Erbaş, cuma namazından önce irat ettiği hutbeye, “Benden bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. Belaya düçar olan yok mu, ona afiyet vereyim.” ayetini okuyarak başladı.
Yarın gece şaban ayının 15’i olduğunu, ramazanın habercisi mübarek Berat Gecesi’nin idrak edileceğini anımsatan Erbaş, “Bizleri bu mübarek geceye ulaştıran yüce Rabb’imize sonsuz hamdüsenalar olsun. ‘Recep ve şaban ayını ya Rabb’i bize mübarek kıl ve bizi ramazan ayına ulaştır’ diye dua eden Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa’ya sonsuz salat ve selam olsun.” dedi.
Erbaş, Berat Gecesi’nin, akıp giden ömrün muhasebesini yapmayı, yaratılış gayesine uygun olmayan her türlü söz ve davranıştan uzak kalmayı insanlara hatırlatan önemli bir gece olduğunu ifade ederek, “Kardeşliğimize, birlik ve beraberliğimize zarar veren her türlü öfke, kin, haset ve nefretten uzak durmamız gerektiğini bize öğreten mübarek bir gecedir Berat Gecesi. Berat Gecesi, insanların hata ve kusurlarını örtenlerin Rabb’imizin sonsuz ikramlarına nail olacaklarını bildirir.” diye konuştu.
“Kim affeder ve insanlarla arayı düzeltirse, onun mükafatı Allah’a aittir.” ayetinin de aralarında bulunduğu bazı ayetleri okuyan Erbaş, şöyle devam etti:
“Peygamber efendimiz, daha çok Kadir Gecesi’nde, ‘Allah’ım sen şüphesiz affedicisin, affedersin, affetmeyi seversin, bizleri de affeyle ya Rabb’i’ diye dua ederdi ve Hazreti Ayşe validemize böyle dua etmesini tavsiye etmişti, ondan öğreniyoruz biz affetmenin ne kadar önemli olduğunu, Rabb’imizin affedici olduğunu. İşte bu mübarek günlerde müminler olarak küçücük şeylere kızıp, öfkelenip birbirimize zarar vermeyelim, birbirimizin kalplerini kırmayalım, gücendirmeyelim, mümin affedici olur. Berat Gecesi, tövbe ve istiğfar gecesidir. Tövbe, günahta ısrar etmemektir. Hata ve kusurlarımıza nedamet duyup, tevvab olan Rabb’imizin sonsuz mağfiretine sığınmaktır. Yüce Rabb’imiz, ‘Ey iman edenler. İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah’a tövbe edin. Umulur ki Rabb’iniz kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlerine koyar.’ buyurmaktadır. Öyleyse bu mübarek geceyi hayatımızda tertemiz sayfalar açmak için fırsat bilelim. Rabb’imizle aramızdaki en büyük engel olan haramlardan, kul ve kamu hakkından uzak duralım. Günahımızın ölçüsü ne olursa olsun, Allah’ın rahmetinden asla umudumuzu kesmeyelim. Peygamber efendimizin, ‘Rabb’imiz, kulunun tövbe etmesine, önemli bir eşyasını kaybedip sonradan o eşyayı bulan birisinin sevindiğinden daha fazla sevinir.’ hadisi şerifi aklımızdan hiçbir zaman çıkarmayalım.”
Erbaş, Berat Gecesi’nin aynı zamanda dua gecesi olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:
“Dua, kulluğun ve ibadetin özüdür. Dua, hayatın zorlukları karşısında bizlere direnme gücü veren eşsiz bir nimettir. Dua, kulun halini rabbine arz etmesi, acziyetini kabul ederek onun lütuf ve inayetine sığınmasıdır. Kur’an-ı Kerim’de Rabb’imiz, ‘Bana dua edin, ben de duanızı kabul edeyim.’ diye bütün kullarını uyarmaktadır. Peygamber efendimiz ise Berat Gecesi’nde Cenabıhakk’ın kullarına şöyle nida ettiğini haber vermektedir, ‘Benden bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. Belaya düçar olan yok mu, ona afiyet vereyim.’ Öyleyse bu kutlu gecede karşılığını yalnızca Allah’tan bekleyerek, rabbimize içtenlikle dua edelim aziz kardeşlerim. Anne ve babamızın, eş ve çocuklarımızın, akraba, komşu ve dostlarımızın sıhhat ve selameti için Rabb’imize niyazda bulunalım. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru, ümmet-i Muhammed’in birlik ve beraberliği için Allah’a yalvaralım. Başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere, dünya üzerinde zalimlerin, işgalcilerin, işgalci İsrail’in zulmü altında inleyen Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere nerede bir mazlum varsa, o mazlumların zalimlerin zulmünden kurtulabilmeleri için özellikle berat gecesinde, şu mübarek cuma gününde dua edelim. ‘Ya Rabb’i zalimleri zalimlere musallat eyle, onları birbirine düşür ve müminleri onların zulmünden kurtar.’ diye dua edelim.”
Ali Erbaş, hutbeyi, şu sözlerle tamamladı:
“Beratımızı alanlardan olabilmek için Kur’an ve sünnetin tarif ettiği bir mümin olmaya gayret edelim. Rabb’imizin emirlerine hakkıyla tabi olalım, yasaklarından var gücümüzle sakınalım. Her türlü kötülükten, haksızlıktan ve adaletsizlikten uzak duralım. Kırılan kalpleri onaralım, küskünlük ve dargınlıkları sonlandıralım. Üzerimizde hakkı bulunanlarla helalleşelim. Mazlum ve kimsesizlere el uzatmaya, haklı davalarında onların yanlarında olmaya, zalimlere ve bu zalimleri destekleyenlere karşı boykot vazifemizi hakkıyla yerine getirelim. Zalimlere, işgalcilere, mallarıyla, alışverişleriyle destek olanların mutlaka destekten vazgeçmeleri için gereken boykotu yapalım, yapmaya devam edelim. Bu vesileyle, Cenabıhakk’tan Berat Gecemizin aziz milletimiz, ümmet-i Muhammed ve tüm insanlık için hayırlı olmasını diliyorum. Başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere bütün mazlumların felaha ulaşmasını yüce rabbimden niyaz ediyorum.”
Erbaş, daha sonra İstanbul’da elektrik akımına kapılarak vefat eden 42 yaşındaki Murat Koç’un cenaze namazını kıldırdı, ailesine başsağlığı diledi.
]]>MUSTAFA USTA
Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Samsun, “Şu an hamsi bizi terk ettiği için, Gürcistan’a gittiği için Karadeniz’de sadece gırgır teklerinin avlayabilecekleri istavrit balığımız var. Buradaki Sinop ve Karadeniz gırgır tekneleri aralarında anlaşmışlar ve diyorlar ki, ‘Biz gece balık avcılığı yapmak istemiyoruz, güneş doğarken hep beraber denize çıkacağız, ağlarımızı saracağız, akşam güneş batarken de sahile döneceğiz.’ Sürdürülebilir balıkçılık adına kanunların yapmak istediğini balıkçılarımız kendi kalplerinden bu kararı almışlar ve uyguluyorlar. Onları akademik camia olarak tebrik ediyoruz” dedi.
Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Samsun, Sinop açıklarında balık avlamak için açılan balıkçıların aynı saatte denize açılıp aynı saatte limana dönme kararıyla ilgili açıklama yaptı. Samsun, şunları söyledi:
“SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIK ADINA KANUNLARIN YAPMAK İSTEDİĞİNİ BALIKÇILARIMIZ KENDİ KALPLERİNDEN BU KARARI ALMIŞLAR VE UYGULUYORLAR”
“Türk balıkçısı zor zamanların, zor mücadelelerin insanlarıdır. Hepsine birer selam göndererek bereketli bir avcılık yapmalarını dileyerek, onların bu sıkıntılı faaliyetlerini izleyenlere kısaca özetlemek isterim. Şu an hamsi bizi terk ettiği için, Gürcistan’a gittiği için Karadeniz’de sadece gırgır teklerinin avlayabilecekleri istavrit balığımız var. Eskiden bunu gece de avlayabiliyorlardı. Gırgır balıkçıları istavriti kanuni olarak gece gündüz avlayabiliyorlar. Herhangi bir yasak yok. Onları akademik camia olarak tebrik ediyoruz. Neden? Çünkü, buradaki Sinop ve Karadeniz gırgır tekneleri aralarında anlaşmışlar ve diyorlar ki, ‘Biz gece balık avcılığı yapmak istemiyoruz, güneş doğarken hep beraber denize çıkacağız, ağlarımızı saracağız, akşam güneş batarken de sahile döneceğiz.’ Sürdürülebilir balıkçılık adına kanunların yapmak istediğini balıkçılarımız kendi kalplerinden bu kararı almışlar ve uyguluyorlar. Onları bu manada tebrik ediyorum.
“BİLİMSEL OLARAK BİZ BUNU DESTEKLİYORUZ”
Bilimsel olarak bakarsak geceleyin istavrit balıkları biraz daha hava soğuduğu için suyun daha alt kısımlarında bulunuyorlar. Geceleri dinleniyorlar ve sabahları da beslenme, hareket etme, iç güdüleri gereği denizin biraz daha üst kısımlarına çıkıyorlar. Bilimsel olarak da biz bunu destekliyoruz. Sonuç olarak Türkiye’nin denizlerinde avcılık yapan Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz’de değişik balıkları avlayan gırgır avcıları Moritanya gibi Güney Afrika’da ki denizlerde kazan kazan misaliyle hem Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağını taşıyorlar hem orada yakaladıkları balıkları o bölgenin firmalarına işleterek hem o ülkelere, hem Türkiye’mize döviz kazandırıyorlar. Buradaki teknelerde sürdürebilir balıkçılık anlamında bu balıkçıların bu istavrit, hamsi gibi göçmen balıkların bizden sonraki nesillere devamını sağlamak için kendileri böyle bir kara almışlar. Onları bilim dünyası olarak, akademik camia olarak tebrik ediyoruz. Onlara bereketli bir avcılık diliyor, insanlarımıza da bu doğal ürünü soflarında haftada en az 1-2 defa tüketmelerini tavsiye ediyoruz. Bütün insanlarımızın ekonomik şartlar içerisindeki akaryakıt fiyatlarından etkilenmesi gibi, giderinin büyük bir kısmı akaryakıt olan balıkçılık faaliyetlerinde de bu önemli bir girdi.”
]]>Olay, 2022 yılının aralık ayında Nilüfer ilçesi Çamlıca Mahallesi’nde meydana geldi. Şükrü Karakaya, arkadaşları Cuma Toktaş (25), Gaye K. (29) ve Ayhan Aydın’ın (29) da içinde olduğu 34 BZK 339 plakalı otomobille Lefkoşe Caddesi’nde Bülent K.’nin işlettiği kulübün önüne geldi. Otomobili gece kulübünün karşısına park eden Karakaya, yanındaki tabancayla mekana kurşun yağdırdı. Bu sırada güvenlik kulübesinde oturan kulübün şoförü Murat Kayalı, kapıda bekleyen iş yeri çalışanları Mehmet Cengiz (44) ve Zülfü Eren (38), ağır yaralandı. Şüpheliler kaçarken, yaralılar hastanelere kaldırıldı. Göğsüne mermi isabet eden Kayalı, kurtarılamadı. Murat Kayalı’nın eski polis memuru olduğu ve 10 yıl önce görevinden istifa ettiği öğrenildi.
OLAY ANI KAMERADA
Gece kulübünün kurşunlanma anı, mekanın güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; şüphelilerin otomobille önce iş yerinin önünde beklediği, ardından yolun karşı tarafına geçip, araç içinden ateş açtığı görüldü. Öte yandan güvenlik kulübesinde oturan Murat Kayalı’nın vurulma anı da görüntülerde yer aldı.
ESKİ SEVGİLİYE TEHDİT
Çalışma başlatan polis, eski çalışanlarından Gaye K.’nin, iş yeri sahibi Bülent K. ile daha önce ilişki yaşadığını, ardından da Ayhan Aydın ile birlikte olduğunu tespit etti. Bu nedenle Bülent K. ile Ayhan Aydın arasında husumet oluştuğu, Gaye K.’nin daha önce de Bülent K.’yi iş yerini kurşunlamakla tehdit ettiği belirlendi. Gaye K. ile Ayhan Aydın’ın azmettirmesiyle Cuma Toktaş ile Şükrü Karakaya’nın gece kulübüne ateş açtıkları ortaya çıktı.
4 ŞÜPHELİDEN 3’Ü TUTUKLANDI
Polis, Gaye K., Şükrü Karakaya, Cuma Toktaş ile Ayhan Aydın’ı yakalayıp, gözaltına aldı. 3 şüpheli ‘kasten öldürmek’ ve ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından tutuklanırken, ‘cinayete azmettirmek’ ile suçlanan Gaye K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma sonrası iddianame hazırlandı. İddianamede, Şükrü Karakaya, Cuma Toktaş ve Ayhan Aydın hakkında müebbet, Gaye K. hakkında 25 yıla kadar hapis cezası istendi.
‘ÖNCE ŞAKA YAPIYOR SANDIM’
Bursa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasında savunma yapan Şükrü Karakaya, arkadaşının ricasını kıramadığını belirterek, Olay akşamı, Ayhan ve Cuma ile birlikte alkol aldım. Otomobille giderken Ayhan, bana gece kulübünde birileriyle tartıştığını söyleyip, ‘Senden o gece kulübüne ateş etmeni istiyorum’ dedi. Önce şaka yapıyor sandım. Alkolün de etkisiyle onu kıramayıp, gazinoya rastgele ateş ettim. Ardından Ayhan evine giderken ben de Cuma ile bir başka gazinoya eğlenmeye gittim. Burada kurşun yağdırdığım gece kulübünde 1 kişinin ölüp, 2 kişinin yaralandığını duydum. Ardından ben de eve gittim. Daha sonra da polisler gelip, beni evden aldı. Üzgünüm, pişmanım. Tahliyemi istiyorum dedi.
Ayhan Aydın ise kendisine yöneltilen suçlamaları reddedip, Şükrü Karakaya’nın kendi özel sorunları nedeniyle gazinoya giderek ateş ettiğini söyledi.
TUTUKLU SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Cuma Toktaş da Hakim Bey, benim hiçbir şeyden haberim yok. Birlikte alkol aldık. Otomobilin arkasında uyurken silah seslerini duydum. Çok korktum. Masumum, tahliyemi istiyorum diye konuştu.
Gaye K. ise olay günü başka gazinoda çalıştığını, konuyla ilgisi olmadığını belirterek, Yaşananları daha sonra öğrendim. Beraatimi istiyorum dedi.
Savunmaların ardından mahkeme heyeti, Cuma Toktaş’ın tahliyesine karar verdi.
‘HAVAYA RASTGELE ATEŞ ETTİM’
Davada son olarak savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, Gaye K.’nin üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığını belirtip, beraatini istedi. Şükrü Karakaya için de ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan da 15’er yıldan 30’ar yıla kadar hapis cezası istendi. Cuma Toktaş ile Aydın Ayhan’ın ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 30’ar yıl hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
Sanıklar mütalaaya itiraz ederken, Şükrü Karakaya, Havaya rastgele ateş ettim. Yakalanınca 1 kişiyi öldürüp, 2 kişiyi yaraladığımı öğrendim. Beraatimi istiyorum dedi. Karakaya’nın avukatı Hakan Gündoğdu da müvekkilinin ‘bilinçli taksirle öldürme’ ya da ‘olası kasıtla öldürme’ suçundan yargılanması gerektiğini belirterek, Mekanın dış aydınlatmalarının tamamı kapalı. Bu haliyle mekanın o saatte açık olduğunun ve içeride birilerinin olabileceğinin müvekkilim tarafından bilinmesi mümkün değildir diye konuştu.
Mahkeme heyeti, beraat talepleri reddedip, duruşmayı erteledi. (DHA)
]]>Bu hafta; Ayak Bacak Fabrikası (Eskişehir Şehir Tiyatroları)(Konuk Oyun), Yaftalı Tabut, İki Efendinin Uşağı, Tartuffe, Ay, Carmela!, Godot Geldi, Kimse Öyle Şeyleri Konuşmuyor Artık, Oscar, Fındıkkıran, Herkes Sihirbaz Olacak, Benim Küçük Yıldızım, Rüya, Bir Gece Masalı, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bekçi ile Postacı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.
İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)
İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.
Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait.
Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 18 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
Oyun biletleri ve İstanbul Şiirle Buluşuyor etkinliğinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.
Bu Haftanın Programı (14-18 Şubat 2024)
AYAK BACAK FABRİKASI (Eskişehir Şehir Tiyatroları)(Konuk Oyun)
İnsanlık tarihi boyunca ezenlerin, ezilenler üzerinde kurduğu otorite, baskı ve kandırmacanın değişmediğini vurgulayan oyun, bilinmeyen bir ülkede geçiyor ve aslında çok iyi bilinen bir konuyu, çarpıcı bir anlatımla ele alıyor.
Sermet Çağan’ın yazdığı, Murat Karasu’nun yönettiği oyunda Ali Eyidoğan, Hakkı Kuş, Ecren Can Serim, Korel Cezayirli, Zafer Ergül, Başak Boran Oksal, Mustafa Kılıkçı, Özlem Boyacı, Serhat Onbul, Nigar Berktin, Ceyda Çınar Onbul, Onur Birgi, Ahmet Barut, Kutan Gökkaya, Sinan Aktezcan, Emel Alnady rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
YAFTALI TABUT
Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.
Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
İKİ EFENDİNİN UŞAĞI
Pantolone, kızı Dottore’yi oğlu Slvio ile evlendirmeye karar vermiştir ve evinde bir tören düzenler. Gençler birbirlerine aşıktır ancak daha önce Pantolone’nin kızını evlendirme sözünü verdiği ve öldüğünü sandıkları Federico Rasponi’nin bu törene gelmesiyle işler karışır.
Sözlü gelenekten beslenen İtalyan Halk Tiyatrosu Commedia Dell Arte’nin seçkin örneklerinden biri olan ve uşak Truffaldino’nun kurnaz hazırcevaplığı ile ilerleyen oyun izleyicilerine keyifli bir seyir sunuyor. Carlo Goldoni’nin yazdığı Aslı Öngören’in yönettiği oyunda Çağlar Ozan Aksu, Dolunay Pircioğlu, Eraslan Sağlam, Hamit Erentürk, Mert Tanık, Murat Bavli, Müslüm Tamer, Seda Çavdar, Volkan Öztürk, Yeliz Gerçek, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
TARTUFFE
Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz.
Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.
Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
AY, CARMELA!
İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır.
Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.
GODOT GELDİ
“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir…
Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir…
Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…
Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
KİMSE ÖYLE ŞEYLERİ KONUŞMUYOR ARTIK
Oyun, 12 Eylül darbesi dönemini en acı şekilde yaşayıp parçalanan bir ailenin bugüne uzanan hikayesini konu alıyor. Leyla, ailesinin geçmişiyle yüzleşiyor ve onların hikayesini anlatabilmek için hayatını değiştirmeyi göze alıyor.
Şirin Gürbüz’ün yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği oyunda Caner Bilginer, Radife Baltaoğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Ebru Üstüntaş, Hazal Uprak, Can Alibeyoğlu, Kamer Karabektaş rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
OSCAR
Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.
Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 17 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
Çocuk Oyunları
FINDIKKIRAN (7+ Yaş)
Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada,
sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)
Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.
Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)
Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.
Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
RÜYA(5+Yaş)
Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.
BİR GECE MASALI (5+ Yaş)
Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.
BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)
Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)
Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir.
Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
]]>Sapanca Belediye Başkanı Özcan Özen, mesajında, mübarek üç ayların başlangıcı olan Regaip Kandili’nin tüm İslam alemine sağlık, birlik, beraberlik, sevgi, barış ve kardeşlik getirmesini temenni etti.
Barış ve huzurun sağlanabilmesi için bugünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özen, “Üç aylardan recep ayının ilk kandil gecesi olan Regaip Kandili de mübarek günlerden biridir. Üç aylar, dini duyguların yoğunluk kazandığı merhamet, şefkat, yardımlaşma ve dayanışma hislerinin doruk noktaya ulaştığı, hayır ve iyiliklerin arttığı günlerdir. İnsanımızın anlam ve gönül dünyasına ışık tutan Regaip Kandili de tıpkı diğer kandil geceleri gibi toplumumuz için vazgeçilmez manevi öneme sahiptir.” ifadelerini kullandı.
Özen, bütün İslam aleminin Regaip Kandili’ni tebrik etti.
“Regaip Kandili, insanoğlu için manevi fırsattır”
Serdivan Belediye Başkanı Yusuf Alemdar da mübarek üç ayların başlangıcı olan Regaip Kandili’nin tüm İslam alemine birlik, beraberlik, sevgi, barış ve kardeşliğe vesile olmasını diledi.
Regaip Kandili’nin insanları birbirine yaklaştıran, komşuluk, akrabalık, kardeşlik ve dayanışma duygularını artıran, insanoğlunun gönül dünyasının da aydınlanmasına vesile olan mübarek bir gece olduğuna işaret eden Alemdar, şunları kaydetti:
“Üç ayların da başlangıcı olan Regaip Kandili, insanoğlu için manevi fırsattır. Rahmet ve merhamet kapılarının ardına kadar açıldığı, günahların bağışlanması için el açıp dua edildiği bu müstesna geceyi bir kez daha hep birlikte eda etmenin mutluluğunu yaşayacağız. Birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ve dayanışmaya daha çok ihtiyaç duyduğumuz bu mübarek günlerde insani ve ahlaki meziyetlerin de yaygınlaşmasına çaba göstermeli, yaptığımız hatalardan dönmeyi bilerek bir an önce tövbe etmeliyiz.
Bu düşüncelerle tüm hemşehrilerimizin mübarek kandilini kutlar, bu kutlu gecenin insanlığa ve tüm İslam alemine huzur, barış ve hayırlara vesile olmasını temenni ederim.”
“Mübarek gün ve geceler, yeni başlangıç yapmak için önemli fırsat”
Ferizli Belediye Başkanı İsmail Gündoğdu üç ayların merhamet, şefkat, yardımlaşma ve dayanışma duygularının zirveye ulaştığı, hayır ve iyiliklerin arttığı manevi mevsim olduğunu belirtti.
Müslümanların en büyük arzusunun Allah’ın rızasını kazanmak ve rahmetine ulaşmak olduğunu vurgulayan Gündoğdu, üç ayların, bu arzuyu gerçekleştirmek için önemli fırsat olduğunu kaydetti.
Başkan Gündoğdu, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Üç aylar, birbiri ardına açılan rahmet ve mağfiret kapıları olan recep, şaban ve ramazan ayını içinde barındıran, Regaip Kandili ile başlayan, Miraç ve Berat ile devam eden, bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’yle zirveye ulaşan, Ramazan Bayramı’yla da maddi ve manevi alanda bayrama dönüşen manevi yükseliş, bağışlanma ve fırsat aylarıdır. Mübarek gün ve geceler, yaratılış gayemizi, kendimize, Rabbimize, çevremize ve bütün mahlukata karşı sorumluluklarımızı muhasebe etmek ve daha güzel hayat adına yeni başlangıç yapmak için önemli fırsatlardır.
Bu duygu ve düşüncelerle değerli hemşehrilerimizin, aziz milletimizin ve tüm Alem-i İslam’ın Regaip Gecesi’ni tebrik ediyorum. İdrak ettiğimiz mübarek gün ve gecelerin başta aziz milletimiz olmak üzere Müslümanların birlik ve beraberliğine, insanlığın barış, huzur ve hidayetine vesile olmasını temenni ediyorum.”
]]>