73 yaşındaki Victor Manuel Rocha, 1981’den itibaren, Küba hükümetine gizlice bilgi aktarmakla suçlanıyordu. Bu dönemde, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Konseyi için çalışmıştı.
Rocha, 1999-2002 arasında ABD’nin Bolivya Büyükelçisi olarak görev yaptı.
Rocha, Perşembe günü Florida eyaletindeki Miami’de görülen mahkemede suçsuz olduğuna ilişkin ilk ifadesini değiştirdi.
12 Nisan’da görülecek duruşmada cezası belli olacak.
Bu, Küba ile ABD arasındaki en yüksek profilli casusluk davalarından birinin, beklenmedik şekilde hızla karara bağlanacağı anlamına geliyor.
ABD merkezli Miami Herald gazetesine göre, Perşembe günkü duruşmada davayla ilgili gizli belgelerin nasıl ele alınacağı görüşülecekti.
Ancak bunun yerine Rocha’nın mahkemeyle anlaştığı açıklandı.
Rocha, yabancı ülkeler için casusluk yapmak, para transferi sahtekarlığında bulunmak ve ABD pasaportu almak için yanlış beyan vermekle suçlanıyor.
Soruşturmayı yürütenler tarafından toplanan deliller arasında Rocha’nın onlarca yıldır Küba için çalıştığını kabul ettiği, Küba’nın eski lideri Fidel Castro için “Komutan” şeklinde söz ettiği ve ABD’yi “düşman” olarak nitelendirdiği gizli kayıtlar da yer alıyor.
Rocha ve avukatlarının artık suçu kabul etmenin en akıllıca seçenek olduğunu düşündükleri anlaşılıyor.
BBC yorum almak için avukatıyla temasa geçti.
CIA’in eski karşı istihbarat başkanı James Olson, geçen ay BBC’ye yaptığı açıklamada, olayın Küba’nın istihbarat servislerinin ABD hükümetini nasıl alt ettiğini gösterdiğini söyledi.
Olson, “Küba istihbarat servisine karşı kişisel kin duymamın nedenlerinden biri bize karşı operasyonlarda çok başarılı olmaları” dedi.
Olson, Rocha’nın ömür boyu hapis cezasına çarptılacağını tahmin ettiğini belirtti.
ABD ve Küba’nın, Fidel Castro’nun 60 yıl önce ABD destekli hükümeti devirmesinden bu yana ilişkisi gerilimli.
ABD, 1960’lı yıllarda Küba’ya ticaret ambargosu uyguladı. Eski ABD Başkanı Barack Obama ve eski Küba Devlet Başkanı Raul Castro, 2015 yılında ilişkileri normalleştirmek için adımlar attılar, ancak eski ABD Başkanı Donald Trump daha sonra bunların çoğundan geri adım attı.
Kolombiya’da doğan Rocha, New York’ta büyüdü ve ülkenin önde gelen Yale, Harvard ve Georgetown gibi üniversitelerinde okudu.
Savcılara göre 1999’dan 2002’ye kadar ABD’nin Bolivya Büyükelçisi olarak çalıştı ve 25 yıl boyunca Ulusal Güvenlik Konseyi de dahil olmak üzere hükümette çeşitli görevlerde bulundu. Bolivya’nın yanı sıra Arjantin, Honduras, Meksika ve Dominik Cumhuriyeti’nde de görevler üstlendi.
Dışişleri Bakanlığı’ndan ayrıldıktan sonra, ABD ordusunun Küba’dan sorumlu kısmı olan ABD Güney Komutanlığı’nın özel danışmanı olarak çalıştı.
İddianamede, Kasım 2022’de bir FBI ajanının Küba İstihbarat Servisleri’nin temsilcisi olduğunu iddia ederek, ” Havana’daki arkadaşlarından bir mesaj iletmek için” Rocha ile WhatsApp aracılığıyla temasa geçtiği belirtildi.
Rocha, dava belgelerine göre “kimsenin kendisini orada görme ihtimali bulunmadığından” biri bir alışveriş merkezindeki yemek katı olmak üzere bu kişiyle birkaç kez görüşmeyi kabul etti.
İddianameye göre, gizli görevdeki FBI ajanıyla yaptığı üç görüşme sırasında Rocha, Küba hükümeti için ajan olarak çalıştığı süreye ilişkin detaylar vermeye başladı.
Rocha’nın Küba ve kendisinden söz ederken “biz” ifadesini kullandığı iddia ediliyor.
Küba için çalışan bir casus kılığındaki FBI ajanı ona “Hala bizimle misin?” diye sorduğunda Rocha, sadakatinin sorgulanmasına “kızdığını” söyledi.
“Erkekliğimi sorgulamak gibi bir şey bu” dedi.
]]>BTÜ Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof Dr Erinç Dobrucalı:
“Ambar kapaklarının sızdırmaz olması gerekirken, mavi branda ile kapatılmış”
“Geminin eski olması faaliyette olmasına engel değil”
BURSA – Marmara Denizi açıklarında 15 Şubat günü 6 kişilik mürettebatı ile sulara gömülen Batuhan A isimli kuru yük gemisinde kayıp 4 denizci için arama çalışmaları devam ederken, Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, geminin muhtemel batma sebeplerini değerlendirdi.
Marmara Denizi açıklarında, İmralı Adası’nın ise güneybatısında batan “Batuhan A” isimli kuru yük gemisinden 15 Şubat Perşembe günü sabah 07.12’de AIS sinyali de kesildi. Sonar cihazları ile yapılan arama çalışmalarında gemi enkazı 51 metre derinlikte bulundu. Havadan ve karadan devam eden arama kurtarma çalışmalarında kayıp 6 mürettebattan 2’sinin cansız bedeni bulundu. Kayıp mürettebatın arama kurtarma çalışmaları devam ederken geminin neden battığı henüz belirlenemedi.
Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, batan Batuhan A gemisi ile ilgili muhtemel senaryoları değerlendirdi. Marmara Adası’ndan Gemlik’e mermer tozu taşıdığı bilinen Batuhan A gemisinin sızdırmaz ambar kapakları olması gerekirken mavi branda ile kapatıldığına dikkat çekti.
Yağışlı havada mermer tozlarının su almasından dolayı geminin ağırlaşabileceğini belirten Dobrucalı, aşırı yük nedeniyle 53 yıllık geminin seyir esnasındaki olumsuz hava şartlarına dayanabilme ihtimalinin de düşük olduğunu ifade etti.
İHA’ya konuşan Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, “1971 yapımı eski bir gemi ancak bu bölgede sürekli seyir halinde olan bir gemi. Gemi eski bir gemi ama güverte üstünde bulunan ambar kapaklarının normalde sızdırmaz olması gerekirken mavi branda ile kapatılmış. Mermer tozu olan ve sızdırmaz olması gereken ambarların içine deniz suyu girip fazla bir ağırlık oluşturmuş olabilir” dedi.
“Geminin eski olması faaliyete engel değil”
Hali hazırda yük taşıyan birçok eski gemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dobrucalı, SOLAS sözleşmesine göre ticari gemilerin 36 ayda bir tekne bakımlarının yapılması gerektiğini ifade etti. Sadece bakımı yapılan ve belgelendirilmiş gemilerin ticari faaliyetlerine devam edebildiğini kaydeden Dobrucalı, tekne bakımı yapılmamış ticari gemilerin faaliyetlerine devam etmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Batuhan A gemisinin de tekne bakımı yapılmadan faaliyetine devam edemeyeceğini kaydeden Dobrucalı, “Geminin eski olması faaliyette olmasına ve seyir yapmasına engel değil. Denizde can emniyeti, uluslararası sözleşmesi var. Gemiler SOLAS sözleşmesine tabi. SOLAS ticaret gemilerinin en geç 36 ayda bir tekne bakımlarının yapılmasıyla ilgili bir madde var. Ticaret gemilerine en az 2-3 senede bir havuzlanarak bakım yapılıyor. Geminin bağlı olduğu bayrak devleti ve klas kuruluşuna göre bu havuzlarda geminin denizde elverişli olup olmadığıyla ilgili bir belgelendirme süreci oluyor. Bu gemilerin o belgeleri almadan denize çıkması mümkün değil. Gemi seyir yaptığına göre bu sertifikaları da almıştır diye düşünüyorum. Klas kuruluşları sadece tekne, makine, elektrik sörveyleri değil aynı zamanda can sallarıyla ilgili, can yelekleriyle ilgili tüm kontrollerini yapıp bunu belgelendirdiği takdirde denize elverişli olarak seyir yapabilir. Emniyetsiz bir durumda gemi personelinin can salını denize atıp kurtulma şansları olabiliyor. Ama neden binmediler bilmiyorum” şeklinde konuştu.
“Eski olsa bile bu gemi için çok büyük bir dalga boyu değil”
Batuhan A gemisinin seyir aldığı esnada zaman zaman 3 metreyi bulan dalga boylarını değerlendiren Prof. Dr. Dobrucalı, “Bu sıkıntılı süreç görüntülerden gördüğümüz kadarıyla zaten akşam başlıyor. Batuhan A adlı gemi aslında çok fazla olmayan 5 bofor kuvvetinde bir denizde yani yaklaşık 2 buçuk metrelik bir dalga boyunda seyir yapıyor. Eski bile olsa bu gemi için çok büyük bir dalga boyu değil. Gemi önce kuzeye doğru yöneliyor sonra tekrar güneye rotasına geliyor. O esnada deniz şartları etkilemiş ama önce telsizden gemi personelinin yardım talebi var. Gemi batmaya başladıktan itibaren kendi kendine deniz suyunun basıncıyla alarm gönderen bir sistem olan EPİRP cihazlar oluyor. Sabah olması tesadüf, akşamdan başlayan bir süreç” ifadelerini kullandı.
]]>Düzce Belediye Başkanı ve AK Parti Düzce Belediye Başkan Adayı Dr. Faruk Özlü’nün projeleri arasında yer alan Merkez Pazaryeri Projesi geçtiğimiz aylarda esnaf ve vatandaşlara ev sahipliği yapmaya başlamıştı.
“Yurt dışında gördüklerimle yarışır bir yapı”
Vali Selçuk Aslan, hem esnafın hem de vatandaşların rahat edebileceği bir ortam inşa edildiğini belirterek “Son günler çok bereketli geçiyor, üst üste açılışlar oluyor, Düzce’miz için hayırlar getirsin. Pazaryerleri şehirlerin kalbi niteliğindedir. Çünkü arz ve talep orada buluşur. İhtiyaçlar orada giderilir. Hem sosyalleşme hem de alışveriş konusunda önemli bir kavşak yeridir. Hem Düzce’ye yakışan hem de esnafımızın rahat edeceği modern bir yapı olmuş. Çatı panelinin güneş enerjisine uygun yapılmasını ayrıca tebrik ediyorum. Sürdürülebilir enerjiye çok daha fazla yatırım yapılması gerekiyor. Burası da birçok işe örnek teşkil edecektir. Güneş enerjisini evlerimizde de kullanabilir hale gelebiliriz. Bu güzel eser Düzce’mize hayırlı olsun, Rabbım nice nesillere hizmet vermesini nasip etsin” dedi.
“Bölgenin en büyük pazaryeri Aziziye Merkez Pazaryeri”
Başkan Faruk Özlü açılışta yaptığı konuşmasında pazaryeri projelerinin süreçlerinden ve yeni inşa edilen pazaryerlerinin durumundan söz ederek “Bu pazaryerini yaklaşık 3 ay önce hizmete aldık. Ne eksiğimiz varsa görelim kısa sürede tamamlayalım istedik. Burayı o süreç içinde ziyaret ederek talepleri aldık. Düzce’mizde her şeyin en güzelini hemşehrilerimiz ile buluşturma amacımızdan bir gün bile sapmadık. Eski pazaryeri gerçekten Düzce’ye hiç yakışmıyordu. Orayı gördüğümde arkadaşlarıma ‘burayı yenileyelim’ diyordum. Önümüzde iki seçenek vardı; ya mevcut pazaryerinin yerine yapacaktık ya da boş bir yere yaparak kimseyi mağdur etmeden taşınmayı sağlayacaktık. Biz ikincisini tercih ettik ve yeni yapıyı buraya inşa ettik. Merkezdeki kavşaktan uzaklaştırdık ve trafik sıkışıklığını bitirdik” dedi.
“Kendi enerjisini kendi üretecek”
Başkan Faruk Özlü, Kimseye ayrıcalık yapmadıklarını işaret ederek “Burası 5 bloktan oluşan 7 bin metrekare kapalı alan içinde bütün altyapısı tamamlanmış şekilde inşa edildi. Ayrıca kendi enerjisini üretecek şekilde dizayn edildi. Burası bölgesinin en büyük pazaryeridir. Sadece burası değil, Hamidiye Pazaryeri’nin yapımını da tamamladık. Gelecek hafta da oranın açılışını yapacağız inşallah. Nasıl burada kura ile yer belirlediysek Noter huzurunda bir kura daha yapacağız. Adaletli davranıyoruz, kimseye ayrıcalık yapmıyoruz. Odaya kayıtlı pazarcılarımız arasında yine kura çekilecek. İşlerimizi konuyla yakından ilgisi olan STK temsilcileri ile birlikte yapıyoruz. Geçenlerde tuhafiyeci esnafımızla bir toplantı yaptık. Onlara da birkaç çözüm önerdik. Onların kabul ettiği çözümü projelendirdik. Buranın karşısındaki boş alanda kapalı pazaryeri inşaatına Nisan ayında başlayacağız. Nisan diyorum çünkü burada bazı imar düzenlemeleri yaptık, park görünen yeri diğer tarafa taşıdık. İki pazaryeri birbirine yakın olacak. Böylece alışverişi kolay hale getireceğiz” ifadelerinde bulundu.
“Eski değerimizdir ama eskimiş olanı yenilemek bizim işimizdir”
Düzce’de yeni yapılan her projenin çok önemli olduğunu belirten Başkan Özlü, eskimiş olanları yenilemeye devam edeceğini belirterek “Bu şehirde eskimiş, çürümüş ya da şehrimize yakışmayan ne varsa bunları en güzeli ile yenileyeceğiz. Bu konuda kararlıyız. Bu güzel eserde emeği geçen çalışma arkadaşlarıma, STK temsilcilerimize çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Açılış töreni dualar eşliğinde kurdele kesimi ve pazaryerinin gezilmesi ile sona erdi. – DÜZCE
]]>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi (EBB) ile ESKİ Genel Müdürlüğü’nde çalışan kadrolu ve şirket işçilerine ek yüzde 65 zam içeren toplu iş sözleşmesi ek protokolü, EBB Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve Belediye İş Sendikası Şube Başkanı Kemal Azak tarafından imzalandı.
EBB ve ESKİ Genel Müdürlüğü’ndeki 3 bin 168 personeli kapsayan, en düşük net maaşın 24 bin 707 TL, ortalama net maaşın 28 bin TL, fazla mesai ile net maaşın 30 bin TL’nin üzerine çıkarıldığı ek protokolün imza töreni, EBB Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene Başkan Büyükerşen, Belediye İş Sendikası Şube Başkanı Kemal Azak, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Recai Erdir, bürokratlar ile işçiler katıldı.
Törende personele seslenen Başkan Büyükerşen, şunları söyledi:
“TOPLAMDA YÜZDE 65 ORANINDA İYİLEŞTİRME GERÇEKLEŞTİRDİK”
“Eskişehir sizlerin emeği ile uluslararası üne kavuştu. Öncelikle sizlere tek tek teşekkür ediyorum. Aldığımız uluslararası ödüller almaya devam ediyoruz. Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, ABD, Avrupa Konseyi gibi pek çok yerden ödüller alıyoruz. Eskişehir artık tüm dünyada tanınıyor. Bu ödüller bize değil, sizlere veren ödüllerdir. Eskişehir sizlerin emeği ile ortaya çıktı.Büyükşehir Belediyemiz ve ESKİ Genel Müdürlüğü’nde 3 bin 168 personelimize yani kadrolu ve şirket işçisi emekçilerimize, toplu iş sözleşmesi gereği yapmamız gereken ücret artışlarına yaşanan ekonomik krizi göz önüne alarak ilave artış yapma kararı aldık. Toplamda yüzde 65 oranında iyileştirme gerçekleştirdik. Gönül isterdi ki, daha fazlasını yapalım ama imkanlar ölçüsünde elimizden geleni yaptık. Türkiye ortalamasının üzerinde bir artış oldu. Diğer yandan pek çok kamu kurum kuruluşunda maaşların taksitle ödenme durumu var. Ancak biz her türlü zorluğa rağmen bu konuda bir aksamaya mahal vermedik. Taksitle maaş verildiğini bir düşünün, ya da maaşların verilemediğini. Allah’a şükür sizlere hiçbir zaman böyle bir şey yaşatmadık. Bu artışa tam bir mutluluk diyemiyor olsam da keşke ülkemizde bu ekonomik tablo olmasaydı diyorum. Sizlere ve bizlere düşen en büyük görev, daha çok çalışıp üretmek, daha büyük refah yaratıp onu adil şekilde paylaşmayı sağlamaktır. Hayırlı uğurlu olsun. Hepinize sağlıklı ömürler diliyorum, başarılarınız daim olsun.”
Azak ise yapılan artış dolayısıyla Başkan Büyükerşen’e teşekkür ederek, şöyle konuştu:
“Gerçek enflasyonun en ağır hissedildiği bir dönemdeyiz. Biz Hocam Yılmaz Büyükerşen’e ne zaman gelsek en iyisini vermek ve sürdürülebilir olması için gerekeni yaptı. Biz sendika olarak hiçbir partinin arka bahçesi değiliz. Belediye İş Sendikası’nın bir partisi, bir lideri var. Partisi, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti, lideri de Mustafa Kemal Atatürk’tür. Kim emekten yanaysa, kim emeğin değerini vermek için çaba sarf ediyorsa biz onu baş tacı yaparız. Bu sözleşmede emeği geçen başta Yılmaz Büyükerşen Hocamıza ve sözleşmeler sürecinin olgunlaşmasını sağlayan dönemin Genel Sekreteri Ayşe Ünlüce’ye, bürokratlarımıza ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”
Konuşmaların ardından Büyükerşen ve Azak protokolü imzaladı.
]]>