAO Şırnak Bölge Müdürü Oğuz Şahin eşlik etti. – ŞIRNAK
]]>