‘DESTEĞİ BİRİKTİREN AİLELER VAR’
Türkiye’de 4 bin 237 koruyucu ailenin yanında 5 bin 155 çocuk bulunduğunu belirten Bakan Kaya, ailelere her çocuk için ayda 823 TL ve servis için 212 TL destek verdiklerini belirtti: “Ekonomik durumu yerinde olan ailelerimiz arasında o kadar güzel insanlar var ki… Bu paraya hiç dokunmayan ailelerimiz var. Çocuğa ilerleyen dönemde, üniversite eğitimi sürecinde destek olmak için bu parayı bankada biriktirenler oluyor.”
‘AYRIM SÖZ KONUSU DEĞİL’
Çocukların koruyucu aile yanına yerleştirilirken ailelerin sosyal hizmet uzmanları tarafından incelendiğini ifade eden Bakan Kaya, bu süreci şöyle anlattı: “İnce elenip sık dokuyoruz. Çocuk da uyum sağlarsa, koruyucu aile yanına yerleştiriliyor. Nasıl ki bir evde erkek çocuk ile kız çocuk beraber büyüyorsa, koruyucu ailelerimiz içinde de erkek çocuğu olup kız evlat verdiğimiz birçok aile bulunmakta. Keçiören’de 2 erkek evladı olan bir ailemiz Merve ismindeki kızımızı koruyucu aile olarak sahiplenmiş. Şimdi bir çocuğumuzu daha almak istiyorlar. O süreç de devam ediyor. Biz de evlerine misafir olduk. Bunun gibi birçok örnek var.”
‘AİLE YANINDA YAŞAMALILAR’
Koruyucu aile sayısının artmasını, bütün çocukların uygun şartlarda aile yanında yaşamasını istediklerini söyleyen Bakan Kaya, şu bilgileri verdi: “Devlet olarak onlara her türlü maddi-manevi imkânı sunmaya çalışıyoruz. Büyük dönüşümü gerçekleştiriyoruz. Çocuklarımız 100-200 kişilik koğuşlarda değil 5-6 kişilik sevgi ve çocuk evlerinde bakılıyor. Bu dönüşümü yüzde 100 olarak sene sonunda gerçekleştireceğiz. Şu an 650 civarında çocuğun kaldığı yurtlar tamamen kapanıyor. ‘Çocuk evleri’ ve ‘çocuk evleri sitesi’ modeline geçiyoruz.”
4 BİN 237 KORUYUCU AİLE
Türkiye’de 13 binden fazla çocuk devlet koruması altında. 4 bin 237 koruyucu ailenin yanında ise 5 bin 155 çocuk yaşıyor. Bazı aileler birden fazla çocuğa koruyucu ailelik yapıyor. Türkiye genelinde 14 aile 4 ve 4’ten fazla kardeşin, 71 aile 3 kardeşin, 597 aile de 2 kardeşin koruyucu ailesi. (Habertürk)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İHA’nın haberine göre, Ankara-Samsun Karayolu Elmadağ mevkiinde yoğun sis etkili oldu.

Sis yüzünden sabah saatlerinde çok sayıda kaza yaşandı. Bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fiili Bölünme: Suriye’nin Geleceği 3-4 Ayrı Bölge mi?
Suriye’nin şu anda fiili olarak üç ana bölgeye ayrıldığı görülüyor:
1-Türkiye destekli muhaliflerin kontrolündeki bölgeler,
2- YPG/PKK’nın hakimiyetindeki kuzeydoğu
3- Rejimin kontrol ettiği batı ve orta bölgeler.
REKLAM
Bu fiili durum, uluslararası dengeler nedeniyle resmiyete dökülmese de uzun süre devam edebilir. Ancak Türkiye’nin sahadaki kararlı duruşu ve terör örgütü PKK/YPG’ye karşı elde ettiği başarılar, bu bölünmeyi engelleyebilecek kritik bir denge unsuru olmaya devam ediyor.
Halep ve Muhaliflerin Başarısı: Yeni Dönem Başlangıcı mı?
Muhaliflerin Halep’te hızlı bir şekilde kontrol sağlaması, rejimin askeri zayıflığını ve bölgedeki dengelerin değiştiğini göstermektedir. HTŞ’nin (Heyet Tahrir el-Şam) liderliğinde gerçekleşen operasyonlar, rejimin geri çekilmesine neden olurken, Halep’in büyük ölçüde muhaliflerin eline geçtiği bildiriliyor. Halep’in ele geçirilmesi, Suriye’nin kuzeyinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Ancak bu başarı, muhalefetin bölgesel ve uluslararası desteğini artırma yeteneğine bağlıdır.
REKLAM
Kadın Hakları ve Toplumsal Kapsayıcılık Endişesi
Halep’te muhalif grupların kontrolü ele alması, kadın hakları ve toplumsal kapsayıcılık konusunda bazı endişeleri beraberinde getiriyor. Bölgede HTŞ’nin yönetim anlayışının, kadınların haklarını kısıtlayıcı etkiler yaratabileceği korkusu dile getiriliyor. Özellikle kadınların toplumsal hayata katılımını güvence altına alacak politikaların geliştirilmesi, muhalefetin uluslararası meşruiyetini artıracak kritik bir adım olacaktır.
Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki Rolü: Güvenli Bölgeler ve Sığınmacılar
Türkiye, kuzey Suriye’de oluşturduğu güvenli bölgelerle, hem bölgesel güvenliği hem de Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünü sağlamayı hedeflemektedir. Barış Pınarı ve Zeytin Dalı Harekatları, bu bağlamda terörden arındırılmış alanlar yaratarak yüz binlerce Suriyelinin dönüşüne olanak tanımıştır. Ancak bu süreç, uluslararası destek ve altyapı yatırımlarıyla daha da genişletilmelidir.
REKLAM
Rejim Güçlerinin Durumu ve İran’ın Rolü
Esad rejimi, kaynaklarının tükenmesi ve dış destekçilerine olan bağımlılığı nedeniyle giderek zayıflamaktadır. İran’ın rejime sağladığı askeri destek, İsrail ve ABD’nin baskılarıyla giderek azalıyor. Bu durum, İran’ın sahadaki etkisini sınırlarken, Türkiye’nin bölgede dengeleyici bir rol üstlenmesini kolaylaştırmaktadır.
Uluslararası Aktörlerin Yaklaşımı
ABD ve Avrupa ülkeleri, Suriye’deki durumu daha çok insani bir kriz olarak ele alırken, Rusya ve İran gibi aktörler Esad rejimini desteklemeyi sürdürüyor. Türkiye ise hem sahada hem de diplomasi masasında aktif bir rol oynayarak, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve bölgedeki istikrarı sağlamaya yönelik adımlar atmaktadır.
Genel Değerlendirme
REKLAM
Suriye’nin geleceği, uluslararası ve bölgesel aktörlerin çıkarları doğrultusunda şekillenmeye devam etmektedir. Türkiye, Suriye krizinde sadece bir komşu ülke olarak değil, aynı zamanda çatışmanın çözümü için kilit bir aktör olarak ortaya çıkmaktadır. Kuzey Suriye’deki askeri operasyonlar, uluslararası diplomasi ve insani yardımlar gibi çok yönlü stratejilerle Türkiye, hem kendi ulusal güvenliğini hem de Suriye’nin geleceğini etkileyen kritik bir rol oynamaktadır.
Halep Zaferi ve Rejimin Zayıflaması
Halep’in muhalifler tarafından hızlı bir şekilde ele geçirilmesi, Suriye’de rejim güçlerinin askeri ve lojistik açıdan ne kadar kırılgan bir durumda olduğunu gözler önüne sermiştir. Özellikle rejim destekçisi olan Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle dikkatini başka bir cepheye kaydırması, İran’ın ise kendi iç baskıları ve İsrail’in hava saldırılarıyla sınırlanması, rejimi daha da savunmasız bırakmıştır. Bu durum, muhaliflerin Halep ve çevresindeki ilerleyişini hızlandırmıştır.
REKLAM
Ancak bu zafer, sürdürülebilir bir siyasi çözüme dönüşmedikçe, bölgesel çatışmaların derinleşmesi riski taşımaktadır. Türkiye’nin bölgesel aktörlerle olan diplomatik girişimleri, bu kazanımları barışçıl bir çözüme dönüştürmek için kritik bir öneme sahiptir.
Kadın Hakları ve Kapsayıcı Yönetim Zorunluluğu
Halep ve diğer bölgelerde muhaliflerin kontrolü ele alması, yalnızca askeri bir başarı değil, aynı zamanda toplumsal bir sınav niteliğindedir. Özellikle kadın hakları konusunda endişeler, muhalif grupların uluslararası arenada meşruiyetini etkileyebilir. Kadınların toplumsal hayatta eşit haklara sahip olması, Suriye’nin yeniden inşasında önemli bir yapı taşı olacaktır.
Muhalif grupların, kadın haklarını güvence altına alan ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir yönetim anlayışı benimsemesi, yalnızca iç barışı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda uluslararası desteği artıracaktır. Bu doğrultuda Türkiye’nin rehberliği, özellikle kapsayıcı yönetim modelleri konusunda belirleyici olabilir.
REKLAM
Türkiye’nin Suriye Stratejisi: Kalıcı Çözüm için Çaba
Türkiye, Suriye’deki askeri operasyonlarıyla sadece terör örgütlerinin etkisini sınırlandırmakla kalmamış, aynı zamanda diplomatik çabalarıyla siyasi çözüme yönelik bir çerçeve oluşturmuştur. Astana süreci, Türkiye’nin Rusya ve İran ile koordinasyon içinde Suriye krizine barışçıl bir çözüm bulma çabasının önemli bir parçasıdır. Ancak bu süreç, rejimin katı tutumu ve uluslararası aktörlerin çıkar çatışmaları nedeniyle henüz kalıcı bir çözüme ulaşamamıştır.
Türkiye’nin öncelikleri arasında şunlar yer almaktadır:
Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak,
PKK/YPG gibi terör örgütlerinin etkisini ortadan kaldırmak,
Suriyeli sığınmacıların güvenli dönüşünü sağlamak,
Rejimi muhalefetle siyasi diyaloga zorlamak.
REKLAM
Gelecekteki Senaryolar
Suriye’nin geleceği için farklı senaryolar öngörülmektedir:
REKLAM
Suriye, tarihinin en karmaşık dönemlerinden birini yaşamaktadır. Türkiye’nin askeri, insani ve diplomatik çabaları, Suriye’nin geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biridir. Halep’te ve diğer bölgelerde elde edilen askeri başarılar, ancak kapsayıcı bir yönetim modeli ve kadın haklarını garanti altına alan politikalarla sürdürülebilir bir barışa dönüşebilir. Türkiye’nin bu süreçteki aktif rolü, yalnızca kendi ulusal güvenliği için değil, bölgesel istikrar için de hayati öneme sahiptir.
Türkiye’nin sahada ve masadaki etkinliği, Suriye halkının daha güvenli ve adil bir geleceğe kavuşması için en önemli umut kaynağı olmaya devam etmektedir. Bu süreçte, uluslararası toplumun desteği ve bölgesel iş birliği, Suriye krizine kalıcı bir çözüm bulunmasında belirleyici olacaktır.
Türkiye’nin Diplomatik Girişimleri ve Uluslararası İş Birliği
Türkiye, Suriye krizinin çözümünde diplomatik kanalları etkin bir şekilde kullanarak uluslararası toplumla iş birliğini artırmaya çalışıyor. Özellikle Astana Süreci ve Cenevre Görüşmeleri, Türkiye’nin Suriye’de siyasi bir çözüm arayışının temelini oluşturuyor. Rusya ve İran ile ortak yürütülen bu süreç, çatışmaların kontrol altına alınması ve taraflar arasında diyalogun artırılması amacıyla kritik bir mekanizma olarak işlev görüyor.
REKLAM
Bununla birlikte, Türkiye’nin diplomatik çabaları yalnızca Rusya ve İran ile sınırlı değil. Türkiye, Avrupa Birliği, ABD ve Arap ülkeleriyle de yoğun görüşmeler yürüterek, Suriye’deki istikrarsızlığın bölgesel ve küresel etkilerine dikkat çekmektedir. Fransa, Almanya, İngiltere ve ABD’nin de katılımıyla oluşturulan uluslararası platformlarda Türkiye, mültecilerin geri dönüşü, insani yardımların sağlanması ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması arayan bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’nin bu çabaları, yalnızca kendi ulusal güvenliği ve sınır istikrarı açısından değil, aynı zamanda Suriye halkının geleceği ve bölgesel barış için de kritik bir öneme sahiptir.
Uluslararası Toplum ve Çelişkili Yaklaşımlar
REKLAM
Uluslararası aktörlerin Suriye’deki çıkar çatışmaları, krizin çözümünü karmaşık hale getiren temel unsurlar arasında yer alıyor.
REKLAM
Bu çelişkili yaklaşımlar, Suriye’nin geleceği için ortak bir vizyon oluşturulmasını zorlaştırmaktadır. Ancak Türkiye’nin dengeleyici ve aktif rolü, bu farklı çıkarları uzlaştırma potansiyeline sahiptir.
Türkiye’nin Sahadaki Gücü: Kuzey Suriye’de Güvenli Bölgeler
Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde oluşturduğu güvenli bölgelerle, hem PKK/YPG tehdidini sınırlandırmak hem de sığınmacıların gönüllü geri dönüşünü sağlamak için somut adımlar atmaktadır. Barış Pınarı, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları, bu bölgelerde terör tehdidini büyük ölçüde bertaraf etmiş, bölgedeki istikrarı sağlamıştır.
Bu bölgeler, aynı zamanda Suriyelilerin geri dönüşü için bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Türkiye, bu güvenli bölgelerde altyapı, eğitim ve sağlık alanlarında projeler yürüterek, mültecilerin onurlu bir şekilde dönüş yapmalarını teşvik etmektedir. Ancak, uluslararası toplumun bu çabalara daha fazla destek vermesi gerekmektedir.
REKLAM
Kadın Hakları ve Toplumsal Kapsayıcılık
Suriye’nin geleceği, yalnızca çatışmaların sona ermesiyle değil, toplumsal kapsayıcılığın sağlanmasıyla mümkün olacaktır. Özellikle kadın hakları konusu, Suriye’de yeniden inşa sürecinin temel taşlarından biri olmalıdır. Muhalif grupların kontrolündeki bölgelerde kadınların toplumsal hayata katılımı ve temel haklarının güvence altına alınması, uluslararası kamuoyu nezdinde büyük önem taşımaktadır.
Türkiye, bu konuda rehberlik ederek, kapsayıcı ve eşitlikçi bir yönetim modelinin oluşturulmasına katkı sağlayabilir. Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal hayatta etkin bir rol oynaması, Suriye’nin gelecekteki barış ve istikrarına önemli katkılar sunacaktır.
Rejim Güçleri ve Muhalefet: Yeni Bir Denge Arayışı
Muhalif grupların Halep ve Hama’daki hızlı ilerleyişi, rejimin askeri olarak büyük bir zayıflık içinde olduğunu göstermektedir. Ancak rejim, İran ve Rusya’dan aldığı destekle yeniden toparlanmaya çalışmaktadır.
REKLAM
Muhalif grupların elde ettiği başarılar, yalnızca askeri ilerleme değil, aynı zamanda Suriye halkına sunulan bir umut ışığıdır. Ancak bu kazanımların kalıcı hale gelebilmesi için muhalefetin bir araya gelmesi ve uluslararası desteği artırması gerekmektedir. Türkiye, bu süreci kolaylaştıran bir aktör olarak kritik bir rol oynamaktadır.
Gelecek Perspektifleri ve Türkiye’nin Rolü
Suriye’nin geleceği için birkaç olası senaryo öne çıkmaktadır:
REKLAM
Türkiye’nin aktif bir şekilde hem sahada hem de masada varlık göstermesi, bu senaryolar içinde barışçıl ve kapsayıcı bir çözümün gerçekleşme ihtimalini artırmaktadır.
Öneriler
Suriye, tarihindeki en karmaşık ve yıkıcı süreçlerden birini yaşamaktadır. Ancak bu süreç, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası iş birliğiyle çözüm yollarının açılabileceği bir dönüm noktasıdır. Türkiye’nin askeri, insani ve diplomatik girişimleri, Suriye’nin geleceğinde belirleyici olmaya devam edecektir.
REKLAM
Türkiye’nin Suriye krizindeki etkin rolü, sadece kendi güvenliğini değil, aynı zamanda Suriye halkının onurlu bir geleceğe kavuşmasını sağlamaya yönelik bir çabadır. Bu vizyon, bölgesel istikrarın en güçlü teminatı olacaktır.
Türkiye’nin Bölgesel İstikrar İçin Önerdiği Yol Haritası
Suriye krizinde Türkiye’nin aktif bir şekilde önermiş olduğu çözüm yolları, hem Suriye halkının refahını hem de bölgesel istikrarı hedefleyen çok boyutlu bir stratejiye dayanmaktadır. Türkiye, bu kapsamda aşağıdaki başlıklarda somut adımlar atmayı önermektedir:
Astana süreci, Türkiye, Rusya ve İran arasındaki koordinasyonu sağlayarak Suriye’deki çatışmaların kontrol altına alınmasını hedeflemiştir. Ancak bu süreçte ilerleme kaydedilmesi için yeni adımlar gerekmektedir:
REKLAM
Türkiye, Suriyeli sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönüşünü desteklemektedir. Ancak bu süreç, uluslararası desteğin artırılması ve altyapı yatırımlarının hızlandırılmasıyla mümkün olacaktır:
REKLAM
Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal hayata eşit katılımı, Suriye’nin yeniden inşasında temel bir unsur olacaktır:
Türkiye, kuzey Suriye’de PKK/YPG’nin etkinliğini sona erdirme hedefine bağlıdır. Bu bağlamda:
REKLAM
Suriye’nin yeniden inşa süreci, sadece bölgesel değil, küresel bir iş birliğini gerektirir. Türkiye, bu süreçte uluslararası toplumdan aşağıdaki adımları beklemektedir:
Genel Değerlendirme ve Türkiye’nin Stratejik Konumu
Türkiye’nin Suriye krizine yaklaşımı, yalnızca askeri değil, insani ve diplomatik boyutlarıyla da kapsamlı bir vizyon sunmaktadır. Türkiye’nin temel hedefleri arasında şunlar yer almaktadır:
REKLAM
Bu hedefler doğrultusunda Türkiye, hem sahada hem de masada aktif bir politika izleyerek, Suriye halkının daha güvenli ve müreffeh bir geleceğe ulaşması için çaba göstermektedir. Türkiye’nin bu kararlı tutumu, bölgesel istikrar ve barışın sağlanmasında kritik bir rol oynamaya devam edecektir.
Gelecek Önerileri
Suriye’nin geleceği, bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi, kapsayıcı bir siyasi çözümün bulunması ve uluslararası iş birliğinin artırılmasıyla mümkün olacaktır. Türkiye’nin bu süreçteki liderliği, Suriye halkına umut ve uluslararası topluma çözüm için bir yol haritası sunmaktadır.
Öneriler:
Türkiye’nin Suriye krizindeki aktif ve dengeleyici rolü, sadece bölgesel barış için değil, aynı zamanda Suriye halkının onurlu bir geleceğe ulaşması için de kilit öneme sahiptir. Bu süreçte atılacak her adım, Suriye’nin yeniden doğuşuna katkı sağlayacaktır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre Arıkan, Saadet Partisi TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün engelsiz yaşamlara yönelik bir farkındalık oluşturması temennisinde bulundu.
Türkiye’de engellilerin eğitim, sağlık, ulaşım, istihdama katılım ve ekonomik refahlarının Avrupa’nın çok gerisinde olduğunu savunan Arıkan, engellilerin önündeki engelleri kaldırmanın ve yaşamlarını kolaylaştırmanın, toplumdaki her bir ferdin görevi olduğunu söyledi.
Arıkan, engellilere yönelik projelerin sosyal devlet anlayışının en çok ihtiyaç duyduğu konulardan biri olduğunu dile getirerek, engelliler için ayrı bir bakanlık kurulmasını istedi.
REKLAM
Bazı aile hekimlerinin iş bırakma eylemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, sağlık sisteminin tüm yükünün doktorlara ve aile hekimlerine yüklendiğini söyledi.
Mahmut Arıkan, sağlık hizmetlerindeki düzenlemelerin sağlık çalışanlarının iş yükünü artırdığını savunarak, “Grev yapan tüm aile hekimlerimizin haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Talep ettikleri özlük hakları, iş yükünün azaltılması ve maaş iyileştirmeleri son derece haklı taleplerdir.” ifadelerini kullandı.
Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Arıkan, “Maaş zamları yaklaşıyor. Zam oranları, ayarlı enflasyona göre mi yoksa asgari ücretle atbaşı giden kiralara veya etiket terörüne göre mi belirlenecek? Daha önce de bu ülkede ekonomik krizler oldu ama bu kadar süren bir ekonomik kriz olmadı.” diye konuştu.
Suriye’deki son gelişmelere de değinen Arıkan, “15 yıla yaklaşan iç savaş, Suriye’ye neye mal oldu, bize neye mal oldu? Suriye’de neler oluyor diye sormayalım mı? Bu iktidar kendine güveniyor mu ki biz bu iktidara güvenelim.” ifadelerini kullandı.
REKLAM
Arıkan, “Türkiye ile İsrail arasındaki ticaretin devam ettiğini” öne sürerek, bu ticaretin sona erdirilmesini istedi.
“BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ TÜRKİYE’NİN STRATEJİK ÇIKARLARI”
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, dünyayı bekleyen bir krizin olduğunu söyleyerek, “‘Amerika başkanının görevi devralması dönemine dikkat edin’ dedim. İşaretleri görülmeye başladı, tehditler başladı. ‘Barış getireceğim’ diyen Trump, kime barış getireceğini gösterdi. İsrail’e barış, Gazze’ye cehennem. Getirecekleri barış bu. Bu dönemde teyakkuz halinde olmamız lazım.” değerlendirmelerinde bulundu.
Suriye’de yaşanan gelişmeler karşısında hükümetin doğru bir tavır sergilediğini ifade eden Davutoğlu, “Türkiye, bu iç çatışmada doğrudan bu çatışmayı başlatan ya da teşvik eden bir ülke olarak asla görülmemeli. O yüzden Dışişleri Bakanlığının açıklamaları bazılarınca pasiflik gibi görülebilir ancak Bakanlığın açıklamaları doğrudur. Türkiye bu savaşın doğrudan başlatıcısı gibi görülmemeli.” diye konuştu.
Ahmet Davutoğlu, gelişmeleri yakından takip ettiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye ne yapmalı? Birinci önceliğimiz, Türkiye’nin stratejik çıkarlarıdır. Onu koruyamazsak, Suriye’yi de Irak’ı da Gazze’yi de koruyamayız. Türkiye’nin stratejik kararları esas olacak. Suriye’de yapılması gereken tavır şudur; Sayın Cumhurbaşkanı’na, Dışişleri Bakanı’na ilgili diplomasi yürütenlere sesleniyorum; şimdi savaş vakti değil, diplomasi vaktidir. Savaş alanda yürüyor. Mesafeli tutum takındınız; doğru. Şimdi diplomasi yapın; Rusya, İran, Amerika, İngiltere, Çin ve Fransa ile temasa geçin. Birleşmiş Milletlere bir mektup yazın, Suriye’de bir geçiş hükümeti kurulsun diye talepte bulunun.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; tasarı, 8 “hayır”, 7 “çekimser” oya karşı 157 “evet” oyuyla kabul edildi.
Kararda, İsrail-Filistin sorununa ilişkin kalıcı, adil ve kapsamlı barış inşa etmek için ilgili kararların uygulanması, Orta Doğu’da kalıcı, adil ve kapsamlı barış inşa edilmesi ve bu konuda üst düzey katılımlı konferans düzenlenmesi talep edildi.
Konferansın “Filistin Sorununun Barışçıl Çözümü ve İki Devletli Çözüm için Üst Düzey Uluslararası Konferans” başlığıyla 2-4 Haziran 2025’te New York’ta düzenlenmesi kararlaştırıldı.
REKLAMKONFERANS SONUNDA SONUÇ BİLDİRGESİ KABUL EDİLMESİ TALEP EDİLDİ
Kararda, konferans sonunda somut adım atılmasına yönelik bir sonuç bildirgesinin kabul edilmesi talep edilirken, söz konusu bildirgenin, Filistin sorununun barışçıl çözümü ve iki devletli çözümün inşası için bir yol haritası belirlemesi gerektiğinin altı çizildi.
Kararda, Orta Doğu barış sürecine ilişkin nihai statü konularında müzakerelerin tekrar başlaması, bu çerçevede Moskova’da bir konferans düzenlenmesi istendi.
İki tarafa da uluslararası hukuk ve daha önce imzalanan anlaşmalar uyarınca yükümlülüklerini yerine getirme çağrısı yapılan kararda, işgalci güç olan İsrail’in Uluslararası Adalet Divanının (UAD) danışma görüşünde de belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmesi talep edildi.
Bu çerçevede İsrail’in “derhal tüm yerleşim yeri faaliyetlerini sonlandırma, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşimcileri tahliye etme ve yasa dışı faaliyetlerine son vermesi” gerektiğine dikkat çekilen kararda, Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Filistin toprakları ve Gazze’de demografik yapı ve toprağına ilişkin değişime karşı çıkıldı.
Kararda, zorla toprak elde etmenin yasa dışı olduğunun altı çizilerek, bunun iki devletli çözümü de baltaladığı ifade edildi.
Her türlü şiddetin derhal ve tamamen sonlanması talep edilen kararda, buna askeri saldırılar, yıkım ve terör faaliyetlerinin de dahil olduğu bildirildi.
Kararda, tüm üye ülkeler ve BM’nin Filistin halkı ve Filistin yönetimine ekonomik, insani ve teknik yardım sağlamaya devam etmeleri çağrısı yapılırken, Gazze’deki durumun çok korkunç olduğu vurgulandı.
UAD’nin danışma görüşüne göre, İsrail’in, yanlış eylemleri nedeniyle yarattığı yıkımı ” tam olarak tazmin” etme yükümlülüğü olduğu anımsatılan kararda, uluslararası hukuk uyarınca İsrail ve Filistin’in yan yana yaşayacağı iki devletli çözüme olan bağlılık teyit edildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde Feyzi Ö’nün hayatını kaybettiğini belirledi. Motorda yolcu konumunda bulunan ve ağır yaralanan E.K. (23) Aydın Devlet Hastanesine kaldırıldı.
*Haberin fotoğrafı DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnternet hızına ilişkin yapılan eleştirilere işaret eden Uraloğlu, fiber altyapının bazı caddelere, sokaklara ve evlere gidebildiğini, internet kullanıcılarının belli paket hızlarında talepleri olduğunu söyledi.
AA’nın haberine göre; Uraloğlu, bu alanda uluslararası kriterlere göre istenilen yerde olunmadığına dair iddiaların bulunduğunu dile getirerek, “Burada bizim yapmamız gerekenler var ve Telekom’un imtiyaz hakkı sürecinde daha çok para yerine daha çok yatırımı şart koyarak bunları telafi edeceğiz. Ama unutmayalım, mevcut altyapı, daha yüksek kapasitede olduğu halde yeterince talep olmadığı için tam anlamıyla da kullanılamayabiliyor.” diye konuştu.
REKLAM
Avrupa Birliği’nin Facebook, YouTube, Twitter, TikTok ve Instagram gibi büyük sosyal medya platformlarının kullanıcılarının güvenliği için yasa dışı içeriklerin yayılmasını önlemek anlamında ciddi kurallar getirdiğini anımsatan Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Ben 58 yaşındayım. Benim 3 kızım, iki kız torunum var. Hepimizin etrafında da bir dünya insan var. Şu sosyal medyada biz, gerçekten yasakçı zihniyette değiliz. Ama herkesin de haddini bilmesi lazım. Yani oraya koyulan her şeye biz, susacak mıyız? Seslenmeyelim mi? Bütün milli ve manevi değerlerimize hakaret edilen ve hiçbir disiplini olmayan bir mecraya, hiç müdahale etmeyelim mi? Ama ben size şunu söyleyeyim, sosyal medya platformları sağlayıcılarından kesinlikle çok daha özgürlükçü bir yaklaşımımız var, bunu özellikle söylemek isterim.”
Uraloğlu, Yap İşlet Devlet (YİD) ve Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projelerine yapılan eleştirileri anımsatarak, kendisinin inşaat mühendisi olduğunu ve hesap yapmayı bildiğini söyledi.
Yatırımları üç yöntemle yaptıklarını belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Bir, kamu kaynağından, tamamen milli bütçeden yaparız. İki, dış kredi temin ederek yaparız. Üç, Kamu Özel İşbirliği ya da Yap İşlet Devlet projeleriyle yaparız. Ama bizim bütçemizde ne var, bakarız. Ondan sonra yine bizim bütçemiz, ülkemizin kredibilitesi nedir, kredi alabilme şartlarımıza ve sonrasında da bu işin Yap İşlet Devlet modeliyle yapılabilirliğine bakarız. Yap İşlet Devlet modeli aynı zamanda bir finansman ve yapım modelidir. İkisinin beraber olduğu modeldir. Burada bunu kaçırmamamız gerekir. Biz, burada eğer birinci, ikinci alternatiflerde imkan bulamamışsak üçüncü alternatife giderek Yap İşlet Devlet modelini yaparız. Burada yapım, işletme ve bakımından ayrı bir şekilde teslim edilmesi bu projenin, sözleşmenin olmazsa olmazlarından bir tanesidir.”
REKLAM“DOĞRU İŞLER YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Uraloğlu, 22 yıllık AK Parti hükümetlerinde cari fiyatlarla 51 milyar 585 milyon dolarlık Yap İşlet Devlet projesi yapıldığını dile getirerek 4 sektörde irili ufaklı 74 projenin hayata geçirildiğini bildirdi.
Söz konusu projelerin, bugünün şartlarında bedelinin 83 milyar 508 milyon dolar olacağını anlatan Uraloğlu, “Parayı her zaman bulabiliriz ama her işi her zaman yapamayız. Keşke muhalefetimiz destekleseydi de bu projeleri, biz daha fazla yapabilseydik.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, Osmangazi Köprüsü’nde, günlük 40 bin araç geçiş garantisi verildiğini belirterek şu anda buradan geçiş sayısının 68 binlere ulaştığını kaydetti.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden çift yönlü geçiş ücretinin 3 dolar olduğunu, tek yönlü geçiş ücretinin 1,5 dolar, güncel fiyatın 2,14 dolar olduğunu kaydeden Uraloğlu, buna karşılık olması gereken ücretin 74,98 lira, uygulanan ücretin de 70 lira olduğunu bildirdi.
Marmaray’dan günde 300 seferle 650 bin insanın taşındığına işaret eden Uraloğlu, “Bir an gözümüzü kapatalım ve şu son yaptıklarımızın olmadığını düşünelim. İki köprüyle mi biz, İstanbul trafiğini rahatlatacaktık? Bırakın İstanbul’u, Türkiye ve Balkanlar gerçekten felç olurdu. Onun için bu anlamda biz, doğru işler yaptığımızı düşünüyoruz ve bunları da inşallah yapmaya devam edeceğiz. Burada bazı tarihlerde biraz öteye geçtiğimizi, biraz geç kaldığımızı söylediniz. Doğrudur, bir kısmında böyle. Ama şunu unutmamak lazım, bir salgın dönemi ve çok büyük bir deprem yaşadık. Bunlar elbette çalışmalarımızı etkilemiştir. Etkilememesi asla mümkün değil ama biz buna sığınmıyoruz. Bir söz vermişsek, belki biraz geç kalmış olabiliriz ama kesinlikle sözümüzün arkasındayız. Sözümüzü de Allah’ın izniyle tutacağız.” ifadelerini kullandı.
REKLAM“HAYDARPAŞA VE SİRKECİ’DE İSTANBUL’A YAKIŞACAK PROJELER HAYATA GEÇİRİLECEK”
Tersun Dağı Projesi ile ilgili çalışmaların tamamlandığının altını çizen Uraloğlu, imkan bulunduğunda yapıma başlayacaklarını söyledi.
Uraloğlu, Haydarpaşa ve Sirkeci’de İstanbul’a yakışacak projelerin hayata geçirileceğini belirterek, “Burada bir rant varsa bu ülkemizin rantı olacaktır. Kimseye peşkeş çekilmiş değildir.” dedi.
AJet ile ilgili eleştirilere de cevap veren Uraloğlu, “Elbette haklı eleştirilerin gereğini yapmak durumundayız. Bakın, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle kuzeyimizdeki hava koridoru kapalı. Filistin’deki zulümden dolayı güneyimizdeki hava koridorunun önemli bir bölümü kapalı ve rötarların olduğu temmuz ayında da Avrupa Kupası futbol turnuvası var ve buranın da şişmesinden dolayı kaynaklanan problemler var. Elbette yapılandırmadan kaynaklanan problemler de vardır ama bunları çözdük ve şu anda güncel bir rötar problemi yoktur. Önümüzdeki süreçte de olmayacak.” değerlendirmesinde bulundu.
“TÜRKİYE SİBER GÜVENLİK NOKTASINDA ÇOK İYİ DURUMDA”
Siber güvenlik noktasında Türkiye’nin Avrupa ve dünyada çok iyi durumda olduğunu ifade eden Uraloğlu, “Verilerin depolanması için yeterince kapasitemiz var, bunu da en etkin bir şekilde kullanmaya devam edeceğiz.” dedi.
REKLAM
Uraloğlu, motokuryelerle ilgili bir düzenleme yapmak üzere çalışmaların sürdüğüne dikkati çekti.
İsrail ile ticaret konusundaki iddialara ilişkin Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Esasında Ticaret Bakanımız gerekli açıklamalarda bulundu İsrail’le ticaret noktasında ama Filistin Ekonomi Bakanının özellikle paylaştığı bilgiyi tavsiye ederim. 624 kodu İsrail’e ihracat, 625 kodu da Filistin’e ihracat. 624 kodlu hiçbir ürüne izin vermediğimizi söylemek isterim.”
“5G GEÇİŞİNDE YERLİLİK DİKKATE ALINMALI”
5G geçişinde yerliliğin dikkate alınması gerektiği konusundaki değerlendirmelerle ilgili Uraloğlu, “Bir taraftan evet yerliliği de zorlayalım ama bir taraftan da trendi kaçıralım istemiyoruz. Onun için onu optimize etmeye çalışma noktasındayız.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, Türksat uydu ücretlerinin Anadolu’da yayın yapan televizyon kanallarına pahalı geldiği eleştirilerini dikkate alacaklarını ve değerlendireceklerini söyledi.
Malatya Çevre Yolu’nda 12 kilometrelik kesimi yakın zamanda açacaklarını belirten Uraloğlu, geri kalan 15 kilometrelik kısım için de çalışmalara devam edildiğini bildirdi.
REKLAM
Uraloğlu, İzmir-Ankara Hızlı Tren Hattı’nın bitirilme tarihiyle ilgili çelişkili açıklamalar olduğu eleştirileriyle ilgili, “Sunumumuzdaki tarih sözleşmeye göre olandır. Biz Afyonkarahisar’a kadar olan kısmını 2026’da, tamamını da 2027’de bitirmeyi hedefliyoruz.” açıklamasını yaptı.
Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde hazırlıkların sürdüğünü anlatan Uraloğlu, projeyi yatırım programına alarak çalışmalara başlayacaklarını kaydetti.
Rize Lojistik Merkezi’ni 2026’nın başında bitireceklerini dile getiren Uraloğlu, Antalya merkezdeki kavşakların ihalesini yaptıkları bilgisini vererek, “Sözde kalmayacak. Çalışma sezonu dolayısıyla iki yılda bitireceğiz. Antalya-Alanya Otoyolu’nu mevcut çevre yoluyla bağlantı yapacak şekilde tamamlamak şartıyla yine Alanya Çevre Yolu’yla bağlantı yapabilecek şekilde projenin boyunu kısaltarak fizibil hale getirdik. Ama bağlantıları da bu iki çevre yoluyla yapmış olacağız.” diye konuştu.
“ANTALYA-ALANYA YOLU HER TÜRLÜ SAYIŞTAY DENETİMİNE AÇIK”
Ödemiş-Kiraz ve Belevi-Tire yolunu 2025’te bitireceklerini anlatan Uraloğlu, Bergama çevre yolunu da bitirdiklerini kaydetti.
Uraloğlu, Google algoritmalarının değiştirilmesiyle ilgili Google Türkiye ile konuyu takip ettiklerini, gerekirse Rekabet Kurumu ile bu konunun üzerine gideceklerini dile getirdi.
REKLAM
Elektrikli taşıtlar için 24 bin şarj soketini Türkiye’nin her yerinde devreye aldıkları bilgisini veren Uraloğlu, otobüs kazalarının önlenmesine ilişkin alınacak tedbirlere ilişkin bir soru üzerine şehirlerarası otobüslere kamera konulması noktasında bir düzenleme yapılacağını ifade etti.
Kahta-Siverek yolunun 10 kilometrelik varyant kesimini cumartesi günü açacaklarını ifade eden Uraloğlu, Antalya-Alanya yolunun her türlü Sayıştay denetimine açık olduğunu bildirdi.
METRO PROJELERİ
Uraloğlu, metro yapımlarıyla ilgili şöyle konuştu:
“Şehir içi metrolardaki bütün yetkiler büyükşehir ya da ilgili il belediyesinin sorumluluğundadır. Proje onaylama yetkisi Bakanlığımızdadır, o yetkiyi kullanırız. Eğer ilgili belediye bunun Bakanlık tarafından yapılmasını isterse, Cumhurbaşkanımız uygun görürse biz bunu yaparız. Ocak 2019’da Ankara Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi bizde ve bu yönetmeliği biz o zaman çıkardık. ‘Oralar CHP’ye geçecekse biz şimdiden ön alalım’ mı dedik.”
Ankara-İzmir Hızlı Treni’nde mesafenin 624 kilometre olduğunu belirten Uraloğlu, sürenin 3,5 saat olacağını, bunda bir değişiklik ve kısaltma bulunmadığını söyledi.
Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Ankara-Samsun hızlı tren hattının Çorum’a kadarki kısmının ihalesini bu senenin sonuna kadar, önümüzdeki sene de Samsun’a kadarki bölümün ihalesini yapmış olacağız. Geminbeli Tüneli 2025’te bitiyor. Çakırgöl Kayak Merkezi ile ilgili çalışmalar kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığımızın takibinde biz yolunu yaptık. Uşak Havaalanı, uçuşlara açıktır. Talep olması durumunda uçuşlar yapılabilecek. Balıkesir merkez havaalanında uçuşlar açık. Oradaki hava operatörleri eğer talep ederseler biz hemen seferlerini başlatabiliriz.”
Görüşmelerin ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yanı sıra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Karayolları Genel Müdürlüğü ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün 2025 yılı bütçeleri kabul edildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Medeniyetin derinlerinden süzülerek gelen kültürün, “kim olduğumuz” sorusunun cevabı olduğunu belirten Ersoy, buna uygun olarak medeniyetin ürettiği değerleri yaşatmanın ve canlı tutmanın da öncelikli sorumlulukları arasında yer aldığını söyledi.
’12 bin tarihi eseri geri getirdik’
Gerek yurt içi gerekse yurt dışındaki tarihi yapıların ihyasına ayrı önem verdiklerini dile getiren Bakan Ersoy, tarihin en yoğun restorasyon çalışmalarını gerçekleştirdiklerini, arkeoloji alanında da Cumhuriyet tarihinin en yoğun kazı çalışmalarını yaptıklarını bildirdi.
REKLAM
“Ülkemizin dört bir yanında ortaya çıkardığımız kültürel miras sayesinde tüm dünyanın dikkati Anadolu coğrafyasına yöneldi.” ifadesini kullanan Ersoy, şöyle devam etti:
“Ayrıca yurt dışına kaçırılan tarihi eserlerimizin izini sürerek 12 binden fazla eseri ülkemizin kültür envanterine kazandırdık. Bunun yanı sıra çağın ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, yeni kütür merkezleri, sergi, sinema, tiyatro ve konser salonları inşa ettik. Kültür alanında yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde kültür turizminde de devrim niteliğinde adımlar atarak, her yıl milyonlarca misafirin ülkemizi ziyaret etmesini sağladık.”
İnsanı merkeze alarak geliştirdikleri politikalar sayesinde yeni sanatçı ve kültür insanlarının yetişmesine de önemli katkı sağladıklarını belirten Bakan Ersoy, şunları kaydetti:
“Maalesef kültür endüstrisi dünyada en tartışmalı alanların başında geliyor. Dünya üzerinde emperyal iddialara sahip devletler, kendi kültürlerini de dünyaya ihraç etmek için yoğun bir çaba harcıyorlar. Tüm dünyaya kendi standartlarına uygun hareket edilmesini dayatıyorlar. Açık bir şekilde ifade etmemiz gerekirse, bugün kültür endüstrisi emperyalist devletlerin kendi kültürlerini ve değerlerini normalleştirme konusunda etkili bir silah olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla her zaman, her platformda ifade ettiğimiz gibi biz gençlerimizi, kendi evlatlarımızı küresel düzeydeki kültürel dayatmalara karşı asla savunmasız bırakmayacağız. Özünde merhameti, kardeşliği, ahlakı ve Sayın Cumhurbaşkanı’mızın her fırsatta ifade etmiş olduğu gibi, ‘insanı birbirinin kurdu olarak değil umudu olarak görmeyi’ önceleyen kültürel kimliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.”
REKLAM
– “En çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke”
Binlerce yılda üretilip kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel kültürün tehdit altında bulunduğuna dikkati çeken Mehmet Nuri Ersoy, bu nedenle Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ile UNESCO çatısında imzalanan Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yürüttükleri çalışmalara ayrı bir önem verdiklerini vurguladı.
Bu çaba neticesinde Türkiye’nin, yaşayan miras olarak da adlandırılan somut olmayan kültürel miras alanında örnek ülkelerden biri haline geldiğine işaret eden Ersoy, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdikleri 30 kültürel değeriyle Türkiye’nin, 183 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumuna yükseldiğini söyledi.
Bakanlıkça yaşayan miras alanında iki ayrı envanter çalışması yürütüldüğünü belirten Ersoy, yaşayan mirasın korunması amacıyla ulusal ölçekte kadim kültüre ait eşsiz örneklerin tespit edilerek “Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri”nin oluşturulduğunu ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi çerçevesinde “Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanteri”nin geliştirildiğini belirtti.
Halihazırda, Somut Olmayan Kültürel Ulusal Envanterinde 352 kültürel değerin kayıtlı olduğunu ifade eden Ersoy, “2008-2022 yılları arasında 65 kişi ve 2 grup olmak üzere toplamda 67 Yaşayan İnsan Hazinesi ilan edildi. Kurul üyelerimiz tarafından 2022 ve 2023 yıllarında da 25 yeni Yaşayan İnsan Hazinesi ismi belirlenmiştir. Ayrıca 2023 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri için de 3 kuruma özel ödül takdim edilecektir.” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk, MHP lideri Bahçeli ile görüşecekleri iddiası hakkında, “Öyle bir talebimiz yok öyle bir randevu da yok” dedi. Türk, Bahçeli’nin bugünkü açıklamaları hakkında da şunları söyledi:
“İmralı ile DEM’in görüşmesi gecikmemeli” Haberi Görüntüle
“BARIŞA ANCAK BU ŞEKİLDE GİDEBİLİRİZ”
“Bu ülkenin barışı bizim için çok önemli çok değerlidir. Barışa katkı sunacak herkesi de canı gönülden destekleriz. Ama bu barışın gerçekten onurlu bir barışa dönüşmesi lazım. Acıların sona erdiği halkların özgür eşit olduğu bir ortamın yaratılması gerektiğini de ifade etmek isterim. Bu nedenle yapılacak çalışmalar gerçekten halklarımızın kardeşliğini esas alan, bütün halkları ortak demokratik değerlerde buluşturan bir anlayışla ele alınmalıdır. Barışa ancak bu şekilde gidebiliriz. Barışın önündeki taşları temizleyerek barışa ulaşılabilir. Elbette ki bu ülkede biz başından beri halkların kardeşliğini savunan bir siyasi anlayışa sahibiz. Halkların ortaklaştığı bir gelecek için hepimiz birlikle mücadele etmeliyiz. Bunun sağlanması konusunda çaba göstermeliyiz. Böyle bir anlayışla meseleye bakan herkesi de gerçekten kucaklarız. Kürt meselesi şöyle bir şey eğer Kürt halkının varlığını kimliğini kültürünü inkar etmeden onun bir hak olduğunu içselleştirmişseniz bu meseleyi çözersiniz. Ama içselleştirmediyseniz çözümün de kolay olmadığını da ifade etmek isterim.”
“HER DAVETE İCABET EDERİZ”
TBMM Başkanvekili Önder de sürece ilişkin şu ana kadar hükümetten bir görüşme talebi gelmediğini söyledi. “Barış için uzatılan her eli şüphesiz, şeksiz karşılarız, her davete icabet ederiz” diyen Önder, şöyle konuştu: “Barış ve müzakere söz konusu olduğunda bizim kapris anlamına gelecek bir şey yapmamız söz konusu olamaz. Her davete icabet ederiz, herkese fikirlerimizi, önerilerimizi, itirazlarımızı, desteklerimizi belirtiriz. Bu sürecin adına her ne denirse densin, Sayın Bahçelinin ısrarla aynı yerde durarak yaptığı çağrılarına dönük büyük bir destek olduğu gibi itibarsızlaştırma çabaları da var. Genellikle tuzu kuru cenahtan bu tarz eleştiriler geliyor. Anadolu’da ölü helvası senin evinde kaynamıyorsa tadı lezzetli gelir diye bir söz var. Bugün Türkiye’de evladını kaybetmemiş neredeyse sokak, vilayet kalmadı. Bu nedenle bu işlere bu ciddiyetle, sorumlulukla yaklaşmak gerekiyor.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Programda, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde bölgede görev yapan öğretmenlerin görüşlerinin yer aldığı belgesel izletildi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Zühal Topcu vefakarlıklarını, vatan sevgileri, ülkeleri için yaptıklarıyla hafızalara derin izler çizen öğretmenlerin emeklerini şükranla ve minnetle anmak için bu yılın Öğretmenler Günü temasını, ‘Fedakarlığın Sesi: Depremde Öğretmen Olmak’ olarak belirlediklerini söyledi.
‘KAYBETTİĞİMİZ ÖĞRETMENLERİMİZİN ACISI HENÜZ DİNMİŞ DEĞİL’
Her alanda olduğu gibi eğitim alanında da depremin çok büyük hasarlara yol açtığını söyleyen Topcu, “11 ildeki öğrenci sayımız 4 milyon 100 bin 601, öğretmen sayımız 226 bin 593’tü. Üniversitelerimizde ise yaklaşık 380 bin öğrenci ile 45 bin akademik ve idari personel, bölgedeki 16 üniversitede eğitim öğretim faaliyetlerine devam etmekteydi. Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Malatya, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Kilis, Osmaniye’de yaşanan büyük yıkım, yüzlerce öğretmenin hayatını kaybetmesine neden oldu. Her bir şehir, kendi acı kayıplarını yaşadı bizler de her gün yüreklerimize gömdük tüm şehitlerimizi. Hatay’da 377, Kahramanmaraş’ta 278, Adıyaman’da 137, Gaziantep’te 98, Osmaniye’de 31, Şanlıurfa ve Adana’da 16, Malatya’da ise 7 öğretmen. Bu felaket 7 şehirde 960 öğretmenimizi aramızdan, çocuklarından, eğitim camiasından aldı ve şehit olarak kutsal makamlara defnedildiler. Üniversitelerimizde de durum çok acı vericiydi. Depremde 1605 üniversite öğrencimiz vefat etmiştir. Bunlardan 121’i uluslararası öğrenciydi. Toplam 1609 öğrencimiz de hastanelerde tedavi edilmişlerdir. Ailesinde deprem nedeniyle vefat bulunan öğrenci sayısı ise 21 bin 341’dir. Evi hasar gören öğrenci sayısı ise 102 bin 916’dır. 960 personelimiz vefat etmiştir. Bizim inanışımızda, alimin ölümüyle alemin ölümü bir tutulmaktadır ve bugünkü toplantımız o şehitlerimizin aziz anısına düzenlenmiştir. Görevi başındayken kaybettiğimiz öğretmenlerimizin acısı henüz dinmiş değildir” dedi.

Program sonunda MHP Genel Başkanı Bahçeli, deprem bölgesindeki özverili çalışmaları nedeniyle öğretmenlere hediye plaketleri verdi. Gözyaşlarına hakim olamayan bir öğretmene plaket veren Bahçeli’nin de gözleri doldu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
“20 BİN YENİ ÖĞRETMENİMİZİN ATAMASINI GERÇEKLEŞTİRDİK”
Öncelikle maarif davalarımızın öncüleri olan öğretmenlerimizin dün kutladığı 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü bir kez daha tebrik ediyorum. 23 Kasım’da sevgili öğretmenlerimizle bir araya geldik hem de 20 bin yeni öğretmenimizin atamasını gerçekleştirdik. Aşkla görev yapacağına inandığım yeni öğretmenlerimizi tekrar vazifelerinde tebrik ediyorum. Evlatlarımızın en iyi şekilde yetişmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadık. Eğitim öğretimde değişime ve yeniliğe direnmek bizatihi hayatın kendisine direnmek manasına gelir.
REKLAM“SABOTAJLARA MARUZ KALIYORUZ”
Ülkemizde kendini hala 1940 şartlarında gören, eğitimi bir ideolojik formatlama aracı olarak bakan bir kesim bulunuyor. Bu çevrelerin engellemelerine, sabotajlarına maruz kalıyoruz. Milletçe hepimizin geleceğini ilgilendiren siyasi tartışmaların, ideolojik takıntıların objesi haline getirmek yanlıştır.
İnsanı merkeze alan yeni modelimiz Türkiye Yüzyılı’nın inşasını kolaylaştıracaktır. 20 milyon öğrencimizin en iyi eğitim öğretimi alması, imkanlardan en iyi şekilde ve eşit olarak hizmet alması için üzerimize düşeni yapacağız. Tüm öğretmenlerimize emekleri, fedakarlıkları sabırları için ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.
“SON 22 YILDA ÇOK KAPSAMLI REFORMLARI DEVREYE ALDIK”
81 vilayetimizde sınırlarımızın içinde ve dışında Türkiye Maarif Vakfı’nın Asya’dan Avrupa’ya yayılan okullarında tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü tebrik ediyorum. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddet’te şiddetin olmadığı bir Türkiye ve dünya için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğimizi özellikle vurgulamak istiyorum. Türkiye bizim hükümetlerimiz döneminde şiddetin her çeşidiyle mücadelede tarihi kazanımlar elde etmiştir.
Kadın hakları konusunun araçsallaştırılmasına izin vermeden kadınların hayatın her alanında hak ettiği yere gelmesi için çaba harcadır. Son 22 yılda çok kapsamlı reformları devreye aldık. Elbette tüm sorunları çözdük iddiasında değiliz. Nice yanlış uygulamanın düzeltildiği tartışmasız bir gerçektir. İnşallah bugünün sorunları da yarın önümüze çıkmayacak. Kadınlarla dayanışma içinde fiziki ve psikolojik şiddete karşı mücadelemizi devam ettireceğiz.
“TÜRKİYE’NİN HEMEN YANIBAŞINDA SON DERECE KANLI VE TEHLİKELİ SAVAŞ 14 AYDIR DEVAM EDİYOR”
Dış politikada oldukça yoğun ve karmaşık bir gündemle karşı karşıyayız. İsrail’in başlattığı saldırılar Lübnan, Suriye ve diğer bölge ülkelerini de içine alacak şekilde genişliyor. Türkiye’nin hemen yanıbaşında son derece kanlı ve tehlikeli savaş 14 aydır devam ediyor. Türkiye olarak İsrail’in saldırgan politikasına en güçlü tepkiyi veren ülkelerden biriyiz. Gazze’ye gönderilen insani yardımlar noktasında da 86 bin tona yaklaşan yardım miktarıyla ilk sırada yer alıyoruz. İsrail’le ticareti tamamen keserek 9,5 milyarlık ticaret hacminden sarfı nazar ettik. Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım davasına müdahil olma başvurumuzu geçtiğimiz aylarda yaptık.
“FİLİSTİN DAVASINA SAĞLADIĞIMIZ DESTEĞİN ZEKATI BİLE BUNLARIN TAMAMININ YAPTIĞINDAN KAT BE KAT FAZLADIR”
İslam dünyasının İsrail hükümetine karşı tek yürek tek bilet olması için yoğun gayret gösteriyoruz. İnsanlığımızın sınandığı imtihan günlerinde Filistin halkına kardeşlik görevini yerine getirmemizin gayretindeyiz. Böyle insani bir meseleden siyasi rant devşirmeye çalışan siyaset tüccarlarını bugüne kadar muhatap almadık, bundan sonra da almayız. 50 bin masumun kanı üzerinden oy hesabı güdenleri önce Allah’a sonra da aziz milletimizin vicdanına havale ediyoruz.
14-28 Mayıs seçim sürecinde Suriyeli mazlumlara yönelik ırkçı söylemlerin hesabını versinler. Bizim Filistin davasına sağladığımız desteğin zekatı bile bunların tamamının yaptığından kat be kat fazladır. Soykırım duruncaya, Gazze ve Filistin özgürleşinceye kadar tüm imkanlarımızla Filistinli kardeşlerimizin yanında olacağız. Riyad’ta düzenlenen zirvedeki konuşmamızda dik ve dirayetli duruşumuzu çok güçlü bir şekilde ortaya koyduk. Ülkemizin attığı adımlardan, yardım çabalarımızdan sitayişle bahsedildi.
“G-20 LİDERLER ZİRVESİNDE İSRAİL’İN İŞGAL VE İSTİLA POLİTİKASININ OLUŞTURDUĞU TEHDİDİ MUHATAPLARIMIZA İZAH ETTİK”
Bakü’de de İsrail barbarlığını gündeme getirdik. Türkiye’nin bu mücadelede attığı adımları anlattık. Her iki zirvede pekçok hükümet ve devlet başkanıyla görüşmeler yaptık. 14 Kasım’da ülkemize resmi ziyarette bulunan Katar Emiri ile görüşmemizin ana konusu ticari ve ekonomik ilişkilerimizin yanısıra Gazze ve Lübnanlı kardeşlerimizin yaşadıkları sıkıntılardı. Brezilya’nın Rio şehrinde düzenlenen G-20 liderler zirvesinde İsrail’in işgal ve istila politikasının ülkemiz, bölgemiz ve tüm dünya için oluşturduğu tehdidi muhataplarımıza izah ettik.
“KORKMADAN FİLİSTİN HALKINA VE GAZZELİ KARDEŞLERİMİZE DESTEK OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Tüm bunlar apaçık ortada iken Türkiye’yi haksızca eleştirmek bir hassasiyetin değil kötü niyetin göstergesidir. Şahsımıza, partimize ve iktidarımıza ‘işbirlikçi’ iftirası atanlar önce Filistin direnişine terör yaftası vuranlarla kurdukları işbirliğini sorgulasınlar. Her Filistinli kardeşimizin acısı herkes gibi bizim de yüreğimizi dağlıyor. Bombaların altında can veren kardeşlerimizin dramı herkes gibi bizi de hüzünlendiriyor. İsrail’e verilen koşulsuz destek herkes gibi bizi de öfkelendiriyor. BMGK’dan uluslararası medya kuruluşlarına kadar şahit olduğumuz ikiyüzlülük herkes gibi bizim de umutlarımızı kırıyor. Yılmadan, siyonist lobinin baskılarına teslim olmadan, kimseden çekinmeden, korkmadan Filistin halkına ve Gazzeli kardeşlerimize destek olmaya devam edeceğiz.
“ENERJİDE TAM BAĞIMSIZ ÜLKE HEDEFİMİZ BU DOĞRULTUDA EMİN ADIMLARLA İLERLİYOR”
Sabreden zafere ulaşır. İnşallah Filistin halkı da bu zor günlerin sonunda feraha, barışa, huzura kavuşacak, zalimler kaybedecek kazanan Filistin davası olacaktır. Soykırım suçluları döktükleri kanların hesabını mutlaka verecektir. Netanyahu ve eski savunma bakanı hakkında tutuklama emri çıkarılması bu yönde atılmış çok cesur adımdır. Netanyahu ve çetesi için çember giderek daralmaktadır. Kararı uygulamakla yükümlü ülkelerin çoğunun destek beyan etmesini bu bakımdan takdire şayan buluyoruz. Türkiye olarak ceza mahkemesinin aldığı cesur kararı destekliyoruz.
“DOĞALGAZDA 3,5 MİLYON HANEMİZİN İHTİYACINI KARŞILIYORUZ”
İstanbul Enerji Forumu sektörün geleceğine ufuk çizen bir toplantı oldu. Enerjide tam bağımsız ülke hedefimiz bu doğrultuda emin adımlarla ilerliyor. Maden ihracatımızı 7 kat artırarak 2023 yılında 5,7 milyar dolara çıkardık. 2024 yılında bor ürünlerinden yüzde 97’si ihracat olmak üzere toplam 1,3 milyar dolar satışı yakalayacağız. Doğalgazda 3,5 milyon hanemizin ihtiyacını karşılıyoruz.
Bölücü terör örgütünden temizlediğimiz bölgelerde petrol arama, sondaj çalışmalarımız sürüyor. Gabar’daki petrol kuyularımızda günlük üretim miktarı 57 bin varile yükseldi. 2024 yılında Şırnak, Hakkari, Van başta olmak üzere toplam 84 sondajı tamamladık. 2025 yılında ise 143 arama sondajı yapmayı hedefliyoruz. Şu an günlük ürettiğimiz petrol miktarı 155 bin varili geçmiştir. Son 1 yılda yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretimi neticesinde 11 milyar dolarlık doğalgaz ithalatını önledik.
“ÜLKEMİZİN 70 YILLIK HAYALİ OLAN NÜKLEER ENERJİ AKKUYU SANTRALİ PROJEMİZİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”
Ülkemizin 70 yıllık hayali olan nükleer enerji Akkuyu Santrali projemizi gerçeğe dönüştürüyoruz. Devreye girdiğinde inşallah Türkiye’nin elektrik ihtiyacını yüzde 10’unu temin edecek, Rusya-Ukrayna sebebiyle artan enerji ve emtia fiyatlarından vatandaşlarımızın olumsuz etkilenmemesi için her türlü tedbiri aldık. Dar gelirli vatandaşlarımıza elektrik tüketim desteği kapsamında hanedeki kişi sayısına göre aylık 150 kilovat saat destekleme yapıyoruz. Bu sene içinde 1,6 milyon haneye toplam 1,4 milyon ton kömür dağıtımı yapıyoruz. Bir taraftan enerjide yeni atılımlar gerçekleştirirken diğer taraftan da sosyal devlet vasfımızın gereğini ifa etmeye çalışıyoruz.
“BİZİM HALKIMIZDAN GİZLİMİZ, SAKLIMIZ YOKTUR”
Çalışma ve sosyal güvenlik, içişleri, savunma ve güvenlik meselelerine kadar pekçok konuyu değerlendirdik. Bakanlıklarımızın bütçelerine ait değerlendirmeler Plan ve Bütçe Komisyonu’nda devam ediyor. Bizim halkımızdan gizlimiz, saklımız yoktur. Hesabını veremeyeceğimiz hiçbir işimiz de yoktur. Hükümetlerimizin alamet-i farikası şeffaflık ve hesap verilebilirlik olmuştur. Türkiye’nin ufkunu açan, yolunu aydınlatan, millete ve memlekete hayrı dokunacak her öneriye kapımızı ardına kadar açık tutuyoruz.
Zorbalığa, kabadayılığa, komisyon basıp terör estirilmesine de hiçbir surette eyvallah etmeyiz Meclisimizden yansıyan sahneler hepimizin yüzünü kızartmış, muhalefetin hizmet gibi derdinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Herkesin sorumluluk duygusuyla hareket ederek Gazi meclisimizin milletimizin gözündeki konumuna gölge düşürmeyeceğine inanıyorum.
“DEVLET KADROLARI İÇİNDE FARKLI VASIFLARDA ÇALIŞAN HERKESİN GÖREVİ HALKA EN İYİ HİZMET ETMEKTİR”
Kamu hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde yürütülmesi eğitim, sağlık, gıda gibi alanlar başta olmak üzere vatandaşların hak ve menfaatlerinin korunacak şekilde devam ediyor. Hizmet veren her kurumun denetim konusunda bugüne kadar gösterdiğimiz hassasiyet kamuoyumuzun malumudur. Kim olursa olsun hiç kimse hukuktan, nizamdan, kanunun kendisine yüklediği mesuliyetleri yerine getirmekten azade değildir. Devlet kadroları içinde farklı vasıflarda çalışan herkesin görevi halka en iyi hizmet etmektir. Bütün vatandaşlarının emrindedir. Millete hizmetten kaçmanın, halkın verdiği imkanları suistimal etmenin hiçbir mazareti olamaz.
“DEVLET DENETLEME KURULUMUZ DENETİM FAALİYETLERİNİ BUNDAN SONRA ÇOK DAHA SIKI TAKİP EDECEK”
Bulunduğu konumu menfaat sağlama vasıtası olarak görenlere asla müsamaha ile yaklaşamayız. Bir süredir çokça şikayet aldığımız yetkisiz çakar ve tepe lambası kullanımlara cezaları artırıyoruz. Ateşli silahlarda düzenlemeyi hayata geçiriyoruz. Her iki hususta kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Denetim konusunu düzenleyen bir genelgeyi inşallah bugün yürürlüğe koyuyoruz. Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulumuz denetim faaliyetlerini bundan sonra çok daha sıkı takip edecek. Hatası, kusuru, yanlışı olan kim varsa gereğinin yapılmasını temin edecektir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; Bakan Göktaş, Bakanlığının, ülkenin en hassas kesimlerine hizmet götüren bir kurum olduğunu, bu anlamda, milletvekillerinin gösterdiği hassasiyeti çok iyi anladığını ifade etti.
Bakanlığının, 85 milyon vatandaşa hizmet götüren, her haneye temas eden bir kurum olduğunu belirten Göktaş, vatandaşların ihtiyaçlarını en doğru şekilde tespit etmeye çalışıp, bu ihtiyaçlara yerinde, hızlı ve etkili çözümler sunduklarını söyledi.
REKLAM
Bakan Göktaş, önceliklerinin toplumun tüm kesimlerine eşit şekilde ulaşmak olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:
“Kadın, çocuk, yaşlı ve engelli gibi hassas grupların haklarını korumak, onların yaşam kalitelerini artırmak, toplumsal hayata tam ve eşit katılımlarını sağlamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Dünyada yaşanan gelişmeler ve krizlerin yol açtığı sosyal sorunlar, siyasi, ekonomik ve sosyal görünümü ciddi manada etkilemekte. Bakanlık olarak, toplumsal dayanıklılığımızı artırmak için bu sorunları titizlikle değerlendiriyoruz. Bu kapsamda, iki önemli mekanizmayı daha devreye sokuyoruz. Bunlardan ilki Sosyal Risk Haritası, bu çalışmamızla toplumdaki bir arada yaşama kültürünü bozma, bireyi ve aileyi sağlıksız zeminlere taşıma ihtimali olan olası sosyal olguları belirliyoruz. Şiddet vakalarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Bu sosyal olgulara dair risk faktörlerini hesaplayarak hane bazlı erken bir müdahale sistemi kurguluyoruz. Bu risklere yönelik koruyucu ve önleyici mekanizmalarımızı daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Şehir, ilçe ve mahalle bazında Sosyal Risk Haritaları’nı oluşturmaya yönelik çalışmalarımızda sosyal olgularımıza yönelik çalışmalarımızı tamamladık. Paydaş bakanlıklarımızın destekleriyle gerçekleştirdiğimiz veri entegrasyon çalışmalarımızı tamamladığımızda henüz vakalar gerçekleşmeden müdahale kapasitemizi önemli ölçüde artırmış olacağız. Bu süreçte ilgili bakanlıklarımız, kurum ve kuruluşlarımızla da güçlü iş birlikleri geliştirmeye devam edeceğiz. Biz bu çalışmayı öncelikle iki pilot ilçeden başlattık, akabinde Sosyal Risk Haritamızı 6 ilimizde de başlattık.”
REKLAM
Bir diğer yenilikçi modellerinin ise “Aile Rehberi Sistemi” olduğunu kaydeden Göktaş, bu sistemle, her ailenin bir “aile rehberi”ne sahip olmasını amaçladıklarını ifade etti.
Böylece vatandaşların sosyal hizmet ihtiyaçlarını karşılamak için daha hızlı, güvenilir ve ulaşılabilir bir destek sunacaklarını belirten Göktaş, “Ailelerinin bir ‘aile rehberi’ olmasını isteyen vatandaşlarımız e-Devlet, sosyal hizmet merkezlerimiz veya çağrı merkezlerimiz üzerinden başvurularını yapacaklar. Aile rehberi ailemiz ile tanışarak hane değerlendirmesini yapacak, uygun hizmet müdahalesini ve yönlendirmesini gerçekleştirecek. Sadece bizim bakanlığımız değil, Sağlık, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı çok geniş kapsamda çalıştığımız bir veri risk kapasiteden bahsediyoruz. Bu noktadan sonra, izleme ve değerlendirme çalışmalarımız sürekli olarak devam edecek. Amacımız, vatandaşlarımızın, ailelerinin yaşam kapasitesini arttırmak, sürdürülebilir bir destek mekanizmasını oluşturmak ve her ailenin ihtiyacına yönelik özel çözümler sunmaktır.” diye konuştu.
REKLAM“DAVALARA MÜDAHİL OLUYOR, GEREKTİĞİNDE İSE TAKİPSİZLİK KARARLARINA BİZ İTİRAZ EDİYORUZ”
Bakan Göktaş, bazı milletvekillerinin Bakanlığın şiddet vakalarına müdahil olma yönündeki sorulara da cevap vererek, bazı milletvekillerinin özellikle şiddet vakalarına atıf yaparak “Haberiniz yok, umurunuzda değil, yanlarında değilsiniz” gibi ithamlarda bulunduklarını hatırlattı.
Bu ithamların “kesinlikle haksız ve gerçek dışı” olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, şöyle konuştu:
“Siz hiç kadın cinayetine şahit oldunuz mu arkadaşlar, ben şahit oldum. Bizzat tanıdığım bir kadın Belçika’da sokak ortasında 22 yerinden bıçaklandı. Benim siyasete girme temellerimi, motivasyonumu oluşturan kaynaklardan biri budur. Dolayısıyla bu ithamları yapmadan önce insanları doğru tanıyın ve yersiz ithamlarda lütfen bulunmayın. Bu ailelerin yanında ben de oldum. Türkiye’nin hangi köşesinde olursa olsun, meydana gelen her olayı yakından takip ediyoruz. Davalara müdahil oluyor, gerektiğinde ise takipsizlik kararlarına biz itiraz ediyoruz. Mağdurların haklarının korunması için tüm hukuki süreçleri titizlikle takip ediyoruz. Milletvekillerimizin bahsettiği tüm davalarda Bakanlık olarak biz varız. Her aşamada mağdurların yanında oluyor, onlara gereken her türlü desteği sağlıyoruz.”
REKLAM
Psikososyal destek hizmetlerine de değinen Bakan Göktaş, “Bazı milletvekillerimizin önemsizleştirerek bahsettiği psikososyal destek hizmetlerimiz, başta çocuklar olmak üzere, yaşananlardan olumsuz etkilenen herkesin üzerinde öyle bir etkisi var ki. Bu çocuklar, bu kadınlar hepimizin çocuğu, hepimizin kardeşi.” dedi.
Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’a ilişkin sorulara da yanıt veren Bakan Göktaş, dava sürecinin devam ettiğini, mahkemede onun hakkını arayanın kendileri (Bakanlık) olduğunu, avukatlarının savunmasının herkes tarafından takdir gördüğünü aktardı.
“ŞİDDETE SIFIR TOLERANS İLKESİYLE HAREKET EDİYORUZ”
Şiddetle mücadele, ŞÖNİM ve kadın konukevlerine de değinen Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda eleştiriler sunan milletvekilleri olduğunu anımsattı.
Kadına yönelik şiddeti, açık bir insan hakkı ihlali olarak gördüklerini belirten Göktaş, “Tekrar vurgulamak istiyorum. Tek bir vaka bile bizim için çok fazladır. Şiddete sıfır tolerans ilkesiyle hareket ediyor, bu ilkeden asla taviz vermeden mücadelemizi sürdürüyoruz. Bugün küresel bir sorun olan şiddet karşısında gerek hukuki gerekse politika düzeyinde etkili bir mekanizmaya sahibiz. Çok yönlü bir sorun olan kadına yönelik şiddeti sona erdirmek için tüm bakanlıklarımızla, kurumlarımızla, STK’lerimizle bu konuda topyekun bir seferberlik anlayışla hareket ediyoruz. Toplumun tüm kesimlerini topyekun mücadelemize dahil ediyoruz. Şiddeti kökünden nasıl kazıyacağız diye sordunuz? Şiddeti siz, biz, hep birlikte, el ele vererek kazıyacağız. Bu konuda kurumsal kapasitemizi her geçen gün daha da güçlendiriyoruz.” ifadesini kullandı.
REKLAM
Bakanlığının ŞÖNİM açmadığı yönündeki eleştirilere de yanıt veren Bakan Göktaş, bu yıl İstanbul ve İzmir’de toplam 2 ŞÖNİM açtıklarını, Türkiye’nin dört bir yanında 84 ŞÖNİM ile hizmet verdiklerini söyledi.
Kadın konukevlerinin sayısının artmaması yönündeki eleştirilere ise Bakan Göktaş, “Şu an halihazırda, Şanlıurfa, Diyarbakır, Hatay, Adıyaman, İstanbul ve Kocaeli’de kadın konukevi açmak için çalışmalarımız devam ediyor. Şunu ayrıca belirtmek isterim ki bugün konukevlerimizin mevcut doluluk oranı yüzde 70. Temennimiz odur ki, şiddet sona ersin, kadınlar, konukevlerine ihtiyaç duymasın. Ayrıca 418 Sosyal Hizmet Merkezi ve 309 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ile koruyucu ve önleyici hizmetler sunuyoruz. Bazı milletvekillerimiz, kadın konukevinden ‘sığınak’ olarak bahsetti. Geçen sene de benzer bir ifade kullanılmıştı. Biz, bu ifadeyi, kadınları incitmemek adına kullanmaktan imtina ediyoruz. Biz kadınları misafirimiz olarak görüyoruz. Bu bağlamda, kadın konukevlerinde, misafir ettiğimiz şiddet mağduru kadınları, hak ettiği şekilde misafir ediyor, şiddetten koruyor, psikososyal yönden destekliyor ve güçlendiriyoruz.” yanıtını verdi.
REKLAMKADIN KONUKEVLERİNDE KADINLARIN OY KULLANAMADIĞI İDDİASI
Kadınların, kadın konukevinde oy kullanamadıklarını iddiasının doğru olmadığını söyleyen Göktaş, hakkında gizlilik kararı bulunan kadınların ŞÖNİM adresinin bulunduğu yerde, gizlilik kararı olmayan kadınların ise ikamet adreslerinin olduğu yerde oylarını kullanabildiklerini anlattı.
Göktaş, ayrıca konukevlerinde kalan kadınların oy vermeleri sırasında alınması gereken güvenlik tedbirlerini de İçişleri Bakanlığı ile işbirliği içerisinde yürüttüklerini ifade etti.
Ayrıca, şahsi olarak kendisinden vakalara ilişkin bilgi talep eden hiçbir milletvekilini, (çocuk istismarcıları hariç) geri çevirmediğini aktaran Göktaş, şöyle konuştu:
“Bu ülkede yıllarca yalnızca başörtüsü yüzünden kazandıkları üniversiteye gidemeyen genç kızlarımız oldu. Çalışamayan, mesleklerini icra edemeyen kadınlar oldu. Kadını evlere hapsettiniz diyorsunuz, yıllarca kılık kıyafetinden dolayı istihdamdan sizler uzaklaştırmadınız mı? Çok yakın bir geçmişten bahsettiğimi de hatırlatmak isterim. Yıllardır kadına yönelik şiddetle mücadelemizi İstanbul Sözleşmesi üzerinden dar bir çerçeveye hapsetmeye çalışan bir yaklaşım görüyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi biz en geniş çerçevede bir insan hakları mücadelesi olarak görüyoruz. Ülkemiz bu mücadeleyi pek çok ülkeden, uluslararası sözleşmeden çok daha önce başlamış, güçlü ve başarılı bir şekilde sürdürmüştür, sürdürmeye de devam ediyor. Bu anlamda kadına yönelik şiddetle mücadelemiz tek bir sözleşme ile başlamadığı gibi onun olmaması durumunda da kesintiye uğraması gibi bir durum söz konusu dahi değildir. Kadına yönelik şiddetle mücadelemizin somut araçları, 6284 sayılı Kanun başta olmak üzere hukukumuza derç ettiğimiz mevzuat ve ihtisaslaşmış kurumsal mekanizmalarımızdır.”
REKLAM“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇIKMANIN ŞİDDETİ ARTIRDIĞINI İDDİA ETMEK ART NİYETLİ BİR YORUMDUR”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelede dünyada “eşi benzeri az bulunan hukuki düzenlemeye” sahip olduklarını belirterek, 2007 yılından bu yana uyguladıkları, Ulusal Eylem Planlarıyla yasal düzenlemeleri her geçen gün kadına yönelik şiddetle mücadeleye daha duyarlı hale getirdiklerini söyledi.
Bakan Göktaş, “(İstanbul Sözleşmesi) Geri çekilme kararı hiçbir şekilde ülkemizin ‘kadınların korunmasından ve şiddetle mücadeleden taviz verdiği’ anlamına asla gelmemekte. Bu iddia herhangi bir bilimsel veriye dayanmadığı gibi İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmanın şiddeti arttırdığını iddia etmek art niyetli bir yorumdur. Şunun altını özellikle çizmek isterim ki kullanılan söylemler, eleştiriler, hatta asılsız ve yakışıksız ithamlar şiddetle mücadelemize hiçbir katkı sunmamakta. Bu meselelerde lütfen siyaset yapmayı bir kenara bırakıp, yapılanları görerek birlikte çalışmaya devam edelim.” değerlendirmesinde bulundu.
STK’ler ile yürütülen kapsamlı istişare çalışmalarının olduğuna işaret eden Bakan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:
“Nitekim, bu yıl içerisinde kadınlara yönelik çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşları ile de birçok toplantı, görüşme gerçekleştirdik. Bu görüşmelere hiçbir ayrım yapmadan tüm STK’leri davet ettik. Tüm STK’lerden gelen görüşme taleplerine, kimden gelirse gelsin, karşılık verdik. Biz her türlü görüşü dinliyoruz, dinlemeye de devam edeceğiz. Hepimizin derdi bir, hepimizin amacı, ayrışmadan, şiddetle mücadele etmek. Bu istişareleri kadınların güçlenmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele edilmesi noktasında çok kıymetli buluyoruz.”
REKLAM“KADINLAR İÇİN BÜTÇEMİZDE AYRILAN TOPLAM TUTAR 206 MİLYAR LİRA”
Kadını güçlü kılacak her somut adımın Türkiye’nin güçlenmesi demek olduğunu ifade eden Göktaş, “Kadının güçlenmesine ayrılan payın azlığından bahsettiniz. Kadının güçlenmesinden SED ödemelerine, doğum yardımlarından kadın girişimcilik projelerine kadar 2025 yılında kadınlar için bütçemizde ayrılan toplam tutar 206 milyar liradır. Bakanlığımızın bütçesinden yüzde 50,6’sını, yani yarısından fazlasını kadınlar için ayırdığımızı özellikle ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.
Bir milletvekilinin eylem planını “sanal” olmakla suçladığını aktaran Göktaş, “Bu ithamı asla kabul etmiyorum. Sizin sanal olarak değersizleştirdiğiniz belgeler pek çok politikalarımızın dayanağını teşkil ediyor. Ortak akılla, istişareyle ortaya konulan bu belgeler bizim için yol haritasıdır. Zira, bu belgelerin hazırlık sürecinde STK’lerin, üniversitelerimizin, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın desteklerini de alıyoruz. Bu itham onlara da haksızlık olur. Dolayısıyla ‘sanal’ diyerek itibarsızlaştırmanıza müsaade edemeyeceğim.” ifadelerini kullandı.
Stratejik hedeflere ulaşmak için yıllardır hazırlayıp uyguladıkları eylem planları olduğuna işaret eden Göktaş, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı’nın 2021-2025 döneminde 4’üncüsünü uyguladıklarını, 2026-2030 dönemi için, 5’incisinin hazırlıklarına başladıklarını söyledi.
REKLAM
Bazı milletvekillerinden “çalışmaya yeni mi başladınız?” tepkisi aldığını aktaran Göktaş, “El insaf. Bir vekilimiz kadınların dijital okuryazarlık düzeylerinin arttırılmasının onları güçlendirmede önemli olduğundan bahsetmişti bence çok haklı. Kadınların dijital, finans, sağlık başta olmak üzere pek çok alanda becerilerini geliştirmeye yönelik eğitim programları yürütüyoruz. Kadının güçlendirilmesi ile ilgili her türlü işbirliğine açık olduğumuzu bir kez daha vurgulamak istiyorum.” şeklinde konuştu.
“BİZE ULAŞABİLİRSİNİZ, BİZLERE MESELELERİ AKTARABİLİRSİNİZ”
Göktaş, muhalefet sıralarından da dahil olmak üzere pek çok vekille zaman zaman bir araya geldiklerini belirterek, “Bizim kapımız herkese açıktır. Bir derdiniz olsa bize ulaşamama gibi bir şey söz konusu değil. Bize ulaşabilirsiniz, bizlere meseleleri aktarabilirsiniz. Elimizden geldiğince ortak akılla bu konularda çözüm bulmak isteriz. ” dedi.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede sadece dizilerin ele alınmaması gerektiğine dair bir milletvekilinin yorumu olduğunu aktaran Göktaş, şöyle devam etti:
“Ne yazık ki medya, kadını yücelten ve haklarını koruyan bir bakış açısı sunmak yerine kadınları basmakalıp rollerle sınırlandırıyor, kadın bedenini metalaştırıyor ve sömürüyor. Bu yanlış temsil, toplumdaki ayrımcılığı derinleştirirken kadına yönelik şiddeti de görünmez kılıyor ve dahası normalleştiriyor. Şiddeti normalleştiren her yayın ise aslında şiddetin bir ortağına dönüşüyor. Haber dili, gündüz kuşağı programları, diziler ve filmler aracılığıyla yayılan bu mesajlar, toplumsal algıyı olumsuz etkileyerek kadınların saygınlığını zedeliyor. Bu nedenle medyanın, kadınların haklarını savunan ve fırsat eşitliğini güçlendiren bir perspektife evrilmesi hayati önem taşımaktadır. Medyanın sorumlu, duyarlı ve dikkatli olması, şiddetle mücadelemizin gücünü artıracaktır. Bu alanda atacağımız her adımın, medyada kadın temsili üzerine gerçekleştireceğimiz dönüşüm ile toplumda çok kıymetli yansımaları olacağına inanıyoruz. RTÜK başta olmak üzere, tüm ilgili paydaşlarla bu yöndeki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.”
REKLAM“BUGÜNE KADAR TEK BİR ÇOCUĞUN DAHİ SUİSTİMAL EDİLMESİNE ASLA MÜSAMAHA GÖSTERMEDİK”
Bakan Göktaş, milletvekillerinin özellikle kadınlar ve çocukların konu olduğu vakalarla ilgili sorularına yazılı cevap vereceğini söyledi.
Her şeyden önce çocukların haklarından ve özgürlüklerinden sorumlu bir bakan olarak, çocukların mahremiyetini korumanın en öncelikli vazifesi olduğunu vurgulayan Göktaş, “Çocuklarımız söz konusu olduğunda attığımız her adımı, hayata geçirdiğimiz her projeyi, yürüttüğümüz her politikayı çocuğun üstün yararı ilkesini gözeterek gerçekleştiriyoruz. Bu anlamda, isimleri zikretmenin, vakalardan bahsetmenin, çocukların haklarını suiistimal etmek olduğuna inanıyoruz. Bugüne kadar tek bir çocuğun dahi suistimal edilmesine asla müsamaha göstermedik, göstermeyeceğiz. Biz, çocuklarımızın geleceğini etkileyecek herhangi bir bilginin, ileriki yaşlarında karşısına çıkmasını istemiyoruz. Çocuklarımızın temel haklarından biri olan unutulma hakkına riayet ediyoruz. Ve herkesi bu hakka riayet etmeye davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
REKLAM
Göktaş, çocukların haklarını korumak, geleceğini güvence altına almak ve onları her türlü siyasi manipülasyondan uzak tutmanın herkesin görevi olduğunu vurguladı.
Bakanlığa emanet edilen çocukların her birinin farklı bir öyküsü olduğunu, çeşitli zorluklarla karşılaşmış, türlü travmalar yaşamış çocuklara devletin bir asrı aşkın süredir sahip çıktığını ifade eden Göktaş, şöyle konuştu:
“Bakanlık olarak, çocuklarımızla ilgili yaşanan her hadisenin sonuna kadar takipçisi olduğumuzu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Gerekli tüm soruşturmaların açılması ve gereğinin yapılması konusunda da asla taviz vermeyeceğimizin altını çiziyorum. Her zaman söyledim, yine söylüyorum. Kadınlar ve çocuklarla ilgili her türlü konu, siyaset üstü bir meseledir. Türkiye Cumhuriyetinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı olarak hiçbir çocuğumuzu, hiçbir kurumumuzu kimsenin siyasi emellerine alet ettirmem. Buna teşebbüs edenlere asla ve asla müsamaha göstermem. Hele hele kurumda olması gereken iki çocuğumuzu alıkoyarak, çocuklarımızın yaşadıkları olumsuzlukları ve duyguları yok sayarak sosyal medya hesaplarından ifşa edenleri kesinlikle muhatap almam. Tüm milletvekillerimizden istirhamımdır. Lütfen, özellikle çocuklarımızla ilgili herhangi bir vaka elinize ulaştığında bana hemen ulaştırın. Çocuklarımızın iyiliğini gözeterek, gerekli adımı beraber atalım. Bu çocuklar, sizin, bizim, hepimizin çocukları. Çocuklarımızın menfaatleri doğrultusunda her şey başımızın üzerindedir. Bize uzatılan her ele biz kucak açarız. Yeter ki samimi olsun. Şu zamana kadar hangi siyasi görüşten olursa olsun, bizden görüşme talep eden tüm milletvekillerimizle görüştük, sorunlara çözümler bulduk. Ben her birine bu vesileyle tek tek teşekkür ediyorum. Bu hassasiyetin devam etmesini diliyorum.”
REKLAM
“DENETİMSİZ OLMASI AİLELER VE ÇOCUKLAR İÇİN
BÜYÜK BİR RİSKTİR”
Bakan Göktaş, kreşler konusunda milletvekillerinin görüşlerini ifade ettiğini belirterek, “Bu konuyu yanlış bir zeminde tartışırsak, en fazla çocuklarımıza ve ailelerine haksızlık etmiş oluruz. Hangi yaş grubu olursa olsun, hangi adla açılmış olursa olsun, içerisinde çocuklarımıza bakım ve eğitim veren her kuruluşun standartlarının, fiziki koşullarının ve müfredatının yasal düzlemde uygunluğunun denetlenmesi gerekiyor.” dedi.
Ailelerin, annelerin, kadınların ve çocukların lehine olan herhangi bir şeye karşı olmadıklarına işaret eden Göktaş, şunları kaydetti:
“Belediyelerin ve özel sektörün, belirlediğimiz çerçevede hareket etmek kaydıyla, bu tür kuruluşların yaygınlaştırmasını da elbette isteriz. Hatta sadece kreşler değil kadın konukevlerinin açılması konusunda da yerel yönetimlerin ellerini taşın altına koymalarını bekliyoruz. Aksine kapatmalarını değil. Ancak, maalesef şu anda sahada belediyeler tarafından ruhsat verilen oyun evi adı altında, kreş adı altında, anaokulu işi yapan kuruluşlar olduğuna dair Milli Eğitim Bakanlığımız bir yazı yazmış. Tamamen anaokulu işlemi yapan farklı isimler adı altındaki kurumlardan bahsediyoruz. Bu konuyu siyaset üstü tartışmamız lazım. Çünkü bu yazı bütün belediyelere gitti. Bütün belediyelere bakanlıktan giden bir yazıdan bahsediyoruz. Dolayısıyla buna bir pencereden bakmak hakikaten olayı farklı boyuta taşımaya çalışmak. Bu konuda bir çözüm üretmemiz gerekiyorsa bunu da yasal düzenlemeler çerçevesinde yapmak en tabiidir. Denetimsiz olması aileler ve çocuklar için büyük bir risktir. Tüm paydaşlarımızdan bu konuda aynı hassasiyeti bekliyoruz. Bakanlık olarak, yasal çerçevede ve denetim mekanizması altında yürütülecek her türlü faaliyetin destekçisi olacağımızı özellikle belirtmek istiyorum.”
REKLAM“ÇOCUĞA VE AİLEYE YÖNELİK PSİKOSOSYAL VE DANIŞMANLIK TEDBİRLERİ UYGULUYORUZ”
Göktaş, çocuk istismarı iddialarıyla ilgili herhangi bilgi veya ihbar kendilerine ulaştığı an hiç vakit kaybetmeden, hemen müdahalede bulunduklarını söyledi.
Koruyucu ve önleyici hizmetlerle, ikincil örselenmeyi önleyen bir müdahale ve rehabilitasyon süreci yürüttüklerine işaret eden Göktaş, “Çocuk istismarı ile ilgili herhangi bir ihbar alır almaz, sosyal incelemelerimizi gerçekleştirdikten sonra çocuklara yönelik eğitim, sağlık, bakım ve barınma gibi gerekli tedbirleri alıyoruz. Ailesi yanında desteklenebileceğine kanaat getirilen çocuklar için mahkeme tarafından alınan tedbirler çerçevesinde çocuğa ve aileye yönelik psikososyal ve danışmanlık tedbirleri uyguluyoruz.” şeklinde konuştu.
İhtisaslaştırdığımız çocuk evleri sitelerinde, mağduriyeti sebebiyle bakım tedbiri kararı verilen çocukların ihtiyaçlarına özgü hizmetler sunduklarına işaret eden Göktaş, bu kapsamda 81 ilde uzman müdahale ekibi kurduklarını, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Çocuk İzlem Merkezlerinde meslek personellerini görevlendirdiklerini dile getirdi.
REKLAM
Çocukların ifadelerinin Çocuk İzlem Merkezlerinde ya da Adli Görüşme Odalarında alındığını bildiren Göktaş, “Bu arada bir konuya daha açıklık getirmek isterim. Herhangi bir çocuğumuzun, herhangi bir duruşmada sanık ile yüz yüze gelmesi mümkün değil. Bakanlık olarak müdahil olduğumuz davalarda çocuklarımızın iyilik hallerinin korunmasına çok önem veriyoruz. İçinde yer aldığımız tüm hukuki süreçlerde çocukların üstün yararını gözeterek gerektiğinde süreçlere müdahale ediyoruz. Bu konuda da çocuklarımızı koruyucu düzenlemeler gerçekleştirildi. Böyle bir durum ile karşılaşmamız artık mümkün değil.” dedi.
“ÇOCUKLARIMIZI EĞİTİME KAZANDIRMAYI ÖNCELİĞİMİZ HALİNE GETİRDİK”
Bakan Göktaş, bazı vekillerin “Çocukların suça sürüklenmesi ile ilgili yeterli önlemler almıyorsunuz” dediğine işaret ederek, “Ülkemizin neresinde olursa olsun, risk altında olan bir çocuğu tespit ettiğimiz an gerekli müdahaleleri hiç zaman kaybetmeden yerine getiriyoruz. ‘Çocuklar Güvende’ ekiplerimizle, milletvekillerimizin dile getirdiği gibi sokakta çalıştırılan veya dilendirilen herhangi bir çocuk tespit ettiğimiz anda, çocuklara ve ailelere uygun hizmet modellerimizi devreye sokuyoruz. Bu kapsamda, çocuklarımızı eğitime kazandırmayı önceliğimiz haline getirdik.” şeklinde konuştu.
Çocuk, örgün eğitim çağını tamamlamışsa meslek edindirme programlarıyla geleceğe sağlam adımlarla ilerlemesini sağladıklarını aktaran Göktaş, bu süreçte sadece çocuklarla değil aileleriyle de yan yana yürüdüklerini, programın başladığı 2017’den bugüne yaklaşık 51 bin çocuğa ulaştıklarını söyledi.
REKLAM
Anka Çocuk Destek Programı ile suça sürüklenen çocuklara ulaştıklarını dile getiren Göktaş, sosyal risk haritalarının çocukları bu tarz risklere karşı korumak için önemli bir çalışma olduğunu vurguladı.
Çocukların üstün yararı ilkesi doğrultusunda Bakanlık olarak sivil toplum kuruluşlarıyla güçlü işbirlikleri geliştirdiklerini, bu işbirliklerini ideolojik kalıplara sokmanın çocukların geleceğine zarar vermekten başka bir şey olmayacağını vurgulayan Göktaş, “Önceliğimiz her şeyden önce çocuklarımızın üstün yararını gözetmektir. Bu üstün yararın içerisinde de onların her konuda desteklenmesi yer almaktadır. Herkesin bu mücadelede bir sorumluluğu var bu sorumluluğu ideolojik önyargılarla çekişmelere feda etmemeliyiz.” diye konuştu.
“İzmir Selçuk’ta gerçekleşen elim olay hepimizin yüreğini yaktı.” diyen Göktaş, şöyle devam etti:
“Bunu sadece bir Bakan olarak değil bir anne olarak da söylüyorum. Bakanlık personeli 18 kere sadece bu sene gitmiş. Anne ile evlatları arasındaki yakın bağı görmüş. Anneyi ziyaret ettiğinde anne personelimizin bizzat ismini biliyordu ve çocuklarımızı düşünerek sadece hareket edildi. Burada yüreği dağlanan bir anneden bahsediyoruz. Çocuğu anneden koparmak sorumluluktur. Bu tür kararları vermek çok zor. (Personel) Anneyle ve evlatları arasındaki yakın bağı görmüş ve annenin girişimlerini görmüş. Annenin ve anneannenin dilekçeleri var. Ancak ben yine de nerede sorumluluğumuz var onu araştırmak için Bakanlık olarak gereken tüm soruşturmaları da başlattığımı ifade etmek istiyorum. Her nerede bir ihmal varsa, gereğini yerine getireceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın.”
REKLAM“AİLE BİZİM KUTSALIMIZDIR”
Göktaş, bazı milletvekillerinin kadını ve aileyi birbirine rakipmiş gibi gösteren, birbiri karşısına konumlandıran görüşlerde bulunduğunu söyledi.
Kadın ve ailenin toplumun en değerli iki yapı taşı olduğunun altını çizen Göktaş, bazı çevrelerin aileyi koruma ve güçlendirmeyi kadınların haklarını savunmaya yönelik bir tehdit olarak algıladığını, oysa bunun büyük bir yanılgı olduğunu ifade etti.
Bazı milletvekillerinin “kutsal aile” diyerek aileyi küçümseyen bir tavır sergilediğini aktaran Göktaş, “Evet, aile bizim kutsalımızdır ama bizim buna güçlü ve sağlıklı aileler penceresinden baktığımızı özellikle vurgulamak istiyorum.” dedi.
Ekonomik ve sosyal haklardan mahrum bırakılan, şiddet gören bir kadının olduğu ailenin zaten sağlıklı bir yapı oluşturamayacağını, adaletin, saygının ve sevginin olmadığı bir ailede kadın haklarından da söz edilemeyeceğini, ailenin sadece bireyleri bir arada tutan bir yapı değil toplumu ayakta tutan, geleceği inşa eden en temel kurum olduğunu belirten Göktaş, sağlam temeller üzerine kurulu bir aile yapısının sadece bugünün değil yarının da garantisi olduğunu, bu nedenle aileyi korumanın bir tercihten öte toplumsal varoluşun da teminatı olduğunu ifade etti.
Bakan Göktaş, salondaki milletvekillerine yönelik, “Sizlerden istirhamım, bu ülkenin en hassas konularını, çocuklarımızla, kadınlarla ilgili konuları siyasi malzeme haline getirmeyelim. Siyaset üstü bir düzlemde birlikte çalışalım. Önerilerinizi ve eleştirilerinizi iletmek isteyen milletvekillerimize kapılar sonuna kadar açıktır. Yeter ki ailelerimiz mutlu, çocuklarımız müreffeh, kadınlar güçlü, engelli ve yaşlılarımız huzurlu olsun.” ifadelerini kullandı.
Göktaş’ın konuşmasının ardından, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2025 yılı bütçesi kabul edildi.
*Haberin fotoğrafı İHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Hayat boşluk kaldırmaz, tarih zafiyet kabul etmez. Sistemini konsolide etmeye çalışan kırılgan bir devletin zorlu sınavlardan kazasız belasız çıkması hiç kolay değildir. Türkiye’de çok şükür siyasi istikrar Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile taçlanmıştır. Sistem sorunu çözülmüştür. Türkiye’nin olağandışı gelişmelere karşı bütün senaryoları kurarak baraj kurması hazırlık yapması sadece bir güvenlik meselesi değil var oluş meselesi olmuştur. Etrafımız ateş çemberi durum çok ciddi ve kritiktir. Nükleer savaş sistemin çöküş alarmıdır.
REKLAM“3.DÜNYA SAVAŞI GÜN IŞIĞINA TAŞINDI”
Askeri ve siyasi basınçtaki yükseliş patlama noktasına kadar dayanmıştır. Nükleer füzeler rampalarda bekliyor. Ülkeler arası gerilim en üst düzeye tırmanmıştır. Küresel sistem mimarisi her yanından hasar almıştır. Genişleyen çatışma ve huzursuzluk sarmalı dünyayı kasıp kavuruyor. Küresel düzeyde çatışma alanları son yıllarda yüzde 65 oranında arttı. 27 ülkede risk düzeyi yüksektir. Türkiye her türlü savaş senaryosuna karşı hazırlıklı olmalıdır. Dünyanın tamamı korku tünelindedir. Savaşın kazananı olamaz. İnsanlığın yeni bir yıkımı kaldırması nükleer silah resti düşünüldüğünde mümkün değildir. Putin’in savaşın küresel boyun kazandığı söylemi 3.dünya savaşı söylemini gün ışığına taşımıştır.
“BİZİM POLİTİKAMIZ BARIŞTAN YANADIR”
Türkiye’nin iki taraf arasında kalması ya da savaşa zorlanması tehlikelere yol açabilecektir. Bizim politikamız barıştan yanadır. Türkiye’nin çevresi silahlarla, füzeyle ve yeni nesil savaşlarla kuşatılmaktadır. Biliniz ki herkesin gözü üstümüzdedir. Türkiye Cumhuriyeti dünyanın kemer taşıdır.
“BIDEN DERHAL GÖREVDEN ALINMALI”
Biden’ın akli melekeleri bitmiştir. Aldığı veya alacağı her karar sakat ve mahsurludur. Biden derhal görevden azledilmelidir.
“CANİYAHU KÖŞEYE SIKIŞMIŞTIR”
Geçtiğimiz haftanın en umut verici gelişmesi Caniyahu hakkındaki tutuklama kararıdır. Caniyahu köşeye sıkışmıştır. İsrail yönetimi dökülen kanın hesabını verecektir. Çember daralmış vakit yaklaşmış ve akıbet netleşmiştir. Caniyahu ve savunma bakanı azılı suçludur. Bunları destekleyen ülkeler de o suça ortaktır. Soykırım suçlularından hesap sorulması sabır ve zaman meselesi haline gelmiştir. Netanyahu ve yönetimi işledikleri savaş suçundan dolayı Lahey Adalet Divanı’ndan yargılanmalıdır.
“MHP DÜŞMANLARINI TEK TEK NOT ALIYORUZ”
Televizyon ekranlarına yuvalanan özel görevli MHP düşmanlarını, ne dedikleri, neyi teklif ettikleri, nasıl bir yöntem ve reçete sundukları belli olmayan cahil ve küstah yorumcu müsveddelerini, bilhassa Halk TV başta olmak üzere MHP’ye saldırı ortamı açan, taltif ve teşvik eden medya organlarını ve medya patronlarını tek tek not aldığımızı, yeri ve zamanı gelince de burunlarından fitil fitil getireceğimizi, kalabalıkta yapılan itibar suikastlarının tenhada özrünün kabul edilmeyeceğini muhataplarına duyurmak istiyorum. Akılsız, ahlaksız ve asılsız konuşanların, sahibinin sesini aktaranların, bu sinsi tertibe çanak tutanların, sponsor olanların, maaş bağlayanların alınlarını karışlar, kirli yakalarına da yapışırız.
“İMRALI İLE DEM’İN GÖRÜŞMESİ GECİKMEMELİ”
Konuşarak uçurumların iki yakası kapatılır. Sahte davranışların çölünde zorlukla çiçek veren kaktüs arayışında değiliz. Türkiye’nin yeni bir Fetret Devri yaşamasına müsaade edemeyiz. Geleceğimizi tesadüflere havale edemeyiz.
Güvencemiz kardeşliğimizdir. Milletimizin arasına ayrımcılık tohumları ekmeyi kendine görev edinen ne kadar bölücü ve terörist varsa bunun bedelini misliyle ödemeye mahkumdur. Terörsüz bir Türkiye huzurlu müreffeh bir Türkiye demektir. Kürdü Türk’ten ayırmak insanlığı güneş sisteminden ayırmak kadar imkansız bir şeydir. MHP her sözünün arkasındadır. 22 Ekim’deki grup toplantımızda ne demişsek hala arkasındayız. İmralı ile DEM grubu arasında irtibatın gerçekleşmesini bekliyoruz. İmralı ile DEM’in görüşmesi gecikmemelidir.
“KUCAKLAYICI SİYASET HEDEFİMİZDİR”
Kürt kardeşlerimizin terörle ve terör örgütü ile hiçbir ilişkisi yoktur, olamaz. Silah seçenek değil kucaklayıcı siyaset hedefimizdir. El ele verip terörü gündemimizden çıkarmalıyız.
KILIÇDAROĞLU’NA TEPKİ
CHP iflah olmaz derecede çarpık ve hastalıklıdır. Etnik ve mezhep problemlerine teşne olan bugünkü CHP’dir. Mahkemeye giderler kendilerini müdafaa yerine iftiralarla ve kamera önünde şov yaparlar.
AHMET TÜRK İLE GÖRÜŞME AÇIKLAMASI
Güneydoğu’da değerli bir şahsiyet, ağalık vasfına sahip bir insan. Görüşme talebi bize intikal etmedi ama görüşme arzusu taşırlarsa her zaman görüşebiliriz. Ağalığın bazı önemli vasıfları vardır. Ağalığın kapısı açık olur, aşı da bol olur. Onun için birileri ziyaret ettiğinde 42 davar kesmesinin sebebi de sofranın bol olmasındandır.”
Türk’ten Bahçeli ile görüşme açıklaması
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sazlık alanda bilinmeyen nedenle çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede yayıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerin yaklaşık 3 saatlik çalışması sonucu yangın kontrol altına alındı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber yapımı, sadece bir olayın aktarılmasıyla sınırlı değildir. Doğru, tarafsız ve etik kurallar çerçevesinde hazırlanmış bir haber, bilgi kirliliğini önler ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlar.
Haber yapımı, dikkatli bir planlama ve analiz sürecini gerektirir. Aşağıdaki adımlar, haber yapım sürecinin temel bileşenlerini oluşturur:
Türkiye'de ve dünyada haber sistemi, farklı medya kuruluşları ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda şekillenmiştir. Dijitalleşmenin hızlanmasıyla haber akışı daha dinamik bir hale gelirken, medya organlarının sorumluluğu da artmıştır.
Türkiye'de haber sistemi, ulusal ve yerel medya kuruluşlarının bir araya geldiği geniş bir ağdan oluşur. Yazılı basın, televizyon kanalları ve dijital medya platformları, toplumu bilgilendirmek için en çok kullanılan araçlardır. Türkiye’deki haber sisteminde dikkate alınan temel unsurlar şunlardır:
Küresel ölçekte haber sistemi, teknolojik yenilikler ve uluslararası iş birlikleriyle geniş bir ağa yayılmıştır. Dünyanın önde gelen haber ajansları, olayların doğru ve hızlı bir şekilde aktarılmasında büyük rol oynar.
A TÜRKİYE, yenilikçi bir haber anlayışıyla dikkat çeken medya kuruluşlarından biridir. Tarafsız habercilik ilkesiyle hareket eden ekip, doğru ve güvenilir bilgileri kamuoyuyla paylaşmayı hedefler.
A TÜRKİYE, sadece habercilikte değil, okuyucularına sunduğu analizler ve özgün içeriklerle de fark yaratmaktadır. Bu yaklaşım, medya sektöründe etik kurallar çerçevesinde topluma katkı sunmayı hedefleyen tüm kuruluşlara ilham vermektedir.
Haberin doğru, hızlı ve etkili bir şekilde aktarılması, medya kuruluşlarının profesyonel çalışmaları sayesinde mümkün olmaktadır. A TÜRKİYE gibi ekipler, bu misyonu başarıyla yerine getiren örneklerden biri olarak öne çıkmaktadır.
]]>Netanyahu, Yüksek Mahkeme’nin olası bir görevden alma kararına dahi uyum göstermeyeceğini ifade etti. “Ben-Gvir’i görevden almayacağım,” diyen Netanyahu, hem yargıya karşı açık bir meydan okuma sergiliyor hem de koalisyon ortağı aşırı sağcı gruplarla bağlarını korumaya çalışıyor.
REKLAM
Gazze İşgali ve Koalisyondaki Derin Çatlaklar
Netanyahu’nun Gazze’ye yönelik işgal politikaları, hükümet içindeki çatışmaları daha da derinleştiriyor. Aşırı sağcı ortaklarının taleplerini yerine getiren Netanyahu, işgal stratejisine karşı çıkan ılımlı bakanların tepkisiyle karşı karşıya. Özellikle Savunma Bakanı Yoav Gallant ve merkez sağcı isimler, Gazze işgalinin uluslararası baskıları artıracağını ve İsrail’in güvenliğini tehlikeye atacağını savunuyor.
Daha önce Netanyahu’ya karşı çıkan Gallant’ın görevden alınma girişimi, hükümetin kırılganlığını ortaya koymuştu. Ancak Netanyahu’nun, bu kez Ben-Gvir gibi figürlere verdiği ödünler, koalisyonun ılımlı kanadını iyice dışlıyor. Gazze’deki insani felaketler ve artan küresel tepkiler, Netanyahu liderliğini sorgulayan sesleri yükseltiyor.
Anayasal Krizin Eşiğinde
REKLAM
Ben-Gvir’in görevden alınması meselesi, İsrail’de hükümetin yargıya karşı direnişinin ne kadar ileri gidebileceğini gözler önüne seriyor. Eğer Yüksek Mahkeme, Netanyahu’ya Ben-Gvir’i görevden alma emri verirse ve Netanyahu bu kararı uygulamazsa, İsrail anayasal bir krizle karşı karşıya kalabilir. Böyle bir durumda, devlet kurumlarının Ben-Gvir’in emirlerini uygulayıp uygulamayacağı belirsizliğe sürüklenebilir ve ülke içindeki kaos derinleşebilir.
Gazze İşgali Hükümeti Sarsıyor
Gazze işgalinin uluslararası yankıları, Netanyahu’nun koalisyonunu içeriden çökertiyor. Aşırı sağcı Ben-Gvir’i desteklemekte ısrar eden Netanyahu, aynı zamanda işgal politikalarını savunarak ılımlı bakanların desteğini kaybediyor. İsrail’in Gazze’ye yönelik işgali, sadece bölgedeki insani krizi derinleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda hükümetin iç dengelerini de tehdit ediyor.
Netanyahu’nun İkilemi
Netanyahu, bir yanda Ben-Gvir’i görevde tutarak koalisyon ortaklarını memnun etmeye çalışırken, diğer yanda Gazze işgali nedeniyle hükümetin ılımlı kanadını karşısına alıyor. Bu ikilem, İsrail siyasetinde sadece iç çatışmalara yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda yargı ile yürütme arasındaki sınırları da sorgulatıyor. Netanyahu’nun hem iç hem de dış politikada verdiği ödünler, İsrail’i anayasal kaosa ve siyasi çöküşe doğru sürüklüyor.
Haberin görseli İHA taraından servis edilmiştir
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saldırıların ardından Aksa Şehitleri Hastanesine 47 Filistinlinin naaşı ulaştı. İsrail’in saldırılarında çoğu çocuk ve kadın, onlarca kişi de yaralandı.
Yerel kaynakların aktardığına göre, İsrail ordusu, Nusayrat’ta farklı bölgelerden yerinden edilmiş akrabalarını misafir eden birçok evi hedef aldı. İsrail’in evleri bombalamasının ardından yardıma gelenler oldu. İsrail güçleri, bunun ardından bölgeye ikinci kez saldırı düzenledi. Ölenlerin çoğunun bu bölgeden olduğu kaydedildi.
GAZZE’DEKİ AVDE HASTANESİNE 14 CENAZE GETİRİLDİ
Gazze Şeridi’ndeki El-Avde Hastanesi, İsrail ordusunun Nusayrat Mülteci Kampı’nın kuzeyini hedef alan hava saldırıları sonrası hastaneye 14 ölü, 21’i ağır 69 yaralı getirildiğini duyurdu.
Hastane yönetiminden yazılı bir açıklama yapıldı.
Açıklamada İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nı bombalamasının ardından sabah saatlerinden bu yana hastaneye 14 Filistinlinin naaşı ile 21’i ağır olmak üzere 69 yaralı getirildiği kaydedildi.
Görgü tanıkları da İsrail savaş uçaklarının Nusayrat Mülteci Kampı’nın kuzeyine 10’dan fazla hava saldırısı düzenlediğini aktardı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yavaş şunları kaydetti: “Değerli vatandaşlarım, Ankara genelindeki yürüyen merdivenlere ve asansörlere kasıtlı zarar veren kişiler hakkında yasal işlem başlatacağız. Kamuya hizmet eden bu araçları 7/24 gözetliyor ve mağduriyet yaşanmaması için kararlılıkla çalışıyoruz. Kamu malı gelecek nesillere mirasımızdır, hep birlikte sahip çıkacağız.”
Değerli vatandaşlarım,
Ankara genelindeki yürüyen merdivenlere ve asansörlere kasıtlı zarar veren kişiler hakkında yasal işlem başlatacağız. Kamuya hizmet eden bu araçları 7/24 gözetliyor ve mağduriyet yaşanmaması için kararlılıkla çalışıyoruz. Kamu malı gelecek nesillere… pic.twitter.com/Do1B3XiJyD
— Mansur Yavaş (@mansuryavas06) September 29, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD, MISIR VE KATAR’IN YOĞUN DİPLOMASİSİ
ABD, Mısır ve Katar, Gazze’de ateşkes sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılması için yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. ABD Başkanı Joe Biden’ın, bu çerçeveyi Cuma günü kamuoyuna açıklaması bekleniyor. ABD, taraflara ‘anlaşmaya varamazsanız iki hafta içinde masadan çekileceğiz’ uyarısında bulunarak baskıyı artırdı.
REKLAMKRİTİK GÖRÜŞMELER DEVAM EDİYOR: MOSSAD BAŞKANI DOHA’DA
İsrail istihbarat servisi Mossad’ın Başkanı David Barnea, pazartesi günü Katar’ın başkenti Doha’ya giderek görüşmelere katıldı. Görüşmelerin önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. İsrail’in Hamas ve diğer taraflara bu aşamada ne tür güvence vereceği ise belirsizliğini koruyor.
BIDEN’DAN SERT ELEŞTİRİ: NETENYAHU YETERİNCE ÇABA GÖSTERMEDİ
ABD Başkanı Joe Biden, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail ile Hamas arasında bir esir takasını öngören nihai bir öneri sunmaya yakın olduğunu ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bu konuda yeterli çaba göstermediğini ifade etmişti. Bu açıklama, hafta sonu İsrail güçlerinin Gazze’deki bir tünelde altı rehinenin cesedini geri aldığı haberlerinin ardından geldi. Bu esirlerden biri Amerikalı-İsrailli vatandaştı ve serbest bırakılması önerilen anlaşmanın bir parçasıydı.
STRATEJİK HESAPLAR DEĞİŞİYOR
Bu süreç, İsrail’in bölgedeki stratejik duruşunu nasıl değiştireceği konusunda önemli ipuçları veriyor. Philadelphia Koridoru’ndan çekilme kararı, bölgedeki güç dengelerini nasıl etkileyecek? Tüm gözler, bu kritik müzakerelerin sonuçlarına çevrilmiş durumda. Konu ve bölgedeki sıcak gelişmeler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi arasında yapılacak görüşmede masaya yatırılması bekleniyor.

Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>, Binali Yıldırım, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ve Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleşti. Bakan Işıkhan burada yaptığı konuşmada belediyelerin SGK borçlarına vurgu yaparak, “Şimdi diyorlar ya AK Parti’den borçlu belediyeler devraldık diye. Sizlere sormak isterim; peki, bu 885 kat artan borcu, AK Parti’den mi devraldılar? İzmir CHP’ye AK Parti’den mi geçti?” dedi.
AK Parti İzmir İl Danışma Meclisi toplantısı, Narlıdere ilçesinde bulunan bir otelde gerçekleşti. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile İzmir milletvekilleri, eski Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, MKYK üyeleri ve çok sayıda partili katıldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir’i AK Parti’nin kalesi haline getireceklerini söyledi. Saygılı, “23 yıllık devasa bir siyasi hareketiz. İzmir’de de aranmadığını, sorulmadığını söyleyen ve bu yüzden kırgın olduğunu ifade eden kardeşlerimiz vardı. Hepsini tek tek dinledik; gönül köprülerini yeniden kurduk. İzmir’in AK Parti tarihinde gördüğü en kalabalık mitingleri hep birlikte yaptık. Bu kale gibi duruş çok uzak bir gelecekte asla değil, çok yakın bir zamanda İzmir’i de AK Parti’nin kalesi haline getirecek. 14 ve 28 Mayıs Genel Seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İzmir özelinde yakaladığımız başarılar sayesinde teşkilatımızla gurur duyuyoruz. Yerel seçimlerde de Türkiye geneline göre pozisyonumuzu koruduğumuz ve yoğun emek harcadığınız için sizleri ayrıca tebrik ediyoruz. Asla sinik ve geri bir noktayı kabul etmiyoruz. Savunma pozisyonunu reddediyoruz” dedi.
“İzmir CHP’ye AK Parti’den mi geçti?”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, toplantıda yaptığı konuşmada İzmir’deki körfezdeki balık ölümleri ile ilgili yerel yönetime yönelik eleştirilerde bulundu. Işıkhan, “CHP’li belediyelerin, şehirlerimizi ne hale getirdiği ortada. İşte, körfezin hali ortada. Maalesef büyük bir üzüntüyle ifade ediyorum ki körfeze kokudan yaklaşılmıyor. Körfez ölü balıktan geçilmiyor. Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız; balık ölümlerinin sebebinin körfezdeki kirlilikten ve yetersiz oksijenden kaynaklandığını açıkladı. Bütün manzara ortada. Masmavi bir körfez yerine; kahverengi bir körfez ve ölü balıklar. CHP zihniyetinin halk, insan, hizmet, belediyecilik diye bir derdi olmadığına çok kez şahit olmuştuk. Bu durumda da görüyoruz ki; bu zihniyetin, sadece insanların değil hiçbir canlının yaşam alanına saygısı ve tahammülü yok” dedi. Su ürünleri av sezonunun hayırlı geçmesini dileyen Bakan Işıkhan, Ege Denizi’nin en çok balık çeşidini barındıran bölgelerden birisi olduğuna dikkat çekerek “İzmir, bu anlamda büyük bir potansiyele sahip. Ancak CHP zihniyetinin sebep olduğu ihmaller yüzünden gerçek potansiyelini hala ortaya çıkarabilmiş değil. İş bilmezliğin, ilgisizliğin, plansızlığın ve tüm bu ihmaller zincirinin nelere mal olabileceğini hesap etmekten aciz bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Tüm bunların ötesinde; malum belediyeler tarafından halkımıza, şehrimize, ilçelerimize harcanmadığı gün gibi ortada olan kamu bütçelerinin nasıl çarçur edildiği, buna karşılık SGK’ya bu kadar pirim borç yükünün nasıl ortaya çıktığı ise ciddi bir soru işaretidir” dedi.
SGK’ya en borçlu belediye
Sosyal güvenlik sisteminin milli güvenlik meselesi olduğuna değinen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Seçim öncesi ‘Belediyelerin borçlarının sürdürülebilirliği artık kayboluyor. Belediyeler borçlarını ödesin yoksa biz yasal yollarla tahsil etme yoluna gideceğiz’, demiştim. O günden bu yana borçlarını ödemediler. Ödemedikleri gibi, borçlarını daha da şişirdiler. Belediyelerin 96 milyar liralık SGK borcu, seçimden sonraki 2 ayda 120 milyara yükseldi. ve bu belediyelerin neredeyse tamamı CHP belediyeleri. Peki ya CHP’nin kalesi denilen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin SGK borcu ne duruma gelmiş biliyor musunuz? 5 yılda 885 kat artmış. Şimdi diyorlar ya AK Parti’den borçlu belediyeler devraldık diye. Sizlere sormak isterim; peki, bu 885 kat artan borcu, AK Parti’den mi devraldılar? İzmir CHP’ye AK Parti’den mi geçti? Üstelik son birkaç ayda borcu 5,3 milyardan, 7,8 milyara yükselerek SGK’ya en borçlu belediye durumuna geldi. CHP belediyeciliği nasıldır? diye merak ediyorsanız buyurun İzmir’e bakın. İzmir’in CHP’li ilçeleri de büyükşehirin yolundan gidiyor. Borçları hızla artıyor. Buradan onlara da son uyarımı yapmış olayım. Bu borç sarmalından belediyelerin çıkması lazım. İstanbul, Ankara, İzmir gibi; CHP’li belediyelerin çoğu bu durumda. ve iki ayda 96 milyardan 120 milyara çıkan borç, buna müdahale edilmezse 200 milyara da, 300 milyara da çıkacak. Kimse kusura bakmasın, SGK olarak biz borçlarımızı en kısa sürede yasal yollarla tahsil etme yoluna gideceğiz. Çocuklarımızın, emeklilerimizin geleceğini riske atamayız. SGK olarak aktüeryal dengeyi ve sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak zorundayız” açıklamasında bulundu.
İzmir’de sosyal medyada sokak röportajındaki ifadelerinin ardından tutuklanan ve tahliye olduktan sonra 93. İzmir Enternasyonal Fuarı’na CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuğu olarak katılan Dilruba Kayserilioğlu ile ilgili de konuşan Bakan Işıkhan, “Sayın Cumhurbaşkanımıza, AK Parti’ye oy vermiş vatandaşlarımıza, bugün burada tekrarlamaktan imtina edeceğim ağır hakaretleri yapan birini, CHP Genel Başkanı İzmir’de bir programda onur konuğu yaptı. Millete hakaret edenler, CHP’nin onur konuğu oluyor. Hep birlikte, karşı olmamız gereken hakaret ve küfür, ana muhalefet partisi ve yöneticileri tarafından meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Buradan hem hakaret ve küfür etmeyi alışkanlık haline getiren terbiye yoksunlarını hem de bunu meşrulaştıran CHP ve yönetimini kınıyorum” dedi.
“İzmir’in talihini değiştirmek elimizde”
Bakan Işıkhan İzmir ile ilgili yaptığı açıklamasında, “Ne yazık ki; yaklaşık 25 yıldır İzmir’e bir yatırımın, projenin yapılmadığını da üzülerek izliyorum. Ancak İzmir’in bu talihini de değiştirmek Allah’ın izni ve siz kıymetli dava arkadaşlarımın kararlılığı ile bizlerin elindedir” diye konuştu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan konuşmasının son kısmında Bakanlık olarak özellikle; istihdamın arttırılması, nitelikli işgücü ve sosyal güvenlik konularına önem verdiklerini söyleyip gerek genelde gerek de şehirler özelinde yeni programları hayata geçirmeye devam edeceklerini açıkladı.
“Kentsel sönüşüm için toplanan milyarlar buharlaştı”
İl Danışma Meclisi toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ise, kentsel dönüşüm vaadiyle İzmirlilerden toplanan milyarlarca liranın, buharlaştırıldığını dile getirdi. Dağ, “Kentsel dönüşümde İzmir modeli, vaadiyle çıkılan yol, hemşehrilerimizin mağduriyetiyle sonuçlanmıştır. İZBETON’da da 2 milyar TL’lik yolsuzluk var. Bu yolsuzluğun içinde Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiler, bürokratlar, Kooperatif başkanı olan CHP’nin üst düzey siyasetçisi var. Bunu gündemden düşürerek unutturacağınızı zannediyorsanız, yanılıyorsunuz. İzmirlinin her kuruşunun hesabını sizden soracağız. Bu mesele ne unutacağız ne de unutturacağız. Bir başka mağduriyet de emekçilere yaşatılmaktadır. Belediyeler ya maaş ödeyememekte ya da evine ekmek götürmek isteyen işçileri işinden etmektedir. Memurların maaşlarında kısıtlamalara gidilmektedir. Ulaşımda yaşanan sorunlar bir türlü çözüme kavuşturulamamaktadır. Körfez’deki kötü koku, yıllardır çözülemeyen bir sorundur. Her gelen belediye başkanı körfezde yüzme vaadi vermiş ve neticede hüsrana uğramıştır. Kötü koku, maalesef şehrimizin talihi olmuştur. Biz bu sorunun çözümünü beklerken, şimdi de körfezde canlılar barınamaz hale gelmiştir. Balık ölümleri, İzmir’in beceriksiz yöneticilerinin şehrimizin doğasını da yok ettiğinin somut bir kanıtıdır. Önümüzdeki hafta içi Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız ile birlikte İzmir’de körfez ile ilgili bir toplantı yapacağız. Bilim Kurulu oluşturuldu. Bu konuda hükümet olarak gerekli adımları atacağız inşallah” dedi.
“Vatandaş derdiyle dertlenenin yanındadır”
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım da konuşmasında, AK Parti’nin oylarının 31 Mart seçimlerinde ciddi oranda azaldığına dikkat çekti. Yıldırım, “Partimiz ilk defa ikinci parti konumuna düştü. Halbuki biz bir sene önce yüzde 50’nin üzerinde oyla cumhurbaşkanımızı seçmiştik. Bu kadar süre içinde niye bu düşüş oldu? Bunun üzerinde etraflıca kafaya olmak mecburiyetindeyiz. Hepimizin bu konuda fikri var, yapılması gerekenleri de biliyoruz ve inanıyorum ki bunları da yapmakta asla tereddüt göstermeyeceğiz. Şimdi bu yerel seçimleri hafife almak doğru değil. Ülke nüfusunun yüzde 76’sının yaşadığı yerleşim bölgelerinde muhalefet partisi yerel iktidar oldu. Diğer taraftan baktığımız zaman bunun getirdiği bir fırsatı da görmemiz lazım. Vatandaş CHP’yi görmek istiyor. ‘CHP’yi biliyor ama zaman çok geçtiği için bunlar düzelmiştir’ diyor. Onun için de ‘Acaba bunlara bir baksak mı?’ diye yerelde ciddi bir destek verdi. Şimdi bunlar sınavdalar. Bu desteğin karşılığını göreceğiz. Yerelde ortaya koyabilecekleri bir başarı varsa genelde de iktidarın yolunu elbette ki vatandaş açar. Vatandaş kimseye kara sevdalı değildir. Vatandaş işini düzgün yapan, derdiyle dertlenenin yanındadır, desteğini verir. Acaba bu desteğin gereğini yapacaklar mı? İlk gösterge ne yazık ki CHP’de değişen bir şey olmadığını ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanımıza, AK Parti’ye oy verenlere akla gelmedik hakaretleri yapan birisini baş köşeye oturtup yanına almak demek eski CHP’de genel başkan değişse de değişen bir şey olmadığının resmidir. Hayırlı uğurlu olsun” ifadelerine yer verdi.
Protokol konuşmalarının ardından programın basına kapalı bölümüne geçildi. – İZMİR

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>8/24 Erzincan Tanıtım Günleri etkinlikleri kapsamında Ordu Caddesi Saat Kulesi arkasında Hünerli Eller Kadın Kooperatifi tarafından açılan stantta yöresel ürünler ile birlikte kooperatifi üyesi kadınlar tarafından yapılan el işleme ürünlerde sergileniyor. Aynı zamanda satışı yapılan ürünlerden elde edilen kazanç kadınların ekonomisine katkı sağladığı gibi ihtiyaç sahibi ailelere, öğrencilere yardım olarak ta değerlendiriliyor.
Açılan stant ile ilgili bilgi veren Hünerli Eller Kadın Kooperatifi üyesi Meryem Akar, “8/24 Erzincan Tanıtım Günleri kapsamında yöresel yemeklerimizi tanıtıyoruz. Yapmış olduğumuz yemekleri halkımıza sunuyoruz. Kooperatifimizin 25 üyesi bulunuyor.” dedi.
Hünerli Eller Kadın Kooperatifi Başkan Yardımcısı Hülya Bakansız ise, “Kooperatif olarak öncelikli olarak Erzincan’ımızın yöresel ürünleri olan el kesme kadayıfının üretimini yaparak lokantalara verilmesini sağlıyoruz, halkımıza sunuyoruz. Ayrıca sipariş üzerine su böreği, zeytinyağlı sarma, etli sarma gibi istenilen her türlü yemek çeşitlerini üreterek, doğum günleri, özel günler, nişan gibi etkinliklerde çeşitlerimizi halkımızın hizmetine sunuyoruz. Dikim evimiz de var. Terzi arkadaşlarımız burada özel dikim alıyorlar. Tamir, tadilat da yaparak hizmet sunuyoruz. Kooperatif olarak elde edilen kazanç girişimci kadınlarımızın evlerine ekonomik katkı sunuyor. Kendi emeklerimiz ile kazandıklarımızı kendimize harcıyoruz. Bunun dışında İhtiyaçlı ailelere yardımlarda bulunuyoruz. Geçen yılki depremde depremzedeler için çalışmamız oldu. Öğrencilere yardımlarda bulunuyoruz.” diye konuştu.
Kooperatif olarak kadınları bir araya getirdiklerini ve kadınların ürettiği ürünlere pazar olduklarını belirten Hünerli Eller Kadın Kooperatifi Başkanı Safure Atasoy’da, “Kooperatifimizde el işlemesinden gıda ürünlerine kadar tüm ürünleri pazarımızda satışını yapıyoruz. Burada el işinin yanında evde yapılan salça, turşu, el açma börek, tatlılar, sarma, mantı gibi çok çeşitli ürünlerimiz bulunmakta. İlimizde her kesime hitap ediyoruz. Bazı ürünlerde bir gün öncesinde sipariş verilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. – ERZİNCAN
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, genel başkan olmasının ardından İzmir’e ilk ziyaretini yaptı. Partisinin il başkanlığında teşkilatla bir araya gelen Dervişoğlu, ardından basın açıklaması yaptı. Dervişoğlu, açıklamasında, “İzmir’in Türkiye’nin en sorunlu kentlerinden birine dönüştüğüne ve o problemlerin çözümüne dair ciddi önermeleri bulunmadığını şahitlik ediyoruz. Dolayısıyla ele alınması icap eden temel sorunların ıskalandığını ya da ertelendiğini buna bağlı olarak da İzmir’de yaşayanların zor günler geçirdiğini gözlemliyoruz. Dün 30 Ağustos kutlamaları vardı. Türk tarihinde önemli ilkler bırakmış büyük zaferler var. Ağustos ayı Türklerin zafer ayıdır. Bu ay içerisinde, hem Anadolu’yu yurt yapan Malazgirt Zaferi hem de Anadolu’nun vatan kalmasını temin eden Büyük Taarruzu ve 30 Ağustos zaferinin farklı bir biçimde ele almamız gerekiyor. Bu konuyla ilgili yapılan konuşmalar, gerçekleştirilen bazı törenlerde tarih şuurundan yoksun kesimler yarın neye sebep olacağına kestiremedikleri kelamları sarf ettiklerine şahit oluyoruz. Bu coğrafya 6. yüzyıldan itibaren Türkiye olarak bilinen bir coğrafya. Bu coğrafyada elde edilmiş bütün zaferler Türk milletinin zaferidir. 30 Ağustos zaferini kutlarken, cuma günü hutbelerinde Gazi Mustafa Kemal’in adı yine zikredilmedi. Milletimiz şahit olsun, kim ne yaparsa yapsın Gazi Mustafa Atatürk’ü bu milletin gönlünden söküp atamayacak” dedi.
REKLAM
“Bütün uyarmalarımıza rağmen, Atatürk’ün kurduğu bir kurum olduğunu defalarca ifade etmemize rağmen Diyanet İşleri Başkanı bu olumsuz tavrını sürdürmeye devam ediyor” diyen Dervişoğlu, şöyle devam etti:
“Atatürk’ün kurduğu kurumun başında bulunan bu zat eğer Atatürk’e Fatiha’yı çok görüyorsa o toplum derhal terk etmek mecburiyetindedir. Burada Diyanet İşleri Başkanı arkasında kim olursa olsun istifaya davet ediyorum. Bu Cumhuriyet de bizimdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bizimdir. Türk milletinin ortak değeridir. Bunları siyasetin malzemesine dönüştürmek isteyenlere karşı da mücadele sonuna kadar sürdürürüz.”
‘İZMİR KÖRFEZİ’NDEKİ BU KOKU İZMİR HALKININ KADERİ DEĞİLDİR’
İzmir’in çok ciddi problemleri olduğuna dikkati çeken Dervişoğlu, “Körfez kokuyor. 25 yıldan beri bu kenti yönetenler bu uyumsuzluktan kendilerine pay çıkarmak yerine hala suçlayacak birilerini arıyor. Bu kokunun sebebi bellidir. İzmir’imizde kanalizasyondan arıtmaya giden kirli sular arıtma tesislerinde uygun bir biçimde arıtılmıyor. Neredeyse yüzde 95’i hiç arıtılmadan İzmir Körfezi’ne deşarj ediliyor. İzmir Körfezi’nde balıklara bile yaşam alanı bırakmayacak bir oksijensizliğin oluşmasının sebebi budur. Kötü koku rüzgarla mahallelerimize kadar geliyor. Bu problemin çözülebilmesi, arıtma tesislerinin doğru bir biçimde çalıştırılmasından geçiyor. Orada birtakım eksiklikler varsa o eksiklikleri ihmalinden geçiyor. İzmir Körfezi’ndeki bu koku İzmir halkının kaderi değildir. Kaderi olmamalıdır. Dolayısıyla bundan başta büyükşehir belediye başkanlığı olmak üzere herkesin üzerine düşen sorumluluğu da üstlenmesi gerekir. Ayrıca tek başına büyükşehir belediyesinin çalışmalarıyla bu olumsuzluk ortadan kaldırılmıyor ise burada merkezi hükümetle eş güdüm içerisinde bir faaliyete de ihtiyaç var duyulabilir” dedi.
REKLAM‘İZMİR FUARI’NI BİR BELEDİYE PANAYIRINA DÖNÜŞTÜRMEYE ÇALIŞMAK KİMSENİN HAKKI DEĞİL’
İzmir halkının şikayetini doğru bir biçimde dile getirmesinin, İzmir’i yönetenlerin de bu sorunu hakkıyla çözmesi gerektiğinin altını çizen Dervişoğlu, “Belediye, İzmir Körfezi’ndeki olumsuz gidişten, trafikteki bu karmaşadan, kentin doğru bir biçimde yönetilmesine dair atılması icap eden adımdan, her sene düzeninin yeniden gözden geçirme gayretinden uzak durduğuna ve başka işlerle ilgilendiğine şahitlik ediyoruz. Bunlardan biri de İzmir fuarının öncesinde yaşanan İzmir’e yakışmayan krizdir. Bu sıradan bir fuar değil, sadece İzmir’in fuarı değil, adı üstünde, İzmir Enternasyonal Fuarı. Dolayısıyla birçok ülke tarafından önemsenen bir organizasyon ve 93’üncüsü yapılan bir fuar. Bu geleneksel fuarın programı da bize yaklaşık 3 ay önce gönderildi. 31 Ağustos tarihinde açılış töreninin olacağı ifade edilmişti. Dün almış olduğumuz bir bildirimle bu fuar açılışını 30 Ağustos tarihinde gerçekleşmesi ifade edildi. Siyasi konuşmalarında 30 Ağustos’ta yapılması hususunda vurgu yaptılar. Böyle bir ciddiyetsizlik olamaz. Tarihi 3 ay önce belirlenmiş bir fuar organizasyonunun son günde kişilerin talep ve isteklerine bağlı olarak takviminin değiştirilmesi, kabul edilebilecek bir durum değildir. Biz bu durumu ciddiyetsizlik olarak değerlendiriliyoruz. Ben bütün programımı İzmir Fuarı’nın açılışına göre planladım. Ama Özgür Özel’in özel programı münasebetiyle 30 Ağustos gününe alındı. Özgür Bey belediye başkanıyla ve Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarıyla birlikte fuarın açılışını yaptığı sırada Vali 30 Ağustos Resepsiyonu’nda bulunuyordu. İzmir fuarının bir belediye panayırına dönüştürmeye çalışmak kimsenin hakkı ve haddi değildir. Dünyayı kucaklamak arzusuyla gerçekleştirdiğimiz İzmir Fuarı’nın açılış fotoğrafları bir siyasi partinin sanki bir ilçe kongresine dönüştürülmüştür. İzmirli olarak bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Ayrıca dayatmalara bağlı olarak takvimi değiştirilmiş bir fuar açılışına da İYİ Parti Genel Başkanı olarak katılmam mümkün değildir. Kim katılırsa katılsın. Fuarın anlam ve önemini sekteye uğratmamak için de çok fazla laf sarf etmek istemiyorum. Ama herkes söylediklerinden kendisine bir pay çıkarmalıdır. İzmir, hiç kimsenin oyuncağı değildir” dedi.
‘İZMİR KİMSENİN TAPULU MALI DEĞİLDİR’
“Bazı söylemlerde vatanımıza ortak koşulmaya çalışıldığına da şahit oluruz” diyen Müsavat Dervişoğlu, şöyle devam etti: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu unsuru büyük Türk milletidir. Türk milleti tanımı bir etnik işaretleme değildir. Türk milletini tanımlaması, bir vatandaşlık tanımı olan siyasi bir tanımlama. Dolayısıyla yaşadığımız toprakların yurt oluşu, vermiş olduğumuz kurtuluş mücadelesinde, kurduğumuz Cumhuriyette hiç kimse kendisine etnik bir farklılıktan kaynaklı olarak avantaj sağlamaya uğraşmasın. Biz İYİ Parti’yiz. Bunu asla müsaade etmeyeceğiz. Önümüzde bazı anayasa değişikliklerinden bahsediliyor. Bu milletin millet olmasına, devletimizin kuruluşuna dair birtakım farklı görüşler ifade edilmeye çalışılıyor. Bunu da özgürlük ve demokrasi adına yaptığını söyleyenler var. Buradan da onlara çağrım olsun; Türkiye Türklüğü kabul edenlerin ülkesidir. Ayrıca bir kere daha tekrarlıyorum bu İzmir Fuar’ıyla söylenecek çok söz var ama yabancı konuklarımızda kentimizde bulunurken kullandığım dile özen gösteriyorum. Bu kenti yönetenlerin artık alınması icap eden dersleri almaktan uzak durmamalarını tavsiye ediyorum. İzmir kimsenin tapulu malı değildir.”
‘İZMİR’DEKİ YANGINLAR TAMAMEN DUYARSIZLIKTAN KAYNAKLANMAKTADIR’
İzmir’de bir yıl içinde yaklaşık 400 yakın yangın çıktığına dikkati çeken Dervişoğlu, “Bu yangınlara ne kadar erken müdahale ediliyor olsa bile, yangınların yarattığı tahribatı ortadan kaldırabilmek kısa zamanda yapılabilecek iş değil. Yapılan araştırmalara göre bu yangınların tamamı, orman yangını diye tarif ediliyor ama ormanların dışında başlayıp ormanlara sirayet eden yangınlardır. Dolayısıyla araştırmalara bağlı olarak ifade edebiliriz ki sabotaj yoktur. Tamamen duyarsızlıktan kaynaklanan yangınlardır. İzmir halkının çevre duyarlılığına sahip bir halk olduğuna inanıyorum. Ormanlarına, körfezine, akarsuların, sokak hayvanlarına ve doğal yaşama katkı sağlamak için sorumluluk duygusuyla hareket edeceği hususundaki güvenimi ifade ediyorum” dedi.
‘ERKEN SEÇİM DEMEK HEMEN HAREKETE GEÇMEK DEMEK’
Basın açıklamasının ardından basın mensuplarının soruları cevaplayan Dervişoğlu, “Dilruba Hanım ile ilgili de söylediklerine katılmıyor olabilirim ancak tutuklanmasını yerinde olmadığını söyleyebilirim. Muhalefet erken seçim talep etmekte her zaman haklı. Erken seçim demek hemen harekete geçmek demek. Vadesi olan seçim erken seçim olmaktan çıkar. ‘1,5 yıl içinde olur’ diyorlar ise ülkenin gündemine yeni tartışmaları da tekrar taşıyacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı ne zaman erken seçim vurgusu yaptıysa ‘Bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün’ ifadelerine yer veriyor. Bu bir erken seçim tanımlaması değil. Ayrıca muhalefet erken seçim ne kadar isterse istesin TBMM’de çoğunluğun da aynı fikirde olması lazım” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve yangın söndürme aracı sevk edildi.
Ekiplerin yaklaşık iki saatlik çabasıyla kontrol altına alınan yangın söndürüldü.
Yangın nedeniyle söz konusu 2 iş yerinde de hasar meydana geldi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AVCI’NIN YERİNE GELECEK
Trabzonspor‘un Avcı ile yollarını ayırma kararı aldığı iddia ediliyor. Bordo-mavili yönetim, Avcı’nın ayrılığının resmiyet kazanmasının ardından Şenol Güneş‘le temasa geçebilir. Yağız Sabuncuoğlu’nun haberine göre, Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Şenol Güneş ile görüştü.
GÖRÜŞMELER DEVAM EDİYOR
Başkan Ertuğrul Doğan’ın Güneş ile görüştüğü ve ikna etmek için uğraş verdiği belirtiliyor. İlk görüşmeden sonuç alınamamasına rağmen temasların devam edeceği ifade edildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMEDSPOR MAÇINA, MAHMUT YILDIRIM MASKELERİ İLE GİTTİLER
Bir grup Sakaryaspor taraftarının, 90’lı yıllarda Güneydoğu’da işlenen faili meçhul cinayetlerde adı geçen Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın fotoğrafından maske yaptığı, bu maskelerle maça gittiği ortaya çıktı.
BURSASPOR MAÇINDA ORTALIK KARIŞMIŞTI
Geçtiğimiz sene, TFF 2’nci Lig Beyaz Grup’ta yer alan Bursaspor-Amedspor maçında da ortalık karışmıştı. Bursa’da oynanan karşılaşmada, taraftarlar “Beyaz Toros” ve “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’ın pankartlarını açmış, karşılaşma boyunca sahaya madde yağdı

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TABURENİN ÜZERİNE ÇIKTI
Maç önü yayıncı kuruluşa röportaj vermek için alana gelen Portekizli hoca bir anda orada bulunan tabureyi alarak üzerine çıktı ve yayıncı kuruluş muhabirine sarılarak poz verdi.
MUHABİR ŞOKE OLDU
Yaşanan bu beklenmedik durum sonrası yayıncı kuruluş muhabiri de şaşkınlığını gizleyemezken, fotoğraf çekimi sonrası Mourinho tabureden inerek röportajına devam etti.
GÜNDEM OLDU
Jose Mourinho’nun karşılaşma öncesinde yaptığı ve kimsenin anlam veremediği bu hareketinin görüntüleri sosyal medyada gündem aldı. Çokça paylaşılan anlar, binlerce de yorum aldı.
İşte o anlar;


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1. TORBADAKİ TAKIMLARIN RAKİPLERİ
Manchester City’nin rakipleri: Inter, Paris Saint-Germain, Club Brugge, Juventus, Feyenoord, Sporting, Sparta Prag, Slovan Bratislava
Inter’in rakipleri: Manchester City, Leipzig, Arsenal, Bayer Leverkusen, Kızılyıldız, Young Boys, Monaco, Sparta Prag
Bayern Münih’in rakipleri: Paris Saint-Germain, Barcelona, Benfica, Shakhtar Donetsk, Dinamo Zagreb, Feyenoord, Slovan Bratislava, Aston Villa
Leipzig’in rakipleri: Inter, Liverpool, Juventus, Atletico Madrid, Sporting, Celtic, Aston Villa, Sturm Graz
Borussia Dortmund’un rakipleri: Barcelona, Real Madrid, Shakhtar Donetsk, Club Brugge, Celtic, Dinamo Zagreb, Sturm Graz, Bologna
Real Madrid’in rakipleri: Borussia Dortmund, Liverpool, Milan, Atalanta, Salzburg, Lille, Stuttgart, Brest.
Barcelona’nın rakipleri: Bayern Münih, Borussia Dortmund, Atalanta, Benfica, Young Boys, Kızılyıldız, Brest, Monaco.
Liverpool’un rakipleri: Real Madrid, Leipzig, Bayer Leverkusen, Milan, Lille, PSV Eindhoven, Bologna, Girona
Paris Saint-Germain’in rakipleri: Manchester City, Bayern Münih, Atletico Madrid, Arsenal, PSV Eindhoven, Salzburg, Girona, Stuttgart

2. TORBADAKİ TAKIMLARIN RAKİPLERİ
Atletico Madrid’in rakipleri: Leipzig, Paris Saint-Germain, Leverkusen, Benfica, Lille, Salzburg, Slovan Bratislava, Sparta Prag
Atalanta’nın rakipleri: Real Madrid, Barcelona, Arsenal, Shakhtar Donetsk, Arsenal, Celtic, Young Boys, Sturm Graz, Stuttgart
Club Brugge’nin rakipleri: Dortmund, Manchester City, Juventus, Milan, Sporting, Celtic, Aston Villa, Sturm Graz.
Bayer Leverkusen’in rakipleri: Inter, Liverpool, Milan, Atletico Madrid, Salzburg, Feyenoord, Sparta Prag, Brest
Arsenal’in rakipleri: Paris Saint-Germain, Inter, Atalanta, Shakhtar Donetsk, Dinamo Zagreb, Sporting, Monaco, Girona.
Benfica’nın rakipleri: Barcelona, Bayern Münih, Atletico Madrid, Juventus, Feyenoord, Kızılyıldız, Bologna, Monaco.
Milan’ın rakipleri: Liverpool, Real Madrid, Club Brugge, Leverkusen, Kızılyıldız, Dinamo Zagreb, Girona, Slovan Bratislava
Juventus’un rakipleri: Manchester City, Leipzig, Benfica, Club Brugge, PSV Eindhoven, Lille, Stuttgart, Aston Villa
Shakhtar Donetsk’in rakipleri: Bayern Münih, Dortmund, Atalanta, Arsenal, Arsenal, Young Boys, PSV Eindhoven, Brest, Bologna

3. TORBADAKİ TAKIMLARIN RAKİPLERİ
Young Boys’un rakipleri: Inter, Barcelona, Atalanta, Shakhtar Donetsk, Kızılyıldız, Celtic, Aston Villa, Stuttgart
Lille’in rakipleri: Real Madrid, Liverpool, Juventus, Atletico Madrid, Feyenoord, Sporting, Sturm Graz, Bologna.
PSV Eindhoven’in rakipleri: Liverpool, Paris, Shakhtar, Juventus, Sporting, Kızılyıldız, Girona, Brest
Feyenoord’un rakipleri: Bayern Münih, Man City, Leverkusen, Benfica, Salzburg, Lille, Sparta Prag, Girona
Dinamo Zagreb’in rakipleri: Dortmund, Bayern Münih, Milan, Arsenal, Celtic, Salzburg, Monaco, Slovan Bratislava
Kızılyıldız’ın rakipleri: Barcelona, Inter, Benfica, Milan, PSV, Young Boys, Stuttgart, Monaco.
Salzburg’un rakipleri: PSG, Real Madrid, Atletico Madrid, Leverkusen, Dinamo Zagreb, Feyenoord, Brest, Sparta Prag.
Celtic’in rakipleri: Leipzig, Dortmund, Club Brugge, Atalanta, Young Boys, Dinamo Zagreb, Bratislava, Aston Villa
Sporting’in rakipleri: Manchester City, Leipzig, Arsenal, Club Brugge, Lille, PSV, Bologna, Sturm Graz

4. TORBAKİ TAKIMLARIN RAKİPLERİ
Stuttgart’ın rakipleri: PSG, Real Madrid, Atalanta, Juventus, Young Boys, Kızılyıldız, Sparta Prag, Slovan Bratislava
Girona’nın rakipleri: Liverpool, PSG, Arsenal, Milan, Feyenoord, PSV, Slovan Bratislava, Sturm Graz.
Bologna’nın rakipleri: Dortmund, Liverpool, Shakhtar, Benfica, Lille, Sporting, Monaco, Aston Villa
Brest’in rakipleri: Real Madrid, Barcelona, Leverkusen, Shakhtar, PSV, Salzburg, Sturm Graz, Sparta Prag
Aston Villa’nın rakipleri: Bayern Münih, Leipzig, Juventus, Club Brugge, Celtic, Young Boys, Bologna, Monaco
Sparta Prag’ın rakipleri: Inter, Man City, Atletico Madrid, Leverkusen, Salzburg, Feyenoord, Brest, Stuttgart
Slovan Bratislava’nın rakipleri: Manchester City, Bayern Münih, Milan, Atletico Madrid, Dinamo Zagreb, Celtic, Stuttgart, Girona
Monaco’nun rakipleri: Barcelona, Inter, Benfica, Arsenal, Kızılyıldız, Dinamo Zagreb, Aston Villa, Bologna
Sturm Graz’ın rakipleri: Leipzig, Dortmund, Club Brugge, Atalanta, Sporting, Lille, Girona, Brest

YENİ SEZONDA FORMAT
Bu sezon ilk kez lig formatı şeklinde düzenlenecek organizasyonda birinci maçlar, 17-19 Eylül tarihlerinde oynanacak. Lig etabı 29 Ocak 2025’te sona erecek.
Lig etabını ilk 8 sırada tamamlayan takımlar, doğrudan son 16 turuna adını yazdıracak. Ligi 9 ile 24’üncü sırada bitiren ekipler ise play-off’ta yer alacak. Play-off’ta ise 9 ile 16’ncı sırada yer alan takımlar ile 17 ve 24’üncü sırada bulunan takımlar karşılaşacak. Rakiplerine üstünlük sağlayan 8 takım daha son 16 turunda mücadele etmeye hak kazanacak. İlk 24’ün dışında kalan takımlar ise organizasyona veda edecek
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>504 BİN TL’DEN 168 BİN TL’YE DÜŞÜRÜLDÜ
Kurul, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç‘a verilen 504 bin TL’lik para cezasını 168 bin TL’ye düşürdü. Fenerbahçe Genel Sekreteri Burak Kızılhan’ın cezası da 336 Bin TL’den 168 Bin TL’ye düşürüldü. Tahkim Kurulu, Göztepe maçında yaşananların ardından söz konusu iki isme para cezası vermişti.

TAHKİM KURULU’NUN İNDİRİM AÇIKLAMASI
Tahkim Kurulu’ndan yapılan açıklama şu şekilde;
“Fenerbahçe Futbol A.Ş. Başkanı Yıldırım Ali Koç‘un müsabakanın devre arasında ve müsabakanın durmasına sebebiyet verecek şekilde müsabaka esnasında akredite edilmediği alanda bulunmasından dolayı talimatlara aykırı eylemi nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca verilen 504.000,00 TL para cezasının FDT’nin 13. maddesinin uygulanması suretiyle takdiren indirilmesi neticesinde cezanın 168.000,00 TL para cezası şeklinde kararın düzeltilerek onanmasına, oybirliği ile,
Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin İdarecisi Burak Çağlan Kızılhan’ın müsabakanın devre arasında ve müsabakanın durmasına sebebiyet verecek şekilde müsabaka esnasında akredite edilmediği alanda bulunmasından dolayı talimatlara aykırı eylemi nedeniyle FDT’nin 46. maddesi uyarınca verilen 336.000,00 TL para cezasının FDT’nin 13. maddesinin uygulanması suretiyle takdiren indirilmesi neticesinde cezanın 168.000,00 TL para cezası şeklinde kararın düzeltilerek onanmasına, oybirliği ile karar verilmiştir.”

GÖZTEPE’NİN CEZASI DA İNDİRİLMİŞTİ
Tahkim Kurulu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında oynanan Göztepe- Fenerbahçe maçında yaşanan “taraftarlarının ve mensuplarının neden olduğu saha olayları nedeniyle” İzmir ekibine verilen 2 maç seyircisiz oynama cezasını da 1 maça düşürmüştü.
GÖZTEPE-FENERBAHÇE MAÇINDA YAŞANANLAR
Süper Lig’in 2. haftasında Göztepe ile Fenerbahçe karşılaşmasına Fenerbahçe Başkanı Ali Koç‘a yabancı madde atılması ve yere düşürülmesi damga vurdu. İlk yarısını sarı-lacivertlilerin 2-0 önde kapattığı müsabakanın ikinci yarısının ilk dakikalarında saha karıştı. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, tribüne giremeyen sarı-lacivertli taraftarlarına destek olmak amacıyla deplasman tribününe gitti. Güvenlik önlemleri altında tribünden ayrılarak oyuncuların çıkış tüneline hareket eden Başkan Koç’a tribünlerden şişe ve yabancı maddeler atıldı. Bir şişenin isabet etmesi ve görevlilerden Fatih Özkan’ın itmesiyle Ali Koç yerde kalırken, daha sonra ev sahibi kulüp görevlileri ile Ali Koç ve korumaları arasında arbede yaşandı. Hakem Kadir Sağlam bu sırada oyunu durdururken, Başkan Koç’un sahadan çıkmasıyla karşılaşma kaldığı yerden devam etti.

EV HAPSİ CEZASI ALDI
Savcılıkta ifade veren Fatih Özkan, “Ali Koç’u saha dışına çıkarmak istedim. Yerler ıslaktı, hızımı ayarlayamadım ve istemeden sert bir şekilde ittim. Yaralama kastım yoktu.” diyerek kendini savunmuştu. Ancak bu savunma, hukuki süreçte Özkan’ın ceza almasına engel olamadı. Mahkeme, Özkan’a ev hapsi cezası verdi.
ALİ KOÇ VE FENERBAHÇE’DEN ÖZÜR DİLEDİ
Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında oynanan Göztepe-Fenerbahçe maçının devre arasında Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’a saldıran Fatih Özkan, sarı-lacivertli camiadan ve Ali Koç’tan özür diledi. Sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak sarı-lacivertli camiadan özür dileyen Özkan, “17/08/24 tarihinde futbolumuzun iki güzide kulübü arasında oynanan müsabaka sırasında meydana gelen ve halihazırda kamuoyunu meşgul etmeye devam eden menfur olayın bir tarafı olarak yaşanan bu olay nedeni ile son derece üzgün olduğumun bilinmesini isterim. Kamuoyunun bu olay nedeni ile daha fazla meşgul edilmemesi; her iki güzide kulübe gönül vermiş taraftarların yıpratılmaması için başta tüm kamuoyu olmak üzere mensubu olduğum Göztepe Spor Kulübü, kulüp onursal başkanı Mehmet Sepil, Fenerbahçe Spor kulübü başkanı Ali Y. Koç ile tüm Fenerbahçe camiasından özür dilediğimi kamuoyuna saygı ile bildiririm” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAHÇELİ’Yİ ZİYARET ETTİ
Mesut Özil, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi makamında ziyaret etti. Özil, MHP lideri Bahçeli ile olan fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşarak, “Sayın Genel Başkanım Devlet Bahçeli’yle güzel sohbet” notunu düştü.

SİYASETE Mİ ATILIYOR?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan hayranlığı ve Cumhur İttifakı’na yakınlığıyla bilinen Mesut Özil’in Bahçeli ile olan fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşmasının ardından “Mesut Özil, siyasete mi atılıyor?” sorusunu akıllara geldi. Paylaşımı gören birçok kullanıcı da bu yönde yorumda bulundu.

CAMİİ TEMİZLEMESİ GÜNDEM OLMUŞTU
Son dönemlerde kendini spora veren ve değişimiyle adından söz ettiren bir dönemin süper yıldızı Mesut Özil, geçtiğimiz günlerde Üsküdar’daki Şemsi Ahmet Paşa Camii’nin temizliğine yardım ederken görüntülenmişti. Özil, bu davranışından dolayı takdir toplarken videonun altına “Allah razı olsun”, “Rabbim sayılarını artırsın”, “Adamsın reis”, “Adam Adam” şeklinde yorumlar yapılmıştı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTRENMANA GELMEDİ, EVDE ÖLÜ BULUNDU
Beşevler’de kulübe ait evde ikamet eden Lopez’in bu sabah yapılan takım antrenmanına katılmaması üzerine yetkililerinin eve gitmesiyle gerçek ortaya çıktı. Porto Rikolu voleybolcu, evinde ölü bulundu.

SAVCILIK HAREKETE GEÇTİ
Savcılık spor kamuoyunu derinden üzen olayla ilgili soruşturma başlattı. Öte yandan 29 yaşındaki sporcunun kesin ölüm nedeni ise adli tıp incelemesinin ardından netlik kazanacak.
GEÇEN SEZON TRANSFER OLMUŞTU
1995 doğumlu Pilar Marie Victoria Lopez, geçtiğimiz sezon Fransa’nın Beziers Volley takımından Nilüfer Belediyespor’a transfer olmuştu. Lopez, Porto Riko Milli Takımı’nda da forma giyiyordu.

SON PAYLAŞIMI
Ayrıca Pilar Marie Victoria Lopez’in Instagram hesabından yaptığı son paylaşımın üzerinden henüz 24 saat bile geçmediği görüldü. Lopez, takım arkadaşı Ege Melisa Bükmen ile çekilen fotoğrafına “Meli ve Voleybol” notunu düşmüştü.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Baştan sona üstün olan Meryem Betül, rakibini 6-3 yenerek bronz madalya kazandı. Milli sporcunun bu başarısı Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’nin ilk madalyası oldu.

Meryem Betül Çavdar, Tokyo 2020’de de K44 49 kiloda gümüş madalya almıştı. Kariyerinin ikinci paralimpik madalya sevincini yaşayan milli sporcu, başarısını tatamite Türk bayrağıyla tur atarak kutladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da karşılaşmayı takip ederek, milli sporcuya destek oldu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, “Başkanımız Dursun Aydın Özbek bugün saat 14.30’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaat ederek, Galatasaray Spor Kulübü Futbol karşılaşmalarının biletlerinin karaborsa aracılığıyla yüksek meblağlarla satıldığına ve bu suretle gerek Galatasaray Spor Kulübü yöneticilerinin ve çalışanlarının gerekse de üçüncü kişilerin menfaat elde etmelerine dair iddiaların araştırılması için suç duyurusunda bulunmuştur” ifadelerine yer verildi.
KARABORSA BİLET İDDİALARI NE?
Kulüpten bazı isimlerin karaborsa bilet sattığı, kulübün ve bazı isimlerin bu yöntemle haksız kazanç elde ettiği iddialarını ilk kez Galatasaray Divan Kurulu Toplantısı’nda Hayri Kozak dile getirdi. Kozak, isim vermedi ama bazı yetkililerin böyle bir eylem içinde olduğunu ve bunun sonuçlarının kulüp için çok vahim olacağını iddia etti. Bu konuşmanın ardından sosyal medyada, 54 milyon euroya ulaşan bir bilet operasyonu yapıldığı iddia edildi. İddialara göre operasyonda 2 yöntem kullanıldı.
1. YÖNTEM: BÜYÜK MAÇLARIN BiLETLERİ ANINDA ‘TAMAMI SATILDI’ GİBİ GÖSTERİLİYOR
Özellikle Şampiyonlar Ligi maçları ve Fenerbahçe derbisi gibi ilginin çok yüksek olduğu karşılaşmalarda Galatasaray Kulübü’nün satışa çıkardığı 10 bin bilet, satışa çıktığı andan itibaren özel bir uygulama ile tükenmiş gösteriliyor. Ardından normal fiyatından satın alınan biletler karaborsa yöntemiyle 5 bin Euro’ya varan fiyatlarla taraftarlara devrediliyor. Galatasaray taraftar grubunun da (UltrAslan) karaborsa satış için kullanıldığı söyleniyor. Bu yöntemle satılan biletlerden yılda 54 milyon Euro gelir elde edildiği tahmin ediliyor.
2. YÖNTEM: KULÜBE DEVREDİLEN KOMBİNE BİLETLER KARABORSADA SATILIYOR
Kombine bilet sahipleri izlemeyecekleri maçların kombine hakkını kulübe devrediyor. Kulüp bu kombineleri bir maçlığına satışa çıkarıyor. Satılan bilet ücretinin yüzde 60’ı kombine sahibine, yüzde 40’ı da kulübe kalıyor. İddialara göre bu yöntemle kulübe devredilen biletler de el altından ‘karaborsada’ satılıyor. Böylece hem kulüp hem de bazı yetkililer ve taraftar grubu haksız bir kazanç elde ediyor.
ALİ YÜCE’NİN İSTİFASI
Galatasaray Yönetim Kurulu Üyesi Ali Yüce, Young Boys maçına saatler kala resmi hesaptan yapılan açıklamanın usulü ve zamanlamasının kendisini bu kararı almak zorunda bıraktığı belirterek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla görevinden istifa ettiğini duyurmuştu. Ali Yüce’nin açıklaması şu şekilde;
“Değerli Galatasaraylılar, Galatasaray camiasının bir ferdi olarak Galatasaray’a hizmet etmeyi her zaman bir vazife bildim ve bu vazifeyi yerine getirmek için hiçbir makam beklentisi içinde olmadım. 25 Mayıs 2024 tarihinde yapılan seçimde, Başkanımız Sayın Dursun Özbek’in daveti üzerine yönetim kuruluna girmeyi kabul ettim. Seçildiğimiz günden bu yana, Galatasaray’ın menfaatleri doğrultusunda üzerime düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye çalıştım. Görevde bulunduğum süre boyunca, camiamızın gündemini ve beklentilerini dikkatle takip edip Yönetim Kurulu toplantılarında dile getirmeye gayret ettim. Ancak bu gayreti gösterdiğim süre boyunca yönetim anlayışı ve karar alma süreçlerindeki ciddi görüş farklılıkları nedeniyle bir yol ayrımına geldiğimi gördüm. Kulübümüze büyük bir prestij ve maddi kazanç sağlayacak olan Şampiyonlar Ligi play-off rövanş maçımıza saatler kala, resmi hesabımızdan paylaşılan açıklamanın usulü ve zamanlaması, şahsım adına bir karar almayı zorunlu kıldı. Bugün itibarıyla Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliği görevimden istifa etmiş bulunmaktayım. Bir taraftar olarak kulübümüzü her branşta desteklemeye ve ihtiyaç duyulan her an kulübümüzün yanında olmaya devam edeceğim. Galatasaray, benim için yalnızca bir spor kulübü değil; hayatım boyunca onurla taşıyacağım bir aidiyetin adıdır. Saygılarımla, Ali Yüce”
İSTİFAYA NEDEN OLAN AÇIKLAMA
Galatasaray, gündemde bir süredir meşgul eden ve soruşturma açıldığı öne sürülen 54 milyon euroluk karaborsa bilet iddialarıyla ilgili kritik Young Boys karşılaşması öncesinde dikkat çeken bir açıklama yapmıştı. İşte Galatasaray’ın yaptığı açıklama;
“Galatasaray Spor Kulübü üyelerinin teveccühüyle seçildiğimiz andan itibaren tek amacımız vardı: Bize emanet edilen bu görevi en iyi şekilde yerine getirmek…Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki; yönetim kurulumuza ve birlikte görev yaptığımız arkadaşlarımıza yapılan eleştiriler sınırı aşmış, haksız ithamlar ve ahlaksız iftiralara dönüşmüştür.
Önce bir soruşturma var yalanıyla başlayan, sonra yönetim kurulu üyelerimizden bazılarının bu suçlamayla ifadeye çağrıldığı iftirasıyla devam eden spekülasyonların sahiplerini en kısa zamanda iddialarını ispatlamaya davet ediyor; eğer ispatlayamazlar ise kendilerine Galatasaray düşmanlarına karşı verdiğimiz mücadelenin aynısını vereceğimizi ilan ediyoruz.
Bu konuda bugüne kadar aldığımız ve alacağımız tüm aksiyonları yarın kamuoyuyla paylaşacağız.
Öncesinde bu sezonun bizim için en önemli maçlarından birine çıkacağız ve kazanacağız!
O zamana kadar KONSANTRASYON!”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 YIL ERTELEMELİ 1 MAÇ CEZA
UEFA Disiplin Kurulu, Trabzonspor’a St. Gallen ile deplasmanda oynanan ilk maçta bordo-mavili taraftarların neden olduğu olaylar nedeniyle Trabzonspor’a, 25 bin Euro para cezası ve 2 yıl ertelemeli 1 maç seyircisiz oynama cezası verdi.
RÖVANŞ MAÇI SAAT KAÇTA?
Trabzonspor, UEFA Konferans Ligi play-off turu rövanş müsabakasında bu akşam İsviçre’nin St. Gallen takımını konuk edecek. Papara Park’ta saat 20.00’de başlayacak. Mücadele ATV’den canlı olarak yayınlanacak. Karadeniz ekibi, deplasmanda oynadığı ilk maçtan 0-0’lık eşitlikle dönmüştü.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEMİZLİK VİDEOSU VİRAL OLDU
Mesut Özil’in geçtiğimiz günlerde Üsküdar bulunan Şemsi Ahmed Paşa Camii’nde yaptığı temizlik videoya alındı. Yayınlanan video kısa sürede sosyal medyada viral oldu.
“BİR DAHAKİ SEFERE HALILARI YIKAYACAK”
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Şemsi Ahmed Paşa Camii imamı, “Dünya basınında söz bulmuş bir insanın camimizin hizmetkarlığını talep etmesi hak tarafından dünyada ve ukbada saadet ve selamete vesile edileceği gibi izleyenler ve bizler tarafından da takdire şayan bulunmuştur” dedi. Caminin imamı Özil’in ‘Hocam biz halı yıkama makinası getirerek bir dahaki seferde de halıları yıkayacağız’ dediğini de dile getirdi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 16 Ağustos Çarşamba günü sabaha karşı 04:15 civarında, Philadelphia Belediye Binası’na yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki Fairmount Park’ta meydana geldi. Polis, NBC10’a verdiği demeçte, çiftin arka koltukta bulunduğu sırada vites koluna çarptıklarını ve bunun sonucunda aracın nehre doğru hareket ettiğini belirtti.
Hızlı düşünmeleri sayesinde çift, araç suya girmeden hemen önce dışarı atlamayı başardı ve herhangi bir yaralanma yaşamadı. Tamamen suya batan Range Rover ise yaklaşık beş saat sonra, sabah saat 09:00 civarında nehirden çıkarıldı. Olay yerine gelen kurtarma ekipleri, Strawberry Mansion Köprüsü yakınlarında batmış haldeki aracı gördüler.



Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çorum’dan 25 Ağustos Pazar günü ailesiyle Samsun’a gezmeye gelirken Kavak ilçesinde geçirdikleri trafik kazasında annesi ve kardeşini kaybeden Esmanur Arslan’ın tedavi gördüğü Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dün beyin ölümü gerçekleşti.
Hastanenin Organ Doku Koordinatörlüğü ekiplerinin görüştüğü ailesi, genç kızın organlarını bağışlama kararı aldı.
Ailenin olumlu yanıtının ardından gerekli yerlere bilgi verilerek genç kızın organlarının alınması için harekete geçildi. Organları çıkartılan Arslan’ın sol böbreği Erzurum, sağ böbreği Ankara, karaciğeri ile 2 göz korneası Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne gönderildi.
Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Recep Erik, gazetecilere yaptığı açıklamada, acılı aileye sabır diledi.
Genç kızın beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından aile ile irtibata geçtiklerini ve onların da kızlarının organlarının başkalarına hayat vermesi için organ bağışını kabul ettiğini anlatan Erik, 5 organın alınarak Erzurum, Ankara ve Samsun’daki hastalara nakil olması için gönderildiğini ifade etti.
Esmanur Arslan’ın halası Ferdiye Çamoğlu ise yeğeninin liseyi bitirdikten sonra hayalinin tıp alanında okumak olduğunu belirterek, “Tıbbı sekreter veya hemşire olmak istiyordu. Ama nasip olmadı. Organların toprakta çürümektense bir cana umut olması çok güzel. Aile olarak öyle düşündük ve organlarını bağışladık.” dedi.
Esmanur Arslan’ın çıkartılan organları ambulanslara konulurken halası Çamoğlu ile amcası Ayhan Aslan ve eniştesi Satılmış Hatun gözyaşı döktü.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından bir kamu hastanesinde bulunan çeşitli ecza depolarından yasadışı ilaç alınıp satıldığı, kaçakyollarla ülke içerisinde ticaretinin yapıldığı, kaçak botoks ve dolgu ürünlerinin güzellik merkezlerinde uygulandığı belirlendi. Bunun üzerine 23.08.2024 tarihinde ise İstanbul merkezli Adana, Kırklareli, Samsun, Kastamonu ve Ankara illerinde 19 şüpheli şahsın yakalanmasına yönelik operasyon başlatıldı. Eş zamanlı yapılan operasyonlarda aralarında 2 doktorunda bulunduğu 18 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Yürütülen çalışmalarda, ecza deposu olarak kullanılan 2 ayrı adrese ise 24.08.2024 tarihinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 1 şüpheli şahıs daha yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda ise, bin 547 adet botoks ve dolgu ürünleri ile çeşitli tıbbi malzemeler, 21 adet dijital materyal, 3 gr. uyuşturucu madde, yurt dışı ilaç ihracatına konu evraklar ele geçirildi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul‘da bir devlet hastanesindeki ecza depolarından aldıkları ilaçları yasadışı yollarla satan kişilere operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda aralarında 2 doktorun da bulunduğu 19 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, bir kamu hastanesinde bulunan çeşitli ecza depolarından yasadışı ilaç alınıp satıldığını belirledi. İlaçların kaçak yollarla ülke içerisinde ticaretinin yapıldığını, kaçak botoks ve dolgu ürünlerinin güzellik merkezlerinde uygulandığı belirleyen ekipler şüphelilere yönelik operasyon düzenledi. İstanbul merkez olmak üzere Adana, Kırklareli, Samsun, Kastamonu ve Ankara illerinde 19 şüphelinin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda aralarında 2 doktorunda bulunduğu 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Çalışmaların devamında ecza deposu olarak kullanılan 2 ayrı adres daha tespit eden ekipler, 1 şüpheliyi daha gözaltına aldı. Şüphelilere ait adreslerde yapılan aramalarda ise bin 547 adet botoks ve dolgu ürünleri ile çeşitli tıbbi malzemeler, 21 dijital materyal, 3 gram uyuşturucu madde, yurt dışı ilaç ihracatına konu evraklar ele geçirildi. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünce organize edilen programda, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Nizamettin Başaran, birim müdürleri ve yazışma işlemleri yapan personeline resmi yazışmaların nasıl yapılacağına dair bilgi verdi.
Başaran, resmi makamlarla yapılan yazışmalar başta olmak üzere yapılan tüm yazışmalarda uygulanması gereken kuralları örneklerle anlattı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Belediye Başkanı Emrah Özdemir, kurum personeline yönelik hizmet içi eğitim faaliyetlerini yoğun bir şekilde sürdürdüklerini belirtti.
İletişim, diksiyon, hitabet, protokol ve nezaket kuralları, vatandaşlarla yapılan yüz yüze görüşmelerle telefon ve diğer iletişim araçları aracılığıyla yapılan görüşmelerde personele, uzmanlar tarafından eğitimler verildiğini anımsatan Özdemir, belediye personelinin vatandaşa sunduğu hizmet kalitesini artırmak amacıyla bu eğitimlerin devam edeceğini bildirdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RESMİ GAZETE BUGÜNÜN KARARLARI NELER?
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
YÖNETMELİKLER
–– Abdullah Gül Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu İngilizce Hazırlık Programı Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
–– Beykoz Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
–– Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Yabancı Dil Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği
–– İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Biyoanalitik İlaç Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği
–– Malatya Turgut Özal Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliği
–– Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
–– Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
–– Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kazak Kültürü ve Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
İLÂN BÖLÜMÜ
a – Yargı İlânı
b – Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları
c – Çeşitli İlânlar
– T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri
TÜMÜ
Osman DemirHaberler.com – Gündem
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KISKANÇLIK TARTIŞMASI KANLI BİTTİ
Dün akşam saatlerinde merkez Selçuklu ilçesi Hüsamettin Çelebi Mahallesi’nde meydana gelen olayda Bekir Durmaz (53) ayrılık aşamasındaki eşi Elif Durmaz’ı (37) arayarak çocuklarının ihtiyacı için alışverişe gitmek istedi. Kız kardeşinin evinde yaşayan Elif Durmaz, eşinin teklifini kabul etmesinin ardından Bekir Durmaz eşini 42 ADD 102 plakalı otomobili ile aldı. Daha sonra ikili arasında kıskançlık nedeniyle tartışma çıktı. Tartışma sırasında Bekir Durmaz yanında bulunan bıçakla Elif Durmaz’ı vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladı.

EŞİNİ ÖLDÜRÜP KARAKOLA GİTTİ
Sürücü, daha sonra aracında bıçaklanmış haldeki eşiyle Özalkent Polis Merkezi’ne giderek teslim oldu. Polislere eşini bıçakladığını söyleyen Bekir Durmaz gözaltına alındı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk kontrolünde Elif Durmaz’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekiplerinin incelemesinin ardından Durmaz’ın cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Konya Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı.
İLK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Zanlı Bekir Durmaz’ın emniyetteki ilk ifadesinde, “Eşimle ayrılık aşamasında olduğumuz için bir süredir ayrı yaşıyorduk. Çocukların ihtiyacı için alışverişe çıktık. Bu sırada kıskançlık nedeniyle kavga çıktı. Yanımda bulunan bıçakla olay gerçekleşti. Daha sonra en yakın karakola gittim” dediği öğrenildi.
Zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1 LİRA 46 KURUŞ İNDİRİM GELİYOR
Sektör kaynaklarından edinilen bilgiye göre; yurt dışı piyasalardaki gerilemenin ardından 23 Ağustos 2024 tarihinden itibaren benzin fiyatlarına 1 lira 46 kuruşluk bir indirim bekleniyor. İndirimin ardından, benzinin litre fiyatı Ankara’da 43.51 TL’ye, İstanbul’da 43.20 TL’ye, İzmir’de ise 44.01 TL’ye gerileyecek.
AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?
Akaryakıt fiyatları, Türkiye’nin de dahil olduğu Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatlarının ortalaması ile dolar kurundaki değişiklikler baz alınarak rafineriler tarafından hesaplanıyor. Bu hesaplanma sonucunda dağıtım firmalarınca uygulanan fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük değişiklikler gösterebiliyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>4 AYRI FORMÜL ÜZERİNDE DURULUYOR
İş Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin 4 ayrı formül üzerinde çalışılacağı öğrenildi. Buna göre çalışmaların; “Uzaktan çalışma modeli, Kısmi çalışma modeli, Değişken zamanlı çalışma modeli ve Akademik eğitim amaçlı çalışma modeli” başlıkları üzerinden gidileceği vurgulandı.
BELLİ MESLEK GRUPLARINI KAPSAYACAK
Esnek çalışma modelinin çağın mesleklerine göre uyarlanacağı, her meslek grubunu kapsamayacağı ifade ediliyor. Burada İş Kanunu’nun günümüz şartlarına göre yeniden şekilleneceği belirtilirken, değişik formüllerin de değerlendirileceği dile getiriliyor. Esnek çalışma modelinin örneğin bazı mühendislik dallarında, çağın mesleği haline gelen ve daha çok gençlerin alanı olan dijital alanların kullanıldığı meslek gruplarını kapsayacağı belirtiliyor.
4 GÜNE İNDİRİLMESİ UZAK BİR İHTİMAL
Ekonomim’de yer alan habere göre; Yeni dönemde 5 gün olan çalışma gününün 4 güne indirilmesinin şimdilik uzak bir ihtimal olduğu ancak çalışma saatlerinin kısabileceği vurgulanıyor. Yapılacak değişiklikle temel amaçlardan birisi de gençlerin çalışma hayatına kazandırılarak, yurt dışına gitme gibi planlarının önüne geçilmesi. Kaynaklar, İş Kanunu’nda yapılacak değişiklikle; “Özellikle ‘yapay zeka’ konusunda başarılı gençlerin Türkiye’de istihdam edilmesi ve onlara iş alanlarının açılmasının sağlanması amaçlanıyor. Yeni çağın gençleri daha çok oturdukları yerden çalışmayı tercih ediyorlar. Gençleri çalışma hayatına kazandırmak” değerlendirmesinde bulunuyorlar.
KABİNE AHLAT’TA TOPLANACAK
Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kabine üyeleri; Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere Malazgirt’e gidecek. Buradaki etkinliklerin ardından kabine Ahlat’ta toplanacak. Kabine toplantısında, Ekim ayında Meclis gündemine gelecek olan başta İş Kanunu, Rekabet Kanunu, 10. Yargı Paketi, Vergi Reformu kanunlarında değişiklik yapılacak yasal düzenlemelerin gündem maddeleri arasında yer alacağı öğrenildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAKANLIK: ALAN İBB’NİN KONTROLÜNDE
İl Müdürü Maliki Ejder Batur, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Üsküdar Vaniköy’de Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’nde birtakım izinsiz inşa faaliyetlerinin gerçekleştiği tespiti üzerine İl Müdürlüğümüzce inceleme başlatılmış olup, mezkur bölgenin İBB Boğaziçi İmar Müdürlüğü yetki sahası içerisinde olması nedeniyle gerekli cezai işlemlerin ivedilikle yapılması gerektiği konusunda uyarı yazısı ilgili kuruma iletilmiştir” ifadelerini kullandı.
BİR AÇIKLAMA DA İBB’DEN
Boğaz öngörüm alanı içinde yer alan kaçak inşaatla ilgili, İBB Boğaziçi İmar Şube Müdürlüğü de yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “İBB Boğaziçi İmar Şube Müdürlüğü, Üsküdar Vaniköy’de gündeme gelen kaçak yapılaşmayla ilgili 16 Ağustos 2024 Cuma günü işlem yaptı. Mevzuata aykırı yapılaşmayla ilgili ,yapı tatil tutanağı düzenledi. Kaçak yapılar yıkıldı. İnşaat sahası mühürlendi. İnşaat, faaliyetten men edilip, konu hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü de bilgilendirildi” denildi.

“KAÇAK YAPILAR YIKILDI”
Açıklamanın devamında ise “Özel mülkiyete konu Üsküdar ilçesi Vaniköy mahallesi 928 ada 3 parsel sayılı yerde, ikişer katlı dört bağımsız bölümden oluşan iki adet betonarme yapı bulunmaktadır ve bu yapıların tamamı yapı kullanma izin belgesine sahiptir. Ayrıca parsel üzerinde yapı kullanma izin belgesi eki röleve projesinde mevcut havuz yapısı da yer almaktadır. Parsel içerisinde geçmişte mevcut olan kaçak yapılar yıkılmıştır.
“BASİT ONARIM İZNİ DÜZENLENDİ”
Sonrasında yasal yapılarla ilişkili olarak, yapı ilgilileri tarafından tamir ve tadilat izni almak amacıyla kurumumuza başvuruda bulunulmuştur. Yapılan incelemeler sonucunda, mevzuat gereği basit onarım izin belgesi düzenlenmiştir.

“DENETİMLERDE USULSÜZLÜK TESPİT EDİLDİ, MÜHÜRLENDİ”
Ancak, mahallen yapılan denetimler sonucunda, kısmen basit onarım izninin dışında kalan ve güçlendirme ruhsatı kapsamında yapılabilecek çalışmaların kurumumuza güçlendirme ruhsatı talebinde bunulmadan yapılmakta olduğu, yasal yapılara ilave ahşap ve prefabrik yapılarının inşa edilmekte olduğu tespit edilmiştir.
“16 AĞUSTOS CUMA GÜNÜ YAPI TATİL TUTANAĞI DÜZENLENDİ”
Bu durum üzerine yasal süreç ivedilikle başlatılmış, 16.08.2024 tarih, 2089 sayılı yapı tatil tutanağı düzenlenmiş olup inşaat mühürlenerek faaliyetten men edilmiş ve konu hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. Ayrıca, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü de bilgilendirilmiştir.
“MEVZUAT DIŞI HER TÜRLÜ YAPILAŞMA İLE MÜCADELE SÜRECEK”
Kurumumuz, bu süreçte yasal yükümlülüklerini titizlikle yerine getirmekte olup, mevzuat dışı her türlü yapılaşmanın önüne geçmek için kararlı bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir” ifadeleri yer aldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ASIRLIK ÇINAR AĞACI 9 KİŞİYİ HASTANELİK ETTİ
Kemalpaşa ilçesinde saat 21.00 sıralarında eski çarşı olarak bilinen meydanda yer alan 121 yaşındaki çınar ağacının dalları koptu. Meydana gelen olayda, çınar ağacının altındaki kahvehanede oturan 2’si ağır 9 kişi yaralandı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

2 KİŞİ AĞIR YARALI
Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralılara müdahalede bulundu. 2 ağır yaralı ambulansla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne, 7 hafif yaralı ise Kemalpaşa Devler Hastanesi’ne kaldırıldı. Öte yandan, asırlık çınardan kopan dallar ise belediye ekiplerinin yaptığı müdahale sonrası olay yerinden kaldırıldı.

BAKANLIK TARAFINDAN ANIT AĞAÇ OLARAK BELİRLENMİŞ
Öte yandan, 2’si ağır 9 kişinin yaralanmasına neden olan ağacın, ‘Doğu Çınarı’ türü olduğu ve 121 yaşında olduğu öğrenildi. Kemalpaşa ilçesinde yer alan asırlık çınar ağacının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca anıt ağaç olarak belirlendiği bildirildi.


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kamera kayıtlarında, 54 yaşındaki Türk saldırganın, 27 yaşındaki kurbanın arkasından yaklaşarak kafasına ateş ettiği görülüyor. Saldırgan, yere düşen kurbana ateş etmeye devam ediyor.
Olay, yerel saatle 21.00 sıralarında Frankfurt Merkez Tren İstasyonu’nun 9. peronunda meydana geldi. Silah sesleri duyulduktan sonra, 54 yaşındaki bir Türk vatandaşının, 27 yaşındaki bir başka Türk vatandaşını başından vurduğu anlaşıldı.
Saldırıya uğrayan genç adam olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırgan olay yerinden kaçmaya çalışırken başka bir peronda yakalandı.
Saldırının nedeni henüz bilinmiyor. Gözaltına alınan saldırganın bugün hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.
Bu trajik olay, Almanya’daki Türk toplumunu derinden sarsmış durumda ve yetkililerin olayı aydınlatması bekleniyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÜNDEM GAZZE OLACAK
Yapılacak görüşmelerde İsrail’in saldırılarının durdurulması, bölgede ateşkesin sağlanması ve Netanyahu hükümetinin yargılanması konusunda atılabilecek ortak adımlar görüşülecek. Filistin başta olmak üzere Libya, sudan, Somali gibi bölgesel meselelerde; kalıcı istikrar, barış ve huzurun tesisi iki yapılabilecekler ele alınacak. İki ülke arasında 10 milyar dolara ulaşan ticaret hacminde yeni hedef 15 milyar dolar. Bu hedefe ulaşmak için atılacak adımlar görüşülecek. Sisi’nin beraberinde iş dünyasından isimlerle Türkiye’ye gelmesi bekleniyor.
SAĞLIK, TURİZM VE SAVUNMA SANAYİ
LNG, yenilenebilir, madencilik başta olmak üzere enerjinin yanı sıra; sağlık, turizm ve savunma sanayiinde iş birliği gündemde olacak. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü’nde 20 bin öğrencisi var. Her iki ülke de üniversiteler arası işbirliği, medya ve iletişim alanında çalışmaları artırıcı yöndeki çabalar ele alınacak.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“MAAŞ ÖDEYEMEZ HALE GELİRİZ”
CHP Genel Merkezinde gerçekleştirilen Sosyal Demokrat Belediyeler Eş Güdüm Konseyi (SODEMBEK)toplantısında CHP liderine taleplerini ileten belediye başkanları, özellikle ‘Borçların kaynağından tahsil edilme uygulaması’ndan vazgeçilmesi isteğinde bulundu. Başkanlar, Özel’e açıkça “Toplu sözleşme dönemi yaklaşıyor. Durum böyle giderse maaş ödeyemez hale geliriz” dedi.
ÖZEL’İN ERDOĞAN’LA GÖRÜŞMESİNİ İSTİYORLAR
Belediye başkanları ve CHP’li kurmaylar, belediyelere gelebilecek prim borcu kaynaklı hacizlerin önüne geçmek ve faizlerin silinmesi için CHP lideri Özel’den Cumhurbaşkanı ile bir araya gelmesini talep etti. Görüşme gerçekleşirse seçimden sonra iki lider dördüncü defa bir araya gelmiş olacak.
BAŞKAN YARDIMCILARI DA DEVREYE GİRİYOR
Bu arada, belediyelerin borçlarının yapılandırılması ve gelirlerini artırıcı adımlar atılması amacıyla CHP’li genel başkan yardımcılarının da devreye girmesi kararlaştırıldı. Bu doğrultuda CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe’nin, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten, Gökhan Zeybek’in de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’dan randevu isteyeceği öğrenildi.
“ORADA NİYE ÖDEMEDİNİZ?”
Türkiye gazetesinin haberine göre; konuyla ilgili dikkat çeken bir değerlendirmede Ankara Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Nihat Yalçın’dan geldi. Yalçın “Yeniden yapılandırma kanunu çıktı. Madem ödeyecektiniz, orada niye ödemediniz? Hatta bazı şirketlerle ilgili Ankara Büyükşehir Belediyesi, yapılandırma başvurusunda bulundu ve taksitlerini ödemeden yapılandırma dosyalarını iptal etti. CHP’li belediyeler, sigorta prim borcunu ödemiyor, sonra da çıkıyor ve ‘SGK’yı batırdınız’ diyor” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>16 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU TEKME TOKAT DÖVDÜLER
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bir çocuğun kalabalık bir grup tarafından darbedildiğine ilişkin görüntülerin sosyal medyada paylaşılması üzerine çalışma başlattı. Ekipler, olayın Büyükçekmece‘de yaşandığını, darbedilen çocuğun da 16 yaşındaki M.A.Z. olduğunu belirledi.
6’SI TUTUKLANDI
Çocuğu darbedenlerin kimliklerini tespit eden polis, yaşları 12 ila 17 arasında değişen B.Ç, M.T, R.E.K, N.N.K, M.Ç, B.M.D, B.G.D. ve H.E.K’yi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Büyükçekmece Adliyesine sevk edilen şüphelilerden B.G.D. savcı tarafından salıverildi. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderilen 7 şüpheliden B.Ç, M.T, R.E.K, N.N.K, M.Ç ve H.E.K. “kasten yaralama” suçundan tutuklandı, B.M.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YANAN EVDE 3 KİŞİNİN CESETLERİ BULUNDU
Haçovit Yaylası’ndaki bir evde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye, 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Evdeki incelemede 3 kişinin cesedine ulaşıldı. Cenazeler, işlemlerin ardından Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığına gönderildi.

Valilikten yapılan açıklamada, yayladaki bir evde sabah erken saatlerde çıkan yangına itfaiye ekiplerince müdahale edilerek alevlerin söndürüldüğü belirtildi. Yangının söndürülmesinin ardından evdeki incelemede 3 kişinin öldüğünün saptandığı bildirilen açıklamada, vefat edenlerin ev sahibi Gülüzar Altuntaş (61) ile Kasım (66) ve Arif Altuntaş (67) olduğunun değerlendirildiği kaydedildi.
BIÇAKLANARAK ÖLDÜRÜLMÜŞLER
İlk belirlemelere göre yangının kundaklama sonucu çıktığına dikkat çekilen açıklamada, “Olaya karıştığı değerlendirilen 3 şüpheli gözaltına alınmıştır. Cumhuriyet Savcılığına bildirilen olayla ilgili detaylı inceleme başlatılmıştır.” ifadelerine yer verildi. 3 kişinin bıçaklanarak öldürüldüğü ortaya çıktı.

3 KİŞİ GÖZALTINDA
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada ise “Araklı Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın öğrenilmesi üzerine derhal soruşturma işlemlerine başlanılmış ve yürütülen soruşturma kapsamında vefat eden G.A, K.A, ve A.A’nın aralarında arazi anlaşmazlığı bulunan ve akrabaları olan şüpheliler M.A, M.A. ve suça sürüklenen çocuk A.A. tarafından öldürüldükleri tespit edilmiştir.” ifadesi kullanıldı.
Şüpheliler M.A, M.A. ve suça sürüklenen çocuk A.A’nın Trabzon İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alındığı, öldürme eyleminde kullanılan bıçağın ise olay yerine yakın bir arazide bulunduğu aktarılan açıklamada, hayatını kaybedenlerin otopsi işlemlerinin devam ettiği ve soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GERİ DÖNÜYOR
Athletic’te yer alan haberde Manchester City ve İlkay Gündoğan sözleşme şartlarında anlaşma sağladığı, İlkay’ın Manchester City ile 1 yılı opsiyonlu 2 yıllık sözleşme imzalayacağı ifade edildi.
SÖZLEŞMESİ FESHEDİLECEK
Barcelona‘nın İlkay Gündoğan’ın sözleşmesini feshedeceği ve tecrübeli futbolcunun iki yıllık alacağından vazgeçeceği kaydedildi.
PEP’TEN ONAY VE ANLAŞMA
Pep Guardiola’nın dönüşüne yeşil ışık yakmasının ardından deneyimli orta saha ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlandığı belirtildi. İlkay Gündoğan, 2016-2023 yılları arasında Manchester City’de oynamış ve İngiliz ekibinde 304 maçta 60 gol ve 38 asistlik performans sergilemişti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MASKELİ FOTOĞRAFI GÜNDEM OLDU
Ligin ikinci haftasında sahasında 25 Ağustos Pazar günü Real Valladolid’i ağırlayacak olan Real Madrid‘de futbolcular, fiziksel testler için antrenmanda maskeyle çalıştı. Arda Güler’in maskeli görüntüsü de sosyal medyada defalarca paylaşılırken, çok sayıda beğeni ve yorum da aldı.

UYGULAMANIN NEDENİ
Bu teknik oksijen sağlamaktan ziyade birçok gelişmiş özelliğe sahip. Real Madrid, bu uygulamaya çok sakatlık geçirilen sezonun ardından başladı. Madrid temsilcisi, yıldız futbolcularını yaklaşık 70 sakatlığa kurban verdi. Bu durum sağlık ekibinin ne kadar önem arz ettiğini gözler önüne serdi. Dev kulüp, bu nedenle kritik dönemlerde en önemli oyunculardan mahrum kalma sorunu en aza indirmek için böyle bir önlem aldı.
GEÇEN SEZON SAKATLIKLARLA BOĞUŞTU
2023 yazında Real Madrid‘e transfer olan ve yaşadığı sakatlıklar nedeniyle geçen sezonun ikinci yarısında daha fazla forma şansı bulan Arda Güler, geride kalan sezonda İspanyol devinin formasını 5’i ilk 11 olmak üzere toplamda 12 maçta giymişti. Arda, bu karşılaşmalarda aldığı kısıtlı süreye rağmen 6 gol atmayı başarmıştı.
BU SEZON 2 MAÇA DA SONRADAN GİRDİ
Real Madrid‘in sezon öncesindeki ABD kampında ortaya koyduğu performansla alkış alan milli yıldızımız Arda Güler, Şampiyonlar Ligi şampiyonu Real Madrid ile Avrupa Ligi şampiyonu Atalanta arasında oynanan ve Madrid temsilcisinin 2-0 kazanarak kupayı müzesine götürdüğü Süper Kupa finalinde 88. dakikada forma şansı bulmuştu. Genç futbolcu, ligin ilk haftasında 1-1 berabere sonuçlanan Mallorca maçında da yine 88. dakikada oyuna girdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ICARDI’NİN İPTAL OLAN GOLÜ
VAR: Galatasaraylı oyuncu, Konyalının önüne ayağını koyduğu için topa vuruyor. Konyalının topa vuruşunu engellemek için ayağını önüne koyuyor. Konyalı topa vurmak isterken Galatasaraylının ayağına çarpıp topa gidiyor. Onun için sahada inceleme öneriyorum.
Direnç Tonusluoğlu: Geldim ağabey.
VAR: Konyalı, Galatasaraylının ayağına vurduğu için topa vuruyor. Topa Galatasaraylı topa temas etmiş oluyor.
Direnç Tonusluoğlu: Galatasaraylı oyuncu topa değemiyor doğru mu? Başka bir açınız var mı?
VAR: Sana şimdi başka bir açı daha göstereceğim. Galatasaraylı oyuncu Konyalının önüne ayağını koyduğu için topa teması sağlıyor.
Direnç Tonusluoğlu: Tamam ağabey gördüm. Faul ile oyuna başlayacağım, golü iptal ediyorum.
GÖRÜNTÜ: BEINSPORTS
GALATASARAYLILARDAN TEPKİ YAĞDI
Galatasaray’ın Konyaspor karşısında Icardi ile bulduğu golün, öncesinde Toreira’nın faul yaptığı gerekçesiyle iptal edilmesi çok tartışılmıştı. VAR kayıtlılarının açıklanmasının ardından hakemlerin aralarındaki diyaloglara anlam veremeyen sarı-kırmızılılar, verilen karara bir kez daha tepki gösterdi.
GÖZTEPELİ ROMULO’NUN FENERBAHÇE MAÇINDA İPTAL EDİLEN GOLÜ
VAR: Potansiyel bir gol iptali için sana sahada inceleme öneriyorum. Hücum faul.
Kadir Sağlam: Geldim, hiç sesin gelmiyor. Tamam gördüm, golü iptal ediyorum. Faul ile başlayacağım.
VAR: APP’de olduğunu göstereceğim bekle, sonuna kadar izleteceğim sana.
Kadir Sağlam: Tamam göster. Tamam.
VAR: Ayaktaki temas anına bir daha gel, zoom yap burada dur.
GÖRÜNTÜ: BEINSPORTS
GÜRAY VURAL’IN BEŞİKTAŞ MAÇINDA GÖRDÜĞÜ KIRMIZI KART
VAR: Mehmet, potansiyel kırmızı kart için sahada inceleme öneriyorum.
Mehmet Türkmen: Tamam geliyorum.
VAR: Haydi gel.
VAR: İlk ayağın esnemesini gösteriyorum sana.
Mehmet Türkmen: Temas noktası.
VAR: Evet kramponun çivileri, hız, şiddet, temas noktası, ayağın esnemesi.
Mehmet Türkmen: Kramponun çivileri, ayak gergin, rakibin sağlığını tehlikeye atıyor. Norma hızda da oynatır mısın? Başka bir açı daha ver. Gördüm ağabey tamam. 11 numara, sarı kart iptal, kırmızı kart.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>25 MİLYON EUROYU KASAYA KOYACAKLAR
İki ayaklı eşleşmede rakibini elemesi durumunda Şampiyonlar Ligi’ne katılacak sarı-kırmızılılar, 25 milyon euroya yakın bir parayı kasasına koyacak.
Sabah’ta yer alan habere göre Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’ne katılması halinde Avrupa kazancını geçen sezonun üzerine çıkarabilir.
Galatasaray geçen sezon Avrupa kupalarından 31 milyon euro gelir elde etmişti. Şampiyonlar Ligi’nde değişen formatla birlikte grup etabında 8 maç oynanacak ve her galibiyetin değeri 2.8 milyon euro olacak. Devler Ligi’nde takımlar beraberlikte ise 930 bin euro ile ödüllendirecek.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANU KARARINI VERDİ
Ferdi Kadıoğlu, Brighton’ın yanı sıra Manchester United’ın da gündemine gelirken İngiltere Premier Lig devi, oyuncuyla ilgili kesin kararını verdi. The Athletic’te yer alan habere göre Manchester United, Ferdi Kadıoğlu’nu transfer etmekten vazgeçti. Fenerbahçe, Ferdi Kadıoğlu için son olarak bonuslarla birlikte yaklaşık 35 milyon euroluk teklif yapan Brighton’dan rakamı yükseltmesini bekliyor.
PERFORMANSI GÖZ DOLDURUYOR
Fenerbahçe’ye 2018 yılında imza atan 24 yaşındaki futbolcu, sarı-lacivertli forma altında çıktığı 199 maçta 17 gol attı ve 22 asist yaptı. Brighton ile her konuda anlaşma sağlayan milli futbolcu ise kulüplerin anlaşmasını bekliyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“10 AY ÖNCE ŞUNDAN OLDU”
Lugano, geçen sezon UEFA Konferans Ligi grup maçında konuk olduğu Beşiktaş‘ı 2-0’dan gelip 10 dakikada bulduğu golle 3-2 mağlup etmişti. İsviçre temsilcisi, play-off turunun ilk maçı öncesinde bu geri dönüşünün videosunu “1O ay önce şundan oldu: Beşiktaş‘a 10 dakikada 3 gol” notuyla paylaştı.
ŞENOL GÜNEŞ DETAYI
Öte yandan videonun sonundaki Şenol Güneş detayı da dikkat çekti. Lugano’nun attığı 3 golün yer aldığı video, dönemin Beşiktaş teknik direktörü Şenol Güneş’in gollerin ardından yaşadığı üzüntülü anlarla son buldu.
İşte o paylaşım;

MAÇ NE ZAMAN?
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında 22 Ağustos Perşembe günü İsviçre ekibi Lugano ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. Karşılaşma, Thun kentiyle aynı adı taşıyan statta saat 21.30’da başlayacak ve S Sport Plus ekranlarından canlı yayınlanacak. İstanbul’daki rövanş karşılaşması ise 29 Perşembe günü saat 21.00’de TÜPRAŞ Stadı’nda oynanacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FAZLA KİLOLARINDAN KURTULMUŞ
Nice ile 2 yıllık sözleşme imzalayan Tanguy Ndombele, Fransız temsilcisiyle Ligue 1’de ilk maçına çıktı. Nice’in Auxerre’e deplasmanda 2-1 mağlup olduğu maçta sahaya ilk 11’de çıkan Ndombele’nin fit hali dikkat çekti. 87 dakika sahada kalan 27 yaşındaki futbolcu, takımı adına sahanın en iyilerinden biri oldu.
SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU
Fazla kilolarıyla Galatasaraylı taraftarların sezon boyunca tepkisini çeken Tanguy Ndombele, fit görüntüsüyle sosyal medyada gündem oldu. Özellikle sarı-kırmızılı taraftarlar tarafından Fransız futbolcunun son haliyle ilgili binlerce paylaşım ve yorum yapıldı.
İşte Ndombele’nin son hali;

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RADARA ALDILAR
İtalyan basınında yer alan haberlere göre, Atalanta ve Torino’nun 28 yaşındaki futbolcu ile ilgilendiği belirtildi. Torino’nun Becao için temasları başlattığı, Atalanta’nın ise transfer yarışına dahil olduğu kaydedildi.
PİYASA DEĞERİ 8 MİLYON EURO
Rodrigo Becao’nun güncel piyasa değeri 8 milyon euro olarak gösteriliyor. Fenerbahçe ile sözleşmesi 2028 yılına kadar devam eden Becao, sarı-lacivertli forma altında geçen sezon 23 maçta 1 gol kaydetti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İşte Okan Buruk’un açıklamaları;
“YOUNG BOYS MAÇINA YÜZDE YÜZ HAZIRIZ”
“Karşımızda son 4 senenin şampiyonu var. Bence kadro olarak da fiziksel olarak da iyi bir takıma karşı oynayacağız. Sahanın sentetik olması tabii ki Young Boys için avantaj. Maçta da en yüksek seviyemize ulaşmaya çalışacağız. Çok gol yiyor ve çok da gol atıyorlar. Her an pozisyona girebilecek bir takımlar. Bizim kalitemizi ortaya koymamız gerekiyor. Ancak böyle biz de avantajlı oluruz.
Geçen hafta sonu İsviçre’de kupa oynandı. Takımları yormamak için. Ligi erken başlattılar ama bu takımlara dinlenme süresi veriyorlar. Bizim bir talebimiz olmadı ama arada lig maçı olmaması avantaj oldu. Diğer türlü bizi daha çok zorlayacağını düşünüyordum. Yüzde yüz hazırız.
BARIŞ ALPER YILMAZ’IN DURUMU
İlk 11 için tam kararımızı vermedik. Barış dün antrenmana çıkamadı. Sabah da çok kötü hissediyordu. Bugün bir dinlensin, yarın sabah gelsin durumunu değerlendirelim dedik. Belki bir antrenmanla maç için düşünebiliriz ama son durumunu bilmiyorum. Kaan’ın ve Davinson’un olmaması dezavantaj ama çok farklı mevkilerde oynayabilen değerli oyuncularımız var. Eksiklerimiz olsa da sahaya 11 kişi çıkacağız.
Şampiyonlar Ligi’ne girdikten sonra onunla ilgili konuşabiliriz. Şu an hedef vermek doğru olmaz. Şampiyonlar Ligi’ne girmek ve orada oynamak çok farklı motivasyon. Şu anda ki ana amacımız Şampiyonlar Ligi’nde olmak.
İsviçre iyi bir Avrupa Şampiyonası geçirdi. Şanssız bir şekilde elendiler. Türkiye de aynı şekilde. Takımlar olarak da Lugano’yu seyrettik Fenerbahçe’ye karşı. İyi bir takım onlar da. Young Boys genç bir takım, iyi bir takım. İsviçre’de her yerde sahalar var. Minibüsten gelirken gördük. Her yaştan insanın Futbol oynayabileceği imkanlar var. İstanbul’a baktığımızda sadece halı sahada oynayabiliyorlar. Aramızdaki fark bu. Burada bir yatırım yapmalıyız diye düşünüyorum.
Young Boys son maçında bize yakın bir anlayışla oynadı. 4-2-3-1 gibi çıkmalarını bekliyoruz.
ICARDI’NİN KONYASPOR MAÇINDA İPTAL EDİLEN GOLÜNÜN VAR KAYITLARI
VAR kayıtlarının daha profesyonel olmasını bekliyoruz. Bu tür çok kısa ve anlaşılmayan bir konuşmayla golün iptal edilmesi çok hoş olmuyor. Gerekli cezalar verilecektir. MHK ve TFF bununla ilgili cezaları verecektir. Biz en doğrusu neyse, kimsenin kimseye hakkı geçmesin diye istiyoruz.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün gece gerçekleşti. Dokuz motorlu dev roket, fırlatma rampasında aniden alev aldı. Görgü tanıklarının çektiği videolarda, roketin alt kısmından büyük alevler ve dumanlar yükseldiği, sonra da tüm roketin bir anda ateş topuna döndüğü görülüyor.
Roketi üreten Alman şirketi Rocket Factory Augsburg (RFA), yaşanan felaketi doğruladı. Şirket yetkilileri, fırlatma sırasında beklenmedik bir sorun yaşandığını ve roketin tamamen kaybedildiğini açıkladı. Ancak iyi haber, kazada kimsenin yaralanmaması oldu.
RFA’dan yapılan açıklamada, “Pazartesi akşamı roketimizin ilk aşama motorlarını test ediyorduk. Ne yazık ki bir sorun çıktı ve roketi kaybettik. Neyse ki kimse zarar görmedi. Fırlatma rampası güvence altına alındı ve şu an için bir tehlike yok,” denildi.
Şirket, bu tür testlerin riskli olabileceğinin farkında olduklarını, ancak gerçek koşullarda test yapmanın ürün geliştirme süreçlerinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. RFA yetkilileri, “Amacımız en kısa sürede normal çalışmalarımıza dönmek. Bu süreçte herkesten sabır ve anlayış bekliyoruz,” diye ekledi.

Üzerine klima ünitesi düşen 18 yaşındaki genç, feci şekilde öldü

İmamoğlu lafı eveleyip gevelemeden söyledi: CHP’de bunun başka bir sonucu olamaz

Herkes sosyal medya hesabına kilitlenmişken ilk paylaşım geldi
SaxaVord Uzay Üssü’nden bir yetkili ise, “Bu bir testti ve testler zaten olası sorunları önceden belirlemek için yapılır. Şimdi RFA ile birlikte çalışıp bu kazanın nedenlerini anlamaya ve bir sonraki aşama için hazırlanmaya odaklanacağız,” şeklinde konuştu.
Bu olay, İngiltere’nin kendi topraklarından uzaya roket fırlatma çabalarında yaşadığı önemli bir aksilik olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, uzay teknolojilerinde bu tür kazaların normal olduğunu ve ülkenin uzay programının devam edeceğini belirtiyorlar.



Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay şöyle gerçekleşti: Genç, motosikletinin üzerinde arkadaşıyla sohbet ediyordu. Sohbet bitip de genç motosikletini çalıştırdıktan hemen sonra, üç katlı bir apartmandan kopan klima ünitesi gencin üzerine düştü. Genç anında yere yığıldı.
Çevredekiler hemen yardıma koştu ve genç acilen hastaneye kaldırıldı, ancak tüm çabalara rağmen hayatını kaybetti. Yanındaki arkadaşı da yaralandı ama şans eseri kurtuldu. Yerel polis, olayı cinayet şüphesiyle soruşturuyor.
Bu tür beklenmedik kazalar ülkemizde de sıkça yaşanıyor. Özellikle inşaatlarda düşen malzemeler veya balkonlardan düşen saksılar can almaya devam ediyor. Benzer şekilde, iş kazaları da ülkemizin kanayan bir yarası.
Bu olay, çevremizdeki tehlikelere karşı her zaman dikkatli olmamız gerektiğini ve iş güvenliğinin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Ayrıca, apartman yöneticileri ve ev sahiplerinin, binaların dış cephesindeki eşyaların güvenliğini sağlaması gerektiğini de vurguluyor.

Köpeklerin vatandaşı parçaladığı ilçenin belediye başkanı sessizliğe büründü

Barcelona’dan ayrılıyor! Yeni adresi de belli gibi

Küle dönen köyde alevler bir tek ona dokunmadı

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“İSRAİL’İN ASKER SAYISI YETERLİ DEĞİL”
Gürbüz, İsrail‘in mevcut asker sayısının, ülkenin dar bir coğrafi alana sıkışmış olması nedeniyle büyük bir dezavantaja dönüştüğünü ifade etti. ” İsrail‘in asker sayısı belli ve bu asker sayısı öyle bir coğrafyanın içine sıkışmış durumda ki, İsrail‘in bunun iki katı askeri bile olsa, karadan bir saldırıya uğradığı takdirde, bir yerden sonra saldırgan güçler İsrail topraklarının içine girecek,” dedi.

Dilan Polat evden çıktı! İlk ziyaretini bakın kime yapıyor

Emniyet’i birbirine katan şahsın sonu böyle oldu

Ali Koç’a saldıran Fatih Özkan, sessizliğini bozdu

“HAVA KUVVETLERİ YETERSİZ KALABİLİR”
Gürbüz, bu tür bir durumda İsrail’in hava kuvvetlerini etkili bir şekilde kullanamayacağını belirtti. “İsrail, istediği kadar hava kuvvetlerini de kullanamayacak hale gelecek,” diye ekledi. İsrail ordusunun ne kadar kalabalık olursa olsun, motive bir saldırgan gücün karşısında dezavantajlı bir konumda olduğunu ifade etti.

“MOTİVASYONLU SALDIRGAN GÜÇLER KARŞISINDA İSRAİL ZORLANABİLİR”
Gürbüz, İsrail ordusunun kalabalık olmasına rağmen, karşısındaki saldırgan güçlerin yeterince motive olması durumunda, ciddi bir tehdit oluşturabileceğini söyledi. “Orada yeterince motive bir sayı ile İsrail ordusu ne kadar kalabalık olursa olsun, İsrail’e saldıran kuvvetlerin bir şansı olacak,” diyerek İsrail’in stratejik zorluklarına dikkat çekti. Bu durumun, İsrail’in güvenlik stratejilerini gözden geçirmesi gerektiğini bir kez daha gösterdiğini vurguladı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da karıştığı bir kavgada bıçaklanarak hastaneye kaldırılan Yunus Emre Özdemir (19), taburcu edildikten yaklaşık 4 ay sonra tekrar rahatsızlandı. 6 ay basur olduğunu sanarak yaşayan Özdemir’in, geçirdiği ilk ameliyatta karnında havlu büyüklüğünde gazlı bez unutulduğu ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı‘ndan alınan bilgiye göre ise hastane tarafından konu ile ilgili idari inceleme başlatıldığı öğrenildi.
Yunus Emre Özdemir, geçen yıl ekim ayında Altındağ ilçesinde karıştığı bir kavgada karnından bıçaklanarak Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede, ince bağırsak ameliyatı geçirdikten sonra 2 gün yoğun bakımda, 7 gün de normal odada gözetim altında tutulan Özdemir, tedavisinin ardından taburcu edildi. Normal yaşantısına geri dönen Özdemir, tedavinin ardından yaklaşık 4 ay sonra bağırsaklarında ağrılar hissetmeye başladı. Özdemir, yaklaşık 6 ay boyunca basur olduğunu sandı ancak ağrılarının iyice artması üzerine 8 Ağustos’ta Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Özdemir’in yapılan tetkiklerinde, bağırsaklarında havlu büyüklüğünde gazlı bez bulunduğu tespit edildi. Özdemir’in 10 ay önce geçirdiği ince bağırsak ameliyatı sırasında karnında gazlı bez unutularak dikiş atıldığı ortaya çıktı. Gazlı bez ameliyatla çıkarılırken, Özdemir’in tedavisine devam ediliyor.
Yunus Emre Özdemir’in annesi Hanım Özdemir, konuya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu, ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve Sağlık Bakanlığı’na başvurdu. Sağlık Bakanlığı’ndan alınan bilgilere göre; hastane konu ile ilgili idari inceleme başlattı.
Yunus Emre Özdemir, hastane odasında yaptığı açıklamada, “Bağırsağımı dışarı çıkardılar yeniden. Torba takılı şu an, 6 ay takılı kalacakmış torba. Hastaneyi şikayet etmeyi, tüm haklarımı kullanmayı düşünüyorum. Çalışıyordum, elektrik işiyle uğraşıyordum. İşe yeni başlamıştım; ama yeniden ameliyat oldum” dedi.
‘AMELİYATA ALININCA GAZLI BEZ OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI’
Yunus Emre Özdemir’in annesi Hanım Özdemir ise “Lavaboda fenalaştı, bana ‘Anne bir bakar mısın?’ dedi. Ben bakınca bez olduğunu anladım. Acil olarak hastaneye getirdik. Hemen hastaneye getirildi, ameliyata alındı. Ameliyata alınınca da gazlı bez olduğu ortaya çıktı. Benim çocuğumun sosyal hayatı tamamen bitti. Savcılığa, Sağlık Bakanlığı’na her yere başvurdum, CİMER’e yazdım. Şikayetçiyiz biz. Bu süreçte karın ağrısı oldu, yemesi içmesi kesildi, zayıfladı. 10 ay boyunca gazlı bezi içinde taşıdı Yunus Emre. Şu an sürekli ateşi çıkıyor. Torbadan rahatsız oluyor, onun için çok zor sonuçta. Enfeksiyon kapıyor, kan değerleri yükseliyor. Ben hastane ve hastane personelinden, doktordan şikayetçiyim” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hindistan’ın Batı Bengal eyaletine bağlı Kalküta kentindeki bir devlet hastanesinde 36 saatlik mesainin ardından seminer odasında uyuyan stajyer doktorun cinsel saldırıya uğradıktan sonra öldürülmesine yönelik tepkiler sürüyor. Hindistan Tabipler Birliği’nin (IMA) çağrısıyla ülke genelinde doktorlar, yerel saatle 06.00’dan itibaren greve gitti. Acil servisler hariç tüm hizmetler, 24 saat süreyle durduruldu. “Adalet istiyoruz” sloganları atan doktorlar, sağlık çalışanlarını şiddetten korumayı amaçlayan Merkezi Koruma Yasası’nın yürürlüğe girmesini talep etti. Greve 1 milyondan fazla doktorun katılması bekleniyor.
Batı Bengal Eyalet Başbakanı Mamata Banerjee protestolara destek vererek soruşturmanın hızlandırılmasını ve suçluların mümkün olan en sert şekilde cezalandırılmasını talep etti.
Hindistan’ı sokağa döken skandal
Öte yandan 9 Ağustos’ta RG Kar Hastanesi’nde uyuduğu sırada cinsel saldırıya uğrayan 31 yaşındaki doktor, meslektaşları tarafından yarı çıplak bir şekilde bulunmuştu. Olayla ilgili 1 hastane çalışanı tutuklanmıştı. Kalküta polisi tarafından yürütülen soruşturma, kamuoyunda “saldırının örtbas edildiği ve kötü yönetildiği” yönündeki eleştirilerin giderek artması nedeniyle Federal Merkezi Soruşturma Bürosu’na devredilmişti.
Ulusal Suç Kayıtları Bürosu’na (NCRB) göre verilerin toplandığı son yıl olan 2022’de ülkede 31 binden fazla tecavüz vakası kayda geçti. – KALKÜTA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şen, sözlerine şöyle devam etti;
“HONTEL, ÇALIŞILAN GÜN TAKILMALI”
“Kişi, iş yerinde geriliyor. O gerginliğe bağlı tansiyon yükseliyor. Bu kişinin honteli çalıştığı gün takılmalı. O kişiye bunu anlatmazsanız, hontel istirahat ettiği gün takılırsa sonuçları normal çıkar. ‘Tansiyon hastası değilsin’ dersiniz gönderirsiniz. Bir gün iş yerinde birisine sinirlenir, tansiyonu yükselir ve beyin kanamasıyla acil servis, yoğun bakıma kadar gelir olay.”
“ENSEDE BİR AĞRI VARSA TANSİYON OLMA İHTİMALİ VAR”
“O yüzden ensede bir ağrı varsa tansiyon olma ihtimali var. Bana göre, yoğun bakımda beyni kanamış olanları, damar tıkanıklığı olanları çok sık görüyoruz. İstiyoruz ki bunlar bize gelmesin, o yüzden öncelikle bunu vurguluyorum. Mutlaka kardiyoloji uzmanına görünüp ona uygun tedavi görmesi lazım.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Kızılay’dan yapılan açıklamada, başta İzmir, Bolu ve Aydın olmak üzere Türkiye’nin farklı illerinde orman yangınlarının devam ettiği kaydedildi.
İzmir’in Karşıyaka, Manisa’nın Gördes, Aydın’ın Bozdoğan, Bolu’nun Göynük ve Karabük’ün Ovacık ilçelerinde çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen orman yangınları nedeniyle söndürme çalışmalarının 2 gündür sürdüğü hatırlatılan açıklamada, yangının ilk anından itibaren Afet Müdahale Merkezleri ve şubelerinden bölgeye personel ve gönüllülerin gönderildiği ifade edildi.
Açıklamada, Kızılay’ın ikram araçları, mobil mutfaklar, öncü araçlar, haberleşme ve müdahale araçlarıyla yangın söndürme çalışmalarına destek verdiği vurgulanarak, şu ifadelere yer verildi:
“Sahadaki 38 personeli ve 18 aracıyla müdahale ekiplerini ve yangından etkilenen vatandaşları yalnız bırakmayan Kızılay, çorba, kumanya, ikram malzemesi, soğuk-sıcak içecek ve su dağıtımını sürdürüyor. Yangınların devam ettiği illerde 10 binden fazla sıcak yemek, 9 bine yakın ikramlık, yaklaşık 2 bin 500 kumanya, 20 binden fazla su ve 35 bini aşkın içecek dağıtımı yapan Kızılay, orman yangınlarıyla ilgili teyakkuz halinde olmayı sürdürüyor.” – ANKARA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Habertürk ekranlarında katıldığı bir canlı yayında dünyaya hızla yayılmaya devam eden maymun çiçeği virüsüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu
“BİLİM İNSANLARI AGRESİF SEYREDECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYOR”
Maymun çiçeği virüsünün Covid gibi bir virüs olmadığını söyleyen Bakan Memişoğlu, “Maymun çiçeği RNA virüsü değil, DNA virüsü. Ne demek? Yani farklı bir virüs çeşidi bu. Daha agresif seyredeceğini bilim insanları düşünmüyorlar. Birincisi o. İkincisi bu 20 yıldır zaten o bölgede, Kongo’da olan bir hastalık esasında. Yeni çıkan bir hastalık değil. Özellikle son 2022 Temmuz’unda orada, Kongo’da bu bölgesel olan bir yerde bu hastalık yaygın hale geliyor. Özellikle uzun süreli temasla bulaşan, uzun süre yan yana kalmakla veya cinsel ilişkiyle bulaşan bir hastalık türü. Kovid gibi bir nefes alınımı yoluyla bulaşmıyor. Ve temasla bulaştığı için de yaygınlığı lokalize kalıyor genelde.” dedi.
VİRÜS TÜRKİYE’DE VAR MI?
Bakan Memişoğlu, “Bilim insanlarıyla oturup konuştuğumuzda Türkiye’de 2024’te bu virüs görülmedi. Yani bunu hem bizim bilim insanları hem altyapımızda şu ana kadar herhangi bir ülkemizde bu son maymun çiçeği hastalığıyla ilgili bir tanı konulmadı. Özellikle söylemek istiyorum çünkü bazen insanlar bazı inanmak istedikleri şeyleri duyurmaya çalışıyorlar ama yok yani bizde şu ana kadar yok inşallah da olmasın.” ifadelerini kullandı.

“BÜTÜN PLANLARIMIZI, HAZIRLIĞIMIZI YAPTIK”
Maymun çiçeği virüsü konusunda bütün hazırlıkların yapıldığını belirten Memişoğlu, “Biz bu acil durumdan sonra bilim kurulumuzu oluşturduk ve bilim kurulu ile beraber bu hastalıkla ilgili nasıl eğer olursa eğer gelirse ülkemize nasıl bir önlem alınması gerekir? Gelmeden nasıl bir önlem alacağız? Gelirse ne yapacağız? Bunlarla ilgili bütün planlamalarımız ve hazırlığımızı yaptık. Bu bilim kurulu, bununla mücadele rehberi esasında bu. Hastalıkla mücadelenin rehberi. Zaten Dünya Sağlık Örgütü esasında ilanında bunu söylüyor. Hazırlıklı olun ama yayılıp yayılmayacağı konusunda bir netlik yok çünkü lokalize kalıyor genelde Afrika’da bu hastalık.” dedi.
“Bütün bilim insanları Kovid gibi bir pandemi beklemiyorlar.” diyen Memişoğlu, “Pandemi olacağını düşünmüyorlar. Tabii ki sağlıkta iki kere iki hiçbir zaman dört olmaz. Onun için net konuşulmaz. Bunu toplumun da bilmesi lazım. Çünkü o virüsün yapısı bir anda değişir, başka bir virüse dönüşebilir. Veya başka bir virüs de salgın yapabilir.” ifadelerini kullandı.

“ÇİÇEK AŞISI YÜZDE 85 ORANINDA KORUYOR”
Virüsten korunma yollarına ilişkin olarak da konuşan Memişoğlu, “Aslında bu şu anda söylenen, bilim insanlarının bize söylediği, bununla ilgili zaten çiçek aşısı olanların yüzde 85 korunduğu konusunda. 1980’e kadar da ülkemizde zaten çiçek aşısı olmayan yok biliyorsunuz. Ama yine de biz her türlü önlemimizi alıyoruz. Bugün bizim bakanlığımızdaki bilim kurulumuzun ilan ettiği rehber, ‘Nasıl davranacağız? Hastalık nedir? Nasıl dolaşıyor?’ Bunların hepsini rehberimizde yayınladık. Ve nasıl mücadele edeceğimizi, ne yapacağımızı da orada ayrıntılı bilim insanları tarafından belirlendi. Bu rehberi bizim web sayfalarımızdan ulaşabilirler.” dedi.
MAYMUN ÇİÇEĞİNİN BELİRTİLERİ NELER?
Maymun çiçeği virüsünün belirtilerini anlatan Bakan Memişoğlu, “Şu anda nefesle bulaşmadığını biliyoruz. O yüzden önce ateş ve baş ağrısıyla başlıyor bilindiği kadarıyla. Sonra bu cilt ve görünür bulgular ortaya çıkıyor. Tabii ateş ve baş ağrısı dediğinizde esasen birçok hastalık da olabilir. Ama şu bilinsin yani biz Afrika’dan hikayesi olan işte bu tür vakaları takip etmeye çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

“ŞU AN İÇİN ALARM DURUMU YOK”
“Bir salgın hastalık endişemiz yok.” diyen Bakan Memişoğlu, “Yani şu an için alarm durumu yok. Milletimiz rahat etsin. Şöyle, bu son varyantı öldürme oranının biraz daha yüksek olduğunu gösteriyorlar. Kongo’da 15 bin kişi etkilenmiş. Dünya Sağlık Örgütü’nün söylemesine göre 517 ölü var. Ama bu genelde “immunosuppressive” dediğimiz başka hastalıklar olan düşkün insanlarda ölüm oranının yüksek olduğunu ifade ediyor. O nedenle de takip ediliyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunus Emre Özdemir, geçen yıl ekim ayında Altındağ ilçesinde karıştığı bir kavgada karnından bıçaklanarak Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede, ince bağırsak ameliyatı geçirdikten sonra 2 gün yoğun bakımda, 7 gün de normal odada gözetim altında tutulan Özdemir, tedavisinin ardından taburcu edildi. Normal yaşantısına geri dönen Özdemir, tedavinin ardından yaklaşık 4 ay sonra bağırsaklarında ağrılar hissetmeye başladı.
BASUR OLDUĞUNU DÜŞÜNÜRKEN KARNINDAN GAZLI BEZ ÇIKTI
Özdemir, yaklaşık 6 ay boyunca basur olduğunu sandı ancak ağrılarının iyice artması üzerine 8 Ağustos’ta Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Özdemir’in yapılan tetkiklerinde, bağırsaklarında havlu büyüklüğünde gazlı bez bulunduğu tespit edildi. Özdemir’in 10 ay önce geçirdiği ince bağırsak ameliyatı sırasında karnında gazlı bez unutularak dikiş atıldığı ortaya çıktı. Gazlı bez ameliyatla çıkarılırken, Özdemir’in tedavisine devam ediliyor.

AİLE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Yunus Emre Özdemir’in annesi Hanım Özdemir, konuya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu, ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve Sağlık Bakanlığı’na başvurdu. Sağlık Bakanlığı’ndan alınan bilgilere göre; hastane konu ile ilgili idari inceleme başlattı.
“İŞE YENİ BAŞLAMIŞTIM AMA YENİDEN AMELİYAT OLDUM”
Yunus Emre Özdemir, hastane odasında yaptığı açıklamada, “Bağırsağımı dışarı çıkardılar yeniden. Torba takılı şu an, 6 ay takılı kalacakmış torba. Hastaneyi şikayet etmeyi, tüm haklarımı kullanmayı düşünüyorum. Çalışıyordum, elektrik işiyle uğraşıyordum. İşe yeni başlamıştım; ama yeniden ameliyat oldum” dedi.
“BEN BAKINCA BEZ OLDUĞUNU ANLADIM”
Yunus Emre Özdemir’in annesi Hanım Özdemir ise “Lavaboda fenalaştı, bana ‘Anne bir bakar mısın?’ dedi. Ben bakınca bez olduğunu anladım. Acil olarak hastaneye getirdik. Hemen hastaneye getirildi, ameliyata alındı. Ameliyata alınınca da gazlı bez olduğu ortaya çıktı. Benim çocuğumun sosyal hayatı tamamen bitti. Savcılığa, Sağlık Bakanlığı’na her yere başvurdum, CİMER’e yazdım. Şikayetçiyiz biz. Bu süreçte karın ağrısı oldu, yemesi içmesi kesildi, zayıfladı. 10 ay boyunca gazlı bezi içinde taşıdı Yunus Emre. Şu an sürekli ateşi çıkıyor. Torbadan rahatsız oluyor, onun için çok zor sonuçta. Enfeksiyon kapıyor, kan değerleri yükseliyor. Ben hastane ve hastane personelinden, doktordan şikayetçiyim” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLK 11’LER
Göztepe: Arda, Lasse, Koray, Heliton, Miroshi, Djalma, Dennis, Doğan, Isaac, Kubilay, Romulo.
Fenerbahçe : Livakovic, Osayi, Becao, Çağlar, Jayden, İsmail, Szymanski, Tadic, Maximin, En Nesyri, Dzeko.
İLK HAFTA NE YAPTILAR?
Sarı-lacivertli takım, ligin ilk haftasında sahasında Adana Demirspor ile karşılaştı ve rakibini Edin Dzeko’nun golüyle 1-0 mağlup etti. Trendyol Süper Lig’in yeni takımı Göztepe ise deplasmanda Antalyaspor ile 0-0 berabere kaldı.
GÖZTEPE VE FENERBAHÇE’NİN EKSİKLERİ
Fenerbahçe‘de geride kalan sezondan kart cezaları bulunan Mert Hakan Yandaş ile İrfan Can Eğribayat, karşılaşmada forma giyemeyecek. Ev sahibi ekipte ise Kuryu Matsuki, sakatlığı sebebiyle sahadaki yerini alamayacak.
FENERBAHÇE, İZMİR’DE ZORLANIYOR
Göztepe, Fenerbahçe ile İzmir’de oynadığı son 6 maçın sadece 1’ini kaybetti. Alsancak Stadı, Bornova Aziz Kocaoğlu Stadı ve Gürsel Aksel Stadı’ndaki müsabakaların 4’ü berabere biterken, iki takım da 1’er kez kazanma mutluluğu yaşadı. Göztepe ve Fenerbahçe 2002-2003 sezonunda Alsancak Stadı’nda 1-1 berabere kaldı. Ardından 2017-2018’de Bornova Aziz Kocaoğlu Stadı’nda oynanan maç 2-2’lik eşitlikle sonuçlandı. Göztepe, 2018-2019’da Fenerbahçe’yi Bornova’da 1-0 yenmeyi başardı. 2019-2020 sezonunda iki takım bir kez daha Bornova Aziz Kocaoğlu Stadı’nda kozlarını paylaştı ve müsabaka 2-2 sona erdi. Göztepe, 2020-2021 sezonunda Fenerbahçe’yi ilk defa Gürsel Aksel Stadı’nda konuk etti. Pandemi nedeniyle seyircisiz oynanan maçı sarı-lacivertliler 3-2 kazandı. İzmir’deki son randevu ise 2021-2022 sezonunda gerçekleşti ve karşılaşma 1-1 berabere sonuçlandı.
GÖZTEPE’NİN SÜPER LİG’DEKİ GALİBİYET HASRETİ
Lige iki sezon aradan sonra tekrar dönen Göztepe ilk hafta mücadelesinde konuk olduğu Antalyaspor’la golsüz berabere kaldı. Sarı-kırmızılı ekip, ligden düştüğü 2021-2022 sezonunun son 15 haftası dahil, Süper Lig’de 16 maçtır kazanamıyor.
STOILOV ESKİ TAKIMINA KARŞI
Göztepe’nin Bulgar teknik direktörü Stanimir Stoilov, futbolculuk kariyerinde Fenerbahçe’de top koşturdu. Stoilov, 1992-2993 sezonunda sarı-lacivertli formayı giydi. O dönem orta sahada görev yapan Stanimir Stoilov, Fenerbahçe’de özel maçlar da dahil 13 kez sahaya çıktı. Stoilov, kısa süre oynamasına rağmen Fenerbahçe formasıyla 5 gol atma başarısı gösterdi. Şu an Göztepe formasını terleten oyunculardan sol bek İsmail Köybaşı, sağ bek Nazım Sangare ve Uğur Kaan Yıldız da bir dönem Fenerbahçe formasını terletti. Göztepe’nin kaptanlığını yapan İsmail, 2016-2019 yılları arasında İstanbul ekibinde oynarken, Nazım Sangare 2020-2022 senelerinde Fenerbahçe’de top koşturdu. Uğur Kaan ise Fenerbahçe altyapısında yetişip, çeşitli alt yaş kategorilerinde mücadele etti.
GÜRSEL AKSEL STADI TAMAMEN DOLACAK
Süper Lig’e 2 sezon sonra geri dönen ve ilk hafta maçında Antalyaspor’la deplasmanda golsüz berabere kalan Göztepe yarın evinde Fenerbahçe ile karşı karşıya gelecek. Gürsel Aksel Stadı’ndaki zorlu maç kapalı gişe oynayacak. Hem kombine hem de satışa çıkan 500 adet maç biletini kısa süre önceden tüketen sarı-kırmızılı futbolseverler stadı tıklım tıklım dolduracak. Konuk Fenerbahçe taraftarının da kendilerine ayrılan biletlerin tamamını kısa süre içinde satın aldığı açıklandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, skandal bir açıklamada bulundu. Katz, Türkiye'nin NATO'dan çıkarılması çağrısı yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz gün yaptığı, "Biz nasıl Karabağ'a girdiysek, nasıl Libya'ya girdiysek Grandpashabet bunun benzerini aynen onlara da yaparız. Yapmamak için hiçbir şey yok. Sadece biz güçlü olmalıyız ki bu adımları da ne yapalım? Atalım" açıklaması dünya kamuoyunda deprem etkisi yarattı. Küstah yanıt veren İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Erdoğan'la Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in resmini yan yana koyup, sonunun Saddam Hüseyin gibi olacağını öne sürdü.
]]>İliç ilçesindeki bir maden ocağında 13 Şubat 2024 tarihinde pendik escort meydana gelen toprak kaymasında, toprak altında 9 işçi kalmıştı. Toprak altında kalan işçilere ulaşmak için çalışmalar sürdürülürken 53 gün sonra bugün ocağın manganez sahasında Uğur Yıldız'a ait olduğu tahmin edilen bir cesede ulaşıldı. Ceset savcının incelemesinin ardından otopsi için hastane morguna kaldırılacak.
6 AYDIR ALTIN MADENİ'NDE ÇALIŞIYORDU
Yıldız'ın kuzeni Doğukan Yıldız, ANKA Haber Ajansı'na verdiği bilgide, naaşın toprağın altından çıkarıldığını söyledi. Yıldız, 6 yıldır İliç'teki altın madeninde çalışıyordu.
Öte yandan maden ocağının manganez kısmında Uğur Yıldız ile kurtköy escort birlikte 2 kişinin daha cesedinin olduğu tahmin edilirken arama çalışmalarına hız verildi.
Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da gelişmeyi sosyal medya hesabından duyurdu. Bayraktar, açıklamasında şunları söyledi: "Erzincan İliç'te maden gebze escort sahasında meydana gelen heyelanda ilk günden bu yana aralıksız olarak devam eden 9 madenci kardeşimizi arama çalışmalarımızda bu akşam saatlerinde mangan ocağı olarak tabir edilen alanda bir işçi kardeşimize ulaştık. Diğer madencilerimiz için ekipler 7/24 çalışmalarını sürdürüyor. İşçi kardeşimize Allah'tan rahmet kederli ailesine başsağlığı diliyorum."
]]>













