Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tarihi ve kültürel mirasıyla ünlü şehri, Türk futboluna damgasını vuracak bir mücadeleye tanık olmaya hazırlanıyor.
Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) kararıyla Galatasaray ile Fenerbahçe’nin kozlarını paylaşacağı Süper Kupa’nın final heyecanı, 7 Nisan Pazar günü saat 21.00’de Şanlıurfa’da yaşanacak.
Kent, 2010’da Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında oynanan Türkiye Kupası final maçına da ev sahipliği yapmıştı.
Deprem ve selden etkilenen kente moral olacak
Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yetim, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kente yakışır bir final maçının olacağına inandığını söyledi.
Organizasyonun kentte önemli bir moral kaynağı olacağını aktaran Yetim, şunları kaydetti:
“Şanlıurfa’da ardı ardına yaşanan deprem ve sel felaketinin halen yaraları tazeliğini koruyor. Şehrimizdeki moral ve motivasyonun artırılması adına çok güzel bir organizasyon olacaktır. Emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizler kentimizdeki tüm kamu ve sivil toplum kuruluşlarıyla organizasyonun en iyi şekilde geçebilmesi için elimizden geleni yapacağız. Maçın Şanlıurfa’da oynanması hem ekonomik hem sosyal hem de kültürel kaynaşmaya katkı sağlayacaktır. Deprem ve sel travmasını henüz üzerimizden tam atamadığımızdan psikolojik destek de olacaktır. Türkiye’nin her yerinden vatandaşımız bu vesileyle şehrimizi görme imkanı bulacak. Şanlıurfa bu maçı yüzünün akıyla geçirecektir.”
“Böylesi motivasyona ihtiyacımız vardı”
Şanlıurfaspor Kulüp Başkanı Haşim İzol da kupa finalinin kente verilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İki kulübü kentte görecek olmaktan gurur duyduklarını vurgulayan İzol, şöyle konuştu:
“Şehir adına güzel bir ambiyans olacaktır. Şehir olarak deprem ve sel felaketi gibi olağanüstü zorlukların ardından böylesi bir motivasyona ihtiyacımız vardı. Ülkemizin iki güzide kulübünün şehrimize gelmesi bizi mutlu ediyor. Gurur verici bir durum. İki takımın yönetiminden taraftarına hepsini en iyi şekilde ağırlamayı planlıyoruz. İki takımın taraftarlarını da mutlaka şehrimize bekliyoruz. Unutamayacakları bir atmosferin kentimizde oluşacağını taahhüt ediyoruz. Şehrimize gelirler yerler içerler muhteşem finali izler giderler. Benzer örnek 12 yıl önce de iki büyük kulübün final maçında görülmüştü.”
“Güneydoğu’da böyle bir maçın oynanması çok önemli”
Şanlıurfaspor Taraftarlar Derneği Başkan Yardımcısı Kerim Aktosun da final maçının kente çok yakışacağını ifade etti.
Futbolun güzel dostluklara vesile olduğunu da hatırlatan Aktosun, “Güneydoğu’da böyle bir maçın oynanması çok önemli. Biz Fenerbahçe ve Trabzonspor’u şehrimizde çok güzel ağırlamıştık. Halen 12 yıl önce oynanan maçta kurduğumuz dostluklarımız devam ediyor. Gerçekten futbolun barış, kardeşlik ve dostluk olduğunu daha önceki kupa maçında nasıl gösterdiysek şimdi de daha iyisini ve güzelini gösterebilmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.” diye konuştu.
Şanlıurfa esnafı çok mutlu
Esnaflardan Adil İpeksever, Turkcell Süper Kupa maçının Şanlıurfa’da oynanacak olmasından dolayı çok mutlu olduklarını söyledi.
Böyle futbol gibi faaliyetlerinin kentte yapılmasının çok önemli olduğunu aktaran İpeksever, “Daha önce de Türkiye Kupası finalinde Trabzon-Fenerbahçe maçı Şanlıurfa’da oynanmıştı, o dönem de tüm esnafımız, oteller olsun, ticari taksiler olsun, lokantacılar olsun hepsi faydalanmıştır. Bu konuda mutluyuz.” dedi.
Lokantacı Ramazan Beyaz da esnaf olarak bu maçın Şanlıurfa’da oynanmasını sağlayan herkese teşekkür ederek, “Kupa maçının Şanlıurfa’da oynanacak olması bizim için büyük bir onur ve şereftir. Özellikle esnafımız ve halkımız için çok güzel bir şey, gurur duyarız. İnşallah esnaf olarak mutlu oluruz. Önümüzdeki yılarda da böyle maçların kentimizde oynanmasını isteriz, çünkü böyle etkinlikler biz esnafları kalkındırır. Kentin tanıtımına çok faydası olur hem maddi olarak hem manevi olarak. Tüm futbolseverleri şehrimizde bekliyoruz.” diye konuştu.
Yusuf Zira ise kupa maçının Şanlıurfa’da oynanmasının esnafa katkı sağlayacağını söyledi.
Türkiye’nin 2 büyük takımını Şanlıurfa’da ağırlayacak olmalarının kendilerini çok mutlu ettiğini ifade eden Zira, şunları kaydetti:
“Bu maçın kentimizde oynamasından dolayı TFF ve tüm ilgililere teşekkür ediyorum, böyle etkinlikler yapılmasını istiyoruz. Şanlıurfa’yı kötüleyenler var. Şanlıurfalılar çok misafirperver insanlardır. Şanlıurfa’nın ciğeri ve kebapları başta olmak üzere yemekleri çok lezzetlidir, gelen misafirlerimizi bu lezzetleri tatmadan göndermeyeceğiz. Burada hem maç keyfini hem yemek keyfini yaşayacaklar.”
İbrahim Halil Kılıç da maçın kentte oynanmasının ekonomik katkısının yanında tanıtım için de çok önemli olduğunu belirterek, esnaf olarak çok sevindiklerini söyledi.
]]>Karatay Spor ve Kongre Merkezi’nde oynanacak final karşılaşması, saat 15.30’da başlayacak.
Anadolu Efes, 12 şampiyonlukla Türkiye Kupası’nı en fazla kazanan takım durumunda bulunuyor. Kupada 16 kez final oynayan lacivert-beyazlılar, 1995-1996, 1996-1997 ve 1997-1998 sezonlarında üst üste 3 kez Türkiye Kupası’nı müzesine götüren ilk takım oldu.
Türkiye Kupası’nı ilk kez 1993-1994 sezonunda finalde Fenerbahçe’yi yenerek kazanan Anadolu Efes, 1995-1996, 1996-1997, 1997-1998, 2000-2001, 2001-2002, 2005-2006, 2006-2007, 2008-2009, 2014-2015 ve 2017-2018 sezonlarında da mutlu sona ulaştı.
Lacivert-beyazlı ekip, en son 2021-2022 sezonunda finalde Fenerbahçe’yi yenerek, 12. kupasını müzesine götürdü.
Fenerbahçe Beko, 7 kez şampiyonluk yaşadı
Sarı-lacivertli takım, Türkiye Kupası’nı 7 kez müzesine götürmeyi başardı.
Fenerbahçe, 1966-1967 sezonunda ilk kez düzenlenen Türkiye Kupası’nı Muhafızgücü’ne üstünlük sağlayarak kazandı. Bundan sonra yapılan 24 kupa mücadelesinde 1993-1994, 1996-1997 ve 1998-1999 sezonlarında final oynayan sarı-lacivertliler, bu maçlarda rakiplerine yenilerek, şampiyonluğa ulaşamadı.
2009-2010’da, 10 sezon sonra kupada final oynayan Fenerbahçe, Mersin Büyükşehir Belediyespor’u 72-68 yenerek 43 yıl aradan sonra kupanın sahibi oldu. Sarı-lacivertli takım, 2010-2011 sezonunda finalde Beşiktaş’ı 81-72 mağlup ederek, 3. kez kupayı müzesine götürdü. Fenerbahçe, 2012-2013 sezonunda Eskişehir’de oynanan finalde Galatasaray’ı 63-57 yenerek kupada şampiyonluk yaşadı.
2015-2016 sezonunda Bursa’da oynanan finalde Darüşşafaka’yı 67-65 mağlup ederek 5. kupasını kaldıran Fenerbahçe, 2019’da Anadolu Efes’e, 2020’de de Darüşşafaka’ya üstünlük kurarak kupanın sahibi oldu.
Kupayı kazanan diğer takımlar
Organizasyonda Galatasaray, TOFAŞ ve Ülkerspor’un üçer şampiyonluğu bulunurken, İTÜ iki, Türk Telekom, Altınordu, Paşabahçe, TED Ankara Kolejliler, Beşiktaş, Pınar Karşıyaka ve Banvit de birer kez kupayı müzelerine götürdü.
19 yıl ara verildi
İlki 1966-1967 sezonunda düzenlenen Türkiye Kupası’na 1972-1973’ten sonra 19 yıl ara verildi.
Kupa, 1992-1993 sezonundan itibaren Dörtlü Final statüsünde organize edildi. Dörtlü Final, Ankara ve Mersin’de ikişer kez, İstanbul, Bursa, Trabzon, İzmir, Kütahya, Adana, Konya ve Samsun’da birer kez yapıldı.
Dörtlü Final statüsü 2004-2005 sezonunda Sekizli Final olarak değişirken, çeyrek final, yarı final ve final maçları 2004-2005’te Bursa’da, 2005-2006’da Adana’da, 2006-2007’de Antalya’da, 2007-2008’de Ankara’da, 2008-2009’da İzmir’de, 2009-2010’da Adana’da, 2010-2011’de Kayseri’de, 2011-2012’de Konya’da, 2012-2013’te Eskişehir’de, 2013-2014’te Ankara’da, 2014-2015’te Gaziantep’te, 2015-2016’da Bursa’da, 2016-2017’de Ankara’da, 2017-2018’de İstanbul’da ve 2018-2019’da Ankara’da oynandı.
Türkiye Kupası’nda 2019-2020 sezonu Ankara’da, 2021-2022 de Bursa’da Dörtlü Final statüsünde düzenlendi. Organizasyonda 2020-2021 sezonu Kovid-19 salgını nedeniyle, 2022-2023 ise Kahramanmaraş merkezli depremler gerekçesiyle organize edilmedi.
Türkiye Kupası şampiyonları
Basketbol Erkekler Türkiye Kupası’nda şampiyonluğa ulaşan takımlar ve final maçlarının skorları şöyle:
|
A Milli Futbol Takımı’nın B Ligi’nde mücadele edeceği 2024-2025 UEFA Uluslar Ligi kuraları, yarın Fransa’nın başkenti Paris’te çekilecek. Maison de la Mutualite Konferans Merkezi’nde TSİ 20.00’de gerçekleştirecek organizasyona, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, Onursal Başkan Şenes Erzik, Başkan Vekili Mustafa Eröğüt, Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop, Genel Sekreter Taner Senseven, Dış İlişkiler ve Milli Takımlar İdari Direktörü Buğra İmamoğulları ve Milli Takımlar İletişim Müdürü Türker Tozar’dan oluşan heyet temsil edecek.
54 ülkenin katılacağı UEFA Uluslar Ligi’nde takımlar daha önceki turnuvalarda olduğu gibi A, B, C ve D olmak üzere dört farklı lige ayrılacak. Gruplar oluşturulurken 2022-2023 UEFA Uluslar Ligi müsabakaları sonrası oluşan “genel sıralama” baz alınacak.
A, B ve C liglerinde yer alacak 16 takım, 4’erli 4 grupta mücadele edecek. 6 takımın yer alacağı D Ligi’nde ise takımlar 3’erli 2 grupta bulunacak.
Çift devreli lig usulüne göre oynanacak karşılaşmaların ardından, B, C ve D liglerinde gruplarını birinci sırada tamamlayacak takımlar, bir üst lige terfi edecek. A ve B liglerinde gruplarında son sırada yer alacak takımlar bir alt lige düşecek.
C liginde dört, D liginde ise iki grubun olması dolayısıyla, C liginde gruplarını en alt sırada bitiren ve en kötü puan/averaja sahip iki takım D ligine düşecek.
Lig çıkacak/düşecek diğer takımları belirlemek için ise lig aşamasının ardından play-off karşılaşmaları oynanacak. A liginde gruplarını üçüncü sırada tamamlayan takımlar, B liginde gruplarını ikinci bitiren ekiplerle; B liginde gruplarını üçüncü sırada tamamlayan takımlar, C liginde gruplarını ikinci bitiren ekiplerle; C liginde gruplarını en alt sırada bitiren ve en iyi puan/averaja sahip iki takımla D liginde gruplarını ikinci bitiren ekipler kura çekimiyle eşleştirilecek.
İki maçlı eliminasyon sistemine göre oynanacak karşılaşmaların rakiplerine üstün gelen takımlar, bir sonraki UEFA Uluslar Ligi turnuvasında üst ligde mücadele etme hakkına sahip olacak, kaybedenler ise bir alt ligde yer alacak.
A Ligi’nde gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar, çift devreli lig usulüne göre çeyrek final maçları oynayacak. Bu maçlar sonunda rakiplerine üstün gelen dört ekip UEFA Uluslar Ligi final turnuvasında mücadele etmeye hak kazanacak.
UEFA Uluslar Ligi karşılaşmaları 5 Eylül – 19 Kasım 2024 tarihleri arasında oynanacak. A Ligi’nin çeyrek final müsabakaları ile terfi/küme düşme maçları 20-25 Mart 2025 tarihleri arasında yapılacak.
Haziran 2025’te düzenlenecek final turnuvasındaki yarı final, üçüncülük/dördüncülük ve final maçları tek maç üzerinden oynanacak.
UEFA Yönetim Kurulu’nun 28 Şubat 2022 tarihli kararı uyarınca Rusya, 2024-2025 UEFA Uluslar Ligi turnuvasına katılamayacak.
2024-2025 UEFA Uluslar Ligi torbaları şöyle:
A Ligi
1. Torba: İspanya, Hırvatistan, İtalya, Hollanda
2. Torba: Danimarka, Portekiz, Belçika, Macaristan
3. Torba: İsviçre, Almanya, Polonya, Fransa
4. Torba: İsrail, Bosna-Hersek, Sırbistan, İskoçya
B Ligi
1. Torba: Avusturya, Çekya, İngiltere, Galler
2. Torba: Finlandiya, Ukrayna, İzlanda, Norveç
3. Torba: Slovenya, İrlanda Cumhuriyeti, Arnavutluk, Karadağ
4. Torba: Gürcistan, Yunanistan, Türkiye, Kazakistan
C Ligi
1. Torba: Romanya, İsveç, Ermenistan, Lüksemburg
2. Torba: Azerbaycan, Kosova, Bulgaristan, Faroe Adaları
3. Torba: Kuzey Makedonya, Slovakya, Kuzey İrlanda, Kıbrıs Rum Kesimi
4. Torba: Belarus, Litvanya/Cebelitarık, Estonya, Letonya
D Ligi
1. Torba: Litvanya/Cebelitarık, Moldova
2. Torba: Malta, Andorra, San Marino, Lihtenştayn
Litvanya ile Cebelitarık arasında mart ayında oynanacak play-out karşılaşmalarının ardından, rakibine üstüne gelen takım C Ligi’nde mücadele edecektir.
UEFA Uluslar Ligi maç tarihleri
1. Maçlar: 5-7 Eylül 2024
2. Maçlar: 8-10 Eylül 2024
3. Maçlar: 10-12 Ekim 2024
4. Maçlar: 13-15 Ekim 2024
5. Maçlar: 14-16 Kasım 2024
6. Maçlar: 17-19 Kasım 2024
Play-off ve A Ligi çeyrek final maçları
20-25 Mart 2025
A Ligi final turnuvası
4-8 Haziran 2025
2026 Dünya Kupası için ek bir bilet
2024-2025 UEFA Uluslar Ligi turnuvası küme düşme ve küme çıkma rekabetinin yanı sıra, Avrupa ülkelerine 2026 Dünya Kupası finallerine katılım için ek bir bilet sağlayacak. 2026 Dünya Kupası elemelerinde grupları ikinci sırada tamamlayan 12 takım ile elemeler sonucunda ilk iki sırayı alamamış, Uluslar Ligi’nden gelecek en iyi 4 takım (toplam 16 takım) 4 play-off yoluna dağıtılacak. Tek maçlı eliminasyon sistemine göre oynanacak yarı final ve final maçları sonucunda, Dünya Kupası’na gidecek son 4 takım belirlenecek. – İSTANBUL
]]>Almanya Bundesliga temsilcisi Bayer Leverkusen, bu sezon mücadele ettiği üç kulvarda da yoluna kayıpsız devam ediyor. İspanyol teknik direktör Xabi Alonso yönetiminde adından söz ettiren kırmızı-siyahlılar, Bundesliga, UEFA Avrupa Ligi ve Almanya Kupası’nda oynadığı 25 müsabakada henüz mağlubiyet yaşamadı. Alman ekibi, Bundesliga’da liderlik koltuğunda otururken, UEFA Avrupa Ligi’nde son 16 turuna, Almanya Kupası’nda da çeyrek finale yükseldi.
Bundesliga’da namağlup liderlik
Bayer Leverkusen, 16 haftası geride kalan Bundesliga’da 13 galibiyet ve 3 beraberlik elde ederken, henüz mağlup olmadı. Ligde 42 puan toplayan kırmızı-siyahlılar, bir maçı eksik Bayern Münih’in 4, Stuttgart’ın 8, Leipzig’in de 9 puan önünde zirvede yer aldı. Xabi Alonso’nun öğrencileri puan kaybı yaşadığı karşılaşmalarda ise Bayen Münih’le 2-2, Borussia Dortmund ve Stuttgart’la da 1-1 berabere kaldı.
UEFA Avrupa Ligi’nde 6’da 6
Bayer Leverkusen, bu sezon UEFA Avrupa Ligi’nde Azerbaycan ekibi Karabağ, Norveç temsilcisi Molde ve İsveç takımı Hacken ile aynı grupta yer aldı. Rakiplerine oranla daha güçlü bir kadroya sahip olan kırmızı-siyahlılar, Hacken’i 4-0 ve 2-0, Molde’yi 2-1 ve 5-1, Karabağ’ı da 5-1 ve 1-0’lık skorlarla mağlup etti. H Grubu’nda 6 maç sonunda 18 puanla namağlup grup lideri olan Leverkusen, adını doğrudan son 16 turuna yazdırdı.
Almanya Kupası’na bu sezon birinci turdan başlayan Bayer Leverkusen, bu turda Teutonia Ottensen’i 8-0, ikinci turda Sandhausen’i 5-2, son 16 turunda da Paderborn’u 3-1 yenerek adını çeyrek finale yazdırdı. Kırmızı-siyahlılar, Almanya Kupası çeyrek finalinde ise 6 Şubat 2024’te Stuttgart ile karşı karşıya gelecek.
Victor Boniface’den 16 gol, 8 asistlik performans
Bu sezon hem hücumda hem de savunmada başarılı bir grafik çizen Leverkusen, henüz sezon ortası olmasına rağmen tüm kulvarlarda 81 gole ulaştı. Kırmızı-siyahlılar, kalesinde ise sadece 18 gol gördü. Alman ekibinin en skorer oyuncusu da sezon başında takıma katılan Victor Boniface oldu. Belçika ekibi U.S Gilloise’den takıma dahil edilen 22 yaşındaki Nijeryalı forvet, çıktığı 23 karşılaşmada 16 gol, 8 asistlik performans sergiledi.
Savunma oyuncularının skor katkısı dikkat çekiyor
Bayer Leverkusen’de, defans oyuncularının savunma performansının yanı sıra skora verdiği katkı da ön plana çıkıyor. Alman ekibinde oynanan 25 müsabakada sol bek Alejandro Grimaldo 9 gol, 6 asist, sağ bek Jeremie Frimpong 7 gol, 9 asist, stoperlerden Jonathan Tah 4 gol, Edmond Tapsoba da 3 gol kaydetti.
Bayer Leverkusen’in ligde şampiyonluğu bulunmuyor
Sonuncusu 2010-2011 sezonunda olmak üzere 5 kez ligi ikinci sırada bitiren Leverkusen, henüz Bundesliga’da şampiyonluk sevinci yaşayamadı. 2001-2002 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi’nde final oynayan kırmızı-siyahlılar, 1988 yılında UEFA Kupası’nı kazandı. Bu kupa, kulübün Avrupa’daki tek başarısı olarak kayıtlara geçti. Bayer Leverkusen, ayrıca 1993 yılında Almanya Kupası’nı müzesine götürdü. – İSTANBUL
]]>BURSA’da, Feriha Uyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan milli atıcı Oğuzhan Tüzün (41), Katar’ın Doha kentinde düzenlenen ve dünya sıralamasındaki ilk 15 sporcunun katıldığı Trap Süper Final Şampiyonası’nda altın madalyanın sahibi oldu. 27 yıllık spor hayatında, uluslararası müsabakalarda Türkiye’ye 33 madalya kazandıran Tüzün, “Tek eksiğimiz madalya sıralamasında olimpiyatımız kaldı. İnşallah Paris Olimpiyatları’nda da onu alıp seriyi tamamlamak istiyorum” dedi.
Feriha Uyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni, milli atıcı Oğuzhan Tüzün, Katar’daki Plak Atışları Dünya Kupası’nın ardından ilk kez düzenlenen Trap Süper Final Şampiyonası’nda altın madalyanın sahibi oldu. 18-26 Kasım 2023’te Doha kentinde yapılan, sporcuların yıl boyunca dünya kupalarındaki başarılarına göre davetle katıldığı ISSF Tüm Dallar Dünya Kupası Finali Trap Süper Finali’nde yarışan Tüzün, Türkiye Atıcılık Federasyonu’na bağlı milli takım sporcusu olarak Türkiye’ye altın madalyayı getirdi. Şampiyonaya, dünya sıralamasındaki ilk 15 sporcunun katıldığını söyleyen Tüzün, “Bu müsabakamız yine Katar’ın Doha şehrinde Dünya Kupası final müsabakasının ardındaki, Trap Süper Final Şampiyonası’ydı. Onda 1’inci oldum. Bu sene 6 tane Dünya Kupası’na katıldık. Bunun da ilki Doha’daydı, onda 1’inci oldum. Ülkemize altın madalya kazandırmıştım. Sonra 2’nci müsabakamız Kazakistan’daydı. Orada baraj atışıyla kaybetmiştik, finale giremedik. Sonra diğer 2 müsabakada da yine finali birer puanla kaçırdık. En son burada topladığımız puanlarla Dünya Kupası finaline katılmaya hak kazandım. Bu kupa finalinin özelliği şu; yapılan 6 tane müsabakanın içerisinde puanlar toplanıyor ve en yüksek puan, dünya sıralamasındaki en üst olan 15 sporcuyu çağırıyorlar. 15 sporcudan biri olarak katıldık. Bunu da Dünya Kupası finali müsabakasının arkasındaki Süper Kupa, yeni olimpiyatlardan sonra, önümüzdeki olimpiyatlarda atılacak. Final sisteminin yeni deneme müsabakası olan müsabakada 1’inci oldum. Ülkemize altın madalya kazandırdım. Çok mutluyum” diye konuştu.
‘OLİMPİYAT MADALYASI İLE SERİYİ TAMAMLAMAK İSTİYORUM’
Yaşamının merkezine oturan plak atıcılığı sporuna, eski atıcı olan babasını örnek alıp 14 yaşında başlayan ve 27 yıllık spor hayatına 33 madalya sığdıran milli atıcı, “33 tane benim kazandığım uluslararası madalya var. Bu yüksek bir ortalama tabii. Akdeniz Oyunları, Avrupa şampiyonluğu, Gençler Dünya şampiyonluğu, Büyükler Dünya 3’üncülüğü, 5 defa Dünya Kupası şampiyonluğu, 2 defa Dünya Kupası final şampiyonluğu, şimdiki Süper Kupa final şampiyonluğu olmak üzere. Bir tek eksiğimiz madalya sıralamasında olimpiyatımız kaldı. İnşallah Paris Olimpiyatları’nda da onu alıp seriyi tamamlamak istiyorum” ifadelerini kullandı.
‘AVRUPA’DA 4’ÜNCÜ ÜLKEYİZ’
Türkiye’nin atıcılık sporunda büyük ilerleme kaydettiğini anlatan milli sporcu Tüzün, “Türkiye son 7-8 yılda geldiğimiz nokta çok ileride. Çünkü Avrupa’da şu anda 4’üncü ülke durumundayız. Dünyada da ilk 8’in içindeyiz. 7 oluyoruz, 8 oluyoruz. Tabii rakiplerimiz de çok kuvvetli. İtalya, İspanya, İngiltere, bunlar kuvvetli ülkeler. Avustralya, Amerika. Ama Türkiye de artık bunların içerisinde yer alan bir ülke. Bundan 10 sene önce Türkiye nerede deseydiniz, Türkiye evet çok aşağılardaydı. 15’inci, 16’ncı sıralarda olduğumuz zamandı takım olarak. Ama şu anda dünyanın en iyi 8 takımı dediğin zaman çok iyi bir yer. Rakiplerimiz kuvvetli ama biz de çok kuvvetliyiz ve başarılıyız. Gerek ülke olarak, gerek bakanlığımız, gerek federasyonumuzun verdikleri desteklerden dolayı üst sıralara çıktık. Yeni sistemler, yeni sportif alandaki yaptığımız çalışmalarla, daha da ileriye gideceğimize inanıyoruz. Olimpiyatlarda da artık madalya peşindeyiz” diye konuştu.
‘BU BİR SPOR VE HİÇBİR TEHLİKE YOK’
Atıcılık sporunun, silahla yapıldığı için ailelere soğuk geldiğini ancak branş olarak, en az riske sahip olduğunu belirten Tüzün, son yıllarda artan kadın sporcu sayısına da dikkat çekti. Beden eğitimi öğretmeni olarak görev yaptığı okulundaki öğrencilerin ebeveynlerine de tavsiyelerde bulunan Tüzün, şunları söyledi:
“Atıcılığımızın en önemli özelliği şu, yaş sınırımız yok. Yani çok uzun yıllara kadar yapılabiliyor. Ama başlangıç yaşı 14 yaş. 20 yaşına kadar gençler kategorisi. 20’den sonra da büyükler kategorisinde yarışmalar yapılıyor. Özellikle kızlarda, 2012 olimpiyatlarından sonra hızla atıcı sayımız arttı. Şu anda da skeet branşımızda 1 tane kota alındı. Bu da bayan branşımız. Skeet bayan branşımızda, bizim de amacımız bayan atıcıların sayısını arttırmak, bulunduğum kurumda, okulumda genç yetenekli çocukları keşfedip sporumuza kazandırmaktır. Aileler silahtan tabii ki ilk başta korkuyorlar. Diyorlar ki bu silah, işte atıcılık. Ama öyle değil. Bu bir spor ve bunda hiçbir tehlike yok. Bu zamana kadar kazalar olmamış. Yani hiç duymadık. Bildiğimiz yok, kayda geçen hiç yok. Poligonda vurulan veyahut da kendine zarar veren hiç kimse yok. Şimdi bu çok büyük bir ortalama. Yani insanlar bir sürü branşta spor yapıyor, kalp krizi geçirip vefat ediyor. Ama bizim atıcılık branşımızda böyle bir şey yok. Yani vücudun zorlanması, insanların kendi limitlerini öğrenmesi tabii ki var ama atıcılık denince, bir silahla yapıldığı için insanlara soğuk geliyor. Halbuki çok daha sıcak bir spor, çok daha eğlenceli, çok daha keyifli ve çok daha uzun süre yapabildiği için, çok güzel bir hobi olarak bile yapılabilir.”
‘YENİ ŞAMPİYONLAR İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADIK’
Tüzün’ün şampiyonluklarının, görev yaptığı Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki Feriha Uyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde coşkuyla karşılandığını belirten okul müdürü Erdem Yıldırım (38), öğrencilerinin de bu spora ilgisinin arttığına dikkat çekerek, “Oğuzhan hocamız okula geldikten sonra, ciddi anlamda okulumuzda atıcılık üzerine çalışmalar ve ilgi artmaya başladı. Oğuzhan hocamın da desteğiyle, okulumuzda kız öğrencilerimize yönelik bir çalışma başlatılması, onlara uygun bir alanın oluşturulması için ilk çalışmalarımıza, görüşmelerimize başladık. Okulumuzda uygun bir alan belirleyerek atıcılıkla ilgili spor müsabakalarına hazırlık için, en azından bir yetenek tespiti için çalışmalara başlamayı planlıyoruz. Ben yeni şampiyonlar çıkacağına inanıyorum. Çünkü okulumuzda 905 öğrenci var şu anda ve tamamı kızlardan oluşuyor. Ben çok daha iyi şampiyonların çıkacağına inanıyorum şahsen” dedi.
]]>