Bitki – Karadeniz Haber Tv https://www.karadenizhabertv.com.tr Tue, 26 Nov 2024 23:51:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Aloe VeraFaydaları Nelerdir? Aloe Vera Çiçeği Ve Bitkisi Ne İşe Yarar, Yağı Nelerde Kullanılır? https://www.karadenizhabertv.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/#respond Tue, 26 Nov 2024 23:51:15 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/ Aloe vera, yapılan araştırmalar sonucu birçok faydası olduğu kaıtlanan, zambakgiller familyasından olan kaktüse benzer bir bitkidir. Aloe Vera bitkisinin popülerliği çok eski zamanlardan günümüze kadar hala devam etmektedir. Kozmetik ürünleri de dahil olmak üzere birçok ilaç tedavisinde kullanılan aloe vera bitkisi ülkemizin güney bölgelerinde, sıcak alanlarda daha çok yetişmektedir. Yaprakları içerisinde saydam jöleye benzer bir özsu bulunduran aloe vera bitkisi faydaları ile adeta şifa dağıtıyor. Peki aloe vera bitkisi faydaları nelerdir? Evde de yetiştirilebilen aloe vera bitkisini yetiştirmenin püf noktaları nelerdir? Aloe vera nasıl kullanılır? İşte aloe vera hakkında tüm merak edilenler…

ALOE VERA NASIL KULLANILIR?

Aloe Vera bitkisi iki şekilde kullanılır. Bunlardan biri ağız yolu ile diğeri ise cilde uygulanan şekildedir. Ağız yolu ile tüketilmesi vücudun sindirim, boşaltım ve sinir sistemine fayda sağlar, cilde uygulanarak tüketildiğinde ise cilt için şifa olmaktadır.

Aloe Vera bitkisinin dibinden bir yaprağını alın ve kökten uca doğru küçük küçük kırıklarla bitkiyi ayırın. İçerisinde bulunan jeli, ağız yolu ile veya cilde temas ile tüketebilirsiniz.

ALOE VERA BİTKİSİNİN FAYDALARI NELERDİR?

  • Aloe Vera sindirim sistemini kuvvetlendirir.
  • Mide rahatsızlıklarını en aza indirmektedir.
  • Cilt derisi üzerinde kompres bazlı tedavi unsuru haline gelen bu bitki, yıpranmış hücreleri yenilerken, onarma ve nemlendirme amaçlı da kullanılabilmektedir.
  • Aloe vera yağı veya aloe vera sabunu cilde uygulandığında özellikle kuru ciltlerde sık karşılaşılan dökülme ve kızarıklık sorunlarını iyileştirmeyi sağlar.
  • Yanıklar, deri iltihaplanmaları ve güneş ışınlarının zararlı etkileri sonucu oluşan yanıklar aloe veranın bileşenleri sayesinde tedavi edilmektedir.
  • Kolon kanseri riskini azaltır.
  • Bağırsak hastalıkları tedavisinde kullanılır.
  • Bağırsak mantarlarını giderir.
  • Böbrekleri hastalıklardan koruma etkisine sahip olan aloe veranın vücuttaki enzimleri depolama özelliğine sahip olduğu bilinmektedir.
  • Enfeksiyon oluşumunu engeller.
  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Kana oksijen aşılayan aloe vera bitkisinin iltihap problemlerinde de tedavi edici yapıya sahip olduğu gözlemlenmiştir.
  • Aloe vera akne tedavisinde kullanılır.
  • Güneş yanığına faydalıdır. Antioksidan özelliği sayesinde cilt yanıklarını hızlı şekilde tedavi eder.
  • Cildin yaşlanmasını önler.
  • Aloe vera bitkisi kanser tümörlerinin oluşmasını başlangıç aşamasında engelleyebilir.
  • Kolesterol seviyesini dengede tutar.
  • Kalp damar sağlığına faydalıdır.
  • Kan akışının hızlanmasını sağlayarak damar tıkanıklığını önler.
  • Aloe vera jeli ve sabunu ufak cilt alerjileni tedavi eder.
  • Aloe vera depresyon ve ruhi bozukluklara neden olan sorunları ortadan kaldırabilir.
  • Aloe vera bitkisi radyasyon etkilerini azaltabilir.
  • Aloe veranın mikrop öldürücü özelliği vardır.
  • Vücuda mineral ve vitamin depolar.
  • Diyabete iyi geldiği gözlemlenmiştir.
  • Böcek sokmalarına karşı aloe vera jeli faydalıdır.
  • Aloe vera kremi sivilceleri ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
  • Egzama ve sedef hastalığına iyi gelir.
  • Aloe vera bitkisi kaynatılarak içildiğinde astım hastalığının etkisini azaltır.
  • Göz iltihaplarını aloe vera suyu ile hafifletir.
  • Aloe vera jeli veya aloe vera kremi donmadan kaynaklanan doku hasarlarına faydalıdır.
  • Elma ile alındığında aloe vera suyu müshil görevi görür.

ALOE VERA NASIL YETİŞTİRİLİR?

Bahçe de yetiştirildiği gibi evde saksı içerisinde de kolaylıkla yetiştirebileceğiniz bir bitkidir Aloe Vera. Saksı dibinden sürekli yeni filizler verir. Bu filizleri kesip başka saksıya ekebilirsiniz. Bu çoğalmasını sağlayacaktır.

Aloe Vera bitkisi bol güneş ve hafif esinti alan yerleri sever. Özellikle akşam rüzgarını seven bu bitkinin en sevdiği mevsim İlkbahar mevsimidir. Hava sıcaklığı 10 derecenin altına düştüğünde dışarıya çıkarılmaması gerekir. Soğuk havadan çok kolay etkilenen bir bitkidir. Yaprakları ve kök kısmında ani donmalar ve bunun sonucu çürümeler görülebilir.

Aloe Vera çiçeğinin toprak değişimi yılda 1 kere sıcak ayların başlangıcı olan Nisan ayında yapılmalıdır. Humuslu ve mineral bakımından zengin toprakları seven aloe vera bitkisine, muhakkak gübre ve torf da ilave edilmelidir. Zengin ve besleyici toprak bitkinin kolaylıkla kendine gelmesini sağlayacaktır. Bitkinin saksısının en fazla bir numara büyük olması gerekir.

ALOE VERA YETİŞTİRİLİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN PÜF NOKTALAR…

  • Kışın 10 günde 1 defa yazın ise hafta 1-2 defa ortam sıcaklığına bağlı sulanması kafidir. Sulama yapıldığında saksı içerisindeki toprağın her yerine aynı orantıda su verilmesine özen gösteriniz. Aloe Vera çiçeğinin toprağı çamurumsu kıvamda olmamalıdır.
  • Bitkinize kesinlikle çeşme suyu kullanmayın. Aşırı klor bitkinin kök gözeneklerini kapatarak yapraklarının sağlıksız görünmesine neden olur.
  • Bitki yaz aylarında kesinlikle direk güneş altında bırakılmamalıdır. Direk güneş yapraklarının bozulmasına neden olmaktadır.
  • Aloe vera çiçeğinin sağlıklı gelişebilmesi ve bol yaprak açması için kesinlikle kaliteli bitki toprağı kullanılmalıdır. Toprağının vitaminsiz ve kalitesiz olması aloe vera çiçeğinin gelişimine engel olabilir.
  • Aloe vera çiçeği saksısı nisan mayıs ayında senede 1 defa değiştirmeniz uygundur.
  • Direk güneş ışığı almayan yerlerde bakılmalıdır. Aksi taktir de aloe vera çiçeğinin yaprakları sarabilir ve verim almak zorlaşabilir.

Kansersavar bu besini yemeyen bin pişman olur! İşte kanser düşmanı besinler ve diğer faydaları... Hibiskus çayı faydaları nelerdir? Hibiskus çayı nasıl demlenir? İşte hibiskus çayı faydaları Cevizi suda 1 gece bekletip içerseniz o hastalığın dermenı oluyor! İşte süper besin cevizin faydaları…

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/feed/ 0
Kew Botanik Bahçeleri’nde 74 Yeni Bitki ve 15 Mantar Türü Keşfedildi https://www.karadenizhabertv.com.tr/kew-botanik-bahcelerinde-74-yeni-bitki-ve-15-mantar-turu-kesfedildi/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/kew-botanik-bahcelerinde-74-yeni-bitki-ve-15-mantar-turu-kesfedildi/#respond Sun, 14 Jan 2024 21:27:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2354 İngiltere’nin başkenti Londra’daki Kew Kraliyet Botanik Bahçeleri’nden araştırmacılar, geçen yıl 74 yeni bitki ve 15 mantar türü keşfetti.

Esrarengiz türlerin çoğu, bir yanardağın tepesi ya da Antarktika’daki kayalar gibi beklenmedik yerlerde bulundu.

Bilim insanları, yeni türlerin acilen korunması gerektiğini ve en az birinin muhtemelen neslinin tükenmiş olabileceğini söylüyor.

Tanımlanmamış bitkilerin yaklaşık dörtte üçü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Araştırmacılar, 2023 yılında yeni keşfedilen ilk 10 türün, doğal dünyanın güzelliğini ve mucizesini yansıttığını ve biyoçeşitliliğin kayba uğraması ve iklim değişikliğinin tehlikelerine dair kesin bir uyarı olduğunu söylüyor.

Araştırmanın lideri Dr. Martin Cheek, bir türe bilimsel bir isim verilmesinin, koruma önlemlerinin alınması ve insanlık için potansiyel kullanım alanlarının araştırılması yolunda ilk adım olduğunu söyledi.

Cheek, “Kimsenin bilmediği yeni bir tür bulduğunuzu fark ettiğinizde yaşadığınız şaşkınlık duygusu, hayatı yaşamaya değer kılan bir şey ve çok heyecan verici” dedi.

Kew Botanik Bahçeleri’nin 2023’te keşfettiği 10 yeni bitki türü şunlar:

Üç yeni Antarktika mantarı

Antarktika çiçekli bitkilerden hemen hemen yoksun bir kıta; ama likenler çıplak kayalıkların olduğu küçük alanlarda tutunabiliyor.

Mevcut tüm mantar türlerinin sadece yüzde 5-10’u biliniyor. Bu türler yalnızca keşfedilmemiş uzak bölgelerde değil, gezegenin her yerinde bulunuyor.

Kew’de mantar uzmanı Dr. Raquel Pino-Bodas, bu inanılmaz çeşitlilik arasında “bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük sorunlardan bazılarına doğal çözümler bulmamıza yardımcı olabilecek yeni gıda kaynakları, ilaçlar ve diğer yararlı aktif bileşikler keşfetmemiz kaçınılmaz” dedi.

Bir volkanın zirvesinde bulunan orkide

Muhteşem parlak kırmızı çiçeklere sahip bitki, Endonezya’nın Waigeo adasında sönmüş bir volkan olan Nok Dağı’nın zirvesinde bulundu.

Yeraltında yetişen palmiye

Pinanga subterranea olarak adlandırılan palmiye, Güney Doğu Asya’daki Borneo adasında bulundu.

Palmiyenin parlak kırmızı meyveleri ve çiçeklerinin büyük kısmı yeraltına gömülü.

Mozambik’te etobur bitki

Nane ailesinden olan bu ilginç bitki (Crepidorhopalon droseroides), yapışkan tüylerini kullanarak böcekleri çekip yakalıyor vesindirebiliyor, ancak diğer etobur bitkilerle ilgisi yok.

Dr. Cheek, “Önümüzdeki birkaç yıl içinde bilimsel olarak etçil olduğunun kanıtlanacağına bahse girerim ve bu doğrulanırsa, etobur bitkilerin evriminin kaydedildiği yeni bir durum olacak” dedi.

Yeraltında yaşayan iki ağaç türü

Orta Afrika’daki Angola’nın güneyinde, Kalahari Çölü uzantısında kum altında yetişen ağaçlar keşfedildi.

Yüzeyde ise sadece çiçekler ve birkaç yaprak görülebiliyor.

Baphia arenicola ya da “kum üzerinde büyüyen” olarak bilinen ağaçlardan biri fasulye ailesine ait ve beyaz çiçekleri var. İkincisi Cochlospermum adjanyae ise parlak sarı çiçeklere sahip.

Dr. Cheek, “Bu bilim insanları için büyük bir merak konusu ve işte bu çok küçük ama çok ilginç yeraltı ormanlarının iki yeni türü” dedi.

Madagaskar adasında yeni bir orkide

Bu yeni orkidenin, ziyaretçilerin ilgisini çeken ve miğfer vanga olarak bilinen mavi gagalı garip ve güzel bir kuş sayesinde hayatta kaldığı düşünülüyor.

Köylüler kuşun yaşadığı ormanlık alanları koruyarak, soluk yarı saydam çiçekleri olan orkidelerin yaşam alanlarını korumuşlar.

Diğer keşifler arasında şu bitkiler var:

– Güney Kore’de gıda atıkları üzerinde büyüyen mantarlar

– Tayland’da menekşe benzeri bir çiçek

– Güney Afrika’da indigo taşıyan bir bitki

Bilim insanları her yıl ortalama 2.500 yeni bitki türü ve 2.500 yeni mantar türü keşfedip isim veriyor. Henüz resmi olarak tanımlanmamış 100.000 kadar bitki olduğu tahmin ediliyor.

Mantarlar için bu rakam çok daha yüksek.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/kew-botanik-bahcelerinde-74-yeni-bitki-ve-15-mantar-turu-kesfedildi/feed/ 0
Küresel İklim Değişikliği Bitki Hastalıklarını Artırıyor https://www.karadenizhabertv.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-bitki-hastaliklarini-artiriyor/ https://www.karadenizhabertv.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-bitki-hastaliklarini-artiriyor/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:33:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1888 Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Fitopatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Basım, küresel iklim değişikliğine bağlı bitki hastalıklarının arttığını belirterek, hastalıklarla mücadele için biyolojik ürün çeşitliliğinin artırılması önerisinde bulundu.

Basım, AA muhabirine, iklim değişikliğinin bitki sağlığını etkilediğini ve çeşitli hastalıklara neden olduğunu söyledi.

Bitkilerin sahip oldukları organizma yapısıyla diğer canlılardan farklılık gösterdiğini ifade eden Basım, hastalıkların bitkilerde sağlıklı dokuları yok ettiğini ve tedavinin mümkün olmadığını dile getirdi.

Mevcut durumda hastalık oluşumlarının yükseldiğini vurgulayan Basım, “Karbon salınımı, karbondioksit artınca bitkiler karbondioksiti daha fazla kullanıyor ve biyokütle dediğimiz yeşil aksam artıyor. Sıcaklığın bir derece artması yağışların yüzde 7 artmasına sebebiyet veriyor.” dedi.

Son dönemdeki yağışların da toprağın nemini artırdığına dikkati çeken Basım, “Topraktaki mikroorganizmaların hem çeşitliliğinin artması hem de popülasyon olarak değişiklik göstermesi de bitkileri etkiliyor. Biyokütle artınca bitkide yaprak, yeşil aksam, meyve hastalıkları ve diğer hastalık etmenleri artıyor, değişkenlik gösteriyor.” diye konuştu.

“Yeni hastalıklar ortaya çıkabilir”

Basım, iklim değişikliğinin etkisinin artmasıyla bu hastalıklarla mücadele yöntemlerinin de değişmesi gerektiğini kaydetti.

Hiç beklenmeyen hastalıkların görülebileceği uyarısında bulunan Basım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni stratejilerin belirlenmesi gerekiyor çünkü hiç ummadığımız yeni hastalıklar ortaya çıkabilir. Örneğin böcek vektörlerinin artması durumunda viral hastalıklar artabilir. Yaprak hastalıklarında da artış görebiliriz. Geçen sene bağlardaki asmalarda Mildiyö hastalığı vardı. Bağlarda külleme hastalığı da çok fazlaydı. Hastalıklar birçok yerde verimin düşmesine sebebiyet verdi çünkü nem çok yüksekti. Bu dönemlerde nem fazla olursa özellikle seralarda hastalık artışı görebiliriz.”

Basım, hastalık gelmeden önce basit ilaçlamalar yaparak koruyucu tedbirler almak gerektiğini belirtti.

Hastalıklı materyalin üretim alanından uzaklaştırılması gerektiğini anlatan Basım, şöyle devam etti:

“Böcek vektörleriyle mücadele edilmesi, hastalığın yayılmaması bakımından büyük önem taşıyor. Hastalandıktan sonra bitkiyi tedavi etme durumumuz yok. Üretime başlamadan önce özellikle seralarda, topraklarda dezenfeksiyon yöntemi olan solarizasyon uygulaması yapılması, o toprağın tüm zararlı mikroorganizmadan uzaklaştırılması gerekiyor. Altı haftalık bir solarizasyon, topraktaki bütün zararlı mikroorganizmaları ve yabancı ot tohumlarını ortadan kaldırabilir. Bitki sağlığı için faydalı bakterilerin gelişmesine katkı sağlayabilir.”

“Biyolojik ürünler hızlıca geliştirilmeli”

Basım, ışığın ve kuraklığın fazla olduğu bölgelerde biyoteknolojik yöntemler ile ıslah yöntemlerinin yanı sıra kuraklığa, hastalığa dayanıklı bitkilerin kullanımının önem arz ettiğini vurguladı.

Bitki korumaya yönelik ürünlerin önemine işaret eden Basım, “Kimyasal tarım ilaçlarının yerini alacak olan mikroorganizma içerikli biyolojik ürünlerin hızla geliştirilmesi gerekiyor. 2030’da pestisitlerin yüzde 50’si, inorganik gübrelerin yüzde 20’si yasaklanacak. Avrupa topraklarının yüzde 25’i organik tarıma dönecek. Sizin de yüzde 50’sinin yasaklandığı bir durumda bunun yerini başka biyolojik ürünlerle doldurmanız gerekiyor. Çok fazla zamanımız da yok. Hızlıca bu eksikliği giderilecek şekilde hareket etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Piyasa bulunan mevcut ürünlere de değinen Basım, “Piyasada bazı biyopestisitler var ancak sayıları az. Böcekler için, hastalıklar için kullanılan ürünler bulunuyor. Bunların artırılmasına yönelik ülkemizde de çalışmalar yürütülüyor ancak hem yenilerinin hem de var olanların kısa sürede geliştirilmesi lazım. Farklı hastalıklar için kullanılabilecek etkili biyolojik ürünlere ihtiyaç var. Kimyasal ilaçlar gibi değil, mikroorganizmalar için özel olarak geliştirilmesi gerekiyor bu ürünlerin.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.karadenizhabertv.com.tr/kuresel-iklim-degisikligi-bitki-hastaliklarini-artiriyor/feed/ 0