AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun, iki ülkeden 4 bakanın katılımıyla, onların inisiyatifleriyle aslında iş dünyasına bir çağrı yapılarak hayata geçirildiğini söyledi.
Dağlıoğlu, forumun, Suudi Arabistan tarafından Yatırım Bakanı ve Turizm Bakanının, Türkiye’den ise Hazine ve Maliye Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanı ev sahipliğinde geniş kapsamlı bir toplantı olarak gerçekleştirildiğini dile getirdi.
“Bu toplantı, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması”
Burak Dağlıoğlu, toplantının icrası için de Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve DEİK olarak işbirliği yaptıklarını ifade etti.
Dağlıoğlu, “Kapsamlı başlıklarda hem paneller vardı hem de atölye çalışmaları vardı. Özellikle altyapı projelerinde, inşaat sektöründe, gıda güvenliği alanında, enerji projelerinde ve yeşil dönüşümde nasıl işbirliği yapabiliriz bunları konuşmuş olduk. Teknoloji, konuşulan ayrı konulardan biriydi farklı atölye çalışmalarında. Geniş kapsamlı bir değerlendirme imkanı oldu.” diye konuştu.
Bu toplantının aslında iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu çok geniş kapsamlı bir vizyonun, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, şöyle devam etti:
“Biz bu vizyona yatırımlar perspektifiyle iş dünyasındaki karşılıklı ilişkileri geliştirmek adına katkı sağlamak amacıyla buradaydık. Burada yaklaşık 24 imza atıldı. Bunların bir kısmı kamu kurumları arasında oldu ama çok daha büyük sayıda iş insanları arasındaki, şirketler arasındaki imzalar oldu. Hatırlatmak isteriz ki benzeri bir etkinliği yine 22 Aralık 2022’de yine DEİK ile beraber Türkiye tarafında da Hazine ve Maliye Bakanlığı ve yine Suudi Arabistan tarafında Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı ile organize etmiştik. 13-14 ay sonrasında daha kapsamlı, daha geniş, somut adımların atıldığı bir toplantının yapıldığını görüyor olmak aslında doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”
“Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmi geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdi”
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, “Ama daha önemlisi, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının yüzde 100’ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu. Ticaret her zaman önden gidiyor. Sonrasında yatırımlar geliyor. Biz önümüzdeki çeyreklerde çok daha somut, büyük ölçekli yatırım haberlerini inşallah alıyor oluruz diyelim.” ifadesini kullandı.
Dağlıoğlu, burada iki bakanın, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanının başkanlığında, şirketlerin karşılıklı olarak kendi gündemlerini anlattıklarını ve hangi alanlarda işbirliği yapılabileceğini ifade ettiklerini söyledi.
“Turizm, iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan”
Forumda turizmin çok özel bir başlık olduğunu dile getiren Dağlıoğlu, şöyle konuştu:
“Orada tamamen ayrı atölye çalışmaları ya da şirketler arası gündemlerle, birebir görüşmelerle devam eden bir süreç de var. Turizm iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan. İçeride konuşulanlardan böyle alıntıyla söylüyoruz. Özellikle sezonların birbiriyle çakışmaması, Türkiye’de yaz aylarında turizm faaliyeti yüksekken Türkiye’nin kış aylarına girdiği dönemde Suudi Arabistan’da turizm sezonunun açılıyor olması gibi ciddi bir avantaj var ve bu ortak promosyonu, iki ülkenin turizm tanıtımında işbirliği yapabileceğini bahsetti bakanlar.”
Dağlıoğlu, programda, iki ülkenin turizm sezonlarının çakışmıyor oluşunun avantaja çevrilerek bu alandaki iş gücünün iki ülkede karşılıklı çalıştırılabileceğinin, ortak eğitim programlarının ve diğer alanlarda işbirliği imkanlarının konuşulduğunu aktardı. Dağlıoğlu, “Yine çok sıklıkla konuşulan, Türkiye turizm konusunda çok güçlü bir ülke. Dünyada en çok turist çeken 4’üncü ülke. Tabii bunu aslında özel sektörümüze de borçluyuz büyük oranda. Bu şirketlerin know-hub’ının, tecrübesinin oraya taşınmasıyla ilgili de geniş bir başlık vardı.” dedi.
“Suudi Arabistan, mega projelerinde Türk şirketlerini görmek istiyor”
Burak Dağlıoğlu, forumun özellikle yeşil dönüşüm alanları ve enerji başta olmak üzere birçok başlığı kapsadığını söyledi.
Bunlarla ilgili özel oturumlar düzenlendiğini belirten Dağlıoğlu, şunları kaydetti:
“Geniş tartışmalar oldu. Hangi alanlarda işbirliği yapılabilir? Yeşil dönüşüm adına bu önemli başlıktı. Gıda güvenliği, bir diğer önemli başlık. Gıda şirketleri arasında da bazı işbirlikleri konuşuluyor. Burada bir karşılıklı yatırımları içeriyor. Her iki ülkenin de birbirine katabileceği bazı faydalar var bu alanda. Altyapı ve inşaat projeleri en önemli başlıklardan birisi. Suudi Arabistan burada kendilerini özellikle 2030 vizyonu kapsamında bazı mega projeleri var. Buralarda Türk müteahhitlerini mutlaka görmek istediklerini, Türk mühendislik şirketlerini görmek istediklerini söylediler. Bunlar böyle kabaca öne çıkan başlıklar diye söyleyebiliriz.”
]]>Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin katkıları ve fintek şirketi Colendi’nin işbirliğiyle hayata geçirilen Medeniyet Teknopark’ın yatırım imza töreni İstanbul Medeniyet Üniversitesinde gerçekleştirildi. İmza törenine; Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik, Medeniyet Teknopark Genel Müdürü Ali Ramazan Tak ile Colendi Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Bülent Tekmen katıldı.
Törende konuşan Burak Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak özellikle doğrudan yatırımlar ve teknoloji girişimciliği alanında aktif rol oynayarak girişimcilerin sermayeye erişebilmesi; sermayedarların da Türkiye’deki girişim ekosistemini tanıması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Türkiye’de 100’e yakın teknoparkın olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, “Teknoparklarımızda 10 binin üzerinde şirket faaliyet gösteriyor. 1300’e yakın şirket kendi AR-GE merkezi bünyesinde AR-GE faaliyetleri yürütüyor.” diye konuştu.
?”Teknoparklar girişimcilik ekosistemi adına önemli paydaşlardan biri”
Dağlıoğlu, uluslararası doğrudan yatırım odaklı çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“700 kadar uluslararası şirketin de Türkiye’de AR-GE ve tasarım hizmetleri yürüttüğünü biliyoruz. Bu bizim için önemli göstergelerden, kendimize belirlediğimiz performans alanlarından biri. 2 yıl önce yaklaşık 450 kadar uluslararası şirket AR-GE faaliyeti yürütürken 2 yılda bu 700’e çıkmış. Kısa sürede bunu 1000’e ve üstüne taşıyacağız.
Teknoparklar girişimcilik ekosistemi adına bizim için önemli paydaşlardan biri. Hem uluslararası tanıtım turlarımızda hem de yurt içerisindeki etkinliklerimizde Türkiye’deki birçok teknoparkla işbirliği yapıyoruz. İstanbul Medeniyet Üniversitesi bünyesindeki İMÜ Karınca önümüzdeki dönemde markalaşacaktır. Bizim için önemli paydaşlardan biri haline geliyor. 7 ay sonrasına bir açılış hedefi koyduk. Bu proje (Medeniyet Teknopark) Türkiye’nin ilk 10 ekonomi arasında yer alacak ülke olmasına katkı sağlayacak bir proje. Çünkü bunun teknolojiyle olabileceğini biliyoruz.”
Teknoloji olmadan ekonomik büyümeyi sağlamanın mümkün olmadığını aktaran Dağlıoğlu, “Bu bağlamda bu projenin ayrı bir kıymeti olduğuna, gelecek nesiller için önemli bir altyapı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.
“Teknoloji ileri ve yüksek kalkınmanın asli gündem maddesi”
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü ve Medeniyet Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülfettin Çelik, teknolojinin ileri ve yüksek kalkınmanın asli gündem maddesi olduğunu söyledi.
Dünyanın bir yarış içinde olduğuna işaret eden Çelik, “Türkiye bu yarışın inşallah öncü ülkelerinden birisi olacak. Ayrıca dünya 5’ten büyüktür diye bir iddiamız var. Biz İstanbul Medeniyet Üniversitesi olarak bu iddiada bilginin sahibi, araştırmada öncülük eden, aynı zamanda bunları toplumsallaştıran, reel hayata aktaran bir üniversite olarak öncü üniversitelerden birisi olarak yerimizi almak istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Çelik, bugünkü beraberlikle yol alacakları Colendi şirketiyle olan niyetlerinin çok anlamlı olduğunu belirterek, “İnşallah nasip olursa sonbaharda bu mekanda değil de sahada binaların içinde açılış programında buluşmak üzere diyorum.” diye konuştu.
Colendi Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Bülent Tekmen ise Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılda 1 trilyon dolar yatırım çekebilecek bir ekosistem yaratacağından endişeleri olmadığını belirtti.
Dünyada 6 trilyon dolar yıllık kar elde edebilen bir finans teknolojisi sektörü olduğuna dikkati çeken Tekmen, “Biz bunun merkezinin Türkiye olması gerektiğine inanıyoruz. Bu alanda yapılabilecek her şey için geliştirmemiz gereken önce insan kaynağı, altyapı, teknoloji ve regülasyonlar. Bölgenin belki de global anlamda dünyanın en önemli ekosistemlerinden birini Türkiye’de oluşturmaya çalışıyoruz.” dedi.
Tekmen, bu hedef doğrultusunda 7-24 çalışan insanlar olduğuna vurgu yaparak, bundan sonra da bu dünyayı çok daha farklı yere taşıyabilmek adına büyük veri teknolojileri için veri merkezinin de hayata geçeceğini anlattı.
]]>