Çalışma – Karadeniz Haber Tv https://www.karadenizhabertv.com.tr Thu, 01 Aug 2024 21:36:21 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Diyarbakır’ın Eğil ilçesindeki 1900 yıllık kaya kilise turizme kazandırıldı https://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirin-egil-ilcesindeki-1900-yillik-kaya-kilise-turizme-kazandirildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirin-egil-ilcesindeki-1900-yillik-kaya-kilise-turizme-kazandirildi/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:36:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10517 Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde yaklaşık 1900 yıllık kaya kilise, yürütülen çalışmalarla turizme kazandırıldı.

Kur’an-ı Kerim’de isimleri geçen Zülkifl ve Elyesa peygamberlerin defnedildiğine inanılan Eğil, Asurlular zamanında yapıldığı tahmin edilen Eğil Kalesi ve Kralkızı Baraj Gölü, sur sarnıçları, tarihi yapılarıyla kültür ve inanç turizmi açısından önemli bir merkez olma özelliğini sürdürüyor.

Kaymakamlık ve belediyenin girişimi, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2 yıl önce tarihi kalede, Dicle Üniversitesi (DÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vecihi Özkaya’nın başkanlığında başlatılan kazı çalışmaları devam ediyor.

Kaledeki 4 antik tünelden 2’sinin restore edilerek turizme kazandırılmasının ardından, kaya kilisede yürütülen çalışmaların da yüzde 80’i tamamlandı.

Duvarlarında çok sayıda haç işaretinin bulunduğu yaklaşık 1900 yıllık kilisede belgeleme, alan düzenleme ve temizlik çalışması yapıldı.

Kilisenin yolu, yerli ve yabancı misafirlerin rahatça ulaşabilmesi için düzenlenirken, bir de merdiven yapıldı.

“Hristiyan dünyası için önemli bir kilise”

Eğil Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Volkan Hülür, AA muhabirine, ilçenin Diyarbakır’ın adeta göz bebeği ve incisi olduğunu söyledi.

Eğil’in birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Hülür, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Diyarbakır Valiliği ile ilçeyi turizm anlamında canlandırmaya çalıştıklarını ifade etti.

Hülür, üç tarafı derin vadilerle çevrili, bir tarafı ise oyularak yekpare kaya üzerine oturtulan Eğil Kalesi’ni dünyaya tanıtmak istediklerini dile getirerek şunları kaydetti:

“Kilisemizin yaklaşık 1900 yıllık tarihi var. Hristiyan dünyası için önemli bir kilise. Yaptığımız çalışmalarla turizme açmak istiyoruz. Eğil’de yabancı turistleri ağırlamak istiyoruz. Şu anda turist ağırlamada sayımız yıllık 400 bin civarında. Yaklaşık 75 bini yabancı turist olarak kayıtlara geçiyor. Kilisemizi de turizme kazandırarak yapacağımız çalışmalarla yabancı turist sayımızı 300 bine çıkarmaya çalışıyoruz.”

Yapıyı turizme kazandırmak için akademisyenlerle güzel bir çalışma yürüttüklerini anlatan Hülür, “Eskiden kiliseye ulaşmak kolay değildi. Etrafını temizledik ve seyir terası oluşturduk. Misafirler Eğil’e geldiğinde rahat bir şekilde kiliseye çıkabilecek. Çalışmaların yüzde 80’ini tamamladık. Yakın bir süreçte Kültür ve Turizm Bakanı’mızın teşrifleriyle hizmete açacağız.” dedi.

“Avrupa devletleri ile Osmanlı’ya ait sikkeler bulduk”

Prof. Dr. Vecihi Özkaya ise kaya kilisenin tarihinin Hristiyanlığın Anadolu’daki tarihi ile bağlantılı olduğunu vurguladı.

Kilisesinin yaklaşık 1900 yıllık döneme tanıklık ettiğine dikkati çeken Özkaya, “Bölgede yaşayan Hristiyan azınlıkların dini etkinliklerine ait semboller bu kilisede görülüyor. Burada yaptığımız kazılarda 18. ve 19. yüzyıllardan kalma, Avrupa devletleri ile Osmanlı’ya ait sikkeler bulduk. Bu sikkelerin ortaya çıkması, 19. yüzyıla kadar burasının faal bir merkez olduğunu göstermektedir.” diye konuştu.

“Hristiyanlarca önemsenen kutsal emanetlerin muhafaza edildiği bir kilise”

Özkaya, kilisede dikkati çeken bazı bulgulara ulaştıklarına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada, bilinen örneklerinin olmadığı bir bulgu ele geçirdik. Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan bir canlının fosilini bulduk. Bu fosil ‘Kum Doları’ olarak adlandırılmaktadır. Söz konusu fosil, Hristiyan dünyasında İsa Mesih inancıyla bağlantılı bir obje olarak değerlendirilmiştir. 5 yıldızdan oluşan kanatları dolayısıyla İsa’nın doğumunu, ölümünü ve göğe yükselişini sembolize etmektedir. Dolayısıyla tüm Hristiyanlarca kutsal kabul edilen bazı değerlerin saklandığı, bölgedeki Hristiyanlarca önemsenen kutsal emanetlerin muhafaza edildiği bir kilise olarak dikkati çekici bir özelliğe sahiptir.”

Kilisenin genel anlamda 2 ayrı kaya mezarın birleştirilmesi sonucu oluştuğu bilgisini veren Özkaya, duvar işçiliğinde farklı dönemleri yansıtması açısından da önem arz ettiğini, bölgede daha önce yaşamış ve yaşamaya devam eden Hristiyan azınlıkları sembolize eden haçların duvarda bulunduğunu söyledi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirin-egil-ilcesindeki-1900-yillik-kaya-kilise-turizme-kazandirildi/feed/ 0
Üniversite öğrencisi Öykü Yanık, yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/#respond Thu, 01 Aug 2024 09:15:33 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10486 Yurt içi ve dışında çok sayıda orkestranın şefliğini yapan ve geçen ay İtalya’daki Saluzzo Opera Akademisi’ne şef asistanı olarak seçilen üniversite öğrencisi Öykü Yanık, “Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyorum.” dedi.

Maltepe Üniversitesinde Bestecilik ve Orkestra Şefliği bölümü son sınıf öğrencisi Yanık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, orkestra şefliği eğitimi süreci, şimdiye kadarki tecrübeleri ve geleceğe yönelik hedeflerini açıkladı.

22 yaşındaki Yanık, yurt içinde ve dışında birçok orkestra ve koroyla çalıştığını söyleyerek. “Hocam Serdar Yalçın’dan çok şey öğrendim. Kendisinin opera şefi olması aslında biraz operaya da yoğunlaşmama, opera ile ilgili çalışmalar yapmama da sebep oldu.” şeklinde konuştu.

“Leipzig, Navigli ve Metz-Grand Est Senfoni Orkestrasını yönettim”

Genç yaşta çok sayıda orkestra ve koroyla çalışma fırsatı bulduğunu belirten Yanık, “Leipzig Senfoni Orkestrası ile çalıştım. Gittiğim yarışmalarda Navigli Senfoni Orkestrasını yönettim. Cemal Reşit Rey konser salonunda Metz-Grand Est Senfoni Orkestrası’nı yönettim. O da Fransız bir orkestraydı ve çok iyiydi. Devlet Çoksesli Korosu ile çalıştık geçen sene ve çok güzel bir tecrübeydi çünkü ben koroyla çok haşır neşir olmadım hiçbir zaman. Koro şefliği kesinlikle çok farklı bir alan.” ifadelerini kullandı.

Öykü Yanık, orkestra şefliğinin diğer müzisyenlik alanlarından farklı olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Bizim bir enstrümanımız yok. Ben aslında keman ve piyano çalabiliyorum ama sahnede bu enstrümanı çalan kişi ben değilim. Bizim yaptığımız iş sahnenin üstünde olmak değil, sahnenin üstüne çıkma yolundaki hazırlığı yapmak diyebilirim. Yani biz aslında orkestra şefliğinin ne olduğunu, nasıl yapıldığını orkestra provalarında görüyoruz. Yani provayı kesip, burası olmadı bir daha yapalım, bunlar birlikte olmadı, oralar birlikte olsun gibi ayrıntılarla uğraşıyoruz.”

Saluzzo Opera Akademisi için maddi destek gerekiyor

Geçen ay İtalya’daki Saluzzo Opera Akademisi’ne şef asistanlığı için yaptığı başvurunun kabul edildiğini, ancak akademiye gidebilmek için maddi destek arayışında olduğunu aktaran Yanık, “Giulio Cesare isimli bir operanın asistan şefi olarak görev alacağım eğer gidebilirsem. Biz bu tarz çalışmalara, akademilere ve kurslara gittiğimiz zaman aslında bütün orkestra için bir ödeme yapıyoruz ve bu bizi zorlayabiliyor.” diye konuştu.

Yanık, orkestra şefliği eğitimine yurt dışında yüksek lisans ile devam etmek istediğini vurgulayarak, Avrupa’da iyi bir eğitim alarak Türk operasına daha fazla katkı sağlamayı amaçladığını dile getirdi.

Yurt dışında çok sayıda yetenekli Türk müzisyenin bulunduğuna dikkati çeken genç isim, “Yüksek lisans başvurusu için gittiğim okullarda çok sayıda Türk öğrencinin buralarda eğitim gördüğüne şahitlik ettim. Oradaki konservatörler de buna alışmış anladığım kadarıyla. Çünkü sürekli oradaki okullara geliyor Türk öğrenciler. Hatta keşke fırsatımız olsa da bu öğrencileri bir araya toplayabilsek yurt dışında. Eminim ki birkaç orkestra kurabilecek kadar müzisyenimiz var Avrupa’da.” değerlendirmesinde bulundu.

Geleceğe yönelik hedeflerini de anlatan Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyorum. Bunun için çalışmalarıma da bir şekilde başlamış oldum. Eğer bu bahsettiğim opera akademisine de gidebilirsem, benim için çok önemli bir adım olacak. Çünkü Saluzzo, festival tarzında bir etkinlik aslında ve bu akademi sürekli devam etmiyor. Belirli zamanlarda kuruluyor ve bu klasik müzikte çok fazla olan bir şey. Böyle belirli festivaller ve akademiler Avrupa’da çok var ve bu festivallerin bazılarının içinde genç müzisyenlerin eğitimiyle ilgili bazı çalışmalar, girişimler de oluyor. Ben de kabul aldığım sürece bu tür etkinliklere katılım sağlamak istiyorum.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Buca Onat Tüneli çalışmalarını inceledi https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-buca-onat-tuneli-calismalarini-inceledi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-buca-onat-tuneli-calismalarini-inceledi/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:30:23 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10450 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca ile Bornova’yı kesintisiz birbirine bağlayacak Buca Onat Tüneli çalışmalarını yerinde inceledi. Yüzde 65’i tamamlanan tünelin 2025’te ulaşıma açılacağını kaydeden Başkan Soyer, “Çok titiz bir çalışma yapılıyor. İzmir’in geleceğini kurtaracak 2,3 milyar liralık çok önemli bir yatırım hayata geçiriliyor” dedi.

Buca’daki Homeros Bulvarı ile Bornova’daki İzmir Otogarı’nı birbirine bağlayacak İzmir’in en uzun karayolu tünelinin yapımının yüzde 65’i tamamlandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca ile Bornova’yı kesintisiz birbirine bağlayacak Buca Onat Tüneli çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Soyer, tünelin sonuna kadar giderek kazı çalışmaları hakkında bilgi aldı. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz, Fen İşleri Dairesi Başkanı Hamdi Ziya Aydın ile yüklenici firma yetkilileri ve Büyükşehir Fen İşleri Dairesi çalışanları eşlik etti.

İzmir’in geleceğini kurtaracak çok önemli bir yatırım

Tünel kazı çalışmalarında yüzde 65 ilerleme kaydedildiğini ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Manisa çıkışından itibaren Konak’a erişim normal şartlarda 45 dakika iken bunu 10 dakikaya indirecek Buca Viyadüğü ve Tüneli İzmir trafiği için ciddi bir yatırım. İzmir’e ciddi bir nefes aldıracak büyük bir yatırımın 2025 gibi bitmesini hedefliyoruz. Yaklaşık 8,3 kilometrelik bir güzergah. Bunun viyadükler kısmı tamamlanmıştı. En zor kısmı tünel kısmı. Bunun da kazı çalışmalarının yüzde 65’i tamamlandı. Buca tarafından 1120 metre, Altındağ tarafından da 500 metre kazı tamamlandı. Çok titiz bir çalışma yapılıyor. Yüklenici firma da çalışmalarını aksatmadan sürdürüyor. İzmir’in geleceğini kurtaracak çok önemli bir yatırım” dedi.

2,3 milyar liralık yatırım

Buca ile Bornova’yı birbirine bağlayacak Onat Tüneli, Konak Tüneli kavşağından Bornova çevreyoluna kadar uzanıyor ve toplam 8,3 kilometreden oluşuyor. Projenin 1,1 km’lik Homeros Bulvarı önceki yıllarda kentlilerin kullanımına açıldı. Projenin 2,2 km’lik viyadük ayağı ise 500 milyon TL’lik bir yatırımla 2023 yılı Nisan ayında hizmete açıldı. Geri kalan kısmın 2,5 km’si tünel, 2,5 km’lik kısmı da açık saha imalatlarından oluşuyor. Tünel çift gidiş, çift geliş 2,5 km uzunluğunda 2 tüpten oluşuyor.

Tünel kazı çalışmalarında iki tüpte de 1620 metrelik kısım tamamlandı; şu an itibariyle tünel içi kazısının yüzde 65’i bitti. İş kapsamında tünelin Buca ve Bornova çıkışında 1,7 km’lik bağlantı kısımlarında da toprakarme, viyadük, menfez, köprü gibi sanat yapıları imalatları devam ediyor. 2,3 milyar liraya tamamlanması planlanan proje sayesinde Buca ve Bornova ilçeleri arasında direkt bağlantı kurularak havalimanı, Narlıdere, Balçova, Konak ve otogar istikametinde yeni bir güzergah oluşacak.

Şehir merkezine girmeden kesintisiz ulaşım

İzmir’in en uzun tünelini bünyesinde barındıran “Buca-Onat Caddesi ile Şehirlerarası Otobüs Terminali ve Çevre Yolu Arası Bağlantı Yolu Projesi”nin yapım çalışmaları 155 kişilik bir ekiple 7 gün 24 saat devam ediyor. Projenin 2025’in ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. Tünel projesi sayesinde Buca-Bornova rotası başta olmak üzere Yeşildere Caddesi’ne alternatif oluşturulacak şehirdeki trafik yoğunluğu azalacak. Sürücüler, Konak Tüneli’nin ardından Homeros Bulvarı üzerinden tünellere girerek, otogar viyadükleriyle doğrudan çevreyoluna bağlanmış olacak. – İZMİR

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-buca-onat-tuneli-calismalarini-inceledi/feed/ 0
Hataylı Kadın, PVC Borularda Yetiştirdiği Ürünlerle Gelir Elde Ediyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/hatayli-kadin-pvc-borularda-yetistirdigi-urunlerle-gelir-elde-ediyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/hatayli-kadin-pvc-borularda-yetistirdigi-urunlerle-gelir-elde-ediyor/#respond Wed, 31 Jul 2024 09:03:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10417 HATAY (İHA) – Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşayan Tuğba Alvanoğlu’nun Tayvanlı öğrencilerden öğrendiği topraksız tarım yöntemiyle PVC borularda yetiştirdiği ürünler gelir kapısı oldu.

Tarım arazilerinin verimliliğinin her geçen gün azaldığı Dünya’da topraksız tarım önem arz etmeye başladı. Öğrenci değişim programı kapsamında Tayvan’dan Türkiye’ye gelen 23 öğrenci, Reyhanlı ilçesinde yaşayan Tuğba Alvanoğlu’nu topraksız tarımla tanıştırdı. Alvanoğlu, PVC boru içerisinde küçük kum taneleriyle ve suyla kurduğu sistemle, topraksız tarım yapmayı başardı. İlk olarak marul yetiştirmeyi başaran kadın, PVC boru içerisinde üretim yaparak gelir elde etmeyi başardı.

İş yerine kurduğu sistemin Tayvan’dan gelen 23 öğrencinin projesi olduğunu söyleyen Alvanoğlu, “Hatay’ın toprak bakımından çok zengin. Çok ciddi anlamda Türkiye’nin belirli ürünlerini de karşılayabiliyor. Ama ona rağmen buradaki gençlere ve en önemlisi depremde zarar gören gençlere bir örnek olmak. İlerleyen dönemlerde biliyorsunuz insanlar çoğalıyor ve toprak kalmayabilir, bunun küçücük bir bilim adamı şeklinde bir projeyle geldiler. Kendileri çok ciddi bir laboratuvar çalışması ile bize bu projeyi hayata geçirdiler. Çok ciddi anlamda da kısa bir süreçte verim aldık. Yapmış oldukları çalışma 3 aylık bir süreçti. 3 aylık süreçte gençlerimiz hem projeyi hayata geçirdiler hem de neler yetiştirilebilir bir de bunun takibini yaptılar. Yani farklı bir coğrafya da farklı bir olay nasıl hayata geçirilebilir, bunun çalışmasına resmen bizde şahit olduk. Çünkü insanların, acaba ‘nasıl yapılıyor, nasıl bir sistemle çalışıyor’ diye gerçekten dikkatini çekiyor. Çocukların ve gençlerin uğrak yeri olduğu için sürekli olarak bizler takip ediyoruz. Umarız ilerleyen dönemler de bu tür projeler hem gençlerimize örnek olur hem de tarım alanın da bu tür projelerle ekonomik yönden de ciddi anlamda bir destek olur” dedi.

Küçük kum tanelerinin su ile birleşiminden oluşan projede marul yetiştirmeyi başardıklarını belirten Alvanoğlu, “Teoride değil de pratikte belirli bir şekilde sizlere sunuyoruz. Sadece sudan ve küçücük kum taneleriyle beraber yapılan bir proje, suyun devir daim yapmasıyla çalışan bir sistem. Burada toprakta olan bütün alacağı maddeler neler varsa bu maddeleri bu sefer suyla beraber kayalarla suyun içine katarak yapıyorsunuz. Toprakta hangi ürün, hangi besleyici neler varsa, onu insan yapısı olarak su ve kumla birleştirerek böyle bir projeyi hayata geçiriyorlar. Şu anda marullarımız var. Dönem dönem mevsimsel olarak ürünler var. Önce ne kadar dayanaklıdır diye çiçeklerle denedik. Şimdi marullarımız var. Çok kısa sürede cevap verdi. Nerdeyse 10 günlük bile değil. Büyüyünce artık yemeye çalışıyoruz. Bu mevsim bittikten sonra daha farklı bir ürünle hayata geçireceğiz. Bu bizim biraz da pilot çalışmamız, bir pilot çalışmasında bunlar yapıldığı zaman, ilerleyen dönemde Reyhanlı’da yetişmeyen bir çilek ya da farklı ürünler olabilir. Bunları yapabiliriz” şeklinde konuştu. – HATAY

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/hatayli-kadin-pvc-borularda-yetistirdigi-urunlerle-gelir-elde-ediyor/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına tepki gösterdi https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:36:13 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10007

CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Şırnak Valisi, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü ve İdil Kaymakamı’nın AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına katılmasına tepki gösterdi. Bakan, “İçişleri Bakanı seçim çalışmasında. Onun devlet memuru olan bürokratları da kendi illerinde seçim çalışması yapıyor. Bundan utanmıyorlar, sıkılmıyorlar, bunda bir beis görmüyorlar. Tam tersine mesleklerinde yükselmek, terfi etmek, daha iyi bir yere atama görebilmek için bu çalışmalara katılıyorlar. Biz şu an parti devletle mücadele ediyoruz” dedi.

CHP İçişleri Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel’in AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına katılmasıyla ilgili açıklama yaptı. Bakan, şunları kaydetti:

PARTİ DEVLETİYLE MÜCADELE EDİYORUZ”

“Basına bir fotoğraf düştü. Fotoğrafta Şırnak’ta İdil İlçesi’nde AKP Belediye Başkan Adayının seçim çalışmasına Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü, İdil Kaymakamı katılıyor, birlikte seçim çalışması yapıyorlar. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ne diyor? Hepsi devlet memuru. 7. maddesine göre; ‘Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar.’ Bulundular mı? Bulundular. ‘Görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar’ diyor. Eylemde bulundurlar mı? Bulundular. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soruyorum senin bürokratların, senin Valin, –ki o Şırnak Valisi o ilde devletin temsilcisidir, her devlet kurumunun her bakanlığın temsilcisidir, en üst düzeyde devlet görevlileri olarak bir partinin seçim çalışmasına katılıyorlar– İl Emniyet Müdürün, İl Jandarma Komutanın, Kaymakamın bu çalışmalara katılırken sen ne yapıyordun? Onun da ne yaptığını söyleyelim. Balık baştan kokar. Ali Yerlikaya da aynı anlarda Eyüpsultan’da AKP belediye başkan adayının seçim çalışmasında propagandasına katılıyor. Ali Yerlikaya’nın 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevi nedir? Görevi; iç güvenlik kuruluşlarını idare etmektir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü,  yurdun iç güvenliğini, asayişi, kamu düzenini, ahlakı vs. savunmaktır. Bu yaptığının bununla ilgili var mı? Devletin terör örgütleriyle mücadele etmesi gerekirken, bunlarla ilgili çalışma yapması gerekirken, kamu düzenini sağlaması gerekirken, İçişleri Bakanı seçim çalışmasında. Onun devlet memuru olan bürokratları da kendi illerinde seçim çalışması yapıyor. Bundan utanmıyorlar, sıkılmıyorlar, bunda bir beis görmüyorlar. Haklarında bir soruşturma açılacağına ve bununla ilgili bir disiplin cezası alabileceklerine dair bir kanaatleri yok. Tam tersine mesleklerinde yükselmek, terfi etmek, daha iyi bir yere atama görebilmek için bu çalışmalara katılıyorlar. Biz şu an parti devletle mücadele ediyoruz. Devlet tamamen liyakat sistemini bırakmış, bir siyasi partiye mensubiyet veya aidiyet üzerinden organize olmuş durumda. Ali Yerlikaya’ya soruyorum; sen devletin, bu ülkenin İçişleri Bakanı mısın? AKP’nin İçişleri Bakanı mısın?

Burada bir kişiye dikkat çekmek gerekiyor. Murat Bulut. Murat Bulut kimdir? Murat Bulut; Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkan Yardımcısı ve Başkanıyken Menzil cemaatinin Jandarma Genel Komutanlığı’nda örgütlenmesine öncülü ettiği söylenen, iddia edilen şahıstır. Menzilcileri ve diğer tarikat ve cemaat bağlantısı olan kişilerin mülakatta kayırılarak Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’ne girmesini sağlayan kişidir. Bunun iddia edildiği kişidir. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’ne imamı protokole alarak camiye namaza gitmeyen öğrencileri fişlediği iddia edilen kişidir. Adana Bölge Komutanıyken Murat Bulut, korumalarını bırakıp, makam aracıyla ve şoförüyle beraber Adana’dan Adıyaman Menzil’e gittiği iddia edilen kişidir. Tüm bunları düşündüğünüzde; üniformayı giymiş, ülkesi için mücadele etmesi gereken, siyasi parti, ideoloji, felsefi düşünce, inanç ayırmadan hizmet etmesi gereken bir Jandarma Komutanından bahsediyorum. Bunun terfisi, yükselişi de aynı mensubiyet üzerinden devam ediyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soruyorum; senden önce cemaatler, tarikatlar aynı şekilde örgütleniyordu kamu bürokrasisinde. Şimdi örgütlenmekle kalmıyorlar açık açık ayan beyan seçim çalışmalarına katılıyorlar. Sen geldin ne değişti?”

“BAKANLIĞINIZIN BİR TALİMATI MI VAR?”

Konuyu ayrıca TBMM gündemine de taşıyan CHP’li Bakan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bakan, Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

1- Devlet bürokrasisinin en üst kademelerinde görevli olan Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel’in, devlet temsilini ve gücünü kullanarak, bir siyasi partinin adayının propaganda çalışmasına katılmasını nasıl açıklıyorsunuz?

2- İl valileri, jandarma komutanları ve emniyet müdürleri ile kaymakamlar hangi görev, talimat veya emirle siyasi faaliyetlerde bulunmaktadırlar? Kanuna aykırı olarak siyasi faaliyette bulunan kamu görevlilerinin AKP’nin seçim çalışmalarına destek olmaları kapsamında görevlendirildiklerine dair Bakanlığınızın bir talimatı mı vardır?

3- Eğer böyle bir talimat yoksa, bir siyasi partinin adayının propaganda çalışmasına katılan Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı davranmaktan idari soruşturma başlatılacak mıdır?

]]> https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/feed/ 0 Bakan Işıkhan, Mardin’de “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında konuştu https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:12:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9711 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Şehirlerimizin ve ilçelerimizin sorunlarına gerçekçi çözümler ve proje üreten, şehrinin ihtiyacına göre gelecek vizyonu çizebilen yerel yönetimlere ihtiyacımız var. Bir tarafta terörle el ele vererek, millete hizmet adına yapılmış ne varsa yıkma telaşında olan koltuk sevdalıları var. Bir tarafta ise Türkiye’yi uzaya çıkaran, ‘önce vatandaşım’ diyerek elindeki tüm fırsatları ülkesinin aydınlık geleceği için seferber eden millet sevdalıları var.” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak amacıyla kentte bulunan Bakan Işıkhan, Vali Tuncay Akkoyun, AK Parti İl Başkanı Vahap Alma, Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ile Mardin’de bir otelde “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında iş insanlarıyla bir araya geldi.

Bakan Işıkhan, toplantıda yaptığı konuşmada, baba ocağı Mardin’i büyüten, geliştiren, sağladıkları katma değerlerle bugünlere getiren hemşerileriyle tekrar bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.

Mardin’in bütün sorunlarını çözüme kavuşturmak için ellerinden geleni yapacaklarını kaydeden Işıkhan, o nedenle sık sık Mardin’e gelmeye, sahaya çıkıp, çalışmaları yerinde görmeye gayret ettiğini belirtti.

Kentin çalışma hayatına, ekonomisine ve kalkınmasına katkıda bulunacak istişareleri gerçekleştireceklerini aktaran Işıkhan, “2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli bir yıl, adeta bir ‘dönüm noktasıdır’ diyebiliriz. Bu yıl, 2023 hedeflerini gerçekleştirerek hem Türkiye Yüzyılı hedefimize yürüdüğümüz hem de kalkınmanın ilk adımı olan yerel yönetimlerde yeni bir döneme gireceğimiz bir yıl olacak.” ifadelerini kullandı.

“Köhne zihniyetlerle kaybedecek vaktimiz yok”

Türkiye’nin artık önündeki 5 yılın değil, yüzyılın hesabını yapan bir ülke haline geldiğine dikkati çeken Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nın, yollarına engel olabilecek hiçbir meselenin olmadığı, yerel hizmetlerde dünya standartlarının da üzerine çıkmış ve tüm enerjisini kalkınmaya, gelişmeye, küresel anlamda yükselmeye entegre etmiş bir vizyonun adı olduğunu aktardı.

Bakan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Bu sebeple bizim hiçbir şehrimizde ve ilçemizde artık yerel yönetimler diye bir sorunumuzun olmaması gerekiyor. Bizim artık kaybedecek vaktimiz yok. Mardin’in de kaybedecek bir dakikası yoktur. Bizim koltuk kavgalarından halka hizmet etmeye zaman bulamayan eski Türkiye kalıntısı köhne zihniyetlerle kaybedecek vaktimiz yok Bizim artık, ‘bize engel oluyorlar’ bahaneleriyle, temel atmama şovlarıyla, iş bilememezliklerini mağduriyet masallarıyla örtbas etmeye çalışarak reklam belediyeciliği yürütenlerle kaybedecek vaktimiz yok. Bizim vatandaşının derdini kendi derdi bilen, bulunduğu ilçedeki her haneyi kendi evi gibi bilen, laf değil icraat üreten gerçek belediyeciliğe ihtiyacımız var. Şehirlerimizin ve ilçelerimizin sorunlarına gerçekçi çözümler ve proje üreten, şehrinin ihtiyacına göre gelecek vizyonu çizebilen yerel yönetimlere ihtiyacımız var. İşte bu vizyon farkına siz değerli kardeşlerim her gün bizzat şahit oluyorsunuz. Bir tarafta terörle el ele vererek, millete hizmet adına yapılmış ne varsa yıkma telaşında olan koltuk sevdalıları var. Bir tarafta ise Türkiye’yi uzaya çıkaran, ‘önce vatandaşım’ diyerek elindeki tüm fırsatları ülkesinin aydınlık geleceği için seferber eden millet sevdalıları var.”

Bugün istihdamda, sosyal güvenlikte, ihracatta, savunma sanayisinde ve turizmde dünyada örnek gösterilebilecek bir seviyeye geldiklerini bildiren Işıkhan, özellikle istihdam ve işgücünde en iyi verilerin elde edildiği bir dönemden geçtiklerine işaret etti.

“Mart ayında açıklanacak 2023 yılı TÜİK verilerinde, hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım oranları ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Aynı şekilde tüm öncü göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını göstermektedir. İnşallah bu güzel gelişmeleri sizlerin desteğiyle daha da yukarı taşıyacağımıza inanıyorum. Bu noktada sizleri rahatlatmak, işverenlerimizin karşılaştığı zorlukları azaltmak ve bürokratik yükü hafifletmeye yönelik kapsamlı çalışmalarımızı yapmaktayız.” ifadelerini kullanan Işıkhan, teşvik ve desteklerle, işletmelerin büyümesine ve istihdamın artmasına katkıda bulunduklarını vurguladı.

“Mardin’de aktif sigortalı sayısı son 21 yılda 4 katına çıkmıştır”

İstihdama Dönüş Programı kapsamında deprem bölgesindeki illerde düzenlenecek kurs ve programların uygulanmasına yönelik özelleştirilmiş politikaları hayata geçirdiklerini, İŞKUR aracılığıyla işverenler ve işçiler arasında köprü görevi görmeye devam ettiklerini kaydeden Işıkhan, Aktif İşgücü Programları ile işverene, işçisini kendisinin yetiştirdiği bir fırsat tanıdıklarını, bu programların şartlarını esneterek daha fazla vatandaşın yararlanması noktasında çok önemli adımlar attıklarını bildirdi.

Bakan Işıkhan, İş Başı Eğitim Programı ve mesleki eğitim kurslarından Mardin’de bugüne kadar 40 binden fazla vatandaşın yararlandığını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Her yıl bir milyondan fazla kişinin işe yerleşmesine aracılık ediyor, işverenlerimizin aradığı elemanı bulmasına destek oluyoruz. Mardin’de 21 yılda, sadece İŞKUR aracılığıyla 44 bin vatandaşımızın işe yerleşmesini sağladık. Bugüne kadar toplam 51 bin kişi Toplum Yararına Programlardan yararlandırılmıştır. Mardin’imize güzel bir müjde vermek isterim. Toplum Yararına Çalışma Programları özellikle kamu hizmetlerinin desteklenmesi noktasında çok önemli bir işleve sahiptir. Mardin için Toplum Yararına Programlar oranımızı 3 bin kişi olarak belirledik. Hayırlı olsun. Mardin’de, 2002 yılında aktif sigortalı kişi sayısı 46 bin 549 iken 2023 yılı sonu itibarıyla 188 bin 948 olmuştur. Aktif sigortalı sayısı son 21 yılda 4 katına çıkmıştır. İnşallah bu sayıyı daha da artıracağız. Ayrıca, Kadın İstihdam Projemiz, İş-Pozitif’in duyurusunu yapmıştık. Bu projeyle işverenle iş arayanı çevrimiçi olarak bir araya getirip istihdam ve işe yerleştirme süreçlerini hızlandırdığımız bir sistem kurduk. Özellikle kayıtlı kadın istihdamı konusundaki hedeflerimize katkı sağlayacak, istihdamı teşvik edecek, hem iş arayanın hem de işverenin işini büyük ölçüde kolaylaştıracağına inandığımız bir projedir. İş Pozitif kapsamında bir istihdam fuarını da inşallah yakın zamanda Mardin’de açacağız. Türkiye Yüzyılı kadın, erkek, genç, yaşlı her kesimin desteğini gerekli kılan uzun vadeli bir vizyon. Şu an İş Kanunu’muzu güçlendirme, revize etme sürecindeyiz. Mevzuatı daha da güçlendirip, çalışma barışına, sosyal diyalog, istihdam ve işgücü piyasası gidişatına olumlu katkı sağlayarak Türkiye’nin çalışma hayatını yüzyıllık vizyonumuza yakışır hale getireceğiz.”

“1 Nisan milli iradenin, halkın, velhasıl Türkiye’nin kazanacağı bir gün olacak”

Her gün yeni bir eser ve projeyle halka hizmet götürdüklerini anlatan Işıkhan, bunu kalkınma, gelişme ve büyüme anlayışını yerel yönetimler tecrübesiyle inşa etmiş bir liderin öncülüğüyle başardıklarını dile getirdi.

Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın halka hizmet aracı olarak gördüğü millet hareketiyle, AK Parti vizyonumuzla başardık. İnşallah 31 Mart akşamı da yine aynı başarıyı başta Mardin olmak üzere tüm illerimizde ve ilçelerimizde kazacağımıza yürekten inanıyoruz. Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Abdullah Erin başkanımızla inşallah, hem Mardin’i hem de 10 ilçemizin tamamını 31 Mart akşamı milletin partisi AK Parti ile buluşturacağız. 1 Nisan milli iradenin, halkın, velhasıl Türkiye’nin kazanacağı bir gün olacak.1 Nisan Mardin’in günü olacak inşallah. Şehrimize, bu şehrin aziz insanlarına kazandırdıklarımızı bir gecede yıkıp ilimizi en az 20 yıl geriye götürecek yönetimler eliyle lütfen ziyan etmeyelim. Bu noktada hepimize düşen önemli görevler var. Özellikle çalışma hayatımızın paydaşları olan sizlerin çalışmaları Mardin’in kalkınmasında çok önemli rol oynamaktadır. Bu sebeple 21 yılda yaşanan değişimi, gelişimi en iyi sizler teşhis edebilirsiniz. Mardin’in geleceğini de yine sizlerin desteğiyle inşa edeceğiz. Mardin’in yeni yatırımlarla, yeni istihdam alanlarıyla ve yeni girişimlerle çok daha iyi yerlere geleceğinden şüphem yok. Kentin emektarlarına güveniyorum. Öncelikle yerel yönetimleri gerçek belediyecilikle buluşturacağız, ardından da bu şehri yüzyılın şehri yapacağız. Bu güç sizlerde var. Bu yüzyılı, emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız, sözümüzün arkasındayız. İşçisiyle, işvereniyle, girişimcisiyle, yatırımcısıyla, esnafıyla, emeklisiyle, yaşlı genç demeden alnının teriyle çalışan, üreten, ülkemizin kalkınmasına katma değer sağlayan her bir kardeşimizin yanındayız.”

Vali Akkoyun da kentte son yıllarda huzur ikliminin hakim olmasıyla, eğitimden sağlığa, enerjiden ulaşıma, kültür turizmden spora, tarımdan sanayiye birçok alanda yeni yatırımların yapıldığını, bu kalkınma hamlesi ve yatırımların devam ettiğini söyledi.

“Huzur ortamı daha fazla yatırım ve istihdam demek. Cumhurbaşkanımız liderliğinde gelişen, büyüyen, gelişmelerden istifade eden bir Mardin için var gücümüzle çalışıyoruz.” ifadelerini kullanan Akkoyun, Mardin’de bu gelişmeler ışığında üretim ve istihdamda yakaladıkları ivmenin artarak devam edeceğini kaydetti.

AK Parti İl Başkanı Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin de konuşma yaptı.

Bakan Işıkhan, daha sonra iş insanların talep ve görüşlerini dinledi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/feed/ 0
Şanlıurfa’da Hayalet Ağlar Temizleniyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/#respond Sat, 20 Jul 2024 09:00:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9692 Şanlıurfa’da geçmişte balıkçıların suda bıraktığı veya unutulan ağlar, baraj gölünden çıkarılıyor. Bu çalışmayla göldeki canlılar için tehlike arz eden hayalet ağların temizlenmesi ve istilacı balık türlerinden arındırılması amaçlanıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün 2014 yılında hayata geçirdiği “Hayalet Av Araçları ve İstilacı Türler Farkındalık Projesi” ile Şanlıurfa’da geçmişte balıkçıların suda bıraktığı veya unutulan ağlar, baraj gölünden çıkarılıyor. Balıkçılığın her geçen gün geliştiği Şanlıurfa’da deniz canlılarının yaşam alanlarının iyileştirilmesi için çalışmalar sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığının destekleri ile Tarım İl Müdürlüğüne bağlı ekipler, proje çerçevesinde çalışma başlattı. Çalışmada, teknelerle baraj gölüne açılan ekipler, yüzlerce metre uzunluğundaki balık ağlarını tek tek gölden çekerek kıyı dışına çıkardı. Ekiplerin çalışması bölge balıkçılarının takdirini kazandı.

Projeyle ilgili konuşan Şanlıurfa İl Tarım Müdürü Mehmet Aksoy, “2014 yılından beri Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü üzerinden uyguladığı proje ile iç sularımızda ve denizlerimizdeki hayalet ağların, denizde unutulmuş ağların çevresel ekosisteme, denizdeki ekosisteme zarar vermemesi için biz bu ağları topluyoruz. Halkımızın bu istilacı türleri ve çevreye zarar veren, çevrenin ekosistemini bozan hem ağlar hem de çöplerle ilgili denizlerimizi, göllerimizi, sularımızı kirletmemeleri için farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili Tarım ve Orman Bakanlığımızın ayırdığı bir bütçe var. Biz bu bütçeyi de hem halkımızın hem de balıkçılarımızın hizmetine sunuyoruz. Böylelikle hem iç sularımızdaki balıkçılığın sağlıklı ve güvenilir bir şekilde sürdürülebilir bir dönemde devam etmesini sağlıyoruz hem de balıkçılarımızın ekonomik olarak zarar görmemesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ben huzurlarınızda bu ekibe, bu çalışan balıkçı arkadaşlarımıza, iç sularda emekleriyle, alın terleriyle para kazanan balıkçı arkadaşlarımıza verdikleri bu gayret için teşekkür ediyorum. İnşallah bereketli ürünleri olur, bereketli avları olur, bereketli sezonları olur. Biz ne kadar çevremizi korursak, koruma kullanma dengesini sağlarsak, bu denizlerde, bu barajlarda ki balıkların bizim gelecek nesillerimize ulaşmasını, onların da sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamış olacağız” diye konuştu.

Tarım İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Hakan Akgün ise “Tabii 90 yılından bugüne kadar yani 30-35 yıllık bir süreç içerisinde elbette avcılık esnasında baraj gölü içerisinde unutulan veyahut ihmal edilen, sehven bırakılan veyahut akıntının veya dalganın götürmüş olduğu bazı ağlar var. Haliyle bunlar balıkçı tarafından yeri tespit edilemiyor. Bunlar su içerisinde kalıyorlar, baraj gölü içerisinde kalıyorlar. Sentetik madde olması hasebiyle bunların su içerisinde çözünmeleri 500 yıllık bir süreci buluyor. Bundan dolayı bunların su içerisinde bulunmaları balıkların göç yollarını olumsuz etkilerinden dolayı göç esnasında balık ağa takılmakta ve orada telef olmaktadır. Bundan dolayı bu sahipsiz ağların veya unutulmuş olan ağların mutlaka yerinin teslim edip alınması gerekiyor. Bugün Tarım İl Müdürümüz Mehmet Aksoy’un da katılmış olduğu program çerçevesinde suda önceden tespit edilmiş bir balık ağını sudan çıkarmış olduk. Bu manada sürdürülebilir balıkçılığa da aynı zamanda katkı sunulmuş olundu” ifadelerini kullandı.

Proje çerçevesinde çalışmada yer alan balıkçılar, gölün temizliğinde emeği geçenlere teşekkür etti. – ŞANLIURFA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/feed/ 0
Çin İslam Minyatür Okulu Kurucusu Bursa’da Sanat Etkinliğinde https://www.karadenizhabertv.com.tr/cin-islam-minyatur-okulu-kurucusu-bursada-sanat-etkinliginde/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/cin-islam-minyatur-okulu-kurucusu-bursada-sanat-etkinliginde/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:45:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9611 Çin İslam Minyatür Okulu kurucusu, ressam ve şair Ali Lei Gong ile oğlu Said Chuanyi Lei, Bursa’da düzenlenen “Çin Kaligrafisi ve Minyatür Performansı” etkinliğinde güzel sanatlar öğrencileriyle bir araya geldi.

Bursa Büyükşehir Belediyesinin Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlediği etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen küratör İsmail Erdoğan, Gong’un Çin minyatürü sanatına İslam unsurlarını ekleyen ilk sanatçı olduğunu belirterek, “Bu alanda Ali Lei hocadan öncesi diye bir tanımlama yapamayız. Çünkü binlerce yıllık geçmişe sahip bu sanatı İslam unsurlarıyla birleştirmede ilk o öncü oldu.” dedi.

Erdoğan, Gong ile geçen yıl İstanbul’a yerleştikten sonra tanıştığını dile getirerek, “Kendisi Anadolu’yu, Turkiye’yi ve Türk insanını çok seven, çok yakınlık duyan bir kişi. Bu etkinlikte onun sanatından çok iyi istifade edeceğinizi düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

“İnsanların başarılı olması için çeşitli yöntemler var”

Ardından sanat hayatını anlatan Gong, resim sanatına küçük yaşlarda başladığını söyleyerek, “İnsanların başarılı olmasını sağlayan çeşitli yöntemler var. Bu başarıyı sağlamak için illa üniversiteye gitmek zorunda değilsiniz. Ben mesela 4-5 yaşlarımda evimde, duvarda, sokaklarda resim çiziyordum. O zaman koşullar kötüydü ve ülkede ekonomik bunalım vardı.” açıklamasında bulundu.

Gong, “Geleneksel Çin resim sanatında eskiden hep usta çırak eğitimi vardı. Şu an tabii akademik olarak öğreniliyor bunlar. Ben de bu işte bir mesafe kat ettikten sonra işinde usta bir hocayla çalışmaya başladım ve kendimi ilerlettim.” bilgisini paylaştı.

Sanatında ilerleyebilmek için çok bedeller ödediğini anlatan Gong, şunları kaydetti:

“Gençlik yıllarımda fabrikada çalışıyordum. O dönemdeki komünist uygulamalar gereği bir kişinin birden fazla işte çalışmasına izin verilmiyordu. Ben de sanatı hep gizli olarak yapmak durumunda kaldım. Daha sonra fabrikadan çıkabilmek için bir gece çalışma sırasında bilerek elimi makineye kaptırdım. İki parmağım ucundan kesildi. O olayın ardından zorunlu olarak fabrika işçiliğini bıraktım ve kendimi tamamen sanata adamaya başladım.”

“Gençlerin sanatımıza bu kadar meraklı olduğunu beklemezdik”

Etkinliğe ilişkin AA muhabirine konuşan Said Lei ise bugünkü etkinliğe gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduğunu belirterek, “Gençlerin sanatımıza bu kadar meraklı olduğunu beklemezdik. İkinci Zaman Sergisi’nin devamı olarak gerçekleşen atölye ve performanslar aslında sanatçıyı daha ayrıntılı bir şekilde sanatseverlere anlatıyor. Özellikle sergiye gelemeyenler için bu etkinlik canlı bir sergi gibi. Sağ olsun Bursa Belediyesi kültür ve sanata gayet önem ve değer veriyor. Böyle bir atölye, gençlere uluslararası bir vizyon sunabilir.” dedi.

Lei, öğrencileri sanatta yetenekli ve başarılı bulduğu değerlendirmesini yaparak, “Bazılar fırçayı çok iyi kullandı ve anlattığımız teknik ötesi yaklaşımları da uyguladı. Umarım ileride bu gençler Bursa’ya kültür ve sanat alanında daha ilhamlı, renkli katkılar sağlayacaktır.” temennisinde bulundu.

Söyleşinin ardından güzel sanatlar öğrencileri, Gong’un minyatür çalışmalarından oluşan slayt gösterisini izledi. Düzenlenen atölye çalışmasında da Ali Lei Gong ve Said Chunanyi Lei, öğrencilere Çin minyatürü çizim tekniklerini uygulamalı aktardı.

Bursa’da 22 Ocak’ta açılan İkinci Zaman Sergisi’ne katkı sunmuş sanatçılarla düzenlenen söyleşi ve performans etkinlikleri, mart ayının sonuna kadar devam edecek.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/cin-islam-minyatur-okulu-kurucusu-bursada-sanat-etkinliginde/feed/ 0
TSKB, Türk bankacılık sektörünün ikinci iklim raporunu yayımladı https://www.karadenizhabertv.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:00:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9193 Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2021’de İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (TCFD) tavsiyelerini dikkate alarak hazırladığı Türk bankacılık sektörünün ilk “İklim Riskleri Raporu” sonrasında ikinci iklim raporunu yayımladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin kapsayıcı ve nitelikli kalkınması için kalıcı değer yaratma misyonuyla çalışan TSKB, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye ve bu alanda yenilikçi adımlar atmaya devam ediyor.

Türk bankacılık sektöründe ilk olan ve 2021’de yayımlanan “İklim Riskleri Raporu” ile iklim değişikliğinin etkilerini Task Force on Climate-related Financial Disclosures (TCFD) perspektifinde değerlendiren TSKB, ikinci raporunu “2023 TSKB İklim Raporu” adıyla yayımladı.

Banka, bu kapsamda hazırlanan raporda iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik kararlılığını, güncel çalışmalarını ve gelişim alanlarını ortaya koyarken gelecek perspektifini de paylaşıyor.

“Yeşil dönüşüm alanında ölçeklenebilir çözümlere ihtiyaç var”

Açıklamada görüşlerine yer verilen, TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç, Bankanın iklim değişikliğini ekonomik, çevresel ve sosyal boyutlarının ötesinde temel stratejisi ve başarı kriteri olarak ele aldığını, Türkiye’nin düşük karbon ekonomisine dayalı bir sanayiye geçişine katkıda bulunmayı önceliklendirdiklerini belirtti.

Ortak gelecek için yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve iklim finansmanı, emisyon ölçümü ve azaltımı, adaptasyon ve döngüsel ekonomi yatırımları gibi konuları barındıran yeşil dönüşüm alanında ölçeklenebilir çözümlere ihtiyaç bulunduğunu kaydeden Bilgiç, şu ifadeleri kullandı:

“TSKB olarak iklim risklerini ölçerek kredilendirme süreçlerimize entegre ediyoruz. İklim risklerinin azaltımına yönelik dönüşüm yatırımları, gezegenimizin geleceğinde oldukça önemli bir yer tutuyor. Türkiye’de iklim konusunu gündemine alan ilk kurumlardan biri olarak, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ve ülkemizin kalkınma hedefine doğrudan katkı sağlayan yatırım temalarını önceliklendiriyoruz.”

Kömür finansmanından çıkma hedefi

Murat bilgiç, SKA bağlantılı kredilerinin oranının yüzde 90 olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

“Sadece iklim ve çevre ile ilgili SKA bağlantılı kredi oranı hedefimiz ve 2023 yıl sonu gerçekleşmesi de yüzde 62 seviyesinde. Sürdürülebilir bankacılık anlayışımızın yanı sıra uzun yıllara dayanan danışmanlık tecrübemizden kazandığımız deneyimi, 2011’de kurduğumuz sürdürülebilirlik danışmanlığı alanındaki iştirakimiz Escarus aracılığıyla farklı sektörlerle paylaşarak bu alandaki etkimizi büyütüyoruz. Sunduğumuz akıllı finansman olanakları, çok yönlü danışmanlık kapasitemiz ve iş ortaklarımızla sinerji içinde somut başarılara imza atıyoruz.”

Bilgiç, kömür yakıtlı termik santral ve elektrik üretim amaçlı kömür madenciliği yatırımlarını finanse etmeme taahhütlerinin arkasında durduklarını anımsatarak, bu hedeflerini kapasite artış yatırımlarını da kapsayacak şekilde ve 2035’in sonuna kadar kömür finansmanından tamamen çıkmak üzere güncellediklerini anlattı.

Murat Bilgiç, “2023 TSKB İklim Raporumuz ile iklim değişikliği konusunda bankacılık faaliyetlerimize entegre olarak gerçekleştirdiğimiz çalışmaları sunarken, paydaşlarımıza örnek oluşturmasını amaçladığımız kıymetli bir ekip çalışması gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde de iklim risklerinin en aza indirilmesi ve bu mücadelede başarı kazanılması yönünde nitelikli uzman kadrolarımız ve iş ortaklarımızla hep birlikte kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“2030 sonuna kadar 4 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlamayı planlıyoruz”

TSKB Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Meral Murathan da, TSKB kredi portföyünün ağırlıklı olarak SKA bağlantılı kredilerden oluştuğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“2021-2030 yılları arasında 10 milyar ABD doları tutarında SKA bağlantılı finansman sağlamayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra 2030 sonuna kadar 4 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlamayı planlıyoruz. Hedeflerimize emin adımlarla ilerlerken eş zamanlı pek çok çalışmaya imza atıyoruz. 2022 yılının ekim ayında, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) tarafından kurulan Net-Sıfır Bankacılık Birliği’nin imzacısı olduk. Bu imzayla kredi portföyümüzü 2050 yılına kadar Paris İklim Anlaşması doğrultusunda net sıfır emisyon hedefleriyle uyumlu hale getirmeyi taahhüt ediyoruz. 2023 yılında 2027 ve 2035 yıllarına yönelik yakın dönem bilim temelli hedeflerimizi onaylatarak kamuoyuna duyurduk.”

“Bankamızın emisyon azaltım hedefleri, SBTi tarafından onaylandı”

Meral Murathan, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda önemli yönlendirmeleri bulunan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın iklim değişikliği ile mücadele ve adaptasyon kapsamında öne çıkan amaçlarını yakından takip etmeye devam edeceklerini belirtti.

Bankanın Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi: Science Based Targets initiatives) kılavuzlarına uyumlu olarak hesapladığı emisyon azaltım hedeflerinin SBTi tarafından onaylandığını anımsatan Murathan, “Bütün bu çalışmalarımızın yanında yeni bir yapılanmaya giderek, Banka içinde farklı çalışma grupları altında uzun yıllardır devam eden sürdürülebilirlik faaliyetlerimizi daha da derinleştirmek için kapasite geliştirmemize de fayda sağlayacak şekilde TSKB İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Yönetimi Müdürlüğü’nü kurduk.” açıklamasında bulundu.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/feed/ 0
Konya’da Keçili Kanalı Islah Projesi’nin Temeli Atıldı https://www.karadenizhabertv.com.tr/konyada-kecili-kanali-islah-projesinin-temeli-atildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/konyada-kecili-kanali-islah-projesinin-temeli-atildi/#respond Fri, 12 Jul 2024 09:00:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9179 Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü tarafından Lale Caddesi, Ankara Yolu, Aslım Caddesi arasında 240 milyon liraya mal olacak Keçili Kanalı Islah Projesi’nin temeli atıldı.

Temel atma programında konuşan KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Demir, Keçili Kanalı Islah Çalışmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak; proje ile Terziler Sitesi’nden başlayarak Aslım Caddesi’ne kadar uzanan bölgede taşkın riskini azaltacak, su birikintilerini önleyecek ve çevresel koku sorunlarını ortadan kaldıracak çalışmaları gerçekleştireceklerini ifade etti.

Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca çalışmanın hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Hakikaten burası çok önemli bir projeydi. Bu ıslah çalışması bittiği zaman tertemiz çevre düzenlemesiyle, yan yollarıyla birlikte tüm sanayilerimizin kalbinde güzel bir aks olacak inşallah. Büyükşehir Belediye Başkanımız başkanlığında tüm ekibine, KOSKİ Genel Müdürümüze ve ekibine teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.

Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Tüm AK Partili belediyeler olarak şehrimizin ihtiyacı olan her alanda çalışma yapıyoruz. Hem şehrimizin imarı, düzenli gelişmesi hem de hemşehrilerimizin günlük hayatta rahat bir şekilde yaşantılarını devam ettirebilmeleri için gayret ediyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere tüm ekibine teşekkür ediyorum. Burada yapılacak çalışma neticesinde inşallah Keçili Kanalı’nın çevresi çok daha farklı bir görünüme kavuşacak” ifadelerini kullandı.

“Biz şehrimizin kıymetini biliyoruz”

AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, “Başta Büyükşehir Belediye Başkanımızdan, KOSKİ Genel Müdürümüzden ve bu şehre hizmet eden kim varsa hepsinden Allah razı olsun. Bugün burada aslında birbirini tamamlayacak diğer alanlarda da bir işi başlatıyoruz. Sadece ıslah etmiyoruz, daha sonra burada oluşacak bant büyük bir ulaşım aksını da rahatlatacak. Kurumlar arasındaki iş birliği belediyelerimiz arasındaki güç birliği bu şehrin insanına hep hizmet olarak dönüyor. Bugün Türkiye’de baktığımız zaman belediyeciliğin bir marka olduğu şehir Konya Modeli bir belediyecilik. Bu şehre hizmet etmenin de ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Islah çalışmamızın şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

“KOSKİ Türkiye’de marka haline geldi”

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, KOSKİ’nin yaptığı çalışmalarla artık tüm Türkiye’de bir marka haline geldiğine dikkati çekti. Özellikle depremlerde ortaya koyduğu performansın tüm Türkiye’de takdir edildiğini vurgulayan Başkan Altay, KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Demir’i ve tüm çalışanları tebrik etti. Depremlerin şehirleri dirençli hale getirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Başkan Altay, “Bunun iki ana nedeni var. Birincisi, fay hatları üzerinde olan ülkemizde kentsel dönüşüm ve şehirlerimizi depreme hazırlamamız gerekiyor. İkincisi de iklim değişikliği kapsamında özellikle yağmur suyu drenajlarının hızlıca şehirde yapılması gerekiyor. Çünkü yağış rejimleriyle ilgili ciddi sorunlar yaşıyoruz. KOSKİ’miz bu manada şehrimizde 2029 yılına kadar ciddi bir planlama gerçekleştirdi” dedi.

“Şehrimizin sorun oluşacak bölgelerine müdahaleler yapmaya devam edeceğiz”

Başkan Altay, Keçili Kanalı Islah Çalışması ile birlikte görüntü kirliliği ve kötü kokunun önüne geçileceğini belirterek, şöyle devam etti:

“1,5 milyarın üzerinde bir kaynakla şehrimizin sorun oluşacak bölgelerine müdahaleler yapmaya devam edeceğiz. Bugün de Keçili Kanalı’nın temelini atıyoruz. İlk etabı Terziler Sitesi, eski Selçuklu Belediyesi’nin bulunduğu alanda; ikinci etap da Ankara Yolu’yla Aslım Caddesi arasında bulunan 3.115 metre uzunluğunda, yaklaşık 240 milyon liraya mal olacak Keçili Kanalı ıslahımız bu bölgedeki yağmur suyunun drene edilmesi için bize önemli bir avantaj sağlayacak. Ayrıca burada ciddi bir görüntü kirliliği, suyun birikmesinden dolayı kötü kokudan büyük bir şikayet vardı. Onu da gidermiş olacağız. Ayrıca BÜSAN yönetimiyle yaptığımız görüşmelerde Milenyum ve Çelik caddelerinin yağmur suyunun Keçili Kanalı’na bağlanmasıyla ilgili KOSKİ ve yönetim birlikte bir çalışma yürütüyorlar. Bu bölge BÜSAN’la başlayan; sonrasında Aslım Caddesi civarında Yeni Sanayi alanlarının oluştuğu Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’yi taşıyacağımız alan. O yüzden bölgenin ulaşımı açısından da yapmış olduğumuz bu ıslah çalışması, bize geliş-gidiş iki şeritten oluşan, üzerinde yapacağımız 11 menfezli hem raylı sistemin hem de araçların sanayi içine dağılımını sağlayacak yeni bir ana arter çıkarıyor. İnşallah Aslım Caddesi’nin devamında planlanan yeni çevre yoluna kadar bu caddeyi uzatmayı planlıyoruz. Böylece şehrimiz sanayi bölgelerinin yeni bir ana arter daha kazanmış olacak.”

“Konya Modeli Belediyecilik bir eser bırakmaktır”

“Konya Modeli Belediyecilik bir eser bırakmaktır” diyen Başkan Altay, “Burada da önemli bir işin temelini atıyoruz. Ama KOSKİ bunları yaparken bir taraftan da şehrimizin içme suyu sağlanması konusunda önemli işler yapıyor ve bu işi en ekonomik yapmak için büyük bir gayret içerisinde. Konya’mızda 2019 yılında asgari ücretle 440 metreküp su alınabilirken; bugün 2024 yılında asgari ücretle 826 metreküp su alınabiliyor. Yani neredeyse yarı yarıya ucuz bir şekilde şehrimize su temin etmeye gayret ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Konyamıza hayırlı olsun”

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Betül Altınsoy da “Konya’mıza hayırlı olsun. Daha nice hayırlı hizmetleri Allah bize nasip etsin. Uğur Başkanıma, ilçe belediye başkanlarımın her birine, AK Parti’mize rekor oylarla sevinç yaşatan, zafer yaşatan başkanlarıma da teşekkür ediyorum. Biz küçüklüğümüzde İSKİ skandallarını duyduk. Ama KOSKİ’yi depremden sonra yardımseverliğiyle ve işin tecrübesiyle, ahlakıyla, bilimiyle tanıdık. Deprem bölgesindeki vatandaşlarımız için de belediyeciliğin ne olduğu, AK Parti belediyeciliğinin, Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin ne olduğu da gösterdikleri için doğru örnek oldukları için çok teşekkür ediyorum” değerlendirmesini yaptı.

Konuşmaların ardından Lale Caddesi-Ankara Yolu-Aslım Caddesi arasında Keçili Kanalı Islah Projesi’nin temeli atıldı. – KONYA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/konyada-kecili-kanali-islah-projesinin-temeli-atildi/feed/ 0
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay: “İzmir’de Yeni Nesil Belediyecilik Olacak” https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmirde-yeni-nesil-belediyecilik-olacak/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmirde-yeni-nesil-belediyecilik-olacak/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:45:28 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9039 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL- KAMERA: KERİM UĞUR

CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, Başkan seçilmesi halinde hayata geçireceği projelerini anlattı. Tugay, tanıtım töreninde yaptığı konuşmada; “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olursam ilk yapacağım şey yeni nesil belediye yönetimi anlayışı çerçevesinde belediyenin yeniden organize edilmesi, yönetim şemasının ona göre düzenlenmesi. Kararlarımızı alırken planlamalarımızı yaparken, çalışmalarımızı yaparken bizim beynimiz olacak, bize yol gösterecek. Bütün o veriyi toplayacak, onun hafızasını alacak, ihtiyacımız olduğunda bize o bilgileri doğru analiz ederek sunacak. Şehrin sürekli gözü kulağı olacak.” dedi

Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen proje tanıtım toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü deniz Yücel, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir milletvekilleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.

Toplantıda konuşan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay projelerini anlatacağı sunum öncesinde şöyle konuştu:

“Belediyeyi aldık, kurumsal reorganizasyon yaptık, yönetim anlayışımızı tarif ettik ve çalışmaya başladık. İlk 6 ay bizim için acil müdahaleler yapacağımız, hızlı çözülmesi gereken konulara temas edeceğimiz bir dönem olacak. Su fiyatından çokça şikayet ediliyor, sosyo-ekonomik durumu sıkıntılı olan yurttaşlarımız için indirimli su fiyatı tarifeleri belirleyeceğiz. Daha sonra genel için de indirimli su fiyatları belirleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuda özverili olacak. Aynı şeyi ulaşım hizmetlerinde de gözeteceğiz. Yollarla ilgili çok şikayet var, ana arterlerden başlayarak sorunları saptayacağız. Çok hızlı hareket edeceğiz. Çok önemli gibi görünmeyen ama yüz binlerce insana sıkıntı veren alt-üst geçitler, yürüyen merdivenler, asansörler, bunları sürekli gözleyen, takip eden, anında müdahale eden ekipler oluşturarak onların bakımını daha hızlı yapacağız. İlaçlama hiçbir zaman aksatılmaması gereken bir şey; ilaçlamanın eksik olmasından kaynaklı çok şikayet oluyor. İlk ayda ilaçlama çalışması düzenini oturtacağız. Yapay Zeka Daire Başkanlığı kuracağız. Kurulamıyorsa eş değer bir birim kuracağız. Bunu kendi altyapımızla, kendi insanlarımızla yapacağız. Türkiye’de ve dünyada bu konuda en öncü olan belediyelerden biri olacağız.

“BİR DAHA BU ŞEHİRDE HİÇBİR YERE SU BASMASINI İSTEMİYORUM”

Bir daha bu şehirde hiçbir yere su basmasını istemiyorum. Yeşil dokunun geliştirilmesi, sosyal amaçla yapılacak uygulamalarda satın almalar yapacağız. Tüketim kooperatifi kuracağız. Belediyeler bugüne kadar kendi şirketlerini buna ortak yapmadılar. Bizim dönemimizde belediyeler ve iştirakleri kooperatiflere ortak olacak ve destekleyecek. Kentsel dönüşüm daire başkanlığını ve planlama dairesini kuracağız. Dezavantajlı okulların kantinlerini talep edeceğiz verilirse biz işleteceğiz ki çocuklarımız okullarda aç kalmasın. İleri yaş yurttaşlarımızı yalnız bırakmayacağım. Karşıyaka’da bu konuya çok dikkat ettik. İleri Yaş Eylem Planı’nı dahil edeceğiz. Gençlerimize ulaşımda aylık abonman kartı vereceğiz. İç körfezde taksi uygulamasını hayata geçirecek ve ‘Deniz taksi’ uygulamasını başlatacağız. Otobanda seferler düzenleyecek, durakların temizliğine daha çok dikkat edeceğiz. Bütçe disiplini ile ilgili her türlü sorunu doğru yöneterek dirençli bir belediye sağlayacağız. Enerji tüketimi konusunda adımlar atacak, belediyeye ait tesislerde enerji verimliliği çalışması yapacağız. Ana arterlerde çalışma yapacak, ara yollarda en geç 20 günde kazılan yerleri kapatacağız. Kazı yapan bütün şirketler için de bu durum geçerli olacak. Yapılan işin kalitesi ve zamanında tüketilmesi gözetilerek UKOME’nin kararları buna uygun yürütülecek. İzmir’de kentsel dönüşümden dolayı çok kazı var, bu sorunun halledilmesi lazım. Bu anlattıklarım ilk 180 gün içinde yapacağım işler.

İzmir’in en önemli sorunu deprem riski… Fay hatlarının yoğun olduğu bir bölgede yaşıyoruz. Depremin bizim için ne kadar risk olduğunu, deprem halinde neler yaşayabileceğimizi, yaşadığımızda kendimizi o ortamdan nasıl kurtarabileceğimizi önden hesaplamış olmamız, hazırlığını yapmamız gerekiyor. Deprem master planı, şehrimizin ihtiyacı olan planlama… Şu an sahip olduğumuz pek çok bilgi var. Genel anlamda bir deprem master planımız yok. Olmak zorunda… Bunu yapacağız. Riskli olduğunu tespit ettiğimiz tüm binalarda kentsel dönüşümü gerçekleştirmek durumundayız. ‘Dua edelim, bir şey olmasın’ şeklinde bir yerel yönetim anlayışı olmaz. Riskli binaların hepsi dönüşmek zorunda… Bunun için yapmamız gereken ne ise yapacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bina yıkımlarını kendi üstleniyor, İzmir de bunu yapar. Dönüşüm boyunca insanlara kira desteği sağlıyor, İzmir bunu da yapar. Hükümetin temsilcilerinin bu konudaki iddialı sözlerini gerçekçi bulmuyorum. Konut ihtiyacı olan bölgelerde yapmaları gerekenler var. Cumhurbaşkanı, talihsiz bir şekilde Karabağlar’ı kötü örnek olarak gösterdi ama muhtemelen doğru bilgilendirilmemiş. Bölge riskli alan ilan edilmiş, yetki bakanlıkta, bakanlığın elini kolunu tutan, engel olan yok. Karabağlar Belediyesi de Büyükşehir Belediyesi de en ufak olumsuz bir tavır göstermemiş, buna rağmen 1 çivi çakılmamış. Bize hikaye anlatıyorlar. Ne çalışma yapılması gereken yerde ne de İzmir’de başarılı bir işleri yok, amaçları rant sağlamak… Ben hiçbir vatandaşımızın enkaz altında kalmasını istemiyorum, en kısa zamanda riski binalar hepsi dönüştürülecek. Bu benim taahhüdümdür. Ege Şehir Planlama Şirketi’ni ada bazında dönüşüm için tekrar yetkili hale getireceğiz, İZBETON sadece yol çalışmaları yapacak.

İzmir’in kentsel ve kamusal alanlarında kamusal tesislerin tasarımı ile ilgili yeni bir sayfa açacağız. Pazaryeri deyince gözünüzün önüne beton atılmış, düzensiz bir zemin, uzay bir çatı geliyor. Çoğu ışık almaz, hava almaz, tuvaletleri her zaman problemlidir. Ancak buna mahkum değiliz. Pazaryerlerinde spor ve kültür tesislerinde daha çağdaş, bize daha fazla keyif verecek, kullanımında fonksiyonel olan tesisler yapabiliriz. Bunun için tasarım rehberlerine ihtiyacımız var. “İzmir’de nasıl pazaryerleri yapabiliriz, tasarım örnekleri çıkarır mısınız?” diyerek yapacağımız çalıştaylarla ortak akıl projeleri çıkacaktır. Bizi güneşten, yağmurdan koruyacak, ekolojik yanları düşünülmüş; enerji açısından kendine yeten tesisler yapabiliriz. İzmir’in kamusal alanları ile ilgili olarak konsept tasarım örnekleri olacak. Bizim rahatsız olduğumuz, konuşmak istemediğimiz diğer konu belediyenin hizmet binasına ihtiyaç olduğu. Görüş ayrılıkları var, İzmir’de bir değerlendirme talep edeceğim. İzmirlilerin istediği olacak. Benim kendi görüşüm Konak Meydanı’nda eski yerinde, eski büyüklüğünde bir bina yapılsın diyorum. Gurur duyacağımız bir binayı burada inşa edebiliriz diye kişisel bir düşüncem var. Bunu da kamuoyunun takdirine sunacağım eğer onaylarsanız eski yerinde herkese keyif verecek bir belediye binamız olacak ve bugün fuarda çalışan tüm arkadaşlarımı oraya davet edeceğim.

“AKILLI KAVŞAKLARLA TRAFİK YÜZDE 10 DAHA RAHATLAYACAK”

Akıllı kavşaklarla trafik yüzde 10 daha rahatlayacak. Trafiğin sıkıştığı noktalarda neden sıkıştığı belli, yapacağımız şey her şeyin önüne koyarak bunu yapmamız. Şirin Payzın Kavşağı’nda, Halkapınar hilal ve Ege Mahallesi’nde yapacağımız çalışmalarla trafik rahatlayacak. Kavşak ve bağlantı noktalarında şerit sayısını artıracağız. Bayraklı Belediyesi’nin altındaki alanda trafiği yer altına alarak o kalan alana da meydan projesi yapacağız. Bayraklı’yı deniz ile bu şekilde buluşturacağız. Mürselpaşa’da bir altgeçit var, yapılması zor değil. En kısa zamanda yapılacak işlerden biri de bu. Alsancak Garı’nın orada trafiğin yer altına alınması zor ama bizim gözümüzü korkutmuyor, en kısa zamanda bunu yapacağız. Yaşayanlar Üst Geçidi, Karabağlar’da yaşanan bir sorun. Üst geçit projesi yapılmış, hazır ve ilk yapacağımız projelerden biri bu. Ben burada kesin ve erken yapılacak projelerden bahsediyorum. Kentimizin master planının güncellenmeye, belki de yeni baştan yapılmaya ihtiyacı var. Mümkün olan en kısa zamanda İzmir’in geneli için bir ulaşım master planı yapılacak. Anadolu Caddesi ve İZBAN hattı üzerinden geçen Mavişehir’i Cumhuriyet Mahallesi’ne bağlayan deniz kenarına inebileceğiniz bir bağlantı yapılacak. Karşıyaka Belediye Başkanlığımda içimde kalmıştı, en kısa sürede yapılacak şeylerden birisi…”

“METROBÜS İZMİR’E GELECEK”

Ulaşım alanında yapacağı projelerden bahsetmeyi sürdüren Tugay, şu ifadeleri kullandı: “Metrobüs uygulamasını İzmir’e bir şekilde getireceğiz. İstersek her şeyi yaparız. Bunu da nasıl yapabildiğimizi göreceksiniz. Karabağlar-Gaziemir Metrosu bakanlıkta onay bekliyor, onaylandığında çalışması başlayacak. Örnekköy tramvay onayı alınmış projelendirmiş bir çalışma, başlanacak ve bitirilecek. İZBAN seferleri sıklaşacak. Şehir Hastanesi için teleferik için proje var, yapılabilir, monoray da düşünüyoruz. Bisiklet köprüleri yapacağız. Deniz taksi çok kolaylıkla devreye sokulacak bir uygulama, ilk 6 ayda başlatacağız. Halkapınar’da aktarma istasyonunda yaşananları görmek gerek, 2050 yılında kaç kişi bu istasyonu kullanacak? Tam 1 milyon kişi… Bu aktarma istasyonlarını düzenleyeceğiz, yaşam alanlarına çevireceğiz dediğimiz zaman yurtdışındaki örnekler göz önüne geliyor. Türkiye’de de İzmir’de de bu konuda eksiğimiz var. Aktarma istasyonlarının hepsinde düzenlemeler yapacağız. İnsanların ihtiyaçlarımızı karşılayan merkezler olacak. Otogar için Büyükşehir Belediyemizin yarışma ile belirlediği projeyi sahipleniyoruz. Otogar bu şekilde olacak. Bunu çözeceğim. Modern, çağdaş bir görünümde olacak. Semt garajı ihtiyacı var, sırasıyla hepsini yapacağız. Otopark projeleri var, uygulanmayı bekleyen… Bunları yapacağız. Kemalpaşa’da, Selçuk’ta, Aliağa’da yapacağız. Karavan otoparkı acilen lazım, bunları en hızlı şekilde yapacağız.

KARŞIYAKA’NIN ONURUYLA DAHA FAZLA OYNAMAYIN

Süreci başından sonuna takip etmiş birisi olarak Karşıyaka Stadı için elinden geleni yapmış ama utanmadan konuşanlara “Karşıyaka’nın onuru ile daha fazla oynamayın ya o stadı yapın ya da bize verin biz yapalım” diyorum”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmirde-yeni-nesil-belediyecilik-olacak/feed/ 0
Antalya’da ‘Sanayide Kadın Eli’ Projesi İle İşsizlik Azalıyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:00:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8638 Antalya’da birçok iş kolunda ara eleman sorununa çözüm için geliştirilen ‘Sanayide Kadın Eli’ projesi sonuç vermeye başladı. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde 5 ülkeye ihracat yapan bir fabrika, ev hanımları ve genç kızlara yönelerek eğitim almalarını sağladı, ardından fabrikada kaynakçı, paketlemeci, montajcı, boyacı ve pres operatörü olarak çalıştırmaya başladı. Firmanın yönetim kurulu başkanı, “Önce paketleme bölümünde denedik, daha sonra kadınlarımızın çalışmalarındaki performans bizi son derece mutlu etti. Arkasından diğer birimlerde kadınlarımızı çalıştırmaya başladık. Bu süreç öyle bir noktaya geldi ki, artık kadının olduğu her ortamda hem disiplin hem nezaket hem saygı hem de verimliliğin arttığını gördük” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nin (AOSB) ortaklaşa yürüttüğü ‘Sanayide Kadın Eli Projesi’ meyvelerini vermeye başladı. Ev kadını onlarca kadın, farklı alanlardaki fabrikalarda kaynakçı, paketlemeci, montajcı, boyacı ve pres operatörü olarak çalışmaya başladı.

“Eleman alırken ilk tercihi kadın olarak seçiyoruz”

AOSB’de faaliyet gösteren ve 5 ülkeye ihracat yapan bir firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Erdem, “Fabrikada şu an itibarıyla 300-320 civarında çalışanımız var. Antalya turizm bölgesi, özellikle Nisan ve Mayıs aylarıyla birlikte turizme kayabiliyor. Böyle olunca yetiştirdiğiniz insanları bu sefer kaybediyorsunuz. Çok yoğun bir çalışan firma olmamız nedeniyle insan bulmakta zorluk çekiyoruz. Bir deneme yapalım istedik ve tüm çevre köylerden çalışma niyeti olan genç kızlarımızı ve kadınlarımızı davet ettik. Önce paketleme bölümünde denedik, daha sonra kadınlarımızın çalışmalarındaki performans bizi son derece mutlu etti. Arkasından diğer birimlerde kadınlarımızı çalıştırmaya başladık. Bu süreç öyle bir noktaya geldi ki, artık kadının olduğu her ortamda hem disiplin hem nezaket hem saygı hem de verimliliğin arttığını gördük. Kadınlarımız erkeklerden çok daha gayretli, istekli ve verimli çalışmaya başladı. Kadın sayımızı peyderpey artırmaya başladık. Artık şimdi eleman alırken ilk tercihi kadın olarak seçiyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Her işi başarabileceğimizi düşündüğüm için çok korkmadım”

Bakım evinde çalışırken sanayide çalışma kararı aldığını belirten pres operatörü Enise Örün, “Kadın olarak her işi başarabileceğimizi düşündüğüm için çok korkmadım. Preste çalışıyorum. Zor tarafı var ama insan isteyince her işi yapabiliyor” dedi.

Paketleme personeli olarak işe başlayıp ardından yönetici konumuna yükselen Leyla Özgü Doğruparmak da, “Arkadaşım burada çalışıyordu, o önerdi. İlk başlarda çevremden gelen tepkiler nedeniyle çekinmiştim. Ancak şu an kadının elinin değdiği her şey güzelleşiyor” diye konuştu.

“Kadının yapamayacağı iş yok”

Ev hanımlığından sıkılıp iş hayatına atılan ve şu anda kaynakçılık yapan Belkıs Korkmaz, “Evde boş durmaktan canım sıkıldı. Preste çalışıyordum, şimdi kaynakçıyım. Hiç zorlanmıyorum. Kadının yapamayacağı iş yok” diye konuştu.

Firmada boyacılık yapan Gülten Aslantaş ise, “2 senedir burada çalışıyorum. Her konuda güveniyorum kendime ve işimi severek yapıyorum. Emekli olana kadar çalışacağım” ifadelerini kullandı. – ANTALYA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/feed/ 0
Mehmet Murat Çalık, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı için seçim çalışmalarına başladı https://www.karadenizhabertv.com.tr/mehmet-murat-calik-beylikduzu-belediye-baskanligi-icin-secim-calismalarina-basladi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/mehmet-murat-calik-beylikduzu-belediye-baskanligi-icin-secim-calismalarina-basladi/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:54:13 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8622 CHP’den yeniden Beylikdüzü Belediye Başkan adayı olan Mehmet Murat Çalık, seçim çalışmalarına Adnan Kahveci Mahallesi’nden başladı.

Geçen seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun ardından Beylikdüzü Belediye Başkanı seçilen Mehmet Murat Çalık, ikinci dönem için çalışmalarına başlayarak parti örgütü ile birlikte hane ziyaretlerinde bulundu. Türkiye’nin en kalabalık mahallesi olarak bilinen Adnan Kahveci Mahallesi’nden saha çalışmalarına başlayan Çalık’a, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Yeşim Yankılıç, CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş ve partililer de eşlik etti.

“REKOR BİR OYLA SEÇİLECEĞİZ”

Seçim Koordinasyon Merkezi’nde partililere seslenen Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, örgüt çalışmalarını yakından takip ettiğini belirterek, “Güçlü bir örgüte sırtımı dayadım, benim içim çok rahat. Örgüt Beylikdüzü’nün her noktasında belediyemizin faaliyetlerini anlatıyor ben bunu görüyorum. Beylikdüzü’nü 10 yılda nasıl dönüştürdüğümüzü herkese anlatıyorlar. Bu seçimde İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte rekor bir oyla seçileceğiz. Ben buna inanıyorum. Pusulamız Beylikdüzü, tam yol ileri diyoruz” dedi. Çalık, Beylikdüzü ve İstanbul’u rekor bir oyla yeniden kazanacaklarını söyledi.

“ÇALIK, ÇITAYI DAHA DA YÜKSELTTİ”

Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın çalışmalarına değinen CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “2019’da Mehmet Murat Çalık Başkanımız göreve geldi. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’ndan sonra acaba ‘Bu hizmetler nasıl devam edecek, bu kadar yüksekteki bir çıtayı basıl daha yukarıya taşıyacak’ diye bütün İstanbul düşünürken yaptığı çalışmalarla görmüş olduk ki Beylikdüzü Belediyesi 2019’da aldığı çıtayı daha yukarıya taşıdı. Seçime 30 gün var, Çalık başkanımızın yaptığı hizmetleri parkların açılışını her gün yapsak seçime kadar yetiştiremeyiz, hepsini açamayız” diye konuştu.

SANDIĞA DAVET ETTİ

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, seçim güvenliğine vurgu yaparak Beylikdüzü halkını sandığa gitmeye davet etti. Seçim sandık çalışmalarını tamamladıklarını, seçim güvenliği ve sandık görevlisi eğitimlerine devam ettiklerini belirten Çelik, şöyle konuştu:

“Hepinizin bildiği gibi ne kadar iyi kampanya yaparsanız yapın, ne kadar güçlü çalışma yaparsanız yapın seçim, seçim günü kazanılır. İstanbul’da 33 bin 227 sandığımız var. İstanbul’un 39 ilçesinde sandık görevlilerimiz tam anlamıyla hazır durumda. Sandık güvenliği eğitimlerimiz başladı. Avukat örgütlenmesi eğitimlerimiz başladı. Okul, kat, bilişim sorumlusu eğitimlerimiz başladı. İstanbul’da 33 bin 227 sandığı yüz bin kişilik bir orduyla koruyacağız. Buradan İstanbullulara şunu ifade etmek istiyorum: Sandık güvenliği konusunda en ufak bir endişeniz olmasın. İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir biçimde bizler sandıklara sahip çıkacağız. Bütün İstanbulluları buradan Beylikdüzü’nden oy kullanmaya davet ediyorum. Demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyorum. 31 Mart’ta İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir başarı elde edeceğiz. İstanbul’u yeniden kazanacağız. İstanbul’un 39 ilçesinde, yirmi beşle otuz arası ilçe kazanacağız. Meclis çoğunluğunu sağlayacağız. Bütün engellemeleri ortadan kaldıracağız ve tam yol ileriye diyeceğiz. Yolumuz açık olsun. Yolumuz aydınlık olsun.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/mehmet-murat-calik-beylikduzu-belediye-baskanligi-icin-secim-calismalarina-basladi/feed/ 0
Antalya’da Turizm Sektöründe İstihdam Kriteri Sorunu Çözüme Kavuştu https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalyada-turizm-sektorunde-istihdam-kriteri-sorunu-cozume-kavustu/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalyada-turizm-sektorunde-istihdam-kriteri-sorunu-cozume-kavustu/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:21:30 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8201 Antalya ekonomisinin lokomotifi turizmde yaşanan ve kanayan yara haline gelen istihdam kriteri sorununun çözüme ulaşması için sorunu her platformda dile getirdiklerini belirten Başkan Ali Bahar, “İstihdam kriteri uygulanmaksızın yabancı çalışanlara ilişkin çabalarımız sonuç verdi. Gerek bakanlıklarımızın gerek valimizin girişimleriyle sorunun üstesinden geldik. Bu gelişmeyi önemsiyoruz ve takipçisi olacağız” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan “2024 Yılında Turizm Sektöründe Uygulanacak İstisnalar” düzenlemesiyle, yurt içinden yapılacak başvurularda iki yabancıya kadar çalışma izni başvurularının istihdam kriteri uygulanmaksızın değerlendirilebilmesine ilişkin düzenleme yayınlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli seyahat acenteleri ile sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren ve Sağlık Bakanlığından yetkilendirilmiş aracı kuruluşları kapsayan düzenleme 31 Aralık 2024 tarihine kadar geçerli olacak. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, “Biz ATSO ailesi olarak tüm komitelerimizle, 60 bini aşkın üyemizle bütün sorunların üstesinden birlikte gelebilecek kuvvetteyiz. İstihdam kriteri uygulanmaksızın yabancı çalışanlara ilişkin çabalarımız sonuç verdi. Bu gelişmeyi önemsiyoruz ve takipçisi olduk, olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Yaşanan gelişmeden memnunuz”

Sektör temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda başlattıkları çalışmaların ve istişarelerin olumlu sonuca ulaştığını kaydeden Başkan Ali Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz yıl Nisan ayında meclis toplantımızda turizmde faaliyet gösteren, reklam ve eğlence sektörüne mensup üyelerimizin yabancı istihdamında yaşadıkları sorunları dile getirmiş, bu konunun takipçisi olacağımı dile getirmiştim. Kültür ve Turizm Bakanımızı ziyaretimizde sunduğumuz dosyada da bu konudan kendisine bahsetmiştik, akabinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Antalya Valiliği ve ATSO iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz toplantımızda da bu konuyu irdeledik ve sektör temsilcilerimizle bakanlık temsilcilerimizi bir araya getirdik. Bakanlığımızdan edindiğimiz bilgiye göre yaptığımız toplantıların bir sonucu, çıktısı olarak yaşanan bu gelişmeden çok memnunuz.”

Sektörle gerçekleştirdikleri istişare toplantılarının olumlu neticeleri olduğunu belirten Başkan Bahar, “Uluslararası İşgücü Genel Müdürü Ali Aybey beni arayarak, bizi yakından takip ettiklerini ve yabancı uyruklu personel çalıştırmakla ilgili ülkemizde mevcut sorunlar Antalya’da yaptığımız toplantı ile gündeme alındı ve sonuç açısından çok iyi bir noktaya getirildiğini söyledi. Ayrıca altını çizerek ifade etmek istiyorum; yabancılarda istihdam kriteriyle ilgili yaşanan sorunun çözümü noktasında önünü açan ATSO dedi. Sektörümüzün bir sorununa çözüm bulma noktasında odamız harekete geçmiş, ihtiyacını gidermiştir. İşte ATSO para almaktan başka ne iş yapar sorusunun bir cevabını daha paylaşmak istiyorum. Bundan sonra açıkladıklarımıza çok dikkat etmenizi, sizden gelen talepleri nasıl değerlendirdiğimizi, kanun yapıcıya, devletimize asist yaptığımızı bilmenizi rica ediyorum” dedi.

“Beklentimiz yeni düzenlemeler yapılması”

“Turizm kenti Antalya’mızın yabancı istihdamı konusunda yaşadığı problemin çözümüne katkı koymaktan memnunuz” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Ali Bahar, “Sektörümüzün kanayan yarası haline gelmiş, kalifiye yabancı iş gücü bulunamaması ile başlayan ve işletmelerimizi doğrudan etkileyen bu sorunun olumsuz sonuçlara neden olduğunu her yerde dile getirdik. Şehrimiz için en acil beklentimiz bu konuda yeni düzenlemeler yapılması, çalışma izinleri konusunda kolaylıklar sunulması oldu. Bu konuda daha fazla adım atılması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sezonda yaşanan rahatlama, sektör mensuplarımızı da mutlu edecek bir gelişme oldu” diye konuştu.

Kalifiye yabancı iş gücüne yönelik çalışmalarının sürdüğünü vurgulayan Başkan Bahar, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile daha önce yaptığımız görüşmeler neticesinde sektörümüzde yaşanan sorunları bire bir ifade etme fırsatı bulmuştuk. Gerekli dosyaları Bakan Yardımcımıza ileterek, talep ve önerilerimizi de iletmiştik. Asıl talebimiz ATSO bünyesinde bakanlığa bağlı bir birim kurulması ve hatta Antalya’da gerçekleştirilecek bakanlık denetimlerinde oluşturulacak ekipte odamızın da yer almasını istiyoruz” dedi. – ANTALYA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalyada-turizm-sektorunde-istihdam-kriteri-sorunu-cozume-kavustu/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Öz Sağlık-İş Sendikası’nın yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-oz-saglik-is-sendikasinin-yeni-hizmet-binasinin-acilis-torenine-katildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-oz-saglik-is-sendikasinin-yeni-hizmet-binasinin-acilis-torenine-katildi/#respond Tue, 11 Jun 2024 21:39:45 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7850 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Öz Sağlık-İş Sendikası’nın yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı.

Bakan Işıkhan, açılış programındaki konuşmasında, Öz Sağlık-İş Sendikasının 10’uncu kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, sendikanın ciddi bir örgütlenme ve büyüme ile 10 yılda sendikacılıkta kıymetli bir noktaya geldiğini söyledi.

Sağlık sektörünün insanı koruma ve yaşatma görevini üstlendiğini vurgulayan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Sağlık emekçileri bu kutsal görevi ifa ederken, her türlü zorluğa rağmen fedakarca çalışmaktadır. Gece gündüz demeden, insan sağlığı için var güçleriyle mücadele etmektedirler. Öz Sağlık-İş’in yeni genel merkezi, bu değerli emekçilerin haklarını korumak, onların sesi olmak, çalışma koşullarını geliştirmek adına önemli bir merkez olacaktır. Burası, sağlık çalışanlarının bir araya gelerek sorunlarını dile getirebileceği, çözüm önerileri sunabileceği, birlikte daha güçlü adımlar atabileceği bir merkez olacaktır.”

Işıkhan, sendikanın yeni genel merkez binasının sadece fiziksel bir mekan olmadığını, aynı zamanda emekçilerin birlik ve dayanışma ruhunu yansıttığını da dile getirdi.

Işıkhan, şunları kaydetti:

“Bu ruh, sendikacılığın temel taşıdır ve bizleri geleceğe taşıyacak olan en büyük güçtür. Unutmayalım ki sağlık sektöründe başarı ancak birlikte hareket ederek, ortak amaçlar doğrultusunda ilerleyerek, dayanışma içinde olarak mümkün olacaktır. Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve kalitesi, sizin çalışma koşullarınıza bağlıdır. Bu nedenle, sendikamızın güçlenmesi ve sesinizin daha fazla duyulması, sizlerin haklarını korumak ve geliştirmek noktasında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak ben de her zaman yanınızda olacağım.”

“Taşeron sistemini çöpe attık”

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yayınlanmasının ardından kamudaki taşeron işçilerin 2018 yılında kadroya alındığını anımsatarak, şunları söyledi:

“Bugün bu sendika, bu devasa hizmet binasına ve 200 binden fazla üyeye sahipse bunun en büyük kahramanlarından biri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ona buradan tekrar teşekkür ediyoruz. Taşeron sistemini çöpe attık ve Türkiye çalışma hayatında yüzde 9 olan sendikalı işçi sayısını yüzde 15’e çıkarttık. Bu yeterli değil ama bu büyük değişim dünyada da ses getirdi ve örnek alındı. Onun için bu kahramanları unutmayacağız. 10 yıl önce kurulan Öz Sağlık-İş, 10 yıl sonra Türkiye’nin üçüncü büyük, iş kolunun ise en büyük işçi sendikası oldu. 10 yılda Türk endüstri ilişkiler sisteminde, Türk çalışma hayatında böyle bir başarı hikayesi yok. Emeği olan herkesi kutluyorum.”

Konuşmaların ardından, Bakan Işıkhan, HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert ve protokoldekiler tarafından yeni hizmet binasının açılış kurdelesi kesildi.

Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Turgut Altınok, bazı AK Parti Ankara milletvekilleri ve sendika üyeleri katıldı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-oz-saglik-is-sendikasinin-yeni-hizmet-binasinin-acilis-torenine-katildi/feed/ 0
Turist Rehberlerinin Bakış Açısıyla Gaziantep Turizm Çalıştayı Başladı https://www.karadenizhabertv.com.tr/turist-rehberlerinin-bakis-acisiyla-gaziantep-turizm-calistayi-basladi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/turist-rehberlerinin-bakis-acisiyla-gaziantep-turizm-calistayi-basladi/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:48:44 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7774 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, gerçekleştirilen Turist Rehberlerinin Bakış Açısıyla Gaziantep Turizm Çalıştayı düzenlenen açılış töreniyle başladı.

Gaziantep’in yaşanan süreçler sonrası turizm gelişmesi için yapılacak yatırımlar, sektörde yeni trendler, şehir ve bölgesel anlamda yürütülmesi gereken çalışmalar, kentin turizm potansiyeli ile güçlü olduğu alanlara yönelik turist rehberleri ve akademisyenlerin görüşlerinin belirlenen konularda ele alınacağı çalıştay, özel bir otelde yapılan açılış programıyla başladı. Konunun taraflarını bir araya getiren çalıştayda Müzeler Özelinde Turizm Mekanları, Şehir Gastronomisi, Yeni Nesil Turizm Uygulamaları, Şehir Markalaşması ve Şehrin Hafıza Mekanları başlıkları ele alınacak.

Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İpekyolu Kalkınma Ajansı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Turizm Derneği, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Güneydoğu Anadolu Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (GATOD), Turist Rehberleri Odaları Birliği üye şehirleri ve üniversitelerin katılımıyla yapılan çalıştay bir gün sürecek.

“Olumsuz süreçlerden en çok etkilenen sektörlerden biri turizm oldu”

Açılış programında konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Erdem Güzelbey, Gazi şehrin bölgenin vizyoner şehri olarak markalaşma adına projeler üreterek süreçleri ilerlettiğini belirterek, “Zor bir coğrafyadayız. Suriye’de yaşanan iç savaş, pandemi ve deprem süreçlerinden hepimiz etkilendik ama sektör olarak en fazla etkilenenlerden birisi turizm oldu. Bölgenin tekrardan hareketlenmesi, farkındalığın ortaya konulması anlamında bu çalıştayda güzel çıktılar olacağını düşünüyoruz. Planlamalar yapılırken deprem büyük etki etti. Deprem bize hazırlıklı olmayı, risk analizini yapmayı, afetin sonuçlarını azaltmaya yönelik çalışmalar yapmayı öğretti” dedi.

“Yeni nesillerin anlayışların nasıl olacağını ön görerek çalışmalar yürütüyoruz”

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak 2019 yılında Turizm Master Planı yaptıklarını ve Fırat Havzası ile ilgili çalışma yürüttüklerini belirten Başkan Vekili Güzelbey, “Master planlarıyla biz bölgenin ve şehir olarak analizlerin yapılarak dünyada yeni nesillerin anlayışların nasıl olacağını ön görerek çalışmalar yürütüyoruz. Artık dirençli güvenli şehir değilse bir şehir ziyaret edilmiyor. Bu farkındalıkla adımlar atmaya çalıştık. Yerel yönetimlerin bu konuda bakanlıktan daha önemli olduğu kanaatindeyim. Bunun yanında farkındalık oluşturduk. Turizmin kültürle, bölgenin güvenliği ve rehberlerimizin bizleri anlayarak gösterecekleri yollarla ileri gideceğimizin farkındayız. Programı bundan çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Fatma Şahin ve ekibinin turizme gönül vermiş olması müthiş bir sinerji oluşturdu”

Gaziantep Bölgesel Rehberler Odası Başkanı Mehmet Severoğlu ise projenin hayata geçmesinde Başkan Fatma Şahin’in büyük destekler verdiğini aktararak, “Bu çalışmayı bizlerle başlatmak istedi. Nasıl katkı sağlanacak, eksiklikler nelerdir gibi konularda özel akademik kadroları belirledik. Bu kapsamda çalıştayın masalarını kurarken akademik kadrolardan yararlandık. Başkan Fatma Şahin ve ekibinin turizme gönül vermiş olması müthiş bir sinerji oluşturdu. İşler bir saat işler gibi tıkır tıkır çalışıyor. Bu ekipler kolay yetişmiyor kurulmuyor” diye konuştu.

Açılışta ayrıca Büyükşehir Belediyesi KUDEB Daire Başkanı Serdar Murat Gürsel yaptığı “Şehrin Hafıza Mekanları” başlıklı sunumda kentte bulunan tarihi yapıları irdeledi. Kültür ve Turizm Daire Başkanı Turizm Tanıtım Şube Müdürü Ayşe Ertürk ise sunumunda Büyükşehir Belediyesi’nin turizme kazandırdığı ve yeni projeler hakkında bilgiler verdi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/turist-rehberlerinin-bakis-acisiyla-gaziantep-turizm-calistayi-basladi/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, Yeni Projelerini Tanıttı https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-ve-adayi-muhittin-bocek-yeni-projelerini-tanitti/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-ve-adayi-muhittin-bocek-yeni-projelerini-tanitti/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:27:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7770 Yeni projelerinin tanıtımı noktasında basın mensupları ile bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, “Antalya için liyakatli arkadaşlarımla azimle gururla 5 yıl daha çalışmaya devam edeceğiz. Antalya’da Antalya’nın ittifakı kurulmuştur. Kendisini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kabul eden, ülkemizin değerlerine inanan parti gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızın oyuna talibim. Bütün ittifakın belediye başkanıyım. Herkesin başkanı olmaya devam edeceğiz. Afişlerimize zarar verenleri kınıyorum, Muhittin Böcek gönüllerdedir” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, yeni projelerini kent merkezinde düzenlenen toplantıda tanıttı. Toplantı öncesinde ilk 5 yılda Antalya’da yapılan ve yapımı devam eden projelerin da tanıtım gösterimi yapıldı. Toplantıya çok sayıda basın mensubu katıldı. Toplantıda Başkan Muhittin Böcek’in kendi sesiyle anlattığı hayat hikayesinin yer aldığı kısa filmi de gösterime sunuldu.

“ASAT’ın 3 ay sonra elektrikleri kesilecekti, 78 milyon TL faturası yatırılmamış”

Konuşmasına siyasi hayatını anlatarak başlayan Başkan Böcek, “2014 yılında rekor kırarak Konyaaltı’nda belediye başkanı seçildim. 25 yıllık başarı hikayemiz bizi büyükşehre aday yaptı. Gece gündüz demeden koştuk, oy veren vermeyen herkesin emrinde olacağımızı söyledik. Antalya’mızda kimseyi ötekileştirmeyeceğimizi söyledik. Antalya’mıza bizden önce çivi çakan herkese teşekkür ettik. Biz öncelikle hedeflerimizi belirledik, borçlu bir belediyemiz vardı. ASAT’ın 3 ay sonra elektrikleri kesilecekti, 78 milyon TL faturası yatırılmamış. Hiçbir arkadaşımızı siyasi görüşünden dolayı cezalandırmadık. Bu düşünceyle 28 arkadaşımız disiplin kurulu ile görevden ayrıldı. Onun dışında bütün çalışma arkadaşlarımızla görevimize devam ettik” dedi.

“Sağ elimizin verdiğini sol elimiz görmesini istemedik”

Görevi süresince doğal afetlerin yaşandığına dikkat çeken Başkan Böcek, “Sel ve deprem felaketleri yaşadık. 11 ilinizi sarsan ve resmi kayıtlara göre 50 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği depremle sarsıldık. Gönüllü 8 bin 8 kişi ile birlikte deprem bölgesi için gece gündüz çalıştık. Herkes elinden geleni yapmaya çalıştı, biz de işimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Sağ elimizin verdiğini sol elimiz görmesini istemedik. Orada yapılanlar vatandaşlarımızın parası ile yapıldı. Deprem bölgesinde bize görev verilen yerlerde çalıştık. 5 yıl içerisinde birçok olumsuzluk yaşarken güzel şeyler de yaşadık. Festival sayısını 8’e çıkardık” dedi.

“2. Etap raylı sistem için 379 milyon TL para ödedik”

2. Etap raylı sistem için 379 milyon TL para ödediklerini belirten Başkan Böcek, “Bu paralar vatandaşımızın parası. EXPO şimdi sünnet ve düğün törenleri için kullanılıyor. Yeni dönemde orada birçok etkinlik yapmak istiyoruz. Sosyal belediyecilik ile ilgili bütün vatandaşlarımıza dokunmaya çalıştık. Yerelde kalkınma projesi ile bugüne kadar yapılmayanları elimizden geldiğince yaptık. 50 ton suyu 50 TL yaptık. Türkiye’de en ucuz suyu veriyoruz, 5 ton su bir ekmek parası dedik. Sosyal yardım alan vatandaşlarımızın 10 tona kadar suyunu ücretsiz yaptık. Üniversite öğrencilerimize 5 ton suyu bedava yaptık, şimdi 10 tona çıkaracağız” dedi.

“77 proje ile yola çıktık 182 projeyle tamamladık”

3 bin 311 kilometre yer altına yerleştirilen su borusu ile 30 büyükşehir belediyesi arasında birinci sırada yer aldıklarını belirten Başkan Böcek, “514 kilometre kanalizasyon döşedik. 5 yıllık sure içerisinde 77 proje ile yola çıktık 182 projeyle tamamladık. Belediyecilik insanların yaşamını kolaylaştırmaktır. Öğrencilerimize 8 bin TL burs veriyoruz. Antalya’da imar yönetmeliği çıkardık, bütün arkadaşlarımızla belediye farkı gözetmeden çalışmamızı yaptık. 22 Mayıs’ta deprem mastır planını başlattım. Halka hizmet hakka hizmettir. Biz ASAT ile ilgili ek bütçeler yapmak zorunda kaldık. 2022 yılı ekim ayında 35 milyon elektrik faturası gelirken 2023 yılı ekim ayında 184 milyona çıktı. Su satışımız 30 büyükşehir belediyesinde KDV indirimini hemen uygulayan belediye olduk. Biz kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Bizim bütün sevdamız Antalya’dır. 913 mahallemizde bir mahallede kaç oy aldık diye bakmadık. Ömrümü bu kente verdim. Antalya için liyakatli arkadaşlarımla azimle gururla 5 yıl daha çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ittifakı, Antalya’da Antalya’nın ittifakı kurulmuştur. Kendisini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kabul eden, ülkemizin değerlerine inanan parti gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızın oyuna talibim. Bütün ittifakın belediye başkanıyım. Herkesin başkanı olmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

“Yeniden göreve gelince Altın Portakalın 60’ıncısını biz yapacağız”

Toplantının ikinci bölümünde ise önümüzdeki 5 yıl içerisinde yapılacaklar yer aldı. Projelerin tanıtımının ardından Başkan Böcek, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Altın Portakal Festivali hakkında sorulan bir soruya cevap veren Başkan Böcek, “Ben göreve başladığımızda şehirde bir Altın Portakal bir de Piyano Festivalimiz vardı. Biz bunların yanında 8 tane daha festival yaptık. Altın Portakal’ı özüne döndüreceğimizi söyledik, bin kişi ile değil 10 bin kişi ile yapacağımızı söylemiştik. Altın Portakal 4 yıl dolu dolu geçti, 5’inci yılda iptal edildi. 10 bin kişilik salonumuz iptal edildi. Herkesin özgürce yaşadığı bu şehirde Altın Portakal’ı seçime kurban ettiler. Yeniden göreve gelince 60’ıncısını biz yapacağız. Ben bana oy verenleri mahcup etmedim. Antalya’da neyin nerede nasıl yapıldığını hepiniz biliyorsunuz. Biz kendimizi Antalya’mıza ve gençlere adadık” dedi.

“EXPO alanını 31 Mart seçimlerinden sonra ben isteyeceğim”

Yıllık 500 milyon TL çamur yakmaya para ayırdıklarını belirten Başkan Böcek, “2016 yılında EXPO açıldı, 49 ülke geldi. EXPO’ya çok üzülüyorum, orası uluslararası hem tarımda hem turizmde özel bir yerdir. Nasip olursa 31 Mart seçimlerinden sonra ben isteyeceğim. Antalya’da gelen turist sayısı ile birlikte 26 milyon kişiye hizmet ediyoruz. Antalya’da biz belki reklam yapamadık ama görülmeyen şeyleri yapmaya çalıştık” ifadelerine yer verdi.

“Ulaşımla ilgili yapılması gereken ne varsa yapıyoruz”

Kentte yaşanan trafik sorununa da değinen Başkan Böcek, “2019 yılında Antalya bizi seçti, o günden bugüne TÜİK açıklamasına göre nüfus 184 bin 549, motorlu taşıt sayısı 387 bin 696 artmış. İki kişiye bir araç düşüyor. Bunun içerisinde otellerdeki servisler yok, deprem bölgesinden gelenler yok. Rus ve Ukrayna’dan gelen yok. 125 akıllı kavşak yaptık, cırnık köprüsünü elinizden alan mı vardı neden yapmadınız? 58 fore kazık çaktık, elimizden geldiğimizde hizmet ettik. Trafik denetleme merkezini yaptık. Şehir içerisinde çalışan otobüs 250 otobüse kadar duştu. Şuanda 569 otobüs çalışıyor. Taşınan sayısı 50 bine kadar duştu. 100 tane otobüs yeniledik. Faytonları ilk kaldıran biz olduk. Ulaşımla ilgili 38 kilometre olan çevreyolunun 18 kilometresi açılmadı. İller bankası kavşağından Uncalı kavşağına kadar karayolları sorumluluğunda olduğuna dair tabela koyduk, kesildi. Ulaşımla ilgili yapılması gereken ne varsa yapıyoruz. Antalya’da belediye olarak taksicilerin 6 bin 300 TL tutarındaki kamerasını biz takacağız” sözlerine yer verdi.

“Benim hiçbir şekilde anket çalışmam olmadı”

Yaklaşan seçimlere yönelik bir anket çalışması olup olmadığı yönünde soruya da cevap veren Başkan Böcek, “Benim hiçbir şekilde anket çalışmam olmadı, ben halkıma güveniyorum. Benim halkım ne yapacağını bilir. Diğer siyasi partiler ile ilgili bir eleştirim de olmaz. Ben bu millete hiç yanlış yapmadım, tabanda biz ittifakı sağladık. Ülkemizin değerlerine inanan herkesin oyuna talibim” açıklamasında bulundu.

“Antalya’da 490 bin emeklimiz var”

Antalya’da 490 bin emekli olduğuna dikkat çeken Başkan Böcek, “Şehit yakınları, dul ve yetimler ve gazilerimiz ile ilgili bir çalışmamız var. Emekli kahvelerin sayılarını hızla arttırıyoruz. 19 ilçeye yaygınlaştırmaya çalışıyoruz” dedi. Muhittin Böcek’in insanların gönlünde olduğunu belirten Böcek, afişlerine zarar verenler olduğunu belirterek zarar verenleri de kınadığını belirtti.

Güneş mahallesinde 1 yılda 545 daireyi tamamladıklarını belirten Başkan Böcek, “Altıntaş bölgesi çok hızlı gelişen bir bölgedir. Yeni dönemde altyapı çalışmalarını en kısa surede tamamlayacağız” dedi. – ANTALYA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-ve-adayi-muhittin-bocek-yeni-projelerini-tanitti/feed/ 0
AK Parti Milletvekili Fatih Dönmez, Seyitgazi-Kırka yol yapım çalışmalarını inceledi https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-yapim-calismalarini-inceledi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-yapim-calismalarini-inceledi/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:39:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7593 AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, “Bu çalışma kapsamında 3 adet köprümüz, 6,5 milyon metreküp hafriyat ve yaklaşık 60 bin metreküp beton dökülecek.” dedi.

Dönmez, Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluk alanındaki Seyitgazi- Kırka kara yolu güzergahında, 2 çarpı 2 bölünmüş ve Bitümlü Sıcak Karışım (BSK) kaplamalı yapılacak yol yapım çalışmalarının başlangıç noktasını ziyaret etti.

Şantiye kurulum çalışmalarının devam ettiği alanda incelemelerde bulunan Dönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada, vatandaşlar için önemli bir projenin hayata geçirileceğini söyledi.

Dönmez, projenin bölge halkının hasretle beklediği projelerden biri olduğunu ifade ederek, “Bu çalışma kapsamında 3 adet köprümüz, 6,5 milyon metreküp hafriyat ve yaklaşık 60 bin metreküp beton dökülecek. Burası maalesef trafiğin ve kazaların yoğun olduğu bölgelerden birisi. Karayollarımız, her zaman olduğu gibi yine buraya da çözüm odaklı bakarak bu projenin hayata geçirilmesi için geçtiğimiz yıl ilk adımı attı, ihalesini yaptı. Sözleşmeye bağladı. Artık yüklenicimiz de burada. Şantiye kurulum çalışmaları başladı. Yukarıda göreceksiniz, ilk yol yarma çalışmaları da bir taraftan devam ediyor.” diye konuştu.

Projenin yaklaşık 1,8 milyar liralık bir bedeli olduğunu dile getiren Dönmez, “Ana güzergah mevcut yol geometrisini takip edecek ama zaman zaman yol konforu ve sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacak. Ben bu çalışmada başta emeği geçen Ulaştırma Bakanımız olmak üzere Karayolları Genel Müdürümüze, Karayolları 4. Bölge Müdürümüze ve Eskişehir İşletmede görev alan tüm mühendis arkadaşlarımıza, çalışanlarımıza bölge halkı ve hemşehrilerim adına en kalbi teşekkürlerimi sunmak istiyorum. İnşallah en kısa süre içerisinde bu yol çalışmasını bitireceğiz.” dedi.

“Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok”

Muhalefetin konuyu zaman zaman kötüye kullandığına değinen Dönmez, sözlerine şöyle devam etti:

“Buradan bir davette bulunmak istiyorum. Gelsinler çalışmayı yerinde görsünler. Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok. AK Parti hükümetleri, bakanlığımız başladığı hiçbir çalışmayı yarıda bırakmadı. Bunu da inşallah zamanında bitireceğiz ve bölge halkının hizmetine sunmuş olacağız.”

Dönmez, bu etapla birlikte Seyitgazi-Kırka güzergahında önemli kazanımlar elde edileceğine dikkati çekerek, “Hız artışı söz konusu olacak. Yol konforunda bir artış sağlamış olacağız. Yol güvenliği artmış olacak. Tabii ki zamanımız kısalmış olacak, sürüş zamanımız. Bundan sonra da inşallah bu Kırka etabı da bittikten sonra da Afyonkarahisar’a giden ikinci etabın hazırlıklarına başlamış olacağız. Bu projenin bizim açımızdan bir başka önemli tarafı da biliyorsunuz, Eti Maden’in Kırka, Bor Madeni İşletmeleri var. Buradan yıllık 1 milyon ton civarında bir ürünü biz pazarlara naklediyoruz. Lojistik açısından son derece önemli. O lojistiğimizi de oldukça kolaylaştırmış olacak. Ben bu vesileyle buradaki yüklenici firmaya da şimdiden kolaylıklar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Dönmez’e ziyarette, MHP Seyitgazi Belediye Başkan adayı Erhan Erden, MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir ve Karayolları 4.Bölge Müdürü Mehmet Fidan ve diğer ilgililer eşlik etti.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-yapim-calismalarini-inceledi/feed/ 0
AK Parti Milletvekili Fatih Dönmez, Seyitgazi-Kırka yol genişletme çalışmalarını ziyaret etti https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-genisletme-calismalarini-ziyaret-etti/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-genisletme-calismalarini-ziyaret-etti/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:33:46 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7589 Eskişehir’in Seyitgazi İlçesi ile Kırka Mahallesi arasında gerçekleştirilen yol genişletme çalışmalarını ziyaret eden AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, “Muhalefet bunu maalesef zaman zaman kötüye kullanıyor. Ama onlara da buradan bir davette bulunmak istiyorum, gelsinler çalışmayı yerinde görsünler. Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok” dedi.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Seyitgazi İlçesi ile Kırka Mahallesi arasında gerçekleştirilen yol genişletme çalışmasını yerinde ziyaret etti. Ziyarete Dönmez’in yanı sıra, Karayolları 4. Bölge Müdürü Mehmet Fidan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı İsmail Candemir, MHP Seyitgazi İlçe Belediye Başkan Adayı Erhan Erdem ile Eskişehir yüklenici firma yetkilileri katıldı. Ziyarette konuşan Dönmez, projenin yaklaşık 1.8 milyar liralık bir bedeli olduğunu ve yol konforu ile sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacağını söyledi. Muhalefete de ‘Gelsinler çalışmayı yerinde görsünler’ diyerek seslenen Dönmez, bölge halkı adına çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

“Uzunca bir süredir bölge halkının hasretle beklediği projelerden birisi”

Ziyarette konuşma yapan AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, “Bugün Seyitgazi’de Karayolları Bölge Müdürlüğümüzün, Dördüncü Bölge Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında olan Seyitgazi-Kırka 2×2 bölünmüş ve BSK kalitesinde yol yapım çalışmalarının ilk başlangıcını, müteahhidimizi, yüklenicilerimizi ziyaret etmek suretiyle sahada burada bulunmuş bulunduk ve bu çalışma çerçevesinde de 3 adet köprümüz, 6 buçuk milyon metreküp hafriyat, yaklaşık 60 bin metreküp beton dökülecek. Uzunca bir süredir bölge halkının hasretle beklediği projelerden birisi. Maalesef yoğun kazaların olduğu ve trafiğin yoğun olduğu bölgelerden birisi. Ama karayollarımız her zaman olduğu gibi yine buraya da çözüm odaklı bakarak, bu projenin hayata geçirilmesi için geçtiğimiz yıl ilk adımı attı, ihalesini yaptı, sözleşmeye bağladı. Artık yüklenicimiz de burada ve şantiye kurulum çalışmaları başladı. Yukarıda göreceksiniz, ilk yol yarma çalışmaları da bir taraftan devam ediyor. Projenin yaklaşık 1.8 milyar liralık bir bedeli var. Ana güzergah mevcut yol geometrisini takip edecek ama zaman zaman yol konforu ve sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacak” dedi.

“Muhalefet gelsin çalışmayı yerinde görsün”

Başta Ulaştırma Bakanı olmak üzere, Karayolları Genel Müdürü’ne, Dördüncü Bölge Müdürü’ne ve Eskişehir işletmede görev alan tüm mühendisler ile çalışanlara bölge halkı adına teşekkürlerini ileten Dönmez, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“İnşallah en kısa süre içerisinde bu yol çalışmasını bitireceğiz. Muhalefet bunu maalesef zaman zaman kötüye kullanıyor. Ama onlara da buradan bir davette bulunmak istiyorum, gelsinler çalışmayı yerinde görsünler. Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok. AK Parti hükümetleri, bakanlığımız başladığı hiçbir çalışmayı yarıda bırakmadı. Bunu da inşallah zamanında bitireceğiz ve bölge halkının hizmetine sunmuş olacağız. Bu etapla birlikte Eskişehir- Afyon güzergahında hız artışı söz konusu olacak. Yol konforunda bir artış sağlamış olacağız. Yol güvenliği artmış olacak. Tabii ki sürüş zamanımız kısalmış olacak. Bundan sonra da inşallah bu Kırka etabı bittikten sonra da Afyon’a giden ikinci etabın hazırlıklarına başlamış olacağız. Bu projenin bizim açımızdan bir başka önemli tarafı da biliyorsunuz, Eti Maden’in Kırka Bor Madeni İşletmeleri var. Buradan yıllık 1 milyon ton civarında bir ürünü biz pazarlara naklediyoruz. Tonlarca yük, lojistik açısından çok son derece önemli. Bu, lojistiğimizi de oldukça kolaylaştırmış olacak. Ben bu vesileyle buradaki yüklenici firmaya da şimdiden kolaylıklar diliyorum. Emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-genisletme-calismalarini-ziyaret-etti/feed/ 0
AK Parti İskilip Belediye Başkan Adayı İsmail Çizikci, İskilip’i her yönüyle geliştirecek projeleri hayata geçirecek https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-iskilip-belediye-baskan-adayi-ismail-cizikci-iskilipi-her-yonuyle-gelistirecek-projeleri-hayata-gecirecek/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-iskilip-belediye-baskan-adayi-ismail-cizikci-iskilipi-her-yonuyle-gelistirecek-projeleri-hayata-gecirecek/#respond Thu, 23 May 2024 21:42:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7359 AK Parti İskilip Belediye Başkan Adayı İsmail Çizikci, İskilip’i her yönüyle geliştirecek projeleri hayata geçireceklerini belirterek, “Özlenen İskilip’i geri getireceğiz” dedi.

AK Parti Belediye Başkan Adayı İsmail Çizikci, kentte görev yapan gazetecilerle bir araya geldi. İlçenin devlet yatırımlarından da en iyi şekilde yararlanmasını sağlayacaklarını dile getiren Çizikci, tek derdinin İskilip’e hizmet olduğunu belirtti.

Hedefleri hakkında açıklamada bulunan Çizikci, “Gençler için spor tesisleri, gençlik merkezleri, psikolojik yardım ve danışma merkezleri, meslek edinme kursları açılması, kötü alışkanlıklar ve madde bağımlıklarının önlenmesi için çalışmalar yapılacak. Kadınların, meslek kursları açılarak üretime katkı vermesi sağlanacak. Yaşlılar için güçsüzler yurdu, huzurevi, hobi merkezleri açma ve bakımı, sağlık, giyim, gıda ve yakacak yardımı gibi nakdi ve ayni hizmetlerde bulunacağız. Engellilerin günlük hayatlarını kolaylaştıracak düzenlemeler yapılması, meslek edindirme veya beceri kursları açılması ayrıca iletişim ve spor gibi imkanların sağlanmasını öngörüyoruz” dedi.

Kriz dönemi hizmetler verilmesi, ilgili kurumlarla görüşülerek çalışmalar yapılacağını kaydeden Çizikci, ayrıca ilçeye yeni bir terminal binası kazandıracaklarını açıkladı. İlçedeki trafik ve park sorununa çözüm üretileceğini anlatan Çizikci, “Hacıkarani ve Kaçak arası Rıhtım Projesi ile yollar tamamlanıp, bisiklet ve yaya yürüyüş yolları yapacağız. Uludere Mahallemizi doğal haliyle restorasyonlar yaparak cazibe merkezi haline getireceğiz. Şehrimize kent müzesi kuracağız. Mezarlıklarımız tanzim edilecek, her türlü bakımları yapılacak. İhtiyaç duyulan gasilhane hemen yapılacak. Yeni cenaze ve itfaiye araçları temin edilecek. Pazarbaşı ve Uludere arası her türlü ıslah çalışması yapılarak cazibe merkezi haline getirilecek. Aşhane geliştirilerek yemek kalitesi artırılacak ve çok kişiye ulaşılması sağlanacak. Şehrimizin misyonuna katkı sağlayan tarihi binalarımız restorasyonları yapılarak daha aktif olarak kullanıma sokulacak. Şehir planlamasında akılcı ve kapsamlı bir uygulamayı, mimaride ise kullanılabilir ve sade bir üslubu benimsenecek. İskilip’in aktif fay hattı üzerinde olmasından dolayı depreme dayanıklı binaların yapılması önceliğimiz olacak. İlçenin tarihi evlerinde restorasyon faaliyetleri sonucunda ev sahipleri harekete geçirerek kullanıma açılması sağlanacak” diye konuştu.

Tarım, hayvancılık, Organize Sanayi Bölgesi ve istihdamla ilgili de açıklamalarda bulunan Çizikci, “Çiftçilerimize tohum ve gübre desteği, tarım danışmanlığı hizmetleri, tarımsal eğitim programları, Tarım arazilerinin ıslahı, endemik bitki ve meyve üretiminin artırılması desteği, çiftçilerin ürünlerinin pazar oluşturulmasını sağlayacağız. Hayvan besiciliği ile ilgili veteriner desteğini sağlayacağız. Mevcut sanayinin alt ve üst yapısının ihtiyaç birimlerine uygun olarak düzenlenmesi gerçekleştirilecek. Sanayi Sitesi’ndeki esnafımızın çalışma ortamını iyileştirerek, ihtiyaç duyulan ilave dükkan yapımında dahil, gerekli çevre düzenlemeleriyle Küçük Sanayi Sitemiz modern bir görünüme kavuşacak, ilçemizin yüz akı olacak. Organize Sanayi Bölgesi’nin hayata geçirilmesi sürecinin hızlandırılması noktasında takipçi olacağız, yatırımcılara belediye olarak her türlü desteği vereceğiz. Organize sanayi bölgesinde ilk etapta açılacak fabrikalarda istihdam oluşturulacak, işsizliğe engel olunacak” şeklinde konuştu.

Turizm alanında yapacakları çalışmalarla ilgili de bilgi veren Çizikci, “Konakların restorasyonu yaparak tarihi dokuyu muhafaza edip butik oteller açarak yöresel ürünlerin, endemik bitki ve meyvelerin pazara sürülmesini sağlayacak alt yapıyı kuracağız. Tüm ürünlerimize standart getirip pazar ağının oluşmasına imkan sağlayacağız. Yayla turizmine önem vereceğiz, yolların ıslahı uygun alanlara doğayı bozmadan uyumlu yapılarla konaklama imkanları sağlayacağız” ifadelerini kullandı. – ÇORUM

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-iskilip-belediye-baskan-adayi-ismail-cizikci-iskilipi-her-yonuyle-gelistirecek-projeleri-hayata-gecirecek/feed/ 0
Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’da gerçekleştirildi https://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-8inci-buyuk-turkiye-bulusmasi-ankarada-gerceklestirildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-8inci-buyuk-turkiye-bulusmasi-ankarada-gerceklestirildi/#respond Thu, 16 May 2024 21:51:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7160 Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından 8’incisi düzenlenen Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’da gerçekleştirildi.

Memur-Sen yönetim kurulu üyelerini, bağlı sendikaların genel başkanlarını ve yönetim kurulu üyelerini, İl temsilcileri ve şube başkanlarını, Genç, Emekli, Kadın ve Engelli Komisyonlarının yöneticilerini bir araya getiren Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla düzenlenen programda, Memur-Sen’in çalışma hayatında yaptığı çalışmalar ve geleceği dair hedefleri ele alındı.

“Sendikacılığın kitabını yazdık”

Burada bir açılış konuşması gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, ideolojileri değil, insanları merkeze alarak çalıştıklarını belirterek, “Bu bilinçle 11 Hizmet kolunda yetkili sendikalarımızla önemli mesafeler aldık. Bin 7 kazanım diyerek, yaptıklarımızı kitaplaştırarak, sendikacılığın kitabını yazdık ve kazanım skalasını ortaya koyduk. Çalışan, üreten ve yol açan bir teşkilat olarak gayretimiz devam edecek” diye konuştu.

Adil bir dünyanın emekle kurulacağını belirterek, bu çerçevede Uluslararası Emek Konfederasyonu’nun dün 1’inci Olağan kongresini gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yalçın, 5 kıtada 127 ülkedeki emek örgütleriyle dayanışma ağı geliştirdiklerini aktardı. Yalçın, bu dayanışma zemininde dünyanın içinde bulunduğu küresel krizlere ve sorunlara karşı emek ve insan merkezli çözüm önerileri üreteceklerini de sözlerine ekledi.

Dünyanın büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğunu söyleyen Yalçın, Ortadoğu ve Avrupa’da halen savaşların devam ettiğini dile getirdi. Türkiye’nin de etrafında gerçekleşen savaşlardan etkilendiği söyleyen Yalçın, yaşanan enflasyon ve fiyat istikrarsızlığının ise alım gücünü zayıflattığını dikkati çekti.

“8 bin 77 liralık seyyanen zam güncellenerek emeklilerin de gelirlerine yansıtılmalı”

Bu durumun önüne geçmek için mücadele ettiklerini söyleyen Yalçın, “Toplu sözleşmede tekliflerimizi uzun süredir eşel-mobil sistemi üzerinden konuşuyoruz. Enflasyona yenilmemek, aldığımız gelirin 6 ay içerisinde kaybolmaması için ya 6 aylık eşel- mobil ya da 3 aylık sistemler üzerinden olsun diyoruz. Dolaylı vergi azalsın, doğrudan vergi arttırılsın diyoruz. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınsın ve vergide adalet sağlansın istiyoruz. Dar gelirliler, emekliler açlık sınırında ve altında yaşamasın istiyoruz. Uzun süreli çalışmaktan sonra emekli olanlar, meslekten emekli oldular ama hayattan emekli olmadılar. Onun için emeklilerin alım gücü yükselmeli asgari ücretin altında emekli maaşı olmamalı. Kamu görevlileri için ödenen 8 bin 77 liralık seyyanen zam güncellenerek emeklilerin de gelirlerine yansıtılmalı diyoruz” açıklamalarında bulundu.

Yalçın, 7’inci Dönem Toplu Sözleşme’de kayıt altına alınan 4688 Sayılı yasanın tadili noktasında çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, mevcut kanunun sorunları çözmede yetersiz kaldığını ifade etti. Bu konuda 10 rapordan oluşan çalışma hazırladıklarını söyleyen Yalçın, kanunun ILO normlarına göre yeniden ele alındığını belirterek, örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, dayanışma aidatının getirilmesi, grev hakkının gelmesi, hakem heyetinin adil bir kimlik kazanması, toplu sözleşmenin kapsamının genişlemesi gibi hakların kazandırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Yalçın, ayrıca 7’inci Dönem Toplu Sözleşme’de kayıt altına alınan, ‘1’inci Dereceye 3600 Ek Gösterge’nin hemen hayata geçirilmeli, gerektiğini de vurguladı. – ANKARA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-8inci-buyuk-turkiye-bulusmasi-ankarada-gerceklestirildi/feed/ 0
Kütahya’nın ulaşım sorunu bilimsel çalışmayla çözülebilir https://www.karadenizhabertv.com.tr/kutahyanin-ulasim-sorunu-bilimsel-calismayla-cozulebilir/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/kutahyanin-ulasim-sorunu-bilimsel-calismayla-cozulebilir/#respond Sun, 12 May 2024 21:06:43 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7027 Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Ulaştırma Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yavuz Delice, Kütahya’nın ulaşım problemiyle alakalı bilimsel bir çalışma yaptı.

Delice, AK Parti Kütahya Belediye Başkan Adayı Kamil Saraçoğlu’nun talebi üzerine kentin ulaşımını masaya yatırdı ve sorunun planlı bir çalışmayla çözüme kavuşabileceğini belirtti. Delice, Saraçoğlu’na yaptığı çalışmayla ilgili sunum yaptı.

Kütahya’nın ciddi bir otopark sorunu ile de karşı karşıya olduğunu ifade eden Delice, “Kütahya genelinde yapmış olduğumuz inceleme sonrasında en önemli iki caddesi olduğunu görmüş olduk. Bu caddelerden bir tanesi Adnan Menderes Caddesi bir diğeri ise Atatürk Bulvarı. Adnan Menderes Caddesi üzerinde birçok sinyalize kavşağı barındıran bir cadde ve şehrin ana atar damarı diyebileceğimiz önemli bir cadde. Şimdi genel itibarıyla şehir içi özel otomobil ulaşımı Adnan Menderes Caddesi üzerinden sağlanıyor ve bu cadde üzerindeki sinyalize kavşaklardan kaynaklanan bir trafik sıkışıklığı söz konusu. Yalnızca bunu trafik ışıklarına bağlmıyoruz. Cadde üzerindeki geometrik düzenleme çalışmaları olsun, kavşaklardaki geometrik düzenleme çalışmaları olsun, yolun yatay ve düşey işaretlemeleri olsun, birçok noktada karşılaştığımız eksikliklerden kaynaklanan bir sorun var aslında. Şimdi bu sorun sadece bununla mı kalıyor, tabii ki değil. Bununla birlikte yol üstü otoparklar, bölgedeki otopark ihtiyacı, gerçekten buradaki trafiğin sıkışmasında önemli bir etken oluşturuyor. Burada yapılacak düzenleme çalışmaları ile birlikte gerek otoparkların katlı otoparklara yönlendirmesi, yol üstü otoparkların kaldırılması, gerekse de trafik sirkülasyonu ve geometrik düzenleme çalışmaları yapılması ile burada yaşanan sıkıntılar giderilebilir. Tabii ki bunlar tamamen giderilebilir diyemeyiz. Şöyle bir durum var, Adnan Menderes Caddesi’nin genel itibarıyla bir alternatifi görünmüyor, yani Adnan Menderes Caddesi’nin paralelinde bu ölçekte bir ulaşım aksaması bulunmuyor. Dolayısıyla Adnan Menderes Caddesi’nin yükünü bir şekilde başka akslara aktarmamız çok mümkün görünmüyor. O zaman yapmamız gereken eldeki sistemi en verimli şekilde kullanmak, bunun içinde kent merkezinde geniş kapsamlı bir trafik planlama çalışması yapmak gerekiyor. Bu çalışmayla birlikte kent merkezinde yaşanan trafik sıkışıklığı nispeten azaltılabilir ancak bunun da dışında üst ölçekten eğer Kütahya merkezini incelersek, Kütahya merkezinin aslında güneyinde bulunan dağ ile Tugay arasına şehrin sıkıştığını ve aslında kuzey-güney yönlerinde şehrin büyüdüğünü görmüş oluyoruz. Dolayısıyla doğu tarafında bir Tugay, batı tarafta ise dağlık bir bölge var. Bu ikisi arasına sıkışmış bir şehir ve mecburen kuzey güney istikametinde büyüme gösteriyor ve kuzey güney istikametinde şehir büyüdükçe merkezi alanı baskılamaya devam ediyor. Bunun da giderilmesi için özellikle şehirlerarası karayolunun baypas edilerek bir çevre yolu oluşturulması, şehrin Tugay istikametinde genişlemesi ile aslında radyal bir büyüme sağlanırsa eğer buradaki merkezi alandaki yoğunluğunda nispeten dağılacağını ve şu anki eski kent merkezinde yaşanan yoğunluğunda nispeten giderileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

“Yeni bir çevre yolu şehrin 50 yılını kurtarmış olur”

Kütahya’nın yeni bir çevre yoluna da ihtiyacının olduğunu dile getiren Delice, “Çevre yolu yapıldığında bu şehrin önümüzdeki 50 yılını aslında kurtarmış olacağız diyebiliriz. Dolayısıyla merkezi alanda yaşanan yoğunluğun nispeten çevre yoluna yani doğu istikametine doğru kentin büyümesi ile birlikte nispeten Merkezi alanda yaşanan yoğunluğu bertaraf edebiliriz diye düşünüyoruz. Yani şöyle düşünebiliriz, Adnan Menderes paralelinde herhangi bir bu büyüklükte ulaşım aksaması olmadığı için mevcutta yer alan şehirlerarası karayolunun zaman içerisinde şehrin doğuya doğru büyümesi ile birlikte kent içi yol haline dönüşmesi mümkün olacaktır. Dolayısıyla bu da Adnan Menderes’in zaman içerisinde yükünü alabilecek bir alternatif olarak değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı.

Delice, Kütahya’nın ulaşım sorunu ile ilgili yaptığı bilimsel çalışmasını tamamlandığını ve bir rapor halinde Saraçoğlu’na sunduğunu sözlerine ekledi. – KÜTAHYA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/kutahyanin-ulasim-sorunu-bilimsel-calismayla-cozulebilir/feed/ 0
Bakan Işıkhan: “İzmir 40 yıldır aynı” https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni-2/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni-2/#respond Fri, 10 May 2024 21:01:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6962 Bakan Işıkhan: “İzmir 40 yıldır aynı”

“Cumhur İttifakı İzmir’i bir yıldız gibi parlatacak”

Bakan Işıkhan, İzmir’de iş dünyası temsilcileriyle buluştu

İZMİR – İzmir programı kapsamında kentin iş dünyası temsilcileriyle buluşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve 40 yıldır hiçbir şey değişmediğini bu yüzden değişime ihtiyaç olduğunun mesajını verdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, bir dizi program için geldiği İzmir’de, kentin iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda ev sahibi İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, iş dünyası ve siyasi parti temsilcileri katıldı. İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iş dünyasının talepleri Bakan Işıkhan’a iletilirken, Bakan Işıkhan da iş dünyasının taleplerini dinleyerek açıklamalarda bulundu.

“İzmir aşığı biri olarak…”

Çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve bakan olarak burada açıklama yaptığı için gurur duyduğunu dile getiren Bakan Işıkhan, “Yaptığınız işler ve ürettiğiniz katma değerden dolayı iş insanlarına teşekkür ediyorum. Sadece bakan olarak değil aynı zamanda 20 yıl boyunca hayatımın en güzel zamanlarını geçirmiş bu sokaklarda koşturmuş ve İzmir aşığı biri olarak ayrı bir onur duyuyorum. Bakanlık olarak ülkemizin dört bir yanında bir araya geliyoruz. Çalışma hayatımızı masaya yatırarak değerlendiriyoruz. ‘Daha iyi ve daha fazla ne yapabiliriz’in cevabını arıyoruz. Sosyal diyaloga inanıyoruz ve tüm paydaşlarımıza değer veriyoruz” diye konuştu.

“114 bin işçiyi iş sahibi yaptık”

Toplantıdaki açıklamasında İŞKUR başvuru ve işe alım sayıları bilgilerini veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ‘yaptık şimdi daha iyisi yapmak’ için çalışıyoruz. Ülkemizin her bir noktasına hizmetlerimize götürmeye devam ediyoruz. Derdi olan derman arar. Bizim derdimiz çalışmak. Güzel İzmirimizin hizmetindeyiz. İşe yerleştirme, aktif iş gücü programları, kısa çalışma ödeneği gibi birçok kalemde İzmirimize hizmet ediyoruz. İş arayan insanlarımıza sunduğumuz danışmanlık ve kurs ile destek veriyoruz. İŞKUR aracılığıyla birçok işçiye iş verdik. İzmir’de iş verenlerde 143 bin talep oldu 2023’te. 114 bin işçiyi, bu kapsamda iş sahibi yaptık” açıklamasında bulundu.

“Gayretlerimiz sürecek”

Hem işçileri hem de işverenleri İŞKUR’a davet eden Işıkhan, “Çalışan işçi talebi var ve iş arayan bir kesim var. İzmir’de ve tüm şehirlerde bu iki kutbu bir araya getirmek için İŞKUR sistemine dahil olmalarına tavsiye ediyorum. İstihdamda ve işgücünde rekorların kırıldığı dönemden geçiyoruz. Hem genelde hem kadınlarda 2002’den bu yana en yüksek katılım ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranını da görüyoruz. İstihdamın büyümesini görüyoruz. Çalışma hayatında fırsat ve katılım için gayretlerimiz sürecek” sözlerine yer verdi.

“Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor”

İzmir’in ticaret ve kalkınma açısından büyük bir potansiyelinin olduğuna değinen Bakan Işıkhan, “Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor. Hükümet olarak iş dünyamız ile ortak hareket etmeye özen gösteriyoruz. İZTO ile de müşterek bir hedefe bir sahibiz. İzmirimizi ticaret ve yatırım açısından çekim merkezi yapmak istiyoruz. Potansiyelini harekete geçirmek zorundayız. İş dünyası ile tam uyumlu bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. İş birliği ile olumsuzluklara rağmen alnımızın akıyla çıktık. Millet olarak sarsılmaz bir yapıya büründüğümüzü gördük” dedi.

Cumhur İttifakı adaylarına övgüler

Bakan Işıkhan, Cumhur İttifakı adaylarının yerel yönetimlerin kalkınma paydaşlarından olduğundan bahsederek, “Bir başka paydaş ise yerel yönetimlerdir. Belediyelerimizin de işbirliği ile çalışma önemlidir. Yerel seçimler bu anlamda önem arz ediyor. Acil ihtiyaçların giderilmesi için vizyoner yerel yönetime ihtiyaç var. Dirençli bir kent olmaya ihtiyacı var. İzmirimizin temiz ve yeşil bir çevre anlayışına ihtiyacı var. Eşsiz bir pencereden bakan hizmet ve eser belediyeciliğine ihtiyaç var. İzmirimizin ve ilçelerimizin ihtiyaç duyduğu vizyon Cumhur İttifakı Konak Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’da da vardır, bu vizyon Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’da da vardır. Milletvekili olarak hizmet ettikleri bu kenti en güzel şekilde temsil ettiler. Şehrimizin sorunları ile hemhal oldular. Ellerini taşın altına koydular. Söz konusu İzmir’in menfaati ile gerisi teferruat diye hizmeti öncelediler” diye konuştu.

“İzmir 40 yıldır aynı”

İzmir’in 40 yıldır aynı olduğunu ve değişmesi gerektiğini vurgulayan Işıkhan, “Görüşü ve tutumunuz her zaman iyilikten yana oldu. Değişime ihtiyaç var bu kentte. 40 yıldır İzmir aynı şekilde. Makam kaygısı ile kaybedilecek yıllar yoktur. Şeffaf ve hesap verebilir yerel yönetim, sosyal belediyecilik ve yerel ve kırsal kalkınma hamleleri ile bunu yaşayacaktır. Ulaşım altyapı gibi sorunlara odaklanmış başkan adayları ile zafere ulaşacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak İzmir vizyonunu anlatmaya ve nasıl hizmet edeceklerini ikna etmeye odaklandılar. 1 Nisan’dan itibaren eşsiz bir beş yılı bekliyoruz. Bir bakan olarak değil bu sokaklarda top koşturmuş, hayatı burada şekillenmiş biri olarak hem Dağ hem de Çankırı başkanlarımıza ve adaylarımıza güveniyorum. Bir yıldız yapacaklarına inanıyorum. Gerçek belediyecilik yolculuğunda başarı ve zafer bekliyorum. Sizler sahanın gözü ve kulağısınız. Gelirini halini hatırını bilenlersiniz. Katma değer oluşturuyorsunuz. Bizler talep ve istekleri geri çevirmedik. İnsan odaklı olduk. Erdoğan liderliğinde sözünü verip yapamadığımız bir şey olmadı. Bu yüzyılı emeğin üretimin yüzyılı yapacağız dedik. Çalışma hayatı başta olmak üzere kronikleşmiş ne kadar sorun varsa çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kimseyi mağdur etmemek için elimizi taşın altına koymaktan çekinmediysek aynı anlayışla devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

Bakan Işıkhan’dan çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi açıklaması

Çalışma hayatının haftada 45 saatten 40 saate inmesine yönelik olarak çıkan haberlere değinen Bakan Işıkhan, “Çokça yorum ve haberler çıkıyor çalışma hayatı ile ilgili. Biz istişare kültürüne önem veriyoruz. İş kanununu yeniden ele alalım dedi Erdoğan. Bakanlıklarımız ile toplantılara başladık ve devam ediyor. Biz daima işçi ve işverenlerin kazanılmış haklarını korumayı önceliyoruz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir iş kanunu yapacağız. Doğrudan bizden bir açıklama gelmediği sürece dikkate almayın. Tüm paydaşların ortak görüşü ile devam edeceğiz. Her zaman yanınızdayım. Hep birlikte el ele verip projelerimizi anlatacağız” açıklamasında bulundu.

Özgener: “İstihdam teşviki azalıyor

Toplantıda konuşma yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşvikinin azaldığına vurgu yaptı. Özgener, “İzmir olarak kardeş oda ve borsalarımız ile kamu ile işbirliğiyle çalışmayı öncelik olarak görüyoruz. Ortak taleplerimiz yanı sıra önemli bir iletişim köprüsü olacağımıza inanıyoruz bu toplantı ile Asgari ücret artışları doğrudan yansıdığı için reel sektörün rekabet gücünü azaltıyor. Buna bağlı olarak ihracatımızın gelişmesinde büyük bir engel oluyor. bundan sonraki süreçlerde asgari ücret düzenlenmesi hedef enflasyona göre olmalı. İşgücü maliyetleri ücretli çalışanı karşılaması zor oluyor. işveren yükünün makul seviyeye gelmesi önem arz ediyor. Kayıt dışının önüne geçmek için kontrol ve denetim sıklaştırılması gerekiyor. Düzenleme ödeme yapanlara mevcut indirim yapılması, bürokratik süreçlerin azaltılmasının da önemli olduğunu düşünüyoruz. Ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamakları önemli ölçüde açılmalı. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik gidenlerini yükseltiyor ama çalışanların net ücretlerini azaltıyor. SGK ve vergi borçlarında taksitlendirme isteyince 50 bin TL üzerine teminat isteniyor. 2008 yılından hayatta geçirildi. Bu süreç içerisinde şartlara bakınca en az 500 bin TL olarak güncellenmesini rica ediyoruz. Gider maliyetlerinin yükselmesi haftalık çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi konusunda tedirginlik yaşıyoruz. Bu anlamda rahatlamaya ihtiyacımız var. üretim ve ihracatı arttırmak zorundayız, saatleri indirmek üretimi zorlaştıracaktır. 3 vardiyadan 4 vardiyaya çıkmak giderlerimizi arttıracaktır. Gençlerin iş hayatına katılımını teşvik etmek için esnek, uzaktan çalışmaların geliştirilmesini çok önemli buluyoruz. Uzun süreli çalışma saatlerine gençlerimiz uyum sağlamakta zorlanıyor. İmalat ve bilişim sektörünün teşvik süresi sona erdi. Bu teşvikin yeniden uygulanmaya alınmasını diliyoruz. Bu tip uygulamalara son verilmesi iş dünyasının ağırlığını azaltacaktır. Sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşviki azalıyor. Engelli bireylerin tehlikeli iş yerlerinde çalışılmasını ne iş dünyası ne de kendileri istiyor. Ağır iş şartlarında zorunlu yerine alternatif uygulama getirilmesini diliyoruz” dedi.

Yorgancılar’dan ‘gelir vergisi’ açıklaması

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, konuşmasında asgari ücrette yaşanan artışların, işçilik maliyetlerine doğrudan yansıdığına dikkat çekti. Yorgancılar, “Gelir vergisi dilimlerinin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini de fırsat buldukça dile getiriyoruz. Özellikle, ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamaklarının önemli ölçüde açılması gerektiğini düşünüyoruz. Gelir vergisinin birinci basamağı geçmişte brüt asgari ücretin 22 katı iken, mevcut durumda 6 katına geriledi. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik giderlerini yükseltiyor, ancak çalışanlarımızın aldığı net ücreti ise önemli oranda düşürüyor. Bu nedenle, gelir vergisi basamaklarının yeniden düzenlenerek her yıl yeniden değerleme oranında artırılması gerektiği inancındayız” diye konuştu.

Kestelli: “Tarımsal istihdamla ilgili sorunlarımız var”

Tarımsal istihdamla ilgili önemli sorunların olduğuna vurgu yapan İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise şu sözlere yer verdi: “Tarım, kayıt dışı istihdamın en yoğun olduğu sektör. Tarımdaki kadın çalışanlarımızla ilgili önemli sorunlar da bulunuyor. Kadın çalışanların toplam çalışanlara oranı inşaat sektöründe yüzde 5, sanayide yüzde 27, hizmetlerde yüzde 36 iken tarımda yüzde 42. Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu sektör tarım. Ancak, kadınların çok büyük bir bölümünün sosyal güvenlik sisteminin dışında kalması, ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, birçok sosyal sorunu da beraberinde getiriyor. Tüm bu nedenlerle tarımsal işgücü piyasalarının da izlenebilmesine, iyileştirilmesine imkan sağlayacak kurumsal bir düzenlemeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni-2/feed/ 0
Bakan Işıkhan: “İzmir 40 yıldır aynı” https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni/#respond Wed, 08 May 2024 21:48:33 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6934 İzmir’de iş adamları ile buluşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve şehirde 40 yıldır hiçbir şeyin değişmediğinibelirterek, değişime ihtiyaç olduğunu söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bir dizi program için geldiği İzmir’de iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıya ev sahibi İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, iş dünyası ve siyasi parti temsilcileri katıldı. İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iş dünyasının talepleri Bakan Işıkhan’a iletildi.

Çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve bakan olarak burada açıklama yaptığı için gurur duyduğunu dile getiren Bakan Işıkhan, “Yaptığınız işler ve ürettiğiniz katma değerden dolayı iş insanlarına teşekkür ediyorum. Sadece bakan olarak değil aynı zamanda 20 yıl boyunca hayatımın en güzel zamanlarını geçirmiş bu sokaklarda koşturmuş ve İzmir aşığı biri olarak ayrı bir onur duyuyorum. Bakanlık olarak ülkemizin dört bir yanında bir araya geliyoruz. Çalışma hayatımızı masaya yatırarak değerlendiriyoruz. ‘Daha iyi ve daha fazla ne yapabiliriz’in cevabını arıyoruz. Sosyal diyaloga inanıyoruz ve tüm paydaşlarımıza değer veriyoruz” diye konuştu.

“114 bin işçiyi iş sahibi yaptık”

İŞKUR başvuruları ve işe alımları hakkında bilgi veren Bakan Işıkhan, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ‘yaptık, şimdi daha iyisini yapmak’ için çalışıyoruz. Ülkemizin her bir noktasına hizmetlerimizi götürmeye devam ediyoruz. Derdi olan derman arar. Bizim derdimiz çalışmak. Güzel İzmir’imizin hizmetindeyiz. İşe yerleştirme, aktif iş gücü programları, kısa çalışma ödeneği gibi birçok kalemde İzmir’imize hizmet ediyoruz. İş arayan insanlarımıza sunduğumuz danışmanlık ve kurs ile destek veriyoruz. İŞKUR aracılığıyla birçok işçiye iş verdik. İzmir’de iş verenlerde 143 bin talep oldu 2023’te. 114 bin işçiyi, bu kapsamda iş sahibi yaptık” açıklamasında bulundu.

“Gayretlerimiz sürecek”

Hem işçileri hem de işverenleri İŞKUR’a davet eden Işıkhan, “Çalışan işçi talebi var ve iş arayan bir kesim var. İzmir’de ve tüm şehirlerde bu iki kutbu bir araya getirmek için İŞKUR sistemine dahil olmalarına tavsiye ediyorum. İstihdamda ve işgücünde rekorların kırıldığı dönemden geçiyoruz. Hem genelde hem kadınlarda 2002’den bu yana en yüksek katılım ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranını da görüyoruz. İstihdamın büyümesini görüyoruz. Çalışma hayatında fırsat ve katılım için gayretlerimiz sürecek” sözlerine yer verdi.

“Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor”

İzmir’in ticaret ve kalkınma açısından büyük bir potansiyelinin olduğuna değinen Bakan Işıkhan, “Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor. Hükümet olarak iş dünyamız ile ortak hareket etmeye özen gösteriyoruz. İZTO ile de müşterek bir hedefe bir sahibiz. İzmirimizi ticaret ve yatırım açısından çekim merkezi yapmak istiyoruz. Potansiyelini harekete geçirmek zorundayız. İş dünyası ile tam uyumlu bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. İş birliği ile olumsuzluklara rağmen alnımızın akıyla çıktık. Millet olarak sarsılmaz bir yapıya büründüğümüzü gördük” dedi.

Cumhur İttifakı adaylarına övgüler

Bakan Işıkhan, Cumhur İttifakı adaylarının yerel yönetimlerin kalkınma paydaşlarından olduğundan bahsederek, “Bir başka paydaş ise yerel yönetimlerdir. Belediyelerimizin de işbirliği ile çalışma önemlidir. Yerel seçimler bu anlamda önem arz ediyor. Acil ihtiyaçların giderilmesi için vizyoner yerel yönetime ihtiyaç var. Dirençli bir kent olmaya ihtiyacı var. İzmir’imizin temiz ve yeşil bir çevre anlayışına ihtiyacı var. Eşsiz bir pencereden bakan hizmet ve eser belediyeciliğine ihtiyaç var. İzmir’imizin ve ilçelerimizin ihtiyaç duyduğu vizyon Cumhur İttifakı Konak Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’da da vardır, bu vizyon Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’da da vardır. Milletvekili olarak hizmet ettikleri bu kenti en güzel şekilde temsil ettiler. Şehrimizin sorunları ile hemhal oldular. Ellerini taşın altına koydular. Söz konusu İzmir’in menfaati ise gerisi teferruat diye hizmeti öncelediler” diye konuştu.

“İzmir 40 yıldır aynı”

İzmir’in 40 yıldır aynı olduğunu ve değişmesi gerektiğini vurgulayan Işıkhan, “Görüş ve tutumunuz her zaman iyilikten yana oldu. Değişime ihtiyaç var bu kentte. 40 yıldır İzmir aynı şekilde. Makam kaygısı ile kaybedilecek yıllar yoktur. Şeffaf ve hesap verebilir yerel yönetim, sosyal belediyecilik, yerel ve kırsal kalkınma hamleleri ile bunu yaşayacaktır. Ulaşım, altyapı gibi sorunlara odaklanmış başkan adayları ile zafere ulaşacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak İzmir vizyonunu anlatmaya ve nasıl hizmet edeceklerini ikna etmeye odaklandılar. 1 Nisan’dan itibaren eşsiz bir beş yılı bekliyoruz. Bir bakan olarak değil bu sokaklarda top koşturmuş, hayatı burada şekillenmiş biri olarak hem Dağ hem de Çankırı başkanlarımıza ve adaylarımıza güveniyorum. Bir yıldız yapacaklarına inanıyorum. Gerçek belediyecilik yolculuğunda başarı ve zafer bekliyorum. Sizler sahanın gözü ve kulağısınız. Gelirini halini hatırını bilenlersiniz. Katma değer oluşturuyorsunuz. Bizler talep ve istekleri geri çevirmedik. İnsan odaklı olduk. Erdoğan liderliğinde sözünü verip yapamadığımız bir şey olmadı. Bu yüzyılı emeğin üretimin yüzyılı yapacağız dedik. Çalışma hayatı başta olmak üzere kronikleşmiş ne kadar sorun varsa çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kimseyi mağdur etmemek için elimizi taşın altına koymaktan çekinmediysek aynı anlayışla devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

Çalışma hayatının haftada 45 saatten 40 saate inmesine yönelik çıkan haberlere değinen Bakan Işıkhan, “Çokça yorum ve haberler çıkıyor çalışma hayatı ile ilgili. Biz istişare kültürüne önem veriyoruz. İş kanununu yeniden ele alalım dedi Erdoğan. Bakanlıklarımız ile toplantılara başladık ve devam ediyor. Biz daima işçi ve işverenlerin kazanılmış haklarını korumayı önceliyoruz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir iş kanunu yapacağız. Doğrudan bizden bir açıklama gelmediği sürece dikkate almayın. Tüm paydaşların ortak görüşü ile devam edeceğiz. Her zaman yanınızdayım. Hep birlikte el ele verip projelerimizi anlatacağız” açıklamasında bulundu.

Özgener: “İstihdam teşviki azalıyor

Toplantıda konuşma yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşvikinin azaldığına vurgu yaptı. Özgener, “İzmir olarak kardeş oda ve borsalarımız ile kamu ile işbirliğiyle çalışmayı öncelik olarak görüyoruz. Ortak taleplerimiz yanı sıra önemli bir iletişim köprüsü olacağımıza inanıyoruz bu toplantı ile Asgari ücret artışları doğrudan yansıdığı için reel sektörün rekabet gücünü azaltıyor. Buna bağlı olarak ihracatımızın gelişmesinde büyük bir engel oluyor. bundan sonraki süreçlerde asgari ücret düzenlenmesi hedef enflasyona göre olmalı. İşgücü maliyetleri ücretli çalışanı karşılaması zor oluyor. işveren yükünün makul seviyeye gelmesi önem arz ediyor. Kayıt dışının önüne geçmek için kontrol ve denetim sıklaştırılması gerekiyor. Düzenleme ödeme yapanlara mevcut indirim yapılması, bürokratik süreçlerin azaltılmasının da önemli olduğunu düşünüyoruz. Ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamakları önemli ölçüde açılmalı. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik gidenlerini yükseltiyor ama çalışanların net ücretlerini azaltıyor. SGK ve vergi borçlarında taksitlendirme isteyince 50 bin TL üzerine teminat isteniyor. 2008 yılından hayatta geçirildi. Bu süreç içerisinde şartlara bakınca en az 500 bin TL olarak güncellenmesini rica ediyoruz. Gider maliyetlerinin yükselmesi haftalık çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi konusunda tedirginlik yaşıyoruz. Bu anlamda rahatlamaya ihtiyacımız var. üretim ve ihracatı arttırmak zorundayız, saatleri indirmek üretimi zorlaştıracaktır. 3 vardiyadan 4 vardiyaya çıkmak giderlerimizi arttıracaktır. Gençlerin iş hayatına katılımını teşvik etmek için esnek, uzaktan çalışmaların geliştirilmesini çok önemli buluyoruz. Uzun süreli çalışma saatlerine gençlerimiz uyum sağlamakta zorlanıyor. İmalat ve bilişim sektörünün teşvik süresi sona erdi. Bu teşvikin yeniden uygulanmaya alınmasını diliyoruz. Bu tip uygulamalara son verilmesi iş dünyasının ağırlığını azaltacaktır. Sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşviki azalıyor. Engelli bireylerin tehlikeli iş yerlerinde çalışılmasını ne iş dünyası ne de kendileri istiyor. Ağır iş şartlarında zorunlu yerine alternatif uygulama getirilmesini diliyoruz” dedi.

Yorgancılar’dan ‘gelir vergisi’ açıklaması

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise, konuşmasında asgari ücrette yaşanan artışların işçilik maliyetlerine doğrudan yansıdığına dikkat çekti. Yorgancılar, “Gelir vergisi dilimlerinin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini de fırsat buldukça dile getiriyoruz. Özellikle, ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamaklarının önemli ölçüde açılması gerektiğini düşünüyoruz. Gelir vergisinin birinci basamağı geçmişte brüt asgari ücretin 22 katı iken, mevcut durumda 6 katına geriledi. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik giderlerini yükseltiyor, ancak çalışanlarımızın aldığı net ücreti ise önemli oranda düşürüyor. Bu nedenle, gelir vergisi basamaklarının yeniden düzenlenerek her yıl yeniden değerleme oranında artırılması gerektiği inancındayız” diye konuştu.

Kestelli: “Tarımsal istihdamla ilgili sorunlarımız var”

Tarımsal istihdamla ilgili önemli sorunların olduğuna vurgu yapan İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli de şu sözlere yer verdi:

“Tarım, kayıt dışı istihdamın en yoğun olduğu sektör. Tarımdaki kadın çalışanlarımızla ilgili önemli sorunlar da bulunuyor. Kadın çalışanların toplam çalışanlara oranı inşaat sektöründe yüzde 5, sanayide yüzde 27, hizmetlerde yüzde 36 iken tarımda yüzde 42. Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu sektör tarım. Ancak, kadınların çok büyük bir bölümünün sosyal güvenlik sisteminin dışında kalması, ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, birçok sosyal sorunu da beraberinde getiriyor. Tüm bu nedenlerle tarımsal işgücü piyasalarının da izlenebilmesine, iyileştirilmesine imkan sağlayacak kurumsal bir düzenlemeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.” – İZMİR

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni/feed/ 0
Kreş Fiyatları Kadınları Çalışma Hayatının Dışında Bırakıyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/kres-fiyatlari-kadinlari-calisma-hayatinin-disinda-birakiyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/kres-fiyatlari-kadinlari-calisma-hayatinin-disinda-birakiyor/#respond Tue, 07 May 2024 21:51:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6915 CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, “Kreş fiyatları uçmuş durumda. Aylık 15, 20, 30 hatta İstanbul’da 1 milyon liraya kadar çıkıyor. Bakıcı tutsan en az aylık 25 bin lira. Türkiye’de asgari ücret net 17 bin lira. Çalışan her iki kişiden biri asgari ücretli. Yani çalışan bir anne çocuğunu kreşe vermek isterse, ya kazancının tamamını hatta daha fazlasını kreşe verecek ya da çocuğuna bakmak için işini bırakmak zorunda kalacak. Bu sistem kadınları çalışma hayatının dışında kalmaya açıkça zorluyor. AKP ‘üç çocuk yapmanızı istiyorum ama kreş açmıyorum’ diyor. Bugün tek kişinin maaşıyla aile geçindirmek mümkün değil. Çalışmak erkeklerin olduğu gibi kadınların da hakkı. Çalışan erkeğe ya da kadına değil, çalışan insana ihtiyacımız var. Büyük bir reform gerekiyor” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, kreş fiyatlarındaki artışlara dikkat çekerek bunun kadınları çalışma yaşamının dışında bırakmaya zorladığını ifade etti. Salıcı, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda şunları söyledi:

“BU SİSTEM KADINLARI ÇALIŞMA HAYATININ DIŞINDA KALMAYA ZORLUYOR”

“Kreş fiyatları uçmuş durumda. Aylık 15, 20, 30 hatta İstanbul’da 1 milyon liraya kadar çıkıyor. Bakıcı tutsan en az aylık 25 bin lira. Türkiye’de asgari ücret net 17 bin lira. Çalışan her iki kişiden biri asgari ücretli. Yani çalışan bir anne çocuğunu kreşe vermek isterse, ya kazancının tamamını hatta daha fazlasını kreşe verecek ya da çocuğuna bakmak için işini bırakmak zorunda kalacak. Bu sistem açıkça kadınları çalışma hayatının dışında kalmaya zorluyor.

“AKP, ‘ÜÇ ÇOCUK YAPMANIZI İSTİYORUM AMA KREŞ AÇMIYORUM’ DİYOR”

TÜİK’e göre 0-3 yaş arası çocuk sahibi annelerin istihdam oranı, genel kadın istihdam oranından iki puan daha düşük. Bu da yaklaşık 200 bin annenin iş gücü piyasasından çocuğuna bakmak için çekildiğini gösteriyor. Zaten ülkemizde 10 kadından 7’si çalışmıyor. Çalışanlar da işleri ve evleri arasında tercih yapmak zorunda kalıyor. Oysa mevzuata göre 150’den fazla kadın çalışanın olduğu işyerleri annelere kreş hizmeti vermek zorunda. Bankalardan, atölyelere kadar bu böyle. Ama kurala uymayan iş verene uygulanan ceza sadece aylık 18 bin lira. Yani yaptırım, caydırmıyor. Aksine yuva açmamayı teşvik ediyor. AKP ‘üç çocuk yapmanızı istiyorum ama kreş açmıyorum’ diyor.

Bugün tek kişinin maaşıyla aile geçindirmek mümkün değil. Çalışmak erkeklerin olduğu gibi kadınların da hakkı. Çalışan erkeğe ya da kadına değil, çalışan insana ihtiyacımız var. Büyük bir reform gerekiyor. Beş yılda kreş sayısını üç katına çıkaran CHP’li belediyelerin yaptığı gibi bol bol kreş açılması gerekiyor. İşyerlerinde anneler için bakım desteğine, emzirme odalarını sağlamamız gerekiyor. Ücretli doğum izni sürelerini artırılması, babaların da doğum izni alabilmesini, doğum sonrası iş kaybetmeme garantisini konuşmamız gerekiyor. İş mülakatlarında kadınlara hamilelik planlarını sormayı da tarihe gömelim artık. Bu mesele evin geçimidir. Evladın bakımıdır. Geleceğin garantilenmesidir. Kadınlar için Türkiye’nin çağdaşlık sınavıdır, eşitlik davasıdır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/kres-fiyatlari-kadinlari-calisma-hayatinin-disinda-birakiyor/feed/ 0
CHP Milletvekili Aylin Yaman: Sağlık Sistemi Sadece Hekim Sayısına Endekslenmiştir https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-aylin-yaman-saglik-sistemi-sadece-hekim-sayisina-endekslenmistir/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-aylin-yaman-saglik-sistemi-sadece-hekim-sayisina-endekslenmistir/#respond Sun, 05 May 2024 21:45:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6854

CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, sağlık sistemindeki sorunların sadece uzman hekim sayısını artırarak çözülemeyeceğini belirtti. Yaman, iktidarın sağlık politikasını eleştirdi ve “sözleşmeli çalışma, performansa dayalı çalışma gibi yöntemler hekimi güvencesiz bırakmakta, tüketmekte ve etik değerleri bozmaktadır” dedi.

Yaman yaptığı açıklamad, Türkiye’de hekim sayısının yetersiz olduğunu ve bölgeler arasında sadece hekim sayısının artırımının da eksik olacağını belirterek, “sağlık bir ekip işidir ve tükenmişliğin ve tırmanan şiddetin önüne geçmede en önemli yaklaşım görev tanımı belli, yetkin kadrolarla donanmış bir sağlık ekibidir. Beş dakikada hasta bakmaya zorlanan hekimler için yardımcı sağlık personelinin önemi büyüktür. Sistemi kurarken branşa göre hekim/ hemşire oranları mutlaka gözetilmelidir” ifadesini kullandı.

BÖLGELER ARASINDA DAĞILIM SORUNU MEVCUT”

Çözüm önerileri sunarken esas olanın her zaman sorunun doğru tespiti olduğunun altını çizen Yaman,  şunları kaydetti:

“Bu nedenle, sorunlara bakacak olursak hekim sayısının az olduğu doğrudur. Nitekim, 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 228’dir, bu sayı hala açıklanmamış olan 2022 yılı sağlık istatistiklerinden değil, haber bülteninden temin edilmiştir ve Avrupa Birliği ortalaması olan 397’nin çok altındadır fakat hekim azlığından daha çok dağılım sorunu mevcuttur. Batı Anadolu’da 100 bin kişiye 346 hekim düşerken Güneydoğu Anadolu’da 100 bin nüfusa sadece 151 hekim düşmektedir. Uzman hekim özelinde baktığımızda ise tablo daha vahimdir. Batı Anadolu’da 100 bin kişiye 157 uzman hekim düşerken Güneydoğu Anadolu’da sadece 69 uzman hekim düşmektedir.”

KADRO ARTIRILMASI GEREKLİDİR”

Pratisyen hekimler özelinde durumun daha da vahim olduğunu kaydeden Aylin Yaman, şöyle devam etti:

“Tüm ülkede 100 bin kişiye düşen pratisyen hekim sayısı sadece 63’tür. Üstelik uzman egemenliği olan İstanbul’da pratisyen hekim sayısı ülke ortalamasının çok daha altındadır. Bu durum, hekimleri tüketen temel konulardan biridir. Yapılması gereken açıktır, birinci basamak koruyucu hekimliğin merkeze konulması ve güçlendirilmesidir. Bu nedenle, aile hekimi uzmanı ve pratisyen kadrosunun da artırılması gerekmektedir. Bununla birlikte, kontrollü akışının sağlanması için sevk zincirinin mutlaka konulması gerekmektedir.

Sağlık sistemi maalesef sadece hekim sayısına endekslenmiştir. Sağlık bir ekip işidir ve tükenmişliğin ve tırmanan şiddetin önüne geçmede en önemli yaklaşım görev tanımı belli, yetkin kadrolarla donanmış bir sağlık ekibidir. Beş dakikada hasta bakmaya zorlanan hekimler için yardımcı sağlık personelinin önemi büyüktür. Sistemi kurarken branşa göre hekim/ hemşire oranları mutlaka gözetilmelidir.”

SÖZLEŞMELİ ÇALIŞMA HEKİMİ GÜVENCESİZ BIRAKMAKTADIR”

Kamuda istihdam biçimi sözleşmeli çalışmaya yönlendirilmek üzerine kurgulanmıştır. Bu tür çalışmayla sağlık çalışanı daha yüksek ücret alabilmektedir. Önerimiz, sözleşmeli çalışana verilecek yüksek ücretin temel ücret olarak 657 sayılı yasaya bağlı olarak kadrolu şekilde verilmesidir. Sözleşmeli çalışma, performansa dayalı çalışma gibi yöntemler hekimi güvencesiz bırakmakta, tüketmekte ve etik değerleri bozmaktadır. Bazı uzmanlık dallarını artırırken mutlaka uzun vadeli programlar yapılmalıdır. Örneğin, dahiliye uzmanlık dalı çoğunlukla yan dal geçişi olarak kullanılmaktadır. Genel dahiliye yaklaşımı gereken hastalık grupları için dahiliye uzmanı bulunamamaktadır. Planlama yapılırken sadece sayıya değil, bölüme özel duruma da bakılmalıdır.

Tükenmişlik, hekimin önündeki en büyük engeldir. Tükenmişliğin önüne geçmenin en önemli yolu ise hekime kaybettiği itibarı geri vermektir. İadeiitibar hekimi sözleşmeyle çalıştırarak değil güvence altına alarak gerçekleşebilir. Verdikleri emeğin karşılığını hem maddi hem de manevi olarak sunmak gerekir. Tek sorun maddiyat da değildir; özendirilmiş hasta şikayet hatları, bu kanun teklifiyle konulan disiplin ve para cezaları, sopa gibi her an üstlerinde gezdirilen idari takip mekanizmaları, hekimi yoğun hasta yükünden daha fazla tüketen ve değersiz hissettiren konulardır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-aylin-yaman-saglik-sistemi-sadece-hekim-sayisina-endekslenmistir/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Gençlerimizin Yoğun İlgi Gösterdiği Aile ve Gençlik Fonu Tüm Türkiye’ye Yaygınlaştırılacak https://www.karadenizhabertv.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerimizin-yogun-ilgi-gosterdigi-aile-ve-genclik-fonu-tum-turkiyeye-yayginlastirilacak/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerimizin-yogun-ilgi-gosterdigi-aile-ve-genclik-fonu-tum-turkiyeye-yayginlastirilacak/#respond Fri, 03 May 2024 21:24:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6783 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, başvurularına 15 Şubat’ta deprem bölgesinden başlanan Aile ve Gençlik Fonu’na ilişkin, “Gençlerimizin yoğun bir ilgisi söz konusu. Bu sabah itibarıyla 2914 çift başvurmuş durumda. İlerleyen süreçte ise programı tüm gençlerimizi kapsayacak şekilde bütün Türkiye’de yaygınlaştıracağız.” dedi

Göktaş, kentteki bir kafede basın mensupları ile bir araya geldi. Tarihi geçmişi, doğal güzellikleriyle Trakya’nın incisi Tekirdağ’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Göktaş, “Tekirdağ’ın gelini” olduğunu, bundan dolayı memleketinde bulunmanın ayrı mutluluğunu yaşadığını belirtti.

TÜİK’in 2023 yılına ilişkin evlenme ve boşanma istatistiklerini yayımladığını anımsatan Göktaş, buna göre, geçen yıl evlenen ve boşanan çiftlerin sayısının 2022’ye göre biraz düştüğünü söyledi.

Söz konusu verileri “çok önemli” olarak nitelendiren Göktaş, “Bu veriler ışığında sosyal politikalarımızı sürekli güncelliyoruz, yeniliyoruz.” diye konuştu.

Göktaş, Türkiye’deki evlenme ve boşanma ile ilgili son istatistiklerin dünya genelindekine benzer bir seyir izlediğine dikkati çekerek, “Bu, nüfusun yaşlanması ve nüfus artış hızının düşmesiyle ilgili son verilerle beraber değerlendirilmesi gereken bir durum. Pek çok ülkede bu konuyla ilgili çalışmalarda artış olduğunu görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakanlık olarak verileri hassasiyetle değerlendirdiklerini dile getiren Göktaş, “Aileyle ilgili politikalarımızın stratejik önemde olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. TÜİK’in güncel verileri, aileyi korumaya ve güçlendirmeye yönelik sosyal politikalarımızın ne kadar önemli ve kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı.

“Bu sabah itibarıyla 2914 çift başvurmuş durumda”

Bakan Göktaş, başvuruları alınmaya başlanan “Aile ve Gençlik Fonu”na yönelik de değerlendirmelerde bulunarak, “Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizi evlilik yolunda destekliyoruz. 15 Şubat itibarıyla ilk etapta Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’daki gençlerimizin başvurularını almaya başladık. Şu ana kadar gençlerimizin yoğun bir ilgisi söz konusu. Bu sabah itibarıyla 2914 çift başvurmuş durumda. İlerleyen süreçte ise programı tüm gençlerimizi kapsayacak şekilde bütün Türkiye’de yaygınlaştıracağız.” dedi.

“Erken yaşta evlilikle kararlılıkla mücadele ediyoruz”

Erken yaşta ve zorla evlilikler konusuna da değinen Göktaş, şunları söyledi:

“Erken yaşta ve zorla evliliklerle ilgili son 22 yılda yaptığımız çalışmalarla çok önemli mesafe kaydettik. Erken yaşta evlilikle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Hem hukuki altyapısı hem meselenin sosyal boyutuna dair önemli çalışmalar yapıyoruz. Sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm paydaşlarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Türkiye’de erken yaşta ve zorla evliliklerin yoğun olarak görüldüğü 28 ilde eylem planlarını uygulamaya koyduk.

8 Mart’ta Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle açıklayacağımız Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda da erken yaşta zorla evliliklerle mücadeleye yönelik kız çocuklarının eğitim alanında güçlendirilmesi ayrıca yer alacak. Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele bizim en önemli çalışma alanlarımızdan biri. Burada oldukça proaktif, hızlı ve yerel dinamikleri göz önünde bulunduran çözümler üretmeyi önemsiyoruz.”

“Kimseyi geride bırakmayan bir sosyal hizmet anlayışı”

Seçim dönemlerini “demokrasi şenliği” olarak nitelendiren Göktaş, “Seçim ikliminin demokratik rekabet çerçevesinde, sağlıklı ve huzurlu geçmesini diliyorum.” diye konuştu.

AK Parti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994’te başlattığı hizmet odaklı belediyecilikte 22 yılı geride bıraktıklarını dile getiren Göktaş, şunları kaydetti:

“Hava kirliliği, çöp dağları, bozuk yollar, yetersiz altyapı, musluktan çamur akan şehirler, AK Parti belediyelerinin eser ve hizmet belediyeciliği ile tarihe karıştı. Toplumun her kesiminin ihtiyaçlarına odaklanarak, huzurlu bir sosyal yapı inşa etmek için çalıştık, çalışmaya devam ediyoruz. Kimseyi geride bırakmayan bir sosyal hizmet anlayışıyla ihtiyaç sahiplerine yönelik sosyal yardımlarımızı sürdürüyoruz.”

AK Parti belediyelerinde, güçlü bir belediyecilik anlayışıyla, üretken projelerle kadın istihdamını desteklediklerini vurgulayan Göktaş, “Gençlerimize imkanlar sunarken, yaşlılarımızı sosyal hayata daha aktif bir şekilde dahil ediyoruz. Engellilerimizin sosyal hayata uyumunu sağlayacak erişilebilir projeler geliştiriyoruz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız için yeni imkanlar sunuyoruz. Dolayısıyla seçim kampanyamızın sloganı olan ‘Gerçek Belediyecilik’ deyince gerçekten de akla AK Parti belediyeleri geliyor.” ifadesini kullandı.

Bakan Göktaş, sosyal belediyecilik anlayışıyla tüm toplumu daha da güçlendirmeye yönelik adımlar atmaya devam edeceklerinin altını çizerek, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda belediyecilik hizmetlerimizi ilerleteceğiz.” dedi.

Toplantıda AK Parti’nin Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cüneyt Yüksel de kente yönelik projelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerimizin-yogun-ilgi-gosterdigi-aile-ve-genclik-fonu-tum-turkiyeye-yayginlastirilacak/feed/ 0
Türkiye, Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Danışman Ülke Olmak İçin Hukuki Altyapı Oluşturacak https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:39:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6720 Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) tarafından TÜBİTAK desteğiyle yürütülen projeyle, Türkiye’nin Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde “danışman ülke” olması için gereken hukuki altyapının oluşturulmasına katkı sağlanacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TÜBİTAK’ın “KUTUP-1001” isimli çağrısı kapsamında desteklemeye karar verdiği projeler arasında “Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin Danışman Ülke Olması İçin Uluslararası Kutup Mevzuatı Çerçevesinde Gereken Hukuki Altyapının Araştırılması” adlı çalışma da yer alıyor.

DEHUKAM tarafından hazırlanan projeyle Türkiye’nin Antarktika’da “danışman ülke” statüsünü elde etmesi için adım atılacak. Proje kapsamında ulusal ve uluslararası kutup mevzuatının incelenerek uygun hukuki hazırlığın yapılması planlanıyor. Ayrıca, Türk bilim insanlarının kutup araştırmalarına yönlendirilmesi, lisansüstü programların yaygınlaştırılması ve uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

“Danışman devletler bilimsel çalışmalarda söz sahibi oluyor”

DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, AA muhabirine çalışma hakkında bilgi verdi.

Demir, DEHUKAM’ın amacının, Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının oluşturulmasına katkı sağlamak olduğunu belirterek, “Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının güçlendirilmesi için deniz hukukçularına ihtiyacı bulunuyor. Bu çerçevede merkez, deniz hukukuna ilişkin çok sayıda bilimsel faaliyete imza attı ve birçok proje gerçekleştirdi.” dedi.

“KUTUP-1001” çağrısı kapsamında desteklenen söz konusu projenin de bunlardan biri olduğunu söyleyen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Projemizin amacı, Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin ‘danışman ülke’ sıfatına sahip olması. Danışman devletler, Antarktika’nın geleceği üzerinde, yürütülecek bilimsel çalışmalarda ve bilgi paylaşımında söz sahibi oluyor. Türkiye, danışman devlet statüsüne sahip olduğunda sadece Antarktika değil, kutuplar üzerinde de çalışmalarını yoğunlaştıracaktır. Antarktika Antlaşmalar Sistemi, Antarktika’nın korunmasını, bilimsel faaliyetlerinin yürütülmesini, Antarktika’nın insanlığın ortak değeri olarak kullanılmasını öngörüyor. Türkiye, aktif şekilde bu çalışmalara katılma arzusunda ve kararındadır. Bu çerçevede hukuku altyapı araştırılacak, özellikle mevzuat bağlamında yapılması gereken düzenlemelerin oluşturulması sağlanacak.”

Eğitim ve çalıştaylar düzenlenecek

DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara da söz konusu projenin, yaklaşık 1 yıllık çalışmayla oluşturulduğunu ve 24 aylık uygulama periyoduna başladıklarını bildirdi.

Başkara, çalışmanın ilgili çağrı kapsamında, Ankara’dan kabul edilen tek sosyal bilimler projesi olduğunu da aktararak, “Daha nitelikli insan kaynağı kapasitemizle bu alanda çalışmalarımızı güçlendirebileceğiz.” ifadelerini kullandı.

Proje yürütücüsünün Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nil Kula olduğunu dile getiren Başkara, çalışmanın uygulanma aşamasına ilişkin ise şu bilgileri verdi:

“Dünyadaki uygulama örnekleri, halihazırda danışman ülke statüsünü kazanmış ülkelerin mevzuatlarının araştırılması, ülke mevzuatımızı bu çerçevede şekillendirilmesi ve daha nitelikli hale getirilmesi noktasında araştırmalar yapılacak. Öte yandan ülkemizde kutup çalışmaları ve hukuki altyapının oluşturulmasına yönelik ilgili kurum, kuruluş ve özel sektör temsilcilerinin katılacağı meslek içi eğitim programı düzenlenecek. İlgili kurum ve kuruluşların hukuki altyapılarını kutup mevzuatı ile uyumlaştırılmasının tartışılabileceği bir çalıştay programı da gerçekleştirilecek.”

Başkara, Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı himayelerinde farklı bilim programları ile yeni alanlara yelken açtığına işaret ederek, “Bunlardan birine, haklı gururunu yaşadığımız Milli Uzay Programı ile şahitlik ettik. Kutuplarla ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ‘Ulusal Kutup Bilim Programı’ yürütülüyor. Programın bir parçası olarak, her yıl Antarktika Bilim Seferleri organize ediliyor. Programın bileşeni olarak Antarktika’nın korunmasında Türkiye’nin etkin rol alması ve aktif söz sahibi olması hedeflendi. Bu anlamda söz konusu projeyle ülkemiz, altyapısı ve bileşenlerini tamamlayarak Antarktika’da daha çok söz sahibi olacak.” dedi.

İzlenecek yöntemlerle yol haritası hazırlanacak

Proje Araştırmacısı Hasan Burak Yıldız da danışman ülke statüsüne geçebilmek için gerekli olan şartlara dikkat çekerek, “Danışman ülke olmak isteyen taraf ülkenin, bölgede bilimsel araştırmalar yapması, bilimsel ilgisini kanıtlaması, danışman ülkeler toplantısında alınan kararların tamamını onaylayacağına dair bir niyet beyanında bulunması ve tüm faaliyetlerde uluslararası kutup mevzuatına uygun şekilde hareket edeceğini beyan etmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Projede izlenecek yöntem hakkında da bilgi veren Yıldız, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin bilimsel seferleri doğrultusunda, ulusal mevzuatını ve yurt içindeki akademik kaynakları araştırıp mevcut pozisyonunu değerlendireceğiz. Sonrasında ülke mevzuatlarını ve 1961 yılından günümüze kadar yapılan danışman ülkeler toplantısında alınan kararları inceleyeceğiz. Bu verilerle Türkiye’nin mevzuatında neler yapılması gerektiğine dair yol haritası hazırlayacağız.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/feed/ 0
AK Parti Muş’ta Seçim Koordinasyon Merkezi Açılışı Yapıldı https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-musta-secim-koordinasyon-merkezi-acilisi-yapildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-musta-secim-koordinasyon-merkezi-acilisi-yapildi/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:24:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6570 AK Parti’nin yerel seçimler için Muş merkezde kullanacağı Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışı düzenlenen tören ile gerçekleştirdi. Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın ve Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, Belediye Başkanı ve Adayı Feyat Asya, AK Parti İl Başkanı Melik Emre, MHP İl Başkanı Osman Yüce, ilçe belde belediye başkanları ve adayları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Törenin açılış konuşmasını yapan Belediye Başkan Adayı Feyat Asya; “Bugün bir taziye vesilesi ile ilimize teşrif eden kıymetli büyüğümüz Bursa Milletvekilimiz Muhammed Müfit Aydın ve ilimizin Milletvekili Mehmet Emin Şimşek karargahımızda halkımızla bir çay içmek istediler. Bizde karargahımızın gayrı resmi açılışını yapmıştık. Teberrüken Milletvekillerimizin katıldığı bir açılış yapmak için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Rabbim 31 Mart 2024’te icra edilecek seçimlerin özelde şehrimize ve şehrimiz insanlarına genelde ülkemiz ve milletimize hayırlar getirmesini diliyorum. En nihayetinde gönül coğrafyamızın ve Sayın Cumhurbaşkanımızın elinin ve dilinin çok daha güçlü olmasına vesile olmasını Cenabı Allah’tan temenni ediyorum” dedi.

“GERÇEK BELEDİYECİLİĞİN İNŞASI İÇİN KOLLARIMIZI SIVADIK”

Asya, gerçek belediyeciliğin inşasını yapacaklarını belirterek; “İlk günkü aşk ve heyecanla çıktığımız kutlu yolda tek gayemiz halkımıza hizmetkarlık yapmaktır. Önümüzdeki dönemde bu şehrin eksik kalmış sosyal, kültür, gönül, sevgi, muhabbet ve edebiyat belediyeciliğini yapmak üzere hep birlikte sahada olacağız. Gönüllere dokunmak, asli işimiz olan gerçek belediyeciliğin inşası için kollarımızı sıvadık. Rabbim her birimizin yardımcısı olsun. İnşallah başta il başta olmak üzere 5 ilçe 17 belde belediyemiz ile birlikte Sayın vekilimiz ve il başkanımızın koordinesinde güçlü bir şekilde Ankara’dan almamız gereken paylara vesile olacak çalışmalara sizler katkı sunacaksınız. Bizler de hizmetkarlığa devam edeceğiz. Bu vesile ile kısa bir süre içinde toplanan siz değerli dostlarımıza şahsım ve ekibim adına şükran ve minnetlerimi arz ediyorum” şeklinde konuştu.

AK Parti İl Başkanı Melik Emre, saha çalışmalarının startını verdiklerini kaydederek; “Değerli Bursa Milletvekilimiz Müfit ağabeyimiz meclisin tatile girmesi ile gelip çalışmalarımıza katkı sundu. Bizleri kırmayıp seçim büromuzu ziyaret edip, coşkumuza ortak olmak isteyen Müfit ağabeyimize hoş geldiniz diyorum. Dün saha çalışmalarımızı başlatmıştık. Hepimizin yolu bahtı açık olsun” şeklinde konuştu.

YÜCE: FEYAT BAŞKANIMIZI 3’ÜNCÜ DÖNEMDE DE BAŞKAN OLARAK KAZANDIRACAĞIZ

MHP İl Başkanı Osman Yüce, birlik beraberlik mesajı vererek; “Biz memleket sevdalısı olan bir siyasi partiyiz. Karşılıksız bir şekilde bu davaya gönül vermiş biri olarak Feyat Başkanımızı 3’üncü dönemde de başkan olarak kazandıracağız. Muş’ta yarım kalan hizmetlerin tamamlanması adına oylarınıza, dualarınıza ve desteklerinize ihtiyacımız var. Hepiniz hoş geldiniz şeref verdiniz” ifadelerini kullandı.

ŞİMŞEK: BİZLER BU YÜREKLERİN SICAKLIĞI İLE BU İNSANLARA HİZMETKARLIK EDİYORUZ

AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, açılış töreninde yaptığı konuşmada, vatandaşlara hizmet etmeye devam edeceklerini ifade ederek; “Değerli büyüğümüz Bursa Milletvekilimiz Müfit ağabey, taziyelere katılmak üzere ilimize geldi. Seçim karargahımızda çay içme teklifimizi kabul ettiği için kendisine çok teşekkür ediyorum. Böyle bir program planımızda yoktu. Kısa bir süre içinde böyle gözleri gülen bir kalabalık hiçbir yerde yoktur. Yaklaşık 22 yıldır bu insanların bakışı değişmedi. Yüzleri ve gözleri hep güldü. Bizler bu yüreklerin sıcaklığı ile bu insanlara hizmetkarlık ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde hep bu millete hizmet etmeyi şiar edindik. Yine yeni bir yoldayız. Allah hayırlara vesile kılsın. İl belediye başkanımız Feyat Asya, 5 ilçe belediye başkanımız, 17 belde belediye başkanlarımız, meclis ve genel meclis üyelerimiz ile birlikte 5 yılda daha bu şehre hizmet etmeyi Cenabı Allah’tan temenni ediyorum. Sizler bundan 6 ay önce parlamentoda 5 yıl daha çalışma vekaleti verdiniz. Hiçbir zaman tembellik yapmadık. Milletimiz ve şehrimiz için çalıştık bundan sonra da çalışmalarımızı devam ettireceğiz” dedi.

AYDIN: BU PARTİNİN SİZLERE HİZMETKAR OLMANIN DIŞINDA BİR DERDİ YOKTUR

Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın ise, seçim çalışmalarının hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak; “Bizler sizlerle gurur duyuyor ve iftihar ediyoruz. Değerli kardeşlerim çok ciddi bir zenginlik kazandık. Ekonomimiz elhamdülillah iyi durumdadır. Ben Muş’taki bu araçların onda birini gördüğüm günleri hatırlıyorum. Şimdi hemen hemen herkesin evinin önünde arabası var. Onun için şuanda Türkiye dünyada iyi bir isim yapmaya başladı. Osmanlı’nın ruhunu yaşatmaya başladı. Osmanlı’nın 600 yıllık döneminde bizler dünyaya adaleti ve saygıyı yaydık. 80 yıldır bizleri o tarihten uzaklaştırmaya çalıştılar. Osmanlı döneminde Türk’ü, Kürd’ü, Arab’ı ve Çerkez’i hepsi kardeşçe yaşıyordu. Bizim kardeşlik çimentomuz İslam’dır. Türk’ün, Kürd’ün, Arab’ın ve Acem’in de tek bir çimentosu var o da İslam’dır. Eğer sizler İslam’dan uzaklaşırsanız, o zaman ırkçılık dediğimiz melanet ortaya çıkıyor. Allah hepinizden razı olsun. Bu yolda bugüne kadar yapılan hizmetler için Başkanımızı, Milletvekilimizi ve İl Başkanlarımızı tebrik ediyorum. Gerçekten çok ciddi bir mesafe alınmış. Bu fırsatı 31 Mart’ta bunu devam ettireceğiz. Bu partinin sizlere hizmetkar olmanın dışında bir derdi yoktur. Buradaki il başta olmak üzere ilçelerimiz ve beldelerimizde bu hizmetkarlığın devam etmesini Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Allah hayırlı ve uğurlu etsin” şeklinde konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından seçim koordinasyon merkezinin açılışı yapıldı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-musta-secim-koordinasyon-merkezi-acilisi-yapildi/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, işverenlere yeni teşvik modelleri üzerinde çalıştıklarını açıkladı https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:30:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6500 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, “Sosyal örgütlenme imkanlarının geniş, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı ve çalışma ortamını insana yaraşır hale getirmiş olan işverenlerimize yönelik yeni teşvik modelleri üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

Özçelik, Öz Orman-İş Sendikasının Kızılcahamam’da bir oteldeki 55. Temsilciler Eğitim Toplantısı’nda, Öz Orman-İş’in kurulduğu 2008’den beri duruşundan ve mücadelesinde taviz vermediğini belirterek, sendikanın 27 bin üyesiyle çalışma hayatının önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Bakanlık olarak çalışma hayatının tüm paydaşlarıyla sosyal diyaloğu esas alıp, hareket ettiklerini vurgulayan Özçelik, “Sosyal devleti bir bütün olarak işçi, işveren ve devlet üçlüsünün mutabakatı olarak görüyoruz. Ülkenin refahının ve topyekun yükselişi, bu mutabakatın sağlıklı bir zeminde kurulmasına bağlı. Bu çerçevede sendikalarımız, Bakanlığımızın en fazla önem verdiği paydaşlardır.” ifadelerini kullandı.

Sendikal örgütlenmenin önünde hiçbir engelin bulunmadığını dile getiren Özçelik, sendikalı işçi sayısının yaklaşık 2,5 milyona, sendikalaşma oranın ise yüzde 15 düzeyine yükseldiğini bildirdi.

“İstihdam tüm zamların en yüksek seviyesine ulaştı”

Bazı işverenlerin, sendikaların örgütlenmesine yönelik olumsuz bakış açısını ortadan kaldırmak istediklerini ifade eden Özçelik, şöyle konuştu:

“Büyüyen, kalkınan Türkiye’nin son 20 yılında, istihdamın artırılması en temel ilkemiz, en önemli politika eksenimiz oldu. İş gücümüz bugün 35 milyonu aştı. İstihdam edilenlerin sayısı 2002 yılında bu yana yüzde 50’den fazla artarak tüm zamların en yüksek seviyesi olan 32,5 milyona ulaştı. Dezavantajlı gruplara yönelik uyguladığımız destek, teşvik ve düzenlemelerle kadın, genç ve engellilerin istihdamını önemli ölçüde artırdık. Sosyal örgütlenme imkanlarının geniş, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı ve çalışma ortamını insana yaraşır hale getirmiş olan işverenlerimize yönelik yeni teşvik modelleri üzerinde çalışıyoruz.”

Özçelik, enflasyonun tahribatını emekçilere hissettirmemek için gayretle çalıştıklarını belirterek, Bakanlık olarak, çalışma hayatının tüm taraflarıyla dayanışma içerisinde, üzerlerine düşen tüm görevleri yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi.

Özçelik, “Bu kapsamda Sayın Settar Başkan’ın, işçilerimizin hem kamu çerçeve protokolüyle getirilen şartları hem ücretlerdeki basamak sistemiyle ilgili taleplerine, inşallah önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz danışma kurulları toplantılarımızda dile getirip, hep birlikte çözüm arayacağız.” dedi.

“İşçiler arasındaki ücret merdiveni yeniden kurulmalı”

Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan da üyelerinin kadro hakkına kavuşması ve özlük haklarının iyileştirmesi için büyük bir mücadele yürüttüklerini belirterek, son olarak 14 bin geçici orman işçisinin çalışma sürelerini 10 aydan 12 aya yükseltilmesi kazanımını elde ettiklerini söyledi.

Kamu işçinin 2023-2024 dönemindeki mali ve sosyal haklarının belirlendiği Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü’nü geçen yıl mayıs ayında imzaladıklarını anımsatan Aslan, bu sözleşmeyle en düşük kamu işçisi ücretinin önce 15 bin liraya yükseltildiğini, ardından 2023 yılının ilk altı ayında refah payı dahil ücretlere yüzde 45’lik artış yapıldığını vurguladı.

Bu sözleşmenin kazanımlarının enflasyon karşısında zamanla erimesi üzerine TÜHİS ile 29 Ocak’ta ek protokol imzalandığını hatırlatan Aslan, şöyle konuştu:

“Ek protokolle sözleşme başlangıç tarihi 1 Ocak olanların aldığı yüzde 32,57 oranındaki zam, sözleşme başlangıcı 1 Mart ve sonraki aylarda olanlara da uygulandı. Bunda emeği olanlara teşekkür ediyorum. Fakat arkadaşlarımızın hala 49,25 zamda yeknesaklığın sağlanması konusunda beklentileri var. Bu beklentiye yetkililerin duyarlılık göstereceğine inanıyorum. Hükümetimizden, memurlarımıza ve emeklilerimize verilen yüzde 49,25’lik zam oranın kamu işçisine de verilmesini istemiştik, bunu yine talep ediyoruz.”

Aslan, geçen yıl imzalanan sözleşmeyle en düşük kamu işçisi ücretinin önce 15 bin liraya yükseltilmesi ve ardından yapılan yüzde 45’lik artışla kıdemli işçi ile yeni işçi arasındaki ücret makasının daraldığına dikkati çekerek, “Bu durum işyerlerinde rahatsızlığa neden oldu. Bu sorunu TÜHİS ile aşamadık. Önümüzdeki sözleşme döneminde eski işçi ile yeni işçi arasındaki ücret merdiveni sisteminin yeniden kurulmasını istiyoruz.” dedi.

Toplantıya, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Kadir Çokçetin, Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer ve sendikanın temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/feed/ 0
Diyarbakır’da Su Gönüllüsü Gençler Sahada Projesi 12 kente ve 3 ülkeye yayıldı https://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirda-su-gonullusu-gencler-sahada-projesi-12-kente-ve-3-ulkeye-yayildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirda-su-gonullusu-gencler-sahada-projesi-12-kente-ve-3-ulkeye-yayildi/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:51:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6438 Diyarbakır’da Kayapınar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri tarafından su verimliliğine ilişkin hazırlanan “Su Gönüllüsü Gençler Sahada Projesi” 12 kente ve 3 ülkeye yayıldı.

Lise öğrencileri, 31 Ocak 2023’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan “Su Verimliliği Seferberliği” kapsamında, öğretmenlerinin yönlendirmesiyle geçen yıl eylülde projeyi hayata geçirdi.

Projede yer alan gönüllü 55 öğrenci, okulları ziyaret ederek, suyun verimli kullanımı, kuraklık ve iklim değişikliğinin etkileri konusunda akranlarına yönelik bilinçlendirme çalışması yürütüyor. Kentte şimdiye kadar 12 okulu ziyaret eden öğrenciler, 1200 akranına ulaştı. Ardından bu okullar da projeye ilişkin çalışma yürütmeye başladı.

Proje koordinatörü ve tarih öğretmeni Ferda Salık, AA muhabirine, Türkiye’nin su stresi altındaki bölgeler arasında yer aldığını, dünyada küresel ısınma çağının sona erdiğini, “küresel yanma” çağıyla karşı karşıya olunduğunu söyledi.

Suyun önemine dikkati çekmek ve su kaynaklarının korunması amacıyla öğrencilerle “Su Gönüllüsü Gençler Sahada Projesi”ni hayata geçirdiklerini bildiren Salık, bunun için çeşitli sunumlar hazırladıklarını kaydetti.

Projeye önce kendi okullarında başladıklarını anlatan Salık, sonra Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün de desteğiyle projeyi diğer okullarda da hayata geçirdiklerini dile getirdi.

12 il ve 3 ülkeden 495 gönüllü öğrenci de projede yer alıyor

Salık, “Gelecek için bir damla da sen ol” sloganıyla çalışmanın kısa sürede büyüdüğünü bildirdi.

Projeyi sosyal medyadan gören Denizli, Afyonkarahisar, Konya, Kayseri, Zonguldak, Samsun, İzmir, Bitlis, Van, Ankara, Şanlıurfa ve Manisa’daki bazı okulların kendilerine ulaştığını ve çalışmaya dahil olduğunu belirten Salık, Almatı Eğitim Ateşeliğinin desteğiyle Kazakistan’daki öğretmen ile öğrencilerin de projede yer almaya başladığını söyledi.

Yunanistan ve Litvanya’daki okullara ise e-twinning aracılığıyla ulaştıklarını anlatan Salık, projeye dahil olan okullarla internet ortamında görüştüklerini, bu sayede 12 il ve 3 ülkeden 495 gönüllü öğrencinin de çalışmada yer aldığını kaydetti.

Salık, “Onlar da kendi okullarında farkındalık oluşturmaya başladı. Özgün çalışmalar yapmaya başladılar. Onlar da sıfır atık ve su verimliliğiyle alakalı çalışmalar yapıyor.” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin gücüne inandıklarını, onları gelecekte kuraklıkla baş başa bırakmak istemediklerini dile getiren Salık, şöyle devam etti:

“Akran eğitimini kullandığımız zaman daha çok etkili olduğunu, öğrencilerin birbirinden çok etkilendiğini görüyoruz. Eğitim verilen öğrenciler de başka okullarda yapmaya başladı. Bir eğitim seferberliği başladı diyebilirim. Ayrıca Vali Yardımcısı Murat Yıldız’ın koordinatörlüğünde düzenlenen Kurumlar Arası Su Verimliliği Yarışması ile de su kaynaklarının korunması ve su verimliliğiyle ilgili öğrenciler arasında bilinç oluşturulması hedefleniyor.”

Rehber öğretmen Şehla Bulut da projeyle öğrenciler arasında işbirliğinin güçlendiğini, empati duygusunun geliştiğini vurguladı.

Bu tür sosyal sorumluluk projelerinde rekabet değil işbirliğinin ön planda olduğuna dikkati çeken Bulut, projede yer almanın gurur verici olduğunu söyledi.

Suyun verimli kullanımı için okulda da çalışma yapıldı

Okul Müdürü Yıldız Özateş ise öğretmen ve öğrencileriyle “Su Verimliliği Seferberliği”ni desteklediklerini belirtti.

Bu çalışma kapsamında okullarında da çeşitli önlemler aldıklarını bildiren Özateş, “Su musluklarının başlıklarına perlatörler taktık. Vanaları biraz kıstık. Öğretmen ve öğrencilerimiz su verimliliği için sahada. Okulları geziyorlar. Bilgilendirme seminerleri yapıyorlar. Su kaynaklarının korunması, gelecek nesillere aktarılması ve Diyarbakır’da suda sıfır kayıp hedefi için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bence artık söz, geleceğini korumak isteyen gençlerde”

Su gönüllüsü 9. sınıf öğrencisi Nurşin Duman, gittikleri okullarda suyun nasıl ve neden verimli kullanılması gerektiğini anlattıklarını, sıfır atık gibi konularda bilgi verdiklerini dile getirdi.

İklim değişikliği ve su verimliliği konusunda farkındalık oluşturduklarını ifade eden Duman, “Başka şehirlerdeki akranlarımızla da zoom uygulaması üzerinden bir araya geliyoruz. Onlar da çok güzel çalışmalar yapıyor. Bence artık söz, biz geleceğini korumak isteyen gençlerde. Herkesi de bu seferberliği desteklemeye davet ediyorum.” diye konuştu.

9. sınıf öğrencisi Ecrin Irmak Koca da araştırmalarının sonucunda böyle bir projede yer aldığını, önlem alınabilmesi adına çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Koca, “İklim krizi bizi çok endişelendiriyor. Ferda öğretmenimizle de araştırmalar yaptık. Kuraklığın sınırında olduğumuzu öğrendik. Şu anda da okulları geziyoruz ve farkındalığı artırmaya çalışıyoruz.” dedi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirda-su-gonullusu-gencler-sahada-projesi-12-kente-ve-3-ulkeye-yayildi/feed/ 0
Mardin’deki 5 bin yıllık yer altı şehri turizme açılıyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/mardindeki-5-bin-yillik-yer-alti-sehri-turizme-aciliyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/mardindeki-5-bin-yillik-yer-alti-sehri-turizme-aciliyor/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:30:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6428 HALİL İBRAHİM SİNCAR/SELAHATTİN EROL – Mardin’in Midyat ilçesinde, içinde ibadethane, silo, su kuyuları, barınma, şırahane, işlik, sarnıç ve mezar alanları bulunan, dehlizlerle geçişlerin olduğu 5 bin yıllık yer altı şehrinin 2 etabı bu yıl ziyarete açılacak.

Midyat ilçesinde 4 yıl önce tarihi sokak ve evlerde başlatılan çalışma kapsamında bulunan ve temizlik yapılan mağaranın tek olmadığının, dehlizlerle farklı mekanlara geçiş sağlandığının belirlenmesi üzerine yer altı şehrini ortaya çıkarmak amacıyla yürütülen kazı çalışmasının 4. sezonu başladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Mardin Müzesi ve Midyat Belediyesi işbirliğiyle 4 yıldır Estel bölgesinde bulunan Ulu Cami Mahallesi’ndeki 2 noktada çalışmalar titizlikle yürütülüyor.

Çok geniş bir alana yayıldığı tespit edilen ve buluntulara göre yaklaşık 5 bin yıllık olduğu belirlenen yer altı şehrinin, 1. ve 2. etap temizlik ve kazı çalışmalarında 8 bin 223 metrekarelik alan ve bu alanlarla bağlantılı yaklaşık 120 metrelik tünel ortaya çıkarıldı.

İbadethane, silo, su kuyuları, barınma, şırahane, işlik, sarnıç ve mezar alanları, tünel ve dehlizlerin bulunduğu yer altı şehrinde, farklı dönemlere tarihlendirilen, kandiller, ağırşaklar, el değirmeni, taş ve cam boncuklar, taş eserler, bronz sikke ve takılar, pişmiş topraktan araç gereçlerin yanı sıra insan ve farklı hayvanlara ait kemikler bulundu.

Çalışmaların bitme noktasına geldiği 1. ve 2. etapların turizme kazandırılması için hazırlanan restorasyon ile Ziyaretçi Karşılama Merkezi projeleri, Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylandı.

Mezopotamya’nın en gözde destinasyon merkezi haline getirilmesi hedeflenen yer altı şehrinin iki etabının bu yıl turizme kazandırılması hedefleniyor.

“Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız”

Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin, AA muhabirine, çok kültürlü bir yapıya sahip Midyat’ta yüzyıllardır Türk, Kürt, Arap, Müslüman, Süryani ve Yezidilerin bir arada yaşadığını söyledi.

Tarihi ilçede yer altı şehrini ortaya çıkarmak için başlattıkları kazıların sürdüğünü kaydeden Şahin, bu yıl Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü koordinesinde tespit edilen yeni etaplarda çalışma yapılacağını bildirdi.

İlk iki etap için restorasyon ve Ziyaretçi Karşılama Merkezi projelerinin onaylandığını, projeleri çok kısa sürede bitirip 2 etabı turizme açmayı planladıklarını kaydeden Şahin, şöyle konuştu:

“Bu yıl içinde 1. ve 2. etabı turizme açmayı düşünüyoruz. Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız. 6-7 ay içinde yer altı şehri turizme açılacak. Midyat’taki yer altı şehrinin tamamını turizme açtığımız zaman dünyanın en büyük yer altı şehirlerinden biri olacak. Sene sonuna doğru 1. ve 2. etabı tamamıyla misafirlerimizin hizmetine açacağız. Gelen turistler hizmete açılmadığı halde merak edip, bizlere müracaat ediyorlar. Güvenlik nedeniyle şu anda ziyaretçi kabul edemiyoruz.”

Yılda ortalama 1 milyon turisti ağırladıklarını, bu yıl da 1,5 milyon turist beklediklerini aktaran Şahin, turizm konusunda ilçenin potansiyelinin çok yüksek olduğunu dile getirdi.

Turizme açamadıkları destinasyon noktalarının bulunduğunu anlatan Şahin, hedeflerinin 2 milyon turiste yaklaşmak olduğunu sözlerine ekledi.

“5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek”

Kazı başkanı Gani Tarkan da 2020 yılında başlayan kazı çalışmalarında 4. sezona başladıklarını söyledi.

Yamaç yerleşiminin güney kısımlarında çalışmaların devam ettiğini kaydeden Tarkan, şöyle devam etti:

“Bu sezon çalışmalarda bir işlik ve bir mağara alanı tespit edildi. Mağaradan taş alınma suretiyle genişlediğini görüyoruz. Alınan taşlarda mağaranın hemen üzerinde 20. yüzyılın başlarında tarihlenen ev inşa edilmiş. Kazı alanında şu anda üst tabakadayız. Alınmamış dolgu toprağı var. Dolgu toprağının altında da diğer mekanlara bağlantıyı geçişi sağlayacak mekanların da bulunacağını tahmin ediyoruz.”

Yer altı şehrinin yaklaşık 40 hektarlık bir alandan oluştuğunu, şimdiye kadar yüzde 6-7’lik bir kısmının ortaya çıkarıldığını aktaran Tarkan, kazıların yıllarca süreceğini vurguladı.

Şimdiye kadar çok sayıda yapı ve buluntulara ulaştıklarına dikkati çeken Tarkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Milattan önce 3. binde yerleşim başlıyor Matiate yer altı şehrinde. Tunç Çağı’nda başlıyor ve kesintisiz şekilde devam ediyor. Roma dönemine ait de çok sayıda buluntu var. Sikkeler, kandiller, su mataraları, cam bilezikler ve günlük kullanım eşyaları gibi yoğun seramik buluntuları bulundu. Bunun yanında çok sayıda daha çok Orta Çağ seramiği bulduk. Tunç dönemine tarihlenen seramiklere de ulaştık, bunlar lokal bölgede. Ancak kazı alanı genelinde Orta Çağ ve Roma dönemine ait buluntularla karşılaşıyoruz. 5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek. Hedefimiz yer altı şehrinin tamamını açığa çıkarmak ve etap etap burayı gelen turistlerin ziyaretine açmak.”

“Matiate diğer yer altı şehirlerinin öncüsü”

Midyat Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları sorumlusu ve sanat tarihçisi Mervan Yavuz da arkeolog, sanat tarihçisi ve 10 işçi ile çalışmaları titizlikle yürüttüklerini söyledi.

Çalışmaların 1. ve 2. etabında bitme aşamasına gelindiğini kaydeden Yavuz, şimdiye kadar açığa çıkardıkları alanda önemli buluntulara ulaştıklarını, buluntulara göre yer altı şehri tarihinin Tunç dönemine kadar gittiğini gördüklerini bildirdi.

Dünyanın birçok yerinde yer altı şehirlerinin bulunduğunu, ilçedeki yer altı şehrinin benzerinin Kapadokya bölgesinde olduğunu kaydeden Yavuz, şöyle dedi:

“Matiate yer altı şehrinin önemi, bereketli hilalin tam ortasında bulunmasından kaynaklı. Yayılım buradan gerçekleştiği için Matiate yer altı şehrinin diğer yer altı şehirlerinin öncüsü olduğunu görüyoruz. Diğer yer altı şehirlerinden farkı ise sivil mimarinin yer altı şehrinin üzerinde bulunması. Bu da bize yer altı şehrinden günümüze nasıl ulaşıldığını gösteriyor. Yer altı şehrinden kent yaşamına aşamalar halinde geçişini gözlemleyebiliyoruz. Aynı zamanda Kapadokya gibi bazı yer altı şehirleri, dikey olarak aşağı inmekte. Buradaki ise teras şeklinde yatay seyrediyor ve çok geniş bir alana yayılıyor.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/mardindeki-5-bin-yillik-yer-alti-sehri-turizme-aciliyor/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Filyos Limanı’ndaki çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu https://www.karadenizhabertv.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-filyos-limanindaki-calismalara-iliskin-aciklamalarda-bulundu/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-filyos-limanindaki-calismalara-iliskin-aciklamalarda-bulundu/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:57:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6284 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Filyos Limanı’ndaki çalışmalara ilişkin, “2 yıllık periyotta inşallah orayı deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun şekilde kullanacağı hale getireceğiz. Hakeza demir yolu hattımızla ilgili ihale sürecini başlattık. Onu da liman içerisine kadar ulaştırmış olacağız.” dedi.

Karabük programı kapsamında Kemal Güneş Caddesi’nde esnafla görüşen Uraloğlu, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinde, Karabük Milletvekili Durmuş Ali Keskinkılıç, İl Başkanı Ferhat Salt ve Karabük Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya eşliğinde basın toplantısı düzenledi.

KARDEMİR’in artık sadece Türkiye’ye değil dünyaya ürün sattığını belirten Uraloğlu, gerek ray gerek tekerlek gerekse ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili çalışmaları bulunan fabrikanın, sadece klasik ürünlerle değil yan sanayisiyle de Türkiye’ye katkı sağlamaya çalıştığını söyledi.

Filyos Limanı’nın hizmete açıldığını anımsatan Uraloğlu, “Allah orada gaz bulmayı nasip etti. Liman da sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. Orada lojistik görevi gördü, görmeye de devam ediyor. Bu civardaki illerde esas beklenti buranın ticarete ve deniz taşımacılığına da açılması noktasında.” diye konuştu.

“Karabük’e 18,5 milyar liralık yatırım yaptık”

Uraloğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile yerinde tespitler yaptıklarına değinerek, “Bazı deniz taramalarının yapılması gerekiyor. 2 yıllık periyot içerisinde inşallah orayı deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun şekilde kullanacağı hale getireceğiz. Hakeza demir yolu hattımızla ilgili ihale sürecini başlattık. Onu da liman içerisine kadar ulaştırmış olacağız.” dedi.

KARDEMİR’in esas büyüme döneminin AK Parti hükümetleri iktidarında olduğunun altını çizen Uraloğlu, Bakanlık olarak kente yaklaşık 18,5 milyar liralık yatırım yaptıklarını, bölünmüş yol uzunluğunu 7 kilometreden 116 kilometreye çıkardıklarını ve şehre hiç bulunmayan 170 kilometre sıcak karışım kaplamalı yolu kazandırdıklarını bildirdi.

Uraloğlu, kentte gerek kara gerek demir yoluyla ilgili taleplere ilişkin bazı çalışmaların yapıldığını, bazılarının ise proje aşamasında olduğunu anlatarak, bunların planlanarak belli süreç içerisinde hayata geçirileceğinden kimsenin şüphesinin bulunmaması gerektiğini dile getirdi.

Karabük’ün daha yaşanılabilir hale getirilmesi kapsamında daha önce inşa edilen gar alanının değerlendirilmesi ve kente kazandırılması için yapılan değerlendirmelerde kentteki bütün yöneticilerle mutabık kaldıklarına değinen Uraloğlu, kısa zamanda bu bölgenin altı otopark, üstü yaşam alanı, park, gerektiği kadar donatı ve daha çok yeşil alanla vatandaşların hizmetine sunulacağını söyledi.

Bakan Uraloğlu, belediye seçimlerinin tüm taraflar için önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Mutlaka demokratik süreç içerisinde yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de Türkiye’mize de yakışan budur. İnşallah Özkan (Çetinkaya) kardeşimizle, sizlerin destekleriyle, yoğun çalışmasıyla, diğer ilçe ve belde belediyeleriyle gayret edeceğiz. Görevimiz belli. Biz sefere çıkacağız, zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte emeklerini esirgememelerini rica ediyorum. Yolumuz açık olsun.”

Uraloğlu, kentteki yatırımlara ilişkin soruları yanıtladı

Uraloğlu, bir gazetecinin, “Kentin girişiyle ilgili proje var mı?” sorusu üzerine, ildeki köprülü, alt ve üst geçişli kavşakların nereye yapılacağına doğru karar verilmesi gerektiğini dile getirdi.

Bazı projelerin hem şehircilik hem de ulaşım anlamında bekleneni vermesinden ziyade olumsuzluklara yol açtığına dikkati çeken Uraloğlu, “Burada benzer çalışma vardı. Karayolları olarak geldik, çok uzun çalışmalar sonucunda şehrin bütün dinamikleriyle temas ederek proje ortaya koyduk, simülasyonlarını yaptık ve bunun doğru olduğuna inandık. Hafta sonu karayollarından arkadaşlarımı buraya gönderdim. Dronlarla gerek oradaki bütün sirkülasyonu izlediler, gerekse de sürücü davranışlarına baktılar. Orada ufak tefek bazı düzenlemeler yapmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Bilecik-Bursa-Karaman-Mersin arasındaki hızlı tren çalışmalarının ne zaman tamamlanacağı sorusuna Uraloğlu, “2025’in sonunda belli bir kısmını, 2026’da da inşallah tamamını.” cevabını verdi.

Uraloğlu, kent merkezinde yapılması planlanan gar projesinin ne zaman hayata geçirileceğine ilişkin soru üzerine, kararı aldıklarını ve garın taşınacağı yerin ön projesini yapıp imzaladıklarını, TCDD’nin detay projesini yaptığını belirterek, “Belediyemiz de nihai projesini yapacak. Öncelikle yatırım programına alarak bu seneye yetiştirebilirsek bu sene, olmadı 2025’in yatırım programına alarak garı taşıyacağız.” dedi.

Trafik kazalarının yaşandığı Karabük-Yenice kara yolunda çalışma yapılıp yapılmayacağına ilişkin Uraloğlu, coğrafyanın zorluğu olduğunu ancak bölgede tırmanma şeritli yol yapılabilmeyle ilgili hemen çalışma başlatacaklarını kaydetti.

Uraloğlu, Safranbolu’da seçim koordinasyon merkezini ziyaret etti

Toplantının ardından Safranbolu ilçesinde geçen Uraloğlu, AK Parti Safranbolu Belediye Başkan adayı Ali Büyüközdemir’in seçim koordinasyon merkezine ziyarette bulundu.

Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, bu merkezlerin kendileri için önemli olduğunu, planlamaların, vatandaş için neler yapılacağının buralarda anlatıldığını ifade etti.

Daha iyi hizmet için il ve bütün ilçe belediyelerine talip olduklarını dile getiren Uraloğlu, “Ekip ruhuyla inşallah hizmet edeceğiz. Karabük’te Özkan kardeşimizle yolumuza devam edelim istiyoruz. Ali Büyüközdemir kardeşimizle inşallah Safranbolu’ya hizmet edeceğiz. Seçime az kaldı. Hep beraber gayret edeceğiz. Biz hazırız, kararlıyız. Allah hayırlı mübarek etsin.” diye konuştu.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-filyos-limanindaki-calismalara-iliskin-aciklamalarda-bulundu/feed/ 0
Bakan Ersoy: ‘Tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olduk’ https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-ersoy-tum-dunyada-ornek-gosterilen-bir-ulke-olduk/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-ersoy-tum-dunyada-ornek-gosterilen-bir-ulke-olduk/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:51:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6218 Bakan Ersoy: “Tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olduk”

Bakan Ersoy Bergama’da sektör temsilcileriyle buluştu

İZMİR – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy İzmir’in Bergama ilçesinde sektör temsilcileriyle buluştu. Pandemi döneminde turizm sektöründe eski rakamlarını yakalayarak geçen tek ülkenin Türkiye olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, “Sürdürülebilir programlar ve sertifikasyon programlarında tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olduk” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy İzmir’in Bergama ilçesinde sektör temsilcileri ve muhtarlarla bir araya gelerek bakanlık olarak yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Bakan Ersoy’a İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu, AK Parti Bergama Belediye Başkan Adayı Dr. Sadık Doğruer, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da eşlik etti.

Bakanlık çalışmalarından bahsetti

Konuşmasına bakanlık olarak yaptıkları çalışmaları anlatarak başlayan Bakan Ersoy, “Biliyorsunuz 2019 yılında çok önemli bir çalışma başlatmıştık. Kazı süreçlerinin 12 aya yayılması. Yani on iki ay boyunca yıl boyunca çalışması. Çok da başarılı oldu. Şu ana kadar 133 kazı başkanlığı 12 aylık kazı programına geçtiğimiz 4 yıllık dönemde kazandırıldı. 2024 yılında 144 kazı başkanlığı 12 aylık programa dahil edildi. Bir çalışma daha yaptık. Dedik ki bundan sonra daha yoğun kazı yapacağız ve geleceğe miras projesi başladı. ve yine bu projemize ilk olarak Ege’de Efes’te başladık. Biliyorsunuz 1860’lı yıllardan beri kazılan bir kentimiz Efes. 160 yıl boyunca toplamda yüzde 25’lik kısmı kazılmış. Şimdi bu proje kapsamına dahil edildi. İnşallah 2024 sonunda yüzde 35 seviyelerine getireceğiz. 2025 sonunda da yüzde 45’lik seviyelerine kazılmış olacak. Aynı şekilde sizden önce de Afrodisias’a da gittim. Bugün de Bergama’ya geldik. Aynı geleceğe miras programına Bergama’yı da dahil ettik. Sadece kazı alanları da genişleterek yoğun kazı yaparak restorasyon yaparak süreci tamamlamıyoruz. Önemli olan maksimum seviyede ilçenin ve çevre şehirlerin bundan fayda elde etmesi, bütün şehir paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmasını sağlayacak bir de ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Asıl amaçlarımızdan biri de bu. Burayı da gece konseptine aldık. Gece müzeciliği yazın biliyorsunuz hepiniz buradasınız. Yazın çok sıcak 50 derece sıcakta denizin kenarından, havuzun başından kalkıp şehre inmek istemiyorlar. Program kapsamında şehir merkezlerinde olanlar başta olmak üzere şehir merkezlerine yakın olan ve yoğun ziyaretçisi olan bütün kazı noktalarımızı, ören yerlerimizi aydınlatma sistemleriyle donatıyoruz. Böylelikle gece on ikiye kadar açık hale getiriyoruz. 2024 itibariyle gece müzeciliği başta Ege ve Antalya’daki noktalarımız olmak üzere yoğun ziyaretçi alan, şehir merkezi olan bütün ören yerlerimizde aşamalı bir şekilde başlatıyoruz. Biz Bergama’yı da bu kapsama alıyoruz. Bu yıl itibariyle aşağı noktası öncelikli olarak hayata geçirilecek, önümüzdeki yıl da üst kısımlar gece müzeciliğine dahil edilecek. Hızlı bir restorasyon çalışmasına da burada başlıyoruz. Lansmanını da bugün yaptık, bütçesini de iller seviyesine getirdik.” dedi.

“Yerel seçimler önemli”

Bergama’yı yıllık 1 buçuk milyon turistin ziyaret ettiği bir kent haline getirmek istediklerini kaydeden Bakan Ersoy, “O zaman bütün emekleriniz karşılık bulmuş olacak. Hem yerli ama özellikle yabancı turisti de ilçemize çekmiş olacağız. Bunu tanıtımla destekleyerek özellikle konaklama dışı harcaması yüksek olan nitelikli turisti de bölgeye kazandırarak inşallah hak ettiği yere turizmine getirmek için önemli bir adımı da burada gerçekleştirmiş olacağız. Tabii şimdi biz çok çalışma yapıyoruz. Merkezi hükümet olarak, bakanlık olarak ama Turizmde her şey bunlardan ibaret değil. Sadece bizim yaptığımız çalışmalarla hedefe ulaşabilmek mümkün değil. O yüzden 31 Mart yerel seçimleri çok önemli. Lütfen adayların seçim beyannamelerinde dikkatlice okuyun. Sorular sorun. Turizmle ilgili neler yapıyor? Sizin gibi turizm kentlerinde sizler soracaksınız ki adaylar gündemlerine alsın. Hatta öyle bir duruma geldik ki biz bazı büyükşehirlerde altyapıyı bile yapmak durumunda kaldık.” diye konuştu.

“Örnek gösterilen bir ülke olduk”

Bakan Ersoy konuşmasını şöyle tamamladı: “Dünyada sonradan gelmemize rağmen şu anda örnek gösterilen ülke olduk Türkiye olarak. Yani sürdürülebilir programlar ve sertifikasyon programlarında tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olduk. Şimdi biz bunları diğer mekanlarımızda da yayarak devam edelim. Altyapıları belediyelerimizle birlikte oluşturup Türkiye genelinde konusunda Avrupa’da dünyada örnek gösterilen bir ülke olacak inşallah.”

Bakan Ersoy konuşmasının ardından sektör temsilcileri ve muhtarların talep ve önerilerini dinledi. Bakan Ersoy programında ardından Bergama’dan ayrıldı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-ersoy-tum-dunyada-ornek-gosterilen-bir-ulke-olduk/feed/ 0
Nevşehir’de Kadınlar Tarım Kooperatifi Kurarak Ürünlerini İhraç Ediyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/nevsehirde-kadinlar-tarim-kooperatifi-kurarak-urunlerini-ihrac-ediyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/nevsehirde-kadinlar-tarim-kooperatifi-kurarak-urunlerini-ihrac-ediyor/#respond Fri, 12 Apr 2024 09:00:47 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6164 Nevşehir’de bir araya gelerek kooperatif kuran kadınlar, ürettikleri ürünleri ihraç etmeye başlıyor.

Hacıbektaş ilçesinde 4 kadının bir araya gelerek kurduğu ‘Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’ üyeleri 2020 yılında 700 lira ile başladıkları sermayesini 1 milyon liraya çıkarttı. Şu an 10 üyesi ve 4 çalışanı olan Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ürettikleri ürünleri yurt dışına ihraç etmeye hazırlanıyor.

‘Hazine arazilerini kiraladılar’

Erişte yaparak işe başlayan kooperatif üyeleri, ürün çeşitliliğini artırarak hem ev ekonomilerine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Haftanın belirli günlerinde bir araya gelen kooperatif üyeleri çalışanları ile birlikte, hamur yoğuruyor, mantı doldurup, yaprak ve dolma yapıyor. Yaptıkları ürünleri satarak gelir elde eden kadınlar, hazine arazilerini kiralayarak nohut ekimi de yapıyor.

“Kadınlar üretime katkı sağlamalı”

Kooperatif ortaklarından Sabriye Polat, “Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ortaklarındanım. Burada çalışmaktan mutlu ve huzurluyum. Arkadaş ortamımız çok güzel. Evde yalnız yaşıyorum. Kooperatif sayesinde kendime güvenim arttı” dedi. Tüm kadınların üretime katkı sağlaması ve çalışması gerektiğini söyleyen Polat, “Tüm kadınlarınız sosyal olmalı ve çalışmalılar. Kadın her zaman üretir ve isterse daha da başarılı olur. Üretmeyen kadınlara da tavsiye ederim” şeklinde konuştu. Ev hanımı iken Hacıbektaş Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin kurucu ortağı olan Hatice Yiğit’ de açıklamasında, “Ev hanımı olarak çiftçi olan eşime yardım ediyordum. İlçemizde açılan kursa katıldıktan sonra kooperatif kurduk. Kooperatif çalışmalarına başlayınca, çalışma azmimiz de arttı. Daha önceden de üretime katkı sağlıyorduk. Buraya gelince daha geniş üretim yapmaya başladık” dedi. Kadınların çalışması gerektiğini de söyleyen Yiğit, “Kadınlar sosyal olarak da, ekonomik olarak da kendi özgürlüklerini ellerinde bulundurmalı ve eşlerine muhtaç olmamalılar” şeklinde konuştu.

‘Fildişi Sahili’ne tarhana, Almanya’ya tablo ihraç edecekler’

İki yıl önce 700 lira sermaye ile kurdukları kooperatiflerini, şu an ürettikleri ürünleri ithal eder duruma getirdiklerini söyleyen Hacıbektaş Kadıncık Ana Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı İnci Mine Özkan; “Bu başarı ne kişisel ne de kurumsal. Bu başarıda farklı bir güç oluştu. Kamusal güç, akademik güç ve kadınların emek gücü bir araya geldi. Sonuç olarak bu gün itibariyle ihracatta yer almaya başlayan bir rol oynuyoruz” dedi. Kooperatif üyelerinin ürettiği tarhanayı Fildişi Sahili’ne satmaya hazırlandıklarını söyleyen Özkan; “Kooperatif üyelerimizin ürettikleri ürünleri burada satarak, üyelerimizin ayağa kalmasını gücünü fark etmesini sağlıyoruz. Sıfırdan başlayarak buralara kadar gelmemiz bizi ayrı ayrı besliyor. Ben yerine biz olma duygusunu hep birlikte yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Çalışmalarına erişte üreterek başladıklarını söyleyen Kooperatif Başkanı Özkan; “Çalışmalarımıza erişte ile başladık. Erişte çok hızlı bir şekilde sermayeye dönüşen bir ürün. Biz erişteyi ana ürün değil de, araç ürün alarak kabul ettik. Erişteden kazandığımız parayla hazine arazilerini kiraladık. Kiraladığımız tarlalara nohut ekmeye başladık. Sonrasında da türev ürünler üretmeye başladık. Özellikle glütensiz ürünler ürettik. Fonksiyonel gıdalar ürettik. Yine erişteden kazandığımız paralar ile tablolar ürettik. Önümüzdeki günlerde tablolarımızı da Almanya’ya ihraç etmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Her gün ‘daha fazla ne yapabiliriz’ diye düşündüklerini söyleyen Özkan; “Bugün kooperatifimizde 10 ortak ve 4 çalışanımız var. Elimizden geldiği kadar ulusal ve uluslararası piyasada yerimizi almaya çalışıyoruz” dedi. – NEVŞEHİR

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/nevsehirde-kadinlar-tarim-kooperatifi-kurarak-urunlerini-ihrac-ediyor/feed/ 0
Erzincan’da maden faciası: Toprak altında kalan işçilerin aileleri bekliyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/erzincanda-maden-faciasi-toprak-altinda-kalan-iscilerin-aileleri-bekliyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/erzincanda-maden-faciasi-toprak-altinda-kalan-iscilerin-aileleri-bekliyor/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:30:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6122 Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ

Erzincan’ın’ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik’in işlettiği altın madeninde meydana gelen heyelanda sonrası toprak altında kalan 9 işçinin ailelerinin bekleyişi sürüyor. Uğur Yıldız’ın annesi Sevda Yıldız, “Benim çocuğumu biran önce bana versinler. Ben anneyim ve hissediyorum. Benim çocuğum yaşıyor. Ama bu gidişle ve çalışmaya göre benim oğlum açlıktan ölecek. Yeter artık toplantı üstüne toplantı. İlk 2 gün çalışma oldu, bir arpa boyu yol alınamadı” dedi. Baba Ali Ekber Yıldız ise “Bu kadar sahipsizlik olmaz. Bir bakanın, başbakanın çocuğu orada yatsaydı, o çocukları canlı canlı çıkarırlardı. Bir an önce evladımızı bize teslim etsinler. Başka bir şey istemiyoruz” diye isyan etti.

Çalık Holding’in ortağı olduğu Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2010 yılı Aralık ayından beri altın üretimi yaptığı Çöpler Maden Sahası’nda çıkarılıp istiflenen toprak, 13 Şubat saat 14.28’de kaydı. Yaklaşık 10 milyon metreküp toprak, 200 metrelik yamaçtan bir su gibi vadiye doğru aktı. 9 işçi, geniş bir alana yayılan toprağın altında kaldı. Toprak altında kalan işçileri kurtarmak için Erzincan başta olmak üzere, Erzurum, Sivas, Rize, Malatya, Giresin, Diyarbakır, Tokat ve Tunceli’nden gelen AFAD ekipleri de görev aldı. Birçok gönüllü yardım kuruluşu da kurtarma çalışmalarına katılıyor. Bölgede 3 gün önce yaşanan toprak hareketliliği nedeniyle çalışmalar durduruldu. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın bölgede oluşturulan kriz merkezinde koordinasyonu ise devam ediyor.

Olayın üzerinden 9 gün geçti. Aileleri ve yakınlarının göçük altında kalan işçilerin çıkarılması için bekleyişi sürüyor. Uğur Yıldız’ın ailesi, ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

“YER ÜSTÜNDE YAŞAYAN VARLIĞI YERALTINA GÖMMÜŞ”

Uğur Yıldız’ın amcasının oğlu Selahattin Yıldız, “İki gündür yayın yok. Hanginiz duydu? Yayına geldi mi kısıyorsunuz. Biz burada bu canı alacağız. Vermek zorunda bu devlet. Yer üstünde yaşayan varlığı, yer altına gömmüş. Bunu vermek zorunda, çıkarmak zorunda. Ben bunun taşını okşamadan, mezarını ziyaret etmeden rahat etmem. Benim inancım, kültürüm bu. Bu kirli toprakları atsınlar. Benim her karışında dedemin burada şehit kanı var. Bu toprakları pisletmeyecekler. Bu toprakları neden kirlettiniz? Benim çocuğumu orada eritiyorsunuz. Onların gözü vadide, insanda değil” diye isyan etti.

“ÇOCUĞUMU ALMADAN BURAYI ASLA TERK ETMEYECEĞİM”

Olayın ardından bölgeye gelen işçilerin ailelerinin ise çocuklarının kurtarılma umudu ile bekleyişleri sürüyor. 1,5 yıl önce Gamze Yıldız ile dünya evine giren ve olay günü toprak altında kalan Uğur Yıldız’ın (33) annesi Sevda Yıldız (52) gözyaşı dökerek, “Söylenecek çok şey var. Benim çocuğumu bir an önce bana versinler. Kimse inanmasa da bir anneyim. Hissediyorum, benim yavrum yaşıyor. Ama bu çalışmaya göre benim çocuğum açlıktan ölecek. Bir an önce bu işi çözsünler. Benim yavrumu versinler. Ben alayım evime götüreyim. Yeter artık, toplantı üstüne toplandı kriz masası şudur. İlk iki gün çalışma oldu, bir arpa boyu yol alınamadı. Benim çocuğumun arkadaşları bana ‘İlk gün AFAD bizi içeri koymadı. AFAD bizi içeri soksaydı, biz 24 saat içinde biz arkadaşımızı kurtarırdık. Burayı bizim kadar kimse bilemez. Biz yıllardır burada çalışıyoruz’ dedi. Bir an önce çocuğumu bize versinler. Onların söylemesine bakarsanız ayları da bulur. O kadar dayanacak gücüm de sabrım da yok. Ben çocuğumu almadan burayı asla terk etmeyeceğim. Çocuğumu almadan gitmeyeceğim. Onların amacı bizi uzaklaştırmak. Ne şekilde üstünü kapatacaklar bilmiyorum. Bir adım gitmeyeceğim. Gerekirse oğlum için canımı feda edeceğim. Ne gerekirse onu yapacağım. Bir evin bir oğluydu, benim yavrumun kimseye zararı yoktu. Benim yavrum iyi niyetliydi” dedi.

“BİR BAKANIN, BAŞBAKANIN ÇOCUĞU ORADA YATSAYDI, O ÇOCUKLARI CANLI CANLI ÇIKARIRLARDI”

Oğlunun ve diğer işçilerin arama kurtarma çalışmalarını takip eden baba Ali Ekber Yıldız (58) ise sadece toplantı yapıldığını belirterek, “Bu kadar sahipsizlik olmaz. Bir bakanın, başbakanın çocuğu orada yatsaydı, o çocukları canlı canlı çıkarırlardı. Artık her şeyi kabullendik. Bir an önce evladımızı bize teslim etsinler. Başka bir şey istemiyoruz. Hayallerimizi aldılar. Kolumuzu, kanadımızı kırdılar. Çocuğumu aldılar benden. Şimdi toplantı üstüne toplantı yapıyorlar. Bilen insanları getirin. Toplantı, toplantı başka bilgi, çalışma yok. Kayma varmış. Kayma benim canımı aldı. Kayma varsa kaydırın gitsin. Orada bir canlı kalmadı ki. Biz her şeyi kabullendik. Lütfen bir an önce evladımı versinler. Olan garibanlara oluyor. Yazıklar olsun” diye konuştu.

]]> https://www.karadenizhabertv.com.tr/erzincanda-maden-faciasi-toprak-altinda-kalan-iscilerin-aileleri-bekliyor/feed/ 0 Bakan Işıkhan, Malatya’da “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında konuştu Açıklaması https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:45:32 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5822 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “İşçimizi, emekçimizi, işverenimizi, yatırımcımızı, üreticimizi mağdur etmemek için bugüne kadar nasıl elimizi taşın altına koymaktan hiç çekinmediysek bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Işıkhan, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında, bakan olduktan sonra Malatya’ya iki kez geldiğini, kentteki iş insanları ve sivil toplum kuruluşlarını daha çok dinlemek, talep ve ihtiyaçları tespit etmek üzere il il, ilçe ilçe gezmeye devam ettiklerini söyledi.

Özellikle sahadan, halktan gelen talepleri, ilk ağızdan duymak bakımından bu buluşmaları çok önemsediğini aktaran Işıkhan, bugüne kadar milletten gelen talep ve istekleri hiçbir zaman geri çevirmediklerini, imkanlar ölçüsünde her zaman insan odaklı, millet odaklı bir yönetim anlayışını benimsediklerini ifade etti.

İşçilerin, işverenlerin ve esnafın hakkını gözetecek politikalar yürüttüklerini belirten Işıkhan, “Önce dinledik, tüm şartlar çerçevesinde bunları değerlendirdik ve ardından icraata dönüştürdük. Cumhur İttifakı olarak başarımızın sırrı da tam olarak burada yatmaktadır. Hamdolsun biz 21 yıldır bu azmi, bu çabayı hiç kaybetmedik hamdolsun çünkü bizim yönetim anlayışımızda durmak yok, kendini tekrar etmek yok. Hep daha iyisi, daha ilerisi, daha fazlası var.” diye konuştu.

“Yıkılan her şeyi eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz”

Bakan Işıkhan, 6 Şubat’taki depremlerde Malatya ve 10 ilin büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını anımsatarak, şöyle devam etti:

“Hepimizi derinden yaralayan o günün üzerinden 1 yıl geçti ancak acımız ve hüznümüz ilk günkü gibi kalplerimizde yerini koruyor. Canlarımızı geri getiremeyiz ama yıkılan her şeyi eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz. Gerek kamu kurumlarımız, gerek yerel yönetimlerimiz, gerekse vatandaşlarımız tek yürek olup, dünyada hiç bir ülkenin bu kadar kısa sürede ve kolay kolay atlatamayacağı bir yıkımın üstesinden geldi ve gelmeye devam ediyor. Biz 1 ay gibi çok kısa bir süre içerisinde yıkılan evlerimizi, hastanelerimizi yeniden yapmaya başladık. Geçici barınma alanlarımız konteyner kentlerimizi çok kısa bir sürede kurduk ve düzene koyduk. Bu bizim Cumhur İttifakı ile ne kadar güçlü bir devlet haline geldiğimizi gösteriyor.”

Bakan Işıkhan, geçen günlerde Malatya’da toplam 6 bin 181 konutun kuraları çekilerek hak sahiplerine dağıtıldığını belirterek, “Şu anda ise 18 bin konut yapımı hızla devam ediyor. İnşallah en kısa sürede Malatya’daki 80 bin 221 hak sahibine konutlar dağıtılmış olacak. 11 şehrin tamamında büyük bir konut seferberliği olduğunu görüyorsunuz. Deprem bölgesinde önümüzdeki 2 ay içinde 75 bin, ardından her ay 15-20 bin konut tamamlanıp vatandaşlarımıza teslim edilecek. Bu rakamlar, ne kadar ivedilikle aksiyon alabildiğimizin bir göstergesidir.” dedi.

“Malatya’yı yalnız bırakmadık, bırakmayacağız”

Malatya’nın milli iradenin kalesi olan bir şehir olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:

“Devletine, milletine, liderine, davasına her zaman olduğu gibi Türkiye Yüzyılı seçimlerinde de sadakatle bağlı kalmış bir şehir. İnşallah Malatya’yı, diğer şehirlerimizle birlikte el birliğiyle tekrar ayağa kaldıracağız. Özellikle çalışma hayatını, ekonomisini, üretimini yeniden canlandırma noktasında daha fazla destek olacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, tüm bakan arkadaşlarımız, ilgili yöneticilerimiz ve kurumlarımızla Malatyalı hemşehrilerimizin deprem öncesi düzenine en kısa sürede dönebilmesi ve yaşamın normalleşebilmesi için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Malatyalı kardeşimizi hiçbir koşul ve ortamda yalnız bırakmadık, bırakmayacağız.”

“Deprem bölgesinde toplamda 58 bin 75 kişiyi TYP’den faydalandırdık”

Bakan Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak deprem bölgesine yönelik çok önemli çalışmalarda bulunduklarını anımsatarak, şunları kaydetti:

“Yaptığımız hamlelerle Malatya’nın üretiminde, istihdamında, çalışma hayatında çok olumlu sonuçlar aldık. Bundan sonra da şehrimizin ulaştığı her aşamada, ihtiyaç duyduğu yeni uygulamalarla adım adım kalkınmasını sağlayacağız. Deprem sonrası olağanüstü hal ilan edilen illerde, işçilerimizin işten çıkarılmalarını sınırlandırdık, Kısa Çalışma Ödeneği ve Nakdi Ücret Desteği uygulamasını derhal başlattık. Toplum Yararına Programları derhal hayata geçirdik. Deprem bölgesinde toplamda 58 bin 75, Malatya’da toplam 6 bin 686 vatandaşımızı TYP’den faydalandırdık. Burada Malatya’mıza da TYP konusunda desteklerimizin devam edeceğini ifade etmek isterim. Malatya’da daha önce 500 olan TYP talebini şimdi 750 çıkardığımızın müjdesini sizlerle paylaşmak isterim. Bu kapsamda 13 milyar 749 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Deprem bölgesinde işverenlerimizin Sosyal Güvenlik Kurumuna vermekle yükümlü oldukları her türlü bilgi, belge ve beyannamelerin son tarihini 30 Nisan 2024’e kadar erteledik. En büyük adımlarımızdan biri olarak deprem bölgesindeki iş insanlarımızdan ve siyasetçilerimizden gelen talep doğrultusunda Aktif İşgücü Programlarımızı deprem bölgesi için çok daha avantajlı hale getirdik. ‘İstihdama Dönüş Programı’ adını verdiğimiz yeni uygulama kapsamında Malatya, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde istihdam taahhüt oranını yüzde 30’a düşürdük. İstihdam süresini de fiili kurs veya program gün sayısına indirdik. Ayrıca depremden etkilenen illerde, işverenlerin işbaşı eğitim programı ve mesleki eğitim kurslarındaki yükümlülüklerini yerine getirememeleri durumunda uygulanan yasaklılık yaptırımlarını da kaldırdık. Ayrıca İstihdama Dönüş Programı ile Malatya dahil 4 il ve 2 ilçede, mesleki eğitim kursu ve işbaşı eğitim programı katılımcılarına zaruri gider ödemelerinin yüzde 30 artırarak 850 lira kadar ödenebilmesini sağladık.”

Malatya’da çalışma hayatında çok ciddi sonuçları 1 yıllık süre içinde aldıklarını anlatan Işıkhan, “Depremden önce Malatya’da çalışan sayısı 124 bin 882 idi. Depremin ardından bu sayı yarı yarıya düşmüş 62 bin 685’e kadar inmişti. Verdiğimiz desteklerle ve uyguladığımız programlarla çalışan sayısını 1 yıl içinde 62 binden 109 bine kadar çıkardık. Yani depremden önceki çalışan sayısını neredeyse yakalamış bulunmaktayız. Kısa bir süre içinde çalışan sayısı bakımından inşallah deprem öncesi dönemi yakalayacağız ve hatta üzerine çıkacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Kadınların çözüm odaklı fikirlerine güveniyoruz”

Bakan Işıkhan, yakın zamanda İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın teşrifleriyle “İş Pozitif-Kadın İstihdam” projesinin duyurusun yaptıklarını hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni yüzyıla mührünü vuracak Türkiye’nin kadınları adına önemli bir proje olarak, kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamızın mümkün olmadığını biliyoruz. Kadınlarımızın ekonomik ve toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz. Kadınların yenilikçi bakış açısına, çözüm odaklı fikirlerine güveniyoruz. Proje kapsamında, 10 bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş Pozitif adı altında bir sistem kurduk. İş Pozitif, istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörler çevrimiçi olarak bir araya gelebilecekler. Kadınlarımızın kayıtlı çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli bir katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

“Bizim derdimiz millet”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bugüne kadar sözünü verip de yapmadıkları hiçbir yatırım, üretim hamlesinin olmadığına vurgu yapan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Bizler yola çıkarken bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız demiştik. 21 yıldır olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetle çalışma hayatı başta olmak üzere her alanda vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronikleşmiş ne kadar sorun varsa tek tek çözen bir yönetim anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İşçimizi, emekçimizi, işverenimizi, yatırımcımızı, üretimcimizi mağdur etmemek için bugüne kadar nasıl elimizi taşın altına koymaktan hiç çekinmediysek, bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim derdimiz millet, bizim derdimiz ülkemizi maruz kaldığı tüm zorluklar karşısında refaha ulaştırmaktır. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki gelişim, ilerleme ve kalkınma yerelden başlar. Bu anlamda partimizin halka hizmet vizyonu da yerel yönetim tecrübesine dayanmakta. Şu an ‘dünya beşten büyüktür’ diyerek sadece Türkiye’nin geleceğini değil aynı zamanda dünyanın geleceğini de inşa etme gayretinde olan partimizin lideri, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 40 yıllık başarı hikayesinin belediyecilikle, yerel yönetimler vizyonuyla başladığını unutmamalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti, ülkemizde belediyecilik anlayışını değiştirmiş, milletimizi gerçek belediyecilikle tanıştırmıştır. 21 yıldır, eser denilince akla AK Parti gelmekte, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan gelmektedir. Oyunu Cumhur İttifakı’na vermeyen muhalif seçmen dahi ‘yaparsa AK Parti yapar’ diyor. Malatya’da da yine yaparsa AK Parti yapar, bunu yediden yetmişe herkes biliyor, herkes farkında.”

Yerel seçim vurgusu

Yerel seçimlerin önemine dikkati çeken Bakan Işıkhan, “Türkiye artık, yüz yıllık bir zamanı geride bırakmış, ikinci yüz yılında yeni destanlar yazmaya niyetli, önümüzdeki yüzyıla mührünü vurmaya kararlı bir ülkedir. Dolayısıyla 31 Mart seçimleri bu yüzyılın ilk seçimi olması sebebiyle tüm il ve ilçelerimiz için önemli bir dönüm noktası olacak inşallah. Şunu unutmamalıyız ki güçlü Türkiye hedefimize giden yol, her bakımdan güçlü şehirlerden ve güçlü belediyelerden geçiyor.” diye konuştu.

Malatya Valisi Ersin Yazıcı ise Malatya’nın depremlerden en çok etkilenen kentler arasında bulunduğunu belirterek, kentteki çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Başkan Büyüksimitci: “İki eni OSB üzerinde çalışıyoruz” https://www.karadenizhabertv.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:48:34 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5746 Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Kayseri’ye iki yeni OSB daha kazandırmak için çalışma yürüttüklerini açıklayarak, “Yeni OSB’lerle birlikte, biri İncesu’da olmak üzere şehrimizde 7 adet OSB’miz olacak. İnşallah bundan sonrakileri de ilçelerimizde kurmak için gerekli çalışmaları yapmamız gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın katılımı ile KAYSO meclis salonunda yapıldı. Toplantıya AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, disiplin kurulu üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve TOBB Kayseri Genç Girişimciler İcra Kurulu üyeleri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, meclis toplantısına katılımlarından dolayı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a teşekkür etti.

Ticari kredi kartlarındaki taksit sınırlandırmasına değinen Özkaya, “Bilindiği üzere günümüzde iş hayatımızda kullandığımız çek ve senetlerin yerini ticari kredi kartları almaya başladı. Şirketlerimizin finansmanında sürdürülebilirliği sağlayan, ödeme zincirlerindeki kaliteyi artıran, ayrıca kayıt dışı ile mücadelede en etkili yol olan kredi kartlarına kısıtlama koymak ve taksit sayısını azaltmak yerine, en azından ticari kredi kartlarının limitleri ve taksit sayıları artırılmalıdır. Kredi kartları, güvenilirlikleri konusunda herhangi bir şüphe oluşturmadığı için herkes tarafından kabul edilen bir ödeme aracıdır. Bu konunun böyle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, yoğun programları arasında vakit ayırıp meclis toplantısına katılımlarından dolayı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ederek, “Sayın Başkanımın Kayserimize sayısız hizmetleri oldu. Her daim sanayicilerimizin sorunları ile ilgilendi. Sanayi Odası olarak yürüttüğümüz projelerde destekleri bize her zaman güç verdi. Özellikle şehrimizin 4. OSB’si olan Erciyes OSB’nin kurulum aşamasında verdiği desteklerden dolayı tüm sanayicilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Kayseri’ye iki yeni OSB daha kazandırmak için çalışma yürüttüklerini açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Proje aşamasında olan Uzay, Havacılık ve Savunma İhtisas OSB ve Geri Dönüşüm İhtisas OSB ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. Bu OSB’lerle beraber, biri İncesu’da olmak üzere şehrimizde 7 adet OSB’miz olacak. İnşallah bundan sonrakileri de İlçelerimizde kurmak için gerekli çalışmaları yapmamız gerektiğini düşünüyorum. İnşallah Sayın Başkanımın da destekleri ile tüm kurumlarımızla el ele vererek, şehrimize değer katan projelerimizi bir bir hayata geçirmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız” diye konuştu.

Kayseri havalimanı yeni terminal binasının şehrimize hayırlı olmasını dileyen Büyüksimitci, ayrıca Başkan Büyükkılıç’ın Lojistik Merkezi projesini desteklediklerini, projenin tamamlanması ile birlikte kentin ihracatının çok daha yukarılara taşınacağını söyledi.

Şehrimizde hava kargo gümrükleme sahasının kurulması ile ilgili çalışmaların da devam ettiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Gerek e-ticarete, gerekse sanayicimizin ithalat ve ihracatına çok büyük destek olacak hava kargo gümrükleme sistemi ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. İnşallah kısa süre içerisinde hayırlı sonuçları alacağımıza inanıyorum. Bu konuda da Sayın Başkanımın destekleri bizler için çok önemli. Biz de her zaman kendisinin yanındayız ve her tülü desteği vermeye hazırız” şeklinde konuşmasını tamamladı.

Son olarak kürsüye gelen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, başta Valilik olmak üzere tüm kurum, kuruluşlar ve odalarla dayanışmayı çok önemsediklerini belirterek, hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden herkesi kucaklayıcı şekilde çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Kayseri’nin önemli bir sanayi ve ticaret şehri olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, “Böylesine gayretli bir şehre yakışacak projelerimizi hayata geçirecek olmanın da heyecanını yaşıyor ve bu heyecanımızı paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

Kayseri’nin belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anıldığını ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Bu bize daha fazla sorumluluk yüklüyor. Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, 1,5 milyon insanı kucaklayacak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımlar bağlamında hiçbir zaman mazeretlere sığınmadan yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuk” diye konuştu.

Büyükkılıç, “Bizim anlatacak çok hikayemiz var, anlatacak çok projemiz var. Dualarınızı bekliyoruz” diyerek, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri sanayicilerle paylaştı. – KAYSERİ

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/feed/ 0
Bakan Işıkhan, Elazığ’da iş insanlarıyla bir araya geldi Açıklaması https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:12:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5690 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “‘Türkiye Yüzyılı Şehirleri’ni inşa edeceğiz. Şehirlerimizde, dijitalleşme ve akıllı ekonomi, yeşil kalkınma, yerel ve kırsal kalkınma hamlelerimizi güçlü bir şekilde yapacak, birer yıldız gibi parlayan şehirleriyle dünyaya ışık saçan büyük ve güçlü Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.” dedi.

Bakan Işıkhan, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda kentteki iş insanları ile bir araya geldi.

Burada konuşan Işıkhan, ürettikleri katma değer, ticari ve sosyal hayatta ortaya koydukları çalışmalarla kente, bölgeye ve ülkeye her daim güç katan iş insanlarıyla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde tarifi imkansız bir felaketle karşı karşıya kalındığını ifade eden Işıkhan, depremlerin 11 ilde yıkıma ve can kaybına sebebiyet verdiğini anımsattı.

Elazığ’ın hem 24 Ocak 2020’de meydana gelen Sivrice merkezli deprem hem de 6 Şubat 2023’teki depremlerle sarsıldığına işaret adan Işıkhan, felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletin tüm organlarının üzerine düşeni yerine getirdiğini, hala da getirmeye devam ettiğini söyledi.

Sivil toplum kuruluşlarının da elini taşın altına koyduğunu anlatan Işıkhan, “Sizler, iş dünyasının değerli temsilcileri de şehriniz için fedakarlık yapmaktan kaçınmadınız. Milletimizin her bir ferdinin verdiği destekler ise ‘asrın felaketi’ni asrın birlikteliğine ve asrın dayanışmasına çevirmemizde mihenk taşı oldu. Size ayrıca teşekkür etmek istiyorum.” diye konuştu.

Depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Işıkhan, ilk günden beri deprem bölgesine destek veren herkese teşekkür etti.

Işıkhan, yürekleri derinden yaralayan ve ömür boyunca hafızalardan ve kalplerden silinmeyecek o karanlık günlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

“Depremin çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini gidermek için tedbirler aldık”

Bakanlık olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde “asrın felaketi”nden etkilenen vatandaşlarla ilgili üzerlerine düşeni yapmak için gayret ettiklerini belirten Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Depremin, çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini kaldırmak, istihdam süreçlerinde oluşan problemleri çözmek için ilk andan itibaren önemli tedbirler aldık. İŞKUR, SGK ve Sosyal Güvenlik Merkezi personelimizle vatandaşlarımızın ve iş dünyamızın sorunlarıyla mücadele noktasında diğer illerimizde olduğu gibi Elazığ’da da sorumluluktan kaçınmadık. Deprem bölgesi genelinde uyguladığımız politikayla deprem sonrası yarı yarıya düşen istihdam oranını tekrar eski seviyesine yükselttik. OHAL ilan edilen illerimizde Toplum Yararına Programında (TYP) 9 ay olan çalışma sınırını 24 aya yükselttik ve programdan tekrar faydalanamama kuralını kaldırdık. 3 ay olan kısa çalışma ödeneği süresini 6 aya uzattık. Elazığ’a talebi olan 500 TYP yerine bu rakamı 750 olarak güncelledik. Elazığ’ımıza hayırlı olsun inşallah.”

Işıkhan, AK Parti olarak iktidara geldikleri ilk günden itibaren Bakanlık olarak tüm birimlerle kentin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduklarını, İŞKUR aracılığıyla 2002’den bu yana Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşı özel sektörde ve kamuda işe yerleştirdiklerini aktararak, bunun yanı sıra aktif işgücü piyasasının ihtiyaçlarını tespit ettiklerini, vatandaşların nitelik kazanması ve daha kolay iş bulabilmesi için kurs ve programlar düzenlediklerini kaydetti.

“TYP kapsamında vatandaşlarımızın iş gücü piyasasına uyumlarına katkı sunuyor ve geçici gelir desteği sağlıyoruz. Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlarımızda 40 binin üzerinde Elazığlı kardeşimizi TYP’den faydalandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” ifadelerini kullanan Işıkhan, işsizlik ödeneği, nakdi ücret desteği, ücret garanti fonu, iş kaybı tazminatı ve yarım çalışma ödeneği kalemlerinde verdikleri desteklerle ekonomik anlamda işçi ve işverene katkı sunduklarını belirtti.

“Şubat ayı içerisinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz”

Işıkhan, “Şubat ayı içerisinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz. Elazığ’ımızda da 2 gün evvel 2 bin 555 vatandaşımıza, güvenli ve sağlam konutlarını teslim ettik. Bu vesileyle evini teslim alan vatandaşlarımıza evleri, yeni yuvaları hayırlı uğurlu olsun inşallah. Nasıl liderimiz, Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘Yaptık, bitti.’ düşüncesiyle değil, ‘Milletimiz için her zaman daha iyisini yapmalıyız.’ anlayışıyla hareket ediyorsa, bizler de onun yol arkadaşları olarak aynı düsturu kendimize şiar ediniyoruz.” dedi.

Sürekli temas halinde oldukları ve fikir alışverişinde bulundukları iş dünyasının değerli fertlerinin de Cumhurbaşkanı’na ve hükümete olan güvenini bildiklerini dile getiren Işıkhan, bu güveni boşa çıkarmamak için çalışmalara titizlikle devam ettiklerini ifade etti.

“Bundan önce olduğu gibi önümüzdeki süreçte de iş birliğimizi güçlü bir şekilde sürdürerek ‘Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte, üretimin ve kalkınmanın yüzyılı yapacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hükümet olarak iş dünyasıyla tam uyumlu şekilde hareket ettik ve etmeye de devam edeceğiz.” diyen Işıkhan, bu işbirliğine sunacağı katkıyla güç verecek bir başka paydaşın ise yerel yönetimler olduğunu bildirdi.

Işıkhan, 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerin önemine işaret ederek, “Türkiye Yüzyılı” hedefi doğrultusunda, Cumhurbaşkanı’nın katılımlarıyla “Türkiye Yüzyılı İçin Gerçek Belediyecilik” ana başlığı altında seçim beyannamesini açıkladıklarını belirtti.

AK Parti’nin belediyecilikte rüştünü ispatlayarak, milletin teveccühünü kazanmış bir liderin öncülüğünde 20 yıldır ülkede belediyecilik destanı yazdığını ifade eden Işıkhan, ülkede temel belediyecilik hizmetlerinden dahi mahrum kalmış şehirlerde bu boşluğun, samimiyet ve gayretle çalışan AK Partili belediye başkanları tarafından doldurulduğunu kaydetti.

Işıkhan, AK Parti ve Cumhur İttifakı kadrolarının bugün de ülkenin her bir noktasında gerçek belediyeciliği yaşatmak için hazır ve kararlı olduğuna dikkati çekerek, Elazığ’ın bu noktada 2004 yılından bu yana AK Parti’ye destek verdiğini ve gerçek belediyecilikten ne denli memnun olduğunu her seçimde gösterdiğini söyledi.

Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın 2019’da olduğu gibi bu seçimden de büyük bir teveccühle, alnının akıyla çıkacağına inandığını belirten Işıkhan, “AK Parti olarak hedefimiz, tüm büyükşehirlerimizde ve illerimizde AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak vatandaşlarımızın teveccühünü kazanmaktır.” ifadesini kullandı.

“AK Parti’nin belediyecilik anlayışı hizmet ve eser belediyeciliğini temsil etmektedir”

Işıkhan, “AK Parti’nin belediyecilik anlayışı vizyoner yerel yönetimi, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir belediyeciliği, dirençli şehirleri, kimlikli, gelişim odaklı, havası, suyu ve toprağı temiz şehirleri ve çevreyi, duyarlı ve kapsayıcı sosyal belediyeciliği, kültürel kalkınma ve kültür belediyeciliğini, hizmet ve eser belediyeciliğini temsil etmektedir.” dedi.

Elazığ’da yapılan çalışmalara değinen Işıkhan, bu çalışmalarda emek veren Belediye Başkanı Şerifoğulları’nı kutladı.

Bu vizyonu rehber edinerek, “Türkiye Yüzyılı” şehirlerini inşa edeceklerini anlatan Işıkhan, şunları kaydetti:

“Sizlerin de destek ve teveccühü ile ‘Türkiye Yüzyılı Şehirleri’ni inşa edeceğiz. Şehirlerimizde, dijitalleşme ve akıllı ekonomi, yeşil kalkınma, yerel ve kırsal kalkınma hamlelerimizi güçlü bir şekilde yapacak, birer yıldız gibi parlayan şehirleriyle dünyaya ışık saçan büyük ve güçlü Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Bununla birlikte hükümet olarak sağlık ve eğitim başta olmak üzere her alanda tesis ettiğimiz güçlü sosyal devlet anlayışımızı yerel yönetimlerde de tekrar yaşatabilmemiz en önemli konulardan biri. Duyarlı ve kapsayıcı sosyal belediyecilik hedefi kapsamında iş dünyasının da güçlü desteğiyle, hükümet ve yerel yönetim işbirliğiyle huzurlu toplumsal yapıyı koruyacak ve güçlendireceğiz.”

“Türkiye Yüzyılı Şehirleri” için hazır ve kararlı olduklarını dile getiren Işıkhan, Elazığ’a hizmet yolunda her desteği vereceklerini, kapılarının her zaman açık olduğunu belirtti.

Işıkhan, “1 Nisan sabahından itibaren bu şehrin daha güzel günlere uyanacağı bir icraat döneminin şimdiden hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Elazığ’ımız ve deprem bölgesindeki diğer şehirlerimiz başta olmak üzere ülkemizin her bir noktasında iş dünyasının, iş gücü piyasasının, çalışma hayatının ve milletimizin her bir ferdinin destekçisi olmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Program daha sonra basına kapalı devam etti.

Programa, Elazığ Valisi Ömer Toraman, AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Samet Güneş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı İsmail Ertüzün, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan ile kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/feed/ 0
Enerji Bakanı: Maden kazası sahasında ciddi heyelan riski var https://www.karadenizhabertv.com.tr/enerji-bakani-maden-kazasi-sahasinda-ciddi-heyelan-riski-var/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/enerji-bakani-maden-kazasi-sahasinda-ciddi-heyelan-riski-var/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:09:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5688 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Erzincan’daki maden kazasının yaşandığı sahada ciddi heyelan riski bulunduğunu belirterek, “Bu risklerden dolayı şu anda sahada arama faaliyetlerini durdurmuş durumdayız.” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve yetkililer eşliğinde maden ocağı sahasında basın mensuplarına açıklama yapan Bayraktar, son birkaç gündür sahada çalışma şartlarının çok zorlu hale geldiğini ifade etti.

Dün gece itibarıyla çok ciddi heyelan riskinin tespit edildiğini bildiren Bayraktar, “Dolayısıyla özellikle o yığının kaymamış bölgelerinde şu anda ciddi bir hareketlilik var. Bu çalışmalardan, bu risklerden dolayı şu anda sahada arama faaliyetlerini durdurmuş durumdayız.” diye konuştu.

Bayraktar, heyelan riski nedeniyle atık toprağın taşınmasına ilişkin faaliyetlerin de durduğuna işaret ederek, “Önceliğimiz şu anda heyelan riskini hem arama için hem de bu toprağın taşınmasıyla alakalı yapılacak faaliyetler için ortadan kaldırmaktır. Şu anda temel önceliğimiz, yol haritasını ortaya çıkaracağımız süreç budur.” ifadelerini kullandı.

Kayan toprağın taşınacağı yerle alakalı çalışmaların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda ve onayında yürütüldüğünü aktaran Bayraktar, “Dolayısıyla onların onay vermediği herhangi bir yere, bu heyelanlı toprağın konulması söz konusu değil. Bu konuda endişe edilecek bir şey yok.” dedi.

Bayraktar, çok sayıda akademisyenin yanı sıra ilgili kurumlar ve uzman ekiplerin heyelan riskinin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma yürüttüğü bilgisini paylaşarak, “Bu konuda belki yarın sabah, yarın öğlene kadar yapacağımız çalışmalarda daha net bir tablo ve bir yol haritası önümüze koyacağız gibi gözüküyor. Onları da sizlerle inşallah paylaşırız.” değerlendirmesinde bulundu.

Kayan toprağın istifleneceği alanlara yönelik birkaç alternatif üzerinde çalışıldığını belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bunlarla ilgili tespit ettiğimiz birkaç lokasyon var. Bununla alakalı orada hangi şartlarda buranın istifleneceğiyle alakalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın koordinasyonunda lokasyon tespiti, o lokasyonların hazırlanmasıyla alakalı faaliyetimiz devam ediyor. Onu da en kısa sürede belirleyip heyelan riski ortadan kalktığı anda bu toprağın oraya aktarılmasıyla alakalı süreci başlatacağız.”

“Toprak ve su numunelerinde bir olumsuzluk söz konusu değil”

Bayraktar, sahada Devlet Su İşleri’nin (DSİ) koordinasyonunda temiz suyun ve kontamine olmuş suyun hızla kontrol altına alınmasıyla ilgili faaliyetlerin sürdüğüne işaret ederek, su ve topraktan ölçümler alınarak kalitenin kontrol edildiğini anlattı.

Bu kapsamda, toprak ve su numunelerinde bir olumsuzluğun söz konusu olmadığını vurgulayan Bayraktar, sahanın baraj tarafındaki çalışmaların da yoğun şekilde devam ettiğini dile getirdi.

Bayraktar ayrıca maden kazasına yönelik idari soruşturmanın da devam ettiğinin altını çizerek, “Bugün bütün ilgili bakanlıklarımızın bakan yardımcısı düzeyinde arkadaşlarımız burada. Tahmin ediyorum yarın bakanlarımızın da buraya gelmesi söz konusu. Yoğun bir şekilde hem adli hem de idari yönden soruşturmalar devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Heyelan 2 şiddetinde deprem etkisi oluşturdu

Heyelanın deprem etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediği sorusunu yanıtlayan Bayraktar, sahadaki teknik ekibin ve akademisyenlerin, “heyelandan dolayı yaklaşık 2 şiddetinde deprem etkisi olduğu” değerlendirmesini yaptıklarını aktardı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, liç alanına yönelik senede 2 kez denetleme yaptığını aktaran Bayraktar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının da heyelanın yaşandığı liç alanını atık yönetimi kapsamında denetlediğini söyledi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/enerji-bakani-maden-kazasi-sahasinda-ciddi-heyelan-riski-var/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:51:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5680 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren bakanlık olarak tüm birimlerimizle şehrimizin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduk. İŞKUR aracılığıyla 2002 yılından bu yana özel sektörde ve kamuda Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Elazığ’da Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı Buluşmaları”nda iş adamlarıyla bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Işıkhan, “Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz yıl takvimler 6 Şubat’ı gösterdiğinde tarifi imkansız bir felaketle karşı karşıya kaldık. Yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ilimizde yıkıma ve can kaybına sebebiyet verdi. Elazığ da yakın zamanda iki büyük depremle sarsıldı. 24 Ocak 2020’de Sivrice depremi ve ardından biraz önce söz ettiğim 6 Şubat 2023 asrın felaketi. Felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletimizin tüm organları üzerine düşeni yerine getirdi ve getirmeye devam ediyor. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarımız bir an bile düşünmeden elini taşın altına koydu. Sizler, iş dünyasının değerli temsilcileri de şehriniz için fedakarlık yapmaktan kaçınmadınız. Milletimizin her bir ferdinin verdiği destekler ise asrın felaketini asrın birlikteliğine ve asrın dayanışmasına çevirmemizde mihenk taşı oldu. Elazığ milli iradenin kalesi olan bir şehrimiz. Devletine, liderine, davasına her zaman olduğu gibi Türkiye Yüzyılı seçimlerinde de sadakatle bağlı kalmış bir şehir. Biz de sizlerin bizlere duyduğu bu güveni boşa çıkarmadık hamdolsun. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak biz de diğer tüm kurumlarımız gibi liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde asrın felaketinden etkilenen vatandaşlarımızla ilgili üzerimize düşeni yapmak için gayret ediyoruz” diye konuştu.

Depremin çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini kaldırmak, istihdam süreçlerinde oluşan problemleri çözmek için ilk andan itibaren önemli tedbirler aldıklarını vurgulayan Bakan Işıkhan, “İŞKUR, SGK ve Sosyal Güvenlik Merkezi personelimizle vatandaşlarımızın ve iş dünyamızın sorunlarıyla mücadele noktasında diğer illerimizde olduğu gibi Elazığ’ımızda da sorumluluktan kaçmadık. Deprem bölgesi genelinde uyguladığımız politikayla deprem sonrası yarı yarıya düşen istihdam oranını tekrar eski seviyesine yükselttik. OHAL ilan edilen illerimizde Toplum Yararına Program’da 9 olan çalışma sınırını 24 aya yükselttik ve programdan tekrar faydalanamama kuralını kaldırdık. 3 ay olan kısa çalışma ödeneği süresini 6 aya uzattık. Yalnızca depremden bu yana değil, AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren bakanlık olarak tüm birimlerimizle şehrimizin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduk. İŞKUR aracılığıyla 2002 yılından bu yana özel sektörde ve kamuda Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik. Bunun yanı sıra aktif işgücü programlarımızla hem işgücü piyasamızın ihtiyaçlarını tespit ediyor hem de vatandaşlarımızın nitelik kazanması, daha kolay iş bulabilmesi için kurs ve programlar düzenliyoruz. İhtiyaç duyan vatandaşlarımıza iş ve meslek danışmanlığı hizmeti veriyoruz. Toplum Yararına Program (TYP) çerçevesinde vatandaşlarımızın işgücü piyasasına uyumlarına katkı sunuyor ve geçici gelir desteği sağlıyoruz. Bu çerçevede kamu kurum ve kuruluşlarımızda 40 binin üzerinde Elazığlı kardeşimizi TYP’den faydalandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Devletin tüm organlarının deprem bölgesinde verdikleri sözleri yerine getirmek için gece gündüz çalıştıklarını aktaran Bakan Işıkhan, “Nitekim, şubat ayı içinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz. Elazığ’ımızda da iki gün evvel 2 bin 555 vatandaşımıza güvenli ve sağlam konutlarını teslim ettik. Bu vesileyle evini teslim alan vatandaşlarımıza evleri, yeni yuvaları hayırlı uğurlu olsun. Nasıl liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ‘Yaptık, bitti’ düşüncesiyle değil ‘Milletimiz için her zaman daha iyisini yapmalıyız’ anlayışıyla hareket ediyorsa, bizler de onun yol arkadaşları olarak aynı düsturu kendimize şiar ediniyoruz. Hamdolsun ki AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren yaptığımız çalışmalarla milletimizin zihninde ‘Yaparsa AK Parti yapar’ düşüncesi net bir şekilde yerleşmiştir. Asrın felaketinden kısa bir süre sonra gerçekleştirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nde de milletimiz cumhurbaşkanımıza, AK Partimize ve Cumhur İttifakı’na duyduğu güveni net şekilde göstermiştir. Aziz milletimiz ‘Doğru adamla yola devam’ diyerek liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a bir dönem daha yetki vermiştir. Sürekli temas halinde olduğumuz ve fikir alışverişinde bulunduğumuz için iş dünyamızın siz değerli fertlerinin de Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize olan güveninizi biliyoruz. Bu güveni boşa çıkarmamak için çalışmalarımıza titizlikle devam ediyoruz. Bundan önce olduğu gibi önümüzdeki süreçte de işbirliğimizi güçlü bir şekilde sürdürerek Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte üretimin ve kalkınmanın yüzyılı yapacağız. Değerli misafirler, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hükümet olarak iş dünyasıyla tam uyumlu şekilde hareket ettik ve etmeye de devam edeceğiz. Bu işbirliğine sunacağı katkıyla güç verecek bir başka paydaş ise hiç kuşkusuz yerel yönetimlerdir. Bu bağlamda belediyelerimizin de hükümet ve iş dünyası ile tam bir uyum içerisinde çalışma zorunluluğu bulunmaktadır” dedi. – ELAZIĞ

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/feed/ 0
Enerji Bakanı Bayraktar: Heyelan riski yoğunlaştı, risk nedeniyle arama faaliyetlerini durdurduk https://www.karadenizhabertv.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-heyelan-riski-yogunlasti-risk-nedeniyle-arama-faaliyetlerini-durdurduk/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-heyelan-riski-yogunlasti-risk-nedeniyle-arama-faaliyetlerini-durdurduk/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:45:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5678 Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen toprak kaymasında göçük altında kalan 9 işçiyi arama faaliyetleri heyelan riski nedeniyle durduruldu.

9 İŞÇİ GÖÇÜK ALTINDA

Erzincan’ın İliç ilçesi Çöpler köyündeki maden ocağı sahasında meydana gelen toprak kaymasında kaybolan 9 işçiyi arama çalışmalarının 7. gününde kötü haber geldi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bölgede basın mensuplarına yaptıkları açıklamada, arama çalışmalarını durdurduklarını belirtti.

“HEYELAN RİSKİ NEDENİYLE ARAMA FAALİYETLERİNİ DURDURDUK”

Heyelan riskine dikkat çeken Bakan Bayraktar, “Heyelan riski yoğunlaştı, risk nedeniyle arama faaliyetlerini durdurduk” dedi. İçişleri Bakanı Yerlikaya da iki noktada arama çalışmalarının durdurulduğunu söyledi.

“TEMEL ÖNCELİĞİMİZ HEYELAN RİSKİNİ ORTADAN KALDIRMAK”

Bakan Bayraktar sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu atığın nihai olarak kalıcı istifleneceği alanla alakalı tamamen Çevre Şehircilik Bakanlığımızın koordinasyonu ve onayında yürüyor. Onların onay vermediği yere bu toprağın koyulması söz konusu değil. Mermer ocağı olarak adlandırdığımız yeri geçici planladık. Şu anda heyelandan dolayı bu faaliyetler durmuş durumda. Şu anda temel önceliğimiz heyelan riskini ortadan kaldırmak.

“YAKLAŞIK 2 ŞİDDETİNDE DEPREM ETKİSİ OLDU”

Bugün teknik ekibin, akademisyenlerin değerlendirmesi heyelandan dolayı deprem etkisinin olduğu şeklinde. Yaklaşık 2 şiddetinde deprem etkisi olduğunu arkadaşlar ifade ettiler.

“SÜREKLİ ÖLÇÜMLER YAPILIYOR”

İçişleri Bakanı Yerlikaya ise şöyle konuştu: “İçişleri Bakanlığı ve AFAD olarak 9 canımız için çalışıyoruz. Planımız var. Burada kayan kütleden drone radarla beraber çalışmalarımız devam ediyor. Tüm arama kurtarma çalışmalarında olmazsa olmaz önceliğimiz var. Arama kurtarmadaki insanlarımızın can güvenliği. Bu çalışmayı yapan 1 arkadaşımızın bile canına helal gelmesin diye sürekli ölçümler yapılıyor. Bir alarm sistemi de var. Kaymayan ama kayma ihtimali olursa diye bir uyarı mekanizması var.

“KÜTLE STABİL OLMADIĞI İÇİN ARAMA FAALİYETLERİNİ DURDURDUK”

Mangan ocağı ile ilgili ilk anından itibaren orada duranın kütlenin stabil olmadığını görünce arama faaliyetini durdurduk. Sabırlar Deresi ile ilgili durum ne? Bir kısmının stabil olmadığını gördük. Önce güvenlik ilkesi ile çalışmalarımıza devam ediyoruz.

İlk günden itibaren hep olumlu haber vermek gayretindeyiz. Ama böyle bir gerçek var. Stabil bir alan olsa her gün kaç araç naklettiğimizle ilgili haber veririz ve toplam kütleyi ne kadar sürede aktarabileceğimizi söyleyebilirdik. Mangan’daki arama faaliyeti maalesef durdurduk. Çevre Şehircilik Bakanımız Mehmet Özhaseki, Tarım ve Orman Bakanımız ve Çalışma Bakanımız buraya gelecekler.”

SORUŞTURMA KAPSAMINDA 6 KİŞİ TUTUKLANDI

İliç’e bağlı Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede 13 Şubat’ta meydana gelen toprak kayması sonucu kaybolan 9 işçinin bulunması için çalışma başlatılmıştı. Toprak kaymasına ilişkin soruşturmada, aralarında firmanın Kanadalı yöneticisinin de bulunduğu 6 zanlı tutuklanmış, şirketin Türkiye’deki müdürü C.D’nin de olduğu 3 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

ŞİRKETİN LİSANSLARI İPTAL EDİLDİ

İki bakanlık şirketin lisanslarını iptal etti. İptal kararının gerekçesi, heyelan olayının ardından yığın liç sahasında bulunan malzemenin Sabırlı deresi ve ocak sahasına doğru akması olduğu belirtildi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-heyelan-riski-yogunlasti-risk-nedeniyle-arama-faaliyetlerini-durdurduk/feed/ 0
Başkan Büyükkılıç: “Gayret bizden, çalışmak bizden, insanları kucaklamak bizden” https://www.karadenizhabertv.com.tr/baskan-buyukkilic-gayret-bizden-calismak-bizden-insanlari-kucaklamak-bizden/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/baskan-buyukkilic-gayret-bizden-calismak-bizden-insanlari-kucaklamak-bizden/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:15:12 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5528 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, ‘Kayseri Modeli Belediyecilik’ anlayışı ile yaklaşık 5 yıllık sürede kentte yapılan yatırım ve hizmetler ile gelecek dönemde yapılması planlanan önemli projeleri değerlendirdi. Başkan Büyükkılıç, “Gayret bizden, çalışma bizden, insanları kucaklamak bizden, bağrımıza basmak bizden” dedi.

Göreve geldiği 2019 yılından bu yana, pandemi süreci ve asrın felaketi 6 Şubat depremleri gibi dünyayı ve Türkiye’yi derinden etkileyen olayların yaşandığı yaklaşık 5 yıllık dönemde adeta koltuğunda oturmadan Kayserililere hizmet etmeye gayret gösteren Büyükkılıç, 5 yıllık sürece ve yeni dönemde yapılması planlanan projelere dair açıklamalarda bulundu.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Yapamayacağımız şeyleri vadetmeyen ama vadettiklerimizi de hayata geçirmeye çalışan bir yaklaşım içerisinde süreci yönetmeye çalışıyoruz” diyerek halka hizmet için gayretli çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

İnsanlara hizmet etmek için çaba gösterdiklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Her şeyden önce bize güvenen, bizi seven, seçen uzun soluklu, hem siyasette hem de yerelde hizmet etmemize vesile olan hemşehrilerime minnetlerimi ve teşekkürlerimi iletmek istiyorum” dedi.

Büyükkılıç açıklamalarında önemli olanın sonuca ulaştıracak altyapının oluşturulması ve gayretin gösterilmesi olduğunu ifade ederek, “Gayret bizden, çalışma bizden, insanları kucaklamak bizden, bağrımıza basmak bizden. Bu güne kadar yaptıklarımızı anlatıp bundan sonraki süreçte inovatif olarak tabi ki teknolojiyi göz ardı etmeden gençlerimizi, büyüklerimizi, çocuklarımızı hizmetlerimizle buluşturarak hemşehrilerimize layık olma yönünde irade gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

“Kimseyi ayrıştırmadım, ötekileştirmedim, insan odaklı, bir hekim anlayışıyla, üzerine titreyerek, gayretlerimle, iyi niyetimle, dostluklarımla, samimiyetimle çalıştım” diyen Başkan Büyükkılıç, deneyimi, birikimi, kapasitesi ve ekibiyle hizmette olduğunu ve olmaya gayret göstereceğini ifade etti.

6 Şubat Kahramanmaraş depremleri hakkında da konuşan Büyükkılıç, deprem afetinin acı ve zorlu bir süreci yaşattığını ancak diğer taraftan da birlik, beraberlik ile dayanışmanın bir bakıma vesilesi olduğunu sözlerine ekledi. Başkan Büyükkılıç, bu noktada dirençli şehir olma yolunda geçmişten bugüne başlattıkları kentsel dönüşüm çalışmaları ve diğer çalışmalar sayesinde yol aldıklarını ve şehrin doğusundan batısına belediyeler ve özel sektör eliyle 100 bine yakın konutun dönüştüğünü paylaştı. Büyükkılıç, ilçelerde de kentsel dönüşüm çalışmaları yaptıklarını söyleyerek, etap etap kentsel dönüşüm projelerini yürüttüklerini ve ilerleyen dönemde de yapacakları çalışmalar olduğunu anlattı. Büyükkılıç, hiç kimseyi mağdur etmeden kentsel dönüşüm çalışmalarını gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.

Başkan Büyükkılıç, kentin zemin etüdü ve yapılarıyla ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile proje yapacaklarını dile getirerek, “Dirençli şehirler mantığı içerisinde hareket ederken ayrıca hem kentsel dönüşüm birimimiz var hem de Afet İşleri Daire Başkanlığı’mızı oluşturduk. Şehrimizin bu alandaki eksikliklerini gidermek için kurum ve kuruluşlarımızdan yararlanıyoruz. Melikgazi Belediye Başkanlığı’mız döneminde Erciyes Üniversitemize depremle ilgili laboratuvar yaptırdım. Depremle ilgili onlara çalışma yapıldı. Biz geleceğe hazırlığı yapmış bir şehir olarak anılabiliriz. Daha fazlasını da yapmaya önümüzdeki dönemde dayanışma içerisinde devam edeceğiz” diye konuştu.

12 Ay Sporun Merkezi Erciyes

Erciyes Kayak Merkezi’nden de söz eden Büyükkılıç, şunları söyledi:

“Erciyes Kayak Merkezi’mizde yeterince kar var. Yurt dışından misafirlerimiz var. Yine değişik illerden gelen vatandaşlarımız var. Kayak merkezimiz cıvıl cıvıl doluyor, taşıyor. Hafta sonları yüz binlerce insana ulaşıyor. 19 mekanik tesisimiz, 41 pistimiz, 112 kilometre pist uzunluğu var. Ulusal ve uluslararası standartlarda değişik ödüller almış olan bir Erciyes Kayak Merkezi’nden söz ediyoruz. Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’ni hayata geçirdik. Hem futbol takımları hem oradaki olimpik yüzme havuzumuz, yine standartlara uygun spor salonumuz ile bisikletle, motorla, jimnastikle, yüzmeyle ilgili, basket takımları, voleybol takımları kamplara geliyor. Kayseri artık 4 ay kayak merkeziyle anılan bir Erciyes Dağı’ndan öte 12 aya yayılmış durumda. Kazan kazan politikasıyla adeta şehrimiz turizm alanında, gastronomi alanında, kültür turizmi düşüncesinde kendisinden söz ettiren bir şehir olmaya devam ediyor. Yıl boyunca 100 milyon Euro bize kazanım sağlıyor. Kayseri’mize kazandırdığımız Havaalanı Terminal binamız yeni bitti hizmete sunuldu. İnsanlar artık keyifli bir şekilde hem uçuşunu sağlıyor hem de oradan da Erciyes Kayak Merkezi’ne ulaşmada sorun yaşamıyor. Fiyatların da uygunluğuyla tercih edilen bir kayak merkezinden ve Erciyes Dağı’ndan söz ediyoruz.”

“30 Büyükşehir İçinde En Çok Yatırıma Pay Ayıran Büyükşehir”

Başkan Büyükkılıç, Kayseri Havalimanı Yeni Terminal Binası resmi açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti ve birliğin, beraberliğin, dayanışmanın bereketini yaşadıklarını söyledi. Büyükkılıç, “Kayseri, büyükşehirlerin konforunu yaşatan, büyükşehirlerin sıkıntısını yaşatmayan yegane büyükşehir. Yatırımdan yatırıma koşan, hiçbir zaman mazerete sığınmayan hem pandemi dönemi, hem deprem dönemini yaşamamıza rağmen yatırımda 30 büyükşehir içinde en çok yatırıma pay ayıran büyükşehir. Anlatılmaz Kayseri yaşanır” dedi.

İçme Suyuna Yüzde 20 İndirim

İçme suyu fiyatlarında yapılan indirimle alakalı değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin her bölgesinde, ilçeler de dahil şebeke suyu içildiğini dile getirerek, “Altyapımız yenilendi. Kanal boyutu, yağmur suyu boyutu, elbette ki günün şartlarına da uygun boyutu, içilen ve kullanılan bir sudan söz ediyoruz. İnsanımızı önemsiyoruz, onların sağlığını önemsiyoruz. Su konusunda 30 büyükşehir içerisinde 15’inci sıradaydık fiyatlar düşüncesinde. Bunun içerisinde atık su bedeli var, KDV var, çevre temizlik vergisi de var, sadece su değil yani. Bütün bunlara rağmen dedik ki suyun fiyatlarını sabitleyelim. Enflasyonla mücadeleye katkı sağlayalım, ekonomiye can suyu olsun dedik, onu sağladık. Biz halk ile iç içeyiz, halkın beklentilerini göz ardı edemeyiz. Su fiyatlarıyla ilgili beklenti biraz daha var. Dedik ki yüzde 20 indirim yapıyoruz. Şuanda bizim su fiyatlarıyla ilgili 30 büyükşehir içerisinde 22’nci sıradayız” şeklinde konuştu.

Büyükkılıç, yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuklarını ifade ederek, “Büyükşehir olarak yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşuyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyoruz ve insanların gönlüne sinecek anlayış içerisinde su fiyatlarını düzenliyoruz ve bu konuda da büyük bir memnuniyet var. 2024 yılı itibariyle sabit. Halk ile birlikte karar veririz, paydaşlarımız halktır. Onları mağdur etmeyecek çalışmalarımızı yaparız” dedi.

Kayseri’nin birlik, beraberlik ve dayanışmasının takdir gördüğüne işaret eden Başkan Büyükkılıç, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bizim en çok takdir edilen boyutumuz belediye başkanlarıyla dayanışan bir yaklaşım sergilemek. Büyükşehir Belediye Başkanı önder olur, ağabey olur, diğerlerini de bağrına basar, yoluna devam eder. Biz birlikte büyürüz, birlikte kamuoyunda kabul görürüz. O açıdan Haseki Bakanımın hem deneyimi hem en önemli bakanlığı elinde bulunuyor olması, Allah gücünü arttırsın, depremle ilgili yapacağı çalışmalar sıradan çalışmalar değil. Biz kendisine bu alada her türlü desteğimizi esirgemedik, esirgemeyiz. Kahramanmaraş dahil deprem döneminde Allah’a şükür Kayseri’mizin insanlarının her biri adeta rahmet unsuru olarak yağdı. Sayın Cumhurbaşkanımız, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ediyorum dedi ama bu teşekkür şehrimeydi. Bu teşekkür Kayseri’mizin fedakar hayırsever insanlarınaydı. Bizim şehrimize sevdamızdan, hizmetten başka bir kaygımız yok.”

Kayseri’ye Yeni Atık Su Arıtma Tesisi

Kayseri’ye bir atık su arıtma tesisi daha kazandıracaklarını duyuran Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye desteklerinden dolayı teşekkür ederek, “Arıtma konusunda mevcut bir arıtma tesisimiz var. İlave arıtma tesisimizi yapacağız. Onunla ilgili de bize bir miktar hibe sağladı. Krediler konusunda da yasal çerçevede yine desteklerini esirgemedi. Bakanımız Özhaseki, Kayseri denilince dayanamaz, Kayseri sevdalısı, Kayseri aşığı. Hizmetleriyle her noktasında emeği var” ifadelerini kullandı.

Sağlık Alanında İnsan Odaklı Yatırımlar

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kente kazandırdığı sağlık ve insan odaklı projeleri de anlatan Başkan Büyükkılıç, “Hiçbir konuda bu bizim işimiz değil mantığında yaklaşmayız. Her işin altına elimizi koymaya özen gösteririz. Bir hekim anlayışıyla da sağlık turizmi düşüncesinde yaptığımız USHAŞ ile yaptığımız protokol var. Ayrıca gözle, dişle, kanserle ilgili yapılacak çalışmalarda sağlık müdürlüğümüzle, fakültelerimizle yaptığımız çalışmalarımız var. Her semtte aile sağlığı merkezlerimizi hayata geçirerek insanlarımıza hizmet etme manasında çalışmalar üretiriz. KANKA diye kan kanseri hastalarıyla ilgili bir hastane yapıldı, orada yine hayırseverlerimiz ve belediyelerimizin iş birliği. Bununla ilgili büyük oranda destek verdiğimiz çalışma var. Şuanda tıp fakültesiyle yaptığımız çalışmalar var. Yeşilay ile yaptığımız, uyuşturucuyla ilgili mücadele konusunda vermiş olduğumuz destekler var. En önemlisi sosyal içerikli, HOSPİS diye kamuoyunda bilinen ve ödül aldığımız projemiz var. Kanserle ilgili ağırlıklı olarak tedavi süreci tamamlanmış denildiğinde insanların bakmakta zorlanacağı vakalar var” ifadelerini kullandı.

Gönüllere Dokunan Hasta Yakınları Misafirhaneleri

Büyükkılıç, gönüllere dokunan Hasta ve Hasta Yakınları Misafirhanelerine de bir parantez açarak, “Ayrıca gerek üniversitemize gerek şehir hastanemize, orada yaptığımız çalışma var. Hasta Yakınları Misafirhanesi adı altında, burada çevre iller dahil hastaları tedavi görürken yakınları da araçların içinde, otoparklarda ya da dışarılarda vakit geçirmeye çalışırken dedik ki insanı yaşat ki devlet yaşasın. Misafirhaneler yapalım, sabah kahvaltısını yapsın, akşam yemeğini yesin, duşunu alsın, pijaması, diş fırçasına kadar sağlayalım dedik. Yakını olmayan imkanı olmayanlara da destek verir bu çalışmaları yapmaya devam ederiz” diye konuştu.

Yeni Dönemde Hayata Geçecek Alzheimer Merkezi Projesi

Başkan Büyükkılıç, yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan Alzheimer Merkezi projesi hakkında da bilgiler vererek, “Alzheimer ile ilgili yeni bir projemiz var. Dijitalizasyondan sonra da Alzheimer vakalarının arttığını ve aynı zamanda da yaş grubu olarak öne çekildiğini gözlemliyoruz. Bu hastalara günü birlik bakma açısından yeni bir projemiz ile onları sabah alacağız akşam evlerine bırakacağız ama onların hobi, tedavi ya da destek uygulamalarımız ile onlara meşguliyet sağlama projelerimizle hizmet vereceğiz” dedi.

Kayseri’nin hayırseverliğine dikkat çeken Büyükkılıç, “Kayseri hayırseverleriyle insanlara hizmet etmeyi sever. Biz bunları projelendiririz, iş birliği halinde gerekli hizmetleri veririz. En önemlilerinden biri Engelsiz Yaşam Merkezi, 3 gün önce orada havuzumuzu açtık. 400 kardeşimize hizmet ediyoruz. Herkes tarafından takdir ediliyor, tercih ediliyor. Bu manada da dualar alıyoruz” şeklinde konuştu.

Başkan Büyükkılıç, gençlere yönelik önemli hizmetler gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “Kayseri, 5 üniversitesi olan, gençlerle bezenmiş olan bir şehir. 75 bin öğrenci var, ayrıca 325 bin ortaöğrenim öğrencisi var. Gençlere diyoruz ki ihtiyacı olan ailelerin bursları bizden, ulaşım desteği bizden, çayınız çorbanız sabahın erken saatinde bizden, çamaşırlarınızı yıkamak bizden. Gençler, internetiniz ücretsiz bizden, kütüphanelerimiz emrinizde. Gençler, siz yeter ki çalışın, üretin, yeter ki geleceğe kendinizi hazırlayın su paralarınızın yarısı bizden, kira yardımı bizden. Kayseri’de aç ve açıkta hiçbir gencimiz kalmaz, onlarla ilgili gerekli çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Emeklilere yönelik gerekli hizmetleri de sunduklarına değinen Büyükkılıç, “Emeklilerimizle ilgili gerekli destekleri sağlıyoruz. İhtiyaç sahibi olanlara yardımcı oluyoruz. Ayrıca semtlerimizde emeklilerimize hizmet verme düşüncesinde emekli kafeteryaları oluşturduk. Onlara imkanlar sağlıyoruz. Sosyal tesislerimizde imkanlar sağlıyoruz. Onlar bizim için emanet, onların gönlünde yer edip dua alma düşüncesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

1 Milyon 260 Bin Metrekare Alana Sahip Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi

Başkan Büyükkılıç, Türkiye’nin en büyük millet bahçelerinden Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nin Kayserililerden büyük ilgi gördüğünü paylaşarak şunları kaydetti:

“29 Ekim’de Gastronomi Günleri yaptık, millet bahçemiz hazırdı, halkımız ile buluşturduk. 1 milyon 260 bin metrekare büyüklüğünde adeta şehrin nazar boncuğu oldu Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi. 40 bin metrekare büyüklüğünde biyolojik gölet, yeme içme mekanlarıyla, yürüyüş yollarıyla, bisiklet yollarıyla, BMX parkuruyla, sportif alanlarıyla, mescitleriyle 1 milyon metrekaresi yeşil alan. 60 bin metrekare büyüklüğünde etkinlik alanı var. 20 bin metrekare bir başka etkinlik alanı var. Ayrıca millet kütüphanesi mantığında 6 bin metrekare büyüklüğünde, Kent ve Mimar Sinan Müzesi 6 bin metrekare büyüklüğünde, yine 6 bin metrekare büyüklüğünde Mutfak Sanatları Merkezi yapıyoruz. Artık Kayseri millet bahçesi uğrak yeri oldu. Ayrıca kişi başına yaklaşık 1 metrekare yeşil alan sunan dünya standartlarının üzerinde bir yeşil alan oldu. Değişik etkinliklerle kendinden söz ettiriyor, herkesin takdirini topluyor. Hafta sonları doluyor taşıyor. Kayseri’miz cıvıl cıvıl geleceğe ümitle bakıyor.”

Öte yandan, Kayseri’nin açık hava müzesi konumunda olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, “Kayseri açık hava müzesi, kültürel ve turizm düşüncesinde. Kültepe Kaniş-Karum ticaretin merkezi. Yeni yaptığımı Kayadan Oyma Müze var. Kültepe’yi orada insanlarla buluşturacağız. 4 organize sanayisi, 1 serbest bölgesi var Kayseri böyle bir potansiyel. 4 milyar dolar ihracatı olan bir şehirden söz ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın gözbebeği olan, Cumhur İttifakı’nın da kalesi olan bir Kayseri’den söz ediyoruz” şeklinde konuştu. – KAYSERİ

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/baskan-buyukkilic-gayret-bizden-calismak-bizden-insanlari-kucaklamak-bizden/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediyesi Acil Çözüm Ekipleri Kentte İz Bıraktı https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-acil-cozum-ekipleri-kentte-iz-birakti/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-acil-cozum-ekipleri-kentte-iz-birakti/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:48:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5505 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in hizmet açısından geri kalmış bölgelerde eksikleri tespit ederek hemen müdahale etmek için oluşturduğu Acil Çözüm Ekipleri, kent tarihine iz bıraktı. Başkan Soyer’in “Sizin patronunuz vatandaş” sözüyle sahaya çıkan ekipler, 23 binin üzerinde yüz yüze görüşme yaptı. Sahadan gelen talepler doğrultusunda harekete geçen ekipler, bugüne kadar 227 noktadaki çalışmaları bitirdi; 58 noktada da çalışmalar sürüyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in mahallelerin sorunlarına hızla çözüm üretmek üzere oluşturduğu Acil Çözüm Ekipleri, 5 yılda birbirinden önemli çalışmalara imza atılmasını sağladı. Kentte özellikle geri kalmış bölgelerde çalınmadık kapı bırakmayan ekipler İzmirlilerin istek, öneri ve şikayetlerini tek tek not ederek sorunları yerinde tespit etti. Başkan Soyer’in “Sizin patronunuz vatandaş” dediği ekipler 11 metropol ilçenin kentsel olanaklara erişimi kısıtlı mahallelerinde sorunların hızla çözüme kavuşmasını sağladı.

SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?

Acil Çözüm Ekipleri kurulduğu Kasım 2019’dan bu yana alan taraması kapsamında vatandaşla 23 bin 513 görüşme yaptı. Başkanlık, icraat ile ilgili birimlerin yetkilileri ve mahalle sakinlerinin ortak karar verdiği 335 iş kaleminden 227’si tamamlandı, 58’i devam ediyor. İlaçlama, temizlik, asfalt, kaldırım, sosyal yardım, park ve bahçe, ulaşım, kültürel ve sportif aktiviteler, altyapı çalışmaları, dere bakım onarımı gibi birbirinden farklı pek çok konuda çalışma yapıldı.

YAŞAYAN PARKLAR İLE DOĞA KENTE NÜFUZ ETTİ

Karabağlar’da Peker Parkı, Konak’ta Lale Parkı,  Bornova’da Meriç Yaşayan Parkı bölgeye kazandırıldı. Buca Fırat Mahallesi’nde bulunan Büyükşehir Belediyesi’ne ait 30 bin metrekarelik alandaki Fırat Fidanlığı bölge sakinlerinin de görüşü dikkate alınarak Yaşayan Park’a dönüştürüldü. Kentin dezavantajlı mahallelerinde spor alanları oluşturuldu. “Kötü alışkanlıklar ile değil spor ile büyüyen nesiller” sloganıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü 500’e yakın çocuğa ücretsiz spor eğitimi verdi. Gelir seviyesi düşük ailelerin çocuklarına spor malzemesi desteğinde bulunuldu. Amatör spor kulüplerine destekler sağlandı.

ÖZ KAYNAKLAR İLE OKUL İNŞA EDİLİYOR

Karabağlar Abdi İpekçi Mahallesi’nden okula gitmek için yola çıkan çocukların boş araziden geçerken tehlikeler yaşadığını tespit eden Acil Çözüm Ekipleri, hemen harekete geçti. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarihinde ilk defa belediye öz kaynakları ile ilk ve ortaokul inşa etmek için çalışmalara başladı. 3 katlı, 32 derslikli Orhan Kemal İlkokulu’nun inşaatı sürüyor.

MAHALLE BOSTANLARI KURULDU

Kentin dezavantajlı bölgelerinde mahalle sakinlerini tarım ile tanıştırma ve aile bütçesine katkı sağlaması adına başlatılan mahalle bostanları projesi kapsamında, 5 mahallede bostan alanı oluşturuldu ve 310 kadının tarımsal üretim yapması sağlandı.

ULAŞIM VE ALTYAPI SORUNLARI ÇÖZÜLDÜ

Acil Çözüm Ekibi çalışmaları kapsamında Karabağlar Bahriye Üçok Mahallesi ve Bayraklı Emek Mahallesi’nde İZSU yağmur suyu hattı döşedi. Bayraklı Gümüşpala Mahallesi’ne otobüs hattı konarak ulaşım kolaylaştı. Karabağlar Salih Omurtak Mahallesi otobüs son durağı uzatıldı ve depremde hasar gören Eyüp Ensari Camii güçlendirildi. Mahallede asfalt ve parke taşı uygulamaları yapıldı. Konak Küçükada Mahallesi’nde yer alan Metin Oktay Parkı baştan sona yenilendi. Buca ilçesinde 16 çocuk parkı ve yeşil alan düzenlemeleri yapıldı. Karabağlar Bahriye Üçok Mahallesi’ne meyve bahçesi kazandırıldı ve halı saha yapıldı.

ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Gürçeşme İZBAN istasyonu çalışmaları başladı çok yakında bölgenin ulaşım sorunu giderilecek. Bornova Behçet Uz Rekreasyon Alanı tamamlandı. Karabağlar Limontepe Mahallesi’nde rekreasyon alanı ve mahalle bostanı yapımı sürüyor.  Kadifekale’ye çocuk parkları ve sosyal donatı alanları kazandırılıyor. Karabağlar Abdi İpekçi ve Konak Lale mahallerinde altyapı çalışması yapıldı.

GÖRÜŞMELERİN HEPSİ YÜZ YÜZE MÜLAKAT

Acil Çözüm Ekibi çalışmalarını merkezine toplumsal katılımı alarak sürdürmeye devam ediyor. Yerinde hizmet anlayışı ile çalışan ekipler; mahallelerinde yapılacak her çalışmaya dair mahalle sakinleri ile karar vererek süreci ilerletiyor. Mahalle sakinlerinin görüşleri dikkate alınarak görüşmeler yapılıyor ve hem genel hem de özel sorunlara dair politikalar üretiliyor. Bugüne kadar 45 mahallede çalışma yapılmıştır. Resmi rakamlara göre 45 mahallenin toplam nüfusu 354 bin 121’dir. Toplam 23 bin 513 görüşme sonucunda 78 bin 691 kişiye erişim sağlandı. Saha araştırması yapılan mahallelerde bulunan hanelerin ortalama yüzde 22,22’si ile görüşüldü. Görüşmelerin hepsi yüz yüze mülakat metodu kullanılarak gerçekleşti.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-acil-cozum-ekipleri-kentte-iz-birakti/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Maden ocağındaki çalışmalar en kısa zamanda tamamlanacak https://www.karadenizhabertv.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-maden-ocagindaki-calismalar-en-kisa-zamanda-tamamlanacak/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-maden-ocagindaki-calismalar-en-kisa-zamanda-tamamlanacak/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:30:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5393 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden ocağında meydana gelen toprak kaymasına ilişkin, “Anbean buradaki bilim insanlarımızın yol göstericiliğinde, istişarelerle, işçimizden şoförüne varıncaya kadar hepimizin tek niyeti var. Bu işi olabilecek en kısa zamanda tamamlamak.” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve yetkililer eşliğinde maden ocağı sahasında gazetecilere açıklama yapan Yerlikaya, toprak kaymasının üzerinden 6 gün geçtiğini hatırlattı.

İlk andan itibaren devlet, hükümet olarak tam bir seferberlik ruhuyla durmadan duraksamadan çalıştıklarını ifade eden Yerlikaya, şöyle konuştu:

“Bu maden ocağı, 940 hektarlık bir arazi. Hemen ardımız görmüş olduğunuz liç alanı dediğimiz yerde yaklaşık 35 milyon metreküplük bir toprak kütlesi var. 14.28’de o vakitte, toprağın kaydığı zamanda, bu ardımızdaki Sabırlı Dere Alanı dediğimiz yere yaklaşık 5 milyon metreküplük bir toprak kaymasıyla yeni bir kütle vadiye doğru geldi. Hemen arkasındaki manganez ocağı dediğimiz yer var ki, oradan geliyoruz. Orada da 1,2 milyon metreküplük bir toprak kaymasıyla yer değiştirmiş vaziyette ve hemen sırt tarafta yani toplam liç alanının olduğu yerde de devamlı karşı tepelerde iki tane konuşlandırılan jeoradarla da duraksamadan yaptığımız arama kurtarmayla ilgili, çalışmalarımızda çalışan arkadaşlarımızın güven ortamında çalışmasıyla ilgili bundan sonra olma ihtimali olan bir kaymayı anlık izliyoruz. Bunun da altını çizmek istiyorum.”

Yerlikaya, arama kurtarmayla ilgili AFAD’ın başından beri 500’ün üzerinde profesyonel ekiple görev yaptığını belirterek, 2 bin 700’ü aşkın kişi, 800 en modern ve güçlü araçla bölgede çalışmaları sürdürdüklerini dile getirdi.

“Sabır, şu anda en fazla ihtiyacımızın olduğu duygu”

Araç ve insan kaynağı olarak hiçbir eksiklerinin bulunmadığını vurgulayan Yerlikaya, “Anbean buradaki bilim insanlarımızın yol göstericiliğinde, istişarelerle, işçimizden şoförüne varıncaya kadar hepimizin tek niyeti var. Bu işi olabilecek en kısa zamanda tamamlamak. Bunun için de eğer ilave araç ve insan kaynağıyla ilgili bir ihtiyacımız doğuyorsa bilin ki olabilecek en kısa sürede bunu biz tamamlıyoruz. Öncelikle 9 canımız şu anda bu toprağın altında. Yakınlarımızın her birini ziyaret ettik, devamlı da ediyoruz. Onlar da buraya zaman zaman geliyorlar. Onların akrabalarından bu maden ocağında çalışan kardeşlerimiz de var. Az önce onlarla tekraren görüştük. Onların sabrı, anlayışı için minnettarız. Tekrar geçmiş olsun dileklerimi paylaşmak istiyorum. Sabır, şu anda en fazla ihtiyacımızın olduğu duygu.” diye konuştu.

Yerlikaya, çalışmalarla ilgili planlarından bahsederek, şöyle devam etti:

“Böyle büyük bir toprak kütlesinin hareket ettiği bir ortamda bizim planımız basitçe şu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan arkadaşlarımız ve bilim insanlarımızla hemen bu ardımızdaki görmüş olduğumuz 5 milyon metreküplük hedef alanda ve arkasındaki manganez alanında toprağı geçici depolama alanı olarak az önce gelmiş olduğumuz ve tamamen Çevre Şehirciliğin bizzat talimatıyla ve yerinde yaparak oluşturmuş olduğu güvenli ortama geçici tahliye ediyoruz. Şu an için 60’a yakın ekskavatör ki en büyük hacimli ekskavatörlerle günlük bin, 1500’e yakın bir kamyon hareketiyle burayı ve hemen arkasındaki manganez ocağı, kamyonun içinde bulunduğu, toprak kaymasının olduğu yere, bu tahliye sürecini AFAD koordinasyonunda yapmaya devam ediyoruz. İklim koşulları ve özellikle jeoradarların devamlı takibiyle güvenli bir ortamla ilgili sıkıntı olmadığı müddetçe, Allah’ın izniyle aziz milletimize, bu kardeşlerimize eriştiğimizin müjdesini verebilmek için canı gönülden çalışıyoruz.”

” Bir ihmal, bir kusur varsa, kesinlikle hak, adalet tecelli edecek”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çalışmaların her anını yakından takip ettiğini aktaran Yerlikaya, tüm ekiplerin koordineli bir çalışma yürüttüğünün altını çizdi.

Yerlikaya, bir gazetecinin adli soruşturmalardaki gelişmelerle ilgili sorusu üzerine, “Adalet Bakanı’mız sürecin takipçisi ve bağımsız Türk yargısı burada. Bir ihmal, bir kusur varsa, bilin ki kesinlikle ve kesinlikle hak, adalet tecelli edecek. Buna hiç kimsenin şüphesi olmasın. Gerek Yılmaz Bakanımız, gerekse Başsavcılığımız bununla ilgili sizleri de bizleri de aydınlatır ve süreç de benim bildiğim kadarıyla devam edecek.” yanıtın verdi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-maden-ocagindaki-calismalar-en-kisa-zamanda-tamamlanacak/feed/ 0
Başkan Güler: “Bizim davamız pazara kadar değil, mezara kadar” https://www.karadenizhabertv.com.tr/baskan-guler-bizim-davamiz-pazara-kadar-degil-mezara-kadar/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/baskan-guler-bizim-davamiz-pazara-kadar-degil-mezara-kadar/#respond Sun, 03 Mar 2024 09:00:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4705 Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, “Bizim davamız pazara kadar değil, mezara kadar” dedi.

5 yıl önce sevgiyi büyütmek için yola çıktığını, çekişmeden ve kavgadan uzak kaldıklarını belirten Başkan Güler, ‘Düşünen Üreten Yarışan Ordu’ ilkesi ile yoğun bir çalışma sergilediklerini ve özellikle 2 bin 150 km yol ve 1800 km su yatırımlarında Cumhuriyet tarihinin tüm rekorlarını kırdıklarını kaydetti. Başkan Güler, bu başarıya 250 yeni iş makinesi aldıklarını, kendi asfalt plent tesisi ve beton santralleri ile taş ocakları kurarak ulaştıklarını ifade etti. Güler ayrıca yıllardır gündem olan çöp sorununu çözdüklerini hatta çöpten enerji üretecek seviyeye geldiklerini vurguladı.

“Tarımsız kalkınma olmaz”

AK Parti’nin 2024 Yerel Seçim Beyannamesi’ndeki 8 konu başlığının Ordu’da 5 yıldır uygulanan projelerle aynı olduğuna dikkat çeken Başkan Güler, “Biz o 8 maddeyi zaten kendiliğimizden yapmıştık. Bizimki yenilikçi, vizyoner bir belediyecilik. Bizim belediyeciliğimiz 5 yıl önce başlamadı. 1994 yılından beri Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber çalıştık. Yaptığımız şeylerde bazen anlaşılmakta zorluk çekiliyor. Tavuk şu bu deniliyor ama tarımsız kalkınma olmaz. Yaptığımız çalışmalarla en küçük büyükşehir olmamıza rağmen en büyük büyükşehirle mukayese ediliyoruz. Bu hoş bir karşılaştırma” diye konuştu.

Borç tartışmalarına noktayı koydu

Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin borcu ile ilgili tartışmalara nokta koyan Başkan Güler, geçtiğimiz günlerde yapılan meclis toplantısında plan bütçe komisyonunun borç miktarlarını açıkladığını ve konunun kapandığını vurguladı. Başkan Güler, “Bakın biz kimseyle yarışmıyoruz, kendimiz ile yarışıyoruz. Biz boş işlerle uğramıyoruz. Yanlış çoktur, doğru birdir. Tek bir doğru varken niye yanlışların doğru olduğunu ispat edelim.700’den fazla iş yaptık. Bütçe meydanda. Ben bu tür iddialara mecbur kaldıkça cevap veriyorum, yoksa onun dışında cevap vermiyorum. Boş işlerle uğraşmanın alemi yok. Tartışmayla vakit geçirecek zamanımız yok. Meclisin hem kendi denetimi var hem de Sayıştay tarafından denetliyoruz. Dolayısıyla her şey açık ortada. Plan bütçe komisyonumuzun başkanı gerek açıklamaları yaptı. Biz borç ödüyoruz, aynı zamanda borçlarımızı azalttık ve varlıklarımızı da ortaya koyduğumuz zaman 1,5 milyarlık kazancımız var” ifadelerini kullandı.

“Belde Evler’i yıkmasaydık emsal oluşturacaktı”

Altınordu Kirazlimanı Mahallesi’nde denizin kara ile birleştiği noktada daha önce yıkımı gerçekleştirilen ve yerine halkın yararlandığı sosyal tesisler inşa edilen Belde Evler alanıyla ilgili açıklamada bulunan Başkan Güler, “Benden önceki dönemi bahsetmek istemiyorum. Belde Evleri yıkmasaydık, 110 km sahili olan Ordu’da buna göz yumsaydım Altınordu’da emsal oluşturulurdu. Bütün sahili yüksek binalarla kapatacaktık. Şimdi Kirazlimanı’nda bütün Ordu’ya örneği olmayan bir tesis kazandırıyoruz” açıklamasında bulundu.

“Maliyetin altında su satışı yapıyoruz”

Su fiyatlarıyla ilgili bilgilendirmede bulunan Başkan Güler, “Su fiyatları konusunda 30 büyükşehir arasında 17. sıradayız. Bir metreküpün maliyeti bize 41 liraya mal olmasına rağmen Ordu il genelinde 772 mahallede 492 yerleşim ünitesine mesken abonelerine yüzde 80 indirimli su satışı yapılıyor. Sahilde bulunan 5 ilçemizdeki mesken abonelerine yüzde 47 indirimli, diğer 14 ilçemizdeki abonelerimize ise yüzde 60 indirimli su satışı yapılıyor. Yani maliyetinin çok altında satıyoruz. Su temel bir sorun. Keşke mümkün olsa da parasız yapsak. Ama maliyeti var. Biz göreve geldiğimizde suyun yüzde 56’sını kaybediyorduk. Biz bunu 35’e düşürdük. Sadece 1800 km su hattı yaptık” şeklinde konuştu.

“Bizim davamız pazara kadar değil, mezara kadar”

AK Parti’den aday gösterilmeyenlerin istifasını da değerlendiren Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, şöyle konuştu:

“Bu bir dava. Davanın dünü bugün makamı, koltuğu asla olmaz. Herhangi bir karşılığı asla olmaz. Hayatın sizi nereye atacağı belli olmaz. Bazen bir duvarın dibine de atabilir bazen de duvarın üstüne çıkartabilir. Biz dava bilinci ile hareket ediyoruz. Biz bu davanın en başından en sonuna kadar yer aldık. Baktığınız zaman herkes bir şey olmaya çalışıyor. Ama doğrusu bir şey yapmaktır. Zaten onu yaptığınız zaman, doğal olarak olmuş oluyorsunuz. Bunun bilincinde olmayanlar sabun köpüğü gibi değişebilir. Dediğiniz olmazsa başka bir yere geçersiniz. Yani dava bilinci çok köklü bir şeydir. Herkes bu bilince sahip olmaz”

“Bizim hedefe kitlendik”

Ordu’da 31 Mart Yerel Seçimlerinde hedefe kitlendiklerinin altını çizen Başkan Hilmi Güler, açıklamasında şunları söyledi:

“Bizim bütün amacımız daima sonuca kitlenmek. Onun için tüm ekip arkadaşlarımız ile hedefe kilitlendik. Yaptığımız çalışmaları inançla, dava ruhu ile gönüllere girerek yapıyoruz. Zaten yapmış olduğumuz bu çalışmaları ve üretilen projeleri vatandaşlarımız gördüğü için dün olduğu gibi bugünde tercihi değişmiyor. Biz eserlerimiz ile gereken cevabı zaten veriyoruz. Onun için halkımız da bunu bildiği için 20 yıldır tercihi değişmedi.”

“Biz hızımızı muhalefetin hızına göre yükseltiyoruz”

31 Mart Yerel Seçimlerinde Ordu’da Cumhur İttifakı olarak sahada çalışmalar yaptıklarının altını da çizen Başkan Güler, “Biz hızımızı muhalefetin hızına göre ayarlıyoruz” dedi.

Başkan Hilmi Güler, açıklamalarında şu bilgilere yer verdi:

“Bir Kızılderili atasözü derki; ‘Tanrım, düşmanımı güçlü kıl ki, zaferlerden şeref duyayım’. Bizim için muhalefet güçlü olursa, ondan memnun oluruz. Çünkü ona göre biz vitesimizi daha da yukarıya çıkartırız. Zaten kendimiz ile yarışıyoruz. Şu ana kadar zaten Ordu’da büyük bir hızla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Muhalefetin biraz dişli olması bizim çalışmalarımızın daha heyecanlı olmasını sağlar. Ordu’da biz Cumhur İttifakı olarak gayet verimli ve iş birliği içerisinde çalışmalarımızı yürütüyoruz.”

“Türkiye’de beka sorunu önemli”

15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası oluşan Cumhur İttifakı birlikteliği gelecek adına önemli bir birliktelik, olduğunun altını çizen Başkan Güler, şöyle devam etti:

“Türkiye’de beka sorunu önemli. Bakınız 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası ortaya çıkan bu birliktelik ile Türkiye daha güçlü bir yapıya kavuştu. Bu hem ülkemiz için hem de yarınlarımız için çok önemli bir birlikteliktir. Burada seçimin A ya da B’nin kazanması değil, Beka sorunu çok önemlidir. Bunun içinde bizim çok güçlü olmamız gereklidir. Enerji, gıda, teknoloji ve yazılımda hep öne çıkacak hamlelerimiz olması gerekir. Bakınız biz göreve başladıktan sonra kurduğumuz şirketlerle aslında bunun yerel yansımasını yaptık. Bu bakımdan Ordu yerelde aslında çok güçlü bir şehirdir. Baktığınız zaman Ordu aslında Türkiye’nin yerele yansımasıdır. Bizim aslında şuan ki neslimiz Z kuşağı nesli değil. Bizim neslimiz, TEKNOFEST kuşağıdır.”

“Yeni yüzyıl Ordu’nun yüzyılı olacak”

Dolu dolu geçen canlı yayında Fatma Meltem Naz’ın sorularını içtenlikle cevaplayan Başkan Güler, “Yeni yüzyıl Ordu’nun yüzyılı olacak. Daha önce karanlık içerisinde olan ilçeler şimdi aydınlık içerisinde birçok ilçemizde sokaklar karanlık ve kötü durumdaydı. Biz göreve geldikten sonra bu ilçelerimizde çalışmalara başladık. Önce alt sonra da üstyapı çalışmalarını tamamladık. İlçelerimiz ışıl ışıl oldu. Şimdi bu ilçelerimize doğalgazı getireceğiz. Belediyecilik budur. Bunları kendi imkanlarımız ile yapıyoruz. Paramız da var. Çok zengin de bir belediyeyeyiz. Bunlar haricinde yeni kaynaklar da oluşturduk. Yeni arsalar üretiyoruz. Teknolojide üretiyoruz. Önemli çalışmalar yapıyoruz. Ürettiğimiz bu teknolojiyi de il dışına satıyoruz” dedi.

“Ordu’yu bölge bölge ayırdık”

Yeni dönemde Ordu’ya yapılacak çalışmalardan da bahseden Başkan Güler, “Yeni dönemde Ordu adeta üretim noktası olacak. Ordu’nun yüksek ilçelerine organize sanayi bölgeleri kuracağız. Mesudiye ilçemizde Hayvan Organize Sanayi Bölgesi kurulacak. Akkuş ilçemizde Ahşap Organize Sanayi Bölgesi olacak. Aybastı ilçemiz Peynir ve Süt Ürünleri Bölgesi olacak. Alt ilçeler zaten teknoloji ağırlıklı olacak” diye konuştu.

“Altınordu rıhtım uzatılacak”

Altınordu ilçesinde bulunan rıhtımın yeni dönemde uzatılarak kruvaziyer turizmi için hazırlanacağının altını çizen başkan Güler, “Rıhtımda çalışmalarımız tamamlandı. Yeni dönemde burada hızlı bir çalışma yaparak limanı büyütüp kruvaziyer turizmi için gerekli olan tüm çalışmayı yapacağız. Şuan Ünye Limanı’nda bu çalışmaları yaptık. Ordu’daki limanda da bunları yapacağız. Bu hem şehrimiz için hem de gelecek için önemli bir yatırım olacak” şeklinde konuştu.

“Otopark meselesine el atıyoruz”

Yeni dönemde otopark sorununu mutlaka halledeceklerini kaydeden Güler, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Otoparkta rahatlık sağlayacak şekilde özel çalışmalarımız var. Örneğin millet bahçesinin altına 2000 araçlık otopark yapacağız. Daha önceki projede 416 araçlıktı. Bunu durdurarak 2000’e çıkarttık. Burası aynı zamanda sığınak olacak. Diğer taraftan Millet Düzü dediğimiz Çarşamba Pazarı altına yine otopark yapılacak. En önemli sürpriz proje ise Altınordu sahil yoluna battı çıktı yapacağız. Oradaki deniz manzaralı otoparkı Çarşamba Pazarı’nın altına alacağız. O alan müthiş bir meydan olacak. Projesi bitti. Seçimden sonra hemen çalışmalara başlıyoruz.” – ORDU

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/baskan-guler-bizim-davamiz-pazara-kadar-degil-mezara-kadar/feed/ 0
Erzincan’da göçük altında kalan işçilere hala ulaşılamadı https://www.karadenizhabertv.com.tr/erzincanda-gocuk-altinda-kalan-iscilere-hala-ulasilamadi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/erzincanda-gocuk-altinda-kalan-iscilere-hala-ulasilamadi/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:33:34 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4569 Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ

Erzincan İliç’te Çöpler altın madeninde meydana gelen zehirli toprak kaymasında göçük altında kalan işçilere hala ulaşılamadı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ‘kayan toprak kütlesinin kaldırılması için 400 bin kamyonun gerektiğini’ söylerken; aileler, gözleri yaşlı, göçüğün altındaki yakınlarının çıkarılmasını bekliyor. Kamyon şoförü Uğur Yıldız’ın kuzeni Doğukan Yıldız, ANKA’ya, “Biz isterdik ki burada çıkaralım kutlamalarla götürelim ama hala içeride. Saatler geçtikçe bizim de ümidimiz tükeniyor” diye konuştu

Çalık Holding’in ortağı olduğu, Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çalık Çöpler Altın Madeni’nde, 13 Şubat günü saat 14.28’de meydana gelen liç yığını alanındaki kaymayla beraber 9 işçi göçük altında kaldı. Kritik saatler geride kalırken göçük altındaki işçilerden henüz haber alınamadı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, dün yaptığı açıklamada, toprağın kaldırılması için 400 bin kamyonun gerektiğini söylerken; aileler, göçüğün altındaki yakınlarının çıkarılmasını bekliyor.

“GEÇİM DERDİ… EŞİNİ BİLE ZOR GÖREBİLİYORDU”

Gözü yaşlı bekleyen ailelerden biri de 35 yaşındaki Uğur Yıldız’ın ailesi ve akrabaları. Erzincan Merkez’de kalan Yıldız 1,5 yıllık evli. Yıldız’ın ‘kardeşim’ dediği kuzeni Doğukan Yıldız da üç gündür İliç’te maden alanında bekliyor. Uğur’un tazminatını hak edip işten ayrılacağını belirten kuzeni, “Ama mecburi geçim derdi. Haftada bir eşini zor görüyordu. Perşembe geliyor. Cuma dönüp gidiyordu. Zor şartlardaydı çıkmak istiyordu” dedi.

Biz olayı televizyondan öğrendik. Komşularımız söyledi. Sonra ulaşamayınca, apar topar buraya geldik. Geceydi buraya geldiğimizde… Yetkililer üstünkörü, ‘Çalışma var, çalışma devam ediyor’ diye konuşuyorlar. Zaten toprağa müdahale edemiyorlar, sadece tarama çalışması var. Şu anda hala yer tespit edilemiyor.

“BİZ İSTERDİK Kİ BURADAN ÇIKARIP KUTLAMALARLA GÖTÜRELİM: Bizim canımız, ciğerimiz gitti. İstanbul’dan, köyden akrabalar geliyorlar hala ama ne fayda… Biz isterdik ki burada çıkaralım kutlamalarla götürelim ama hala içeride. Saatler geçtikçe bizim de ümidimiz tükeniyor. Keşke zamanında müdahale olsa öncesinden önlem alınsa. ‘Dünyanın en önemli aletleri burada’ deniliyor. Çıkaramadıktan sonra istediği kadar iyi olsun.

BİR KISIM ÇALIŞAN ‘GÖÇÜK VAR ÇALIŞMA OLAMAYACAK’ DİYE HABERLEŞİYOR: Bir kısım çalışan kendi arasında haberleşiyor. ‘Göçük var bugün çalışma olmayacak’ diye işe gelmeyenler var. Kuzenimle beraber birkaç kişiye de ‘işe çıkmayın konteynerde bekleyin’ deniliyor. Onlar zaten o ara orada yakalanıyor. Kuzenim de son seferi yapıyormuş zaten tam geri geri giderken iki kamyon geri çekiliyor o da tam arasında kalıyor.

HANGİ PARA GİDEN CANLARI GERİ GETİRİYOR: Buraya iki defa hacminden fazla çalışma izni, depolama izni verilmiş. Niye verdiniz, kim verdi? Bizim canımızı aldınız ya. Belli bir kapasite var. İki katın üzerine çıkınca, felaketlerde gördük yani. 11 ilde gördük biz bunları… Hala neyin peşindesiniz, hangi para giden canları geri getiriyor?

İNSANLARI KURTARMAK YERİNE MALZEMELERİ KURTARMAYA BAKIYORLAR: Öncesinde kapatıldı üç ay gitmediler sonrasında tekrar açıldı. Zaten son zamanlarda yarık olduğu da belirleniyor ama insanları kurtarmak yerine demek ki malzemeleri kurtarmaya bakıyorlar. Bir kısmının haberi var zaten bir kısım işe gelmiyor işe gidenlerde bu şekilde yakalanıyor. Bugün çalışma yok orada bekleyin demişler o şekilde yakalanıyorlar. Benim kuzenimin de son seferi kamyonla içeri giriyor 30 saniyede yakalanıyor.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/erzincanda-gocuk-altinda-kalan-iscilere-hala-ulasilamadi/feed/ 0
TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu Çalışmalarını Tamamladı https://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-balikcilik-ve-su-urunleri-arastirma-komisyonu-calismalarini-tamamladi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-balikcilik-ve-su-urunleri-arastirma-komisyonu-calismalarini-tamamladi/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:39:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4330 TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu Başkanı İsmail Emrah Karayel, komisyonun çalışmalarını tamamladığını belirterek, “Avcılık ve yetiştiricilik başta olmak üzere sektörün önünün açılması anlamında ne yapılması gerekiyorsa komisyon olarak o iradeyi ortaya koyacağız. Temel hususları net bir şekilde ortaya koyup hızlıca çözelim istiyoruz.” dedi.

Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel başkanlığında toplandı.

Balıkçılık ve su ürünleri sektöründe yaşanan sorunların araştırılması ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis araştırma komisyonunun, 4 aylık çalışma döneminde yaptığı faaliyetleri anlatan Karayel, ilk önce sektör paydaşları ve mesleki örgüt temsilcilerini Meclis’e davet ederek sorun ve taleplerini dinledikleri, ardından saha ziyaretleri yaptıklarını hatırlattı.

Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Marmara Denizi ile iç sulardaki avcılık faaliyetleriyle ilgili incelemeler gerçekleştirdiklerini anlatan Karayel, “Komisyon olarak bugüne kadar yaklaşık 190 saatlik çalışma yaptık. Ziyaret ve incelemelerimizde 2 bin sayfa tutanak tutuldu ve 11 bin kilometre yolculuk yaptık. Böylece komisyonumuzun 4 aylık çalışma süresini tamamlamış olduk.” diye konuştu.

Komisyondan en çok talep edilen konuları aktaran Karayel, su ürünleri mühendislerinin çalışma koşulları, sektördeki üreticilere tanınan banka finansmanlarının arttırılması, balık tüketiminin arttırılmasına yönelik bir kampanya yapılması, Türk somonu üretim çiftliklerinin artırılması, balıkçı barınakları konusunda imar düzenlemesi, balıkçıların kullandığı akaryakıta ilişkin ÖTV düzenlemesi ile av sezonu tarihleriyle ilgili değişiklikler gibi konularda yasal düzenleme yapılmasının istendiğini söyledi.

Komisyon raporunun mayıs ya da haziranda bitirilmesini öngördüklerini ifade eden Karayel, raporun hazırlanma sürecinde akademisyenlerden de destek alacaklarını dile getirdi. Raporun, en temel sorunlar başta olmak üzere tali sorunları ve çözüm önerilerini kapsayacağını ifade eden Karayel, şöyle konuştu:

“Sektördeki temel hususlardan bir tanesi balıkçı barınaklarıyla ilgili düzenleme süreci. Burası Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Ulaştırma ve Altyapı ile Tarım ve Orman Bakanlıklarını ilgilendiren bir alan. Bunların dışında bazı bakanlıkların alanına giren hususlar da var. Bundan sonra yapılacak barınaklarla önceki barınakların durumlarının birbirlerinden ayrılması konusu önemli. Bazı bölgelerdeki barınaklarda derinleştirme yapılması hususu da var. Bunların hepsini önem sırasına göre değerlendirip çözüme ulaştırılması için çaba göstereceğiz. Tespit ve değerlendirmelerimizin Meclisimiz için bir araştırma komisyonu raporu olmasının yanında icra ve yürütme açısından da bağlayıcılığı var. Bu değerlendirmeler ilgili bakanlıklarla mutlaka görüşülecek.”

Karayel, denizlerde veya iç sularda çevre kirliliği olması durumunda sektörün devamlılığının sürdürülmesinin mümkün olmadığının altını çizerek, bu konuda da tavsiyelerde bulunacaklarını söyledi.

Sektörün büyüklüğüne dikkati çeken Karayel, “Bu sektör 1,7 milyar dolar ihracat yapıyor. Ayrıca Türkiye’de birçok kişiye istihdam sağlayan bir sektör. İşleme tesislerinde ve birçok alanda kadın istihdamının yoğun olduğu bir sektör. Bu nedenle avcılık ve yetiştiricilik başta olmak üzere sektörün önünün açılması anlamında ne yapılması gerekiyorsa komisyon olarak o iradeyi ortaya koyacağız. Temel hususları net bir şekilde ortaya koyup hızlıca çözelim istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-balikcilik-ve-su-urunleri-arastirma-komisyonu-calismalarini-tamamladi/feed/ 0
Melikgazi Belediyesi, İklim Değişikliğiyle Mücadele İçin Dijital Belediye Hizmetlerini Artırma Projesiyle Avrupa Birliği’nden Hibe Aldı https://www.karadenizhabertv.com.tr/melikgazi-belediyesi-iklim-degisikligiyle-mucadele-icin-dijital-belediye-hizmetlerini-artirma-projesiyle-avrupa-birliginden-hibe-aldi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/melikgazi-belediyesi-iklim-degisikligiyle-mucadele-icin-dijital-belediye-hizmetlerini-artirma-projesiyle-avrupa-birliginden-hibe-aldi/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:45:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4186 Birçok projesiyle Avrupa Birliği’nden hibe alan Melikgazi Belediyesi, Türkiye Ulusal Ajansına sunduğu “İklim Değişikliğiyle Mücadele İçin Dijital Belediye Hizmetlerinin Artırılması-DigiEdu” projesi 98 proje içinden seçilen 6 projeden biri oldu.

Uygulamaya başladıkları projeler ile yerel yönetimlere model olmaya devam ettiklerini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, “Avrupa Birliği Erasmus + Yetişkin Eğitimi Programı kapsamında finans desteği alan projede Melikgazi Belediyesi ile Litvanya Druskininkai Belediyesi ortak çalışmalar gerçekleştirecek. Projede belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik dijital hizmetlerinin artırılması ve bu hizmetlerin toplum tarafından aktif olarak kullanılmasının sağlanmasına yönelik eğitim modüllerinin geliştirilmesi hedeflendi. Her geçen gün etkilerini daha fazla hissettiğimiz iklim değişikliği, sera etkisinin artmasına ve buna bağlı olarak çevre ve iklim odaklı sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Sera etkisini oluşturan kirletici gazlar, özellikle fosil yakıt kullanan araçlardan atmosfere salınmaktadır. Araç kullanımlarının azaltılması, bisiklet ve toplu taşıma araçlarının daha fazla tercih edilmesi dünya atmosferinin kirletici gazlardan kurtulmasında önemli rol oynamaktadır. Ulaşım için doğa dostu yöntemlerin seçilmesi ile her yıl tüm dünyadan atmosfere salınan 5 milyar ton miktarındaki kirletici gazın önemli bir kısmının önüne geçilebilmektedir” dedi.

İklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlayacak projenin, dijital belediye hizmetlerinin sayı ve niteliğinin arttırılması ve bu hizmetlerin kullanım oranının yükseltilmesi ile insan hareketliliğinin ve buna bağlı araç kullanımının azaltılmasını sağlayacağını söyleyen Başkan Palancıoğlu, “Projenin hedeflerine ulaşması adına Melikgazi Belediyesi ve Druskininkai Belediyesi ortaklığında her iki belediye için dijital hizmetlerinin arttırılmasına yönelik çalıştaylar planlandı. İlk Çalıştay, 5-11 Şubat tarihlerinde Litvanya Druskininkai Belediyesi’nde gerçekleştirildi. Melikgazi Belediyesi’nden Çalıştay’a katılan heyet ile Druskininkai Belediyesi heyeti 5 farklı başlıkta sorun analizi ve çözümlere yönelik çalışmalar gerçekleştirdi. Çalıştay’da belediyelerin hangi hizmetlerinin online olabileceği, bu hizmetlerin insanlara nasıl duyurulabileceği ve özellikle online hizmetlerin kullanımının nasıl yapılacağı münazara edilerek çözüm yolları ortaya kondu. Projenin 2. Çalıştayı ise Melikgazi ilçemizde 3-9 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Litvanya Druskininkai Belediyesi’nden ilçemize gelecek heyet ile birlikte ortak çalışmalar yapılacak. Ayrıca belediyemizden giden heyetimiz Litvanya Büyükelçisi Sayın Görkem Barış Tantekin’i de ziyaret ederek çalışma hakkında da kendilerine bilgiler verdi” diye konuştu.

İklim değişikliği için belediyeler olarak gereken her türlü önlemi almak ve yapılabilecek her türlü çalışmayı başlatmak zorunda olduklarını da ifade eden Başkan Palancıoğlu sözlerine şu şekilde devam etti:

“Belediye olarak hali hazırda birçok belediyecilik hizmetini vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bu hizmetlerle vatandaşlarımız evlerinden çıkmadan telefon, bilgisayar gibi araçlarla belediyeye ait işlemlerini uzaktan gerçekleştirebiliyor. Gerçekleştirdiğimiz proje ile daha fazla belediye hizmetini dijital ortama aktararak insan hareketliliğini azaltmayı ve doğaya salınan egzoz gazlarını azaltmayı hedefliyoruz. İklim değişikliği ile mücadele kapsamında hazırladığımız projenin ilçemize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” – KAYSERİ

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/melikgazi-belediyesi-iklim-degisikligiyle-mucadele-icin-dijital-belediye-hizmetlerini-artirma-projesiyle-avrupa-birliginden-hibe-aldi/feed/ 0
İBB Başkan adayı Kurum, Eğitim-Bir-Sen üyeleriyle bir araya geldi Açıklaması https://www.karadenizhabertv.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-egitim-bir-sen-uyeleriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-egitim-bir-sen-uyeleriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/#respond Sun, 11 Feb 2024 21:30:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3656 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “Büyükşehir Belediyesi promosyon da verse, tutamayacağı vaatleri de verse Eğitim-Bir-Sen’li kardeşlerim, bizim çalışan yol arkadaşlarımız öyle davasını bir promosyona değişmez. Olaya bir bütün bakar, olaya büyük bir Türkiye davası yolunda bakar.” dedi.

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) 12. Bölge 7. Dönem 1. Teşkilat Eğitim Programı’na katılan Kurum, dün AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışması sırasında gerçekleştirilen silahlı saldırıyı şiddetle kınadı.

Kurum, “Bu menfur saldırıda yaralanan kardeşimize Rabb’imden acil şifalar diliyorum. Kendisinin güzel haberlerini teşkilatımızla birlikte bekliyoruz, Cenab-ı Allah’a dua ediyoruz. Biz, ne suretle olursa olsun seçim çalışmalarımıza kasteden bu saldırı karşısında birliğimizi, beraberliğimizi, kararlılığımızı koruyacağız. Hiç kimsenin bu süreci baltalama çalışmalarına, gölgelemesine asla ve asla müsaade etmeyeceğiz.” diye konuştu.

Trafik kazasında dün hayatını kaybeden AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı’ya da Allah’tan rahmet dileyen Kurum, şöyle devam etti:

“Hakikaten tarifsiz bir acı yaşıyoruz. Kardeşimiz şehit oldu. Çünkü kendisi, bu davaya, büyük Türkiye davasına yüreğiyle, kalbiyle, çalışmalarıyla sonuna kadar hizmet etti. Her şehidin bir mesajı vardır, bize emanetleri vardır. Emanetleri, yakınlarıdır, sevdikleridir. Onun yakınları bizim ailemizdir, kardeşimizdir. Şehidimizin mesajı ise hepimizin üzerimize yüklediği sorumluluktur. Bu sorumluluk ülkemizin, milletimizin yarınları için her zamankinden çok daha fazla çalışmaktır. Ben merhume kardeşimizin değerli eşi, yol arkadaşımız Muharrem Baltacı kardeşimize başsağlığı diliyorum. Tüm dava arkadaşlarımızın ve teşkilatımızın başı sağ olsun.”

Murat Kurum, konuşması sırasında salondaki katılımcılardan Baltacı için Fatiha suresini okumalarını istedi.

Kurum, bugün Eğitim-Bir-Sen’in Türkiye’de en etkin sivil toplum kuruluşlarından birisi olduğunu belirterek, “Hamdolsun ki bugün Türkiye’nin yüzünü ağartan başarılara imza atan bir Eğitim-Bir-Sen var. Kurulduğunuz günden bu yana kararlılıkla, sabırla ve samimiyetle sürdürdüğünüz mücadeleler için sizlere canıgönülden teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“Verdiğiniz sözleri tutamadınız”

Kendilerinin daima memurun hak arama mücadelesine destek verdiklerine dikkati çeken Kurum, ilerledikleri tüm sarp yollarda yerli, milli ve onurlu bir duruşu öğretmenlerle birlikte gösterdiklerini, onların 15 Temmuz’da alanlara en ön safta koşmasını asla ve asla unutamadığını kaydetti.

Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin şu an bir telaş içerisinde olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

“Ne yapacağını, nasıl davranacağını, ne söyleyeceğini açıkçası tam bilmiyor. Bu kaos ve karmaşa içerisinde biz belediye çalışanlarımızın ücretlerini, çalışma şartlarını iyileştireceğimizi ifade ettiğimizde onlar da alelacele bir promosyon verdiler. Kardeşlerimize, ‘Bu sizin 31 Mart’taki görüşünüzü, fikrinizi değiştirir mi?’ diye sorduğumuzda arkadaşlarımız şu cevabı verdiler, ‘Biz kurumumuzu seviyoruz ve kurumsal düşünüyoruz.’ dediler. O yüzden Büyükşehir Belediyesi promosyon da verse, tutamayacağı vaatleri de verse Eğitim-Bir-Sen’li kardeşlerim, bizim çalışan yol arkadaşlarımız öyle davasını bir promosyona değişmez. Olaya bir bütün bakar, olaya büyük bir Türkiye davası yolunda bakar. O yüzden siz ne yaparsanız yapın nafile, verdiğiniz sözleri tutamadınız.”

Göreve geldiklerinde İstanbul’da düzenlenecek özel eğitim programlarına tam destek vereceklerine dikkati çeken Kurum, “Sizler eğitim faaliyetlerinizi sürdürürken türlü sıkıntılarla karşılaşıyorsunuz. Aranızda okul müdürlerimiz var. Bugün okullarımızda, yaşanan en büyük sorunlardan birisi olan hijyen, güvenlik ve temizlik problemiyle uğraşan müdürlerimiz var. Size söz veriyorum, biz göreve geldiğimizde artık böyle bir sorununuz kalmayacak. Okullarımızın temizlik, güvenlik ve bakımında sizlerin yanında olacağız. Biz, bu yükü omuzlarınızdan alacağız ki siz geleceğimizin teminatı çocuklarımıza çok daha nitelikli faaliyetler yapabilesiniz.” dedi.

Murat Kurum, Turgut Cansever’in “Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil, imar ettiğiniz şehri tahrip eder.” sözünü hatırlatarak, Bu bakımdan hem şehri hem de nesli ihya edeceklerini vurguladı. Kurum, “Neslimizin imarı konusunda sizlerle el ele çalışacağız. İstanbul’umuzun memurları için burada yaşamayı külfet olmaktan çıkaracağız ve yaşanabilir bir şehir olması için de özel bir gayreti ortaya koyacağımızı bilmenizi isterim.” diye konuştu.

Kurum, memurların, işçilerin ve emekçilerin kuracağı kooperatiflere KİPTAŞ eliyle proje ve yapım gibi teknik destekler vereceklerinin altını çizerek, İBB’den haksız yere çıkartılanları tekrar işe alacaklarını, kendi yönetimlerinde hiç kimsenin haksızlığa uğramayacağını kaydetti.

Kendilerinin bir kardeşler topluluğu olduğuna işaret eden Kurum, “Sadece Türkiye’de değil en son Gazze’mizde olmak üzere, dünyanın neresinde bir mazlum sesini duysak hemen yanı başında sizin ellerinizi gördük. Gündemimiz ne olursa olsun Gazze’yi, Gazze’nin masum çocuklarını, zulme uğrayan annelerini, babalarını unutmayacağız, unutturmayacağız.” şeklinde konuştu.

“Bahar değil kara kış yaşadık”

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise 31 Mart 2019 seçimlerinin hafızalarında olumlu tablolar bırakmadığını dile getirdi.

Yalçın, “Geçen dönem yerel yönetim seçimlerinden sonra ‘Emek mücadelesini kucaklayacağız.’ diyenler, üzülerek ifade edeyim ki emek mücadelesini kundakladılar.” dedi.

Emekçilerin hukukunun korunmasının ve iş güvencesinin sağlanmasının gerekliliğinden bahseden Yalçın, şunları ifade etti:

“Yerel yönetim seçimlerinden sonra HDP’li, CHP’li, İYİ Partili birçok belediyede yaşadığımız bu travmatik durumları bir daha yaşamak istemiyoruz. Bize ‘Martın sonu bahar.’ demişlerdi ama bahar değil kara kış yaşadık. Biz belediyelerde sürgünler yaşadık, 1500 kilometre öteye sürgünler yaşandı. Bunların hepsinin mücadelesini örgütlü gücümüzle verdik ve bu anlamda önemli bir aşamayla, Cumhurbaşkanı’mızın sözleşmelileri kadroya almasıyla birlikte kaydetmiş olduk ve geçmişteki o kaygıları, kuşkuları geride bıraktık.”

Yalçın, Murat Kurum’un geçmiş dönem çalışmalarını hatırlatarak, çıktığı yolculukta ona başarı diledi.

Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve çok sayıda sendika üyesi katıldı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-egitim-bir-sen-uyeleriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/feed/ 0
Bakan Uraloğlu: “19,5 milyonu sabit, 74,8 milyonu mobil olmak üzere 94,3 milyon geniş bant internet abone sayısına ulaştık” https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-uraloglu-195-milyonu-sabit-748-milyonu-mobil-olmak-uzere-943-milyon-genis-bant-internet-abone-sayisina-ulastik/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-uraloglu-195-milyonu-sabit-748-milyonu-mobil-olmak-uzere-943-milyon-genis-bant-internet-abone-sayisina-ulastik/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:09:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3495 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, ülkeler ve kıtalar arası internet otobanlarına olan ihtiyacın öngörülenin de ötesinde arttığını kaydederek, “Bugün yaklaşık 19,5 milyonu sabit abone, 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abone sayısına ulaştık. Şu anda toplam fiber uzunluğumuz yaklaşık 550 bin kilometre ve fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye, 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

Bakan Uraloğlu, Antalya’nın Serik ilçesi Kadriye Turizm Merkezi’ndeki bir otelde, Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Türk Telekom CEO’su Ümit Önal ile şirket yöneticilerinin yer aldığı 2024 İş Hedefleri Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.

Burada katılımcılara hitap eden Bakan Uraloğlu, bir yıl önce ülkenin yaşadığı en büyük felaket olan 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlara bir kez daha Allah’tan rahmet diledi ve devlet millet el ele büyük bir badireyi atlattıklarını kaydetti.

Bakanlık olarak, birçok stratejik alanda millete hizmet etmenin onurunu gururunu yaşadıklarının altını çizen Bakan Uraloğlu, “Yol Medeniyettir” anlayışıyla aziz vatanımızın dört bir yanında, Mavi Vatan’da, İstikbalimiz olan göklerde çalışma arkadaşlarımızın imzası vardır. Elbette bu hizmetleri yürütürken hızla gelişen teknolojiyle yarıştığımızın farkındayız. Özellikle ulaşım, bilişim, teknoloji ve telekomünikasyondaki projelerimizi, çağın ihtiyaçlarının önünden gitmenin bir zaruret olduğu bilinciyle planlıyoruz” diye konuştu.

Bakan Uraloğlu, yük, insan ve data ulaşımındaki yatırımları Cumhurbaşkanımızın vizyonu, hükümetlerimizin kararlılığı ve Türk Telekom gibi alanında uzman kurum ve kuruluşlarımızın inançlı çalışmalarıyla hayata geçirdiklerini bildirdi.

Geçmişi iki asır evvele dayanan Türk Telekom’un yıllar içerisinde sürekli kendini yenileyerek; mobil, internet, telefon ve TV gibi geniş hizmet ağı ve zengin ürün çeşitliliğiyle hem bireysel hem de kurumsal hizmetler alanında çok güçlü bir markaya dönüştüğüne değinen Bakan Uraloğlu, Türkiye’yi yeni teknolojilerle buluşturma ve bilgi toplumuna dönüşüm sürecini hızlandırma vizyonuyla da 81 ilin tamamında faaliyetlerini başarıyla sürdürdüğünü kaydetti.

“İnternet yaşam tarzı haline geldi”

Türk Telekom’un, afet halleri de dahil olmak üzere her zaman ülkesinin ve milletinin yanında olduğunu gösterdiğini işaret eden Bakan Uraloğlu, “Asrın felaketi 6 Şubat depremleri çerçevesinde, mobil baz istasyonlarını bölgeye sevk ederken, bölgedeki vatandaşlarımızı acil ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için ücretsiz konuşma ve internet yükleyerek büyük faydalar sağlamıştır. Bölge halkı için WiFi internet noktalarını ücretsiz kullanıma sunmuş ve iletişime kapalı olan müşterilerinin mobil, internet ve sabit hatlarını görüşmeye açarak ülkemiz için ne kadar kıymetli bir kurum olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır” ifadelerine yer verdi.

İnternetin özellikle son 25 yıl içerisinde alışkanlıkları, zorunlulukları değiştiren ve dönüştüren yeni bir yaşam tarzı haline geldiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, bugün içinde bulunulan dördüncü sanayi devrimini; nesnelerin interneti, kuantum bilgisayarlar, bulut bilişim, makineler arası iletişim, blok zincir uygulamaları ve yapay zeka teknolojilerinin oluşturduğunu belirtti.

“Küresel mobil veri trafiğindeki yükseliş”

Sosyal medya ağları ve dijital platformların önemini ve faaliyet sahasını sürekli arttırdığını ve genişlettiğini işaret eden Bakan Uraloğlu, ” Artık dijital teknolojiler, yeni ürün ve piyasaların gelişmesine yol açarken ekonomik büyümenin en önemli itici gücü haline gelmiştir. Günümüzde yaklaşık 5,5 milyar insan cep telefonu kullanmaktadır. Bu rakam toplam dünya nüfusunun üçte ikisinden fazlasının cep telefonu kullandığını gösterirken, dünya genelinde kullanılan cep telefonlarının yaklaşık yüzde 80’ini ise akıllı telefonlar oluşturmaktadır. 2027 yılı itibarıyla akıllı telefon kullanıcı sayısının 7,7 milyara ulaşması beklenmektedir. Teknoloji dünyasında çığır açan 5G ağlarının, ekonomik değerde trilyonlarca dolar ve milyonlarca iş fırsatı oluşturacağı öngörülmektedir. 2028 yılında ise dünya çapında 5G aboneliklerinin tüm mobil aboneliklerin yüzde 55’ini oluşturarak 5 milyar insana ulaşacağı tahmin edilmektedir. Küresel mobil veri trafiğinin ise 2030 yılına kadar 80 kattan fazla bir artışla aylık 5 bin Exabyte’ı aşacağı düşünülmektedir. Kısaca, her geçen gün veri trafiğinin katlanarak arttığı bir dönemdeyiz. Dünyada üretilen, kopyalanan ve tüketilen veri büyük bir hızla artıyor. Sosyal ağlar ve sosyal medyanın milyarları bulan kullanıcı sayısına ulaşması, uluslararası ilişkiler ve ticaretin yoğun olarak internet üzerinden yürütülmesi bunun en önemli etkenleri arasında yer alıyor” dedi.

Veri hacminin 2010 yılında 2 zetabyte seviyesinde iken 2020’de 64 zetabyte, 2025’te ise 181 zetabyte’a ulaşacağının tahmin edildiğini aktaran Bakan Uraloğlu, sadece 15 yılda verinin neredeyse 90 kat artacağını kaydetti.

“İnternet otobanı”

“Bu nedenle ülkeler ve kıtalar arası internet otobanlarına olan ihtiyaç, öngörülenin de ötesinde artmaktadır” diyen Bakan Uraloğlu, ” Bu çerçevede de hem ihtiyacı karşılama hem de Türkiye’yi bölgenin veri üssü yapma hedefiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Hem devlet hem de özel sektör olarak yeni yatırımlarımız ve iş birliklerimizle Türkiye’yi bir telekomünikasyon merkezi haline getiriyoruz. Yeni nesil teknolojilere ve özellikle fiber yatırımlara büyük önem veriyoruz. Genişbant altyapısının yaygınlaştırılması ve fiber optik altyapının güçlendirilmesi gibi stratejik adımlarla, ülke genelinde sunulan hizmetlerin daha hızlı, güvenilir ve erişilebilir olması adına çalışmalar sürdürüyoruz. Bugün yaklaşık 19,5 milyonu sabit abone, 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abone sayısına ulaştık. Şu anda toplam fiber uzunluğumuz yaklaşık 550 bin kilometre ve fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye, 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Fiberin toplam sabit genişbanttaki payını ise 2024’te yüzde 35’e ulaştırmayı, mobil genişbant penetrasyon oranını ise yüzde 90’a çıkarmayı planlıyoruz. Ayrıca bugün ülkemiz, OECD ülkeleri içinde 2021-2022 yılları arasındaki bir yıllık süreçte sabit internet yaygınlığı en çok artan ülkeler arasında yer almaktadır” ifadelerine yer verdi.

Bakan Uraloğlu, haberleşme, ulaşım, savunma sanayi, otomotiv, denizcilik, hangi alanda olursa olsun yerli, milli ve özgün üretime büyük önem verdiklerini vurguladı.

“Ülkemizi yüksek teknoloji üretim üssü haline getireceğiz”

Bir yandan 5G çalışmalarında yerli ve milli çerçevede ilerlerken bir yandan da 6G teknolojisinin hazırlıklarına başladıklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, “5G altyapıları için kritik öneme sahip 5G çekirdek şebeke, 5G baz istasyonu, 5G’ye özel yönetim, servis ve yazılım ürünleri geliştiriyoruz. Bu noktada Türk Telekom’da, Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik etme sorumluluğu ile 5G konusundaki çalışmalarını 2013 yılından bu yana sürdürüyor. 5G hız rekorlarının yanı sıra ülkemizin ilk akıllı fabrika uygulaması, ilk özel endüstriyel mobil şebeke, ilk canlı 5G maç yayını, 5G destekli ilk çevrim içi uzaktan ameliyat ve tarımda ilk akıllı traktör kullanımı gibi çok sayıda yenilikçi projeye imza atıyoruz. Bu yenilikçi çalışmaları ve başarıları için teşekkür ediyor, yenilerinin devamını bekliyoruz. Biliyoruz ki 5G’nin yaygınlaştırılması için gerekli olan planlama, strateji, kadro, kaynak, koordinasyon ve eylem entegrasyonu, kabiliyet ve imkanına sahip bir Türkiye var. Yerli üretim ile yüksek teknolojili küresel markalar çıkaracağız. Ülkemizi yüksek teknoloji üretim üssü haline getireceğiz. Ayrıca telekomünikasyon merkezi olma yolunda hızla ilerlerken, artık uydu ve uzay çalışmaları alanında da uluslararası bir oyuncu olma yolunda önemli adımlar atıyoruz. Yayıncılık ve internet erişimi hizmetleri noktasında, stratejik haberleşme sistemlerini sürekli güncelleyerek zamanın gereği olan yenilikleri vatandaşlarımıza dünya ile eş zamanlı olarak sunuyoruz” diye konuştu.

“Türksat 6A’yı haziran ayında yörüngesine göndereceğiz”

Uydu ve uzay teknolojileri alanlarında önemli faaliyetler gerçekleştirdiklerine değinen Bakan Uraloğlu, “İlk defa ülkemizin insanlı uzay misyonu bir Türk astronotumuzu uzaya göndererek hem havacılık hem de uzay çalışmalarımız bakımından çok önemli bir dönem yaşıyoruz. Astronotumuz Alper Gezeravcı 13 farklı alanda uzayda bilimsel çalışmamıza öncülük etti ve yepyeni gelişmelerin kapılarını araladı. Şu anda da dünyaya dönüş yolculuğunda. İnşallah bugün saat 16.30 gibi sağ salim dünyaya inmesini bekliyoruz. Ayrıca, ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. Bu sayede Türkiye haberleşme uydusu üretebilen 10 ülke arasına girecek. İnşallah Türksat 6A’yı, önümüzdeki haziran ayında yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz” dedi.

Bakan Uraloğlu, Türk Telekom’un yönetici kadrolarının görevinin kurumsal bir yönetim anlayışıyla hizmet kalitesini arttırmak ve Türk Telekom’u faaliyette bulunduğu alanlardaki en değerli marka haline getirmek olduğunu vurguladı. – ANTALYA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-uraloglu-195-milyonu-sabit-748-milyonu-mobil-olmak-uzere-943-milyon-genis-bant-internet-abone-sayisina-ulastik/feed/ 0
İzmir’de mahkumlar okullara yardım ediyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmirde-mahkumlar-okullara-yardim-ediyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmirde-mahkumlar-okullara-yardim-ediyor/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:12:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3194 İzmir’de mahkumlar eğitime renk katıyor

İzmir’de yükümlüler okulları yeni döneme hazırlıyor

İZMİR – Denetimli Serbestlik Yasası kapsamında yaklaşık 200 yükümlü, İzmir’de düzenlenen proje ile yarıyıl tatilinde 5 ilçede okulları boyuyor, temizliyor ve tadilat işlerini yapıyor.

Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün yargı alanında bulunan Karşıyaka, Çiğli, Menemen, Aliağa ve Foça ilçelerinde, yükümlülerin cezalarının bir kısmının kamuya yararlı işlerde çalıştırılarak tamamlanması kararlaştırıldı. Yaklaşık 200 yükümlü arasından seçilen 50 kamu çalışma yükümlüsü, 2 ekip halinde günde 4 saat olmak üzere, Karşıyaka ilçesinde bulunan Mürşide Altınçubuk Ortaokulu’nu boyayıp, gerekli temizlik, bakım ve onarım işlemlerini yapıyor. Yükümlüler, işlemleri ikinci dönem eğitimine yetiştirmek için hummalı çalışmayı sürdürüyor.

“Öğrencilere ayrı motivasyon katacak”

Boyama ve tadilat işlerini yerinde takip eden Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürü Orhan Kaykaç, “Eğitim öğretime 19 ocakta eğitime ara verilmesi nedeniyle bu ara vermeyi öğrencilerimiz için verilen bu molayı fırsat değerlendirerek okullarımızı bu 2 haftalık süreçte ikinci yarı yıla hazırlamak istedik. Yaklaşık 50 kamu çalışma yükümlümüz ile özellikle Karşıyaka ve menemen ilçelerinde bulunan ve ivedi ihtiyacı bulunan okullarımızı ilçe milli eğitim müdürlüklerimiz ile birlikte tespit ettik. Arından bu okullarımızı daha hijyenik ve bakımlı yapabilmek ve böylece çocuklarımızın haftaya okullarına başladıklarında yenilenmiş ve temizlenmiş olarak okullarını bulmalarının, onlara ayrı bir motivasyon katacağına düşünerek; temizlik bakım onarım ve boya işlemleri için çalışmaya başladık” ifadelerini kullandı.

Projenin hakkında görüşlerini de aktaran Kaykaç, sözlerine şu ifadeleri de ekledi;

“Kamu yararına çalışma yükümlülüklerini, kanunlarla ihtilafa düşmüş kişilerin topluma verdikleri zararı yine toplum için çalışarak ödemeleri, toplum içerisinde vicdani bir rahatlamaya sebep oluyor. Aynı zamanda yükümlülerimizin yeniden suç işlemesini engelleyeceği etkenleri güçlendirmek, topluma karşı üretken, toplumsal kurallara karşı sorumlu bireyler olmasını sağlaması adına projeyi çok önemsiyoruz.”

“İkinci döneme geçmemizde büyük katkı sağladılar”

Düzenlenen projenin faydalı olduğunu aktaran Mürşide Altınçubuk Ortaokulu Müdürü Üves Kozak ise “Okulumuz güçlendirmeden çıkması sebebiyle; 15 günlük tatilde kamu yararı cezası almış yükümlülerimizin, okullarda yardım amaçlı çalışması için okulumuz önerildi. Bu süreçte 15 gün boyunca yükümlü arkadaşlar özverili çalışmayla okulumuza çok destek oldular. Yükümlü arkadaşlar boya, tadilat işlerine bizlere destek oldular. Sınıf ve bahçe temizliğinde de çalışmalarını yaptılar. İkinci döneme geçmemizde büyük katkı sağladılar. Bu tip projelerin daha sıklıkla olmasını istiyoruz” dedi.

“Gençler ve çocuklar geleceğimiz”

Yaptığı iş sebebiyle mutlu olduğunu ifade eden yükümlü, “Çevre düzenlemesi, boya ve badana gibi işlemleri yapıyoruz. Günde 4 saat çalışıyoruz. Gayet mutluyuz. Gençler ve çocuklar geleceğimiz. Gereken ne ise sonuna kadar yapmaya hazırız. Okulların açılmasına az bir zaman kaldı. Bu sebeple hızlı bir şekilde hareket ediyoruz” diye konuştu.

Öğrenciler için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden bir diğer hükümlü, “Böyle bir sosyal proje içerisinde bulunmaktan çok mutluyuz. Burada küçük kardeşlerimize faydamız dokunabildiyse ne mutlu bize. Böyle sosyal projeler olduğu sürece biz gönüllüyüz. Bahçe bakımları yapıldı, şu anda boyama işlemleri yapılıyor. Çevre düzenlemesini, iç ve dış temizliklerini de yapıyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz” cümlelerini aktardı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmirde-mahkumlar-okullara-yardim-ediyor/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Türkiye, 100 yıllık planlar yapan bir ülke https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:18:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3142 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Hamdolsun ki artık, üç beş yıllık değil, 100 yıllık planlar yapan, sahip olduğu potansiyelin ve öz değerlerin farkına varan, görüş mesafesini gittikçe artıran, gelecek ufkunu sürekli genişleten bir Türkiye var.” dedi.

Bakan Işıkhan, Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde düzenlenen SGK ve İŞKUR İl Müdürleri İstişare Toplantısı’na katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Işıkhan, Türkiye siyasi tarihinde ilk kez tecrübe edilen iki aşamalı bir seçim sürecinin ardından yeni kabineyle 8 aylık bir çalışma dönemini geride bıraktıklarını söyledi.

Bu süre zarfında, hem çalışma hayatı hem de ülke adına çok önemli adımlar attıklarını belirten Işıkhan, asgari ücret, 7. Dönem toplu sözleşme müzakereleri, memur ve emeklilerin aylıklarında yapılan artışlar, destekler ve deprem yardımları gibi birçok icraatı hayata geçirdiklerini belirtti.

“Attığı her adımda sürekli hedef büyüten bir Türkiye olarak, artık önümüzde daha büyük hedefler bulunmaktadır” ifadesini kullanan Işıkhan, “Hamdolsun ki artık, üç beş yıllık değil, 100 yıllık planlar yapan, sahip olduğu potansiyelin ve öz değerlerin farkına varan, görüş mesafesini gittikçe artıran, gelecek ufkunu sürekli genişleten bir Türkiye var. Başta bakanlığımız olmak üzere tüm kamu kurumlarımızın gelecek politikaları bakımından mihenk taşı olarak gördüğümüz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın mimarı olduğu Türkiye yüzyılı hedefimiz var. Yediden yetmişe ülkemizin her bir ferdinin bu hedefe odaklanması, bu vizyonun farkındalığını taşıması önem arz ediyor. ” diye konuştu.

“Deprem bölgesi şehirlerini canlandırmak için çalışmaya devam edeceğiz”

Bakan Işıkhan, üç gün sonra birinci yıl dönümünü idrak edecekleri “asrın felaketi”nin acısını her daim yüreklerinde hissettiklerini ifade ederek, bu felakette kurum çalışanları dahil binlerce canı yitirdiklerini belirtti.

Böyle zamanların sosyal devlet olmanın kıymetinin çok daha iyi anlaşıldığı, şefkat ve merhamet medeniyeti olmanın anlamının çok daha iyi idrak edildiği zamanlar olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Her zor zamanımızda olduğu gibi yine yaralarımızı birlikte saracağız, birbirimize tutunarak ayağa kalkacağız ve bu güçlü dayanışmayla ayakta kalacağız. Çünkü biz Türkiye’yiz. Bilhassa deprem bölgesi şehirlerimizi bir an önce canlandırmak için var gücümüzle çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz. Bu doğrultuda bugüne kadar yaptığımız tüm çalışmaları daha da güçlendirerek hedefimize yürüyeceğiz. Gayretimizi, motivasyonumuzu daha da arttırarak üreteceğiz.” diye konuştu.

Bakan Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının artık kendine ‘yüzyıl vizyonu’ kazandırmış bir ülkenin mihenk taşlarından biri olduğunu, bütün icraatlarını bu hakikatin farkındalığıyla gerçekleştirdiğini belirtti.

“SSK emeklilerimiz için 6 Şubat’ta, Bağ-Kur emeklilerimiz için 7 Şubat’ta fark ödemelerini gerçekleştireceğiz”

Işıkhan, dünyaya rol model olan, sürekli takip edilen, gıptayla bakılan ve örnek alınan bir sosyal güvenlik sistemini yönettiklerini söyledi.

Sosyal Güvenlik Kurumunun 85 milyon vatandaşın güvencesi, umudu ve geleceğinin teminatı olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Sosyal güvenlik noktasında vatandaşlarımızı koruma altına alan, çalışma hayatında kendilerini güvende hissetmelerini sağlayan ve haklarını, sağlıklarını, emekliliklerini, ölüm sonrasında ise eş ve çocuklarını koruma altına alan büyük bir şemsiyedir. Aynı zamanda kurumumuz, devlet ile vatandaş arasındaki bağı ve vatandaşlarımızın devletimize olan güvenini sağlayan kurumdur.” ifadelerini kullandı.

Işıkhan, il müdürleri başta olmak üzere tüm SGK çalışanlarının insanlarla iletişimi, milletin ihtiyaç ve taleplerine yaklaşımı ne kadar şefkatli ve problem çözme odaklı olursa, vatandaşlarla aralarındaki bağın da o denli gelişeceğini vurgulayarak, “2024 yılının ilk yarısı için emekli aylıklarındaki zam oranını tüm emeklilerimiz için yüzde 49,25’te eşitledik. Bu gece itibarıyla söz konusu karar Resmi Gazete’de yayımlandı. SSK ve Bağ-Kur emeklilerimiz ile hak sahiplerinin aylık fark tutarlarını ödemeye başlayacağız. SSK emeklilerimiz için 6 Şubat’ta, Bağ-Kur emeklilerimiz için 7 Şubat’ta fark ödemelerini gerçekleştireceğiz.” dedi.

“Türkiye artık üretilene tabi olmayı değil üreten olmayı tercih etmektedir”

Son yıllarda alanında çok başarılı projelere imza atan en önemli kuruluşlarından birinin hiç şüphesiz kamu istihdam kurumu, Türkiye İş Kurumu olduğunu vurgulayan Işıkhan, İŞKUR’un istihdam ve çalışma hayatında bir dünya markası haline geldiğini söyledi.

İŞKUR’un dünyada parmakla gösterilen ve sürekli takip edilen bir iş ve işçi bulma sistemini temsil ettiğini ifade eden Işıkhan, şöyle devam etti:

“Hükümetimizin son yıllardaki en önemli gündem maddesi, yatırım, üretim ve istihdam dengesine dayalı büyüme politikasıdır. Türkiye artık üretilene tabi olmayı değil üreten olmayı tercih etmektedir. Yerli ve milli sanayimiz başta olmak üzere her alanda özgünlük ve bağımsızlık temel şiarımızdır. Hamdolsun bunu başarmak adına çok ciddi adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. Bu atılımların doğal bir sonucu olarak daha fazla istihdam, daha nitelikli iş gücü ve daha müreffeh yaşam şartları vatandaşlarımız adına en temel hedefimiz olmuştur. Her geçen gün büyüyen ekonomimiz, siz idarecilerimizin başarılı çalışmaları ve uyguladığı politikalar sayesinde istihdamımıza da olumlu şekilde yansımaktadır.”

“Türkiye Yüzyılı’nı emeğin, üretimin ve istihdamın yüzyılı yapmakta kararlıyız”

Politikalar ve uygulamalar sayesinde, vatandaşların geleceğe yeni fırsatlar, yeni heyecanlar ve yeni umutlar çerçevesinde baktığını dile getiren Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın defaatle dile getirdiği gibi güçlü bir ekonomi ve güçlü bir toplumlarının olduğunu söyledi.

Işıkhan, “Türkiye’yi kur ve enflasyon oyunlarıyla teslim almaya çalışanlara verilecek en büyük cevap, devlet-millet el ele mücadele etmek ve istihdama katılarak müreffeh bir toplum olma yönünde çalışmaktır” ifadesini kullanarak, mücadelenin en büyüğünün ise 7’den 70’e her bir ferdin üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapması olduğunu vurguladı.

Güçlü çalışma hayatı, güçlü yarınlar ve Türkiye Yüzyılı için el ele verip çalışacaklarını vurgulayan Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nı emeğin, üretimin ve istihdamın yüzyılı yapmakta kararlı olduklarını belirtti.

Işıkhan, kayıt dışı istihdamı ve işsizliği azaltıp, istihdamı, girişimi ve güçlü sosyal güvenlik sisteminin hizmet kalitesini artırmaya devam edeceklerini dile getirerek, “Her daim hükümetimizi, bakanlığımızı ve ülkemizi temsil etmenin bilinciyle, milletimizin devletine olan güvenini artıracak daha başarılı çalışmalara, el ele, gönül gönüle, hep birlikte imza atacağız.” dedi.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/feed/ 0
Uzmanlar, yarıyıl tatilinin sınav başarısını artıracağını söylüyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/uzmanlar-yariyil-tatilinin-sinav-basarisini-artiracagini-soyluyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/uzmanlar-yariyil-tatilinin-sinav-basarisini-artiracagini-soyluyor/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:06:26 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2698

BAHÇEŞEHİR Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Direktörü Sibel Durak, sömestirin derslerdeki konu eksiklerini kapatabilmek için fırsat olduğunu söyledi. Uğur Okulları Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt da öğrencilerin dönemin yorgunluğunu atmak ve gelecek döneme zihni açık bir şekilde başlamak için dinlenip tatil yapması gerektiğini ancak eğitimin sarmal olduğunun da unutulması gerektiğini kaydetti.

Yarıyıl tatili, LGS ve YKS adaylarına önemli bir fırsat sunuyor. Doğru planlanmış bir tatille sınav başarısının artacağını söyleyen uzmanlar, öğrencilere iyi bir yarıyıl tatilinin ipuçlarını verdi. Türkiye’de milyonlarca öğrenci yarıyıl tatilini farklı şekilde değerlendirirken, LGS ve YKS’ye girecek adayların sınava hazırlık heyecanı devam ediyor. Uzmanlar ise dinlenmenin de ihmal edilmediği kişiye özel, doğru planlanmış bir tatilin sınav başarısını artıracağına dikkat çekti.

Yoğun bir eğitim-öğretim döneminden sonra öğrencilerin dinlenmesi ve öğrendiği bilgileri pekiştirmesi için yarıyıl tatilinin güzel bir fırsat sağladığını belirten Uğur Okulları Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, “Elbette öğrencilerimiz dönemin yorgunluğunu atmak ve gelecek döneme zihni açık bir şekilde başlamak için dinlenip tatil yapmalı, ancak eğitimin sarmal olduğu da unutulmamalıdır” dedi.

Öğrencilerin öncelikle tatili kapsayan günler için bir plan yapması ve bu plana uymak için kararlı olması gerektiğine dikkat çeken Kurt, şu önerilerde bulundu:

“Hedefe odaklı bir tatil planı, sınava hazırlanan öğrencilerin zamanlarını daha etkili bir şekilde yönetmelerine yardımcı olur. Hedef odaklı tatil planlarını oluştururken, öğrencilerin ihtiyaçları belirlenerek öncelikle günlük hedefler oluşturulmalı, çalışma ve mola süreleri de plana eklenmelidir. Ayrıca tatil planlarında sadece sınava hazırlanmaya değil, dinlenirken eğlenecekleri spor, sanat, müzik gibi sevdikleri alanlara da yer vermeleri zihinlerini ve bedenlerini zinde tutmaları, motivasyonlarını desteklemeleri için de faydalı olacaktır. Öğrencilerin öğrenme süreçleri kişisel özelliklerine göre farklıdır. Bu sebeple ders çalışma ve aktiviteleri için sürelerini planlarken öğrenme stillerini güçlü ve zayıf yönlerini de objektif olarak değerlendirmeleri gerekir. Sınava hazırlık için dengeli bir yaklaşım benimsemek öğrencilerin hem dinlenme hem de çalışmasına yardımcı olacaktır. İyi bir planlama ve disiplinli çalışma, başarıya ulaşmayı kolaylaştıracaktır. Ancak her öğrencinin tatil planını kendi ihtiyaçlarına ve hedeflerine göre ayarlaması gerektiği unutulmamalıdır.”

PLANINIZ GERÇEKÇİ OLSUN

Bahçeşehir Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Direktörü Sibel Durak ise sömestirin derslerdeki konu eksiklerini kapatabilmek için fırsat olduğunu vurguladı. 14 günlük arayı hem çalışarak hem de kendine vakit ayıracak şekilde planlayan adayların ikinci döneme avantajlı şekilde başlayacağını söyleyen Durak, “Plan yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli husus, öğrencinin uygulayabileceğine inandığı, gerçekçi bir plan olmasıdır. Çünkü her insan ancak inandığı bir planı uygulamak için motive olur ve gayret sarf eder” dedi.

Durak, öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu:

“Diğer dikkat edilecekler ise ders çalışmak, kitap okumak, dinlenmek, eğlenmek için ayrılacak vaktin önem derecesine göre dengeli olmasıdır. Hangi derse, hangi konulara çalışılacağını doğru belirlemek de netleri yükseltmenin en önemli adımıdır. Her öğrencinin kendi öz değerlendirmesini yapması gerekir. Bunun için de önce sınav konularının listesini edinin ve bu liste üzerinde öz değerlendirmenizi yapın. Öz değerlendirme için aşağıdaki soruları kendine sorabilirsin. Bu sorulara vereceğin cevaplar, hangi derse ve hangi konulara öncelik vermen gerektiğini belirleyebilir.

Hemen her yıl sınavda soru çıkan konular hangileri? Okulda işlenmiş ama henüz çalışmadığın konular hangileri? Çalıştığın halde deneme sınavlarında ya da konu testlerinde yüzde 70’ten düşük performans gösterdiğin konular hangileri? Çalışmana rağmen çabuk unuttuğunu fark ettiğin konular hangileri? Çalışmana rağmen anlamadığın konular hangileri?”

MEZUNA KALMA KARARI İÇİN ACELE ETMEYİN

PDR Direktörü Sibel Durak, 12. sınıf öğrencilerinin bazılarının özellikle aralık ve ocak aylarında sınav sonrası tercih yapmayıp mezuna kalmaya karar verdiklerini belirtip, bu konuda acele edilmemesi gerektiğini söyledi. Durak, “Elbette ilk yıl yerleşmek zorunda değilsiniz. Sonuçta üniversiteye giriş sınavlarına sonsuz kere katılma hakkınız var. Fakat bu karar şimdi değil, sınav bitip sonuçlar açıklandıktan sonra verilmelidir. Seneye hazırlanmaya karar verilse bile yapılması gereken en doğru şey, o sene de var gücünüzle sınava çalışmak olacaktır. Çünkü sınava seneye de girecek olsanız bile bu sene çalışmanızın size zararı değil faydası olacaktır. YKS’ye başvuran aday (rakip) sayısı her yıl arttığından, sınava girilen ilk yıl yeterli ve düzenli çalışmak her durumda avantaj getirecektir” diye konuştu.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/uzmanlar-yariyil-tatilinin-sinav-basarisini-artiracagini-soyluyor/feed/ 0
Vergi Müfettişi: Dolaylı vergilerin payı artmalı, vergi adaleti sağlanmalı https://www.karadenizhabertv.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:03:12 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2604 Vergi Müfettişi Fatih Mustafa Olcay, vergide adaletin tesis edilmesi için dolaylı vergilerin gayri safi milli hasıla içindeki payının dolaysız vergilerde de sağlanması gerektiğini belirterek, “Harcamaların üzerinden alınan vergilerden ziyade servet vergileri ve gelir vergileri üzerinden alınan tutarların artan oranda bir şekilde yapılması ile özellikle çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir” dedi.

Vergi Müfettişi Fatih Mustafa Olcay, kayıt dışılık, FATF (Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu), kara para aklama ve terörün finansmanı konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının attığı adımları, vergi gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunda önerilerini, enflasyon hedefi doğrultusunda AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Türkiye’nin atması gereken adımları ve dijital ekonomi kapsamında kripto varlıkların vergilendirilmesi konusunda son durumu İHA muhabirine değerlendirdi.

“Yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor”

Vergi Müfettişi Olcay, kayıt dışılık, FATF, kara para aklama ve terörün finansmanını konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının büyük olduğunu söylediği çalışmalar ortaya koyduğunu belirterek, “Bakanımız Mehmet Şimşek de ifadelerinde bu konulara sıklıkla değiniyor. Özellikle terörün finansmanı, kara para aklama ile alakalı, Türkiye’nin gri listeden çıkması, yatırımların Türkiye’ye çok daha fazla gelmesi açısından çok büyük mücadele gösterilmekte. FATF’ın gri listesinde şu anda iki tavsiyede uyumsuzluk göstermekteyiz. Bunu aşmak için bakanlığımız çalışmalarda bulunmakta. Bakanlığımız 2022 yılı raporunu FATF’a sundu. Bu noktada yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor. Vergi denetim kurulunda çalışan vergi müfettişleri olarak terörün finansmanı, kara para aklamanın engellenmesi açısından üzerine düşen vergi incelemelerini ve denetimlerini gerçekleştiriyoruz. Özellikle asıl kullanıcıların tespit edilmesi ve terörün finansmanından kaynaklanan bu paranın aklanmasının engellenmesi konuları ile ilgili olarak hem raporlamalar hem de değerlendirmelerle bakanlığımızın bu çalışmasına katkılar sunmaktayız” diye konuştu.

“Çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir”

Vergiye gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunu ele alan Olcay, şunları söyledi:

“Vergilendirmede adaletin tesis edilmesi ve vergiye gönüllü uyumun sağlanması için Türkiye’de özellikle vergi bilincinin sağlanması gerekmektedir. Vergide adaletin tesis edilmesi için dolaylı vergilerin gayri safi milli hasıla içindeki payının dolaysız vergilerde de sağlanması gerekmektedir. Özellikle harcamaların üzerinden alınan vergilerden ziyade servet vergileri ve gelir vergileri üzerinden alınan tutarların artan oranda bir şekilde yapılması ile özellikle çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir. Bu anlamda eksik olduğumuz hususları tamamlıyoruz, tamamlamaya gayret gösteriyoruz. Bakanlığımız da bu konuda çalışma göstermektedir.”

“2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’den ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz”

Vergi Müfettişi Olcay, enflasyonun tek haneli seviyelere inmesi için Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikasına binaen Hazine ve Maliye Bakanlığının eş güdümlü olarak sıkı maliye politikası ve vergi politikası uygulamayı tercih ettiğini hatırlatarak, “Bu doğrultuda adımlar atıyor. Bu anlamda biz, sıkı para politikası ile maliyetlerin de ihracatın da çok önemli olduğunu düşünmekteyiz. İhracat kalemlerindeki maliyet artışlarının azaltılması ve ihracat kalemlerimizin artarak devam etmesi de ülkemiz açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle 2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’ye ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz. Ancak ilerleyen süreçte bunlar yapmadığımızda şunlarla karşılaşabiliriz: Maliyetlerimizdeki artışlardan dolayı AB ülkelerine ihracat yapmak için pazar payımızda daralmalar görülebilir. Bu anlamda 2026 yaklaşmadan Hazine ve Maliye Bakanlığımız bu konularda çalışmalar gösteriyor. SKDM için bir an önce yerel emisyon sistemimizi uygulamaya sokmamız gerekmekte. Pazar payımızın daralmaması, ihracat hedeflerimizin gerçekleşmesi için adım atmalıyız. Bu iki durum, enflasyonun tek hanelere inmesine katkı sunacaktır” ifadelerine yer verdi.

“Önce tanımı yapılarak, kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte”

Olcay, dijital ekonominin vergilendirilmesi ve kayıt altına alınması açısından çözüm bekleyen en önemli olduğunu söylediği konulardan birinin de kripto varlıklar olduğunu aktararak, “Kripto varlıklar, merkeziyetsiz bir şekilde saklanabilen, paylaşılabilen, alım-satım yapılabilen varlıklar. Kripto varlıkların vergilendirilebilmesi için öncelikle tanımın yapılması gerekiyor. Yani, emtia mı, gayri maddi hak mı, menkul kıymet mi yoksa para mı? Bu açıdan ülkemizde çalışmalar yürütülmekte. Daha sonra kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte. Türkiye de buna ilişkin çalışmalar gösteriyor. Yakın zamanda Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in açıklamaları var: ‘Ülkeler bu anlamda kendi düzenlemelerini yapıyorlar. Biz de kendi düzenlemelerimizi yapmalıyız’ diye. Özellikle Türkiye’nin dijitalleşme alanında vergi ağını kurabilmesi, bu alanların boşluğunu doldurabilmesi açısından da kripto varlıkların vergi altına alınması ve bu uygulamanın geliştirilmesi çok büyük önem arz etmektedir” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediyesi, altyapıya 10 milyar 525 milyon TL yatırım gerçekleştirdi https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-altyapiya-10-milyar-525-milyon-tl-yatirim-gerceklestirdi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-altyapiya-10-milyar-525-milyon-tl-yatirim-gerceklestirdi/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:30:33 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2439 Planlı, kurallı, kimlikli bir kent hedefiyle çalışmalarını sürdüren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, kentin altyapısını da ihmal etmedi. Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT), geçmiş yıllardan bu yana altyapıda yaşanan eksikleri gidermek için Nisan 2019’dan bugüne güncel bedeliyle 10 milyar 525 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdi.

Göreve geldiği günden bu yana çevre ve doğa dostu çalışmalarıyla dikkat çeken ve bu başarısını yerel, ulusal ve uluslararası alanda aldığı 19 çevre ödülüyle taçlandıran Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya’nın doğası ve çevresi için altyapıya büyük yatırım yaptı. Vatandaşın temiz ve sağlıklı suya kavuşabilmesi için önemli çalışmalara imza atan Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, kent merkezi ve 14 ilçede kanalizasyon ve yağmur suyu ile arıtma yatırımları gerçekleştirdi. Altyapıya Nisan 2019’dan bugüne güncel yatırım tutarı ile 10 milyar 525 milyon TL’lik yatırım yapıldı.

“İçme suyu hasreti sona erdi”

Eskiyen ve sürekli arıza çıkaran, 50 yıllık içme suyu hatlarının yenilenmesine öncelik veren ASAT, güncel yatırım tutarı 4 milyar 412 milyon 693 bin 548 TL olan 3 bin 99 kilometre içme suyu yatırımı gerçekleştirdi. Yenileme çalışmalarında, eski borular dünya standartlarında 110’luk polietilen borularla değiştirildi. Bu sayede içme suyu hattı hem daha dayanıklı hale geldi, hem de su kayıpları minimuma indirildi. Gazipaşa’dan Kaş’a birçok yayla ve yerleşim yeri ASAT’ın çalışmalarıyla ilk kez içme suyuna kavuştu. Mahallelerin yıllardır süren su sorununu çözen ASAT, vatandaşın su hasretine de son verdi.

“19 ilçede içme suyu çalışması”

ASAT Genel Müdürlüğü tarafından kent merkezindeki Kepez ilçesinde 54, Muratpaşa ilçesinde 47 mahallede kapsamlı bir içme suyu çalışması yapıldı. Her iki ilçenin de 50 yıllık ihtiyacını karşılayacak şekilde planlanan proje kapsamında asbestli borular değiştirilerek yerlerine daha sağlıklı içme suyu boruları döşeniyor. Antalya’da bu kapsamlı çalışma sayesinde kayıp ve kaçakları önlemeye yönelik altyapının uzaktan takip sistemi de iyileştiriliyor. 500 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen SCADA Sistemi kapsamında parsel girişlerine su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine yönelik olarak ana sayaçlar takılarak ASAT’ın “akıllı içme suyu yönetimi” SCADA sistemine dahil ediliyor. ASAT tüm bu çalışmaların yanı sıra Serik, Belek, Kemer ve Elmalı içme suyu üretim tesislerinin yenilemesini gerçekleştirdi. Yine 550 milyon TL’lik bir yatırımla Alanya ve Manavgat içme suyu üretim tesislerinin ise revizyonu başladı.

“Çözülmeyen sorunlara neşter”

Nisan 2019’dan bu yana kanalizasyon ve yağmursuyu yatırımlarına da yoğun şekilde devam eden ASAT Genel Müdürlüğü, güncel yatırım tutarı 2 milyar 277 milyon 472 bin TL olan yatırımla 475 kilometre kanalizasyon, 62 kilometre yağmur suyu çalışması gerçekleştirdi. İlçelerin kangren haline gelen sorunlarına neşter vuran ASAT, Finike’de 7 mahalleyi kapsayan 25,6 kilometre uzunluğundaki kanalizasyon çalışması ile ilçenin kanayan yarasına çare oldu. Pandemi döneminde Aksu’nun tarihi kanalizasyon sorunu çözüldü. Kepez ilçesinde de kanalizasyon sorunu büyük oranda çözülürken Döşemealtı ilçesinin farklı noktalarında da 31 kilometre uzunluğunda kanalizasyon hattı inşaatı yapıldı. 300 milyon TL’lik yatırımla Döşemealtı’na kazandırılacak 90 kilometrelik kanalizasyon hattı çalışmaları ise sürüyor. Gazipaşa, Serik, Demre, Korkuteli ve Elmalı’da da kanalizasyon çalışmaları devam ediyor.

“Foseptrik sorun olmayacak”

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, 40 kilometrelik ve yaklaşık 100 milyon TL yatırım bedelli kanalizasyon projesi ile Alanya Demirtaş’ın yıllardır kangren haline gelen foseptik sorunu ortadan kaldırıyor. ASAT tarafından ihalesi yapılan “Kemer İlçesi Muhtelif Mahalleleri İçme Suyu ve Kanalizasyon Yapım İşi” çerçevesinde Kemer’de yaklaşık 20 kilometre kanalizasyon imalatı gerçekleştirildi. Yapı ve nüfus yoğunluğundaki artışa paralel olarak artan ihtiyaçları da belirleyerek çalışmalarına yön veren ASAT, Antalya’nın imara yeni açılan bölgelerinden Aksu ilçesi Altıntaş bölgesine 120 kilometrelik kanalizasyon hattı kazandırmak için de çalışma başlattı.

Antalya’nın geleceği için arıtma yatırımlarını da ihmal etmeyen Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü arıtmalar için güncel yatırım tutarı 2 milyar 18 milyon 840 bin TL’lik çalışma gerçekleştirdi. Arıtma tesislerinin tamamını revize eden ASAT Genel Müdürlüğü Antalya’nın denizine ve doğasına sahip çıktı.

“59 milyon 850 bin avroluk anlaşma”

Bununla da yetinmeyen ASAT, kentin geleceği için hayati öneme sahip “Hurma Arıtma Çamuru Yakma ve Enerji Geri Kazanım Tesisi” için de düğmeye bastı. Antalya’nın 2070 yılı projeksiyonlarına göre şekillendirilen proje ile ASAT Genel Müdürlüğü’ne ait 29 arıtma tesisinden çıkan çamurlar yakılarak enerjiye dönüştürülecek. Söz konusu proje için ASAT ile Fransız Kalkınma Ajansı arasında 59 milyon 850 bin euro bütçeli, hazine garantisiz kredi tesisi anlaşması gerçekleştirildi.

“Kentin denizi ve çevresi temiz olacak”

Nisan 2019’da göreve geldiklerinde bir tarım ve turizm kenti olan Antalya’da içme suyu ve kanalizasyon başta olmak üzere altyapı ile ilgili ciddi eksikler olduğuna dikkat çeken Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, görev süresi boyunca bu eksiklerin giderilmesi noktasında ASAT Genel Müdürlüğü’nün ciddi bir çalışma gerçekleştirdiğini söyledi. Antalya’nın geleceği için arıtma tesislerine büyük önem verdiklerini ifade eden Başkan Böcek, “Hurma Atık Su Arıtma Tesisi’ne kazandıracağımız çamur yakma ve enerji geri kazanma tesisi ile Antalya’da oluşan yılda 180 bin ton arıtma çamuru yakılarak bertaraf edilecek. Tesisin devreye alınması sonucunda modern bir emisyon sistemiyle birlikte termal enerji ve elektrik enerjisi elde edilecek. Fransız Kalkınma Ajansı’ndan aldığımız krediyle Lara Atık Su Arıtma Tesisi’nin kapasitesinin artırılması da amaçlanıyor. Projelerin tamamlanmasıyla birlikte ülkemizin ve Avrupa Birliği’nin çevre kanun ve mevzuatlarına uygun olarak tesislere sahip olacağız. Kredinin konusu olan projeler Sıfır Atık, enerji verimliliği, iklim değişikliği, küresel ısınma ve Paris Antlaşması hususuna uygundur. Bu sayede Antalya’mızın denizinin, çevresinin ve doğasının temiz kalmasını sağlayacağız” diye konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-altyapiya-10-milyar-525-milyon-tl-yatirim-gerceklestirdi/feed/ 0
İLKE Vakfı Yeni Yönetim Kurulunu Atadı https://www.karadenizhabertv.com.tr/ilke-vakfi-yeni-yonetim-kurulunu-atadi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/ilke-vakfi-yeni-yonetim-kurulunu-atadi/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:21:43 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2434

Eğitim, sivil toplum, iktisat ve toplum alanlarında araştırma ve yayın faaliyetleri yürüten İLKE Vakfı’nda Mütevelli Heyet yeni yönetim kurulunu atadı. Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten Prof. Dr. Lütfi Sunar, görevini Başkan Yardımcısı Ahmet Sait Öner’e devretti. Fatih Neslişah Kültür Merkezi’nde düzenlenen devir teslim töreniyle Öner ve yeni yönetim kurulu da görevine başladı. Yeni yönetim kurulunda akademi, sivil toplum, hukuk ve iş dünyasından önemli çalışmalara imza atmış isimlerin bulunduğu aktarıldı.

Mütevelli Heyet Başkanı Nihat Erdoğmuş konuşmasında sivil bir bakışla ve sivil alanda kalarak daha müreffeh bir dünyanın inşası için çalışmaya devam edeceklerini söyleyerek “Yapıcı katkıya siyasetin, toplumun, ekonominin, ailenin, kısaca hepimizin ihtiyacı var. Gelir dağılımı adaletsizliğini giderme gibi pek çok meselede çözümler gerekiyor. İLKE Vakfı bir yandan içerik üretirken bir yandan güçlü kurumsal yapılarla organize ve verimli çabalar sunma gayretinde. Çalışmalarımızda sürekli yenilenmeye çalışıyoruz. Görevi devreden bütün üyelerimiz çok değerli ancak Lütfi hocamıza ayrı bir başlık açmak gerekiyor. Bir nefer gibi çalıştı ve yoğun bir emek ve mesai harcadı. Kendisine sizlerin huzurunda çok teşekkür ederim” dedi.

KURUMLARDA YENİ İNSANLARA YER AÇMAK GEREKİYOR

Törende bir konuşma gerçekleştiren Lütfi Sunar ise “İLKE Vakfı’nı kurarken isim bulmakta zorlandık. Böyle kuruluşlara anlamlı bir isim bulmak zordur. En sonunda İLKE üzerinde mutabık kaldık. İLKE bizim için sadece süslü bir kelime değil. Her durumda her farklı yerde farklı davranmamak, ilkeli olmak için kullandığımız bir kelime anlamına geliyor. Bendeniz dokuz yıldan fazla bir zamandır yönetim kurulu başkanlığı yapıyorum. Bu biraz bayrak yarışı gibi ancak aynı zamanda hep birlikte yapılacak bir iş. İLKE’de eşgüdümlü, organize ve birlikte çalışma kültürünü yakaladık.  Yeni insanlara yer açmak, yer vermek gerekiyor. Ahmet Sait Öner benden bayrağı devraldı. Yeni yönetim kurulunun hayırlara vesile olmasını niyaz ederim” diye konuştu.

BAYRAĞI DAHA YUKARI TAŞIYACAĞIZ

Yeni Başkan Av. Ahmet Sait Öner de yaptığı konuşmada Lütfi Sunar ve yönetimine teşekkür ederek İLKE’de bugüne kadar yapılan çalışmaların üstüne koyarak aldıkları bayrağı daha yukarı taşıyacaklarını ifade etti ve şöyle konuştu:

“Lütfi Hoca dokuz yıldır devam ettiği görevi devrettiğini söyledi ancak biz onun fikirlerinden ve tecrübesinden yararlanmaya devam edeceğiz. Kendisine bugüne kadarki emeklerinden dolayı çok teşekkür ederim. İLKE’de bir düşünce kuruluşu olarak düşünce ve strateji üretiyoruz.  2024 itibariyle sadeleş ve derinleş mottosunu belirledik. Değişim ve dönüşümü yakalayabilmek bir strateji gerektirir. Nasıl şirketlerimizin nitelikli büyüme hedefleri varsa vakıfların da bu modele uygun hareket etme gerekliliğinin farkındayım. Dinamik ancak suhuletle iş yapmaya devam edeceğiz. Heyecanlı olduğumu belirtmek istiyorum. Yapacağımız işlerin ümmete faydalı olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederim.”

Av. Ahmet Sait Öner başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda, Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ümit Güneş, üyeler, Dr. Elyesa Koytak, Erol Erdoğan, Dr. Fatih Gündoğan, Ömer Burak Tek ve Şükrü Alkan yer alıyor.

AHMET SAİT ÖNER KİMDİR?

2003 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamlayarak mezun oldu. Serbest avukatlık mesleğinin yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik görevlerinde bulundu. 2014 yılında kurduğu Adalet ve İlim Akademisi’nin (ADİL) yöneticiliğini yapmaktadır. Hukuk ve edebiyat alanlarında çeşitli dergilerde yayımlanmış araştırma ve yazıları bulunmaktadır. Halen özellikle hukuk alanında araştırma ve yazım faaliyetlerine devam etmektedir. Ekim 2023’ten beri ise İLKE Vakfı Mütevelli Heyet Üyeliğini yürütmektedir.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/ilke-vakfi-yeni-yonetim-kurulunu-atadi/feed/ 0
Dicle Nehri’nde “leopar sazanı” tespit edildi https://www.karadenizhabertv.com.tr/dicle-nehrinde-leopar-sazani-tespit-edildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/dicle-nehrinde-leopar-sazani-tespit-edildi/#respond Fri, 12 Jan 2024 21:33:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2312 Dünyada nesli tükendiğine inanıldığı için kırmızı listeye alınan “leopar sazanı”na, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi akademisyenlerinin yaptığı çalışma sonucu Dicle Nehri’nde yeniden rastlandı.

Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliğince kırmızı listeye alınarak neslinin tükendiğine inanılan, SHOAL adlı Doğa Koruma Örgütünce dünyanın en çok aranan 10 balık türü arasında yer alan leopar sazanının tespiti için Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Cüneyt Kaya ve Dr. Öğr. Üyesi Münevver Oral, 3 ay önce çalışma başlattı.

Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile Şırnak Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğiyle yapılan arama çalışmaları sonucunda, balıkçı Mehmet Ülkü’nün de desteği ile 50 santimetrelik 2 kilogram ağırlığında siyah benekli balık yakalandı. Yapılan inceleme sonucu, yakalanan balığın leopar sazanı olduğu tespit edildi.

Doç. Dr. Kaya, AA muhabirine, proje kapsamında öncelikle leopar sazanını arayacakları noktaları tespit ettiklerini söyledi.

Leopar sazanını Ilısu Barajı’nın aşağı kesimlerinde aradıklarını belirten Kaya, “Hasankeyf civarlarında aşağı kesimlerinde aramaya başladık. Cizre dolaylarında mümkün mertebe aşağı, hatta sınıra gittik. Irak sınırı, Suriye sınırı civarında aramalarda bulunduk. Bizim için en ideal nokta olduğuna kanaat getirdik. Bölgeden ayrıldıktan sonra irtibat halinde olduğumuz, gerçekten bu olayı bilinçli bir şekilde hedefine koyan balıkçımız Mehmet Ülkü’nün desteğiyle balığı bulmuş olduk.” dedi.

Kaya, aynı gün ikinci balığın da bulunduğunu, bu gelişmenin popülasyon adına sevindirici olduğunu vurgulayarak, “Yıllardır aranan ve bulunamayan balık, aynı gün ikinci balığı da buluyorsunuz. Gerçekten çok şaşırtıcı bir şeydi bizim için. Her iki bireyden biri 20 santim, biri 50 santim Dicle Nehri’ne, kendi ana yurtlarına salmış olduk.” diye konuştu.

Nesli tükenen balıkların yer aldığı kırmızı listede şu an için Türkiye’den tür bulunmadığını ifade eden Kaya, şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye dosyası şu aşamada kapandı mevcut listeye göre. Listeden iki tür azaldığı için bunun yerine iki tür daha koyacaklardır. Türkiye’den tercih yaparlar mı bilemiyorum ama bizim tavsiyelerimiz var. Türkiye’den halen kayıp olan bazı türlerimiz var. Bunların da önemini biz vurguladık. Eğer Türkiye’den yeni türler listeye alınırsa gönüllü olup arama çalışmalarına devam edeceğiz.”

Kaya, listede yer alan “Batman bantlı çöpçü balığı”nı, 2021’in sonlarında Sason Çayı’nda bulduklarını da anımsattı.

Dr. Öğr. Üyesi Münevver Oral ise her iki türü de bulmanın sevincini yaşadıklarını dile getirdi.

Üç ay süren yoğun arazi çalışmalarına bölge halkının da destek verdiğini anlatan Oral, şunları kaydetti:

“İngiltere ve Amerika’daki iki doğa koruma örgütü ile ortaklaşa çalışma yürüttük. Amacımız balık refahına zarar vermeden mümkün mertebe doğadan balığı çıkarmadan, nehirden örneklerimizi almak. Morfolojik ölçümlerimiz adını verdiğimiz balığın dış eksenler, gerek boy ve ağırlık ölçülerini aldıktan sonra küçük de bir doku aldık. Balığın yüzmesini en az etkileyeceğini bildiğimiz karın yüzgecinden küçük bir parça aldık ve bunu DNA örnekleri ekstrakte etmek üzere kullanacağız. Çünkü balığa ait gen bankasında kaynak var, ama parçalı var. Dolayısıyla kullanılabilir ölçüde değil. Bizim yükleyeceğimiz örneklerden, yapacağımız analizlerden sonra bu türü de gen bankasına ve uluslararası literatüre kazandırmış olacağız.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/dicle-nehrinde-leopar-sazani-tespit-edildi/feed/ 0
Çanakkale Savaşları’nda şehit sayısıyla ilgili yeni veriler ortaya çıktı https://www.karadenizhabertv.com.tr/canakkale-savaslarinda-sehit-sayisiyla-ilgili-yeni-veriler-ortaya-cikti/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/canakkale-savaslarinda-sehit-sayisiyla-ilgili-yeni-veriler-ortaya-cikti/#respond Sun, 07 Jan 2024 09:24:30 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2086 ÇANAKKALE Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Karataş, “Şefik Hüsnü Deymer’in Çanakkale Cephesi’nde, Merkez Hastane’de doktorluk yaparken tuttuğu istatistiksel bir rapora denk geldik. Bu çalışmada Şefik Hüsnü Bey, 15 sayfa boyunca şehitlerin tek tek isimlerini yazmış. Ben de 1998’de Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan ‘Şehitlerimiz’ kitabında 1916 yılında Şefik Hüsnü Bey’in yaptığı bu istatistiksel raporla karşılaştırdım. Karşılaştırınca ‘Şehitlerimiz’ kitabında Şevki Hüsnü Bey’in hazırladığı rapor arasında yüzde 80’lik bir benzerlik olduğunu gördüm. Yüzde 80 oranında şehit künyeleri uyumluydu ancak yüzde 20’lik bir kayıp vardı” dedi.

Çanakkale Savaşları’nın üzerinden 108 yıl geçmesine rağmen döneme dair yeni bilgiler ortaya çıkıyor. ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Karataş, Çanakkale Cephesi’nde doktor olarak görev yapan Şefik Hüsnü Deymer’e ait resmi raporları inceleyerek yaptığı çalışmada, Çanakkale Cephesi’nde şehit olan asker sayısına ilişkin yeni veriler elde etti. Çanakkale Savaşları’nda resmi rakam olarak 56-57 bin civarında şehit kaydı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karataş, “Bunları 1998 yılında Milli Savunma Bakanlığı tarafından 5 cilt olarak yayınlanan ‘Şehitlerimiz’ isimli eserden öğreniyoruz. Bu eserdeki kayıtlara göre 57 bin civarında Çanakkale Cephesi’nde şehit olduğu yazılı ve kayıtlı” dedi.

‘DAHA DOĞRU VERİLERİ BARINDIRIYOR’

Prof. Dr. Karataş, “1998’den bu yana da ‘Şehitlerimiz’ eseri temel alınarak birçok çalışma yapıldı. Çanakkale Savaşları’nda şehit olan Bursalılar, Konyalılar, Çanakkale Cephesi’nde Anafartalar’da şehit olanlar ya da Seddülbahir’de, Kumkale’de şehit olanlar gibi. ‘Şehitlerimiz’ eseri, resmi bir eser olduğu için önemli ve ana kaynak olarak kullandığımız çalışma. Fakat 1915 yılındaki askeri evraklar ve harp ceridelerine baktığımızda yeni veriler ortaya çıkmaya başladı. Çanakkale Cephesi’nde çeşitli yerlerde 1915 yılında doktor olarak görev yapan kimi subayların çeşitli notları var. 1915 yılına ait olan bu evraklar aslında şehit künyelerini tam kaydeden raporlar. Bu raporlar, olayın hemen arkasından yazıldığı ve hastane kayıtlarına dayalı olduğu için daha doğru verileri barındırıyor. Bunlar, Osmanlı askerinin not ettiği resmi evraklar” diye konuştu.

‘İSTATİSTİKSEL BİR SONUCA ULAŞMAK İSTENMİŞ’

Bu evraklardan en önemlilerinden bir tanesinin Şefik Hüsnü Deymer’in tuttuğu raporlar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karataş, “Çanakkale Savaşları Enstitüsü içerisinde yaptığımız çalışmalarda Şefik Hüsnü Deymer’in Çanakkale Cephesi’nde, Merkez Hastane’de doktorluk yaparken tuttuğu istatistiksel bir rapora denk geldik. Bu raporda Şefik Hüsnü Deymer, ‘Avrupa’da öğrendiğim istatistik bilimine göre burada çalışma yapmak istiyorum’ diyor. Bu çalışma aslında kendi isteğiyle yaptığı bir çalışma. Anadolu Yakası’ndaki merkez hastane dahil, birliklere bağlı ya da seyyar hastaneler dahil buraları 1916 yılının şubat ayında dolaşarak hastanelerin tuttuğu şehit ve yaralı defterlerini inceliyor ve bir rapor hazırlıyor. Bu yaklaşık 16 sayfalık bir rapor. Raporda da Çanakkale Cephesi’nde vefat edenler genelde başından mı bacağından mı vuruluyor ya da nefessiz kalarak mı şehit oluyor. Buna dair istatistiksel bir sonuca ulaşmak istenmiş” dedi.

‘HER 10 ŞEHİTTEN EN AZ 2’SİNİN KAYDI YAPILMAMIŞ’

Çanakkale Cephesi’nde şehit olmuş ama 1998 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nın kitabına kaydedilmemiş şehit isimleri olduğunu anlatan Prof. Dr. Karataş, “Bu çalışmada Şefik Hüsnü Bey, 15 sayfa boyunca şehitlerin tek tek isimlerini yazmış. Baba adını, anne adını, doğum yerini, nerede şehit olduğunu, hangi tarihte şehit olduğunu, nasıl şehit olduğunu tek tek yazmış. Ben de 1998’de Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan ‘Şehitlerimiz’ kitabında 1916 yılında Şefik Hüsnü Bey’in yaptığı bu istatistiksel raporla karşılaştırdım. Karşılaştırınca ‘Şehitlerimiz’ kitabında Şevki Hüsnü Bey’in hazırladığı rapor arasında yüzde 80’lik bir benzerlik olduğunu gördüm. Yüzde 80 oranında şehit künyeleri uyumluydu ancak yüzde 20’lik bir kayıp vardı. Çanakkale Cephesi’nde şehit olmuş ama 1998 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nın kitabına kaydedilmemiş şehitlerimizin isimleri ortaya çıktı. Çanakkale Cephesi’nde her 10 şehitten en az 2 tanesinin kaydının yapılmadığı gibi bir genelleme yapabiliyoruz” diye konuştu.

‘YÜZDE 80’LİK BENZERLİKTE DE YÜZDE 50’LİK BİR HATA VAR’

Çanakkale Savaşları ile ilgilenen akademisyenlerin Çanakkale Cephesi’ndeki 57 bin resmi şehit sayısını önceden beri az bulduklarını söyleyen Prof. Dr. Karataş, “Önceden de bu tarz değerlendirmeler yapıyorduk ama bunu resmi, bilimsel olarak kanıtlayamıyorduk. Bu çalışma ile akademisyenlerin öngörüsü bilimsel olarak kanıtlamış oldu. Şehit künyelerinde kaydedilmemiş yüzde 20’lik bir kayıp var. Bu çok büyük bir oran. Ayrıca yüzde 80’lik benzerlikte de yüzde 50’lilik bir hata var. Bu hatalar kimi yerde memleket kimi yerde baba adı kimi yerde şehadet tarihi kimi yerde şehadet yerinin yanlış kaydedilmesinden kaynaklanıyor. Örneğin Şefik Hüsnü Bey’in aldığı notta Çanakkale Cephesi’nde Çanakkaleli Halimoğlu Yusuf, 4 Mart 1915 tarihinde şehit olmuş görünüyor ama ‘Şehitlerimiz’ kitabında Bilecik’e kaydedilmiş. Bugün Bilecikliler, Çanakkaleli olan bu şehidi Bilecikli zannediyor. Örneğin, ‘4 Mart 1915 Arıburnu Cephesi’nde şehit olmuş’ diyor, 4 Mart 1915’te Arıburnu cephesi daha açılmadı. Burada şehit olma ihtimali yok. Çok daha çarpıcı bir örnek var; 19 Haziran 1915 tarihinde şehit olan Bursalı Ahmet oğlu Ahmet’in şehadet yeri olarak Çiğiltepe yazılmış. Çanakkale’de Çiğiltepe diye bir yer yok” açıklamalarında bulundu.

‘NET ŞEHİT SAYISINI ORTAYA ÇIKARABİLİRİZ’

Bu sorunun çözülmesi için askeri evrakların yeniden okunması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Karataş, “Ana kaynak olarak kullandığımız, Milli Savunma Bakanlığı’nın yayınladığı 1998’de yapılan çalışma Çanakkale Savaşları’ndaki şehit sayılarını yüzde 20 oranında eksik veriyor. Şehitlerin künye bilgileri Osmanlıca olarak hatalı yazılmış ya da kaydedilmiş olabilir. Osmanlıcadan okunanlar hatalı okunmuş ya da hatalı şekilde baskıya girmiş olabilir. Ancak Çanakkale Cephesi’nde yüzde 20’lik şehit künye kaydı eksikliği söz konusu. Osmanlı askerinin o gün tuttuğu notlar, akademisyenler tarafından son 10-15 yıldır yeni yeni okunuyor. Bu askeri evraklar yeniden okunmak zorunda. Aradan 100 yıldan fazla süre geçti, birliklere ait zayiat cetvelleri ve hastane kayıtları okunduğu zaman ancak Çanakkale Cephesi’ndeki net şehit sayısını ortaya çıkarabiliriz” diye konuştu.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/canakkale-savaslarinda-sehit-sayisiyla-ilgili-yeni-veriler-ortaya-cikti/feed/ 0
Diyarbakır’da arkeolojik kazıda 54 çocuğun gömülü olduğu mezarlık bulundu https://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirda-arkeolojik-kazida-54-cocugun-gomulu-oldugu-mezarlik-bulundu/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirda-arkeolojik-kazida-54-cocugun-gomulu-oldugu-mezarlik-bulundu/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:33:45 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1979 Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde eski bir taş ocağı olduğu değerlendirilen alanda yürütülen arkeolojik kazıda, 0-6 yaş arası 54 çocuğun gömülü olduğu mezarlık gün yüzüne çıkarıldı.

KAZILARDA ÇOCUK MEZARI BULUNDU

İnkaya Mahallesi’nde farklı alanlarda yapılan yüzey araştırmasında Bizans İmparatoru 1. Anastasius dönemine ait sikke bulunmasının ardından bölgede Diyarbakır Müze Müdürlüğünce 2021’de başlatılan kazılar, 15’i uzman, 35 kişilik bir ekiple sürüyor. Geçen yıl 1500 yıllık kilise kalıntısı bulunmasının ardından çalışmaların yürütüldüğü bölgede eski taş ocağı olarak değerlendirilen alanda kazı çalışması başlatıldı. Kazılarda çocuk mezarıyla karşılaşan ekipler, bu noktadaki çalışmalarını yoğunlaştırdı. Mezarlarda bulunan kemikler incelenmek üzere Müze Müdürlüğüne ait kazı evinde muhafaza altına alındı.

“MUHTEMELEN SADECE ÇOCUKLARIN GÖMÜLDÜĞÜ BİR TOPLU MEZAR”

Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, 2018’de Devlet Su İşlerinin destekleri, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni doğrultusunda kırsal İnkaya Mahallesi’nde çalışmalara başladıklarını söyledi. Geçen yıl eski taş ocağı olarak değerlendirdikleri alanda çalışmalara başladıklarına işaret eden Gizligöl, şunları kaydetti:

“Burada yaptığımız kazı çalışmalarında şu ana kadar 50 mezar bulduk. Bugün de 4 mezara ulaştık. Şu anda kaldırma işlemleri devam ediyor. Yani toplamda 54 mezarın olduğunu biliyoruz. Bu bakımdan bizim için çok ilginç bir sonuç. Muhtemelen burası taş ocağı olarak kullanıldıktan sonra bir nekropol (toplu mezarların bulunduğu yer) alana dönüştürüldü ve sadece çocuklar buraya gömüldü.”

“MEZARLAR KİREÇ TAŞIYLA KAPATILMIŞ”

Bazı mezarlara birden fazla çocuğun gömüldüğünü tespit ettiklerini dile getiren Gizligöl, “Mezarların etrafında kireç taşından sanduka oluşturulmuş ve kireç taşıyla üzeri kapatılmış. Mezarlar, doğu-batı doğrultusunda, gelişigüzel bir gömülme yok.” ifadelerini kullandı.

“ÇOK KARŞILAŞILAN BİR DURUM DEĞİL”

Toplanan kemikleri kazı evine götürdüklerini belirten Gizligöl, “Kemiklerin yaş, cinsiyet ve ölüm sebepleri hakkında ayrıntılı bir çalışma yürütülecek. Tamamının çocuk bireylere ait olduğu mezarlık bir alan, çok karşılaşılan bir durum değil.” dedi.

Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde araştırma görevlisi ve antropolog Dr. Nazlı Akbaş da daha önce alanda yapılan kazılarda kilise kalıntısı bulunduğunu hatırlatarak, kilisenin erken Bizans Dönemi’ne ve yaklaşık 1500 yıl öncesine tarihlendirildiğini düşündüklerini ifade etti.

Akbaş, kilisede mezarlar tespit edilmesine ilişkin şunları söyledi: “Erken Bizans’ta ‘aziz’ ve ‘şehit’ kültürü olduğu için kiliselerde yerleşim içi gömüler söz konusu olabiliyor. Taş ocağı ismini verdiğimiz bu alanda 0 ile 6 yaş aralığında sadece bebek ve çocuklara ait mezarlar bulundu.”

Yapılan ön inceleme doğrultusunda, bebek ve çocukların herhangi bir salgından dolayı ölmüş olduklarını düşünmediklerini belirten Akbaş, detaylı iskelet çalışmasının henüz gerçekleştirilmediğini ifade etti.

“Henüz Hristiyan olmayan bebek ve çocuklar”

Ön incelemelerde bazı hastalıklar tespit ettiklerini dile getiren Akbaş, şunları kaydetti:

“Bu dönem ve bu coğrafya için anemi oldukça yaygın bir hastalıktı. Fakat hepsinde gözlemlediğimiz bir salgın hastalık belirtisi yok. Bebeklerin söz konusu alana gömülmesinin Hristiyanlığın erken Bizans dönemindeki vaftiz kültürüyle ilişkili olduğunu düşünüyoruz. Erken Hristiyanlık döneminde vaftiz edilenler genelde yetişkinler oluyordu. 10’uncu yüzyıldan sonra çocukların vaftiz edilmesi gerektiği yasallaştı. Bunların erken Hristiyanlık dönemine ait olduklarını düşünüyoruz. Bu nedenle vaftiz edilmemiş yani henüz Hristiyan olmayan bebek ve çocuklar. Vaftiz edilmediği için de kilise içine değil de kilise dışına gömülme ihtimali üzerinde duruyoruz.”

Çocukların gömüldüğü mezar örneğinin Afyonkarahisar’daki Amorium kazılarında da bulunduğunu ifade eden Akbaş, orada 10’uncu ve 11’inci yüzyıla tarihlendirilen mezarlığın belli bir alanında sadece bebek ve çocukların gömülü olduğunun ortaya çıktığını, mezarlığın yakınında da bir vaftizhane tespit edildiğini ancak Kulp’taki kazıda vaftizhaneye rastlanmadığını söyledi.

Kazı ekibinden arkeolog Başak Oban da alanda çocuk mezarlarıyla karşılaştıklarında hem şaşırdıklarını hem de heyecanlandıklarını belirtti.

Oban, “Gittiğim hiçbir alanda toplu olarak bu kadar çok çocuk mezarına rastlamadım. Bir alanda toplu olarak sadece çocuklara ait mezarlığın bulunması ilginç bir durum.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirda-arkeolojik-kazida-54-cocugun-gomulu-oldugu-mezarlik-bulundu/feed/ 0
Rize’de doğalgaz çalışması mağduriyet yarattı https://www.karadenizhabertv.com.tr/rizede-dogalgaz-calismasi-magduriyet-yaratti/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/rizede-dogalgaz-calismasi-magduriyet-yaratti/#respond Wed, 27 Dec 2023 21:03:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1566 Rize’nin Derepazarı ilçesinde mahalleye giden 2 ayrı yolda da doğalgaz çalışması olunca mahalle sakinleri mağdur oldu ve belediyeye tepki gösterdi.

İlçeye bağlı Eriklimanı Mahallesinde belediye tarafından hizmet getirme amaçlı doğalgaz çalışması başlatıldı. Başlatılan çalışmayla mahalleye giden bir yol kapandı. Mahalle sakinleri ise alternatif yolu kullanmak zorunda kaldı. Bu kez çalışma yapılan tamamlanmadan alternatif yolda da doğalgaz çalışmaları başlatılınca mahalle sakinleri evlerine yürüyerek gitmek zorunda kaldı. Evlerinde hasta olan vatandaşlar acil durumlarda yoldan arabaların geçmesinde sıkıntı yaşamaya başladı. Bu durumun üzerine mahalle sakinleri de olaya tepki gösterdi. Derepazarı Belediyesi’ne tepki gösteren mahalle sakinleri bitmek bilmeyen çalışmaların bir an evvel tamamlanarak trafiğe açılmasını bekliyor.

“Hastamızı doğru düzgün götürüp getiremiyoruz”

Yolların kötü durumda olmasından ötürü mağdur olduklarını söyleyen Abdullah Demir “Biz mağduruz, yollarda sıkıntı çekiyoruz, yağmur yağdığı zaman çocuklar okula gidemiyor. Yolumuz kapandı. Hastamız var, hastamızı doğru düzgün götürüp getiremiyoruz. Benim annem hasta ve annemi, yeğenimin evine gönderdim. Ne olur ne olmaz oradan gidip gelmesi kolay olur diye. Burada yatalak hastamız var ve ne diyeceğimi bilemiyorum” dedi.

“Bir tarafı düzeltmeden öbür tarafa geçmişler”

Mevcut yoldaki çalışma bitmeden yeni yolda çalışma başlatıldığını altını çizen Demir “İki taraftan yol kapatılmış. Bir tarafı düzeltmeden öbür tarafa geçmişler. En azından bir tarafı bitirip öbür tarafa başlasaydı ki kimse mağdur olmasaydı. İki tane yol var ikisi de iki taraftan kapanmış, iki tarafta da çalışma var. Burada şimdi yarım yamalak beton döktüler. Ambulans şoförü geliyor üstten zorla ve bir daha buraya gelmem diyor. Yatalak hastamız var ve eşi burayı kazmayın dedi. Yağmurlu havada hastamız rahatsızlandı. Ambulans geldi oradan aşağıya inemedi, zorlandı. Hep sıkıntı yaşıyoruz. Hemen hemen yedinci aydan beri buralar böyle” ifadelerini kullandı.

“Karmaşık işler yapmanın manası yok”

Doğalgazın getirilmesinin mahalle için büyük bir hizmet olduğunu da hatırlatan Demir kendilerini iki yolda da peş peşe yapılan çalışmaların mağdur ettiğini sözlerine ekleyerek “Tamam hizmet güzel ama en azından bir yeri bitir öyle diğer tarafa başla. Burayı kazıp, orayı kazıp, buradan girip, oradan çıkmak. Karmaşık işler yapmanın manası yok. İnsanları mağdur etmeye gerek yok. Hizmet veriyorlar hizmete lafımız yok. Eve erzak alacaksın caminin oradan 500 metre sırtında taşıyacaksın, odun yapıyorsun getireceksin eve yolu yarmışlar. Odunu dizdim yola, beş gün sonra iş makinasıyla beraber eve götürdüm. Hep bize eziyet. Gerekenin yapılmasını istiyorum” şeklinde konuştu.

“Vatandaş bir yerden hastasını götürecek”

Bir yolun çalışmasının bitirilmeden diğerine başlandığını ve mağduriyetin buradan doğduğunu ifade eden Nihal Çakır, “Bizim iki tane yolumuz var. Yukarıdan gelen yol ve aşağıdan gelen yol. Aşağıdan gelen yolu yapıyorsan yukarıdan gelen yola dokunmayacaksın. Buradaki hizmeti bitireceksin, öyle yukarıdaki yola geçeceksin. Vatandaş nitekim bir yerden hastasını götürecek. Ben evime erzak alıyorum ve caminin oradan yürüyerek evime geliyorum. Aşağı yolu yaparken yukarı yolu bırakmış olsaydı ben evimin önünde inecektim arabayla. Haliyle bu yolu yapınca o yolu da yapmaya başladı” dedi.

“Yapılan hizmete karşı değiliz ama hizmeti doğru düzgün yapmak gerek”

Hizmetin yapıldığını ama doğru bir şekilde yapılmadığını sözlerine ekleyen Çakır “Hizmet yapılıyor ama hizmeti doğru bir şekilde yönlendiremiyorlar. Ben altı aydır evime araba ile gidemiyorum. Zamanında bu bölgeye çekiyordum arabayı. Şimdide caminin oraya çekiyorum. Arabayla evime geldiğim yok. Bir çay fabrikasının arabası buraya devrildi. Çay zamanı da bu yol böyleydi. Şimdi hala böyle. Diyeceksiniz ki evine doğalgaz gelecek bu bir hizmet. Yapılan hizmete karşı değiliz ama hizmeti doğru düzgün yapmak gerek. Bu yolu yapıyorsan yukarısı açık kalsın, yukarı yolu yapıyorsan bu yol açık kalsın. İleride yatalak hastamız var. Her gün ambulans ile gidip geliyor. Burası kapalı, orası kapalı. Ben geçen gün evime dozerin kepçesi ile gittim” dedi. – RİZE

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/rizede-dogalgaz-calismasi-magduriyet-yaratti/feed/ 0