Deniz – Karadeniz Haber Tv https://www.karadenizhabertv.com.tr Fri, 02 Aug 2024 21:06:48 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Meteoroloji’den art arda uyarılar! Sıcaklık 7 derece birden düşecek, kar kalınlığı 50 cm’yi bulacak https://www.karadenizhabertv.com.tr/meteorolojiden-art-arda-uyarilar-sicaklik-7-derece-birden-dusecek-kar-kalinligi-50-cmyi-bulacak/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/meteorolojiden-art-arda-uyarilar-sicaklik-7-derece-birden-dusecek-kar-kalinligi-50-cmyi-bulacak/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:06:48 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10541 Meteoroloji’nin günlerdir devam eden uyarıları sonrası yarın itibarıyla yurt genelinde sıcaklıkların 7 derece birden düşmesi ve Karadeniz’in iç kesimleri ile doğu Anadolu’da kar yağışının etkili olması bekleniyor. Uzmanlar bu bölgelerde kar kalınlığının 50 cm’yi bulmasını beklediklerini ifade ederken, yine İstanbul’da özellikle hafta sonu sıcaklığın 10 derecenin altına düşmesi bekleniyor.

METEOROLOJİ’DEN ART ARDA UYARILAR

Yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Kuzey Ege’nin iç kesimleri, Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun doğusu, Batı Karadeniz’in iç kesimleri, Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Balıkesir’in doğusu, Bursa, Çanakkale Osmaniye, Hatay, Ankara, Çankırı, Karaman, Sinop, Gaziantep, Kilis ve Adıyaman çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı, Ardahan, Kars, Erzurum ve Hakkari çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Marmara ve Ege ile doğu kesimlerde yer yer pus ve sis, doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı görüleceği tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda çığ tehlikesi bulunuyor.

“GÖK GÜRÜLTÜLÜ SAĞANAK YAĞIŞLARA DİKKAT”

CNN TÜRK Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen, “Yarın sabah Muğla, Aydın, İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Edirne. Öğlen Denizli, Antalya, Isparta. Öğleden sonra Bursa Sakarya Düzce İstanbul Eskişehir Afyon. Akşam Ankara Antalya. Gece Antalya’nın doğusu Mersin Adana da başlayacak gök gürültülü sağanak yağışlara dikkat”

İSTANBUL’A KAR YAĞACAK MI?

Prof. Dr. Orhan Şen, “Hafta sonu cuma, cumartesi kuzey ve doğu bölgelerde sıcaklık 6-7 derece düşecek. Karadeniz’in iç kesimleri ve doğu Anadolu’da kar yağışı yoğun olabilir. Bu bölgelerde 50 cm yeni kar birikir. İstanbul’da sıcaklık hafta sonu 10 derecenin altına düşer 2 günden sonra tekrar yükselir kar yok” dedi.

EGE DENİZİ’NDE FIRTINA UYARISI

Ege Denizi’nin güneyinde yarın günün ilk saatlerinden itibaren fırtınanın etkili olmasının beklendiği belirtilerek, ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı uyarı yapıldı. Meteoroloji 2’nci Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, yarın günün ilk saatlerinden itibaren güneyli yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde (50-75 km/saat) fırtına şeklinde eseceğinin tahmin edildiğini duyurdu. Fırtınanın, aynı gün öğle saatlerinde etkisini kaybetmesinin beklendiği bildirildi. Açıklamada, fırtınanın oluşturabileceği deniz ulaşımında aksama gibi olumsuzluklara karşı başta denizciler olmak üzere ilgililerin dikkatli ve tedbirli olmaları istendi.

Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, hafif sağanak yağışlı 14

İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu 14

İzmir: Parçalı ve çok bulutlu 21

Adana: Parçalı ve çok bulutlu, kuzey ve doğusu sağanak yağışlı 21

Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, doğusunun iç kesimleri sağanak yağışlı 19

Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 10

Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu 12

Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra hafif kar yağışlı 7

Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 15

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/meteorolojiden-art-arda-uyarilar-sicaklik-7-derece-birden-dusecek-kar-kalinligi-50-cmyi-bulacak/feed/ 0
Şanlıurfa’da Hayalet Ağlar Temizleniyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/#respond Sat, 20 Jul 2024 09:00:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9692 Şanlıurfa’da geçmişte balıkçıların suda bıraktığı veya unutulan ağlar, baraj gölünden çıkarılıyor. Bu çalışmayla göldeki canlılar için tehlike arz eden hayalet ağların temizlenmesi ve istilacı balık türlerinden arındırılması amaçlanıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün 2014 yılında hayata geçirdiği “Hayalet Av Araçları ve İstilacı Türler Farkındalık Projesi” ile Şanlıurfa’da geçmişte balıkçıların suda bıraktığı veya unutulan ağlar, baraj gölünden çıkarılıyor. Balıkçılığın her geçen gün geliştiği Şanlıurfa’da deniz canlılarının yaşam alanlarının iyileştirilmesi için çalışmalar sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığının destekleri ile Tarım İl Müdürlüğüne bağlı ekipler, proje çerçevesinde çalışma başlattı. Çalışmada, teknelerle baraj gölüne açılan ekipler, yüzlerce metre uzunluğundaki balık ağlarını tek tek gölden çekerek kıyı dışına çıkardı. Ekiplerin çalışması bölge balıkçılarının takdirini kazandı.

Projeyle ilgili konuşan Şanlıurfa İl Tarım Müdürü Mehmet Aksoy, “2014 yılından beri Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü üzerinden uyguladığı proje ile iç sularımızda ve denizlerimizdeki hayalet ağların, denizde unutulmuş ağların çevresel ekosisteme, denizdeki ekosisteme zarar vermemesi için biz bu ağları topluyoruz. Halkımızın bu istilacı türleri ve çevreye zarar veren, çevrenin ekosistemini bozan hem ağlar hem de çöplerle ilgili denizlerimizi, göllerimizi, sularımızı kirletmemeleri için farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili Tarım ve Orman Bakanlığımızın ayırdığı bir bütçe var. Biz bu bütçeyi de hem halkımızın hem de balıkçılarımızın hizmetine sunuyoruz. Böylelikle hem iç sularımızdaki balıkçılığın sağlıklı ve güvenilir bir şekilde sürdürülebilir bir dönemde devam etmesini sağlıyoruz hem de balıkçılarımızın ekonomik olarak zarar görmemesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ben huzurlarınızda bu ekibe, bu çalışan balıkçı arkadaşlarımıza, iç sularda emekleriyle, alın terleriyle para kazanan balıkçı arkadaşlarımıza verdikleri bu gayret için teşekkür ediyorum. İnşallah bereketli ürünleri olur, bereketli avları olur, bereketli sezonları olur. Biz ne kadar çevremizi korursak, koruma kullanma dengesini sağlarsak, bu denizlerde, bu barajlarda ki balıkların bizim gelecek nesillerimize ulaşmasını, onların da sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamış olacağız” diye konuştu.

Tarım İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Hakan Akgün ise “Tabii 90 yılından bugüne kadar yani 30-35 yıllık bir süreç içerisinde elbette avcılık esnasında baraj gölü içerisinde unutulan veyahut ihmal edilen, sehven bırakılan veyahut akıntının veya dalganın götürmüş olduğu bazı ağlar var. Haliyle bunlar balıkçı tarafından yeri tespit edilemiyor. Bunlar su içerisinde kalıyorlar, baraj gölü içerisinde kalıyorlar. Sentetik madde olması hasebiyle bunların su içerisinde çözünmeleri 500 yıllık bir süreci buluyor. Bundan dolayı bunların su içerisinde bulunmaları balıkların göç yollarını olumsuz etkilerinden dolayı göç esnasında balık ağa takılmakta ve orada telef olmaktadır. Bundan dolayı bu sahipsiz ağların veya unutulmuş olan ağların mutlaka yerinin teslim edip alınması gerekiyor. Bugün Tarım İl Müdürümüz Mehmet Aksoy’un da katılmış olduğu program çerçevesinde suda önceden tespit edilmiş bir balık ağını sudan çıkarmış olduk. Bu manada sürdürülebilir balıkçılığa da aynı zamanda katkı sunulmuş olundu” ifadelerini kullandı.

Proje çerçevesinde çalışmada yer alan balıkçılar, gölün temizliğinde emeği geçenlere teşekkür etti. – ŞANLIURFA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/feed/ 0
Samsun’da Meslek Lisesi Öğrencileri Denizlerde Kaptanlık İçin Eğitim Alıyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/samsunda-meslek-lisesi-ogrencileri-denizlerde-kaptanlik-icin-egitim-aliyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/samsunda-meslek-lisesi-ogrencileri-denizlerde-kaptanlik-icin-egitim-aliyor/#respond Fri, 19 Jul 2024 09:12:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9630 SAMSUN (İHA) – Samsun’da meslek lisesi öğrencileri denizlerde kaptanlık yapmak için eğitim görüyor. Lise biter bitmez iş bulan yüzlere öğrenci arasında 4 tane de kız öğrenci kaptan olmak için eğitim alıyor.

Nedime Serap Ulusoy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yüzlerce öğrenci denizlerde çalışmak için eğitim alıyor. Mavi Vatan’da ve uluslararası denizlerde kaptanlık yapmak isteyen gençler, denizcilik ile ilgili temel ve uygulamalı dersleri 4 yıl boyunca eğitim aldıkları lisede öğreniyorlar. Lise eğitimleri sonrasında hemen yüksek maaşla iş bulma imkanı yakalayan öğrenciler, maaş ve iş imkanının oldukça yüksek olmasından dolayı bu liseyi seçtiklerini ifade ederken, geçen yıl 1 kız öğrencinin kaptan adayı olduğu lisede bu yıl 4 kız kaptan adayı eğitim görüyor.

“Öğrenciler lise mezunu olduklarında bile direkt gemilerde çalışabiliyorlar”

Liseden mezun olan öğrencilerin hemen gemilerde işe başladığına değinen Güverte Öğretmeni Reyhan Mısıroğlu, “Okulumuz denizcilik sektörüne kalifiye eleman yetiştiriyor. Öğrenciler buradan mezun olduktan sonra gemici ve yağcı olarak işe girebiliyorlar. Üniversiteyi tamamlayan öğrenciler de vardiya zabiti olarak çalışma imkanı buluyor. Stajlarını tamamlayan öğrencilerin tamamı sektördeki ihtiyacı karşılayabiliyorlar. Burada ilk önce temel derslerle birlikte öğrenciler güverte ve makine bölümü diye ayrılıyor. Güverteye gelenler gemiyi kullanabilecek seviyeye gelmek için dersler alıyorlar. Bunlar seyir dersleri, elektronik seyir dersleri, ECDIS dersleri, GMDSS (denizde haberleşme) dersleri ve STCV (denizde canlı kalabilme)eğitimlerini alıyorlar. Öğrenciler, bir gemide karşılaşabilecekleri tüm elektronik sistemi de gördükleri için uygulamalı olarak bir gemide çalışmaya hazır şekilde buradan mezun oluyorlar. Dünya ticaretinin yüzde 80’i gemilerle yapıldığından sürekli bir işgücüne ihtiyaç var. Ülkemizde de özellikle 3 bin gross ton gemilerde sürekli çalışan ihtiyacı var. Biz de bu nedenle insan yetiştirmek zorundayız. Buradan mezun olan bir öğrenci lise mezunu olduklarında bile direkt gemilerde çalışabiliyorlar. 1-2 yıl daha okurlarsa 3 bin gross ton gemilerde vardiya zabiti oluyorlar ve daha da yükselebiliyorlar” dedi.

“Okulun ilk kız öğrencisiyim, ‘senden kaptan mı olur’ dediler, hayalim uzak yol kaptanı olmak”

Okulun ilk kız kaptan adayı 11. sınıf öğrencisi Asiye Çelik, “Bu okulda sadece seyir dersinden 12 saatlik yoğun bir programımız var. Bunun haricinde elektronik seyir dersi, GMDSS ve deniz hukuku gibi birçok ders alıyoruz. Okulumuzda 4 kız öğrenci eğitim görüyor. Geçen yıl okuldaki tek kız öğrenciydim. Diğer kız arkadaşlar yeni geldi. Okulumuzda sayımız az ama yeni kızların gelmesi de iyi olur. Hayalim sınırsız uzak yol ehliyeti alıp gemilere çıkmak. Denizcilik lisesinde okuduğumu görenler çok şaşırıyor. Okula ilk geldiğimde herkes bana, ‘Sen kaptan mı olacaksın, senden kaptan mı olur’ dedi. Ben yine de kaptan olmak istiyorum ve en büyük hayalim de bu. 11. sınıf öğrencisi olarak staja hazırlanıyorum. Samsun gibi bir liman şehrinde staj yerleri bulmakta zorlanıyorum. Diğer yönlerden bakarsak, kaptan olmak çok güzel bir meslek ve herkese tavsiye ediyorum” diye konuştu.

“Bir kız kaptan adayı olarak denizden korkmuyorum”

Denizden korkmadığını ve babası gibi gemi kaptanı olmak istediğini vurgulayan 9. sınıf öğrencisi Gökçe Rengin, “Babam kaptan ve ben de onun kızı olarak kaptan olmak istiyorum. Onun destekleri ile buraya geldim. Meslek liselerinde iş imkanı yüksek. Bizim alanımızda da hem iş imkanı çok fazla hem de parası iyi. Buradan mezun olunca iş bulabilirken, Anadolu ve diğer liselerden mezun olunca iş bulmakta zorlanıyorsunuz. Okulumuzda 4 kız var. Onlar da kaptan olmak için okula geliyor. Kaptan olmayı çok istediğimden denizlerde vakit geçirmekten korkmuyorum. Korksam bu mesleği seçmezdim” şeklinde konuştu.

Okulda öğrenim gören diğer öğrenciler de denizcilik lisesini seçmelerindeki en büyük etkenin iş bulma imkanının çok yüksek olması ve maaşının diğer mesleklere oranla oldukça fazla olmasını ifade ettiler.

Öte yandan, İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı için geldiği okulda incelemelerde bulunan Samsun Valisi Orhan Tavlı, yetkililerden bilgi aldı. Okulda yapılabilecek iyileştirmeler hakkında bilgi alan Vali Tavlı, öğrencilerin eğitim-öğretim kalitesinin daha da arttırılması için gerekli yerlere talimatlarını ilettiğini ifade etti. – SAMSUN

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/samsunda-meslek-lisesi-ogrencileri-denizlerde-kaptanlik-icin-egitim-aliyor/feed/ 0
Milli Savunma Bakanlığında basın bilgilendirme toplantısı yapıldı https://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi-2/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi-2/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:33:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8605 Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 40 yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79’unun ise modernizasyonu, mühimmat ve teçhizatını içeren talebe ilişkin ABD’den “Taslak Teklif ve Kabul Mektubu”nun Bakanlığa ulaştığını bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

Aktürk, terör örgütlerine karşı yürütülen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 25 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının ise 193’ü Irak’ın kuzeyi, 290’ı Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 483’e ulaştığını söyledi.

Halihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarda zorlu iklim ve arazi şartlarında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edeceğini vurgulayan Aktürk, FETÖ ile mücadelenin de yeni bilgi, belge ve veriler ışığında kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Aktürk ayrıca Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşleri ve normalleşmenin sağlanmasına yönelik çalışmalara da devam edildiğini bildirdi.

30 bin 15 kişinin sınırdan yasa dışı geçmesi önlendi

Tuğamiral Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4’ü terör örgütü mensubu 101 kişinin yakalandığını, 2 bin 384 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini bildirdi.

Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1448’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 30 bin 15 olmuştur.” dedi.

Tuğamiral Aktürk ayrıca, milli mesele olan Kıbrıs, “iki devlet, tek millet” anlayışı ile beraber olunan Azerbaycan, tarihi ve kültürel bağlar olan Balkanlar ile dostluk ve kardeşlik ilişkileri bulunan Libya ve Somali başta olmak üzere birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmaya devam edildiğini de söyledi.

İsrail saldırılarını sürdürdüğü müddetçe, bölgesel ve küresel barışa yönelik tehditlerin de arttığına vurgu yapan Aktürk, hem bölgesel hem de uluslararası istikrar için, Gazze’de koşulsuz ve kalıcı ateşkes ilan edilmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Uluslararası görev ve faaliyetler

Tuğamiral Aktürk, NATO Güvence Tedbirleri çerçevesinde Hava Kuvvetlerinin tanker uçağı tarafından NATO’ya ait AWACS uçağına 23 Şubat’ta Romanya üzerinde yakıt ikmali yapıldığını, 23 ve 26 Şubat’ta Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçağı tarafından hava sahası ve Romanya hava sahasında uçuş görevleri yapıldığını bildirdi.

Yine, 23 Şubat’ta Romanya hava sahasında Romanya’ya ait 4 F-16 uçağı ile tanker uçak tarafından havada yakıt ikmali eğitimi yapıldığının bilgisini veren Aktürk, şunları kaydetti:

“NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi kapsamında da Romanya’da konuşlu F-16 uçaklarımız, 27-28 Şubat’ta Fransız Hava Kuvvetlerine ait tanker uçağı ile ilk defa havada yakıt ikmali görevi gerçekleştirmiştir. Harita Genel Müdürlüğümüz tarafından, TÜBİTAK ile ‘Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi’ konulu işbirliği protokolü imzalanmıştır.”

Türk Silahlı Kuvvetlerin harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de aralıksız devam edildiğine dikkati çeken Aktürk, NATO Kosova Gücü (KFOR) ihtiyat birliği rotasyon planlanması kapsamında, bir komando taburunun 28 Şubat’ta Kosova’ya ulaştığını, İtalya’dan görevi devralacak birliğin 1 Mart-1 Haziran 2024 tarihleri arasında görev yapacağını söyledi.

F-16 Blok-70 Viper tedariki

Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerinin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliği ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığını bildirdi.

Tuğamiral Aktürk, ABD’den F-16 Blok-70 Viper savaş uçağı tedarik sürecine ilişkin, şunları kaydetti:

“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda, 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.”

Aktürk, TÜBİTAK kaynaklı başlatılan ve Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri A.Ş. ana yükleniciliğinde devam eden MALAMAN mayınının tam ölçekli patlatma provasının geçen hafta içerisinde başarıyla gerçekleştirildiğini, “MALAMAN Deniz Mayını”nın Deniz Kuvvetleri envanterine girmesiyle bu konudaki dışa bağımlılığın da sona ereceğini söyledi.

Bakanlığa bağlı ASFAT ana yükleniciliğinde yürütülen Açık Deniz Karakol Gemileri Projesi’nin ilk gemisi “TCG AKHİSAR”ın denize inişi sonrası, önemli bir aşama olan havuzlama sürecinin 23 Şubat’ta tamamlandığını da aktaran Aktürk, Strong Bosses tarafından düzenlenen “İnovasyon ve Başarı Ödülleri” yarışmasında ödüle layık görülen İstanbul Tersanesi Komutanlığını ve personelini kutladı.

Sorular

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bakanlık kaynakları, F-16 tedariki ve modernizasyonu konusunda son duruma ilişkin soru üzerine “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesiyle bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.” ifadelerini kullandı.

Daha önce açıklandığı gibi her iki tarafın incelemelerini tamamladıktan sonra bir araya geleceğini belirten Bakanlık kaynakları, bu görüşmede ortak inceleme ve değerlendirmeler yapılacağını ardından anlaşmanın sonuçlandırılacağı ve takvimin işlemeye başlayacağını söyledi.

Kaynaklar, fiyatlandırmanın liste ve ürünler üzerinden yapılacağını belirterek “Nihai anlaşma safhasına gelindiğinde bu anlaşmanın toplam maliyeti ortaya çıkacaktır. Üretim ve modernizasyon faaliyetlerinin Türkiye’de yapılmasına yönelik teklifimiz ABD makamlarına iletilmiştir.” bilgisini paylaştı.

“Eurofighter konusunda Almanya’nın olumlu yaklaşımı beklenmekte”

Bakanlık kaynakları, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in İngiltere’yi ziyaretinde Eurofighter konusunun gündeme gelip gelmediğine dair soruyu, “Bakanımız resmi bir davet üzerine İngiltere’yi ziyaret etmiştir. Söz konusu ziyarette ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüş alışverişinde bulunulmuştur. Bu ziyaretteki gündem başlıklarından biri de Eurofighter konusu olmuştur. Eurofighter konsorsiyumu ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. İngiltere ve üretici firma temsilcileri ile teknik görüşmelere devam edilmektedir.” şeklinde yanıtladı.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun, İstanbul’da Dizayn Proje Ofisini (DPO) ziyaretinde TF2000 ile uçak gemisi tasarımlarının yer aldığına dair soru üzerine Bakanlık kaynakları, DPO Müdürlüğünün çalışmalarına Türkiye’nin ilk milli deniz harp platformu olan MİLGEM Projesini gerçekleştirmek amacıyla 1997’de Taşkızak Tersanesi Komutanlığı bünyesinde oluşturulan ekiple başladığı, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi sonrası taşınarak MİLGEM Proje Ofisi adı altında İstanbul Tersanesi Komutanlığı bünyesinde 12 Mart 2004’te kurulduğu bilgisini paylaştı.

Bu ofisin, 2010’da DPO Müdürlüğü olarak yeniden isimlendirildiğini bildiren kaynaklar, Eylül 2015 tarihinden itibaren İstanbul Tersanesi Komutanlığı yerleşkesindeki yeni binasında faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

Deniz Teknik Komutanlığı bünyesine 11 Ağustos 2017’de alınan DPO Müdürlüğünde, muharip gemilerin tekne, makine ve elektrik sistemleri, savaş sistemleri ve sistem entegrasyon tasarımlarının yapıldığını kaydeden kaynaklar, DPO’nun bütünleşik lojistik destek ve inşa teknik desteğini gerçekleştiren ve gemi inşa standartlarını oluşturan Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uzman kurumu olduğunu ifade etti.

Tasarım ve entegrasyon faaliyetleri DPO Müdürlüğü tarafından yürütülen MİLGEM projesi kapsamındaki gemilerden TCG HEYBELİADA (F-511), TCG BÜYÜKADA (F-512), TCG BURGAZADA (F-513), ve TCG KINALIADA’nın (F-514) sırasıyla 2011, 2013, 2018 ve 2019 yıllarında hizmete girdiğini anımsatan Bakanlık kaynakları, TCG DERYA Denizde İkmal ve Muhabere Destek Gemisi ve TCG İSTANBUL İstif Sınıfı Fırkateyn tasarımının yanı sıra TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi konsept/ön tasarım faaliyetlerinin devam ettiğini bildirdi.

Bakanlık kaynakları, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Yerli ve Milli Uçak Gemisine sahip olunması yönünde verdiği direktif üzerine alınan kararla, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın Dizayn Proje Ofisi tarafından tasarım faaliyetlerine başlanmış, Dizayn Proje Ofisi Müdürlüğü tarafından başlanan ve konsept tasarımı üzerinde önemli bir mesafe kat edilmiştir.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi-2/feed/ 0
ABD’nin 40 adet F-16 için teklif mektubu Milli Savunma Bakanlığı’na ulaştı https://www.karadenizhabertv.com.tr/abdnin-40-adet-f-16-icin-teklif-mektubu-milli-savunma-bakanligina-ulasti/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/abdnin-40-adet-f-16-icin-teklif-mektubu-milli-savunma-bakanligina-ulasti/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:27:23 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8599 ABD’den alınacak F-16’larla ilgili Milli Savunma Bakanlığı’ndan yeni bir bilgilendirme yapıldı. 40 yeni F-16 Blok-70 tedariki ve mevcut 79 F-16’nın modernize edilmesi için ABD tarafından gönderilen “Taslak Teklif ve Kabul Mektupları”nın bakanlığa ulaştığı, inceleme ve değerlendirmelere başlandığı bildirildi.

F-16 ALIM SÜRECİ

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, ABD’den F-16 Blok-70 Viper savaş uçağı tedarik sürecine ilişkin şunları söyledi:

“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda, 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.”

1 OCAK’TAN İTİBAREN 483 TERÖRİST ETKİSİZ

Aktürk, terör örgütlerine karşı yürütülen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 25 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının ise 193’ü Irak’ın kuzeyi, 290’ı Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 483’e ulaştığını söyledi.

Halihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarda zorlu iklim ve arazi şartlarında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edeceğini vurgulayan Aktürk, FETÖ ile mücadelenin de yeni bilgi, belge ve veriler ışığında kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Aktürk ayrıca Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşleri ve normalleşmenin sağlanmasına yönelik çalışmalara da devam edildiğini bildirdi.

30 BİN KİŞİNİN YASA DIŞI GEÇMESİ ENGELLENDİ

Tuğamiral Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4’ü terör örgütü mensubu 101 kişinin yakalandığını, 2 bin 384 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini bildirdi.

Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1448’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 30 bin 15 olmuştur.” dedi.

Tuğamiral Aktürk ayrıca, milli mesele olan Kıbrıs, “iki devlet, tek millet” anlayışı ile beraber olunan Azerbaycan, tarihi ve kültürel bağlar olan Balkanlar ile dostluk ve kardeşlik ilişkileri bulunan Libya ve Somali başta olmak üzere birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmaya devam edildiğini de söyledi.

İsrail saldırılarını sürdürdüğü müddetçe, bölgesel ve küresel barışa yönelik tehditlerin de arttığına vurgu yapan Aktürk, hem bölgesel hem de uluslararası istikrar için, Gazze’de koşulsuz ve kalıcı ateşkes ilan edilmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

MALAMAN DENİZ MAYINI ENVANTERE GİRİYOR

Aktürk, TÜBİTAK kaynaklı başlatılan ve Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri A.Ş. ana yükleniciliğinde devam eden MALAMAN mayınının tam ölçekli patlatma provasının geçen hafta içerisinde başarıyla gerçekleştirildiğini, “MALAMAN Deniz Mayını”nın Deniz Kuvvetleri envanterine girmesiyle bu konudaki dışa bağımlılığın da sona ereceğini söyledi.

Bakanlığa bağlı ASFAT ana yükleniciliğinde yürütülen Açık Deniz Karakol Gemileri Projesi’nin ilk gemisi “TCG AKHİSAR”ın denize inişi sonrası, önemli bir aşama olan havuzlama sürecinin 23 Şubat’ta tamamlandığını da aktaran Aktürk, Strong Bosses tarafından düzenlenen “İnovasyon ve Başarı Ödülleri” yarışmasında ödüle layık görülen İstanbul Tersanesi Komutanlığını ve personelini kutladı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/abdnin-40-adet-f-16-icin-teklif-mektubu-milli-savunma-bakanligina-ulasti/feed/ 0
Marmara Denizi’nde batan geminin kayıp mürettebatı için arama çalışmaları devam ediyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-geminin-kayip-murettebati-icin-arama-calismalari-devam-ediyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-geminin-kayip-murettebati-icin-arama-calismalari-devam-ediyor/#respond Thu, 30 May 2024 21:07:44 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7533 MARMARA Denizi’nde seyir halindeyken Bursa’nın Karacabey ilçesinin 4 mil açığında, İmralı Adası’nın güneybatısında batan BATUHAN A adlı geminin kayıp 4 mürettebatını arama çalışmaları, 12’nci gününde 630 personelle deniz, hava ve karadan devam ediyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarının çalışmalarına son vermesiyle, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü unsurları devreye girdi. 21 dalgıç, Nene Hatun Gemisi’nden batığa dalış gerçekleştiriyor. Gemi enkazında ve su yüzeyindeki aramalarda, mürettebata ait olduğu değerlendirilen cüzdan ve ayakkabı ile pantolon, gömlek, mayo gibi kıyafetler ve battaniye bulunurken, eşyaların kime ait olduğu inceleme sonucu belirlenecek.

Marmara Adası Badalan Limanı’ndan, Gemlik Limanı’na gitmek üzere 14 Şubat’ta saat 20.30’da kalkan, 1250 ton mermer tozu yüklü BATUHAN A adlı gemiden, 15 Şubat’ta saat 06.32’de alınan acil durum sinyali, saat 07.12’de kesildi. Karacabey ilçesinin kuzeyinde 4 mil açıkta batan gemiyi arama kurtarma çalışmalarını koordine etmek için Mudanya ve Karacabey ilçelerinde Bursa Valisi Mahmut Demirtaş başkanlığında kriz merkezi oluşturuldu. AFAD, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik, deniz polisi, jandarma, UMKE, ANDA, AKUT ve NAK ekipleri tarafından toplam 6 kurtarma botu, 28 araç ve 1 Sahil Güvenlik korvetinden oluşan 275 personelle kurtarma çalışmaları başlatıldı. Arama kurtarma faaliyetlerine 1 Sahil Güvenlik korveti, 3 Sahil Güvenlik botu, 1 Sahil Güvenlik helikopteri, 1 Sahil Güvenlik uçağı, 1 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı keşif karakol uçağı, 2 Kıyı Emniyet botu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı arama kurtarma gemisi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mayın gemisi, ROV cihazı bulunan deniz polisi ekibi ve Kıyı Emniyeti’nin unsuru olan Nene Hatun römorkörü ile RHIB bot da katıldı.

51 METRE DERİNLİKTE TESPİT EDİLDİ

İzmit Körfezi’ndeki araştırma gemisi TCG ÇUBUKLU ile Erdek Deniz Üs Komutanlığı’nda görevli mayın avlama gemisi TCG AYVALIK ile Karadeniz açıklarındaki arama-kurtarma gemisi TCG AKIN da destek için bölgeye ulaştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 Seahawk helikopteri Çanakkale Deniz Hava Üs Komutanlığı’nda, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 AS532 tipi helikopter de bölgeye hareket etmek üzere Eskişehir 1’inci Ana Jet Üs Komutanlığı’nda hazır bekletilirken, Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, BATUHAN A isimli kargo gemisindeki 6 mürettebatı arama kurtarma çalışmalarına destek sağlayan Deniz Kuvvetleri’nin, sonar cihazıyla gemiyi 51 metre derinlikte tespit ettiği belirtildi.

AŞÇI VE YAĞCININ CENAZESİ GEMİDE BULUNDU

Su altından kaydedilen görüntülerde, geminin yan yatmadığı ve seyir halindeymiş gibi batıp deniz tabanına düz şekilde oturduğu görüldü. Battığı pozisyonla, arama kurtarma çalışmalarını kolaylaştırabildiği değerlendirilen geminin 3 boyutlu modellemesi yapıldı. Sonar cihazlı incelemede kayıp 6 mürettebattan 2’sinin gemi enkazında olduğu tespit edildi. Aramaların 3’üncü gününde, TCG AKIN’dan kayıp gemiye ulaşmak için ilk dalış yapıldı. Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi sahiline 7 kilometre mesafedeki dalışta, kayıp 6 mürettebattan aşçı Zeynep Kılınç’ın (33) cenazesine, olaydan 56 saat sonra ulaşıldı. Kaptan köşkünde cenazesi bulunan ve geminin dümeninde olduğu değerlendirilen Kılınç, Adana’da toprağa verildi. Özel eğitimli dalgıçlar ile SAS komandolarının TCG AKIN’dan gerçekleştirdiği dalışlarda, 6’ncı günde de batık geminin makine dairesine ulaşıldı. Kapısı güçlükle açılan makine dairesinin girişinde, gemide yağcı olarak görev yapan Hüseyin Tutuk’un (40) cenazesi bulundu. Olaydan 128 saat sonra bulunan ve Manisa’nın Turgutlu ilçesinde toprağa verilen Tutuk, ailesine gönderdiği son görüntülerde, geminin su aldığını söyleyip o anları kaydetti. O anlarda, 6 saattir aynı yerde beklediklerini söyleyen Tutuk’un, eşine, saat 06.09’da internetten, içinde bulundukları durum hakkında mesaj yazdığı ve saat 06.19’da video paylaşımında bulunduğu belirlendi.

SAS KOMANDOLARI MAKİNE DAİRESİNİN KAPISINI KIRARAK GİRDİ

SAS komandolarının 6’ncı günde, kapısını kırarak girdiği ve yağcı Hüseyin Tutuk’un cenazesini bulduğu makine dairesindeki arama çalışmaları 5 gün boyunca aralıksız sürdü. Olası kaza ya da batma durumu düşünülmeyip, gemideki eşyaların sabitlenmemesi nedeniyle, depremde olduğu gibi sarsılmayla devrilen dolaplar alanı daraltırken, çalışmalar güçlükle yürütüldü. Karanlık olan ve alan darlığı nedeniyle görüş mesafesinin sıfır olduğu makine dairesinde dalgıçlar çalışmalarını elle yürüttü. Ancak defalarca aranan makine dairesinde de kayıp mürettebatın izine rastlanmadı.

Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi’nde bekleyişlerini sürdüren mürettebat yakınlarının, gemide işaret ettiği yerlerin de arandığı ancak buralardan da bir sonuç alınamadığı öğrenildi.

DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI UNSURLARI DÖNDÜ

Arama çalışmalarının 11’inci gününde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları, çalışmalarını sonlandırdı. TCG AKIN’dan 36 baş dalış gerçekleştiren Deniz Kuvvetleri Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı’nın özel eğitimli birinci sınıf 19 dalgıcı ile Sualtı Savunma Grup Komutanlığı’na (SAS) bağlı 4 dalgıç, toplamda 44 saat dalış gerçekleştirip, 14 saat 14 dakika dipte kaldı. 91 saat 31 dakika da ROV dalışı yapılarak, geminin enkazını 4 kez arayan Deniz Kuvvetleri unsurları, çalışmalarını sonlandırarak dün saat 02.29’da TCG AKIN’la birlikte batığın üzerinden ayrıldı.

NENE HATUN DEVREDE; HALEN 630 PERSONEL ÇALIŞIYOR

Kayıp mürettebatın yakınlarının talebi üzerine 11’inci günde Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü unsuru olan Nene Hatun Gemisi çalışma başlattı. İlk günden itibaren cihazlarla su üstü ve dip taraması gerçekleştiren dalgıçlar, arama çalışmalarının 12’nci gününde batık gemiye dalış gerçekleştirdi. Gemi enkazında ve su yüzeyindeki aramalarda, mürettebata ait olduğu değerlendirilen cüzdan ve ayakkabı ile pantolon, gömlek gibi kıyafetler bulunurken, eşyaların kime ait olduğu inceleme sonucu belirlenecek.

Kayıp 4 mürettebatı arama çalışmaları karadan da sürdürülüyor. Karacabey ve Gemlik sahilleri ile Balıkesir’in Bandırma ilçesi sahil şeridinde su üstünde ve karada yürütülen çalışmalar, 10 jandarma asayiş timi, 1 JAK timi, 1 JÖH timi, 2 trafik timi, 1 motor timi, 2 JASAT timi, 1 OYİ timi, 5 eğitimli köpek, 146 araç, 10 dron, 1 uçak, 1 helikopter, 6 gemi, 17 bot, 14 balıkçı teknesi, 3 römorkör, 1 ROV, 1 SONAR cihazı olmak üzere 630 personelle devam ediyor.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-geminin-kayip-murettebati-icin-arama-calismalari-devam-ediyor/feed/ 0
Yumuşak Doku Kanseriyle Mücadele Eden Genç Kızın Günlükleri Kitap Oldu https://www.karadenizhabertv.com.tr/yumusak-doku-kanseriyle-mucadele-eden-genc-kizin-gunlukleri-kitap-oldu/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/yumusak-doku-kanseriyle-mucadele-eden-genc-kizin-gunlukleri-kitap-oldu/#respond Wed, 22 May 2024 21:09:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7314 Yaşar Üniversitesi mezunu Deniz Simge Oriyaşın, geçtiğimiz Ağustos ayında mücadele ettiği yumuşak doku kanseri nedeniyle 24 yaşında hayatını kaybetti. Annesi Filiz Oriyaşın’ın kızının anısını yaşatmak ve bu hastalıkla savaşan gençlere ve ailelerine umut olmak için Deniz’in günlüklerini ve kendi yazdıklarını birleştirerek hazırladığı “Bir Deniz Masalı” adlı kitap bu ay yayımlandı.

Yaşar Üniversitesi mezunu Deniz Simge Oriyaşın, 2021 yılında kafasında yer alan şişlik nedeniyle hastaneye gitti. Uzun araştırmalar sonucu Oriyaşın’in sol uyluk kemiğinde tümör tespit edildi ve kendisine yumuşak doku kanseri (alveolar soft part sarkom) teşhisi konmasıyla zorlu mücadeleye başladı. Bir süre sonra, kanserin beynine metastaz yaptığı ortaya çıktı. Tedaviye başladıktan kısa süre sonra tümörlü bölgenin kırılması sonucu 3 buçuk ay yürüyemeyen Deniz, yılmadı ve son ana kadar eğitimine devam ederek Yaşar Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden 2022 yılında, çift ana dal yaptığı Uluslararası Lojistik Yönetimi Bölümü’nden ise 2023 yılında mezun oldu. Ameliyat olduktan sonra ayağına protez takılan Deniz, fizik tedavi sürecine başladı. Fakat tüm hayata tutunma çabalarına rağmen, annesi, babası ve ağabeyini arkasında bırakarak 11 Ağustos’ta, 24 yaşında hayata gözlerini yumdu. Anne Filiz Oriyaşın, Deniz’in vefatından sonra günlüklerini buldu ve kendisi de yazmaya başladı. Hem Deniz’in günlüklerini hem kendi yazdıklarını birleştirerek oluşturduğu “Bir Deniz Masalı” adlı kitap, bu ay yayımlandı.

“Herkes Deniz’in çabasını öğrensin istedim”

Kitabı 4 ayda yazdığını söyleyen anne Filiz Oriyaşın, “Deniz okuma yazmayı öğrendiğinden beri günlük yazıyor. Kızımı kaybettikten sonra ben de yazmaya başladım. Bu acıyla başa çıkabilmek için bir şeyler yapmam gerekiyordu. Deniz’in günlüklerini de buldum ve okudum. Kendi yazdıklarımla Deniz’in günlüklerini birleştirerek bu kitabı yazmaya başladım. Herkes Deniz’in mütevazı hayatını, güzel yaşamını, azmini ve çabasını öğrensin istedim. Birkaç denemeden sonra bir yayıneviyle anlaştım. Editör Deniz’in mücadelesine hayran kaldı. Deniz son ana kadar hiç pes etmedi. Tedavisi devam ederken okulunu bırakabilirdi ama devam etmeyi çok istedi. Yaşar Üniversitesi de çok yardımcı oldu. Arabayla okula girişine izin verdiler, koltuk değneği kullanıyordu. Babası onu sınıfta bekledi. Bu süreçte hepimiz psikolojik destek aldık. Zordu, acı onu çok rahatsız ediyordu. Hayata tutunmak istiyordu. Gezmek istedi. Hepsini bir şekilde yapmaya çalıştık. Kanserin beynine sıçraması şanssızlığı oldu, zaman zaman atakları oldu. İyi gittiği zamanlar da oldu ama ilaç değişiklikleri adaptasyonu zorlaştı. En zor yumuşak doku tümörlerinden biriydi” dedi.

“Eğitim aşkıyla hayata tutundu”

Deniz’in son ana kadar azimle mücadele ettiğini söyleyen Oriyaşın, “Deniz’in günlüklerini yazmasının bir sebebi olduğunu düşündüm. Günlüğünde tüm kanserle savaşı sürecini anlatıyor. Ne kadar çok insan okursa o kadar mücadelenin, azmin nasıl bir şey olduğunu anlarlar. Bu kadar zorluğa rağmen iki bölüm bitirdi. Bir mezuniyetine katıldı, diğerinde hastanedeydik. Eğitim aşkıyla devam etti, hayata tutundu. Hiçbir zaman bırakmadı. Hayat güzel, gençler ufacık şeyler için kendilerini üzmesinler. Nefes aldığın, yürüyebildiğin sürece hayat güzel. Asla aileleriyle çatışmasınlar, aileler her zaman çocuklarının iyiliğini güzelliğini ister. Çekirdek aile önemlidir. Birlikte olmaktan asla vazgeçmesinler” diye konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/yumusak-doku-kanseriyle-mucadele-eden-genc-kizin-gunlukleri-kitap-oldu/feed/ 0
Batuhan A Gemisi Uzmanlar Tarafından Değerlendirildi https://www.karadenizhabertv.com.tr/batuhan-a-gemisi-uzmanlar-tarafindan-degerlendirildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/batuhan-a-gemisi-uzmanlar-tarafindan-degerlendirildi/#respond Tue, 14 May 2024 21:42:45 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7097 6 mürettebatı ile batan Batuhan A gemisi için uzmanı konuştu

BTÜ Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof Dr Erinç Dobrucalı:

“Ambar kapaklarının sızdırmaz olması gerekirken, mavi branda ile kapatılmış”

“Geminin eski olması faaliyette olmasına engel değil”

BURSA – Marmara Denizi açıklarında 15 Şubat günü 6 kişilik mürettebatı ile sulara gömülen Batuhan A isimli kuru yük gemisinde kayıp 4 denizci için arama çalışmaları devam ederken, Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, geminin muhtemel batma sebeplerini değerlendirdi.

Marmara Denizi açıklarında, İmralı Adası’nın ise güneybatısında batan “Batuhan A” isimli kuru yük gemisinden 15 Şubat Perşembe günü sabah 07.12’de AIS sinyali de kesildi. Sonar cihazları ile yapılan arama çalışmalarında gemi enkazı 51 metre derinlikte bulundu. Havadan ve karadan devam eden arama kurtarma çalışmalarında kayıp 6 mürettebattan 2’sinin cansız bedeni bulundu. Kayıp mürettebatın arama kurtarma çalışmaları devam ederken geminin neden battığı henüz belirlenemedi.

Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, batan Batuhan A gemisi ile ilgili muhtemel senaryoları değerlendirdi. Marmara Adası’ndan Gemlik’e mermer tozu taşıdığı bilinen Batuhan A gemisinin sızdırmaz ambar kapakları olması gerekirken mavi branda ile kapatıldığına dikkat çekti.

Yağışlı havada mermer tozlarının su almasından dolayı geminin ağırlaşabileceğini belirten Dobrucalı, aşırı yük nedeniyle 53 yıllık geminin seyir esnasındaki olumsuz hava şartlarına dayanabilme ihtimalinin de düşük olduğunu ifade etti.

İHA’ya konuşan Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, “1971 yapımı eski bir gemi ancak bu bölgede sürekli seyir halinde olan bir gemi. Gemi eski bir gemi ama güverte üstünde bulunan ambar kapaklarının normalde sızdırmaz olması gerekirken mavi branda ile kapatılmış. Mermer tozu olan ve sızdırmaz olması gereken ambarların içine deniz suyu girip fazla bir ağırlık oluşturmuş olabilir” dedi.

“Geminin eski olması faaliyete engel değil”

Hali hazırda yük taşıyan birçok eski gemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dobrucalı, SOLAS sözleşmesine göre ticari gemilerin 36 ayda bir tekne bakımlarının yapılması gerektiğini ifade etti. Sadece bakımı yapılan ve belgelendirilmiş gemilerin ticari faaliyetlerine devam edebildiğini kaydeden Dobrucalı, tekne bakımı yapılmamış ticari gemilerin faaliyetlerine devam etmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Batuhan A gemisinin de tekne bakımı yapılmadan faaliyetine devam edemeyeceğini kaydeden Dobrucalı, “Geminin eski olması faaliyette olmasına ve seyir yapmasına engel değil. Denizde can emniyeti, uluslararası sözleşmesi var. Gemiler SOLAS sözleşmesine tabi. SOLAS ticaret gemilerinin en geç 36 ayda bir tekne bakımlarının yapılmasıyla ilgili bir madde var. Ticaret gemilerine en az 2-3 senede bir havuzlanarak bakım yapılıyor. Geminin bağlı olduğu bayrak devleti ve klas kuruluşuna göre bu havuzlarda geminin denizde elverişli olup olmadığıyla ilgili bir belgelendirme süreci oluyor. Bu gemilerin o belgeleri almadan denize çıkması mümkün değil. Gemi seyir yaptığına göre bu sertifikaları da almıştır diye düşünüyorum. Klas kuruluşları sadece tekne, makine, elektrik sörveyleri değil aynı zamanda can sallarıyla ilgili, can yelekleriyle ilgili tüm kontrollerini yapıp bunu belgelendirdiği takdirde denize elverişli olarak seyir yapabilir. Emniyetsiz bir durumda gemi personelinin can salını denize atıp kurtulma şansları olabiliyor. Ama neden binmediler bilmiyorum” şeklinde konuştu.

“Eski olsa bile bu gemi için çok büyük bir dalga boyu değil”

Batuhan A gemisinin seyir aldığı esnada zaman zaman 3 metreyi bulan dalga boylarını değerlendiren Prof. Dr. Dobrucalı, “Bu sıkıntılı süreç görüntülerden gördüğümüz kadarıyla zaten akşam başlıyor. Batuhan A adlı gemi aslında çok fazla olmayan 5 bofor kuvvetinde bir denizde yani yaklaşık 2 buçuk metrelik bir dalga boyunda seyir yapıyor. Eski bile olsa bu gemi için çok büyük bir dalga boyu değil. Gemi önce kuzeye doğru yöneliyor sonra tekrar güneye rotasına geliyor. O esnada deniz şartları etkilemiş ama önce telsizden gemi personelinin yardım talebi var. Gemi batmaya başladıktan itibaren kendi kendine deniz suyunun basıncıyla alarm gönderen bir sistem olan EPİRP cihazlar oluyor. Sabah olması tesadüf, akşamdan başlayan bir süreç” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/batuhan-a-gemisi-uzmanlar-tarafindan-degerlendirildi/feed/ 0
Marmara Denizi’nde Batan Geminin Batma Sebepleri Değerlendirildi https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-geminin-batma-sebepleri-degerlendirildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-geminin-batma-sebepleri-degerlendirildi/#respond Sun, 12 May 2024 21:39:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7044 Marmara Denizi açıklarında 15 Şubat günü 6 kişilik mürettebatı ile sulara gömülen Batuhan A isimli kuru yük gemisinde kayıp 4 denizci için arama çalışmaları devam ederken, Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, geminin muhtemel batma sebeplerini değerlendirdi.

Marmara Denizi açıklarında, İmralı Adası’nın ise güneybatısında batan “Batuhan A” isimli kuru yük gemisinden 15 Şubat Perşembe günü sabah 07.12’de AIS sinyali de kesildi. Sonar cihazları ile yapılan arama çalışmalarında gemi enkazı 51 metre derinlikte bulundu. Havadan ve karadan devam eden arama kurtarma çalışmalarında kayıp 6 mürettebattan 2’sinin cansız bedeni bulundu. Kayıp mürettebatın arama kurtarma çalışmaları devam ederken geminin neden battığı henüz belirlenemedi.

Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, batan Batuhan A gemisi ile ilgili muhtemel senaryoları değerlendirdi. Marmara Adası’ndan Gemlik’e mermer tozu taşıdığı bilinen Batuhan A gemisinin sızdırmaz ambar kapakları olması gerekirken mavi branda ile kapatıldığına dikkat çekti.

Yağışlı havada mermer tozlarının su almasından dolayı geminin ağırlaşabileceğini belirten Dobrucalı, aşırı yük nedeniyle 53 yıllık geminin seyir esnasındaki olumsuz hava şartlarına dayanabilme ihtimalinin de düşük olduğunu ifade etti.

İHA’ya konuşan Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, “1971 yapımı eski bir gemi ancak bu bölgede sürekli seyir halinde olan bir gemi. Gemi eski bir gemi ama güverte üstünde bulunan ambar kapaklarının normalde sızdırmaz olması gerekirken mavi branda ile kapatılmış. Mermer tozu olan ve sızdırmaz olması gereken ambarların içine deniz suyu girip fazla bir ağırlık oluşturmuş olabilir” dedi.

“Geminin eski olması faaliyete engel değil”

Hali hazırda yük taşıyan birçok eski gemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dobrucalı, SOLAS sözleşmesine göre ticari gemilerin 36 ayda bir tekne bakımlarının yapılması gerektiğini ifade etti. Sadece bakımı yapılan ve belgelendirilmiş gemilerin ticari faaliyetlerine devam edebildiğini kaydeden Dobrucalı, tekne bakımı yapılmamış ticari gemilerin faaliyetlerine devam etmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Batuhan A gemisinin de tekne bakımı yapılmadan faaliyetine devam edemeyeceğini kaydeden Dobrucalı, “Geminin eski olması faaliyette olmasına ve seyir yapmasına engel değil. Denizde can emniyeti, uluslararası sözleşmesi var. Gemiler SOLAS sözleşmesine tabi. SOLAS ticaret gemilerinin en geç 36 ayda bir tekne bakımlarının yapılmasıyla ilgili bir madde var. Ticaret gemilerine en az 2-3 senede bir havuzlanarak bakım yapılıyor. Geminin bağlı olduğu bayrak devleti ve klas kuruluşuna göre bu havuzlarda geminin denizde elverişli olup olmadığıyla ilgili bir belgelendirme süreci oluyor. Bu gemilerin o belgeleri almadan denize çıkması mümkün değil. Gemi seyir yaptığına göre bu sertifikaları da almıştır diye düşünüyorum. Klas kuruluşları sadece tekne, makine, elektrik sörveyleri değil aynı zamanda can sallarıyla ilgili, can yelekleriyle ilgili tüm kontrollerini yapıp bunu belgelendirdiği takdirde denize elverişli olarak seyir yapabilir. Emniyetsiz bir durumda gemi personelinin can salını denize atıp kurtulma şansları olabiliyor. Ama neden binmediler bilmiyorum” şeklinde konuştu.

“Eski olsa bile bu gemi için çok büyük bir dalga boyu değil”

Batuhan A gemisinin seyir aldığı esnada zaman zaman 3 metreyi bulan dalga boylarını değerlendiren Prof. Dr. Dobrucalı, “Bu sıkıntılı süreç görüntülerden gördüğümüz kadarıyla zaten akşam başlıyor. Batuhan A adlı gemi aslında çok fazla olmayan 5 bofor kuvvetinde bir denizde yani yaklaşık 2 buçuk metrelik bir dalga boyunda seyir yapıyor. Eski bile olsa bu gemi için çok büyük bir dalga boyu değil. Gemi önce kuzeye doğru yöneliyor sonra tekrar güneye rotasına geliyor. O esnada deniz şartları etkilemiş ama önce telsizden gemi personelinin yardım talebi var. Gemi batmaya başladıktan itibaren kendi kendine deniz suyunun basıncıyla alarm gönderen bir sistem olan EPİRP cihazlar oluyor. Sabah olması tesadüf, akşamdan başlayan bir süreç” ifadelerini kullandı. – BURSA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-geminin-batma-sebepleri-degerlendirildi/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Türk deniz ticaret filosundaki yaşlı gemilerin can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturduğunu belirtti https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-turk-deniz-ticaret-filosundaki-yasli-gemilerin-can-ve-mal-guvenligi-acisindan-tehlike-olusturdugunu-belirtti/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-turk-deniz-ticaret-filosundaki-yasli-gemilerin-can-ve-mal-guvenligi-acisindan-tehlike-olusturdugunu-belirtti/#respond Mon, 22 Apr 2024 09:00:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6479

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, “Yaşlı gemilerin hizmette tutulması, denizde can ve mal güvenliği açısından çok ciddi sonuçlar doğuruyor…Yani filomuz yaşlı. Kullanım ömrünü tamamlamış ve filodaki bu gemilerin sefer izni alabilmesi, sadece kar odaklı bir yaklaşımla açıklanabilir. Başka bir açıklaması yok. Bu konuda bakanlığın acil adım atması gerekiyor. Bu konuda denetimlerin artırılması da son derece önem taşıyor. Her ne kadar bakanlık denetimlerin yapıldığını ifade etse de son 8 yılda meydana gelen 3 bin 223 gemi faciası ve 677 kişinin hayatını kaybetmesi, 390 kişinin kaybolması durumun vehametini ortaya koyuyor” dedi.

Marmara Denizi açıklarında 15 Şubat’ta batan 53 yaşındaki Batuhan A isimli ticari geminin 6 mürettabatın tamamı hala bulunamadı. Geçen yıl 19 Kasım’da Karadeniz’de Ereğli Limanı’ndan çıkarken askeri bölgedeki mendireğe çarparak batan Kafkametler gemisindeki 7 gemici hala bulunamadı. DEMA M isimli gemide kaybolan 4. Mühendis Yiğit Acar’dan 533 gündür haber alınamıyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, denizlerde batan ve akıbetleri belli olmayan gemiler ile çalışanları hakkında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abudlkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi vermişti.

Uraloğlu, Karasu’nun sorularına özetle şu yanıtı vcrdi:

“2023 yılı itibarıyla Türk deniz Ticaret Filosunda bulunan Gemi Siciline ve TUGS’a kayıtlı 150 GT ve üzeri 2.149 adet demi/deniz taşıtı bulunmaktadır. Bu gemi/deniz taşıtı bulunmaktadır. Bu gemi/taşıtlarının toplam ağırlığı 7.517.332 DWT olup, 268’İ 0-5 yaş, 307’si 6-10 yaş, 572’si 11-20 yaş, 409’u 21-30 yaş, 593’ü 31 ve üzeri yaş aralığındadır.

Yapılan denetimler sonucunda ulusal ve uluslararası gerekleri sağlayan gemiler belgelendirilerek seyirlerine izin verilmektedir. Söz konusu gemiler ayrıca belirli aralıklarla ulusal ve uluslararası kurallara uygunluklarının devam edip etmediklerinin tespiti için Bakanlığımızın Gemi Denetim Uzmanları tarafından Ön Sörvey adı verilen denetimlere tabi tutulmaktadır…Ülkemizde gemiadamı statüsünde bulunan; 5.038 adet Uzakyol Kaptanı ve Kaptan, 2.011 Uzakyol Başmühendisi, Başmakinist, 2.002 Makine Zabiti, 17.820 Makine Tayfa (Yağcı, Usta Makine Tayfası ve Makine Lostromusu), 63.849 Güverte Tayfa (Gemici, Usta Gemici ve Güverte Lostromusu) çalışmaktadır. Diğer taraftan; KEFKAMETLER adlı gemi 28.08.2023 tarihinde TORC (IMO NO: 9544683) adlı gemi is 08.11.2022 tarihindeki yürürlükteki mevzuat kapsamında denetime tabi denetime tutulmuş ve herhangi bir eksiklik, uygunsuzluk tespit edilmemiştir.”

Ulaş Karasu, Bakan Uraoğlu’nun yanıtını şu sözlerle değerlendirdi:

“Yaşlı gemilerin hizmette tutulması, denizde can ve mal güvenliği açısından çok ciddi sonuçlar doğuruyor. Avrupa’da 12 yaş üzerindeki gemilerin ‘yaşlı’ sayıldığı ve bu yaşlı gemilerin ülkemize satıldığı belirtiliyor. Önergeme verilen yanıttan da görüyoruz ki ülkemizde 150 GT ve üzerinde toplam 2 bin 149 adet gemi/deniz aracı bulunuyor. Bunların sadece 268’i 0-5 yaş, 307′ si ise 6-10 yaş aralığında bulunuyor. Geri kalan 1.574’i 11-31 ve üzeri yaş aralığında bulunuyor. Yani filomuz yaşlı. Kullanım ömrünü tamamlamış ve filodaki bu gemilerin sefer izni alabilmesi, sadece kar odaklı bir yaklaşımla açıklanabilir. Başka bir açıklaması yok. Bu konuda bakanlığın acil adım atması gerekiyor. Bu konuda denetimlerin artırılması da son derece önem taşıyor. Her ne kadar bakanlık denetimlerin yapıldığını ifade etse de son 8 yılda meydana gelen 3 bin 223 gemi faciası ve 677 kişinin hayatını kaybetmesi, 390 kişinin kaybolması durumun vehametini ortaya koyuyor.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-turk-deniz-ticaret-filosundaki-yasli-gemilerin-can-ve-mal-guvenligi-acisindan-tehlike-olusturdugunu-belirtti/feed/ 0
Marmara Denizi’nde Batan Kargo Gemisi İçin Arama Kurtarma Çalışmaları Devam Ediyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-kargo-gemisi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-kargo-gemisi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:48:34 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6435 Marmara Denizi’nde, Bursa’nın Karacabey ilçesi açıklarında İmralı Adası’nın güneybatısında su alarak batan “Batuhan A” adlı kargo gemisindeki kayıp 4 mürettebat için arama kurtarma çalışmaları 8. gününde devam ediyor.

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havadan ve karadan alan tarama ile denizden arama kurtarma faaliyetlerinin 660 personelle devam ettiğini söyledi.

Makine dairesi ile kaptan kamarasının altında malzemelerin yığıldığını, ekiplerin bugün o bölümlerde aramalarına ağırlık vereceğini belirten Demirtaş, “Gemi enkazına 22. dalış yapılıyor.” dedi.

Bugünkü arama faaliyetlerinde 46 farklı unsur yer alıyor

Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.

Arama kurtarma faaliyetlerinin 8. gününde denizden 36, havadan 3 ve karadan 7 olmak üzere 46 farklı unsur görev alıyor.

Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı “UÇBEY VTOL” ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahasının güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriliyor.

Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlar da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.

Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 25 ile TCSG 85 botları da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan balıkçı teknelerinin koordinasyonunu sağlıyor.

Toplamda 66 farklı unsur görev aldı

Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından 15 Şubat saat 07.30 ile 21 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.

Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığının 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğünün 4, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin 3, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’nin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.

Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 21 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi. Ayrıca, Nene Hatun (KIYEM) tarafından ROV cihazı ile batık ve sahil arasında deniz dibi araması yapıldı.

Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, 2 Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 50 saat 5 dakika uçuş gerçekleştirdi.

Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-21 Şubat’taki çalışmalarda toplam 66 farklı unsur görev aldı.

İki denizcinin cenazesine ulaşılmıştı

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. SAS komandosu dalgıçların 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-kargo-gemisi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/feed/ 0
Depremin ardından TCG Bayraktar’da doğan bebeklerini unutmayan askerlere ailelerden teşekkür https://www.karadenizhabertv.com.tr/depremin-ardindan-tcg-bayraktarda-dogan-bebeklerini-unutmayan-askerlere-ailelerden-tesekkur/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/depremin-ardindan-tcg-bayraktarda-dogan-bebeklerini-unutmayan-askerlere-ailelerden-tesekkur/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:45:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6412 Murat-Merve Açıkbaş ile Murat-Fatma Aytekin çiftleri, 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından Dörtyol Limanı’nda demirleyen TCG Bayraktar’da kucaklarına aldıkları bebeklerini ilk doğum günlerinde unutmayan askerlere teşekkür etti.

Açıkbaş ve Aytekin aileleri, depremlerde yüzer hastaneye dönüştürülerek Dörtyol ilçesi MMK Metalurji Limanı’na demirleyen ve 119 gün bölgede görev alan Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) çıkarma gemisi TCG Bayraktar’da dünyaya gelen bebekleri için düzenlenen sürpriz doğum gününde bir araya geldi.

İskenderun Deniz Üs Komutanlığı Şehit Er Remzi İlboğa Kışlası Şehit Er İsmail Kartal Salonu’nda düzenlenen kutlamada aileler, TCG Bayraktar’dan yapılan uzaktan bağlantıyla dönemin gemi komutanı 1’inci Amfibi Gemiler Filotillası Komodoru Deniz Albay Lütfü Sezgin, şu anki gemi komutanı Deniz Albay Uygar Günen ve geminin 2’nci komutanı Deniz Binbaşı Batur Hızlı ile görüştü.

Gemide geçen yıl 14 Şubat’ta dünyaya gelen Hatice Deniz Açıkbaş’ın ailesi ile 21 Şubat’ta doğan Nur Aytekin’in aileleri, depremlerin ardından kendilerini unutmayan ve bebeklerinin ilk doğum günü için etkinlik gerçekleştiren MSB’ye teşekkür etti.

“Türk Deniz Kuvvetleri” yazısı ve ambleminin bulunduğu doğum günü pastasının üzerindeki mumu bebeklerle birlikte aileleri, komutanlar ve personel üfledi. TCG Bayraktar gemisinden uzaktan bağlantıyla programa katılanlar da alkışlarla bebeklerin doğum gününü kutladı.

Bebeklerden birinin göbek adı “Bayraktar Gül” oldu

Hatice Deniz’in babası Murat Açıkbaş, AA muhabirine, doğum günü etkinliğiyle herkesi yeniden bir arada görmenin kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Kızının ilk yaş gününü kutladıklarını belirten Açıkbaş, “Sayelerinde deprem bölgesinde sadece ölümün değil, yaşamın da olduğunu gördük. Gerek ilk gelen ve yaralılarımızı Mersin Limanı’na taşıyan TCG İskenderun gerek TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar’ın burada olması bizim için çok büyük umuttu. Kızımın göbek adı da ‘Bayraktar Gül’, bebeğimiz çok sağlıklı.” dedi.

Nur bebeğin annesi Fatma Aytekin de bebeklerinin doğum gününde de kendilerini yalnız bırakmayan TCG Bayraktar ailesine ve tüm doktorlara teşekkür etti.

“Hayatları boyunca mutlu bir yaşam diliyoruz”

1’inci Amfibi Gemiler Filotillası Komodoru Deniz Albay Lütfü Sezgin, TCG Bayraktar’da doğan kız bebeklerin ilk doğum günlerini kutlamaktan mutlu olduklarını ifade etti.

Binlerce insanın yaşamını yitirdiği, büyük acıların yaşandığı deprem felaketinde Hatice Deniz ve Nur bebeklerin dünyaya gelmesinin kendileri için birer umut olduğunu anlatan Sezgin, şöyle konuştu:

“Acı haberi alır almaz harekete geçen TCG Bayraktar, deprem bölgesinde yalnızca sağlık hizmeti vermekle kalmamış, yaşanan bu felaketin içinde herkese umut aşılayacak iki sevimli bebeğin dünyaya gelmesine de tanıklık etmiştir. Bugün sevgili Açıkbaş ve Aytekin ailesine o kederli günlerde yaşanan zorlu anlardan bir çıkış, umut noktası olarak doğduğuna inandığımız, bu iki minik mucize adına TCG Bayraktar ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ailesi olarak en derin sevgilerimizi sunuyoruz. Bu özel günde birbirimize destek olmanın, sevgi ve umudu paylaşmanın önemini hatırlayarak birlik ve beraberlik içinde geleceğe umutla bakmanın önemini de bir kez daha anlıyoruz. Umuyoruz ki bu iki melek hayatları boyunca sevgi dolu, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürerler. Sevgili kızlarımıza hayatları boyunca sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyoruz.”

Onlar artık Deniz Kuvvetleri Komutanlığının birer mensubu

Kutlamaya katılan İskenderun Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Fatih Sezal da 6 Şubat 2023 depremlerinde TCG Bayraktar ile TCG Sancaktar’ın da iş makinelerini, kara araçlarını ve sağlık malzemelerini alarak İzmir’den deprem bölgesine intikal ettiğini hatırlattı. Sağlık Bakanlığı ile koordineli şekilde gemide 120 kişilik bir sahra hastanesi kurulduğunu aktaran Sezal, bu süreçte 2 de doğumun gerçekleştirildiğini ifade etti.

Gemide dünyaya gelen bebekleri bir yıl sonra tekrar görmenin kendilerine hem umut ışığı hem bir mutluluk kaynağı olduğunu aktaran Sezal, “Bundan sonraki süreçte de bu çocuklar Deniz Kuvvetlerinin çok değerli birer mensupları olarak aramızda olacaklar.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/depremin-ardindan-tcg-bayraktarda-dogan-bebeklerini-unutmayan-askerlere-ailelerden-tesekkur/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nden Denizanası Araştırması https://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbul-universitesi-su-bilimleri-fakultesinden-denizanasi-arastirmasi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbul-universitesi-su-bilimleri-fakultesinden-denizanasi-arastirmasi/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:24:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6402 İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesindeki bilim insanları tarafından yapılan araştırmada, denizanası popülasyonunun Marmara Denizi’ni kapsayacak şekilde özellikle İstanbul kıyıları ile körfezde yoğun şekilde arttığı tespit edildi.

İÜ Su Bilimleri Fakültesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan “Marmara Denizi’nde Denizanası Artışları Sebep ve Sonuçları” başlıklı proje kapsamında “R/V Yunus-S” gemisiyle Marmara Denizi’nde araştırma yapıldı.

Dalgıçlar tarafından Marmara Denizi’nde su altı gözlemleri yapılarak, bazı örnekler alındı. Ayrıca farklı derinliklerden denizanası örnekleri alınıp incelendi.

Üniversitenin Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar, AA muhabirine, dünyada olduğu gibi Türkiye’nin denizlerinde de son yıllarda ciddi denizanası artışı yaşandığını söyledi.

Denizanalarının ekosistemdeki olumsuz değişiklikleri faydalarına kullanılabilme kabiliyetleri bulunduğunu ve hayatta kalma konusunda başarılı olduklarını belirten Okyar, “Bunlar 500 milyon yıldır dünya üzerinde yaşamlarını sürdüren, sayılarını ve çeşitliliklerini arttıran canlılar.” dedi

Prof. Dr. Okyar, Marmara Denizi’nin farklı nedenlerden kaynaklı yoğun insan baskısı altında olduğunu, bunun denizanası artışına ortam hazırladığını ifade etti.

Denizanalarının kirli bölgelere tahammül gösteren canlılar olduğuna dikkati çeken Okyar, “Sıcaklık artışıyla bunların üreme kapasiteleri artıyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak da tüm denizlerde bu sıcaklık artışları mevcut. Marmara Denizi’nde de kış ayı olmasına rağmen su sıcaklığı yaklaşık 20 derece olarak ölçüldü. Sıcaklıktaki bu artış denizanalarının üreme aktivitelerini tetiklemektedir. Son yıllarda tüm Marmara Denizi’ni kapsayacak şekilde ama başta İstanbul kıyıları olmak üzere, Marmara Denizi’nin kıyısal alanlarında ve körfezlerde yoğun denizanası artışı görüyoruz.” diye konuştu.

“Projenin birinci kısmını Doğu Marmara’da yaptık”

Prof. Dr. Okyar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Su Bilimleri Fakültesi tarafından denizanası artışının nedenlerinin belirlenmesi için çalışma başlatıldığını dile getirdi.

Projenin birinci kısmını Doğu Marmara’da uyguladıklarını vurgulayan Okyar, “Denizanaları aşırı çoğaldıklarında belli bir süre sonra öldüklerinden dolayı parçalanmaya başlıyorlar. Bu da su kalitesinin bozulmasına ve ekosistemin işleyişinde değişimlere neden oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Okyar, dron kullandıkları çalışmalarda denizanalarının büyük metrekarelerde yayıldığını tespit ettiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bunun yanında dalışlar gerçekleştirerek özellikle hangi su kütlesinde toplandıklarını tespit ettik. Özellikle 5 ila 10 metre arasında denizanalarının daha fazla bulunduklarını belirledik. Suyun yüzeyinde tek tük görünen denizanası aslında 5 metre derinliklerde devasa büyüklükte stoklara sahip. Projenin ikinci aşamasında da tüplü dalış yapıp, bunların safhalarını takip edip üremelerinin ekosistemindeki mevsimsel sürecini takip edeceğiz. İklim değişikliğine bağlı olarak Marmara Denizi’ne pek çok yeni istilacı denizanası türü giriyor. Son yıllarda yaptığımız çalışmalarda pek çok yeni tür bulduk. Bunlar bolluklarını arttırmaya başladılar. Yeni türlerin girişiyle denizel ekosistemdeki denizanasına bağlı çözünmüş organik madde yükü artıyor.”

Denizanası ile beslenen canlıların ekosistemdeki çeşitli baskılar sebebiyle azalmasının, bunlar üzerindeki avcı baskısının kalkmasına ve sayılarının artmasına neden olduğuna dikkati çeken Okyar, “Denizanası artışları artık her mevsimde yaşanıyor. Küresel ısınmanın tetiklemesiyle son 20-30 yılda denizanaları aşırı artış gösterdi.” dedi.

Prof. Dr. Okyar, Marmara Denizi’nin akıntı sistemiyle taşınan denizanalarının özellikle İzmit Körfezi’nin doğu havzasında birikip bu bölge için ciddi sorun oluşturduğunu ifade etti.

Deniz ekosistemine zararlı bu canlıların Uzak Doğu’da gıda olarak tüketildiğinden bahseden Okyar, denizanalarından ekonomiye fayda sağlayacak ürünlerin elde edilmesi için çalışma yaptıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbul-universitesi-su-bilimleri-fakultesinden-denizanasi-arastirmasi/feed/ 0
Marmara Denizi’nde Batan Gemi Arama Kurtarma Çalışmaları Devam Ediyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/#respond Tue, 16 Apr 2024 09:00:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6286 Marmara Denizi’nde, İmralı Adası’nın güneybatısında su alarak batan ve 2 kişinin cansız bedenine ulaşılan “Batuhan A” adlı kargo gemisindeki diğer 4 mürettebat için yürütülen arama kurtarma çalışmaları 7. gününde devam ediyor.

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat akşamı hareket ettikten sonra kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat saat 06.20’de Bursa’nın Karacabey ilçesi açıklarında, İmralı Adası’nın güneybatısında batan geminin mürettebatından 2 kişinin cansız bedenine ulaşan ekipler, diğer 4 kişiyi bulmak için yoğun çaba sarf ediyor.

Denizin 51 metre derinliğinde tabana oturan gemiye yapılan dalışların koordinasyonu “TCG Akın Gemisi”nden sağlanıyor. Batan gemi üzerinde konuşlu Nene Hatun Gemisi de İnsansız Su Altı Robotu (ROV) ile görüntüleme ve tarama yaparak kayıp mürettebattan iz arıyor.

Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.

Bugünkü arama faaliyetlerinde 55 farklı unsur yer alıyor

Arama kurtarma faaliyetlerinin 7. gününde denizden 48, havadan 2 ve karadan 7 olmak üzere 55 farklı unsur görev alıyor.

Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı UÇBEY VTOL ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahası güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriyor.

Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlarla da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.

Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 85 botu da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan yaklaşık 30 balıkçı teknesinin koordinasyonunu sağlıyor.

SAS komandoları makine dairesine dalışı sürdürecek

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine, arama faaliyetlerinin hız kesmeden devam ettiğini söyledi.

Geminin batığına SAS komandolarının bugün de dalış gerçekleştireceğini vurgulayan Demirtaş, şunları kaydetti:

“Bursa’da 620 personelle arama çalışmaları devam ediyor. Ayrıca 355 personel de Balıkesir Bandırma tarafında arama yapıyor. Yine deniz yüzeyindeki arama çalışmalarına 30 balıkçı teknesi destek veriyor. Gemiye yapılan dalışlarda 30 dalgıç görev alıyor. Arama çalışmaları SAS komandolarının dalışıyla makine dairesinde yoğunlaştırılacak. Ayrıca Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve deniz polisinin dalgıçları da farklı bölgelerde dalışlar gerçekleştiriyor.”

Geminin enkazına 20. dalış başladı

Aramaların devam ettiği bölgeye gelerek ekiplerden son duruma ilişkin bilgi alan Demirtaş, kayıp mürettebatın yakınlarıyla görüştü.

Vali Demirtaş, gazetecilere, dalgıçların geminin enkazına 20. dalışı gerçekleştirdiğini anlattı.

Makine dairesinde aramaların sürdüğünü bildiren Demirtaş, şunları kaydetti:

“Arkadaşlarımızı bulana kadar buradayız. Ekiplerin koydukları bir gün veya sayı yok. Tarama bitene kadar buradayız. 20. dalış şu an devam ediyor. Hareket kabiliyeti pek bulunmuyor. Arkadaşlarımız büyük fedakarlık yapıyorlar. Ciddi risk de var. Aramalar devam ediyor, umudumuz bitene kadar aramalara devam edeceğiz. Bugün gemiler, botlar, helikopterlerle aramalar devam etti. Bizim yaptığımız aramanın bir benzeri Balıkesir’de de yapılıyor. Bizim amacımız kayıp mürettebatı bulmak.”

Toplamda 64 farklı unsur görev aldı

Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından15 Şubat saat 07.30 ile 20 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.

Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığı 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğü 4, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.

Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 16 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi.

Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, bir Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 45 saat 10 dakika uçuş gerçekleştirdi.

Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-20 Şubat’taki çalışmalarda toplam 64 farklı unsur görev aldı.

Denizcilerden Zeynep Kılınç ve Hüseyin Tutuk’un cenazesine ulaşılmıştı

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandosu dalgıçlarının 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/feed/ 0
Marmara Denizi’nde Batan Gemi İçin Arama Kurtarma Çalışmaları Devam Ediyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor-2/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor-2/#respond Wed, 10 Apr 2024 09:03:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6107 Marmara Denizi’nde, İmralı Adası’nın güneybatısında su alarak batan ve 2 kişinin cansız bedenine ulaşılan “Batuhan A” adlı kargo gemisindeki diğer 4 mürettebat için yürütülen arama kurtarma çalışmaları 7. gününde devam ediyor.

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat akşamı hareket ettikten sonra kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat saat 06.20’de Bursa’nın Karacabey ilçesi açıklarında, İmralı Adası’nın güneybatısında batan geminin mürettebatından 2 kişinin cansız bedenine ulaşan ekipler, diğer 4 kişiyi bulmak için yoğun çaba sarf ediyor.

Denizin 51 metre derinliğinde tabana oturan gemiye yapılan dalışların koordinasyonu “TCG Akın Gemisi”nden sağlanıyor. Batan gemi üzerinde konuşlu Nene Hatun Gemisi de İnsansız Su Altı Robotu (ROV) ile görüntüleme ve tarama yaparak kayıp mürettebattan iz arıyor.

Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.

Bugünkü arama faaliyetlerinde 55 farklı unsur yer alıyor

Arama kurtarma faaliyetlerinin 7. gününde denizden 48, havadan 2 ve karadan 7 olmak üzere 55 farklı unsur görev alıyor.

Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı UÇBEY VTOL ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahası güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriyor.

Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlarla da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.

Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 85 botu da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan yaklaşık 30 balıkçı teknesinin koordinasyonunu sağlıyor.

SAS komandoları makine dairesine dalışı sürdürecek

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine, arama faaliyetlerinin hız kesmeden devam ettiğini söyledi.

Geminin batığına SAS komandolarının bugün de dalış gerçekleştireceğini vurgulayan Demirtaş, şunları kaydetti:

“Bursa’da 620 personelle arama çalışmaları devam ediyor. Ayrıca 355 personel de Balıkesir Bandırma tarafında arama yapıyor. Yine deniz yüzeyindeki arama çalışmalarına 30 balıkçı teknesi destek veriyor. Gemiye yapılan dalışlarda 30 dalgıç görev alıyor. Arama çalışmaları SAS komandolarının dalışıyla makine dairesinde yoğunlaştırılacak. Ayrıca Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve deniz polisinin dalgıçları da farklı bölgelerde dalışlar gerçekleştiriyor.”

Toplamda 64 farklı unsur görev aldı

Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından15 Şubat saat 07.30 ile 20 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.

Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığı 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğü 4, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.

Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 16 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi.

Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, bir Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 45 saat 10 dakika uçuş gerçekleştirdi.

Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-20 Şubat’taki çalışmalarda toplam 64 farklı unsur görev aldı.

Denizcilerden Zeynep Kılınç ve Hüseyin Tutuk’un cenazesine ulaşılmıştı

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandosu dalgıçlarının 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor-2/feed/ 0
Marmara Denizi’nde Batan Gemi İçin Arama Kurtarma Çalışmaları Devam Ediyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/#respond Tue, 02 Apr 2024 09:06:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5833 Marmara Denizi’nde, İmralı Adası’nın güneybatısında su alarak batan ve bir kişinin cansız bedenine ulaşılan “Batuhan A” adlı kargo gemisindeki diğer 5 denizci için arama kurtarma çalışmaları 6. gününde devam ediyor.

Bursa’nın Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi açıklarında 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenen gemiyle ilgili hava, kara ve denizde yapılan çalışmalara 571 personel katılıyor.

Kayıp mürettebatı arama çalışmalarına Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandolarından da 4 dalgıç destek veriyor.

SAS komandolarının gelmesiyle gemiye dalış yapan dalgıç sayısı 30’a yükseldi. Ayrıca Bursa’nın Karacabey ve Balıkesir’in Bandırma ilçelerindeki limanlarda bulunan 12 balıkçı teknesi Sahil Güvenlik Komutanlığının koordinesinde su üstü araması yapıyor.

Kurtarma planı

Bu arada Marmara Denizi’nde batan “Batuhan A” adlı kargo gemisiyle ilgili bugün yürütülen kurtarma faaliyetleri paylaşıldı.

Kurtarma planında “TCG Akın Gemisi”, 51 metre derinlikte deniz tabanına oturan “Batuhan A” gemisine gerçekleştirilen dalışları koordine ediyor. Batan gemi üzerinde konuşlanan Nene Hatun Gemisi de İnsansız Su Altı Robotu (ROV) ile görüntüleme ve tarama yapıyor.

“TCSG 913 Gemisi” Kapıdağ Yarımadası kuzeyinden başlayarak bölgede tarama faaliyeti gerçekleştiriyor. Balıkçı gemilerini de koordine eden TCSG 913, ayrıca su yüzeyinde de arama faaliyeti yürütüyor.

Sahil Güvenlik Komutanlığının Bandırma’dan kalkış yapan hava unsurları, Kapıdağ Yarımadası kuzeyinden sahil hattı ve Bandırma Körfezi ile geminin battığı bölgede yüzey taraması gerçekleştiriyor.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları ile arama kurtarma sahasının güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında kayıp denizcilere ait iz arıyor.

Bölgede Emniyet Genel Müdürlüğüne ait KB1601, YKB1600 ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesine ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına bağlı lastik bot da Marmara Adası’nın doğusunda sahile yakın bölgelerde su yüzeyini kontrol ediyor.

“TSCG 313” ve “TCG Enez” gemilerinin de görev yaptığı bölgede ayrıca 12 balıkçı gemisi kendilerine belirlenen alanları tarıyor.

Kayıp denizcilere ilişkin karadan yapılan arama çalışmalarına ise AFAD Bursa İl Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı, SAR Balıkesir, GÖNDAK ve Bandırma 911 ekipleri destek veriyor.

Makine dairesine dalış yapılacak

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, gemiyle ilgili çalışmaların 6. günde de devam ettiğini söyledi.

Demirtaş, gemiye dalış yapan dalgıç sayısının 30’a yükseldiğini belirterek, şunları kaydetti:

“SAS komandoları ikinci dalışı yapacak. Makine dairesinin önüne kadar geldik. Temizleye temizleye gidiyoruz. Temizlik yapmadan gerçekleştirilecek çalışmalar can güvenliğini tehlikeye sokabilir. İnşallah bugün ‘makine dairesine gireriz’ diye düşünüyorum. Makine dairesine yönelik beklentimiz var. İnşallah oraya da bakacağız.”

Gemiye şimdiye kadar 12 dalış gerçekleştirildiğini vurgulayan Demirtaş, “Deniz yüzeyindeki çalışmalara da hava unsurları ile gemiler destek veriyor. Ayrıca destek veren teknelerin sayısını da artıracağız. Sabırla bekliyoruz. Kayıp denizcileri bulmak için ekipler Bandırma’ya kadar bakıyor.” dedi.

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedeni, dalgıçlar tarafından çıkarılmıştı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı: Kullanım ömrünü tamamlamış gemilerin hala hizmette tutulması ciddi sonuçlar doğuruyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-kullanim-omrunu-tamamlamis-gemilerin-hala-hizmette-tutulmasi-ciddi-sonuclar-doguruyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-kullanim-omrunu-tamamlamis-gemilerin-hala-hizmette-tutulmasi-ciddi-sonuclar-doguruyor/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:36:30 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4652 Milli Savunma Bakanlığı’ndan sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, son üç ay içinde Türk karasularında meydana gelen ikinci gemi kazasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Bağcıoğlu, “Kullanım ömrünü tamamlamış gemilerin hala hizmette tutulmasının ciddi sonuçları ile karşı karşıyayız. İmralı açıklarında batan Batuhan A gemisindeki 6 mürettebat hala bulunamadı. Kullanım ömrünü tamamlamış ve yaşlı gemilerin hala sefer izni alabilmesi, sadece kar odaklı bir yaklaşımın sonucu olabilir. Bu konuda yetkililerin acil bir şekilde adım atmalarını bekliyoruz” dedi.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu’nun açıklaması şöyle:

“Kullanım ömrünü tamamlamış gemilerin hala hizmette tutulmasının ciddi sonuçlarını ile karşı karşıyayız. İmralı açıklarında batan Batuhan A gemisindeki 6 mürettebat hala bulunamadı. Kullanım ömrünü tamamlamış ve yaşlı gemilerin hala sefer izni alabilmesi, sadece kar odaklı bir yaklaşımın sonucu olabilir. Bu konuda yetkililerin acil bir şekilde adım atmalarını bekliyoruz. Denizde can emniyeti, devlet itibarımızın idamesi açısından hayati önemi haizdir. Ayrıca, bu tür deniz kazalarının önlenmesi ve kayıp denizcilerin bulunması için Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın imkan ve kabiliyetlerinin acilen artırılması gerekmektedir. Helikopter ve büyük tonajlı gemiler gibi kaynakların daha etkin bir şekilde kullanılması, acil durumlarda daha hızlı müdahale imkanı sağlayacak ve kayıpların minimize edilmesine yardımcı olacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, deniz güvenliği ve denizcilerimizin sağlığı konularında daha etkin önlemler alınması çağrısında bulunuyor, önerilerimizi de kamuoyu ile paylaşmamak istiyorum: Ülkemizde arama kurtarma faaliyetlerine ilişkin esaslar 17 Ekim 2020 tarihli ve 31277 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Deniz ve Hava Araçları Kazalarında Arama Kurtarma Yönetmeliği’ ile düzenlenmiştir.

Söz konusu mevzuata göre Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi, Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde icra edilecek tüm arama kurtarma faaliyetlerini en üst düzeyde koordine etmekle görevlendirilmiştir. Kıyılardan itibaren deniz alanlarında arama kurtarma faaliyetlerinin koordinasyon sorumluluğu ise ‘Sahil Güvenlik Komutanlığına’ verilmiştir. Türkiye’nin yüzölçümünün yaklaşık yarısına karşılık gelen bir alan olan Türk Arama Kurtarma Bölgesi’nde meydana gelen arama kurtarma olaylarına en kısa sürede reaksiyon gösterilmesi maksadıyla; Sahil Güvenlik Komutanlığına ait tüm su üstü ve hava unsurları her türlü olumsuz meteorolojik koşulda fedakarca görev yapmaktadır.

“ARAMA KURTARMA BÖLGESİNDE MEYDANA GELEN KAZALARDA İNSAN KURTARMAK, TALEP EDEN GEMİLERDEN ZAMANINDA YARALI VEYA HASTA TAHLİYE ETMEK DEVLETLERİN SAYGINLIĞINI VE GÜVENİRLİĞİNİ ARTIRIR”

Denizde Arama ve Kurtarma faaliyetlerinin etkinlikle ve başarı ile icrası her devlet için önemli bir itibar göstergesidir. Deklare ettiği Arama kurtarma bölgesinde meydana gelen kazalarda insan kurtarmak, talep eden gemilerden zamanında yaralı veya hasta tahliye etmek devletlerin saygınlığını ve güvenirliğini artırır. İlan edilen Arama kurtarma bölgesinde, kazazedeye ulaşamamak, ulaşılsa dahi kazazedeyi kurtaramamak ise milli itibara ve devletin güvenilirliğine büyük zarar verir. Özellikle doğu Akdeniz’de Türk arama kurtarma Bölgesi içerisinde, Yunanistan tarafından nispeten daha güçlü helikopterlerle yapılan arama kurtarma ve yaralı, hasta tahliye faaliyetleri uluslararası ortamda devlet olarak saygınlığımıza zarar vermektedir.

İlan ettiğimiz Türk Arama Kurtarma bölgesinin büyüklüğü dikkate alındığında, özellikle doğu Akdeniz ve Karadeniz’de ana karamızdan uzakta süratli ve etkili arama kurtarma ancak her hava şartında görev yapabilecek helikopterler ile mümkün olabilir. Dünya üzerinde; olumsuz hava şartlarında harekat icra edebilecek, deniz üzerinde görev yapabilecek, fazla sayıda kazazede taşıyabilecek, harekat yarıçapı yüksek ve görevde kalma süresi uzun sayılı helikopter tipi mevcuttur. Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki helikopterler personelin tecrübe ve uzmanlığına rağmen, teknik yetersizlikler nedeni ile özellikle ana karadan uzaktaki arama kurtarma faaliyetlerinde arzu edilen seviyede kullanılamamaktadır.

“DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞIMIZ ENVANTERİNDEKİ HELİKOPTERLER DE BÜYÜK ÇAPLI ARAMA KURTARMA GÖREVLERİ İÇİN UYGUN DEĞİLDİR”

Üzerlerinde bulunan hassas harekat cihaz ve sistemleri, aldığı diğer görevler ve kısıtlı kazazede taşıma kabiliyeti nedeni ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız envanterindeki helikopterler de büyük çaplı arama kurtarma görevleri için uygun değildir. Geçmiş dönemde; Sahil Güvenlik Komutanlığı bu ihtiyacı tespit ederek olumsuz hava şartlarında da arama kurtarma görevi yapabilecek genel maksat helikopteri tedarik projesini başlatmış ancak bu projede arzu edilen ilerleme sağlanamamıştır.

Son dönemde; Karadeniz Ereğli limanı açıklarında ve Marmara Denizi’nde meydana gelen 2 deniz kazasında iç sularımızda bile meteorolojik şartların da etkisi ile başarılı arama kurtarma faaliyetleri icra edilememiş, denizcilerimiz hayatlarını kaybetmiştir.

Meydana gelen deniz kazalarına; standart altı ve kullanım ömrünü doldurmuş gemilerin faaliyete devam etmesinin, denetim eksikliğinin ve meteoroloji biliminin dikkate alınmamasının neden olduğu da aşikardır.

Bu çerçevede; mevcut durumda; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Türk deniz ticaret filosuna yönelik denetim fonksiyonların eksiksiz yerine getirilmesine yönelik tedbirlerin ivedi olarak alınması, Uzun süredir gündeme getirilen ve sürekli ihmal edilen Denizcilik Bakanlığının kurulması ve denizcilikle ilgili fonksiyonları diğer bakanlıklardan devralması,sahil Güvenlik Komutanlığının arama kurtarma görevlerinde etkinliğini artıracak, yıllar önce gündeme gelen ancak maalesef durdurulan genel maksat helikopteri tedarik projesinin süratle realize edilmesi,

denizde can emniyeti, denizde hak ve menfaatlerimizin korunması, devlet itibarımızın idamesi açısından hayati önemi haizdir.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-kullanim-omrunu-tamamlamis-gemilerin-hala-hizmette-tutulmasi-ciddi-sonuclar-doguruyor/feed/ 0
Tekirdağ’da Otomobilin Denize Uçtuğu Kazada Lise Müdürü Hayatını Kaybetti https://www.karadenizhabertv.com.tr/tekirdagda-otomobilin-denize-uctugu-kazada-lise-muduru-hayatini-kaybetti/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/tekirdagda-otomobilin-denize-uctugu-kazada-lise-muduru-hayatini-kaybetti/#respond Sat, 10 Feb 2024 21:06:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3558

TEKİRDAĞ’ın Şarköy ilçesinde, 8 metreden denize uçan otomobilde lise müdürü Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun (46) öldüğü kazada alkollü çıkan ve ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan sürücü eşi Ahmet Gürkan Erkutlu (40), olay akşamı tartışma yaşadıklarını ancak tatlıya bağladıklarını iddia etti. Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun annesiyle kardeşi ise Esma Deniz’in evliliğinde mutsuz olduğunu ve ayrılmak istediğini öne sürdü.

Şarköy Anadolu Lisesi Müdürü Esma Deniz Dellal Erkutlu, eşi Ahmet Gürkan Erkutlu ile 2 Eylül akşamı, Hoşköy Mahallesi’nde restorana yemeğe gitti. Alkol alan Ahmet Gürkan Erkutlu’nun yemek dönüşü kullandığı 09 ANF 396 plakalı otomobil, Hoşkoy-Mürefte mahalleleri arasındaki kara yolunda 8 metre yükseklikten denize uçtu. Denizde ters dönen otomobilde Ahmet Gürkan Erkutlu, kendi imkanlarıyla kurtulurken eşi ise hayatını kaybetti. Kazanın ardından gözaltına alınan ve 1,49 promil alkollü olduğu belirlenen Ahmet Gürkan Erkutlu, çıkarıldığı Şarköy Sulh Ceza Hakimliği’nde, ‘Şüphelinin atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu, şüphelinin tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma hususu devam ediyor olması nedenleri ile şüphelinin taksirle ölüme neden olma’ suçundan tutuklandı. Bir süre cezaevinde kalan Erkutlu, avukatının itirazıyla adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

‘YÜZDE 100 ASLİ KUSURLU’

Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahmet Gürkan Erkutlu hakkında, ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 2 yıldan 9 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamede, olayla ilgili bilirkişinin hazırladığı raporda, Erkutlu, ‘asli’ kusurlu bulundu. Raporda, “Soruşturmaya konu ölümlü trafik kazasında, kazalı araç üzerinde yapılan incelemede, aracın teknik olarak herhangi bir eksikliğinin bulunmadığına, aracın gaz, fren ve debriyaj pedallarında herhangi bir takılmanın olmadığına, aracın lastiklerinde, sürücünün fren yapmasından kaynaklı herhangi bir sürtünme izi bulunmadığına, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sürücü Ahmet Gürkan Erkutlu’nun, yüzde 100 oranında asli derecede kusurlu olduğuna dair görüş ve kanaat belirtir rapordur” denildi.

Şarköy’de esnaflık yapan Ahmet Gürkan Erkutlu, ifadesinde, eşiyle 29 Ekim 2022’de evlendiklerini, olay gecesi tanışma yıl dönümü olduğundan yemeğe gittiklerini söyledi. Birlikte alkol aldıklarını belirten Erkutlu, “Yemek yediğimiz sırada aramızda benim işten eve geç gelmem sebebiyle tartışma çıktı ancak fiziksel temas olmadı. Daha sonra aramızdaki konuşmayı tatlıya bağladık, beraber çıkarak araca bindik, 60-70 kilometre hızla gitmekteydim. Karşıma tilki veya köpek benzeri bir hayvan çıktı. Ona çarpmamak için direksiyonu kırdım ancak frene basmadım. Ayağımı gaz pedalından çektim ve arabayı çarpmaktan kurtardım ancak direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride girdim ve uçurumdan denize doğru uçtum. Çarpma anını hatırlamıyorum ancak araç ters döndüğünde içeri su dolmasıyla birlikte ben kendime geldim. Benim emniyet kemerim takılı değildi. Esma Deniz’in emniyet kemerinin takılı olup olmadığını bilmiyorum. Bir miktar su yutmaya başladığımda olayın şokundan çıktım. Elimle yokladığımda camın açık olduğunu gördüm ve camdan dışarı çıktım. Çıktığımda suyun sığ olduğunu gördüm. Ayağım su içerisinde denizdeyken su benim göğüs bölgeme kadar geliyordu. O sırada Esma’dan tepki yoktu, etraf da karanlıktı. Çarpmanın etkisiyle sırtımda ve kollarımda ağrı ve kesi vardı. İçeriye doğru elimle yokladım ancak Esma’ya o karanlıkta denk gelemedim. Bir ara ayağından yakaladım ancak dışarıya çekemedim. Daha sonra yardım çağırmak amacıyla yola çıkmaya çalıştım ancak bulunduğumuz yer çukur olduğu için tepeye yola çıkamadım” dedi.

‘YALNIZ YİYEN YALNIZ ÖLÜR İFADELERİNİ SÜREKLİ SÖYLERİM, ŞAKALAŞMADIR’

Daha sonra geri dönüp eline aldığı taşla aracın camını kırmaya çalıştığını ancak başaramadığını anlatan Erkutlu, “Daha sonra itfaiye gelerek hem beni hem de Esma’yı bulunduğu yerden çıkardı. Olay günü hız yaptığıma dair ihbar doğru değildir. Ben hızlı değildim. Zannediyorum ki yoldan toprak kalktığı için böyle bir ihbar yapılmıştır. Esma Deniz’in annesi Saadet’in ifadeleri doğru değildir. Bizim Esma ile konuşmalarımız yüksek sesle olur ancak aramızda herhangi bir ayrılma kararı yoktur. ‘Yalnız öleceksin’ ifadesi benim ağzımdan hiç çıkmamıştır. Ben ona şaka amaçlı, ‘Yalnız yiyen yalnız ölür’ şeklinde ifadeleri sürekli söylerim, aramızda bir şakalaşmadır. Eşim özel hayatımızı ailesine, akrabasına bahsederdi. Kavgalarımız bu yüzden çıkardı. Ayrılmaya ilişkin bir durum söz konusu değildi. Benim için söylenen, ‘Ayrılırsak kötü olur’ şeklinde cümleleri ben kurmadım. Yaşananlar için pişmanım. Kasti hiçbir davranışım söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

‘AYRILIRSAK BU İŞİN SONU KÖTÜ OLUR’

İddianamede hayatını kaybeden Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun yakınlarının da ifadelerine yer verildi. Erkutlu’nun annesi Saadet Dellal, kızının sürekli evliliğiyle ilgili mutsuz olduğunu ve ayrılmak istediğini, buna karşın Ahmet Gürkan Erkutlu’nun ‘Ayrılırsak bu işin sonu kötü olur’ şeklinde ifadelerde bulunduğunu iddia etti. Dellal, “Olaydan yaklaşık üç ay önce eşi olan Ahmet Gürkan’a beni ziyaret ettikleri esnada kızım Esma, ‘Bu böyle gitmez, ayrılalım’ dediğinde bahse konu şahıs ‘Ayrılırsak bu işin sonu kötü olur’ şeklindeki beyanı vardır. Haricen Ahmet Gürkan ile kızım bize geldiğinde benim kızıma karşı argo ve küfürlü konuşurdu. Kızımın mutsuz olduğunu sürekli görüyordum. Trafik kazasında benim kızım Esma Dellal Erkutlu’nun ölmesine sebebiyet veren Ahmet Gürkan Erkutlu’dan şikayetçi ve davacıyım” dedi.

‘ABLAMA KÜFÜR VE HAKARET İÇERİKLİ KONUŞMALARI VARDI’

Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun kardeşi Onur Oğuz Dellal de ifadesinde, olay günü yaşananları anlattı. Ablasının kendisine attığı mesajları işaret eden Dellal, “01.09.2023 günü saat 21.00 sularında beni aradı ‘Babamı çok özledim, Gürkan bana yalnız öleceksin’ dedi. Daha sonra Gürkan telefonu aldı bana ‘Ağabey yanlış anlama kardeşin bazen beni eksik düşürüyor, sen merak etme’ dedi telefonu kapattı. Yaklaşık 1-1,5 saat sonra kardeşim Esma Deniz’in ölüm haberini aldım. Ahmet Gürkan müteakip zamanlar benim kardeşimle ilgili küfürlü konuşmalar ve hakaret içerikli konuşmalar yapardı. Ben meydana gelen olayla ilgili kız kardeşimin ölümüne sebep olan Ahmet Gürkan Erkutlu isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım” ifadelerini kullandı.

Şarköy Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma, hakimin izinli olması nedeniyle 10 Temmuz’a ertelendi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/tekirdagda-otomobilin-denize-uctugu-kazada-lise-muduru-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Doğu Karadeniz’de Küresel Isınmanın Etkisiyle Artan Yağışlar Kirliliğe Neden Oluyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/dogu-karadenizde-kuresel-isinmanin-etkisiyle-artan-yagislar-kirlilige-neden-oluyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/dogu-karadenizde-kuresel-isinmanin-etkisiyle-artan-yagislar-kirlilige-neden-oluyor/#respond Sat, 20 Jan 2024 21:09:22 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2562

KÜRESEL ısınma kaynaklı yağış rejimindeki ani değişkenlikle son dönemlerde doğal afetlerin arttığı Doğu Karadeniz’de, özellikle yüksek rakımlı alanlara bırakılan atıklar, derelerle sürüklenip, ulaştığı Karadeniz’de kirliliğe neden oluyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, ani ve kararsız yağış artışının, Karadeniz için tehlike olduğunu belirterek, “Karadeniz’e taşınan atık miktarı fazlalaşınca, Karadeniz’deki kirlilik yükü artıyor, daha da artacak” dedi.

Doğu Karadeniz’de, küresel iklim değişikliğinin etkileriyle görülen ani, lokal ve şiddetli yağışlar, sel, taşkın ve heyelanlara neden oluyor. Yağış rejiminin değişmesiyle ani sel ve heyelan riski artan bölgede, son dönemde doğal afetler yaşanıyor. Alt ve üst yapıda hasara yol açan, can ve mal kayıplarına neden olan sellerde, özellikle deniz seviyesinden yüksek kesimlere atılan çöp ve atıklar, debisi artan derelere sürüklenip, ulaştığı Karadeniz kıyılarında birikiyor. Evsel, plastik, metal ve hafriyat gibi atıklar, oluşturduğu kirliliğin yanı sıra deniz ekosistemini de tehdit ediyor.

‘KARARSIZ YAĞIŞLAR KARADENİZ İÇİN TEHLİKE’

KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, küresel ısınmanın neden olduğu ani, aşırı ve şiddetli yağışların, katı atık kirliliğini Karadeniz’e taşıdığını belirterek, “Küresel ısınma tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de bir gerçek. Artık her yerde doğal ya da antropojenik değişim söz konusu. Karadeniz’e baktığımız zaman küresel ısınmanın son 20-30 yıl dahil, yaklaşık yarım ile 1 bir derece arasında bir sıcaklık değişimine sebep olduğuna dair veriler var. Bu neye neden oluyor? Örneğin küresel ısınmayla ısınan Karadeniz’de daha çok buharlaşma ve yağışlarda da artış şekline kendini gösterme ihtimali var. Bununla birlikte küresel ısınmanın özellikle ani ve kararsız yağışları artırma özelliği de var. Bu da Karadeniz için çok ciddi bir tehlike. Bu da ‘ani ve şiddetli yağışlara bağlı olarak sel olayların daha sık, daha kararsız şekilde görünmesi’ demek” diye konuştu.

‘KİRLENEN DENİZDE CANLILARIN ZARAR GÖRMESİ KAÇINILMAZ’

Karadeniz’e taşınan atık miktarının artmasının deniz ekosistem üzerinde olumsuz etkiler yarattığını kaydeden Prof. Dr. Erüz “Hemen hemen kıyıdan başlayıp, dağların tepesine kadar her yerde yoğun bir katı atık kirliliği görüyoruz. Şiddetli yağışlar sonrasında bu karalarda birikmiş olan katı atıklar; daha yoğun bir şekilde, daha şiddetli ve fazla miktarda denize taşımaya başlıyor. Bu da Karadeniz’in özellikle deniz turizmi yapılan plajlarında, yılın tamamında atık kirliliğinin oluşmasına, artı denizin içerisinde de balık avcılığı yapılan sahalarda daha çok miktarda plastik atık ve diğer atıkların görülmesine sebep oluyor. Karadeniz’e taşınan atık miktarı fazlalaşınca, Karadeniz’deki kirlilik yükü artıyor, daha da artacak. Kıyılarda en çok plastik ağırlıklı atıklar yer alıyor. Küresel ısınmanın artışıyla daha çok kirlenen denizde, balık ve diğer organizmaların etkilenerek zarar görmesi kaçınılmaz hale geliyor” dedi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/dogu-karadenizde-kuresel-isinmanin-etkisiyle-artan-yagislar-kirlilige-neden-oluyor/feed/ 0
Denizkurdu-1/2024 Tatbikatı Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de Gerçekleştirildi https://www.karadenizhabertv.com.tr/denizkurdu-1-2024-tatbikati-karadeniz-ege-denizi-ve-dogu-akdenizde-gerceklestirildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/denizkurdu-1-2024-tatbikati-karadeniz-ege-denizi-ve-dogu-akdenizde-gerceklestirildi/#respond Sun, 14 Jan 2024 21:21:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2349 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de fiili ve atışlı olarak icra edilen Denizkurdu-1/2024 Tatbikatının basın safhası yapıldı.

Tatbikat kapsamında Deniz Kuvvetleri bağlısı komutanlıkların harekatı, sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi karargah personeli ve tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer kuvvet komutanlıkları ve kamu kurumları ile müşterek çalışılabilirlik usullerinin denenmesi hedefleniyor.

Tatbikatın Doğu Akdeniz’i kapsayan kısmına katılan fırkateynler, hücumbotlar, denizaltılar, yardımcı sınıf gemiler, mayın gemileri, karakol gemileri Aksaz Limanı’ndan sabah erken saatlerinde hareket etti.

Doğu Akdeniz’de icra edilen tatbikatın basın gününde TCG Salihreis Fırkateyni’nde Donanma Harekat Başkanı Tuğamiral Kaan Türkkan brifing verdi.

Tatbikatta, liman çıkışından itibaren mayın karşı tedbirleri harekatı, amfibi harekat, denizaltı savunma harbi ve su üstü harbi ve temel deniz harekat nevilerini ve seyir gemicilik uygulamalarını kapsayan faaliyetler icra edildi.

İlk faaliyet olarak mayın karşı tedbirleri harekatı kapsamında TCG Akçay mayın avlama gemisi ve helikopterlerde bulunan su altı savunma timi, yüksek değerli birliğin mayın tehdidine karşı korunması senaryosuna istinaden taktik pençe harekatını gerçekleştirdi.

Bölgede tespit edilen mayınlar etkisiz hale getirilirken, harekat kapsamında hedef adaya yönelik ilk giriş harekatı iki safha halinde icra edildi.

İlk safhada amfibi harekata tehdit teşkil eden hedefler taarruz helikopterleri ve su altı taarruz botu tarafından yapılacak havadan ve denizden atışlar ile etkisiz hale getirildi.

Havadan sızma harekatı kapsamında su altı taarruz timi hedef adaya paraşütle iniş yaparken, ilk giriş harekatın ikinci safhasında ise amfibi hücum timleri ve amfibi deniz piyadeleri havadan ve denizden çıkarma plajına intikal ederek hedef ada sualtı taarruz komandoları ile koordineli olarak ele geçirildi.

Amfibi harekatın ardından denizaltı savunma harbi kapsamında DSH helikopterleri ile sonar daldırması yapılarak elde edilen temasın güvenlik seviyesi deniz karakol uçağından atılan sonoboy ve aksungur siha tarafından yapılan veri aktarımıyla yükseltildi.

Angajman kriterlerini karşılayan hedef, deniz karakol uçağı tarafından Rextorp talim torbidosu atışı icra edildi.

Denizaltı savunma harbi senaryosu satha gelmeye zorlanan denizaltıyı tanziren TCG Doğanay denizaltısının TCG Salihreis’in sancak bordası istikametinde satıh yapması ile tamamlandı.

Tatbikat kapsamında TCG Salihreis ve ada sınıfı korvetler arasında yakın manevralar icra edilerek denizde malzeme transferi yapıldı.

Tatbikat kapsamında SH-70 Seahawk helikopteri tarafından havadan satha temren güdümlü mermi atışı yapılırken, bir sonraki aşamada ise bahse konu hedef geminin imha edilmesi maksadıyla 4 hücumbot tarafından eş zamanlı su üstü atış gerçekleştirildi.

Daha sonra aynı hedefe süper kobra helikopterleri tarafından top atışları icra edildi.

Tatbikatta, hava savunma atışları, kara bombardımanı atışları, deniz hava vasıtalarından güdümlü mermi atışları (TEMREN, MAM-L) gerçekleştirildi.

Tatbikatın basın safhası 30 gemi, 4 denizaltı ve 15 hava aracının denizdeki resmi geçit töreni ile tamamlandı.

Tatbikatı, TCG Salihreis Fırkateyni’nden Donanma Komutanı Koramiral Kadir Yıldız, Deniz Kuvvetleri Harekat Başkanı Tümamiral Mehmet Baybars Küçükatay, Harp Filosu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, SAT Komutanı Tuğamiral Ercan Kireçtepe, Amfibi Görev Grup Komutanı Tuğamiral İbrahim Özdoğan, Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Savaş Eser, Denizaltı Filosu Komutanı Tuğamiral Timur Yılmaz, Donanma Harekat Başkanı Tuğamiral Kaan Türkkan ile 24 ülkeden 28 ataşe de takip etti.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/denizkurdu-1-2024-tatbikati-karadeniz-ege-denizi-ve-dogu-akdenizde-gerceklestirildi/feed/ 0
AKYA’nın Türk Deniz Kuvvetleri ve Türkiye’nin askeri kapasitesi açısından önemi https://www.karadenizhabertv.com.tr/akyanin-turk-deniz-kuvvetleri-ve-turkiyenin-askeri-kapasitesi-acisindan-onemi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/akyanin-turk-deniz-kuvvetleri-ve-turkiyenin-askeri-kapasitesi-acisindan-onemi/#respond Fri, 12 Jan 2024 21:36:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2315 Hudson Enstitüsü kıdemli analisti ve Edam Savunma Programı Direktörü Dr. Can Kasapoğlu, milli ağır torpido AKYA’nın Türk Deniz Kuvvetlerinin modernizasyonu ve Türkiye’nin askeri kapasitesi açısından önemini AA Analiz için kaleme aldı.

***

2023’ün son günleri, Türk Deniz Kuvvetleri modernizasyonu ve Türkiye’nin askeri kapasitesi açısından tarihi bir ana tanıklık etti. Milli ağır sınıf torpido olan AKYA, ilk harp başlıklı test atışını başarıyla gerçekleştirdi ve vurulan hedef gemiyi batırdı. Müteakip olarak kabul testleri ve envantere giriş aşamalarının gelmesi beklenecektir. AKYA’nın envantere girmesiyle birlikte tedrici olarak, Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Almanya üretimi torpidolara ihtiyacı da azalacak. Ayrıca Türk savunma sanayi, artık ağır sınıf torpido üretebilen, bunu da özgün algoritmalarıyla birlikte yapan elit ve dar bir kulübün üyesi olmuş durumda.

Balistik füzelerden derin darbe yeteneğine sahip seyir füzelerine ve hava savunma çözümlerine kadar geniş bir sahada Türk stratejik silah programlarının önde gelen aktörü Roketsan’ın ürettiği AKYA, Türk denizaltılarına birçok kabiliyet sağlayacak. Söz konusu silah sisteminin 45 knottan fazla sürati, 50 kilometrelik operasyonel menzili, geniş spektrumlu güdüm seçenekleri son derece kritik hususlar. Elbette torpidonun tüm operasyonel limitlerini açık kaynakları kullanarak bilmek mümkün değil. Gizliliğe tabi birçok husus, AKYA’yı bilinmeyenleri ağır basan bir silah sistemi haline getiriyor. Özellikle denizaltılar gibi düşman açısından tehlikeli platformlarla birleştiğinde, birçok açıdan bilinmezliklerle dolu ağır sınıf bir torpido gerçekten çekinilmesi gereken bir tehdittir.

Bu noktada, kimi zaman gözden kaçan bir ayrıntıyı da belirtmekte yarar var: AKYA test atışlarında Milli Üretim Entegre Su Altı Savaş Yönetim Sistemi (MÜREN) savaş kontrol sistemi kullanıldı. MÜREN, denizaltılarda kullanılmak üzere dizayn edildi. Genel okuyucu kitlesinin rahatlıkla anlayabileceği şekliyle MÜREN, denizaltıların sensörlerinden gelen sinyal işleme ve hedef hareket analizi verileri, iz yönetimi, gemi seyrüsefer ve silah kontrol birimlerini de içeren bir tür muharip beyin ve sinir ağları manzumesidir. Dolayısıyla sadece AKYA’dan değil, AKYA’yı destekleyen bir ağ ve veri odaklı harp mimarisinden de söz etmekteyiz.

AKYA harekat bağımsızlığı sağlayacak

Türk Deniz Kuvvetleri modernizasyonu yol haritasında 2 unsur kritik önemleriyle bilhassa dikkati çekicidir: Atmaca gemisavar füzesi ve AKYA ağır sınıf torpido. Peki, TCG Anadolu ya da Reis sınıfı denizaltılar gibi görkemli ve yüz milyonlarca dolarlık projelerin arasında neden bir gemisavar füzesini ve bir torpidoyu ön plana çıkarıyoruz? Çünkü söz konusu silah sistemleri, tüm askeri niteliklerinin yanı sıra farklı ve ortak bir stratejik anlama sahipler. Atmaca ve AKYA, harekat bağımsızlığı unsurlarıdır. Daha açık bir anlatımla dış kaynaklı tedarike gereksinim duymadan harbe devam etme olanağı sağlarlar.

Üzerinde hassasiyetle durmamız elzem olan harekat bağımsızlığı kavramını, halen devam eden Ukrayna-Rusya savaşı kapsamında yakından müşahede etmek mümkün. Kiev, Batı’nın askeri yardımlarının kesildiği ya da büyük ölçüde azaldığı bir durumda harbe devam edemez. Elbette konumuz deniz kuvvetleri ve AKYA olduğundan ötürü daha çarpıcı bir örnekle açıklayalım ve okuyucularımızı 1980’lerin başında İngiltere ile Arjantin arasında vuku bulan Falkland Savaşı’na götürelim. Arjantin Deniz Kuvvetlerinin Alman Type-209 sınıfı denizaltısı olan San Louis, dünyanın en yetenekli deniz güçlerinden biri olan Britanya Armadası’na karşı sadece savaşın sonuna kadar hayatta kalmayı başarmakla kalmamış, aynı zamanda birçok taktik angajmana da girmiştir. San Louis’in başarılı olamamasının nedenleri denizciler, askeri bilimciler ve silah sistem mühendisleri tarafından uzun yıllar tartışılmıştır. Farklı açıklamalar olsa da literatürdeki hakim görüşlerden genel kabul göreni, su altı ve su üstü hedeflere karşı ilgili denizaltının ana silahları olan Mark-37 ve SST-4 torpidolarının, çeşitli aksaklıklar ve hatalar nedeniyle yeterli performans gösterememesi olmuştur. İşte Roketsan’ın ağır sınıf AKYA ve hafif sınıf ORKA torpidoları, bir yandan Türk denizaltılarının San Louis’in kaderini takip etmesine engel olurken, diğer yandan da harbe devam etmek için yurt dışı bağımlılığına bir son verecektir.

Bu noktada, harekat bağımsızlığı için sadece milli silah sistemlerinin değil, alt-sistem bağımlılığının da dikkate alınması gereken bir faktör olduğunun altını çizelim. Birçok yayınımızda belirttiğimiz üzere, alt-sistem bağımlılığının azaltılması ve yönetilebilir hale getirilmesi, Türk savunma sanayisinin önünde aşması gereken eşiklerden biri. Bu eşiği atlamak için, Atmaca gemisavar füzesine güç veren Kale Arge KTJ-3200 yerli turbojet motor gibi başarı hikayelerine ve söz konusu hikayeleri mümkün kılacak bir savunma sanayisi ekosistemine gereksinim var.

Türk Deniz Kuvvetlerinin dönüşümü

Son olarak, AKYA ağır sınıf torpidosunun bir parçası olduğu Türk Deniz Kuvvetlerinin modernizasyonuna da kısaca değinmekte fayda var. Basında sıklıkla yer bulduğu üzere son Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı kararları, deniz gücüne öncelik veren bir eğilim gösterdi. Ek İSTİF sınıfı fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, yeni nesil mayın avlama gemilerinden milli hücumbot inşasına kadar birçok kabiliyet donanmaya kazandırılacak. Ülkenin tersane altyapısı da belirtilen hususlarda kritik altyapı niteliğinde.

Tabii, tüm olumlu adımları takdir ederken, TF-2000 projesinin gereken ilgiyi görmesinin elzem olduğunu da belirtelim. Özellikle Kızıldeniz’de yaşanan mevcut Husi saldırıları, asimetrik tehditlerin dahi donanmalar ve denizlerde güvenlik için ne kadar ciddi sonuçları olabileceğini gösterdi. Ayrıca, TCG Anadolu gibi platformların birlikte hareket etmesi gereken görev gruplarında, güçlü hava savunma platformlarının bulunması giderek artan bir zorunluluktur.

Son olarak, Türk deniz gücü perspektifinde 2 kritik trendin ön plana çıktığını belirtelim. Birincisi, Ukrayna-Rusya savaşının Karadeniz veçhesinde müşahede edildiği üzere, SİDA’lar (silahlı insansız deniz araçları) modern deniz harbinin yükselen bileşenleri olmayı sürdürecektir. Türk savunma sanayisi, SİDA alanında ciddi bir birikime sahip. Son dönemde, METEKSAN’ın ULAQ Kama sistemi gibi kamikaze (sarf edilebilir) SİDA’ların da kendilerine daha çok yer bulduğunu gözlemliyoruz. Rus Karadeniz Filosu’nun bugüne kadar olan tecrübesi ve zayiatı, klasik imkan, eğitim ve doktrinin kamikaze SİDA kabiliyeti karşısında gidecek çok yolu olduğunu ortaya koyuyor. Yine, denizaltı savunma harbi ve deniz mayınlarıyla mücadele gibi riskli görevlerde robotik sistemlere olan ihtiyaç artıyor. Türkiye, söz konusu eğilimi erken yakalayan ülkeler arasında.

İkinci olarak, esas dizayn felsefesi itibarıyla bir amfibi taarruz gemisi olan TCG Anadolu’dan sonra, gerçek bir uçak gemisi dizaynının karara bağlanması dikkati çekici. Türkiye’yi çevreleyen coğrafyada klasik bir uçak gemisi tasarısının askeri gerekliliği üzerine yapılacak tartışmayı, deniz harp alanında ihtisaslaşmış kurmaylara bırakalım.

Öte yandan üzerinde durmamız gereken bir politik gerçeklik var. Yüksek seviyede tüm savunma sanayisi projeleri ve önemli silah sistemleri, sadece askeri teknik meseleyi değil, siyasi mülahazayı ve jeopolitik düşünceyi de yansıtır. TCG Anadolu’dan sonra gerçek bir uçak gemisinin gündeme gelmesi, Türk Deniz Kuvvetlerine gelecekte atfedilen ya da atfedilmek istenen jeopolitik kimliğe ilişkin ciddi bir fikir veriyor: Ankara’nın dünyanın denizlerinde bir kuvvet aktarımı (power projection) kapasitesi kazanmak istediği artık açıktır. Söz konusu tasarının Türk savunma sanayisinin yükselen trendi olan robotik harp sistemleriyle birleşmesi ise sadece Türkiye değil, Türkiye’nin bir parçası olduğu NATO ittifakı ve Ankara’nın müttefikleri açısından da bir dönüm noktası olabilir.

[Dr. Can Kasapoğlu Hudson Enstitüsü kıdemli analisti ve Edam Savunma Programı direktörüdür.]???????

• Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.?

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/akyanin-turk-deniz-kuvvetleri-ve-turkiyenin-askeri-kapasitesi-acisindan-onemi/feed/ 0
Akdeniz’in en uzun süre izlenen kaplumbağası Tuba’nın sinyali kesildi https://www.karadenizhabertv.com.tr/akdenizin-en-uzun-sure-izlenen-kaplumbagasi-tubanin-sinyali-kesildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/akdenizin-en-uzun-sure-izlenen-kaplumbagasi-tubanin-sinyali-kesildi/#respond Sun, 07 Jan 2024 09:27:24 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2089

MUĞLA Dalyan’daki Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nin (DEKAMER), 28 Ağustos 2019’da uydu takip cihazı takarak denize bıraktığı, Akdeniz’in en uzun süre izlenebilen hayvanı olan ‘Tuba’ adı verilen 25-30 yaşlarındaki caretta carettanın sinyali kesildi. Takipçi sayısı 9 milyonu geçen Tuba’nın bu yaz Dalyan’a dönüp yuva yapması bekleniyor.

Dalyan İztuzu Plajı’nda bulunan DEKAMER, Dünya Doğa Koruma Birliği’nin (IUCN) nesli tehlike altındaki türler arasında kırmızı listede yer alan caretta caretta ve yeşil deniz kaplumbağalarının yaşamını uydu takip cihazıyla takip ediyor. Aralarında, 2019 yılında denize bırakıldığında kamuoyunun ilgisini çeken ‘Tuba’ adlı kaplumbağanın da bulunduğu 60 civarında deniz kaplumbağası, uydu takip cihazıyla izlendi. 2019’dan itibaren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı desteğiyle 20 civarında deniz kaplumbağasına uydu verici takıldı. Toplamda 26 kaplumbağadan 22’sinin sinyali, farklı zamanlarda kesildi.

AKDENİZ’İN EN UZUN İZLENEN HAYVANI

25-30 yaşlarında dişi iribaş caretta caretta olan ‘Tuba’nın 28 Ağustos 2019 tarihinde İztuzu kumsalından doğal yaşam ortamına bırakıldığını belirten DEKAMER Başkanı Prof. Dr. Yakup Kaska, Akdeniz’in en uzun izlenen hayvanı konumundaki Tuba’nın sinyalinin kesildiğini, uydu verici cihazının pilinin bittiğini söyledi. Tuba’nın sinyallerini gönderdiği ve güzergahının izlenebildiği harita üzerinde takipçi sayısının 9 milyonu aştığını belirten Prof. Dr. Yakup Kaska, “Tuba’nın bu yönüyle hem DEKAMER hem de ülkemizin tanıtım çalışmalarına büyük katkısı oldu. Akdeniz’in en uzun izlenen hayvanının, bu yaz döneminde yuva yapmak için Dalyan kumsalına dönmesini bekliyoruz. Cihazı da sırtındadır ve küpe numarasından tanıyabiliriz” dedi.

Uydu verici izleme projeleriyle, Türkiye’nin Akdeniz’deki kumsallarını çok iyi bildiklerini, bu kaplumbağaların kışı nerede geçirdiğine ilişkin önemli verilere ulaştıklarını anlatan Prof. Dr. Kaska, “Son yıllarda 60 civarında kaplumbağayı izledik. Akdeniz’de önemli deniz kaplumbağaları alanlarına yönelik çalışmalarımızı devam ettiriyoruz” diye konuştu.

DÖRT KAPLUMBAĞA SİNYAL GÖNDERİYOR

Pamukkale Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, DEKAMER başkan yardımcısı Dr. Doğan Sözbilen, 2019’dan sonra uydu verici cihaz takılarak izlemeye alınan 26 deniz kaplumbağasından 4’ünden sinyal alınmaya devam edildiğini, 22’sinin sinyalinin kesildiğini söyledi. Sinyali kesilmeyen kaplumbağaların ‘Güzel İzmir’, ‘Alice’, ‘Lansinoh’ ve ‘Benan’ olduğunu belirten Dr. Sözbilen, Tuba dahil diğer 22 kaplumbağanın sinyalinin ise kesildiğini kaydetti. Takibi yapılan tüm kaplumbağaların hepsinden de yeterli verileri aldıklarını anlatan Dr. Sözbilen, “Örneğin Tuba rekor düzeyde izlendi. Uzun süre izlenen Likya, daha önce çok fazla gidildiğini düşünmediğimiz Tunus’a kadar gitti. Lansinoh, Bodrum Gülük körfezinde. Güzel İzmir, Yunan adalarında Ege ortalarına doğru ilerledi. Kuzeye mi gidecek, Yunanistan üzerinden batıya doğru mu devam edecek merak ediyoruz. Alice, Dalyan bölgesinden ayrılmadı. Benan uzun süre Dalaman tarafında kaldıktan sonra şu an Kaş’ta, Türkiye’den ayrılmadı” dedi.

EYLÜLDE SİNYALİ KESİLDİ

Tuba’nın sinyalinin 2023’ün eylül ayında kesildiğini belirten Dr. Doğan Sözbilen, “Normalde bir sene civarında beklenirken, 4 yılın üzerinde rekor süreyle izledik. Tuba bu süreçte 24 bin kilometre civarında yol yaptı. İlk bıraktığımız dönemde Marmaris’te bir süre kaldıktan sonra Yunan adalarına, sonra Yunanistan’ın güneyine, Malta’da kışı geçirdikten sonra İtalya kıyıları ve Adriyatik denizinde uzun süre yaşadı. Hırvatistan ve Arnavutluk kıyılarına da uğradı. 2023 yılında gelebilir diye bekledik ama gelmedi. 2024 yılı için bekliyoruz. Gelirse yeni bir uydu verici takılmasını planlıyoruz. İkinci kez uydu vericiyle izleyebilirsek önemli bilgiler vereceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/akdenizin-en-uzun-sure-izlenen-kaplumbagasi-tubanin-sinyali-kesildi/feed/ 0