SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, “Ailemiz küçülüyor, nüfusumuz azalıyor. Bugün doğurganlık oranımız 1,5’un altına düşmüş durumda. Bu gelecekte nüfusumuzun yaşlandığını değil; azaldığını gösterir, risktir bu. Bugün o kötülük medeniyeti dediğimiz 45 bin kişiyi katleden canilerin, doğurganlık oranı 4, bizde 1,5. Onun için Cumhurbaşkanımızın dediği gibi her evin 3 tane çocuğu olması lazım. Bu konuda da toplumun farkındalığıyla bunu başaracağına inanıyorum” dedi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK PartiEdirne 8’inci Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Bir otelde yapılan kongreye; Bakan Memişoğlu’nun yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, Edirne MilletvekiliFatma Aksal, İstanbul Milletvekilleri Halis Dalkılıç ve Seda Gören Bölük, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, eski milletvekilleri, sivil toplum kuruluş temsilcileri, muhtarlar, partililer ve vatandaşlar katıldı.
‘KÖTÜLÜK MEDENİYETİ, DÜNYADA HÜKÜM SÜRÜYOR’
Kongrede konuşan Bakan Memişoğlu, 2002 yılından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sağlık sisteminde büyük değişim ve gelişim gerçekleştirildiğini belirterek, yapılan çalışmaları anlattı. Memişoğlu, “Eğer bir ülkenin, bir milletin, bir medeniyetin lideri; ‘Dünya beşten büyüktür’ diyorsa her biriniz değerlisiniz, Allah sizden razı olsun. Eğer siz iddialıysanız, iddialı olduğunuz şey nedir? O da bugün dünyaya baktığınız zaman maalesef vahşet, sömürü, medeniyetinin hakim olduğu bir dünyayı görürsünüz. 45 bin çocuk, kadın demeden herkesin gözünün önünde katleden bir medeniyetin hükümranlığını görürsünüz. Bugün insanları birbirine düşüren, onların katledilmesinden, sömürülmesinden faydalanıp, kendisi refah içinde yaşayan bir kötülük medeniyetinin hakim olduğunu görürsünüz. Kardeşi kardeşe kırdıran, dostu dostla küstüren, insanları sömüren, kapitalist bir medeniyet görürsünüz. Maalesef bu kötülük medeniyeti, şu anda dünyada hüküm sürüyor. İşte buna itiraz eden, ‘Bu medeniyet yeter’ diyen; ‘Biz barışız, iyilik tarafıyız’ diyen bir lidere sahibiz, hamdolsun hepimize. Bizim her birimizin vebali sadece bu zamanla alakalı değil. Esasında gelecekle ilgili nesillerimizin vebalini de taşıyoruz. Sadece bu ülkenin vebalini taşımıyoruz. Burada yaşayan insanların vebalini taşımıyoruz. Bize ümit bağlamış, bu kötülük medeniyetinin hükümranlığını yok edebilecek kuvveti gördüğü için biz de medet isteyen, dünyadaki bütün gariplerin esasında ümidiyiz. O nedenle kötülük medeniyeti sürdüğü bir dünyada iyilik tarafı olarak medeniyeti olarak ki Edirne bunun en önemli şahididir. Hiçbir zaman kötü olmadık medeniyetimizde. Hep barış getirdik gittiğimiz yerlere, hep iyilik getirdik, hep insani tarafını ön planda tuttuk” diye konuştu.
‘KÖTÜLÜK KUVVETLİYSE, BİZİM ONDAN DAHA ÇOK KUVVETLİ OLMAMIZ GEREK’
“Bugün liderimiz de öyle düşene yardım eden, savaşıp birbirini kıran insanları, devletleri barıştıran bir medeniyetiz” diyen Memişoğlu, “Daha iki gün evvel gördük. Yaklaşık 6 ay, bir sene evvel birbirine neredeyse savaş ilan edecek Etiyopya’yla Somali’yi bir araya getirip, onları barıştıran bir lidere sahibiz, bir medeniyete sahibiz. Suriye’de Müslüman’ın Müslüman’ı kırdığı, birbirimizin aynı inanca sahip insanların katledildiği bir düzene yeniden barışı, huzuru getirmeye çalışan bir lidere, bir medeniyete sahibiz. O nedenle bizim yapacağımız bu medeniyette bir araya gelmek, böyle canıgönülden bir araya gelip, gücümüzü birleştirmek. Farklılıklarımızı bir araya getirerek zenginlik haline getirmek. Esas kötülüğe karşı mücadele etmek. En önemlisi de bu kötülükle mücadele ederken birlikte olduğumuz gibi esasında çok çalışmak, üretmek. Kötülük kuvvetliyse, bizim ondan daha çok kuvvetli olmamız gerek. Kötülüğe, şeytana; ‘Niye şeytanlık yapıyorsun? Niye kötülük yapıyorsun?’ demekten çok biz ne yapıyoruz diye bakmak, daha çok çalışmamız gerekir, bir araya gelmemiz gerekir. İşte Edirne bunu gösteriyor. Onun için sayın başkanımıza, bütün teşkilata teşekkür ediyorum. Her birimizin bunun farkında olarak bugün başka düşüncesi olup, bu ülkeyi seven, gerçekten iyi niyetli olup, maalesef yanılgıya düşen insanları bu davaya, bu hedefe, bu iddiaya ortak etmemiz de gerek” diye konuştu.
‘GÜNDE 3 MİLYON İNSANIMIZA SAĞLIK HİZMETİ VEREBİLEN ÜLKEYİZ’
Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çağ atladığını söyleyen Memişoğlu, “23 sene önce gördünüz, neler vardı? Sadece bir kişi 2002 senesinde ancak iki kez sağlık hizmetine ulaşabiliyordu. Bugün her bir vatandaşımız 11,4 kez sağlık hizmetine ulaşabiliyor. Hani çok methedilen Avrupa’nın ortalaması 6,4. Ancak 6 kez girerken Avrupalılar, biz 11 kez gidebiliyoruz. Bakmayın bazılarının, birkaç tane çapulcunun hatasının yüzünden sağlık sistemini kötülediğine. Bugün baktığınız zaman sadece bir günde 3 milyon insanımıza sağlık hizmeti verebilen bir ülkeyiz. Dünyada 60 ülke, 3 milyon nüfusun altında. Günde 60 ülkeden fazla insana hizmet verebilecek bir sağlık sistemine sahibiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın sayesinde. 2002 yılında bu ülkede sadece 7 bin yatak tek kişi veya çift kişilikti. Banyosunu, tuvaletini, televizyonu falan söylemiyorum. Tek kişilik odada kalabilen 7 bin hasta vardı. Bugün bu sayı, 144 bindir. Bugün ülkemizde 172 bin yatağımız var kamu hastanelerimizde. Bunları 144 binini ya yeniden yaptık ya da yeniledik. Bunun zaten en önemli şahitlerinden bir tanesi sizsiniz. Bazı branşlarımızda eksiklerimiz var. Birinci basamak, koruyucu hizmetlerde eksiklerimiz var ama bunların da üstesinden geleceğiz, vazgeçmedik. Liderimiz iddialı, biz de iddialıyız. Kimseden korkmuyoruz, kimse bizi bu yoldan vazgeçiremeyecek. Bu kongre onun heyecanını hep hissettirdi, hep hissettiriyor. Allah sizlerden razı olsun” dedi.
‘DÜNYANIN EN İYİ SAĞLIK HİZMETİNİ SUNUYORUZ’
Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin tedavi hizmetlerini dünyada en iyi sunan ülkelerden bir tanesi olduğunu söyleyerek, “Bakın en iyisiyiz artık. Amerika’da, Miami’de karaciğer naklinde çalıştım, Çin’i gördüm, İngiltere’yi gördüm, Avrupa’yı gördüm. Covid’de de gösterdi, depremde de gösterdi. Türkiye, dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunan ülkesi veya ikincisidir. Çok net söylüyorum. Bizle yarışabilecek ülkelerin nüfusu İstanbul’un üçte biri kadar. Ona rağmen dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunuyoruz. Yeter mi? Yetmez. Bundan sonra hedefimiz; sağlıklı Türkiye programıyla aynı zamanda sağlığın bilgisini, üretmek cihazını teknolojisini üretmek. Bunu da başaracağız, en iyisini yapacağız” diye konuştu.
‘TOPLUMUN 3 TANE RİSKİ VAR’
Toplumun 3 tane riski olduğunu belirten Memişoğlu, “Bunları hep beraber çözmemiz gerekiyor. Birincisi; hareketsizlik ve kilo. Çünkü bu toplumun yüzde 60’ı kilolu. İki; Cumhurbaşkanımız çok kızıyor; sigara ve madde bağımlılığı artı şimdi çocuklarımızın bulaştığı internet bağımlılığı. Üçüncüsü, aile; ailemiz küçülüyor. Nüfusumuz azalıyor. Bugün doğurganlık oranımız 1,5’un altına düşmüş durumda. Bu gelecekte nüfusumuzun yaşlandığını değil, azaldığını gösterir; risktir bu. Bugün o kötülük medeniyeti dediğimiz 45 bin kişiyi katleden canilerin, doğurganlık oranı 4, bizde 1,5. Onun için Cumhurbaşkanımızın dediği gibi her evin 3 tane çocuğu olması lazım. Bu konuda da toplumun farkındalığıyla bunu başaracağına inanıyorum. Onun haricinde Sağlık Bakanlığı olarak gece gündüz çalışıyoruz. Edirnelilere şunu da söyleyeyim; Uzunköprü Hastanesi’nin müteahhidi ile sorun oldu, tasfiye ettik. Allah nasip ederse ocak ayında da onun inşaatına hızla başlayıp, 2025 yılında sizlerin hizmetine vereceğiz, bunu da söyleyeyim. Bizler Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir davanın, bir hedefin, vicdanın neferleri olarak hep onun arkasında duracağız, gece gündüz çalışacağız, üreteceğiz, Allah nasip ederse de iyilik medeniyetini yeniden dünyaya hakim kılacağız. Hepinize saygılar sunuyorum. Allah’a emanet olun” dedi.
Haber-Kamera: Olgay GÜLER – Umut IŞIK/ EDİRNE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘HEDEFİMİZ EDİRNE’Yİ BALKANLARIN SAĞLIK MERKEZİ YAPMAK’
Sağlık BakanıKemal Memişoğlu, AK Parti kongresinin ardından Edirne Valiliği’ni ziyaret etti. Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne MilletvekiliFatma Aksal, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, CHP Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ile siyasi parti, kurum ve kuruluş temsilcileri tarafından karşılanan Memişoğlu, ziyaretinin ardından açıklamalarda bulundu. Edirne’nin Osmanlı’ya başkentlik yapmış önemli bir şehir olduğunu söyleyen Memişoğlu, “Bugün Serhat şehrimiz Edirne’deyiz. Osmanlı’nın payitahtı, kültürümüzün en önemli şehirlerinden bir tanesi. Edirne’de sayın valimizin ve milletvekilimizin, başkanımızın misafiriyiz. Burada sağlık hizmetlerini değerlendireceğiz, daha iyi nasıl yapabiliriz? Neler yapabiliriz? Malum biliyorsunuz Trakya Üniversitesi Tıp Fakültemiz çok kültürü olan, geçmişi olan bir tıp fakültesi. Sağlık hizmetlerini, sağlık bilimini öğretiyorlar. Hep beraber bunları değerlendireceğiz. Hedefimiz Edirne’yi esasında Balkanlar’ın sağlık merkezi yapmak. Bununla ilgili hedefleri koyduk, inşallah başarırız. Bizler bu konuda dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunan bir sisteme ve insan gücüne sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 22 sene gerçekten sağlıkla iyi yerlere geldik, daha da iyi olacak. Sağlığın sadece hizmetini değil her zaman söylediğimiz gibi bilimini de üreteceğiz. Sağlıklı Türkiye yüzyılı programı kapsamında şehirlerimizi dolaşıyoruz, neler yapabileceğimize bakıyoruz” diye konuştu.
‘EBE GÖZETİMİNDE NORMAL DOĞUM TERCİH EDİLMELİ’
Türkiye’deki doğurganlık oranlarının düştüğünü belirten Bakan Memişoğlu, bu konuda yaptıkları çalışmalara değinerek, “Özellikle doğurganlık oranımızın düşmesi, sezaryen gibi ameliyatın maalesef çok tercih edilmesi ve bu konuda da ebelerin çok daha etkili olabilmesi için çabalıyoruz. Bugün de biliyorsunuz özellikle anne adaylarının eğitimiyle ilgili bir mevzuat daha yayınladık. Böylece doğumun normal olduğunu, doğalın normal doğum olduğunu her zaman ifade ediyoruz ve bu normalin sürecini takip edenin ebeler olduğunu, ebenin gözetiminde normal doğumun tercih edilmesi gerektiğini, önceliğin bu olması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü maalesef bugün primer sezaryen dediğimiz yüzde 50’nin üzerinde olan oranlarımızı Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği yüzde 15’e düşürmemiz gerekir. Hem anne sağlığı açısından hem bebek sağlığı açısından hem de toplumun bu konudaki gelişimi açısından bunun olmazsa olmazı olarak görüyoruz” dedi.
‘RANDEVU SORUNLARINI RAHTLATACAK ÇALIŞMA İÇERİSİNDEYİZ’
Ülke genelinde 2-3 ay içerisinde randevu konusunda rahatlama sağlayacak sistemi işlevsel hale getireceklerini de belirten Memişoğlu, “Bunun yanında özellikle randevu konusunda da çalışmalarımız devam ediyor. Malum bazı branşlarda halen daha sıkıntılarımız var. 2-3 ay içinde bunlarla ilgili de hem randevuyu rahatlatacak hem de sistemimizi daha işlevsel hale getirecek bir çalışma içindeyiz. İnşallah bunu da kamuoyuyla paylaşıp, iki üç ay içinde de randevu sorunlarını minimize ederiz. Bunun yanında özellikle özel hastaneler, gibi sağlık meslek mensupları gibi mevzuat değişikliğiyle ilgili çalışmalarımız var. Bunları da yakında kamuoyuyla paylaşacağız. Biz Edirne’mize, güzel şehrimize bizi ağırladıkları için, bize gönülden misafirperverlikleri için çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Valilik ziyaretinin ardından Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’nde değerlendirme toplantısına katılıp, Sultan 2’nci Beyazıt Külliyesi Sağlık Müzesi’ni ziyaret etti. Bakan Memişoğlu, daha sonra kentten ayrıldı.
Haber – Kamera: Olgay GÜLER – Umut IŞIK/ EDİRNE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE’de lise öğrencisi N.Y. (16), okul çıkışında henüz kimliği belirlenmeyen 1 kişi tarafından bıçaklanarak yaralandı.
Olay, akşam saatlerinde İlhami Ertem Anadolu Lisesi önünde meydana geldi. 12’inci sınıf öğrencisi N.Y., okul çıkışında henüz kimliği belirlenemeyen kendisi ile aynı yaşlarda bir kişi ile tartıştı. Tartışma sırasında üzerine bıçağı çıkaran kişi, N.Y.’yi yaralayıp olay yerinden kaçtı. N.Y., kanlar içinde yere yığılırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan N.Y., ambulansla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis, kaçan saldırganı yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şükrüpaşa Mahallesi’ndeki İlhami Ertem Anadolu Lisesi’nde öğrenim gören 11. sınıf öğrencisi Y.N. (16) okul çıkışında kimliği henüz belirlenemeyen bir kişiyle tartışmaya başladı.
Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine şüpheli, Y.N’yi bıçakla yaraladı.
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Yaralanan öğrenci, sağlık ekiplerince Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı.
Polis ekipleri, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Edirne Milli Eğitim Müdürü Ferhat Yılmaz da okula gelerek olayla ilgili bilgi aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yıldırım, Edirne İl Genel Meclisi kasım ayı toplantısında Edirne’deki sağlık hizmetlerine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.
Edirne ve ilçelerdeki devlet hastanelerinin vatandaşlara en iyi hizmeti vermeye çalıştığını belirten Yıldırım, kentte 112 Acil Sağlık Hizmetlerinin de yoğun şekilde çalıştığını vurguladı.
Edirne’nin hem ambulans sayısı olarak hem de 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu sayısı olarak Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:
“Merkezde 7, Keşan’da 5, Uzunköprü’de 3, Enez’de 2 ve diğer ilçelerimizde birer istasyonumuzla hizmet veriyor. Yaz döneminde Erikli ve Yayla sahillerinde de sezon boyunca 2 istasyon açıyoruz, onları da Keşan ve Merkez üzerinden sürdürüyoruz. Özellikle 2020 sonrasına dikkat çekebiliriz. 2018, 2019 ve 2020’de istasyon sayısı 18, 2024’te istasyon sayısını Sağlık Bakanlığımızın desteğiyle 24’e çıkardık. İstasyon sayımızı artırdık. 2024″ün ilk 10 ayında toplam 54 bin çağrı aldık.”
Edirne Gençlik ve Spor Müdürü Selim Ak da kentteki spor yatırımlarına ilişkin bir sunum gerçekleştirdi, İl Genel Meclis Üyelerinin sorularını cevapladı.
İl Genel Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, kasım ayı toplantılarında her gün bir müdürün sunum yaparak kurumun çalışmalarını anlattığını bunun da faydalı olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edirne’de Üç Şerefeli Camisi’nde gerçekleştirilen programda, cuma namazı öncesinde Kur’an-ı Kerim okunarak, hayatını kaybeden esnaflar için dua edildi.
Ticaret İl Müdürü Mahmut Altun, programın ardından, Ahilik kültürünün her daim yaşatılması gerektiğini belirtti.
Hayatını kaybeden esnaflara Allah’tan rahmet dileyen Altun, mesleğini icra eden esnaf ve sanatkarlara da bol kazanç dileyerek Ahilik Haftası’nı kutladı.
Programın ardından katılımcılara ahi pilavı ve ayran ikram edildi.
Kırklareli’nde de Ahmet Cevdet Paşa Camisi’nde gerçekleştirilen programda, mevlit okunarak dualar edildi.
Programa Kırklareli Valisi Uğur Turan, Ticaret İl Müdürü Mustafa Uzan, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ali Fuat Şeker ile oda temsilcileri ve esnaflar katıldı.
Cuma namazının ardından Ahmet Cevdet Paşa Parkı’nda pilav ve ayran ikram edildi.
Tekirdağ da Orta Camisi’nde mevlit okutuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edirne’ye şahsi aracıyla gelen Kıraç, konser alanını bulamayınca yolu ilçedeki vatandaşlara sordu. Ünlü şarkıcı, kendi sosyal medya hesabından konser alanını bulamayınca yaşadıklarını paylaştı.
“Abi burada Kıraç’ın konseri varmış”
Kıraç, Havsa’da konser alanını bulamayınca bir vatandaştan, “Selamünaleyküm, abi Kıraç konseri varmış ne tarafta?” diyerek yardım istedi. Vatandaş ise ünlü şarkıcıya, “Aşağıda merkez var, terminalin hemen orası” şeklinde cevap verdi.
Ünlü şarkıcının vatandaş ile yaşadığı o anlar, sosyal medyada viral oldu. – EDİRNE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, düzensiz göçün önlenmesi amacıyla Eskikadın köyü ile Havsa ilçesine bağlı Söğütlüdere köyünde denetim gerçekleştirdi.
Denetimlerde yasa dışı yollarla yurda giren 28 yabancı uyruklu yakalandı.
Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaldırım kenarındaki beton park mantarına çarpan otomobil takla attı. Kazada, sürücü B.D. ile yanındaki A.S. (19) ve B.Y.K. (19) yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından araçtan çıkartılan yaralılar, ambulanslarla kaldırıldıkları Keşan Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.Polisin kazayla ilgili incelemesi sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rezalete tepki gösteren çok sayıda partili eylem yaptı
EDİRNE – Edirne’de CHP içinde yapılan ön seçimle büyük bir farkla belediye başkan adayı seçilen ve daha sonra sağlık sorunları nedeniyle adaylıktan çekildiği ifade edilen Şükrü Ciravoğlu’nun sevenleri eylem yaptı. CHP binası önünde toplanan partililer, yaşanan duruma tepki göstererek CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef gösterdi. Hastanede tedavisi süren Şükrü Ciravoğlu’nun oğlu Berk Civaroğlu ise, babasına narkoz etkisindeyken imza attırıldığını düşündüğünü belirtti.
CHP Edirne Belediye Başkan Adayı olarak açıklanan Şükrü Ciravoğlu, geçirdiği sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi görürken, alınan karar ile adaylıktan çekildiğini duyurmuştu. Ciravoğlu’nun adaylıktan çekilmesinin ardından CHP Edirne Belediye Başkan Adaylığına Filiz Gencan Akın atandı.
Edirne’de yaşanan olaya eylem yaparak tepki gösteren Ciravoğlu’nun CHP’li üyeleri ve sevenleri CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e hak, hukuk, adalet sloganları atarak seslerini duyurmaya çalıştı.
Öte yandan tedavisi hastanede tedavisi süren Şükrü Ciravoğlu’nun oğlu Berk Civaroğlu, babasına narkoz etkisindeyken imza attırıldığını düşündüğünü belirtti.
Öte yandan, CHP üyesi olan İbrahim Işık’ın iddialarına göre Şükrü Ciravoğlu, tedavi gördüğü hastanede, Genel Başkan Özgür Özel’in yoğun baskılarıyla hastaneye noter gönderilerek görevden el çektirildi.
Diğer partililer de açıklamalarda bulunarak yaşanan olaya tepki gösterdi.
“Edirne halkının iradesi ipotek altına alınamaz”
Şükrü Ciravoğlu’nun adaylıktan çektirilmesine tepki gösterdiklerini belirten CHP’li İbrahim Işık, “Biz Cumhuriyet Halk Partililerle binamızın önünde bulunma nedenimiz İl ve Merkez ilçe yönetimin dışında gelişen. Genel Merkezden gelişen, bir irade gaspına karşı buradayız. Ön seçimde açık farkla Şükrü Ciravoğlu, kazandı ve Genel Merkeze iletildi. Bunun takipçisi denetimcisi de Genel Merkezdi. Parti meclisi üyesi bir milletvekilimiz Genel Merkezden gelmiş onların denetiminde Cumhuriyet Halk Partililer mükemmel bir ön seçim yaşatmıştır. Bunu yok sayamazlar. Bunu madem yaptılar; buna uygun hareket etmek, buna göre devam etmek zorundalar. Seçimi açık farkla kazanmış bir aday varken, gereksiz doktorların raporlarında uymayan, sadece hastanede dinlenmesi istenen bir süreçte hasta diye, bu süreci yürütemeyecek diye uydurma bahanelerle Şükrü Ciravoğlu’nun iradesi, dolayışı ile Edirne halkının iradesi ipotek altına alınamaz. Elimizden alınamaz. Biz bunu haykırıyoruz. ve tekrar hak hukuk adalet isteyeceğiz. Bundan sonra süreci bekleyeceğiz” dedi.
“Hastaneye apar topar noter gönderilmesi olayını asla doğru bulmuyoruz”
Eylemde basın metnini okuyan CHP üyesi Hüseyin Taşkan ise, “Genel Başkanımız Özgür Özel, Belediye Başkan atamalarında ön seçim sonuçlarına uyulacağını ifade etmişti. Edirne’mizde yapılan ön seçimde 1591 oy almış olan Şükrü Ciravoğlu yerine, 683 oy alan Filiz Gencan Akın’ın atanmasına hak, hukuk ve adalet savunucusu olan partimiz adına anlam veremedik. Edirne’mizde 35 yıl sonra ilk defa Belediye Başkanlığı için ön seçim yapılmıştır. Edirne halkının büyük çoğunluğunun duyguları CHP’li üyelerce sandığa yansıtılmış, Şükrü Ciravoğlu açık farkla seçimi kazanmıştır. Sonuçta sadece partililerce değil, toplumun büyük bir kesimi tarafından seçim çalışmalarına başlanmış, geziler ve reklam panolarında seçim vaatlerimiz halka duyurulmaya başlanmıştır. Şükrü Ciravoğlu, geçirdiği küçük rahatsızlık neticesinde kalbinin tek damarına stent takılması sonrası, Ankara’ya aday tanıtım toplantısına çağrılmış ve gitmiştir. Sonrasında anjiyografi kateter giriş noktası olan kasık bölgesinden cilt altına oluşan küçük kan damlası sızıntısının tedavisi için hastaneye başvurulmuştur. Doktorlar kalbinde büyük kalıcı bir sorun olmadığını ifade etmiştir. Kendisinin sadece birkaç gün istirahat etmesi gerektiği bildirilmiştir. Yatışının hemen ertesi günü adaylıktan çekilmesi yönünde yapılan söylemleri ve hastaneye apar topar noter gönderilmesi olayını asla doğru bulmuyoruz. Edirne’de dürüst ve onurlu bir kişilik olarak tanınan adayımıza yapılan bu uygulama sadece üyeler değil, halk tarafından da yadırganmıştır. Biz bu zihniyete karşıyız” şeklinde konuştu.
“Ankara sesimizi duysun”
Şükrü Ciravoğlu’un adaylıktan çekilmesi üzerine CHP İl binası önünde gerçekleştirilen açıklamaya katılan Keşan Belediye Başkan Aday Adayı Mustafa Bezbaş, “Örgütün iradesi yok sayıldı. Edirne’nin en dürüst namuslu şerefli insanlarından birisi, 70 yaşına kadar partiye hizmet etmiş, bir tane de maaş kursağından geçmemiş bir insanın farkla kazandığı ön seçiminde hakkıyla atandığı bir görevin gasp edilmesi, elinden alınması ve haksızlığa uğradığı için toplandık. Şükrü ağabeyi geri istiyoruz Genel Merkez. Anti demokratik nedir? CHP düzelirse Türkiye düzelir. Şükrü ağabeyi geri getirin. Seçim kaybedilirse vebali sizin üzerinizdedir.
Genel başkan, bırakın jurnalcileri, dedikoducuları, yalan atanları bırakın. Sadece tertemiz üyeler burada, Şükrü ağabeyi geri istiyoruz. Edirne siyasetini dizayn etmeyi bırakın. Kişilerle işimiz yok. Şükrü ağabey geri gelecek, Edirne’de CHP’si yerel iktidarına devam edecek. Ankara sesimizi duysun” dedi.
“Karar alma sürecinde ben narkozun da etkisi olduğunu düşünüyorum”
Babasının sağlık durumun iyi olduğunu belirten Berk Ciravoğlu, “Babam hastaneye ilk yattığı zaman bir işlemi yarım kalmıştı. 5 gün yatması gerekirken 3 gün erken çıktı. Doktorlar sonraki süreçte ‘kalp ritmini düzeltelim, tertemiz çıkaralım’ dediler. Daha sonra Ankara’dan geldiğimiz boş bir zamanda hastaneye yatarak bu işi bitirip, tamamen düzelerek çıkmak istedi. Bu nedenle geçtiğimiz perşembe günü hastaneye yattı. Ama bilgiler Ankara’ya kendisinin acayip kötü durumda olduğu yönünde iletildi. Sanki durumu daha da kötüleşmiş gibi iletildi. Aslında şu anda hiçbir şeyi yok, bir serum bile takılı değil. Bence bu süreçte babamın çok üzerine gelindi. Karar alma sürecinde ben narkozun da etkisi olduğunu düşünüyorum. Tabii bu durum daha bilgili kişilerce de öğrenilebilirdi” dedi.
“CHP’de adaletin olmadığı anlamına geliyor”
Hastane sürecinde tüm yaşananlara tanıklık ettiğini ifade eden Ciravoğlu’nun yardımcısı CHP’li üye Erkan Ak, Ciravoğlu’nun çok baskıcı tavırlarla görevden el çektirildiğini belirterek şunları ifade etti:
“Genel Başkan 4-5 kez aradı telefonları ben açtım. ‘Bu işin sürdürülebilirliği kalmamıştır, seninle değil kadın adayla devam etmek istiyoruz’ dedi. Sonra 3 kez daha aradı, hastaneye İl Başkanı’yla birlikte noter gönderdiğini, noter huzurunda istifa etmesi gerektiğini söyledi. Israrla, çok baskıcı bir tavırla görevden el çektirildi. Sağlık sorunu olmadığı halde bunun yaptırılması CHP’de adaletin olmadığı anlamına geliyor.”
“Şu an ilçe seçim kurulunda itirazımız”
Yaşanan sürecin haksız ve hukuksuz olduğunu düşündüğü için bir avukat olarak il seçim kuruluna itiraz ettiğini söyleyen Avukat Cansın Çoğal, “Ben bu süreci duyduğumda haksız ve hukuka aykırı bir süreç olduğunu düşündüğüm için bu karara itiraz etmek istedim. Şu an ilçe seçim kurulunda itirazımız. Bu anti demokratik karar karşı çıkıyoruz. Bu şikayetten sonra kanaatimce Şükrü Bey’in adaylığı düşmez ve süreç devam eder” şeklinde konuştu.
]]>CHP Edirne Belediye Başkan Adayı olarak açıklanan Şükrü Ciravoğlu, geçirdiği sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi görürken, alınan karar ile adaylıktan çekildiğini duyurmuştu. Ciravoğlu’nun adaylıktan çekilmesinin ardından CHP Edirne Belediye Başkan Adaylığına Filiz Gencan Akın atandı.
Edirne’de yaşanan olaya eylem yaparak tepki gösteren Ciravoğlu’nun CHP’li üyeleri ve sevenleri CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e hak, hukuk, adalet sloganları atarak seslerini duyurmaya çalıştı.
Öte yandan tedavisi hastanede tedavisi süren Şükrü Ciravoğlu’nun oğlu Berk Civaroğlu, babasına narkoz etkisindeyken imza attırıldığını düşündüğünü belirtti.
Öte yandan, CHP üyesi olan İbrahim Işık’ın iddialarına göre Şükrü Ciravoğlu, tedavi gördüğü hastanede, Genel Başkan Özgür Özel’in yoğun baskılarıyla hastaneye noter gönderilerek görevden el çektirildi.
Diğer partililer de açıklamalarda bulunarak yaşanan olaya tepki gösterdi.
“Edirne halkının iradesi ipotek altına alınamaz”
Şükrü Ciravoğlu’nun adaylıktan çektirilmesine tepki gösterdiklerini belirten CHP’li İbrahim Işık, “Biz Cumhuriyet Halk Partililerle binamızın önünde bulunma nedenimiz İl ve Merkez ilçe yönetimin dışında gelişen. Genel Merkezden gelişen, bir irade gaspına karşı buradayız. Ön seçimde açık farkla Şükrü Ciravoğlu, kazandı ve Genel Merkeze iletildi. Bunun takipçisi denetimcisi de Genel Merkezdi. Parti meclisi üyesi bir milletvekilimiz Genel Merkezden gelmiş onların denetiminde Cumhuriyet Halk Partililer mükemmel bir ön seçim yaşatmıştır. Bunu yok sayamazlar. Bunu madem yaptılar; buna uygun hareket etmek, buna göre devam etmek zorundalar. Seçimi açık farkla kazanmış bir aday varken, gereksiz doktorların raporlarında uymayan, sadece hastanede dinlenmesi istenen bir süreçte hasta diye, bu süreci yürütemeyecek diye uydurma bahanelerle Şükrü Ciravoğlu’nun iradesi, dolayışı ile Edirne halkının iradesi ipotek altına alınamaz. Elimizden alınamaz. Biz bunu haykırıyoruz. ve tekrar hak hukuk adalet isteyeceğiz. Bundan sonra süreci bekleyeceğiz” dedi.
“Hastaneye apar topar noter gönderilmesi olayını asla doğru bulmuyoruz”
Eylemde basın metnini okuyan CHP üyesi Hüseyin Taşkan ise, “Genel Başkanımız Özgür Özel, Belediye Başkan atamalarında ön seçim sonuçlarına uyulacağını ifade etmişti. Edirne’mizde yapılan ön seçimde 1591 oy almış olan Şükrü Ciravoğlu yerine, 683 oy alan Filiz Gencan Akın’ın atanmasına hak, hukuk ve adalet savunucusu olan partimiz adına anlam veremedik. Edirne’mizde 35 yıl sonra ilk defa Belediye Başkanlığı için ön seçim yapılmıştır. Edirne halkının büyük çoğunluğunun duyguları CHP’li üyelerce sandığa yansıtılmış, Şükrü Ciravoğlu açık farkla seçimi kazanmıştır. Sonuçta sadece partililerce değil, toplumun büyük bir kesimi tarafından seçim çalışmalarına başlanmış, geziler ve reklam panolarında seçim vaatlerimiz halka duyurulmaya başlanmıştır. Şükrü Ciravoğlu, geçirdiği küçük rahatsızlık neticesinde kalbinin tek damarına stent takılması sonrası, Ankara’ya aday tanıtım toplantısına çağrılmış ve gitmiştir. Sonrasında anjiyografi kateter giriş noktası olan kasık bölgesinden cilt altına oluşan küçük kan damlası sızıntısının tedavisi için hastaneye başvurulmuştur. Doktorlar kalbinde büyük kalıcı bir sorun olmadığını ifade etmiştir. Kendisinin sadece birkaç gün istirahat etmesi gerektiği bildirilmiştir. Yatışının hemen ertesi günü adaylıktan çekilmesi yönünde yapılan söylemleri ve hastaneye apar topar noter gönderilmesi olayını asla doğru bulmuyoruz. Edirne’de dürüst ve onurlu bir kişilik olarak tanınan adayımıza yapılan bu uygulama sadece üyeler değil, halk tarafından da yadırganmıştır. Biz bu zihniyete karşıyız” şeklinde konuştu.
“Ankara sesimizi duysun”
Şükrü Ciravoğlu’un adaylıktan çekilmesi üzerine CHP İl binası önünde gerçekleştirilen açıklamaya katılan Keşan Belediye Başkan Aday Adayı Mustafa Bezbaş, “Örgütün iradesi yok sayıldı. Edirne’nin en dürüst namuslu şerefli insanlarından birisi, 70 yaşına kadar partiye hizmet etmiş, bir tane de maaş kursağından geçmemiş bir insanın farkla kazandığı ön seçiminde hakkıyla atandığı bir görevin gasp edilmesi, elinden alınması ve haksızlığa uğradığı için toplandık. Şükrü ağabeyi geri istiyoruz Genel Merkez. Anti demokratik nedir? CHP düzelirse Türkiye düzelir. Şükrü ağabeyi geri getirin. Seçim kaybedilirse vebali sizin üzerinizdedir.
Genel başkan, bırakın jurnalcileri, dedikoducuları, yalan atanları bırakın. Sadece tertemiz üyeler burada, Şükrü ağabeyi geri istiyoruz. Edirne siyasetini dizayn etmeyi bırakın. Kişilerle işimiz yok. Şükrü ağabey geri gelecek, Edirne’de CHP’si yerel iktidarına devam edecek. Ankara sesimizi duysun” dedi.
“Karar alma sürecinde ben narkozun da etkisi olduğunu düşünüyorum”
Babasının sağlık durumun iyi olduğunu belirten Berk Ciravoğlu, “Babam hastaneye ilk yattığı zaman bir işlemi yarım kalmıştı. 5 gün yatması gerekirken 3 gün erken çıktı. Doktorlar sonraki süreçte ‘kalp ritmini düzeltelim, tertemiz çıkaralım’ dediler. Daha sonra Ankara’dan geldiğimiz boş bir zamanda hastaneye yatarak bu işi bitirip, tamamen düzelerek çıkmak istedi. Bu nedenle geçtiğimiz perşembe günü hastaneye yattı. Ama bilgiler Ankara’ya kendisinin acayip kötü durumda olduğu yönünde iletildi. Sanki durumu daha da kötüleşmiş gibi iletildi. Aslında şu anda hiçbir şeyi yok, bir serum bile takılı değil. Bence bu süreçte babamın çok üzerine gelindi. Karar alma sürecinde ben narkozun da etkisi olduğunu düşünüyorum. Tabii bu durum daha bilgili kişilerce de öğrenilebilirdi” dedi.
“CHP’de adaletin olmadığı anlamına geliyor”
Hastane sürecinde tüm yaşananlara tanıklık ettiğini ifade eden Ciravoğlu’nun yardımcısı CHP’li üye Erkan Ak, Ciravoğlu’nun çok baskıcı tavırlarla görevden el çektirildiğini belirterek şunları ifade etti:
“Genel Başkan 4-5 kez aradı telefonları ben açtım. ‘Bu işin sürdürülebilirliği kalmamıştır, seninle değil kadın adayla devam etmek istiyoruz’ dedi. Sonra 3 kez daha aradı, hastaneye İl Başkanı’yla birlikte noter gönderdiğini, noter huzurunda istifa etmesi gerektiğini söyledi. Israrla, çok baskıcı bir tavırla görevden el çektirildi. Sağlık sorunu olmadığı halde bunun yaptırılması CHP’de adaletin olmadığı anlamına geliyor.”
“Şu an ilçe seçim kurulunda itirazımız”
Yaşanan sürecin haksız ve hukuksuz olduğunu düşündüğü için bir avukat olarak il seçim kuruluna itiraz ettiğini söyleyen Avukat Cansın Çoğal, “Ben bu süreci duyduğumda haksız ve hukuka aykırı bir süreç olduğunu düşündüğüm için bu karara itiraz etmek istedim. Şu an ilçe seçim kurulunda itirazımız. Bu anti demokratik karar karşı çıkıyoruz. Bu şikayetten sonra kanaatimce Şükrü Bey’in adaylığı düşmez ve süreç devam eder” şeklinde konuştu. – EDİRNE
]]>Kentteki bir tesiste düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Toplantıya AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, AK Parti Edirne İl Başkan Vekili Aydoğan Akıncı, MHP Edirne İl Başkanı Emre Tokluoğlu, geçmiş dönem parti teşkilatında görev alan yöneticiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar, davetliler ve partililer katıldı.
Milletvekili Aksal, yaptığı konuşmada AK Parti’nin hizmet belediyeciliği anlayışı olan bir parti olduğunu söyledi.
Edirne’nin 2024 yılında çöp, çamur ve çukurla anıldığını belirten Aksal, bunun da Edirne’nin belediyecilik hizmetinden yararlanamadığının en iyi kanıtı olduğunu ifade etti.
Akıncı ve Tokluoğlu’nun konuşmaları sonrası Belgin İba projelerini tanıttı.
İba, Edirne’nin 5 yılını belirleyecek, çözümsüzlüğü değil çözümü, umutsuzluğu değil umudu içeren projeler hazırladıklarını söyledi.
Hane hane dolaşarak projeleri tüm Edirnelilerin isteklerine göre hazırladıklarını ifade eden İba, “Esnafımızın sesine kulak verdik, sivil toplum kuruluşlarımızla istişare ettik, gençlerimizle kadınlarımızla sohbet ettik. Hep birlikte sorunları ve çözümleri tespit ettik. Dertlerine derman, beklentilerine cevap olmak için herkesi kucaklayarak projeleri hazırladık. Hak edilen Edirne için.” dedi.
İba, seçilmesi halinde Saraçlar Caddesi’nin tarihi dokusuna uygun olarak ele alınacağını, 25 Kasım Stadyumu’nun olduğu alanın Kent Meydanı olarak düzenleneceğini anlattı.
İçinden nehir geçen kentlerin çok şanslı olduğunu ancak Edirne’nin nehir kenarlarını kullanamadığını ifade eden İba, “Nehir kenarları içerisinde sosyal donatılar, seyir terasları, parklar, piknik alanları, bisiklet yolları bulunan bir hale gelecek. Nehir kenarları huzur bulduğumuz alanlar haline dönüştürülecek.” dedi.
“Kaleiçi açık hava müzesi olacak”
Kaleiçi semtinin de restore edilerek açık hava müzesi haline getirileceğini, Cuma Pazarı’nın yenilenerek haftanın her günü açık olacağını ifade eden İba, şöyle devam etti:
“Pazarda üretici kadınlarımız da yer alacak. Üreten kadınlarımızın her zaman yanındayız. Yeni yerleşim yerinde bir pazarı daha projelendirdik. TOKİ’deki pazar yeri de kullanılabilir hale getirilecek. 110 bin metrekare alana sahip bir Kent Parkı da hizmete açacağız. Parklar, dinlenme alanları, konser alanları, amfi tiyatrosu, çocuk oyun alanları olan modern yeşil bir kent parkını Edirne’ye kazandırıyoruz. Dev bir spor alanı planladık. Pek çok sayıda branşa ait saha, buz pateni pisti, güreş akademisi yer alacak. Şehrimizi başpehlivanlıkta da iddialı bir kent hale getireceğiz. Amatör kulüplerimize de saha alanı tanımlayacağız. Amatör spor kulüplerimize verilen nakdi desteği artıracağız, taraftarları deplasman maçlarına belediye olarak biz götüreceğiz.” diye konuştu.
İba, altyapı konusunda Edirnelilerin çok sıkıntı çektiğini, sorunların tamamını bir yıl içerisinde çözeceklerini belirterek, suları kesilmeyen bir kent vadetti.
“Trafik sorununu çözeceğiz”
İba, kentte son dönem artan trafik sorununa da en kısa sürede çözüm bulacaklarını söyledi.
Ana arterlere battı çıktı, akıllı kavşak sistem uygulamaları ve otoparklarla kısa sürede trafikteki sıkıntıyı gidereceklerini belirten İba, şehir içi yolcu taşıma sorununu da çözeceklerini kaydetti.
İba, her mahalleye bir kreş açacaklarını ifade ederek, “İki aydan beri aileleri ziyaret ediyorum, aileler ‘başkanım park olsa, kreş olsa bir de yollarımız olsa’ diye… Özellikle annelerin serzenişleriyle karşılaştım. Onlara söz veriyorum hepsini yapacağız.” ifadesini kullandı.
Öğrencilere ulaşımda yüzde 50 indirim sözü veren İba, öğrencilere burs vaadinde de bulundu.
“Gençlere Ücretsiz İnternet, 2022 Sosyal Konut, Şehir Girişleri, İstihdam, Tarım Akademisi, Hayvan Dostları, Yeşil Enerji, Sıfır Atık, Ücretsiz Düğün Salonları, Kamp Alanları, Taziye Alanları, Kadın Gİrişimcilere Destek, Kadın Meclisi, Gençlik ve Bilim Merkezi, Öğrencilere İlk Ofisiniz Bizden, Her Mahalleye Halı Saha, Çocuk Meclisi, Engelsiz Edirne, Emeklilere Destek, Etüt Merkezleri, Meslek ve Sanat Edindirme, Turizm, Atatürk Evi, Kırkpınar, Otogar Yenileme, Muhtarlıklar Yenileme, Taksi Durakları, Hal Yenileme” projelerini sıralayan İba daha sonra Belediye Meclis Üyesi adaylarını tanıttı.
]]>Edirne’de şehir merkezindeki Özel Dent Edirne Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nde görev yapan Yunan diş hekimi O.M., tedavi ettiği 16 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu. Daha sonra mağdur çocuğun ailesine çok kötü durumda olduğunu ve canına kıymak istediğini söylemesi üzerine aile ne olduğunu anlamak için kızını dinleyerek yaşanan iğrenç olayı anlamış oldu.
Ailenin şikayette bulunması üzerine harekete geçen polis ekipleri şüpheli diş hekimini gözaltına aldı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 42 yaşındaki diş hekimi O.M., çıkarıldığı sulh ceza mahkemesi tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
“53 gün sora adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı”
53 gün boyunca cezaevinde tutuklu kalan Yunan diş hekimi O.M., kovuşturma aşamasındaki ilk duruşmada adli kontrol kararı verilerek serbest bırakıldı. Mağdur aile, diş hekiminin Yunanistan’a kaçmasından, cinsel istismara uğrayan mağdur çocuklarına ve tanıklara baskı yapılmasından korktuklarını belirtti.
Edirne Adliyesi önünde konuşan kız çocuğun annesi E.K., gözyaşları içinde çocuğunun hakkını aradı.
Çocuğun avukatı Şencan Taştan ise en kısa sürede adaletin tecelli edeceğini inandığını ifade etti.
İddiaya göre, diş hekimi O.M. hastası olan çocuğa, “Ben 42 yaşında olsam da cinsellik bizim için çok normal, bence yaşın küçük değil ve sen benim için çok özelsin” şeklinde mesajlar gönderdi.
Daha sonra kapalı Libra Terrace otoparkında merdivenlerinde zorla çocuğa sarılarak, öpüp kokladığı iddia edildi.
“Kızım intihara kalkıştı”
Cinsel istismarda bulunulan küçük kızın acılı annesi E.K., “16 yaşında bir kızım var. Diş probleminden dolayı özel bir diş kliniğine tedavi olmaya gidiyordu. Bu şahıs kızıma otoparkta sarılarak ve koklayıp, öpmeye çalışarak cinsel istismarda bulundu. Şahıs kızıma ben 42 yaşındayım, benimde 2 kızım var ve 16 yaşında olsan bile benim için cinsel birliktelik problem değil diyerek mesajlar atıyordu. Kızımdan, deneme kabininde resim istemekte, dekolteli fotoğraflar göndermesini istemektedir. Ayrıca eve gel şeklinde mesajları da var. Mesajların resimlerini mahkemeye sunduk. Biz bu konuda hakkımızı aramaya çalışıyoruz ve ailemizle psikolojik olarak zor durumdayız. Kaç hafta boyunca kızım okula da gidemiyor ve en son intihar etmeye kalkıştı” dedi.
“Adaletin tecelli etmesini istiyoruz”
Edirne Barosuna kayıtlı Avukat Şencan Taştan, yaşanan iğrenç olayı kınayarak, “16 yaşındaki mağdur çocuk müvekkilim, sağlık hizmeti veren sanık diş hekimi tarafından, mağdur çocuğun özel bölgelerine kısa süreliğine dokunarak cinsel istismarda bulundu. Ayrıca cinsel yönde mesajlar atarak sürekli rahatsız ediyordu. Bu sanık sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel istismar suçundan 53 gün boyunca tutuklu kalmıştır. Daha sonra ise mahkemenin ilk celsesinde serbest bırakılmıştır. Bu durum ailesini ve çocuğun psikolojisini çok kötü bir şekilde bozmuştur. Adaletin tecelli etmesini istiyoruz. Sonuçta burada söz konusu olan bir çocuktur. Başka çocukların zarar görmesini istemiyoruz. Hukuk herkese lazım olacaktır. Son olarak da Edirne Diş Hekimleri Birliğine şikayette bulunduk. Bu konuda da gereğinin yapılması istiyoruz” şeklinde konuştu. – EDİRNE
]]>Edirne Meriç Nehri üzerinde yapılan “Arşimet Burgu Türbinli Hidroelektrik Santrali”nde yaşanan beton çökmeden dolayı büyük kamu zararı yaşandı. Edirne’de şehir merkezinden geçen Meriç Nehri üzerinde elektrik üretmek için yapılan santralde yaşanan çökmeden dolayı milyon liralık beton, demir, lastik savak ve aylarca yapılan işçilik masrafları da çöp oldu.
İddiaya göre, 625 beton mikserinin doldurduğu ve yaklaşık 70 bin 500 metreküp olan beton inşaat zemini çöktü. 12 milyon Türk lirası değerinde ve 625 beton mikser kamyonlarıyla taşınan lastik savak tablesinin çökmesi nedeniyle yaşanan büyük hasar onarılmaya çalışılıyor. İşlerine son verilen mühendislerin yerine Çevre Koruma Vakfı personeli ile yapılacak Meriç Nehri zeminine Fore Kazık Sistemi ile sıkılaştırma çalışmaları ile hasar onarılmaya çalışılıyor.
Lastik Savaklı Arşimet Burgulu Hidroelektrik Santrali tesisinde test için su tutulurken ve elektrik üretimi çalışmaları başlatılırken çökmenin yaşandığı öğrenildi.
Ayrıca, ilk inşaat aşamasında ihaleyi alan firmanın yaptığı projenin yarıda kalan kısmını bıraktığı ve işin devamının Edirne Valiliği bünyesinde Çevre Koruma Vakfı imkanlarıyla sürdürüldüğü biliniyor.
Yanlış proje iddiası
Konuyla ilgili açıklama yapan Devlet Su İşleri (DSİ) Emekli Bölge Müdür Yardımcısı, Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, projenin konuşlanmış yeri Meriç Nehri hidroliği yönünden ve bölgenin kendi jeolojik yapısı açısı itibariyle yanlış olduğunu belirtti.
Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ ise Lastik Savaklı Arşimet Burgulu Hidroelektrik Santrali’nin akarsu üzerindeki dinamiklere uygun olmadığını dile getrdi.
“Bu Edirne için bir kabus durumunda”
27 yıl boyunca DSİ’de bölge müdür yardımcılığı yapan Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, “Bu bir yıl içinde bitirilebilecek bir projeyi. Projenin şu an konuşlanmış yeri Meriç Nehri hidroliği yönünden ve bölgenin kendi jeolojik yapısı açısı itibariyle çok büyük bir yanlışlık var. Nehir’in yasal su yönetimi, su hukuku, işletilmesi ve hükmü kanun gereği DSİ teşkilatına aittir. Su işleri teşkilatının bu konuya hiç dahil olduğunu ve herhangi bir açıklama yada tasarım kullandığını göremiyoruz. Edirne Valiliği İl Özel İdare bünyesinde Çevre Koruma Vakfı adıyla bir kurum içerisinde ihale ettirildiği ve onun ödemelerinin finans kaynağının sağladığını biliyoruz. Meriç Nehri’nin genişliği 350 metre dolayısıyla nehrin genel rutubeti ve kumu en fazla toplanması uygun olan yerde burası ve buraya bu düşünülmüş maalesef. Bunun nehrin yatağından bertaraf edilmesi lazım. Bu sistem burada birikecek kirlilikten dolayı 1-2 yıl içerisinde çalışamaz hale gelir yada verimi son derece düşer. Rastgele bir şekilde düzensiz rejimi olan Meriç Nehri gibi bir yerde böyle bir santrali yapmak pek akıl işi değil. Bu Edirne için bir kabus durumunda” dedi.
“Edirne için çok önemli bir proje konumunda şu anda”
Emekli DSİ Bölge Müdür Yardımcısı Yüksek Mühendis Erkin, “Bu proje güme gider diye düşünüyorum. Burayı kim kontrol ediyor bilmemiz gerekiyor. Çünkü projenin detayını da henüz bilmiyoruz. Burayı hangi mühendislik firması kontrol ediyor, DSİ mi kontrol ediyor, kim kontrol ediyor bilmiyoruz. Edirne için çok önemli bir proje konumunda şu anda. Bir taraftan da üzülüyorum yani DSİ kurumumuzun bu şekilde böyle pasif şekilde görünmesi mutlaka bir sebebi vardır. Bunun DSİ veya ilgililer tarafından açıklanması lazım. En azından bizim yetkimiz yok ama biz yetkimizi valiliğe, belediyeye veya başka bir kuruma verdik diyebilirler. Bundan sonra olabilecek birtakım iyi veya kötü olaylar DSİ’ye fatura edilir. İlgili kurum tarafından bir an önce buraya çekin düzen verilip, eğer bir yanlışlık varsa bunun revize edilip ya da vazgeçilmesi gerekiyor” diye konuştu.
“Lisansız elektrik üretimine de aykırı şu anda gözüküyor bu proje”
Erkin, “Zararın neresinden dönersen kardır. Bunun ivedilikle DSİ tarafından yeniden düzenlenmesi varsa bir yanlışlık açıklanması gerekiyor. Mutlaka ve mutlaka bu zararın DSİ tarafından açıklanması gerek. Projenin lisanlı veya lisansız olarak mutlaka DSİ izni ile yapılması gerekiyor. Ayrıca, burada üretilecek elektrik Çevre Koruma Vakfı bünyesinde mi bir yerlere verilecek yoksa valilik bünyesinde mi bir yerlere verilecek bunun da açıklanması gerekiyor. Eğer hangi kurum bünyesinde üretilecekse Valilik mi, İl Özel İdare mi, belediye mi şimdi bunları da bilmiyoruz. Belki de vardır açıklanmıyor. Lisansız elektrik üretimine de aykırı şu anda gözüküyor bu proje. Bu proje 7 buçuk milyon Euro değerinde ihale ettirilmiş. Burada biz dua ediyoruz ki herhangi bir taşkın yaşanmasın. Eğer bir taşkın yaşanırsa o zaman her şey daha güzel bir şekilde ortaya çıkacaktır” şeklinde konuştu.
“Bu Arşimet burgusu bu dinamiklere uygun değil”
Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, “Arşimet burgusu diye tanımladığımız nehir içerisinde elektrik üretimi tesisine gelmeden önce bir konuyu iyi vurgulamak lazım. Edirne ilinin Enez ilçesine olan Meriç Nehri kısmının tamamı taşkın ovasında yer alıyor. Bunun en güzel örneğini de Lastik Savaklı Arşimet Burgulu Hidroelektrik Santrali’nde daha hizmette açılmadan bir ayağının çökmesiyle gördük. Çünkü akarsu yatak içerisinde akarken yatağın içerisini temizlediğiniz zaman burgu sistemiyle dibini oyar. Oyduğu zamanda bu yapıyı kullanılamaz hale getirdi. Bir akarsu üstüne yaptığınız bir mühendislik çalışması yaptığınız yerin değil de daha yukarı havzasında veya daha aşağı havzasında farklı problemleri beraberinde getirir. Nehir üzerinde özellikle taşkın ovalarında yapılacak mühendislik çalışmaları çok hassas ve akarsuların dinamiklerine uygun şekilde planlanması gerekiyor. Bu Arşimet burgusunun bu dinamiklere uygun olduğunu açıkçası ben düşünmüyorum” ifadelerine yer verdi.
Vatandaşlardan Hüseyin Tekin, “İnşaatı görüyorum ama ne olduğunu bilmiyorum. Biz de anlamadık neden yıkıldığını” dedi. – EDİRNE
]]>Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve yurtdışından uyuşturucu madde getirme suçundan devam eden soruşturmada olayla bağlantısı olduğu iddiasıyla eski Edirne Emniyet Müdür Yardımcısı Zeki Ağsakal’ın da aralarında olduğu 4 şüphelinin hakkında mahkeme kararını açıkladı.
Olaya ilişkin açılan soruşturmada savcılık polis müdürüne 30 yıl hapis istedi. Edirne eski Emniyet Müdür Yardımcısı Zeki Ağsakal, uyuşturucu madde ticareti yapma iddiasıyla yargılandığı davada 18 yıl 4 ay hapis, diğer 3 sanığa ise 9 yıl 2’şer ay hapis cezası verildi.
Olay
18 Kasım 2022 tarihinde Edirne’den Yunanistan’a açılan Pazarkule Sınır Kapısı’nda Türkiye’ye giriş yapan 34 FYE 532 plakalı kamyonetin zulasında gümrük muhafaza ekipleri tarafından şüphe üzerine yapılan aramada 13 kilo 250 gram esrar ele geçirildi. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde, uyuşturucularla ilgili Ahmet Uygur, Serkan Aydoğu ve Birol Eroğlu tutuklandı. Uyuşturucu kaçakçılarına yardım ettiği iddia edilen dönemin eski Edirne Emniyet Müdür Yardımcısı Zeki Ağsakal ise gözaltına alındı.
Sanık Serkan Aydoğdu’nun, Zeki Ağsakal’a 180 adet işlemle 643 bin TL para gönderdiği iddia edildi.
Savcı, mütalaasında Ağsakal hakkında şu görüşlere yer verdi:
“Sanık Birol Eroğlu’nun beyanları doğrultusunda soruşturmanın genişletildiği, sanıklardan Serkan Aydoğdu ve Zeki Ağsakal’ın kamera kayıtlarında Edirne ilinde beraber görüntü verdiklerinin tespit edildiği, fiziki takip yapılması ile de sanıkların Edirne’nin çeşitli mekanlarında beraber oturdukları ve aralarında konuştuklarının tespit edildiği, yine sanık Birol’un beyanları doğrultusunda yapılan araştırmada, sanık Serkan Aydoğdu’nun sanık Birol Eroğlu’na verilmek üzere, sanık Birol’un yakınları üzerinden para göndermiş olduğunun tespit edildiği, sanık Serkan Aydoğdu’nun da sanık Zeki Ağsakal’a 180 adet işlemle 643 bin TL para göndermiş olduğunun tespit edildiği, sanık Birol’un uyuşturucu maddelerle yakalanmış olduğu aracı, daha önce sanık Zeki Ağsakal’ın bulmuş olduğunu ve sanık Birol’un yakalanmasını ardından da sanık Zeki Ağsakal’ın Birol’a avukat temin işine giriştiği hususunda tanık beyanlarınca ispatlandığı tekrardan okundu.
Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada savcı, sanıklara yönelik esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Duruşmada tutuklu sanıklar ile ev hapsi verilen Zeki Ağsakal da hazır bulundu. Savunmasını yapan Zeki Ağsakal üzerindeki suç istinadını kabul etmediğini belirterek, beraatını talep etti. Ağsakal’ın avukatı da müvekkilinin, iddialara ilişkin somut deliller olmadığını bu nedenle beraatını talep etti. Zeki Ağsakal’a, ‘Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç’ etmek suçundan 18 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Diğer sanıklar, Ahmet Uygur, Serkan Aydoğu ve Birol Eroğlu ise, etkin pişmanlık hükmünden yararlandırılarak, 9 yıl 2’şer ay hapis cezasına çarptırılıp, adli kontrol şartıyla tahliye edildi.” – EDİRNE
]]>Osmanlı döneminde Konya ve İstanbul mevlevihanelerinden sonra en büyük üçüncü mevlevihane olan yapı, Edirne Valiliği öncülüğünde ihya edilecek.
Trakya Üniversitesi Roman Dili ve Kültürü Araştırmaları Enstitüsü Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ali Cengiz, AA muhabirine, Edirne Mevlevihanesi’nin kent için önemli bir değer olduğunu söyledi.
Kentteki Osmanlı yapıları üzerine araştırmalar yapan Cengiz, Muradiye Camisi’nin kuzey tarafında yer alan mevlevihanenin bugüne ulaşamadığını ifade etti.
Osmanlı döneminde uzun yıllar kullanılan yapının zaman için harap hale geldiğini anlatan Cengiz, “Tarihi kaynaklara göre 1938 yılında Trakya Umumi Müfettişi General Kazım Dirik tarafından harap hale gelen yapı tamamen yıktırılıyor. Ön tarafında yer alan türbede bulunan mezarlar güney tarafa naklediliyor.” dedi.
Cengiz, eser hakkında detaylı bilgiye, 1752 Edirne Depremi’nden sonraki onarım defteri kayıtları, yapılan çizimler ve tarihi kaynaklardan ulaşıldığını dile getirdi.
Mevlevihanenin en büyük yapısının 21 odadan oluşan 2 katlı Şeyh Konağı olduğunu anlatan Cengiz, şunları kaydetti:
“Bu konağın kapısında ‘Medet ya Hz. Mevlana’ yazıyor. Ön tarafında büyük bir semahane var. Batı tarafında derviş odaları, çilehane ve zengin bir kütüphane bulunuyor. Yapının doğu tarafında ise aşevi ve fırının bulunduğu imarethane var. Özellikle buradaki dervişlerin yemek ihtiyacını karşılamasının yanında caminin minaresinin gölgesinin eriştiği yerdeki kişilerin ekmek ihtiyacı buradan karşılanıyor. Bugünkü pide tarzında bir ekmek çeşidi olan fodula ekmeği dağıtılıyor. Perşembe günleri de ikram yapıldığını tarihi kaynaklardan görüyoruz.”
Cengiz, mevlevihanenin, ihyası tamamlandığında önemli bir çekim merkezi olacağını belirtti.
Mevlevihaneye çok sayıda ziyaretçi gelmesini beklediklerini aktaran Cengiz, “Mevlevihane Konya ve İstanbul’dan sonra üçüncü en büyük mevlevihane. Osmanlıya 92 yıl başkentlik yapan Edirne’de, böyle büyük bir yapının ayağa kaldırılması, payitaht Edirne’ye yakışır. Burasının turizm açısından çekim merkezi olacağını düşünüyorum. Burası ayağa kaldırıldığında önemli bir yer haline gelecek. Yıl içerisinde belirli günlerde semah törenlerinin yapılmasıyla geçmişi yad edebiliriz.” diye konuştu.
Edirne Mevlevihanesi
Tarihi kaynaklara göre, 15. yüzyılda 2. Murat Cami Külliyesi’nde caminin kuzeyine yaptırılan ahşap mevlevihane, tekke binaları, harem dairesi, semahane, dede odaları ve kütüphaneden oluşuyordu.
Mevlevi dervişlerinin, öğrencilerin ve misafirlerin yemek ihtiyacının karşılandığı imarethanede ise cami minaresinin gölgesinin düştüğü yere kadar olan evlere her gün ekmek, perşembe günleri de pilav ve zerde ikram edilirdi.
Edirne Mevlevihanesi, 1925 yılında bir süre ilkokul olarak hizmet verdi, ardından Trakya Umumi Müfettişi General Kazım Dirik tarafından yıktırıldı.
Caminin haziresinde mevlevihanenin ilk şeyhi Celalettin Çelebi, ikinci şeyhi Cemaleddin Çelebi, tekke şeyhlerinden Mehmet Arif Dede, Osman Dede, Şair Neşati Dede, Seyyid Mahmut Dede, Mehmet Emin Dede, Ali Eşref Dede ve son şeyh Süleyman Dede’nin mezarları yer alıyor.
]]>