Çed – Karadeniz Haber Tv https://www.karadenizhabertv.com.tr Sat, 20 Apr 2024 21:00:44 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Murat Kurum: ‘ÇED raporuyla toprak kaymasının ne alakası var?’ https://www.karadenizhabertv.com.tr/murat-kurum-ced-raporuyla-toprak-kaymasinin-ne-alakasi-var/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/murat-kurum-ced-raporuyla-toprak-kaymasinin-ne-alakasi-var/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:00:44 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6418 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olduğu dönemde Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold firmasına ait Çöpler Altın Madeni’ne Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporu verilmesiyle ilgili eleştirilere, “Faaliyet iznini biz vermiyoruz. ÇED raporuyla, toprak kaymasının ne alakası var?” yanıtını verdi.

“135 KEZ DENETLEMİŞİZ VE BU İLETMEYİ DE KAPATMIŞIZ”

Murat Kurum, Neler Oluyor Hayatta programında açıklamalarda bulundu. İliç’teki maden faciası sonrası kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt veren Kurum, şunları söyledi; “İliç’teki kaza sonrasında dönemin çevre bakanı ÇED raporu verdi, bundan oldu diyorlar. Çevre bakanlığı çevre faaliyetini, çevreye olan etkisi var mı yok mu buna bakar. Her şey kuralına göre olur bozan varsa da gereği yapılır. Bakanlık bu işletmenin sorunu var mı yok mu buna bakar. Faaliyet izni veremez. 135 kez denetlemişiz, ve bu iletmeyi de kapatmışız 3 ay.

“HALKALI’DA SEL BASTI, SEN ÖLDÜRDÜN MÜ DİYECEĞİZ?”

2008’den beri ÇED’i var buranın. Birim artırmak istiyorum demiş, sorun olup olmadığının bildirilmesini istemiş. 21 kuruldan görüş aldık ve şu tedbirleri alırsanız çevresel açıdan sorunu yoktur demişiz. İlgili bakanlıktan da faaliyet izni almış. Şimdi oraya siz ÇED verdiğiniz için burası kaydı diyorlar ÇED raporu ile toprak kaymasının ne ilgisi var? Metrobüsler bozuluyor, otobüsler yanıyor neden görevinizi yapmıyorsunuz diye sormak lazım o zaman. Halkalı’da sel bastı, Başakşehir’de sel oldu. Sen öldürdün mü diyeceğiz, böyle bir şey olabilir mi?”

“TAKSİ SORUNUNDA BİR İRADE ORTAYA KONULMUŞ DEĞİL”

İstanbul’daki taksi sorunu ile ilgili de konuşan Kurum, “Bir irade ortaya konulmuş değil” dedi. Göreve gelmesi durumunda bazı düzenlemeler hayata geçireceklerini söyleyen Kurum, şu ifadeleri kullandı; “Taksi sorununda da bir irade ortaya konulmuş değil. Merkezi taksi sistemini hayata geçirelim istiyoruz. Durakların bile uygulaması var. Tek çatı altında toplamalıyız. Hangi taksiyi istediğimiz, arabanın durumuna kadar dijitalden bunu çağırabileceksiniz. İstanbul taksisi marka haline gelecek. Yurt dışına gittiğinizde şehrin turizm elçileridir taksiler. Önce merkezi taksi uygulamasında hepsini birleştireceğiz. Bilimsel verilerle nerede nasıl ihtiyaç var taksi plakası ihalesine çıkacağız. Plaka sayısını artıracağız. Vatandaşın beklentisi hizmet. Taksicinin de güvenliği söz konusu.

“MEVCUT YÖNETİM KENDİSİ TAKSİCİLİK YAPMAK İSTİYOR”

İnsanları karşı karşıya getirmeye gerek yok. Sonuçta masanın etrafında doğruyu ortaya koyacağız. Mevcut yönetim kendisi taksicilik yapmak istiyor. Kanun diyor ki yönetim taksicilik yapamaz diyor. 8+1’ler de rahatsız şimdi. Tek bir doğruyu uygulayacak süreci işleteceğiz. Önüne gelen de taksici olamayacak. Taksi durakları İstanbul ruhuna uygun yenilenecek. Havalimanına 18 milyon turist geliyor, bu kişiler taksiye biniyor. Taksici ile iletişim kursa, 1 gün daha fazla kalsa şehrin istihdamı ve ekonomisi hareketlenir. Denetim ve ödül yöntemi getireceğiz. Yanlış bir şey olduğunda hemen yazacak vatandaş. Trafikten mene kadar ceza olacak. Taksicilerimizin can güvenliği için taleplerine yönelik adımları atacağız.”

“650 BİN KONUTUN DÖNÜŞÜMÜNÜ HEDEFLİYORUZ”

Kurum, ayrıca 10 başlıkta projeler hazırladıklarını söyledi. Olası İstanbul depremi ile ilgili de konuşan Kurum, 650 bin konutun dönüşümünü hedeflediklerini söyledi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/murat-kurum-ced-raporuyla-toprak-kaymasinin-ne-alakasi-var/feed/ 0
Gökhan Günaydın: Bu Kapasite Artırımlarının Sonrasında Orada O Felaket Meydana Gelmiştir. https://www.karadenizhabertv.com.tr/gokhan-gunaydin-bu-kapasite-artirimlarinin-sonrasinda-orada-o-felaket-meydana-gelmistir/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/gokhan-gunaydin-bu-kapasite-artirimlarinin-sonrasinda-orada-o-felaket-meydana-gelmistir/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:00:29 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4085

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Çöpler Altın Madeni’nde yaşanan facia ile ilgili açıklamalarda bulundu. Günaydın, “Bu ÇED raporunu yazan firmanın, o firmada bu rapora imza atanların bu işte bir sorumluluğu var mıdır, yok mudur? Yoksa bu rapordan aldıkları ve ceplerine koydukları paralar yanlarına kalmaya devam edecek midir? TMMOB, bu raporların tamamının doğru, bilimsel olmadığını, bölgenin son derece tehlikeli olduğunu açıklamasına rağmen bu ÇED raporunu veren Murat Kurum, şu anda neden Erzincan İliç’te değil de İstanbul’da siyasi faaliyetlerine devam edebilmektedir? Bu rahatlığının sebebi nedir? Çünkü bu kapasite artırımlarının sonrasında orada o felaket meydana gelmiştir. 9 işçi kardeşimizin hesabını Murat Kurum vermeyi düşünmekte midir acaba? Bundan dolayı acaba uykusu kaçmakta mıdır? 10 milyon metreküp liç yığınından siyanür sıkıntısını nasıl önleyeceksiniz ” diye sordu.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bugün TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Günaydın, şunları söyledi:

“Erzincan’da, İliç’te Anagold firması tarafından işletilen altın madeninde meydana gelen maden kazasından daha çok aslında bir madencilik cinayeti sonrasında, 9 işçi kardeşimin liç yığınları altında kalmasından çok büyük üzüntü duyuyoruz. Bütün ümidimiz onlarladır ki bir an evvel kendilerine ulaşılsın ve yine diliyoruz ki nefes alırken ve sağlıkla yaşama döndürülsünler, ailelerine, evlerine dönebilsinler. Bu facia, çok yönlü bir araştırmayı gerektiriyor. Çünkü göz göre göre gelen, tüm ikazlara rağmen, bu ikazlara aldırmaksızın yapılan faaliyetler sonrasında tablo bu noktaya geldi. Daha ilginç olan bir şey var ki TBMM’de bugün 2/1959 sayılı, madenciliği daha da liberalize eden, kamu yararından uzaklaştıran, çok daha fazla şirket karına odaklatan bir düzenleme TBMM gündemine gelecekti. Ancak bugün itibarıyla bunun görüşmelerini geri çektiler ve başlamamaya karar verdiler. Bugün Sağlık Bakanlı ile ilgili bir teklif görüşülecek. Çarşamba-perşembe görüşülecek, haftaya bu gelecek mi?

“KAMUOYUNUN HİSSİYATI, DUYARLILIĞI AZALINCA MADENCİLİKLE İLGİLİ BU LİBERAL DÜZENLEMEYİ BİR KERE DAHA GETİRMEYİ DENEYECEKLER”

Yapacaklarını söyleyeceğim: Kamuoyunun hissiyatı, duyarlılığı azalınca madencilikle ilgili bu liberal düzenlemeyi bir kere daha getirmeyi deneyecekler. O halde soruyu şöyle soralım mı? Mesele duyarlılığın arttığı zamanlarda dikkatli olma meselesi midir yoksa Türkiye’nin taşını, toprağını, ekosistemini, doğasını, insanını, işçisini koruma meselesi midir? Ben iktidarı bu alanda duyarlı olmaya çağırıyorum.

“2000 YILINDA ÇEK CUMHURİYETİ, 2002’DE ALMANYA, 2009’DA MACARİSTAN SİYANÜRLE ALTIN MADENCİLİĞİ FAALİYETLERİNE SON VERDİLER”

İliç’te meydana gelen altın madeni faciası neyle yapılan bir madencilikti? Siyanürle yapılan bir madencilikti. Bugün bize anlatabilirler, dünyanın her tarafında böyle yapılıyor. 20 yıl evvel bu böyleydi ama 2000 yılında Romanya’da meydana gelen bir siyanürün Tuna Nehri’ne karışması sonrasında neredeyse Sırbistan’ın, Macaristan’ın tatlı su kaynakları yok edildi. Yüzlerce ton su balığı yaşamını yitirdi ve bu, büyük bir çevre felaketine yol açtı. Bunun sonrasında 2000 yılında Çek Cumhuriyeti, 2002’de Almanya, 2009’da Macaristan siyanürle altın madenciliği faaliyetlerine son verdiler. 2010 yılından itibaren de AB, siyanürle altın madenciliğinin AB topraklarında yapılmamasına yönelik bir tavsiye kararı aldı ve yayınladı.

“TÜRKİYE’DE ÇED RAPORU DEMEK, ÇED FİRMASI SAHİPLERİNİ ZENGİN ETME DEMEK. ÇÜNKÜ ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA VERİLEN ÇED RAPORLARININ YÜZDE 99’U OLUMLU RAPORLAR”

Bizde değişen bir şey oldu mu? Olmadı. 2010 yılından beri bu maden faaliyetlerine devam ediyor. Bir Kanadalı firma ve onun yerli ortağı var. Anagold. 2010 yılından sonra kapasite genişlemesine yönelik talepleri oldu mu? 2014 ve 2021 yılında iki kez kapasite artırımı söz konusu oldu. Bu kapasite artırımları sonucunda, 687 hektarlık alanda yapılan altın madenciliği, bin 746 hektara yükseltildi. Bununla ilgili ÇED raporları var mı? Türkiye’de ÇED raporu demek, ÇED firması sahiplerini zengin etme demek. Çünkü Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilen ÇED raporlarının yüzde 99’u olumlu raporlar. Yani adeta dosyayı tamamlamak için kamu kaynaklarından ÇED firması sahipleri zengin ediliyor. Burayla ilgili verilen ÇED raporunda ne denmiş? ‘Toprak kayması riski genellikle kayalıkların çok çatlak olduğu, sıvılaşmaya hazır yüzeysel topraklar, killerin bulunduğu yerlerde daha yüksektir. Oysa çalışma alanı düşük miktarda yağış aldığından ve yüzeyde bitki örtüsü az masif kireç taşı ve mermer kütleleri bulunduğundan heyelan potansiyeli taşımamaktadır.’

“BU ÇED RAPORUNU YAZAN FİRMANIN, O FİRMADA BU RAPORA İMZA ATANLARIN BU İŞTE BİR SORUMLULUĞU VAR MIDIR, YOK MUDUR”

ÇED raporu diyor ki ‘TMMOB ve bazı çevreler buralarda toprak kayması olabilir. Liç yığınları kayabilir. Buradan siyanürler yeraltı sularına ve Fırat Nehri’ne karışabilir’ diyorsa da ‘Biz orada gözlem yaptık. Yağışlar azdır. Ayrıca bitki örtüsü de vardır. Dolayısıyla orada bir heyelan olmaz’ diyor. Oldu mu bir heyelan. Evet. Toplam 300 dekardan fazla alana 10 milyondan fazla metreküp liç yığını yığıldı. O halde bu ÇED raporunu yazan firmanın, o firmada bu rapora imza atanların bu işte bir sorumluluğu var mıdır, yok mudur? Yoksa bu rapordan aldıkları ve ceplerine koydukları paralar yanlarına kalmaya devam edecek midir? İlk sorum bu.

“9 İŞÇİ KARDEŞİMİZİN HESABINI MURAT KURUM VERMEYİ DÜŞÜNMEKTE MİDİR ACABA? BUNDAN DOLAYI ACABA UYKUSU KAÇMAKTA MIDIR”

TMMOB, bu raporların tamamının doğru, bilimsel olmadığını, bölgenin son derece tehlikeli olduğunu açıklamasına rağmen bu ÇED raporunu veren Murat Kurum, şu anda neden Erzincan İliç’te değil de İstanbul’da siyasi faaliyetlerine devam edebilmektedir? Bu rahatlığının sebebi nedir? Çünkü bu kapasite artırımlarının sonrasında orada o felaket meydana gelmiştir. 9 işçi kardeşimizin hesabını Murat Kurum vermeyi düşünmekte midir acaba? Bundan dolayı acaba uykusu kaçmakta mıdır?

“TÜRKİYE’NİN DOĞASIYLA, İNSANIYLA HİÇ EDİLDİĞİ, RANTA KURBAN EDİLDİĞİ BİR MEMLEKETİN EVLATLARIYIZ”

Binali Yıldırım diyor ki ‘Bunlar birkaç kepçeyle alınabilecek şeyler değildir.’ Biz de biliyoruz, doğru. 10 milyon metreküp. Sonra, ‘Fırat’a gitmekte olan Sabırlı Deresi ile Fırat arasına menfez koyduk. Bir su karışması mümkün değildir.’ Membran koymuşlar. Membranlar bunları önleyecekmiş. Fırat’ın önüne menfez koydunuz. Peki 10 milyon metreküp liçli, siyanürlü topraktan sızan siyanürün toprak altı su kaynaklarına erişebilmesini nasıl engellemeyi düşünüyorsunuz? Eğer burada bu kapasite artırımları verilmeseydi orada 300 metreyi bulan dev gibi yığınlar yığılır mıydı ve onlar bir toprak kütlesi halinde değil de adeta bir sel gibi vadiye böyle akabilir miydi? Türkiye’nin doğasıyla, insanıyla hiç edildiği, ranta kurban edildiği bir memleketin evlatlarıyız.

“TÜRKİYE’NİN ALTINI DİĞERLERİ TARAFINDAN PAYLAŞILIYOR. BİZE DE BUNUN DOĞA FELAKETİNİ ÇEKMEK KALIYOR”

AKP, altın madenciliği faaliyetiyle övünüyor. 2020’de 41 ton altın çıkartıldı. Şimdi de 30 tonlar civarında bir uygulamayla gidiliyor. Bu altın madenciliğinin bu memlekete bir kuruş faydası var mıdır? Benim memleketime gelecekler. Karadeniz’den Kaz Dağları’na, Erzincan’ın İliç’ine Bergama’sına, Uşak’ına kadar, Türkiye’nin her tarafını siyanürle liçleyecekler. Çıkartılan altının yüzde 98-99’unu götürecekler. Siyanürü, liçi ve doğa felaketi bize kalacak. Burada büyük bir rant ortaklığı vardır. Yabancı firmalar ve siyasetin durumuna göre onlara eşlik eden, geçen dönemin FETÖ’cü firmaları, bu dönemde onların yerine gelen iktidarın yandaşı firmalar, o yabancıların Türkiye’deki halkla ilişkiler faaliyetlerini, bürokrasideki izinlerini, siyasetle ilişkilerini düzenliyorlar. Rant hep beraber bölüşülüyor. Türkiye’nin altını diğerleri tarafından paylaşılıyor. Bize de bunun doğa felaketini çekmek kalıyor.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/gokhan-gunaydin-bu-kapasite-artirimlarinin-sonrasinda-orada-o-felaket-meydana-gelmistir/feed/ 0