Çelik, parti genel merkezinde toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kuruluna (MYK) ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.
Toplantıda, seçimlere yönelik çalışmaların ele alındığını ifade eden Çelik, bugüne kadar yapılan çalışmaların AK Parti’nin, kurumsal kapasitesi itibarıyla seçimlere hazırlıklı olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Çelik, bundan sonra da takvime uygun olarak seçimle ilgili çalışmaların partinin Seçim İşleri Başkanlığı başta olmak üzere kurullar tarafından yerine getirilmesinin takip edileceğini bildirdi.
Ömer Çelik, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü olduğunu hatırlatarak, AK Parti’nin bütün yetkili kurulları ve teşkilatları adına Erdoğan’ın doğum gününü kutladı.
Erdoğan’a bereketli, hayırlı, uzun yıllar temenni eden Çelik, “Şimdiye kadar vatandaşlarımızın da zarif şekilde ifade ettiği milletine adanmış bir ömürle, bedeli ödenmiş pek çok süreci yöneterek bu yaşlara, büyük işlere, büyük devrimlere imza atarak geldiler. Bundan sonrasında da kendilerine sağlık, mutluluk içerisinde büyük başarılarla milletimiz ve mazlumlar için yapacakları çalışmalarda başarılar dileyerek nice yaşlar, yollar diliyoruz.” diye konuştu.
Dünya liderlerinden doğum günü kutlaması için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayanlar olduğunu anımsatan Çelik, vatandaşların partiye gelerek, mesajla, telefonla, sosyal medya üzerinden ilettiği tebrikleri Erdoğan’a ulaştırdıklarını söyledi. Çelik, bütün vatandaşlara hassasiyetleri ve zarafetleri için teşekkür etti.
Antalya’daki sel felaketi ve Erzincan İliç’teki toprak kayması nedeniyle büyük üzüntüler yaşandığını ifade eden Çelik, hayatını kaybedenler için rahmet diledi.
“Sınırlarımızın yakınlarında teröristan devletçikleri kurdurulmaya çalışılıyor”
Seçim sürecinde çalışmalar devam ederken aynı şekilde ülkenin güvenliğinin korunması bakımından terörle mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü dile getiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim terör örgütlerine karşı bu mücadelemiz sürerken esas amacımız tabii ki ülkemizin iç ve dış güvenliğini korumak, aynı zamanda da birtakım siyasi projelerin neticesi olarak sınırlarımızın etrafında birtakım teröristan adacıkları kurmak isteyenlere müsaade etmemektir. Şimdiye kadarki kararlılığımız sınırlarımızın yakınında teröristan kurmak isteyenlere hiçbir şart altında müsaade etmeyeceğimizi göstermiştir.
Eğer Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi harekatlar çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı, birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen birtakım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında birtakım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz.
Aynı zamanda bu, bizim milli güvenliğimizi sağladığı gibi komşularımızın da güvenliğinin sağlanması bakımından son derece önemlidir. Eğer komşularımız bu terör örgütlerini bertaraf etme konusunda yeterli, yerinde ve zamanında kapasite ortaya koyabiliyorlarsa zaten sorun olmayacaktır. Ama bu kapasite ortaya koyulmadığı zaman ortaya çıkan tablo çerçevesinde Türkiye, Birleşmiş Milletler Şartı’nın kendisine verdiği yetki ve meşruiyet çerçevesinde bu hakkını kullanacaktır.”
“Yaraların sarılması konusundaki çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz”
Son zamanlarda Irak merkezli birtakım konuların gündeme geldiğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu:
“Arkadaşlarımız Irak’ı üst üste ziyaret ettiler, burada hem bu terör örgütlerine karşı ortak mücadele bakımından hem de Irak’ta hayata geçirmeyi planladığımız Kalkınma Yolu Projesi’nin sağlığı ve geleceği açısından bu terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular. Dolayısıyla güney sınırlarımızda özellikle hiçbir şekilde bu terör yapılanmalarına müsaade etmeyeceğimizi, bu terör örgütlerinin faaliyetlerini takip ettiğimiz gibi bunları kullanan birtakım odakların ortaya koymaya çalıştığı siyasi projeleri de net bir şekilde gördüğümüzü, hepsiyle topyekun mücadele ettiğimizi ifade etmek isterim.”
Çelik, aynı şekilde FETÖ, DEAŞ gibi terör örgütleri, organize suç örgütleri, milleti ve demokrasiyi tehdit eden her türlü unsurla gerekli mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.
Seçim sürecinde olunduğuna dikkati çeken Çelik, “Ne seçim ne başka bir gündem hiçbir şekilde deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın yaralarını sarma konusundaki irademizin önüne geçemez.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın depremin birinci yıl dönümünde Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Adıyaman’ı ziyaret ettiğini hatırlatan Çelik, “Bu bizim her gündem içerisinde, her şart altında deprem bölgesindeki vatandaşlarımızla beraber olduğumuzu, kaybettiğimiz canları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu ve yaraların sarılması konusundaki çalışmaları kesintisiz bir kararlılıkla sürdüreceğimizin ifadesidir.” diye konuştu.
“Enflasyonla ilgili olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü desteğiyle, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen ekonomik programın meyvelerini verdiğini ifade eden Çelik, enflasyonda düşüş, cari açığın azalması, kadınların istihdam oranının artması, genç işsizlik oranının azalması gibi pek çok alanda güçlü neticenin görülmeye başlandığını vurguladı.
Bunların, 2023’ün son ve bu yılın ilk çeyreğine ilişkin makro ekonomik finansal göstergelere yansımaya başladığını aktaran Çelik, kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 35,9’a çıktığını, genç işsizlik oranının da 4,7 puan iyileşerek yüzde 15,3’e gerilediğini belirtti.
Çelik, şöyle konuştu:
“Enflasyonla ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz. Tabii bununla paralel olarak ülkemize giren yatırım miktarı, ülkemize gelen yabancı para miktarı da bu çerçevede artmaktadır. Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu yükseltmektedir. Bütün bu göstergelere baktığımızda Cumhurbaşkanı’mızın güçlü desteğiyle, Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen bu programın olumlu etkilerinin görüldüğünü, bundan sonra vatandaşlarımızın bu olumlu etkileri daha çok göreceğini ve vatandaşımızın refahına katkıda bulunma konusunda bu programın daha güçlü neticeler vereceğini değerlendiriyoruz.”
“Altı çocuktan biri Gazze’de şiddetli kıtlık yaşıyor”
İsrail’in Gazze’deki soykırım faaliyetlerinin devam ettiğini ifade eden Çelik, Batı Şeria’daki saldırılarda da hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının arttığını söyledi. Çelik, “hiçbir çağrı ve girişimin Netanyahu hükümetini soykırım faaliyetinden geri döndürmediğini” kaydetti.
Açlık çeken Gazzelilerin hayvan yemi yemek durumunda kaldığını dile getiren Çelik, Birleşmiş Milletler raporlarına göre, Gazze’deki altı çocuktan birinin şiddetli kıtlık yaşadığını aktardı.
Çelik, İsrail güvenlik güçlerinin “İsrail’in güvenliği çerçevesinde değil, soykırım amacıyla sistematik bir katliam çerçevesinde hareket ettiğini” ifade etti.
Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği için İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanına başvurmasının önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizen Çelik, “Birileri Güney Afrika’yı bu girişiminden dolayı eleştiriyorsa bunun açık anlamı onların aslında bu soykırım faaliyetlerini destekledikleri ve bu çerçevede bu soykırım suçuna ortak olduklarıdır.” şeklinde konuştu.
Divan’ın İsrail’in ihlallerini tespit ettiğini anlatan Çelik, “Ama netice itibarıyla bir ateşkes çağrısının olmaması ve bu ateşkesi hayata geçirecek bir mekanizmanın olmaması bu büyük eksikliği maalesef devam ettirmektedir. İsrail Divan’ın hükümleri çerçevesinde bir ay içerisinde bir rapor verecek. Ama İsrail, bu safhalardan defalarca geçmiştir ve her seferinde de uluslararası hukuk kurallarını ihlal ederek, yok sayarak bu faaliyetlere devam etmiştir.” dedi.
(Sürecek)
]]>Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklu sanık S.A. hakkında hazırlanan iddianame, 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
İddianamede, 5 Eylül 2023’te damat A.E’nin, F.A. ile merkez Kayapınar ilçesinde bir düğün salonunda kına gecesi merasimi olduğu, sanık S.A’nın gelin F.A’nın amcasının torunu olduğu belirtildi.
Sanığın, yaklaşık 3 yıl önce evlenmek amacıyla F.A’yı ailesinden istediği ancak ailenin rıza göstermemesi nedeniyle evliliğin gerçekleşmediği kaydedilen iddianamede, sanığın olay tarihinden 1 ay önce F.A’nın müşteki A.E. ile evleneceğini öğrenmesi üzerine bu evliliğe engel olmak amacıyla plan yaptığı, olay tarihinde yaşadığı köyden kent merkezine tek başına gelerek düğün salonunda beklediği anlatıldı.
Sanığın, müşteki A.E. ve F.A’nın düğün salonuna geldikleri esnada belinden çıkardığı tabancayla damada karşı öldürmek amacıyla yakın mesafeden 5 el ateş ettiği vurgulanan iddianamede, müştekinin hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği ifade edildi.
“Sanığın öldürme amacıyla hareket ettiği değerlendirilmiştir”
Sanık S.A’nın, müşteki A.E’yi öldürmek amacıyla ateş ettiği esnada kurşunlardan birinin mağdur E.K’ye isabet ettiği ifade edilen iddianamede, yaralı çocuğun basit tıbbı müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralandığı aktarıldı.
İddianamenin, değerlendirme ve sonuç kısmında şu tespitlerde bulunuldu.
“Her ne kadar şüpheli ifadesinde amacının müştekiyi öldürmek olmadığını ve düğünü bozmak olduğunu belirtse de kullanılan tabancanın öldürmeye elverişli ateşli silah olması, yakın mesafeden 5 el ateş etmesiyle, müşteki A.E’nin hayati tehlike geçirmesine neden olmuştur. Müştekinin, F.A. ile evlenecek olması nedeniyle şüphelinin kendisine husumet duyması dikkate alındığında, sanığın öldürme amacıyla hareket ettiği değerlendirilmiştir. Şüpheli olaydan bir ay önce F.A’nın müşteki ile evleneceğini öğrenmesi üzerine evliliği istemediği için engel olmak amacıyla planlı şekilde ve tasarlayarak hareket ettiği için eyleminin ‘tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın düğün salonunda ve kalabalık bir ortamda ateş ettiği, kurşunların bir kısmının başkasına isabet edebileceğini öngörmesine rağmen ‘olursa olsun’ düşüncesiyle hareket ederek, müşteki E.K’ye yönelik ise ‘olası kastla kasten yaralama’ suçunu işlemiştir. Olayda kullandığı tabancanın da yasak niteliğe haiz olduğu tespit edilmiştir.”
İstenilen ceza
İddianamede, tutuklu sanık S.A. hakkında “tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs”, “olası kastla kasten yaralama” ve “ruhsatsız ateşli silahla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçlarından 15 yıldan 26 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesindeki bir düğün salonunda 5 Eylül 2023’te damat A.E, gelinle salona girdiği sırada silahlı saldırıya uğramış, saldırıda damat ile seken kurşunların isabet ettiği E.K. isimli çocuk yaralanmıştı.
Ağır yaralanan damat yakınları tarafından özel bir hastaneye, çocuk da sağlık ekiplerince Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılmış, polis ekiplerince yakalanan S.A. gözaltına alınmış, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.
Saldırıda yaralanan damat A.E. (20), tedavisinin ardından F.A. ile 1 Ekim 2023’te Batman’da düzenlenen törenle evlenmişti.
]]>CHP Bolu Milletvekili, Sanayi ve Ticaret Komisyonu Üyesi Türker Ateş, Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Ateş’in açıklaması şöyle:
“ENFLASYONLA MÜCADELE ARTIK ÇOK DAHA ZOR. BAKAN ŞİMŞEK’İN İŞARET ETTİĞİ 2026 YILINDA TEK HANELİ ENFLASYON HAYAL”
“Merkez Bankası’nın geçen haziranda başlatarak kesintisiz sürdürdüğü faiz artış sürecinde bu ay itibarıyla sona gelindiği izleniyor. Ancak yetkililerin de açıklamalarıyla itiraf ettiği üzere ekonomide bozulan dengeler ve kopan bağlar onarılamadı. Fatura ağırlaştı, riskler ortaya çıktı. Enflasyonla mücadele artık çok daha zor. Bakan Şimşek’in işaret ettiği 2026 yılında tek haneli enflasyon hayal. Merkez Bankası’nın bu hafta yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısında, politika faizinin yüzde 45’te sabit tutulması bekleniyor. Üst üste faiz artışı kararı alınan 8 toplantının ardından yolun sonu gözüktü. Hatta bu yıl içinde faiz indirimlerine başlanması da olası görülüyor. Ancak geçen zamanda faiz artışlarına rağmen enflasyon kontrol altına alınamadı ve döviz kuru tutulamadı. Yanı sıra oldukça yüksek olan politika faizine rağmen yabancı sermayenin Türkiye’ye ilgisi sınırlı kaldı. Acı reçete, sıkı para politikasının büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkileri de cabası.
“ATIL İŞ GÜCÜ YÜZDE 24,7 GİBİ OLDUKÇA YÜKSEK BİR ORANA ÇIKTI. İŞ BULMA ÜMİDİNİ YİTİRENLER 1,9 MİLYONU AŞTI”
Aralık 2023 itibarıyla gerçek işsizliği ortaya koyan atıl iş gücü yüzde 24,7 gibi oldukça yüksek bir orana çıktı. Potansiyel iş gücü içinde olup iş bulma ümidini yitirenler 1,9 milyonu aştı. İş başı yapabilecek olup iş aramayanlar 1 buçuk milyonun üzerinde. Hane halkı borçluluğu da alarm veriyor. Vatandaşın takipteki kredi kartı büyüklüğü, geçen yıl yüzde 108 ve yıl sonundan şubat başı arasında da yüzde 15 artarak 17,7 milyar TL’ye ulaştı. Ayrıca yüksek faiz ortamında işletmeler tarafında finansmana erişim mümkün olmazken ticari kredi faiz oranı son olarak yüzde 54,4 ile 21 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
“SEÇİMDEN SONRA HEM VATANDAŞ HEM İŞLETMELER İÇİN BİR DE VERGİ ARTIŞLARI KAMBUR OLACAK”
Bu şartlarda enflasyonla mücadele daha zorlaşıyor. Ekonomi yönetiminin odaklandığı iç talepte düşüş, fiyat istikrarı sağlanacağına dair güven tesis edilemediğinden sınırlı kaldı. Ayrıca zorunlu harcamalar da düşen alım gücüyle ağırlıkla borçlanarak yapılır oldu. Tüketici kredilerinin ardından kredi kartlarında beklenen sınırlandırmaların özellikle dar gelirli için kritik etkileri olacağı açık. Yıla, bütçede açıkla ve kapsamında rekor faiz ödemesiyle başladık. Dolayısıyla seçimden sonra hem vatandaş hem işletmeler için bir de vergi artışları kambur olacak. Ayrıca, Merkez Bankası’nın önceki dönem koparıldığını itiraf ettiği faiz-kur bağının tesisi için TL mevduatına yönelik önlemlerine ilişkin ise vatandaşın TL tasarruflarının enflasyondan korunacağına güven duyması kolay değil ve dolarizasyon riski sürüyor.”
]]>