İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önünde toplanan İETT’ye bağlı özel halk otobüsü sahipleri, belediye tarafından ödemelerinin yapılmadığını gerekçe göstererek eylem yaptı. Özel Halk Otobüsü Platformu sözcüsü avukat Erhan Güneş, “Bizim niyetimiz İstanbul halkını mağdur etmek değil. Ama biz mayıs ayından beri bu Saraçhane’ye dördüncü gelişimiz. Biz her gelişimizde İBB bürokratları bize ‘Bugün çözeceğiz, yarın çözeceğiz, seçimden sonra kredi çekeceğiz, ticari araç alım ihalesinden gelecek paralarla alacaklarınızı vereceğiz’ dediler. Bugüne kadar 6 ay geçti, biz bir adım ileri gidemedik” dedi.
İstanbul’da İETT’ye bağlı özel halk otobüslerinin sahipleri akşam saatlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önünde toplandı. Belediye binası önünde bir araya gelen araç sahipleri, İBB’den ödemelerini alamadıklarını ileri sürerek tepkilerini dile getirdi. Otobüs sahipleri araçlarını İBB önüne getirmek istedi ancak polis ekipleri belediye binası önünde geniş güvenlik önlemi alarak otobüsleri Yenikapı miting alanına yönlendirdi. Polis ekipleri ile otobüs sahipleri arasındaki kısa konuşmanın ardından belediye binası önüne temsili iki özel halk otobüsü getirildi. Otobüsler belediye binası önüne geldiğinde ise otobüs sahipleri alkışlarla tepkilerini dile getirdi.
“6 AY GEÇTİ BİR ADIM İLERİ GİDEMEDİK”
İBB önünde toplanan grup adına açıklama yapan Özel Halk Otobüsü Platformu sözcüsü avukat Erhan Güneş, “Biz değerli İstanbullulara artık bu işi yürütemeyeceğimizi, durma noktasına geldiğimizi anlatmamız gerekiyor. Bizim niyetimiz İstanbul halkını mağdur etmek değil. Ama biz mayıs ayından beri bu Saraçhaneye dördüncü gelişimiz. Biz her gelişimizde İBB bürokratları bize ‘Bugün çözeceğiz, yarın çözeceğiz, seçimden sonra kredi çekeceğiz, ticari araç alım ihalesinden gelecek paralarla alacaklarınızı vereceğiz’ dediler. Bugüne kadar 6 ay geçti biz bir adım ileri gidemedik. Bizim İstanbul’da 3 bin 41 aracımız var, araç başına da 2 milyon alacağımız var. Bizler artık tekerimizi döndüremiyoruz. Herhangi bir şekilde evimize çoluğumuza çocuğumuza para veremiyoruz. Esnafın içerisinde ticari sicili bozulmayan hiç kimse kalmadı” dedi.
Ödemelerin yapılmaması durumunda kontak kapatma yoluna gideceklerini ifade eden Güneş, İETT Genel Müdürlüğü’nün kendilerine psikolojik baskı yaptığını iddia etti. İETT’nin kendi muayene kriterlerini uyguladığını belirten Güneş, “İETT Genel Müdürlüğü’nün psikolojik baskısından mobbinginden bıktık. Öncelikle İETT Genel Müdürlüğü’nde TÜVTÜRK muayene kriterleri uygulanmıyor. İETT Genel Müdürü kendine özel 240 tane muayene kriteri oluşturmuş. 240 muayene kriteri bizim yönergemizde olmayan teknik şartnamemizde olmayan şartlardır. Araçlarımızı kendi muayene istasyonlarında çekiyor. Muayene istasyonlarında gereksiz can ve mal güvenliğini tehlikeye atmayacak kusurlardan, araçların saatlerini kesiyor. Araçlarımızın saatlerini kestiği için seferden men ediliyor. İstanbul halkı burada mağdur oluyor. Biz de mağdur oluyoruz. İETT Genel Müdürlüğü’nün derhal bu mobbinge son vermesi gerekiyor” dedi. Grup açıklamanın ardından olaysız bir şekilde dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“ÖNCE İZİN VERİP SONRA TUTANAK TUTTURDULAR”
Kendilerine çok kısa bir zaman içinde burayı boşaltmaları gerektiğinin söylendiğini ve konuyu mahkeme taşıdıklarını ifade eden Orhan, “Defalarca en azından davetiyeleri basılmış insanlar için belirli saatte açıp belirli saatte kapalım dedik. Bir tanesine zoraki izin verdiler. Sonra yine de zabıtaları gönderip tutanak tutturdular. Bir hafta sonraki düğünde ise hayal etmediğim bir 24 saat geçirdim.” dedi.
“DÜĞÜNE 5 SAAT KALA DOZERLERLE MEKANI BASTILAR”
Düğün sahiplerinin kendisine belediye başkanından izin aldıklarını söylediğini aktaran Orhan, “Düğüne 5 saat kala bir baktık ki dozerlerle beraber düğünün giriş kapısına taşlar koydular. Hep birlikte Gaziosmanpaşa Belediyesi’ne gittik. Belediye başkanına saatlerce yalvardım üç saat mühlet verin diye. ‘Ruhsatsız iş yapıyorsunuz oradan çıkmak zorundasınız. Kesinlikle olmaz.’ dediler. Aileye, ‘Kusura bakmayın. Şu anda siz de görüyorsunuz sizin üzerinizden bana mobbing uyguluyor’ dedim.” ifadelerini kullandı.
“SALONU BİR SAATTE 750 KİŞİYE HAZIR HALE GETİRDİK”
Ardından belediye başkanının düğünü yapmaya izin verdiğini aktaran Orhan, “Mekana gittiğimde düğün sahipleri ‘Zabıta nerede? Taşları kaldırmadılar’ dedi. Ben de dedim ki; siz buna inandınız mı? Verilen hiçbir söz hiçbir zaman yerine getirilmedi. Ben bu mührü açamam.” diye konuştu. Düğün sahiplerinin “Bize söz verdiler” diyerek mührü açıp içeri girdiklerini belirten Orhan, “O saatten sonra şayet ben onlara hizmet vermeseydim gerçekten bir cinayet çıkardı. 20 garson çalıştıracağım yerde 65 garson çalıştırdım. Bir saatin içinde salonu 750 kişiye hazır hale getirdik. Biz içeride ağlayarak saati 02.30 yaptık.” dedi.
“DOZERİN ALTINA KENDİMİ ATTIM”
Eve döner dönmez gelen telefonla yeniden mekana gittiğini belirten Orhan, belediye ekiplerinin dozerlerle yolu kazdığını söyledi. Orhan, “Dozerin mekanı kırması hiç önemli değil. Yollarını kazdığını görünce ben insanlığımı kaybettim. Dozerin altına kendimi attım.” şeklinde konuştu.
“TEHDİT ALTINDAYIM”
Her gün çok sayıda telefon ve tehdit aldığını ifade eden Orhan, “Ben şu anda tehdit altındayım. Yarın bir gün benim çok farklı bir haberimi duymuş olabilirsiniz.” dedi.
“VADETTİĞİMİZ SÖZLEŞMELER BİTSİN”
Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı’nın konuya ilişkin yazdığı açıklamada adının geçmesine anlam veremediğini söyleyen Orhan, yetkililere seslenerek şöyle konuştu:
“Devlet büyüklerim, Sayın Recep Tayyip Erdoğan, sayın belediye başkanım bu süreci beraber yürütelim. Biz isteseniz de orada durmayacağız. Yeter ki vadettiğimiz sözleşmeler bitsin. Kimsenin hayalleri hüsran olmasın.”

Yerel HaberlerGaziosmanpaşaNew WorldBelediyeGüncelYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yakakent Belediyesi zabıta ekipleri, ekmek ve unlu mamullerin sağlıklı ve hijyenik koşullarda üretildiğini kontrol etmek amacıyla fırınlara yönelik denetim yaptı.
İşletmelerin temizlik standardı, çalışanların kişisel hijyen kurallarına uyumu ve ürünlerin saklama koşullarını kontrol eden zabıta, ayrıca, gramaj denetimi de yapılarak, satışa sunulan ürünlerin belirtilen standartlara uygun olup olmadığına baktı.
Kontroller sırasında eksikleri bulunan işletmelere uyarıları yapılarak, belirtilen eksikliklerin en kısa sürede giderilmesi talep edildi.
Halk sağlığını korumak amacıyla gıda denetimlerine devam edileceği, işletmelerin gıda güvenliği standartlarına uyum sağlaması için gerekli destek ve bilgilendirmelerin sürdürüleceği bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Efeler Belediyesi Ekim ayı meclis toplantısının ikinci oturumu belediye meclis salonunda gerçekleşti. Toplantının açılışında kadın cinayetleriyle ilgili açıklama yapan Başkan Yetişkin, “Ülkemizde ve Aydın’da kadına karşı şiddette bir artış var. Kadın cinayetlerinde bir travma yaşıyoruz. Bir hukukçu ve önceki dönem baro başkanı olarak çok üzüntü duyduğumu bildirmek istiyorum. Cezaların daha da ağırlaştırılarak, infazın artırılması gerektiğine inanıyorum. İnfaz Kanunu’nu af kanunu gibi değerlendirmeye başladık. İnfaz Kanunu’nda, özellikle cinayetlerle ilgili, çocuklara karşı istismarlara karşı İnfaz Kanunu’nun cezalandırmaya yönelik olmasını affa dönüştürülmemesini istiyorum. Bu toplumumuzda kanayan bir yara” diye konuştu.
12 gündem maddesinin görüşüldüğü toplantıda, Efeler Belediyesi 2025-2029 yıllarını kapsayan stratejik planı meclisten onay aldı. Buna göre bütçe, 3 milyar 220 milyon TL olarak belirlendi. Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin yönetiminde gerçekleştirilen toplantıda stratejik planın yanı sıra 2025 Mali Yılı Performans Programı ve 2025-2027 Bütçe Tasarısı da oy birliği ile kabul edildi.
Başkan Yetişkin, “Önceliğimiz olan sosyal belediyeciliği, vatandaşımızla iç içe olmayı, ekonomik durumumuzu da ortaya koyarak yeni bir plan hazırladık. Umarım hep birlikte Efeler halkına önemli hizmetlerde bulunuruz. Güzel, huzurlu bir Efeler oluştururuz” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kuşadası Belediye Meclisi Ekim ayı olağan toplantısı, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel yönetiminde Davutlar Belediye Hizmet Binası Toplantı Salonunda yapıldı. Toplantıda gündeme gelen en önemli konu, Davutlar Mahallesi’nin uzun yıllardır yaşadığı sağlık merkezi sorununun çözümü ile ilgili oldu. Belediye Meclisi, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Ege Mahallesi’ne yeni bir aile sağlığı merkezi kurulması amacıyla Kuşadası Belediyesi’nden talep edilen 2600 metrekarelik alanın tahsisi konusunu ilgili komisyonlara sevk etti. Sevk kararının ardından konuşan Başkan Ömer Günel “İl Sağlık Müdürlüğümüz bizden Ege Mahallesi’nin yaşadığı aile sağlığı merkezi sorununun çözümü için alan tahsisi talebinde bulununca bizim de kendilerinden Davutlar Mahallesi sakinlerimizin 7/24 sağlık hizmeti alabilmesi yönünde bir talebimiz oldu. Davutlar’da yaşayan hemşehrilerimiz bir enjeksiyon için bile Kuşadası merkezine gelmek zorunda kalıyor. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde kendilerine gerekirse bizim tahsis edeceğimiz bir binada sağlık merkezi açılması talebimizi ilettik. Belediye Başkan Yardımcımız Remzi Çengel konuyu yakından takip ediyor. Bu işin peşini bırakmayacak ve kısa süre içerisinde Davutlar Mahallemizin sağlık hizmetine ulaşım konusunda yaşadığı sorunu çözeceğiz” diye konuştu.
Çevreyi kirletenlere ceza geliyor
Kuşadası Belediye Meclisi Ekim ayı toplantısında çevreyi kirleten şahıs ve işletmelere yönelik alınacak tedbirler konusu da gündeme geldi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından gündeme getirilen, evsel katı atıklarını ilgili toplama alanları dışına atarak çevreyi kirleten ve tütün ürünleri atıklarını işletmelerinin önüne atan ve temizlemeyen işletmelere ceza uygulanması yönündeki madde, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonu’na sevk edildi. İlgili gündem maddesinin kabul edilmesi ile çevreyi kirleten kişi ve işletmelere 4257 sayılı Tütün Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ve Kabahatler Kanunu’nun 41’inci maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacak. İşletmeler 3 metreye kadar dükkanlarının temizliğinden sorumlu olacak. Başkan Ömer Günel, komisyon raporu doğrultusunda alınacak kararın çevreyi kirletenlere karşı caydırıcı bir nitelik taşıyacağını belirtti.
Çok yönlü Kuşadası tanırımı
Toplantıda Kuşadası’nın ulusal ve uluslararası alanda etkin tanıtımının yapılması için Kasım ayında İngiltere ve Polonya’da düzenlenecek turizm fuarlarına katılım kararı alındı. Karara göre 5-7 Kasım tarihleri arasında İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenecek World Travel Market ile 20-22 Kasım tarihleri arasında Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenecek olan TT Warsav fuarlarına katılım sağlanarak Kuşadası tanıtımı yapılacak.
Toplantıda alınan ve kent tanıtımına önemli katkı sağlayacak kararlardan bir diğeri ise Kuşadası ve çevresinin yerel gastronomi ürünlerinin tanıtımı için 13 bölümlük bir belgesel çekilmesi ile ilgili oldu. Belgeselin çekileceği bölgelere ilişkin gerekli izinlerin alınması ve belgeselin yasal kullanım haklarının Kuşadası Belediyesi’ne devredilmesi ile ilgili gerekli meclis kararları alındı. Toplantıda ayrıca kentler arasında bilgi ve deneyim paylaşımına imkan sağlamak amacıyla Çanakkale’nin Çan, Düzce’nin Akçakoca ve Burdur’un Bucak ilçeleri ile kardeş şehir olunması kararı alındı.
Belediye Meclis toplantısında, İmar ve Şehircilik Komisyonu üyesi İYİ Partili Eda Yurtcan’ın istifası üzerine yeni İmar Komisyonu üyesi seçimi de yapıldı. İYİ Partili Meclis Üyesi Yaser Doğan Kuşadası Belediyesi’nin yeni İmar Komisyonu üyesi oldu. Meclis toplantısında ilgili kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlanan Kuşadası Belediyesi 2024-2029 Yılı Stratejik Planı ile 2025 Mali Yılı Performans Raporu kabul edildi.
“Kuşadası’nda yaşamak Ada Mobil ile ayrıcalık haline geldi”
Toplantıda geçtiğimiz hafta hizmete giren Ada Mobil uygulaması ile ilgili olarak da açıklama yapan Başkan Ömer Günel, Kuşadası’nı iyi tanıyan genç bir ekip tarafından hazırlanan uygulamanın kent sakinlerine sunduğu avantajların yanı sıra kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistler için de önemli kolaylıklar içerdiğini söyledi. Başkan Ömer Günel, kentin turistik noktalarından ulaşım güzergahlarına; sağlık kuruluşlarından nöbetçi eczanelere kadar pek çok önemli bilgiye hızlı ve kolay ulaşım olanağı sunan Ada Mobil’in belediye ile ilgili iş ve işlemleri de rahatça yapmayı sağladığını ifade etti.
Ada Mobil uygulamasının Kuşadası Belediyesi tarafından yaşama geçirilen ya da geçirilecek olan hizmet ve projeler ile ilgili olarak kent sakinlerinin nabzını tutma olanağı verdiğine de dikkat çeken Başkan Ömer Günel, “Uygulamamız, memnuniyet anketleri yoluyla kent sakinlerimizin fikir ve taleplerine hızlı bir biçimde istatistiksel olarak ulaşma şansı veriyor. Örneğin seçim döneminde Güzelçamlı Mahallesi’ne kapalı pazar yeri yapılması ile ilgili olarak sandık koyarak referandum yapacağımı söylemiştim. Ada Mobil uygulaması ile artık sandık kurmaya gerek kalmadı. Uygulama aracılığıyla kolayca referandum gerçekleştirebileceğiz” diye konuştu. Ada Mobil uygulamasının Adalı Kart uygulamasını da bünyesinde barındırdığını hatırlatan Başkan Ömer Günel “Kuşadası’nda yaşamanın sözde ayrıcalık olmaktan çıktığı bir süreç başlıyor” dedi.
“Arsa satışı kanunlara uygun”
Toplantının sonunda Kuşadası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan, belediyeye ait arsa satışlarına ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bir açıklama yaptı. Belediyelerin İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi doğrultusunda arsa satışı yapabileceğini ifade eden İmar Müdürü Ahmet Taşkan, Belediye Kanunu’nun 69. maddesine göre belediyelerin görevleri arasında arsa ve konut üretmenin de bulunduğunu belirterek bu arsa ve konutların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda satışının mümkün olduğuna dikkat çekti. İmar Kanunu’nun 18’inci maddesine istinaden kamuya kazandırılan çocuk bahçesi, belediye hizmet alanı gibi taşınmazların, imar planını değiştirmek suretiyle satışının mevzuat açısından mümkün olmadığını vurgulayan İmar Müdürü Ahmet Taşkan, “Kuşadası Belediyesi’nin bu yönde taşınmaz satışı kesinlikle bulunmamaktadır” dedi.
“Doğru siyaset, doğru muhalefet”
Başkan Ömer Günel ise ‘doğru siyaset, doğru muhalefet’ vurgusu yaparak “280 milyon lira bütçeyle devraldığımız Kuşadası Belediyesi, 3 milyar lira yatırım yaptı. Bu kentin 25 yıldır kronikleşmiş tüm sorunlarını bu yönetim çözdü, çözmeye de devam ediyor. Biz, sesi gümbür gümbür çıkan, sorulan her soruya tüm açıklığı ve şeffaflığı ile yanıt veren bir yönetimiz. Siyaset de muhalefet de doğru yapıldığı sürece hiçbir itirazımız yok. Yeter ki iftiradan ve kumpastan uzak durulsun” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kuşadası Belediye Meclisi Ekim ayı olağan toplantısı, Belediye Başkanı Ömer Günel yönetiminde Davutlar Belediye Hizmet Binası Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda, Davutlar Mahallesi’nin uzun yıllardır yaşadığı sağlık merkezi sorunu gündeme geldi. Meclis, Aydınİl Sağlık Müdürlüğü tarafından Ege Mahallesi’ne yeni bir aile sağlığı merkezi kurulması için Belediye’den talep edilen 2 bin 600 metrekarelik alanın tahsisi konusunu, ilgili komisyonlara sevk etti.
Sevk kararının ardından Başkan Ömer Günel, “İl Sağlık Müdürlüğümüz bizden Ege Mahallesi’nin yaşadığı aile sağlığı merkezi sorununun çözümü için alan tahsisi talebinde bulununca bizim de kendilerinden Davutlar Mahallesi sakinlerimizin 7/24 sağlık hizmeti alabilmesi yönünde bir talebimiz oldu. Davutlar’da yaşayan hemşehrilerimiz bir enjeksiyon için bile Kuşadası merkezine gelmek zorunda kalıyor. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde kendilerine gerekirse bizim tahsis edeceğimiz bir binada sağlık merkezi açılması talebimizi ilettik. Belediye Başkan Yardımcımız Remzi Çengel konuyu yakından takip ediyor. Bu işin peşini bırakmayacak ve kısa süre içerisinde Davutlar Mahallemizin sağlık hizmetine ulaşım konusunda yaşadığı sorunu çözeceğiz” diye konuştu.
Çevreyi kirletenlere ceza
Toplantıda çevreyi kirleten şahıs ve işletmelere yönelik alınacak tedbirler konusu da gündeme geldi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından gündeme getirilen, evsel katı atıklarını ilgili toplama alanları dışına atarak çevreyi kirleten ve tütün ürünleri atıklarını işletmelerinin önüne atan ve temizlemeyen işletmelere ceza uygulanması yönündeki madde, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonu’na sevk edildi. İlgili gündem maddesinin kabul edilmesi ile çevreyi kirleten kişi ve işletmelere 4257 sayılı Tütün Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ve Kabahatler Kanunu’nun 41’inci maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacak. İşletmeler 3 metreye kadar dükkanlarının temizliğinden sorumlu olacak. Başkan Ömer Günel, komisyon raporu doğrultusunda alınacak kararın çevreyi kirletenlere karşı caydırıcı bir nitelik taşıyacağını belirtti.
Çok yönlü Kuşadası tanıtımı
Toplantıda ilçenin ulusal ve uluslararası alanda etkin tanıtımının yapılması için Kasım ayında İngiltere ve Polonya’da düzenlenecek turizm fuarlarına katılım kararı alındı. Karara göre 5-7 Kasım arasında İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenecek World Travel Market ile 20-22 Kasım arasında Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenecek TT Warsav fuarlarına katılım sağlanarak ilçenin tanıtımı yapılacak.
Toplantıda alınan ve kent tanıtımına önemli katkı sağlayacak kararlardan bir diğeri ise ilçe ve çevresinin yerel gastronomi ürünlerinin tanıtımı için 13 bölümlük bir belgesel çekilmesi ile ilgili oldu. Belgeselin çekileceği bölgelere ilişkin gerekli izinlerin alınması ve belgeselin yasal kullanım haklarının Belediye’ye devredilmesi ile ilgili gerekli meclis kararları alındı. Toplantıda ayrıca kentler arasında bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlamak için Çanakkale’nin Çan, Düzce’nin Akçakoca ve Burdur’un Bucak ilçeleri ile kardeş şehir olunması kararı alındı.
Belediye Meclis toplantısında, İmar ve Şehircilik Komisyonu üyesi İYİ Partili Eda Yurtcan’ın istifası üzerine yeni İmar Komisyonu üyesi seçimi de yapıldı. İYİ Partili Meclis Üyesi Yaser Doğan Belediye’nin yeni İmar Komisyonu üyesi oldu. Meclis toplantısında ilgili kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlanan 2024-2029 Yılı Stratejik Planı ile 2025 Mali Yılı Performans Raporu kabul edildi.
“Kuşadası’nda yaşamanın sözde ayrıcalık olmaktan çıktığı bir süreç başlıyor”
Meclis toplantısında geçen hafta hizmete giren Ada Mobil uygulaması ile ilgili olarak da açıklama yapan Başkan Ömer Günel, ilçeyi iyi tanıyan genç bir ekip tarafından hazırlanan uygulamanın vatandaşlara sunduğu avantajların yanı sıra ilçeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistler için de önemli kolaylıklar içerdiğini söyledi. Başkan Ömer Günel, ilçenin turistik noktalarından ulaşım güzergahlarına; sağlık kuruluşlarından nöbetçi eczanelere kadar pek çok önemli bilgiye hızlı ve kolay ulaşım olanağı sunan Ada Mobil’in belediye ile ilgili iş ve işlemleri de rahatça yapmayı sağladığını belirtti. Ömer Günel, “Uygulamamız, memnuniyet anketleri yoluyla kent sakinlerimizin fikir ve taleplerine hızlı bir biçimde istatistiksel olarak ulaşma şansı veriyor. Örneğin seçim döneminde Güzelçamlı Mahallesi’ne kapalı pazar yeri yapılması ile ilgili olarak sandık koyarak referandum yapacağımı söylemiştim. Ada Mobil uygulaması ile artık sandık kurmaya gerek kalmadı. Uygulama aracılığıyla kolayca referandum gerçekleştirebileceğiz” ifadelerini kullandı. Ada Mobil uygulamasının Adalı Kart uygulamasını da bünyesinde barındırdığını anımsatan Başkan Ömer Günel, “Kuşadası’nda yaşamanın sözde ayrıcalık olmaktan çıktığı bir süreç başlıyor” dedi.
“Kuşadası Belediyesi’nin bu yönde taşınmaz satışı kesinlikle bulunmamaktadır”
Toplantının sonunda İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan, Belediye’ye ait arsa satışlarına ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek için bir açıklama yaptı. Belediyelerin İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi doğrultusunda arsa satışı yapabileceğini belirten İmar Müdürü Ahmet Taşkan, Belediye Kanunu’nun 69’uncu maddesine göre belediyelerin görevleri arasında arsa ve konut üretmenin de bulunduğunu belirterek bu arsa ve konutların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda satışının mümkün olduğuna dikkat çekti.
İmar Kanunu’nun 18’inci maddesine istinaden kamuya kazandırılan çocuk bahçesi, rekreasyon alanı, belediye hizmet alanı gibi taşınmazların, imar planını değiştirmek suretiyle satışının mevzuat açısından mümkün olmadığını vurgulayan İmar Müdürü Ahmet Taşkan, “Kuşadası Belediyesi’nin bu yönde taşınmaz satışı kesinlikle bulunmamaktadır” diye konuştu.
“280 milyon lira bütçeyle devraldığımız Kuşadası Belediyesi, 3 milyar lira yatırım yaptı”
Başkan Ömer Günel ise ‘doğru siyaset, doğru muhalefet’ vurgusu yaparak, “280 milyon lira bütçeyle devraldığımız Kuşadası Belediyesi, 3 milyar lira yatırım yaptı. Bu kentin 25 yıldır kronikleşmiş tüm sorunlarını bu yönetim çözdü, çözmeye de devam ediyor. Biz, sesi gümbür gümbür çıkan, sorulan her soruya tüm açıklığı ve şeffaflığı ile yanıt veren bir yönetimiz. Siyaset de muhalefet de doğru yapıldığı sürece hiçbir itirazımız yok. Yeter ki iftiradan ve kumpastan uzak durulsun” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Terme Belediyesi’nin çağrısıyla kurulan Terme Kent Konseyi’nin Seçimli Genel Kurul Toplantısı bugün Terme Belediyesi Kültür Merkezi’nde yapıldı. 128 delegenin katıldığı toplantıda Dilek Aydın ve Merih Kargı başkan olmak için yarıştı. Genel kurul toplantısının açılış konuşmasını yapan Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, “Birlikte yönetmek kavramının önemini biliyoruz ve o doğrultuda hareket ediyoruz. STK’lar, siyasi partiler ve kamu kurumlarının temsilcilerinin yer aldığı kent konseyimiz, aslında toplumun her kesiminin ayrı ayrı sesini barındırıyor. Bugün burada yapılan genel kurulun ardından Kent Konseyimiz kadın, genç, engelli ve çocuk meclisleri oluşturacak. Kısacası toplumun her kesiminin talep ve önerileri doğrultusunda ilçemizin geleceği için birlikte projeler oluşturacağız. Her iki adayımıza da başarılar dilerim” diye konuştu.
Adayların yaptıkları konuşmaların ardından genel kurul toplantısında Kent Konseyi başkanlık seçimi yapıldı. Yapılan seçimlerde, Dilek Aydın 66 oy alarak Kent Konseyi Başkanlığı’na seçilirken Merih Kargı 47 oy aldı.
Başkan Şenol Kul, 66 oyla Terme Kent Konseyi Başkanlığı’na seçilen Dilek Aydın’ı kutlayarak, “Kent Konseyimiz, halkımızın taleplerini ve ihtiyaçlarını daha iyi anlayarak, çözüm odaklı çalışmalar yürütecek. Dilek Hanım’a yeni görevinde başarılar dilerim” şeklinde konuştu. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehzadeler Belediyesi, ilçeye bağlı 67 mahallede kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Fen İşleri, Temizlik İşleri, Park Bahçe ve Zabıta ekipleri, her alanda vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak için yoğun bir çaba harcıyor. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar, ilçenin dört bir yanında aralıksız devam ediyor.
Cadde ve sokaklar tertemiz
Temizlik İşleri Ekipleri, ilçenin dört bir yanında titizlikle temizlik çalışmalarına devam ediyor. Mahallelerin cadde ve sokakları, ekiplerin özverili çalışmaları sayesinde pırıl pırıl hale getiriliyor. Günlük rutin temizlik çalışmalarının yanı sıra, özellikle yoğun kullanılan alanlarda detaylı temizlik işlemleri gerçekleştiriliyor.
Yol ve kaldırımlar yenileniyor
Fen İşleri ekipleri ise ihtiyaç duyulan tüm bölgelerde yol ve kaldırım düzenleme çalışmalarını sürdürüyor. Bozulan yolların onarımı ve yeni kaldırımların inşası, vatandaşların güvenli ve konforlu bir şekilde ulaşım sağlaması için titizlikle yapılıyor. Ekipler, yoğun bir tempo ile ilçenin farklı noktalarında çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.
Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri de ilçede bulunan tüm parklarda bitki bakımı, alan temizliği ve düzenleme çalışmaları yapıyor. Özellikle yaz aylarında artan yeşil alanların bakımı, halkın dinlenme ve eğlenme alanlarının daha güzel hale getirilmesi için aralıksız sürdürülüyor. Parkların düzenli olarak temizlenmesi ve bitki bakımlarının yapılması, Şehzadeler halkının keyifli vakit geçirmesini sağlıyor.
Zabıta ekipleri denetimde
Şehzadeler Belediyesi Zabıta ekipleri de ilçe genelinde denetim çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fırınlarda yapılan hijyen ve gramaj denetimleri, vatandaşların sağlığını koruma adına büyük önem taşıyor. Ayrıca, ilçedeki işletmelerde raf düzeni ve fiyat denetimleri gerçekleştiriliyor. Bu denetimler, tüketicilerin güvenli ve adil bir alışveriş yapabilmesi için titizlikle yapılıyor.
Şehzadeler Belediyesi, ekiplerinin özverili çalışmaları sayesinde ilçedeki yaşam standartlarını yükseltmeyi hedeflerken, 67 mahallede yürütülen çalışmalar da vatandaşlar tarafından büyük takdir topluyor. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarsus Belediyesi tarafından gerçekleştirilen denetimlerde, son kullanma tarihi geçmiş toplam 70 bin ürün tespit edildi. Denetimlerde süt ve süt ürünleri, temizlik malzemeleri, sağlık ve hijyen ürünleri gibi çeşitli ürünlerin yanı sıra menşei belli olmayan 700 litre zeytinyağı ve 300 kilogram kıyılmış tütüne el kondu. İşletmeye ekipler tarafından cezai işlem uygulandı. Ürünler, Tarsus Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde imha edildi.
Başkan Boltaç, denetimlerle ilgili, “Ekiplerimiz, halk sağlığını tehlikeye atanlara karşı kararlı bir şekilde mücadele ediyor. Bu tür denetimlerimiz hız kesmeden devam edecek. 7 gün 24 saat halkımızın sağlığı için çalışıyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya’nın dört bir yanında seçim çalışmalarını sürdüren Tütüncü, Alanya ilçe sakinleriyle kucaklaştı. Alanya’yı karış karış dolaşan Tütüncü, ilçe muhtarlarıyla buluştu, oda başkanlarının taleplerini dinledi, belediye işçileriyle öğle yemeği yedi, kooperatifleri ziyaret etti. Tütüncü, Alanya’da günün ilk ziyaretinde muhtarlarla buluştu. Alanyalı muhtarlar ile sabah kahvaltısında bir araya gelen Tütüncü, Alanya’nın eserlerinde hizmetlerinde en güzeline layık olduğunu söyledi. Tütüncü, “Alanya çok daha güzel hizmetlerle geleceğe yürümeli. Alanya Belediye başkanımızdan Allah razı olsun. Adem Murat Yücel başkanımız çok çalışarak, çok gayret ederek Alanya’ya eserler üstüne eserler, hizmetler üstüne hizmetler koymaya çalışıyor. Başkanımıza çıktığı yolda başarılar diliyoruz. Biz her zaman başkanımızın yanındayız. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Alanya’da çok büyük eksiklerinin olduğunu son 5 yılda hep beraber gördük “dedi.
“Örnek şehir”
Tütüncü, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yanında olmadığı ilçe belediyelerini tek kanatla uçmaya çalışan kuşa benzetti.
Hakan Tütüncü, “31 Mart Alanya için hamle yılları, atılım yılları olsun. Ulaşım, trafik, altyapı ve nazım imar konusunda en iyi hizmeti Antalya’mızın her yanına götürmek için yollara çıktık. Alanya Belediye başkanımızla beraber biz, örnek bir kadim şehir meydana getireceğiz” diye konuştu.
“Türel gitti, tesisler yarım kaldı “
Alanya’daki alt yapı sorunlarına da değinen Tütüncü, “Alt yapı sorunları sebebiyle dünyanın göz bebeği güzel şehrimiz mavi bayraklarını yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalırsa bunun hesabini kim verecek? Bir büyükşehir belediyesi 5 yıl görevde kalırda arıtma ile ilgili bir şey yapmaz mı?” dedi. Tütüncü, içme suyundan köy ve yayla yollarına kadar görülmemiş hizmetleri Alanya’ya getireceklerini de sözlerine ekledi. Alanya’da yarım kalan tesisler konusuna da değinen Tütüncü, “Menderes Türel başkanım gitti, yapımına başlanan tesisler öylece kaldı. İnşallah o tesisleri tamamlamak önemli bir vefa borcumuz olacak. Bunu en güzel şekilde biz yapacağız ” dedi.
“Oda başkanlarıyla buluştu”
Tütüncü, Alanya’daki ikinci ziyaretinde ilçenin oda başkanlarıyla bir araya geldi. Yeni dönemdeki beklenti ve hedeflerin anlatıldığı buluşmada Tütüncü, oda başkanlarının sorularını cevapladı. Güzel bir şehrin doğuşunun, büyükşehir belediyelerinin en büyük görevleri arasında yer aldığına değinen Tütüncü, rasyonel düşünce ve bilimsel bilginin belediyecilik çalışmalarının her alanında en kıymetli husus olduğunu söyledi.
“İşçilerle yemek yedi”
Tütüncü, Alanya Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü şantiyesinde belediye çalışanları ile yemek yedi. Cumhur İttifakı Antalya Belediye Başkan adayı Tütüncü, çalışanlara yemek servisini kendi eliyle yaptı. Alanya Belediyesi çalışanları ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Tütüncü, haftanın bir gününü Fen İşleri Müdürlüğü ve Park Bahçeler Müdürlüğü ekipleri ile arazide geçirdiklerini ve bu zamanın çok kıymetli olduğunu söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Alanya Belediyesi’nin güçlerini birleştirerek, ilçeye en güzel hizmetleri taşıyacaklarını da sözlerine ekledi. “Kepez’de çalışanlarımızla beraber çok güzel işler yaptık.” diyerek, sözlerine devam eden Tütüncü, “Belediye çalışanlarımızın emeklerine sağlık. Sizler çalışırsınız, takdiri hep belediyeler alır. Bize yöneltilen teveccühlerin arkasında sizlerin emeği, sizlerin alın teri vardır. Sizin arazideki emeğiniz vardır. Milletimiz adına da sizlere teşekkürü bir borç biliyoruz. Allah hepinizden razı olsun. Alanya’mıza çiçek gibi bakıyorsunuz. Önümüzdeki günlerde çok güzel işler yapma heyecanı içinde, sıcacık ev sahipliğiniz için çok teşekkür ediyoruz” dedi.
“Alanya çıkarması”
Alanya’nın dört bir tarafını karış karış gezen Tütüncü, ilçenin Halk Otobüsleri Kooperatifi’nin emektar şoförleriyle de bir araya geldi. Antalya’nın altın çağında yapılacak çalışmaların konuşulduğu buluşmada Tütüncü, bu çağın herkesin yaşamaktan mutlu olduğu, sorunların ortadan kalktığı, çözümlerin geldiği yeni bir dönem olduğunu bildirdi. Günün bir başka ziyaretini de Yatçılar ve Gezi Tekneleri Kooperatifi’ne gerçekleştiren Tütüncü, ilçe sakinlerini de selamladı. Akşama kadar devam edecek olan Alanya turunda, ilçe seçim ofisini ziyaret edecek, Alanyaspor Taraftarları Derneği ile buluşacak, Alanyaspor-Trabzonspor maçını izleyecek. – ANTALYA
]]>Haliliye Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen Çamlıdere Çok Amaçlı Salonun açılışı için tören düzenlendi. Törene, Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın yanı sıra TBMM Başkanvekili ve Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, belediye meclis üyeleri, teşkilat üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
Coşkuyla gerçekleşen programın açılışında konuşan Çamlıdere Mahalle Muhtarı Halit Kaya, “Bir gerçeği dile getirmek adına ne zaman Mehmet Canpolat başkanımızın kapısını çaldıysak, ne zaman telefonla aradıysak anında telefonumuza cevap vermiş, gittiğimizde bizlerle görüşmüş ve taleplerimizi anında birim müdürlerine aktararak net bir şekilde çözüme kavuşturmuştur” dedi.
“Sözümüzün eriyiz, Haliliye’nin neferiyiz”
Canpolat da konuşmasında Çamlıdere Çok Amaçlı Salonu’nun bölge halkına hayırlı olmasını diledi. Verdikleri sözleri bir bir tutmanın gayreti içerisinde olduklarının altını çizen Başkan Canpolat, “Çamlıdere her zaman için dün, bugün ve yarın Cumhurbaşkanımızla, AK Parti ile beraber yol yürümüş bir bölgemiz. Geldik, buralarda sözlerimizi verdik ama sözlerimizi verirken şu cümleleri de kullandık. Sözümüzün eriyiz, Haliliye’nin neferiyiz dedik. Ne söz verdiysek hepsini bir bir yerine getirdik. Ama söz verirken neye güvendik, tabii ki önce Allah’a sonra cumhurbaşkanımıza sonra bakanımıza, milletvekillerimize, il başkanımıza, teşkilatımıza ve size güvendik, söz verdik. Ben onlardan Allah razı olsun diyorum. Memlekette hizmet denilince, Türkiye’de hizmet denilince herkesin aklına Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan geliyor. Neden geliyor, İstanbul Belediyesi’nde devrim yaptı, çağ atlattı. İstanbul’da belediyeciliği AK Parti belediyeciliğini herkes Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan öğrendi. Biz de ondan öğreniyoruz, bizler de onun yolunda gidiyoruz, bizim liderimiz, sembolümüz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Çamlıdere’nin özelinde bizden bir çok amaçlı salon dediler, emriniz olur başımız üstüne gözümüz üstüne dedik. Allah’a inanıyoruz, Cumhurbaşkanımız bizleri 31 Mart’a kadar size emanet etti, 31 Mart’tan sonra da sizler bizim en kıymetli emanetlerimizsiniz. 31 Mart günü akşamı sandıklar açıldığında inşallah ak ak ak oylarla sandıkları doldurmaya hazır mıyız” dedi.
“Canpolat karınca gibi çalışıyor”
TBMM Başkanvekili ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ da Haliliye’de Mehmet Canpolat’ın karınca gibi çalıştığını vurgulayarak, “Hem Çamlıdere Çok Amaçlı Salonu’muzun açılışını hem de böylesine coşkulu bir kalabalık ve bölgemizin saygın insanlarıyla bir arada olmak gerçekten bizim için büyük bir şereftir. 31 Mart yerel seçimleri sadece Haliliye’mizin, Çamlıdere bölgemizin değil Türkiye’mizin ve Şanlıurfa’mızın geleceğini tayin eden bir seçimdir. Verdiğimiz her oy bizim irademizi yansıttığı gibi bizim memleketimizi kime emanet edeceğimize dair kararımızı yansıtacaktır. Bir yandan Haliliye’de Mehmet Canpolat kardeşimi ikinci dönem için, Büyükşehir’de Zeynel Abidin bey kardeşimi yine ikinci dönem için seçerken öte yandan Cumhurbaşkanımızın ardından dağlar gibi Şanlıurfa’nın bir kez daha durduğunu dosta düşmana dünyaya bir kez daha ilan edeceğiz Allah’ın izniyle. Bir yandan Büyükşehir Zeynel Abidin kardeşimle ilçemizde Haliliye’mizde karınca gibi çalışan Mehmet Canpolat kardeşimle el ele gönül gönülle birlikte Şanlıurfa için gece gündüz çalışacağız. Bundan hiç ama hiç hiç kimsenin endişesi olmasın” diye konuştu.
Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi. – ŞANLIURFA
]]>Yeniden Refah Partisi’nin Samsun İl Başkanlığı Aday Tanıtım Toplantısı, Genel Başkan Fatih Erbakan’ın katılımıyla İlkadım ilçesindeki Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda Yeniden Refah Partisi İl Başkanı İbrahim Yaşar, Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Av. Adem Güney, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcıları Cengiz Zor ve Nurettin Gül konuşmalar yaptı.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Evet yıllar boyu partilerimizi kapattılar ama kalplerimizi kapatamadılar inşallah. Samsun’da böyle bir manzara görüyorum. Vefatının 13. yılında merhum Erbakan hocamızı rahmetle anıyor, hayırla yad ediyoruz. Yeniden Refah Partimiz üye rekorlarında birinciliği kimseye kaptırmıyor. 1 Mart günü konuşmamda dedim ki ‘450 bini geçtik, 452 bin 800 olduk.’ 2 Mart’ta İstanbul’da konuşma yaparken arkadaşlar dediler ki ‘455 bin 300 oldu.’ Üye sayımız günde 2 bin 500 artıyor. Günde 2 bin 500 demek, ayda 75 bin demektir. 1 yılda neredeyse 1 milyon üye demektir. Bugün itibarıyla 455 binin üzerindeyiz. İnşallah 31 Mart seçimlerine 500 binin üzerinde üyeyle gireceğiz. Türkiye’nin üye sayısı bakımından üçüncü büyük partisi olarak gireceğiz. 6 ay önce eylül ayının başında 265 bin üyeyle başladık. 6 ay içinde 455 bine geldik. Bu 6 ayda yüzde 80 büyüme demektir. Böyle bir büyümeyi başka bir siyasi partinin göstermesi mümkün değildir. İnşallah 500 bini geçip seçimlere girdikten sonra hemen takip eden birkaç ay sonra 1 milyonu da geçeceğiz. ve inşallah 2028’de milli görüş ve Yeniden Refah’ı iktidara taşıyacağız. İnşallah Türkiye’nin en hızlı büyüyen siyasi partisi olarak adım adım 31 Mart akşamına doğru gidiyoruz. Önce 31 Mart’ta yerel yönetimlerde Yeniden Refah’ı, milli görüşü iktidar yapacağız. Bu iktidar bizlere hem ahlaklı belediyeciliği getirmiş olacak hem de 2028’deki iktidarın kapısını açacak inşallah” dedi.
Genel Başkan Yardımcısı Cengiz Zor, “Samsun gerçekten Türkiye’nin incisi. Her bir yanında her türlü güzelliği var. Sadece bir eksiği var ki milli görüşçü belediye başkanları yok. 1 Nisan sabahı Samsun’a milli görüşçü belediye kadroları elini değdirdiği zaman bu Samsun başka bir Samsun olacak inşallah” diye konuştu.
Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Gül ise, “Partimizin kuruluşunda birşey söylenmişti. Gün gelecek yeniden salonlara sığmayacağız denmişti. Bu manzarayı görünce aklıma geldi. Bugün yeniden salonlara sığmıyoruz. Milli görüşün ikinci 40 yılında partimiz hızla büyümeye devam ediyor. Siz zafere inanmış bir topluluk olarak partimizi Türkiye’nin en hızlı büyüyen partisi haline getirdiniz. Bu nedenle tebrik ve takdir ediyorum. Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olma yolunda adım adım hedefe gidiyoruz inşallah” şeklinde konuştu.
Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Adem Güney, “Artık Türkiye’de ve Samsun’da ahlaklı belediyecilik dönemi başlıyor. Önce ahlak ve maneviyat diyen bir belediyecilik anlayışı Samsun’da 1 Nisan itibarıyla hakim kılınacaktır. Artık şefkatle muamele eden, hak ve adaleti üstün tutan, ahlaklı belediyecilik geliyor. Artık gardiyan belediyecilik değil, milletine karşı daima dürüst, güvenilir, garson belediyecilik başlıyor. Rüşvetin kökünün kazındığı, yalanın, talanın olmadığı belediyecilik başlıyor” dedi.
Gençlere yönelik vaatlerinden söz eden Güney, “Gençlerimizin en iyi şartlarda yaşama ve sosyal hayata katılımı bizim en önemli görevimizdir. Bu amaçla gençlik konseyleri ile katılımcı bir yönetim sergileyeceğiz. 18-25 yaş aralığındaki tüm gençlerimize Genç Refah Kartı vereceğiz. Gençlerimiz bu kartla ister tiyatroya, ister sinemaya gidebilecek. Hasan Togar belediye başkanımızla söz vermiştik. İleri sürüş pistleri kurarak, gençlerimizin drift yapma ve hız yapma isteklerini güvenli bir ortama taşıyacağız. Burada hem güvenli bir ortam sağlanacak hem de uzman eğitmenlerle sürüş tekniklerini geliştirebilecekler” diye konuştu.
Toplantıda Yeniden Refah Partisi’nin 17 ilçede belediye başkan adayları açıklandı. Aday listesi ise şöyle:
Tekkeköy – Hasan Togar
Ladik – Adnan Topal
Çarşamba – Necattin Arpacı
İlkadım – Kemalettin Tangal
Atakum – Okan Keskin
Terme – Berat Çetin
Vezirköprü – Havva Şen Saygın
Kavak – Şerif Ün
Ayvacık – Refahittin Şencan
Salıpazarı – Alim Çakır
19 Mayıs – Şaban Şenocak
Canik – Yılmaz Hocaoğlu
Bafra – Şükrü Neiş
Asarcık – Hidayet Belik
Alaçam – Muhammet Ergin
Yakakent – Murat Marap
Havza – Engin Toprak – SAMSUN
]]>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Muğla mitinginde konuştu. Erdoğan, “31 Mart’ta milli iradenin bayramını ilan edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına yakışır yeni bir kalkınma hamlesinin startını inşallah sizlerle birlikte sandıkta vereceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Muğla’da düzenlediği mitingde, ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. Mitingde konuşan Erdoğan, şunları söyledi:
“HER KESİMDEN VATANDAŞIMIZIN TAMAMINI KUCAKLADIK, TAMAMINA HİZMET ETTİK”
“Muğla’ya yapılan her hizmette mührümüz var, damgamız var. Kendimi fahri Muğlalı olarak da görüyorum. Bu vesileyle geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde yüzde 34,5 ve milletvekilliğinde aldığımız yüzde 32 oy oranı için tüm Muğlalılara teşekkür ediyorum. Biliyorum ki bu oy oranları Muğla’yla aramızdaki sevginin derinliğini göstermekten çok uzaktır. Biz bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin asırlık ihmallerin sonucu olan altyapı eksiklerini gidermek için çalıştık, milletimizin anasından emdiği ak süt kadar helali olan hak ve özgürlüklerini geliştirmenin mücadelesini verdik. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın meyvesini de ülkemizi 21 yılda 3 kat büyüterek, insanımızın özgüvenini artırarak aldık. Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız sürecinde ne şahsen ne hükümet uygulamalarıyla ne parti politikalarıyla hiç kimseyi, hiçbir zaman ötekileştirmedik. Her kökenden, her meşrepten her kesimden vatandaşımızın tamamını kucakladık, tamamına hizmet ettik. Muğla yörüklerinin ve Türkmenlerinin mağduriyetlerini de biz ortadan kaldırdık. Kürt kardeşlerimizin hakkını da biz savunduk. Karadeniz’in Akdeniz’in geçit vermez dağlarına hangi yatırımları yaptıysak, Ege’nin Doğu Anadolu’nun Güneydoğu Anadolu’nun her karışına aynı yatırımları biz götürdük. Biz bu ülkeyi 81 vilayetinin tamamıyla kucakladık. Hiçbir şehrimizi hiçbir insanımızı dışlamayan bir anlayışla, Türkiye’yi önce 2023 hedefleriyle sonra da ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla biz buluşturduk.
“MUĞLA HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİLDİR”
Bir çeyrek asır öncesinin Muğlasını gözlerinizin önüne getirin, yanına da bugünkü Muğla’yı koyun. Arada asırlık fark göreceksiniz. Muğla şimdi dünyanın gözbebeği, dünyanın çekim merkezi haline gelmiş bir şehre dönüşüyor. Yine de Muğla hak ettiği yerde değildir. Muğla’nın potansiyelini tam anlamıyla kullanmasının önündeki en büyük engel ise şehrin Büyükşehir Belediyesi’ni 25 yıldır yöneten zihniyettir. Kendisi şehir için hiçbir şey üretmeyip köy görünümünde tutanlar, Bakanlıklarımızın ve girişimcilerimizin hayata geçirmek istediği projeleri engellemek için de ellerinden geleni yapmışlardır. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin idari tasarrufla ya da yargı yoluyla engellediği projeleri üst üste koysanız bir Muğla daha çıkar. Bugün Muğla, turizmde ve tarımda Antalya’nın gerisinde kalmışsa tek sebebi bu zihniyettir. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Aydın Hoca’mızı aday gösterdik. Kendisi akademide, bürokraside, siyasette tecrübeli, en saygın, en çözüm odaklı isimleri arasında yer alan bir hocamızdır. Sadece bu tercih bile hak ettiği eserlere ve hizmetlere kavuşturma konusundaki kararlılığımızın açık ifadesidir.
“31 MART’I MİLLİ İRADENİN BAYRAMI İLAN EDECEĞİZ”
Şu anda karşımdaki katılımı görüyorum, rakam 50 bin. Ramazan ayının rahmetli ve bereketli iklimine yaklaşıyoruz. İnşallah beraberce 31 Mart’ta milli iradenin bayramını ilan edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına yakışır yeni bir kalkınma hamlesinin startını inşallah sizlerle birlikte sandıkta vereceğiz. Türkiye’yi 21 yıldır eser ve hizmet siyasetiyle yönetirken, her şehrimiz gibi Muğlamıza verdiğimiz sözü tutmak için de gece gündüz çalıştık. İktidara geldiğimiz günden bugüne Muğla’ya 122 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 375 adet yeni derslik kazandırdık. Gençlik ve sporda 11 bin 157 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. 71 adet spor tesisi inşa ettik. Şimdi de Muğla-Bodrum ve Fethiye’ye yeni spor tesisleri, Marmaris’e gençlik merkezleri kazandırmak için çalışıyoruz. Şehrimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlara yaklaşık 4 milyar lira tutarında kaynakla destek olduk. Sağlıkta toplam bin 291 yataklı 15 hastanenin de aralarında olduğu 40 sağlık tesisi inşa ettik. Halen 150 yataklı Marmaris Hastanesi’nin de içinde yer aldığı 4 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Muğla’da 3 bin 375 konutun yapımını tamamlayıp, hak sahiplerine teslim ettik. 2 bin 303 konutun yapımına devam ediyoruz. 2021 yılının yaz ayında yaşadığımız orman yargınlarının ardından 20 bin köy evi inşa ederek, hak sahiplerine teslim ettik. Muğla’da 4 bin 455 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Hükümete geldiğimizde şehrimizde 8 adet atıksu arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 25’ine hizmet veriyordu. Byugün ise 33 adet atıksu arıtma tesisiyle nüfusun yüzde 94’üne hizmet veriyoruz. Muğla’daki 6 millet bahçesi projemizden birini tamamladık, diğerleriyle ilgili çalışmaları sürdürüyoruz.
“4 MİLYON YOLCU KAPASİTESİNE ULAŞAN MİLAS-BODRUM HAVALİMANI’NI YENİLEDİK”
Ulaştırmada 90 kilometreden aldığımız yolu 463 kilometreye çıkardık. Geçen yıl 5,5 milyon kapasitesine ulaşan Dalaman Havalimanı’nı ve 4 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Milas-Bodrum Havalimanı’nı yeniledik. Fethiye ve Marmaris Körfezi’nin balçıktan temizlenmesi için gönderdiğimiz 2 adet tarama ve dip temizleme gemisi dün itibarıyla bölgeye ulaştı, çalışmalarına bu hafta başlıyor. Tarım ve ormanda Muğla’ya 8 baraj, 7 içme suyu tesisi, 20 sulama tesisi, 1 araziyi toplulaştırma projesi, 70 taşkın koruma tesisi, 8 gölet ve 10 hidroelektrik santrali kazandırdık. Muğla’nın içme suyunu garanti altına aldık. 145 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık, arıcılığı desteklemek için 18 bal ormanı kurduk. Muğla’da toplam 60 bin dekar arazinin daha sulanmasına hizmet edecek 5 yeni baraj daha inşa ediyoruz. Muğlalı çiftçilerimize 34 milyar liralık tarımsal hibe desteği verdik. İstihdamı desteklemek için Muğla’daki işverenlere 6,5 milyarlık prim teşviki verdik. Enerjide Menteşe, Yatağan, Ula ve Bayır’a doğal gaz arzı sağladık. Önümüzdeki dönemde de Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca ve Seydikemer’e doğal gaz arzını sağlamayı planlıyoruz.
“MUĞLA SANDIKLARI PATLATARAK, GERÇEK BELEDİYECİLİK KONUSUNDA BİZE GÜVENİNİ ORTAYA KOYACAKTIR”
Muğla’nın her biri diğerinden güzel körfezlerinin temizliğinden altyapı ve Büyükşehir kaynaklı imar sorunlarına kadar tüm meselelerin çözümü için projelerimiz hazır. Yerel yönetimlerde de 31 Mart akşamı Cumhur İttifakı güven alırsa bizi tutana aşkolsun. Biz de tüm gücümüzle Muğla’yı her bakımdan daha güzel ve huzurlu bir geleceğe hazırlayacağız. Muğla sandıkları patlatarak gerçek belediyecilik konusunda bize güvenini ortaya koyacaktır.
Her şeyin başı huzur. Muğla bir asır önce işgal yaşamış, ardından Milli Mücadele’yle istiklalini kazanmış bir şehir olarak bunun anlamını çok iyi biliyor. Muğla, terör örgütü PKK yüzünden yüzlerce evladını şehit olarak toprağa verdi. Türkiye’nin istikrarı bozmak isteyen emperyalistlerin ilk harekete geçirdikleri araçlar terör örgütleridir. 15 Temmuz’un ardından terörle mücadelemizi artık kendi topraklarımızda değil, terörün kaynağında yürüteceğimizi ilan ettik. Bütün bu teröristleri Gabar’da, Tendürek’te, Cudi’de mağaralara gömdük. Milletimizin huzuruna kimse kast edemez. Irak ve Suriye’de bunları yaptık. Yola aynı kararlılıkla devam edeceğiz.”
Erdoğan, konuşmasının ardından ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı.
]]>
Başkan Ataç, ilçede gelecek dönem hayata geçireceği projeleri tanıtmak üzere Yunus Emre Spor Tesisleri’nde toplantı düzenledi. Toplantıya Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, Büyükşehir Belediye (EBB) Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP EBB Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, İl Başkanı Talat Yalaz, ilçe belediye başkan adayları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Program, Tepebaşı Belediyesi tarafından geçen dönemlerde hayata geçirilen projelerin tanıtımı ile başladı. Ardından Başkan Ataç’ın yeni dönem projeleri katılımcılara takdim edildi.
Programda ilk olarak kürsüye gelen CHP İl Başkanı Talat Yalaz, şöyle konuştu:
“BİRÇOK KONUDA DEVLETİN YAPMASI GEREKENLERİ BELEDİYEMİZ YAPTI”
“Hayat pahalılığı altında, enflasyon altında halkımız eziliyor. Bu nedenle belediyelerimiz bütçelerinin önemli bir kısmını sosyal yardımlara ayırdılar. Haliyle belediyeler de ekonomik krizden nasibini alıyor. Enflasyon nedeniyle merkezi bütçenin azlığının yansıması nedeniyle zor günler geçiriyorlar. Ama ne mutlu bize ki Tepebaşı ne hizmetten geri kaldı, ne de Ahmet Başkan’ımız en ufak bir mazeret üretti. Hatta birçok konuda devletin, merkezi idarenin yapması gerekenleri de belediyemiz yaptı, yapıyor. Ahmet Başkan’ın ve sosyal belediyeciliğinin şefkatli elleri her zaman omuzlarımızda.”
“SAKIN YALANLARA KANIP ŞEHRİNİZİ SATMAYIN”
EBB Başkanı Büyükerşen, “Sakın yalanlara kanıp şehrinizi satmayın, oylarınızı satmayın. Şehrinizi bir büyük maceraya atmayın. İşte Kazım, işte Ahmet, işte Ayşe Ünlüce. Türkiye ilk defa bir Cumhuriyet kadını, bu toprakların kültürlü bir kadını, bir hukukçunun bu şehri nasıl yönettiğine şahit olacak. ve görecek hanımlar nasıl yönetir bu şehri. Onu ve Kazım ile Ahmet’i sizlere emanet ediyorum. Yalnız kendi attığınız oylar değil, karşı oylardan da 3-4 kişiyi ikna etmek size vatan borcudur, şehir borcudur” diye konuştu.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, şunları dile getirdi:
“20 yıldır Tepebaşı’mızı başarıyla yöneten Sayın Ahmet Ataç yeni dönem projelerini bize tanıtacak. Ben de bir Tepebaşı seçmeni olarak merak ediyorum ve biri diyor ya, ‘Şaban Bey, toplantının yıldızı ben olmam lazım. Soru sorma’ diyordu. Onun için toplantının yıldızı Ahmet Ağabey olması lazım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”
EBB Başkan adayı Ayşe Ünlüce de Tepebaşı’nın çok büyük bir gelişme gösterdiğini ve bu gelişimin devam etmesi için 5 yıl daha Tepebaşı’nda Ahmet Ataç’la birlikte yol alınması gerektiğini söyledi. Eskişehir’de halkçı ve demokratik belediye anlayışıyla hizmet sürdürdüklerini belirten Ayşe Ünlüce, şöyle devam etti:
“SİZE DOĞRU, ŞEFFAF, HALKÇI BELEDİYECİLİK SÖZÜ VERİYORUZ”
“Tepebaşı’nı bu kadar güzel yapan başkanımız, büyük bir fedakarlıkla Tepebaşı’nı geliştiren Ahmet Başkan’ımız, önümüzdeki 5 yıl daha Tepebaşı’nda başkan olacak. Tepebaşı Belediye Başkanı’mız Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı’mız Kazım Kurt ve kırsal belediye başkanlarımızla beraber biz size doğru, şeffaf, halkçı belediyecilik sözü veriyoruz. Ben diyorum ki: ‘Merak etme sen Tepebaşı, Ahmet Ataç yanınızda.’ Ben diyorum ki işimiz gücümüz Tepebaşı, işimiz gücümüz Odunpazarı, işimiz gücümüz Eskişehir.”
Sahneye, “Tepebaşı seninle gurur duyuyor” tezahüratı eşliğinde çıkan Başkan Ataç ise şöyle konuştu:
“ESKİŞEHİR YEŞİL CENNET OLDU”
“1999’da Sevgili Yılmaz Hoca’m ile değerli liderimiz rahmetli Bülent Ecevit’in önerisi ile DSP’den belediye başkanı seçildik. O zaman vatandaşımız, ‘Bizim özgürce yaşayıp, onur duyabileceğimiz bir kent oluşturursanız yanınızda oluruz’ dediler. ve bizi seçtiler, bugün hala seçiyorsunuz. Bu tespit o kadar doğruydu ki bize yön verdi. O ilk 5 yıl içinde mütevazı Tepebaşı’nın geleceği hazırlandı. Altyapısı, üstyapısı yapıldı, yeşil alanları tanzim edildi. İkinci dönemimde ise artık Tepebaşı’nın kaderi farklı bir yöne gitmeye başladı. Hiç sıradan bir iş yapmak istemedik. Yapacağımız işlerde Türkiye’de ilk olmasına da dikkat ettik. Bunu da başardık. Geçmiş dönem projelerimizi izlediniz, hepsi birbirinden güzel projeler. 1999’da Tepebaşı’nda spor sahası diye bir şey yoktu. Market değil, iri bakkal yoktu. Bakın, Batıkent’te Murat Kent’in olduğu alanlarda kamyon kasasının içinde bakkal vardı. Oradan alışveriş yapılıyordu. Bunu Tepebaşılı olanlar çok iyi bilir. Tozunu, çamurunu çok iyi bilir. Şehre geldiğinde çamurun renginden mahallesi söylenirdi. Şirintepe’den, Çamlıca’dan geliyor. Farklı renklerde gördüğü mahallesinin ayrımı yapılıyordu. Ama bugün Çamlıca Eskişehir’in en geniş mahallelerinden biri oldu. O zaman 20 bin nüfusu olan Çamlıca’da bugün 65 bin nüfus var. Kurak bir Tepebaşı’ydı, bugün 2 bin 500 dönüm yeşil alanı suluyoruz. Kişi başına 13 metrekare yeşil alan düşüyor. İstanbul’da kişi başına 30 santimetrekare düşen yerler var. Eskişehir gerçekten bir yeşil cenneti oldu.
“BU SEÇİMİ ALACAĞIZ, MANZARA DİYOR Kİ: BİTTİ BU İŞ”
Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı gösterdik. Yapacaklarımızı beğendiniz mi arkadaşlar? Şimdi sakın şöyle bir düşünce olmasın, ‘Bizim mahallemize bir şey yapılmıyor’, yok öyle bir şey. İnanın, şimdi bunları tasarladık. Koşullar elverdiğince bazıları yapılabilir, bazıları olmayabilir. Ama hiç düşünmediğimiz noktalarda da hizmetlerimiz son sürat gelebilir. Bugün bizim yaptığımız projeleri, Tepebaşı’nda Eskişehir’de kimse düşünmüyordu ama hepsi gerçek oldu. Bugün Alzheimer Merkezi’ne Türkiye’den insanlar müracaat ediyor. Alzheimer Merkezi’ni niye yaptık? Alzheimer hastası, bakımı çok zordur, maliyetlidir. Sırf o ailelere destek verelim diye yaptık. Zihinsel engelli çocuklarımızın Montaj Atölyesi Türkiye’de tek. Nadir Küpeli Başkan’ımıza bir tane de sizle açalım dedik. İkinci atölye de orada kuruldu. İki atölyede çocuklarımızın yaptığı montaj sayısı 21 milyon. Nasıl çalışıyorlar, bir de kafalarında ne yalan ne dolan var, sadece sevgi var. Çocuklar için ağız diş sağlığı merkezimizde yaklaşık 75 bin çocuğumuz elimizden geçti. Tabii kuruş ödenmeden, bedava. Bugün bir lira, iki lira için ekmek kuyruğuna giren baba, çocuğunun dolgusunu nasıl yaptırabilir? Mümkün değil. Hele bu yoksullukta. Bir de açıklıyorlar, 4 milyon 400 bin aileye yardım yapıyoruz diyorlar. Bu 20 milyon kişi eder. Türkiye’nin 4’te 1’i açlık, sefalet içinde demek ki. Utanmadan bunu açıklıyorlar. Etkilenmeyen tek yer var, saray. Bir, iki, üç, dört maaş… Nasıl çocuklarına yediriyorlar anlamıyorum. Hepimizin hakkı var o paralarda. Eğer 31 Mart’ta sandıkta bunlara sarı kartı göstermezsek vay halimize. 4 yıl sonra seçim. 4 yılda bizim pestilimizi çıkartırlar. Ama direneceğiz, yaptırmayacağız. Çünkü bu seçimi alacağız. Nasıl alacağız? Büyükşehir’de Ayşe Ünlüce, Odunpazarı’nda Kazım Kurt. Bu 3’lüyü kimse deviremez. Sevgili dostlar, şu manzara zaten diyor ki, bitti artık bu iş. Yolumuz açık olsun.”
]]>Açılışa, CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, CHP İl Başkanı İsmail Cem Akyol, Amasra İlçe Başkanı Ogün Basançelebi, Amasra Belediye Başkan Adayı Recai, Çakır, CHP’li belediye başkan adayları, Belediye ve İl Genel Meclisi Üyesi adayları ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan açılışta konuşan CHP Amasra İlçe Başkanı Ogün Basançelebi, “Amasra tarihini, kültürünü ve güzelliğini koruyarak modern ilçe haline getirme vizyonuyla çalışan Başkanımızı yeniden seçmek ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağını indirmemek için çok çalışıyoruz. Bildiğiniz gibi demokrasi; birlikte yönetme sanatıdır. Bizler Amasra’da demokrasi sanatını en iyi şekilde icra etmeye çalışırken bazıları Amasra’yı tek adamdan alınan emirlerle yönetme arzusu içine girmişler. Bizler ‘güzel şeyler birlikte yapılır’ derken bazıları ‘büyüklerimiz yaptı’ demenin ötesine gitmiyorlar” dedi
Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır ise konuşmasında, ‘İlk mart ayını görmeden başlayan pandemiyle uğraştık. Yine ekonomik krizin sonucunu hala hep birlikte yaşıyoruz. Bölgemizde yaşanan fırtınaya sele, canımızı acıtan maden faciası katliamında kaybettiğimiz 43 kardeşimizin acısına rağmen Amasra’da imkansız denilenleri birlikte başarmanın yolunu açtık. Emekten, doğadan ve demokrasiden yana tavrımızdan ödün vermeden, devraldığımız yüz yıllık Cumhuriyet mirasını halk için halk ile beraber yeniden yorumlayarak oluşturduğumuz Amasra modeli ile bunları başardık. Belediye, Merkezi hükümet, özel sektör, kardeş belediyelerimiz, Büyükşehir Belediyeleri destekleriyle ranttan uzak ve hizmete dayalı bu modelin misyonu, devraldığımız ağır borç yükü ve hizmet gerçekleştirmekte güçlük çeken dar bütçeli belediyemizin kaynaklarını verimli kullanarak mümkün oldu” ifadelerine yer verdi.
“Borcu yüzde 65 azalttık”
Başkan Çakır, 2019 yılında ağır borç yükü bulunan ve dar bütçeli bir belediye devraldığını belirterek, 5 yılda ödemelerin düzenli hale getirildiğini ve borcun ise yüzde 65 oranında azaltıldığını kaydetti. Enflasyonun ve giderlerin arttığı süreçte borçlarında önemli kısmını ödemeyi başardıklarını vurgulayan Çakır, ’17 ay birikmiş maaş alacakları olan personelimizin, kendi dönemimdeki maaşlarını ödediğimiz gibi, geçmiş alacaklarından da 10 maaş alacaklarını ödemiş olduk. 2019’da göreve geldikten sonraki süreçte enflasyon nedeniyle giderlerimizin 6 kat arttığını gördük. Mazot fiyatları 7 kat, elektrik 8 kat arttı. Diğer masraflarımızda da 10 katı aşan maliyet artışları ile yüz yüze geldik. Buna rağmen Amasra belediyesinin borç yükünü neredeyse yerinde tutarak, yüzde 60’a yakın borç azalmasını sağladık. Bu borç Amasra halkımızın, çocuklarımızın, torunlarımızın borcu. Biz çocuklarımızı, torunlarımızı borçlandırmak istemedik. Bugün sefa sürüp, yarın acısını onlara yaşatmamak için çaba verdik, borcumuzu azalttık” dedi.
Mazot yolsuzluğu iddialarına sert tepki
İsimsiz ve sahte bir adresin yer aldığı mektup ile hakkında başlayan soruşturma ile ilgili de konuşan Çakır, “Biz Amasra’nın sorunları ile boğuşup, kılı kırk yararak, tabiri caizse sinekten yağ çıkarırcasına çalışırken, bazıları bizi sahte isim ve adres ile ihbarda bulunup, kara çalmaya çalışıyor. Amasra halkı bize çocuklarını emanet etti. Bizimle beraber, bu kentin geleceği için yürüttüğümüz termik santral mücadelesinde bizimle beraber yürüdü, emekçilerin çadırlarında bir araya geldik. Bunun bize yapışmayacağını herkes biliyor. İlgi çekici olan şu, biz 43 kardeşimizin acısını yaşamak bir yana, hesabını sormak için davaları gün gün takip ediyoruz. Bir yılı geçti halen çözülmüş değil, bazı kamu çalışanlarına bir yılı geçtikten sonra ancak soruşturma izni verilebildi. Bizimle ilgili açılan soruşturma tahmin ediyorum, dünya rekoru. 3 gün içerisinde ifadeden sevke, ağır cezadan dava tarihi belirlenmesine uzanan süreç yaşandı. Amasra bir Türkiye rekoru daha kırdı. Ama bu bir utançtır, Amasra için. Bu utancı yaşatanlarla da, hem sandıkta hem de hukuk yoluyla hesaplaşmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Görev süresinde yaptığı çalışma ve projeler hakkında da bilgi veren Çakır, yeniden seçilmesi halinde yapacağı çalışmalar hakkında da bilgiler verdi.
“Hizmetlerin iyi olduğu yerlerde insanlar daha mutlu oluyor”
CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır’a ilçede yürüttüğü çalışmalar için teşekkür ederek, kendisine başarı diledi. Bankoğlu, “Ama sadece Bartın için değil, Batı Karadeniz için değil, tüm Türkiye’de hatta dünyada örnek bir kent olma yolunda ilerliyor Amasra. Tüm dünyanın göz bebeği olacak Amasra inanıyorum ben buna. Büyük bir potansiyeli var Amasra’mızın. Biz ne şanslıyız ki aslında Amasra’nın güzelliğini daha da parlatan, potansiyelinin farkında olup hak ettiği değeri bulması için gece gündüz çalışan bir belediyemiz var. ve yine ne şanslıyız ki Amasra’ya tek önceliğim hizmet diyen, işine, görgüsüne, bilgisine, ahlakına ve dürüstlüğüne güvendiğimiz bir Recai Başkanımız var. Biliyorsunuz iş ve hizmet kadar aslında insanların hafızasında iyi bir iz bırakmak ve iyi anılmakta çok önemli. Belediyemizin aslında 5 yıl boyunca yaptığı hizmetlerle iyi bir iz bıraktığını burada yaşayan hemşerilerim olarak hem siz görüyorsunuz ama aynı zamanda şehir dışından Amasra’mıza gelen herkes bunu görüyor ve bunu biliyoruz. Belediye hizmetlerinin iyi olduğu şehirlerde biliyorsunuz insanlarda daha mutlu ve daha huzurlular. Her ne kadar ekonomik gidişat herkesi bir darboğaza sürüklemiş olsa da sokağa çıktığımız zaman iyi hizmetleri görmek en azından insanlarımızın yüzünü güldürüyor” ifadelerini kullandı.
“Seçim sonucunu tahmin etmekte uğraşacağımız son seçim olabilir”
Açılışa katılan CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak da, Belediye Başkanı Recai Çakır’ın Amasra’ya değer kattığını ifade ederek, “Amasra’mız gerçekten Türkiye’nin gözbebeği olan kentlerimizden bir tanesi ve Amasra Belediye Başkanımız Recai Çakır da Amasra’nın değerine değer kattı. Amasra’ya her geldiğimde burada bir şeylerin değiştiğini, Amasra’ya hizmet geldiğini görüyorum. Zaten Amasralılar da ‘kendisinden çok memnunuz, bir dönem daha bu hizmetlerini bir dönem daha istiyoruz’ dediler.’ ifadelerine yer verdi.
Amasra’da Çakır’ın farkla kazanmasını beklediğini ifade eden Öztrak, “Geçtiğimiz yıl bir seçim yaşadık ve seçimden sonra olan biteni de hepimiz görüyoruz. İnsanların yaşam standartları ve geçim şartları her geçen gün biraz daha geriye gidiyor. Bu seçim belki de sonucunu tahmin etmekle uğraşacağımız son seçim. Bu seçimde Amasra’dan yüzde 75 oy istiyoruz. ‘Dur ‘demenin yolu da sizin o tertemiz oylarınızdan geçiyor” diye konuştu.
Kurdelenin kesilmesi ile hizmete açılan seçim ofisinde katılımcılara yemek ikramında bulunuldu. – BARTIN
]]>Şehitkamil Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış seremonisine; Şehitkamil Kaymakamı Ömer Hilmi Yamlı, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tulay, Gaziantep Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Fikret Alıncak, Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Hizmetleri Müdürü Levent Demir, Şehitkamil Belediye Spor Kulübü Başkanı Hüseyin Rahmi Açıkkol, Türkiye Satranç Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri, kulüp yöneticileri, antrenör ve sporcular katıldı.
“Kadınların Her Hamlesi, Her Adımda Başarı Hikayesi” mottosu ile gerçekleştirilen Arzum Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü de içine alan 3-9 Mart 2024 tarihleri arasında Şehitkamil Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde devam edecek. Şehitkamil Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen şampiyonada dereceye giren sporculara toplam 250 bin TL nakdi ödül verilecek. Dereceye giren sporculara aynı zamanda Arzum tarafından çeşitli hediyeler de armağan edilecek.
“Milli Takım’a sporcularımızı gönderdik”
Satranç branşı özelinde Türk sporuna destek olmaya devam edeceklerini belirten Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Arzum Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Şehitkamil Belediyesi olarak göreve geldiğimiz andan itibaren seçmiş olduğumuz ana branşlardan birisi satranç. Bu noktada Sürekli Satranç Eğitim Merkezimiz ile birlikte yalnızca kendi eğitim merkezlerimizde değil, tabana yayılabilecek şekilde, ana sınıflarından başlamak üzere minik hamleleri de beraber başlattığımız bir çalışmamız var. Ben, Federasyon Başkanımıza teşekkür ediyorum. Gerçekten önemsiyoruz ve bu önemseme de yalnızca kendi belediyemizi önemsemenin ötesinde istediğimiz tek bir şey var. Milli sporcular yetiştirmek. Yarın, dünyanın her köşesinde ay-yıldızlı bayrağımızı göndere çektirip, İstiklal Marşımızı okutturmak istiyoruz. Çok şükür, şu anda Milli Takım’a sporcularımızı gönderdik. İnşallah bugünkü gerçekleşecek olan bu turnuvayla birlikte 2024’ün enlerini çıkartmış olacağız. Avrupa yolunda tüm sporcularımıza başarılar diliyorum. Ben, katılımlarınızdan dolayı herkese ayrı ayrı teşekkür ederken, Federasyon Başkanımızın şahsında tüm ekip arkadaşlarımla birlikte emeği geçen bu organizasyondaki her bir bireye yürekten teşekkür ediyorum” dedi.
“Son derece mutlu olduğumu belirtmek isterim”
Şampiyonanın Gaziantep’te yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Şehitkamil Kaymakamı Ömer Hilmi Yamlı, “Satranç Federasyonumuzu, şehrimizde, ilçemizde görmekten son derece mutlu olduğumu belirtmek isterim. Bireylerin zihinsel gelişimlerine bu kadar olumlu katkı sağlayan bir sporun şehrimizde, ilçemize, ülkemizde bu kadar gelişmesi de ayrı bir mutluluk kaynağı. Ben, federasyonumuza ve buraya gelen sporcularımıza, ev sahipliğinden dolayı da Belediye Başkanımıza ve belediyemize çok teşekkür ederim. Sporcularımıza da başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
“Belediyemizin desteğiyle bu önemli organizasyonu yapıyoruz”
Türk satrancının son 11 yıldaki yükselişinin dünya satranç otoritelerinin de dikkatini çektiğini ve takdir topladığını belirten TSF Başkanı Gülkız Tulay, Türk satrancının yükselişinde kadınların başarısı önemli role sahip olduğunu vurguladı. Federasyon Başkanı Tulay, “Yıllardan beri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü içine alan haftada yapmaya gayret ettiğimiz Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası, Türkiye Satranç Federasyonu’nun ön önemli etkinliklerinden, turnuvalarından biridir. Bugün, burada ülkemizin değişik illerinden gelmiş 100 kıymeti kadın sporcumuz var. Özellikle kadınların son zamanlarda satranç sporuna ilgi duymaları ve yöneticilik vasfında da yer almaları, bizler için son derece önemli. Kadınlarımızın, kızlarımızın, sporun her alanında olmalarıyla gurur duyuyoruz ve böylesine organizasyonların, şampiyonaların da tüm ülkeye örnek olmasını arzu ediyoruz. Son yıllarda yerel yönetimlerimizin desteğini almak, Türkiye Satranç Federasyonunun gücüne güç katmıştır. Burada, ülkemizin en güzel illerinden biri olan Gaziantep’te, Şehitkamil Belediyemizin desteğiyle bu önemli organizasyonu yapıyoruz. Ben özellikle sadece bu şampiyonasının içindeyim. Son yıllarda Türk satrancına, Gaziantep satrancına ve Milli Takım sporcularına verdikleri desteklerden dolayı Belediye Başkanımıza özellikle teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Belediye Başkanlarımızın desteği, bizim satranç sporunda; dünyada, Avrupa’da söz sahibi olmamızı elbette sağlayan etkenlerden biri. Türk kadınlarına yaraşır bir şekil almış bu şampiyonada emek veren, destek olan herkese gönül doğusu teşekkür ediyorum ve sporcularıma başarılar diliyorum” diye konuştu. – GAZİANTEP
]]>Erdoğan, partisinin Atatürk Bulvarı’nda düzenlenen Muğla mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Muğla’da olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, gönüllerinin Muğla’dan hiç ayrılmadığını, Muğla’ya yapılan her hizmette mühürlerinin ve damgalarının olduğunu söyledi.
Kendisinin de fahri Muğlalı olduğunu belirten Erdoğan, “Fırsat buldukça Marmaris’teki devlet misafirhanesinde birkaç gün dinlenmeye çalışan bir kardeşiniz sıfatıyla kendimi fahri Muğlalı olarak da görüyorum.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde Muğla’dan aldıkları oy oranlarına da değinen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Cumhurbaşkanlığında aldığımız yüzde 34,5 ve milletvekilliğinde aldığımız yüzde 32 oy oranı için tüm Muğlalılara teşekkür ediyorum. Ama biliyorum ki bu oy oranları Muğla ile aramızdaki sevginin derinliğini göstermekten çok uzak. Hep söylediğimiz gibi biz bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin asırlık ihmallerin sonucu olan altyapı eksiklerini gidermek için çalıştık. Milletimizin anasından emdiği ak süt kadar helali olan hak ve özgürlüklerini geliştirmenin mücadelesini verdik. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın meyvesini de ülkemizi 21 yılda üç kat büyüterek, insanımızın özgüvenini artırarak aldık. Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız sürecinde ne şahsen ne hükümet uygulamalarıyla ne parti politikalarıyla hiç kimseyi hiçbir zaman ötekileştirmedik. Her kesimden vatandaşımızın tamamını kucakladık, tamamına hizmet ettik. Muğla Yörüklerinin ve Türkmenlerinin mağduriyetlerini de biz ortadan kaldırdık. Kürt kardeşlerimizin hakkını da biz savunduk. Karadeniz’in, Akdeniz’in geçit vermez dağlarına hangi yatırımları yaptıysak Ege’nin, Doğu Anadolu’nun, Güneydoğu Anadolu’nun her karışına da aynı yatırımları biz götürdük.”
“Belediyenin engellediği projeleri üst üste koysanız bir Muğla daha çıkar”
Türkiye’yi önce 2023 hedefleri ile ardından Türkiye Yüzyılı vizyonuyla buluşturduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
“Sanayi, ticaret, tarım ve turizmiyle her alanda üreten, istihdam eden, kendisine ve ülkesine katkı sağlayan insanlarımızı destekledik, teşvik ettik. Sağladığımız huzur ve güven iklimi sayesinde altyapısı gelişen, potansiyeli harekete geçen Türkiye’nin özellikle bereketinin en yakın şahidi Muğlamızdır. Şöyle bir çeyrek asır öncesinin Muğla’sını gözlerinizin önüne getirin, yanına da bugünkü Muğla’yı koyun. Arada adeta asırlık fark göreceksiniz.”
Erdoğan, yaptıkları yatırımlarla Muğla’nın dünyanın göz bebeği ve çekim merkezi bir şehir haline geldiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Buna rağmen Muğla hak ettiği yerde değildir. Muğla’nın potansiyelini tam anlamıyla kullanmasının önündeki en büyük engel ise bu şehrin büyükşehir belediyesini 25 yıldır yöneten zihniyettir. Kendisi şehir için hiçbir şey üretmeyip Muğla’yı köy görünümünde tutanlar, bakanlıklarımızın ve girişimcilerimizin hayata geçirmek istediği projeleri engellemek için de ellerinden geleni yapmışlardır. Öyle ki Muğla Büyükşehir Belediyesinin idari tasarrufla veya yargı yoluyla engellediği projeleri üst üste koysanız bir Muğla daha çıkar. Şayet bugün Muğla turizmde ve tarımda Antalya’nın gerisinde kalmışsa tek sebebi işte bu zihniyettir. ve onun Atatürk’ün arkasına saklanan kifayetsiz temsilcileridir.”
“Ayaydın tercihi bile kararlılığımızın ifadesidir”
Cumhur İttifakı olarak Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak Aydın Ayaydın’ı gösterdiklerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Kendisi ülkemizin akademide, bürokraside, siyasette tecrübeli, en saygın, en çözüm odaklı isimleri arasında yer alan bir hocamızdır. Sadece bu tercih bile şehrimizi hak ettiği eserlere ve hizmetlere kavuşturma konusundaki kararlılığımızın ifadesidir. Muğlamızın diğer alanlarla birlikte belediyecilikte de Türkiye Yüzyılı vizyonumuza uygun adımlarla ilerlemesini istiyoruz. Biz bu konuda kararlıyız.”
Erdoğan, mitinge 50 bin kişinin katıldığına dikkati çekerek, Muğla ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamak istediklerini vurguladı.
]]>AK Parti adayı Öntürk, Hatay Merkez Salonu’nda düzenlenen “Hatay’da Yüzler Gülsün Diye” başlıklı toplantıda projelerini anlattı.
Büyükşehir Belediyesi yönetimini eleştiren Öntürk, “Hatay bu tabloyu hak etmiyor. Hataylılar, yapay zekayla tespit edilen belediye başkanı yerine yapan zekayla şehrine hizmet etmeyi şereflerin en büyüğü sayan, ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışına sahip, şeffaf, iş bilen ve çalışkan kadrolar bekliyor.” diye konuştu.
Öntürk, vatandaşların yerel seçimde algı ve mazeret zihniyetini değil gerçek belediyeciliği seçeceğini söyledi.
Hizmetlerin eşit ve adil yapılacağını ifade eden Öntürk, “Hataylılar 10 yıl boyunca yan gelip yatıp, seçime 1 ay kala ‘dostlar alışverişte görsün’ diye 300-500 metre asfalt dökeni değil, planlı, programlı ve bütçe hakkına riayet eden, suyu, altyapıyı, parkı, ucuz ulaşımı ve tüm yolların asfaltlanmasını lütuf değil temel hak gören üretken belediyecilik anlayışını tercih edecektir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yapamayacağımız işlerin vaatlerini vermeyiz, veremeyiz”
Cumhur İttifakı adayı Öntürk, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen kentin yeniden inşası sürecinde devletin ilgili kurumlarıyla istişare içerisinde çalışacaklarını vurguladı.
Şehrin yeniden ayağa kaldırılmasının adımlarını planladıklarını dile getiren Öntürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şehrin toplumsal, tarihi ve kültürel hafızasının yok sayılmasına hiçbir zaman müsaade etmeyeceğimizin altını çiziyorum. Tüm hemşerilerimizin can ve mal emniyeti ile mülkiyet hakkının gözetildiği bir süreci işleteceğimizden hiç kimsenin endişesi olmasın. Gerçekliğin dışına çıkarak yapamayacağımız işlerin vaatlerini vermeyiz, veremeyiz. Tutamayacağımız sözleri sarf etmeyiz, edemeyiz. Bu minvalde en çok yıkımı ve kaybı yaşadığımız Antakya’mızın yeniden ayağa kaldırılması birinci önceliğimizdir.”
Öntürk, şehir içi ulaşımı rahatlatmak için 2 aşamalı proje yürüteceklerine işaret ederek, şunları anlattı:
“İlk aşamada hazırlayacağımız acil eylem planı kapsamında olağan akıştaki acil müdahaleleri yapacağız. Büyükşehir yol ağındaki alt ve üst geçit gereksinimi olan noktaları tespit edecek ve ivedilikle bunların inşasını tamamlayacağız. İkinci aşamada 30 yıllık ulaşım master planını bitirip, tüm Hatay’ın ulaşım yatırımlarını bu plana göre gerçekleştireceğiz. Trafik sinyalizasyon sistemi ve uyarı levhalarını rehabilite edecek, yeni nesil sistemler kuracağız.”
“Dönüşüme muhtaç yapılar için dönüşüm ofisleri kuracağız”
Kentin uygun noktalarında 300-500 bin metreküp su elde edecekleri küçük barajlar yapmayı hedeflediklerini belirten Öntürk, tüm ilçeler için çok sayıda proje hazırladıklarını, ilçe belediye başkanlarıyla omuz omuza çalışacaklarını dile getirdi.
Öntürk, depremlerde yıkılmayan ancak risk taşıyan yapılar için de çalışma yürüttüklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Dönüşüme muhtaç yapılar için dönüşüm ofisleri kuracağız. Depremzede hak sahiplerinin haricinde kalan ve devlet desteği alamamış vatandaşlarımız için kuracağımız ofislerde tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
Hedeflerini sıralayan Öntürk, Türkiye Yüzyılı’nda Hatay’ı, gerçek belediyecilik anlayışıyla yarınlara taşımak için Cumhur İttifakı çatısı altında çalışacaklarını kaydetti.
Konuşmanın ardından Öntürk ve ilçe belediye başkan adayları katılımcıları selamladı.
]]>AK Parti’nin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu, Büyükdere Mahallesi Kaplanlı Caddesi’ndeki büronun açılışında yaptığı konuşmada, 60 gündür sahalarda olduklarını belirterek, yola çıktıkları günden itibaren “başkan sahada” mottosuyla Eskişehir’in sorunlarını dile getirdiklerini söyledi.
Her sorunu dile getirdiklerinde CHP’nin trollerle, medya baronlarıyla, genel başkanlarla ve il başkanlarıyla üstüne geldiğini kaydeden Hatipoğlu, “Diyorlar ki ‘Yalan söylüyor, yapamaz, edemez.’ Biz kötü bir şey söylemiyoruz ki sizlere bir şey söylemiyoruz. CHP’ye de bir şey söylemiyoruz. CHP’ye gönül veren hemşehrilerimize de hiçbir şey söylemiyoruz. Biz diyoruz ki ‘Eskişehir’in kronikleşmiş sorunları var. Eskişehir’in bir trafik problemi var. Bunu çözeceğiz’ diyoruz. Projeler sunuyoruz. ’15 tane katlı kavşak yapacağız diyoruz. Tramvayı yer altına alacağız’ diyoruz. Bunda kötü bir şey var mı? Söyleyin, hemşehrilerim.” diye konuştu.
Sorunları kendisine vatandaşların söylediğini ve bunlara çözüm önerileri sunduğunu dile getiren Hatipoğlu, “Projeleri yapıyorum. Sizlere diyorum ki ‘Bu trafik problemini çözeceğim.’ Gittiğim yerlerde diyorlar ki ‘Su problemi var. Çeşmeden suyu içemiyoruz, kullanamıyoruz. Sular çok pahalı.’ Ondan sonra buna çalışıyorum. Çalışmamın sonucunda şu çıkıyor. ‘4 milyar liralık yatırım yapacağım. Suyu içilebilir hale getireceğim. Su fiyatlarını yüzde 40 aşağı indireceğim’ diyorum. Ona da bahane buluyorlar. Beni yalancılıkla suçluyorlar. Tüm medyalarıyla, medya patronlarıyla bana hakaret ediyorlar. Ben kötü bir şey mi söylüyorum? ‘İçilebilir su yapacağım. Su fiyatlarını aşağı çekeceğim’ diyorum. Suçsa ben suçluyum. Niye bunlar benim üstüme geliyor? Ben bunları yüzüne vurduğum için mi? Yıllardır yapılamayan yatırımları söylediğim için mi?” dedi.
Hatipoğlu, Eskişehir’in ilçelerde çok büyük bir çevre felaketi olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Arıtma yok. Seyitgazi’ye, Sarıcakaya’ya, Mihalgazi’ye gittim. Sakarya Nehri’ne, Mihalgazi’nin, Sarıcakaya’nın bütün evsel atıkları akıyor. Zamanında arıtmayı yapmamışsın. O Sakarya Nehri’nde balık tutan arkadaşlar söylüyor, ’25 çeşit balık vardı. Bugün balık yok’ diyor. Eskişehir’de çevre felaketi var. Bunu söylemeyeyim mi ben? Bunu dile getirmeyeyim mi? Vatandaşlarıma ‘Arıtma tesisi yapacağım demeyim mi?’ Ben ne diyeceğimi anlamadım. Ne desem beni suçlu buluyorlar.”
Tramvay hatlarını yer altına alacağı vaadinde bulunduğunu hatırlatan Hatipoğlu, “Diyorlar ki ‘Yalancısın, sen yapamazsın. Yerin altında su var.’ Biz hızlı treni yer altına indirmedik mi? İstanbul’da Anadolu yakasından Avrupa yakasına treni geçirmedik mi, yer altından suyun içinden? Niye yapamıyoruz? Diyorum ki ‘Vatandaşlarımızın deprem riski var. Kentsel dönüşüm yapmam lazım’ diyorum. ‘Yapamazsın’ diyorlar. Niye yapmayayım? Vatandaşlarımız bir yıl önce deprem yaşadı. Hayatlarını mı kaybetsinler? 1999 yılı öncesi yapılan evlerin hepsi çürük. Mahallelerde sıkıntı var. ‘Bunlara imar vereceğiz. 5 kat buraları dönüştüreceğiz’ diyoruz. Bizi yalancılıkla suçluyorlar. Siz yapamıyorsanız biz de yapamayacağız anlamına gelmez. 25 yıldır 24 adet kentsel dönüşüm yaptınız. Bunu siz yapamıyorsanız bizi yalancılıkla suçlamayın. İnşallah 5 yıl içinde 25 bin konutun kentsel dönüşümünü yapacağım. Buradan hepinize söz veriyorum.” ifadelerini kullandı.
Hatipoğlu, Odunpazarı Belediye Başkan adayı Özkan Alp’le birlikte ilçede gençlik merkezleri ve ücretsiz kreşler açarak ilçeye çağ atlatacaklarını vurguladı.
Mevcut büyükşehir belediyesi yönetiminde belediyedeki kadın istihdamının 25 yılda yüzde 5 gerileme gösterdiğini aktaran Hatipoğlu, göreve gelmeleri halinde belediyede kadın istihdamına önem vereceklerini ifade etti.
AK Parti’nin Odunpazarı Belediye Başkan adayı Özkan Alp ise Odunpazarı’nın 85 mahallesi, 440 bin nüfusuyla birçok ilden büyük bir yer olduğunu belirtti.
85 mahalleye aynı hizmeti yapacaklarını vurgulayan Alp, “Büyükdere Mahallesi’ndeyiz. Burayı hep kendilerinin arka bahçesi zannedenler, aslında Büyükdere’ye de hizmet yapmadılar. Şurada 12-13 katlı binalar var. Arkasında imar 2 kat. Gündoğdu, Huzur, Erenköy, Emek, 71 Evler mahalleleri, her taraftaki imar sorununu çözeceğiz. Altyapı sorununu çözeceğiz.” dedi.
İlçedeki tüm mahallelere spor salonları, gençlik merkezleri ve yaşlı bakım evleri yapacaklarını söyleyen Alp, “Artık Odunpazarı 85 mahallesiyle birlikte hizmet alacak. Eskişehir’in en güzel mahalleleri Odunpazarı’nda olacak. Çünkü Odunpazarı’nı birlikte yöneteceğiz. Halkımızın istedikleriyle birlikte çalışacağız. ‘Biz yaptık, oldu’ demeyeceğiz. Beraber yapacağız. Beraber yöneteceğiz.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından büronun açılış kurdelesini, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Ümit Sezer, MHP Odunpazarı İlçe Başkanı Okan Ekşi, AK Parti Tepebaşı Belediye Başkan adayı Hamid Yüzügüllü ve AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Emre Aydın kesti.
]]>EBB Başkanı Büyükerşen, Halk TV’de yayınlanan “Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar”ın konuk oldu. Başkan Büyükerşen’in akademik yaşamının yanında 25 yıldır sürdürdüğü Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na veda etmesine ithaf edilen programda duygusal anlar yaşandı.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı, gazeteci-yazar Serhan Asker’in sunduğu programda EBB Senfoni Orkestrası, Şef Ender Sakpınar’ın yönetiminde performans sergiledi. Orkestraya konuk solist olarak Çimen Yalçın eşlik etti. Halk oyunları ekibi de Kırım ve Eskişehir’e ait yöresel oyunları sahneledi.
Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Halk TV’den canlı yayınlanan programa; Başkan Büyükerşen’in yanı sıra CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt konuk olarak katıldı.
Büyükerşen’in fotoğraflarından ve hayata geçirdiği projelerin yer aldığı kısa filmin gösterimi sırasında duygu dolu anlar yaşandı. Başkan Büyükerşen programda, şunları söyledi:
“Sizlerden asla ayrılmıyorum. Benim yanımda yetişmiş, en az benim kadar Atatürkçü Ayşe Ünlüce’ye görevi huzurla devrediyorum. Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan ayrılıyorum ama sizlerden ayrılmıyorum. Ben, sizlersiniz yapamam bunu zaten biliyorsunuz. Yıllardır yaptığımız hizmetlerde birisi benim sağ, birisi sol kolum olan Ahmet Ataç ve Kazım Kurt kardeşlerim ile birlikte Ayşe Ünlüce var. Gözünüz arkada kalmasın. Ayşe Ünlüce’yi sizlere emanet ediyorum. Ahmet Ataç ve Kazım Kurt ile birlikte Cumhuriyetçi Türk kadınının, bir hukukçunun, bizim yanımızda yetişen bir adayın kazanabileceğini gösterin. Sizi çok seviyorum. Eskişehir ve sizler benim hayatımın en değerli parçasısınız. Bunu asla aklınızdan çıkarmayın. Bizler büyük projeler yaptık ama siz sahip çıktınız. Ne kadar değer bilen bir halk olduğunuzu biliyor ve teşekkür ediyorum. Bu hizmetler karşılığında verilen ödüller bize değil her zaman sizlere verilmiş ödüllerdir.”
Büyükerşen, 1999 yılında meydana gelen Gölcük Depremi ve Eskişehir’de yaşananları da izleyicilerle paylaştı. İtfaiyenin yenilenmesi ve inşaatlarda beton kalitesinin artırılması konusunun Eskişehir’de ilk yapılan işlerden biri olduğunu belirtti. Göreve geldiği 1999 yılından bu yana Eskişehir’de altyapıdan üstyapıya yapılan proje ve yatırımları aktaran Büyükerşen, salondaki izleyiciler tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
Büyükerşen, Eskişehir’in bir turizm şehrine dönüştüğünü de belirterek bunun kent ekonomisine katkısını izleyicilerle paylaştı. Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemlerinde yaşadıklarını ve anıları paylaşan Büyükerşen’in sözleri sırasında izleyiciler de gözyaşlarını tutamadı. Belediye Başkanlığı sonrası emeklilik döneminde de üretmeye kitap yazarak devam edeceğini paylaşan Büyükerşen bu konudaki fikirlerini de paylaştı.
CHP Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce konuşmasında, şunlara yer verdi:
“Atatürk sevdalısı bir Cumhuriyet kenti Eskişehir’in ilk kadın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmaktan onur duyuyorum. Yılmaz Hocamızla Eskişehir’de 25 yılda çok büyük bir değişim yaşandı. 20 yılında Ahmet Ataç ve 10 yılında Kazım Kurt Başkanlarımızın da çok büyük payı var. Ben de bu ekibin bir parçası olarak bu güzel şehri korumak ve daha ileriye taşımak üzere bu güzel bayrağı devralacak olmanın gururunu yaşıyorum. Eskişehirlilere çok güveniyorum. Yapılan her şey sizlerle birlikte oldu. Saha gezilerimizde de görüyoruz ki; kadınlar destekliyor ama erkek hemşehrilerim de çok büyük destek veriyor. Bu çok mutluluk verici.”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da şunları söyledi:
“Odunpazarı’nda 10 yıldır kamucu, halkçı bir belediyecilik uygulamasıyla tasarruf eden ve bütçesini düzenleyen bir belediye yarattık. Halkın katılımını çok önemsedik. Tüm çalışanlarımızın ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla belediyeyi yönetiyoruz. Bundan sonra da öyle olacak. Eskişehir; Odunpazarı, Tepebaşı ve diğer kırsal ilçelerdeki başarıyla Cumhuriyet Halk Partisinin kalelerinden oldu ve olmaya devam edecek. Gelecek süreçte de kadınları, gençleri, çocukları, yaşlılarımızı mutlu edecek projeler yapmaya devam edeceğiz. Sosyal ve halkçı belediyeciliği en iyi uygulayan şehir Eskişehir’dir. İktidar ile uyumlu belediye olmak zorunda değil. Eskişehir’de, 25 yıldır iktidarla aynı partiden olmayan bir yönetimle çok büyük başarılara imza atıldı.”
Başkan Kurt, afet riskli alanların dönüşümü konusunda yetkinin belediyelere devredilmesi konusunda da iktidara çağrı yaptı.
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise şöyle konuştu:
“20 yıldır beraberiz. Çocuklarımızla, kadınlarımızla, büyüklerimizle, engellilerimizle her alanda çok güzel projeler yaptık. Sağlık projelerini geliştirdik. Bu dönemde daha da ilerleteceğiz. Eskişehir, Türkiye’ye örnek projelerini sürdürecek. Her zaman söylüyorum. Türkiye Eskişehir olsa. Yılmaz Hoca’mızla her zaman birlikte olacağız. Cumhuriyetin 100. yılında Büyükşehir’e kadın bir Belediye Başkanı onur katacaktır.”
Usta sanatçı Müjdat Gezen yayına telefonla bağlanarak Eskişehir’e Büyükerşen’in heykelini hediye etmek istediğini belirtti. Gezen’in Başkan Büyükerşen ile ilgili görüşlerini aktardığı program için sosyal medya üzerinden de binlerce mesaj paylaşıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de programa mesaj göndererek teşekkürlerini iletti.
Yaklaşık 3 saat süren program, salondaki izleyicilerin telefonlarının ışıklarını yakması ve ‘Samanyolu’ şarkısı eşliğinde sona erdi.
]]>Merkez Bağlar ilçesinde bulunan 9 kurs yeri, Bağlar Belediyesi’nin Valilik nezdinde Halk Eğitim Merkezi ile yapılan protokolleri çerçevesinde açtığı 80 atölye ile özellikle dezavantajlı kadınların deprem ve pandemi sürecinde yararlanmalarını sağladı.
Buraya gelen kadınlar, katıldıkları atölyelerde zamanlarını değerlendirip hem el becerilerini geliştirdi, hem de aile ekonomisine kimi yerde yaptıklarını satarak katkı sağladı, kime yerde ise ücret verilecek işleri burada yapıp masraftan kısmayı sağladı.
Bağlar Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Neşe Anlı, 9 kurs yerleri olduğunu, bölge olarak deprem, pandemi gibi çok kötü sorunlar yaşadıklarını hatırlatarak bu süreçte ev kadınlarının kendilerini rahatlatacak ortamlar bulamadığını söyledi.
400 bin gibi bir nüfusu olan bir ilçenin belediyesi olduklarını dile getiren Anlı, en çok yoksulluğun yaşandığı bir ilçede olduklarını, bununla ilgili vatandaşlarla toplantı ve istişareler yaparak akla gelmeyen o kadar talepleri oldu ki, mutlulukla bunları dinledikleri ifade etti.
“Nasıl detaylandırırız diye düşünürken baktık ki onlar bizi yönlendirmiş” diyen Anlı, şöyle konuştu:
“Sosyal belediyecilik bu oldu. Halkla beraber yürümenin vermiş olduğu avantajları da kullandık. Valilik nezdinde halk eğitim üzerinden protokollerimiz vardı. Usta öğreticilerimizle bunlar hayata dönüştürülsün, ev ekonomisine katkı sunsun. Buraya geldikleri zaman farklı arkadaşlar, sosyal ortam buluyorlar. Daha çok bilgi akışını sağlayacakları ortam oluyor. Çünkü bilginin sınırı yok. Tekstile geliyordu, bir baktı ki aşçılık kursu var. Bu yörenin kadınları çok güzel yemek yaparlar, teknik yemek yapmayı burada öğrendiler. Yüzme kursunu gördüler. Çocukları olan anneler, çocukları okula giderken akran zorluğu yaşıyordu. Bununla ilgili de eğitimleriniz var mı, bize bununla alakalı eğitim verirseniz biz, bu çocuklara nasıl yaklaşırız? Sadece tekstil atölyelerimiz ile değil, 80 farklı atölyemiz var.”
İmkanlar sağladığı için belediye başkanına teşekkür eden Anlı, “Kursiyerlerimiz öğrendikçe heyecanla daha farklı talepleri oluyor. Profesyonel bir iş yapmıyoruz. Ama ev gittikleri zaman her hangi bir objeyi değerlendirebiliyorlar. Attık malzemelerden kullanabilecekleri ev eşyası üretebiliyorlar. Çocukları oyuncaklar üretebiliyorlar. Detaylandırmak o kadar çok ki, kısa hatlarla belirtebiliriz. 30 bine yakın kadın kursiyerimiz faydalandı” dedi.
Kursta usta öğretici olan Fatma Taşkesen, daha çok kadınlara yönelik kursları olduğunu söyledi. Kursiyerlere ilk önce makine eğitimi verdiklerini aktaran Taşkesen, “Daha sonra karma olarak istedikleri ürünleri dikme şansı veriyoruz. Hem ev ekonomisine katkıları çok oluyor. Hem de kendilerine özgüven geliyor. Deprem sürecinde psikolojik çok sorun yaşadıkları için buraya gelip kendilerini adapte ediyorlar. Ürünlerimiz daha çok geri dönüşümlü olarak çalışılıyor. Nevresim, pike takımı, el örgüsü, seccade, koltuk ayaklığı, yatak örtüleri, genç kızları varsa kızların çeyizine daha çok katkı da olsun diye çeyizlik ürünlerde diktiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Kursiyer Berivan Yetiştiren ise buraya gelerek el becerilerini gösterdiklerini dile getirerek, “Kendimizi daha rahat hissedebiliyoruz. Evde olan eşyaları buraya getirip değerlendirebiliyoruz. Satarak ailemize katkıda bulunabiliyoruz” şeklinde konuştu. – DİYARBAKIR
]]>Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Adayı Seçer, düzenlediği ‘2. Dönem Tanıtım Toplantısı’nda Büyükşehir olarak gelecek 5 yılda hayata geçirecekleri projeleri kamuoyuna duyurdu. Toplantıda Seçer, ‘Kalkınmacı, sosyal ve yenilikçi belediyecilik’ alanında hayata geçirdikleri projeleri sıralarken, 2024-2029 dönemi için yatırım, hizmet ve faaliyet hedeflerini anlattı. Başkan Seçer, şunları kaydetti:
“Mersin büyüyor, değişiyor, kabuğunu kırıyor. Metro, otobüs, köprü, yol, kavşak; bu çalışmalarla Mersin gibi metropol kente yakışır hamleler yaptık. Kadına, yaş almışa, çocuğa, gence, dezavantajlı gruplara uyguladığımız sosyal politikalarla Türkiye’ye örnek olduk. Çocuklarımız için eğitimde, hastalarımız için sağlıkta, üreticilerimiz ve çiftçilerimiz için özellikle küçük ölçekli ve üretici kadınlar için tarımda önemli desteklerle belediyecilikte bir model olduk. Memnuniyetle çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz.”
5 yıl önce yola çıkarken Mersinlilere üç temel başlık altında yapacaklarını anlattıklarını hatırlatan Seçer, tüm bu vaatlerin altını doldurduklarını belirtti, şunları dile getirdi:
“KENTİN 1/500 İMAR PLANLARINI BİTİRDİK”
“Bir tanesi kalkınmacı belediyecilikti. Sanayide, tarımda, turizmde, lojistikte, ticarette ne yapacağımızı anlattık. Bütün sektörlere destekler verdik. 20-25 yıldır yılan hikayesine dönen; kentin 1/5000’lik imar planlarını bitirdik. Sanayi bölgelerinin kurulumuna, turizm yatırımlarına destek verdik. Sahili ranta kapattık, halka açtık. Orada belediye kafeleri ile halka hizmet verilmesini sağladık.”
Tarım, lojistik, ticaret ve her sektörde, sektör aktörlerinin fikirlerini alarak hizmetlerini yaptıklarını ifade eden Seçer, gereken noktada da iş birliği yaptıklarını da kaydetti. Kentte yaşayan her gruba ulaştıklarını sözlerine ekleyen Seçer, şöyle devam etti:
“İNOVATİF, VİZYONER, YENİLİKÇİ BİR ANLAYIŞ GETİRDİK”
“Sosyal belediyecilikle Türkiye’ye örnek olduk. Her alanda çığır açtık. Kafalar değişti ne çok değişti. İnovatif, vizyoner, yenilikçi bir anlayış getirdik. Belediyecilik imalatı olarak bu yapılan yolların Türkiye’de örneği yok. ‘Mersin Büyükşehir yaparsa en iyisini ve kalitelisini yapar’ bunu belediyenin girişine yazdık. Hem yenilikçi hem kalkınmacı hem sosyal belediyecilik devam edecek. Artık bu anlayış, bu hizmetler bizim rutinimiz haline geldi. Ama yeni vizyonlar ortaya koymamız ve Mersin’i daha yükseklere taşımamız lazım.”
İkinci 5 yılda uygulamaya koyacakları projeleri sıralayan Seçer, sözlerine metro projesi ile başladı. Metro projesinin süreci ile ilgili yaşananları ayrıntılarıyla anlatan Başkan Seçer, projenin Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na alınmasını sağladıklarını duyurdu. Metro için Seçer, “Sözümüzdür. Mersin metrosu tamamlanacak, Mersinlilerin hizmetine girecek” dedi.
Mersin’in artan nüfusuna dikkati çeken Başkan Seçer, geliri düşük yurttaşlar için hayata geçirecekleri Sosyal Konut Projesi’nin Türkiye’ye model olabilecek bir proje olduğunu sözlerine ekledi, şu bilgileri verdi:
“ORTA-ALT GELİR GRUBUNA SOSYAL KONUT YAPACAĞIZ”
“Kiralar aldı başını gitti. Binlerce orta-alt gelir grubuna uygun Sosyal Konut yapacağız. Birinci amacımız bu konutları yurttaşlarımıza kiraya vermek. İkinci amacımız gelişmelere göre ucuz konutlar yapıp, uygun fiyatlar ve şartlarda yurttaşlarımıza vermek. Bu, ikinci 5 yıllık dönemde bizatihi üzerinde duracağım ve Türkiye’ye model olacağını düşündüğüm çok değerli bir proje. İşte sosyal belediyecilik budur. Mersin Büyükşehir Belediyesi sosyal belediyeciliğin adıdır, ta kendisidir.
“MERSİN’İ DEPREME VE AFETLERE DAYANIKLILIK KONUSUNDA HAZIR HALE GETİRECEĞİZ”
Depremden sonra Afet İşleri Dairesi Başkanlığı’nı kurduk. Daha önce de İklim ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’nı kurmuştuk. Deprem bizim için, tüm Türkiye için olduğu gibi önemli bir ders niteliğindeydi. Bu iki daire ve diğer dairelerin katkılarıyla bu süreci başlattık. İkinci 5 yıllık dönemde de ciddiyetle üzerinde duracağımız çalışmalardan bir tanesi bu olacak. Mersin’i depreme ve afetlere dayanıklılığı konusunda hazır hale getireceğiz.
“DURMADIK, DUYARSIZ VE KAYITSIZ KALMADIK”
Durmadık, duyarsız ve kayıtsız kalmadık. Çalışıyoruz. Bunu görmezlikten gelip, ‘Mersin’de trafik sorunu var, 5 yıldır bu yönetim çalışmadı, yetersiz kaldı’ dendiği noktada haksızlık ederler. Durmuyoruz, çalışıyoruz, gecemiz gündüzümüz Mersin için. Biz biliyoruz, vatandaş bizi seviyor, bize inanıyor ve güveniyor.”
Konuşmasında, ‘Tarımsal İnovasyon Merkezi’ kuracaklarını da müjdeleyen Seçer, şunları aktardı:
“GÜNEŞ ENERJİSİ SANTRALİ PROJELERİNE DESTEK VERECEĞİZ”
“Tarım önemli. Özellikle elektrik faturaları tarımda sulama kooperatiflerinin baş belasıdır. Kooperatiflerin tarımsal Güneş Enerjisi Santrali projelerine destek vereceğiz. Nasıl fide-fidanda, sulama borusunda, alet ekipmanda ve hayvancılıkta destek veriyorsak burada da destek vereceğiz.”
Köylerde kuracakları ‘Köyümüz Atölye Projesi’ne değinen Seçer, insanları doğdukları yerde doyurmanın ve yerinde kalkınmanın önemine vurgu yaparak, şöyle konuştu:
“Köyünüzde lavanta üretimi var, bu nasıl raf ürününe dönüştürülebilir? Lavantayı ürettik, lavanta olarak satarsak başka, katma değer katarsak başka… Bunları öğreteceğiz. Gerekiyorsa coğrafi işaret alınacak, paketlemesi, pazarlaması, bütün aşamaları öğrenilecek. Tarımda yaptıklarımız, sürdürülebilir, netice alınabilir ve ekonomiye katkı sunan projeler.”
“YÖRÜK YAŞAM OBASI KURACAĞIZ”
Darısekisi Örnek Köyü’nü kurduklarını ve buranın da güzel ziyaretçi alan bir yer olduğunu dile getiren Seçer, “Yörük Yaşam Obası kuracağız. Müze, sergi alanı, atölyelerden Yörük ürünleri pazarından Yörük mutfağına, dokuma ve çarpana üretim alanına kadar Yörük yaşamına ilişkin her fonksiyonun olduğu çok güzel bir Yörük Yaşam Obası’nın Mersinlilere ve Yörüklerimize sözünü veriyoruz” diye konuştu.
Sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile katılımcı demokrasi anlayışı çerçevesinde sık sık bir araya geldiğinin de altını çizen Seçer, konuşmasına şöyle devam etti:
“MERSİN, KATILIMCI DEMOKRASİ İLE YÖNETİLİYOR”
“Hemşehri derneklerinden sendikalara, bütün sivil toplum örgütlerine kadar tüm odalarımızı, derneklerimizi dinliyoruz. Mersin katılımcı demokrasi ile yönetiliyor. Demokrasi lafta değil, uygulamalarla oluyor. Herkes ve her renk burada. İnsanları bir arada ve kardeşçe tutmak önemli. Bu da barış, saygı ve kardeşlik diliyle olur. İnsanları siyasi görüşünden, mezhebinden, meşrebinden ayırarak, onları üzerek ve korkutarak olmaz, sevgiyle olur. Biz tüm Mersin’i kucaklıyoruz, herkesi seviyoruz ve sayıyoruz.”
YENİ EKMEK FABRİKASI KURULACAK, AŞEVİ BÜYÜTÜLECEK
Mersin’de yeni bir ekmek fabrikası açacaklarını da duyuran Seçer, kentte yaşayan herkese hitap edecek ekmek çeşitlerinin çıkacağını kaydedetti, Aşevi’ni de büyüteceklerini açıkladı.
Bisiklet yol ağını geliştirdiklerini vurgulayan Seçer, 148 kilometre bisiklet yolunu 400 kilometreye çıkaracaklarını belirtti. Mersin’i Avrupa Bisiklet Ağı’na aldıracaklarını açıklayan Seçer, şöyle devam etti:
“MERSİN, BİSİKLET TURUNA ÇIKANLARIN UĞRAK YERLERİNDEN OLACAK”
“Dünyada bisiklet turuna çıkanların uğrak yerlerinden biri de bundan sonra Mersin olacak. Dünyanın her tarafından bisiklet tutkunları buraya gelecek. Kent böyle tanınıyor, ekonomisi böyle oluyor. Biz nerede ne olması gerekir, hangi çeşit bitki olması gerekir kaç tane olması gerekir bunu da çalıştık. Önümüzdeki 5 yıl 2,5 milyon ağaç ve bitki ekimi hedefliyoruz.”
İkinci 5 yılında 13 ilçede yapılması planlanan projelerden söz eden Seçer, aktardığı hizmetlerin yüzlerce çalışmadan sadece bazıları olduğunu ifade etti. Başkan Seçer, sözlerine şöyle son verdi:
“13 İLÇEDE BAŞARIDAN BAŞARIYA KOŞMAK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”
“Mersin büyüyor, gelişiyor. Şehirler canlı organizmalar gibidir; büyürler, gelişirler ihtiyaçları bitmez. Bizlerin görevi de yeni ihtiyaçlara, yeni taleplere cevap vermektir. Bıkmadan, usanmadan bunu yapmaya devam edeceğiz. 5 yıllık süre boyunca ayrımcılık yapmadık. Kimseyi siyasi görüşünden, bulunduğu etnik yapısından, inanç grubundan dolayı kategorize etmedik. Şimdi seçime gidiyoruz. Mersin’den hiçbir endişemiz yok. Emin olun Mersin’de güçlüyüz. Önemli olan tüm Türkiye’de güçlü olabilmek. Tüm Türkiye’de güçlü çıkalım. Ben hepinizi, tüm partililerimi göreve çağırıyorum. Bulunduğunuz ilçede ilçe belediye başkan adayınıza, büyükşehir belediye başkanınıza, meclis seçimlerinde partinize destek olmaya, bir olmaya, birlik olmaya çağırıyorum. 13 ilçemiz var, bir de Büyükşehir. 13 ilçede başarıdan başarıya koşmak için mücadele edeceğiz ve başaracağız. Çünkü çalışıyoruz, çalışacağız. Beraber, birlikte çalıştık, çalışıyoruz, çalışacağız. Kazanacağız, başaracağız.”
Toplantı, Başkan Seçer ve eşi Meral Seçer’in, CHP il ve ilçe yöneticileri ile belediye başkan adaylarıyla birlikte zafer pozu vermesinin ardından sona erdi.
]]>Tepebaşı Belediyesi Metin Özöğüt Yaşam Merkezi’nin açılış töreni, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Özöğüt ailesi ve çok sayıda vatandaşın katılımı ile gerçekleşti. Etkinlik, Tepebaşı Belediyesi temizlik emekçilerinden oluşan Eko-Şov Ritim Grubu ve Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinlerinin bir araya geldiği Deneyimliler THM Korosu’nun dinletileri ile başladı. Daha sonra konuşmalara geçilen programda Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinleri Ayhan Tunçer, Turgut Atabay ve Abdullah Aköz söz alarak duygularını paylaştı.
“Burada kendi evimizden daha rahatız”
Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakini Ayhan Tunçer, “Ben, evimizin en yaşlısıyım ve 95 yaşındayım. Bize bu güzel evde yaşamayı hediye eden, yaşam evimizi bize bağışlayan Metin Özöğüt’ün ruhu şad olsun, tüm ailesi sağlıkla yaşasın. Kendilerine teşekkürler ediyoruz. Evimiz bizi her şeyden koruyan bir yer. Burada kendi evimizden daha rahatız. Artık kendime yetemeyince buraya gelmeye karar verdim, 8 aydır buradayım. Bu ev beni eski hayatıma döndürdü. Müzik, spor, resim, gezi etkinliklerimiz var. Ben evden çıkamayan bir insandım, gençlik hayatıma döndüm burada” dedi.
“Kanser hastasıydım, hastalığımı burada yendim”
Abdullah Aköz ise merkezden duyduğu memnuniyeti belirtirken, “Sayın Belediye Başkanımız Ahmet Ataç Bey ve Özöğüt ailesine saygılarımı sunuyorum. İlk geldiğimde tedirgindim. Kanser hastasıydım, hastalığımı burada yendim. Buna vesile olan doktorlarımıza ve sağlık ekibimize minnettarım. Çok teşekkür ediyorum, Allah razı olsun” diye konuştu.
“Büyüklerimizle yakından ilgileniyoruz”
Daha sonra konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da “Büyüklerimizin konuşmalarından sonra söylenecek çok da şey yok. Burası demek ki hayat uzatıyor, insanlarımıza hayat veriyor. Bir hekim olarak o kadar mutluyum ki anlatamam. Metin Özöğüt Ağabey’i çok iyi tanırdım, dostluğumuz vardı. Kendisini kaybettikten sonra oğlu Mustafa Kemal bir gün beni ziyaret ederek, babasıyla ilgili böyle bir yardım yapmak istediklerini söyledi. Bu bambaşka bir proje oldu, Yaşam Köyü’ndeki Alzheimer Konuk Evi ve Sağlıklı Yaşlılar Konuk Evimizden edindiğimiz tecrübe ile projeyi bugünlere getirdik. Özöğüt ailesine burada kalan güzel insanlar ve kendi şahsım adına teşekkür ediyorum. Burada sadece istirahat değil, büyüklerimize yeni bir yaşam verilmesi çok önemli. Sağlık, sosyalleşme, müzik, sanat faaliyetleri gibi bir organizasyonumuz var. Ayrıca sağlık ekibimiz var, değerli büyüklerimizle çok yakından ilgileniyoruz. Buranın da parmakla gösterilmesini istiyorum. Bakın, burası pandemi esnasında yapıldı. Tepebaşı Belediyesi covid döneminde boş durmadı ve böyle bir tesisi Eskişehir’e kazandırdı” dedi.
“Gerçek belediyecilik budur”
Başkan Ataç daha sonra belediyecilikte sosyal projelerin önemine vurgu yaparak, “Belediyecilik, sadece yol yapmak, çöp toplamak değildir. İnsanların ihtiyaçları artık çok farklı noktalara geldi. Bazıları yapılan işleri anlamak istemiyorlar ama gerçek belediyecilik budur. Her yaştan insanımıza, bebeklikten deneyimli döneme kadar, değer vermek, daha iyi şartlarda yaşatabilmek, şehri bu şekilde yönetebilmek çok önemli. Bugün Eskişehir parmakla gösteriliyorsa, altında yatan bu projelerdir. Belediye başkanları insana dokunmayı çok sever, doğrudur. Ama insana dokunan proje olursa o çok daha başkadır. İşte bu proje, insana dokunan bir proje. İyi ki bu projeyi yapmışız. İyi ki Özöğüt ailesi gibi güzel dostlarımız var. Burası çok örnek oldu, bugün hala insanlarımız gelip Tepebaşı’na bu şekilde bağış yapmak istiyor, bu da bizleri yüceltiyor” sözlerini kullandı.
Daha sonra Özöğüt ailesi mensupları da söz alarak Tepebaşı Belediyesi’ne ve Başkan Ataç’a hayata geçirilen merkezden dolayı teşekkürlerini iletti. Başkan Ataç da Özöğüt ailesi tarafından inşaat giderleri karşılanan merkeze katkılarından dolayı aile fertlerine plaket takdim etti. Konuşmaların ardından Metin Özöğüt Yaşam Merkezi açılış kurdelesi, katılımcılar tarafından kesildi. – ESKİŞEHİR
]]>Tepebaşı Belediyesi Metin Özöğüt Yaşam Merkezi’nin açılış töreni, Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, İl Başkanı Talat Yalaz, Özöğüt ailesi ve çok sayıda vatandaşın katılımı ile gerçekleşti.
Etkinlik, Tepebaşı Belediyesi temizlik emekçilerinden oluşan Eko-Şov Ritim Grubu ve Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinlerinin bir araya geldiği Deneyimliler THM Korosu’nun dinletileri ile başladı. Daha sonra konuşmalara geçilen programda Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakinleri Ayhan Tunçer, Turgut Atabay ve Abdullah Aköz söz alarak duygu ve düşüncelerini paylaştı.
Metin Özöğüt Yaşam Merkezi sakini Ayhan Tunçer, şunları söyledi:
“Ben, evimizin en yaşlısıyım ve 95 yaşındayım. Bize bu güzel evde yaşamayı hediye eden, yaşam evimizi bize bağışlayan Metin Özöğüt’ün ruhu şad olsun, tüm ailesi sağlıkla yaşasın. Kendilerine teşekkürler ediyoruz. Evimiz bizi her şeyden koruyan bir yer. Burada kendi evimizden daha rahatız. Artık kendime yetemeyince buraya gelmeye karar verdim, 8 aydır buradayım. Bu ev beni eski hayatıma döndürdü. Müzik, spor, resim, gezi etkinliklerimiz var. Ben evden çıkamayan bir insandım, gençlik hayatıma döndüm burada.”
Abdullah Aköz de merkezden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:
“Sayın Belediye Başkanı’mız Ahmet Ataç Bey ve Özöğüt ailesine saygılarımı sunuyorum. İlk geldiğimde tedirgindim. Kanser hastasıydım, hastalığımı burada yendim. Buna vesile olan doktorlarımıza ve sağlık ekibimize minnettarım. Çok teşekkür ediyorum, Allah razı olsun.”
Daha sonra söz alan Başkan Ataç da şunları kaydetti:
“TEPEBAŞI BELEDİYESİ COVID DÖNEMİNDE BÖYLE BİR TESİSİ ESKİŞEHİR’E KAZANDIRDI”
“Büyüklerimizin konuşmalarından sonra söylenecek çok da şey yok. Burası demek ki hayat uzatıyor, insanlarımıza hayat veriyor. Bir hekim olarak o kadar mutluyum ki anlatamam. Metin Özöğüt Ağabey’i çok iyi tanırdım, dostluğumuz vardı. Kendisini kaybettikten sonra oğlu Mustafa Kemal bir gün beni ziyaret ederek, babasıyla ilgili böyle bir yardım yapmak istediklerini söyledi. Bu bambaşka bir proje oldu, Yaşam Köyü’ndeki Alzheimer Konuk Evi ve Sağlıklı Yaşlılar Konuk Evi’mizden edindiğimiz tecrübe ile projeyi bugünlere getirdik. Özöğüt ailesine burada kalan güzel insanlar ve kendi şahsım adına teşekkür ediyorum. Burada sadece istirahat değil, büyüklerimize yeni bir yaşam verilmesi çok önemli. Sağlık, sosyalleşme, müzik, sanat faaliyetleri gibi bir organizasyonumuz var. Ayrıca sağlık ekibimiz var, değerli büyüklerimizle çok yakından ilgileniyoruz. Buranın da parmakla gösterilmesini istiyorum. Bakın, burası pandemi esnasında yapıldı. Tepebaşı Belediyesi covid döneminde boş durmadı ve böyle bir tesisi Eskişehir’e kazandırdı.
“BELEDİYECİLİK SADECE YOL YAPMAK DEĞİL, İNSANIMIZI DAHA İYİ ŞARTLARDA YAŞATABİLMEKTİR”
Belediyecilik sadece yol yapmak, çöp toplamak değildir. İnsanların ihtiyaçları artık çok farklı noktalara geldi. Bazıları yapılan işleri anlamak istemiyor ama gerçek belediyecilik budur. Her yaştan insanımıza, bebeklikten deneyimli döneme kadar, değer vermek, daha iyi şartlarda yaşatabilmek, şehri bu şekilde yönetebilmek çok önemli. Bugün Eskişehir parmakla gösteriliyorsa, altında yatan bu projelerdir. Belediye başkanları insana dokunmayı çok sever, doğrudur. Ama insana dokunan proje olursa o çok daha başkadır. İşte bu proje, insana dokunan bir proje. İyi ki bu projeyi yapmışız. İyi ki Özöğüt ailesi gibi güzel dostlarımız var. Burası çok örnek oldu, bugün hala insanlarımız gelip Tepebaşı’na bu şekilde bağış yapmak istiyor, bu da bizleri yüceltiyor.”
Ataç’ın ardından Özöğüt ailesi mensupları da söz alarak Tepebaşı Belediyesi’ne ve Başkan Ataç’a hayata geçirilen merkezden dolayı teşekkürlerini iletti. Ataç da Özöğüt ailesi tarafından inşaat giderleri karşılanan merkeze katkılarından dolayı aile fertlerine plaket takdim etti.
Konuşmaların ardından Metin Özöğüt Yaşam Merkezi açılış kurdelesi, katılımcılar tarafından kesildi.
]]>Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen tanıtım toplantısına, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Başkanı Mustafa Doğan, Yeniden Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Mehmet Altınöz ve bazı ilçe belediye başkan adayları katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Mehmet Altınöz tanıtım toplantısında projelerini ve vaatlerini anlattı.
Aday tanıtım toplantısında konuşan Dr. Fatih Erbakan, “10 Şubat’ta Ankara’da demiştik ki Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’u fethetti, bizim Mehmet’imiz de 16 milyon İstanbullunun gönüllerini fethedecek inşallah. Dün üye sayılarımızı açıkladım. ‘1 Mart itibarıyla üye sayımız 452 bin 800 oldu’ dedim. Bugün üye sayımız 455 bin 300 olmuş. Günde 2 bin 500 kişi artış ayda 75 bin yapar. Biz bu tempoyla, bu aşkla devam ettiğimiz zaman inşallah önümüzdeki aylarda ayda 100 bin üye kaydedeceğiz. Şimdi hedefimiz 31 Mart’a kadar 500 bini geçmek ve inşallah seçimlere üye sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük üçüncü partisi olarak girmek” ifadelerini kullandı.
Yerel seçimlerin 2 açıdan çok önemli olduğunu vurgulayan Erbakan, “31 Mart’ta Yeniden Refah Parti’mizin yerel yönetimlerde iktidar olması iki açıdan çok önemli. Bir tanesi ahlaklı belediyecilikle, Milli Görüş belediyeciliği ile milletimizin yeniden buluşturulması. Rantçı belediyecilikten, örgütçü belediyecilikten, heykelci belediyecilikten usanan milletimizi kurtaracağız ve ahlaklı belediyeciliği inşallah hakim kılacağız. İkinci önemi ise 31 Mart seçimlerinde Yeniden Refah Parti’mizin oy patlamasının 2028 seçimlerinde Yeniden Refah’ın iktidarının yolunu açacak olması” dedi.
31 Mart’ta ahlaklı belediyeciliğin yeniden hakim olacağını söyleyen Erbakan, “Bir diğer önemi belediyelerin borç ve faizden kurtarılması, israfın önlenmesi, belediyelerin giriş kapısına ‘rüşvet alan da veren de melundur’ tabelasının asılmasıdır. Belediye bütçesinden harcama yaparken kendi cebinden harcama yapmaktan daha hassas davranan, ahlaklı belediye başkanlarının koltuğa oturması. Kendi cebinden harcarken rahat rahat harcayabilirsin orada kul hakkı yok ama belediyenin bütçesini harcarken kul hakkı var. Orada kendi cebinden harcıyor gibi harcayamazsın. Bunu da dünyacı değil, ahiret önceliğine sahip olanlar yapabilir. Siyaseti ticaret olarak değil, ibadet olarak görenler yapabilir. Bu yüzden ahlaklı belediyecilik çok önemli. Adam kayırmanın, torpilin, çifte standardın olmadığı bir belediye anlayışı. Dayısı olanın değil, hakkı olanın hizmet makamına oturduğu bir belediyecilik anlayışı önemli. Belediye başkanlığı makamını kendisini ve çevresini zengin etmek için bir ticaret makamı olarak gören değil, milletin derdine derman olup millete hizmet edip Allah’ın rızasını kazanan belediye başkanları olması ahlaklı belediyeciliktir. Bu fedakar dava erlerinin, sizlerin gayreti ile aziz milletimizin desteği ve duası ile, Milli Görüş’ün bereketi ile inşallah 1 Nisan’dan itibaren ahlaklı belediyeciliği İstanbul’da ve tüm ilçelerinde başlatacağız” şeklinde konuştu.
Konuşma sonrası Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Altınöz ve ilçe belediye başkan adayları anons edildi.
Adalar’da Faruk İlerisoy, Arnavutköy’de Abdülrezzak İlbeyi, Ataşehir’de Bülent Tüylü, Avcılar’da Mustafa Demirci, Bağcılar’da Faruk Bağcı, Bahçelievler’de Metin Türk, Bakırköy’de Salih Doğan, Başakşehir’de Kadir Karaca, Bayrampaşa’da Hakan Arabacı, Beşiktaş’ta Osman Toprak, Beykoz’da Mustafa Kazım Alpay, Beylikdüzü’nde Vehbi Orakcı, Beyoğlu’nda Zeynel Özmen, Büyükçekmece’de Yücel Sundur, Çatalca’da Ali Açıkgöz, Çekmeköy’de Yücel Evsen, Esenler’de Mahmut Okudan, Esenyurt’ta Ahmet Fatih Hatunoğlu, Eyüpsultan’da Lokman Çelik, Fatih’te Halit Özkarataşlıoğlu, Gaziosmanpaşa’da Neşe Fazlıoğlu, Güngören’de İsa Çetin, Kadıköy’de Levent Metin, Kağıthane’de Burhan Asaf Şafak, Kartal’da Nevzat Şavluk, Küçükçekmece’de Mehmet Yavan, Maltepe’de Küçükağa Hacıefendioğlu, Pendik’te Fahrettin Karakurt, Sancaktepe’de Cemil Cebir, Sarıyer’de İsmet Temel, Şile’de Necmettin Deniz, Silivri’de Ömer Hakverdi, Şişli’de Gülşen Kılınçer, Sultanbeyli’de Ömer Urgun, Sultangazi’de Yasin Kul, Tuzla’da İbrahim Gökay, Ümraniye’de Orçun Şekercioğlu, Üsküdar’da Turgut Sadıkoğlu ve Zeytinburnu’nda Gökhan Kasap aday gösterildi. – İSTANBUL
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’nın proje tanıtım toplantısına katıldı. Kabinede yer aldığını ve bir köprü görevi görmeye söz veren Bakan Tunç, “Bölgenin bir evladı olarak sizlerin hemşerisi olarak kabinede hükümetimizde sayın Cumhurbaşkanımız da bir köprü vazifesi görmeye bir kere buradan söz veriyoruz. Milletvekillerimize el ele vererek inşallah Özkan kardeşimizi il belediyeleri arasında en genç başkan olarak inşallah başarılı olmasını sizler seçtikten sonra Karabüklü hemşerilerimizin takdiriyle inşallah bu projeleri hayata geçireceğiz. Bu güzel projeleri ne kadar süre içerisinde hayata geçirebilirsiniz dedim. İlk 5 yıl dedi yani ilk 5 yılda eğer bu projeler hayata geçerse gerçekten Karabük bambaşka bir Karabük olur” dedi.
“Karabük’te yeni bir dönem başladığını hep beraber görüyoruz”
AK Parti’nin adayı Özkan Çetintaya’nın adaylığı ile birlikte Karabük’te yeni bir dönem başladığını ifade eden Tunç, “Bu heyecan Özkan kardeşimizde var. Artık Karabük’te yeni bir dönem başladığını hep beraber görüyoruz Karabük’müze bugüne kadar çok önemli hizmetleri geçen değerli milletvekillerimiz oldu. Onlara buradan çok teşekkür ediyoruz, bir kısmı aramızda. Mehmet Ali Şahin başkanımız da aramızda. Diğer aramızda bulunan milletvekillerimize varıncaya kadar hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Hükümet yatırımları konusunda çok önemli mesafeler aldı. Hayatını kaybeden milletvekillerimiz Burhanettin hocamız, Ali Öğüten milletvekilimiz Allah’tan rahmet diliyoruz. Yine bugüne kadar bu teşkilata emek veren teşkilat mensuplarımızla hayatını kaybedenlere de Cenabı Allah’tan rahmet diliyoruz. Kastamonu’da büyük bir heyecan var oradan Kastamonu Taşköprü ye geçtik. Seçim irtibat bürosunu açmak için gittik. Ama bir mitinge dönüştü, büyük bir heyecan olduğunu gördük. Oradan Sinop’a gittik Sinop’ta da adayımızın projelerinin tanıtım toplantısına katıldık. Adayımızın Sinop’a değer katacak o güzel Karadeniz’in incisine yükseltecek projeleri dinledik. Bugün de biraz gecikmeli olarak bu toplantıya katıldık. Karabükümüzün önünün açık olduğunu ve inşallah Karabüklülerin bu fırsatı vererek Karabük’te gerçek belediyeciliğe başlatacaklarını yürekten inanıyorum” diye konuştu.
“Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projenin takipçisiyiz”
Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projesini hayata geçirmek için önümüzdeki süreçte yoğun çaba sarf edeceklerini belirten Tunç, “Karabük demir çeliğin başkenti. Karabük, Zonguldak, Bartın daha önce tek bir vilayetti. Sonrasında ayrı ayrı yollarımıza devam ettik ama gönüller bir oldu. Ortak projelerimiz var bu ortak projelerin hayata geçmesi için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. En başta Karabük’ü Karadeniz’e bağlayan yol projemiz. Yatırım programımızda inşallah Karabük, Safranbolu-Bartın duble yolunun yapılmasıyla ilgili olarak hem Özkan kardeşimiz Belediye Başkanı olduğunda daha çok bastıracak inşallah. Hem de milletvekillerimizle beraber biz o projenin takipçisiyiz. Çünkü Karabükümüzü sahile ulaştıracak Amasra ile Karabük’ü ve Safranbolu’yu bütünleştirecek önemli bir yol projesi. İnşallah onu hayata geçirmek için de önümüzdeki dönemde yoğun bir gayret göstereceğiz. Yine Karabük’te Garpark çok güzel bir proje. O zaten tek başına o hayata geçse Karabük’te Karabük bambaşka bir güzelliğe kavuşacak. ve o gar parkın hemen yanında da Adalet Bakanlığı’na tahsis edilen 21 bin metrekare alan var ve orada bir proje çalışmalarını başlattık. İnşallah önümüzdeki günlerde proje tekliflerini alacağız ve Karabük’e yakışır ve o gar parkla bütünleşecek o meydanla bütünleşecek mimaride adaletin de vatanına yakışır bir adalet sarayına inşallah kazandıracağız” dedi.
“Cumhurbaşkanımız İstanbul’u yaşanılır hale getirdi, o başarı dalga dalga yayıldı”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndaki başarısının Anadolu’da dalga dalga yayıldığını milletin de “AK Parti’yi kurt, sorunları sen çözersin” dediğini anlatan Tunç, şöyle devam etti:
“1994’te Cumhurbaşkanımızın Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimindeki o yaşanılmaz hale getirilen İstanbul’u devralarak 4,5- 5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde yaşanılır hale getirmiş olması işte orada gerçek belediyeciliğinin temellerinin atıldığı dönemdir. Havası soluna olmayan çöpleri toplanamayan sıla ve akmayan Haliç’in kenarından kokudan geçilmeyen İstanbul’u devraldı Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminden 94 te sayın Cumhurbaşkanımız ve tek bir dönemde kısa bir süre içerisinde İstanbul’u yaşanılır hale getirdi ve o başarı Anadolu’da dalga dalga yayıldı AK Parti’nin kurulmasını sağladı adeta milletimiz o başarıyı gördü İstanbul’u bu kısa süre içerisinde o çözülemeyen sorunlarını çözdü ve İstanbul’da yaşanır hale getirdin dedi bütün milletimiz Anadolu’da. ‘Sen bir parti kur, seni Başbakan yapalım. Türkiye’nin de çözülemeyen sorunlarına sen çözersin’ dedi ve adeta onun bir parti kurmasını zorladı, Yani AK Parti’nin kuruluş sebebi gerçek belediyecilikten gelir. Gerçek belediyecilik o dönemde uygulanan ve AK Parti’nin kurulmasıyla beraber de bütün ülke genelinde eser ve hizmet siyasetine dönüşen ekolün adıdır.”
“17 seçimde milletimiz tercihini yaptı. Şimdi 18. Sandık geliyor”
AK Parti’nin 22 yıldan bu yana iktidarda olduğunu 17 seçimde milletin tercihini AK Parti ve Cumhur İttifakı’ndan yaptığını belirten Tunç, “Şimdi Karabük inşallah yeni bir dönemi 1 Nisan’dan itibaren o ruhu burada başlatacak inşallah. Bundan hiç şüphemiz yok. O başarı AK Parti’nin kurulmasını sağladı ve 14 ay gibi kısa bir süre içerisinde milletimiz söz verdiği gibi tek başına iktidara getirdi. 22 yıldan bu yana da iktidardayız. 17 seçim geldi geçti, 17 seçimde de milletimiz tercihini AK Parti’den Recep Tayyip Erdoğan’dan Cumhur İttifakı’ndan yana kullandı. Şimdi 18 sandık geliyor. Muhalefetin içinde bulunduğu durumu görüyorsunuz. 10 ay önce yapılan seçimlerde bir ittifakları vardı, şimdi dağıldılar altılı masa dediler. Masanın orta hakları vardı. Cumhurbaşkanı adaylarını şimdi kendi partilerine genel başkanlığına bile layık görmediler. Sonrasında o Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak kişiler de şimdi hepsi birbirine düştü. Demek ki Allah korusun bunlar bir iktidara gelmiş olsalardı; iktidarı nasıl paylaşacaklarını nasıl paylaşamayacaklarını işte şimdi içinde bulundukları duruma baktığımız zaman görüyoruz. Nasıl bir tehlikeden geçmişiz ama milletimiz gerçekten kadirşinas ve izan sahibi. En doğru kararı verdi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde kabinemizin ikinci dönemini başlattı. Şimdi 31 Mart’ta vereceğimiz kararla da yerel seçimleri yapacağız. Yerel seçimler önemli. Şehirlerimizi yönetecek olan belediye başkanları önemli. Gerçek belediyecilik önemli. Gerçek belediyecilik dediğimiz zaman kalkınmacı belediyeciliktir. Şehrini geliştiren büyüten üretken belediyeciliktir. Yeni projeler üretir, vaat ettiği projelerin de ötesine geçen uygulayan sürekli hükümetten isteyen, proje üretip bakanından milletvekilinden o projelere destek isteyen belediyeciliktir. Gerçek belediyecilik şefkatli belediyeciliktir. Biraz önce örneklerini gördüğümüz. Fakir fukaranın yardımına koşan hastayı evinde hasta bakımını yapan, yaşlının ayağına giden, belediyecilik hizmetlerinde özellikle kimi kimsesi olmayanları gözeten belediyeciliktir. Gerçek belediyecilik ulaşılabilir belediyeciliktir. Erişilebilir belediyeciliktir. Bir problem için telefonu açtığınızda belediyeye orada karşınızda muhatap bulabilmektir. Gerçek belediyecilik hem fiziken ulaşılabilen hem de dijital yolla da ulaşılabilen işte biraz önce Özkan Bey’in projeleri tüm bu ilkelere ihtiva eden çok güzel hazırlanmış düşünülmüş, taşınmış ve uygulanabilir belediyeciliktir. Adil belediyeciliktir. Herkese eşit hizmet götürür, her mahalleye eşit hizmet götürür. Ayrım yapmaz mahalle ayrımı yapmaz, dolayısıyla adaletlidir, güvenilirdir. İnşallah tüm bu ilkelere uygun işte biraz önceki gördüğümüz projeler de hayata geçtiğinde Karabüklü hemşerilerimiz yaşamaktan gurur duyduğu onur duyduğu ve çocuklarımızın da Karabük’te yaşamaktan mutlu olduğu bir şehri inşallah imar edecek ve gönülleri de ihya ederek yoluna devam edecek” dedi.
“Ülkemizi istikrarlı kalkınma hamleleriyle ileriye taşıdık”
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyerek eğitimden sağlığa sosyal politikalardan kültüre her alanda insanı güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Tunç, “22 yıldan bu yana hep önce insan dedik insanı yaşat ki devlet yaşasın dedi. Bunu derken biz sadece bunu parti programımıza yazmakla ya da bir slogan olarak kullanmadık bunu uygulamamızla, icraatımızla gösterdik. Eğitimden, sağlığa, sosyal politikalardan kültüre her alanda insanımızı güçlendirmek için çalıştık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde insanı güçlendiren insanı önemseyen politikalara ağırlık verdik. Bu nedenle zaten 22 yıldan bu yana iktidarda kalabildik. İnsanı önemsemeye öncelemeye devam edeceğiz. Hep önce insan demeye devam edeceğiz. Kadınıyla genciyle yaşlısıyla işçisiyle memuruyla emeklisi ile çocuğuyla hep insan diyeceğiz. Önce insan diyeceğiz, insan güçlü olacak ki aile güçlü olsun. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun, millet olarak güçlü olalım. İstikrarlı kalkınma hamlelerini kesintisiz sürdürdük. Bugüne kadar 81 vilayetimizin eserlerle donattık. Hiçbir ayrım yapmadan bunu gerçekleştirdik. 81 vilayetimizde gerçekleştirdiğimiz o icaratlarla ülkemizi o istikrarlı kalkınma hamleleriyle ileriye taşıdık. Enerjide bağımsız savunma, sanayinde bağımsız, yabancıya muhtaç olmayan bir Türkiye olsun diye hem çalıştık ve çalışmaya da devam ediyoruz. Temel hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri birer birer kaldırdık. Özgürlük alanını genişlettik. Üniversitelere alınmayan kız çocuklarımızı hatırlayalım. O birinci olan kürsülerden yaka paça aşağıya indirilen kızlarımızı hatırlayalım. İşte 28 Şubat’ın yıl dönümünü daha yeni geride bıraktık. O karanlık günlerden bugünlere geldik. Temel hak ve özgürlüklerin önüne engel koymak isteyen vesayetçi darbeci anlayışla mücadele ede ede bugünlere geldik demokrasimizi güçlendirdik. Ülkemizde yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşabilmesi için mücadelesine milletimizle beraber yaptık. Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmak için çocuklarımızın gençlerimizin daha huzurlu bir geleceğe kavuşması için terörün her türlüsüyle mücadele ettik ve kökünü kazıyıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz inşallah. Karabüklü hemşerilerimiz bu mücadelede hep yanımızda oldu. Genel seçimlerde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, referandumlarda rekor oranda destek verdiniz. O nedenle biz Karabüklü hemşerilerimize borcumuz var ve inşallah belediyeyi de kazandıktan sonra şu projeleri çok hızlı bir şekilde hayata geçirerek hem yerelde hem genelde bu borcumuzu biz Karabüklü hemşerilerimize ödemek istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz, Karabüklü hemşerilerimiz bu fırsatı verecek” şeklinde konuştu.
“Vesayetçi anlayış bir daha devreye giremesin diye önemli yapısal reformları hayata geçirdik”
Türkiye’nin demokrasisini güçlendirmek için çalıştıklarını, bunları yapmaya çalışırken de her türlü engellemelerle karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Tunç, Anayasa’daki vesayetçi anlayışın bir daha devreye girememesi için önemli yapısal reformları hayata geçirdiklerini kaydetti. 15 Temmuz hain darbe girişimine de değinen Tunç şöyle devam etti:
“Türkiye’nin demokrasisini güçlendirmek için çalıştık. Bakınız 22 yıldan bu yana ülkemiz ekonomide 3-4 kat büyürken dünya projelerine adım atarken milletimizin refahını artırmaya yönelik icraatları yapmaya çalışırken, her türlü türlü engellemelerle karşı karşıya kaldık. 367 krizleri, e muhtıralar, parti kapatma davaları, gezi olayları ki Türkiye’nin enflasyonun yüzde 5’e düştüğü faizlerin yüzde 5’e düştüğü dünya projelerini konuştuğumuz, dünyanın en büyük hava alanlarını konuştuğumuz köprülerini konuştuğumuz nükleer santralini konuştuğumuz enerjide bağımsızlığımızı ilan ettiğimiz savunma sanayinde yüzde 80’lere varan yerlilik oranını yakalamaya çalıştığımız ve İMF defterini kapatarak bize artık dünyaya ekonomide de kimseye muhtaç değiliz diye ilan ettiğimiz bir dönemde o gezi olaylarını başlattılar. Sokakları ateşe vererek adeta bir sokak darbesiyle hükümeti değiştirmeye çalıştılar. Başaramadılar sonrasında 17-25 Aralık emniyet-yargı darbesiyle başarabileceklerini zannettiler. Orada da başaramadılar. Terörü azdırmaya çalıştılar. Hendekler kazdılar başarılı olamadılar. Son darbeyi 15 Temmuz karanlık gecesinde vurabileceklerini ve Türkiye’nin yönetimini birilerine küresel güçlere devredebileceklerini düşündüler ama milletimizin şanlı direnişiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşuyla karşı karşıya kaldılar. O darbecileri o karanlık geceyi darbecilere darbe yaparak aydınlığa çevirmeyi milletimizle başardı. Şimdi tabii ondan sonraki süreçte bir yönetim reformu yaptık. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek Cumhuriyetimizi güçlendiren demokrasimizi güçlendiren halkın yürütmeyi doğrudan belirlediği istikrar sistemine adım attık. O istikrarsız yönetim koalisyonlar devri olan parlamenter sistemi bırakarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtik. Anayasamızda önemli bir yönetim reformuydu. Bunun dışında anayasamızda temel hak ve özgürlükleri genişleten, hak arama yollarını artıran kadın hakları çocuk hakları dezavantajlı kesimlerde dediğimiz engellilerimiz şehit, gazilerimiz tüm bunlara pozitif ayrımcılık getiren düzenlemeleri hayata geçirdik. Anayasamızda vesayetçi ve darbeci ruhu taşıyan maddeleri ortadan kaldırmaya ve anayasamızı vesayetçi ruhtan arındırmaya çalıştık. Milletimizin desteğiyle bunları yaptık. Anayasamızda bir daha bu ülkede darbe olmasın vesayetçi anlayış bir daha devreye giremesin diye önemli yapısal reformları hayata geçirdik.”
“İnşallah parlamentomuz da bu uzlaşma sağlanır”
YAŞ, MGK, HSK, Anayasa Mahkemesi’nin yapısına varıncaya kadar demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdiklerini belirten Yılmaz Tunç, “Yüksek Askeri şuranın yapısından, Milli Güvenlik Kurulunun yapısına varıncaya kadar, hakimler savcılar kurulunun yapısından Anayasa Mahkemesi’nin yapısına varıncaya kadar tüm bunları demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdik. Devlet Güvenlik Mahkemelerini kaldırdık. Özel yetkili mahkemeleri kaldırdık. Askeri mahkemeleri kaldırdık. Askeri, Yargıtay’dan. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne varıncaya kadar, tüm bunlar anayasamızda temizlendi. Darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı anayasamızda kaldırdık. Sıkıyönetim gerektiğinde ilan edilebilir diye bir madde vardı anayasamızda kaldırdık. Anayasamızın vesayetçi ruhunu azalttık ama tabii tüm bu değişiklikler önceki dönemlerde yapılan değişikliklerde anayasadaki vesayetçi ruhun azalmasını sağladı. Tamamen ortadan kalkmasını o maddelere sinen ruh bakımından tam diyemeyiz. O zaman şimdi önümüzdeki hedefimiz Türkiye vizyonunun başında, ülkemizi milletimizi demokratik, sivil, katılımcı, temel hak ve özgürlükleri öne alan yeni bir anayasaya kavuşturmak inşallah parlamentomuz da bu uzlaşma sağlanır ve özellikle temel hak ve özgürlükleri insan haklarını güvenceye alan bir anayasayla yolumuza inşallah Türkiye vizyonunda devam ederiz” diye sözlerini tamamladı. – KARABÜK
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Keçiören’de konuştu. Ankara için ne yapmak istedilerse engellendiklerini belirten Yavaş, tüm ihaleleri canlı yayınladıklarını, halka hesap verdiklerini kaynakları “har vurup harman savurmadıklarını” anlattı. Yavaş, “Ankara’nın gerçek ihtiyaçları nedir onları tespit ediyoruz. Aynı zamanda kaça yapıyoruz, bunların hepsinin biz size hesabını veriyoruz. Ama lafa geldiği zaman ‘Ben bu dünyada hesap vermem, öbür dünyada Allah’a hesap verin’ deyip sıyrılıyorlar. Ben de diyorum ki; artık bu işler bitsin, şaibeler bütün belediyelerin üstünden kalksın Türkiye’de. Artık siyaset kolay kazanma, kar kapısı olmasın. Herkes mal beyanını açıklasın. Göreve geldiğinde neymiş, görevden sonra ne olmuş, bunu bir görsün. Bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada hiç vermez” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Keçiören’de vatandaşlarla bir araya geldi. Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan’ın da katıldığı buluşmada Yavaş şunları söyledi:
“ARTIK BU ZİHNİYETİN SONU GELMİŞTİR. ANKARA HALKI KENDİSİYLE ELELE TUTUŞACAK BELEDİYE BAŞKANLARINI SEÇECEKTİR”
İşbaşına gelir gelmez belediye meclisine ilk yaptığım konuşma şuydu; sevgili belediye meclis üyelerimiz, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beni seçti bu halk. İlçelerde farklı tercih kullandı, saygımız sonsuz, hepimiz buna saygı duymak zorundayız. Ben bundan sonra sizlerle birlikte iş birliği yapıp Ankara’nın bütün ilçelerine gereken çalışmaları yapıp, projelerimizi gerçekleştirmeye destek olacağım. ve asla hiçbirinizi de ayırmıyorum. Elinizi tutun, hep beraber güzelce hizmet edelim. Fakat maalesef belediye başkanlığından bir ikisi hariç daha hiçbiri benim odamı dahi görmedi. Neden? Çünkü patilerini ilçelerinden çok seviyorlar. Lafa geldiği zaman her şey Keçiören için, her şey Çubuk için, her şey Nallıhan için demesini biliyorlar. Hani ben de partizanlık olsa şuradan az oy aldık desem, yaklaşmasam amenna. Böyle siyaset olmaz, idarecilik de olmaz. Bakın bu kardeşiniz Ankaralının hakları için Cumhurbaşkanıyla görüşüyor, bakanlarla görüşüyor. Bir yerim mi eksiliyor? Sonuçta Ankara halkının yararına olan işlerle görüşüyorum. Onların talebi diyorum. Onun yetkisinde olan şeyleri istiyorum. Peki sizler neden Ankara halkının seçtiği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nı niye yok sayıyorsunuz? Bu nedenle artık bu zihniyetin sonu gelmiştir. Ankara halkı kendisiyle elele tutuşacak belediye başkanlarını seçecektir.
“ANKARA İÇİN NE İSTEDİYSEK BAŞARILI OLMASIN DİYE HEPSİNE ‘HAYIR’ DEDİLER. YARIN BİR GÜN BUNLARIN HEPSİNİ TELEVİZYONDAN DA GÖSTERECEĞİZ”
Ankara için ne istediysek bu başarılı olmasın diye hepsine ‘Hayır’ dediler. Yarın bir gün bunların hepsini televizyondan da göstereceğiz. Tüm ihale canlı yayınlıyoruz. Halka hesap veriyoruz, hesap vermek zorundayız. Birine siz borç verseniz, har vurup harman savurduğunu görürseniz ne dersiniz? Kaldı ki bize emanettir bu paralar. Biz bunları sadece sizin ihtiyaçlarınız için harcamamız lazım. Bir nereye harcayacağımızı soruyoruz. Kent Konseyi’yle toplanıp sivil toplum kuruluşlarıyla beraber öncelikli yatırımlar ne olması gerekir, Ankara’nın gerçek ihtiyaçları nedir onları tespit ediyoruz. Aynı zamanda kaça yapıyoruz, bunların hepsinin biz size hesabını veriyoruz. Ama lafa geldiği zaman ‘Ben bu dünyada hesap vermem, öbür dünyada Allah’a hesap verin’ deyip sıyrılıyorlar. Ben de diyorum ki; artık bu işler bitsin, şaibeler bütün belediyelerin üstünden kalksın Türkiye’de. Artık siyaset kolay kazanma, kar kapısı olmasın. Herkes mal beyanını açıklasın. Göreve geldiğinde neymiş, görevden sonra ne olmuş, bunu bir görsün. Bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada hiç vermez. İki, sizden aldığımız paraları harcarken israf yapamayız. Çakarlı arabalarla, konvoylarla, lüks araçlarla gezemeyiz.
Kimse vatandaşın parasıyla sefa süremez. İsraf edilmiş tek bir yatırımımız yok. Ankara halkını kalkındıracak kırsal kalkınma çalışmalarımız, desteklerimiz var. Şimdiye kadar hiçbir belediye bizim kadar destek olmadı. İklimde değişikliği nedeniyle önümüzdeki yıllar açlık ve kuraklık getirecek. Üretilmesi lazım. Bu nedenle çiftçilere destek oluyoruz.
“BİR KENTİN ANNESİ, BABASIYSAK BİZ, BİZİM KENTİMİZDE YAŞAYAN, DESTEĞE İHTİYACI OLAN AİLELERİ GÖZETMEK BOYNUMUZUN BORCUDUR”
Şimdi bir kentin annesi, babasıysak biz, bizim kentimizde yaşayan, desteğe ihtiyacı olan aileleri gözetmek boynumuzun borcudur. Biz gelmeden yardımları kesecek dediler ne oldu? İşçileri çıkaracak dediler. Ne oldu? Kendileri çıkarttılar değil mi? Kendi belediyelerinden kendilerini çıkarttılar. Emeğiyle çalışan herkes mesai arkadaşımızdır dedik. Sosyal destek de tarihinde görülmediği kadar yapılıyor. Başkent Kart üzerinden yapılıyor. Esnaflar da para kazanıyor. Biz elin verdiğini de diğer el görmüyor. Şimdi en son başımıza gelen işler şunlar; Keçiören Köprüsü’nü, Fatih Köprüsü’nü yapacağız. Animasyonunu yayınladık. Ankara Üniversitesi’yle de anlaştık, protokol imzalayacağız. Tam iki yıl oldu. ve bu protokoller daha imzalanmadı. Ben de geçenki açılışımızda söyledim; Projesi hazır. Gerekirse yerin altından tünelde geçip illa ki orayı da rahatlatacağız. Keçiören-Ovacık metrosunun projesini ben bitirdim. Fakat Ovacık’ta bir tane bakım istasyonu için yer lazım. Keçiören Belediyesi’nden istedik vermediler. Ondan sonra ‘Biz metro yapacağız’ diyorlar. Elinizde metro projesi yok ben yapmasam. Keçiören-Havaalanı metrosunu yapacağız. Bir de onlar da şikayet ediyor. Diyorlar ki; ‘Havaalanına metrosu olmayan tek şehir Ankara’ diye. Siz neyi şikayet ediyorsunuz? 25 yıl benden önceki dönem aldı yapmadınız. 2022’den beri yatırım programında yapmadınız. Sizin ne şikayet etme hakkınız var? Bu yılki bütçeye de 2024 bütçesine üç bin lira koymuşlar. Açmışlar pankartları; ‘Keçiören metrosu yapılacak.’ İstanbul’la metro yarıştırıyorsunuz. Ankara’nın suçu günahı ne? Bugünkü büyükşehir başarısız olsun diye kendi ilçelerine maalesef eziyet ettiler. Şimdi artık değişim zamanı geldi.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı ve CHP’nin adayı Mansur Yavaş, “Hiçbir Allah’ın kulunu hiçbir sebeple ayırmadık. Beş yıl boyunca insanların verdiği oydan dolayı küçümseyen veya onlara laf atan bir tane benim sosyal medya açıklamam olmamıştır. Bu ne zamana kadar olur bu rekabet? İşte en yoğun olduğu ay bu ay. Bu ay bitecek. Hepimiz rozetimizi çıkarıp, el ele verip Ankara için neler yapabileceğiz? diyeceğiz. Ama şunu söylemekten geçmeyeceğim; ilçe belediye başkanlarımız çok kusurlular bu işten. Benimle görüşmeleri yasaklandı. Benim odamı görmedi hiçbirisi hemen hemen. Bir ikisi haricinde hiçbirisi benim odamı da görmedi. Bana telefon açıp herhangi bir talepleri olmasını zül saydılar. Partililerini ilçelerinden çok sevdiler. Özellikle küçük ilçeler. Bunları yapan belediye başkanlarının birçoğu şimdi gidiyor arkadaşlar. Anketlere göre hepsi gidiyor. İnşallah ders almışlardır. Seçim sonucunu görecekler, bu dersi alacaklar. ve inşallah Allah nasip ederse onu gösteriyor ki büyük bir oy farkıyla geliyoruz, rekor kırarak geliyoruz” dedi.
Mansur Yavaş, bugün Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ile birlikte GİMAT esnafını ziyaret etti. Esnaf ile yaptığı toplantıda konuşan Yavaş şunları söyledi:
“ÇALIŞAN HERKES MESAİ ARKADAŞIMIZDIR DEDİK”
Gelir gelir gelmez biz öncelikli olarak hiçbir işçimizi atmadık. Çalışan herkes mesai arkadaşımızdır dedik. Yine sosyal destekleri biraz sonra anlatacağım ama ilk başlarken meclis toplantımızı açık yaparak başladık. İlk toplantıyı. Herkes görsün diye. Çünkü Ankara halkı büyükşehire belediye başkanı olarak beni seçerken ilçelerin çoğunluğunda da rakiplerimizden seçtiler ve ilk meclis toplantısında dedim ki; böyle bir tablo ortaya çıktı. Seçmenin tercihine saygımız saygı duymamız lazım. Hep el ele verelim beraber çalışalım. Ama maalesef öyle olmadı. Biz 40 kişiydik 148 kişilik Meclis’te. Zaman zaman engellemeler oldu. Hukuka başvurduk ama mümkün olduğu kadar bunu kamuoyu gündemine taşımadan yaptık. Gün geldi sayın Cumhurbaşkanına çıktık. Bakanlarımızla görüştük ama bunların hepsi Ankara halkının menfaatine taleplerimizdi. Kimseyle kavga etmemeye çalışarak çatışmadan hizmet etmeye başladık. İlk yaptığımız işlerden birisi yine tüm ihalelerin canlı yayınlanması. Canlı yayınlanınca zaman zaman belki burada da vardır bilmiyorum, bazı toplantılara gittiğimiz zaman ilk defa müteahhitlerimizle yüz yüze geliyoruz. Artık müteahhitler belediye gelip bir şekilde işte ‘Biz şu ihaleye gideceğiz’ falan diye hiç kimse sormuyor. Şunu gördük, gelmeden önce ülkemizde yaşanan israfı gördüğümüz için bu açık yayınlanan ihaleler nedeniyle eski ve yeniyi kıyasladık. Katılımcı sayısı arttı. Kırım oranları arttı. Örneğin belediyemizde iş yapan bir müteahhit 2015 yılında 80 liraya yaptığı işi bizim yaptığımız açık ihalede 20 liraya aldı. Hatta ‘Niye o adama iş veriyorsun’ dendi. Aradaki farkı 40-50 milyon liraydı. Sırf böyle olacak diye 40 milyon lirayı biz çöpe atamayız dedik ve eşit şartlarda ihaleye girmesini sürdürdük. Daha sonra baktık araba bolluğu var belediyede. Lüks araba bolluğu da var. Eskiden kalma alışkanlık. Tümünü sattım, kiralık araçlara biniyorlar daha ucuz şimdi. Hepsi aynı arabalara biniyorlar. Çünkü ben de örnek oldum. Yıllardır hiçbir konvoy olmadan zaten çakarları gelir gelmez söktürmüşüm ben bütün araçlardan, bir koruma bir şoförle beş yılımızı geçirdik. Beş yıl boyunca genel seçim dahil gelmiş yerde fotoğrafımı görmediniz. Sadece belediyenin icraatlarını astık. Şimdi astığımız pankartların parasını da il başkanlığımız karşılıyor. Belediyenin içinde de resmimizin asılmasını yasakladık.
“SEÇİM SONUCUNU GÖRÜP DERS ALACAKLAR”
Ben yardım yapmak istiyorum. Özellikle yarın Ramazan geliyor. Ne yapacağını bilmiyor insanlar. Bu köprüyü biz kurmuştuk. Yine bu köprüyü biz açık tutacağız. Kırtasiye destekleri sadece kırtasiyeciden alabiliyor. Üç harfli zincir markete ve AVM’de geçmiyor. Yakında kasaplarınkini de kapatacağız AVM’lere. Dolayısıyla esnafın da bir şekilde ayakta kalması lazım. Hiçbir Allah’ın kulunu hiçbir sebeple ayırmadık. Beş yıl boyunca insanların verdiği oydan dolayı küçümseyen veya onlara laf atan bir tane benim sosyal medya açıklamam olmamıştır. Bu ne zamana kadar olur bu rekabet? İşte en yoğun olduğu ay bu ay. Bu ay bitecek. Hepimiz rozetimizi çıkarıp, el ele verip Ankara için neler yapabileceğiz? diyeceğiz. Ama şunu söylemekten geçmeyeceğim; ilçe belediye başkanlarımız çok kusurlular bu işten. Benimle görüşmeleri yasaklandı. Benim odamı görmedi hiçbirisi hemen hemen. Bir ikisi haricinde hiçbirisi benim odamı da görmedi. Bana telefon açıp herhangi bir talepleri olmasını zul saydılar. Partililerini ilçelerinden çok sevdiler. Özellikle küçük ilçeler. Bunları yapan belediye başkanlarının birçoğu şimdi gidiyor arkadaşlar. Anketlere göre hepsi gidiyor. İnşallah ders almışlardır. Seçim sonucunu görecekler, bu dersi alacaklar. ve inşallah Allah nasip ederse onu gösteriyor ki büyük bir oy farkıyla geliyoruz, rekoru kırarak geliyoruz. İnşallah belediye meclisimizdeki sayı çok olur. Tek sorunumuz o. Ankara’da 55-60 da oy alsam ben belediye meclisinde hala çoğunluğun olmama durumu var. Sebebi de şu; Evren’den iki bin 500 oya iki tane meclis üyesi geliyor, Çankaya’da ve Keçiören’den 70 bin oya bir tane geliyor. Merkezden Ankara Büyükşehir’le beraber Yenimahalle, Çankaya, Keçiören inşallah alıyoruz orayı da, Etimesgut, Gölbaşı, Mamak’ı da alsanız yetmiyor. Onun için ilçelerde oturanlardan da özellikle ayrıca destek istiyorum.”
]]>Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, seçim çalışmalarına devam ediyor. Kurum, Küçükçekmece’de düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi. Mitinge Murat Kurum’un yanı sıra İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Sami Şahin, MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy, Küçükçekmece İlçe Başkanı Mehmet Cem Özel, AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kurum’a konuşması sırasında vatandaşlar alkışlar ve sloganlarla eşlik etti. Mitingde ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla hatıra fotoğrafı da çektirdi.
“İstanbul’da akın akın büyüyen bir değişim iradesi var”
Mitingde konuşan İBB Başkan Adayı Kurum, “Bu meydanları görünce muhalefetin aklı karışıyor. Bu coşkuyu, heyecanı, sevgiyi görünce ne yapacaklarını bilmiyorlar. Gelsinler Küçükçekmece’deki bu morali görsünler. Tam 54 gündür İstanbul’umuzun her yerinde milletimizle kucaklaşıyoruz. Gittiğimiz her sokakta, girdiğimiz her dükkanda, her evde şunu net bir şekilde görüyorum; İstanbul’da akın akın büyüyen bir değişim iradesi var. İstanbul’da sokak sokak büyüyen bir değişim dalgası var. 31 Mart’ta Küçükçekmece kararını vermiştir. 31 Mart’ın ayak seslerini dinlemek isteyen, coşkuyu görmek isteyen bu meydana gelsin. Bu meydan bize, tıpkı 28 Mayıs’ta olduğu gibi 31 Mart zaferimizi müjdeliyor. 31 Mart’ta bu coşkuyla önce Küçükçekmece’yi ardından İstanbul’umuzun her bir mahallesini inşa edeceğiz. Biz reklam belediyeciliği değil, gerçek belediyecilik diyoruz. ‘Yeniden İstanbul’, ‘Sadece İstanbul’ diyoruz. 31 Mart’ta Küçükçekmece’miz Cumhur İttifakı’mızı sandıkta rekor oyla destekleyecek. Küçükçekmece sandıkları öyle bir patlatacak ki, İstanbul’da herkes Küçükçekmece’yi konuşacak. Bu millet için biz uykusuz da kalsak, ailemizden de her türlü fedakarlığı yapsak azdır. İstanbul’umuz, kendisine vefası olmayanların elinde çile çekiyor. İstanbul’umuz beceriksiz ellerde dertleniyor. İstanbul’umuz ehliyetsiz ellerde eser görmüyor. Bekle İstanbul hizmet siyaseti geliyor” dedi.
“Kendi geleceklerini için her türlü kirli ittifakın içine girerler”
Mevcut İBB yönetiminin 10 yıl sonra hatırlanacak tek bir projesinin bile olmadığını dile getiren Kurum, “Bu aziz şehir 5 yıl boyunca sevgisizlikten, ilgisizlikten neler çekti neler. Halbuki İstanbul nazlıdır. Bir bebek gibi ilgi ister. Sevgi, sevda, aşk ister. İstanbul’la ilgilenecek belediye başkanı ister. İstanbul, arada bir belediyeye uğrayanların, başka işler peşinde koşanların ilgisizliğinden bıktı. Küçükçekmece’ye gel, insanların çekmiş olduğu sıkıntıya şahit ol. İstanbul için sevgi Murat Kurum’dur. Sevgi polemik değildir. Sevgi zor zamanda bu şehirden kaçmak değildir. Sevgi, İstanbul’a emektir. Sevgi yarınlara eserdir. Sevgi Küçükçekmece’ye hizmettir. Bunlarda bu şehre emek yok. CHP’li büyükşehir belediye yönetiminin 10 yıl sonra hatırlanacak tek bir projesi yok. Bunlar ancak İstanbul’un kaynaklarını kendi emelleri için harcamayı bilirler. Bunlar israfı bitirdik deyip boy boy tabelalara reklam asıp tam 175 milyon harcamayı bilirler. Bunlar yol yürüdükleri dava arkadaşımız dedikleri genel başkanlarını, il başkanlarını arkadan hançerlemeyi bilirler. Bunlar ablam abla dediği Meral Akşener’i görse yolunu değiştirir. Hani ablandı, hani sarılıyordunuz? Bunların derdi kendi gelecekleri. Kendi geleceklerini için her türlü kirli ittifakın içine girerler. Biz Küçükçekmece’yi arkamıza alır omuz omuza dağları deleriz. İstanbul bizim mazimiz, tarihimiz ve kimliğimizdir. İstanbul bize şanlı Türk tarihinin, bin yıllık Anadolu yürüyüşümüzün emanetidir. İstanbul bize ‘Bu şehir daima benimdir’ diyen Sultan Fatih’in emanetidir. İstanbul bize ‘En büyük hayalim İstanbul’u yeniden yükseltmekti’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir” şeklinde konuştu.
“1 Nisan’dan itibaren Küçükçekmece’miz için dev yatırımlarımızı hemen başlatacağız”
Küçükçekmece’ye yönelik projelerini anlatan Kurum, “Küçükçekmece CHP belediyeciliğinin pençesinde inim inim inliyor. Şu 5 yıldır, ne Büyükşehir’in ne Küçükçekmece Belediyesi’nin sizlere en ufak bir hizmeti var mı? Yok. Küçükçekmece’mizi maalesef 20 yıl öncesine geri götürmek istiyorlar. Ben ve Aziz başkanım 5 yılda gerekirse 20 yıllık eser üreteceğiz ama sizi CHP’nin insafına asla teslim etmeyeceğiz. 1 Nisan’dan itibaren Küçükçekmece’miz için dev yatırımlarımızı hemen başlatacağız. Yarımburgaz Mahallemizde evlatlarımızın sağlıklı ve güvenli yarınları için tüm sorunları çözeceğiz. Önce imar planını yapacağız. Yapacağımız imar planıyla kıyı rekreasyon projemizde vatandaşımız dönüşümü istediği gibi gerçekleştirecek. Küçükçekmece Gölü’nü, gençlerimizin, yavrularımızın istifade edeceği muazzam bir Su Sporları Festival Merkezi’ne dönüştüreceğiz. Annelerimizin hem üretime hemde istihdama katkı sağlamaları için projelerimizi yapacağız. Daha konforlu bir alanda alışveriş yapmaları için yeni Pazar alanlarını ve otoparklarımızı süratle hizmetinize sunacağız. Mevcut CHP’li İBB yönetiminin 5 yıl görmezden geldiği Ayamama Deresi’ndeki koku problemini çözmediler. Biz göreve gelir gelmez Ayamam Deresi’ni tamamen ıslah ediyoruz. Etrafına yürüyüş yolları ve dinlenme alanları yapıp Küçükçekmece’mize kazandıracağız. Mahmutbey-Küçükçekmece-Bahçeşehir-Esenyurt, Halkalı-Bahçeşehir-Çatalca, İstanbul Havalimanı-Arnavutköy-Başakşehir-Halkalı raylı sistem hatlarıyla metro hizmetlerini Küçükçekmece’mize getireceğiz. Sefaköy-Halkalı-Başakşehir ve Kirazlı-Halkalı raylı sistem hatlarıyla birlikle Küçükçekmece’nin her yere ulaşımını sağlayacağız. Trafiği rahatlatacak Ayazma-Altınşehir Kavşak problemini hızlı bir şekilde giderecek, Bahçeşehir’e kadar yan yolu inşa edeceğiz. Mahmutbey kavşağını düzenleyeceğiz. Küçükçekmece’ye giriş çıkış eziyet olmayacak. Olimpiyat Tünelini hızla inşa edip daha bir Küçükçekmece için hep birlikte çalışacağız” ifadelerine yer verdi.
“Bunların işi algı ve sosyal medya belediyeciliği”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir televizyon programındaki konuşmasını eleştiren Kurum, “Özgür efendiye televizyonda soru soruyorlar. ‘Siz ittifak kurdunuz mu?’ diyorlar. Bu soru şu an milletin merak ettiği soru değil diyor. Cevap vermemek için kıvırıyor. Lafı çevirmekte ve algıyı yönetmekte bunların eline kimse su dökemez. Bunların işi algı ve sosyal medya belediyeciliği. Bana sordukları soruların hiçbiri İstanbul’la ilgili değil. Hep başka gündemleri pişirip pişirip İstanbulluların önüne getiriyorlar. 31 Mart’tan sonra biri kapı arkası ilişkilerle eş başkanlığı görevini bırakacak, biri de süresiz olarak tatile gidecek” dedi. – İSTANBUL
]]>Bakan Tunç, AK Parti Sinop Belediye Başkan adayı Yakup Üçüncüoğlu’nun Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Proje Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de gerçek belediyeciliğin temellerinin 1994 yılında atıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da temellerini attığı gerçek belediyeciliğin bütün ülkeye yayıldığını dile getiren Tunç, “Sayın Cumhurbaşkanı’mız 1994 yılında suları akmayan, Haliç’in kenarından kokudan geçilmeyen, yaşanılamaz hale getirilmiş bir İstanbul’u devraldı. Dört buçuk, beş yıl gibi kısa bir sürede yaşanılır hale getirdi. İşte gerçek belediyecilik oradan doğdu.” diye konuştu.
AK Parti’nin masa başında, birkaç kişinin bir araya gelip, “Haydi, bir parti kuralım, amblemini belirleyelim, milletten oy isteyelim.” diye siyaset mühendisliği yapılarak değil, milletin talebiyle kurulduğunu anlatan Tunç, şunları kaydetti:
“AK Parti’nin kurulmasının sebebi de işte bu gerçek belediyeciliktir. O gerçek belediyeciliğin daha sonra merkezi hükümetle de icraat hamlesi 81 vilayetimize yayılmış ve 22 yıldan bu yana da AK Parti’nin eser ve hizmet siyaseti olarak devam etmektedir. 2002’den bu yana ülkemizin her köşesine ayrım yapmadan hizmet götürdük. 22 yıldan bu yana hep ‘önce insan’ dedik. Siyasetimizin merkezinde hep insan vardı. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ derken bunu sadece bir slogan olarak söylemedik. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, insanımızı güçlendirmek için çok çalıştık. ‘Her alanda insan güçlü olacak’ dedik. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre, adalete, güvenliğe varıncaya kadar her alanda insanımızı güçlendirmek için çalıştık.”
AK Parti iktidarında Türkiye’deki temel hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin birer birer kaldırıldığını belirten Tunç, şu değerlendirmede bulundu:
“Temel hak ve özgürlüklerin önüne engel koymak isteyenlerin karşısında olmaya devam edeceğiz. Bir daha bu ülkede 28 Şubatlar, 15 Temmuzlar, 12 Eylüller, 27 Mayıslar yaşanmasın diye demokrasimizin standartlarını yükselttik, yükseltmeye devam edeceğiz. Anayasa’mızda gerçekleştirdiğimiz sessiz devrim sayılan reformlarla hak arama yollarını genişlettik. Kadın hakları Anayasa’mızda yoktu, çocukların korunması yoktu, özel hayatın korunması yoktu, kişisel verilerin korunması yoktu, bilgi edinme hakkı diye bir hak yoktu. Bunların hepsini 22 yılda milletimizin onanıyla gerçekleştirdik.”
Adalet Bakanı Tunç, “bir daha bu ülkede darbe olmasın, vesayetçi anlayış ikide bir devreye girip de millet iradesinin önüne taş koymasın” diye yaptıkları reformları anlattı.
Bakan Tunç, Türkiye’de muhalefet belediyelerine de eşit hizmetin gittiğini ancak, AK Parti belediyelerinin başarılı kılanın payların doğru projelere aktarılması olduğunu dile getirdi.
Payların yanı sıra ilave projeler üreterek ilin milletvekiliyle bakanıyla uyumlu bir şekilde çalışılmasının da bir diğer başarı unsuru olduğunu anlatan Tunç, şunları kaydetti:
“İşte Sinop’ta da inşallah bunu göreceğiz ve gerçek belediyeciliğin nasıl olduğunu Sinoplu hemşehrilerimiz de yaşayarak görmüş olacaklar. Gerçek belediyecilik katılımcı bir belediyeciliktir. Herkesin görüşlerine saygı duyar, herkesi dinler. Mahalle meclisleri, halk meclislerinde vatandaşların, hemşehrilerinin ne istediğine bakar. Sivil toplum kuruluşlarını dinler. Muhtarları dinler. Şehri için ne istiyor ona bakar. Gerçek belediyecilik erişilebilir bir belediyeciliktir. Belediyeye gittiğiniz zaman hemen kapıda karşılanırsınız. Problemini sorarsınız. İşte beyaz masa denilen projeler arasında var. Bir vatandaşı dinlersiniz. Vatandaş çayını içerken problemini anlatır. Gerçek belediyecilik hem dijitalden hem de gerçek olarak erişilebilmektir. Telefonla aradığınızda bir belediyeyi, şurada bir sorun var dendiğinde o telefona cevap verecek bir belediye görevlisi hemen o soruna müdahale eden bir belediyeciliktir.”
]]>İZMİR – İzmir’de açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İzmir’e gastronomi lisesi kurmak için adım atıldığını söyledi. Öte yandan Bakan Tekin, İzmir için 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini 2024 yılı yatırım programına aldıklarını söyledi.
İzmir programlarını Alsancak Gar Toplantı Salonu’nda sürdüren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, burada yaptığı açıklamada kent ile ilgili projeleri aktardı. Programa Bakan Tekin’in yanı sıra İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, AK Parti İzmir Milletvekili ve Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Çankırı Bölünmez, AK Parti İzmir Milletvekilleri Eyyüp Kadir İnan ve Yaşar Kırkpınar’ın yanı sıra AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı katıldı.
Eğitim yatırımlarını anlattı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Alsancak Gar Toplantı Salonu’nda kentteki eğitim yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin farklı illerinden gelen 300 öğretmenle, her ayın ilk cumartesi günü yaptıkları “Öğretmenler Odası Buluşmaları”nı bugün İzmir’de gerçekleştirdiklerini aktaran Bakan Tekin, K Parti hükümetlerinin eğitim alanında çok ciddi yatırımlar yaptığını, 2002-2003 eğitim-öğretim yılına göre sınıf sayısı, öğretmen sayısı ve benzeri sayısal göstergelerin minimum iki katına çıkartıldığını söyledi. Yerel yöneticilerin kendilerine destek verdiği yerlerde eğitim yatırımlarının çok rahat bir şekilde yürüdüğüne dikkati çeken Bakan Tekin, bu ay sonunda gerçekleşecek Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin Milli Eğitim Bakanlığını çok yakından ilgilendirdiğini de dile getirdi. İzmir’de yatırım programına alınan, ihale veya inşaat sürecinde olan 90 projenin bulunduğunu söyleyen Bakan Tekin, “Bu projelerin bir kısmı devam ediyor, bir kısmı ihale sürecinde, bir kısmı ihalesine çıkılmış, imar ve inşaatla, ruhsatla ilgili problemlerin çözülmesi bekleniyor. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz yatırımlarla ilgili süreç tamamlandığında toplamda İzmir’deki sınıf sayısına bin 907 sınıf ilave edilmiş olacak” açıklamasında bulundu.
Yerel seçim açıklaması
31 Mart’ta gerçekleşecek seçimler hakkında da açıklama yapan Bakan Tekin, “Milli Eğitim Bakanlığı’nı yerel seçimler çok yakından ilgilendiriyor. Özel sektör ve resmi ve olmak üzere yaklaşık bir milyon 200 bin öğretmeni bünyesinde barındıran, yaklaşık 76 bin farklı yerleşkede kuruma sahip olan bir bakanlığız. Hal böyle olunca gerek öğretmenlerimizin gerek 20 milyona yaklaşan öğrencilerimizin gerekse de üzerinde okul inşa ettiğimiz gayrimenkullerimizin yönetimi, yatırımların planlanması, ihtiyaçlarının giderilmesi için yerel yönetimlerle çok yakın ilişki halindeyiz. Yerel yöneticiler bize destek verdiği yerlerde işlerimiz çok rahat bir şekilde yürüyor. Bazı yerel yöneticilerimiz hem bize destek oluyorlar. Üstümüzden yük olarak okul, spor salonu, oyun alanı, kütüphane gibi yatırımlarla da bizim yürüttüğümüz faaliyetlerin daha efektif hale gelmesi için destek oluyorlar. Ancak bazı yerlerde de sorunlar yaşıyoruz. Bazı belediyelerde üzerinde okul inşa edebileceğimiz imar süreçlerine göre organize edilmiş arazi bulmakta zorlanıyoruz. Bazı bölgelerde okullarımızın bulunduğu yerleşkelerde inşaat ve ruhsatlandırma süreciyle ilgili sorunlar yaşıyoruz. Bu tür sorunlar yaşanınca yatırımlarımız gecikiyor ve kamuoyunun beklentileri ve sabırsızlıkları artıyor. Eğitim öğretim süreçlerine destek vaat eden destek olacağını göreceğimiz, bildiğimizin seçilmesini arzu ederim” sözlerine yer verdi.
“Sınıf sayısı 33 bine çıkacak”
“İzmir’de 30 bin civarında dersliğimiz var. 2 yıl içerisinde mevcut sınıflarımız da tamamlandığında bu rakam yaklaşık olarak 33 binin üstüne çıkmış olacak” diye konuşan Bakan Tekin, “Belediyeler, eğer bize bu anlamda destek olur eğer bize sorun çıkarmazlarsa, inşallah en geç 2 yıl içerisinde İzmir’de eğitim ve öğretim sürecinin hizmetine sunmuş olacağız. Hali hazırda ihalesi yapılmış ya da yapılmak üzere ya da inşaatı devam eden 90 tane projemiz var. Bunlar; bir fen lisesi, 12 tane mesleki ve teknik anadolu lisesi, güzel sanatlar lisesi, özel eğitim uygulama okulu, çok programlı lisesi, spor lisesi, öğrenci pansiyonu, anaokulu, ilkokulu, ortaokulu ve imam hatip lisesi. Bu projelerin bir kısmı devam ediyor. Bir kısmı ihale sürecinde, bir kısmı ihalesine çıkılmış imar ve inşaatla ilgili problemlerin çözülmesi için bekleniyor. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz yatırımlarla ilgili süreç tamamlanırsa tamamlandığında toplamda İzmir’deki sınıf sayısına bin 907 sınıf ilave edilmiş olacak. Ayrıca 6 atölye, 7 öğrenci pansiyonu, 2 spor salonu, 1 konferans salonu olmak üzere 2023 yatırım programımızda var olan projelerin dökümü bu şekilde. Bu proje bedelleri de yaklaşık olarak 6 milyar 800 milyon TL. Bunlara ilave olarak biz 2024 yatırım programı açısından iki tane yaklaşımımız var. Bunlardan birisi yıkılıp yeniden yapılması düşünülen okullarımız. Diğeri de deprem süreci sonrasında güçlendirme analizleri yapılıp güçlendirme kararı verilen okullarımız. 2024 yatırım programımızda İzmir için biz 956 dersliğe tekabül eden toplam 23 yeni okul projesini yatırım kılavuzumuza aldık. Ayrıca deprem güçlendirmesi kapsamında toplam 17 okulumuzda 2023 yılı içerisinde deprem güçlendirme çalışmaları başlamış ve 329 dersle tekabül ediyor. Onları da tamamlayacağız. Ayrıca deprem güçlendirmesi yapılması gereken 48 okulumuzu deprem güçlendirmesi sürecini almış olacağız. Onların da karşılığı 683 sınıf. Dolayısıyla şöyle baktığımızda hali hazırda İzmir’de 30 bin civarında dersliğimiz var. 2 yıl içerisinde mevcut sınıflarımız da tamamlandığında bu rakam yaklaşık olarak 33 binin üstüne çıkmış olacak. Yüzde 10 civarında bir sınıf artışı öngörmüş oluyoruz” dedi.
Gastronomi Lisesi müjdesi
İzmir’e bir gastronomi lisesi kurmak için adım atıldığı müjdesini veren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çocukların küçük yaştan itibaren mesleki teknik eğitim, sportif eğitim ve sanatsal eğitim almalrı konularında yeni bir süreç başlattıklarını da dile getirdi. Bakan Tekin, “Turizm sektörü konusunda ara eleman sıkıntısı yaşandığını biliyoruz. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak meslek eğitimindeki ara elaman sorunu çözmek için ciddi tedbirler aldık. Ancak bilhassa turizm sektöründeki dostlarımızla konuştuğumuzda orada da bir eksiklik var. O ihtiyacı gidermek için Türkiye genelinde başlangıçta yedi bölgede yedi tane olmak üzere bir meslek formatı geliştirdik. Bünyesinde mutfak sanatları, buna ilişkin servis programı ve turizm işletmeci bir bölümü olan bir gastronomi lisesi tasarlıyoruz. Bu gastronomi formatı; bulunduğu bölgenin annelerimizin reçeteleri diye tanımladığımız yöresel yemeklerin hem mutfak sanatı olarak hayata geçirilmesi anlamında hem servis edilmesi anlamında profesyonel servis anlamında hem de dil işletmecilik kültürü doğrultulması anlamında liseler oluşturması. İstanbul’da bunun ilk örneğini 2024-2025 eğitim üretim yılı başı itibariyle başlatmış olacağız. Boğaza nazır bir restoran işletmesinde çocuklarımızın ürettiklerini İstanbul halkıyla ve misafirlere ikram edecekleri bir uygulama restoranıyla beraber hayata geçireceğiz. Genel yöneticilerimiz ve mülki idare amirlerimizle de uygun bir lokaysan temin edilirse ikinci örneğini de İzmir’de planlamak istiyoruz bununda yapımını bir hayırseverimiz üstlendi. İzmir’de öğretmenlerimizin İzmir’e dışarıdan gelen kamu görevlilerinin misafir edilebilecekleri bir öğretmen evi sıkıntımız var. Konak Öğretmen Evimizi yeniden yatırım programımızı aldık. En kısa zamanda bu konak öğretmen evimiz de yine burada hizmete açılmış olacak. Bunları yapmak için öngördüğümüz 2 yıl oldu” açıklamasında bulundu.
Dağ: “Biz de belediye olarak Milli Eğitim Bakanlığımızın yanında olacağız”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, 31 Mart’ta gerçekleşecek seçimleri kazanarak başkan olduğu takdirde, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan projeleri gerçekleştireceğini dile getirdi. Dağ, “zmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak önümüzdeki süreçte eğitim ve öğretim alanında sorumlu olduğumuz alanlarda elimizden gelenin fazlasını yapacağız. Günümüze baktığımızda küreselleşmenin ve teknolojinin getirdiği yeniliklerin etkisiyle hızlı dönüşümlerin olduğu bir süreçten geçiyoruz. Bizler Büyükşehir Belediyesi olarak gelecek 5 yıl içerisinde evlatlarımızın her anında yanında olacağız. Anne ve babaların gönül rahatlığıyla çocuklarını teslim edecekleri 100 yeni kreşi hayata geçireceğiz. Çocuklarımızın sanatsal, kültürel ve bilimsel birçok alanda çağın ihtiyaçlarına uygun eğitimler alabileceği Çocuk Gelişim Akademilerimizi hayata geçireceğiz. Çocuk üniversiteleri kurarak, çocuklarımızın ilk yaşlarda yeteneklerini keşfedecek ve ailelerimize rehberlik hizmeti sunacağız. Çocuk Yaşam Parkı projemizle çocuklar toprağa dokunacak, bitkilerin nasıl büyüdüğünü gözlemleyecek, köy yaşamını öğrenecek, doğanın döngüsünü ilk elden deneyimleyecek. Burada ifade ettiğim ve daha saymaya fırsatımın olmadığı birçok proje ile şehrimizde bütüncül bir eğitim sistemi oluşturacağız. Okullarımız temizlik ve güvenlik zorlukları yaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı çözmeye devam ediyor biz de belediye olarak Milli Eğitim Bakanlığımızın yanında olacağız. Birçok şehirde belediyeler okul inşa edip Mili Eğitim’e teslim ediyor. Biz 5 yıllık süreçte belediye olarak bakanlığın yapacağı okulların yüzde 10’nu yapıp teslim edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
]]>Erdoğan, partisinin Turgut Özal Spor Salonu önünde düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Ramazan ayına bir ay kaldığını anımsatan Erdoğan, Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta “milli irade bayramını” beraberce ilan edeceklerine inandığını söyledi.
Cumhuriyetin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesinin yeni bir safhasını Antalyalılarla birlikte “yeniden Antalya” diyerek başlatacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’in ikinci asrını Türkiye Yüzyılı yapma taahhüdüyle halkın karşısına çıkarken, bunun gerisinde bugüne kadar ülkeye kazandırdıkları eser ve hizmetlerin olduğunu aktardı.
Erdoğan, Türkiye’nin her vilayeti gibi Antalya’nın da bu kalkınma şöleninden payına düşeni aldığını belirterek, şu bilgileri verdi:
“Son 21 yılda Antalya’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 304 milyar lira tutarında yatırım yaptık. CHP’nin burada bir yatırımı var mı? Yok. Yaparsa, yine biz yapacağız. Eğitimde 14 bin 450 yeni derslik inşa ettik. Üçü vakıf, biri devlet olmak üzere dört yeni üniversite kurarak şehrimizdeki üniversite sayımızı beşe yükselttik. Gençlik ve sporda 21 bin 593 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. Peki, Antalya Belediyesinin kaç tane yurt binası var? 33 bin seyirci kapasiteli bir stadyum dahil olmak üzere toplam 116 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda Antalyalı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 9 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 1500 yataklı şehir hastanemiz başta olmak üzere, buradan çıkacağım şimdi şehir hastanemizin açılışına gideceğim. Şehir hastanemizi açıyoruz. Toplamda 3 bin 497 yataklı 36 hastane dahil 66 sağlık tesisi yaptık. İçinde 300’er yataklı Aksu ve Manavgat hastanelerimizin de olduğu 1050 yataklı 9 sağlık tesisimizin yapımı sürüyor.”
TOKİ vasıtasıyla Antalya’da 5 bin 570 konutun yapımını tamamladıklarını, 1449 konutun yapımına ise devam edildiğini ifade eden Erdoğan, Antalya’da riskli yapı olarak tespit edilen 26 bin 15 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini söyledi.
“Turizm yara almasın diye biz yapıyoruz”
Erdoğan, Antalya’da altı millet bahçesi projesinden dördünü tamamladıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:
“İktidara geldiğimizde il sınırları içerisinde 17 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun ancak yüzde 27’sine hizmet verilebiliyordu. Bugün 36 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun tamamına hizmet veriyoruz. Normalde Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olan hizmetleri bile Antalyalı kardeşlerimizin en önemli gelir kapısı olan turizm yara almasın diye biz yapıyoruz. Kemer ve Çamyuva bölgelerinin atık su meselesini çözen arıtma tesislerini bir yıldan kısa süre içinde biz bitirdik, yakında açılışını gerçekleştiriyoruz. Güncel rakamla 2 milyar liraya mal olan tesislerimizin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Antalya’da 2021’de yaşanılan orman yangınlarının ardından yaraları sardıklarını anımsatan Erdoğan, 721 köy evini tamamlayarak hak sahiplerini teslim ettiklerini, buna 190 köy evini daha yakında ekleyeceklerini belirtti.
“Antalya Havalimanı’nın kapasitesini yıllık 80 milyon yolcuya çıkartıyoruz”
Ulaştırmada 195 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 715 kilometreye çıkardıklarının bilgisini veren Erdoğan, şöyle konuştu:
“Antalya Spor Kavşağı’nı trafiğe açtık. Meydan Kavşağı’ndaki şerit sayısını artırdık. Mevlana, Gıyaseddin Keyhüsrev katlı kavşaklarıyla kesintisiz şehir içi ulaşım imkanını sağladık. Antalya’nın dört bir yanında tüneliyle, köprüsüyle, kavşağıyla yapımı devam eden onlarca yol projesi var. Bunları da birer birer hizmete alacağız. Antalya-Alanya otoyolunun inşasına da yakında başlıyoruz. Antalya Şehir Meydanı-Havalimanı-Expo Tramvay Hattı’nı hizmete aldık. Antalya Havalimanı’na yaptığımız iç ve dış hatlar terminal binasını büyüterek yıllık 35 milyon yolcu kapasitesine çıkardık. Geçtiğimiz yıl 35 milyon 600 bin yolcu Antalya Havalimanı’nı kullandı. Bir başka ifadeyle havalimanımız tam kapasite çalıştı. Önümüzdeki yıllarda talebi de göz önünde bulundurarak Antalya Havalimanı’nın kapasitesini yıllık 80 milyon yolcuya çıkartıyoruz. Antalya’ya ikinci bir havalimanı olarak Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nı da kazandırdık. Kaş ve Alanya yat limanlarını hizmete aldık. Manavgat ırmak ağzı düzenlemesini tamamladık. Demre çay ağzı barınma yerini yaptık. Demre yat limanının altyapı inşaatı, Gazipaşa yat limanının onarımı bitti.”
Erdoğan, Antalya’ya 21 baraj, 2 içme suyu tesisi, 62 sulama tesisi, bir arazi toplulaştırma projesi, 104 taşkın koruma tesisi, üç gölet, bir yeraltı depolama tesisi ve 20 hidroelektrik santralini kazandırdıklarını söyledi.
Antalya’da toplam 92 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 12 barajın yapımının devam ettiği bilgisini veren Erdoğan, son 21 yılda inşa ettikleri sulama projeleriyle kentte 544 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını, inşaat safhasındaki sulama tesisiyle 116 bin dekar araziyi daha sulayacaklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalyalı çiftçilere 50 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini dile getirerek, “Şehrimize üç yeni organize sanayi bölgesi, iki teknopark, 18 araştırma, geliştirme merkezi ve bir tasarım merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Antalya’daki işverenlere 19 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide Antalya, Aksu, Döşemealtı, Elmalı, Kepez, Konyaaltı, Korkuteli, Muratpaşa ve Seriye doğal gaz arzını sağladık. Önümüzdeki dönemde Alanya, Finike, Gazipaşa, Kemer, Kumluca ve Manavgat’a doğal gaz arzı sağlamayı planladık.” ifadelerini kullandı.
Antalya’yı nice güzel yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Şehrimizi gerçek belediyecilikle buluşturmak için Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarımızın arkasındayım. Siz de arkasında mısınız? Elbette her parti, her aday kendine göre iddia sahibidir ama belediyeciliğin bizim işimiz olduğu hususunda bizimle yarışacak kimseyi tanımıyoruz. Antalya’yı Türkiye Yüzyılı’na hazırlamak için 31 Mart’ta sandıkta daha güçlü desteğinizi istiyoruz. Büyükşehir ve ilçe adaylarımızı sizlere emanet ediyorum.”
Mitingden notlar
Miting alanına helikopterle gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kürsüye çıkmadan önce çocuklara oyuncak hediye etti, vatandaşlarla sohbet etti.
Mitinge, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, eski TBMM Başkanı ve Başbakanlardan, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Cumhur İttifakı Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun da arasında olduğu bazı milletvekilleri de katıldı.
Mitingde Antalya’ya yönelik hazırlanan tanıtım filmi gösterildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının bitiminde, AK Parti ve Cumhur İttifakı büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı.
(Bitti)
]]>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kepez ilçesi Turgut Özal Spor Salonu yanında düzenlenen mitingte vatandaşlara hitap etti.
Mitinge katılımın 80 bin olduğunu kaydeden Erdoğan, güzelliklerini anlatmaya, dillerin kifayetsiz kaldığı Antalya’da bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne 30 günün kaldığını dile getiren Erdoğan, “Antalya’nın ilçeleri gümbür gümbür geliyor. Buğulu gözlerle Akdeniz ufuklarını süzen Antalya, turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle hepsinden önemlisi insanıyla ülkemize değer katıyor, huzur veriyor. Antalya artık sadece turizmin ve tarımın değil, diplomasinin küresel yıldızlarından biri haline dönüşüyor. Dün başlayan ve 3’üncüsü Antalya Diplomasi Forumu bu yükselişin işaretlerinden biridir. Antalya artık sadece Türkiye’nin değil, artık dünyanın bütünleştiği bir yer. Bu tür organizasyonlar şehrimizin marka değerinin artmasına da katkı sağlıyor. Antalya Diplomasi Forumu’nda dünyanın dört bir yanından gelen katılımcılara ülkemizi ve küresel meselelere ya anlatma imkanı bulduk” diye konuştu.
“Antalya sözünde duracak”
Seçimlerin siyasetçiler için hesap verebilme dönemlerinin olduğunun altını çizen Erdoğan, “Biz zaten yıllardır hesap verdik. Hesap veriyoruz. Ama hesaptan kaçanlara da 31 Mart’ta hesap sormaya hazır mıyız? Gümbür gümbür 31 Mart’a hazırlanıyor muyuz? Hükümeti veya belediyeleri yönetmek için sandıkta yetki alan siyasetçiler, seçim meydanlarında yaptıklarının muhasebesini yapan, yapacaklarının sözünü verirler. Milletimiz bu süreçte gördüklerini, duyduklarını kendi iç dünyasında değerlendirip verdiği kararı da sandıkta ilan eder. Antalya şimdi geçtiğimiz 5 yılda büyükşehir ve ilçeleriyle belediyelerini yönetenlere notlarını veriyor önümüzdeki 5 yıl için aday olanları da ölçüp tartıyor. Cumhur İttifakı olarak büyükşehir ve ilçe adaylarımızla Antalya’ya hizmete talibiz. Geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhurbaşkanlığında bu kardeşimize yüzde 43, milletvekilliğinde yüzde 41 oy oranıyla bize destek verdiniz. Bu oy Antalya’yla aramızdaki muhabbeti yansıtmaktan uzak dur. İnşallah hep birlikte 31 Mart’ta sandıkları, Cumhur İttifakı oylarıyla patlatarak bunu telafi edeceğimize inanıyorum. Şu mitingimizin 31 Mayıs’taki zaferimizin müjdecisi olduğuna inanıyorum. Antalya’nın sözünde duracağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Akla bakar mısınız?”
“Cumhurbaşkanı olarak bu ülkenin başında mı? Başında. Ayrıca Cumhur İttifakı olarak kabine, inşallah bizde mi?” diye soran Erdoğan, “Cumhur İttifakı ve şu anda da hükümet olarak iş başında olduğumuza göre yerel yönetimine 31 Mart’ta bize teslim ettiğiniz de Evelallah ülkeyi biz uçurmaya devam edecek miyiz? Öyleyse bu ülkeyi maalesef çöpten, çukurdan, çamurdan çıkarmayanlara bir daha teslim edemeyiz. Antalya’nın, dünya şehri vasfını her alanda güçlendirmesini yerine getireceğiz. Siyasi hayatımız boyunca hep ne aldanan olacağız, ne aldatan olacağız anlayışına, sıkı sıkıya bağlı kaldık. Milletimize asla yalan söylemedim. Bizi aldatmaya kalkanlarda, eninde sonunda kendi kazdıkları kuyulara düştüler. Ama ülkemizde Türk sermayesi yalan ve aldatma üzerine kurulu bir zihniyet var ki bir türlü ıslah olmuyor. Bir türlü milletin safına katılamıyor. Bu faşist zihniyet tercihini ya vesayetçilerden ya darbecilerden ya emperyalistlerden son dönemde de terör örgütlerinden yana kullanıyor. Geçtiğimiz günlerde CHP’nin yeni genel başkanı, parti teşkilatının yöneticilerine seçim dönemine özel öğütler veriyor. Ne diyor? ‘Gerçek niyetinizi saklayın’ diyor. Konuşmayın ki tepki almayın diyor. Polemiğe girmeyin ki zararlı çıkmayalım diyor. Susun ki yüreğinizdekilerden vatandaş, haberdar olmasın diyor. Yani şu seçim geçene kadar sahte olun, gerçek yüzünüzü saklayın milleti kandırın. Kim bu? CHP’nin Genel Başkanı. Akla bakar mısınız? Parti yöneticilerine, millete saygılı olun demiyor da riyakarlık yaparak millet kandırın diyor. Teşkilatlarına dürüst davranın demiyor da seçime kadar maskelerinizi takın ve sakın çıkarmayın diyor. Tabii ne yapsalar boş. Ne yapsalar beyhude. Hangi maskeyi takarsa taksınlar milletimiz bunların ne olduğunu artık gayet iyi biliyor. Ama niyetlerini ve taktiklerini kendi ağızlarıyla ikrar etmelerinden açıkçası biz memnuniyet duyuyoruz” ifadelerine yer verdi.
“DEM ile demlendi”
“Görüldüğü gibi sandıkta hesap verecekleri günler yaklaştıkça bunların ayakları titremeye başladı” diyen Erdoğan, ” Hangi kılığa gireceklerini, hangi yalana sarılacaklarını, hangi istikamete koşturacaklarını şaşırdılar. CHP’nin Genel Başkanı, önce İstanbul’da, Mersin’de ve kimi başka yerlerde DEM ile demlendi. İttifak yaptık. Bu iki parti aralarında yaptıkları gizli kapaklı anlaşmalarla belediye başkan adaylıklarını, meclis üyeliklerini, belediye yönetimlerini paylaştılar. Sonra da CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan bizim DEM’le ittifakımız yok diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış, riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş. Herkesi kör, alemi sersem sanıyorlar. Milletin feraset şamarı yüzlerine defalarca indiği halde bu aymazlıklarından bir türlü vazgeçmiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, nafile. Milletimiz sadece maskelerin arkasına sakladıkları gerçek yüzlerini değil, onların ciğerlerini biliyor. Bukalemun gibi renkten renge girseler de bu millet onları gördüğü her yerde tanır ve layık olduğu cevabı verir. Biz milletimize sözümüz olan eser ve hizmet siyasetine devam ediyoruz. Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma eksiklerini telafi ettiğimiz gibi bugünkü sıkıntılarını da yine biz çözeceğiz. Ülkemizi, siyasetiyle, diplomasiyle, sanayisiyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle dünyanın en sıralarına nasıl taşıdıysak Türkiye Yüzyılıyla zirveye de öyle çıkaracağız. Gerisinde on yıllık zorlu bir mücadelenin bölgesel ve küresel krizin olduğu ekonomik sıkıntılarımızın çözümünde Önemli mesafe aldık Büyüme rakamları açıklandı. Türkiye geçtiğimiz yıl yüzde 4.5 oranında büyürken, milli gelirimiz ne oldu? 1,1 trilyonu ve kişi başına milli gelirimiz ne oldu, 13 bin doları aştı. Nereden nereye teşhis ettiğimiz kesintisiz büyüme ekibi sayesinde istihdamda, üretimde, ihracatta turizmde her yıl yeni rekorlar kırarak yolumuza devam ediyoruz. Tüm bunları söylerken çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere vatandaşlarımızın yaşadıkları zorlukları asla görmezden gelmiyoruz” açıklamasını yaptı.
“Zübük siyasetçi oyunu”
“Antalya her yıl milyonlarca turisti ağırlamazsa, bereketli topraklarında yaz, kış üretim yapmazsa sahip olduğu refah seviyesini nasıl koruyacak” diye soran Erdoğan, ” Aynı durum 81 vilayetimizin tamamı içinde geçerlidir. Her kim karşımıza çıkıp da hesapsız, kitapsız atıp tutuyorsa bilin ki size hiçbir şey vermeyeceği gibi elinizdekinden olmanıza yol açacaktır. Antalya böyle zübük siyasetçi oyunlarına gelmez. Şimdi Antalya’dan öyle bir ses verin ki Akdeniz’in karşı kıyısından bile duyulsun. Hazır mıyız Antalya 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? Antalya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Antalya’nın Altın Çağını başlatmaya var mıyız? Maşallah siz bu işi bitirdiniz, Antalya ‘evet’ diyorsa tamam. Bu iş bitmiştir. Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramının beraberce ilan edeceğimize ben inanıyorum. Cumhuriyetimizin en büyük demokratik ve kalkınma hamlesini yeni bir safhasını inşallah ‘yeniden Antalya’ diyerek başlatacağız” diye konuştu.
“Antalya’ya yapılanlar”
Antalya’ya son 21 yılda 304 milyar lira yatırım yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, ” CHP’nin burada bir yatır var mı yani? Yok. Yaparsa yine biz yapacağız. Eğitimde 10 bin 450 derslik inşa ettik, şehirdeki şehrimizdeki üniversite sayımızı 5’e yükseldik. 21 bin 593 yükseköğretim yurt binaları açtık. Antalya Belediyesi’nin kaç tane yurt binası var? 33 bin seyirci kapasiteli bir stadyum dahil olmak üzere toplam 116 adet spor tesisi inşa ettik. 9 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Şehir Hastanemizi açıyoruz. 66 sağlık tesisi yaptık. 1050 yataklı 9 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. 5 bin 570 konutun yapımı tamamlandı, bin 449 konutun yapımına devam ediyoruz. Antalya’mızda riskli yapı olarak tespit edilen 26 bin 15 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. 6 millet baki projemizden dördünü tamamladık. Bugün 36 adet atık su arıtma tesisi yapıldı. Normalde Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olan hizmetleri bile Antalyalı kardeşlerimizin en önemli gelir kapısı olan turizm yara almasın diye biz yapıyoruz. Kemer ve Çamyuva bölgelerinin arıtma tesislerini bir yıldan kısa süre içinde biz bitirdik. Yakında açılışını gerçekleştiriyoruz. Antalya’da orman yangınlarının ardından yaraları biz sardık” diye konuştu.
“Antalya Havalimanı kapasitesini 80 milyona çıkıyor””
Erdoğan Antalya-Alanya otoyol projesinin inşasına yakında başlanacağını ifade ederek, ” Antalya Havalimanı’nın kapasitesini önümüzdeki yıl 80 milyona çıkarıyoruz. Antalya’da toplam 92 bin dekar alan arazinin sulaması için 12 barajın yapımı devam ediyoruz. 544 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Antalyalı çiftçilerimize 50 milyar lira tutarında tarımsal hibe verdik. Önümüzdeki dönemde Alanya, Finike, Gazipaşa, Kemer, Kumluca ve Manavgat’a doğal gaz arzı sağlamayı planladık. Antalya’yı daha nice güzel yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz. Şehrimizi gerçek belediyecilikle buluşturmak için, Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarımızın arkasındayım. Siz de arkasında mısınız? Elbette her parti, her aday kendine göre ideal sahibidir. Ama belediyeciliğin bizim işimiz olduğu hususunda bizimle yarışacak, kimseyi tanımıyoruz. Antalya’yı Türkiye Yüzyılına hazırlamak için 31 Mart’ta sandıkta daha güçlü desteğinizi istiyoruz” açıklamalarında bulundu.
Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhur İttifakı adaylarıyla katılımcıları selamladı.
“Antalya’nın yanında olduk”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, geçen Mayıs ayında tarihi bir seçim yaptıklarını hatırlatarak, ” Cumhurbaşkanımızı çok büyük bir destek verdiniz. 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerden de zaferle çıkacağız. Hazır mıyız, kararlı mıyız? Çok iyi ehil adaylar belirledik. Hakan Tütüncü, çekirdekten yetişmiş bir kardeşimiz. Ülkemizin en tecrübeli belediye başkanlarından biridir. Gerçek belediyeciliği lafla değil icraatla ortaya koymuştur. Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmetlerini katlayarak devam edecektir. Tütüncü, dersine iyi çalışmış. Her alanda belediye olarak neler yapacak hangi adımları ortaya atacak bunu belirlemiş. Belediye reklam yeri, algı yeri, belediye hizmet edilecek yerdir. Tütüncü, bunu yapacak. Her kesimi kucaklayan kimseyi ötekileştiremeyen ötelemeyen bir anlayışa sahip. Toplumun tamamını kucaklıyorlar. 2002’den bu yana hep Antalya’nın yanında olduk. Uğun 1500 yataklı bir Şehir Hastanesi’ni Cumhurbaşkanımız açacak. Bu hastane ile Antalya sınıf atlayacak. Ulaşımda da Antalya-Alanya otobanı ihale edildi. 3 gidiş, 3 geliş, Antalya Alanya arasını modern bir yol kavuşturuyoruz. Antalya turizmin başkenti geçen sene rekor kırdınız, 16 milyondan fazla turist ağırladınız. Bu sene 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir bekliyoruz. Burada öncü ilimiz Antalya olacaktır. 400 milyondan fazla destek verdik, bu sene de destekleyeceğiz. Tarımın hiçbir zaman modası geçmez stratejiktir. Tarımı çok daha ileriye taşıyacağız. Planlı tarım kavramı çerçevesinde sistemli ve etkili şekle getirmek için çalışıyoruz. Genç çiftçilerimizi destekleyeceğiz. Antalya’yı Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden biri yapmaya hazırız. Antalya hizmet bekliyor” ifadelerine yer verdi.
“Siyasi istikrar, güçlü lider”
Sadece sosyal medya ile işlerin yürümeyeceğini dile getiren Yılmaz, “Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Dünya zor bir dönemde, ekonomik krizler, savaşlar, tarihin en büyük afetini yaşadık. Terörle mücadeleyi devam ettiriyoruz. Büyün bunlar siyasi istikrar ve güçlü liderlikle oluyor” diye konuştu.
“Altın Çağ başlayacak”
Cumhur İttifakı Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü, Antalya için kutlu bir yolculuğa çıktıklarının altını çizerek, ” Biz Antalya’da ne zaman AK Parti olarak belediyede iktidara geldiysek büyün ilçeleriyle bir atılım dönemi şahlanış dönemi bekliyordu. O yıllar Antalya’nın güzel ve hizmet yıllarıydı. Son 5 yıl Antalya’nın kayıp yılları oldu, şimdi o geçmişi yıllarını Antalya’ya hep birlikte iade etmeye hazır mıyız? 1 Nisan 2024’den itibaren Antalya’da yepyeni bir dönem başlayacak o dönem ‘Antalya’nın Altın Çağı’ olacak. Biz eser ve projeler Antalya’nın Altın Çağı’nı başlatmaya hazırız” dedi.
“Birinci parti çıkacağız”
AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, bu meydanlardan çok büyük destan yazdıklarını hatırlatarak, “Bugün buradan bir mesaj veriyoruz. Kepez ‘tamam’ inşallah, Antalya tamam inşallah. Cumhurbaşkanımızın arkasındayız. Antalya liderinin ve davasının yanında. Antalya’nın ve ilçelerinin altığın çağının yaşanacağı günlerin arifesindeyiz. Bu seçimlerden de birinci parti olarak çıkacağız. Hem Antalya Büyükşehir’de hem de ilçelerinde altın çağını başlatacağız” dedi.
“Çözemeyeceğimiz sorunu yok”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’da 22 yılda tarihinin en büyük yatırımlarının hayata geçirildiğini kaydetti.
22 yılda yeni bir Antalya inşa edildiğini dile getiren Ersoy,” Hükümetimiz kentin sorunlarının çözümü için her türlü desteği sağladı. Antalya bugün Türkiye’nin değil dünyanın en önemli turizm merkezi haline geldi. Antalya 2023 yılında 16 milyon turist ağırlayarak rekor kırdı. Antalya’nın biriken bir çok sorunu var ama çözmeyeceğimiz sorunu yok” ifadelerine yer verdi. – ANTALYA
]]>Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Dr. Fatih Erbakan, Tekirdağ’daki ilk durağı Süleymanpaşa ilçesi oldu. Erbakan, YRP Süleymanpaşa İlçe Başkanlığı binası açılışına katılarak burada partililere seslendi.
Erbakan açıklamasında, “Ahlaklı belediyecilik demek, her şeyden önce Adalet demektir. İşte biz 89’da Sivas Belediyesini Refah Partisi olarak aldık, 94’te Çorum Belediyesini rahmetli Arif Ersoy hocayla aldık ve Çorum’da da, Sivas’ta da en büyük hizmetleri orada ki alevi vatandaşlarımızın yaşadığı mahallelere yaptı Refah Partili belediye. Siz bize oy vermediniz, siz bizden değilsiniz, bize destek olmadınız öyleyse size hizmet yok demediler. Çorum’da alevi dedeleri ile bir araya gelen Arif Ersoy hocamız, belediye başkanımız dediler ki ona ‘bizim yıllardır desteklediğimiz partiden böyle bir hizmet görmemiştik, Refah partili belediyeden biz en büyük hizmetleri gördük Allah sizden razı olsun’ dediler. Adalet ve kul hakkına riayet, her kesime bizden olsun olmasın adil bir şekilde hizmet götürmek. Ahlaklı belediyeciliğin temellerinden. Ahlaklı belediyecilik bereket demektir 2. olarak. İşte 95 yılında Konya Büyükşehir Belediyesi, hükümete çağrı yaptı. Bizim milli görüş belediyesi olarak kasamızda para birikti bütün borçlarımızı ödedik, bu parayı size faizsiz kredi olarak verebiliriz, gidip dünya bankasından, IMF’den faizle borç almanıza gerek yok dedi. Milli görüşün bereketi, ahlaklı belediyeciliğin bereketi. Bugün belediyeler boğazına kadar borç içinde, boğazına kadar borç faizine batmış ama milli görüş belediyeciliği, ahlaklı belediyecilikte borçlanma olmaz, denk bütçe olur, borç faizi ve borç belasından, batağından belediyelerin kurtarılması olur. Borçlar da ödeniyor, efsane hizmetler de yapılıyor, rüşvette olmuyor, yolsuzlukta olmuyor, adaletsizlikte olmuyor, adam kayırma torpilde olmuyor, borç ve faiz batağından da kurtulunuyor bunun bereketi ile. 89 ve 94 milli görüş belediyeciliği bunun örnekleri ile dolu. Şimdi inşallah 1 Nisan tarihinden itibaren hem Tekirdağ’da, hem Süleymanpaşa’da hem de tüm Türkiye’de, Yeniden Refahla yeniden Milli Görüş belediyeciliği ahlaklı belediyecilik dönemini başlatacağız inşallah. İnşallah 1 Nisan’dan itibaren ahlaklı belediyeciliğe geçiş ve bu belediye hizmetlerinde ki inşallah performansımızla 2028’de de Yeniden Refah’ı, Milli Görüşü iktidara birlikte taşıyacağız Allah’ın izniyle” dedi.
“14 Mayıs’ta ki mutabakat metninde yazdığımız maddeler uygulanmadı”
Erbakan açıklamasının devamında, “İşte emeklinin hali ortada, asgari ücretlinin hali ortada, küçük esnafın, çiftçinin, köylünün, dar gelirlinin hali ortada. Açlık sınırı 19 bin lira olmuş, emekli maaşı 10 bin lira, bunun yarısı kadar. Yoksulluk sınırı 52 bin 300 lira olmuş. Türkiye’de kaç ailenin evine ayda 52 bin liradan fazla para giriyor, yüzde 15. Türkiye’nin yüzde 85’i yoksulluk sınırının altında, yüzde 45’i de açlık sınırının altında. Neden böyle?. Bizim 14 Mayıs’ta ki mutabakat metninde yazdığımız maddeler uygulanmadığı için böyle. Borç, faiz, zam, vergi ekonomisi devam ettiği için böyle. Milli görüşün üretim, istihdam ve ihracata dayalı ekonomi modeli uygulanmadığı için böyle. Denk bütçe yapılmadığı için, kamu da israf önlenmediği için Yeniden Refah Partimizin ortaya koymuş olduğu milli kaynak paketlerinde ki kaynaklar harekete geçirilmediği için böyle. Paralar imtiyazlılara gidiyor, faize gidiyor, israfa gidiyor. Emekliye, memura, işçiye, köylüye, çiftçiye para kalmıyor. İşte 2028’de inşallah aynen 54. Hükümette olduğu gibi Erbakan Hocamızın yaptığı gibi yeniden denk bütçe ile yeniden israfı önleyerek ve yeniden borçlanmadan, zam yapmadan, ilave vergi ihdas etmeden milli kaynak paketleriyle kaynak üreterek ve bu imkanı da asıl sahibi olan millete, dar gelirliye aktararak milletimizin yüzünü inşallah güldüreceğiz” diye konuştu.
Hedef 2028
2028’de Yeninden Refah ile iktidara kavuşacaklarını da ifade eden Erbakan, “Milletimiz 89 ve 94’teki Milli Görüş Belediyeciliği dönemini hasretle bekliyor, buna 1 Nisan’dan itibaren kavuşacağız. Yine milletimiz 96-97’de Erbakan hocamızın Başbakan olduğu dönemki bolluk ve bereket dönemini bekliyor buna da inşallah 2028’de yeniden Refah iktidarı ile kavuşacağız Allah’ın izniyle” diyerek konuşmasını sonlandırdı. – TEKİRDAĞ
]]>Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde ikinci gününde devam eden forum kapsamında gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Genel Sekreteri Emilia Saiz üstlendi.
Panelde konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG Başkanı Uğur İbrahim Altay, ADF’nin Türkiye’nin yükselen marka değerlerinden olduğunu belirterek, “Diplomasinin yerelleşmesi çok önemli ve kıymetli. Bu yüzden UCLG ve Konya Büyükşehir Belediyesi olarak burada bulunmaktan mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yerel yöneticilerin söz sahibi olmasının, yerel gündemin küresele taşınması açısından önem taşıdığını vurgulayan Altay, yerel yönetim konusunun, ilerleyen yıllarda forumun önemli bir parçası olması gerektiğini belirtti.
Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremleri hatırlatan Altay, “dirençli şehirler oluşturmanın” yerel yöneticilerin en önemli gündemi olması gerektiğini kaydederek, “Bu şehirlerde yaşayan insanların bütün sorumluluğunu biz taşıyoruz. Bu yüzden her türlü afete karşı öncelikle şehirlerimizi dirençli hale getirmeliyiz.” dedi.
Dirençli şehirler konusunun, afet öncesi ve afet sonrası olarak iki bağlamda ele alınması gerektiğine dikkati çeken Altay, “Afet öncesi yapılması gerekenler, her şehrin kendine göre risk haritalarını oluşturarak, en sorunlu alanlardan başlayarak çözümler üretmemiz gerekiyor.” ifadesini kullandı.
Şehirlerin afetlere hazır olması için ulaşılması gereken şeyin finans kaynağı olduğunu söyleyen Altay, “Hepimizin yapması gereken şey, şehirlerin bu finansa ulaşmasını kolaylaştıracak çözümler ve yollar bulmak.” değerlendirmesinde bulundu.
Afet sırasında dünyada yaşanan dayanışmanın önemine değinen Altay, “Türkiye’de yaşanan depremde dünyanın birçok ülkesinden ve birçok şehirden arama kurtarma başta olmak üzere çok sayıda yardım aldık. Bir problem yaşadığınızda dostlarınızı yanınızda hissetmek çok önemli.” ifadelerini kullandı.
Yerel yöneticilerin dünyada oluşan krizlerin karar vericileri olmadığına ancak bu durumların sonuçlarının şehirlerde yaşayan insanları doğrudan etkilediğine dikkati çeken Altay, “İklim değişikliğinden sonra bazı ada şehirlerin tamamen yok olması gündemde ancak o şehirlerde yaşayan insanların iklim değişikliğine neredeyse hiçbir etkileri yok. Ancak bunun sonucundan acımasız bir şekilde zarar görüyorlar.” değerlendirmesini yaptı.
Altay, bu nedenle yerel yönetimlerin diplomaside yer almasının çok önemli olduğunu söyledi.
Johannesburg Büyükşehir Belediye Başkanı Kabelo Gwamanda ise kardeş belediyeciliğin, başka kentlerle kardeşlik ilişkisi kurma ve dayanışmayı gösterme yoluyla Johannesburg tarafından teşvik edildiğini söyledi.
Gwamanda, “Her ne kadar dış ilişkiler ulusal hükümetin yetkisinde de olsa, yerel yönetimlerin, farklı ülkelerden gelen yerel halkın bir koruyucusu olarak, ortaya çıkabilecek herhangi bir trajedi durumunda, bu kişilerin ülkeleriyle sağlıklı bir iletişim hattına sahip olması çok önemlidir.” dedi.
Bu bağlamda farklı şehirlerle “kardeşlik” ilişkisi kurulmasının Johannesburg için çok önemli olduğunu vurgulayan Gwamanda, bu doğrultuda çabalarının olduğunu belirtti.
“Medeni bir şekilde direnmeye devam ediyoruz”
Filistin’de adalet için hayatını kaybedenler anısına konuşmasına 10 saniyelik sessizlikle başlayan Ramallah Belediye Başkanı Issa Kassis de “Ramallah, bir belediye ve UCLG’nin bir parçası olarak tüm zorlukları aşmayı ve Filistinlilerin neler yapabileceğini dünyaya göstermeyi başarıyor.” ifadelerini kullandı.
Kassis, “Medeni bir şekilde direnmeye devam ediyoruz. Adalet, umut ve barışa inanıyoruz. Yerel yönetim olarak yapmaya çalıştığımız şey bu.” dedi.
Yaklaşık 40 “kardeş şehirle” her kıtada varlık gösterdiklerinin altını çizen Kassis, Türkiye’de olmaktan onur duyduklarını belirtti.
Söz konusu ilişkinin belediyeler arasında değil toplumlar arasında olduğuna işaret eden Kassis, şu ifadeleri kullandı:
“İnsanlarla ilişki kuruyoruz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde bize karşı oy kullanan ülkelere karşı, vatandaşların Johannesburg, Barselona, Londra, Washington ve Paris’te sokağa çıkarak ‘Özgür Filistin’ sloganları attıklarını ve adaletsizliğe direnen Amerikalı pilotu gördünüz.”
“Diplomasi kriz zamanlarında kesinlikle kilit öneme sahip”
Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) Genel Sekreteri Fabrizio Rossi, Antalya’nın Avrupa için tanıdık bir şehir olduğundan bahsederek, ADF ile birlikte her sene daha da önemli hale geldiğini belirtti.
Global krizlerin etkilerinin yerel olduğunu söyleyen Rossi, “Etki yerel olduğunda, hiç kimse krizin etkilerini, sonuçlarını ve bölge halkının ihtiyaçlarını belediye başkanından daha iyi bilemez. Bu nedenle belediye başkanlarının krizin ele alınmasında kilit bir rol oynaması gerektiğine inanıyoruz.” dedi.
CEMR olarak ülkelere verdikleri desteklere değinen Rossi, Ukrayna’daki savaşın başlamasından yaklaşık bir hafta sonra belediyelere destek vermeye başladıklarının altını çizerek, “Başlangıçta gıda dahil çok temel ihtiyaçlar sağlandı ve daha sonra bölgedeki ihtiyaçlar büyüdükçe yardımlar da gelişti.” diye konuştu.
Kısa zamanda böyle bir yardımın yapılabilmesinin sebebinin kriz öncesi kurulan bağlar olduğuna dikkati çeken Rossi, “İnsanların, sınırların ötesinde köprüler kurmak için eşsiz bir kapasitesi var. Bu nedenle diplomasi kriz zamanlarında kesinlikle kilit öneme sahip.” dedi.
“Ülkelerin kalkınması ülkede yaşayan kişilere bağlı”
Güney Afrika Eyalet Yerel Yönetimler Derneği (Salga) Başkanı Bheke Stofile ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasındaki sözlerini hatırlatarak, şunları kaydetti:
“Dün Türkiye Cumhurbaşkanı çok derin bir açıklama yaptı. Umarım toplantıya katılanların çoğu bu açıklamayı anlamıştır. Türkiye Cumhurbaşkanı, dostluk, ilişki, işbirliği ve yardımlaşma niyetiyle elinizi açmanın önemli olduğunu söyledi ve ardından da dünyada insanların işbirliği yapmadan yaşamasının mümkün olmadığını ifade etti. Bu açıklama, Güney Afrika’daki siyasi sistemimizi tam olarak ifade ediyor.”
Ülkelerin kalkınması ve gelişmesinin o ülkede yaşayan kişilere bağlı olduğunu dile getiren Stofile, “İşte bu nedenle liderler olarak bize hangi fırsat verilirse verilsin, ilk olarak onlara, insanlara saygı duymalı ve nihai hedeflerine ulaşmak için onlarla birlikte çalışmalıyız.” ifadelerini kullandı.
]]>Talas Belediyesi, Kayseri’nin en büyük 1’inci, Türkiye’nin ise 6. en kalabalık ilçesi olan Mevlana Mahallesi’nin okul ihtiyacını gidermek için Hayırsever Ahmet Gönen işbirliği ile yaptırılacak olan Ahmet Gönen Lisesi’nin temelini attı. Törene, Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, davetliler ve mahalle sakinleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından törenin açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, “Biz her platformda geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız, gençlerimiz diyoruz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızı hayata hazırlama sürecinde onları en iyi imkanlarla buluşturmayı hedefliyoruz. Temelini atacağımız bu yatırımın en önemli hususlarından bir tanesi hayırseverimizin yaptığı bir yatırım ve belediyemizin desteği ile yapılan bir okul. Hayırsever ve belediye katkısıyla çok kıymetli bir okul daha kazanacağız. Talas ilçemiz çok hızlı gelişen, büyüyen bir ilçe. İhtiyaç olan bir yerde ihtiyacı karşılayacak ve sorunu çözecek bir temel atıyoruz” dedi.
“Sadece 5 yılda 8 okul bitirdik ve teslim ettik”
Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, “Nüfus yoğunluğu açısından Türkiye’nin en kalabalık 6’ıncı, Kayseri’nin de en büyük 1’inci mahallesinde bulunuyoruz. Her biri bir köy büyüklüğünde olan çok sayıda apartman var. Buralarda en önemli konunun eğitim olduğu göz ardı edilemez. Biz başlarken “Cumhuriyet’imizin 100. Yılında 100 proje” dedik, 210 proje olmuş ama en önemlisi de eğitim. Bende öğretmen olunca aklımı taktım ve meclis üyelerimizde bizi desteklediler. Artık Talas’ta valimizin, kaymakamımızın ve milli eğitim müdürümüzün de aklını taktığı gibi ikinci eğitime son vermiş olalım. Ben 30 sene boyunca “sabahçı mısın, öğlenci misin?” sorusuna muhatap oldum. Hiç hoşunuza giden bir durum değil. Artık Kayseri’de bu iş bitiyor. Devlet ve millet işbirliği ile yapıldığı içinde devlet adına biz hazine arazilerini veriyoruz. Yoksa da planlıyoruz. Hayırseverimizde yapıyor. Büyün bir güzellik ile işi bitiriyoruz. Sadece 5 yılda 8 okul bitirdik ve teslim ettik. Şuanda da inşaatı devam eden 8 okulumuz var. 4 tanesi önümüzdeki eğitim öğretim yılına yetişmiş olacak” ifadelerini kullandı.
Yalçın, “Türkiye Yüzyılı demek sadece slogan atmaktan ibaret değil ve olmamalı. Biz Türkiye Yüzyılının altını eğitim yüzyılı olarak doldurursak, sanayiciler üretim yüzyılı olarak altını doldurursa, herkes kendini işiyle altını doldurursa o zaman Türkiye yüzyılı olur. Kıyamete kadar Türkiye Cumhuriyetinin yüzyıllarına ve muassır ülkeler seviyesindeki yerimizi alırız. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.
Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez ise, “İlçemiz ülkemizde en hızlı gelişen ve nüfusu en hızlı artan ilçelerimizden birisi. Mevlana Mahallemizde hem ilimizde he ülkemizde hızla gelişen bir mahallemizdir. Durum böyle olunca bu kadar nüfusa eğitim alt yapısı gerekiyor. Bunları yapmak bakanlığımızın görevidir ama bu kadar nüfus artışı karşısında bakanlığımızın bu kadar hızlı gelişen bir ihtiyacı biranda karşılama imkanı olamaz. Olsa bile desteklemeliyiz. İlçemiz bu konuda son derece şanslı. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yoğun çabaları karşısında belediyemiz ve hayırseverlerimizde devreye girmek suretiyle bu ihtiyacı hızlı bir şekilde karşıladılar” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından dua edildi ve okulun temeli atıldı. – KAYSERİ
]]>Başkan Şerifoğulları:
“Şimdi Elazığ için yeni bir hikaye yazma zamanı”
“2019 yılında 11 ana başlıkta 100 proje için söz vermiştik. Şükürler olsun ki bugün 5 yılda toplam 116 projeyi hayata geçirmiş olmanın huzuruyla karşınızdayız”
ELAZIĞ – Elazığ Belediye Başkanı ve AK Parti Elazığ Belediye Başkan Adayı Şahin Şerifoğulları, “Hizmet, Eser ve Gönül Belediyeciliği” başlığı altında ‘Yeni Yüzyılda Elazığ Vizyonu’ projelerini kamuoyu ile paylaştı. Göreve başladıklarında 100 proje için söz verdiklerini hatırlatan Başkan Şerifoğulları, “2019 yılında 11 ana başlıkta 100 proje için söz vermiştik. Şükürler olsun ki bugün 5 yılda toplam 116 projeyi hayata geçirmiş olmanın huzuruyla karşınızdayız. Şimdi Elazığ için yeni bir hikaye yazma zamanı” dedi.
Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, “Yeni Yüzyılda Elazığ Vizyonu” başlıklı projelerini, 2024-2029 dönemi proje tanıtım toplantısında açıkladı. Bir otelde düzenlenen proje tanıtım toplantısına, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, ilçe ve belde belediye başkanları ile başkan adayları, AK Parti merkez ilçe ve belde teşkilatları, partililer, oda ve sendika temsilcileri ile davetliler katıldı. 2019 yılında 11 ana başlıkta 100 proje için söz verdiklerini ve 5 yılda toplam 116 projeyi hayata geçirmiş olmanın huzuru içerisinde olduklarını ifade eden Belediye Başkanı ve yeni dönem Belediye Başkan adayı Şerifoğulları, “Bugün ise geçtiğimiz 5 yılda sorunlarını ve ihtiyaçlarını büyük ölçüde çözmüş olduğumuz Elazığ’ımızın daha güçlü yarınlarını ve yeni yüzyıl rotasını konuşacağız. Yarınlarımıza kazandıracağımız yeni değerleri konuşacağız. Şimdi artık hemşehrilerimizin desteğiyle Elazığ’ımız için yeni bir hikaye yazma zamanı” diye konuştu.
100 proje için söz verdi, 116 projeyi hayata geçirdi
Başkanlık döneminde meydana gelen depremler ve yaşanan pandemiye rağmen belediyecilikte en iyi hizmeti vermeyi sürdürdüklerini dile getiren Başkan Şerifoğulları, “Hepimizin malumu olduğu üzere bu 5 yıllık süreçte depremler ve pandemi gibi oldukça zorlu badireler atlattık. Ama hiçbir zaman bahanelerin arkasına sığınmadık. Belediyecilik hizmetlerini en iyi şekilde sürdürmeye, yatırımlarımıza hız kesmeden devam etmeye, hemşehrilerimize en iyi hizmeti verebilmek için tüm gücümüzle gece gündüz demeden çalışmaya gayret ettik. 2019 yılında yine bu mekanda hemşehrilerimize 11 ana başlıkta 100 proje için söz vermiştik. Şükürler olsun ki bu gün 5 yılda toplam 116 projeyi hayata geçirmiş olmanın huzuruyla karşınızdayız. Bu başarı Elazığ’ın başarısıdır. Bu başarı hemşehrilerimizin üzerimizden hiç eksik etmedikleri duaların tecellisidir. Bugün ise geçtiğimiz 5 yılda sorunlarını ve ihtiyaçlarını büyük ölçüde çözmüş olduğumuz Elazığ’ımızın daha güçlü yarınlarını ve yeni yüzyıl rotasını konuşacağız. Yarınlarımıza kazandıracağımız yeni değerleri konuşacağız. Şimdi artık hemşehrilerimizin desteğiyle Elazığ’ımız için yeni bir hikaye yazma zamanı. Şimdi artık bölgemizde yıldız bir şehir olmak için hamle zamanı. Şimdi artık insanımızın yaşam kalitesini, refahını Türkiye Yüzyılı Şehirleri vizyonuna taşıma zamanı. Şimdi zaman yine yeniden Elazığ deme zamanı” şeklinde konuştu.
“Yapı stokumuz önemli ölçüde yenilendi”
Hayata geçirecekleri projeler hakkında bilgi veren Şerifoğulları, “Dirençli şehirlerde Elazığ vizyonu diyoruz, şehrimizin önceliği kentsel ve yerinde dönüşümdür. Hep ifade ettiğimiz gibi önceliğimiz insanımızdır. Ailelerimizin güven ve huzur içinde yaşadığı bir şehir inşa etmektir. Bu şehir önce 24 Ocak, ardından 6 Şubat depremleriyle sarsıldı. Şehrimizde devletimizin güçlü desteğiyle eski yapı stokumuzun yenilenmesi noktasında çok güçlü adımlar atıldı ve mevcut yapı stokumuz önemli ölçüde yenilendi. Deprem kuşağında yer alan şehrimizde bu gerçeği asla göz ardı etmeden yatay mimariyi önceleyerek, depreme dayanıklı, sağlıklı ve güvenilir bir şehir inşa etme yolunda yürüttüğümüz çalışmaları kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. İnşallah hemşehrilerimizin teveccühleriyle başlayacağımız yeni dönemde şehrimiz adına önceliklerimizin ilk sırasında kentsel dönüşüm çalışmalarımız olacak. Depreme dayanıklı dirençli bir şehir olma yolunda atacağımız ikinci adım ise yerinde dönüşüm çalışmalarımız. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın depremlerden etkilenen 11 ilde başlattığı orta ve ağır hasarlı binaların yerinde dönüştürülmesi hamlesinde, vatandaşlarımızın talebi ve belediyemizle uzlaşılması durumunda, binaların yapımını Elazığ Belediyesi olarak biz üstleneceğiz” ifadelerini kullandı.
Başkan Şerifoğulları ‘Dirençli Şehirlerde Elazığ Vizyonu’ ve ‘Yerinde Dönüşüm Çalışmaları’ projelerinin yanı sıra yatay mimari esaslı yeni imar planları, afet risk yönetim sistemi projesi, afet eğitim ve bilinçlendirme parkı, istihdam ve kalkınmada Elazığ vizyonu, Yeni Sanayi Sitesi projesi, Tekstilkent projesi, lisanslı depoculuk projesi, yöresel ürün festivalleri projesi, Fırat hayvan ürünleri tedarik ve ticaret merkezi, Elazığ Belediyesi mikrokredi merkezi projesi ve Ulaşımda Elazığ vizyonu gibi seçim projeleri hayata geçireceğini bildirdi.
]]>Başkan Büyükkılıç, Kayseri Sivaslı Dernekler Federasyonu Birlik ve Beraberlik Buluşması’nda Sivaslı vatandaşlar ile bir araya geldi. Kadir Has Kongre Merkezi’nde gerçekleşen buluşmada Başkan Büyükkılıç’a, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcıları İsmail Tamer ve Semiha Ekinci, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar ve Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın eşlik etti. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm ile Melikgazi, Kocasinan ve Talas ilçe belediye başkanlarını sahneye davet edip, el ele birlik ve dayanışma mesajı vererek başladığı konuşmasında, ‘insanların hayırlısı hizmetkarı olandır’ anlayışı ile vatanına, milletine, devletine ve inancına sevdalı insanların hizmetkarı olmanın memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Başkan Büyükkılıç, “Et tırnak ayrılmaz, o açıdan birbirimizle et tırnak gibiyiz. Kayseri’miz Sivas’ımız farkımız yok. 1,5 milyon burada aynı sofrayı, aynı kaygıyı, aynı sevdayı paylaştığımız bir süreçte biz de onlara layık olmaya, hizmet etmeye, şehrimizi imar etmeye, ihya etmeye, gönülleri de tabi ki yer alarak mamur etmeye çalışıyoruz” diye konuştu. Dua eden ve sahip çıkan Sivaslı vatandaşlara teşekkür eden Büyükkılıç; “Bugüne kadar sizler bizlere dua ettiniz, sahip çıktınız, destek oldunuz, bizler de sizlerin başını yere eğdirmedik. Her zaman çalışkanlığımızla her zaman gayretimizle kimseyi ayrıştırmadan bağrımıza basarak, ötekileştirmeden sizlerin hizmetkarı olduk. Şehrimiz iyi bir noktaya geldi. Herkes yaşadığı bu şehri sahiplenerek belediyecilikte Kayseri modelinden söz eder oldu. Bunda emeği olan tüm belediye başkanlarına, bir çivi çakana ben buradan minnettar olduğumuzu ifade etmek istiyorum” diyerek minnet duygularını dile getirdi. Pandemi ve depreme rağmen yatırımdan yatırıma ve hizmet hizmete koştuklarını hatırlatan ve insana hizmet etmenin şerefini taşıdıklarını söyleyen Başkan Büyükkılıç, konuşmasında şunlara yer verdi;
“30 büyükşehir içerisinde yatırıma en çok pay ayıran, birinci sıralarda yer alan Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak anıldık. Bunlar bizim sorumluluğumuzu arttırıyor, bizim daha çok çalışmamız, daha çok gayret etmemiziz gerektiriyor. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışı içerisinde sosyal içerikli projelerimiz ile sağlı alanındaki projelerimiz ile insana değer verme ve onun hizmetkarı olma şerefini taşıyoruz. Elbette Kayseri’mizi ulaşım alanındaki yeniliklerimizle ve çalışmalarımız ile imar konusundaki gayretlerimiz ile çevreci anlayış içerisindeki yatırımlarımız ile gençliğimize yönelik, üniversitelerimizi geliştirmeye yönelik bilişim alanında, elbette ki teknoloji alanındaki gayretlerimiz ile ihtiyacı olan ailelerimize sosyal içerikli desteklerimiz ile her alanda biz de varız diyoruz. Kayseri’miz bir açık hava müzesi. Değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış, onun getirdiği zenginlik ile elbette gastronomi dediğimiz yeme içme kültüründe, ya da turizm odaklı değişik alanlarda kayak turizmi ile yayla turizmi ile değişik vadilerdeki yaptığımız çalışmalar ile tarihi dokuya verdiğimiz önem ile şehrimizi kütüphaneler şehri yapma yolundaki gayretlerimiz ile müzelerle yaptığımız çalışmalar ile adeta şehrimiz her zamankinden daha iyi noktaya taşınmaya başladı.”
Hiçbir zaman mazerete sığınmadan yatırım üzerine yatırım yapmak suretiyle şehri ihya ettiklerini vurgulayan Başkan Büyükkılıç; “Sadece şehrimizin merkezini değil, taşrasını da diğer ilçelerimizi de elbette aynı şekilde insanlarında orada her türlü konfordan yararlanacağı konuma getirmeye özen gösterdik. Millet Bahçemizi ile Yeni Havaalanı Terminal Binamız ile yapılan son süreçteki çalışmalar adeta dillere destan oldu. Bu alanda katkısı olan başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, yine bilge devlet adamı lider Sayın Devlet Bahçeli ile el ele vermek suretiyle ve bakanlarımıza da teşekkür ederek inşallah daha fazlasını yapacağımızı ifade ediyoruz” diye konuştu. Kimseyi ayrıştırmadıklarının, kimseyi ötekileştirmediklerinin altını çizen ve hizmet ile eser belediyeciliğine vurgu yapan Büyükkılıç; “Diyoruz ki Sivaslı hemşehrilerim, Kayseri’mizin güzel insanları, olayı siyasi bir yönüyle değil, parti boyutuyla değil, bu şehirde yaşayan insanların hizmet belediyeciliği, eser belediyeciliği anlayışı içerisinde bir olup, birlikte olup gerçekleştirdiği bu çalışmalara destek vermenizi, onun için de tabi ki hep beraber gayret etmemiz gerektiğini de hatırlatmak istiyorum” diyerek daha huzurlu daha güvenli daha konforlu, gençlere daha çok imkan tanıyan bir şehir haline geldiklerini sözlerine ekledi. Konuşmasında; “Hep beraber Kayseri, hep beraber Sivas, hep beraber Türkiye olduk’ diyen Başkan Büyükkılıç; “Sizler önder insanlarsınız, örnek insanlarsınız, sizler bizim gururumuzsunuz. Sizlere minnettarız. Her zaman bir olduk, beraber olduk, hep beraber Kayseri, hep beraber Sivas, hep beraber Türkiye olduk. Ben bu anlayış içerisinde sizleri bağrıma basıyorum. Bir ağabeyiniz, bir kardeşiniz bir başkanınızdan öte bir hizmetkarınız olarak Cenab-ı Allah bizleri sizlere layık kılsın diyorum” ifadelerinde bulunarak gençleri, 8, 9, 10 Mart’ta Erciyes’te gerçekleştirilecek Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’na davet etti.
AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı İsmail Tamer de Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ederek; “Bizi bir araya getirdi. Bugün Kayseri’yi marka şehir haline getiren tüm belediye başkanlarımıza saygılar sunuyorum. Bunların başında Mehmet Özhaseki Bey geliyor. Kayseri’yi Kayseri yaptı ve ondan sonra gelen değerli büyüklerimizden Memduh ağabeyimiz ve diğer belediye başkanlarımız da onun izinden yürümeye çalışıyorlar. Biz hizmetten tarafız, biz gerçek belediyeciliği yapan bu insanların yanında durmakla tarafız” ifadelerini kullandı. AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Semiha Ekinci ise birlik, beraberlik mesajı vererek, Sivas’ın Kayseri’de Cumhur İttifakı adaylarının arkasında olduğunu ve arkasında Sivas olanın sırtının yere gelmeyeceğini kaydetti. Kayseri Sivaslılar Derneği Başkanı İsa Gün ise Kayserililere teşekkür ederek, “Kayserili kardeşlerimizin, Sivaslı hemşehrilerimizin daim emrindeyiz, hizmetindeyiz” dedi.
Coşkulu buluşmada Büyükkılıç, tek tek masaları dolaşarak Sivaslı vatandaşlarla sohbet etti. Buluşma da günün anısına toplu fotoğraf çekimi de yapıldı. – KAYSERİ
]]>Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın bugün düzenlenen programla S.S. Uşak Bireylül Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetimi’ne tapu devrini gerçekleştirdi. Programda konuşan Başkan Çakın, 3. Sanayi Sitesi tamamlandığında kentin ticari hacminin büyük oranda artacağını söyledi.
Kamulaştırmalarda Sona Gelindi
S.S. Uşak BireylülKarma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi ile daha önce bir protokol imzalayan Uşak Belediyesi, kamu yararı kararı alarak kamulaştırma işlemlerini başlatmıştı. Başkan Çakın’ın itinalı çalışmaları sonucu alanın yüzde 95’inin kamulaştırılmasıyla bir adım daha atan belediye, kamulaştırılan alanların imar uygulamasını gerçekleştirerek süreci hızlandırmış oldu. Bir yandan kamulaştırma işlemlerine devam ederken bir yandan da imar planında gerekli revizeleri yapan Uşak Belediyesi; meslek lisesi, açık spor tesisleri, market ve ticari alanlar, cami ve kreş gibi sosyal donatıları da alanın içerisine ekleyerek bölgeye değer kattı. Bu sayede projeyle istihdama katkı sağlamayı planlayan Uşak Belediyesi, ekonomik kazanımların yanı sıra bölgenin sosyal anlamda da gelişmesini hedefledi.
Başkan Çakın Zorlu Süreci Başarıyla Atlattı
Zemin etüdü ve projelendirme aşamalarının ardından yolların da açılmasıyla inşaatların başlamasına imkan sağlanan çalışmalar kapsamında şimdi de yapılaşmaya uygun parsellerin devri gerçekleştirildi.
Tapu devirprogramında konuşan Başkan Çakın, “Bundan 5 sene önce göreve başladığımızda neredeyse durma noktasına gelmiş olan 3. Sanayi Sitemizi, şu anda inşaata başlama noktasına getirmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Öncelikle bu süre içerisinde buradaki parsellerin kamulaştırılmasında bizlere destek olan mülk sahiplerine teşekkür ediyorum. Sanayi sitemiz sayesinde, Uşak’ımıza kazandıracağımız katma değer konusunda mülk sahiplerimizle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler nihayetinde alanın %100’e yakın bir bölümünü belediye mülkiyetine almış olduk. Ardından da çeşitli kurumlarla olan görüşmelerimizi yapmak adına zaman zaman İzmir’e zaman zaman da Ankara’ya gittik. Sonuç olarak yaşadığımız problemlerin tamamını yaptığımız görüşmeler ile çözüme kavuşturduk. Bir taraftan da bölgenin sanayi sitesi olarak imar planlarına işlenmesi için gerekli çalışmaları gerçekleştirdik ve bunların yanı sıra Fen İşleri Müdürlüğü’müz aracılığıyla bölgedeki yolların açılması ve altyapılarının hazırlanması konusunda da çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Geçtiğimiz ay ise belediye meclisimiz ile belediyemiz üzerinde bulunan bu mülklerin kooperatife devri konusunda karar aldık ve geçen hafta içerisinde gerekli işlemleri tamamladık. Sonrasındaysa tapularımızı S.S. Uşak Bireylül Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetimi’ne devrettik. Böylelikle hak sahibi olan kooperatif üyeleri, burada tapusunu aldığı alanın ortağı oldu. Bunun yanı sıra, kooperatif yönetiminin yapacağı çalışmalar doğrultusunda başlayacak olan inşaatlar için belediyemizce imar durum belgesinin verilmesinin önündeki engelleri de kaldırmış olduk. İnşallah çok kısa süre içerisinde buradaki inşaatların başladığını ve yüzlerce kooperatif üyemizin dükkan sahibi olduğunu ve binlerce insanımıza istihdam sağlandığını göreceğiz. Geçirdiğimiz zorlu beş senelik sürecin bu noktaya gelerek böyle güzel sonuçlanmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyor, kooperatif üyelerimize ve şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi.
Tüm işlemler tamamlandığında 3. Sanayi Sitesi’nde mobilya, tekstil, otomotiv, pvc- demir doğrama, gıda, geri dönüşüm gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösterecek toplam 849 adet dükkan bulunacak. – UŞAK
]]>Aydın’da emekli vatandaşların yüzü, Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı yeni uygulama ile güldü.
Uygulama ile ‘Emekli Kart’ sahibi vatandaşlar, Halk Ege Et marketlerinde yüzde 20 indirimle et alışverişi yapabiliyor.
Giderek zorlaşan ekonomik şartlar nedeniyle evlerine et alamayan emekli vatandaşlar, uygulamadan yararlanarak yaklaşan Ramazan ayı öncesinde indirimli et alma imkanı yakaladı.
Aydınlı emekliler, uygulamadan memnuniyetlerini şu cümlelerle paylaştı:
-Erdal Gülle: “2 saat içerisinde kartımı aldım, bugün de geldim 500 liralık et aldım, yüzde 20 indirimle 400 lira para ödedim. Allah razı olsun belediyeden. Çok güzel, mükemmel bir hizmet. Zaten üç seçimdir kazanıyor Özlem Hanım, nereye giderseniz gidin herkes Özlem Çerçioğlu diyor. Bu hizmet emekliler için çok güzel bir uygulama. Ben iki senedir ilk defa bir kasaba et almaya giriyorum.”
-Nevzat Uyar: “Başkanımız Özlem Çerçioğlu’nun çalışmalarını takdirle karşılıyorum, teşekkür ederiz. Ayda bir alacağımıza şimdi 15 günde bir kıyma alma şansımız olacak. Emeklilerimiz mağdur durumda, eziliyor. Bu hizmetten çok memnun kaldım.”
-Salih Yıldız: “Aydın’da böyle fedakar bir başkanımız yetişmiş, ondan çok memnunum. 200 lira ucuza almak ne demek? Bu az bir şey değil. ve ramazan ayı geliyor, bu eti tüketeceğiz. Bu uygulama her yere nasip olan bir şey değil. Televizyonlarda görüyoruz; et satılan bazı kurumlarda çok erken saatlerde 200-300 kişi sıraya girip et almaya çalışıyor. Ben beş dakika içerisinde geldim, aldım ve gidiyorum. Hayatımda Aydın’da 10 tane belediye başkanı gördüm, ama böyle bir belediye başkanı görmedim, görmem de…”
-Tahsin Pehlivanoğlu: “Bu hizmetten çok memnun kaldım. Ramazan ayında ihtiyacım olan eti aldım. Etsiz ramazan olmaz, bugün geldim ve buradan dolu dolu aldım. Bu hizmet emekliler için süper bir hizmet. Emeklilerin durumu çok kötü, et yiyemez duruma düştüler. Tüketenler tüketti, fakat biz eti tüketemedik. Teşekkür ederim, Özlem bacımız sayesinde bu etleri aldık. Bu aldığım eti dışarıda 1500 liraya zor alırdım, şu an 1200 lira. En az 1 kilo et avantajım oldu.”
-Ercan Güngör: “Bu imkanı bize sağlayanlardan Allah razı olsun. Ama bundan 10 yıl önce emekli olan arkadaşlarımın emekli maaşları asgari ücretin üç-dört katıyken şu anda maaşları asgari ücretin çok altında kaldı. Ben yeni emekliyim. Ama aynı zamanda da çalışıyorum. Evim kira olmamasına rağmen emekli maaşımın bana yetmesi mümkün değil. 10 bin lira ile geçinebilecek birisi varsa gelsin alnından öpeyim. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz.”
-Hatice Dirik: “Emeklinin hali ortada, çok memnun kaldım. Çoğu insanın evine et çok zor giriyor. Belediyeler sosyal belediyecilik yapmak zorunda. Bu tür projeler çok önemli. Ben avukatlıktan emekliyim. İnsanlar gelip bir dava açacak ücreti bulamıyor, harçlar çok yüksek olduğu için dava açmaktan vazgeçiyorlar. Yaşamak mümkün değil. İnsanlar pazaryerlerinden akşam kalan sebzeleri seçiyor. Ben Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden memnunum. Aydın sosyal belediyecilik anlamında başarılı bir şehir.”
]]>Konyaaltı Belediyesi Mart Ayı Olağan Meclis toplantısı, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen başkanlığında meclis toplantı salonunda gerçekleştirildi. Başkan Esen, 5 yıl boyunca Konyaaltı Belediye Meclisi’nin Türkiye’ye örnek olabilecek bir uyum içerisinde çalıştığını söyledi.
“BİR YAPAR 5 GÖSTERİRLER”
Konuşmasında’kasaba münevverleri’ kavramına vurgu yapan Başkan Esen, “Kasaba münevverleri. Çok duyulmuş bir şey değil. Şark kurnazlığı olarak ifade edilir. Biraz da rahmetli Ahmet Kaya tarafından erken maganda olarak tarif edilir. Siyasetin çok büyük sorunudur kasaba münevverleri. Ne yapar kasaba münevverleri? ‘Ben o işi de yaparım bu işi de yaparım. Bir yaparım 5 gösteririm. Her şeye benim gücüm yeter’ derler. Maalesef Türk siyasetinde kasaba münevverliği oldukça kabul görmüş bir kavramdır. 5 yıl boyunca hiç kasaba münevverliği yapmadım. ‘İcap eden durumlar dışında hiçbir yerde benim fotoğrafımı görmeyeceksiniz’ dedim. Yani sizlerin parasıyla kendi reklamımı yapmadım. 47 yaşında belediye başkanı oldum. Evimizdeki sehpa bile değişmedi. Yaşam tarzımız değişmedi. Çocuklarım beni belediye çalışanı zannediyor” dedi.
“İLLER BANKASI PARAYI KESTİ”
Konyaaltı Belediyesi çalışanlarının bir kısmının maaşlarında yaşanan gecikmeden dolayı personelden özür dileyerek sözlerini sürdüren Başkan Esen, “5 yıl boyunca yarım saat bile geç yatmayan maaşların bu ay maalesef bir kısmını geç yatırmak zorunda kaldık. Sebebi şudur: Pek çok şey konuşuldu. ‘Belediye öyle oldu. Semih böyle yaptı’ hepsine kabulüm. Eleştirilmekten hiç gocunmam. İller Bankası’ndan her ay gelen pay bu ay maalesef yüzde 50’ye yakın kesintili geldi. Biz bunu bir gün önce haber aldık. Böyle bir hazırlıksız yakalanma durumunda maalesef böyle bir şey gerçekleşti. Keşke daha önceden haberimiz olsaydı, önlemini alırdık. Konyaaltı Belediyesi güçlü bir belediyedir. Bu tür şeyleri yaşayacak bir belediye değildir. Zaten önümüzdeki ay da böyle bir şey yaşamayacağız. Ama 15 gün bile olsa personelimizin maaşının bir kısmının yarısının geç yatmasından dolayı o kardeşlerimden özür diliyorum” diye konuştu.
“İNATÇI DEĞİLİM GERÇEKÇİYİM”
Kendisiyle ilgili bugün söylenebilecek en olumsuz cümlenin inatçılık olduğunu dile getiren Başkan Esen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hayır inatçı değilim. Gerçekçiyim. ve netim. Yani her anlama gelebilecek cümleleri asla kurmadım. Her şekilde dönülebilecek bir maskeyle hiç dolaşmadım. Hiç kimse benimle ilgili ne düşündüğüm konusunda tereddüte düşmedi. Bir insanın sürekli, ben ben denmesinin de çok doğru bir şey olmadığını da söyledim. Yani burada bir şeyler yapıldıysa arka sıralarda oturan arkadaşlarım sayesinde. Gece yağmur yağdığında ilk önce onlar sokaktaydı. Feslikan yoluna kaya düştüğünde onlar oradaydı. O yüzden ben burada bulunan herkesten müsaade olarak onları tebrik ediyorum, hepsinin alnından öpüyorum. Çok zor ağır bir görevi aslında hak ettikleri çok çok az bir ücretle yaptılar ve işlerine bağlılıktan Konyaaltı Belediyesine hizmetten hiçbir zamanda ayrılmadılar.”
“KONYAALTI’NDA YAPILAŞMA BİTMİŞTİR”
Belediyelerin sürdürülebilir bir şekilde beklentileri yerine getirebilmesi için mutlaka yeni gelir katkısına ihtiyacı olduğunu belirten Başkan Esen, şunları söyledi:
“Değerli arkadaşlar bugüne kadar eldeki imkanlar neyse o ölçüde çalıştık. Gelirlerimiz neyse harcamalarımız o kadar oldu. Bu kadar gelirle bu kadar olur. Burada tekrar söylüyorum aslında bu da bir siyasetçinin hiç kullanmaması gereken bir cümle, bu parayla bu kadar iş olur. Bu gelirle bu kadar iş olur. Bu sadece benim için mi geçerli? Hayır. Tüm belediyeler için geçerli. Belediye gelirleri kanununda yanılmıyorsam 7- 8 tane gelir kaynağı var. Bu 7 -8 gelir kaynağının en önemlisi ruhsat gelirleridir. Konyaaltı’nda yapılaşma bitmiştir. Konyaaltı’nda parsel stokunun yüzde 93 yapılaşmıştır. Geri kalan yerler bazı problemlerden dolayı yapılaşmamaktadır. Eğer ruhsat gelirleriniz yoksa geriye iki tane geliriniz kalıyor. Biri mayıs ve kasım ayında topladığımız emlak vergileri, diğeri ise İller Bankası’ndan gelen pay. Bu ikisi bir yasa ile bir yasal düzenleme ile çoğaltılmazsa tüm belediyeler beklentinin altında hizmet eder. Bu konuda mutlaka düzenleme yapılması lazım.”
]]>Bugün başlayan uygulamayla ilk et alışverişini yapan 65 yaşındaki Erdal Gülle, “2 saat içerisinde kartımı aldım; bugün de geldim 500 liralık et aldım, yüzde 20 indirimle 400 lira para ödedim. Allah razı olsun belediyeden. Çok güzel, mükemmel bir hizmet. Zaten üç seçimdir kazanıyor Özlem Hanım, nereye giderseniz gidin herkes Özlem Çerçioğlu diyor. Bu hizmet emekliler için çok güzel bir uygulama. Ben iki senedir ilk defa bir kasaba et almaya giriyorum” ifadelerini kullandı.
‘Ayda bir kez alacağımıza iki kez alacağız’
38 yıl önce emekli olduğunu belirten Nevzat Uyar, “Başkanımız Özlem Çerçioğlu’nun çalışmalarını takdirle karşılıyorum, teşekkür ederiz. Ayda bir alacağımıza şimdi 15 günde bir kıyma alma şansımız olacak. Emeklilerimiz mağdur durumda, eziliyor. Bu hizmetten çok memnun kaldım” şeklinde konuştu.
Yaptığı alışverişte 200 lira daha az ödeme yaptığını hatırlatan Salih Yıldız ise duygularını “Aydın’da böyle fedakar bir başkanımız yetişmiş, ondan çok memnunum. 200 lira ucuza almak ne demek? Bu az bir şey değil. ve Ramazan ayı geliyor, bu eti tüketeceğiz. Bu uygulama her yere nasip olan bir şey değil. Televizyonlarda görüyoruz; et satılan bazı kurumlarda çok erken saatlerde 200-300 kişi sıraya girip et almaya çalışıyor. Ben beş dakika içerisinde geldim, aldım ve gidiyorum. Hayatımda Aydın’da 10 tane belediye başkanı gördüm, ama böyle bir belediye başkanı görmedim, görmem de” sözleriyle ifade etti.
‘Ramazan ayında et tüketebileceğiz’
Uygulama sayesinde ramazan ayında et tüketebileceklerini ifade eden Tahsin Pehlivanoğlu, “Bu hizmetten çok memnun kaldım. Ramazan ayında ihtiyacım olan eti aldım. Etsiz ramazan olmaz, bugün geldim ve buradan dolu dolu aldım. Bu hizmet emekliler için süper bir hizmet. Emeklilerin durumu çok kötü, et yiyemez duruma düştüler. Tüketenler tüketti, fakat biz eti tüketemedik. Teşekkür ederim, Özlem bacımız sayesinde bu etleri aldık. Bu aldığım eti dışarıda 1500 liraya zor alırdım, şu an 1200 lira. En az 1 kilo et avantajım oldu” dedi.
‘Emeklinin durumu her geçen gün kötüleşiyor’
Emekli vatandaşların durumlarının her geçen gün kötüleştiğinin altını çizen Ercan Güngör, “Bu imkanı bize sağlayanlardan Allah razı olsun. Ama bundan 10 yıl önce emekli olan arkadaşlarımın emekli maaşları asgari ücretin üç-dört katıyken şu anda maaşları asgari ücretin çok altında kaldı. Ben yeni emekliyim. Ama aynı zamanda da çalışıyorum. Evim kira olmamasına rağmen emekli maaşımın bana yetmesi mümkün değil. 10 bin lira ile geçinebilecek birisi varsa gelsin alnından öpeyim. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” dedi.
‘Aydın sosyal belediyecilikte başarılı bir şehir’
Yapılan uygulama için Çerçioğlu’nu tebrik eden avukat emeklisi Hatice Dirik, “Emeklinin hali ortada, çok memnun kaldım. Çoğu insanın evine et çok zor giriyor. Belediyeler sosyal belediyecilik yapmak zorunda. Bu tür projeler çok önemli. Ben avukatlıktan emekliyim. İnsanlar gelip bir dava açacak ücreti bulamıyor, harçlar çok yüksek olduğu için dava açmaktan vazgeçiyorlar. Yaşamak mümkün değil. İnsanlar pazaryerlerinden akşam kalan sebzeleri seçiyor. Ben Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden memnunum. Aydın sosyal belediyecilik anlamında başarılı bir şehir” şeklinde konuştu. – AYDIN
]]>İYİ Parti Kdz. Ereğli Belediye Başkan Adayı Murat Sesli’nin Yalı Caddesi’nde bulunan seçim bürosunun açılışı gerçekleştirildi. Sesli ve belediye meclis üyesi adayları Yalı Caddesi girişinde yakılan meşaleler ve tezahüratlarla karşılandı. Kalabalığın arasından güçlükle kürsüye çıkabilen Kdz. Ereğli Belediyesi Önceki Dönem Başkanı Murat Sesli, yaşadığı mağduriyeti anlatıp, kendisini milletin vicdanına emanet ettiğini söyledi. 2007-2009 yılları arasında yaptığı hizmetleri anlatan Sesli, Kdz. Ereğli’nin mahallelerinde halen belediye başkanlığı döneminde dökülen asfaltlarla duruğunu ifade etti. Sesli konuşmasında ” Yıllardır adaletsizliğe karşı mücadele ettim, yapılan haksızlığa boyun eğmedim, kirli oyunlara karşı dimdik durdum. Şimdi tüm engellemelere rağmen işte buradayım. Ben devletime küsmedim, mücadele etmekten yılmadım. Siz bana yapılan adaletsizliği en iyi bilenlerdensiniz, her şeye rağmen, her zaman olduğu gibi bugünde yanımdasınız. Teşekkür Ederim Ereğli, Siz Hep Benimlesiniz” Dedi.
“20 ayda yaptıklarımızı gördünüz, 5 yılda yapabileceklerimizi hayal edin”
Sesli “2007- 2009 yılları arasında 20 ay belediye başkanlığı yaptım. 20 aya o kadar çok hizmet sığdırdık ki, mahallelerde hala konuşuluyor. Burada 23 yıl belediye başkanlığı yapanları da gördünüz, 5 yıl AK Parti iktidarının belediye başkanlığı dönemini de gördünüz. Birde benim 20 aylık belediye başkanlığında yaptığım hizmetleri gördünüz. Rekor hala bende. 120 bin ton asfalt döktük, mahalleler hala benim döktüğüm asfaltla duruyor. Binlerce metreküp taş duvar yaptık. Alt yapı da büyük hizmetlerimiz oldu. Bunu ben demiyorum, vatandaş söylüyor. 2007 ve 2008 yılında öyle 3-5 sanatçı ile değil, tam 15 sanatçı ile Festivalimizi yaptık. Yine yapacağız, Ereğli Türkiye’nin en büyük festivaline şahit olacak. Festivalde Ereğli esnafından kesinlikle para alınmayacak. 3 bin 500 kadınımızı 67 otobüsle Çanakkale gezisine götürdük. 5 bin kişi ile Abant gezisi yaptık. Gezilerimiz devam edecek, Mayıs’ta hazır olun. Türkiye’de ilk defa belediye olarak 700 üniversite öğrencimize burs verdik. Daha sonra AK Parti ne güzel bir örnek olmuşuz ki bizim bu projemizi alıp tüm Türkiye’deki AK Partili belediyelerde uygulamaya geçirdi. Fakat CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurması ile iptal edildi. Şimdi yine ihtiyaç sahibi tüm öğrencilerimize aylık 5 bin TL burs vereceğiz. O dönem ilçemizin 23 mahallesi vardı, biz 23 mahallede halkımızla aynı iftar sofrasında bir araya geldik. Ramazan ayını feshane şenlikleriyle çok güzel geçirdik. Kdz. Ereğli Belediyesi’nin kapılarını sonuna kadar halkımıza açtım. Bana gelen vatandaşlarımızın hiçbirini boş çevirmedim. Gücümüzün yettiği kadar hepsinin sorunlarını çözdüm. 20 aya bu kadar hizmet sığdırdıysak, 5 yılda ekibimizle neler yapacağımızı hayal edin. Siz söyleyin; yapar mıyız?”
“En büyük mahkeme milletin vicdanıdır”
Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi başkanının mahkeme tutanaklarına yazdığı “Soruşturmanın başından kararın kesinleşmesine kadar geçen sürede görev alanların alayı hakkında özellikle milli irade ile göreve gelenlere karşı her türlü hile, desise, kumpas konusunda uzman olan asrın ihanet örgütü FETÖ üyeliğinden ceza alıp görevlerinden ihraç edilmiş olmaları hükümlünün kumpas iddialarını desteklediğinden büyük bir mağduriyete mani olunması için vicdanen sanığın talebinin kabul edilmesi gerektiği görüleceğinden ekseriyetin fikrine iştirak etmiyorum.” Şeklindeki yazıyı okuyan Sesli, hangi hukukçuya gitseler kendilerine “Böyle bir şey olmaz, olamaz, bu kararın bozulması gerekirdi, burada bir şey var” denildiğini anlattı. Sesli “Evet var, burada siyaset var. Burada vicdana sığmayan bir haksızlık var. Ama bilmiyorlar ki en büyük mahkeme milletin vicdanıdır. Burada haksızlığa sadece ben uğramadım, Ereğli uğradı. Ereğli’nin de yıllarını çaldılar, 15 yıl Ereğli’ye bir çivi bile çakılmadı. Her yeri yıkmışlar ama yerine hiçbir şey yapmamışlar. Mahalle mahalle geziyorum; tüm mahalleler kan ağlıyor, vatandaşlar hizmet alamıyor.” diye konuştu.
“Bir birlerinden farkları yok, al biri vur ötekine”
İsim vermeden rakiplerine eleştiriler yönelten Sesli, göreve geldiklerini imar, ruhsat, 18 ve iskan ile ilgili tüm sorunları çözeceklerinin sözünü verdi. Sesli konuşmasında şunları dile getirdi: “Şimdi size soruyorum, imar yolsuzluğundan müfettiş raporu ile sabıkalı müteahhitleri belediye meclis listesine neden aldınız? Bunlar 18 uygulamasında gariban vatandaşları o kadar mağdur ettiler ki, çaresizlikten vatandaşlar çatıya çıkıp intihar etmeye kalktı. Biz söz veriyoruz, 10 yıldır çözülemeyen imar, ruhsat, iskan ve 18 uygulamasında mağdur olan vatandaşlarımızın, mağduriyetlerini en kısa sürede gidereceğiz. Bu mağdurlar arasında Ereğli Belediyesi de var. Kendi yaptığı ofis yolundaki kaçak yapıya ruhsat alamadığı için atıl durumda. Halkın parasını çarçur ettiler. Ömerli deki piknik alanında yapılan yapıda ruhsatsız kaçak olduğu için. Kendine ruhsat alamayan ve kaçak yapı yapan bir belediye sizin, halkın ruhsat ve iskan sorununu nasıl çözecek? Belediyenin kaçak yapıları da dahil olmak üzere bu sorunları da biz çözeceğiz. Nedense bir türlü yapılmayan revizyonun nasıl yapılabildiğini göstereceğiz.
Şimdi sizi bir konuda uyarmam lazım. Belediye başkan adaylarından birinin dolandırıcılıktan yargılandığını biliyor musunuz? Gariban vatandaşın malına çökmekten yargılanan bu kişinin hasbelkader belediye başkanı olduğunu bir düşünün? Bunların birbirlerinden hiçbir farkı yok. Al birini vur ötekine.”
“2 tane değil 31 tane, binlerce Murat Sesli var”
Seçimlere neden kuzeni ile girdiğine yönelik eleştirilere de değinen Sesli şunları söyledi: “Seçimlere neden kuzenimle girdiğim soruluyor; Bunun tek cevabı var, Mecbur bırakıldım. Bize başka yol bırakmadılar. Biz bu seçimleri kazanacağız. Sahaya indiğimiz günden bu yana sizlerde bize karşı olan ilgi alakayı görüyorsunuz. Ben halkımızın bize karşı olan sevgisine kayıtsız kalamazdım. Mecbur bırakıldığım içinde bu yolla seçime girdik. Artık bir yada iki tane Murat Sesli yok, 31 tane Murat Sesli var, hatta binlerce Murat Sesli var. Teşekkür ederim Ereğli tek ses, tek yüreğiz! Biz birlikte güzeliz ve birlikte başaracağız.”
Sesli daha sonra önümüzdeki 5 yıllık süreçte ekibiyle birlikte hayata geçireceği 10 mega projenin sunumunu yaptı.
Törende konuşan İYİ Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Yasemin Erdoğan 31 Mart seçimlerinden güçlü bir şekilde çıkacaklarını söylerken Gülüç Belediye Başkanı ve Gülüç Belediye Başkan Adayı Gökhan Mustafa Demirtaş ise “Ağabeyim” dediği Murat Sesli’ye destek istedi.
İYİ Parti Zonguldak İl Koordinatörü Yavuz Erkmen ise Murat Sesli’yi belediye başkanlığı döneminden bildiğini, çok güzel hizmetler yaptığına kendisinde şahit olduğunu belirterek, kendisine destek istedi. İYİ Parti Kdz. Ereğli Belediye Meclis Üyesi 1. Sıra Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu ise Kdz. Ereğli’nin bir beş yıl daha kaybedecek vakti olmadığına vurgu yaparak, göreve geldiklerinde Kdz. Ereğli’de hiçbir çocuğun yatağa aç girmeyeceğini, kışın üşümeyeceğini, hiçbir anne ve babanın çocuğuna karşı alamadıkları için mahcup olmayacağının sözünü verdi. Meclis Üyesi adayları arasında belediyeden bireysel beklentisi bulunan kişi olmadığının altını çizen Balbaloğlu, seçildikleri takdirde kazananın Kdz. Ereğli olacağını anlattı.
Törende İYİ Parti Kdz. Ereğli Belediye Meclis Üyesi adaylarını tek tek kürsüye davet ederek tanıtan Sesli ve ekibi daha sonra seçim bürosunun açılışını gerçekleştirdi.
Sesli ve Belediye meclis üyesi adayları açılışa katılan vatandaşlarla sohbet edip, fotoğraf çektirdi.
Açılışa çok sayıda vatandaşın yanı sıra STK temsilcisi, mahalle ve köy muhtarı da katılarak Sesli’ye destek verdi. – ZONGULDAK
]]>Memur-Sen Yalova İl Temsilciliğinin açılışında konuşan Yalçın, hak ve özgürlükler noktasında her zaman milletin yanında yer aldıklarını, antidemokratik zeminlerde hep hakikati söylediklerini dile getirdi.
Yalçın, 28 Şubat’ın 27’nci yılında mağdurların sorunlarının çözülmesi noktasında ortak irade beyanında bulunduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“İstiyoruz ki Türkiye ham demokrasiden tam demokraside olsun. Biz diyoruz ki Türkiye, korku tüneline bir daha girmesin. Türkiye, içeride kısır tartışmalarla vakit kaybetmesin. Üretim ekonomisine, savunma sanayisine, bilişim sektörüne, nitelikli teknolojiye yönelsin. Milli gelirimiz artsın ve Türkiye’nin omurgası her geçen gün sertleşsin. Etrafımızdaki mazlum coğrafyalar da Türkiye’yi örnek alarak adil bir dünya idealine herkesin umudu artsın.”
“Geldiniz, emek mücadelesini kundakladınız”
2000 yılından sonraki antidemokratik zemin arayışlarını, milli iradeye kumpasın konuşulduğu her zeminde kirli dalgaları kırdıklarını anlatan Yalçın, “Bizim derdimiz belli. Biz, emek ve özgürlük, ekmek, hak mücadelesinde istiyoruz ki asgari ücretin altında emekli maaşı kalmasın, açlık ve yoksulluk sınırı arasında da hiçbir emekçinin maaşı olmasın. İstiyoruz ki Türkiye’de herkes saygın ücret alsın ve ülkenin milli geliri artsın, hacmi büyüsün ve bu ülkede herkes refah içerisinde yaşasın.” diye konuştu.
Yalçın, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin ardından CHP’nin kazandığı birçok belediyenin sözleşmeli memurları ve işçileri işten çıkardığını, bir belediyenin “görevlendirme” adı altında bir memuru 1500 kilometre uzaklıktaki başka belediyeye sürgün gönderdiğini söyledi.
Kırşehir Belediyesinde yaşanan olaydan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile sözleşmeli sistemin yarattığı sıkıntıyı paylaştıklarını belirten Yalçın, Erdoğan’ın talimatıyla 460 bin sözleşmeli personelin kadroya geçirildiğini dile getirdi.
“Martın sonunda kara kış yaşattılar bize”
Yeni başlayanlar için geçerli olan 3 yıl sonunda kadro çalışmasının da sıkıntı yaratabileceğine dikkati çeken Yalçın, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Onun için herkesin bu konuda uyanık olmasına ihtiyaç var. Bu travmaları biliyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu, o dönem CHP’nin genel başkanıydı. Pandemi sürecinde on-line toplantı yaptık. Belediyelerinin, hangilerinin kaç kişiyi attığını isim isim kendisine de ulaştırdım o zaman. Dedim ki ‘Siz, ‘Teminat benim.’ dediniz ama bütün hepsini kapının önüne koyuyorlar. Efendim niye iki cümle kurmuyorsunuz?’ diye bu konuda itirazımızı ve isyanımızı ifade ettik. Halbuki o zaman ‘Martın sonu bahar.’ demişlerdi. Martın sonunda kara kış yaşattılar bize. Bu açıdan bu seçim sürecinin emekçilerin ekmeği ile oynanan bir süreç olmamasını temenni ediyorum. Emekçiye, emeğe kim sahip çıkıyorsa ona sahip çıkın, emek mücadelesini kim kucaklıyorsa ona sahip çıkın, kundaklayana değil. Bu açıdan yeni sürecin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’ün okuduğu duanın ardından protokolün açılış kurdelesini kesmesiyle son bulan programa Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hamza Öksüz, kurum müdürleri, sendika yöneticileri ve üyeler katıldı.
]]>Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur Sen Yalova Şubesi’nin açılış törenine katıldı. Burada konuşma yapan Genel Başkanı Ali Yalçın, CHP ve İYİ Parti’nin bir önceki 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde aldıkları belediyelerde emekçileri kapının önüne yığdığını belirtti. Antalya Belediyesi önünde 2 bin kişiyle eylem yaptıklarını hatırlatan Yalçın, şöyle konuştu:
“Adana Belediyesi 468 sözleşmeli memuru kapının önüne koydu. İstanbul Esenyurt’tan tutun da Odunpazarı Belediyesi’ne kadar, yanı başınızda İzmit’e kadar birçok belediye emekçileri kapının önüne koydular. İşçileri saymıyorum. İşçi sayısı çok fazla, işçi sendikaları o istatistikleri tutmuştur ama bizde sözleşmeli memur olan 5393’e tabi o günkü arkadaşları 2 satır yazı ile kapı önüne bıraktılar. ‘Görülen lüzum üzerine işinize son verilmiştir.’ bu kadar ama karşılarında Memur – Sen’i buldular. Memur Sen her yerde emekçinin hakkını korur. Eylemleri süreklilikle devam ettirdik ve arkadaşlarımızı yargı kararıyla geri döndürmeyi başardık. Kırşehir Belediyesi’nde CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde attılar 25 kişiyi mahkeme kararıyla geri döndürdük. Bir daha attılar, yine yargıya gittik yeniden döndüler. Üçüncü kez attılar 31 Aralık tarihinde. Çünkü aralık ayında sözleşmeleri bitiyordu ve biz de gece 00.00’da yeni yıla girerken 2022’de gittik orada belediyelerin önünde herkes eğlenceyle giderken biz eylemle girdik yeni yıla. Nasıl ki Hak-İş, Bolu Belediyesi’nin önünden 10 günden fazla süre yürüyerek Ankara’ya emek ve adalet yürüyüşü yaparak, suratlarına adeta haykırarak ‘Hani siz emekçileri kucaklayacaktınız, geldiniz emek mücadelesini kundakladınız, emekçileri de kapının önüne koydunuz’ diye sesini yükseltiyse, biz nasıl ki onları bir memur sendikası olarak bizim soyadımız işçi, soyadımız memur olabilir ama ikimizin de adı emekçi. Biz aynı derdin yolcusuyuz diyerek Ankara’da Kazan’da karşıladık. Bin 500 kişiyle onları karşılayıp beraber yürüyüşle Ankara’ya kadar beraber eşlik ettik.”
“31 Mart seçimlerinde bu travmayı biz geçmişte yaşadık”
Her zaman emek ve emekçinin yanında olduklarını kaydeden Yalçın, “Çünkü bizim derdimiz emek, emekçi. Dolayısıyla kimsenin ekmeğine dokunulsun istemeyiz fakat 31 Mart seçimlerinde bu travmayı biz geçmişte yaşadık ve mücadele etmenin neticesinde en son Kırşehir Belediyesi’nde yaşadığımız tablodan sonra Sayın Cumhurbaşkanımıza, ‘Efendim belediyelerdeki, kurumlardaki bu sözleşmeli sistem sıkıntı getiriyor. 2 dudağın arasına hapsediyor. Bin 400 emekçiyi attılar, bin 500 kilometre öteye CHP’li belediye emekçiyi görevlendirme alanına sürgün yaptı. Çünkü yönetmelikte bu konuda hüküm vardı. Yapabileceğine ilişkin ruhsatı, acil ihtiyaca yönelik oradaki hükmü istismar ederek bin 500 kilometre öteye sürgün yaptılar. Pes etsin, istifa etsin ve gitsin diye ama mücadele ettik. O yönetmelik Sayın Cumhurbaşkanımız meseleyi bizim tarafımızdan izah edilmesiyle anlamasından sonra talimatıyla ortadan kalktı. 460 bin sözleşmeli bu belediyelerde yaşanan tartışmalardan sonra sesimizi yükseltmemizle beraber, Cumhurbaşkanımızın konuya el koymasıyla beraber kadroya geçti ve sözleşmeli tartışması geride kaldı” diye konuştu.
“Mart’ın sonunda kara kış yaşattılar bize”
Sözleşmeli memurların halen işten çıkarılma tehlikesinin olduğunu sözlerine ekleyen Yalçın, şunları kaydetti:
“Bu açıdan istiyoruz ki şimdi sözleşmeli 3+1 uygulaması var. Yeni başlayanlar 3 yıl çalıştıktan sonra direk kadroya geçiyor. Süresiz sözleşmelilik kalktı ama burada yine de sözleşmeni yenilemedim kapımın önüne koyuyorum diye bir durum çıkabilir mi, çıkabilir. Onun için herkesin bu konuda uyanık olmasına ihtiyaç var. Çünkü biz emekçiyiz, emekçilerin yollara dökülmesine değil, mücadele edip, alın teri döküp ülkeye katkı sunmasına ihtiyaç var ama bunu yaptılar, bunu bize yaşattılar. Bu travmaları biliyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu o dönem CHP’nin genel başkanıydı. Pandemi sürecinde online toplantı yaptık. Belediyelerinin, hangilerinin kaç kişiyi attığını isim isim kendisine de ulaştırdım o zaman. Dedim ki, ‘Siz teminat benim dediniz ama bütün hepsini kapının önüne koyuyorlar. Efendim niye iki cümle kurmuyorsunuz diye bu konuda itirazımızı ve isyanımızı ifade ettik. Halbuki o zaman Mart’ın sonu bahar demişlerdi, Mart’ın sonunda kara kış yaşattılar bize. Bu açıdan bu seçim sürecinin emekçilerin ekmeği ile oynanan bir süreç olmamasını temenni ediyorum. Emekçiye, ekmeye, kim sahip çıkıyorsa ona sahip çıkın, emek mücadelesini kim kucaklıyorsa ona sahip çıkın, kundaklayana değil. bu açıdan yeni sürecin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. “
Konuşmaların ardından Genel Başkan Yalçın, Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk ve sendika üyeleriyle birlikte Yalova Şubesi’nin açılışı kurdelesini kesti. – YALOVA
]]>Diyarbakır’daki medya temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda projelerini anlatan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dinç, halkın beklentilerini dikkate alarak kapsamlı bir yerel yönetim anlayışını benimsediklerini ifade etti. Dinç, “Diyarbakır’ı halkının hak ettiği modern, adil ve sürdürülebilir bir kent haline getirmek için yola çıktık. Bu süreçte şeffaf, katılımcı ve etkili bir yönetim anlayışını benimseyeceğiz” dedi.
“Bu memleket bir yönüyle sahipsiz bırakılmıştır”
Diyarbakır’ın bölgeye hitap etmesine rağmen şehir hastanesi olmadığını belirten Dinç, “Benim en büyük amacım ve en büyük gayem bu güzel memlekete, bu kadim memlekete hizmet etmektir. Diyarbakır’ın bizde yeri apayrıdır. Diyarbakır’a hizmet etmek bizim için bir aşk ve tutkudur. Çünkü Diyarbakır sıradan bir memleket değildir. Ancak bu güzel memleketimiz hak ettiği değeri bulamamıştır” diye konuştu.
Diyarbakır’ın büyük bir şehir olmasına rağmen bir tramvayın olmadığına değinen Dinç, “Tramvayla ilgili ‘tramvay projesi bitti, ete kemiğe büründü, güzergahları çizildi’ denildi ve animasyonları izletildi. Peki Diyarbakır’da tramvay var mı? Yok. Biz köy köy, mahalle mahalle geziyoruz. Vatandaşla görüştüğümüzde ilk dile getirdikleri sorunlardan bir tanesi de ulaşımdır. Öğrenciler okula gitmek için birinci otobüsü kaçırınca bu kez okuldaki birinci dersi de kaçırıyor ve diğer otobüsü beklemek zorunda kalıyor. Bazı öğrenciler de evine geri dönmek zorunda kalıyor. Belediyenin vereceği ilk hizmetlerden biri de şehir içi ulaşımdır. Tramvayın da, hızlı trenin de buraya gelmesi gerekiyordu. Farklı şekilde ulaşımı rahatlatacak, trafiği rahatlatacak, nefes aldıracak projelerin olması gerekiyordu” ifadelerine yer verdi.
Dinç, “Özellikle aşevleri ile ilgili projemiz, şefkat yerleri ile ilgili projelerimiz var. 21 yıl evli kalan Diyarbakırlı kadınlara 3 bin TL aile bütçesine destek projemiz var. İmar çalışmaları ile ilgili özellikle tarıma elverişli olan alanlara imar konusunda bir kısıtlama getireceğiz. Daha çok dağlık, tarıma elverişli olmayan yerlerde imara açma projelerimiz var. Bununla birlikte VALİDEKART dediğimiz ulaşımla ilgili özellikle 0-4 yaş çocuğu olan annelere ücretsiz kart var. Aynı zamanda Diyarbakır’da ikamet etmiş olup, bir üniversiteyi kazanan öğrencilerimize 10 bin TL eğitime destek bursumuz var. Evli olup okuyan öğrencilerimiz varsa onlara kira desteği var. Eğitim kursu desteğimiz var. Yapay zekayla trafik ışıklandırması için gerekli çalışmalarımız var. Bu konuda kadromuz vardır” dedi.
Hem dine hem de dile sahip çıkacaklarını belirten Dinç, sözlerini şöyle noktaladı:
“Hem dinimiz hem de dilimiz bizim değerlerimizdir. Kırmızı çizgilerimizdir. Bu konuda biz belediyede çok dillilik belediyecilik sistemini geliştireceğiz. Hem belediyenin içinde hem de mahallelerimizde her şeyden önce özellikle ana dilinde eğitim almak isteyenler için kurslar açacağız. Bu konuda çalışmalar yapacağız.” – DİYARBAKIR
]]>MARDİN – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, temaslarda bulunmak üzere Mardin’e geldi.
Bakan Işıkhan’ı Vali Tuncay Akkoyun, AK Parti Mardin Büyükşehir Belediye başkan adayı Abdullah Erin, AK Parti İl Başkanı Vahap Alma ve il protokolü karşıladı. Valiliği ziyaret eden Bakan Vedat Işıkhan, şeref defterini imzaladıktan sonra makama geçerek şehirdeki çalışmalar hakkında Vali Tuncay Akkoyun’dan bilgi aldı.
Bakan Vedat Işıkhan, daha sonra AK Parti Artuklu Belediye başkan adayı Mehmet Tatlıdede’nin Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı.
Koordinasyon Merkezi açılışında konuşan Bakan Işıkhan, “Bizleri burada güler yüzle, samimiyetle karşılayan tüm teşkilat mensuplarımıza şahsım ve Bakanlığımız adına şükranlarımı sunuyorum. Davamızın lideri Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletimize hizmet yolunda birlikte yol yürümeyi, kutlu bir davanın neferi olarak bugün sizlerle birlikte olmayı büyük bir bahtiyarlık olarak görüyorum” dedi.
31 Mart yerel seçimlerinin önemine değinen Bakan Işıkhan, “Biliyorsunuz, yeni bir demokrasi sınavının daha arifesindeyiz. 31 Mart yerel seçimleri sıradan bir seçim değildir. Biliyorsunuz 2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli bir yıl, adeta bir dönüm noktası diyebiliriz. Biz biliyoruz ki kalkınma yerelden başlar. Daha kendi sorumluluğundaki ilçenin yolunu yapamayan, çöpünü toplayamayan, halka hizmet nedir bilmeyen bir zihniyetten küresel bir hedef beklenemez. Vizyonu oturduğu makam koltuğundan öteye geçemeyen, halkın rızkını teröre peşkeş çeken zihniyetlerden ne şehirlerimiz için ne de ülkemiz için büyük projeler beklenemez. AK Parti belediyecilik tarihinde destan yazmış bir partidir. AK Parti büyük Türkiye’yi inşa etmeye sokaklarından, mahallelerinden, ilçelerinden başlamış bir partidir. AK Parti bahaneleri değil, projeleri olan bir millet hareketidir. Bakarız değil, yaparız diyen partidir. Yıllardır AK belediyecilikten, milli iradeden şaşmayan, rotasını liderinin yolundan ayırmayan memleketler bilir. Biz zor zamanlar görmüş, geçirmiş ama yine de bayrağımızdan, ezanımızdan, bağımsızlığımızdan asla vazgeçmemiş, her seferinde yeniden ayağa kalkmasını bilen bir milletiz. Ülkesinin her bir sokağını, caddesini yatırımlarla, icraatlarla bezeyen belediyecilikle; temel atmama şovları yaparak vatandaşına her türlü çileyi reva gören belediyeciliğin farkını biliriz. İşte her şey ortada. İşte Türkiye’nin 21 yılda geldiği nokta ortada. Bugün dünya bizim SİHA’larımızı, uçaklarımızı, arabamızı, uzaya gönderdiğimiz ilk astronotu, KAAN’ı konuşuyor. Bugün bütün ülkeler; ‘Dünya beşten büyüktür’ diyen liderimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkacak sözleri takip ediyor” şeklinde konuştu.
31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerin önemli olduğunu belirten Bakan Işıkhan, “Biliyorsunuz, yeni bir demokrasi sınavının daha arifesindeyiz. 31 Mart yerel seçimleri sıradan bir seçim değildir. Biliyorsunuz 2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli bir yıl, adeta bir dönüm noktası diyebiliriz. Biz biliyoruz ki kalkınma yerelden başlar. Daha kendi sorumluluğundaki ilçenin yolunu yapamayan, çöpünü toplayamayan, halka hizmet nedir bilmeyen bir zihniyetten küresel bir hedef beklenemez. Vizyonu oturduğu makam koltuğundan öteye geçemeyen, halkın rızkını teröre peşkeş çeken zihniyetlerden ne şehirlerimiz için ne de ülkemiz için büyük projeler beklenemez. AK Parti belediyecilik tarihinde destan yazmış bir partidir. AK Parti büyük Türkiye’yi inşa etmeye sokaklarından, mahallelerinden, ilçelerinden başlamış bir partidir. AK Parti bahaneleri değil, projeleri olan bir millet hareketidir. ‘Yaparsa AK Parti yapar’ diyen milletimizin, ‘Bakarız’ değil, ‘Yaparız’ diyen partisidir. Bu farkı en iyi, yıllardır AK belediyecilikten, milli iradeden şaşmayan, rotasını liderinin yolundan ayırmayan memleketler bilir. Biz zor zamanlar görmüş, geçirmiş ama yine de bayrağımızdan, ezanımızdan, bağımsızlığımızdan asla vazgeçmemiş, her seferinde yeniden ayağa kalkmasını bilen bir milletiz. Ülkesinin her bir sokağını, caddesini yatırımlarla, icraatlarla bezeyen belediyecilikle; temel atmama şovları yaparak vatandaşına her türlü çileyi reva gören belediyeciliğin farkını biliriz. İşte her şey ortada. İşte Türkiye’nin 21 yılda geldiği nokta ortada. Bugün dünya bizim SİHA’larımızı, uçaklarımızı, arabamızı, uzaya gönderdiğimiz ilk astronotu, KAAN’ı konuşuyor. Bugün bütün ülkeler; ‘Dünya beşten büyüktür’ diyen liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkacak sözleri takip ediyor” diye konuştu.
Türkiye’de artık 5-10 yıllık değil 100 yıllık planlar yapıldığını aktaran Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Önce Allah’ın izni, sonra da aziz milletimizin desteği, duası ve devletine, AK Parti’ye olan güveni sayesinde başardık. Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık. Biz artık 5-10 yıllık hedefler belirlemiyoruz, 100 yıllık planlar yapıyoruz. Bu yüzyıl ‘Türkiye Yüzyılı’ olacak. Peki, önümüzdeki bu büyük hedefe nasıl ulaşacağız? Öncelikle Türkiye Yüzyılı şehirlerimizi, özellikle belediyecilikle tanışmamış il ve ilçelerimizi gerçek belediyecilikle buluşturacağız. 1 Nisan sabahı bu şehri de yeniden gerçek belediyecilikle buluşturacağız inşallah” dedi.
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak kente gelen Bakan Işıkhan, beraberinde AK Parti İl Başkanı Vahap Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ile Valiliğe ziyarette bulundu.
Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Işıkhan, Vali Tuncay Akkoyun’dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra partisinin merkez Artuklu ilçesindeki Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katılan Işıkhan, yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde millete hizmet yolunda birlikte yol yürümenin mutluluk ve heyecanı içinde olduğunu söyledi.
Yeni bir demokrasi sınavının daha arifesinde olduklarını anlatan Işıkhan, şöyle konuştu:
“31 Mart yerel seçimleri sıradan bir seçim değildir. Biliyorsunuz 2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli, adeta bir dönüm noktası diyebiliriz. Biz biliyoruz ki kalkınma yerelden başlar. Daha kendi sorumluluğundaki ilçenin yolunu yapamayan, çöpünü toplayamayan, halka hizmet nedir bilmeyen bir zihniyetin küresel bir hedefi olabilir mi? Vizyonu oturduğu makam koltuğundan öteye geçemeyen, halkın rızkını teröre peşkeş çeken zihniyetlerden ne şehirlerimiz ne ülkemiz için büyük projeler beklenemez.”
“Yaparsa Erdoğan yapar, AK Parti yapar”
AK Parti’nin belediyecilik tarihinde destan yazdığını kaydeden Işıkhan, büyük Türkiye’yi inşa etmeye sokaklarından, mahallelerinden, ilçelerinden başladığını ve bir halk hareketi olduğunu belirtti.
AK Parti’nin bahaneleri değil projeleri olan bir millet partisi olduğunu ifade eden Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yaparsa Erdoğan yapar, AK Parti yapar. ‘Bakarız’ değil ‘Yaparız’ diyen bir partidir. Biz, zor zamanlar görmüş geçirmiş ama yine de bayrağımızdan, ezanımızdan, bağımsızlığımızdan asla vazgeçmemiş, her seferinde yeniden ayağa kalkmasını bilen güçlü bir milletiz. Ülkesinin her bir sokağını, caddesini yatırımlarla, icraatlarla bezeyen belediyecilik ile temel atmama şovları yaparak vatandaşına her türlü çileyi reva gören belediyeciliğin farkını çok iyi biliyoruz.”
“Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık”
Türkiye’de AK Parti iktidarı ile 21 yılda önemli çalışmaların yapıldığını dile getiren Işıkhan, bugün dünyanın Türkiye’nin SİHA’larını, uçaklarını, arabalarını, uzaya gönderdikleri ilk astronotunu ve KAAN’ını konuştuğunu anlattı.
“Bugün bütün ülkeler, ‘Dünya beşten büyüktür.’ diyen liderimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkacak sözleri takip ediyor. Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık. Artık Türkiye olarak 5-10 yıllık değil 100 yıllık hedefler yapıyoruz. Diyoruz ki bu yüzyıl Türkiye Yüzyılı olacak. Peki, önümüzdeki bu büyük hedefe nasıl ulaşacağız? Öncelikle Türkiye Yüzyılı şehirlerimizi, özellikle belediyecilikle tanışmamış il ve ilçelerimizi gerçek belediyecilikle buluşturacağız.” ifadelerini kullanan Işıkhan, Mardin’i de yeniden gerçek belediyecilikle buluşturacaklarını kaydetti.
Yerel seçimlerin ülkeye hayırlı ve uğurlu olmasını dileyen Işıkhan, “Mardin, bu coğrafyanın sigortasıdır, Mardin’imizi emin ellere emanet etmemiz gerekiyor. Sefer bizden, zafer Allah’tandır.” dedi.
Programda AK Parti İl Başkanı Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Erin, Artuklu Belediye Başkan adayı Mehmet Tatlıdede de konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından Işıkhan ve davetliler, Artuklu Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi.
]]>İlçe esnafını ziyaret eden Nebi Hatipoğlu, pazar alanındaki vatandaşlarla bir araya geldi.
Daha sonra vatandaşların ilgiyle katılım gösterdiği miting alanına gelen Hatipoğlu, yaptığı konuşmada, AK Parti belediyeciliğinde kişilerin değil hizmetlerin ve devamlılığının önemli olduğunu vurguladı.
AK Parti’nin ve hükümetin hizmetlerine Sarıcakaya’da da devam edeceğini belirten Hatipoğlu, şöyle konuştu:
“TOKİ bitme aşamasına geldi. Ayrıca, şu anda yeni sağlık alanlarının temeli atılıyor. Güzel ilçemize bir TOKİ lazımsa, bir TOKİ daha da yapacağız. Bir sağlık merkezi lazımsa, bir sağlık merkezi daha yapacağız. Sarıcakaya’ya ne lazımsa inşallah yapacağız. Dün Mihalgazi’deydik, bugün Sarıcakaya’dayız. Mihalgazi ve Sarıcakaya’da bir çevre felaketiyle karşı karşıyayız. Çok kıymetli arkadaşlar bugün 25 yıldır belediyeyi idare eden yönetim, Sarıcakaya ve Mihalgazi’mize bir arıtma tesisini hala yapamadı. Eskiden Sakarya Nehri’nde 20-25 çeşit balık vardı. Şimdi bu balıklar var mı? Niye yok diye soruyor musunuz? Orada toplam 10 bin kişinin evsel atıkları, pislikleri Sakarya Nehri’ni kirletiyor. Defalarca söyledik, bu çevre felaketi Eskişehir’in sonu olacak. Bu durum, Eskişehir’de de çok büyük problem. İlçede yaşayan vatandaşlarımızın suları kirletildi. Bu suya yıllardır arıtma dahi yapılmadı.”
“Musluklardan çamur aktı”
Hatipoğlu, Eskişehir’deki bazı mahallelerde musluklardan çamur aktığına değinerek, şunları kaydetti:
“Bakın dün yine musluklardan çamur aktı. ESKİ hemen bir açıklama yaptı. Neymiş? ‘Bizim arızamız var, ondan.’ Biz bu su problemini ortaya çıkardıktan sonra siz vatandaşa mesaj atmadınız mı ‘Su içiliyor’ diye. Vatandaşın sağlığıyla oynamayın. Yapacağımız yatırımlarla Eskişehir’in her yerinde musluğu açtığınızda içebilecek çay ve yemek yapılabilecek bir suyu sizlere ulaştıracağız. Şimdi, vatandaş musluğu açtığı zaman çamur akıyor çamur. Pis kokuyor. Bu suyu nasıl içireceksin hemşehrilerine? Bu su Eskişehir’e yakışır mı? Yakışmaz. Burada da inşallah bu çevre felaketine son vereceğiz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği için çevre felaketine son vereceğiz. Son sistem arıtma sistemlerini yapacağız. Bundan sonra Sakarya Nehri’ne Sarıcakaya’ya bu ihaneti yapmayacağız. Bunlar, ‘Çevreciyiz, halkçıyız, vatandaşın ve çiftçinin yanındayız’ diyorlar. Sakarya Nehri’ni kirleten belediye mi olur? Çiftçinin dostu böyle mi olur? Bunların hepsi yalan.”
Daha sonra Hatipoğlu, Sarıcakaya Kaymakamı Hasan Çakır’ı ziyaret edip, AK Parti Sarıcakaya Seçim İrtibat Bürosu açılışına, Sarıcakaya Muhtarlar Buluşması etkinliğine katıldı.
Hatipoğlu, kent merkezinde ve ilçelerdeki en uzak mahallelere kadar vatandaşların sıkıntılarını bildiğini belirterek, “Bu sıkıntıların çözümü için gerekli projelerimizi hazırladık. İnşallah 5 Mart’ta kentimizin kalkınması için hazırlanan projelerimizi sizlerle paylaşacağız. AK Parti belediyeciliğinde hizmetsiz kalan tek bir mahalle bile kalmayacak.” ifadelerini kullandı.
Nebi Hatipoğlu, 7 Şubat’ta yapımına başlanan Sarıcakaya Entegre Sağlık Merkezi’nin temel inşaatını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ayaş’ta Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Belediye başkanı seçildik. Belediye meclisinde ilk gün şunu söyledim; değerli mesai arkadaşlarım ben bugün Ankara Büyükşehir Belediye başkanı oldum. Sizler de halk farklı tercih kullandı sizler de başka partilerden belediye başkanı oldunuz. Ankara halkının bizden beklentisi çok. Gelin yan yana gelelim. Hepiniz kendi ilçenizde üretimi arttıracak bir proje getirin. Ben Büyükşehir olarak yapayım. Temelini beraber atalım, açılışını beraber yapalım. Gerekirse işletmesini de ilçe belediyesi yapsın. Uzattığım eli tutun dedim. Hiçbiri tutmadı. Sanki düşmanız. Halkın tercihlerine saygı duymadılar. Anladım ki bunlar partilerini ilçelerinden çok seviyorlar. Başka manası yok. Ben partizanlık yapmıyorum. Size ne oluyor? Allah nasip ederse rekor oyla geliyorum ama birçoğunuz siyaset çöplüğüne gömülüyorsunuz. Zararını hem kendileri gördü hem ilçeleri gördü” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Ayaş Belediye Başkan Adayı İzzet Demircioğlu ile Ayaş’ta SKM açılışına katıldı. Yavaş, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“EĞER BATAN BELEDİYEYİ ARIYORSANIZ KENDİ BELEDİYELERİNİZE BAKIN. ALACAĞINIZ, BORCUNUZ NEDİR BUNLARIN HEPSİNİ ÇIKARIN VE AÇIKLAYIN”
Hiçbir Allah kulunu ayırmadık. Hiçbir köye, mahalleye, ilçeye giderken nereden ne oy çıkmış bakmadık. Sadece oraların sorunlarıyla uğraştık. Geldik ki işbaşına zannediyordum Akyurt’ta bir köyde tankerle su taşınıyor. Baktık ki Ankara’da yüzlerce mahallede su yok. Yüzlerce köyde kanalizasyon yok. O kadar pahalı su sattılar zamanında Ankara merkezde suyun tonu 50 liraydı. Oradan aldıkları parayı Ankara Büyükşehir’e aktararak proje yapıyoruz diye çöp projeleri aktardılar ama Ankaramızın başkentimizin bu altyapısına beş kuruş para ayırmadılar. Biz de görür görmez bunları bir an evvel halletmeye çalıştık. Çünkü hep şöyle dedik; eğer Ankara’nın bir mahallesinde, bir köyünde su yoksa o suyu götürmek veya kanalizasyon açıktan akıyor yanında da çocuklar oyun oynuyor, hasta olma salgın olma tehlikesi varsa o köyde kime ne kadar oy çıktığının kimin kime oy verdiğinin ne önemi var? Ankara halkı beni seçmiş. Allah nasip etmiş, sadece bir an evvel o problemi kaldırmak için uğraştık. Beypazarı belediye başkanlığı yaptım 10 yıl. Biliyorsunuz bırakalı 15 yıl oldu. Hala yılda beş altı yüz bin turist oraya gider. ve Ankara’ya aday olduğumuz zaman da küçümsediler. Dediler ki ‘Küçücük bir yerin belediye başkanı. Burayı idare edemez.’ Zannedersiniz ki hepsi annesinden büyükşehir belediye başkanı olarak doğmuş. Birçok aday da bizim gibi küçük ilçeden geldi. ve yaptığımız çalışmalarla Dünya Başkent Belediye Başkanları Ödülü’nü aldık. Yaptığımız çalışmalarla Dünya Şeffaflık Derneği’nin ödülünü aldık. Dolayısıyla yıllardır hep aynı yönetim olunca bir başkası gelince kötü olacak zannederler. Rakibim gelmiş ‘Belediyeyi batırmış’ diyor. Rakam konuşuyor, rakam. Uluslararası kuruluşlar, kredi kuruluşları yaptıkları incelemede Türkiye’deki 30 büyükşehir içerisinde kredisi en büyük belediye olarak birinci sırada Ankara Büyükşehir’i seçti. Eğer batan belediyeyi arıyorsanız, kendi belediyelerinize bakın. Alacağınız, borcunuz nedir bunların hepsini çıkarın ve açıklayın. Bunlar belediyeciliği bilmiyorlar. Çöp projelere para yatırıp Ankara halkının tertemiz parasını yatırıp işlemez, çalışmaz projelerle milletin parasını hiç ettiler. Şu kapıların kime ne faydası var? Bugün için o 350-400 milyon lira maliyeti. 350-400 milyon liraya Ayaş iki defa kalkınır. Ama bunu görecek göz lazım, bunu yapacak, yönetici lazım.
“NEREDE KİMİN NE DERDİ VARSA ANKARA BÜYÜKŞEHİR HIZIR GİBİ YANINDADIR”
Biz tamamen ihaleyi açık yapıyoruz. Şimdi bu desteklerden Başkent Kart’tan doğalgaz desteği yüzde 69 aile alıyor burada. Türkiye’de benden başka yok. Üç yıldır 200 bin aileye doğal gaz veriyoruz onların çocuklarının ailelerinin üşümemesini sağlıyoruz. Yine 200 bin aileye düzenli olarak birer kilo et parası yatırıyoruz. Ayaş’ta 488 aile. Kömür desteği 407 aile. Bir de biliyorsunuz son zamanlarda emeklilere verilen maaş herkesin içini acıttı. Daha doğrusu vermedikleri maaş deyim. Şu anda 10 bin lira alıyorlar. ve Türkiye’nin bir numaralı sorunu haline biraz da biz gündeme getirdik. 70-80 yaşındaki insanlar emeklerini vermişler, primlerini yatırmışlar. Karşılığını almak istiyorlar. Ama reva görülen miktar maalesef 10 bin lira. Bu benim rakibime sorulduğu zaman verdiği cevap ‘Bu hükümet olmazsa onu da alamazsınız’ deyip geçiştiriyor. Bakın, babanızın parasını vermiyorsunuz. Bu insanlar primlerini ödediler. Siz bu paraları aldınız, onların karşılığında bu maaşı vereceksiniz. Kaldı ki 2002 yılında bu hükümet gelmeden önce emeklinin en az aldığı maaş asgari ücretin bir buçuk katıymış. Şimdi ne oldu? Asgari ücretin yarısına indirdiniz. Bu mudur yaptığınız da savunuyorsunuz? ve diyor ki İstanbul’aki aday ben iki bin lira vereceğim. Ankara’daki beş bin lira vereceğim. Şu anda belediye başkanısın. Şimdi niye vermiyorsun? Al meclisten kararını geriye yönelik altı ay olarak sen de öde. Biz altı aydır destek oluyoruz. Zam gelmediği müddetçe de aynı şekilde emeklerine destek olmaya da devam edeceğiz. Bizim belediyecilik anlayışımız bu. Nerede kimin ne derdi varsa Ankara Büyükşehir hızır gibi yanındadır. İnsanımızın mağdur olmasının hep önüne geçiyoruz.
“REKOR OYLA GELİYORUM AMA BİRÇOĞUNUZ SİYASET ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLÜYORSUNUZ”
Belediye başkanı seçildik. Belediye meclisinde ilk gün şunu söyledim; değerli mesai arkadaşlarım ben bugün Ankara Büyükşehir Belediye başkanı oldum. Sizler de halk farklı tercih kullandı sizler de başka partilerden belediye başkanı oldunuz. Ankara halkının bizden beklentisi çok. Gelin yan yana gelelim. Hepiniz kendi ilçenizde üretimi arttıracak bir proje getirin. Ben Büyükşehir olarak yapayım. Temelini beraber atalım, açılışını beraber yapalım. Gerekirse işletmesini de ilçe belediyesi yapsın. Uzattığım eli tutun dedim. Hiçbiri tutmadı. Sanki düşmanız. Halkın tercihlerine saygı duymadılar. Anladım ki bunlar partilerini ilçelerinden çok seviyorlar. Başka manası yok. Ben partizanlık yapmıyorum. Size ne oluyor? Allah nasip ederse rekor oyla geliyorum ama birçoğunuz siyaset çöplüğüne gömülüyorsunuz. Zararını hem kendileri gördü hem ilçeleri gördü.”
]]>
Menteşe ilçesinde Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışına katılan, Bayır Mahallesi Cumhuriyet Meydanı’nda da vatandaşlarla buluşan Ayaydın, Muğla’nın en büyük sorununun imar, altyapı ve su olduğunu söyledi.
Kentte su sıkıntısı yaşandığını buna rağmen Muğla Büyükşehir Belediyesinin vatandaşa yüksek su faturası gönderdiğini dile getiren Ayaydın, “Göreve geldiğimiz ilk gün MUSKİ Genel Müdürünü görevden alacağım. Aynı ay su faturalarını düşüreceğim. Belediyecilik bu, işi bilen ve inananların işi. Belediyecilik bizim işimiz.” diye konuştu.
Hizmet için göreve aday olduğunu belirten Ayaydın, halkın sorunlarını çözmeye, vatandaşların sıkıntılarını dindirmeye geldiklerini kaydetti.
Menteşe’nin de sorunlarını çok iyi bildiğini ifade eden Ayaydın, “Göreve geldiğimizde Şadi Ballı ile Menteşe’nin tüm sorunlarını çözeceğiz. Artık musluklarınızdan tertemiz su akacak. 50 gündür Muğla’nın tüm ilçe ve mahallelerini geziyorum. Sıkmadık el bırakmayacağım. Ben halkımın yanında olacağım.” ifadelerini kullandı.
Muğla’nın denizlerinin kirli olduğunu vurgulayan Ayaydın, denizin balçıkla dolu olduğunu söyledi. Özellikle Fethiye ve Marmaris Körfezi’nde kirliliğin had safhada olduğunu anlatan Ayaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Marmaris ve Fethiye Körfezi’nin temizlenmesi için yaptığımız görüşmeler sonucu bugün itibarıyla gemi Marmaris’e geldi. Marmaris ve Fethiye Körfezi’ni temizlemeye başlayacaklar. Verdiğimiz sözü mutlaka yerine getiririz. Bunların 10 yılda yapamadığını ben Şadi Ballı ile Menteşe’de 5 yılda yapacağım. Gençlerimiz için spor salonu, halı saha, çocuklar için oyun alanları, kadınlar için sosyokültürel alanlar yaptıracağım.”
8 Mart Dünya Kadınlar Günü için de Seda Sayan’ın Cumhuriyet Meydanı’nda kadınlara özel konser vereceğini belirten Ayaydın, göreve geldiklerinde Muğla’da her hafta kültürel ve sanatsal faaliyet yapacaklarını bildirdi.
Göreve gelir gelmez üniversite ile şehir arasında hafif raylı sistem yaparak bütünlüğü sağlayacaklarını ve üniversite öğrencilerinin ücretsiz şehre geleceğini dile getiren Ayaydın, kentin tamamında kanalizasyon altyapısını tamamlayacağını, şehrin ticari hayatını da canlandıracaklarını kaydetti.
Emekliye destek
Düşük seviyede maaş alan her emekliye seçilmeleri halinde belediye olarak destek olacaklarını vurgulayan Ayaydın, “Belediyelerin sosyal yardım yapma görevi var. En düşük emekli maaşını alan ve hane toplam geliri 15 bin liranın altında olan emeklilerimizin gelirinin en az 15 bin liraya tamamlanması için biz de destek olacağız. Hane geliri 10 bin lira ise biz bunu 15 bin liraya tamamlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Ayaydın, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinden mezun olan öğrencilerden belediye iştiraklerine belirli bir kontenjan ayıracaklarını da söyledi.
Açılışa, AK Parti Muğla Koordinatörü Salih Çetinkaya, AK Parti Menteşe Belediye Başkan adayı Şadi Ballı, AK Parti İl Başkanı Gültekin Akça ve MHP İlçe Başkanı Emre Kısa, AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Algan da katıldı.
]]>Elazığ’da bir binadan çıkartılan eşyaların AKP’li Elazığ Belediyesi’ne ait kamyonete yüklendiği anda oradan geçen Sami Çeşme, kendilerine baktığı iddiasıyla üç belediye personeli tarafından darp edildi. Darp edilen Çeşme’nin MHP Elazığ Belediye Başkanı Murat Aygen’in dayısı olduğu öğrenildi. Belediye, kavgaya karışan personelleri hakkında soruşturma başlatılacağı ifade edildi.
Elazığ merkez Cumhuriyet Mahallesi’nde Elazığ Belediyesi’ne ait bir kamyonette bir binadan eşya taşındığını gören MHP Elazığ Belediye Başkan adayı Murat Aygen’in dayısı Sami Çeşme’nin oradan geçtiği esnada belediye personellerine baktı. Daha sonra da herhangi bir şey söylemeden yoluna devam ederken belediye personelleri belediye aracıyla birlikte Çeşme’nin yanında durarak önce sözlü tacizde bulundu ardından da darp etti. Olay sonrasında polisi arayan Çeşme hastaneden darp raporu alarak saldırganlardan şikayetçi oldu.
BELEDİYE PERSONELLERİ TARAFINDAN DARP İDDİASI
Olay sonrasında polis merkezine giderek şikayetçi olan Sami Çeşme suç duyurusu ifadesinde olayı şöyle ifade etti;
“29.02.2024 günü saat 11.00 sıralarında Cumhuriyet Mahallesi Çimen sokak üzerinde evime gitmek için yaya olarak geçerken Cumhuriyet Mahallesi Çimen Sokak Kanarya Apartmanı önünde 23 ABY 59 plaka sayılı Ford transit marka açık kasa Elazığ Belediyesin’e ait kamyonetin ev eşyası taşıdığını görünce dikkatimi çekti ve o yöne doğru baktım. İsimlerini bilmediğim üç erkek şahsın ev eşyası taşıdığını gördüm. Şahıslarla herhangi bir diyaloğa girmeden yoluma devam ederken bu üç şahıs bana ‘ne bakıyorsun senin bu sokaktan geçmen yasak’ şeklinde laf attılar. Ben şahıslarla muhatap olmadan yoluma devam ettim. Ben yoluma devam ederken 23 ABY 159 plakalı belediyeye ait araç yanımda durdu ve bu üç şahıs ortada bir şey yokken bana saldırıp darp ettiler. Beni orada bırakıp olay yerinden ayrıldılar. Ben de 155’i aradım, polis ekipleri geldi beni alarak önce doktor raporu için hastaneye ardından polis merkezine getirdi. Benim bu şahıslara karşı darp, tehdit, hakaret içerikli söylemim olmadı. Konu ile ilgili beni darp eden üç şahsın kimliğinin tespit ve temini halinde davacı ve şikayetçiyim.”
BELEDİYE ‘AMACI DIŞINDA KULLANILDI’ DEDİ YETKİLİ İSE ‘MÜDÜRÜN BİLGİ VAR’ DEDİ
Olayla ilgili Belediyenin Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise “29.02.2024 tarihinde Elazığ Belediyesi’ne ait resmi bir aracın amacı dışında kullanıldığı, vatandaşlarımız tarafından gelen ihbar telefonları neticesinde tespit edilmiştir. Konu ile alakalı personele yönelik idari ve yasal işlem başlatılmış olup, konu yakından takip edilmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.
Olayla ilgili telefonla ulaştığımız belediye yetkilisi ise, “Su ve kanalizasyon müdürlüğünde çalışan bir arkadaş ilgili müdürden izin alarak evindeki eski eşyaları hayır çarşısına göndermek için belediyenin aracıyla o eşyaları taşıtmış. Bu olayı gören Sami Çeşme ile personellerimiz arasında sözlü münakaşa yaşanmış. Personellerimizin iddiasına göre daha önce de aralarında husumet varmış. Bu olayın emniyete intikal etmesi nedeniyle üç personelimiz hakkında soruşturma başlatılacaktır” ifadelerini kullandı.
]]>
Bakan Bak, Ümraniye Belediyesi Nikah Sarayı’nda gerçekleştirilen “Büyük Rizeliler Buluşması” etkinliğine katıldı.
Bak, burada yaptığı konuşmada, Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’ın Ümraniye’de güzel hizmetler yaptığına değinerek, “Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak taleplerinin hepsine destek olduk. Üç tane yarı olimpik yüzme havuzu yapıldı. Futbol sahaları, spor salonları yapılıyor. İsmet Bey’e eserlerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
Ümraniye’de spor köyü projesinin gündemde olduğunu aktaran Bakan Bak, “Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak Türkiye’nin dört bir yanında binlerce tesis yapıyoruz. Bu tesisleri yaparken belediyelerimizle ortak çalışma içinde oluyoruz. Amacımız gençlerimize hizmet etmek, onların spor yapmasını sağlamak. AK Parti döneminde yapılan yüzme havuzlarının sayısı 700’ü geçiyor. İnşaatı devam edenler var. Bir önceki bakanlığım döneminde ‘Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ projesi başlattık. 10 milyon çocuğa yüzme öğretildi.” ifadelerini kullandı.
Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin tesisleşmedeki hamlelerine değinerek, şöyle devam etti:
“Spor tesisleri açısından Avrupa ve dünyanın en modern stadyumları, spor salonları bu ülkede inşa edildi. Sporun içinden gelen, sporu çok iyi bilen bir Cumhurbaşkanımız olduğu için şanslıyız. Bize sürekli mahallelerde uygun her alana spor tesisi yapmamızı söylüyor. Çünkü çocukların buna ihtiyacı var. Bakanlık olarak en çok önem verdiğimiz şey bağımlılıkla mücadele. Uyuşturucu, alkol ve kötü alışkanlıklarla mücadele etmek için bu tesisleri yapıyoruz. Aileler lütfen çocuklarınızı tesislere getirin. Çocuklar yüzme, basketbol, futbol, karate, kick boks, masa tenisi ve aklınıza hangi branş geliyorsa onu öğrensin. Spor, bağımlılıkla mücadelede en önemli önleyici unsur.”
“Büyükşehir Belediyesi, spor anlamında İstanbul’a hiçbir şey yapmadı”
Osman Aşkın Bak, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin son dönemde spor yatırımı yapmadığını söyledi.
İstanbul’un spor yatırımları bakımından geri kaldığını anlatan Bakan Bak, “Büyükşehir Belediyesi, spor anlamında İstanbul’a hiçbir şey yapmadı, çivi çakmadı. Yapılanların çoğu Recep Tayyip Erdoğan, Kadir Topbaş zamanından kalma. Spor noktasında İstanbul geride kaldı. Biz de bunları kapatmaya çalışıyoruz. O yüzden Ümraniye’de İsmet ağabeyi, Büyükşehir’de de Murat Kurum kardeşimize sahip çıkmamız lazım. Hizmet için, eser için ve İstanbul’un geleceği için çevremizde kim varsa ikna etmeliyiz. AK Parti’nin belediyecilikte karnesi baştan aşağı pekiyi. Yapılan eserler ortada. Murat Kurum, sahada çizmeleriyle dolaşan, insanlara dokunan, verdiği sözü tutan ve tuttuğunu koparan bir kardeşimiz. Tatile gitmiyor, çalışıyor. Bize çalışan adam lazım.” değerlendirmesinde bulundu.
Spora ve spor turizmine yatırım yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Bak, “Ümraniye’de olimpik yüzme havuzu, spor köyü, kulüplerimiz için sahalar yapacağız. Gençlerimizin, kulüplerimizin emrindeyiz. Türkiye, spora yaptığı yatırımlarla çok önemli organizasyonlar düzenliyor. Bunlardan biri de 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası olacak. Modern stadyumlarımız olmasa bu organizasyonu bize vermezlerdi. Farklı branşlarda dünya şampiyonaları yaptık. Bu yüzden İstanbul bir spor şehri olmalı.” şeklinde görüş belirtti.
Yıldırım: “Bakanlığımız hep yanımızda oldu”
Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, görev sürecinde yaptıkları projelerde Gençlik ve Spor Bakanlığını hep yanlarında hissettiklerini söyledi.
İstanbul’un olası depremlere hazır hale getirilmesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti:
“Ümraniye’de 2019’da seçilmemizden sonra ülkemiz pandemi, seller, yangınlar ve depremler yaşadı. Ciddi sıkıntılarımız oldu. Bu sıkıntıları geride bırakırken depremi hiçbir zaman unutmamamız lazım. Deprem bölgesinde 200 bin konut 1 yıl içinde tamamlanıyor. Daha 650 bine yakın konut inşa edilmesi gerek. Bu kolay bir iş değil. TOKİ, 1 milyon 170 bin konutu 22 senede yaptı. Ancak sadece deprem bölgesinde 850 bin konut yapılması gerek. Öte yandan İstanbul’un 600 bin konutla depreme hazırlanması gerek. Bunu da inşallah Murat Kurum ile yapacağız. Hizmet görmemiş, 4,5 sene nadasa kalmış İstanbul’u belediyeciliğin her alanına imzasını atmış Sayın Cumhurbaşkanımız önderliğinde 2019’da kaldığı yerden hep beraber hizmete doyuracağız.”
Gençlik ve Spor Bakanlığının desteğini hep hissettiklerini dile getiren Yıldırım, “Ümraniye’ye 3 tane yüzme havuzu, spor salonu, basketbol sahaları yaptık. Bunlarda bakanlığımız hep yanımızda oldu. Hükümetimizi hep arkamızda hissettik. Bir de Türkiye’de olmayan bir spor köyü projemiz var. Bunu da Sayın Bakanım ve Sayın Murat Kurum ile inşa ederek İstanbul’da yaşayan gençlerimize armağan edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
]]>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Osmangazi ilçesi Küplüpınar Mahallesi’ne yaptığı ziyarette vatandaşlar tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın da katıldığı ziyarette, meşale ve havai fişek gösterisi yapan gençler ‘Osmangazi sizinle gurur duyuyor’ tezahüratları yaptı. Daha sonra Küplüpınar Yeşildağ Spor Tesisleri’nde devam eden programa, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, DSP İl Başkanı Hüseyin Cahit Akıncı, AK Parti İl Başkanvekili Ufuk Ay, siyasi partilerin ilçe başkanları, meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar da katıldı.
“Bir tane göster, ama yok”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, 31 Mart seçim sürecinin Türkiye’ye ve Bursa’ya hayırlı olmasını dileyerek, bu zamana kadar elde edilen kazanımların devamı için önemli bir aşamada olduklarını söyledi. Cumhur İttifakı belediyelerinin millete hizmet etme derdinde olduğunu belirten Başkan Alinur Aktaş, muhalefet partilerinin adaylarının ise böyle bir derdi bulunmadığını ifade etti. CHP’nin Büyükşehir Belediyesi Başkan adayının 20 sene Nilüfer’de belediye başkanlığı yaptığını hatırlatan Başkan Aktaş, “Şimdi diyorsun ki ‘ben kentsel dönüşümler yapacağım’ Bizler her yerde kentsel dönüşümler yaptık demiyoruz ama yaptıklarımızı anlatıyoruz. 20 sene içerisinde nerede kentsel dönüşüm yaptın? Bir tane örnek göster. Küplüpınar Yeşildağ Spor Kulübü’nden sesleniyorum. Bir tane göster ama yok. Nilüfer’de kalan yeşil alanlar neresi biliyor musunuz? Yüksek gerilim hatlarının altı. Ona da bir şey yapamadıkları için. Tek kalan yeşil alanlar bunlar. CHP’nin adayı seçim beyannamesini açıklamış. Spor kulüplerine yerleşke yapacağız demiş. Bugüne kadar Nilüfer’de kaç kulübe tesis yaptın? Bir tane var mı? Bizler 20 senedir Anadolu Arastası türküsünü dinliyoruz. Ortada hala yerleşke yok. Bu ülkede 6 ayda rezidanslar dikiliyor. Yine aynı mantık, ‘Anaokulları ve kreşler’ yapacağız diyor. Biz 32 tane ana kucağı açtık. Sizin dünyadan haberiniz yok. Bunlar bu kadar şehirden habersizler. 5 senede belediyelerinizde kaç tane gençlik merkezi yaptınız? Kaç tane spor tesisi yaptınız? Hangi kulübe lokal kazandırdınız? Aynı şeyi Mudanya’ya ve Gemlik’e soruyorum” dedi.
Recep Altepe ve Hasan Aktürk döneminde Mudanya’ya kazandırılan yüzme havuzu konusuna da değinen Başkan Aktaş, “O dönem iki başkan aralarında protokol yapmışlar ama Meclis kararı alıp resmiyete dökmemişler. Büyükşehir Belediyesi orada bir yüzme havuzu çalışmalarına başlayıp bitirmiş. 2014’te CHP’li belediye başkanı dava açmış. ‘Bizim arsamıza yüzme havuzu yaptın’ diye. Açtıkları dava sonucunda 2.5 milyon tutarında Büyükşehir Belediyesi tazminata mahkum edildi ve Mudanya Belediyesi yüzme havuzunu devraldı. Buraya kadar sorun yok. Şuan yüzme havuzu ne halde biliyor musunuz? Tam 4 senedir yüzme havuzu kapalı. Hiçbir şekilde kullanılmıyor. Cami çerçevesi indi. En az yüzme havuzunun bedelinin yarısı kadar oraya tamirat tadilat parası lazım. CHP Belediyeciliği bu. Yapılanları kapatma, inkar etme yada ona engel olma. Bizler samimiyiz. Gayretimiz, heyecanımız, tecrübemiz var. Güçlü liderlerle beraber yol yürüyoruz. Bu şehre dair derdimiz var. Bizlere güç ve destek vermenizi istirham ediyorum. Allah’ın izniyle 31 Mart akşamı Küplüpınar ve Osmangazi’nin burçlarına Cumhur İttifakı bayrağını dikeceğiz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi bozmasın” diye konuştu.
“Bizim Bursa sevdamız var”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, 31 Mart seçim sürecinin Türkiye’ye ve Bursa’ya hayırlar getirmesini diledi. Bu zamana kadar elde edilen kazanımların devamı için önemli bir aşamada olduklarını söyleyen Başkan Alinur Aktaş, Cumhur İttifakı belediyelerinin millete hizmet etme derdinde olduğunu belirtti. Her zaman bir genci daha hayata kazandırmayı, mahallelere yeni tesisler kazandırmayı düşündüklerini anlatan Başkan Aktaş, “Yeşildağ Spor Kulübümüzün sporcuları Soğanlı’da hazırlıklarını yapıyor. A takım orada devam edebilir ama kulübümüze gelir olması açısından bir halı saha ihtiyacı olduğu bizlere iletildi. Merinos’taki basketbol sahasını bozup halı saha yapamayız. Basketbolu sevenler var, spor sadece futbol değil. Okçuluk, tekvando salonları gibi birçok spor tesisi yaptık. Atıcılar başta olmak üzere sahaları eskiyen tesislerin zeminini Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yeniledik. Küplüpınar Mahallesi’nde de en kısa zamanda halı saha için çalışmalara başlayacağız. 32 tane ana kucağımız var, sayılarını 100’e tamamlayacağız. En kısa zamanda Küplüpınar Mahallesi civarında bir ana kucağı binasını açıp mahalle halkının hizmetine sunacağız. Bu mahallelerde kentsel dönüşüme ihtiyaç var. Gaziakdemir, Soğanlı, Arabayatağı, Ulus, Mevlana, Değirmenönü, Karapınar, 75. Yıl, Yiğitler, İstanbul Yolu, Beşyol ve Akpınar’da kentsel dönüşümleri sürdürüyoruz. Yıkıyoruz, bir taraftan da yapıyoruz. Bizim Bursa sevdamız var. Bizim aşkımız var. Bizim heyecanımız var. Aynı çalışmaları el birliği içerisinde buralarda da gerçekleştireceğiz. Samimiyiz, tecrübemiz, heyecan ve gayretimiz var. Rabbim birlik ve beraberliğimizi bozmasın” dedi.
Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, kendilerini büyük bir coşkuyla karşılayan sporculara ve mahalle sakinlerine teşekkür etti. Osmangazi’ye ve Küplüpınar’a bu zamana kadar birçok hizmet kazandırdıklarını anlatan Dündar, Bursa’nın en eski kulübü olan Yeşildağ Spor Kulübü’ne binayı da kendilerinin kazandırdığını hatırlattı. Bina içerisinde oluşturulan kurs merkezleriyle gençlere ve kadınlara da hizmet verildiğini söyleyen Dündar, “Bizim yaptığımız hizmetlere beşi bir yerde desek yanlış olmaz. Herkese hitap eden yatırımlar yapıyoruz. Elbette geleceğimiz olan gençler bizim önceliğimiz. Spor kulüpleriyle sürekli birlikte oluyoruz. Onlara bina, malzeme, ulaşım gibi ihtiyaç desteği veriyoruz. Osmangazi Belediyesi’nin 75 tane spor tesisi var. Bunların 48 tanesini bizim dönemimizde gerçekleştirdik. Bu tesislerde, gençlerin boşta durmamasını, kötü alışkanlıklardan uzak durmasını ve buralarda eğitim almalarını arzuluyoruz. Büyük bir şehirde yaşıyoruz. Kulüplerimiz bizleri kalabalıklar içerisinde yalnızlaşmaktan kurtaran yerler oluyor. Gençlerin hem birbiriyle kaynaşması hem mahalle kültürünün oluşması bu tesislerle oluşuyor. Geleceğimizin daha sağlam temeller üzerine inşa edilmesi için buraları önemsiyoruz. Spor yapmak, iyi insan, iyi bir evlat olma manasına da gelir. Bizler şimdiye kadar yaptığımız hizmetleri, 31 Mart’tan sonra da aynen sürdüreceğiz” diye konuştu.
Yeşildağ Spor Kulübü Başkanı Nihat Albayrak, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ve diğer protokol üyeleri tarafından spor kulübüne yapılan ziyaretten büyük mutluluk duyduklarını söyledi.
Konuşmaların ardından Başkan Aktaş ve Başkan Dündar, vatandaşların görüş ve taleplerini dinledi. Ziyaretin sonunda Kulüp Başkanı Albayrak tarafından Başkan Aktaş ve Başkan Dündar’a günün anısına kulüp forması hediye edildi. – BURSA
]]>MELTEM KARAKAŞ
CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, AKP Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu’nun Eskişehir ve belediyelere ilişkin iddialarına anıt verdi. Hatipoğlu’nun söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Yalaz, “Lise yıllarından beri siyasetin içerisindeyim hayatımda hiçbir seçim döneminde ve seçim çalışmasında bu kadar yalan söylenen bir seçim atmosferini daha önce hiç görmedim. Büyükerşen, yaptıklarını muhalif olarak yaptı ve iktidara mensup belediyelerin yaptıklarından çok daha fazlasını yaptı. Öyle, öğle ezanında bir partiden seçilip, ikindide başka bir partiye geçip, akşam ezanında yeni partisinden aday olmadı” dedi.
AKP Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu’nun ulusal televizyon kanallarındaki iddialarına düzenlediği basın toplantısıyla yanıt veren CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, “ÇED nedir, hangi kurumların ne tür sorumlulukları ve yetkileri vardır, bilmiyor. Tek bir söylediği bile inanılır değil” dedi.
Nebi Hatipoğlu’nun televizyon kanallarındaki görüntülerinden videolar izleten Talat Yalaz, şu ifadeleri kullandı:
“Lise yıllarından beri siyasetin içerisindeyim hayatımda hiçbir seçim döneminde ve seçim çalışmasında bu kadar yalan söylenen bir seçim atmosferini daha önce hiç görmedim. Bununla muhattap olmaz, hiçbir şekilde ciddiye almazdık ama gelinen aşamada olay, rakibimizin seçim kampanyası olmaktan çıktı. Eskişehirli hemşehrilerimizin aklı ve zekasıyla dalga geçilen bir boyuta evrildi, buna asla göz yumamayız. Değerli Eskişehirliler, Eskişehir’in su kalitesinde bir sorun yoktur. Bunu biz söylemiyoruz valiliğin il sağlık müdürlüğünün halk sağlığı laboratuvarı söylüyor. Uzak bir tarihte değil 11 Ekim 2023 tarihinde alınan raporda ‘insani tüketim amaçlı kullanıma uygundur’ ibaresi bulunuyor ama şahıs dikkat buyurunuz valiliğe bağlı kuruma değil, sokaktan topladığı ve muhtemelen kendilerinin hazırladığı broşüre itimat ediyor. Bu lafları edebilmek için ESKİ’nin kaynakları ne, harcamaları ne, belediye ile ilişkisi nasıl, bütün bunlardan habersiz olmak gerekiyor. Zaten aday beyin devletin işleyişi hakkında bilgisiz olduğunu görmüştük. ESKİ öyle keyfine göre belediyeye kaynak aktaramaz, aktarmadı.
“YILMAZ HOCA YAPTIKLARINI MUHALİF OLARAK YAPTI”
Hepimiz su bakiyesi bittikten sonra 5 ton suyun hesaba yüklendiğini biliyoruz. Eskişehir’i Ahmet Hakan’ın böyle alay edeceği hale getirmek içinize siniyorsa, siz bilirsiniz. İçine sinmeyen herkes, Ahmet Hakan’a bunları söyletene hesap sormalı. Şehrin sokaklarında bornozla dolaşılması nasıl bir zihnin fantezisidir, benim aklım ermez. Mesele bazılarının bu tür fantezileri olması değil. Bu tür fantezileri olan birinin büyükşehir adayı olup ulusal kanalda bunları böyle sorumsuzca paylaşabilmesi. Aday bey, ‘iktidar partisinden aday seçin’ demek istiyor. ‘Ben doğru bir belediye başkanı adayı değilim ama beni olsa olsa iktidar partisinden olduğum için seçersiniz’ diyor. Hepiniz biliyorsunuz, Sayın Büyükerşen 1999’da seçildi. Çok geçmeden büyük Marmara depremi oldu. Belediyelerin araçları, kaynakları, deprem bölgesine tahsis edildi. Üstüne 2000 krizi çıktı. Büyükerşen ancak 2001’de Avrupa kaynakları bulabildi. Çalışmaya başladığında ise iktidar değişmişti. Aday beyin iddia ettiği gibi yıllarca iktidar partisinin başkanı olarak çalışma imkanı bulamadı. Yaptıklarını muhalif olarak yaptı ve iktidara mensup belediyelerin yaptıklarından çok daha fazlasını yaptı. Öyle, öğle ezanında bir partiden seçilip, ikindide başka bir partiye geçip, akşam ezanında yeni partisinden aday olmadı.
“BİLDİĞİ HALDE KAMUOYUNU ALDATMAKTAN ÇEKİNMİYOR”
Benzer lafları başka bir kanalda tekrar dinledik. Aday beyimiz bunları bilmez mi; elbette biliyor. O halde bildiği halde kamuoyunu aldatmaktan çekinmiyor. Aday beyimiz birkaç yerde de şöyle laflar etti. Kim, nerede, aday beyin hangi dediği için yapamazsınız demiş? Bir tek örnek yok. ‘Yapılmamalı’ denmiş, dedik. ‘Eskişehir’e yazık etmeyin’ dedik. Aday bey sadece kendisi halkı yanıltmakla kalmıyor, CHP hakkında yıllardır uydurdukları yalanlara sığınıyor. Abuk sabuk projelere milyarlarca dolar harcayıp, sonra emekliye hak ettiğini veremez hale getirmeyin diyoruz. Aday bey, ÇED nedir, hangi kurumların ne tür sorumlulukları ve yetkileri vardır, bilmiyor. Devletin, çeşitli devlet kurumlarının ve belediyelerin sorumlulukları nedir, yetkileri nedir bilmeden konuşuyor. Rakibi hakkında pervasızca ithamda bulunmaktan çekinmiyor. Çevre yolunun yapılması konusunda; yapılması gerektiğini söylemekten dilimizde tüy bitti, her zaman yapılması gerektiğini savunduk. Bir önceki dönem hükümetin yatırım planında olan çevreyolu bu dönem yatırım planına dahi alınmamıştır. İktidar milletvekili olan sayın aday bunun en temel sorunlarından birisidir. Bu sorumluluğunu kimsenin üzerine yıkmaya çalışmasın illa birilerinin üzerine yıkacaksa saraya gidebilir.
“TOKİ İLE İLGİLİ VERDİĞİMİZ ÖNERGELERİMİZİ AKP VE MHP REDDETİ”
Hükümetin politikaları yüzünden TOKİ kaynaklı mağdur olanlar var. Sanki onları mağdur eden başkasıymış da hükümet onlara çözüm arıyormuş zannedersiniz. Öyle olmadı. Hükümet mağdur etti. Burada iddia edildiğinin aksine, TOKİ mağdurlarının problemlerini çözmeye yönelik bir girişim, bir çaba yok. Hatta bu konuda verilen önergelerimizi de aday beyin transfer olduğu iktidar partisi ve ortağı reddetti ve reddetmekte. Hükümet demişken, belediyenin arkasındaki alan, kapalı pazaryeri, hayvan bakım evi gibi örnekler var. Ayrıca Sarıcakaya, Mihalgazi ilçelerinin atıksu arıtma tesisleri için istenen yerler de örnek verilebilir. Daha önemlisi, Sivrihisar ve Günyüzü ilçelerinde ESKİ’nin su ve atıksu tesisleri ile ilgili taleplerinin hiçbirisi karşılanmadı.
“TEK BİR SÖYLEDİĞİ BİLE İNANILIR DEĞİL”
Sözünü etmeden geçmek istemediğim bir konu daha var. Hükümet stadın yerine çok katlı, şehrin göbeğinde yoğunluğu artıracak projeler yapmıştı. Anadolu Üniversitesi’nin o dönemki rektörü Davut Aydın açık öğretim kaynaklarıyla yeni stadı yaptı. O alan ranta ve çok katlı yapılaşmaya açılmaktan bu sayede kurtuldu. Orada bir meydan olsa iyi olurdu ama vatandaşın protesto hakkından, kendisini ifade etmesinden korkan hükümet, oraya o sakil şeyi yaptı. Yaptı ama bakımı ile hiç ilgilenmiyor. Bizim belediyelerimizin kontrolünde ki parklar ile orayı mukayese ettiğinizde ne demek istediğimi anlarsınız. Nihayet, halkı aldatmaya yönelik söylemlerin zirvesiyle bitirelim. Söylenecek söz yok. Böyle bir şey olmamış ama herkesin önünde olmuş gibi anlatmak, aday beyimize tuhaf görünmüyor. Devletin bütün imkanları ellerinde hastane kayıtlarına dakikasında ulaşabilirler. Tek bir söylediği bile inanılır değil.
“ESKİŞEHİR’İ ULUSAL ÇAPTA ALAY KONUSU ETMEYE ÇALIŞAN BİR ADAY”
Değerli basın mensupları sevgili Eskişehirliler, şehir yönetmek hele de Eskişehir gibi bir şehri yönetmek her şeyden önce doğruluk ve dürüstlük gerektirir. Eskişehir bu seçimde doğrulukları ve dürüstlükleri ile vizyonları ve misyonları ile Eskişehir’e hizmet aşkı ve Eskişehir sevdalarıyla ön planda olan başkan adaylarımız ile siyasi ve belediyesel birikimi olmadığı gibi gerçek dışı bilgiler ile Eskişehir ve Eskişehirlileri ulusal çapta alay konusu etmeye çalışan bir aday arasında seçim yapacaktır. Eskişehirlilerin aklı ile dalga geçilmesini içimize sindiremediğimiz için böyle bir basın toplantısı yapma gereğini duyduk. Eskişehirlilerin her şeyin farkında olduğunu biliyoruz. 31 Mart’ta doğrulukları ile dürüstlükleri ile belediyecilik deneyimleri ile tüm Eskişehir’in başkanları olacak olan adaylarımızı seçip 1 Nisan’dan itibaren her zaman olduğu gibi bu şehirde mutlu, huzurlu ve güvenli şekilde yaşamaya devam edeceğiz.”
]]>
Temel atma programında konuşan KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Demir, Keçili Kanalı Islah Çalışmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak; proje ile Terziler Sitesi’nden başlayarak Aslım Caddesi’ne kadar uzanan bölgede taşkın riskini azaltacak, su birikintilerini önleyecek ve çevresel koku sorunlarını ortadan kaldıracak çalışmaları gerçekleştireceklerini ifade etti.
Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca çalışmanın hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Hakikaten burası çok önemli bir projeydi. Bu ıslah çalışması bittiği zaman tertemiz çevre düzenlemesiyle, yan yollarıyla birlikte tüm sanayilerimizin kalbinde güzel bir aks olacak inşallah. Büyükşehir Belediye Başkanımız başkanlığında tüm ekibine, KOSKİ Genel Müdürümüze ve ekibine teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.
Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Tüm AK Partili belediyeler olarak şehrimizin ihtiyacı olan her alanda çalışma yapıyoruz. Hem şehrimizin imarı, düzenli gelişmesi hem de hemşehrilerimizin günlük hayatta rahat bir şekilde yaşantılarını devam ettirebilmeleri için gayret ediyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere tüm ekibine teşekkür ediyorum. Burada yapılacak çalışma neticesinde inşallah Keçili Kanalı’nın çevresi çok daha farklı bir görünüme kavuşacak” ifadelerini kullandı.
“Biz şehrimizin kıymetini biliyoruz”
AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, “Başta Büyükşehir Belediye Başkanımızdan, KOSKİ Genel Müdürümüzden ve bu şehre hizmet eden kim varsa hepsinden Allah razı olsun. Bugün burada aslında birbirini tamamlayacak diğer alanlarda da bir işi başlatıyoruz. Sadece ıslah etmiyoruz, daha sonra burada oluşacak bant büyük bir ulaşım aksını da rahatlatacak. Kurumlar arasındaki iş birliği belediyelerimiz arasındaki güç birliği bu şehrin insanına hep hizmet olarak dönüyor. Bugün Türkiye’de baktığımız zaman belediyeciliğin bir marka olduğu şehir Konya Modeli bir belediyecilik. Bu şehre hizmet etmenin de ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Islah çalışmamızın şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
“KOSKİ Türkiye’de marka haline geldi”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, KOSKİ’nin yaptığı çalışmalarla artık tüm Türkiye’de bir marka haline geldiğine dikkati çekti. Özellikle depremlerde ortaya koyduğu performansın tüm Türkiye’de takdir edildiğini vurgulayan Başkan Altay, KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Demir’i ve tüm çalışanları tebrik etti. Depremlerin şehirleri dirençli hale getirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Başkan Altay, “Bunun iki ana nedeni var. Birincisi, fay hatları üzerinde olan ülkemizde kentsel dönüşüm ve şehirlerimizi depreme hazırlamamız gerekiyor. İkincisi de iklim değişikliği kapsamında özellikle yağmur suyu drenajlarının hızlıca şehirde yapılması gerekiyor. Çünkü yağış rejimleriyle ilgili ciddi sorunlar yaşıyoruz. KOSKİ’miz bu manada şehrimizde 2029 yılına kadar ciddi bir planlama gerçekleştirdi” dedi.
“Şehrimizin sorun oluşacak bölgelerine müdahaleler yapmaya devam edeceğiz”
Başkan Altay, Keçili Kanalı Islah Çalışması ile birlikte görüntü kirliliği ve kötü kokunun önüne geçileceğini belirterek, şöyle devam etti:
“1,5 milyarın üzerinde bir kaynakla şehrimizin sorun oluşacak bölgelerine müdahaleler yapmaya devam edeceğiz. Bugün de Keçili Kanalı’nın temelini atıyoruz. İlk etabı Terziler Sitesi, eski Selçuklu Belediyesi’nin bulunduğu alanda; ikinci etap da Ankara Yolu’yla Aslım Caddesi arasında bulunan 3.115 metre uzunluğunda, yaklaşık 240 milyon liraya mal olacak Keçili Kanalı ıslahımız bu bölgedeki yağmur suyunun drene edilmesi için bize önemli bir avantaj sağlayacak. Ayrıca burada ciddi bir görüntü kirliliği, suyun birikmesinden dolayı kötü kokudan büyük bir şikayet vardı. Onu da gidermiş olacağız. Ayrıca BÜSAN yönetimiyle yaptığımız görüşmelerde Milenyum ve Çelik caddelerinin yağmur suyunun Keçili Kanalı’na bağlanmasıyla ilgili KOSKİ ve yönetim birlikte bir çalışma yürütüyorlar. Bu bölge BÜSAN’la başlayan; sonrasında Aslım Caddesi civarında Yeni Sanayi alanlarının oluştuğu Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’yi taşıyacağımız alan. O yüzden bölgenin ulaşımı açısından da yapmış olduğumuz bu ıslah çalışması, bize geliş-gidiş iki şeritten oluşan, üzerinde yapacağımız 11 menfezli hem raylı sistemin hem de araçların sanayi içine dağılımını sağlayacak yeni bir ana arter çıkarıyor. İnşallah Aslım Caddesi’nin devamında planlanan yeni çevre yoluna kadar bu caddeyi uzatmayı planlıyoruz. Böylece şehrimiz sanayi bölgelerinin yeni bir ana arter daha kazanmış olacak.”
“Konya Modeli Belediyecilik bir eser bırakmaktır”
“Konya Modeli Belediyecilik bir eser bırakmaktır” diyen Başkan Altay, “Burada da önemli bir işin temelini atıyoruz. Ama KOSKİ bunları yaparken bir taraftan da şehrimizin içme suyu sağlanması konusunda önemli işler yapıyor ve bu işi en ekonomik yapmak için büyük bir gayret içerisinde. Konya’mızda 2019 yılında asgari ücretle 440 metreküp su alınabilirken; bugün 2024 yılında asgari ücretle 826 metreküp su alınabiliyor. Yani neredeyse yarı yarıya ucuz bir şekilde şehrimize su temin etmeye gayret ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
“Konyamıza hayırlı olsun”
AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Betül Altınsoy da “Konya’mıza hayırlı olsun. Daha nice hayırlı hizmetleri Allah bize nasip etsin. Uğur Başkanıma, ilçe belediye başkanlarımın her birine, AK Parti’mize rekor oylarla sevinç yaşatan, zafer yaşatan başkanlarıma da teşekkür ediyorum. Biz küçüklüğümüzde İSKİ skandallarını duyduk. Ama KOSKİ’yi depremden sonra yardımseverliğiyle ve işin tecrübesiyle, ahlakıyla, bilimiyle tanıdık. Deprem bölgesindeki vatandaşlarımız için de belediyeciliğin ne olduğu, AK Parti belediyeciliğinin, Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin ne olduğu da gösterdikleri için doğru örnek oldukları için çok teşekkür ediyorum” değerlendirmesini yaptı.
Konuşmaların ardından Lale Caddesi-Ankara Yolu-Aslım Caddesi arasında Keçili Kanalı Islah Projesi’nin temeli atıldı. – KONYA
]]>Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamaya göre profesyonel liglerde haftanın şu şekilde:
Süper Lig
Bugün:
20.00 Kasımpaşa-EMS Yapı Sivasspor (Recep Tayyip Erdoğan)
Yarın:
13.30 MKE Ankaragücü-İstanbulspor (Eryaman)
16.00 Çaykur Rizespor-Mondihome Kayserispor (Çaykur Didi)
19.00 Atakaş Hatayspor-Fenerbahçe (Mersin)
3 Mart Pazar:
13.30 RAMS Başakşehir-Yılport Samsunspor (Başakşehir Fatih Terim)
13.30 Siltaş Yapı Pendikspor-TÜMOSAN Konyaspor (Pendik)
19.00 Beşiktaş-Galatasaray (Tüpraş)
4 Mart Pazartesi:
17.00 Yukatel Adana Demirspor-VavaCars Fatih Karagümrük (Yeni Adana)
20.00 Corendon Alanyaspor-Trabzonspor (Alanya Oba)
20.00 Bitexen Antalyaspor-Gaziantep FK (Corendon Airlines Park Antalya)
1. Lig
Bugün:
20.00 Ümraniyespor-Altay (Ümraniye Belediyesi Şehir)
Yarın:
13.30 Tuzlaspor-Ankara Keçiörengücü (Eyüp)
13.30 Bodrum FK-Eyüpspor (Bodrum İlçe)
16.00 Erzurumspor FK-Kocaelispor (Erzurum Kazım Karabekir)
19.00 Sakaryaspor-Manisa FK (Yeni Sakarya Atatürk)
3 Mart Pazar:
13.30 Bitexen Giresunspor-Adanaspor (Çotanak Spor Kompleksi)
16.00 Göztepe-Boluspor (Gürsel Aksel)
19.00 Ahlatcı Çorum FK-Teksüt Bandırmaspor (Çorum Şehir)
4 Mart Pazartesi:
14.00 Gençlerbirliği-ASTOR Enerji Şanlıurfaspor (Aktepe)
TFF 2. Lig
Beyaz Grup:
Bugün:
14.00 Yeni Mersin İdmanyurdu-Esenler Erokspor (Mersin)
Yarın:
14.00 Bursaspor-Bucaspor 1928 (Yüzüncü Yıl Atatürk)
14.00 Ankara Demirspor-Adıyaman FK (TCDD Ankara Demirspor)
14.00 Beyoğlu Yeni Çarşı-Serik Belediyespor (Bayrampaşa Çetin Emeç)
14.00 Altınordu-Kırşehir FK (Bornova Aziz Kocaoğlu)
14.00 Nazilli Belediyespor-Kırklarelispor (Nazilli İlçe)
14.00 Ankaraspor-Zonguldak Kömürspor (Etimesgut Belediyesi Atatürk)
14.00 Karacabey Belediyespor-1461 Trabzon FK (Karacabey M. Fehmi Gerçeker)
14.00 AcnTURK Vanspor-Hes İlaç Afyonspor (Van Atatürk)
Kırmızı Grup:
Yarın:
14.00 Amed Sportif Faaliyetler-Karaman FK (Diyarbakır)
14.00 Belediye Derincespor-Isparta 32 (Belediye Derincespor Doğal Çim)
14.00 Uşakspor-Kuzey Marmara AŞ Arnavutköy Belediyespor (Uşak 1 Eylül)
14.00 İskenderunspor-Etimesgut Belediyespor (Kırıkhan İlçe)
14.00 Motolux 68 Aksaray Belediyespor-Anagold 24Erzincanspor (Dağılgan)
14.00 Düzce Cam Düzcespor-Fethiyespor (Düzce Şehir)
14.00 Sarıyer-İnegölspor (Yusuf Ziya Öniş)
14.00 Denizlispor-GMG Kastamonuspor (Denizli Atatürk)
14.00 Menemen FK-Alagöz Holding Iğdır FK (Menemen İlçe)
-TFF 3. Lig
1. Grup
3 Mart Pazar:
14.00 Tarsus İdman Yurdu-Mardin 1969 (Tarsus Burhanettin Kocamaz)
14.00 Malatya Arguvan SK-Ayvalıkgücü Belediyespor (Arguvan İlçe)
14.00 Artvin Hopaspor-Gümüşhane Sportif Faaliyetler (Hopa İlçe)
14.00 Küçükçekmece Sinopspor-Aliağa (Küçükçekmece 100. Yıl)
14.00 52 Orduspor-Kırıkkalegücü (Yeni Ordu)
14.00 Talasgücü Belediyespor-Kepezspor (Kayseri Atatürk Spor Kompleksi Yan Açık Saha)
14.00 Karabük İdmanyurdu-Edirnespor (Dr. Necmettin Şeyhoğlu)
2. Grup
3 Mart Pazar:
14.00 Sapanca Gençlikspor-Amber Çay Eynesil Belediyespor (Sapanca Atatürk)
14.00 Hacettepe 1945 SK-Amasyaspor (Aktepe)
14.00 Kemerkent Bulvarspor-Pazarspor (Bulvar Mimar Kubilay Köse)
14.00 Efeler 09-Turgutluspor (Ahmet Yaşar Kocabıyık)
14.00 Kelkit Hürriyetspor-TPAO Batman Petrolspor (Kelkit İlçe)
14.00 Anadolu Üniversitesi-Ergene Velimeşespor (Osmangazi Üniversitesi)
14.00 Karşıyaka-Silifke Belediyespor (Alsancak Mustafa Denizli)
3. Grup
Yarın:
14.00 Fatsa Belediyespor-Merkür Jet Erbaaspor (Fatsa İlçe)
3 Mart Pazar:
14.00 Bornova 1877-Büyükçekmece Tepecikspor (Bornova Aziz Kocaoğlu)
14.00 Sivas Dört Eylül-Darıca Gençlerbirliği (Sivas Muhsin Yazıcıoğlu Spor Kompleksi)
14.00 Osmaniyespor FK-Kuşadasıspor (7 Ocak)
14.00 Karaköprü Belediyespor-Onvo Ağrı 1970 (Faruk Çelik)
14.00 Bayburt Özel İdare-Akhisarspor (Bayburt Genç Osman)
14.00 Karatay Termal 1922 Konyaspor-Belediye Kütahyaspor (Selçuk Üniversitesi 15 Temmuz)
4. Grup
3 Mart Pazar:
14.00 Nevşehir Belediyespor-23 Elazığ FK (Nevşehir Gazi)
14.00 İdaş Çatalcaspor-Muş 1984 Muşspor (Çatalca İzzettin
14.00 Bursa Yıldırımspor-Armoni Alanya Kestelspor (Minareli Çavuş Spor)
14.00 Balıkesirspor-Orduspor 1967 (Balıkesir Atatürk)
14.00 Bergama Sportif Faaliyetler-Siirt İl Özel İdaresi (Bergama 14 Eylül)
14.00 Tokat Belediye Plevnespor-Sultanbeyli Belediyespor (Gaziosmanpaşa)
14.00 Bitexen Adana 1954 FK-Güneş Holding Çankaya (Tarsus Şehir)
Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi
3 Mart Pazar:
12.00 Beşiktaş JK United Payment-Amed Sportif Faaliyetler (IBB.GOB. Halit Kıvanç)
12.00 Fatih Vatanspor-Bitexen Adana İdmanyurduspor (Fatih Mimar Sinan)
12.00 Bitexen 1207 Antalyaspor-Ankara Büyükşehir Belediyesi FOMGET (Zeytinköy 2 Nolu Saha)
13.00 ALG Spor-Hakkarigücü (Batur)
13.00 Doğuş Gold Gaziantep Asyaspor-Karadeniz Ereğli Belediyespor (Mehmet Hayri Özkeçeci)
14.00 Galatasaray Petrol Ofisi-Trabzonspor (Florya Metin Oktay Tesisleri)
14.00 Beylerbeyi-Ataşehir Belediyespor (Beylerbeyi 75. Yıl)
14.00 Wulfz Fatih Karagümrük-Fenerbahçe Petrol Ofisi (Vefa)
]]>Kurum, TRT Haber’de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Vatandaşlarda “usanmışlık, bıkmışlık” olduğunu ve sabırsızlıkla 31 Mart’ın gelmesini beklediklerini belirten Kurum, “Vatandaşı düşünen vatandaşı için dertlenen, vatandaşın sorunlarını çözecek bir başkan bekliyor İstanbul. Bunu da gittiğimiz her yerde o beş yıllık kırgınlık, üzgünlük artık bir umuda dönmüş. 31 Mart’ta inşallah gerçek belediyecilikle tanışacak, kendisi için dertlenen İstanbul’un deprem sorunuyla ilgili mücadele eden, öbür tarafta ulaşım çilesini ortadan kaldıran ve İstanbulumuzun her medeniyetin, kültürün, inancın burada özgürce yaşadığı huzurlu bir İstanbul’u bekliyorlar. Biz bunu görüyoruz açıkçası.” şeklinde konuştu.
Kurum, en çok dinledikleri şikayetin ulaşım olduğuna dikkati çekti.
İnsanların evinden, işinden, ailesinden zaman ayırdığını ve bunun bıkkınlık haline geldiğini ifade eden Kurum, şunları söyledi:
“En çok bunu duyuyoruz. Bir de şunu duyuyoruz, İstanbul’da bir deprem endişesi var, bilim insanlarımızın da ifade ettiği olası depremle ilgili evlerinin bir an önce yenilenmesini bekleyen vatandaşlarımız var, bunu da çok duyuyoruz, ‘evimizi bir an önce gelin dönüştürün’ diye bize açıkçası bunu ifade ediyorlar. Bunun dışında sokak hayvanlarını, taksi meselesini, sosyal yardımlardaki adaletsizliği, yeşil alan yetersizliğini duyuyoruz, gençlerin kütüphane eksikleri, spor alanıyla ilgili eksikleri, kültür sanat alanında yeni kültür merkezi ihtiyaçları gibi birçok ihtiyacı bize iletiyorlar.”
Kurum, insanların göz ardı edildiği, sorunlarıyla birebir uğraşılmadığı bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olduğunu İstanbul’un 39 ilçesinin söylediğini aktararak, şöyle devam etti:
“Bu manada biz de açıkçası aylardır bu çalışmalarımızı yaptık, projelerimizi, vaatlerimizi hazırladık ve onları da milletimizle paylaştığımızda o heyecanı görüyoruz. 31 Mart geldiğinde bizi düşünen, odağında sadece İstanbul’un geleceği olan bir başkan adayı İstanbul’la kavuşacak. ‘Nisan gelecek dertler bitecek, nisan gelecek yüzler gülecek’ diyoruz ve ‘Allah milletimizin yüzünden gülümsemeyi hiç eksik etmesin’ diyoruz.”
“81 ilde izi olan biri olarak konuşuyorum”
Bakanlığı dönemindeki hizmetleri anlatan Murat Kurum, şunları kaydetti:
“81 ilde izi olan biri olarak konuşuyorum. Benim Sinop Meydanı’nda da Erzurum Ulu Cami etrafındaki Millet Bahçesi’nde de izim var. Bingöl’ün meydanında Millet Bahçesi’nde, oradaki kentsel dönüşümde de Ağrı’nın Murat Nehri kenarında da kentsel dönüşümle, düzenlemeyle izim var. Bursa Ulu Cami etrafında yaptığımız projelerle izimiz var. Konya Mevlana Müzesi karşısında izimiz var. Ankara’nın hemen hemen tüm ilçelerinde ya bir kentsel dönüşüm projemizi ya da bir Millet Bahçesi projemizi görürsünüz. 81 ilde izimiz var.”
İstanbul’da 39 ilçede başlattıkları kentsel dönüşüm şantiyesine değinen Kurum, “173 bin konut şu an İstanbul’da dönüşüyor. Öyle onların yaptığı gibi 5 yılda 5 bin konut değil, 173 bin konut. Hem 80 ile çalışmışız ve bu çerçevede TOKİ ile 1 milyon 250 bin konut rakamına ulaşmışız ve tüm Türkiye’de 2 milyon 200 bin konutun dönüşümünü sağlamışız. Bugüne kadar İstanbul’da 800 bin konutun dönüşümü sağlanırken 173 bin konutun inşası devam ediyor. Tuzla’daki hemen hemen her mahallede bizim izimizi görürsünüz. Pendik’te en büyük kentsel dönüşüm projesinin başladığını görürsünüz. Kartal’da Taşocağı’nın bir Millet Bahçesi’ne çevrildiğini ve ilçede sosyal konutların yükseldiğini görürsünüz. Kadıköy Fikirtepe’de yarım kalmış inşaatların 15 bin konutluk şantiyenin bugün bitme aşamasına geldiğini görürsünüz. Üsküdar’da Çamlıca eteklerinde Ferah Mahallesi’nde, Kirazlıtepe’de eserimizi görürsünüz. Beykoz’un bütün mülkiyet sorunu Bakanlık nezdinde çözülmüş, Beykoz Tokatköy’deki dönüşümü görürsünüz. Beyoğlu Okmeydanı’nda bize dediler ki o zaman ‘Buraları Katarlılara satacaklar?’ Ne oldu? Bul bir tane Katarlı. Yok, bulamaz. Orada oturanlar oturuyor. Fatih’te surların etrafının açıldığı bir Millet Bahçesi’ne çevrildiği süreci görürsünüz.” ifadelerine yer verdi.
Kurum, Üsküdar’da Çocuk Köyü açacaklarını vurgulayarak, “Bakın ilk defa Türkiye’de Üsküdar Belediyesi ile yaptığımız Çocuk Köyümüzün bittiğini, millete hizmet için açılmayı beklediğini görürsünüz.” dedi.
İstanbul’un 39 ilçesinin 964 mahallesinde Türkiye’de olduğu gibi izlerinin bulunduğuna vurgu yapan Kurum, “Yani Bakanlıkta da onlar gibi öyle yarı zamanlı belediyecilik yapmadık, arada bir belediyeye uğrayayım anlayışıyla çalışmadık. Biz milletin içindeydik, milletin. Sokaktaydık, sokakta milletimiz bizden ne bekliyorsa onu gideren tarafta olduk hep, el ele verdik. Biliyorlar ki Murat Kurum söylüyorsa Murat sözünü tutar, yapar çünkü geçmişte yaptı. Geldi, söyledi, söz verdi, Ankara’ya dönmeden önce arkadaşları o sözü yerine getirmek için mücadele etti. Dolayısıyla biz geçmişte yaptık, şimdi tek motivasyonumuz sadece İstanbul. İstanbul’a odaklanacağız. Dolayısıyla 650 bin konutu İstanbul’da dönüştürmek zorundayız. Bu bir milli güvenlik meselesi.” şeklinde konuştu.
“İBB’nin borcu neredeyse iki kat arttı”
Murat Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İBB’de personelin yarısı işten girmiş çıkmış. Düşünebiliyor musunuz yarısı. Biz 2019’da 78 bin 934 personelle devretmişiz ve onlar haksız yere ben bugün İstanbul’un neresine gitsem onlarla karşılaşıyorum, ‘ben de İBB mağduruyum’. İşe giriş 5 yılda 46 bin 967, işten çıkış 33 bin 725. Bazısı emekli olmuş, bazısı işten atılmış. Yani belediye personelinin yarısı değişmiş. Hafıza yok. Ekip, sonuçta geçmişten gelen bir tecrübe var. Sadece yeni personelle bunu yapamazsınız. Sizin kendi şirketinize yaptığınız işte bilgi, birikim, tecrübe lazım. Öyle değil mi? Yeni arkadaş da gelecek ama o tecrübeye, sisteme ayak uyduracak. Var olan sistemi yok etmiş, resmen yok etmiş ve haksız yere bu kadar insanı işten çıkarmış ama buna rağmen biz ne diyoruz, biliyor musunuz? Biz onlar gibi asla yapamayız, haksız yere buradaki hiçbir personeli işten çıkarmayacağız ve ekmeksiz, aşsız bırakılan insanları da sebepsiz yere işten atılan kardeşlerimizi de geri alacağız. Tablo bu ve bu tablo aslında her şeyi anlatıyor. Yani İBB niye iş yapamıyor, iştirakleri niye zarar ediyor? Sen işle ilgilenmezsen, uğraşmazsan, personeli değiştirirsen tablo bu olur. Hep söyledikleri aynı. Engelleniyoruz, yaptırmadılar, engellediler. Bu bahaneler ve bu bahane siyasetini 5 yıldır duyuyoruz, İstanbullular duyuyor ve yeri geldiğinde de hep burada söyleyeceği bir şey olmayınca da ulusala nasıl giderim, öbür tarafta parti içindeki çekişmeyi nasıl oluştururum gibi algı dediğimiz, algı belediyeciliği diye tarif ettiğimiz belediyecilik örneklerini 5 yıldır görüyoruz. 2019’da onlara 39 kilometre (raylı ulaşım/metro) yapmışız, teslim etmişiz. Onlar da 8 kilometresini bitirmiş, açmışlar. Sonra da diyorlar ki ‘biz açtık’.”
İBB’nin borcunun 2,33 milyar avrodan 4,19 milyar avroya çıktığını belirten Kurum, borcun neredeyse iki kat arttığını söyledi.
“Bilgisiz, ilgisiz, tatilci bir başkan olursanız yapamazsınız”
Kurum, İSKİ’nin elektrik parasını ödeyemediğini dile getirerek, şunları kaydetti:
“Koca İSKİ bir damla buraya su kaynağı getirmeyeceksiniz, 5 yılda 1 metreküp, 1 litre su kaynağı İstanbul’a gelmemiş. Bugün bir vatandaşımız ne diyor, biliyor musunuz? ‘Bunlar, bizi susuz bırakacak.’ Bunu getiremeyen bir belediyecilikten bahsediyoruz. Sorsanız ‘engellendik’. Peki 2,33 milyar avrodan 4,19 milyar avroya borcunuz niye çıktı sizin? Cevap verin, ne yaptınız? Metroları iptal ettiniz. Dönüşüm dediniz, yapmadınız, yeşil alan dediniz, yapmadınız. Başardınız, neyi başardınız? İstanbul’u mahvetmeyi başardınız evet, İstanbul’u bu hale getirmeyi başardınız. Başka bir başarınız yok. Karşınızda başarısız bir belediye var, başarısız bir belediye başkanı var. Çok net söylüyorum, biz merkezi bütçeden 2019’dan bu yana bütçemizi 12 kat artırmışız ve trink hesabına para yatmış gününde, saatinde. İller Bankası’ndan biz gönderiyoruz onu, ben gönderiyorum ve bir gün olsun bekletmemişiz.
Bilgisiz, ilgisiz, tatilci bir başkan olursanız yapamazsınız. Nasıl yapılacağını ben söylüyorum. Gel benim yanıma ben öğreteyim. Bak, ben yaptım. İstersen yaparsın. İstanbul’un başkanı İstanbul bu haldeyken tatil yapamaz. Çok net söylüyorum, yapamaz. İstanbul’un başkanı İstanbul’la ilgilenmek zorunda, İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenmek zorundadır. Bizim de evladımız, ailemiz var ama bizim ailemiz o kadar büyük ki artık 16 milyon İstanbullu oldu. Nasıl Bakanlıkta 85 milyon Türkiyeli ise şu an 16 milyon İstanbullu bizim ailemiz. O yüzden biz burada çalışmak zorundayız. Bu koltuğa talipseniz bunu göze almak zorundasınız ve bu mücadeleyi vermezsek emin olun artık ön alamayacağımız çözümsüzlük yumağına doğru gidiyoruz. Yani siz vadettiğiniz metroları yapmaz, dönüşümleri gerçekleştirmezseniz artık ipin ucu kaçtı.”
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, Başkan seçilmesi halinde hayata geçireceği projelerini anlattı. Tugay, tanıtım töreninde yaptığı konuşmada; “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olursam ilk yapacağım şey yeni nesil belediye yönetimi anlayışı çerçevesinde belediyenin yeniden organize edilmesi, yönetim şemasının ona göre düzenlenmesi. Kararlarımızı alırken planlamalarımızı yaparken, çalışmalarımızı yaparken bizim beynimiz olacak, bize yol gösterecek. Bütün o veriyi toplayacak, onun hafızasını alacak, ihtiyacımız olduğunda bize o bilgileri doğru analiz ederek sunacak. Şehrin sürekli gözü kulağı olacak.” dedi
Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen proje tanıtım toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü deniz Yücel, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir milletvekilleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.
Toplantıda konuşan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay projelerini anlatacağı sunum öncesinde şöyle konuştu:
“Belediyeyi aldık, kurumsal reorganizasyon yaptık, yönetim anlayışımızı tarif ettik ve çalışmaya başladık. İlk 6 ay bizim için acil müdahaleler yapacağımız, hızlı çözülmesi gereken konulara temas edeceğimiz bir dönem olacak. Su fiyatından çokça şikayet ediliyor, sosyo-ekonomik durumu sıkıntılı olan yurttaşlarımız için indirimli su fiyatı tarifeleri belirleyeceğiz. Daha sonra genel için de indirimli su fiyatları belirleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuda özverili olacak. Aynı şeyi ulaşım hizmetlerinde de gözeteceğiz. Yollarla ilgili çok şikayet var, ana arterlerden başlayarak sorunları saptayacağız. Çok hızlı hareket edeceğiz. Çok önemli gibi görünmeyen ama yüz binlerce insana sıkıntı veren alt-üst geçitler, yürüyen merdivenler, asansörler, bunları sürekli gözleyen, takip eden, anında müdahale eden ekipler oluşturarak onların bakımını daha hızlı yapacağız. İlaçlama hiçbir zaman aksatılmaması gereken bir şey; ilaçlamanın eksik olmasından kaynaklı çok şikayet oluyor. İlk ayda ilaçlama çalışması düzenini oturtacağız. Yapay Zeka Daire Başkanlığı kuracağız. Kurulamıyorsa eş değer bir birim kuracağız. Bunu kendi altyapımızla, kendi insanlarımızla yapacağız. Türkiye’de ve dünyada bu konuda en öncü olan belediyelerden biri olacağız.
“BİR DAHA BU ŞEHİRDE HİÇBİR YERE SU BASMASINI İSTEMİYORUM”
Bir daha bu şehirde hiçbir yere su basmasını istemiyorum. Yeşil dokunun geliştirilmesi, sosyal amaçla yapılacak uygulamalarda satın almalar yapacağız. Tüketim kooperatifi kuracağız. Belediyeler bugüne kadar kendi şirketlerini buna ortak yapmadılar. Bizim dönemimizde belediyeler ve iştirakleri kooperatiflere ortak olacak ve destekleyecek. Kentsel dönüşüm daire başkanlığını ve planlama dairesini kuracağız. Dezavantajlı okulların kantinlerini talep edeceğiz verilirse biz işleteceğiz ki çocuklarımız okullarda aç kalmasın. İleri yaş yurttaşlarımızı yalnız bırakmayacağım. Karşıyaka’da bu konuya çok dikkat ettik. İleri Yaş Eylem Planı’nı dahil edeceğiz. Gençlerimize ulaşımda aylık abonman kartı vereceğiz. İç körfezde taksi uygulamasını hayata geçirecek ve ‘Deniz taksi’ uygulamasını başlatacağız. Otobanda seferler düzenleyecek, durakların temizliğine daha çok dikkat edeceğiz. Bütçe disiplini ile ilgili her türlü sorunu doğru yöneterek dirençli bir belediye sağlayacağız. Enerji tüketimi konusunda adımlar atacak, belediyeye ait tesislerde enerji verimliliği çalışması yapacağız. Ana arterlerde çalışma yapacak, ara yollarda en geç 20 günde kazılan yerleri kapatacağız. Kazı yapan bütün şirketler için de bu durum geçerli olacak. Yapılan işin kalitesi ve zamanında tüketilmesi gözetilerek UKOME’nin kararları buna uygun yürütülecek. İzmir’de kentsel dönüşümden dolayı çok kazı var, bu sorunun halledilmesi lazım. Bu anlattıklarım ilk 180 gün içinde yapacağım işler.
İzmir’in en önemli sorunu deprem riski… Fay hatlarının yoğun olduğu bir bölgede yaşıyoruz. Depremin bizim için ne kadar risk olduğunu, deprem halinde neler yaşayabileceğimizi, yaşadığımızda kendimizi o ortamdan nasıl kurtarabileceğimizi önden hesaplamış olmamız, hazırlığını yapmamız gerekiyor. Deprem master planı, şehrimizin ihtiyacı olan planlama… Şu an sahip olduğumuz pek çok bilgi var. Genel anlamda bir deprem master planımız yok. Olmak zorunda… Bunu yapacağız. Riskli olduğunu tespit ettiğimiz tüm binalarda kentsel dönüşümü gerçekleştirmek durumundayız. ‘Dua edelim, bir şey olmasın’ şeklinde bir yerel yönetim anlayışı olmaz. Riskli binaların hepsi dönüşmek zorunda… Bunun için yapmamız gereken ne ise yapacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bina yıkımlarını kendi üstleniyor, İzmir de bunu yapar. Dönüşüm boyunca insanlara kira desteği sağlıyor, İzmir bunu da yapar. Hükümetin temsilcilerinin bu konudaki iddialı sözlerini gerçekçi bulmuyorum. Konut ihtiyacı olan bölgelerde yapmaları gerekenler var. Cumhurbaşkanı, talihsiz bir şekilde Karabağlar’ı kötü örnek olarak gösterdi ama muhtemelen doğru bilgilendirilmemiş. Bölge riskli alan ilan edilmiş, yetki bakanlıkta, bakanlığın elini kolunu tutan, engel olan yok. Karabağlar Belediyesi de Büyükşehir Belediyesi de en ufak olumsuz bir tavır göstermemiş, buna rağmen 1 çivi çakılmamış. Bize hikaye anlatıyorlar. Ne çalışma yapılması gereken yerde ne de İzmir’de başarılı bir işleri yok, amaçları rant sağlamak… Ben hiçbir vatandaşımızın enkaz altında kalmasını istemiyorum, en kısa zamanda riski binalar hepsi dönüştürülecek. Bu benim taahhüdümdür. Ege Şehir Planlama Şirketi’ni ada bazında dönüşüm için tekrar yetkili hale getireceğiz, İZBETON sadece yol çalışmaları yapacak.
İzmir’in kentsel ve kamusal alanlarında kamusal tesislerin tasarımı ile ilgili yeni bir sayfa açacağız. Pazaryeri deyince gözünüzün önüne beton atılmış, düzensiz bir zemin, uzay bir çatı geliyor. Çoğu ışık almaz, hava almaz, tuvaletleri her zaman problemlidir. Ancak buna mahkum değiliz. Pazaryerlerinde spor ve kültür tesislerinde daha çağdaş, bize daha fazla keyif verecek, kullanımında fonksiyonel olan tesisler yapabiliriz. Bunun için tasarım rehberlerine ihtiyacımız var. “İzmir’de nasıl pazaryerleri yapabiliriz, tasarım örnekleri çıkarır mısınız?” diyerek yapacağımız çalıştaylarla ortak akıl projeleri çıkacaktır. Bizi güneşten, yağmurdan koruyacak, ekolojik yanları düşünülmüş; enerji açısından kendine yeten tesisler yapabiliriz. İzmir’in kamusal alanları ile ilgili olarak konsept tasarım örnekleri olacak. Bizim rahatsız olduğumuz, konuşmak istemediğimiz diğer konu belediyenin hizmet binasına ihtiyaç olduğu. Görüş ayrılıkları var, İzmir’de bir değerlendirme talep edeceğim. İzmirlilerin istediği olacak. Benim kendi görüşüm Konak Meydanı’nda eski yerinde, eski büyüklüğünde bir bina yapılsın diyorum. Gurur duyacağımız bir binayı burada inşa edebiliriz diye kişisel bir düşüncem var. Bunu da kamuoyunun takdirine sunacağım eğer onaylarsanız eski yerinde herkese keyif verecek bir belediye binamız olacak ve bugün fuarda çalışan tüm arkadaşlarımı oraya davet edeceğim.
“AKILLI KAVŞAKLARLA TRAFİK YÜZDE 10 DAHA RAHATLAYACAK”
Akıllı kavşaklarla trafik yüzde 10 daha rahatlayacak. Trafiğin sıkıştığı noktalarda neden sıkıştığı belli, yapacağımız şey her şeyin önüne koyarak bunu yapmamız. Şirin Payzın Kavşağı’nda, Halkapınar hilal ve Ege Mahallesi’nde yapacağımız çalışmalarla trafik rahatlayacak. Kavşak ve bağlantı noktalarında şerit sayısını artıracağız. Bayraklı Belediyesi’nin altındaki alanda trafiği yer altına alarak o kalan alana da meydan projesi yapacağız. Bayraklı’yı deniz ile bu şekilde buluşturacağız. Mürselpaşa’da bir altgeçit var, yapılması zor değil. En kısa zamanda yapılacak işlerden biri de bu. Alsancak Garı’nın orada trafiğin yer altına alınması zor ama bizim gözümüzü korkutmuyor, en kısa zamanda bunu yapacağız. Yaşayanlar Üst Geçidi, Karabağlar’da yaşanan bir sorun. Üst geçit projesi yapılmış, hazır ve ilk yapacağımız projelerden biri bu. Ben burada kesin ve erken yapılacak projelerden bahsediyorum. Kentimizin master planının güncellenmeye, belki de yeni baştan yapılmaya ihtiyacı var. Mümkün olan en kısa zamanda İzmir’in geneli için bir ulaşım master planı yapılacak. Anadolu Caddesi ve İZBAN hattı üzerinden geçen Mavişehir’i Cumhuriyet Mahallesi’ne bağlayan deniz kenarına inebileceğiniz bir bağlantı yapılacak. Karşıyaka Belediye Başkanlığımda içimde kalmıştı, en kısa sürede yapılacak şeylerden birisi…”
“METROBÜS İZMİR’E GELECEK”
Ulaşım alanında yapacağı projelerden bahsetmeyi sürdüren Tugay, şu ifadeleri kullandı: “Metrobüs uygulamasını İzmir’e bir şekilde getireceğiz. İstersek her şeyi yaparız. Bunu da nasıl yapabildiğimizi göreceksiniz. Karabağlar-Gaziemir Metrosu bakanlıkta onay bekliyor, onaylandığında çalışması başlayacak. Örnekköy tramvay onayı alınmış projelendirmiş bir çalışma, başlanacak ve bitirilecek. İZBAN seferleri sıklaşacak. Şehir Hastanesi için teleferik için proje var, yapılabilir, monoray da düşünüyoruz. Bisiklet köprüleri yapacağız. Deniz taksi çok kolaylıkla devreye sokulacak bir uygulama, ilk 6 ayda başlatacağız. Halkapınar’da aktarma istasyonunda yaşananları görmek gerek, 2050 yılında kaç kişi bu istasyonu kullanacak? Tam 1 milyon kişi… Bu aktarma istasyonlarını düzenleyeceğiz, yaşam alanlarına çevireceğiz dediğimiz zaman yurtdışındaki örnekler göz önüne geliyor. Türkiye’de de İzmir’de de bu konuda eksiğimiz var. Aktarma istasyonlarının hepsinde düzenlemeler yapacağız. İnsanların ihtiyaçlarımızı karşılayan merkezler olacak. Otogar için Büyükşehir Belediyemizin yarışma ile belirlediği projeyi sahipleniyoruz. Otogar bu şekilde olacak. Bunu çözeceğim. Modern, çağdaş bir görünümde olacak. Semt garajı ihtiyacı var, sırasıyla hepsini yapacağız. Otopark projeleri var, uygulanmayı bekleyen… Bunları yapacağız. Kemalpaşa’da, Selçuk’ta, Aliağa’da yapacağız. Karavan otoparkı acilen lazım, bunları en hızlı şekilde yapacağız.
KARŞIYAKA’NIN ONURUYLA DAHA FAZLA OYNAMAYIN
Süreci başından sonuna takip etmiş birisi olarak Karşıyaka Stadı için elinden geleni yapmış ama utanmadan konuşanlara “Karşıyaka’nın onuru ile daha fazla oynamayın ya o stadı yapın ya da bize verin biz yapalım” diyorum”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, “Belediye başkanlarımız kendi ilçelerinde üretimi arttıracak, istihdam sağlayacak bana bir proje getirirlerse onun gelsin temel beraber atalım. Büyükşehir belediyesi olarak ben yapacağım. Açılışını beraber yapalım. Gerekirse de siz işletin. Yeter ki o ilçelerde biraz kalkınsın. Tık yok. Belediye başkanlarının birçoğu benim odamı görmedi bile. Biz düşman mıyız kardeşim? Ankara halkının seçtiği belediye başkanıyız. Niye gelmiyorsunuz? Niye talep etmiyorsunuz? Anlaşıldı ki ‘Her şey Çubuk için her şey şu ilçe için’ derler ama bunlar partilerini ilçelerinden çok seviyorlar onu söyleyeyim” dedi.
Mansur Yavaş, Çubuk Belediye Başkan Adayı Can Kaderoğlu ile Çubuk’ta SKM açılışına katıldı. Yavaş, şunları söyledi:
Kimseyi ayırmadık. Seçildik, söz verdiğimiz gibi rozetimizi çıkarıp Ankara’yı ilçe ilçe dolaşıp muhtarlarımızla toplantı yapıp, nerede nereye ihtiyaç var onlarla ilgilendik. 25 yıl benden önce belediye başkanları yönetti. Şimdi o zamandan beri belediye başkanları ancak gele gele seçimden seçime belki de festivale geldi. Bu kardeşiniz muhtarlarla toplantı yaptıktan sonra ayrıca pandemi dönemini fırsat bilip bayram tatilini fırsat bilip köy köy Çubuk’un hemen hemen bütün köylerini dolaştım ve yerinde tespit ettim sorunları. Hiç bakmadım nereden ne kadar oy çıkmış diye. Bir köyde açıktan akan kanalizasyon var ve etrafında çocuklar oynayıp da hasta olma tehlikesi varsa oranın kime oy verdiğinin ne önemi var? Önemli olan oradaki mağduriyeti gidertmektir. Pandemide gezdim, çubuğum birçok yerinde su yoktu. Bayram günü su yoktu tankerleri taşımak zorunda kaldık. Büyükşehire girdikten sonra kaç yıl geçti? Neden yapılmadı bunlar şimdiye kadar? Altyapılar neden yapılmadı? Hiç sormuyor musunuz? Kimden nereye oy çıktığına bakmadan geldik buradaki problemleri çözmeye başladık. Benim belediyecilik anlayışıma göre sizlerden alınan paraları proje yapıyorum diye çöp projelere yatırmak yok. Ankara halkının tümünün öncelikle ihtiyaçları nedir? Asfalt, kanalizasyon, su gibi ihtiyaçlardan başlamak üzere hepsine el attık. Bunlar çok daha acil, bunlar çok daha önemli. Yani bankadan kredi çekip de deniz kenarına gezmeye benzer çöp projeler Ankara halkının gerçek ihtiyaçlarını yapmadan. ve buraya her gelişinde muhtarların birçoğu köylülerin birçoğu gördü. Bir şoför bir de yanında bir arkadaş. Çoğu zaman korumasız. Gelirsem de beş yıldır bir minibüs bir şoför bir korumayla geziyorum. Ne konvoy ne çakarlı araç. Sizlerin parasını böyle konvoylarla falan asla harcamadım.
“ANKARA HALKI MUTLU”
Bakın neler yapmışız Çubuk’ta? Bizden önceki dönem başlayan Çubuk Aile Yaşam Merkezi’ni bitirdik. İçinde e- spor ve kreş açtık. 78 mahallede asbestli su borusunu yeniledik. 74 köy ücretsiz internet verdik. Çubuk soğuk hava deposunun ihalesi inşallah 27 Mart’ta bin 400 ton olacak şekilde açıldı. ve inşallah vişnelerinizi orada saklayıp gelir elde edeceksiniz. Yine 12 tane mahallelinin kanalizasyon sorunlarını çözdük. 5 mahallede çalışmalar devam ediyor. Akkuzulu ve Karataş’ın da kanalizasyonuna önümüzdeki hafta başlanıyor. Yine Çubuk’ta 60 dönümlük bir alanımızı da inşallah gençlerimiz ne isterse onların istediği şekilde spor alanlarını yapacağız.
Çubuk bizim en ay o en az oy aldığımız yerlerden birisiydi değil mi? Eski sistem olsa ne derlerdi? ‘Çubuk’tan bize oy çıkmıyor, boş verin orayı nasıl olsa vermiyor’ derlerdi değil mi? Bu kardeşiniz de vicdan var. Nerede eksik varsa biz oradayız. 460 bin ton asfalt sattık. Şimdi sormayacak mısınız siz? 25 yıldır oy verdiğiniz insanlar bunları neden yapmadı? Belli. Nasıl olsa oy alıyorlar. Korkutuyorlar. ‘Bunlar gelirse şöyle olur, böyle olur’ diyorlar. Ankaralı gördü. Bir değişim yaptı. Ankara halkı mutlu. Hizmetlerimizden memnun. Bizim projelerimizi taklit edip edip gerçek belediyeciliğin ne olduğunu öğreniyorlar. Betonla plastikle bu işler olmaz. Mal varlığımı açıkladım. Bütün belediye başkanlarından bekliyorum. Hepiniz neden açıklamıyorsunuz detaylarıyla? Yetmedi mi artık bu belediyeler üzerine yapışan kötü iftiralar yetmedi mi?
“BU 5 YILI İYİ DEĞERLENDİRİN”
Belediye başkanlarımız kendi ilçelerinde üretimi arttıracak, istihdam sağlayacak bana bir proje getirirlerse onun gelsin temel beraber atalım. Büyükşehir belediyesi olarak ben yapacağım. Açılışını beraber yapalım. Gerekirse de siz işletin. Yeter ki o ilçelerde biraz kalkınsın. Tık yok. Belediye başkanlarının birçoğu benim odamı görmedi bile. Biz düşman mıyız kardeşim? Ankara halkının seçtiği belediye başkanıyız. Niye gelmiyorsunuz? Niye talep etmiyorsunuz? Anlaşıldı ki ‘Her şey Çubuk için her şey şu ilçe için’ derler ama bunlar partilerini ilçelerinden çok seviyorlar onu söyleyeyim.
Beypazarı’nda ikinci ilk dönem kazandığım akşam ben bir daha aday olmayacağımı söyledim. Şimdi de belli ki anketlere göre rekor oyla seçiliyoruz. ve benim ikinci ve son dönemim olacak. Bu beş yılı iyi değerlendirin. Eğer Çubuk’a hizmet gelmesini istiyorsanız benim elimden tutacak belediye başkanlarına ihtiyacımız var. O da burada. Can Başkanım. Çubuk’un kalkınmasını istiyorsanız, tüm sorunlarını halletmesini istiyorsanız bize yol gösterecek, eksiklerini bildirecek bir belediye başkanına ihtiyacımız var. Küs gibi davranıp, Ankara halkının iradesini hiçe sayıp yok sayıp bizim yanımıza gelmeyen, bir şey talep etmeyenlerle ancak ilçeleri kaybeder.
Hatta şöyle bir gazetede haber yaptılar A Haber’de. Görmüşsünüzdür. ‘Biz köy olarak tümden Mansur Yavaş’a oy verdik ama bizim asfaltımızı hala yapmadı’ diye şikayet edenleri gördünüz. Adaletli davrandık. Ama o kadar oy vermesine rağmen orasını önceliğe almadık. Sıradan gittik ve Allah’ın izniyle hepsini yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz.”
]]>Bakan Göktaş, Ümraniye Site Mahallesi’nde bulunan Kutlu Sokak Bölge Parkı’nın açılışında yaptığı konuşmada, büyükşehirlerde parkların büyük önem arz ettiğini söyledi.
Ümraniye’de 87 park ve 3 millet bahçesi açıldığını aktaran Göktaş, “31 Mart akşamında Ümraniyeliler ve İstanbullular eser ve hizmet siyasetine yeniden destek verecek. Çünkü kıymetli başkanlarımızın çok güzel hizmetleri var. Biliyorsunuz, İstanbul Büyükşehrimiz 5 yıl gibi bir zamanı boşa geçirdi. İnşallah 1 Nisan itibarıyla İstanbul eser ve hizmet siyasetine yeniden kavuşacak. İstanbul muradına kavuşacak. Gerek ulaşım gerek kentsel dönüşüm gerek parklar ve İstanbul’u güzelleştiren bütün imkanlarımızla inşallah İstanbullularımıza güzel hizmetler sunmaya devam edecekler. Çünkü herkes bilir, eser ve hizmet siyaseti, gerçek belediyecilik AK Parti’dedir.” diye konuştu.
Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’ın 271 projesini okuyup gözlemlediğini dile getiren Göktaş, gelecek 5 yıldaki projeler için çok heyecanlı olduğunu kaydetti.
Göktaş, “Ben inanıyorum ki inşallah İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Murat Kurum ile İstanbul’un 5 yıllık fetret devrini bitireceğiz. Ümraniye de eser ve hizmet siyasetine İsmet Yıldırım Başkan’ımızla devam edecek.” ifadelerini kullandı.
Ümraniye Belediye Başkanı Yıldırım ise ilçede ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin sayısının 125 bin, toplam nüfusun ise 750 bin olduğunu dile getirdi.
Bu nedenle boş buldukları yerlere park yaptıklarına dikkati çeken Yıldırım, “6 tane çok değerli okul yaptık. Bunları hayır sahipleriyle yaptık. Hayır sahipleriyle birlikte 17 tane mahalle mescitleri ve camiler yaptık. Bir cemevini bitirmek üzereyiz, yine hayır sahibi vasıtasıyla. Yani sadece belediye imkanlarıyla, belediye bütçemizle bu kadar büyük 271 eser yapılamaz. Onun için iş bilenin, kılıç kuşananın. Biz AK Parti belediyeciliğinde işimiz eser yapmak, vatandaşın arasında gönlünü almak, vatandaşın hizmetine koşmak.” değerlendirmesini yaptı.
Açılışa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak, İlçe Kaymakamı Abdulaziz Aydın, AK Parti Ümraniye İlçe Başkanı Salim Çetinkaya ile bazı vatandaşlar katıldı.
“Çok güçlü ve çok iyi işleyen bir sağlık sistemine sahibiz”
Bakan Göktaş, Site Mahallesi Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışına da katıldı.
Burada konuşma yapan Göktaş, aile sağlığı merkezlerinin AK Parti Hükümetleri döneminde Türkiye’nin sağlıkta nereden nereye geldiğinin güzel bir örneği olduğu söyledi.
Bakanlık olarak da hizmetlerinin odağına aileyi yerleştirdiklerini vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:
“Ülke olarak çok güçlü ve çok iyi işleyen bir sağlık sistemine sahibiz. Özellikle pandemide sağlık sistemimizin gücünü de gördük. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine kolay erişimine yönelik de adımlar güçlü bir şekilde atıldı. Ne demişlerdi? ‘Yok, bu şehir hastaneleri buraya fazla, hiç gerek yok, ne gerek var?’ Ama gördük ki her birimizin buna ihtiyacı var. Vizyon budur. Yurt dışında yıllarca görev yapmış bir kardeşiniz olarak şunu net olarak ifade edebilirim ki sağlık konusunda, sosyal hizmet konusunda, Türkiye pek çok konuda bir devrim yaşadı.”
Ümraniye Belediye Başkanı Yıldırım, İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Kıbrıs gazileri, sağlık çalışanları ve bazı vatandaşlar katıldı.
Konuşmaların ardından kurdele kesilerek merkezin açılışı yapıldı.
]]>Kurum, Başakşehir’de bulunan İstanbul Gıda Toptancılar Çarşısı’nda (İGTOT) faaliyet gösteren esnafla bir araya geldi.
Burada konuşan Kurum, riskli konutlarda olduğu gibi esnaf ve iş yerleri için dönüşüm zorunluluğun olduğunu söyledi.
Çarşıdaki toplam 1100 esnafın İstanbul’un ekonomisine ve istihdamına hizmet verdiğini belirten Kurum, “Tesisimiz örnek bir dönüşüm modeliyle, ticari dönüşümün İstanbul Başakşehir’de, 1100 bağımsız bölümünü içeren projesiyle, Avrupa’nın en büyük gıda toptancısı üssü vazifesi görüyor. Aynı zamanda örnek bir dönüşüm projesi olarak gözler önünde.” diye konuştu.
Murat Kurum, İstanbul’un sanayisini depreme karşı korumak zorunda olduklarını dile getirerek, lokomotif şehir İstanbul’un, ekonominin öncü şehri olduğuna değindi.
Kurum, İstanbul’un üretimini devam ettireceklerini aktararak, “İstanbul’un üçüncü çevre yolu güzergahında yeni 6 tane lojistik merkez kuracağız. Bu merkezlerde lojistik ürünlerimizi bağlayacağız. Şehrin içindeki yüzde 25 ağır vasıta trafiğini şehrin çeperlerine, şehrin kuzeyine almış olacağız. Bir taraftan trafiği rahatlatırken diğer taraftan da vatandaşımızın, esnafımızın bu alanda çok daha rahat iş yapmasına imkan sağlayacağız. Bunun için de lojistik merkezlerimizi, lojistik köylerimizi çok çok önemsiyoruz. Yine bu projemizi besleyecek İstanbul Havalimanı’nın hemen yanında bir lojistik liman kuruyoruz. Hem lojistik köylerimizle hem de limanımızla esnafımız, Türkiye’nin her yerine, dünyanın her yerine ticaretini çok daha güçlü bir şekilde yapabilecek.” ifadelerini kullandı.
“CHP belediyeciliği tarafından 5 yıldır ihmal edilenlerin tüm endişelerini biz gidereceğiz”
İBB Başkan adayı Kurum, 1 Nisan’da göreve geldiklerinde İstanbul’daki gıda toptancılarının tüm taleplerini yerine getireceklerini kaydetti.
Kurum, mevcut İBB yönetimin, iş insanlarını ve esnafı ihmal ettiğini ifade ederek, şöyle devam etti:
“CHP belediyeciliği tarafından 5 yıldır ihmal edilen iş insanlarımızın, sanayicilerimizin, esnafımızın, işçi ve emekçi kardeşlerimizin tüm endişelerini biz gidereceğiz. Mevcut İBB yönetimi tarafından İstanbul’un ticaretine, ekonomisine, emekçilerine karşı oluşturulan o çözümsüzlük ortamını gelsin görsünler. Bekledikleri o hizmeti alamadıklarını görecekler. Geriye dönüp baktıklarında 5 yılda İstanbul’da herhangi bir eser üretme, dediklerinin aksine buradaki esnafın huzursuzluğunu, mutsuzluğunu görecekler.”
Murat Kurum, Şahintepeli vatandaşların taleplerini dinledi
Kurum, program çıkışında kendisini bekleyen, Şahintepe Mahallesi’nde oturan vatandaşlarla bir süre görüştü.
Mahalledeki imar planı değişikliği nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını aktaran bazı vatandaşların sorularına cevap veren Kurum, “Dört yıl önce Başakşehir’de, Şahintepe’de vatandaşımız bizden ‘Sayın Bakan’ım biz burada parsel bazında, ada bazında dönüşmek istemiyoruz. Bizim parsellerimiz küçük, yeni bir imar planı yapın.’ dedi. Biz de ‘1 yıl içerisinde sizin bu imar planınızı yapacağız’ dedik. Gittik, 1 yıl içerisinde sizin imar planınızı gerçekleştirdik, planlarınızı yaptık, imar uygulamanızı yaptık.” ifadelerini kullandı.
Kurum, imar uygulamasıyla bazı vatandaşların Arnavutköy’e gittiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Sonra ‘kendi mahallesinde, kendi yerinde yaşamak istiyor’ dediler. Sonra o imar uygulamasını yeniledik. Şahintepe’deki vatandaşımızı, sehven de olabilir, hata da olabilir ama Şahintepe’ye getirdik. İmar planı onaylandı. Burada Şahintepe’de, kendi evini, kendi arzusu içerisinde ister kendisi, ister TOKİ’yle, ister belediyeyle, kimle yapmak isterse bunu yapsın istedik. Ondan sonra bu planı yaptık. Bu plan çerçevesinde de imar uygulaması tamamlandı, ilk inşaatlara da başlandı. Belediyemiz orada vatandaşımızla anlaştı. Orada 2 ile 3 parselde Başakşehir, belediye olarak inşaatları yürütüyor. Diğer parsellerde vatandaşımız ister kendisi, ister özel sektörle, ister TOKİ’yle, başkasıyla kimle yapmak isterse özgürdür, serbesttir. Orada evlerin dönüşümünü istiyoruz.”
İmar planındaki kesintinin yeşil alan, okul ve yol için yüzde 26 olduğunu aktaran Kurum, şunları kaydetti:
“Normalde 45’e kadar kesilmesi gereken kesinti yüzde 26 olarak kesildi. O yüzde 26 ile alakalı, okul olsun, yol olsun, kreş olsun diye yapılmış iş. Burada vatandaşımız evini yapmak istiyor, serbesttir arkadaşlar. Başakşehir Belediye Başkanımız burada. Başvuran, imar planına göre kendi inşaatını yapmak isteyen her bir vatandaşımız evini yapabilir. Bu söylediğimin sözü de senedi de benim. Bu hafta sizi Başkan’ım davet edecek, sizlerin taleplerini teker teker dinleyecek. Varsa bir eksik, varsa bir kusur, Başakşehir Belediyesi ve Bakanlığın yapması gereken, hepsini hep beraber not alacağız. O notların üzerinden de bundan önce nasıl söz verip o imar planını biz gerçekleştirdiysek, orada davulla, zurnayla o planı nasıl yaptıysak biz yine aynısını yapacağız. Başkanım Şahintepe’de vatandaşımızı dinleyecek, notları alacak, nerede ne düzenleme yapılması gerekiyorsa beraber takip edeceğiz.”
Vatandaşlar, Kurum’un kendilerini dinlemesi ve sorunlarının çözüleceğini bildirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Fabrikada çalışanlarla bir araya geldi
Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan adayı Murat Kurum, Başakşehir’de kadın çalışanlara istihdam sağlayan, elektrik malzemeleri üreten bir fabrikayı da ziyaret etti.
Fabrikayı gezen Kurum, kadın çalışanları emeklerinden ötürü tebrik etti, fabrikadaki makineleri inceleyerek üretim aşaması hakkında bilgi aldı.
Fabrikanın sevkiyat bölümlerini de gezen Kurum, burada çalışanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
]]>Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Adayı Seçer’in Yenice Seçim Koordinasyon Merkezi açıldı. Açılışa Başkan Seçer’in yanı sıra CHP Tarsus İlçe Başkanı Selahattin Şahin, CHP Tarsus Belediye Başkan Adayı Ali Boltaç, CHP il ve ilçe örgütlerinin yöneticileri, partililer, Meclis üyeleri ve Meclis üyesi adayları ile Yeniceli yurttaşlar katıldı.
Yenice halkıyla bir araya gelen Başkan Seçer, seçimlere giderken enerjilerinin yüksek olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:
“ÇALIŞAN, HİZMET EDEN KAZANIR”
“Çalışan, hizmet eden kazanır. 2019’dan bu yana Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları çalıştı. Büyükşehir Belediye Başkanları, Türkiye’nin her noktasında halka dokunan hizmetleriyle ve sosyal belediyecilik anlayışları ile konuşuldu. Bunların içerisinde Mersin Büyükşehir Belediyesi özellikle sosyal belediyecilikte tarih yazdı. Türkiye’nin bu konudaki en iyi projelerinin altına imza atan belediyesi oldu. Çalıştık, çok çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz.
“31 MART’TAN SONRA DA BURADAYIZ”
31 Mart’tan sonra da buradayız. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı göreve geldiği günden bugüne gece gündüz, yağmur çamur, pandemi, deprem, ekonomik kriz ve yangın demedi. Yeni Belediye Başkanı’mız Ali Boltaç da güzel hizmetler yapacak. Biz biriz, beraberiz bakın bir aradayız. Bir arada olursak önümüzde engeller kalmaz. Her tarafa adaletli hizmet yapıyoruz, Yenice biz gelene kadar adaleti görmedi, kimse buraya uğramadı.”
5 yılda Yenice’ye 44 bin ton asfalt döküldüğünü aktaran Seçer, şu bilgileri verdi:
“HER BÖLGEYE HİZMETİ GETİRDİK”
“20 yılda kullanılan asfaltı 1 yılda kullandık. Adaleti getirdik, her bölgeye hizmeti getirdik. Hiçbir zaman ayrımcılık yapmadık. Herkesin suyu var, herkesin yolu var. Olan imkanları sonuna kadar kullandık, kullanmaya da devam ederiz. MESKİ, Mersin Büyükşehir Belediyesi her zaman yanınızda. Bizim bürokratlarımız vatandaşa tepeden bakmaz, her zaman yanlarında olur, olmaya da devam edecek. Ali Başkanla beraber, 31 Mart’a giderken desteğinizi istiyoruz. Tarsus’ta Ali Boltaç’a, Büyükşehirde Vahap Seçer’e desteğinizi bekliyoruz. Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz, sizleri seviyoruz.”
CHP Tarsus Belediye Başkan Adayı Ali Boltaç da 1 Nisan sabahı memlekete huzuru, barışı, kardeşliği ve bir arada olma kültürünü getireceklerini vurgulayarak, bunu vatandaşlarla birlikte başaracaklarının altını çizdi. Boltaç, şunları dile getirdi:
“Önümüzdeki 5 yıllık süreçte Yenice’ye Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’le birlikte doludizgin hizmet etmeye geliyoruz. Bu iş parti işi değil, bu iş Vahap Başkanımın dediği gibi ‘gönül işi.’ Size söz veriyorum: Yenice önümüzdeki 5 yıllık süreçte Tarsus’un parlayan yıldızı olacak, altın çağını da sizlerle beraber yaşatacağız.”
Konuşmaların ardından zafer pozu verilmesiyle program sona erdi.
Açılışın ardından Yenice’de esnaf ziyareti yapan Seçer, ilçe halkı tarafından sevgiyle karşılandı. Yeniceli yurttaşlar, Seçer’e destek sözü verdi. Seçer ise gelecek dönemde de her kesime dokunmaya devam ederek Mersinli yurttaşların yanında olacaklarını belirtti.
]]>Tütüncü, bir otelde düzenlenen, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’ın da katıldığı toplantıda projelerini anlattı.
Modern dünya vizyonu doğrultusunda el birliğiyle Antalya’yı yeniden dünyanın en güzel kenti yapmak istediklerini dile getiren Tütüncü, tüm ilçelerde beş yıl boyunca yürütecekleri projelerin hepsini anlatmasının mümkün olmadığını, bunu kampanyalarla duyuracaklarını ifade etti.
Çalışmaları bilimsel bilginin ve rasyonel düşüncenin ışığında yürüteceklerini vurgulayan Tütüncü, kentte ulaşım, altyapı ve imar planlarının üç büyük sorun olduğunu kaydetti.
Ulaşım problemini kökünden halletmek gerektiğine işaret eden Tütüncü, “A noktasından B noktasına rahat ulaşabildiğiniz bir Antalya’yı herkese armağan edeceğiz. Ulaşım ana planını hazırlayacağız, yeni yollar açacağız, kavşaklar yapacağız, raylı sistemler ağını ve toplu ulaşım sistemini geliştireceğiz.” diye konuştu.
“Park et bin” noktaları oluşturulacak
Tütüncü, tüm transit geçişleri Antalya’nın içine almadan bypas edecekleri, Uncalı’nın Meltem Mahallesi’ne kesintisiz bağlanacağını ve Alanya’ya kadar devam edeceğini söyledi.
Antalya’ya yeni tematik turizm yolu kazandıracaklarını bildiren Tütüncü, şöyle devam etti:
“Siz yollarınızı buna göre hazırlamazsanız Londra’dan turist uçakla 4 saatte buraya gelir, buradan oteline gitmek için 4 saat otobüsle çile çeker. Dünyanın en iyi hizmetini verseniz, en güzel tesislere, ören yerlerine sahip olsanız da ulaşımı sağlayamadığınız sürece bu tarafı aksak kalır.”
Toplu taşıma hatlarının rehabilitasyonunu sağlayacaklarını belirten Tütüncü, yeni ring hatları ekleyerek ulaşımı ucuz, konforlu ve ulaşılabilir hale getireceklerini ifade etti.
Raylı sistem yatırımlarına değinen Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Antalya’yı geleceğin teknolojileriyle buluşturacak raylı sistem ağlarıyla donatmak gerekiyor. Raylı sistem ağlarını geliştirmemiz lazım. Antalya’nın altın çağında metroculuğun ilk adımlarını atacağız. Konyaltı Sarısu, Antalya Stadyumu, Kepez Belediyesi hatlarını yeraltı raylı sistem hattına dönüştüreceğiz. Zerdalilik-Lara hattında metro projesini hafif raylı sistemle başlatacağız.”
Tütüncü, ulaşımı rahatlatacak başka projelerinin de olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Hususi otomobillere yönelik de sistem yapıyoruz. ‘Park et, bin’ noktaları koyalım, bunu ulaşım ağlarına entegre edelim istiyoruz. Mesela Korkuteli’nden hastaneye ya da tapuya, herhangi bir yere gelen birisi ‘park et, bin’ noktalarına araçlarını park ederek, aracını şehrin içine sokmasın, hatta ilk binimler de ücretsiz olsun. Otoparktan ücret almayalım, belediyenin hizmeti olsun. Şehir dışından gelen araçları ‘park et, bin’ noktasında tutalım.”
Tütüncü, kendi dönemlerinde toplu taşıma otobüslerinin tamamının elektrikli olacağını vurguladı.
Yapay zeka, elektronik yönlendirme levhaları başta olmak üzere toplu ulaşımı hem özendirip hem kolaylaştıracaklarının altını çizen Tütüncü, “Ulaşım ana planları hazırlıyoruz. Sel baskınları, taşkınlar artık bizim keyfimizi kaçırmayacak. Bununla ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz.” dedi.
İmar ve şehirciliğin belediyelerin önemli görevleri olduğuna işaret eden Tütüncü, depreme dayanıksız binaları dönüştürmek için kentsel dönüşüm ana planını yapacaklarını belirtti. Kaleiçi’ne yönelik önemli projelerinin olduğunu bildiren Tütüncü, kruvaziyer limanı, organize sanayi bölgeleri, fuar alanları başta olmak üzere her alanda çok fazla hazırlıklarının olduğunu dile getirdi.
TEKNOFEST’i Antalya’ya getireceklerinin sözünü veren Tütüncü, Köy Sandığı Uygulaması başta olmak üzere tarıma, hayvancılığa yönelik önemli çalışmalarının olduğunu, Londra gibi Uluslararası Antalya Kitap Fuarı düzenleyeceklerini anlattı.
Sosyal destek paketlerinin olacağına değinen Tütüncü, “Antalya’da yeni evlenecek çiftlere Büyükşehir Belediyesi imkanlarıyla bir yıl boyunca aylık 5 bin lira kira desteği sağlayacağız. İlk defa ehliyet alacak gençlerimize 1500 lira kurs ücreti desteği vereceğiz. Sosyal tesislerimizde öğrencilerimize 7 liraya kahvaltı, 50 liraya tabldot yemek hizmeti sunacağız. 65 yaş altındaki emeklilere saat 10.00-16.00 arasında ulaşım bedava olacak.” diye konuştu.
Toplantıda 13 oyuncu, Cumhur İttifakı’nın “Antalya’nın Altın Çağı” vizyonunu anlatan görsel performans sergiledi.
Programa AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, 19 ilçenin belediye başkan adayı, ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle partililer katıldı.
]]>CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, ‘İzmir Geleceğe Doğru’ sloganı ile seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. Tugay, Tepekule Kongre Merkezi’nde düzenlenen lansman toplantısında projelerini başlıklar altında topladı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda video gösterimi yapıldı. Ardından kürsüye çıkan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, içinde bulundukları dönemin yeni bir siyasi dönem olması gerektiğinin altını çizerek, “Başkan olursam ilk yapacağım şey yeni nesil belediyecilik diye aktardığımız belediye şemasının yeniden düzenlenmesi olacaktır. 31 Mart’ta yapılacak seçim için aday olarak sahneye çıktım. İzmirlilerin onayını alacağız. Yeni bir siyasete yeni bir siyaset anlayışına ve yeni siyasetçilere ihtiyacımız olduğunu toplum söylüyor. Siyasetteki tıkanma noktasını aşmamız lazım. Biz bunu ‘yeni nesil belediyeciliğe ihtiyacımız var’ olarak tanımladık. Bütün sorunları küresel düşünüp yerel eylem planları ile çalışmalar yapmak zorundayız. Çalışma yaparken dar bir kadro ile değil ulaşabildiğimiz bütün kaynaklarla herkesle bağlantılı olacağız” diye konuştu.
“Bir daha bu şehirde su baskını olsun istemiyorum”
İlk 180 gün yapacakları vaatlerden bahseden Cemil Tugay, “İzmir Planlama Ajansı kurulacak. Su ve toplu ulaşım ücretleri adil ve dengeli olacak. Yolların bakımı ve tamiri ivedilikle yapılacak. Asansörlerin ve yürüyen merdivenlerin düzenli ve hızlı bakımı yapılacak. Yapay Zeka Daire Başkanlığı kurulacak. Eğer mümkün değilse eşdeğer birim kurulacak. Bir daha bu şehirde su baskını olsun istemiyorum. Bu yüzden deniz taşkın bariyerleri yapacağız. Dezavantajlı çocukların olduğu bölgelerdeki okullarla iletişime geçeceğiz. Çocuklarımız bir sandviçe 50 lira vermesin. Uygun görülürse oradaki okulların kantinlerini biz yöneteceğiz. Öğrencilerimize aylık abonman kart vereceğiz. İç körfezde seçilen güzergahlarda deniz taksi uygulaması başlatacağız. Havaalanı ve otogara giden otobüslerin sefer sayıları artırılacak. Kazı yapan bütün şehirler çok daha sıkı bir şekilde, planlamaya dikkat etmeleri söylenerek kararlar ona göre takip edilecek. İzmir’de çok fazla inşaat çalışması var. Bu sorunun büyümeden hallolması lazım. Kentsel sorunlara hızlı prototipleme ile katılımcı ve yenilikçi çözümler sunan kent laboratuvarları sunacağız” açıklamalarında bulundu.
CHP’nin İzmir adayı Cemil Tugay’ın yeni dönem projeleri ise şu şekilde:
“25 bin sosyal konut, dirençli ve kendine yeten havzalar programı, deprem master planı, yeni belediye hizmet binası, kent için ulaşım ve trafik sorunu, alt üst geçit projeleri, Karşıyaka İskelesi ve çevresi projesi, metrobüs uygulaması, Karabağlar-Gaziemir metrosu, İZBAN seferleri projesi, Alsancak Liman C Kapısı önü ve Mavişehir Bilim Müzesi önünde bisiklet ve yaya köprüsü projesi, İzdeniz taksi uygulaması, aktarma merkezleri, yeni otogar projesi, semt garajları, karavan parkları, su ve körfez projesi, taşkınlara karşı kıyı düzenlemeleri, her ilçeye atık su arıtma tesisi, semt marinaları, İzmir sürdürülebilir enerji ve eylem planı, yeşil ve mavi altyapı master planı, tarım 4.0 projesi, yerel gastronomi eğitimleri-mutfak sanatları merkezi, jeotermal ile 250 bin konut ısıtma.”
Ekonomi, istihdam ve bölgesel kalkınma başlığı altında yapacakları diğer hizmetleri aktaran Tugay şu proje başlıklarını sundu:
“Sağlık turizmi ve İzmir, biyoekonomi stratejisi ve eylem planı, kırsal havza istihdam ve istatistik ofisleri, İzmir neet projeleri, girişimcilik merkezleri, kent içi tematik bölgeler.”
Kültür, sanat ve spor alanındaki projeler
Seçildiği taktirde Kültürpark’a beton dökülmeyeceğinin sözünü veren Cemil Tugay, kültür, sanat ve spor alanındaki projelerini şu şekilde belirtti:
“Doğa Tarihi Müzesi, Kültürpark koruma projesi, Kemeraltı koruma ve geliştirme planı, çağdaş kent kütüphanesi, İzmir Büyükşehir Senfoni Orkestrası, Basmane-Ödemiş tren yolunda kültür yolu projesi, spor istasyonları, Karşıyaka Stadı.”
Sağlık alanındaki projeler
“İzmir tek sağlık bilim kurulu, hayvan sağlığı start-up programları.” – İZMİR
]]>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek olan yerel seçimler öncesi mitinglerini sürdürüyor. Aydın Atatürk Kent Meydanı’nda gerçekleştirilecek miting öncesi AK Parti Aydın İl Başkanı Gökhan Ökten ve Cumhur İttifakı Aydın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Savaş vatandaşlara seslendi.
AK Parti İl Başkanı Gökhan Ökten konuşmasında, “Cumhurbaşkanımızı 1 yılda 3. kez Aydında ağırlıyoruz ve bundan çok mutluyuz. 31 Mart 2024 Aydın için tarihi bir gün. Gerçek belediyecilikle buluşacağımız hizmete kavuşacağımız tarihi bir gün. İnşallah hem ilçe hem büyükşehir belediyelerini kazanarak Cumhurbaşkanımıza hediye edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Aydın’ı çok seviyor. Biz de kendisini çok seviyoruz. Kendisi Türkiye’de belediyeciliğin gerçekten kitabını yazan bir dünya lideri. Onun izinde hem ilçelerde hem büyükşehirde biz de Aydın’da tarih yazmaya talibiz. Aydın’daki kayıp yılları bertaraf edeceğiz. Aydın’ı eskisi gibi marka kent haline getireceğiz. Biz sizlere inanıyoruz. Hiçbir zaman sandıkta siz bizi mahcup etmediniz. Yine gereken güveni göstereceğinize inanıyorum. Mitingden sonra 1 ayımız var. Seçim sandıkta kazanılır. 31 Mart akşamına kadar çalışacağız” dedi.
Cumhur İttifakı Aydın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı AK Partili Mustafa Savaş, “Doğduğum, büyüdüğüm toprakların şehrimin emrinde olacağımın sözünü veriyorum. Bugün milletin adamı eser ve hizmet siyasetimin mimarı Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha şehrimizde ağırlamaktan onur ve şeref uyuyoruz. Güzel Aydınımız bu topraklardaki varlığımızın temellerinin atıldığı kadim bir şehirdir. Geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan şehrimizi daha ileriye taşımak için çok çalıştık. Vizyonsuz bir belediyeciliğe karşı şehrimizi yalnız bırakmadık. Hemen hemen her alanda sizlerin ihtiyaç duyduğu hizmetlere imza attık atmaya da devam ediyoruz. Şehir hastanesini açmak için gün sayıyoruz. Açılmasıyla 25 bin vatandaşımız şifa bulacak. Haziran sonunda Denizli-Aydın Otoyolumuzun tamamını açarak şehrimizin büyümesine doğrudan katkı sağlayacağız. Ulaşımı, altyapısı, çevresi, sosyal hizmetleriyle Aydınlı kardeşlerimize yakışır hizmetler büyükşehirde yok. Aydınımız bunu hak etmiyor. 31 Mart’ta bu vizyonsuz yönetme ‘dur’ diyeceğiz. Belediyecilik gönül işidir. Dertli insan işidir. Bizim derdimiz var. Aydınımıza vefa borcumuz var. Tarihi bir dönüm noktasındayız. Eser ve hizmet dönemini başlatmak için Aydınımızı hak ettiği hizmetlere kavuşturmak için, 31 Mart milat olacak. Reklamla algıyla kibirle değil, tevazu ile akılla, aşkla çalışacağız. Bizim davamız da sevdamızda Aydın. Bizler milletin iradesini en üstün gören, devletimizin bekası için varlığını ortaya koyan bir liderle yürüyoruz. ‘Belediyecilik bizim işimiz’ diyerek yeni bir zafer için yola çıktık. Sizler 22 yıldır bu davaya destek verdiniz. Sıra 31 Mart’ta. Türkiye yüzyılı şehirleri inşa etmek için çıktığımız bu yolda şovla bilbordları süsleyerek şehrimizin yıllarını heba etme devri bitti. Arttık gerçek belediyecilik zamanı” diye konuştu. – AYDIN
]]>Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, 5 yıllık görev süresini değerlendirdiği veda buluşmasında basın mensupları ile bir araya geldi. Başkan Arda, Gaziemir Belediyesi’nde düzenlenen toplantıda, şunları kaydetti:
“Bir insanın doğup büyüdüğü yere belediye başkanı olması çok kıvanç verici bir şey. Hele benim gibi dedesinin ilk kurucu belediye başkanı olduğu bir yerde 93 yıl sonra onun koltuğuna oturmak çok onurlu bir işti benim için. Dolayısıyla bu onuru bana yaşatan partim Cumhuriyet Halk Partisi’ne çok teşekkür ediyorum. İyi ki bu göreve talip olmuşum. İyi ki bu görevi bana vermişler. Rekor oyla seçildim. Bu görevi başarıyla yaptığımı düşünüyorum.
BİLGİMİZLE, BİRİKİMİMİZLE MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ
Belediye başkanlığına yeni bir soluk getirmeye çalıştıklarını ifade eden Arda, “Hem toplumsal mücadelede hak mücadelesinde hem doğa mücadelesinde hem kamusal alanlar yaratmada birçok projeye imza attık. Hayatın içinde olduk. İnsanların yanında olduk. Size insanların ihtiyacı varsa bunu belirtiyorlarsa zaten vazgeçmemiz mümkün değil. O mücadelenin içinde olmanız gerekiyor. Size belediye başkanı olarak veda etmek istedim ama hayatın içindeyiz. Siyasetin içindeyiz. Siyaset devam ediyor. Bilgi, birikimimizle mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.
İkinci dönemle ilgili hazırladıkları bazı projelerini de aktaran Başkan Arda, “Kısacası bu beş yılda kendime baktığımda adaletli dürüst çalışkan bir belediye başkanı olarak kendimi görüyorum. Yaptığımız kamuoyu anketlerinde de zaten vatandaşlar tarafından bunlar da aynı şekilde söyleniyor ki bu benim için çok kıymetli. Çok onurlu bir görevi yerine getirdik” dedi.
BASIN MENSUPLARININ SORULARINI YANITLADI
Görev aldığı 5 yıllık süreçteki icraatı ve ikinci dönem projelerinden bahseden Başkan Arda, sunumun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başkan Arda, “Özgür Özel partinizin grup başkanvekiliyken, ‘İyi ki Halil Arda’ya kefil olmuşum’ dedi ama siz aday gösterilmediniz. Partiniz sizi neden aday göstermedi” sorusuna şöyle yanıt verdi:
“Neden atanmadığımı ben de bilmiyorum. Onu ben de merak ediyorum. 2 yıl önce bize kefil olduğunu söyleyen bir Genel Başkan Özgür Özel var. 2019 yılında aday adayı olduğumda parti içinde hiç kimse ile organik bağım yoktu. Gaziemir’in vatandaşların ısrarı ile 2019’da Halil İbrahim Şenol atandı. 2019’a kadar hiçbir yere aday olmadım. Sadece Genel Merkez’de kendimi anlattım. Atama yöntemini kabul ediyorsanız sonuçlarına da katlanacaksınız. Özgür Bey’in bana kefil olduğunu daha sonradan duyuyorum. İlk atanmamda etkisi olduğunu sonradan öğrendim. Bugün bir önceki genel başkanımızın yaptığı en iyi şeylerden birisi 6 ayda bir gerçekleşen belediye çalıştaylarıydı. İktidar olmadığımız illerde. Bize söylediği şey ‘Belediye başkanlığına odaklanın, il ilçe örgütlerinin işine karışmayın. Burnunuzu sokmayın’dı. Sadece işimize odaklandık. ‘Siz başarılı olursanız sizi atayan biz tekrar atarız’ dedi. 5 yıl boyunca il, ilçe örgüt işlerine hiç karışmadım. İlçe Başkanımıza da söylediğimiz, ‘Siz ilçemizi yönetin, ben belediyeyi yönetin’ oldu. Neden atanmadığımı bize kimse söylemedi. Ben sadece halkın gözündeki yerimize bakıyoruz. 2023 Kasım’da yapılan anketlerin sonuçları elimizde. Nedenini genel merkeze sormak lazım.”
“ÇOK BAŞARILI HİZMETLER VERDİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM”
Farklı bir partiden adaylık teklifi gelip gelmediği sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
“Birçok partiden teklif aldım. Yani beni araştırmışlar. Çok iyi olduğumu düşünmüşler. Bağımsız olarak girmemi birçok insan istedi. Bunu doğru bulmuyorum. Ben mevcut başkanların içerisinde en eski siyasetçiyim. Benden yaşlı herhalde dört kişi var. Mehmet Eriş, Abdül Batur, Rıdvan Karakayalı, Muhittin Selvitopu. İkisi belediye bürokratıydı ikisi öğretmendi. Ama ben siyasetin içindeydim. 40 yıldır partinin içerisinde olan birisiyim. Bağımsız aday olmayı düşünmedim. Ben yüzde 57 ile rekor oyla seçilmiş birisiyim. Çok da başarılı hizmetler verdiğimi düşünüyorum. Dolayısıyla bununla anılmak, bu şekilde iz bırakıp ayrılmak çok daha doğru.”
“BÜYÜKŞEHİR’DE GÖREV VERİLİRSE KABUL ETME DURUMUM YOK”
Başkan Arda, “Partiye kırgınlığınız var mı? Herhangi bir görev geldiği takdirde sizi bir görevde görür müyüz” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Herhangi bir görev verilirse kabul etme durumum yok. Belediye başkanlığına devam etmeyi çok istiyordum. Büyükşehirde herhangi bir görev verilirse kabul etmeyeceğimi söyleyeyim. Bürokrat olarak çalışmayı düşünmüyorum. Partide bir değişim ihtiyacı olduğunu söylüyorduk. Eski genel başkanımızı da başarılı buluyorum. Değişimden yanaydık. Özgür Bey ile bir hukukumuz vardı ama delege değildim. İlk tweeti atan İmamoğlu, ikinci tweeti atan bendim. Kendisini destekledim. Kişilere kırgın olabilir ama partime asla kırgın değilim. Benim partimdem kopmam mümkün değil. Önümüzdeki süreçte siyasetin neresinde oluruz onu şu an bilemiyorum. Yolu belediyeden geçmeden bir siyasetçinin bir ayağının eksik olduğunu bu süreçte anladım.”
“SİYASETİN İÇİNDE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
“Şu anda da siyaseti bırakma, devam et deniyor” diyen Arda, “Bunun ilçe örgütü var. İl örgütü var. Önümüzdeki süreci var. Zamana ihtiyacımız var. Seçilecek kişilerin performanslarını izleyeceğiz. Bizim önünü kestiğimiz Gaziemir’de yapılan yanlış işler var. Onların hepsinin takipçisiyiz. Onlar asla bırakma şansımız yok. Yanlış yapan insanlara karşı bugüne kadar hep karşı durduk. Durmaya da devam edeceğiz. Bu bence çok önemli. Çünkü o kanunları, kurallara uymayan insanlar var. Uyulmuyorsa o zaman hep söylüyorum. Trafik işaretlerine, ışıklarına da ihtiyaç yok. İmar planlarına da işte belediyeye hiç ihtiyaç yok. Herkes istediği şeyi yapsın, istediği gibi yoluna devam etsin ama bunların hepsinin önüne geçtik. Bunların takipçisi olacağız. Dolayısıyla siyasetin içinde yer almaya devam edeceğiz” diye konuştu.
]]>Seçim çalışmaları kapsamında her kesimin teveccühü ile karşılaşan ve vatandaştan aldığı destekle aralıksız bir şekilde çalışmalarını sürdüren Özkan Çetinkaya bir taraftan da Karabük için planladıkları projeleri halkın onayına sunuyor.
“Sahada ciddi bir destek, ciddi bir teveccüh ve değişim arzusu var”
Sevdalarının millete hizmet ve memleket sevdası olduğundan yorulmadan, şevkle 31 Mart’ta koştuklarını anlatan AK Parti Karabük Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya, “Sahada ciddi bir destek var. Ciddi bir teveccüh ve ciddi bir değişim arzusu var. Şehirde artık ciddi bir kalkınma arzusu var. Bizler de bu arzuyu, bu isteği, bu talebi inşallah hemşehrilerimizin 1 Nisan’da vereceği yetkiyle mühürle inşallah hizmete dönüştüreceğiz. Müreffeh, çağdaş ve modern bir Karabük, kalkınmış bir Karabük olarak önümüzdeki 5 yılda hizmetimizle inşallah bu arzularını hemşehrilerimizin gerçekleştireceğiz. Baktığımızda kurum binalarını yeniliyor hükümetimiz. Okullarımızı, depreme dayanıksız okullarımız var. Bunların güçlendirmesi gerekiyorsa yapıyor. Yine yenilenmesi gerekiyorsa yenilenmeleri yapılıyor. Tabii hükümet olarak burada birçok projelerimiz var. Akabinde birçok projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Hükümetimiz bu noktada şehre gereken özeni gösteriyor, Son 15 yılda bu hükümet olarak yapmış olduğumuz yenilemelerin modernizasyonların yerel anlamda ortaya konulamadığını görmekteyiz ve bu da bize ne yetiyor? Maalesef gecekondu yapıdan kurtulamamış. O modern konutları, çağdaş konutları, depreme dayanıklı konutlara maalesef halkımız kavuşamamış. Bunları yapamamışız. Bunları tamamlayamamışız. Şehirde beşten sonra hayat bitiyor söylemi var. Yine bu sadece şehrin merkezi değil birçok Mahallede akşam beşten sonra baktığımızda hayat bitiyor. O yüzden ben yapılan, bakımsız şehir eleştirilerine katılıyorum. Çünkü Karabük kan kaybediyor. Git gide Karabük görüntü itibariyle insanın yaşam kalitesi itibariyle çocukların büyüdüğü, gittiği parklar itibariyle baktığımızda o müreffeh seviyeye ulaşamamış” dedi.
Çetinkaya, 2029 seçimlerine kadar 5 yıllık sürede yayınladıkları seçim beyannamesinde ne gar sahasının, ne Araç çayının, ne de o modern bulvarları, ne de konut ihtiyacının hiç kimseye göstermeyeceğim” diyerek, ” Ben 2029’a kadar bu şehre modern, çağdaş, depreme dayanıklı, dar gelirli vatandaşlarımıza, yine diğer vatandaşlarımız, sosyal konutları ile gar sahası ve Araç çayı projelerimiz olsun bunları halkımıza kazandıracağız. ve bu söylemi de ben belediyecilik belediye başkanlığı yaptığım dönemde artık kaldıracağım. Karabük artık köhne, sessiz, sakin bir şehirden ziyade canlı, modern, çağdaş, daha yaşanılabilir, caddeleri cazibe merkezi olan bir şehir haline gelecek. Bir hedefim var, Karabük’ün nüfusunu mevcudun çok üzerine çıkartacağım. Burada ticari hacmi, ekonomik hacmi yükselteceğim. Bu mahallelerimizde bir popülasyon, bir nüfus oluşacak. Eğer bu dediklerimiz 15 beş yıllık bir belediye başkanlığı döneminde bu işler bir yerden başlansaydı on on beş yıllık bütçe ile bir Karabük daha kurardı. Burada önemli olan azim, kararlılık, çalışkanlık, 7/24 saat belediyeciliği yine burada mesela Ankara temasları, bakanlık teması, hükümet temasları, yine vekillerle ikili diyaloglarla çözebilmek çok önemli. 5 yılın sonunda şöyle hangi alana gidersek gidelim güzel içimizi açan bir belediyecilik olacak. Bunun da başı belli başlı mahallelerimiz var. 14-15’in üzerinde mahallelerimiz var. Bu mahallelerimizde halkımıza kentsel dönüşümler uygulayarak burada yer sahiplerine, ayrıca ailede konut ihtiyacı olan vatandaşlarımızın konut ihtiyacını
karşılayarak şehrimizin önce çehresi değişecek. Bunları yaparken, Bakanlıklarla, TOKİ işbirliği ile yürüteceğiz” diye kaydetti.
“7 bölgeye kreşler yapılacak”
Şehrimizi incelediklerinde her seferinde 7 bölge olarak değerlendirdiklerini anlatan Çetinkaya, “Bir proje düşünürken işte şehri kısım kısım ele aldığımızda 7 bölge olarak görülüyor. Şimdi bu bölgelerimizde biz istiyoruz ki bir kreşlerimiz olsun. Şu an çalışan gece gündüz memurlarımız var. Bu noktada bakıyoruz çocuklara genelde dedelere, babaannelere emanet oluyor. Bu kreşlerimizi modern bir eğitim yuvası olacak. Bir de burada böyle yaptım oldu değil de çok güzel öğrenci yetiştiren, çocuklara ilgi alakalı olan marka bir kreşler kuracağız. Bunlardan bir iki tanesinde 7/24 çalışacak. Çünkü gece mesaisine giden aileler var, ebeveyler var. Burada bizim nöbetçi kreşimiz devreye girecek. Ayrıca bu kreşlerimizde çocuklarımıza zihinsel, bedensel ve psikolojik gelişimler için uzman pedagog olsun, psikolog olsun, sosyolog olsun bunlar görev yapacak. Hem bir istihdam kapısı olacak burası. Hem de çocuklarımızın gelişimiyle alakalı marka bir kurum olacak. Yaptığımız hiçbir proje ve hiçbir hizmet belediyeye bir katkı getirsin, finansal bir destek sağlasın mantığıyla değil, tamamen hizmet odaklı halkımızın ihtiyacını görmesi mantığıyla yapılacak. Burada ücretler ise çok cüzi olacak. Mevcudun belki üçte bir rakamları olacak. Ama hizmet noktasında daha kaliteli, daha bilinçli, daha çok çocuklarımıza ilgilenen bir kreş yapısı bunlardan yedi tane olacak ve bunları hemen 1 Nisan’dan itibaren halkımıza hizmete sunacağız” dedi.
” İleri Tarım projemizle 200 kadın istihdamı oluşturacağız”
200 kadının istihdam edileceği 25 dönüm üzerine kurulacak olan ileri tarım projesini de anlatan Özkan Çetinkaya, ” İleri tarım uygulaması 25 dönüm arazide seralarımızı kuracağız. Burada bu seralarımızı nasıl yapıyoruz? 12 ay üretim yapabileceğimiz bitki, sebze, meyve üretebileceğimiz bir sera grubu bunlar. Burada ana maksat şu, burada atık ısılar var ve bu atık ısıları biz bu seraları ısıtmada kullanacağız. Bu atık ısılarla biz bu seralarda 7/24 on iki ay boyunca kışın tuvalda bitkiler ve sebzeler olmak üzere birçok şey üreteceğiz. 25 dönümlük sıralarımızda biz 200 kadın istihdam edeceğiz. Hedefimiz bu seralarda uygulamadan elde ettiğimiz ürünlerimizi halkımıza sunarken, bitki üretiminde de çarşımızda peyzaj uygulamasında yeşil çevre uygulamalarında kullanacağız” diye konuştu.
” Sizleri asıl aşağılan ben değilim”
Başkan adayı Çetinkaya, rakibi mevcut belediye başkanının A4 kağıdı ile konut taleplerinin toplamasına gösterdiği tepkisini de yenileyerek, “15 yıllık bir belediyeciliğin sonunda A4 kağıdıyla başvuru alınsın istemezdik. Biz ne isterdik, bu halka, hemşehrilerime tapular dağıtıldın. Bugün 15 yılın sonunda hala bir vaat siyaseti değil, bugün icraata doğru dönüşmüş bir hizmet siyaseti ortaya çıksın. Benim hemşehrilerime seçime 35 -40 gün kala hala, bin konut yapacağım vaatleri değil de bugün gönlüm arz ederdi ki biz bin tane konutu hayata geçirdik, tapularını dağıtıyoruz demelerini arzu ederdik. Yani burada anlatmak istediğiniz net olarak bu. Çünkü bakıyoruz geçmişte 2009, 2014 ve 2019 vaat var, konut vaadi var. Her dönem bir konut vaadi var ama dönüp baktığımızda bir tane yapılmış mahallemiz var mı? Mahallenin halini görüyoruz. O açıdan şunu demek istiyorum, bizim A4 kağıdı veya vatandaşımız söz konusu değil, ben 36 yıldır bu şehirde yaşıyorum. Kimseye bugüne kadar ne bir kibir ne bir üstten bakma gibi bir durumum olmadı ve 12 yıldır da siyaset yapıyorum beni en iyi Karabüklüler tanır. Bugün bizi tanımayan esnafa sorsun, okul arkadaşıma sorsun, Özkan kimdir dendiğinde Özkan bu şehrin yetiştirdiği bir evlattır. Ben kimseyi aşağılamam. Ama bugün sizleri asıl aşağılan ben değil, 15 yılın sonunda hemşehrilerime hala form doldurtup 15 yıl yapamadım, seçimin son 35 günü siz bu formu doldurun, yapacağız diyenlerdir. Oysa üzüldüğüm noktalar bu. Ben arzu ederdim ki bugün 15 yıllık belediyecilik sonucunda bugün A4 kağıtları değil tapular verilsin daireler teslim edilsin. Formu niye eleştiriyorsun? Metrekare yok, yer belli değil, fiyat belli değil, ödeme belli değil, taksit belli değil. Seçime 35 gün kala çıkartılmış belediyede ve insanlara umut veriyoruz Efendim bugün umut zamanı. Bugün icraat zamanı. Bugün seçime 35 gün kala bir belediye yapması gereken şey form toplamak değil, tapu dağıtmaktır.” ifadesinde bulundu.
“Bizim rantla işimiz yok”
Çetinkaya, biz on beş yılda verilemeyen bir konut hizmetinin belediye başkanlığının son 35 gününde verilmesini eleştiriyoruz diyerek, ” Yok işte ranttır, ruttur falan bunlar bizim lugatımızda olmaz. Şunu söylüyorum bizler burada kısır siyasi söylemler yaparsak Karabük bir metre ileri gitmez, bir santim buradan buraya ilerleyemez. Burada tartışacağımız ve konuşacağımız tek şey Karabük’e hizmet noktasında ne yapabiliriz? Bugün benim tek hedefim budur. Bugün Karabük’te nasıl bu Karabük’ü daha modernize, çağdaş, nasıl başlatabiliriz? hizmet belediyeciliğini başlatabiliriz. Bizim tek gayemiz budur. Biz böyle sonsuzluğa konuşan lafların kati suretle muhatap almıyoruz. Bu sorunun mesela hiçbir yerde karşı polemiklere girmeyeceğim. Bugün biz Karabük’ü bırakalım, şuraya koyalım. İşte sen mi rantçısın ben mi rantçıyım, o mu, bu mu, bu kavgalar. Bunun Karabük’e ne faydası var? Bunlar kısır siyasi söylemler. Biz Karabük için her türlü hizmet için her türlü diyaloğa varız, tartışmaya varız. Ama öyle aslı astarı karşılığı olmayan ucuz, basit siyasi söylemlerin Karabük’e ne faydası var? Bu gerginliği Karabük’e ne faydası olur. Bunlar tamamen kısır siyasi söylemlerdir. Karabük bunu hak etmiyor. Karabük hizmet tartışmayı hak ediyor. En güzel caddeyi sen mi yapacaksın? Ben mi yapacağım? Ben yapacağım. Karabük’e en çok konutu da ben yapacağım. En güzel mahalleri ben kuracağım. En güzel caddelerde ben yapacağım. Ne derse desin bu kısır siyasi söylemlerin muhatabı değilim. Bunlar tamamen her seçimden böyle çıkmış böyle boş atayım dolu tutarım hesabı söylenen sözler. Kati surede biz burada her zaman hizmeti ele alırız. Biz burada halkımıza ne veririz bunun derdini düşünüyoruz. Bakın burada birbirinden kıymetli hayata geçireceğim projem var. 2029 seçimlerinde size hiç kimse konut vaat etmeyecek. Çünkü o konut problemini çözeceğiz. Hiç kimse gar sahasına proje vaat etmeyecek, orayı hayata geçireceğiz. Bugün araç çayı kenarında kimse size bir proje üretmeyecek. Ben o projeyi hayata geçireceğim kıymetli hemşehrilerim. Hiçbir şekilde bunların kronik problemleri biz 5 daha arı gibi çalışarak 7/24 belediyecilik sadece seçimlerinden seçimlere değil. Şimdi bakıyorum her yerde araçlar var, her yerde bir hummalı ve hareketlilik var. Bizler 5 yılın her dakikasında Karabük’ü düşünerek, çalışarak, projelerimizi aktif hale getirerek ve 2029 yılında bu katalogda ne vaat ediyorsam yüzde yüzünü yapacağım ve bunu başaracağım. Şehrimi de Batı Karadeniz’in en gözde en cazibe merkezi haline getireceğim. Bu şehirdeki insanımız mutlu olacak” dedi.
“Asıl dev eseri inşallah 1 Nisan sabahından 2029 yılına kadar mükemmel bir beş yılda görecek”
Belediye binası girişindeki turnikeleri de eleştiren Özkan Çetinkaya, ” Şu an belediyenin girişinde turnikeler var, stadyum mu burası? Hizmet kurumu böyle olmamalı. Biz bu turnikeleri 1 Nisan sabahı hemen kaldırıyoruz. Yani o açıdan bizler bir kere saha belediyeciliğine geçiş yapıyoruz. Hizmet belediyeciliğine geçince artık siyaset arkada kalıyor bizim için. 1 Nisan’dan sonra Karabüklü ruhumuzla, aidiyetlimizle sahaya çıkıyoruz. Bu hizmetlerimizi, bu vaatlerimizi, bu kitaptaki tüm projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Benim tek derdim Karabük’e hizmet etmek. Karabük’e birin yanına bir nasıl yaparım? Bu caddede, bu sokakları, bu şehrimizi, bu mahallelerimizi nasıl daha iyi hale getiririz? Bununla alakalı elimde projelerim hazır. Vekillerimle güzel diyalog içerisindeyim. Yine burada il başkanımızla diyalogla birlik beraber halindeyiz. Hükümetimizle, bakanlarımızla istişare halindeyiz. Bu projeleri hazırlarken herkes gördü ki biz bu barış projeleri powerpoint’te hazırlayıp öyle akşamdan sabaha sosyal medyaya yüklemiyoruz. Biz bunları bakanlarla daire başkanları ve genel müdürlerle istişare ediyoruz. ve bu projeleri gerçekleştirirken de her zaman bir ayağı da Ankara olarak yapıyoruz. Neden bunu yapıyoruz? Hızlı bir şekilde hemen yol alalım. İstişareyle çünkü ben şu an adayım. Bu hizmeti yapacağız ve bunun sözünü verdik halkımıza. Bu bir beyannamedir, bir sözleşmedir ve bir akittir. ve biz bu akide her zaman sadık olacağız. Şimdi 287 eser diye bir yerlerde yazıyor, dev eser. Şu an bence bu kısır siyasi söylemlerden ziyade herkes çıksın 287 dev eser varsa buyurun herkes anlatsın. Mahalleye gidiyorum soruyorum, 287 dev eserin kaçı sizin mahallenizde, cevap yok. Karabük’te 287 dev eser var, bunlar hangisidir? Nasıl bir dev eser? Kime göre dev eser göreceğiz. Ama şunu söyleyeyim, Karabüklü hemşehrilerim asıl dev eseri inşallah 1 Nisan sabahından 2029 yılına kadar mükemmel bir beş yılda görecek. 2024 senesi ve sonrası güzel Karabük’ümüzün, güzel hemşerilerimizin güzel yılları olacak.”
” Güzel bir şehir kuracağız
Karabük seçmenine de seslenen AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya, konuşmalarını şu sözlerle sürdürdü:
“Biz her zaman Karabük halkı çarşıda, pazarda, caddede, parkta baş başayız ve birlik halindeyiz. Bu birliktelikle biz bir hizmet yolculuğuna çıkalım. Şehrimizi, kentimizi güzelleştirelim. Daha yaşanılabilir, daha çağdaş, daha modern, daha müreffeh bir seviyeye taşıyalım istiyoruz. ve bu konuda her zamanki gibi desteklerinizi istiyoruz. Bugün 36 yaşına kadar beni büyüten, beni besleyen, okutan buralara getiren Karabük’e biz bu hizmeti yapmak istiyoruz. 12 yıllık siyasi hayatımızda girdiğimiz her evde, her hanede, her dükkanda bizleri tebessümle, güler yüzle ağırlayan Karabüklülere bu sefer hizmet etmek için belediye başkan adayı olarak buradayız. O yüzden desteklerinizi bekliyoruz. Ben Türkiye’nin en genç belediye başkan adayıyım. Belediye başkanı olacağım ve en genç ama en çok çalışan, en çok hizmeti yapan, en çok proje üreten belediye başkanı olacağım. Sorunları biliyoruz, bugün tespitini yapıyoruz sizlerin de ilettiği talepler var. Bu taleplerin inşallah 1 Nisan sabahı bize bu mührü, şehri emir sıfatına layık görürseniz bir bir beş yılda hepsini yok edeceğiz. ve sizlere, bizlere, hepimize güzel bir şehir kuracağız” – KARABÜK
]]>Yerlikaya, Üsküdar’daki Antikacılar Çarşısı esnafıyla bir araya geldiği programda yaptığı konuşmada, göreve geldiği 4 Haziran 2023’ten bugüne kadar, 600 bin mesai arkadaşıyla beraber Kara, Mavi ve Siber Vatan’da, milletin huzuru için gece gündüz demeden canla başla çalıştıklarını söyledi.
Göreve “Türkiye’nin huzuru” mottosuyla başladıklarını belirten Yerlikaya, polisi, jandarması, sahil güvenliğiyle beraber, milletten almış oldukları destekle, duayla, azimle, kararlılıkla ve cesaretleriyle tüm suç türlerine karşı sahada gayret gösterdiklerini vurguladı.
Yerlikaya, birinci görevlerinin “önlemek”, ikinci görevlerinin ise bir suç işlendiyse bir an önce bunu yakalayıp adalete teslim etmek olduğunu kaydederek, “Mala ve kişilere karşı işlenen suçlarda 9 aylık dönemimizde olaylar süratle aşağı doğru iniyor. Var olan olayları aydınlatma oranlarımızda hep daha yukarıya gidiyor.” diye konuştu.
Geçen yıl ocak-şubat döneminde, Türkiye ortalaması günlük 160 olan “evden hırsızlık” suçunun bu yıl 101’e düştüğünü aktaran Yerlikaya, kolluk gücünün bütün hırsızlık türlerinde, kendi kendisiyle yarıştığını dile getirdi.
Bakan Yerlikaya, bütün bunları yaparken de vatandaşın emrinde olduklarını, onların huzuru için gönülden gönüle bir duruş sergilediklerini anlattı.
Babasının da esnaf olduğunu, bazı tatil günlerinde gittiği babasının iş yerini “besmele çekerek” açtığını hatırlatan Yerlikaya, şunları kaydetti:
“Esnaf babam derdi ki; ‘Bu kapı Hak kapısı, bu kapı rızkımızın kapısı. İçeriye giren herkesi güler yüzle karşılayacaksın. Fikri, zihniyeti, yaşı, rengine bakmayacaksın. Her zaman onların emniyeti bizim baş tacımızdır. Haklı da olsa haksız da olsa bunu hiçbir zaman söyleyemeyiz. Onu memnun edebilmek için her zaman müşteri haklıdır, baş tacımızdır’. İlk hayat mektebini orada öğrendim. Esnafın herkesle geçimli olduğunu, herkesin ona selam verdiğini ve esnafın herkesin gönlünde bir yeri olduğunu gördüm.”
“Gerçek belediyeciliği 1994’te Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’da gösterdi”
Ali Yerlikaya, İstanbul’da Valilik yaptığı dönemde bir arkadaşının tavsiyesiyle Üsküdar’dan ev alarak kendisinin de artık bir Üsküdarlı olduğunu, yeniden aday olan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in iki dönem boyunca ilçeye sayısız hizmetler yaptığını anlattı.
Vatandaşın şehrin anahtarını teslim ettiği kişide “Her zaman aynı tonda, aynı kalbi selimde mi bu adam? Dar günde, zor günde, kolay günde vatandaşın yanında mı? Belediyenin önünden geçerken, yaya gördüğü zaman onunla ilgileniyor mu?” kriterlerini aradığını kaydeden Yerlikaya, vatandaşın kanaatinin buna göre değişiklik göstereceğini belirtti.
İçişleri Bakanı Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Arkadaşlar, eğer Hilmi Türkmen’le beraber yürüyorsak, her zaman yanınızdadır. Her zaman aynı Hilmi Türkmen’dir. Gerçek belediyeciliği 1994’te Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’da gösterdi. Onun açmış olduğu ufuk, tüm Anadolu’da, bütün belediyelere örnek oldu. O yoldan, o izden gidiyoruz. Nasıl 14 ve 28 Mayıs’ta merkezi hükümeti, cumhurbaşkanlığını, parlamentomuzu taçlandırdıysanız İstanbul Büyükşehir’de, Murat Kurum kardeşimizi, Üsküdar’da Hilmi Türkmen’i Allah’ın izniyle şehrin emini yapacağız.”
Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de Yerlikaya’nın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti belirterek, Üsküdar’ın bir geçiş yeri olmaktan ziyade artık herkesin, özellikle gençlerin çokça gelip gezip dolaştığı, alışveriş yaptığı bir merkez haline geldiğini dile getirdi.
Esnafa bir müjdeleri olduğunu vurgulayan Türkmen, geçen iki ay içerisinde Üsküdar’ın merkez mahalleleriyle alakalı bir imar planı çalışması yaptıklarını söyledi.
Türkmen, “11 mahallemizde en az 800 metrekarelik bir tapu alanını toparlarsanız buraya ilave 1-1,5 katlık yeni imar hakları getirdik. Bu imar planı asıl sizi, bu çarşımızı ilgilendiriyor. O buçuk dediğimiz üstteki katın parapetlerinin yüksekliğinde 80 santimden 220 santime çıkarıyoruz.” dedi.
Yerlikaya esnafı gezdi, vatandaşlarla sohbet etti
Bakan Yerlikaya ve beraberindekiler, daha sonra Üsküdar’daki esnafı ziyaret etti. Esnafın ikram ettiği ürünlerin tadına bakarak bir süre onlarla sohbet eden Yerlikaya, vatandaşlarla da fotoğraf çektirdi.
Balıkçılar Çarşısı’ndaki ziyareti sırasında Yerlikaya’nın yanına gelen emekli öğretmen Yıldız Özkadif, mezun olduğu ilkokulda öğretmenlik yaptığını kaydetti. Bunun üzerine Yerlikaya da 1979 yılında Alaeddin İlkokulu’nda okuduğunu belirterek, bu karşılaşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Yerlikaya, daha sonra Üsküdar Meydanı’ndaki Valide-i Cedid Camii’nde öğle namazını kıldı.
]]>Başkan Ataç, CHP’nin EBB Adayı Ayşe Ünlüce ile birlikte Serhat Özkarslılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni ziyaret etti. Ziyarette, CHP İl Başkanı Talat Yalaz ve Meclis Üyesi adayları da yer aldı.
Başkan Ataç ve Ünlüce, Dernek Başkanı Yıldız ve üyeleriyle sohbet ederek, istek ve önerileri dinledi. Dernek Başkanı Hacı Yıldız da faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Başkan Ataç, konuşmasında şunları kaydetti:
“20 yıldır Tepebaşı’ndayım. Herhalde iyi şeyler yaptık ki seçmen beni bırakmadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı’mız Ayşe Ünlüce’yi de el birliği ile başkanlığa getireceğiz. Odunpazarı’nda da Kazım Kurt Başkan’ı seçeceğiz. Yine bu üçlüyü bozmadan Eskişehir’deki istikrarı devam ettirelim arkadaşlar. Önümüzdeki 5 yılda daha iyi şeyler olsun. Benim sizden ricam bilmediğiniz, tanımadığınız kişilere oy vermeyin. Biz yıllarımızı verdik. Dürüst, namusluca, rantın peşinde olmadan çalıştık. Boğazımızdan delikli kuruş geçmez, biz halkın yanındayız. Belediye hizmetleri ibadet gibidir. Vatandaşın yüzünü güldürürsen o vatandaş sana dua eder. Samimiyiz, dürüstüz. Ben şehrime hizmet ettim etmeye de devam etmek istiyorum. Ben geldiğimde Tepebaşı’nda hiçbir şey yoktu. Ama şimdi parmakla gösterilen ilçe haline geldi. Çok şükür bunu birlikte yaptık. Bundan sonra da sizlerin desteğinizi istiyoruz.”
Seçim sürecindeki siyasi polemiklerin Eskişehir’e zarar verecek boyutta olduğuna dikkat çeken Ünlüce ise şöyle konuştu:
“Bu şehirde hiç bir seçim sürecinde şahit olmadığımız kötü bir üslup ile karşı karşıyayız. Maalesef yanlış bilgiler ve yalanlar ile vatandaşlarımız yanlış yönlendirilmeye çalışılıyor. Birkaç örnek vereyim su fiyatları eleştiriliyor. Evet, suyumuz 4-5 yıl önceki döneme göre pahalı. Ama bu 4-5 yılda ülke ekonomisi nereden nereye geldi bunu hepimiz biliyoruz. Mazot 2020 Şubat’ta 6 liraydı, bugün 45 liraya geldi. Öncelikle her kentin su maliyeti farklıdır. Kullandığı elektriğe, kaynaktan gelen suyun kalitesine bağlı olarak kullandığı kimyasal miktarına ve bunun gibi birçok etkene bakarak her kentte ayrı maliyetler söz konusudur. Eskişehir ile Afyon’u kıyaslamak bile başlı başına bir bilgisizliktir. Afyon il belediyesidir. Merkeze hizmet eder. Biz Büyükşehir Belediyesiyiz 160 kilometre ötedeki mahallemize alt yapı hizmeti götürmekle görevliyiz. Bu da elbette artı maliyet oluşturur. 30 büyükşehir içerisinde su fiyatlarında en pahalı il olduğumuz iddia ediliyor. Kesinlikle bu bilgi de doğru değil. En son bildiğim kadarıyla 11. sıradaydık. Gelecek dönemde özellikle enerji maliyetlerimizi aşağı çekmek için güneş enerjisi sistemlerine yöneleceğiz. Suyun pahalı olduğunu iddia edenlerin ağzından mazot, elektrik, doğalgaz veya hepsini geçtim pazarda, markette el yakan fiyatlar ile ilgili bir şey duyuyor musunuz? Duyamazsınız. Çünkü samimi değiller.”
Hayata geçirmek istedikleri bazı projeler ile ilgili Karslıları bilgilendiren Ünlüce, mart ayında yapacakları tanıtım toplantısında Eskişehir’e değer katacak birçok projeyi duyuracaklarını dile getirdi.
]]>AK Parti’nin Battalgazi Belediye Başkan Adayı Bayram Taşkın, partisince düzenlenen mahalle toplantısında vatandaşlarla bir araya gelirken, Yeşilyurt Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit’te konteyner kentleri ziyaret ederek depremzedelerle buluştu.
AK Parti Battalgazi Belediye Başkan Adayı Bayram Taşkın beraberinde AK Parti Malatya İl Başkanı Namık Gören, AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci, Milliyetçi Hareket Partisi Battalgazi İlçe Başkanı İlhan İlhan ile birlikte Büyük Mustafa Paşa Mahallesi’nde düzenlenen ortak mahalle toplantısında vatandaşlarla bir araya geldi. Programda ilk olarak konuşan AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci ile Milliyetçi Hareket Partisi Battalgazi İlçe Başkanı İlhan İlhan, 31 Mart’ta hedeflerinin yüzde 85’in üzerine çıkmak olduğunu söyledi.
“Hizmete ve eser üretmeye hazırız”
Hizmete, eser üretmeye hazır olduklarını kaydeden AK Parti Battalgazi Belediye Başkan Adayı Bayram Taşkın ise Türkiye Yüzyılı belediyeciliği için durmadan yola devam edeceklerini belirtti. Ağa, paşa olmaya değil vatandaşın hizmetkarı olmak için yola çıktıklarını kaydeden AK Parti Battalgazi Belediye Başkan adayı Bayram Taşkın, “Belediye başkanlığı halka hizmet etme makamıdır. Bizler de sizlere ağa, paşa olmaya değil hizmetkar olmaya geleceğiz. Önümüzdeki 5 yılı Battalgazi’mizi sosyal ve kültürel belediyeciliğin başkenti yapmak için seferberlik ilan ediyoruz. 5 yıllık hedefimizin öncelikli kısmını deprem alacak, bunun yanında Battalgazi’mizde sosyal hayatı daha nasıl güzelleştiririz bunun gayretinde olacağız. Hizmete ve eser üretmeye hazırız” dedi.
“Milletin kaynaklarını yine millete harcadık”
AK Parti Malatya İl Başkanı Namık Gören ise konuşmasında milletin kaynaklarını her zaman milletin istifadesine sunduklarını belirterek, “Tüm hizmet alanlarında 80 yılı aşkındır yapılan hizmetlerin 2 katını bu 20 yıla sığdırma fırsatı bulduk. Sizlerin desteği ile milletin kaynaklarını yine milletin emrine sunduk” ifadelerine yer verdi.
Konuşmasında muhalefeti de eleştiren Gören, “Bugünlerde babasından kalan mirası kendisi gibi hak sahibi olan öz kardeşleri arasında adil paylaştırmadığı için adliyelik olmuş birisi, devlete, vatandaşa adil düzen getirmekten bahsediyor. Yine ildeki uzantısı olan temsilcisi de ahlaklı belediyecilik sloganı ile çıktığı yolda meclis üyeliklerini haraç mezat satılığa çıkardı. Bu durumu gerek yereldeki teşkilatı gündeme getirdi, bunun üzerine teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcıları partisinden istifa etti. ve istifa ederken de, ‘Biz Cumhurbaşkanımız ile ittifak olalım dedik, biz AK Parti ile ittifak olalım dedik ama bu arkadaşlar AK Parti’nin artıkları ile ittifak oldu’ dedi” ifadelerini kullandı.
“AFAD burada görevini çok iyi yapıyor”
AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit ise AFAD Malatya İl Müdürü Ali Altındal ile 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Metin Unutkan’ı ziyaret etti. Burada çalışmalar hakkında bilgiler alan Geçit, daha sonra beraberinde AFAD İl Müdürü Ali Altındal ile birlikte Manas Konteyner kenti ziyaret etti. Vatandaşlarla tek tek görüşen Prof. Dr. Geçit, sorunları ve talepleri dinledi. Depremin izlerini en kısa sürede sileceklerini kaydeden Pof. Dr. İlhan Geçit, “Manas konteyner kentimizi ziyaret ettik. Aday gösterildikten sonra buraya yaptığımız ikinci ziyaret. Onlara ilk ziyaretimizde AFAD müdürümüzle birlikte Şubat ayında ikinci kez ziyaret edeceğimize dair söz vermiştik. AFAD İl Müdürümüz Ali Bey ile birlikte ziyaret ettik. Burada gördüğümüz şey şu ki AFAD burada iyi çalışıyor. Vatandaşlarımızın AFAD’ın görev alanına giren konularda büyük ölçüde sorunu yok. Ufak tefek bazı sorunlar var ama onlar da en kısa sürede çözülecek. Merkezi hükümetimizin başlattığı konut çalışmasıyla inşallah en geç iki yıl içinde buradaki vatandaşlarımız konutlarına yerleşmiş olacak. Dün Çevre ve Şehircilik Bakanımız bu sözü ifade etmişti. İki yıl sonra Malatya’da depremin izlerini büyük oranda bitirmiş olacağız. İki yıl içinde Malatya’yı büyük oranda ayağa kaldırmış olacağız” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Geçit, ilçede bulunan bir diğer konteyner kent olan Konak Konteyner Kenti de ziyaret ederek burada kalan depremzedelerle görüştü. – MALATYA
]]>BAYBURT – Milliyetçi Hareket Partisi Bayburt İl Başkanlığı tarafından düzenlenen aday tanıtım toplantısında il, ilçe belde ve belediye başkan adayları ile belediye meclis ve il genel meclisi adaylarının tanıtımı yapıldı.
Bayburt Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleşen ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Salonu hıncahınç dolduran vatandaşlar yer yer tezahüratlarda bulunarak, sloganlar atarak Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci başta olmak üzere yerel seçim yarışında aday gösterilen başkan adaylarına sevgi gösterisinde bulundular.
Aydıntepe, Demirözü, Gökçedere ve Arpalı belediye başkan adayları ile belediye meclis ve il genel meclisi adaylarının tanıtılmasının ardından Başkan Pekmezci’nin hayatının anlatıldığı, başkanlık yaptığı dönemlerde gerçekleştirdiği projelerin sinevizyon gösterisi vatandaşlara izletildi.
Sinevizyon gösterimi sonrasında 5 yıllık görev süresi boyunca yapımı tamamlanan, devam eden projeleri anlatan Başkan Pekmezci, yeniden göreve gelmesi halinde hayata geçireceği projeleri de toplantıda tanıttı.
Açıkladığı ve değindiği konulardan Bayburtlulardan büyük alkış toplayan Başkan Pekmezci, konuşmasında şunları kaydetti: “Destanlar yazacağız, var mısınız destan yazmaya? Biz sizlerle bir yola çıktık, kader birliği ettik ve size layık olma adına gecelerimizi, gündüzlerimizi sizin için feda ettik. Siz buna layıksınız, size layık olmaya gayret ettik aziz hemşehrilerim.
Bayburt Belediyesi kapısına gelip de geri dönen hiçbir vatandaşımız olmadı. Bizim hiç kimseyle bir kavgamız, bir gürültümüz, farklı bir boyutta bir çalışmamız olmadı. Biz sizinle beraber bir gönül yolculuğuna çıktık, Allah’ın izniyle o yolda başarılı olduk ve size layık olmaya gayret ettik.
Bize tevdi ettiğiniz görevde bırakın yaptıklarımızı, şunları, bunları sizin çöpünüze sahip olmanın onurunu yaşadık. Sizin paranızı, pulunuzu, malınızı, yetim hakkını kimseye yedirmedik. Mazlumu kimseye ezdirmedik çünkü biz sizin bir parçanız, kardeşiniz, abiniz olarak size layık olmaya çalıştık.
Hayatımız boyunca kamu malını başkalarına peşkeş çekme gibi bir düşüncemiz hiç olmadı. Allah’a hamd ediyorum ve şükrediyorum ki her zerresinde sizin hakkınızın olduğuna inandığım her kuruşu sizin arzu ettiğiniz şekilde ortaya koymaya çalışıyorum.
Su problemini çözüyoruz. Bayburt halkı şu anda 30-35 Fransız sertlik derecesinde su kullanıyor. Evlerdeki hanımefendiler biliyorlar, çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, ütüler bozuluyor. İnsan sağlığı açısından çok çok tehlike arz ediyor. Bazıları diyorlarmış; “Bu kadar para harcamaya gerek var mı?” diye. Saygıdeğer hemşehrilerim, bu kadar para size feda olsun.
Bazı şeyler söylenirken bu şehrin insanlarını hiçe sayıyorlar. Onları yıllardan beri sert sulara maruz bırakanların çözüm yerine üretemediklerini bir başkası ürettiği zaman ondan rahatsızlık duyanlar sizin karşınızda aynı cevabı veremeyecekler diye düşünüyorum.
Ne yediririz, ne yeriz. Biz sizin temsilciniz olarak varız. Bayburt’a yakışanı yaparız. Biz bu ülke yar olduk ve bu ülke için her türlü cefaya, çileye hazırız yeter ki siz mutlu olun diyor, sizleri en kalbi duygularımla sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”
Açılış konuşmalarını MHP MYK Üyesi İdris Aydın ve MHP Bayburt İl Başkanı Muharrem Baykal’ın yaptığı, oldukça geniş bir katılımın olduğu toplantıda Bayburt için yaptıkları çalışmalarda kendilerine destek verenlere şükranlarını sunan Başkan Pekmezci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’ye, bakanlara, milletvekillerine, valilere, kurum müdürlerine, belediye başkan yardımcılarıma, belediye meclis üyelerine, muhtarlara, belediye birim müdürlerine, belediye çalışanlarına, MHP il yöneticilerine, siyasi parti temsilcilerine ve tüm Bayburt halkına teşekkür etti.
Aydıntepe Belediye Başkanı Haşim Şentürk, Demirözü Belediye Başkan Adayı Nejmeddin Ersen, Gökçedere Belediye Başkanı Yavuz Bakır ve Arpalı Belediye Başkan Adayı Kurban Kahraman’ın da projelerini tanıttığı gece, Ali Kınık’ın konseriyle devam etti.
]]>Bayburt Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleşen ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Salonu hıncahınç dolduran vatandaşlar yer yer tezahüratlarda bulunarak, sloganlar atarak Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci başta olmak üzere yerel seçim yarışında aday gösterilen başkan adaylarına sevgi gösterisinde bulundular.
Aydıntepe, Demirözü, Gökçedere ve Arpalı belediye başkan adayları ile belediye meclis ve il genel meclisi adaylarının tanıtılmasının ardından Başkan Pekmezci’nin hayatının anlatıldığı, başkanlık yaptığı dönemlerde gerçekleştirdiği projelerin sinevizyon gösterisi vatandaşlara izletildi.
Sinevizyon gösterimi sonrasında 5 yıllık görev süresi boyunca yapımı tamamlanan, devam eden projeleri anlatan Başkan Pekmezci, yeniden göreve gelmesi halinde hayata geçireceği projeleri de toplantıda tanıttı.
Açıkladığı ve değindiği konulardan Bayburtlulardan büyük alkış toplayan Başkan Pekmezci, konuşmasında şunları kaydetti: “Destanlar yazacağız, var mısınız destan yazmaya? Biz sizlerle bir yola çıktık, kader birliği ettik ve size layık olma adına gecelerimizi, gündüzlerimizi sizin için feda ettik. Siz buna layıksınız, size layık olmaya gayret ettik aziz hemşehrilerim.
Bayburt Belediyesi kapısına gelip de geri dönen hiçbir vatandaşımız olmadı. Bizim hiç kimseyle bir kavgamız, bir gürültümüz, farklı bir boyutta bir çalışmamız olmadı. Biz sizinle beraber bir gönül yolculuğuna çıktık, Allah’ın izniyle o yolda başarılı olduk ve size layık olmaya gayret ettik.
Bize tevdi ettiğiniz görevde bırakın yaptıklarımızı, şunları, bunları sizin çöpünüze sahip olmanın onurunu yaşadık. Sizin paranızı, pulunuzu, malınızı, yetim hakkını kimseye yedirmedik. Mazlumu kimseye ezdirmedik çünkü biz sizin bir parçanız, kardeşiniz, abiniz olarak size layık olmaya çalıştık.
Hayatımız boyunca kamu malını başkalarına peşkeş çekme gibi bir düşüncemiz hiç olmadı. Allah’a hamd ediyorum ve şükrediyorum ki her zerresinde sizin hakkınızın olduğuna inandığım her kuruşu sizin arzu ettiğiniz şekilde ortaya koymaya çalışıyorum.
Su problemini çözüyoruz. Bayburt halkı şu anda 30-35 Fransız sertlik derecesinde su kullanıyor. Evlerdeki hanımefendiler biliyorlar, çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, ütüler bozuluyor. İnsan sağlığı açısından çok çok tehlike arz ediyor. Bazıları diyorlarmış; “Bu kadar para harcamaya gerek var mı?” diye. Saygıdeğer hemşehrilerim, bu kadar para size feda olsun.
Bazı şeyler söylenirken bu şehrin insanlarını hiçe sayıyorlar. Onları yıllardan beri sert sulara maruz bırakanların çözüm yerine üretemediklerini bir başkası ürettiği zaman ondan rahatsızlık duyanlar sizin karşınızda aynı cevabı veremeyecekler diye düşünüyorum.
Ne yediririz, ne yeriz. Biz sizin temsilciniz olarak varız. Bayburt’a yakışanı yaparız. Biz bu ülke yar olduk ve bu ülke için her türlü cefaya, çileye hazırız yeter ki siz mutlu olun diyor, sizleri en kalbi duygularımla sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”
Açılış konuşmalarını MHP MYK Üyesi İdris Aydın ve MHP Bayburt İl Başkanı Muharrem Baykal’ın yaptığı, oldukça geniş bir katılımın olduğu toplantıda Bayburt için yaptıkları çalışmalarda kendilerine destek verenlere şükranlarını sunan Başkan Pekmezci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’ye, bakanlara, milletvekillerine, valilere, kurum müdürlerine, belediye başkan yardımcılarıma, belediye meclis üyelerine, muhtarlara, belediye birim müdürlerine, belediye çalışanlarına, MHP il yöneticilerine, siyasi parti temsilcilerine ve tüm Bayburt halkına teşekkür etti.
Aydıntepe Belediye Başkanı Haşim Şentürk, Demirözü Belediye Başkan Adayı Nejmeddin Ersen, Gökçedere Belediye Başkanı Yavuz Bakır ve Arpalı Belediye Başkan Adayı Kurban Kahraman’ın da projelerini tanıttığı gece, Ali Kınık’ın konseriyle devam etti. – BAYBURT
]]>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu Belediye Başkan Adayı Tahsin Babaş’ın proje tanıtım programına katıldı. Programda AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, Belediye Başkan Adayı, Babaş, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Cumhurbaşkanımızın 1994 yılından itibaren bu ülkeye öğrettiği şeydir gönül belediyeciliği hizmet ve eser siyasetidir”
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 31 Mart itibariyle Türkiye’deki belediyeler, iller ve ilçeler Allah nasip ederse AK Parti’nin gerçek belediyecilik kavramıyla tanışmış olacak. Halihazırda olanlar bunun devamı için mührü basmış olacaklar. Şimdiden bu yeni demokrasi imtihanında ben yarışacak olan bütün kardeşlerime, bütün adaylarımıza hayırlı uğurlu olsun diliyorum ve inşallah bu imtihandan da çıkacağız. Buna inanıyorum. Gönül belediyeciliği lafını söylerken boşuna söylemiyorum. Çünkü Cumhurbaşkanımızın 1994 yılından itibaren bu ülkeye öğrettiği şeydir gönül belediyeciliği hizmet ve eser siyaseti. Değerli başkanım 156 proje diye söyledi. Sadece buraya çıkıp o 156 tane projenin hepsini anlatamadı ama çok büyük bir kısmını söylerken bile onların ne kadar içten söylendiğini hepimiz hissetmiş olduk. Ama olay buraya çıkıp onu söylemek değil, olay onların hepsini yapabilmek. Sadece sözle, sadece vaatle nelerin olduğunu ya da nelerin olmadığını çok iyi biliyoruz. Tahsin Başkan başka bir şey yapmış, bunları kitapçık haline getirmiş, altına imzasını atmış. İnşallah sadece bu 156 proje değil, Kastamonu’nun gelişmesi için, Türkiye’deki her bir vatandaşın ‘benim mutlaka Kastamonu’ya gitmeliyim’ demesi için gece gündüz çalışmak gerekiyor. Evet, Tahsin başkan da bu anlayış var” şeklinde konuştu.
“Türkiye yüzyılı iki kelimelik bir laf değildir”
Türkiye yüzyılında yerel yönetimlere büyük görevler düştüğünü kaydeden Yumaklı, “Biz AK Parti olarak hizmet ve eser siyaseti diyoruz. Mutlak surette hizmet aşkımız hem belediyelerde hem yerel yönetimlerde eşit mesafededir. İnşallah Kastamonu da 30 küsur gün sonra bunu görmüş olacak, 31 Mart’ta gerçek belediyecilikle yüzleşmiş olacak. Türkiye yüzyılının inşası diye bir kavram kullanıyor. Burada aday tanıtımımızdan başlayarak sahaya çıkan her arkadaşımız ister bakan olsun, ister bir beldenin adayı olsun, hiç fark etmeden, Türkiye Yüzyılının inşasının öneminden bahsediyor. Bu sadece iki kelimelik bir laf değildir. Bizim geleceğimizin teminatıdır, çocuklarımızın teminatıdır. İnşallah Türkiye Yüzyılının inşası hem bizlerin hem bu memleketin hem de bu memleketin evlatlarının dünyada hak ettiği yeri bulmasıyla alakalı bir tahayyüldür. Bunu inşa etmekte kararlıyız. Ama mutlaka bunun en önemli ayaklarından bir tanesi de yerel yönetimlerdir. Benim sizlerden istirhamım Türkiye Yüzyılını inşa etme konusunu lütfen beraber düşünelim. Bizler Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi olması gereken yere ulaştırmak için gece gündüz çalışanlarız. Başkanlarımız, başkan adaylarımız da yerel yönetimlerde aynı şekilde şehirleri işte o içinde ulaştırmak için çalışacaklar. Bugün Kastamonu’da olduğumuz için söylüyorum, hem Türkiye’den hem de dünyadan ile bakılacak bir Kastamonu’nun inşasını gerçekleştirecekler” ifadelerini kullandı.
“Kastamonu’yu kıyaslanamayacak ölçüye getirerek yıldız illerden biri yapmaya söz veriyoruz”
Programda konuşan AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekçi, “Hayalimiz Kastamonu’yu Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Türkiye’nin en parlak illerinden bir tanesi yapmak. Kastamonu’yu kıyaslanamayacak ölçüye getirerek yıldız illerden biri yapmaya söz veriyoruz. 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın gücünü ülkemizin yönetiminde olduğu gibi yerel iktidarla de 20 ilçemizle eksiksiz gerçekleştireceğimizle ilgili inancımız tam” dedi.
“Aldığımız cevaplar neticesinde projelerimizi oluşturduk”
156 proje vaadini açıklayan AK Parti Kastamonu Belediye Başkan Adayı Tahsin Babaş, proje vaadlerini açıklayarak, “Her bir projemiz, mimarlarımız, mühendislerimiz ve sosyologlarımız tarafından özenle, Kastamonu’nun ihtiyaçlarına göre hazırlandı. Her şeyden evvel bunlar siz değerli hemşehrilerimizin eserleridir. Yaptığımız anketlerde hemşehrilerimize ‘sizce Kastamonu’nun en önemli sorunu nedir’ diye sorduk. Aldığımız cevaplar neticesinde projelerimizi oluşturduk. Herbir projemizde hemşehrilerimizin yaşamını kolaylaştırmayı amaçladık” diye konuştu. – KASTAMONU
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, AK Parti Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Turgut Altınok tarafından seçmenlere gönderilen su indirimi mesajını eleştirdi. Yavaş, “Yasal olarak yapamayacakları şeyleri iddia ediyorlar. Ben çaresizlik olarak görüyorum ama güzel bir şey. Su indirimi kadar doğal gaz ve elektrikte de yüzde 50 indirimi bekliyoruz kendilerinden” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, gazetecilerin kendisine yönelttiği AK Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok tarafından seçmenlere gönderilen “Değerli hemşerilerim; 31 Mart Yerel Seçimleri’nden sonra yapacağımız ilk işlerden biri Ankara’daki su ücretlerine yüzde 50 indirim yapmak olacak. Turgut Altınok Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı.” yazılı mesaja ilişkin şunları söyledi:
“AMAÇLARI ASKİ’Yİ BATIRMAKTI”
“İnşallah doğal gazda ve elektrikte de yüzde 50 zammı yaparlar. Her şeyden önce hem Anayasa Mahkemesi kararları hem de çeşitli mahkeme kararları ve Sayıştay raporları doğrultusunda su, maliyetinin altında satılamaz. Bugünkü maliyetimiz 37 lira. Hatta üzerinde birazda biz şu anda 21 liraya satıyoruz. Bunu da Ankara halkını düşünerek yapıyoruz. Daha önceki yıllarda su 1.6 dolara satıldı. Sayın Mustafa Tuna geldiğinde bunu yarıya indirerek 0.90’a satmaya başladı. Şu anda su fiyatımız 0.70 dolar civarında, 21 liradır. Yani maliyetin neredeyse yarısına su veriyoruz. Amaçları Polatlı’ya giden suyu engellemek, ASKİ’nin yatırımlarını engellemek ve ASKİ’yi batırmaktı. Daha önce bu kararı belediye meclisi çoğunluklarına dayanarak aldılar. Ama mahkeme kesin bir dille suyun maliyetinin altında asla satılamayacağını, satıldığı takdirde bu kararı alanlarda zimmet çıkaracağını belirterek bu kararı iptal etti.
“DOĞAL GAZ VE ELEKTRİKTE DE YÜZDE İNDİRİM BEKLİYORUZ”
Elli liraya su satan eski dönemin aksine, sosyal yardım alan ailelere ve depremzedelere suyun tonunu 1 liradan veriyoruz. Öğrenci evlerine yüzde 50 indirimli olarak veriyoruz. Ankara halkını bu konuda mağdur etmiyoruz. Aynı zamanda 2010 – 2019 yılları arasında asgari ücretten zorunlu gider olan su bedeli yüzde 4.7 iken şu anda 1.3’e veriyoruz. Çaresizliklerini gösteriyor. Yasal olarak yapamayacakları şeyleri iddia ediyorlar. Ben çaresizlik olarak görüyorum ama güzel bir şey. Su indirimi kadar doğal gaz ve elektrikte de yüzde 50 indirimi bekliyoruz kendilerinden.
“FARK ARTTIKÇA BU TÜR ATAKLARI BEKLİYORUM”
Aynı zamanda otobüslerde de 1 dolara satılırdı eskiden. Şu anda 0.50 doların da altında hizmet veriyoruz. Gerçek belediyecilik budur. Önceki dönemlerde Ankara halkını tabir-i caizse kazıkladılar. Hayali projelere para yatırdılar. Biz ise kentin asli ihtiyaçlarını yerine getiriyoruz. Çamlıdere’den Polatlı’ya suyu akıtmaya başladık. Çamlıdere’den Elmadağ’a suyu götürdük. Mamak – Gölbaşı arasındaki hattı yeniledik. Daha önceki dönemlerde taşkın olacağı ihbarına karşı hiçbir şey yapmayan eski dönem belediyesinden en az 10 tane bildirilen alanı da yapmış bulunuyoruz. Gerçekten belediyeciliği bilmiyorlar. Suyun fiyatlarını belediye meclisi belirliyor. Belediye meclisinde 148’de sayımız 40 kişi. Bunun TÜFE oranında belirlenmesine mecliste karar verdik. Kendileri de bunun gerekli olduğunu bildikleri için mecliste önce çoğunluğu sağlayıp, sonra meclisi terk ederek zimmi olarak bize destek verdiler. Şimdi kendi aldıkları kararla bizi şikayet etmeye kalkıyorlar. İndirimli ve kaliteli su vermeye devam edeceğiz. Musluk sularını içebilirsiniz. Sağlık Bakanlığı yılda 51 noktadan su alıyor. Sularda en ufak bir problem olsa başımıza neler geleceğini biliyorsunuz. Çaresizlik böyle bir şey. Fark arttıkça bu tür atakları bekliyorum. Seçim yasakları kapsamına ve Kişisel Verileri Koruma Kanunu’na aykırı. Bu konuda il başkanlığımız ilgili teşebbüsü yapacak. Herkes kanuna uyacak. Herkes kanunlar karşısında eşittir. Yüksek Seçim Kurulu, İl Seçim Kurulu ve savcılık gerekeni yapacaktır.”
]]>Yıldırım, Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde partisinin Seçmen İletişim Merkezinin açılışında yaptığı konuşmada, Cumhur İttifakı olarak 31 Mart’ta yerel seçime girecekleri bazı büyükşehir belediyelerinin bulunduğunu, bazı yerlerde ise ittifak olmadığını söyledi.
Pazaryeri’nde “kardeşler arasında bir yarışın” söz konusu olacağını, MHP’nin belediye başkanlığı için Gökhan Değirmen’le seçime gireceğini belirten Yıldırım, “Geçen seferki ittifak yani bu zillet ittifakı dağıldı, kimse kalmadı. Herkes birbiriyle ilgili menfi kanaatlerde bulunuyor, birbirlerini suçluyor, birbirleriyle ilgili olmadık şeyler iddia ediyorlar.” ifadesini kullandı.
Yıldırım, 15 Temmuz 2016’daki FETÖ’nün hain darbe girişimini hatırlattı.
Bu süreçte AK Parti ile Cumhur İttifakı çatısı altında yollarına devam ettiklerini dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhur İttifakı bu ülkenin sigortasıdır. Cumhur İttifakı bu ülkenin geleceğidir. Cumhur İttifakı nizamı alem hedefi olan Türk dünyasının ve İslam aleminin umududur. Tabii Cumhur İttifakı diğer ittifaklar gibi bir masanın etrafında bugün efendim onu yiyelim, ertesi gün işte Karadeniz’de kalkan balığı tutuldu etrafında bir yemek yiyelim de görüşelim diye kurulan bir ittifak değil. Cumhur İttifakı 15 Temmuz gecesi kuruldu. Ankara’da Kızılay’da Genelkurmay’ın önünde, İstanbul’da köprünün ayaklarında, yıllar yılı bizim insanımızın parasıyla, bizim insanımızın imkanlarıyla yine bizim insanlarımızı yetiştirerek bir gecede bu ülkeyi ele geçirmeye çalışanlara karşı kuruldu bu ittifak. İttifak kurulurken de liderler bir araya gelip kurmadı. Siz bir araya geldiniz, kurdunuz. O gece ittifakı kuran millettir.”
Yaşar Yıldırım, Cumhur İttifakı olarak Mayıs 2023’teki Cumhurbaşkanı Seçimleri’nde pazarlık yapmadıklarını anımsattı.
O dönem Millet İttifakı’nda yaşananlara değinen Yıldırım, şunları kaydetti:
“Zillet ittifakında hep pazarlık oldu. Biz Türkiye üzerine pazarlık yapmayız. Bu seçimde de bu seçim bölgesinde bir ittifak yok. Demokratik bir yarış olacak. Herkes hangi partiyi tutarsa veya hangi adaya severse sempatiyle yaklaşırsa veya hangi adayın bu ilçeye faydalı olacağını düşünürse elbette ki tercihini kullanacak. Bilecik’in Milliyetçi Hareket Partisinde milletvekili yok ama Yaşar Yıldırım, Milliyetçi Hareket Partisinin Bilecik milletvekili. Biz Bilecik’i milletvekilsiz bırakmadık. Sahipsiz kalmadılar. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi hep yanlarında oldu. Devlet Bahçeli hep yanlarında oldu. Bir de bizim bir zafiyetimiz vardır: Buralar, atamız ilk devleti burada kurdu, onun için Bilecik bizim için diğer yerlerden bir kat daha önemlidir.”
MHP’li başkanların yönettiği belediyelerin, belediyeciliği kendi imkanlarıyla ürettiğini anlatan Yıldırım, “Milliyetçi Hareket Partisi belediyeleri Türkiye’nin en başarılı belediyeleridir. Üreten belediyeleridir. Hem kendileri üretip hem diğer belediyelerle yardımlaşma olur hem de gerektiği şekilde gerekli yardımı en iyi şekilde alır. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın.” diye konuştu.
Programa, MHP Bilecik İl Başkanı Talha Özkan, Merkez İlçe Başkanı Önder Çakır, belediye başkanları ve adayları, partinin il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ile partililer katıldı.
Açılışın ardından esnaf ziyaretinde bulunan Yıldırım, Kınık köyünde çömlek ustası Salim Yaşar’a atölyesinde ziyarette bulundu.
]]>Özel, Menteşe ilçesinde partisinin aday tanıtım toplantısı ve seçim koordinasyon merkezi açılışında yaptığı konuşmada, belediye başkanlarını koordine edecek birim kurarak Yılmaz Büyükerşen’in yönetimine verdiklerini söyledi.
Özel, 3 ayda bir ölçme ve değerlendirme yaparak belediye başkanlarının karnesini hazırlayacak bir yapı oluşturduklarını, bu yapının başına geçmesi için Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ü düşündüklerini kaydetti.
Özel, Muğlalılardan büyükşehir belediye başkanı adayı Ahmet Aras’a destek vermelerini istedi.
Partisinde kadınların hak ettiği noktaya gelmesini istediklerini vurgulayan Özel, Menteşe ilçesinde kadın aday gösterdiklerini kaydetti.
Belediye başkanı adaylarının seçildiği takdirde mal varlıklarını belediye binasının kapısına asacağını aktaran Özel, “Görevi bıraktıkları gün yeni mal varlıklarını da oraya asacağız. Belediye başkanlarımızın mal varlıklarıyla, açık alınlarıyla, şeffaf bir belediyecilik yaparak ve emanet aldıkları Muğla’yı ranta değil, halka açarak yöneteceklerine yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Muğla’nın 1 milyon nüfusunun yaz aylarında 5-6 milyona ulaştığına işaret eden Özel, “Buraya 1 milyonluk nüfusa göre para yolluyorlar ama 5 milyon için hizmet bekliyorlar. Cep telefonu sinyalinden bir şehirde kaç kişinin olduğu belli. Şehre gelen kişilere hizmet için devletin genel bütçesinden ayrılan payın verilmesi gerekiyor. Bunu sırf ‘Kıyı şeridinde, bu güzel kentleri Cumhuriyet Halk Partililer yönetiyor’ diye yapmıyorlar.” diye konuştu.
Özel, Muğla’da bugüne kadar, ormanları, kıyıları, zeytin ağaçlarını, koyları korumaya çalıklarını vurguladı.
Muğla’da kira ortalamasının 17 bin 926 lira olduğunun altını çizen Özel, şöyle konuştu:
“Asgari ücretten 924 lira daha fazla. Ev tutan asgari ücretlinin bir kişinin çay demleyecek parası kalmıyor. Biz şehirlerde sabit, yerleşik yaşayanların bu kira fiyatlarından etkilenmemeleri için bir dizi öneriyi hazırladık. Meclisteki ilgili komisyonlara sunuyoruz. Muğla’daki yüksek kira sorunun bir an önce çözülmesi, turizm işçilerinin kışın işsiz kalma sorununa çözüm üretilmesi ve kentte sıkıntıya düşen esnafın desteklenmesi gerekiyor. Parti olarak Muğla’nın üzerine titriyoruz.”
Türkiye’de mağdur olanların 31 Mart’ta iktidara gücünü göstermek zorunda olduğunu dile getiren Özel, “1 Nisan’dan sonra acı reçete geliyor. Onun için 31 Mart’ta belediye başkanlarımıza oy istiyoruz. Namus, dürüst ve çalışkan belediye başkanlarımızın hizmetlerinin takdir edilmesini istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Cumhur İttifakı’nın karşısında en büyük ittifakı aramak için elinden geleni yaptığını vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çiçeği yaptırdım, arkadaşlarımı yanıma aldım ve ziyaretlerde, temaslarda bulundum. ‘Birlikte olalım’ dedim. ‘Hiçbir yeri AK Parti’ye MHP’ye teslim etmeyelim’ dedim. ‘Büyük bir seçim başarısı yakalamazsak memuru, işçiyi, çiftçiyi emekliyi, gençleri kadınları fena ezecekler’ dedim. Biz Ankara’da bir ittifak, işbirliği gerçekleştiremedik ama 2019’daki büyük zaferi yaşayanlar ve yaşatanlar buradalar. Seçmen bir yere gitmedi. Yöneticilerin fikri değişmiş olabilir.”
Özel, CHP’den ayrılanlara da partinin kapısının her zaman açık olduğunu sözlerine ekledi.
]]>2019 yılında İskilip’e dair hayallerini gerçekleştirmek için göreve talip olduklarını dile getiren Belediye Başkanı Ali Sülük, halkın teveccühü bu göreve seçildiğini hatırlattı.
Göreve başladığında belediyenin mali tablosunun iyi olmadığını belirten Başkan Sülük, “9 milyon dolar civarında bir borç vardı. İller Bankası ödeneği dışında hiçbir geliri olmayan bir belediye ile karşılaştık. Bu bizim için mazeret olamazdı. Gelir kaynaklarını bir anda artıramayacağımız için tasarrufla ilgili çalışmalar yürüttük. İlk olarak temizlik özelleştirme ihalesini bitiminden sonra yenilemedik. Belediyemiz bu sayede bugünkü kur ile baktığımızda aylık yaklaşık 2 milyon 700 bin civarında tasarrufta bulundu. Belediyemizin bütün araç özelleştirmelerinin hepsini feshederek kendi araç filomuzu oluşturduk. Belediyenin araç filosunu yeniden kurarak kendi öz malımız haline getirdik. Böylece belediyenin araç kiralama gibi harcamalarını sonlandırmış olduk” diye konuştu.
‘Gelir getirici projeleri hayata geçirdik’
Zaman içerisinde gelir getiren projeleri hayata geçirdiklerini anlatan Başkan Ali Sülük, “Düğün salonu projesini hayata geçirdik ve İskilipli gençlerimize istihdam sağladık. Buradan belediyemize de gelir sağlandı. Aşevi kurduk. Aşevinden günlük 250 vatandaşımızın evlerine sıcak yemek gönderiyoruz. Hayırseverlerimize de katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Yaşlılarımızın kendi ve evlerinin temizliğini yapıyoruz. Yine gelir getirici çalışmalar çerçevesinde beton-parke tesisi kurduk. Özellikle geçen yıl kullandığımız beton ve parkeleri kendi tesislerimizde ürettik. Asfalt planeti aldık ve kurduk. Havaların ısınmasıyla birlikte asfalt çalışmalarına başlayacağız. Yine turizme yönelik çalışmalar çerçevesinde ilçede konaklama ile ilgili tesis sorununu gidermek amacıyla Yazmalı Konak adlı butik otelimizi faaliyete geçirdik. Şu anda da aktif şekilde çalışıyor. Çatalkara konağımızı, İskilip’e özel yöresel yemeklerin yer aldığı bir mekana dönüştürerek turizmin hizmetine sunduk. Görev başladığımız ilk zamanlarda önceki görevimden dolayı eksikliğini bildiğim bir mezbaha sorunu vardı. İskilip’te etler ruhsatsız mezbahalarda dolayısıyla kaçak olarak kesilip halkımıza sunuluyordu. İlk işlerimizden birisi bu mezbahayı ruhsatlandırmak ve modernize etmek oldu. Şu anda İskilip’te mezbahaneye gelen etler veteriner hekimler kontrolünden geçerek hijyenik şartlarda kesimleri yapılıyor ve akabinde kurduğumuz Halk Et biriminde de insanlarımıza hem ucuz hem hijyenik şekilde sunuluyor. Halk Et ile birlikte et piyasasının da anormal yükselişini engellemiş olduk” şeklinde konuştu.
‘Pandemi ve depremi yaşadık’
Görev süresi boyunca bazı olumsuzlukları yaşadıklarını kaydeden Ali Sülük, “Başta pandemi olmak üzere İller Bankası payları düştü. Ekonomik olarak büyük bir dar boğaza girdik. Aynı zamanda pandemi ile de mücadele etmemiz gerekiyordu. Türkiye’de ve dünyada maske krizi yaşanırken İskilip’te kendi maskemizi kendimiz ürettik. Hiçbir zaman maske sıkıntısı yaşatmadık. Okullarda, camilerde hijyen ve dezenfekte çalışmaları, kontrol noktalarının oluşturulması ile bu süreç başarıyla atlatıldı. Peşinden de gelen deprem felaketiyle önemli miktarda ekonomik sorunlarla boğuştuk. Geçmişten gelen borçları ödedik. Sürekli gündeme getirdiğim insanları kaplıcaya götürmek için çekilen kredinin parasını 2023 yılı Mayıs ayında taksitlerini ödedik. Bu krediler daha gelir getirici projelerde değerlendirilebilirdi. Maalesef yapılmamış” ifadelerini kullandı.
“Tüm olumsuzluklara rağmen belediyenin mevcut şartlarıyla elimizden geldiği kadar en iyi belediyeciliği yaptık”
Bu süreçte önemli hukuk mücadeleleri de verdiklerini söyleyen Başkan Ali Sülük, “İskilip halkının bildiği meclisimizle ilgili bazı sorunlar yaşandı. Bizimle ilgili bazı dosyalar hazırlandı. Hem resmi hesaplardan hem sahte hesaplardan şikayetler yapıldı. Bununla ilgili incelemeler geçirdik. Şikayetler sonucunda incelemeye gelen müfettişler benim ifademi bile almaya gerek duymadan, soruşturma açılmadan bizim suçsuz ve masum olduğumuza karar verdi. Bu şekilde bir rapor hazırlandı. Hala daha bugün itibariyle bazı hesaplardan bu konu gündeme getirilmeye çalışılıyor. Her zaman söylüyorum. Bütün işlerimiz belgelidir. Kim isterse müfettiş raporlarını sunabilirim. Dönemin Valisi tarafından bu konu yargıya taşındı. Kendi görüşlerini de ekledi. Bu Danıştay tarafından reddedildi. Bu karara dönemin Valisi itiraz etti onun itirazı da reddedildi. Meclis üyelerimiz MHP tarafından ihraç edildi. Mecliste iki arkadaşımızla meclisi yürütmeye çalıştık. İskilip’in geleceğini değiştirebilecek başta Güneş Enerjisi Santrali ve Katı Atık projesi olmak üzere bir çok proje bu meclis tarafından sadece önümüzü kesebilmek adına reddedildi. Bu projeler gerçekleşmiş olsaydı İskilip’te belki 100 kişiye daha istihdam sağlamış olacaktık. Tüm olumsuzluklara rağmen belediyenin mevcut şartlarıyla elimizden geldiği kadar en iyi belediyeciliği yaptık. Önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz tekstil atölyesi de bunlardan birisi. Orada 20’den fazla kadın kardeşimizi istihdam sağlamayı düşünüyoruz. Önümüzdeki günlerde ilçemizin ücra mahallelerinde fırıncılarımızla ortak bir proje geliştirerek daha ucuz ekmek satışını gerçekleştireceğiz. Oturduğumuz makamda son güne kadar ilçemize hizmet etmenin derdindeyiz. Allah neyi nasip eder bilemiyoruz. Aldığımız her kuruşu helal ettirme derdindeyiz. Ömrümüzün her anı böyle geçti” dedi.
‘Son güne kadar hizmet edeceğim’
Yaptıkları çalışmaların yapacaklarının teminatı olduğunu anlatan Sülük, “14 yaşında devlet beni aldı okuttu. 18 yaşında devlet memuru yaptı. Bugüne kadar hiç kimseye boynumu eğdirmedi. 18 yaşından beri devletimizin verdiği maaşla ailemin rızkını sağladım. Bütün derdim devletim ve milletimdir. Hayatım boyunca bu ilçede çalıştım. İlçe Tarım Müdürlüğü ve belediye başkanlığım döneminde önemli projelere imza attığımı düşünüyorum. İskilip’e hizmet etmek için bu makam bir araç. Önümüzdeki 5 yıl içinde ilçemize hizmet etmek adına yeniden aday oldum. Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhur ittifakının ortağı. Doğup büyüdüğüm günden beri gönül verdiğim içerisinde olmaktan onur duyduğum bir parti. Adaylık sürecindeki sıkıntımız partimizin genel başkanı ve genel merkezi ile olmamıştır. Asla da olmayacaktır. Genel merkezin böyle bir takdiri olduğunu bilseydim kesinlikle başka bir partiden aday olmazdım. İskilip’teki adaylığımız ile ilgili süreç tamamen kişisel bazı hesapların sonucu oldu. Bizde yine Cumhur ittifakının paydaşı olan Büyük Birlik Partisi’nden şehir lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun partisi ile bir görüşme yaptık ve İskilip’te BBP çatısı altında başarı sağlayabileceğimizi düşündüğümüz için BBP’den aday olduk. İlçe teşkilatımızla birlikte yeni bir oluşum ve heyecan içerisindeyiz. Seçim sürecinin ülkemize hayırlar vesile getirmesini diliyorum. Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” şeklinde konuştu. – ÇORUM
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla Atatürk Kongre Kültür Merkezi Yıldırım Bayezid Salonu’ndaki programa, sivil toplum kuruluşları ve hemşehri derneklerinin temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Programa Bakan Işıkhan’ın yanı sıra Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, ilçe belediye başkanları, BTSO Başkanvekili İsmail Kuş, Esnaf Kefalet Üst Birlik Başkanı Bahri Şarlı, siyasi parti, sendika, kamu kurumları ve meslek odalarının temsilcileri de katıldı.
“Son 22 yılın en düşük işsizlik oranına ulaşacağımızı da öngörmekteyiz”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, eşsiz tarihi, coğrafyası, kültürel zenginliğiyle gözü ve gönlü doyuran yeşil Bursa’da olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Ülkenin dört bir yanında sivil toplum kuruluşlarıyla, esnafla ve iş insanlarıyla bir araya geldiklerini belirten Bakan Işıkhan, buluşmalarda toplumsal ve çalışma hayatına dair konularda fikir alışverişlerde bulunduklarını anlattı. Tüm paydaşların fikirlerine önem verdiklerini belirten Işıkhan, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde ‘daha iyisini nasıl yapabiliriz’ yaklaşımıyla çalışıyoruz. ‘Aşk ile çalışan yorulmaz’ diyerek bizler de yorulmuyoruz. Bakanlık olarak Bursalıların hizmetindeyiz. Esnaf, çiftçi, memur, girişimci fark etmeksizin her ölçekte üretime, istihdama ve kalkınma sürecine destek olan herkese destek oluyoruz. Önümüzdeki ay açıklanacak istihdam ve iş gücü verilerinde güzel neticeleri hep birlikte göreceğiz. İstihdamda ve iş gücünde en iyi verileri elde ettiğimiz tarihi zirveleri yakaladığımız bir sürecin içerisindeyiz. Öncü göstergeler mart ayında hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek iş gücüne katılım oranları ve istihdam oranlarının ortaya çıkacağına işaret etmektedir. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranına ulaşacağımızı da öngörmekteyiz. Emine Erdoğan’ın öncülüğünde ‘iş-pozitif kadın istihdam projesi’ kapsamında sunduğumuz teşvik ve desteklerle iki hafta gibi kısa sürede 15 binden fazla kadını İş-Kur aracılığıyla işe yerleştirdik. Kadın istihdamının artmasını çok önemsiyoruz. Bundan sonra da iş gücüne katılıma destek olacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“Bursa belediyeciliği Türkiye’ye örnek olmuştur”
Sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte uyumlu bir şekilde hareket etmeye özen gösterdiklerini belirten Bakan Işıkhan, milletin ve ülkenin menfaatleri doğrultusunda maksimum desteği vermeye çalıştıklarını dile getirdi. Sivil toplum kuruluşlarının sahanın gözü ve kulağı olduğunu belirten Işıkhan, gelen her talebin kendileri için değerli olduğunu vurguladı. Bursa’yı da sosyal ve ekonomik açıdan bir çekim merkezine dönüştürmek istediklerini anlatan Işıkhan, “Bursa, 2004 yılından bu yana gerçek belediyecilikten ne denli memnun olduğunu göstermiştir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, 31 Mart’ta tekrar Bursalıların teveccühünü kazanarak ipi göğüsleyecektir. Payitaht Bursa’mız belediyeciliğin en iyisine layıktır. Bursa her yönüyle vizyoner bir yerel yönetim anlayışıyla Başkan Alinur Aktaş tarafından idare edilmiştir. Bursa’nın gelişim odaklı belediyeciliği Türkiye’ye örnek olmuştur. Bursa’nın ihtiyaç duyduğu her şey, Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik anlayışımızda da vardır. Bursa’nın ihtiyaç duyduğu vizyon Alinur Aktaş başkanımızda vardır. Bursa, 65 yıllık otomobil maceramızın mutlu sona ulaştığı yerli ve milli aracımız Togg’un milletimizle buluştuğu şehir olarak adını kalkınma tarihimize altın harflerle yazdırmıştır. Bursa Türkiye Yüzyılı’nda gençlerin, kadınların, geleceğe umutla bakan herkesin yoluna ışık saçan bir yıldız olmaya devam edecektir” dedi.
Bursalı çiftçilere müjde
Bursalı çiftçilerin Ziraat Odası kayıtlarıyla ilgili yaşadığı sıkıntılı konuya da değinen Işıkhan, “Konu bizlere iletildi. Özellikle Yenişehir Ziraat Odası’na bağlı yaklaşık 5 bin çiftçimizin 2015 sonrası sigortalık hizmetlerinin iptal edildiğini ve bazı çiftçilerin emeklilik şartlarını kaybettiklerini öğrendik. Konuyu öğrenir öğrenmek çalışma başlattık. Bursalı çiftçilere müjde vermek istiyorum. Çiftçilerimizin mağduriyetine sebebiyet vermemesi için 2015 tarihine kadar Tarım Bağ-kur kapsamında hizmeti olanların sigortalılıklarının bu tarihten sonra devam ettirilmesinde Tarım ve Orman İl-İlçe Müdürlüğü kayıtları esas alınacaktır. Ziraat Odası kaydı iptal edilen çiftçilerimizin kayıtlarını Tarım ve Orman Müdürlüklerine getirmeleri halinde sigortalılıklarının devamını sağlayacağız. Çiftçilerimizin mağduriyetini de çözmüş olacağız” diye konuştu.
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş ise konuşmasında, bu topraklar için değer üreten kuruluşların varlığıyla gurur duyduklarını söyledi. Sivil toplum kuruluşlarının da medeniyet köklerini yaşatan, kültür ve değerler sistemini buluşturan önemli bir görevi yerine getirdiğini anlatan Demirtaş, sivil toplum kuruluşlarının her zor zamanda devletin yanında yer alarak tüm gücüyle destek olduklarını da hatırlattı. Ülkenin gelişimi için yılmadan, yorulmadan mücadele eden, Türkiye’yi daha ileriye götürmek adına emek veren tüm sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Demirtaş, Türkiye’de yaşanan değişim ve dönüşüme sendikalar, iş insanları, ziraat odaları, kooperatifler, vakıflar, dernekler ve iş ve meslek odalarının da ciddi katkı sunduğunu hatırlattı.
Şehrin ekonomisine destek
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, 17 ilçesi ve bin 60 mahallesiyle Bursa’nın çok dinamik bir şehir olduğunu söyledi. Bursa’nın Güney Marmara’nın üretim üssü olduğunu belirten Aktaş, sanayi şehri olmanın yanında tekstil, kültür, turizm ve tarım şehri Bursa’nın ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade etti. 2017’de 184 milyon dolar olan tarım ihracatının 2022’te 569 milyon dolara yükseldiğini dile getiren Başkan Aktaş, “Son 5 senede zor süreçler geçirdik. Pandemiyi, yangınları, selleri ve asrın felaketi olan depremleri yaşadık. Bu süreçleri en az kayıpsız atlatabilmek için çok çalıştık. Ciddi sosyal yardımlarda bulunduk. Esnafa dokunan işler yaptık. Bakkal destek çeklerini kimseyi rencide etmeden halkımıza ulaştırdık. Bu uygulamayı Türkiye’de ilk biz hayata geçirdik. Son olarak bin 500 liralık 50 bin sosyal destek çekimizi, tamamen Bursa’daki bakkallarda geçmek kaydıyla dağıtıyoruz. Ulaşımı sübvanse ettik. Tarım da bizim öncelikli konularımızdan bir tanesidir. Rakamların bu kadar yükselmesindeki ana etkenlerden bir tanesi fide fidan destekleridir. Şehrin ekonomisini standart belediyecilik hizmetlerinin haricinde destekleyecek altyapıyı oluşturmaya çalışıyoruz. Bu zamana kadar verdiğiniz desteklerden ötürü teşekkür ediyorum” dedi.
Konuşmaların ardından program, soru cevap bölümüyle devam etti. – BURSA
]]>DİYARBAKIR – Diyarbakır’ın Kayapınar Belediyesi, ilçe sınırları içerisinde faaliyet gösteren 110 okula 1 milyon TL değerinde spor malzeme desteği sağladı. Törende konuşan Kayapınar Kaymakamı Arif Karaman, “Kayapınar Belediyesi’nin tüm imkanlarından genç kardeşlerimizi faydalandırmaya çalıştık. Artık dönemimizin sonuna geliyoruz. Yaptığımız işlerin hepsi gurur abidesidir” dedi.
Diyarbakır’ın Kayapınar Belediyesi, sporu ve sağlıklı yaşamı desteklemek adına ilçede faaliyet gösteren 110 okula 1 milyon TL değerinde spor malzeme desteği verdi. Halk Kütüphanesi içerisinde düzenlenen törene, Kayapınar Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Arif Karaman’ın yanı sıra, başkan yardımcıları, okul müdürleri, eğitmenler, öğrenciler ve sporcular katıldı.
İlçede gerçekleştirilen yatırımlar sayesinde futbol, basketbol, voleybol, hentbol, yüzme, buz pateni, atletizm ve tenis branşlarında toplam 3 bin 670 genç sporcuya spor eğitimleri verildiğini belirten Belediye Başkan Vekili Arif Karaman, ilçe sınırları içerisinde toplamda 265 lisanslı sporcu bulunduğunu söyledi.
İlçe sınırları içerisinde faaliyet gösteren 110 okula bir milyon TL değerinde spor malzeme desteği sağladıklarını dile getiren Karaman, “Bugün burada yaklaşık 1 milyon TL değerinde spor malzemesi yardımını 110 okulumuza dağıtmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Kayapınar Belediyesi, bünyesinde birçok spor eğitmenini ve yaklaşık 5 bin sporcuyu barındırıyor. Bunlar, inşa ettiğimiz birçok spor salonunda spor faaliyetlerini yürütüyor. Bu tesisleri yapıp bu kadar sporcuyu bünyenizde barındırdığınız zaman hem bölge hem de ülke düzeyinde birçok branşta hem bölgesel hem de ulusal yarışmalarda birçok öğrencilerimiz ödüller kazandı. Bizleri, ailelerini, okullarını gururlandırdılar” dedi.
Belediyenin tüm imkanlarından gençleri faydalandırmaya çalıştıklarını ifade eden Karaman, “Bunun yanında yaklaşık 110 bin öğrencimizin olduğu okullara malzeme desteği yaptık. Öğrencilerimizi gerek bölge gerek ülke düzeyinde gittiği yarışmalarda hem konaklama hem ulaşım desteği sağladık. Yine aynı şekilde malzeme desteği sağladık. Yani Kayapınar Belediyesi’nin tüm imkanlarından genç kardeşlerimizi faydalandırmaya çalıştık. Artık dönemimizin sonuna geliyoruz. Yaptığımız birçok gurur abidesi iş var. Tabi bu bir ekip işidir. Bugüne kadar emek veren başkan yardımcılarıma ve birim müdürlerimize teşekkür ediyorum. Bunlar bir günde ortaya çıkabilen işler değil. Bir zaman istiyor, bir kaynak istiyor. Çok şükür gayret sarf ettik ve bu eserler ortaya çıktı” diye konuştu.
Eğitim için de ilçede dev yatırımlar yaptıklarını söyleyen Karaman, “Öte yandan en büyük eğitim yatırımlarımızın içerisinde bulunuyoruz şu anda. Kayapınar Halk Kütüphanesi burası. Çocuklarımızın en büyük ihtiyaç duyduğu okuma alanı, ders çalışma alanları mevcut. Gönlümüz istiyor ki bu hizmetler devamlı olsun, burada oluşan huzur ortamı hiç bozulmasın. Çünkü milletin siz güzide evlatları hep en iyisine layıksınız. Biz bu şiarla hizmet etmeye gayret ettik. Lütfen kim olursa olsun bu makamlarda bizden olduğu gibi herkesten en iyisini isteyin. Çünkü bunlara layıksınız. Biz yaptığımız eserlerle hep bunun altını çizmeye çalıştık. İnşallah bu hizmetler sürekli ve daim olur bölgemizde” ifadelerine yer verdi.
Tören, sporculara malzemelerin teslim edilmesiyle son buldu.
]]>Demirhan Şerefhan, CHP’li belediye başkan adaylarının spor konusundaki çalışmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Şerefhan’ın açıklaması şöyle:
“CHP’li belediye başkan adayları, seçimler sonrasında ülke sporunu çağa uygun hale getirecek adımlar atacaklar. Öncelikli hedefimiz spor yoluyla madde bağımlılığıyla mücadele, sağlıklı bir nesil yetiştirmek, sağlık ekonomisine katkıda bulunmak, çocukları ve gençleri dijital obeziteden uzaklaştırmak olacak. Bunun yanında kitle sporlarını özendirmek, amatör spor kulüplerinin durumlarını iyileştirmek ve elit sporcu yetiştirmek gibi hedeflerimiz de var. Günümüzde aile ortamında ve sosyal yaşantılarında çocuklarımızın ellerinden cep telefonlarının düşmediğini üzülerek görmekteyiz. Bu alışkanlıklarından düzenli olarak spor yaparak uzaklaşabileceklerdir. Belediyelerimizin yapmış olduğu rekreasyon alanlarındaki spor tesislerinden gençlerimizin ücretsiz olarak faydalanmaları sağlanacaktır. Ayrıca CHP’li belediyeler, özellikle çocuklarımızın gelişiminde faydası olan yüzme, basketbol, jimnastik, tenis, voleybol gibi branşlarda spor okulları açacaklar. Yaz ve kış spor okullarında çocuklarımızın gelişimi takip edilecek ve sportif kabiliyetleri arttırılacak. ‘Her mahalleye en az bir spor tesisi’ sloganıyla yola çıkan belediye başkan adaylarımız, ülkemizi diğer Avrupa ülkelerindeki spor alt yapısı standartlarına sahip bir duruma getirecekler.
“AMATÖR SPOR KULÜPLERİNİN DURUMLARI HİÇ İYİ DEĞİL”
Amatör spor kulüplerinin fiziksel ve maddi durumları hiç iyi değil. Gençlik ve Spor Bakanlığı, amatör kulüplere eşit yardımlarda bulunmuyor. Belediye başkan adaylarımız amatör spor kulüplerinin durumunu çok iyi bilmekte ve problemlerine çözüm üretecek projeler hazırlamakta. Mevcut belediyelerimizin spora ne kadar destek olduğunu tüm spor camiası çok iyi bilmektedir. Spora aktarılan kaynakların arttırılması spor camiasıyla birlikte hazırlanacak müşterek projelerle mümkün olmaktadır. CHP olarak kitle sporlarını çok önemsiyoruz. İskandinav ülkelerinde spor yapan nüfusun oranı yüzde 50’lerdeyken bizim ülkemizde bu oran yüzde 3’lerde gezinmektedir. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği, ‘Esas olan bütün yaştaki Türkler için beden eğitimi sağlamaktır. Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur sözünü atalarımız boşuna söylememişlerdir’ sözünü kendimize şiar edinmemiz gerekmektedir.
“ENGELLİ ARKADAŞLARIMIZIN REHABİLİTASYON SÜREÇLERİ…”
CHP’li belediye başkan adaylarımızın önem verdiği diğer bir konu başlığıysa engelli çocuklarımızın spor yoluyla evlerinden çıkmalarını ve toplumla kaynaştırılmalarını sağlamak. Ülkemiz nüfusunun yüzde 10’u engelli, çoğu da çocuk ve genç yaştalar. Ailelerinin engelli çocukları için verdiği mücadeleyi çok iyi biliyoruz. Bu arkadaşlarımızın rehabilitasyon süreçlerine en iyi katkıyı spor yoluyla sağlayabiliriz. Bunun için projelerimiz hız kesmeden devam edecektir. Bu çocuklarımızı ve gençlerimizi evlerinden alıp sporla buluşturacağız. Onları da belediyelerimizin açacağı yaz ve kış spor okulu kamplarına dahil edeceğiz, sistemli bir şekilde spor yaptıracağız. Spor yoluyla daha sağlıklı, birbirine daha saygılı, daha başarılı ve dünyada söz sahibi olacak bir nesil yetiştirmeyi kendimize hedef koyduk. Önümüzdeki belediye seçimlerinden CHP, başarıyla çıkacak ve bu projeler teker teker hayata geçirilecek.”
]]>Diyarbakır’ın Kayapınar Belediyesi, sporu ve sağlıklı yaşamı desteklemek adına ilçede faaliyet gösteren 110 okula 1 milyon TL değerinde spor malzeme desteği verdi. Halk Kütüphanesi içerisinde düzenlenen törene, Kayapınar Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Arif Karaman’ın yanı sıra, başkan yardımcıları, okul müdürleri, eğitmenler, öğrenciler ve sporcular katıldı.
İlçede gerçekleştirilen yatırımlar sayesinde futbol, basketbol, voleybol, hentbol, yüzme, buz pateni, atletizm ve tenis branşlarında toplam 3 bin 670 genç sporcuya spor eğitimleri verildiğini belirten Belediye Başkan Vekili Arif Karaman, ilçe sınırları içerisinde toplamda 265 lisanslı sporcu bulunduğunu söyledi.
İlçe sınırları içerisinde faaliyet gösteren 110 okula bir milyon TL değerinde spor malzeme desteği sağladıklarını dile getiren Karaman, “Bugün burada yaklaşık 1 milyon TL değerinde spor malzemesi yardımını 110 okulumuza dağıtmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Kayapınar Belediyesi, bünyesinde birçok spor eğitmenini ve yaklaşık 5 bin sporcuyu barındırıyor. Bunlar, inşa ettiğimiz birçok spor salonunda spor faaliyetlerini yürütüyor. Bu tesisleri yapıp bu kadar sporcuyu bünyenizde barındırdığınız zaman hem bölge hem de ülke düzeyinde birçok branşta hem bölgesel hem de ulusal yarışmalarda birçok öğrencilerimiz ödüller kazandı. Bizleri, ailelerini, okullarını gururlandırdılar” dedi.
Belediyenin tüm imkanlarından gençleri faydalandırmaya çalıştıklarını ifade eden Karaman, “Bunun yanında yaklaşık 110 bin öğrencimizin olduğu okullara malzeme desteği yaptık. Öğrencilerimizi gerek bölge gerek ülke düzeyinde gittiği yarışmalarda hem konaklama hem ulaşım desteği sağladık. Yine aynı şekilde malzeme desteği sağladık. Yani Kayapınar Belediyesi’nin tüm imkanlarından genç kardeşlerimizi faydalandırmaya çalıştık. Artık dönemimizin sonuna geliyoruz. Yaptığımız birçok gurur abidesi iş var. Tabi bu bir ekip işidir. Bugüne kadar emek veren başkan yardımcılarıma ve birim müdürlerimize teşekkür ediyorum. Bunlar bir günde ortaya çıkabilen işler değil. Bir zaman istiyor, bir kaynak istiyor. Çok şükür gayret sarf ettik ve bu eserler ortaya çıktı” diye konuştu.
Eğitim için de ilçede dev yatırımlar yaptıklarını söyleyen Karaman, “Öte yandan en büyük eğitim yatırımlarımızın içerisinde bulunuyoruz şu anda. Kayapınar Halk Kütüphanesi burası. Çocuklarımızın en büyük ihtiyaç duyduğu okuma alanı, ders çalışma alanları mevcut. Gönlümüz istiyor ki bu hizmetler devamlı olsun, burada oluşan huzur ortamı hiç bozulmasın. Çünkü milletin siz güzide evlatları hep en iyisine layıksınız. Biz bu şiarla hizmet etmeye gayret ettik. Lütfen kim olursa olsun bu makamlarda bizden olduğu gibi herkesten en iyisini isteyin. Çünkü bunlara layıksınız. Biz yaptığımız eserlerle hep bunun altını çizmeye çalıştık. İnşallah bu hizmetler sürekli ve daim olur bölgemizde” ifadelerine yer verdi.
Tören, sporculara malzemelerin teslim edilmesiyle son buldu. – DİYARBAKIR
]]>Ege Sanayici ve İşadamları Derneği (ESİAD) tarafından gerçekleştirilen 36. Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı, İzmir’de bulunan bir otelin seminer salonunda gerçekleştirildi. ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Sıtkı Şükürer’in ev sahipliği yaptığı toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, milletvekilleri ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşma yapan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, “İzmir, başlı başına bir ekosistem oluşturma yolunda hızla ilerliyor. Bu ekosistemi her açından besleyen, ihtiyaçlarına cevap sunacak kent oluşturulması gerekiyor. Bu kapsamda sürdürülebilirlik kavramının anahtar görevi görmesi gerektiğine inanıyorum. Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum iş dünyasının uluslararası rekabet gücü için ne kadar önemliyse yaşanabilir kentler için de o kadar önemli” diye konuşurken, ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Sıtkı Şükürer ise “Sosyal belediyecilik anlayışını, akut ihtiyaç gösteren yatırımların hemen yanında tutunuz. Bu salonda bulunan herkes böyle bir anlayışı gönülden destekleyecektir. Siyaseti meslek edinmiş ve kamu imkanlarından yararlanarak geçimini bu esas üzerinden temin etmeye çalışan her seviyedeki insanları, mümkünse belediyemizden temizlemeye çalışın. Bu kentin en büyük organizasyonunu yönetecek kişiler olarak, yöneticilerinizi seçerken, siyasi yol arkadaşlığını tek kriter olarak almayın, yanı sıra; ahbap ve akraba kayırmacılığına lütfen geçit vermeyin. Liyakat hep en önemli tercih sebebiniz olsun” açıklamasında bulundu.
Dağ: “7-24 ulaşabileceğiniz bir belediye göreceksiniz”
Toplantıda söz alan Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Hamza Dağ, başkan seçildiği takdirde 7 gün 24 saat ulaşılabilir bir belediye olacaklarının sözünü verdi. Dağ, kürsüdeki açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Bilişimi, yenilebilir enerjiyi ve sağlık turizmini şehrimizin ekonomisini büyütecek 3 stratejik alan olarak görüyoruz. ‘Serbest Teknoloji Parkı Projesi’yle, Alsancak Limanı’nın arka alanını, İzmir’in ilk sanayi sitelerinin bulunduğu, endüstriyel mirasın zenginleştirdiği bir bölgeyi, teknoloji ve inovasyonun merkezi haline getireceğiz. Robotik ve kodlama atölyeleri, oyun ve animasyon teknolojileri, yazılım geliştirme ve girişimcilik merkezleriyle beş yıl sonra yazılım dünyasında İzmirli gençlerimizin imzasını, izini göreceğiz. 500 milyon TL bütçe ile kuracağımız İzmir Girişim Sermaye Fonu, denizcilikten tarım teknolojilerine, akıllı şehircilik yazılımlarına kadar geniş bir yelpazede yenilikçi iş fikirlerine finansal destek sağlayacak. “Yeni İşim, İlk Ofisim” programı ile, girişimci ruhu olan gençlere, işlerini kurmaları için gerekli olan ilk adımlarda destek olacağız. İzmir, gelişmiş bir rüzgar enerjisi ekipmanı sanayisine de ev sahipliği yapmaktadır. Bu alanda ihtisaslaşmış sanayi bölgeleri oluşturacağız. Çandarlı Limanı ve art alanı, bu sanayiye hizmet verecek şekilde hayata geçireceğiz. Bizim turizm konusunda diğer şehirlere oranla geride olduğumuzu kabul etmemiz lazım. Ülkemize gelen sağlık turistlerini İzmir’e çekmek hedeflerimizden biri olacak. Amacımız, İzmir’i ve bölgemizi sadece ticaretin merkezi değil kültürel ve turistik bir merkez haline getireceğine inanıyoruz. İzmir’in her bir sokağında, her bir meydanında yaşanan canlılık, şehrimizin ticaretine ve sosyal hayatına yeni bir soluk getirecek. Çıktığımız bu yolda ortak akıldan vazgeçmeyecek, toplumun her bir paydaşıyla istişare halinde olacağız. Sizleri de iş insanlarımız, sanayicilerimiz olarak her daim desteğini beklediğimiz yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Söz veriyoruz. 1 Nisan’dan itibaren 7 gün 24 saat ulaşabileceğiniz bir İzmir Büyükşehir Belediyesi göreceksiniz.”
Basmane Çukuru açıklaması
Konuşmaların ardından Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ESİAD) Yüksek İstişare Kurulu üyelerinin toplantısına katılan Hamza Dağ, iş dünyası temsilcilerinin merak ettiği sorulara yanıt verdi. Basmane Çukuru’nun geleceği hakkında konuşan Dağ, kamuoyunda ‘Basmane Çukuru’ olarak bilinen İzmir’deki arsayla ilgili soru üzerine, “Basmane Çukuruyla ilgili biz de aracı olduk, Büyükşehir Başkanı TMSF ile görüşmeler yaptı. Merkezi yönetimle bunu çözeceğiz. Kafamızda bir formül var. Çözen belediye başkanı olarak tarihe geçeceğim. Yüksek bir bina yapmayacağız. Kamu binalarını, büyükşehir binası da dahil olmak üzere, orada yapabiliriz. Belediye, emniyet, SGK il müdürlüğünü oraya alırız. Merkez bankasını da oraya alabiliriz” ifadelerini kullandı. Dağ, yapılan gökdelenlerle ilgili soru üzerine de gökdelenleri kendilerinin planlamadığını söyleyerek su, kanalizasyon ve trafikle ilgili atılması gereken adımlar olduğunu, onların da projeleri arasında olduğunu söyledi.
“Brifingi daha önceden almış olurum”
Toplantıda gazetecilerin sorularını da cevaplayan Dağ, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda İzmir’de dini vakıfların artırılması ve içki yasağı gibi uygulamalar yapılıp yapılmayacağı sorusuna “Ben Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na talibim, İl Müftülüğüne talip değilim” derken, Şükürer’in “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kamu hizmetlerindeki devamlılık esası ve proje birikimleri ile ilgili brief vermek istediğini söyledi” ifadesine, “Ayrı ayrı olmak şartıyla kendileriyle görüşmekten memnuniyet duyarım. 1 Nisan’dan sonra alacağım briefi en azından şimdiden almış olurum” yanıtını verdi. – İZMİR
]]>Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Adayı Seçer’in Mezitli Seçim Koordinasyon Merkezi açıldı. Başkan Seçer, merkezi CHP Mezitli Belediye Başkan Adayı Ahmet Serkan Tuncer ve Mezitli halkıyla birlikte açtı.
Konuşmasına açılış törenine gelen coşkulu kalabalığı selamlayarak başlayan Başkan Seçer, siyasetçilerin güzel ve etkili konuşmalar yaptıklarını ancak bazılarının sözlerinin havada kaldığını belirterek, şunları söyledi:
“ÇALMIYOR, ÇALDIRMIYOR, İSRAF ETMİYORUZ”
“Bunu hep söyleriz, ‘Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.’ Siyasetçi güzel konuşur, güzel etkiler ama her güzel konuşan da tarlada izi olan değildir. Biraz havada kalır, boşta kalır. Biz hem güzel konuşuruz, hem tarlada izimiz var, halkta yerimiz var. Dik duvar yıkılmaz, doğru kalır. Dürüst, çalışkan insanlar kazanır. Biz de çalışıyoruz. Biz de vatandaşımıza karşı samimiyiz, dürüst davranıyoruz. Kulağımıza geliyor, Cumhur İttifakı’nın mensupları iyi niyetli meclis üyeleri ‘Büyükşehir Belediye Başkanı bu parayı nereden buluyor? Bu kadar hizmet yapıyor, biliyoruz. Meclisleri görüyoruz, borç var, harç var, birçok yatırımlar var, darphanesi yok, para da basmıyor’ diyorlar. Biz parayı çalmıyor, çaldırmıyor, israf etmiyoruz. Onun için bu para bereketli, onun için bütün Mersin’e yetiyor. Bu şekilde de devam edecek.”
CHP’li hiçbir belediye başkan adayının kimsenin arkasına sığınmadığına dikkat çeken Başkan Seçer, her birinin ‘özne’ konumunda olduğunu kaydetti. Seçer sözlerini, şöyle sürdürdü:
“ÇIKAN ADAYLAR BİZE İCRAATTAN BAHSETSİN, BİR DİĞERİNİ KARALAMASIN”
“İstanbul’u, Ankara’sı, Adana’sı, Mersin’i, Hatay’ı, Antalya’sı, Aydın’ı; hiçbir adayımız kimsenin arkasına sığınarak büyükşehir seçimlerine gitmiyor. Kendileri bir özne, belediye başkanlıklarında başarısı var. Mersin’de rakibimize bakalım. Belediyecilikte bir özne mi? Tanıyan var mı? Başarısını bilen var mı? Yok. Geçen dönemde Mezitli’den aday olmuş, daha sonra milletvekili adayı olmuş. 2 milletvekili 1’e düşmüş değil mi? Hükümete sığınıp ‘Bizi seçin. Hükümet biziz. Biz bütün imkanları alacağız. Bunu engelliyoruz ama tutamıyoruz. Pencereyi kapatıyoruz bacadan giriyor, bacayı kapatıyoruz kapıdan giriyor, bir yer buluyor’ diyor. Bunlarda böyle bir özgüven yok. Onun için biz birbirimize sımsıkı bağlı olursak bu özneler sizi başarıdan başarıya götürecektir. Güneş balçıkla sıvanmaz, gerçek budur. Vatandaşlarımız ‘Boş konuşmaya karnımız tok. Çıkan adaylar bize icraattan bahsetsin bir diğerini karalama değil. Yeni ise ne yapacağını söylesin. Mevcut ise ne yaptığını, ne yapacağını söylesin’ diyor. Biz hem ne yaptığımızı hem ne yapacağımızı söylüyoruz. Bizde malzeme çok.”
Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak Mezitli ilçesi sınırlarında önemli çalışmalar yaptıklarını aktaran Seçer, sahilde bulunan Adres Okuma Salonu’ndan söz ederek, şunları dile getirdi:
“BİZİM BELEDİYECİLİĞİMİZ HALKTIR”
“Mezitli şanslı. Örneğin dünyanın en güzel okuma salonu Mezitli’de. Şanslısınız gençler. Dünyanın en konforlu, en güzel okuma salonu, Aksini iddia eden varsa çıksın. Belediyecilikte belediyeciliği cazip hale getiren ranttır. Ama bizim belediyeciliğimiz halktır, halk. Halka açtık sahilleri, ranta değil. Dünyanın en güzel restoranını yapmadık sahile, halka açtık. Çocuklarımız gitsin orada eğitim öğretim görsün, onların da hakkı dedik. İşte Cumhuriyet Halk Partili belediyecilik, sosyal demokrat belediyecilik bu olsa gerek.”
Evde Bakım Hizmeti’nden, öğrencilere otobüs ücretlerinin 1 TL olmasına, çamaşırhaneden mahalle mutfaklarına kadar Büyükşehir’in hizmetlerinden bazılarına da sözlerinde yer veren Başkan Seçer, şunları kaydetti:
“Bu hizmetlerin başka bir örneği yok. Ama Mersin’de var. Çünkü Cumhuriyet Halk Partili, Atatürkçü bir belediye başkanı var. Biz Atamızın izinden gidiyoruz. ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’, ‘Geleceğimiz, gençlerin elindedir’, ‘İstikbal gençlerdedir.’ Bizim felsefemiz budur. Eğitime önem veriyoruz. Biz eğitimde fırsat eşitliği diyoruz. Vatandaşlarımız çocuklarının eğitimini önemser. Dişinden tırnağından arttırır, yemez, çocuklarına yedirir okula gönderir. Bu çocuklar iyi okullara gitsin. 27 eğitim merkezimiz var. Öyle sadece merkezde göstermelik, günü kurtarmak için değil. 7 bin 200 öğrenciden bahsediyorum. Bir anne baba çocuğunu bir dershaneye gönderse 40-50 bin TL. İşte sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışı, Mersin Büyükşehir Belediyesi bunu sağlıyor. Biz dezavantajlı mahallelerde dershaneler açtık. Çünkü okumak o çocukların da hakkı. Parası olan çocuğunu gönderebiliyor da olmayan göndermesin mi? O çocuk ne yapacak, bakıp bakıp komşusunun çocuğuna mı imrensin? İşte o zaman devlet ortaya çıkar. İşte onun için belediye var, sosyal demokrat belediyecilik anlayışı var.”
Konuşmasının devamında Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (MESKİ) Mezitli ilçesinde yaptığı, yapmakta olduğu ve yapacağı çalışmalar hakkında katılımcıları aydınlatan Seçer, şu bilgileri verdi:
“MEZİTLİ’DE ESKİ, ASBESTLİ VE SAĞLIĞA AYKIRI BORULARI TAMAMEN DEĞİŞTİRİYORUZ”
“Hiçbir caddemizde su baskını tehlikesi kalmadı. Hepsinin yağmur suyu altyapısını yaptık. Parayı nereden bulduk? Düşündük, akıllıyız, fikirliyiz, çalmadık, çaldırmadık israf etmedik, hepsini yetirdik. Şimdi Mezitli’nin imarını bitirdik. İmar yoksa yol, altyapı, kanalizasyon, içme suyu, üstyapı yok. Hiçbir şey yok imar yoksa. Ev, iş yeri, fabrika yapamazsın. Ama biz imarı da bitirdik. Fındıkpınarı Yaylası’na giden vatandaşlarımız var bu bölgede ve içme suyu sorununu çözdük. MESKİ’nin toplamda, tamamlanan, devam eden projeleri yaklaşık 1,5 milyar liralık yatırımları var. İhalesini yeni bitirdik. Avrupa Birliği kredisi. Tüm içme suyu şebekeleriniz tarihe karışıyor. Mezitli’de eski, asbestli ve sağlığa aykırı boruları tamamen değiştiriyoruz. Yaklaşık 1 milyarlık bir proje. Altyapıya giriyoruz ve altyapıyı bitirdikten sonra tertemiz borulardan içme suyunu alacaksınız.”
Cengiz Topel, Vatan Caddesi ve Yedi Kardeşler’de açmış oldukları bulvarlar hakkında bilgi veren Seçer, durmadan çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.
Farklı partilerin adaylarını arayarak başarı dileğinde bulunduğundan da söz eden Seçer, şöyle konuştu:
“VAHAP SEÇER SEÇİMİ TARİHİ BİR FARKLI KAZANACAK”
“Demokratik bir mücadele içerisindeyiz. Ne diyoruz? Biz Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanıyız. Ama bakın burada al bayrağımızı simgeleyen ay yıldız var. Şu anda ben belediye başkanıyım. Biz herkesin oyunu istiyoruz. Çok güzel işler yapacağız. Seçimi kazanacağız. Mezitli’de Ahmet Serkan Tuncer de kazanacak, çok büyük bir oy oranıyla kazanacak. Mersin’de Vahap Seçer kazanacak, tarihi bir farklı kazanacak. Bu iddiayı da buradan ortaya koyuyoruz.”
CHP Mezitli Belediye Başkan Adayı Ahmet Serkan Tuncer de Mezitli’yi çiftçisi, genci, esnafı ve emeklisi ile hep beraber kazanacaklarından söz ederek, beraber yöneteceklerini vurguladı. Tuncer, şunları söyledi:
“40 MAHALLENİN 40’INA EŞİT HİZMET GÖTÜRECEĞİZ”
“Gece gündüz demeden çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacağız. Herkese eşit hizmet anlamında sadece 1-2 mahalleye değil, 40 mahallenin 40’ına eşit hizmet götüreceğiz. Çiftçinin zorlandığı her anında yanında olacağız. Esnafımızın her derdine en önce biz koşacağız. Emeklinin rahat geçinmesi için elimizden ne geliyorsa bizler yapacağız. Sosyal demokrat belediyecilik anlayışını huzur içerisinde yaşamamızı sağlayacağız. Mezitli’yi sizlerin desteğiyle Mersin’in parlayan bir yıldızı, Türkiye’de örnek gösterilen bir kent haline getireceğiz. Kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’in Mersin’e katkıları hiçbir zaman tartışmaya açık bile değildir. Bunu herkes böyle bilsin. Bu güzelliğe güzellik katmak için bir oy Büyükşehir’de Vahap Seçer Başkanıma, bir oy da şahsıma istiyorum.”
]]>Esenşehir Mahallesi’ndeki “Bölge Parkı ve Çocuk Oyun Sokağı Açılış Töreni”nde konuşan Yıldırım, belediyeciliğin AK Parti’nin işi olduğunu söyledi.
Belediyeciliği, 1994’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anlayışıyla Türkiye’ye damga olarak vurduklarını ve yurt dışında bile bu işlerin konuşulmaya başlandığını belirten Yıldırım, “İstanbul bir zamanlar çöplerin, çukurların, çamurların, hava kirliliğinin olduğu, suyun olmadığı, insanların burayı terk etmek için birbirleriyle yarıştığı bir yerdi. Ta ki 1994 yılına kadar. 1994’te yiğit bir adam çıktı Kasımpaşa’dan, aslı Rizeli, kaptan Ahmet’in oğlu, kimse tanımıyordu. Geldi 3-4 senede İstanbul’da neler yaptı, neler.” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminin ardından şehrin şaha kalktığını belirten Yıldırım, şöyle devam etti:
“Çok şükür İstanbul’umuzda 25 sene, Sayın Cumhurbaşkanımızdan sonra Ali Müfit Bey ve ondan sonra rahmetli Kadir ağabeyle hakikaten hayal edilemeyen işleri yaptık. Artık belediyecilik deyince çöp aklımıza gelmiyor, park aklımıza gelmiyor, asfalt hiç aklımıza gelmiyor. ‘Bunlar zaten olağan şeyler’ diyoruz. Vizyon projelerinin konuşulduğu ve yapıldığı İstanbul dünya markası bir şehir haline geldi. Yakışır mı? Yakışır. Ama ne zamana kadar? 2019 Haziran’ına kadar. İşte 4,5 senede görüyoruz, İstanbul’da sizin hayal kurduklarınızın hangisini yapabildi? İnşallah 31 Mart’ta hep beraber İstanbul asli sahibine kavuşacak, muradına erecek, yeniden hizmetlerle buluşacak. Hizmetlerle hem Ümraniye’miz hem 39 ilçemiz çok daha iyi hizmet alacak. Böylece İstanbullu kazanacak, kaybeden kimse olmayacak. Ben inanıyorum buna çünkü İstanbul halkı her zaman doğruyu yapmıştır. Türk halkı, 1950’den sonra hiç hata yapmamıştır, hatayı siyasetçiler yapmış gereken dersi vermiştir, bu sefer de öyle olacak.”
“Bir belediye başkanı metro kapatır mı?”
Yıldırım, hem belediye başkanlığı döneminde hem de 22 yıldır Cumhurbaşkanı Erdoğan’a halkın destek verdiğini, bu seçimde de destek vereceklerini ve 2019 yılında AK Parti belediyeciliğinin ne olduğunu bilerek kendilerini iş başına getirdiklerini anlattı.
Pandemiye, felaketlere, büyük depreme, ekonomik krizlere rağmen Ümraniye’de çalışma arkadaşları, teşkilatlar ve devlet kurumlarıyla güzel işler yaptıklarını kaydeden Yıldırım, “Hayır sahibi olan bütün vatandaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 6 okul, 18 cami yaptık, onlardan Allah razı olsun.” diye konuştu.
Yıldırım, dayanışma içerisinde hem kendi bütçeleriyle hem vatandaşların katkılarıyla hem de bakanlıklarla büyükşehir belediyesini aratmadıklarını, ancak mahzun kaldıklarını, büyükşehir belediyesinin başka olduğunu ve 31 Mart’ta büyükşehir belediyesini muradına erdirerek yeniden hizmetlerin devam edeceğini dile getirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu eleştiren Yıldırım, şunları kaydetti:
“Bir belediye başkanı metro inşaatını kapatır mı? Metro inşaatı kapattı. İstanbul’a 150 kilometre tünel yol lazım. Allah vermiş dağ tepe, tüneller yapacaksınız ki yeni yollarla İstanbul trafiğini rahatlatacaksınız. Pik noktalarda biz 35 dakikada bıraktık şimdi 1,5-2 saate vardı. Trafik hızını en aza indirebilmeniz için yeni metrolar yapacaksınız, yeni yollar açacaksınız, yeni tüneller yapacaksınız. Kadir ağabey zamanında yapılmış 3 tünel yolu vardı. Bir tanesinin ihalesi yapıldı ve kazıya başlandı, 6 ay çalıştı müteahhit, geldi tüneli kapattı. Nereye gidiyor bu tünel? 18 kilometre Sarıyer’e.”
Parkın yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Yıldırım, bölge parklarına ihtiyaç olduğunu, millet bahçelerinden sonra artık 5, 10, 20 veya 30 dönümlük alanlarda ihtiyaç oldukça bölge parkları yapacaklarını söyledi.
Programa, Ümraniye Kaymakamı Abdulaziz Aydın, AK Parti Bayburt Belediye Başkan adayı Mete Memiş, MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Zafer Çalışır, AK Parti ve MHP Ümraniye ilçe başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı.
]]>Mahalli İdareler seçimine 32 gün kala seçim heyecanı artarken CHP’den yeniden aday olan Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, ev ve esnaf ziyaretlerine devam ediyor. Amasra Kum Mahallesi’nde geçekleşen esnaf ziyaretlerine Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır’ın yanı sıra Amasra Belediyesi Meclis Üyesi adayları Nuri İslam Çil, Ali Demircioğlu, Kahlibar Dönmez, Galip Kaan Başaran, Osman Arslan, Hızır Sarı, Eren Gültepe, CHP Bartın İl Genel Meclisi Adayı Hasan Atay ve Amasra CHP İlçe Başkanı Ogün Basançelebi de katıldı.
Sabahın erken saatlerinden itibaren Amasra’da esnaf ziyaretleri gerçekleştiren Recai Çakır ve CHP meclis üyesi adayları, esnafların talep ve önerilerini dinledi. Çözüm önerilerini paylaşan CHP’li adaylar, samimi diyalogların yer aldığı ziyaretlerde, seçim vaatlerini anlatarak, vatandaşların görüşlerini aldı.
“Esnafın beklentilerini önemsiyoruz”
Başkan Çakır, yaptığı açıklamada, “Amasra’yı daha yaşanabilir, daha güzel bir yer haline getirmek için geçtiğimiz dönem çok çalıştık. Amasra’ya hizmet için çıktığımız bu yolda bugün Amasra Belediye Başkan adayı olarak Meclis üyesi aday arkadaşlarımızla esnafımıza bol kazançlar diledik, desteklerini istedik. Arkadaşlarımızla beraber bir an önce Amasra’ya projendirdiğimiz hizmetleri kazandırma arzusu içerisindeyiz. 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde Amasra halkının vereceği destekle başladığımız işleri tamamlama, yeni projelere imza atma fırsatı yakalayacağız. Değerli Belediye Meclis üyesi adayı yol arkadaşlarımla birlikte Amasra’ya hizmet etmenin mutluluğunu yaşarız inşallah. Halk için halkla beraber iş yapan belediyecilik anlayışımızla, kardeş belediyecilik felsefesiyle inşa ettiğimiz Amasra Modeli ile kentimize iki yeni meydan, parklar, envanterimize araçlar kazandırdık. Turizm sezonu başlamadan tüm yollarımızı ve kaldırımlarımızı yeniledik. Esnafımızın yüzünü güldüren, Amasra’da ekmeği büyüten kruvaziyer gemisi Astoria Grande’yi getirerek kentimizin turizm sezon süresini uzattık. Esnafımızın görüşlerini, beklentilerini önemsiyoruz. Onların sorunlarına çözüm bulmak, birlikte daha güçlü bir Amasra inşa etmek için buradayız. Onlardan hazırladığımız projelere katkı ve öneri vermelerini istedik” şeklinde konuştu.Meclis üyesi adayları da, seçim sürecinde mahalle mahalle dolaşarak vatandaşlarla buluşmaya devam edeceklerini belirttiler. Adaylar, Amasra’nın sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması için ortak akıl ve dayanışma vurgusu yaparak, seçim çalışmalarına hız kesmeden devam edeceklerini ifade etti.
“Oylarımızı katlayarak kazanacağız”
Cumhuriyet Halk Partisi Ogün Basançelebi ise, “Amasra, Cumhuriyetin kalesi. 2019’da enkaz halinde devraldığımız Amasra Belediyesini 5 yıllık sürede Recai Başkanımızın vizyonu ve gayretleriyle düze çıkarmayı başardık. Genel Merkezimizin, CHP’li belediyeler arasında kardeş belediyeciliği teşvik etmesi sayesinde kentimize meydanlar, parklar, araçlar kazandırdık. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde Amasra’da solun, cumhuriyetin tek adayı olarak oylarımızı katlayarak kazanacağız” diye konuştu.
Amasra halkı da CHP adaylarının samimi ziyaretlerini olumlu bir şekilde karşılarken, CHP’den aday gösterilen siyasetin yeni yüzlerine yoğun ilgi gösterdiler. Hem esnaf hem Amasra halkı Amasra Belediye Meclisi’ne aday gösterilen yeni isimleri çok uzun süredir tanıdıklarını, Amasra’nın sevilen simalarından olduklarını dile getirirken; aralarında birçok ismin tecrübe ve liyakatları ile Amasra’ya çok şey katacaklarına inandıklarını söylediler. – BARTIN
]]>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin adayı Böcek, basın mensuplarıyla buluştu. Geniş bir katılımın olduğu toplantıda Başkan Böcek’in 5 yılda kente kazandırdığı hizmetler anlatılırken, yeni dönemde hayata geçireceği 132 projenin de tanıtımı yapıldı.
Beş yıllık görev süresinde birçok olumsuzluk ile karşı karşıya kalmasına rağmen Antalya’ya hizmetin hiç aksamadığını söyleyen Böcek, şöyle konuştu:
“Dünyanın göz bebeği Antalya’mız için borç lügatı yapmadan çalışmalara başladık. Antalya’ya hizmet eden herkese teşekkür ettik. Yarım kalan projeleri tamamladık. Göreve geldiğim de hiç unutmam ‘ASAT’ın elektrikleri kesilecek’ dediler. 2018 Ağustos ayından 2019 Mart ayına kadar 78 milyon liralık elektrik borcu ödenmemiş. Aylık 5 milyon 130 bin TL faiz ödüyorduk. Gerekli tasarrufları yaptık. Hiçbir çalışma arkadaşımızı siyasi görüşü nedeniyle cezalandırmadık. Sadece 28 arkadaşımız siyaset yaptığı için disiplin kurulu kararı ile işten çıkarıldı, 38 arkadaşımızın görev yeri değişti. Sosyal belediyecilik ilkesiyle kimseyi kırmadan Antalya’mızın aydınlık geleceği için çalıştık.
“EXPO ALANINI CANLI TUTACAĞIZ”
Antalya’da 2 olan festival sayısını 8’e çıkardık. Ülkede ortaya çıkan ekonomik krize rağmen hizmetlerimiz hiç aksamadı. Hatırlarsınız hükümet ‘EXPO alanına tramvay yapıyoruz’ diye lansman yaptı. Seçimden sonra EXPO’nun tramvay parasını, 379 milyon TL’yi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldılar. Bugünün parasıyla 2 milyar TL’dir. EXPO için Antalya’daki bütün belediyelerin gerçekleşen bütçelerinin binde 2’sini aldılar. Şu an EXPO’da sünnet düğünü yapılıyor. EXPO hevesimiz 6 ay sürdü, sonrasında atıl bir şekilde bırakıldı. Antalyalı vatandaşlarımızın parasını oraya yatırdık. Şimdi düğün yapılıyor. Yeni dönemde Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak EXPO alanında gastronomi festivali gibi birçok etkinlik yaparak EXPO alanını canlı tutacağız. EXPO alanına yönelik tarım ve turizm alanına yönelik önemli projelerimiz olacak.
“TÜRKİYE’NİN EN UCUZ SUYUNU SUNAN BELEDİYEYİZ”
Yerelden kalkınma projesiyle bugüne kadar yapılmayan birçok proje hayata geçirdik. Çiftçimize, üreticimize makine teçhizat yönünden gerekli bütün destekleri, teknolojik yenilikleri sunduk. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımıza yönelik 50 ton suyu 50 TL yaptık. Türkiye’nin en ucuz suyunu halkımıza sunan belediyeyiz. 5 ton suyu 5 TL yaptık. Şu an beş ton su bir ekmekten daha ucuz. Bunları hep tasarrufla yaptık. Sosyal yardım alan vatandaşlarımıza 10 tona kadar suyu ücretsiz yaptık. Engelli bireylerimize yönelik yüzde 10 olan su indirimi yüzde 40’a çıkarttık. Üniversite öğrencilerimize 5 ton suyu ücretsiz yaptık. Şimdi 10 tona çıkartıyoruz.
“77 PROJE İLE YOLA ÇIKTIK, 182 PROJE TAMAMLADIK”
3 bin 311 kilometre içme suyu hattı yaptık. Türkiye’de 30 Büyükşehir arasında bu bir ilktir. 514 kilometre kanalizasyon yaptık. Aksu’ya gidin orda köfteciler vardır yanında kokudan durulmazdı. Kepez ilçesine 162 km kanalizasyon yaptık. Finike’nin denizin kenarındaki 8 mahallede kanalizasyon yoktu. Bunları dahi tamamladık. Beş yıllık süreçte 77 projeyle yola çıktık, 182 proje tamamladık. Antalya’mız konserlerin iptal edilmediği siyaset üstü bir şehirdir. Antalya’mızda ne Ata’mızdan ne de Cumhuriyeti’mizden öden vermedik, vermeyeceğiz. Biz önce bize seven seçen insanlara Allah’ımıza hesap veriyoruz. Sonra halkımıza hesap veriyoruz. Ben Antalya’da 2002 yılından itibaren muhalefette çalışan bir belediye başkanıyım. Antalya’nın en büyük fuar ve kongre merkezini yaptık. Doğal gazı bitmiş bir Konyaaltı inşa ettik.
“BİZ İNSANLARA DOKUNUYORUZ”
Geleceğimizin teminatı çocuklarımıza yatırım yapıyoruz. 11 kreş yaptık. Bizim anlayışımızda belediyecilik insanların yaşamlarını kolaylaştırmaktır. Kovid dönemini hatırlayın. Yeri geldi hesaplarımıza bloke kondu. Biz oradaki insanlara yardım ettik. Askıda fatura uygulaması yaptık. Birçok vatandaşımıza destek olduk. Belediye mülklerimizde kiralarımızı öteledik. Esnafa yönelik 23 TL olan su ücretini 11 TL’ye düşürdük. Sosyal belediyecilik anlayışı ile öğrencilerimize 8 bin TL burs desteği veriyoruz. Antalya’da İmar Yönetmeliği’ni güncelledik. Bütün belediye başkanı arkadaşlarımızı davet ederek yaptık. Ben bilirim anlayışı ile yapmadık. 2022 yılında Deprem Master Planı çalışmalarına başladık. 19 ilçenin yapı stokunu envanterini çıkartıyoruz. Bütün belediyelerimize 7 defa yazı yazdık. Serik ve Kepez Belediyesi yapı stoku envanterini göndermedi. İnsanların deprem olmadan can güvenliği önemli bizler için. Biz insanlara dokunuyoruz.
“KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI’NA SESLENİYORUM: BU KADAR UCUZ SİYASET NEDEN YAPILIR”
26 milyon vatandaşa hizmet ediyoruz. Burası Antalya; böyle denizi, kumu, antik kenti olan başka bir şehir yok. Özellikle Kültür ve Turizm Bakanı’mıza sesleniyorum. Halka hizmet hakka hizmettir. Biz Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Turizm Bakanlığı iş birliği ile Belek Arıtma’yı yaptık. 20 yıl Antalyalının atıksu gelirini verdik. Sayın Bakan geçtiğimiz günlerde Kemer’de arıtmayı ziyaret etmiş. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Kemer Arıtma’yı yakında bitiriyoruz demişler. 14-28 Mayıs’ta Sayın Cumhurbaşkanı Antalya’ya geldi. Ona da yalan söylediler. ‘CHP’li belediyeler arıtma yapmıyor biz yapıyoruz’ diye. Kimse babasının malını bağışlamıyor. Kimse kusura bakmasın burası Antalya. Antalya Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle, Muhittin Böcek ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy imzası ile 27 yıl Kemer’de atıksu gelirimizi verdik. Müteahhitlik anlaşması gibidir. Ne var bunda? Bu projeyi Antalya Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle ile yapıyoruz deyin. Bu kadar ucuz siyaset neden yapılır?”
Geçen beş yıllık süreçte ek bütçeler yapmak zorunda kaldıklarını aktaran Böcek, şöyle devam etti:
“Yaptığımız 1.8 milyar TL’lik bütçe mazot ve enerji parasıdır. 2022 yılında Ekim ayında ASAT’a 34 milyon elektrik parası geldi. 2023 yılı Ekim ayında ise 184 milyon elektrik parası geldi. Sadece bir aylık elektrik bedeli bu. Türkiye’de 30 Büyükşehir Belediye arasında sudaki KDV indirimini ilk uygulayan belediyeyiz.
“ATATÜRK’ÜN YOLUNDA YÜRÜYEN HERKESİN OYUNA TALİBİM”
Biz kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Bizim sevdamız Antalya’dır. Gazipaşa’dan Kaş’a kadar. Bir mahallede kaç oy aldık diye bakmadım. Benim hayatımın geçtiği şehir Antalya. Hayatımın ikinci yaşamını verdiği bu şehirde gençlere, kadınlara, çocuklara, büyüklerimize özgürce yaşayabileceği, aydınlık bir şehre azimle gururla devam edeceğiz. Türkiye’nin ittifakı kurulmuştur. Antalya’da Antalya’nın İttifakı kurulmuştur. Ben kendisini Türkiye Cumhuriyeti kabul eden ezana, al bayrağı sahip çıkan, Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda yürüyen AK Partili, ülkücü vatandaşımın da oyuna talibim. Tüm ittifakın belediye başkanıyım. Bütün vatandaşların memnuniyeti sonucunda ‘Herkesin Başkanı’ olmaya devam edeceğim.”
“ALTIN PORTAKAL’I SEÇİME KURBAN ETTİLER”
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Başkan Muhittin Böcek, Altın Portakal Film Festivali’nin 60’ıncı yılında hükümetin baskısıyla iptal edildiğini söyledi. Devletin dört tane bakanının açıklama yaptığını hatırlatan Başkan Böcek, “Herkesin özgürce yaşadığı bu şehirde sadece seçime kurban ettiler kimse kusura bakmasın. Türkiye İttifakı’nın desteğiyle yeniden göreve geleceğiz ve Altın Portakal’ın altmışıncısını Muhittin Böcek olarak yapacağım” dedi.
Yeni dönem için hazırladıkları vizyon projelerin tüm vatandaşlara dokunacağını aktaran Başkan Böcek, Fransız Kalkınma Ajansı’ndan buldukları 59 milyon 850 bin Euro’luk krediye hazine garantisi verilmediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fransız Kalkınma Ajansı bize güvendi krediyi çıkardı. Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde bu krediye Ak Parti’li arkadaşlar ret verdi. Antalya’da seçim siyaset bu kadar böyle ucuz mu olur? Böyle küçük işlerle uğraşılır mı? Şimdi bu krediyle yılda 500 milyon lira harcadığımız atık çamuru bertarafı için yakma tesisi kuracağız. Hızla gelişen Altıntaş bölgesinin nüfusa yönelik Lara Arıtması’nın kapasitesini iki katına çıkaracağız. Ayrıca Altıntaş bölgesinin altyapısını, pazar yeriyle, spor sahalarıyla kısa sürede tamamlayacağım.”
Türkiye’nin turizmden 45 milyar dolar olan gelirinin 20 milyar dolarının Antalya’dan sağlandığının altını çizen Başkan Böcek, 26 milyona ev sahipliği yaptıklarını ancak 2 milyon 696 bin nüfusa göre devletten pay aldıklarını kaydetti. Kundu Turizm Yolu’yla ilgili proje için turizmcilerle birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’u ziyaret ettiklerini anlatan Böcek, şu bilgileri verdi:
“ANTALYA’DAN KAZANIP ANTALYA’YA YATIRIM YAPILMIYOR”
“Bakanımız ‘Paramız yok’ dedi. Antalya’dan kazanıp Antalya’ya yatırım yapılmıyor. En azından burada yarısını siz verin dedik onu da vermediler. Şimdi toplantılar yapıyor Sayın Bakanımız muhtarlarımıza falan, belediye başkanı adaylarıyla çalışıyorlar. Arkadaşlar Antalya’da tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.”
EMEKLİLER İÇİN YAŞAM KÖYÜ PROJESİ
Antalya’da 490 bin emekli yaşadığı bilgisini veren Başkan Böcek, şunları dile getirdi:
“O emekli asgari ücret bile alamıyor şu anda. Yazık değil midir? Eğer bir ülke emeklisine sahip çıkamıyorsa ondan bir şey olmaz denir. Bizim yaşlılarımızın konaklayabileceği Yaşam Köyü, Yaşlı Bakım Evleri projelerimiz var. Ayrıca şehit yakınlarına, dul ve yetimlerine yönelik bir çalışma içerisindeyiz. İnsanların yanında olacağım.”
Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan önce 20 yıl Konyaaltı Belediye Başkanlığı yaptığını hatırlatan Böcek, şunları kaydetti:
“107 MECLİSİN 71’İNE KATILMAYANLAR BÜYÜKŞEHİR’E TALİP OLMAYA ÇALIŞIYOR”
“20 yılda toplam 10 ya da 15 kez büyükşehir belediye meclisi toplantısına katılamadım. Şimdi Büyükşehir’e talip olan arkadaşlar son beş yıllık süreç içerisinde 107 meclis toplantısının 71’ine katılmamış. Hani rakibiniz diyorsunuz ya, rakibim yok benim rakibim kendim. Eğer bir yere talip olduysanız kent adına, ilçenizin A’dan Z’ye her şeyiyle ilgileneceksiniz. Şov yapma yeri değildir meclisler. 107 meclisin 71’ine katılmayan arkadaş Büyükşehir’e talip olmaya çalışıyor. Kimse kusura bakmasın. Siyaset insanların gözünü boyamak insanlara yanlış şey söylemek değildir. Ben kendimi Antalya’ya adadım derken, 20 yılda 10 veya 15 defa meclise katılmamışım. Sen 5 yılda 107 meclisin 71’ine katılma, oradan Bakanlığın yapacağı işleri konuş, doğru olmayabilir. Biz Antalya’da hemşerilerimizi kandırmadık. Hiç olmayacak şeyleri konuşmadık. Hizmetin hasedi olmaz. Antalya’mız için çivi çakan iktidarıyla muhalefetiyle belediye başkanlarına kurum kuruluşlarımıza her ortamda teşekkür etmeden çekinmedik.”
Ulaşımla ilgili sorulara da cevap veren Başkan Böcek, son 5 yılda Antalya nüfusunun 184 bin 549 kişi arttığını, 387 bin 696 yeni aracın trafiğe çıktığını kaydederek, sözlerine şöyle son verdi:
“Bunun içinde servisler yok. Depremden sonra 11 ilden gelen vatandaşlarımız yok. Rus-Ukrayna Savaşı’ndan sonra gelen yabancı plakalar yok. Göreve geldikten sonra ne bir cadde kapattım, ne bir yanlış bir işlem yaptım. 125 hem uzaktan erişim hem akıllı kavşak yaptık. Cırnık köprüsünü genişlettim, 4-5 şeride çıkardım. Trafik denetleme merkezi kurduk, Gazipaşa’ya kadar tüm trafik ışıkları kontrolümüzdedir. 102 yeni otobüs aldım. İktidar oldun mu yapman gerekenler çok açıktır, bellidir. Çevre yolları yapılmalı. Hızlı tren ihalesi yapıldı şimdi. Her seçim dönemi bir ihale yapılıyor bu yollarla ilgili. Antalya da bunlara artık yani yeter diyecek diye düşünüyorum.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Kartal Soğanlık Meydanı’nda miting düzenledi. Mitinge Kurum’un yanı sıra Cumhur İttifakı Kartal Belediye Başkan Adayı Hüseyin Karakaya, AK Parti Kartal İlçe Başkanı Nimet Gündoğdu, MHP Kartal İlçe Başkanı Zübeyir Kurt ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kurum’a konuşması sırasında vatandaşlar alkışlar ve sloganlarla eşlik etti. Mitingde ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı da çektirdi.
“Bizim gerçeklerimize onların hayalleri bile ulaşamaz”
Mitingde konuşan İBB Başkan Adayı Kurum, “İstanbul’umuz, emin ellerde değil. Bu aziz şehir, liyakatsizliğin kurbanı olmaktadır. Bu aziz şehir, beceriksizliğe mahküm edilmektedir. Oysa ki İstanbul’umuz, ihmale gelmez. İstanbul’umuz, yarı zamanlı belediye başkanlığını asla affetmez. İstanbul’umuz, sorunlarının çözümü noktasında gayret ister. 1 Nisan’da 5 yıldır yüzü gülmeyen İstanbullu hemşerilerimizin yüzünü güldürmeye, annelerimizin, babalarımızın, büyüklerimizin duasını almaya geliyoruz. 31 Mart’tan sonra her evladımızın geleceğe dair umut kapısı biz olacağız. İstanbul’un yeniden dirilişine hep birlikte yürüyeceğiz. Kartal kaç dönemdir CHP’li yönetimin elinde. Ne CHP’li mevcut İBB yönetiminin ne de Kartal Belediyesi’nin bu şehirde tek bir çakılı çivileri dahi yok. Biz 650 bin konutu dönüştüreceğiz diyoruz. Onlar ne gerek var, olmazsa da olur diyorlar. Farklı gündemler peşinde koşarak İstanbul’un sorunlarını göz ardı etmeye devam ediyorlar. Bizim gerçeklerimize onların hayalleri bile ulaşamaz. Bizim bu yaptıklarımızı onlar rüyalarında bile göremez. Bunlar Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı da aynı şekilde eleştirmişlerdi. ‘Sen bu motor fabrikasını nasıl kuracaksın, yapamazsın’ demişlerdi. Ama o ‘iman varsa imkan da vardır’ dedi ve bu gayesine ulaştı. 31 Mart akşamı Saraçhane’ye gidip, 1 Nisan sabahı da tüm İstanbul’u kucaklayacağız. Tüm İstanbullularla birlikte eserlerimizi ve hayallerimizi bir bir gerçekleştireceğiz” dedi.
“Sizleri CHP’nin belediyecilik anlayışına asla teslim etmeyeceğiz”
Kartal’ın CHP belediyeciliğinin ilgisizliğinden bıktığını dile getiren Kurum, “AK Parti’nin, Cumhur İttifakı’mızın yönettiği her ilçemize gittiğinizde eser ve hizmetini en güzel şekilde görürsünüz. CHP’nin yönetiminde olan belediyelere baktığımızda ise en temel belediyecilik vazifelerini dahi yapılmadığını görürsünüz. Milletimizin sağlıklı bir hizmet alamadığını görürsünüz. Çünkü CHP belediyeciliği sorumsuzluk ve ilgisizlik, becerisizlik, liyakatsizlik, beceriksizlik demek. Kartal’ın tüm mahallelerindeki vatandaşlarımız 5 yıldır dağ gibi biriken sorunlar yüzünden dertli. Kartallı kardeşlerimiz dünyanın en güzel şehrinin en uzun sahillerinden birinde yaşamaktayken korku içinde vakit geçiriyorlar. İlçemizdeki kardeşlerimiz alt yapıdan üst yapıya, imar sorunundan kentsel dönüşüme kadar birçok sorunla baş başa. Bu alt yapı sorunlarını niye yapmadınız? Biz bu sorunları gidereceğiz dediniz ama 5 yıllık süreçte Kartal’ı görmezden geldiniz. Biz nasıl ki Kartal’da çöken Yeşilyurt apartmanında olduğu gibi sizlerin yanında durduysak, bir an bile yanınızdan ayrılmadıysak bundan sonra da yanınızda olmaya devam edeceğiz. Sizleri CHP’nin belediyecilik anlayışına asla teslim etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
“Kartal’da mülkiyet sorunu tamamen ortadan kaldıracağız”
Kartal’da hayata geçireceği projelerini anlatan Kurum, “1 Nisan’dan itibaren Kartal’ımız için dev yatırımlarımızı hızlıca başlatacağız. Aydos – Pendik yolunu ve Kartal sahil düzenlemesini yapacağız. Böylece Kartal’ımızın çehresi değişecek, trafik rahatlayacak, bölgemiz nefes alacak. 2 buçuk yıl içerisinde Kartal D100 Uğur Mumcu raylı sistemini ve Üsküdar-Kadıköy-Maltepe-Kartal tramvay hattını bitirip Kartallı kardeşlerimize teslim edeceğiz. Artık kullanılması elverişsiz hale gelen Hasan Ali Yücel Sanat Merkezi’ni Kartal’ımıza kazandıracağız. Kartal her şeyin en iyisini hak ediyor. 100 dönüm üzerinde Aydos Kent Park’ının düzenlemesini Kartal’ımızın şanına yakışır bir şekilde yapacağız. Ayazma Seyir Terası ve sosyal tesislerimizi kadınlarımızın, annelerimizin, gençlerimizin vakit geçirmesi için yenileyeceğiz. Yeşilyurt Apartmanı yıkıldığında gelip günlerce buralarda vakit geçirdik. Bu bölgede büyük bir kentsel dönüşüm başlattık. Vatandaşlarımızın güvenli, huzurlu, konforlu yuvalarını teslim ettik. Orhantepe Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projemizde olduğu gibi tüm Kartal’da mülkiyet sorunu tamamen ortadan kaldıracağız. Hiç bir vatandaşımızın İBB ile mülkiyet sorunu kalmayacak. Kartal’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız. Kartal Sahili, stadı ve etrafı yıllardır atıl bir şekilde bekliyor. Kartal Stadı’nın olduğu yerde zemin altı otopark ve üstüne inşa edeceğimiz Pazar yeriyle, sosyal yaşam merkeziyle stadımızın çevresini değişeceğiz. Biz Kartal’ın geleceği için ne talep ettilerse o talebi gideren tarafta olduk. Sorsanız engelliyorlar. Neyi engellediğimizi bize söyleseler anlayacağız ama maalesef söyleyebilecekleri hiçbir şey yok. Kartal’a dair bir hedefleri olmadığı gibi bir hayalleri de yok” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Kartal Soğanlık meydanda düzenlenen mitingde konuşan Kurum, kararını veren meydanların tıpkı 28 Mayıs’ta olduğu gibi zaferlerini müjdelediğini söyledi.
İlçenin seçimlerde sandıkları patlatacağını, yeniden rekorlar kıracağını, 1 Nisan’da algı belediyeciliğini bitireceğini belirten Kurum, “Bugün İstanbul’umuz, bu aziz şehrimiz emin ellerde değil. Bu aziz şehir, liyakatsizliğin kurbanı olmaktadır. Bu aziz şehir, beceriksizliğe mahkum edilmektedir. Oysaki İstanbul’umuz, ihmale gelmez, yarı zamanlı belediye başkanlığını asla kabul etmez.” diye konuştu.
“Bizim gerçeklerimize onların hayalleri bile ulaşamaz”
Murat Kurum, gerçek belediyeciliğin önce vatandaşın gönlünde, hanesinde, yanı başında olmak anlamına geldiğini vurgulayarak, “Belediyecilik, onun dertleriyle dertlenmek, sorunlarını çözmektir. Çözünceye kadar da yanı başından ayrılmamaktır. 1 Nisan’da da 5 yıldır yüzü gülmeyen İstanbullu hemşerilerimizin yüzünü güldürmeye, annelerimizin, babalarımızın, büyüklerimizin duasını almaya geliyoruz. 31 Mart’tan sonra her gencimiz, evladımızın geleceğe dair umudu biz olacağız. İstanbul’un yeniden dirilişine yürüyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
CHP’li mevcut İBB yönetimi ve Kartal Belediyesi’nin kente tek bir çakılı çivilerinin olmadığını aktaran Kurum, şöyle devam etti:
“Biz diyoruz ki, 650 bin konutu dönüştüreceğiz. Onlar, ‘Ne gerek var, olmazsa da olur, yapmasanız da olur. Nasıl yapacaksınız?’ diyor. Bal gibi de yapacağımızı çok iyi biliyorlar. Bu yüzden endişe ediyorlar, korku yaşıyorlar. Bizim gerçeklerimize onların hayalleri bile ulaşamaz. Bunlar merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamıza da eleştirmişlerdi. ‘Sen bu motor fabrikasını nasıl kuracaksın, yapamazsın.’ demişlerdi. Ama o, ‘İman varsa imkan da vardır.’ dedi ve bu gayesine ulaştı. Biz söz verdik mi, o sözü tutarız. Sizin evladınız, bu kardeşiniz Murat Kurum verdiği sözü tutar.”
“CHP belediyeciliği sorumsuzluk, ilgisizlik, liyakatsizlik, beceriksizlik demek”
AK Parti’nin, Cumhur İttifakı’nın yönettiği ilçelere gidildiğinde eser ve hizmet siyasetinin en güzel örneklerine şahit olunduğuna dikkati çeken Kurum, CHP yönetimindeki belediyelerde en temel belediyecilik vazifelerinin bile yapılmadığını şu sözlerle öne sürdü:
“Milletimizin sağlıklı bir hizmet alamadığını görürsünüz. CHP belediyeciliği; sorumsuzluk, ilgisizlik, liyakatsizlik, beceriksizlik demek. İşte burası, Kartal… Maalesef Kartal’ın tüm mahallelerindeki vatandaşlarımız 5 yıldır dağ gibi biriken sorunlar yüzünden dertli, ihmalden şikayetçiler, adeta bezmiş durumdalar.”
Kartal’ın bütün sorunlarını teker teker çözeceklerini vadeden Kurum, “Biz nasıl ki Kartal’da çöken Yeşilyurt Apartmanı’nda olduğu gibi sizlerin yanında olduysak, bir an bile yanınızdan ayrılmadıysak, bundan sonra da yanınızda olmaya devam edeceğiz. Sizleri, CHP’nin insafına, belediyecilik anlayışına asla teslim etmeyeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Seçimden sonraki gün Kartal için dev yatırımları hızlıca başlatacakları sözünü veren Kurum, Aydos-Pendik yolu ile Kartal sahil düzenlemesini yapacaklarını, Hasan Ali Yücel Sanat Merkezi’ni yenileyeceklerini ve 100 dönüm üzerindeki Aydos Kent Parkı’nı düzenleyeceklerini dile getirdi.
Kurum, “Kartallı kardeşlerim iyi bilir. Biz Yeşilyurt Apartmanı yıkıldığı vakit, geldik, günlerce oralarda vakit geçirdik. Bu bölgede büyük bir kentsel dönüşüm başlattık. Vatandaşlarımıza güvenli, huzurlu, konforlu yuvalarını teslim ettik. Kartal Stadı zemin altı otoparkı ve üstüne inşa edeceğimiz pazar yeriyle stadımızın çevresi değişecek.” diye konuştu.
“2 bine yakın konutun dönüşümünü gerçekleştirdik”
Programın ardından Kurum, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir soru üzerine Kartal’daki Yeşilyurt Apartmanı’nın kendiliğinden göçtüğünü belirten Kurum, “Biz hızlı bir şekilde hem apartmanın olduğu yeri hem de etrafını, 6 ay gibi kısa bir sürede dönüşüme tabi tuttuk. Sonra o dönüşüm, dalga dalga Orhantepe’de büyüdü. 2 bine yakın konutun dönüşümünü gerçekleştirdik. Sadece Orhantepe’de yaptığımız dönüşüm sayısı bu rakamlara ulaştı.” dedi.
Kartal’ın dönüşüm beklentisi olduğunu ve göreve geldikleri anda milletle el ele vererek dönüşüm seferberliği başlatacaklarını kaydeden Kurum, “Orhantepe’de, Pendik’te, Üsküdar’da, Bağcılar’da, Bahçelievler’de nasıl yaptıysak aynı anlayışla İstanbul’umuzun 39 ilçesi için yapmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
]]>2022 yılında Söke Belediyesi tarafından belediyenin öz kaynaklarıyla kamulaştırılması yapılarak Söke’ye kazandırılan tarihi binanın sinema bölümünde restorasyon çalışmaları, Söke Belediyesi ekiplerince tamamlandı. Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan restorasyon ekibi ve ekibin başında bulunan Mimar Mine Şavkay’a teşekkür etti, sahnede kendilerini kutladı.
Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan yaptığı konuşmasında, “Söke’nin tarihinde ve özellikle 50 yaş üzeri vatandaşlarımızın hatıralarında önemli yeri olan Efes Sinemasını yenileyerek Sökemize Kültür Merkezi olarak kazandırmanın onur ve gururunu yaşıyoruz. 8 aydır gece-gündüz demeden çalışıyoruz. Sökemize hizmet üretiyoruz. Her zaman dediğimiz gibi vaat etmiyor, yapıyoruz. Bugün Efes Sinemasını hep birlikte açarken, önümüzdeki günlerde de başka açılışlarımız da olacak. Çalışınca oluyor, biz gayret ettik çalıştık. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Özlem Çerçioğlu ile birlikte Sökemize yeni eserler, projeler kazandırmaya devam edeceğiz. Efes Kültür Merkezimiz Sökemize hayırlı olsun” dedi.
Binanın kamulaştırılmasında büyük emeği olan merhum belediye başkanı Levent Tuncel’i anarak ve rahmet dileyerek sözlerine başlayan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, “Mustafa Başkan çok kısa sürede çok güzel işler yaptı. Genç ve dinamik başkan olmanız Söke’yi de şahlandırdı ve bundan sonra da beraber Söke halkına daha fazla hizmet edeceğimizin sözünü şimdiden Söke Halkına buradan veriyoruz” diye konuştu.
Aydın Büyükşehir Belediyesi olarak bugüne kadar çok büyük hizmetler yaptıklarını belirten Çerçioğlu, “112 Milyon TL’lik Söke otogarını Mart’ın ikinci haftasında yine hep birlikte açıyoruz. Yine 55 Milyon TL’lik bir yatırım yeraltı otoparkı ve spor alanları projesini önümüzdeki hafta açacağız. Yine 13 Milyon TL’lik bir yatırım olan yeşil alan ve otopark projesi de yakında o da hizmete hazır hale gelecek” dedi.
Söke’ye mevcut genel iktidarın bu kadar hizmet etmediğini belirten Başkan Çerçioğlu, “Biz CHP’li belediyeler diğerleri gibi vaatte bulunmuyoruz. Biz bugün olduğu gibi icraatımızı ortaya koyarız, açılışımızı da yaparız. Sizlere ne kadar hizmet etsek azdır. Biz büyükşehir ve ilçe belediyelerimiz olarak asli görevlerimizi yerine getiriyoruz. Ama biz CHP’li belediyelerin en büyük özelliği sosyal belediyeciliktir. Eğer Aydın’da yaşıyorsanız karnınız aç yatağa girmezsiniz, eğer Aydın’da yaşıyorsanız soğuktan üşümezsiniz” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi. Efes Sineması Salonuna giren vatandaşlar hayranlıklarını gizleyemezken, Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan’ı tebrik ettiler.
Açılış törenine Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri, mahalle muhtarları, Sökeli vatandaşlar katıldı. – AYDIN
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi geldiği Manisa’da Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran binlerce kişiye hitap etti. Sözlerine Manisalıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Manisa’ya geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı’na, Cumhurbaşkanlığı’nda yüzde 50, milletvekilliğinde yüzde 49 oy oranıyla verdiği destek için teşekkür ediyorum. Cumhur İttifakı, Allah’ın izniyle 31 Mart’ta büyükşehiri ve ilçeleriyle Manisa’da yeni bir destan yazacaktır. İnşallah yaklaşık 1 ay sonra sandıkları hep beraber sandıklaarı patlatmaya hazır mıyız? Kendi partisine sözünü geçiremediği halde borusunu buralarda öttürmeye heveslenen biri var. Buradan kendisine sesleniyorum, hiç merak etmesin. Kendini boşuna paralamasın. Boynuna vurulan prangalardan kurtulacağı gün çok yakındır. Manisa’nın da desteğiyle 31 Mart’ta onu da özgürleştirerek
maruz kaldığı eziyetten kurtaracağız. Bir önceki gibi. 13 kez girdiği seçimlerden nasıl bir netice alamadan ‘eyvallah’ deyip gittiyse bunun da akıbeti aynı olacak. Ülkeye, millete ve şehirlerimize söyleyecek hiçbir sözü ortaya koyacak hiçbir vizyonu ve programı olmayanlar sadece konuşur, bağırır, çağırır ve gider. Manisa’yı da Türkiye yüzyılı belediyeciliğiyle buluşturacağız. Bunun için cumhurbaşkanıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, belediyelerimizle el ele vererek şehirlerimizi güvenli, huzurlu, müreffeh hale getirecek adımları atıyoruz. Allah’ın izniyle bunların hepsini de yapacak iradeye, birikime, hazırlığa, kadroya sahibiz. Yeter ki milletimiz birliğine, birliğine, beraberliğine, kardeşliği sahip çıksın. Emin olun gerisi sadece vakit ve öncelik meselesidir. Ne diyor güzel Manisa türküsünde ‘Evlerinin önü iğde, iğdenin dalları yerde, Mevlam düşürmesin derde’ Mevlam fert olarak hiçbirimizi ve milletimizi çaresiz dertlere düşürmesin. Karamsarlık illetine kapılmadıktan sonra Allah’ın izniyle her şeyin üstesinden geliriz.
“Bugünkü sıkıntıları da hal yoluna koyacağız”
Dışarıda ve içeride milletin moralini bozmak için çabalayanların olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Dikkat ederseniz içeride ve dışarıda birileri ısrarla milletimizin moralini bozmak, canını sıkmak, umudunu köreltmek için her yolu deniyor. Türkiye’nin sıkıntıları yok mu? Elbette var. Ama bunları çözecek olan program da, irade de tecrübe de milletiyle, devletiyle, Cumhurbaşkanıyla hükümetiyle yine bizde dedik. Hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden, hiçbir program ve proje geliştirme zahmetine katlanmadan milleti kendilerine mahkum etmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak boynumuzun borcudur. Türkiye’yi geçtiğimiz 21 yılda 3 kattan fazla nasıl büyüttüysek sanayimizi, tarımımızı, ticaretimizi, nasıl küresel rekabete hazırladıysak. Bugünkü sıkıntıları da hal yoluna koyacağız. Hiç endişe etmeyin. Çalışanlarımızın dertleri mi var? Birlikte çözeceğiz. Emeklilerimizin sıkıntıları mı var? Birlikte aşacağız Esnafımızın ihtiyaçları mı var? Birlikte gidereceğiz. Gençlerimizin hayalleri mi var? Birlikte gerçekleştireceğiz. Ülkemize yönelik tehditler mi var? Birlikte bertaraf edeceğiz. Gabar’da bunu giderdik mi Cudi’de mağaralara girdik mi? Evet. Tendürek’te inlerine girdik mi? Besler Deresi’nde aynı şekilde girdik mi? Bundan sonra da yine biz yaparız. Nerede terör örgütleri? Hepsi şu anda darmadağın. İşte tüm bunları yapmak için Türkiye yüzyılı vizyonunu milletimizin takdirine sunduk. Telafisi mümkün olan gelip geçici sorunların bu büyük ufku karartmasına izin vermeyeceğiz. Uzunca bir süredir yaşadığımız bütün saldırıları, bölgesel ve küresel krizlerin kimi politikalarımızın eksik kalmasından kaynaklanan meseleleri birer birer çözüme kavuşturacağız. Ekonomideki sıkıntıların yıl sonundan itibaren hızla hafifletmeye başladığını önümüzdeki yıldan itibaren de yeniden yükselişe geçeceğimizi hep birlikte göreceğiz. Vatandaşlarımızın her biri ülkenin büyümesiyle, güçlenmesiyle, imkanlarının artmasıyla ortaya çıkacak kaynaktan hak ettiği payı mutlaka alacaktır. Geçmişte nasıl başardıysak yine başaracağız başaracağız” dedi.
“Şimdiki CHP genel başkanını zaten kimsenin taktığı yok”
Sözlerine Türkiye’nin yeni yüzyılına yeni bir şevkle heyecanla ve güçle girdiğini belirterek, devam eden Erdoğan, “Ülkemizin sadece çeyrek asırda verdiği mücadele dahi tek başına önümüzdeki dönemin ne kadar mühim olduğunu göstermeye yeterlidir. Türkiye bu süreçte güven ve istikrarın hem demokrasisinin hem ekonomisinin gelişmesi için ne kadar önemli olduğunu müşahede etti. Sınırlarımızı ve şehirlerimizi tehdit eden terör eylemleri sebebiyle can güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu yaşayarak gördük. Sokakları, kaosa sürüklemek, ülke ateşe ve kana bulamak isteyen karanlık mahfillerin huzurumuza kastedişine beraberce şahit olduk. Ülkenin esenliğini, tehlikeye atmaktan çekinmeyen, milleti umursamayan muhalefet anlayışının ilkesiz, ölçüsüz ve sorumsuz politikaları yaşadığımız sıkıntıların üzerine adeta tuz biber ekti. CHP’nin lokomotifliğini yaptığı bu anlayış, Türkiye düşmanı tüm çevrelerle birlikte PKK ve FETÖ gibi terör örgütleriyle birlikte hareket etmekten dahi çekinmemiştir. Mayıs seçimlerinde kurulan 6’lı masanın gerisindeki silüetleri unutmadık. Yapılan gizli ittifakları unutmadık. Şimdi 31 Mart için İstanbul ve Mersin gibi yerlerde kurulan kirli ittifakların da farkındayız. Son dakika oynanan oyunların, listelerde yapılan değişikliklerin ne anlama geldiğini milletimiz gayet iyi biliyor. Bunlarda mertliğin, delikanlılığın, harbiliğin ve hasbiliğin zerresi olmadığı için her işlerini gizli saklı yapmayı adet edindiler. Cumhur İttifakı, AK Partisi’yle, Milliyetçi Hareket Partisi’yle, belediye başkan adaylarıyla, belediye meclis üyesi adaylarıyla, tüm şeffaflığıyla ortadadır. Bu ittifakın gizli saklı hiçbir gündemi, pazarlığı, hedefi yoktur. Her şey milletimizin gözü önünde cereyan etmektedir. Peki CHP’nin kurduğu ittifaklarda böyle bir açıklık var mı? Hatırlarsanız eski CHP genel başkanının kurdukları masa dışındaki bir parti genel başkanıyla yaptığı bakanlık ve bürokrasi pazarlığı seçimden sonra ortaya çıkmıştı. Şimdiki CHP genel başkanını zaten kimsenin taktığı yok. Bu parti adına kimi isimlerin nerede ve kimlerle demlendiği belli değil. Kendilerini pazarlıklara öyle kaptırdılar ki işte Manisa Saruhanlı’da olduğu gibi aday listelerini seçim kurullarına zamanında veremediler. Haftalar öncesinden günü, tarihi, yeri belli olan bir işi bile beceremeyecek kadar siyasetten, meseleden, gündemden uzak durumdalar. Çıkarları dışında kişisel kariyerleri dışında hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Bırakın dünyada ve Türkiye’de ne olup bittiğini kendi memleketleriyle bile ilgilenme gereği duymuyorlar. Böyle siyaset olmaz. Türkiye’nin yönetimi bu zihniyete emanet edilmez. Şehirlerimizin geleceği bu kirli pazarlıkların mezesi yapılamaz. 3-5 belediye alacağız diye siyasi bölücülere bu derece teslim olunmaz. Kadınlarımızın, gençlerimizin, çalışanlarımızın, emek beklentileri, hayalleri, hakları, bu kifayetsiz muhterislerin insafına bırakılamaz. Bu muhalefet anlayışının, bu muhalefet politikasının Türkiye’ye verecek hiçbir şeyi yoktur. Allah göstermesin. Bunların ellerine fırsat geçerse ülkemiz ve milletimiz elindekilerden de olur. Muhalefet tarafı sadece konuşur, sadece yalan ve iftira ile kafaları karıştırmaya çalışıp sadece kendi küçük menfaatlerini korumaya bakar. Şehirlerimizi Türkiye yüzyılı belediyeciliğiyle buluşturma konusundaki ısrarımızın sebebi de aynıdır” ifadelerini kullandı.
Manisa’ya yapılan yatırımları anlattı
Erdoğan, konuşmasının son bölümünde bugüne kadar Manisa’ya yapılan yatırımları sıraladı. Erdoğan, “Manisa verdiği sözü tutar. Seçim gecesi gözüm Manisa sonuçlarında olacak. Biz milletimizin karşısına hep eser ve hizmet siyaseti sözüyle çıktık. Hamdolsun bugüne kadar da sözümüze hep tuttuk. Vatan topraklarının her köşesine asırlık ihmalleri telafi edecek yatırım yaptık. Her kesimden insanımızı layık olduğu hizmetlerle buluşturduk. Şehirlerimizin hiçbirini ihmal etmeden hepsini eserlerimizle donattık. Bu anlayışla son 21 yılda Manisa’ya 191 milyar liranın üzerinde kamu yatırımı yaptık. Eğitimde şehrimize 5 bin 176 adet yeni sınıf kazandırdık. Gençlik ve sporda 11 bin 240 kapasiteli, yükseköğrenim yurt binaları açtık. UEFA standartlarında, iki stadyumun da aralarında olduğu 122 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, 9 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 558 yataklı şehir hastanesiyle birlikte toplamda 2 bin bin 415 yataklı, 28 hastanenin de aralarında olduğu 76 tesisi tamamlayıp hizmete sunduk. Yatak kapasitesi 400 olan Salihli Devlet Hastanesi dahil 5 sağlık tesisimizin yapımı devam ediyor. Proje aşamasındaki 450 yataklı Akhisar Devlet Hastanesi ve 50 yataklı Saruhan Devlet Hastanesi’yle birlikte çok sayıda sağlık tesisini şehrimize kazandırmak için gayret ediyoruz. Çevre ve Şehircilik’te TOKİ vasıtasıyla 8 bin 783 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 3 bin 117 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 12 bin 111 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Şehir sınırları içerisinde 5 adet atık su arıtma tesisi varken bugün 19 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 93’üne hizmet veriyoruz. Manisa’da 7 millet bahçesi projemizden 5’ini tamamladık. Ulaştırmada, Manisa’da, 81 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 628 kilometreye çıkardık. Nereden, nereye? Bir kısmı Manisa il sınırlarından geçen İstanbul-İzmir Otoyolu ve Sabuncubeli Tüneli’yle şehirler arası ulaşımı kolaylaştırdık. Manisa çeşitli yerlerinde inşası süren yol çalışmalarını önümüzdeki yıllarda peyderpey hizmete açacağız. Bandırma-Balıkesir-Manisa demir yolu hattını modernize ettik. İlimizdeki tüm demir yollarını yeniledik. Akhisar’a yeni bir gar binası yaptık. Manisa-Uşak-Afyonkarahisar arasındaki415 kilometrelik mevcut hattı da elektrikli ve sinyalli hale getirmeyi planlıyoruz. Ankara- Afyon-Manisa -İzmir yüksek hızlı tren hattının yapımı devam ediyor. Bu projenin tamamlanmasıyla Manisa-İstanbul-Ankara-Konya-Sivas ve yapımı süren diğer tüm hızlı tren hatlarıyla entegre olacak. Tarım ve ormanda son 21 yılda Manisa’ya 33 baraj, 1 içme suyu tesisi, 47 sulama tesisi, 77 dere ıslahı projesi, 11 gölet, 14 yer altı depolama tesisi, 2 hidroelektrik santrali kazandırdık. Kapasitesi 448 milyon metreküp olan Akhisar Barajı’nın yapımını bitirerek 150 bin dönüm arazinin sulanabilmesine imkan sağladık. İnşa ettiğimiz sulama tesisleriyle 241 bin dekar tarım arazisini sulamaya açtık. Halen inşası süren 7 baraj, 2 depolama tesisi ve 9 sulama tesisi daha var. Manisalı çiftçilerimizi 28 milyar lira tutarında tarımsal hibeyle ve yatırımla sanayi ve teknolojide 4 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, otuz iki araştırma, geliştirme merkezi ve altı tasarım merkezi kurduk. Soma, organize sanayi bölgesinin inşasına da başladık. İstihdamı desteklemek için Manisa’daki işverenlere yaklaşık 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide 254 bin abonesi olan şehrimizin ilçelerine doğalgaz arzını sağladık. Selendi ve Köprübaşı’na da yakında doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Biz Manisa’yı çok seviyoruz. Manisa da bizi seviyor. İnşallah önümüzdeki dönemde Manisa’ya yaptığımız yatırımları katlayarak arttıracağız. Cumhurbaşkanı bu kardeşiniz, Hükümet zaten Cumhur İttifakı’nda bizde. Burayı da Cumhur İttifakı olarak aldığımız zaman durum ne olacak? Herhangi bir aksama olmadan Ankara ve Manisa el ele verecek. Buradaki hizmetler yoluna devam edeceğiz” dedi.
Cengiz Ergün: “Bize olan güveni hiçbir zaman boşa çıkarmadık”
Mitingde konuşma yapan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün de “Gösterdiğiniz teveccühle 3 dönemdir mensubu olmaktan gurur duyduğum Milliyetçi Hareket Partimizin üretken belediyecilik anlayışının en güzel örneklerini Manisa’mızda ortaya koyduk. Bize olan güveni hiçbir zaman boşa çıkarmadık. 10 yıllık bir büyükşehir olmamıza rağmen hayata geçirdiğimiz bin 60 büyük projemizle 30 Büyükşehir içerisinde her zaman üst sıralarda yer aldık. 2014 yılında büyükşehir olduğumuzda bir masa ve sandalyeyle kurduğumuz personeli, araç ve ekipmanı yetersiz olan bir MASKİ ve Büyükşehir belediyesinden, bugün geldiğimiz noktada aldığı ödüllerle, bütçesini en iyi yöneten, bütçesinden yatırıma en çok pay ayıran bir büyükşehir belediyesi olmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.
Erdoğan konuşmasının sonunda AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı ve MHP Manisa İl Başkanı Cüneyt Tosuner ile birlikte Cumhur İttifakı’nın Manisa Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını sahneye davet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TBMM eski başkanlarından Bülent Arınç, AK Parti Manisa Milletvekilleri Mücahit Arınç, Tamer Akkal, Murat Baybatur ve başkan adayları ile birlikte Manisalıları selamlayarak miting alanından ayrıldı. – MANİSA
]]>TACETTİN DURMUŞ
Kayyım atamasıyla görevden alınan, Kars Belediye Başkanlığı için bağımsız aday olduğunu daha önce açıklayan Ayhan Bilgen, “Uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Tabii ki bu aranın sorumlusu biz değiliz. Bu halk, hemşehrilerimiz bizi bir göreve bir sorumluluğa layık gördü. 18 ay yani bir buçuk yıl alnımızın akıyla utanılacak hiçbir şeye imza atmadan bu şehre hizmet etmeye çalıştık. Bu şehirde etnik kimliklerden ve inançlardan kaynaklı hiçbir ayrımcılık olmasın, siyaset; ırk üzerinden, inanç üzerinden yapılmasın, sadece bu şehirde yaşayan herkesin insanca hizmet almasının önü açılsın diye çabaladık” dedi.
3,5 yıl öncesine kadar 1,5 yıl Kars Belediye Başkanlığı görevini yürütürken kayyım atanarak görevden alınan Ayhan Bilgen, bağımsız aday olduğu Kars Belediye Başkanlığı için çalışmalarını sürdüreceği Seçim Koordinasyun Merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Seçim Koordinasyon Merkezinin açılışını İl Genel Meclis Adayı Didem Sert ve Belediye Meclis Adayı Burukan Çelebiler ile birlikte açan Ayhan Bilgen, Kars halkından bir kez daha yetki istedi.
“TOPLUMLAR NEYE LAYIKSA ÖYLE YÖNETİLİR”
Ayhan Bilgen, şunları söyledi:
“Uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Tabii ki bu aranın sorumlusu biz değiliz. Bu halk, hemşehrilerimiz bizi bir göreve ve bir sorumluluğa layık gördü. 18 ay yani bir buçuk yıl alnımızın akıyla utanılacak hiçbir şeye imza atmadan bu şehre hizmet etmeye çalıştık. Bu şehirde etnik kimliklerden ve inançlardan kaynaklı hiçbir ayrımcılık olmasın, siyaset ırk üzerinden, inanç üzerinden yapılmasın diye sadece bu şehirde yaşayan herkesin insanca hizmet almasının önü açılsın diye çabaladık. Bu bir buçuk yıla sizler de tanıklık ettiniz. Neredeyse borçlarından dolayı bütün hesapları bloke olmuş, 5 aydır işçilerin maaş alamadığı, çöp toplamak için bir tane aracın dahi kalmadığı, şehirdeki benzinliklerin belediyeye güvenip artık akaryakıt vermediği bir sorumluluğu bir görevi devraldık. Değerli arkadaşlar toplumlar neye layıksa böyle yönetilir. Biz Kars’ın, hemşerilerimizin, bu şehirde yaşayanların her şeyin en güzeline layık olduğunu düşünüyoruz. Elbette bu şehri sokakları daha temiz, yolları daha düzgün, ekonomisi daha güçlü, dışarıya göç vermek zorunda kalmayan, işsizlik sorununu büyük oranda kendi doğduğu yerde insanların çözebileceği; yani doğduğu yerde doyabildiği bir şehir olmaya layık görüyoruz. Bu şehir tarih boyunca çok değerli görevler üstlenmiş, hak ettiği yerde bulunmayı başarmış, bir şehrin bugün içerisinde bulunduğu durumun sorunlusu değerli arkadaşlar bu şehirde siyaset yapan herkes yani hepimizdir.
“ETNİK KÖKENE GÖRE SİYASET YAPMAK EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR”
Bu şehri kimliklere göre gruplandırmak, insanları anne babasına, soyuna, inancına ve etnik kökenine göre siyaset yapmak bu şehre yapılan en büyük kötülüktür. ‘Çamurdan olsun ama bizden olsun’ ya da ‘eğer biz kimlik üzerinden siyaset yapmazsak falancalar gelir, filancalar çalar gelir’ anlayışı değerli arkadaşlar bu şehri bu hale getirdi. Biz şimdi şehre layık olduğu yere hak ettiği yere taşınalım çabası içerisine gireceğiz. Biz de en ikinci dönemde bir kez daha sizden yetki isterken; özellikle şehirde kimsenin dışlanmadığı, kimsenin ayrımcılığa uğramadığı ve bu şehre hizmeti geçenlerin hepsinin sözünü söyleyebileceği, bu şehre hizmet etmeğe devam edebileceği bir yönetim modelini geliştireceğiz. Eski Belediye başkanlarımızda, şehrimiz için bir şey yapmak istiyorsa, bu şehri bir sevda olarak görüyorsa bu şehre hizmet etmek için taşın altına elini koymak istiyorsa birlikte çalışmaya varız. Birikimlerini, tecrübelerini bu şehre aktarmaları için onlara her türlü imkanı ve her türlü hizmeti sunmaktan gurur duyacağız ve onur duyacağız.
“KADINLAR VE GENÇLER BU ŞEHRİN GELECEĞİNDE SÖZ SAHİBİ OLSUN İSTEDİK”
Sevgili hemşehrilerimiz; biz biliyorsunuz sembolik olarak bu şehirde kadınlar, gençler, yeni yüzler siyaset yapabilsin diye 2 arkadaşımızı hiçbir rekabette konu olmayacak biçimde; bir genç bir de kadın arkadaşımızdan birini belediye meclisi bağımsız adayı birini de il genel meclisi bağımsız adayı yaptık. Kadınlar ve gençler bu şehrin geleceğinde söz sahibi olsunlar diye. Nasıl tecrübeye, akla, birikime ihtiyacımız varsa yeni insanların da siyaset yapmak için bu imkana kavuşmasına ihtiyacımız var. Bu iki arkadaşımızla birlikte sizlerin oylarınıza talibiz ama elbette biliyoruz ki belediyeler, sadece belediye başkanından ibaret değildir. Belediyeler; meclisiyle birlikte yönetir. Nasıl bir buçuk yıl boyunca bütün siyasi partilerin desteğiyle şehrin çıkarını bütün parti gündemlerinin önünde ve üzerinde görerek oy birliğiyle kararlar aldıysak; Türkiye’de başka hiçbir örneği olmayan bir şekilde, 5 partinin oy birliğiyle kararlar aldığı tek şehirdir Kars. Yine seçimden sonra eğer bu halk bu yetkiyi tekrar bize verirse bu şehrin barışı için, kardeşliği için sadece şehre hizmet vermek için değerli arkadaşlar hangi partiden seçilmiş olursa olsun, en az 2 belediye meclis üyesini, tabii ki bizim arkadaşımız seçilirse onunla ama diğer partilerden seçilecek belediye meclis üyelerinden de Belediye Başkanı adayarak mümkünse farklı partilerden atayarak bu şehri yine birlikte yönetmeye talip olacağız. Aynı şekilde bürokratlar, belediye başkan yardımcısı atanıyor. Yani memur ya da memur emeklisi atanıyor. Orada daha da yine bu şehirde ayrımcılığa yer vermediğimizi göstermek için Kürt, Azeri, Terekeme ve yerli dengesini gözeterek belediye başkan yardımcılarımızın toplumun bütün kesimlerini temsil etmesini ve bu şehirde birlikte çalışmayı, bu şehrin birlikte insanca onurluca yaşayabileceğimiz bir şehir haline getirmeyi hep birlikte başaracağız.”
]]>
Yaklaşan yerel seçimler öncesi, katıldığı bir televizyon programında metrodan, trafik sorununa, içme suyundan, projelere dair açıklamalarda bulunan Cumhur İttifakı Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Serdar Soydan, “Seçim sürecine başlarken mottomuzu ‘Mersin’i Hisset, Mersin’i Yaşa’ olarak belirledik. Burada gayemiz, Mersin’i yaşanılabilir şehirler sıralamasında ilk 5 içerisinde yer almasını sağlamaktır. Mersin hoşgörü şehirdir. Biz burada yıllardır kardeşçe yaşıyoruz. Her birimiz farklı görüşlerde olsak da ortak paydamız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyetimiz ve Mersinimizdir. Farklılıklar bizim zenginliğimizdir. Bizim bakış açımız bu şekildedir. Ana çatımız büyük Türk milletidir. 3 tema 9 ilke ile projelerimizin çerçevesini çizdik. 9 Mart’ta da gerçekleştireceğimiz proje lansman toplantımızda da tüm kent ile bunları paylaşacağız” diye konuştu.
“Akıllı kavşaklarla yolumuza devam edeceğiz”
Mersin’de kamuoyu yoklaması yaptıklarını dile getiren Serdar Soydan, “Hemşerilerimizin birinci önceliğinin trafik ve ulaşım sıkıntısı olduğu ortaya çıktı. Mersin’de herkes proje yapabilir ama bu işlerin hepsi bilim, ortak akıl ve kent dinamikleri ile yapmak gerekmektedir. Biz bunu savunuyoruz ve bu şekilde ilerleyeceğiz. İvedilikle ulaşım master planının revize edilmesi gerekiyor. Mersin’de uygulanan sistem, kanalize kavşak sistemidir. Kavşakların yapılmasının birinci önceliği trafik kazalarını minimize etmek, önlemektir. İkinci önceliğimiz vatandaşın trafikte bekleme süresini en düşük seviyede tutmaktır. Bekleme süresini minimize ederseniz, yakıt sarfiyatından tasarrufunuz olur. Yakıttan tasarruf ederseniz, egzoz gazlarının çevreye salınımı noktasında azalma sağlarsınız. Tüm dünyada geçerli olan sistem, akıllı kavşak sistemidir. Akıllı kameralarla yol izlenir, araç trafik yoğunluğuna göre dönüş önceliği verip süre hesaplar. Trafiği organize eder. Bizim şehrimizde yapılan 7 kanalize kavşak, tüm dönüşleri ikiye böldüğü için 2 katı zaman demektir. Akıllı Şehir Mersin ilkemizi göz önünde bulundurup her şeyin akıllısını, teknolojiye uygun olanını yapacağız. Biz akıllı kavşaklar ile yola devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Metroyu da biz yapacağız”
Soydan, “Ulaşım master planında metro, battı çıktılar, kavşak ve yeni bulvarların açılması ile birlikte kombin bir şekilde bu işi düzgünce yürüttüğünüz noktada sonuca ulaşırsınız. Bizim şehrimizin onaylanmış bir metro projesi vardı. Eğer mevcut yönetim göreve gelir gelmez kazma vursaydı belki şu anda yol almıştık. Projeyi sil baştan yaptılar. 19 km uzunluğundaki metro projesi 5 kilometre kısaltıldı. Bazı duraklar çıkarıldı. Çıkarılan duraklardan biri de işçilerimizin sıkıntı çektiği, yoğunluk olan Serbest Bölge’deki durak. Metroyu da biz yapacağız, battı çıktıları da biz tamamlayacağız, akıllı kavşaklar ile yeni yol, bulvar düzenlemeleri ile Mersin’in ulaşım sorununa da biz çözüm bulacağız” ifadelerini kullandı.
“Su faturalarımız Gaziantep’ten yüzde 20 daha fazla”
Türkiye’nin en pahalı içme suyunu kullanan ikinci şehrin Mersin’in olduğuna vurgu yapan Soydan, “Mersin’de içme suyumuz Yalınayak’taki depoya borularla geliyor. Bu su gelirken belli bir elektrik sarfiyatı oluyor. Biz iki tane su faturasını elimize aldık. Birisi Gaziantep’teki diğeri Mersin’deki hemşerilerimizin su faturalarıdır. İkisi de 10 tonluk bareme giriyor. Mersin’deki 50 metrelik irtifada motopomplar su basıyor. Gaziantep’te 3 depo var. Düzbağ 123 metre, Kartalkaya 360 metre, Mizmiz de 550 metre. Gaziantep’in ortalamasında 250 metre irtifa var gibi düşünürsek motopomplar ona göre su basıyor. Yani Mersin’in 5 katı daha fazla elektrik sarfiyatı var. Hemşerilerimiz bilir, Mersin’de her binanın hidroforu vardır. Bu hidrofor elektrik ücretini de bireysel olarak biz öderiz. Buna rağmen su faturamız Gaziantep’ten yüzde 20 daha fazladır”diye kaydetti.
“İçme suyu problemini kökten çözeceğiz”
Soydan konuşmasının devamında, “Bizim sulama borularımız eski teknoloji ile döşenmiş borulardır. Burada kayıplarımız var. Bu kayıpları önlememiz adına öncelikle isale hattını yeni teknoloji çelik borularla değiştirmemiz gerekiyor. Eğer bu yatırımı yaparsak kayıp kaçak sorunu ortadan kalkar. Bu da otomatik olarak su faturalarında düşüş anlamına gelir. İkinci olarak da Pamukluk Barajı devreye girdiği zaman ivedilikle MESKİ ve Büyükşehir arıtma tesisini ve depoyu tamamladığı noktada zaten su fiyatlarında ve miktarında rahatlama olacak. Göreve geldiğimizde her şeyden önce içme suyunda indirim yapacağız. Cumhur İttifakı’nın üretken belediyecilik vizyonu ile tesislerimizi yenileyip Mersin’in içme suyu problemini kökten çözeceğiz. Bunlar maliyetli büyük projeler. Bir şehrin alt yapısı çok önemli. Günü kurtarmak adına hareket edilmemesi gerekiyor. 5 yıllık siyasi planlarla değil, bizim hedefimiz Mersin’imizin 50 yılını planlamaktır” dedi.
Diğer büyükşehirlerin bu zamana kadar almış olduğu hizmetlere göre Mersin’in daha fazla hizmet alması gerektiğini ifade eden Soydan, “Biz bu şehre aşığız. Taş üstüne taş koymak adına Cumhur İttifakı’nın gücü ile Türkiye’nin 100. yılında 100 proje ile 9 Mart’ta Mersin’in huzuruna çıkacağız. Bir defa yenilenebilir enerji noktasında dünyaya ayak uydurmak zorundayız. Tarımsal sulamada, elektrik sarfiyatını minimize etmek adına tesislerimizde enerji tüketimi noktasında faydalanacağız. Hem çevreye duyarlı olup hem teknolojiden faydalanacağız hem de maliyetleri düşürmüş olacağız” şeklinde konuştu.
“Tarım AŞ’yi kurcağız”
Soydan, “Mersin’de tarımla uğraşan çiftçilerimizin girdi maliyetlerini taban seviyeye çekmek adına Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde Tarım AŞ.’yi kuracağız. Tarım AŞ. çatısı altında BİTSAM adını verdiğimiz Bitki Sağlık Merkezi’ni oluşturacağız. Biz burada ziraat mühendislerimizden oluşan uzmanlarla çiftçilerimize bilimsel anlamda destek vereceğiz. Gübre, sulama borusu, tohum, fide, zirai ilaç desteği vereceğiz. Bununla da kalmayacağız. Sonuçta bu üretilen ürünlerin bir de pazarlama boyutu var. Kimisini oluşturacağımız tesisler ile işleyeceğiz; kimisini de dünya pazarına sunacağız. Mersin her şeyin en iyisine layık. Dünyada parmakla gösterilir bir kent olması adına ne gerekiyorsa yapacağız. Her şeyden önemlisi iradededir”diye konuştu.
“Engelliler Daire Başkanlığı’nı yeniden kuracağız”
“Sosyal belediyecilik bizim dönemimizde artarak devam edecek” diyen Serdar Soydan sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz göreve gelir gelmez ilk işlerimizden biri Engelliler Daire Başkanlığı’nı yeniden kuracağız. Özel bireylerimizin çok daha rahat edebileceği tesisler kuracağız. Dijital dershaneler projelerimiz arasındadır. Gençlerimiz için her ilçede yeteneklerini keşfedebilecekleri, sanatsal faaliyetlerini yürütebilecekleri alanlar inşa edip müzik alanında da profesyonel kayıt stüdyolarını oluşturacağız. Kadınların kendilerini mesleki anlamda ya da sosyal hayatta geliştirebilecekleri alanlar kuracağız. Kadın Üretici Pazar sayılarımızı artırma noktasında çalışmalarımız olacak. Girişimci kadınlara melek yatırımcı olacağız. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin himayesinde projelerindeki maliyetlerin belli kısmını üstlenerek ürettikleri ürünleri pazarlama noktasında yanlarında olacağız.”
“Herkesi kucaklayacağız”
Belediyeciliğin gönül işi olduğuna da dikkat çeken Soydan, “Belediyecilik yaşadığınız şehri sevme işidir. Mersin’de önce huzuru bulacağız. Huzur kendi içinizden başlar. Belediye çalışanlarımıza işçilerimize özlük haklarını vererek, siyasi görüşüne bakılmaksızın kimseyi başka bir işe zorlamadan, herkesi kucaklayarak kendi kurumumuz içerisinde huzur ve mutluluğu sağlayacağız. Samimiyetle, tevazuyla ve gayretle kibirden, egodan uzak güler yüzle, kimseye bağırmadan, kimseyi ayrıştırmadan çalışacağız ve yeni bir döneme başlayacağız”diyerek sözlerini tamamladı. – MERSİN
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Kalecik’te Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Kalecik Belediye Başkan Adayı Satılmış Karakoç ile Kalecik’te SKM açılışına katıldı. Yavaş, şunları söyledi:
“RAKİBİM 600 KİŞİYİ GELİR GELMEZ İŞTEN ATTI. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDE HAKKIYLA ÇALIŞIP ATILAN BİR ALLAHIN KULUNU BULAMADILAR.
Beş yıldır belediye başkanlığı yapıyoruz. Söz verdiğimiz gibi rozetimizi çıkarttık, nereden, ne kadar oy çıkmış, hiç bakmadan bütün ilçeleri gezdik. Pandemi döneminde köy köy gezdik, bütün sorunları yerinde tespit ettik. Çözmeye çalıştık. İşte işçileri işten çıkarıyorlar diye sahte liste yayınlıyorlardı televizyonlardan. Ben de dedim ki; bir Allah’ın kulunu işten çıkarmayacağım. Zaman zaman meclisi ileri geri konuştular. ‘Çıkarın bakayım. Kim çıkmış? Çıkarılan adama altına yazın ismini’ dedim. Emeğiyle çalışan hiç kimseyi işten çıkartmadık. Bunu iddia eden mecliste benim yerime vekillik eden şahıstı, kendi belediyesinden, kendi partilileri, AK Partilileri, MHP’lileri işten atan, şu andaki benim rakibimle ilgili tek kelime söylemedi. Ağzını açmadı. Rakibim 600 kişiyi gelir gelmez işten attı. Oraya bakmıyor, geliyor ‘Ankara Büyükşehir’de adam attınız’ diye. Hakkıyla çalışıp atılan bir Allah’ın kulunu da bulamadılar. Burada da bulamayacaklar. Kimsenin emeğiyle oynamayız. Ekmeğiyle oynamayız. İşleri güçleri mevcut düzen devam etsin diye korkutarak oy istiyorlar. Ben de her zaman dedim ki icraatınızla oy isteyin. Biz geçen seçim vaatlerimizde geldik. Şimdi karşınıza Allah’a bin şükür hiç kimseyi ayırmadan, ayrımcılık yapmadan herkesi kucakladığımızı bütün Ankara Kalecik biliyor. Önceliğimiz, insan sağlığı dedik. Çalışmalara başladık. Bakın Ankara’da 232 köyde açıktan akan kanalizasyon var. Kim nereye oy veriyorsa oraya öncelikli hizmet diye bir felsefe asla yapmadık. Biz insanları ayıramayız. Vicdan sahibiyiz.
“BAZI BELEDİYE BAŞKANLARI BULUNDUĞU İLÇELERİ KENDİ KAFALARININ FOTOĞRAFLARIYLA DONATTILAR. NE OLDU? SİYASETİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLDÜLER. DEMEKKİ FOTOĞRAF ASMAKLA İŞ OLMUYOR”
Ankara içinde de görüyorsunuz. Bir minibüs bir şoför bir koruma. Kimseye kötülük etmedim ki kimden korkacağım? Ne çakarlı araç ne konvoy. Beş yıl boyunca benim bir tek fotoğrafımı görmediniz. Kendi reklamını yapmadım. Şimdi diyor ki rakibim; beş yıldır hiçbir yerde fotoğrafı yoktur diyor. Evet, Ankara halkının parasını ben reklamını kullanmıyorum. Bazı belediye başkanları bulunduğu ilçeleri kendi kafalarının fotoğrafıyla donattılar. Ne oldu? Siyasetin çöplüğüne gömüldüler. Demek ki fotoğraf asmakla iş olmuyor. Kendini o şekilde tanıtamazsın. İnsanların gönlüne girmek önemli. İşte insanların gönlüne girdiğimiz de bu kalabalıktan belli. Hep kendileri yönettikleri için biz belediye başkanlığına aday olduğumuzda şu sözlüğünü duyduk; ‘Ya küçücük bir ilçede belediye başkanlığı yaptı. Burayı yönetemez.’ Kendileri çünkü annelerinden belediye başkanı sıfatıyla doğdu. Öyle mi? Elde neler var? Ankaralı ne Mansur Yavaşlar var. Yeter ki önünü açın. İnsanları korkutup oy vermelerinin önüne geçmeyin. Yönetemez dedikleri Mansur Yavaş İngiltere’den dünya başkent belediyeleri belediye başkanı ödülünü aldı. Dünya Şeffaflık Derneği’nden şeffaflık ödülü aldı. Yaptığımız bir çok çalışma uluslararası kuruluşlarla ödüllendirildi.
Şimdi ezbere konuşuyorlar. Kendi internet sitelerinde mali durumlarına ait hiçbir şey bulamazsınız. Bizimki yayınlanıyor. Geçenlerde demiş ki; ‘Belediyeyi batırdı.’ Oradan vatandaşın biri de ‘Sen bu söylediğine kendin inanıyor musun’ demiş. Doğru söylüyor vatandaşımız. Çünkü uluslararası kredi kuruluşları var. Türkiye’nin ekonomisi hakkında da bunlar zaman zaman raporu yayınlarlar. Bu raporlara göre Türkiye’deki 30 büyükşehir içerisinde kredisi en yüksek belediye Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan edildi. Bu raporları parayla falan da yazdıramazsınız.
“RAKİBİM ‘BAŞKENT KART ÇIKARACAĞIM’ DİYE BUNU PROJE OLARAK ANLATMAYA BAŞLADI. ÜÇ YILDIR YAPIYORUZ. ŞİMDİ DE ADINI ANK KART OLARAK DEĞİŞTİRMİŞ. BEN BAŞKENT İSMİYLE GURUR DUYUYORUM”
Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor.”
]]>Bartın Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın MHP’li Belediye Başkan Adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu, Ak Parti İl Başkanı Yaşar Arslan, MHP İl Başkanı Ercüment Özçelik, ittifakın belediye meclis üyeleri ile birlikte şehir merkezindeki esnafı gezdi. Kemerköprü Meydanı’ndan esnafla ve sokaktaki vatandaşlarla tokalaşan Başkan Fırıncıoğlu, hal hatır sorarak, hayırlı ve bereketli kazançlar temennisinde bulundu. Fırıncıoğlu, vatandaşların talep ve önerilerini de dinledi. Başkan Fırıncıoğlu, gezi programı ile yaptığı açıklamada, gelen talepleri anında değerlendirdiklerini belirterek, “Bugün esnaf ziyaretindeyiz. Dostlarımızla selamlaşıyoruz. İmkanlar el verdiği ölçüde, 31 Mart’a kadar görevime devam ettiğimden taleplerini dinliyorum. Yapabileceklerimi 31 Mart’a kadar yapacağım. Yapamadıklarımı da 31 Mart’tan sonra tekrar gözden geçireceğim” dedi.
Sorunları kökünden çözmek istiyor
İttifakın adayı olduğunu hatırlatan Fahri Fırıncıoğlu, tüm sorunları kökünden çözmek için aday olduğunu ve bu sorunların çözümünün ise sadece belediye imkanları ile olmayacağını ifade etti. Yaklaşık 10 aylık görev süresince 22 mahalleye de hizmet vermeye çalıştığını anlatan Fırıncıoğlu, “Ben Cumhur ittifakının adayıyım. Cumhur ittifakının gücüyle Bartın’da yapılamayanları yapmak için, sorunları tümden çözmek için aday oldum. Belediye imkanları ile yapılacakların belli bir yere kadar olduğunu biliyorum. Yaklaşık 10 aydır her ayın 8’inde gelen parayla memurun, ikramiyesini ve maaşını verdikten sonra kalan cüzi bir parayla 22 mahalleye hizmet etmeye çalışıyorum Bu ay, 10, 20 değil tam 50 ay da olsa, yine aynı devam edecekti” ifadelerini kullandı.
Bartın’da Cumhur ittifakı ışığı
Fırıncıoğlu, Bartın’ın birlik ve beraberlik içerisinde en iyi hizmetlerin sunulması için Cumhur ittifakı ışığının gözüktüğünü söyledi. Fırıncıoğlu, “Şuanda Bartın’ın önünde bir ışık gözüktü. Bu ışık da Cumhur ittifakı ışığı. Cumhur ittifakının Bartın Belediye Başkan adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu’na tekrar destek verildiğinde, Cumhur ittifakının sunduğu ve hayata geçireceğimiz projeleri tek tek açıklıyorum. Bu projeleri belediye imkanları ile yapmak mümkün olmadığı gibi hayal bile edilemeyecek kadar büyük ve önemli projeler. Bunu belediye imkanları ile yapacağını söyleyen belediye başkanı, yanlış söylemiyor, mutlaka yalan söylüyordur. Bunu ben de bir belediye başkanı olarak, yapacağımı söylesem kesinlikle inanmayın. Devletin gücünü arkanıza almadan, imkanlarından faydalanmadan, 3 tane taşıt köprüsünü, 3 tane yaya köprüsünü, şehir içerisine giren tırları, Terminal bölgesinden Akçamescit’e, oradan Muratbey’e, buradan da Akgöz üzerinden limana yönlendirilmesi, Safranbolu’dan gelen tırın aynı güzergahtan limana geçmesi, şehre giren araçların tırların limana girmemesi sağlamak hiç kolay değil. Bir belediye başkanın, sadece belediyenin gücüyle yapılabileceği şeyler değil” ifadelerine yer verdi.
CHP’li adaya sert tepki
Başkan Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu, 2 dönem belediye başkanlığı yapan ve 3 dönem milletvekilliği yapan CHP’nin Bartın Belediye Başkan Adayı Muhammed Rıza Yalçınkaya’ya sert tepki gösterdi.
Fırıncıoğlu, belediyenin gücüyle yapılamayacak projeleri vaat edenlerin insanları kandırmaya çalıştığını vurgulayarak, “Ben belediye başkanı adayı olmak için aday olmadım. Belediye başkanlığını 1 sene yapsanız da, 10 sene yapsanız da belediye başkanı diyorlar. Ben 31 Mart’ta herkese teşekkür edip, merdivenlerden aşağıya ineceğimi söyledim. Şartlar değişti. Karşımdaki aday arkadaş, aday olmasaydı Cumhur ittifakı benim dışında başka adaylar çıkarma ihtiyacı duyacaktı. Şu anda hiç kimse vazgeçilmez değildir. Belediye Başkanlığı’nı Rıza Yalçınkaya yapacak diye bir kaide yoktur. Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu yapacak diye bir kaide yoktur. Yeter ki Cenab-ı Allah, insanın alnına yazsın. Bunu herkes yapabilir” dedi.
CHP’li aday için jübile iddiası
Fırıncıoğlu, “Yapamadıklarımı yapmak için geliyorum” diyen CHP’li adaya, 31 Mart akşamında Bartınlıların jübile yaptıracağını ifade etti. Bartın’ın 5 senesinin daha çalınmaya tahammülü olmadığını savunan Fahri Fırıncıoğlu, “İnsanlar zamanında bu sözlerle, bir 5 senesini kaybetti. Sonra bir 5 senesini daha kaybetti. Artık bundan sonra lütfen belediye başkanı olmak uğruna, boş laflarla Bartın halkının bir 5 senesini daha çalmasınlar. Diyorlar ki efsane geri döndü. Geri dönen falan bir şey yok. Yapamadıklarımı yapmak için geliyorum dedi. Bu millet seni 2 dönem belediye başkanı, 3 dönem milletvekili yaptı. Daha yapamadığın şeyleri, ‘yapmak için geleceğim’ diyorsan sen buraya sen buraya jübile yapmak için geliyorsun. 31 Mart’ta Balkın halkı sana jübileyi yaptıracak” diye konuştu.
Gezisini sürdüren Başkan Adayı Fırıncıoğlu ile beraberindeki meclis üyesi adayları esnaf ve vatandaşların yoğun ilgisini gördü. – BARTIN
]]>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, yeni projelerini kent merkezinde düzenlenen toplantıda tanıttı. Toplantı öncesinde ilk 5 yılda Antalya’da yapılan ve yapımı devam eden projelerin da tanıtım gösterimi yapıldı. Toplantıya çok sayıda basın mensubu katıldı. Toplantıda Başkan Muhittin Böcek’in kendi sesiyle anlattığı hayat hikayesinin yer aldığı kısa filmi de gösterime sunuldu.
“ASAT’ın 3 ay sonra elektrikleri kesilecekti, 78 milyon TL faturası yatırılmamış”
Konuşmasına siyasi hayatını anlatarak başlayan Başkan Böcek, “2014 yılında rekor kırarak Konyaaltı’nda belediye başkanı seçildim. 25 yıllık başarı hikayemiz bizi büyükşehre aday yaptı. Gece gündüz demeden koştuk, oy veren vermeyen herkesin emrinde olacağımızı söyledik. Antalya’mızda kimseyi ötekileştirmeyeceğimizi söyledik. Antalya’mıza bizden önce çivi çakan herkese teşekkür ettik. Biz öncelikle hedeflerimizi belirledik, borçlu bir belediyemiz vardı. ASAT’ın 3 ay sonra elektrikleri kesilecekti, 78 milyon TL faturası yatırılmamış. Hiçbir arkadaşımızı siyasi görüşünden dolayı cezalandırmadık. Bu düşünceyle 28 arkadaşımız disiplin kurulu ile görevden ayrıldı. Onun dışında bütün çalışma arkadaşlarımızla görevimize devam ettik” dedi.
“Sağ elimizin verdiğini sol elimiz görmesini istemedik”
Görevi süresince doğal afetlerin yaşandığına dikkat çeken Başkan Böcek, “Sel ve deprem felaketleri yaşadık. 11 ilinizi sarsan ve resmi kayıtlara göre 50 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği depremle sarsıldık. Gönüllü 8 bin 8 kişi ile birlikte deprem bölgesi için gece gündüz çalıştık. Herkes elinden geleni yapmaya çalıştı, biz de işimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Sağ elimizin verdiğini sol elimiz görmesini istemedik. Orada yapılanlar vatandaşlarımızın parası ile yapıldı. Deprem bölgesinde bize görev verilen yerlerde çalıştık. 5 yıl içerisinde birçok olumsuzluk yaşarken güzel şeyler de yaşadık. Festival sayısını 8’e çıkardık” dedi.
“2. Etap raylı sistem için 379 milyon TL para ödedik”
2. Etap raylı sistem için 379 milyon TL para ödediklerini belirten Başkan Böcek, “Bu paralar vatandaşımızın parası. EXPO şimdi sünnet ve düğün törenleri için kullanılıyor. Yeni dönemde orada birçok etkinlik yapmak istiyoruz. Sosyal belediyecilik ile ilgili bütün vatandaşlarımıza dokunmaya çalıştık. Yerelde kalkınma projesi ile bugüne kadar yapılmayanları elimizden geldiğince yaptık. 50 ton suyu 50 TL yaptık. Türkiye’de en ucuz suyu veriyoruz, 5 ton su bir ekmek parası dedik. Sosyal yardım alan vatandaşlarımızın 10 tona kadar suyunu ücretsiz yaptık. Üniversite öğrencilerimize 5 ton suyu bedava yaptık, şimdi 10 tona çıkaracağız” dedi.
“77 proje ile yola çıktık 182 projeyle tamamladık”
3 bin 311 kilometre yer altına yerleştirilen su borusu ile 30 büyükşehir belediyesi arasında birinci sırada yer aldıklarını belirten Başkan Böcek, “514 kilometre kanalizasyon döşedik. 5 yıllık sure içerisinde 77 proje ile yola çıktık 182 projeyle tamamladık. Belediyecilik insanların yaşamını kolaylaştırmaktır. Öğrencilerimize 8 bin TL burs veriyoruz. Antalya’da imar yönetmeliği çıkardık, bütün arkadaşlarımızla belediye farkı gözetmeden çalışmamızı yaptık. 22 Mayıs’ta deprem mastır planını başlattım. Halka hizmet hakka hizmettir. Biz ASAT ile ilgili ek bütçeler yapmak zorunda kaldık. 2022 yılı ekim ayında 35 milyon elektrik faturası gelirken 2023 yılı ekim ayında 184 milyona çıktı. Su satışımız 30 büyükşehir belediyesinde KDV indirimini hemen uygulayan belediye olduk. Biz kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Bizim bütün sevdamız Antalya’dır. 913 mahallemizde bir mahallede kaç oy aldık diye bakmadık. Ömrümü bu kente verdim. Antalya için liyakatli arkadaşlarımla azimle gururla 5 yıl daha çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ittifakı, Antalya’da Antalya’nın ittifakı kurulmuştur. Kendisini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kabul eden, ülkemizin değerlerine inanan parti gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızın oyuna talibim. Bütün ittifakın belediye başkanıyım. Herkesin başkanı olmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
“Yeniden göreve gelince Altın Portakalın 60’ıncısını biz yapacağız”
Toplantının ikinci bölümünde ise önümüzdeki 5 yıl içerisinde yapılacaklar yer aldı. Projelerin tanıtımının ardından Başkan Böcek, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Altın Portakal Festivali hakkında sorulan bir soruya cevap veren Başkan Böcek, “Ben göreve başladığımızda şehirde bir Altın Portakal bir de Piyano Festivalimiz vardı. Biz bunların yanında 8 tane daha festival yaptık. Altın Portakal’ı özüne döndüreceğimizi söyledik, bin kişi ile değil 10 bin kişi ile yapacağımızı söylemiştik. Altın Portakal 4 yıl dolu dolu geçti, 5’inci yılda iptal edildi. 10 bin kişilik salonumuz iptal edildi. Herkesin özgürce yaşadığı bu şehirde Altın Portakal’ı seçime kurban ettiler. Yeniden göreve gelince 60’ıncısını biz yapacağız. Ben bana oy verenleri mahcup etmedim. Antalya’da neyin nerede nasıl yapıldığını hepiniz biliyorsunuz. Biz kendimizi Antalya’mıza ve gençlere adadık” dedi.
“EXPO alanını 31 Mart seçimlerinden sonra ben isteyeceğim”
Yıllık 500 milyon TL çamur yakmaya para ayırdıklarını belirten Başkan Böcek, “2016 yılında EXPO açıldı, 49 ülke geldi. EXPO’ya çok üzülüyorum, orası uluslararası hem tarımda hem turizmde özel bir yerdir. Nasip olursa 31 Mart seçimlerinden sonra ben isteyeceğim. Antalya’da gelen turist sayısı ile birlikte 26 milyon kişiye hizmet ediyoruz. Antalya’da biz belki reklam yapamadık ama görülmeyen şeyleri yapmaya çalıştık” ifadelerine yer verdi.
“Ulaşımla ilgili yapılması gereken ne varsa yapıyoruz”
Kentte yaşanan trafik sorununa da değinen Başkan Böcek, “2019 yılında Antalya bizi seçti, o günden bugüne TÜİK açıklamasına göre nüfus 184 bin 549, motorlu taşıt sayısı 387 bin 696 artmış. İki kişiye bir araç düşüyor. Bunun içerisinde otellerdeki servisler yok, deprem bölgesinden gelenler yok. Rus ve Ukrayna’dan gelen yok. 125 akıllı kavşak yaptık, cırnık köprüsünü elinizden alan mı vardı neden yapmadınız? 58 fore kazık çaktık, elimizden geldiğimizde hizmet ettik. Trafik denetleme merkezini yaptık. Şehir içerisinde çalışan otobüs 250 otobüse kadar duştu. Şuanda 569 otobüs çalışıyor. Taşınan sayısı 50 bine kadar duştu. 100 tane otobüs yeniledik. Faytonları ilk kaldıran biz olduk. Ulaşımla ilgili 38 kilometre olan çevreyolunun 18 kilometresi açılmadı. İller bankası kavşağından Uncalı kavşağına kadar karayolları sorumluluğunda olduğuna dair tabela koyduk, kesildi. Ulaşımla ilgili yapılması gereken ne varsa yapıyoruz. Antalya’da belediye olarak taksicilerin 6 bin 300 TL tutarındaki kamerasını biz takacağız” sözlerine yer verdi.
“Benim hiçbir şekilde anket çalışmam olmadı”
Yaklaşan seçimlere yönelik bir anket çalışması olup olmadığı yönünde soruya da cevap veren Başkan Böcek, “Benim hiçbir şekilde anket çalışmam olmadı, ben halkıma güveniyorum. Benim halkım ne yapacağını bilir. Diğer siyasi partiler ile ilgili bir eleştirim de olmaz. Ben bu millete hiç yanlış yapmadım, tabanda biz ittifakı sağladık. Ülkemizin değerlerine inanan herkesin oyuna talibim” açıklamasında bulundu.
“Antalya’da 490 bin emeklimiz var”
Antalya’da 490 bin emekli olduğuna dikkat çeken Başkan Böcek, “Şehit yakınları, dul ve yetimler ve gazilerimiz ile ilgili bir çalışmamız var. Emekli kahvelerin sayılarını hızla arttırıyoruz. 19 ilçeye yaygınlaştırmaya çalışıyoruz” dedi. Muhittin Böcek’in insanların gönlünde olduğunu belirten Böcek, afişlerine zarar verenler olduğunu belirterek zarar verenleri de kınadığını belirtti.
Güneş mahallesinde 1 yılda 545 daireyi tamamladıklarını belirten Başkan Böcek, “Altıntaş bölgesi çok hızlı gelişen bir bölgedir. Yeni dönemde altyapı çalışmalarını en kısa surede tamamlayacağız” dedi. – ANTALYA
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Çayırhan’da Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Şimdi rakiplerimiz de aynı şeyi örnek alıyorlar. Bizim yaptıklarımız şeyleri sanki hiç yokmuş gibi ‘Biz de yapacağız’ diyorlar. Halbuki kendileri belediye başkanı. Şu anda yapsa ellerinden tutan yok ama yapma niyetleri yok. Çünkü yapma niyetleri olsaydı Keçiören Belediyesi’ne bizim 50 bin aile var destek olduğumuz. Bir milyon nüfuslu bir yer ama kendisi beş bin kişiye destek olmaya çalışıyor. Biz düzenli olarak 220 bin aileye düzenli üç yıldır doğal gaz veriyoruz. Üşütmüyoruz evlerinde. ’28 aydır 200 bin aileye düzenli olarak et desteği yapıyoruz’ diyoruz. O diyor ki ‘Onlar bir kilo et parası veriyor, ben but veriyorum’ diyor. Tavuk budu çıktı. Niye derseniz? Şubat ayında iki kişiye kasım ayında da 11 kişiye vermiş. Bunu vermek de her insanın yapabileceği bir şey değil. Çöp projelere para harcarsınız, yıllardır bitmeyen projelere para ayırırsınız ama kendi ilçenizde yaşayan destek ihtiyacı olanları gözünüz görmez. Çünkü öncelikleri görünen şeyler, işe yarayıp yaramaması önemli değil” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Nallıhan Belediye Başkan Adayı Ertunç Güngör ile Çayırhan’da SKM açılışına katıldı. Yavaş, şunları söyledi:
“ÇAYIRHAN’I ANKARA’NIN GELİŞMİŞ İLÇELERİ GİBİ KONFORLU BİR YAŞAM BELEDİ HALİNE GETİRELİM”
Sevgili Çayırhanlılar beş yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Sık sık Çayırhan’la ilgili sorunları da bize ileten arkadaşlarımız var. Ancak Nallıhan Belediyesi ile birlikte olup gerek Nallıhan Belediyesi mülkiyetinde gerek Ankara Büyükşehir mülkiyetinde olan yerlerin müşterek tesisler yapamadık. Çayırhan adı üzerinde belde. Fakat Ankara’nın yakınındaki birçok ilçeden nüfusu büyük. Dolayısıyla ilçe olamadığı için belki birçok hizmetten mahrum kalıyor. Ama inşallah bir beş yıl, benim de son beş yıllım, onun için bunu iyi değerlendirelim. Ertunç başkanla el ele vererek inşallah Çayırhanı da Ankara’nın diğer ilçeleri gibi gelişmiş ilçeleri gibi burada yaşayan insanların keyif aldığı, konforlu bir yaşam beldesi haline getirelim.”
“ANKARA’DA BEŞ YILDIR OY VERDİ VERMEDİ KAVGASI YOK”
Hizmeti ayırımsız herkese ulaştırdıklarını anlatan Yavaş şöyle devam etti:
Beş yıldır kimseyi ayırmadık. İhalelerimizi açık yaptık. Çöp projelere para ayırmadık. Vatandaşa hesap verdik. Kent konseyi vasıtasıyla hep kararlarımızı ortak aldık. Artık ben Ankara’ya proje yapıyorum deyip sizlerden aldığı parayı çöp projelere yatıran bir belediye ortada yok. Sizlerden aldığı, emanet aldığı paraları kendisinin harcamayacağı hiçbir yere harcamayacak şekilde harcayan, israfı ortadan kaldıran, yolsuzluğu ortadan kaldıran bir belediye var. Artık beş yıldır Ankara’da hem ayrımcılık, kin, nefret, oy verdi vermedi kavgası yok. Oy veren yere çok hizmet edelim, oy vermeyene hizmet etmem diye bir felsefemiz yok. ve Allah’a çok şükür beş yıl sonunda ‘Çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini ortadan kaldırdık. Pandemi dönemi yaşadık. Pandemide hızır gibi esnafımızın yanında olduk, vatandaşımızın yanında olduk. Engellemek istediler, yardım yapmak isteyen vatandaşların paralarına el koydular pes etmedik, desteğe ihtiyacı olanlarla, durumu iyi olanları internet üzerinden birbirleriyle buluşturup asrın dayanışmasını sağladık. Kimse birbirini görmeden birbirine hayır yaptı. Daha sonra sosyal hizmetlerde biz buralarda konuşurken hep ‘Yardımları kesecekler çıkaracaklar’ diye korkutma yoluna gittiler. Ne işçi çıkarttık ne yardımları kestik. Tam tersine Başkent Kart vermek suretiyle onlara ihtiyaçları kadar her ay para yatırarak kendilerine destek olduk, Çayhan’daki marketlerde, en ücra köydeki marketlerde kazanıyor.
“ÇÖP PROJELERE PARA HARCARSANIZ KENDİ İLÇENİZDE YAŞAYAN DESTEK İHTİYACI OLANLARI GÖZÜNÜZ GÖRMEZ”
Kırsal kalkınma açısından da Ankara’nın tümüne şimdiye kadar görmediği destekleri yaptık. Dolayısıyla şöyle bakıldığı zaman Türkiye’de ilk defa yaptığımız birçok hizmet ortaya çıktı. ve birçok belediye de bizi örnek aldı. Şimdi rakiplerimiz de aynı şeyi örnek alıyorlar. Bizim yaptıklarımız şeyleri sanki hiç yokmuş gibi ‘Biz de yapacağız’ diyorlar. Halbuki kendileri belediye başkanı. Şu anda yapsa ellerinden tutan yok ama yapma niyetleri yok. Çünkü yapma niyetleri olsaydı Keçiören Belediyesi’ne bizim 50 bin aile var destek olduğumuz. Bir milyon nüfuslu bir yer ama kendisi beş bin kişiye destek olmaya çalışıyor. Biz düzenli olarak 220 bin aileye düzenli üç yıldır doğal gaz veriyoruz. Üşütmüyoruz evlerinde. ’28 aydır 200 bin aileye düzenli olarak et desteği yapıyoruz’ diyoruz. O diyor ki ‘Onlar bir kilo et parası veriyor, ben but veriyorum’ diyor. Tavuk budu çıktı. Niye derseniz? Şubat ayında iki kişiye kasım ayında da 11 kişiye vermiş. Bunu vermek de her insanın yapabileceği bir şey değil. Çöp projelere para harcarsınız, yıllardır bitmeyen projelere para ayırırsınız ama kendi ilçenizde yaşayan destek ihtiyacı olanları gözünüz görmez. Çünkü öncelikleri görünen şeyler, işe yarayıp yaramaması önemli değil.”
]]>Tepebaşı Belediyesi, kente yeni Belde Evi kazandırmaya devam ediyor. Son olarak, Bahçelievler Mahallesi İmge Sokak’ta yapımı tamamlanan Güllük Belde Evi de hizmete girdi. Belde Evi’nin resmi açılış törenine Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ile Jale Nur Süllü, İbrahim Arslan, CHP Eskişehir Büyükşehir Belediyesi (EBB) Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Tepebaşı Belediyesi Meclis üyeleri ve çok sayıda mahalle sakini katıldı.
Açılışta konuşan Başkan Ataç, şunları kaydetti:
“İnanın bu kadar kalabalık beklemiyordum. Bu Belde Evi açılışı değil, miting gibi oldu. Belde Evlerinin ilk 2001 yılında düşündük, projelendirdik. Amacımız evde boş vakit geçiren kadınlarımızı üretken yapmaktı. İlk Belde Evi’mize Fevzi Çakmak Mahalle’mizle başladık. Amaç kadını evden çıkarıp üretken yapmaktı. Bu kısa zamanda işte Çamlıca Mahallesi, Batıkent ve diğer mahalleler olmak üzere devam etti. Bugün yaklaşık 26 tane Belde Evi’miz, 10 tane de deneyimli kafemiz var. Ama bu Belde Evi’miz aynı zamanda deneyimli kafe gibi olacak.”
Güllük Belde Evi’nin Tepebaşı personeli tarafından yapıldığını ve 900 bin liraya mal olduğunu aktaran Ataç, şöyle devam etti:
“2009’dan bu tarafa Belde Evleri’mizden yaklaşık 140 bin kadın, 95 bin çocuğumuz hizmet aldı. Biz rant belediyeciliği değil, hizmet eden belediyeciyiz. Bizim rantla ilişkimiz yok. İnanın belediyecilik ibadet etmek gibi bir şey. Çünkü eğer insanımızın yüzü gülerse biz dualar alıyoruz. İnanın bizi koruyan bu dualar. Yani neticede her mahallemizde Belde Evi yapmak için göreve geldik ve bu şekilde devam ediyoruz. Burada tabii dayanışma, katılımcılık, sürdürülebilirlik gibi prensiplerimizi devam ettireceğiz. Ayrıca buradaki kurslarımız başladı. Bu kurslarımız yetişkin branşlarında olan kurslar, sonra çocuklarımızı da ilave edeceğiz. İnanın, sizden hiçbir şeyi esirgemiyoruz. Aksine bütün gücümüzle, özellikle de kadınlarımız için çalışıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılını yaşıyoruz. Esasında Cumhuriyetimiz kadın devrimidir. Çünkü 1926’da Mustafa Kemal Atatürk Medeni Yasa’yı çıkarıyor. Medeni Yasa neyi kapsıyor? Aile birliğini ve kadının tek evliliğini özellikle belirtiyor. Bu bir dehanın düşüncesidir, vizyonudur. Yetmedi. 1934’te kadına seçme ve seçilme hakkını veriyor Mustafa Kemal Atatürk. Bizim tek liderimiz var. Mustafa Kemal Atatürk. Onun yolundan yürümeye devam edeceğiz.”
EBB Başkanı Adayı Ayşe Ünlüce de kadınların Belde Evleri sayesinde hayata kazandırıldığını belirterek, şunları söyledi:
“O kadar önemli bir hizmet ki ben Tepebaşı Belediye’mizi Ahmet Ataç Başkan’ımızın şahsında emeği geçen herkesi kutluyorum. Tepebaşı’nda hayatı güzel kılan Belde Evlerindeki dönüşümle başladı diye düşünüyorum. Çünkü Belde Evlerinde kadınlar dönüştü, kadınlar güçlendi, kadınlar mücadele etmeyi öğrendi, aile bütçesine katkıda bulundu, şehir ekonomisine katkıda bulundu ve onlar güçlendikçe şehir de güçlendi, bir dönüşüm geçirdi. Belde Evleri birbirlerinden el iş öğrendikleri, hocalarından el iş öğrendikleri yerler değil. Aynı zamanda birbirlerinin dertlerini konuştukları, günlük yaşamının sıkıntılarından bahsettikleri, hayata karşı güçlü, dirençli kılma yerleri o nedenle çok önemli diye düşünüyorum.”
Belde Evi’nin açılışı öncesi Tepebaşı Belediyesi’nin temizlik emekçilerinden kurulu olan ve Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Eko Şov Ritim Grubu konser verdi.
]]>Osmangazi Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Osmangazi Belediye Başkan Adayı Mustafa Dündar, seçim çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Adaylığının açıklandığı andan itibaren gidilmedik sokak, çalınmadık kapı bırakmadan seçim çalışması yürüten Dündar’ın son adresi Küçükbalıklı Mahallesi oldu. Dündar’a ziyarette AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş da eşlik etti. Öğle namazını Küçükbalıklı Merkez Cami’nde eda ettikten sonra mahalle sakinleri ile bir araya gelen Dündar’ı yüzlerce vatandaş sevgi seliyle karşılaştı. Davul ve zurnalar eşliğinde Dündar’ı karşılayan mahalle sakinleri, asıl coşkuyu 31 Mart tarihinde Dündar’ı bir kez daha başkan seçerek yaşatacaklarını ifade ettiler.
Küçükbalıklı Mahallesi’ne ziyaretinde ilk olarak Merkez Cami’nin avlusunda vatandaşlarla bir araya gelip sohbet eden Dündar, daha sonra mahalle esnafını ziyaret ederek hayırlı işler diledi. Gittiği her esnaf, selam verdiği her vatandaş tarafından yoğun sevgi gösterisiyle karşılanan Dündar, özellikle çocukların büyük ilgisiyle karşılaştı. Mahalleli çocuklar başkanın kendilerine hediye ettiği yeşil beyaz formaları imzalatmak için adeta birbiriyle yarıştı. Çocukların ilgisine aynı şekilde karşılık veren Dündar, etrafını saran çocukların formalarını tek tek imzaladı. Dündar, Küçükbalıklı Mahallesi’nde yer alan hemşehri dernekleri ve spor kulüplerini de ziyaret etmeyi ihmal etmedi.
“Hizmetlerle ayakta duruyoruz”
Küçükbalıklı Mahallesi’nde bir araya geldiği vatandaşlara geride kalan 3 dönemde yaptıkları ve yeni dönemde yapmayı planladıkları çalışmaları anlatan Başkan Dündar, “Osmangazi Belediyesi olarak geride kalan 15 yılda birçok hizmete imza attık. AK Parti belediyeleri olarak bizler hizmetlerle ayakta duruyoruz. Hizmet yaptığımız için vatandaşlarımız tarafından seviliyor ve destek görüyoruz. Gücümüzün yettiği kadarıyla, bütçemizin el verdiği şekliyle vatandaşlarımızın sıkıntılarını gidermek, mahallelerimize hizmet götürmek için çabalıyoruz. Bütçemize sahip çıkıyoruz. İsrafımız yok. Planlı ve emin adımlarla giderek hizmetlerimizi sürdürüyoruz” dedi.
“Halkımız hizmetin kimden geleceğini biliyor”
Bursa ve Osmangazi’yi güzelleştirmek adına çalıştıklarını anlatan Dündar, “Farklı bölgelerden, şehirlerden hatta ülkelerden gelmiş olsak da Bursa’da yaşıyoruz. Karnımız burada doyuyor ve bu şehri seviyoruz. Bursa’nın ve Osmangazi’nin daha güzel olması için çalışıyoruz. Osmangazi’de 136 mahallemiz, 900 bin nüfusumuz var. Mahallelerimizin tamamına, vatandaşlarımızın her birine hizmet götürmek için çalışıyoruz. Bir mahalleyi ziyaret ettiğimizde o mahalleye hangi hizmetleri yaptığımız konusunda notlar çıkartıyoruz. Bu notlar birkaç satır değil, sayfa sayfa oluyor. Çok hizmetlerimiz var. Vatandaşımızdan topladığımız vergilerin her bir kuruşunu yine hizmet olarak vatandaşlarımıza sunuyoruz. Biz hizmet yaptığımız için vatandaşımız da hizmeti bizden bekliyor. Halkımız hizmetin kimden, hangi partiden geleceğini çok iyi biliyor. Bizler algı belediyeciliği değil, hizmet belediyeciliği yapıyoruz. Sizlerin desteğiyle 31 Mart tarihinden sonra da hizmetlerimizi sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. – BURSA
]]>AK Parti Kırşehir İl Başkanı Seher Ünsal; şehirde her yerde AK Partili belediye başkanlarının eserlerinin görüldüğünü ve CHP’li belediyenin AK Parti döneminde temeli atılan şehir içi otobüs terminaline 5 yılda çivi çakamadığını söyledi. Başkan Ünsal, “Kırşehir’de nereye baksanız AK Parti belediyesinin eserlerini görürsünüz. Kent Park, Masal park, Ahi Külliyesi, terminal, Neşet Ertaş Kültür Merkezi, Cacabey Meydanı, Akıllı Şehir Sistemleri ve şehre kazandırılan belediye tesisleri hep AK Parti belediyesinin eseridir” dedi.
31 Mart 2019 yerel seçimlerinde belediyeyi devralan CHP’li Selahattin Ekicioğlu döneminde bir çok eserin yarım bırakıldığını aktaran Ünsal açıklamasında, “6 yıl önce AK Parti belediyesi tarafından inşaatı başlatılan ancak CHP’li belediye döneminde çürümeye terk edilen eserlerimizden birisi olan şehir içi minibüs terminali ne acıdır ki son 5 yıldır CHP’li belediye tarafından 1 çivi dahi çakılmadan kaldı. CHP’nin çeşitli yalanlar ile gizlemeye çalıştığı; iş bilmezliğin, basiretsizliğin, yolsuzluğun, yandaşa paslanan ihalelerin sadece bir tane örneğini teşkil ediyor. 5 yıldır hiçbir çalışmanın yapılmadığı şehir içi minibüs terminali hakkında Belediye Başkanı Ekicioğlu; kurumsal işleyiş ve yapılan resmi anlaşmalar adeta yok sayılarak yaptığı gayri ciddi açıklama ile ekonomik şartlar nedeniyle firmaların iflas ettiği ve bu yüzden 5 yıldır bu binaların yapılamadığını söylüyor. Biraz araştırma ve aklıselimle işin aslının öyle olmadığı, bu uydurulmuş birkaç cümle ile beceriksizliğin, basiretsizliğin, yönetememenin, yandaşa peşkeş çekmenin üzerinin örtüldüğü anlaşılıyor” diye konuştu.
İhaleler iflas ettiği duyurulan firmalar üzerinde dönmüş
AK Parti İl Başkanı Ünsal, şehir içi minibüs terminalinin bitirileme sürecini ve ihalelerin aynı firmalar üzerinde dönmesini ise şöyle iddia etti:
“Şehir içi Minibüs Terminali Yapım İşi 2021 yılında bir firmaya veriliyor. İhale tarihinde firmanın sahibi M.Ö., adresi ise Bayraklı/ İzmir olarak kayıtlara geçiyor. Ne tesadüftür ki şeffaf ve dürüstlüğü ağzından düşürmeyenler tarafından 2022 yılının Ağustos ayında organize edilen Küçük Ölçekli Hal Binası Yapım İşi ihalesi iflas ettiği söylenen firma ile daire numarasına kadar aynı olan Bayraklı/İzmir adresine kayıtlı olan M.A. firmasına veriliyor. İşin daha vahim durumu ise bu iki firmanın da iflas ettiği geçtiğimiz günlerde CHP’li başkan Ekicioğlu tarafından basın aracılığı ile duyuruluyor. Nasıl bir tesadüfse belediye; geçtiğimiz günlerde ihale ettiği Kılıçlı Köprü Deresi Peyzaj Düzenlemesi Yapım İşi, iflas ettiği duyurulan firmayla göbek bağı olan bir firmaya veriliyor. Bu firma da yine aynı adrese İzmir iline paslanıyor. İflas etti denilen firmanın akrabası olduğu anlaşılan aynı soy isme sahip M.Ö.’ye 64 milyon 500 bin liraya ihale verilmiş oluyor. 3 firma da son 5 yıl içerisinde farklı isimlerle yüksek meblağlı farklı ihalelere tekrar tekrar girmişler.” – KIRŞEHİR
]]>Yomra’nın Kaşüstü Mahallesi’nde adliye bölgesinde vatandaşı denizle buluşturan Cumhuriyet Parkı düzenlenen görkemli törenle hizmete açıldı. Parkın açılış törenine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Toplamda 17 bin metre kare alana kurulan parkın içerisinde, 6 bin metre kare yeşil alan, yürüyüş ve bisiklet yolları, 50 araçlık otopark, kafeterya, çocuk parkları, spor etkinlik alanları ve kamelya alanları bulunuyor.
Açılış töreninde bir konuşma gerçekleştiren Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, “Burada bu yatırıma bu şekilde gelip destek verdiğiniz ve sahiplendiğiniz için herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Burada yaklaşık 6-7 ay kadar önce yine mahalle sakinlerimizin katılımıyla birlikte temel atma törenini yine birlikte yapmıştık. Ancak bugün hayal etmiş olduğumuz sonuca ulaşmış olmanın vermiş olduğu mutluluğu sizinle yaşıyorum. Arazi ile ilgili daha önce burada yerleşimden kaynaklı olarak kapatılmış olan bir alanı uzun süre devam eden müzakereler sonucunda site sakinleri ile uzlaşıya vardık ve bu alanın temelini attık. Sonrasında yine yan tarafta bulunan derenin buradaki dal çıktan kaynaklı olarak dere vasfını kaybetmiş olması ve bu bölgede ciddi anlamda çevre kirliliği oluşturması sebebiyle 17 bin metrekare olan bu alanı vatandaşımızın hizmetini açmış olduk. Ben seçimden sonra Kaşüstü Mahallesi’ne taşındım ve hala bu mahallede oturuyorum. Hala yerlisi olmasam bile bu mahalledeyim onun için de bu mahalleye hizmet yapma noktasında elimden geleni yapıyorum” dedi.
“Yomra 5 yıllık zaman dilimimiz içerisine 400 milyon TL üzerinde bir yatırım yaptık” diyen Bıyık “Kıymetli hemşehrilerim muhalefet belediyesi hizmet edemez çalışamaz algısının sadece Trabzon’da değil Karadeniz’in tüm bölgesine göstermiş olduk. Bugün Samsun’dan Sarp’a kadar bütün bölgede Yomra ‘Karadeniz Bölgesi’nin incisi Trabzon’un marka ilçesidir’ yakıştırmasını tam olarak tescillemiş oluyoruz. Bu hizmetleri yaparken her şeyden önemli bir noktamız var bunu özellikle beyan etmek istiyorum. Biz bu hizmetleri yaparken yemedik kimseye de yedirmedik. Bu ilçede göreve geldiğimiz zaman bu vatandaşa verdiğimiz bir sözümüz vardı ve sözümüzü yerine getirdiğimizi düşünüyorum. Adalet ve liyakat ile bu ilçeyi yönettiğimizi düşünüyoruz. Şeffaf yönettik ve rant çetelerine değil milletimize hizmet ettik. Bugün rant çetelerine hizmet edilmediği zaman bu kaynaklar doğru kullanıldığı zaman yatırımların nasıl ortaya çıkmış olduğunu bölgenin tamamına göstermiş olduk. Bugün bu yatırımı 25 milyon TL’lik bir yatırımdır. Biz bunu kendi öz kaynaklarımız ile birlikte hiçbir bağış, hiçbir destek almadan kendi öz sermayemiz ile yapmış olduğumuz yatırımdır. Bu ilçeyi yönetirken mevcut milletimize kazanç sağladık. Bölen değil birleştiren olduk, kutuplaştıran değil her zaman buluşturan olduk. Kimseyi bir kötülüğümüz olmadı, işimizi gücümüzü yapmaya çalıştık. Kimsenin kapısına dayanmadık. Bugüne kadar sadece belediyecilik yapmaya çalıştık ve bugün geldiğimiz noktada Yomra Belediyesi Karadeniz Bölgesi’nin incisidir” ifadelerini kullandı.
“Siyasetçiler şeffaf olmalı”
Siyasetçilerin şeffaf olması gerektiğini belirten Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık “2019 tarihinde bütün mali durumumu vatandaşımıza açtım anlattım ve sonrasında dedim ki her dönemimde bunu açıklayacağım. İki gün kadar önce mali durumumu vatandaşımıza kişisel servetime kadar ki servetim de yok ki, açıkladım. Siyasetçilerin şeffaf olmalı. Siyasetçilerin görevleri süresince halkın huzurunda özellikle söylüyorum herkes çıkacak mali durumunu anlatacak. Bu sadece bura için değil tüm Karadeniz ve Türkiye’deki arkadaşlarımız için söylüyorum. Millete hizmet edecek olan insanlar ticaret için bu makamlara gelmeyecekler. Millete hizmet etmek için gelecekler ve durumlarda milletin önünde çıkıp seçim dönemidir anlatacaklar. Bizim belediyeye kazandırmış olduğumuz yatırımların değeri 400 milyon TL’nin üzerinde. Elinizden gelen her şeyi yaptık. 1-1,5 aydır sahalarda geziyoruz seçim sahalarına gidiyoruz. Hiçbir rakibimiz ile ilgili olumsuz bir şey söylemedik söylediklerine cevap da vermedik, vermeyeceğimde. Bizim kendi yol haritamız farklı yaptıklarımızı anlatacağız, yapacaklarımızı anlatacağız. Biz karalamalara müsaade etmeyeceğiz. Allah kimin ne yaptığını görüyor. Kimseye kötü bir söz söylemeyeceğim. Vatandaşın takdirini başımızın üstünde diyerek devam edeceğiz. Yomra eski günlerine dönecek durumda değildir kargaşalı durumlarına dönecek durumda değiliz. Yomra ismi çeşitli konularda anılabilecek bir ilçe olma noktasına dönecek durumda değildir. Doğruyu görecek ve karar verebilecek bir noktadadır. Vatandaşımız bize gerekli desteği verecek ve bu destekle Yomra’yı daha ileriye taşıyacağız. Seçim zamanı geldi. Neticede biz bu ilçede sadece seçimi kazanmayacağız. İnşallah sizlerin desteğiyle yüzler 60 ile bir rekor kırarak seçimi kazanacağız” diye konuştu. – TRABZON
]]>UĞUR İSTANBULLU
CHP Hopa Belediye Başkan Adayı Utku Cihan, “Biz sel zamanı çizmeyi satanlardan, deprem zamanı çadırı parayla satanlardan değiliz. Biz belediyeleri borçla bırakanlardan değiliz. Daha iyilerini yapacağız, Hopa halkıyla birlikte yapacağız. Gerekirse ayağımıza çizmeyi giyeceğiz, taş taşıyacağız ama yine birlikte yapacağız” dedi.
CHP Hopa Belediye Başkan Adayı Utku Cihan, aday ve proje tanıtım toplantısı düzenledi. Burada konuşma yapan Cihan, şunları söyledi:
“BİZ DEPREM ZAMANI ÇADIRI PARAYLA SATANLARDAN DEĞİLİZ”
“Biz sel zamanı çizmeyi satanlardan, deprem zamanı çadırı parayla satanlardan değiliz. Biz belediyeleri borçla bırakanlardan değiliz. Daha iyilerini yapacağız, Hopa halkıyla birlikte yapacağız. Gerekirse ayağımıza çizmeyi giyeceğiz taş taşıyacağız ama yine birlikte yapacağız. Gelin hayalini kurduğumuz Hopa’yı birlikte yaratalım. Birlikte üretelim ve birlikte yönetelim diyoruz ve birileri gibi ‘bize oy vermezseniz hizmet gelmez’ diye Hopa halkını tehdit etmiyoruz. ‘Aklınızı başınıza alın’ demiyoruz. Diyoruz ki Hopalının zaten aklı başındadır. Hopalı kendinden emin Hopalı zaten çoktan kendi kararını vermiş. Hopa halkı geleceğe yürümek istiyor ve Hopa halkı burada ve çoktan kararını vermiş. Nazım’ın da dediği gibi; inanın güzel günler göreceğiz çocuklar, Güzel günler güneşli günler göreceğiz, güneşli günler kuracağız.”
“MAHALLE MECLİSLERİNE DÖNÜŞCEK BİR UYGULAMAYI HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Projelerini tanıtan Utku Cihan, şöyle konuştu:
“Kent konseyini hayata geçireceğiz ve biliyorsunuz Hopa gönüllülerini şimdiden kurduk. Hopa gönüllüleri şu anda Hopa’da bir seçim çalışmasına başlamış durumda ama seçim sonrasında da Hopa Gönüllüleri Kent Konseyi olarak ya da mahalle meclisleri olarak çalışmaya devam edecek ve bunu önemsiyoruz. Yerel karar süreçlerini destekleyici kararlar alacağız. Muhtarlarımız bu anlamda çok önemli ve muhtarlarımızın belediye meclislerine aktif olarak katılımını sağlayacağız. Onların mekansal ihtiyaçlarını bütün mahallerimizde muhtarlık binalarını belediye eliyle yaparak sağlamış olacağız. Personel ve donanım desteğini de sağlamış olacağız. Bambaşka bir şehircilikten bahsediyoruz, bambaşka bir Hopa’dan bahsediyoruz herkes için yaşanılabilir bir kenti, kadınlar için, çocuklar için gençleri için bambaşka bir şehri hep beraber yeniden tasarlayacağız. Donatı alanlarıyla parklarıyla, yeşil alanlarla, meydanlarıyla bu şehri Hopa’yı yeniden hep beraber yeniden şekillendireceğiz.
“HOPA’NIN SADECE 5 YILINI DEĞİL 25 YILINI HEP BİRLİKTE PLANLIYOR OLACAĞIZ”
Hopa’nın sadece 5 yılını değil gelecek 25 yılını hep birlikte planlıyor olacağız. Hopa’nın en önemli sorunlarından biri tır kuyruğu ve tırların yaptığı parklanma ve bunu üç nedeni var; öncelikle bir yanlış parklanma var Hopa’da. Tırlarımız yanlış yerlere park ediyorlar ve bir denetimsizlik var ve yetersiz park alanı var. Dolayısıyla bunun çözümü yeni tır parkları inşa etmek belediye olarak bunu yapabiliriz. Küçük ölçekli bulabildiğimiz alanlarda tır parkları inşa edeceğiz. Dolayısıyla bu uygun alanlarda ki tır parkları sayesinde tırlar yollara park edilmeyecek olacaklar. Bu tır parkları sadece tırlar için değil şoförlerin dinlenme ihtiyacı, yemek ihtiyacı gibi diğer ihtiyaçlarını giderebilecek açıdan da önemli nokta olacak. Bunun sonucunda belediye parkında park edecek tırlar için bir denetim mekanizmasına ihtiyaç var ve dolaysıyla Hopa’da bütün yetkili kurumların işbirliği içerinde denetim yapmasını hep birlikte sağlıyor olacağız. Otopark ve trafik sorunu aslında Hopa’da mevcudu atıl vaziyette bulunan otoparkları belediye eliyle işleterek trafik sorunu ve otopark sorununa çözümler üretebileceğiz.”
]]>
Bozüyük CHP İlçe Başkanlığı tarafından Belediye Düğün Salonu’nda belediye meclis üyesi adayları ve il genel meclis üyesi adaylarının tanıtım toplantısı yapıldı. Toplantıda, Cumhuriyet’in 100. yılında partiye yeni katılan 100 üyeye parti rozeti takıldı.
Toplantıda ilk olarak CHP Bozüyük İlçe Başkanı İsmail Akçasoy, tüm misafirlerine ‘hoş geldiniz’ diyerek kısa bir konuşma yaptı. İlçe Başkanı Akçasoy, şunları kaydetti:
“Cumhuriyetimizin 100. yılında 2024 yerel seçimlerin Bozüyük ilçemizde startını vermek istiyoruz. İl ve belediye genel meclisi listelerini hazırlarken yönetimle birlikte çok titiz çalışmalar gerçekleştirdik. Belediye meclisinde de Belediye Başkanımız Mehmet Talat Bakkalcıoğlu ile birlikte çok titiz, çok güzel karşılıklı istişarelerle liste hazırladık. Emin olun ki göreceğiniz listede değerli adaylarımızı buraya çağıracağız. Sanki şampiyonlar ligi. Nereden baksanız mükemmel bir liste hazırlandığına inanıyoruz ve güveniyoruz. ve diyoruz ki iyi ki varız, iyi ki Cumhuriyet Halk Partiliyiz.”
Başkan Bakkalcıoğlu da 2019 yılındaki seçimlerde kullanılan seçim müziğini hatırlatarak, şunları söyledi:
“2019’da göreve geldik, sokaklarda her yerde bu şarkıyı çalarak kadınlarımız gençlerimiz dolaştı ve seçildik. 5 yıl hizmet ettik Bozüyük’e. Bu 5 yılda yaptıklarımızı size biraz önce dağıttığımız bu kitapçıkta özetlemeye çalıştık. Sevgili yol arkadaşlarım biz kalıcı, geleceğe, gelecek kuşaklara kalacak şeylere proje diyerek çalıştık. Bir düzine 12 tane, 12 dev projemiz vardı. Bu kitapta hepsi var. Park yapmak, yol yapmak, altyapı yapmak, temizlik. Bunlar belediyenin asli görevleridir. Bunlara proje demek yanlıştır. Proje dediğin kalıcı olacak, sürdürülebilir olacak, kente dokunduğunu hissettirecek şeylerdir. Bu kitapları okumanızı, dağıtmanızı istiyorum. Kadınlarımız, gençlerimiz bizim en kıymetli varlıklarımız. Tabii çocuklarımız, gençlerimiz. ve kadınların bu çalışmalar sırasında binlerce basılı bu kitapçığı her yere dağıtmasını istiyorum. Biz belki birileri gibi şov yaparak bunları anlatamadık, anlatamıyoruz ama bunlardan yararlanan hemşehrilerimizin karşılığını verdiğini ve bunların değerini bildiğini hissediyorum.
Geçen dönem yapma vaadi verdiğimiz bazı projelerimizi de ne yazık ki yapamadık, sebebi yaptırılmadığı için. Bir tanesini biliyorsunuz yayınladım. Bozüyük’e dev bir akciğer yapalım dedik, BOZPARK yapalım dedik, yola çıktık. Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan kamu yararı kararı aldık, Tarım Bakanlığı burası tarım arazisi, o paylaştığım videoda yerini de görüyorsunuz. Bozüyük içinde, eğer oraya biz park yapmazsak gelecek dönemlerde birileri orayı binalarla doldurabilir. İşte bunu bu süreci yaşarken bu kamulaştırılması gereken alanda kamulaştırmaya zaman kalmadı. Tekrar seçilirsek Allah yardımcımız olur Bozüyük halkı bizi seçerse bu BOZPARK’ı yapacağız arkadaşlar. Şimdi diyecekler ki nasıl? Hem yapamadın, gene yaptırmazlar. Öyle değil arkadaşlar, onun yolunu da biz biliyoruz. Gelir gelmez başlayacağız, görevimizin 3 veya 4 yılında BOZPARK’ı kullanmaya başlayacağız.
İkincisi üst geçit sorunu var Bozüyük’ün, üst geçit sorununu da çözelim istedik. Gelir gelmez devlet kurumlarıyla görüştük. Yeşilkent girişine bir köprü yapmışlar, şehrin doğu girişine, batıda mezbahanın oraya da bir tane yapıp Bozüyük’ün içini komple kapatmayı planlıyorlardı. Dedik ‘Bu böyle olmaz, şehir içindeki trafiğe katkı verecek bir yere yapalım’ neresi? yaya alt geçidinin olduğu yer, üstten kentten girdiğinizde otogara inebileceğiniz. Anlaştık, projelerini yaptık, biz yapamayız dediler, biz yaptırdık belediye olarak, her şeyi tamamladık. 2021 yılı bahar aylarında projeyi sunduk, çok engeller oldu ama sunduk. Beklemeye geçtik, Eylül ayında 2021’in yani bunu bütün kurumlara dağıttık işte DSİ, karayollarına inceleniyor dediler. İyi, Kasım ayı aralık ayı arasıydı bir yazı geldi, ‘Yapmıyoruz’ dediler arkadaşlar. 2022 yılı dayanmış, yatırım büyük bir yatırım, O da o şekilde kaldı. Tekrar uğraştık ama olmadı, işte tekrar göreve gelirsek belediye bütçesiyle onlara sormadan yapacağız arkadaşlar.
Bugün burada bir üçüncü dev projemizi açıklayacağım. Daha devamında yapacaklarımızı hep paylaşacağım birlikte. Kentin içerisinde kaldı Küçük Sanayi çarşılarımız, Yeni Sanayi Çarşısı da öyle onu değiştirmek mümkün değil. Eski Küçük Sanayi çarşımızı ilaveler de yaparak en az 200 iş yerinin olduğu, kente bir küçük sanayi ve ticaret merkezi yapacağız arkadaşlar. Şimdi bu hafta içinde kooperatif kuruldu, Sanayici, küçük sanayici arkadaşlarımızla onlarla burada bir toplantı yapacağız. Daha kurucular var, üyeleri yazmadılar not alıyorlar. 400 kadar başvuru varmış. Tabii hepsi gelecekse daha da büyüyebiliriz, burada toplanacağız, ben üç bölgede yer belirledim, bunu bir ben biliyorum, en yakınlarımda bilmiyor. Bu konuları söyleyince rantçılar gidip oraları kapatmaya çalışıyorlar, onun için anlatmıyorum, onlara da söyleyeceğim. Göreve gelince en büyük üçüncü projemiz o olacak kentin içinden bu küçük sanayiyi çıkaracağız.
Biraz sonra Belediye Meclis Üyelerimiz ve İl Genel Meclis Üyelerimizle tanışacağız, çok güzel alt kuşaktan gençten orta kuşağa kadar yüzün üzerinde sayıyı tam bilemiyorum yeni üyemiz var, gönüllü olarak geldi hepsi, buraya çıkacaklar, onlara rozetlerini takacağız. Buraya çıkacak bu üyelerimiz Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne gönderilerek üye kayıtları yapıldı arkadaşlar, yapılacak değil yani yapıldı bunu belirtmek isterim. Güzel bir dönemimiz olsun istiyorum, Allah yolumuzu açık etsin, Allah yardımcımız olsun. Seçmenimize her yerden birlikte ulaşacağız, kadınlarımızın, gençlerimizin bu çalışmadaki desteği bizim için çok önemli. Tabii bütün insanlarımızın ki önemli, birlikte hep birlikte başaracağız. Arkadaşlar ben şöyle söyleyeyim böyle sloganlarımız da olacak göreceksiniz ‘Onlar konuşur konuşur yine biz yaparız’ arkadaşlar, hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.”
Bakkalcıoğlu’nun konuşmasının ardından Belediye Meclis Üyeleri adayları ve İl Genel Meclis Üyesi adayları tanıtılarak partiye yeni katılan üyelere rozetleri takıldı.
]]>Efes Selçuk’ta CHP İlçe Örgütü, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay’ı davul zurna eşliğinde meşale ve çiçeklerle karşıladı. Efes Selçuk Belediye Başkan Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel, meclis üyesi adayları, İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu, ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları ile çok sayıda partili tarafından karşılanan Tugay, bu samimi karşılama için teşekkür etti.
“KENDİSİ İLÇE BELEDİYE BAŞKANIYKEN BİLE EFES SELÇUK’A HİZMETİ OLAN BİR BAŞKANDIR”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanı olduğu dönem içinde Efes Selçuk Belediyesi’ne destek olduğunu belirten Başkan Ceritoğlu Sengel, “Beş yıl boyunca bizim asfalt ihtiyacımız oldu. Ama bir şekilde tedarik edemedik. Cemil Başkan’a, “Benim asfalta ihtiyacım var, çünkü yama yapamıyorum” dedim. Kendisi ilçe belediye başkanıyken bile Efes Selçuk’a hizmeti olan bir başkandır ve şu anda büyükşehir belediye başkan adayımız. Dostluğumuz ve arkadaşlığımız baki. Bundan sonraki 5 sene içerisinde de İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Efes Selçuk Belediyesi’nin nasıl kardeş kardeş adım atacağını herkes görecek” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Örgütü önünde toplanan kalabalığa seslenen Başkan Tugay, “31 Mart akşamı sizlerin destekleri ve onaylarını aldıktan sonra önümüzdeki 5 yıl için İzmir’in tamamında olduğu gibi Selçuk’ta da tamamen yenilenmiş, biraz daha geliştirilmiş bir belediyecilik anlayışıyla sizlerin hizmetinde olacağız. Filiz Başkanım bana ne zaman “Buraya gelmenizi istiyorum” derse koşarak geleceğim” dedi.
BAŞKANLAR BELEVİ PAZARI’NDA
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların, işsizliğin geniş kitleleri etkilediğine dikkat çeken Başkan Tugay, “Bunun ülkeye genel olarak getirdiği çok büyük bir psikolojik yük var, aynı zamanda yoksulluk var. Böyle bir dönemde biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak partimizdeki değişim sürecinden sonra yenilenen kadrolarla, yenilenen anlayışla bu konuda daha fazla umut yüklüyüz. Bugün itibariyle önümüzde yerel seçim var. Şu anda insanlarımız kendilerine sahip çıkan siyasetçiler görmek istiyor, insanlarımızın mutsuzluğunu umuda çevirecek siyasetçiler görmek istiyor. Ben ve Filiz kardeşim burada ve İzmir’de Cumhuriyet Halk partisi’nin adayları olarak bize destek olmanızı istiyoruz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Örgütü’nün ardından Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel ve Başkan Cemil Tugay Efes Selçuk sokaklarını gezerek vatandaşlardan destek istediler.
Başkan Tugay daha sonra Başkan Ceritoğlu Sengel, Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu ve meclis üyesi adayları ile birlikte Cemevi ve İZSU Selçuk Teknik Uygulama Birimi çalışanlarını ziyaret etti.
Başkan Tugay’ın Efes Selçuk programında son durağı Belevi oldu. Başkan Ceritoğlu Sengel ile birlikte Belevi Pazarı’nı gezen Başkan Tugay, vatandaşlardan kendisi ve Başkan Ceritoğlu Sengel için destek istedi.
]]>İSTANBUL – Başakşehir’de, Cumhur İttifakı’nın belediye meclis üyesi adayları AK Parti Başakşehir İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen programla tanıtıldı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, Başakşehir’de yapılan yatırımların tüm İstanbul’da yapılan yatırımlara eş değer olduğuna dikkat çekti.
Başakşehir’de, Cumhur İttifakı’nın belediye meclis üyesi adayları AK Parti Başakşehir İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen programla tanıtıldı. Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım programına Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili Rümeysa Kadak, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, Başakşehir Belediyesi Kurucu Başkanı Mevlüt Uysal, AK Parti Başakşehir İlçe Başkanı Sebahatdin Kayas ve MHP Başakşehir İlçe Başkanı Servet Ayhan katıldı. Başakşehir’de gerçekleştirilen hayata geçirilen hizmet ve projelerinin de gösterildiği toplantı, meclis üyesi aday tanıtımlarının ardından sona erdi.
“Başakşehir’de yapılan yatırımlar tüm İstanbul’a eşdeğer”
Büyük bir coşkuya sahne olan programda konuklara hitap eden Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, “2009’dan bugüne inanılmaz gelişmelerin yaşandığı bir ilçe, Başakşehir. Bu hizmetlerde ve gayretlerde emeği geçen Belediye Başkanımızı, meclis üyelerimizi, Cumhur İttifakı’mızın çok değerli siyasi temsilcilerini tebrik ediyorum. Başakşehir’de yapılan yatırımların tüm İstanbul’da yapılan yatırımlara eş değer olduğunu belirtmek istiyorum” dedi.
“Başakşehir rekora doğru gidiyor”
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da eser ve hizmet siyaseti ile algı ve illüzyon siyasetin asla bir olmadığının altını çizdi. Başakşehir’in gençliğin merkezi olduğunu belirten Akbaşoğlu, “Genç, dinamik ve büyük hedeflere doğru sizlerle beraber yol yürüyen bir belediye başkanının başkanlığında pırıl pırıl Başakşehir’i, İstanbul’un parlayan yıldızı haline getirecek hizmet ve eserlerle 31 Mart’ta devam kararı vereceğiz. Bir karar daha vereceğiz; hep beraber ‘yeniden İstanbul’ diyeceğiz. Eser ve hizmet siyaseti ile algı ve illüzyon siyaseti asla bir değil. Başakşehir rekora doğru gidiyor. Bu rekorun büyükşehire yansımasını görmemiz için biraz daha gayrete ihtiyacımız var” diye konuştu.
“Başakşehir çok şanslı”
AK Parti İstanbul Milletvekili Rümeysa Kadak ise Başakşehir’de yüzde 12’ye riskli bina stoku oranına dikkat çekti. Başakşehir’in çok şanslı olduğunu vurgulayan Kadak, “Başakşehir’de yüzde 50 riskli yapı yüzde 12’ye inmiş. Bu inanılmaz bir oran. İstanbul’da şu anda en öncelikli gündemimizin deprem olduğunu fark edelim isterim. Başakşehir bence çok şanslı. Aynı zamanda İstanbul için çok önemli bir örnek” dedi.
“Başakşehir insanların hayalini kurduğu bir şehir”
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İstanbul ve Başakşehir için tüm güçleriyle çalışacaklarını dile getirdi. Başakşehir’de devler gibi projeler yapmak için karıncalar gibi çalıştıklarını ifade eden Kartoğlu, “Dünya bir ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu. Gerçekten muhteşem bir şehir. İstanbul bir ülke olsaydı oranın başşehri Başakşehir olurdu. O kadar çok ‘en’i ve ‘ilk’i var ki, Başakşehir’in. İnsanların hayalini kurduğu bir şehir. Bundan sonra da hem Başakşehir’imiz için, hem de İstanbul’umuz için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Bu seçimleri dünyanın tüm mazlum coğrafyaları takip ediyor”
Bugüne kadar yapılan projelerle Başakşehir’in büyükşehirleri geride bıraktığını söyleyen Başkan Kartoğlu, “Bizlere çok büyük görevler düşüyor. Siz sanıyorsunuz ki bu seçimleri Türkiye’dekiler takip ediyor. Bu seçimleri dünyanın tüm mazlum coğrafyaları takip ediyor. 31 Mart akşamında Başakşehir’imizde ve birlikte çalıştığımız Murat Kurum’u İstanbul’da muradına erdirerek, rekor bir oyla kazanalım” şeklinde konuştu.
“31 Mart’ta çıkacak netice, Türkiye’nin durumunu dünyada değiştirecek”
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Murat Kurum’a en çok desteğin Başakşehir’den çıkması halinde çok mutlu olacağını ifade eden Başakşehir Belediyesi Kurucu Başkanı Mevlüt Uysal ise, “Dünya zor bir dönemden geçiyor. Bu seçimler sadece bir yerel seçim değil. Önemli bir seçim. 31 Mart’ta çıkacak netice, Türkiye’nin durumunu dünyada değiştirecek. Başakşehir güzel bir şehir. İstanbul’da Murat Kurum’a en çok destek veren yer Başakşehir çıkarsa ömrümde en sevindiğim günlerden birisi olacak” ifadelerini kullandı.
“Yasin Kartoğlu’nu rekor oyla seçeceğiz”
AK Parti Başakşehir İlçe Başkanı Sebahatdin Kayas, 31 Mart yerel seçimlerinin çok önemli olduğunu ifade etti. Yeni bir rekora hazır olduklarının altını çizen Kayas, “Etrafımızda dönen dolaplara baktığımızda bu seçimler gerçekten çok önemli. Türkiye Yüzyılı’na yakışır belediyeleri de seçmek için 31 Mart’ta sandığa gideceğiz. İnşallah Yasin Kartoğlu’nu 31 Mart’ta rekor oyla seçeceğiz” dedi.
“Üzerimize düşeni yapacağız”
Cumhur İttifakı olarak önceki seçimlerden daha yüksek oy alacaklarını söyleyen MHP Başakşehir İlçe Başkanı Servet Ayhan, “31 Mart’a kadar üzerimize düşen sorumlulukları yapmak için, elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Önceki seçimde Başakşehir’de büyük bir başarı elde ettik. Bu seçimlerde de bu başarıyı taçlandıracağız” dedi.
]]>Başakşehir’de, Cumhur İttifakı’nın belediye meclis üyesi adayları AK Parti Başakşehir İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen programla tanıtıldı. Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım programına Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili Rümeysa Kadak, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, Başakşehir Belediyesi Kurucu Başkanı Mevlüt Uysal, AK Parti Başakşehir İlçe Başkanı Sebahatdin Kayas ve MHP Başakşehir İlçe Başkanı Servet Ayhan katıldı. Başakşehir’de gerçekleştirilen hayata geçirilen hizmet ve projelerinin de gösterildiği toplantı, meclis üyesi aday tanıtımlarının ardından sona erdi.
“Başakşehir’de yapılan yatırımlar tüm İstanbul’a eşdeğer”
Büyük bir coşkuya sahne olan programda konuklara hitap eden Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, “2009’dan bugüne inanılmaz gelişmelerin yaşandığı bir ilçe, Başakşehir. Bu hizmetlerde ve gayretlerde emeği geçen Belediye Başkanımızı, meclis üyelerimizi, Cumhur İttifakı’mızın çok değerli siyasi temsilcilerini tebrik ediyorum. Başakşehir’de yapılan yatırımların tüm İstanbul’da yapılan yatırımlara eş değer olduğunu belirtmek istiyorum” dedi.
“Başakşehir rekora doğru gidiyor”
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da eser ve hizmet siyaseti ile algı ve illüzyon siyasetin asla bir olmadığının altını çizdi. Başakşehir’in gençliğin merkezi olduğunu belirten Akbaşoğlu, “Genç, dinamik ve büyük hedeflere doğru sizlerle beraber yol yürüyen bir belediye başkanının başkanlığında pırıl pırıl Başakşehir’i, İstanbul’un parlayan yıldızı haline getirecek hizmet ve eserlerle 31 Mart’ta devam kararı vereceğiz. Bir karar daha vereceğiz; hep beraber ‘yeniden İstanbul’ diyeceğiz. Eser ve hizmet siyaseti ile algı ve illüzyon siyaseti asla bir değil. Başakşehir rekora doğru gidiyor. Bu rekorun büyükşehire yansımasını görmemiz için biraz daha gayrete ihtiyacımız var” diye konuştu.
“Başakşehir çok şanslı”
AK Parti İstanbul Milletvekili Rümeysa Kadak ise Başakşehir’de yüzde 12’ye riskli bina stoku oranına dikkat çekti. Başakşehir’in çok şanslı olduğunu vurgulayan Kadak, “Başakşehir’de yüzde 50 riskli yapı yüzde 12’ye inmiş. Bu inanılmaz bir oran. İstanbul’da şu anda en öncelikli gündemimizin deprem olduğunu fark edelim isterim. Başakşehir bence çok şanslı. Aynı zamanda İstanbul için çok önemli bir örnek” dedi.
“Başakşehir insanların hayalini kurduğu bir şehir”
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İstanbul ve Başakşehir için tüm güçleriyle çalışacaklarını dile getirdi. Başakşehir’de devler gibi projeler yapmak için karıncalar gibi çalıştıklarını ifade eden Kartoğlu, “Dünya bir ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu. Gerçekten muhteşem bir şehir. İstanbul bir ülke olsaydı oranın başşehri Başakşehir olurdu. O kadar çok ‘en’i ve ‘ilk’i var ki, Başakşehir’in. İnsanların hayalini kurduğu bir şehir. Bundan sonra da hem Başakşehir’imiz için, hem de İstanbul’umuz için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Bu seçimleri dünyanın tüm mazlum coğrafyaları takip ediyor”
Bugüne kadar yapılan projelerle Başakşehir’in büyükşehirleri geride bıraktığını söyleyen Başkan Kartoğlu, “Bizlere çok büyük görevler düşüyor. Siz sanıyorsunuz ki bu seçimleri Türkiye’dekiler takip ediyor. Bu seçimleri dünyanın tüm mazlum coğrafyaları takip ediyor. 31 Mart akşamında Başakşehir’imizde ve birlikte çalıştığımız Murat Kurum’u İstanbul’da muradına erdirerek, rekor bir oyla kazanalım” şeklinde konuştu.
“31 Mart’ta çıkacak netice, Türkiye’nin durumunu dünyada değiştirecek”
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Murat Kurum’a en çok desteğin Başakşehir’den çıkması halinde çok mutlu olacağını ifade eden Başakşehir Belediyesi Kurucu Başkanı Mevlüt Uysal ise, “Dünya zor bir dönemden geçiyor. Bu seçimler sadece bir yerel seçim değil. Önemli bir seçim. 31 Mart’ta çıkacak netice, Türkiye’nin durumunu dünyada değiştirecek. Başakşehir güzel bir şehir. İstanbul’da Murat Kurum’a en çok destek veren yer Başakşehir çıkarsa ömrümde en sevindiğim günlerden birisi olacak” ifadelerini kullandı.
“Yasin Kartoğlu’nu rekor oyla seçeceğiz”
AK Parti Başakşehir İlçe Başkanı Sebahatdin Kayas, 31 Mart yerel seçimlerinin çok önemli olduğunu ifade etti. Yeni bir rekora hazır olduklarının altını çizen Kayas, “Etrafımızda dönen dolaplara baktığımızda bu seçimler gerçekten çok önemli. Türkiye Yüzyılı’na yakışır belediyeleri de seçmek için 31 Mart’ta sandığa gideceğiz. İnşallah Yasin Kartoğlu’nu 31 Mart’ta rekor oyla seçeceğiz” dedi.
“Üzerimize düşeni yapacağız”
Cumhur İttifakı olarak önceki seçimlerden daha yüksek oy alacaklarını söyleyen MHP Başakşehir İlçe Başkanı Servet Ayhan, “31 Mart’a kadar üzerimize düşen sorumlulukları yapmak için, elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Önceki seçimde Başakşehir’de büyük bir başarı elde ettik. Bu seçimlerde de bu başarıyı taçlandıracağız” dedi. – İSTANBUL
]]>“Oy rekoruyla geliyoruz. Oy rekoru niye kırılır? Yaptığın asfaltlara, kavşaklara kimse bakmaz. Önce yaptığın işe bakarlar namuslu dürüst yapıyor mu, insanları ayırıyor mu. İnsanların gönlüne öyle girilir. İnsanların gönlüne girmişiz ki, bugün yüzde 60 oyla geleceğiz inşallah.” diye konuştu.
“Ulaşım esnafı olarak sizler de Ankara’da bizim mesai arkadaşlarımızsınız. Dolayısıyla Ankara halkına hep birlikte hizmet ediyoruz.” ifadeleriyle katılımcılara seslenen Yavaş şöyle devam etti:
“BİZİM BÜTÜN DERDİMİZ ESNAFIN, ÇİFTÇİNİN AYAKTA KALMASI”
“İlk önce en kritik dönemde pandemiyle karşılaştık. Pandemide hükümet o gün, ‘her şeyi biz yapacağız siz karışmayın, maskeyi de biz dağıtacağız. Yardımları da biz toplayacağız’ dedi. Ama baktık olmuyor hemen devreye girdik . Ankara’da darda kim varsa evde oturanlarından, iş yerleri kapandığı zaman esnafa kadar hepsini nasıl ayakta tutabiliriz diye uğraştık.
Bir gece birden bire sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Pazarcının malı elinde kaldı.’Ne yapacağız’ diye düşünürken, onların kara kara düşünmesine fırsat kalmadan bir mesajla o ürünlerin hepsini satın alacağımızı duyurduk. Gece rahat uyumalarını sağladık. Terzilerimiz evinde kaldı. Maskeleri onlara diktirdik.
Şimdi de sosyal destekleri yaparken bir esnaftan almak yerine verdiğimiz Başkent Kart ile Ankara’daki tüm manavların, kasapların, bakkalların, kırtasiyecilerin cebine para giriyor. Bir ara kömürü, gübreyi, tohumu toptan alıyorduk. Şimdi kartlara yüklüyoruz. Gidip esnaftan kendileri satın alıyorlar. Dolayısıyla bizim bütün derdimiz esnafın, çiftçinin ayakta kalması. Gerçek belediyecilik budur. Kapanan her dükkan, tezgah belediyeye gelen özgeçmiş demektir.”
“BELEDİYECİLİKTEN ANLAMIYORLAR”
Ak Parti belediyeciliğini eleştiren Yavaş, şunları söyledi:
“Belediyecilikten anlamıyorlar. Yaptıkları betonların, plastiklerin ömrü iki ay. Bir alt geçit yaparsınız üç ay sonra herkes unutur. Ama önemli olan, belediye dediğin zaman doğumundan ölümüne kadar kentte yaşayan her insanın dertleriyle ilgilenen kurumdur. Bunun içerisine eğitim girer, sağlık girer, esnaf girer, iş dünyası girer, işsizler girer, işçiler girer.
Benim belediyecilik anlayışım şu; darda kim varsa hızır gibi yanında olmak. Gerisi boş. Anlamıyorlar; beton arıyorlar, plastik arıyorlar. Onu da onlardan fazla yaptık. Ama bunları adına ben hizmet demiyorum.”
“TÜRKİYE’DE BENZERİ OLMAYAN BİR ŞEKİLDE DESTEKLERDE BULUNUYORUZ”
Yavaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“En büyük projemiz Ankara halkını zengin etmek demiştik. Çiftçilerimize yardım ediyoruz. Aç ve açıkta bırakmayacağız demiştik. Türkiye’de benzeri olmayan bir şekilde desteklerde bulunuyoruz. Destek alan ailelerin çocukları da yaşıtları gibi aynı şartlarla hayata başlasın istiyoruz. Belediyecilik budur. Yoksa oraya iki tane plastik, beton kimsenin işine yaramaz.
“ASLA YÜZÜSTÜ BIRAKAMAYIZ”
Bütün Türkiye’de gördük ‘çılgın’ projelerini. İkide bir zam geliyor, başkanlar, valiliğin önüne gidemiyorsunuz, Ak Parti’nin önüne gidemiyorsunuz, hükümetin önüne gidemiyorsunuz. ‘Bu zamlar ne’ demiyorsunuz. Enerji Bakanlığı’nın önüne gidip ‘şu ÖTV’yi kaldırın ulaşımdan’ demiyorsunuz, diyemiyorsunuz. Ama koşa koşa belediyeye geliyor, ‘hadi Mansur baba’ diyorsunuz. Evet. Elbette destek olacağız. Sizlerin de aileleri var. Geçindirmek zorunda olduğunuz insanlar var. Asla yüzüstü bırakamayız tabii ki destek olacağız.
“ANKARA’NIN TÜMÜNÜ İLGİLENDİREN KONULARDA SİYASET OLMAZ”
Mecliste sayımız az olabilir ama Ankara’nın tümünü ilgilendiren konularda siyaset olmaz. Bugüne kadar bir Allah’ın kuluna partizanlık yaptığımı gördünüz mü? Bir kişiyi ayırdığımızı gördünüz mü? Herkes bizim kardeşimiz. Oy versin vermesin herkesin iradesine saygı duyacağız. Dolayısıyla değerli hemşehrilerim, beş yıldır gördünüz. Herkesi kucakladık. Hiç kimsenin hiçbir şeyine bahane bulmadan herkese bir şekilde yardımcı olmaya çalıştık. Olmaya da devam edeceğiz.
“YÜZDE 60 OYLA GELECEĞİZ”
Oy rekoruyla geliyoruz. Oy rekoru niye kırılır? Yaptığın asfatlara, kavşaklara kimse bakmaz. Önce yaptığın işe bakarlar namuslu dürüst yapıyor mu, insanları ayırıyor mu. İnsanların gönlüne öyle girilir. İnsanların gönlüne gimişiz ki, bugün yüzde 60 oyla geleceğiz inşallah. Dolayısıyla doğru belediyeciliği kimin yaptığını gösteriyor.
Sonuç itibariyle, siz Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne mensup insanlarsınız. Elbette ki prblemlerinizi beraber çözeceğiz. Daha iyi şartlarda yaşamanız için elbette Ankara Büyükşehir Belediyesi her zaman yanınızda olacaktır.
Sizler için en iyisi ne ise, belediyeye en az zarar veren ne ise ona hep birlikte karar vereceğiz. Davetiniz için çok teşekkür ediyorum.”
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Gaziosmanpaşa’da Bartınlılar Derneği’nin yeni binasının açılışına katıldı. Açılışta konuşan Bakan Tunç, “Derneğimizin yeni yerinin hayırlı uğurlu olmasını Cenabı-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Önümüzde bir seçim var, sandığa gideceğiz. Gaziosmanpaşa için İstanbul için Türkiye için en doğru kararı vereceğiz inşallah. Hemşehrilerimiz özellikle 94’de temelleri atılan gerçek belediyeciliğin İstanbul’da yeniden başlaması için bir karar verecekler. Ülkemizin gelişmesi, kalkınması için 22 yıldan bu yana cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir mücadele veriyoruz. 94’te Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşanılamaz hale getirdiği İstanbul’un nasıl 4-5 yıl içerisinde yaşanabilir hale getirildiğini o dönemde İstanbul’da yaşayanlar olarak sizler ve ben de o dönemde İstanbul’daydım, çok iyi hatırlıyoruz. Suları akmayan bir İstanbul vardı. Havası solunamayan bir İstanbul vardı. Çöpleri toplanamayan bir İstanbul vardı. Cumhurbaşkanımız o dönem yaşanılamaz denilen İstanbul’u 4-5 yılda yaşanabilir hale getirdi” diye konuştu.
Bakan Tunç, “22 yıldan bu yana hep önce insan dedik. İnsanımızı güçlendirmemiz lazım dedik. Çocuğuyla, kadınıyla, ailesiyle insan güçlü olacak ki aile güçlü olsun, toplum güçlü olsun dedik. Eğitime önem verdik. En fazla payı çocuklarımızın eğitimi için bütçede onlara ayırdık. Sağlığa önem verdik. Pandemi sürecinde İtalya’daki, Yunanistan’daki, Avrupa ülkelerindeki o sıkıntıları hep beraber gördük. Türkiye sağlam sağlık alt yapısıyla o süreçleri başarıyla geçirdi. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre, adalete varıncaya kadar her alanda insanı güçlendirmek için çalıştık. Hep adalet dedik, hukukun üstünlüğü dedik. Bundan sonra da böyle demeye devam edeceğiz inşallah. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle memleketimizi geliştirmenin gayreti içerisinde olduk. Dünya projelerini hayata geçirdik. Savunma sanayiinde yüzde 80 yerlilik oranını yakaladığımız için terörle mücadelede başarılı olduk. Güneyimizde terör devleti kurdurmak isteyen küresel güçlere müsaade etmedik, kuramazsınız dedik, kurdurtmayız dedik. Savunma sanayiindeki yüzde 80 yerlilik oranını yakalayamasaydık bu başarıyı sağlayabilir miydik? Sağlayamazdık” ifadelerini kullandı.
“Gerçek belediyecilik, üretken belediyecilik”
“Terörün her türlüsünden ülkemizi kurtararak çocuklarımızın daha huzurlu bir geleceğe kavuşmasının mücadelesini veriyoruz” diyen Bakan Tunç, “Libya ile mutabakat yaparken, askerimizi oraya gönderirken muhalefet ne dedi? ‘Ne işimiz var Libya’da’ dedi. Biz Libya’ya boşuna mı gittik. Doğu Akdeniz’deki petrol yatakları, doğalgaz kaynakları gelecekte keşfedildiğinde çocuklarımızın kaynağı onlar. O mavi vatanımızdan bir damla suyu peşkeş çektirtmeyiz dedik ve çektirtmedik. Rusya- Ukrayna savaşı çıktığında muhalefet bir tarafı tutalım dedi. Olmaz dedik, hakkaniyetli ve dengeli politikamızı yürüteceğiz ve millet olarak bundan zarar görmememiz lazım dedik. Terörün her türlüsünden ülkemizi kurtararak çocuklarımızın daha huzurlu bir geleceğe kavuşmasının mücadelesini veriyoruz. 31 Mart’ta milletimizin vereceği karar doğrultusunda inşallah hükümetle uyumlu belediye başkanlarımız yerelde gerçek belediyeciliği uygulayarak inşallah herkese eşit, adil hizmeti götürmeye devam edecekler. Gerçek belediyecilik, üretken belediyecilik. Gerçek belediyecilik katılımcı, ulaşılabilir belediyecilik. İstanbul için yeniden İstanbul, sadece İstanbul dediğimiz bir belediyecilik” dedi.
Yerel yönetimlerde istikrarın şart olduğuna vurgu yapan Bakan Tunç, “5 yıllık dönem maalesef İstanbul’da bir algı belediyeciliğinden öte geçemedi. Geçmişte devam eden projeleri sanki kendi projesiymiş gibi sosyal medyada paylaşarak zaman geçirdi. İstanbul’da kar yağdı yollar tıkandı. Kendisi balıkçıda büyükelçi ile keyif çattı. Sonrasında Elazığ’da deprem oldu, Erzurum’daki kayak keyfini yarıda bırakmadı. İstanbul’da sel oldu, Bodrum’da tatilini bir saatliğine kesebildi, sonra tekrar koşarak gitti. Sonuna kadar beklesen ne olur. Ben tatili çok seviyorum diyebildi. Muhalefetin durumunu görüyorsunuz. Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkardıkları kişiyi sonrasında kendi partilerine genel başkan olmaya bile layık görmediler. 8-9 tane yardımcı vardı. Ne oldu bu yardımcılar? Şimdi hepsi birbirine düştü. Demek ki bunlar bir iktidara gelmiş olsalardı, iktidarda bunların hali ne olacaktı. Paylaşabilecekler miydi acaba. Muhalefeti paylaşamadı bunlar. O nedenle yerel yönetimlerde de istikrar şart, uyum şart. Her belediyeye hükümetten nüfusa göre pay verilir, bütçe verilir ama o bütçeyi doğru kullanmak önemlidir. Gaziosmanpaşa’da doğru kullanmaya devam edeceğiz” dedi. – İSTANBUL
]]>Yıldırım ilçesi Millet Mahallesi’nde açılışı yapılan Büyükşehir Gençlik ve Spor Merkezi’nde konuşan Varank, gençlerin spor yapabileceği bir merkezi faaliyete geçirdiklerini söyledi.
Büyükşehir Belediyesi ile Yıldırım Belediyesinin el ele vererek tesisi inşa ettiklerini belirten Varank, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Hizmet üretmek, proje üretmek bu ilçelere, bu büyükşehirlere hizmet etmek laf ile anlatılınca kolay geliyor olabilir ama bunları yapabilmek için bir sevdanız olması lazım. Bir gayretiniz olması lazım. İçinizde yanan bir ateş olması lazım. O ateşle yerinizde duramamanız lazım. Yıldırım’ın neye ihtiyacı ya da Osmangazi’nin neye ihtiyacı var? Bunların peşine düşerek o hizmetleri yapmanız gerekiyor. İşte burada Millet Mahalle’mizin ortasında böyle bir ihtiyacı tespit etti Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyemizle el ele vererek bu güzel tesisi inşa etti.”
Bursa’da hizmetin devam etmesini istediklerini aktaran Varank, şunları kaydetti:
“Biz Bursa’nın her bir köşesini bu hizmetlerle, yatırımlarla buluşturalım istiyoruz. Bu hizmeti buraya kazandırabilmenin yolu ilçe belediye ile Büyükşehir Belediyemizin uyumundan geçiyor. Biz bir hizmete giriştiğimiz zaman önümüze köstek gelmemesi gerekiyor. Birtakım takozların önümüze konmaması gerekiyor. Biz Bursalı hemşehrilerimizi, mahallelerimizi, ilçelerimizi ayırt etmeden bu hizmetleri yapmak istiyoruz. Gelin görün ki muhalefetin yönettiği ilçelerde maalesef önümüze gerçekten duvar çekiliyor. Biz bir hizmet yapmak istediğimizde projemize karşı çıkılıyor. Planlarına karşı çıkılıyor. Bu projeleri iptal ettirmek için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar.”
Varank, seçimlerde Cumhur İttifakı’nın belediye başkan adaylarına güçlü destek istediğini ifade ederek, “Bizim arkadaşlarımız emin olun işinin ehli insanlar. Bu işleri yapabilmek kolay değil. Bu işleri yapabilmek için vizyon olması lazım. Bakıyorsunuz bu muhalefetteki belediyelerde ne vizyon var ne yapabiliyorlar ne de yaptırıyorlar. İşte biz diyoruz ki Bursa’da bu dönemde farklı bir anlayışa gidelim. 17 ilçenin 17’sinde de Cumhur İttifakı’yla inşallah yolumuza devam edelim.” dedi.
Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için bir mücadele verdiklerini vurgulayan Varank, “Geçtiğimiz günlerde milli muharip uçağımız Kaan’ın uçuşuna hep birlikte şahitlik ettik. Onu görüp de gururlanmayan var mı? Gerçekten beşinci nesil dünyanın peşinden koştuğu bir uçağı bu kadar kısa sürede uçurabilen dünyada başka bir ülke yok. Biz bunu nasıl başardık? İşte o söylediğim sevdayla başardık.” diye konuştu.
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise gençlerin sporla, bilimle ve sanatla büyümesini arzuladıklarını söyledi.
Aktaş, Yıldırım Belediyesi ile birçok hizmeti ilçeye kazandırdıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Bizim derdimiz, heyecanımız var. Bizim geleceğimiz olan yavrularımızın hayatına yatırım yapmak gibi zorunluluğumuz var. Bununla ilgili bir tane bile bir şey yapmayanlar ise ‘şunu yapacağız, bunu yapacağız’ diye çıkıp konuşuyorlar. Biz Ana Kucakları yapıyoruz. Birileri hala ‘anaokulu yapacağız’ diyor. Bursa’ya 32 tane Ana Kucağı kazandırdık ve bu sayıyı 100’e çıkaracağız. 20 sene Nilüfer’de kentsel dönüşüm yapmayanlar bugün ‘kentsel dönüşüm yapacağız’ diyor. Kentsel dönüşümü Bursa Büyükşehir Belediyesi, Yıldırım Belediyesi yapıyor. Çalışmalarımız artarak devam edecek.”
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da 5 yıllık süreçte 22 spor tesisini ilçeye kazandırdıklarını anlattı.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kurdele kesimiyle tesisin açılışı yapıldı.
Programa, Ak Parti Milletvekili Ahmet Kılıç, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin ile davetliler katıldı.
Daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Alinur Aktaş’ın Osmangazi ilçesi Demirtaşpaşa Mahallesi’ndeki seçim irtibat ofisi açıldı.
]]>Eski Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı Anma ve Milli Görüş Belediyeciliği Başkan Adayları Tanıtımı Programı İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saadet Partisi’nin İstanbul Belediye Başkanı adayı Birol Aydın şunları söyledi:
“Erbakan hocamızın 13. seneyi devriyesini bu toplantı ile anıyoruz… Ben sizlere kıymetli teşkilat mensuplarımıza her zaman her seçimde olduğu gibi canımızı dişimize takarak, yapmış olduğumuz çalışmaların ne kadar önemli olduğunu ama bu seçimler için sorumluluğumuzun ne kadar daha önemli olduğunu hatırlatmak isterim. Kararlarımızın il ve ilçe planlamalarımızın yerine getirilmesi için kapı kapı ev ev insanlarımızla dolaşalım.
“BİZİM EN MEGA PROJEMİZ, EN MEGA PROJEMİZİN OLMAYIŞIDIR”
Bizim İstanbul’umuzun çözülemeyecek sorunu yoktur. Bizim en mega projemiz en mega projemizin olmayışıdır. Bizim en büyük projemiz beslenme saatinde sınıfın bir köşesinde aç karnına bekleyen yavrumuzun derdine derman olmaktır. Bizim en mega projemiz, hayatının 10-15 yılını çoluk çocuğuna ayıracağı saati, trafikte lüzumsuz yere geçireceği bu vakti ailesine ayırmasına imkan sağlayacak çözümü oluşturmaktır. Bizim en mega projemiz, işsiz gencimizin iş bulmasına vesile olmaktır. Bizim en mega projemiz, devlet okullarındaki tuvaletlerin temizliğidir. Bizim en mega projemiz, İstanbul’un sokaklarını işgal eden bir kısım fuhuş çetelerine fırsat vermemektir. Bizim en mega projemiz, İstanbul sokaklarını tutmuş madde ve uyuşturucu çetelerinin kökünü kazımaktır.”
“BUNDAN SONRA BÖYLE BİR İTTİFAK SÖZ KONUSU DEĞİL”
Karamollaoğlu ise tanıtım programında şunları söyledi:
“İktidarda bulunanlar her zaman iktidarda kalabilmek için bütün imkanları kullanacaklar. Bunun için bazı adımlar attık ama kazanma ihtimali çok yüksek gözükmesine rağmen sonuçta çok cüzi bir oy farkıyla Cumhurbaşkanlığı kaybedildi. Şimdi kendi normal dönemimize geldik, şartlarımıza döndük. İttifak belli bir maksatla yapıldığı için artık bundan sonra böyle bir ittifak söz konusu değil. Bundan dolayı da biz Ankara’mızda da İstanbul’da da belediye başkan adaylarımızı gösteriyoruz.
“BİZ İSTANBUL’U SARSACAK YENİ BİR ANLAYIŞA MAZHAR OLACAĞIZ”
Seçimlerde başarılı olabilmenin en önemli şartı seçimi kazanacağına inanmasıdır bir insanın. Çünkü inandığınız zaman büyük fedakarlıklarda bulunabilirsiniz. İnandığınız zaman takatinizin son noktasına gayret gösterirsiniz… Milli görüş belediyeciliği tarihe damgasını vuran bir belediye anlayışıdır. Biz İstanbul’u sarsacak yeni bir anlayışı hakim kılacak ve cenabı hakkın lütfuna mazhar olacağız.
“KINIYORMUŞ, HADİ ORADAN”
Dünyanın en büyük vahşetini Gazze’de seyrediyoruz. Maalesef seyretmekle yetiniyoruz. Ellerinde güç olanlar iktidarda bulunanlar ‘kınıyorum’ diyor. Senin lafla kınamanın ne faydası var. Allah aşkına, insanlar katlediliyor. Senin her gün limanlarından kalkan gemiler o katliamı yapanlara silah taşıyor, malzeme götürüyor, karınlarını doyuruyor. Arkasından da kınıyormuş hadi oradan. Sen kim, bu mücadeleyi yürütmek kim? İçinden geçtiğimiz dönem herhalde dünya siyasetinde ender rastlanan bir dönem. Hakikaten idrak etmekte acziyet içine düşüyorum. İktidar niye miting yapar yahu. İktidar niye miting yapar. İktidar kendi iktidarsızlığının farkına vardığı için mi olacak miting yapalım diyor. Vay aciz insanlar vay. Bu acziyet içine düşenler ülkemizi ayağa kaldıramazlar…
“BU SEÇİMLERDE KAZANMANIN ÖN ŞARTI KAZANACAĞIMIZA İNANMAKTIR”
Biz yeniden bütün ülkemizi karış karış gezmeye, taramaya ve onların gönlünü almaya mecburuz. Gönlünü alacağı ki oyunu da alabilelim. Biz bu dönem her ilde seçime giriyoruz. Şu anda biz Gelecek Partisi ile ittifak içerisindeyiz. Bundan dolayı seçime giderken her yerde müşterek bir aday çıkarmak yerine yeri geldiğinde donlardan da bazı adayların çıkmasını biz de arzu ettik. Belli illerde Gelecek Partisi adayı aday olarak bazıları bizim amblemimiz altında bazıları da kendi amblemleri altında seçime girdiler. Bu seçimlerde kazanmanın ön şartı kazanacağımıza inanmaktır.
Biz, içinde yaşadığımız ilçeye ile hizmet etmek için varız Birinci önceliğimiz halkımızla iç içe yaşayacağız kapımız onlara her gün açık olacak ya da hafta da bir. Onları kendi binamızda misafir edeceğiz, dertlerini dinleyip çözüm üreteceğiz. Bunları yaptığımızda halkımızın gönlünü kazanmış oluruz. Bu müjdeyi İstanbul’da yaşayan kardeşlerimize verin.”
]]>Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda, Uşak Belediyesi tarafından 5 yıllık süreçte yapımı tamamlanan veya devam eden projelerin anlatıldığı video gösterimi gerçekleştirildi.
Gösterimin ardından konuşan AK Parti Uşak Belediye Başkan adayı ve mevcut Belediye Başkanı Çakın, 2019 yerel seçimleri öncesinde söz verdikleri projeleri Kovid-19 salgını ve “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerin oluşturduğu olumsuzluklara rağmen hayata geçirdiklerini söyledi.
Projelerin hayata geçirilmesi noktasında ilgili bakanlıklarla her zaman koordineli çalıştıklarını, Uşaklı hayırseverlerin de ciddi katkılar sağladığını anlatan Çakın, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Allah’a şükürler olsun biz gördük ki ne kadar çok sıkıntı olursa olsun, ne kadar çok problem olursa olsun, mali olarak ne kadar sıkıntı yaşarsanız yaşayın, inanırsanız, çalışırsanız, güvenirseniz başarılamayacak hiçbir şey yok. Allah’a şükür başararak karşınıza gelmenin de büyük bir mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün hangi mahalleye gitsek, kiminle görüşsek, kiminle konuşsak anlatacak bir projemiz ve gerçekleştirmiş olduğumuz bir eserimiz var. Tabi şimdi çok daha tecrübeliyiz. Ekonomik olarak çok daha güçlüyüz. Arkamızda kapı gibi başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AK Parti hükümetimiz var. Yeni dönemde çok daha büyük işler yapmak için hazırız, kararlıyız.”
Yeni projelerle birlikte Uşak’ın çok daha güçlü bir kent olacağını belirten Çakın, 2029 yılında daha yaşanılabilir bir Uşak görmek için öncelikli hedeflerinin şehrin kronikleşmiş altyapı ve çevre sorunlarını gidermek olduğunu dile getirdi.
Yeni dönemde yapılacak jeotermal yatırımlarıyla birlikte kentteki turizm hareketliliğini de arttırmayı hedeflediklerini kaydeden Çakın, şöyle devam etti:
“Uşak bir sanayi kenti ağırlıklı olarak. Ama bu termal turizm hamlesiyle birlikte bundan sonra sadece sanayide değil, gençlerimizin, çocuklarımızın, yakınlarımızın turizm sektöründe de iş sahibi olmasının önünü açmış oluyoruz. Bu sayede buraya gelecek yerli ve yabancı turistlerle birlikte şehrimizde esnafımız daha fazla iş yapma, ticaretlerini geliştirme imkanına sahip olacaklar. Sadece günübirlik politikalar, günübirlik belediyecilik hizmeti değil, Uşak’ımızın 10 yılını, 20 yılını, 50 yılını düşünerek projeler üretiyoruz.”
Kentin ulaşım sorununu çözmek, toplu taşıma sistemini iyileştirmek için de projeleri hayata geçireceklerini anlatan Çakın, sosyal belediyecilik anlamında da birçok çalışma yürüteceklerini aktardı.
Kent merkezindeki Ayakkabıcılar Çarşısı, eski garaj ve Çarşamba pazarı bölgesinin “Çarşı Uşak Projesi” altında kentsel dönüşümle yenilenerek yeni bir cazibe merkezi haline getirileceğini vurgulayan Çakın, Nuri Şeker Caddesi, 15 Temmuz Şehitleri Meydanı, Tarihi Mende Pazarı’nda rehabilite ve yenileme çalışmaları gerçekleştireceklerini kaydetti.
Çakın, “Mevcut tren yolu üzerine bisiklet ve yaya yolu”, “Uşak Otobüs Terminali”, “Hasta ve Yakınları Konukevi”, “Yeni At Çiftliği”, “Fatih Mahallesi Gündüz Bakımevi ve Eğitim Yaşam Merkezi”, “Çokkozlar ve Şekerevleri Düğün Salonu”, “Sarayaltı Kültür Park”, “Dikilitaş Pazaryeri ve Düğün Salonu”, “Dikilitaş Millet Bahçesi 2. Etap”, “Karaağaç Mahallesi Spor Salonu”, “Esentepe Akıl Oyunları Kulübü”, “100. Yıl Kapalı Spor Salonu ve Yüzme Havuzu” projelerini ve Belediye Meclis Üyesi adaylarını tanıttı.
Mehmet Çakın, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:
“Hep birlikte vekillerimizin desteğiyle, Ankara’dan alacağımız güçlü bir destekle gece gündüz çalışarak projelerimizi hayata geçirmek için kararlıyız. Evet biz de hayal ediyoruz ama boş hayaller kurmuyoruz. Biz söz veriyorsak, diyoruz ki yaparsa AK Parti yapar. Bir vizyonumuz var. Sanayi ve hizmet üretiminde katma değer yaratan sosyoekonomik ve kültürel olarak gelişmiş bir Uşak hayal ediyoruz. Tüm projelerimizi ve çalışmalarımızı bu vizyonumuz doğrultusunda gerçekleştiriyoruz. Yaşamak ve yaşlanmak isteyeceğiniz bir Uşak için ilk günkü aşkla devam diyoruz.”
Programda, AK Parti Uşak milletvekilleri İsmail Güneş ve Fahrettin Tuğrul ile AK Parti İl Başkanı Himmet Yaşar da birer konuşma yaptı.
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Büyükçekmece Bartın Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nde Hemşehri Buluşması programına katıldı.
Burada bir konuşma yapan Bakan Tunç, İstanbul’un önemli, dünya kenti, metropol olduğunu belirterek, “Dünyanın nüfusu en kalabalık şehirlerinden, en önde gelen merkezlerinden, Osmanlı’nın başkenti, Türkiye’nin en büyük kenti. O nedenle İstanbul’u konuşmadan hemşehrilerimiz İstanbul’da yaşayarak, doğduğu yeri unutmayan Bartınlı bir İstanbullular olarak sizler İstanbul’a da sahip çıkacaksınız. Yaşadığınız yerlerde Büyükçekmece’de ve diğer ilçelerine de sahip çıkacaksınız. Büyükçekmece Belediyemiz her zaman güzel çalışmalara imza attılar. Ben buradan dernek başkanımıza, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Cumhur İttifakı olarak Bartın’da yeni bir dönem başlayacak. Bartın’a hükümet olarak çok önemli eserler kazandırdık. Sizler memleketinize gidip geldiğinizde bu eserleri görüyorsunuz. Bütün kamu binalarını yeniledik. 400 yataklı yeni bir hastanenin inşaatını tamamladık. Her türlü ameliyatın yapılacağı büyük bir sağlık kompleksini Bartın’a kazandırdık. Barajlarıyla, yollarıyla, tünelleriyle, üniversiteleriyle şehrimizi büyüttük. Sanayi alanını büyüttük. Yeni fabrikalar kazandırdık. Fabrika inşaatları devam ediyor. Hedefimiz göç vermek değil, şimdi artık göç alan, istihdamı artan, nüfusu artan iller arasına girdik. Şimdi inşallah Cumhur İttifakı ve yerel yönetimle birlikte çok daha güzel eserlere şehircilik anlayışıyla ışıl ışıl bir Bartın’ı inşa ediyoruz. Onlar da İstanbul’a sahip çıkılmasını istiyorlar. Çünkü İstanbul’a sahip çıkmak Türkiye’ye sahip çıkmaktır. Türkiye Yüzyılı’na destek vermektir” dedi.
“İstanbul AK Parti ile ekol haline geldi”
Geçen 5 yılın ara dönem olarak tarihte kalacağı belirten Bakan Tunç, “O kayıp yılları hızlı bir şekilde telafi edeceğiz. 90’lı yıllar boyunca biz de İstanbul’da yaşadık, İstanbul’da öğrenim gördük. İstanbul’un CHP yönetimindeki o belediyecilik anlayışını hatırlıyoruz. 94’te Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul’da Belediye Başkanı seçildiğinde İstanbul’un suyu akmıyordu. O günleri iyi hatırlayalım. İstanbul’un suyunu akıtmak için Istranca dereleri üzerine 7 tane baraj yapmaya kalkıştığımızda birileri ‘ağaç katliamı var’ diye propaganda yapıyordu. O 7 tane baraj olmasaydı bugün İstanbul’un suyu kesintisiz akabilir miydi? İstanbul’un havası solunamıyordu, gazeteler gaz maskesi dağıtıyordu promosyon olarak. Doğal gaz alanında çalışmalar Recep Tayyip Erdoğan İGDAŞ’ıyla başlatılmış olmasaydı İstanbul’da yaşanabilir miydi? İstanbul’da Haliç’in kenarından geçilemezdi. ‘Haliç artık temizlenemez, acaba üstünü topraklama mı yapsak’ diye konuşanlar olmuştu. O dönem Belediye Başkanı olan Cumhurbaşkanımız Karadeniz’den tünel açarak Haliç’e su akıttı deniz suyunu ve o toprağı temizleyerek Haliç’i temizledi. Bugün Haliç tertemiz olmuşsa onun sayesindedir. Cumhurbaşkanımız böyle bir İstanbul’u devraldı CHP’den. 94’te temelleri atılan belediyecilik gerçek belediyecilik. İstanbul AK Parti ile ekol haline geldi. Marka haline geldi, hizmet ve eser siyaseti olarak markalaştı” diye konuştu.
“Algı belediyeciliği değil İstanbul’da artık gerçek belediyecilik, hizmet ve eser siyaseti zamanı”
Ekrem İmamoğlu dönemini de değerlendiren Bakan Tunç, “Geçtiğimiz 5 yıl İstanbul’a değer katan ne yapıldı? Şöyle baktığımız hatırladığımız algı çalışmasından başka bir şey var mı? Göremiyoruz. Sadece reklam. Geçmişte yapılanları kendi yapmış gibi göstermek. Onun için algı belediyeciliği değil İstanbul’da artık gerçek belediyecilik hizmet ve eser siyaseti zamanı. İnşallah bunu Murat Kurum başkanım ile gerçekleştireceğiz. İstanbul’da kar yağdı trafikte insanlar donma tehlikesi geçirirken İstanbul’un Belediye Başkanı nerede yakalandı? Yabancı büyükelçi ile balık yerken yakalandı. İstanbul’da aşırı yağışlardan sel oldu. Neredeydi? Bodrum’da tatilde. Bir saatliğine geldi. Basına demeç verdi tekrar geri döndü. Elazığ’da deprem oldu Erzurum’daki kayak keyfini kesmedi insanlar enkaz altındayken. İstanbul’un sadece İstanbul’u düşünen bir belediye başkanına ihtiyacı var. Bunu inşallah İstanbul 31 Mart’ta gerçekleştirecek. Hiç kimsenin tahmin etmediği yüksek bir oyla gerçekleştirecek. 6’lı masa dediler, cumhurbaşkanı adayları vardı. Şimdi o Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığına layık gördükleri kişiyi partilerinin başına layık görmediler. Yardımcıları vardı. Nerede şimdi o yardımcılar. İktidara gelmiş olsalardı cumhurbaşkanı yardımcılığını nasıl paylaşacaklardı. Bir kaosa götürecekleri memleketi. Depremi yaşayan 11 ilimizi ayağa kaldırıp eski refah günlerine kavuşturmalıyız. Siyasi görüşü ne olursa olsun milletimiz şehirlerine hizmet edecek belediye başkanlarına oyunu verecek” ifadelerini kullandı.
Büyükçekmece’ye ‘Adalet Sarayı’ müjdesi
30 yıldan beri Büyükçekmece’nin ihtiyaçlarının giderilemediğini söyleyen Bakan Tunç, “Hükümetle bakanlarıyla bu bölgenin milletvekilleriyle kafa kafaya Büyükçekmece’ye bu da lazım şu da lazım diyecek bir belediye başkanı gerekiyor. Adalet Bakanlığı olarak bir müjdemiz var. Büyükçekmece Adalet Sarayı. 2024 yılı yatırım programına aldık. O parçalı binalardan Büyükçekmece’yi kurtararak Büyükçekmece’mize ve çevre ilçelere hizmet verecek büyük bir adliye sarayını Büyükçekmece’mize inşallah kazandıracağız” şeklinde konuştu.
“Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşürme politikamızı sürdüreceğiz ve gerçekleştireceğiz”
Murat Kurum’un herkese eşit hizmet getireceğini kaydeden Bakan Tunç, “Gerçek belediyecilik erişebilir, dürüst olmaktır. Yolsuzluğa bulaşmamış olmaktır. Gerçek belediyecilik üretken belediyeciliktir. Önce insan diyoruz. Güçlü insan olacak. Eğitimden sağlığa kültürden sosyal politikalara, adalete, güvenliğe varıncaya kadar insan için çalışmak. Onların desteğiyle buradayız. O zaman insanımızı her alanda güçlendirmemiz lazım ki aile güçlü olsun, toplum güçlü olsun. 22 yıldır bunu yaptığımız için milletimiz tercihini Recep Tayyip Erdoğan’dan yana, AK Parti’den ve Cumhur İttifakı’ndan yana kullandı, yine kullanacak. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizi kalkındırmaya, enerjide, savunma sanayinde bağımsız olmaya devam edeceğiz. Alım gücünü artıracak, enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşürme politikamızı sürdüreceğiz ve gerçekleştireceğiz. Türkiye eksenini kurmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi terörün her türlüsünden arındırarak çocuklarımızın, gençlerimizin huzurlu bir gelecekte yaşaması için el birliğiyle çalışacağız. Her belediyenin nüfusuna göre paylar aktarılıyor. Ama o payların nerelere çarçur edildiğini hep beraber görüyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Yılmaz, ATO Congresium’da düzenlenen, AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Proje Tanıtım Toplantısı’na katıldı.
Programın ardından basına değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkan adayı Turgut Altınok’un çok iyi bir hazırlık yaptığını ve projelerinde bütüncül bir yaklaşım sergilediğini belirterek, “Altyapıdan sosyal desteklere, ekonomik belediyecilikten kültür sanata çok geniş bir yelpazede son derece iyi yapılmış bir hazırlığa şahitlik yaptık.” diye konuştu.
Siyasetin aynı zamanda bir hesap verme mekanizması olduğunu ifade eden Yılmaz, demokratik siyasetin hesap vermeyi gerektirdiğini, bir seçime girilirken ne söylediği ve ardından nelerin yapıldığının çok önemli olduğunu kaydetti.
Yılmaz, siyasete güvenin temelinin de bu olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yapamayacağınız şeyi söylemeyeceksiniz. Söylediğiniz şeyi de sonuna kadar takip edip, yapmaya çalışacaksınız. Özellikle Ankara’nın son 5 yılda söylenen, vadedilen birçok projeye kavuşmadığını, bunların gerçekleşmediğini çok somut verilerle Turgut Bey ortaya koymuş oldu. Bunun hesabını vermesi gerekenler, Ankara halkına bu hesabı vermeli diye inanıyorum. Demokrasinin gereği de siyasete olan güvenin gereği de budur.”
“Şehirlerimizin çeperlerinde, kırsalında, gıdayı, tarımı geliştirmemiz lazım”
Yılmaz, Altınok’un altyapıya ilişkin projelerinin çok önemli olduğunu, Ankara’nın uzun bir süre daha altyapıya yatırım yapmadan devam etme imkanının bulunmadığını dile getirerek, “Özellikle havaalanı metrosu gibi altyapı projeleri, ulaşıma yapılacak altyapı yatırımları, şehirleşme, kavşaklar çok çeşitli projeleriyle Turgut Başkanımız yeniden Ankara’nın sermayesine sermaye ekleyecek. Sermayeden yiyen bir anlayışla değil, sermayeyi tüketen bir anlayışla değil, üstüne yeni projeler, eserler, hizmetler sağlayan bir anlayışla hazırlıklarını yapmış durumda.” ifadelerini kullandı.
Altınok’un, Ankara’nın uzun yıllardır beklediği fuar alanı konusunda da çok somut bir takvim ortaya koyduğunu ve bir yılda bitirmeyi vadettiğini aktaran Yılmaz, diğer yandan sosyal belediyecilik anlamında da çok geniş yelpazede projelerin bulunduğunu söyledi.
Yılmaz, tanıtım toplantısında, sosyal kültürel faaliyetlerden ulaşım desteklerine, barınmadan beslenmeye her alanda, özellikle gençlerle birlikte olacak bir belediye vizyonunun Altınok tarafından ortaya konulduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ekonomik belediyecilik anlamında da şehir ekonomileri anlamında da gerçekten örnek olabilecek nitelikte bir çerçeveyi yine hep birlikte dinledik. Turgut Başkanımız tarıma çok büyük vurgu yaptı. Kent tarımı, şehir tarımı diyoruz. Artık bizim şehirlerimizin çeperlerinde, kırsalında, gıdayı, tarımı geliştirmemiz lazım. Bu makro olarak da bizim hükümet olarak da hep desteklediğimiz bir yaklaşım. İnşallah genç çiftçiler başta olmak üzere, çiftçilerimize tarıma yapılacak bu destekle hem tarımsal üretimi arttırmış olacağız hem daha güvenli, daha ucuza Ankara halkının beslenmesi de temin edilmiş olacak. Tarım sektörü stratejik bir sektördür. Bir ülkenin, şehrin tarımda kendine yeterliliği son derece kıymetlidir. Turgut Başkanımız da ata tohumundan çiftçi desteklerine çok çeşitli alanlarda tarıma ne yapacağını ortaya koydu. Tarımı şehirle entegre bir yaklaşım içinde ele aldı.”
“Büyük hizmetlere, büyük projelere hep birlikte imza atacağız”
Ankara’nın başkent olmasının yanı sıra bir üretim ve ekonomi merkezi olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nın ekonomisini inşa ederken Ankara’nın öncü rol oynayacağını söyledi. Yılmaz, “Değerli başkanımız da az önce yeni organize sanayi bölgeleriyle araştırma altyapısına, teknolojiye vereceği desteklerle benim ekonomik belediyecilik dediğim belediyeciliğin çok güzel bir modelini ortaya koydu. Huzurunuzda kendisini, ekibini bunun için ayrıca tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Yılmaz, toplantıda, turizm alanında da Altınok’un, Ankara’nın tarihi dokusunu ayağa kaldıran ve sağlık turizmine yönelik projeleriyle Ankara’ya çok güzel bir perspektif sunduğunu söyledi.
Merkezi yönetim olarak Ankara’yla ilgili her türlü olumlu düşünce ve projenin her zaman yanında olduklarını vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:
“Bir uyum, gönül ve vizyon birliği içinde Ankara’ya, Ankaralılara hizmet edeceğiz. Bu şehrimizi Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir noktaya hep birlikte taşıyacağız. Bunu da Ankaralılarla, Ankara’nın tüm kesimleriyle birlikte yapacağız. Benim bir önerim var ekonomik belediyecilikle ilgili. Bence bu şehrin belediye başkanı en az üç ayda bir, tüm iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelmeli, istişareler yapmalı. Yol haritasını, detaylarını ona göre şekillendirmeli. Bizim Ankara’da çok işe ihtiyacımız var ama çok iş göremedik son 5 yılda maalesef. Keşke görebilseydik. Önümüzdeki dönem inşallah lafla değil eserlerle, icraatlarla çok işi görmüş olacağız. Büyük hizmetlere, büyük projelere hep birlikte imza atacağız.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nın, Ankara’nın, üretimin, sanatın, kültürün yüzyılı olacağını vurgulayarak, Ankaralıların desteğine ve duasına talip olduklarını söyledi ve Altınok’a başarılar diledi.
]]>ABB aşkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Yakup Odabaşı ile CHP Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan için yurttaşlardan oy istedi. Yavaş, şunları söyledi:
“Keçiören’in hak ettiği hizmetlerin kavuşturmanın zamanı geldi öyle mi? Bir yönetici kimseyle küs olamaz, herkesin verdiği oya saygı duyar, vatandaşın takdiri neyse ona saygı duyar. Bizler seçildiğimizden itibaren kimseyi ayırmadan, hangi ilçe kime oy vermiş, vermemiş bakmadan çalışmaya başladık. En fazla eleştirdiğimiz konu nereden çok oy alırsam oraya hizmet ederim anlayışı…Ankara’nın tümünü kucakladık. Tüm muhtarlar, tüm ilçeler hiçbirisi bizim ayrım yaptığımızı söyleyemezler, böyle bir ayrım yapmak bize yakışmaz.
Ankara’nın 232 köyünde kanalizasyon yoktu, bunların 150 kadarını yaptık geri kalanını tamamlayacağız. Şimdi bir köyde kanal açıktan akıyor, orada çocuklar oynuyorsa, kime oy verdiğinin ne önemi var. Önemli olan çocukların sağlığını korumaktır. Onlarca yıldır suyu olmayan köyler vardı, bunların da büyük çoğunluğunu yaptık. Neden yapmadılar? Çünkü oralara yapılan yatırımlar görülmez dediler.
“RAKİBİMİZ İŞE GELİR GELMEZ HEM DE KENDİ PARTİLİSİ 600 KADAR İŞÇİYİ İŞTEN ATTI”
Korkuttular, dediler ki ‘İşçileri atacak…’ Bir tek kişiyi atmadık ama rakibimiz işe gelir gelmez hem de kendi partilisi 600 kadar işçiyi işten attı. Yuh yok, sandıkta cevap vereceğiz. Artık kimseyi ayırmayan, çalışan işçileri bir mesai arkadaşı olarak gören bir arkadaşımız Keçiören’i yönetmeye geliyor. Bütün ihaleleri açık, canlı yayınlayacak. Çıkacak hesabını verecek.
Proje yapıyorum diye Ankara halkının parasını çöp projelere asla yatırmıyoruz. Bu paralar zorlukla kazanılan paralar, alın teriyle kazanılan paralar, bize emanet edilen bu paraları kendi cebimizdeki parayı nasıl harcıyorsak öyle harcamalıyız.
“İNŞALLAH ANKARA BÜYÜKŞEHİRİ ÇOK BÜYÜ BİR FARKLA KAZANIYORUZ”
Dediler ki ‘Sosyal yardımlar’ kesilecek…Her gittiğim yerde diyorum ki 5 yıldır beni çakarlı araçlarda görmediniz, konvoy halinde görmediniz. Kaç kez geldik gittik, bir minibüs, bir şoför, bir koruma…5 yıldır hiçbir yerde kendi fotoğrafımızı asmadık. Rakibim demiş ki; ‘5 yıldır görmediğimiz fotoğraflar şimdi asılıyor.’ Evet, seçim zamanı asıyoruz ama 5 yıldır sizin gibi sağa sola sürekli fotoğraflarımızı asıp Ankara halkının tertemiz parasını bunlara harcamadık. Keşke siz de öğrenseniz, Ankara halkının paralarıyla reklam yapmayı bıraksanız. Ama artık o iş bitiyor, inşallah Ankara Büyükşehiri çok büyü bir farkla kazanıyoruz, artık bundan sonra bu şekilde halkın parasını harcamayanlar gelecek.
“ÇALIYOR AMA ÇALIŞIYOR DENEN ZİHNİYETİ TOPRAĞIN ALTINA GÖMDÜK”
Mal beyanımı açıkladım, her şeyimiz açık. Bütün adaylar açıklasın, herkes görsün göreve gelmeden önceki servetini, göreve geldikten sonraki servetini herkes görsün. Artık Ankara’nın kaldırımlarından kini ve nefreti ortadan kaldırdık ‘Çalıyor ama çalışıyor’ denen zihniyeti de toprağın altına gömdük.
“ANKARA’DA DEĞİL DE NEREDE YAŞIYORSUNUZ SİZ 3 YILDIR”
Keçiören’de destek ihtiyacı olan 50 bin aile var, Keçiören Belediyesi bunu görmüyor, 5 bin kişi destek listesinde var. 50 bin kişiyi nasıl görmezsiniz, uzun süre belediye başkanlığı yapıyorsunuz değil mi? Biz bu destekleri yapmayı başladık, 15 gündür ‘Ben size Başkent kart vereceğim içine para yükleyeceğim, istediğiniz yerden harcayacağım’ diyor, 3 yıldır yapıyorum ben bunu, Ankara’da değil de nerede yaşıyorsunuz siz 3 yıldır? Bugün adı değişmiş Ankart yapacaklarmış, başkent kart yerine başkent kelimesinden rahatsız mı oldunuz? Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentidir.”
ANKARA’DAKİ BÜTÜN BELEDİYELERİ KAZANALIM, BELEDİYE MECLİSİMİZDEKİ ENGELLER KALKSIN”
Geçen dönemde belediyeyi kazanmamıza rağmen maalesef meclis üyeliğinde sıkıntı çektik, 148’de 40 kişiydik. Şimdi istiyoruz ki Ankara’daki bütün belediyeleri kazanalım, belediye meclisimizdeki engeller kalksın doya doya bütün Ankara’ya hizmet edelim istiyoruz.”
]]>Bizans döneminde yapılan ve Cenevizliler ile Osmanlılar tarafından da kullanılan tarihi Kaletepe, Kdz. Ereğli Belediyesi’nin yıllar süren girişimleri sonunda halkın kullanımına açıldı.
Karadeniz Ereğli Akarca Mahallesi sınırları içerisinde kalan Kaletepe’ye giden Başkan Posbıyık, CHP İlçe Başkanı Ali Kocamanoğlu, Belediye Meclis Üyesi adayları, daire müdürleri ve ailelerinin de katılımı ile gazetecilerle bir araya gelerek; Kaletepe başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Posbıyık, şunları söyledi:
“Kaletepe, belediyeye devir edilmiş durumda. Bu bölgeyi otlarını temizledik, ham bir şekilde teslim aldık. Buraya gelenler şaşkın vaziyette, böyle bir güzelliğin Ereğli’de olduğunun farkında olmamanın üzüntüsü içerisinde. İnanılmaz bir güzellik. Muhteşem bir yer. 360 derece dönerek burada Ereğli’yi izleyebiliyorsunuz. Koruma altında tutulan çok değerli tarihi eserler de var. Onları da bütün titizliğimiz ile korumak için gerekli tedbirleri alıyorlar. Bu bölge eskiden askeriyedeydi, stratejik bölgeydi. Kimsenin girmesine izin verilmiyordu. Burada cihazlar kaldırıldı, bizde harekete geçtik, burayı alabilmek için. Uzun zamandır gayret ediyoruz. Ereğli halkına bu güzelliği sunalım diye. Bize çok yardım edenler oldu. Başta Karadeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Niyazi Uğur, AK Parti Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt, bütün işlemlerin yapılmasında, karşımıza çıkan engellerin kaldırılmasında bizlere büyük yardımlarda bulundular. Ereğli halkı adına teşekkür ediyorum.
Biz henüz burada çalışmalarımızı yapmadık. Banklar, oturma yerleri konulacak. Çay ocağını kurduk. Buna rağmen havalar güzel gittiği müddetçe 10 gün içerisinde halkı burayı gezdirmeye kararlıyız. Görmek isteyenleri buraya taşıyacağız. Burada mangal, yiyecek içecek yok. Büfede ikramları biz yapacağız, çayı biz vereceğiz. Yaz ayına ilçemize gelenleri burayı taşıyacağız. Ereğli’nin en güzel yerlerinden bir tanesi. İnanılmaz bir doğa, deniz, tarih var burada. Başaramayacağımız hiçbir şey yok. Teleferik yapacağım diye ortaya çıkmıştım. Problem çıktı. Orada da lojmanlardan dolayı tehlikeli olur diye Göztepe’ye teleferiğin çıkmasını askeriye sakıncalı görerek red verdi. Erdemir lojmanlarına doğru olan bir noktayı seçtik. Süs havuzunun oradan mesafe kısaldı ama teleferik yapmaya karar verdik. Aynı zamanda Göztepe’nin bütün mevkilerinde gezi, piknik alanları hazırladık. Müjde veriyorum Ereğli halkına. 15 gün önce koruma planı Çevre Bakanlığı tarafından imzalandı, burası da belediye uhdesine geçti.
Ayrıca Çeştepe üzerinde de çalışmamız var. Arka yoldan misafirlerimizi ağırlamak istiyoruz. Ereğli halkı beni iyi dinlesin. Ereğli’de yapılamayacak hiçbir şey yok ama bir takım engeller bize mani oluyor. Belediye meclisinde çoğunluğun yoksa 3’de 2 kararlarla çıkarman gereken işler var. Ereğli’de revizyon işi var, engel oldular çıkartamadık. Ereğli’de yapacağımız bir takım konularda 3’de 2 çoğunluğa ulaşmamız gerekiyor.
Bu benim son dönemim. Ereğli’ye hizmet etmek iyi hatıralar bırakmak istiyorum. Lütfen sadece Halil Posbıyık’a değil meclis üyelerine de oy vermelerini rica ediyorum. Kırgın olanlar olabilir çocuklarımıza yararlı bir ortam yaratabilmek için her kesi hiçbir partim farkı gözetmeksizin, biz siyaset yapmıyoruz, milletvekilleri siyaset yapsın. Biz yerel halka, köylerimizle birlikte hizmet etmek istiyoruz. Lütfen sadece Posbıyık’a değil aynı zamanda minimum 28 tane meclis üyesi ile meclise girmemi sağlayın gerisini bana bırakın. 5 Senede Ereğli’de neler olacağını hep birlikte göreceğiz. Bunları ispatlamaya başladık. Kapalı bir alanı ortaya çıkarttık, büyük bir uğraşla…
Bunlar öyle kolay değil, millet öyle gidiyor stadyumun altına havuz projesi yapıyor, hikaye bunlar. Öyle kolay değil. Limanlar, mendirekler yapıyor, biz belediyede son dönemde ülkenin düştüğü ekonomik sorunlardan dolayı işçi, memurun maaşlarını zor ödüyoruz. Nerden yapıyorsun bunu? Kasadan haberin var mı? Yok, yersen. Yersen gidiyor işte. Açık ve net söylüyorum. Ömrümü Ereğli’ye verdim. Milletvekilliğine falan da soyunmadım, Ereğli halkına hizmet etmek istiyorum. Ereğli’de çok kalıcı tesisler yapmak için en az 28 meclis üyesi ile desteklemenizi istiyorum. Bu bölge Ereğli halkının hizmetine sokmaktan ben ve meclis üyelerimizle mutluyuz. Hayırlı uğurlu olsun.”
]]>Başkan Karalar, ADASO Meclis Toplantı Salonu’nda, Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç’ın da katıldığı toplantıda belediye hizmetleriyle ilgili bilgi verdi ve gelecek dönem için projelerini anlattı.
Adana’nın Türkiye’nin kalkınmasında ilk sıralarda yer alan bir şehir olduğunun altını çizen Başkan Karalar, kentin 90’lı yıllardan itibaren yatay seyir izlemesinin ardından ivme kaybettiğini söyledi. Adana’nın son dönemde yeniden çıkış yakaladığını vurgulayan Karalar, şöyle konuştu:
“Çevre illerin bizi ihracatta geçiyor olması, Adanalılar olarak hepimizin içini acıtıyordu. Bizi geçen şehirlerimiz adına seviniyoruz fakat Adanalılar olarak çok daha iyisini yapabilecekken bu durumda olmak üzüntü vericiydi. İnanıyorum ki hepimizin birlikte çabası ve çalışmasıyla Adana yeniden bölgenin öncüsü, incisi ve lideri olacaktır. Adana’yı bu noktaya getirme konusunda kararlıyız. Adana Büyükşehir Belediyesi olarak yatırımcıya destek veren, onların önünü açan, zorlukları ortadan kaldırıp yatırım yapmalarına olanak sağlayan bir yönetim biçimi sergiledik. Bu anlayışla devam edeceğiz. Birlikten kuvvet doğar. Adana’da tablonun değişiyor olması; Adana’nın değerlerinin ve güzelliklerinin ülke genelinde daha bilinir hale gelmesi, gelişme ivmesinin yükselmesi, son dönemde birlikte çalışabiliyor olmamızdan kaynaklanıyor. Son yıllarda şehrimizin daha tanınır hale gelmesi ve güzelliklerinin ön plana çıkması, Adana deyince birlikte hareket edebilmemizden ve herkesin elini taşın altına koymasıyla olan bir durum.”
Adana Büyükşehir Belediyesi’ni gelirin dört katı borçla ve 351 haciz dosyasıyla devraldıklarını hatırlatan, bunu da belediyenin hangi noktadan buralara geldiğinin anlaşılabilmesi için dile getirdiğini vurgulayan Karalar, şöyle devam etti:
“Bizim yönetim biçimimizin farklı olduğunu ve yaptıklarımızı anlatabilmemiz için nasıl bir tablo devraldığımızın bilinmesi şart. Belediyeyi çalışabilir, Adana’ya hizmet edebilir hale getirmemiz gerekiyordu. Bu da ancak mali disiplinle gerçekleştirilebilirdi. Siz sanayiciler çok iyi bilirsiniz ki; bir kurumun borcu gelirin 4 katıysa, orada sağlıklı üretim yapılması ve geleceğe güvenle bakılması mümkün olmaz. Biz belediyedeki olumsuz tabloyu çok kısa sürede değiştirdik. Ben mali disiplinle başlayan çalışmalarımızın nasıl sonuç vereceğini yıl yıl söylemiştim. Borç gelirin 4 katıyken, bu yıl gelirimiz borcun 4 katı haline geldi. Bu çok önemli. Bana göre mucizenin resmi bu. Bunun sonucu olarak da devasa hizmetlere imza attık. 3 alt geçit, 5 bulvar yaptık, 321 iş makinesi aldık ve ayda 65 milyon lira kira ödemekten kurtulduk, 111 otobüs satın aldık. Tüm bunların tamamını borçlanmadan yaptık. Geçen dönem ülkenin ekonomik şartları çok daha iyiyken 894 bin ton asfalt döküldü. Bizim dönemimizde 2 milyon 900 bin tonu geçtik. Çok daha fazla iş yapmamıza rağmen yılda 4-5 milyon litre daha az yakıt kullanmışız.”
Sanayicilerin sorularını da yanıtlayan Karalar, daha modern ve gelişmiş bir Adana için birlikte çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
]]>Karalar, Adana Sanayi Odası (ADASO) Meclis Toplantı Salonu’nda ADASO Meclis Toplantısı’na katıldı. Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç’ın da katıldığı toplantıda belediye hizmetleriyle ilgili bilgi veren ve önümüzdeki dönemde yapılacakları anlatan Başkan Zeydan Karalar, görüntülü sunum yaptı. Adana’nın Türkiye’nin kalkınmasında ilk sıralarda yer alan bir şehir olduğunun altını çizen Başkan Zeydan Karalar, kentin 90’lı yıllardan itibaren yatay seyir izlemesinin ardından ivme kaybettiğini söyledi.
Adana’nın son dönemde yeniden çıkış yakaladığını aktaran, Karalar, “Çevre illerin bizi ihracatta geçiyor olması, Adanalılar olarak hepimizin içini acıtıyordu. Bizi geçen şehirlerimiz adına seviniyoruz fakat Adanalılar olarak çok daha iyisini yapabilecekken bu durumda olmak üzüntü vericiydi. İnanıyorum ki hepimizin birlikte çabası ve çalışmasıyla Adana yeniden bölgenin öncüsü, incisi ve lideri olacaktır. Adana’yı bu noktaya getirme konusunda kararlıyız. Adana Büyükşehir Belediyesi olarak yatırımcıya destek veren, onların önünü açan, zorlukları ortadan kaldırıp yatırım yapmalarına olanak sağlayan bir yönetim biçimi sergiledik. Bu anlayışla devam edeceğiz. Birlikten kuvvet doğar. Adana’da tablonun değişiyor olması; Adana’nın değerlerinin ve güzelliklerinin ülke genelinde daha bilinir hale gelmesi, gelişme ivmesinin yükselmesi, son dönemde birlikte çalışabiliyor olmamızdan kaynaklanıyor. Son yıllarda şehrimizin daha tanınır hale gelmesi ve güzelliklerinin ön plana çıkması, Adana deyince birlikte hareket edebilmemizden ve herkesin elini taşın altına koymasıyla olan bir durum” dedi.
Adana Büyükşehir Belediyesi’ni gelirin 4 katı borçla ve 351 haciz dosyasıyla devraldıklarını hatırlatan, bunu da belediyenin hangi noktadan buralara geldiğinin anlaşılabilmesi için dile getirdiğini vurgulayan Karalar, şunları söyledi: “Bizim yönetim biçimimizin farklı olduğunu ve yaptıklarımızı anlatabilmemiz için nasıl bir tablo devraldığımızın bilinmesi şart. Belediyeyi çalışabilir, Adana’ya hizmet edebilir hale getirmemiz gerekiyordu. Bu da ancak mali disiplinle gerçekleştirilebilirdi. Siz sanayiciler çok iyi bilirsiniz ki; bir kurumun borcu gelirin 4 katıysa, orada sağlıklı üretim yapılması ve geleceğe güvenle bakılması mümkün olmaz. Biz belediyedeki olumsuz tabloyu çok kısa sürede değiştirdik. Ben mali disiplinle başlayan çalışmalarımızın nasıl sonuç vereceğini yıl yıl söylemiştim. Borç gelirin 4 katıyken, bu yıl gelirimiz borcun 4 katı haline geldi. Bu çok önemli. Bana göre inanılmazın resmi bu. Bunun sonucu olarak da devasa hizmetlere imza attık. 3 alt geçit, 5 bulvar yaptık, 321 iş makinesi aldık ve ayda 65 milyon lira kira ödemekten kurtulduk, 111 otobüs satın aldık. Tüm bunların tamamını borçlanmadan yaptık. Geçen dönem ülkenin ekonomik şartları çok daha iyiyken 894 bin ton asfalt döküldü. Bizim dönemimizde 2 milyon 900 bin tonu geçtik. Çok daha fazla iş yapmamıza rağmen yılda 4-5 milyon litre daha az yakıt kullanmışız.”
Sanayicilerin sorularını da yanıtlayan Karalar, daha modern ve gelişmiş bir Adana için birlikte çalışmaya devam edeceklerini açıkladı. – ADANA
]]>Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun’un 31 Mart Mahalli İdareler seçim çalışmalarının koordine edileceği Konacık’taki Seçim Koordinasyon Merkezi, yoğun katılımla hizmete açıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törene Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun’un yanı sıra AK Parti İl Başkanı Av. Gültekin Akça, MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat, AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Hacı Dalda, MHP Bodrum İlçe Başkanı Tayyar Şafak ve BBP İlçe Başkanı Mustafa Kıroğlu, geçmiş dönem milletvekilleri, partilerin kadın ve gençlik kolları başkan ve üyeleri, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Meclis Üyesi adayları ile vatandaşlar katıldı.
Törenin açılış konuşmasını yapan AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Hacı Dalda, “Biz Bodrum İttifakı olarak kesinlikle bu seçimleri kazanacağız. İnsanlarımıza bir bir ulaşacağızBaşkan adaylarımız, çok değerli ve proje insanları. Muğla’nın ve Bodrum’un sorunlarını çözecek başkanlar, iddia ediyorum ki Cumhur İttifakında yani bizdedir” diye konuştu.
MHP İlçe Başkanı Tayyar Şafak da, “Cumhurbaşkanımızın Bodrum ve Muğla Belediye Başkan adaylarımızı açıkladığı ilk günden itibaren sahadayız. Biz adaylarımızı tanıtmıyoruz, yapacakları faaliyetleri, icraatları anlatıyoruz. İnşallah 1 Nisan gününden itibaren Muğla ve Bodrum hak ettiği hizmeti başlayacak. İnşallah başaracağız” ifadelerini kullandı.
“Bizim bir belediyecilik hikayemiz var
AK Parti MHP ve AK Parti il başkanlarının vatandaşları selamlamasının ardından kürsüye Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun çıktı. 20 yıldan bu yana siyasetin içinde olduğunu ve 10 yıl boyunca da Bodrum’un Konacık beldesinde belediyecilik yaptığını hatırlatarak konuşmasına başlayan Mehmet Tosun, 2014’te Muğla’nın Büyükşehir Belediyesine dönüşmesiyle birlikte tek belediye yönetimi ile karşı karşıya kalan Bodrum’un, 10 yılda daha da geriye gittiğini, yapılan hizmetlerin eskidiğini, yerine ise yenilerinin konulamadığını söyledi.
Birçok kronik sorunla karşı karşıya kalan Bodrum’da ‘değişim’ zamanının geldiğine işaret eden Tosun, “Şimdi elimiz daha güçlü. Cumhurbaşkanımızın, bizi makamına davet edip görev vermesiyle Cumhur İttifakının AK Parti’den Bodrum Belediye başkan adayı olarak karşınızdayım. Biz hazırız. Bizim geride bir belediyecilik hikayemiz var. 31 Mart’tan sonra hem Muğla’yı hem Bodrum’u gerçek belediyecilikle buluşturacağız” diye konuştu.
“İşe yeniden başlayacağız”
Mehmet Tosun, Bodrum’da 31 Mart’tan sonra nasıl bir değişim yaşanacağını şu sözlerle anlattı:
“Bizde kavga, gürültü, anlaşmazlık yok. Biz Bodrum’u yönetmeye hazırız. Yaz aylarında musluklarından su akmayan, ulaşım ve trafik sorunun had safhada yaşandığı, derelerinden kanalizasyonların aktığı, bozuk yolların klasik haline geldiği, Bodrum spor’umuzun 1. Lige çıkmasına rağmen hala şehir stadının olmadığı, kapalı spor salonlarının olmadığı, su sporlarının sağlıklı bir şekilde yapılamadığı, Bodrumluların denize bile giremediği bir Bodrum ile karşı karşıyayız. 31 Mart’tan sonra işe önce Belediyeden başlayacağız. Bugün Belediyeye güven yüzde 15’e düşmüş durumda. 31 Mart’tan itibaren çalışan, üreten, başkanıyla, meclis üyeleriyle, personeli ve yönetim kadrolarıyla, kendi içinde barışık, halkla iç içe bir belediyeyi hep birlikte oluşturacağız. Hayırlı olsun ziyaretlerini bile kabul etmeyeceğiz. Çünkü kaybedecek zamanımız yok. 1 Nisan’da turizm sezonumuz başlayacak. Biz Bodrum’da misafir ağırlamaya başlayacağız. Onun için önce bozuk yollarımızı tamir edeceğiz. Şehri sezona hazırlayacağız. Peyzaj, çevre düzenlemeleri, yol bakımlarını acilen bitireceğiz ve Bodrum’umuzu turizmcilerimize teslim etmeye çalışacağız. Bunun için durmadan dinlenmeden çalışacağız. Sezon biter bitmez, önümüzdeki kış aylarının planlamasını yapacağız. Altyapımızı, üst yapımızı güçlendireceğiz. Biz Cumhur İttifakının belediye başkan adayları olarak diyoruz ki musluklardan su akacak, kanalizasyonlar da derelere akmayacak. Merkezi hükümetin de desteğiyle Bodrum’un birikmiş sorunlarını çözeceğiz arkadaşlar.”
Tosun’dan Bodrum’a ilk müjde geldi
Cumhur İttifakı Ak Parti Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, SKM açılışında Bodrum’a iki müjde verdi. Karayolları Bölge Müdürü ile görüştüğünü ve uzun zamandır tamamlanamayan Yalıkavak yolunun bölünmüş yol olarak yapımına on içinde başlanacağını söyleyen Tosun, “Buradan söz veriyoruz. 31 Mart’tan itibaren binalarımız, tesislerimiz, yollarımız, sokaklarımız hepsi beş yıldızlı olacak” dedi.
Barış ve demokrasi kenti Bodrum’da, kimseyi ötekileştirmeden, etnik din, dil ayrımı yapmadan çalışacaklarını söyleyen Tosun, “Doğudan batıdan kuzeyden güneyden buraya yerleşen vatandaşlarımız, Bodrum’da doğup büyüyenlerle birlikte, hep birlikte Bodrumumuzu ayağa kaldıracağız, birlikte yöneteceğiz, ortak akılla, katılımcı bir anlayışla Bodrum’a hizmet edeceğiz. Bizim derdimiz de davamız da sevdamız da bu güzel bayrağımız ve bu güzel Bodrumumuz” diye konuştu.
Bodrum’a yeni şehir stadı
Mehmet Tosun, önümüzdeki yıldan itibaren Bodrumspor’aa yeni bir şehir stadını kazandıracaklarını da söyledi. Bakandan ve Cumhurbaşkanından söz aldıklarını belirten Tosun, ardından Turgutreis, Yalıkavak ve Karaova bölgesinde üç adet kapalı spor salonu ve gençlik merkezi planlayıp hizmete sunacaklarını anlattı.
Bodrum ekonomisini denizciler ve turizmcilerle birlikte ayağa kaldıracaklarını anlatan Mehmet Tosun, DTO Bodrum Şubesi’nin İçmeler’de planladığı yeni liman projesini de Bodrumlu denizcilerle birlikte hayata geçireceklerini ifade etti.
“Bodrum’u gerçek belediyecilik ile buluşturacağız”
Mehmet Tosun, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bütün projelerimizin merkezine insanımızı, Bodrumlu hemşehrilerimizi koyacağız. Sizin hayatınıza dokunmayan, görüşünüzün alınmadığı hiçbir proje hayata geçmeyecek. 21. yüzyılın Türkiye’sinde ben yaptım oldu belediyeciliğini bitireceğiz. Bu olmaz. Önemli projelerin tamamında sizin görüşünüzü, sizin katılımınızı sağlayacağız ve kronikleşmiş bu sorunlarınızı teker teker çözeceğiz. 10 yıldan bu yana size dayatılan, başarısızlık üzerine kurgulanmış bu hizmet anlayışını 31 Mart’ta sandıkta elimizin tersiyle iteceğiz, bizlerle birlikte yeni bir dönem başlayacak. Sizlere güçlü bir seçenek sunuyoruz. Bodrum’da inşallah bir şey değişecek, bizimle birlikte her şey değişecek ve gerçek belediyecilik dönemi başlayacak. Biz buna inandık. İnananlar asla kaybetmez diyoruz. Sizlerden aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz. Başaracağız, kazanacağız.”
Meclis üyesi adayları görücüye çıktı
Konuşmaların ardından, Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun vatandaşları selamladı. Daha sonra Mehmet Tosun, Cumhur İttifakı’nın Bodrum Belediye Meclis üyesi adaylarını tek tek sahneye çıkararak tanıttı. Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Meclis Üyesi adaylarının spordan turizme, turizmden ticarete, eğitimden sanata her alandan, siyasetin içinden veya dışından gençler, kadınlar ve sektöründe başarısını kanıtlamış isimlerden oluştuğunu belirten Mehmet Tosun, konuşmasını “Böyle güzel bir kadro ile göreve talibiz ve sizden yetki istiyoruz. Türkiye’nin çok farklı noktalarında doğmuş, büyümüş ve hayatını Bodrum’da idame ettiren bir kadro hareketiyiz. Atatürk’ün izinde, Cumhuriyet değerlerine bağlı, çalışarak ve üreterek Bodrum’a hizmet edeceğiz saygıdeğer hemşehrilerim. İşimiz çok, bahanemiz yok. Göreve hazırız” diyerek noktaladı.
Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, Bodrum Belediye meclis üyesi adayları ve partililerle birlikte SKM açılış kurdelesini keserek ‘Bodrum’a hayırlı uğurlu olsun’ mesajı verdi. – MUĞLA
]]>“Rüşvetin, israfın, yolsuzluğun asla ve asla belediyelerimizde yeri olmayacak”
İSTANBUL – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Kağıthane’de katıldığı seçim irtibat bürosunun açılışında “Partimizin resmi üye sayısı 5 buçuk ay içerisinde 265 binden 442 bin 800 rakamına geldi” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, partisinin Kağıthane Yahya Kemal Mahallesi’ndeki seçim irtibat bürosunun açılışını gerçekleştirdi. Açılışa İl Başkanı Mustafa Doğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Altınöz, diğer davetliler ve vatandaşlar katıldı.
“Ahlaklı belediyecilikte hırsızlık olmaz”
Açılışta konuşan Yeniden Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Altınöz, “Ne diyoruz biz? Ahlaklı belediyecilik diyoruz. Ahlaklı belediye, Yeniden Refah ile diyoruz. Bunlar kelimeler içinden önemli seçilmiş önemli kelimeler. Binlerce kelime içinden bu ahlaklı belediyeciliği biz neden seçtik? Arkadaşlarımız ne diyor? Ahlaksız belediyecilikte yolsuzluk olmaz, ahlaklı belediyecilikte hırsızlık olmaz, ahlaklı belediyecilikte liyakatsizlik olmaz, torpil, rüşvet olmaz” dedi.
“19 günde 30 binin üzerinde üye kaydı oldu”
Son 20 günde üye sayısının 30 bini geçtiğini söyleyen Dr. Fatih Erbakan, “Yeniden Refah Partimizin Türkiye’nin parlayan yıldızı olduğunun diğer bir göstergesi Yeniden Refah Partimizin resmi üye sayısı: 5 buçuk ay içerisinde 265 binden 442 bin 800 rakamına geldik. Neredeyse 5 buçuk ayda 200 bin üye kaydı demektir. Son 2 günde üye kaydımız 30 binin üzerine çıktı. 19 günde 30 binin üzerinde üye kaydı oldu. Bu ayda neredeyse 50 bin demek. Şimdi ıslak imzalı formların sisteme girişi devam ediyor. Çok değil birkaç günde 450 bini geçmiş olacağız ve İstanbul’da da 100 bin üyeyi geçmiş olacağız. Hedefimiz bu tempo ile devam etmek. 31 Mart seçimlerine 500 binin üzerinde üye ile girmek. 500 bini geçtiğimiz zaman Türkiye’nin üye sayısı bakımından 3’üncü büyük siyasi partisi haline gelmiş olacağız” şeklinde konuştu.
Yeniden Refah Partisinin parlayan bir yıldız olduğunu söyleyen Fatih Erbakan, “Rakamlar yalan söylemez, resmi üye sayısı yalan söylemez. Türkiye ve dünyada da başka bir siyasi partinin 5 buçuk ayda yüzde 70 – 80 oranında büyüdüğünü üye bakımı sayısından kimse söyleyemez. Bununla beraber Yeniden Refah Partimizin oy patlaması yapacağının diğer ispatı da Türkiye’nin her köşesinde en güçlü en donanımlı en potansiyeli yüksek adayların Yeniden Refah Partimizden aday olmak istemesi ve aday olmaz Yeniden Refah Partimizin parlayan bir yıldız olduğunun bir umut olduğunu açık bir göstergesidir. Rüşvetin, israfın, yolsuzluğun asla ve asla belediyelerimizde yeri olmayacak. Adam kayırma olmayacak, torpil olmayacak paylaşımda adalet yönetimde adalet Milli Görüşün temeli. Çifte standart olmayacak yandaşa değil vatandaşa çalışan bir belediye. İşi ehline veren bir belediye. Adalet, sadece namaz kılarak, oruç tutarak, hacca giderek, başımızı örterek sorumluluğumuzdan kurtulamayız” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından seçim irtibat bürosunun açılışı gerçekleştirildi.
]]>Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, partisinin Kağıthane Yahya Kemal Mahallesi’ndeki seçim irtibat bürosunun açılışını gerçekleştirdi. Açılışa İl Başkanı Mustafa Doğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Altınöz, diğer davetliler ve vatandaşlar katıldı.
“Ahlaklı belediyecilikte hırsızlık olmaz”
Açılışta konuşan Yeniden Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Altınöz, “Ne diyoruz biz? Ahlaklı belediyecilik diyoruz. Ahlaklı belediye, Yeniden Refah ile diyoruz. Bunlar kelimeler içinden önemli seçilmiş önemli kelimeler. Binlerce kelime içinden bu ahlaklı belediyeciliği biz neden seçtik? Arkadaşlarımız ne diyor? Ahlaksız belediyecilikte yolsuzluk olmaz, ahlaklı belediyecilikte hırsızlık olmaz, ahlaklı belediyecilikte liyakatsizlik olmaz, torpil, rüşvet olmaz” dedi.
“19 günde 30 binin üzerinde üye kaydı oldu”
Son 20 günde üye sayısının 30 bini geçtiğini söyleyen Dr. Fatih Erbakan, “Yeniden Refah Partimizin Türkiye’nin parlayan yıldızı olduğunun diğer bir göstergesi Yeniden Refah Partimizin resmi üye sayısı: 5 buçuk ay içerisinde 265 binden 442 bin 800 rakamına geldik. Neredeyse 5 buçuk ayda 200 bin üye kaydı demektir. Son 2 günde üye kaydımız 30 binin üzerine çıktı. 19 günde 30 binin üzerinde üye kaydı oldu. Bu ayda neredeyse 50 bin demek. Şimdi ıslak imzalı formların sisteme girişi devam ediyor. Çok değil birkaç günde 450 bini geçmiş olacağız ve İstanbul’da da 100 bin üyeyi geçmiş olacağız. Hedefimiz bu tempo ile devam etmek. 31 Mart seçimlerine 500 binin üzerinde üye ile girmek. 500 bini geçtiğimiz zaman Türkiye’nin üye sayısı bakımından 3’üncü büyük siyasi partisi haline gelmiş olacağız” şeklinde konuştu.
Yeniden Refah Partisinin parlayan bir yıldız olduğunu söyleyen Fatih Erbakan, “Rakamlar yalan söylemez, resmi üye sayısı yalan söylemez. Türkiye ve dünyada da başka bir siyasi partinin 5 buçuk ayda yüzde 70 – 80 oranında büyüdüğünü üye bakımı sayısından kimse söyleyemez. Bununla beraber Yeniden Refah Partimizin oy patlaması yapacağının diğer ispatı da Türkiye’nin her köşesinde en güçlü en donanımlı en potansiyeli yüksek adayların Yeniden Refah Partimizden aday olmak istemesi ve aday olmaz Yeniden Refah Partimizin parlayan bir yıldız olduğunun bir umut olduğunu açık bir göstergesidir. Rüşvetin, israfın, yolsuzluğun asla ve asla belediyelerimizde yeri olmayacak. Adam kayırma olmayacak, torpil olmayacak paylaşımda adalet yönetimde adalet Milli Görüşün temeli. Çifte standart olmayacak yandaşa değil vatandaşa çalışan bir belediye. İşi ehline veren bir belediye. Adalet, sadece namaz kılarak, oruç tutarak, hacca giderek, başımızı örterek sorumluluğumuzdan kurtulamayız” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından seçim irtibat bürosunun açılışı gerçekleştirildi. – İSTANBUL
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Gölbaşı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışında, “Rakibim demiş ki ‘Belediyeyi batırdı.’ Halbuki geçen yıl yayınlandı. Amerika’daki bir kuruluş Türkiye’deki kredisi en yüksek belediyeyi Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan etti. Önce bir kendi belediyelerinize de bakın. Ne kadar kredi çekmişsiniz, sıkıştıkça krediye ne kadar başvurmuşsunuz sizler de Ankara Büyükşehir gibi yayınlayın. Herkes görsün karda mı zararda mı… Bugüne kadar yaptığım en büyük projeyi Gölbaşı’na yaptım. En değerli proje, en büyük proje Gölbaşı’na şu ileride yapılan şu anda adı BAKAP olarak geçen yerdir. Üç buçuk milyon metrekare. 20 bin tane ağaç diktik” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Yakup Odabaşı ile Gölbaşı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Burada konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“BEŞ YILDIR BELEDİYEDE BENİM FOTOĞRAFIMI ASMAK YASAK”
Beş yıl boyunca yine benim hiçbir yerde fotoğrafımı görmediniz. Reklam yaparken görmediniz. Onun için ‘Az Laf Çok İş’ diyoruz. ve beş yıldır belediyede benim fotoğrafımı asmak da yasak. Bunu bir genelgeyle memurlarıma, çalışanlarıma yazdım. Dedim ki ‘İllaki bir fotoğraf asacaksanız zaten Atatürk’ün resmi her odada vardır, kendi ailenizin fotoğrafını asın.’ İş yaparken aileniz, çoluğunuz çocuğunuz göz önüne gelsin istedim. Gölbaşı’na yaptıklarımızı biraz önce Yakup Başkan’ım söyledi. Biz tekrar buraya mitinge geldiğimizde detaylı olarak çıkaracağız aynı zamanda da mansuryavasneyapti.com veya MY2024’te köylülere kadar yaptığımız bütün hizmetleri sergiliyoruz. ve Ankara halkına bu şekilde de hizmetlerimizi veriyoruz. Seçimlerde sürekli olarak ben dördüncü adaylığım, her seçimde mutlaka sıkışınca karalama siyaseti başlar. Alıştık artık. Ankara’ya da bunu kimin getireceğini hepiniz bilirsiniz. Herkes eksik olanları eleştirirse onun yerine kendisi eksik olanları nasıl yapacağını söylese bu şekilde birbirimizden de feyzalırız. Rakiplerimizin projelerinde eğer bizim aklımıza gelmemiş Ankara halkının yararınaysa elbette onu da gerçekleştiririz. Ama öyle olmuyor.
“ÖNCE KENDİ BELEDİYELERİNİZE BAKIN. NE KADAR KREDİ ÇEKMİŞSİNİZ, SIKIŞTIKÇA KREDİYE NE KADAR BAŞVURMUŞSUNUZ SİZLER DE ANKARA BÜYÜKŞEHİR GİBİ YAYINLAYIN”
Rakibim demiş ki ‘Belediyeyi batırdı.’ Halbuki geçen yıl yayınlandı. Amerika’daki bir kuruluş Türkiye’deki kredisi en yüksek belediyeyi Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan etti. Önce bir kendi belediyelerinize de bakın. Ne kadar kredi çekmişsiniz, sıkıştıkça krediye ne kadar başvurmuşsunuz sizler de Ankara Büyükşehir gibi yayınlayın. Herkes görsün karda mı zararda mı. Belediyenin şirketlerinin çoğu nereye çalışıyor biliyor musunuz? Sadece Ankara Büyükşehir’de çalışıyor. Dışarıya iş yapmıyor. Eğer bu şirketler kar ediyorsa büyükşehir zarar edecek öyle mi? Yani eğer onlar zarar ediyorsa Ankara Büyükşehir’i kar ediyor. Eğer onlar kar ediyorsa Ankara Büyükşehir zarar ediyor. Dolayısıyla dışarıya iş yapmadıktan sonra en uygun fiyata elbette ki belediye şirketleri çalışacak. Bunları da yayınlıyoruz. Her şeyimiz açık.
Bir diğer söyledikleri ‘yardımı kesecekler.’ Bırakın yardımları kesmeyi. Önceki dönemde inancımıza uygun olmayan bir şekilde yapılan dağıtımları ortadan kaldırdık. Bir tek tüccardan alınıyordu. Hep aynı tüccardan o da kar etmek için yurt dışından getirdiği bulguru makarnayı nohutu dağıtıyordu. Ben de diyordum ki; siz desteğinizi yapın da bir evin ihtiyacını en iyi anneler bilir. O gitsin bakkaldan, manavdan, kasaptan neye ihtiyacı varsa kendi çoluğunun çocuğunun ihtiyacını alsın. ve bu nedenle biz Başkent Kart çıkaracağımızı seçim öncesi söyledik. Üç yıldır uyguluyoruz, yeniymiş gibi ilan ediyorlar ‘Biz Başkent Kart çıkaracağız’ diye. Yani bu kadar mı belediyeden uzak olursunuz. Hiç mi Ankara Büyükşehir’i izlemediniz? Ben de diyorum ki; bizim yaptıklarımızı vaad olarak verecekseniz mansuryavasneyapti.com’a girin yaptığımız ‘Bütün icraatları ben de yapacağım’ deyin. Öyle mi? Yeni hiçbir şey yok.
“BUNLARA VERİLECEK CEVAP SANDIKTADIR”
Bunlara verilecek cevap sandıktadır. En büyük projemiz Ankara halkını zengin etmek.
Türkiye’de eşi benzeri görülmeyen kırsal kalkınma desteklerine başladık. Gölbaşı’nda da 5 bin 605 çiftçiye 2 milyon 150 bin kilogram tohum desteği. 2 bin 483 çift mazot desteği, 837 çiftçiye kendi ürettiğimiz sıvı gübre desteği. 2 bin 93 çiftçiye kendi seralarımızda kurduğumuz seralardan elde ettiğimiz sebze fidesi desteği, bir de aynı zamanda şu anda BELPLUS şirketimiz atık plastikleri toplamak suretiyle bunlardan damlama sulama borusu imal ediyor. Bunu da bütün çiftçimize dağıtıyoruz.
32 bini aşkın emekliye ben destek oluyorum düzenli. Arttırarak da devam edeceğim. Neden? Bu emeklilerimizin birçoğu 70-80 yaşına gelmiş. İkinci iş yapma imkanları yok. Bu rakamlarla geçinmelerine ve onların da aç kalmalarına soğukta üşümelerine elbette izin veremeyiz. Türkiye’de de bu desteği Ankara Büyükşehir’den başka veren yok. Biz bunu söyleyince İstanbul’daki adayları ben iki bin lira vereceğim, Ankara’daki de beş bin vereceğim demeye başladı. İyi oldu. Neden iyi oldu? En azından kendi partilerine ait hükümet Türkiye’de emeklilerinin maaş sorunu olduğunun inşallah farkına vardı. Keşke verseler ama şunu söyleyeceğim; İstanbul’daki aday şu anda belediye başkanı değil ama Keçiören’deki aday şu anda Keçiören Belediye Başkanı. 1 Nisan’dan sonra vereceğine hiç olmazsa Keçiören’de verse ya emeklilere. Keçiören’de bizim destek olduğumuz 50 bin aile var. 5 binin üzerinde de emekli var. Ama et dağıtacağız biz deyince but dağıtacağız dediler. Baktık ihalelere. Şubat ayında iki kişiye kasım ayında 11 kişiye vermiş. Şimdilik sürekli olarak et ihalesi yapıyor. Keşke siz de iyi bir yönetici olsaydınız, ilçenizde yaşayan mağdurların farkına varsaydınız olmaz mıydı?
“BUGÜNE KADAR YAPTIĞIM EN BÜYÜK PROJEYİ GÖLBAŞI’NA YAPTIM”
Bugüne kadar yaptığım en büyük projeyi Gölbaşı’na yaptım. En değerli proje, en büyük proje Gölbaşı’na şu ileride yapılan şu anda adı BAKAP olarak geçen yerdir. Üç buçuk milyon metrekare. 20 bin tane ağaç diktik. Meyve ağaçları da var. Oraya dut zamanı dut çırpmaya, ceviz zamanı ceviz toplamaya Ankaralıları davet edeceğiz. 30 kadar bungalov ev var. Ankara’daki aileleri orada misafir edip çocuklarına tarımı öğreteceğiz ve çocuklarımız artık domatesin, meyvenin, sebzenin manavda yetişmediğini öğrenecekler orada. 29 kilometre bisiklet yolu, 19 kilometre yürüyüş yolu var, spor alanları var.”
]]>31 Mart seçimleri öncesi ilçe gezilerine de hız veren Yeniden Refah Partisi Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bilal Yıldırım, Yazıhan ilçesini ziyaret etti. Burada İlçe Başkan Adayı İhsan Akın’ın seçim ofisinin açılışına katılan Bilal Yıldırım, “Hatırlayınız, milletvekilliği seçiminde Yeniden Refah Partisi’ni Malatya’da yüzde 3 gösteriyorlardı. Biz o seçimde tam 3 katını aldık, milletvekilliği seçiminde yüzde 10 oy almıştık. Anket firmaları şu anda yüzde 30 diyorlar, Allah nasip ederse biz yüzde 60’a yakın oy alacağız” ifadesini de kaydetti.
“Yeniden Refah Partisi her yerde yükseliş gösteriyor”
Yeniden Refah Partisi Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bilal Yıldırım, “Her hafta 3 ilçemizde seçim çalışması yapıyoruz. Yeniden Refah Partisi’nin hem Malatya’da, hem de Türkiye genelindeki yükselişine hepimiz şahit oluyoruz. Türkiye’nin her tarafında, her köşesinde iddialı olan Belediye Başkan Adaylarımız var. Bunlardan biri de Yazıhan ilçemizde İhsan Akın’dır. 31 Mart’ta seçimi kazanacağız ve hizmetin nasıl yapıldığını bütün dünyaya göstereceğiz” ifadelerini kullandı.
“Anket firmaları milletvekilliği seçiminde Malatya’da bizi yüzde 3 gösteriyorlardı, yüzde 10 oy almıştık. Şimdi yüzde 30 gösteriyorlar”
Bazı anket firmalarının hem Malatya’da hem de Türkiye genelinde Yeniden Refah Partisi’nin oylarını düşük gösterdiğini de ifade eden Yıldırım, “Bu hafta içinde nasıl olduysa yüzde 30 seviyesini gösterebildiler. Hatırlayınız, milletvekilliği seçiminde Yeniden Refah Partisi’ni Malatya’da yüzde 3 gösteriyorlardı. Biz o seçimde tam 3 katını aldık, milletvekilliği seçiminde yüzde 10 oy almıştık. Anket firmaları şu anda yüzde 30 diyorlar, Allah nasip ederse biz yüzde 60’a yakın oy alacağız ve Malatya’da Yeniden Refah Partisi olarak belediyeleri alacağız. Yeniden Refah Partisi’nin bütün ilçelerindeki adayları için çok güzel haberlerini alıyoruz. 31 Mart akşamı en çok belediyeyi alan parti Yeniden Refah Partisi olarak biz alacağız. Bizim hiç durmadan son ana kadar çok çalışmamız gerekiyor. Anket firmaları bizi yüksek yada düşük gösterebilir, biz rehavete kapılmadan ilk günkü aşk ile çalışmaya devam edeceğiz. Ben, bugün itibariyle 95 gündür sahadayım” şeklinde konuştu.
Açılış sonrası ilçe merkezinde esnaf ziyaretleri de yapılırken, ardından mahalle ziyaretleri gerçekleştirilerek vatandaşlarla sohbet toplantıları düzenlendi.
“Sizi unutan milletvekillerine ders vermek istiyorsanız, bu seçimde Yeniden Refah Partisi’ne oy veriniz”
Kömüşhan Mahallesinde de vatandaşlarla buluşan Bilal Yıldırım, “Yerel seçimler hükümetten memnun olunmadığında sarı kart gösterilen seçimlerdir. Nereye gitsek, vatandaşlarımız sürekli hükümete ilişkin şikayetlerini anlatıyorlar. Vatandaşımız, ‘Belediye başkanları gelmiyorlar, milletvekilleri oylarını alıp gittiler, bize daha selam vermediler, bizim derdimizle dertlenmiyorlar. Deprem sürecinde yanımızda olmadılar’ diyorlar. Ben de vatandaşımıza şunu söylüyorum, Doğrudur, onlar gelmediler. Belediye başkanları ve milletvekilleri, onlar sizi unuttuysa, bu seçimde de siz onları unutun. İktidara ve milletvekillerine ders vermek istiyorsanız, sandığa gittiğinizde 31 Mart’ta Yeniden Refah Partisi’ne oy veriniz. Bazı vatandaşlarımız ‘Oy kullanmak istemiyoruz’ diyorlar. Ama siz oy kullanmadığınız zaman, sandığa gitmediğiniz takdirde bu onların işine yarayacak. Tepkilerinizi sandığa giderek, Yeniden Refah Partisi’ne oy vererek gösteriniz” diye konuştu. – MALATYA
]]>İstanbul’un en genç ilçelerinden olan Anadolu yakasının en yeşil ilçesi Çekmeköy kentsel dönüşümde yüzde 80’lik bir dönüşümü gerçekleştirirken Çekmeköy Belediyesi şimdi de 2000 yılı öncesi yapılan siteleri yenileme kararı aldı. İstanbul’u bekleyen bir deprem gerçeğini uzmanlar her platformlarda açıklarken bu sürenin ne zaman olduğu ile alakalı net bir durum söz konusu değil. Kahramanmaraş merkezli 06 Şubat depremleri sonrasında yeniden İstanbul’daki beklenen deprem kabusu hem hükümeti hem de yerel yönetimleri kentsel dönüşümün bir an önce olması için çalışmalarını hızlandırdı.
Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz ise kendi ilçesinde kentsel dönüşümün yüzde 80 oranında bitirildiğini belirtirken 2000 yılı öncesi yapılan yapıların, 20 bin vatandaşın yaşadığı siteleri 20 dönümlük rezerv alanına taşıyarak dönüşümü tamamlayacaklarının müjdesini verdi.
Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz yaptığı konuşmada, “Çekmeköy’de dönüşümü yüzde 80 tamamladık. Fakat 2000 yılı öncesi yapılan sitelerimiz var. Burda da 20 bine yakın insanımız var. Eski Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum zamanında Çekmeköy’de 20 bin dönümlük bir alan rezerv oluşturuldu. İnşallah vatandaşlarımızla gönüllük esası ile el ele vererek dönüşümü tamamlayacağız. Bilim insanlarının öngörüsü olan deprem öncesinde biz önlemimizi alıp kentsel dönüşümü tamamlayacağız” diye konuştu.
“Çekmeköy Metro çalışmasını üzerine toprak döktüler”
İstanbul’un en önemli sorunu ulaşım olduğunu belirten Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, “En önemli sorunun İstanbul için ulaşımdır. Bu sorunu mevcut yönetim İstanbul Büyükşehir Belediyesi çözemediğini gördük. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu talimatı ile mevcut başlamış Çekmeköy Taşdelen Metrosu’nun üzerine toprak dökerek kapattılar. Ak Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum Çekmeköy’e geldiğinde ise “İlk başlayacak metro çalışması Çekmeköy olacak dedi.” Bu bizim için sevindirici bir haber. Çekmeköy Belediyesi olarak yaptığımız Taşdelen kavşak çalışmaları ve metronun faliyete girmesi ile ulaşım sorunu artık tarih olacak” diye konuştu.
“Çekmeköy Gençleri için Spor Lisesi kurulacak”
Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz gençler için Türkiye’de ilk olan Spor Lisesi müjdesini verdi. “Spor Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile Çekmeköy Belediyesi işbirliğinde spor lisesini hayata geçireceğiz. Bu çok önemli projeyi el birliği ile gençlerimiz için yapacağız. Çekmeköylü gençler için Çekmeköy kafeleri hizmete açacağız. Gençlerimiz mart ayının ilk haftasında 5 TL’ye çay içip 15 TL’ye kahve içecekler. Bu kafe sayıları hızla artacak. Üniversite öğrencilerimize yardımlarımız nakdi desteklerimiz sürecek. Bu yıl üniversiteye giren her gencimize 10 bin TL verdik. Akbil ve kırtasiye yardımlarımız hala devam ediyor” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>Ali Babacan, bugün İstanbul aday tanıtım toplantısında konuştu. Babacan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:
KİRASINI ÖDEMEKTE GÜÇLÜK ÇEKEN, EK İŞ YAPMAK ZORUNDA KALAN EMEKLİ TAKSİCİ, EMEKLİ ÇAYCI, EMEKLİ GARSON AMCAM; DEVA SENSİN: Ekran kartını yenileyemediği için oyun oynayamayan, polis korkusundan tweet atamayan genç arkadaşım; kirasını ödemekte güçlük çeken, ek iş yapmak zorunda kalan emekli taksici, emekli çaycı, emekli garson amcam; DEVA sensin.Önüme biri çıkacak mı diye sokaklarda korkarak, telefonları açık yürüyen kadınlar; beyaz eşya fiyatlarına kara kara bakan bekarlar; kentsel dönüşüm için destek bulamayan, para biriktirmeye çalışan evliler; DEVA sensin, DEVA sizsiniz. Evet, DEVA bu kadrolardır; DEVA milletimizdir. Duymayan duysun, bilmeyen bilsin: DEVA Partisi, Türkiye’nin her yerinde, kendi adıyla, kendi logosuyla, kendi adaylarıyla seçime giriyor.
AYRIM YAPMADAN, HERKES İÇİN EŞİT BİR BELEDİYECİLİK, HAKKINDIR DİYECEĞİZ: DEVA Partisi 81 ilin tamamında seçime giriyor. DEVA Partisi, bu iktidarla bu muhalefet arasına sıkışmış milyonlara ses olmaya geliyor. Unutulan değerleri, hakkı, emeği, alın terini, demokrasiyi bir bir hatırlatacağız arkadaşlar. Hakkınız var, hakkındır diyeceğiz. Bir partiye üye olmadan da belediyede işe girmek mi istiyorsun? Gireceksin, hakkındır diyeceğiz. Hayat tarzından, siyasi görüşünden ödün vermeden sosyal desteklerden yararlanmak mı istiyorsun? Yararlanacaksın, hakkındır diyeceğiz. Korkmadan itiraz etmek, yanlışları açıkça konuşmak, söylemek mi istiyorsun? Söyleyeceksin, hakkındır diyeceğiz. Ayrım yapmadan, herkes için eşit bir belediyecilik, hakkındır diyeceğiz.
BİRÇOK İNSAN AY SONUNU GETİREMİYOR. KİRASINI ÖDEYEBİLEN; KARNINI İYİ KÖTÜ DOYURABİLEN, KENDİNİ ŞANSLI SAYIYOR: Değerli gençler, insan olarak, vatandaş olarak en büyük hakkımız ne biliyor musunuz? Kimseye muhtaç olmadan, başımız dik, “onurlu bir yaşam” hakkı. Maalesef, bugünkü iktidar bu milletten “kimseye muhtaç olmama” hakkını aldı. “Onuruyla geçinme” hakkını aldı. Gençler anne babasından; anne babalar evlatlarından, komşulardan borç alıyor. Akrabalar, birbirlerine destek olmaya çalışıyor, ama nafile. Birçok insan ay sonunu getiremiyor. Kirasını ödeyebilen; karnını iyi kötü doyurabilen, kendini şanslı sayıyor. Ayda bir et yiyebilen, evine et alabilen, kendini şanslı sayıyor. Şimdi size bir video izleteceğim; izlemesi zor. Gerçekliğine katlanması zor bir video. Ülkenin ne hale geldiğinin, birilerinin inadı yüzünden ne hale getirildiğinin tablosunu sunacağım sizlere. Bu tabloyu çizen belli. Umarım o da izler. İzler de, ülkenin ne halde olduğunu görür.
İNSANLARIN ON LİRA, YİRMİ LİRA UCUZ ET UĞRUNA NASIL SIRAYA GİRDİĞİNİ GÖRÜYORSUNUZ: Görüyorsunuz arkadaşlar, Türkiye’nin her köşesinde, doğusundan batısına uzayan kuyrukları görüyorsunuz. İnsanların on lira, yirmi lira ucuz et uğruna nasıl sıraya girdiğini görüyorsunuz. İnsanlar utanarak, sıkılarak bekliyorlar kuyruklarında. Kimi yerlerde emekliler, saatlerce bekleyeceklerini bilerek boyunlarını bükerek giriyorlar sıraya. Annesi tarafından gönderilen bir öğrenci, sıkıntı içerisinde, “sınıf arkadaşlarıma rastlar mıyım” diye çekinerek giriyor bu sıraya. Tanzim çadırlarına, ucuz gıda kuyruklarına mahkum ettiler ülkemizin insanlarını. Boğazından geçecek her lokmanın hesabını yapmaya mahkum ettiler ülkemizin insanlarını. Ülkemizi, insanlarımızı bu hale sokan herkese yazıklar olsun. Bakın arkadaşlar, kimi yerlerde, sıra dört saate kadar uzuyor. Dört saat arkadaşlar. Et kalırsa, şanslılar. Yoksa, bir sonraki gün, daha erkenden giriyorlar sıraya. Durum bu. Tablo bu.
SAYIN ERDOĞAN, GOOGLE’A GİRİN, “UCUZ EKMEK KUYRUĞU” YAZIN, “HALK EKMEK KUYRUĞU” YAZIN. KARŞINIZA ÇIKACAK GÖRÜNTÜLER SİZİN ESERİNİZ: Buradan, Sayın Erdoğan’a seslenmek istiyorum. Sayın Erdoğan, Google’a girin, “Ucuz et kuyruğu” yazın. İzleyeceğiniz videoların yapımcısı da, yönetmeni de, senaristi de sizsiniz. O videolar sizin eseriniz. Google’a girin, “Ucuz ekmek kuyruğu” yazın. Karşınıza çıkacak görüntüler sizin eseriniz. Google’a girin, “Ucuz yemek kuyruğu” yazın. Göreceğiniz tablo sizin eseriniz. Bize yoksulluğun resmini çizdiniz.Bize adaletsizliğin resmini çizdiniz. Bize haksızlığın resmini çizdiniz. Orta sınıf diye bir şey bırakmadınız. Nasıl ki çadırın orta direğini alırsanız o çadır çöker; siz de ülkeyi çökerttiniz. Ben sizin eski bir çalışma arkadaşınız olarak; ama herhangi biri değil, ekonomide bu ülkenin en müreffeh günlerini yaşatan ekibin başındaki kişi olarak soruyorum: Çok merak ediyorum: Cevap bekliyorum: Neden Sayın Erdoğan? Neden? Ne uğruna? Ne uğruna, 85 milyon vatandaşımızın onurlu yaşam hakkına kast ettiniz? Yüzleşmemiz gereken bir gerçek daha var: Tek suçlu Erdoğan değil. Yaptıklarında tek onun imzası var. Doğru. Peki, yirmi yıldır hiçbir şey üretemeyen; yirmi yıldır planla, projeyle, doğru düzgün bir siyasetle onun karşısına çıkamayan muhalefet partilerinin hiç mi suçu yok?
YANDAŞ MEDYAYA SESLENİYORUM: BİZ YOKMUŞUZ GİBİ DAVRANMAYIN, BİZİ GÖRMEZDEN GELMEYİN : Yandaş medyaya sesleniyorum: Biz yokmuşuz gibi davranmayın, bizi görmezden gelmeyin. Biz laf kalabalığı ile muhalefet koltuklarının yarışına girenlerden değiliz.Biz iktidar nimetleriyle gözünde dolarlar dönenlerden de değiliz. Biz varız, buradayız.
İSTANBUL’U DEVA BELEDİYECİLİĞİ’YLE BULUŞTURACAĞIZ : İşte DEVA bunun için var. O yüzden, biz buradayız; O yüzden, İstanbul’dayız. O yüzden Türkiye’nin dört bir yanında; Başımız dik, alnımız ak, milletimizin karşınızdayız. DEVA Partisi bu yola, “insan onuruna yaraşır bir hayat” diyerek çıktı.Bu hedefe el birliğiyle, sizlerle, sizin desteğinizle ulaşacağız inşallah. İstanbul’da ve diğer illerimizde, ilçelerimizde, beldelerimizde; çalışacağız, kapı kapı dolaşacağız. “İnsan onuruna yaraşır bir hayatı” anlatacağız insanlara. Kamu imkanları nasıl adil kullanılır, fırsat eşitliği nedir, göstereceğiz inşallah. Öğrenciler, tıkış tıkış yurtlarda değil; temiz, hijyenik, modern yurtlarda yaşasın diye; günler öncesinden yer kapılan kütüphanelerde değil, odalarında, masaları başlarında çalışsınlar diye;İlkokul ortaokul çağındaki çocuklar, yedikleri simidin hesabını yapmasınlar diye; dedeler torunlarının yarınlarına dair endişe duymasın diye; çok çalışacağız.Yıllar sonra, “İstanbul’a ihanet ettik” itiraflarını bizden duymayacaksınız; İstanbul’u koruyacağız.”Farklı partiden olduğum için engelleniyorum” bahanelerini bizden duymayacaksınız.İstanbul için çalışacağız. İstanbul’un havasına, tabiatına, siluetine gözümüz gibi bakacağız. Bize miras bu kadim şehrin sokaklarını güvenli bir hale getireceğiz. İstanbul iyi yönetilsin, düzgün yönetilsin diyeceğiz. İstanbul’u DEVA Belediyeciliği’yle buluşturacağız. Değil mi İdris Bey? Evet şimdi “İdris Şahin’i, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayımızı sahneye davet ediyorum. Biliyorsunuz İdris Bey bizim milletvekilimiz; kurucu üyemiz. Dört senedir demokrasi ve atılım bayrağını hakkıyla göğüsledi. Dört senedir DEVA çatısı altında memleketimiz için gecesini gündüzüne kattı. Kendisi avukat; Baro Başkanlığı görevinde bulundu. Adaleti bilmeyenlere cevap vereceğine eminiz. İdris Bey, İstanbul’a, büyükşehrimize DEVA olacak; İlçe belediyeleri için DEVA’lı adaylarımız İstanbul’un tüm ilçelerine DEVA olmak için çalışacaklar; İstanbul’u hep birlikte DEVA Belediyeciliği ile tanıştıracağız inşallah.Hep beraber İstanbul’dan bu iktidara kuvvetli bir sarı kart göstereceğiz.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin adayı Mansur Yavaş, Şereflikoçhisar’da Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Seçime giderken artık kimse icraatlarıyla oy istemiyor. Artık Türkiye bu hale geldi. Biz seçilmeden önce karalamalar yaptılar. Şu ana kadar da karalayacak bir şey bulamadılar. Merak ediyorum torbadan ne çıkacak? Ama bu kardeşinize hiçbir şey tutmaz. Müfettişler geliyor, raporlarını yazıyor. Soruşturmaya değer bir husus bulamıyorlar. Türkiye’de emeklilerin sorunlarına seyirci kalmayan belediye biziz. Altı aydır destek oluyoruz, desteklerimizi de artıracağız. Biz destek olamaya başladık diğerleri de ‘biz de vereceğiz’ demeye başladı. Bir sürü AK Partili belediye var. Neden destek vermiyorlar? ‘Projesi yok’ diyenler, projelerimi kopyalama başladı. Cebimden vermiyorum, Ankara halkından aldığımı, Ankara halkına veriyorum” dedi.
Yavaş’a Şereflikoçhisar SKM açılışında CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, CHP Şereflikoçhisar Belediye Başkan Adayı Mustafa Koçak, CHP Ankara milletvekilleri, ilçe başkanı ve il kadın kolları başkanı eşlik etti. Yavaş, şunları söyledi:
“ARTIK ANKARA’DA BİR ŞEYLER DEĞİŞMELİYDİ”
“Beş yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Beş yıl boyunca sizlerin parasını boşa götürecek hiçbir israfın içinde olmadım. Bana güvenenlerin başını eğdirmedim. Bizlere destek olan herkes, aldığımız duaların hepsine ortak oldu. Bizlere güvenen destek olan tüm hemşerilerime Allah razı olsun diyorum. Çok teşekkür ediyorum. Artık Ankara’da bir şeyler değişmeliydi. Dedikoduları hepiniz duyuyordunuz. Birisinin buna son vermesi gerekiyordu. Hiçbir Allah’ın kulunu ayırmadım. Benim vicdanım buna el vermez. Kim nereye oy verirse versin, elbette kendi düşüncesi vardır. Saygılı davrandım ve beş yıl boyunca bana oy vermeyenlere karşı benden bir söz duymadınız. İlk önce derhal ilçeleri dolaştık. İlçelerin, köylerin sorunlarını yerinde öğrendik. Koçhisar’da afet oldu hemen çıktık geldik.
“KURUŞUNA KADAR KİME NE ÖDENMİŞ GÖRÜYORSUNUZ”
Beş yıldır Türkiye’de ilk defa 4 binin üzerinde ihaleyi canlı yayınladık. Herkes olan biteni görsün. Kimseden saklayacak bir şeyimiz yok. Bütün harcamaları web sayfamızdan yayınlıyoruz. Kuruşuna kadar kime ne ödenmiş görüyorsunuz. Yaptığımız büyük projelerin üzerine maliyetini yazıyoruz. Meslek odalarıyla yan yana gelip, yaptığımız işin hesabını vatandaşımıza veriyoruz. Kendi başımıza karar almıyoruz. Kent Konseyimiz var. Bin 800 üzerinde her görüşten insanımız var. Ankara için sözü olan herkes orada fikrini ifade ediyor. Belediye meclisinde oy birliğiyle karar alıp bunları işleme geçiriyoruz. Kendi başımıza ‘proje yapıyoruz’ diye sizlerin tertemiz parasını çöp projelere asla gömmüyoruz.
“BİZİM ANKARA HALKININ PARASINI BOŞA GÖTÜRECEK PROJEMİZ YOK”
Belediyecilik anlayışımız çok farklı. Beypazarı’nda on yıl belediye başkanlığı yaptık. En ufak bir soruşturma dahi geçirmedik. Alnımız açık. Gözleri beton ve plastik arayanlara söylüyorum, ben oradan ayrılalı 15 yıl oldu. Hala oraya yılda 500 bin turist gidiyor. Koçhisar’da insanlar gökyüzünü seyretmeye de geliyor. Burası yeterince değerlendirilmiyor. Şereflikoçhisar’a da bir Mansur Yavaş lazım. İnşallah Mustafa başkanım da buranın Mansur Yavaş’ı olacak. Çakarlı araçlarla gezmiyorum. Ankara’nın hiçbir yerinde benim reklamımı görmediniz. Belediyenin içinde de benim fotoğrafımı asmak yasak. Biz mal varlığımızı da açıklıyoruz. İnşallah rakiplerimiz de mal varlıklarını açıklarlar. Asılan pankartların parasını kimin ödediğini açıklarlar. Bizim Ankara halkının parasını boşa götürecek projemiz yok. Benim çılgın projem falan yok.
“BU KARDEŞİNİZE HİÇBİR ŞEY TUTMAZ”
Herhangi bir köyde su akmıyorsa, o köyün kime oy verdiğinin ne önemi var? Vicdan sahibi bunları arar mı? 53 mahallemizde asbestli su borularını ortadan kaldırdık. 47 köye ücretsiz internet sağladık. 24 adet köyümüze yangın tankeri verdik. 117 bin ton asfalt attık ve köprüler yaptık. Kesimhane binası da açılışa açık. Şereflikoçhisar’a aile yaşam merkezi yapıyoruz. Seçime giderken artık kimse icraatlarıyla oy istemiyor. Artık Türkiye bu hale geldi. Biz seçilmeden önce karalamalar yaptılar. Şu ana kadar da karalayacak bir şey bulamadılar. Merak ediyorum torbadan ne çıkacak? Ama bu kardeşinize hiçbir şey tutmaz. Müfettişler geliyor, raporlarını yazıyor. Soruşturmaya değer bir husus bulamıyorlar.
“ANKARA HALKINDAN ALDIĞIMI ANKARA HALKINA VERİYORUM”
Bir personelim dahil savcılığa gidip ifade vermedi. ‘Yardımları kesecekler’ diyorlar. Eskiden yardımlar tek tek göstere göstere dağıtılırdı. Şimdi Başkent Kart ile birlikte esnafımızın da para kazanmasını sağlıyoruz. Ankara’da 200 bin aileye destek oluyoruz. Önceliğim insanların aç kalmaması. Hükümet de yapmıyor. Ailelere doğal gaz ve et yardımı veriyoruz. Bunları da artıracağız. Şereflikoçhisar’da 2 bin 139 aileye destek olmaya devam ediyoruz. Kırtasiye desteği sağlıyoruz. Destek olmadığımız aile yok. Başı dara düşenin Ankara Büyükşehir Belediyesi yanında. Koçhisar’da 3 bin 223 çiftçiye bir milyon 500 kilogram tohum desteği, 2 bin 270 çiftçiye mazot desteği, 539 çiftçiye sıvı gübre desteği, bin 92 çiftçiye sebze fide desteği sağladık. Hayvancılık yapanlar için sulama sistemine geçtik. Köylerde sulu tarıma geçilmesi için çalışmalar yaptık. Türkiye’de emeklilerin sorunlarına seyirci kalmayan belediye biziz. Altı aydır destek oluyoruz, desteklerimizi de artıracağız. Biz destek olamaya başladık diğerleri de ‘biz de vereceğiz’ demeye başladı. Bir sürü AK Partili belediye var. Neden destek vermiyorlar? ‘Projesi yok’ diyenler, projelerimi kopyalama başladı. Cebimden vermiyorum, Ankara halkından aldığımı, Ankara halkına veriyorum.”
]]>31 Mart yerel seçimleri öncesi gezilerine hız veren AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er’in son durağı baba ocağı Arapgir ilçesi oldu. İlçe girişinde adaklar kesilerek sevinçle karşılanan Sami Er’e hemşerilerinden büyük ilgi vardı.
İlçedeki programlar çerçevesinde ilk olarak AK Parti Arapgir İlçe Belediye Başkan Adayı Çetin Özdemir’in seçim ofisi açılışına katılan Sami Er, burada yaptığı konuşmada yaklaşan yerel seçimlerde kendisine ve Arapgir adaylarına destek istedi.
Programda ilk olarak söz alan AK Parti Malatya İl Başkanı Namık Gören şirin bir ilçe olan Arapgir’in AK Parti hükümetleri döneminde eser ve hizmetlerinden her zaman nasibini aldığını ifade ederek, “Hani derler ya tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmazmış. Elhamdülillah bizim tarlada izimizin olduğuna inanıyoruz” dedi.
Arapgir’e yapılan yatırımlardan da bahseden Gören, doğalgazın ilçeye getirildiğini ve şuanlar da yüzde 60 oranında kullanım olduğunu söyleyerek bunu kısa sürede yüzde 100’lere çıkarmak hedefinde olduklarını dile getirdi. Yine Arapgir’in alt yapısı, içme suyu ishale hattının değişimi, arıtma tesisi gibi hizmetleri de tamamlandığını ifade eden Gören, Arapgir’in bu seçimlerde Cumhur İttifakı olarak AK Parti’yi rekor oyla sandıklarda destekleyeceklerine inandığını ifade etti.
“Sizlerle birlikte önemli işler yapacağımızı umuyorum”
Daha sonra söz alan AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er de doğup büyüdüğü ve lise öğrenimine kadar kaldığı baba ocağında olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, yaklaşan seçimler nedeniyle hemşerilerinin büyük desteğini alacağından şüphesinin olmadığını dile getirdi. 1993 yılında belediyeciliğe başladığının altını çizen Sami Er, “Cumhurbaşkanımızın o efsane belediyecilik ruhu ile o dönem bizimde belediyecilik hayatımız başladı. Allah’a hamd olsun uzun süredir belediyeciliğin tüm alanlarında görev almış bir kardeşiniz olarak Malatya’da da sizlerle birlikte önemli işler yapacağımızı umuyorum” dedi.
Göreve geldiklerinde Büyükşehir Belediyesi olarak ilçelerde de önemli hizmetlere imza atacaklarını ifade eden Er, Arapgir’de de Çetin Özdemir’in halkın teveccühü ile göreve gelmesi sonucunda uyum içerisinde çalışarak merkezi hükümetin de destekleri doğrultusunda hizmetlerini Arapgirlilerle buluşturacaklarını söyledi.
Arapgirlilerin desteğini her zaman hissettiklerini belirten Er, “31 Mart’ta bir oy bizlere, bir oy Çetin Özdemir’e inşallah. Bunu sizlerden ısrarla talep ediyorum. Cumhurbaşkanımız bizi sizlere emanet etti, sizlerin de bu emanete sahip çıkacağına kuşkumuz yok” ifadelerini kullandı.
Sami Er, muhtarlarla bir araya geldi
Konuşmaların ardından AK Parti Arapgir İlçe Belediye Başkan Adayı Çetin Özdemir’in seçim irtibat ofisi dualarla açıldı. Açılışın ardından AK Parti Malatya İl Başkanı Namık Gören ile Arapgir Muhtarlar Derneği Başkanı Özgür Çataltaş ve muhtarlarla bir araya gelen Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, burada da göreve geldiklerinde Arapgir ve Malatya için yapacakları hizmetlerden bahsetti.
Ziyaretlerinde özellikle muhalefet partilerinin seçmenlerinin de desteğini aldıklarını belirten Er, “Bizim geçmişte Malatya’da yaptığımız hizmetleri, çalışmaları bilenler bizlere desteğini açıklıyorlar” dedi.
Geçmişte yaptıkları hizmetleri her alanda daha da arttırarak Malatya’ya hizmet edeceklerini vurgulayan Sami Er, “Tecrübelerimize dayanarak İnşallah geçmişte yaptığımız hizmetlerin 3-5 katı fazlasını yapacağız. Özellikle kırsal mahallelerimizde, tarımla uğraşan halkımızın zorluklarla karşılaşmaması adına yayla ve tarım alanlarına giden yolları yapacağız” diye konuştu.
Muhtarlarla buluşmasının ardından AK Parti Malatya İl Başkanı Namık Gören, Arapgir Belediye Başkan Adayı Çetin Özdemir, İlçe Başkanı Kamil İnbaşı ve teşkilat üyeleri ile Arapgir Kaymakamı Fikri Badioğlu’nu makamında ziyaret eden Sami Er, ilçedeki tüm esnafları da ziyaret ederek sorun ve taleplerini dinledi.
Gün sonunda ziyaretlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, “Bugün doğup büyüdüğüm kendi ilçem Arapgir ilçemizdeydik. Sabah coşkulu karşılamaları için hepsine teşekkür ediyorum. Sonrasında hemşerilerimizle, esnaflarımızla, muhtarlarımızla hemhal olduk, sorunlarını dinledik, taleplerini aldık. İnşallah göreve geldiğimizde kendilerine neler yapabileceğimizi, köylerimize, ilçemize ne tür hizmetler getireceğimizi konuştuk” ifadelerine yer verdi. – MALATYA
]]>Hatipoğlu, AK Parti’nin Odunpazarı Belediye Başkan adayı Özkan Alp ile Eskişehir Şehirler Arası Otobüs Terminali’ni ziyaret ederek, esnafın ihtiyaç ve beklentilerini dinledi.
Her gün on binlerce insanın ailesine ve sevdiklerine kavuşmasını sağlayan terminal esnafıyla buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Hatipoğlu, “İnşallah 31 Mart’tan sonra tüm sevdiklerimizle güzel ve refah günler yaşayabilmemiz için özveriyle çalışarak, Eskişehir’imize hizmet edeceğim.” dedi.
Daha sonra Hatipoğlu, SS Eskişehir Halk Otobüsü Sahipleri Taşıma ve İşletme Kooperatifi Başkanları Ferhat Işıkel, Ahmet Cemali Tuna ve üyelerle buluştu.
Karapınar Mahalle Muhtarı Mustafa Gazi Uzun’u ziyaret eden Hatipoğlu, mahalle hakkında bilgiler aldı.
Eskişehir’de hizmet eşitsizliğinin AK Parti belediyeciliğinde ortadan kaldırılacağını, her vatandaşın eşit hizmete ulaşacağını belirten Hatipoğlu, “Eskişehir’de vatandaşlar hizmet göremediğinden yakınıyor. Herkesin bildiği gibi kentimizde 1-2 mahalle haricinde hizmet gören bölge yok. Yollar, altyapı ve çevre düzenlemeleri acınacak halde. Biz, talip olduğumuz göreve geldiğimizde 31 Mart’tan hemen sonra bu çalışmalara ivedilikle başlayıp, halkımızı layık olduğu hizmetlerle buluşturacağız.” ifadesini kullandı.
“Değişim 31 Mart’ta gelecek”
Nebi Hatipoğlu, Özkan Alp ile TOKİ sakinlerine gerçekleştirdiği ziyarette, “Mevcut belediye, hükümetimizin vatandaşımıza değer vererek inşa ettiği TOKİ’ye ‘1 çivi bile çakmam’ diyerek, herhangi bir hizmet yapmadı.” değerlendirmesinde bulundu.
Karapınar sakinlerinin AK Parti belediyeciliğinde kaderine terk edilmeyeceğini, Vişnelik ve Batıkent gibi mahallelerle aynı hizmetleri alacağını ifade eden Hatipoğlu, şöyle konuştu:
“Hükümetimiz, bütün vatandaşlarımıza verdiği değerle buraya bu konutları yaptı ve sizlere sundu ancak konutlar yapıldıktan sonra bu bölgenin belediye tarafından yapılması gereken imar planlaması hala yapılmadı. Burası teslim edileli yıllar oldu ve hala mahremiyet bölgesi gibi duruyor. Burada bir dükkan yok, alışveriş yapılacak bir yer ve cami yok. Buranın camiye ihtiyacı var ayrıca insanların şehre kolay ulaşacağı bir hizmetin mutlaka olması lazım. İnşallah buradaki eksiklikleri tamamlamak bize nasip olacak çünkü bu mahallenin sorunları var. Eskişehir’in çehresinin ve hizmetsizlik anlayışının değişmesi için bir değişim olması lazım. Bu değişimin 31 Mart’ta geleceğine yürekten inanıyoruz. O günden itibaren vatandaşımız için çalışacağımıza söz veriyoruz.”
“Uyarıyorum, vatandaşın sağlığıyla oynamayın”
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hatipoğlu, Hak-İş Sendikası üyeleriyle bir araya geldiği etkinlikte, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğünün vatandaşlara bir mesaj gönderdiğini hatırlattı.
Nebi Hatipoğlu, şunları dile getirdi:
“Mevcut belediye, halk sağlığıyla ilgili büyük bir sorun oluşturabilecek açıklamalar yapıyor. Gerek sosyal medya gerekse televizyon programlarında projelerimizin bir kısmını açıkladığımızı görüyorsunuz. Bu projelerimizden birisi de su sorunuydu ancak bugün enteresan bir olay oldu. Göreve geldiğimizde 2 yıl içinde gerekli yatırımları yaparak, musluk suyunun içilebilir hale geleceğini söyledik. Mevcut belediye bizim anlattığımız su projesini duyunca, hiçbir yatırım yapmadan herkese ‘Su içilebilir’ şeklinde mesaj attı. ‘Madem içilebilir oluyordu, 25 yıldır neden yapmadınız da vatandaşı damacana suya mahkum ettiniz’ diye sormazlar mı? Buradan uyarıyorum, vatandaşın sağlığıyla oynamayın.”
]]>Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Celal Mümtaz Akıncı, “Gençler için öğrenci yurtları çoğaltılması lazım, bugün öğrenci arkadaşlarımızın çektiği sıkıntının başında barınma sorunu geliyor. Onun dışında beslenme sorunu geliyor. Çünkü gerçekten son dönemde yaşanan hayat pahalılığı sebebiyle öğrenci arkadaşlarımızın yeteri derecede beslenemediklerinin farkındayız. DEVA Partisi olarak bu anlamda sosyal projeler geliştirip hatta onların boş zamanlarını da üretime katkı sağlamaları, okul dışındaki zamanlarında alınlarının teriyle ürettikleri ürünleri satarak kendilerine kaynak, harçlık sağlamaları için atölyeler kuracağız. Herkesin yüzünün güldüğü mutlu, huzurlu, derdine deva bulmuş bir Ankara tahayyül ediyorum” dedi.
DEVA Partisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Celal Mümtaz Akıncı ve DEVA Partisi Çankaya Belediye Başkan Adayı Selin Karsak, ANKA Haber Ajansı’nı ziyaret etti.
Plan ve projelerinden bahseden Akıncı şöyle konuştu:
“ADALETSİZLİĞE SON VEREREK DÜRÜST, İLKELİ, GERÇEKTEN HİZMETE YÖNELİK, ANKARALI HEMŞEHRİLERİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA ONUN İLİM ADAMLARI TARAFINDAN TESPİTİ SURETİYLE EN GÜZEL HİZMETİ YAPMAK AMACIYLA ADAY OLDUK”
“Ben malumunuz emekli bir Anayasa Mahkemesi üyesiyim, 25 yıllık da avukatlık deneyimim var. Dolayısıyla adalet çok önemli. Hep söylediğimiz gibi adalet devletin temeli, mülkün temeli diye ifade ediyoruz. Bu anlamda belediyeyle de hizmetlerde adaletle hakkaniyete uygun ve dürüstlükle bir hizmet politikası izlemeyi düşünüyoruz. Adalet deyince gerçekten çok geniş bir kavram bu. Adalet nedir? Her şeyi yerli yerine koymaktır. Örneğin kayırmacılık yapmak adaletsizliktir. İşi ehline vermemek adaletsizliktir. Bunlar maalesef Türkiye’de yaşadığımız sıkıntılar önceki dönemlerde. Bu nedenle belediye başkanlığımız sürecinde de inşallah adaletsizliğe son vererek dürüst, ilkeli, gerçekten hizmete yönelik, Ankaralı hemşehrilerimizin neye ihtiyacı varsa onun ilim adamları tarafından tespiti suretiyle en güzel hizmeti yapmak amacıyla aday olduk.
“TRAFİKTE AKILLI SİSTEMLERLE, AKILLI KAMERALARLA VE YAPAY ZEKAYLA GEREKSİZ BEKLEMELERİ, ZAMAN VE YAKIT KAYBINI ENGELLEMEK İÇİN BİR PROJEMİZ VAR”
Maalesef Ankara trafiği de İstanbul trafiği gibi çok yoğun hale gelmeye başladı. Trafikte zaman ve yakıt kaybetmeye başladık. Trafikte akıllı sistemlerle, akıllı kameralarla ve yapay zekayla gereksiz beklemeleri, zaman ve yakıt kaybını engellemek için bir projemiz var. Onu uygulayacağız inşallah. Onun dışında ülkemiz su fakiri olma yolunda hızla ilerliyor. Ne yazık ki küresel ısınmadan dolayı çok büyük bir su kaybı söz konusu. Bu su kaybının önlenmesi için projeler geliştirip yer altı barajları yapılması suretiyle buharlaşma nedeniyle doğan su kaybının engellenmesini sağlayıp Ankara’nın susuz kalmaması için çaba göstereceğiz. Su olmadan hayat olmaz. Bu çok önemli bir şey. Yapılması gereken proje diye düşünüyorum.
“EGO GARAJI’NDAKİ ARSAYI İMAR DEĞİŞİKLİĞİ YAPARAK ÖNCEKİ BELEDİYELERDEN BİR TANESİ SATTI VE ORADA ŞU ANDA MERKEZ ANKARA DİYE DEVASA BETON BLOKLAR OLUŞTU”
Kayırmacılık yapmadan belediyenin imkanlarını en akıllı şekilde israf etmeden kullanmak amacındayız. Yanlış örnekler var ne yazık ki yaşadığımız. Ankara Belediyesi mesela bir EGO Garajı vardı. Ego Garajı’ndaki arsayı imar değişikliği yaparak önceki belediyelerden bir tanesi sattı ve orada şu anda Merkez Ankara diye devasa beton bloklar oluştu. Halbuki belediyenin bu arsayı kendi şirketleri vasıtasıyla konut yapıp oradan elde ettiği gelirlerle sosyal konutlar yaparak dar gelirli vatandaşlarımızın konut ve kiralık ev ihtiyaçlarını karşılanması için değerlendirilebilirdi. ya da oradan elde edilen finans kaynağıyla raylı sistem ya da metro sistemlerinin yapılması için para harcanabilirdi. Ne yazık ki yeterli kaynak bulunamadığı için belediyeler ya ülke dışından kredi almak zorunda kalıyorlar ya da ülke içindeki bankalardan kredi aramak zorunda kalıyorlar. ve bu da hizmeti ne yazık ki aksatıyor.
“HERKESİN YÜZÜNÜN GÜLDÜĞÜ MUTLU, HUZURLU, DERDİNE DEVA BULMUŞ BİR ANKARA TAHAYYÜL EDİYORUM”
Gençler için öğrenci yurtları çoğaltılması lazım, bugün öğrenci arkadaşlarımızın çektiği sıkıntının başında barınma sorunu geliyor. Onun dışında beslenme sorunu geliyor. Çünkü gerçekten son dönemde yaşanan hayat pahalılığı sebebiyle öğrenci arkadaşlarımızın yeteri derecede beslenemediklerinin farkındayız. DEVA Partisi olarak bu anlamda sosyal projeler geliştirip hatta onların boş zamanlarını da üretime katkı sağlamaları için atölyeler kurup okul dışındaki zamanlarında alınlarının teriyle ürettikleri ürünleri satarak kendilerine kaynak, harçlık sağlamaları için atölyeler meydana getirip o atölyeler öğrenci arkadaşlarımızın gelir elde etmelerini ve öğrenci harçlıklarını kendilerinin çıkartmalarını hem de kendi alın teriyle terleriyle edindikleri parayla ihtiyaçlarını gidermelerinin yollarını arayacağız.
Havası temiz, suyu bol, yeşillik bir Ankara tahayyül ediyorum, düşünüyorum. ve herkesin yüzünün güldüğü mutlu, huzurlu, derdine deva bulmuş bir Ankara tahayyül ediyorum. İnşallah bu tahayyüllerim bu umutlarım gerçek olur.”
“BİZLER DE STK’LARIMIZLA BERABER ÇANKAYA’YI YÖNETMEK İSTİYORUZ”
Karsak da şunları söyledi:
“Çankaya’nın sıkıntılarıyla alakalı bunları gidermek adına birçok projemiz var tabii ki. En başta bize daha önceleri sahada iletilen kreş, bakım evleri vardı. Çankaya’mızın 123 mahallesinde sadece 14 adet bakımevi gözüküyor. Öncelikli olarak bunu geliştireceğiz. Bunların sayılarını arttırmaya çalışacağız. İkincisi tabii ki çok fazla altyapı sorunu var. Bunların çözümünde gerekli her şeyi hazırladık. Yerel yönetimler ve şehir planlamacılık eylem planlarımızda da bunları tek tek açıklamıştık. Tabii ki burada bir önemli faktör de Çankaya çok fazla STK’larımızın bulunduğu bir ilçemiz. Bizler de STK’larımızla beraber Çankaya’yı yönetmek istiyoruz.
Gençlerimiz için evinden, okuldan çıktığı zaman, onların vakit geçirebileceği kitap okuyabilecekleri, sosyal faaliyetler, sporsal faaliyetlerde bulunabileceği merkezler düşünüyoruz Çankaya’da. Bir diğer projemiz de bizim yaşlılarımıza yönelik. Şu an belediyelere ait bir huzurevi yok. Bizim hem yatılı aynı zamanda da sabah bırakıp akşam alınabilecek bir şekilde huzurevi projemiz var.
“KADIN VARSA ÇÖZÜM VARDIR SLOGANIYLA ÇIKTIĞIMIZ BU YOLDA ÇANKAYALI TÜM KADINLARIMIZI DA BİZLERLE BERABER ÇALIŞMAYA, BİRLİK OLMAYA DAVET EDİYORUZ”
Daha özgür daha daha şeffaf belediyecilikle yönetilen bir Çankaya hayal ediyoruz. Çankaya’da tek kadın adayıyım. Kadın varsa çözüm vardır sloganıyla çıktığımız bu yolda Çankayalı tüm kadınlarımızı da bizlerle beraber çalışmaya, birlik olmaya davet ediyoruz.
Özetle siyasetin temel sorunu olan ‘Biz biliriz’, ‘Zaten sorun bu’ demeden o alanın uzmanlarını, o derdin muhataplarını yönetime aktif bir şekilde katarak çalışacağız. Bu yüzden Çankaya’da bulunun bütün STK’lar, dernekler, gençler ve kadınları bu sürecin aktif bir parçası haline getireceğiz.”
]]>Şanlıurfa’da tarımdan bilime, eğitimden kültür ve turizm alanına kadar birçok projeye imza atan AK Parti Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, “Türkiye Yüzyılı Şanlıurfa vizyonu” ile proje tanıtım programı düzenledi. Mehmet Akif İnan Konferans salonunda gerçekleşen programa, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili ve TBMM İdari Amiri İbrahim Eyyüpoğlu, Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli, Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş, AK Parti gençlik kolları, kadın kolları, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Beyazgül, yeni dönemde yapılacak olan projeleri tek tek vatandaşlara anlattı. Beyazgül, “Göreve geldiğimiz günden bu yana bizim için her zaman halkımızın talebi bizim için bir görev, bizim için bir proje, gerçekleştireceğimiz bir amaç olmuştur. Buraya projelerimizi getirdik ama projelerimiz bu kadar değil. Buradaki projelerimizin sayısı çok fazla ama yine halkımızın talepleri bizim projelerimiz olmaya devam edecektir. Belediyemizin büyün refah ve kaynakları vatandaşlarımıza, halkımıza dönecektir. Şanlıurfa’da güçlü bir belediyemiz var büyükşehir belediyesi olarak asfaltımızı kendimiz üretiyoruz. İlaçlama, sulamayı, fidan üretimini, çiçek üretimini, organik gübreyi kendimiz üretiyoruz. Yedek parçayı kendimiz üretiyoruz. Yapmadık bir iş bırakmadık nedeni ise tasarruf yaparak buradan elde edilecek gelirin vatandaşlarımıza hizmet olarak geri dönmesi içindir. Şanlıurfa’da bütün ilçe belediye başkanlarımızla el birliği gönül birliği içerisinde olduk. Kol kola girerek göreve geldiğimiz zaman hizmetten başka hiçbir şey konuşmadık. Hangi ilçemizin ne eksiği varsa el birliği ile destek verdik. Her ilçemizin de birbirinden güzel proje ve hizmetleri var. Yeni dönemde de birlikte devam edeceğiz. Çok güzel işlere hep birlikte imza atacağız” dedi.
Beyazgül’den raylı sistem müjdesi
Konuşmalarının ardından yeni dönemde Gerçek Belediyecilik vizyonu ve Türkiye Yüzyılı Vizyonu ile Şanlıurfa’ya kazandırılacak projelerin tanıtım sunumunu yapan Beyazgül Şanlıurfa’ya raylı sistemi kazandıracaklarını kaydetti. Bunun için gerekli fizibilite çalışmalarının tamamlandığını kaydeden Beyazgül, ulaşım master planı olmadığı için ilk olarak ulaşım master planını yaptıklarını ve yeni dönemde Şanlıurfalı vatandaşların raylı sistemle tanışacaklarını sözlerine ekledi.
“Tugay’ın yeni yerine taşınmasını sağlayacağız”
Şanlıurfa’nın merkezinde bulunan Ali Saip Ursavaş Kışlası’nın (Tugay) taşınması konusunda da projelerinin hazır olduğunu kaydeden Beyazgül, “Tugayın taşınmasına yönelik çalışmalar tamamlandı. Mutabakat sağladık. Özel mülk olan bazı alanların da alınmasıyla birlikte gerekli çalışmaları yaparak Tugayın yeni yerine taşınmasını sağlayacağız. Burada vatandaşlarımıza yemyeşil bir alan ve sosyal donatı alanları kazandıracağız” ifadelerini kullandı.
“GES ve rüzgar enerjisi yatırımlarını artırıyoruz”
Güneşlenme gün sayısı oldukça fazla olan Şanlıurfa’da yeni GES yatırımları gerçekleştireceklerinin altını çizen Beyazgül, “Şanlıurfa’da güneşten maksimum oranda faydalanmak adına belirlenen alanlarda yeni GES yatırımları yaparak buradan elde edeceğimiz gelirleri belediyemiz giderlerinde kullanacağız ve buradan elde edilecek tasarruf sayesinde de vatandaşlarımıza daha hızlı hizmet ulaştıracağız. Aynı zamanda şehrimizin rüzgar kapasitesini de değerlendirmek adına rüzgar tribünleri kurulumunu kısa sürede başlatarak buradan da enerji elde edeceğiz” şeklinde konuştu.
Yeni üniversite ve belediyenin tek çatı altında birleşmesi
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi adına yeni bir alanda yapılacak olan belediye hizmet binası için belediye bünyesindeki birimlerin tek çatı altında toplayacak olan kampüs projesini de yakın zamanda hayata geçireceklerini kaydeden Beyazgül, yeni üniversitenin kurulması için de gereken desteğin ve alanın verileceğini aktardı.
Kültür ve kongre merkezi, yeni otogar
Şanlıurfa’ya yeni bir kültür ve kongre merkezi kazandıracaklarının da müjdesini veren Beyazgül, otogarın da yeni yerine taşınarak orada hizmet vermeye başlayacağını, şehre yeni otogar kazandıracaklarını kaydetti.
Meslek gruplarına 7 bin dönümlük alan tahsisi
Kente yapılacak projelerde her zaman olduğu gibi meslek guruplarını da unutmayan Beyazgül, “Meslek gruplarına 7000 dönümlük alan tahsisi gerçekleştireceğiz,. Buradaki çalışmaları da bakanımızın ve milletvekillerimizin de destekleriyle meslek guruplarımızın hizmetine sunacağız” diye konuştu.
Beyazgül ile Şanlıurfa’da yeni dönem projelerle geçecek
Kente kazandırılacak projeleri lansman toplantısıyla sunum eşliğinde kamuoyuna aktaran Başkan Beyazgül, “Şanlıurfa’ya millet kütüphanesi yapılacak. Karakoyun Mahallesi 1. Etap 374 konutun temeli atılacak. Şehitlik, Hızmalı ve Atatürk Mahallesi kentsel dönüşüm alanı 2. ve 3. etabına başlanacak. Kuzey Şehir Konut Projesi 1. Etap devam ediyor. 2. Etap 2200 konutun yapımına başlanacak. Fuar alanı katlı kavşağı projesi hayata geçirilecek. Yeni üst geçitler yapılacak. 200 adet yeni otobüs alımıyla ulaşımda konfor artacak. Şehir hastanesi bölgesinde katlı kavşaklar hayata geçirilecek. Şehir hastanesi önü 50 metrelik yol ulaşıma açılacak. Aşık – Öğütçü otoban köprülü kavşağı şehre kazandırılacak. Azerbaycan Bulvarı – Kuzeyşehir 50 metrelik bağlantı yolu yapılacak. Azerbaycan Bulvarı – Bozova Çevre yolu bağlantısı yapılacak. Germuş – Ulubağ Mardin Yolu kavşağı birleştirilecek. Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı genişletilecek. Kırsalda kalıcı ve sürdürülebilir sıcak asfalt uygulamalarına hız kesmeden devam edeceğiz. Karakoyun Deresi Güney Yolunu 25 Metre Bandına Çıkartacağız. Akabe Gençlik Parkı, Yaylak Mesire Alanı, Ceylanpınar Mevlana Parkı, Çatak Mesire Alanı, Karaköprü Güllübağ Parkı, Karaköprü Seyrantepe Parkı, Yaslıca orman parkı, Yenice Vadi Parkı, Halil’ür Rahman Kent Ormanı, Büyükşehir Millet Bahçesi, Karaköprü Bölge Parkı, Viranşehir Sulutepe Mesire Alanı, Halfeti Argıl Mesire Alanı, Ay Yapı Bölge Parkı, Hobi bahçesi 2. Etap Esentepe Seyir Parkı projesini hayata geçireceğiz. Büyükşehir Millet Bahçesi Projesini şehrimize kazandıracağız. Halil’ür Rahman Kent Ormanı Projesini şehrimize kazandıracağız. Çevikkuvvet Millet Bahçesi Projesini hayata geçireceğiz. Bisiklet yollarını çoğaltacağız, ilk etapta 5 bin bisiklet gençlerimize hediye edeceğiz. Hobi bahçesi 2. Etap projesini hayata geçireceğiz. Her ilçemize kent meydanı kazandıracağız. Çatak bungalov tesisleri 2. Etap şehrimize kazandıracağız. Yeşildirek Kentsel Dönüşüm Projesi Tamamlanacak. Eski sanayi 2. etap 1. bölüm inşaat çalışmalarını başlatacağız. Alibaba Kentsel dönüşümünü gerçekleştireceğiz. Paşabağı kentsel dönüşüm alanı 57 bin dönümlük alanın inşasına başlayacağız. Tarım alanlarının korunması için alternatif yeni yerleşim alanı inşa edeceğiz. Birecik yeni sebze ve meyve hali yapacağız. Üretim paketleme ve markalaşma için fabrika kuracağız. Dezavantajlı vatandaşlarımıza geçici misafirhane desteği vereceğiz. Tarihi Şanlıurfa surlarını gün yüzüne çıkaracağız. 11 Nisan ve tarih panorama müzesi kuracağız. İslam alimleri panorama bilgilendirme merkezimizi hayata geçireceğiz. Yıldız Meydanı Haşimiye Meydanı arasını turizm adasına dönüştüreceğiz. Kalkan – Balıklıgöl Platosu arasında kalan 137 tarihi mağarayı kültür vadisi haline getireceğiz. Yöresel ara sıcak yemeklerimiz için yeni üretim tesisleri kuracağız. Harran’da astronomi şenlikleri düzenleyeceğiz. Bozova bungalov evlerde gençlik kampı projesini başlatacağız. Çarmelik kırsal yaşam tarım müzesinde çiftçi eğitimine başlayacağız. Şanlıurfa’mıza yeni sanat sokakları kazandıracağız. Haleplibahçe -Yakubiye Turizm Gelişme Alanı Olarak Şehrimize Kazandıracağız. Karacadağ kayak merkezine bungalov evler kazandıracağız. Halfeti ve Bozova ilçelerimizde kentsel tasarım projesini etaplar halinde Şanlıurfa’mıza kazandıracağız. Yem bitkileri üretimi ve desteğini arttırarak devam ettireceğiz. İhtiyaç sahibi çiftçilerimize buğday, mısır, pamuk, arpa ve tohum desteği vereceğiz. Yılda 3 milyon fide üretimi yapıp halkımıza hibe edeceğiz. ŞATEM Şanlıurfa akıllı tarım eğitim merkezinde uygulama sahası yapacağız. Uzay tarımı ve yeni nesil tarım alanları kuracağız. Birecik’te Şabut Balığı üretim tesisi kuracağız. Ata tohumların gelecek nesillere aktarılması için tohum bankası kuracağız. Sıfır atık koordinasyon merkezi kuracağız. Lunaparkımızı Şanlıurfa’mıza kazandıracağız. Gençlerimiz için kitap kafe merkezleri yapacağız ve ücretsiz çorba ikram edeceğiz. Gençlerimize kamp ve gençlik merkezi yapacağız. Gençlerimize GO-KART pisti yapacağız. Çocuk kütüphaneleri yapacağız, çocuk köyü kuracağız. Şanlıurfa merkezde tam donanımlı futbol tesisi yapımına başlayacağız. İlçelerimizde gençlik merkezlerimizi yaygınlaştıracağız. Şanlıurfa merkezde kapalı yarı olimpik yüzme havuzlarını arttıracağız. Büyük parklarımıza satranç evleri kazandıracağız. Kütüphanemizin olmadığı ilçemiz kalmayacak, Şanlıurfa merkezde okçuluk sporunu destekleyeceğiz, ilçelerimizde sentetik futbol sahası sayılarını arttıracağız, çocuklarımız için kreş sınıfı projelerimizi hayata geçireceğiz gece çalışan ailelerimizin çocukları için gece kreşleri açacağız, akademik destek merkezlerimizin sayılarını arttıracağız, ‘kadınız biz’ adlı web sitesi kurulumu yapılıp kadınlarımıza her konuda destek sağlayacağız, çocuk meclisi oluşturacağız, atletizm stadı yapacağız, sporcu fabrikası kuracağız, ilçelerimize 6 adet spor antrenman salonları kazandırmaya devam edeceğiz, Viranşehir Ceylanpınar entegre katı atık tesisini şehrimize kazandıracağız, merkezde yeni entegre atık tesisi yapacağız, tıbbi atık sterilizasyon tesisini modernize edeceğiz, iklim değişikliği eylem planını hayata geçireceğiz, bitkisel atıklardan pelet üretim tesisi yapacağız, atık suların (gri su) peyzaj alanlarında kullanılması projesini şehrimize kazandıracağız, şehrimizde kömür kullanılan mahallelerde doğal gaz dönüşümünü destekleyerek şehrin hava kalitesini iyileştireceğiz, Bozova guergh (kurtboğan) yetiştirme merkezi projesi hazırlandı yapımına başlayacağız, Viranşehir ilçesi kanalizasyon şebekesi atık su arıtma tesisi yatırımlarımıza devam edeceğiz, 25.560 m3/gün kapasiteli Birecik atıksu arıtma tesisi projesi şehrimize kazandıracağız, 37.183 m3/gün kapasiteli Suruç atıksu arıtma tesisi projesi ilçemize kazandıracağız, 65.679 m3 kapasiteli Viranşehir atıksu arıtma tesisi projesi ilçemize kazandıracağız, 31 km uzunluğundaki Halfeti kanalizasyon şebeke hattımızı yenileyeceğiz, 43 km uzunluğunda Bozova kanalizasyon şebeke hattımızı yenileyeceğiz, 54 km uzunluğunda Halfeti içmesuyu şebeke hattımızı yenileyeceğiz, 5,5 km isale hattı 3 tane depo 4 adet kuzeyşehir bölgemize içmesuyu merkezleri ve depolar yapacağız, 45 km uzunluğunda bozova içmesuyu şebeke hattımızı yenilyeceğiz, viranşehir’de atık aktarma istasyonu yapacağız, haşimiye meydanı projesini hayata geçireceğiz, atlılar evi restorasyonunu tamamlayıp şehrimize sosyal tesis olarak kazandıracağız” ifadelerine yer verdi.
Yeni dönemde projelerin sayısını artırarak daha güçlü bir şekilde yola devam edeceklerini vurgulayan Beyazgül, bir vatandaşımız çıkacak bu uygulama yapılmalı diyecek o düşünce bizim projemiz olacak ve hayata geçecek ifadelerine yer verdi.
Proje lansman toplantısı toplu fotoğraf çekimi ile son buldu. – ŞANLIURFA
]]>İl Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Demokrasi Meydanı’nda saat 13.00’te gerçekleştirilecek program öncesi il teşkilatı, özel bir komisyon kurarak çalışmaları ve hazırlıkları gözden geçirdi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Tever, mitinge katılımın her zamanki gibi yoğun ve coşkulu olmasını beklediklerini belirterek, “Hemşehrilerimizi, Sayın Cumhurbaşkanımızı karşılamaya, onu coşku ve heyecanla dinlemeye, Sakarya’ya yakışır bir şekilde ağırlamaya ve bu demokrasi şöleninde yer almaya davet ediyorum. Geçmişte olduğu gibi şimdi de tüm hemşehrilerimizin aynı teveccüh ve iradeyi göstererek Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında duracağına yürekten inanıyor, liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı huzur bulduğu Sakarya’mızda karşılamak için sabırsızlanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Cumhur İttifakı Serdivan Belediye Başkan adayı Çelik, esnafı ziyaret etti
Cumhur İttifakı Serdivan Belediye Başkan adayı Osman Çelik, İstiklal Mahallesi Çark Sanayi ve Bahçelievler Mahallesi’nde esnafı ziyaret etti.
Çelik, yaptığı açıklamada, Cumhur İttifakı denince akla ilk önce hayal edilemeyen yatırımların yapılması, Türkiye’nin kalkınma hamlesi ve yerel yönetimlerdeki başarısının geldiğini belirterek, “Bu, milletimize olan sevdamızın ve şehirlerimize yaptığımız hizmetlerimizin bir yansıması aslında. 31 Mart’ta ülke olarak yeni bir seçim yapacağız. Bizler, büyükşehir belediyemizle ilçe belediyelerimizle ve bütün teşkilatlarımızla birlikte örnek belediyecilik anlayışını devam ettireceğiz. İnşallah 31 Mart akşamı da kazanan yine ülkemiz, Serdivanı’mız ve milletimiz olacak.” değerlendirmesinde bulundu.
Çelik, “önce insan” anlayışıyla hareket edeceklerini vurgulayarak, yatırım yapan, üreten, ihraç eden anlayış içerisinde çalışmalar sürdüren müteşebbislerle memlekete hizmet etmek için ortak çalışmalar yapmak istediklerini kaydetti.
Cumhur İttifakı Adapazarı Belediye Başkan adayı Işıksu, muhtarlarla buluştu
Adapazarı Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın AK Parti’den Belediye Başkan adayı Mutlu Işıksu, muhtarlarla bir araya geldi.
Belediyeden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Işıksu, çalışma döneminde muhtarla istişareleri hiç bırakmadıklarını belirterek, ilçeye eser ve hizmetleri muhtarlarla birlikte kazandırdıklarını kaydetti.
Adapazarı için daha yapacak çok işlerinin olduğunu aktaran Işıksu, “Her mahallemizde, her sokağımızdayız ve yanımızda hep muhtarlarımız var, Rabbim hepsinden razı olsun. Bu birlik ve beraberlikle şehrin kalbi Adapazarı’mız için daha yapacak çok işimiz var inşallah. Hep birlikte gayretle Adapazarı için yola devam.” ifadelerini kullandı.
Toplantıda, AK Parti Adapazarı İlçe Başkanı Samet Çağlayan, MHP Adapazarı İlçe Başkanı Recep Usta ve Sakarya Muhtarlar Federasyonu Başkanı Erdal Erdem de yer aldı.
Cumhur İttifakı Erenler Belediye Başkan adayı Şengül, belediye meclis üyesi adaylarıyla buluştu
Erenler Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın AK Parti’den Belediye Başkan adayı Rahmi Şengül, belediye meclis üyesi adaylarıyla bir araya geldi.
Belediyeden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Şengül, Cumhur İttifakı adayı olarak 20 günü aşkın süredir sahada olduklarını belirterek, “İnşallah kalan süreçte de hep birlikte sokak sokak, cadde cadde gezecek Cumhur İttifakı olarak en yüksek oyu alabilmek için çok çalışacağız.” ifadesini kullandı.
Şengül, Erenler için durmadan, yorulmadan aşkla çalışacaklarını kaydetti.
Toplantıda, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Fikret Kesim, AK Parti İlçe Başkanı Ömer Barik ve MHP İlçe Başkanı Mustafa Tamer de yer aldı.
Cumhur İttifakı Hendek Belediye Başkan adayı Babaoğlu, seçmen iletişim merkezi açılışına katıldı
Hendek Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın MHP’den Belediye Başkan adayı Turgut Babaoğlu, Yenimahalle Seçmen İletişim Merkezinin açılışına katıldı.
Açılışa katılanlara hitap eden Babaoğlu, ilçede hizmetle dolu 5 yıl geçirdiklerini belirtti.
İlçede yaptıkları altyapı çalışmalarından ve hayata geçirdikleri projelerden bahseden Babaoğlu, “Yakışanı yaptık, daha fazlasını yapacağız. Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Sayın Yusuf Alemdar’dan sözler aldık. Hendek önümüzdeki dönem Cumhur İttifakı ile yine hizmet dolu yıllar yaşayacak.” değerlendirmesinde bulundu.
Saadet Partisi Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ayhan, Erenler’de ziyaretlerde bulundu
Saadet Partisi Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ömer Abdullah Ayhan, seçim çalışmaları kapsamında Erenler ilçesinde ziyaretler gerçekleştirdi.
Sakarya Sebze ve Meyveciler Odası Başkanı Muzaffer Kabacan’ı, Ağrılılar Derneği Başkanı Mehmet Berke ve üyelerine ziyarette bulunan Ayhan, Çakar Kıraathanesi’nde vatandaşlarla buluştu.
Ayhan Erenler- Arifiye Ziraat Odasında oda başkanı Lütfü Akbıyık ve yönetimiyle de bir araya gelen Ayhan, tarım projelerini anlattı.
Tarıma elverişli arazileri ne pahasına olursa olsun imara açmayacaklarının belirten Ayhan, çiftçiye her türlü desteği vereceklerini kaydetti.
Ayhan’a ziyaretlerinde, Saadet Partisi Erenler Belediye Başkan adayı Muhammed Ekşioğlu ile partililer eşlik etti.
]]>Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, beş yıllık belediye başkanlığı görevi süresince Meram’da hayata geçen projeleri, yatırımları ile sosyal ve kültürel alanda ortaya konulan çalışmaları Tantavi Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı. Şeffaf ve katılımcı yönetim anlayışlarının bir sonucu olan bu bilgilendirme toplantılarını görev süresi boyunca sürekli gerçekleştirdiklerini ifade eden Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, böylelikle hem kamuoyunu bilgilendirdiklerini hem de kendi muhasebelerini yapma imkanı yakaladıklarını söyledi. Bu toplantının diğerlerinden farkının yıllık değil beş yıllık bir değerlendirme olduğunun altını çizen Başkan Kavuş, yüreği bu şehre ve bu şehrin insanına hizmet aşkıyla dolu insanlarından biri olduğuna dikkat çekerek, “Sadece belediye başkanlığı görevimde değil, tüm hayatım boyunca Meram’da hayatın merkezinde yer aldım, Meramlı’yı hayatının merkezinden yakalamaya çalıştım. Özellikle başkanlık görevimle beraber Meram ve Meramlı hemşehrilerim, benim hayatımın tamamı oldu ve tam da merkezinde yer aldı” dedi.
“Yaptıklarımızla tüm Meramlıların duasını aldık”
Çerçevesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği eser ve hizmet siyaseti anlayışı ile tevazu, samimiyet, gayret, çaba ve emekle geçen beş yılı geride bıraktığını belirten Başkan Mustafa Kavuş, “Bir işte ne kadar zaman geçirdiğiniz değil, o zamanı nelerle ve nasıl doldurduğunuz önemlidir elbette. Kıymetli olan geçen beş yıl değil o beş yılda neler yaptığınızdır. Şükürler olsun ki biz, çok şey sığdırdık bu beş yıla. Yeni yatırımlar, atılımlar, yeni ufuklar, yeni stratejiler, açılışlar, temeller ve yeni başlangıçlar gerçekleştirdik. İnsan öncelikli ve hizmet odaklı çalışmalarımızla ilçemize pek çok yenilik kazandırdık. İmardan ulaşıma, kentsel dönüşümden sosyal hayata kadar her alanda büyük ve önemli adımlar attık. Bu zamanı en güzel şekilde değerlendirerek ilçemize pek çok yeni güzellik kattık. Nihayetinde, yüreğine ve ihtiyaçlarına dokunduğumuz, yüzlerini güldürdüğümüz, elini sıkıp duasını aldığımız 350 bin kalp biriktirdik. İşte tüm bunlar Meram ve hemşehrilerimle dopdolu geçen beş yılın en kısa ve en net özetidir” ifadelerini kullandı.
Yapılan faaliyetler ve icraatlar hakkında bilgiler veren Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, ilçenin dönüşümden kamulaştırmaya, ulaşımdan sağlığa, kamu yatırımlarından eğitime her alanda yaşadığı değişimi anlattı.
“Değişim, dönüşüm ve imar çalışmalarında yeni bir çığır açtık”
Meram Belediyesinin imar çalışmalarında yakaladığı başarıyı anlatan Başkan Kavuş, maliyeti ve mahiyeti bakımından şehrin en büyük projelerinden biri olan Şükran Kentsel Dönüşüm çalışmalarında artık son viraja girildiğinin altını çizdi. Projenin bugünkü değeriyle 3 milyar TL’yi aştığını belirten Başkan Kavuş, 7 ayrı etap halinde yürütülen bu dev projenin hızla yükseldiğini ve yakın zamanda hizmete başlayacağını belirtti. Son beş yıl içinde 7,5 milyon m²’lik bir alanda imar planlamasının yapıldığını da söyleyen Başkan Kavuş, yaklaşık 22 milyon m²’de de çalışmaların son sürat devam ettiğini kaydetti.
“Dev bütçe ayırdığımız kamulaştırma ile Meram yeni bir çehreye kavuşuyor”
Son beş yıl içinde ilçede güncel değeri ile 2 milyar 72 milyon TL’yi kamulaştırma yapıldığına dikkat çeken Başkan Kavuş, açıklamalarını şöyle sürdürdü; “Larende Caddesi, Sahibata Mahallesi Rezerv Alanı, Küçük Aymanas Caddesi, Taşcami Uzunharmanlar Caddesi ve daha nice kamulaştırmalarla şehir hem çehre değiştirecek, hem de ulaşımda büyük rahatlığa kavuşacak. Yeni açılan İsmail Ketenci, Kazakistan ve Karabağ, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş Caddeleriyle ve yenilenen caddelerle Meram’da ulaşım artık çok daha hızlı ve çok daha konforlu hale geldi. Ulaşımda konforu artıran bir diğer etken de asfalt ve altyapı çalışmaları. Bu çerçevede 5 yılda yaklaşık 5 milyon metrekare yol asfaltla buluştu. Parke ve bordür için harcanan bedel ise yine güncel bedelle 800 milyon 575 bin TL oldu.”
“Meram, tesisleşmede parlak bir dönemini yaşadı”
Meram’ın tesisleşmede de parlak bir dönem yaşadığına işaret eden Başkan Kavuş, bünyesinde Gençlik Merkezi, yüzme havuzu, emekliler lokali, spor tesisi, ticari alanlar bulunan Konevi Sosyal Tesisinin açılışa hazırlandığının müjdesini verdi. Kavuş, hizmet vermeye başlayan Lalebahçe Spor Tesisi, Harmancık Kapalı Pazar Alanı, Gazze Sosyal Tesisi, Berlika Spor tesisi, Dere Sosyal Tesisi, Nazmiye Muslu Spor Tesisi, Meram İlçe Halk Kütüphanesi ve 14 Emekli Lokalleriyle ilçede sosyal hayata renk kattıklarını ifade etti. Kafe Meram’ın 8 ayrı şubesiyle sosyal hayata renk katan bir diğer yatırım olduğuna vurgu yapan Başkan Kavuş, “Sosyal belediyecilik alanında da örnek hizmetler verdik, vermeye devam ediyoruz. Tenzile Ana Hasta Konuk Evi, Mobil Taziye Araçlarımız, İyi ki Doğdun Bebek Projemiz, Engelli Nakil Aracımız, Akülü Araç Şarj İstasyonlarımızla hemşehrilerimizin yanındayız” şeklinde konuştu.
“MEGA’da her yaş grubu için ayrı bir proje yürütüyoruz”
Meram Belediyesinin hayata geçirdiği yeni nesil eğitim projesi Meram Gelişim Akademisi’nin (MEGA) her yıl 75 bin öğrencinin hayatına dokunduğunu belirten Başkan Kavuş, gençlik projeleri hakkında da şu açıklamaları yaptı: “Ahlaki karakter eğitimini merkeze alarak yeni nesli, yeni nesil eğitim yöntemleriyle tanıştıran ve bilim, sanat, yaşam, doğa, sağlık ve spor eğitimleriyle yeni bir çığır açan MEGA ortaya koyduğu projelerle son beş yılın yıldızı oldu. Hayata geçirdiğimiz E-Spor Merkezi ile ulusal ve uluslararası sportif rekabette oyuncu gelişimini hedefledik. Yazılım Akademimiz yeni yazılımcılar yetiştirmek üzere eğitimlerine başladı. Youtube Akademi ile 16 yaşından büyük gençler ve video üretimi konusunda kendini yetiştirmek isteyen yetişkinlere destek vermek, video içeriği oluşturmak, video çekim teknikleri ve sosyal medya kullanımını içeren eğitimler veriyoruz. Dijital Oyun Tasarım Akademisi’nde ise dijital oyun tasarımı için matematik ve fizik, dijital oyunlar için kod yazımı, sanat tarihi ve görsel algı psikolojisi, dijital oyun mekaniği ve tasarımı, oyun karakter tasarımı eğitimleri almalarını sağladık. Her yaş grubu için ayrı bir proje yürüttüklerini söyleyen Başkan Kavuş, “1. ve 2. sınıflar için Değerler Eğitimi, 3. sınıflar için KOP Doğa Okulu, 4. sınıflar için Trafik Eğitimi, 5. 6. 7. sınıflar için Bilim Kurdu ve 4. sınıftan 8. Sınıfa kadar akademik başarıyı artırma çalışmaları yürütüyoruz.”
Başkan Kavuş, ilçeye gelen kamu yatırımlarının son beş yılda Meram’a adeta sağanak şeklinde yağdığını ifade eden Başkan Kavuş, başta Çevre, Şehircilik İklim Bakanlığı ve Büyükşehir Belediyesi olmak üzere pek çok bakanlığın ilçemize pek çok yatırım gerçekleştirdiğini belirterek, Meram’ı dertlenen ve tüm bunlar için emek veren herkese teşekkür etti.
“Yeni turizm destinasyonu çok beğenildi”
Meram’ın bu dönemde kazandığı en değerli yatırımlardan biri olan ve 9 noktadan oluşan Yeni Turizm Destinasyonu hakkında da bilgi veren Başkan Kavuş, “Anadolu’nun en eşsiz güzellikteki bu gezi-turizm ve tarih aksı Meram Bağları ile başlıyor. Yeni Meram Caddesi ve Yaka Caddesi’nin kesişiminde yer alan 18 bin metrekarelik arazide yapılan çalışma ile tarihi Meram Bağlarını yeniden canlandırdık. Meram Bağı’nın hemen batısında bulunan Dere Mahallesi’nde 20 bin metrekarelik araziye Meram Belediyesi tarafından kurulan Lavanta Bahçesi, misafirlerine doyumsuz güzellikte anlar yaşatıyor. Konya’da güzelliği ve efsaneleriyle yüzyıllardır cazibe merkezi olan Kızlar Kayası’nı turizme kazandırdık. Aydın Çavuş Seyir Tepesi’ni yeniden projelendirip şehir hayatına kazandırdık. Hemen eteğinde bulunan Tavusbaba Türbesi ve Camii, çevre düzenlemesi ile muhteşem bir güzelliğe kavuştu. Hem mimarisi hem estetik görüntüsü hem de doğal güzelliği ile ender alanlardan biri olan Tarihi Meram Köprüsü, yakında açılışını gerçekleştireceğimiz Şehir ve Yaşam Kültürü Müzesi, üç farklı konsepti bünyesinde bulundurmasıyla Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan 80 Binde Devr-i Alem Parkı, ateşli ateşsiz piknik alanlarından çocuk oyun gruplarına kadar bir çok alanda hizmet vermenin yanı sıra sosyal ve kültürel faaliyetlere de ev sahipliği yapan Meram Dutlu Millet Bahçesi bu destinasyonun parçaları oldu” şeklinde konuştu.
“Tüm bunları yaparken mali disiplinden taviz vermedik”
Tarih boyunca yeşil ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Meram’ın yeşil dokusunu artırmak adına önemli çalışmaların altına imza attıklarını kaydeden Başkan Kavuş, bu kapsamda son beş yılda ilçeye bir milyon 200 bin m²’den daha fazla yeşil alan kazandırdıklarını ifade etti. Bu dönemde 1 milyon 42 bin bin fidan ve bitki türünü toprakla buluşturduklarını belirten Başkan Kavuş, bunların yanı sıra ilçeye kazandırılan park ve mahalle koruluklarıyla ilçenin yeşil dokusuna önemli katkı sunduklarını belirtti. Yaptıklarının bunlarla sınırlı olmadığını belirten Başkan Kavuş, konuşmasında ayrıca şu görüşlere yer verdi: “İlçemize en iyi hizmeti verebilmek adına teknolojinin tüm imkanlarını kullanıyoruz. Bizim Meram Buluşmaları ile hemşehrilerimizle bir araya geliyoruz. Tüm kurum ve kuruluşlarla uyum içinde çalışıyoruz. Bizim Meram Masası hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyor. Başta Konya Fide olmak üzere her açıdan çiftçilerimizin yanında olmaya gayret gösteriyoruz. Sosyal Yardımlarımızla ihtiyaç duyan ailelerimizin yanındayız. Temizlik ve sıfır atık noktasında Türkiye’ye örnek çalışmalar sergiliyoruz. Tarih ve kültür etkinliklerine ve yatırımlarına ayrı bir önem veriyor, Meram’ı kültür ve sanatın merkezi yapma adına pek çok etkinlik gerçekleştiriyoruz. Tüm bunları yaparken mali disiplinden asla taviz vermiyoruz. Şu an günü geçmiş hiçbir borcumuz yoktur.”
Programda konuşmasına beş yıllık çalışmalarında yakaladığı başarıdan dolayı Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş ve ekibine teşekkür ederek başlayan AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı ise yakalanan uyum ve işbirliğinin nasıl büyük çalışmalara temel oluşturduğunun en güzel örneğinin Konya’da verildiğinin altını çizdi.
“Uyumumuz ‘Konya modeli belediyecilik’ anlayışını inşa etti”
Her seçim döneminin bir muhasebe ve vizyon çizme dönemi olduğunun altını çizen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, Başkan Kavuş’un sunumunda sadece önemli olanlara yer verdiğini bu hizmetlerin arka planında bunlardan çok daha fazlasının olduğunu yakinen bildiğini söyledi. Sahada birlikte çalıştıklarını hatırlatan Başkan Altay, “Meram’da, başkanımızın anlattıklarının iki katı daha icraat var. Bizleri diğerlerinden farklı kılan şey ‘hizmet siyaseti’ yapıyor olmamızdır. Çünkü Cumhurbaşkanımızdan bunu öğrendik. Milletimiz için çalışmak ve ortaya iş koymak mecburiyetimiz var. Konya’yı diğer şehirlerden farklı kılan şey birlik ve beraberliğimizdir. Büyükşehir belediyemiz, ilçe belediyelerimiz, bakanlıklarımız, teşkilatlarımız birlikte çalışma kültürünü adeta yeniden inşa etti. Buna da ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışı adını koyduk. Bu modelde şehre herkesin katkısı var” dedi.
“Konya ve Meram büyük mesafe katetti”
Başkan Mustafa Kavuş’un sunumunu samimi ve heyecan dolu olarak nitelendiren Konya Valisi Vahdettin Özkan, hem Konya Valisi hem de Meram’da oturan birisi olarak yapılanlardan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Vali Özkan, “Başkan Kavuş’un çalışkanlığına ve fedakarlıklarına bizler şahidiz. Vatandaşlarımızın, insanlarımızın ihtiyaçlarını esas alarak onların yaşam kalitesini artıran teveccühüne mazhar olmuş pek çok işi başarıyla ortaya koydu. Bizler de bu işin odağında olduk. Konya belediyelerinin yaptığı hizmetler pek çok yerde örnek olarak gösteriliyor. Bu şehrin valisi olarak bende bundan mutlu oluyor, gurur duyuyorum” diye konuştu.
Başkan Kavuş’un beş yıl değerlendirme toplantısı hatıra fotoğrafı çekilmesi ile sona erdi. Toplantıya, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Milletvekilleri Selman Özboyacı, Mehmet Baykan, Meryem Göka ve Mustafa Hakan Özer, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, AK Parti Meram İlçe Başkanı Mustafa Dolular, MHP Meram İlçe Başkanı Mahmut Yaman, muhtar dernekleri başkanları, belediye meclis üyeleri, basın mensupları katıldı. – KONYA
]]>Ümraniye’deki bir tekstil atölyesini ziyaret eden Erbakan, burada çalışanlarla sohbet edip incelemelerde bulundu. Ardından Dudullu’da kurulan üye standını ziyaret eden Erbakan, burada yaptığı konuşmada, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ndeki sonuçların kendileri için sürpriz olmayacağını söyledi.
Erbakan, partisinin belirlediği adayların esnaf ziyaretinde adım atamadığını, sarılanların, dua edenlerin, tanışmak ve fotoğraf çektirmek isteyenlerin olduğunu belirterek, “Artık değişim vakti geldi. Yeniden Refah diyenlerle, halkla iç içe bu çalışmaları yürüttük. Partimizin üye sayısında artış oldu, üye sayısı 400 bini geçti, seçimlerde 500 binin üzerinde üye olacak.” dedi.
Partisindeki üye sayısının 500 bini geçtiği zaman Türkiye’nin üye sayısı bakımından üçüncü büyük siyasi partisi haline geleceğini kaydeden Erbakan, “Beş buçuk ayda yüzde 70 büyümek. Bu başka hiçbir siyasi partiye nasip olan bir durum değil. Önce 31 Mart’ta yerel yönetimde, arkasından 2028’de iktidar olacağız İnşallah. Türkiye’nin her köşesinde birbirinden güçlü, donanımlı, potansiyeli yüksek adaylarımızın Yeniden Refah Partimizden aday olmuş bulunması illerimizde, ilçelerimizde bu adaylarımızın oluşturduğu sinerji, Yeniden Refah Partimizin 31 Mart’ta zaferine vesile olacak. İnşallah 31 Mart’ta Ümraniye’mizde İstanbul Büyükşehir’de ve Türkiye’nin her köşesinde ahlaklı ve milli görüş belediyeciliğiyle milletimizi yeniden buluşturacağız.” diye konuştu.
Erbakan, 31 Mart yerel seçimlerinin 2028 genel seçimlerinin bir provası olduğunu aktararak, şöyle konuştu:
“Milyonlarca emekliye verilen emekli maaşı 6 kilo pastırma alıyor. 30 sene çalışmış, hizmet etmiş, emekli olmuş bir amcamız bu hizmetinin, bu ömrünün karşılığında 6 kilo pastırma ücretine layık görüldü. Ev kirasını geçin, ev kirası hiç vermese bile doğal gaza, elektriğe, akaryakıta, giyime, kuşama, peynire, zeytinyağına, ayçiçeği yağına ve kıymaya onun yetişebilmesi mümkün mü?”
Türkiye’nin yüzde 85’inin yoksul olduğunu savunan Erbakan, bütün bunların düzeltilmesi, milyonlarca işsize istihdam imkanı sağlanması, adil paylaşımla, paylaşımda adaletle 54. hükümet döneminde olduğu gibi yeniden yüzünün güldürülmesi için Milli Görüş iktidarının gerekli olduğunu ifade etti.
Erbakan, şunları kaydetti:
“İnsanlığa faydalı olmak, milletin derdine derman olmak, millete hizmet götürmenin en güzel yolu belediye hizmetlerinden, belediye başkanlığından geçiyor. Bu şuurla, bu bilinçle bu hizmet yapılırsa en büyük ibadet olur. En büyük sevap kazanılır. Bizim belediye başkanlarımız işte bu bilinçle gelecek. Haksız zenginleşme, rüşvet, yolsuzluk asla ve asla olmayacak. Biz belediyenin bütçesinden harcama yaparken kendi cebimizden harcamaktan daha hassas davranacağız. Adalet, ehliyet, liyakat bunlar hakim olacak. Torpil, adam kayırma, adaletsizlik, çifte standarda hayır. Kentsel dönüşümde rantı değil Hakk’ı üstün tutacaksın. Kul hakkına riayet eden, depreme dayanıklılığı gözeten, çevreyi koruyan, estetiğe dikkat eden bir anlayışla kimsenin hakkını kimseye geçirmeden, ahlaklı bir kentsel dönüşümü inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz.”
Ziyarete Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Başkanı Mustafa Doğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Altınöz, Ümraniye Belediye Başkan adayı Orçun Şekercioğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Ekonomi Üniversitesi Siyaset Platformu Kulübü’nün düzenlediği “Yerel Politikalar Ekseninde Dünden Bugüne İzmir” paneline katılarak gençlerle buluştu. Gençler arasında siyaset bilincini artırma, demokrasiye katkıda bulunma ve toplumda olumlu değişiklikler yaratma amacını taşıyan etkinlikte konuşan Başkan Soyer, 2019-2024 yılları arasında kentin gelişimi hakkında konuştu. Başkan Soyer ayrıca gençleri ilgilendiren konularda bilgi aktarımı yaparken yerel siyaset hakkında gözlemlerini paylaştı. Buluşmada kent geleceği hakkında fikir ve öneriler de gündeme geldi.
SOYER: “O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ”
Siyaset hayatına nasıl atıldığını anlatarak konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, vicdan ve merhameti keşfederek yoluna devam ettiğini kaydetti. Başkan Soyer, “Bu adaletsiz ve haksız dünya nasıl değişebilir, bunun değişimi için ben ne yapabilirim gibi birçok soru işareti ile başlayan sorgulama dönemi. Sonunda geldiğim nokta herkesin hayatının bir anlamı vardır ya, benim hayatımın manası da bu memlekete duyduğum aşk. O kadar çok seviyorum ki; doğasını insanlarını tarihini köklerini geleceğini. Sevda için; makam, koltuk, mevki gerekmiyor. Onu içinizde hissetmeniz gerekiyor. Nerede olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın sonunda o sevdayı aşkı gösterecek bir şeyler yapmaya devam ediyorsunuz” dedi.
“CHP’DE KALACAĞIM”
Başkan Soyer, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında çalışmaya devam edeceğini vurgulayarak, “CHP’de kalacağım. Çünkü bizim gibi ülkelerde eğer iktidar çok büyük bir güç biriktiriyorsa, o gücü frenleyecek en büyük güç ana muhalefet partisidir. O iktidarın gücünü denetleyecek, kontrol edecek mekanizmaları kurmak lazım. CHP bu ülkenin sigortasıdır. Bu yolculuğa CHP çatısı altında devam edeceğim. Ama ben toplumsal sivil muhalefete çok inanıyorum. Kadın, çevre ve eğitim. Bu 3 başlıkta platformlar, vakıf ve dernekler tüm siyasi partilerin önünde. Bütün hayalim toplumsal sivil muhalefeti, bir toplumsal bileşik muhalefete dönüştürmek. Bu iki aks birbirini destekleyecek. Ben CHP için çalışırken bu çalışmanın o muhalefete de fayda edeceğini düşünüyorum” diye konuştu.
“HER KOŞULDA İZMİR”
Siyasete yerelde devam etmeyi istediğini, yerelin gücüne inandığını belirten Başkan Soyer, “İzmir’den asla vazgeçemem, her koşulda İzmir” şeklinde konuştu. Popülist bir siyasetçi olmadığını ifade eden Başkan Soyer, “Popülist siyaset maalesef bugünün dünyasında, bir de otoriterlikle birleştiği zaman çok tahrip edici oluyor. Sadece rakamlar üzerinden, yani sizin kamuoyunda yarattığınız algı üzerinden, sempati üzerinden değerlendirmeyi eksik bulurum. Bir belediye başkanının, örneğin bilançosundaki yatırım yüzdesi çok önemli bir göstergedir. ya da görevi devraldığındaki borç tutarıyla, görev süresinin sonundaki borç tutarının karşılaştırılması çok önemlidir. Sosyal politikalarda ne yaptığı çok önemlidir, demokrasi için ne tür platformlar yarattığı ve verdiği katkı önemlidir. Sadece anketler üzerinden, kamuoyundaki beğeni düzeyi ölçülerek yapılan değerlendirmelerin doğru olmadığını düşünüyorum. Acaba doğru siyaset yaptığı için mi, popülist siyaset yaptığı için mi böyle? Doğru siyaset için uğraşması gerekmez mi, örneğin CHP’nin sosyal demokrat belediyecilik ilkeleri üzerinden değerlendirme yaparak, o parametreler çerçevesinde aday belirlemesi güzel olmaz mı?” dedi.
“PROJELERİ YARIM BIRAKIRSANIZ BU ŞEHİR KAYBEDER”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 150 yıllık tarihiyle kendine has bir çalışma kültürü olduğunu ve güçlü bir yapısı bulunduğunu söyleyen Başkan Soyer, hükümetten gerekli desteği alamamalarına rağmen bunu mazeret haline getirmediklerini söyledi. Sürekliliğin önemine vurgu yapan Soyer, “Eğer kurumsal kapasiteyle üretilmiş yola çıkılmış projeleri yarım bırakırsanız bu şehir kaybeder. Hem mali, hem gelecek vizyonu anlamında kaybeder. Bizim yaptığımız başlangıç şehrin gelecek 50 yılını kurtarmaya yönelikti. Devam etmesi lazım” diye konuştu.
“DAHA ERKEN BİTİRECEĞİZ”
Buca Metrosu için çalışmaların sürdüğünü hatırlatan Soyer, “Buca metrosunun parası cebimizde. Onay, imza hiçbir şey yok. 4 TBM çalışıyor. Olağanüstü hızlı yürüyor. İlk etabı bitirmek için sayaç koyduk Şirinyer’de. Söylediğimiz tarihte, hatta daha erken bitireceğiz” dedi.
“KENDİNİZE GÜVENİN”
Gençlere de tavsiyelerde bulunan Başkan Soyer, “1923 kuşağını ne olur hatırlayın. Sizin yaşlarınızda, çok daha zor koşullarda çok büyük sıkıntılar içinde yaşayan insanlardı. Gözlerini kapatıp koşa koşa ölüme gittiler. Bunu aklınızdan çıkardığınız anda gelecek inşa edemezsiniz. Şunu bilin; Cumhuriyetin ikinci yüzyılına giderken onlar sizsiniz. Bu ülkeye demokrasiyi getirecek, yaşanan büyük sefaleti, yoksulluğu bitirecek, özgür düşünceyi geliştirecek sizlersiniz. Neden batıdaki akranlarınız kadar demokrasiyi hak etmiyor olasınız? Hepsinden daha çok hak ediyorsunuz. Arkamızda kadim bir kültür var, çok daha iyisini hak ediyorsunuz. Kendinize güvenin, sevin. Siyasetten asla vazgeçmeyin” diye konuştu.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, seçim çalışmalarını Seferihisar’da sürdürdü. Tugay, balık mezadından açık arttırma ile kilosu 200 TL’ye fener balığı satın alırken yeniden aday gösterilen CHP Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in mezattaki pazarlığı yüzleri güldürdü.
İZTAŞIT UYGULAMASI GELİŞTİRİLECEK
Seferihisar İlçe Terminali ziyaretinde dolmuşçu esnafı İZTAŞIT uygulamasının aradaki rekabeti bitirerek hem çalışma şartlarını iyileştirdiğini hem de düzen getirdiğini söyledi. Başkan Tugay bu uygulamayı geliştirerek, İzmir’in birçok noktasına yayıp devam etmek istediklerini belirterek “Ben de bu uygulamadan memnunum, Tunç Başkan’a teşekkür ediyorum” dedi.
“HİZMET KALİTESİNİ ARTTIRACAĞIZ”
Seferihisar’da muhtarlar, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, kent konseyi ve partililer ile bir araya gelen Tugay, Seferihisar’da çok güzel işler yapıldığını, hizmet kalitesinin arttırılacağını vurgulayarak, şunları söyledi:
“Balçova’da çocukluğum, Buca’da gençliğim geçti, Bornova’da üniversite okudum, Tire’de devlet hastanesinde doktor olarak çalıştım. Balıklıova’da yazlığımız vardı. Seferihisar’a günübirlik geldik, gittik. Doğasına insanına hayran olduğum bir yer. Zaman içinde kalitesini arttırdı, çok nitelikli insanların yurdumuzun her yerinden gelip yerleştiğini biliyorum. Bu kaliteyi karşılayacak şehircilik hizmeti gerektiğinin farkındayım. Seferihisar güzel gelişim gösterdi. Tunç Soyer Başkanımızın buraya katkılarını biliyorum, yaptığı çalışmalarla kendisine sevgi ve minnet doluyuz. Bu bir bayrak yarışı, partimiz böyle uygun gördü, bayrak bizde olacak.”
“BİR YERE RANT VE ÇIKAR GÖZÜYLE BAKMIYORUZ”
Başkan Tugay, bir yere rant ve çıkar gözüyle bakılamayacağını, hizmetin amaçlandığını vurgulayarak, şöyle dedi:
“Bundan sonraki hizmet dönemimizde Seferihisar’ın kalitesine kalite katmak, sorunlarına kalıcı çözümler üretmek, gücüne güç katmak, insanların üretme isteğine kültürel faaliyetlere katkıda bulunmak düşüncesi içersindeyim. Bunu yapacak kapasite ve deneyimimiz var. Hem yaşam hem İzmir tecrübem var. Hem de metropol ilçede belediye başkanlığı deneyimim var. Nitelikli insanlarla hep beraber hazırlık geçirdik. Nerede ne yapacağımızı biliyoruz. En önemli özelliğimiz şehrimizin, insanlarımızın değerini biliyoruz. Herhangi bir yere rant ve çıkar gözüyle bakmıyoruz. İsmail Başkan buranın bir parçası, ben de öyleyim. Önce koruyacak sonra niteliğini artıracak, değerlerine sahip çıkacağız. İzmir’in kültürel birikimini geliştireceğiz. 5 sene sonrasına gittiğimiz zaman burada her şeyin çok daha iyi olduğunu göreceksiniz. İsmail Başkan ile birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Başkan olarak 5 yıl geçirdik, ailece tanışıyoruz. O uyumu yakalamak çok iyi olacak. Zaten Seferihisar’ı seviyoruz, sevdiğimiz bir başkanı var. Her şeyin çok daha iyi olacağına inanın, hep beraber olalım bir aile olalım. İyi ki varsınız.”
BELEDİYE ÇALIŞANLARINA MESAJ: BENİM İÇİN ÇOK DEĞERLİSİNİZ
Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Seferihisar Yarımada Teknik Şantiyesi’ni ziyaret etti. Çalışanlarla tek tek tokalaşan Tugay, birlikte çalışmak için sabırsızlandığını belirterek, şöyle dedi:
“Önümüzdeki dönemde inşallah beraber çalışma fırsatı bulacağız. Ben de çok heyecanlıyım, bir an önce çalışmaya başlamak ve iyi şeyler yapmak istiyorum. Karşıyaka Belediyesi’nde binlerce çalışan arkadaşımızla beraber bir aile gibiydik. Bazı yalan dolan tefrikalar var, onlara sakın inanmayın. Gördüğümüz her yerde sarılan, selam veren, karşılıklı sevgi ve saygı gösteren insanlar olduk. Sizinle de inşallah öyle olacağız, hiç şüpheniz olmasın. Çok değerli işler yapıyorsunuz. İzmir’i adeta sırtında taşıyan insanlarsınız, verdiğiniz hizmetle insanların 7 gün 24 saat her şeyine koşturuyorsunuz. Benim için çok değerlisiniz, çok özelsiniz. Beraber çalıştığımız dönemde sizlerin de daha iyi şartlarda çalışması için mutlu olması için elimden ne geliyorsa yapacağım. Sizlerin mutluluğu çok önemli.”
YARIMADA GAZETECİLERİNE DÜZENLİ BULUŞMA SÖZÜ
Başkan Tugay, Seferihisar Gazeteciler Derneği’ni ziyaret etti. Başkan İnanç Karabulut, Yarımada gazetecileri olarak 4 ayda bir toplanıp Büyükşehir Belediyesi’ne ilçelerin sorunlarını ilettikleri toplantılar yaptıklarını sonra kesintiye uğradığını belirterek, bunların yeniden başlamasını istedi. Başkan Tugay da “Göreve başlar başlamaz bu konuyu konuşalım. Düzenli olarak 6 ayda bir yapalım” dedi.
AKARCA HALKI, MAHKEMELİK BALIKÇI LİMANI İÇİN ÇÖZÜM İSTEDİ
Vatandaşlarla çay içip sohbet eden Tugay, Seferihisar Çocuk Belediyesi’ni de gezerek hizmetler hakkında bilgi aldı. Akarcalılar Derneği yönetimi ile bir araya gelen Tugay, ilk defa muhtarlık seçimi yapılacak Akarca’ya ve Akarcalılar Derneği’ne destek sözü verdi. Fokların yaşam alanı olan Akarca’da yapılmak istenen endüstriyel boyuttaki balıkçı limanının mahkemelik olduğu bilgisi iletilen Tugay, “Bu konuyu konuşalım, mutlaka bir çözümü vardır. Uzlaşmaya gidilebilir, onlar için başka bir yer buluruz” diye konuştu.
Toplantıya katılan Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Seferihisar Şube Başkanı Sebahattin Yılmaz, Başkan Tugay’ın yakasına dernek rozeti taktı.
]]>Zonguldak’ın Devrek ilçesinde AK Parti’nin seçim bürosunun açılışı gerçekleştirildi. Burada toplanan kalabalığa AK Parti Devrek İlçe Başkanı, İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Zonguldak Milletvekilleri Muammer Avcı, Saffet Bozkurt ve Ahmet Çolakoğlu hitapta bulundu.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç seçim koordinasyon merkezinin hayırlı olmasını temenni ederken seçime kalan 37 günün ardından sandık başına gidileceğini vurguladı. Özcan Ulupınar ile 26. Dönemde parlamentoda birlikte görev yaptıklarını ifade eden Bakan Yılmaz Tunç, “37 gün kaldı. Hep beraber milletçe sandık başına gideceğiz. Belediye Başkanlarımızı, il genel meclis üyelerimizi, belediye meclis üyelerimizi, muhtarlarımızı seçeceğiz. Yerel yöneticilerimizi seçeceğiz. En doğru kararı bugüne kadar milletimiz 2023 Mayıs seçimlerinde verdiler. İnşallah o karar doğrultusunda da yerel seçimlerde de inşallah vereceklerdir. Devrek’in bir hemşerisi evladı olarak mutlaka burada açılışta bulunmam lazım dedim. Bartın’daki programlara giderken inşallah bu davet nedeniyle de Özcan Ulupınar’a da teşekkür ediyorum. Özcan Ulupınar hepinizin yakından tanıdığı bir isim. Ben kendisini eskiden beri tanıyorum. Parlamentoda beraber görev yaptık. Önemli belediye hizmetlerine Devrek’te imza attı. Bir buçuk dönem, iki dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra parlamentoda milletvekilliği görevi yaptı. Ara dönemdeki kayıp yılları inşallah 31 Mart’ta vereceğiniz karar sonrası süratli bir şekilde telafi edeceğiz” dedi.
“AK Parti’nin kurulma sebebi belediyecilikteki başarısıdır”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994 yılında CHP’den devraldığı İstanbul’u 4,5 yılda yaşanabilir bir şehir haline getirdiğini hatırlatan Bakan Yılmaz Tunç, AK Parti’nin kurulma sebebinin belediyecilikteki başarısı olduğuna dikkat çekti. Tunç şöyle devam etti:
“Gerçek belediyecilik diyoruz. AK Parti’dir. AK Parti’nin kurulma sebebi belediyecilikteki başarısıdır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 1994 yılında CHP’den devraldığı belediyecilik nasıl bir belediyecilikti. Havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, yaşanılamaz hale getirilmiş bir İstanbul’du. O İstanbul’u CHP yönetiminden devraldı. 4.5 yıl gibi çok kısa bir süre içerisinde suları akan, Haliç’i temizlenen, yaşanılabilir hale getirilen, dünya projelerine adım atan bir İstanbul ortaya çıktı. İşte İstanbul’daki o başarı ne yaptı Anadolu’dan görüldü. Bu başarı Anadolu’ya dalga dalga yayıldı. CHP’nin yaşanılamaz hale getirdiği İstanbul’u yaşanılır hale getirdi dedi. 28 Şubat’ta temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasından mustarip olan, demokrasi standardının çok aşağıya düşürüldüğü, siyasi krizlerin, terör olayların, faili meçhullerin zirveye çıktığı o 90’lı yılların sıkıntılarından kurtulmak isteyen milletimiz çareyi İstanbul’u kurtaran Türkiye’yi de kurtarır dedi. Recep Tayyip Erdoğan’a ‘Artık sen şu partiyi kur da seni Başbakan yapalım’ dediler. Adeta AK Parti’nin kurulmasını millet zorladı. AK Parti masa başında Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının bir parti kuralım da milletten oy isteyelim diye kurduğu bir parti değil. Bir siyaset mühendisliğinin neticesinde kurduğu bir parti değil. Bu parti millet hareketi. Erdoğan’a ‘Sen İstanbul’da 4.5 yıl öyle başkanlık yaptın ki Türkiye’ye Başbakan olursan bu ülkeyi sıkıntılardan kurtarırsın’ diyerek AK Parti’nin kurulmasını zorladı. 14 ay gibi kısa süre içerisinde iktidara geldi. Bütün partiler sandığa gömüldü.”
“Milletimiz pişman olmadı, 17 sandıkta da tercihi AK Parti’den yana kullandı”
AK Parti’nin iktidara gelmesinin üzerinden 22 yıl geçtiğini, milletin pişman olmadığını ve önüne konulan 17 sandıkta da tercihini AK Parti’den, Cumhur İttifakı’ndan yana kullandığını vurgulayan Bakan Yılmaz Tunç sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milletimiz AK Parti’yi iktidara getirdikten sonra aradan 22 yıl geçti. Milletimiz pişman olmadı. Önüne konulan 17 sandıkta da tercihini AK Parti’den Recep Tayyip Erdoğan’dan yana ve son seçimlerde de Cumhur İttifakı’ndan yana kullandı. Neden? Bir sebep olmalı? Bu muhalefet partilerinin söylediği doğru olsaydı tekrar tekrar hem yerel seçimlerde hem genel seçimlerde hem referandumlarda hem Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tekrar tekrar her sandığa gittiğinde tercihi Recep Tayyip Erdoğan’dan yana kullanır mıydı? 22 yılda Türkiye’nin kronikleşmiş sorunlarını teker teker çöze çöze bugünlere geldik. Hep siyasetimizin merkezine insanı koyduk. İnsanı güçlendirmek lazım dedik. İnsanlarımız eğitimden sağlığa, kültürden sosyal politikalara, adalete. Güvenliğe varıncaya kadar her alanda güçlü insan için çalıştık. İnsan güçlü olacak ki aile güçlü olsun, aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizin 81 vilayetini eser ve hizmet siyaseti vizyonuyla icraatlarla eserlerle donattık. Eser deyince Devrek’te aklımıza Veysel Atasoy aklımıza geliyor. Yine daha eskiye gidince Vedat Ali Özkan aklımıza geliyor. İşte o çizgi, o hizmet eser siyaseti 2001’den itibaren AK Parti bu siyaseti markalaştırdı. ve istikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizin her bir köşesini yatırımlarla donattık. Dünya projeleriyle milletimizi tanıştırdık. Enerjide bağımsızlığımızı ilan ediyoruz. İşte nükleer enerji, işte doğalgaz keşfi. Burada bu doğalgaz yok muydu? Vardı. Hemen karşımızda Karadeniz’de doğalgaz vardı. Ama arayan yoktu. Aramak için yabancı şirketlere ihaleler yapılıyordu. O gemiler gidiyordu oralara. Gittik ama bulamadık deniliyordu. Ne zaman yerli ve milli gemilerimizle sismik araştırma imkanlarımızı yerlileştirdiğimizde Karadeniz’de doğalgazı keşfettik. Gabar’da dağları teröristlerden temizledik petrol fışkırdı.”
“Enerjide bağımsız olmadığımız müddetçe bu ülkenin kalkınması mümkün olmaz”
Cari açığın büyük bir kısmını oluşturan enerji giderini azaltmanın yolunun milli enerji olduğunu aktaran Bakan Yılmaz Tunç, “Milletin alım gücünü artırmak mümkün olmaz. Cari açığımızın büyük bir kısmını oluşturan enerji giderini azaltmanın yolu milli enerji. İşte doğalgazıyla petrolüyle nükleeriyle bunu sağlamanın gayreti içerisindeyiz. Yine savunma sanayimiz yüzde 80 yabancılara muhtaçtık. Terörle mücadelede o nedenle zaafiyet oluyordu. Ama şimdi yüzde 80 yerlilik oranına ulaştı. O sayede terörle mücadele de başarılı oluyoruz. Bakın güneyimizde bir terör devleti kurdurmaya çalıştılar. Buna müsaade etmedik. 30 kilometre dışarıda güvenli bölge oluşturmak için mücadele ettik. Bu uğurda şehitler verdik. Şehitlerimize buradan rahmet diliyoruz. İnşallah onların emanetlerine sahip çıkabilmek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. İnsanımızı güçlendirmeye, istikrarlı kalkınma hamleleriyle milletimizin refahını artırmaya devam edeceğiz. Demokrasinin standartlarını artırmaya devam edeceğiz. Hep hukukun üstünlüğüne inanmaya ve adaletin tesisi ve güvenilir adalet için çalışmaya hep beraber devam edeceğiz. Dünyada hakkaniyeti savunmaya mazlumu savunmaya insan haklarını savunmaya devam edeceğiz. İç politikada dengeli hakkaniyetli dış politikamızda da Türkiye eksenini oluşturmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi terörden arındırarak her türlü şiddetten arındırarak kadınlarımızı, çocuklarımızı koruyarak huzurlu bir geleceğe çocuklarımızın gençlerimizin daha huzurlu daha müreffeh bir geleceğe taşımanın gayreti içinde olacağız. Milletimize hizmet ederken bu hizmetleri hazmedemeyen Türkiye’nin gelişmesini kalkınmasını bölgesinde lider dünyada bir lider konuma yükselmesini istemeyen şer odaklarıyla mücadele etmeye onlara fırsat vermemeye devam edeceğiz. Gezi olaylarıyla sokakları karıştırmak isteyenler, sokakta darbe arayışına girmek isteyenler başarılı olamayınca masa başında emniyet yargı darbesiyle bunu başaracaklarını zannettiler ama başaramadılar. Sonrasında terörü azdırmaya çalıştılar yine başaramadılar. Yine 15 Temmuz hain darbe kalkışmasına giriştiler milletimizin şanlı direnişiyle, Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşuyla karşı karşıya kaldılar ve ülkemiz o şer odaklarından temizlene temizlene bu günlere geldi. Bundan sonra da bu şer odaklarına ve onların maşaları tutan ellere hiçbir zaman fırsat vermeyeceğiz. 37 gün sonra sandık başına giderken öncelikle şehrimizi en güzel kim yönetir ona bakacağız” cümlelerine yer verdi. – ZONGULDAK
]]>Yunusemre Belediyesi İrfan Meclisi’nde düzenlenen “Hemşehrilerle Buluşma Programı”na katılan Yılmaz, büyük ve güçlü Türkiye yolunda gece gündüz çalışmaya devam ettiklerini, geçen yılki iki seçimin ardından pekişen güven ve istikrar zemininde “Türkiye Yüzyılı”na adım attıklarını söyledi.
Cumhur İttifakı olarak, ekonomik alanda belirsizliği azaltarak depremin etkilerini de bertaraf etmeyi odaklarına alıp gece gündüz çalıştıklarını dile getiren Yılmaz, bu süreçte yatırım, istihdam, üretim-ihracat odaklı dengeli ve sürdürülebilir büyüme hedefiyle ilerlediklerini ifade etti.
Enflasyonu düşürmek, kamu maliyesini güçlendirmek, ithalata bağımlılığı azaltmak ve cari açıkta kalıcı düşüş sağlamak için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Yılmaz, “Para ve maliye politikalarımızın uyumunu günden güne pekiştiriyoruz. Attığımız adımlar ve aldığımız kararların göstergelere olumlu yansıdığını da görüyoruz. Bizim asıl amacımız ekonomide gerçek ve kalıcı refah artışını sürdürecek güçlü altyapımızı geliştirmektir. Hayat pahalılığı sorununu çözdüğümüzde diğer alanlarda çok daha hızlı yol alabilecek bir iklime sahibiz.” diye konuştu.
Yılmaz, Türkiye’yi olumsuz etkileyen enflasyonun üstesinden geleceklerine işaret etti.
Emeklilerin bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artış yaptıklarını hatırlatan Yılmaz, büyüyen ve gelişen Türkiye’de bütün toplumsal kesimlerin bu refahtan daha fazla payını alacağını vurguladı.
Ekonomik istikrarı sağlama çalışmalarının yanında yerli ve milli teknoloji hamlesiyle büyük adımlar attıklarına dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:
“TUSAŞ tarafından geliştirilen milli muharip uçak KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Hepimize gerçekten gurur veren bir anı daha yaşamış olduk. Tüm Türkiye’nin duasıyla ilk kez gök vatanla buluşan beşinci nesil savaş uçağımız ile yılların emeği meyvelerini vermeye başladı. Önümüzdeki süreçte daha da gelişerek inşallah Hava Kuvvetlerimizin envanterine girdiğini de hep birlikte göreceğiz. Buna başlangıçta neler denildiğini hatırlıyorsunuz. ‘Kalorifer peteği’, ‘Demir yığını’ diyen oldu. Küçümsemeye çalışanlar oldu. Çok şükür 3 binden fazla mühendisimiz Türk halkının hayalleri için projeye yüreklerini koydular ve o sözleri söyleyenleri mahcup ettiler. Yeni projelerle mahcup etmeye de devam edecekler inşallah. Savunma sanayimizin geldiği nokta ve mühendislerimizin başarısıyla gurur duyuyoruz.”
Türkiye’nin, ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TURKSAT 6A’yı uzaya göndermeye hazırlandığını anlatan Yılmaz, haberleşme uydusu üretebilen 11 ülkeden biri olacaklarını dile getirdi.
Türkiye’nin enerji yatırımlarıyla da büyük bir atılım yaptığının altını çizen Yılmaz, enerjide kurulu gücün 22 yılda 32 bin megavattan 107 bin megavata ulaştığına vurgu yaptı.
Hükümete yönelik, “Rakamlar üzerinden büyüyor, aslında bir şey değişmedi” diyen muhalif çevrelerin olduğunu aktaran Yılmaz, “İşte Halep oradaysa arşın burada. Parasal olarak bahsetmiyoruz bakın, kurulu güçten bahsediyorum. 32 binden 107 bine çıkmış. Bu ne demektir? İşte bu ülkenin gelişmişliği, kalkınmışlığının en güzel göstergelerinden bir tanesi.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde çalışmaların devam ettiğini, bulunan petrol ve doğal gaz kaynaklarının da ekonomiye kazandırıldığını belirtti.
Keşfedilen kaynaklar ve verimliliği arttırıcı yatırımlarla enerji bağımlılığını en alt düzeye çekmeye çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, bu yönde de kararlılıkla ilerlediklerini kaydetti.
“Biz topyekun bir kalkınmaya inanıyoruz”
Manisa’nın hem tarımı hem de sanayisiyle ülkenin büyümesine ve kalkınmasına önemli katkı sunduğuna değinen Yılmaz, “Her ilimiz potansiyelini harekete geçirdiği zaman Türkiye Yüzyılı’nı da inşa etmiş olacağız. Biz topyekun bir kalkınmaya inanıyoruz. Bütün bölgelerimizin, bütün yörelerimizin üstünlüklerini harekete geçirdiğimizde, üretim potansiyelini harekete geçirdiğimizde işte Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir süreci de zaten sürdürmüş oluyoruz. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde daha yüksek demokratik standartlara, daha yüksek kalkınma standartlarına doğru yürümeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Manisa’da Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarına destek isteyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Gerçek belediyecilik nedir derseniz ben şöyle tarif ediyorum. Amacı doğrultusunda belediye imkanlarını, kaynaklarını kullanmak. Bunu da verimli bir şekilde kullanmak. Eğer siz belediyenin kaynaklarını şan, şöhret için kullanırsanız, ideolojik amaçlarla, başka amaçlarla kullanırsanız gerçek belediyecilik yapamazsınız. Halka hizmet edemezsiniz. Ama bu kaynakları halkın ihtiyaçları için kullanırsanız verimli bir şekilde, o zaman işte algı belediyeciliği değil gerçek belediyecilik yapmış olursunuz. Manisa bunun güzel örneklerinden, bunu daha da üst seviyelere çıkaracak inşallah.”
Programa, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, AK Parti İl Başkanı Salih Hızlı, MHP İl Başkanı Cüneyt Tosuner ve kentteki hemşehri derneklerinin temsilcileri katıldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, programın ardından bir kahvehanede vatandaşlarla çay içti ve sohbet etti.
Cumhur İttifakı’nın AK Partili Şehzadeler Belediye Başkan adayı Yavuz Kurt ile MHP’li Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cengiz Ergün’ün seçim standına da uğrayan Yılmaz, temaslarının son bölümünde Manisa Valisi Enver Ünlü’yü makamında ziyaret etti.
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Manisa’da hemşeri dernekleri ile buluştu
Cevdet Yılmaz:
“Mayıs ayında bu yapısıyla muhalefet Türkiye’de iktidar olsa Türkiye şu anda ne halde olurdu onu milletimizin takdirine bırakıyorum”
“Siz belediyenin kaynaklarını şan şöhret için kullanırsanız ideolojik amaçlarla, başka amaçlarla kullanırsanız gerçek belediyecilik yapamazsınız”
MANİSA – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, geçtiğimiz gün ilk uçuşunu yapan Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN’a yönelik daha önce yapılan eleştirilere atıfta bulunarak, “‘Kalorifer peteği’ diyen oldu, ‘demir yığını’ diyen oldu, küçümsemeye çalışanlar oldu. Çok şükür 3 binden fazla mühendisimiz Türk halkının hayalleri için projeye yüreklerini koydular ve o sözleri söyleyenleri mahcup ettiler. Mahcup etmeye de devam edecekler” dedi.
Bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Manisa’ya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi’nin ev sahipliğinde hemşeri dernekleri temsilcileriyle İrfan Meclisi’nde bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Yılmaz, “Ekonomide istikrar yönünde çalışmalarımızın yanı sıra yerli milli teknolojide büyük bir dönüm nokta noktasını bu hafta içinde yine birlikte yaşadık. Türk Havacılık ve Uzay Sanayi TUSAŞ tarafından geliştirilen Milli Muharip Uçak Kaan ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Hepimize gerçekten gurur veren bir anı daha yaşamış olduk. Tüm Türkiye duasıyla ilk kez gök vatan ile buluşan 5. nesil savaş uçağımız KAAN ile yılların emeği meyvelerini vermeye başladı. Önümüzdeki süreçlerde daha bir gelişerek inşallah hava kuvvetlerimizin envanterine girdiğini de hep birlikte göreceğiz. Buna başlangıçta neler dendiğini hepiniz hatırlıyorsunuz. ‘Kalorifer peteği’ diyen oldu, ‘demir yığını’ diyen oldu, küçümsemeye çalışanlar oldu. Çok şükür 3 binden fazla mühendisimiz Türk halkının hayalleri için projeye yüreklerini koydular ve o sözleri söyleyenleri mahcup ettiler. Mahcup etmeye de devam edecekler inşallah yeni projelerle. Savunma sanayimizin geldiği noktayla ve mühendislerimizin başarısıyla gurur duyuyoruz. Tabii bunlar kendiliğinden gerçekleşmiyor. Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesi, siyasi istikrar zemininde bunları gerçekleştiriyoruz. Kararlı olunca işte bunlar başarılıyor, gerçekleştiriliyor. Daha da ileriye inşallah gideceğiz. Şimdi önümüzde Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın uzaya fırlatılması var. Dünya üzerinde haberleşme uydusu üretebilen ilk 11 ülkeden birisi olarak Türksat 6A ile uzayda inşallah iş sahibi olacağız. Yine geçtiğimiz günlerde astronotumuz biliyorsunuz gitti, geldi. Bu da uzayı artık yeni nesillerin gündemine tam anlamıyla yerleştirdi. İnanıyorum ki gelecekte uzayda da Türkiye çok farklı bir konumda olacaktır. Bu işler bir anda olmuyor. İşte bir süreçle adım adım kararlı bir şekilde bu yönde hareket etmeye devam edeceğiz” dedi.
Cumhur İttifakı yönetiminde Manisa’yı Türkiye yüzyılı belediyeciliğinin örnek şehirlerinden biri olarak gördüğünü anlatan Yılmaz, “Mart seçimlerine hazırız. Az önce büyükşehir belediye başkanımızı dinledik. Gerçekten örnek bir belediyecilik. Bütçesinin yüzde 40’nı yatırıma harcayan bir belediye. Şimdi gerçek belediyecilik nedir derseniz ben şöyle tarif ediyorum; amacı doğrultusunda belediye imkanlarını, kaynaklarını kullanmak ve bunu da verimli bir şekilde kullanmak. Eğer siz belediyenin kaynaklarını şan şöhret için kullanırsanız,ideolojik amaçlarla, başka amaçlarla kullanırsanız gerçek belediyecilik yapamazsınız ve halka hizmet edemezsiniz Ama bu kaynakları halkın ihtiyaçları için kullanırsanız, verimli bir şekilde kullanırsanız o zaman işte algı belediyeciliği değil, gerçek belediyecilik yapmış olursunuz” diye konuştu.
Muhalefeti de eleştiren Yılmaz, “Mayıs ayında bu yapısıyla muhalefet Türkiye’de iktidar olsa Türkiye şu anda ne halde olurdu onu milletimizin takdirine bırakıyorum. Bu kadar didişme, çekişme, partiler arası, partiler için böyle bir yapı sadece karşıtlık üzerinden bir araya gelmiş yapının ülkemize ne tür bedeller ödetebilir olduğunu ifade etmek istiyorum. Vatandaşımızın bu anlamda basiretine, ferasetine ve bize verdiği desteğe şükranlarımı sunmak istiyorum. Cumhurbaşkanımız da her zaman söylüyor. ‘Biz bu halka efendilik yapmak için gelmedik, hizmetkar olmaya geldik’ diyor. Dolayısıyla yerelde merkezde aynı anlayışla insanı odağına alan, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ zihniyeti içinde bir belediyeciliği de devam ettireceğiz. Mehmet başkanımız yılların tecrübesiyle sizlerin desteğiyle, duasıyla inşallah bu hizmetleri daha üst noktalara taşıyacağız” dedi.
]]>Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Yıldırım ilçesi Vakıf Mahallesi’nde inşa edilen Vakıf Bera 2. Etap Spor Tesisi’nin açılışı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’nin dört bir yanında spor devrimi yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yol yürümekten gurur duyduğunu söyleyerek Bursa’ya hizmet edecek spor tesisi için emeği geçenlere teşekkür etti.
Bursa’dan ailelere seslendi
Tesisin açılışında konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “Oktay Yılmaz Başkan çalışıyor. Ali Nur Başkan çalışıyor. Bursa güzelleşiyor, spor şehri olmaya devam ediyor. Bizim en büyük amaçlarımızdan bir tanesi de Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak çocuklarımızın bağımlılıktan uzak tutulması. Başta uyuşturucu, içki, kötü alışkanlıklar olmak üzere bağımlılıktan uzak tutulması bizim en büyük hedefimiz. Buradan ailelere sesleniyoruz. Dedelere sesleniyoruz. Anne babalara sesleniyoruz. Çocuklarınızı alıp bu tesislere getirin. Bakın orada çocuklarımız var. Hocalarıyla beraber antrenman için hazırlar. Salonumuz burada, tesislerimiz burada, parklar burada, her şey geleceğimiz olan gençlerimiz için. Bu noktada daha önceki dönemde de görev yapan değerli bakanımız Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na da teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Yatırımlarımızın sonuçlarını aldık”
Türk sporcularla gurur duyduklarını ifade eden Bak, 2024 Paris Olimpiyatları’nda Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edeceklerini belirterek, “O yüzden yaptığımız yatırımların sonuçlarını almaya başladık. Okçulukta olimpiyat şampiyonu çıkardık, dünya şampiyonu çıkardık. Jimnastikte madalya almaya başladık. Daha önce seyrettiğimiz branşlarda madalyalar kazanmaya başladık. İşte bunların hepsinde spora yapılan, spor tesislerine yapılan, altyapıya yapılan yatırımlar var. Bursa’da da Ali Nur Başkan ben şahidim, spor tesisleri yapılması için milletvekillerimizle beraber belediye başkanlarımızla beraber bize gelip ‘şuraya da tesis yapacağız, buraya da saha yapacağız, salon yapacağız’ diye hep beraber talepte bulunuyorlar. Hem kendi bütçesinden yapıyor, yetmediği yerde biz Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak, Spor Toto üzerinden destek veriyoruz. İşte böyle güzel tesisler ortaya çıkıyor. Çocuklarımız için, gençlerimiz için güzel eserler ortaya çıkıyor” dedi.
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş da açılışı yapılan tesisle Bursa’ya bir spor kompleksinin daha kazandırıldığını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti.
“Cumhur İttifakı’yla bu ülkeyi, bu şehri kalkındıralım”
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, “İstanbul’a sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın görebileceği en büyük spor, basketbol tesislerinden bir tanesini kazandırmak için biz kollarımızı sıvadık. Herkesin bildiği Abdi İpekçi Spor Salonu’nu tekrar inşa etmek, federasyonumuza güzel bir tesis etmek için kollarımızı sıvadık. Peki İstanbul’daki CHP’li Büyükşehir Belediyesi ne yaptı biliyor musunuz? Geldi, onun inşaatını mühürlemeye kalktı. Geldi, oradaki altyapı yatırımlarını durdurmaya kalktı. İşte biz böyle bir anlayışla yolumuza devam etmekte zorlanıyoruz. Onun için diyoruz ki gelin Bursa’da da nasıl hizmetlerimizi Bursalılarla ilçe belediyeleriyle, büyükşehirle buluşturuyoruz. Her ilçede bunu yapalım. Cumhur İttifakı’yla bu ülkeyi, bu şehri kalkındıralım” diye konuştu.
Vakıf Mahallesi’nde Bursaspor’un da bir tesisi olduğunu hatırlatan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Şehrin doğusuna, Yıldırım’a hitap edecek bir spor tesisi olsun istedik. Bugünkü güncel bedelle 160 milyon lira harcadık. Burada sadece futbol sahaları yok. Spor salonları da var, hanımefendiler fitnesste buluşuyor. Tekerlekli sandalye basketbol takımımız da burada maçlarını yapıyor. Beraberinde öğrencilerimiz üniversite kurslarına da burada hazırlanıyor. Burası aynı zamanda bir gençlik merkezi. Tabii Genlik ve Spor Bakanlığımızdan aldığımız desteklerle bunları hayata geçirdik” şeklinde konuştu.
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da ilçeye kazandırılan yeni spor tesisi ile birçok gencin kötü alışkanlıklardan uzak duracağını belirtti.
Konuşmaların ardından kurdele kesilerek tesisin açılışı gerçekleştirildi.
Açılış törenine Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti Bursa Milletvekilleri Ayhan Salman ve Refik Özen, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, vatandaşlar ve genç sporcular katılım gösterdi. – BURSA
]]>Bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Manisa’ya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi’nin ev sahipliğinde hemşeri dernekleri temsilcileriyle İrfan Meclisi’nde bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Yılmaz, “Ekonomide istikrar yönünde çalışmalarımızın yanı sıra yerli milli teknolojide büyük bir dönüm nokta noktasını bu hafta içinde yine birlikte yaşadık. Türk Havacılık ve Uzay Sanayi TUSAŞ tarafından geliştirilen Milli Muharip Uçak Kaan ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Hepimize gerçekten gurur veren bir anı daha yaşamış olduk. Tüm Türkiye duasıyla ilk kez gök vatan ile buluşan 5. nesil savaş uçağımız KAAN ile yılların emeği meyvelerini vermeye başladı. Önümüzdeki süreçlerde daha bir gelişerek inşallah hava kuvvetlerimizin envanterine girdiğini de hep birlikte göreceğiz. Buna başlangıçta neler dendiğini hepiniz hatırlıyorsunuz. ‘Kalorifer peteği’ diyen oldu, ‘demir yığını’ diyen oldu, küçümsemeye çalışanlar oldu. Çok şükür 3 binden fazla mühendisimiz Türk halkının hayalleri için projeye yüreklerini koydular ve o sözleri söyleyenleri mahcup ettiler. Mahcup etmeye de devam edecekler inşallah yeni projelerle. Savunma sanayimizin geldiği noktayla ve mühendislerimizin başarısıyla gurur duyuyoruz. Tabii bunlar kendiliğinden gerçekleşmiyor. Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesi, siyasi istikrar zemininde bunları gerçekleştiriyoruz. Kararlı olunca işte bunlar başarılıyor, gerçekleştiriliyor. Daha da ileriye inşallah gideceğiz. Şimdi önümüzde Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın uzaya fırlatılması var. Dünya üzerinde haberleşme uydusu üretebilen ilk 11 ülkeden birisi olarak Türksat 6A ile uzayda inşallah iş sahibi olacağız. Yine geçtiğimiz günlerde astronotumuz biliyorsunuz gitti, geldi. Bu da uzayı artık yeni nesillerin gündemine tam anlamıyla yerleştirdi. İnanıyorum ki gelecekte uzayda da Türkiye çok farklı bir konumda olacaktır. Bu işler bir anda olmuyor. İşte bir süreçle adım adım kararlı bir şekilde bu yönde hareket etmeye devam edeceğiz” dedi.
Cumhur İttifakı yönetiminde Manisa’yı Türkiye yüzyılı belediyeciliğinin örnek şehirlerinden biri olarak gördüğünü anlatan Yılmaz, “Mart seçimlerine hazırız. Az önce büyükşehir belediye başkanımızı dinledik. Gerçekten örnek bir belediyecilik. Bütçesinin yüzde 40’nı yatırıma harcayan bir belediye. Şimdi gerçek belediyecilik nedir derseniz ben şöyle tarif ediyorum; amacı doğrultusunda belediye imkanlarını, kaynaklarını kullanmak ve bunu da verimli bir şekilde kullanmak. Eğer siz belediyenin kaynaklarını şan şöhret için kullanırsanız,ideolojik amaçlarla, başka amaçlarla kullanırsanız gerçek belediyecilik yapamazsınız ve halka hizmet edemezsiniz Ama bu kaynakları halkın ihtiyaçları için kullanırsanız, verimli bir şekilde kullanırsanız o zaman işte algı belediyeciliği değil, gerçek belediyecilik yapmış olursunuz” diye konuştu.
Muhalefeti de eleştiren Yılmaz, “Mayıs ayında bu yapısıyla muhalefet Türkiye’de iktidar olsa Türkiye şu anda ne halde olurdu onu milletimizin takdirine bırakıyorum. Bu kadar didişme, çekişme, partiler arası, partiler için böyle bir yapı sadece muhalif olmak üzerinden bir araya gelmiş yapının ülkemize ne tür bedeller ödetebilir olduğunu ifade etmek istiyorum. Vatandaşımızın bu anlamda basiretine, ferasetine ve bize verdiği desteğe şükranlarımı sunmak istiyorum. Cumhurbaşkanımız da her zaman söylüyor. ‘Biz bu halka efendilik yapmak için gelmedik, hizmetkar olmaya geldik’ diyor. Dolayısıyla yerelde merkezde aynı anlayışla insanı odağına alan, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ zihniyeti içinde bir belediyeciliği de devam ettireceğiz. Mehmet başkanımız yılların tecrübesiyle sizlerin desteğiyle, duasıyla inşallah bu hizmetleri daha üst noktalara taşıyacağız” dedi. – MANİSA
]]>CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın, Ayvalık’ta gerçekleştirdiği mitingte konuştu. Akın şunları söyledi:
Bundan beş yıl önce bir yola çıktık. Çok önemli bir yoldu. Aşkım, sevdam, hayatım, her şeyim olan Balıkesirime hizmet etmek için bir yola çıktım. Seçimi kazanıyorduk. Bunu ben demiyorum. Bütün anketler, bütün vatandaşlar, tüm Balıkesir söylüyordu. Ne oldu? Dediler ki bana ‘Millet İttifakı’nın geleceği için adaylıktan çekileceksin.’ Çektiler adaylığımı. O zaman ne dedim biliyor musunuz? ‘Bu memleket bizi unutmaz. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır’ dedim. Ben görevimi yaptım. Ne oldu? İYİ Parti’den arkadaş aday oldu, AK Parti’ye geçti. Yazıktır, ayıptır, günahtır hemşehrim.
“MAALESEF KARŞIMDA İYİ PARTİLİ BİR RAKİPLE YARIŞIYORUM. BENİM İŞİM GÜCÜM BALIKESİR”
Demokrasinin önüne bir engel koydular. Dediler ki bana ‘Bu engeli de sen aşacaksın. Karşınızda İYİ Parti’den milletvekilliği yapmış, aynı zamanda İYİ Parti’ye kazanacağı belediyeyi teslim etmiş biri var. Ama şu an da maalesef karşımda İYİ Partili bir rakiple yarışıyorum. Benim işim gücüm Balıkesir. Çok üzülüyorum. Ben önce kendimi Allah’a, sonra Balıkesirli hemşehrilerime ve İYİ Partili kardeşlerime emanet ediyorum. Sadece İYİ Partililer değil. Ben Ayvalık’ın, Balıkesir’in bütün oylarına talibim. Ayrıştırma yapmam, ötekileştirme yapmam, kimseyi bir tarafa ayırmam, particilik yapmam. Harbici bir adamımdır. Önemli olan şu. Vatanına, bayrağına, Atatürk’üne saygılı olacaksın. Biz birlikte güzeliz. Kimsenin hakkını yemem, Allah şahidim kimsenin hakkını da yedirmem.
Bu memleketin gönlünde Ahmet Akın var. Neden? Çünkü ben onların evladıyım, hiç kimseyi ayırmadım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekilliğini onurla, gururla yaptım. 6 Ok’u ruhuma, gönlüme koydum. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün inancıyla, Bandırma Vapuru’yla Samsun’a çıkanların azim ve kararlılığıyla, hemşehrimiz Havranlı Seyit Onbaşı’nın gücüyle, mücadelesiyle ben bu hizmete hazırım hemşehrim.
“KANALİZASYON, ARITMA SORUNU BİTECEK”
Büyükşehir, Ayvalık’a makyaj belediyeciliğinden başka ne yaptı? Kanalizasyon sorunu ne oldu? Altyapı ne oldu? Ayvalık’ta kanalizasyon sistemi yetersiz. Bazı yerlerde lağım bacalardan denize taşıyor. Kanalizasyon, arıtma sorunu bitecek. Bütün körfezimiz pırıl pırıl olacak. Şeref sözü veriyorum. Tertemiz bir Ayvalık’ı hep birlikte inşa edeceğiz.
Yıl 2024. Hem su sıkıntısı yaşıyorsunuz hem de su çok pahalı. Çok çektiniz ama 38 gün daha dayanın. Bunların yapamadıklarının nasıl yapılabilir olduğunu göstereceğim. Su dağıtımında kullanılan borular 50 yıllık. Siz bundan çok şikayetçisiniz, biliyorum. 10 yıldır BASKİ’ye para ödüyorsunuz. Büyükşehir’in başındaki de makyaj yapıp duruyor. Biz makyaj değil, iş yapacağız iş. Baktım yapamıyorlar dedim ki; ‘Ahmet yola çık.’
“25 ŞUBAT PAZAR GÜNÜ BÜYÜK BALIKESİR BULUŞMASI’NA TÜM HEMŞERİLERİMİ DAVET EDİYORUM”
Projelerimizi 25 Şubat Pazar günü, saat 13.00’te Balıkesir merkezde, Kurtdereli Kapalı Spor Salonu’nda Sayın Genel Başkanımızın katılımıyla gerçekleştireceğimiz Büyük Balıkesir Buluşması’nda anlatacağız. Tüm hemşerilerimi davet ediyorum. Evlatlarımız için, gençlerimiz için, annelerimiz ve babalarımız için sizleri oraya davet ediyorum.
]]>Bursa’daki basın mensuplarıyla bir araya gelen AK Parti Nilüfer Belediye Başkan adayı Celil Çolak, Nilüfer için ortaya koyduğu vizyonu ve projelerini anlattı. Çolak, “Öyle inanıyorum ki Nilüfer’i ‘Gerçek Belediyecilik’ ile buluşturacak; şehir estetiği, kimliği ve ruhu olan, geleceği bugünden planlanmış, her bir ferdinin hayat kalitesi ve standardı yükseltilmiş bir Nilüfer’i, birlikte inşa edeceğiz. Nilüfer’in hak ettiği değeri alması için tüm projelerimiz hazır. Her adımı açıklık, dürüstlük ve hesap verebilirlik temelinde atacağız. İnsan odaklı çalışmaları esas alacağız. Son 20 yılda, dünya da Türkiye de çok değişti. Ancak üzülerek görüyorum ki, Nilüfer bu değişime, son 20 yılda ayak uyduramadı. Ülkemizin yakaladığı gelişim, ilçemize aynı oranda yansımadı. Bilim ve teknolojideki gelişmelerin gündelik yaşama her geçen gün daha da etki ettiği yepyeni bir dünya var artık” diye konuştu.
“Gerçek belediyecilik vizyonu”
Şehirler, dünyadaki hızlı değişime ayak uyduran, cesur, bilimin ve teknolojinin gereklerini yerine getiren ama “şehir ve insan” arasındaki organik ilişkiyi de asla göz ardı etmeyen; “insan öncelikli, hizmet odaklı” bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Çolak, bu yaklaşımı, gerçek belediyecilik vizyonu olarak tanımladı. Bu vizyon, hem bugünün değişen taleplerini daha kolay ve kapsamlı karşılamak hem de geleceğin ihtiyaçlarına hazırlanmak hedefini taşıdığını savunan Başkan adayı Celil Çolak, ortaya koyduğu vizyonu ve projelerini sosyal belediyecilik, çevre, kentsel tasarım uygulamaları, ulaşım, turizm, eğitim, istihdam, akıllı şehircilik, sağlık, tarım, spor ve kültür başlıkları altında tanıttı. Projelerin hayata geçirilmesi için Nilüferli hemşehrilerinin desteğine ihtiyacı olduğunun altını çizen Çolak; ‘Değişime var mısınız?’ sorusunu yönelterek konuşmasına şu sözlerle devam etti;
“Değerli Nilüferli Hemşehrilerim, güzel ilçemizi hak ettiği hizmetlere kavuşturmak, bilim ve teknolojinin önderliğinde Nilüfer’i değiştirmeye var mısınız? Herkesi kucaklayan; katılımcı, adil, demokratik belediyecilik anlayışı ile ilçemizi birlikte yönetmek için, değişime var mısınız? ‘İnsan öncelikli, hizmet odaklı’ anlayışla; Nilüfer’e yeni eserler, yeni değerler kazandırmak için, değişime var mısınız? Bu arzuyu benimle birlikte sizlerde de görüyorum:
Nilüfer hazır, Nilüfer kararlı. Bu sefer çok farklı! Öyle inanıyorum ki Nilüfer’i ‘Gerçek Belediyecilik’ ile buluşturacak; şehir estetiği, kimliği ve ruhu olan, geleceği bugünden planlanmış, her bir ferdinin hayat kalitesi ve yaşam standardı yükseltilmiş bir Nilüfer’i, birlikte inşa edeceğiz.”
Hizmet ve eser siyasetinden taviz verilmeyen, teknolojik ve dijital yaklaşımlardan yararlanarak yenilikçi ve öncü uygulamaların hayata geçirildiği, yerel hizmetlerin toplumun tüm kesimlerine ayrım gözetmeden ulaştırılacağını ifade eden Çolak, vizyon ve projelerini ise tek tek sıraladı.
“Kamu kaynakları adil ve hakkaniyetli dağıtılacak”
Hizmet ve karar süreçlerinde her daim kamuoyunun talep ve görüşlerine başvurulacağını belirten Çolak, “Kamu kaynaklarının şehirde adil ve hakkaniyetli dağıtımının sağlandığı, hemşehri hukukuna riayet edilen, hizmet kalitesinin her geçen gün yükseltilerek sürdürülebilirliğinin mümkün kılındığı bir Nilüfer inşa edeceğiz” dedi.
“Toplumun tüm kesimleri hizmetlerin merkezinde yer alacak”
Ailelerin, kadınların, çocukların, gençlerin, engellilerin, yaşlıların, gazilerin, şehit yakınları ve ihtiyaç sahiplerinin; hizmetlerin merkezinde yer aldığı bir Nilüfer olacağını belirten Çolak, “İstihdamdan eğitime, sağlıktan ulaşıma kadar her alanda dezavantajlı toplumsal grupların yönetime katılmasına, belediye hizmetlerinden eşit, adil ve hakkaniyetli bir şekilde yararlanmasına öncelik verilen bir Nilüfer’i hep birlikte yöneteceğiz. Mimarisi özgün, kimliğini ön plana çıkaran nitelikli kentsel tasarım uygulamalarına, tarihi ve kültürel birikimiyle uyumlu yerleşim alanlarına sahip, herkes için erişilebilir kentsel hizmetlerin sunulduğu, doğaya ve çevreye saygılı bir Nilüfer. Sürdürülebilir şehirleşme modeli ile depremin yanı sıra küresel iklim değişikliğiyle artış gösteren sel, su stresi, tarımsal kuraklık gibi afet ve etkilere karşı dirençli, sosyal ve ekonomik riskler başta olmak üzere her türlü kırılganlığa karşı güvenli bir Nilüfer olacak” diye konuştu.
“Farkını ortaya koyan eser ve hizmetler”
Yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, emisyon azaltımı, entegre atık yönetimi, yeşil ve dijital dönüşüm alanlarına yatırım yapan bir Nilüfer planladıklarını belirten Çolak, “Bütüncül, özgün ve fark oluşturan eser ve hizmetlerle buluşan bir Nilüfer’i inşa edeceğiz. Üniversiteler, teknoloji transfer bölgeleri, merkezi idare kuruluşları, belediye birlikleri, sivil toplum kuruluşları ve diğer tüm paydaşlarla birlikte hareket eden, ortak akıl ile yönetilen, katılımcı bir Nilüfer. Akıllı ve modern teknolojileri kullanarak şehir planlamasını, kentsel dönüşümü, sosyal politikaları etkili, verimli ve koordineli yönetmek için bütünleşik modelleri geliştiren bir Nilüfer’i Bursa’ya kazandıracağız. Nitelikli iş gücü oluşturma ve sürdürülebilir kalkınma için girişimci ve yenilikçi uygulamaların desteklendiği bir Nilüfer ortaya çıkacak. Mahallelerin sosyoekonomik kalkınmasının desteklendiği, belediye hizmetlerinin bu mekanlara ulaşmasının kolaylaştırıldığı bir Nilüfer. Yapay zeka, büyük veri, açık veri, robotik teknolojiler, nesnelerin interneti, insansız hava araçları, dijital ikiz gibi yeni nesil teknolojilerin belediye hizmetlerine dahil edilerek hizmet kalitesinin yükseltildiği; vatandaşın hayatının kolaylaştırıldığı, karar alma süreçlerine daha fazla katılımın sağlandığı bir Nilüfer olacak” şeklinde konuştu.
Şehrin ve toplumsal hafızanın devamlılığını sağlayacak, şehir-medeniyet ilişkisini göz ardı etmeyen, mevcut şehir dokusu ile ilişkisini devam ettirebilen sosyal, kültürel ve yeşil alanlarıyla örnek olan bir Nilüfer’i Bursalılarla buluşturacaklarını belirten Çolak, “Gençler, kadınlar ve dezavantajlı gruplar başta olmak üzere, toplumun tüm kesimlerinin üretime katılımını teşvik eden modellerin geliştirildiği bir Nilüfer. Kadınların çalışma hayatına dahil olmasını kolaylaştırmak için kreşlerin, bakım merkezlerinin ve mesleki eğitim imkanlarının artırıldığı bir Nilüfer. Kadınların yanı sıra engelliler ve yaşlılar gibi dezavantajlı grupların üretken hale gelmesinin ve kendi istekleri doğrultusunda çalışma hayatına katılımlarının desteklendiği bir Nilüfer. Kamusal mekan tasarımında özel ihtiyaç sahibi bireylerin, çocukların, yaşlıların, kısacası şehrin tüm sakinlerinin konforlu, kesintisiz ulaşımını sağlayacak, yaya hareketliliğini artıracak uygulamaların yaygınlaştırıldığı bir Nilüfer’i hep birlikte yöneteceğiz” dedi.
Kendisine güvenilmesini ve inanılmasını isteyen Çolak, “Söz veriyorum. Mevcutta olan bütün yanlışları değiştireceğiz. Doğru olanların üzerine daha fazla doğru katacağız. İyi bir yönetim izleyeceğimden de kimsenin şüphesi olmasın. Vatandaşların bize destek vermesiyle daha bir Nilüfer’de birlikte yaşayacağız. Yönetim anlayışı değişecek, Nilüfer coşacak” diye konuştu.
“Yüzde 62 ile kazanacağız”
Rant denilen şey başkalarının cebine değil, Nilüferli’nin cebine gireceğini belirten Çolak, “Hizmet olarak, sosyal proje olarak, ekonomik durumu iyi olmayan kişilere sosyal yardım olarak girecek. Gecen yerel seçimlerde, yüzde 35’e yüzde 62 olarak görülüyor. Şimdi biz iddia ediyoruz. Yüzde 62 alacağız. Bunun sinyalini sokakta görüyoruz. Seçmenler bize, ‘bıktık, bıktık, bıktık’ diyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nden arkadaşlarım beni arayak, ‘oyumuz sana’ diyor. Ben bile şaşırdım. ‘Ben yanlış bir partinin adayı mıyım? AK Partili arkadaşlarımızla espirili bir şekilde takılıyoruz” şeklinde konuşmasına son verdi.
MHP Nilüfer İlçe Başkanı Levent Karakoç ve AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Furkan Alpaslan ise yaptıkları selamlama konuşmasında şu cümlelere yer verdi;
“Allah nasip ederse, Celil Çolak başkanımızla bu değişimi gerçekleştireceğiz. İnşallah Nilüfer’i hak ettiği belediyecilik anlayışına taşıyacağız. Türkiye yüzyılı vizyonu doğrultusunda, Türkiye’nin il ve ilçelerini gerçek belediyecilikle tanıştıracağız. Türkiye yüzyılı şehirlerini inşa edeceğiz.” – BURSA
]]>Şeker, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda, “Eksikleriyle artılarıyla 5 yılı bütün notlarımızla teker teker reflekslerimizle, handikaplarla, çalışanların neye göre tavır neye göre hareket edeceklerine kadar her türlü konuda üstüne düştük, taşeron ve kadrolu işçi olmak üzere emekçilerin hakkını en iyi şekilde yerine getirdik” diye konuştu.
Belediyenin, çalışılan firmalara ve alışveriş yapılan kurumlara borcu olmadığını aktaran Başkan Şeker, “Mut Belediyesi atağa kalkmıştır. Artık kalfalık dönemi bitti ustalık dönemi başladı. Durmak yok çalışmaya devam. Eğer hayallerimi gerçekleştiremezsem istifa ederim. Devlet var olduğu müddetçe ben bu halkın içindeyim. Sosyal adalet sağlanana kadar, mücadele edilene kadar, her şeyin bittiği an bile Gazi Mustafa Kemal Atatürk aklıma gelir ve siyasete devam ederim. Şehitleri düşünür bu siyasete devam ederim. İnşallah önümüzdeki dönemde Mut adına asfalt, parke, yol belediyenin gerçekten asli görevlerle alakalı olan sorunlarını 1 yıl içerisinde dizayn düzene sokacağım. Bunun yol haritası başlamıştır artık beni kimse durduramaz. Bu doğalgaz nasıl bir şey diye düşünürken bir buçuk sene bir süre zarfında 6 bin 800 abone, 4 bin 300 tane kullanılabilir aktif pozisyonda Karaman’dan Mut’a kadar 82 kilometrelik boru hattının bitmesi an meselesi. Artık taşımadan kurtulan boru hattına sahip oluyoruz. Buranın doğalgaz lisansı Mersin’deydi ama Mut’a alındı. Mut’a özel işler yapıldı. Organizasyonun başlangıcında devletimizin hizmetleri bizi mutlu etti” dedi.
“Belediyenin sadece evin önündeki çöpü almak adına değil Cumhur İttifakı’nın bir belediye başkanı olarak Mut’un devlet kanalıyla, yaşam alanıyla, standartlarında hangi ihtiyaç varsa çözebilmek için sahaya inanılmaz iniyoruz” diyen Şeker, “Bu konuda hemşehrimiz eski Ekonomi Bakan Yardımcısı şimdi ise AK Parti MKYK üyesi Mustafa Sever bizim için müthiş bir şans. Şu anda hayallerimi yapabilmem için, Mut’u bin Mut yapabilmek için bize ihtiyaç olan 8 tane hibe araç gelirse rahatlarız. Bugün en güzel iller bankası kredisini en uzatma vade şeklinde kullandığımız zaman rahatlarız” ifadelerini kullandı.
Şeker, sözlerine şöyle devam etti:
“Yol, su, elektrik ve telefon bunların hepsini biz 2 sene içerisinde çözebilmek için savaşa hazırız. Mücadeleye hazırız. Ben Mut’un öz evladı gibiyim. Allah nasip ederse Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Serdar Soydan’ı seçeceğiz. Bunun da kurtuluşu kalmadı. Zaman zaman hesaplar kitaplar yapılıyor, matematik yapılıyor. Serdar Soydan neden önemli, çünkü Atatürk, Mustafa Kemal çizgisinde. Aklı erdiği günden beri siyaset yapan, milletini seven, emeğiyle her şeyi çözebilecek, herkes tarafından sevilen kabul edilen biri. Belediyemizin şirketi var. Şirketimizin Meysu fabrikası olacak. Bizim kendi şirketimizin zeytinyağı fabrikası ve soğuk hava deposu olacak. 2 bin 860 kilometrekarede yaşayan her insanın öncelikle rahat yaşam koşullarını sağlayabilmek bizim hedefimiz. Projelerimizin her birinde kesinlikle otopark sorununu çözmek için planları yaptık. Otogarın orası direk otoparkla alakalı olacak. 4 tane arsa belirledim kiralama yöntemiyle onlarla alakalı çözüm bulacağız. Yollarımızın bazıları tek yön olacak. Kütüphanenin yerine çok geniş kapsamlı bir kütüphane yapacağız. Özel sinema salonu, kapalı bir yüzme havuzu, parke tesisimiz, sıcak asfalt şantiyemiz, tam nizami huzur evimiz kesinlikle olacak. Bunlar ilk hamlede yapacaklarımızdır. Belediyeye ait eğitime önem veren dershane, KPSS kurs merkezi, önümüzdeki sezon her öğrencimize öğrenci burs yardımı, kazandıklarında yerleşmelerinde katkı sağlayacağız, Yüksek okul yurdu binamızı yapacağız.”
Toplantıya AK Parti MKYK üyesi Mustafa Sever, AK Parti Mut İlçe Başkanı Fatih Ünver ve çok sayıda davetli katıldı. – MERSİN
]]>Bakan Uraloğlu, kentteki temasları kapsamında Haliliye Belediyesi Konferans Salonu’nda partisince düzenlenen mahalle toplantısına katıldı.
AK Parti hükümetleriyle ve AK Partili belediyelerle Allah rızası için yılmadan, bıkmadan hizmet etmeye çalıştıklarını, Şanlıurfa’nın da her zaman kendilerinin yanında durduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sonuna kadar destek verdiğini aktaran Uraloğlu, kente birçok hizmeti hayata geçirdiklerini belirtti.
Kentten İzmir’e uçak seferlerinin mart ayının ilk yarısında başlayacağını, kente 1700 kişilik hastane yaptıklarını dile getiren Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Ama bir taraftan da artık bize daha modern ulaşım sistemleri lazım. Böyle çevreci ulaşım sistemleri lazım. Nedir onlar? Raylı sistemlerdir. Büyükşehir Belediyemiz Urfa Ray’ın ön projesini bitirdi, kesin projesi devam ediyor. İnşallah önümüzdeki sene kesin projeyi bitirecek. Biz de Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı iş birliği ile Cumhurbaşkanımızın onayı, takdiri ile inşallah o projeyi hayata geçirmeyle ilgili programımızı yaptık, hayırlı uğurlu olsun. Biz hızlı treni sadece filmlerde ve fotoğraflarda görüyorduk. Hızlı trenle bizi kim buluşturdu? Cumhurbaşkanımız buluşturdu. Hiç yoktan 2 bin 200 kilometre hızlı tren ağı yaptık Türkiye’de. Sivas’tan tutun Konya’dan, Karaman’dan tutun İstanbul’a, Eskişehir’e kadar. Bakın İzmir’e yüksek hızlı trenini yapıyoruz. Yine biz İstanbul’dan Kapıkule’ye hızlı treni yapıyoruz. Bunlara devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız talimat verdi, biz de gereğini yapıyoruz. Kim taş üstüne taş koymuşsa Allah razı olsun. Urfa’nın hızlı treni nerede? Urfa’nın hızlı treni Mersin’den yola çıktı. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep burada başladık, devam ediyoruz. Gaziantep’ten Şanlıurfa’ya kadar olan bölümünde projesini bitirdik. Şimdi ne yapacağız? Biz buranın projesini alacağız, bakanımla belediye başkanımızla, Sayın Cumhurbaşkanımıza getireceğiz. İnşallah yatırım programına aldırarak buranın ihalesini de yapacağız. Hızlı trenimiz şimdiden hayırlı uğurlu olsun.”
“Gece gündüz çalışarak Şanlıurfa’ya borçlarımızı ödeyeceğiz”
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ da Bakan Uraloğlu’na Şanlıurfa’ya yaptığı ziyaretten dolayı teşekkür ederek, bu ziyarette kentte yapılan çalışmaların ele alındığını ve bazı projelerin yerinde görülerek çözüm üretildiğini söyledi.
Bozdağ, Şanlıurfa’nın yolunu ve istikametini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde kabine üyeleri, Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerle açacaklarını vurgulayarak şöyle devam etti:
“Şanlıurfa için yürüyecek daha çok yolumuz var. Bu yolu da yürüyerek bitiremeyiz. Onun için bütün başkanlarımızla konuşuyor ve diyoruz ki koşa koşa bu mesafeleri kat edeceğiz. Geceyi gündüze kata kata bu mesafeleri kat edeceğiz ve Şanlıurfa’nın gücüne güç katacağız. İşte Galatasaray, Fenerbahçe Türkiye’nin ve dünyanın saygın iki takımı, güzide takımlarımız kupa maçını Şanlıurfa’mızda oynayacak. Onun için de buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza da Futbol Federasyonu başkanımıza da emek ve karar veren herkese de şükranlarımı sunuyorum. Urfa’nın sesi her yerden geliyor, her yerden Allah’ın izniyle gelmeye devam edecektir. Durmak yok diyoruz. Gece gündüz çalışmaya, kapı kapı dolaşmaya, gönüllere girmeye, milletin emrinde koşmaya devam edeceğiz. Şanlıurfa’da patron millettir. Şanlıurfalı hemşehrilerimizdir. Bizim belediye başkan adaylarımız da onların hizmetkarlarıdır, bu anlayışla çalışacaklar. Biz de hepinizin hizmetkarı anlayışıyla vekiller olarak gayret edeceğiz. Gece gündüz Şanlıurfa için çalışmak, bizim Şanlıurfa’ya olan borçlarımızı ödemenin bir yolu, çalışarak borçlarımızı ödeyeceğiz. Çalışarak aldığımız oyların hakkını helal ettireceğiz. Çalışarak bir bir projeleri hayata geçirerek Şanlıurfa’yı bulunduğu noktadan daha ileri bir noktaya taşıyacağız.”
Toplantıya, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, AK Parti İl Başkanı Ali İhsan Delioğlu ile ilçe belediye başkanları ve partililer katıldı.
]]>İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olması halinde ilk 300 günde hayata geçireceği projelerini anlattı. Özlale aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada; “Tek hayalimiz seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorunlu altyapı problemlerinizi çözerim. Ama bundan daha fazlaya ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım” dedi
İzmir İktisat Kongre Merkezi Binası’nda gerçekleştirilen proje ve aday tanıtım törenine İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan şöyle konuştu:
“Türk milletinin iki kutup arasında sıkıştığı, iktidar ve ana muhalefetin konforlu alanlarından memnun olduğu bu sistemden kurtarılması gerekiyordu. İşte bu düsturla genel başkanımız Sayın Meral Akşener tüm Türkiye’ye nefes aldıracak bir yol, bir seçenek sundu. Hür ve müstakil siyaset. Biz de İzmir’de İYİ Parti’nin neferleri olarak tüm hemşerilerimize mecbur değilsin, üçüncü bir yolu var İzmir diyoruz. Büyükşehir’de Sayın Profesör Doktor Ümit Özlale ve otuz ilçemizde İzmir’in iyi belediyecilikle tanıştıracak halkımızın huzuruna çıkıyoruz. Hizmet görmekten mahrum, kaderine terk edilmiş İzmir’in bu maküs tarihini birlikte değiştireceğimize yürekten inanıyorum. Bu güne kadar bu ülkeyi yöneten bozuk iktidardan hesap sorduğunuz gibi elbette ki yıllardır İzmir’i yöneten, kötü yöneten, iktidarda da hesap soracağız. Çünkü bir taraftan çeyrek asırdır yönettikleri şehirde hakkettiği yere getiremeyenler, diğer taraftan gevur diyerek dışlayanlar. Bir tarafta belediyenin gücünü seçim kampanyasında kullananlar, diğer tarafta hükümet gücünün siyasi şova dönüştürenler.
“İZMİR BİR KALE OLACAKSA 9 EYLÜL’DE DÜŞMANI DENİZE DÖKEN MUSTAFA KEMAL’İN KALESİDİR”
İşte tam da bunun için iki yumruk arasına sıkışan halkımıza üçüncü bir yol olmak için mecbur değilsin İzmir diyoruz. Bozuk zihniyete de bozuk yollara da mecbur değilsin İzmir. Çürümüş adalet sistemine de çürük altyapıya da mecbur değilsin İzmir. Kokuşmuş düzene de kokan körfeze de mecbur değilsin İzmir. Şunu unutmasınlar İzmir hiç kimsenin, hiçbir partinin tapulu malı, kalesi değildir. Eğer İzmir bir kale olacaksa düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin’in kalesidir. Hükümet gönderine şanlı bayrağı çeken Yüzbaşı Şerafettin’in kalesidir ve eğer İzmir bir kale olacaksa 9 Eylül’de düşmanı denize döken Mustafa Kemal’in kalesidir. Demokrasinin, özgürlüklerin kalesidir. Kuruluşun ve kurtuluşun şehridir. Türkiye demokrasimizin göz bebeğidir. İzmir’e ve otuz ilçemizin sorunlarına hakim çözümlerine hazır, birbirinden kıymetli ve çalışkan adaylarımızla İYİ Parti bir güneş gibi doğacak. İnşallah İzmir iyi olacak. İnanıyorum ki bir nisan sabahından İzmir’in dağlarından çiçekler açacak ve İyi Parti’nin güneşi sırmalar saçacak”
“İZMİR İÇİN, İYİ PARTİ İÇİN, BÜTÜN TÜRKİYE İÇİN ÜMİT OLMAYA GELDİK”
Konuşmaların ardından projelerini anlatan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, şunları kaydetti:
“Tam 101 yıl önce 17 Şubat 3 Mart arası sizin gibi bin yüz otuz beş tane delege burada 9 Eylül coşkusunun daha tadını çıkartırken iktisat kongresini yürütmüş. Bakın iktisat kongresinde ne diyor? Her Türk dünyanın her yerinde başarılı olabilecek şekilde kendini yetiştirir ama mesuliyeti Türkiye’yedir diyor. Bizim mesuliyetimiz de buraya. İşte bu amaçla bugün buraya geldik. İzmir için, İYİ Parti için, bütün Türkiye için ümit olmaya geldik. Sizlere bizim projelerimizi sunacağız. Ama bunun öncesinde bir şey söylemek istiyorum. Bizler burada İzmir’i biraz hatırlayalım. Atamız ve bin yüz otuz beş delege iktisat kongresini, o kitapları konu olan iktisat kongresini İzmir’de yapmak istemişler çünkü İzmir tarihi boyunca sanayinin, ihracatın, kalkınmanın kalesi olmuştur. O yüzden yapmak istemişlerdir. Dolayısıyla İzmir atamızı hiç mahcup etmemiştir. Yüzyıllardan beri nasıl sanayileşmenin ihracatını, kalkınmanın kalesi olmuşsa hala atımızın, cumhuriyetin ilk yıllarında öngördüğü gibi kalesi olmuştur. Ama özellikle son çeyrek asırda baktığımız zaman İzmir o eski lokomotif konumunu maalesef yitirmek üzeredir. Biz buna itiraz ediyoruz. Bizim gönlümüz İzmir’in düştüğü bu duruma razı gelmiyor. İnanın mesele sadece belediye kazanma meselesi değil. Biz o belediyeyi kazanırız. Sizlerin de desteğiyle o belediyeyi kazanırız.
“İZMİR’İ TEKRARDAN ATATÜRK’ÜN VİZYONUNA GERİ DÖNÜŞTÜRMEYE İHTİYACIMIZ VAR BEN BUNUN HAYALİYLE SİZLERLE BERABER YOLA ÇIKTIM”
Bizim meselemiz sadece seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorularınızı, altyapı problemlerini çözerim. Ama bundan daha fazlasına ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım.
İlk 300 günde geldiğim de ne değişecek? Bakın çok şey değişecek. İlk olarak açık hava ihalesinde öyle yandaş şirketlere vermek yok. Yılda bir milyar TL gelir kazanacağız. Liman bölgesi hızla dönüşecek. Artık İzmir’de ışıksız sokak cadde kalmayacak. Kadınlarımız, gençlerimiz sokaklarda rahat bir şekilde, güvenli bir şekilde yürüyecek. Türkiye’nin en büyük, en modern hayvan bakım evini Yamanlar’a inşa edeceğiz. Türkiye’nin sokak hayvanları sorununu İzmir’e yakışır şekilde, Karşıyaka’mıza yakışır şekilde çözeceğiz. Su faturalarını yüzde otuz beş düşüreceğiz. Hiç kimse kullanmadığı atık su bedelini ödemek zorunda kalmayacak. Toplu ulaşım yedi yirmi dört olacak. Neden çünkü artık sizler Alsancak’tan Karşıyaka’ya gitmek için, Karşıyaka’da eğlenip Güzelyalı’ya gitmek için dünya kadar taksi parası vermeyeceksiniz. Yedi yirmi dört ulaşım olacak. Mavi körfez Projesiyle hiçbirinizin cebinden para çıkmadan, tamamıyla belediyenin kaynağını kullanmayıp yurtdışı hibelerle, mavi körfez projesini başlatacağız ve ondan sonra körfeziyle barışık, körfezini kullanan bir İzmir’i ilk 300 günde hayata geçireceğiz. İZBAN seferlerini arttıracağız. Sizler sabahları sıkış tepiş bin bir küfür ederek işe gitmek zorunda kalmayacaksınız.
Atıl durumdaki hastaneleri güçlendireceğiz. Belediye hastaneleri kuracağız Artık sizler Bayraklı Şehir Hastanesine mecbur kalmayacaksınız. Bütün yaş almış vatandaşlarım artık Sağlık Bakanlığımız da mecbur kalmadan belediye hastanesinde tedavisini olacak. İzmir’e yakışmayan bir otogar var onu da yenileyeceğiz. Cep otogarlarla beraber bütün çevre ilçelerin de otogar sorununu çözeceğiz. Vergi levhası olmayan tüm işletmeleri kapatacağız Suriyelilerden başlayarak. Madde bağımlılığını, uyuşturucuyu, bu ilin hafızasından çıkartacağız. Artık denizler taşmayacak. Deniz taştığı zaman yüzer dalgakıranlarla artık Bostanlı sahilindeki arabalar pert olmayacak. Hiçbir eve su basmayacak.
Sözünü veriyorum. Yaş almış vatandaşlarımız İkinci Bahar Yaşam Siteleri’nde bundan sonra ömrünüzün ikinci baharını; yeşil, sağlıklı, sosyal kompleksi olan yerlerde yaşayacaksınız. Her ilçede nöbetçi ambulans sitemini başlatacağız. Bundan sonra Allah korusun. Acil bir durum olduğu zaman belediyeyi arayacaksınız. Nöbetçi ambulans sizin ilçenizde olacak. Trafiği azaltmak için ağır vasıtalara şehir içinde saat sınırlaması getireceğiz. Esnafın rahat etmesi için şehre giriş çıkışları mutlaka kontrol altına alacağız. Kıyı ilçelerde yüzen otoparklar kuracağız. Otopark problemini baştan aşağı halledeceğiz.Kamu binalarının altına yeraltı otoparkları inşa edeceğiz.
“İZMİR’İ ANKARA’YA MUHTAÇ BIRAKMAYACAĞIZ”
Peki bütün bunları nasıl başaracağız? Işte bir tane aday çıktı dedi ki ‘Ben size Ankara’dan kaynak getireceğim’. Diğer aday kaynağını bile açıklamıyor. Sadece ‘başkasına teslim olmayın’ diyor. Ben size başka bir şey yapacağım. İyi Parti’ye yakışanı yapacağız. Biz bir vaatte bulunuyorsak onu nasıl başaracağımıza söylüyoruz. Kendi gelirinize yakışırız arkadaşlar. İzmir’in bütçesinin yüzde doksanı Ankara’dan geliyor. Sadece yüzde on kendi yaratıyor. Barselona gibi şehirler kendi bütçesinin yüzde 50’sini gelir yaratan projelerle karşılıyorlar. Beş yıl içerisinde merkezi hükümetten, Ankara’dan almadığımız gelir kalemleri ilk beş yılda bütçenin yüzde, 20’sine ikinci beş yılda bütçenin yüzde 40’ına ulaştıracağız. İzmir’i Ankara’ya muhtaç bırakmayacağız. Artık mevcut belediye gibi bahane ve mazeret edebiyatına sığınmayacağız. Artık bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin çöpünü toplamıyorum. Bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin yolunu yapamıyorum. Bu edebiyata sizler, bizler son vereceğiz. Turizm sezonunu yıla yayacağız. Körfezimizi çok daha iyi kullanacağız. Dış fonlardan bütçemizi yüzde 10’u kadar hibe desteği sağlayacağız. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden daha fazla hibe desteğini kendim Türkiye’ye getirmiş insanım. Reklam gelirini yılda bir milyar TL üzerine çıkartacağız. Kentsel dönüşüme hız vereceğiz. Türkiye’nin yüzde altmışı gecekondu. İYİ Parti İzmir’i aldığında Belediye bütçesini ve iştiraklerini devletin firmalarından oluşan şirketleri denetleyeceğiz. Bu belediyeyi rüşvetin, yoksulluğun, merkezi haline getirmeyeceğiz. Tam tersine burada herkes bütçenin nereye gittiğini görecek. İzmir her daim bu ülkenin ümidi olmuştur. Hepimiz de biliyoruz ki bu ülkede İzmir varsa ümit vardır.”
İLK 300 GÜN PROJELERİ
ÖZLALE’NİN ÖNE ÇIKAN PROJELERİ:
.Mavi Körfez projesiyle hiçbirimizin cebinden para çıkmadan yurtdışından hibeler alarak Mavi Körfez projesini başlatacağız.
.İZBAN seferleri arttırılacak.
.Belediye hastaneleri kurularak ve kimse sağlık bakanlığına muhtaç bırakılmayacak.
. Başta Suriyeliler olmak üzere vergi levhası olmayan tüm işletmeler kapatılacak.
.Karşıyaka Spor Kulübü Stadı’na kavuşacak.
.Alsancak ve Karşıyaka arası yüzler platform inşa edilecek. Bu platformlar sayesinde iki ilçenin arası bisikletle yedi dakikaya inecek.
.Belediye bütçesi bağımsız denetçiler tarafından denetlenecek.
.Girişim ve inovasyon merkezi inşa edilecek. İzmirli gençler çalışmak için İstanbul’a gitmek zorunda kalmayacak.
.Dünyanın en büyük müzelerinden biri olacak Ege Medeniyetler Müzesi inşa edilecek.
. Bin 500 araçlık yüzer otoparklar inşa edilecek.
.İnciraltı’na botanik parkı ve kongre merkezi inşa edilecek.
. Gençlerin KYK borcu, belediyenin gösterdiği sosyal hizmetlerde çalışma karşılığında ödenecek.
]]>31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne sayılı günler kalırken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin proje ve aday tanıtım toplantısı için İzmir’e geldi. Toplantıda İYİ Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. İktisat Kongresi Binası’nda gerçekleştirilen aday tanıtım ve proje lansmanında konuşan Genel Başkan Akşener, “Ne o tarafta ne bu tarafta olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. İzmir’in Ümit’i var” dedi.
“Milletimiz, arkadaşlarımız adına istiyorum”
Milleti iki yumruk arasından kurtaracakları iddiası ile yola çıktıklarını aktaran Akşener, “Ben, pek çok çirkinliği zaman zaman asabileşsem de hazmetmeye gayet etmişimdir. Şahsi olarak bir şey istemiyorum. Milletimiz adına, arkadaşlarımız adına isteyenim ama kendi adıma isteyen değilim. Dolayısıyla hazmetmişimdir, yutmuşumdur. Zaman zaman ağzımı bozdum, küfür ettim. Fakat Atatürk’ümüze söylenen hiçbir sözü yutamadım ben. Bu yumruk arasındaki sistemden herkes memnun. İzmir Atatürk’ün, Zübeyde Hanım’ın şehridir. Atatürk’e iftira atanlar var ve bunu seyreden yöneticiler var. Ben seyredemem kardeşim. Bugün İzmir’de bir karar vereceksiniz. Bu karar ‘İzmir benimdir kardeşim, ceketimi assam kazanırım’ diyen bir anlayışa evet diyeceksiniz ya da Atatürk’ün bugünkü torunu sayabileceğimiz, onun adına ne gerekiyorsa yapacağından emin olduğunuz İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale’ye evet diyeceksiniz. Ne o tarafta ne bu tarafta olmak mecburiyetinizi ortadan kaldıracaksınız. Bu aynı zamanda Türkiye’de oluşacak mecburiyetleri ortadan kaldıracak” diye konuştu.
“İnşallah kendimi, partimin ne istediğini doğru anlatabilirim” diyen Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün burası İktisat Kongresi’nin yapıldığı yer. O günden bugüne İzmir’in Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen kişilere kötü davrandığını gördünüz mü? Göremezsiniz. Fransızlar burada, onlar burada diyerek el sıkışılsaydı ne olurdu? Atatürk’ümüz manda ya da sığınmacılık içerisinde yer alsaydı ne olurdu? O zaman şartlar mandayı kabul etmekti. Fakat ne yaptı? Herkesin gözünde meçhule gitti. Havza’daki çiftçiden Sivas’taki, Erzurum’daki kadınlara. Dolayısıyla o meçhulde başarılı çıkacağına inanıyordu. Çünkü size güvendi. Milletine güvendi. Çok kolay bir el sıkışma. Herkes de bunu yapalım diyordu. Fakat Atatürk reddetti. Milletine güvendi. İYİ Parti’nin misyonu ‘mandayı’ kabul etmemektir. İYİ Parti’nin misyonu sen aday çıkarırsan o kazanır cümlesine uymamaktır.”
Zorluğu bilen adayın seçilmesi gerektiğinin altını çizen Akşener, “Alt tarafı belediye, alt tarafı bir seçim. Birine göre gavur, birine göre mecbur İzmir’sin. Hadi oradan. Ümit Özlale seçildi. CHP’nin belediye başkanlarıyla, AK Parti’nin diğer illerde belediye başkanlığı yönetiminden ne farkı var? Ümit Özlale kazandığında laik hassasiyetleri yüksek, Atatürk’ü seven, hukukun üstünlüğüne inanan, adalete inanan İzmirlinin dediğinin dışında ne yapar ki? Bu istediklerimizin tümünü yapar. Ben mübadil bir ailenin kızıyım. Zorluğu da bilmelisiniz, zorluğu bilen kişiyi de seçmelisiniz. İzmir’in Ümit’i var” şeklinde konuştu.
Projelerini aktardı
Seçildiği taktirde yapacakları projeleri aktaran İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, “Yılık 1 milyar gelir elde edeceğiz. Kadınlarımız gençlerimiz sokaklarda rahat bir şekilde yürüyecek. Türkiye’nin en büyük hayvan bakım evini Yamanlar’da inşa edecek. Su faturalarını yüzde 35 düşüreceğiz. Toplu ulaşımı 7/24 yapacağız. Dünya kadar taksi parası vermeyeceksiniz. Mavi Körfez projesiyle; Körfeziyle barışık, körfezini kullanan İzmir’i ilk 300 günde hayata geçireceğiz. İZBAN’ı sıklaştıracağız. Artık sizler ulaşımı sorun olmak halinden çıkaracaksınız. Belediye Hastaneleri kuracağız. Artık sizler Bayraklı Şehir Hastanesi’ne mecbur kalmayacaksınız. Vatandaşlarımız belediye hastanelerinde tedavi olabilecek. İzmir’e yakışmayan otogar var. Bunu yenileyeceğiz” diye konuştu.
Vergi levhası olmayan tüm işletmeleri kapatacaklarını belirten Özlale, “Bu işletmelere Suriyelilerden başlayacağız. Artık denizler taşmayacak. Bostanlı sahildeki arabalar pert olmayacak. Hiçbir evi su basmayacak. Yaşlı vatandaşlarımız ömürlerinin ikinci baharını temiz yeşil alanlarda geçirecek. Trafiği azaltmak için ağır vasıtalara şehir içinde sınırlama getireceğiz. Kıyı ilçelerde yüzen otopark kuracağız. Kamu binalarının altına yeraltı otoparkları inşa edeceğiz” cümlelerini aktardı.
“İzmir sorunlar şehri değil, fırsatlar şehri olacak”
“İYİ Parti’ye yakışanı yapacağız” diyerek projeleri nasıl başaracaklarını anlatan Özlale, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kendi gelirimizi oluşturarak bunları başaracağız. 5 yıl içerisinde Merkezi Hükümetten almadığımız bütçenin yüzde 20’sine ikinci 5 yılda bütçenin yüzde 40’ına ulaşacağız. Turizm sezonunu yıla yayacağız. Dış fonlardan bütçenin yüzde 10’u kadar hibe desteği sağlayacağız. Açık hava reklam gelirini de yıllık 1 milyar TL üzerine çıkaracağız. İzmir’imiz şarjlı araçlarla daha sık tanışacak. Kentsel dönüşüme hız vereceğiz. İYİ Parti İzmir’i aldığında 20 yıl içerisinde buradan yüzde 6’sı gecekondu olan şehir göreceksiniz. Belediyeyi rüşvetin merkezi haline getirmeyeceğiz. İzmir sorunlar şehri değil, fırsatlar şehri olacak.”
Öne çıkan proje başlıkları şöyle:
“Alsancak Limanı’nın arkasına inovasyon ve tasarım başkenti projesi, Basmane Çukuru’na girişimcilik ve inovasyon merkezi projesi, İnciraltı botanik parkı ve kongre merkezi, toplu taşıma ve trafik, altyapı, çevre, afet ve kentsel dönüşüm, hayvan hakları, sosyal belediyecilik, engelsiz İzmir, gençlere maddi destek, akıllı belediyecilik, tek masa projesi.”
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener’in tek tek sahneye çağırdığı büyükşehir ve ilçe belediye başkan adayları ise şu şekilde:
“İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale, Aliağa Belediye Başkan Adayı Bahadır Gültekin, Balçova Belediye Başkan Adayı Hicran Helezür, Bayındır Belediye Başkan Adayı Kenan Gökçen, Bayraklı Belediye Başkan Adayı Mehmet Erdinç Çobanoğlu, Bergama Belediye Başkan Adayı Nezih Özuyar, Beydağ Belediye Başkan Adayı Yasin Kırmızı, Bornova Belediye Başkan Adayı Uğur Uray, Buca Belediye Başkan Adayı Suat Nezir, Çeşme Belediye Başkan Adayı Havva Evci, Çiğli Belediye Başkan Adayı Özgür Doğan, Dikili Belediye Başkan Adayı Önder Akşengün, Foça Belediye Başkan Adayı Derya Kale Erdemli, Gaziemir Belediye Başkan Adayı Sedat Dağ, Güzelbahçe Belediye Başkan Adayı Gizem Albaş, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Gökhan Uzun, Karaburun Belediye Başkan Adayı Zafer Sevinç, Karşıyaka Belediye Başkan Adayı Yetkin Hafızoğlu, Kemalpaşa Belediye Başkan Adayı Nizamettin Yılmaz, Kınık Belediye Başkan Adayı Olcay Oral, Kiraz Halil Çokgüler, Konak Belediye Başkan Adayı Huriye Serter, Menderes Belediye Başkan Adayı Ergun Özgün, Menemen Belediye Başkan Adayı Tanzer Sucu, Narlıdere Belediye Başkan Adayı Feza Genişoğlu, Ödemiş Belediye Başkan Adayı Güven Kılıç, Seferihisar Belediye Başkan Adayı Erman Çıkar, Selçuk Belediye Başkan Adayı Aslan Sezgin, Tire Belediye Başkan Adayı Salih Atakan Duran, Torbalı Belediye Başkan Adayı Melih Terzioğlu, Urla Belediye Başkan Adayı Ertunç Tezcan.” – İZMİR
]]>TACETTİN DURMUŞ
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kars’ta; “AKP iktidarı gittiği her yerde ‘Biz ekonomiyi uçurduk, yoksul kalmadı bu ülkede’ diyor ama hiçbir adayı, kolay kolay bir pazar yerini, bir esnafı gezemiyor çünkü protestolarla karşılaşıyorlar. Sadece daha önce örgütledikleri, ‘bizim adaylarımız gelecek sakın ha sakın yoksulluktan bahsetmeyin’ diye telkinde bulundukları esnafları ziyaret edebiliyorlar. Oysa gittikleri her yerde halkın ne kadar açlıkla karşı karşıya kaldığını gayet iyi biliyorlar. Bugün sarayda oturanlar ekmeğin fiyatını bilmiyor. Onlar ekonomiyi uçurdu ama uçurumdan aşağıya uçurdu” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kars Belediye Eş Başkan Adayları Arzu Savaş Derman ve Kenan Karahancı, Kars İl Başkanı Şerafettin Gönel ve ilçe belediye eş başkan adayları ile birlikte seçim otobüsünün üzerinden Kars halkına seslendi. Hatimoğulları, şunları söyledi:
“DEM KARS’A, KARS DEM’E YAKIŞIR”
“Bugün Kars’tayız. Türkiye’deki devrimci hareketin ve yurtseverlerin memleketi Kars’tayız. Bugün Türkiye’deki bütün halklara ev sahipliği yapan Azerilere, Terekemelere, yerli halka, Kürt’e, Türk’e bütün farklı halklara ve inançlara ev sahipliği yapmış olan Kars’tayız. İşte Kars demek DEM demektir. DEM demek tıpkı Kars gibi bütün farklı halkaların ve inançların bir arada siyaset yaptığı bir partidir. Onlar bizleri dar alanlara hapsetmeye çalışsalar da, bizler sınırlarımızı, onların çizdiği sınırları kıra kıra buradayız. DEM Kars’ta DEM Kars’a, Kars DEM’e yakışır çünkü artık DEM zamanıdır. Kars’ta AKP iktidarı belediyeyi küçük ortağı olan MHP’ye bıraktı. Öyle bir anlaşma yaptılar. Bakın küçük ortak büyük ortakla birlikte el ele vererek, bütün halklara düşmanlık yapıyorlar. Dün Dünya Anadil Günü’ydü. Meclis’te milletvekillerimiz kendi anadilleriyle selamlama yaparken MHP Meclis Başkanvekili Kürtçe, Arapça, Ermenice, Süryanice konuşulduğunda, mikrofunu kapattı. İşte bunlar halklara bu kadar düşman. İşte bunlar dillere bu kadar düşman. Bunlara değil oy vermek selam bile vermemek gerekiyor. Kars bunu çok iyi biliyor, Kars bunu başaracak.
“KARS’A AÇLIĞI, YOKSULLUĞU UYGUN GÖRDÜLER”
AKP iktidarı gittiği her yerde ‘biz ekonomiyi uçurduk, yoksul kalmadı bu ülkede’ diyor ama hiçbir adayı, kolay kolay bir pazar yerini, bir esnafı gezemiyor çünkü protestolarla karşılaşıyorlar. Sadece daha önce örgütledikleri, ‘bizim adaylarımız gelecek sakın ha sakın yoksulluktan bahsetmeyin’ diye telkinde bulundukları esnafları ziyaret edebiliyorlar. Oysa gittikleri her yerde halkın ne kadar açlıkla karşı karşıya kaldığını gayet iyi biliyorlar. Bugün sarayda oturanlar ekmeğin fiyatını bilmiyor. Onlar ekonomiyi uçurdu ama uçurumdan aşağıya uçurdu. Kars’ın en temel geçimi hayvancılık ve tarım üzerine dayalıdır. Burada hayvancılığa doğru düzgün bir teşvik yok. Biz Kars, Ardahan, Iğdır bölgesinde çalışmalarımızı yürütürken esnaftan gelen en büyük eleştiri, yem fiyatlarının yüksek olması, mazot fiyatlarının yüksekliğidir. İşte bunlar Kars’a bunu uygun gördüler. Açlığı, yoksulluğu uygun gördüler. Belediye ekibimiz, buranın ekonomisinin kalkınması için buralara yatırımın yapılmasını sağlayacak. Kooperatifleşme sistemini yerine getirecekler. Belediyemize kayyum atayan anlayışa karşı halkın belediyesini yönettiği bir belediyecilik anlayışıyla belediyeyi yöneteceğiz. Kentimize kayyum atandı, kayyum Kürtçe tabelayı söktü, kadın merkezlerimizi kapattı, eş başkanlık sistemimizi hedef aldı. Bizler belediyelerimizi yeniden alacağız, halkımızla birlikte belediyelerimize dört elle sımsıkı sarılacağız. En büyük cevabı siz değerli halkımızla birlikte kayyumcu zihniyete karşı vereceğiz.”
]]>
Hatipoğlu, yaptığı açıklamada, mart ayının ilk haftası vaatlerinin tamamını duyuracağını ifade etti.
Henüz seçim kampanyasının tanıtımını gerçekleştirmediğini belirten Hatipoğlu, şunları kaydetti:
“İnşallah mart ayının ilk haftası vaatlerimizin tamamını söyledikten sonra hemşehrilerimiz, bize gösterdikleri teveccühün daha fazlasını göstereceklerdir diye düşünüyorum. Seçimi önde kapatacağız, bu konuda çok iddialıyız. Yılmaz Büyükerşen 25 yıldır belediye başkanı olarak seçildi. Kendisine yaptığı hizmetler için teşekkür ediyorum. Biliyorsunuz, kendisi ilk olarak Demokratik Sol Partiden (DSP) seçildi. DSP, o zamanlarda iktidar ortağıydı. Hatta ikinci döneminde de DSP’den seçildi. İktidarla uyumlu belediye başkanı olduğu için ilk 2 döneminde çok çalıştı, güzel işler yaptı.”
Sonraki dönemlerde hükümet ve belediye arasında uyumsuzluk yaşandığını, partilerin farklı olmasından dolayı Eskişehir’in çok şey kaybettiğini vurgulayan Hatipoğlu, “Mesela, Eskişehir’de trafik sorunumuz var ve zamanında yapılan çevre yolu artık şehrin içinde gibi duruyor. Bizim, ulaşımda kent merkezini görmeden geçilebilecek Ankara ve Bursa istikametinde bir otoyol ihtiyacımız var. ‘Kuzey çevre yolu’ olarak biliniyor. Bununla ilgili rakibim hanımefendi, geçen hafta bir açıklama yaptı. ‘Kuzey, güney çevre yollarının yapılmaması, bu şehre büyük bir haksızlıktır. Sanıyorum ki çevre yolu olmayan tek şehir biziz. Bu şehre bu zulmü affetmiyorum’ diyor.” ifadesini kullandı.
“Vatandaşa çok hizmet ettiğinde belediyeyi benden alırlar”
Hatipoğlu, şöyle devam etti:
“Yani, ‘Hükümet olarak kuzey çevre yolunu niye yapmıyorsunuz? Ben sizi affetmiyorum’ diyor ama hükümetimiz 2008 yılında belediyeye ÇED raporu için başvurmuş ama belediyenin raporunun altında ‘çevre yolu yapılmasın’ diye olumsuz atılan imzanın altında kendi imzası var. Ünlüce, o zaman genel sekreterdi. Eskişehir’de CHP belediyelerinde ‘Ben bir şey yapayım, o güzel olsun. Mümkünse hükümet yatırım yapmasın çünkü vatandaşa hizmet ettiğinde belediyeyi benden alırlar’ gibi bir anlayış var. Zamanında şehir hastaneleri için ‘Ne gerek var? Öbür hastaneler var. Zaten şehrimize böyle bir şeye gerek yok’ deniyor ve gecikme yaşanması için her türlü engellemeler yapılıyor. Bütün yazışmalar burada mevcut.”
Hatipoğlu, ilde 150 bin konutun depreme dayanımı olmadığını, bu sebeple olası bir afette 45 bin kadar vatandaşın hayatını kaybedebileceğini belirtti.
Büyükerşen’in vizyoner biri olduğunu aktaran Hatipoğlu, “Benim ‘dekor belediyeciliği’ olarak tanımladığım şekilde kente davet ettiği insanlara en güzel yerleri gösteriyor. Döndüğünüzde ‘Eskişehir neymiş?’ diyorsunuz ama ben size Eskişehir’in başka bir tarafını anlatayım, Eskişehir’de kentsel dönüşüm gerekiyor. Yaklaşık 150 bin konut depreme dayanıklı değil. 25 yılda sadece 24 dairede dönüşüm yapıldı. Rakibim de bu durumu bir kabul etti. ’10 yıldır planlamasını yapıyoruz. Son noktaya geldik, önümüzdeki ay ihaleyi vereceğiz’ dedi. Eskişehir’den fay hattı geçiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Bir dairesi varsa bir daire daha alacak”
Hatipoğlu, kentteki bazı mahallelerin yüksek risk taşıması sebebiyle “kentsel dönüşüm alanı” ilan edildiğini hatırlattı.
Uzun yılladır bu mahallelerde kentsel dönüşüme başlanmadığının altını çizen Hatipoğlu, şunları bildirdi:
“Biz, yatay mimari şeklinde 5 kata imar vereceğiz. Tarım alanlarını imara açmaya karşıyım. Binlerce konut yapılacak mahallelerim var, orayı imara açacağım. Vatandaşın cebinden 1 lira çıkmadan dönüştüreceğiz. Bir dairesi varsa bir daire daha alacak. Ayrıca yeni binalar alacak. Eskişehir’de 3 büyük kuruluşa saha araştırması yaptırdım. En büyük sorunlar kentsel dönüşüm, trafik ve su sorunları çıktı. Bunların yüzde 70’i belediyecilik hizmetinden kaynaklı. Trafiği rahatlatmamız için 15 katlı kavşak yapmamız lazım. 25 yıldır şehir içinde bir tane katlı kavşak yapılmadı. Bunları yaparken, tramvayı bazı bölümlerde yer altına alacağız.”
Hatipoğlu, vaatlerinin bir kısmına “yer altı suyu” gerekçe gösterilerek karşı çıkıldığına değindi.
İstanbul’da deniz altında hayata geçirilen projeleri anımsatan Hatipoğlu, “Trafik master planı yaptık, 7 yılda masrafını amorti edecek. Büyük yatırımlarla trafiği düzelteceğiz. Su problemini de çözeceğiz. Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, belediyeye kaynak aktarıyor. Geçen yıl 80 küsur milyon lira kaynak aktarılmış. Birinci önceliği vatandaşa katkı sağlamak olan yerde belediyeye kaynak aktarıyorlar, belediyenin açığını yüksek su fiyatıyla kapatıyorlar. Suya yüzde 40 indirim yapacağız. Ayrıca su pahalı, kirli ve suyu alabilmek için su doldurma noktalarına gidiyorsun. Bunun çözümü için hızlı bir aplikasyon yapacağız. Onlar sadece ‘yapamazlar’ diyor. ‘Yarınlara inanın’ diyor. 10 yıldır çalışmamışsın, 5 yıldır bir çivi bile çakmamışsın, vatandaş neyine inansın?” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Kalfat beldesi, ilgili kanun gereği nüfusu 2 binin altına düşünce 2014 yılında köye dönüştürüldü.
Vatandaşların itirazı üzerine uzun süren dava sürecinin ardından Kalfat, 2023 yılında yeniden belde statüsüne kavuştu.
Kalfat’ta, 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerine kadar Çankırı Valiliğince Orta Kaymakamı Erkan Minuz “belediye başkan vekili”, mevcut muhtar Bayram Tavukçu “dört mahallenin muhtarı” olarak görevlendirildi.
En son 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde belediye başkanlığı için oy kullanan yöre halkı, 15 yıllık aradan sonra yeniden Kalfat Belediye Başkanını seçmek için sandık başına gidecek olmanın heyecanını yaşıyor.
“Muhtarlıkla idare etmek zor”
Muhtar Bayram Tavukçu, AA muhabirine, 2019 yılında muhtar seçildiğini, bu süreçte Kalfat’ın yeniden belde olması için çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Uzun uğraşlar sonucunda yeniden belediye statüsü kazandıkları için mutlu olduklarını belirten Tavukçu, “Belediye olmadığı zaman bizim Kalfat 1200 hane. Bu 1200 hanenin içinden çıkmak gerçekten çok zor. Muhtarlıkla idare etmek zor. Onun için emeği geçenlerden Allah razı olsun. Yeniden belediye başkanı seçeceğimiz için mutluyuz.” dedi.
“Şu anda 2040 nüfusumuz var”
Kalfat’ın daha fazla gelişeceğine inandığını anlatan Tavukçu, “Doğal gaz gelmesini, yolların düzelmesini bekliyoruz. Burada 4 mahalle Hacıhasan, Hatipler, Sünnetçiler, Nevzat Ayaz var. Seçimlere kadar 4 mahallenin muhtarı da benim. Şu anda 2040 nüfusumuz var. Bizim açımızdan da vatandaş açısından da belediye olmamız iyi oldu. İnşallah beldemizin bundan sonra daha iyi hizmet alacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kalfat’ın köye dönüştürülmeden önceki son belediye başkanı Mustafa Bal da belediyenin kapanmaması için çok mücadele ettiklerini ancak sonuç alamadıklarını anlattı.
Beldede 2009-2014 yılları arasında belediye başkanlığı yaptığını belirten Bal, şöyle devam etti:
“2014 yılından sonra belediyemiz kapatıldı. Daha sonra dava açtık. Bu konuda yoğun uğraş verdik. Beldemiz sakinlerinden İsmail Doğan davayı devam ettirmek istedi, dosyayı kendisine teslim ettik. Dava süreci yeniden başladı ve sağ olsun arkadaşlar kazanmış oldu. 2023 yılında tekrar belde olduk. 10 yıllık süreçte Kalfat yaşayacağını yaşadı. On yıllık hizmet kaybı olduğu gibi garajımızda 22 aracımız vardı. İlçe belediyelerinde olmayan araçlarımız vardı. Bu süreçte kaybolan haklarımızın iadesini istiyoruz.”
“Daha iyi hizmet alacağımıza inanıyoruz”
Kalfat’ın yeniden belde olması için mücadele verenlerden İsmail Doğan da emekli olduktan sonra 2016’da Kalfat’a yerleştiğini dile getirdi.
Köyüne yerleştikten sonra belde statüsünün kaybedilmesinden dolayı üzüntü duyduğunu anlatan Doğan, şunları kaydetti:
“Belediye ile yönetilirken tek muhtara kalmış. Muhtarımız da bir şeyler yapmaya çalışıyor ama yetişemiyor. Sorduk, soruşturduk ne yapabiliriz diye. Benim adıma gittik mahkemeye başvurduk. Gençler, avukat yeğenim uğraştı mahkeme güzel sonuçlandı. Zorlu süreçlerden geçtik ama hamdolsun sonu güzel oldu, bundan sonra da güzel olacağını ümit ediyoruz. Burası büyük bir yer, muhtarlıkla idare edilecek yer değil.”
Tekrar belde statüsü kazanmalarının ardından beldelerine aile sağlığı merkezi, PTT şubesi açılması gibi birçok beklentilerinin olduğunu belirten Doğan, “İlk etapta beklentimiz doğal gaz, yol ve su. Zaten başka ne beklentimiz olsun. Daha iyi hizmet bekliyoruz.” diye konuştu.
Belde sakinlerinden Hasan Hüseyin Kalay da şu anda çok mutlu ve huzurlu olduklarını, nüfuslarının daha da artmasını ve giden belediye araçlarının geri gelmesini istediklerini kaydetti.
]]>AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu, yaklaşan yerel seçimler öncesinde Eskişehir’in sorunlarını dile getirmek, vatandaşların beklentilerini anlatmak ve projelerinden bahsetmek için ulusal bir televizyon programında gazeteci Ahmet Hakan’ın konuğu oldu. Ahmet Hakan ile kamuoyu araştırmacısı Hakan Bayrakçı’nın sorularını yanıtlayan Hatipoğlu, mevcut belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen’i eleştirirken, yerel seçimlerin ardından hayata geçirmeyi planladığı projeleri anlattı. Eskişehir’de iktidarla uyumlu bir belediyenin kente çok büyük hizmetler katacağını ifade eden Hatipoğlu, Eskişehir’de CHP belediyelerinde ‘Ben bir şey yapayım, o güzel olsun. Mümkünse hükümet bir yatırım yapmasın çünkü vatandaşa çok hizmet ettiğinde belediyeyi benden alırlar’ gibi bir anlayış var diyerek, “Biz kampanyamızın lansmanımızı henüz yapmadık. İnşallah mart ayının ilk haftası lansmanımızı ve vaatlerimizin tamamını söyledikten sonra o ay içinde hemşehrilerimiz, bize bugün gösterdikleri teveccühün daha fazlasını göstereceklerdir diye düşünüyorum. Yani seçimi önde kapatacağız, bu konuda çok iddialıyız. Yılmaz Büyükerşen 25 yıldır belediye başkanı olarak seçildi. Kendisine yaptığı hizmetler için teşekkür ediyorum. Biliyorsunuz, kendisi ilk olarak Demokratik Sol Parti’den (DSP) seçildi. DSP o zamanlarda iktidar ortağıydı. Hatta 2’nci döneminde de DSP’den seçildi. İktidarla uyumlu bir belediye başkanı olduğu için ilj 2 döneminde çok çalıştı, çok güzel işler yaptı. Ondan sonra da hükümet ve belediyenin uyumsuz olmasından, partilerin farklı olmasından dolayı Eskişehir çok şey kaybetti. Burada, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin Eskişehir’e yapılacak yatırımlarla ilgili engellemeler var. Hükümetin yapmak istediği yatırımlar var ve büyükşehir belediyesinin engellemeleri var. Mesela, Eskişehir’de trafik sorunumuz var ve zamanında yapılan çevre yolu artık şehrin içinde gibi duruyor. Bizim, ulaşımda kent merkezini görmeden geçilebilecek Ankara, Eskişehir ve Bursa istikametinde bir otoyol ihtiyacımız var, Kuzey Çevre Yolu olarak biliniyor. Şimdi mesela bununla ilgili benim rakibim hanımefendi, geçen hafta bir açıklama yaptı. Dedi ki, ‘Kuzey, güney çevre yollarının yapılmaması, bu şehre büyük bir haksızlıktır. Sanıyorum ki çevre yolu olmayan tek şehir biziz. Bu şehre bu zulmü affetmiyorum.’ Yani, ‘Hükümet olarak kuzey çevre yolunu niye yapmıyorsunuz? Ben sizi affetmiyorum’ diyor ama hükümetimiz 2008 yılında belediyeye ÇED Raporu için başvurmuş ama belediyenin raporunun altında çevre yolu yapılmasın diye olumsuz atılan imzanın altında kendi imzası var. Ayşe Ünlüce o zaman genel sekreterdi. Eskişehir’de CHP belediyelerinde ‘Ben bir şey yapayım, o güzel olsun. Mümkünse hükümet bir yatırım yapmasın çünkü vatandaşa çok hizmet ettiğinde belediyeyi benden alırlar’ gibi bir anlayış var. Bununla birlikte zamanında şehir hastaneleri için ‘Ne gerek var? Öbür hastaneler var zaten şehrimize böyle bir şeye gerek yok’ deniyor ve gecikme yaşanması için her türlü engellemeler yapılıyor. Bütün yazışmalar burada mevcut” dedi.
“Muhtemel bir depremde 45 bin vatandaşımızın hayatını kaybetme riski var”
AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu, Eskişehir’de kentsel dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yaklaşık 150 bin konutun depreme dayanıklı olmadığını ve 45 bine yakın vatandaşın muhtemel bir depremde hayatını kaybetme riski taşıdığını ifade eden Hatipoğlu, “Yılmaz Büyükerşen vizyoner bir insan. Benim ‘dekor belediyeciliği’ olarak tanımladığım bir şekilde kente davet ettiği insanlara en güzel yerleri gösteriyor, döndüğünüzde ‘Eskişehir neymiş!’ diyorsunuz ama ben size Eskişehir’in başka bir tarafını anlatayım. Eskişehir’de kentsel dönüşüm gerekiyor. Yaklaşık 150 bin konut depreme dayanıklı değil. 25 yılda sadece 24 dairede dönüşüm yapıldı. Rakibim de bu durumu bir kabul etti. ’10 yıldır planlamasını yapıyoruz. Son noktaya geldik, önümüzdeki ay ihaleyi vereceğiz’ dedi. Eskişehir’den fay hattı geçiyor. Bazı mahallelerde yüksek riskli olduğu için kentsel dönüşüm alanı olarak ilan edildi. Bunca yıldır yapılmadı. Biz yatay mimari şeklinde 5 kata imar vereceğiz. Tarım alanları imara açmaya karşıyım. Binlerce konut yapılacak mahallelerim var, orayı imara açacağım. Vatandaşın cebinden 1 liradan çıkmadan dönüştüreceğiz, vatandaşın 1 dairesi varsa 1 dairesi daha alacak. Ayrıca yeni binalar alacak. Şu anda 45 bin vatandaşımız aşırı riskli, 200 bin vatandaş ise riskli bölgede oturuyor. Depremde 45 bin vatandaşımızın hayatını kaybetme riski var” şeklinde konuştu.
“Sadece ‘Yapamazlar’ diyorlar”
Hatipoğlu, “Eskişehir’de 3 büyük kuruluşa saha araştırması yaptırdım. En büyük sorunlar kentsel dönüşüm, trafik ve su sorunları çıktı. Bunların yüzde 70’i belediyecilik hizmetinden kaynaklı. Trafiği rahatlatmamız için 15 adet katlı kavşak yapmamız lazım. 25 yıldır şehir içinde 1 tane katlı kavşak yapılmadı. Bunları yaparken, tramvayı bazı bölümlerde yer altına alacağız. Su var yapamazsınız diyor. Mühendisler parmak ısırıyor. İstanbul’da denizin içinden geçiriyoruz. Trafik master planı yaptık, 7 yıl içinde masrafını amorti edecek. Çok büyük yatırımlar ile trafiği düzelteceğiz. Su problemini de çözeceğiz. Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ)Eski belediyeye kaynak aktarıyor. Geçen yıl 80 küsür milyon lira kaynak aktarılmış. Birinci önceliği vatandaşa katkı sağlamak olan yerde belediyeye kaynak aktarıyorlar, belediyenin açığını suyla kapatıyorlar. Suya yüzde 40 indirim yapacağız. Ayrıca su pahalı, kirli ve suyu alabilmek için su doldurma noktalarına gidiyorsun. Bunun çözümü için hızlı bir aplikasyon yapacağız. Onlar sadece ‘yapamazlar’ diyor. ‘Yarınlara inanın’ diyor. 10 yıldır çalışmamışsın, 5 yıldır bir çivi bile çakmamışsın, vatandaş neyine inansın” ifadelerini kullandı. – ESKİŞEHİR
]]>“İKİ DÖNEMDİR HATAY’I KAZANAN BİR BAŞKAN VAR”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, HalkTV’de İsmail Küçükkaya’nın canlı yayın konuğu. Özel’in konuşmalarından satır başları şu şekilde; “Hatay yanlış yapamayacağımız bir yer. Hatay’da sadece siyaset yapmıyoruz. Hatay’ın travmasına anlayış gösteriyoruz. Hatay’ın bir duygusu var, siyaset o duyguları bir yerde yok sayma işi değil o duyguları doğru yönetme işi. Memleketim Manisa’da bir anket yaptık, Hatay’da beş anket yaptık. Her şeyi anketlere bağlamak da doğru değil ama İzmir’e Manisa’ya bir heyet yolladık Hatay’a üç farklı heyet yolladık dördüncüsü de son kalan aday adaylarının hepsini genel merkezde ağırladık ilçe adayları için. Hatay Büyükşehir, Türkiye’de Hatay’ı aşan bir noktaya geldi. Hatay’da biz yüzde 20-30 oy alabiliyorken iki dönemdir Hatay’ı kazanan bir belediye başkanı var. Bizim yaptırdığımız bütün anketlerde CHP’nin gösterebileceği en iyi aday. Ben bu kararın bu kadar ince eleyip sık dokunmasını kötü süreç yönetimi olarak düşünmüyorum. Düşündük, taşındık, verdiğimiz karar Lütfü Savaş’la devam etme şeklinde oldu. Ben bu kararın bu kadar ince eleyip sık dokunarak olmasını kötü süreç yönetimi olarak düşünmüyorum.
“HATAY’I AK PARTİ’YE TESLİM ETMEMEK İÇİN YAPTIM”
Hatay’ın kaderi, Hatay’ın muhalif seçmenlerinin elinde. AK Parti’yle CHP kafa kafaya yarışıyor. 10 puan muhalif partilerde oy var, 20’ye yakın da kararsız veya protesto seçmen var. Bu seçmen, seçimin kaderini belirleyecek. Lütfü Savaş’ı aday yapmayayım da Hatay’ı AK Parti mi alsın? Lütfü Savaş kazanıyor seçimi. Hatay’da kazanmak ve Hatay’ı AK Parti’ye teslim etmemek için yaptım.” Şu gerçeği görüyorum; neredeyse yüzde 20’lik kendiliğinden bir destekten mahrum olduğumuz görüyorum. Ancak oy oranında da bir artış bekliyorum, elimizdeki belediyelerin tamamını tutmak ve üstüne yenilerini tutmak istiyoruz. İlk akla gelen Bursa.
“AĞLAYA AĞLAYA AHMET AKIN’I ÇEKTİK”
Geçen seçimde Ahmet Akın adaydı ve kazanmaya gidiyordu. İYİ Parti Balıkesir’i istedi. Ağlaya ağlaya Ahmet Akın’ı çektik ve bir başkası konuldu. Bir başkası istedi ve onu koyduk. Hem seçimi kaybetti hem AK Parti’ye geçti. Çok değer verdiğim, ‘Ablam’ dediğim sevgili Meral Akşener, siyaset ilişkisinin dışında yıllarca hep beraber çalıştık, bir gün şöyle bir söylemişti; Ahmet Akın saygılı bir şekilde duruyordu, bizi göstererek, ‘Bunların hiçbirine bir borcum yok ama sana bir borcum var Ahmet, ben o borcu bir gün öderim’ dedi. Ahmet kazandığı büyükşehiri ağlaya ağlaya bıraktı. Beni geçmişte Balıkesir’e ve genç arkadaşıma bir borcum vardı. Ben gereğini yapıyorum der mi, benim tanıdığım Meral Hanım der. Ben böyle bir şeyi Ahmet ve Balıkesir için bekliyorum. Balıkesir ve Ahmet’le helalleşme zamanı, bence sayın Genel Başkan bunu yapar.”
“GEBZE’DE ERKAN BAŞ’I DESTEKLİYORUZ”
Özgür Özel, Gebze’de Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) adayı Erkan Baş’ı destekleyeceklerini açıklayarak, “TİP’le şöyle bir çalışma yaptık. Onlar bizi kaybettirme riski olan yerlerde aday göstermiyorlar. CHP’nin kafa kafaya çalıştığı yerlerde aday göstermiyorlar. Bir işçi kenti olan Gebze’de, ilçe belediyesinde Erkan Baş genel başkan olarak iddia ortaya koydu, kendisini destekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“İZMİR CHP’NİN AMİRAL GEMİSİ”
“İzmir’de seçimi kaybetme riski var mı?” sorusuna yanıt veren Özel, “Hayır. İzmir, CHP’nin amiral gemisi olan bir yer. İzmir değişim istiyor. İzmir notu en kıt seçmen. Çünkü çok haklılar. Yıllardır partiyi sırtında taşıyor seçmen. İzmir bir değişim istiyordu, biz bunu gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.
“MAL VARLIĞINI AÇIKLAYACAK”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın mal varlığını açıklamasına ilişkin bir soruya yanıt veren Özel, “Seçilen bütün belediye başkanlarımız, 1 Nisan günü sabahı belediyelerinin girişine mal varlıklarını asacak” ifadelerini kullandı.
]]>Türkiye Belediyeler Birliği ve Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği işbirliğiyle Bağcılar Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen “İzler Silinmeden” isimli Kıbrıs fotoğraf sergisi açıldı.
Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde kalan Osmanlı-Türk eserlerinin fotoğraflarının yer aldığı serginin açılışında, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Açılışta konuşan Tatar, Türklerin Kıbrıs’taki tarihinin 1571’e uzandığını anımsatarak, “1571’de Ada’yı 80 bin şehit vererek fethetmişiz. Kıbrıs’ı 350 yıl kesintisiz yöneten ve egemenliği altına alan Osmanlı devletidir.” ifadelerini kullandı.
Tatar, Kıbrıs’ın Osmanlı devletinin elinden çıkışının ve Ada’yı belli bir süre kiralayan İngiltere tarafından ilhak edilişinin, acı tarihin bir parçası olduğunu söyledi.
Kıbrıs Türklerinin bu süreçte direnişini 1974’e kadar sürdürdüğünü hatırlatan Tatar, 20 Temmuz 1974’te Mehmetçiğin adaya ayak basarak “Mücahitler” ile buluşmasıyla Kıbrıs’ta yeni bir dönemin başladığını ve Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığına kavuştuğunu belirtti.
Tatar, “KKTC, bu mücadeleyi ana vatan Türkiye ile birlikte vermenin gururu içerisinde ve şimdi Türk Devletleri Teşkilatında gözlemci üye. Bu üyelik bizleri uluslararası tanınma yolunda emin adımlarla taşımaktadır. Neden bunları burada, Bağcılar’da söylüyorum? Çünkü Kıbrıs’ta oynanan oyun, bizleri federal bir çatı, tek devlet içerisinde azınlık duruma düşürüp Türkiye’yi Ada’dan göndermek.” diye konuştu.
Ana siyasetlerinin iki devlet temelli çözüm olduğunu ve bundan geri adım atmayacaklarını vurgulayan Tatar, “Kuzey’deki bağımsız Türk devleti ilelebet yaşayacak.” dedi.
Tatar, milli muharip uçak Kaan’ın ilk uçuşunu gerçekleştirmesi sebebiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türk Silahlı Kuvvetlerini kutladığını, savunma sanayisinde attığı adımlarla Türkiye’nin artık dünyada söz sahibi ülke haline geldiğini ve Kıbrıs’taki soydaşlarını koruyabilecek güce sahip olduğu için gurur duyduğunu kaydetti.
Türk milletinin Kıbrıs’ta çok önemli eserler verdiğinin unutulmaması gerektiğini dile getiren Tatar, şunları söyledi:
“Güney’i de unutmuyoruz. Güney’de de çok eserlerimiz vardır, tarihimiz vardır, yaşadıklarımız vardır, mücadelelerimiz vardır. Ama Kıbrıs’ın gerçeklerine baktığımızda, iki devlet esasına dayalı bir çözümden başka çaremiz yoktur. Barışın, huzurun ve güvenliğin devam etmesi için mutlak surette iki devletli çözüm şarttır.”
Tatar, “Bir anlaşma için fedakarlık lazım, o fedakarlığı Güney Kıbrıs’tan da görmemiz lazım.” diye konuştu.
“Hem Türkiye’miz hem Kıbrıs’ımız atalarımızın bize mirası”
Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir de “Hem Türkiye’miz hem Kıbrıs’ımız atalarımızın bize mirası. Bu anlamda devletlerimizin gelişim süreçlerine katkı sunarken bir taraftan da tarihi miraslarımıza ortak çıkmamız hepimizin ortak görevi.” ifadelerini kullandı.
Özdemir, Bağcılar Belediyesinin geçen haftalarda, AA foto muhabirlerinin Gazze’de çektiği ve İsrail’in işlediği savaş suçlarını gösteren fotoğrafların yer aldığı “Kanıt” isimli sergiye ev sahipliği yaptığını da hatırlattı.
Serginin açılışına, KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Özlem Bozkurt Gevrek, Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Başkanı Mahmut Özçınar ile Kıbrıs gazileri ve çok sayıda davetli katıldı.
]]>Ereğli İlçe Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı Hüseyin Oprukçu Kültür merkezinde Belediye-İş Sendikası ve Kadrolu İşçiler Toplu İş Sözleşmesi programını gerçekleştirdi. İşçi Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İsmail Dumanlı, Ereğli’de şirket çalışanlarının sendikal haklarını elde ettikleri ifade ederek, “Ereğli’de bugün şirket çalışanlarımız sendikal haklarını elde ettiler, sendikal güvenceye kavuştular. Onlarla bugün bu salonda ilk defa toplu sözleşme imzalıyoruz tarihi bir gündür diyorum ilk adım atıldı bundan sonra inşallah yine belediye başkanımızın bizlerle görüşmelerinden aldığım duruma göre daha iyi daha güzel günler bizi bekliyor inanıyorum. 31 Marttan sonra da başkanım Türkiye’de yaşanan şartlara göre yeni iyileştirmelerle ilgili arkadaşlarımızın durumlarıyla ilgili çalışmalarına devam edecek geldiğimiz nokta yadsılanacak bir nokta değil. Şöyle söyleyeyim ki asgari ücret seviyesinden şu an ele net 25 bin lira geçecek bir rakam açıkladı başkanımız. Daha sonra bir aidat kesintisi bir yevmiye tutarında onu da ben üstleniyorum demişti, kendisine sizler adına bir kere daha teşekkür ediyorum. Kurban Bayramının ve Ramazanlarda 5 bin lira onlara bayram ikramiyesi vereceğim dedi yine bizim talebimiz değildi kendi talebi tekrar teşekkür ediyorum. Biz emeğe kim yakınsa, işçiyi kim koruyorsa işçinin yanında kim oluyorsa her zaman onu başımıza taç etmişizdir. Bugün burada dostluklarımızın ötesinde Belediye Başkanımla bir toplu sözleşmedeyiz taraf olmam gerekiyorsa taraf olacağım biz emekten yana olanları koruyup kollamak durumundayız. Hepinize teşekkür ediyorum, bu toplu iş sözleşmemizin sendikamıza, Ereğli çalışanlarımıza hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen başta Belediye Başkanına değerli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Toplu iş sözleşmemizin hepimiz için, belediyemiz için, Ereğli’miz için hayırlı olmasını, örnek olmasını diliyorum”
Ereğli İlçe Belediye Başkanı Hüseyin Oprukçu imzalanan sözleşmenin hayırlı olmasını dileyerek, “Belediye başkanlığımız süreci içerisinde her günü halk günü gibi yaşadık insanımıza birebir hizmet etmeye azami gayreti sarf ettik o süreç içerisinde de günde 40 tane ayrı duygu seli yaşadık kimi acı ama tatlısı yüzde 1 kadar ya var ya yok. Şimdi bitmedi bakın arkadaşlar süreç çok hızlı geliştiği için tasnif yapamadım. Tecrübeliler, eskiler kıdemliler içinde mühendisler var hakikaten nitelikli personelim var hepinize aynı statüde mütalaa ettik önümüzdeki süreç ek protokolle bunun tasnif edildiği bir süreç olacak burada bu karşılığın her hal ve şart altında ekstra haklar sağlayacak size bu bir. İkincisine gelince devletimiz memuruna en düşük ücreti 32 bin lira olarak takdir ediyorsa takdir etmiş ise biliyorsunuz kentsel dönüşümde belediye hisseleri oradan gelecek ekstra gelirlerimiz olacak kentsel dönüşüme de başlıyoruz yakında başlıyoruz. Halin temelini önümüzdeki günlerde atacağız ona da başlıyoruz. Halin yerinde devasa bir belediye arsamız çıkacak ortaya orada da ticari alanlar ve konutlarla bağlı olarak belediyemiz finansal anlamda çok rahatlayacak. Bir başka şey dün yani 2 aya kadar yalnız başımaydım. 2 aydır Cumhur İttifakı’nın adayı olarak yola çıktığımdan bu yana da artık Cumhur İttifakı yandaşlığıyım, taraflılığım resmi olarak tescil edilmiş vaziyette. Dolayısıyla Cumhur ittifakının gücünü de Ereğli Belediyesinin arkasına aktif olarak aldığım bir tabloda sizlerin özlük haklarınıza bağlı olarak çok mutena ve müstesna bir düzenleme yapacağım. Muhtemelen Haziran-Temmuz ayında biraz işte seçim sonrası yoğunluk yaşanacak yoğunluktan sonra ekstra görüşmelerimiz olacak biraz önce dedim 32 bin lira devletimizin en düşük devlet memuru maaşı olarak takdir ettiği dedim şimdi sizlere 8 bin lira koydum üstüne toplamda 25 bin lira oldu. İnşallah seçimden sonra bir 7 bin lira daha koyacağım bunun üstüne” şeklinde konuştu.
Adabağ’da personele yer müjdesi
Başkan Oprukçu, “Adabağ’da organik tarımdaki ürünlerimizi yediniz nasiplenmeyen var mı? Adabağ’ın 4/3 Adabağlılara verdim, yetiştirin kira almıyorum sizden suyunuzu da elektriğinizi de bedava kullanacaksınız. 41 de belediye personelimiz için ayrılmış vaziyette. Sadece personelinden kim ne kadar yer kendisi için ekmek isterse o kadar yer oraya dikeceği kadar fide ve su parası, elektrik parası da ödemeden kendisi için personelimin yol arkadaşlarımın yetiştirmesini istiyorum. Bugüne kadar finansal anlamda çok darlık yaşamama rağmen hiçbirinizin bu darlığı yaşamaması için uykularımın kaçtığını geceler oldu şükürler olsun. Kadrolular gözümün içine bakıyor bakmayın rahat olun kanun hükmünde kararname çerçevesinde kadrolu olarak çalışan şirket işçilerime onu veririm de sizi göz ardı falan etmem rahat olun sizlere de bir şey gelecek toplu iş sözleşmemiz hayırlı olsun. Haziran- Temmuz aylarında ilave olarak ek protokolle vereceğimiz 7 bin lira da hayırlı olsun” diye konuştu.
“Sadece Ereğli’ye değil Konya’ya, sadece Konya’ya değil Türkiye’ye örnek olacak bir başarıyla seçimi alalım istiyoruz”
31 Mart seçimleri hakkında da konuşan Başkan Oprukçu, “Yol arkadaşlarım istisnasız hısım akraba konu komşu herkesle beraber birlikte Ereğli tarihinde bir ilki daha dün 2019 nasıl yaşattıysanız. Bir daha Ereğli’ye, sadece Ereğli’ye değil Konya’ya, sadece Konya’ya değil Türkiye’ye örnek olacak bir başarıyla seçimi alalım istiyoruz. Köylerde açık ara inanılmaz bir şekilde fark atıyoruz Ereğli merkezde de öndeyiz yüzde 48-49 bandındayız. Bu yetmez yüzde 48 49 bandında bir oyla seçilmek beni belediye başkanı yapar ama Ereğli’de bir ilk, Konya’da hakikaten tarihe not düşecek şekilde Ereğli’den bir mesaj Türkiye’nin de örnek aldığı bir yapı, bir tablo o tabloyu görmek istiyorum yüzde 60 üstüne çıkmak istiyorum. Allah sizden razı olsun dostluğunuzdan emin olmak istiyorum, dostluğunuzu görmek istiyorum. Biz istemeden bir başkasının Ereğli belediye Başkanlığı makamına nefsi için, cebi için oturmasına asla müsaademiz olmayacak. Dün yayan yapıldak yalnız başınaydım, bugün Milliyetçi Hareket Partimizle AK Partimizle birlikte yürüyorum” dedi. – KONYA
]]>8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından “Güçlü Kadınlar Güçlü Toplumlar” mottosuyla düzenlenen etkinlikler, Sivrihisar ilçesinden başladı.
Sivrihisar Nasreddin Hoca Düğün Salonu’nda düzenlenen etkinliğe, Sivrihisar ve Günyüzü ilçeleri ile mahallelerinden çok sayıda kadın katıldı. İlçe ziyareti yapan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Sivrihisar Belediye Başkan Adayı Habil Dökmeci de etkinliğe katılarak kadınlarla bir araya geldi.
Burada kadınlara seslenen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, “Cumhuriyetimizin 100. yılında Eskişehir’in ilk kadın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak sizlerle bir arada olmaktan onur ve gurur duyuyorum. 8 Mart kadınların haklarını hatırlatmak, sesini duyurabilmek için önemli bir gün. Biliyorsunuz Büyükşehir Belediyesi’nde uzun süre Genel Sekreterlik görevi yaptım. ve bu süreçte önceliğimiz hep kadınlar ve çocuklar oldu. Kadın istihdamının artırılması, eğitimler, kurslar, girişimciliğe teşvik gibi çok sayıda çalışma yaptık. Kadınları, çocukları, gençleri mutlu bir şehir her zaman ilk hedefimizdi. Biliyoruz ki güçlü ve cesaretli kadınlar, güçlü toplumlar yaratır. Kırsalda kadınlarımızı her anlamda güçlendirdik, güçlendirmeye devam edeceğiz. 31 Mart sonrasında hep birlikte örnek çalışmalara imza atacağız. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününüzü yürekten kutluyorum” diye konuştu.
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da konuşmasında şunları kaydetti:
“Kadınların nüfusu şu anda yüzde 50-51. Ama bizi doğuran da kadınlar, o nedenle bu dünya yüzde 100 size ait. Bana göre 365 gün kadınlara aittir. Tepebaşı Belediyesi’nde şu an kadın çalışan oranı yüzde 40’a yaklaştı. Onun için Tepebaşı’nda kadın olmak bir şanstır. Ben seçimi kadınlar sayesinde kazanıyorum. Kadınlar sözünün eridir. Kadın söz verdiği zaman bir daha vazgeçmez, dimdik arkasında durur. Büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk, 1924’te medeni yasayı kadınlar için çıkarttı. Ayrıca 1934’te de seçme seçilme hakkını veren büyük bir lider. Dünyanın en medeni ülkesi İsviçre, 1971 yılında kadına seçme ve seçilme hakkı veriyor. Nasıl bir vizyondur bu, nasıl güzel bir insandır. İyi ki Atatürk’ümüz var. Tek liderimiz, başkumandanımız Atatürk’tür. Ben Belediye Başkanıysam, Ayşe Ünlüce Belediye Başkan Adayıysa Atatürk sayesinde. Bakanlar, Cumhurbaşkanı hepsi Atatürk sayesinde o koltuklarda oturuyorlar. Bu ülkenin nesi var, nesi yoksa Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına aittir. Atatürk’ümüz ve silah arkadaşlarını saygıyla, şükranla anıyorum. Yolumuz açık olsun. Türkiye, Eskişehir olsun.”
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de kadın dayanışmasına dikkat çekerek, başta etkinliğe katılan kadınlar olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik etti.
Konuşmaların ardından yemek ve müzik eşliğinde düzenlenen eğlence ile etkinlik tamamlandı.
]]>BURSA – Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Cumhur İttifakı belediyelerin hizmet yaptığını, muhalefetin ise sadece algı yaptığını söyleyerek, “110 bin nüfuslu Mudanya’da 5 senede ne yaptınız? 125 bin nüfuslu Gemlik’te ne yaptınız? 5 senede 543 bin nüfuslu Nilüfer’de ne yaptınız? Yaptıkları sadece bol bol cilalı reklamlar. 5 senede anlatacakları bir tane spor salonları, yüzme havuzları yok. Bizler taahhüt ettiklerimizin yüzde 85’ini yapmışız. İş bilenin, kılıç kuşananın” dedi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Orhaneli ve Büyükorhan’da bir dizi programa katılarak vatandaşlarla buluştu. İlk olarak Orhaneli ilçesinde Beyce Pazarı’na uğrayarak geleneksel ‘Bereket Duası’na iştirak eden Başkan Aktaş, ardından vatandaşlara çorba ikramında bulundu. Pazarcı esnafının tezgahlarını da tek tek gezerek sohbet eden Başkan Aktaş, ilçe teşkilatıyla da istişarede bulundu.
Daha sonra Büyükorhan ilçesine geçen Başkan Alinur Aktaş, ilçe halkını ve esnafını ziyaret ederek görüş ve düşüncelerini dinledi. İlçe teşkilatıyla buluşan Başkan Alinur Aktaş, 5 yıllık süreçte yapılan çalışmaları ve projelerini anlattı.
“Hedeflerimizi anlatmaya devam edeceğiz”
Dağ bölgesinin güzel ve vatanperver insanlarıyla buluşmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Başkan Alinur Aktaş, Orhaneli ve Büyükorhan başta olmak üzere dağ ilçelerine her zaman en iyi hizmetleri yapmanın hesabı içerisinde olduklarını belirtti. Genç nüfusun yoğun olduğu Orhaneli ve Büyükorhan’a gençlik merkezi kazandırmak istediklerini ifade eden Başkan Aktaş, 31 Mart akşamına kadar kapı kapı gezerek Bursa’ya dair taşıdıkları heyecanı anlatacaklarını söyledi. ‘Her şey bir hayalle başlar’ diyen Başkan Alinur Aktaş, yaptıkları hizmetleri önümüzdeki dönemde tüm hızıyla sürdüreceklerini anlattı. Partideki değerlendirmeler neticesinde bazı belediye başkanlarının ‘başım üstüne’ dediğini, bazılarının ise trenden indiğini belirten Başkan Aktaş, “Vefa duyulması gereken birisi varsa, o da bize bu cesareti, iradeyi veren Recep Tayyip Erdoğan’dır. Aramızdan ayrılanlar hakkında asla kötü konuşmayız. Biz yol arkadaşlığı yapıyoruz. Özellikle Büyükorhan şampiyonluklara alışmış bir şehir. Yüzde 70-80’leri görmüş bir ilçede daha yüksek rakamları görmek istiyoruz. Orhaneli’de, Büyükorhan’da coşkuyu, heyecanı gördük. Kalan süreçte projelerimizi, hedeflerimizi anlatmaya devam edeceğiz. Hedefimize odaklanarak 31 Mart akşamı coşkuyu hep beraber yaşayacağız. Biz siyasetten birilerinin hayatına dokunmayı, hizmet etmeyi anlıyoruz” dedi.
“Anlatacakları bir tane spor salonları yok”
Cumhur İttifakı belediyelerin çok hizmetler yaptığını, ancak şimdi hiçbir şey yapmayıp algı yapanlarla karşı karşıya olduklarını dile getiren Başkan Aktaş, “İnek kocaman bir buzağı doğurur, sesi çıkmaz. Tavuk ise yumurta çıkarır, sesi arş-ı alaya çıkar. Muhalefetin yumurta kadar bu ülkeye ve şehre hizmeti yok. 110 bin nüfuslu Mudanya’da 5 senede ne yaptınız? 125 bin nüfuslu Gemlik’te ne yaptınız? 5 senede 543 bin nüfuslu Nilüfer’de ne yaptınız? Bizler ilçe ilçe yaptıklarımızı saatlerce anlatıyoruz. Nilüfer kurulduğunda siteler şeklinde büyüdü. Sitelerin içerisini site yönetimleri, altyapıları, ana caddelerin tamamını Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldı. Bunlar da her yere çok güzel tabela astılar. Nilüfer Belediyesi’nin toplam 200 totemi var. 16 tanesi görüş mesafelerini engellediği için iki buçuk senedir kaldırmalarını istedik. Baktık hala ses yok sonunda 16 tanesini kaldırdık. Yaptıkları sadece bol bol cilalı reklamlar. 5 senede anlatacakları bir tane spor salonları, yüzme havuzları yok. Anlatacakları bir tane kültür merkezleri, gençlik merkezi yok. Ortada çalışma yok ama algıda üstlerine yok. Bizler taahhüt ettiklerimizin yüzde 85’ini yapmışız. İş bilenin, kılıç kuşananın” diye konuştu.
Son 5 senede yapılan çalışmaları sunum eşliğinde anlatan Başkan Aktaş, ulaşımdan kentsel dönüşüme, sosyal yatırımlardan spora kadar Bursa’ya kazandırılan hizmetler konusunda katılımcılara bilgi verdi.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu’nun düzenlediği buluşmada kentte faaliyet gösteren demokratik kitle örgütlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. CHP Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil Kınay’ın da katıldığı toplantıda konuşan Dr. Cemil Tugay, “İzmir’imizin çok değerli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri başta Mehmet Aydoğan olmak üzere hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bu buluşmayla günümüzü güzel kıldınız. Burada bir arada olmak birliktelik içinde görmek hepimize umut veriyor” dedi.
“Hoşgörümüz, güçlü yönümüz”
Buluşmada açıklama yapan Cemil Tugay, “Demin şurada bir pelikan yüzüyordu. Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Burada oturduğum zamanlarda kürek kulübünün sabahları çalışmalar yaptığını görürüm. Dönüp baktığınız zaman İzmir’e ne kadar muhteşem bir şehirde yaşadığımızı hepimiz kolayca görürüz. Bunu sadece ben görmüyorum hepimizin gördüğünden eminim. Bu şehir 5 bin yıllık bir şehir, hatta 8 bin yıllık yerleşim yerleri de var. Bu kadar bin yıllar içerisinde de birikmiş bir kültür var. Bizler bu kültürü aslında tam olarak ayrıştırıp da her bir parçası nereden geliyor bilmeden yaşıyoruz. Yani soframızdaki bu zenginlik bile aslında İzmir’in çok kültürlülüğünden gelen bir zenginlik. İzmir’in çok büyük potansiyeli var. İzmir’in sahip olduğu özelliklere sahip olan bu dünyada kaç şehir var bilmiyorum ama belki 10, belki 20 şehir sayarız. Onlardan biri İzmir. Bir kere buranın dünyanın ticaret merkezlerinden biri olması, tarihi olarak böyle bir özelliğinin olması hepimizin hatırlaması ve nedenini düşünmemiz gereken bir kimlik özelliği. İzmir hangi özelliği ile 1800’lü yılların ortalarında Akdeniz’in bütün ticaretinin yüzde 40-50’sinin gerçekleştiği bir yerdi acaba. O günden bugüne eğer biz bu özelliğimiz kaybettiysek, neden dolayı kaybettik. O yıllarda İzmir’de dünyanın bütün bankalarının şubesi, bütün ülkelerinin konsoloslukları vardı. Levanten kültür o zaman İzmir’e yerleşti. Bunlar aslında o günden bu güne halen bizim genlerimize işlemiş şekilde halen taşıdığımız, potansiyel olarak sahip olduğumuz şeyler. Doğası, tarım potansiyeli, ticaret potansiyeli, tarihi, kültürü, turizmi tabi bütün bunların sonunda, en önemlisi de hoşgörüye dayalı bir demokrasi kültürü, yani aslında bir dünya şehri diyebileceğimiz bir şehirdeyiz biz. Başka yerlerde insanlar dışarıdan o şehre göçtüğü zaman yadırganırlar, biraz dışlanırlar, o yabancılık hali epey devam eder. Ama İzmir’e Türkiye’nin hatta dünyanın neresinden insanlar gelirse gelsin hemen kucaklanırlar, bir süre sonra o insanlarımız da İzmir’in o çok güzel mozaiğinin bir parçası olurlar. O da bizim güçlü yönümüz” sözlerine yer verdi.
“Bu şehrin trafiğini rahatlatacağız”
Bu dönemin belediyecilik yapılacağı bir dönem olacağını belirten Tugay, “Belediyecilik anlamında ne yapmamız gerektiği belli. Bu şehrin trafiğini rahatlatacağız. Trafiğinin rahatlaması için nelerin yapılması gerektiğine dair detaylı açıklamayı ben yapacağım size. Ana arterlerde sıkışıyor trafik, buralarda yapılacak pek çok düzenleme var. Akıllı trafik sisteminden tutun, pek çok noktada kavşak düzenlemelerine kadar. Zafer Payzın kavşağında, 3 şerit oradan sağdan soldan birer şerit daha 5 şerit trafik geliyor, tam köprüye 2 şerit olarak çıkıyor. Bu kadar basit. Projeler hazır. Bir an önce bunlar yapılsa, bütün o 2 şeride düşen kavşaklarda genişleme yapılsa, bir sene içerisinde yapılabilecek çalışma bunlar, anında rahatlayacak. Birkaç noktada köprülü kavşak, alt geçit, bunların yapılmaması için bir neden yok, çok büyük maliyetleri olan, altından kalkılamayacak işler değil. Dün akşam arkadaşlarımızla saat 01.00’e kadar sizlere sunacağımız kitabın içeriğini çalıştık. Pek çok çözüm önerimiz var. Örneğin, Halkapınar aktarma istasyonunda insanlarımız sıkıntı yaşıyorlar. Aktarma istasyonlarında sıkıntılar var. Biz aktarma istasyonlarını size görselleriyle göstereceğiz, düzenleyeceğiz, ama bu düzenleme aktarma istasyonlarını aynı zamanda yaşam merkezine çevirecek. Orada oturup çay kahve içecek bir kafeterya da olacak, bir süper market de olacak ki insanlar evine gitmeden önce uğrayıp alışveriş de yapacak. Yazın güneşten, kışın soğuktan, rüzgardan, yağmurdan korunduğunuz, tertemiz, pırıl pırıl bir yaşam alanına dönüşecek aktarma istasyonları. Mesela Mavişehir İZBAN’da insanlar iniyor, Mavişehir’e gelirken tarla gibi bir şeyin içinden geçiyor. Böyle alanları da aynı şekilde düzenleyeceğiz. Bu şekilde dokunacağımız çok yer var. Çok fazla akla gelmeyen, ama çok önem verdiğim bir şey, çünkü insanlarımızın orada sıkıntı yaşadığını biliyorum” dedi.
İZBAN seferleri sıklaşacak
Ulaşım hizmetlerine de değinen Tugay, “İZBAN’da sefer sayıları yeterli gelmiyor. Neden daha sık sefer sayıları yapılmıyor diye düşünüldüğünde kimse bunun cevabını vermiyor. Ben vereyim cevabını; İZBAN, yüzde 50’si büyükşehir belediyesinin yüzde 50’si de TCDD’ye ait olan bir şirket. Bir sinyalizasyon güncellemesi ihtiyacı var. O olmadan şu anda 12 dakikada bir olan seferler daha sık hale gelemiyor. TCDD’nin sorumluluğunda olan bir konu. Maalesef bu ortaklık şu anda çok sağlıklı şekilde işlemiyor. AK Parti’nin adayı sayın AK Parti genel başkan yardımcısı sefer sıklığını artıracağız diyor. Ben de aynı şeyi diyorum, mutlaka artırmalıyız. Peki bugün neden artırılmıyor dendiğinde cevabı bu. TCDD üzerine düşeni yapmadığı için. Ama ben asla bu ya da benzeri konuları bahane olarak İzmir halkının önüne getirmeyeceğim. Konuşarak mı, anlaşarak mı olur farklı bir yol mu bulunur, bütün sorumluluğu üzerimize alarak mı olur, her ne olacaksa olacak ama o sinyalizasyon güncellemesi yapılacak daha daha sonra sefer sayıları sıklaştıracak. Öyle olduğu zaman bugün o İZBAN’da yaşanan sıkıntılar çok azalacak” ifadelerini kullandı.
“Sürekli altyapı çalışması devam etmeli”
İzmir’in altyapı sorunları da olduğunu hatırlatan Tugay, “Bütün şehirlerin aslında altyapı sorunu var. Büyük şehirlerde böyle 4,5 milyonluk bir şehirde altyapı sorunu olmaması mümkün değil. Sürekli ve devamlı bir altyapı çalışmasının yürümesi lazım. Bir yenileme gerekiyor, beraberinde kapasite artırımı gerekiyor. Bununla ilgili zaten şu andaki büyükşehir belediyemiz epey çalışma yaptı, mesafe yaptı, onların bıraktığı yerden mümkünse biraz daha hızlandırarak, nerede arıtma eksikse, nerede kanal kapasitesinin artırılması gerekiyorsa bununla ilgili çalışma da yapılacak. Yağmur yağıyor hava kötü oluyor, deniz yükseliyor, Alsancak’ta ya da Karşıyaka yelken kulübünün orada deniz taşıyor ve şehri su basıyor. Bununla ilgili yapılacak şey belli. 6 ay gibi bir sürede yapılacak, ondan sonra asla böyle bir problem olmayacak. Bir zamanlar Mavişehir’de bu problem yaşanıyordu, yapılan kıyı seti, ki bunda benim de katkım vardır, orada yaşanan ilk baskında anladım ki deniz durdurulamıyor, deniz yükseliyor ve Mavişehir’in zemini daha aşağıda olduğu için bu baskının önlenmesinin tek yolu denizin önüne set yapılması. Onun gibi düşünüp bir sefer yapıldığında bir daha bu sorun yaşanmayacak” dedi.
25 bin yeni konut
İzmir’in toplu konut ve kentsel dönüşüm konusunda çok başarılı bir geçmişi ve kültürü olduğunu ifade eden Tugay, şöyle konuştu: “Bu dönemde bizim tekrar o eski kararlılıkla benzer projeleri hayata geçirmememiz için hiçbir neden yok. Ege Koop Başkanı Hüseyin bey ile konuşurken sağ olsun o da söylemişti; bu dönem en az 25 bin yeni sosyal konutu belediye işbirliği ile yapmamamız, insanlara makul fiyatlarla bu konutları sunmamamız için hiçbir neden yok. Beraberinde bazı bölgelerde alacağımız revizyon plan kararlarıyla kentsel dönüşümün önünü açmamak, hızlandırmamak için yine elimizi, kolumuzu tutan hiçbir şey yok. Bunlar da yapılır. İzmir’in kendi kentsel dönüşüm, toplu konut kültürü çerçevesinde herhangi birine rant sağlamadan, yandaşlara özel fırsatlar sunmadan, sadece ve sadece halkın çıkarını düşündüğümüz modellerle, belediye de her anlamda üzerine düşeni yaparak uygun fiyatla alan sağlayacak, altyapısını, ulaşımını sağlayacak. Daha önce İzmir’in belediyelerinin defalarca yaptığı gibi bu dönemde de insanlarımıza yeni konutlar yapabiliriz, kentsel dönüşüm konusunda da üzerimize düşeni yapabiliriz. Bunlar zannediyorum biraz fikir vermiştir.”
“Çöpü, yakma tesisi ile halledeceğiz”
“Harmandalı’na çöp dökmek istemiyoruz” diyen Tugay, “Bütün dünyanın yaptığını yapacağız, bu çöpü yakarak yok edeceğiz. Bir yakma tesisi ile bu çöpü yok edeceğiz. Türkiye’de başarılı örnekleri var, dünyanın uluslararası finans kuruluşları bu konuda bizlere kaynak sağlamaya hazır. Çünkü zaten o yakmayla elde ettiğiniz elektrik aynı zamanda kendi maliyetini karşılıyor. Böyle bir avantajı var. Dolayısıyla çözüm yolu belli. En hızlı şekilde böyle bir tesis kurarak çöp konusunu da halledeceğiz. Bir sürü şeyi burada anlattım. Ama şunu söyleyeyim ben doktorum, ben bilim insanıyım. Ben bilime inanırım. Eğer bize bu işleri bilenler, bilgi, tecrübe sahibi olanlar, bilim insanları yol gösteriyorsa ki bu İzmir’de bu var, Türkiye’de bu var. ya da bilginin olduğu her neresiyse biz oraya gidebiliyorsak, yakında bazı yurtdışı ziyaretleri yapmayı planlıyorum, şimdiden İzmir adına bazı sözler almayı planlıyorum. Bunu yapabilirsek eğer ondan sonra önümüzde çözülmeyecek hiçbir şey yok” açıklamasında bulundu.
Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Aydoğan ise, “Demokrasilerin olmazsa olmazları siyasi partiler ve arkasından gelen sivil toplum kuruluşlarıdır. Biz yıllarca arkadaş, kardeşçe memleket, mezhep ayırmadan birlikte yürüdük. Katılımınız için teşekkür ediyorum” diye konuştu. – İZMİR
]]>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Orhaneli ve Büyükorhan’da bir dizi programa katılarak vatandaşlarla buluştu. İlk olarak Orhaneli ilçesinde Beyce Pazarı’na uğrayarak geleneksel ‘Bereket Duası’na iştirak eden Başkan Aktaş, ardından vatandaşlara çorba ikramında bulundu. Pazarcı esnafının tezgahlarını da tek tek gezerek sohbet eden Başkan Aktaş, ilçe teşkilatıyla da istişarede bulundu.
Daha sonra Büyükorhan ilçesine geçen Başkan Alinur Aktaş, ilçe halkını ve esnafını ziyaret ederek görüş ve düşüncelerini dinledi. İlçe teşkilatıyla buluşan Başkan Alinur Aktaş, 5 yıllık süreçte yapılan çalışmaları ve projelerini anlattı.
“Hedeflerimizi anlatmaya devam edeceğiz”
Dağ bölgesinin güzel ve vatanperver insanlarıyla buluşmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Başkan Alinur Aktaş, Orhaneli ve Büyükorhan başta olmak üzere dağ ilçelerine her zaman en iyi hizmetleri yapmanın hesabı içerisinde olduklarını belirtti. Genç nüfusun yoğun olduğu Orhaneli ve Büyükorhan’a gençlik merkezi kazandırmak istediklerini ifade eden Başkan Aktaş, 31 Mart akşamına kadar kapı kapı gezerek Bursa’ya dair taşıdıkları heyecanı anlatacaklarını söyledi. ‘Her şey bir hayalle başlar’ diyen Başkan Alinur Aktaş, yaptıkları hizmetleri önümüzdeki dönemde tüm hızıyla sürdüreceklerini anlattı. Partideki değerlendirmeler neticesinde bazı belediye başkanlarının ‘başım üstüne’ dediğini, bazılarının ise trenden indiğini belirten Başkan Aktaş, “Vefa duyulması gereken birisi varsa, o da bize bu cesareti, iradeyi veren Recep Tayyip Erdoğan’dır. Aramızdan ayrılanlar hakkında asla kötü konuşmayız. Biz yol arkadaşlığı yapıyoruz. Özellikle Büyükorhan şampiyonluklara alışmış bir şehir. Yüzde 70-80’leri görmüş bir ilçede daha yüksek rakamları görmek istiyoruz. Orhaneli’de, Büyükorhan’da coşkuyu, heyecanı gördük. Kalan süreçte projelerimizi, hedeflerimizi anlatmaya devam edeceğiz. Hedefimize odaklanarak 31 Mart akşamı coşkuyu hep beraber yaşayacağız. Biz siyasetten birilerinin hayatına dokunmayı, hizmet etmeyi anlıyoruz” dedi.
“Anlatacakları bir tane spor salonları yok”
Cumhur İttifakı belediyelerin çok hizmetler yaptığını, ancak şimdi hiçbir şey yapmayıp algı yapanlarla karşı karşıya olduklarını dile getiren Başkan Aktaş, “İnek kocaman bir buzağı doğurur, sesi çıkmaz. Tavuk ise yumurta çıkarır, sesi arş-ı alaya çıkar. Muhalefetin yumurta kadar bu ülkeye ve şehre hizmeti yok. 110 bin nüfuslu Mudanya’da 5 senede ne yaptınız? 125 bin nüfuslu Gemlik’te ne yaptınız? 5 senede 543 bin nüfuslu Nilüfer’de ne yaptınız? Bizler ilçe ilçe yaptıklarımızı saatlerce anlatıyoruz. Nilüfer kurulduğunda siteler şeklinde büyüdü. Sitelerin içerisini site yönetimleri, altyapıları, ana caddelerin tamamını Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldı. Bunlar da her yere çok güzel tabela astılar. Nilüfer Belediyesi’nin toplam 200 totemi var. 16 tanesi görüş mesafelerini engellediği için iki buçuk senedir kaldırmalarını istedik. Baktık hala ses yok sonunda 16 tanesini kaldırdık. Yaptıkları sadece bol bol cilalı reklamlar. 5 senede anlatacakları bir tane spor salonları, yüzme havuzları yok. Anlatacakları bir tane kültür merkezleri, gençlik merkezi yok. Ortada çalışma yok ama algıda üstlerine yok. Bizler taahhüt ettiklerimizin yüzde 85’ini yapmışız. İş bilenin, kılıç kuşananın” diye konuştu.
Son 5 senede yapılan çalışmaları sunum eşliğinde anlatan Başkan Aktaş, ulaşımdan kentsel dönüşüme, sosyal yatırımlardan spora kadar Bursa’ya kazandırılan hizmetler konusunda katılımcılara bilgi verdi. – BURSA
]]>İzmir’in Bergama ilçesinde Bergama Belediyesi Güzellik Ilıcası Sosyal Tesislerinde turizm sektörü temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Ersoy, bugün açıkladıkları Geleceğe Miras Bergama Projesi ile ilçenin ziyaretçi sayısını artıracaklarını belirtti.
Türkiye’nin de bulunduğu coğrafyada son 5 yılda birçok talihsizliğin yaşandığını kaydeden Ersoy, dünyanın en büyük tur operatörlerinden Thomas Cook’un iflası, Kovid 19 salgını, orman yangınları, Rusya-Ukrayna Savaşı, deprem felaketleri ve İsrail’in Gazze saldırılarına rağmen Türkiye’nin 2023’ü turizm geliri, ziyaretçi sayısı, kişi başı gecelik gelir açısından rekorlarla kapattığını ifade etti.
Bakan Ersoy, turizmi 81 ile yaymak istediklerinin altını çizerek, şöyle konuştu:
“12 ay ülkemizde farklı ürün çeşitlemeleriyle turizm olsun istiyoruz. Turizm pastası nasıl dağılıyor diye baktığımızda ağırlıklı olarak Akdeniz ve Marmara Bölgesi, yüzde 80’ini alıyor. Ege Bölgesi yüzde 10’luk bir kısmını alıyor aşağı yukarı. Karadeniz ve Anadolu’nun diğer bölgeleri de kalan yüzde 10’luk kısmını paylaşıyor. Öncelikli hedeflerimizden bir tanesi de hem turist sayısını, geliri artırmak ama turistin 81 vilayete ve diğer bölgelere de yayılmasını sağlamak. Burada en hassas olduğumuz noktalardan biri Ege Bölgesi. Çünkü Ege Bölgesi’nin sahip olduğu potansiyeli, kültürel varlıkları, kıyıları, doğal kaynakları ile aslında turizmde hak ettiği yerde olmadığını düşünüyoruz. Turizmde hak ettiği yere getirmek için proje ve çalışmalarımıza devam ediyoruz.”
Geleceğe Miras programına Bergama bölgesini de dahil ettiklerini aktaran Ersoy, bu kapsamda sadece kazı ve restorasyon yapmadıklarını, önemli olanın maksimum seviyede ilçenin, çevre şehirlerin bundan fayda elde etmesi olduğunu, bütün şehir paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmasını sağlayacak bir ortam yaratmaya çalıştıklarını kaydetti.
Gece müzeciliği konsepti
Bakan Ersoy, gece müzeciliği konseptini Bergama’da da uygulayacaklarını ifade ederek 2024 itibarıyla başta Ege ve Antalya’daki noktalar olmak üzere yoğun ziyaretçi alan ve şehir merkezinde yer alan bütün ören yerlerinde bu konsepti uygulayacaklarını dile getirdi.
Ersoy, Bergama’da Geleceğe Miras Projesi’nin uygulamaya geçmesiyle yıllık 200 binlerden geçen yıl 480 binlere çıkan ziyaretçi sayısının 4 yıllık süreçte yıllık 1,5 milyona ulaşabileceğini de söyledi.
“Adayların seçim beyannamelerini dikkatlice okuyun”
Bakan Ersoy turizmin sadece bakanlığın yaptığı çalışmalarla hedefe ulaşabilecek bir konu olmadığını, yerel yönetimlerin çok önemli olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
“31 Mart seçiminin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Lütfen adayların seçim beyannamelerini dikkatlice okuyun. Sorular sorun, turizmle ilgili neler yapıyorlar? Maalesef bazı büyük şehirlerde biz arıtma altyapılarını bile yapar duruma geldik. Dünyada kültür ve turizm bakanlıkları arıtma altyapısı yapmaz. Eğer turizmde doğru, hızlı, verimli bir çıkış elde etmek istiyorsanız, başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere bütün şehirlerde turizm master planının hazırlanması lazım. ve turizm master planlarını hazırlamak Kültür ve Turizm Bakanlığı görevi değildir. Yerel yönetimlerin, büyükşehir belediyelerinin görevidir.”
Bakan Ersoy, turizm tesislerinin sürdürülebilirlik sertifikasyonlarıyla ilgili yoğun bir çalışma yaptıklarını, üç aşamalı programın geçen yıl başlayan ilk aşamasında Türkiye’deki yaklaşık 21 bin otelden 16 binden fazlasının sertifikalandırıldığını aktardı.
Kalan 5-6 bin otelin de şu anda kapalı oldukları için sertifika sürecini tamamlayamadığını bildiren Ersoy, “Açılmadan önce sertifikasyon programlarını tamamlayıp süreci başarıyla yürüteceğiz. Dünyada sonradan gelmemize rağmen şu anda örnek gösterilen ülke olduk Türkiye olarak. Konaklama tesisleri sürdürülebilirlik politikaları ve sertifikasyon programı kapsamında tüm dünyada örnek gösterilen ülke olduk. Şimdi biz bunları diğer mekanlarımıza da aşamalı bir şekilde yayarak devam edeceğiz.” diye konuştu.
Programa AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu, AK Parti Bergama Belediye Başkan adayı Sadık Doğruer de katıldı.
]]>Mahalli İdareler Seçimi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Balıkesir’de ağırlayacak olmaktan duydukları memnuniyeti dile getiren AK Parti İl Başkanı Mehmet Aydemir, seçim sürecinde iyi çalışarak ‘AK Belediye’ sayısını artırmak istediklerini dile getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Balıkesir’e gelmesinin fırsata çevrilmesi için herkesin elinden geleni yapması gerektiğine vurgu yaptı.
Aydemir: “Seçime hazırız, Cumhurbaşkanımızı bekliyoruz”
AK Parti İl Başkanı Mehmet Aydemir, Balıkesir’de seçim çalışmalarının hızlandığını belirterek, “31 Mart seçimlerine dün itibarıyla resmi olarak belediye başkan adaylarımız ve meclis üyelerimiz olarak startını verdik. Bizler güzel bir ekip kurarak 20 ilçemizde teşkilatlarımızla bu seçime hazırız. Biz büyük bir aileyiz; Cumhur İttifakı ile birlikte gerçekten çok uyumlu bir çalışmayla güzel bir liste ve adaylık sürecini yönettik. İnşallah seçimlerde biz tarih yazmaya hazırız. Bununla ilgili AK Belediyecilik tüm Türkiye’de tarih yazmıştır. Balıkesir’de de Büyükşehir Belediye Başkanımız ve tüm AK Belediyeler olarak gerçekten çok güzel çalışmalar yaptık. Biz bu yaptığımız çalışmalar sayesinde teşkilat olarak gittiğimiz her yerde alnımız ak olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bununla ilgili gittiğimiz yerlerde hatalarımız varsa görüyoruz, hemen hızlı bir şekilde bunun dönüşünü yapabilecek kapasiteye sahip belediyelerimiz var. Biz inşallah 31 Mart seçimlerinde AK Belediyelerin sayısını daha da artıracağız. İnşallah belediyesi bizde olmayan ilçelerimizi bu zulümden kurtaracağız inşallah” diye konuştu.
Tüm Balıkesirlileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitingine davet eden Aydemir, “Bununla ilgili bizim Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan nasip olursa 23 Şubat Cuma günü saat 14.00’te Kuvayi Milliye Meydanı’nda olacak. İnşallah orada hep birlikte tüm Balıkesir olarak Cumhurbaşkanımızı Balıkesir’e, Kuvayi Milliye şehrine yakışır bir şekilde karşılayacağımızdan hiç şüphemiz yoktur” dedi.
Yılmaz: “Cumhurbaşkanımızı coşkuyla karşılayacağız”
Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz ise toplantıda AK Parti teşkilatları olarak seçime hazır olduklarını vurguladı. Yılmaz, “31 Mart 2024 yerel seçim tarihi. Ben 5 yıl kurucu Karesi Belediye Başkanlığı yaptım. 5 yıl da bu güzel necip millete, doğduğum büyüdüğüm Balıkesir’imize, iş yaptığım, çocuklarımın okuduğu şehre, annemin, ailemin mezarlığı olduğu şehre hizmet ettim. Nasip olursa Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle bir 5 yıllığına daha Balıkesir’e hizmet etmeye hazırız. Bu işler ekip, tecrübe işidir. Biz şehrimize güzel hizmet yapacak projelerimizle, ekiplerimizle bugün tanıdığınız herkesle şehre hizmet etmeye hazırız. Şunun altını çizerek söylemek istiyorum; Cumhurbaşkanımız bazen 2, bazen 3 senede bir Türkiye’yi gezerken Balıkesir’e de uğruyor. En son 2022’de gelmişti. O gelişi de o kadar görkemli ve güzel olmuştu ki Türkiye basınında ‘Balıkesir’de coşkulu karşılama’ dediler. Bu işte ‘AK Parti hala devam edecek, Cumhurbaşkanımızın halkla ilgili sevgisi asla bitmiyor’ denmişti. Biz de Balıkesir’den yine coşkulu bir karşılama bekliyoruz. Ben bir yerel yönetici olarak söyleyeyim Cumhurbaşkanımız kendi seçimi için Balıkesir’e gelmiyor. Burada 20 ilçedeki adaylarımız için, büyükşehir için geliyor. Gerçek belediyecilik dediğimiz belediyeciliği anlatmak için buraya geliyor. Bunu farklı platformlarda söylüyoruz; algıya ne zaman ihtiyaç duyulur? Algıya ihtiyaç yapmadığınızı yapmış gibi göstermek istediğinizde, olmadığınız gibi göstermekte ihtiyaç duyulur. Gerçekte ise gerçeği anlatmak, aslında her şeyi anlatmaktır. Gerçek her şeyin üstündedir. Biz AK Belediyeler olarak gerçekten hizmet ediyoruz ve gece gündüz ekiplerimizle motive bir şekilde şehrin kaynaklarını en doğru yerlerde, iktisat kurallarına uyarak, yapılması gerekeni en iyi şekilde yaparak yapıyoruz. İnsanların kulağına hoş gelecek, ama seçildikten sonra yapılması imkansız, bütçenin ne olduğunu bilmeyenler gibi atan tutan değil konuştuğumuzu yapan belediyeleriz. Vaat ettiklerimizi hayata bir bir geçiren belediyeleriz. O nedenden dolayı biz Cumhurbaşkanımızın gelişini coşkuyla karşılamak ve kendisinin Balıkesir’le ilgili kaygı duymayacağı, 20 ilçede de iddiamızın olduğu ve belediyecilik konusunda geride kalmış özellikle bugün AK Belediyelerde olmayan yerlerde halkımızın desteğini bekliyoruz. Bu siyasetten öte iş bilenlerin işidir. Şehrini seven herkesten oy istiyoruz. Cumhurbaşkanımızın karşılama organizasyonuna da herkesten destek isteyip Balıkesir’in daha çok kaynak almasını, daha çok hizmet almasını arzu ettiğimizi hissettirmek istiyoruz. İyi bir çalışmayla güzel bir miting yapmak istiyoruz. Cumhurbaşkanımız mutlaka Balıkesir ile ilgili planları, vaatleri olacak. O vaatler konusunda da kamuoyunun hükümetten beklediği hizmetleri alma yönünde çalışma sergileyeceğiz. Bununla ilgili toplantılarımızı yaptık. Ben Cumhurbaşkanımızın mitingine tüm Balıkesirlileri ilçelerimizle dahil davet ediyoruz ve onları bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Balıkesir’e gelişiyle ilgili düzenlenen toplantıya İl Başkanı Mehmet Aydemir ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’ın yanı sıra, Kadın Kolları Başkanı Meral Cengiz, İl Gençlik Kolları Başkanı Tunahan Palaz, Karesi İlçe Başkanı Hakan Aka, Altıeylül İlçe Başkanı Erdinç Alcan, AK Parti İl Başkanlığı Tanıtım Medya Başkanı Hüseyin İnan, Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan, Altıeylül Belediye Başkan Adayı Mesut Eray katıldı. – BALIKESİR
]]>Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ve Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez, mahalleli tarafından sevgi seliyle karşılandı. AK Parti Talas İlçe Başkanı Mustafa Kiraz’ın yanı sıra AK Parti ve MHP ilçe teşkilatları, meclis üyeleri ve mahalle muhtarlarının da katıldığı törende vatandaşlar Başkan Yalçın’ı samimi ve coşkuyla karşıladı.
“Başkanımız ziraat odası gibi işler yaptı”
Düzenlenen törenin açılış konuşmasını yapan Kuruköprü Muhtarı Bilal Yardım, belediye tarafından yapılan hizmetleri tek tek anlatıp, “Başkanımıza mahallelimizle birlikte oturacağımız toplu bir alanın olmadığını ilettiğimizde eski köy odası olan binayı yıkarak yeniden yaptıracağını söylemişti. Kuruköprü’ye yakışır bir sosyal tesis yaptırdı. Mustafa Yalçın başkanımızın sayesinde 2020 yılında Kuruköprü doğal gaza kavuştu. Ne zaman eksiklerimiz için kendisine gittiğimizde hiçbir zaman geri çevirmedi. Kırsala her zaman büyük destekler verdi. Başkanımız sadece belediyeci olarak değil ziraat odası gibi işler yaptı. Buradaki insanların refah seviyesini yükseltmek için her türlü desteği verdi. Tohum ve gübre desteğinden çiftliklerimizin temizliğine kadar işler yaptırdı. Yollarımız asfaltlandı kilit parkemiz yapıldı” diyerek teşekkür etti.
Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, sözlerine “Bu tesis hepinize hayırlı olsun” diyerek başlarken, gösterilen teveccühten dolayı teşekkür etti. Başkan Yalçın, “Biz sizin emrinizdeyiz. 5 yıl önce ‘kırsala sahip çıkmayan kenti yönetemez’ dedim. Çiftçilerimize ve muhtarlarımıza bir karış toprak boş kalmasın diyerek taş toplama makinesi, tohum desteği, koyun yıkama banyoluğu, yangın söndürme aparatına kadar hizmetler yaptık. Size ne yapsak az. Allah devlete zeval vermesin” diye konuştu.
“Her geldiğimizde mutlu ayrılıyoruz”
Sosyal tesisle ilgili konuşan Başkan Yalçın şunları söyledi:
“Sosyal tesisimiz taziyede, nişanda, düğünde ve asker uğurlama gibi işlerde kullanılacak. Diğer belediye başkanları da geldiğinde kullansın. Bu köyün ortak malı. Helali hoş olsun. Sizlerin bir araya geleceği sosyal tesisleri yapmak bizleri mutlu ediyor. Eğitim, sağlık, ulaşım gibi hizmetler veriyoruz. Burası bizim gözümüzün nuru. Burada herkes mutlu ve biz de her geldiğimizde mutlu olarak ayrılıyoruz.”
“Burası da oldu bir şehir”
Kuruköprü’ye doğalgazın gelişiyle ilgili bilgiler de veren Başkan Yalçın, “Hocalı Anıtı açılışında Azerbaycanlı genel müdür bana ‘göreve geldiğinizde ilk programınız bizimle oldu dileyin bizden ne dilerseniz’ dediler. Ben de o an birden Kuruköprü’ye doğalgaz isterim dedim ve 5 yıl sonra planlanan doğalgazın erkenden gelmesini sağladık. Burada karşılaştığımız bir teyzemiz ‘burası da oldu bir şehir’ diyerek işi özetlemişti. Başakpınar, Kuruköprü ve Çatakdere’nin eksik kalan yerleri tespit edilerek doğalgaz verilecek” şeklinde konuştu.
“Hizmetlerin en önemlisi sosyal tesis”
Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez ise “Bugün de hep birlikte güzel bir tesisin açılışını yapıyoruz. Bu tesise her birimizin bir gün mutlaka ihtiyacı olacak. Bence bu kadar hizmetler arasında en önemlisi sosyal tesis. Herkesi rahat ettirecek.” diyerek Başkan Yalçın’a teşekkür etti.
Konuşmaların ardından Kuruköprü Muhtarı Bilal Yardım, Başkan Yalçın’a plaketin yanı sıra köy yumurtası ve yoğurt verirken, sosyal tesis, dualar eşliğinde kesilen kurdeleyle açıldı. Başkan Yalçın ve Kaymakam Dönmez daha sonra sosyal tesisi gezerek mahalleliyle çay içerek sohbet etti. – KAYSERİ
]]>Muratpaşa Belediye Başkanı ve Adayı Ümit Uysal, Meydankavağı Mahallesi 12. Cadde üzerinde Seçim Koordinasyon Merkezi açılışını gerçekleştirdi. CHP İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Muhittin Böcek, Muratpaşa İlçe Başkanı Hasan Şahin, CHP Kepez Belediye Başkan adayı Mesut Kocagöz, belediye meclis üyesi ve adayları, muhtarlar açılışta yer aldı. Ümran Uysal da açılışta eşi Başkan Uysal’ın yanında yer aldı.
“Standart oluşturduk”
Başkan Uysal, çok sayıda vatandaş ve partilinin de bulunduğu açılışta, Muratpaşa’da 10 yıldır devam ettirdikleri belediyecilikle tüm toplum kesimleri için yaşam standardı oluşturduklarını söyledi. Muratpaşa’da ‘şapkadan tavşan’ çıkaran değil toplumun ihtiyaçlarına göre şekillenen bir belediyeciliği hayata geçirdiklerini aktaran Başkan Uysal, şöyle konuştu:
“Bir yere bir kule dikelim de, ‘Vay kuleye bak desinler’ demedik. Sadece ihtiyaçlara para harcadık. Millete para harcadık. Milletin ihtiyaçlarına para harcadık. Muratpaşa’mızda Turunç Masa sistemimizle müthiş disiplinli bir hizmet ağı kurduk. Arayan her insana, belediyenin koşarak gittiği bir düzen kurduk. Muratpaşa’mızda bütün atıkların paraya dönüştüğü bir atık toplama sistemi kurduk. Muratpaşa’mızda bütün kıyı şeridindeki topluma açık olması gereken yerleri milletin malı yapan, topluma açık tutan bir düzen kurduk. Muratpaşa’mızda güneyli, kuzeyli, sağcı, solcu kim varsa toplanıp şehir için fikir üretebileceği, şehrine faydalı olmaya çalışacağı bir sivil toplum merkezi kurduk. Okul alanlarına spor salonları yaptık ve bir spor olanağı ortalaması kurduk. 10 bin kişi her yıl kurslarımıza katıldı. Her hafta ritmik ortalaması olan bir kültür faaliyetleri toplamı kurduk. Bir standart kurduk. Doğalgazımızı getirdik ve bütün yolları söküp yeniden yaptık. 500 kilometre kendi ürettiğimiz asfaltta Muratpaşa’mızda hep bir standardı tesis etmeye çalıştık. Engelli yurttaşlarımızın yalnız kalmayacağı bir düzen kurduk. Kadınlarımızla ilgili bir düzen kurduk. Yılda 12 bin yaşlımıza uzanan bir düzen kurduk. Bin 500 eve her gün yemek götüren bir düzen kurduk. Muratpaşa’mızda bir hayat standardı kurduk.”
Hedef 19 ilçe
Bu yaşam standardını tüm ekonomik zorluklara rağmen asla bozmayacaklarını yeni hizmetler, yeni yaklaşımlar ekleyerek daha da yükselteceklerini aktaran Başkan Uysal, “Şimdi bir yola çıkıyoruz. Muratpaşa’da, 19 ilçemizde ve Büyükşehir Belediyemizde bir yola çıkıyoruz. Muhittin Böcek başkanımızı yeniden Büyükşehir Belediye Başkanımız yapacağız. 19 ilçemizin tamamını almaya gayret edeceğiz. Varlığı yokluğu paylaşacağız, millete yüreğimizi, ciğerimizi açacağız” diye konuştu.
Yirmi senenin özeti
Başkan Uysal, konuşmasına şöyle devam etti:
“Muhittin Böcek başkanımızın mücadelesine destek vereceğiz. Turizm bize yakışır. Dünyanın bütün ülkelerinden buraya insan geliyor. Burada barış, sevgi, saygı ortamında yaşamak, rahat etmek, geçici bir süre dinlenmek ve ülkelerine gitmek istiyorlar. Buraya çok sayıda insan da farklı kültürlerden geliyor. Bunu göğüsleyebilecek hoşgörü çınarı, bunu kucaklayabilecek yaklaşım CHP’li belediyelerin yaklaşımıdır. İstikametimizi bozmayalım. Hep birlikte kenetleneceğiz. Hep birlikte birlik beraberlik içinde büyükşehir belediyemiz başta olmak üzere 19 ilçe belediyemizi kazanmak için varımızı, yoğumuzu, bütün gücümüzü ortaya koyacağız.”
“Bazılarını üzmeye devam edeceğiz”
Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek ise, “Bizim ayrımız gayrımız yok. Biz hep birlikteyiz. Ata’mız ‘Hiç şüphesiz ki dünyanın en güzel yeri Antalya’ dedi. Herkesin gözü burada. Seçimi kaybedince üzülenler oluyor biliyorsunuz. Herhalde biz hep birlikte bazılarını üzmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“Muratpaşa damga vuracak”
CHP İl Başkanı Kamacı, “Bu seçim Türkiye’nin önündeki bir genel seçimin önünü açacaktır. Böyle çalışalım, böyle düşünelim ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılını daha iyi şekilde geçirelim” diye konuştu.
Konuşmaların ardından merkezin açılışı alkışlarla gerçekleştirildi. Başkanlar ve adaylar hep birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. – ANTALYA
]]>Başkan Uysal, Meydankavağı Mahallesi 12. Cadde üzerinde Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa, CHP İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Muhittin Böcek, Muratpaşa İlçe Başkanı Hasan Şahin, CHP Kepez Belediye Başkan adayı Mesut Kocagöz, belediye meclis üyesi ve adayları, muhtarlar katıldı.
“STANDART OLUŞTURDUK”
Başkan Uysal, Muratpaşa’da 10 yıldır devam ettirdikleri belediyecilikle tüm toplum kesimleri için yaşam standardı oluşturduklarını söyledi. Muratpaşa’da ‘şapkadan tavşan çıkaran’ değil toplumun ihtiyaçlarına göre şekillenen bir belediyeciliği hayata geçirdiklerini aktaran Başkan Uysal, şunları kaydetti:
“Bir yere bir kule dikelim de ‘Vay kuleye bak desinler’ demedik. Sadece ihtiyaçlara para harcadık. Millete para harcadık. Milletin ihtiyaçlarına para harcadık. Muratpaşa’mızda Turunç Masa sistemimizle müthiş disiplinli bir hizmet ağı kurduk. Arayan her insana, belediyenin koşarak gittiği bir düzen kurduk. Muratpaşa’mızda bütün atıkların paraya dönüştüğü bir atık toplama sistemi kurduk. Muratpaşa’mızda bütün kıyı şeridindeki topluma açık olması gereken yerleri milletin malı yapan, topluma açık tutan bir düzen kurduk. Muratpaşa’mızda güneyli, kuzeyli, sağcı, solcu kim varsa toplanıp şehir için fikir üretebileceği, şehrine faydalı olmaya çalışacağı bir sivil toplum merkezi kurduk. Okul alanlarına spor salonları yaptık ve bir spor olanağı ortalaması kurduk. 10 bin kişi her yıl kurslarımıza katıldı. Her hafta ritmik ortalaması olan bir kültür faaliyetleri toplamı kurduk. Bir standart kurduk. Doğal gazımızı getirdik ve bütün yolları söküp yeniden yaptık. 500 kilometre kendi ürettiğimiz asfaltta Muratpaşa’mızda hep bir standardı tesis etmeye çalıştık. Engelli yurttaşlarımızın yalnız kalmayacağı bir düzen kurduk. Kadınlarımızla ilgili bir düzen kurduk. Yılda 12 bin yaşlımıza uzanan bir düzen kurduk. Bin 500 eve her gün yemek götüren bir düzen kurduk. Muratpaşa’mızda bir hayat standardı kurduk.”
HEDEF 19 İLÇE
Bu yaşam standardını tüm ekonomik zorluklara rağmen asla bozmayacaklarını, yeni hizmetler, yeni yaklaşımlar ekleyerek daha da yükselteceklerini aktaran Başkan Uysal, “Şimdi bir yola çıkıyoruz. Muratpaşa’da, 19 ilçemizde ve Büyükşehir Belediyemizde bir yola çıkıyoruz. Muhittin Böcek Başkanımızı yeniden Büyükşehir Belediye Başkanımız yapacağız. 19 ilçemizin tamamını almaya gayret edeceğiz. Varlığı yokluğu paylaşacağız, millete yüreğimizi, ciğerimizi açacağız” diye konuştu.
“YİRMİ SENENİN ÖZETİ”
Belediye başkanı ve iktidarın, aynı partiden olması gerektiğine yönelik yanlış bir kabulün dayatılmaya çalışıldığını vurgulayan Başkan Uysal, iktidarın Antalya’ya hak ettiği değeri vermediğini söyledi. Son 20 yıl içinde alt geçitler ve Antalya- Kemer yoluna yapılan tüneller dışında Antalya’nın yatırım almadığını belirten Başkan Uysal, “İşte 20 küsur senenin toplamı bu. Antalya’mıza reva görülen muamele bu” dedi.
Başkan Uysal, konuşmasına şöyle devam etti:
“Her yıl 15 milyon turist ağırlamamıza, her yıl turfanda sebzeciliğin başkenti olmamıza rağmen temel ve yapısal sorunlarımızı çözecek bir hamle bu iktidardan göremedik. Muhittin Böcek başkanımızın mücadelesine destek vereceğiz. Turizm bize yakışır. Dünyanın bütün ülkelerinden buraya insan geliyor. Burada barış, sevgi, saygı ortamında yaşamak, rahat etmek, geçici bir süre dinlenmek ve ülkelerine gitmek istiyorlar. Buraya çok sayıda insan da farklı kültürlerden geliyor. Bunu göğüsleyebilecek hoşgörü çınarı, bunu kucaklayabilecek yaklaşım CHP’li belediyelerin yaklaşımıdır. İstikametimizi bozmayalım. Hep birlikte kenetleneceğiz. Hep birlikte birlik beraberlik içinde büyükşehir belediyemiz başta olmak üzere 19 ilçe belediyemizi kazanmak için varımızı, yoğumuzu, bütün gücümüzü ortaya koyacağız.”
“BAZILARINI ÜZMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek de “Bizim ayrımız gayrımız yok. Biz hep birlikteyiz. Ata’mız ‘Hiç şüphesiz ki dünyanın en güzel yeri Antalya’ dedi. Herkesin gözü burada. Seçimi kaybedince üzülenler oluyor biliyorsunuz. Herhalde biz hep birlikte bazılarını üzmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“MURATPAŞA, DAMGA VURACAK”
CHP İl Başkanı Kamacı ise “Bu seçim Türkiye’nin önündeki bir genel seçimin önünü açacaktır. Böyle çalışalım, böyle düşünelim ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılını daha iyi şekilde geçirelim” dedi.
Muratpaşa İlçe Başkanı Hasan Şahin de “Antalya’nın en güçlü örgütüyüz. Biz Muratpaşa’yız. Muratpaşa örgütü bu seçimlere damga vuracak” diye konuştu.
Konuşmaların ardından merkezin açılışı alkışlarla gerçekleştirildi. Başkanlar ve adaylar, hep birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.
]]>Özhaseki, AK Parti’nin Seyhan ilçesindeki seçim ofisinin açılışında, kentte bugün yapılan kura çekimiyle 1589 deprem konutunun hak sahiplerinin belirlendiğini, kalan evler tamamlanana kadar bölgede olacaklarını söyledi.
Bölge ülkelerinde savaş ve çatışmaların olduğunu belirten Özhaseki, “Allah’a hamdolsun, bizler ülkemizde huzur içerisinde yaşıyoruz, işimize bakıyoruz. Evet problemlerimiz var ama bunları biliyoruz. Çözecek irade bizde var. Başımızda Sayın Cumhurbaşkanı’mız ve Devlet Bey’in olduğu bir ortamda gece gündüz demeden çalışıyoruz. Allah’ın izniyle bu problemleri yine biz çözeriz, kimsenin endişesi olmasın.” diye konuştu.
Özhaseki, milletin desteğiyle, teröristlerle ve ülkeyi bölmek isteyenlerle mücadele ettiklerini anlattı.
“Her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz”
Tamamlanan deprem konutlarının vatandaşlara tesliminin sürdüğünü dile getiren Özhaseki, şöyle konuştu:
“Devlet olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. 309 bin hak sahibi vardı, 307 bin inşaata başladık, 46 bin konutu teslim ettik. Önümüzdeki ay 30 bin konutu, bundan sonra da her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz. Çok şükür irademiz, gücümüz yerinde. Sayın Cumhurbaşkanı’mız da birebir takip ediyor.”
Bakanlık olarak deprem bölgelerinde 110 binden fazla insanla çalıştıklarını belirten Bakan Özhaseki, 1-2 sene geçtikten sonra o bölgelerde herkesin evlerinde oturduğunu, hayatın da normalleştiğini göreceklerini söyledi.
Kentsel dönüşüm çalışmaları
Kentsel dönüşümün önemine vurgu yapan Özhaseki, kentsel dönüşümü yaparak geleceğe hazırlanmış olacaklarının altını çizdi.
Belediye başkanlarının birinci işinin depreme dayanıksız ne kadar konut varsa onları tespit etmek olduğunu aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:
“Sonra vatandaşlarımızla birebir görüşmek, sonra bakanlığa dönüp, ‘ey bakanlık, gelin bize yardım edin, konutlarımızı, iş yerlerimizi bir an önce dönüştürelim’ demek. Bunu yapan belediye başkanı, başımızın üstünde yeri olan belediye başkanı. Yok eğer bunu yapmıyor da, efendim bir slogan bulmuşlar, özellikle CHP’li belediyeler, ‘biz kentsel dönüşüme değil, rantsal dönüşüme karşıyız’ diyerek kenara sıvışıp kaçıyorlarsa yazık arkadaşlar. Meclis’te dedim ki ‘ikide bir bu ezbere sözü söylemeyin bana, kimse rantsal dönüşüm peşinde değil, öyle bir işin peşinde koşanı Allah kahretsin zaten, ne olur siz kentsel dönüşümün peşine düşün, rantsal dönüşüm yapmayın ama belediyelerinize söyleyin, bu kentsel dönüşüm için elinden geleni yapsınlar, ben de söz veriyorum bakanlığın bütün imkanları sonuna kadar açık’ ama yok, yapmıyorlar.”
Özhaseki, daha önce de kentsel dönüşüm çalışmaları konusunda çok kez engellendiğini örnekler vererek anlattı.
Adana’nın sahip olduğu özellikleri anlatarak işleri organize edecek bir büyükşehir belediye başkanına ihtiyaç olduğunu aktaran Özhaseki, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve Seyhan Belediye Başkan adayı Erdal Hatipoğlu’na destek istedi.
“Bizimle beraber hizmet belediyeciliği başladı”
Belediyeciliğin kendilerinin işi olduğunu vurgulayan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“1994 bir milattı adeta. Sayın Cumhurbaşkanı’mız İstanbul’da, bizler de Anadolu’nun değişik kentlerinde, bu fakir kardeşiniz de Kayseri’de adaydı. Çıktığımızda hep şunu söyledik, ‘bizler hizmet edeceğiz, kimseyi ayırmayacağız, gece gündüz demeden çalışacağız, mazeret üretmeyeceğiz, kimsenin partisine bakmayacağız, ırkına, mezhebine, dinine, imanına asla bakmayacağız’ sözümüzü tuttuk ve hizmet ettik. O dönem öncesinde militan ideolojik bir anlayış vardı, kendilerinden olmayanı belediyelere sokmazlardı. Kurtarılmış bölgeler vardı ve doğrusu borçlu belediyeler vardı, gözleri hizmette değildi ki. Çok şükür bizimle beraber hizmet belediyeciliği başladı. İktidar olunca ‘marka şehirler’ diyerek devam ettik. Şimdi de gerçek belediyecilik neyse onu göstermek istiyoruz Allah’ın izniyle, bu irade bizde var. Sayın Cumhurbaşkanı’mız olayları birebir takip ediyor.”
“Ülkenin sorunlarını çözmeye devam edeceğiz”
Birkaç ay öncesine kadar Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı diye iki kavramın olduğunu belirten Özhaseki, Cumhur İttifakı’nın yerinde sımsıkı durduğunu, Millet İttifakı’nın ise aradan geçen birkaç ay sonra dağıldığını kaydederek eleştirilerde bulundu.
Parti olarak geçmişten bugüne yaşadıkları zorluklara karşın sağlıkta, ulaşımda, enerjide işlerin iyiye gittiğini vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Bütün bu zorluklar içerisinde Allah’a hamdolsun yatırım da yapılıyor, bu ülkenin altyapısı da inşa ediliyor. Birçok temeller atıldığı gibi açılışlar da yapmaya devam ediyoruz. Zorluklarımız var mı? Var. Sıkıntımız var mı? Var. Ama bunları çözebilecek irade hem bizim Cumhur İttifakı’nda hem de ekibimizde var. Allah’ın izniyle biz çalışacağız. Gece gündüz demeden bu ülkenin sorunlarını da çözmeye devam edeceğiz. Yeter ki siz destek verin. Yeter ki siz ‘yürüyün’ deyin.”
]]>Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir’i ziyaret eden Özhaseki, burada yaptığı konuşmada, Adana programları kapsamında bugün 1589 deprem konutunun teslimini gerçekleştirdiklerini ve kentsel dönüşüm çalışmalarını yerinde incelediklerini söyledi.
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ve yapıların bu gerçekliğe uygun olarak yapılması gerektiğini belirten Özhaseki, “Yeni yapılarda evet bu geçerli, standartlara uygun yapmak lazım. Zemin etüdünü ona göre hesaplamak, statik hesaplarını ona göre çözmek lazım. İşçiliğinde, daha sonra gerek mimarlığında gereken mühendislik hizmetlerinde buna uygun şekilde bir yol güzergahı izlemek lazım.” ifadesini kullandı.
Özhaseki, geçmişte yapılaşmış olan mevcut binaların bulunduğunun ve bunların büyük çoğunluğunun depreme dayanaklı olmadığını gördüklerinin altını çizdi.
Bu işin çözümünün ise “kentsel dönüşüm” olduğunu vurgulayan Özhaseki, şöyle devam etti:
“Dünyada şu anda mevcut yapıyı değiştirebilmek adına kentsel dönüşümün dışında bulunmuş olan bir formül yok. Adana da kadim bir şehir, birçok mahallesinde dönüşüm icap ediyor. Bir taraftan merkezdeki bizim tarihi eserlerimizin bol olduğu Küçük Saat, Büyük Saat, Abidin Paşa çevresindeki Tepebağ bölgesi, buralarda özellikle kentsel dönüşüm çalışması, tarihi eserlerimizin restorasyonu, ayağa kaldırılması, geleceğe taşınması, gelecek nesillerin bundan istifade etmesini sağlamak. Sonrasında da rastgele yapılaşmış olan, o günün şartlarında insanların başını sokabilmek amacıyla çok makul, meşru olarak yaptığı birtakım yapılar var, bunların da yenilenmesi, işte orada kentsel dönüşüm devreye giriyor. Kentsel dönüşümün gerçekleşmesi için üç ayağı var. Birisi Bakanlık, evet biz bakanlık tarafında yasalar çıkarıyoruz, bütçeler ayırıyoruz, bu işi koordine etmek için bir sürü ekip hazırlayıp her yerde çalışıyoruz.”
İkinci ayağının ise belediyeler olduğunu aktaran Özhaseki, belediye başkanlarının bu işte hevesli ve istekli olması gerektiğini söyledi.
Belediye başkanlarının, çöküntü alanı haline gelmiş veya görünüşte çok muhkem gibi gözükse de depreme dayanamayacak olan yapıları tespit ederek kentsel dönüşüm sürecini başlatması gerektiğini belirten Özhaseki, “Eğer bir belediye başkanı hakkıyla görevini yapmak istiyorsa özellikle altını çizerek söylüyorum, kentsel dönüşüm için de çalışıp, gayret edip, uğraşması lazım.” diye konuştu.
“Kentsel dönüşüm yapmak isteyene kapımız açık”
Özhaseki, kentsel dönüşüm çalışmalarını desteklediklerini vurgulayarak, “Her kim ki, a, b, c partisinden, hiç önemli değil. Kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa sonuna kadar kapılarımız açık. İmkanlarımızı sonuna kadar kendileri için seferber edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Yüreğir Belediyesince kentsel dönüşüm uygulanan mahallelerdeki vatandaşların mutlu olduğunu anlatan Özhaseki, Kocaispir’e teşekkür etti.
Özhaseki, kentsel dönüşümde vatandaşların desteğinin önemine vurgu yaparak, şöyle konuştu:
“Kentsel dönüşüm vazgeçilmez bir iş. Üçüncü ayağında elbette vatandaş var. Onların da belediye başkanına yardımcı olması lazım. Bu anlamda eğer bakanlık, belediye ve vatandaş bir araya gelirse bu işi hakkıyla, dosdoğru ve çok hızlı yapabiliriz. Ama bunlardan biri aksarsa ne yazık ki yapamıyoruz. Muhalefetteki birçok belediyenin, ‘aslında kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız’ dediğini duyuyoruz. Bir slogan bulmuş arkadaşlar, ezberlemişler papağan gibi bunu tekrarlıyorlar. Bu kentsel dönüşüm yapmamak için bir kaçıştır, bu söz kimseyi kurtarmaz. Mecliste de söyledim, Allah’ınızı seviyorsanız lütfen rantsal dönüşüm yapmayın tamam mı? Kentsel dönüşüm yapın. Sonuna kadar yanınızdayız. Vatandaşa eğer iyilik, önderlik edecekseniz, başkansanız yapacağınız tek iş kentsel dönüşüm. Bu noktada da bizler kapımızı sonuna kadar açtık. Kim, hangi partiden gelirse gelsin bu noktayı da sonuna kadar takip edeceğiz.”
Depreme hazırlığın önemine dikkati çeken Özhaseki, şunları kaydetti:
“6 Şubat’taki bu olaydan dolayı 850 bin bağımsız birim yıkılmış. Şu andaki gayretler gibi kentsel dönüşümler yapılmış olsaydı bu kadar yer yıkılır mıydı? İlk bakanlığım döneminde Hatay’a gittim. O protestocu gruplar, bugün muhalefetin adayları bana mani oldular. Kentsel dönüşümü Emek ve Aksaray mahallelerinde yaptırmadılar. Deprem olunca o mahalleleri takip ettim, yerle birdi ve binlerce insan ölmüştü. Şimdi herhalde azıcık vicdanları varsa sızlıyordur. O yüzden Adana’mızda da yapılması gereken en önemli iş depreme hazırlık.”
Ziyarette, Cumhur İttifakı’nın Yüreğir Belediyesi Başkan adayı Halil Nacar da yer aldı.
]]>Bakan Özhaseki, Adana’da AK Parti Seyhan Belediye Başkan Adayının seçim koordinasyon merkezinin açılışına katıldı.
“Bizim mücadelemiz teröristlerle, ülkeyi bölmek isteyenler ve katillerle”
Burada konuşan Bakan Özhaseki, Türkiye’nin birçok örgüt ile mücadele ettiğini söyledi. Özhaseki, “Allah hiçbirimizi hizmetten geri koymasın. Bugün sabah burada depremde evleri yıkılan kardeşlerimizin kura törenini gerçekleştirdik. İnşallah kardeşlerimiz huzurla evlerinde oturacaklar. İnşaatların başındayız, onları evine oturtacağız. Vatandaşlarımız haklarını bize helal edene kadar buradan gitmeyeceğiz. Cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Burada birçok kavim ve medeniyet kurulmuş. Zor bir coğrafya olduğunu biliyoruz. Etrafımız ateş çemberi gibi ve her bir ülkede savaş var. Allah’a şükür bizler ülkemizde huzur içinde yaşıyoruz. Problemleri biliyoruz ve çözecek irademiz var. Allah’ın izniyle bu problemleri yine biz çözeriz. 2 tane zorluğumuz var ve ikisi de yerin altında. Fitne odakları bitmek bilmiyor. PKK gibi lanet bir örgüt, FETÖ gibi başka örgütler vardı. Dolu örgüt vardı ama bunların hepsi dışarıdan aynı ülkeden destekli. Bu dışarıdan ülkeler bunları yönetiyor ve ülkemizi bölmek istiyorlar. Bize tarihimizden dolayı karşılar. Bizi masanın başında masaya elini koymasın istiyorlar. Ülkemiz büyümesin istiyorlar. Bizim mücadelemiz teröristlerle, ülkeyi bölmek isteyenler ve katillerle. Siz her seçimde reise destek vermezseniz biz ne yapabiliriz. Allah sizlerden razı olsun” ifadelerini kullandı.
“Deprem bölgesinde 110 binden fazla insanla çalışıyoruz”
Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu bir kez daha hatırlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Yer altında biriken enerji belirli yerlerden dışarı vurmaya devam ediyor. Fay hatlarının nereden geçtiği belli. Son depremde 18 il etkilendi. 14 milyon insanımız zarar gördü, 850 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Maddi hasarı 100 milyar doların üzerinde. 390 bin hak sahibi vardı 307 bininin inşaatına başladık. Bundan sonra her ay 15-20 bin konut teslim edeceğiz. O büyük felaketten dayanışma içerisinde çıktık. Gece gündüz deprem bölgesinde uğraştık ve şuanda ayağa kaldırıyoruz. Deprem bölgesinde 110 binden fazla insanla çalışıyoruz. İnşallah bir kaç yıl sonra o deprem bölgelerinde hayatın normalleştiğini göreceksiniz” dedi.
“Kimse rantsal dönüşüm peşinde değil”
Kentsel dönüşümün öneminden bahseden Bakan Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:
“Deprem meselesini eskiden insanlar düşürmeden yapmış olabilirler. Şimdi bize düşen bir iş var. Artık biz konutlarımızı dönüştürmek zorundayız. Eğer bunu yaparsak geleceğe hazırlanmış oluruz. Deprem olursa dizimize vurup ağlamak akıl karı değil. Belediye başkanı arkadaşlarımızın birinci işi depreme dayanıksız konutları tespit etmek ve bakanlığa gelip o konutları dönüştürelim demeli. Muhalefet çıktı rantsal değil, kentsel dönüşüm istiyoruz dedi. Kimse rantsal dönüşüm peşinde değil. Siz kentsel dönüşümün peşine düşün. Belediyelerinize söyleyin kentsel dönüşüm için eşinden geleni yapsınlar diyorum ama yok yapmıyorlar.”
“O binaların hiçbiri ayakta değil”
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 2017 yılında Antakya’ya giderek vatandaşları kentsel dönüşüm için ikna etmeye çalıştığını ancak ikna edemediğini belirterek, “Bir önceki bakanlık döneminde Antakya’dan bizi davet ettiler. Gittim alanda buz gibi hava var. Örgütler ellerinde sloganlarla her türlü hakareti yaptılar. Kentsel dönüşüm istemiyoruz dediler. Ama bir sakin olun dedim. Rızasız lokma haram, yapmayacağım dedim. Sonra o gün fay hatlarının oradan geçtiğini anlattım. Yakında burada bir deprem olacak evleriniz yıkılacak ve sevdikleriniz hep gidecek dedim. Belediye başkanı yanlış yapmışsa düzelteceğim dedim. Burada kentsel dönüşüm yapalım diye yalvardım. Sonrada oturdum büroya onları saatlerce dinledim ama örgütler galip geldi. Bana kentsel dönüşüm yaptırmadılar. Depremden sonra Antakya Emek Mahallesi’ne gittim ve bir tek bina ayakta değil. Maalesef o kardeşlerimiz hep hayatını kaybetti” dedi.
“Deprem değil, kötü bina öldürür”
‘Deprem değil, kötü bina öldürür’ diyen Bakan Özhaseki, belediyelere çok iş düştüğünü aktararak, “Bu evleri sağlam yapıp içinde oturmalıyız. Emin olun deprem değil, kötü binalar öldürüyor. Japonya’da deprem oluyor ancak kimse ölmüyorsa burada binlerce kişi ölüyorsa kafamızı kullanmamız lazım. Burada inşallah Fatih bey ve Erdal bey kentsel dönüşümü hazırlayıp getirdiklerinde elimden geleni yapacağım söz veriyorum” diye konuştu.
Konuşmanın ardından Bakan Özhaseki vatandaşlardan gelen talep üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı cep telefonuyla aradı ancak Erdoğan bir programda olduğu için telefona cevap veremedi. – ADANA
]]>Özhaseki, Şehit Erkut Akbay Mahallesi Kentsel Dönüşüm Alanı’ndaki programda, buradaki çalışmaların yıl sonuna kadar bitirilmesi için gayret edeceklerini söyledi.
Türkiye’nin, çevre ülkelerdeki sıkıntılara rağmen “güvenli liman” olduğunu dile getiren Özhaseki, terörle mücadele çalışmalarıyla iftihar ettiklerini anlattı.
Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından milletin dayanışma gösterdiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Allah böyle bir milletten, hepinizden razı olsun. Hepiniz gerekeni yaptınız, emin olun. Bir de koca koca şehirleri idare ettikleri halde, milyonlarca nüfusu olduğu halde deprem bölgesine gelip yanında sosyal medyacılarla, basıncılarla resim verip, selfie çekip gidenler vardı. Allah onların da iyiliğini versin. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz. Çünkü onların derdi insanlara yardım etmek, belediyecilik değil. Başka bir dünyadalar.”
Depremin ardından bir senedir gece-gündüz, tatil demeden çalıştıklarını vurgulayan Özhaseki, “Şu anda 390 bin hak sahibi var 307 bin inşaatımız başladı. Evlerin 46 binini dağıttık, önümüzdeki ay 30 bin daha dağıtacağız. Sene sonuna kadar her ay 10-15 bin konutu yapıp dağıtmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deprem konutlarında gelinen aşamayı sık sık sorduğunu, evlerin hızla yapıldığını anlattı.
“Bizim ittifakımız yerli bir ittifak”
Bugün Cumhurbaşkanlığı seçimini atlatarak, Türkiye’deki bütün meselelere müdahil olan bir ittifaklarının bulunduğunu belirten Özhaseki, şöyle devam etti:
“Bizim ittifakımız belli, Cumhur İttifakı. Bir tarafta Sayın Cumhurbaşkanımız bir tarafta Devlet Bey. Kendi aralarında ellerinden ne geliyorsa, bu ülke için neler yapılabilirse, bunu hiç tartışmadan doğru olan neyse ona karar veriyorlar. Bizim ittifakımız yerli bir ittifak, bu toprakların ittifakı. Bizim ittifakımız milli bir ittifak Allah’a hamdolsun ve biz sizlerin değerlerini taşıyoruz. Sizler ne iseniz zaten biz de oyuz. O değerlerin arkasındayız.”
Özhaseki, tarihe, insanlara ve medeniyete karşı bir sorumluluklarının olduğunu ve bu yolda hareket ettiklerini vurguladı.
“İttifak dağılınca bütün kirli çarşaflar ortaya döküldü”
Eskiden karşılarında bir ittifak olduğunu hatırlatan Özhaseki, “Şimdi herhalde ittifak da kalmadı ama seçim öncesini şöyle bir düşünün, 6’lı mı, 7’li mi, 9’lu mu yoksa el altından verdikleri rüşvetlerle 10’lu mu 12’li mi olduğu söylenen bir ittifak vardı, ‘kutsal ittifak’ diyorlardı. Birbirine benzemezler, bir araya gelmişler, bir tane dertleri vardı, ‘Recep Tayyip Erdoğan gitsin, ne olursa olsun’. Kardeşim gidince ne olacak Recep Tayyip Erdoğan? Siz ne yapacaksınız? Birbirinize bile benzemiyorsunuz, hiçbir konuda anlaşamıyorsunuz, Türkiye’ye ne yapacağınız belli değil. Gelecekle ilgili söyleyecekleriniz de yok. Ne yapacaksınız, ‘o gitsin de ne olursa olsun’ diyerek? Ama ne yazık ki böyle bir grup vardı.” değerlendirmesinde bulundu.
Eleştirilerini sürdüren Özhaseki, şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi haliyle ittifak dağılınca bütün kirli çarşaflar ortaya döküldü. Ne gizli pazarlıklar varmış biz anladık. El altından kimlere MİT başkanlığı verilmiş, kimlere İçişleri Başkanlığı verilmiş? Onların hepsini gördük. Kendi içlerinde şöyle demeye başladılar, ‘Allah’tan ki bizim adam seçilmemiş’. ya iyi de milletin karşısına çıkıp nasıl vaatlerde bulundunuz? Milleti kandırarak, ‘bu ittifaka verin deyip neler söylediniz?’. Ama şimdi onların içindeki milletvekilleri bile diyor ki ‘vallahi biz bu adama vermedik’ diyorlar Millet İttifakı’nda, ‘Kılıçdaroğlu’na vermedik’ diyorlar. Öyle bir hale geldi.”
Özhaseki, onların yaptıkları bir başka numaranın da algı operasyonu olduğunu söyledi.
Bu kişilerin sosyal medyada oynayıp, büyük paralar harcayarak kendilerini kahraman ilan ettiklerini vurgulayan Özhaseki, “Gözleri, Cumhurbaşkanlığı makamında veyahut da bir partinin genel başkanlığında ama belediye başkanlığı yapıyormuş gibi davranıyorlar ve şehirlerinde ne yazık ki problemler gittikçe büyüyor.” diye konuştu.
Kendisinin de Kayseri’de 21 yıl belediye başkanlığı yaptığını hatırlatan Özhaseki, çok çalıştığını, ne söz verdiyse yerine getirdiğini belirtti.
İlk çıktıklarında hep hizmet edeceklerini söylediklerini belirten Özhaseki, şunları kaydetti:
“Hiç kimseyi ayırmayacağız, ‘senin dinin, ırkın, mezhebin, partin, şu, bu’ asla demeyeceğiz. Tövbe estağfurullah. Niye diyelim ki? Ona ne hakkımız var bizim? Cenabıallah bir kulunu yaratmışsa, şu şehirde, bu şehirde bizim bunu beğenmeme hakkımız var mı? Falan ırkta yaratmış, filan ırktan yaratmış, bunu beğenmeme hakkımız var mı? Tövbe estağfurullah böyle bir şey olamaz. Biz ‘deli gibi hizmet edeceğiz’ diyerek başladık, öyle yaptık, mazeret üretmedik, şehirlerin altyapısıyla uğraştık, üstyapısıyla uğraştık. Envaiçeşit projeler gerçekleştirdik ama bizim derdimiz hizmetti, eser belediyeciliğiydi.”
Özhaseki, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve Yüreğir Belediye Başkan adayı Halil Nacar için destek istedi.
Kocaispir ve Nacar’ın da konuşmasının ardından Bakan Özhaseki, şantiye alanında incelemelerde bulundu.
]]>Kdz. Ereğli Belediye Başkanı ve CHP Belediye Başkan Adayı Halil Posbıyık’ın seçim ofisinin açılışı mitinge dönüştü. Ereğli halkının yoğun ilgi gösterdiği açılışta konuşan Başkan Posbıyık, seçim döneminin Ereğli’ye yaraşır şekilde geçmesini dileyerek diğer adaylara başarı temennisinde bulundu.
‘Ereğli için bir takım sıkıntılar hissetmesem seçime girmezdim’ diyen Başkan Posbıyık, “Ereğli’nin 2014-2019 arasında olduğu gibi bir daha denemeyle geçirecek 5 senesi yok” dedi. CHP İl Başkanı Devrim Dural ve İlçe Başkanı Ali Kocamanoğlu “Ereğli Belediyesi’nin CHP’de kalması için bütün mücadeleyi vereceğiz” sözü verdiler. Kdz. Ereğli Belediye Başkanı ve 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kdz. Ereğli Belediye Başkan Adayı Halil Posbıyık, seçim kampanyası döneminde kullanacağı seçim ofislerinden ilkinin açılışını Ereğli halkının yoğun katılımıyla gerçekleştirdi.
Başkan Posbıyık eşi Kadın Kooperatifi Başkanı Neriman Posbıyık ile birlikte sahneye çıkarak, tezahüratlar eşliğinde halkı selamladı. Başkan Posbıyık, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bir takım sıkıntılar hissetmesem zaten seçime girmem. Benim için herkesi sevgiyle dostça bakmak en önemli unsur. Bütün partilerden adaylığını koyan belediye başkanı adayı kardeşlerime de sevgilerimi gönderiyorum, başarılar diliyorum.
Bütün mücavir alandaki köyleri şehre kattım. Onlara asfaltlarını yaptık, temizleme giderlerini yaptırdık ve şehrin nüfusunu 100 bine çıkararak 100 yıllık yetecek içme suyu tesislerini açtık. Bu bölgenin en büyük içme suyu tesisleri. 9 tane jeneratör aldık, su kesintisi olmasın diye. Su tesislerinde bir takım kaçamaklar olabiliyordu 38 milyon belediye para harcayarak ozon tesisi kurduk. Hiç dışarıdan damacana falan almaya gerek yok, musluk suyunu istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Ne oldu bunun bedelini ödedik. Köyleri aldığım için beni pek tanımıyorlardı, bana oy vermediler ve 2014’de bedel ödedik, seçimi kaybettik. Helal olsun Ereğli’ye içme suyu tesisleri yaptık. 16 Tane köyümüze içme suyunu Ereğli Belediyesi olarak biz veriyoruz. Sadece onlar mı, Organize Sanayinin de sıkıntıları vardı. Onlar bizim her şeyimiz, istihdam sağlıyorlar. 6 Bin metre terfi hattı yapılarak OSB’nin de suyunu verdik. Ereğli’de trafik sıkıntısı var, ne yapmak lazım? Uyuyan güzel, Belen, Ahmetçiklerde yollarımı yaptım. Yeni Belen Sanayi’den geçerken bakın yolları oraya kadar getirdim. Bütün arabalar bu yan yollara vermek şartıyla hastane, pazaryerine gidebilecek, ana hattı rahatlatacağız. Buraya bir çevre yolu yapılması lazım. Yeni hastanenin olduğu yerden Alaplı’ya çıkacak bir yol yapılması lazım, proje hazır 4 tünel var üzerinde. İhaleye verilmesi lazım, çevre yolu devreye girmeden herhangi bir çalışma yapılamıyor. Bu çevre yolu yapıldığı taktirde otobüsler Zonguldak’tan İstanbul’a, Ankara’ya giden otobüs, tır, kamyon, taksiler oradan direk Alaplı’ya çıkacaklar. Kepez yolundan geçmeyecekler. Kepez yolu tamamen belediyeye verilecek. Kepez’de ölümlü kazalar olmaya devam ediyor, maalesef. Bu yol Ereğli-Devrek yolundan daha önemli. Bu çevre yolu yapılmazsa kazalar ölümler devam edecek. Ereğli’de müzeler yaptık, Kent, Alemdar, Oyuncak Müzesi yaptık. Şimdi yakında piknik alanları tertemiz hale getiriliyor, çalışmalara başladık. Kaletepe ile uzun uğraşlar sonucu bize verdiler. Orada şuan temizlik yapıyoruz. Ereğli’de spor tesisleri yok. Benim belediyedeki yerim stadın yanında. Vatandaşlar orada spor sahasını 4’e bölüp de antrenman yapıyorlar, yazık günahtır ayıptır ya. Bu memlekete ayıptır. Burada o kadar çok sporcu genç var ki bu sporcu gençler maalesef spor yapamıyorlar. Yer bulunmuyor. Biz Ereğli Belediyesi olarak yeni bir yer yapmaya başladık, oraya çok büyük bir stadyum yapıyoruz. Mahallelerde 15’e yakın yeşil sahalar yaptık. Belende 2 bin 800 metre kare üzerinde saha, çevresinde spor aletleri bulunan yer yaptık. Çocuk parkları her yerde var. Amatör spor kulüplerine 475 bin lira para dağıttık. Eski çöp alanını revize etmeye başladık, yeşillenmeye başladı. Orası sonuna kadar yemyeşil bir alan olacak. Bisiklet yoluna başladık, bitirdik. Kandilli’ye doğalgaz getirilmesi için hükümet tarafından karar verilmiş, kazılar yapıldığı için bisiklet yolunu aldılar. Doğalgaz çalışmalarının bitmesini bekliyoruz. Tekrar orayı düzenleyeceğiz. Şuanda biliyorum en büyük şikayetiniz Halk Otobüslerinden. Ereğli’de nüfus arttı. Halk otobüslerinin gidiş hatlarında yeni yerleşimler oluştu. Halk Otobüsleri yönetimiyle yeni bir anlaşma yaptık. İstanbul Teknik Üniversitesi ile anlaşma yaptık. Halk Otobüsleri için rehabilitasyon çalışması hazırlıyoruz, bitmek üzere. Bundan sonra otobüsler sıklaştıracak. Burada toplanmayacak. Kemer’de olan Kemer’de, Kepez’de olan Kepez’de toplanacak. Yeni duraklar ilave edilecek. Bunların bir kısmı dar sokaklara girebilmek için küçük otobüs haline getirilecek, büyük otobüsler hastaneden Kemer’e kadar tek sefer yapılacak. Ereğli halkından bana oy vermeyenleri de seviyorum. AK Partili olanları da, CHP’li olanları da, MHPli olanları da, Saadet Partili olanları da, İYİ Partili olanları da. Bütün herkes benim gözümde aynı seviyede, yoksa bu halk beni bu kadar destekler mi? Benim için hizmet, benim için siyaset. Yerel yönetimlerde siyaset olmaz. Eğer siyaset yapmak isteseydim milletvekili olurdum, ideolojiye koştururdum. Ama ben hizmet adamıyım, ben belediye başkanıyım. Ereğli’de yaşayan 120 bin kişi. Köyleri asla ayırmam, hepsinde tanışığım var, muhtarlarla, yaşayanlarla 270 bin kişinin ayrılmaz belediye başkanıyım ben. Benim için parti farkı yok.” – ZONGULDAK
]]>Belediye çalışanları Başkan Şükrü Sözen’i çiçekle karşıladı. Toplu sözleşme protokolünde yer alan maddeler çerçevesinde kadrolu işçilerin eğitim, yakacak ve giyecek yardımları dev oranla yükseltildi. İmza töreninde Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Ödevoğlu, Disk-Genel-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük, Şube Sekreteri Veli Yaman, Örgütlenme Sekreteri Mehmet Kara, Mali Sekreter Mustafa Altun, Eğitim Sekreteri Tevfik Özdeş, iş yeri temsilcileri ve birim müdürleri katıldı. 101 kadrolu işçi adına toplu sözleşme protokolü Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen ile Sendika Başkanı Vedat Küçük imzaladı. Yeni toplu sözleşme, 15.01.2024 tarihinden itibaren 3 yıllık geçerlilik sağlayacak şekilde hayata geçirildi.
“Manavgat emekçiden yana”
Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen’in emekten ve emekçiden yana olduğunu söyleyen DİSK-Genel-İş Sendikası Başkanı Vedat Küçük, toplu sözleşmenin kadrolu işçilerin ihtiyacına büyük oranda cevap vereceğini belirtti. Başkan Küçük, “Başkanımız, emekten ve emekçiden yana olan tavrını bize ve işçi kardeşlerimize yüzde 140 gibi bir ücret zammıyla bir kez daha gösterdi. Bugün sorumlusu bizim olmadığımız, ülkeyi yönetenlerin ekonomiyi bu duruma getirdiği noktada bizi rahatlattığı için kendisine hem işçi arkadaşlarım adına hem de sendikam adına teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum” dedi
“Çalışanlarımız iyisini hakediyor”
Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, kente hizmet etme noktasında beraber görev yaptığı mesai arkadaşlarının daha iyi şartlarda hayatını idame ettirmesi gerektiğini söyledi.
Sözen, “Başkan Sözen “Çalışanlarımızın bana değil, benim onlara teşekkür etmem gerekir. 3 dönemi tamamladık. Her zaman benim ve başkan yardımcısı arkadaşlarımın yanında bu kardeşlerim oldu. Görev sürecimizde Manavgat halkının taleplerine cevap verme noktasında tüm arkadaşlarımız elinden geleni yaptı. Çok güzel yol arkadaşlığı sergiledik. Siyasi görüşümüz itibarıyla sendikal çalışmaya biz son derece önem veriyoruz. Günümüz şartlarında yaşamın bu kadar zor olduğu, insanların gününü geçirmekte zorluk çektiği, yarın kaygısı yaşadığı bir sürede, şu anda zikredilen rakamların çok üstünde yaşam standardının olması gerektiğine inanıyorum. Bu da yeterli değil. Ama bugünün şartlarında, Türkiye gerçeklerinde ancak bu kadar olabildi. Mevcuda göre güzel bir rakam ama inanıyorum ki bunun iki katı insanca yaşamanın karşılığıdır. Belediyelerin ne imkanlarda çalıştığını bugün herkes biliyor. En üst noktada yönetenlerin ‘bizden olmadığı takdirde sistem böyle çalışır, ancak bu kadar karşılık bulur’ dediği, birinci ağızdan bunun itiraf edildiği bir sürede belediyeler gününü geçirme kavgası, çalışan arkadaşlarına ve topluma mahcup olmama kavgası vermektedir. Biz de alnımızın akıyla işçi arkadaşlarımla, memur arkadaşlarımla, şirketlerdeki arkadaşlarımla beraber bu süreci kotarma noktasında son derece sevinçliyim” dedi. – ANTALYA
]]>Çukurova Belediyesi’nde şirket işçilerini kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Toplu iş sözleşmesi imza töreni, Çukurova Belediyesi Orhan Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Çukurova Belediyesi ile Genel İş Sendikası 2 Nolu Şube arasında imzalanan toplu iş sözleşmesine göre, en düşük işçi maaşı 35 bin lira oldu.
Başkan Çetin, işçilere şöyle seslendi:
“DÜRÜSTÇE BELEDİYEYİ 10 YIL BOYUNCA YÖNETTİK, BELEDİYEYİ BORÇ BATAĞINDAN KURTARDIK”
“Tüm araştırmalarda Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı seçildiysem bunda sizlerin büyük payı var, ne yapsam sizlerin hakkını ödeyemem. Ahde vefa herkeste olması gereken bir özelliktir. Bu anlamda işçi arkadaşlarımı kutluyorum. 2014 yılında göreve geldiğimiz zaman belediyeyi önemli bir borç yüküyle teslim aldık. Ama bundan hiç şikayetçi olmadık. Çukurova yaşam alanı olduğu için küçük bir gelirle işleri yürütmek zorundaydık. Kaçağı göçeği önledik, tasarruf yaptık, ancak işçimizden hiçbir zaman işçimizden kısmadık. Dürüstçe belediyeyi 10 yıl boyunca yönettik, belediyeyi borç batağından kurtardık. Borcunu sıfırlamış, çok çalışmış, üretmiş, her yıl bir toplu açılış yapmış, kasasından para olan bir belediye haline getirdik. Bunu hep beraber başardık. İnsan bunun karşılığında ödüllendirmeyi beklemese de haksızlığa uğramayı da beklemez. Görevini düzgün yapanı takdir etmek lazım. Öyle bir belediye başkanı getireyim ki benim tutmam olsun dememek lazım. Ben ahde vefayı unutmadım ama kimsenin adamı olmadım, ancak kimseyi de satmadım. Bundan dolayıdır ki kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekledim. Bugün kurultay iptal oldu yeniden oy kullanılacak deseler yine giderim Kemal Kılıçdaroğlu’na destek veririm. Biri diyor ki, Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermeseydin şimdi tartışmasız Büyükşehir adayıydın. Ben makam mevki için kişiliğimden ödün vermedim, yine vermem. 2009 seçimlerinde bu parti beni Büyükşehir Belediye Başkan adayı yaptı. Bir hafta sonra alavere dalavere kafamı kopardılar. Ben yine sakin kaldım. Parti bizim partimiz, yöneticilerin yaptığı hatalar partiyi bağlamaz dedim. 2014 seçimlerinden önce de git çalış dediler. 2 sene çalıştım bu kez de Çukurova adayı yaptılar. 2019’da yine benzer şeyler oldu. Bu seçim öncesi Büyükşehir’de bir arkadaşımız olduğu için Çukurova’ya aday oldum. Partinin genel başkanı önseçim yapacağını söyledi, yapmadı. Sonra memnuniyet araştırması yapılacağını söyledi, onu da yapmadı.
“TÜM PARTİLERİN OYLARINA TALİBİM”
Değerli kardeşlerim, bu ağabeyinizi yalnız bırakmayın. Sizden bunu bekliyorum. Toplu istifa edeceğiz dediler, hayır kimse istifa etmesin dedim. Belediyelerde partilerden ziyade adayın kişiliği önemli. Adana bu konuda önemli sınavlar vermiştir. Yerel seçimlerde insanlar şahsa oy veriyor. Siyaset bezirganlarıyla işimiz yok bizim muhatabımız sessiz çoğunluk. Tüm partilerin oylarına talibim. CHP’ye oy veren hemşehrilerimiz bu yapılan haksızlıkları affetmezler. Seçim günü bize oy verecekler, 31 Mart’tan sonra Soner Çetin onuruyla şerefiyle yine burada olacak. Bunun önüne kimse geçemez. Halkın bana olan ilgisi ve sevgisini görüyorum. Araştırmalarda da görüyoruz sonuç belli. Herkesin bize saldırmasından belli. CHP’liler bana oy verirse partilerinden vazgeçmiş olmazlar. Diğer partilerinden bana oy verecek insanlar da partilerinden vazgeçmiş olmazlar. Bu bir onur mücadelesi, şeref meselesi. Bu dik duruşumuzla sonuca ulaşacağız. Beni yalnız bırakmayın. Önümüzdeki dönem Çukurova altın çağını yaşayacak. Çukurova öyle acemilikle yönetilecek bir ilçe değil. Acemilerin elinde kötüye gider. İşi bilenlerin ehline verin.”
DİSK Genel İş Sendikası 2 Nolu Şube Başkanı Serdar Çapar da Çetin’e teşekkür ederek, şöyle konuştu:
“Merkezi hükümetin kötü yönetimi nedeniyle işçi sınıfı olarak çok zor bir dönemden geçiyoruz. Büyük bir vergi yükü altında eziliyoruz. Ben Türkiye’nin bu kadar yönetildiği bir dönem hatırlamıyorum. İşçi zor durumda olduğu için sürekli Soner Başkanım ödemeleri artırıyor. Kendisine bundan dolayı da çok teşekkür ediyorum. Adana’da şirket işçisini ilk örgütleyen Soner Başkanımdır. Her zaman işçilerin yanında oldu. Pandemi döneminde kısa çalışma ve ücretsiz izin uygulaması gitmedi. Her zaman işçiden emekçiden yana oldu.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Atılım Üniversitesi’nde düzenlenen “Yerel İdarelerin Sorunları” başlıklı açılış dersinde konuştu. Yavaş, “Halkın vergisini istediği gibi harcıyorlar. Makamlardan ayrılmayacaklarını sanıyorlar ve popülist davranışlara giriyorlar. Bütçenin daha iyi harcanması mümkün. Yerel yönetimler bütçesi maalesef istendiği kadar yeterli değil…Belediyenin önceliklerinin çok farklı olması lazım. Kentin altyapısıyla, toplu ulaşımla, sağlıklı suyla ilgilenmesi lazım. Her belediye başkanının bir çılgın projesi var. Çılgın projelerin çoğu da çöp proje. Bunun hesabını da soracak merci yok” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Atılım Üniversitesi’nin düzenlediği “Yerel İdarelerin Sorunları” başlıklı açılış dersine katıldı. Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin Lamia Ergenekon Konferans Salonu’nda üniversite öğrencilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen derste, salon dışarısından kalan üniversite öğrencileri Mansur Yavaş’ın ricasıyla sahne önüne oturdu. Gerçekleştirdiği projelerden ve yerel yönetimlerin karşılaştığı zorluklardan bahseden Yavaş, konuşmasında şunları söyledi.
“YEREL YÖNETİMLER BÜTÇESİ MAALESEF İSTENDİĞİ KADAR YETERLİ DEĞİL”
“Halkın vergisini istediği gibi harcıyorlar. Makamlardan ayrılmayacaklarını sanıyorlar ve popülist davranışlara giriyorlar. Bütçenin daha iyi harcanması mümkün. Yerel yönetimler bütçesi maalesef istendiği kadar yeterli değil. Bizler belediyenin aldığı harçlardan hariç, Ankara’da toplanan vergiler ve Türkiye’de toplanan vergilerin bir payı Ankara’ya geliyor. Belediye meclisi olarak bir bütçe hazırlıyoruz ama devletin karar alma mekanizmasında belediyeler yok. Dolayısıyla biz ancak rutin işleri yapıyoruz. Eğer belediye başkanı başarılıysa, kentin geleceğine yönelik bazı projeler getirip, kentin ekonomisinin de canlanması için çalışabiliyor. Tamamen kendi öngörüsüne bağlı. Bazı belediye başkanları bundan on yıl öncenin parası 22 milyon liraya düğün salonu yapmış. Bu paranın düğün salonuna harcanması son derece yanlış. Belediye kendisi de işletemez bunu. Belediyenin önceliklerinin çok farklı olması lazım. Kentin alt yapısıyla, toplu ulaşımla, sağlıklı suyla ilgilenmesi lazım. Her belediye başkanının bir çılgın projesi var. Çılgın projelerin çoğu da çöp proje. Bunun hesabını da soracak merci yok.
“BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN İNSANLARIN SAĞLIKLI YAŞAMASI”
60 bin civarında ortaokul ve lise öğrencisi bizden ücretsiz destek alıyor. Okullarına ücretsiz otobüsle binip gidiyor. 16 bin kadar çocuğun servis ücretini ödüyoruz. Kantinden alışveriş yapamayan çocuklar aç gidiyorlar, öğrenme güçlüğü çekiyorlar. Kantinlerle anlaşma yapıp onlara alışveriş yapma hakkı tanıyoruz. Kırtasiye, sınav ücreti ve en önemlisi tamamının düzenli et yiyebilmesini sağlamak için kasap ve marketlerde et alımını sağlayacak para yatırıyoruz. Evlerde nasıl bir hayat var görmüyorlar. ‘Ben çocuğuma üç aydır köfte yapamıyordum’ diye mesaj geldi. Çocuk protein almayınca devlete daha da yük oluyor. Doğal gaz yardımı veriyoruz çocukların ısınması için. Sadece kriterlere uyan kişilere yardımcı oluyoruz. Bizim için önemli olan insanların sağlıklı yaşaması.
“BİZDEN ÖNCEKİLERİN 25 YILDA YAPTIĞI YEŞİL ALANI, 5 YILDA ANKARALILARIN KULLANIMINA AÇTIK”
Kırsaldan kente göç önemli. Dünya kuraklığa doğru gidiyor. Gıdaya erişim güçleniyor. Biz bir kırsal kalkınma hamlesi yapmak suretiyle annesi babası çiftçi olan ailelerin tekrar tarım yapmasını sağlıyoruz. 880 milyon lira destek verdik. Çiftçiler, 7 milyar lira para kazandılar. Biz yaptığımız asfaltla övünmüyoruz. Bizden öncekilerin 25 yılda yaptığı yeşil alanı, 5 yılda Ankaralıların kullanımına açtık. Ailelerin yeşil alanlarda vakit geçirmesi için çalışma yapıyoruz. Temiz hava ve ulaşım için de çalışıyoruz.
“AKARYAKIT PARASINI KENDİSİ VERSE HİÇBİRİ BİNMEZ”
Belediye başkanının yetkisi en büyük sorun. İhaleleri açık ve şeffaf yaptık. İhtiyaç olmayan hiçbir projeye beş kuruş yatırmadık. Diğerleri başka yere para harcayabiliyor. Belediye meclisinde çoğunluğu varsa çok rahat bir şekilde bu paralar harcanabiliyor. Bunun önüne geçmenin en önemli yollarından biri belediye başkanlığını insanların görmesini istiyorum. Çakarlı araçların hepsini söktük. İnsanlar niye çakar kullanıyorlar? Sizin paranızla kullanıyorlar…Akaryakıt parasını kendisi verse hiçbiri binmez. Gelir gelmez kamu görevlisi olduğumuzu tek farkımızın oraya seçilerek geldiğimizi, özünde farkımızın olmadığını, vatandaşa yardımcı olmak için burada olduğumuzu söyledim. Hepsini attım. Ben minibüse biniyorum, rahatsız olmuyorum.
“BİR TARAFTA ÇOCUĞUNA KÖFTE ALAMAYANLAR BİR TARAFTA LÜKS ARABALARA BİNENLER VAR”
Avrupa’da her şey kurallarla belirlenmiş belli bir makamda olmak bir şeyi değiştirmiyor. Kamunun malını harcayan kişi ortaya çıksın da rahatsız olsun görevini bıraksın. Gençlerin hesap sorması lazım. Hepsi sizin cebinizden çıkıyor. Şeffaflık, açıklık hesap vermek gerekiyor. İnternet sitemizde yayınlıyoruz. Herkes görsün diye. Londra’da belediye başkanıyla görüştüm. Bir arena yapmışlar, tek başına koltukta oturuyor, belediye meclisi yukarıda oturuyor, kim soru sorarsa ona cevap veriyor. İnsan bu sorumluluğu hissetmezse sizlerin parasını istediği gibi harcar. Birilerinin buna son vermesi lazım. Bir yandan çocuğuna köfte alamayan bir tarafta lüks arabaya binenler var. Bunun bir sebebi de hesap sorulmamasıdır. Hesabı ‘öbür dünyada veririm’ diyorlar. Bu dünyada hesap veremeyen, öbür dünyada nasıl hesap verecek?
“KAMUYA YAZI YAZIYORUZ BİZE CEVAP VERMİYORLAR”
Dağ gibi borcu varken marka araba almış. Nereden nereye… Saygı uyandıran davranışları yoksa lüks arabaya biniyor diye saygı duyulabilir mi? Yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması, şehrin gelişimine yönelik fikirlerde destek olunması gerekiyor. Kamuya yazı yazıyoruz bize cevap vermiyorlar. ‘Siz bizim partiden değilsiniz’ diyorlar. Bu zihniyet ne zaman bitecek? Herhangi bir köye giderken, burada kime kaç oy çıkmış bakmadım. Hangi partiye oy verdiğinin önemi var mı? Yüzlerce köyde musluktan akan su yoktu. Yıllardır insanların suyu yok. Belediyenin önceliğinin bu olması gerekmez mi? Bu insanların hangi partiye oy verdiğinin önemi yok.
“BELEDİYELER İNSANLARIN DERTLERİNİ İÇİN VAR”
Hukuk olmayan bir ülkede insan hakları gelişmez. İleride iş bulamazsınız arkadaşlar. Bu sistemin değişmesi gerekmez mi? Hukuk, liyakat ve kurallar… Maalesef ülkemizde bunlar rayına oturmadı. En önemlisi bir belediye başkanının kafasına göre para harcamasının önüne geçmesi lazım. 550 kuruluşa yazı yazdık önümüzdeki dönemin bütçesi için. Bütçemizde yer almasını istediğiniz ne varsa yazın dedik. Dijital ortam talepleri artırdı. 300 bin civarında başvuru geliyor. Başvuruların çoğunu bizzat arayıp soruyordum. Sosyal medyadan gelen mesajlar çoğaldı. Sorunları bize bildiriyorlar. Siz bildirirseniz biz görürüz. Önemli olan talebin yerine getirilmesi. Bunun için belediyeler var. İnsanların dertleri için var.
“AÇ KALSINLAR AMA SİZ YAPMAYIN’ DİYORLAR”
Bütün görevler büyükşehirler tarafından yapılıyor. Karayolları her işini müteahhitlere yaptırdığı için biz müdahale ediyoruz. Ekipman olarak biz daha güçlüyüz. Kahramanmaraş’a mini bir belediye kuracak kadar güçlü olduk. Bu yönüyle büyükşehirler çok güçlü oldu. Afetlerde güçlü olmaya çalışıyoruz. Logonuz görünmesin anlayışı da maalesef var. Okula kantin yardımı yapacak belediyemiz. ‘Aç kalsınlar ama siz yapmayın’ diyorlar. Ülkemiz bu hale geldi. Bizim makam mevki isteyecek halimiz yok. Gençlere örnek olmak istiyor ve onların sorgulamasını istiyoruz. Seçildim her şeyi yaparım anlayışından çıktık. Ankara’ya ne yapabilirizi hep beraber konuşmamız lazım. Bu kuşak bir arada yaşamayı çok güzel beceriyor. Bizim kuşak her şeyi yargılayan bir kuşak. Güzel günler sizin olsun.”
“ALTILI MASA ADAY YAPARSA OLURUM’ DEMİŞTİM. DEMEK Kİ İSTEMEMİŞLER”
Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Mansur Yavaş, “Cumhurbaşkanı adayı olmayı düşünüyor musunuz” sorusu üzerine, “Altılı Masa aday yaparsa olurum demiştim. Demek ki istememişler. Öyle söyleyeyim. Önümüzdeki günler ne getirir bilmiyorum. Siyaset her şeye gebe” yanıtını verdi.
]]>
Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Ülkü Ocakları tarafından Şair Nabi Kültür Merkezinde düzenlenen “Cumhur İttifakı Destek” programına katıldı. Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen programa Başkan Beyazgül’ün yanı sıra TBMM Başkanvekili ve Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı Ali İhsan Delioğlu, MHP İl Başkanı Mahmut Güneş, Ülkü Ocakları Başkanı Muhammed Enes Yılmaz ile ülkücü gençler katıldı. Ülkücü şehitler, okunan dualarla anıldı.
Şanlıurfa’da çok önemli projeleri hayata geçirdiklerini anlatan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, “Şanlıurfa’yı soy ismi gibi Beyazgül yaptın diyen ve bizlere teveccühlerini hiçbir zaman eksik etmeyen bilge lider Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederim. Köy yollarımızın büyük bir bölümünde sıcak asfalt yaptık. Köy yollarında eksik hiçbir yer bırakmadık. Bunlar yaptıklarımızın sadece bir kısmı ve çalışmalarımız devam ediyor. TBMM Başkanvekilimiz Bekir Bozdağ ile birlikte kamulaştırdığımız bölgelerin bir kısmını gezdik. Kamulaştırılan alanların büyük bir bölümünü park ve bahçe yaptık. Kızılay, Kızılkoyun ve şimdi yeni bir park çalışması başlatıyoruz oda Özdiker çarşısı olacak. Söylediğimiz her şeyin arkasında durduk. Her şeyi yaptık. Bilge lider Devlet Bahçeli Şanlıurfa’yı Beyazgül gibi yapmışsın dedi ve bir taraftan da büyük oyunları bozacaksınız diyen Recep Tayyip Erdoğan, ne karagül ne kırmızıgül ille de Beyazgül dedi” şeklinde konuştu.
Derdi Şanlıurfa olan bir belediye başkanının kente çok önemli hizmetler yaptığını anlatan TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, “Bize düşen liderlerimizin çizdiği istikamette dinç ve dirayetle koşmaktır. Ben Şanlıurfa’da görüyorum ki Ülkü Ocakları ve MHP yekvücut vaziyette Cumhur İttifakının ruhuna da, istikametine de, hedefine de liderlerine de saygıyla ve sadakatle bu işe sahip çıkıyor. Sandıktan daha güçlü bir Cumhur İttifakı zaferinin çıkacağına yürekten inanıyorum. Kararımız net, adayımız net, hedefimiz net, Şanlıurfa, Türkiye’de derece yapacak bir başarıya evet diyecektir. Ben kime sorarsam sorayım Zeynel Başkan dürüst bir adam mıdır diye hepsi dürüst bir adam diyor. Zeynel Başkan bugüne kadar Şanlıurfalıların şehrül emini olarak bugüne kadar Şanlıurfalıların tek kuruşuna el uzatmış birimidir. Hayır. Şanlıurfa’nın merkezinde 2 bin 500 kamulaştırma yapmış. Bu parayı nerden bulacak. Bu parayı sizin tek kuruşunuzu dahi heba etmeden kimsenin elinin uzatılmasına izin vermeden tasarruf ettiği, bekçiliğinizi, emanetçiliğinizi adam gibi yaptığı için bulmuştur. Zeynel Başkan Cumhuriyetin yüzüncü yılı münasebeti ile 100 eserin hizmete açılış töreni yapmıştı ve ben onları görünce başkanıma dedim ki bu eserleri başka bir ilin belediyesi yapsaydı o ilin insanları belediyeye nasıl sahip çıkardı. Kimi burada yapılanları emin olun göklere çıkardıkları pek çok belediye Zeynel Başkanı Şanlıurfa’da yaptıklarının bence yarısını yapmamıştır. Derdi Urfa olan bir başkanımız var” diye konuştu.
MHP İl Başkanı Mahmut Güneş ise her zaman seçime hazır olduklarını ifade ederken, Ülkü Ocakları Başkanı Muhammed Enes Yılmaz ise bozkurtların 31 Mart’a kadar Cumhur İttifakı ve Zeynel Başkanın yanında yer alacaklarını söyledi. – ŞANLIURFA
]]>Büyükataman, Bozüyük ve Söğüt ilçelerinde partisinin seçmen iletişim merkezlerinin açılışına katıldı.
Büyükataman, partisinin Bozüyük Seçmen İletişim Merkezi’nin açılışında yaptığı konuşmada,Türk milletinden aldıkları güç ve üretken belediyecilik vizyonlarıyla MHP’yi zafere ulaştırmayı amaçladıklarını söyledi.
Hedefleri doğrultusunda tüm teşkilatlarıyla tam kadro sahada olduklarını anlatan Büyükataman, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milletimizi ve devletimizi kuşatma altına almak isteyen, her gün farklı isimle karşımıza çıkan, bayatlamış zillete karşı büyük Türk milletiyle omuz omuza yürüyoruz. 31 Mart 2019’daki yerel seçimlerden bu yana başta büyükşehirlerimiz olmak üzere, CHP’nin elinde bulunan belediyelerin tamamı vatandaşa hizmet götürmekten acizdir ve liyakatsiz kadroların yönetimi altındadır. Bugünkü CHP, çizgisinden çıkmış, tükenmiş ve kırmızı halılarla karşıladığı DEM Parti’nin işgaline uğramıştır. CHP, artık ne yazık ki Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP’si değildir.”
“İş bilmeyenlere Bozüyük, daha fazla tahammül etmeyecektir”
CHP belediyeciliğinin sınıfta kaldığını belirten Büyükataman, hizmetten mahrum kentlerin CHP’nin elinden kurtarılması gerektiğini savundu.
Büyükataman, “İş bilmeyenlere, üretmeyenlere, insanımıza dokunmayanlara Bozüyük, daha fazla tahammül etmeyecektir. Yerel yönetimler vasıtasıyla, Türkiye’nin yükselişini sekteye uğratmaya çalışan bu zihniyete aziz milletimiz, sandık önüne geldiğinde kırmızı kartı gösterecektir. İnanıyorum ki, 31 Mart akşamı Bozüyük’te üç hilal dalgalanacak, aziz milletimiz Milliyetçi Hareket Partisinin insanı ve hizmeti önceleyen belediyecilik anlayışına kavuşacaktır.” dedi.
Büyükataman, daha sonra Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret ederek açılış törenine geçti.
Söğüt’te de partililere hitap eden Büyükataman, belediyecilik anlayışlarının temelinde insan sevgisinin bulunduğunu anlattı.
Cumhur İttifakı ve MHP yönetimindeki belediyelerde esas ve bağlayıcı unsurun hizmet olduğunun altını çizen Büyükataman, şunları kaydetti:
“Hizmet edenin himmet göreceğine, dürüst ve samimi olanın dua ve rıza kazanacağına, helal haram ayrımı yapanın iki dünyasını da kurtaracağına iliklerimize kadar inanırız. Bizler, günübirlik siyasi hesap ve mevzi kazanımlarının peşinde değiliz. Bizim için vatandaşlarımızın huzuru, refahı ve güvenliği her şeyden önceliklidir çünkü milletimiz huzursuz ve memnuniyetsizse geleceğe umutla bakamayız. Milletin desteği olmadan hiçbir siyasi hedef başarıya ulaşamaz.”
“Ne destek olursa, omuz omuza bu gayreti göstereceğime söz veriyorum”
AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir de Cumhur İttifakı olarak birlik ve beraberlik içinde bulunduklarını vurguladı.
Cumhur İttifakı’nın adaylarının projeleriyle konuştuğunu ifade eden Eldemir, şunları dile getirdi:
“Başkanımız burada göreve başladığından itibaren milletvekiliniz olarak, Söğüt’e ne yapmam gerekiyorsa, Söğüt Belediye Başkanı’nın benden istediği, bizden talep ettiği projeleriyle ilgili ne destek olursa, onunla birlikte, omuz omuza bu gayreti göstereceğime söz veriyorum. MHP’nin, AK Parti’nin, Sayın Devlet Bahçeli’nin ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın adayı Ferhat Durgut’tur. Sayın Cumhurbaşkanı’mızı ve onun her ortamda yol arkadaşı Sayın Devlet Bahçeli’yi bu konuda mahcup etmeyeceğinize inanıyorum.”
Programlara AK Parti İl Başkanı Serkan Yıldırım, MHP İl Başkanı Talha Özkan, Merkez İlçe Başkanı Önder Çakır, MHP Bozüyük Belediye Başkan adayı Bahadır Çetin, Cumhur İttifakı’nın Söğüt Belediye Başkan adayı Ferhat Durgut, AK Parti ve MHP’nin il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ile partililer katıldı.
]]>DEM Parti, 31 Mart yerel seçim bildirgesini açıkladı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Yerel yönetim seçimleri, bu iktidar aklına karşı eşitlikçi ve özgürlükçü bir aklı, halka en yakın yerden, tam da mahallinden yeşertmek ve tüm ülkeye yaymak için bizlere eşsiz bir olanak sunuyor. Bizler, 2024 yerel seçimlerini; rejimin eril, sömürgeci, ayrımcı politikalarına karşı eşitlik ve özgürlük bayrağının yükseleceği, savaşa karşı barış seslerinin gürleşeceği, merkezileşmeye karşı yerel demokrasilerin güçleneceği bir eşik olarak görüyoruz” dedi.
DEM Parti, bugün Ankara’da 31 Mart yerel seçim bildirgesini açıkladı. Belediye eşbaşkan adaylarının yanı sıra çok sayıda kişinin katıldığı programda DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları konuştu.
Hatimoğulları, şunları söyledi:
“2024 YEREL SEÇİMLERİNİ MERKEZİLEŞMEYE KARŞI YEREL DEMOKRASİLERİN GÜÇLENECEĞİ BİR EŞİK OLARAK GÖRÜYORUZ”
“Bölgemizde ve dünyamızda büyük alt üst oluşların yaşandığı bir konjonktürde 2024 yerel seçimlerine gidiyoruz. Savaş, şiddet, açlık, yoksulluk, göç, afetler ve kapitalist medeniyetin neden olduğu birçok risk doğayı, toplumu ve kentleri tehdit etmeyi sürdürüyor. Bu felaketlerle baş etmenin yolu, bu hakim anlayışlara karşı yerelden başlayarak her düzeyde ortak mücadele zeminlerini çoğaltmaktan ve halklarla birlikte hayalini kurduğumuz dünyayı inşa etmekten geçiyor.
Türkiye’yi yönetenler; tüm dünyaya yayılan yeni şiddet ve savaş sarmalına sırtını yaslıyor. Barışı tanımıyor. Kürt meselesinde, içeride ve dışarıda savaş ve kaostan besleniyor. İstanbul Sözleşmesi’ni reddediyor. Emekçileri insafsızca sömüren rejimini derinleştiriyor. Göçmenleri ve mültecileri her türlü haktan yoksun bırakıyor. Gençleri geleceksizliğe itiyor. Yerel yönetim seçimleri, bu iktidar aklına karşı eşitlikçi ve özgürlükçü bir aklı, halka en yakın yerden, tam da mahallinden yeşertmek ve tüm ülkeye yaymak için bizlere eşsiz bir olanak sunuyor. Bizler, 2024 yerel seçimlerini; rejimin eril, sömürgeci, ayrımcı politikalarına karşı eşitlik ve özgürlük bayrağının yükseleceği, savaşa karşı barış seslerinin gürleşeceği, merkezileşmeye karşı yerel demokrasilerin güçleneceği bir eşik olarak görüyoruz.”
“HALKIN OLANI GERİ ALMAK İÇİN GELİYORUZ”
DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da “Demokratik yerel yönetimler yürüyüşümüz büyük bir umutla, inançla ve kararlılıkla sürüyor” dedi. “Katledilen belediye başkanlarımız başta olmak üzere, hukuksuz bir şekilde görevlerinden alınan, tutuklanan ve sürgüne yollanan yol arkadaşlarımızın yarım kalan hayallerini gerçeğe dönüştürmek için her zamankinden daha kararlı, inançlı ve umutluyuz” diyen Bakırhan, “Yerel yönetim deneyimlerimiz süresince, insanların özgürce yaşayacağı kentler ve yerel birimler yaratmak için uğraştık. Çift dilli belediyeciliği, eş başkanlık sistemini ve yerel demokrasi deneyimlerini bu ülkenin tarihine yazdık. Tüm bu kazanımları büyütmek ve halklarımızla birlikte ileriye taşımak için geliyoruz. Bizler defalarca kazandık, defalarca başardık. Yine kazanacağız, yine başaracağız. Bizim, yani halkın olanı geri almak için geliyoruz. Daha iyisini hep birlikte kurmak için geliyoruz” şeklinde konuştu.
“YEREL DEMOKRASİ İÇİN KAYYIM REJİMİNE KALICI OLARAK SON VERME ZAMANI”
Demokratik bir cumhuriyet için yerel demokrasi vurgusu yapan Bakırhan, “Yerel demokrasi, her yerelin kendi özgünlüklerini esas alarak halka rağmen değil halkla birlikte yönetmenin mimarisidir. Yerel demokrasi, sadece yerellerde yaşanan sorunların değil, aynı zamanda merkeziyetçilikten kaynaklanan sorunların çözümünün de anahtarıdır. Yerel demokrasi için kayyım rejimine kalıcı olarak son verme zamanı: Halkın olanı geri alacağız. Bir daha kayyımlar yoluyla halkın iradesinin gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Bu hukuksuzluğu asla kabul etmeyeceğiz. Gasp yoluyla bizden aldıklarınızı fazlasıyla geri almaya hazırız. Halkın olanı geri almak için geliyoruz” diye konuştu.
“KENTLERİ AYRIMCILIKTAN, EŞİTSİZLİKTEN VE CİNSİYETÇİLİKTEN ARINDIRACAĞIZ”
Yerel demokrasinin kadın ile başladığını ve “kadın özgürlükçü belediyeciliği” devam ettireceklerini vurgulayan Hatimoğulları, şunları söyledi:
“DEM Parti belediyelerinde, özgür ve eşit bir yaşam için kadınlar özgün ve özerk olarak örgütlenir. Eş başkanlık ve eşit temsiliyeti yaygınlaştırarak büyüteceğiz. Kadın politikalarının etkin bir şekilde uygulanabilmesi için Kadın Politikaları Daire Başkanlıkları ile Kadın Politikaları Müdürlüklerini yeniden açacağız. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Günü çalışan kadınlar için idari izin; tüm kadınlar için ise ücretsiz ulaşım günüdür. Kentleri ayrımcılıktan, eşitsizlikten ve cinsiyetçilikten arındıracağız. Erkek şiddetine karşı her alanda etkili bir mücadele yürüteceğiz. Kadınların toplumsal, ekonomik ve kültürel gelişimini destekleyecek ‘özgür kadın köyleri’ ile şiddetsiz bir yaşamın olanaklarını kadınlarla birlikte inşa edeceğiz.
“DEPREME DAYANIKLI, SAĞLIKLI VE EKONOMİK KONUT PROJELERİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Hatimoğulları, kent planlamasına ilişkin de şunları dile getirdi:
“Merkezi hükümetin kent-rant anlayışına karşı, kırsal alanları da kapsayacak şekilde yurttaşların ‘yerellik hakkı’nı savunmaya devam edeceğiz. Kent merkezlerini ve meydanlarını her kesimden yurttaşın bir araya gelebileceği; sosyal, siyasal, sanatsal ve ekonomik faaliyetler için yararlanabileceği ortak alanlar haline getireceğiz. ‘Kent Estetiği Kurulları’ oluşturacağız. Kır-kent dengesini kuracağız. Tarım alanlarının imara açılmasına izin vermeyeceğiz. Engelsiz kent, enerjisini üreten kent, kadın kenti, sakin kent, ekolojik kent gibi pilot belediyecilik uygulamaları yapacak; her başlık altındaki uygulamaları en az bir belediyemizde uygulayacağız. Depreme dayanıklı, sağlıklı ve ekonomik konut projelerini hayata geçireceğiz. Tüm belediyelerimizde afet öncesi, afet anı ve sonrasında ortaya çıkacak sorunların çözümü için Afet Daire Başkanlıkları/Müdürlükleri kuracağız. Afetlerin etkisini en aza indirmek için belediye bünyesinde yapılacak stratejik plan doğrultusunda Afet Bütçeleri oluşturacağız. Dere yatağı, fay hattı, bataklık gibi zemin açısından risk oluşturacak alanlarda yapılaşmaya izin vermeyeceğiz. Afetlere karşı dirençli kentler kuracak, halkla birlikte afetlere hazır olacağız.”
“TÜM KENT YURTTAŞLARI İÇİN DOĞAL VE UCUZ GIDAYA ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRACAĞIZ”
Hatimoğulları, bütçe, yoksulluk ve sosyal politikalara değinerek şunları kaydetti:
“Katılımcı ekonomi ile yerel demokrasiyi büyüteceğiz. Siyasal alanda olduğu gibi iktisadi alanda da demokratikleşme ve yerelleşmeyi büyüteceğiz. ‘Bütçe Haktır ve Halkındır’ ilkesi ile katılımcı, toplumsal cinsiyete duyarlı ve ekolojik bütçe modelleri yaratacağız. Güçlü yerel demokrasi için toplumcu ekonomiyi uygulayacağız. Özgürleştiren sosyal politikaları hayata geçireceğiz. Kentlerimizde hiçbir yurttaşımızın aç ve sokakta yatmasına izin vermeyeceğiz. Aşevleri ve eve yemek götüren birimler kuracağız. Evsizler ve sokakta yaşayanlar için yaşam evleri açacağız. Yoksul bırakılmış bölgelere pozitif ayrımcılık uygulayacağız. Yerelin kolektif yönetimini esas alan, halka dayanan ve halkın yaşamını tüm ihtiyaçlarıyla donatacak yerel yönetim ekonomisini hayata geçireceğiz.”
“Yoksulluk devlet ve sermayenin ortak politikasıdır, mücadele edeceğiz” diyen Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Öz yeterlilik ilkesiyle yerel ekonomiyi güçlendirerek yoksulluğa ve işsizliğe dur diyeceğiz. Yoksullukla Mücadele Derneklerini yaygınlaştıracağız. Gıda ve Giyim Bankası uygulamalarını yaygınlaştıracağız. Eğitim, sağlık, ulaşım ve barınma gibi hizmetleri toplumun dezavantajlı kesimleri için ulaşılabilir hale getireceğiz. Emeğin kentlerini kent emekçileriyle kuracağız. Sendikal örgütlenme hakkını güvence altına alacağız. KHK’larla işlerinden atılan emekçiler için yeniden istihdam olanağı yaratacağız. Yerel yönetimlerde ‘eşit işe, eşit ücret’ ilkesini benimseyerek kadınların istihdamına öncelik vereceğiz. İstihdamda yüzde 50 kadın kotası uygulayacağız. Bütün belediye çalışanları için ücretsiz kreş hizmeti vereceğiz. 21 Mart’ı bütün çalışanlar için, 8 Mart ve 25 Kasım’ı kadın çalışanlar için ücretli tatil olarak kabul edeceğiz ve ücretsiz ulaşım sağlayacağız.”
“ENGELLİLER İÇİN YENİ BİR YAŞAMI ENGELLİLER İLE BİRLİKTE, YERELLERDEN BAŞLAYARAK MÜMKÜN KILACAĞIZ”
Bakırhan, DEM Parti olarak ayrımcı ve hiyerarşik kentleşmeye karşı yerel demokrasi ile eşitlikçi ve özgürlükçü sosyal politikaları savunduklarını kaydetti. Bakırhan, bu bölümde şunları söyledi:
“Tüm belediyelerimizde engellilere, yaşlılara, çocuklara, kadınlara, yoksullara, mültecilere ve diğer dezavantajlı bırakılan gruplara öncelik verecek. Kamusal alanların ticarileşmesine ve ranta açılmasına izin vermeyeceğiz. Şehir dışından tedavi amaçlı kent ve ilçe merkezlerine gelenler için misafirhaneler yapacağız. Halk ekmek fabrika sayısını artıracağız. Tüm büyükşehirlerde sosyal hizmet kampüsleri kuracağız. Engelliler için yeni bir yaşamı engelliler ile birlikte, yerellerden başlayarak mümkün kılacağız. Büyükşehir belediyelerinde Engelliler Daire Başkanlığı, diğer belediyelerde ise Engelliler Şube Müdürlükleri kuracağız. Tüm birimler ve her düzeyde engelli istihdamı oluşturacağız. Ücretsiz ve kesintisiz hizmet verecek Yaşam Destek Merkezleri kuracağız. İşaret dilleri kursları açacağız. Anadili Türkçe olmayanlar, okuma yazma bilmeyenler, yaşlılar, Alzheimer/Demans gibi hastalıkları olanlar ve tüm engelliler için ulaşım araçlarını bölgelere ve mahallelere göre renk kodlarına ayırarak ulaşım hatlarının karmaşıklığına son vereceğiz.”
Bakırhan, “Çocuk Danışma Kurulu” oluşturarak, kent uzlaşısına çocukların eşit katılımını sağlayacaklarını aktararak, şunları ekledi:
“Çocukların işçileştirilmesinin önüne geçeceğiz. Çocuklarla birlikte ekolojik çocuk kooperatifleri kuracağız. Çocuk Akademilerini hayata geçireceğiz, çocuklara duyarlı bütçelemeyi hayata geçireceğiz. 18 yaşına kadar tüm çocuklar için şehir içi ulaşımı ve kültürel etkinliklere katılımı ücretsiz hale getireceğiz. Çok dilli kreşler ile tüm gün hizmet vereceğiz. Çocuk bakım hizmetlerini yaygınlaştıracağız. Kolektif hafızanın yeni kuşaklara aktarımını sağlamak için ‘Masal Evleri/Oyun Evleri/Mala Çirokbejan’ ve ‘Çocuk Müzik Evleri’ inşa edeceğiz. Tüm okullarda ve köylerde gezici ve ücretsiz ağız ve diş sağlığı taraması çalışmalarını yaygınlaştıracağız.”
]]>Belediye Çalışanları ve Kamu Taşeron İşçileri Derneği, Belediye Mimar ve Mühendisleri Derneği, Taşeron Belediye İşçileri Birliği (TABİB), Aile Sağlık Merkezi Elemanları Derneği, Belediye İşten Çıkarılanlar Platformu, Kamu Taşeron İşçileri Sendikası, Karayolları Taşımacılık Emekçileri Sendikası, Enerjisen, Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası,bugün İzmir Cumhuriyet Meydan’ında bir araya gelerek kadro taleplerini yinelediler.
Belediye Çalışanları ve Kamu Taşeron İşçileri Derneği adına konuşan Cenan Ünal yaptığı kunuşmada şunları söyledi:
“5393 Sayılı Belediyeler Kanunu 49. Maddesi yeniden düzenlenmeli, norm kadro sayıları revize edilerek arttırılmalı, tüm belediye işçilerin istihdamı bu maddeye göre yapılmalıdır. Sendikalar tarafından her ay açıklanan “Yoksulluk Sınırı tüm belediye işçilerinin net taban ücreti olmalıdır.6772 sayılı kanun’a göre 52 günlük ilave tediye ayrım gözetmeksizin belediyelerdeki her işçiye verilmeli, geriye dönük hakkedişlerimiz de ödenmelidir.”Brüt” yerine, “net ücret” olarak belirtilmeli, gelir vergisi yükü kaldırılmalıdır. Kadın erkek eşitsizliği, kadın istihdamının arttırılması ile çözülecek kadar basit değildir. Belediyelerdeki cinsiyetçi iş bölümü ve ücretlendirme son bulmalı, kadınların güvenceli ve güvenli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Belediye işçilerinin çocukları için kreş hakkı, günün koşullarına uygun ve gerçekçi biçimde karşılanmalıdır. Doğum iznine ayrılan kadın işçiler, işlerini kaybetme endişesi içerisinde olmamalıdır.
60 günlük sendikal ikramiye, haftalık 35 Saat çalışma, sosyal haklara her ay Enflasyon oranında zam, meslek pirimi, yeterli miktarda yemek ve ulaşım ücreti, refah payı ve tayin hakkı verilmelidir. Tüm belediyelerde, işçi sağlığı ve iş güvenliğine uygun çalışma ortamı oluşturulmalı, meslek hastalıklarına karşı önlemler alınmalı, iş yükü hakkaniyetli biçimde bölüştürülmelidir. İş kanunu, işçilerin lehine göre yeniden düzenlemeli, sendika ve toplu iş sözleşmesi kanununda değişiklik ile sendikal örgütlülüğün önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Sendika aidatı tutarları derhal düşürülmelidir. Anayasa 128 maddesi gereğince belediyelerde, güvenlik, mimarlık, mühendislik, zabıta gibi alanlarda memur işi yapan tüm işçiler ayrım yapılmaksızın memur kadrosunda geçirilmelidir.Haksız işten çıkarmalarda, işçilerin iş akdini sona erdiren kamu görevlileri, işçiye ödenecek kötü niyet tazminatından kişisel olarak sorumlu tutulmalı, işten keyfi çıkarmaların önüne geçilmelidir. Bu haklı taleplerimiz için birkaç yıldır olağanüstü bir mücadele içerisindeyiz. İşyerlerinde örgütlenmekten, kent meydanlarında basın açıklaması yapmaya kadar, sosyal medyada sesimizi yükseltmekten, Meclis’te vekillere soru önergesi ve kanun teklifi verdirmeye kadar pek çok alanda haklarımız için mücadele ediyoruz. Mücadelemiz gün geçtikçe daha fazla ses getiriyor. Bu çalışmaları sayıca fazla işçi grupları ile birlikte yapmalıyız. Bunun için her işçi arkadaşımızı bizimle birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz, Katılın, birlikte değiştirelim.”
“YÜKÜ OMUZLAYAN AİLE SAĞLIK MERKEZİ ELEMANLARI KADROSUZ”
Aile Sağlık Merkezi Elemanları Derneği adına konuşan Özlem Şahin, “Bizler ne devlet büyüklerimize nede asmlere yük değiliz aksine yükü omuzlayan tarafız asmlerde kurum içinde sizlerle ilgilenen tıbbı sekreter att ebe hemşire ve temizlik personelleri kadrosuz. Asgari ve daha altında maaşlarla iki dudak arasında çalışıyor.18 bin kişi ile başladığımız bu yolda işten çıkarmalar yüzünden 13 bin civarı bir sayımız kaldı ve her geçen günde azalmaktayız.2022 kasım ayında yan odamızda 4a’lı çalışan kamu dışı aile sağlığı elemanları nasıl KPSS şartı aranmadan kadro ile müjdelendirildiyse o kadro bizimde hakkımızdır.Aynı iş aynı diploma fazla iş yükü ama farklı muamele gördük. aynı kurum içinde ayrıştırıldık. bu haksızlık daha fazla göz ardı edilmemelidir.Buradan değerli devlet büyüklerimize soruyoruz emekli olup çalışan personellerde dahil olmak üzere 13 bin kişi sayımız varken bu kadar kişi sizler gerçekten yük mü” dedi.
“SORUNLARIMIZIN ÇÖZÜLMESİNİ İSTİYORUZ”
Karayolları Taşımacılık Emekçileri Sendikası adına konuşan İsmail Otmar ise
“2010 yılında Yol İş Sendikası’nın açtığı davalar Yargıtay’da da onanınca 2012’den sonra KGM hizmet alımı ihalesini iptal edip anahtar teslimi ihalesine geçildi. Dün bizle birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız 2015 ve 2016 yılında kadro alırken bizler hala kadro alamadık. Bu da yetmiyormuş gibi Türkiye’de 1 milyon kişi kadro alırken 4 Aralık 2017’de anahtar teslim ibaresi yüzünden ve yüzde 70 maliyeti diye bir kriter yüzünden bizler tekrar kadro dışı bırakıldık. 2023 yılı içerisinde karayollarında mevcut çalışan taşeron işçi varken 3 bin kişi İŞKUR üzerinden kadrolu işçi alımı yapıldı dolayısıyla Şimdi de 100 bin kişinin kadroya alınacağına dair sözler verildi ama Öğrendiğimiz bilgilere göre tekrar bizlerin kapsam dışı kaldığımızdır. Bizler karayollarında asıl işi yapıyoruz Bu konuda yardımlarınıza ihtiyacımız var bizleri lütfen destekleyin sorunumuzunçözülmesini istiyoruz.”
]]>
Özel, partisinin aday tanıtımı ve seçim bildirgesinin açıklanması için Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen programda, parti kültürü gereği önceki genel başkanlarına büyük bir vefa ve saygıyı gösterdiğini belirterek, “Önceki genel başkanlara vefa göstermek onlardan alınan emaneti, onların partisini, Cumhuriyet Halk Partisini iktidar yapmakla olur. Bunu başaracağız. Bugün huzurunuza en doğru isimlerle çıkmak için çok çalıştık, ince eledik, sık dokuduk.” ifadelerini kullandı.
Aday belirleme süreçlerinde 3 bin anket yaptırdıklarını ve Türkiye genelinde 1127 adayı belirlediklerini vurgulayan Özel, şöyle konuştu:
“1127 adayımızdan, 196 tanesi genç adayımız. Bu konuda da çok önemli, çok büyük bir adım attık. Geçtiğimiz günlerde İzmir’de aday tanıtım toplantısındaydım. Hepsi seçilecek yerden 9 kadın adayı İzmirlilerin önüne çıkardık. Yine 40 yaş altında 14 belediye başkan adayımızla İzmir’in huzurundaydık. İzmir’de Cumhuriyet Halk Partisinde kadın ve genç aday sayısıyla ilgili talep ve örgütün motivasyonu çok kıymetliydi. Ben 9 kadın adayımızı, 12 genç adayımızı İzmirlilere emanet edip geldim. Şimdi, Atatürk’ün istediği ve onun açtığı yolda ilerleyebilmeleri için adaylarımızı siz değerli örgütümüze emanet ediyorum. “
Bazı partilerde aday belirleme süreçlerinin kapalı kapılar ardında olduğunu dile getiren Özel, şu bilgileri paylaştı:
“Cumhuriyet Halk Partisinde bu dönem daha fazla objektif kriterleri ve farklı yöntemleri benimsedik. Adaylarımızı belirlerken seçmenimizi, örgütümüzü dinledik. Aday adaylarımızı dinledik. Sokağın sesine kulak verdik. Kanaat önderleriyle görüştük. Parti Meclisi üyelerimizi ve milletvekillerimizi görevlendirdik. Onların detaylı raporlarını aldık. 3 bin araştırma yaptırdık ve sonuçta 339 bin tekil anket sonucuyla adaylarımızın belirlenmesi için çok önemli veriler elde ettik. Mevcut belediye başkanlarımız hakkında memnuniyet anketlerinin olumlu olması durumunda adaylığa devam sürecini gerçekleştirdik. Ardından aday değişikliği olan yerlerde bir, iki, üç hatta bazı özel durumlarda beş ankete kadar sahadan veri toplamayı, seçmenin beklentilerini, taleplerini okumayı tercih ettik.”
“Hepsine sonuna kadar saygı duyuyorum”
Özel, aday gösterilmemelerinin ardından partiden istifa eden ya da parti yönetimine yönelik eleştirilerde bulunan isimlere de değinerek, şu ifadeleri kullandı:
“Son günlerde bazı televizyonlarda, gazetelerde üç, beş, on memnuniyetsiz arkadaşımızın partiden ayrıldığını ya da başka taraflardan aday olmak istediklerini ve eleştiren açıklamalarını görüyoruz. Hepsine sonuna kadar saygı duyuyorum. Hiç kötü bir söz söylemeyeceğim. Ama esas konuşulması gereken, benim gönlümde manşette olan, benim gönlümün kahramanları, kendisi aday olmadığı günün ertesi sabahı adaya telefonu açıp, ‘Çok istedim olmadı, sizi belirlediler, ben çalışmaya hazırım’ diyenler, kendisi için giydirdiği aracı aday olan arkadaşına teklif edenler, kampanyanın koordinasyonunu üstlenenler, kampanya için kendisine ayırdığı bütçeyi ilçe başkanına teslim edenler. Yani üç beş kişi partiyi tartıştırıyor ama partililiğini kimseye tartıştırmayan adayımızın arkasında duran, partinin başarısını kendi başarısı sayanlar var.”
“İlk kez yapılan uygulamaları hayata geçiren partiyiz”
Özel, toplumun her kesimine kendilerini borçlu hissettiklerini dile getirerek, bundan dolayı seçimleri kazanmak zorunda olduklarını vurguladı.
CHP’nin Türkiye’ye sosyal belediyecilik ve sosyal demokrasi anlayışını getiren, sosyal devlet anlayışını taşıyan parti olduğunu belirten Özel, şöyle konuştu:
“Bir büyük mirasın sahibiyiz. Türkiye’de yerel yönetimler tarafından ilk kez yapılan pek çok uygulamayı hayata geçiren partiyiz. Kentsel dönüşüm, toplu konut, metro, metrobüs, hafif raylı sistem, biyolojik arıtma ve daha pek çok projeyi hayata geçirenlerin mirasçılarıyız. Biz belediyeciliği İstanbul’da ilk tercihli yol uygulamasını hayata geçiren Aytekin Kotil’den, 1992 yılında ilk doğal gaz projesini yapan Nurettin Sözen’den, halk ekmek fabrikasını kuran Ahmet İsvan’dan, bugün aramızda bulunan bir yerel yönetim efsanesi olan önceki genel başkanımız Murat Karayalçın’ın ilk metro temeli atmasından, metrolardan, tramvaylara, üretim merkezlerinden, öğrenci yurtlarına, kooperatiflerden kreşlere, Türkiye’yi sosyal belediyecilik örnekleriyle tanıştıran Vedat Dalokay’dan Celal Altınay’a, Yüksel Çakmur’dan Ali Dinçer’e, Ahmet Piriştina’dan Anadolu’da bozkırın ortasında bir cennet yaratan Yılmaz Büyükerşen’den öğrendik.”
“Hizmette ayrıcalık yapmıyoruz”
Özel, tüm seçmenlerin oyuna talip olduklarını vurgulayarak, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak oyunuzu bize verin diyoruz ama bize vermeyeni cezalandırmakla asla tehdit etmiyoruz. Asla ve asla oy vermeyenlere hizmet etmeyip, hizmette bir ayrıcalık yapmıyoruz. Çünkü biz belediyecilik hizmetinin bir kamu hizmeti olduğunun ve bu hizmeti yapmanın Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin vatan borcu olduğunun farkındayız.” dedi.
Partilerinin seçim bildirgesinin kalkınma, refah ve dayanışma belediyeciliğini önceleyen üç bölüm ve 15 alt başlıktan oluştuğunu bildiren Özel, doğaya zarar vermemek için seçim bildirgesini kağıda basmayıp, dijital olarak paylaşacaklarını söyledi.
Özel, seçim kampanyalarının sloganın “İşimiz Gücümüz Türkiye” olduğunu duyurarak, bu sloganın yerelde il ve ilçelerin isimleriyle kullanılacağını bildirdi.
“Milletin parasını millet için harcadık”
İktidara yönelik eleştirilerde bulunan Özel, şöyle konuştu:
“Bu iktidar 25 yıl boyunca ülkeyi kötü yönetti. Şehirlerimizin tarihi dokularını tahrip etti. Şehirlerimizi düzensizliğe, karmaşaya, kötü yapılaşmaya teslim etti. Doğal afetlere karşı dirençsiz hale getirdi. Şehirlerimiz; depremlerde yıkılan, sellerde boğulan, yangınlarda korunamayan, güvensiz ortamlara dönüştü. Belediyeler yıllarca toplumun tamamının değil, belli çıkar gruplarının faydalandığı kurumlar haline getirildi. Ankara’nın nasıl parsel parsel satıldığını, İstanbul’a nasıl ihanet edildiğini, şehirlerimize bu kötülükleri yapanların bizzat kendi ağızlarından dinledik. Biz 2019 seçimlerine sosyal demokrat belediyeciliğin mirasıyla şehirlerimizdeki kötü yönetimlere son vermek için girdik. Hep birlikte çok önemli başarı elde ettik. İstanbul’u, Ankara’yı, Adana’yı, Mersin’i hep birlikte kazandık. Beş yılın sonunda daha net görüyoruz ki bu hepimize iyi geldi, şehirlere iyi geldi, Türkiye’ye iyi geldi. Belediyelerde yaptığımız en önemli hizmet şudur; milletin parasını millet için harcadık. Biz milletin parasını millete yönlendirdik. İsraf etmedik, tasarruf ettik. Doğal afetlerde, yangınlarda, sellerde, depremlerde tüm belediyelerimizin gücüyle vatandaşlarımızın yanında durduk.”
“Muhalefete muhalefetin iktidara yaradığının bilincindeyiz”
Özel, 2019 seçimlerinden farklı olarak bu yılki seçimlere herhangi bir partiyle ittifak halinde girmediklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Beş yıl önce Cumhuriyet Halk Partisinin içinde bulunduğu ittifak bugün aynı isimle seçimlere girmiyor. Bu ittifak ortaklarımızın verdiği, bizim de saygı duyduğumuz bir karar. Bizim işimiz, genel siyasette iktidara muhalefet etmek. Muhalefete muhalefetin iktidara yaradığının bilincindeyiz. O yüzden muhalefetle uğraşmayız. Bugün geçmişle beraber olduklarımız ayrı adaylarla ayrı listelerle karşımızda olabilirler. Buna da saygı duyacağız. Ama gücümüzü aldığımız, yetkimizi aldığımız, hizmet yaptıklarımız değişmedi. Aksine o günden bugüne yeni oy kullanacak çok sayıda seçmenimiz var.”
Özel, Cumhur İttifakı’na karşı seçmenlerle Türkiye ittifakını kurduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:
“Geçen seçimin muhafazakar demokratları yine burada kendi değerlerine saygılı belediye başkanlarımızın arkasında. Geçen seferin bizim belediye başkanlarımıza destek veren milliyetçi demokratları onların vatan, millet, bayrak sevgisine beş yıl boyunca şahit oldu. O yüzden buradan sonra hep birlikte Cumhuriyet Halk Partisinin seçime ittifaksız girdiğini kimse kabul etmesin. Biz bir ittifakın parçasıyız, bileşeniyiz, içindeyiz. Bu ittifakın adı Türkiye ittifakıdır. Partimizin bayrağı var mı var ama Türkiye ittifakının bayrağı ay yıldızlı al bayraktır. Türkiye ittifakının renkleri kırmızıyla beyazdır.”
Lütfü Savaş programa katılmadı
CHP Genel Başkanı Özel, salona aralarında belediye başkan adayları, kadın ve gençlik kolları yöneticilerinin de olduğu bir grupla girip, tüm salonu selamladı.
Şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda, partinin seçim şarkısı “İşimiz Gücümüz Türkiye” çalındı.
Özel’in konuşmasının ardından, tüm adaylar illerine göre sahneye çıkarak Özel ile fotoğraf çektirdi.
Programa Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş katılmazken, sahneye davet edilen Hatay adaylarının arasında Savaş’ın adı anons edilmedi, ekrana ismi ve fotoğrafı yansıtılmadı.
]]>KEMAL ONUR ATALAY
Aksaray CHP İl Örgütü, Aksaray belediye başkan adayları tanıtım programı düzenledi. CHP İl Başkanı Bilal Özdemir, “Aday arkadaşlarımızın tamamı kampanya süresinde ve başkan olarak Aksaray’a damga vuracak. Aksaray, hak etmediği belediyecilikten kurtulmak için gün sayıyor. 44 gün sonra Aksaray’ı merkeziyle taşrasıyla sosyal belediyeciliğe teslim edeceğiz” dedi.
Aksaray CHP İl Örgütü, Aksaray belediye başkan aday tanıtım programı düzenledi. Gerçekleştirilen toplantıya CHP Aksaray Belediye Başkan Adayı Pelinsu Yıldırım Demir, CHP Aksaray İl Örgütü, CHP PM Üyesi Ali Abbas Ertürk, CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, CHP Yurtiçi Örgütlenme Koordinatörü Yalçın Görgöz, CHP İl Teşkilatı ve partililer katılım gösterdi.
“RANTA DEĞİL HALKA HİZMET ETMEK İÇİN BELEDİYELERE TALİBİZ”
Program açılışında konuşan CHP İl Başkanı Bilal Özdemir, “Aday arkadaşlarımızın tamamı kampanya süresinde ve başkan olarak Aksaray’a damga vuracak. Aksaray, hak etmediği belediyecilikten kurtulmak için gün sayıyor. 44 gün sonra Aksaray’ı merkeziyle taşrasıyla sosyal belediyeciliğe teslim edeceğiz. 20 yıldan hatta 1995’ten bu yana belediyecilik anlamında ne yaptınız ki kendinizi referans gösteriyorsunuz. Aksaray halkı musluktan akan suyu içebiliyor mu? 5 yıllık iktidarınızda bir araçlık otopark yaptınız mı? kaç metre yeni yol açtınız, kaç ağaç diktiniz?”
“KADINLARIN ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ DEMİŞTİK, BİR KADIN ADAY KARŞINIZDA”
CHP PM Üyesi Ali Abbas Ertürk, “Ön seçimde Türkiye’nin birçok bölgesinde ilk 5 sıraya 30 yaş altındaki gençlerimiz, sandıkları patlatarak en üstlere tırmandı. Burada CHP örgütü bir mesaj veriyor. Değişim, kadınlarla ve gençlerle var. Bu mesajı ilçe başkanımızdan genel başkanımıza kadar hepimiz aldık ve gereğini yapıyoruz. Aksaray’da merkez belediye başkan adayımızı açıkladık. Kurultayda bir vaatte bulunmuştuk, gençlerin önünü açacağız diye. Kadınların önünü açacağız demiştik, bir kadın aday karşınızda. CHP’nin örgütünün sesine kulak vereceğiz demiştik, Gençlik Kollarından İl Sekreterliğine kadar birçok aşamada çalışmış, bir kardeşiniz aday oldu. Pelinsu Yıldırım Demir’in adaylığı 4 ay önceki kurultaydaki toplumsal değişimin tam da örneği karşımızdadır. Aynı zamanda ilçelerimizde, beldelerimizde partimizin bayrağını sallayan birbirinden kıymetli 15 adayımıza kocaman bir alkış istiyorum” dedi.
“AKSARAY’IN KALKINMASI İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPACAĞIM”
CHP Aksaray Belediye Başkan Adayı Pelinsu Yıldırım Demir, “Bu topraklarda yaşamak, bir aileye katılmak demektir. Kadınlarımızın güvenli caddelere erişim eksikliğiyle kendini gösteriyor bu sorunlar. Şehrimizin fiziksel görüntüsünü değil yalnızca şehrimizin ruhu da yaralanıyor. Bu şehir yepyeni bir başlangıca hazırlanıyor. Biz Aksaray’a hizmet için buradayız. Eksikleri onaracağız, şehrimizin geleceğini inşa edeceğiz. Şehircilik alanında uzmanlaşmış biri olarak Aksaray’ın kalkınması için elimden geleni yapacağım. Altyapı sorunlarını tamamlayacağız, kanalizasyon olmadığı için foseptik kullanan mahallelerimiz var. Aksaray’ı bir an önce bu durumdan kurtaracağız. Deprem gerçeğini kısa bir zaman önce yaşadık. Aksaray’ımızda kentsel dönüşümü tamamen uygulayacağız. Rantsal değil kentsel dönüşüm düsturuyla bir kent inşa edeceğiz” diye konuştu.
“BUNU KAZANMAK ZORUNDAYIZ”
Yurtiçi Örgütlenme Koordinatör Yalçın Görgöz ise konuşmasında, “Önümüzdeki mart ayında, Ramazan geliyor. Her zamanki gibi Cumhurbaşkanı çıkacak, ‘Bu asgari ücrete verilen az oldu, bu benim vatandaşıma reva görülmemeli’ diyebilir. Arkasından bak göreceğiz diyecek ki ‘Ya bunu reva gördüm ama mübarek gün geliyor, seçim de var ben 2 bin lira daha veriyorum bir kereye mahsus’ diyecek ve tuzak kuracak. Milyonlarca asgari ücretlimiz, emeklilerimiz, bu güzide ülkemizin güzel insanları asla dönüp bakmayacak. Bu verdiği parayı cebinden vermiyorsun. Benim paramı bana veriyorsun. Parayı alacaksınız ama oy vermeyeceksiniz buna inanıyorum. 30 yıldır belediyeyi yönetmiyoruz. Bunu kazanmak zorundayız. Başkanımızla birlikte bu kez kazanmak zorundayız. Her şey değişiyor. İzmir, Aydın, Muğla başkasının kalesiydi. Şimdi CHP’nin kalesi. Bu kalelere Amasya’yı, Kırıkkale’yi ekleyeceğiz ve Aksaray’ımızı ekleyeceğiz, buna inanıyorum” açıklamasını yaptı.
“AKSARAY’IMIZIN SORUNLARINI 20 YILDIR BU İLİ YÖNETEN AKP ZİHNİYETİ HALA ANLAMADI”
Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün ise Aksaray’a liyakatli bir ismi aday gösterdiklerini belirterek, “Kendini yetiştirmiş, harita yüksek mühendisi olmuş, kent konusunda master yapmış, belediyeciliği en iyi uygulayabilecek bir arkadaşımızı CHP olarak Aksaray Belediye Başkan adayı gösterdik. Bunun kıymetini sizler benden daha iyi biliyorsunuz. Aksaray’ımızın sorunlarını 20 yıldır bu ili yöneten AKP zihniyeti hala anlamadı. Çünkü bu zihniyetin halktan yana değil ranttan yana siyaset yaptığını hepiniz biliyorsunuz. Bu seçim önümüzdeki yapılacak ilk genel seçimin provasıdır. Biz illerde ve ilçelerde iktidara sarı kart göstermek zorundayız” dedi.
CHP AKSARAY BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI TANITILDI
Konuşmaların ardından CHP’nin yerel seçimler için belirlediği adaylar tek tek tanıtıldı. Helvadere Belediye Başkan Adayı Süleyman Sevdi, Yeşiltepe Belediye Başkan Adayı Tahsin Çelik, Taşpınar Belediye Başkan Adayı İsmail Yılmaz, Bağlıkaya Belediye Başkan Adayı Ali Aydoğdu, Saratlı Belediye Başkan Adayı Zeki Türker, Güzelyurt Belediye Başkan Adayı Ramazan Pala, Eskil Belediye Başkanı Adayı Resul Güç, Ortaköy Belediye Başkan Adayı Ramazan Balıkçı, Sultanhanı Belediye Başkan Adayı İsmail Söylemez, Eşmekaya Belediye Başkan Adayı Veli Bakıcı, Demirci Belediye Başkan Adayı Arif Ar, Gülpınar Belediye Başkan Adayı Yavuz Teğmen, Gülağaç Belediye Başkan Adayı Buğra Demir oldu.
]]>Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Vahap Seçer’in Seçim Koordinasyon Merkezi açıldı. Açılışa Başkan Seçer’in yanı sıra, CHP Mersin Milletvekilleri Gülcan Kış ve Talat Dinçer, İl Başkanı Koral Ömür, kadın ve gençlik kolları başkanları, ilçe belediye başkan adayları, il ve ilçe yöneticileri ile partililer katıldı.
Alanı dolduran yüzlerce Mersinli, ellerinde ‘Seninle 5 Yıl Daha’, ‘Memnuniyetle Başkanım’, ‘Vahap Seçer Mersin Geçer’ yazılı dövizleri ve ‘Mersin Seninle Gurur Duyuyor’ sloganları eşliğinde Seçer’i karşıladı.
Konuşmasına Mersin’in her köşesinden açılışa katılan yurttaşları selamlayarak başlayan Başkan Seçer, her daim birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını söyledi. Mayıs ayında yapılan seçimlerde Mersin’den çıkan sonuçların, çalışıp emek edince, azim ve kararlılıkla insanlara ulaşılarak başarılı olunduğu gerçeğini gözler önüne serdiğini belirten Seçer, “Mersin bunu başardı. Mersin açık ara farkla CHP’yi Mersin’de birinci yaptı. Teşekkürler Mersin. Ancak daha bitmedi. Başarılar devam edecek” diye konuştu.
31 Mart 2019 tarihinde partisine ve adaylarına inanan CHP’lilerin yanı sıra Mersinlilerle çıktıklarını hatırlatan Seçer, geçen 5 yıllık süre içerisinde parti ayrımı yapmaksızın herkesin yanında olarak gece-gündüz çalıştıklarını söyledi. Her daim yurttaşın yanında olduklarını aktaran Seçer, şöyle konuştu:
“Onların yanında durduk. Onlarla bugünlere geldik. Çalışıyoruz, çalışacağız, çalışmaya da devam edeceğiz. Mersin değişiyor, Mersin kabuğunu kırıyor, büyüyor, kalkınıyor. Mersin’de çok şey değişiyor. Önceden televizyonlarda tasvip etmediğimiz kötü olaylarla duyulurdu, şimdi Mersin mutlulukla, umutla, barışla, kardeşlikle anılıyor. Belediyesiyle, belediye başkanıyla anılıyor. Belediyecilik tarihinde büyük bir kalkınma hamlesi başlattık. Kadının, çocuğun, yaşlı dedemin, nenemin yanında olduk, elini tuttuk, onlarla beraber olduk. Dezavantajlı grupların yanında olduk. Türkiye’de örnek sosyal demokrat belediye olduk. Tarım alanında yaptığımız desteklerle, sağlıkta ortaya koyduğumuz politikalarla Türkiye’de bir model olduk. Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de sosyal belediyecilikte tarih yazan belediye oldu. Bunları 11 binden fazla çalışanımızla yaptık. Onların emeğiyle, alın teriyle yaptık. Mersinlinin inancıyla, desteğiyle, bize güvenliğiyle yaptık. Mersinde yaşayan 2,5 milyon nüfusa hizmet eden mesai arkadaşlarıma, belediye çalışanlarına teşekkür ediyorum.”
CHPli ve Atatürkçü olduğunu söyleyen Seçer, buna karşın hiçbir ayrım yapmadıklarını belirterek, şöyle devam etti:
“Bizim gözlerimize ağma iner, farklılıkları görmeyiz. Farklıklar bizim zenginliğimizdir. Her yurttaşımın etnik kimliği onun onurudur. Herkese saygı duyarız. Mut’a gidin, Mut’tan Tarsus’a gelin, oradan Çamlıyayla’ya çıkın, Anamur’a, Gülnar’a, Mersin merkeze gelip herkesle konuşun, ‘Belediyeniz size hizmet ediyor mu?’diye sorun. Herkes, ‘CHP’li Belediye Başkanımız bize hizmet ediyor’ cevabını verir. Bunu devam ettireceğiz, durmayacağız, dinlenmeyeceğiz. Bizi çalışmak kurtarır, çalışacağız. Mersin’i daha güzel yapacağız. Yollarımız, refüjlerimiz, parklarımız daha güzel olacak. Bu mücadele ve çalışma devam edecek. Bu 5 yıl herkes gördü, bunu sürdüreceğiz. Buna canı gönülden inanıyorum. Hepinizi bu seferberliğe davet ediyorum. Hep beraber başaracağız.
Herkesin fikirleri, projeleri kendilerine göre doğrudur, bize de saygı göstermek kalır. Ama birileri çıkıp; daha ortada fol yok, yumurta yok, senin anlatacağın bir proje yok, daha anlattığın bir şey yok, sen yapılanlara kulp takarsan hop arkadaş derim. 11 bin insanın emeği var 5 yılda. Bu belediye başkanının, kadrolarının emeği var. Şimdi burada sizlerin huzurunda sesleniyorum; Mersin’in trafiğini eleştirmeyi, yolları eleştirmeyi bırak. Bırakın bu lafı güzaf işleri. Bin arabana şöyle bir Mersin’i dolaş; 2. Çevre Yolu, GMK, 3. Çevre Yolu, Adnan Menderes Bulvarı’na gir, kavşaklara bak. Türkiye’de örneği var mı? Yeni açılan 4. Çevre Yolu’na bir bak. Yaklaşık 2 bin 250 metrelik yolu açıyoruz birkaç gün sonra. 35 metre bulvar var. Bir gör; yol, altyapı nasıl yapılıyor, bisiklet yolu, yeni refüj modelleri, kavşak modelleri nedir? Şehirciliği önce bir öğren, sonra eleştiri yap bize. Anamur’a git. İskele Caddesi’ne in. Gör yol nasıl yapılıyor? Köy yollarına çık. Gidemiyorsan da köylüne; ‘Yolların nasıl, ürününü pazara sağlıklı getiriyor musun?’ diye bir sor bunları.
Sen bir sor bakalım yaş almış yurttaşa, kimsesize; ‘Her akşam belediyenden evine sıcak yemek geliyor mu?’ diye. Sor, tekstilde, tarlada çalışan bacıma sor. Güneş’te Günyurdu’nda oturan bacıma sor, Şevket Sümer’de oturan, Fahrettin Paşa’da oturan, Yenimahalle’de oturana sor. ‘Bacım iş çıkışı Mahalle Mutfağı’ndan 10 TL’ye yemek alıyor musun?’ diye bir sorsana. Sor vatandaşa; ‘Çocuğun belediyenin eğitim merkezlerine gidiyor mu?’ diye bir sor. Bir dershanenin aileye maliyeti 40 bin TL. Bu belediyenin 7 bin öğrencisi, 350 eğitimcisi, öğretmeni var. Bir sor da öğren neler oluyor. Şu sahile bir in. Alışık değilsiniz değil mi? Öyle rant yerleri, ranta açarsınız ama bu belediye başkanı sahili halka açtı, halk.
Sahilde bulunan Okuma Salonu gibi yeni nesil 12 okuma salonu olduğunu hatırlatan Seçer, şunları dile getirdi
“Bu başkan orayı sizlerin çocuklarına, eğitime açtı. Bunları öğrenecekler. Bu memlekette CHP’li belediyeciliğin, ayrım yapmadan hizmet yaptığını görecekler. Paranın, kaynağın israf etmeden, çalmadan, çaldırmadan; gereksiz, akıllı olmayan yatırımlar yapmadan nasıl iyi kullanıldığını gördüler, görmeye devam edecekler. Açık ara, en fazla farkla alınan Büyükşehir Belediye Başkanlığı sonucu 2024’te gelecek. Tarihi bir oy farkıyla alacağız.”
]]>2 bin 400 rakımlı Kop Dağı’nda toplanan çok sayıda vatandaş, metrelerce uzunlukta bayrağın gölgesinde Kop Şehitliği önüne kadar yürüyerek, marşlar okuyup, kahramanlık ezgileri söylediler.
Bayburt halkı tarafından yoğun ilgi gösterilen yürüyüş öncesi vatandaşlara Bayburt Belediyesi tarafından üzerinde ay yıldız motifli kırmızı renkli atkı, bere ve Türk bayrakları dağıtıldı. Açılan dev Türk Bayrakları yaklaşık 2 kilometrelik güzergah boyunca katılımcılar tarafından omuzlarda taşındı.
Bayrak ve flamalar eşliğinde yürüyen kortejin şehitliğe ulaşmasının ardından törende şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının sonrasında Vali Mustafa Eldivan, Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci ve Garnizon Komutanı Topçu Albay Gürol Akkaya tarafından şehitliğe çelenk bırakıldı. Daha sonra İl Müftülüğü görevlilerince Kur’an-ı Kerim okunarak şehitler için dualar edildi.
Dua sonrası konuşan Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, “Bugün burada bundan 106 yıl önce Kop Dağları’nda verilen mücadelenin ruhunu hissetmek adına düzenlediğimiz Şühedaya Saygı Yürüyüşü ile onları yad etmek üzere toplandık. Mareşal Fevzi Çakmak’ın ifadesiyle “Kazanılmış ikinci Plevne Destanı”nı yazanları rahmetle anıyoruz. 16 Şubat 1916’da Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük üslerinden biri Erzurum’un işgali ile başlayan harekatta Rusların Komutanı Yudenic sayısı yaklaşık 200 bin kişiyi bulan ordusuna şöyle diyor: “Artık bundan sonra önümüzde Türk askeri, Türk ordusu yok. Çar’ın emri gereği haziran başlarında İstanbul önlerinde olacağız.” Ama dedikleri gibi olmadı. Kop Dağı’ndan bugün geçerken hürriyetine susamış bir milletin evlatları olarak o günleri ihtiramla yad ediyoruz.
Bu topraklar için can veren, kan veren aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle anıyor, hayatta olan gazilerimize ise hayırlı ve sağlıklı bir ömür diliyorum” ifadelerini kullandı.
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan ise Şühedaya saygı yürüyüşü ile başlayan anma programlarının büyük bir milletin zaferinin habercisi durumunda olduğunu belirterek, “Al bayrağımız dalgalandığı sürece, bu topraklar bizlere vatan olmaya devam edecektir. Bu toprakları bizlere vatan eden başta aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle, şükranla anıyorum. Bu soğukta bizleri yalnız bırakmayarak, buraya gelen değerli hemşerilerimize teşekkürlerimi iletiyorum. Allah devletimizi var etsin, milletimizi bir etsin” dedi.
Konuşmaların ardından yürüyüşe katılan askeri birliklerin okuduğu Komando Andı ve Remzi Çavuldak’a ait “Kop Dağı Oldu Duman” isimli türkünün sözleri alanda bulunanlar tarafından büyük bir coşku ve gururla izlendi.
Program, Bayburt Belediyesi tarafından katılımcılara şehrin geleneksel lezzetlerinden olan kavut çorbası ikram edilmesiyle sona erdi.
Programa, Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, Bayburt Milletvekili Prof. Dr. Orhan Ateş, Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, Garnizon Komutanı Topçu Albay Gürol Akkaya, İl Genel Meclis Başkanı Bülent Yardımcı, İl Emniyet Müdürü Nihat Uzun, İl Jandarma Komutanı Albay Dr. Talha Övet, Belediye Başkan Yardımcısı Süreyya Türkmenli, Kurum Müdürleri, Belediye Meclis Üyeleri, İl Genel Meclisi Üyeleri, Siyasi Parti Temsilcileri, Bayburt Belediyesi birim müdürleri, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, emniyet teşkilatı, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler ve binlerce vatandaş katıldı. – BAYBURT
]]>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon’da; “Ülkemize geçtiğimiz 21 yılda yaptığımız bu yatırımlar sayesinde merkezi yönetimin temel hizmet alanlarıyla birlikte şehirlerimizde de eser ve hizmet standartları çok yükseldi. Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici vasıf olmaktan çıktı. Gerçi hala bunu bile beceremeyen muhalefet belediyeleri mevcut. Ama artık onları yok hükmünde kabul ediyoruz. Biz Türkiye Yüzyılı şehirleriyle sizlere ileri teknoloji altyapısından, insanımızın hayat kalitesini yükseltecek hizmetlere kadar klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir standart vaat ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Trabzon’da Meydan Parkı’nda düzenlenen mitinge katıldı. Erdoğan, özetle şöyle konuştu:
“Her iki seçimde de yaklaşık yüzde 65’erlik oy oranlarıyla bizlerin yanında yer alarak Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze tarihi bir destek verdiniz. Trabzon siyasi hayatımız boyunca daima yoldaşımız oldu. Biz de buradan aldığımız güçle ülkemiz ve milletimiz için ter döktük. Nice eserlere imza attık. Siyaset yapma tarzımızı da Karadeniz’in mertliğinden, ataklığından, çalışkanlığından ilhamla şekillendirdik. Bize göre siyaset, gölgede yürüme, sadece belirli değerlerin istismarıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir.
“ÜLKEMİZ ADINA ELDE ETTİĞİMİZ HER KAZANIMLA SEVİNDİK”
Allah nasip etti sergilediğimiz duruşla tüm dünyada mazlumların ümidi olduk. Birileri karamsarlığa sürüklense de biz daima umudun tarafında yer aldık. Hayalleri gerçeğe dönüştürmek için çalışırken ülkemiz için her kazanımda sevindik. Yüreğimizin kanadığı anlar oldu. Ama asla şartlara teslim olmadık. Yılgınlığa kapılmadık, geri adım atmayı düşünmedik. Hep daha ileriye gittik. Hep ya yeni bir yol bulmaya ya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Bugün geriye baktığımızda başımızı yere eğdirecek hiçbir işimizin ve sözümüzün olmadığını görüyoruz. Bir eksiğimiz, yanlışımız varsa bunu kimsenin yüzümüze vurmasını beklemedik. Kendi öz eleştirimizi yaptık. Diklenmeden, dik duruşumuzdan taviz vermedik, ülkemiz adına elde ettiğimiz her kazanımla sevindik.
“TRABZON’A SON 21 YILDA GÜNCEL RAKAMLARLA 191 MİLYAR LİRA TUTARINDA KAMU YATIRIMI YAPTIK”
Sizlerin huzuruna gelip AK Parti ve Cumhur İttifakı için istediğimiz desteğin gerisinde böyle bir hikaye var. Her sözümüzün altında kısa sürede hayata geçirdiğimiz asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor. Ülkemize kazandırdığımız kalkınma yatırımlarını hatırlatıyoruz ki, Türkiye’mizin ve şehirlerimizin nereden nereye geldiği unutulmasın. Trabzon’a son 21 yılda güncel rakamlarla 191 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 84 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimizin ikinci devlet üniversitesi olan Trabzon Üniversitesi’ni faaliyete geçirdik. 9 bin 610 kişi kapasiteli yurt binaları açtık. 96 spor tesisini hizmete açtık. Trabzonlu ihtiyaç sahiplerine toplam 5 milyar lira tutarında ödenek aktardık.
“TRABZON-GÜMÜŞHANE ARASINDA AVRUPA’NIN EN UZUN ÇİFT TÜP KARAYOLU TÜNELİ ZİGANA’YI HİZMETE AÇTIK”
Şehrimize 1543 yataklı 19 hastanenin de aralarında olduğu 58 sağlık tesisi kazandırdık. Yapımı süren 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanesi’nin de içinde olduğu 6 sağlık tesisini en kısa sürede tamamlıyoruz. 8 bin 102 konutu hak sahiplerine teslim ettik. 2012 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrimizde 1467 bağımsız bölümünü dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde ilimizde 6 adet atık su arıtma tesisi var iken bugün 16 tesisle belediye nüfusunun yüzde 91’ine hizmet veriyoruz. 73 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 267 kilometreye çıkardık. Trabzon-Gümüşhane arasında Avrupa’nın en uzun çift tüp karayolu tüneli Zigana’yı hizmete açtık.
“AKÇAABAT, KTÜ, OTOGAR, HAVALİMANI VE YOMRA’YI BİRBİRİNE BAĞLAYACAK OLAN RAYLI SİSTEM HATTINI ŞEHRİMİZE KAZANDIRACAĞIZ”
Maliyet bedeli 28 milyar liraya yakın olan bünyesindeki tünel, köprü ve kavşaklarıyla Trabzon’un çehresini değiştirecek Kanuni Bulvarı ve sahil bağlantı yollarının yapımında sona yaklaştık. İnşallah bu yıl içinde tamamlıyoruz. Trabzon’u Rize ve Giresun’a bağlayan sahil yolun yanı sıra çok sayıda yol inşa ettik. Şehrimizin muhtelif yerlerde çalışmaları devam eden çok sayıda yol projesi var. Akçaabat, KTÜ, Otogar, Havalimanı ve Yomra’yı birbirine bağlayacak olan raylı sistem hattını şehrimize kazandıracağız. 235 kilometre uzunluğundaki Erzincan-Trabzon hızlı demiryolu hattıyla ilgili proje çalışmaları sürüyor. Havalimanımızın kapasitesini ve konforunu artıracak 20 milyar liralık yatırımları yakında hizmetinize sunuyoruz.
“KARADENİZ AK PARTİ’Yİ KURDUĞUMUZ GÜNLERDEN BERİ HEP OLDUĞU GİBİ 31 MART’TA DA BÜKÜLMEZ ÇELİK İRADESİYLE SAHİP ÇIKTIĞINA İNŞALLAH GÖSTERECEKTİR”
Son 21 yılda Trabzon ve ilçelerinde inşa ettiğimiz dere ıslahlarıyla 242 yerleşim yeri ve 10 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Çiftçilerimize 34 milyar lira tutarında tarımsal hibe ve yatırım desteği verdik. Şehrimizde bir yeni organize sanayi, bir endüstri bölgesi, 1 teknopark kurduk. Trabzon’daki işverenlere toplam 4 milyar lira tutarında prim teşviği verdik. Trabzon ve 11 ilçemize doğal gaz arzı sağladık. 31 Mart’tan sonra inşallah çok daha fazla hizmet ve eseri sizlere kazandıracağız. Karadeniz AK Parti’yi kurduğumuz günlerden beri hep olduğu gibi 31 Mart’ta da bükülmez çelik iradesiyle sahip çıktığına inşallah gösterecektir.
“KLASİK BELEDİYECİLİK HİZMETLERİ ARTIK AYIRT EDİCİ VASIF OLMAKTAN ÇIKTI”
Tüm Karadeniz’i ziyaret ederek sizlerden aldığımız güçle Türkiye’nin 81 vilayetini kucaklama hedefiyle yolumuza devam ediyoruz. Ülkemize geçtiğimiz 21 yılda yaptığımız bu yatırımlar sayesinde merkezi yönetimin temel hizmet alanlarıyla birlikte şehirlerimizde de eser ve hizmet standartları çok yükseldi. Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici vasıf olmaktan çıktı. Gerçi hala bunu bile beceremeyen muhalefet belediyeleri mevcut. Ama artık onları yok hükmünde kabul ediyoruz. Biz Türkiye Yüzyılı şehirleriyle sizlere ileri teknoloji altyapısından, insanımızın hayat kalitesini yükseltecek hizmetlere kadar klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir standart vaat ediyoruz.”
Erdoğan’ın konuşmasının ardından tanıttığı belediye başkan adayları ise şöyle:
Trabzon Büyükşehir Belediyesi adayı: Ahmet Metin Genç
Akçaabat Belediye Başkan adayı: Osman Nuri Ekim
Araklı Belediye Başkan adayı: Hüseyin Avni Coşkun Çebi
Arsin Belediye Başkan adayı: İbrahim Küçük
Beşikdüzü Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Barış Öztürk
Çarşıbaşı Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Ahmet Keleş
Çaykara Belediye Başkan adayı: Hanefi Tok
Dernekpazarı Belediye Başkan adayı: Mehmet Aşık
Düzköy Belediye Başkan adayı: Selim Çelenk
Hayrat Belediye Başkan adayı: Mehmet Nuhoğlu
Köprübaşı Belediye Başkan adayı: Ali Aydın
Maçka Belediye Başkan adayı: Koray Korcan
Of Belediye Başkan adayı: Salih Sarıalioğlu
Ortahisar Belediye Başkan adayı: Ergin Aydın
Sürmene Belediye Başkan adayı: Hüseyin Azizoğlu
Şalpazarı Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Refik Kurukız
Tonya Belediye Başkan adayı: Osman Beşel
Vakfıkebir Belediye Başkan adayı: Muhammet Balta
Yomra Belediye Başkan adayı: Abdülkadir Özdemir
]]>
Cumhuriyet Halk Parti (CHP) Pamukkale Belediye Başkan Adayı Ali Rıza Ertemur, İstiklal Caddesi’nde bulunan seçim koordinasyon merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, il teşkilatı, ilçe belediye başkan adayları, partililer ve vatandaşlar katıldı. Açılışta, Pamukkale’de değişim isteyen vatandaşlara seslenen Ertemur; “Kaderine terkedilmiş bir Pamukkale var. Ama artık yeter diyoruz. Bu sorumsuzluğa vurdumduymazlığa bir son vermek için yola çıkıyoruz. Pamukkale’yi hak ettiği hizmetle tanıştırmak için kolları sıvadık, biz hazırız. Şeffaf bir başkan olacağını ifade eden CHP Pamukkale Belediye Başkan Adayı Ertemur “Bugün burada emeği bir şirketin insafına bırakılmış Uzunpınar’ın kekik kokusu var! Asmalıevler’in, Hürriyet’in çamurlu ayakları var! Bugün burada kaderine terkedilmiş bir Pamukkale var. Ama artık yeter diyoruz! Bu sorumsuzluğa vurdumduymazlığa bir son vermek için yola çıkıyoruz. Pamukkale’yi bütün renkleri ile birlikte yaşayan hemşehrilerimize vermek için yola çıkıyoruz. Belediyecilik hizmet işidir, vicdan işidir, aşk işidir. Bunun çok güzel örnekleri var. Bakın bir cadde, bir meydan, bu şehri ikiye böldü. Bir taraf yeşilin, konforun ve sosyal belediyeciliğin rengine bürünürken diğer taraf çamurda, karanlıkta kaldı. Merkezefendi ve Pamukkale’yi anlatıyorum sizlere. Biz bugün karanlıktaki Pamukkale’yi aydınlatmaya geliyoruz! Pamukkale’mizi Halk Ekmeğe kavuşturacağımızın sözünü vermeye geldim! Bakın her yıl belediye bütçesini, alacağını vereceğini, çarşaf çarşaf belediye binasına asarak vatandaşı ile paylaşan bir belediye Honaz Belediyesi var. Ben de bugün size adil, şeffaf ve hesap verebilen bir belediye başkanı olacağımın sözünü vermeye geldim” şeklinde konuştu.
“Pamukkale’yi hak ettiği hizmetle tanıştırmak için kolları sıvadık”
Pamukkale’mizin 61 mahallesinde kendimizi anlatmak, projelerimizi duyurmak için sahadayız. Rant odaklarına değil, Pamukkale halkına hizmet edecek bir belediyeciliğin sözünü vermeye geldim. Milletvekilliği yaptım. Ankara’da memleketim için bir dizi çalışmalarda bulundum. Ancak içimde her daim daha fazlası vardı. Daha çok hemşerime hizmet edebilme hayalim vardı. İnşallah bu dönem de hepimizin hayalindeki Pamukkale’ye hizmet etme şansına sahip olacağım. Bugün adını dünyaya duyuran Pamukkale’mizde, sene olmuş 2024, hala yol sorunu yaşıyoruz. Peki yaşanılır bir Pamukkale’yi nasıl inşa edeceğiz? Paranın sahibi sizsiniz. Sizlerden alınan vergilerle hizmetler yapılıyor. Sizlere sormadan, tek başımıza ‘ben yaptım oldu’ anlayışına son vermek için bu yola çıktık. Bütçemizi hazırlarken sizlere soracağız. Mahalle mahalle dolaşıp, muhtarlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, hemşehrilerimizle bir araya geleceğiz. Birlikte gönüllerimizi birleştireceğiz. Kadınlara, çocuklarımıza, gençlerimize, özel insanlarımıza, işsizlerimize, emeklilerimize, çiftçilerimize, üreticilerimize, sokaktaki canlarımıza huzurlu ve mutlu yaşayabilecekleri bir Pamukkale’yi birlikte inşa edeceğiz. Sizlerle birlikte biz Pamukkale’yi hak ettiği hizmetle tanıştırmak için kolları sıvadık. Biz hazırız, eğer siz de hazırsanız, buyurun başlayalım” dedi. – DENİZLİ
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Elmadağ Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Ben şimdi Başkent Kart’ı üç yıldır uyguluyorum değil mi? Fakat rakibim Başkent Kart verecekmiş, duymamış. Üç yıldır dağıttığımız şeyi icraat olarak sunuyor. Biz birer kilo et veriyoruz. ‘Ben but veriyorum’ diye övünüyor. Faaliyet raporuna baktık ki bir şubat ayında iki kişiye kasım ayında 11 kişiye vermiş. Biz Keçiören’de 50 bin aileye destek oluyoruz. Siz yönettiğiniz ilçede 50 bin kadar desteğe ihtiyacı olan aileyi bilmiyorsanız o zaman hiç bu konulardan bahsetmeyeceksiniz. Çünkü onun da çöp projeleri var. İnsan hayatına dokunmaktan daha güzel bir şey olabilir mi? Meclis’teki engellemeleri falan hepsini görüyorsunuz. Adalet hep lafta kalıyor. Partisinin, partilerinin adı adalet ama artık görüyoruz ki adaletin A harfi dahi kalmamış” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın ile birlikte Elmadağ’da Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Burada konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“KENDİ PARAMI HARCAMAYACAĞIM HİÇBİR YERE SİZİN TERTEMİZ PARANIZI HARCAMAM”
“Biz belediye başkanı olmadan önce ‘Yapamazlar, edemezler, yönetemezler, daha ilk aydan maaşları ödeyemezler’ gibi korkutmaya başlayıp daha sonra ‘Sosyal yardımları kesecekler, işçileri çıkaracak’ ve benzer biliyorsunuz karalamaların hepsi vardı. Allah’a çok şükür bir beş yıl geçti. Ne işçileri çıkarttık? Hepsi mutlu, hep birlikte mesai arkadaşımız gibi çalışıyoruz ne de sosyal yardımları kestik. O ‘Maaşları bile ödeyemezler’ diyen belediyeyi şu anda Amerika’daki fişlenen kuruluşa göre kredibilitesi en büyük belediyenin Ankara Büyükşehir Belediyesi olduğunu açıkladı. Yaptığımız çalışmalardan İngiltere’den Dünya Başkentleri Başkent Ödülü’nü aldık. ve bugün Türkiye’de ‘Mansur Yavaş Belediyeciliği’ konuşuluyor. Çünkü bizden öncekilerin sadece ‘Proje yapıyoruz’ deyip çöp projelere yatırdıkları paraları görünce o çöp projeleri görünce aradaki farkı anladılar. İçinde insan olmayan hiçbir projeye bir kuruş para harcamam. Kendi paramı harcamayacağım hiçbir yere sizin tertemiz paranızı harcamam. Öncelikli olarak hemşehrilerimin bu bölgelerde Ankara’nın tüm sınırları içerisinde birçok ihtiyacı var. İşbaşına geldik, 232 köyde kanalizasyonu açıktan akıyor. Yüzlerce köyde su yok. Polatlı suyundan memnun değil. Bunlar yıllardır ihmal edildi. Çünkü ‘Yerin altına yapılan yatırım görülmez’ dediler. Oysa şöyle bir kendinizi yoklayın; iki saat suyunuz kesilse başlıyorsunuz heyecanlanmaya. Peki onlarca yıldır su sıkıntısı çeken, tankerle su taşınan köyleri düşündüğünüz zaman hangisi acil, hangisi farz? Çöp projeler mi? Bunlar mı? Elbette ki insanların acil ihtiyaçları farz. ve gelir gelmez öncelikli olarak belediyedeki tüm çakarlı araçların çakarlarını söktük. Beş yıldır ben bir minibüs, bir şoför, bir korumayla geziyorum.
4 bin kadar ihaleyi canlı yayınladık. Türkiye’de benden başka yok. A’dan Z’ye bütün ihalelerimiz yayınladı. Belediyenin bütün mali tabloları nereye beş kuruş harcıyorsak hepsini internet sitemizden görüyorsunuz. Hesabınızı bu şekilde veriyoruz. Sayıştay gelir zaman zaman tehdit eder. Çekinmeden Sayıştay raporlarını da yayınlıyoruz. ve hesabımızı her vesileyle veriyoruz. Nereye bir icraat yaparsak bu park, bu kavşak şu kadar TL’ye mal olmuştur diye. Eski dönemden iki misli daha fazla Ankara’nın çeşitli yerlerinden, bütün ilçelerde yeşil alanlar kazandırdık. Ama hiçbir yere hani asfaltını yapıyoruz, kıymetini bilirler gibi, asfaltınız hayırlı olsun kavşağınız hayırlı olsun tabelalarını da asmadık hiçbir şekilde.
“HER ŞEYİMİZ O KADAR AÇIK Kİ HER YERDE HESAP VERMEYE HAZIRIZ”
Zaman zaman bazı siyasileri görürsünüz. Herhangi bir yolsuzluk iddiası olduğu zaman ‘Ben hesabımı öbür dünyada veririm. Kimseye hesap vermem’ gibi böbürlenenleri görürsünüz. Her şeyimiz o kadar açık ki her yerde hesap vermeye hazırız. ve diyoruz ki; bu dünyada hesabını veremeyen kimse öbür dünyada mümkün değil veremez. Onun için hem bu dünyada hesabını vereceksiniz hem öbür dünyada. Ondan sonra vatandaşın karşısına böyle korumasız bir şekilde alnı açık bir şekilde çıkacaksınız. Allah’ıma bin şükür, bana güvenlerin başını eğecek hiçbir işin içinde olmadık. Olsaydık duyardınız. Diyoruz ki; süremiz bitince de aynı şekilde. O zaman korumamız da olmayacak. Şoförümüz de olmayacak. İnşallah sizlerin yanına gayet rahat bir şekilde geleceğiz. Neden korumasız geziyoruz? Kimseyi ayırmadık ki. Herhangi bir köye, mahalleye, ilçeye hizmet ederken ‘Burada kaç oy çıkmış’ diye bakmadık.
“ELMADAĞI’IN EN ÜCRA KÖŞESİNDEKİ KÖYDEKİ BAKKAL DAHİ ŞİMDİ PARA KAZANIYOR”
Buradaki sıkıntıları biliyoruz. Başkanım biraz önce yapılanları anlattı. Başkanım direkt arıyor şu ihtiyacımız var diye. İkinci defa söyletmiyoruz. Derhal talimatını veriyoruz. İmkanınız varsa anında destek olmaya çalışıyoruz. Ama maalesef diğer belediye başkanlarımızdan birçoğu uzattığımız eli tutmadılar, kendi ilçeleri kaybetti. Elmadağ hep yanımızda durdu. Elmadağ kazandı ve kazanmaya devam edecek. Elbette eksiklerimiz vardır. Eski dönemden farklı daha neler var? Eskiden biliyorsunuz destek ihtiyacı olan ailelere destek olunurdu. Belediyecilik başkanım da söyledi, yol yapmak, asfalt değil. Bunu herkes yapar. Az yapar, çok yapar ama mutlaka yapar. Belediyecilik şöyle tarif edilir; doğumundan ölümüne kadar insanların her türlü beşeriye ihtiyacını karşılayan kurumdur diye geçer. Dolayısıyla bizler öncelikli olarak bu ihtiyaçları karşılamak zorundayız. Komşusu aç yatarken tok yatamayız. Verdiğim sözlerden bir tanesi şuydu buraya geldiğimde; kimseyi açıkta bırakmayacağız, okuluna gidemeyen, okuyamayan hiçbir çocuk olmayacak diye. Söz verdiğimiz gibi Başkent Kart’ı çıkarttık. Üç yılı geçti. Başkent Kart’a para yüklemek suretiyle o evin ihtiyacını en iyi bilen anne ve baba gidiyor istediği esnaftan ihtiyacını gideriyor. Eskiden nasıl oluyordu? Bir tane esnaftan toptan alınıyordu. Koli koli getirip evlere dağıtılıyordu ve hem dağıtım masrafı çıkıyordu hem de zaman zaman o dağıtılan kolilerden şikayetler oluyordu. Şimdi böyle bir ihtiyaç yok. Bir kişi değil Ankara’daki tüm esnaflar da kazanıyor. Elmadağ’ın en ücra köşesindeki köydeki bakkal dahi şimdi para kazanıyor. Onlar da ayakta kalıyor. 200 bin aileye Ankara’da protein yardımı, et yardımı yapıyoruz Tam 27 aydır kasaplar kazanıyor. Kırtasiye yardımını da aynı şekilde şimdi birer tane çanta yaptırıp sırtlarını vermek suretiyle yapmıyoruz. Kırtasiye yardımı olarak parayı kartlara yüklüyoruz. Kırtasiyecilerden alıyor, üç harflilerden ve AVM’lerden geçmiyor ki kırtasiye esnafını da ayakta kalsın.
“BEN BAŞKENT KART’I ÜÇ YILDIR UYGULUYORUM. RAKİBİM BAŞKENT KART VERECEKMİŞ, DUYMAMIŞ. ÜÇ YILDIR DAĞITTIĞIMIZ ŞEYİ İCRAAT OLARAK SUNUYOR”
Ben şimdi Başkent Kart’ı üç yıldır uyguluyorum değil mi? Fakat rakibim Başkent Kart verecekmiş, duymamış. Üç yıldır dağıttığımız şeyi icraat olarak sunuyor. Biz birer kilo et veriyoruz. ‘Ben but veriyorum’ diye övünüyor. Faaliyet raporuna bastık ki bir şubat ayında iki kişiye kasım ayında 11 kişiye vermiş. Biz Keçiören’de 50 bin aileye destek oluyoruz. Siz yönettiğiniz ilçede 50 bin kadar desteğe ihtiyacı olan aileyi bilmiyorsanız o zaman hiç bu konulardan bahsetmeyeceksiniz. Çünkü onun da çöp projeleri var. İnsan hayatına dokunmaktan daha güzel bir şey olabilir mi? Türkiye’de hala doğal gaz dağıtan hiçbir belediye yok. İnsanlarımızı evde üşütmüyoruz. Bizim gibi protein yardımı yapan hiçbir belediye yok. 918 köye internet götürmüş hiçbir belediye yok. Kırsal kalkınmalarda destek olan belediyeler var ama bizim hızımıza yetişemiyorlar.
Meclis’teki engellemeleri falan hepsini görüyorsunuz. Adalet hep lafta kalıyor. Partisinin, partilerinin adı adalet ama artık görüyoruz ki adaletin A harfi dahi kalmamış.”
]]>Ziyaretlerde bulunmak üzere Zonguldak’a gelen Bakan Tunç, Karadeniz Ereğli Öğretmenevi’nde sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi.
Toplantıda konuşan Tunç, ilçede, 31 Mart’ta vatandaşların tercihiyle “AK Parti Belediyeciliği”nin başlayacağını söyledi.
Gerçek belediyeciliğin; hizmet, icraat, herkese eşit hizmet götüren, adaletli belediyecilik olduğunu ifade eden Tunç, Karadeniz Ereğli’nin gerçek belediyeciliği fazlasıyla hak ettiğini dile getirdi.
Bakan Tunç, CHP yönetiminde belediyecilik ve yerel yönetimler noktasında ilçenin zaman kaybettiğini, bunun son gününün de 31 Mart olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki çalışmalarından bahseden Tunç, AK Parti’nin millet hareketi olarak kurulduğunu kaydetti.
Tunç, 22 yılda vatandaşın, önüne konulan 17 sandıkta tercihini AK Parti’den, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ve Cumhur İttifakı’ndan yana kullandığını dile getirdi.
Kurulduğu günden bu yana AK Parti’nin çeşitli engellemelerle karşılaştığına işaret eden Tunç, “İşte bu vesayetçi, darbeci anlayışla hep karşı karşıya kalırken ülkemizi de ekonomide 4 kat büyüttük. Türkiye’nin her yerini icraatlarla donattık.” dedi.
“Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik”
Tunç, enerji ve savunma sanayinde bağımsız bir Türkiye’yi daha ileriye taşımayı hedeflediklerinin altını çizerek, politikalarının merkezine her zaman insanı koydukları, her konuda vatandaşı güçlendirmenin gayretinde olduklarına anlattı.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk döneminde Kovid-19 salgınıyla karşı karşıya kaldıklarına, daha sonra 6 Şubat’ta yaşanan depremlerle ekonomik anlamda zorlanmaların yaşandığına değinen Tunç, vatandaşın alım gücünü artırmaya yönelik politikaları devreye soktuklarını kaydetti.
Tunç, yeni dönemde önceliklerinin, depremlerde yıkılan şehirleri ayağa kaldırmak olduğunu belirterek, altyapı, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla afetlere dirençli şehirler oluşturmaktan geri durmayacaklarını vurguladı.
“Önce insan” demeye devam edeceklerini belirten Tunç, “Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik, sessiz devrim sayılan reformlara imza attık. Her alanda, özellikle 90’lı yıllar boyunca temel hak ve özgürlükler noktasındaki o kayıp yılları telafi etmenin, Türkiye’yi yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk ve olmaya devam edeceğiz. Temel hak ve özgürlüklerin önünde engel koymak isteyenlerin karşısında yine biz olacağız. Yine hukukun üstünlüğünü ve adaleti savunmaya hep devam edeceğiz. Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmamızı sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Tunç, terörden arındırılmış, kadına şiddetin olmadığı, çocukların her türlü istismardan korunduğu huzurlu bir gelecek için canla başla çalışmaya devam edeceklerini dile getirerek, dünyada hakkaniyeti, adaleti ve mazlumun hakkını savunmayı da sürdüreceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yoğun miting programına değinen Tunç, “Nerede, Türkiye’nin ana muhalefetini gören var mı? Bazen aday tanıtım toplantıları yapılıyor; yanlış adayın adı anons ediliyor, başka bir adayın eli kaldırılıyor falan. Böyle bir karışıklık. Bir altılı masa vardı. Nerede altılı masa? Hani bunlar Türkiye’nin yönetimine taliplerdi? Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdikleri kişiyi kendi partilerine genel başkan olmaya bile layık görmediler. Şimdi aleyhinde konuşup duruyorlar. Hani siz birbirinizin yardımcısı olacaktınız? Bunlar muhalefette birliktelik sağlayamayanlar, öyle bir ihtimal yoktu ama iktidar bunlar olsaydı Türkiye’nin hali nasıl olurdu? Kaosa sürüklenirdi.” değerlendirmesinde bulundu.
Tunç, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Karadeniz Ereğli’de yüzde 50’nin üzerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek verildiğini aktararak, “Bu ne demek? Karadeniz Ereğli Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyor. Recep Tayyip Erdoğan da Ereğli’de gerçek belediyecilik istiyor. İşte bunu da İbrahim Sezer’le gerçekleştireceğiz inşallah.” diye konuştu.
Programın ardından Bakan Tunç ve beraberindekiler, ilçede esnafı ziyaret etti.
Tunç, ziyaret sırasında seçim ofisi önünde karşılaştığı Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı ve CHP’nin Belediye Başkan adayı Halil Posbıyık’la bir süre sohbet etti.
Posbıyık, kendisine “Başkanım devrediyormuşsunuz bu dönem, İbrahim Bey’e (Sezer).” diyen Bakan Tunç’a esprili bir dille, “İbrahim benim yanımda zaten, o benle çalışacak. Başkan yardımcısı yapacağım inşallah. Adayların hepsi kardeşimiz, değerli insanlar. Burada seçim belli bir seviyede gider çünkü bütün adaylar birbirini tanıyor, hepsi de değerli arkadaşlar. Ben de onların ağabeyleriyim. Onlara yol göstereceğiz, beraber yürüyeceğiz.” yanıtını verdi.
Seçim ofisini ziyaret ettiği Posbıyık ve ekibine başarılar dileyen Tunç, ardından esnaf ziyaretini sürdürdü.
]]>Erdoğan, partisinin Trabzon Meydan Parkı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Her sözlerinin altında, kısa sürede hayata geçirdikleri asırlara bedel eser ve hizmetlerin olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin ve şehirlerin nereden nereye geldiğinin unutulmaması için her fırsatta ülkeye kazandırdıkları kalkınma yatırımlarını hatırlattıklarını söyledi.
Trabzon’a kazandırdıkları hizmetlere işaret eden Erdoğan, “Trabzon’a son 21 yılda güncel rakamlarla 191 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 84 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimizin ikinci devlet üniversitesi olan Trabzon Üniversitesi’ni faaliyete geçirdik. Gençlik ve sporda, 9 bin 610 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. 41 bin seyirci kapasiteli stadyumla birlikte 96 spor tesisini hizmete açtık.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal yardımlarda Trabzonlu ihtiyaç sahiplerine toplam 5 milyar lira ödenek aktardıklarını anımsattı.
Sağlıkta, kente 1543 yataklı 19 hastanenin de aralarında olduğu, 58 sağlık tesisi kazandırdıklarını belirten Erdoğan, yapımı süren 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanesi’nin de içinde olduğu 6 sağlık tesisini en kısa sürede tamamlayacaklarını kaydetti.
TOKİ aracılığıyla 8 bin 102 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 2 bin 12 konutun yapımını sürdürdüklerini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
“Kentsel dönüşümde, şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 1467 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde ilimizde 6 adet atık su arıtma tesisi varken bugün 16 tesisle belediye nüfusunun yüzde 91’ine hizmet veriyoruz. Trabzon’daki 6 millet bahçesi projemizden Akçaabat, Vakfıkebir ve Avni Aker’in ilk etabını tamamladık. Uzungöl ve Çarşıbaşı’nın yapımı, Avni Aker’in ikinci etabının projelendirmesi sürüyor.”
“Avrupa’nın en uzun çift tüp karayolu tüneli Zigana’yı hizmete açtık”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırmada, 73 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 267 kilometreye çıkardıklarına işaret ederek, “Trabzon-Gümüşhane arasında inşa ettiğimiz 14,5 kilometre uzunluğuyla Avrupa’nın en uzun çift tüp karayolu tüneli Zigana’yı hizmete açtık. Mevcut yolu 8 kilometre kısaltacak, seyahat süresini ağır tonajlı araçlarda 70 dakika, otomobillerde 10 dakika olmak üzere ortalama 20 dakika kısaltacak Zigana Tüneli’miz tekrar hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.
Maliyet bedeli 28 milyar liraya yakın, bünyesindeki tüneller, köprüler ve kavşaklarıyla Trabzon’un çevresini değiştirecek Kanuni Bulvarı ve sahil bağlantı yollarının yapımında sona yaklaştıklarını bildiren Erdoğan, “İşin yüzde 90’ı bitti, inşallah kalanını da bu yıl içinde tamamlıyoruz.” dedi.
Trabzon’u Rize ve Giresun’a bağlayan Karadeniz sahil yolunun yanı sıra ilçeler arasındaki ulaşımı sağlayan çok sayıda yolu da inşa ettiklerini hatırlatan Erdoğan, şehrin muhtelif yerlerinde çalışmaları devam eden çok sayıda yol projesini etap etap hizmete alacaklarını söyledi.
Akçaabat, meydan bölgesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, otogar, havalimanı ve Yomra’yı birbirine bağlayacak raylı sistem hattını şehre kazandıracaklarını da anlatan Erdoğan, “Yük ve yolcu taşımacılığının birlikte yapılabileceği 235 kilometre uzunluğundaki Erzincan-Trabzon Hızlı Demiryolu Hattı’yla ilgili etüt ve proje çalışmaları sürüyor. Havalimanımızın kapasitesini ve konforunu artıracak 20 milyar liralık yatırımları yakında sizlerin hizmetine sunuyoruz. Trabzon limanını onardık, yat limanını şehrimize kazandırdık.” diye konuştu.
“Trabzon’daki işverenlere toplam 4 milyar lira prim teşviki verdik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’da bir baraj, 3 içme suyu tesisi, 121 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 49 hidroelektrik santral inşa ettiklerine dikkati çekerek, son 21 yılda Trabzon ve ilçelerindeki dere ıslah çalışmalarıyla, 242 yerleşim yeri ve 10 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduklarını aktardı.
Trabzonlu çiftçilere toplam 34 milyar lira tarımsal hibe ve yatırım desteği verdiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Sanayide, şehrimizde bir yeni Organize Sanayi Bölgesi, bir endüstri bölgesi, bir Teknopark ve iki araştırma geliştirme merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Trabzon’daki işverenlere toplam 4 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide, Trabzon ve 11 ilçemize doğalgaz arzı sağladık. Çarşıbaşı ve Tonya’yı da inşallah bu yıl içerisinde doğal gaza kavuşturuyoruz. Görüyorsunuz, ne kadar özetlersek özetleyelim eserlerimiz saymakla bitmiyor.”
Şehre kazandırdıkları eser ve hizmetlere ilişkin videoyu izleten Erdoğan, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı belediyeciliğiyle hem ülkeye hem de şehirlere çok daha fazla eser ve hizmeti kazandıracaklarının altını çizdi.
Erdoğan, “Karadeniz, AK Parti’yi kurduğumuz ilk günden beri hep olduğu gibi, 31 Mart’ta da sandığa yansıttığı bükülmez çelik misali iradesiyle ülkesine ve şehirlerine sahip çıktığını inşallah gösterecektir. Biz de Samsun’dan başladık, Ordu, Giresun ve bugün de Trabzon… Tüm Karadeniz’i ziyaret ederek sizlerden aldığımız güçle Türkiye’nin 81 vilayetini kucaklama hedefiyle yolumuza devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.
“Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici bir vasıf olmaktan çıktı”
Türkiye’ye son 21 yılda yaptıkları yatırımlar sayesinde merkezi yönetimin temel hizmet alanlarıyla şehirlerde de eser ve hizmet standartlarının çok yükseldiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici bir vasıf olmaktan çıktı. Gerçi hala bunu bile beceremeyen muhalefet belediyeleri mevcut ama artık onları yok hükmünde kabul ediyoruz. Bundan sonra milletimizin belediye başkanlarından beklediği, şehrini dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına girecek Türkiye fotoğrafında nereye yerleştireceğidir. İşte biz Türkiye Yüzyılı şehirleriyle sizlere ileri teknoloji altyapısından, insanımızın hayat kalitesini yükseltecek hizmetlere kadar, klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir standart vadediyoruz.”
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından AK Parti Trabzon ilçe belediye başkan adayları sahneye tek tek çağrılarak vatandaşlara tanıtıldı. Erdoğan, belediye başkan adaylarıyla vatandaşları selamladı.
Miting alanına, AK Parti iktidarında son yıllarda Trabzon’a yapılan yatırımların yer aldığı pankartlar asıldı.
Mitinge, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Ömer İleri ve Mustafa Şen ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da katıldı.
(Bitti)
]]>Başkan Ataç, Çamlıca Mahallesi seçim iletişim merkezinin açılışını Eskişehirlilerin yoğun ilgisi eşliğinde gerçekleştirdi. Açılış törenine Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir Büyükşehir Belediye (EBB) Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı, Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Elif Zümrüt Çerçi Kangal, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Açılışta Çamlıcalılara seslenen Başkan Ataç, şunları kaydetti:
“Buradaki ofisimiz inşallah Çamlıca adına hayırlar getirsin. 20 yıldır beraberiz. Bu sokaklarda iyi günlerimiz, zor günlerimiz geçti. İşte kanalizasyon yapılırken, asfaltlar yapılırken, diğer noktalar yapılırken, Çamlıca’da çok büyük emek var arkadaşlar. 20 yılda, 20 bin nüfuslu Çamlıca bugün 65 bin nüfusa yaklaştı. Eskişehir’in en güzeli semtlerinden biri oldu. Sevgili dostlar buradan bir şikayetiniz var mı? Bizlerden bir şikayetiniz var mı? Niye bu adamlar gelir buralarda gezerler? Gerçekten yakında kaybolduğunu duyabilirsiniz. Önümüzde 5 yılında üç belediye başkanı olarak tekrar Eskişehir’in geleceği adına talibiz. Bakın bizim standart bir üçlümüz vardı ama bu sene Yılmaz Hoca ‘Ben artık yokum’ dedi. Yerini sevgili Ayşe Ünlücü’ye bıraktı. Cumhuriyetin 100. yılında Eskişehir’de bugüne kadar olmayan bir kadın aday çıktı. Ayşe Hanım’ı seçiyor muyuz arkadaşlar. Çamlıca ‘Evet’ dediyse bu iş bitmiştir arkadaşlar. Ben bir müjde vereyim. Kapalı pazarın yerinin üstünde yeni bir kat çıktı. O bölüm üzerinde içinde market, düğün salonu, çocuklarımız için özellikle ortaokuldaki çocuklarımız için etüt merkezi, nikah salonu, Belde Evi’ni de oraya alacağız, Belde Evi’nin yerine de kreş yapacağız. Bizim dostluklarımız samimi biliyorsunuz. Biz insanı severiz, insana hizmet ederiz. Belediyecilik ibadet gibidir arkadaşlar. Eğer sizin yüzünüz gülerse bizim de yüzümüz güler. Onun için ne olur aramıza yabancı sokmayın. Yolumuz açık olsun arkadaşlar.”
Bakan Kurt da şöyle konuştu:
“Eskişehir’de belediyeler sosyal demokratların işi. Eskişehir’de bugüne kadar yapmış olduğumuz belediyecilik hizmetleri sizin yüzünüzü kara çıkarmadı. Sizi asla ‘Keşke bunlara oy vermeseydim’ dedirtmedi. Bundan sonra da dedirtmeyelim. Merkezde üç belediye ve dış ilçelerdeki tüm belediyeleri istiyoruz. Çünkü belediye meclisinde çoğunluğu sağlamamız için dış ilçelerdeki belediyelere ve başkanlara ihtiyacımız var. Bu konuda bize destek olunuz, yardımcı olunuz. Sosyal demokrat ve halkçı belediyeciliğin ekonomisi sıkışmış, darboğaza girmiş esnafımıza, halkımıza, yoksulumuza, emeklimize yararlı olacak işleri yapan belediyelerin devam etmesi gerekir. Bugün 210 gram ekmek 8 lira. ve insanlarımız ekonomik sıkıntı nedeniyle ekmek almakta sıkıntı çekiyor. Onun için Büyükşehir Belediyemiz halk ekmek fabrikasını kurdu. 300 bin ekmek üretecek ve 5 lira 50 kuruştan satacak. Yani 2 tane ekmek aldığınız zaman 3’üncü ekmeği de alacaksınız. Sosyal belediyecilik budur. Sosyal belediyecilik devletin yapmadıklarının tamamlanmasıdır. Merkezi hükümet maaş veremiyor. Sosyal belediyeler halk merkezleri açıyor. Sosyal belediyeler aşevleri açıyor. Sosyal belediyeler kreşler açıyor. İşte Ahmet Ağabey söyledi. Bir tane de Çamlıca’ya kreş açılacak. 22 yılda Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hükümeti Eskişehir’de dört tane kreş açmış. Biz on yılda 20 tane açtık. Bunun arasındaki farkı Eskişehirliler görüyor. Eskişehirli bunu biliyor ve o nedenle bizi destekliyor. Siz de Çamlıca’dan yüksek bir destek oranıyla bize destek olun. Diyorlar ki işte Çamlıca 20 yılda çok büyük gelişme kaydetti. Çamlıca’nın bu gelişmesinde Tayyip Erdoğan’ın nesi var? Merkezi hükümetin nesi var? Tamamen belediyelerin işidir. Bu belediyelerin devam etmesini gerektirir. O konuda da size güveniyoruz. Sizin gayretinize güveniyoruz. Desteğinize güveniyoruz. ve sizi seviyoruz. Hepinize saygılar sunuyoruz.”
EBB Adayı Ayşe Ünlüce, şunları söyledi:
“Kazım Başkanımız sosyal belediyecilikten bahsetti ve Büyükşehir Belediyemizin Halk Ekmek Fabrikası’na değindi. Biliyorsunuz Halk Ekmek Fabrikamız yenilendi ve şu anda büfelerimizin önünde kuyruklar giderek artıyor. Keşke bu yoksulluk olmasaydı biz bu kadar büyük kapasiteli bir fırın yapmak zorunda kalmasaydık. Ama ne yazık ki bu hükümetin bize yaptığı en büyük kötülüklerden birisi zenginlerle fakirler arasındaki uçurumun giderek artması. Bir tarafta zenginlik yükselirken diğer tarafta derin bir yoksulluk yükseliyor. Maalesef bu zenginlik ve yoksulluk arasındaki uçurumdan en çok emekliler ve asgari ücretle geçinenler nasibini alıyor. Bugün emekli ücreti dediğiniz ücret yoksulluk sınırının altında. Hatta arkadaşlar açlık sınırının altında. Bu ne demek? Emeklilerimiz açlık sınırının altında yaşıyor demek. Bunu kabul edecek miyiz? Buna hayır diyeceğiz. Nerede diyeceğiz hayırı? 31 Mart’ta sandıkta diyeceğiz. Hep beraber diyeceğiz. ve ne yapacağız? Sadece belediye başkanlarımızı seçmekle kalmayacağız. Hükümete de ‘Dur yanlış politika yapıyorsun. Bizi bu kadar yoksullaştıramazsın. Bizi görmezden gelemezsin’ diyeceğiz değil mi? Hep beraber bunu söyleyeceğiz.
Size iki tane de müjde vermek istiyorum. Biraz önce sosyal belediyecilik ve halk ekmek demişken önümüzdeki dönemdeki projelerimizden birisi de halk et ve halk bakliyatı sizlere çok uygun fiyatlarla sunulacak. Halk et de, halk bakliyatla aynı zamanda üretimi de destekleyeceğiz. Nasıl destekleyeceğiz? Bir kere hayvancılığı üretimin artmasını sağlayarak sözleşmeli şekilde devam edeceğiz. Bakliyatta da üretilen ama giderek kaybolan üç ilçemizde bakliyat üretimini destekleyeceğiz. ve burada üreticilerimize alım garantisi vereceğiz. Diyeceğiz ki siz bunu hayvanları yetiştirin, siz bu bakliyatları yetiştirin, biz size alım garantisi veriyoruz diyeceğiz. ve çiftçimizden aldığımız bu ürünleri sizlere en uygun şekilde fiyatlandırarak en sığ, en temiz şekilde sizlere ulaştırmış olacağız. Eğer bu güzel projeler, sosyal yöneticilik devam etsin diyorsak, Tepebaşı’nda Ahmet Ataç’a, Odunpazarı’nda Kazım Kurt’a, Han’da Erdal Şanlı’ya, Mahmudiye’de İshak Gündoğan’a, Alpu’da Gürbüz Güller’e evet diyeceğiz. Büyükşehir’de söylememe gerek yok herhalde. Ahmet Başkanımız ne dedi? Cumhuriyet’in 100’üncü yılında bir kadın başkan çok yakışıyor dedi. Bence de çok yakışıyor. Teveccühlerinizi bekliyorum. Hepinize sevgiler, saygılarımı sunuyorum. ve sizlerle birlikte yürüdüğümüz bu uğurlu yolda, bu güzel yolda önce Çamlıca için sonra da Eskişehir için kazanacağız diyorum.”
CHP İl Başkanı Talat Yalaz ise şunları dile getirdi:
“Saygıdeğer Çamlıcalılar, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı son takiplerimize göre sanırım hangi partinin mensubu olduğunu karıştırıyor. Bazen parti değiştirmekten kaynaklı olsa gerek iktidar mensubu bir milletvekili ve aday mı yoksa muhalefet mensubu bir milletvekili veya aday mı? Bunu karıştırdığını görüyoruz. İktidarın yapması gereken hizmetleri Büyükşehir Belediye Başkanlarımız ve diğer ilçe belediye başkanlarımız yapmalıymış gibi bir algı yaratıyor. Değerli Eskişehirliler doğalgazı getirmek belediye başkanlarımızın görevi değildir. Bunu iktidar gerçekleştirmelidir. Gittiği her yerde doğalgaz ve trafik sorunundan bahsediyor. Dilimizde tüy bitti. Çevre yolunun yapılarak trafiği rahatlatması gerektiğini en çok söyleyenler bizleriz. Yine demiryolu bağlantıları vesaire gibi merkezi iktidarın, hükümetin yapması gerekenleri yapmamasının sorumluluğunda üzerinde taşımadığını görüyoruz. Biz bunları kabul edemeyiz. Belediye başkanlarımız yapması gereken bütün hizmetleri layıkıyla yapıyorlar. Bir de diline pelesenk etmiş kenar mahallelere ve kenar mahallelilere hizmet götürecekmiş. Kendisi kenar mahallelere bugüne kadar hiç gittiğini gördünüz mü siz? Hayır. Herhangi bir pazar esnafından hayatı boyunca alışveriş yapmamış. Herhangi bir mahalle bakkalından hiçbir şey almamış. Hayatında bir kere olsun dolmuşa binmemiş. Çocuğuna, bebeğine süt alamayan annenin mağduriyetini, dramını onun o yoksulluktan kaynaklı üzüntüsünü bilemez. Biz o yoksulluk giderilsin, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye mücadele ederken o özel yatıyla, özel uçağıyla ülke ve şehirleri geziyordu. Ama itiraf edelim, bu aralar kenar mahallelere gidiyor. Ama siz değerli hemşehrilerimizle görüşmeye gitmiyor. Oralarda çukur arıyor. Köşe bucak çukur arıyor. Hasbelkader bir tane bulmuş. Boncuk bulmuş gibi sevinmiş, başına geçmiş, fotoğraf çektirmiş, onu da sosyal medyada paylaşmış. Sayın Nebi Hatipoğlu, çukur görmek istiyorsan Sivrihisar’a git. Beylikova’ya git. Ama hemen git. Çabucak git. Çünkü 1 Nisan’da orayı da almış olacağız. 1 Nisan’dan sonra orada da çukur bulamayacaksın. Değerli Eskişehirliler, biz düne güveniyoruz. Çünkü siz değerli Eskişehirlilere güveniyoruz. Eskişehirli ne yapacağını bilir. ve yarınlara inanıyoruz. Çünkü başkanlarımıza güveniyoruz. Ayşe Ünlüce’ye güveniyoruz. Ahmet Ataç’a güveniyoruz. Kazım Kurt’a güveniyoruz. İlçe belediye başkan adaylarımıza güveniyoruz. ve hep birlikte kazanacağız.”
]]>Ersoy, MHP’nin Saray Mahallesi’ndeki “Seçmen İletişim Merkezi Açılış Töreni”ne katıldı. Ersoy, buradaki konuşmasında, Cumhur İttifakı’nın, milletin çoğunluğunun onayını alarak, güven ve istikrarın buluşma adresi olduğunu belirterek, 2023 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinde bunun bir kez daha ortaya konduğunu söyledi.
Şimdi yeni bir seçimin arifesinde olduklarını dile getiren Ersoy, “31 Mart Mahalli İdareler Seçimi’ne yaklaşıyoruz. Cumhur İttifakı, yine millete hizmet için yan yana, yine kaya gibi sapasağlam. İnşallah, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere ülke çapında, en yüksek seviyede gerçekleşecek bir seçim başarısıyla milletimizin hizmetinde olacağız. Allah’ın izniyle Antalya Büyükşehir ve 19 ilçede de milletimizin teveccühüyle, desteğiyle sandıkları patlatacağız. Milletimizden yetki aldıktan sonra da eser ve hizmet belediyeciliğini, vatandaşlarımızın hayatına dokunan projeleri birer birer uygulayacağız.” diye konuştu.
Ersoy, bu süreçte hep beraber, güzel neticeler almak için canla başla çalışacaklarını anlatarak, vatandaşlarla gönül bağlarını daha da güçlendireceklerini belirtti.
Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, merkezi idare ile yerel yönetim uyumunun potansiyelini Antalya’nın her yöresine, her beldesine taşıyacaklarını aktaran Ersoy, şunları söyledi:
“Siyaseti, sadece halka hizmet olarak gören bir anlayışın mensupları olarak, ayrımcılıkla, ideolojik takıntılarla işi olmayan bir ekip olarak, Antalya’mıza çağ atlatmaya hazırız. Birilerinin yaptığı gibi, partisine gönül bağını bir mecburiyet gibi gören anlayışa sahip değiliz. Oyu cepte görmek, en hafif tabiriyle siyasi nezaketsizliktir. Biz ‘Oyu cepte’ değil, ‘Sevgisi gönlümüzde’ diyoruz. Aynı şekilde, ‘Şurası kalemiz, burası kalemiz’ yaklaşımı da problemli bir yaklaşımdır. Her ilimiz, her ilçemiz, her beldemiz kıymetlidir, gözbebeğimizdir. Hangi siyasi yaklaşıma sahip olursa olsun her bir vatandaşımız da, kendisine hizmetle mükellef olduğumuz bir kıymetimizdir. Milletimizin takdiri, her zaman baş göz üzeredir.”
Ersoy, hedeflerinin Cumhur İttifakı’nda olan belediyeleri tekrar kazanmak ve üzerine yenilerini katmak olduğunu sözlerine ekledi.
Çavuşoğlu: “Biz şahıslarla uğraşmıyoruz”
Eski Dışişleri Bakanı AK Parti Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise Cumhur İttifakı’nın Alanya Belediye Başkan Adayı Adem Murat Yücel’in 10 yıldır ilçeye yerel yönetim anlamında büyük hizmetler verdiğini belirtti. Antalya Büyükşehir Belediyesinin son 5 yıldır Alanya ve Antalya’nın herhangi bir yerinde hizmetini görmediklerini ifade eden Çavuşoğlu, “Biz şahıslarla uğraşmıyoruz, ona kötü demiyoruz ama hizmetin gelmediği de bir gerçek. Alanya hizmetin büyük bir bölümünü kendi bütçesiyle yapmak durumunda kaldı. O nedenle hem Alanya’yı kazanmamız gerekiyor hem de Antalya Büyükşehir Belediyesini kazanmamız gerekiyor. Alanya ve Antalya belediyeleri ile beraber hükümetin de uyumlu içinde çalışması memleketimiz için son derece yararlıdır.” ifadelerini kullandı.
Alanya Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı adayı Adem Murat Yücel ise ilçenin güzel insanlarına hizmette bulunmanın kutsal bir vazife olduğunun altını çizerek, “Her dilden, dinden, milletten, ülkemizin her şehrinden insanların huzurla, güvenle yaşadığı bu şehri hep büyüttük, hep ileriye götürdük, yücelttik. 10 yıllık görev süremizde pandemi oldu, yangın, deprem, savaşlar oldu, şehrimize büyük bir göç yaşandı. Bir taraftan kentimize sığınan, Alanya’da huzur ve güven arayan insanlarımıza destek olmaya çalıştık, bir taraftan da kentimizin huzurunun, güvenliğinin, istikrarının ve dinamiklerinin bozulmasına izin vermedik. Ekonomik ve toplumsal tüm zorluklara göğüs gererek, bu süreci hep birlikte başarıyla yönettik.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Seçmen İletişim Merkezi kurdele kesimi yapılarak açıldı.
Açılışa AK Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, MHP Antalya İl Başkanı Onur Temel, partililer ve vatandaşlar katıldı.
]]>Ankara’nın Yenimahalle Belediyesince ilçede Pir Sultan Abdal Kültür ve Cemevi açıldı. Açılışa, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Etimesgut Belediyesi Başkan adayı Erdal Beşikçioğlu katıldı.
ABB Başkanı Yavaş, yaptığı konuşmasında, yönetimi boyunca herkese eşit bir şekilde hizmet ettiklerini söyledi. “Savaş düşmana benzediğinizde kaybedilir” diyen Yavaş, şunları kaydetti:
“Zaman zaman bu tür eleştirilere muhatap oluyoruz. Onlar bize şunu yaptı. Siz neden yapmıyorsunuz gibi sözleri maalesef söyleyenler var. Onlar diyorum ‘bu ayrımcılığı yaptılar iyi mi oldu? Hayır diyorlar’ O zaman aynı şeyi bizim yapmamızı neden istiyorsunuz? İşte bizim farkımız bu. Ankara’da yaşayan Altı milyon insanın hiçbirisini ayırmadan, hepsini kucaklamak hizmet etmeye söz vermiştik. Yine aynı şekilde hizmet etmeye söz veriyoruz.”
Özel ise açılışta yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
“Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adı altında Alevilerin inançlarını bir ibadet değil de bir kültürel faaliyet olarak gören. Onların bir zamanlar dediği gibi ‘Cemevi Cümbüşevi’ mantığıyla kültürün, sanatın bir parçası ilan edenlere karşı günün birinde bu ülke Sünnilere hangi imkanları tanıyorsa Alevilere de o imkanları tanıyana, onların bu haklarını görene kadar sizinle birlikte mücadele edeceğiz.”
Özel’den İYİ Parti lideri Akşener’e ve DEM’e gönderme
Özel, 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerinde Cumhur İttifakına karşı kuvvetli bir ittifak kurmak istediklerini fakat olumlu sonuçlanmadığını belirterek, “Karşısında ittifak olsun diye resmi iş birlikleri olsun diye samimi gayret gösterdik. Maalesef, eleştirmeyeceğim, saygı duyacağım gerekçelerle birlikte olma taleplerimiz reddedildi ve maalesef pek çok yerde karşımıza pek çok geçmiş dönemlerle birlikte oldu siyasi partiler rakipler çıkardılar” diye konuştu.
Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu seçim ya Recep Tayyip Erdoğan’ın adayları ya da mevcut belediye başkanlarımız ya da iddialı adaylarımız tarafından kazanılabilir. Bu durum bize kaybettirirse Türkiye’ye kaybettirir. Çünkü Cumhur İttifakı’nın hedefi bellidir. Bunun karşısında bir çare var mı? Evet var. Bunun karşısında ikinci bir ittifak. Çok güçlü bir ittifak. Aslında kendine inandığında, güvendiğinde Cumhur İttifakı’nın canından bile geçemeyeceği bir ittifak var. O ittifakın adı Türkiye ittifakıdır. Türkiye ittifakı. Türkiye ittifakında Alevin olsun, Sünni olsun, eşitliği savunan Herkes var. Türkiye ittifakında Kürt olsun, Türk olsun, kardeşliğe inanan herkes var. Türkiye ittifakında sağcı olsun, solcu olsun, belediyeler namuslu yönetilsin, israf olmasın, dayanışma olsun garibi fukaraya sahip çıkanlar olsun. Rantçıların yerine halkçılar olsun diyen herkes var.”
Öte yandan programın tamamlanmasının ardından gazeteciler, CHP lideri Özel’e soru sormak için hazırlandı. Mikrofonlarını uzatan gazeteciler, Özel’in korumalarının sert tepkisiyle karşı karşıya kaldı. Özel’in korumasının bir gazeteciyi omuz atması ve itmesi tepkiyle karşılandı. Özel, olayı görmesinin ardından gazeteciden iki defa “Kusura bakma, kusura bakma” diyerek özür diledi. – ANKARA
]]>Düzenlenen açılış törenine İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, İYİ Parti Melikgazi Belediye Başkan Adayı Sedat Kılınç, parti yönetimi ve parti üyeleri katıldı. Yaptıkları araştırmalarda Sedat Kılınç’ın çok önde çıktığını gördüklerini söyleyen İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, “Bugün burada bir Seçim Koordinasyon Merkezi açıyoruz Sedat kardeşim adına. Bu Seçim Koordinasyon Merkezi’nin Sedat beye, şehrimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Maalesef öyle bir duruma geldik ki hiç kimsenin sesi çıkmıyor. Seçimden seçime insanlar başını kaldırmaya çalışıyor, onları da bir şekilde bir yerden tehdit ederek oturtturuyorlar. 30 senenin sonunda Kayseri’de geldiğimiz nokta ortada. 30 senedir bu insanlar neyi yapamadı ki şimdi yetki verildiğinde onu yapacaklar. Biz Kayseri’yi de Türkiye’yi de ayağa kaldıracak kadrolarla yürümeye çalışıyoruz. Bunu da bu seçimde açık bir şekilde göstereceğiz. Sedat kardeşime gelince, bu milletin Kayseri’deki her insanın ortak vicdanı haline gelmiş bir kişidir. Söylediği haksızlığa karşı bir cümle yüzünden başına gelmedik şeyler kalmadı. Bunu hepiniz biliyorsunuz ama Sedat kardeşimi sindiremediler. O mutlu, mesut, kendine yeten, çocuklarına da güzel bir gelecek sunabilecek durumda iken “Ben de varım” dedi. Bu millet için, Kayseri için ne koyabilirim, ne katkı sunabilirim dedi. Çocuklarımızın geleceği için bizlerin arasına katılarak 1 yıldır yol yürüyor. Biz kendinden memnunuz. Yaptığımız araştırmalarda da Sedat beyin çok önde çıktığını görüyoruz ve insanların ortak vicdanı haline gelmiş. Bu memlekete 12 bin konut üretmiş, iş yeri üretmiş ve bir tanesi bile kötü bir cümle kurmadı. Bunun için işinde başarılı olan böyle vicdanlı bir insanı ben eminim ki Melikgazi halkı seçecektir ve bu başarıyı belediyede de göstermesine vesile olacaktır. Ben tekrar herkese saygılar sunuyorum” dedi.
“Bizi halkımızın gönlünden koparamazlar”
İYİ Parti Melikgazi Belediye Başkan Adayı Sedat Kılınç da kimsenin kendilerini halkın gönlünden koparamayacağını söyleyerek, “Hazreti Ali’nin dediği gibi, “Devletin dini adalettir”. Adalet yoksa o devlet dinsizdir. Bizim yola çıkma sebeplerimizden biri ülkedeki hukuksuzluk sistemi. Hukuk bozulduğu zaman alta doğru bütün meseleler de bütün kurumlar da buna bağlı bozuluyor. Ben şöyle özetleyeceğim; bugün ülkenin ekonomisindeki bozulmanın sebebi de adaletsizlik, bugün eğitim sistemindeki bozulmanın sebebi de adaletsizlik, sağlıktaki bozulmanın sebebi de adaletsizlik. Bugün aslında ülkemizin bütün konularının temelinde adalet var. Bugün şunu istiyorum aslında; haksızlığa hukuksuzluğa hep beraber tepki göstermemiz lazım. Sedat Kılınç kendi helal parasıyla afişler astı, 26 tane köprüye branda astım. Aynı gece indirdiler. Sadece şu yazıyordu; “Artık yeter”. Buna tahammülleri yok. Daha sonra yine aynı gece maalesef kamunun araçlarıyla, personelleriyle indirdiler hala da indirmeye devam ediyorlar. Afişlerimizi indirebilirler ama bizi halkımızın gönlünden koparamazlar, koparamayacaklar. Kayseri için çalışacağım ve onların iktidarını burada düşüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“Projelerle refah düzeyini arttıracağız”
Yapılacak olan projeleri ile halkın refah düzeyini arttıracaklarını söyleyen Kılınç, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Projelerimle çıktım ortaya ve aslında belediyecilik anlayışında bugüne kadar olmayan ki bana diyorlar ki “Siz üretimden bahsediyorsunuz, üreten belediyecilikten bahsediyorsunuz. Belediyenin görevi mi bu?” tabi ki belediyenin de görevi. Belediyenin görevlerinden biri halkın refahını arttırmak. Çarşıya pazara gidiyorum ve her yerde duyduğum şey geçinemiyoruz, yaşayamıyoruz. 10 bin TL alan emekli vatandaşımız nasıl yaşasın? Biz bu milleti bu hale nasıl getirdik, siyasi iktidara sormamız lazım. Bu ülkenin o kadar kaynağı var, bunları ne yaptınız? Bu yüzden çok çalışmam gerektiğini düşündüm ve projelerimle ortaya çıktım. Üreten belediyecilik dedik. Endüstriyel kenevir diye bir ürün var. Türkiye’de 19 ile bu ürünün üretim izni verildi. Bunlardan biri de Kayseri. Kayseri’de şeker pancarı üretiliyor şeker fabrikası var. Fabrika olmasa hiçbir çiftçi pancar üretmez. Endüstriyel kenevir ondan 4 kat daha fazla çiftçiye para kazandıracak bir ürün ama fabrika olmadığı için çiftçi üretmiyor. Melikgazi Belediyesi’nin yıllık geliri 50 milyon dolar bile değil. Biz bu fabrikayı kuracağız ve endüstriyel kenevirden kağıt üreteceğiz. 2,5 milyar dolar ithalatımız var. Cari açığı azaltacağız. Kuracağımız fabrikada yıllık 200 milyon dolar para kazanacağız. Kim kazanacak? Belediye, çiftçi ve sanayici. Bu gelir Kayseri’ye, Melikgazi’ye, çiftçimize, sanayicimize ve vatandaşımıza gidecek. Sadece bu proje ile Melikgazi’nin gelirini 4 kat arttıracağız. Diğer sorunumuz da işsizlik. 6 bin kişiye sadece bu projemizle istihdam sağlayacağız ve vereceğimiz maaş yoksulluk sınırının altında olmayacak. Şu an yoksulluk sınırı 49 bin TL ve biz 49 bin TL’nin üzerinde maaş vereceğiz. Bu projenin haricinde farklı projelerimiz var. Biz bunları yapacağız. Halkın refahını arttıracağız, gelirini arttıracağız, üreteceğiz. Artık frene basmamız lazım. Hep beraber “dur” diyeceğiz.”
Konuşmaların ardından dua edilerek açılış kurdelesi kesilmesinden sonra Sedat Kılınç Seçim Koordinasyon Merkezi açıldı. – KAYSERİ
]]>ZONGULDAK – Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kalkınma hamleleri ile güçlenen Türkiye’nin enerjide bağımsız olmayı sürdüreceğini belirterek AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlar arasında büyük farklar olduğunu söyledi.
Bir dizi ziyaretler için Zonguldak’ın Alaplı ilçesine gelen Bakan Tunç, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri ile bir araya geldi.
31 Mart seçimlerine az bir zamanın kaldığını ifade eden Tunç, “43 gün sonra milletimiz sandık başına gidecek ve belediye başkanlarını, meclis üyelerini, il genel meclis üyelerini ve muhtarları seçecek. İnşallah bu seçimler hem ülkemiz için hem Zonguldak’ımız ve tüm ilçeleri ve Alaplı’mız için hayırlı uğurlu olur inşallah. Bütün temennimiz bu. Alaplı halkının da en doğru kararı vereceğine biz yürekten inanıyoruz. Gerçek belediyecilik diyoruz. Tabii gerçek belediyecilik Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliğidir. Yani 1994’te İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminde yaşanılamaz hale getirilen, havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, çöp dağlarının patladığı, işçilere maaş ödenmediği için çöplerin toplanamadığı için dezenfekte edildiği sahada zararlı olmasın diye çukur, çamurdan ibaret bir İstanbul’u CHP yönetiminden devralıp, 4,5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde yani şiir okuduğu için hapse atıldığı ve belediye başkanlığı elinden alındığı süreye kadar geçen dört buçuk yıl içerisinde İstanbul’u yaşanılır hale getir Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyeciliği gerçek belediyeciliktir” dedi.
“AK Parti olarak bugüne kadar belediyeler arasında, partiler arasında bir ayrım yapmıyoruz” diyen Tunç, “Ancak şunu iyi bilmek lazım her belediyenin nüfusa göre bir payı vardır. Herkese aynı şekilde nüfusuna oranla bütçeden bir pay veririz. Onu harcar ama bunun yanı sıra öyle belediye başkanları vardır ki bakanlarla, iktidarla uyumlu çalıştığında proje ürettiğinde aynı masa etrafında bulunup teşkilatıyla beraber kafa kafaya verdiğinde o şehir daha farklı projelere adım atar ve şehrin hem ima altyapısıyla, üstyapısıyla güzelleşmesi, insanların müreffeh bir şehirde hayat sürmesi hem de geleceğe yönelik, özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın istihdam alanlarını arttırma noktasında ve hükümet yatırımlarının da burada önünün açılması noktasında yerel merkezi hükümet arasındaki uyum çok önemli. İnşallah 31 Mart’taki yapılan seçimlerde 1 Nisan’dan itibaren Alaplı’mızda, Ereğli’mizde, Zonguldak’ımızın diğer ilçe merkezde olduğu gibi nasıl Zonguldak il merkezinde şu geçtiğimiz beş yıldaki değişimi hep beraber gördük. Tünelleri, meydan düzenlemeleri, Uzun Mehmet Cami’sinden tutun da sahil düzenlemesi, ırmak, dere ıslahları, bir anda bir atılım sağlanmış oldu. İşte bu uyumun meyveleri. Bunu inşallah Zonguldak’ımızın Alaplısı’nda, Ereğli’sinde ve diğer ilçelerde de bu uyum inşallah sağlanmış olacak” ifadelerine yer verdi.
AK Parti’nin 21 yıldır iktidarda bulunduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hep siyasetin merkezine insanı koyduklarını ifade eden Tunç, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. Bunu sadece bir slogan olarak ya da parti programına yazarak seçim beyannamesini yazmakla kalmadı. Bunu uygulamaya dönüştürdük, hayata dönüştürdük. Önce insan dedik, güçlü insan olacak dedik. Güçlü aile için, insanın güçlü olması lazım. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik ve eğitimden sağlığa sosyal politikalardan adalete her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk” diye konuştu.
Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizi enerjide bağımsız, doğalgazıyla işte bölgemiz enerji üssü olmaya devam ediyor. Maden kömürüyle başlayan serüvenimiz şimdi doğal gazla devam ediyor. Bartın’ımız, Karabük, Yenicemiz, Zonguldak’ımız ve her köyümüzde maden emeklisi var. Hem bir taraftan Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nu daha da geliştirerek, kapatmadan, bu bölge için önemli. Hem o faaliyeti devam ettirelim, hem de Filyos bir doğal gaz üssü, enerji üssü olarak ülkemizin enerjisine katkı vermeye devam etsin. Yani enerjinin başkenti olarak Zonguldak’ımız yine o başkentliğini sürdürmeye devam ediyor. Tabii diğer alanlarda da istihdam noktasındaki çalışmaları da inşallah devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.
Türkiye’de AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlar arasında büyük farklar olduğunu aktaran Tunç, “Yani bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük. Darbeci milletimizin desteğiyle tarihe gömdük. Temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik ve ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk. İnşallah yeni anayasa hedefimizle bu yüksek standartlı demokrasiyi milletimizin desteğiyle inşallah parlamentoda bu uzlaşmada sağlanırsa kavuşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Dünyada da adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını, hukuku, insan haklarını savunmaya ve Türkiye ekseni bir dış politikayı oluşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden koruyarak, kadınlarımızı her türlü şiddetten koruyarak gençlerimizi her türlü kötülükten korumak için tedbirler almaya ve Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.
Konuşmanın ardından Bakan Tunç, esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi.
]]>CHP’nin Beyoğlu Belediye Başkan Adayı İnan Güney, 31 Mart Yerel Seçim öncesi, projelerini anlattı. Kentsel dönüşüme vurgu yapan Güney, “Önümüzdeki 5 yılı kentsel dönüşüm seferberlik dönemi ilan ediyoruz. Siyaset üstü bakacağız. Herkesin ortak konusu, ortak gündemi kentsel dönüşüm. Yerinde, adil ve hakça bir dönüşümün güvencesi biz olacağız” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Beyoğlu İlçesi Belediye Başkan Adayı İnan Güney, Beyoğlu’nda bulunan Ses Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen etkinlikle projelerini kamuoyuyla paylaştı.
“YERİNDE, ADİL VE HAKÇA BİR DÖNÜŞÜMÜN GÜVENCESİ BİZ OLACAĞIZ”
Kentsel dönüşüme vurgu yapan Güney, “Okmeydanı bölgesinin 29 adasında projeler hazırladık. Alanında uzman mimar ve şehir plancılarının hazırladığı ve 1 Nisan’dan sonra başlatacağımız bu örnek ada projesinde 694 daire bulunuyor. Burası dönüşüm bütçesini kendi lokasyon değeri ile yaratan ve üzerine belediyeye 250 tane rezerve daire kazandıran bir ada. Yani bu adada vatandaşın dairesine daire veriyoruz, vatandaş herhangi bir ödeme yapmıyor, proje kendi maliyetini finanse ediyor. Üstüne üstlük diğer yapı adalarındaki dönüşümde kullanmak üzere Beyoğlu Belediyesi’ne 250 rezerv daire kalıyor. Rant odaklı olmayıp, halkın menfaati öncelenirse, bu planlar müteahhit gruplarıyla değil sokaklarda yapılırsa Beyoğlu Okmeydanı bölgesi kendi içerisinde dönüşüm bütçesini taşımaktadır. Önümüzdeki 5 yılı kentsel dönüşüm seferberlik yılı ilan ediyoruz. Konuya siyaset üstü bakacağız. Dönüşümü Beyoğlu Belediyesi’nin iştirak şirketi Dönüşüm AŞ., İBB’nin en güvenilir kurumlarından biri olan KİPTAŞ ve kamu, özel işbirliği ile yapacağız. Bakanlığımızın kapısını açacağız ve bu meseleye siyaset üstü bakmalarını talep edeceğiz.Yerinde, adil ve hakça bir dönüşümün güvencesi biz olacağız.” dedi.
“HALKÇI BELEDİYECİLİĞİN EN GÜZEL UYGULAMASINI BEYOĞLU’NDA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”
İmar rantına izin vermeyeceklerini vurgulayan Güney, “Hiçbir zaman İnan Güney şuradaki yeşil alanı imara açtı diye duymayacaksınız 5 yıl boyunca. Hiçbir zaman bir tane kamusal alanı kapattı, rant verdi diye duymayacaksınız. Halkçı belediyeciliğin en güzel uygulamasını Beyoğlu’nda el ele verip gerçekleştireceğiz” dedi.
Güney’in projelerinden önce çıkanları şöyle:
GENÇ İSTİHDAMIPROJESİ İLE BEYOĞLU’NUN İKİ YAKASINI BİR ARAYA GETİRECEĞİZ
*’Beyoğlu İşimiz’ projesiyle Beyoğlu’nun iki yakasını bir araya getireceğiz. Beyoğlu’nun ekonomik gerçeklerine uygun meslek edindirme kursları açacağız.
*Beyoğlu HünerliEller Projesi ile ustaların yeteneklerini, birikimlerini gençlere aktarabilecekleri programlar tasarlayacağız. Ustalara çırak, çıraklara da usta bulacağız, el sanatlarını, zanaatları yaşatacağız.
*Açacağımız Kadın istihdam Merkezi ile kadınların iş hayatında daha güçlü ve üretken olmalarını sağlayacağız. İngilizce kursları, mesleki eğitim atölyeleri, dijital okur-yazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri gibi fırsatlarla kadınların istihdama katılmasını sağlayacağız. Kadınların iş kurmaları ve geliştirmelerine destek olacağız.
*’İlk İşim Beyoğlu’ projesi ile 18-29 yaş arasındaki ihtiyaç sahibi ve girişimci gençlerimizin ilk işlerini kurmalarına destek amacıyla ücretsiz danışmanlık hizmeti ve 50 bin TL maddi destek sağlayacağız.
*Esnaf destekleme programı ile Beyoğlu’nda esnafımıza harç ve vergilerde ödeme kolaylığı sağlayacağız. Belediye esnafın kapısını çaldığında açığını arayan değil, esnafa nasıl yardımcı olabiliriz anlayışında olacağız. Beyoğlu’ndaki en büyük sorunlardan birisi ‘geçici ruhsat’. Bu bir zulme dönüştü ve adeta sürekli ruhsatın muadili olmuş durumda. Biz geldiğimizde ruhsat zulmünü sonlandıracağız.
ALAN EL VEREN ELİ GÖRMEYECEK, OKULLARDA BESLENME PAKETİ DAĞITACAĞIZ
*Örnektepe, Sururi, Hacıahmet ve Küçükpiyale mahallelerinde kuracağımız Aile Yaşam Merkezlerinde sosyolog, psikolog, sosyal hizmet ve hukuki destek uzmanları ile danışmanlık ve sosyal destek hizmetleri vereceğiz.
*İhtiyacı olan her mahallede 3-6 yaş grubu çocuklar için tam süreli hizmet edebilecek kreşler açacağız.
*Okul beslenme paketi ve süt projesi ile öncelikli olarak ihtiyaç sahibi mahallelerdeki okullarda ilköğretim çocuklarına beslenme paketi ve süt desteği sağlayacağız. Alan el veren eli görmeyecek şekilde, çocukları rencide etmeden, yemekleri akşamdan eve teslim ederek sessiz bir şekilde dağıtım yapacağız.
EMEKLİ EVLERİ AÇILACAK
*Beyoğlu’da en az 3 mahallede emekli evi açacağız.Emekli evlerinde emeklilerimizin vakit geçirebileceği, sosyalleşebileceği aktiviteler ve etkinlikler sunacağız. Yılın belirli dönemlerinde inanç ve kültür gezileri düzenleyeceğiz.
*Cihangir’de açılacak Beyoğlu Yaş Alma, Demans ve Alzheimer Merkezi’nde ileri yaşlı Beyoğlu sakinleri için sosyalleşme imkanı sunmanın yanı sıra gün içerisinde evde tek kalan ve bakıma muhtaç alzheimer ve demans hastaları için geriatri bakım hizmeti vereceğiz.
*Emeklilere pazar desteği.Yılda 3 kez 5 bin TL olmak üzere pazar desteğini İBB’den alabilecekler.
*Beyoğlu Gençlik Merkezleri. Bir teknoloji merkezi olarak faaliyet gösterecek inovatif merkezin içinde ortak çalışma alanları ve kütüphaneler yer alacak. Genç girişimler için yapay zeka, kodlama gibi alanlarda sertifika eğitim programları sunacağız.
*Beyoğlu Tıp Merkezi ile tüm Beyoğlululara koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri vereceğiz.
*Can Dostum 7/24 Projesi. Sokak hayvanlarını Beyoğlu’nun barınaklarına gönül rahatlığı ile bırakabileceksiniz. Diğer ilçelerin hizmet alanlarına gitmenize gerek kalmayacak. Can dostlarımız için aşı, yaygın kısırlaştırma ve 7/24 veterinerlik hizmetleri vereceğiz. Acil durumlarda, veteriner ambulanslarımızı zor durumda olan sahipsiz hayvanlarımıza ulaştıracağız.Veteriner hizmetlerimizi Mobilvetambulanslar aracılığıyla sokağınıza kadar ulaştıracağız.
*İnanç merkezlerine bakım, onarım ve yapım desteği vereceğiz. Yakınları vefat eden komşularımız için taziye evi, dini görevli, ulaşım ve gıda desteği sağlayacağız.
BEYOĞLU’NU DENİZLE BULUŞTURACAĞIZ
*Beyoğlu Karaköy Meydanı düzenlemesi ile kamusal kullanım alanı etkin ve kullanışlı hale getiriliyor.
*Beyoğlu denize kıyısı olan bir ilçe. Mesela Kasımpaşa’da 1,5 km’lik sahil kesimi var ama ancak 100 metreden denize ulaşılabiliyor. Haliç kıyı alanlarında yapacağımız kıyı alan düzenleme projeleri ile Beyoğlu’nu deniz ile buluşturacağız.
*İBB’nin öncülüğünde Hasköy kıyı alanı düzenlemesi yapılacak ve itfaiye merkezi açılacak.
*Taksim Okmeydanı güzergahında yeni metro hattı açılacak.
*Etibank da bir prestij caddesi olacak, esnafın ve yaşayanların yüzü gülecek.
*Beyoğlu’nun en önemli eksikliklerinden bir tanesi katlı otoparklar ve kapalı pazar yerleri. Dolapdere, Piri Paşa, Sütlüce ve Kulaksız bölgeleri başta olmak üzere Beyoğlu’nda otopark sorununu kapalı pazaryeri, kapalı otopark ve zemin üstü yeşil alan olarak düzenleyeceğiz.
*Kent Tamir Beyoğlu Projesi. Beyoğlu’nun SİT alanında kalan tarihi yapılarımızın rolöve ve restorasyon süreçlerini belediyemizin oluşturacağıkent tamir programı, İBB Kültür Mirası Koruma Müdürlüğü ve komşularımızın işbirliğiyle gerçekleştireceğiz.
*Beyoğlu Han ve Pasajlarını Yaşatma Projesi. İBB işbirliğiyle İstanbul’un ticaret ve sosyal hayatına uygun olarak Beyoğlu’nun han ve pasajlarını yeniden İstanbul’un kullanımına açacağız.
*Beyoğlu Metrohan.Tünelde bulunan 122 yaşındaki Metrohan, İBB Miras tarafından restore edilerek İstanbul’un en önemli kültür sanat merkezlerinden biri olacak.
*Haliç Tershanesi İkinci Etap İstanbul Sanat Müzesi. Osmanlı denizciliğinin üstü Haliç’te, Fatih Sultan Mehmet’in mirası Tersane-i Amire’ye sahip çıkıyoruz.Bir bölümü İstanbul Sanat Müzesi haline gelen Haliç Tershanesi’nde İBB Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü ile birlikte Performans Sanatları Merkezi ve Deniz Kültürü Müzesi açacağız.
*Beyoğlu’nda tüm yıla yayılan kültür, sanat ve müzik festivalleri ile park ve meydanlarımızda çocuklar ve gençlerle buluşacağız.
]]>Yılmaz, Adana ziyareti kapsamında, Yüreğir Belediyesi Doğankent Kültür Evi önünde vatandaşlara hitap etti.
Gerçek belediyeciliğin halka hizmet etmek olduğunu vurgulayan Yılmaz, bazılarının kişisel kariyerleri ve ideolojik amaçları için belediyeyi bir araç olarak kullandığını söyledi.
Yılmaz, Adana’yı AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyeciliğiyle geleceğe taşıyacaklarını belirterek, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve Yüreğir Belediye Başkan adayı Halil Nacar’ın, ideolojik birtakım amaçlarla, sloganik laflarla değil, vatandaşların gerçek ihtiyaçlarına göre belediye kaynaklarını kullanacağını anlattı.
Adana ve ilçelerine merkezi idare olarak ellerinden gelen tüm desteği vermeye çalıştıklarını dile getiren Yılmaz, “Hastaneleriyle, yollarıyla, değişik hizmetleriyle, eğitimiyle birtakım ihtiyaç duyan vatandaşlarımıza yaptığımız desteklerle her bakımdan elimizden geldiğince destek olduk. Ama takdir edersiniz ki sadece merkezi idareyle bir bölgenin kalkınması, gelişmesi mümkün değil. Merkezi idarenin yanı sıra yerel yönetim de çok önemli.” ifadelerini kullandı.
“Kentsel dönüşümü hızlandırdığımız, afet risklerini azalttığımız bir dönem olacak”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Adana’ya selam, sevgi, hürmetlerini ileten ve ilerleyen günlerde ili ziyaret edeceğini hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Biliyorsunuz bütün bölgelerimizde depremin yaralarını sarıyoruz. Adana’da da çeşitli inşaat çalışmalarımız var. Hak sahipliği çalışmalarımızı bitirdik. Onları en kısa sürede sonuçlandırıp yaraları saracağız. Ancak bu yetmez. Esas yapmamız gereken Adana’da, gelecek afetleri önlemek. Bunun da yolu belli. Dirençli bir Adana şehri oluşturmamız lazım ve kentsel dönüşümü vatandaşımızla birlikte, vatandaşımızla istişare içinde hızlandırmamız lazım. Çok daha sağlam, sağlıklı şehirler kurmamız lazım. Bunun için kentsel dönüşüm kanunumuzu yeniledik. Meclisimiz, sağ olsun Gazi Meclisimiz onay verdi. Artık yeni bir kentsel dönüşüm kanunumuz var. Diğer taraftan Cumhurbaşkanı’mız da Kentsel Dönüşüm Başkanlığını kurdu. Yeni bir kurum kurduk geçtiğimiz aylarda. İçinde farklı genel müdürlükler var. İnşallah önümüzdeki dönem kentsel dönüşümü hızlandırdığımız, afet risklerini azalttığımız bir dönem olacak.”
“Adana’yı çok daha fazla hizmetle buluşturalım”
Adana’nın kentsel dönüşüm ve ulaşımda hak ettiği yerde olmadığını, sanayi ve tarım başta olmak üzere her alanda potansiyellerinin bulunduğunu ifade eden Yılmaz, bugüne kadar merkezi idare olarak Adana’ya 126 milyar lira yatırım yaptıklarını hatırlattı.
Yılmaz, “Yeter mi yetmez. Helali hoş olsun Adana’ya. Hastaneler inşa etmişiz. Üniversiteler kurmuşuz. Yollar yapmışız. Kırsal alana hizmetler götürmüşüz. Okullar açmışız. Ama şimdi istiyoruz ki büyükşehirle birlikte el ele verelim, gönül gönüle verelim. Adana’yı çok daha fazla hizmetle, çok daha kaliteli, çok daha geniş hizmetlerle buluşturalım.” diye konuştu.
Aile ve Gençlik Fonu’nu kurduklarını anımsatan Yılmaz, ilk önce deprem bölgesinden başlayarak yeni evlenen gençlere faizsiz ve 2 yılı geri ödemesiz 150 bin lira kredi verdiklerini, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilk başvuruları almaya başladığını, ilerleyen dönemde bunu daha da yaygınlaştıracaklarını söyledi.
]]>Ziyaretlerde bulunmak üzere Zonguldak’a gelen Bakan Tunç, Alaplı ilçesinde bir kafede sivil toplum kuruluşu temsilcileri, basın mensupları ve partililerle buluştu.
Tunç, yerel seçimlere az bir zaman kaldığını dile getirerek, seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 1994 yılında, yaşanılamaz hale getirilen, havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, çöp dağlarının patladığı, işçilere maaş ödenmediği için çöplerin toplanamadığı bir İstanbul’u CHP yönetiminden devralındığını anlatan Tunç, 4,5 yıl gibi kısa bir sürede İstanbul’u yaşanılır hale getiren “Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliği”nin, gerçek belediyecilik olduğunu söyledi.
AK Parti hükümeti olarak bugüne kadar belediyeler ve partiler arasında bir ayrım yapmadıklarını, her belediyenin nüfusa göre payı bulunduğunu, bu kapsamda bütçeden pay verildiğini aktaran Tunç, şöyle devam etti:
“Öyle belediye başkanları vardır ki bakanlarla, iktidarla uyumlu çalıştığında, proje ürettiğinde, aynı masa etrafında bulunup teşkilatıyla beraber kafa kafaya verdiğinde o şehir daha farklı projelere adım atar. Hem şehrin imarı, altyapısıyla, üstyapısıyla güzelleşmesi, insanların müreffeh bir şehirde hayat sürmesi hem de geleceğine yönelik, özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın istihdam alanlarını artırma noktasında, hükümet yatırımlarının da burada önünün açılması noktasında yerel yönetimle merkezi hükümet arasındaki uyum çok önemli.
Yani şu eleştiriyi yapabiliyorlar; diyorlar ya ‘İşte hükümetten olmayan, iktidardan olmayan bir belediyeye siz destek vermiyor musunuz?’ Hepsine eşit veriyoruz. Ama önemli olan o belediye başkanının isteyebilmesi, o belediye başkanının ‘Ben şu projeyi de yaptım.’ diyerek ilgili bakana giderek sürekli onu takip etmesi ve ilinin milletvekilleri ile beraber kafa kafaya verip teşkilatıyla beraber, birlik ve beraberlik içerisinde olduğunda şehirlerimizin faydasına olacaktır. Alaplı’mızda, Ereğli’mizde, Zonguldak’ımızın diğer ilçelerinde, Zonguldak il merkezinde olduğu gibi geçtiğimiz 5 yıldaki değişimi hep beraber gördük. Bir anda bir atılım sağlanmış oldu. İşte bu uyumun meyveleri.”
“Her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk”
Tunç, bölgede yapılan projelerden bahsederek, 21 yıldan bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde hep siyasetin merkezine insanı koyduklarının altını çizdi.
Çalışmalarda “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını uyguladıklarını vurgulayan Tunç, “Önce insan dedik, güçlü insan olacak dedik. Güçlü aile için insanın güçlü olması lazım. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan adalete her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk.” diye konuştu.
İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkenin enerjide bağımsız hale gelmesi için adımlar attıklarına dikkati çeken Tunç, bölgenin yapılan çalışmalarla enerji üssü olmaya devam ettiğini anlattı.
Bakan Tunç, bölgenin maden kömürüyle başlayan serüveninin doğal gazla devam ettiğini söyledi.
“Türkiye’nin her köşesi yatırım hamleleriyle, hizmet siyasetiyle donatıldı”
Hayata geçirdikleri projeleri anlatan Tunç, “Türkiye’nin her bir köşesi yatırım hamleleriyle, hizmet siyasetiyle donatıldı. Bu da inşallah kesintisiz devam edecek. Türkiye’de özellikle AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlarını karşılaştırdığımızda arada çok büyük fark var. Bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük, darbeci anlayışı milletimizin desteğiyle tarihe gömdük, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. Ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk.” ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç, yeni anayasa sürecine ilişkin de şunları kaydetti:
“İnşallah yeni anayasa hedefimizle bu yüksek standartlı demokrasiyi, milletimizin desteğiyle inşallah parlamentoda bu uzlaşma da sağlanırsa kavuşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Dünyada da adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını, hukuku, insan haklarını savunmayı sürdüreceğiz ve Türkiye eksenli bir dış politikayı oluşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden koruyarak, kadınlarımızı her türlü şiddetten koruyarak, gençlerimizi her türlü kötülükten korumak için tedbirler almaya ve Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
Daha sonra esnaf ziyareti gerçekleştiren Bakan Tunç, vatandaşlarla sohbet etti.
]]>Bir dizi ziyaretler için Zonguldak’ın Alaplı ilçesine gelen Bakan Tunç, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri ile bir araya geldi.
31 Mart seçimlerine az bir zamanın kaldığını ifade eden Tunç, “43 gün sonra milletimiz sandık başına gidecek ve belediye başkanlarını, meclis üyelerini, il genel meclis üyelerini ve muhtarları seçecek. İnşallah bu seçimler hem ülkemiz için hem Zonguldak’ımız ve tüm ilçeleri ve Alaplı’mız için hayırlı uğurlu olur inşallah. Bütün temennimiz bu. Alaplı halkının da en doğru kararı vereceğine biz yürekten inanıyoruz. Gerçek belediyecilik diyoruz. Tabii gerçek belediyecilik Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliğidir. Yani 1994’te İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminde yaşanılamaz hale getirilen, havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, çöp dağlarının patladığı, işçilere maaş ödenmediği için çöplerin toplanamadığı için dezenfekte edildiği sahada zararlı olmasın diye çukur, çamurdan ibaret bir İstanbul’u CHP yönetiminden devralıp, 4,5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde yani şiir okuduğu için hapse atıldığı ve belediye başkanlığı elinden alındığı süreye kadar geçen dört buçuk yıl içerisinde İstanbul’u yaşanılır hale getir Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyeciliği gerçek belediyeciliktir” dedi.
“AK Parti olarak bugüne kadar belediyeler arasında, partiler arasında bir ayrım yapmıyoruz” diyen Tunç, “Ancak şunu iyi bilmek lazım her belediyenin nüfusa göre bir payı vardır. Herkese aynı şekilde nüfusuna oranla bütçeden bir pay veririz. Onu harcar ama bunun yanı sıra öyle belediye başkanları vardır ki bakanlarla, iktidarla uyumlu çalıştığında proje ürettiğinde aynı masa etrafında bulunup teşkilatıyla beraber kafa kafaya verdiğinde o şehir daha farklı projelere adım atar ve şehrin hem ima altyapısıyla, üstyapısıyla güzelleşmesi, insanların müreffeh bir şehirde hayat sürmesi hem de geleceğe yönelik, özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın istihdam alanlarını arttırma noktasında ve hükümet yatırımlarının da burada önünün açılması noktasında yerel merkezi hükümet arasındaki uyum çok önemli. İnşallah 31 Mart’taki yapılan seçimlerde 1 Nisan’dan itibaren Alaplı’mızda, Ereğli’mizde, Zonguldak’ımızın diğer ilçe merkezde olduğu gibi nasıl Zonguldak il merkezinde şu geçtiğimiz beş yıldaki değişimi hep beraber gördük. Tünelleri, meydan düzenlemeleri, Uzun Mehmet Cami’sinden tutun da sahil düzenlemesi, ırmak, dere ıslahları, bir anda bir atılım sağlanmış oldu. İşte bu uyumun meyveleri. Bunu inşallah Zonguldak’ımızın Alaplısı’nda, Ereğli’sinde ve diğer ilçelerde de bu uyum inşallah sağlanmış olacak” ifadelerine yer verdi.
AK Parti’nin 21 yıldır iktidarda bulunduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hep siyasetin merkezine insanı koyduklarını ifade eden Tunç, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. Bunu sadece bir slogan olarak ya da parti programına yazarak seçim beyannamesini yazmakla kalmadı. Bunu uygulamaya dönüştürdük, hayata dönüştürdük. Önce insan dedik, güçlü insan olacak dedik. Güçlü aile için, insanın güçlü olması lazım. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik ve eğitimden sağlığa sosyal politikalardan adalete her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk” diye konuştu.
Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizi enerjide bağımsız, doğalgazıyla işte bölgemiz enerji üssü olmaya devam ediyor. Maden kömürüyle başlayan serüvenimiz şimdi doğal gazla devam ediyor. Bartın’ımız, Karabük, Yenicemiz, Zonguldak’ımız ve her köyümüzde maden emeklisi var. Hem bir taraftan Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nu daha da geliştirerek, kapatmadan, bu bölge için önemli. Hem o faaliyeti devam ettirelim, hem de Filyos bir doğal gaz üssü, enerji üssü olarak ülkemizin enerjisine katkı vermeye devam etsin. Yani enerjinin başkenti olarak Zonguldak’ımız yine o başkentliğini sürdürmeye devam ediyor. Tabii diğer alanlarda da istihdam noktasındaki çalışmaları da inşallah devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.
Türkiye’de AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlar arasında büyük farklar olduğunu aktaran Tunç, “Yani bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük. Darbeci milletimizin desteğiyle tarihe gömdük. Temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik ve ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk. İnşallah yeni anayasa hedefimizle bu yüksek standartlı demokrasiyi milletimizin desteğiyle inşallah parlamentoda bu uzlaşmada sağlanırsa kavuşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Dünyada da adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını, hukuku, insan haklarını savunmaya ve Türkiye ekseni bir dış politikayı oluşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden koruyarak, kadınlarımızı her türlü şiddetten koruyarak gençlerimizi her türlü kötülükten korumak için tedbirler almaya ve Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.
Konuşmanın ardından Bakan Tunç, esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi. – ZONGULDAK
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Doğankent Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi.
Burada konuşan Yılmaz, 31 Mart yerel seçimlerinde Adana’nın gerçek belediyecilikle tanışacağını söyledi. Yılmaz, “Bugün Adana’da çok güzel bir gün yaşıyoruz. İnşallah 31 Mart seçimlerinden sonra 1 Nisan’da sadece iklim açısından değil siyasi açıdan da çok güzel bir mevsim başlayacak Adana’da. Adana çok kıymetli bir ilimiz. Buralara merkezi idare olarak elimizden gelen tüm desteği vermeye çalıştık. Bir takım ihtiyaç duyan vatandaşlarımıza elimizden geldiğince destek olduk. Sadece merkezi idareyle bir bölgenin kalkınması mümkün değil. Yerel yönetim de çok önemli. Fatih Mehmet Kocaispir’e yürekten teşekkür ediyorum. Yüreğir’de çok başarılı işlere imza attı. Gerçek belediyeciliğin örneğini koydu. Gerçek belediyecilik Laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koymaktır. Bunu değerli kardeşimiz yaptı. Fatih Mehmet Kocaispir hazırlıklarını yaptı, ekibiyle birlikte yönetime hazır. Ona onay vermekte size düşer. Adana’da yeni bir milat, yeni bir dönem başlatacağız. Fatih bey mirası inşallah sizlerin desteğiyle Dr. Halil Nacar’a bırakacak. Halil bey idarecilikten gelen bir arkadaşımız. Ben Yüreğir’e her geldiğimde Bingöllü hemşerilerim bize hep sağlık birinci mesele diyorlar. Yüreğir’e sağlıktan gelen bir başkan geliyor. Hastanemizde zaten bitiyor. Halil kardeşimiz güzel bir hazırlık yaptı. Başarılı bir yönetici. Deprem zamanında bunu gösterdi. Sadece Adana’nın değil, bütün deprem illerinin lojistiğini Adana’dan kendisi yönetti. İnşallah o konularda gösterdiği beceriyi belediye başkanı olarak gösterecek. Pandemi döneminde yaptıkları hiçbir zaman unutulmayacak. Türkiye yüzyılında gerçek belediyecilikle, ak belediyecilikte Adanamızı geleceğe taşıyacağız” ifadelerini kullandı.
“Sonuna kadar başkanlarımızın arkasındayız”
AK Parti belediyelerinin halka hizmet için çalıştıklarını aktaran Cevdet Yılmaz, “Gerçek belediyecilikten biz şunu anlıyoruz. Bazıları kişisel kariyerleri için veya ideolojik amaçlarlar belediyeyi araç olarak kullanıyorlar. Biz belediyeyi halka hizmet amacıyla kullanacağız. Kanunlarda yapması gereken neyse bizim başkanlarımız onu yapacak. Bizim başkanlarımız başka yerlere basamak yapmak için değil, sizlere hizmet etmek için belediye kaynaklarını kullanacaklar. Bizde sonuna kadar arkalarında, yanlarında olacağız. Elimizden gelen tüm imkanlarımızla Adana’ya destek olacağız. Yüreğirliler de kendi bölgelerinden çıkan büyükşehir belediye başkanının artısını görecekler” diye konuştu.
“Esas amacımız gelecek afetleri önlemek”
31 Mart seçimlerinin demokrasi anlamında bir olgunluk içerisinde tamamlanacağını beklediklerini vurgulayan Yılmaz, kentsel dönüşüm çalışmalarının da hızlanacağını belirterek şunları söyledi:
“Hiç kimse süper kahraman. Bu işler ekip işi. Herkes hep birlikte çalışınca bereket ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönem bu seçimi demokrasi anlamında bir olgunluk içerisinde tamamlanacağına yürekten inanıyoruz. Cumhurbaşkanımızın Adana’ya sevgilerini, selamlarını iletmek istiyorum. İnşallah cumhurbaşkanımız Adana’ya gelecek. Adana’da çeşitli çalışmalarımız var. Depremin yaralarını saracağız. Ancak bu yetmez. Esas yapmamız gereken gelecek afetleri önlemek. Bunun da yolu belli. Dirençli Adana şehri oluşturmamız lazım. Kentsel dönüşümü hızlandırmamız, çok daha sağlam, sağlıklı şehirler kurmamız lazım. Gazi meclisimiz onay verdi ve artık yeni bir kentsel dönüşüm kanunumuz var. Cumhurbaşkanımız kentsel dönüşüm ile ilgili yeni bir kurum kurdu. İnşallah önümüzdeki dönem kentsel dönüşümü hızlandırıp afet risklerini azalttığımız dönem olacak. Adana her alanda hak ettiği yerde değil. Çok daha fazla potansiyeli olan bu kentimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar merkezi idare olarak 126 milyar lira yatırım ve harcama yapmışız. Ancak bu yetmez. İnşallah yerel yönetim ve merkezi yönetim el ele verip Adana’yı çok daha kaliteli hizmetlerle buluşturalım” dedi.
“Evlenen gençlere destek olacağız”
Aile ve Gençlik Fonu’ndan bahseden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yeni evlenen gençlere destekler veriyoruz. İlk başvuruları almaya başladık. Yeni evlenen gençlerimize 150 bin lira faizsiz kredi veriyoruz. 4 yılda geri ödeyecekler. İlk başvuruları deprem bölgesinden almaya başladık. Bunu daha da geliştirip yeni evlenen gençlere de destek olmuş olacağız” ifadelerini kullandı. – ADANA
]]>Başkan Ataç’ın Muttalip Mahallesi’ndeki seçim iletişim merkezi, Eskişehirlilerin yoğun ilgisiyle açıldı. Açılış törenine Başkan Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Büyükşehir Belediye (EBB) Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Elif Zümrüt Çerçi Kangal ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Açılış programında vatandaşlara hitap eden Ataç, şunları söyledi:
“Sevgili dostlar, bu serin havada bu meydanı doldurdunuz. Size minnettarım. Bizim yalnız bırakmadınız, her zaman yanımızda oldunuz. Ben ne zaman gelsem kahveye, eve, cenazeye, düğüne hep sıcak ilginizi verdiniz bana. Ama bir şey noksan, oyu azıcık verdiniz. Oyunuzu fazlalaştıralım. Olur mu? En azından iktidar partisine verdiğiniz kadar vermenizi rica ediyorum. Muttalip’imizi farklı yere götüreceğiz. Sevgili dostlar, burada çok güzel günlerimiz geçti. Beraber ağladık, beraber sevindik, beraber yol yürüdük. Ramazan’da olsun, Çanakkale’de olsun, her yerde beraber olduk. Bu bizim samimiyetimiz, size olan düşkünlüğümüz. Bizde yalan yok, dolan yok, hile yok, hurda yok, namussuzluk yok. Bir tek şey var, insan sevgisi var. O sevgi de sizlere ait arkadaşlar. Sevgiyi verdiniz.
Bugün üç belediye başkanı olarak karşınıza çıktık. Bildiğiniz gibi şu anda Büyükşehir Belediye Başkanımız Yılmaz Hocamız emekli oldu artık. Onun yerine Ayşe bacımızı gösterdi. Ayşe bacımız huzurunuzda. Kendisi yaklaşık 8 yıldır Büyükşehir Belediye Başkanımız Yılmaz Büyükerşen ile beraber yol aldı. Kendisi çok iyi bir hukukçudur. Aynı zamanda Yılmaz Hocamdan belediyeciliği de iyi öğrendi. Bugün karşınıza deneyimli bir bürokrat olarak değil, deneyimli bir siyasetçi olarak çıktı. Bu hakkı verelim arkadaşlar. Eğer bana oy verecekseniz Ayşe bacımıza da, Kazım başkanımıza da oy verin. Bu üçlüyü bozmayın. Çünkü şu anda Eskişehir’de ciddi istikrar var. Ciddi sevgi var, ciddi olarak birliktelik var. Bu konforu bozmayalım. Bilmediğiniz kişilere oyunuzu paylaşmayın arkadaşlar. Biz size istediğiniz zaman her türlü hizmeti verdik, her türlü arkadaşlığı verdik, dostluğumuzu verdik. Samimiyiz. Hakikaten samimiyiz. Sizin de samimiyetinize çok inanıyorum. Çok teşekkür ediyorum sizlere.
“MUTTALİP’E KREŞ YAPACAĞIZ”
Buradaki belediye hizmet binamızın yanına bir temel attık. Buraya bir düğün salonu ve bir kreş yapacağız. Buradaki annelerimiz gönül rahatlığıyla çocuklarını bırakacaklar. Düğün salonunda da iyi günde kötü günde bu çatı altına gireceğiz. Bunlar için bir zaman veremiyorum ama en kısa sürede hizmete açacağız o günde beraber olacağız.”
Başkan Kurt, şunları dile getirdi:
“Hemşehrilerim, hepinize iyi akşamlar diliyorum. Bugün 31 Mart seçiminin Mutalip’teki sonuçları açıklandı. Belli oluyor. Çok heyecanlısınız, çok duygulusunuz ama Ahmet abinin dediği gibi oyları biraz artırın. Çiftçiliğin en iyisini yapıyorsunuz. Emeğin en büyüğünü harcıyorsunuz ama karşılığını alamıyorsunuz. Niye? Çünkü AKP’ye çok oy veriyorsunuz. AKP’ye verilen oyların tümü çiftçinin buğdayından, pancarından gıdım gıdım emeğinin sömürülmesi anlamına geliyor. Siz burada 24 saat emeğinizle, sermayenizle çalıştığınız halde asgari ücreti kazanmakta zorlanıyorsunuz. Bu çelişkili bir düzen, bu yanlış bir düzen, bu düzeni değiştirmemiz lazım. Bunun için 31 Mart’ta gelin şu AKP’ye bir ihtar çekin. Bir sarı kart gösterin. Deyin ki yanlış yapıyorsun. Düzelt. Düzeltmezsen bir dahaki seçimde vazgeçeriz deyin. Yoksa Muttalip’te biz yine belediyeciliğin en güzelini yaparız. Siz istemeseniz de kanalizasyonu yaparız. Siz istemeseniz de ekmeğin en ucuzunu getiririz. Ama ben özellikle ciddi anlamda ekonomik sıkıntı çeken insanlarımızın AKP’ye hesap sorması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Ne olur bir kere deneseniz bir kere vermeyiverseniz hiçbir şey kaybetmeyiz. Bunun sonucunda da biz size daha büyük hizmetler yaparız. 31 Mart’ta biz Türkiye’de büyük çoğunluğu alırsak ondan sonra erken seçim isteme hakkımız olur. Erken seçimden sonra da sizin emeğinizin karşılığını verecek bir düzeni, sosyal demokrat bir düzeni hep birlikte kurabiliriz. 20 yıldır belediyenizi yöneten Ahmet Ataç’ın karşısına kimi çıkarabilirsin? Kim kazanabilir? Ama siz de bir omuz atın. Siz de bir destek atın. Biz bu işi hepten bitirelim.”
EBB Adayı Ünlüce de şunları kaydetti:
“Muttalipli, Tepebaşılı, Eskişehirli hemşehrilerim. Bu soğuk Eskişehir gecesinde en sıcak, en samimi duygularımla sizleri selamlıyorum, saygılarımı gönderiyorum. Mutalipli insanlar üretkendir. Muttalipli insanlarda alın teri vardır, emek vardır. Eskişehir’in en çalışkan insanlarıdır. Tarım ve hayvancılıkla bugüne kadar Eskişehir ekonomisini ayakta tuttunuz. Ama ne oldu sonucu? Bugün gelinen ekonomik politikalarda ürünlerinizi satamaz, hayvancılığı devam ettiremez, tarımı neredeyse bitme noktasına gelindi. Peki, bunun hesabını soracak mıyız arkadaşlar bu seçimde? Değerli hemşehrilerim, bakın biraz önce Ahmet Başkanımız ne dedi? Bizde yalan yok, bizde rüya yok dedi değil mi? Peki siz yalan söyleyenlere mi oy vereceksiniz, doğruyu söyleyenlere mi oy vereceksiniz? Bakın bugün Eskişehir’de çevre yolunu yapamayanlar, Seyitgazi yolunu yapamayanlar, Alpu yolunu yapamayıp ölüm yolu ismini taktıranlar bat-çık yapacağım diyorlar size. Travmayı yer altına alacağım diyorlar. İnanıyor musunuz bunlara? İşte arkadaşlar, işte sevgili çok değerli hemşehrilerim, bu ekip Kazım Başkanımız, Ahmet Başkanımız ve Yılmaz Hocamız bugüne kadar sizlere hep doğruları söylediler. Hiç vaat vermediler, yaptılar, yaptıklarıyla size kanıtladılar. Ben de bu ekibin bir parçası olarak bugün karşınızdayım. Özellikle Cumhuriyet’in 100. yılında bir kadın belediye başkan adayıyım. Eskişehir’e kadın eli değsin, Eskişehir’e adaletli, şefkatli bir kadın eli değsin diyorum. Buna çok ihtiyacımız var. Çok ayrıştırdılar bizi çok kutuplaştırdılar. İftiralar attırdılar, yalanlar söylediler. En hassas konularımızla bizimle dalga geçtiler. Buna izin vermeyelim, biz birbirimize sahip çıkalım. Eskişehir bugüne kadar hep vefalı oldu. Ben bundan sonra da vefa göstereceğine, şehrine hizmet edenlere, doğruları söyleyenlere oy vereceğine ve bizleri önümüzdeki 5 yıl için tekrar yetkilendireceğinize inanıyorum. Çünkü ben Eskişehir halkına inanıyorum. Tepebaşı’na inanıyorum. ve biz bu yarışı 31 Mart’a kadar sürdüreceğimiz bu güzel yolu, sizin yoldaşlığınızla, sizin dayanışmanızla, sizin omuz vermenizle beraber ve kazanarak göğüsleyeceğiz diyorum.”
CHP İl Başkanı Yalaz ise şöyle konuştu:
“Bu soğuk havaya rağmen bu kalabalığı görünce hep birlikte Muttalip’in bu seçime hazır olduğunu gözlemliyoruz. AKP diyor ki Muttalip bizim kalemizdir. Ne yaptınız da Muttalip sizin kaleniz oluyor. Büyükşehir yasasını çıkartarak Muttalip’i bir mahalle haline getirip hem Muttalip’in öz benliğine zarar verdiniz hem de güzel Muttalip beldesini dağıttınız. Neyse ki Ahmet Başkanımız var ve Muttalip en güzel hizmete almaya devam ediyor. Mahallelere hizmet götüreceğiz. AK belediyecilik ve gerçek belediyecilikle tanıştıracağız diyor. Ama bizler biliyoruz ki AK belediyecilik diye kast ettikleri karar AK belediyeciliği. ve gerçek belediyecilik yaptıklarına yönelik iddiasına yönelik ise gidip kendi yönettikleri belediyelere bakınız. Belediyecilik bizim işimizdir. Belediyecilik bizim belediye başkanlarımızın işidir. ve Muttalip bunu en iyi şekilde görmektedir. Bu nedenle AK Belediyecilik dedikleri karar AK Belediyeciliğine hiçbir şekilde izin vermeyecek bu şehrin, Muttalip’in kapılarını ranta açtırmayacağız. ve hep birlikte mücadele ederek kazanacağız.”
Konuşmaların ardından vatandaşlarla birlikte seçim iletişim merkezinin açılışı yapıldı.
]]>İSTANBUL – Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Proje ve Aday Tanıtım Toplantısı’nda Üsküdar’da 10 yılda yaptıklarından ve planladıkları projelerden bahsetti. Başkan Türkmen konuşmasında, “31 Mart akşamı Üsküdar, İstanbul ve Türkiye el ele, gönül gönüle aziz milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Mevcut İBB yönetimi Üsküdar’a bir çivi dahi çakmadı. Milletimizin sosyal medyada o süslü cümlelere karnı tok ” dedi.
Üsküdar Belediyesi tarafından Çavuşdere Spor Sarayı’nda Proje ve Aday Tanıtım Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in yanı sıra, Ulaştırma ve Altyapı Bakan yardımcısı Osman Boyraz, Gençlik ve Spor Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Enes Eminoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu İstanbul AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Erdem Demir, MHP Üsküdar ilçe Başkanı Naim Özcetekin, YouTuber Abdurrahman Uzun da katıldı. Halk oyunları ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantı Kur’an -ı Kerim tilaveti ve Başkan Hilmi Türkmen’in bugüne kadar Üsküdar’da yaptıkları projeler ve yeni projelerinin tanıtım videosuyla devam etti. “Hazırız Kararlıyız” başlığı ile tanıtılan eserler ulaşım, kültür, eğitim, yeşil alan, sağlık gibi birçok konuda projelerden oluşuyor.
“Milletimizin huzuruna alnımız AK, yüzümüz pak olarak çıkıyoruz”
Proje tanıtım toplantısında konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Üsküdar aslında yeni bir belediye, 1984 yılında belediye olmuş. 40 yılı geride kalmış bir belediyecilik tarzı, tavrı ve alışkanlığı var. Bu 40 yıl içerisinde AK belediyeler olarak şükürler olsun ki, milletimizin huzuruna alnımız ak, yüzümüz pak olarak çıkıyoruz. Geçtiğimiz 10 yıl, geçtiğimiz 20 yıl Üsküdar’a eğitimden, kültüre, spordan sağlığa, alt yapıdan üst yapıya devrim niteliğinde alt yapı çalışmalarla aziz milletimizin karşısındayız. Hükümetimiz, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, 31 Mart’tan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Murat Kurum ile birlikte Üsküdar, Büyükşehir ve Bakanlık el ele vererek bu dönemde yaptığımız işlerin çok daha iyisini hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız” dedi.
“Bir numaralı gündemimiz kentsel dönüşüm”
Konuşmasına devam eden Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Bizde proje bitmez, bizde çalışma bitmez, hizmet aşkı asla bitmez, Çünkü, biz aziz milletimize yürekten ve kalpten sevdalıyız. Sözümüz sadece lafta kalmıyor, eylemlerimizle, icraatlerimizle ve eserlerimizle bunu ortaya koyuyoruz. Bir numaralı gündemimiz, kesinlikle ve tartışmasız, kentsel dönüşüm olacak. Bu yorgun yapılarla geleceğe güvenle bakamayız. Üsküdar, İstanbul ve Türkiye ne yazık ki deprem kuşağındayız. Depremi ertelemek imkanımız yok. Ama depreme hazırlıklı olma imkanımız var” dedi.
Başkan Türkmen, ” Üsküdar’a mevcut İBB yönetimi bir çivi dahi çakmadı. Hiçbir yeni projesi yok. Kim ne derse desin, o sosyal medyadaki süslü cümlelere milletimizin karnı tok. Üsküdar belediye başkanı olarak söylüyorum. Üsküdar’da İBB’nin bir çivisi bile yok. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Üsküdar Belediyesi ve bakanlığımız el ele vermek durumundayız. Aynı hedefe kilitlenmek durumdayız. Hem Üsküdar’da yine yeniden AK Parti, hem de İstanbul’da da yeniden AK Parti diyoruz. 31 Mart seçimlerinin sonuçlarına dair zerre kadar bir endişemizin olmadığını söylemek isterim. İnşallah 31 Mart akşamı Üsküdar, İstanbul ve Türkiye el ele, gönül gönüle aziz milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
]]>Üsküdar Belediyesi tarafından Çavuşdere Spor Sarayı’nda Proje ve Aday Tanıtım Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in yanı sıra, Ulaştırma ve Altyapı Bakan yardımcısı Osman Boyraz, Gençlik ve Spor Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Enes Eminoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu İstanbul AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Erdem Demir, MHP Üsküdar ilçe Başkanı Naim Özcetekin, YouTuber Abdurrahman Uzun da katıldı. Halk oyunları ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantı Kur’an -ı Kerim tilaveti ve Başkan Hilmi Türkmen’in bugüne kadar Üsküdar’da yaptıkları projeler ve yeni projelerinin tanıtım videosuyla devam etti. “Hazırız Kararlıyız” başlığı ile tanıtılan eserler ulaşım, kültür, eğitim, yeşil alan, sağlık gibi birçok konuda projelerden oluşuyor.
“Milletimizin huzuruna alnımız AK, yüzümüz pak olarak çıkıyoruz”
Proje tanıtım toplantısında konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Üsküdar aslında yeni bir belediye, 1984 yılında belediye olmuş. 40 yılı geride kalmış bir belediyecilik tarzı, tavrı ve alışkanlığı var. Bu 40 yıl içerisinde AK belediyeler olarak şükürler olsun ki, milletimizin huzuruna alnımız ak, yüzümüz pak olarak çıkıyoruz. Geçtiğimiz 10 yıl, geçtiğimiz 20 yıl Üsküdar’a eğitimden, kültüre, spordan sağlığa, alt yapıdan üst yapıya devrim niteliğinde alt yapı çalışmalarla aziz milletimizin karşısındayız. Hükümetimiz, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, 31 Mart’tan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Murat Kurum ile birlikte Üsküdar, Büyükşehir ve Bakanlık el ele vererek bu dönemde yaptığımız işlerin çok daha iyisini hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız” dedi.
“Bir numaralı gündemimiz kentsel dönüşüm”
Konuşmasına devam eden Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Bizde proje bitmez, bizde çalışma bitmez, hizmet aşkı asla bitmez, Çünkü, biz aziz milletimize yürekten ve kalpten sevdalıyız. Sözümüz sadece lafta kalmıyor, eylemlerimizle, icraatlerimizle ve eserlerimizle bunu ortaya koyuyoruz. Bir numaralı gündemimiz, kesinlikle ve tartışmasız, kentsel dönüşüm olacak. Bu yorgun yapılarla geleceğe güvenle bakamayız. Üsküdar, İstanbul ve Türkiye ne yazık ki deprem kuşağındayız. Depremi ertelemek imkanımız yok. Ama depreme hazırlıklı olma imkanımız var” dedi.
Başkan Türkmen, “Üsküdar’a mevcut İBB yönetimi bir çivi dahi çakmadı. Hiçbir yeni projesi yok. Kim ne derse desin, o sosyal medyadaki süslü cümlelere milletimizin karnı tok. Üsküdar belediye başkanı olarak söylüyorum. Üsküdar’da İBB’nin bir çivisi bile yok. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Üsküdar Belediyesi ve bakanlığımız el ele vermek durumundayız. Aynı hedefe kilitlenmek durumdayız. Hem Üsküdar’da yine yeniden AK Parti, hem de İstanbul’da da yeniden AK Parti diyoruz. 31 Mart seçimlerinin sonuçlarına dair zerre kadar bir endişemizin olmadığını söylemek isterim. İnşallah 31 Mart akşamı Üsküdar, İstanbul ve Türkiye el ele, gönül gönüle aziz milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>İZMİR – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bergama ve Kınık ilçelerinde düzenlenen halk buluşmasında yaptığı konuşmalarda, yerel seçimlerde partisinin adaylarına destek istedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında ilk olarak Dikili’deki etkinliğini tamamladıktan sonra Bergama ve Kınık’a gelerek halk buluşmasına katıldı. Programda CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, CHP Bergama Belediye Başkan adayı Dr. Tanju Çelik, CHP Bergama İlçe Başkanı İsmail Durmaz, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP Kınık Belediye Başkan adayı Sema Bodur, CHP Kınık İlçe Başkanı Salih Barut ve partililer yer aldı.
Bergama’nın 5 senedir halkçı belediyecilikten uzakta olduğunu ifade eden Özel, “Temiz belediyeciliğe ihtiyacımız var. Dışarıdan gelen ithal adaya değil Bergama’nın bir evladına ihtiyacımız var” dedi.
CHP’nin Bergama Belediye Başkan adayı Tanju Çelik ile ilgili görüşlerini de aktaran Özel, “Köy demedi, yayla demedi, ev ev gitti. Hasta çocukları iyi etti. Siz koşup geldiniz, şifayı ona buldunuz. Evladının ateşi olunca, anne babadaki duyguyu biz biliriz. Onu iyileştirene de minnetimiz çoktur. Şimdi ise Bergama’yı iyileştirmeye geliyor. Dr. Tanju Çelik, Bergama’ya iyi gelecek. Biz halkçı belediyeciyiz. Biz gitmeden bir yere hemen yalan ulaşıyor. AK Parti’nin yalanı. Diyor ki ‘sosyal yardımları kesecekler’. Bakın bakalım Bergama’da geçmişte yapılanları bir kefeye koyun. Son 5 yılda yapılanlara bir bakın” ifadelerini kullandı.
“Bergama’yı hak ettiği yere taşımakta kararlıyım”
1 Nisan’dan sonra Bergama’da bayrağı taşıyacağını vurgulayan CHP Bergama Belediye Başkan adayı Dr. Tanju Çelik, “137 mahallesiyle birlik olacağız, bir olacağız, kazanan Bergama olacak. Bu bir bayrak yarışı. 1 Nisan’dan sonra bu bayrağı ben taşıyacağım. Sosyal belediyecilik anlayışıyla sağlıkta, tarımda, turizmde Bergama’yı hak ettiği yere taşımaya kararlıyım. Şehir girişlerimizi, meydanlarımızı, yürüyüş yollarımızı elden geçirerek; hem burada yaşayan halkımızın hem de yerli ve yabancı turistlerimizin ilgisini çekecek duruma getireceğim. Tarihi mirasımıza sahip çıkacağım. Yaşanabilir bir Bergama için çalışacağım. ‘Bergama iktidar partisinde olmazsa bu hizmetlerin hiçbirini alamazmış’ diyorlar. Sevgili hemşehrilerim, devlet hepimizin devletidir, hepimizin vergileriyle yaşamaktadır. Biz Bergama’daki ihtiyaçlar için devletimizin kapısını çalar, alana kadar o kapıdan ayrılmayız. Bu böyle bilinsin. Biz Bergama için çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Özel, Kınık’ta vatandaşlara seslendi
Özel Kınık’ta seçim otobüsü üzerinden vatandaşlara seslenerek, “2014 yılından beri yüreğimin bir parçası Soma’daki madende kaldı ama benim memleketim hem Soma hem Kınık hem Bergama hem Savaştepe. 31 Mart günü iki dönemdir AK Parti’de olan belediyeyi alın ben sizinle gurur duyayım. Kınık’ın cumhuriyet tarihindeki ilk kadın başkanını seçmeye hazır mısınız? Kalbindeki Kınık sevgisi hiç bir zaman bitmedi, şimdi borcunu ödemeye geldi. Aliağa spor’un basket takımını kurmuş, çalıştırmış. 1. lige çıkana kadar antrenörlük yapmış biri. Kendisi de sporcu olduğu için önemli spor yatırımları yapacağız. Halı sahalar, basket sahaları, gençlerin istediği tesisleri sunacağız. Ben partinin genel başkanı olarak Türkiye’nin en güçlü belediyeleri hangisini seçerse Kınık Belediyesi ile kardeş belediye yapacağım” dedi.
Kınık Belediye Başkan adayı Sema Bodur ise Kınık’ı altı okun ışığıyla tarihe, bölgeye yakışır şekilde el ele yöneteceğini aktararak, “Ben bu şehrin evladıyım. Dağına, ovasına, suyuna, insanlarına sevdalıyım. Kınık için kanımın son damlasına kadar savaşacağım. Ben gücümü sizlerden alıyorum. İşimiz Kınık, gücümüz Kınık” ifadelerini aktardı.
]]>Üsküdar’daki Çavuşdere Spor Sarayı’ndaki programda konuşan Türkmen, İstanbul denince akla gelen semtlerden ilkinin Üsküdar olduğunu söyledi.
İlçenin bir taraftan Anadolu, diğer yandan Avrupa olmak üzere geçmişle geleceği bağrında barındıran önemli bir merkez olduğunu kaydeden Türkmen, “Geçtiğimiz 20 yılda Üsküdar’a eğitimden kültüre, spordan sağlığa, altyapıdan üstyapıya olmak üzere devrim niteliğindeki hizmetler yaptık” dedi.
Türkmen, görev sürecince yaptığı çalışmaları anlatarak, “2014 yılında Üsküdar’ımızda ikili eğitim gören öğrenci oranımız yüzde 50’ydi. Bugün Üsküdar’ımızda ikili eğitim gören okulumuz da öğrencimiz de yok. 2014’te Üsküdar’da kişi başına düşen yeşil alan miktarı sadece 3,8 metrekareydi, kişi başına düşen yeşil alan miktarını 14,2 metrekareye çıkardık.” diye konuştu.
Üsküdar’daki 200 caminin 3’te 2’sinin restorasyonunu yaparak yenilediklerini aktaran Türkmen, yeni dönemlerinde de kalan camilerin tamamını yenileyeceklerini belirtti.
Belediyecilik anlayışlarının lafta belediyecilik olmadığını, eser belediyeciliği olduğunu vurgulayan Türkmen, “Gelecek dönem bir numaralı gündemimiz kesinlikle ve tartışmasız kentsel dönüşüm olacak. Depremi öteleme, erteleme imkanımız yok. Ama depreme hazırlıklı olma imkanımız var. Hazırlıklı olma mecburiyetimiz var.” ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde 50 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini ancak aynı ölçekte Japonya’da meydana gelen depremde 183 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Türkmen, şöyle konuştu:
“Demek ki aslında öldüren yapı kalitesi. Son 10 yılda Üsküdar’da 30 bin bağımsız bölüm yeniledik. Önümüzdeki 5 yıl en az 50 bin bağımsız bölümü yenileme hedefiyle yola çıkıyoruz. 50 bin rakamı gözümüzde büyütülecek bir rakam değil. Üsküdar’da 200 bin konut var. Bunun 100 binine yakını 1999 depreminden sonra yapıldığını düşünürsek, 30 bin de yenilemişiz. 60-70 bin komple yenilersek güvenli bir Üsküdar hedefine ulaşmış olacağız.”
Kentsel dönüşüm çalışmalarını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla birlikte yaptıklarını belirten Türkmen, “Büyükşehrimiz inşallah yeni dönemde… Yoksa bu dönemdeki anlayışla bir arpa boyu yol alamayız. Üsküdar’a mevcut İBB yönetimi kardeşlerim bir çivi dahi çakmadı. Hiçbir yeni projesi yok. Sosyal medyadaki o süslü cümlelere milletimizin artık karnı tok. Üsküdar’da İBB’nin geçtiğimiz 5 yılda bir çivisi daha yok. Haksızlık da etmeyelim birkaç tane kazık çaktı. Nereye? Mimar Sinan Çarşısı’nın hemen yanında 30-40 tane sütunlar var. Başka bir tane yeni eseri yok. Milletimiz artık her şeyi görüyor. Açıklayacağımız projelerimizi gerçekleştirmek için özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Üsküdar Belediyesi ve Bakanlığımız el ele vermek durumundayız. Aynı hedefe kilitlenmek durumundayız. Aynı havayı teneffüs etmek durumundayız. Aynı dert ile dertlenmek durumundayız.” ifadelerini kullandı.
Daha sonra Türkmen’in yeni döneme ilişkin gençlik kampı ve kültür merkezleri, çok amaçlı tesisler, parklar, yeni yeşil alanlar, hastane ve yaşam alanları, yurt projeleri ve sosyal projelerinin yer aldığı bir video izletildi.
Programa, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Gençlik ve Spor Bakanlığı Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekilleri Süleyman Soylu, Hasan Turan, Müşerref Pervin Tuba Durgut, MHP Üsküdar İlçe Başkanı Naim Özcetekin, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Erdem Demir ile çok sayıda Üsküdarlı katıldı.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Kınık ilçesinde halk buluşmasında konuştu. Özel, konuşmada şunları kaydetti:
“Elmadereliler var burada, madenciler. Merhaba. ‘Özgür Özel nereli’ diye soruyorlar, Türkiye’de herkes Özgür Özel, Somalı diyor. Soma’dan dolayı beni tanıyorlar. Ama ben de hep şunu söylüyorum. Ben Manisa merkezdeyim ama 2014 yılından beri benim yüreğim, yüreğimin bir parçası Soma’da, Soma’daki madende kaldı ama benim memleketim hem Soma, hem Kınık, hem Bergama, hem Savaştepe. Kınıklıyım ben, Kınıklı. 31 Mart günü şu iki dönemdir AK Parti’de olan belediyeyi alın ben tezahürat edeceğim. ‘Özgür Özel, Kınık ile gurur duyuyor.’ Alacak mısınız, söz mü? Peki bu belediyeyi alınca öyle önemli bir iş yapacaksınız ki birincisi Kınık’ın Cumhuriyet tarihindeki ilk kadın belediye başkanını seçmeye hazır mısınız? Sema Başkan nasıl? Nasıl Sema Başkan? Araba yanaşırken ben arkada oturuyorum, camdan siz görünüyorsunuz, içerisi görünmüyor. Sema Başkan yukarı çıktı, anons edildiğinde sizin yüzlerinize baktım. Gözünüzdeki ışıltıdan, sevincinizden, çığlığınızdan anladım ki bu iş bitmiş. Sema Başkan geliyor inşallah. Sema Başkanın, giderken bu tarlalarda 6 yaşından beri çalışıyorum başkanım dedi bana. 12, 13 yaşındaydım, ticareti öğrendim dedi. Babasının yağhanesinde Sema Başkanın, babasının yağhanesinde çalıştığı, kırtasiyesinde çalıştığı, ticaret yaptığı, Bodurları, Sema Başkanın ailesini Kınık biliyor, ona güveniyor. O kimseyi üzmedi. Kalbindeki Kınık sevgisi de hiçbir zaman bitmedi. Şimdi borcunu ödemeye geldi. Yıllarca kamu görevinde çalışmış iyi bir yönetici. Ayrıca Aliağa spor’un basket takımını kurdum dedi, ben sandım kadın basket takımı, erkek basket takımını kurmuş. Basket takımını kendi cebinden koyduğu 5 lira ile kurmuş, çalıştırmış, birinci lige çıkacak duruma gelene kadar, erkek basketbol takımının da antrenörlüğünü yapmış birisi. Yani iyi bir yönetici ve iyi bir belediye başkan adayı.
“KENDİSİ DE SPORCU OLDUĞU İÇİN ÖNEMLİ SPOR YATIRIMLARI YAPACAĞIZ”
Buraya kendisi de sporcu olduğu için önemli spor yatırımları yapacağız. Birazdan sözünü alacağız, büyükşehrin imkanları ile gençler için halı sahalar, basket sahaları, gençlerin istediği her türlü aktivite için tesisleri Kınık’a çok hızlı olarak sunacağız. Bundan sonraki süreçte Sema Başkan nereyi isterse, ben partinin genel başkanı olarak Türkiye’nin en güçlü belediyeleri hangisini seçerse Kınık Belediyesi ile kardeş belediye yapacağım, yapılmamış hizmetleri yapacak. Öncelik kadınlarda ve öncelik AK Parti’den aldığımız belediyelerde, MHP’den aldığımız belediyelerde. Burayı bir kadın başkan alıyorsa önüne Türkiye haritası, istediği belediyeyi seçecek kardeş belediyecilikle Kınık’ın yüzü gülecek. Söz veriyoruz. Şimdi Elmadereli kardeşlerim var burada. Her birisini çok seviyorum.”
“ARTIK MADENCİLERİN GENEL BAŞKANI VAR”
Özel, konuşmasına şöyle devam etti:
“Biz hep kötü günlerde geldik ve gittik Kınık’a. 301 arkadaşımızı kaybettik, Elmadere’de çok sayıda madencimiz önce göçük altındaydı, hep beraber 4 gün bekledik, sonra Elmadere’ye onları defnettik. Yas evlerinde oturduk. O gün bugündür de gider geliriz. Tabii Elmadere’nin Tahir Çetin diye bir kahraman evladı vardı. O madencilerin haklarını almak için 8 sene mücadele etti. Ankara’ya gitti, geldi. Tahir’in annesi misin? Ellerinden öpüyorum anneciğim senin. Ellerinden öpüyorum. Gitti, geldi. Belki 100 kere gitti, geldi. Buradaki sarı sendika parmağını oynatmazken Bağımsız Maden İş’i kurdu, büyük bir mücadelenin sonunda en son yürüyüşü başlattı. Durdurdular, durmadı. Kırkağaç’ta 15 gün yattı. Salihli’de durdurdular, durmadı. Ankara’ya kadar yürüdüler, Süleyman Soylu Ankara’ya sokmadı. Arife günüydü, bayram geliyordu. Arabaya bindi, 36 saat uyumamış, Kırkağaç’ta, kavşakta, kazada kaybettik. Yanında Ali Faik İnter kardeşimizle. Buradan bir kez daha Elmalı’nın, Kınık’ın bu büyük kaybına Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. Size söz veriyoruz, başkan seçildiğinde Kınık’ta çok güzel bir yere madencileri de hatırlayan, Tahir Çetin’in de hatırlayan bir anıt yapacağız. Söz veriyorum. Madenciler beni bilir. 2014 yılının yazında onlarla büyük bir mücadele verdik ve kanunu değiştirdik. Bastıra bastıra, söke söke aldık. Şimdi, madencilerden birinin servisine binince 40 kişi oturuyor. Soruyorum, 2 maaş, 2 asgari maaşı kim aldı? Sen aldın Özgür Başkan diyorlar. Kim aldı arkadaşlar? Birlikte aldık. 2 gün hafta tatilini söke söke kim aldı arkadaşlar? Birlikte aldık. Bundan sonra da madenciler, artık madencilerin bir genel başkanı var. Önce Ecevit vardı, madencilerin yüzünü güldüren. Gün gelecek bu kardeşiniz bütün bu madencilere tekrar sahip çıkacak, yüzlerini güldürecek.
“KARINCANIN KARDEŞİ VAR, O DA ÖZGÜR ÖZEL’DİR”
Bizim 2 gün hafta tatili, 2 asgari ücret ve diğer kazanımlardan madenciler eğer bana şu kadar minnet duyuyorlarsa bu benim için en büyük ödül. Ama sizden şunu istiyorum. Siz Özgür Özel’i seviyor musunuz? Madenciler seviyor mu? O zaman, benim hatırım için Sema Başkanı, Kınık Belediye Başkanı yapın. Söz mü? Tabii sadece madenciler yok. Burası çileli çiftçilerin de memleketi. Kaç para oldu mazot? 45 lira. Manisa’nın plakası kadar oldu, 45 oldu, 50 liraya doğru gidiyor. Hani eskiden zam gelince, olsun ben 50 liralık mazot alıyorum, yetiyor diyorlardı ya. Şimdi o 50 liraya 1 litre mazot alınabilir hale geldi. Hayat ateş pahası. Emekliler 10 bin lira ile geçinmeye zorlanıyorlar, asgari ücret sefalet ücreti olmuş durumda. Mutfakta yangın var, cüzdanda, pazarda yangın var. Bu durumda bir de üstüne üstelik çiftçinin malı para etmiyor, ürününü doğru fiyattan satamıyor, bütün çiftçiler geçmişte olduğu gibi sadece madenlere girmeye, ekmeğini yerin 7 kat dibinde aramaya zorlanıyor. Ama orada da iş sorunu, istihdam sorunu var. Bir de duyuyorum ki, hem sarı sendika hem de maden şirketlerindeki bazıları madenci kardeşlerime baskı yapıp, AK Parti’ye oy atmak için onları zorlamaya kalkıyorlar. Bakın, buradan söylüyorum. Kimse bunlardan korkmasın, oylarınızı korkmadan, güvenle kullanın. Kimsenin kılına zarar getiremezler, buradan o maden şirketlerinin çok bilmiş patronlarına söylüyorum. Kimseyi ezdirmem, karıncanın kardeşi var, o da Özgür Özel’dir. Söz veriyorum.”
“CHP, EMEĞİN VE EMEKÇİLERİN PARTİSİDİR”
Agrobay işçilerinin yaşadığı sorunlara da değininen Özel, “Agrobay işçileri burada mı? Ben göreceğim onları. Agrobay işçilerinin de hakkını yediler, mağdur ettiler. Onların da dertlerini hep dile getirdik, bir kez daha dile getiriyoruz. Şirketten haksız yere, sendikalı oldukları için işten çıkarılan Agrobay işçilerinin arkasındayız. Her zaman söylediğimiz gibi, CHP emeğin ve emekçinin partisidir. Agrobay işçileri yalnız değildir. Arkalarındayız. Değerli Kınıklılar, burası çok güzel bir memleket ama kan kaybediyor. Öyle istatistikler var ki. 1990’dan bugüne Kınık’taki her 5 kişiden bir tanesi Kınık’tan göç etmiş. Türkiye büyüyor, şehirler büyüyor ancak Kınık küçülüyor. Kınık’ı yönetenler Kınık’ı bir cazibe merkezi haline getirmeyi başaramadılar, Kınık insanların geldiği değil kaçtığı yere dönüştü. CHP belediyeleri Türkiye’nin en çok göç alan belediyeleri. AK Parti belediyeleri ise göç veren belediyeler. O yüzden bir herkesi birden Karşıyaka, Dikili, Alsancak, Konak’a götüremeyiz ama Kınık isterse çağdaş belediyeciliği, modern bir kenti, dayanışma belediyeciliğini, yüksek sosyal yardımlar yapan belediyeyi, halkın belediyesini Kınık’a getirebilir. Onun da adı Sema Bodur” diye konuştu.
“ERDOĞAN YALAN SÖYLEMEYE DEVAM EDİYOR”
Kınık’ta talanı durdurmak ve ilçeye hizmet getirmek için Kınık Belediye Başkan Adayı Sema Bodur’a destek beklediklerini belirten Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Bir belediye başkanı CHP’li ise 2014 seçimleri ile birlikte köylerin ilçe belediyelerine geçen arsalarına ve meralarına dokunmaz. Ancak en çoğu Bergama’da olmak üzere, Kınık’ta da belediye köylerin arsalarını ve meralarını sattı, doğru mu? Onların sizin köyünüzün malıydı, kimi yerde zeytinlik geçti. Aralarında alın terini birleştirip almışlar, kimi yerde makine ve ekipman, kimi yerde koca mera, hepsini çatır çatır sattılar. Kınık’taki talanı durdurmak, Kınık’a hizmet getirmek ve bir daha sizin malınıza el uzatmamak, malınıza uzanan elleri kırmak için Sema Başkana destek bekliyorum. Değerli arkadaşlar, bir de buradan Recep Tayyip Erdoğan’a bir şey söylemem gerekiyor. Esasen o bizimle kavga etmek istiyor, hakaret ediyor, iftira atıyor. Onunla hiç ilgilenmiyoruz. Benim derdim Kınık’taki işsizlik. Benim derdim Kınık’taki yoksulluk. Benim derdim geçim sıkıntısı, hayat pahalılığı. Ama bugün bu konuları ilgilendiren bir şey söylemiş. Çıkmış diyor ki ‘Yahu şu anda Cumhurbaşkanı AK Partili, hükümet onda, yerel yönetim de onda. AK Partili belediyeler olduğu zaman Ordu’nun kılına zarar gelmez.’ Yani Ordu’da konuşurken demiş ki, eğer AK Parti belediyesi bizdeyse, büyükşehir bizdeyse kılınıza zarar gelmez. Yoksa kılınıza zarar gelir diyor. Ben Ordu’ya hizmet etmem diyor, lafın devamını şöyle bağlamış. ‘Bizim olmadığımız bir büyükşehir belediyesi doğal gazı nasıl getirecek, biz varsak doğal gaz var. Biz yoksak doğalgaz yok’ demiş. Erdoğan, Hatay’da bir hadsizliğe kalkıştın, depremzedelerin gözünün içine baka baka ‘Büyükşehir bizde olmadığı için hizmet gelmedi, mahzun kaldınız değil mi?’ dedin, bir de utanmadan kendini alkışlattın. Zonguldak’ta tekrar ettin, şimdi utanmadan, sıkılmadan eğer belediye AK Partili değilse doğal gaz vermeyeceğini söylüyor. Oysa CHP’li birçok belediye gaz firması ile anlaşmasını yapıyor, tıkır tıkır gazını getiriyor. Bugün sabah Dikili’deydik, Dikili Belediye Başkanımız gaz şirketi ile anlaşmış, merkezde 5 bin aboneye bağlatmış, devam ediyor. Ama Erdoğan oy için şantaj yapmaya, tehditte bulunmaya, oy için vatandaşın gözüne baka baka yalan söylemeye devam ediyor. Siz Kınıklılar dürüst, çalışkan, namuslu insanlarsınız. 31 Mart’ta bu hadsizlere haddini bildirmeye, onları sandığa gömmeye var mısınız?
“AK PARTİLİ KARDEŞİME LAF ETMEM”
Ben Tayyip Erdoğan’a laf ederim ama AK Partili kardeşlerime laf etmem. Ben gerektiğinde Devlet Bahçeli’ye cevap veririm ama MHP’li kardeşlerime laf etmem. Neden? Çünkü ben CHP’nin Genel Başkanıyım. CHP ne demek, CHP baba evi demek. Herkes baba evine doğar, baba evinde büyür. Sonra kimi yakında oturur, kimi ırakta oturur. Kimi büyüğüne gitmek ister, kimi küçüğü ile yetinir. Ama huzuru kaçan, başı sıkışan, dara düşen bilir ki baba evinin çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir. Bugün geçmişte iyi olsun diye AK Parti’ye oy vermiş ama babasının, dedesinin partisi, bugün onun için bir umut olan insanlarımız var. Artık darlanıp, kandırılıp, yoksulluktan, işsizlikten sıkılıp gelip de baba evine gelmek isteyenler için baba evinin kapısı ardına kadar açıktır. Herkesin yeri baba evinde başköşededir. Tut ki baba evinin kapısına dineldin, geliyor birisi, sokmayacaksın onu. Der ki, kardeşim niye sokmuyorsun? Tapusu sende mi? Vallahi Kınıklılar baba evinin tapusu bende değil, Kemal Beyde de yoktu. Ne Bülent Ecevit’te vardı, ne rahmetli İsmet Paşa’da. Baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk. O yüzden, Tayyip Erdoğan’a kızın ama AK Partililere kızmayın. Onları baba evine davet edin. Devlet Bahçeli’ye kızabilirsiniz ama MHP’ye oy veren komşunuzu ziyaret edin, anlatın deyin ki ‘Bugüne kadar gelmeyen hizmeti getirmeleri için, gülmeyen yüzleri güldürmeleri için, doymayan çocuğu doyurmaları için, yoksulumuza, işsizimize, hastamıza, yaşlımıza sahip çıkmaları için biz de Kınık’ta artık CHP’li belediyeleri tercih edelim.’ Bakın İstanbul’u kazandık, diyorlardı ki ‘Sosyal yardımları kesecekler.’ Ekrem Başkan tam 4 katını yapmış. Ankara’yı kazandık, sosyal yardımları kesecekler, Mansur Başkan 5 katını yapmış. Hiçbir CHP’li belediyede ne maaşı kesilen var, ne yardımı kesilen var? Engelli yardımı alan bil ki 2-3 katını alırsın. Sosyal yardım alan, bil ki 2-3-4-5 katını alırsın. CHP gelirse, yüzün güler, CHP gelirse karnın doyar, başın sıkıştığında, zora düştüğünde, dara düştüğünde gel baba evine CHP ile birlikte şehrini de büyüt, kendini de rahat ettir. CHP’ye, Sema Başkana oy istiyorum. Destek istiyorum. Kocaman bir alkış istiyorum.
“14 MAYIS’TA OY ATANLAR ATSA KINIK’I KAZANIYORUZ”
Onun yapamayacağı bazı işler olacak. Büyük işler, onu büyükşehir belediyesi yapacak. Büyükşehirde de bir adayımız var. Tanıdığınız, bildiğiniz ama tanımayanlar tanıdıkça şunu görecekler. Hani son derece kararlı, güler yüzlü, vefalı, hızlı karar veren ve çok iyi ekip kuran ve koordine eden bir yapısı var. Daha önce yaptığı bütün işlerde mesleğinde çok başarılı bir cerrah, cerrah titizliği ile çalışıyor, başarılı bir yönetici ve çok başarılı bir belediye başkanıydı. Şimdi, İzmir Büyükşehir ona o da Kınık’a emanet. Ben Kınıklı bir kardeşiniz olarak belediye başkanlığı seçimlerinin önemi şu, liderler kendi memleketlerinde başarılı olmak ister. Seçim akşamı bir gözüm, bir kulağım Manisa’da olacak, bir gözüm ve bir kulağım da Kınık’ta olsun mu? Söz mü? Bakın ne güzel şeyler olacak. Bir daha geldiğimde size diyeceğim ki, iyi ki bana söz verdiniz, sözünüzü tuttunuz, iyi ki Kınık Kınık’a yakışır şekilde seçimi kazandı. 14 Mayıs günü CHP’ye oy atanlar, sadece onlar atsa zaten biz Kınık’ı kazanıyoruz. Bölünmeme, parçalanmama, küsmeme ve sandığa koşa koşa gitme zamanı. Bu seçimi elbette Sema Başkan alır. Elbette sevgili İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Cemil Tugay alır ama siz istemezseniz kimse alamaz. Siz kırgın, küskün varsa onu bulmaya, yılgın varsa onu oy vermeye koşturmaya, ikna edemiyorsan edecek birilerine söylemeye, bu seçimi almak için var gücünüzle çalışmanıza ihtiyacımız var. Bu seçimi 31 Mart’ta alacak mısınız? Ben kimseye değil elbette adaylarıma ama en çok da size güveniyorum. Kınık kalk ayağa bu seçimi al, kal ayağa artık Kınık’ın makus talihi ortadan kalksın. Ben sizinle birlikte o bugün ilk kez çaldığımız, sizin de çok sevdiğimiz seçim şarkısını, bir kez de Kınık’ta hep beraber söyleyeceğiz. Ama önce Kınık seçimleri kazanacak, Kınık ittifakını; İzmir seçimlerini kazanacak, İzmir ittifakını; Türkiye seçimlerini kazanacak, Türkiye ittifakını. Yani bütün sosyal demokratları, bütün muhafazakar demokratları, bütün milliyetçi demokratları hep birlikte yürekten alkışlayalım, onları güçlü alkışlarımızla motive edelim. Biz biriz, beraberiz, biz başaracağız.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında ilk olarak Dikili’deki etkinliğini tamamladıktan sonra Bergama ve Kınık’a gelerek halk buluşmasına katıldı. Programda CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, CHP Bergama Belediye Başkan adayı Dr. Tanju Çelik, CHP Bergama İlçe Başkanı İsmail Durmaz, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP Kınık Belediye Başkan adayı Sema Bodur, CHP Kınık İlçe Başkanı Salih Barut ve partililer yer aldı.
Bergama’nın 5 senedir halkçı belediyecilikten uzakta olduğunu ifade eden Özel, “Temiz belediyeciliğe ihtiyacımız var. Dışarıdan gelen ithal adaya değil Bergama’nın bir evladına ihtiyacımız var” dedi.
CHP’nin Bergama Belediye Başkan adayı Tanju Çelik ile ilgili görüşlerini de aktaran Özel, “Köy demedi, yayla demedi, ev ev gitti. Hasta çocukları iyi etti. Siz koşup geldiniz, şifayı ona buldunuz. Evladının ateşi olunca, anne babadaki duyguyu biz biliriz. Onu iyileştirene de minnetimiz çoktur. Şimdi ise Bergama’yı iyileştirmeye geliyor. Dr. Tanju Çelik, Bergama’ya iyi gelecek. Biz halkçı belediyeciyiz. Biz gitmeden bir yere hemen yalan ulaşıyor. AK Parti’nin yalanı. Diyor ki ‘sosyal yardımları kesecekler’. Bakın bakalım Bergama’da geçmişte yapılanları bir kefeye koyun. Son 5 yılda yapılanlara bir bakın” ifadelerini kullandı.
“Bergama’yı hak ettiği yere taşımakta kararlıyım”
1 Nisan’dan sonra Bergama’da bayrağı taşıyacağını vurgulayan CHP Bergama Belediye Başkan adayı Dr. Tanju Çelik, “137 mahallesiyle birlik olacağız, bir olacağız, kazanan Bergama olacak. Bu bir bayrak yarışı. 1 Nisan’dan sonra bu bayrağı ben taşıyacağım. Sosyal belediyecilik anlayışıyla sağlıkta, tarımda, turizmde Bergama’yı hak ettiği yere taşımaya kararlıyım. Şehir girişlerimizi, meydanlarımızı, yürüyüş yollarımızı elden geçirerek; hem burada yaşayan halkımızın hem de yerli ve yabancı turistlerimizin ilgisini çekecek duruma getireceğim. Tarihi mirasımıza sahip çıkacağım. Yaşanabilir bir Bergama için çalışacağım. ‘Bergama iktidar partisinde olmazsa bu hizmetlerin hiçbirini alamazmış’ diyorlar. Sevgili hemşehrilerim, devlet hepimizin devletidir, hepimizin vergileriyle yaşamaktadır. Biz Bergama’daki ihtiyaçlar için devletimizin kapısını çalar, alana kadar o kapıdan ayrılmayız. Bu böyle bilinsin. Biz Bergama için çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Özel, Kınık’ta vatandaşlara seslendi
Özel Kınık’ta seçim otobüsü üzerinden vatandaşlara seslenerek, “2014 yılından beri yüreğimin bir parçası Soma’daki madende kaldı ama benim memleketim hem Soma hem Kınık hem Bergama hem Savaştepe. 31 Mart günü iki dönemdir AK Parti’de olan belediyeyi alın ben sizinle gurur duyayım. Kınık’ın cumhuriyet tarihindeki ilk kadın başkanını seçmeye hazır mısınız? Kalbindeki Kınık sevgisi hiç bir zaman bitmedi, şimdi borcunu ödemeye geldi. Aliağa spor’un basket takımını kurmuş, çalıştırmış. 1. lige çıkana kadar antrenörlük yapmış biri. Kendisi de sporcu olduğu için önemli spor yatırımları yapacağız. Halı sahalar, basket sahaları, gençlerin istediği tesisleri sunacağız. Ben partinin genel başkanı olarak Türkiye’nin en güçlü belediyeleri hangisini seçerse Kınık Belediyesi ile kardeş belediye yapacağım” dedi.
Kınık Belediye Başkan adayı Sema Bodur ise Kınık’ı altı okun ışığıyla tarihe, bölgeye yakışır şekilde el ele yöneteceğini aktararak, “Ben bu şehrin evladıyım. Dağına, ovasına, suyuna, insanlarına sevdalıyım. Kınık için kanımın son damlasına kadar savaşacağım. Ben gücümü sizlerden alıyorum. İşimiz Kınık, gücümüz Kınık” ifadelerini aktardı. – İZMİR
]]>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Bergama ilçesinde halk buluşmasına katıldı. Bergama’nın rant anlayışıyla yönetildiğini vurgulayan Özel, şöyle konuştu:
“Güzel Bergama’nın güzel, temiz yürekli, yüreğinde vatan, millet, bayrak sevgisi olan, Atatürk ilke ve devrimlerine sıkı sıkıya bağlı, kalbide Atatürk’ten başkasına yer olmayan güzel insanları. Hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi saygı ile selamlıyorum. Bergama’da yerel seçimlerde içimiz buruldu, yüzümüz asıldı, 5 sene sabrettik. 5 senedir Bergama halkçı belediyecilikten uzak. Maalesef Bergama 5 senedir rantçı belediyeciliğe teslim. Ben burada, bu meydanda eyleme geldim eyleme. AK Partili belediye geldi, 2014 yılında çıkan kanunla köylümüzün alın teri ile emek emek artırdığı, biriktirdiği, birlikte edindiği mallarını, taşınmazlarını, tarlalarını belediyeye devrettiler, ücretsiz. Bizim başkanlar bu işleri yapmazken AK Parti’nin belediye başkanı geldi, deyim yerindeyse Bergama’yı, köylünün malını, tarlasını parsel parsel sattı, parsel parsel. 2,5 milyon metrekare köylünün tarlasını çatır çatır sattı. Bugün geliyorum, baktım. Başkan adayı değişik, dışarıdan bir tane ithal aday getirmişler. Bergamalının seçtiği adaya sanki kayyum atamışlar gibi.”
“BERGAMA TAYYİP BEY’İN KAYYUMUNA GEÇİT VERECEK Mİ?”
Bergama’da AK Parti’nin başkan adayının toplu iş sözleşmesi görüşmesi yapmasına tepkisini dile getiren Özel, şunları söyledi:
“Seçime 45 gün var, dün belediyede toplu iş sözleşmesi vardı. HAK-İŞ’i çağırmışlar. Mevcut başkan ortada yok, AK Parti’nin başkan adayı toplu iş görüşmesi yapıyor. Yahu kardeşim o koltukta kimin oturacağına kimse karar veremez. Bergamalılar karar verir, Bergamalılar. Bergama, Tayyip Bey’in kayyumuna geçit verecek mi? Sandıkta, ‘O koltuk benim, kime emanet edeceğime ben karar veririm’ diyecek misiniz? Bakın, yeni aday slogan yazmış. Diyor ki ‘Bergama kalkınacak, Bakırçay kalkınacak.’ Kardeşim bundan önceki belediye başkanını da seni de gönderen aynı kişi. Ne oldu son 5 yılda? Başkan kendisi kalkındı. Vallahi ben söylemiyorum, kız kardeşi söylüyor. ‘Malına bakın’ diyor mal varlığına. Kız kardeşi diyor ki, ‘Bizim böyle bir malımız yoktu.’ O yüzden temiz belediyeciliğe ihtiyacımız var. Dışarıdan gelen ithal adaya değil Bergama’nın bir evladına ihtiyacımız var. 25 günlük Bergamalıya değil 25 yıldır emek veren birine ihtiyaç var. Bergama’nın evladı burada. Tanju Başkan. İşte Başkan. Seviyor musunuz Tanju Başkanı? 25 yıl boyunca Bergama’da köy demedi, yayla demedi, ev ev gitti. Hasta çocukları iyi etti. Siz koşup geldiniz, şifayı onda buldunuz. Evladının ateşi olunca ondaki, annedeki, babadaki duyguyu biz biliriz. Onu iyileştirene de minnetimiz çoktur. Şimdi Bergama’yı iyileştirmeye geliyor. Doktor Tanju Çelik Bergama’ya iyi gelecek.”
“EL ELE VERMİŞLER, BERGAMAYI KURTARACAKLAR”
Parti içi görev değişimine de değinen Özel, şöyle devam etti:
“Biz halkçı belediyeciyiz. Biz gitmeden bir yere hemen AK Parti’nin yalanı ulaşıyor. Diyor ki ‘Sosyal yardımları kesecekler.’ Bakın bakalım Bergama’da geçmişte yapılanları bir kefeye koyun, son 5 yılda yapılanlara bir bakın. Ben bundan önce kendisi aday olmayıp, görevi teslim eden değerli kardeşim Mehmet Gönenç, ona yürekten teşekkür ederim. İşte partililik bu, eskisi burada, yenisi burada, aday adayı burada. El ele vermişler, Bergama’yı kurtaracaklar inşallah. Helal olsun hepinize. Herkes şunu bilsin, partide herkese yer var. Herkes görev yapacak. Ali Bor kardeşimi de en güzel görevlerde göreceksiniz. Mehmet Gönenç, CHP siyasetine genç yaşta katkı sağladı, çok daha güzel yerlerde göreceksiniz. Selim Başkan mutlaka en güzel yerlerde partimize katkı sağlayacak. Bu parti hepimizin baba evidir. Herkes baba evine doğar. Bunu sadece buradakiler söylemiyorum. Uzaktan beni dinleyenlere söylüyorum. AK Partili, MHP’li kardeşlerime söylüyorum. Sonuçta hepimiz Bergamalıyız. CHP, sizin babanızın evi, dedenizin evi. CHP, herkesin içine doğduğu baba evidir. Gün gelir, kimi uzağa taşınır, kimi yakında oturur. Kimi daha büyüğünü arar, kimi küçüğüne razı olur. Ama herkes bilir ki ‘Başım sıkışırsa, dara düşersem eğer baba evinin çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir.’ Kozak Yaylası’ndaki mağdur köylü, ama çiftçi, ama asgari ücretle geçinemeyen emekçi, ama 10 bin lira emekli maaşına mahkum edilmiş emekli artık canına tak ettiyse baba evi burada, kapısı ardına kadar açık, senin yerin başımızın üzeridir. Bu baba evi kimindir, vallahi tapusu bende değil. Kemal Bey’de de yoktu, ne Ecevit’te vardı, ne rahmetli İnönü’de. Baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Bu yüzden, bu baba evi hepimizin. Mağdur kim varsa, mazlum kim varsa, itiraz eden kim varsa baba evine gelmeye, burada birleşmeye davet ediyorum.”
“İTTİFAKI SANDIK BAŞINDA KURACAĞIZ”
Özel, Bergama’daki bütün demokratları birleşmeye davet ederek, şunları kaydetti:
“Bu seçim ittifaklar yok. Bu seçim Ankara’da çok istedik, Genel Merkezlerde çok istedik ancak ittifak yapamadık. Başkaları yaptı. Kendine göre gerekçelerle, saygı duyduğumuz şekilde eski ittifak ortaklarımız ittifak yapmak istemediler. Ama geçtiğimiz seçimlerde bir arada duran, Millet İttifakı’nı oluşturanlar, hepsi burada. Onlar bir yere gitmedi. İyi insanlar burada, güzel insanlar burada. Biz kimseyi uzakta tutmak istemiyoruz. Biz, ittifakı masa başında kuramadıysak, Bergama’da sandık başında kuracağız. Ben Bergama’daki bütün demokratları birleşmeye davet ediyorum. Sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, AK Parti’nin, Cumhur İttifakı’nın talan belediyeciliğine karşı burada doktorun arkasında buluşalım, Bergamalıyı bu zulümden kurtaralım. Parti olarak birlik ve beraberlik içinde olmalıyız, ülke olarak birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Sürekli insanları korkutarak, tehdit ederek, kandırarak oy toplayanlar var. İnsanların karnı aç, diyor ki ‘Ezanı dindirecekler, insanlar geçinemiyor.’ Diyor ki ‘Bayrağı indirecekler.’ ‘İşsizlik var, umutsuzluk var’ diyorsun, diyor ki ‘Ülkeyi böldürecekler.’ Kardeşim bu ülkenin bir bölünme tehlikesi ortaya çıkarsa, bir işgal ve beka sorunu ortaya çıkarsa öyle Tayyip Erdoğan çağırınca havaalanına koşturup, kot üstüne yalandan perdelik kumaştan kefen çekenler değil dedeleri Çanakkale’de kefensiz yatanlar var, onlar sahip çıkar bu memlekete. Biz varız, biz buradayız. Şehidimiz olur, gider tabutun ucunu tutar, elde mikrofon, camide siyaset yapar. Afrin bölgesine gider, bir kamuflaj, buraya Cumhurbaşkanlığı forsu, 8 gazetede birden ‘Erdoğan’a kamuflaj çok yakıştı.’ Yahu bu kamuflaj yakışacaktıysa, Burak Erdoğan’a, Bilal Erdoğan’a yakışsaydı. Niye gitmedi onlar askere? Kendi evlatları bedelli, vatan evlatlarının şehadeti üzerinden siyaset yapmak son. Bundan sonra kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak. Mazlumlar, garibanlar uzun adamdan hakkını alacak. Lamı, cimi yok.”
“10 LİRAYLA EMEKLİNİN GEÇİNMESİNİ BEKLİYOR”
Emekli için belirlenen 3 bin TL’lik bayram ikramiyesine de değinen Özel, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Biraz önce Tayyip Erdoğan açıkladı, emekliye bayram ikramiyesi. Sene 2015, CHP emekliye bayram ikramiyesi vereceğini söyledi. Önceki Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu. ‘Veremezsin’ dediler, ‘7 Haziran’da veremezsin’ dediler, baktılar seçim gitti, ‘1 Kasım’da biz de vereceğiz’ dediler. Biz ‘Bir asgari ücret’ demiştik emekli ikramiyesi. Bugün 17 bin lira. Bunlar 3 sene emekliyi kandırıp, ta 2018 seçimlerinden önce bin lira verdiler. Sonra o para 2 yıl öyle kaldı, üçüncü yıl bin 500 lira yaptılar, sonra 2 bin lira yaptılar. Şimdi biz 17 bin lira olmasını savunuyoruz, ’17 bin lira yapamayız, 5 bin lira yapacağız’ diyorlardı, az önce açıklamış 3 bin lira yapmış. Yani bu kadar yoksulluk, enflasyon, hayat pahalılığı varken, 1 kilo et 600 lira olmuşken yapa yapa bayram ikramiyesine yaptığı zam bin lira. Yazıklar olsun Recep Tayyip Erdoğan. Yazıklar olsun. 10 bin liraya emeklinin geçinmesini bekliyor. 10 bin lira ile geçinilmez. 17 bin lira asgari ücret, onunla da geçinilmez. Bakın memlekette açlık sınırı 15 bin lira. Sen 17 bin lira verince asgari ücretlin bile açlık sınırında. Yoksulluk sınırı 52 bin lira. Maalesef, bu memlekette insanlardan oy alırken ‘Milletim milletim’ diyenler, sandığı arkada bırakınca milleti bırakıyorlar. Soru şu, Bergama’daki AK Partili, MHP’li kendisine 2 bin lirayı 5 bin lira bile yapmayan, ikramiyesini bin lira artırmayı reva görene 31 Mart’ta oy verirse bunlar böyle devam eder. Ama sarı kartı gösterirse, ‘Patron benim’ derse, ‘Artık bıçak kemikte’ derse görün bakayım sizin sesinizi dinliyorlar mı, dinlemiyorlar mı?”
“KOLUNA GİRİN, SANDIĞA GÖTÜRÜN”
Alanı dolduran kalabalığa “Bunlara 31 Mart’ta bu hayat pahalılığının, bu yoksulluğun, işsizliğin, enflasyonun hesabını sormaya var mıyız?” diye soran Özel, konuşmasını şöyle tamamladı:
“O zaman sadece kendimiz değil, bakın yerel seçimde katılım oranı çok önemli. Eşinizi, dostunuzu şimdiden yoklayın. ‘Oy vermeye gitmem’ diyen varsa, ikna edin. Koluna girin, sandığa götürün. Hem Bergama’yı kurtarın, hem memleketi kurtarın. Tabii, 4 sandık var. Bir tanesi muhtarlara, hangi partiden olursa olsun, hangi görüşten olursa olsun yakasında rozeti olmadan, arkasında parti gücü olmadan, medeni cesaret gösterip aday olan bütün adaylara başarılar diliyoruz. Bütün muhtarlara. Şimdi muhtarlar seçilecekler, ondan sonra iki tane kapıya gidecekler. Bir tanesi doktor Tanju’nun belediyedeki ardına kadar açık olacak kapısı, başımızla beraber. Bir de Tanju Beyin konusu olmayan işlerde nereye gidecekler, büyükşehre. Büyükşehirde kararlı, duruşu sakin ama işinde hızlı olan, yatırımları hızlı yapan, bütün dünyadan kaynak bulan, sorunları gören ve hızla çözen, benim çok güvendiğim bir adayım var. Aday burada, Cemil Tugay. Cemil Tugay’ın elini büyükşehir belediye başkanı olarak kaldırıyorum. Allah söyletti, bu arkadaşın da elini bir gün kaldıracağım böyle. Cemil Başkan bizim çok güvendiğimiz, inandığımız, işinde titiz, aldığı kararları hızlı alan ve ekibi ile birlikte uygulayan, kendi belediyesinde, yönettiği belediyede, 30 belediye içinde en yüksek memnuniyet oralarımızı yakalayan, büyükşehri emanet ettiğimizde en iyi sonucu alacağını, İzmir’i bir dünya kenti yapacağını, Bergama’nın sorunlarını teker teker çözeceğini ve sizin yüzünüzü güldüreceğini hepimiz biliyoruz. Onu size emanet ediyorum.
“CUMHUR İTTİFAKI HİÇBİR ŞEY YAPMADI”
Şimdi, bütün Türkiye gözü kulağı İliç’teki faciada. Bakın bir altın madeni, yıllarca üst üste yığılmış toprak, toprakta siyanür ve şimdi kaydı gitti, 9 canımızı aldı götürdü. İnşallah geri gelsinler ama Allah’tan ümit kesilmez ama her geçen dakika artık ümitlerimiz tükeniyor. Aldı götürdü. Belki yağan yağmurla bütün bir coğrafya siyanür ile zehirlenecek. Burada, Bergama’da altın madenine karşı biz mücadele ederken, CHP mücadele ederken bize laf söyleyenler şimdi sus pus oturuyorlar. Ben Bergama altın madeni mücadelesine emek veren herkesi bir kez daha alınlarından öpüyorum, hayatta olmayanlara da Allah’tan rahmet diliyorum. Bundan sonraki süreç artık seçim sath-ı mailindeyiz. Bir yanda rantın peşinde olanlar, bir yanda atadığı belediye başkanını 5 yıl boyunca nasıl zenginleştiğini kardeşinden duyanlar, ilçe belediyesine geçen köylünün mallarını çatır çatır satanlar. Bir yanda halkçı belediyecilik yapan, aldığı belediyede sosyal yardımları 5 katına çıkaranlar, veresiye defterlerini kapatanlar, yoksulun çocuğuna da kendisine de sahip çıkanlar. Sosyal belediyeciliği yapanlar var. Bakın Mehmet Gönenç, gitmeden önce kendi imkanları ile buraya arıtma yaptı. Doğru mu? Katı atık bertaraf yaptı, olimpik yüzme havuzu, sosyal tesisler, sosyal donatı alanları yaptı. Doğru mu? Daha taziye evleri yaptı. Hayvan barınağı, hayvan pazarı yaptı. Doğru mu? Ayrıca büyükşehirden istedi ve getirdi. Mis gibi mezbahayı da yaptırdı. AK Parti ne yaptı kardeşim? Ne yaptı bunlar? Cumhur İttifakı ne yaptı? Hiçbir şey yapmadı. Hizmet istiyor musunuz? O zaman nerede birleşeceğiz? Doktur Tanju’da, doktor Cemil’de birleşeceğiz. Doktor Cemil Tugay ve doktor Tanju Çelik el ele omuz omuza çalışacaklar, Bergama’yı kalkındıracaklar. Biz onlara güveniyoruz, ben onlara güveniyorum. Bu iki temiz ve dürüst insanı Bergamalılara emanet ediyorum. Onlara sahip çıkın.”
]]>Beyin kanaması sonucu Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan ve tedavisi sürerken hayatını kaybeden CHP Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Tepebaşı Belediyesi Meclis Üyesi Mustafa Önder için ilk tören, Büyükşehir Belediyesi önünde gerçekleştirildi.
Evli ve 3 çocuk babası olan Mustafa Önder’in Türk bayrağına sarılı tabutu belediye binası önüne getirildi. Belediye binası önündeki törene milletvekilleri, belediye başkanları, belediye başkan adayları, belediye meclis üyeleri, bürokratlar, belediye personeli, iş ve sanat dünyası temsilcileri, esnaf ve ticaret odaları başkan ve üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve üyeleri ile Eskişehirliler olmak üzere büyük bir kalabalık katıldı.
1 dakikalık saygı duruşunun ardından buradaki törende konuşma yapan EBB Başkanı Yılmaz Büyükerşen, şunları söyledi:
“Allah’tan rahmet diliyor, Mustafa Önder’i saygıların, sevgilerin en büyüğü ile anmak istiyorum. Mustafa benim çok sevdiğim arkadaşımdı. Dostluğumuz belediye meclisi ile başlamadı. Onun Ticaret Odası’ndaki yöneticilikleri ve görevleri ile tanıyanlardan biriyim. Eskişehir’i, Eskişehirlileri, esnaf ve ticaret erbabını çok iyi tanıyan bir insandı. Siyasi hayatım boyunca da bilgi birikimine çokça başvururdum. Eskişehir’in ekonomik yapısını, çekirdekten bilen birisiydi. Şehir kültürüne çok hakimdi. Eskişehir’deki programlar nedeniyle şehir dışındaki toplantılara beni temsil etmek üzere hep Mustafa’yı görevlendirirdim. Eğer ben gidebilecek olsaydım benim orada ne söyleyeceğimi ezbere bilirdi. Eczacıydı, akademiden benim de öğrencimdi. Eskişehir Ahbaplar Grubu’nun kurucularından ve üyelerindendi. Ahbabı çoktu, çok değerli bir Eskişehirliydi. Soyadı gibi Önder bir isimdi. Bu acı günde onu uğurlarken eksikliğini çok arayacağımızı bir kez daha söylemek istiyorum. Kaybımız çok büyük, çok üzüntülüyüm. Değerli ailesinin, Eskişehir’in, Ahbaplar Grubu’nun, dostlarının, sevenlerinin başı sağ olsun. Allah gani gani rahmet eylesin. Eşine ve çocuklarına uzun ömürler diliyor, onların varlığı ile teselli bulacağımızı ifade etmek istiyorum.”
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da “Hepimize sabırlar diliyorum. 2014-2019 döneminden itibaren sevgili Mustafa ile hem Tepebaşı’nda hem Büyükşehir’de birlikte çalıştım. Çok iyi hatipti, mücadeleciydi. Ailesine, çocuklarına, sevenlerine sonsuz sabırlar diliyorum. Sevgili Mustafa nur içinde, ışıklar içinde yatsın. O bizim hafızamıza büyük izler bıraktı, her zaman güzel anılacak” dedi.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise şunları dile getirdi:
“Büyükşehir Belediyemizin meclis üyesi, çok değerli sevgili dostumuzu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Her ölüm erken ama bu gerçekten çok erken oldu. Eskişehir için çalışan, Eskişehir’in menfaatlerini korumak için çalışan bir arkadaşımızdı. Ahbaplar Grubu’nun kuruluşunda, Eskişehir’e yararlı işlerin tümünde imzası olan bir kardeşimizdi. Boşluğunun doldurulması mümkün değil. Eskişehir’imize, belediyelerimize başsağlığı diliyor, ailesine ve yakınlarına sabırlar diliyorum.”
Konuşmaların ardından Mustafa Önder için Mahmut Sami Ramazanoğlu Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Önder’in naaşı, dualar eşliğinde Büyükşehir Belediyesi Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi.
]]>Miting alanını aratmayan açılış programı renkli görüntülere sahne oldu. Cumhur İttifakı adaylarına sevgi gösterisinde bulunan vatandaşlar, Palandöken Belediye Başkanı ve yeni dönem başkan adayı Muhammet Sunar’ı, “Hep destek, tam destek” sloganlarıyla karşıladı. Başkan Sunar’la fotoğraf çekilen vatandaşlar, destek ve muhabbetlerini paylaştılar.
AK Parti Erzurum Milletvekilleri Fatma Öncü, Mehmet Emin Öz, Abdurrahim Fırat; Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti MKYK Üyesi Fevzi Polat, AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Ayşe Deniz Çelik, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, AK Parti Palandöken İlçe Başkanı Haktan Ömeroğlu, MHP Palandöken İlçe Başkanı Abdullah Karaoğlu ve teşkilat mensuplarının katıldığı açılış programına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
AK Parti Palandöken Belediye Başkanı ve Yeni Dönem Başkan Adayı Muhammet Sunar, alanı dolduran vatandaşları selamladı. Sunar, 5 yıllık başkanlık sürecinde Palandöken’e taşıdıkları hizmet, yatırım ve projeleri hatırlatarak, yeni dönem hedeflerini paylaştı. Sunar, görev yaptığımız 5 yıllık süre içerisinde, referansı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olan ak belediyecilik ufkunda eser ve hizmet siyasetimizi ifade ettik. Alt yapıdan üst yapıya, çevreden gündelik yaşama ait tüm sahalarda yatırımlarla Palandökenlilere hizmet verme onurunu yaşadık.” dedi.
Palandöken, huzur dolu yaşam alanlarıyla cazibe merkezi
Hayata geçirdikleri yeşil alan yatırımlarıyla, ilçenin huzur dolu yaşam alanlarıyla öne çıktığını kayda geçen Sunar, her biri millet bahçesi niteliğinde 14 adet yeşil alan yaptıklarını belirtti. Sunar, “Kent Ormanı Vadi Palandöken Nefes Projesi 1. ve 2. etap mesire alanı, Uzun Bahçe, Palandöken Bulvarı, Park Tarabya, Saklı Bahçe, Mutlu Bahçe, Yimpaş, Güzel Bahçe, Şen Bahçe, Telsizler Park, Palandöken Kent Meydanı ve Ak Park Dönemimizde İlçemize Kazandırdığımız Yeşil Alanlar Oldu. Kay kay parkuru, futbol sahası, spor ekipmanları, bisiklet ve yürüyüş yollarının bulunduğu; kameriyeleriyle, ışıklandırma sistemiyle, ağaç ve çiçek çeşitleriyle son derece şık bir görüntüye kavuşturduğumuz park ve bahçelerimiz, komşularımızın soluklandığı, stres attığı yaşam alanları olarak yoğun ilgi görüyor.” diye konuştu.
Yatırım ve projeler
Konuşmasında öne çıkan yatırımları paylaşan Sunar, Palandöken’in yatırımlar ilçesi olduğunu vurguladı. Sunar, “Erzurum’da ilklere imza attık. Vadi palandöken nefes projemiz, eşsiz nitelikte. Survıvor macera parkımız Erzurum’da ilk oldu. 1. ve 2. Marketlerde başlattığımız kentsel dönüşüm çalışmalarımız, Palandökenlilerin hülyasıydı. Rezerv alanı tamamladık, bir turizm ilçesi olan Palandöken’e yaraşır bir şekilde bu alanda dönüşümü tamamlayacağız. Palandökenlilerin nitelikli bir şekilde hizmet almalarını sağlamak maksadıyla, tarafıma tahsis edilen başkanlık konutunu millet konağına dönüştürdük. İlçemiz sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği millet konağı, kültürel ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapmanın yanında, her yaştan vatandaşımızın hizmetinde. Geniş bir kütüphane imkanı sunan konağımızın içerisinde, söyleşi salonu, yaşlılar ve bayanlar kıraathanesi, etüt, özel çalışma ve bilgisayar salonu bulunuyor. Görev süremiz boyunca ayrıca 22 mahalle konağı yaptık. Buralarda da palandökenliler her türlü sosyal olguyu paylaşabiliyor.
İlçemizde önemli projelerle gündem oluşturduk. Maksut efendi mahallemizde ‘üreten kadınlar’ projesini hayata geçirdik. Süt ve süt ürünleri üretim tesisimizi, dönemin sanayi ve teknoloji bakanı sayın mustafa varank’ın katılımıyla hizmete açtık.
Vatandaşlarımızın ve şehrimize gelen turistlerin kızak keyfini doyasıya yaşayabileceği kar kızağı pisti yaptık. Henüz resmi açılışını yapmadığımız kızak pisti, yoğun ilgi görüyor. Palandökenlilere daha kaliteli koşullarda hizmet verebilmek için 85 dönümlük bir alanda yeni bir şantiye kurduk. Asfalt plenti tesisi, 1. Sınıf atık getirme merkezi, yeni şantiyemizde yatırıma aldığımız tesisler oldu. Araç filomuzu güçlendirdik. 25 temizlik aracı, 7 kamyon, 2 tanker, 2 binek araç, 1 kazı yükleyici, asfalt finişeri ve 1 silindir’le hizmetlerimiz artık daha kaliteli ve hızlı bir şekilde ulaşıyor mahalellerimize. Güneş enerji santrali projemizde sona geldik. Çok yakında belediyemiz bütçesine katkı sağlayacak.” İfadelerini kullandı.
Sosyal ve kültürel belediyecilik
Palandöken belediyesi sosyal belediyecilik anlamında da farkındalık oluşturduğunu belirten Sunar, “PALTİM’le dokunmadık gönül bırakmadık ilçemizde. Özel gün ve haftalarda, düzenlediğimiz sürpriz etkinliklerle palandökenlilerin gönüllerinde çok özel bir yer edindik. Engelli vatandaşlarımızın yaşamlarını kolaylaştıracak hizmet ve projeleri bir bir hayata geçirdik. Bu kapsamda, engelli asansörleri, elektronik engelli rampaları yaptık; akülü araçlar, tekerlekli sandalyelerle özel bireylerimize destek olduk. Çok sayıda etkinlik düzenledik, bu vesileyle her yaştan vatandaşımızla bir araya geldik. Her bir etkinliğimize binlerce katılım oldu. Özellikle gençlerimiz ve çocuklarımız için hazırladığımız etkinlikler salonlara sığmadı. Eğitime desteğimiz her yıl artarak devam ediyor. Okullarımızın çevre düzenlemesini yaparken, öğrencilerimize hediye ettiğimiz eğitim setleriyle de destek oluyoruz. Her yıl ortalama 4 bin civarında eğitim setini 1. Sınıf öğrencilerimize dağıtıyoruz.
Belediyemiz bünyesinde iki kültür merkezimiz var. 100’ü aşkın alanda açtığımız kurslarla, her yaştan vatandaşımızın emrindeyiz. Kültürlenme gibi pek çok işlevi olan kültür merkezlerimize, özellikle gençlerimizin ve kadınlarımızın ilgisi çok yüksek. Bu ilgileriyle faaliyetlerimizi genişletme noktasında bizlere şevk veriyorlar.
Sanata ve sanatçıya destek olan, yücelten bir belediyeyiz. İlimizin kültür ve sanat hayatının gelişimine katkı sağlamayı en önemli vazifelerimizden biri olarak görüyoruz.
Türk müziğini, meşk kültürünü, müzik kültürünü ve bunları vasıta edinerek bir aile oluşturma amacı doğrultusunda, 2021 yılında Türk Musikisi Topluluğunu kurduk. Her yıl birçok farklı konu ve içerikte konserler veren topluluğumuz, farklı kesimlerden, farklı insanlarla bir araya gelmemize de vesile oldu.” Şeklinde konuştu.
Muhtarlara övgü
Palandöken’de bulunan 26 mahallenin muhtarıyla uyum içerisinde çalıştıklarını ifade eden Sunar, “Muhtarlarımız yol arkadaşlarımız.” Diyerek, muhtarala dönük yaptıkları çalışmaları aktardı. Sunar, “Vatandaşlarımıza daha modern ve daha sağlıklı bir ortamda hizmet verebilmelerini sağlamak maksadıyla muhtarlık hizmet ofisleri yaptık. Bilişim ve teknoloji desteğinde bulunduğumuz muhtarlarımızın ihtiyaçlarını gidermek noktasında her türlü desteği sağladık, yeni dönemimizde de sağlamaya devam edeceğiz.” dedi.
Köy statüsündeki mahallelere taşınan hizmetler
Sunar, “Köylerimizi merkezi mahallelerimizden ayırmadık. İhtiyaç duyulan köylerimize taziye evleri inşa ettik. Yunus emre türbesinin bulunduğu Tuzcu köyümüzde Yunus Emre Kültür Evi’ni inşa ettik. 21 köyümüzün mezarlık duvarlarını yaptık. Köy içi yolların tamirat ve onarımı, arazi yollarının düzenlenmesi, mevcut sulama kanallarının iyileştirilmesi, afetzede vatandaşlarımıza destek, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza sosyal konut gibi çok sayıda faaliyetlerde bulunduk.” kaydını düştü.
Sportif faaliyetler
Belediyenin sportif faaliyetlerini de sözlerine ekleyen Sunar, “Belediyemiz, sporda da tarihi başarılara imza atıyor. Belediyemiz bünyesinde hizmet veren spor salonunu ferdi branşlara uygun hale getirdik. Basketbol ve voleybolda il birinciliği, atletizmde il ve bölge birinciliği; boksta Türkiye şampiyonluğu, Avrupa 3’üncülüğü; halk oyunlarında il birinciliği, Türkiye birinciliği; kış sporlarında alt yapı faaliyetleri ve futbolda bizim dönemimizde bal ligine yükselen bir takımla sportif faaliyetlerimiz de doludizgin devam ediyor.” diye konuştu
Konuşmasının son bölümünde AK Parti ve MHP Erzurum Milletvekillerine, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanına AK Parti ve MHP Erzurum İl Başkanına, AK Parti ve MHP teşkilatlarına teşekkür eden Sunar, “Cumhuriyetimizin 2. Asrında, yeni bir vizyon, yeni bir ilhamla Palandökenlilerin huzurunda olacağız.” ifadelerini kullandı. – ERZURUM
]]>Yılmaz, Şanlıurfa Bulvarı’nda AK Parti Seçim Bürosu’nun açılışında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakırlılara selamını, sevgisini ve muhabbetini ilettiğini belirterek, kalplerinin her zaman Diyarbakır ile attığını, ellerinden gelen tüm imkanlarla Diyarbakır’ın ve Diyarbakırlıların yanında olduklarını söyledi.
Diyarbakır’da yaptıkları hizmetlere değinen Yılmaz, “Silvan Barajımız, duble yollarımız, hastanelerimiz, okullarımız, kırsal alana, köylere yaptığımız hizmetler, tarımsal faaliyetler, çiftçimize verdiğimiz destekler, ihtiyaç sahibi, yetime yaptığınız destekler hepsi ortada. Vatandaş bunları yaşayarak görüyor.” ifadelerini kullandı.
Vatandaşların AK Parti öncesindeki durumu, AK Parti döneminde yapılanları yaşayarak bildiğini, takdir ve dua ettiğini anlatan Yılmaz, bu anlamda vatandaşlara müteşekkir olduklarını dile getirdi.
“İnşallah hep birlikte Diyarbakır’ı geleceğe hazırlayacağız”
Yılmaz, şöyle konuştu:
“Sloganlarla, laflarla, ideolojilerle kimsenin karnı doymuyor. Gençlerimize, çoluk çocuğumuza bir gelecek hazırlanmıyor. Bunu yaşayarak yine gördük, biliyoruz. Diyarbakır’ın çok daha güçlü bir şekilde geleceğe yürümeye, daha fazla hizmete, yatırıma ihtiyacı var. Bu noktada da kritik bir seviyeye gelmiş durumda. Aslında her şey uygun. Tek yapmamız gereken Diyarbakır’a ve geleceğine sahip çıkmak. Sadece ve sadece aklı fikri Diyarbakır olan adayları desteklemek. Bunu yaptığımızda emin olun Diyarbakır çok şey kazanacak. Çok hızlı bir şekilde bir değişim, dönüşüm süreci yaşayacak. İnşallah hep birlikte Diyarbakır’ı geleceğe hazırlayacağız. Biz buna gerçek belediyecilik diyoruz. Şimdi belediyeyi amacı için kullanmak var, kanunlarda amacı belli. Belediye yerel hizmetler yapacak. Halka hizmet edecek. Bunun için mi kullanacaksınız belediyeyi, yoksa başka amaçlar için mi kullanacaksınız? Mesele budur. Kişisel kariyer için veya ideolojik için mi belediye kullanılacak? Bir enstrüman, bir araç olarak mı kullanılacak başka amaçlar için? Yoksa belediyeye tahsis edilen kaynaklar bu halka yeşil alanlar, spor tesisleri yapmak, içme suyunu temiz bir şekilde ulaştırmak, havanın kalitesini korumak, mesleki eğitimler vermek, girişimciliği desteklemek, yine ihtiyaç sahibi olan insanlara destek olmak gibi hizmetleri için mi kullanılacak? Biz işte bundan yanayız.”
Gerçek belediyecilikten yana olduklarını belirten Yılmaz, olması gerekenin bugüne kadar çeşitli dönemlerde yapılmadığı için halkın artık gerçek belediyecilik hizmeti istediğini, bunu da AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın adaylarının yerine getireceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biz de onları takip edeceğiz. Gerçek belediyecilik anlamında her yaptıkları hizmetlerde de yanlarında olacağız, destek olacağız, güç vereceğiz. AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak gerçekten ehil bir arkadaşımızı aday yaptık. Halis Bey yıllardır tanıdığımız, bildiğimiz bir arkadaşımız. Diyarbakır’ın en önemli meselelerinden biri nedir? Tarım sektörü, tarımda daha fazla üretim. Silvan Barajı’mız da devam ediyor. Bittiğinde Diyarbakır çok farklı bir yere gelecek. Halis Bey tam bu işin adamı. Tarım sektöründen geliyor. TİGEM Genel Müdürlüğü yaptı, yıllarca çok başarılı işlere imza attı. Ben o dönem daha yakından tanıdım. Kalkınma Bakanıydım. Gelip bizden ödenekler istedi, Ceylanpınar ve başka yerler için. Hakikaten çok büyük projelere imza attı. İnanıyorum ki; Diyarbakırlılar takdir ederlerse, seçerlerse Halis Bey bu bölgenin tarımına, üretimine, çiftçisine çok büyük destekler sunacak. Çok daha bilinçli bir şekilde bütün bu alandaki kurumlarımızın da gücünü, kapasitesini doğru bir şekilde organize ederek çiftçimize çok önemli yeni imkanlar açacak.”
“Diyarbakır bu ülkenin birliğine, beraberliğine sahip çıkacak”
Diyarbakır’ın en önemli meselelerinden birinin de “afet” olduğuna işaret eden Yılmaz, depremde canların gittiğini belirterek, her birine Allah’tan rahmet diledi.
Bu sonuçların bir daha yaşanmaması için dirençli şehirler inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Çok daha iyi bir şehirleşme oluşturmamız lazım. Bu noktada da eski AFAD başkanımız bu işlerden en iyi anlayan insanlardan biri. Halis Bey inanıyorum ki; hem depremin yaralarını sarma, 16 binden fazla hak sahibimiz var, onlara konutlarını teslim etme hem de Diyarbakır’ın ihtiyaç duyduğu bu dönüşümü gerçekleştirme, çok daha dirençli bir şehir haline Diyarbakır’ı getirme noktasında çok güzel hizmetler yapacaktır. Yine Diyarbakır’ın en önemli meselelerinden biri de şehir içi ulaşım meselesi. Görüyoruz, Diyarbakır artık çok daha canlı. Kent içi ulaşımda da projelerini açıklayacaktır. Sonuna kadar yanındayız, arkasındayız, her türlü desteği vereceğiz.” diye konuştu.
İlçe belediye başkanlığı için gösterdikleri adayların göreve seçilmesiyle de Diyarbakır’da farklı bir dönemin başladığını göreceklerini ifade eden Yılmaz, bu farklı dönemin sadece Diyarbakır’a değil ülkeye, çok daha geniş bir coğrafyaya da büyük bir güç ve destek vereceğini kaydetti.
Diyarbakır’ın önemli bir merkez, bir medeniyet şehri olduğuna işaret eden Yılmaz, yıllardır birilerinin bunu heba ettiğini aktardı.
Yılmaz, şöyle devam etti:
“Birtakım uluslararası güç odakları bu bölge üzerindeki hesaplarına Diyarbakır’ın gençlerini maalesef kurban ettiler. Bunlara müsaade etmememiz, gençlerimizi geleceğe hazırlamamız lazım. Çoluk çocuğumuzu çok daha güvenli bir şekilde, daha demokrat, daha kalkınmış bir Türkiye’ye hazırlamamız lazım. Kim ne derse desin Diyarbakır bu ülkenin birliğine, beraberliğine sahip çıkacak. Bu vatana, bu bayrağa, bu devlete sahip çıkacak ve emperyalist birtakım güçlerin bu bölge üzerinde kurduğu hesapları boşa çıkaracak. İnşallah bu vesileyle Gazze’den Yemen’e, Balkanlar’dan, Kafkaslar’a çok daha geniş bir coğrafyaya birlik, bütünlük mesajı verecek.”
Parti teşkilatlarının çok kıymetli çalışmalar yürüttüğünü belirten Yılmaz, kapı kapı dolaşılıp, insanlara ulaşılması ve yüz yüze görüşülmesi tavsiyesinde bulundu.
Yılmaz, “Diyarbakırlıların gönlünü kazanacağız. Bunu da sonuca dönüştüreceğiz. Seçim koordinasyon merkezimizin hayırlı olmasını diliyorum. Cenabıallah yolumuzu, bahtımızı açık etsin.” dedi.
Daha sonra Yılmaz, merkez Sur ilçesi Gazi Caddesi’nde esnafı ziyaret etti.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Dikili ilçesinde halk buluşmasına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, adaylarının seçimlerden başarı ile ayrılacağını, bazı bölgelerde rekor kıracaklarını söyledi.
Özel, “Alnı açık, başı dik, yüreğinde vatan, millet, bayrak sevgisi olan, aklında ve bilincinde Cumhuriyeti kuran değerlere en üst düzeyde bağlılık olan, Atatürk’ün evlatları, Cumhuriyetin aydınlık ve güzel insanları hepiniz hoş geldiniz. Benim için çok anlamlı bir yerdeyiz. Burası benim Bornova Anadolu Lisesi’nde yatılıyken, ortaokul ikinci sınıftan başlayarak yazları gelip plajında çadır kurduğum, yatılı okul arkadaşlarımla kaldığım, festivallerine katıldığım, çınar altında Uğur Mumcu’yu dinlediğim, Kenan Evren sağ kulağımıza ‘Yunanlılar düşmandır. Savaş, savaş, savaş’ derken sol kulağıma ‘Burası suyun iki yanında barış kentlerinden bir tanesidir, Dikili ile Midilli. Bütün insanlar kardeştir. Barış, barış, barış’ diyen, yüreğime sol bilinci, aklıma sola dair bilgileri ilk kez topladığım, bugün buradaysam varlığını borçlu olduğum bir kentteyim. Kendi evimdeyim, hepinizi saygı ile selamlıyorum” dedi.
“HAVANIN HİÇ DEĞİŞMEDİĞİ MUHTEŞEM BİR YER”
Dikili’nin 1980’lerden bugüne solun sesini tekrar yükselttiği, özgür düşüncenin dile getirildiği, örgütlü mücadele için yeni kol kola girmelerin başladığı, insanların birbirine cesaret ve umut verdiği bir kent özelliği taşıdığını vurgulayan Özel, şöyle devam etti:
“O günden bugüne Dikili özgürlükler, demokrasi, sosyal devlet için, unutturulmaya çalışılan bütün değerlere sıkı sıkıya bağlı olan muhteşem bir yer. Dünden bugüne Dikili’ye hizmet eden bütün belediye başkanlarımıza hangi partide olursa olsunlar, dünden bugüne Dikili’ye yaptıkları hizmetler, bugünlere Dikili’yi taşıyan herkese, şimdi duygu durumu ne olursa olsun, özellikle Dikili’nin efsane belediye başkanı Osman Özgüven’e yürekten teşekkür ediyorum.”
“BELEDİYENİN MALİ TABLOSUNU DÜZELTTİ”
Dikili için izledikleri aday belirleme sürecine değinen Özel, “Biz, siyasi partiyiz. Bir siyasi partide belediye başkanı tercihinde bulunacağız. 11 kıymetli aday adayımız başvurdu. Hepsi birbirinden değerliydi. Hepsi bu göreve layıklar. Yarınlarda mutlaka partimize, kentinize, Dikili’nize önemli katkıları olacak. Biz bir tercih yapmak zorundaydık, genel kural memnuniyet anketi. İzmir’de memnuniyet anketleri belediye başkanları açısından güç. Çünkü İzmir seçmenin beklentisi yüksek, notu birazcık kıt. Ancak Dikili memnuniyet anketine baktığımızda, bütün ilçeler içinde ilk 3’ün içinde ve en yüksek noktada yer alan bir performans gösterdi. Ankete baktık, ‘Dikili’de konuşacak ve tartışacak bir şey yok’ dedik. Üzerinde en kısa konuştuğumuz ilçe Dikili’ydi, çünkü Adil Kırgöz 5 yıl boyunca belediyenin mali tablosunu düzeltmiş, eksik kalan hizmetleri, yarım kalan işleri tamamlamış. Yeni projelere başlamış, bitirmiş ve bunu sizlere iyi anlatmış. Sizlerden seçildiğinin çok üzerinde bir destek almış noktadaydı. Ben kendisini kutluyorum. Ekibini kutluyorum. Belediye çalışanlarımızı, emekçilerimizi kutluyorum. Ona sahip çıkan sizleri kutluyorum” dedi.
Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Cemil Tugay ile ilgili de şunları söyledi:
“BUNDAN SONRA CEMİL TUGAY’IN İŞİ GÜCÜ İZMİR”
“İş büyükşehir belediye başkanının belirlenmesine gelince orada CHP profil anketlerinde, profil çalışmalarında ortaya çıkan, işi ve gücü İzmir olacak. İşi gücü Konak, Karşıyaka, Balçova, Dikili olacak. İşi gücü Bergama, Kınık olacak. Sorunu doğru tespit edecek, sakin ve kararlı, büyük projeleri titizlikle, kararlılıkla ve iyi planlayarak yapacak, en üst düzeyde hizmet vermesi istenilen, belediyeciliği bilen, geçmişi başarılı bir isim için çalışmaların sonunda karşınızda Cemil Tugay. Bundan sonra daha önce olduğu gibi Adil Kırgöz’ün işi gücü Dikili, bundan sonra Cemil Tugay’ın işi gücü İzmir. Çalışacak, başaracak ve hepinizin yüzünü güldürecek.
“BU SEÇİMDE KURUMSAL İTTİFAKLAR YOK”
2019’da seçime ittifakla girmiştik. CHP’nin yanında ittifak ortağı partiler vardı. Onların desteği vardı. Bu seçimde kurumsal ittifaklar yok. İstedik, gayret ettik ama başarılı olamadık. Herkesin kendince ve hak verdiğimiz, saygı duyduğumuz gerekçeleri var. Ancak önümüzde bir seçim var, o seçimden bir beklentisi olanlar var. Tayyip Erdoğan, 2018 seçiminde rejime kasteden Anayasa değişikliğinde tek adam yetkilerini eline aldığında artık hepimiz çok karamsardık. 2019 seçimlerinde seçmen sandıkta bu orantısız gücü dengeledi. Evet, bu sistem bir kişiyi seçiyor. Her şeye o kişi karar veriyor. Bakanlar aynı kalemle atanıyor. İl başkanı atadığı kalemle, İzmir’e vali atadığı kalem aynı dolma kalem. Aynı dolma kalemle Dikili’ye kaymakam da atıyor, AK Parti ilçe başkanını atıyor. Sapla saman birbirine karışmış. Bütün yetkiler bir yerde toplanmış. Parti devleti, devlet partisi tartışmaları almış yürümüşken millet dedi ki ‘Dur bakalım, her şey senin elinde değil.’ 11 büyük kenti bize ittifak ortaklarımızın da oyları ile verdiler. Verince ne oldu? Bir anda büyük karamsarlık, büyük umut ve heyecana dönüştü. Çünkü artık İstanbul’un üstünde, yanında özel kalemi, arsalara tepeden bakan, ‘Bunu şu Arap şeyhine verelim, bunu şu emire verelim, burayı Katarlılara söz verdim, not edelim. Verecek, peşkeş çekecek arsa kalmayınca İstanbul’a yeni bir boğaz açalım. İstanbul’un boğazına bıçağı dayayalım. Kanal İstanbul yapalım. Etrafını Katarlılara satalım’ diyen anlayış, artık İstanbul’un üstünde uçmuyordu.”
CHP’li belediye başkanlarının başarılarının halk tarafından da takdir gördüğünü belirten Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“GÖR BAKALIM ERDOĞAN, MİLLET TESLİM OLUYOR MU OLMUYOR MU?”
“Artık İstanbul’da halkçı belediyecilik yapan, arsaları Katarlılara vermek yerine yeşil alanlara çeviren, halkın ve milletin istediği gibi işleri yapıp, çıkar çevrelerinin elini boşta bırakan, geriye çeviren bir anlayış vardı. Bülent Arınç’ın tabiri ile Ankara’yı parsel parsel satan Melih Gökçek belediyeciliği gitmiş, öncekinin 4 katı sosyal yardım yapan, veresiye defterlerindeki borçları kapatan, insanlara doğalgaz, et dağıtan, emeklilere biner lira dağıtan bir anlayış, sosyal belediyecilik gelmişti. Bütün Türkiye’de hem muhteşem hizmetlerle tanıştı halk. Hem yalanlar çöktü. Mesela ‘İstanbul’u CHP alırsa İSPARK’ı PKK’ya verecek’ diyordu Soylu, o yalan ortasından çöktü. ‘Ankara’da su faturalarını teröristler dağıtacak’ diyorlardı ama ne kimse işinden oldu, ne teröristler iş buldu. Ama her geçen gün 2 büyük kentimizde olduğu gibi 11 kentimizi çok iyi yönettik. Bu sefer 2018 seçimlerinden sonra 2023’te çok umutluyduk, büyük heyecanımız vardı, çok inanmıştık. Ama küçük farkla maalesef başaramadık. Bu kez seçmende büyük moral bozukluğu, büyük duygusal kopuş yaşandı. İnsanlar, ‘Artık sandığa gitmeyiz, meydanları doldurmayız, ümidimiz kalmadı’ derken Tayyip Erdoğan işte ‘Büyük kentleri geri alırım, belediyeleri de alırım ve bundan sonra beni kimse durduramaz’ diyordu. Şimdi 12 yaşında çadır kurduğum kentten, ilk şehir dışı mitingi yapmaya geldiğim Dikili’de, gör bakalım Tayyip Erdoğan, millet teslim oluyor mu, olmuyor mu?
“SEÇMEN YERLİ YERİNDE DURUYOR”
Şimdi, ittifak Ankara’da yok. İttifak senedi yok, imzalayamadık. Bir anlaşma yapamadık. Bu seçimlere kendi adaylarımızla giriyoruz. Geçen seçimleri kazandığımız seçmen yerli yerinde duruyor. O seçmen, yüreğinde vatan, millet sevgisi olan, Atatürk sevgisi olan, saraya itirazı olan, tek adam rejimine itirazı olan seçmen. Bahçeli’nin 180 derecelik ‘U dönüşü’ne itirazı olan seçmen. O seçmen demokrat, Atatürkçü, o seçmen hala Dikili, İzmir, Ankara, İstanbul ve hala 81 ilde beraber. Ben buradan bütün demokratlara sesleniyorum, bakın sosyal demokratlar, muhafazakar, milliyetçi demokratlar burada. Bütün demokratlar birleşin ve kentlerinizi tek adamdan koruyun. Cumhuriyeti koruyun.
“BİRLEŞİYORUZ, HEP BİRLİKTE KAZANIYORUZ”
Dikili’den, Türkiye’nin dört bir yanına bir mesaj iletelim. Şimdi sizden alkışı ne kendime, ne adaylara istiyorum. Sizden sandıkta Ankara’da yapamadığımız ittifakı yapacak olan, sandıkta birleşecek olan, sandıkta tek adam rejimine teslim olmayacak olan bütün seçmenlere kuvvetli bir dayanışma alkışı istiyorum. Birleşiyoruz, hep birlikte kazanıyoruz. AK Parti’ye arsalarını parsel parsel satacağı, Arap şeyhlerine, Katar emirlerine teslim edeceği kentleri bırakmaya kimsenin niyeti yok. Kültür, sanat faaliyetlerini yasaklayan, gençlerin ne dinleyeceğine karışan, gençlerin festivallerini yasaklayan, onların yaşam biçimlerine müdahale eden anlayışa kentlerimizi teslim etmeyeceğiz. İzmir, Dikili gençlerin ve kadınların günün her saatinde güvenerek sahillerinde dolaşabildiği, oturabildikleri, kimsenin kimseye kötü gözle bakmadığı güvenli kentler olarak kalmaya devam edecek. Bunun teminatı sizlersiniz, bunun teminatı elbette CHP’liler ama iyi insanlara güveniyoruz. Geçtiğimiz seçimde bizimle Dikili ittifakını kuranlara güveniyoruz. İzmir ittifakına, Türkiye ittifakına güveniyoruz.”
“CHP VE ÖZGÜR ÖZEL SİZİ NAMERDE MUHTAÇ ETMEYECEK”
Toplumun her kesimine ayrım gözetmeksizin hizmet etme anlayışını benimsediklerini vurgulayarak, şunları söyledi:
“Şimdi, bizim belediye başkanlarının bir iyi bir kötü tarafı var. İyi tarafları çok çalışıyorlar. Kötü tarafları az anlatıyorlar. Bakın elimde Adil Kırgöz’ün 5 yılda yaptıkları var. 170 kilometre temiz su iletim hattından başlayın, 350 kişilik Atatürk Kültür Merkezi’ne, Dikili’de bir toplantı yapacak kapalı mekan yokken, Dikili gibi bir yere çok hak ettiği kültür merkezini yapmış, adını da ne koymuş. Mustafa Kemal Atatürk. Helal olsun. Eski belediye binasını gelir getiren bir iş merkezine dönüştürdü. Sülüklü Deresini ıslah etti, yağmur suyu deşarj hatlarını yaptı, 3 yeni kavşak yaptı. Bütün yollarımızı yaptı. Kent arşivi ve tanıtım merkezi yaptı, 6 kilometre bisiklet yolu, Çandarlı’ya kapalı pazar yeri, düğün salonu yaptı. Taziye evini yaptı. 26 yeni park, sokak sağlıklaştırma projeleri, arıtma tesisi, çevre yolları, 125 metre sıcak asfalt. 450 bin metrekare kilit parke taşı. Sosyal market. Sosyal destek projeleri. Gündüz bakım evleri, kreşler, kitap günleri, festivaller, restorasyon, doğalgaz, e-imar, U-19 Dünya Plaj Voleybol Şampiyonası, say say bitmiyor. Adil Kırgöz. O yapıyor, az anlatıyor. Siz çok alkışlayın onu. Ama bir yandan da yapılmayanlar var. Ne yapılmıyor, mesela balıkçı barınağının yapılması lazım ama yapmıyorlar, Çandarlı- Dikili arasında yolun yapılması lazım, yapmıyorlar. Dikili’de okul sorunu var, yapmıyorlar. Buradan şunu söyleyelim. Dikili geçen sefer yüzde 57-58 ile Adil Başkanı seçti. Görünen o ki tarihi bir rekor ile yeniden seçecek. Yanında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay, buradan Dikili’ye söz olsun, istedikleri kadar sizi oy veriyorsunuz diye cezalandırsınlar, hani Hatay halkını tehdit ediyor ya, diyor ki ‘Merkezi yönetim ile belediye olmazsa, hizmet gelmez. Hatay mağdur olur. Olmadı mı?’ deyip depremzedeyi bile CHP’li, AK Partili belediye diye ayırdığını itiraf ediyor ya. Bu yaptığı davranış vicdani değildir, kalbinin yerinde taş vardır, bu davranış mertçe bir davranış değildir. Ta Hatay’dan hepinizi tehdit etmektedir. Bu mertlik değildir ama size söz, CHP ve Özgür Özel sizi namerde muhtaç etmeyecek. Söz veriyorum.”
“SİZE EMANET EDİYORUM”
Özel, başkan adayları Cemil Tugay ve Adil Kırgöz’ü kendisine eşlik etmeleri için yanına davet ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Şartları zorlayacağız, hukuki prosedürleri zorlayacağız, Balıkçı Barınağı’na da imkan olduğu ölçüde Çandarlı – Dikili yolundaki iyileştirmeyi de eğer Karayolları izin verirse yolun tamamını da biz yapacağız. Sizi namerde muhtaç etmeyeceğiz. Dikili’nin güzel insanları, iki yanıma iki başkanımı alayım, il başkanımı alayım. Ben buradan bütün Dikililere, bu çalışkan, efendi, bu 5 yılda önce borçları kapatan, yatırımları planlayan, bu zorlu dönemde bu kadar çok iş yapan bu kardeşinize bir İzmir, hatta keşke mümkün olsa Türkiye rekoru bekliyorum. Hadi bakalım. Adil Kırgöz’e sonuna kadar sahip çıkın. Cemil Tugay, tanıyan herkesin hem sevdiği, hem güvendiği, tanıdıkça da bu kadar enerjik, iş bitirici, bu kadar iyi planyan, bu kadar hızlı aksiyon alan ve tuttuğunu koparan biri olduğunu, her tanıyanın gördüğü, benim yol arkadaşım, kendisi cesareti, çalışkanlığı, sakin yapısı ama hızlı karar alan, iyi uygulayan, gerçek bir İzmir sever, gerçek bir kentsever, gerçek bir vatansever, çok iyi bir yönetici olan Cemil Tugay’ı size emanet ediyorum.”
]]>Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven 10 yıl önce devraldığı belediyenin mali durumu ve kentin yapısını bugün gelinen nokta ile rakamlar ve görüntüler paylaşarak karşılaştırdığı basın toplantısında büyük takdir topladı.
Kendi asfalt ile betonunu üreten ve satan bir belediyeye dönüştüklerini belirten Güven; “Tüketen değil üreten bir belediye anlayışıyla hem mali hem de idari açıdan bölgemizde öne çıkan bir Afşin’i oluşturduk. Büyükşehir yasası sonrası artan sorumluluk alanımızda verimli ve sonuç odaklı insan kaynağı yönetimi anlayışı benimsedik. GES projesi ve birçok yatırımla hem kazanç sağlar hale geldik, hem de harcamalarımızı rasyonel çizgiye çektik. 10 yıllık sürede Pandemi ve deprem gibi iki büyük felaketin zorluklarına rağmen, hem yatırımlar gerçekleştirip hem de sağlam bir zeminde yer alacak olan yeni şehir planımızı hayata geçirebildik. Pandemi döneminde kıtlık yaşanırken ürettiğimiz maskeleri halkımıza ücretsiz dağıtıp, ihtiyacı olan kentlere satışını gerçekleştirdik. Deprem öncesi başladığımız imar çalışmaları sayesinde deprem sonrası 11 il genelinde ilk normalleşen kent olmayı başardık. Tüm bu çalışmalarımız vatandaşlarımızın refahı için son derece somut sonuçlarla bizleri buluşturdu” dedi.
UNESCO mirası listesine giren Eshab-ı Kehf’ten, Akdeniz Bienali’nin önemli durağı olma sürecine kadar birçok kültürel faaliyeti, Hayalimizde Eğitim Var projesi ile de eğitimde büyük bir hayali gerçekleştirdiklerini belirten başkan GÜVEN ” Ben hemşerilerimin, özellikle de genç hemşerilerimin her şeyin en iyisini hak ettiğine inanıyorum. Afşin Anadolu’nun bağrında binlerce yıllık bir mirasın merkezidir. Hem kültürel hem de eğitim alanında bölgemizde öne çıkacak bir Afşin hayali ile çalıştık. Rabbime şükürler olsun ki bunu da alnımızın akıyla başardık. Artık Türkiye’nin her yerinde bilinen ve merak edilen bir Afşin var. Yaptığımız kültürel faaliyetler Kahramanmaraş’ın sınırlarını aştı ve Türkiye’de bilinir işler oldu. Ulusal kanallar defalarca kültürel faaliyetlerimizi haber yaptılar. Afşin’e gelip bu faaliyetleri yerinde gördüler. Eğitim alanında yurdumuzun nice büyük kentlerinin belediyelerinin üzerinde bir destek projesi gerçekleştirdik. Gençlerimiz gerek okullarda gerek sınavlarda başarılı olabilsinler diye gayretle çalıştık. Her bir emeğimizin somut sonuçlarına tanık olmak da bizlerin en büyük mutluluğu oldu” dedi. Afşin Belediyesi’nin mali açıdan büyük bir geri dönüşe imza attığını rakamlar ile ortaya koyan Başkan Güven; “Borçlu olmanın bir kader olmadığını tüm hemşerilerime gösterebilmiş olmanın manevi mutluluğu içerisindeyim. Borçlarla devir aldığımız belediyemiz bugün geldiğimiz noktada yatırım teşvik belgesi almaya hak kazanmış “yani kamu ve özel sektöre vadesi geçmiş borcu olmayan” sürdürülebilir bir belediye haline dönüşmüştür. Pandemi ve deprem felaketlerine rağmen taviz vermediğimiz mali programlarımız sayesinde güçlü bir Afşin Belediyesi’ni benden sonraki başkanlarımıza emanet edecek olmak da beni ayrıca gururlandırıyor. Büyük yatırım projelerimizi tamamladık ve sırada devam eden projeler var. Umut ediyorum ki benden sonra da kıymetli Koray kardeşim bunların takipçisi olacaktır” diye konuştu. – KAHRAMANMARAŞ
]]>Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya, Akşehirlilere hizmet etmenin ve Akşehir’i her alanda kalkındırmanın kendileri için dünyadaki en büyük nimetlerden birisi olduğunu ifade etti. Başkan Akkaya, “Bugün açılışını yaptığımız Rüştü Bey İş Hanı için daha önce ‘melek girmez’ tabiri kullanılırdı. Vatandaşlarımızın bu şekilde adlandırdığı metruk ve yıkık bir mekanı bugün oldukça güzel sosyal ve kültürel bir ortama dönüştürmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu güzel eserin ihyasında bize büyük destek sağlayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’mıza, milletvekillerimize, her yatırımda bizi yalnız bırakmayan Uğur İbrahim Altay Başkanıma teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Güzel bir eser ortaya çıktı”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Akşehir’de birçok çalışma yürüttüklerini ancak en çok keyif aldıkları işin kültürel mirasın ortaya çıkarılmasıyla ilgili işler olduğunu söyledi. “Üçlü olsun güçlü olsun” söyleminin en güzel yansımasının Rüştü Bey İş Hanı’nın restorasyon çalışmasında ortaya çıktığının altını çizen Başkan Altay, “Bir ayağı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’mız ve İLBANK, diğer ayağı Büyükşehir Belediyemiz ve Akşehir Belediyemiz. Böyle güzel bir eser ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
“Konya merkezde ciddi bir Akşehir tanıtımı yapıyoruz”
Akşehir’e yeni hizmetler kazandırmaya devam edeceklerini ifade eden Başkan Altay, “Hemen karşı tarafta İnönü Caddesi Cephe Sağlıklaştırma Projesi devam ediyor. Bugün esnafımızı ziyaret ederken Eski Osmanlı Bankası’ndan başlayıp Dudu Kadın’a kadar bir alanda cephe sağlıklaştırması projesi talep ettiler. Biz de biraz önce Yusuf başkanımla birlikte söz verdik. İnşallah yeni dönemin ilk işi olarak orayı da Akşehir’imize kazandıracağız. Akşehir’de bu yaptığımız işleri aslında bir büyük hedef için gerçekleştiriyoruz. Akşehir, bölgenin merkezi olmakla birlikte özellikle kültürel mirasıyla Konya’mızın önemli turizm merkezlerinden birisi olacak. Onun için özellikle Konya merkezde ciddi bir Akşehir tanıtımı yapıyoruz. Bununla birlikte katıldığımız tüm fuarlarda ve birçok ulusal kanalda Akşehir’imizi anlattık. Bundan sonra da en önemli hedefimiz Akşehir’in turizme kazandırılması olacak. İnşallah bunu da başaracağımıza inanıyorum. Rüştü Bey İş Hanı Restorasyon çalışmamızın hayırlı olmasını temenni ediyorum. Hem bu işte verdiği emekten dolayı hem de 10 yıl boyunca Akşehir’e yaptığı hizmetlerden dolayı değerli belediye başkanımız Salih Akkaya beye tüm hemşehrilerim adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Melek girmez denilen bu mekan meleklerin de girdiği bir mekana dönüştü
AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, Akşehir’in sanayi, eğitim ve kültürel olarak kalkınması adına gayret ettiklerini vurgulayarak, “Uğur Başkanım Dünya Belediyeler Birliği’ne de başkanlık yapıyor. Önemli görevleri var. Onun Akşehir sevgisini de biliyoruz. Akşehir’e çok önem veriyor. Bu da Salih başkanım için bir şanstı. Yusuf başkanım için de daha yükselmiş bir şans olarak sürecek inşallah. Artık köhneliğinden, içine girildiğindeki kötü ortamdan, ‘melek girmez’ denilen bu mekan inşallah meleklerin de girdiği Allah’ın en şerefli varlığı insanların da mutlu oturduğu bir mekana dönüştü. Hayırlı olsun. Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Rüştü Bey Hanı dualarla açıldı
MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaarslan, AK Parti Konya İl Yönetim Kurulu Üyesi Tevfik Tığlıoğlu, Cumhur İttifakı AK Parti Adayı Yusuf Kahraman, AK Parti İlçe Başkanı Muammer Sağlam, MHP ilçe Başkanı Mehmet Akif Dilber ve İLBANK Bölge Müdürü Sedat Yılmaz’ın da katıldığı programda konuşmaların ardından Rüştü Bey İş Hanı’nın açılışı dualarla yapıldı.
Akşehir’de AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına da katılan Başkan Altay, ilçe esnafını da ziyaret ederek esnafa kolaylıklar dilerken alışveriş yapan vatandaşlarla da sohbet etti. – KONYA
]]>Yeni dönemde aday gösterilmeyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 5 yıllık görev süresinde birlikte çalıştığı İzmir Büyükşehir Belediyesi yöneticileri ile Tarihi Havagazı Fabrikasında düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi. Başkan Tunç Soyer, tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür etti, dikkat çeken açıklamalar yaptı.
“Koltuğa oturduğumda toktum, şimdi de tokum”
Tunç Soyer, “Küçük yaşlardan itibaren zamanı daha iyi değerlendirmenin, almaktan değil vermekten geçtiğini öğrendim. Çocuk yaşlarımızdan itibaren vicdan ve merhametimizi keşfettik, dünyayı değiştirmeye karar verdik. Daha güzel bir dünyanın mümkün olduğunu biliyorsunuz ve onu yapmak için de kullanabileceğiniz en güçlü şey siyaset. Gerçekten dünyayı değiştirmek istiyorsanız tok olacaksınız. 15 sene önce Seferihisar Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduğum gün toktum, 1 ay sonra koltuğu bırakırken de tokum. Bu kolay bir mesele değil. Günümüz siyasetçileri maalesef çok aç ve doymak bilmiyorlar. Tokluğu içine sindirmiş çok az siyasetçi var maalesef. Ama enseyi karartmamak lazım, çünkü var” dedi.
“Yıkılmadım, yıkamadılar”
Belediye başkanlığı döneminde yaşadıklarını anlatan Başkan Soyer, “Bu yolculukta ihanet edenler oldu, arkadan hançerleyenler oldu. Onlar için üzülüyorum. O sahip olmak istedikleri unvan, makam neyse, onun için aile terbiyelerinden, ahlaklarından vazgeçiyorlar, çok yazık. Hayat ondan ibaret değil ki… Hayatı ıskalamak çok üzücü. Asla sevinmesinler, yıkılmadım ve yıkamadılar. Çocukluk yıllarında taşıdığım heyecanı, bu memleket için duyduğum aşkı, bu ülkenin aydınlık geleceği için duyduğum heyecanı şu kadarcık engelleyemediler. Yine yüzüm gülmeye devam edecek, mücadele etmeye devam edeceğim. Sonuna kadar böyle olacak, hiç boşuna sevinmesinler. Asla yıkamadılar, yıkamayacaklar. Çok iş yaptık, olağanüstü güzel işler yaptık. Bu yaptığımız işlerin önemli bir bölümü tüm Türkiye’de ilkti. O kadar çok Türkiye’de ilkimiz var ki. Bence her biriyle iftihar etmelisiniz. Türkiye’de hiçbir belediye bu sürede; 670 küsur otobüs almadı, sıfırdan başlayıp bir tramvay hattını bitirmedi, 287 milyon Euro yatırımla metro hattı yapmadı, Acil Yardım Butonu icat etmedi, fabrika açmadı, atalık tohumu binlerce dönüme yaymadı. O kadar çok ilkimiz var ki, o kadar çok model olduk ki, bizden sonrakiler bunların izinden gidecekler ve o güzel örnekleri Türkiye’de yaygınlaştıracaklar. Mahalle Bostanı, Sünger Kent gibi uygulamalarımızı bir bakıyoruz bir belediye yapıyor, bir bakıyoruz Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uygulamaya başlamış. İçten içe gurur duyuyoruz. Bu salondaki sizler yaptınız. Sizler Türkiye’nin en büyük dönüştürücü gücüsünüz. Sizin kadar aydınlık, temiz, dirençli, ilerici başka bir belediye kadrosu yok. Her zaman bir ağabeyiniz olarak sizin yanınızda olmaya devam edeceğim. Ben maraton koşucusuyum. Son nefesime kadar koşmaya devam edeceğim” diye konuştu. – İZMİR
]]>Bir dizi açılış ve toplantılara katılmak için Amasya’dan Samsun’a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Samsun Valiliği’ni ziyareti ve Mert Irmağı Islah Projesi Temel Atma Töreni’ne katıldı. Ardından AK Parti Samsun İl Başkanlığı’nda teşkilat üyeleri ile buluşan Bakan Yumaklı, burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunu. Yumaklı, DEM Parti ile görüşen ana muhalefet partisi CHP’ye yüklenirken, 31 Mart Yerel Seçimleriyle birlikte CHP tarafından yönetilen belediyelerde ise ‘Fetret Devri’nin sona ereceğini, bu belediyeleri de AK Parti’nin kazanacağını ifade etti.
“Milletimizin ortak paydası bizim siyasetimizdir”
Terör uzantıları ile görüşen siyasi partileri eleştiren Bakan İbrahim Yumaklı, “Güçlü ve büyük Türkiye’yi inşa etmek gibi bir derdimiz var. Burada da en büyük gücümüz siz dava arkadaşlarımız ve teşkilat mensuplarımızsınız. Gücümüzü sizin gayretinizden alıyorum. Sürdürdüğümüz tarihi ve kutlu yürüyüşümüzü engellemek isteyenler her zaman olacaktır maalesef. Milletimiz de her seferinde onlara ‘dur’ demiştir. Bu ülkenin gelişmesini engellemek için o bayat numaralara başvurulmasını artık bu ülkenin insanı artık yemiyor. Amiyane tabirle. Millet şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak hiçbir projeye ve anlayışa prim vermeyecektir. Çünkü terör uzantılarıyla demlenenlerin herhangi bir fırsat bulamaması adına milletimizin ortak paydası bizim siyasetimizdir. Muasır medeniyetler anlamında Türkiye sınıf atladı. İnşallah bu ruhla Türkiye Yüzyılı’nı da milletimizle birlikte inşa etmiş olacağız” diye konuştu.
“Gerçek belediyeciliğe ara verenlerin ‘Fetret Devri’ tekrar AK Parti belediyeciliği ile buluşacak”
AK Parti tarafından yönetilmeyen belediyeleri ‘Fetret Devri’ne benzeten Bakan Yumaklı, “AK Parti olarak mücadelemizi Türkiye’nin istiklal ve istikbal yürüyüşünü durdurmaya çalışanlara karşı da yürütüyoruz. Ülkemizi inşa etmek, daha ileriye getirmek adına yaptığımız mücadelenin dışında dolayısıyla 31 Mart seçimlerini de bu çerçevede değerlendiriyoruz. İl ve ilçelerimizi Türkiye Yüzyılı’nda gerçek belediyecilikle zaten var olanlar devam edecekler. Ara vermiş olanlar da bu ‘Fetret Devri’nin neye mal olduğunu gördükleri için inşallah AK Parti belediyeciliği ile herkes tekrar buluşmuş olacak” şeklinde konuştu.
Milletin her zaman AK Parti’ye güvendiğinin altını çizen Yumaklı, “AK Parti olarak yenilikçi ruhla vizyoner bir partiyiz. Gündelik işlerle uğraşmıyoruz. Türkiye’nin geleceğini inşa ediyoruz. Son 22 yılda Anadolu halkı, bizim vatandaşımız, bizim milletimiz bu iradeyi gördüğü için AK Parti’ye sonsuz bir şekilde güvendiğini sandıkta gösterdi. Gönül belediyeciliği diye bir siyasetimiz var. Bunu AK Parti sadece söylem olarak değil eyleme de dökerek farkını gösterdi. Yine insan odaklı politikaları AK Parti uygulamıştır her zaman. Sosyal belediyecilik denen kavram yine AK Parti ile gündeme gelmiştir. Bugün hiç kimsenin hatta bize muhalefet edenlerin bile tek bir cümle kuramadığı husustur, AK Parti’nin belediyecilikteki hizmet anlayışı” ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı’nın AK Parti Samsun İl Başkanlığı’ndaki programında AK Parti Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Cumhur İttifakı Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan ve AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse de hazır bulundu. – SAMSUN
]]>Toplantıya katılan temsilciler, Başkan Seçer’e belediyenin kent genelinde spor alanında yürüttüğü faaliyet ve projeler hakkında merak ettikleri soruları yöneltirken, Kongre ve Sergi Sarayında gerçekleştirilen buluşmada Başkan Seçer’e; Genel Sekreter Yardımcısı Serdal Gökayaz ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Emrullah Taşkın eşlik etti.
Nakdi yardım ve malzeme yardımları sürecek
Başkan Vahap Seçer, 5 yıl boyunca amatör spor kulüplerine ve sporculara özellikle nakdi yardımlar konusuna ağırlık verdiklerine dikkat çekti. Seçer, amatör spor kulüplerine 4 yılda toplam 19 milyon 641 bin TL yardım yaptıklarını aktararak, “2024 yılında tabi ki bu bütçeyi anlamlı bir şekilde artırarak sürdüreceğiz. Mümkün olduğunca da en yüksek yardım miktarı ile sizlerin karşısına çıkacağız” diye konuştu. Nakdi yardım desteğinin müracaatlarının 30 Mart tarihinde sona ereceğini hatırlatan Seçer, destekten yararlanmak isteyen kulüp ve sporculara 30 Mart’a kadar başvurularını gerçekleştirmeleri çağrısında bulundu.
Sadece nakdi yardım değil, zaman zaman malzeme taleplerine de cevap verdiklerini söyleyen Seçer, kulüplerin ve sporcuların en önemli sorunlarından birinin müsabakalara giderken yaşanan ulaşım sorunu olduğuna işaret etti. Bu tür konularda geç kalınmadan belediyeye başvurulduğu takdirde her türlü desteği sağladıklarını vurguladı.
“Spor, her şeyi bir araya getiren sihirli bir alandır”
Sporun topluma birçok faydası olan bir alan olduğunu sözlerine ekleyen Seçer, “Başarılı sporcu demek, ülkenin, yaşadığı kentin tanıtımı demek. Spor demek; turnuvalar, müsabakalar demek. Dili, dini, ırkı, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun insanların bir sporcuyu, bir takımı destekleme arzusuyla bir arada olması demek. İnsanları bir araya getirdiğiniz zaman kentte huzuru sağlarsınız. Spor bunları sağlayan çok önemli ve sihirli bir alandır” ifadelerine yer verdi.
“İmar planları bitti, spor sahaları ve tesisleri yapılabilecek”
Mersin Büyükşehir belediyesinin sorumluluk alanındaki imar planlarının bitmesinin kendilerine büyük kolaylık sağladığını ifade eden Seçer, yeni planlarda spor alanlarının belirlendiğini söyledi. Seçer, “Seçim bildirgemize futbol sahası ve semt sahalarını da ekledik. Merkez 4 ilçenin imar planı sorunu vardı, belediyemiz hepsini bitirdi. Yeni spor alanları çıktı. Akdeniz’in bize ait olan planlarını bitirdik. Şimdi Akdeniz Belediyesi bitirmeye çalışıyor. 3-5 ay içinde o da bitecek. Orada da yeni imarda spor alanları çıkacak. O alan hangi belediyeye aitse futbol sahası, spor tesisleri yapabilecek. O açıdan da kısmen rahatladık. Çünkü spor sahası yapacak alanlarımız yoktu. Bu imar çalışmalarından sonra onları da bitirdik” şeklinde konuştu.
“Bizim dönemimizde bisiklet yolları göz önüne çıktı”
5 yılda 148 kilometre bisiklet yolunun yapımını tamamladıklarını aktaran Seçer, “Bizim dönemimizde bisiklet yolları daha da göz önüne çıktı. Yeni açtığımız bulvarlara, ölçüleri uygun olan her yere yapıyoruz” dedi. Bisiklet kullanımının yaygınlaştırılması için kent genelinde organizasyonlar gerçekleştirdiklerini belirten Seçer, Tour Of Mersin, Kleopatra Bisiklet Festivali gibi birçok etkinliği hayata geçirdiklerini anlattı. Büyükşehir tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde Mersin’in Eurovelo-Avrupa Bisiklet Rotaları Ağı’na dahil edileceğini ifade eden Seçer, “Bu çok önemli bir çalışma. Bu ağın içerisinde olmamız Mersin’in tanıtımı için muazzam olacak. 3 yıldır bu işi takip ediyoruz. Bisikletçiler bu güzergahı kullansın, Mersin tanınsın ve gelişsin istiyoruz. Bunun için de gerekli çalışmaları yaptık” diye konuştu.
“Müftü Deresi Yaşam Parkı önümüzdeki 5 yılda Mersinlilere yapmayı söz vereceğim çalışmalardan bir tanesidir”
Büyükşehir Belediyesi tarafından Mersin’e kazandırılacak olan Babil Su Sporları Merkezi hakkında da konuşan Seçer, “Orada kano, kürek, yelken birimleri, cankurtaran kursları gibi birçok faaliyet olacak. Herkese hitap eden çok güzel bir mekan oldu” dedi. Gelecek dönemde hayata geçirilecek önemli projelerden biri olan Müftü Deresi Yaşam Parkı ile ilgili de katılımcıları bilgilendiren Seçer, “500 dönüm bir alan var. Bu muazzam ve çok sayıda fonksiyon yükleyebileceğimiz bir alan. Nasıl Kültür Park’ta basketbol potaları, tenis kortları, ayak tenisi alanlarımız var ise orada da her yaşa uygun birçok fonksiyon olacak. Bu da önümüzdeki 5 yılda Mersinlilere yapmayı söz vereceğim çalışmalardan bir tanesidir” sözlerine yer verdi.
“Vahap Bey’in spora bakış açısı son derece olumlu”
Mersin Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanı Mithat Ertaş da bu tür toplantıları önemli bulduğunu dile getirerek, “Özellikle spor camiası buluşmaları bizi son derece mutlu etti. Amatör spor, gönül işi. Vahap Bey’e baktığımız zaman spor adına kentte güzel şeyler yaptığının farkındayız, spora bakış açısı son derece olumlu. Kulüplerimize yapılan nakdi yardımlar, ulusal ve uluslararası derece yapan sporcularımız, antrenörlerimizin ödüllendirilmesi, zor durumda olan kulüplerimiz; özellikle gençlik kulüplerimize çok büyük rahatlama getiriyor. Bu her yıl artarak devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Bu toplantılar sayesinde kulüpler kendini rahatça ifade edebilir”
Mersin Ampute Futbol Kulübü Başkanı Ali Yanaç ise Başkan Vahap Seçer’in göreve geldiğinden bu yana yapmış olduğu çalışmaları yakından takip ettiğini söyleyerek, “Başkanımızın Ampute Futbol Kulübü ve diğer amatör kulüplere vermiş olduğu destekler göz önünde. Bu toplantıların da verimli sonuçları olur, daha önce kendini ifade edememiş kulüpler de kendilerini daha rahat ifade edebilir. Bunun da çok olumlu sonuçları olur” ifadelerine yer verdi. – MERSİN
]]>“Yamuğu olan bizim partimizde olamaz”
AYDIN – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, kendisinin ve birinci derece akrabalarının hiçbir şekilde herhangi bir belediye ile iş veya para ilişkisi olmadığını belirterek, “Yurtdışında şirketimiz yok, belediye ve bakanlarla ilişkilerimiz yok. İspatlarsanız politikayı bırakırım. Şantajın dışında olabilmek çok önemli” dedi.
31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerine sayılı günler kalırken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin adaylarının tanıtımı için Aydın’a geldi. Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen aday tanıtım toplantısında konuşan Genel Başkan Akşener, adaylara seslenerek “Çalmayacaksınız, çaldırmayacaksınız, israfı önleyeceksiniz” dedi.
Siyasette şantajın dışında olabilmenin çok önemli olduğuna dikkat çeken Akşener, “Bu seçim şımarıklığın, her şartta bu insanları parmağımın ucunda oynatırım diyenleri durdurabileceğiniz bir seçim. Ailemden, birinci derece yakınım olan herhangi bir şahsın, her hangi bir belediye ile iş ya da para ilişkisini ispatlayan olursa politikaya bırakırım. Erdoğan veya belediyeleri, bakanlarıyla da ailemin herhangi bir ferdinin ahbaplığı var ise ortaya koysunlar. Şantajın dışında olabilmek çok önemli bir işmiş. Benim ailemin ne Ankara anlaşmasıyla ne başka bir anlaşmayla ne de Amerika’da Avrupa’da şirketi yok. Benim yok. Beni kim tehdit edebilir. O yüzden siyaset yaparken çoluğuna çocuğuna şirket kuranlara soracaksınız. Türkiye dururken niye diyeceksiniz. Türkiye için siyaset için en önemli soru budur. Dünyanın en dürüst siyasetçisi dümenini çevirip, çoluğunun çocuğunun üzerinden şirket açar, oralara para gönderirsen, sen hırsızsın demektir. Bunlara dikkat edeceksiniz. Siz temiz, dürüst ve cesur insanlarsınız” şeklinde konuştu.
“Her iki taraftan ok yağmuruna tutulmuş bir partiyiz”
Yoğun katılımın olduğu toplantıda kürsüye çıkan Akşener, “Seçmen, veli nimet olmalıdır. Seçimler seçmenin düğünüdür, bayramıdır ve yanlışları değiştirmek bu seçim de hepimizin görevidir. Biz, siyasetçiyi karşısında ‘Hazır ol’da durdurduğu projeler üzerinden rekabetin yapıldığı, vatandaşların sorunlarına çare üretildiği bir Türkiye’yi inşa etmek üzere yola çıkmış ama tam anlamıyla kendimizi anlatamamış bir siyasi hareketiz. Dolayısıyla hakkın, haklının yanında olmak ve de temiz kalmak çok zor olan bir dönemde bugün adaylarımızı açıklayacağız. Karşımda büyükşehir adayımız var. Adayımız inşallah belediye başkanımız olacak. Daha evvel belediye başkanlığı yaptı. Eğer yamuğu olsaydı, bize gelme cesaretini bulabilir miydi? Bulamazdı. Ben aynı zamanda cesurlar hareketi dediğim bu hareketin, onurunun ve şerefinin önemli olduğu insanların bir araya geldiği bir siyasi partiyiz. Adaylarımız temiz, dürüst olmamış olsa, her iki taraftan da ok yağmuruna tutulmuş bir partide olamazdılar. İki taraf da gıcık olmuş durumda. Biz, sizin sesinizi duyurmak istiyoruz. Bizim bu yolculuğumuzun ana hedefi bu” dedi.
Toplantının sonunda partisinin adaylarını tanıtan Akşener, Aydın Büyükşehir’de Özer Kayalı’nın, Efeler’de Mehmet Fatih Atay’ın, Buharkent’te Hasan Akyol, Kuşadası’nda Behçet Alp’in, Karacasu’da Zeki İnal’ın, Sultanhisar’da Cihan Demirel’in, Germencik’te Aydın Bircan’ın, İncirliova’da Nadir Mıstık, Nazilli’de Cüneyt Korkmaz’ın, Köşk’te Nilgün Baş’ın, Didim’de Atilla Avlayıcı’nın, Karpuzlu’da Veysel Kalfa’nın, Bozdoğan’da Erhan Algan’ın, Çine’de Erkan Bozkurt’un, Söke’de Mehmet Koyuncu’nun, Kuyucak’ta Fahrettin Kemik ve Yenipazar’da İlknur Karaduman’ın, belediye başkan adaylığını açıkladı. Toplantıda Koçarlı Belediye Başkanlığı için herhangi bir aday açıklanmaması dikkat çekti.
Konuşması sırasında zaman zaman eşi Tuncer Akşener’e seslenen Meral Akşener, solonun en arka tarafında ayakta kendisini dinleyen eşi için “Ben seçim çalışmalarında çok gezdiğim için sürekli ayakkabı eskitiyorum. Kocam kalp krizi geçirecek ayakkabı parasından” diyerek adayların da seçim çalışmaları sırasında ve seçildikten sonra kapı kapı dolaşmasını istedi.
]]>31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerine sayılı günler kalırken, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin adaylarının tanıtımı için Aydın’a geldi. Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen aday tanıtım toplantısında konuşan Genel Başkan Akşener, adaylara seslenerek “Çalmayacaksınız, çaldırmayacaksınız, israfı önleyeceksiniz” dedi.
Siyasette şantajın dışında olabilmenin çok önemli olduğuna dikkat çeken Akşener, “Bu seçim şımarıklığın, her şartta bu insanları parmağımın ucunda oynatırım diyenleri durdurabileceğiniz bir seçim. Ailemden, birinci derece yakınım olan herhangi bir şahsın, her hangi bir belediye ile iş ya da para ilişkisini ispatlayan olursa politikaya bırakırım. Erdoğan veya belediyeleri, bakanlarıyla da ailemin herhangi bir ferdinin ahbaplığı var ise ortaya koysunlar. Şantajın dışında olabilmek çok önemli bir işmiş. Benim ailemin ne Ankara anlaşmasıyla ne başka bir anlaşmayla ne de Amerika’da Avrupa’da şirketi yok. Benim yok. Beni kim tehdit edebilir. O yüzden siyaset yaparken çoluğuna çocuğuna şirket kuranlara soracaksınız. Türkiye dururken niye diyeceksiniz. Türkiye için siyaset için en önemli soru budur. Dünyanın en dürüst siyasetçisi dümenini çevirip, çoluğunun çocuğunun üzerinden şirket açar, oralara para gönderirsen, sen hırsızsın demektir. Bunlara dikkat edeceksiniz. Siz temiz, dürüst ve cesur insanlarsınız” şeklinde konuştu.
“Her iki taraftan ok yağmuruna tutulmuş bir partiyiz”
Yoğun katılımın olduğu toplantıda kürsüye çıkan Akşener, “Seçmen, veli nimet olmalıdır. Seçimler seçmenin düğünüdür, bayramıdır ve yanlışları değiştirmek bu seçim de hepimizin görevidir. Biz, siyasetçiyi karşısında ‘Hazır ol’da durdurduğu projeler üzerinden rekabetin yapıldığı, vatandaşların sorunlarına çare üretildiği bir Türkiye’yi inşa etmek üzere yola çıkmış ama tam anlamıyla kendimizi anlatamamış bir siyasi hareketiz. Dolayısıyla hakkın, haklının yanında olmak ve de temiz kalmak çok zor olan bir dönemde bugün adaylarımızı açıklayacağız. Karşımda büyükşehir adayımız var. Adayımız inşallah belediye başkanımız olacak. Daha evvel belediye başkanlığı yaptı. Eğer yamuğu olsaydı, bize gelme cesaretini bulabilir miydi? Bulamazdı. Ben aynı zamanda cesurlar hareketi dediğim bu hareketin, onurunun ve şerefinin önemli olduğu insanların bir araya geldiği bir siyasi partiyiz. Adaylarımız temiz, dürüst olmamış olsa, her iki taraftan da ok yağmuruna tutulmuş bir partide olamazdılar. İki taraf da gıcık olmuş durumda. Biz, sizin sesinizi duyurmak istiyoruz. Bizim bu yolculuğumuzun ana hedefi bu” dedi.
Toplantının sonunda partisinin adaylarını tanıtan Akşener, Aydın Büyükşehir’de Özer Kayalı’nın, Efeler’de Mehmet Fatih Atay’ın, Buharkent’te Hasan Akyol, Kuşadası’nda Behçet Alp’in, Karacasu’da Zeki İnal’ın, Sultanhisar’da Cihan Demirel’in, Germencik’te Aydın Bircan’ın, İncirliova’da Nadir Mıstık, Nazilli’de Cüneyt Korkmaz’ın, Köşk’te Nilgün Baş’ın, Didim’de Atilla Avlayıcı’nın, Karpuzlu’da Veysel Kalfa’nın, Bozdoğan’da Erhan Algan’ın, Çine’de Erkan Bozkurt’un, Söke’de Mehmet Koyuncu’nun, Kuyucak’ta Fahrettin Kemik ve Yenipazar’da İlknur Karaduman’ın, belediye başkan adaylığını açıkladı. Toplantıda Koçarlı Belediye Başkanlığı için herhangi bir aday açıklanmaması dikkat çekti.
Konuşması sırasında zaman zaman eşi Tuncer Akşener’e seslenen Meral Akşener, solonun en arka tarafında ayakta kendisini dinleyen eşi için “Ben seçim çalışmalarında çok gezdiğim için sürekli ayakkabı eskitiyorum. Kocam kalp krizi geçirecek ayakkabı parasından” diyerek adayların da seçim çalışmaları sırasında ve seçildikten sonra kapı kapı dolaşmasını istedi. – AYDIN
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, geçtiğimiz günlerde CHP’den istifa edip İYİ Parti’ye katılan Efeler Belediye Başkanı Fatih Atay ile birlikte Aydın’da Efeler Belediyesi Kuvayı Milliye Evi Müzesi’nin açılışına katıldı. İYİ Partili Fatih Atay’ın yaptığı çalışmaları tebrik eden Akşener konuşmasında şunları söyledi:
“ÇALMAZSANIZ, ANLATIP ANLATIP BİTİREMEDİĞİMİZ HİZMETLER ORTAYA ÇIKAR”
“Sosyal belediyecilik dediğiniz budur. Eğer çalmazsanız, çaldırmazsanız, yandaş korumazsanız, yandaşlara hizmet etmek yerine vatandaşınıza, milletinize, size oy verene hizmet ederseniz işte anlatıp anlatıp bir türlü bitiremediğimiz hizmetler ortaya çıkar. Türkiye öyle bir dönemden geçiyor ki bu dönemde sizlerin iradesi, çalışanın yanında durma iradesi, hizmet edenin yanında durma iradesi Türkiye’ gerçekten Efeler’den başlayarak; Türkiye’nin her yerinde milletimizin, insanımızın, seçmenimizin veli nimet. Onun yerine şu’culuk, bu’culuk yaparak, ‘Sen şu’cusun, ben bu’cuyum’ diyerek iki yumruk arasında yumruk yiye yiye kendini düşünemez hala getirilen seçmenin tam tersine ‘Hadi bakalım ağalar hizmetiniz nedir?’,’Bugüne kadar ne yaptınız? Bundan sonra ne yaptınız?’,’Benim vergimle ne yağıyorsunuz?’ sorusunun sorulduğu, seçilen şahsın ister milletvekili, ister belediye başkanı olsun sizin vergilerinizi nasıl kullandığını hesap olarak sormanız gereken, bunu da sormamanız için herkesin elinden geleni yaptığı bir dönemde biz yerel seçimlere gidiyoruz.
“YEREL SEÇİMLER DÜĞÜNDÜR”
Bakın bu kardeşiniz… Tayyip Erdoğan’a benzedi ha… ‘Bu kardeşiniz’ dedim ya… (Gülerek) Yüzüğümü de çıkarayım mı? ‘Bu fakir de’ diyeyim tam olsun… ya da başka bir şey söyleyeyim, ya da söylemeyeyim. Anlatmaya çalıştığım şey şu; Aslında yerel seçimler düğündür. Genel seçimler de elbette seçmenin düğünüdür ama yerel seçimler bildiğinizi seçmenin talep edeni hazır olda tutan bir dönemdir. Sizin hesap sorduğunuz, size hesap verilen bir dönemdir. Allah rızası için bu dönemi iyi kullanın. Her yerde iyi kullanın. Efeler’de sizin huzurunuzda Türkiye’ye sesleniyorum. Bol bol laf yapıp, cebellezi yapanlara hesap sorun. Böyle hizmet edenlere, bir kuruşu heba etmeyip, Efeler’de yaşayan her bir kardeşine ulaşmaya çalışan belediye başkanlarımızı da ödüllendirin, yeniden başkan seçin. Kimseye mecbur etmeyin. Başka başka insanlarla el sıkışmak zorunda bırakmayın. Başka başka siyasi partilerle el sıkışıp, ne idiği belirsiz durumların oluşmasına müsaade etmeyin. İYİ Parti’ye bu taraf da vuruyor, bu taraf da… Sizin iradenize, sizin ferasetinize güvenerek tek başımıza hür ve müstakil olarak seçime gitme kararı aldık. Vay efendim neden karar alırsın? Sen bunlara kaybettirip, bunlara kazandıracak mısın?… Niye öyle olsun? Fatih Atay Başkanımız bir irade gösterdi ve tek başına İYİ Parti’den tekrar aday oldu. Böyle bir durumda bana değil, size güvendi.”
]]>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan 10 bin 500 personeli ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Gerçekleştirilen imza töreninde çalışanlar, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a alkış ve sloganlarla teşekkür etti. Sözleşme, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy ve Hizmet-İş Kocaeli Şube Başkanı Muharrem Subaşı tarafından imzalandı.
“Mutluluğun resmini birlikte çizdik”
İmza töreninde konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, “‘Mutluluğun resmini yapabilir misin?’ derler ya işte mutluluğun resmi bu. ‘Mutlu şehir’ diye yola çıktık. ‘Allah razı olsun’ desinler diye çalıştık. Hep, ‘Belediye şehrin bize bir emanetti ve bu emanetin gereğini yapacağız’ dedik. Ben bunu bir başıma yapmadım, sizlerle yaptım. Bu şehir belediyenin hizmetlerinden memnunsa sizlerin sayesinde oldu. Çalışanları mutlu olmayan şehrin mutlu olması mümkün değil. Öncelikle çalışma arkadaşlarımızı mutlu etmek istedik” dedi.
“Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin mali yapısı en sağlam belediyesidir”
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin en borçlu belediye olduğu algısına değinen Başkan Büyükakın, “Anlatmamıza rağmen ‘Tahir Büyükakın Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağına batırdı’ diyebiliyorlar. Bu Yuvacık Barajı’nın borcu. Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağına batıran sizsiniz. Borç yönetimi sayesinde işçilerimin yüzünü güldürebiliyorum. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin mali yapısı en sağlam belediyesidir. Hazine’den başka kimseye borcumuz yok. Bankaları ve diğer borçları eklediğimizde en borçlu belediye İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Sigortasını, vergisini ödeyemeyen ve kapısına haciz dayanan bu zihniyetteki belediyeler ortada” ifadelerini kullandı.
“En düşük ücreti 35 bin 40 TL yaptık”
“Peygamberimiz, ‘İşçinin alnın teri kurumadan hakkını verin’ diyor diyen Büyükakın, “Sizi ötekiler olarak hiç görmedik. Beraber yürüdüğümüz yol arkadaşlarımız olarak gördük. İmkanlarımızı sonuna kadar zorlayalım dedik. Türkiye’nin en iyi anlaşmalarını yaptık. Yüzü gülen işçi vatandaşa hizmet ederken de onları mutlu eder. Sizi enflasyona ezdirmeyen, elimizdeki imkanların en iyi olacak şekilde düzenleme yaptık. En düşük maaşın 34 bin 40 TL olacak şekilde bir düzenleme yaptık. Personelden gelen artış talebine sonrası bin TL daha artış yaparak en düşük ücreti 35 bin 40 TL yaptık” dedi.
“Bizim inancımızda insana çalıştığının karşılığı anlayışı vardır”
Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy ise “Bizim inancımızda insana çalıştığının karşılığı anlayışı vardır. Hep birlikte bunun mücadelesini veriyoruz. Emek olmadan ekmek olmayacağını biliyoruz. Hiç kimseyi ayırt etmeden, her bir üyemizi kutsal görerek çalıştık, çalışıyoruz. Her sıkıntıda yanımızda olan ve yoldaş olmaktan onur duyduğum Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyorum. Protokolün kentimiz ve emekçilerimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
Daha sonra konuşan Hizmet-İş Kocaeli Şube Başkanı Muharrem Subaşı, “Hem işveren hem de sendika olarak bu birlikteliğimizi ortaya koymuş bulunmaktayız. Bu sözleşmenin daha güzel protokollere emsal teşkil etmesiniz arzu ediyorum. Kentimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Geriye dönük farkların ödemesi de yapılacak
Protokol ile 2023 ücretlerine taban iyileştirilmesi yapıldıktan sonra tüm yevmiye ve sosyal haklara zam yapıldı. Protokolün imza tarihi olan 15 Şubattan geriye dönük farkların ödemesi de yapılacak. 1 Ocak 2024’ten itibaren geçerli olacak olan zammı çalışanlar davul zurna eşliğinde halaylarla kutladı. Sözleşme kapsamındaki tüm çalışanlara her ay aile yardımı adı altında bin 729,45 TL ödeme yapılacak. Böylelikle yapılan sözleşme ile Büyükşehir’de en düşük net ücret 35 bin 40 TL oldu. Büyükşehir, İSU ve Belde AŞ’de çalışan personeli ilgilendiren toplu sözleşmede işçilerin en düşük günlük ücreti 640 TL’den bin 130 liraya çıkarıldı. Bu artışa ilave olarak 92 TL olan yemek ücreti 157 TL’ye yükseltildi. 50 TL olan yol ücreti de 80 TL oldu. – KOCAELİ
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Semt Polikliniği içerisinde yer alan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi hizmete girdi. Başkan Soyer’in ev sahipliğinde düzenlenen açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Yavuz Uçar, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile yurttaşlar katıldı.
En büyük dileğinin törene katılarak Başkan Soyer’i dinlemek olduğunu söyleyen Buca Sosyal Yaşam Kampüsü bünyesindeki huzurevinin sakinlerinden 69 yaşındaki Ayfer Demir de hasta yatağıyla birlikte açılışta yer aldı. Demir, “Beni ameliyat ettirdiniz, yardım eli uzattınız. Çok büyük sevap kazandınız” diye konuştu.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ile Hidroterapi Birimi’nin sağlık hizmetlerinde dönüşümün en son halkası olduğuna dikkat çeken Soyer, şunları kaydetti:
“Modern tıbbın temellerinin atıldığı, binlerce yıllık sağlık kenti olan İzmir’de, bu görkemli mirasa sahip çıkmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sağlık hizmetlerine erişimin eşit olmadığı bir toplumda, ne adaletten ne demokrasiden ne de özgürlükten bahsedebiliriz. Sağlık hakkı, insan onuruna yakışır bir yaşamın en temel ilkesidir. Bu ilkeyle, 5 yılda İzmir’in 30 ilçesinde sağlık hizmetlerine eşit erişim için büyük bir seferberlik başlattık. Nerede yardıma ihtiyacı olan bir hemşehrimiz varsa orada olduk. Hiçbir İzmirliyi belediyemizin sağlık hizmetlerinden mahrum bırakmadık. Bugün, bu gurur tablosunu bir adım daha ileriye taşıyan çok değerli bir uygulamayı daha İzmir’e kazandırıyoruz. Fizik Tedavi Birimimizde, uzman hekimlerimiz ve özel eğitimli tecrübeli fizyoterapistlerimiz tam donanımlı sağlık hizmeti sunacak. Burada tamamen ücretsiz hizmet vereceğiz ve dileyen vatandaşlarımıza ücretsiz servis hizmeti sunacağız. Eşrefpaşa Hastanemiz bünyesinde, böylesine değerli bir sağlık hizmetini daha İzmir’e kazandırdığımız için çok mutluyuz. Çok gururluyuz. Sizlere yöneltilen her türlü haksızlığa karşı mücadeleye devam edeceğiz. En zor anlarımızda yanımızda olan siz değerli sağlık emekçilerimizi, hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Bırakmayacağız.”
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ile Hidroterapi Birimi, fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında hidroterapi yani su içi tedavi ve rehabilitasyonun da olduğu tam donanımlı bir sağlık merkezi olarak faaliyet gösterecek. Merkez engelli bireyler ile gazilere de hizmet verecek. Toplam 2 bin 500 metrekarelik alanda, 3 katlı binada hizmet veren Eşrefpaşa Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli, yaşlı ve sporcular için su altı tedavilerinin yapılacağı iki adet hidroterapi havuzu, muayene odaları, egzersiz ve rehabilitasyon salonu ile masaj üniteleri yer alıyor.
]]>Seçimler yaklaşırken siyasetin ısınmaya başladığı bir ortamda çalışanların işlerini kaybedecekleri söylentilerinin çıkması üzerine Özkan Alp belediye çalışanlarına seslendi. Odunpazarı’na hizmet için ‘Gönüller yapmaya geldik’ sloganıyla yola çıktıklarını söyleyen Alp, “Sözümüzde de samimiyiz. Ailesini geçindirmek için çalışanı işten çıkararak gönül yapılmaz. Bu zamana kadar alınlarının teriyle belediyeye hizmet etmiş kıymetli emekçi kardeşlerim rahat olsunlar. Hepsinin gönüllerini fethedeceğiz. Şimdiden biz geldikten sonra daha iyi şartlarda çalışacaklarına emin olsunlar” dedi.
“Kıymetli emekçi kardeşlerimiz merak etmesin”
Geçtiğimiz çarşamba günü Cumhur İttifakı’nın Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu da, çıkarılan söylentiler üzerine belediye çalışanlarını rahatlatan bir demeç vermişti. Özkan Alp ise belediye çalışanlarına, “Bu zamana kadar belediye için emek harcamış çalışan kardeşlerimizin huzurunu bozacak şekilde yapılan bir propaganda ahlakını asla kabul etmiyoruz. İş başına gelirsek çalışanların işlerini kaybedeceği söylentileri çıkarılıyor. Kıymetli emekçi kardeşlerimiz merak etmesin. Hiçbirinin alın terlerini heba etmeyeceğiz. Büyükşehir Adayımız Sayın Nebi Hatipoğlu Bey çalışanlara yönelik müjdelerini verdi. Her sözünün altına imzamızı atıyoruz. Göreve geldiğimizde tabii ki biz de Odunpazarı Belediyesi olarak Büyükşehir ile beraber yürüyeceğiz” şeklinde konuştu.
“Ben çalışanlarımızın bir kardeşi olarak söz veriyorum”
Her seçim döneminde belediye çalışanlarının işini kaybetme endişesi yaşadığını söyleyen Alp, “Biz geldiğimizde partizanlık tarihe karışacak. Belediyede çalışan kardeşlerimiz her seçim döneminde ister istemez böyle bir endişe yaşar. Bu bilindiği için kasıtlı dedikodular çıkarılır. Ben çalışanlarımızın bir kardeşi olarak söz veriyorum. Bu endişeler gereksizdir. Gece evinizde rahat uyuyun. Akşam mesainizi bitirip evinize gittiğinizde ailenizle huzurlu vakit geçirin. Sadece bizim iş başına gelmemizin heyecanını ve hevesini yaşayın” ifadelerini kullandı.
“Biz gönüller yapmaya geldik diye yola çıktık”
Dinamik biçimde hizmet etmek için bütün belediye çalışanlarının huzurlu ve mutlu olmaları gerektiğinin altını çizen Özkan Alp, Nebi Hatipoğlu’nun verdiği sözlerin kendilerini de bağlayan sözler olduğunu vurgulayarak, “Halkımızın da gönlünü yapacağız, çalışanlarımızın da gönlünü yapacağız. Biz alın teri dökenin dostuyuz. Sizleri seviyoruz, siz de bizi seveceksiniz. Sayın Hatipoğlu’nun müjdelediği çalışanlarımız için kreş, kreşte ücretsiz bakım ve eğitim, otopark imkanı, sosyal denge tazminatı taahhütleri bizim de taahhüdümüzdür. Göreve gelir gelmez ilk önce bunları sağlayacağız ki hem çalışanlarımızın gönüllerini yapalım hem de büyük bir moral ve dinamizmle hep birlikte yola çıkalım” dedi.
“Kasıtlı çıkarılan dedikodulara kulak asmayın”
Olumsuz söylentilere değil hizmete odaklanılmasını isteyen Alp, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Kıymetli emekçi kardeşlerimize diyorum ki, kasıtlı çıkarılan dedikodulara kulak asmayın. Odunpazarı halkı bizden hizmet bekliyor. Zihnimizi ve emeğimizi hep birlikte bunun için yoralım. Odunpazarı’nın bu zamana kadar göreceği en büyük hizmetleri birlikte yapacağız. Odunpazarılılar da mutlu olacak, siz de mutlu olacaksınız. Halkımız ve siz mutlu olunca biz de mutlu olacağız. Biz çevremizde gönlü kırık, mutsuz insan istemiyoruz. Mutluluk rahmettir. Bu rahmeti inşallah hep birlikte yaşayacağız.” – ESKİŞEHİR
]]>Yılmaz, Arnavutköy Belediyesi Düğün Salonu’nda düzenlenen “Arnavutköy Sivil Toplum Kuruluşları Buluşmaları”na katıldı.
Buradaki konuşmasında, Erzincan’da meydana gelen toprak kaymasında şu ana kadar ulaşılamayan 9 kişinin yakınlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Yılmaz, Antalya’daki sel felaketinde hayatını kaybedenlerin yakınlarına da başsağlığı diledi.
Yılmaz, olayın ilk anından itibaren devlet ve hükümet olarak bütün imkanlarıyla sahada olduklarını belirtti. Temel önceliğin göçük altında kalanlara ulaşmak olduğunu aktaran Yılmaz, arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişilerin olduğunu kaydeden Yılmaz, bütün sorumluluğun devlet anlayışı ve adalet mekanizması içinde ele alınacağını dile getirdi.
“Afeti siyasi ranta dönüştürmeye çalışmak en büyük siyasi afettir”
Maden ocağında yaşanan toprak kaymasıyla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına ilişkin TBMM kararının bugün Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlatan Yılmaz, “Bu araştırma elbette geleceğe dönük hepimiz için yol gösterici, ışık tutucu bir çalışma olacaktır.” dedi.
Cevdet Yılmaz, bu tür afetleri siyasi ranta dönüştürmeye çalışanlar olduğunu ifade ederek, “Afeti siyasi ranta dönüştürmeye çalışmak en büyük siyasi afettir. Bunu yapmaya çalışanları hiçbir şekilde tasvip etmediğimizi ifade etmek istiyorum. Bizim şu an önceliğimiz canlara ulaşmak, oradaki çalışmaları en iyi şekilde yerine getirmek, elbette bütün hukuki süreçleri, bütün teknik süreçleri işletmek.” diye konuştu.
“Türkiye büyümeye, gelişmeye devam ediyor”
“Arnavutköy Sivil Toplum Kuruluşları Buluşmaları” programında iş dünyasından temsilcilerle bir araya geldiklerini kaydeden Yılmaz, yatırımdan ve istihdamdan yana olduklarını söyledi.
Güçlü bir ekonomi ekibine sahip olduklarının altını çizen Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde etkin bir koordinasyonla, para politikası, maliye politikası, yapısal reformlar olmak üzere bütün tedbirlerle yollarına devam ettiklerini kaydetti.
Yılmaz, hazırladıkları orta vadeli programı da adım adım hayata geçirdiklerini aktardı.
Ekonomik istikrarın siyasi istikrara bağlı olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bir ülkede siyasi istikrar ve güven ortamı varsa, ekonomide her türlü zorluklar içinden çıkılabiliyor. Ama siyasi istikrarın olmadığı, güvenin olmadığı, kargaşanın olduğu ülkelerde de hep görüyoruz. Ekonomi maalesef gelişemiyor, güçlenemiyor. Türkiye son 20 yılda bu kadar atılım yaptıysa, ekonomisi belli bir yere geldiyse işte bu siyasi istikrar ve güven sayesinde oldu.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, geçen yılı da bu anlamda olumlu bir şekilde kapattıklarını, büyümenin geçen yıl yine dünya ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu söyledi.
Milli gelirin de ilk defa 1 trilyon dolar mertebelerine ulaştığını aktaran Yılmaz, bu büyüklükle birlikte Türkiye’nin, nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisi olduğunu kaydetti.
Yılmaz, son 20 yılda yaşanan birçok hadiseye rağmen, istikrar içinde güçlü bir yönetime sahip oldukları için bugünlere gelindiğini vurgulayarak, “Bütün bu olumsuzluklar içinde Türkiye bir istikrar adası gibi yoluna devam ediyor. Büyümeye, gelişmeye devam ediyor.” dedi.
“2026 hedefi tekrardan tek haneler”
Bu yılın ortalarından itibaren Haziran, Temmuz gibi bu sonuçların çok daha net bir şekilde görüleceğini belirten Yılmaz, enflasyonu 2025’te yüzde 15 civarına düşürmeyi öngördüklerini, 2026 yılında ise tekrardan tek haneli rakamları hedeflediklerini vurguladı.
Yılmaz, istihdamın da iyi gittiğini belirterek, son açıklanan rakamlara göre işsizliğin geçen yıl itibarıyla tek haneli rakamlara düştüğünü, genç işsizliğinde yaşanan yüzde 4 puanlık düşüşün de son derece olumlu olduğunu kaydetti.
İhracatın 256 milyar dolara ulaştığını, turizm gelirinin de 54 milyar doları aştığını kaydeden Yılmaz, “Bütün bu rakamlarla yolumuza devam ediyoruz.” dedi.
Arnavutköy’de Türkiye’nin en büyük mega projelerinden biri olan İstanbul Havalimanı’nı kamu-özel işbirliği modeliyle yaptıklarını hatırlatan Yılmaz, “Bütçemizden tek bir kuruş çıkmadı. Özel sektöre bu işi yaptırdık. Tam aksine bütçeye buradan her yıl belli bir kira ödeniyor. Bunlar işte AK Parti’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ın farkı. Sadece bütçeyle yatırım yapalım deseydik ne bu havalimanını ne şehir hastanelerini ne de birçok otobanı, köprüyü yapabilirdik.” ifadelerini kullandı.
“Bu eserler yapıldıysa gerçek belediyecilik sayesinde oldu”
Cevdet Yılmaz, belediyelerin yapacaklarının kanunlarla belirlendiğine dikkati çekerek, “Bir belediye başkanı, çalışanları belediyenin kuruluş amacına uygun bir şekilde hizmet için çalıştırıyorsa, ihtiyaçların karşılanması için belediyenin bütçesini kullanıyorsa işte gerçek belediyecilik yapıyor demektir.” diye konuştu.
Arnavutköy Belediyesi’nde yapılan hizmetlere işaret eden Yılmaz, “Bu eserler yapıldıysa gerçek belediyecilik sayesinde oldu. Buralardaki bütün hizmetler, projeler bu anlayışın sonucunda gerçekleşti. Ama bunu yapmayan bir belediye başkanı şu veya bu gerekçeye sığınarak, bahaneler üreterek başarısızlığını başkalarına fatura etmeye çalışıyorsa, burada gerçek belediyecilik yok demektir.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın belediye başkanlığı dönemine değinerek, “O tarihlerde İstanbul’un dev gibi problemleri vardı. Çöp dağları vardı, içme suyu bile istasyonlarda satılıyordu. O gün merkezi idarede de farklı bir hükümet vardı. Cumhurbaşkanımız bahane üretmedi. Topu başkalarına da atmadı. Kaynaklarını iyi kullandı. Belediye çalışanlarını, yönetimini iyi oluşturdu. Projeler üretti ve o dağ gibi sorunları çok kısa bir sürede çözdü.” şeklinde konuştu.
İstanbul’a da çok ciddi kaynaklar gönderildiğinin altını çizen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhurbaşkanımız, o belediyecilikten gelen tecrübelerinin de etkisiyle Belediye kanunlarını hemen iktidarımızın ilk yıllarında değiştirdi. Hem yetkilerini arttırdı belediyelerin hem kaynak tahsisi sistemini çok daha objektif eşit bir zemine kavuşturdu. Dolayısıyla şu anda hangi partide olursa olsun merkezi idareden belediyelerin ne kadar para alacağı belli. Gerisi artık o belediye başkanının ve ekibinin kabiliyetine bağlı. Kafanızda başka şeyler varsa, belediyeyi bir kariyer basamağı olarak görüyorsanız, kaynakları çarçur ederseniz, vatandaşa hizmet için harcamazsanız, kendi reklamınız için harcarsınız, başarılı olamazsınız.”
Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı’nın da bu konuda ilçeye önemli hizmetler sunduğunu belirterek teşekkür eden Yılmaz, AK Parti’nin Arnavutköy yeni Belediye Başkan adayı Mustafa Candaroğlu’na da başarılar diledi.
Yılmaz, belediye başkanlarının aldıkları oyun çok önemli olduğunu kaydederek, “Ne kadar oy alırsa kendisini o kadar güçlü hisseder ve hizmetleri de çok daha güçlü bir şekilde sahiplenir. Biz de merkezi idare olarak her zaman belediyelerimizin yanındayız. Onlarla uyum içinde, onlarla işbirliği içinde halka hizmet etmeye hazırız.” dedi.
“Murat kardeşimiz ilçe belediyelerimizle birlikte İstanbul’u farklı bir yere taşıyacak”
AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’un da çok iyi yetişmiş, genç ve enerjik bir kişi olduğunu aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kentsel dönüşümünden millet bahçelerine, kent meydanından altyapı projelerine, belediyelerimize araç takviyesine varıncaya kadar çok sayıda konuda destek oldu. Kendisine teşekkür ediyoruz, şükranlarımızı sunuyoruz. Bakan olarak nerede bir afet varsa, hadise varsa çizmelerini giydi sahada oldu. Elazığ depreminden, Karadeniz’deki sel, heyelan afetlerine varıncaya kadar her türlü konuda koşturdu. Murat kardeşimiz ilçe belediyelerimizle birlikte İstanbul’u farklı bir yere taşıyacak. İstanbullunun gerçek sorunlarıyla uğraşacak.”
Yılmaz, Murat Kurum’un “Sadece İstanbul” sloganıyla polemiklere, gereksiz tartışmalara girmeden, İstanbul’un meseleleri neyse ona odaklandığını belirtti.
Kurum’un, afetlere karşı dirençli bir şehir, kentsel dönüşüm ve trafik sorununa ilişkin önemli projelerinin olduğunu belirten Yılmaz, gençlere, yaşlılara ve kadınlara dönük çok çeşitli projeler açıkladığını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları söyledi:
“Altyapı bakımından İstanbul’un 5 yılı kaybedildi. Bu 5 yıl nispeten idare edildi çünkü geçmişte büyük yatırımlar yapıldı. Bir sermaye vardı, o sermaye kullanılmış. Ama bir 5 yıl daha yatırımsızlığa bu ilin, bu şehrin, bu dünya şehrinin tahammülü yok. İstanbul’un ciddi yatırımlara ihtiyacı var. Şovlarla algılarla, laflarla olabilecek bir şey değil bu. Çok ciddi kaynak ve enerji tahsis ederek İstanbul’un altyapı problemlerini, ulaşım problemlerini, yerleşim problemlerini çözmek gerekiyor ve inşallah Murat Kurum ve ilçelerde değerli başkanlarımız bu yükü omuzlayacaklar. Biz de her zaman bu konularda belediyelerimizin yanındayız.”
]]>31 Mart yerel seçim çalışmaları kapsamında Samsun’a gelen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zonguldak ve Tekirdağ’ın ardından 3. mitingini Samsun Cumhuriyet Meydanı’ndan yaptı. Samsunlular Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı meydanda asılı bulunan “Türkiye Yüzyılı’nın gerçek lideri”, “Sen düşünme bizi Samsunlu bilir işini”, “Vatan, millet, mazlumlar sana, Senin emeklerin sandıkta bize emanet Reis”, “Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik”, “Hazırız, kararlıyız” yazılı pankartlarla karşıladı. Buradan vatandaşlara seslenen Erdoğan, müjdeler verirken, 21 yılda Samsun’da yapılan yatırımları ve devam eden yatırımları hatırlattı.
“Samsun’a son 21 yılda 181 milyar TL kamu yatırımı yaptık”
Son 21 yılda yapılan yatırımlardan bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Samsun’a son 21 yılda 181 milyar TL tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğimde 5 bin 164 yeni derslik inşa ettik. İkinci üniversite olarak Samsun Üniversitesini kazandırdık. Sağlıkta toplamda 2 bin 943 yataklı 24 hastanenin de aralarında olduğu 25 sağlık tesis yaptık. İlave olarak 900 yataklı Samsun Şehir Hastanemizle birlikte 5 sağlık tesisimizin inşaatı sürüyor. Şehir Hastanemizi bu yaz tamamlayıp hizmete sunacağız” diye konuştu.
Samsun-Ankara hızlı tren projesi
Hızlı tren projesindeki aşama hakkında bilgi veren Recep Tayyip Erdoğan, “Samsun’da demiryolu hatlarının tamamını yeniledik. Samsun-Sivas arasında 431 km’lik demiryolu hattını tüm altyapı ve üstyapısıyla birlikte yeniledik. Samsun, Amasya, Çorum, Kırıkkale hızlı tren hattının ilk etabını oluşturan Kırıkkale-Çorum projesini hazırladık, ihale çalışmaları devam ediyor. Toplamda 19 bin dekar araziyi sulayacak barajların yapımına devam ediyoruz. Samsunlu çiftçilerimize yaklaşık 4 milyar TL tutarında destek verdik. Enerjide 306 bin abonesi olan Samsun ve 16 ilçesini doğalgaza kavuşturduk. Ayvacık ilçemizi de en kısa sürede doğalgazla buluşturacağız” şeklinde konuştu.
“Proje bedeli 8,5 milyar TL olan Samsun Batı Çevre Yolu’nu 2024 yılı yatırım programına aldık”
Devam eden ve yatırım programına alınan diğer yatırımları da aktaran Erdoğan, “Samsun’da toplam 102 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, Samsunlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 9 milyar TL kaynakla destek olduk. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle Samsun’da 11 bin 265 konutu tamamlayıp, hak sahiplerine teslim ettik. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 5 bin 308 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde şehrimizde 3 adet atık su arıtma tesisi varken, bugün 26 adet atık su tesisi ile belediye nüfusunu tamamına hizmet veriyoruz. Samsun’daki 6 millet bahçesi projesinden 3’ünü hizmete aldık. Diğerleri ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada 120 km’den devraldığımız bölünmüş yok uzunluğunu 313 km’ye çıkarttık. Proje bedeli 8,5 milyar TL olan Samsun Batı Çevre Yolu’nu 2024 yılı yatırım programına aldık. Gelemen Lojistik Merkezi’ni tamamlayıp işletmeye başladık” ifadelerini kullandı.
Programda Erdoğan’ın konuşmasının ardından Cumhur İttifakı’nın Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan’ın yanı sıra 19 Mayıs Belediye Başkan Adayı Osman Topaloğlu, Alaçam Belediye Başkan Adayı Ramazan Özdemir (MHP), Asarcık Belediye Başkan Adayı Şerif Kılağuz (MHP), Atakum Belediye Başkan Adayı Özlem Maraş, Ayvacık Belediye Başkan Adayı Hüseyin Keskin, Bafra Belediye Başkan Adayı Hamit Kılıç, Canik Belediye Başkan Adayı İbrahim Sandıkçı, Çarşamba Belediye Başkan Adayı Ender Gür, Havza Belediye Başkan Adayı Murat İkiz, İlkadım Belediye Başkan Adayı İhsan Kurnaz, Kavak Belediye Başkan Adayı İbrahim Sarıcaoğlu, Ladik Belediye Başkan Adayı Gürkan Özel, Salıpazarı Belediye Başkan Adayı Osman Yüksel (MHP), Tekkeköy Belediye Başkan Adayı Mustafa Candal, Terme Belediye Başkan Adayı Şenol Kul, Vezirköprü Belediye Başkan Adayı Murat Gül ve Yakakent Belediye Başkan Adayı Hüseyin Kıyma sahneye çağrılarak tanıtıldı.
Mitinge, ayrıca Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Samsun Milletvekilleri Mehmet Muş, Çiğdem Karaaslan, Yusuf Ziya Yılmaz, Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, MHP Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir de katılarak destek verdi.
Recep Tayyip Erdoğan, Samsun’daki mitingin ardından İstanbul’a gitmek üzere alandan ayrıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti
Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen miting programına katılmak üzere kente gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Samsunlularla selamlaşmasının ardından makama geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir karşıladı. Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti ve MHP Samsun milletvekillerinin yanı sıra protokol üyelerinin de hazır bulunduğu belediye ziyaretinde Başkan Demir, kentte yapılan çalışmalar ile ilgili bilgi verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı çalışmalarından dolayı Başkan Demir’i tebrik etti. Ardından burada şeref defterine ziyaret anısına duygu ve düşüncelerini yazdı. – SAMSUN
]]>Beşiktaş’ta depreme karşı daha güvenli bir ilçe hedefi doğrultusunda başlatılan kentsel dönüşüm çalışmaları sürüyor. Beşiktaş Belediyesi iştiraki Beşiktaş İmar A.Ş. tarafından dönüşümü başlatılan projelerden Akat Mahallesi’ndeki Manolya ve Yakar apartmanları için temel atma töreni düzenlendi. Törene Başkan Akpolat ve hak sahipleri katıldı.
Törende söz alan Akpolat, şunları kaydetti:
“DİRENÇLİ BİR KENT OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ”
“Beşiktaş ilçemiz diğer ilçelere göre daha dirençli, dayanıklı ve zemini daha sağlam olmasına rağmen yapı stoku oldukça yaşlı. 1960 ve 1980 arası yapılmış binalardan oluşuyor. Toplam bina sayısının yüzde 78’i bu durumda. Dolayısıyla zemin ne kadar sağlam olursa olsun binalarımız yorgun. Bir 99 Marmara Depremi’ni yaşadık. Dolayısıyla burada dirençli bir kent oluşturmaya çalışıyoruz. Bu hiç kolay bir iş değil. Beşiktaş ilçesi İstanbul’un diğer ilçeleri gibi değil. Beşiktaş ilçesi bir kararı alırken yetki paylaşıyor. Sadece kendi meclisinden çıkan bir kararla imar planı yenileyemiyor. İlçemizin önemli bir bölümünde imar planları yapmak ve onaylatmak için, kentsel dönüşümü hayata geçirebilmek için önce ilçe belediyemizin, sonra İBB’nin ve ilgili kurulların onayı gerekli. Beşiktaş’ın bugün kronik sorunu haline dönüşmüş imar planları, otopark sorunu günlük sorunlardan kaynaklı diğer sorunlar bu iş birliğinden geçiyor. Bu iş birliğinin de olabilmesi için siyasetin olmaması gerekiyor.
“CHP’Lİ BELEDİYELERİN İMAR PLANLARI REDDEDİLİYOR”
İBB’de meclis çoğunluğuna takılarak özellikle CHP’li belediyelerin imar planları reddediliyor. Bu planlar reddedilince daha çok sosyal tesislerin olduğu daha çok park alanlarının olduğu yerleri yaratamıyoruz. Bütün bunları yapabilmemiz için eski yapıları dönüştürmemiz ve daha kapsamlı imar planını hayata geçirmemiz gerekiyor ve daha doğru bir kentsel dönüşümü hayata geçirmemiz gerekiyor. Bugün beş senedir bizim planlarımızı İBB Meclisi’nde bekletenler bizim bir mahallemize gidip burada neden yüzme havuzu yok diyor ya da burada neden park yok diyor. Birisi de çıkıp bu beş senedir geçmeyen planları konuşmuyor. Bunları engelleyen hangi siyasi parti ve ittifaktır diye sormuyor. Bir de Beşiktaşlıyı verdiği oyla itham ediyorlar. Beşiktaş gibi bir yerde kent rantının çok olduğu bir yerde insanları bir araya getirip uzlaşı sağlamak çok zor. Bizim iştirakımız Beşiktaş İmar A.Ş. bunları yapıyor. Vatandaşlar ve yüklenici firma arasında bir uzlaşı sağlıyor. Yıkımdan ruhsatına kadar da bu süreçleri İmar A.Ş. denetliyor. Dolayısıyla vatandaş en doğru bilgiye ulaşıyor. Her şey şeffaf bir şekilde kamuoyunun önünde paylaşılıyor. Amacımız Beşiktaş’ın sorunları olan yerlerinin tamamında bu yöntemle bu süreçleri yönetmek ve kentimizi dirençli hale getirmek. Burada bir proje var ve bu görseller paylaşılıyor. İtinayla hazırlanmış ve yasaya aykırı hiçbir durumun olmadığı, tamamıyla kamu tarafından denetlenen projeler. Bu proje güzel ve örnek bir proje olacak. Biz bu örneği çeşitlendirerek diğer komşularımızla paylaşacağız. Daha çok insanın güvenini bu sayede elde etmiş olacağız. Bundan sonra da Beşiktaş’ı depreme dayanıklı bir ilçe haline getirmek için çalışacağız.”
]]>Dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci, iklim krizinin küresel ekonomiye olumsuz etkileri, savaşlar ve ardından Türkiye’yi yasa boğan asrın felaketinin yol açtığı ekonomik daralmada, Osmangazi Belediyesi vatandaşa nefes olmaya devam ediyor. Türkiye’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini sergileyen, ‘Belediyem Benimle’ ekibiyle kapı kapı gezip, ihtiyaç sahiplerine ulaşan Bursa’nın Osmangazi Belediyesi, yeni dönemde emekliler, ev hanımları ve öğrencileri de destek içerisine alıyor. Böylelikle pazar filesini doldurmakta zorlanan emeklilerin, mutfak ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ev hanımlarının ve öğrencilerin yüzü gülecek. Uygulanacak destek programı çerçevesinde, emekliler pazar alışverişlerini artık gönül rahatlığıyla yapabilecek. Ev hanımlarının mutfağına bereket gelecek, öğrencilerin en önemli masraf kalemlerinden olan ulaşım ücretleri belediye tarafından karşılanacak.
“Her zaman biriz, beraberiz”
Yeni dönemde devreye alacakları üçlü destek paketinin detaylarını önümüzdeki günlerde yapacakları tanıtım toplantısında kamuoyu ile paylaşacaklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, daha mutlu bir Osmangazi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Osmangazi’yi, hayata geçirdikleri projelerle Türkiye’de lider bir belediye haline getirmenin gururunu yaşadıklarını ifade eden Başkan Dündar, “Ancak biz ne kadar özel ve ayrıcalıklı projeler yaparsak yapalım, insanımızı mutlu etmediğimiz sürece bunların hiçbir kıymeti yok. Bunun bilinciyle bugüne kadar ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hep yanında olmaya çalıştık. Her zaman bir ve beraber olduğumuzu desteklerimizle gösterdik” dedi.
“Bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz”
Dünyada ekonomik ve sosyal yaşamı durma noktasına getiren pandemi süreci, iklim krizleri, savaşlar ve son olarak Türkiye’yi yasa boğan asrın felaketine rağmen Türkiye’nin kararlı adımlarla yoluna devam ettiğini hatırlatan Dündar, “Tüm bu olumsuzluklardan küresel ekonominin önemli aktörü olan Türkiye’nin etkilenmemesi mümkün değil. Ancak, Türkiye dünya lideri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bir yandan yaralarını sararken diğer yandan hem stratejik hem de tarihi yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Paylaşım ve dayanışma bizim kültürümüzün, inancımızın en güzel ve en anlamlı özelliği. Bizi pandemi döneminde vatandaşlarını ölüme terk eden batı ülkelerinden ayıran özelliğimiz bu. Biliyoruz ki bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz. Bu çerçevede vatandaşlarımızın enflasyona ezdirilmemesi noktasında hükümetimiz önemli adımlar atıyor ancak belediyeler olarak biz de elimizden geldiği ölçüde vatandaşlarımıza yönelik desteklerimizi artırıyoruz. Emekli vatandaşlarımız, ev hanımlarımız ve öğrencilerimizi de destek içerisine alıyoruz. Biz, ‘Komşusu açken, tok yatan bizden değildir’ anlayışına sahip bir milletiz. Detaylarını önümüzdeki günlerde açıklayacağımız bu destek paketiyle de pek çok yaraya merhem olmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.
Sosyal belediyecilikle hiçbir vatandaşını yalnız bırakmayan Osmangazi Belediyesi, Somuncu Baba’nın manevi geleneğini sürdürdüğü Somuncu Baba Gönül Fırını ile her yıl yaklaşık 3,5 ekmeği ihtiyaç sahiplerinin evine ulaştırıyor. Her gün yüzlerce haneye erzak, giysi ve ev eşyası desteği sağlıyor. – BURSA
]]>Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, 2019-2024 yılları arasında Selçuklu’ya kazandırılan yatırım ve hizmetleri “Türkiye Yüzyılına Selçuklu İmzası” temalı 5 Yıl Değerlendirme programında kamuoyu ile paylaştı. Sözlerine 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde kendisini AK Parti Selçuklu Belediye Başkanlığı için yeniden aday gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Teşkilatı ve Cumhur İttifakına teşekkür ederek başlayan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Bundan yaklaşık 5 yıl önce, vatandaşlarımızın teveccühüyle iş başına gelmiştik. 5 yıl önce, ‘Gönül Belediyeciliği’ ilkesiyle çıktığımız bu yolda birbirinden önemli projeler, yatırımlar ve çalışmalar gerçekleştirdik. Hemşehrilerimizin hayır dualarından aldığımız güçle görevi devraldığımız günden bugüne kadar Selçuklumuz için gece gündüz demeden, yılmadan yorulmadan, canla başla çalıştık, çabaladık. Tüm amacımız Selçuklumuzun ihtiyaçlarını en hızlı şekilde çözüme kavuşturmak, Selçuklumuz için yeni hizmetler, yeni projeler üretmekti. Tabii bu 5 yıllık süre içerisinde hem küresel anlamda hem de ülke olarak çeşitli badireler atlattık. Bunların başında tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci geliyor. Yine yangın felaketleri ve son olarak da ülkemizi derinden sarsan 6 Şubat depremleri geliyor. Hepimizin hayatını etkileyen pandemi döneminde evlerimize kapandık, yakınlarımızı kaybettik, birlikte üzüldük, birlikte mücadele verdik. Yine pandemi sürecinin sonlarında Türkiye’nin büyük yangın felaketlerinden bir tanesini yaşadık. Tüm bunlar geride kaldı derken belki de sadece Türkiye’de değil tüm dünyada yüzyılın afeti olan 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerden 11 ilimiz etkilendi ve başta Kahramanmaraş ve Hatay olmak üzere adeta şehirlerimiz yok oldu. Yaşanan deprem afetiyle birlikte bütün Türkiye gibi Konya olarak biz de hem belediyelerimizle hem sivil toplum örgütlerimizle hem kurumlarımızla hem de gönüllülerimizle adeta bir seferberlik halinde deprem bölgesinde özellikle de Hatay Antakya’da yaraların sarılması için üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yerine getirdik. Küresel anlamda ve ülke olarak bu zorlu süreçlerden geçerken; aynı zamanda belediyecilik hizmetlerini en iyi şekilde sürdürmeye, yatırımlarımıza hız kesmeden devam etmeye, hemşerilerimize en iyi hizmeti verebilmek için tüm gücümüzle çalışmaya gayret gösterdik” dedi.
“Selçuklu’yu yıldızı parlayan bir ilçe yaptık”
Kadim medeniyetten aldıkları güçle, hep birlikte Selçuklu’yu yıldızı parlayan bir ilçe yaptıklarını ifade eden Başkan Pekyatırmacı, “Gerçek belediyeciliği birlikte başardık. Şimdi ise Selçuklumuz için yine gönül belediyeciliği ilkesiyle, aynı inanç ve kararlılıkla yılmadan, yorulmadan, bahanelere sığınmadan çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İnşallah Selçuklumuzu daha da ileriye taşıyarak belediyecilik hizmetlerimizi hep birlikte hem Türkiye’nin örnek alacağı hem de Dünya’nın örnek alacağı hizmetlerle taçlandıracağız. Hemşehrilerimizin memnuniyeti ve hayır dualarından aldığımız güçle inşallah çok daha güzel işler başaracağız. Bugün burada, ‘Türkiye Yüzyılına Selçuklu İmzası’ programımızda bizleri yalnız bırakmadığınız için kıymetli protokolümüze ve değerli misafirlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Selçuklu bugün 5 yıldan çok daha güzel, çok daha iyi hizmetler aldı”
Selçuklu’nun 5 yılda çok önemli hizmetler kazandığını ifade eden Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Konya, Konya Modeli Belediyecilik anlayışıyla her mahallesinin, her sokağının, her caddesinin, her vatandaşımızın hizmet aldığı bir model geliştirmeyi başarabildi. Bunu birlikte yürütüyoruz ve belediyelerimizin en önemli özelliği hizmet ve eser siyaseti yapmak. Bakın birçok tesis açılış temel atma gördük. Bunların arkasında çok yoğun bir emek, çok yoğun bir çalışma, çok yoğun bir kararlılık var. Ben tekrar bütün bu yemeklerinden ve gayretlerinden dolayı değerli Selçuklu Belediye Başkanımız, değerli kardeşim Ahmet Pekyatırmacı beye huzurlarınıza teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Şimdi bir seçim sürecindeyiz ve yeni bir başarı hikayesi yazmak gerekiyor. Mutluluğumuz şu, bıraktığımız Selçuklu bugün 5 yıldan çok daha güzel, çok daha iyi hizmetler aldı. Hizmet çıtası çok daha yükseldi. Ama biz asla yeter tamam diyen insanlar olmadık. Şimdi yeni dönemde yeni şeyler söyleyerek hemşerilerimizin karşısında olacağız. Bu dönemde 2 temel önceliğimiz var, dirençli bir şehir oluşturmak. Bunun için iklim değişikliğinin etkilerini ortadan kaldıracak, iklim değişikliğinin etkilerinin hemşerilerimiz tarafından az hissedileceği, sorunları çözecek projeler üretmek, ikinci önemli konu ise kentsel dönüşüm yaparak özellikle şehrimizin yapı stoğunu yenilemek için çalışmalar yapmak. Bunu nasıl yapacağız? Bunu yine hep birlikte yapacağız. Biz bu işleri yaparken 2 şeyi asla ihmal etmedik. Bir vatandaşlarımızın gönlünde taht kuracak gönül belediyeciliğini, 2 kardeşlik hukukunu ve birlikte çalışma kültürünü artırarak geliştirmeyi asla ihmal etmedik. İnşallah bu dönemde de güçlü Konya için bir adım daha diyerek yola çıkıyoruz. İl başkanımızın şahsına tüm teşkilat mensuplarımızla Selçuklu Belediye Başkanımızın şahsında tüm ilçe belediye başkanlarımızla Konya’yı çok daha güzel yarınlara taşımak için gayret sarf edeceğiz. Ben böyle güzel bir programa hazırladığı için başta Selçuklu Belediye Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Tüm yapılanların ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. İnşallah kalfalık döneminde Rabb’im çok daha güzel işler yapmayı nasip etsin diye dua ediyorum ve son olarak Rabbim birlik beraberliğimizi, kardeşliğimizi ve birlikte çalışma kültürümüzü arttırarak devam ettirsin diyor, hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum, Allah’a emanet olun” diye konuştu.
“Ahmet Pekyatırmacı başkanıma bu şehrin bir insan olarak teşekkür ediyorum”
Konya’nın geçmişten bugüne güzel işleri başardığını söyleyen AK Parti Konya İl Başkanı Angı, “Yerel yöneticilerimiz, başta büyükşehir belediye başkanlarımız olmak üzere, ilçelerimizde görev yapan kıymetli başkanlarımız el ele verip, gönül gönüle, bu şehri büyütmeyi bu şehri güçlü kılmaya, bu şehrin huzurunu arttırmaya büyük gayretli sarf ettiler. Yeni bir döneme yürüyoruz. Bir 5 yıl nasıl çabuk geçti? Başlarken neler vaat edilmişti? Dönem sonunda düşünülenlerin dışında da ihtiyaç olan her alanda güzel işler yapıldı. Onun içinde ben kıymetli Ahmet Pekyatırmacı başkanıma bu şehrin bir insan olarak teşekkür ediyorum. Uğur başkanım kendisinden önce hizmet edenlerden aldığı bayrak çıtasını en yükseğe çıkarmıştı. Büyük şehre geçmekle Ahmet kardeşimizin devir aldığı nöbette de geriye dönüp 6 yıla baktığımız zaman önemli ve güzel işler yapıldı. Konya adını hep duyurdu. Konya’ya gelen herkes o övgüsünü ortaya koyabildi. Ben tüm belediye başkanlarımıza, başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay bey olmak üzere bu gayretleri için bu emekleri için şükranlarımızı arz ediyorum. Çünkü şehrimiz önemli. Bu şehre hizmet edenler de takdir etmek lazım. Uyumlu ekip, birlikte yol yürümek ve bereketli sonuçları elde etmek. Bunun kıymetini biliyoruz ve 31 Mart akşamında da inşallah Cumhur ittifakı olarak liderlerimizin işaret ettiği istikamette tümünde, tüm adaylarımızda ipi göğüslemek ve hizmeti devam ettirmek, bir intihaya uğratmamak. Allah yolumuzu, bahtımızı açık etsin inşallah. Programın hayırlar getirmesini diliyor, herkesi hürmetle muhabbetle selamlıyorum. Allah’a emanet olun” diye konuştu.
“Türkiye Yüzyılına Selçuklu İmzası” temalı 5 yıl değerlendirme programına AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Gençlik Kolları Başkanı İbrahim Kelek, AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Asım Ceyhan, MHP Selçuklu İlçe Başkanı Kemal Dığrak, Selçuklu Muhtarlar Dernek Başkanı Mustafa Avcıoğlu, muhtarlar, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve birim müdürleri katıldı.
Başkan Pekyatırmacı daha sonra Selçuklu’da 5 yıl boyunca altyapıdan çevre düzenlemesine, kültür ve sanattan turizme, eğitimden spora, sağlıktan sosyal tesislere, sıfır atık faaliyetlerinden çevre temizleme faaliyetlerine, sosyal destek hizmetlerinden katılımcı belediyecilik hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede son 5 yılda başarı ile gerçekleştirilen belediyecilik çalışmalarını tek tek anlattı. – KONYA
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, ESHOT Genel Müdürü Erhan Bey ve ESHOT yöneticileriyle bir araya geldi.
Toplantıda ESHOT’un başarıları için tüm yönetime ve personele teşekkür eden Başkan Soyer, “Çocukluğum bu şehirde geçti. ESHOT şoförlerinin benim hayatımda önemli bir izi vardır. Otobüse bindiğimiz anda şoförle babamın selamlaşmasına imrenirdim. ESHOT sadece İzmir için değil Türkiye için çok kıymetli bir kurum. Bahsedilen büyük başarılar tesadüfen ortaya çıkan bir şey değil. Türkiye’de hiçbir belediye 692 aracı 5 yıl içinde filosuna katamamıştır. 180 tane kadın şoför herhalde hiçbir belediyede yoktur. Nereden bakarsanız bakın, neden Türkiye için gurur verici bir kurum olduğu anlaşılıyor” dedi.
“ESHOT, TÜRKİYE İÇİN ÇOK AYDINLIK BİR YÜZ”
Bu başarının tesadüf olmadığını söyleyen Başkan Soyer, “80 yıllık geçmişin ardında bir kurumsal kimlik var. Bu kurumsal kimlik, bir aidiyet ve sevgi getiriyor. Her şeyden kıymetlisi bu. 80 yıllık bir kurum dediğiniz zaman başka bir söz söylemeye gerek yok. 80 yıldır ayakları üzerinde durup sürekli kendini yenileyen, ileri taşıyan bir yapı kurmak, muazzam bir başarı. ESHOT, Türkiye için çok aydınlık, umut veren bir yüz. ESHOT’un kurumsal kimliğinin insanın içini aydınlatan, umut veren bir kurum olduğunu söylemem lazım” ifadelerini kullandı.
“BENİM İÇİN HAYATIN ANLAMI BU”
Başkan Soyer, Türkiye’yi ve İzmir’i iyileştirmek için çalışmaya devam edeceğini ifade ederek, “Bu hikaye burada bitmez. Hepimizin bu memleketle ilgili kaygıları var, inançları var. Ben hep bu memleket için daha fazla ne yapabiliriz kaygısını taşıdım. Siyaset ne bir meslek ne bir araç, sadece bir tutku. Bu memleketin güzel geleceğine inanmak ve onun mümkün olduğunu bilmekle ortaya çıkan bir tutku. Son nefesime kadar nasıl katkı verebilirim bununla geçecek. Herkes için hayatın bir anlamı vardır, benim için hayatın anlamı bu. Muazzam bir gurur duyuyorum ve asla vazgeçmeyeceğim. Siyasetin hayatı iyileştirmekle ilgili bir sanat olduğunu düşündüm hep. O sanatın daha neresinde güzel iş yapmak mümkün olursa onun için çalışacağım” dedi.
Başkan Soyer, “Maalesef çok karanlık bir dönemden geçiyoruz. Tam da o noktada birbirimize sarılmaktan, birbirimize tutunmaktan daha kuvvetli bir şey yok. Bu güzel kurumu bu güzel şehri ileriye taşımak için yapacağınız en iyi şey birbirinize sarılarak çalışmaktır. Asla vazgeçmemenizi rica ederim. İnşallah bu birlikteliğiniz devam etsin; biz de iftihar etmeye devam edelim. 5 yılda ESHOT’la gurur duydum” şeklinde konuştu.
“80 YILLIK ESHOT’UMUZUN KÖKLERİNE CAN SUYU OLDUNUZ”
ESHOT Genel Müdürü Erhan Bey ise “Sizin döneminizde sadece ESHOT’un filosuna 480 yeni otobüs kattık. İZULAŞ’ın da kattığı 16 otobüsle birlikte 496 araca ulaştık. İZTAŞIT’a aldığımız 196 araçla birlikte İzmir’de sizin 500 otobüs hedefinizi 692 otobüsle taçlandırdık. Toplamda bu otobüslerin yatırım maliyeti 4,5 milyara eş değer. 150 milyon dolarlık yatırımı gerçekleştirmiş olduk. Filo değişimi sizin vizyonunuz ve bize olan desteğinizle gerçekleşti. 80 yıllık ESHOT’umuzun köklerine can suyu oldunuz. Her türlü desteği bize sağlamış oldunuz. Kibar, hoşgörülü yapınızla bize bugüne kadar gösterdiğiniz değer ve katkılarınız için teşekkür ediyorum. Sizlerin desteğiyle İzmir’e çok güzel bir iz bıraktığımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Toplantının ardından Erhan Bey, Başkan Soyer’e ESHOT atölyelerinde üretilen plaket ve ESHOT çalışanı Efe Can Sezer tarafından yapılan portreyi takdim etti.
]]>Elazığ Belediye meclisi MHP grup başkanı Mehmet Çak, Elazığ’da yıllardan beri halk ekmek fabrikası kurulması ve Et Balık Kurumuna ait bir satış mağazasının açılması için girişimlerde bulunduklarını ancak Elazığ Belediyesi’nin bunu hayata geçirmemesini eleştirdi. Çak duruma tepki göstererek, “Et Balık Satış ofisinin kurulması için belli prosedürler lazım, protokol yapılması lazım. Et Balık Kurumu Genel Müdürlüğü’nün bu satışı yapabilmesi için, il özel idareden veya belediyeden bir yer tahsil edilmesini kira karşılığında tahsis edilmesini istedik… Hala Et Balık Kurumu ile Elazığ Belediyesi protokol yapmadı” dedi.
Elazığ yaklaşık 14 yıl öncesine kadar Halk Ekmek Fabrikası’na sahipti. 2021 yılında tekrar açılacağı söylenmişti fakat fabrikadan yıllardır ses seda yok. Fabrikanın tekrar açılması Elazığ kamuoyunun uzun yıllardır beklentileri arasında.
“ELAZIĞ’DA HALK EKMEK FABRİKASI KURULMASI YÖNÜNDE ÇALIŞMALAR YAPTIK, AMA BELEDİYE NEDENSE BU İŞE UZAK KALDI”
Elazığ Belediye Meclisi Üyesi Mehmet Çak, MHP gurubu olarak belediye meclis toplantılarında halk ekmek fabrikası ve Et Balık Kurumu’nun Elazığ’a kurulması noktasında bu talepleri defalarca gündeme getirdiklerini belirterek, “2020 yılında Halk Ekmek Fabrikası kurulması noktasında Milliyetçi Hareket Partisi bir önerge verdi. Bu önergemiz gündeme alındı, görüşmeler yapıldı. Bugünkü şartlarda saatte 120 bin ekmek çıkarılacak bir halk ekmek fabrikası kurulması noktasında çalışmayı yaptık. Ama bu tarihe kadar herhangi bir sonuç alamadık. Elazığ Belediyesi bu işe nedense biraz uzak kaldı” dedi.
“DEVLETİN DAR GELİRLİ VATANDAŞ İÇİN SUNDUĞU BU İMKANI BELEDİYE MECLİSİNE SUNDUK. BİZE KARŞI BİR GARD ALDILAR”
Türkiye’de 17 noktada satış mağazası bulunan Et Balık Kurumu ile de MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver’in görüştüğünü ifade eden Mehmet Çak, 18’inci mağazanın Elazığ’da açılması için Et Balık Kurumu Müdürü ile prensipte anlaşıldığını ancak belediyenin ve il özel idarenin yer tahsis etmemesi yüzünden bu çalışmanın da askıda kaldığını söyledi. Mehmet çak sözlerine şu şekilde devam etti:
“Elazığ’da Et Balık Kurumu satış mağazasının açılması yaklaşık bir buçuk iki yıllık bir meseleydi. En son sayın vekilimiz Semih Işıkver, vekil olduktan sonra tahminen 7. ya da 8. ay gibi Ankara’da Genel Müdürlük bazında bir görüşme yaptı. İl başkanımız da dahil oldu bu görüşmeye. Et Balık Genel Müdürü Elazığ sevgisine istinaden ve Semih vekilimizin kendisiyle görüşmesinden sonra 18’inci satış ofisinin Elazığ’a verilmesi noktasında başkanımıza ve vekilimize söz verdi. Bu tarihten sonra biz hemen Elazığ Belediye Meclisi’nde bir sonraki ay bu konuyu gündeme getirdik.
“ÖNERGE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ’NDEN GELDİĞİ İÇİN Mİ BÖYLE YAPTILAR?”
Et Balık Satış ofisinin kurulması için belli prosedürler lazım, protokol yapılması lazım. Et Balık Kurumu Genel Müdürlüğü’nün bu satışı yapabilmesi için, il özel idareden veya belediyeden bir yer tahsil edilmesini kira karşılığında tahsis edilmesini istedik. Yani kira karşılığı bir yer istedik. Üstelik kurumun kendisi bu satış mağazası ve elemanların giderlerini da karşılayacaktı. Bu hem istihdam, hem de fakir fukaraya yardımcı olsun diye. 17 ilde de aynı tasarrufları var. Elazığ Belediyesi’ne biz mecliste gündem maddesi verdik. Ama gündem maddesine verdiğimiz zamandan beri bir gard aldılar yönetim. Yani Milliyetçi Hareket Partisi’nden geldiği için mi diye, böyle bir önerge geldi mi diye. ‘Her ay belediye meclisinde ne yaptınız? Protokolü ne yaptınız?’ diye sorduk. Hala Et Balık Kurumu ile Elazığ Belediyesi protokol yapmadı.”
]]>Eyüpsultan Belediyesi, 14 Şubat Sevgililer gününde evliliklerinde 40 yılı doldurmuşlar çiftler için özel bir program düzenledi. “Sevginin zamanla taçlandığı 40 yıl” sloganıyla düzenlenen program, Eyüpsultan Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa ilçede yaşayan 250 çift katıldı. Bir ömür aynı yastığa baş koymuş çiftler, kendileri için hazırlanan yemeğin ardından ‘Yeşilçam Şarkıları’ eşliğinde nostaljik bir yolculuğa çıktı. Çiftleri, gençlik yıllarına götüren Yeşilçam Şarkılarını Türk Sanat Müziği’nin iki güçlü sesi Rıfat Çalışkan ve Sinem Sevindik seslendirdi. Sevindik ve Çalışkan, Yeşilçam filmleriyle özdeşleşmiş, yıllar geçse de hafızalardan silinmeyen “Sen Kalbimin Mehtabısın”, “Arım Balım Peteğim”, “Bir Garip Yolcuyum”, “Kulakların Çınlasın”, “Sakın Bir Söz Söyleme”nin de aralarında bulunduğu eserlerle izleyenlere müzik ziyafeti sundu. Kırk yıldır aynı yastığa baş koymuş eşleri bu anlamlı gecede yalnız bırakmayan Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken de tek tek masaları gezerek çiftlere ömür boyu mutluluklar dileyip, sohbet etti. Öte yandan çiftlere çiçek ve yastık hediye edildi.
“400 bin nüfuslu büyük bir aileyiz”
Programda konuşan Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken,”14 Şubat’ta 40 yılını dolduran çiftlerimizle bir araya gelmek istedik. Sizlerde bizi kırmadınız bir araya geldiniz. Bu 5 yıl içinde hem pandemide hem depremde hem diğer sebeplerden kaybettiğimiz insanlara Allahtan rahmet diliyoruz. Çocukları evlenenler oldu, onlara bir ömür boyu mutluluklar diliyorum. Biz İnşallah çıktığımız bu yolculuğa ikinci bir 5 yıl eklemek için yola çıktık. Kime güvendik? Allah’a güvendik. Sonra da size güvendik. 26 okulun inşaatını başlattık. Şu anda çoğu bitti 7 tanesi devam ediyor. 2 tane daha yaptıracağız. Onunla beraber 28 tane okulun, o bölgede kocaman işlerin imzası atılmış olacak. ve önünüzdeki süreçte eğitimde başka şeyler konuşacağız, başarıyı konuşacağız. Havuzlar, kütüphaneler derken birazcık sizlerle ilgili yatırımları bu yıla bıraktık, bu döneme bıraktık. Niye diye soracaksınız. Çünkü çok büyük bir genç potansiyeli vardı. İlkokul, ortaokul, lise sayısı çoktu. Onların sahalarını, spor alanların falan parkları ön plana attık. Şimdi yaşlı bakım merkezi yapacağız inşallah. 400 bin nüfuslu büyük bir aileyiz. Her birimiz bir değeriz. Güneş enerjisi santrali yaptık belediyenin tükettiği elektriğin yüzde 70’ini üretiyoruz artık” dedi.
“Çok mutluyum, yine dünyaya gelsem yine eşimle evlenirim”
46 yıllık evli olduğunu söyleyen Ayşe Bayrak, “Nisan ayının 5’inde 46’ıncı senemize giriyoruz inşallah. Saygı çok önemli. Birimiz sustu, birimiz dışarı kaçtı, birimiz içeri kaçtı. Yeni evlenen çiftlere mutluluk diliyorum önce, birisi susacak birisi dinleyecek. Çiftlerimiz şu anda hemen boşanıyor. Onu da hiç istemiyorum. Bir gözünü kör edeceksin. Sağır olacaksın. Üç maymunu oynayacaksın. Sesini çıkarmayacaksın. Çok mutluyum, yine dünyaya gelsem yine eşimle evlenirim. 14 yaşında evlendim ama yine eşimle evlenirdim” ifadelerini kullandı.
“46 yıldır aynı yastıktayız”
Katılımcılardan Ayşe Bayrak’ın eşi Haşim Bayrak da 46 yıldır aynı yastıkta olduğunu söyleyerek eşinin “Dünyaya yine gelsem tekrardan eşimle evlenirim” sözünü tekrar eti. – İSTANBUL
]]>31 Mart Genel Seçimleri öncesinde teşkilatların yaptığı hazırlıklarla ilgili gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir, Teşkilat Başkan Yardımcısı Halis Dalkılıç, AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm, ilçe belediye başkanları ve il yönetim kurulu üyeleri katıldı.
Büyükkılıç’tan eser siyaseti ve eser belediyeciliği vurgusu
AK Parti İl Başkanlığı’nda partililere hitap eden Başkan Büyükkılıç, önemli olanın, yapabileceklerin vaat edilmesi ve vaat edilenlerin de yapılması olduğunu, ayrıca eser siyaseti ve eser belediyeciliği ile hareket eden anlayışın sahibi olduklarını vurgulayarak, “Yapılacak seçimlerin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Teşkilatlarımızı görüyorsunuz, diri, rehavet yok. Kapı kapı dolaşacağız, her kardeşimizin kapısını çalacağız, gelmeyene gideceğiz, gönüllerde yer edeceğiz” diye konuştu.
“Yatırımdan yatırıma hizmetten hizmete koştuk”
Başkan Büyükkılıç, “Kayseri’mizi çok seviyoruz, Kayseri’mizi hizmetlerle buluşturuyoruz. Kayseri’miz 30 büyükşehir arasında yatırımlara en çok pay ayıran belediyelerle iç içe olmuş bir şehir, bundan sonra da olmaya devam edecek. Yatırımdan yatırıma hizmetten hizmete koştuk” diyerek bulundukları konumların kazanç yeri, dinlenme yeri değil, vebal duygusu ile kamu hakkını, yetim hakkını gözetme yeri olduğunu vurguladı.
Büyükkılıç, teşkilatın önemine işaret ederek, “Birbirinden değerli bir tablo. Herhalde dünyanın en güçlü Sivil Toplum Teşkilatı siyasi bir organizasyonda, bunlar bizim gururumuz. Gerçekten fedakarca koşturan canlarımız” dedi.
“Elbette burası Cumhur’un kalesi”
Kayseri’ye layık olmaya gayret gösterdiklerini dile getiren ve birlik beraberlik mesajı veren Başkan Büyükkılıç, “Elbette burası Cumhur’un kalesi” diyerek şunları söyledi:
“Yıllardır yaptığımız çalışmalar ile çok şükür her zaman paylaşacak eserimiz var. Elbette burası Cumhur’un kalesi, bundan her zaman onurla bahsederiz. Değerli Genel Başkan Yardımcımızın ve ekibinin gerçekten sahaya hakim oluşu bizler için çok önemli bir motivasyon. Biz varız, varlığımızı hep beraber sahada hissettirmeliyiz. Bizler eserlerimizle, sizler gayretlerinizle, teşkilatımızın yapısıyla Cumhurbaşkanımızın elini güçlendirecek gayretin içerisinde olmalıyız. Yaptığımız çalışmaları sizlerin yapmamıza vesile olduğu anlayışı içerisinde, bu çalışmaları biz değil siz yapıyorsunuz mantığı içerisinde Kayseri’mize layık olarak, Türkiye’mize örnek olarak, birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı geleceğe taşıyarak gayret göstereceğiz. Her birinizi bağrıma basıyorum, sizler iyi ki varsınız. Biz bir kaygının, bir davanın insanıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmak, onun dava arkadaşı olmak bize yeter.”
Yaptığı açıklamalarda yeşil belediyecilik kapsamında su temini ve hizmetleri noktasında Güneş Enerji Santralleri, ulaşım alanında ise Rüzgar Enerji Santralleri projeleri olduğunu paylaşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayserispor konusunda da yeni oyuncular transfer ederek yoluna devam ettiğini anlattı.
“Bir hayalle bir idealle yola çıkan ağabeylerimiz”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir ise Başkan Büyükkılıç ve diğer belediye başkanı adaylarının bir hayal ve idealle yola çıktıklarını kaydederek, “Yapılanı işi aktaracağız. Başta Memduh ağabey, bu heyecan bu enerji, insanı insan yapan şey hayalleriniz ve idealleriniz. Bir hedefe yürümek, bir hayalin peşinden koşmak, kendi inancınızın gereği bir mücadeleyi sergilemek meselesi. Gerek Memduh ağabey gerek belediye başkan adaylarımız bu inançla siyaseti yöneten ağabeylerimiz. Bir hayalle bir idealle yola çıkan ağabeylerimiz. O hayal ve ideal oldukça zaten içiniz içinize sığmaz” şeklinde konuştu.
“Heyecanına, enerjisine bakınca hayran kalıyorum”
Başkan Büyükkılıç’ın heyecanı ve enerjisine hayranlığını ifade eden AK Parti İstanbul Milletvekili, Teşkilat Başkan Yardımcısı Halis Dalkılıç da “Memduh ağabeyi görünce zannediyorum ki ilk dönem belediye başkanı olacak. Heyecanına, enerjisine bakınca hayran kalıyorum. Kayseri’de Memduh ağabeyden başkasına yazık olur dedik. Memduh ağabeyi böyle tarif ettik. Bunu inanarak söylüyorum. Burada birlik, beraberliğin, bütünlüğün olduğunu görmek bizi çok memnun ediyor” dedi.
Başkan Büyükkılıç, Cumhuriyet’in kuruluşunun yüzüncü yıl dönümünde açılışı gerçekleştirilen ve Türkiye’nin en büyük millet bahçelerinden birisi olan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir ve parti teşkilat üyelerini konuk etti. – KAYSERİ
]]>Uygulamaya başladıkları projeler ile yerel yönetimlere model olmaya devam ettiklerini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, “Avrupa Birliği Erasmus + Yetişkin Eğitimi Programı kapsamında finans desteği alan projede Melikgazi Belediyesi ile Litvanya Druskininkai Belediyesi ortak çalışmalar gerçekleştirecek. Projede belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik dijital hizmetlerinin artırılması ve bu hizmetlerin toplum tarafından aktif olarak kullanılmasının sağlanmasına yönelik eğitim modüllerinin geliştirilmesi hedeflendi. Her geçen gün etkilerini daha fazla hissettiğimiz iklim değişikliği, sera etkisinin artmasına ve buna bağlı olarak çevre ve iklim odaklı sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Sera etkisini oluşturan kirletici gazlar, özellikle fosil yakıt kullanan araçlardan atmosfere salınmaktadır. Araç kullanımlarının azaltılması, bisiklet ve toplu taşıma araçlarının daha fazla tercih edilmesi dünya atmosferinin kirletici gazlardan kurtulmasında önemli rol oynamaktadır. Ulaşım için doğa dostu yöntemlerin seçilmesi ile her yıl tüm dünyadan atmosfere salınan 5 milyar ton miktarındaki kirletici gazın önemli bir kısmının önüne geçilebilmektedir” dedi.
İklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlayacak projenin, dijital belediye hizmetlerinin sayı ve niteliğinin arttırılması ve bu hizmetlerin kullanım oranının yükseltilmesi ile insan hareketliliğinin ve buna bağlı araç kullanımının azaltılmasını sağlayacağını söyleyen Başkan Palancıoğlu, “Projenin hedeflerine ulaşması adına Melikgazi Belediyesi ve Druskininkai Belediyesi ortaklığında her iki belediye için dijital hizmetlerinin arttırılmasına yönelik çalıştaylar planlandı. İlk Çalıştay, 5-11 Şubat tarihlerinde Litvanya Druskininkai Belediyesi’nde gerçekleştirildi. Melikgazi Belediyesi’nden Çalıştay’a katılan heyet ile Druskininkai Belediyesi heyeti 5 farklı başlıkta sorun analizi ve çözümlere yönelik çalışmalar gerçekleştirdi. Çalıştay’da belediyelerin hangi hizmetlerinin online olabileceği, bu hizmetlerin insanlara nasıl duyurulabileceği ve özellikle online hizmetlerin kullanımının nasıl yapılacağı münazara edilerek çözüm yolları ortaya kondu. Projenin 2. Çalıştayı ise Melikgazi ilçemizde 3-9 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Litvanya Druskininkai Belediyesi’nden ilçemize gelecek heyet ile birlikte ortak çalışmalar yapılacak. Ayrıca belediyemizden giden heyetimiz Litvanya Büyükelçisi Sayın Görkem Barış Tantekin’i de ziyaret ederek çalışma hakkında da kendilerine bilgiler verdi” diye konuştu.
İklim değişikliği için belediyeler olarak gereken her türlü önlemi almak ve yapılabilecek her türlü çalışmayı başlatmak zorunda olduklarını da ifade eden Başkan Palancıoğlu sözlerine şu şekilde devam etti:
“Belediye olarak hali hazırda birçok belediyecilik hizmetini vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bu hizmetlerle vatandaşlarımız evlerinden çıkmadan telefon, bilgisayar gibi araçlarla belediyeye ait işlemlerini uzaktan gerçekleştirebiliyor. Gerçekleştirdiğimiz proje ile daha fazla belediye hizmetini dijital ortama aktararak insan hareketliliğini azaltmayı ve doğaya salınan egzoz gazlarını azaltmayı hedefliyoruz. İklim değişikliği ile mücadele kapsamında hazırladığımız projenin ilçemize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” – KAYSERİ
]]>Trabzon’da tarihi çok eski yıllara dayanan Of ilçesi belki de Türkiye’ye hiç örneği olmayan bir özelliği ile dikkat çekiyor. 1874 yılında kurulan Of Belediyesi’nde Sarıalizade Ömer Lütfü Bey’in 52 süren belediye başkanlığı görevinin ardından ilçe belediyesi hep ‘Saral’ ailesi tarafından yönetildi. 150 yıldır bozulmayan gelenekte ilçede 14 kez belediye başkanlarının isimleri değişse de soyadı hep aynı kaldı. Karadeniz’de göreve gelen ikinci kadın belediye başkanı olan Semahat Sarıalioğlu 1998-1999 yılları arasında görev yaptığı ilçede 30 Mart 2014 yerel seçimlerinden sonra belediye başkanlığı görevini sürdüren Salim Salih Sarıalioğlu tekrar AK Parti’den aday olarak gösterildi. İlk belediye başkanının torunu olan Salim Salih Sarıalioğlu’nun ilçe belediyesi için rakiplerinin çoğunluğu da ‘Saral’ soy isimli adaylar oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi’nden Halil Saral, Yeniden Refah Partisi’nden ise Güngör Saral belediye başkanlığına aday gösterilirken, 4 adayın seçim yarışında soyadı tek farklı olan isim de İYİ Parti adayı Emine Bodur oldu.
Kökenleri Osmanlı İmparatorluğu’na dayanan ve ilk olarak Of ve çevresine yerleşen Saral ailesi, Soyadı Kanunu’ndan önce ‘Sarıalizade’ olarak biliniyordu. Kanunla birlikte ailenin bazı mensupları ‘Saral’ soyadını bazıları ise ‘Sarıalioğlu’ soyadını kullanıyor.
“Seçimlere idmanlıyız”
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan ve seçimlere aile olarak idmanlı olduklarını belirten Of Belediye Başkanı Salim Salih Sarıalioğlu, “Bundan önceki seçimlerde olduğu gibi muvaffak olmak istiyoruz. Bu amaçla bütün kadrolarımızla sahadayız. Zaten hep sahadaydık. Biz seçimlere idmanlıyız. İnanıyorum ve temenni ediyorum ki Of halkı bundan önceki seçimlerde olduğu gibi desteğini ve teveccühünü bizden esirgemeyecek Recep Tayyip Erdoğan’a, Büyükşehir’de Ahmet Metin Genç’e ve Of’ta da Salim Salih Sarıalioğlu kardeşlerine sahip çıkacaklar. AK Parti kadroları 1994 yılında Cumhurbaşkanımızın gerçek belediyeciliğin ne olduğunu o yılda başlatarak bir ışık yaktı. O ışığa bütün vatandaşlarımız sahip çıktı” dedi.
“Belki dünyada bir örneği yok”
İlçelerindeki ilk belediye başkanının babasının dedesi olduğuna dikkat çeken Başkan Sarıalioğlu, “Halkımızın kararı bu şekilde teveccüh ediyor. Belki dünyada bir örneği yok. 1874’te belediyemiz kuruldu. İlk belediye başkanı benim babamın dedesiydi. O 52 yıl belediye başkanlığı yaptı. Ben ailemizin ve ilçemizin 14. belediye başkanıyım. Halkımızın teveccühü ve desteği sayesinde onlarla et ve tırnak oluyoruz. Hep birlikte Of ailesi olarak sadece bizim kendi ailemiz değil, biz Of ailesi olarak bütün bir aileyiz. Burada yaşayan herkes bizim kardeşimizdir. O anlayışla hizmet etmeye devam ediyoruz. Sağ olsunlar Oflu hemşirelerimiz destek olduğu sürece hep beraber Of’u kalkındıracağız. İlçemizde gayet medeni, gayet kardeşhane bir seçim yarışı var. Bundan önce nasılsa öyle devam ediyor. Biz yarışı önde bitireceğimize, ipi göğüsleyeceğimize ve AK Parti bayrağını tekrar burca dikeceğimize inanıyorum. Hem de açık ara bunu sahada görüyoruz. Yapılan yatırım ve hizmetler ortada. Devam etmemesi için bir sebep yok. AK Parti bu yarışı önde bitirecek. Diğer aday arkadaşlarıma başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. – TRABZON
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ve Etimesgut Belediye Başkan adayı Erdal Beşikçioğlu ile birlikte Etimesgut SKM açılışı programına katıldı.
Programda konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“SİZLERİN PARASINI KENDİ PARAMIZ GİBİ HARCIYORUZ. KENDİ PARAMIZI HARCAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR YERE SİZİN PARANIZI HARCAMIYORUZ”
Aşağı yukarı beş yıldır birlikteyiz. Beş yıl boyunca Ankara’nın sokaklarında benim hiçbir fotoğrafımı görmediniz. Çakar konvoylu makam araçlarımızı görmediniz. Daima sizin içinizde sade bir şekilde yaşadık. Belediyede rant için dolaşanları görmediniz. Sadece Ankara halkının gerçek ihtiyaçları için çalıştık. Ortak akılla çalıştık. Üniversiteler, meslek odalarıyla birlikte çalıştık. ‘Ben yaptım oldu’ dönemi bitti. Dört binden fazla ihalemizi canlı yayınladık. Bunların hepsini herkes gördü. Yetmedi. Tüm harcamalarımızı belediyemizin Web sayfasında kuruşana kadar görüyorsunuz. Hesap veriyoruz. Bütçe hazırlarken vatandaşa soruyoruz. Sayıştay raporlarını açıklıyoruz. Hiçbir şeyden çekinmiyoruz. Bugünler hesap verme zamanı. Başkaları gibi ‘Ben hesabımı öbür dünyada veririm’ demiyoruz. Çünkü bu dünyada hesabını veremeyen asla öbür dünyada da hesabını veremeyecek demektir. Sizlerin parasını kendi paramız gibi harcıyoruz. Kendi paramızı harcamayacağımız hiçbir yere sizin paranızı harcamıyoruz.
“‘ÇALIYOR AMA ÇALIŞIYOR’ FELSEFESİNİ ANKARA’NIN KALDIRIMLARININ DİBİNE KADAR GÖMDÜK”
Alın terinizi belediyeye verdiğiniz paralar gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor ve her mekanda hesabını veriyoruz. Yaptığımız işleri parklara, kavşaklara ne hizmet yapıyorsak kaç paraya mal olduğunu açık açık vatandaşa duyuruyoruz. Artık meşhur muhafazakar kesme bile kabul ettirilen kul hakkını adeta göz ardı ettiren, ‘çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın kaldırımlarının dibine kadar gömdük. İsraf edecek paramız yok. Bu paraları kolay kazanılmıyor. Halkın temiz alın terinden gelen paralar bunlar. Dolayısıyla nerede ihtiyaç var oraya harcıyoruz. Değerli Etimesgutlular bu caddeyi biliyorsunuz. 25-30 yıldır üç tane başbakan, bir cumhurbaşkanı, belediye başkanlığı bakanlar, İstasyon Caddesi’ni her seçimden önce geldiler. ‘Burayı çözeceğiz’ dediler. Çözmek bize nasip oldu. Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un çilesini bitirmek oldu.135 milyon liraya İstasyon Caddesi’ne alternatifini yaptık ama 250-300 milyon lira da yine buranın altyapısına harcadık. Türk Kızılayı’na iki adet köprülü kavşak, Şaşmaz’a iki adet kavşak, Koru-Bağlıca’nın metro bağlantısının projesi bu ay içerisinde bitiriyor. İnşallah temelini atmak da nasip olsun.
“ORTAOKUL VE LİSE ÖĞRENCİLERİ EĞER OTOBÜSLE OKULUNA GİDİYORSA YETER Kİ OKUSUN DİYE ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE TARAFINDAN ÜCRETSİZ TAŞINIYOR”
Doğumundan ölümüne kadar vatandaşın her türlü ihtiyaçlarıyla ilgilenen kurumdur belediye. Dolayısıyla bir çocuk doğdu. Okula gidecek. Okula giderken sosyal destek alan aileyse öbür yaşıtları gibi aynı avantajlarla gidebiliyor mu? Gidemiyorsa onu çözmek bizim görevimiz. Birçoğu kreşe giderken okuluna giderken serviste gidiyor. Gidemeyen mi var? Ankara Büyükşehir bunu karşılar. Ortaokul ve lise öğrencileri eğer otobüsle okuluna gidiyorsa yeter ki okusun diye Ankara Büyükşehir Belediye’si tarafından ücretsiz taşınıyor. ve bütün derdimiz onların okuması. Okusun ki onlar da desteğe ihtiyaç olmasın. Hem ailesine hem ülkemize faydası olsun. Bu destekleri yaparken artık eskisi gibi kapı kapı paket dağıtma işi ortadan bitti. Üç yıldır Başkent Kart’a para yüklemek suretiyle onların ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Bir esnaftan alınıyordu. Şimdi Ankara’daki bütün esnaflar o esnafa verilen parayı paylaşıyor. Esnaf mutlu o ailenin ihtiyacını en iyi anneler bilir. Onlar gidiyor, ihtiyacına göre alışveriş yapıyor. Onlar bu mutlu. Kırtasiye yardımı yapılıyor, sırtında bilmem ne belediyesi, içinde defter dolu çantalar dağıtılıyor. Kırtasiye yardımını kartlara yatırıyoruz. Ama AVM’lerde geçmiyor. Sadece kırtasiyeci esnafından alıyorlar. Kırtasiyeciler kazanıyor.
“BİZ PROTEİN YARDIMI YAPIYORUZ. O BUT VERİYORMUŞ. TAVUK BUDU OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI, O DA 15 KİŞİYE. KENDİ BELEDİYESİNDE 50 BİN DESTEK ALAN AİLE VAR KEÇİÖREN’DE. SADECE YARDIM 2 BİN 500 KİŞİYE YAPILMIŞ”
İki yüz bin aileye protein yardımı yapıyoruz. Kasaplar kazanıyor ve Türkiye’de ilk defa üç yıldır Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden başka yok. Belediyeyle kıyaslamayın. Hükümet de yapmıyor. Üç yıldır doğalgaz yatırıyoruz 200 bin aileye. Üşütmüyoruz. Aç bırakmıyoruz. Bize ‘Projeleri yok’ derken İstanbul’daki çorba dağıtmaya başladılar. Ben çorba dağıtırken dalga geçiyorlardı. Emeklileri benden başka destek olan yok. ‘Projesi yok’ diyorlar. İstanbul’daki aday iki bin lira Ankara’daki beş bin lira verecekmiş. Biz protein yardımı yapıyoruz. O but veriyormuş, tavuk budu olduğu ortaya çıktı. O da 15 kişiye. Kendi belediyesinde 50 bin destek alan aile var Keçiören’de. Sadece yardım 2 bin 500 kişiye yapılmış. Dolayısıyla şimdi bizim yaptıklarımız yeni bir proje gibi ortaya koyup ‘Biz daha çok vereceğiz’ diye taklit etmeye başladılar. Eğer gerçekten taklit etmek istiyorlarsa, proje arıyorlarsa, mansuryavasneyaptı veya MY 2024 mobil uygulamamız var. Oraya girsinler. Oradaki projeleri okusunlar. Ankara’nın köylerine kadar Mansur Yavaş ne yapmış bir görsünler. ‘Aynılarını yapacağız’ diye de iddia etsinler. Tohum dağıtacakmış kırsal kalkınma da biz geçecekmiş. Şimdi bazı ilçe belediyeleri verdi. Haksızlık etmeyeyim AK Parti ilçe belediyeleri. Ama şu anda Keçiören Belediyesi’nde bir kişiye bir kilo tohum verildiğini de duymadık.
“BELEDİYE MECLİSİNDE ÇOĞUNLUK İSTİYORUZ”
Vatandaşın kimine dokunduk, özellikle pandemi döneminde. Fakat biz vatandaşa dokunduk derken onları elle bir dokunmayı sanıyorlar. Öyle bir şey yok. Vatandaş nerede darda, Ankara Büyükşehir huzur gibi yanında oldu, herkesin. Şimdi inşallah bu anlayışı şeffaf hesap verebilir. Katılımcı anlayışı Etimesgut’ta da sürdüreceğiz. Aynı şekilde el ele verip inşallah Etimesgut’un bütün sorunlarını birlikte çözeceğiz.
Ben Erdal Başkanım’ı size emanet ediyorum. Kendimi de size emanet ediyorum. Ama bir sıkıntımız var. Geçen dönem yüzde 51 oy aldık ama mecliste 148’de 40 kişiydik. Olmuyor. Görüyorsunuz. Orada yaşananları görüyorsunuz. Orada yapılan iğrenç sözler ve bunları söyleyenler siyasetin çöplüğüne gömüldü gitti. Öyle mi? Ben de diyorum ki; artık yeter. Biz de bir rahat edelim şöyle. Hizmetler yaparken engel olunmadan işlediğimizi yapalım. Rahat rahat yapalım Elbette kafamıza göre yapmayacağız. Acil projeleri yapacağız inşallah. Bu nedenle belediye meclisinde çoğunluk istiyoruz. Belediye meclisinde çoğunluk alması için ilçe belediyelerimizin de hepsini almamız gerekiyor.
]]>Özel: Tayyip Bey bugün Mısır’a gitmiş, Sisi’ye koşturmuş, Sevgililer Günü’nü orada kutluyor
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır seyahatine ilişkin, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Etimesgut Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Özel’e partisinin kurmayları ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikçioğlu da eşlik etti. İlk olarak konuşma yapan Mansur Yavaş, Etimesgut halkına 5 yıldır beraber olduklarını ve bu süre zarfında Ankara sokaklarında kendisine ait fotoğrafların yer almadığını kaydederek, şunları söyledi:
‘BAŞKALARI GİBİ ‘BEN HESABIMI ÖBÜR DÜNYADA VERİRİM’ DEMİYORUZ’
“Daima sizin içinizde sade bir şekilde sizin içinizde yaşadık. Çocuklarımı, yakınlarımı belediyede görmediniz. Belediyede rant için dolaşanları görmediniz. Sadece ve sadece Ankara halkının gerçek ihtiyaçları için ortak akılla çalıştık. Kent Konseyi’nde 1800’ün üzerinde sivil toplum kuruluşları ile hep birlikte ortak akılla çalıştık. Ben yaptım oldu dönemi bitti. 4 binden fazla ihalemizi canlı yayınladık. Bunların hepsini herkes gördü. Yetmedi tüm harcamalarımızı belediyemizin web sayfasında kuruşuna kadar görüyorsunuz. Hesap veriyoruz. Bugünler hesap zamanı. Başkaları gibi ‘ben hesabımı öbür dünyada veririm’ demiyoruz. Çünkü bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada asla öbür dünyada da hesabını veremeyecek demektir. Sizlerin parasını kendi paramız gibi harcıyoruz. Kendi paramızı harcamayacağımız hiçbir yere sizin paranızı harcamıyoruz. Alın terinizle belediyeye verdiğiniz paralar gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor ve her mekanda hesabını veriyoruz. Kul hakkını adeta göz ardı ettiren, ‘çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın kaldırımlarının dibine kadar gömdük. İsraf edecek paramız yok. Değerli Etimesgutlular 25- 30 yıldır 3 tane başbakan, 1 cumhurbaşkanı, belediye başkanları, bakanlar İstasyon Caddesi’ne her seçimde geldiler, ‘burayı çözeceğiz’ dediler. Çözmek bize nasip oldu. Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un çilesini bitirmek oldu. 135 milyon liraya İstasyon Caddesi’nin alternatifini yaptık ama 250, 300 milyon lira buranın altyapısına harcadık. Görünmez diye yapılmadı. Buralarda sel baskını ortaya çıkıyordu onları ortadan kaldırdık.”
‘KARNEYİ 10 ÜZERİNDEN 10 ALDI’
Ardından Etimesgutlulara seslenen Özgür Özel ise Etimesgut’ta çok önemli bir adım attıklarını ifade ederek, “Etimesgut çok farklı bir ilçe. Etimesgut, gelişen, çoğalan, kabına sığmayan ama birileri tarafından kıymeti bilinmeyen bir ilçe. Çok dikkatimi çekti, beni Ata Kavşağı’na götürdüler. Dediler ki ‘Burası Türkiye’nin CHP belediyeciliği açısından en önemli noktası. Üç ilçe kesişiyor. Sincan orada, öbür tarafında Yenimahalle, bir tarafında Etimesgut. Aynı kavşakta Yenimahalle tarafına gidince evler 10 milyon lira. Etimesgut tarafında ilerleyince 6 milyon lira. Sincan tarafına gidince evler 3 milyon lira. Çünkü bir tarafı CHP’li belediye yönetiyor, bir tarafı yıllardır AK Parti’nin kötü belediyeciliği perişan etmiş, bir tarafta da ikisinin arasında kalmış bir Etimesgut var.’ CHP’nin yönettiği kentlere yatırım geliyor, hizmet geliyor, kent güzelleşiyor. Sosyal demokrat belediye, o kentin gücüne güç, değerine değer katıyor. Bunu yapmaya geliyoruz Etimesgut’a. Türkiye’ye bir mesaj vermeye geldik. Etimesgut’un Ankaralı kimliğini kaybetmeden, Ankaralı kimliğine sahip çıkan, devlette geçmişte çok görevler yapmış, Devlet Tiyatroları’nda uzun yıllar harikulade yöneticilik işi çıkarmış, elinin değdiği yeri geliştiren ve güçlendiren, milletin sevdiği, halkın sevdiği birisine teklif götürdük. Hem bir devlet adamına hem bir halk kahramanına Etimesgut’a yakışacak bir yakışıklıya teklif götürdük. O da kabul etti. Bakın. Ona bakınca ben elbette bir Ankara sevdalısı görüyorum. Ona bakınca ben elbette suçlulara göz açtırmayan geceleyin hepimiz rahat uyusun diye canını ortaya koyan bir iradenin temsilcisini, kahraman Türk polisini görüyorum. Ona bakınca ben ‘Bu kapı niye kapalı’ diyen valiyi görüyorum, vatandaş kalabalık etmesin diyenlere, ‘Vatandaşın girmediği yer mi olur, açın kapıları’ diyen valiyi görüyorum. Ona bakınca ben 1 Nisan’dan itibaren Etimesgut’un yüzünü güldürecek, öyle kapalı kapılar arkasında değil aranızda dolaşacak, hepinizin sevgilisi Erdal Başkanımı görüyorum. Etimesgut, Türkiye’deki bütün gençler adına, nereye gitsem selam yolluyorlar. Etimesgut, Türkiye’deki polis teşkilatının kahramanları adına, Türkiye’nin dört bir yanında, ‘Behzat Ç.’ye selam söyle, valime selam olsun’ diyenler adına sizden bu 31 Mart’ta bir rekor kırmanızı ve Erdal Başkana sahip çıkmanızı istiyorum. İşine devam edecek, o çok güzel oynadı. Neyi oynadı? Yazılan bir senaryoyu oynadı, aklına yatmayan hiçbir rolü kabul etmedi. Ama işini dört dörtlük yaptı. Karneyi 10 üzerinden 10 aldı” diye konuştu.
‘YARIN AKŞAMI BEKLEYİN’
31 Mart seçimlerinde vatandaşın 3 oy kullanacağını hatırlatan Özel, “Dördüncüsünde muhtarlar var. Hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün muhtarlarımıza başarılar diliyoruz. Muhtarlarımıza şunu söylüyoruz; ‘Hangi görüşten olursanız olun rozet yok. Bütçe yok, parti yok. Gidip de o sandıktan çıkıyorsunuz ya hepinize helal olsun. 31 Mart’tan sonra seçilen bütün muhtarlarım da Mansur Başkanıma emanet olsun. Söz veriyoruz.’ Şimdi geriye 3 sandık var. O 3 sandıktan bir tanesi Erdal Başkan için Etimesgut oy sandığı, bir tanesi elbette Büyükşehir Belediyesinin yani Mansur Yavaş’ın 5 yıllık icraatlarının sonunda sizlerin ona vereceğiniz oylarla, birçoğunuz geçen seçimde oy verdi ama vermeyenler bu sürede onun insan ayırmadığını gördü, parti ayırmadığını gördü. Hizmeti yaparken tam bir adalet duygusu içinde olduğunu gördü. Çalmadığını, çaldırmadığını gördü. Ama en güzeli de o sıcacık elini omzunuzda hissettiniz. Şimdi Mansur Başkana hep beraber teşekkür yapma ve bu namuslu belediyeciliği ödüllendirme zamanı. Ben Mansur Yavaş’ı Etimesgut’a anlatacak değilim, Ankara’ya anlatacak değilim. Ben onu Türkiye’nin geriye kalan diğer illerin de nasıl devlet adamlığı olunur, nasıl bir şehrin sorunlarına hakim olunur, nasıl popülizme kaçmadan, yalana bulaşmadan doğru ve dürüst belediyecilikle iyi hizmet yapılır, nasıl israf bitirilir, tasarruf yapılır, nasıl bir para doğru yerde kullanılır, örnek olarak Mansur Başkanı bütün Türkiye’de anlatıyorum. Burada anlatmama gerek yok. Dayanışma belediyeciliğinin en güzel örneklerini verdi. Size biraz önce Erdal Başkandan bahsettim. Çok iyi bir oyuncu diye. Filmlerde çok güzel kendisini ifade ediyor, hepimizi memnun ediyor diye. Size bir müjdem var. Yarın akşamı bekleyin, kendisini oynayan, olduğu gibi görünen muhteşem bir televizyon starı ile karşılaşacaksınız. Yarın akşamı bekleyin” ifadelerini kullandı.
‘VEBALİ ÜZERİNDEDİR’
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Bakın Tayyip Bey’e, ‘Sisi ile barışacak mısın’ dendiğinde şöyle demişti: ‘Sisi ile beni çok barıştırmak isteyenler var. Asla kabul etmiyorum. Etmem de. Neden, işte bundan dolayı. Halkın yüzde 52 oyunu almış bir Mursi ve arkadaşlarını cezaevine mahkum eden bir anti demokrat ile karşı karşıyayız. Onunla aynı masaya oturmam. Ben demokratım. Ben böyle bir kişi ile asla görüşmem. Her şeyden önce onun bir defa genel af ile içerideki herkesi dışarı çıkardığımı görmem lazım. Ben uluslararası platformda şu anda darbeci Sisi’yi Cumhurbaşkanı olarak görmüyorum, kabul etmiyorum. Aynı masada oturmadım, asla da oturmayacağım. Oturursam kendimi inkar ederim. Oturursam ben demokrat olamam. Oturursam ben insan olamam.’ Sevgililer Günü’nde gitti, Sisi ile kucaklaşıyor. Ama bir gerçek var. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. ‘Büyükelçiyi çektin hadi, geri yolla’ dedik. ‘Orada çalışanlara yazık, öğrencimize yazık, bu kadar ihracat yapanımıza yazık, işverenimize, müteahhidimize yazık’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir. Biz, devletlerarasında küslük olmayacağını, tepki gösterecekse göstermesini, arayı bir an önce düzeltmesini söylediğimizde bize, ‘Hain, darbeci, darbeci sever’ diyordu. Bugün darbeyi yapan ile sarılmış, poz veriyor. Bugüne kadar söylediklerinin her birisini inkar edip, doğru yola gelmiştir ancak Sevgililer Günü’nde sarılmak da Beyefendiye yakışır” diye konuştu.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır seyahatine ilişkin, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Etimesgut Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Özel’e partisinin kurmayları ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikçioğlu da eşlik etti. İlk olarak konuşma yapan Mansur Yavaş, Etimesgut halkına 5 yıldır beraber olduklarını ve bu süre zarfında Ankara sokaklarında kendisine ait fotoğrafların yer almadığını kaydederek, şunları söyledi:
‘BAŞKALARI GİBİ ‘BEN HESABIMI ÖBÜR DÜNYADA VERİRİM’ DEMİYORUZ’
“Daima sizin içinizde sade bir şekilde sizin içinizde yaşadık. Çocuklarımı, yakınlarımı belediyede görmediniz. Belediyede rant için dolaşanları görmediniz. Sadece ve sadece Ankara halkının gerçek ihtiyaçları için ortak akılla çalıştık. Kent Konseyi’nde 1800’ün üzerinde sivil toplum kuruluşları ile hep birlikte ortak akılla çalıştık. Ben yaptım oldu dönemi bitti. 4 binden fazla ihalemizi canlı yayınladık. Bunların hepsini herkes gördü. Yetmedi tüm harcamalarımızı belediyemizin web sayfasında kuruşuna kadar görüyorsunuz. Hesap veriyoruz. Bugünler hesap zamanı. Başkaları gibi ‘ben hesabımı öbür dünyada veririm’ demiyoruz. Çünkü bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada asla öbür dünyada da hesabını veremeyecek demektir. Sizlerin parasını kendi paramız gibi harcıyoruz. Kendi paramızı harcamayacağımız hiçbir yere sizin paranızı harcamıyoruz. Alın terinizle belediyeye verdiğiniz paralar gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor ve her mekanda hesabını veriyoruz. Kul hakkını adeta göz ardı ettiren, ‘çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın kaldırımlarının dibine kadar gömdük. İsraf edecek paramız yok. Değerli Etimesgutlular 25- 30 yıldır 3 tane başbakan, 1 cumhurbaşkanı, belediye başkanları, bakanlar İstasyon Caddesi’ne her seçimde geldiler, ‘burayı çözeceğiz’ dediler. Çözmek bize nasip oldu. Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un çilesini bitirmek oldu. 135 milyon liraya İstasyon Caddesi’nin alternatifini yaptık ama 250, 300 milyon lira buranın altyapısına harcadık. Görünmez diye yapılmadı. Buralarda sel baskını ortaya çıkıyordu onları ortadan kaldırdık.”
‘KARNEYİ 10 ÜZERİNDEN 10 ALDI’
Ardından Etimesgutlulara seslenen Özgür Özel ise Etimesgut’ta çok önemli bir adım attıklarını ifade ederek, “Etimesgut çok farklı bir ilçe. Etimesgut, gelişen, çoğalan, kabına sığmayan ama birileri tarafından kıymeti bilinmeyen bir ilçe. Çok dikkatimi çekti, beni Ata Kavşağı’na götürdüler. Dediler ki ‘Burası Türkiye’nin CHP belediyeciliği açısından en önemli noktası. Üç ilçe kesişiyor. Sincan orada, öbür tarafında Yenimahalle, bir tarafında Etimesgut. Aynı kavşakta Yenimahalle tarafına gidince evler 10 milyon lira. Etimesgut tarafında ilerleyince 6 milyon lira. Sincan tarafına gidince evler 3 milyon lira. Çünkü bir tarafı CHP’li belediye yönetiyor, bir tarafı yıllardır AK Parti’nin kötü belediyeciliği perişan etmiş, bir tarafta da ikisinin arasında kalmış bir Etimesgut var.’ CHP’nin yönettiği kentlere yatırım geliyor, hizmet geliyor, kent güzelleşiyor. Sosyal demokrat belediye, o kentin gücüne güç, değerine değer katıyor. Bunu yapmaya geliyoruz Etimesgut’a. Türkiye’ye bir mesaj vermeye geldik. Etimesgut’un Ankaralı kimliğini kaybetmeden, Ankaralı kimliğine sahip çıkan, devlette geçmişte çok görevler yapmış, Devlet Tiyatroları’nda uzun yıllar harikulade yöneticilik işi çıkarmış, elinin değdiği yeri geliştiren ve güçlendiren, milletin sevdiği, halkın sevdiği birisine teklif götürdük. Hem bir devlet adamına hem bir halk kahramanına Etimesgut’a yakışacak bir yakışıklıya teklif götürdük. O da kabul etti. Bakın. Ona bakınca ben elbette bir Ankara sevdalısı görüyorum. Ona bakınca ben elbette suçlulara göz açtırmayan geceleyin hepimiz rahat uyusun diye canını ortaya koyan bir iradenin temsilcisini, kahraman Türk polisini görüyorum. Ona bakınca ben ‘Bu kapı niye kapalı’ diyen valiyi görüyorum, vatandaş kalabalık etmesin diyenlere, ‘Vatandaşın girmediği yer mi olur, açın kapıları’ diyen valiyi görüyorum. Ona bakınca ben 1 Nisan’dan itibaren Etimesgut’un yüzünü güldürecek, öyle kapalı kapılar arkasında değil aranızda dolaşacak, hepinizin sevgilisi Erdal Başkanımı görüyorum. Etimesgut, Türkiye’deki bütün gençler adına, nereye gitsem selam yolluyorlar. Etimesgut, Türkiye’deki polis teşkilatının kahramanları adına, Türkiye’nin dört bir yanında, ‘Behzat Ç.’ye selam söyle, valime selam olsun’ diyenler adına sizden bu 31 Mart’ta bir rekor kırmanızı ve Erdal Başkana sahip çıkmanızı istiyorum. İşine devam edecek, o çok güzel oynadı. Neyi oynadı? Yazılan bir senaryoyu oynadı, aklına yatmayan hiçbir rolü kabul etmedi. Ama işini dört dörtlük yaptı. Karneyi 10 üzerinden 10 aldı” diye konuştu.
‘YARIN AKŞAMI BEKLEYİN’
31 Mart seçimlerinde vatandaşın 3 oy kullanacağını hatırlatan Özel, “Dördüncüsünde muhtarlar var. Hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün muhtarlarımıza başarılar diliyoruz. Muhtarlarımıza şunu söylüyoruz; ‘Hangi görüşten olursanız olun rozet yok. Bütçe yok, parti yok. Gidip de o sandıktan çıkıyorsunuz ya hepinize helal olsun. 31 Mart’tan sonra seçilen bütün muhtarlarım da Mansur Başkanıma emanet olsun. Söz veriyoruz.’ Şimdi geriye 3 sandık var. O 3 sandıktan bir tanesi Erdal Başkan için Etimesgut oy sandığı, bir tanesi elbette Büyükşehir Belediyesinin yani Mansur Yavaş’ın 5 yıllık icraatlarının sonunda sizlerin ona vereceğiniz oylarla, birçoğunuz geçen seçimde oy verdi ama vermeyenler bu sürede onun insan ayırmadığını gördü, parti ayırmadığını gördü. Hizmeti yaparken tam bir adalet duygusu içinde olduğunu gördü. Çalmadığını, çaldırmadığını gördü. Ama en güzeli de o sıcacık elini omzunuzda hissettiniz. Şimdi Mansur Başkana hep beraber teşekkür yapma ve bu namuslu belediyeciliği ödüllendirme zamanı. Ben Mansur Yavaş’ı Etimesgut’a anlatacak değilim, Ankara’ya anlatacak değilim. Ben onu Türkiye’nin geriye kalan diğer illerin de nasıl devlet adamlığı olunur, nasıl bir şehrin sorunlarına hakim olunur, nasıl popülizme kaçmadan, yalana bulaşmadan doğru ve dürüst belediyecilikle iyi hizmet yapılır, nasıl israf bitirilir, tasarruf yapılır, nasıl bir para doğru yerde kullanılır, örnek olarak Mansur Başkanı bütün Türkiye’de anlatıyorum. Burada anlatmama gerek yok. Dayanışma belediyeciliğinin en güzel örneklerini verdi. Size biraz önce Erdal Başkandan bahsettim. Çok iyi bir oyuncu diye. Filmlerde çok güzel kendisini ifade ediyor, hepimizi memnun ediyor diye. Size bir müjdem var. Yarın akşamı bekleyin, kendisini oynayan, olduğu gibi görünen muhteşem bir televizyon starı ile karşılaşacaksınız. Yarın akşamı bekleyin” ifadelerini kullandı.
‘VEBALİ ÜZERİNDEDİR’
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Bakın Tayyip Bey’e, ‘Sisi ile barışacak mısın’ dendiğinde şöyle demişti: ‘Sisi ile beni çok barıştırmak isteyenler var. Asla kabul etmiyorum. Etmem de. Neden, işte bundan dolayı. Halkın yüzde 52 oyunu almış bir Mursi ve arkadaşlarını cezaevine mahkum eden bir anti demokrat ile karşı karşıyayız. Onunla aynı masaya oturmam. Ben demokratım. Ben böyle bir kişi ile asla görüşmem. Her şeyden önce onun bir defa genel af ile içerideki herkesi dışarı çıkardığımı görmem lazım. Ben uluslararası platformda şu anda darbeci Sisi’yi Cumhurbaşkanı olarak görmüyorum, kabul etmiyorum. Aynı masada oturmadım, asla da oturmayacağım. Oturursam kendimi inkar ederim. Oturursam ben demokrat olamam. Oturursam ben insan olamam.’ Sevgililer Günü’nde gitti, Sisi ile kucaklaşıyor. Ama bir gerçek var. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. ‘Büyükelçiyi çektin hadi, geri yolla’ dedik. ‘Orada çalışanlara yazık, öğrencimize yazık, bu kadar ihracat yapanımıza yazık, işverenimize, müteahhidimize yazık’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir. Biz, devletlerarasında küslük olmayacağını, tepki gösterecekse göstermesini, arayı bir an önce düzeltmesini söylediğimizde bize, ‘Hain, darbeci, darbeci sever’ diyordu. Bugün darbeyi yapan ile sarılmış, poz veriyor. Bugüne kadar söylediklerinin her birisini inkar edip, doğru yola gelmiştir ancak Sevgililer Günü’nde sarılmak da Beyefendiye yakışır” diye konuştu.
]]>CHP’nin Ankara’nın Etimesgut ilçesinde seçim koordinasyon merkezi açıldı. Açılış törenine CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP’nin Etimesgut Belediye Başkan adayı Erdal Beşikçioğlu, Milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı.
“Etimesgut’un gelecek otuz yılını planladık”
CHP Etimesgut Belediye Başkan adayı Beşikçioğlu, yaptığı konuşmada, “Tüm Etimesgut’u kucaklayıp çıkacağız. Hedefimiz net. Sosyal belediyecilik ve marka bir Etimesgut. Biz bu gerçekle hareket ederek çalışmalarımıza şimdiden başladık. Göreve geldiğimizde hizmetlerimizi en güzeliyle ve layığıyla yaparken Etimesgut’un gelecek otuz yılını planladık” diye konuştu.
“Etimesgut, Türkiye’nin marka ilçesi olacak”
Önceliklerinin sürdürülebilir bir Etimesgut’u inşa etmek olduğunu belirten Beşikçioğlu, “Bunun içinse olmazsa olmazımız katılımcılık ve ortak akıl. Etimesgut’u kalkındırma eylem planı ile ülkemize değer katan Türkiye’nin marka ilçesi olacak” dedi.
“Ülkemizin tüm sorunlarını ortaklaşarak çözeceğiz”
Tek hedeflerinin Etimesgut halkının mutluluğu olduğunu dile getiren Beşikçioğlu, “Zaman halkımızın derdine derman olan hizmetleri büyüterek her alanda başarılı olmak için var güç çalışacağız. Halkımıza hesap vermeyi onurlu bir görev sayarak hizmet etmek önceliğimiz olacak. Ülkemizin tüm sorunlarını önce halkımız emekçiler, işverenler, kamu kurumları, meslek odaları, akademisyenler ve sivil toplum Temsilcileriyle, ortaklaşarak çözeceğiz” ifadelerini kullandı.
“İsraf edecek paramız yok”
ABB Başkanı Yavaş ise yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
“Parklara, kavşaklara ne hizmet yapıyorsak kaç paraya mal olduğunu açık açık duyuruyoruz. İsraf edecek paramız yok. Bu paralar kolay kazanılmıyor. Halkın temiz alın terinden gelen paralar bunlar. Dolayısıyla Nerede ihtiyaç var oraya harcıyoruz.”
“Ne ihtiyaç varsa paraları oraya harcadık”
İstasyon Caddesine yapılan kavşakları hatırlatan Yavaş, “Burayı çözeceğiz dediler çözmek bize nasip oldu. Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un bu çilesini bitirmek oldu. 135 milyon liraya istasyon caddesine alternatifini yaptık ama 250 ve 300 milyon lira da yine buranın altyapısına harcadık. Görünmezler diye yapılmayan ve buralarda sel baskınları ortaya çıkıyordu. Onları ortadan kaldırdık. Nereye, ne ihtiyaç varsa, paraları oraya harcadık” ifadelerine yer verdi.
“CHP’nin yönettiği kentlere hizmet geliyor”
CHP Genel Başkanı Özel ise şöyle konuştu:
“Etimesgut çok farklı bir ilçe. Etimesgut gelişen, çoğalan, kabına sığmayan ama birileri tarafından kıymeti bilinmeyen bir ilçe. Çok dikkatimi çekti. Beni Ata kavşağına getirdiler. Dediler ki ‘Burası Türkiye’nin CHP belediyeciliği açısından en önemli noktası’. Sincan orada, öbür tarafında Yenimahalle. Bir tarafında Etimesgut. Aynı kavşak Yenimahalle tarafa gidince evler 10 milyon lira. Etimesgut tarafına ilerleyince 6 milyon lira. Sincan tarafa gidince evler 3 milyon lira. Çünkü bir tarafı Cumhuriyet Halk Partili belediye yönetiyor. Bir tarafı yıllardır AK Parti’nin kötü belediyeciliği perişan etmiş. Bir tarafta da ikisinin arasında kalmış bir Etimesgut var. CHP’nin yönettiği kentlere hizmet geliyor. Yatırım geliyor. Kent güzelleşiyor ve sosyal demokrat belediye o kentin gücüne güç, değerine değer katıyor. Bunu yapmaya geliyoruz Etimesgut’a.”
Öte yandan Özel, ABB Başkanı Yavaş’ın yarın akşam reklam filminin yayınlanacağını duyurdu. – ANKARA
]]>Kepez ilçesindeki Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nde düzenlenen aday tanıtım toplantısı, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Yapıcıoğlu, burada yaptığı konuşmada, 129 gündür değişmeyen gündem maddelerinin Gazze olduğunu söyledi.
Yaklaşık 4,5 aydır Gazze’ye ölüm yağdığını belirten Yapıcıoğlu, Filistinlilerin tüm saldırılara rağmen topraklarını terk etmediklerini vurguladı.
İsrail’in her türlü hukuk, ahlak ve savaş kuralını ihlal ederek soykırımına devam ettiğini dile getiren Yapıcıoğlu, şöyle konuştu:
“Savaşta bile çocuklar, hastaneler vurulmaz. Savaşta kullanılması yasak bazı silahlar vardır. Bu vahşi cinayet şebekesi fosfor bombalarıyla çocuk hastanesi vurdu. Savaşta bile sivil insanları açlığa, susuzluğa mahkum edemezsiniz. Ama yardımların oraya girmemesi için sınır kapısını vurdu. Bir şekilde girebilen yardım konvoylarını vurdu. Daha ne olsun. Gazze’de Gazze’liler ölmüyor. Gazze’de Gazze’liler ‘Rabbimiz Allah’tır’ dediği için ve yurtlarını terk etmedikleri için şehit oluyorlar. Şehitler ölü değildir. Gazze’de insanlık ölüyor, hepimizin insanlığı, bütün İslam aleminin izzetini haysiyetini orada bombalıyorlar.”
Yapıcıoğlu, İsrail’in saldırılarına karşı elinde güç, emirleri altında ordu olanların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğine dikkati çekti.
“İsrafı, savurganlığı önleyeceğiz”
Yapıcıoğlu, zulme boyun eğilmemesi, zalimlere diz çöktürmek ve oradaki insanlara yardım edilebilmesi için siyaseten, askeri ve ekonomik olarak güçlü olunması gerektiğini ifade etti.
Seçim gündemine ilişkin ise Yapıcıoğlu, “Hem maddi hem de manevi olumsuz şartlar var. Buna rağmen biz diyoruz ki ümitsizlik, pes etmek yoktur. Ceht, çalışmak vardır. Düzelmeyecek hiçbir şey yoktur. Yeter ki sağlam bir irade olsun. Yeter ki içine düşülen durumdan çıkışın yolları bilinsin. Eğer biz de dayanışma içerisinde olursak mutlaka Allah bize bir çıkış yolu gösterecek. Aslında göstermiş, ‘toplanın birlik olun, güçlerinizi birleştirin’ demiş. Bu manevi buhrandan ve ekonomik darboğazdan çıkışın yolu ne? İsrafı, savurganlığı önleyeceğiz. Haramdan uzaklaşacağız, faizi terk edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.
“Güvenli şehirler, güvenli sokaklar HÜDA PAR ile mümkün hale gelecektir”
31 Mart’ın HÜR kadroların yönetime gelmesi veya pay alması için bir fırsat olduğunu belirten Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:
“İsraf ve savurganlık bizim belediyecilik anlayışımızda yoktur. Kayırmacılık bitecek. HÜDA PAR’ın almış olduğu belediyelerin girişine ‘rüşvet alan da veren de melundur’ hadisi asılacak. Şeffaf bir yönetimle milletin parası son kuruşuna kadar milletin hizmeti için kullanılacaktır. Halkı ilgilendiren meselelerde milletin görüşüne başvurulan geniş bir istişare ağı kurulacak ve yapılan her bir harcama son kuruşuna kadar milletin parası olduğu için hesabı millete verilecek. HÜDA PAR’ın yönettiği şehirlerde çocuklar parka, okullara ve oyun alanlarına korkmadan gidecek. Sokaklarda herhangi bir tehlike olmayacak. İnsanı tehdit eden hiçbir şeye izin verilmeyecektir. Güvenli şehirler, güvenli sokaklar HÜDA PAR ile mümkün hale gelecektir. Belediye alamadığımız ama meclis üyesi gönderdiğimiz yerlerde meclis üyelerimiz milletimiz adına denetçi olacak, oradaki yönetimi, harcamaları denetleyecektir.”
Yapıcıoğlu, bir ailenin zorunlu ihtiyacı kadar kullanıma sunulan sudan ücret alınmayacağını, yönetimde oldukları beldelerde sosyal belediyecilik anlayışıyla tek bir kişinin açlık çekmeyeceğini ve gençlerin yuva kurabilmeleri için desteklerin verileceğini aktardı.
Konuşmaların ardından Yapıcıoğlu, Antalya’da Abdulbaki Özdemir’i, Konya’da Çetin Acu’yu, Denizli’de Yunus Akbay’ı, Karaman’da Yunus Yılmaz’ı, Burdur’da Fehmi Gönül’ü ve Isparta’da Hasan Koç’u aday gösterdi.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “İYİ Parti olarak önce yerel seçimlerde sonra 2028 seçimlerinde bu sistemi değiştireceğimiz kaydıyla yolumuza devam ediyoruz. Allah’ın izniyle seçimi kazanacağımıza inanıyorum. Ondan sonra hiç beklemeden çok hızlı bir şekilde parlamenter demokrasiye geçiş sağlanacak. Burada kimse bizim düşmanımız değil. Bu sistemin başına arkadaşlarımdan birini de koysak bir sene sonra kafayı yer. Meselemiz Erdoğan’ın gitmesi, yerine bir başkasının gelmesi değil. Bu sistemin değişmesidir” dedi.
İYİ Parti Denizli İl Başkanlığı, Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde aday tanıtım toplantısı düzenlendi. Toplantıya, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yanı sıra çok sayıda partili katıldı. Toplantıda konuşan Akşener, Türkiye’de en eski kadın siyasetçi olduğunu ve eskiden siyasetçilerin halkın önünde saygılı olduğunu belirterek, “Eskiden siyasetçi parmağını seçmene sallayamazdı. Birinin oyu ve diğerinin oyu eşitti. Her oy bir vebaldi. Şimdi bunu Türkiye terk etti. Siyasetçi, lord haline geldi, seçmenin siyasetçi karşısında hazır ol da durmasına döndük. Seçmen istismar edildi, ayrım gözetildi. Ama biz milletin sesine kulak vermek zorunda olduğumuz konusunda yola çıktık. İyi, kötü başarılı olduk. Sayemizde emekli maaşlarına dikkat çekilmişse, vatandaşın, seçmenin sesi olma görevimizdendir. İktidar hizmet etmekle, muhalefet ise vatandaşın avukatı olmakla görevlidir. Birbirlerini gagalaya gagalaya bunu unutuyorlar. Biz esnaf esnaf gezerek, kadının, sanayicinin, öğrenmenin, emeklinin var olduğunu kayda aldırdık ve seçmenin sesini meclise getirdik. Sonuç olarak iktidarın gözünü onlara çevirdik. Çok başarılı olduk mu, tam değil. Bizim fikirlerimiz vatandaştan yana mesela, en düşük emekli maaşı asgari ücret kadar olmalıdır. Kimsenin elini sıkmayan hür ve müstakil adayları ile İYİ Parti var. 2028 yılında genel seçimlerde, iyi belediyeciliği görerek bunlar çalmıyor, yandaş kayırmıyor diyerek İYİ Parti’yi iktidar edeceksiniz” dedi.
‘MESELEMİZ SİSTEMİN DEĞİŞMESİ’
Konuşmasına 2028 genel seçimlerini kazanacaklarını söyleyerek devam eden Akşener, bir partilinin “Parlamenter sisteme tekrar dönecek miyiz?” Sorusunu yanıtladı. Akşener, “Bizim bu yolculuğumuzun gerekçesi o, ben neden 2018’de el sıkışayım. Neden kendi başımıza gitmeyelim. 2019’da niçin bir başka partiye ‘Gel beraber bir berber dükkanı kuralım’ diyeyim de çırak çıkalım. İstanbul ve Ankara’nın alınması, 2023 seçimlerinde bu ucube sistemin değiştirilmesine yönelik önemli bir umuttu. Dolayısıyla biz şimdi İYİ Parti olarak önce yerel seçimlerde sonra 2028 seçimlerinde bu sistemi değiştireceğimiz kaydıyla yolumuza devam ediyoruz. Allah’ın izniyle seçimi kazanacağımıza inanıyorum. Ondan sonra hiç beklemeden çok hızlı bir şekilde parlamenter demokrasiye geçiş sağlanacak. Burada kimse bizim düşmanımız değil. Bu sistemin başına arkadaşlarımdan birini de koysak bir sene sonra kafayı yer. Meselemiz Erdoğan’ın gitmesi yerine bir başkasının gelmesi değil. Bu sistemin değişmesidir” diye konuştu.
DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE VE İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI TANITTI
Akşener, konuşmasının ardından başta İYİ Parti Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Yasin Öztürk’ü ve sırasıyla ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. İYİ Parti Denizli ilçe Belediye Başkan adayları şu isimlerden oluştu:
Babadağ Belediye Başkan Adayı Ali Atlı, Pamukkale Belediye Başkan Adayı Türkay Berberoğlu, Merkezefendi Belediye Başkan Adayı Fatih Coşkun, Çivril Belediye Başkan Adayı İsmail Çorbacıoğlu, Acıpayam Belediye Başkan Adayı Mahir Altu, Tavas Belediye Başkan Adayı Emin Barıner, Honaz Belediye Başkan Adayı Osman Çaybaşı, Sarayköy Belediye Başkan Adayı Ahmet Çelikak, Buldan Belediye Başkan Adayı Mustafa Gülbay, Çameli Belediye Başkan Adayı Sezai Turhan, Serinhisar Belediye Başkan Adayı Şükrü Averi, Bozkurt Belediye Başkan Adayı Zafer Kocaman, Güney Belediye Başkan Adayı Alaattin Gümüş, Çardak Belediye Başkan Adayı Mehmet Çakmak, Bekilli Belediye Başkan Adayı Kemal Karaman, Beyağaç Belediye Başkan Adayı Seyhan Demirel, Baklan Belediye Başkan Adayı Celal Tuyji oldu.
]]>Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) 12. Bölge 7. Dönem 1. Teşkilat Eğitim Programı’na katılan Kurum, dün AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışması sırasında gerçekleştirilen silahlı saldırıyı şiddetle kınadı.
Kurum, “Bu menfur saldırıda yaralanan kardeşimize Rabb’imden acil şifalar diliyorum. Kendisinin güzel haberlerini teşkilatımızla birlikte bekliyoruz, Cenab-ı Allah’a dua ediyoruz. Biz, ne suretle olursa olsun seçim çalışmalarımıza kasteden bu saldırı karşısında birliğimizi, beraberliğimizi, kararlılığımızı koruyacağız. Hiç kimsenin bu süreci baltalama çalışmalarına, gölgelemesine asla ve asla müsaade etmeyeceğiz.” diye konuştu.
Trafik kazasında dün hayatını kaybeden AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı’ya da Allah’tan rahmet dileyen Kurum, şöyle devam etti:
“Hakikaten tarifsiz bir acı yaşıyoruz. Kardeşimiz şehit oldu. Çünkü kendisi, bu davaya, büyük Türkiye davasına yüreğiyle, kalbiyle, çalışmalarıyla sonuna kadar hizmet etti. Her şehidin bir mesajı vardır, bize emanetleri vardır. Emanetleri, yakınlarıdır, sevdikleridir. Onun yakınları bizim ailemizdir, kardeşimizdir. Şehidimizin mesajı ise hepimizin üzerimize yüklediği sorumluluktur. Bu sorumluluk ülkemizin, milletimizin yarınları için her zamankinden çok daha fazla çalışmaktır. Ben merhume kardeşimizin değerli eşi, yol arkadaşımız Muharrem Baltacı kardeşimize başsağlığı diliyorum. Tüm dava arkadaşlarımızın ve teşkilatımızın başı sağ olsun.”
Murat Kurum, konuşması sırasında salondaki katılımcılardan Baltacı için Fatiha suresini okumalarını istedi.
Kurum, bugün Eğitim-Bir-Sen’in Türkiye’de en etkin sivil toplum kuruluşlarından birisi olduğunu belirterek, “Hamdolsun ki bugün Türkiye’nin yüzünü ağartan başarılara imza atan bir Eğitim-Bir-Sen var. Kurulduğunuz günden bu yana kararlılıkla, sabırla ve samimiyetle sürdürdüğünüz mücadeleler için sizlere canıgönülden teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“Verdiğiniz sözleri tutamadınız”
Kendilerinin daima memurun hak arama mücadelesine destek verdiklerine dikkati çeken Kurum, ilerledikleri tüm sarp yollarda yerli, milli ve onurlu bir duruşu öğretmenlerle birlikte gösterdiklerini, onların 15 Temmuz’da alanlara en ön safta koşmasını asla ve asla unutamadığını kaydetti.
Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin şu an bir telaş içerisinde olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
“Ne yapacağını, nasıl davranacağını, ne söyleyeceğini açıkçası tam bilmiyor. Bu kaos ve karmaşa içerisinde biz belediye çalışanlarımızın ücretlerini, çalışma şartlarını iyileştireceğimizi ifade ettiğimizde onlar da alelacele bir promosyon verdiler. Kardeşlerimize, ‘Bu sizin 31 Mart’taki görüşünüzü, fikrinizi değiştirir mi?’ diye sorduğumuzda arkadaşlarımız şu cevabı verdiler, ‘Biz kurumumuzu seviyoruz ve kurumsal düşünüyoruz.’ dediler. O yüzden Büyükşehir Belediyesi promosyon da verse, tutamayacağı vaatleri de verse Eğitim-Bir-Sen’li kardeşlerim, bizim çalışan yol arkadaşlarımız öyle davasını bir promosyona değişmez. Olaya bir bütün bakar, olaya büyük bir Türkiye davası yolunda bakar. O yüzden siz ne yaparsanız yapın nafile, verdiğiniz sözleri tutamadınız.”
Göreve geldiklerinde İstanbul’da düzenlenecek özel eğitim programlarına tam destek vereceklerine dikkati çeken Kurum, “Sizler eğitim faaliyetlerinizi sürdürürken türlü sıkıntılarla karşılaşıyorsunuz. Aranızda okul müdürlerimiz var. Bugün okullarımızda, yaşanan en büyük sorunlardan birisi olan hijyen, güvenlik ve temizlik problemiyle uğraşan müdürlerimiz var. Size söz veriyorum, biz göreve geldiğimizde artık böyle bir sorununuz kalmayacak. Okullarımızın temizlik, güvenlik ve bakımında sizlerin yanında olacağız. Biz, bu yükü omuzlarınızdan alacağız ki siz geleceğimizin teminatı çocuklarımıza çok daha nitelikli faaliyetler yapabilesiniz.” dedi.
Murat Kurum, Turgut Cansever’in “Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil, imar ettiğiniz şehri tahrip eder.” sözünü hatırlatarak, Bu bakımdan hem şehri hem de nesli ihya edeceklerini vurguladı. Kurum, “Neslimizin imarı konusunda sizlerle el ele çalışacağız. İstanbul’umuzun memurları için burada yaşamayı külfet olmaktan çıkaracağız ve yaşanabilir bir şehir olması için de özel bir gayreti ortaya koyacağımızı bilmenizi isterim.” diye konuştu.
Kurum, memurların, işçilerin ve emekçilerin kuracağı kooperatiflere KİPTAŞ eliyle proje ve yapım gibi teknik destekler vereceklerinin altını çizerek, İBB’den haksız yere çıkartılanları tekrar işe alacaklarını, kendi yönetimlerinde hiç kimsenin haksızlığa uğramayacağını kaydetti.
Kendilerinin bir kardeşler topluluğu olduğuna işaret eden Kurum, “Sadece Türkiye’de değil en son Gazze’mizde olmak üzere, dünyanın neresinde bir mazlum sesini duysak hemen yanı başında sizin ellerinizi gördük. Gündemimiz ne olursa olsun Gazze’yi, Gazze’nin masum çocuklarını, zulme uğrayan annelerini, babalarını unutmayacağız, unutturmayacağız.” şeklinde konuştu.
“Bahar değil kara kış yaşadık”
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise 31 Mart 2019 seçimlerinin hafızalarında olumlu tablolar bırakmadığını dile getirdi.
Yalçın, “Geçen dönem yerel yönetim seçimlerinden sonra ‘Emek mücadelesini kucaklayacağız.’ diyenler, üzülerek ifade edeyim ki emek mücadelesini kundakladılar.” dedi.
Emekçilerin hukukunun korunmasının ve iş güvencesinin sağlanmasının gerekliliğinden bahseden Yalçın, şunları ifade etti:
“Yerel yönetim seçimlerinden sonra HDP’li, CHP’li, İYİ Partili birçok belediyede yaşadığımız bu travmatik durumları bir daha yaşamak istemiyoruz. Bize ‘Martın sonu bahar.’ demişlerdi ama bahar değil kara kış yaşadık. Biz belediyelerde sürgünler yaşadık, 1500 kilometre öteye sürgünler yaşandı. Bunların hepsinin mücadelesini örgütlü gücümüzle verdik ve bu anlamda önemli bir aşamayla, Cumhurbaşkanı’mızın sözleşmelileri kadroya almasıyla birlikte kaydetmiş olduk ve geçmişteki o kaygıları, kuşkuları geride bıraktık.”
Yalçın, Murat Kurum’un geçmiş dönem çalışmalarını hatırlatarak, çıktığı yolculukta ona başarı diledi.
Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve çok sayıda sendika üyesi katıldı.
]]>Döşemealtı ilçesinde 31 Mart yerel seçimlerine yönelik heyecan artarken, İYİ Parti’nin Belediye Başkan Adayı Mimar Emre Afacan, projeleri ve hizmet odaklı yaklaşımıyla ilçede ziyaretlerine devam ediyor. Adaylığının açıklandığı Kasım ayından bu yana sahada vatandaşlarla bire bir görüşen ve sorunlarını dinleyen Afacan, seçildiklerinde ilçenin mevcut yönetiminin bilinçsizce uyguladığı kent uygulamalarından doğan kaos ortamının sona ereceğini ve tüm ülkede örnek teşkil edecek temiz, planlı ve düzenli bir kent ortaya çıkaracaklarını söyledi.
“Vatandaşları bezdirdiler”
Döşemealtı’nda yaşanan sorunların vatandaşı canından bezdirdiğini ifade eden Afacan, belediye tarafından çöplerin toplanmaması, yol ve temizlik konularında yaşanan sıkıntılar ve altyapı eksiklikleri gibi sorunlara dikkat çekerek, bu konularda hizmet odaklı projeleriyle çözüm sunmayı vaat etti.
“İlçedeki her bir birey eşit hizmet alacak”
Hem bir mimar olarak hem de belediyecilik tecrübesiyle, kent yönetiminin nasıl olması gerektiğini bildiğini söyleyen Emre Afacan, şehircilik konusundaki 22 yıllık deneyimiyle ilçede yaşayan her kesimin ihtiyaçlarına odaklanacaklarını ve sosyal belediyecilik anlayışını getireceklerini ifade etti. Döşemealtı’nın tamamını kucaklayan bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini ifade eden Mimar Emre Afacan, bugüne kadar yapıldığı gibi, kişiye ya da ekonomik düzeye göre hizmet anlayışına son vereceklerini, tüm vatandaşlara eşit hizmeti ilke edindiklerini söyledi.
“Ayrıştırma yok, herkesi kucaklıyoruz”
İlçede birleştirici bir güce ihtiyaç olduğunu vurgulayan Afacan, herkesin güven içinde yaşayabileceği, eşit hizmetin herkes için geçerli olduğu bir Döşemealtı arzuladıklarını söyledi. Saha çalışmalarında konuştukları vatandaşların, geçmişteki seçimde tercihlerinde hata yaptıklarını ifade ettiğini, yaşanan beklentilerin karşılanamadığı bir dönem geçirdiklerini vurgulayan Afacan, “İnsanların bize doğru bir yönelimi var. Mimar olarak 22 yıldır proje yürütüyorum. Belediye meclis üyeliği görevini üstlendim. Bu yüzden belediyeciliği de iyi biliyorum” dedi. Afacan, geçmişteki tecrübeleriyle ilçeye yeni bir soluk getireceklerini, özellikle çocuklardan yaşlılara, kadınlardan işsizlere kadar her kesimi kucaklayacaklarını ifade etti.
“Turizmden neden yeterli pay alamıyoruz?”
Döşemealtı’nın Antalya gibi turizm cenneti bir kentin parçası olduğuna vurgu yapan Emre Afacan, buna rağmen yaşanan altyapı ve üst yapı sorunları, sosyal ve kültürel ihtiyaçların karşılanamaması, çevre kirliliği ve kentleşmedeki vizyonsuzluk nedeniyle turizmden hak ettiği payı alamadığını söyledi.
“İlçemizin çehresi değişecek, insanların yüzleri gülecek”
Seçildiği takdirde kurumsal ve sosyal belediyecilik anlayışı ile yol, temizlik, peyzaj, kavşak düzenleme, kentleşme, öz kaynak oluşumu ve ticari bölge kullanımının artırılması gibi alanlarda bütün gayretiyle çalışacağını söyleyen Mimar Emre Afacan, bir insanın tıpkı evine gösterdiği titizlik ve özeni, kendisinin de ata toprağı olan Döşemealtı için göstereceğini ve bundan onur duyacağını sözlerine ekledi.
Mimar Emre Afacan, seçim kampanyası kapsamında sosyal medyayı da etkili bir şekilde kullanarak halkla doğrudan iletişim kuruyor. Sosyal medya hesapları aracılığıyla seçmenle etkileşimde bulunan Afacan, özellikle Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube gibi platformlarda düzenlediği canlı yayınlar ve interaktif paylaşımlarla halkın nabzını tutuyor. İlçe sakinlerinin sorunlarına duyarlılıkla yaklaşan Afacan, online platformlarda düzenlediği ankete dayalı etkinliklerle vatandaşların beklenti ve taleplerini doğrudan öğreniyor.
Paylaşımlarda, ilçenin yüz yüze olduğu sorunlara ve çözüm önerilerine dair detaylı bilgiler veren Afacan, aynı zamanda vatandaşların görüş ve önerilerini alarak kampanyasını ‘doğrudan katılımcı’ bir hale getiriyor. Adaylığının açıklandığı Kasım ayından bu yana sürekli saha vatandaşlarla bir araya gelip sorunlarını dinleyen Afacan, sosyal medya hesapları aracılığıyla ilçe sakinleriyle iletişimi gece gündüz sürdürüyor. – ANTALYA
]]>“Terör örgütleri ve uzantıları, ne amaçla olursa olsun bizim birliğimizi, beraberliğimizi bozamayacaklar”
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum. Ekonomi Kulübü İş İnsanları Buluşması’na katıldı
İSTANBUL – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Ataşehir’de Ekonomi Kulübü İş İnsanları Buluşması’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Kurum, “Bu şehre, kasten 5 yıl kaybettirenlerden olmayacağız. Biz İstanbullulara her rengiyle, tüm farklılıklarıyla, tüm dinamikleriyle birlikte güçlenen bir 5 yıl vaat ediyoruz. Biz İstanbullulara huzurlu, mutlu, özgüveni yüksek, yenilikçi ve girişimci, ekonomide oyun kurucu bir İstanbul vaat ediyoruz” dedi.
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Ataşehir’de düzenlenen Ekonomi Kulübü İş İnsanları Buluşması’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra, AK Parti İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, AK Parti MYK üyesi Harun Armağan, AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı Burak Çiftci, AK Parti Ataşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Naim Yağcı ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışmaları sırasında meydana gelen silahlı saldırıyı kınadı.
“Terör örgütleri ve uzantıları, ne amaçla olursa olsun bizim birliğimizi, beraberliğimizi bozamayacaklar”
Kurum, “Emniyet güçlerimiz yaşanan elim hadise ile ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatmıştır. Demokrasiye yönelik bu tür saldırıları şiddetle kınıyorum. Bu tehditler bizi asla ve asla yolumuzdan döndürmeyecektir. Terör örgütleri ve uzantıları, ne amaçla olursa olsun bizim birliğimizi, beraberliğimizi bozamayacaklar. Bu ülkenin 780 bin kilometre vatan toprağında, 85 milyon kardeşimizle birlikte huzur içinde, güven içerisinde yaşamaya devam edeceğiz ve ay yıldızlı bayrağımızı her zaman gururla, göklerde dalgalandırmaya devam edeceğiz. Bu elim hadise nedeniyle İstanbul’umuza, Aziz Başkanımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor ve inşallah yaralı kardeşimize de acil şifalar diliyorum” şeklinde konuştu.
“İstanbul’umuzu çok daha ileri seviyelere taşıyacağımıza yürekten inanıyoruz”
Ataşehir’de daha önce yaptıkları hizmetlere değinen Kurum, “Mimar Sinan Camii’mizi hem yaptık, hem de cemaatiyle çok güzel dostluklar kurduk. Bugün de uzun yıllardır dostluğumuzun devam ettiği, İstanbul’umuzun ekonomisinin gücünü temsil eden iş insanı kardeşlerimizle bir aradayız. Ataşehir’de birbirimizi çok iyi tanıdığımız sevgili muhtarlarım buradalar. Beni hiç yalnız bırakmayan dernek başkanlarım yine buradalar. İstanbul’umuzu ortak akılla çok daha ileri seviyelere taşıyacağımıza yürekten inanıyoruz” dedi.
“İstanbul’u hep birlikte yeniden ayağa kaldıracağız”
Kurum, “Mevcut CHP’li İBB yönetiminden önce şehircilikteki, ulaştırmadaki ve belediyecilikteki başarılarıyla dünya liginde zirveyi hedefleyen bu aziz şehir, kasten ve bilerek durdurulmuştur. İhmalkarlıkla, iş bilmezlikle, gündem saptırmalarıyla ve algı belediyeciliğiyle durdurulmuştur. Ecdadın bu derece kutsal bildiği bu şehrin 571 yıllık şanlı tarihi, 5 yıldır liyakatsiz ellerde kesintiye uğramış, geleceğimiz ihmal edilmiştir. İş insanlarımızın sesi duyulmamıştır, esnafımız göz ardı edilmiştir. Annelerimiz, gençlerimiz, yavrularımız çözümsüzlük ortamına terk edilmiştir. Muhtarlarımızın, derneklerimizin talepleri sümenaltı edilmiştir. Şu koşturmaca içerisinde her kesimden insanımızla bir araya geliyoruz. Her gittiğimiz ortamda, farklı kesimlerden insanımız bize mevcut CHP’li yönetimden dert yanıyor ve bizden çözüm bekliyor. Çünkü bu kardeşlerimiz kimin çözümsüzlük ürettiğini ve kimin çözüm üreteceğini gayet iyi biliyorlar. İstanbullular kimin gösteriş belediyeciliği, kimin gerçek belediyecilik yaptığını gayet iyi biliyorlar. Biz göreve gelir gelmez bu ihmalkarlığı, bu çözümsüzlük ortamını gidereceğiz. İletişimsizliği ortadan kaldıracağız. İstanbul’u hep birlikte yeniden ayağa kaldıracağız” diyerek çözüm odaklı ilerleyeceklerini söyledi.
“İstanbul’u beş yıllık fetret döneminden de duraklama döneminden de kurtaracağız”
Göreve gelir gelmez, kentsel dönüşüm ve ulaşıma ilişkin projelerini ivedilikle devreye alacaklarına değinen Kurum, “İstanbul’u beş yıllık fetret döneminden de duraklama döneminden de kurtaracağız. Yine dünyanın en iddialı şehirleri arasına sokacağız. Tek yürek olacağız, tek bir ideal etrafında toplanacağız. İstanbul’umuzu ortak akılla, halkımızın derin aklıyla, İstanbul’un kadim bilgeliğiyle yöneteceğiz. Ataşehir’imize, hem dönüşüm hem de ulaşım alanında çok iyi çalışmalar yaptık. Bugün Ataşehir ilçemizin etrafını otoyollar ve E5 çevrelemiş durumda. Peki, Ataşehir bu avantajdan yeterince yararlanabiliyor mu? Hayır ama neden? Çünkü ne büyükşehir ne de ilçe belediyesi meseleye bütüncül olarak bakmadığı için şunu göremiyorlar. Ne yeni yollar yapıyorlar, ne de ilçenin merkezine doğru yeni yollar yapmadığında otoyol avantajının halkımız için dezavantaja dönüşeceğini görebiliyorlar. İnanın herkes dolmuş durumda. Bu trafik çilesine bir de söz verilen otoparkların yapılmayışı eklendiğinde, Ataşehirli hemşerilerimizin çileden çıktığı bir durumla karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.
“Biz İstanbul’u sizin gibi durdurmaya değil, kardeşlerimiz için koşmaya geldik”
Murat Kurum, mevcut İBB yönetiminin kaynak üretmeyi bilmediğini ifade ederek, “CHP’li İBB yönetimi kaynak üretmeyi bilmediği için Murat Kurum bütçeyi nereden bulacak diye soruyor. Biz İstanbul’u sizin gibi durdurmaya değil, İstanbullu kardeşlerimiz için koşmaya geldik. Şu görmezden geldiğiniz Ataşehir’de Şerifali Çiftliği’ni bilir misiniz? İşte biz bu alanda nasıl yüzlerce konut ve dükkanı, sosyal tesisleri, camileri ve okulları aynı anda yapıyorsak; yine öyle yapacağız. Yeniçamlıca, Mevlana, Mimarsinan ve Barbaros’ta yeni rezerv yapı alanlarımızda nasıl arı gibi çalışıyorsak, yine öyle çalışacağız. Aşık Veysel ve Mustafa Kemal’de imar planı iptal edilen yerleri nasıl yeniden plana kavuşturduysak, yine öyle yapacağız. İçerenköy’de donatı alanındaki riskli evleri nasıl vatandaşımızla birlikte dönüştürüyorsak, yine öyle yapacağız. Sizin unuttuğunuz Esatpaşa’da mülkiyet sorununu nasıl çözdüysek, yine öyle çözeceğiz. İnönü, Kayışdağı, İçerenköy’ün sınırları içinde kalan 632 bin metrekarelik alanda İstanbul’un en büyük kentsel dönüşümlerinden birini nasıl başlattıysak, yine aynı dev dönüşümleri öyle başlatacağız. Tüm bu atılımlarla, Ataşehir’in trafiğinin çözümüne nasıl katkı sunuyorsak, yine öyle katkı sunacağız. Bizim Ataşehir’in, İstanbul’un her sokağında alın terimiz var. Biz İstanbul’un gerçek emekçileriyiz. İstanbul’un emin İnsanları olarak sizin durdurma politikanız yüzünden ortaya çıkan tüm bu sorunları çözmeye azmettik ve inşallah 31 Mart akşamı büyük bir zafer kazanacağız ve bu sorunları tek tek çözeceğiz” dedi.
“Bu şehre, kasten 5 yıl kaybettirenlerden olmayacağız”
İstanbul’u özüne döndürmek için var güçleriyle çabalayacaklarını ifade eden Kurum, “İstanbul’un her anında, hep yanında olmayı bir seçenek olarak değil, bir mecburiyet olarak görüyoruz. Biz yarı zamanlı belediyecilik yapanlar gibi, arada bir belediyeye uğrayanlar gibi, bedeni İstanbul’da ancak ruhu başka yerlerde gezenlerden olmayacağız. Bu şehre, kasten 5 yıl kaybettirenlerden olmayacağız. Biz İstanbullulara her rengiyle, tüm farklılıklarıyla, tüm dinamikleriyle birlikte güçlenen bir 5 yıl vaat ediyoruz. Biz İstanbullulara huzurlu, mutlu, özgüveni yüksek, yenilikçi ve girişimci, ekonomide oyun kurucu bir İstanbul vaat ediyoruz. İstanbul’un yeni yüzyılını, gençlerimizle, kadınlarımızla, yediden yetmişe tüm İstanbullularla birlikte inşa edeceğiz. Durdurulmuş İstanbul’u, yere düşürülmeye çalışılan 571 yıllık onurumuzu, gururumuzu yeniden ayağa kaldıracağız” cümleleri ile konuşmasını sonlandırdı.
]]>Çelik, merkez Seyhan ilçesi Bey Mahallesi’nde düzenlenen açık hava toplantısında, vatandaşlarla bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu söyledi.
Cumhur İttifakı’nın genel seçimden zaferle ayrıldığını belirten Çelik, “Anketlerde ‘AK Parti, Cumhur İttifakı kaybedecek, altılı masa kazanacak’ diyorlardı. Siz ne yaptınız? Altılı masayı, masanın altındakileri, arkasındakileri, etrafındakileri Adana’da sandıklara gömdünüz.” diye konuştu.
Çelik, 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne hazır olduklarını vurgulayarak şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanı’mızın dediği gibi tuttular ‘altılı masanın günahını Bay Kemal’e yıktılar, her gün birbirlerinin aleyhine söz söylüyorlar. Bugün, siz kardeşlerimiz sayesinde, altılı masaya oy veren vatandaşlarımız bile diyor ki ‘İyi ki bunlar sandığa gömülmüş.’ Bunlar, Türkiye’ye ‘altılı masa’ diye bir kötülük projesini dayattılar ama siz buna müsaade etmediniz. Gerçekten bazen derler ya ‘verilmiş sadakamız var’ diye. Gerçekten Allah bunlara fırsat vermesin. Şimdi altılı masanın bir tarafı öbür tarafına, öbür tarafı diğer tarafına, başka tarafı hepsine birden karşı. Ama biz, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dün neredeysek bugün de oradayız, yarın da orada olacağız.”
Vatandaşların, Türkiye’nin istikrarı ve geleceği için yeniden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı seçtiğini dile getiren Çelik, Türkiye Yüzyılı’nın Adana’nın yüzyılı olması için 31 Mart’ta AK Parti ve Cumhur İttifakı’na destek istedi.
Çelik, yerel seçimi Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir’in farkla kazanacağını ifade ederek, “İnşallah 31 Mart gecesi Adana, gerçek belediyeciliğin başkanına kavuşacak, Türkiye Yüzyılı’nı kucaklamak için Fatih Başkan’a kavuşacak.” diye konuştu.
Muhalefetin, önceki seçimlerde olduğu gibi yerel seçime de millet iradesiyle kavga ederek gittiğini anlatan Çelik, “Bunlar, terör destekçilerine söyleyemedikleri lafları Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’na, Devlet Başkanı’na, milletimizin sevgilisi, göz bebeği Recep Tayyip Erdoğan’a söylüyorlar. Bunlar, en çok güçlü cevabı yine vatandaşlardan, bu sokaklardan, mahallemizden alacaklar.” değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti’li Çelik, Adana’nın bütün güzellikler ve iyiliklere layık olduğunu ancak kötü belediyeciliğe maruz kaldığını söyledi.
“Türkiye Yüzyılı Adana için de başlayacak”
Vatandaşların, kötülük projelerine karşı “Dimdik ayaktayız” demek için AK Parti ve Cumhur İttifakı’nı genel seçimde birinci yaptığına işaret eden Çelik, şunları kaydetti:
“Gerçek belediyeciliğin şehirlere imza atması, hizmetlerin devamı, hizmet görmeyenlerin gerçek belediyecilik hizmetlerine kavuşması için 31 Mart’ta ikinci mührü vuracağız ve roket ateşlenerek yörüngeye girecek, Türkiye Yüzyılı Adana için de başlayacak. Yüreğir’de Fatih Başkan yüreklere imza attı. Şimdi büyükşehirde inşallah kalplere, sokaklarımıza, mahallelerimize, beldelerimize, ilçelerimize imza atmaya sizin desteğinizle devam edecek. Hep beraber göreceğiz ki bu şehir hak ettiği hizmetlere çok kısa zamanda, aylar değil, haftalar içerisinde kavuşabilecek.”
Çelik, hazırlıklı olduklarına işaret ederek, “Geçen seçimde karşımızda memlekete kötülük etmek isteyenlerin ittifakının başında Bay Kemal vardı. Bu sefer öyle bir oy vereceksiniz ki birkaç tanesini birden göndereceksiniz.” ifadesini kullandı.
Adana Büyükşehir Belediyesini kadınlara hizmet götüren bir belediye yapacaklarını dile getiren Çelik, ilçelerde Cumhur İttifakı’nın sandıklardan güçlü çıkmasıyla kenti çok daha iyi hale getireceklerini aktardı.
Çelik, belediyelerle şehirleri Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacaklarını, mahalle ve sokaklarda vatandaşlarla buluşmaya devam edeceklerini söyledi.
Kocaispir: “El ele verdiğimizde mahallelerimiz güzelleşecek”
Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir de kent için planladıkları vizyon projeleri bu ay duyuracaklarını belirterek, şöyle konuştu:
“Allah nasip ederse insanımızı koruyan, gözeten ve bu şehri geleceğe taşıyacak bir anlayışla ilerleyeceğiz. Ulaşım en temel sorunlarımızdan biri, bunu biliyoruz. Mahallelerimizin geri kalmışlığı, kentsel dönüşümler, hepsiyle ilgili çalışmalar yapılacak çünkü arkamızda Cumhurbaşkanı’mız, bakanlarımız, büyüklerimiz var. Ele ele verdiğimizde mahallelerimiz güzelleşecek ve yıllardır gıpta ettiğimiz şehirler artık bize gıpta etmeye başlayacaklar.”
Programa, AK Parti Adana Milletvekili Faruk Aytek ve AK Parti İl Başkanı Ozan Gülaçtı da katıldı.
]]>Honaz Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında maaş zamlarına ilişkin protokol imzalandı. İmzalanan protokol kapsamında belediye personeline yapılacak zamda belli oldu. Yapılan sözleşme çerçevesinde belediyede çalışan personelin alacağı en düşük maaş 21 bin 536 TL oldu. Düzenlenen programda konuşan Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, belediye işçilerinin nasırlı elleri ve alın teriyle hizmet verdiğini söyledi. Göreve geldiklerinde Honaz Belediyesinde çalışan personellerin sendikal haklarının olmadığını dile getiren Başkan Kepenek, sendikasız çalışanın olmadığı bir belediye haline geldiklerini ifade etti.
Maaşların zamanında ödendiği bir belediye haline geldiklerini vurgulayan Başkan Kepenek, çok çalışanı olması nedeniyle hedef olduklarını söyledi. Belediye personeline dönerek ‘Aranızda boş yatan var mı?’ sorusunu yönelten Başkan Kepenek, “Biz geldikten sonra Büyükşehir Belediyesi çeşitli mahallelerde 75 dönüm parkı bize devretti. Aynı zamanda Sağlıklı Yaşam Merkezi, kitap kafe, doğum merkezi, kreşler gibi pek çok birim açtık. 14 tane araç aldık, bunlara şoför aldık. Honaz Belediyesi her alanda hem yeni birim açtı hem de yeni personele ihtiyaç duydu. İşsizliğin en yoğun olduğu dönemde bizi fazla işçi çalıştırmakla suçluyorlar. Ne büyük tezat. Bizim böyle bir gücümüz olduktan sonra gelecekle ilgilim kaygımız yok. İnsanların kolaylıkla sağlık ve eğitime eriştiği, mutlu olduğu bir Honaz oluşturduk” dedi.
“O çöpü temizleyen işçiye hiç mi saygınız yok?”
Sosyal medya üzerinden kendilerini karalamaya çalışanların olduğunu ve bu girişimlerini saygısızlık olarak adlandırdığını söyleyen Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, “Tabi ki eksikliklerimiz olacak ama hayatında hiç temizlik yapmamış insanlar, ellerine süpürge almamış insanlar sosyal mecralardan dolu çöplerin fotoğraflarını çekip atıyorlar. Bizi karalamaya çalışıyorlar. Oysa biliyorlar ki 15-20 dakika sonra çöp kamyonumuz orayı temizleyecek. Bunları yaparak bizleri yıpratmaya çalışıyorlar. Ancak kendileri yıpranırlar. Benim çalışanımın alın teriyle alay etmek, onları yok saymak başta onlara saygısızlık ama en önemlisi kendilerine saygısızlık olarak adlandırıyorum. O çöpler mahallede yaşayanların çöpleri. O fotoğrafı çekenlerde o çöpleri atanlar. 10 dakika sonra gelip o çöpü temizleyen işçiye hiç mi saygınız yok?” ifadelerini kullandı.
“Maaşlar arkadaşlarınıza tam yüzde 70 zam yaptık”
Belediye personeline verilecek zam oranını da açıklayan Başkan Kepenek, “Maaşlar arkadaşlarınıza tam yüzde 70 zam yaptık. Bu size verilen değerin bir göstergesi. Aynı zamanda bu maaş büyük bir sorumluluk. Bu parayla çocuklarınıza ailenizin geleceğine yatırım yapacaksınız. Bir belediye düşünün yılda en fazla 2 ya da 3 prim verir. Biz yılda 5 kez prim veriyoruz. Bunu yapan başka belediye yok. Güle güle harcayın, çocuklarınızla mutluluk içinde harcayın. Bu zor şartlarda çalışarak evinize para götürüyorsunuz. Sizin bu aldığınız parada gözü olanlar, çok işçi çalıştırıyorlarmış, daha az işçi ile belediyeyi yöneteceklermiş. Buyursunlar gelsinler, bizim verecek belediyemiz yok. Çünkü biz birlikte güçlüyüz. Sendika aidatı kesildikten sonra en düşük maaş net 21 bin 536 lira maaşınız olacak. Asgari ücretin maaş oranının yüzde 26,6 fazlası” şeklinde konuştu.
Sendikalarının hiçbir yerden talimat veya emir almadığı vurgusunda bulunan Belediye-İş Sendikası Denizli Şube Başkanı Uğur Cihan, “Kim bize bir adım atıyorsa, bize değer veriyorsa, bizim çocuklarımızı kendi çocukları gibi değerli görüyorsa biz onu başımızın üstünde taşırız. Yüksel Başkanımızın da yanındayız, başımızın üzerinde yeri var. 31 Mart seçimlerinden sonra daha güzel sözleşmelerin altına imza atacağız” ifadelerini kullandı. – DENİZLİ
]]>Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum Üsküdar’da düzenlenen “1.Bölge 3 Kademe Mahalle Başkanları Buluşması” programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programda Murat Kurum’a AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Erdem Demir eşlik etti. Program boyunca vatandaşlar kurumun konuşmalarına alkışlarla eşlik etti. AK Parti Üsküdar Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından programda Kurum’un anne ve babasının olduğu bir fotoğraf üzerine “Muradınız Gençliğe Emanet” yazılı pankart açıldı. Program sonunda protokol üyeleri ile sahneye çıkan Murat Kurum vatandaşları selamladı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip fotoğraf çektirdi.
“Biz de kollar bir kere sıvandı mı bir daha geri sarılmaz”
Programda konuşan İBB Başkan Adayı Murat Kurum “Bir süre önce açıkladığımız Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu da bu yolculuğun önemli bir durağı oldu. Hamdolsun her zaman olduğu gibi; yine heyecanımızı aksiyonla, projelerimizle birleştirdik. CHP’li mevcut yönetim ne yapacağını şaşırdı. Projelerimizi açıkladığımızda bizde bu projelerden faydalanabilir miyiz diyorlar. 1 Nisan sabahı tüm İstanbul faydalanacak, sizde bu hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Benim sahada milletimize dair iki gözlemim var. Biri bıkkınlık ve diğeri umut. İstanbullular artık, CHP’li mevcut yönetimin sorumsuzluğundan illallah etmiştir. Aynı insanımız, gençlerimiz, kadınlarımız yeniden başlamanın umuduyla da dopdoludur, heyecanlıdır, coşkuludur. Ben hep birlikte vatandaşımıza o güveni verdiğimizi bana bakan gözlerde görüyorum, bana sarılan kardeşlerimizde hissediyorum. Bizim sözlerimiz kollarını boşa sıvayanların sözlerine benzemez. Biz de kollar bir kere sıvandı mı bir daha geri sarılmaz. O kollar artık bizim değil aziz milletimizin koludur” dedi.
“Bu aziz millet için ellerimizi nasıl birleştiriyorsak, yüreklerimizi de buluşturacağız”
İstanbul’u hep birlikte dönüştürmek istediğini vurgulayan Kurum “Hep birlikte, ellerimizi birleştireceğiz. Çünkü biz İstanbul’umuzu sizlerle beraber dönüştüreceğiz. Ellerimizi güvensiz, çürük binalarda endişe içinde uykuları bölünen annelerin elleriyle birleştireceğiz. Ellerimizi İstanbul’un tarihini değiştirecek 650 bin yeni, sıcak, güvenli yuvayı inşa etmek için birleştireceğiz. Ellerimizi vatandaşımıza 100 bin yeni sosyal konut yapmak için birleştireceğiz. Bu eller, İstanbul’un kaynaklarını israf etmeyecek. Haksızlık etmeyecek, milleti sahipsiz bırakmayacak. Bu aziz millet için ellerimizi nasıl birleştiriyorsak, yüreklerimizi de buluşturacağız. Yüreklerimizi CHP’li mevcut yönetimin büyüttüğü trafik çilesiyle, ömründen 3,5 yıl kaybeden kardeşim için, adaletsiz belediyeciliğin hışmına uğramış, bir sabah belediyeye gittiğinde kartı çalışmamış, boynu büyük olarak yavrularının yanına dönmüş, mazlum kardeşlerimiz için buluşturacağız. Belediyeden en ufak bir destek alamamış emeklilerimiz, yaşlılarımız için buluşturacağız. Gerçek ihtiyaç sahibi olan kardeşlerimiz için buluşturacağız” şeklinde konuştu.
“Yarı zamanlı belediyecilik yapmayacağız”
Murat Kurum, İstanbul için projelerinden ve yapmak istediği hedeflerinden şu şekilde bahsetti: “Yarı zamanlı belediyecilik yapmayacağız. Arada bir İstanbul demeyeceğiz. 7 gün 24 saat belediyecilik yapacağız.650 bin yuvayı 5 yılda sizin için bitireceğiz. 100 bin sosyal konutu 18 ayda tamamlayacağız. 328 kilometre metro hattını 5 yılda 650 kilometre yapacağız. 10 yıl sonra, 1004 kilometre yaparak artık İstanbul’daki trafik çilesini konuşmayacağız. İstanbul’da metro gitmeyen tek bir ilçe bırakmayacağız. Ortalama yolculuk süresini 64 dakikadan 39 dakikaya düşüreceğiz. Yeni metrobüs ve otobüs hatlarıyla İstanbul’un her yerine kesintisiz ulaşımı başaracağız. Trafik çilenizi bitireceğiz. Gençlerimize, ulaşımda tam yüzde 40 indirim yapacağız. 0-6 yaş arası çocuğu olan babalara da, çocuklarıyla ücretsiz seyahat hakkı vereceğiz. İstanbul’da eğitim görmenin ayrıcalık görmenin hissini gençlerimize göstereceğiz. İhtiyaç sahibi üniversiteli kardeşlerimize 10 bin TL eğitim desteği vereceğiz. İhtiyaç sahibi emeklilerimize, her ay 2 bin 500 TL destek vereceğiz. İlk kez iş kuracak kardeşlerimize tam 100 bin TL destek sunacağız. Evlenecek kardeşlerimize 50 bin TL beyaz eşya yardımı yapacağız. Bunun gibi yüzlerce eseri, hizmeti sizlerle birlikte, muhtarlarımızla, derneklerimizle, yol arkadaşlarımızla birlikte başaracağız.”
“İnsanımızın oyundan önce, kalbine, yüreğine talip olacağız”
Türkiye’nin AK Parti teşkilatı sayesinde yükseldiğini belirten Kurum “Tüm bu iddialarımızın, hedeflerimizin temel taşı sizlersiniz. İddiamızın gücünde siz varsınız, sizin alın teriniz var. Türkiye, bu teşkilat sayesinde ayağa kalktı. İstanbul, bu teşkilat sayesinde yükseldi. İnsanımızın oyundan önce, kalbine, yüreğine talip olacağız. İstanbul’un her annesi, bizim annemiz olacak. İstanbul’un tüm gençleri, bizim kardeşimiz olacak. Bir genç kardeşimiz, İstanbul’un geleceğinden umut kestiyse, o hayalini canlandıran işleri hep birlikte biz yapacağız. Size söz; bu ayaklar rahat odalarda durmayacak. Ayağımıza şantiye çamuru değecek, sırtımıza İstanbul’un rüzgarı vuracak. Yüzümüze yağmur, elimize kar değecek. Daima işte, sokakta ve vatandaşımızla olacağız” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL
]]>İSTANBUL – Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan Adayı Murat Kurum Bağcılar’da düzenlenen “3. Bölge 3 Kademe Mahalle Başkanları Buluşması” programına katıldı. Programda konuşma yapan Kurum “Çileye dönmüş Kirazlı- Halkalı Metro Hattı’nın kredisini bulmuş, ihalesini ve sözleşmesini yapmışız. O hat bugün iptal edilmiş. Bağcılar’da nereye gitsek o hattı soruyorlar. Bağcılarlı kardeşim benim metrom ne zaman gelecek diyor” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum Bağcılar’da düzenlenen “3. Bölge 3 Kademe Mahalle Başkanları Buluşması” programına katıldı. Programda Murat Kurum’u AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı, Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı Rüstem Tüysüz, AK Parti Bağcılar Kadın Kolları Başkanı Ayşe Şakar ve beraberindeki heyet karşıladı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi. Murat Kurum konuşmasını yaptıktan sonra protokol ile sahneye çıkarak salondakileri selamladı.
“İstanbullular artık, CHP’li mevcut yönetimin sorumsuzluğundan illallah etmiştir”
Programda konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu programımızla heyecanımızı aksiyonla, projelerimizle birleştirdik. Milletimizin özlediği, beklediği ve mutlu olduğu projelerimizi 10 temel başlıkta detaylı bir şekilde açıkladık. Ardından birçok ilçemizi gezdik, sokaklarda herkes bizim bu hayallerimizi, projelerimizi, yatırımlarımızı konuşuyor. Benim sahada iki gözlemim var. Birincisi bıkkınlık, ikincisi umut ve mutluluk. İstanbullular artık, CHP’li mevcut yönetimin sorumsuzluğundan illallah etmiştir. Ama aynı insanımız, gençlerimiz, kadınlarımız yeniden başlamanın umuduyla da dopdoludur, heyecanlıdır, coşkuludur. Ben vatandaşımıza o güveni verdiğimizi bana bakan gözlerde görüyor, bana sarılan kardeşlerimizde hissediyorum” dedi.
“Biz de kollar bir kere sıvandı mı bir daha geri sarılmaz”
İstanbul için kollarını sıvadıpını ve geri sarılmayacağını belirten Murat Kurum “Bizim sözlerimiz öyle kollarını boşa sıvayanların verdiği sözlere benzemez. Biz de kollar bir kere sıvandı mı bir daha geri sarılmaz. O kollar artık bizim değil bu milletin koludur. O kollar gider afetzede kardeşlerimize sarılır. Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’de, Antalya’da, Kastamonu’da Giresun’da ve daha birçok yerde 365 bin yeni yuvaya dönüşür. Asrın felaketini yaşamış 11 ilimize derman olmak için, 3 ayda dünyada eşi benzeri görülmemiş imza atar ve 180 bin yeni yuvanın inşasını başlatır. Milletin acısına ortak olur, milletin geleceğini kurar. O kollar 25 yıllık bir tecrübeyle bir daha kapanmamak üzere yeniden sıvanmıştır. İstanbul yeniden dirilişe geçene kadar, İstanbul yeniden yükselişe geçene kadar da kapanmayacaktır. Ellerimizi güvensiz, çürük binalarda endişe içinde yaşayan uykuları bölünen, en ufak bir sarsıntıda korkular yaşayan annelerin elleriyle birleştireceğiz. Ellerimizi İstanbul’un tarihini değiştirecek 650 bin yeni, sıcak, güvenli yuvayı inşa etmek için birleştireceğiz. Ellerimizi vatandaşımıza 100 bin yeni sosyal konut yapmak için birleştireceğiz. Yüreklerimizi CHP’li mevcut yönetimin büyüttüğü trafik çilesiyle, ömründen 3,5 yıl kaybeden kardeşim için adaletsiz belediyeciliğin hışmına uğramış, bir sabah belediyeye gittiğinde kartı çalışmamış, boynu büyük olarak evine yavrularının yanına dönmüş, işsiz kaldığında ekmeğinden olmuş mazlum kardeşlerimiz için buluşturacağız. Belediyeden en ufak bir destek alamamış emeklilerimiz, yaşlılarımız için buluşturacağız. Gerçek ihtiyaç sahibi olan kardeşlerimiz için buluşturacağız”
“O hat bugün iptal edilmiş”
Kirazlı-Halkalı Metro Hattı’nın sözleşmesi yapılmasına rağmen durdurulmasına tepki gösteren Kurum “Yarı zamanlı belediyecilik yapmayacağız arada bir İstanbul demeyeceğiz. 7 gün 24 saat belediyecilik yapacağız, Sadece İstanbul diyeceğiz. Gerçek belediyecilik yapacağız. 650 bin yuvayı 5 yılda sizin için bitireceğiz. 100 bin sosyal konutu 18 ayda tamamlayacağız. Çileye dönmüş Kirazlı-Halkalı Metro Hattı’nın kredisini bulmuş, ihalesini ve sözleşmesini yapmışız. O hat bugün iptal edilmiş. Bağcılar’da nereye gitsek o hattı soruyorlar. Bağcılarlı kardeşim benim metrom ne zaman gelecek diyor. Bağcılar’ımıza, İstanbul’umuza söz. 328 kilometre metro hattını 5 yılda 650 kilometre yapacağız. 10 yıl sonra, 1004 km’ye hep birlikte çıkaracağız! İstanbul’un metro gitmeyen tek bir ilçesini bırakmayacağız! Ortalama yolculuk süresini 64 dakikadan 39 dakikaya düşüreceğiz! Yeni metrobüslerimizle ve otobüs hatlarıyla İstanbul’un her yerine kesintisiz ulaşımı başaracağız. Trafik çilenizi sizlerle birlikte bitireceğiz” ifadelerine yer verdi.
“İnsanımızın oyundan önce, kalbine, yüreğine talip olacağız”
İstanbullulara vereceği desteklerden bahseden Murat Kurum sözlerine şöyle devam etti: “Gençlerimize, ulaşımda tam yüzde 40 indirim yapacağız. 0-6 yaş arası çocuğu olan babalara da anneleri gibi çocuklarıyla ücretsiz seyahat hakkı vereceğiz. İstanbul’da eğitim görmenin ayrıcalık olduğu hissini gençlerimize göstereceğiz. İhtiyaç sahibi üniversiteli kardeşlerimize 10 bin TL eğitim desteği vereceğiz. İhtiyaç sahibi emeklilerimize, her ay 2 bin 500 TL destek ödemesi yapacağız. İlk kez iş kuracak hanı kardeşlerimize, gençlerimize tam 100 bin TL destek vereceğiz. Yeni evlenecek kardeşlerimize 50 bin TL beyaz eşya yardımı yapacağız. Bunun gibi yüzlerce eseri, hizmeti sizlerle birlikte, muhtarlarımızla, derneklerimizle, yol arkadaşlarımızla birlikte başaracağız. Hep beraber çalışacağız. Şimdi hep birlikte yeniden yollara düşeceğiz. İnsanımızın oyundan önce, kalbine, yüreğine talip olacağız. İstanbul’un her annesi, bizim annemiz olacak. İstanbul’un tüm gençleri, çocukları bizim kardeşimiz olacak”
]]>Akşener’in açıklamaları şu şekilde:
“İYİ Parti olarak, haftaya; ilginç, ve bir o kadar da, manidar bulduğum bir olayla başladık… Gerçekten ibretlik bir manzarayla karşı karşıyayız… Görünen o ki; görüşleri fark etmeksizin; siyasetteki herkes, bizden çok rahatsız. İktidar, kurulduğumuz günden beri, bizden çok rahatsızdı; zaten biliyorduk… Eski HDP’liler, yeni DEM’liler, zaten ezelden beri, bizden çok rahatsızdı; onu da biliyorduk… Son dönemdeyse; artık açıkça görmeye başladık ki; meğer, ana muhalefet partisi de bizden, çok rahatsızmış!… Hal böyleyken; ittifak sisteminden beslenen, bu kadar çok aktörü; aynı anda, rahatsız ediyorsak; bu ne demektir, biliyor musunuz? Milletimiz için, çok doğru şeyler yapıyoruz demektir.

“BİZİ ENGELLEMEYE ÇALIŞAN SARAÇHANE”
Bugüne kadar, karşımıza; nice engeller, iftiralar, yalanlar çıktı. Türlü baskılarla, tehditlerle, linçlerle mücadele ettik. Defalarca durdurulmak, sindirilmek, susturulmak istendik. Hepsini, teker teker aştık. Durmadık, yılmadık, yorulmadık ve rabbime şükürler olsun bugünlere geldik. Yolumuza, çöp kamyonları dizdiler sokaklarda yürüdük! Elektriklerimizi kestiler ışıksız salonlarda buluştuk! Sesimizi kısmak istediler megafonla konuştuk! Hatta yeri geldi sırf birilerinin tekerine, çomak sokuyoruz diye; sahipsiz kurşunlarla karşılaştık. Ve nitekim, bugün de önümüzde, yeni bir engel var. Bugün de; birileri istiyor ki; bilbordsuz, seçim kampanyası yapalım! Ama bu defa, öncekilerden farklı ve ilginç olarak; önümüze bu engeli çıkartan iktidar değil, ana muhalefet. Bizi sansürlemek isteyen; saray değil belediye! Bizi engellemeye çalışan; Beştepe değil, Saraçhane! Yaa, ne kadar da ilginç değil mi? ‘Hadi canım, o kadar da olur mu?’ dediğinizi duyar gibiyim… Heyhat, oluyor. Maalesef oluyor…

“BELEDİYE SANSÜRÜNE DE MECBUR DEĞİLSİN”
Şimdi gelin size, olayın detaylarını anlatayım. Gördüğünüz görseller; yerel seçim kampanyamızın, ilk aşaması için hazırladığımız; bilbord görselleri… 4 sloganımız var: Birincisi; “Tek adam baskısına da; eş başkan kavgasına da; mecbur değilsin!” İkincisi; “Cumhuriyete savaş açana da; teröre alan açana da; mecbur değilsin!” Üçüncüsü; “Yandaş medyaya da; yoldaş medyaya da; mecbur değilsin!” Dördüncüsü; “Hain diyene de; cahil diyene de; mecbur değilsin!” Muhteremlerin, büyük karın ağrısının sebebi, işte bunlar… Bir tane de benden olsun; beşinciyi de ben eklettim; “Saray sansürüne de; belediye sansürüne de mecbur değilsin!”
“İSTANBUL’DAN ŞİRKETE TELEFON GELMİŞ”
Her siyasi parti gibi biz de; seçim kampanyamızın hazırlıklarını, tamamladıktan sonra bir şirketle anlaşarak; Ankara, İstanbul ve İzmir’de, bilbordlar kiraladık. Şirketle yaptığımız, anlaşmaya göre; standart bir uygulamayla belediyelerden, onay alındıktan sonra; billboardlarımız, geçtiğimiz pazar akşamı asılacak, pazartesi sabahı da sokaklarda görünür olacaktı… Ama ne oldu, biliyor musunuz? Bilbord görsellerimiz baskıya gitti. Ancak ne hikmetse basımı yapılan bilbordlarımızın, fotoğrafları çekilip; birilerine gönderilmiş. Sonra da; “İstanbul’dan”, şirkete bir telefon gelmiş… Peki telefonda, ne denmiş, biliyor musunuz? “Bunları asmayacaksınız.” Üstelik, sadece İstanbul’da değil; Ankara ve İzmir’de de asılmayacakmış… Sonra da eş başkanlık deyince alınıyorlar… Gelen bu telefonun üzerine; şirket de haliyle, korkmuş, tedirgin olmuş…
“KEPAZELİK”
Uygulanan bu korkutma taktiği size de bir yerden tanıdık geliyor mu? Referandum sürecinde toplantılarımız için kiraladığımız, salonları hatırlayın… Partimizin, kuruluş lansmanı için anlaştığımız; ama sonra, anlaşmayı iptal eden, ünlü oteli hatırlayın… Hatta, genel merkezimiz için kiralayacak bina aradığımız, günleri hatırlayın… Ne kadar da nostaljik değil mi?…
Bu tip durumlarda, prosedür gereği; eğer belediye onay vermiyorsa sebebiyle beraber, bir ret yazısı kaleme alıp imzalı ve kaşeli şekilde, şirkete dolayısıyla, bize iletmesi gerekir. Ama ne hikmetse; lafa gelince, kapsayıcılık ve şeffaflık abidesi kesilen, bu belediyeden bize gönderilen ne bir ret ne de bir onay yazısı olmadı. Sadece şirket, gelen bu telefon sebebiyle bilbordlarımızın, asılamayacağını söyledi. İşte o nedenle çok yakın bir gelecekte, bu kepazeliğin ihalesini; şirketin üzerine yıkarlarsa, hiç şaşırmayacağız.
“BİZ ONLARI İŞ İCRAATE GELDİĞİNDE CESARET EDEMEYİŞLERİYLE TANIYORUZ”
Çünkü biz, zaten şirkete telefon açan, bu fevkalade cabbar arkadaşları, kapalı kapılar ardında, aslan kesilip iş icraata geldiğinde ise meydana çıkmaya, cesaret edemeyişleriyle tanıyoruz. Ama belli ki, bunlar karşılarında kimlerin olduğunu unutmuş. Ben hatırlatayım; 15 yıllık bir iktidarın en güçlü, en acımasız ve en baskıcı zamanında hiç kimsenin, kafasını kaldırmaya bile, cesaret edemediği bir dönemde sadece milletimizi arkamıza alarak tek adam rejimine karşı cesurlar hareketini başlatan, İYİ Partiyiz! Biz; haksızlıkla, hukuksuzlukla, adaletsizlikle, mücadele etmek için mağdurun kim olduğuna bakmaksızın yeri geldiğinde, Pınarhisar’a, yeri geldiğindeyse Saraçhane’ye en önde koşanlarız! Biz; Türk milletine dayatılan, tüm kalıpları yıkan tüm prangaları kıran, alıştırılıp, kabullendirilen bir esaretin karşısında “Kahrolsun İstibdat, Yaşasın Hürriyet!” diye haykıran hür ve müstakil, yepyeni bir siyasetin yolunu açanlarız!
Şimdi buradan, sizlere sormak istiyorum; yıllardır, ceberut bir iktidar karşısında, dimdik duran bizler; şimdi onun, kötü bir taklidine mi, boyun eğeceğiz? Türlü engelleri, dikenli telleri, yüksek duvarları aşan bizler; şimdi bir çakıl taşına mı takılacağız? Ateşten çemberlerden geçip, bugünlere gelen bizler; şimdi bir kibritle mi yanacağız?
“BUNLAR BİZE VIZ GELİR TIRS GİDER”
Elbette hayır. Bunlar bize, vız gelir, tırıs gider! Varsın onlar sırf doğruları söylüyoruz diye bizi, 9 köyden kovmaya kalksınlar. Biz, milletimizle beraber evelallah, 10’uncu köyü inşa ederiz! Varsın onlar; Saray gücünü de belediye gücünü de üzerimize salsınlar! Biz şerbetliyiz; evelallah, ikisiyle de mücadele ederiz! Varsın onlar; iktidar-ana muhalefet el ele kendi çalıp kendi söyledikleri kazananı da kaybedeni de kendi belirledikleri bir kayıkçı düzenini, korumak için bizi susturmaya çalışsınlar. Biz, milletimizin sesi olmaya aynen devam ederiz! Kimse merak etmesin varsın onlar, tüm köşeleri tutsunlar, tüm yolları kessinler. Biz yepyeni bir yolu, milletimizle birlikte yürümekten asla vazgeçmeyiz.
“BİZ GURURLA TEK BAŞINAYIZ”
Bugün hep birlikte; siyaseti teslim almış, derin bir hakikat krizinin pençesinde; sürüklenip gidiyoruz. Sürekli, “-mış gibi” yapanların sahnelediği, oyunları izliyoruz. Birbirinden farklı gözüken ama aslında, aynı kurtlu elmanın, iki yarısı olanların sürekli olarak ürettiği, yalanları, dolanları, masalları dinliyoruz… Mesela bunlar, lafa gelince; en büyük Atatürkçü, kendileriy-“miş” gibi yaparlar… Ama bir taraf; Atatürk’ümüze düşman, hangi onursuz varsa onunla birlikte yol yürürken; diğer taraf ise malum şer odağına, şirin gözükmek için ismini, bizzat Atatürk’ün verdiği vilayetimizin adını bile söyleyemez!
Mesela bunlar, lafa gelince; Cumhuriyet’imize, sahip çıkıyor-“muş” gibi yaparlar… Ama bir taraf; Federasyon ve özerkliği, dilinden düşürmeyen; HÜDAPAR’la, el ele tutuşurken; diğer taraf ise; Cumhuriyeti, 100 yıllık yıkım ve zulüm olarak gören DEM’li kafaların, kuyruğundan ayrılmaz!
Mesela bunlar, lafa gelince; demokrasiyi, savunuyor-“muş” gibi yaparlar… Ama bir taraf; tek adam vesayetini, demokrasi üzerinden, meşrulaştırmaya çalışırken; diğer taraf ise; milletin ve memleketin, birliğine yönelen, tüm kötülükleri; Kandil’e, İmralı’ya, Edirne’ye giden selamları; teröre açılan alanları; Türksüz Türkiye hezeyanlarını demokrasiyle örtmeye çalışır.
“KİBİRDEN KENDİNİ KAYBEDEN SADECE AK PARTİ DEĞİLMİŞ”
İşte Türk siyasetinin, içerisine düşürüldüğü; bu vahim tablodan da anlaşılıyor ki; maalesef, bugün geldiğimiz noktada; sözde düşmanlıklar, özde süt kardeşliğine dönüşmüş. Sözde mücadeleler, özde dayanışmaya dönüşmüş. Sözde değişimler de, özde izdüşümlere dönüşmüş…
Nitekim; iktidarın, yıllardır pazarladığı “AK Parti işi demokrasi” trenine de, bine bine; hem de birinci sınıf bilet alıp ana muhalefet partisi binmiş! Hak, hukuk, demokrasi hassasiyetleri aynı iktidarınki gibi; sadece, kendileriyle aynı fikirde olanlar içinmiş. Sansüre ve baskıya karşı, özgürlüğü savunmaları tıpkı iktidarınki gibi kuyruklarına basılana kadarmış! Ez cümle; milletin verdiği yetkiden aldığı gücün, kibriyle kendini kaybeden sadece AK Parti değil; bizzat ana muhalefeti yönetenlermiş!
“GURURLA TEK BAŞINAYIZ”
Özünde, birbirinden hiçbir farkı olmayan, bu iki zihniyetin dayattığı; kirli siyaset düzenini, reddettiğimiz için; onların hepsine karşı; biz, gururla, tek başınayız! Kürsülerden birbirine, bağırıp çağırarak; iktidar alanlarını, korumaya çalışan; bu riyakârlığı reddettiğimiz için; onların tamamına karşı; biz, gururla, tek başınayız!
Kavga, gürültü ve hamasetten başka bir şey üretmeyen; milletimizin birliğinden değil; ayrışmasından beslenen; bu goygoy siyasetini, reddettiğimiz için onların, topuna karşı biz, gururla, tek başınayız. Milletin derdinin, konuşulmadığı; milletin sesinin, duyulmadığı milletin taleplerinin, karşılanmadığı hangi taraf, kazanırsa kazansın; kaybedenin, daima milletimizin olduğu; bu kayıkçı kavgasını, reddettiğimiz için onların, “alayına” karşı biz, gururla, özü başınayız!”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) Beyoğlu’nda bir otelde düzenlenen 31’inci kuruluş yıl dönümü programına katıldı. Programa İBB Başkan Adayı Murat Kurum’un yanı sıra BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, BBP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Dursun Çağlayan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, Bakırköy Belediye Başkan Adayı Ali Talip Özdemir, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Cem Çekerek ve çok sayıda siyasi parti üyesi katıldı. İBB Başkan adayı Murat Kurum salondakilerle tek tek el sıkışıp selamlaştı. Salonda büyük bir ilgiyle karşılanan Kurum katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlanan program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti.
“Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun ismi, Türk milletinin gönlünde, kalbinde daima yaşayacaktır”
Büyük Birlik Partisi’nin 31. Kuruluş Yıldönümünde konuşan Murat Kurum, “Böylesine müstesna bir gecede sizlerle birlikte olmaktan büyük gurur duyuyorum, onur duyuyorum. Büyük Birlik Partisi’nin kurucu genel başkanı, dava ve aksiyon adamı, milli ve manevi değerlerimizin yiğit savunucusu şehit Muhsin Yazıcıoğlu başkanımızı rahmetle, minnetle, şükranla yad ediyorum. Biz çok iyi biliyoruz ki Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun ismi, Türk milletinin gönlünde, kalbinde daima yaşayacaktır, ilelebet var olacaktır. Biz de bu ülkeye hizmet etmiş güzel adamların yolundan gitmek için bu milletin dualarında yer almak için “Gazi alperenler, işe koyulun! Gayrı söze vakit, az verilmeli” diyoruz ve her sabah bu şuurla İstanbul için yollara düşüyoruz” dedi.
“Bu sadece bizim umurumuzdadır”
İstanbulluların yaşadığı sıkıntıları dile getiren Kurum, “İstanbul’un 5 yılda içine düştüğü bu trafik çilesi her bir vatandaşımızın hayatından üç buçuk yıl çalanların, ulaşıma dair tek bir proje dahi yapamayanların dert ettikleri bir çile değildir. Bu çilenin çözümü İstanbul’a onlarca yeni metro, tramvay, tünel, kavşak, binlerce kilometre yolu, yüzlerce otoparkı yapmak için projelerini hazırlayanlar ve o amaç için çalışanlardır. İstanbul’un içinde bulunduğu deprem tehdidi evlerinde korku içinde yaşayan annelerimize, 100 bin konut sözü verip, yüzde 5’ini bile tutamayanların umurunda bile değildir. Bu sadece bizim umurumuzdadır. 650 bin yeni yuva kurmak için tüm ekibiyle hazır durumda olanların, Kağıthane Yahya Kemal’de, Bayrampaşa’da, Üsküdar, Okmeydanı ve İstanbul’un 39 ilçesinde yüzlerce yeni yuva yapanların umurundadır” şeklinde konuştu.
“Yarı zamanlı değil, İstanbul’a tam zamanlı hizmet edeceğiz”
İstanbul’daki hizmetlerini yetersizliğinden bahseden Kurum konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İstanbul’un olası bir afet anında yaşayacağı kaosa karşı çözümler bu milletin evini, dükkanını su bastığında İstanbul’da olmayanların aklından bile geçmez. Bu çözümler İstanbul’un her yerinde afet yönetim merkezleri, yeni yüzlerce çok amaçlı toplanma alanı, lojistik destek merkezleri, yeni acil yardım hastaneleriyle afetlere hazır bir İstanbul için yola çıkanlardadır. Yani çözüm bizdedir, çözüm Cumhur ittifakındadır. Ücretsiz ulaşım sözü verilip kandırılmış delikanlılarımızın yanında bizler duracağız. Geçici, plansız, adaletsiz sosyal politikalar yüzünden hak ettiği desteğe ulaşamamış gerçek ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin yanında bizler yer alacağız. Kalıcı, planlı, adil sosyal belediyeciliği İstanbul’a yeniden biz getireceğiz. Sadece İstanbul diyeceğiz. Yarı zamanlı değil, İstanbul’a tam zamanlı hizmet edeceğiz. Boş zamanlarında belediyeye uğrayan anlayışlar olmayacak. Milletin her zor anında yanında olanlardan olacağız.”
“2019 ve 2024 yılları arasında geçen zaman İstanbul için kaybedilmiş zamandan ibarettir”
Son 5 yılın İstanbul için zaman kaybı olduğunu belirten İBB Başkan Adayı Kurum, “Şunu çok iyi biliyorum ki, Büyük Birlik Partisi’nin her bir mensubunun harcında şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun ruhu vardır. Ben biliyorum ki, vatan ve millet sevdalıları 31 Mart günü de kurduğumuz bu gönül ittifakında bu kardeşinizin yanında olacaktır. Çünkü bizim birlikteliğimiz gönül birlikteliğidir. Büyük bir birliğin ittifakıdır, tarihin ittifakıdır, millet sevgisinin ittifakıdır, cumhurun ittifakıdır. Türk milliyetçisi kardeşlerimden bir tanesinin şöyle bir paylaşımına denk geldim: “Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz!” İstanbullu kışı geçirdi ama yediği ayazı unutmayacak. Çünkü 2019 ve 2024 yılları arasında geçen zaman İstanbul için kaybedilmiş zamandan ibarettir. Son beş sene, aziz İstanbul’un tahribat döneminden başka bir şey değildir. Geçmekte olan 1825 gün, İstanbul’un “Fetret Devri” olarak tarihe kaydedilecektir. 31 Mart akşamı İstanbul’u fetret devrinden hep beraber kurtaracağız. Yeniden yükselişini Cumhur İttifakı’mızla herp berber başaracağız” ifadelerine yer verdi.
“Murat Kurum hepimizin adayı hepimizin de başkanı olacak”
Programda konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “İstanbul seçimleri çok önemli. Bir 5 yılı daha kaybetmeye değerlerimizden, inançlarımızdan, kültürümüzden kopuk bir şekilde yönetilmesine tahammülümüz yok. İstanbul’umuzun aynı şekilde bu devlete savaş açmış başkaldırmış binlerce şehidimizin 10 binlerce masum insanımızın katilleri olan terör örgütünün uzantılarının yönetiminde yer aldığı bir şekilde yönetilmesine de tahammülümüz yok. İstanbul’umuz da yaşanacak bir depremde belediye olarak 5 yılda hiçbir hazırlığı olmadığını gördük. İstanbul’umuza ilave hiçbir baraj yapılmadığını gördük. Trafik sorununun gittikçe büyük bir çile haline döndüğünü gördük. Bütün bunlara son vermek için Cumhur İttifakı’yla birlikte gece gündüz çalışacak aziz İstanbul’u sayın Murat Kurum kardeşimizi belediye başkanı yaparak bu esaretten bu zulümden hep birlikte kuracağız. Cumhur İttifakı olarak birlikte kazanıp birlikte yöneteceğiz. Murat Kurum hepimizin adayı hepimizin de başkanı olacak” dedi. – İSTANBUL
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Büyük Birlik Partisi 31. Kuruluş Yıl Dönümü Mahalli Seçim Çalışmaları Toplantısı’na katıldı. 29 Ocak 1993 tarihinde Muhsin Yazıcıoğlu liderliğinde kurulan parti bugün 31. yıl dönümünü Beyoğlu’nda bir otelde düzenlenen programla kutladı. Programa Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum, BBP İstanbul İl Başkanı Dursun Çağlayan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, BBP ve AK Parti ilçe başkanları katıldı.
‘ÜLKEYE HİZMET ETMİŞ GÜZEL ADAMLARIN YOLUNDAN GİTMEK İÇİN YOLLARA DÜŞÜYORUZ”
Programda konuşan Kurum, ‘Büyük Birlik Partisi’nin 31. kuruluş yıl dönümünde, böylesine müstesna bir gecede sizlerle birlikte olmaktan büyük gurur duyuyorum, onur duyuyorum. Sözlerimin hemen başında, Büyük Birlik Partisi’nin kurucu genel başkanı, dava ve aksiyon adamı, milli ve manevi değerlerimizin yiğit savunucusu şehit Muhsin Yazıcıoğlu başkanımızı rahmetle, minnetle, şükranla yad ediyorum. Biz de bu ülkeye hizmet etmiş güzel adamların yolundan gitmek için, bu milletin dualarında almak için, ‘Gazi alperenler, işe koyulun. Gayrı söze vakit az verilmeli’ diyoruz. Her sabah bu şuurla İstanbul için yollara düşüyoruz” ifadelerini kullandı.
‘BİZİM BİRLİKTELİĞİMİZ GÖNÜL BİRLİKTELİĞİDİR”
Murat Kurum, ‘Bu anlayışıyla Türkiye’nin ve İstanbul’un ekonomik ve siyasi açıdan gelişmesine, kalkınmasına yaptığınız katkılar, Türk milletinin gönlünde müstesna bir yerde durmaktadır. Özellikle ülkemizin girdiği en kritik dönemeçlerinden biri olan 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde Sayın Cumhurbaşkanımıza verdiğiniz desteği, sergilediğiniz dik duruşu, bu aziz millet; vatanın ve vefanın, dava adamlığının defterine altın harflerle yazacaktır. Şunu çok iyi biliyorum ki, Büyük Birlik Partisi’nin her bir mensubunun harcında şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun ruhu vardır. Ben biliyorum ki, vatan millet sevdalıları 31 Mart günü de kurduğumuz bu gönül ittifakında bu kardeşinizin yanında olacaktır. Çünkü bizim birlikteliğimiz gönül birlikteliğidir. Bu büyük birliğin ittifakıdır, tarihin ittifakıdır, millet sevgisinin ittifakıdır, cumhurun ittifakıdır” sözlerini kullandı.
‘HARAP OLMUŞ İSTANBUL’U BAŞTANBAŞA YENİDEN İMAR EDECEĞİZ”
Kurum, ‘Türk milliyetçisi kardeşlerimden bir tanesinin şöyle bir paylaşımına denk geldim, ‘Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.’ Evet; İstanbullu kışı geçirdi ama yediği ayazı unutmayacak, unutturmayacak. Çünkü 2019 ve 2024 yılları arasında geçen zaman, İstanbul için kaybedilmiş zamandan ibarettir. Son beş sene, aziz İstanbul’un tahribat döneminden başka bir şey değildir. Geçmekte olan bin 825 gün, İstanbul’un ‘Fetret Devri’ olarak tarihe kaydedilecektir. Şimdi diyorum ki, 31 Mart akşamı İstanbul’u ‘Fetret Devri’nden hep beraber kurtaracağız. Yeniden yükseliş devrini hep beraber başlatacağız” şeklinde konuştu.
‘İSTANBUL BELEDİYESİ BİR TERÖR YUVASINA DÖNÜŞTÜ”
Büyük Birlik Partisi’nin kurucu genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmetle anan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, ‘Şehit Muhsin başkanımızla yola çıktığımız günden bugüne tam 31 yıl oldu. Evet bu 31 yıl içerisinde çok önemli hadiselere şahitlik ettik. Partiyi ilk kurduğumuzda ne demiştik’ Milliyetçi, maneviyatçı ve demokrat bir çizgide siyasetimizi sürdüreceğiz demiştik. İstanbul Belediyesi bir terör yuvası haline dönüştü. Onun için ben her zaman diyorum. Beş yıldır söylüyorum, bir kez daha söylüyorum. PKK’yla PKK’nın uzantılarıyla iş birliğinin sonucunu görmek isteyenler mevcut İstanbul Belediyesi’ne baksınlar. Gidin mezarlık müdürlerinin PKK’nın siyasi şubesinden olduğunu görürsünüz. Başka genel müdürler, başka daire başkanları, başka kadrolar, işletmeler de hep onları görürsünüz. Dolayısıyla da biz Cumhur İttifakı olarak İstanbul Belediyesi’ni kazanarak hem vatandaşımızı rahatlatacak, trafik çilesini bitirecek, hem depremle ilgili hazırlıkları mükemmel şekilde yerine getirecek, pek çok alanda hizmetler sunmanın yanı sıra İstanbul Belediyemizi ve diğer belediyeleri terör unsurlarından temizlemek için buradayız. Onun için Cumhur İttifakı, onun için Murat Kurum diyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>Başkan Faruk Özlü, 5 yıllık başkanlık sürecinde Düzce’de hangi yönlerde değişim yaşandığı ve değişimin kararlı şekilde sürmesi amacıyla hazırlanan projeler hakkında konuştu. Başkan Özlü, Düzce’nin her konudaki eksiklerini kendisine sorumluluk bildiğini ifade ederek; “Bu şehrin ne eksiği varsa bizim problemimizdir. Yer tahsis ediyoruz, takaslar yapıyoruz, uğraşıyoruz. Ben belediyenin yerlerini verdim hastaneye yer bulmak için. Büyük bir hastane inşa edeceğiz. Şu anda Devlet Hastanesi’nin önünde bulunan fidanlık arazisini Orman Bakanlığı’ndan aldık, Sağlık Bakanlığı’na tahsis ettik. Şu anda Sağlık Bakanlığı orada etütler yapıyor. Normalde 65 bin m2 inşaat izni var. Bunu 120 bin m2’ye çıkartmaya çalışıyoruz. Deprem izolatörleri olan, 5-6 katlı hastane binasını oraya inşa edeceğiz. Düzce Devlet Hastanesi’nin statüsünü, Düzce Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne dönüştüreceğiz. Bu demektir ki daha fazla profesör, daha fazla doçent ve daha fazla doktor Düzce’ye gelecek. Mevcut hastanemiz yaklaşık 365 yatak kapasitelidir. Yeni hastane binası ile birlikte ilave 800 yatak gelecek. Yani bin 100 yataklı bir hastane olacak. Adeta bir sağlık kampüsü olacak” dedi.
8 Milyarlık alt yapı Düzce’ye geliyor
Düzce’de ömrünü tamamlayan alt yapı sistemlerini tamamen yenileyeceğini her fırsatta dile getiren Faruk Özlü DSİ’nin 2024 ve sonrası için Düzce’ye 8 Milyar TL bütçe ayırdığını söyleyerek şöyle konuştu: “Belediye başkanlığının çok daha kolay yol ve yöntemleri var. Ben zor olanı seçtim. Bu şehrin içme suyu altyapısının tamamının değiştirilmesini hiç kimse göze alamaz. Çünkü sıkıntılı bir iştir. 1-2 sene vatandaş sıkıntı çeker, rahatsız olur. Bütün bunları göze aldık. Ama bunları yaptığımız zaman önümüzdeki 50 yıl Düzce’nin hiçbir içme suyu sıkıntısı olmayacak. Bir arıtma tesisi kuruyoruz. 130 bin m3/gün arıtma kapasitesi var. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile yaptığımız görüşmeler sonucunda bu yıl dahil önümüzdeki dönemde Düzce’ye yapılacak olan yatırımların miktarı 8 milyar TL’dir. Bu yatırımların içinde Düzce’nin arıtma tesisleri, 2 tane regülatör, Asar deresinin başlangıcında taşkından korunmak için bir baraj göleti yapılması var. Biliyorsunuz Asar deresi zaman zaman taşıyor. Ama Doğanlı tarafına bir baraj, bir gölet inşa ediyoruz. Çok yağmur yağdığında suyu tutacak, biriktirecek, kontrollü bir şekilde suyu bırakacak.”
Mobilya kent
Düzce’nin üretim kapasitesine en büyük katma değeri sağlayacak projenin “Mobilya Kent Düzce” olduğunu söyleyen Özlü “Düzce’ye bir mobilya kent kurmak üzere satın aldığımız 300 dönüm arazinin tapusunu aldık. Düzce Belediyesi tarihinde gerçekleştirilmiş en büyük arsa alım işidir. Düzce Belediyesi tarihinde bir defa 70 dönüm bir arazi alınmış, sonra satılmış. Milli Emlak’tan aldığımız arazi çok kıymetli. TEM Otoyolu’nun kenarında. Düzce, İnegöl, Kayseri, İstanbul gibi mobilya kenti olacak. Mobilyada çok ciddi bir katma değer var. 1 ton kütük bin dolar ise, 1 ton kütükten yaptığınız mobilya 10 bin dolar. Diyeceksiniz ki; bu belediyenin işi mi. Bu şehrin bütün sorunları bizi ilgilendiriyor. Bu şehrin gelişmesi, kalkınması, büyümesi, insanının rahatlığı için, ekonomisi, kültürü, sosyal gelişmesi için yapılacak bütün faaliyetler belediyeyi ilgilendiriyor. Biz bu faaliyetleri gerçekleştirmeye kararlıyız” dedi.
“Eğitim de bizim için sorumluluktur”
Düzce’yi her alanda kalkındırmak amacıyla kurumlar ve şahıslar arası iş birliği halinde yatırımların önünü açmaya devam edeceğini aktaran Başkan Özlü, okul yatırımları ve ikili eğitimin sona erdirilmesi konusunda konuşarak “Düzce’nin ihtiyacı olan her konuda çalışıyoruz. Okullar yapıyoruz. Okul yapmak belediyenin işi mi, hayır ama Düzce’de ikili eğitim sistemi bir problemdir. 2 tane büyük okul yaptık. Birisi 48 sınıflı Kasım Aktaş Ortaokulu, diğeri Azmimilli İlkokulu. 1999 depremi olduğu günden beri Azmimilli İlkokulu öğrencileri baraka tipi okulda eğitim görüyorlardı. 24 sınıflı muhteşem bir okul yaptık. Hatta arsasının bir kısmını biz belediye olarak satın aldık, kamulaştırdık. Para ödedik, oraya okul yaptık. Kasım Aktaş beye rica ettik, yarısını o karşıladı, yarısını devlet karşıladı. Düzce’nin en büyük ortaokulunu yine biz yaptık” ifadelerinde bulundu. – DÜZCE
]]>Edremit ilçesindeki Evliya Çelebi Uygulama Oteli’nde düzenlenen HÜDA PAR Aday Tanıtım Toplantısı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve şiir dinletisi ile başladı.
Toplantıya katılan Yapıcıoğlu, yaptığı konuşmada, yıllardır Filistin’de büyük zulümler işleyen İsrail’in, 7 Ekim 2023’ten bu yana saldırılarını daha da artırdığını söyledi.
Filistin’de katliamların ve soykırımın devam ettiğini belirten Yapıcıoğlu, “Yaşanan bu vahşetin karşısında başka şeyler konuşmak içimizden gelmiyor. Evet bugün adaylarımızı tanıtacağız, belediyecilik anlayışımızla ilgili birkaç kelam edeceğiz ama Gazze bu durumdayken, siyonist İsrail zulümlerine devam ederken biz bu meseleyi gündemimizden düşürmeyeceğiz. Zulmü duyurmak için elimizden gelen tüm çabayı sarf edeceğiz. Gündemden düşürmemeliyiz, çünkü katliamlar devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
“Çizdikleri dairenin etrafında dönüp dursunlar”
Halkın gündeminde geçimin, siyasetin gündeminde de seçimin olduğunu ifade eden Yapıcoğlu, emekli maaşlarının yükseltilmesini istediklerini aktardı.
Yerelde hizmet odaklı bir siyasetin yapılması gerektiğini dile getiren Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:
“Peki seçime hazırlanan partilerin gündeminde ne var? Bazıları hizmet odaklı bir şeyler söylüyor ama özellikle ana muhalefet partisi yine bildiğiniz gibi. Onların gündeminde ne var? Önce Genel Başkanları (CHP Genel Başkanı Özgür Özel), mecliste yaptığım bir konuşmada parti programımızı göstermiştim. Programımızı görenler bilir. Bayrağımızın rengindendir. Oradan bir başladı, benden bahsederken ‘Elinde hilafet yeşili bir parti programı’ dedi. Bir işaret fişeği çakıldı. Arkasından Tevhid bayrağına yönelik saldırılar. Yine bildik numaralar. ‘Rejim elden gidiyor’ yaygaraları. Çünkü heybede bir şey yok.”
“Kendi tabanlarını konsolide etmeleri, bir araya getirmeleri, safları sıklaştırmaları gerekiyor.” diyen Yapıcıoğlu, şöyle devam etti:
“Nasıl yapacaklar? ‘Ellerinde yeşil bayrak olanlar’ ya da ‘Parti programlarının rengi yeşil olanlar var ya bunlar gelirse sizin yaşam tarzınıza müdahale edecekler’, ‘Sizi bilmem nerelere götürecekler’, ‘Orta Çağ’a götürecekler.’ Zırcahil. Orta Çağ kavramının Avrupa için geçerli olduğunu, İslam’ın Orta Çağ’ının olmadığını da bilmiyor. Kendi tarihine, kültürüne yabancı, kendi milletine tepeden bakan bir zihniyet. Batıdan tercüme fikirleri papağan gibi tekrarlıyor, bununla da aydın geçiniyor. Biz onlara kulak asmayacağız. Onlar zaten bulmuş bulacağını. Onları kendi haline bırakın. Çizdikleri dairenin etrafında dönüp dursunlar. Yeri geldiğinde elbette onların cehaletlerini, çapsızlıklarını yüzlerine vurmak suretiyle yolumuza devam edeceğiz.”
Belediyecilik anlayışlarının insan merkezli olduğunu dile getiren Yapıcıoğlu, “Hizmet üreteceğiz. Parti programımızı hazırlarken önce insan dedik. İnsan onurunu korumak, maddi ve manevi yönden kalkındırmak, hizmetin en iyisini sunmak için yola koyulduk. Siyasetimizin insan merkezli, hedefimizin de adaleti gerçekleştirmek olduğunu yola çıktığımız günden bu yana söylüyoruz.” dedi.
Yapıcıoğlu, konuşmasının ardından HÜDA PAR’ın Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehdi Oğuz, Bitlis Belediye Başkan adayı Cengiz Karakaya ve Ağrı Belediye Başkan adayı Muhammet Arif Yılmaz ile bazı ilçelerin adaylarını tanıttı.
]]>Başkan Yardımcıları Süreyya Türkmenli ile Nesimuttin Selçuk, birim amirlerinin ve belediye personelinin katılımıyla Belediyemiz Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Salonunda gerçekleşen toplantıda zam miktarını açıklayan Başkan Pekmezci’nin açıkladığı zam oranları personel tarafından büyük sevinçle karşılanarak alkışlandı.
Başkan Pekmezci konuşmasında, “31 Mart 2019 seçimleri ile beraber devraldığımız görevi bugüne kadar Bayburt Belediyesi’ne yakışır şekilde yerine getirmeye gayret ettik. Sizlerle beraber elimizden geldiği kadarıyla bu şehrin insanlarına hizmet etme adına büyük gayret sarf ettik. İyi günde kötü günde bir arada olduk. ve bu dönem içerisinde Bayburt halkına karşı vefa duygusunu ortaya koyacak şekilde çalışmalarımızı bugüne kadar devam ettirdik. Aramıza yeni katılan arkadaşlarımız oldu. Geçmiş yıllardan birlikte çalıştığımız insanlar oldu. Bayburt Belediye Başkanı olarak görev yaptığım süre içerisinde sizin her birinizi kendimden bir parça bilerek elimden geldiği kadar sizleri korumaya ve doğru olana yönlendirmeye gayret ettim. Hangi birimde ve nerede olursanız olun sizin için yapılması gereken her şeyin en güzelini yapmaya çalıştım. Biz birlikte bir yola çıktık. Elimizden geldiği kadar gayret ettik, çalıştık. Bu gayretimizle de belki de Bayburt tarihinin yapılabilecek en güzel çalışmalarını yaptık.” ifadelerini kullandı.
Personelin tam kadro olarak katıldığı toplantıda zam oranlarını açıklayan Başkan Hükmü Pekmezci, “Sizin beklentilerinize cevap verebilmek adına bir gayretin içinde olduk. Şuanda bizim 54 tane memurumuz var. Memur arkadaşlarımızı ilgilendiren katsayı konusunda maaşa bağlı katsayılarınızı en yüksek seviye olan yüzde 120 olarak belirliyoruz. Bu belirlediğimiz rakam en yüksek rakamı baz alarak ortaya koyduğumuz rakamdır. Allah hayırlı etsin. Ramazan ve Kurban Bayramı ödemelerimiz var bunları da yüzde 100 artırıyoruz. Ramazan Bayramı için olan ödemeyi 2 bin TL’den 4 bin TL’ye Kurban Bayramı için olan ödemeyi 3 bin TL’den 6 bin TL’ye çıkardık. 38 kişilik kadrolu işçilerimize ise devletin verdiği yüzde 49,25’lik zammın yanında her ay seyyanen 3 bin TL veriyoruz. 156 kişilik BAYBELSAN işçilerimiz için de devletin verdiği yüzde 49,25 oranında zammın yanında her ay seyyanen 3 bin TL veriyoruz. Asgari ücretle çalışan işçilerimiz için şunu söylemek istiyorum. Biz sizlerle beraber gerçekten gönül birliği ettik. Allah nasip ederse önümüzdeki aydan itibaren sizlere sendika hakkı vereceğiz. ve Bayburt Belediyesi’nin birer personeli olarak sürekli çalışacaksınız. Allah yolumuzu ve bahtımızı açık etsin.” diye konuştu.
Hak-İş Sendikası Bayburt İl Başkanı Hayrettin Uluca ile Bayburt Belediyesi Hizmet-İş Kadrolu İşçi Temsilcisi Barış Kalekahyası ve Hizmet-İş BAYBELSAN Şirket Temsilcisi Ümit Tekdemir ise yapılan zamdan dolayı tüm işçiler adına Başkan Pekmezci’ye teşekkür ettiler.
Oranların açıklanmasının ardından sona eren toplantıda Hak-İş Bayburt İl Başkanı Hayrettin Uluca, Hizmet-İş Temsilcileri Barış Kalekahyası, Abdulkadir Selem, Ümit Tekdemir ve Lokman Kelleci tarafından Başkan Pekmezci ile Başkan Yardımcısı Türkmenli’ye sendika adına hediye takdim edildi. – BAYBURT
]]>Hatipoğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Eskişehir’de bugün basın mensuplarıyla öğle yemeğinde bir araya geldi. Yemeğe AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Süleyman Reyhan, parti yöneticileri ile gazeteciler katıldı.
“YEREL BASIN HİÇ YALAN HABER YAPMADI”
Yemek sonrasında konuşan Hatipoğlu, yerel basının önemine değinerek, “Eskişehir’de yerel basın Eskişehir’in emniyet supabıdır. Eskişehirspor’da çalışırken biz ve yönetici arkadaşlarımız her zaman yerel basından çekinmişizdir. Yanlış anlamayın, yerel basının yazdığı bizim hakkımızda bir eleştiri bizim toparlanmamıza sebep olmuştur. Yani yerel yöneticilerin yerelde yaptıkları hataların gazetede yazılması, köşe yazarlarının uyarması çok önemli” dedi.
“TÜRBÜLANSLI ZAMANLARIM OLDU”
Yerel basının kendisiyle ilgili hiç yalan haber yapmadığına dikkat çeken Hatipoğlu, “Siyasete girdikten sonra türbülanslı zamanlarım oldu. Ana basında birçok karalama kampanyaları ile karşılaştım. Tabii ben her zaman olduğu gibi tüm eleştirilere açığım ama yalan haberlere açık değilim. Bunları ana akım medyada gördük, ama hiçbir yalan haberi yerel gazetelerimizde görmedik. Yerel basın eleştirdi, kendilerine göre haberlerini yaptılar. Ama hiçbir zaman yalan haber yapmadılar. O yüzden yerel basınımızı bir kez daha ilkeli habercilikten dolayı burada hepinize teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Nebi Hatipoğlu- Cumhurbaşkanı Erdoğan“GAZETECİLERİN MAAŞI O KADAR DÜŞÜK Kİ”
Hatipoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Size müjdeli bir haber vermek istiyorum. İnşallah 31 Mart’ta seçimleri kazandığımız taktirde bazı konularda yerel basına desteklerimiz olacak. Ben de ucundan kıyısından bir gazete sahibiydim yeğenim vasıtasıyla. Bir kısım medya ile uğraştık. Gördüğüm kadarıyla medyada çalışan emekçi kardeşlerimizin gelirleri o kadar düşük ki ben bunu kendim görmesem inanmam. Basın mensuplarımızın organize sanayide çalışan bir fabrika işçisi kadar maaşlar aldığını gördüm. Gelirlerinin çok düşük olduğunu gördüm. Bu yerel basının en büyük sorunudur çünkü basının özgür olabilmesi, irade koyabilmesi için ekonomik özgürlüğünün de olması çok önemlidir. Bizim Eskişehir’deki basınımız yalan haber yapmıyor.
“BASIN MENSUPLARINA ASGARİ ÜCRET KADAR MAAŞ VERECEĞİZ”
Ancak AK Parti belediyeciliğinde eğer büyükşehir belediye başkanı olursam büyük bir destek vereceğim yerel basına. Bu desteği de şöyle açıklıyoruz; biz belediyemizde oluşturduğumuz bazı komisyonlarda belediyemizin ve Eskişehirimiz lehine yapılacak çalışmalarda basında çalışan arkadaşlarımızı da değerlendirmeyi düşünüyoruz. O dönem için asgari ücret ne ise tüm basın mensuplarımıza belediye şirketlerinden tüm basın mensuplarımıza bir asgari ücreti biz vereceğiz ve yerel basını destekleyeceğiz. Basını desteklemek Eskişehir’i desteklemektir.”
TEPKİ ÜSTÜNE AÇIKLAMA YAPTI
Gelen tepkiler üzerine X hesabından bugün bir açıklama da yapan Hatipoğlu’nun mesajı şöyle:
“Bugün Dünya Gazeteciler Günü dolayısıyla medya mensuplarına verdiğimiz yemekte, gazeteci dostlarıma yönetimi devraldığımızda destek sözü verdim. Neden mi? Çünkü 4. Kuvvet medya şehrimizde doğru işlemezse şeffaf bir belediyecilik anlayışı yerleştiremeyeceğimize inanıyorum. Adına yerel medya dediğimiz yapı ne kadar kuvvetli olursa, bir şehir o kadar iyi ve katılımcı yönetilir. Bu nedenle de gazeteci dostlarımıza yerel basın mensuplarına destek sözü verdim. Hem de hiçbir siyasi ya da başka bir ayrım yapmadan. Bunu da hem şehrim için, hem de zor şartlarda halkın haber alma özgürlüğü için karda, kışta, en zorlu koşullarda ter döken basın emekçileri için yapacağım.

Peki mevcut yönetimin kadrolu destekçilerinden Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti basın emekçilerine destek sözüm için ne demiş? Çok incinmişler. Arkadaşlar duyan duymayan kalmasın! Eskişehir’de kimseye bir faydası olmayan yönetim anlayışı sona yaklaşmıştır. Ben basın emekçileri dahil, bu şehri oluşturan hiçbir meslek grubunu yalnız bırakmayacağım. Tüm hemşehrilerimin dertleri ile dertlenecek, her bir meslek grubuna katkı sağlayacağım. Emeklisi, öğrencisi, işçisi, çiftçisi, kadını, erkeği herkesin hayatına pozitif anlamda dokunacağım. Kendinden başka kimseyi düşünmeyen, bu hayatta bir kişiye faydası dokunmamış, sıcak koltuğundan ahkam kesenler de buyursun incinsin.”
“BUNU RÜŞVET VAADİ OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ”
Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yılmaz Karaca ise yazılı basın açıklaması yaparak Hatipoğlu’na tepki gösterdi. Karaca’nın açıklaması şöyle: “Bir belediye başkan adayı Basın kuruluşlarına destek vermek istemesi normal ancak çalışanlara rüşvet gibi vaat doğru değildir. Bir süre gazete sahipliği yapan Hatipoğlu’nun bu vaadi 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde söylemesi gazetecileri incitmiştir. Hatipoğlu’nun bu vaadini bir rüşvet vaadi olarak değerlendiriyor ve kınıyoruz.”
14 Mayıs seçimlerinde İYİ Parti Eskişehir Milletvekili seçilen Hatipoğlu, kısa süre önce AK Parti’ye katıldı.
]]>Ali AKSOYER/ İSTANBUL, ZEYTİNBURNUSPOR’a yıllarca ev sahipliği yapan 16 bin kişilik Zeytinburnu Stadyumu, 9 yıldır devam eden davalar nedeniyle atıl hale geldi. Stadyumun bulunduğu 42 bin metrekare arazi, 2014 yılında Vakıflar Genel Meclisi’nin kararıyla Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’nda verildi. Zeytinburnu Belediyesi’nin açtığı dava 9 yıldır devam ederken stadyum uyuşturucu bağımlılarının meskeni haline geldi.
Telsiz Mahallesi’nde bulunan Zeytinburnu Stadyumu, 1984 yılından 2014 yılına kadar Zeytinburnu spor’a ev sahipliği yaptı. Stadyumun üzerinde bulunduğu 42 bin metrekarelik arazi, 2014 yılında Vakıflar Genel Meclisi’nin kararıyla Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’na verildi. Arazinin vakıfa verilmesiyle birlikte, Zeytinburnu Belediyesi, arazinin tekrar kendilerine tescil edilmesi için mahkemeye başvurdu.
Belediye, 2020 yılında davayı kazandı ancak Cennet Mekan Pertevniyal Valide Sultan Vakfı’nın da hissesi olması nedeniyle tapu kaydı yapılmadı.
DUVAR ÖRÜLDÜ
16 bin kişilik izleyici kapasitesine sahip olan stadyum ise 9 yıldır devam eden davalar nedeniyle atıl hale gelirken, uyuşturucu bağımlılarının da meskeni oldu. Kaderine terk edilen stadyumun yıkılan duvarlarından içeri girişlerin engellenmesi için belediye tarafından yeniden duvar örüldü.
“DIŞARIDAN GÜZEL GÖRÜNÜYOR, İÇERİSİ HARABE”
16 Yıl Zeytinburnuspor Kulübünde futbol oynayan Cahit Kesler, “Zeytinburnuspor, tarihi geçmişi olan bir kulüp. Süper Lig’de 3 dönem yer aldı. 2010 yılından sonrada amatör kümede yer alıyor. Zeytinburnu Stadyumu 1994 yılında toprak sahadan çim sahaya dönüştü, takım o zaman profesyonel lige çıktı. Daha sonra stadın tribün kısmı inşa edildi. İnşatı ile birlikte stad İstanbul’un en iyi statlarından biri oldu. 16-17 bin kapasiteli bir stadyum, İstanbul’un saha sorunu için ideal bir yer. Stadyum 2010 yılında bir darbe yedi, darbe ile birlikte kullanılmaz hale geldi. 2008 yılında itfaiyeyi içine sokarak stadyumu terk ettiler. Federasyon 2010 yılından sonra maç vermeyerek, stadyum atıl duruma geldi. 5-6 yıldır etrafını boya badana yaptılar, dışarıdan güzel gözüküyor ama içerisi harabeye dönmüş” dedi.
“1999 SEÇİMİNDEN SONRA KULÜBÜN DÜŞÜŞÜ BAŞLADI”
Zeytinburnuspor Yöneticilerinden Yılmaz Çam, “Zeytinburnuspor çok büyük bir camiadır. İstanbul’da kuruldukları semtlere bakarsak Beşiktaş’ın Beşiktaş’ta, Galatasaray’ın Florya’da, Fenerbahçe’nin Kadıköy’de 3 büyüklerden sonra en çok tarafları olan bir takımdır. Burası Ermeni Vakfı’ndan önce bir hanımefendiye aitti. Veli Duman ve Muzaffer Çavuşoğlu’nun emekleriyle yapıldı. Ermeni Vakfı’ndan izin alınarak yapıldı. Ermeni Vakfı, buraya yeşil alan ve spor tesisi yapılmasına izin vermişti. 1999 belediye seçiminden sonra, bu stadyum da, bu kulübün düşüşü başladı. Tahmini 2012 yılına kadar burada futbol oynanıyordu. Biz daha önceki senelerde girişimde bulunduk, çim saha olarak amatör kulüplere verin dedik lakin depreme dayanıksız denildiği için önce kabul edildi, sonra edilmedi. Son aldığım bilgiye göre 1 ay içinde yıkılıp yenisi yapılacak diye Belediye Başkanı Ömer Arısoy’dan söz aldı arkadaşlarımız” diye konuştu.
]]>Ali AKSOYER/ İSTANBUL, ZEYTİNBURNUSPOR’a yıllarca ev sahipliği yapan 16 bin kişilik Zeytinburnu Stadyumu, 9 yıldır devam eden davalar nedeniyle atıl hale geldi. Stadyumun bulunduğu 42 bin metrekare arazi, 2014 yılında Vakıflar Genel Meclisi’nin kararıyla Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’nda verildi. Zeytinburnu Belediyesi’nin açtığı dava 9 yıldır devam ederken stadyum uyuşturucu bağımlılarının meskeni haline geldi.
Telsiz Mahallesi’nde bulunan Zeytinburnu Stadyumu, 1984 yılından 2014 yılına kadar Zeytinburnu spor’a ev sahipliği yaptı. Stadyumun üzerinde bulunduğu 42 bin metrekarelik arazi, 2014 yılında Vakıflar Genel Meclisi’nin kararıyla Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’na verildi. Arazinin vakıfa verilmesiyle birlikte, Zeytinburnu Belediyesi, arazinin tekrar kendilerine tescil edilmesi için mahkemeye başvurdu.
Belediye, 2020 yılında davayı kazandı ancak Cennet Mekan Pertevniyal Valide Sultan Vakfı’nın da hissesi olması nedeniyle tapu kaydı yapılmadı.
DUVAR ÖRÜLDÜ
16 bin kişilik izleyici kapasitesine sahip olan stadyum ise 9 yıldır devam eden davalar nedeniyle atıl hale gelirken, uyuşturucu bağımlılarının da meskeni oldu. Kaderine terk edilen stadyumun yıkılan duvarlarından içeri girişlerin engellenmesi için belediye tarafından yeniden duvar örüldü.
“DIŞARIDAN GÜZEL GÖRÜNÜYOR, İÇERİSİ HARABE”
16 Yıl Zeytinburnuspor Kulübünde futbol oynayan Cahit Kesler, “Zeytinburnuspor, tarihi geçmişi olan bir kulüp. Süper Lig’de 3 dönem yer aldı. 2010 yılından sonrada amatör kümede yer alıyor. Zeytinburnu Stadyumu 1994 yılında toprak sahadan çim sahaya dönüştü, takım o zaman profesyonel lige çıktı. Daha sonra stadın tribün kısmı inşa edildi. İnşatı ile birlikte stad İstanbul’un en iyi statlarından biri oldu. 16-17 bin kapasiteli bir stadyum, İstanbul’un saha sorunu için ideal bir yer. Stadyum 2010 yılında bir darbe yedi, darbe ile birlikte kullanılmaz hale geldi. 2008 yılında itfaiyeyi içine sokarak stadyumu terk ettiler. Federasyon 2010 yılından sonra maç vermeyerek, stadyum atıl duruma geldi. 5-6 yıldır etrafını boya badana yaptılar, dışarıdan güzel gözüküyor ama içerisi harabeye dönmüş” dedi.
“1999 SEÇİMİNDEN SONRA KULÜBÜN DÜŞÜŞÜ BAŞLADI”
Zeytinburnuspor Yöneticilerinden Yılmaz Çam, “Zeytinburnuspor çok büyük bir camiadır. İstanbul’da kuruldukları semtlere bakarsak Beşiktaş’ın Beşiktaş’ta, Galatasaray’ın Florya’da, Fenerbahçe’nin Kadıköy’de 3 büyüklerden sonra en çok tarafları olan bir takımdır. Burası Ermeni Vakfı’ndan önce bir hanımefendiye aitti. Veli Duman ve Muzaffer Çavuşoğlu’nun emekleriyle yapıldı. Ermeni Vakfı’ndan izin alınarak yapıldı. Ermeni Vakfı, buraya yeşil alan ve spor tesisi yapılmasına izin vermişti. 1999 belediye seçiminden sonra, bu stadyum da, bu kulübün düşüşü başladı. Tahmini 2012 yılına kadar burada futbol oynanıyordu. Biz daha önceki senelerde girişimde bulunduk, çim saha olarak amatör kulüplere verin dedik lakin depreme dayanıksız denildiği için önce kabul edildi, sonra edilmedi. Son aldığım bilgiye göre 1 ay içinde yıkılıp yenisi yapılacak diye Belediye Başkanı Ömer Arısoy’dan söz aldı arkadaşlarımız” diye konuştu.
]]>Türkiye’nin en yüksek rakımlı ikinci ilçesi Karayazı, zengin bitki örtüsüne sahip meraları ve hayvan varlığıyla dikkati çekiyor. Yaklaşık 90 bin büyükbaş ve 125 bin küçükbaş hayvan varlığının bulunduğu ilçede, çoğunluğu kadınlardan oluşan 312 süt üreticisi faaliyet gösteriyor.
Üreticiler, Karayazı Belediyesinin geçen yıl eylül ayında hayata geçirdiği süt toplama merkezi projesiyle hayvanlardan elde ettiği sütü hem değerinde satıyor hem de emeklerinin karşılığını alıp aile bütçelerine katkı sağlıyor.
Yazları günlük ortalama 20 ton ve üzeri, kışın ise günlük 5 ila 10 ton civarında toplanan sütler, proje kapsamında Erzurum Ticaret Borsası ve çeşitli kurumlara satılıyor.
Karayazı Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Muammer Sarıdoğan, AA muhabirine, 2 bin 300 rakımlı ilçede Erzurum ölçeğinde örnek bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.
İlçede hayvancılık noktasında ciddi potansiyelin olduğunu belirten Sarıdoğan, “İklimden dolayı ilçede tarımda çok aktif değiliz. Yaklaşık 90 bin büyükbaş,125 bin civarında küçükbaş hayvana sahibiz. Buradaki hayvancılık potansiyelini görünce Sayın Valimizin de önderliğinde Karayazı Belediyesi olarak süt toplama merkezini kurduk.” dedi.
Sarıdoğan, merkezi kurmadan önce piyasadaki süt toplayıcılarının ilçedeki üreticilerden sütü düşük miktarlarda “çerçi usulü” domates ve ekmek gibi ürünler karşılığında satın aldığını anlattı.
Proje kapsamında köylünün ürettiği sütün gerçek değerinde satılmaya başladığını vurgulayan Sarıdoğan, şöyle devam etti:
“Merkezimizde en fazla mayıs ayında süt toplanıyor ve bu ayda 312 üreticimize 1 milyon 842 bin lira ödeme yapmıştık. 1 ayda kişi başı 35 bin lira süt parası ödediğimiz üreticilerimiz var. Yani çiftçimiz, beslediği hayvandan ürettiği sütü gerçek değerinde satıp hem aile ekonomilerine hem de Erzurum ölçeğinde kent piyasasına olumlu etkisi oldu.”
Sarıdoğan, hayvanların bakımını ve süt üretimini genellikle kadınların yaptığına, toplanan sütler için verilen hesap numaralarının çoğunun da kadınlara ait olduğuna işaret etti.
“Üreticilerimiz yapmış olduğu hizmetin, çektikleri zahmetin karşılığını aldı”
Belediye olarak İl Tarım ve Orman Müdürlüğüyle ortaklaşa Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’na sundukları yeni bir projenin de kabul edildiğini ifade eden Sarıdoğan, “Süt toplama merkeziyle kadınlarımız, üreticilerimiz yapmış olduğu hizmetin, çektikleri zahmetin karşılığını aldı. Erzurum’da ilk diyebileceğimiz kabul edilen yeni projemiz kapsamında 7 mahallemizde süt toplama tanklarını konuşlandırdık, bazı eksikler var onları gideriyoruz.” diye konuştu.
Sarıdoğan, 7 kişinin çalıştığı süt toplama merkezinde sütün litresini piyasa değerinde topladıklarını sözlerine ekledi.
İlçe Tarım ve Orman Müdür Vekili Halim Ceylan da süt toplama merkezine ilk etapta 5 tonluk süt soğutma tankıyla başlanıldığını, daha sonra ilgili kurumların desteğiyle kapasiteyi artırdıklarını anlattı.
İlçedeki 25 mahallede üreticilerden topladıkları sütlerin gerekli laboratuvar ve sağlık kontrollerinin ardından soğutma depolarına sevk edildiğini dile getiren Ceylan, “Merkezin en önemli özelliği, insanlar hayvancılığa verdiği emeğin karşılığını gördü. Devlet memuru maaşı kadar para kazandıklarını görünce bu işi daha çok önemseyip hayvancılığın gelişmesine ve gelir kaynaklarının artmasına sebep oldular. Aylara göre rakam değişebiliyor ama ortalama günlük 10 ila 20 ton arasında toplanan sütü Ticaret Borsası alıyor.” bilgilerini verdi.
Üreticiler sütü değerinde satıp parasını zamanında alıyor
Süt üreticisi 58 yaşındaki Hürriyet Bahtiyar da sağdıkları sütü belediye aracılığıyla kolayca satabildiklerini belirterek, “Zamanında paramızı alıyoruz, emeği geçenlerden Allah razı olsun. Sütümüzü değerinde satıyoruz. Emeklerimizin karşılığını alıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ürettikleri sütü değerinde sattıkları için mutlu olduğunu dile getiren Dilek Çelik de “Belediye ve İlçe Tarım Müdürlüğü hizmetlerinden memnunuz. Süt toplama merkezi sayesinde sütümüzün değeri arttı, sattığımız sütle aile ekonomisine katkı sağlıyoruz.” dedi.
Çelikli Mahallesi’nde süt üreticisi Ayfer Çiçek ise kış şartlarında bile sütlerini rahatlıkla sattıklarını aktararak, “Hizmetten çok memnunuz, süt toplama merkezinin bize önemli katkısı oldu. İlçe tarım yetkilileri ve belediyemize desteklerinden dolayı teşekkür ederiz.” diye konuştu.
]]>Bulgaristan’da totaliter Jivkov rejiminin asimilasyon politikalarına karşı başlatılan direnişte şehit edilen Türkan bebek ve diğer tüm soydaşlar, Lüleburgaz’da düzenlenen törenle anıldı.
Lüleburgaz Belediyesi ile Bal-Göç Trakya Derneği iş birliğiyle Erol Özgür Parkı’nda bulunan Balkan Göç Anıtı’nda düzenlenen törene, Kırklareli Vali Yardımcısı Mahmuthan Arslan, Lüleburgaz Kaymakamı Salih Yüce, CHP Kırklareli Milletvekili Fahri Özkan, Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli, Bal-Göç Trakya Derneği Başkanı Veli Öner, Bulgaristan’dan Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Haskovo Milletvekili Mümün Mümün, HÖH Burgas Milletvekili Sevim Ali, HÖH Kırcaali Milletvekili Bayram Bayram, Madjarovo Belediye Başkanı Ercan Yusuf, Ruen Belediye Başkanı Ahmed Süleyman, HÖH Haskovo İl Başkanı Mehmet Ataman, HÖH Kırcaali Kadın Kolları üyeleri ve Kirkovo Belediyesi’nden öğretmen Zekiye Hasan ve öğrencileri katıldı.
“AMACIMIZ, BU ACILARIN BİR DAHA YAŞANMAMASINI SAĞLAMAK”
Başkan Gerenli, yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
“Bugün burada, 24 Aralık 1984’te sadece 20 aylıkken katledilen Türkan Feyzullah bebek başta olmak üzere, tüm demokrasi şehit ve gazilerimizi anmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Kendisi de 1978 Bulgaristan göçmeni olan ve maalesef covid-19 pandemisinde kaybettiğimiz, değerli çalışma arkadaşımız, ağabeyim Erol Özgür’ün adını yaşattığımız bu parkta, sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
Aramızda bulunan öğretim görevlisi Dr. Ferit Yazıcı hocamız tarafından yapılan ‘Balkan Göç Anıtı’ ile binlerce yıldır süregelen göç hikayemizi ve 39 yıl önce totaliter Jivkov rejimi tarafından hayattan koparılan Türkan bebeğimiz ve tüm demokrasi şehitlerimizi ölümsüzleştirmek istedik. Bu anıtı yapmaktaki amacımız, yıllar önce yaşanan acıların kinini gütmek ya da intikamını almak değil; aksine bu ve benzeri olayların dünyanın hiçbir yerinde bir daha yaşanmamasını sağlamak ve geçmişin acılarını unutmadan, barış ve dostluğun egemen olduğu insanca bir gelecek umudu yaratmaktı. Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Muhacirler kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıdır!’ sözlerinde de bahsettiği benim gibi, kendisi ve yakınları bu acıların birebir tanığı olan komşularımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz ve bundan sonra da gerçekleştireceğimiz etkinliklerle gelecek kuşaklara da bu hatıraları, barışın ve sevginin değeriyle birlikte aktarmak istiyoruz. Bu nedenle, bugün burada toplanmamız; Lüleburgaz’da bir arada olmamızın bizler için taşıdığı anlamı sizlere kelimelerle ifade etmekte zorlanıyorum. Başta Bal-Göç Trakya Derneğine, sınırları aşarak yanımızda olan Hak ve Özgürlükler Hareketi Milletvekillerine, belediye başkanlarına, parti temsilcilerine ve tabii ki burada bulunan değerli Lüleburgazlılara bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.”
Törende Kırklareli Vali Yardımcısı Mahmuthan Arslan, CHP Kırklareli Milletvekili Fahri Özkan, Bal-Göç Trakya Derneği Başkanı Veli Öner, HÖH Burgas Milletvekili Sevim Ali de birer konuşma yaptı.
Törenin sonunda katılımcılar, Balkan Göç Anıtı’na karanfiller bıraktı.
]]>Fırat Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Bedri Özer, adaylık resmi başvurusunu yaptı. MHP Elazığ İl Başkanlığında düzenlenen programda açıklamalarda bulunan aday adayı Prof. Dr. Özer, “Öncelikle şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet dilerim. Bu ülke kan ile alındı. Kan ile korunmaya devam edecek. Hem soydaşlarımızın hem de bizim başka sığınacak bir ülkemiz yok. Belediye başkanlığı aday adayı olma sürecine gelince bu kararı alma sürecimizde arkadaşlarımızla fazlasıyla istişare ettik. Partimizin ‘Yeni Yüzyıl, Lider Türkiye Üretken Belediye’ sloganımız ile bu süreçte sizlerden göreceğim destek, bana güç verecektir. Değerli büyüğüm, dürüstlüğü halen göğsümüzü kabartan eski belediye başkanımız Behçet Susmaz’dan sonra tam 30 yıldır belediye başkanlığını alamadık. Ancak artık emaneti alma vakti gelmiştir” dedi. – ELAZIĞ
]]>