Diyarbakır Bağlar ilçesinde kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’dan gelen acı haber, tüm ülkeyi yasa boğdu.
19 günlük arayışın sonucunda evine 2 kilometre uzaktaki Eğertutmaz Deresi yatağında bir çuval içinde Narin’in cansız bedenine ulaşıldı.
Ön otopsi raporunda bacağında kırık ve boynunda şüpheli bir lezyon olduğu, ayrıca 15 gün kadar suda kaldığı belirlendi.

OYUN ARKADAŞLARI MEZARINA GELDİ
Narin’in cansız bedeni, otopsi işleminin ardından köyünde toprağa verildi.
Minik Narin’in mezarının başına sevdikleri gelerek dualar etti. Onlardan bazıları ise Narin’in oyun arkadaşlarıydı.
Narin’in oyun arkadaşları mezarına gelerek çiçekler bıraktı.

Abdullah Paçal
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olduktan sonra İstanbul’da öğretmenliğe başlayan 49 yaşındaki Saadet Çiçek, 28 Şubat 1997’de gerçekleşen postmodern darbe sonrasında zorla istifa ettirildi. 15 yıl sonra tekrar atanarak Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başlayan evli ve 4 çocuk annesi Çiçek, aradan geçen 27 yıla rağmen o günleri unutamadı. Öğretmenlik yaptığı sırada okul idaresinin kendisine başörtüsünden dolayı mesleğini yapamayacağını söyleyerek görevden alındığını aktaran Çiçek, yaşadıklarını anlattı. Görevine 15 yıl sonra döndüğünü ve şu an Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde görev yaptığını aktaran Saadet Çiçek, “Süreç içerisinde birçok kişi o dönemde öğretmenlikten istifa ettirildi. Ben de onlardan birisiydim. 2 sene sonra öğretmenliğe başladım. Üniversitede yaşanan herhangi bir sorun yoktu, öğretmenlikte sorun yaşadım. Perukla okula gelen bir müdürümüz vardı. İkna odasına beni aldı ve ‘Saadet hocam farkındaysan ben de düzen ne istiyorsa onu yerine getiriyorum. Siz de farklı bir çözüm üretebilirsiniz, eğer başınızı açmazsanız istifa etmek zorundasınız. İstifa etmediğiniz takdirde bütün cezaları sırayla alıp atılacaksınız zaten. Biz bunu işletmek istemiyoruz. Siz kendiniz istifa ediniz’ demeye getirdi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne götürüldüm, birlikte gittik. Öğrencilerimle çok güzel bir iletişimim olmasına rağmen ben istifa etmeyi, bir daha geri dönmemeyi tercih etmek zorunda bırakıldım” dedi.
“Hala tüylerim diken diken oluyor, ürperiyorum”
Çiçek, o dönemi hatırladığında hala ürperdiğini belirterek şöyle devam etti:
“Ağır bir süreçti. Doğrusu hatırlayınca hala tüylerim diken diken oluyor, yani ürperiyorum. Büyük hayallerle okuldan mezun oluyorsunuz. Tek istediğiniz şey öğretmenlik ve elinizin altında her şey. Öğrenciler, masum yüzleri ve vermek istediğiniz her şey elinizin altında ama veremiyorsunuz. ve oradan bir el çekiyor sizi alıyor. Bunu yapmak istemedim ama istifa ederken şunu düşündüm; ben inandığım bir ideale çok sahiptim. Ben inandığım gibi yaşamak zorundaydım, inandığım gibi de öğrencilerime örnek teşkil etmek durumundaydım. Yaşamadığım, olmadığım bir şeyi onlara sunamazdım.”
“Ben yaşantımla dimdik durarak, inancımı temsil ederek onlara gerçekten ideallerine sahip çıkmaları noktasında örnek olduğunu düşünüyorum” diyen Saadet Çiçek, “İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde de bana şu seçenek sunulmuştu; ‘Ailevi nedenlerle ifadesini işaretleyin hoca hanım. Sonradan geri dönmek istiyorsanız.’ Çok güzel bir ikna odasıydı. Gerçekten ben de öğrencilerime hiçbir açıklama yapmadan sadece çeşitli nedenlerle ayrılmak durumunda olduğumu söyledim. Ama o an gelen bir duyguyla dedim ki ‘Canlarım sizinle birlikte aynı okullarda öğretmenlik yapacağım. Beraber öğretmenlik yapacağız. Beraber öğrencilerimiz olacak’ dedim. O an sadece hissettim. Bugün olsa aynı şeyi elbette yapardım. Ben hala aynı benim, kesinlikle yapardım” diye konuştu. – BİNGÖL
]]>Dış mekan bitkileri, canlı bitkiler ve kesme çiçek ihracatında 2023 yılını 113 milyon 224 bin 52 dolarla tamamlayan sektör, Rusya pazarında önemli bir büyüme trendi yakaladı.
Rusya’ya Türkiye’den yapılan süs bitkileri dış satımının tutarı, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başladığı 2022 yılında 4 milyon 294 bin 890 dolar seviyesindeydi.
AB’nin yaptırımları nedeniyle süs bitkileri ihtiyacını başka ülkelerden karşılayan Rusya pazarında geçen sene 5 milyon 649 bin 664 dolar satış rakamına ulaşan sektör, bu pazardaki büyümesini 2024’te de sürdürmeyi hedefliyor.
Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Dündar, AA muhabirine, süs bitkileri üretiminde geçen yıl bir önceki yıla kıyasla artış olduğunu söyledi.
İhracatta da son 5 yıldır artış trendi yakaladıklarını belirten Dündar, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından talebin yoğun olduğu Rusya pazarına açıldıklarını dile getirdi.
Rusya’nın süs bitkileri ihtiyacını savaşın ilk aylarında Türkiye’den Gürcistan üzerinden, AB’den de Polonya üzerinden karşıladığını belirten Dündar, şöyle devam etti:
“Artan talep üzerine Türkiye süs bitkileri sektörü için önemli bir pazar ortaya çıktı. Aslında AB’nin en büyük müşterilerinden biri Rusya’ydı. Rusya o boşluğu kapatmak için alternatif tedarikçiler aramaya başladı. Türkiye’nin buna cevap verecek kapasitesi maalesef yeterli değil ama bu bir fırsata çevrilebilir. Birdenbire böyle çok büyük bir talep patlaması olunca üretim zaman alıyor. Bazı bitkiler 6, bazıları 3, bazıları 7-10 senede yetişiyor. Bunların hepsi süs bitkisi sonuçta. Kesme çiçekler, mevsimlik çiçekler ve ağaçlardan talepleri var.”
“Rusya’nın alım hacmi yaklaşık 600 milyon dolar”
Dündar, Rusya’dan alıcıların kesme çiçeklerde karanfil, gül, canlı bitkilerde mevsimlik çiçekler, kırmızı karanfil ve kırmızı güle ilgi gösterdiğini, ağaç ve peyzaj bitkilerini de talep ettiklerini söyledi.
Dündar, “Rusya’nın çiçek alımında büyük bir boşluk oluştu, bunu karşılamak için Türkiye’ye yöneldiler. Ülkemizden satışlar hızlandı. Dış mekan, canlı bitkiler ve kesme çiçekte ciddi bir süreç yaşanıyor. Asıl önemlisi bundan sonra yaklaşık 600 milyon dolar olan Rusya alım hacminin Türkiye’den karşılanmasını sağlamak için bu sektörün, üretimin desteklenmesi gerekiyor. Üretim miktarlarını artırmamız gerekiyor.” diye konuştu.
Daha önce Irak pazarına açıldıklarını, Suriye pazarının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Ahmet Dündar, sektörün ve üretimin desteklenmesiyle taleplere cevap verebileceklerini vurguladı.
İhracat fazlası veren bir sektör olduklarına dikkati çeken Dündar, şunları kaydetti:
“Üretim hacmine gelince Türkiye’de yaklaşık 1 milyar dolarlık bir pazara sahibiz. Doğrudan 100 bin, dolaylı olarak 500 bine yakın istihdamı üstlenen bir sektörüz. Sektörün önü açık, geleceği açık. Bu yakın coğrafyamızdaki ihracat dışında özellikle AB ülkelerine yapmış olduğumuz ihracatımız var ki bu, ihracat genelinin yüzde 60-70’ini buluyor. Avrupa’ya mal satmış olması, bu sektörün tarım içinde rüştünü ispatlaması çok kayda değer bir durumdur.”
]]>