Sosyal medya hesaplarında çiçek satışı yapan boksör Kıvanç Şensöz’ün yabancı uyruklu eşi Dara Şensöz, oluşturulan hesaplarından çiçek buketi ile birlikte kendi fotoğrafını paylaştı. Aynı bölgede çiçekçilikle uğraşan Eşref Yunus Yıldırıcı’nın kız kardeşi Firdevs Yıldırıcı, Şensöz’ün eşinin paylaşımının ekran görüntüsünü alarak, kendi iş yerlerinin sosyal medya hesaplarından paylaştı. Firdevs Yıldırıcı’nın paylaştığı ve yüzü net görünmeyen fotoğrafı fark eden Kıvanç Şensöz, “Neden karımın fotoğrafını paylaşıyorsunuz, emek hırsızısınız” diyerek tepki gösterdi.
TUTUKLANDI
Firdevs Yıldırıcı, tepki sonrası fotoğraftaki kadının yüzünün buzlandığını, kırpıldığını, hata yaptığını belirterek özür diledi. Kıvanç Şensöz, Eşref Yunus Yıldırıcı ile yüz yüze görüşmek istedi ve 12 Ekim’de saat 19.00 sıralarında Kepez ilçesi Altınova Mahallesi’ndeki çiçek deposuna gitti. Bu sırada Şensöz, bir anda yumruk atarak Yıldırıcı’yı yere düşürdü. Yıldırıcı’ya defalarca tekmeleyen Şensöz’ü, dayısı Ali Okur kurtardı. Kısa sürede gelen sağlık ekibi, bilinci kapalı Yıldırıcı’yı Kepez Devlet Hastanesi’ne götürdü. Komaya giren Eşref Yunus Yıldırıcı, bir süre sonra hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Kıvanç Şensöz, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine konuldu.
‘HAKSIZ TAHRİK UYGULANMASIN’
Kıvanç Şensöz hakkında hazırlanan iddianame, Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, Kıvanç Şensöz’ün 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık tarafından yapılan incelemelerde, cinayete konu olan fotoğraflarda dekoltenin görünmediği, çiçeklerin ön plana çıkarıldığı ve sosyal medyada paylaşılan görselin herkese açık olarak yayınlandığına kanaat getirildi. Kıvanç Şensöz hakkında ‘haksız tahrik’ hükümlerinin uygulanmamasını talep eden savcılık, sanığın ‘Kasten adam öldürme’ suçundan yargılanmasını istedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadına yönelik şiddet ve cinayet davalarının ısrarlı takipçisi olan Avukat Sibel Önder, Buca’nın Yiğitler Mahallesi 320 Sokak’ta katledilen Rüya Polat’ın delil yetersizliğinden serbest kalan eşinin 8 yıl sonra müebbet hapis cezası almasını sağladı. Buca Belediyesi de adalet arayışlarına umut olması adına cesur avukatın adını söz konusu sokağa vermek için harekete geçti.
Avukat Sibel Önder ile 320 Sokak’ta bir araya gelen Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, şunları söyledi:
“Sibel Hanım’ın mücadelesinin, adalet arayan herkese umut vermesi için”
“Bu sokakta yıllar önce çok acı bir cinayet işlendi. Sibel Hanım’ın davadaki ısrarlı takibi sayesinde beraat kararı verilen dosya daha sonra tekrar görüldü ve ceza müebbet hapis cezasına çevrildi. Bu kararla o masum kadının ailesinin içi biraz olsun adalet duygusuyla rahatlamış oldu. Avukat Sibel Önder, şiddete uğrayan kadınların hak arayışında yanlarında oluyor. Bugüne kadar birçok davada eşine ya da sevgilisine şiddet uygulayan erkeklerin karşısına dikilerek, mahkemede kadınların lehine kararlar aldırmayı başardı. Baktığı tüm şiddet vakalarında, şiddet uygulayan erkeklerin demir parmaklıklar ardına atılmadan emekli olmayacağını söylüyor. Sibel Hanım’ın mücadelesinin, adalet arayan herkese umut, tüm avukatlarımıza da cesaret vermesi adına bu sokağa ‘Avukat Sibel Önder’ adını vermeyi planlıyoruz. Bu konuyu Buca Belediye Meclisi’mizde gündeme getireceğiz.”
“Katledilmiş tüm kadınlar adına kabul ediyorum”
Avukat Sibel Önder de adının sokağa verilecek olmasının kendisine onur verdiğini belirterek, “Katledilmiş tüm kadınlar adına kabul ediyorum” dedi.
Başkan Duman’ın desteğinin kendisini daha da kamçılayacağını aktaran Önder, “Sizler benim bu kadar arkamda olursanız, bundan sonra mazlumların sesi daha çok duyulur. Bu şekilde çocuklara daha iyi bir hayat verebiliriz, kadınlara daha güvenli bir hayat verebiliriz. Ölünün dili yok ama benim var, demek ki sizin de varmış başkanım. Çok mutlu oldum gerçekten” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(IĞDIR) – Iğdır’da Uzman Çavuş olarak görev yapan F.B. (32), tartıştığı boşanma aşamasındaki eşi Esra B’yi (25) bıçaklayarak öldürdü.
Olay, akşam saatlerinde Yeni Mahalle’de meydana geldi. İddiaya göre, Uzman Çavuş F. B, bir süredir ayrı yaşadığı ve boşanma aşamasında olduğu Esra B. ile otomobilde tartışmaya başladı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle F.B, Esra B’yi bıçakladı.
Daha sonra jandarmaya giderek eşini öldürdüğünü itiraf eden F.B, teslim oldu.
İhbar üzerine jandarma eşliğinde olay yerine giden sağlık ekipleri Esra B’nin hayatını kaybettiğini belirledi.
F. B. gözaltına alındı. Olaya ilişkin soruşturma başlatılırken, çiftin iki yaşında bir çocuğu olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’da kahvehanede otururken kimliği belirsiz bir kişi tarafından tabancayla başından vurulan Baran Cengiz (18), hayatını kaybetti.
Olay, saat 19.30 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Barbaros Mahallesi’nde meydana geldi. Kahvehanede oturan Baran Cengiz, kimliği belirsiz kişinin silahlı saldırısına uğradı. Saldırganın tabanca ile açtığı ateş sonucu başına isabet eden kurşunla ağır yaralanan Cengiz, yere yığıldı. Şüpheli olay yerinden kaçarken, Cengiz ise ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Durumu ağır olan Cengiz, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Cinayet şüphelisini yakalamak için harekete geçen polis, olayla ilgili soruşturmaya çok yönlü olarak devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Bayraklı Belediyesi Meclis toplantısında AK Parti Meclis Üyesi Latif Aydemir’in kadın cinayetleriyle ilgili “Öldürenler kadar ölenler de suçludur” sözleri büyük tepki çekmişti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Aydemir’in kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildiğini duyurmuştu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Latif Aydemir, konuşmasının çarpıtıldığını ve kendisine zarar verilmesinin amaçlandığını savundu.
İSTİFA ETTİ
Kadına şiddete karşı önlemleri de içeren 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”un mağduriyetler yarattığını öne süren Aydemir, “Üç kızımla birlikte üyesi olduğum parti, dernek ve yardım kuruluşlarıyla kadının toplumsal hayatta var olması ve yüceltilmesi adına mücadele ettim. Yıllar süren bu mücadelemin, çarpıtılan sözlerim nedeniyle zarar görmesinden dolayı derin üzüntü içindeyim.
Mecliste sarf ettiğim sözlerin amacı dışında basına servis edilerek toplumda yanlış bir algı yaratılmıştır. Konuşmamda asıl vurgulamak istediğim husus, şiddet ve cinayet olaylarının önlenmesi adına ölüm ve ölüme sebebiyet veren olguların ve zihniyetin irdelenmesi gerektiğiydi. Kadınları tenzih ederek yaptığım konuşmada asıl dikkat çekmek istediğim, 6284 sayılı yasanın yanlış uygulanması sonucu oluşan mağduriyetlerdi. Yanlış anlaşılan cümlemden dolayı kamuoyundan özür diler, bu vesileyle 2002 yılından beri her kademesinde görev aldığım Adalet ve Kalkınma Partisi’nden, partimin zarar görmemesi adına istifa ettiğimi kamuoyuna saygılarımla arz ederim” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Garipoğlu ailesinin oğulları Cem Garipoğlu sevgilisi olan Münevver Karabulut’u 3 Mart 2009 tarihinde Bahçeşehir’de bir villada hunharca katledilmiş ve cesedi Etiler’de bir çöp konteynırında bulunmuştu. Cem Garipoğlu cinayetten 197 gün sonra teslim olmuş ve cezaevindeyken intihar ederek hayatına son vermişti. Bir anda Türkiye’nin gündemine oturan bu cinayet sonraki yıllarda her aşaması ile Türkiye gündeminden düşmedi. Son olarak geçtiğimiz hafta ailenin başvurusu üzerine yeniden DNA testi istendi. Ailenin avukatı Rezzan Epözdemir’in başvurusunu yerinde bulan mahkeme Garipoğlu’nun mezarının açılmasını ve yeniden DNA alınmasına karar verdi. Geçtiğimiz hafta açılan mezardan alınan naaş İstanbul Adli Tıp Kurumu’na getirilerek incelendi. İncelenme sonucunda alınan DNA örneklerinin Cem Garipoğlu’na ait olduğu kararı çıktı. Bu gelişme üzerine neredeyse her gelişmesi Türkiye gündemine oturan vahşi cinayetle ilgili olarak ortaya atılan FETÖ iddiaları yeniden gündeme geldi.
Cinayetin ortaya çıkması ile Bahçeşehir’de bulunan villaya inceleme için gelen polislerin 700 bin euro’yu zimmetlerine geçirdikleri iddiası bir anda Türkiye gündemine bomba gibi düştü. Villa’da inceleme yapan polislerden 6’sı 700 bin euro’yu kayıtlara geçirmeyerek zimmetlerine geçirmişlerdi. Zimmet olayının ortaya çıkmasının ardından 6 polis memuru ve güvenlik kamera görüntülerini sildikleri öne sürülen 3 site görevlisi yargılanmaya başlamıştı.
Zimmet olayının ortaya çıkmasının ardından peş peşe açıklamalar yapan ailenin avukatı Rezzan Epözdemir zimmet olayının kişisel olmadığını paranın FETÖ’ye gittiğini iddia etmişti. Epözdemir, sanık polislerin avukatının daha sonra bir FETÖ kaçağı olduğunu da iddialarına ekledi.
Konunun yeniden gündem olmasıyla, 2018’de karara bağlanan ve evde bulunan 700 bin Euro’yu tutanaklara geçirmedikleri ve güvenlik kamera görüntülerini incelemedikleri iddiasıyla 6 polis ve 3 site görevlisinin yargılandığı dava yeniden akıllara geldi. 16 Ocak 2018’de davayı karara bağlayan mahkeme, 6 polis memuruna “Görevi kötüye kullanmak” suçundan 6’şar bin TL adli para cezası verdi. İki site görevlisi de “Suç Delilerini yok etme gizleme veya değiştirme” suçundan da 6’şar bin TL adli para cezası aldı.
Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir o günlerde iddianamenin bir türlü mahkeme tarafından kabul edilmediğine dikkat çekerek 26 Nisan 2010’da düzenlenen davanın 4 ay sonra zamanaşımına uğrayacağı konusunda uyarı yapmıştı. Epözdemir dosyaya gelen raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için kurumlara yazılan yazılara ret cevabı geldiğini anlatarak, mahkemenin harici diski incelenmesi için TÜBİTAK, İTÜ ve Adli Tıp Kurumu’na gönderdiğini belirterek, bu kurumların personel ve kalifiye eleman olmamasını gerekçe göstererek harici diski incelemediklerini ileri sürmüştü.
Mahkemenin son olarak harici diski gönderdiği jandarmanın da diskin kendilerinde olmadığını ilettiğini anlatan Epözdemir, “Adeta gizli bir el bu dosyaya dokundu ve dosyadan harici diski kaybetti. Adeta dosyaya vebalı muamelesi yapıldı. Sonrasında bir baktık ki, dosyadaki polis olan altı sanığın avukatı, MHP’deki kaset komplosundan şike kumpasına kadar birçok önemli dosyada FETÖ’nün yargı imamından bahisle hakkında tutuklamaya esas yakalama kararı olan bir avukat. Sanık polislerin avukatı Halil İbrahim Koca 17 – 25 Aralık olaylarından sonra FETÖ’den aranan biri haline geldi. O zaman bütün parçaları birleştirdik. Hem aile de hem bizde makul şüphe uyandı. Buradan elde edilen 700 bin avronun dahi bu terör örgütüne aktarılmış olabileceği kanaatindeyiz” şeklinde açıklamalarda bulunmuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisalı çiftçi cinayete kurban gitti
MANİSA – Manisa’nın Salihli ilçesinde bir çiftçi üzüm bağında kimliği belirsiz kişiler tarafından silahla vurularak öldürüldü. Olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheliden 2’si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Olay, Yeşilova Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çiftçilikle uğraşan İzzet Doğan (61), üzüm bağında kimliği belirsiz kişiler tarafından öldürüldü. İhbar üzerine olay yerine gelen Manisa İl Jandarma Komutanlığına bağlı Salihli İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin yaptığı incelemede Doğan’ın ateşli silahla öldürüldüğünü tespit etti.
Olay yerinde yapılan incelemede 1 çekirdek ve 1 adet boş kovan bulan ekipler, şüphelilerin tespiti için çalışma başlattı. Manisa İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü, Jandarma Suç Araştırma Dedektifleri ve Salihli JASAT ekiplerinin çalışması sonucu İzzet Doğan ile akrabaları arasında husumetli olduğunu belirledi. Yeşilova Mahallesi’nde husumetli olduğu tespit edilen İ.E. ve E.E. isimli şahısların ikametlerinde arama yapıldı. Yapılan aramada 1 adet ruhsatsız tabanca 3 adet ruhsatsız kurusıkı tabanca, 1 adet havalı tabanca, 1 adet kurusıkı tabanca şarjörü, 1 adet tabanca şarjörü, 6 adet ruhsatsız av tüfeği, 1 adet kasatura, 27 adet kurusıkı tabanca fişeği, 4 adet bıçak, 6 adet 7,65 tabanca fişeği, 10 adet çakı, 121 adet av tüfeği fişeği ele geçirildi.
Husumetli akrabalardan İ.E. gözaltına alındı. Çalışmalarını sürdüren jandarma ekipleri, çevredeki kamera kayıtlarında husumetli 2 şahsın beyaz renkli bir araç ile değişik tarihlerde Yeşilova Mahallesine giriş yaptıklarını belirledi. Ekipler, şüphelilerin S.G. ve E.G. olduğunu tespit etti. Şüphelilerden S.G. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki ikametinde yakalanıp gözaltına alınırken, E.G. ise Azerbaycan’ın Bakü şehrine gitmek üzereyken Sabiha Gökçen Havalimanında yakalandı. Yakalanan 2 şüpheli, Salihli’ye getirildi. Şüphelilerin kullandığı araç ise çekici vasıtasıyla İlçe Jandarma Komutanlığı önüne getirilip, Olay Yeri İnceleme Timleri tarafından detaylı arama ve inceleme yapıldı.
Jandarmadaki işlemlerinin adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden S.G. ve E.G., çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp Salihli T Tipi Kapalı Cezaevine gönderilirken, İ.E. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAFTALAR SONRA ORTAYA ÇIKTI
Narin’in annesi Yüksek Güran ile ilgili haftalar sonra ortaya çıkan bir detay ise büyük ses getirecek cinsten. Narin’in Diyarbakır’daki köylerinde kaybolmasından 3 gün sonra Gülistan Doku’nun ailesinin yaptığı ziyarette kaydedilen bir an haftalar sonra gündem oldu.

“NARİN’İN ANNESİ DE BU HALE DÜŞMESİN”
Tunceli’de kaybolan ve 4,5 yıldır haber alınamayan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, anne Yüksel Güran’a sarılarak ağlarken “Gülistan’ımız 4 yıldır yok, karanlıkta kaldı. Şuramıza alev düştü. Narin’in annesi de bu hale düşmesin diye herkesi Narin’i aramaya davet ediyoruz” diye konuşmuştu.
“NE OLUR KIZIMI BIRAKIN, NE OLUR BİR KÖŞEYE ATIN”
Söz konusu ziyaret sırasında anne Güran’ın söylemiş olduğu ifadeler herkesin dikkatini çekti. Dikkatli kullanıcıların sosyal medyadan paylaştığı görüntülerde annenin şu ifadeleri kullandığı görüldü; “Narin karanlıkta kalmasın. Gülistan’ın ailesi yanmış biz de yanmayalım. Kimseler yanmasın. Ne olur kızımı bırakın, ne olur bir köşeye atın. Ne olur benim kızıma göstermeyin. Kızım biliyor, dayanamıyor.”

ANNE GÜRAN “ÖLDÜRMEYE İŞTİRAK” SUÇUNDAN TUTUKLANMIŞTI
Anne Yüksel Güran’ın bu sözleri birçok kişinin dikkatini çekerken söz konusu video kısa sürede gündem yarattı. Savcılık, anne ve oğlunu ‘çocuğu kasten öldürmeye iştirak’ suçundan tutuklamaya sevk ederken, hakimlik tutuklamayı ‘çocuğu kasten öldürmek’ suçundan yapmıştı. Hakimlik, anne ve oğlunun, ‘Çocuğu kasten öldürmek atılı suçuna yönelik kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren dosyadaki mevcut delil durumu ve şüphelilerin aşamalarda verdikleri beyanlardaki çelişkiler’ nedeniyle tutuklanmasına karar vermişti.
Erdem AksoyHaberler.com – Güncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2’NCİ TANIK ORTAYA ÇIKTI
Narin cinayetinin organize bir şekilde işlenmiş olabileceği konusu tüm yönleriyle inceleniyor. Soruşturmada tutuklu amcanın olay günü tarlada olduğu iddiasını yalanlayan 2’nci bir tanık olduğu ortaya çıktı.
1 SAAT 12 DAKİKA İÇİNDE 5 KEZ ARAMIŞ
Amca Salim Güran, jandarmadaki ifadesinde Narin’in kaybolduğu gün 18.50’de tarlada olduğunu iddia etmişti. Ancak tanık Mehmet Şevket Kaya, amcayı 18.30-19.00 saatlerinde çocuğun evinin orada gördüğünü söyledi. Güran bu ifadeye “Öyle bir şey yok, yalan söylüyor” diye tepki gösterdi. Amcanın olay günü yaptığı telefon görüşmelerinde Antalya’dan bir kişiyle defalarca telefonda görüştüğü ortaya çıktı. HTS kayıtlarında amcanın, Narin’in kaybolduğu gün 1 saat 12 dakika içinde Antalya’da yaşayan 1 kişiyi 5 kez aradığı anlaşıldı. Ekipler bu arama kaydını araştırılıyor.
AÇIĞA ALINDI
Soruşturma kapsamında tutuklanan Tavşantepe Mahallesi Muhtarı Salim Güran, Bağlar Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu kararıyla tutukluluğundan dolayı muhtarlık görevinden uzaklaştırılarak yerine geçici olarak 1. aza görevlendirildi. Kesin hüküm verildiğinde Salim Güran’ın muhtarlığının tamamen sona erip ermeyeceğine karar verileceği belirtildi.
CİNAYET DÜNYA BASININDA
Narin Güran olayını yakından takip eden dış basın da olayı bütün ayrıntılarıyla veriyor. Fransız AFP, Al Arabiya, Free Malaysia Today, The Peninsula, Ewro News ve BBC News, gibi uluslararası medya kuruluşlar Narin Güran cinayetini yakından takip edip haberlerini yayınlıyorlar.
Erdem AksoyHaberler.com – Güncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyarbakır Bağlar ilçesinde kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’dan gelen acı haber, tüm ülkeyi yasa boğdu.
19 günlük arayışın sonucunda evine 2 kilometre uzaktaki Eğertutmaz Deresi yatağında bir çuval içinde Narin’in cansız bedenine ulaşıldı.
Ön otopsi raporunda bacağında kırık ve boynunda şüpheli bir lezyon olduğu, ayrıca 15 gün kadar suda kaldığı belirlendi.

OYUN ARKADAŞLARI MEZARINA GELDİ
Narin’in cansız bedeni, otopsi işleminin ardından köyünde toprağa verildi.
Minik Narin’in mezarının başına sevdikleri gelerek dualar etti. Onlardan bazıları ise Narin’in oyun arkadaşlarıydı.
Narin’in oyun arkadaşları mezarına gelerek çiçekler bıraktı.

Abdullah Paçal
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘GEL KONUŞALIM’ DİYE ÇAĞIRMIŞLAR
Olay, 31 Ağustos günü Çukurova ilçesine bağlı Kabasakal Mahallesi Rüzgarlı Tepede meydana geldi. İddiaya göre, Selcan Ç. bir süredir oto tamircisi olan Ramazan Karabulut ile yasak aşk yaşadı. Selcan Ç., sevgilisi Ramazan Karabulut ile arasında tartışma çıktı. Tartışmadan Selcan Ç., yakın arkadaşı olan Talüt Yavuz (53)’u arayarak Ramazan ile kavga ettiğini söyledi. Talüt Yavuz Ramazan’ı arayarak ‘Gel konuşalım’ diyerek Rüzgarlı Tepeye çağırdı. Ramazan Karabulut, çağırılan yere geldikten sonra Talüt Yavuz ile birlikte Selcan Ç. Uğurcan Sergen Dokumacı (23), Kemal Elmasten (19), Murat Güngör ile H.Y (15)’de geldi.

ÖNCE DÖVDÜLER SONRA BIÇAKLAYARAK ÖLDÜRDÜLER
Ramazan Karabulut, Selcan Ç. ile konuşmak istedi ancak gelen kişiler kavga çıkarttı. Karabulut’u öldüresiye dövdüler daha sonra Uğurcan Sergen Dokumacı bıçağını çekti. Dokumacı, Ramazan’ı bacağından bıçakladı. Ramazan kanlar içerisinde yere yığılırken kavgaya karışan herkes otomobile binerek hızla kaçtı.

CESEDİNİ ÇOBANLAR BULDU
Rüzgarlı Tepe mevkiinde hayvan otlatan bir çoban, yerde hareketsiz yatan Karabulut’u görünce durumu 112 Çağrı Merkezine bildirdi. Olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri Ramazan Karabulut’un öldüğünü belirledi. Karabulut’un cesedi Adana Adli Tıp Kurumuna kaldırılırken burada yapılan otopsisin ardından toprağa verildi.

CİNAYET POLİSLERİ 6 ŞÜPHELİYİ OPERASYONLA YAKALADI
Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Karabulut’un katillerini bulmak için bölgedeki güvenlik kameralarını, PTS kayıtlarını hepsini incelemeye aldı. Yapılan incelemeler sonucunda şüphelilerin yerleri tespit etti. Şafak vakti yapılan operasyonla 6 şüphelide kıskıvrak yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler emniyetteki ifadelerinde Karabulut’u dövdüklerini itiraf ederken bıçağı Uğurcan Sergen Dokumacı’nın kullandığını belirttiler. Dokumacı ise suçlamaları kabul etmedi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelerden Selcan Ç. ile beraberindeki 4 kişi tutuklanırken 15 yaşındaki H.Y serbest kaldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KISKANÇLIK TARTIŞMASI KANLI BİTTİ
Dün akşam saatlerinde merkez Selçuklu ilçesi Hüsamettin Çelebi Mahallesi’nde meydana gelen olayda Bekir Durmaz (53) ayrılık aşamasındaki eşi Elif Durmaz’ı (37) arayarak çocuklarının ihtiyacı için alışverişe gitmek istedi. Kız kardeşinin evinde yaşayan Elif Durmaz, eşinin teklifini kabul etmesinin ardından Bekir Durmaz eşini 42 ADD 102 plakalı otomobili ile aldı. Daha sonra ikili arasında kıskançlık nedeniyle tartışma çıktı. Tartışma sırasında Bekir Durmaz yanında bulunan bıçakla Elif Durmaz’ı vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladı.

EŞİNİ ÖLDÜRÜP KARAKOLA GİTTİ
Sürücü, daha sonra aracında bıçaklanmış haldeki eşiyle Özalkent Polis Merkezi’ne giderek teslim oldu. Polislere eşini bıçakladığını söyleyen Bekir Durmaz gözaltına alındı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk kontrolünde Elif Durmaz’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekiplerinin incelemesinin ardından Durmaz’ın cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Konya Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı.
İLK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Zanlı Bekir Durmaz’ın emniyetteki ilk ifadesinde, “Eşimle ayrılık aşamasında olduğumuz için bir süredir ayrı yaşıyorduk. Çocukların ihtiyacı için alışverişe çıktık. Bu sırada kıskançlık nedeniyle kavga çıktı. Yanımda bulunan bıçakla olay gerçekleşti. Daha sonra en yakın karakola gittim” dediği öğrenildi.
Zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÜÇ ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ
29 Temmuz’da Taylor Swift temalı bir dans kursuna yapılan saldırıda 6 yaşındaki Bebe King, 9 yaşındaki Alice Dasilva Aguiar ve 7 yaşındaki Elsie Dot Stancombe sınıfta bıçaklanarak öldürülmüş, 10 kişi de yaralanmıştı.
Swift, Londra’daki Wembley Stadyumu sahnesinde olaya değinmemiş olsa da kurbanların ailelerine bizzat ulaştığı anlaşıldı.
The Sun gazetesine konuşan bir kaynak, “Taylor sahnede Elsie Dot, Alice ve Bebe hakkında konuşmamış olabilir ama ailelerine ulaştı. Bu onun zihnini çok meşgul eden bir konu” dedi.
Taylor, 29 Temmuz’da yaşanan trajedinin ardından, “Bu ailelere taziyelerimi nasıl ileteceğimi hiç bilmiyorum” şeklinde bir açıklama yayımlamıştı.
Swift, “Dün Southport’ta meydana gelen saldırının bıraktığı dehşet hissi sürekli üzerime çöküyor ve tamamen şoktayım. Yaşamların ve masumiyetin kaybedilmesi ve orada bulunan herkesin, ailelerin ve ilk müdahale ekiplerinin yaşadığı korkunç travma. Bunlar sadece dans kursuna giden küçük çocuklardı. Bu ailelere taziyelerimi nasıl ileteceğimi hiç bilmiyorum” diye yazmıştı.
TERÖR ŞÜPHESİYLE KONSERLERİ İPTAL EDİLDİ
Terör saldırısı şüphesiyle Viyana’da planlanan konserleri iptal edilen Swift, ‘Eras’ adlı dünya turnesine İngiltere’de devam ediyor. Avusturya’daki yetkililer, sanatçının kapalı gişe performanslarından birinde büyük bir saldırı planladığından şüphelenilen iki genci gözaltına almıştı. Biri 19, diğeri 17 yaşında olan iki gencin DAEŞ ile bağlantısı ortaya çıkarılmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiltere'de akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. 14 yaşındaki Scarlett Vickers isimli bir kız çocuğu, baba Simon Vickers (48) ve anne Sarah Hall (44) tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
Ülkede büyük yankı uyandıran olay sonrası anne ve baba gözaltına alınırken, talihsiz kızın öldürülmeden saatler önceTikTok paylaşımında aynı odada ayna karşısında bir selfie çekilerek TikTok'tan paylaştığı görüldü. Siyah-beyaz paylaşımına Vickers'in "Lütfen dağınıklığı görmezden gelin" dediği ifade edildi.
Anne ve babası tarafından katledilen kızın arkadaşları, sosyal medya hesaplarından "En iyi arkadaşım seni özlüyor, zavallı bebeğim", "Orada rahat uyu, Scarlett gitti ama asla unutulmayacak", "Rahat uyu güzel kız, bunların hiçbirini hak etmedin" paylaşımlarıyla arkadaşlarına veda ettiler.
]]>Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Seferşah Mahallesi Çay Sokak’ta 2022 yılı Ağustos ayında meydana gelen olayda, Gencay Korur, boşanma aşamasında olduğu eşi Ayşe Korur’u kayınpederinin evinde tüfekle vurdu. Yaralanan Ayşe Korur, Ezine Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cinayetin ardından Gencay Korur, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve İzmir Dikili İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından suç aleti ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğüne getirilen Gencay Korur, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Tutuklu sanık Gencay Korur’un Çanakkale 1’nci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına başlandı. Ezine ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi Ayşe Korur’u kayınpederinin evinde av tüfeğiyle vurarak öldüren tutuklu Gencay Korur’un Çanakkale 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde davanın 5’inci duruşması görüldü.
Tutuklu sanık Gencay Korur, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya hazır bulunurken, Ayşe Korur’un yakınları da duruşmaya katıldı. Duruşma da tutuklu sanık Gencay Korur’a ait telefon kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda hazırlanan rapor mahkemeye sunuldu.
Bilirkişi raporunda Gencay Korur’un telefon rehberinde ‘Aşkım’ isimli kişiye 10 Ağustos 2022 tarihinde cinayetten 1 gün sonra yazdığı mesajlar da şu ifadeler yer alıyor:
“Gencay Korur; Ben Ayşe’yi öldürdüm, kaçıyorum.
Aşkım; Ne zaman? Hani yapmaktan vazgeçmiştin. Sen ciddi misin? O zaman neden teslim olmuyorsun da kaçıyorsun ki?
Gencay Korur; Olacağım.
Aşkım; Hani hapiste el üstünde tutarlardı, şimdi ne değişti.
Gencay Korur; Gidiyorum. Teslim olacağım.
Aşkım; Öldüğüne emin misin? Belki sadece yaralanmıştır.
Gencay Korur; ya salak salak konuşma öldü diyorum”.
Tutuklu sanık Gencay Korur, mahkemedeki savunmasında bilirkişi raporunu kabul etmediğini belirterek, “3 kızım da benden değil. Çocuklar benden değil. Eşim kimden hamile kaldı. DNA testi istiyorum” dedi. Korur’un savunmanın ardından mahkeme heyeti davayı 12 Mart tarihine erteledi.
Duruşma sonrası adliye çıkışında açıklama yapan müşteki avukatı Ahmet Erzi, “Ayşe Korur cinayetinde sanık her ne kadar namus cinayeti şeklinde cinayeti işlediğini beyan etmiş ise de telefon yazışmalarında sanığın başka kadınlarla olan samimi konuşmaları aynı zamanda birlikte olduğu kadınlara kendi eşini Ayşe Korur’u öldüreceğine dair beyanları ortaya çıkmıştı. Dolayısıyla namusa ilişkin hiçbir şey yoktur, kalmamıştır. Mevcut halden Cumhuriyet Savcımız mütalaasını hazırlamak üzere dosyanın kendisine tevdi edilmesini talep etti. Önümüzdeki celse mütalaa açıklanacak. Biz mütalaanın ağırlaştırılmış müebbet olacağından hiçbir şüphe duymamaktayız. Sanığında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alacağından şuandaki durum itibariyle hukuken de emin durumdayız. İnşallah hak ettiği cezayı alacak. Ayşe Korur’u öldürdüğünü kendi kız arkadaşına anlatıyor. Anlattıktan sonra da kız arkadaşının şöyle bir beyanı var. Diyor ki; ‘Hani öldürmekten vazgeçecektin’ yani karısını öldür meyi daha önce planlayıp, kendi kız arkadaşına anlatıyor. ve öldürdükten sonra da kız arkadaşına bilgi veriyor; ‘ben karımı öldürdüm’ diye. Cep telefonu kayıtlarında var. Sevgilisini telefonuna aşkım diye kaydediyor. Daha sonra da karım beni aldattı diye savunma yapıyor. Yani ortada bir namusa ilişkin herhangi bir durum söz konusu değil. Burada eşini aldatan da sanığın kendisi, indirim almak için dava boyunca bir takım yalanlar, iftiralar attı. Lakin bunların hiç biri de gerçeklik payı noktasında ortaya çıkmadı. Sanığın en ağır cezayı alacağından biz artık eminiz” dedi. – ÇANAKKALE
]]>Bayramiç ilçesine bağlı Sarıot köyü yakınlarındaki cinayet olayı 8 Şubat akşamı saat 20.30 sıralarında meydana geldi. Şakir Aydın ve Tayfun Avcı motosiklet ile köyden ayrıldı. Şakir Aydın ve Tayfun Avcı köy kavşağından anayola motosikletle döndükleri sırada kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından açılan ateş sonucu vuruldu. Şakir Aydın olay yerinde, Tayfun Avcı ise kaldırıldığı Bayramiç Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti.
Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme, Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı Suç Araştırma Timi (JASAT), İstihbarat Şube, Siber Suçlar, Özel Köpek Timleri, İlçe Jandarma Komutanlığı Asayiş ve Trafik Timleri pompalı tüfekle öldürülen Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın katil zanlılarını yakalamak için çalışma başlattı. Ekipler, Bayramiç ilçe merkezi olmak üzere Sarıot köyü ile Akçakıl köyünde şüphelilerin yakalanması için çeşitli adreslerde arama yaptı. Özel Köpek Timinde yer alan ‘Tahra’ isimli köpek ile ekipler, gece boyu ve gündüz devam eden yakalama çalışmaları çerçevesinde ekiplere destek verdi. 3 gün boyunca gece gündüz ilçenin giriş ve çıkış noktaları tutuldu.
Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ve JASAT ekipleri dün cinayet olayına karışan şüphelilerden A.G. ve C.Ö. 9 Şubat’ta yakalanarak, gözaltına alındı. İstihbarat Şube Müdürlüğü firari olarak aranan A.K. ile yaşları 16 yaşında olan ve suça sürüklenen D.B. ve H.M.K’yi 10 Şubat günü titiz çalışmalar sonucu Bayramiç ilçe merkezinde saklandıkları evde yakaladı. Gözaltına alınan 3 şüpheli ifadeleri alınmak üzere Bayramiç ilçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.
Cinayette kullanılan pompalı tüfeği attığı yeri söyledi
Öte yandan Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın öldürüldüğü cinayette kullanılan pompalı tüfek Bayramiç ilçe merkezinde sulama kanalındaki çalılıklar içinde bulundu. A.K. cinayet sonrası sulama kanalı yakınlarında çalılık içindeki pompalı tüfeğin yerini Jandarma İstihbarat ve JASAT ekiplerine gösterdi.
Cinayet olayının altından uyuşturucu ile alacak, verecek meselesi çıktı
Bayramiç ilçesine bağlı Sarıot köyünde meydana gelen pompalı tüfekle saldırının altından uyuşturucu ile alacak, verecek meselesi çıktı. Sarıot köyünden çıkan Şakir Aydın ve Tayfun Avcı, köy kavşağından anayola motosikletle döndükleri önü iddiaya göre bir araçla kesildiği, yaşanan tartışma sonra Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın pompalı tüfekle öldürüldüğü ortaya çıktı. Öte yandan, Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın öldürülmeden cinayet zanlıları ile bir vatandaş tarafından yapılan hayra katıldıkları ve sonrasında köyde bir evin bahçesinde alkol aldıkları ortaya çıktı.
5 şüpheli adliyeye sevk edildi
Bayramiç’te pompalı tüfekle öldürülen Şakir Aydın ve Tayfun Avcı cinayetinde gözaltına alınan 5 şüpheli jandarmadaki işlemlerinin ardından Bayramiç adliyesine sevk edildi. Jandarma ekipleri şüphelileri adliyeye getirdiği sırada geniş güvenlik önlemi aldı. Cinayet zanlısı A.K. jandarmadaki ilk ifadesinde cinayeti itiraf etti. – ÇANAKKALE
]]>Kardeşi pusuda ölen ağabey, faillerin bulunmasını istiyor
Hain saldırı ‘yan bakma’ yüzünden gerçekleştirilmiş
Acılı ağabey Mehmet Aslanhan:
“Ağabeyimin katilleri halen firar”
ADANA – Adana’da benzin istasyonunda öldürülen Ahmet Aslanhan’ın cinayet anının güvenlik kamerası ortaya çıkarken, acılı ağabey “Kardeşimi öldürenler halen firar. Bir an önce bu şahısların yakalanmasını istiyorum” dedi. Öte yandan, cinayete kurban giden adamın, oğlu ile bir genç arasında yan bakma kavgası yüzünden çıkan tartışma sonucu öldürüldüğü ortaya çıktı.
Olay, 5 Ekim 2023’te saat 10.00 sıralarında, merkez Yüreğir ilçesi Doğankent Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. İşe gitmek için akaryakıt istasyonunda servis bekleyen Ahmet Aslanhan (46), bu sırada tuvalete girdi. O esnada istasyonda bekleyen otomobildeki 2 kişiden kar maskeli kimliği belirsiz şüpheli, araçtan inip, tuvaletten çıkan Aslanhan’ı başından tabancayla vurdu. Ağır yaralanan Aslanhan, kanlar içinde yere yığılırken, şüpheli ise havaya ateş açıp, kendisini bekleyen otomobile binerek kaçtı. Diğer çalışanların ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
2 gün sonra öldü
İlk müdahalesi yapılan Aslanhan, ambulansla Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ameliyat edilip, yoğun bakım ünitesine alınan Aslanhan, olaydan iki gün sonra hayatını kaybetti. Aslanhan’ın cenazesi toprağa verilirken, Adana Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri olaya karıştığı tespit edilen S.G.’yi yakaladı. S.G., ifadesinin ardından çıkartıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanırken, diğer failler ise halen bulunamadı.
Cinayet anbean kamerada
Akaryakıt istasyonunda işlenen cinayet anının ise güvenlik kamerası ortaya çıktı. Kar maskeli bir şüphelinin koşarak geldiği, tuvaletten çıkan Ahmet Aslanhan’a doğru tabanca ile ateş edip daha sonra da havaya sıkarak kaçtığı anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Olay yan bakma yüzünden çıkmış
Ahmet Aslanhan’ın kardeşi Mehmet, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Mehmet Aslanhan, yeğeni Osman Aslanhan ile M.G.’nin 2023 yılının Nisan ayında tartıştıklarını ve M.G.’nin yeğenini silahla yaraladığını söyledi. Daha sonra Mehmet Aslanhan, yeğeni Osman ile M.G.’nin cinayetten 1 gün önce de yan bakma yüzünden tartıştıklarını, 1 gün sonra da ağabeyinin öldürüldüğünü söyledi.
“Kimseyle husumetimiz yoktu”
Mehmet Aslanhan, “Bizim kimseyle bir husumetimiz yoktu. M.G. ile yeğenim tartıştı daha sonra bu şahıslar ile husumetimiz oldu. Cinayetten 1 gün öncede yeğenim ve M.G., yan bakma nedeniyle tartışıyor. 1 gün sonra ağabeyim öldürülüyor. Olay M.G.’nin babasının kuzeninin otomobiliyle işleniyor ancak o günden sonra M.G., babası C.G., kuzeni M.G., amcaları A.G. ve M.G. kaçıyor. Bir tek S.G. yakalanıp tutuklanıyor” dedi.
“Can güvenliğimiz yok”
Can güvenliklerinin olmadığını söyleyen Aslanhan, “Ailemiz perişan oldu. Bu olaydan sonra can güvenliğimiz kalmadı. Bu adamlar halen firar ancak kimse bulamadı. Belki saklanıyorlar bizleri öldürecekler bilmiyoruz. Bu insanların bulunmasını istiyoruz. En azından içimiz bir nebze olsun rahatlar. Bu cinayeti 16 yaşındaki M.G.’nin işlemiş olduğunu düşünmüyorum ama bunu yapanlar bir an önce bulunmalı. Bu insanların eşleri, çocukları halen burada. Mutlaka onlarla iletişim kuruyorlardır” ifadelerini kullandı.
]]>Olay, 9 Ağustos 2022’de saat 04.30 sıralarında Nilüfer ilçesi Barış Mahallesi’nde meydana geldi. Gece kulübüne eğlenmeye gelen Caner Yaşa (29) ile Yusuf A. (38), taşkınlık yaptıkları gerekçesiyle işletmeci M.S. ve güvenlik görevlileri tarafından dışarı çıkarıldı. Dışarıda görevlilerle tartışıp, olay yerinden ayrılan Caner Yaşa ve Yusuf A., durumu arkadaşları Veysel Karani Karakaş (27), Aytaç Yaşa (36) ve Güven Yaşa’ya (27) söyledi. Bunun üzerine Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa kendilerine ait otomobile binip, kulübe gitti. Dışarıda bekleyen şüpheliler, mekanın kapanmasının ardından patronunun otomobilini almaya gelen Emir Çelik’e ateş edip, kaçtı. Yaralanan ve özel bir hastaneye kaldırılan Çelik, kurtarılamadı.
İZMİR’DE YAKALANDILAR
Soruşturma kapsamında Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini izleyip, cinayette kullanılan otomobilin sahibinin Caner Yaşa olduğunu tespit etti. Polis, Caner Yaşa ile arkadaşı Yusuf A.’yı gözaltına aldı. Şüphelilerin sorgularında Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa’nın arkadaşları oldukları, olayın ardından Yıldırım ilçesinde bir araya geldikleri, yanlarına da Yusuf Çelik (26), D.Ç. (33), H.M. (30), Y.S. (34), A.İ.’yi (38) yardım için çağırdıkları öğrenildi. Ekipler, söz konusu 5 şüpheliyi de gözaltına aldı. Bu kişiler ise ifadelerinde Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa’ya İzmir’e kaçmaları için yardım ettiklerini ve aracı da sakladıklarını itiraf etti. Şüphelilerin İzmir’de S.T.’ye (37) ait bağ evinde saklandığı belirlendi. Ekipler, cinayetten 3 gün sonra 12 Ağustos’ta düzenledikleri operasyon ile Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa ile saklanmalarına yardım ettiği belirlenen S.T.’yi gözaltına alıp, Bursa’ya getirdi. Gözaltına altına alınan 11 şüpheliden 7’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Aytaç Yaşa, Güven Yaşa, Veysel Karani Karakaş ve Yusuf Çelik tutuklandı.
OLAY ANI GÜVENLİK KAMERASINDA
Öte yandan olay, güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, şüphelilerin otomobille gelip hareket halinde ateş açtıkları, Emir Çelik’i vurdukları ve olay yerinden kaçtıkları görüldü. Görüntülerde olay yerinde bir de minibüs olduğu tespit edildi. Otomobilden açılan ateşle Emir Çelik’in vurulduğu sırada, minibüsten de ateş açıldığı kamera görüntülerine yansıyınca, ateş açan kişinin Emir Çelik’in amcasının oğlu olan İ.Ç. olduğu belirlendi.
CİNAYETTEN 5 AY SONRA GÖZALTINA ALINDI
Olaydan 2 ay sonra bir yaralama olayına karışan İ.Ç., kuzeni Emir Çelik’in olay günü kullandığı silahtan çıkan kurşunla öldürülmüş olma ihtimali üzerine, cinayetten 5 ay sonra ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alındı. İfadesinin ardından İ.Ç., serbest bırakıldı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında 4’ü tutuklu, 12 sanık hakkında Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. 4’ü tutuklu 8 sanığın ‘tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 3 sanığın ‘suçluyu kayırma’, ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlamasıyla 5 yıla kadar hapis, dosyaya sonradan dahil edilen ve iddianamede ‘müşteki şüpheli’ olarak yer alan maktulün kuzeni tutuksuz sanık İ.Ç.’nin ise ‘kasten öldürme” suçlamasıyla müebbet hapsi istendi.
AVUKAT, 2 FARKLI GÜVENLİK KAMERASINI BİRLEŞTİRDİ
Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 5’inci celsesinde, tutuksuz sanık İ.Ç.’nin avukatı Sedat Gülen’in yaptığı savunma davanın seyrini değiştirdi. Olay yerinde 2 aracın bulunması ve Emir Çelik’in hangi araçtan açılan ateşle öldüğünün tespiti için cinayet anına ilişkin 2 farklı güvenlik kamerasını birleştiren Gülen, olay yerinde yaptığı canlandırmayı mahkemeye sundu. Ateş açıldığı anda Emir Çelik’in, kuzeni İ.Ç.’nin içinde olduğu minibüse binmeye çalıştığını belirten Gülen, yaptığı canlandırmada aradaki mesafeyi metre ile ölçtü. Emir Çelik ile İ.Ç. arasındaki mesafenin 30 santim olduğuna dikkat çeken Gülen, polis ve dosyayı hazırlayan savcının iddiasının, Emir Çelik’in, İ.Ç.’nin silahından çıkan kurşunla öldüğü yönünde olduğuna, bu durumda Emir Çelik’in yakın atış mesafesinden ölmüş olması gerektiğine dikkat çekti.
MAKTULÜN KIYAFETLERİNİN ADLİ TIP’A GÖNDERİLMESİNİ İSTEDİ
Yakın mesafeden açılan ateşle ölen bir kişinin üzerinde barut izi ve atış artığı olacağını söyleyen avukat Gülen, Emir Çelik’in öldüğü zaman üzerinde olan kıyafetlerin kriminal inceleme için Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini istedi. Gülen’in, atış mesafesinin hesaplanması yönündeki talebi üzerine, Çelik’in öldüğü anda üzerinde olan kıyafetleri kriminal incelemeye gönderildi. İncelemede Emir Çelik’in kıyafetinde atış artığı bulunmadığı ve uzak atış mesafesi ile öldürüldüğü tespit edildi. Bu rapor üzerine savcı, karar duruşmasında mahkemeye sunduğu esas hakkındaki mütalaasında tutuksuz sanık İ.Ç.’nin beraatini istedi.
KARARDA ‘TİŞÖRT’ DETAYI
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, suçunu sabit gördüğü sanıklara 10 ay ile 27 yıl arasında hapis cezası verirken, ‘kasten öldürmek’ suçundan müebbet hapsi istenen İ.Ç.’nin, ‘maktulün tişörtüyle ilgili tanzim edilen Adli Tıp Kurumu raporu ve mahkumiyetini gerektiren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği’nden beraatine karar verdi. İ.Ç., ‘ruhsatsız silah taşımak’ ve ‘delilleri yok etmek’ suçundan ise toplam 20 ay hapse çarptırıldı. İ.Ç.’nin bu cezası da ertelendi.
]]>


