Eskişehir’de Odunpazarı ilçesi Yıldıztepe Mahallesi’nde semt pazarının kurulduğu Millet Caddesi’nde sağanak nedeniyle çökme meydana geldi.
Yaklaşık 2 metre çapında, 1,5 metre derinliğindeki çukur dolayısıyla esnaf tezgahını açamadı.
EKİPLER ÇUKURU KAPATTI
Belediye ekipleri, kamyonla kum dökerek çukuru kapattı.

RÖGARLAR TIKANDI
Kent genelinde etkili olan sağanak sonrasında cadde ve sokaklarda su birikintileri oluştu, birçok sokakta rögarlar tıkandı.
Ayrıca bazı tramvay seferlerinde de kısa süreli aksamalar oldu.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erdoğan, partisinin Atatürk Bulvarı’nda düzenlenen Muğla mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Ramazan ayının rahmetli ve bereketli iklimine yaklaşıldığını dile getiren Erdoğan, “Bu yıl inşallah Ramazan Bayramı gelmeden beraberce 31 Mart’ta milli irade bayramını ilan edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına yakışır yeni bir kalkınma hamlesinin startını inşallah sizlerle birlikte sandıkta vereceğiz. Ülkemize ve Muğlamıza en büyük müjdemiz bu olacaktır.” diye konuştu.
Türkiye’yi 21 yıldır eser ve hizmet siyasetiyle yönetirken, her şehirde olduğu gibi Muğla’ya verdikleri sözleri tutmak için de gece gündüz çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, “Şairin diliyle ifade edilecek olursa: Yollarda izimiz var, Hak’tan niyazımız var. İkrardan dönmek olmaz, Muğla’ya sözümüz var.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, iktidara geldikleri günden bugüne Muğla’ya 122 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını bildirdi.
Eğitimde 3 bin 375 yeni derslik kazandırdıklarını, gençlik ve sporda 11 bin 157 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, 71 spor tesisi inşa ettiklerini belirten Erdoğan, şimdi de Muğla, Bodrum ve Fethiye’ye yeni spor tesisleri, Marmaris’e gençlik merkezi kazandırmak için çalıştıklarını söyledi.
Şehirdeki ihtiyaç sahiplerine, yaklaşık 4 milyar lira tutarında kaynakla destek olduklarını, toplam 1291 yataklı 15 hastanenin de aralarında olduğu 40 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktaran Erdoğan, 150 yataklı Marmaris Hastanesi’nin de içinde yer aldığı 4 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü dile getirdi.
Muğla’da 3 bin 375 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 2 bin 303 konutun yapımına devam ettiklerini bildiren Erdoğan, Muğla’da 2021 yazında yaşanan orman yangınlarının ardından 21 köy evi yaparak, hak sahiplerine teslim ettiklerini anlattı.
Kentsel dönüşüm kapsamında, Muğla’da 4 bin 455 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, hükümete geldiklerinde şehirde 8 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 25’ine hizmet verildiğini, bugün ise 33 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 94’üne hizmet ulaştırıldığını bildirdi.
“Yol çalışmalarımızı peyderpey tamamlayıp hizmete açacağız”
Erdoğan, Muğla’daki 6 millet bahçesi projesinden birini tamamladıklarını, diğerleriyle ilgili çalışmaları sürdürdüklerini dile getirdi.
Ulaştırmada 90 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 463 kilometreye çıkardıklarını belirten Erdoğan, Aydın, Muğla, Ortaca, Antalya ve Milas-Bodrum ayrımı Güllük yolunu tamamladıklarını, Seydikemer, Söğüt ve Fethiye-Kalkan yollarında çalıştıklarını söyledi.
Bodrum çevre yolu ve Milas Batı çevre yolu projelerinin ön hazırlıklarını yaptıklarını dile getiren Erdoğan, “Şehrimizin pek çok yerinde devam eden yol çalışmalarımızı peyderpey tamamlayıp hizmete açacağız.” dedi.
Erdoğan, geçen yıl 5,5 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Dalaman Havalimanı’nı ve 4 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Milas Bodrum Havalimanı’nı yenilediklerini aktardı.
“Gemilerimiz, tarama çalışmalarına inşallah bu hafta başlıyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ören ve Turgut Reis yat limanlarını, Bodrum ve Güllük iskelelerini şehre kazandırdıklarını belirterek, “Fethiye ve Marmaris Körfezi’nin balçıktan temizlenmesi için gönderdiğimiz iki tarama ve dip temizleme gemisi dün itibarıyla bölgeye ulaştı. Gemilerimiz, tarama çalışmalarına inşallah bu hafta başlıyor.” dedi.
Erdoğan, Muğla’nın turizm ve tarım potansiyelini artırmak için hayata geçirmeyi planladıklarını, gerek kendilerinin gerek Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın’ın pek çok projesi bulunduğunu belirtti.
Muğla’ya 8 baraj, 7 içme suyu tesisi, 20 sulama tesisi, 1 arazi toplulaştırma projesi, 70 taşkın koruma tesisi, 8 gölet ve 10 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
“İnşa ettiğimiz tesislerle Muğla’nın içme suyunu garanti altına aldık, kalan eksikleri de en kısa sürede tamamlıyoruz. Hizmete sunduğumuz sulama projeleriyle Muğla’da yaklaşık 145 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 13 sulama tesisimiz tamamlandığında 165 bin dekar mümbit araziyi daha suyla buluşturacağız. Muğla’da toplam 60 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 5 yeni baraj daha inşa ediyoruz. Şehrimizde 117 bin hektar alanda çalışma yaparak 510 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Arıcılığı geliştirmek ve organik bal üretimini desteklemek için 18 bal ormanı kurduk. Tesis ettiğimiz 91 şehir ormanıyla vatandaşlarımıza rahat nefes alacakları alanlar oluşturduk. Muğlalı çiftçilerimize 34 milyar liralık tarımsal hibe desteği verdik. İstihdamı desteklemek için Muğla’daki işverenlere 6,5 milyar lira tutarında prim teşviki verdik.”
9 ilçeye daha doğal gaz arzı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’ya, Menteşe’ye, Yatağan’a, Ula’ya, Kavaklıdere’ye ve Bayır’a doğal gaz arzı sağladıklarını belirterek, “Önümüzdeki dönemde Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca ve Seydikemer’e de doğal gaz arzını sağlamayı planlıyoruz.” dedi.
Erdoğan, Muğla’ya yapılan hizmetlere ilişkin gösterilen videonun ardından alandakilere “Muğla’ya Cumhur İttifakı belediyeciliği yakışır mı?” diye sordu.
Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarıyla şehri gerçek belediyecilikle buluşturmak istediklerini dile getiren Erdoğan, her partinin ve her adayın kendine göre belediyecilik yapma iddiasında bulunabileceğini ancak bu konuda kimsenin kendileriyle yarışamayacağını söyledi.
Belediyecilikteki 30, hükümetteki 21 yıllık birikimleriyle Muğla’nın emrinde olduklarını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Muğla’nın her biri diğerinden güzel körfezlerinin temizliğinden altyapı ve büyükşehir kaynaklı imar sorunlarına kadar tüm meselelerinin çözümü için projelerimiz hazır. İşte Muğla’nın körfezlerinin halini görüyorsunuz değil mi? Nasıl koktuğunu görüyorsunuz değil mi? İşte bunu giderecek olan, siz sandıkta yeter ki bize destek verin. Şu anda Cumhurbaşkanı kim, Erdoğan. Hükümet, Cumhur İttifakı. Dolayısıyla yerel yönetimlerde de 31 Mart akşamı inşallah Cumhur İttifakı güven alırsa bizi tutana aşkolsun. Biz de tüm gücümüzle Muğla’yı her bakımdan daha müreffeh, daha güzel, daha huzurlu bir geleceğe hazırlayacağız. Çeyrek asırlık basiretsiz belediyecilik dönemini kapatacağı konusunda ben Muğla’ya güveniyorum. Muğla inşallah sandıkları patlatarak gerçek belediyecilik konusunda bize güvenini ortaya koyacaktır.”
“85 milyon vatandaşımızın yastığa başını huzur içinde koyması için adımlar atıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her şeyin başının huzur, huzurun ilk şartının da güvenlik olduğuna dikkati çekerek, Muğla’nın bir asır önce işgal yaşamış, ardından milli mücadeleyle istiklalini kazanmış şehir olarak bunun anlamını çok iyi bildiğini ifade etti.
Türkiye’nin 1970’li yıllarda maruz kaldığı ideolojik kavgaların her yer gibi Muğla’yı etkilediğini söyleyen Erdoğan, “Ardından PKK terör örgütüne karşı yürüttüğümüz mücadelede Muğlamız yüzlerce evladını şehit olarak toprağa verdi. Tarih boyunca vatan savunmasında en ön safta yer alan Muğlalı kahramanlarımız bugün de ülke içinde sınırlarımızda ve sınırlarımız ötesinde görev yapıyor. Muğla ve ülke olarak bu kadar fedakarlığı 85 milyon vatandaşımızın her birinin akşam yastığa başını huzur içinde koyması için bu adımları atıyoruz.” diye konuştu.
Türkiye’nin istikrarını bozmak isteyen emperyalistlerin ilk harekete geçirdikleri araçların terör örgütleri olduğunu belirten Erdoğan, yaklaşık 40 yıldır terörle mücadele eden ülkenin bu alandaki en önemli strateji değişikliğini kendilerinin yaptığını söyledi.
Cumhuriyet tarihinin en alçak ihanet girişimi olan 15 Temmuz’un ardından terörle mücadeleyi artık kendi topraklarında değil, terörün kaynağı olan yerlerde yürüteceklerini ilan ettiklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bunu Gabar’da yaptık mı? Bunu Tendürek’te yaptık mı? Bunu Cudi’de yaptık mı? Bütün bu teröristleri oralarda mağaralara gömdük mü? Yaparsa… Gene yapacağız. Çünkü milletimizin huzuruna kimse kastedemez. Irak ve Suriye’de bunları yaptık. Yola aynı kararlılıkla inşallah devam edeceğiz. Adaylarımızı sizlere emanet ediyorum. Takdim edeceğim, sizlere emanet edeceğim ve inşallah buradan da 31 Mart’a kadar durmadan, usanmadan yola devam edeceğiz. Karasıyla, deniziyle, havasıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Belediye başkan adaylarımızın takdimiyle ara vermeden ve buradan 31 Mart akşamına kadar… Ben size inanıyorum, size güveniyorum. 31 Mart akşamı Muğla’yı özellikle takip edeceğim.”
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhur İttifakı Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın ile ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak, vatandaşları selamladı.
Mitinge, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Nihat Zeybekci, Fatma Betül Sayan Kaya ve Çiğdem Karaaslan, Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın’ın kızı AK Parti İstanbul Milletvekili Derya Ayaydın, AK Parti Muğla milletvekilleri, MHP Muğla İl Başkanı Oğuz Akarfırat ve partililer katıldı.
Miting alanında, “Bir lider var yanımızda, inandığımız yolda baş koyduk davamıza”, “Dere tepe gideriz, kapı kapı gezeriz, yorulmak nedir bilmeyiz” sloganları ile adayların tanıtım afişlerine yer verildi.
(Bitti)
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu:
“TÜRKSAT 6A uydumuzu Haziran-Temmuz gibi yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz”
Bakan Uraloğlu, Kırşehir’de Ahilik Müzesi’ni ziyaret etti
KIRŞEHİR – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kırşehir’de Ahilik Müzesi’ne yaptığı ziyarette, “Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil şartıdır. Yapılan her yeni yol geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır” dedi.
Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Kırşehir’e gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Ahilik Müzesi’ni ziyaret etti. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, 22 yılda ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Türkiye’nin ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret gösterdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, “Çok tarihi bir alandayız. Ahi Evran-ı Veli’nin, Ahilik teşkilatının geçmişine ışık tutan Kırşehir Ahilik Müzemizdeyiz. Ahilik; insanlar arasındaki ticaret ve toplumsal ilişkilerde dürüstlük, güvenilirlik, iş ve meslek ahlakına saygı, hak ve hukuka riayet etme gibi ilkeleri esas almış bir yaşam tarzıdır. Bizler de bu ilkelere göre yaşıyor ve ülkemizdeki ticaret faaliyetlerinin büyümesi için gayret ediyoruz. Çünkü dünya sahnesinde ekonomik yönden güçlü olmadan siyasi yönden güçlü olmak mümkün değildir. Ticaret ise ekonominin can damarıdır. Hiç şüphesiz ekonomik başarılarda da ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımların büyük rolü vardır. Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil şartıdır. Güvenli, hızlı ve kolay ulaşım; ticaretin, üretimin ve ihracatın en önemli bileşenidir. Yapılan her yeni yol geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır. Bu gerçekle hareket ederek, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.
“6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık”
2002 yılında mevcut olan 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolu 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, “2002 yılında; 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Bin 714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi Köprüleri, Avrasya Tüneli ve Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir, Ankara-Niğde Otoyolları gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik.10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. Asya ve Avrupa kıtalarını İstanbul Boğazı altından birbirine bağlayan Marmaray ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattıyla birlikte Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağladık. Bu projelerimiz Modern İpek Demiryolu’nun en önemli parçasını oluşturdu. 2002’den bu yana aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye çıkardık. 2002’de 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken, bugün 6 kıtada, 130 ülkede 346 noktaya uçuyoruz. İstanbul Havalimanımız Avrupa’da 1., dünyada 7. sırada, Antalya Havalimanımız Avrupa’da 10., dünyada 41. sırada, Sabiha Gökçen Havalimanımız ise Avrupa’da 11., dünyada 43. sırada yer aldı” ifadelerini kullandı.
“TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz”
TÜRKSAT 6A uydusunu Haziran-Temmuz ayı gibi yörüngesine göndermeyi hedeflediklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Denizcilik alanında da 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a çıkardık. İletişim altyapısında da büyük hamleler yaptık. Afrika seviyelerinde bulunan iletişim altyapımıza adeta çağ atlattık. Bugün 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abonemiz var. Fiber ağ uzunluğumuzu yaklaşık 550 bin kilometre ve fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye ulaştırdık, 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Uzaydaki aktif haberleşme uydu sayımızı 5’e çıkardık. Şimdi ilk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu Haziran-Temmuz gibi yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz” dedi.
“Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik”
İnsanların sevdikleriyle güvenli ve konforlu seyahat etmeleri için bölünmüş yollar inşa ettiklerini aktaran Uraloğlu, “Yurdumuzun dört bir yanında ulaşım ve iletişim altyapısını güçlendirmeye devam ederken, elbette Kırşehir’de de çok büyük yatırımlar yapıyoruz. Son 22 yılda Kırşehir’in ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 14,5 milyar TL yatırım gerçekleştirdik. Bozkırın Tezenesi merhum Neşet Ertaş’ın da; ‘Ne söyleyeyim şu dünyanın haline dağlar ayrı ayrı, çöl ayrı ayrı, şu insanlar bölüşmüşler dünyayı hudut ayrı ayrı, yol ayrı ayrı’ dizelerinde dile getirdiği gibi Kırşehir’in yolları artık ayrı ayrı. Biz insanımız sevdiklerine güvenle, konforla kavuşsun diye bölünmüş yollar inşa ettik. Yolları böldük ama gönülleri birleştirdik. 2002 yılında 20 kilometre olan Kırşehir’in bölünmüş yol uzunluğunu 193 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 9 kilometreden 141 kilometreye çıkardık. Ankara-Niğde Otoyolu’nu bitirdik. Bağlantı yolu ile birlikte Kırşehir’imizi Ankara’ya ve Akdeniz’e otoyol konforuyla bağladık. Ankara-Kırşehir Otoyolu, Kaman Çevre Yolu, Hirfanlı Köprüsü gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Kırşehir-Kırıkkale-Ankara Yolu’nu, Kırşehir-Kayseri Yolu’nu, Kırşehir-Kaman-Ankara Yolu’nu duble yol olarak bitirdik. Bazı kesimlerde bitümlü sıcak karışım çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu’ndan Kırşehir’e 2 müjde
Kırşehirlilere 2 müjde veren Bakan Uraloğlu, “Sizlere iki müjde daha vermek istiyorum. İlki; yatırım programımıza alarak projesini onayladığımız 20 kilometre uzunluğundaki Kırşehir Çevre Yolu çalışmalarımızı başlatıyoruz. Projemizde öncelikli talep edilen otoyol ayrımı kavşağı-terminal kavşağı arasındaki 10,5 kilometrelik kesimi 18 Mart’ta ihale edeceğiz. Proje bünyesinde 7 adet farklı seviyeli kavşak bulunuyor ve bunun 5’i ihale edeceğimiz kesim kapsamında inşa edilecek. İkinci müjdemiz ise Kırşehir’in Nevşehir’deki Kapadokya Havaalanına ulaşımını sağlayacak 38 kilometre uzunluğundaki Tuzköy Kesikköprü Yolu Projesi. Projeyi bakanlığımız gündemine aldık. En kısa zamanda yatırım programına alacağımız projemiz için yaklaşık 1.3 milyar liralık bir yatırım bedeli öngörüyoruz. Her iki projenin de şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Mucur-Karahasanlı Yolu yatırım programında, önümüzdeki süreçte bu yolu da yapacağız. Zaman zaman şehrimizin gündemine gelen hızlı tren projemizden de bahsetmemek istiyorum. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak hızlı tren aksında Kırıkkale-Kırşehir arasının projesini bitirdik. Kırşehir-Nevşehir arası proje çalışmamız da devam ediyor” şeklinde konuştu.
Yerel seçimlere de değinen Bakan Uraloğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Biz milletimizin efendi, bizlerin ise hizmetçi olduğunu hiç aklımızdan çıkarmadık. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturunu bir an olsun unutmadık. Biliyorsunuz şimdi önümüzde 31 Mart yerel seçimleri var. 27 gün sonra bir kez daha sandık başına gideceğiz. Desteklerinizle 31 Mart seçimlerinden sonra AK Parti Kırşehir Belediye Başkan Adayımız Dr. Osman Arslan kardeşimizle birlikte Kırşehir’in gelişimi ve Kırşehirlilerin kalkınması için gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstermeye devam edeceğiz.”
(MK-TB-SO-Y)
]]>Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleşen Antalya Şehir Hastanesi ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’nde konuştu. Uraloğlu, Türkiye’nin cennet köşesi, turizmin ve tarımın başkenti Antalya’yı her ziyaret ettiklerinde yeni bir proje ve eseri hayata geçirmekten duydukları mutluluğu ifade etti.
“Antalya’da 22 yılda ulaşım ve altyapıda 181 milyar yatırım gerçekleştirdik”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 22 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yapılan yatırımlara değinen Uraloğlu, “Yaklaşık 181 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 197 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 715 kilometreye çıkardık. Antalya Batı Çevre Yolu’nu açtık. Antalya Kuzey Çevre Yolunda Başköy, Korkuteli, Kirişçiler ve Isparta Köprülü Kavşaklarını inşa ettik. Akdeniz Batı Sahil Yolu’nu bölünmüş yol olarak tamamladık. Phaselis Tüneli’ni hizmete aldık. Böylelikle Antalya’nın; Demre, Finike, Kumluca, Kemer, Kaş ve Kalkan gibi turizm cenneti belgelerle ulaşımını kolaylaştırdık. Şubat ayı içerisinde hem Kızılkaya-Bozova-Korkuteli Yolu hem de Alanya – Kuşyuvası – Taşkent Yolu Kaplanhanı ve Çayarası Tünelleri projelerinin tamamlanan kesimlerini hizmete aldık” diye konuştu.
“Antalya-Alanya Otoyolu’nun en kısa zamanda inşasına başlıyoruz”
Bakan Uraloğlu, 122 kilometrelik Antalya Alanya otoyolu ihalesini de gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “En kısa zamanda yapım çalışmalarına da başlıyoruz. Şimdi buradan Antalya Alanya ne kadar sürüyor? 2 saat sürüyor. Trafik yoğun oldu mu 3 saat sürüyor, belki 3,5 saat sürüyor. Bunu bitirdiğimiz zaman eğer siz yasal sınırlarına uyarsanız ki biz onu tavsiye ediyoruz, Antalya -Alanya arası 1 saat sürmeyecek. 45 dakikada buradan Alanya’ya gidebileceğiz. Bu sene de çalışmalarına da dediğim gibi başlıyoruz” dedi.
Antalya Şehir Hastanesi’ne 5 kilometre uzunluğunda, 2 gidiş 2 geliş olmak üzere 4 şeritli yol yaptık”
Uraloğlu, Antalya Şehir Hastanesi gibi önemli bir sağlık kompleksinin bağlantı yollarını inşa etmekten ayrı gurur duyduklarını ifade etti. Uraloğlu, “Yolumuzun uzunluğu 5 kilometre, 2 gidiş 2 geliş olmak üzere tam 4 şeritli yol yaptık. Onun kavşaklarıyla ilgili de bazı planlamalarımız var. Onu da önümüzdeki sene büyükşehir belediyemizle beraber, ilçe belediyelerimizle beraber projelendireceğiz. ve onun da çaresine bakacağız ama şimdilik ilk etapta acil olan kesimi bitirdik ve trafiğe açtık” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, hastane yollarının hayati önemine de işaret etti. Uraloğlu,”Birimiz hasta olduğu zaman, hastaneye hızlıca erişmemiz gerektiği zaman, bir hasta ziyaretine gitmemiz gerektiği zaman, yine bir sağlık çalışanımızı, bir hemşiremizi acil müdahaleye gitmesi için önce ulaşabilmesi lazım. Dolayısıyla yol da bize lazım.” dedi.
“Yoldan geçecek olan ambulansı bir an önce yetiştirmek için çalışıyoruz”
Bakan Uraloğlu, nice güzel projeleri hayata geçirmek için çalıştıklarını belirterek, “Fahrettin Koca Bakan’ım sağ olsun, böyle güzel hastaneleri yapıyor. Bizi de bunun yollarına vesile ediyor. Biz de bu yoldan hastaneye giden gerek hastalarımız, gerek onun yakınları, gerekse de sağlık çalışanlarımız, Allah razı olsun dedi mi, biz de gerçekten mutlu oluyoruz. Biz de memnun oluyoruz. Sizin dualarınız bizler için kıymetli, oradan geçecek olan bir ambulansı bir an önce yetiştirmek için biz de buna gayret ediyoruz. Güzel hizmetler yapmaya gayret ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
“Ulaştırmacılara yakışan bir sloganımız var, ‘Durmak yok, yola devam'”
Bakan Uraloğlu, bu hizmetlerin arttırılabilmesi için büyükşehir belediyesiyle de uyum içerisinde çalışmaya ihtiyaç olduğunu söyledi. Uraloğlu, “Siz yetki verdiniz, AK Parti belediyeleri olarak büyükşehir olarak size hizmet ettik. Ama 5 yıl bir ara verdik. 31 Mart’ta Hakan Tütüncü kardeşimizle beraber 1 Nisan sabahı yeniden Antalya diyecek miyiz? İnşallah 31 Mart’ta sandıkları patlatacağız. Bizim bir sloganımız var. Tam da ulaştırmacılara yakışan bir sloganımız var. Durmak yok, yola devam” diye konuştu. – ANKARA
]]>İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları sürerken tüm dünyada da tepkiler devam ediyor. Yousef ve Matilde Najmeddin çiftinin çocukları ile yaptığı destek görenlere alkış tutturuyor. Filistin asıllı olan 40 yaşındaki Yousef, 2021 yılında Fransız asıllı eşi Matilde ile Noon (12), Jood (9), Nınawa (6) ve Jal (4) isimli çocuklarını farklı ve özgür bir şekilde eğitmek ve onları Filistin’e götürmek için eşek arabası ile yola çıktı. İsrail’in Filistin’e saldırıları artınca Najmeddin ailesi, gittikleri ülkede İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını anlatarak boykot çağırısı yaptı. En son geçtiğimiz yıl ekim ayında Bulgaristan’da Amedeo Giacomini (38) ile tanışan Najmeddin ailesi, onunla bisikletle Türkiye’ye kadar geldi. Kocaeli’ye ulaşan Najmeddin ailesi ve Amedeo Giacomini, Filistin’e kadar pedal çevirecek. Filistin’e destek için yola çıkan grup, yılın sonunda Filistin’e varacaklarını söyledi.
“Fransa’dan yolculuğumuza eşek ile başladık”
Eşiyle 14 yıl önce Filistin’de belgesel çekerken tanıştıklarını ve evlendiklerini söyleyen Yousef Najmeddin, “Eşimle Fransa’ya taşındık. Çocuklarımızı farklı ve özgür bir şekilde eğitmek istiyorduk ve onları yavaş yavaş yürüyerek Filistin’e götürmeye karar verdik. Fransa’dan önce eşek arabası ile Bulgaristan’a kadar geldik. Bulgaristan’a gelmemiz 2 senemizi aldı. Yolculuğumuzun amacı baştan beri Filistin’di. İsrail’in soykırımından önce biz yolculuğumuza başladık. Bulgaristan’dayken Filistin’de son olaylar patlak verdi ama biz, ‘Seyahatimize devam etmeliyiz, hayatımıza devam etmeli ve Filistin hakkında yapabileceğimiz her şeyi yapmalı ve konuşmalıyız’ dedik. İsrail’i boykot ettik. Çünkü bunun Filistin için en iyi mesaj olduğunu düşündük. İsrail ürünlerini boykot ediyorduk. İtalya, Hırvatistan, Bulgaristan’a kadar geldik. Bulgaristan’da eşek yolculuğumuzu bitirdik. Tanıştığımız arkadaşlar sayesinde bisiklet yolculuğuna başladık. Bulgaristan’da tanıştığımız arkadaşlar da aynı amaç doğrultusunda yolculuk yapıyordu. 6 bin kilometreye kadar eşekle yolculuk yaptık. Bulgaristan’dan Kocaeli’ye 2 bin kilometre yol yaptık. İstanbul’a geldiğimiz zaman kalabalık ve karmaşadan dolayı araba kullanmak durumunda kaldık. Daha sonra tekrar bisiklet kullanmaya devam ettik” diye konuştu.
“2021’de yolculuk yapmamızın temel amacı İsrail’in Filistin’e yaptığı zulüm ve katliam”
Konuşmasını sürdüren Yousef Najmeddin, “Fransa’da yolculuğa başladığımız zaman yavaş yavaş ilerlemek istedik çünkü çocuklarımızın bulundukları kültürü öğrenmelerini istedik. Aynı zamanda insanlara Filistin hakkında bilgi veriyor, İsrail’i boykot ettiğimizi söylüyorduk. Bu süreç zor oldu ama Filistin’deki durumu, katliamı göstermek için bu sürece girdik. 2021’de yolculuk yapmamızın temel amacı İsrail’in Filistin’e yaptığı zulüm ve katliam. Bu senenin sonunda Filistin’e yetişmeyi planlıyoruz. 2021’den beri Filistin’e hiç desteğimizi kesmedik. Hep İsrail mallarını boykot ettik. Elimizden geldiğince yolculuk esnasında Filistin’deki katliamı tüm insanlara anlattık” şeklinde konuştu.
“Filistin’de hayal edemeyecek kadar büyük katliam var”
Konuşurken duygulanan Matilde Najmeddin, “Dehşetini hayal edemediğimiz bir duyguyu ifade etmek zor. İsrail’in Filistin’e yaptı çok korkunç. Filistin’de hayal edemeyecek kadar büyük katliam var. Fransa’da başladığımız yolculuğumuz boyunca insanlara İsrail’in katliamından bahsettik. İnsanlara bu katliamı durdurmak için ürünleri boykot etmeye davet ettik” ifadelerini kullandı.
“Yousef ve ailesinin yaptığını cesurca buldum ve hayran kaldım”
Bulgaristan’da Najmeddin ailesi ile tanışan ve onlarla yolculuğa başlayan Amedeo Giacomini, “Daha önce İsrail’de çalışmıştım. İsrail halkının iyi olduğunu düşünüyorum ama hükümetin kiracılara eziyetini gördüm. İnsanların yemek yiyemediğini, aç kaldığını, banyo yapamadıklarını gördüm. Daha önce de Filistin’i destekliyordum ancak Yousef ile tanıştıktan sonra onlarla yola çıkmaya karar verdim. Yousef ve ailesinin yaptığını cesurca buldum ve hayran kaldım. Bunun üzerine Yousef ve ailesine katılma kararı aldım” dedi. – KOCAELİ
]]>Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü gazeteci Nafisa Latic’in yaptığı, “Balkanlar’da Sınamalar ve Fırsatlar” başlıklı panelde Sırbistan Dışişleri Bakanı Ivica Dacic, Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konakovic, Karadağ Dışişleri Bakanı Filip Ivanovic, Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Bujar Osmani ile İngiltere’nin Batı Balkanlar Özel Temsilcisi Stuart Peach konuşmacı olarak yer aldı.
Sırbistan Dışişleri Bakanı Dacic, katıldıkları panellerin bölge ülkeleri arasındaki ortak anlayışın ortaya çıkarılması için kullanılması gerektiğini söyledi.
Batı Balkanlar’ın tarihi ve jeopolitik öneme sahip olduğunu dile getiren Dacic, şöyle konuştu:
“Bazı AB ülkelerinin geçtiği aşamalardan geçtik. Bölgemizdeki karma nüfus yapısını da düşünmek gerekiyor ve bu konularda uluslararası aktörlerle bir araya geliyoruz, bilgilerimizi güncelliyoruz. Balkanlar’ın dünya üzerindeki pozisyonuyla ilgili herkes net bir resim istiyor. Balkan, Türkçe kelimeler ‘bal’ ve ‘kan’ın birleşimi gibi. Bizler yeterince kan gördük ve artık bala ihtiyacımız var. AB fikri, ideası aslında Batı Balkan ülkeleri için destekleyici bir faktör, belli bir yolda yürümeleri ve birlik, beraberlik içerisinde hareket etmeleri açısından.”
Ivica Dacic, Balkan ülkeleri arasında ortak konularla ilgili adımlar atılacağını, hedeflerinin Balkanlar’ın daha da iyi duruma gelmesi olduğunu da kaydetti.
Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Konakovic ise ülkesinin acılı bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, “Soykırımı reddeden, savaş suçlarını destekleyen insanlarla bir arada yaşamaktan dolayı güçlük çekiyoruz, biz yaralarımızı bilgeliğe dönüştürdük. Şu anda yapmamız gereken şey de tüm Batı Balkanlar’ın geleceği için budur.” dedi.
Konakovic, AB üyeliği konusunda yeni yasalar yaptıklarını, ülkesinin ürettiği ürünlerin yüzde 70’inin AB ülkelerine ihraç edildiğini aktardı.
Bosna Hersek’in Avrupa piyasasına entegre olabildiğini dile getiren Bakan Konakovic, “Gençleri ülkemizde tutabilmek için AB yolunda ilerlemek ve onlara güzel bir gelecek, iyi iş olanakları sağlamamız lazım. Benim ülkem için ‘eğer AB’ye girmezsek ne olur?’ sorusu da sorulmalı. Çok büyük ülkeler siyasi etki oluşturmak istiyorlar bu bölgede.” değerlendirmesinde bulundu.
“Kuzey Makedonya, dış politikasını yüzde yüz AB dış politikasıyla hizalamış durumda”
Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Osmani, Rusya’nın Ukrayna’dan sonra hedefini Batı’ya doğru çevireceğine inandığını anlattı.
Bölgenin karakteristik yapısından dolayı Rusya’nın Batı Balkanlar’a yönünü çevireceğini aktaran Osmani, şu ifadeleri kullandı:
“Çözüm, bölgedeki dirençliliği arttırmak, bunu sağlamak için de Avrupa-Atlantik entegrasyonunun arttırılması önemli. Kuzey Makedonya, AB için 22 yıldır bekliyor. Aday ülkeleri zor bir yol bekliyor ve bu yolda hiçbir fayda görmüyorlar, halklar bir yarar görmüyor ve bıkkınlık oluşuyor. Rusya, bu bıkkınlığı alıyor ve başka kanallardan daha da büyütmeye çalışıyor. Kuzey Makedonya, dış politikasını yüzde yüz AB dış politikasıyla hizalamış durumda.”
Karadağ Dışişleri Bakanı Ivanovic ise AB’nin Balkan ülkelerini bir araya getirebilmek için en iyi yöntem olduğunu vurguladı.
AB’ye entegrasyon sürecinin uzun sürdüğünü dile getiren Ivanovic, “Karadağ, 12 yıldır AB ile müzakere ediyor, çok uzun bir süre. Batı Balkanlar için ortak Avrupa geleceği, halkların ve ülkelerin çıkarına olacaktır. AB yolundaki reformlar sadece Karadağ için değil, pozitif adımlar tüm Avrupa ülkelerinde hissediliyor. AB bizim için fırsat olduğu gibi bizler de AB için bir fırsatız.” diye konuştu.
İngiltere’nin Batı Balkanlar Özel Temsilcisi Stuart Peach de tüm uluslararası partnerlerin bölgenin AB’ye kabulü için birlikte çalışması gerektiğini ifade etti.
Etnik ayrılıklar konusunda tüm ülkelerle beraber çalışarak buna karşı gelmek istediklerini aktaran Peach, bölgede güvenliğin çok önemli olduğunu, Balkanlar’da 50’den fazla ziyaret gerçekleştirdiğini, gençlerin, kadınların gelecek için daha çok umuda ihtiyaç duyduklarını belirtti.
]]>
KEPEZ’İN ARDINDAN SIRA BÜYÜKŞEHİRDE
Turizm cenneti ilçelerden biri olan Kepez’de üç dönem belediye başkanlığı yapan Hakan Tütüncü’nün çalışmaları her kesimden beğeni ve takdir topladı. Başarılı geçen Kepez Belediye Başkanlığı’nın ardından Tütüncü, bu defa Antalya Büyükşehir Belediyesi için aday gösterildi.
Seçim çalışmalarını tüm hızıyla sürdüren başkan adayının lansman toplantısına, Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Milletvekili ve Eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Ak Parti İl Başkanı Ali Çetin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Menderes Türel, Tütüncü’nün eşi Ayşe Tütüncü ve kızı Zeynep, ilçe belediye başkan adayları ve çok sayıda partili katılım sağladı.

PROJELERİNİ 11 BAŞLIK ALTINDA AÇIKLADI
Başkan Tütüncü, Antalya’nın ulaşım sorununu çözmeyi hedeflediğini belirtti. Yeni dönemde 5 yılın sonunda ulaşım sorunlarını ortadan kaldırdığı bir Antalya olacağını ifade etti. Tütüncü, ulaşım, ekonomik kalkınma, temel belediyecilik, çevreci belediyecilik, sosyal belediyecilik, kültür, sanat, bilim-teknoloji-eğitim, sağlık-spor, imar-şehircilik, turizm, alt yapı olmak üzere 11 konu başlığı altındaki projelerini anlattı. Antalya’nın merkezine 15 yeni güzergah açmayı planladıklarını ifade etti.
“ULAŞIM SORUNUNU ORTADAN KALDIRACAĞIZ”
AK Parti Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Tütüncü, “Antalya’nın öncelikli problemi olan ulaşım sorununu kökünden halletmeliyiz. Yeni dönemde 5’nci yılın sonuna vardığımızda ulaşım sorunlarını ortadan kaldırdığımız bir Antalya olacak” dedi.
Antalya’ya açmayı planladıkları ve trafiği rahatlatacağını düşündükleri 15 güzergahı anlatan Hakan Tütüncü, “Yeni dönemde ilk başlığımız hayatımıza olumsuzluklarla tesir eden ulaşım olacak. Ulaşımla ilgili çözüm önerilerimizi aktaracağız. Belediyelerin 1’nci görevi ulaşımı düzenlemektir. Bütçelerinin önemli bir kısmını buna ayırırlar. Ulaşım sorunlarını ortadan kaldırdığımız bir Antalya olacak. Ulaşım ana planı hazırlayacağız, yeni yollar açacağız, katlı kavşaklar ve kavşak düzenlemeler yapacağız, raylı ulaşım ağımızı geliştireceğiz. Antalya’nın merkezine 15 yeni güzergah açacağız. Antalya’nın öncelikli problemi olan ulaşım sorununu kökünden halletmeliyiz. Yeni dönemde 5’nci yılın sonuna vardığımızda ulaşım sorunlarını ortadan kaldırdığımız bir Antalya olacak” diye konuştu.

“EVLENECEK ÇİFTLEREAYLIK 5 BİN TL KİRA DESTEĞİ”
Antalya’daki festivallerinin önemine dikkati çeken Hakan Tütüncü, “Antalya’da yeni evlenecek olan çiftlere 1 yıl boyunca aylık 5 bin lira kira desteği vereceğiz. Üniversiteye kayıt yaptırana ilk 1 yıl ulaşım bedava olacak. Emeklilerimize de 10.00 ila 16.00 arasında ulaşım bedava olacak. Ulaşım ücretlerini biz karşılayacağız. Sinek, her yaz ayların canımızı yakan basit bir bir polemik konusu olmaktan çıkacak. Antalya bunları hak etmiyor. Antalya’nın altın çağında sinek de olmayacak, haşere de olmayacak” diye konuştu.
BAKANDAN TÜTÜNCÜ’YE ATOM KARINCA BENZETMESİ
Toplantının ardından Tütüncü ile birlikte açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Bugün 31 Mart’taki yerel seçimlere hangi projelerle hazırlandığımızın, seçimlerden sonra kenti neler beklediğinin ön habercisiydi. Hakan Tütüncü, projelerini hemşerilerimizle paylaştı. Geçmişe bakıldığında, Antalya’nın şu anına bakıldığında birçok sorunu var ama çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Önemli olan doğru, gerçekçi projelerle adım adım gerekli yol haritasının belirlenmesi ve sonuca varılması gerekiyor. Hakan Tütüncü’nün Kepez’de gerçekleştirdiklerini gezdim ve gördüm. Kepez’de yapılanlar Antalya’da gerçekleştirilenlerin çok üstünde. Önemli olan burada işbirliğiyle, belediye olarak, hükümet, bakanlık olarak, omuz omuza vererek hedefe ilerlemektir. Ben kendisine atom karınca diyorum. Gecesini gündüzüne katarak, Antalya’yı kucaklayarak hedeflediğimiz altın çağına Antalya’yı ulaştıracak” dedi.

Başkan adayı Hakan Tütüncü’nün sıraladığı vaatlerin bir kısmı ise şöyle;
ANTALYA MERKEZ İÇİN
İLÇELER İÇİN
ANTALYA’YA YENİ YOLLAR AÇILACAK
OTOBÜS SEFER SAYILARI VE RAYLI SİSTEM AĞI
TURİZM ALANINDAKİ VAATLER
ALTYAPI SORUNUNA ÇÖZÜM
Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü’nün Proje Lansman Toplantısı Lara Turizm Merkezi’ndeki Nirvana Cosmopolitan Otel’de gerçekleştirildi. Tütüncü, önümüzdeki 5 yıllık süreçte; ulaşım, ekonomik kalkınma, temel belediyecilik, çevreci belediyecilik, sosyal belediyecilik, kültür, sanat, bilim-teknoloji-eğitim, sağlık-spor, imar-şehircilik, turizm, altyapı olmak üzere 11 konu başlığı altındaki projeleri hakkında bilgiler verdi.
Alkışlar eşliğinde sahneye gelen Hakan Tütüncü, uzun süre kalabalığı selamladı, vatandaşların coşkusuna ortak oldu.
“Antalya’nın Altın Çağı olmalı” diye yola çıktıklarını dile getiren Tütüncü, 1 Nisan 2024 itibariyle Antalya’da gösterime gireceğini ve 5 yıllık filmin sonunda Kepez’in yaşadığı noktayla siyah ve beyazla farklı bir görüntüye erileceğini kaydetti.
15 yılda Kepez’de yazdığı hikayeyi Antalya’da da yazacaklarını ve kenti dünyanın en güzel şehri haline getireceklerini kaydeden Tütüncü, “Kampanya süresince ilçelerde ilçe bazlı toplantılar yapacağız. Antalya’nın Altın Çağı’nın ne demek olduğunu projeler bazında inceleyeceğiz. Antalya’nın temel sorunlarını yaklaşım ve çözüm önerilerini, projelerin kurgusal arka planını felsefesini konuşacağız. Vizyon, bakış açısı, yaklaşımı Hakan Tütüncü’nün değil veya yakın çevresindeki arkadaşlarının da değil uzunca süre bilimsel bilgi ve rasyonel bilgi ışığında kent dinamikleriyle konuşulmuş, istişare edilmiş, tartışılmış, müzakerelerin sonunda ortak aklın yol göstericiliğinde ön plana çıkmış kitaplaşmış bir vizyonu anlatacağım. Bundan sonraki 5 yıl süresince yaptığımız her şeyde bilimsel bilgi ve rasyonel düşünmenim ışığında yürüyeceğiz. O yol Antalya’nın aydınlık yarınlarına çıkacak. Sevgi ve saygını diliyle düşüncelerimizi açık yüreklilikle onlarla istişare edeceğiz. Biz Antalya’nın hep birlikte yönetimine talip olalım, bu vizyonları hep birlikte gerçekleştirelim” dedi.
15 yeni koridor
Antalya’nın önceliklerinden yola çıkarak eseri ve hizmetleri önceleyen projeleri sunan Tütüncü, “Belediyelerin birinci görevi ulaşımı düzenlemektir. Ulaşım, altyapı ve nazım imardır. 3 görev büyükşehir olmanın temel gereğidir. Bir belediye hüküm sürdüğü şehirde bu üç alanda ciddi düzenlemeler yapmalıdır. Geçmişte başlatılan bu hamleler devam ettirilemediği için nazlı şehrimiz biraz küsmüş. Yeni dönemde Antalya’nın Altın Çağı’nda 5. yılın sonunda ulaşım sorunlarını ortadan kaldırdığımız bir Antalya’yı, bu kente armağan edeceğiz. Ulaşım ana planı, yeni yolar, katlı köprülü kavşak, kavşak düzenlemesi raylı sistem ağı genişleyecek, toplu ulaşım genişleteceğiz. 15 yeni yıl koridor yol güzergah açacağız kentin merkezine. Araç ve nüfus sayısı artıyorsa, toplu ulaşım yükü ve araç hareketi de artacaktır. Kent merkezini 15 yolla batı, doğu, kuzey-güney yönünde bağladığımızı düşünün, ulaşım ne kadar rahatlayacak. Antalya’nın ulaşım sorunu çok ama bizimde heybemizde projemiz çok” açıklamasını yaptı.
Tütüncü, Antalya-Alanya otoyol ihalesi yapıldı, çalışmaların başlayacağını, o yolun bağlantılarını da büyükşehir belediyesinin yapacağını bildirdi.
5 yeni hat
Antalya’ya yeni bir tematik turizm yolu kazandıracaklarının altını çizen Tütüncü, “Toplu ulaşım hatlarını rehabilite edeceğiz, rahatlatacağız. Şehir Hastanesi’nden OSB’ye uzanan ekspres hatlar ve tramvayla destekleyeceğiz. Şehir Hastanesi tam faaliyete başladığında günlük 100 bin kişi o hastaneye girip çıkacak. Otobüs ve sefer sayılarında düzenleme, gerekirse yeni hatlar açacağız, ucuz ve konforlu olursa vatandaşlarımız toplu ulaşımı tercih edecek. Metroculuğun ilk adımları atılıyor. Konyaaltı Sarısu, Antalya Stadyum- Kepez Belediyesi hatlarını yer altı raylı sistem hattına dönüştüreceğiz. Zerdalilik-Şara hattında metro projesini hafif raylı sistemle başlatacağız. Zerdalilik, Toptancı Hali, Altınova yeni raylı sistem projesini başlatıyoruz. Lara-Kırcami, Gazi Bulvatı, Konyaaltı toplama hattında yeni raylı sistem hattı başlıyor. Lara ve Kundu’da da raylı sistem hayırlı olsun. 5 yeni raylı sistem hattı ilave ediyoruz. Mevcut otobüslerin hepsini elektrikliye çevireceğiz, çalışmalarımız çoktan başladı. Toplu ulaşımı hem özendirip hem kolaylaştıracağız. İlçeler bazında ulaşım ana planlarını hazırlıyoruz. Bilimsel bilgi ve rasyonel veriler ışığında yeni yatırımları planlıyoruz. İlçe merkezini köy ve yaylalara bağlanan yol var, bu yollarında hepsinin yapıldığı dönem olacak” diye konuştu.
Sele ve taşkına önlem
Altyapıyla ilgili her ilçedeki problemleri bildiklerini ifade eden Hakan Tütüncü, “Atıksu ve su yönetimi ana planlarını yapacağız, yağmur suyu ana planlamasını yapacağız. Taşkın ve sele dayalı sıkıntıları ortadan kaldıracağız. Kanalizasyonların SOS verdiği yere el atmazsak mavi bayraklı yerlerimize zarar gelebilir. Biz buna asla müsaade edemeyiz. SOS veren turizm bölgelerindeki kanalizasyon konusunu gündeme alacağız” dedi.
“Aksu Altıntaş’ın yollarını açacağız”
İmar ve nazım imar planlamalarına değinen Tütüncü, “80 bin tapu vermiş bir başkanım. Kepez’in mülkiyet sorununu bitirdik. Ciddi bir tecrübeniz var. Bunu şimdi nazım imarlar alanlarına yansıtacağız. Dirençli şehirler için birincisi depreme dayanıksız binaları dönüştürmek için kentsel dönüşüm ana planını hazırlayacağız. Aksu Altıntaş’ın ruhsatları verildi, iş merkezi konutlar yapılıyor ve bir şehir yükseliyor. Bu konutların ruhsat verilmiş olmasına rağmen yolu yok, kanalizasyon, su, elektrik sağlıklı gelmiyor. Aksu Altıntaş’ın, bütün yollarını açmak Antalya Büyükşehir Belediye’sinin namus sözü olacaktır” ifadelerine yer verdi.
“Tematik parklar”
Yeşil şehir Antalya projesini başlatacaklarına değinen Tütüncü, “Tematik bulvar ve caddeler yapacağız. İlçelere bugüne kadar en büyük parkı çocuklara kazandıracağız ve ücretsiz olacak. Her ilçeye sosyal tesis yapılacak. 5 ayrı konseptle belediye plajları yapacağız. Falez
kavşağını Atatürk parkı ile birleştireceğiz. Kepez Düden Şelalesi ve denize döküldüğü yere kadar yepyeni bir vaha haline gelecek ve yeşil alan olacak” diye konuştu.
“Kaleiçi’nin önemi”
Antalya’yı yeni dönemde ‘turizmin başkenti’ vizyonunun daha da geliştireceğine değinen Tütüncü, “Kaleiçi yaşayan bir müze. UNESCO listesine Kaleiçi dahil edilecek. Turizm merkezlerini çarşı ile bağlayan turist hatları olacak. Turist dilediği saatte çarşıya gelebilecek ve geri dönebilecek. EXPO 2016 alanının botanik bahçe ve tarımda inovasyon çalışmalarıyla yaşayan bir alan olacak. Antalyalı çiftçiler en ucuz mazotu kullanacak. Altınova’ya çiçek merkezi kuracağız. Deniz ürünleri halini kente armağan edeceğiz, bütün mezbahaneleri yenileceğiz” dedi
“Festivalleri fuarları şehre mal edeceğiz”
TEKNOFEST’i Antalya’ya getireceklerini duyuran Tütüncü, ilçelerde de bilimfest uygulamalarının başlayacağını bildirdi.
Antalya’ya bir bilişim vadisi kazandıracaklarını dile getiren Tütüncü, “Kitap fuarını Antalya Uluslararası Kitap Fuarı haline getiriyoruz. EXPO Center’e alıp, uluslararası fuar yapmak bizim işimizdir. 2 ay antik tiyatrolarda sürecek olan Akdeniz Ülkeleri Müzik Festivali şehre kazandırmak istiyoruz. Festivalleri, fuarları şehre mal edeceğiz. Hakan Tütüncü, kendinin değil, kentin reklamını yapacak. Devlet Opera Bale binasını yapacağız” diye konuştu.
Genç ve emeklilere müjdeler
Yeni evlenecek çiftlere Antalya Büyükşehir Belediyesi imkanlarıyla bir yıl boyunca aylık 5 bin lira kira desteği vereceklerini müjdeleyen Tütüncü, “İlk kez ehliyet alacaklara bin 500 TL kurs ve sınav destek paketi vereceğiz. Üniversiteye kayıt yaptıran öğrencilere ilk 1 yıl ulaşım ücretsiz olacak. Emeklilerimize de 10.00 ila 16.00 saatleri arasında ulaşım bedava olacak. Ulaşım ücretlerini biz karşılayacağız” dedi.
Tütüncü Alanyaspor Tesisleri’ni tamamlayacaklarını, Antalyaspor’a dünya çapında bir müze kazandıracaklarını ifade etti.
Antalya’nın doğusuna bir de batısına gençlere drag drift ve off-road pisti yapacaklarının müjdesini verdi.
“Uçuk kaçık projeler değil”
“Bu güzel Antalya hepimizin bu projeler benim değil bir kentin projesidir” diyen Tütüncü, “Projelerimizi uçuk kaçık projelerle renklendirme yönünü seçmedik. Ayaklarını yere basan kentin ihtiyaçları doğrultusunda tespit eden, bilimsel, rasyonel düşünceyle ilerleyen bir anlayışa sahibiz. Yerel kalkınmada refah önemli. Biz şehrin devamında da bu projelerin kurumsal yapıya kavuşmasını istiyoruz. Biz kalpleri gönülleri birleştirelim” açıklamalarında bulundu.
Lansmanın sonunda eşi Ayşe Tütüncü ve kızı Zeynep Hatice Tütüncü ile salonu selamlayan Hakan Tütüncü, protokolle birlikte birlik beraberlik pozu verdi.
Lansmana; Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, ilçe belediye başkan adayları, ilçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı.
Bakandan destek
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya için çok önemli bir gün olduğunun altını çizerek, “Yerel seçime hangi projelerle hazırlandığımızın, seçimlerden sonra kenti neler beklediğin ön habercisiydi. Hakan Tütüncü, projelerini hemşehrilerimizle paylaştı. Geçmişte bakıldığında, Antalya’nın şu ana bakıldığında Antalya’nın birçok sorunu var. Ama çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Gerçekçi projelerle adım adım gerekli yol haritasının belirlenmesi ve sonuca varılması gerekiyor. Hakan Tütüncü’nün Kepez’de gerçekleştirdiklerini biliyorum. Tütüncü, çalışkanlığını, başarılı yönetimini, birleştirici tarzını kentin geneline yayarak Antalya içinde gerçekleştirecektir. Önemli olan burada uyumlu iş birliğiyle, belediye olarak, hükümet, bakanlık olarak omuz omuza vererek hedefe ilerlemektir. Atom karınca gecesini gündüzüne katarak, Antalya’yı hedeflediğimiz altın çağına ulaştıracak” değerlendirmesini yaptı. – ANTALYA
]]>Karayolları Genel Müdürlüğü’nden edinilen bilgilere göre, Türkiye’de tünel yapım çalışmaları kapsamında 2003-2023 yılları arasında 703 kilometre uzunluğunda 412 adet tünel yapılarak yol ağımızdaki tünellerin sayısı 495’e, toplam uzunlukları 753 kilometreye ulaştı. 2023 yılında 42,5 kilometre uzunluğunda tünelin yapımı tamamlandı.
İşte Türkiye’nin en uzun karayolu tünelleri ve özellikleri
1 – Zigana Tüneli
Trabzon’u Gümüşhane üzerinden Bayburt, Aşkale ve Erzurum’a bağlayan ve yüksek yoğunlukta trafik yükü taşıyan güzergahta inşa edilen Yeni Zigana Tüneli, 3 Mayıs 2023 tarihinde ulaşıma açıldı. 14,5 kilometre uzunluğunda çift tüpten oluşan Yeni Zigana Tüneli projesinin toplam uzunluğu bağlantı yolları ile birlikte 15,1 kilometreye ulaşıyor. Seyahat süresi otomobiller için 30 dakika, ağır tonajlı araçlar için 60 dakika kısaldı. Tünelin açılması ile kış şartlarında kesintiye uğrayan trafiğin kesintisiz ve konforlu akışı tesis edildi. Zigana Tüneli ve bağlantı yolarının yapımı, tasarımı ve kontrolünde yüzde yüz yerli ve milli kaynaklar kullanıldı ve proje Türk mühendisleri ve işçileri tarafından inşa edildi. Zigana Tüneli, sadece ülkemizin değil Avrupa’nın da en uzun tünelidir. Tünel ayrıca dünyanın 3’üncü en uzun çift tüp karayolu tünelidir. Tünel ile ayrıca mevcut yol 8 kilometre kısalmıştır.
2 – Ovit Tüneli
Ovit Tüneli, Rize’yi Erzurum’a bağlayan İkizdere-İspir Yolu’nun en önemli bölümünü oluşturan 2 bin 640 rakımlı Ovit Dağı geçişinde inşa edilerek 13 Haziran 2018 tarihinde hizmete girdi. Çift tüplü inşa edilen Ovit Tüneli 14 kilometrelik uzunluğu ile dünyada çift tüp olarak inşa edilen en uzun 3’üncü karayolu tünelidir. Ovit Tüneli, Rize – Erzurum arasındaki karayolunun İkizdere – İspir mevkinde bulunan Ovit Dağı Geçidi’nin tünel konforunda geçilmesini, kış mevsimi boyunca yoğun kar yağışı ve çığ düşmeleri nedeniyle 5 ay trafiğe kapalı olan Rize – İspir – Erzurum Yolu’nun yıl boyunca trafiğe açık kalmasını sağlandı. Tünel ile ayrıca mevcut yol 4 kilometre kısalmıştır.
3 – Levazım- Akatlar Tüneli
7 bin 720 metre uzunluğunda olacak tünel haya yapım aşamasında. Bittiğinde İstanbul trafiğini rahatlatacak.
4 – Vauk Tüneli
7 bin 480 metre uzunluğunda olacak olan Vaik Tüneli’nin yapımı hala devam ediyor. Tünel, Gümüşhane’yi Bayburt’a bağlayacak.
5 – Alacabel Tüneli
Konya-Antalya kara yolu üzerindeki, kış aylarında yaşanan olumsuzlukları bertaraf edecek Alacabel Tüneli’nin uzunluğu 7 bin 360 metre uzunluğunda olacak. Alacabel Tüneli’nde kazı ve destek imalatı tamamlandı, her iki tüpte de ışık göründü. Tünelin yakın zamanda bitirilmesi hedefleniyor.
6 – Kırık Tüneli
Kırık Tüneli, İspir-Erzurum kara yolunda yapımı devam eden Kırık Tüneli 7 bin 200 metre uzunluğunda olacak. Tünel tamamlandığında mevcut güzergahtaki yol 33 kilometre kısalacak. Hizmete alındığında Doğu Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayacak ve transit taşımacılıkta önemli bir konuma sahip olacak tünel sayesinde, Gürbulak Sınır Kapısı’na kesintisiz ulaşım sağlanacak.
7 – Kop Dağı Tüneli
Erzurum’un Aşkale ilçesi ile Trabzon arasında bulunan akstaki mevcut yolu 32 kilometre kısaltacak yapımı hala devam eden Kop Dağı Tüneli’nin uzunluğu 6 bin 500 metre olacak.
8 – Eğribel Tüneli
Giresun’un iç kısımdaki Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçeleri ile Sivas arasındaki güzergahta bulunan Eğribel Tüneli’nin uzunluğu 5 bin 905 metre. Tünel çift tüp olarak yapıldı. Tünelle yol 6,5 kilometre kısaldı. Güzergahta ayrıca 20 dakikalık zaman tasarrufu sağlandı.
9 – Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli
26 Aralık 2016 tarihinde hizmete sunulan Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli, 5 bin 488 ve 5 bin 480 metrelik çift tüpten oluşuyor. Ülke çapında hayata geçirilen en önemli tünel projelerinden Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli ile yol kotu 1850 metre rakımdan 1390 metreye indirilmiş. Tünelle kış aylarında sürücülerin korkulu rüyası olan Ilgaz Dağı geçişinde 12 ay boyunca yüksek standartlı ve güvenli bir ulaşımla seyahat imkanı sağlandı. Daha önce 34 dakika süren 17 kilometrelik Ilgaz Dağı Geçişi 5,6 kilometre kısalarak artık 8 dakikada geçiliyor. 2,5 saat süren Kastamonu-Çankırı arası 1,5 saatte kat edilebiliyor.
10 – Avrasya Tüneli
Avrasya Tüneli Asya ve Avrupa yakalarını, deniz tabanının altından geçen bir karayolu tüneli ile birbirine bağlıyor. Toplam tünel uzunluğu 5 bin 400 metre olan Avrasya’nın, Boğazın altında kalan kısmı 3 bin 340 metre. – İSTANBUL
]]>Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, ” Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda; 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır” dedi.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık bilgilendirme toplantısı yaptı. Aktürk özetle, şöyle konuştu:
“SON BİR HAFTADA 25 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ”
“Başarıyla icra edilen operasyonlarla Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil; son bir haftada 25 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar 193’ü Irak’ın, 290’ı Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere etkisiz hale getirilen terörist sayısı 483 olmuştur.
Hudutlarımızın güvenliğini sağlayan, yeni bir göçü önleyerek büyük bir insanlık dramının yaşanmasını engelleyen Bahar Kalkanı Harekatı’nın 4’üncü yıl dönümünde aziz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet; kahraman gazilerimize sağlıklı ve mutlu ömürler diliyoruz.
“HUDUTLARIMIZDA SON BİR HAFTADA YASA DIŞI YOLLARLA GEÇMEYE ÇALIŞAN 101 ŞAHIS YAKALANDI”
Cumhuriyet tarihimizin en yoğun tedbirleri ve tesis edilen çok katmanlı emniyet sistemi ile korunan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 101 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 4’ü terör örgütü mensubudur. 2 bin 384 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 448’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 30 bin 15 olmuştur.
İsrail’in, Gazze’de uluslararası hukuku ihlal etmesi, 7 Ekim’den bu yana Gazze’yi benzeri görülmemiş şekilde bombalıyor olması, yoğun sivil ölümlerine yol açması, Filistin halkını en temel haklarından mahrum bırakmayı amaçlayan kuşatma ve toplu cezalandırma yolunu tercih etmesi çok ciddi bir endişe kaynağıdır. İsrail saldırılarını sürdürdüğü müddetçe, bölgesel ve küresel barışa yönelik tehditler de artmaktadır. Hem bölgesel hem de uluslararası istikrar için, Gazze’de koşulsuz ve kalıcı ateşkes ilan edilmesi kaçınılmazdır.
Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda; 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.”
“F-16 ÜRETİM VE MODERNİZASYONUN TÜRKİYE’DE YAPILMASI İÇİN TEKLİFİMİZ ABD MAKAMLARINA İLETİLDİ”
Üst düzey bir Bakanlık yetkilisi, F-16 tedariki ve modernizasyonu sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Her iki taraf incelemelerini tamamlamayı müteakip bir araya gelecektir. Bu görüşmede ortak inceleme ve değerlendirmeler yapılacaktır. Sonrasında da anlaşma nihayetlendirilecek ve takvim işlemeye başlayacaktır. Fiyatlandırma liste ve ürünler üzerinden yapılacaktır. Nihai anlaşma safhasına gelindiğinde bu anlaşmanın toplam maliyeti ortaya çıkacaktır. Üretim ve modernizasyon faaliyetlerinin Türkiye’de yapılmasına yönelik teklifimiz ABD makamlarına iletilmiştir.”
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in İngiltere ziyaretinde Eurofighter konusunun gündeme gelip gelmediğinin sorusuna aynı yetkili, “Bu ziyaretteki gündem başlıklarından biri de Eurofighter konusu olmuştur. Eurofighter konsorsiyumu ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. İngiltere ve üretici firma temsilcileri ile teknik görüşmelere devam edilmektedir” yanıtını verdi.
]]>Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum Bağcılar’da düzenlenen Yozgatlılar Buluşması’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra AK Parti Milletvekili ve Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, MHP MYK Üyesi Gökhan Türkeş Öngel, MHP Bağcılar İlçe Başkanı Onur Yeşil, AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı Rüstem Tüysüz, Yozgat Konfederasyonu Genel Sekreteri Ferhat Karabulut ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
“Yozgat, bu vatanın en sağlam kalelerinden biridir”
Programda konuşan Kurum, “Yozgat’ımız, kültür ve medeniyetimizin çok önemli değerlerime sahip ülkemize büyük zenginlikler katmış bir şehrimizdir. Vatan için feda ettiği yiğitleriyle, göğsü iman dolu, gönlü geniş insanlarıyla Yozgat, bu vatanın en sağlam kalelerinden biridir. Yozgat, bu vatanın sağlam burçlarından biridir. Yozgat, milli ve manevi değerlerimize, ay yıldızlı bayrağımıza sıkı sıkıya sarılan 783 bin kilometre kare vatan toprağı için en ön safta yer alan, yiğit ve Mert insanlarımızın şehridir. Yozgat bu ülkenin çimentosudur. Yozgat bu ülkenin birleştirici gücüdür. Sizler hiç bir zaman bizi yalnız bırakmadınız. Biz de Yozgat’ımız için her zaman sizlerin yanında olduk. Her zaman Yozgatlı kardeşlerimize yaraşır eserler sunmanın derdinde olduk. Millet bahçeleriyle kentsel dönüşüm projeleri ile, sosyal konutlarımızla Yozgat’ın her ilçesine hizmet etmiş bir kardeşinizim” dedi.
“CHP’li İBB yönetimi ve başındaki kişi ‘650 bin konutun yapılmasına gerek yok’ dedi”
Kentsel dönüşümü ve depremin yaşandığı şehirlerde yapılan konutlar hakkında konuşan Kurum “6 Şubat’ta milletimizi yasa boğan ve 11 ilimizi etkileyen bir deprem yaşadık. 53 bin canımızı toprağa verdik. 14 milyon vatandaşımız bu da depremden etkilendi. biz yine oradaydık. Milletimize el ele verip 11 ilimizde 3 ayda 180 bin konutun inşaatını başlattık. Cumhuriyet Halk Partisi anlayışı bu konutları yapamazsınız dediler. Kaynağı bulamazsınız. Biz kaynağımızda, motivasyonumuzda aziz milletimizdir dedik. 15 gün önce Cumhurbaşkanımız bitirdiğimiz 46 bin konutun anahtarlarını depremzede kardeşlerimize teslim etti. Biz size bedava konut vereceğiz dediler. Deprem zedelerle alakalı her türlü desteği yapacağız dediler. depremzede kardeşlerimiz yine sayın Cumhurbaşkanı’mızdan yana tercihini kullandı. İstanbul’da 39 ilçede acil dönüşmesi gereken konutları dönüştüreceğiz dedik. 5 yılda 115 bin konut sözü verip 5 bin konut üretenler, sonrada ben böyle bir söz vermedim diyen, yarı zamanlı belediyecilik yapan, sosyal medya belediyeciliği yapan CHP’li İBB yönetimi ve başındaki kişi ‘650 bin konutun yapılmasına gerek yok’ dedi. Bilim insanları deprem olacak diyor. Biz dönüşüm yapmayalım insanlarımız riskli evlerde mi otursun? İşte bunların zihniyeti bu. Bunların İstanbul gibi bir derdi yok. Hatırlayın israf ettiler dediler, o arabaları Yenikapı’ya dizdiler” şeklinde konuştu.
“Ablam dediğin İYİ Parti genel başkanını yolda görsen yolunu değiştiriyorsun”
İmamoğlu’nu eleştiren Murat Kurum “Beraber yol yürüdüğün ve yoldaşım dediğin il başkanını ve genel başkanını arkasından hançerledin. Ablam dediğin İYİ Parti genel başkanını yolda görsen yolunu değiştiriyorsun. Hani yoldaşındı bunlar? Burada tamamen kötü niyet var. Kirli kirli ittifaklarla kurduğu, masa arkasında kime nereye hizmet ettiği belli olan ama sokağa çıktığında da hiç bir ittifaktan söz etmeyen bir anlayış var. Biz 31 Mart’ta geleceğiz ve bu israfın hesabını sizlerden bir bir soracağız. 31 Mart’ta İstanbul gereken cevabı sandıkta verecek. İstanbul göz ardı edilebilecek bir şehir değil. İstanbul bir çocuk gibi her zaman sevgi ve ilgi gösterilmesi, hizmet edilmesi gereken bir şehir. Bu şehirde tüm medeniyetlerimizle, kültürlerimizle, inançlarımızla birlikte huzur içerisinde yaşayacağız. 31 Mart seçimi bu kararları vereceğimiz seçim” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Kütahya’ya gelerek partisinin mitinginde 35 bin vatandaşa seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu. Son yıllarda ülkede yaşananların parti olarak belirledikleri hedeflerine engel olamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz Gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’da daha da keskinleşen 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkartmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Tabii bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Milli birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik. Yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk, Cudi dağında onları mağaralara gömdük. Tendürek’te gömdük, Bestler Dereler’de gömdük, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” dedi.
“Biz harcadığımız her kuruşu, devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz”
Ülke ekonomisinin yönetimi hakkında konuşan Erdoğan, “Hiç şüphesiz hayat pahalılığıyla da mücadele ettik. En çok etkilediği kesimlerin başında emeklilerimiz vardır. Her ne kadar emekli maaşlarını bizler önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkartsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor. Kardeşlerim, ekonomi dediğiniz olay diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işidir. Devletin gelirleri ve giderleri arasındaki dengeyi tutturamazsanız tıpkı 1970’lerde ve 1990’larda olduğu gibi siyasi sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşmeniz kaçınılmazdır. Türkiye kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip değildir. Biz harcadığımız her kuruşu devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak, emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın. Eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mali idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile” ifadelerini kullandı.
“Emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz”
Emeklilerin aldıkları maaşlarda iyileştirme yapılacağının müjdesini veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kardeşlerim, en düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi, elbette değil. Peki emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz. Şimdi birileri çıkıyor, emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız, bizim ülkemizde hali hazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Dikkat ediniz, mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak, tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla, velhasıl tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz” diye konuştu.
“6 Şubat depremlerinin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolar”
Yüzyılın felaketi olarak akıllara kazanan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ülke ekonomisine 104 milyar dolar maliyet oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altını tekrar çizerek ifade ediyorum, burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil, yapılması istenen ilave artışların tutarıdır. Ayrıca seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin de farkındayız. Sırtında yumurta küfesi taşımayanlar tabii ki istedikleri gibi atıp tutabilirler. Sorumluluk makamında olmayanlar her aklına eseni söyleyebilirler ama milletin, ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en detayına kadar hesaplamak zorundayız. Küresel ekonomik kriz dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtı. Türkiye’mizde kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendi. Tüm bunların üstüne biz geçen sene asrın felaketi olan çok büyük bir deprem yaşadık. Sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolar. Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Allah’ın izniyle bu yılın sonunda itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimizde istifade edecektir” dedi.
“Tek dertleri kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmektir”
Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok daha iyi olduğunu belirten Erdoğan, “Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın, onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke, ne millet, ne de emeklilerimiz umurunda. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz. Türkiye’nin son 21 yılı ondan önceki dönemlerinden çok çok iyiydi. İnşallah yarınlarımız da bugünümüzden daha iyi olacak. İnsanımızı karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdi buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmektir. Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstad; yarın elbet bizim, elbet bizimdir, gün doğmuş, gün batmış bizimdir. Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye yüzyılı bayrağını kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu.
“Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık”
Kütahya’ya yapılan yatırımlar hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Değerli kardeşlerim Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatı şehirlerimize yaptığımız yatırımlardır. Bu çerçevede son 21 yılda Kütahya’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde 2 bin 900 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimize 2’nci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduk. Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardık. 61 adet spor tesisi inşa ettik. Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladık. Sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi olmak üzere toplamda bin 50 yataklı 11 hastane ile 43 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanemizin inşasında sona geldik. Son teknik testlerini de tamamladıktan sonra inşallah çok yakında sizlerin hizmetine vereceğiz. Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabiliriz” dedi.
“Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz”
Kütahya’da yapılan yol, baraj, gölet ve kentsel dönüşüm çalışmalarının hızla devam ettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere 5 sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Bin 521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki 6 Millet Bahçesi projemizden 3’ünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkarttık. Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık. Kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yollarını, Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz. Çavdarhisar-Abide yolunun, Dursunbey-Tavşanlı yolunun, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlıyoruz. Şehrimizin hem Eskişehir hem Afyon çıkışlarındaki trafiği rahatlatacak hem de Organize Sanayi Bölgelerimiz arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceğiz. Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalışıyoruz. Kütahya il sınırları içindeki bütün demiryollarını yeniledik. Eskişehir- Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli sinyalli hale getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya hızlı tren hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve 8 gölet inşa ettik, 5 baraj ile 1 gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleri ile Kütahya’da 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle Kütahya şehir merkezi 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk, 8 adet dere ıslahının inşası sürüyor” diye konuştu.
“Kütahya’da doğalgaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır”
Kütahya’nın birçok ilçesine doğalgazın verildiğini, kalan ilçe ve beldeler için de doğalgaz planlamalarının yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Kütahyalı çiftçilerimize yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Kütahya’da 6 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi kurduk. Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikalarıyla, Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide Kütahya’ya, Çavdarhisar’a, Çitgöl’e Demirci’ye Emet’e Gediz’e Hisarcık’a Kuruçay’a Simav’a ve Tavşanlı’ya doğalgazı getirdik. Bu yıl içinde Eski Gediz, Naşa ve Seyitömer’e, 2026 yılında Altıntaş ve Domaniç doğalgaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz en kısa sürede Kütahya’da doğalgaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır. Delikanlı, işaret aldığın gün atandan, yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan” – KÜTAHYA
]]>Erdoğan, partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok iyi olduğunu, yarınların da bugünden daha iyi olacağını belirtti.
İnsanları, karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdinin buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmek olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstat? ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye Yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz.” diye konuştu.
Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatının şehirlere yaptıkları yatırımlar olduğunu ifade etti.
Bu kapsamda son 21 yılda Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çeken Erdoğan, eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesini kurduklarını dile getirdi.
Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardıklarına, 61 spor tesisi inşa ettiklerine, Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladıklarına değinen Erdoğan, sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını söyledi.
Şehir hastanesinde sona gelindi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda 1050 yataklı 11 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktardı.
Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanesinin inşasında sona geldiklerini aktaran Erdoğan, son teknik testlerini de tamamladıktan sonra hastaneyi vatandaşın hizmetine sunacaklarını bildirdi.
Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabileceklerine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
“Ayrıca, Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere 5 sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 1521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki 6 millet bahçesi projesinden üçünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkardık. Abide-Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık, kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yolları ile Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar-Abide, Dursunbey-Tavşanlı, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlayacaklarını, şehrin hem Eskişehir, Afyonkarahisar çıkışlarında trafiği rahatlatacak hem de organize sanayi bölgeleri arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceklerini söyledi.
Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalıştıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Kütahya il sınırları içindeki bütün demir yollarını yeniledik. Eskişehir-Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli, sinyalli hale getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya Hızlı Tren Hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve 8 gölet inşa ettik. 5 baraj ile 1 gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Kütahya’da, 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle, Kütahya şehir merkezi ile 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. 8 adet dere ıslahının inşası sürüyor.”
Doğal gaz yatırımları
Erdoğan, Kütahyalı çiftçilere yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini ifade etti.
Kütahya’da 6 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi kurduklarını dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikasıyla Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide, Kütahya, Çavdarhisar, Çitgöl, Demirci, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdik. Bu yıl içinde Eskigediz ve Seyitömer’e, 2026 yılında ise Altıntaş ve Domaniç’e doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede Kütahya’da doğal gaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır.”
Önümüzdeki dönemde Kütahya’ya yaptıkları yatırımları katlayarak artıracaklarını söyleyen Erdoğan, “Nasıl mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine bizden oluşuyor, hükümet aynı şekilde, bir de yerel yönetimde inşallah 31 Mart’ta sandıklardan biz çıkarsak el ele, gönül gönüle dayanışma halinde neler olmaz ki neler…” ifadelerini kullandı.
Mitingden notlar
Konuşmasının ardından Erdoğan, Kütahya ve ilçe belediye başkan adaylarını çağırarak vatandaşları selamladı.
Mitingin yapıldığı alanda “Dava taşı gediğine konuncaya kadar durmayacağız, susmayacağız, yılmayacağız”, “KAAN-Kalktı yine semalara bir kanatlı hürriyet, adı özgür kendi figür yine aldı hezimet, aklı fikri takoz olmak siyaseti hamaset, ne yapsalar boş, gördü dünya feraset”, “Bunlar uzaya mekik gönderdiler de başörtüsünün ucuna mı takıldı?”, “Marmaray inşa ettiler de başörtüsü tüneli mi tıkadı?” ve “Hızlı tren yaptılar da başörtüsü bu treni raydan mı çıkardı?” pankartları yer aldı.
Mitinge, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş ve Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile milletvekilleri de katıldı.
(Bitti)
]]>Bakan Abdulkadir Uraloğlu, sabah saatlerinde geldiği kentte önce Samsun-Çarşamba Havalimanında ilk olarak yeni terminal binası sunumuna katıldı. Uraloğlu, daha sonra ise Samsun Valiliğini ziyaret etti. Ziyaret öncesi Valilik Anı Defterini imzalayan Uraloğlu, beraberindeki heyet ile birlikte valilik makam odasına geçti, yetkililerden bilgi aldı.
Uraloğlu’na kentteki programında Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Cumhur İttifakı AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse ile MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur eşlik etti.
“Çarşamba Havalimanında daha büyük değişiklikler yapacağız”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Samsun-Çarşamba Havalimanı yeni terminal binası, Samsun Şehir Hastanesi bağlantı yolları ve Yeşilkent Kavşağı inşaatları konularında Karayolları 7. Bölge Müdürlüğünde basın açıklamasında bulundu. Uraloğlu, “Ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine projelendirdiğimiz altyapı yatırımlarında bakanlığımızın tek bir hedefi var; o da şehirlerimizin güvenli ve konforlu ulaşım ağını güçlendirerek insanımızın hayat standardını yükseltmektir. İşte bu kapsamda bölgenin en önemli projelerinden biri, Çarşamba Havalimanının yeni terminal binası yapım işidir. Samsun’a gelir gelmez, Çarşamba Havalimanı’nda brifing aldık. İki yıl önce havalimanımızın mevcut terminal binasında bir revizyon yapmıştık. Mevcut iç hatlar giden yolcu salonunun kullanım alanını genişlettik. Ayrıca 25 yıllık mekanik, elektrik ve elektronik sistemlerin tamamını yeniledik. Sürekli büyüyen ekonomisi ile Samsun’un havayolu taşımacılığında ticari ve uluslararası alanda ihtiyaçlarının arttığını çok iyi biliyoruz. 22 yıl önce havayolunu kullanan yolcu sayısı 175 bindi. Bugün yaklaşık 9 kat artışla 1 milyon 400 binin üstüne çıktı. Samsunumuz kabına sığmıyor maşallah. Çarşamba Havalimanında daha büyük değişiklikler yapacağız. Yeni projemiz kapsamında; yeni iç hatlar terminal binasını 23 bin 463 metrekare alanda inşa edeceğiz ve mevcut terminal binasını dış hatlar terminal binası olarak düzenleyeceğiz. 17 bin 184 metrekare ilave ile apron sahasını genişleteceğiz. Proje kapsamında 4 bin 658 metrekare alanda yeni güç merkezi binası, 847 araç kapasiteli otopark inşa edeceğiz. Bağlantı yollarıyla birlikte yaklaşık 2 milyar liralık yapım maliyeti olan bu projenin ihalesini bir an önce yapacağız” diye konuştu.
Samsun’daki ulaşım yatırımları
Samsun’da yapılan ulaşım yatırımlarına değinen Uraloğlu, “Karadeniz Sahil Yolu’nun bölünmüş yol olarak hizmete alınmasıyla birlikte hızla gelişmeye başlayan Samsun, gerek şehir içinde gerekse transit ulaşımda trafik yoğunluğu her geçen gün artan bir cazibe merkezi oldu. Bu nedenle Samsun’un büyüme hızına ve artan trafik yoğunluğuna bağlı olarak yeni projeler üretiyor, dev yatırımlar hayata geçiriyoruz. 2002 yılından bu yana Samsun’un ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 73 milyar 391 milyon lira yatırım yaptık. 120 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 313 kilometreye, 119 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 375 kilometreye çıkardık. 3 bin 752 metre uzunluğunda 55 köprüsü vardı, bunu 17 bin 200 metre uzunluğunda 123 köprüye yükselttik. Bu yıl sonuna kadar 421 metre uzunluğunda 4 köprü daha inşa etmeyi planlıyoruz. Samsun’un 553 metre uzunluğunda tek bir tüneli vardı, ona 2 bin 325 metre uzunluğunda 2 tünel daha ekledik. Samsun Şehir Hastanesi bağlantı yolları ve Yeşilkent Kavşağı yapımı sürerken, Samsun-Bafra ve Samsun Çevre Yolu BSK Onarımı, Havza-Vezirköprü Yolu, Çarşamba-Ayvacık Yolu, Ladik-Taşova Yolu gibi 10 ayrı karayolu projemizin çalışmaları da devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“Bin 103 yataklı Samsun Şehir Hastanesi’nin yapımı ile bağlantı yollarının yapımını da aynı anda yürütüyoruz”
Bakan Uraloğlu konuşmasına şöyle devam etti:
“Bildiğiniz üzere Yeşilkent Kavşağı, Samsun’u Ankara-İstanbul yoluna, oradan da Samsun Çevre Yolu’na bağlamaktadır. Bu kavşak, Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin Ankara-İstanbul bağlantısında bulunuyor ve Samsun’un merkez ilçeleri olan Atakum ve İlkadım arasında geçiş noktasında olması sebebiyle burada yoğun trafik yaşanıyor. Kavşak kollarındaki trafik yükünü de hafifletmek için kolları sıvadık. Proje kapsamında, 2 adet 172 metre uzunluğunda altgeçit köprüsü, 2 adet 318 metre uzunluğunda ilave köprü ve 1 adet 29 metre uzunluğunda üstgeçit köprüsü bulunuyor. Ayrıca 9 km uzunluğundaki kavşak kollarının onarım ve yapım işlerini de gerçekleştiriyoruz. Samsun başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin sağlık alanındaki ihtiyaç duyduğu bin 103 yataklı Samsun Şehir Hastanesi’nin yapımı ile bağlantı yollarının yapımını da aynı anda yürütüyoruz. Yolumuzu Samsun Çevre Yolu’na iki noktadan bağlanacak şekilde projelendirdik. 5,3 km uzunluğundaki yolumuzu 2 x 3 şeritli, bitümlü sıcak karışım standardında bölünmüş yol olarak inşa ediyoruz. Proje bünyesinde; 1 adet farklı seviyeli kavşak ve kavşak içerisinde 204 metre uzunluğunda 1 adet köprü de bulunuyor. Bu yıl yolumuzun 2,2 kilometrelik kısmını tamamlamayı hedefliyoruz.”
Samsun-Ankara hızlı tren projesi
Samsun-Ankara hızlı tren projesi hakkında açıklamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bildiğiniz üzere yüksek hızlı tren ağını tüm Türkiye’de daha da yaygın hale getiriyoruz. Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Eskişehir-İstanbul ve Konya-Karaman hatlarının ardından en son Ankara-Sivas Hızlı Tren hattımızı açmıştık. Şimdi Hızlı Tren ağımızı artık Karadeniz’e ulaştıracağız. Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile önce Kırıkkale’den Çorum’a sonra da Samsun’a hızlı tren getireceğiz. Projenin tamamlanmasıyla Ankara-Samsun arası karayoluyla 7 saat süren seyahat süresi 2 saat 45 dakika olacak. 509 kilometre uzunluğundaki Samsun-Sarp Demiryolu projesi de gündemimizde. İnşallah bu yıl içerisinde onun da proje çalışmalarını başlatacağız. Samsunlu kardeşlerimiz bizden bir şey daha bekliyor. Samsun Batı Çevre Yolu’nu yatırım programına aldık. Hedefimiz 2024 yılı içerisinde ihalesini yapmak” açıklamasında bulundu.
“Samsun için daha yapacak çok işimiz var”
Uraloğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Gördüğünüz gibi Samsun’un turizm faaliyetlerini, tarımını, sanayisini geliştirecek yatırımların önünü açacak ulaşım projelerini bir bir hayata geçirdik, yenilerine de devam ediyoruz. Bizim Samsun için daha yapacak çok işimiz var. Biz hizmet için siyaset yapıyoruz ki, şehirlerimiz gelişsin, ülkemiz gelişsin, vatandaşlarımız geleceğe güvenle bakabilsin. Genel Başkan Yardımcımız Sayın Yusuf Ziya Yılmaz eski karayolcu. Samsun’a güzel hizmetler yaptı. Şimdi önümüzde 31 Mart yerel seçimleri var. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Demir ile Samsun’a yakışan büyük projeler hayata geçirdik. Kendisine Samsun’a kazandırdığı eserler için çok teşekkür ediyoruz. İnşallah şimdi Büyükşehir Belediye Başkanı adayımız Çarşamba Belediye Başkanımız Halit Doğan kardeşimizle de çok güzel bir seçim dönemi geçireceğimize inanıyoruz. 31 Mart yerel seçimlerinde de Samsun Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakına kazandıracağız. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” – SAMSUN
]]>KONYA – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konya’da yapımı tamamlanan Beyşehir- Seydişehir bölünmüş yolunun açılışını gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, “Beyşehir ile Seydişehir arasındaki seyahat süresini 24 dakikadan 17 dakikaya indirdik. Böylece bu yolumuz ile zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konya’nın Beyşehir ilçesinde Taşıyıcılar Kooperatifi üyeleriyle buluştu, sanayi sitesinde esnaf ziyareti yaparak yapımı tamamlanan Beyşehir Seydişehir bölünmüş yolunun açılışına katıldı. Açılışta konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yapımı tamamlanan yol için memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Cumhurbaşkanımızın, ‘Yol medeniyettir’ sözünden hareketle; memleketin yollarını yaptık, aşılmaz denilen dağlarını aştık. Son 22 yıl içinde karayolları için 152 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Ana akslarımızın tamamına yakınını bölünmüş yol haline getirdik. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Ülkemizin yalçın kayalarını, derin vadilerini tünel ve viyadüklerle aştık. Köprü yapım çalışmaları kapsamında; 2002 yılında 311 km olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. Tünel yapım çalışmaları kapsamında da 50 km olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Başlatmış olduğumuz otoyol seferberliği çerçevesinde bin 714 km olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Türkiye’nin dört bir noktasında; doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden, köyü-kasabası ya da büyükşehri fark etmeden yeni yol çalışmalarıyla; ülkemizin ulaşım altyapısını güçlendirmek, modernize etmek ve vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle önemli adımlar atıyoruz” şeklinde konuştu.
“Zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız”
Yapımı tamamlanan yolun sanayi, ticaret ve turizme büyük katkısı olacağını belirten Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Önde gelen birer sanayi, ticaret ve turizm merkezleri olan Akdeniz’in yaylası Konya’nın denizi: Beyşehir ile Torosların parlayan yıldızı Seydişehir arasındaki ulaşım ağının gücüne güç katan Beyşehir-Seydişehir yolumuz da bunlardan biri. Bilindiği üzere İpek Yolu üzerinde yer alması bakımından tarih boyunca Anadolu’nun en önemli yerleşim yerlerinden olan Konya; Günümüzde de ülkemizin ana ulaşımını sağlayan doğu-batı ve kuzey-güney yönlerinde uzanan karayolu bağlantıları ile önemli bir kavşak noktasıdır. Beyşehir’de; hem Göller Yöresinin öne çıkan yaşam merkezlerinden biri hem de Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerini birbirine bağlayan önemli bir geçiş noktası ve turizm bölgesidir. Seydişehir ise; zengin tarihi, doğal güzellikleri ve sanayi potansiyeliyle bölge turizmine ve yerel ekonomiye katkı sağlamaktadır. Bu nedenle Konya ve ülkemiz ekonomisi için büyük önem taşıyan bu iki ilçemizin ulaşım ağının güçlendirilmesi büyük önem arz etmekteydi. Bu kapsamda da 2 ilçeyi birbirine bağlayan tek yol standardındaki yolumuzu bölünmüş yol standardına yükseltecek çalışmaları başlattık ve hızla tamamladık. Bugün de huzurlarınızda bu projemizi açmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. Mevcut haliyle sathi kaplamalı tek yol standardında hizmet veren Beyşehir-Seydişehir yolumuzu 28,3 km uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yola dönüştürdük. Proje kapsamında, 28 metre uzunluğundaki Kavak ve 38 metre uzunluğundaki Çifte köprüleri inşa ettik. Güzergahtaki trafik güvenliğini arttırdık, hızlı ve konforlu ulaşım hizmeti tesis ettik. Yolumuzun geometrik ve fiziki standartlarını önemli ölçüde yükselterek Beyşehir üzerinden Antalya’nın doğusunda bulunan Manavgat, Alanya gibi turizm merkezlerine ve Akdeniz Sahil Yolu’na daha hızlı ve kolay erişim imkanı sağladık. Beyşehir ile Seydişehir arasındaki seyahat süresini 24 dakikadan 17 dakikaya indirdik. Böylece bu yolumuz ile zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin 087 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sunacağız” diye konuştu.
“Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128 milyar 535 milyon lira yatırım gerçekleştirdik”
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, 2002 yılından beri Konya’ya ulaşım ve iletişim altyapısı için yapılan çalışmaları hatırlatarak, “2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Konya’mızın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128 milyar 535 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. Konya’nın bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden alıp, bin 282 kilometreye ulaştırdık. 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptık. Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettik. Bu proje ile Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi’ni kesintisiz bir şekilde birbirine bağlayarak Toroslara adeta bir mühür vurduk. Çalışmalarımızı burada da bırakmadık. Şu anda devam eden Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşaehir- Yunak Yolu gibi 8 ayrı karayolu projemiz bulunmaktadır ve bunların proje bedeli yaklaşık 26,5 milyar liradır. Konya’nın demiryolu ağının güçlenmesi içinde çok önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren ve Konya- Karaman Hızlı Tren Hatlarını açtık. Kayacık Lojistik Merkezi ile Konya’yı çok önemli bir lojistik üs haline getirdik. KONYARAY Projesini başlattık. 45,9 km uzunluğundaki projemiz ile Konya Tren Garı, Kent Merkezi, OSB’ler, Havaalanı, Lojistik Merkez ve Pınarbaşı arasında hem hızlı ve ekonomik toplu taşıma hizmeti vereceğiz hem de yük taşımacılığını geliştireceğiz. Öğleden sonra Konya Büyükşehir Belediyemizin Adana Çevre Yolu üzerindeki Sedirler Kavşağında inşa ettiği köprülü kavşağımızın açılışını gerçekleştirdikten sonra, Konya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığımızla birlikte Konya’da gündeme aldığımız yeni Raylı Sistem Projelerimizin Tanıtım Programını da gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Ülkemiz ekonomisinin Türkiye Yüzyılı hedeflerini yakalamasında gerekli olan ulaşım altyapısını tesis etmek için yılmadan, özveriyle ve ciddiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002 yılından bu yana olduğu gibi bundan sonra da Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceğiz. Konyalılar her zaman hakkı savundu, hakkın ve haklının yanında oldu. 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde neredeyse yüzde 69 oy oranı ile Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakının yanında yer aldı. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakına kazandıracağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle birlikte planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceğiz” dedi.
Konya Valisi Vahdettin Özkan da Konya açısından bereketli bir gün olduğunu belirterek, “Bu ulaşım altyapısını iyileştirmesiyle bir fabrikanın, üreticinin küresel düzeydeki rekabet gücünü artıracağı gibi, insanlarımızın yaşam kalitesini artıracak çok esaslı bir hizmet. Bu hizmet Anadolu’nun dört bir yanında iyi olduğu gibi Konya’mızda da geniş bir coğrafyada çok etkili bir şekilde icra edilmiş oldu. Bu hizmetlerin devamını diliyorum” şeklinde konuştu.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da “Büyükşehir Yasası çıktığında en çok bu yasa Konya’da nasıl uygulanacak diye merak ediliyordu. Çünkü Konya’nın bu büyük coğrafyasında hizmet üretmek çok zor, meşakkatli ve zahmetliydi. Ama gelinen noktada 10 yıldan sonra elhamdülillah ilçelerimizde büyük bir kalkınma oluştu, bunda kara yollarının çok büyük etkisi var. Konya neredeyse bölünmüş yol ağını tamamlamış bir şehir konumuna geldi” dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Uraloğlu, Vali Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Altay, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı, milletvekilleri ve protokol mensupları tarafından kurdele kesilerek yolun açılışı gerçekleştirildi.
]]>“Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulamasını hayata geçireceğiz”
“İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz”
İSTANBUL – İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Şişli’de Çilesiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşma, “Başta kaza kara noktaları olmak üzere tüm yolarımızda motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız. Buradan İstanbul’daki 250 bin motokurye emekçisine de müjdem var. Motokuryelerimizin dinlenebilmesi, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeni yapılacak tüm yol kenarlarına sizler için dinlenme alanları ayıracağız. İstanbul’daki 250 bin motokurye kardeşimiz için yol kenarlarında yeni cepler açacağız” dedi.
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Şişli’de Çilesiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nı düzenledi. Kurum daha öncede açıkladığı projelerini “Uğraştıran Değil Ulaştıran İstanbul” adı altında detaylı bir şekilde anlattı. Kurum, programda toplu ulaşım başta olmak üzere birçok farklı projelerini de sunum eşliğinde aktardı.
Program’a Kurum’un yanı sıra milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti üyeleri, meclis üyeleri, STK ve muhtarlar katıldı.
“İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz”
Trafiği azaltmaya yönelik projeleri ile ilgili konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Avrupa Yakası’nda 88 Anadolu yakasında 34 kilometre olmak üzere İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz. İlk 5 yılımızda Çayırbaşı, Ayazağa, Levazım ve Dolmabahçe etabında 25,7 kilometrelik tünel projesini yapacağız. Büyükdere Caddesi ve sahil yoluna alternatif Dolmabahçe’den başlayıp Kilyos’a uzanan tünel zincirini hayata geçirmiş olacağız. Yine Kağıthane-Bayrampaşa hattı arasında 11,5 kilometrelik tünelimizi hizmete açacağız. Anadolu yakasında 10,2 kilometrelik Yenisahra-Bostancı tünelinde ise Kadıköy’den gelip Tuzla’ya giden kardeşlerimiz yapacağımız yan yol düzenlemesiyle Bostancı Sahili’ne gidebilecekler. Bu proje ile Göztepe’den doğuya doğru, E-5 Karayolu ile Sahil Yolu arasında kesintisiz bir bağlantı yolu oluşturacağız. E-5 Karayolunun trafik yoğunluğunu azaltacağız. İkinci 5 yılımızda ise 74,7 kilometrelik yeni tünel hedefimizin 50,9 kilometresini Avrupa Yakası’nda Bayrampaşa’dan Büyükçekmece’ye uzanan karayolu tüneliyle sağlayacağız. Sahil yolunun Anadolu Yakası’nda alternatifi olacak 23,8 kilometrelik Harem-Çengelköy-Kavacık’ta Nakkaş tünel kavşağı ile birlikte Çengelköy kavşağından Çubukluya kadar kesintisizi ulaşımı sağlayacağız. E-5 karayoluyla TEM otoyolu ve Kuzey-Güney istikametinde iki yakada da boğaz sahil yollarını trafik çilesinden kurtaracağız. Trafik yoğunluğu üst seviyelerde olan E-5, TEM ve birbirine bağlayan bağlantı yollarının yoğunluğunu azaltacağız. Sarıyer-Beşiktaş arasında vatandaşımız 12 dakika yolculuk yapacak. Beşiktaş-Beylikdüzü arası yolculuk süresi 23 dakikaya, Beşiktaş-Küçükçekmece arası 15 dakika, Harem-Kavacık arası yolculuk süresi ise da 9 dakika olacak. Avrupa ve Anadolu yakasında Altınşehir-Bahçeşehir, Tüyap-Silivri, Sultanbeyli-Kurtköy ve Göztepe-Çayırova arasında tam 260 kilometre ana yol ve yan yolumuzun düzenlemesini yapacağız. Bu da yan yollarla birlikte İstanbul’da trafik yoğunluğunu artıran sorunları çözecek 151 kavşak düzenlemesiyle birlikte 39 ilçede ve mahallelerimizde trafik yükünü azaltacak ve İstanbulluya nefes aldıracak projelerimiz olacak. Çile haline gelmiş Mahmutbey kavşağımız başta olmak üzere Kağıthane, Bayrampaşa, Eyüpsultan, Ataköy, Zeytinburnu, Bakırköy, Ataşehir gibi en acil noktalarda kavşak projelerini başlatacağız. 1 Nisan’da inşa süreçlerine başlayacak, tüm köprülü kavşak ve yollarımızı 2 yıl içerisinde vatandaşımızın hizmetine açacağız” dedi.
“Şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz”
Ağır vasıta trafiğini şehrin dışına alacağını aktaran Kurum sözlerine şöyle devam etti: “Şehrimizin trafiğini rahatlatacak 2 büyük hamlemiz daha olacak. Esenler Otogarı ve Harem Otogarı’nı şehrin kuzeyine birini Kurtköy’e diğerini de İhsaniye’ye taşıyoruz. İstanbul’un şehir içi trafik yükünü alırken, şehirlerarası yolcularımızı ve şoförlerimizi de rahatlatacağız. Mevcut otogarlarımızın esnafına, bu yeni otogarlarda öncelik vereceğiz. Otogarları raylı sistemlere entegre ederek; gelen hiçbir kardeşimizi mağdur etmeyeceğiz. Ağır vasıta trafiğini iki yakada kuracağımız 6 yeni lojistik merkeziyle şehir dışına alacağız. Bunların ikisi, Avrupa Yakasında Yassıören ile Anadolu Yakasında Kocaeli sınırımızda Körfez Lojistik Köyleri olacak. Diğer 4 lojistik köyümüzde ise YeşilBayır’da, Çatalca’da, Kurtköy’de ve Paşaköy’de kurularak ana lojistik sisteminin destek noktaları olarak hizmet verecekler. Lojistik Köylerimizde tüm temel hizmet birimleri, serbest bölge, antrepo tesisleri, tır parkları, teknoloji geliştirme bölgesi, organize sanayi alanları ve demiryolu entegrasyon alanı bulunacak. Bu yatırımlarımızla, kent içi trafiğinde bulunan yaklaşık 1 milyon ağır vasıta trafiğini şehrin çeperlerine taşımış olacağız. Planlı bir dağıtım modeliyle şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz. Ayrıca İstanbul’un kuzeyinde oluşturacağımız lojistik altyapımızın bir parçası olarak, Karadeniz’in İstanbul kıyısında Kuzey İstanbul Limanı projemizi hayata geçireceğiz. Marmara Denizi’mizdeki gemi trafiğini de azaltmış olacağız. Bunun yanında, İstanbul’un güneyindeki trafiği, ağır vasıtalardan da arındıracağız”
“Motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız”
Motosiklet sürücüleri için yeni projelerini açıklayan Kurum “2018’den bugüne otomobil sayımız sadece yüzde 15 artarken, motosiklet sayımız yüzde 119 artış gösterdi. Buradan motosiklet kullanıcısı vatandaşımıza müjdemizi veriyorum. Tüm motosiklet kullanıcılarının can güvenliği için, trafik yoğunluğu olan önemli ana arterlerde ayrıştırılmış özel motosiklet yolları, yeni motor yollarını devreye alacağız. Öncelikle Bakırköy, Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi, Kozyatağı, Maltepe sahil yolu ve Samatya olmak üzere mümkün olan her yerde emniyetli motor yollarımızı yapacağız. Başta kaza kara noktaları olmak üzere tüm yolarımızda motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız. Buradan İstanbul’daki 250 bin motokurye emekçisine de müjdem var. Motokuryelerimizin dinlenebilmesi, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeni yapılacak tüm yol kenarlarına sizler için dinlenme alanları ayıracağız. İstanbul’daki 250 bin motokurye kardeşimiz için yol kenarlarında yeni cepler açacağız. Bu ceplerde oluşturacağımız tesislerde kardeşlerimiz ihtiyaçlarını giderebilecek” şeklinde konuştu.
“Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulamasını hayata geçireceğiz”
Yeni otopark sistemleri ve millet yolları konseptinden bahseden Kurum “Mevcut yönetim ‘Transfer merkezlerinde 100 bin araçlık otopark imkanı, asansörlü sistemlerle kapasite artırılacak’ demişlerdi. Ama bunu da yapamadılar. Bunlar mevcut asansörlerimizi bile çalıştıramadılar. Yeni otopark asansörü yapmalarını da beklemiyorduk. Biz göreve gelir gelmez indirme bindirme cepleriyle, engellilere ait özel otoparklarıyla, mahalle sakinlerine özel park imkanlarıyla Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulaması’nı hayata geçireceğiz. İstanbul’umuza ilk 5 yılda; üstü park altı otopark olacak, vatandaşımızın arabasını bırakarak toplu ulaşımla bağlantı kuracağı tam 250 bin araçlık otopark kazandıracağız. İşte İSPARK’ın durumu ortada. Bu kurum neden zarar ediyor? İSPARK’ımız liyakatsiz ellerde kötü yönetildiği için zarar ediyor. Ama biz bütün mahallelerde evinin önüne park eden vatandaşımızdan ücret alınmasına rağmen İSPARK zarar ediyor. Biz mahallerimizde evinin önüne aracını bırakan vatandaşlarımızdan herhangi bir ücret almayacağız. Ücretsiz otopark yapacağız. Göreve gelir gelmez İSPARK’taki tarifede tam %25 oranında indirim yapacağız. Vatandaşımız için ilk yarım saati de ücretsiz yapacağız. Ben vatandaşımıza bir müjde daha veriyorum. Millet Yolları konseptini getiriyoruz. İstanbul’un her yerinde yayalaştırılmış cadde ve meydanlarımızı artıracağız. Millet Yolları projemizde; klasik planlamayı değil, İstanbul Medeniyet ve Tasarım Rehberini odağımıza alacağız. Yaptığımız kaldırımı, aydınlatmayı, inşaat malzemesini, yeşil alanları, parkları ortak bir dile göre yapacağız. İstanbul’un şehirciliğinin kurumsal dilini Millet Yollarımı da yaparak yansıtacağız. İstanbullular bize güvensin, biz yaya dostu bir İstanbul için gerekli bütün adımları atacağız” ifadelerine yer verdi.
“İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek”
İstanbul’da ki ulaşımla ilgili yeni uygulamaları aktaran Kurum “Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın dördüncü adımına geleceğim. Otobüsler yanıyor, metrolar yolda kalıyor, İstasyonları su basıyor, yürüyen merdivenler çalışmıyor. Göreve geldiğimizde Akıllı Ulaşım Sistemleri’nde öncü İstanbul’umuz için fetret dönemi hep birlikte bitireceğiz. Siz liyakatli kadroları işten çıkarırsanız akıllandırılmış, kara kutulardan izlenen, yollarda kalan müdahale edilebilen, yanan otobüslere terfi edersiniz. Göreve gelir gelmez Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın 4. Adımıyla, teknolojinin İstanbullu anlayışıyla Akıllı Ulaşım ve Yönetim Sistemini hemen tesis edeceğiz. İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek. Tam adaptif sinyalizasyon sistemiyle kavşaklarda beklemeyeceğiz. En gelişmiş sensör ve kameralardan kurulu elektronik denetleme sistemimizle trafiği yönlendireceğiz. Tünel işletim merkezini daha verimli hale getireceğiz. Toplu ulaşıma araçları ve İETT filo yönetim merkeziyle toplu taşımadaki her bir aracımızı anlık olarak izleyeceğiz. Metro hat kontrol merkezi işler hale getirilecek. Lojistik yönetim merkezleriyle akıllı lojistik dağıtım sistemi kurulacak. Yerli yazılımla Dijİstanbul’u hemen hayata geçireceğiz. DİJİSTANBUL ile size en yakın boş otoparkın nerde olduğunu göreceksiniz. Otoparka varmadan yerinizin rezervasyonunu yapabileceksiniz. Aracınız elektrikli bir araçsa, seyyar şarj istasyonundan randevu alıp, siz işlerinizi hallederken aracınızı otomatik şarj ettireceksiniz. Parket uygulamasıyla gittiğiniz her yerde en yakın ve müsait otoparkı bu uygulamadan öğrenecek ve yol tarifini alacaksınız. Yol-@çık uygulamasıyla bulunduğunuz konumdan gitmek istediğiniz yere kadar en verimli ulaşımı bu seçeneklerden takip edebileceksiniz” dedi.
“İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz”
Yeni kurulacak olan Ulaşım Akademisi’nde verilen eğitimlere de değinen Kurum “Son adımımız olan Ulaşım Akademi’mizi hemen kuracağız. Mesleki teorik eğitim merkezimizde İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz. Uygulama eğitim merkezimizde kuracağımız parkur ve simülasyonlarla şoförlerimize pratik öğrenme imkanları sunacağız. Burada psikolojik destekten test desteğine kadar her türlü desteği vereceğiz. Ölçme değerlendirme ve sertifikasyon sistemiyle uluslararası lisanslardan vatandaşımızı faydalandıracağız. Stratejik planlamamızla İstanbullu kardeşlerimin ulaşımdaki iyileşmeyi her gün hissedeceği, her anlamda tasarrufa şahit olacağı bir uygulamayı gerçekleştireceğiz. Şehrimizi ulaşımda üst lige taşırken, mevcut yönetimin 2019’da yüzde 47’den alıp bugün yüzde 64’e yükselttiği trafik yoğunluğunu 2029’da yüzde 50’ye, 2034’te yüzde 41’e düşüreceğiz. 2019’da 45 dakika olup da liyakatsiz ellerde bugün 64 dakikaya çıkan ortalama seyahat süremizi de 48 dakikaya, 2034’te 39 dakikaya indireceğiz. Bugün bizi uğraştıran İstanbul, ulaştıran bir İstanbul’a dönüşecek. ve ulaştıran İstanbul, trafikte her yıl 3 milyon ton daha az karbondioksit üretirken şehrimiz, ülkemiz, dünyamız 450 bin yetişkin ağacı kurtarmış olacak. 1 Nisan’dan itibaren İstanbul trafik çilesinden kurtulacak. İlk 5 yılın sonunda azaltacağımız İstanbul trafiğine 10 yılın sonunda, bir daha geri dönmemek üzere son vereceğiz” şeklinde konuşmasını tamamladı.
]]>Uraloğlu, Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen Konya Raylı Sistem Projeleri Tanıtım Programı ve Sedirler Köprülü Kavşağı Açılış Töreni’nde, bugün Beyşehir- Seydişehir kara yolunun açılışını gerçekleştirdiklerini anımsattı.
Bakanlık ve Büyükşehir Belediyesinin Konya’nın ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Uraloğlu, “Sedirler Köprülü Kavşağı da Konya’da trafik akışını düzenleyerek hem şehrimizin çehresini değiştirecek hem de konforlu bir ulaşım sunacak. Mühendislik eseri, Konya’mıza hayırlı olsun.” diye konuştu.
Uraloğlu, Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128,5 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, kentte bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden 1282 kilometreye çıkardıklarını, 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptıklarını vurguladı.
Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkenin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, bu projeyle Akdeniz ile İç Anadolu’yu birbirine bağlayarak, Toroslar’a mühür vurduklarını dile getirdi.
Uraloğlu, Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşehir- Yunak yolu gibi 8 ayrı projede çalışmaların sürdüğüne dikkati çekerek, projelerin bedelinin yaklaşık 26,5 milyar liraya ulaştığını aktardı.
Konya’nın demir yolu ağının güçlenmesi için de çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlatan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Konyaray, yeni inşa edilmekte olan istasyonları, modern, hızlı ve konforlu işletim sistemi ile yüzey metro özelliğiyle Konyalıların hizmetinde olacak. 13 istasyonun bulunduğu bu sistem sanayi bölgesine de hizmet edecek. Böylece mesai giriş-çıkış saatlerinde yaşanılan trafik yoğunluğunu azaltacağız. Havaalanından şehir merkezine ve yüksek hızlı tren garına bağlantı sağlayacağız. Ayrıca zamanla sanayi bölgelerine kılçık hatlar planlayarak sanayi yüklerini lojistik merkezine daha rahat taşıyabileceğiz.”???????
Uraloğlu, Konya’nın kent içi raylı sistemlere yönelik yeni projeler geliştirdiklerinin altını çizerek, “Selçuk Üniversitesi-Alaaddin hattı ile yüksek yoğunluğa sahip koridorda, hız ve konforu arttıracak metro hattımızla hizmet vereceğiz. Proje çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak yürütüyoruz. Şehir merkezini ring şeklinde saran Fetih Caddesi tramvay hattı ile mevcut ve planlanan tüm raylı sistem hatlarıyla entegrasyon sağlayarak Konya raylı sistem ağının en efektif biçimde hizmet vermesini sağlayacağız.” diye konuştu.
Uraloğlu, Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceklerini vurguladı.
Konyalıların her zaman hakkı savunduğunu ve haklının yanında olduğunu belirten Uraloğlu, “İnanıyorum ki; 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakı olarak kazanacağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hayata geçireceğiz.” dedi.
Konuşmaların ardından Sedirler Köprülü Kavşağı’nın açılışı gerçekleştirildi.
Programa, Vali Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaaslan, merkez ilçe belediye başkanları ve davetliler katıldı.
]]>“Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulamasını hayata geçireceğiz”
“İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz”
İSTANBUL – İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Şişli’de Çilesiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşma, “Başta kaza kara noktaları olmak üzere tüm yolarımızda motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız. Buradan İstanbul’daki 250 bin motokurye emekçisine de müjdem var. Motokuryelerimizin dinlenebilmesi, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeni yapılacak tüm yol kenarlarına sizler için dinlenme alanları ayıracağız. İstanbul’daki 250 bin motokurye kardeşimiz için yol kenarlarında yeni cepler açacağız” dedi.
Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Şişli’de Çilesiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nı düzenledi. Kurum daha öncede açıkladığı projelerini “Uğraştıran Değil Ulaştıran İstanbul” adı altında detaylı bir şekilde anlattı. Kurum, programda toplu ulaşım başta olmak üzere birçok farklı projelerini de sunum eşliğinde aktardı.
Program’a Kurum’un yanı sıra milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti üyeleri, meclis üyeleri, STK ve muhtarlar katıldı.
“İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz”
Trafiği azaltmaya yönelik projeleri ile ilgili konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Avrupa Yakası’nda 88 Anadolu yakasında 34 kilometre olmak üzere İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz. İlk 5 yılımızda Çayırbaşı, Ayazağa, Levazım ve Dolmabahçe etabında 25,7 kilometrelik tünel projesini yapacağız. Büyükdere Caddesi ve sahil yoluna alternatif Dolmabahçe’den başlayıp Kilyos’a uzanan tünel zincirini hayata geçirmiş olacağız. Yine Kağıthane-Bayrampaşa hattı arasında 11,5 kilometrelik tünelimizi hizmete açacağız. Anadolu yakasında 10,2 kilometrelik Yenisahra-Bostancı tünelinde ise Kadıköy’den gelip Tuzla’ya giden kardeşlerimiz yapacağımız yan yol düzenlemesiyle Bostancı Sahili’ne gidebilecekler. Bu proje ile Göztepe’den doğuya doğru, E-5 Karayolu ile Sahil Yolu arasında kesintisiz bir bağlantı yolu oluşturacağız. E-5 Karayolunun trafik yoğunluğunu azaltacağız. İkinci 5 yılımızda ise 74,7 kilometrelik yeni tünel hedefimizin 50,9 kilometresini Avrupa Yakası’nda Bayrampaşa’dan Büyükçekmece’ye uzanan karayolu tüneliyle sağlayacağız. Sahil yolunun Anadolu Yakası’nda alternatifi olacak 23,8 kilometrelik Harem-Çengelköy-Kavacık’ta Nakkaş tünel kavşağı ile birlikte Çengelköy kavşağından Çubukluya kadar kesintisizi ulaşımı sağlayacağız. E-5 karayoluyla TEM otoyolu ve Kuzey-Güney istikametinde iki yakada da boğaz sahil yollarını trafik çilesinden kurtaracağız. Trafik yoğunluğu üst seviyelerde olan E-5, TEM ve birbirine bağlayan bağlantı yollarının yoğunluğunu azaltacağız. Sarıyer-Beşiktaş arasında vatandaşımız 12 dakika yolculuk yapacak. Beşiktaş-Beylikdüzü arası yolculuk süresi 23 dakikaya, Beşiktaş-Küçükçekmece arası 15 dakika, Harem-Kavacık arası yolculuk süresi ise da 9 dakika olacak. Avrupa ve Anadolu yakasında Altınşehir-Bahçeşehir, Tüyap-Silivri, Sultanbeyli-Kurtköy ve Göztepe-Çayırova arasında tam 260 kilometre ana yol ve yan yolumuzun düzenlemesini yapacağız. Bu da yan yollarla birlikte İstanbul’da trafik yoğunluğunu artıran sorunları çözecek 151 kavşak düzenlemesiyle birlikte 39 ilçede ve mahallelerimizde trafik yükünü azaltacak ve İstanbulluya nefes aldıracak projelerimiz olacak. Çile haline gelmiş Mahmutbey kavşağımız başta olmak üzere Kağıthane, Bayrampaşa, Eyüpsultan, Ataköy, Zeytinburnu, Bakırköy, Ataşehir gibi en acil noktalarda kavşak projelerini başlatacağız. 1 Nisan’da inşa süreçlerine başlayacak, tüm köprülü kavşak ve yollarımızı 2 yıl içerisinde vatandaşımızın hizmetine açacağız” dedi.
“Şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz”
Ağır vasıta trafiğini şehrin dışına alacağını aktaran Kurum sözlerine şöyle devam etti: “Şehrimizin trafiğini rahatlatacak 2 büyük hamlemiz daha olacak. Esenler Otogarı ve Harem Otogarı’nı şehrin kuzeyine birini Kurtköy’e diğerini de İhsaniye’ye taşıyoruz. İstanbul’un şehir içi trafik yükünü alırken, şehirlerarası yolcularımızı ve şoförlerimizi de rahatlatacağız. Mevcut otogarlarımızın esnafına, bu yeni otogarlarda öncelik vereceğiz. Otogarları raylı sistemlere entegre ederek; gelen hiçbir kardeşimizi mağdur etmeyeceğiz. Ağır vasıta trafiğini iki yakada kuracağımız 6 yeni lojistik merkeziyle şehir dışına alacağız. Bunların ikisi, Avrupa Yakasında Yassıören ile Anadolu Yakasında Kocaeli sınırımızda Körfez Lojistik Köyleri olacak. Diğer 4 lojistik köyümüzde ise YeşilBayır’da, Çatalca’da, Kurtköy’de ve Paşaköy’de kurularak ana lojistik sisteminin destek noktaları olarak hizmet verecekler. Lojistik Köylerimizde tüm temel hizmet birimleri, serbest bölge, antrepo tesisleri, tır parkları, teknoloji geliştirme bölgesi, organize sanayi alanları ve demiryolu entegrasyon alanı bulunacak. Bu yatırımlarımızla, kent içi trafiğinde bulunan yaklaşık 1 milyon ağır vasıta trafiğini şehrin çeperlerine taşımış olacağız. Planlı bir dağıtım modeliyle şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz. Ayrıca İstanbul’un kuzeyinde oluşturacağımız lojistik altyapımızın bir parçası olarak, Karadeniz’in İstanbul kıyısında Kuzey İstanbul Limanı projemizi hayata geçireceğiz. Marmara Denizi’mizdeki gemi trafiğini de azaltmış olacağız. Bunun yanında, İstanbul’un güneyindeki trafiği, ağır vasıtalardan da arındıracağız”
“Motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız”
Motosiklet sürücüleri için yeni projelerini açıklayan Kurum “2018’den bugüne otomobil sayımız sadece yüzde 15 artarken, motosiklet sayımız yüzde 119 artış gösterdi. Buradan motosiklet kullanıcısı vatandaşımıza müjdemizi veriyorum. Tüm motosiklet kullanıcılarının can güvenliği için, trafik yoğunluğu olan önemli ana arterlerde ayrıştırılmış özel motosiklet yolları, yeni motor yollarını devreye alacağız. Öncelikle Bakırköy, Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi, Kozyatağı, Maltepe sahil yolu ve Samatya olmak üzere mümkün olan her yerde emniyetli motor yollarımızı yapacağız. Başta kaza kara noktaları olmak üzere tüm yolarımızda motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız. Buradan İstanbul’daki 250 bin motokurye emekçisine de müjdem var. Motokuryelerimizin dinlenebilmesi, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeni yapılacak tüm yol kenarlarına sizler için dinlenme alanları ayıracağız. İstanbul’daki 250 bin motokurye kardeşimiz için yol kenarlarında yeni cepler açacağız. Bu ceplerde oluşturacağımız tesislerde kardeşlerimiz ihtiyaçlarını giderebilecek” şeklinde konuştu.
“Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulamasını hayata geçireceğiz”
Yeni otopark sistemleri ve millet yolları konseptinden bahseden Kurum “Mevcut yönetim ‘Transfer merkezlerinde 100 bin araçlık otopark imkanı, asansörlü sistemlerle kapasite artırılacak’ demişlerdi. Ama bunu da yapamadılar. Bunlar mevcut asansörlerimizi bile çalıştıramadılar. Yeni otopark asansörü yapmalarını da beklemiyorduk. Biz göreve gelir gelmez indirme bindirme cepleriyle, engellilere ait özel otoparklarıyla, mahalle sakinlerine özel park imkanlarıyla Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulaması’nı hayata geçireceğiz. İstanbul’umuza ilk 5 yılda; üstü park altı otopark olacak, vatandaşımızın arabasını bırakarak toplu ulaşımla bağlantı kuracağı tam 250 bin araçlık otopark kazandıracağız. İşte İSPARK’ın durumu ortada. Bu kurum neden zarar ediyor? İSPARK’ımız liyakatsiz ellerde kötü yönetildiği için zarar ediyor. Ama biz bütün mahallelerde evinin önüne park eden vatandaşımızdan ücret alınmasına rağmen İSPARK zarar ediyor. Biz mahallerimizde evinin önüne aracını bırakan vatandaşlarımızdan herhangi bir ücret almayacağız. Ücretsiz otopark yapacağız. Göreve gelir gelmez İSPARK’taki tarifede tam %25 oranında indirim yapacağız. Vatandaşımız için ilk yarım saati de ücretsiz yapacağız. Ben vatandaşımıza bir müjde daha veriyorum. Millet Yolları konseptini getiriyoruz. İstanbul’un her yerinde yayalaştırılmış cadde ve meydanlarımızı artıracağız. Millet Yolları projemizde; klasik planlamayı değil, İstanbul Medeniyet ve Tasarım Rehberini odağımıza alacağız. Yaptığımız kaldırımı, aydınlatmayı, inşaat malzemesini, yeşil alanları, parkları ortak bir dile göre yapacağız. İstanbul’un şehirciliğinin kurumsal dilini Millet Yollarımı da yaparak yansıtacağız. İstanbullular bize güvensin, biz yaya dostu bir İstanbul için gerekli bütün adımları atacağız” ifadelerine yer verdi.
“İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek”
İstanbul’da ki ulaşımla ilgili yeni uygulamaları aktaran Kurum “Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın dördüncü adımına geleceğim. Otobüsler yanıyor, metrolar yolda kalıyor, İstasyonları su basıyor, yürüyen merdivenler çalışmıyor. Göreve geldiğimizde Akıllı Ulaşım Sistemleri’nde öncü İstanbul’umuz için fetret dönemi hep birlikte bitireceğiz. Siz liyakatli kadroları işten çıkarırsanız akıllandırılmış, kara kutulardan izlenen, yollarda kalan müdahale edilebilen, yanan otobüslere terfi edersiniz. Göreve gelir gelmez Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın 4. Adımıyla, teknolojinin İstanbullu anlayışıyla Akıllı Ulaşım ve Yönetim Sistemini hemen tesis edeceğiz. İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek. Tam adaptif sinyalizasyon sistemiyle kavşaklarda beklemeyeceğiz. En gelişmiş sensör ve kameralardan kurulu elektronik denetleme sistemimizle trafiği yönlendireceğiz. Tünel işletim merkezini daha verimli hale getireceğiz. Toplu ulaşıma araçları ve İETT filo yönetim merkeziyle toplu taşımadaki her bir aracımızı anlık olarak izleyeceğiz. Metro hat kontrol merkezi işler hale getirilecek. Lojistik yönetim merkezleriyle akıllı lojistik dağıtım sistemi kurulacak. Yerli yazılımla Dijİstanbul’u hemen hayata geçireceğiz. DİJİSTANBUL ile size en yakın boş otoparkın nerde olduğunu göreceksiniz. Otoparka varmadan yerinizin rezervasyonunu yapabileceksiniz. Aracınız elektrikli bir araçsa, seyyar şarj istasyonundan randevu alıp, siz işlerinizi hallederken aracınızı otomatik şarj ettireceksiniz. Parket uygulamasıyla gittiğiniz her yerde en yakın ve müsait otoparkı bu uygulamadan öğrenecek ve yol tarifini alacaksınız. Yol-@çık uygulamasıyla bulunduğunuz konumdan gitmek istediğiniz yere kadar en verimli ulaşımı bu seçeneklerden takip edebileceksiniz” dedi.
“İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz”
Yeni kurulacak olan Ulaşım Akademisi’nde verilen eğitimlere de değinen Kurum “Son adımımız olan Ulaşım Akademi’mizi hemen kuracağız. Mesleki teorik eğitim merkezimizde İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz. Uygulama eğitim merkezimizde kuracağımız parkur ve simülasyonlarla şoförlerimize pratik öğrenme imkanları sunacağız. Burada psikolojik destekten test desteğine kadar her türlü desteği vereceğiz. Ölçme değerlendirme ve sertifikasyon sistemiyle uluslararası lisanslardan vatandaşımızı faydalandıracağız. Stratejik planlamamızla İstanbullu kardeşlerimin ulaşımdaki iyileşmeyi her gün hissedeceği, her anlamda tasarrufa şahit olacağı bir uygulamayı gerçekleştireceğiz. Şehrimizi ulaşımda üst lige taşırken, mevcut yönetimin 2019’da yüzde 47’den alıp bugün yüzde 64’e yükselttiği trafik yoğunluğunu 2029’da yüzde 50’ye, 2034’te yüzde 41’e düşüreceğiz. 2019’da 45 dakika olup da liyakatsiz ellerde bugün 64 dakikaya çıkan ortalama seyahat süremizi de 48 dakikaya, 2034’te 39 dakikaya indireceğiz. Bugün bizi uğraştıran İstanbul, ulaştıran bir İstanbul’a dönüşecek. ve ulaştıran İstanbul, trafikte her yıl 3 milyon ton daha az karbondioksit üretirken şehrimiz, ülkemiz, dünyamız 450 bin yetişkin ağacı kurtarmış olacak. 1 Nisan’dan itibaren İstanbul trafik çilesinden kurtulacak. İlk 5 yılın sonunda azaltacağımız İstanbul trafiğine 10 yılın sonunda, bir daha geri dönmemek üzere son vereceğiz” şeklinde konuşmasını tamamladı.
]]>Uraloğlu, Konya’da Beyşehir-Seydişehir kara yolunun açılış töreninde, 22 yılda karayolları için 152 milyar dolar yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi.
2002 yılında 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını hatırlatan Uraloğlu, “Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Ülkemizin yalçın kayalarını, derin vadilerini tünel ve viyadüklerle aştık. Köprü yapım çalışmaları kapsamında 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. Tünel yapım çalışmaları kapsamında da 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Başlatmış olduğumuz otoyol seferberliği çerçevesinde 1714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık.” ifadesini kullandı.
Uraloğlu, Türkiye’nin dört bir noktasında ulaşım altyapısını güçlendirmek, modernize etmek ve vatandaşlara daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle önemli adımlar attıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Önde gelen birer sanayi, ticaret ve turizm merkezleri olan Akdeniz’in yaylası, Konya’nın denizi Beyşehir ile Toroslar’ın parlayan yıldızı Seydişehir arasındaki ulaşım ağının gücüne güç katan Beyşehir-Seydişehir yolumuz da bunlardan biri. İpek Yolu üzerinde yer alması bakımından tarih boyunca Anadolu’nun en önemli yerleşim yerlerinden olan Konya günümüzde de ülkemizin ana ulaşımını sağlayan doğu-batı ve kuzey-güney yönlerinde uzanan kara yolu bağlantıları ile önemli bir kavşak noktasıdır.”
“57 milyon lira tasarruf sağlayacağız”
Beyşehir’in Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini birbirine bağlayan önemli bir geçiş noktası ve turizm bölgesi olduğunu belirten Uraloğlu, Seydişehir’in de tarihi, doğal güzellikleri ve sanayi potansiyeliyle bölge turizmine ve yerel ekonomiye katkı sağladığını, bu iki ilçenin ulaşım ağının güçlendirilmesinin büyük önem arz ettiğini bildirdi.
Uraloğlu, bu kapsamda da iki ilçeyi birbirine bağlayan tek yol standardındaki yolu bölünmüş yol standardına yükseltecek çalışmaları başlattıklarını ve hızla tamamladıklarını dile getirerek, “Yolumuzun geometrik ve fiziki standartlarını önemli ölçüde yükselterek Beyşehir üzerinden Antalya’nın doğusunda bulunan Manavgat, Alanya gibi turizm merkezlerine ve Akdeniz sahil yoluna daha hızlı ve kolay erişim imkanı sağladık. Beyşehir ile Seydişehir arasındaki seyahat süresini 24 dakikadan 17 dakikaya indirdik. Böylece bu yolumuz ile zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin 87 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sunacağız.” diye konuştu.
Bakanlık olarak 2002 yılından bu yana Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Uraloğlu, “Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettik. Bu proje ile Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi’ni kesintisiz bir şekilde birbirine bağlayarak Toroslar’a adeta bir mühür vurduk. Şu anda devam eden Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşehir-Yunak Yolu gibi 8 ayrı kara yolu projemiz bulunmaktadır ve bunların proje bedeli yaklaşık 26,5 milyar liradır.” bilgisini paylaştı.
“Biri AK Parti Belediyeciliği görmek istiyorsa, buyursun Konya’yı görsün”
Konya’nın demir yolu ağının güçlenmesi için de önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini, KONYARAY Projesi’ni başlattıklarını hatırlatan Uraloğlu, “45,9 kilometre uzunluğundaki projemiz ile Konya Tren Garı, Kent Merkezi, OSB’ler, Havaalanı, Lojistik Merkez ve Pınarbaşı arasında hem hızlı ve ekonomik toplu taşıma hizmeti vereceğiz hem de yük taşımacılığını geliştireceğiz.” sözlerini sarf etti.
Ülkenin her bölgesinde sahada olduklarını ve çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Ülkemiz ekonomisinin Türkiye Yüzyılı hedeflerini yakalamasında gerekli olan ulaşım altyapısını tesis etmek için yılmadan, özveriyle ve ciddiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002 yılından bu yana olduğu gibi bundan sonra da Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceğiz.”
Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’a hem Konya’da hem de 6 Şubat depremlerinden sonra Hatay’daki çalışmaları için teşekkür eden Uraloğlu, “Biri büyükşehir belediyeciliği, AK Parti Belediyeciliği görmek istiyorsa, buyursun Konya’yı görsün.” dedi.
Bölgeyi ilgilendiren önemli projelerden birinin de Taşkent-Ermenek ayrımı – Balcılar yolu olduğunu anlatan Uraloğlu, konuşmasının ardından Taşkent ilçesinde yol çalışmalarında hazır bulunan AK Parti’li milletvekilleri Mehmet Baykan, Selman Özboyacı ve Karayolu Genel Müdürü Ahmet Gülşen ile canlı bağlantı yaptı.
Bakan Uraloğlu, canlı bağlantıda Gülşen ile milletvekillerinden çalışmalardaki son duruma ilişkin bilgi aldı.
“Gördüğünüz üzere hamdolsun bir yerde açılış törenimizi gerçekleştirirken başka bir yerde de yapımı devam eden yol projelerimizi takip ediyoruz” diyen Uraloğlu, konuşmasının ardından protokol üyeleri ile açılış kurdelesini kesti.
Törende, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer de birer konuşma yaparak, yolun hayırlı olmasını diledi.
Seydişehir’de Seçim Koordinasyon Merkezi açılışı
Bakan Uraloğlu, daha sonra Seydişehir’de AK Parti Seydişehir Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı.
Burada yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde gece gündüz demeden hizmet etmeye, AK Parti belediyeciliği ile vatandaşı buluşturmaya devam edeceklerini vurgulayan Uraloğlu, AK Parti Seydişehir Belediye Başkan adayı Abdulmuttalip Demirel’in de ilçe için en güzel şekilde çalışacağına inancının tam olduğunu belirtti.
Alacabel Tüneli yapım çalışmalarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, “Bundan sonra bu tünelin, ben daha yakın takipçisi olacağım, sözünü size veriyorum. En kısa sürede bu tüneli Allah’ın izniyle bitirip sizin gündeminizden çıkaracağız. İnşallah Seydişehir – Bozkır yolunun ihalesini de bu sene yapıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.” ifadesini kullandı.
Seydişehir’deki programda Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaaslan, AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız ve Seydişehir Belediye Başkan adayı Abdulmuttalip Demirel de birer konuşma yaparak, AK Parti’nin merkez ve yerel yönetimiyle kente hizmetlerini değerlendirdi.
Açılış sonrası Uraloğlu ve beraberindeki heyet, ilçede esnaf ziyaretinde bulundu.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konya’nın Beyşehir ilçesinde Taşıyıcılar Kooperatifi üyeleriyle buluştu, sanayi sitesinde esnaf ziyareti yaparak yapımı tamamlanan Beyşehir Seydişehir bölünmüş yolunun açılışına katıldı. Açılışta konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yapımı tamamlanan yol için memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Cumhurbaşkanımızın, ‘Yol medeniyettir’ sözünden hareketle; memleketin yollarını yaptık, aşılmaz denilen dağlarını aştık. Son 22 yıl içinde karayolları için 152 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Ana akslarımızın tamamına yakınını bölünmüş yol haline getirdik. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Ülkemizin yalçın kayalarını, derin vadilerini tünel ve viyadüklerle aştık. Köprü yapım çalışmaları kapsamında; 2002 yılında 311 km olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. Tünel yapım çalışmaları kapsamında da 50 km olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. Başlatmış olduğumuz otoyol seferberliği çerçevesinde bin 714 km olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Türkiye’nin dört bir noktasında; doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden, köyü-kasabası ya da büyükşehri fark etmeden yeni yol çalışmalarıyla; ülkemizin ulaşım altyapısını güçlendirmek, modernize etmek ve vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunmak hedefiyle önemli adımlar atıyoruz” şeklinde konuştu.
“Zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız”
Yapımı tamamlanan yolun sanayi, ticaret ve turizme büyük katkısı olacağını belirten Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Önde gelen birer sanayi, ticaret ve turizm merkezleri olan Akdeniz’in yaylası Konya’nın denizi: Beyşehir ile Torosların parlayan yıldızı Seydişehir arasındaki ulaşım ağının gücüne güç katan Beyşehir-Seydişehir yolumuz da bunlardan biri. Bilindiği üzere İpek Yolu üzerinde yer alması bakımından tarih boyunca Anadolu’nun en önemli yerleşim yerlerinden olan Konya; Günümüzde de ülkemizin ana ulaşımını sağlayan doğu-batı ve kuzey-güney yönlerinde uzanan karayolu bağlantıları ile önemli bir kavşak noktasıdır. Beyşehir’de; hem Göller Yöresinin öne çıkan yaşam merkezlerinden biri hem de Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerini birbirine bağlayan önemli bir geçiş noktası ve turizm bölgesidir. Seydişehir ise; zengin tarihi, doğal güzellikleri ve sanayi potansiyeliyle bölge turizmine ve yerel ekonomiye katkı sağlamaktadır. Bu nedenle Konya ve ülkemiz ekonomisi için büyük önem taşıyan bu iki ilçemizin ulaşım ağının güçlendirilmesi büyük önem arz etmekteydi. Bu kapsamda da 2 ilçeyi birbirine bağlayan tek yol standardındaki yolumuzu bölünmüş yol standardına yükseltecek çalışmaları başlattık ve hızla tamamladık. Bugün de huzurlarınızda bu projemizi açmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. Mevcut haliyle sathi kaplamalı tek yol standardında hizmet veren Beyşehir-Seydişehir yolumuzu 28,3 km uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yola dönüştürdük. Proje kapsamında, 28 metre uzunluğundaki Kavak ve 38 metre uzunluğundaki Çifte köprüleri inşa ettik. Güzergahtaki trafik güvenliğini arttırdık, hızlı ve konforlu ulaşım hizmeti tesis ettik. Yolumuzun geometrik ve fiziki standartlarını önemli ölçüde yükselterek Beyşehir üzerinden Antalya’nın doğusunda bulunan Manavgat, Alanya gibi turizm merkezlerine ve Akdeniz Sahil Yolu’na daha hızlı ve kolay erişim imkanı sağladık. Beyşehir ile Seydişehir arasındaki seyahat süresini 24 dakikadan 17 dakikaya indirdik. Böylece bu yolumuz ile zamandan 32 milyon lira, akaryakıttan 25 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin 087 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sunacağız” diye konuştu.
“Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128 milyar 535 milyon lira yatırım gerçekleştirdik”
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, 2002 yılından beri Konya’ya ulaşım ve iletişim altyapısı için yapılan çalışmaları hatırlatarak, “2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Konya’mızın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128 milyar 535 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. Konya’nın bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden alıp, bin 282 kilometreye ulaştırdık. 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptık. Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettik. Bu proje ile Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi’ni kesintisiz bir şekilde birbirine bağlayarak Toroslara adeta bir mühür vurduk. Çalışmalarımızı burada da bırakmadık. Şu anda devam eden Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşaehir-Yunak Yolu gibi 8 ayrı karayolu projemiz bulunmaktadır ve bunların proje bedeli yaklaşık 26,5 milyar liradır. Konya’nın demiryolu ağının güçlenmesi içinde çok önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren ve Konya-Karaman Hızlı Tren Hatlarını açtık. Kayacık Lojistik Merkezi ile Konya’yı çok önemli bir lojistik üs haline getirdik. KONYARAY Projesini başlattık. 45,9 km uzunluğundaki projemiz ile Konya Tren Garı, Kent Merkezi, OSB’ler, Havaalanı, Lojistik Merkez ve Pınarbaşı arasında hem hızlı ve ekonomik toplu taşıma hizmeti vereceğiz hem de yük taşımacılığını geliştireceğiz. Öğleden sonra Konya Büyükşehir Belediyemizin Adana Çevre Yolu üzerindeki Sedirler Kavşağında inşa ettiği köprülü kavşağımızın açılışını gerçekleştirdikten sonra, Konya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığımızla birlikte Konya’da gündeme aldığımız yeni Raylı Sistem Projelerimizin Tanıtım Programını da gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Ülkemiz ekonomisinin Türkiye Yüzyılı hedeflerini yakalamasında gerekli olan ulaşım altyapısını tesis etmek için yılmadan, özveriyle ve ciddiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002 yılından bu yana olduğu gibi bundan sonra da Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı için koyduğumuz hedeflere ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceğiz. Konyalılar her zaman hakkı savundu, hakkın ve haklının yanında oldu. 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde neredeyse yüzde 69 oy oranı ile Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakının yanında yer aldı. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakına kazandıracağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle birlikte planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceğiz” dedi.
Konya Valisi Vahdettin Özkan da Konya açısından bereketli bir gün olduğunu belirterek, “Bu ulaşım altyapısını iyileştirmesiyle bir fabrikanın, üreticinin küresel düzeydeki rekabet gücünü artıracağı gibi, insanlarımızın yaşam kalitesini artıracak çok esaslı bir hizmet. Bu hizmet Anadolu’nun dört bir yanında iyi olduğu gibi Konya’mızda da geniş bir coğrafyada çok etkili bir şekilde icra edilmiş oldu. Bu hizmetlerin devamını diliyorum” şeklinde konuştu.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da “Büyükşehir Yasası çıktığında en çok bu yasa Konya’da nasıl uygulanacak diye merak ediliyordu. Çünkü Konya’nın bu büyük coğrafyasında hizmet üretmek çok zor, meşakkatli ve zahmetliydi. Ama gelinen noktada 10 yıldan sonra elhamdülillah ilçelerimizde büyük bir kalkınma oluştu, bunda kara yollarının çok büyük etkisi var. Konya neredeyse bölünmüş yol ağını tamamlamış bir şehir konumuna geldi” dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Uraloğlu, Vali Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Altay, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı, milletvekilleri ve protokol mensupları tarafından kurdele kesilerek yolun açılışı gerçekleştirildi. – KONYA
]]>Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Şişli’de Çilesiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nı düzenledi. Kurum daha öncede açıkladığı projelerini “Uğraştıran Değil Ulaştıran İstanbul” adı altında detaylı bir şekilde anlattı. Kurum, programda toplu ulaşım başta olmak üzere birçok farklı projelerini de sunum eşliğinde aktardı.
Program’a Kurum’un yanı sıra milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti üyeleri, meclis üyeleri, STK ve muhtarlar katıldı.
“İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz”
Trafiği azaltmaya yönelik projeleri ile ilgili konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Avrupa Yakası’nda 88 Anadolu yakasında 34 kilometre olmak üzere İstanbul’umuza 122,2 kilometre uzunluğunda yeni tüneller kazandırıyoruz. İlk 5 yılımızda Çayırbaşı, Ayazağa, Levazım ve Dolmabahçe etabında 25,7 kilometrelik tünel projesini yapacağız. Büyükdere Caddesi ve sahil yoluna alternatif Dolmabahçe’den başlayıp Kilyos’a uzanan tünel zincirini hayata geçirmiş olacağız. Yine Kağıthane-Bayrampaşa hattı arasında 11,5 kilometrelik tünelimizi hizmete açacağız. Anadolu yakasında 10,2 kilometrelik Yenisahra-Bostancı tünelinde ise Kadıköy’den gelip Tuzla’ya giden kardeşlerimiz yapacağımız yan yol düzenlemesiyle Bostancı Sahili’ne gidebilecekler. Bu proje ile Göztepe’den doğuya doğru, E-5 Karayolu ile Sahil Yolu arasında kesintisiz bir bağlantı yolu oluşturacağız. E-5 Karayolunun trafik yoğunluğunu azaltacağız. İkinci 5 yılımızda ise 74,7 kilometrelik yeni tünel hedefimizin 50,9 kilometresini Avrupa Yakası’nda Bayrampaşa’dan Büyükçekmece’ye uzanan karayolu tüneliyle sağlayacağız. Sahil yolunun Anadolu Yakası’nda alternatifi olacak 23,8 kilometrelik Harem-Çengelköy-Kavacık’ta Nakkaş tünel kavşağı ile birlikte Çengelköy kavşağından Çubukluya kadar kesintisizi ulaşımı sağlayacağız. E-5 karayoluyla TEM otoyolu ve Kuzey-Güney istikametinde iki yakada da boğaz sahil yollarını trafik çilesinden kurtaracağız. Trafik yoğunluğu üst seviyelerde olan E-5, TEM ve birbirine bağlayan bağlantı yollarının yoğunluğunu azaltacağız. Sarıyer-Beşiktaş arasında vatandaşımız 12 dakika yolculuk yapacak. Beşiktaş-Beylikdüzü arası yolculuk süresi 23 dakikaya, Beşiktaş-Küçükçekmece arası 15 dakika, Harem-Kavacık arası yolculuk süresi ise da 9 dakika olacak. Avrupa ve Anadolu yakasında Altınşehir-Bahçeşehir, Tüyap-Silivri, Sultanbeyli-Kurtköy ve Göztepe-Çayırova arasında tam 260 kilometre ana yol ve yan yolumuzun düzenlemesini yapacağız. Bu da yan yollarla birlikte İstanbul’da trafik yoğunluğunu artıran sorunları çözecek 151 kavşak düzenlemesiyle birlikte 39 ilçede ve mahallelerimizde trafik yükünü azaltacak ve İstanbulluya nefes aldıracak projelerimiz olacak. Çile haline gelmiş Mahmutbey kavşağımız başta olmak üzere Kağıthane, Bayrampaşa, Eyüpsultan, Ataköy, Zeytinburnu, Bakırköy, Ataşehir gibi en acil noktalarda kavşak projelerini başlatacağız. 1 Nisan’da inşa süreçlerine başlayacak, tüm köprülü kavşak ve yollarımızı 2 yıl içerisinde vatandaşımızın hizmetine açacağız” dedi.
“Şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz”
Ağır vasıta trafiğini şehrin dışına alacağını aktaran Kurum sözlerine şöyle devam etti: “Şehrimizin trafiğini rahatlatacak 2 büyük hamlemiz daha olacak. Esenler Otogarı ve Harem Otogarı’nı şehrin kuzeyine birini Kurtköy’e diğerini de İhsaniye’ye taşıyoruz. İstanbul’un şehir içi trafik yükünü alırken, şehirlerarası yolcularımızı ve şoförlerimizi de rahatlatacağız. Mevcut otogarlarımızın esnafına, bu yeni otogarlarda öncelik vereceğiz. Otogarları raylı sistemlere entegre ederek; gelen hiçbir kardeşimizi mağdur etmeyeceğiz. Ağır vasıta trafiğini iki yakada kuracağımız 6 yeni lojistik merkeziyle şehir dışına alacağız. Bunların ikisi, Avrupa Yakasında Yassıören ile Anadolu Yakasında Kocaeli sınırımızda Körfez Lojistik Köyleri olacak. Diğer 4 lojistik köyümüzde ise YeşilBayır’da, Çatalca’da, Kurtköy’de ve Paşaköy’de kurularak ana lojistik sisteminin destek noktaları olarak hizmet verecekler. Lojistik Köylerimizde tüm temel hizmet birimleri, serbest bölge, antrepo tesisleri, tır parkları, teknoloji geliştirme bölgesi, organize sanayi alanları ve demiryolu entegrasyon alanı bulunacak. Bu yatırımlarımızla, kent içi trafiğinde bulunan yaklaşık 1 milyon ağır vasıta trafiğini şehrin çeperlerine taşımış olacağız. Planlı bir dağıtım modeliyle şehir içi ulaşımında seyahat süresini yüzde 20 düşüreceğiz. Ayrıca İstanbul’un kuzeyinde oluşturacağımız lojistik altyapımızın bir parçası olarak, Karadeniz’in İstanbul kıyısında Kuzey İstanbul Limanı projemizi hayata geçireceğiz. Marmara Denizi’mizdeki gemi trafiğini de azaltmış olacağız. Bunun yanında, İstanbul’un güneyindeki trafiği, ağır vasıtalardan da arındıracağız”
“Motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız”
Motosiklet sürücüleri için yeni projelerini açıklayan Kurum “2018’den bugüne otomobil sayımız sadece yüzde 15 artarken, motosiklet sayımız yüzde 119 artış gösterdi. Buradan motosiklet kullanıcısı vatandaşımıza müjdemizi veriyorum. Tüm motosiklet kullanıcılarının can güvenliği için, trafik yoğunluğu olan önemli ana arterlerde ayrıştırılmış özel motosiklet yolları, yeni motor yollarını devreye alacağız. Öncelikle Bakırköy, Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi, Kozyatağı, Maltepe sahil yolu ve Samatya olmak üzere mümkün olan her yerde emniyetli motor yollarımızı yapacağız. Başta kaza kara noktaları olmak üzere tüm yolarımızda motorcu dostu bariyerlerin sayısını ve uzunluklarını artıracağız. Buradan İstanbul’daki 250 bin motokurye emekçisine de müjdem var. Motokuryelerimizin dinlenebilmesi, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeni yapılacak tüm yol kenarlarına sizler için dinlenme alanları ayıracağız. İstanbul’daki 250 bin motokurye kardeşimiz için yol kenarlarında yeni cepler açacağız. Bu ceplerde oluşturacağımız tesislerde kardeşlerimiz ihtiyaçlarını giderebilecek” şeklinde konuştu.
“Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulamasını hayata geçireceğiz”
Yeni otopark sistemleri ve millet yolları konseptinden bahseden Kurum “Mevcut yönetim ‘Transfer merkezlerinde 100 bin araçlık otopark imkanı, asansörlü sistemlerle kapasite artırılacak’ demişlerdi. Ama bunu da yapamadılar. Bunlar mevcut asansörlerimizi bile çalıştıramadılar. Yeni otopark asansörü yapmalarını da beklemiyorduk. Biz göreve gelir gelmez indirme bindirme cepleriyle, engellilere ait özel otoparklarıyla, mahalle sakinlerine özel park imkanlarıyla Yol Üstü Otopark Yönetim Sistemi Uygulaması’nı hayata geçireceğiz. İstanbul’umuza ilk 5 yılda; üstü park altı otopark olacak, vatandaşımızın arabasını bırakarak toplu ulaşımla bağlantı kuracağı tam 250 bin araçlık otopark kazandıracağız. İşte İSPARK’ın durumu ortada. Bu kurum neden zarar ediyor? İSPARK’ımız liyakatsiz ellerde kötü yönetildiği için zarar ediyor. Ama biz bütün mahallelerde evinin önüne park eden vatandaşımızdan ücret alınmasına rağmen İSPARK zarar ediyor. Biz mahallerimizde evinin önüne aracını bırakan vatandaşlarımızdan herhangi bir ücret almayacağız. Ücretsiz otopark yapacağız. Göreve gelir gelmez İSPARK’taki tarifede tam %25 oranında indirim yapacağız. Vatandaşımız için ilk yarım saati de ücretsiz yapacağız. Ben vatandaşımıza bir müjde daha veriyorum. Millet Yolları konseptini getiriyoruz. İstanbul’un her yerinde yayalaştırılmış cadde ve meydanlarımızı artıracağız. Millet Yolları projemizde; klasik planlamayı değil, İstanbul Medeniyet ve Tasarım Rehberini odağımıza alacağız. Yaptığımız kaldırımı, aydınlatmayı, inşaat malzemesini, yeşil alanları, parkları ortak bir dile göre yapacağız. İstanbul’un şehirciliğinin kurumsal dilini Millet Yollarımı da yaparak yansıtacağız. İstanbullular bize güvensin, biz yaya dostu bir İstanbul için gerekli bütün adımları atacağız” ifadelerine yer verdi.
“İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek”
İstanbul’da ki ulaşımla ilgili yeni uygulamaları aktaran Kurum “Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın dördüncü adımına geleceğim. Otobüsler yanıyor, metrolar yolda kalıyor, İstasyonları su basıyor, yürüyen merdivenler çalışmıyor. Göreve geldiğimizde Akıllı Ulaşım Sistemleri’nde öncü İstanbul’umuz için fetret dönemi hep birlikte bitireceğiz. Siz liyakatli kadroları işten çıkarırsanız akıllandırılmış, kara kutulardan izlenen, yollarda kalan müdahale edilebilen, yanan otobüslere terfi edersiniz. Göreve gelir gelmez Ulaştıran İstanbul Strateji Planımızın 4. Adımıyla, teknolojinin İstanbullu anlayışıyla Akıllı Ulaşım ve Yönetim Sistemini hemen tesis edeceğiz. İstanbul’umuzda tüm ulaşım ağı yapay zeka ile desteklenecek. Tam adaptif sinyalizasyon sistemiyle kavşaklarda beklemeyeceğiz. En gelişmiş sensör ve kameralardan kurulu elektronik denetleme sistemimizle trafiği yönlendireceğiz. Tünel işletim merkezini daha verimli hale getireceğiz. Toplu uaşıma araçları ve İETT filo yönetim merkeziyle toplu taşımadaki her bir aracımızı anlık olarak izleyeceğiz. Metro hat kontrol merkezi işler hale getirilecek. Lojistik yönetim merkezleriyle akıllı lojistik dağıtım sistemi kurulacak. Yerli yazılımla Dijİstanbul’u hemen hayata geçireceğiz. DİJİSTANBUL ile size en yakın boş otoparkın nerde olduğunu göreceksiniz. Otoparka varmadan yerinizin rezervasyonunu yapabileceksiniz. Aracınız elektrikli bir araçsa, seyyar şarj istasyonundan randevu alıp, siz işlerinizi hallederken aracınızı otomatik şarj ettireceksiniz. Parket uygulamasıyla gittiğiniz her yerde en yakın ve müsait otoparkı bu uygulamadan öğrenecek ve yol tarifini alacaksınız. Yol-@çık uygulamasıyla bulunduğunuz konumdan gitmek istediğiniz yere kadar en verimli ulaşımı bu seçeneklerden takip edebileceksiniz” dedi.
“İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz”
Yeni kurulacak olan Ulaşım Akademisi’nde verilen eğitimlere de değinen Kurum “Son adımımız olan Ulaşım Akademi’mizi hemen kuracağız. Mesleki teorik eğitim merkezimizde İstanbul’un trafiğinde direksiyon sallayan herkese eğitimler vereceğiz. Uygulama eğitim merkezimizde kuracağımız parkur ve simülasyonlarla şoförlerimize pratik öğrenme imkanları sunacağız. Burada psikolojik destekten test desteğine kadar her türlü desteği vereceğiz. Ölçme değerlendirme ve sertifikasyon sistemiyle uluslararası lisanslardan vatandaşımızı faydalandıracağız. Stratejik planlamamızla İstanbullu kardeşlerimin ulaşımdaki iyileşmeyi her gün hissedeceği, her anlamda tasarrufa şahit olacağı bir uygulamayı gerçekleştireceğiz. Şehrimizi ulaşımda üst lige taşırken, mevcut yönetimin 2019’da yüzde 47’den alıp bugün yüzde 64’e yükselttiği trafik yoğunluğunu 2029’da yüzde 50’ye, 2034’te yüzde 41’e düşüreceğiz. 2019’da 45 dakika olup da liyakatsiz ellerde bugün 64 dakikaya çıkan ortalama seyahat süremizi de 48 dakikaya, 2034’te 39 dakikaya indireceğiz. Bugün bizi uğraştıran İstanbul, ulaştıran bir İstanbul’a dönüşecek. ve ulaştıran İstanbul, trafikte her yıl 3 milyon ton daha az karbondioksit üretirken şehrimiz, ülkemiz, dünyamız 450 bin yetişkin ağacı kurtarmış olacak. 1 Nisan’dan itibaren İstanbul trafik çilesinden kurtulacak. İlk 5 yılın sonunda azaltacağımız İstanbul trafiğine 10 yılın sonunda, bir daha geri dönmemek üzere son vereceğiz” şeklinde konuşmasını tamamladı. – İSTANBUL
]]>Çeşme Alaçatı’da CHP Seçim Ofisi açılışı, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli ve partililerin katılımı ile gerçekleştirildi. Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışı öncesi, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çeşme Cumhuriyet Meydanı Mitingi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Çeşme Belediyesi önünde düzenlenen halk buluşmasında yurttaşlarla bir araya gelen Tugay, konuşmasında şunları kaydetti:
“Biz İzmirlilerin yolu mutlaka Çeşme’de kesişmiştir. Çeşme’de anısı olmayan İzmirli olamaz. Dolayısıyla yüreğimizin bir bölümü her zaman Çeşme’de atmıştır. Atmaya da devam edecektir. Lal Başkanımla telefonda görüştük. Ben Çeşme’ye çok değer verdiğimi söyledim. Çeşme bir marka, Çeşme, İzmir’in en değerli markalarından biri. Çeşme deyince sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde bile insanlar biliyorlar. Buranın ne kadar güzel, ne kadar özel bir yer olduğunu. O nedenle diyorum ki; Çeşme zaten hizmetin en iyisini hak etmiyor mu? Çeşme’ye en iyi hizmeti yapacağız.
“BUGÜNE KADAR YAPILAN HİZMETİ DAHA İYİYE TAŞIYACAĞIZ”
Hiçbir endişeniz olmasın. Çeşme’ye en iyi hizmeti getireceğiz. Bugüne kadar yapılan hizmeti daha iyiye taşıyacağız. Bayrağı devralarak yapacağız. Biraz önce Ekrem Başkanım hepimizi çok mutlu eden, gururlandıran o Cumhuriyet Halk Partili duruşuyla dedi ki ben dedi bundan sonra Lal başkanımın yanındayım. Onun zaferi için çalışacağım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağının bu şehirde dalgalanmaya devam etmesi için çalışacağım dedi. Sağ olsun, var olsun. İşte biz böyle bir aileyiz. Partilileriyle, seçmenleriyle biz böyle bir aileyiz. Bayrak yarışını bilirsiniz değil mi? Bir koşucu başlar koşmaya koşunun belli bir yerinde biraz yorulmaya başlar. Tam o anda bayrağı bir başka arkadaşına verir. Bayrağı alan kişi anında depar atar. Bir sonra bayrağı teslim edeceği arkadaşına ulaşana kadar o koşu devam eder. Ama neticede şampiyon olduğunuz zaman hep beraber kürsüye çıkarsınız. Hep beraber o zaferi kutlarsınız. Cumhuriyet Halk Partisi adına bu zafer hepimizin olacaktır.
Ülkenin sıkıntılı zamanlardan geçtiğini söyleyen Başkan Tugay, şu ifadeleri kullandı:
“Bu sıkıntılı zamanlarda insanlarımızın aklını karıştırmak için bin bir türlü yalan söyleyenler var. İnsanlarımızı aldatmaya çalışanlar var. Bu milleti elbette ki aldatamayacaklar. Ben kimseyi aldatabileceklerini zannetmiyorum. Ama bazı şeyleri bazı insanların yüzüne söylemek lazım. Bazı şeyleri bazı insanların yüzüne söylemek lazım. Bu kadar yarattığınız enflasyonla yüzde yüz ellilere varan yıllık enflasyonla bu yarattığınız yoksullukla, işsizlikle insanları bu hale getirdikten sonra emeklilerimize verdiğiniz bu on bin lira nedir? ve bu kadar genç işsizimizin olmasının nedeni nedir? Bu ülkenin kaynakları mı yetmiyor? Yatırım yapmamızın önünde engel mi var? Yapacağımız onca güzel şey varken Çeşme’de turizm yatırımı varken tarım için yapabileceğimiz çalışmalar varken kendi kendine yetecek şehirlerimiz olabilecekken neden bu kadar beceriksiz bir şekilde yönetiliyoruz? Ben size şunu söylemeye çalışıyorum. İnsanlarımızın üzerindeki umutsuzluk bulutunu dağıtmamız gerekiyor. Bizim görevimiz İzmir olarak önümüzdeki dönemdeki görevimiz bu ülkenin yoksulluğuyla mücadele etmek. Bu ülkenin, yoksulluğuyla mücadele etmek, kalkınmasının önündeki engellerle mücadele etmek. Belediyenin görevi nedir? Altyapı yapmaktır. Altyapı yapacak mıyız? Elbette yapacağız. Çeşme’nin kanal problemini, Çeşme’nin arıtma sorununu, Çeşme’nin su sorununu size namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum.
YOL SORUNUNA DERHAL MÜDAHALE EDECEĞİM
En kısa zamanda halledeceğiz yollar mı? Yolları yapmak zor olabilir mi? Olamaz. Ben o sistemi kuracağım. Lal kardeşimle birlikte Çeşme’de her nerede, nasıl bir yol sorunu varsa ona anında gecikmeden, derhal müdahale edeceğim, söz veriyorum Çeşme’nin doğal güzelliklerini koruyacağız. Çeşme’nin denizinin temizliğini koruyacağız. Sahilleri pırıl pırıl olacak. Çeşme’ye gelen insanlar burada elbette ki her geldiklerinde daha öncekine göre daha temiz, daha güzel daha düzenli bir Çeşme görecekler. Bunu biz beraber başaracağız. Sizlerle beraber başaracağız. İlçe belediye başkanı arkadaşımla beraber başaracağız. Meclis üyelerimizle beraber başaracağız. Sizin aranızdaki duyarlı vatandaşlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız hep beraber başaracağız Biz burada üzerimize düşeni mutlaka yapacağız. Ama sadece altyapı, sadece üstyapı belediyeciliği değil aynı zamanda kalkınma belediyeciliğini gerçekleştireceğiz.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE HİZMET ETMELİYİZ”
Önümüzdeki beş yıl dosta düşmana şunu göstereceğiz. Biz kimseye el açmak zorunda değiliz. Kimsenin inayetine muhtaç olmayacağız. Kendi başımızın çaresine bakarız. Kendi topraklarımızda, kendi girişimcilerimizin, kendi yatırımcılarımızın, kendi insanlarımızın, esnafımızın çalışmasıyla o kalkınmayı sağlarız. Sağlayacağız. Buna ben inanıyorum. Çünkü birileri bu ülkenin insanlarının kendine özgüvenini kaybetmesini istiyor. Kendi kendini kalkındırmasını durdursunlar istiyoruz Atatürk’ün güvendiği bu millet kendine güvenmesin istiyor. ve bu milletin malını mülkünü birbirine Araplara peşkeş çekmek istiyor. Bunu yapamayacaksınız. Bunun önünde duvar olacağız. Set olacağız. Duracağız. Bunu nasıl yapacağız? Tarihimizden aldığımız Cumhuriyetimizden aldığımız güçle yapacağız. Atatürk’e olan inancımızla, onun ilkelerine verdiğimiz o bağlılıkla, o inançla yapacağız. ve buradan İzmir’den tüm Türkiye’ye bir şehir kendi imkanlarıyla, kendi insanlarıyla nasıl kalkınırmış göstereceğiz. Söz veriyorum size. Dokuz tane üniversitesi olan bir şehirdeyiz. Binlerce üniversite hocası olan bir şehirdeyiz. Girişimci ruhu olan on binlerce genci olan bir şehirdeyiz. İnsanlar iş kurmak istiyor, insanlar bilgili, kendisini yetiştirmiş ama maalesef buralarda onların önünü açmıyorlar. O yüzden mesela geçen sene İzmir’den 107 bin kişi şehir dışına göç etti. İzmir’de de 132 bin kişi geldi. Gidenler genç, gençlerimiz, okumuş gençlerimiz. Bir kısmı da ne yazık ki yurt dışına gittiler. Biz onurlu bir millet olarak bu kaderi kabullenmemeliyiz. Biz onurlu bir millet olarak buradan çıkıp da başka milletlere hizmet etmemeliyiz. Bu topraklarda yediysek, içtiysek, beslendiysek, okuduysak, öğrendiysek bu milletin asaletini eğer damarlarımızda taşıyorsak, Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmeliyiz ve bütün kardeşlerimizi yurt dışına giden, oralara geçen, oralarda başka insanlara hizmet eden bütün kardeşlerimizi Türkiye’ye getirecek bir yönetim göstermeliyiz.
“YÜZÜ GÜLEN İNSANLARIN MUTLU OLDUĞU BİR İZMİR İÇİN YOLA ÇIKIYORUZ”
Bu siyaseti yapmalıyız. Ben bu nedenlerle bu ilkelerle bu ülkeye olan bağlılığıyla Atatürk’ün ruhunu yüreğimizde taşıdığımıza inanarak bu siyaseti sonuna kadar, ölene kadar yapmaya devam edeceğim. ve bu kardeşlerimizle beraber, bu ailemizle beraber, bunu başarana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bu an itibariyle önümüzdeki beş yıl için 2024’ten, 2029’a kadar pırıl pırıl bir İzmir, pırıl pırıl bir Çeşme. Altyapısıyla, üst yapısıyla bütün sorunlar halledilmiş bir İzmir ve aynı zamanda kalkınmış yüzü gülen insanların mutlu olduğu bir İzmir için yola çıkıyoruz.”
DENİZLİ: “SAYIN CEMİL TUGAY’DAN ALTYAPIMIZI DÜZENLEMESİ İÇİN BİR SÖZ ALDIM”
CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli de Çeşme Cumhuriyet Meydanı Mitingi’nde konuştu. Çeşme’de yapılacak projelerden bahseden Lal Denizli, “Sokakta halkımızla bir araya geldiğimizde bize en çok altyapıya dair, ulaşıma dair ve otopark sıkıntısına dair sorunlarını iletiyorlar. O nedenle de öncelikle bunu müjdelemiş olayım. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayımız Sayın Cemil Tugay’dan altyapımızı düzenlemesi için bir söz aldım; yol bakımlarını en üst düzeyde yapması için bir söz aldım; otopark sıkıntımızı çözerken bizlere katkı sağlaması için en büyük sözü aldım” ifadelerini kullandı.
“ÇEŞME’NİN BÜTÜN ALTYAPISINI DEĞİŞTİRECEK PROJELERİ BÜYÜKŞEHİRİMİZ İLE ORTAKLAŞA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”
1 Mart’ta gerçekleştirilecek proje lansmanında Çeşme’ye ilişkin yol haritasının duyurulacağını söyleyen Denizli, ilçedeki foseptik sorununa da değinerek şunları kaydetti:
“Şehir planımızı ve daha da önemlisi Çeşme’yi 10-12 ay yaşayabilecek bir ilçeye dönüştürmek için nasıl bir yol haritası izleyeceğimizi bütün halkımızla paylaşacağız. Ortak bir vizyonla Çeşme’yi hak ettiği değere kavuşturacak adımları atacağız. Biz hala eski tip foseptik olan bir bölgeyiz. Bu nedenle 21. yüzyıl teknolojisi kanalizasyon sistemine taşınacak ve etap etap Çeşme’yi, Çeşme’nin bütün altyapısını değiştirecek projeleri büyükşehrimiz ile ortaklaşa olarak gerçekleştireceğiz.”
‘ZİNCİRLERİMİZİ KIRIYORUZ’
“Biz zincirlerimizi kırıyoruz ve liyakatli yöneticilerimizle Çeşme’mizi, İzmir’imize hak ettiği değere kavuşturuyoruz” diyen Çeşme Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz bu geleceği kabul etmiyoruz. Biz zincirlerimizi kırıyoruz ve liyakatli yöneticilerimizle Çeşme’mizi, İzmir’imize hak ettiği değere kavuşturuyoruz. Sizlerle uzun bir yola çıkıyoruz. Bu yol taşlı, bu yol bazen zor, bu yol bazen yağmurlu ama biz asla pes etmeyenleriz. Bu yolda yürürken ülkemiz için, ülkemizin geleceği için, geleceğe umutla bakabilmek için her birinize ihtiyacımız var. Hepimiz birlikte yürüyeceğiz.
‘DOKUZ KADIN BELEDİYE BAŞKANI ADAYIMIZLA DEĞİŞİMİN RÜZGARINI YAYACAĞIZ’
Biz değişimin en büyük mesajını İzmir’den veriyoruz. Biz İzmir’den Türkiye’ye diyoruz ki kadınlar siyasette varlar. Kadınlar belediye başkanı olabilirler. Biz dokuz ilçede, dokuz ilçe kadın belediye başkanı adayımızla değişim rüzgarını en güçlü şekilde tüm Türkiye’ye yayacağız ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara giden yolunda öncü olacağız.”
ORAN: “BİZ KAZANACAĞIZ”
Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran ise yaptığı konuşmasında şunları söyledi:
“Benim büyük Çeşme ailem, Çeşme’de bir zaferi daha kazanmaya hazır mısınız? Mustafa Kemal’in askerleri, Cumhuriyetin evlatları, 25 senedir dalgalanan altı oklu bayrağımızı yine göndere dikecek miyiz? Lal Denizli Başkanımızı Çeşme Belediye Başkanı yapacak mıyız? Öyleyse gazamız mübarek olsun. Bizim bölünmemizi bekleyenler. Parçalanmamızı bekleyenler, avucunuzu yalarsınız. Altı ok gene kazanacak. Cumhuriyetçiler Kazanacak. Biz kazanacağız.”
]]>Dönmez, Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluk alanındaki Seyitgazi- Kırka kara yolu güzergahında, 2 çarpı 2 bölünmüş ve Bitümlü Sıcak Karışım (BSK) kaplamalı yapılacak yol yapım çalışmalarının başlangıç noktasını ziyaret etti.
Şantiye kurulum çalışmalarının devam ettiği alanda incelemelerde bulunan Dönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada, vatandaşlar için önemli bir projenin hayata geçirileceğini söyledi.
Dönmez, projenin bölge halkının hasretle beklediği projelerden biri olduğunu ifade ederek, “Bu çalışma kapsamında 3 adet köprümüz, 6,5 milyon metreküp hafriyat ve yaklaşık 60 bin metreküp beton dökülecek. Burası maalesef trafiğin ve kazaların yoğun olduğu bölgelerden birisi. Karayollarımız, her zaman olduğu gibi yine buraya da çözüm odaklı bakarak bu projenin hayata geçirilmesi için geçtiğimiz yıl ilk adımı attı, ihalesini yaptı. Sözleşmeye bağladı. Artık yüklenicimiz de burada. Şantiye kurulum çalışmaları başladı. Yukarıda göreceksiniz, ilk yol yarma çalışmaları da bir taraftan devam ediyor.” diye konuştu.
Projenin yaklaşık 1,8 milyar liralık bir bedeli olduğunu dile getiren Dönmez, “Ana güzergah mevcut yol geometrisini takip edecek ama zaman zaman yol konforu ve sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacak. Ben bu çalışmada başta emeği geçen Ulaştırma Bakanımız olmak üzere Karayolları Genel Müdürümüze, Karayolları 4. Bölge Müdürümüze ve Eskişehir İşletmede görev alan tüm mühendis arkadaşlarımıza, çalışanlarımıza bölge halkı ve hemşehrilerim adına en kalbi teşekkürlerimi sunmak istiyorum. İnşallah en kısa süre içerisinde bu yol çalışmasını bitireceğiz.” dedi.
“Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok”
Muhalefetin konuyu zaman zaman kötüye kullandığına değinen Dönmez, sözlerine şöyle devam etti:
“Buradan bir davette bulunmak istiyorum. Gelsinler çalışmayı yerinde görsünler. Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok. AK Parti hükümetleri, bakanlığımız başladığı hiçbir çalışmayı yarıda bırakmadı. Bunu da inşallah zamanında bitireceğiz ve bölge halkının hizmetine sunmuş olacağız.”
Dönmez, bu etapla birlikte Seyitgazi-Kırka güzergahında önemli kazanımlar elde edileceğine dikkati çekerek, “Hız artışı söz konusu olacak. Yol konforunda bir artış sağlamış olacağız. Yol güvenliği artmış olacak. Tabii ki zamanımız kısalmış olacak, sürüş zamanımız. Bundan sonra da inşallah bu Kırka etabı da bittikten sonra da Afyonkarahisar’a giden ikinci etabın hazırlıklarına başlamış olacağız. Bu projenin bizim açımızdan bir başka önemli tarafı da biliyorsunuz, Eti Maden’in Kırka, Bor Madeni İşletmeleri var. Buradan yıllık 1 milyon ton civarında bir ürünü biz pazarlara naklediyoruz. Lojistik açısından son derece önemli. O lojistiğimizi de oldukça kolaylaştırmış olacak. Ben bu vesileyle buradaki yüklenici firmaya da şimdiden kolaylıklar diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Dönmez’e ziyarette, MHP Seyitgazi Belediye Başkan adayı Erhan Erden, MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir ve Karayolları 4.Bölge Müdürü Mehmet Fidan ve diğer ilgililer eşlik etti.
]]>AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Seyitgazi İlçesi ile Kırka Mahallesi arasında gerçekleştirilen yol genişletme çalışmasını yerinde ziyaret etti. Ziyarete Dönmez’in yanı sıra, Karayolları 4. Bölge Müdürü Mehmet Fidan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı İsmail Candemir, MHP Seyitgazi İlçe Belediye Başkan Adayı Erhan Erdem ile Eskişehir yüklenici firma yetkilileri katıldı. Ziyarette konuşan Dönmez, projenin yaklaşık 1.8 milyar liralık bir bedeli olduğunu ve yol konforu ile sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacağını söyledi. Muhalefete de ‘Gelsinler çalışmayı yerinde görsünler’ diyerek seslenen Dönmez, bölge halkı adına çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.
“Uzunca bir süredir bölge halkının hasretle beklediği projelerden birisi”
Ziyarette konuşma yapan AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, “Bugün Seyitgazi’de Karayolları Bölge Müdürlüğümüzün, Dördüncü Bölge Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında olan Seyitgazi-Kırka 2×2 bölünmüş ve BSK kalitesinde yol yapım çalışmalarının ilk başlangıcını, müteahhidimizi, yüklenicilerimizi ziyaret etmek suretiyle sahada burada bulunmuş bulunduk ve bu çalışma çerçevesinde de 3 adet köprümüz, 6 buçuk milyon metreküp hafriyat, yaklaşık 60 bin metreküp beton dökülecek. Uzunca bir süredir bölge halkının hasretle beklediği projelerden birisi. Maalesef yoğun kazaların olduğu ve trafiğin yoğun olduğu bölgelerden birisi. Ama karayollarımız her zaman olduğu gibi yine buraya da çözüm odaklı bakarak, bu projenin hayata geçirilmesi için geçtiğimiz yıl ilk adımı attı, ihalesini yaptı, sözleşmeye bağladı. Artık yüklenicimiz de burada ve şantiye kurulum çalışmaları başladı. Yukarıda göreceksiniz, ilk yol yarma çalışmaları da bir taraftan devam ediyor. Projenin yaklaşık 1.8 milyar liralık bir bedeli var. Ana güzergah mevcut yol geometrisini takip edecek ama zaman zaman yol konforu ve sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacak” dedi.
“Muhalefet gelsin çalışmayı yerinde görsün”
Başta Ulaştırma Bakanı olmak üzere, Karayolları Genel Müdürü’ne, Dördüncü Bölge Müdürü’ne ve Eskişehir işletmede görev alan tüm mühendisler ile çalışanlara bölge halkı adına teşekkürlerini ileten Dönmez, konuşmasının devamında şunları söyledi:
“İnşallah en kısa süre içerisinde bu yol çalışmasını bitireceğiz. Muhalefet bunu maalesef zaman zaman kötüye kullanıyor. Ama onlara da buradan bir davette bulunmak istiyorum, gelsinler çalışmayı yerinde görsünler. Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok. AK Parti hükümetleri, bakanlığımız başladığı hiçbir çalışmayı yarıda bırakmadı. Bunu da inşallah zamanında bitireceğiz ve bölge halkının hizmetine sunmuş olacağız. Bu etapla birlikte Eskişehir- Afyon güzergahında hız artışı söz konusu olacak. Yol konforunda bir artış sağlamış olacağız. Yol güvenliği artmış olacak. Tabii ki sürüş zamanımız kısalmış olacak. Bundan sonra da inşallah bu Kırka etabı bittikten sonra da Afyon’a giden ikinci etabın hazırlıklarına başlamış olacağız. Bu projenin bizim açımızdan bir başka önemli tarafı da biliyorsunuz, Eti Maden’in Kırka Bor Madeni İşletmeleri var. Buradan yıllık 1 milyon ton civarında bir ürünü biz pazarlara naklediyoruz. Tonlarca yük, lojistik açısından çok son derece önemli. Bu, lojistiğimizi de oldukça kolaylaştırmış olacak. Ben bu vesileyle buradaki yüklenici firmaya da şimdiden kolaylıklar diliyorum. Emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum.” – ESKİŞEHİR
]]>18 Ocak’ta Ankara’da düzenlenen aday tanıtım toplantısında yeniden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday gösterilen Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, yeni projelerini tanıtmak üzere basın toplantısı düzenledi. Düzenlenen toplantıya Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Murat Cahid Cıngı ve Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Hayri Danacı, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, MHP Kayseri İl Başkanı Seyit Demirezen, ilçe belediye başkanları, bürokratlar, daire başkanları, genel müdürler ve gazeteciler katıldı.
Başkan Büyükkılıç, Yeni 5 Yıl Projeleri Sunum Toplantısı’nda kentte görev yapan yaygın ve yerel basın mensuplarıyla bir araya gelerek, Kayseri için hazırladıkları projelerini kamuoyu ile paylaştı. Başkan Büyükkılıç, merkez ve ilçeler için yapılacak olan çalışmaların hayırlı olmasını dileyerek, “Huzur şehri Kayseri’mizi daha iyi noktaya taşıma adına hep beraber merkezini imar ve ihya ederek, taşrasını da ihmal etmeyerek yol alma yönünde irade göstermemiz gerektiğinin bilincindeyiz. O açıdan insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle yol alacağız” dedi.
Yapılacak seçimlerin de hayırlı, uğurlu olmasını huzur içinde sonuçlanmasını temenni eden Büyükkılıç, “Bugüne kadar gerek şahsımda gerekse diğer belediye başkanı kardeşlerime bizleri sevip, seçip, güvenen, oyları ile sahiplenen hemşehrilerimize minnet duyuyor, teşekkür ediyorum. Yine aynı şekilde Kayseri’mize bugüne kadar belediyecilik anlamında ve diğer hizmetlerle ilgili emeği geçen, katkısı olan tüm kardeşlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.
Başkan Büyükkılıç, Kayseri’yi sevdiklerini ve şehrin herkes tarafından gururla paylaşıldığını dile getirerek, “Şehrimize bir çivi çakanın başımızın tacı olduğunu buradan paylaşmak istiyorum. İnsanların hayırlısı hizmetkar olandır. Biz de bu bağlamda inşallah hizmetkar olmaya, dua almaya, şehrimizi en güzel şekliyle paylaşmaya özen göstereceğimizi ifade etmek istiyorum. Biz şehrimizi seviyoruz, şehrimizin Allah’a şükürler olsun, herkes tarafından gururla paylaşıldığının farkındayız. Büyükşehirlerin imkanları, fırsatları Kayseri’mizde mevcut, büyükşehirlerin konforu mevcut, büyükşehirlerin sıkıntısı çok şükür yok denilecek kadar da azdır” ifadelerini kullandı.
Büyükkılıç liderliğinde Büyükşehir’in yönetişim anlayışı
Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi yönetişim anlayışından bahsederek, “Yönetişim anlayışımız var. İnsan odaklı, hizmet ve eser siyasetini önemseyen, yerel kalkınmayı asla göz ardı etmeyen, verdiği sözü yerine getiren, katılımcı, kapsayıcı, hesap verebilir anlayışta olan. Kayseri’mizin bugüne kadar geldiği noktayı göz ardı edecek değiliz ama hedefimizdeki Kayseri ne olmalı diye üzerinde durmamız gerektiğini paylaşmak isterim. Dijital çağdayız. Biz de bu anlayış içerisinde her alanda şehrimizi akıllı ve dijital Kayseri mantığıyla çevreye duyarlı Kayseri anlayışıyla, sıfır atıkla uyumlu Kayseri’mizi sürdürmeye devam etme kararıyla, dirençli şehir Kayseri anlayışıyla, üretken ve rekabetçi Kayseri” şeklinde konuştu.
2019 yılından bu yana Kayseri Büyükşehir Belediye olarak hayata geçirdikleri proje ve hizmetleri de anlatan Başkan Büyükkılıç, “Gerek Kayseri Büyükşehir Belediyesi gerekse ilçelerimiz, biz birlikte bir anlam ifade ederiz, 16 ilçe belediye başkanımızı da bağrıma basıyorum. Yaptıklarımız var, yapacaklarımızı da paylaşacağız. Yaptıklarımızdan sırf Büyükşehir’in 430 civarında yapmış olduğu büyük projeler var. Sırf bu sene 153 büyük projeyi hayata geçirdiğimizin farkındayım. Bir demet sunacağız, adeta çiçek gibi şehrimizi bir çiçek demeti gibi bazı projelerimizi paylaşarak devam edeceğiz” diye konuştu.
Millet Bahçesi dolup taşıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür eden Büyükkılıç, hükümet ve belediyelerin iş birliğiyle şehre yapılan hizmetlerin yakışan cinsten olduğunu nitelendirerek, yaklaşık 5 yıllık süreçte Kayseri’ye kazandırılan marka projeleri anlattı. Başkan Büyükkılıç, Cumhuriyet’in yüzüncü yılında hizmete açılan ve vatandaşlardan yoğun ilgi gören 1 milyon 260 bin metrekare alanda 1 milyon metrekarelik yeşil alanıyla dikkat çeken Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi projesinin detaylarından söz ederek açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleştireceğini söyledi.
Havaalanı terminal binamız Kayseri’ye yakıştı
Başkan Büyükkılıç, geçtiğimiz günlerde hayata geçirilen Kayseri Havaalanı Yeni Terminal Binası’nın da hizmete açıldığını hatırlatarak, “Havaalanı terminal binamız Kayseri’ye yakıştı. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum” sözleriyle, video gösterimi eşliğinde projenin detaylarını aktardı.
Kente kazandırılan İldem-Şehir Hastanesi ve Talas Anayurt-Cumhuriyet Meydanı raylı sistem hatları ile ilgili de bilgiler paylaşan Büyükkılıç, Sahabiye, Oruşreis, Cemikebir kentsel dönüşüm projelerinden de söz etti. Başkan Büyükkılıç, kente kazandırılan diğer ulaşım projelerine dikkat çekerek, 7 adet katlı kavşak, 11 adet köprü yapıldığını, 35 adet yeni bulvar ve cadde açıldığını, 971 kilometre uzunluğunda yolda 1 milyon 851 bin 500 ton sıcak asfalt serildiğini kaydetti.
Kayserililerin hizmetine sunulan eğitim tesisleri ve sosyal tesisler hakkında da bilgiler veren Büyükkılıç, 3 adet sosyal yaşam merkezi, 4 adet sosyal hizmet tesisi, 6 adet sosyal tesis, 6 adet sosyal destek projesi, 7 adet eğitim tesisi ile kent merkezi ve taşrasının zenginleştirildiğini dile getirdi.
Başkan Büyükkılıç, kültür projelerine de bir parantez açarak, kütüphaneler, sosyal tesisler, kültürel tesisler ile çalışmaları sürdüklerini ifade etti. Büyükkılıç, tarih ve turizm projeleri kapsamında da 6 adet müze, 18 adet restorasyon, 7 adet kazı desteği, 8 alanda turizm faaliyetiyle Kayseri’yi en güzel şekilde tanıtmaya özen gösterdiklerini ve göstermeye devam ettiklerinin altını çizdi.
“Gençlerimiz bizim geleceğimiz”
“Öğrencilerimiz, gençlerimiz bizim geleceğimiz” diyen Büyükkılıç, ulaşım desteklerinden eğitim desteklerine, nakdi yardımlardan su faturası ve gıda yardımlarına, Spor A.Ş. ve sosyal tesis indirimlerinden şehri tanıtma projelerine, çamaşır yıkama merkezinden gençlik meclisine kadar öğrenci ve gençlere yönelik gerçekleştirilmiş olan projeleri sıraladı.
Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin 2024 Avrupa Spor Şehri unvanı aldığını hatırlatarak, kente kazandırılan 13 adet spor tesisinin yanı sıra Kayseri Uluslararası Yarı Maratonu, Spor A.Ş. ve Erciyes A.Ş.’nin spor faaliyetleri, Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi, geleneksel spor etkinlikler, KAYMEK A.Ş. etkinlikleri gibi spor faaliyetlerinden bahsetti. Büyükkılıç, etkinlikler ve festivaller çerçevesinde ise rekorlar kıran Kayseri Kitap Fuarı, bisiklet yarışmaları gibi etkinlik ve projelere de değindi.
Çevreci projeler kapsamında GES, RES, biyogaz gibi önemli projeler de dahil toplam 17 proje ile çevreyi korumaya özen gösterdiklerini ifade eden Büyükkılıç, kalkınan Kayseri vizyonu ile TOMTAŞ, Erciyes Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili gayretlerinden de söz etti. Başkan Büyükkılıç, 6 Şubat depremleri sürecinde yaşananları da paylaşarak afetlerle mücadele konusunda merkez ve taşrada üzerlerine düşeni yapacaklarını vurgulayarak, akıllı şehircilik projeleri, 16 ilçede hayata geçirilen projeler, rekor altyapı yatırımlar, ödüller kazanan projelerden bahsetti.
Yeni hizmet döneminde Kayseri’yi ileriye taşıyacak projeleri kamuoyuna duyuran Başkan Büyükkılıç, ilk olarak olmazsa olmaz olarak nitelendirdiği ulaşım projelerini anlattı. Büyükkılıç, “Biz bu alanda bilimsel çalışmaları çok önemsiyor, vatandaşlarımızın da görüşlerini alarak yol alıyoruz” dedi.
Kartal Kavşağı projesi
Büyükkılıç, Kartal Kavşağı’nın gündemde olduğunu ifade ederek, “Bu konuda gereğini yapma mantığı içerisinde çalışacağız. Burada 5 kavşakla ilgili çalışma yapacağız. 2 tanesi Erciyes Üniversitesi’nin önünde 2 tanesi Kartal bölgesinde, 1 tane de Tacettin Bulvarı’na ayrılan. 5’i birden gerdanlık gibi ışığı hiç görmeden, bekleme olmadan herkesin yol alacağı bir proje olarak karşımıza çıkacak. Projelendirdik, her türlü zemin etüdü hazır, kaynak hazır. Sayın Mehmet Özhaseki Bakanımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Başkan Büyükkılıç, yeni hizmet döneminde hızla hayata geçirilecek olan Kartal Kavşağı Projesi’nin detaylarını ise video gösterimi ile paylaşarak, “En kısa zamanda da bitirme yönünde irade göstereceğimizi ifade etmek istiyorum, Allah mahcup etmesin diyorum” ifadelerini kullandı.
Erkilet Tramvay Hattı
Yeni hizmet dönemi projeleri içerisinde dikkat çeken Erkilet Tramvay Hattı Projesi’ni kente kazandıracaklarını belirten Büyükkılıç, Ulaştırma Bakanlığı’na sunulan proje ile Erkilet Bulvarı, Kayseri Havalimanı noktalarından 4,5 kilometrelik yer altı tüneli ile Seyyid Burhaneddin Hazretleri Türbesi’ne oradan da uzanacak Hulusi Akar Bulvarı üzerinden Talas Mevlana Raylı Sistem Hattına kavuşacağını anlattı. Başkan Büyükkılıç, projenin KUMSmall bölgesinden Erkilet Bulvarı’na kadar olan 2 kilometrelik kısmı için seçimlerin hemen ardından çalışmalara başlayacaklarını duyurdu.
Büyükkılıç, Erenköy Bulvarı’nı hizmete açtıklarını hatırlatarak Mehmet Özhaseki Bulvarı ile Erenköy Bulvarı kesişim noktasında Erenköy Bulvarı Altgeçidi projesini hizmete sunacaklarını belirtti. Mustafa Şimşek Bulvarı devamına katlı kavşak inşa edeceklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, Mustafa Şimşek Bulvarı Nalçik Bulvarı Katlı Kavşağı’nı hayata geçireceklerini dile getirerek, “Burada Nalçik Bulvarı ya da Malatya yoluna diyelim çıkan güzergahta yol tek yönlü çalışıyor, biz bunu rahatlatacak aynı zamanda her yöne gidecek, Sivas tarafına da Malatya tarafına da şehir merkezine de diğer mahallelere de gidecek şekilde hayata geçireceğiz” dedi.
DSİ Katlı Kavşağı’nı da önemli bir proje olarak nitelendiren Büyükkılıç, trafik yoğunluğunu azaltacak olan projenin de şehre kazandırılacağını sözlerine ekledi. Sunumundaki ulaşım yatırım ve projeleri hakkında hızlı trene de değinen Başkan Büyükkılıç, son çalışma fotoğrafları ile hızlı tren çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Büyükkılıç, hızlı tren çalışmalarının hızla devam ettiğini ve hiç bir sıkıntı yaşanmadığını belirterek, “Şehrimize şimdiden hayırlı olsun” dedi.
Büyükkılıç, Organize Sanayi Bölgesi trafiğini rahatlatma çalışmaları bağlamındaki çalışmalarından olacak 15 Temmuz Bulvarı’nın devamı niteliğindeki 30 metre genişliğe sahip 4 kilometrelik, Organize Sanayi-Erenköy Bulvarı Yeni Yol Bağlantısı ile yeni bir önemli ana arteri hayata geçireceklerini bildirdi.
Danişmentgazi Mahallesi’nden Mehmet Özhaseki Bulvarı yol bağlantılarının da inşa edileceğini belirten Büyükkılıç, bu kapsamda Prof. Dr. İhsan Ketin Caddesi 1 kilometrelik 25 metre genişliğindeki yol planından, yine aynı caddedeki 1 kilometrelik 50 metre genişliğindeki kanal yolundan ve Mehmet Özhaseki Bulvarı’na 1 kilometrelik 25 metre genişliğindeki bağlantı yolunun yapılacağından bahsetti.
Büyükkılıç, Şehir Hastanesi civarındaki Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı’nın devamı olacak ve Erkilet Bulvarı’na bağlanacak 3,1 kilometrelik 30 metre genişliğindeki ana arteri de şehre kazandıracaklarını paylaştı. İldem’de İldem-D imar yolu olarak 2,5 kilometrelik 30 metre genişliğinde yol ile 0,5 kilometre 30 metre genişliğinde yol yapacaklarını da kaydeden Büyükkılıç, burasının da gelişme bölgesi şeklinde devam edeceğini sözlerine ekledi.
Büyükkılıç’tan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a vefa
Gökkent Mahallesi’nde de onlarca metre genişliğinde ve kilometrelerce yol yapacaklarını aktaran Büyükkılıç, havalimanına bağlanacak olan 1,35 kilometrelik 30 metre genişliğindeki Prof. Dr. Aykut Özdarendeli Caddesi devamının tamamlanacağını, yeni yapılan yolun isminin Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı olacağı müjdesini verdi.
Büyükkılıç, inşa edecekleri 1,5 kilometrelik 30 metre genişliğindeki Havalimanı-Erkilet Bulvarı bağlantısı ile Erkilet’teki vatandaşların havalimanına direkt ulaşım sağlayacağını anlattı.
Sivas Bulvarı ile Kocasinan Bulvarı arasında Uğurevler Mahallesi’nde 30 metre genişliğinde 1,5 kilometrelik yol, Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde 30 metre genişliğinde 2,1 kilometrelik yeni yol planı yaptıklarını böylelikle Sivas Caddesi ile Hulusi akar Bulvarı arasında bir kestirme yolun şehre kazandırılacağını kaydetti.
Anadou Harikalar Diyarı’nda 25 metre genişliğinde 1,3 kilometre ve 1,2 kilometrelik 15 metre genişliğinde Cırgalan’ı Kuzey Çevre Yolu’na ve Gesi’ye bağlayacak yollar yapacaklarını ifade etti. Büyükkılıç, yaptıkları ve yapmayı planladıkları yolları anlatan kısa videoyu da kamuoyuna sundu.
Şehrin sadece taşıt trafiği, konforu ve güvenliği değil, yayalara yönelik de yeni dönemde yapmayı planladıklarını dile getiren Büyükkılıç, yeni yaya üstgeçitlerini anlattı. 7 adet yaya üst geçidi yapacaklarını belirten Büyükkılıç, terminal, Yakut, Yıldızevler, Seyyid Burhaneddin, Kartal ve Talas Bulvarı gibi noktalara talepler ve ihtiyaçlar doğrultusunda yaya üstgeçitleri yapacaklarını, ilerleyen süreçlerde yeni ihtiyaç olan yerleri de gündemlerine alacaklarını söyledi. Bisiklet yolları konusunda 31 kilometre ilave yaptıklarını, yeni dönemde ise yeni yollar yapacaklarını, mevcut yolları da iyileştireceklerini belirterek, “Bisiklet yollarımız olmazsa olmazımız” dedi.
Kayseri’de gece seferleri
Tren yaya geçitleri konusunda da 2 yeni yaya geçidi yapacaklarını söyleyen Büyükkılıç, gece seferleri noktasında Kayseri’de yoğun anahat üzerlerinde 24 saat ulaşım hizmetlerini sürdüreceklerini vurguladı.
‘Gittiğin Kadar Öde’ projesi hayata geçiyor
Büyükkılıç ayrıca akıllı şehircilik bağlamında tramvay hatlarında yeni bir uygulamayı hayata geçireceklerini vurgulayarak, akıllı kartlar ile ‘gittiğin kadar öde’ projesini gerçekleştireceklerini de söyledi. Park et-Devam et uygulamasını da gerçekleştireceklerini söyleyen Büyükkılıç, Kayseri’de kolay, konforlu, güvenli ve akıcı bir trafik hizmeti sağlayacaklarını belirtti.
Açıklamalarında yeni dönemdeki kentsel dönüşüm çalışmalarından da söz eden Büyükkılıç, İncesu Semerkent Mahallesi Toplu Konut Projesi’nden, her birisinin biner konutu içeren İncesu Saraycık Mahallesi Yeni Konutları’ndan, Argıncık Kentsel Dönüşüm Projesi’nden söz ederken, Sahabiye Kentsel Dönüşüm’ün 3 etabını ise Emlak Konut ile gerçekleştireceklerini vurguladı.
Alzheimer Merkezi Projesi
Sosyal Hizmet Projeleri’ni de kamuoyuna duyuran Büyükkılıç, yeni dönemde, bir doktor olarak Alzheimer Merkezi Projesi’ni çok önemsediğini ifade ederek, Alzheimer hasta olan vatandaşların ve yakınlarının hayatını kolaylaştırmaya çalışacaklarını paylaştı.
Çocuklara beslenme desteği
Çocukları da önemsediklerini belirten Büyükkılıç, yeni dönemde çocuklar için okullarına beslenme desteği sunacakları da ifade ederek, diğer sosyal hizmetlerini sıraladı.
Engelli vatandaşlara su ücretlerinde yüzde 50 indirim
Sıcak Yuvam Projesi sayesinde ihtiyaç sahibi vatandaşlara barınma desteği sunacaklarını ayrıca engelli vatandaşlara destek noktasında da onların temiz, sağlıklı ve bakımlı hanelerde yaşamalarını sağlama adına temizlik ve basit tamirat hizmetlerinin gerçekleştirileceğini ve ayrıca yine yüzde 40 ve üzeri oranda engeli bulunan engelli vatandaşlara su ücretlerinde yüzde 50 indirim uygulayacaklarını anlattı. Büyükkılıç, engellilerin toplu taşımaya erişimi konusunda da araçların tam erişimli olmasını sağlayacaklarını söyledi.
2024’ten itibaren 23 Nisan tarihlerinde çocuk kitapları fuarı ve şenliği düzenleyeceklerini müjdeleyen Büyükkılıç, tüm ilçelere ekmek, gıda, kömür, süt, kırtasiye, ulaşım, aile desteği, çorba, sıcak yemek ve nakdi yardımlar gibi sosyal yardımların gerçekleştirileceğini de sözlerine ekledi.
Büyükşehir, ‘Emekli Evi’ kuruyor
Emeklilerin yaşam kalitesini arttırmak, sosyal kültürel etkinliklerle emeklileri buluşturmak amacıyla Emekli Evi kuracaklarını ifade eden Büyükkılıç, Uluçınarlar Yaşam ve Dayanışma Merkezlerini yaygınlaştıracaklarını ve Emekliler Kafeteryası’nın da sayısını arttıracaklarını belirtti.
Mobil Göz Tarama ve Gezici Bilim Otobüsü
Toplum sağlığını önemsediklerini bunun için, daha önce gezici diş tarama hizmeti sunduklarını ifade eden Büyükkılıç, mobil göz tarama aracını hizmete koyacaklarını da ifade eden Büyükkılıç, Bilim Merkezi Kapınızda sloganı ile ‘Gezici Bilim Otobüsü’ hizmeti vereceklerini dile getirdi.
Müzeler ve Kütüphaneler Şehri’ne Yeni Projeler
Sunumunda “Bizim olmazsa olmazımız” diye nitelediği kültür sanat projelerinde değinen Büyükkılıç, Külte Kaniş-Karum’da 3 bin 500 metrekare büyüklüğünde kayadan oyma Türkiye’nin en büyük müzesinin hayata geçirilme sürecinde olduğunu belirterek, Develi Belediyesi’nin de destekleri ile Develi Askerlik Şubesi’nin kütüphaneye dönüşmesi noktasında destek sağladıklarını belirtti.
Kayseri’yi kütüphaneler ve müzeler şehri yapmaya devam edeceklerini ifade eden Büyükkılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fosil Müzesi projemiz devam ediyor. Mamutlar, gergedanlar, fillerin atası 7,5 milyon yıl önce yaşamış, Kızılırmak kenarından çıkıyor, gelen giden hayran kalıyor. Bu konuda üzerimize düşeni yapacağız” dedi. Koramaz Vadimizde bir müzemiz hazır, Ticaret Müzesi Jandarma Konağı diye bilinen yerde hazır, İlçe Halk Kütüphanelerimiz devam ediyor. 7/24 kütüphaneyi gençlerimizin insanına sunacağız. Kitap Kafeleri arttıracağız, İldem Çocuk Kütüphanesi, Keykubat Semt Kütüphanesi, Yakut mahallemizde kütüphanemizi hayata geçiriyoruz.”
Çocuk kreşlerini hayata geçiriyoruz. Şehir Hastanemizin hemen yanı başında başlıyoruz, Beyazşehir’de benzer bir projemiz var. Amacımız, insanların hayatını kolaylaştırıp, onlara destek vermektir” ifadelerini kullanan Büyükkılıç, “Restorasyon projeleri de bizim için önemli” diyerek Tavukçu Mahallesi 3’üncü etap, Aziz George Kilisesi, Kızıl Köşk, Alaybeyli Camii restorasyon projeleri ile tarihe sahip çıkacaklarını anlattı.
Turizm projelerinden değişik vadilerle ilgili ıslah projeleri, turizm faktörü olarak Sarımsaklı ve Erciyes’te Karavan Park projesi ve Sağlık Turizmi Kongresi gibi çalışmalar yapacaklarını söyledi.
Büyükkılıç, Akıllı Şehircilik Projesi’ne özel parantez açarak, şunları söyledi:
“Akıllı Şehircilik artık olmazsa olmazımızdır. Zaten altyapımız hazır, şehrin tamamını kucaklayacak ve kuşatacak çalışmaya imza atacağız. Mart ayındaki meclisimizden Akıllı Şehircilik Daire Başkanlığımızı geçiriyoruz. Akıllı şehircilikte vatandaşın yaşam kalitesini arttıracağız. Genç Kayseri Kart ile gençlere yönelik olarak rahatlıkla kullanacağı hem indirimli hem bilgilendirme projemiz olacak. Çiftçi Bilgi Sistemi, Felaket Kurtarma Merkezi, Engelsiz Ulaşım Mobil Uygulaması, Alzheimer hastalarına ücretsiz Aklım Sende saati, açık veri platformu, İlaçlama Bilgi Sistemi, Kültür Rehberi, Muhtar Bilgi Sistemi, Mesire Alanı Bilgi Sistemi, Sportif Kayseri Projesi, Dijital Şehir Laboratuvarı olacak.”
“2026’da Kayseri’mizi Teknofest ile Buluşturacağız”
Bilime yeni dönemde de önem vermeye devam edeceklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, “2026’da Kayseri’mizi Teknofest ile buluşturacağız. Yakında Sanayi Bakanımız teşrif edecek. Aynı zamanda uzaya çıkan ilk Türk astronotumuz da Kayseri’mize gelecek. Büyük bilim şenlikleri yapmaya devam edeceğiz. Bilişim Akademisi bizim için önemli bir proje. Çocuklarımızı burada iki yıl süreyle burada eğiteceğiz. Teknoloji Hangarı da önemli bir projemizdir” dedi.
Programda, Bilgisayar Mühendisi Prof. Dr. Celal Öztürk, Endüstri Mühendisi Doç. Dr. Feyza Gürbüz, Bilgisayar Mühendisi Dr. Rifat Kurban, Çevre Mühendisi Doç. Dr. Şükrü Taner Azgın, Elektrik-Elektronik Mühendisi Prof. Dr. Mustafa Türkmen, Bilgisayar Mühendisi Dr. Murat Taşyürek’in Bilişim Akademisi’nde yer alacağını duyurduğu hazırlanan video da izletildi.
Büyükkılıç, Sosyal Tesis ve Hizmet Tesisi Projeleri kapsamında şehir için önemli olan, ekonominin can damarları nakliye başta olmak üzere bu alana hizmet edecek olan Lojistik Merkezi, Ziya Gökalp Yaşam Merkezi, Millet Bahçesi’nin içerisinde prestijli bir Nikah Salonu ve yaz dönemlerinde Matematik Köyü gibi projeleri de anlattı.
Yeni Otogar Projesi’ni hayata geçireceklerini de anımsatan Büyükkılıç, “Kumsmall AVM ve Mobilyacılar Sitesi Bölgesi’nde yeni otogarımızı, daha butik, daha günün koşullarına uyarlanmış, tramvay hattı yanı başında olacak, çevre yol kenarında olacak güzel bir projeyi hayata geçireceğiz. Seracılık Mükemmeliyet Merkezi diye bir projemiz var, seracılığı mükemmel nasıl yapılır diyerek öncü olacağız” dedi.
Konuşmasında ‘Dirençli Şehir Kayseri olmazsa olmazımız’ ifadelerini kullanan Büyükkılıç, “bu yönde yaptıklarımız çok fazla, yapmamız gerekenleri de çok önemsiyoruz. Deprem Master Planı oluşturulacak, kentsel dönüşüm ile master planımız mevcut, Afet Eğitim Merkezi’ni kuruyoruz. Deprem Bilgi Sistemi’ni hayata geçiriyoruz. Çok önemli mikrobölgeleme, şehrimizin 200 milyon metrekarelik alanında gerekli taramayı yaptıracağız, en önemli hazırlığı tamamlamış olacağız. Jeoloji Bilgi Sistemi, Bölge Faylarının Tektonizmasının İncelenmesi, Engelli Bireylere Afet Bilinci Eğitimi vereceğiz” diye konuştu.
Avrupa Spor şehrine yakışacak projelerini de kamuoyuna aktaran Başkan Büyükkılıç, konuşmasında “Spor Köyü diye projemiz var, şehrin doğusunda ulaşım sorunu olmayan bölgede olacak. Sümer Kapalı Tenis Kortu’nu hayata geçiriyoruz. Atletizm Pisti’ni Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde hayata geçireceğiz, ayrıca 4 tane daha saha ekliyoruz. Erciyes Yeni Tenis kortlarının yanı sıra gençlik oyunları ve spor, kültür festivalleri düzenleyeceğiz” ifadelerine yer verdi.
Büyükkılıç, Keykubat Millet Bahçesi, Özel Hobi Evleri, Sarımsaklı Mesire Alanı, Şahruh Köprüsü Rekreasyon Alanı, Belsin Yılanlı Dağı Mesire Alanı, Deliçay Mesire Alanı, Erkilet Mesire Alanı, Yeni Parklar, Ağaçlandırma Projeleri, Ali Dağı Ağaçlandırma Projesi, Erciyes Dağı Ağaçlandırma Projesi, Entegre Katı Atık Bertaraf Tesisi, Yeni Katı Atık Transfer İstasyonları, Gürültü Eylem Planı, Yağmur Suyu Hasadı ve Kombi Desteği gibi çevreci projelerden de bahsetti.
Başkan Büyükkılıç, 16 ilçeye yapılacak projeleri de şöyle sıraladı:
“İlçelere sosyal tesisler, tarım ve hayvancılığa kayıtsız şartsız destek sürecek, 200 ton nohutu 300 tona çıkardık. Taşramızda asfalt yollarımıza, sanat yapılarına, kilitli parke, onarım bakım desteğine, spor sahaları yapımı devam ediyoruz.”
Altyapı projelerinin devam edeceğini hatırlatan Büyükkılıç, “İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi projemiz, hibesi hazır. Planlanan kolektör hatları hazır. Doğu bölgesine su temini projemiz hazır, enerji üretim tesisleri projeleri de hazır. Çok önemli proje Arıtma, Kurutma ve Yakma projemizi de hayata geçireceğiz. Yağmur Suyu Hasadı projemizde de üzerimize düşeni yapacağız” şeklinde konuştu.
Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuklarını söyleyen Başkan Büyükkılıç, “Sizlere layık olmaya çalışan anlayışımız var. 16 ilçe belediye, 1 Büyükşehir sizlerle, el ele, gönül gönüle sizlere layık kılsın Mevla’m diyoruz” diyerek, sözlerini sonlandırdı.
Düzenlenen toplantı, fotoğraf çekilmesinin ardından son buldu. – KAYSERİ
]]>Bakan Uraloğlu, Kızılcahamam’da bir otelde düzenlenen Mühendislik Meslek Kanunu ve Teknik Hizmetler Sınıfı Çalıştayı’na katıldı.
Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının bir an önce sonlanması ve Filistin’in özgürleşmesi temennisinde bulundu.
Çalıştayda birçok konunun değerlendirileceğini ifade eden Uraloğlu, kamuda çalışan meslek gruplarının ücretlerindeki farklılığın arz-talep dengesiyle alakalı olduğunu söyledi.
Uraloğlu, hiçbir meslek grubunu ötekileştirmeden, bir bütünün parçaları şeklinde, doğru planlamayla, önce hangi meslek grubuna ihtiyaç varsa onun yetiştirilmesi gerektiğini bildirdi.
Liyakat sahibi çalışanlara sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, “Biz, bütün elemanlarımızı, teknik personelimizi, mühendislerimizi iyi yetiştireceğiz. Onların haklarını aramada da sendikalar gerçekten kıymetli, güzel hizmetler yapıyor. Çünkü tek taraflı bakarak her şeyi göremezsiniz. Birilerinin size farklı bakış açılarını da göstermesi gerekir.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerek başbakanlığı gerekse cumhurbaşkanlığı döneminde çalışanların birçok hakkının teslim edildiğini dile getiren Uraloğlu, “Sizin taleplerinizi, bizim taleplerimizi karşıladı. Bundan sonra da karşılayacak lider ve irade Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.” değerlendirmesinde bulundu.
Haberleşmede hedef birinci etapta 5G’ye geçmek, ikincisi 6G
Uraloğlu, Türkiye’de 660 bin civarında çalışan mühendis olduğu bilgisini verdi. Bakanlık olarak yük, yolcu ve data taşıdıklarına dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:
“AK Parti hükümetleri döneminde 22 yılda yaklaşık 273 milyar dolarlık ulaştırma ve altyapı yatırımı yaptık. Bundan sonra da 2053’e kadar yaklaşık 200 milyar dolarlık daha yatırım yapacağız, bunu planladık. Kara yolunda 2028’e kadar 2 bin kilometreye yakın otoyol yapacağız. Demir yollarındaki 14 bin kilometre olan uzunluğumuzu yaklaşık 18 bin kilometreye çıkaracağız. Hava yolundaki 57 havalimanımızı 61’e çıkaracağız. Deniz ticaretini geliştirerek ‘mavi vatan’daki etkinliğimizi artıracağız ve haberleşmede birinci etapta 5G’ye geçmeyi, ikinci etapta da 6G’nin hazırlıklarını yapmayı planlıyoruz. Buradaki çalıştayda gündem olan kanun ve hakların savunulması için biz de gerekli mevzuat düzenlemelerini ulaştırma alanında yapmak istiyoruz. Adil erişimi, verimliliği artırmak istiyoruz. Güveni artırmak toplumun refahını yükseltmek ve ulaşım alanında dünya sıralamasındaki yerimizi yükseltmek hedeflerimiz arasında.”
Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın önemine değinen Uraloğlu, “Tarihin hangi dönemine bakarsanız bakın bu coğrafya kıymetli olmuş. Sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye gidebiliyoruz. Yaklaşık 1,5 milyarlık nüfus ve 40 dolarlık bir gayrisafi milli hasıla var ve yaklaşık 8,5 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahibiz.” dedi.
Türkiye üzerinden geçecek koridorlara yönelik çalışmaları anlatan Uraloğlu, Kalkınma Yolu koridorunun, tamamlandığında sadece bir ulaşım hattı olmayacağını, aynı zamanda bir güvenlik koridoru olacağını dile getirdi.
“Çukurova Havalimanı’nı önümüzdeki ay hizmete açmış olacağız”
Uraloğlu, kara yollarında birçok iş yaptıklarını ve çok fazla yük taşındığını belirterek, buradaki yükün demir yolları tarafına aktarılması gerektiğini söyledi.
Akıllı şehirler, yollar ve elektrikli araçlara yönelik projeler yapacaklarını aktaran Uraloğlu, bölünmüş yol ağında, teknolojik köprülere, viyadüklerden tünellere, demir yolundan havalimanlarına kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini bildirdi.
Uraloğlu, hizmetleri herkese yönelik yaptıklarına işaret ederek, şöyle konuştu:
“Bunun örneği İstanbul’dur, Ankara’dır, İzmir’dir, bütün Türkiye’dir. Siyasi tercihinden dolayı asla cezalandırmadık, hizmetimize devam ettik. Daha güzel hizmetler yapabilmek için büyükşehirlerle, mahalli belediyelerle işbirliği halinde gitmemizde fayda var. Onun için şu önümüzdeki 31 Mart’taki mahalli seçimler hepimiz için kıymetli. Pazartesi günü inşallah Kazlıçeşme ile Sirkeci arasındaki çevreci bir projeyi hizmete açacağız. Turgut Altınok Başkanımız ile de konuştuk, Ankara’yı Esenboğa’ya bağlamak için bir proje revizyonu yapıyoruz, Cumhurbaşkanı’mıza da bunu arz ettik. Onu da önümüzdeki süreçte hayata geçirmeyi planlıyoruz. Antalya Havalimanı’nı ciddi şekilde genişletiyoruz. Devam eden projelerden Trabzon’a yeni bir havalimanı planlıyoruz, yeterli değil. Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane devam ediyor, onları önümüzdeki süreçte bitireceğiz. Çukurova’yı da önümüzdeki ay bitirerek hizmete açmış olacağız.”
Uraloğlu, denizciliğin de kendileri için kıymetli olduğuna işaret ederek, liman sayısını 217’den 255’e çıkaracaklarını ve yeşil liman uygulamalarını başlatacaklarını sözlerine ekledi.
]]>Merkezefendi Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Şeniz Doğan, Merkezefendi Kültür Merkezi’nde bulunan Servergazi Salonunda yoğun bir katılımla, 1 Nisan tarihinden itibaren 5 yılda Merkezefendi’de hayata geçirmeyi planladığı ve projelerini açıkladı. Başkan Doğan, Tıklım tıklım dolu olan salonda 60 ayrı projesini tanıttı.
Yapılan açılış konuşmalarından projeleri tanıtmak için kürsüye çıkan Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Merkezefendi için çok büyük hayallerinin olduğunu ve bu projeleri devam ettireceklerini belirtti ve 1 Nisan 2024’ten itibaren hayata geçirmeyi planladığı projelerini tek tek anlatmaya başladı. Bizim önümüzdeki 5 yılda en iddialı vaadimiz kendi kendine yeten, kendini ve kentini seven mutlu insanlar inşa etmek” dedi.
“Merkezefendi’ye derman belediyeciliğini kazandırarak büyük bir başarıya imza attık”
Merkezefendi’ye yeni bir renk ve yeni bir soluk kazandıran Merkezefendi Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Şeniz Doğan, “Sevgili yol arkadaşlarım, büyüklerim, kardeşlerim. 5 yıl önce yine böyle güzel bir günde hep beraberdik. El ele, omuz omuza, Merkezefendi Belediyesi’ni kazanmak için yola çıkmıştık. 31 Mart akşamı, Merkezefendi’ye derman belediyeciliğini kazandırarak büyük bir başarıya imza attık. O günden bugüne hep benimle, hep demokrasiyle, sevgiyle, bilimle ve şeffaflıkla oldunuz. 2019’da nasıl başardıysak, 1 Nisan sabahına büyük bir zaferle uyanacağımıza tüm kalbimle inanıyorum. Ben hazırım, ekibim hazır, buradan görüyorum ki siz de hazırsınız. O halde, çocuklarımızın mutlu yarınlarına, gençlerimizin umutlarına, kadınlarımızın hayallerine, büyüklerimizin huzurlu günlerine, Merkezefendi’nin geleceğine, çözümün kalbine, hepiniz hoş geldiniz, aydınlıklar getirdiniz” dedi.
“Canım ülkem acı çekerken, bize düşen ekmeğimizi paylaşmaktı, paylaştık”
Merkezefendi Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Şeniz Doğan, “Sizlere öncelikle geçtiğimiz 5 yılın hesabını vermek istiyorum. 2 yıl süren pandemi ve 50 bin 96 vatandaşımızı kaybettiğimiz Maraş depremi sebebiyle bütün önceliğimiz değişti. İnsanlar pandemide evlerinde çaresizce ölüm korkusuyla beklerken, kışın ortasında deprem felaketiyle yüzleşirken, insanlar çaresizce yardım beklerken, kimse kusura bakmasın, benim gidip de halkın parasıyla koca koca beton yığınları yapmam mümkün değildi. Canım ülkem acı çekerken, bize düşen ekmeğimizi paylaşmaktı, paylaştık. Yuvamızı açmaktı, açtık. Biz enflasyona, ekonomik krize, paranın pul olduğu döneme denk gelmemize rağmen, vaatlerimizde olmayan birçok projeyi dahi hayata geçirdik” diye konuştu.
“3 mahallemizi baştan aşağı yeniledik”
Başkan Şeniz Doğan, “Halk kaliteli ve ucuz ekmek yesin diye halk ekmek büfeleri açtık. Hiçbir çocuk süt içmeden uyumasın diye kapı kapı her çocuğumuza sütler taşıdık. Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyor Peygamber Efendimiz. Ben, bu şehirde aç bir çocuk varken, cebinde parası olmayan bir genç varken, çocuğunu bırakacak bir yeri olmadığı için çalışamayan bir kadın varken, dışarıda bir çay içemediği için evden çıkamayan emekli büyüklerim varken, gidip de evlerinin karşısına taş bloklar dikmeyeceğim. O çocuğa bilgisayar kullanmayı, o gence hayatını kazanmayı, o kadına iş bulmayı, o emekli büyüğüme sosyalleşeceği yerler yapmayı kendime dert edindim. 5 yılın sonunda Merkezefendi, herkesin kendinde bir şey bulacağı örnek bir ilçe oldu. Bunu biz yaptık. Sizlerle yaptık. Sizin sayenizde yaptık. Şimdi yine, 5 yıl daha buradayız ve bu ilçeyi hep birlikte Denizli’nin kalbi yapacağız” ifadelerini kullandı.
“Benim yolum vatanını en çok seven görevini en iyi yapan Gazi Mustafa Atatürk’ün yolu”
Merkezefendi Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Şeniz Doğan, “Altını çizerek bir şey söylemek istiyorum. Benim yolum halktan kopanlarla değil, Benim yolum kalp kıranlarla değil, Benim yolum gerçek belediyecilik deyip ranta bulaşanlarla değil, Benim yolum kalp üstüne kalp koyanlarla, Benim yolum vicdanı olanların, Benim yolum bilime inananların, benim yolum Milli Mücadele yıllarında özgür bir ülke için hayatı feda edenlerin, benim yolum ‘vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır’ diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Hiç kimse hiçbir hal ve şartlarda beni bu yoldan, bu inançtan, bu uğurda çalışmaktan döndüremez, alıkoyamaz” dedi.
“vatandaşımıza Merkezefendilililer ne istiyor diye sorduk”
Başkan Doğan, “Değerli hemşerilerim, dostlarım. Biz ne yaptıysak hep sizlere sorduk. Yine geçtiğimiz eylül ayında ilçemizde bir araştırma yaptık. Vatandaşlarımıza, “Size göre Merkezefendi Belediyesi hangi alana odaklanmalı, diğer bir ifadeyle hangi alanda öne çıkacak çalışmalar yapmalıdır?” diye sorduk. Bakın, Merkezefendililer ne istiyor? İlçemizin bizlerden beklediği eğitim, kültür, sanat, ticaret, sağlık ve spor. Geçtiğimiz 5 yılda eğitime verdiğimiz desteklerimizle, her yaştan insanımıza sunduğumuz kurslarımızla, kreşlerimizle, Alzhemier Merkezimizle, Sanat Merkezimizle, Gençlik Merkezimizle, festivallerimizle Merkezefendi’yi eğitimin, sanatın, sporun, bilimin ve sağlığın merkezi yaptık. Şimdi bunu büyütme zamanı” diye konuştu.
“Merkezefendi’yi Avrupa’nın en gözde kentleriyle yarışacak”
Başkan Doğan, “Merkezefendi’yi Avrupa’nın en gözde kentleriyle yarışacak bir dinamizme kavuşturacağımız, bırakın 5-10 yılı, 100 yıl sonra bile hiç kimsenin dokusunu değiştiremeyeceği, yoksullaştıramayacağı, huzurunu bozamayacağı bir şehir inşa edeceğiz. Bu ilçenin insanları mutlu olacak. Bu ilçenin insanları doğayla, sanatla, sporla, sağlıkla yaşayacak. Bu ilçenin çocukları demokratik kültüre bağlı, insan ve hayvan haklarına saygılı büyüyecek. Bilinçli, duyarlı, bilgili ve sağlıklı bir toplum için kolları sıvıyoruz” dedi.
“projelerimizi 10 temel başlık altında birleştirdik”
Başkan Doğan, “5 yıldır yaptığımız her faaliyetin amacı, hedeflerimizin altyapısını oluşturmaktı. Şimdi altyapısı hazır olan faaliyetlerimizle önümüzdeki 5 yılda daha sistematik, kendi enerjisini kendisi üreten projeleri hayata geçiriyoruz. Kısa vadede kendimize yeteceğiz uzun vadede çok büyüyeceğiz. Projelerimizi 10 temel başlık altında birleştirdik” dedi.
Merkezefendi için 60 ayrı projeyi salonu dolduran kalabalığa anlatan Doğan’ın hayalini kurduğu Merkezefendi için yol haritasında yer alan projeleri tanıttı. – DENİZLİ
]]>
Toplantıda bir konuşma yapan Başkan Asya, 10 yıllık görev süreci içinde birçok projeye imza attıklarını kaydederek; “Şiirlere ve şairlere ilham olmuş geçmişi ve geleceği ile bu kadim memleketin hizmetkarı olmanın haklı bahtiyarlığını yaşıyorum. Bizler bir yola çıktık. Bu yola çıktığımız zaman kendimize bir yol haritası çizdik. Siyasete girmeden siyasetçileri eleştirmek çok kolaydı bizler için. Allah bir gün bize de nasip etti. Hedefimiz çok eski bir tarihe dayalıdır. O günden bugüne bu şehre hizmetkar olma hedefimiz vardı. Biz göreve gelir gelmez, Peygamber efendimizin ‘Bizi aldatan bizden değildir’ hadisini aklımızdan çıkarmadık. Vatandaşlara çokça taahhütler vererek bu yola çıktık. Bu şehrin eksik ve aksaklıklarını fazlasını yağacağımızı beyan ettik. Bizler yola çıktığımız zaman kısa, orta ve uzun vadeli projelerimizi hazırladık. Hiçbir şekilde kaynak bulma endişemiz olmadı” dedi.

BAŞKAN ASYA: ŞEHRİN İHYA VE İNŞASINI TAMAMLAMAK ÜZERE 35 TANE PROJE YAPTIK
Yeni dönem için 35 yeni proje hazırladıklarını belirten Başkan Asya; “2014 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın yanına gittiğim zaman yapılması gereken bütün projelerimizi dosyalayıp kendisine takdim ettim. İlimizin durumunu Sayın Cumhurbaşkanımıza anlattım. Sultan Alparslan’ın yadigarı olan bu şehrin yeniden inşası ve ihyası için desteklerine ihtiyacım olduğunu belirttim. O günden sonra hangi proje ile bakanlıklara gittim ise fazlası ile destek almanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Bugüne kadar yaptıklarımızı hep beraber gördük. Bizim hizmette asla kanaat olmaz inancımız var. Arkadaşlarımızla tekrardan bir araya gelerek yeni projelerimizi hazırladık. Şehrimizin daha yaşanılabilir bir yer olması için hizmetten kaçınmayacağız. Uzun bir süredir arkadaşlarımızla üzerine çalıştığımız projelerimizle bu şehrin eksik ve aksaklıklarını ihya ve inşasını tamamlamak üzere 35 tane proje yaptık. bunların yanı sıra süreç içinde tespit edilen eksiklikleri de tamamlamak üzere bu işe talip olduk” şeklinde konuştu.

MHP İL BAŞKANI YÜCE: DENEYİM VE TECRÜBESİNİ HALKIMIZA SUNMASI İÇİN GEREKLİ DESTEĞİ VERECEĞİZ
MHP İl Başkanı Osman Yüce, Cumhur İttifakı olarak destekleri ile Başkan Asya’nın yanında olduklarını ifade ederek; “Feyat Başkanın kazanabilmesi için elimizden gelen her türlü gayreti ve tüm samimiyetimizle yanında olacağımızı belirtmek isterim. Amansız fakatsız Feyat Başkanı 31 Mart’ta 3’üncü dönem belediye başkanı olarak seçip memleketimize hizmet yapmasına öncülük edeceğiz. Gecemizi gündüzümüze katarak dik duruşumuz ve fedakarlığımızla Feyat Başkanımızın yapmış olduğu hizmetleri bundan sonraki süreçte de deneyim ve tecrübesini halkımıza sunması için gerekli desteği vereceğiz. Çıkmış oldukları bu yolda muzaffer olmalarını Cenabı Allah’tan diliyorum.”

AK PARTİ İL BAŞKANI EMRE: FEYAT BAŞKAN 10 YIL İÇİNDE İRİLİ UFAKLI YAKLAŞIK 200 PROJE TAMAMLADI
AK Parti İl Başkanı Melik Emre ise, 10 yıllık süre için yaklaşık 200 projenin hayata geçirildiğini belirterek; “Değerli arkadaşlar Muş’umuz Türkiye’nin en zor yeri olarak biliniyor. Aslında en kolay yeridir. Birbirimizi çok kolay tanıyoruz. Hepimiz birbirimizi ve ailelerimizi biliyoruz. Bu gibi süreçlerde olur da bazen küçük burukluklar yapabiliyoruz. Bu gönül kırılganlıkları bizim motivasyonumuzu bozabiliyor. Bu süreci atlattıktan sonra da ülkenin en kadim şehri olmayı başarıyoruz. Çünkü en ufak bir temasta hatır ve kıymet vardır. Bu tür dokunuşlarda kendimizi ve projelerimizi ifade ettiğimiz zaman o kırgın olan dostlarımız yine bizlere büyüklük ediyorlar. Şuanda tam da o süreçten geçiyoruz. Programdan önce Feyat Başkana bugüne kadar hayata geçirilen proje sayısını sordum. Ben kafamda 20-30 tane diye tahmin ediyordum. Feyat Başkan 10 yıl içinde irili ufaklı yaklaşık 200 projenin tamamlandığını söyledi. Başkanım sana helal olsun yolun bahtın açık olsun inşallah” ifadelerini kullandı.

Muş Belediye Başkanı Feyat Asya, 2024-2029 döneminde hayata geçirmeyi planladığı projeleri şöyle sıraladı;
İzmir Büyükşehir Belediyesi, temeli 2018’de atılan Fahrettin Altay- Narlıdere Metrosu’nu, binlerce İzmirlinin katıldığı törenle hizmete açtı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, açılışta yaptığı konuşmada, “Bugün, pandemiye, afetlere ve ekonomik krize rağmen İzmir aşkıyla birbirine kenetlenen 4 buçuk milyonun günüdür. Bugün “Aşkla İzmir” diyerek, refahı büyütenlerin, gün doğmadan uyananların. Bu şehir için canla başla çalışanların günüdür. Bugün, kur korumalı değil, emek korumalı hizmet anlayışıyla çalıştığımız 5 yılın, taçlandığı gündür” dedi.
Törenin açılışında Narlıdere Belediye başkanı Ali Engin ve Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya, Narlıdere Metrosu için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e teşekkür ederek metronun hizmete girmesiyle bölgede trafiğin rahatlayacağını söylediler.
“BU ŞEHİRDE ULAŞTIRMA BAKANLIĞINA AİT TEK BİR “U” HARFİ YOK”
Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, göreve geldiğinde Narlıdere Metrosu’nun yüzde 12 seviyesinde olduğuna dikkati çekerek şöyle konuştu, “İzmir’i bilenler bilir. Bu şehirde Ulaştırma Bakanlığına ait tek bir “U” harfi yok. Onun yerine, kendi metro hattını, sadece kendi imkanlarıyla yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi var. Biz, Türkiye’de son beş yılda raylı sistemlere bütçesinden en büyük oranı ayıran belediyeyiz. Sadece 5 yıllık görev sürem boyunca İzmir’de 952 milyon Euroluk raylı sistem yatırımı yaptık, yani bugünkü rayiçle 31 milyar lira.Peki bu 5 yılda merkezi hükümetin İzmir’e layık gördüğü raylı sistem yatırımı ne kadar biliyor musunuz? Yalnızca ama yalnızca 3 bin lira. Biz o metro Buca’ya gelecek dedik. Getiriyoruz.” dedi.
5 yıllık görev süreci boyunca yaptığı icraatları, adaylık sürecinde vaat ettiği ve gerçekleştirdiği projleri tek tek anlattan Soyer,”5 yıl önce, sec¸im beyannamemizde, 165 projemizi gerçekleştirmeyi vadetmiştim. Bu projeleri yu¨zde 87’lik bir oranda tamamlamıs¸ üzerine bir de 15 proje eklemiş ve bu oranı gerçekleştirmiş tek belediye başkanı olmaktan büyük gurur duyuyorum.5 yılda İzmir’in 50 yıllık kangren olmuş sorunlarını çözdük, ve gelecek 50 yılını teminat altına aldık” ifadelerini kullandı.
“CANLARI SAĞ OLSUN”
Aday gösterilmemesinden dolayı CHP Genel Merkezine sitemde bulunan Soyer, şöyle devam etti:
“Bu şehir, onlarca yıldır parti-devlet anlayışıyla üvey evlat yerine kondu.Yine de hak bildiği yolda, demokrasinin yolunda yürümekten asla vazgeçmedi.İzmir tüm baskılara rağmen, evrensel değerlerin ülkemiz siyasetindeki en güçlü savunucusu olan CHP’ye destek vermeyi sürdürdü. Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıktı.İşte bu nedenle CHP ve İzmir arasındaki güçlü ilişki bir tesadüf değildir.Her ikisinin de özünde Anadolu’dan dünyaya uzanan bir uygarlık köprüsü inşa etme gayreti vardır. Fakat ne yazık ki bugün, değişim sloganın altının boşaltılarak, hedefinden koparıldığını ve umutların sönümlendiğini üzülerek görüyoruz.Oysa bir parti-devlete karşı mücadele ediyorsanız veya bir parti sandıktan aldığı gücü suistimal edip devleti ele geçiriyorsa, o umuda çok ihtiyaç vardır ve o umudun tek gerçek öznesi halk olmalıdır.Vatandaşın talepleri tek ve en gerçek yol göstericidir. Göreceksiniz, hep birlikte o umudu yeniden yeşertip, asırlık Cumhuriyet mirasımızı daha ileriye taşıyacağız.Cumhuriyetimizin 100. yaşını, onun devrimlerinin, faziletlerinin kalesi olan Cumhuriyet Halk Partisinin değerlerini daha da yücelteceğiz. “Başka bir siyaset mümkün” çünkü siyaset yaşamı iyileştirme sanatıdır.Ve o sanat ancak toplumla birlikte yapıldığında hedeflerine ulaşır.Yani Halkla birlikte, halkçı bir dönüşümle.Şunu çok iyi biliyoruz ki hepimiz daha iyisini hak ediyoruz. Bu ülke bu cennet vatan daha iyisini hak ediyor.Yolumuz engebeli, yolumuz uzun ama hedefimiz güzel, o hedefe giden yolculuk güzel. Hep birlikte ileriye, iyiye, doğruya yürümeye devam edeceğiz. Aşığı olduğum bu güzel şehrin, güzel insanları, Elbette bu kadar emeğe partinizden ve yoldaşlarınızdan bir takdir beklersiniz.İzmir CHP il kongresinde kapalı oylamada 522 delegenin 508’inin oyuyla en yüksek örgüt desteğini alana, başarılarıyla uluslararası alanda en yüksek makama getirilene, anketlerde birinci çıkana, bu kadar çabaya, devrim niteliğindeki onlarca esere bir teşekkürü çok görenlere buradan sitem ediyorum.Canları sağolsun”
“BUGÜNE KADARKİ HATTIMIZ İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİYDİ BUNDAN SONRA SATHIMIZ, TÜM VATANDIR”
Siyasetin içerisinde olmaya devam edeceğinin işaretini veren Soyer, konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı:
Bu yoldaki en büyük ödül siz değerli İzmirli hemşerilerimin takdiridir.Bu makamdaki görevim bitse de sizlerin her siyasetçiye bahşetmediğiniz ama beni oturttuğunuz gönül makamı benim için en büyük ödüldür.Tüm kalbimle söylüyorum, bu gurur bana da evlatlarıma da yeter.İzmir’e, bu şehrin 4 buçuk milyon dürüst, namuslu insanına bana bu gururu yaşattıkları için teşekkür ediyorum.Dostlarım,Geçmiş olsun diyenlere asla kulak asmayın. Demokrasi bayrağını taşımanın bedelini ödemeye rıza gösteren herkese Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyet devrimlerine en sıkı sahip çıkan şehir olma özelliğini yaşatan ve fakat bu nedenle bedel ödeyen, o bedele rıza gösteren tüm İzmirlilere,Helal olsun! Gelecek olsun! Bu memleket için, İzmir için son nefesime kadar hizmet edeceğim.Bunu, kimsenin ekmeğine yağ sürmeden, bu toprakları rant çetelerine peşkeş çekmeden yapmaya devam edeceğim.Bu ülkede demokrasinin neferi olmayı sürdüreceğim. Bir nefer olarak birlikte başlattığımız tüm projelerin de takipçisi olacağım. Şunu çok iyi bilsinler, bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesiydi.Bundan sonra sathımız, tüm vatandır.”
Soyer’in konuşmasının ardından açılış töreninde sanatçı Haluk Levent İzmirlilerle buluştu.
]]>CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi önündeki cadde üzerinde yaşanan yol kaymasına tepki gösterdi. Müteahhit hakkında suç duyurunda bulunduğunu belirten Becan, “Zemin etütleri nasıl yapılmış kimsenin bildiği yok. Burası hafriyatı yapıldığı zaman kolay olsun diye hastanenin hafriyatı buraya yığıldı. Daha sonrada yola ne demir kullanıldı ne kazık sistemi ne fore kazık çakıldı. Burası zaten kayma bölgesi” dedi.
CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi önündeki cadde üzerinde yaşanan yol kaymasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Açıklamada İl Başkanı Erdem Doğancı, Kadın Kolları Başkanı Meryem Ataç, Yalova Belediye Başkanı Adayı Mehmet Gürel ve parti yönetimi de bulundu.
“İHALEYİ İŞİN EHLİNE VERMEDİKLERİ ORTADA”
Tahsin Becan, şunları söyledi:
“Hepinizin bildiği gibi şu anda yolun çökme sorunu var. Bundan kısa bir süre önce Mehmet bey de bu konuda açıklama yaptı. 3-5 gün önce Gelecek Partisi’nin İstanbul vekili de yaptı. Ben de iki gün önce bununla ilgili soruşturma önergesi verdim. Biliyorsunuz buranın ihalesi 2-3 sene önce Ulaştırma Bakanlığı tarafından verildi. Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü bu konuyla ilgili fakat ihale şartnamesini okuduğunuzda ihaleye giren firmanın yeterlilik belgesi, bilançosu, bu işi ne kadar iyi yapabilirliği kesinlikle bu ihaleyi almasına müsait değildi. Bununla ilgili o tarihlerde itirazlar da vardı ihaleye giren firmalar tarafından fakat ihale komisyonu oy çokluğu ile o firmaya verdi. O firmada zaten sizlerin bildiği gibi hükümetimizin yandaş müteahhitlerinden, daha büyük işler yapmış biri. Burayı da ona verdiler. Tamam buraya kadar sorun yok. Verdiler ama işi bilene ehline vermediklerinde sonuç ortada.
“MÜTEAHHİTLE İLGİLİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM”
Zemin etütleri nasıl yapılmış kimsenin bildiği yok. Burası hafriyatı yapıldığı zaman kolay olsun diye hastanenin hafriyatı buraya yığıldı. Daha sonrada yola ne demir kullanıldı ne kazık sistemi ne fore kazık çakıldı. Burası zaten kayma bölgesi. Bugün hastanede bir sürü fore kazık var. Bunu da söylüyorum çünkü hastaneyle ilgili bir risk yok. Yol çöktü dendi hastane tehlikede mi diye soran halkımız var. Öyle bir şey yok. Yolla ilgili konuşuyoruz ama yolu istediğimiz şartnamede yapmadılar. Siyasi bir malzeme olarak kullanmak için burada değiliz. Bu siyaset üstü bir kavram. Niye, hepimizin, ülkenin, bizlerin, devletin parası. Bugün deprem olduğu zaman o binayı yapan müteahhit ne oluyor; soruşturma geçiriyor, belki tutuklanıyor, cezası veriliyor. İlla burada ölüm olması gerekmiyor, Allah korusun olabilirdi de ama yanlış bir imalat olmuş. Bunun sorumlusunu bulmak lazım. İhaleyle aldığınız işinde bir garantisi olması lazım. Yap, bitir, paranı al ondan sonra ne oluyorsa oluyor. Baş başa kalıyoruz. Bu doğru bir şey değil. Şu an çalışma yapılıyor. Gördüğüm kadarıyla belediye duyarlılık göstermiş. Buradan belediyeye de teşekkür ediyoruz. Elinde sonunda bu yol yapılacak ama buranın bedeli bu işi yapan müteahhite ödettirmek lazım. Ben bu anlamda müteahhitle ilgili suç duyurusunda da bulundum. Ulaştırma Bakanına da dilekçe yazdım. Konuyu da takip edeceğiz. Bir iş yapılırken işin ehline vermek lazım. İlime bilime dayalı işler yapmak lazım.”
]]>
Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla partisinin Balıkesir’de Kuvayi Milliye Meydanı’nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, alana baktığında 21 yıldır dünyaya örnek olacak reformların hareketinin sahiplerini gördüğünü söyledi.
Sandıktan her zaman istikrar çıkaran bu kadroların Türkiye’yi ileriye taşıdığını belirten Ala, dünya ülkelerinin Türkiye’nin savunma sanayisinde aldığı mesafeyi gıpta ile seyrettiğini dile getirdi.
Ala, geçen mayısta yapılan seçimle Cumhur İttifakı’nın iş başına geçtiğini dile getirerek, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızı yeniden iş başına getirdik ve yoluna devam ediyor. Dünyanın birçok ülkesinde, birçok bölgesinde ortaya çıkan problemleri çözmeye gayret ediyor, çözerken de sizden aldığı güçle yüksek bir tonla söylenmesi gereken hakikatleri söylüyor mu? Birleşmiş Milletler’de, başka uluslararası kuruluşlarda Türkiye’nin çıkarlarını, Türk milletine, bize layık olacak biçimde savunuyor mu? Peki bölgemizde kendisine sorulmadan bir denklem kurulabiliyor mu? Hayır kurulamıyor. Bu gücü nereden alıyor? Sizden alıyor sizden.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’yi hedeflerine taşımak için çalıştıklarını anlatan Ala, “Türkiye’nin hedefleri ne? Türkiye’nin hedefi dünyanın en müreffeh, en gelişmiş, en kalkınmış, en güçlü 10 ülkesi arasına girmektir. Biz bunu başaracağız, sizlerle. Şimdi biz yerel seçimlere gidiyoruz. AK Parti deyince zaten bir belediyecilik markası akla gelir. AK Parti demek belediyecilikte ‘marka’ demektir, başarı demektir. Biz başarının devamı için uğraşıyoruz.” diye konuştu.
“Altı üstüne geldi mi şimdi?”
Efkan Ala, AK Parti’nin yaptıklarına muhalefetin hayalinin yetişmediğini belirterek, şöyle devam etti:
“Biz Türkiye’nin içerisinde birlik, düzenlik, doğru dürüst bir yönetim, istikbal peşindeyiz ama bir masa kurdular, altılı masa. Altı üstüne geldi mi şimdi? Seçimden sonra kendi aralarında birbirlerine düştüler, darmadağın oldular. Cumhur İttikafı nasıl? Dimdik, yola devam. Birbirleriyle problem yaşadılar, araları bozuldu. Sonra ne oldu? Sonra da her parti kendi içerisinde birbirine düştü ve birbirlerini hançerlemeye başladılar. Bunlarla Türkiye’nin alabileceği bir yol olabilir mi? Olamaz. Türkiye etrafı problemlerle çevrili bir ülke. Komşularımıza Allah rızası için bir bakalım, Suriye darmadağın, Irak darmadağın, çoluk çocuk perişan, gençler perişan, insanlar perişan. Irak’ın her tarafından petrol çıkıyor ama bilin ki bütün gençler işsiz ve perperişan orada yaşayan kardeşlerimiz. Niye? İşte bir istikrardır, demokrasi yok, bir lider yok, bir kadro yok.”
Yaptıkları hizmetlerin anlatmakla bitmeyeceğini vurgulayan Ala, şunları kaydetti:
“Kapı kapı dolaşalım, evlere gidelim. Kardeşlerimizle buluşalım. Hangi partiye oy vermiş olursa olsun onlarla diyalog kuralım. Onlarla hemhal olalım, anlatalım, paylaşalım ki Türkiye daha hızlı bir biçimde yoluna devam etsin ve Türkiye devam etsin, büyüsün ki etrafımızdaki kardeşlerimize de daha fazla yardım edelim. Türkiye’nin en büyük kaynağı işte burada. Biz yerin üstündeki bu insanımızın değerleriyle yolumuza devam ediyoruz. Bunu sağlayamayan ülkeler yerin altında ne olursa olsun onu kıymetlendiremiyorlar, değerlendiremiyorlar ama biz insanımızı şu anlayışla gördüğümüz için ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ dediğimiz için Gabar’daki petrolü de çıkarıyoruz, Karadeniz’deki doğal gazı da çıkarıyoruz. Bunların altında altındaki imzanın arkasında siz varsınız. Tebrik ediyorum.”
Ala, sandıktan istikrarla çıkan ülkelerin gelişip kalkındığını belirterek, “Yeni bir seçime gidiyoruz. Belediye başkanları seçeceğiz yerel yönetimlere, işbaşına getireceğiz. Burada da öyle bir şey yapalım ki bu Balıkesir meydanını hıncahınç doldurduğunuz gibi sandıktan öyle güçlü bir ses çıkaralım ki sadece bu bölgeden değil, 7 bölgeden duyulsun. Yetmez, bütün etrafımızdaki ülkelerden duyulsun. Şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı ile birleştirelim ve yolumuza, hedefimize devam edelim. Çünkü Türkiye’nin buna ihtiyacı var.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olması halinde ilk 300 günde hayata geçireceği projelerini anlattı. Özlale aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada; “Tek hayalimiz seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorunlu altyapı problemlerinizi çözerim. Ama bundan daha fazlaya ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım” dedi
İzmir İktisat Kongre Merkezi Binası’nda gerçekleştirilen proje ve aday tanıtım törenine İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan şöyle konuştu:
“Türk milletinin iki kutup arasında sıkıştığı, iktidar ve ana muhalefetin konforlu alanlarından memnun olduğu bu sistemden kurtarılması gerekiyordu. İşte bu düsturla genel başkanımız Sayın Meral Akşener tüm Türkiye’ye nefes aldıracak bir yol, bir seçenek sundu. Hür ve müstakil siyaset. Biz de İzmir’de İYİ Parti’nin neferleri olarak tüm hemşerilerimize mecbur değilsin, üçüncü bir yolu var İzmir diyoruz. Büyükşehir’de Sayın Profesör Doktor Ümit Özlale ve otuz ilçemizde İzmir’in iyi belediyecilikle tanıştıracak halkımızın huzuruna çıkıyoruz. Hizmet görmekten mahrum, kaderine terk edilmiş İzmir’in bu maküs tarihini birlikte değiştireceğimize yürekten inanıyorum. Bu güne kadar bu ülkeyi yöneten bozuk iktidardan hesap sorduğunuz gibi elbette ki yıllardır İzmir’i yöneten, kötü yöneten, iktidarda da hesap soracağız. Çünkü bir taraftan çeyrek asırdır yönettikleri şehirde hakkettiği yere getiremeyenler, diğer taraftan gevur diyerek dışlayanlar. Bir tarafta belediyenin gücünü seçim kampanyasında kullananlar, diğer tarafta hükümet gücünün siyasi şova dönüştürenler.
“İZMİR BİR KALE OLACAKSA 9 EYLÜL’DE DÜŞMANI DENİZE DÖKEN MUSTAFA KEMAL’İN KALESİDİR”
İşte tam da bunun için iki yumruk arasına sıkışan halkımıza üçüncü bir yol olmak için mecbur değilsin İzmir diyoruz. Bozuk zihniyete de bozuk yollara da mecbur değilsin İzmir. Çürümüş adalet sistemine de çürük altyapıya da mecbur değilsin İzmir. Kokuşmuş düzene de kokan körfeze de mecbur değilsin İzmir. Şunu unutmasınlar İzmir hiç kimsenin, hiçbir partinin tapulu malı, kalesi değildir. Eğer İzmir bir kale olacaksa düşmana ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin’in kalesidir. Hükümet gönderine şanlı bayrağı çeken Yüzbaşı Şerafettin’in kalesidir ve eğer İzmir bir kale olacaksa 9 Eylül’de düşmanı denize döken Mustafa Kemal’in kalesidir. Demokrasinin, özgürlüklerin kalesidir. Kuruluşun ve kurtuluşun şehridir. Türkiye demokrasimizin göz bebeğidir. İzmir’e ve otuz ilçemizin sorunlarına hakim çözümlerine hazır, birbirinden kıymetli ve çalışkan adaylarımızla İYİ Parti bir güneş gibi doğacak. İnşallah İzmir iyi olacak. İnanıyorum ki bir nisan sabahından İzmir’in dağlarından çiçekler açacak ve İyi Parti’nin güneşi sırmalar saçacak”
“İZMİR İÇİN, İYİ PARTİ İÇİN, BÜTÜN TÜRKİYE İÇİN ÜMİT OLMAYA GELDİK”
Konuşmaların ardından projelerini anlatan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Özlale, şunları kaydetti:
“Tam 101 yıl önce 17 Şubat 3 Mart arası sizin gibi bin yüz otuz beş tane delege burada 9 Eylül coşkusunun daha tadını çıkartırken iktisat kongresini yürütmüş. Bakın iktisat kongresinde ne diyor? Her Türk dünyanın her yerinde başarılı olabilecek şekilde kendini yetiştirir ama mesuliyeti Türkiye’yedir diyor. Bizim mesuliyetimiz de buraya. İşte bu amaçla bugün buraya geldik. İzmir için, İYİ Parti için, bütün Türkiye için ümit olmaya geldik. Sizlere bizim projelerimizi sunacağız. Ama bunun öncesinde bir şey söylemek istiyorum. Bizler burada İzmir’i biraz hatırlayalım. Atamız ve bin yüz otuz beş delege iktisat kongresini, o kitapları konu olan iktisat kongresini İzmir’de yapmak istemişler çünkü İzmir tarihi boyunca sanayinin, ihracatın, kalkınmanın kalesi olmuştur. O yüzden yapmak istemişlerdir. Dolayısıyla İzmir atamızı hiç mahcup etmemiştir. Yüzyıllardan beri nasıl sanayileşmenin ihracatını, kalkınmanın kalesi olmuşsa hala atımızın, cumhuriyetin ilk yıllarında öngördüğü gibi kalesi olmuştur. Ama özellikle son çeyrek asırda baktığımız zaman İzmir o eski lokomotif konumunu maalesef yitirmek üzeredir. Biz buna itiraz ediyoruz. Bizim gönlümüz İzmir’in düştüğü bu duruma razı gelmiyor. İnanın mesele sadece belediye kazanma meselesi değil. Biz o belediyeyi kazanırız. Sizlerin de desteğiyle o belediyeyi kazanırız.
“İZMİR’İ TEKRARDAN ATATÜRK’ÜN VİZYONUNA GERİ DÖNÜŞTÜRMEYE İHTİYACIMIZ VAR BEN BUNUN HAYALİYLE SİZLERLE BERABER YOLA ÇIKTIM”
Bizim meselemiz sadece seçimi kazanmak değil. Bizim daha büyük hayallerimiz var. Daha büyük bir İzmir vizyonumuz var. Bizler İzmir’i yeniden sanayinin, ihracatın, kalkınmanın, lokomotifi yapmak için yollara düştük. Gerisi kolay. Ben sizin çöpünüzü toplarım. Ben sizin yollarınızı tamir ederim. Ben sizin sorularınızı, altyapı problemlerini çözerim. Ama bundan daha fazlasına ihtiyacımız var. Biraz önce sayın genel başkanımızın dediği gibi İzmir’i tekrardan Atatürk’ün vizyonuna geri dönüştürmeye ihtiyacımız var. Ben bunun hayaliyle sizlerle beraber yola çıktım.
İlk 300 günde geldiğim de ne değişecek? Bakın çok şey değişecek. İlk olarak açık hava ihalesinde öyle yandaş şirketlere vermek yok. Yılda bir milyar TL gelir kazanacağız. Liman bölgesi hızla dönüşecek. Artık İzmir’de ışıksız sokak cadde kalmayacak. Kadınlarımız, gençlerimiz sokaklarda rahat bir şekilde, güvenli bir şekilde yürüyecek. Türkiye’nin en büyük, en modern hayvan bakım evini Yamanlar’a inşa edeceğiz. Türkiye’nin sokak hayvanları sorununu İzmir’e yakışır şekilde, Karşıyaka’mıza yakışır şekilde çözeceğiz. Su faturalarını yüzde otuz beş düşüreceğiz. Hiç kimse kullanmadığı atık su bedelini ödemek zorunda kalmayacak. Toplu ulaşım yedi yirmi dört olacak. Neden çünkü artık sizler Alsancak’tan Karşıyaka’ya gitmek için, Karşıyaka’da eğlenip Güzelyalı’ya gitmek için dünya kadar taksi parası vermeyeceksiniz. Yedi yirmi dört ulaşım olacak. Mavi körfez Projesiyle hiçbirinizin cebinden para çıkmadan, tamamıyla belediyenin kaynağını kullanmayıp yurtdışı hibelerle, mavi körfez projesini başlatacağız ve ondan sonra körfeziyle barışık, körfezini kullanan bir İzmir’i ilk 300 günde hayata geçireceğiz. İZBAN seferlerini arttıracağız. Sizler sabahları sıkış tepiş bin bir küfür ederek işe gitmek zorunda kalmayacaksınız.
Atıl durumdaki hastaneleri güçlendireceğiz. Belediye hastaneleri kuracağız Artık sizler Bayraklı Şehir Hastanesine mecbur kalmayacaksınız. Bütün yaş almış vatandaşlarım artık Sağlık Bakanlığımız da mecbur kalmadan belediye hastanesinde tedavisini olacak. İzmir’e yakışmayan bir otogar var onu da yenileyeceğiz. Cep otogarlarla beraber bütün çevre ilçelerin de otogar sorununu çözeceğiz. Vergi levhası olmayan tüm işletmeleri kapatacağız Suriyelilerden başlayarak. Madde bağımlılığını, uyuşturucuyu, bu ilin hafızasından çıkartacağız. Artık denizler taşmayacak. Deniz taştığı zaman yüzer dalgakıranlarla artık Bostanlı sahilindeki arabalar pert olmayacak. Hiçbir eve su basmayacak.
Sözünü veriyorum. Yaş almış vatandaşlarımız İkinci Bahar Yaşam Siteleri’nde bundan sonra ömrünüzün ikinci baharını; yeşil, sağlıklı, sosyal kompleksi olan yerlerde yaşayacaksınız. Her ilçede nöbetçi ambulans sitemini başlatacağız. Bundan sonra Allah korusun. Acil bir durum olduğu zaman belediyeyi arayacaksınız. Nöbetçi ambulans sizin ilçenizde olacak. Trafiği azaltmak için ağır vasıtalara şehir içinde saat sınırlaması getireceğiz. Esnafın rahat etmesi için şehre giriş çıkışları mutlaka kontrol altına alacağız. Kıyı ilçelerde yüzen otoparklar kuracağız. Otopark problemini baştan aşağı halledeceğiz.Kamu binalarının altına yeraltı otoparkları inşa edeceğiz.
“İZMİR’İ ANKARA’YA MUHTAÇ BIRAKMAYACAĞIZ”
Peki bütün bunları nasıl başaracağız? Işte bir tane aday çıktı dedi ki ‘Ben size Ankara’dan kaynak getireceğim’. Diğer aday kaynağını bile açıklamıyor. Sadece ‘başkasına teslim olmayın’ diyor. Ben size başka bir şey yapacağım. İyi Parti’ye yakışanı yapacağız. Biz bir vaatte bulunuyorsak onu nasıl başaracağımıza söylüyoruz. Kendi gelirinize yakışırız arkadaşlar. İzmir’in bütçesinin yüzde doksanı Ankara’dan geliyor. Sadece yüzde on kendi yaratıyor. Barselona gibi şehirler kendi bütçesinin yüzde 50’sini gelir yaratan projelerle karşılıyorlar. Beş yıl içerisinde merkezi hükümetten, Ankara’dan almadığımız gelir kalemleri ilk beş yılda bütçenin yüzde, 20’sine ikinci beş yılda bütçenin yüzde 40’ına ulaştıracağız. İzmir’i Ankara’ya muhtaç bırakmayacağız. Artık mevcut belediye gibi bahane ve mazeret edebiyatına sığınmayacağız. Artık bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin çöpünü toplamıyorum. Bana Ankara’dan para gelmiyor. O yüzden senin yolunu yapamıyorum. Bu edebiyata sizler, bizler son vereceğiz. Turizm sezonunu yıla yayacağız. Körfezimizi çok daha iyi kullanacağız. Dış fonlardan bütçemizi yüzde 10’u kadar hibe desteği sağlayacağız. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden daha fazla hibe desteğini kendim Türkiye’ye getirmiş insanım. Reklam gelirini yılda bir milyar TL üzerine çıkartacağız. Kentsel dönüşüme hız vereceğiz. Türkiye’nin yüzde altmışı gecekondu. İYİ Parti İzmir’i aldığında Belediye bütçesini ve iştiraklerini devletin firmalarından oluşan şirketleri denetleyeceğiz. Bu belediyeyi rüşvetin, yoksulluğun, merkezi haline getirmeyeceğiz. Tam tersine burada herkes bütçenin nereye gittiğini görecek. İzmir her daim bu ülkenin ümidi olmuştur. Hepimiz de biliyoruz ki bu ülkede İzmir varsa ümit vardır.”
İLK 300 GÜN PROJELERİ
ÖZLALE’NİN ÖNE ÇIKAN PROJELERİ:
.Mavi Körfez projesiyle hiçbirimizin cebinden para çıkmadan yurtdışından hibeler alarak Mavi Körfez projesini başlatacağız.
.İZBAN seferleri arttırılacak.
.Belediye hastaneleri kurularak ve kimse sağlık bakanlığına muhtaç bırakılmayacak.
. Başta Suriyeliler olmak üzere vergi levhası olmayan tüm işletmeler kapatılacak.
.Karşıyaka Spor Kulübü Stadı’na kavuşacak.
.Alsancak ve Karşıyaka arası yüzler platform inşa edilecek. Bu platformlar sayesinde iki ilçenin arası bisikletle yedi dakikaya inecek.
.Belediye bütçesi bağımsız denetçiler tarafından denetlenecek.
.Girişim ve inovasyon merkezi inşa edilecek. İzmirli gençler çalışmak için İstanbul’a gitmek zorunda kalmayacak.
.Dünyanın en büyük müzelerinden biri olacak Ege Medeniyetler Müzesi inşa edilecek.
. Bin 500 araçlık yüzer otoparklar inşa edilecek.
.İnciraltı’na botanik parkı ve kongre merkezi inşa edilecek.
. Gençlerin KYK borcu, belediyenin gösterdiği sosyal hizmetlerde çalışma karşılığında ödenecek.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Şanlıurfa’da bir dizi programa katılarak incelemelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, katıldığı program sırasında tarihi, stratejik ve jeopolitik öneme sahip olan Şanlıurfa’nın tarımının, turizminin, ticaretinin gelişmesi için ulaşım ağının güçlü olması gerektiğini söyledi.
“Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik”
Bu çerçevede Şanlıurfa’da hayata geçirdikleri ulaşım yatırımlarını sıralayan Bakan Uraloğlu, “2002 yılından bu yana Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 28 kilometreden 619 kilometreye çıkardık. Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Adıyaman-Kahta-Siverek yolunda Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa Doğu ve Güneybatı Çevre Yolları, Şanlıurfa-Viranşehir Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Diyarbakır Devlet Yolu, Kuzeybatı Çevre Yolu ve Doğu Çevre yollarının kesiştiği noktada bulunan Çevik Kuvvet Köprülü Kavşağı’nı açarak Şanlıurfa’nın şehir içi trafiğine nefes aldırdık. Günlük yaklaşık 20-25 bin aracın geçtiği bu noktada dur kalk beklemelerinin ortadan kalkmasıyla kavşaktaki geçiş süresini 5 kat azalttık. Şanlıurfa’yı Mardin’e, Gaziantep’e ve Diyarbakır’a bölünmüş yollar ile bağladık. Şu anda da 13 milyar 876 milyon lira proje bedeliyle 13 karayolu projesine devam ediyoruz” dedi.
“Demiryolu ulaşım ağını güçlendiren çalışmalar da yapıyoruz”
Demiryolu ağına da değinen Bakan Uraloğlu, “Şanlıurfa’nın demiryolu ulaşım ağını güçlendiren çalışmalar da yapıyoruz. Karkamış-Nusaybin hattı Karkamış-Zenginova arasındaki 120 kilometre demiryolu hattını yeniledik. Şanlıurfa’yı hızlı trenle tanıştıracak Gaziantep-Şanlıurfa ve Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hatları projelerini de hayata geçireceğiz. Gaziantep-Şanlıurfa hattının etüt projelerini tamamladık. Yatırım programına alır almaz ihalelerine de çıkacağız inşallah. Şanlıurfa-Mardin hattının proje çalışmalarını da bu yıl içerisinde bitireceğiz. Şanlıurfalı kardeşlerimizi göklere de taşıdık. Yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanını 2007 yılında hizmete açtık. 2002 yılında 23 bin olan yolcu trafiği, 2023 yılında 883 bine yükseldi” ifadelerini kullandı.
“Şanlıurfa’nın iletişim ağını da güçlendirdik”
Üst yapının yanı sıra internet alt yapısında da önemli çalışmalar yapıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Şanlıurfa’nın iletişim ağını da güçlendirdik. Fiber optik kablo uzunluğunu 854 kilometreden 6 bin 722 kilometreye çıkardık. Daha önce ilde hızlı internet abonesi yok iken bugün 1 milyon 682 binin üstünde abone hızlı internet kullanmaya başladı” dedi.
Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edilecek
Şanlıurfa’ya yeni bir müjde de veren Bakan Uraloğlu, “Sizlerle bir müjde paylaşmak istiyorum. Kalkınma yolu projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceğiz. Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanı’na gelecek yüklerin, bin 200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demiryolu inşa ederek Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz. Irak’tan başlayıp Ovaköy’den Türkiye’ye gelen bu yeni uluslararası koridor sayesinde Güney Asya ve Orta Doğu’yu, Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Kuzey-güney koridorunda bölgemiz için hayati bir bağlantı da tesis etmiş olacağız. Bugün, Ümit Burnu’ndan 45 gün ve Kızıldeniz’den 35 günde yapılan nakliyelerin ‘Kalkınma Yolu Projesi’ni bitirdiğimizde sadece 25 günlük bir süre içerisinde yapılabileceğini biliyoruz. Çok önemli bir proje ve hayata geçmesi için işleri çok sıkı tutuyoruz. Bu yeni otoyolumuz ve Kalkınma Yolu Projesi faaliyete geçtiğinde bölgedeki tarım, sanayi ve ticaret faaliyetlerini arttırarak Şanlıurfa ekonomisinin büyümesine ve istihdamın artmasına önemli bir katkı sağlayacak, vatandaşımıza iş ve AŞ olacaktır” şeklinde konuştu.
“Beyazgül güzel işler yapıyor”
Konuşmasında yerel seçime de değinen Uraloğlu, “31 Mart seçimlerinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediye başkanlığı için AK Parti’den tekrar aday gösterdiğimiz başkanımız Zeynel Abidin Beyazgül, özellikle sosyal projeleri ile çok faal ve başarılı bir belediye başkanıdır. Şanlıurfa onunla birlikte her alanda değişim ve dönüşümü yaşadı. Eğitim, kültür, sağlık, spor alanında da önemli projeler üretti. ‘Daha Yeşil Bir Şanlıurfa’ hedefiyle kent merkezi ve ilçelerde parklar, meydanlar ve yeşil alanlar inşa edildi. Yaptığı kamulaştırma çalışmalarıyla ecdat yadigarı eserleri tarihi dokusuna uygun bir şekilde restore ederek Cumhurbaşkanımızın takdirini kazandı. Kale Arkası, Kültür ve Turizm Yolu, Asya ve Osmanlı Mahalleleri, Kızılay, Kızılkoyun’da betonarme yapıları şehrin göbeğinden kaldırarak bu alanları yeşile kavuşturup vatandaşlarımızın hizmetine sundu. Sizler muhalefet partilerindeki belediyelerin vatandaşına, halkına yaptığı bir hizmetle gündeme geldiğini hiç gördünüz mü? Sonuçta bu hizmeti yapanlar da bütçelerini devletten alıyorlar. Devletimiz bunlara da bütçeler aktarıyor. Ama maalesef üzülerek görüyoruz ve izliyoruz muhalefet belediyelerinde hizmet yok. Laf çok ama bir arpa boyu iş yok” diye konuştu. – ŞANLIURFA
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakan Abdulkadir Uraloğlu;
“İki yıllık bir periyot içerisinde Filyos Limanı’nı deniz ticaretinde kullanılabilir şekle getireceğiz”
“Demir yolu hattımızı da limanın içerisine kadar ulaştırmış olacağız”
KARABÜK – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Filyos Limanı’nın tamamlanmasıyla bölgesel kalkınmada yeni bir dönemin başladığını ve limanın sadece enerji sektöründe değil, genel ticaret ve lojistikte de kritik bir rol oynayacağını belirtti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karabük’e geldi. Valilik ziyaretinin ardından Kardemir’i ziyaret eden Bakan Uraloğlu, AK Parti Karabük İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu.
Kardemir’in ürettiği ürünlerin Marmaray’da bile kullanıldığını aktaran Bakan Uraloğlu, “Bugün öncelikle Valiliğimizi bir ziyaret ettik. Orada genel ilimizin ihtiyaçlarıyla ilgili istişarelerde bulunduk. Sonra Kardemir’e uğradık ve Kardemir’deki çalışmaları yerinde gördük. Gerçekten hani bir Kardemir’in kurulmasıyla gelişmiş olan bir Karabük, büyümüş olan bir Karabük, Kardemir artık sadece Karabük’e değil, sadece Türkiye’ye değil, dünyaya mal satıyor, dünyaya hizmet ediyor. Bizim ayrı bir mutluluğumuz da bizim sektörümüzdeki demir yollarına, gerek ray üretmesi, gerek tekerlek üretmesi, gerekse de ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili bazı çalışmaları yerinde görmüş olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Beş bin kişiye doğrudan istihdam imkanı sağlayan bir sektörden bahsediyoruz. Bu hepimiz için kıymetli. Aynı zaman sadece klasik ürünler değil bazı projeleri de geliştirerek Türkiye’ye komple katkı sağlamaya çalışan bir sektör, bir kuruluş tabii yan sanayisiyle beraber. Ondan dolayı duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Mesela öğleyin yemekte işçi kardeşlerimizle beraber oldum. Dört yıl önce giren bir kardeşimiz babasının yerine girmiş. Böyle de bir gelenek varmış orada. Babadan oğluna güzel bir gelenek. Teşvik edici bence. Onun için de bu geleneği yürütenleri ben tebrik ediyorum. Tabii ilimizde yaptıklarımız var” dedi.
Uraloğlu, Filyos Limanı’nın tamamlanması ve faaliyete geçmesiyle, Karabük başta olmak üzere bölgedeki illere büyük katkı sağlanacağına vurgu yaptı. Ayrıca, limanın demir yolu bağlantıları ve çevre illere sağlayacağı ekonomik katkılar hakkında da bilgi verdi. Uraloğlu, liman çevresindeki endişelere de değinerek, bu endişelerin yersiz olduğunu ve projenin bölge halkının refahına önemli katkılar sunacağını belirtti.
Bakan Uraloğlu şöyle devam etti:
“Sizlerin hepinizin özellikle sanayiyle ticaretle uğraşan kardeşlerimizin yakından takip ettiği Filyos Limanı. Biliyorsunuz Filyos Limanı’nı bitirdik. Hizmete açtık. ya orada Allah nasip etti bir gaz bulmayı nasip etti. ve limanda sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. ve orada korkunç bir lojistik görev gördü ve görmeye de devam ediyor. Ama oradaki esas civar illerde bu civardaki beklenti oranın ticarete de açılması. Deniz Taşımacılığına da açılması noktasında Enerji Bakanımızla birkaç hafta önce yerinde tespitleri yaptık. Bir projeksiyonda orada Türk Petrollerine bırakacağımız yeri netleştirdik. Bazı işlemlerin yapılması gerekiyor. Bazı deniz taramaların yapılması gerekiyor. İki yıllık bir periyot içerisinde inşallah orayı normal deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun bir şekilde kullanacağı şekle getireceğiz. Orada bazı endişeler var. O endişeleri ben buradan yersiz olduğunu söylemek isterim. Yakından takip ettiğimiz hakeza demir yolu hattımızla ilgili de ihale sürecini başlattık. Onu da demir yolu hattımızı da limanın içerisine kadar ulaştırmış olacağız. Tabii burada yapılan özellikle biraz önce Karabük’ten bahsettim. Hani gezerken gördüm. Marmaray’ı da tren setlerimizin tekerleklerine kadar orada yapılıyor. Ben de bunu gerçekten memnuniyetle gördüm. ve Kardemir’in esas büyüme döneminin de AK Parti hükümetleri döneminde olduğunun da buradan altını çizmek isterim.”
Bakanlıktan Karabük’e 18,5 milyar liralık yatırım
Karabük’te 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun 116 kilometreye çıkartıldığını ve bakanlık olarak 18,5 milyar liralık yatırım yapıldığına dikkat çeken Bakan Uraloğlu AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya da destek isteyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ulaştırmak Altyapı Bakanlığı olarak ilimizde yaklaşık 18,5 milyar liralık bir yatırım yapmışız. 7 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 116 kilometreye çıkarmışız. Hiç sıcak karışım kaplamalı yol yokmuş. Onu da yaklaşık 170 çıkarmışız. Burada talepler var. Kavşaklar ve Kemikli rampalarındaki bazı problemlerdir. Yine Karabük- Yenice yolludur. Biz bazılarının projelerini yaptık. Bazılarını da proje aşamasını olanlar var. Bir kısım imalatlarını yaptık. Onları planlayarak belli bir projeksiyon içerisinde hayata geçireceğiz. Bundan şüpheniz olmasın. Hem demir yolu anlamında olsun hem karayolu anlamında olsun. Bunları yürütüyoruz. Tabii şehrin daha yaşanabilir olması için. Şimdi bakın ne dedik? Kardemir’le beraber Karabük büyüdü. E tabii o zaman en büyük ihtiyaç neydi? Nakliyeydi. Biz de geldik. O zaman boş olan şimdi şehrin ortasında kalan bir gar alanı yaptık orada. Büyük bir alan yaptık. İyi ki de yapmışız. Yani demir yolcu arkadaşlardan Allah razı olsun. Dolayısıyla bu sayede orayı bundan sonra değerlendirme noktasında bir imkana sahip olduk. Değil mi? Bu güzel bir şey. Ha şimdi oradaki garın dışarıya yaklaşık dört kilometre kadar yanlış hatırlamıyorsam. Arkadaşlarımız yerini tespit etti. Zaten belediyeyle yapılmış olan bir protokol var. Yerini tespit etti Onun yapılmasından sonra buranın da terk edilmesiyle ilgili gerekli değerlendirmeleri yaptık. ve buranın şehre kazandırılması gerektiği noktasında biz Karabük’teki bütün yöneticilerimizle mutabıkız. ve belediye başkan adayımızla da konuştuk. Özkan beyle de konuştuk. Aşağı yukarı süreci netleştirerek, fikir olarak kararını verdik zaten. Süreci bundan sonra yakından takip ederek inşallah orayı altı otopark, üstü yaşam alanları, park gibi ve o yaşam alanında olması gerektiği kadar donatı alanları oluşturacağız. Daha çok yeşil alanla orayı el birliğiyle hayata geçireceğiz. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diliyorum. Genel anlamda ihtiyaçları biliyoruz. Belediye seçimleri hepimiz için önemlidir. Biz mutlaka demokratik bir süreç içerisinde bir yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de yakışan budur. Türkiye’mize de yakışan budur inşallah biz, Özkan kardeşimle belediyeyi de burada sizlerin destekleriyle beraber, yoğun çalışmasıyla beraber diğer ilçe ve belde belediyeleriyle beraber inşallah gayret edeceğiz. Bizim görevimiz belli. Bir sefere çıkacağız. Zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah bu anlamda da yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte bütün emeklerini esirgememelerini biz istiyoruz. Yolumuz, yolumuz açık olsun diyorum.
]]>Erdoğan, partisince Zafer Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, bugün Türk savunma sanayinin gurur günlerinden birinin daha yaşandığını, Milli muharip uçağı KAAN’ın ilk uçuşunu bu sabah başarıyla gerçekleştirdiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “KAAN’ı görüyorsunuz değil mi? Daha neler gelecek neler? İnsansız uçakları yaptık mı? Akıncı’yı yaptık mı? Daha durun bakalım, neler gelecek neler? Kızılelma’yı yaptık mı? Bu Kızıl Elma var ya F16’nın taşıdığı bombayı taşıyor. Eyvallah, daha yapacağız.” ifadelerini kullandı.
KAAN’ın F16 gibi olduğunu dile getiren Erdoğan, “Böylece Türkiye, kendi 5. nesil savaş uçağını üretme yolunda çok kritik bir eşiği daha geride bıraktı. Ne demişlerdi? ‘Yapamazlar.’ Bu özgüven fukaralarına, ‘parçası kalorifer peteğine benziyor’ diyen hazımsızlara, ilk andan itibaren KAAN projesini baltalamaya çalışan işbirlikçilere rağmen milli muharip uçağımız hamdolsun bugün göklerle buluştu. Rabb’im emeği geçen herkesten razı olsun. Dosta güven düşmana korku salan KAAN’ımızın diğer testlerini de süratle tamamlamak için çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Önümüzdeki dönemde savunma sanayinde milletimize yeni müjdeler vermeyi sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Erdoğan, daha sonra kentte, 21 yılda yapılan güncel rakamla 139 milyar lira tutarındaki yatırımları anlattı.
Eğitimde 3 bin 54 adet yeni derslik inşa edildiğini, ikinci devlet üniversitesi olarak Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesinin kurulduğunu belirten Erdoğan, 11 bin 217 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları yaptıklarını kaydetti.
Erdoğan, 59 spor tesisi yapıldığını, sosyal yardımlarda Afyonkarahisarlı ihtiyaç sahibi vatandaşlara toplam 5 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını ifade etti.
Sağlıkta yatak kapasitesi 1885’i bulan 23 hastane dahil 53 sağlık tesisi yapıldığını belirten Erdoğan, Bolvadin ve Emirdağ Devlet Hastaneleriyle birlikte 9 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü dile getirdi.
“Afyon-Uşak yolu onarımını seneye inşallah tamamlıyoruz”
TOKİ’nin 10 bin 456 konutu tamamlayıp vatandaşların hizmetine sunduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
“1820 sosyal konutun yapımına devam ediyoruz. Afyon’daki 11 millet bahçesinden üçünü bitirdik, beşinin yapımı, üçünün projelendirmesi sürüyor. Kentsel dönüşümde, şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 2 bin 159 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde Afyon’da sadece bir adet atık su arıtma tesisi varken bugün 16 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 86’sına hizmet veriyoruz. Fakat ulaştırmada 2002 yılına kadar Afyonkarahisar’a 54 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı. Biz bunu 592 kilometreye çıkardık. Afyon’u Denizli, Uşak, Burdur, Isparta, Kütahya ve Konya ile bölünmüş yollarla bağladık. Yapımı süren pek çok yol projemiz var. Ayrıca Afyon-Uşak yolu onarımını seneye inşallah tamamlıyoruz. Şehir sınırları içerisindeki demir yollarının tamamını yeniledik, gar binasını restore ettik. Ankara-Afyonkarahisar-İzmir yüksek hızlı tren hattının yapımı devam ediyor. Etap etap hizmete girecek bu hattın tamamı bittiğinde Afyonkarahisar-Ankara arası 1,5 saate, Afyonkarahisar-İstanbul arası 3,5 saate Afyonkarahisar-İzmir arası iki saate düşecek. Tarım ve ormanda, Afyonkarahisar’a 43 baraj, 28 gölet, 56 içme suyu tesisi, 95 sulama tesisi, 2 arazi toplulaştırma projesi, 232 taşkın koruma tesisi, 3 yer altı depolama ve 4 atık su arıtma tesisi kazandırdık.”
Son 20 yılda inşa edilen sulama projeleriyle Afyonkarahisar’da 732 bin dekar araziyi sulamaya açarak yıllık 5,5 milyar lira zirai gelir artışı sağladıklarını ifade eden Erdoğan, yapımı süren 8 barajla 25 bin dekar araziyi daha suya kavuşturacaklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afyonlu çiftçilerimize 41 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Sanayi ve teknolojide Afyon’a 3 yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, bir araştırma geliştirme merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Afyon’daki işverenlere toplam 3 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide 137 bin abonesi bulunan ilimizin 19 ilçe ve beldesine doğal gaz arzını sağladık. Önümüzdeki dönemde Bayat, Kızılören ve Hocalar’ın da aralarında olduğu 14 ilçe ve beldemize doğal gaz arzını sağlayacağız.” dedi.
Daha sonra yapılan yatırımlara ve hizmetlere ilişkin video gösterildi.
Konuşmasına devam eden ve yerel seçimlere 38 gün kaldığını hatırlatan Erdoğan, “31 Mart akşamı Afyon ne diyecek? Ben size güveniyorum. Size inanıyorum.” diye konuştu.
Şehre yapılan yatırımların anlatmakla bitmediğini dile getiren Erdoğan, “Mevlana Hazretleri ne güzel söylemiş, ‘Kamil odur ki koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser.’ Biz de milletimizin gönlünde eserlerimizde, hizmetlerimizde, projelerimizde, hoş bir seda bırakmak için çalıştık, çalışıyoruz. Unutmayın Ziya Paşa ne diyor, ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Eser ve hizmet yarışında kimse bizimle boy ölçüşemez.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, ilerleyen yıllarda ülkenin tamamıyla birlikte, Afyonkarahisar’ı da yeni yatırımlarla güçlendirmeyi, kalkındırmayı sürdüreceklerini belirtti.
İl ve ilçe belediye başkan adaylarını belirlerken, gelecekte Afyonkarahisar’ı ulaştırmak istedikleri hedeflere en büyük katkıyı verecek isimler olmasına özellikle hassasiyet gösterdiklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“Biz de her zaman adaylarımızın yanında yer alacak, belediye başkanlarımızı destekleyeceğiz. Kardeşlerim unutmayın, şu anda Cumhur İttifakı iktidar mı? Bir belediye düşünün ki kiminle hareket edecek? Cumhur İttifakı’yla. Demlenenler varsın demlensin. Biz işimize bakacağız. Sizlerin adaylarımıza merkezde ve ilçelerde, beldelerde çok güçlü destek vereceğinize inanıyorum.”
“31 Mart’ta gerçek belediyecilikle yola devam diyor muyuz? Cumhur İttifakı’na destek veriyor muyuz?” sorularına alandakilerin verdiği “evet” yanıtının ardından Erdoğan, “Rabb’im hepinizden razı olsun.” dedi.
Mitingden notlar
Miting alanında, “Hazırız, kararlıyız”, “Türkiye Yüzyılının mimarı, Afyonkarahisar sana sevdalı” yazılı pankartlar ile AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.
Mitinge, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Hüseyin Ceylan Uluçay, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile milletvekilleri katıldı.
Erdoğan, mitinglerde kullandığı tırın içerisinde yer alan haritada, Afyonkarahisar’ın üzerini raptiyeyle işaretledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Afyonkarahisar Valiliğine ziyarette bulundu. Erdoğan, ziyarette Vali Kübra Güran Yiğitbaşı’ndan kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
(Bitti)
]]>Lisede uçak bakım alanında öğrenim gören ve ardından İstanbul’da bir hava yolu şirketinde teknisyen olarak çalışan 27 yaşındaki Enes Sefa Ünlü, 2020’de havacılık kariyerini sonlandırıp Bursa’ya dönmesinin ardından farklı alanlarda çalıştıktan sonra 2021’de tur bisikletçiliğiyle tanıştı.
Bisiklete olan tutkusunu bir başka merakı olan kahveyle birleştiren Ünlü, demleme ve sunum eğitimi almasının ardından geçen yıl “bisiklette kahve” konseptini hayata geçirdi.
Ünlü, yol arkadaşı olarak gördüğü 1980 model yarış bisikletini bir arkadaşının yardımıyla tamir edip adeta kahve dükkanı formatına dönüştürdü.
Kahve tezgahı bulunan, üretim için gerekli ekipmanları barındıran, iki sepetli ve bir tezgahlı bisikletiyle yollara düşen Ünlü, Bursa’da üniversite öğrencilerinin yoğun olduğu Nilüfer ilçesi Görükle Mahallesi’nin yanı sıra başka şehirlere de giderek müşterilerine hizmet veriyor.
Kağıt kahve filtreler yerine metal veya yeniden kullanılabilir pamuklu bezden ürünler tercih eden, pet şişe kullanmayan Ünlü, günün sonunda kahve posalarını kompost olarak doğayla yeniden buluşturup Sıfır Atık Projesi’ne katkıda bulunuyor.
“Bisikletle gezip dünyaya kahvemizi tanıtmayı istiyorum”
Enes Sefa Ünlü, AA muhabirine, Görükle’nin yanı sıra bireysel olarak veya bisiklet kulübü üyeleriyle Türkiye’nin farklı şehirlerine, kahve festivallerine, davet edildiği organizasyonlara gittiğini söyledi.
Sürdürülebilir ve çevreci ekipmanlarla kahve demlemenin mümkün olduğunu belirten Ünlü, Vietnam, Endonezya gibi bisikletin yaygın olduğu ülkelerdeki kültürü Türkiye’ye taşımak için iki tutkusunu birleştirip bu işe başladığını dile getirdi.
Bisiklet tutkusunun geçirdiği ağır hastalık sonucunda başladığını anlatan Ünlü, şöyle devam etti:
“Özgürlüğüne düşkün bir insanım. Ağır bir hastalık atlattıktan sonra bisikletle insanların nasıl gezdiğini, bisikletle nereye gidilebileceğini merak ettim. Bunu araştırınca insanların dünyayı gezdiğini fark ettim. Ben de bunu bu şekilde yapmayı hayal ediyorum. Yani bisikletle gezip dünyaya kahvemizi tanıtmayı, kahveleri tanıtmayı ve bu şekilde sürdürülebilir çevreci bir olaylara imza atmak istiyorum. Bu bisiklet artık gerçekten yol arkadaşım oldu. Onunla o kadar fazla şehre gittik ki bir gönül bağımız oluştu. Nihayetinde gerçekten bir el emeği var ve bir hayal ürünü aslında. Bir hayalin meydana getirdiği bir olay bu. Dolayısıyla kendisiyle bir bağımız var.”
Ünlü, bisikletin çevreye ve doğaya en az zarar veren taşıt olduğunu ifade etti.
Katıldığı etkinliklerde yaptığı sunumlarda odak noktasının çevreci üretim olduğunu aktaran Ünlü, şunları kaydetti:
“Benim bunu bisikletle yapmamın sebebi hem bu doğaya vermiş olduğu katkı yüzünden hem de bu özgürlükçü ruhu. Yolda olmanın felsefesini verdiği için bisikleti seçtim. Şimdi kahve tüketildikten sonra ortada bir posa kalıyor ve bu posa çöpe gidiyor. Halbuki bu posa yumurta kabuğuyla evde kompost yapılarak doğaya tekrar kazandırılabilir. Ortaya çıkan atığı da tekrar doğaya geri kazandırarak aslında yani bakıldığında birçok şeyi doğaya geri kazandırmış oluyorum. Umarım oluyorumdur yani bu konuyu keşke herkes yapabilse de doğaya katkımız olabilse.”
Alpaslan Zengin ise “bisiklette kahve”yi sosyal medyadan gördüğünü, Görükle’de yürüyüş yaptığı sırada tesadüfen karşılaştığını belirtti.
Ünlü’nün hazırladığı kahveleri beğendiğini belirten Zengin, “Bisiklette kahve konseptine bayıldım. Genç girişimci olması, böyle dinamik olması… Böyle insanlara ihtiyacımız var.” dedi.
]]>CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, “Biz en zor günümüzde hükümeti yanımızda görmek isterdik, devletimizden sıkıntımız yok, devletimiz her şeyi ile buradaydı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makamında olan Sayın Cumhurbaşkanımız, bizim garip ve mahzun bırakıldığımızı ifade etti, deprem sonrası geç kaldığını ifade etti ve milletinden özür diledi. Sevgi güvendiğin insanların yanında olmaktır. Hatay mahzun kalmasın diye biz beraber yürümeye devam edeceğiz. Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir. Yıkıldık ama düşmeyeceğiz. Çok kaybımız var. Ama biz yürekli insanlarımızla birlikte daha sağlıklı ve daha güçlü bir yapıyla çok modern bir şehir yapacağız” dedi.
CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, EXPO alanındaki Amfi tiyatroda yurttaşlarla buluştu. Savaş, burada şöyle konuştu:
“HATAY, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN SADECE BANA DEĞİL, TÜM HATAY HALKINA EMANETİ”
“İnsanlar için en önemli duygu sevgidir ama bundan daha önemli bir şey vardır ki sevgiyi hissetmektir. Sizi seviyorum ama sizin beni ne kadar çok sevdiğinizi son iki günde öğrendim. Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar. Biz bu yolun sadece ince, uzun olduğunu bilmiyorduk. Biliyorduk ki yollar zorlu, çetrefilli. Bu yolları biz ne kadar genişletmeye çalışsak birileri engel koydu. Ama biz sizlerle birlikte yılmadık, tükenmedik çünkü kararlıydık. Çünkü Hatay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sadece bana değil, tüm Hatay halkına emanetiydi.
“HATAY MAHZUN DEĞİLDİR, HATAY GARİP DEĞİLDİR”
15 yıldır Hatay’da emaneti bana teslim ettiniz. Önce Antakya, sonra Büyükşehir. Emaneti kime teslim edersiniz? Güvenilir birine teslim edersiniz. Bu güvende parayla olmuyor, şöhretle hiç olmuyor, şarkı söylemekle de olmuyor, top oynamakla da olmuyor. Bu güven sizin hayattaki duruşunuzla oluyor. Hayat felsefeniz ile oluyor. Karşınızdaki insanlarla bağdaş kurup oturup kahvaltı yapmanızla, kucaklaşmanızla onunla birlikte yol yürümenizle ve Hatay’a, ülkenize hizmet etmenizle oluyor. Yani güven her şeyin başı. Bana güvendiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.
Biz en zor günümüzde hükümeti yanımızda görmek isterdik, devletimizden sıkıntımız yok, devletimiz her şeyi ile buradaydı. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makamında olan Sayın Cumhurbaşkanımız bizim garip ve mahzun bırakıldığımızı ifade etti, deprem sonrası geç kaldığını ifade etti ve milletinden özür diledi. Sevgi güvendiğin insanların yanında olmaktır. Hatay mahzun kalmasın diye biz beraber yürümeye devam edeceğiz. Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir. Yıkıldık ama düşmeyeceğiz. Çok kaybımız var. Ama biz yürekli insanlarımızla birlikte daha sağlıklı ve daha güçlü bir yapıyla çok modern bir şehir yapacağız.
“ATATÜRK’ÜN EMANETİNİ BİZİ YALNIZ BIRAKANLARA TESLİM EDEMEZDİK”
Ben aday olmasaydım, iktidar yüzde 60’larla seçimi kazanıyordu. Öyle bir şey olamaz. Atatürk’ün emanetini bizi yalnız bırakanlara teslim edemezdik. O yüzden aday oldum. Ama son iki gündeki desteğiniz var ya, bütün yüreğimdeki yağları eritti. Kazanacağız, geçen seçimden daha fazlasını alacağız. Daha güzelini yapacağız. Daha iyisini yapacağız. Hatay hepimizin sevdası. Biz sevdamızdan vazgeçmiyoruz, geçme şansımız da yok. Her türlü kumpasa rağmen bana güvenip, bizleri Hatay’a, Hatay’ı da bizlere emanet eden Sayın Genel Başkanımıza yetkili kurumlarımıza bu amaç uğruna bize destek veren bütün paydaşlarımıza ve yol arkadaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta Hatay’ı tanımadan bilmeden hüküm sürenlere, söz söyleyenlere siz cevap vereceksiniz.”
]]>
Ertuğrul Sağlam ile yollarını ayıran Trendyol 1. Lig takımlarından Kocaelispor, teknik direktörlük görevine Mustafa Gürsel’i getirdi. Kocaeli Stadyumu’nda gerçekleştirilen törenle Gürsel, kendisini 1.5 yıllığına yeşil-siyah renklere bağlayan sözleşmeye imza attı. İmza törenine Kulüp Başkanı Engin Koyun da katıldı.
Engin Koyun: “Ertuğrul hocamızla şampiyon olmayı çok isterdik”
Törende açıklamalarda bulunan Kulüp Başkanı Engin Koyun, sezona Ertuğrul Sağlam ile başladıklarını hatırlatarak, “Takımın bir beklentisi vardı. Bugüne kadar Ertuğrul hocamız öncülüğünde bütün şehirde yaşayan herkesin desteğiyle beraber, yönetimsel anlamlarda da üzerimize düşeni en iyi şekilde yaparak bugünlere geldik. Tabii ki her dönem bu tür ayrılıklar olabiliyor. Yola çıktığımız hocamızla şampiyon olmayı arzu ettik. Puan ortalamasıyla ilgili de kendisine haksızlık yapmayalım. Şu anda 3. sıradayız. Ben Ertuğrul hocamıza ve ekibine, kulübümüze vermiş olduğu katkılardan ve hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Bundan sonraki spor hayatında kendisine başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Ertuğrul Sağlam’ın takımı şampiyon yapabilmek için elinden gelen tüm gayreti gösterdiğini de belirten Başkan Koyun, bu sürece kendisinin de şahit olduğunu vurguladı.
“İyi bir kulübe geldiğinin kendisi de farkında”
Mustafa Gürsel ile yeni bir sayfa açtıklarını dile getiren Koyun, “Şehrin, taraftarın beklentisi belli. Yönetimsel anlamda bizim de hedefimiz belli. Bütün hedeflere kenetlenildiğinde, yeni bir kan değişimiyle beraber o hedefe ulaşacağımıza inancım ve güvenim sonsuz. Mustafa Gürsel hocamız aramızda. Kendisini davet ettik. Ben kendisine, ‘Aramıza hoş geldin’ diyorum. Sizin için, camiamız için hayırlı olmasını temenni ediyorum. İyi bir kulübe geldiğinin kendisi de farkında” diye konuştu.
Mustafa Gürsel: “Takımın hedeflerini biliyorum”
Kocaelispor’un hedeflerini bildiğini aktaran Mustafa Gürsel ise, “Sezon başında çıktıkları bu yolun sonunda ne istediklerini biliyorum. Bu hedefe hep birlikte ulaşırız inşallah. Bunun için de elimizden ne geliyorsa fazlasıyla yapmaya hazırız. Kocaeli camiasını tanıyorum. Futbolculuğumdan beri takımın büyüklüğünü biliyorum” şeklinde konuştu.
“Yılmadan ve moralimizi bozmadan hedefe kitlenmemiz lazım”
Teknik Direktör Gürsel, ‘Camianın beklentisi Süper Lig hasretine son vermek. Taraftara vereceğiniz mesaj ne olacak?’ sorusuna, “Hedefe giden yol, tek başına gidebileceğiniz bir yol değil. Taraftarıyla, yönetimiyle, camiayla gidilecek bir yol. Biz hep beraber yapabileceğimizin en iyisini yapacağız. Samimiyetle bir bütün olursak hedefe gideriz. Şampiyonluk tek futbolcu grubuyla ya da yönetimle olabilecek şey değil. Bu hep beraber, camiayla olacak bir şey. Bizim artık önümüzde bir hedef var. 3 aylık süremiz mevcut. En kısa sürede oyuncularımızdan alacağımız en maksimum verimi alıp, oyunumuzu buradan daha yukarıya çekmek istiyoruz. Bu hedefe nasıl ulaşırız, hep beraber yaşayıp göreceğiz. Bu lig her şeye gebe bir lig. Sonuçlara çok açık bir lig. Çok sakin kalıp, kendimizi sahanın içine odaklayarak, işimize odaklayarak, yılmadan ve moralimizi bozmadan hedefe kitlenmemiz lazım” cevabını verdi.
“Benim için en büyük hedef, Kocaelispor ile Süper Lig oynamak”
Kocaelispor ile yola devam etmek istediğini de kaydeden Mustafa Gürsel, “Hep iyi tarafından baktım. ‘Kocaelispor Süper Lig’e çıkarsa devam etmek istiyorum’ dedim. Çıktığımız takdirde devam edeceğiz. Tüm hedefimiz, arzumuz bu. Onun dışında bir şey düşünmek ya da konuşmak istiyoruz. Biz buraya bir şeyler vermek için geldik. Onun için buradayız. Benim için en büyük hedef, Kocaelispor ile Süper Lig oynamak” değerlendirmesinde bulundu. – KOCAELİ
]]>Başkan Büyükkılıç, Kayseri Sanayi Odası’nın Şubat Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak sanayici ve iş insanları ile bir araya geldi. Kayseri Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleşen toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları Hamdi Elcuman ve Mustafa Türkmen, daire başkanları, genel müdürler, KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci ve meclis üyeleri ile sanayici iş insanları katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan KAYSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda katılımcılara onur konuğu olarak hitap eden Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, 16 ilçe belediye başkanı ile bir ağabey anlayışı içerisinde hizmet ederken, başta Valilik olmak üzere kurum, kuruluşlar ve odalarla dayanışmayı çok önemsediklerini ifade etti.
“Kayseri’miz belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anılıyor”
Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden herkesi kucaklayıcı şekilde çalışmalar yaptıklarını ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Kayseri’miz belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anılıyor, takdir topluyor. Bu bize daha fazla sorumluluk yüklüyor. Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, 1,5 milyon insanı kucaklayacak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımlar bağlamında hiçbir zaman mazeretlere sığınmadan yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuk” dedi.
Büyükkılıç, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri özetledi
Büyükkılıç, ‘Bizim anlatacak çok hikayemiz var, anlatacak çok projemiz var. Dualarınızı bekliyoruz’ diyerek, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri özetledi.
1 milyon 260 bin metrekare alan da Türkiye’nin en büyük millet bahçesi olan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nin bir oksijen deposu olarak takdir gördüğünü belirten Başkan Büyükkılıç, 8 milyon yolcu kapasiteli havalimanı yeni terminal binasının şehir için çok önemli ve anlamlı bir proje olduğunu söyledi. Yeni raylı sistem hatlarının hizmet verdiğini hatırlatan Büyükkılıç, Erkilet Tramvay Hattı projesini de yeni dönemde en kısa zamanda hayata geçireceklerini anlattı. Başkan Büyükkılıç, kentsel dönüşümde gerek ilçelerde gerek merkezde çalışmaların sürdüğünü, dirençli şehir bağlamında projelerin süreceğini paylaştı. Ulaşım projelerinin sürdüğünü, 7 katlı kavşak, 11 köprü, 35 yeni bulvar ve cadde, 971 kilometreyi bulan yol ağı, 1 milyon 851 bin 500 ton sıcak asfalt çalışmaları yaptıklarını anımsatan Büyükkılıç, sosyal belediyecilik ve gönül belediyeciliği projelerini de ifade etti.
Başkan Büyükkılıç, Türkiye’de alanında en büyük olan Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi, TBMM’de örnek gösterilen Hasta ve Hasta Yakınları Misafirhanesi, birincilik ödülü alan kanser hastalarına destek olacak HOSPİS projesi ile eğitim ve sosyal yaşam merkezlerini anlattı.
Millet Bahçesi içerisinde Mutfak Sanat Merkezleri ile İl Halk Kütüphanesi’nin yüzde 90’larda bitme aşamasında olduğunu söyleyen Büyükkılıç, tarihi ve turizm odaklı önemli projelerden bahsederek, 6 müze, 18 restorasyon, 7 kazı desteği, 8 alanda da turizm faaliyetlerini sürdürdüklerinden bahsetti.
Gençlere yönelik projelerin yanı sıra spor odaklı çalışmaların devam edeceği vurgusu yapan Başkan Büyükkılıç, GES ve RES gibi çevreci projelerin olduğunu, afetle mücadelenin yanı sıra akıllı şehircilik çalışmalarının zenginleştirilerek süreceğini belirtti.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 35 alanda ödüller aldıklarını, hizmetten hizmete koşan bir 5 yılı geride bıraktıklarını belirterek, yeni dönemde Kayseri için yapacakları onlarca projeden bir kısmını da sanayicilerle paylaştı.
Büyükkılıç’tan Ulaşım Master Planı projeleri
Ulaşım ile ilgili projeleri çok önemsediklerini, Ulaşım Master Planı ile ilgili çalışmaların başladığını anlatan Başkan Büyükkılıç, Kartal Kavşağı Projesi ile 5 kavşağı ilgilendirdiğini, hiç ışık görmeden planlanan projenin hazır olduğunu ifade etti.
Büyükkılıç, Erkilet Tramvay Hattı’nın yanı sıra OSB- Erenköy yeni yol bağlantısı, Mustafa Şimşek Bulvarı devamında katlı kavşak projesi ile Devlet Su İşleri Katlı Kavşağı’nın projesinin hazır olduğunu, Yavuzlar Mahallesi alt geçidinin önemine vurgu yaptı. 15 Temmuz Bulvarı’nı Mehmet Özhaseki Bulvarı’na bağlayan yolu ve Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı’nın devamında Erkilet Bulvarı’na çıkacak yolu da tamamlayacaklarını anlatan Başkan Büyükkılıç, İldem, Gökkent Mahallesi’nde yeni yolların olacağını, ayrıca Havalimanı, Erkilet Bulvarı yol bağlantısının da çok önemli ve anlamlı olduğunu, bu dönemde hayata geçireceklerini ifade etti. Büyükkılıç, Uğurevler Mahallesi’nde Kocasinan ve Sivas Bulvarı’nı genişletecek yol ile Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde, Anadolu Harikalar Diyarı’nda yeni yollar yapacaklarından, havalimanı terminal binası arkasında yeni bir yol açtıklarından bahsetti.
Başkan Büyükkılıç, yeni projelerden bazılarını paylaştı
Başkan Büyükkılıç, yeni yaya üst geçitleri ve yeni bisiklet yollarını, tren yolu yaya alt geçitlerini hayata geçireceklerini, ulaşıma çok önem verdiklerini ifade etti. İncesu’da toplu konut projelerinin olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, öte yandan seracılık mükemmeliyet projesi, akıllı şehir daire başkanlığı, gençlik projeleri, afet eğitim merkezi, lojistik merkezi, arıtma, kurutma ve yakma tesisi, yağmur suyu hasadı projesi, Alzheimer merkezi, karavan parkı, spor köyü ve bilişim akademisi gibi yeni projelerden örnekleri paylaşarak, “Şehir sizin, şehir hepimizin” dedi.
Akar’dan Kayseri belediyeciliğine övgü
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar da telefonla bağlanarak, toplantıya katıldı. Akar, “Kayseri’nin birliği, beraberliği, çok çalışması bizleri mutlu ediyor, sizleri kutluyorum, tebrik ediyorum. Kayseri’de gerçekten İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da konuşulan gelecek belediyeciliğin gerçeği yapılıyor. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.
Başkan Büyükkılıç da her aşamada destek veren TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar’a teşekkürlerini iletti.
AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy ise sanayi ve ticaretin merkezi Kayseri’nin turizm, tarım ve hayvancılık şehri olması için de yapılması gereken ne varsa yapmaya devam edeceklerini söyledi.
“Sayın başkanım Kayseri’mize sayısız hizmetleriniz oldu”
KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci de sanayicinin her zaman yanında olup, güç veren Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ederek, “Sayın başkanım Kayseri’mize sayısız hizmetleriniz oldu, güzide şehrimize birçok proje kazandırdınız. Her daim sanayicimizin sorunları ile ilgilendiniz, her zaman onlara güç, destek verdiniz. Sanayi Odası olarak yürüttüğümüz tüm projelerde özellikle şehrimizin dördüncü OSB’si olan Erciyes OSB’nin kuruluş aşamasında verdiğiniz destekten dolayı bütün sanayicilerimiz adına teşekkür ediyorum” dedi. – KAYSERİ
]]>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon’da; “Ülkemize geçtiğimiz 21 yılda yaptığımız bu yatırımlar sayesinde merkezi yönetimin temel hizmet alanlarıyla birlikte şehirlerimizde de eser ve hizmet standartları çok yükseldi. Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici vasıf olmaktan çıktı. Gerçi hala bunu bile beceremeyen muhalefet belediyeleri mevcut. Ama artık onları yok hükmünde kabul ediyoruz. Biz Türkiye Yüzyılı şehirleriyle sizlere ileri teknoloji altyapısından, insanımızın hayat kalitesini yükseltecek hizmetlere kadar klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir standart vaat ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Trabzon’da Meydan Parkı’nda düzenlenen mitinge katıldı. Erdoğan, özetle şöyle konuştu:
“Her iki seçimde de yaklaşık yüzde 65’erlik oy oranlarıyla bizlerin yanında yer alarak Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze tarihi bir destek verdiniz. Trabzon siyasi hayatımız boyunca daima yoldaşımız oldu. Biz de buradan aldığımız güçle ülkemiz ve milletimiz için ter döktük. Nice eserlere imza attık. Siyaset yapma tarzımızı da Karadeniz’in mertliğinden, ataklığından, çalışkanlığından ilhamla şekillendirdik. Bize göre siyaset, gölgede yürüme, sadece belirli değerlerin istismarıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir.
“ÜLKEMİZ ADINA ELDE ETTİĞİMİZ HER KAZANIMLA SEVİNDİK”
Allah nasip etti sergilediğimiz duruşla tüm dünyada mazlumların ümidi olduk. Birileri karamsarlığa sürüklense de biz daima umudun tarafında yer aldık. Hayalleri gerçeğe dönüştürmek için çalışırken ülkemiz için her kazanımda sevindik. Yüreğimizin kanadığı anlar oldu. Ama asla şartlara teslim olmadık. Yılgınlığa kapılmadık, geri adım atmayı düşünmedik. Hep daha ileriye gittik. Hep ya yeni bir yol bulmaya ya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Bugün geriye baktığımızda başımızı yere eğdirecek hiçbir işimizin ve sözümüzün olmadığını görüyoruz. Bir eksiğimiz, yanlışımız varsa bunu kimsenin yüzümüze vurmasını beklemedik. Kendi öz eleştirimizi yaptık. Diklenmeden, dik duruşumuzdan taviz vermedik, ülkemiz adına elde ettiğimiz her kazanımla sevindik.
“TRABZON’A SON 21 YILDA GÜNCEL RAKAMLARLA 191 MİLYAR LİRA TUTARINDA KAMU YATIRIMI YAPTIK”
Sizlerin huzuruna gelip AK Parti ve Cumhur İttifakı için istediğimiz desteğin gerisinde böyle bir hikaye var. Her sözümüzün altında kısa sürede hayata geçirdiğimiz asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor. Ülkemize kazandırdığımız kalkınma yatırımlarını hatırlatıyoruz ki, Türkiye’mizin ve şehirlerimizin nereden nereye geldiği unutulmasın. Trabzon’a son 21 yılda güncel rakamlarla 191 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 84 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimizin ikinci devlet üniversitesi olan Trabzon Üniversitesi’ni faaliyete geçirdik. 9 bin 610 kişi kapasiteli yurt binaları açtık. 96 spor tesisini hizmete açtık. Trabzonlu ihtiyaç sahiplerine toplam 5 milyar lira tutarında ödenek aktardık.
“TRABZON-GÜMÜŞHANE ARASINDA AVRUPA’NIN EN UZUN ÇİFT TÜP KARAYOLU TÜNELİ ZİGANA’YI HİZMETE AÇTIK”
Şehrimize 1543 yataklı 19 hastanenin de aralarında olduğu 58 sağlık tesisi kazandırdık. Yapımı süren 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanesi’nin de içinde olduğu 6 sağlık tesisini en kısa sürede tamamlıyoruz. 8 bin 102 konutu hak sahiplerine teslim ettik. 2012 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrimizde 1467 bağımsız bölümünü dönüşümünü gerçekleştirdik. İktidara geldiğimizde ilimizde 6 adet atık su arıtma tesisi var iken bugün 16 tesisle belediye nüfusunun yüzde 91’ine hizmet veriyoruz. 73 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 267 kilometreye çıkardık. Trabzon-Gümüşhane arasında Avrupa’nın en uzun çift tüp karayolu tüneli Zigana’yı hizmete açtık.
“AKÇAABAT, KTÜ, OTOGAR, HAVALİMANI VE YOMRA’YI BİRBİRİNE BAĞLAYACAK OLAN RAYLI SİSTEM HATTINI ŞEHRİMİZE KAZANDIRACAĞIZ”
Maliyet bedeli 28 milyar liraya yakın olan bünyesindeki tünel, köprü ve kavşaklarıyla Trabzon’un çehresini değiştirecek Kanuni Bulvarı ve sahil bağlantı yollarının yapımında sona yaklaştık. İnşallah bu yıl içinde tamamlıyoruz. Trabzon’u Rize ve Giresun’a bağlayan sahil yolun yanı sıra çok sayıda yol inşa ettik. Şehrimizin muhtelif yerlerde çalışmaları devam eden çok sayıda yol projesi var. Akçaabat, KTÜ, Otogar, Havalimanı ve Yomra’yı birbirine bağlayacak olan raylı sistem hattını şehrimize kazandıracağız. 235 kilometre uzunluğundaki Erzincan-Trabzon hızlı demiryolu hattıyla ilgili proje çalışmaları sürüyor. Havalimanımızın kapasitesini ve konforunu artıracak 20 milyar liralık yatırımları yakında hizmetinize sunuyoruz.
“KARADENİZ AK PARTİ’Yİ KURDUĞUMUZ GÜNLERDEN BERİ HEP OLDUĞU GİBİ 31 MART’TA DA BÜKÜLMEZ ÇELİK İRADESİYLE SAHİP ÇIKTIĞINA İNŞALLAH GÖSTERECEKTİR”
Son 21 yılda Trabzon ve ilçelerinde inşa ettiğimiz dere ıslahlarıyla 242 yerleşim yeri ve 10 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Çiftçilerimize 34 milyar lira tutarında tarımsal hibe ve yatırım desteği verdik. Şehrimizde bir yeni organize sanayi, bir endüstri bölgesi, 1 teknopark kurduk. Trabzon’daki işverenlere toplam 4 milyar lira tutarında prim teşviği verdik. Trabzon ve 11 ilçemize doğal gaz arzı sağladık. 31 Mart’tan sonra inşallah çok daha fazla hizmet ve eseri sizlere kazandıracağız. Karadeniz AK Parti’yi kurduğumuz günlerden beri hep olduğu gibi 31 Mart’ta da bükülmez çelik iradesiyle sahip çıktığına inşallah gösterecektir.
“KLASİK BELEDİYECİLİK HİZMETLERİ ARTIK AYIRT EDİCİ VASIF OLMAKTAN ÇIKTI”
Tüm Karadeniz’i ziyaret ederek sizlerden aldığımız güçle Türkiye’nin 81 vilayetini kucaklama hedefiyle yolumuza devam ediyoruz. Ülkemize geçtiğimiz 21 yılda yaptığımız bu yatırımlar sayesinde merkezi yönetimin temel hizmet alanlarıyla birlikte şehirlerimizde de eser ve hizmet standartları çok yükseldi. Klasik belediyecilik hizmetleri artık ayırt edici vasıf olmaktan çıktı. Gerçi hala bunu bile beceremeyen muhalefet belediyeleri mevcut. Ama artık onları yok hükmünde kabul ediyoruz. Biz Türkiye Yüzyılı şehirleriyle sizlere ileri teknoloji altyapısından, insanımızın hayat kalitesini yükseltecek hizmetlere kadar klasik belediyeciliğin çok ötesinde bir standart vaat ediyoruz.”
Erdoğan’ın konuşmasının ardından tanıttığı belediye başkan adayları ise şöyle:
Trabzon Büyükşehir Belediyesi adayı: Ahmet Metin Genç
Akçaabat Belediye Başkan adayı: Osman Nuri Ekim
Araklı Belediye Başkan adayı: Hüseyin Avni Coşkun Çebi
Arsin Belediye Başkan adayı: İbrahim Küçük
Beşikdüzü Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Barış Öztürk
Çarşıbaşı Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Ahmet Keleş
Çaykara Belediye Başkan adayı: Hanefi Tok
Dernekpazarı Belediye Başkan adayı: Mehmet Aşık
Düzköy Belediye Başkan adayı: Selim Çelenk
Hayrat Belediye Başkan adayı: Mehmet Nuhoğlu
Köprübaşı Belediye Başkan adayı: Ali Aydın
Maçka Belediye Başkan adayı: Koray Korcan
Of Belediye Başkan adayı: Salih Sarıalioğlu
Ortahisar Belediye Başkan adayı: Ergin Aydın
Sürmene Belediye Başkan adayı: Hüseyin Azizoğlu
Şalpazarı Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı: Refik Kurukız
Tonya Belediye Başkan adayı: Osman Beşel
Vakfıkebir Belediye Başkan adayı: Muhammet Balta
Yomra Belediye Başkan adayı: Abdülkadir Özdemir
]]>
Cumhuriyet Halk Parti (CHP) Pamukkale Belediye Başkan Adayı Ali Rıza Ertemur, İstiklal Caddesi’nde bulunan seçim koordinasyon merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, il teşkilatı, ilçe belediye başkan adayları, partililer ve vatandaşlar katıldı. Açılışta, Pamukkale’de değişim isteyen vatandaşlara seslenen Ertemur; “Kaderine terkedilmiş bir Pamukkale var. Ama artık yeter diyoruz. Bu sorumsuzluğa vurdumduymazlığa bir son vermek için yola çıkıyoruz. Pamukkale’yi hak ettiği hizmetle tanıştırmak için kolları sıvadık, biz hazırız. Şeffaf bir başkan olacağını ifade eden CHP Pamukkale Belediye Başkan Adayı Ertemur “Bugün burada emeği bir şirketin insafına bırakılmış Uzunpınar’ın kekik kokusu var! Asmalıevler’in, Hürriyet’in çamurlu ayakları var! Bugün burada kaderine terkedilmiş bir Pamukkale var. Ama artık yeter diyoruz! Bu sorumsuzluğa vurdumduymazlığa bir son vermek için yola çıkıyoruz. Pamukkale’yi bütün renkleri ile birlikte yaşayan hemşehrilerimize vermek için yola çıkıyoruz. Belediyecilik hizmet işidir, vicdan işidir, aşk işidir. Bunun çok güzel örnekleri var. Bakın bir cadde, bir meydan, bu şehri ikiye böldü. Bir taraf yeşilin, konforun ve sosyal belediyeciliğin rengine bürünürken diğer taraf çamurda, karanlıkta kaldı. Merkezefendi ve Pamukkale’yi anlatıyorum sizlere. Biz bugün karanlıktaki Pamukkale’yi aydınlatmaya geliyoruz! Pamukkale’mizi Halk Ekmeğe kavuşturacağımızın sözünü vermeye geldim! Bakın her yıl belediye bütçesini, alacağını vereceğini, çarşaf çarşaf belediye binasına asarak vatandaşı ile paylaşan bir belediye Honaz Belediyesi var. Ben de bugün size adil, şeffaf ve hesap verebilen bir belediye başkanı olacağımın sözünü vermeye geldim” şeklinde konuştu.
“Pamukkale’yi hak ettiği hizmetle tanıştırmak için kolları sıvadık”
Pamukkale’mizin 61 mahallesinde kendimizi anlatmak, projelerimizi duyurmak için sahadayız. Rant odaklarına değil, Pamukkale halkına hizmet edecek bir belediyeciliğin sözünü vermeye geldim. Milletvekilliği yaptım. Ankara’da memleketim için bir dizi çalışmalarda bulundum. Ancak içimde her daim daha fazlası vardı. Daha çok hemşerime hizmet edebilme hayalim vardı. İnşallah bu dönem de hepimizin hayalindeki Pamukkale’ye hizmet etme şansına sahip olacağım. Bugün adını dünyaya duyuran Pamukkale’mizde, sene olmuş 2024, hala yol sorunu yaşıyoruz. Peki yaşanılır bir Pamukkale’yi nasıl inşa edeceğiz? Paranın sahibi sizsiniz. Sizlerden alınan vergilerle hizmetler yapılıyor. Sizlere sormadan, tek başımıza ‘ben yaptım oldu’ anlayışına son vermek için bu yola çıktık. Bütçemizi hazırlarken sizlere soracağız. Mahalle mahalle dolaşıp, muhtarlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, hemşehrilerimizle bir araya geleceğiz. Birlikte gönüllerimizi birleştireceğiz. Kadınlara, çocuklarımıza, gençlerimize, özel insanlarımıza, işsizlerimize, emeklilerimize, çiftçilerimize, üreticilerimize, sokaktaki canlarımıza huzurlu ve mutlu yaşayabilecekleri bir Pamukkale’yi birlikte inşa edeceğiz. Sizlerle birlikte biz Pamukkale’yi hak ettiği hizmetle tanıştırmak için kolları sıvadık. Biz hazırız, eğer siz de hazırsanız, buyurun başlayalım” dedi. – DENİZLİ
]]>31 Mart yerel seçimleri öncesinde dün Ordu ve Giresun’da partililere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün de Rize’nin ardından Trabzon’a geldi. Meydan Parkı’nda Trabzonlulara seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatı boyunca Trabzon’un daima kendisine yoldaş olduğunu belirterek Trabzon’u ve Trabzonluları “Ahiretliğim, gönüldaşım” diye tanımladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ata toprağı Karadeniz’in lokomotif şehri Trabzon siyasi hayatımız boyunca bizim daima yoldaşımız oldu. Bizde buradan aldığımız güçle ülkemiz ve milletimiz için ter döktük, çabaladık. Nice eserlere, nice hizmetlere imza attık. Siyaset yapma tarzımızı da Karadeniz’in mertliğinden, ataklığından, çalışkanlığından, özgünlüğünden ilhamla şekillendirdik. Bize göre siyaset gölgede yürüme sadece belirli değerlerin istismarlığıyla mevzi kapma, hak ettiğinden fazlasını almak için her türlü pazarlığa müsait olma yarışı değildir. Karadeniz’den ilhamla yüreğimize nakış ettiğimiz siyaset davamız için hayal kurma ülkemiz ve milletimiz için vizyon geliştirme bu uğurda gerektiğinde canı pahasına mücadele etme işidir. Biz 40 yılı aşkın süredir işte böyle bir siyasi mücadelenin içerisindeyiz. Heyecanımızı, azmimizi, kararlığımızı hatta yeri geldiğinde öfkemizi daima diri tuttuk. Birileri karamsarlığa sürüklese de biz daima umudun tarafında yer aldık. Birileri başını yere eğse de, biz diklenmeden dik duruşumuzdan taviz vermedik. Hayalleri gerçeğe, programlara icraata dönüştürmek için çalışırken ülkemiz adına elde ettiğimiz her kazanımda sevindik” şeklinde konuştu.
“Hep yeni bir yol bulmaya yeni bir yol açmaya gayret ettik”
“Hiç şüphesiz bu uzun yolda sıkıntılarla da karşılaştık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayetin oyunlarıyla terör örgütlerinin saldırıyla darbe girişimleri ile siyasi ve sosyal kaos çıkarma denemeleriyle ekonomik tuzaklarla boğuşurken yüreğimizin kanadığı anlar oldu. Ama asla şartlara teslim olmadık. Yılgınlığa kapılmadık, geri adım atmayı düşünmedik hep daha çok çalıştık. Hep daha ileriye doğru gittik. Hep yeni bir yol bulmaya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Hamd olsun bugün geriye dönüp baktığımızda yüzümüzü kızartacak, başımıza yere eğdirecek hiçbir işimizin ve sözümüzün olmadığını görüyoruz. Şayet bir eksiğimiz hatta bir yanlışımız varsa bunu kimsenin yüzümüze vurmasını beklemedik. Kendi özeleştirimizi kendimiz yaptık. Gerektiğinde eksiklerimizi tamamlama ve hatalarımızı düzeltme erdemiyle milletimizin nezdindeki hasbi ve harbi yerimize helal getirmedik” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon’a 21 yılda güncel rakamlarla 191 milyar lira kamu yatırım yaptıklarını hatırlatırken, yük ve yolcu taşımacılığının birlikte yapılabileceği 235 km uzunluğundaki Erzincan-Trabzon hızlı demiryolu hattı ile ilgili etüt ve proje çalışmalarının sürdüğünü, Trabzon Havalimanı’nın kapasitesini arttıracak 20 milyarlık bir yatırımı yaparak hizmete sunacaklarını söyledi.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon’da Cumhur İttifakı’nın belediye başkan adaylarını tek tek tanıttı. – TRABZON
]]>Erdoğan, partisinin Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Tek gayelerinin ülkeye, millete, şehirlere, hizmet etmek olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu amaçla Rize’ye son 21 yılda toplam 150 milyar lira tutarında kamu yatırımının yapıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart’ta tüm Türkiye’de biz çok farklı bir tablo bekliyoruz. Bu seçimlerin ülkemizde özellikle muhalefette gerçek manada bir değişim dalgasını ortaya çıkaracağına inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Rize’de eğitimde 2 bin 11 yeni derslik inşa edildiğini, kente üniversitenin kazandırıldığını, yaklaşık 6 bin kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binalarının açıldığını anımsatan Erdoğan, ikisi stadyum olan toplam 110 spor tesisinin yapıldığını anlattı.
Sağlıkta 1063 yataklı 11’i hastane, toplam 30 sağlık tesisini şehre kazandırdıklarını vurgulayan Erdoğan, “Toplam 800 yataklı Rize Şehir Hastanemiz ve 1200 yataklı Güneysu Devlet Hastanemizin yapımına devam ediyoruz. Size söz verdim mi, şehir hastanesi dedim mi… Şu anda sahilde şehir hastanesinin fore kazıklarının nasıl çakıldığını gördünüz mü? İşte oraya 800 yataklı şehir hastanemizi yapıyoruz. Laf ola beri gele yok, söyledik mi yaparız ve yapıyoruz.” diye konuştu.
“Ayder’de 440 bin metrekare alanda, yenileme ve koruma projemizi sürdürüyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 sağlık tesisinin ihale, proje ve arsa tedarik aşamasının halen devam ettiğini belirterek, TOKİ eliyle Rize’de 3 bin 892 konutun tamamlanıp hak sahiplerine teslim edildiğini ifade etti.
Rize’de 1315 konutun yapımının devam ettiğini aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Riskli yapı olarak belirlediğimiz, 1592 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Şimdi Rize’de 5 millet bahçesi projemiz bulunuyor. Güneysu Millet Bahçemizi tamamladık, açılışa hazır hale getirdik. İyidere Millet Bahçemizin yapımına devam ediyoruz. Rize, Çayeli ve Pazar Millet Bahçelerimizin de projelendirme çalışmaları devam ediyor. Ayder Yaylamızda 440 bin metrekare alanda, yenileme ve koruma projemizi sürdürüyoruz. Ayder’de toplam 1917 araçlık yeraltı kapalı otoparkının yapımını tamamlamak üzereyiz. İcraat, icraat, laf değil, icraat… İnşallah yeni sezonda hizmete girecek.”
“Rize’ye 21 milyar lira tarımsal hibe ve yatırım desteği verdik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 76 odalı termal tesis kaba inşaatının bittiğini, 52 adet benzer konaklama biriminin ve Gelin Tülü Şelalesi Seyir Terası’nın yapımının da tamamlandığını bildirdi.
Ulaştırmada 175 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, Ovit Tüneli’ni ve bağlantı yollarını açtıklarını, Karadeniz sahil yolunu yaptıklarını anlatan Erdoğan, “Ayder, Güneysu-Büyükköy, Çamlıhemşin-Ayder, Rize-Ambarlı- Küçükçayır yollarını tamamlayarak, hizmete açtık. Hurmalık tünelleri ve bağlantı yollarını, Salarha Tüneli’ni tamamlayıp hizmetinize sunduk.” şeklinde konuştu.
Hurmalık Tünelleri ve bağlantı yollarını, Salarha Tüneli’ni tamamlayıp hizmete sunulduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
“İyidere-İkizdere ayrımı, Küçükçayır, Rize, Pehlivantaşı, Kalkandere, Rize İspir, İyidere ayrımı, İkizdere, İyidere Çayeli ayrımı, Güneysu yollarının yapımına devam ediyoruz. Rize-Artvin Havalimanımızın yapımını tamamladık, hizmete açtık. Havalimanımızın yolcu sayısını biliyor musunuz? Geçtiğimiz yıl 1 milyonu aştı, daha da artacak. İyidere Lojistik Limanımızın yapımı sürüyor. Rize’ye 4 içme suyu tesisi, 83 taşkın koruma tesisi ve 17 hidroelektrik santral inşa ettik. Rize’ye toplam 21 milyar lira tutarında tarımsal hibe ve yatırım desteği verdik. Şehrimize yeni bir Organize Sanayi Bölgesi ve Teknokent kurduk.”
Enerjide, Rize Güneysu, Ardeşen, Çayeli, Fındıklı, Pazar, Kalkandere, Derepazarı, İyidere, Kendirli, Salarha ve İkizdere’ye doğal gaz arzının sağlandığını anımsatan Erdoğan, bu sene de Muradiye’ye doğal gaz arzı sağlamanın planlandığını söyledi.
Notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, AK Parti Rize ilçe belediye başkan adayları sahneye tek tek çağrılarak vatandaşlara tanıtıldı. Erdoğan, belediye başkan adaylarıyla vatandaşları selamladı.
Miting alanına, AK Parti iktidarında son yıllarda Rize’ye yapılan yatırımların yer aldığı pankartlar asıldı.
Mitinge, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Ömer İleri ve Yusuf Ziya Yılmaz ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da katıldı.
(Bitti)
]]>Bak, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde, Bakanlık olarak Rize’nin ilçelerine spor salonları, gençlik merkezleri, yüzme havuzları ve yurtlar yapmaya devam ettiklerini anlattı.
Rize’den herkese mesaj vereceklerini ifade eden Bak, “İstanbul’a da Ankara’ya da tüm dünyaya şunu söyleyeceğiz, Recep Tayyip Erdoğan seninle beraberiz, Rize seninle beraber, seninle yol yürümeye devam edecek.” diye konuştu.
Bak, Rize Belediye Başkan adayı Rahmi Metin’e destek isteyerek, “Hazır mıyız Rize? Kararlı mıyız Rize? İşte AK Parti’nin kalesi, Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi, yağmurun şehri, çayın başkenti Rize’den herkese şunu söylüyoruz, biz Recep Tayyip Erdoğan ile beraber yol yürümeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Gazze’de çocuklar katledilirken sesini yükselten tek liderin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu vurgulayan Bak, şöyle devam etti:
“Tüm dünya sessiz kalsa da mazlumların, kimsesizlerin kimsesi, bu toprakların çocuğu Recep Tayyip Erdoğan ile beraber yol yürümeye devam edeceğiz. İşte böyle bir liderin hemşehrisi olmak, onunla beraber yol yürümek hepimiz için gurur verici. 14 Mayıs’ta, 28 Mayıs’ta tüm dünyaya şunu söyledik, ne kadar oyun yaparsanız yapın, ne kadar tuzak kurarsanız kurun bütün tuzakları parçalayarak gelir Recep Tayyip Erdoğan. Arkasında Rize var, Türkiye var, İstanbul var, tüm mazlum coğrafyalar var. İşte bu nedenle onunla beraber yol yürümeye devam edeceğiz.”
Bakan Bak, vatandaşlara “Rize’de 18’de 18 yapmaya hazır mıyız?” sorusunu yönelterek, sözlerini şöyle tamamladı:
“İşte bu topraklardan yetişen Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında Kaçkar Dağları gibi dik duracağız. Yağmur da yağıyor, burada ne mitingler yaptık, yağmurun altında hep coştuk. Hep şunu söyledik, Karadeniz’in dalgaları gibi Rize coştu mu meydanlar taşar, Karadeniz taşar, her taraf ‘Recep Tayyip Erdoğan’ diye haykırır. İşte birazdan Recep Tayyip Erdoğan burada olacak. Ben şunu söyleyeyim, tasalanma yiğidim zaman bizden yanadır, dünya sana düşman olsa da Rize senden yanadır, Türkiye senden yanadır. Yolun sonuna kadar Recep Tayyip Erdoğan.”
“Bu sadece lojistik merkezi değil, büyük bir liman olacak”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da Rize’de birçok hizmete imza attıklarını söyledi.
Türkiye’nin en uzun tüneli olan Ovit Tüneli’ni yaptıklarını anımsatan Uraloğlu, “Ovit Tüneli ile kapanan Ovit geçişi gündemimizden çıktı. Bir taraftan giriyoruz, öbür taraftan çıkıyoruz. Devamında Kırık Tüneli var, 7 kilometrelik. Orada da çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Arkasında Dallıkavak Tünelimiz var, 3 kilometre. Bu sene bitirip orayı açacağız. Karadeniz sahilinden Erzurum’a en yakın olan güzergahı bu tünelle beraber biraz daha kısaltacağız. Kırık Tüneli’ni de bitirdik mi, buradan girdik mi en kısa sürede Erzurum’dan çıkmış olacağız. Aynı zamanda Doğu ve Güneydoğu’ya giden önemli güzergahlarımızdan bir tanesi.” diye konuştu.
Uraloğlu, geçen sene Salarha Tüneli’ni hizmete açtıklarına dikkati çekerek şöyle devam etti:
“Rizelilerden Salarha Tüneli’nden geçmeyen var mı? Nasıl oldu? Cumhurbaşkanı’mızdan Allah razı olsun, o bize talimat verdi, güç verdi, destek verdi, biz de onları yaptık. Rize çevre yolumuz nasıl oldu? Ora da gayet güzel oldu. Karadeniz Sahil Yolu, Cumhurbaşkanı’mız olmasa biter miydi? Bitmezdi. Bakın bir havaalanı yaptık, sadece geçen sene 1 milyondan fazla yolcu indi havaalanımıza. Kaç uçak indi havaalanımıza biliyor musunuz? Geçen sene tam 7 bin 600 tane uçak indi. Bazıları, ‘Rize-Artvin Havaalanı çalışmaz’ diyordu. Buyurun rakam burada. Rizeli hemşehrilerimiz dedi ki ‘Buradan İzmir’e uçmak istiyoruz.’ Bu talepleri de karşıladık. Haftada iki gün Rize’ye uçuş var. Memnun muyuz? Rizeli isteyecek, biz yapacağız. Şimdi diyorlar ki ‘Antalya’ya da istiyoruz.’ Bunu da konuşacağız, inşallah onu da halledeceğiz.”
Rize’de lojistik merkezin yapımının devam ettiğini anlatan Uraloğlu, “Bu sadece lojistik merkezi değil, büyük bir liman olacak. Bunu da önümüzdeki senenin sonunda açacağız. Karadeniz’deki en büyük liman, lojistik merkezi haline gelmiş olacak. Buradan aldığımız yükleri Ovit üzerinden İç Anadolu’ya, Doğu Anadolu’ya da getirmiş olacağız.” dedi.
Uraloğlu, Şehir Hastanesi yapımının da devam ettiğini dile getirerek şu değerlendirmede bulundu:
“Buranın altyapı çalışmalarını da bizler yaptık. Rize’nin en turistik yeri olan Ayder yoluna Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla başladık. Çamlıhemşin’deki tüneli kazmaya başladık. Orayı da kısa zamanda bitireceğiz. Güneysu yolunu bitirdik. Isırlık yolu sizin mesire alanınız. Oranın yolunu da birkaç ay içinde bitirmiş olacağız. Rize’ye ne lazımsa, Rize’nin ihtiyaçları noktasında yapmaya gayret ediyoruz. Burada gidilmedik yer, yapılmamış yer bırakmayacağız. Çamlıhemşin yolunu yapıyoruz. Bir sıkıntı yok. Bütün ilçelerdeki yolu yapıyoruz. İkizdere ile Ovit arasındaki yolu da planladık. İhalesini yaparak inşallah oraya da başlamış olacağız.”
Seçimlerde Rize Belediye Başkan adayı Metin’e destek isteyen Uraloğlu, “Biz belediyelerin ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Merkezi hükümet olarak daha iyi hizmet edebilmemiz için belediyeler bizde olacak ki size güç birliğiyle, fikir birliğiyle, ekip ruhuyla daha iyi hizmet edebilelim.” ifadesini kullandı.
]]>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, belirlenen belediye eş başkan adaylarını açıkladı. DEM Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayları, 2016 yılından bu yana cezaevinde olan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı, eski Diyarbakır ve Siirt Milletvekili ve HDP’nin eski yöneticilerinden Gültan Kışanak ile eski İHD Başkanı Öztürk Türkdoğan oldu.
Doğan, düzenlediği basın toplantısında şöyle konuştu:
“‘BİZİ SEÇEMEZSENİZ MAĞDUR OLURSUNUZ’ DİYE TEHDİT EDENLERDEN FARKLI OLARAK ADAYLARIMIZI KENT UZLAŞISI KAPSAMINDA BELİRLEDİK”
“Şişli Kaymakamlığı tarafından bir oyun yasaklandı. Yasaklama gerekçesi bilinmiyor, açıklasınlar gerekçesini eğer gerekçesi Kürtçe değilse yalnızca. Hangi gerekçeyle yaptıklarını açıklamaya davet ediyoruz kendilerini DEM Parti olarak. Öte yandan şunu hatırlatmak istiyoruz, Kürtçe’ye yönelik tüm baskılara, engellemelere rağmen en çok mülki amirler, kolluk güçleri, mahkemeler, yargıçlar ve savcılar bu ülkede bilirler ki, Kürtçe’yi yasaklayarak hiçbir anadili yasaklayarak engelleyemezsiniz.
Kitleleri anketlerle okumaya çalışanlardan, meydanlarda açık açık artık hiç hicap duymadan ‘Bizi seçmezseniz işte böyle mağdur olursunuz’ diye tehdit edenlerden, popülizmi önceleyenlerden, genel merkezlerde sözüm ona birkaç etkili yetkili kişinin belirlediği adayları karşımıza halkın adaylarıymış gibi çıkaranlardan farklı olarak ne yaptık bu yol boyunca; adaylarımızı halk oylamasıyla, eğilim yoklamasıyla, kent uzlaşısı kapsamında belirledik.
“31 MART DEM PARTİ İÇİN YEREL DEMOKRASİNİN YENİDEN GÜÇLENECEĞİ BİR EŞİK”
2019 yerel seçimlerine göre yerel yönetimlerde kadın temsil oranı yalnızca yüzde 3. Oysa demokrasinin temel koşullarından birisi eşit temsildir. Emin olun o yüzde 3’ü bizler sağlıyoruz. Yoksa o yüzde 3 de ortaya çıkmayacaktı. Bunca yol kesilmesine, bunca haksızlığa, hukuksuzluğa rağmen 31 Mart merkeziyetçiliğe karşı yerel demokrasinin yeniden güçleneceği bir eşik DEM Parti için. Kent rantının değil kent hakkının kazanacağı bir eşik.
Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayımızın durumu bile bir kez daha bu seçimlere hangi koşullarda, nasıl gittiğimizin aslında göstergesi. DEM Parti olarak bu seçim hazırlıklarını işte tüm bunları gözeterek, nerede, nasıl pozisyon alacağımızın yaratacağı sonuçlara aylardır, kesintisiz bir biçimde büyük bir özveri ve gayretle çalışarak ortaya çıkardık. Bugüne kadar sizlere söz verdiğimiz üzere yaptığımız her şeyi açık bir biçimde, aşama aşama olgunlaştıkça, sonuçlandıkça sizlerle paylaştık. Bu süreç böyle devam edecek.
“ADANA VE İSTANBUL’UN BAZI İLÇELERİNDE HENÜZ GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR”
Kent uzlaşısı sağlanan bazı yerleri de size açıklamak istiyorum. Kent uzlaşısı görüşmeleri devam ediyor, bazı bölgelerde bu uzlaşıya dair yol alınabildi, bazı yerlerde henüz yol kat edilemedi. Bu, yolların tıkalı olduğu, kat edilemediği anlamına gelmiyor, görüşmeler sürüyor.
Kent uzlaşısının sağlandığı bazı yerler var. Mesela Mersin, Akdeniz, Esenyurt kent uzlaşısının sağlanabildiği yerler. Adana ve İstanbul’un bazı ilçelerinde henüz görüşmeler sürüyor. Urfa’da, ki adaylarımız kent uzlaşısı kapsamında belirlenmiş, kent uzlaşısıyla ortaya çıkmış adaylar.”
Doğan, partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adaylarının Gülten Kışanak ve Öztürk Türkdoğan olduğunu açıklarken cezaevinde olan Kışanak’ın mektubunu okudu. Kışanak’ın mesajı şöyle:
KIŞANAK: ANKARA’DAN TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINA TOPLUMSAL BARIŞ KÖPRÜLERİ KURMAK İÇİN YOLA ÇIKIYORUZ
“Partimizin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adaylığı önerisini sizlere duyduğum sorumluluğun bir gereği olarak kabul ettiğimi belirtmek istiyorum. Başta Kürt sorunu ve kadın, özgürlük sorunu olmak üzere sorunlarımızı kaynağında Ankara’da tartışmak, konuşmak gerekiyordu. Diyarbakır’dan Ankara’ya, Ankara’dan Türkiye’nin dört bir yanına toplumsal barış köprüleri kurmak için yola çıkıyoruz. Sizleri barışa, demokrasiye ve özgürlüğe inanan herkesi bu mücadelede inisiyatif almaya davet ediyor, şimdiden başarılar diliyorum.”
Doğan’ın açıkladığı belediye eş başkan adayları şöyle:
Malatya: Abdulvahab Ekim ve Sevim Şimşek Bayram
Bursa: İhsan Seylan ve Bilmez Erboğa
Konya: Gülbahar Gündüz ve Bülent Kılıç
Kocaeli: Hasan Özgüneş ve Selda İlgöz Koçyiğit
Gaziantep: Selman Tutumlu
Şanlıurfa: Celalettin Ekmen ve Gülser Yıldırım
Aydın: Suzan Koç ve Naif Kanat
Osmaniye: Ziver Gümüş ve Zilan Karagüzel
Kilis: Ahmet Üçer ve Azize Akoğlu
Elazığ: Hayrettin Kaya
Adıyaman: Meryem Ceritli ve Bahattin Bilgin
Dersim: Cevdet Konak ve Birsen Orhan
Kocaeli Dilovası: Mustafa Avcı ve Sevin Çoşkun
Ankara: Gültan Kışanak ve Öztürk Türkdoğan
]]>Erdoğan, partisinin Giresun Valiliğinin yanında düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, Ukrayna-Rusya krizinde başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarıyla yangını söndürmeye çalıştıklarını ifade etti.
O dönem CHP ve ortaklarının Türkiye’yi savaşa sürüklemek için çok uğraştığını, çok çaba harcadığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:
“Eksen kayması diye bir şey uydurarak Türkiye’yi birilerinin yanında savaşa dahil etmek için pek çok yol denediler. Savaş çığırtkanlığını en son 14-28 Mayıs seçimlerinde asılsız iddialarla Rusya’yı suçlamaya varacak kadar ileri taşıdılar. Ama biz bunlara kulak asmadık. Muhalefetin savaş tellallığına asla prim vermedik. CHP ve ortakları gibi meselelere Batılıların gözünden değil, milletimizin zaviyesinden baktık. Siz ne diyorsanız o dedik. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa, milletimiz için en iyisi, en doğrusu neyse onu yapmanın gayretinde olduk.”
Erdoğan, zamanın kendilerini haklı, muhalefeti yine haksız çıkardığını dile getirerek, şöyle devam etti:
“Bugün elimizi vicdanımıza koyup şöyle bir muhasebe yaptığımızda ne kadar basiretli davrandığımızı çok daha iyi anlıyoruz. Tüm kışkırtmalara, tüm kirli senaryolara rağmen Karadeniz’in huzuru bozulmadı. Bölgemizdeki yangının kıvılcımı ülkemize sıçramadı. Giresun’la birlikte Karadeniz’deki tüm illerimizi tedirgin edecek, ekonomik ve güvenlik açısından zora sokacak hiçbir hadise yaşanmadı. Ne muhalefetin gazına geldik ne de Batılı güçlerin tuzağına düştük. Usta bir satranç oyuncusu gibi yapacağımızı aynen yaptık. Çok iyi planladık ve kararlılıkla hayata geçirdik. Böylece Türkiye’yi çok tehlikeli bir süreçten tek bir vatandaşımızın kılına dahi zarar gelmeden çıkarmayı başardık.”
“Yeni düşmanlıklar, gerilimler olmasın diye çaba harcıyoruz”
Bugün de attıkları her adımı Türkiye eksenli attıklarını, millet ve devletin menfaatlerini düşündüklerini kaydeden Erdoğan, Karadeniz’den Orta Doğu’ya kadar bölge yangın yerine dönmüşken yeni düşmanlıklar, yeni gerilimler olmasın diye çaba harcadıklarını ifade etti.
Erdoğan, dış politikada tek amaçlarının, dost sayısını mümkün olduğunca çoğaltmak olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda barışın da yüzyılı olmasını istiyorsak dost ve kardeş ülkelerle işbirliğimizi geliştirmekten başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıklarına takılıp kalmak yerine işbirliği alanlarına odaklanmak zorundayız. Şu hakikatin hepimiz farkındayız. Vahdet olmadan rahmet olmaz. Bilhassa Gazze’deki akan kanı durdurmak, İsrail’in katliamlarının önüne geçmek istiyorsak kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanlarıyla ticaret ve yatırımların yanı sıra Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle de işbirliğimizi güçlendirmeye karar verdik.”
Erdoğan, 7 Ekim’den beri Gazze halkına insani yardım malzemesi gönderdiklerini hatırlatarak, Gazze’ye yaptıkları yatırımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içinde hareket ettiklerini belirtti.
Mısır’ın desteğiyle 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettiklerini bildiren Erdoğan, “Önümüz ramazan. İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini bombalarla kıramayan İsrail, açlıkla Gazze’lileri teslim olmaya zorluyor. Amacımız, bir an önce ateşkesin sağlanması ve Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ve ihtiyaç miktarınca ulaştırılmasıdır. Ramazanda Gazze’ye daha fazla el uzatmamız, daha fazla yardım etmemiz bizim kardeşlik görevimizdir.” dedi.
Kim sabrederse zafere onun ulaşacağını söyleyen Erdoğan, Gazze’ye yardımların gönderilmesinde ve Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı Mısır’la işbirliği içinde olacaklarını ifade etti.
“Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz”
Erdoğan, kendilerinin bu hassasiyetlerini CHP ve şürekasının anlamadığını dile getirerek, onların gündeminde ne Gazze’deki vahşetin ne de Filistin’deki işgal ve yıkımın olduğunu kaydetti.
CHP yönetiminin, Balkanlar’la, Kafkasya’yla, Afrika’yla ve Türkiye’nin gönül coğrafyasının diğer yerlerindeki krizlerin hiçbiriyle ilgilenmediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:
“Bunların nelerle meşgul olduklarını sizler de görüyorsunuz. CHP’nin acemi genel başkanı, sabık genel başkanı ve sütre gerisinden bu partiyi yönetenlerin tamamının öncelikli gündemi kupon belediyeleri, kimin adamının yöneteceği meselesidir. Bunun dışında inanın dünya batsa, kıyamet kopsa, üçüncü cihan harbi çıksa bunların zerre kadar umurlarında olmaz. Siyasi ikballeri haricinde hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar. Varsın bu krizlerle ilgilenmesinler. Varsın CHP ve şürekası anlamasın. Milletimiz bizim doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyor ve görüyor. Bundan dolayı biz dış politikada adımlarımızı atarken daha önlerini dahi görmekten aciz muhalefete değil, size bakıyoruz, milletimize bakıyoruz. Milletimiz ne derse onu yapıyor, devletimiz neyi gerektiriyorsa devletimizde onu yapıyoruz. İnşallah bundan sonra da milletin çizdiği istikamette yürüyeceğiz. Bize uzatılan barış elini havada kesinlikle bırakmayacağız. Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz. Fitnecilerin aramıza nifak tohumları ekmesine müsaade etmeyeceğiz. Türk ve İslam dünyası olarak birlik, beraberlik, dayanışma içinde hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizin her alanda yar ve yardımcısı olsun diyorum.”
“Belediyeler meydan muharebesi”
CHP’li yöneticilerin verdiği “belediyeler meydan muharebesinin” öncelikle CHP’ye gönül veren vatandaşları ilgilendirdiğini ifade eden Erdoğan, “Tek bildikleri iş, kavga, ayak oyunu, kumpas ve dalavere olanlarla bizim boşa harcayacak tek bir saniyemiz dahi bulunmuyor.” dedi.
Kendilerinin iş yapmanın, eser üretmenin, hizmet etmenin gayretinde olduklarının en yakın şahidinin Giresunlular olduğunu belirten Erdoğan, Giresun’a son 21 yılda 110 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını, eğitimde 2010 yeni derslik inşa ettiklerini, üniversite kurduklarını anlattı.
Erdoğan, “Gençlik ve sporda yaklaşık 8 bin kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. İki stadyum dahil toplam 58 spor tesisi kazandırdık. Sosyal yardımlarda şehrimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 4 milyar lira tutarında kaynakla destek olduk. Sağlıkta, toplamda 1375 yataklı 17 hastane dahil 53 sağlık tesisi yaptık. Toplam 3 sağlık tesisimizin yapımı 6 sağlık tesisimizin ise plan, proje, ihale ve arsa tedarik süreci devam ediyor. Çevre ve şehircilikte, TOKİ vasıtasıyla 3 bin 788 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 751 konutun yapımına devam ediyoruz.” diye konuştu.
Kentsel dönüşümde, riskli yapı olarak belirlenen 1584 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini bildiren Erdoğan, 3 millet bahçesi projesinden Bulancak Millet Bahçesi’ni tamamladıklarını, stat yerindeki millet bahçesinin yapımına devam ettiklerini, Şebinkarahisar Millet Bahçesi’nin de projelendirme çalışmalarının sürdüğünü anlattı.
Ulaştırmada, 28 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 128 kilometreye ulaştırdıklarını hatırlatan Erdoğan, Karadeniz sahil yolunu yaparak hem yoldan hem zamandan hem de yakıttan tasarruf sağladıklarını dile getirdi.
Ordu-Giresun Havalimanı yolcu trafiği yaklaşık 1 milyona ulaştı
Toplam 5 bin 900 metre uzunluğundaki çift tüp Eğribel Tüneli’ni tamamladıklarına işaret eden Erdoğan, proje bünyesindeki yaklaşık 2 kilometrelik bağlantı yolunu da bu yıl hizmete açacakları müjdesini verdi.
Erdoğan, “Çal Dağı, İnişdibi, Yağlıdere, Alucra, Güce, Çanakçı yolları ve Çat Köprüsü ile Çamoluk, Gölova yolundaki Kelkit Köprüsü’nü bu sene tamamlıyoruz.” dedi.
Yıllık 2 milyon kapasiteli Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı’nı şehre kazandırdıklarını anımsatan Erdoğan, havalimanının yolcu trafiğinin geçen yıl neredeyse 1 milyona ulaştığını söyledi.
Giresun’da 7 baraj, 7 sulama tesisi, 90 taşkın koruma tesisi, 3 gölet ve 95 hidroelektrik santrali inşa ettiklerini belirten Erdoğan, son 21 yılda inşa ettikleri sulama projeleriyle Giresun’da 91 dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını kaydetti.
Taşkın koruma tesisleriyle 166 yerleşim yerini ve 18 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Giresunlu çiftçilerimize 3,2 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayi ve teknolojide 3 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknokent kurduk. Şebinkarahisar’a kuracağımız organize sanayi bölgesiyle istihdam ve üretimi arttıracağız. Giresunlu iş yerlerimize toplam 1,6 milyar lira tutarında prim teşviki sağladık. Enerjide, merkez dahil 14 ilçemizi doğal gazla buluşturduk. Bu yıl içinde Eynes ile 2025 yılında Çanakçı’ya doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz.”
Yerel yönetimlerde şehre kazandırdıkları hizmetlere ilişkin video izleten Erdoğan, bu eserlerin amaçlarını, hüsnü niyetlerini ve gayretlerini ortaya koyduğunu, 31 Mart’tan sonra çok daha fazlasını yapacaklarını vurguladı.
Diğer 80 vilayet gibi Giresun’la da yakından ilgilendiklerini aktaran Erdoğan, Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu’nun da Giresun için gece gündüz demeden çalıştığını söyledi.
Giresun’un her meselesini, her projesini bizzat takip ettiklerini belirten Erdoğan, 31 Mart’ta bu tablonun güçlenerek devam edeceğine inandığını kaydetti.
Mitingden notlar
Miting alanında, “Hazırız, kararlıyız” ve “Giresun’umuza sağladığınız dev proje ve hizmetleriniz için teşekkürler Sayın Cumhurbaşkanımız”, “Sağduyunun Birlikteliği Cumhur İttifakı Birliğin Gücüyle” yazılı pankartlar ile AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 15 ilçe belediye başkan adayını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.
Mitinge, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, milletvekilleri, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, MHP Giresun İl Başkanı Abdullah Karaosmanoğlu, AK Parti Giresun Belediye Başkan adayı Aytekin Şenlikoğlu katıldı.
Erzincan’ın İliç ilçesinde toprak kayması sonucu meydana gelen maden kazası nedeniyle miting alanında müzik çalınmadı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Giresun Belediyesini ziyaret etti.
(Bitti)
]]>Erdoğan, bugün Ordu’da Cumhuriyet Meydanı’nda miting düzenledi. Erdoğan özetle şöyle konuştu:
“ARAMIZA TEFRİKA SOKMAYA ÇALIŞANLARLA BUGÜNE KADAR YÜRÜMEDİK”
“Bakılmakla doyulmayın, güzelliği sayılmayan, milletine, vatanına, devletine, sevdasına gökte uçan kuşların bile gıpta ettiği medarı iftiharımız Ordu. Senin her ilçenin, her mahallenin, sesimize sesiyle, sevdamıza sevdasıyla mukabele eden kadirşinas her bir insanını hasretle selamlıyorum.
Dün Ordu ile aramıza kimseyi sokmadık, ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi? Bugün de aramıza kimseyi sokmayacağız. İstismar politikası yapanlar, aramıza girmeye çalışanlar sakın ha, bunlara yer vermeyin. Biz aramıza tefrika sokmaya çalışanlarla bugüne kadar yürümedik. Tam aksine biz bizimle bir olan, beraber olan, iri olan, diri olan, kardeş olanlarla beraber yürüdük, bundan sonra da onlarla yürüyeceğiz. Her kim aksini iddia ediyorsa yalancıdır, müfteridir, hilebazdır, hepsinden önemlisi kifayetsiz bir muhteristir.
Biz sadece kendi partimizle, kendi ittifakımızla yol yürüyenlerden mesulüz. Ne diyor? ‘Ben seçimi kazanacağım sonra Ak Parti’ye geçeceğim’. Bizim onlarla işimiz yok. Biz yola çıktıklarımızla aynen yolumuza devam ederiz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı, Ordu’yu Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin örnek şehri yapmak için vizyonuyla, programıyla, projesiyle 31 Mart’a hazırdır. 31 Mart akşamı Ordu, Hilmi Güler’i ile ve tüm ilçe belediyeleriyle gümbür gümbür geleceğe yürüyor mu?
Bizim ne dünün CHP’si gibi arkamızda tek parti faşizminin utancı var, ne de bugünün CHP’si gibi kendi iç kavgasından başını kaldıramayan yalan üzerine kurulu bir siyasetimiz var. Biz tüm samimiyetimizle ve gücümüzle ülkemizin önünde yeni ufuklar açmanın, şehirlerimizi de bu vizyona ayak uyduracak yönetimlere kavuşturmanın gayreti içindeyiz.
“HERHALDE MİLLETİMİZ 17 SEÇİMDİR KARA KAŞIMIZA, KARA GÖZÜMÜZE HAYRANLIĞINDAN BİZİ SANDIKTAN BİRİNCİ ÇIKARMIYOR”
Herhalde milletimiz 17 seçimdir kara kaşımıza, kara gözümüze hayranlığından her seçimde bizi sandıktan birinci çıkarmıyor, değil mi? Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes zaten görüyor, kabul ediyor. Sadece bu kadar da değil bizimle vizyonda, programda, projede yarışacak bir rakip de tanımıyoruz.
“AK PARTİLİ BİR BÜYÜKŞEHİR VE İLÇE BELEDİYELERİ OLDUĞU ZAMAN ARTIK ORDU’NUN KILINA ZARAR GELMEZ”
Mesela, herkesin saç saça, baş başa kavga halinde olduğu CHP’ye bakıp da başka bir hissiyata kapılmak mümkün mü? Şu anda biz merkezi yönetimde miyiz? Bu kardeşiniz bu ülkenin Cumhurbaşkanı mı? Dolayısıyla burada Mehmet Hilmi Güler ve ilçe belediyelerimiz seçimi kazandığı anda şunu bileceksiniz; burada Cumhurbaşkanı şu anda Ak Parti’de Erdoğan, hükümet onda. Dolayısıyla yerel yönetimde de aynı şekilde burada Ak Partili bir büyükşehir ve ilçe belediyeleri olduğu zaman artık Ordu’nun kılına zarar gelmez. Bunu yapacağız. Samsun’dan Hopa’ya bu sahil yolunu kim yaptı? Var mıydı sahil yolu? Yok ama yaptık. Şimdi de yine aynı şekilde yola devam.
Ordu’ya son 21 yılda günümüz rakamlarıyla 139 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Laf ola beri gele, 139 milyar lira.
“BİZ VARSAK DOĞAL GAZ VAR. BİZ YOKSAK DOĞAL GAZ YOK”
Bizim olmadığımız bir büyükşehir belediyesi, kusura bakmayın açık konuşuyorum; doğal gazı nasıl getirecek? Biz varsak doğal gaz var. Biz yoksak doğal gaz yok.
Küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle ülke olarak içinden geçtiğimiz meşakkatli dönemin bir süredir milletimizi nasıl yorduğunu en iyi biz biliyoruz. Pazartesi Dubai’deydik, oradan Mısır’a geçtim, oradan döndüm ülkeme geldim. Durmak yola devam. Tabii bir de buna 6 Şubat depremlerinin ekonomimize çıkardığı 104 milyar dolarlık ilave maliyeti eklememiz gerekiyor. Bu kritik dönemde de önceliği yatırıma, istihdama, üretime ve cari fazla yoluyla hamdolsun güçlenmeye verdik. Böylece vatandaşlarımızın çalışacak iş bulabilmesine, evine ekmek götürecek rızık kapısını açık tutabilmesine imkan sağladık.
“ACI REÇETELER YERİNE DENGELİ POLİTİKALARI YEĞLEDİK”
İnsanımızı mağdur edecek acı reçeteler yerine tedrici düzelmeyi sağlayacak dengeli politikaları yeğledik. Bilhassa hayat pahalılığı ile mücadele hepimiz için oldukça zorlu geçiyor. Bu mücadelenin bedelini beraberce ödüyoruz. Merkezi yönetim bütçesini hazırlarken çalışanıyla, esnafıyla, emeklisiyle tüm kesimlerin satın alma güçlerini korumayı hedefledik. Buna rağmen ortaya çıkan dengesizlikleri de ek tedbirlerle düzeltmeye çalışıyoruz. Mesela, sadece emeklilerimize yaptığımız tek seferlik 5 bin liralık ödemenin, en düşük emekli maaşının sınırını 10 bin liraya çıkarmanın, maaşlarda yaptığımız yüzde 50’ye ulaşan zam oranlarının bütçeye maliyeti 300 milyar liradan fazladır. Bütçemize ek maliyet getiren bu düzenlemelerle gayemiz emeklilerimize ve çalışanlarımıza biraz nefes aldırabilmektir.
“BAYRAM İKRAMİYESİNİ 3 BİN LİRAYA YÜKSELTECEĞİZ”
Önümüz Ramazan, arkası bayram. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de bütçe imkanlarını tekrar zorlama pahasına bir artış yapmayı planlıyoruz. Biliyorsunuz, eskiden emeklinin bayram ikramiyesi diye bir geliri yoktu. Bu uygulamayı ilk defa 2018 yılında biz getirdik. Önce bin lira olan bayram ikramiyesini evvela bin 200 liraya sonra 2 bin liraya çıkardık. Önümüzdeki bayramda bu rakamı yüzde 50 artışla 3 bin liraya yükselteceğiz. Tabii ülkemizde emekli maaşı alan vefat edenlerin hak sahipleri ile birlikte 16 milyon kişi var. Yapılan her bir iyileştirmenin bütçeye maliyetini buna göre düşündüğümüzde karşımızdaki tablo çok daha iyi anlaşılacaktır.
Bizim asıl amacımız ekonomide gerçek ve kalıcı refah artışını sağlayacak güçlü bir alt yapı kurmaktır. Hayat pahalılığı sorunu çözdüğümüzde diğer alanlarda çok daha hızlı yol alabileceğimiz bir iklime sahibiz. Biliyorsunuz, iktidarımızın ilk dönemleri büyük ölçüde geçmişin eksiklerini telafi etmekle geçti.”
Erdoğan ardından Ordu ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. Erdoğan’ın açıkladığı adaylar şöyle:
Akkuş: İsa Demirci
Altınordu: Aşkın Tören
Aybastı: İzzet Gündoğar
Çamaş: Mahmut Ayparçası (Cumhur İttifakı)
Çatalpınar: Ahmet Özay
Çaybaşı: İsmet Yanık
Fatsa: İbrahim Ethem Kibar
Gölköy: Fikri Uludağ
Gülyalı: Medet Sipahi (Cumhur İttifakı)
Gürgentepe: Yener Yalçınkaya
İkizdere: Osman Kaygı
Kabadüz: Yener Kaya
Kabataş: Yakup Yılmaz
Korgan: Tuncay Kiraz
Kumru: Yusuf Yalçuva
Mesudiye: Cengiz Koçyiğit
Perşembe: Cihat Albayrak
Ulubey: İsa Türkcan
Ünye: Hüseyin Tavlı
]]>Erdoğan, partisinin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Ordu Şehir Hastanesinin inşasının yüzde 93 oranında tamamlandığını belirten Erdoğan, “Yol sıkıntısı vardı, bugün Ulaştırma ve Altyapı Bakanıma da talimatı verdim. Dedim ki, ‘Yolu da süratle yapacaksın, bunu belediyeden bekleme. Hemen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı olarak yolu da bitir ve böylece şehir hastanesiyle birlikte yolumuzu da bitirmiş olalım.’ Şu anda Ulaştırma ve Altyapı Bakanım da burada. Süratle bu işi bitirecek.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun’dan Hopa’ya kadar uzanan sahil yolunu kendilerinin yaptığını anımsatarak, “Var mıydı sahil yolu, yok. Ama yaptık. Şimdi de yine aynı şekilde yola devam.” ifadesini kullandı.
Ülkeye ve millete herhangi bir faydası olmayan partilerin bazılarının da tüm stratejilerini kazanmak değil, kaybettirmek üzere kurmuş durumda olduklarını dile getiren Erdoğan, “Yahu senin bu ülkede tuğla üzerine tuğla koyma seviyesinde bir izin bile yoksa, milletin dertlerinden birine bile derman olacak projen veya teklifin yoksa, herhangi bir konuda geleceğe ışık tutacak fikir üretememişsen, birilerine kaybettirmekle eline ne geçecek? Bu kafanın sonu kendini siyasetin mezat pazarında açık artırmaya çıkarmaktır. Nitekim öyle de oluyor.” dedi.
“Niyet hayır, akıbet hayır” sözüne gönülden inandıklarını belirten Erdoğan, bugüne kadar hüsnüniyetle çıktıkları hiçbir yolda yaya kalmadıklarını ifade ederek, “Kafalarında ve karınlarında dolaştırdıkları kırk tilkiyle bizim önümüzü kesmek için yola çıkanların hiçbirinin sonu hayırlı bir durakta bitmedi. Varsın onlar tilkilerinin kuyruklarını birbirlerine bağlamakla uğraşsınlar. Biz ülkemiz ve şehirlerimiz için yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’ya son 21 yılda 139 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını belirterek, şöyle devam etti:
“Eğitimde, 3 bin 909 adet yeni derslik inşa ettik. Üniversitemizi şehrimize kazandırdık. Gençlik ve sporda, 5 bin 89 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. 3’ü stadyum olmak üzere 51 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, yaşlılarımıza, engellilerimize toplam 7,3 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta, yatak kapasitesi 1215’i bulan 12 hastane dahil 57 sağlık tesisi kazandırdık. Ordunun sağlıktaki amiral gemisi olacak 914 yataklı şehir hastanemizin inşası devam ediyor, yüzde 93’ü bitti. Gölköy Devlet Hastanemizle birlikte 6 sağlık tesisinin inşası, 7 sağlık tesisinin ise ihale, proje ve arsa tedarik süreci devam ediyor.”
“Fatsa millet bahçesini projelendiriyoruz”
Ordu’ya yapılan çevre ve şehircilik yatırımları çerçevesinde, TOKİ vasıtasıyla 4 bin 495 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini hatırlatan Erdoğan, “626 konutun yapımı sürüyor. Kentsel dönüşümde, şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 2 bin 33 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Ordu’daki 5 millet bahçesi projemizden Gürgentepe’yi tamamladık. Kabataş, Ünye ve Altınordu’nun yapımına başladık, Fatsa’yı projelendiriyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’ya yapılan ulaştırma yatırımları kapsamında, 50 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 150 kilometreye çıkardıklarını belirterek, şunları dile getirdi:
“Ünye Çevre Yolu’nu, Ordu-Mesudiye-Koyunhisar Yolu’nu, Ordu-Ulubey Yolu’nu ve Bolaman-Perşembe Yolu’nu yaptık. Şehrimizdeki dağları tünellerle aşarak uzakları yakın ettik. Bünyesinde 6 adet çift tip tünel, 11 adet çift köprü, 5 adet tek köprü ve 7 adet farklı seviyeli kavşağın bulunduğu Ordu Çevre Yolu’nun ilk etabını tamamladık. Kalan kesimlerini 2025 yılında bitiriyoruz. Ordu-Kabadüz, Kabadüz-Çambaşı, Ulubey-Gürgentepe-Gölköy Yolu’nu bu yıl, Korgan-Çamiçi, Terme-Ünye-Fatsa, İslamdağ-Korgan yollarını ise 2025’te tamamlıyoruz. Yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli, Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı’nı şehrimize kazandırdık. Havalimanımızın yolcu trafiği geçtiğimiz yıl neredeyse 1 milyona ulaştı.”
“Ordulu çiftçiye 5 milyar lira destek verildi”
Ordu’ya tarım ve orman alanında kazandırılan yatırımlara da değinen Erdoğan, “Ordu’ya 3 baraj, 4 içme suyu tesisi, 78 taşkın koruma tesisi, 1 gölet ve 15 hidroelektrik santral inşa ettik. Korgan, Kumru ve Kırtaş barajlarının yapımı devam ediyor. Ordulu çiftçilerimize toplam 5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, sanayi ve teknoloji alanında şehre yapılan yatırımları da anlattı. Ordu’ya iki organize sanayi bölgesi ve bir araştırma geliştirme merkezi kurduklarını hatırlatan Erdoğan, Ordulu iş insanlarına da 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdiklerini söyledi.
Enerjide, Altınordu, Aybastı, Fatsa, Gülyalı, Korgan, Kumru, Perşembe ve Ünye’ye doğal gaz arzını sağladıklarına dikkati çeken Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde Akkuş, Çaybaşı, Gölköy, Gürgentepe, İkizce, Kabadüz ve Ulubey’i de doğal gaza kavuşturacağız. Yani bizim olmadığımız bir büyükşehir belediyesi kusura bakmayın, açık konuşuyorum, doğal gazı nasıl getirecek? Biz varsak doğal gaz var. Biz yoksak doğal gaz yok.” şeklinde konuştu.
(Sürecek)
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün İzmir Belediye Başkan Adayları Tanıtım Töreni’ne katıldı, CHP’nin seçim filmini izletti. Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, şunları söyledi:
“İZMİR CUMHURİYET TARİHİ BOYUNCA CUMHURİYETÇİ VE SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYE BAŞKANLARIYLA GELİŞMİŞ VE KALKINMIŞTIR”
“İzmir bize geçmişin görkemli medeniyetlerinden mirastır.Bize bırakılan en değerli miras ise çağdaş bir cumhuriyet şehri olma kimliğidir. İzmir’imiz bilindiği üzere Kurtuluş Savaşı yıllarında ülkemizin işgale karşı mücadelesinde direnişin, kurtuluşun ve kuruluşun simge şehri olmuştur. 9 Eylül 1922’den beri özgürlüğün adıdır İzmir. Savaşın yıkımına uğramış, ekonomik bakımdan çökmüş olan Anadolu, siyasi bağımsızlığını, ekonomik bağımsızlıkla tamamlama felsefesiyle yola çıktığı günlerde yapılan İktisat Kongresinin de İzmir’de toplanmış olması İzmir’e biçilmiş bir başka rolün göstergesidir. İzmir cumhuriyet tarihi boyunca Cumhuriyetçi ve sosyal demokrat belediye başkanlarıyla gelişmiş ve kalkınmıştır. İzmir’i yanmış yıkılmış halinden modern bir kente dönüştüren, şehri planlayan, İzmir Fuarı’nın da kurucusu Dr. Behçet Uz, Cumhuriyet döneminin aydınlanma neferlerindendi. Kendisi bir Mustafa Kemal Atatürk fedaisiydi.
İhsan Alyanak, dürüst olduğu kadar cesurdu. Bireye değil topluma hizmete öncelik verdi. Rahmetli Bülent Ecevit kendisine ‘Halkçı Alyanak’ lakabını boşuna vermedi. Yüksel Çakmur Başkanımız, bu kentin geleceğine sahip çıktı. Halk için ucuz marketleri kentin dört bir yanına yaydı. Rahmetli Ahmet Piriştina, Büyük Kanal Projesi, Kordonboyu, İzmir Metrosu gibi büyük projelerin yanı sıra Eşrefpaşa Hastanesi’ni dar gelirlilere açtı. Aziz Kocaoğlu Başkanımız, 15 yıl örnek bir belediyecilik ortaya koydu. İzmir modelini tarifledi. Kente ve İzmirliye dokunan süt kuzusu, tarımsal kalkınma kooperatifleri gibi örnek projeleri hayata geçirdi.
Tunç Soyer başkanımız, görevi süresince sadece İzmir’e hizmet vermedi. 11 ilde yıkıma neden olan 6 Şubat Maraş depremlerinden etkilenen kentlere gitti, İzmir’in dayanışmasına öncülük etti ve oralarda İzmir’i hep var etti. Hepsine ayrı ayrı minnet duyuyor ve teşekkür ediyorum. Onların yaptıklarının üzerine yeni şeyler koyarken, miraslarını başımızın üzerinde taşıyacağımıza, bu anlayışın sürdürüleceğine, bu kentin değerlerinin korunacağına söz veriyorum. Bu aynı zamanda bizim tarihe olan borcumuz. Biz İzmir’in tarihsel kimliğine her zaman sahip çıktık ve koruduk. Bu dönemde üzerine yeni roller ekleyerek yola devam edeceğiz. Aslında İzmir’in zaten var olan potansiyelini, gücünü ortaya çıkaracağız. Sağlam sosyokültürel dokusunun yanında, çok değerli akademisyenleri, güçlü iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla bu kenti mutluluk ekonomisinin başkenti yapacağız.
“ARKADAŞLARIMLA KENTİMİZİN PARLAK GELECEĞİNİ BİRLİKTE YAZMAK İÇİN HAZIRIZ”
Kıymetli yol arkadaşlarım, 2010 yılında CHP üyesi oldum. Geçen yıllarda partimizde pek çok görev üstlendim. Bir Tıp doktoru, uzman bir cerrah iken neden siyasete girdiğim hep soruldu. Cevabım hep aynı oldu; Ülkemiz böyle sıkıntılı zamanlar yaşıyorken sadece kendimi düşünüyor olamazdım. Elimden geleni yapmalı, bana düşen bir görev olursa yerine getirmeliydim. Parti üyeliğim boyunca yaşadıklarım, bana iyi ki siyasete girmişim dedirtti. Yerel yönetimde her insana el uzatan siyasetin nasıl iyileştirici ve birleştirici olduğunu yaşayarak öğrendim.
Bugün Atatürk’ümüzün emaneti Cumhuriyet Halk Partimizin İzmir Büyükşehir belediye başkan adayı olarak huzurlarınızdayım. Yaşamımla ait olduğum, sokaklarında büyüdüğüm ve yönetmeye talip olduğum bu mükemmel şehir için çalışacak olmanın kıvancını yaşıyorum. Bu şehrin geleceğe yolculuğunda imzam olacağını düşünmek bile çok heyecan verici, büyük bir onur. Beni bu onurlu temsiliyete layık gören Saygıdeğer Genel Başkanım Özgür Özel başta olmak üzere Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi’mizin her üyesine, tüm partili yoldaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Bugün burada İzmir’e hizmet etmek için heyecan ve heves dolu, birbirinden yetenekli, pırıl pırıl 30 arkadaşımla bir yola çıkıyoruz. Bu yolda, onlarla birlikte olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyorum. Burada gördüğünüz tablo, İzmir’in geleceğidir sevgili yoldaşlarım. Arkadaşlarımla kentimizin parlak geleceğini birlikte yazmak için hazırız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerinin izinde, İzmir’i hak ettiği yere birlikte çıkaracağız. Bayrağı bizlere devredecek olan görevdeki tüm belediye başkanlarımıza, zor şartlarda vermiş oldukları başarılı hizmetler için huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Şimdi hepinizden onlar için kuvvetli bir alkış rica ediyorum. Herkesin şunu bilmesini istiyorum: Cumhuriyet Halk Partisi köklerine ve kuruluş ilkelerine bağlılığından ödün vermez. Ancak gerektiğinde halkının beklentilerini karşılamak için kendini yenilemeyi, değiştirmeyi bilir. İzmir için Türkiye için partimiz değişir ama hiçbirimiz İzmir’i hiçbir şeye değişmeyiz.
“ARTIK ANLAMALARI LAZIM Kİ İZMİR’İ HİÇBİR ZAMAN ALAMAYACAKLAR”
Bugün İzmir’in çıkarlarını, İzmir’in önceliklerini, vatandaşlarımızın haklarını, adaleti korumak için mücadele etmenin zamanıdır. Gerek seçim dönemi boyunca, gerekse seçimden sonra örgütümüzle hep beraber çalışacağız ve hep beraber başaracağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 30 ilçe belediyesini, Cumhuriyetimizin 100. yılından yeni çıkmış ülkemize, bir umut ışığı olarak armağan edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir’de, modern, özgür, birbirine saygı ve sevgi dolu bir yaşam tarzının, demokrasinin, eşitliğin, adaletin teminatıdır. İzmir, nefret dilinden, parmak sallayan siyasetten her zaman uzak durmuştur. Şunu kimse unutmasın; İzmir’i siyasi dillerinde küçümseyen, ayrıştıran, bölen, öfkeli dile İzmirli’nin tertemiz oyları gitmez. İzmirliler, kendilerine şirin gözükmek için kılıktan kılığa girmeye çalışanları da çok kolay tanır. Özünde rant ve yağma olan, gerçekçi olmayan projelerle insanlarımızın ağzına bir parça bal çalmaya çalışanlara da gerekli cevabı her zaman vermiştir, yine verir. Artık anlamaları lazım ki İzmir’i hiçbir zaman alamayacaklar.
“GELİN, BU HİKAYEYİ BİRLİKTE YAZALIM”
Göreve geldiğimizde sevgiyi, güveni, aklı egemen kılacağız. Hesap vereceğiz, şeffaf olacağız. Kimseyi ayrıştırmadan, ‘önce insan’ diyerek kentin her mahallesinde hizmet üreteceğiz. Bitmeyecek bir hizmet aşkıyla tüm hemşehrilerimizin her sorununa ve her ihtiyacına koşacağız. Birlik, beraberlik, dostluk, kardeşlik tohumlarını daha çok ekip, daha bol sulayacağız. İzmir’i durdurmaya, istismar etmeye çalışanlara karşı, mutluluğun, özgürlüğün, kardeşliğin başkenti olacağız. Bu partinin her kademesinde alın teri döken, emek harcayan değerli yoldaşlarım! Biz, akla ve bilime dayalı, yenilikçi yöntemlerle, liyakate dayalı görevlendirmelerle, tüm sosyal demokrat değerleri sahiplenerek, aynı zamanda çevreci ve kalkınmacı belediyecilik anlayışlarımızı uygulamaya koyarak İzmir’de yeni bir hikaye yazmak istiyoruz. Sizlere şu çağrıyı yapmak istiyorum; Gelin, bu hikayeyi birlikte yazalım. Omuz omuza, kol kola, yürek yüreğe bir beş yıl yaşayalım. Daha güçlü, daha huzurlu, daha üretken, daha dirençli, daha özgür, daha mutlu bir İzmir’i birlikte kuralım.”
]]>“KIZANLAR, ÜZÜLENLER OLACAK”
CHP İstanbul ilçe adayları İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve partinin İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in katıldığı tanıtım toplantısıyla duyuruldu. İmamaoğlu, salondan protesto seslerinin yükselmesi üzerine”Duygusal tepkinizi ya da birtakım kırgınlıklarınızı dile getirin, saygıyla karşılıyorum ama burası CHP kürsüsüdür bu kürsünün size duyduğu saygı gibi burada bulunan herkesin de bu kürsüye saygı duyması gerekir.” dedi. İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
“Kızanlar üzülenler olacak herkes bir şekilde bir zaman dilimi içerisinde bu partide belediye başkanı olarak atandı aday oldu kazandı kazanamadı her biri bir süreç. İçinde yüz tane hikâye çıkar, tartışmalar yapılabilir. sizi burada temin ediyorum ben hepinizin huzurunda il başkanımıza teşekkür ediyorum.
Adaylarımız partimize hayırlı olsun. il başkanım sana teşekkür ediyorum, bu kadar net. İstanbul seçimi a kişisi b kişisi seçimi değil. Bir yol arkadaşınız olarak söylüyorum sonsuz bir mücadele gücüyle sonsuz bir idealizm yolculuğunda gözünü kırpmadan her türlü mücadeleyi vereceğimden hiçbir Allah’ın kulunun kuşkusu olmasın. Bu yoldan dönmek yok. Bu sadece İstanbul’da bir seçim kazanma yolculuğu değil.
“BURASI CHP KÜRSÜSÜDÜR”
Bugün ortaya konan siyaset manzarası gereği bütün oluşumlara rağmen halkın ittifakını, kentin uzlaşmasını, farklı siyaset görüşünde olan insanların bu şehrin çıkarını son damlasına kadar koruyacak şekilde yapılacak büyük bir yolculuk. O bakımdan duygusal tepkinizi ya da birtakım kırgınlıklarınızı dile getirin saygıyla karşılıyorum ama burası CHP kürsüsüdür bu kürsünün size duyduğu saygı gibi burada bulunan herkesin de bu kürsüye saygı duyması gerekir.”
CHP İstanbul Belediye Başkan Adayları şu şekilde:
Adalar Belediye başkan adayı Ali Ercan Akpolat
Arnavutköy Belediye Başkan adayı Tekin Aras
Ataşehir Belediye Başkan adayımız Onursal Adıgüzel
Avcılar Belediye Başkan adayı Utku Caner Çaykara
Bağcılar belediye Başkan adayı Cem Kılıç
Bahçelievler Belediye Başkan adayı Emine Gülizar Emecan
Bakırköy Belediye Başkan adayı Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu
Başakşehir Belediye Başkan adayı Mesut Öksüz
Bayrampaşa Belediye Başkan adayı Hasan Mutlu
Beşiktaş Belediye Başkan adayı Rıza Akpolat
Beykoz Belediye Başkan adayı Alaattin Köseler
Beylikdüzü Belediye Başkan adayı Mehmet Murat Çalık
Beyoğlu Belediye Başkan adayı İnan Güney
Büyükçekmece Belediye Başkan adayı Hasan Akgün
Çatalca Belediye Başkan adayı Erhan Güzel
Çekmeköy Belediye Başkan adayı Orhan Çerkez
Esenler Belediye Başkan adayı Hasan Dalkıran
Esenyurt Belediye Başkan adayı Ali Gökmen
Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Mithat Bülent Özmen
Fatih Belediye Başkan adayı Mahir Polat
Gaziosmanpaşa Belediye Başkan adayı Hakan Bahçetepe
Güngören Belediye Başkan adayı Temel Akkoç
Kadıköy Belediye Başkan adayı Mesut Kösedağı
Kağıthane Belediye Başkan adayı Tonguç Çoban
Kartal Belediye Başkan adayı Gökhan Yüksel
Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Kemal Çebi
Maltepe Belediye Başkan adayı Esin Köymen
Pendik Belediye Başkan adayı Tarık Balyalı
Sancaktepe Belediye Başkan adayı Alper Yeğin
Sarıyer Belediye Başkan adayı Mustafa Oktay Aksu
Silivri Belediye Başkan adayı Bora Balcıoğlu
Sultangazi Belediye Başkan adayı Ferhat Epözdemir
Sultanbeyli Belediye Başkan adayı Ayhan Koç
Şile Belediye Başkan adayı Özgür Kabadayı
Şişli Belediye Başkan adayı Emrah Şahan
Tuzla Belediye Başkan adayı Eren Ali Bingöl
Üsküdar Belediye Başkan adayı Sinem Dedetaş
Zeytinburnu Belediye Başkan adayı Onur Soytürk
]]>SAKARYA’da yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçları teslim törenine katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolar yatırım yaptıklarını belirterek, “2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye çıkardık. Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldık ve ön proje çalışmalarını tamamladık. Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan Özbir Vagon tarafından üretilen yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçlarının teslim törenine katıldı. Törene Bakan Uraloğlu’nun yanı sıra Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ile firma yetkilileri ile işçiler yer aldı.
Törende konuşan Bakan Uraloğlu, 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Projelerimizle sadece doğu-batı hattında değil, kuzey-güney kıyılarımız arasında da demir yolu ulaşımını ekonomiye katkı sağlar hale getirmeyi planladık. Bu kapsamda son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolar yatırım yaptık. Demir yollarımızın tamamını elden geçirdik ve yeniledik. Tarihi İpek Yolu’nun canlandırılmasını amaçlayan ‘Tek Yol Tek Kuşak’ girişiminin en önemli halkasını oluşturan Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattını inşa ettik. Bu proje ile birlikte Asya ile Avrupa kıtaları arasında kesintisiz demir yolu ulaşımını mümkün hale getiren Marmaray ile Londra’dan Pekin’e kadar en güvenli, kısa ve ekonomik uluslararası demir yolu koridorunu oluşturduk. 2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye çıkardık. Ankara-Eskişehir, Eskişehir-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Karaman ve Ankara-Sivas hızlı tren hatlarını hizmete sunduk. Şimdi de Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldık ve ön proje çalışmalarını tamamladık. Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak. Saatte 350 kilometre hıza ulaşacak trenlerimizle seyahat süresini 80 dakikaya indirmeyi planlıyoruz. Ayrıca Gebze’den Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçerek İstanbul Havalimanı’na ve son olarak Çatalca’ya ulaşacak Kuzey Marmara Hızlı Tren hattı projesini de planlarımız arasına aldık. 2053 Ulaştırma ve Lojistik ana planı ve yol haritamızla, hızlı tren hizmeti alan il sayımızı Ankara-İzmir, Mersin-Adana-Gaziantep, Halkalı-Kapıkule gibi tüm hızlı tren projelerimizi tamamladığımızda 52’ye çıkartacağız. Demir yolu hat uzunluğumuzu da 28 bin 590 kilometreye yükselteceğiz.”
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uluslararası alandaki en önemli projelerinden birinin de Kalkınma Yolu Projesi olduğuna dikkat çekerek, “Projeyle, Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanına gelecek yüklerin, bin 200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demir yolu inşa edilerek Türkiye’ye ulaştırılmasını planlıyoruz. Buradan da ulusal ağımıza bağlayarak limanlarımıza ve diğer ülkelerle sınır geçişlerimize ulaştıracağız. Böylece Güney Asya ve Orta Doğu’yu; Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Bu projenin hayata geçirilmesiyle, kuzey-güney yönünde bölgemiz için hayati bir bağlantı tesis etmiş olacağız. Bu koridorun ülkemizden Avrupa’ya demir yolu geçişi 2 bin 88 kilometre olacaktır. Önemli bölümü halen işletmede olan güzergahın 130 kilometresini de yeni inşa edeceğiz” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, konuşmasının ardından yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçlarını inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
]]>Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) 12. Bölge 7. Dönem 1. Teşkilat Eğitim Programı’na katılan Kurum, dün AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışması sırasında gerçekleştirilen silahlı saldırıyı şiddetle kınadı.
Kurum, “Bu menfur saldırıda yaralanan kardeşimize Rabb’imden acil şifalar diliyorum. Kendisinin güzel haberlerini teşkilatımızla birlikte bekliyoruz, Cenab-ı Allah’a dua ediyoruz. Biz, ne suretle olursa olsun seçim çalışmalarımıza kasteden bu saldırı karşısında birliğimizi, beraberliğimizi, kararlılığımızı koruyacağız. Hiç kimsenin bu süreci baltalama çalışmalarına, gölgelemesine asla ve asla müsaade etmeyeceğiz.” diye konuştu.
Trafik kazasında dün hayatını kaybeden AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı’ya da Allah’tan rahmet dileyen Kurum, şöyle devam etti:
“Hakikaten tarifsiz bir acı yaşıyoruz. Kardeşimiz şehit oldu. Çünkü kendisi, bu davaya, büyük Türkiye davasına yüreğiyle, kalbiyle, çalışmalarıyla sonuna kadar hizmet etti. Her şehidin bir mesajı vardır, bize emanetleri vardır. Emanetleri, yakınlarıdır, sevdikleridir. Onun yakınları bizim ailemizdir, kardeşimizdir. Şehidimizin mesajı ise hepimizin üzerimize yüklediği sorumluluktur. Bu sorumluluk ülkemizin, milletimizin yarınları için her zamankinden çok daha fazla çalışmaktır. Ben merhume kardeşimizin değerli eşi, yol arkadaşımız Muharrem Baltacı kardeşimize başsağlığı diliyorum. Tüm dava arkadaşlarımızın ve teşkilatımızın başı sağ olsun.”
Murat Kurum, konuşması sırasında salondaki katılımcılardan Baltacı için Fatiha suresini okumalarını istedi.
Kurum, bugün Eğitim-Bir-Sen’in Türkiye’de en etkin sivil toplum kuruluşlarından birisi olduğunu belirterek, “Hamdolsun ki bugün Türkiye’nin yüzünü ağartan başarılara imza atan bir Eğitim-Bir-Sen var. Kurulduğunuz günden bu yana kararlılıkla, sabırla ve samimiyetle sürdürdüğünüz mücadeleler için sizlere canıgönülden teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“Verdiğiniz sözleri tutamadınız”
Kendilerinin daima memurun hak arama mücadelesine destek verdiklerine dikkati çeken Kurum, ilerledikleri tüm sarp yollarda yerli, milli ve onurlu bir duruşu öğretmenlerle birlikte gösterdiklerini, onların 15 Temmuz’da alanlara en ön safta koşmasını asla ve asla unutamadığını kaydetti.
Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin şu an bir telaş içerisinde olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
“Ne yapacağını, nasıl davranacağını, ne söyleyeceğini açıkçası tam bilmiyor. Bu kaos ve karmaşa içerisinde biz belediye çalışanlarımızın ücretlerini, çalışma şartlarını iyileştireceğimizi ifade ettiğimizde onlar da alelacele bir promosyon verdiler. Kardeşlerimize, ‘Bu sizin 31 Mart’taki görüşünüzü, fikrinizi değiştirir mi?’ diye sorduğumuzda arkadaşlarımız şu cevabı verdiler, ‘Biz kurumumuzu seviyoruz ve kurumsal düşünüyoruz.’ dediler. O yüzden Büyükşehir Belediyesi promosyon da verse, tutamayacağı vaatleri de verse Eğitim-Bir-Sen’li kardeşlerim, bizim çalışan yol arkadaşlarımız öyle davasını bir promosyona değişmez. Olaya bir bütün bakar, olaya büyük bir Türkiye davası yolunda bakar. O yüzden siz ne yaparsanız yapın nafile, verdiğiniz sözleri tutamadınız.”
Göreve geldiklerinde İstanbul’da düzenlenecek özel eğitim programlarına tam destek vereceklerine dikkati çeken Kurum, “Sizler eğitim faaliyetlerinizi sürdürürken türlü sıkıntılarla karşılaşıyorsunuz. Aranızda okul müdürlerimiz var. Bugün okullarımızda, yaşanan en büyük sorunlardan birisi olan hijyen, güvenlik ve temizlik problemiyle uğraşan müdürlerimiz var. Size söz veriyorum, biz göreve geldiğimizde artık böyle bir sorununuz kalmayacak. Okullarımızın temizlik, güvenlik ve bakımında sizlerin yanında olacağız. Biz, bu yükü omuzlarınızdan alacağız ki siz geleceğimizin teminatı çocuklarımıza çok daha nitelikli faaliyetler yapabilesiniz.” dedi.
Murat Kurum, Turgut Cansever’in “Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil, imar ettiğiniz şehri tahrip eder.” sözünü hatırlatarak, Bu bakımdan hem şehri hem de nesli ihya edeceklerini vurguladı. Kurum, “Neslimizin imarı konusunda sizlerle el ele çalışacağız. İstanbul’umuzun memurları için burada yaşamayı külfet olmaktan çıkaracağız ve yaşanabilir bir şehir olması için de özel bir gayreti ortaya koyacağımızı bilmenizi isterim.” diye konuştu.
Kurum, memurların, işçilerin ve emekçilerin kuracağı kooperatiflere KİPTAŞ eliyle proje ve yapım gibi teknik destekler vereceklerinin altını çizerek, İBB’den haksız yere çıkartılanları tekrar işe alacaklarını, kendi yönetimlerinde hiç kimsenin haksızlığa uğramayacağını kaydetti.
Kendilerinin bir kardeşler topluluğu olduğuna işaret eden Kurum, “Sadece Türkiye’de değil en son Gazze’mizde olmak üzere, dünyanın neresinde bir mazlum sesini duysak hemen yanı başında sizin ellerinizi gördük. Gündemimiz ne olursa olsun Gazze’yi, Gazze’nin masum çocuklarını, zulme uğrayan annelerini, babalarını unutmayacağız, unutturmayacağız.” şeklinde konuştu.
“Bahar değil kara kış yaşadık”
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise 31 Mart 2019 seçimlerinin hafızalarında olumlu tablolar bırakmadığını dile getirdi.
Yalçın, “Geçen dönem yerel yönetim seçimlerinden sonra ‘Emek mücadelesini kucaklayacağız.’ diyenler, üzülerek ifade edeyim ki emek mücadelesini kundakladılar.” dedi.
Emekçilerin hukukunun korunmasının ve iş güvencesinin sağlanmasının gerekliliğinden bahseden Yalçın, şunları ifade etti:
“Yerel yönetim seçimlerinden sonra HDP’li, CHP’li, İYİ Partili birçok belediyede yaşadığımız bu travmatik durumları bir daha yaşamak istemiyoruz. Bize ‘Martın sonu bahar.’ demişlerdi ama bahar değil kara kış yaşadık. Biz belediyelerde sürgünler yaşadık, 1500 kilometre öteye sürgünler yaşandı. Bunların hepsinin mücadelesini örgütlü gücümüzle verdik ve bu anlamda önemli bir aşamayla, Cumhurbaşkanı’mızın sözleşmelileri kadroya almasıyla birlikte kaydetmiş olduk ve geçmişteki o kaygıları, kuşkuları geride bıraktık.”
Yalçın, Murat Kurum’un geçmiş dönem çalışmalarını hatırlatarak, çıktığı yolculukta ona başarı diledi.
Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve çok sayıda sendika üyesi katıldı.
]]>“Yüzmeyi bilmiyorum” diyordu etrafındaki adamlara, zifiri karanlıkta, tekneyi kaydırdıkları ıslak kızakta ayaklarını sürüyerek buz gibi dalgalara doğru ilerlerken.
Obada’nın 24 yaşındaki kardeşi Ayser elini tuttu.
Suriye’den dokuz ay önce çıktıkları yolda, üçüncü kez denize doğru ilerliyordu. Yüzmeyi bilmiyordu, her seferinde aynı tedirginliği ve korkuyu yaşıyodu. Bu yolculuktan emin değildi.
Obada ve Ayser, Ocak ayı ortasında Fransa’nın kuzey sahilinden birkaç metre uzakta boğulan beş kişi arasındaydı. 2024’te, küçük bir botla İngilitere’ye geçmeye çalışırken batan ilk tekneydi.
BBC, bir çocuğun nasıl böyle bir durumda kaldığını anlamaya çalışmak için Obada’nın Suriye’den yolculuğunun izini sürdü. Bunun için videolar, mesajlar, akrabalarıyla ve iki kardeşe bu yolculukta eşlik edenlerle yapılan mülakatlar kullanıldı. Amacımız yolculuğun her aşamasnda verdikleri zorlu kararları anlamaktı.
Bazı çocukların ebeveynleri, akrabaları ve yasa dışı insan kaçakçıları tarafından maruz kaldıkları olağanüstü baskıyı ortaya çıkardık. Ayrıca İngiltere’ye ulaşmak isteyenlerin amaçları ve stratejileri ile İngiliz ve diğer hükümetlerin uygulamaya koyduğu caydırıcı önlemlerin etkisi hakkında daha geniş bir hikaye bulduk.
Kıyıda bir deniz duvarı bulunuyordu
Tekneyi kaydırırken etrafında duran yaklaşık on adam, Obada’yla aynı şehirden geliyordu. Suriye’nin güneyindeki Dera’dan. Geçtiğimiz aylarda çocuğa güçlü olmasını, erkek olmasını söyleyerek onu cesaretlendirmeye çalışıyorlardı ancak bu işe yaramıyordu.
Erkeklerin bu yolculuğa çıkması normaldi. Kadınlarsa, özellikle de savaşla yıpranmış Libya’dan geçiş yapacakları göz önüne alındığında, daha savunmasızdı. Ancak o gece ergenlik çağındaki çocuklarıyla sınırı geçmeye çalışan iki anne de vardı.
Şişme bot çoktan suya indirilmişti ve bazı insanlar üzerine tırmanıyordu. Yer bulabilme umuduyla 60’tan fazla kişi etraflarını sarmıştı. Bu güvenli bir yolculuk için çok fazlaydı. İnsan kaçakçıları, tekne İngiltere’ye gidene kadar şişirilmemesini söyledikleri motosiklet iç lastiklerini dağıtmışlardı.
Dalga tekneyi hızla kızak yolundan uzaklaştırıp daha derin sulara doğru çekti. 14 Ocak Pazar günü sabahın erken saatleriydi. Kaçakçılara göre rüzgar, 2024’ün ilk geçişi için yeterli derecede azalmıştı.
Kıyı şeridinden sürüklenen tekneye binmeye çalışan insanlar denize koşarken çılgınca bir mücadele yaşandı.
Kuzey Fransa sahillerinde gördükleri tipik plajlar gibi değildi. Kaçakçılar onları Boulogne Limanı’nın kuzeyindeki küçük Wimereux kasabasına getirmişti. Burada suyun yükselmesine karşı bir deniz duvarı bulunuyordu.
Suriyelilerin çoğunluğu yasa dışı bir şekilde İngiltere’ye geliyor
Bota binebilecekleri alçak dalgalar yerine kızak yolunun kenarlarından derin suya dik bir iniş vardı.
Kurtulanlardan biri “Görmeyi beklediğimiz şey bu değildi” diyor.
Saat İngiltere’de gece 01.00’di. Batı Londra’da 25 yaşındaki diğer kardeşleri Nada, Obada ve Ayser’i bekliyordu.
Nada birkaç saat önce onları aradığında, Calais’de bir kanal köprüsünün altında ısınmak için bir kamp ateşi yakmışlardı. Çıkacakları yolculuktan emin görünüyorlardı.
Koyu renk beresi ve mavi atkısıyla Obada bile gülümsüyordu. Kameraya iki parmağıyla zafer işareti yapmıştı. Uzun, zorlu yolculukları sonunda bitmek üzereydi.
Nada aynı yolculuğu iki yıl önce yapmıştı. Suriye’deki savaşın yakında biteceğini söyleyen babası onu beklemesi için ikna edememişti.
“12 yıl bekledik, bitmedi. Güvenlik yok. Sığınma talep etmekten başka yol yok” demişti Nada babasına. Sakallı, sakin konuşan bir adamdı Nada. Tüm kardeşleri gibi uzun boyluydu.
Nada İngiltere’ye gelmeyi istedi. Bir amcası 10 yıl önce bu yolculuğu yapmış ve oturum hakkı kazanmıştı bile. Nada, ikisinin de yasa dışı şekilde İngiltere’ye gittiğini, çünkü başka bir yol olmadığını söylüyor.
Sığınmacılara hukuki danışmanlık veren hayır kurumu Asylum Aid’e göre, pratikte Suriye vatandaşları İngiltere’ye gelmeden sığınma talep edemiyor.
Sığınma talebi için başvurabilecekleri bir vize olmadığı için büyük çoğunluk sınırı yasa dışı şekilde geçiyor. Birkaç yasal yoldan biri olan aile birleşimi bile dar şekilde tanımlanıyor ve bu yolla başvurulan vizeler sıklıkla reddediliyor. İngiltere’de sığınma talep eden Suriyelilerin yüzde 90’dan fazlası kabul ediliyor, çünkü savaş hala devam ediyor.
Nada İngiltere’ye geldiğinde yetkililere, Şam’da gittiği üniversitede, hükümete bağlı olmadığı ve askere gitmediği iddiasıyla ölüm tehditleri aldığını söyledi.
“Suriye güvenli değil. Askere gidiyorsun ve 10 yıl kalıyorsun. Öldürmen gerekli, yoksa sen ölürsün. Biz bunu istemiyoruz.”
Ailesi teşvik etti
Geçtiğimiz yıl Ekim ayında, Nada mülteci statüsü ve İngiltere’de beş yıl yaşama izni aldı. Yakın zamanda Wembley’de bir depo işi buldu. Şimdi İngilizce dersler alıyor ve yakın zamanda eşini Suriye’den İngiltere’ye getirmeyi umuyor. Onun için mülteci statüsüne başvurma hakkı var. Son olarak da İngiltere’de hukuk diploması almak istiyor.
İngiltere’ye geldikten kısa süre sonra, Suriye’deki kardeşlerini kendisine katılmaları için cesaretlendirdi.
Obada’ya telefonda, “Daha gençsin, burada eğitim alabilirsin” dediğini söylüyor.
Suriye’deki iç savaş başladığından bu yana birkaç kuzeni İngiltere’ye gelmişti. Burada, Esad rejimine karşı ayaklananların doğduğu yer olarak bilinen Dera’dan gelenlerin oluşturduğu bir ağ vardı.
“Burada yeni bir hayat kurabilirsin” demişti Nada.
Obada, Dera’da okula gidiyordu. Kardeşi onun “çok iyi ve çok akıllı” olduğunu düşünüyordu. Doktor olmayı isteyebileceğini umuyordu. Futbol oyuncularını takip eden Nada’ya heyecanla, İngiltere’de Manchester City maçı izleyebileceğini anlatıyordu.
Onu Suriye’den tanıyan bir arkadaşı, “Sadece bir çocuk” diyor.
Ancak Obada’nın giderek umutsuzluğa kapılan ebeveynleri tarafından seyahate teşvik edildiğine, hatta belki de baskı altına alındığına dair belirtiler de var.
Babası Abu Ayeser’in çeşitli sağlık problemleri vardı ve artık İngiltere’de tedavi görebileceğini umuyordu.
Annesi Um Ayeser bize bir video mesajında “Küçük oğlum gelecekte bizimle br araya gelebileceği için gitti” diyerek bunu doğruladı.
Obada’nın boğulduğu gece orada olan Dera’dan bir komşu da ona arka çıktı.
“İngiltere’ye ulaşacak ve kardeşiyle buluşacak ve yakında anne ve babasını alacaktı. Buradan gitmelerindeki bütün amaç oydu, böylece babası yurt dışında tedavi görebilecekti” diyor ismini vermek istemeyen bu kişi.
Aslında, plan başından beri kusurluydu.
Londra’da yetişkin bir kardeşi varken henüz çocuk olan Obada’nın ebeveynlerinin yasal bir şekilde gelişini ayarlamak durumunda olmamalıydı.
Geçtiğimiz Mayıs ayında Obada, kardeşi Ayser ile Şam’dan Libya’daki Bingazi’ye giden uçağa bindiğinde henüz 13 yaşındaydı.
Suriye’den Libya’ya gitmek için vize gerekli değil ve Dubai’de çalışan bir amcaları onlara bilet parası konusunda yardım etti.
Ancak Körfez’de ona katılmaları bir seçenek değildi. Dubai’de sığınmacı sistemi yok. Obada orada okula gidemezdi.
Ailesi de İngiltere’ye gitmesi konusunda kararlıydı.
Libya’da milisler işkence etti
Belki de ebeveynlerinin isteği ile ağabeyinin coşkusu ve kararlılığıyla sürüklenen Obada, yolculuğun risklerini tam olarak anlamamıştı. Ama çok geçmeden fark edecekti.
Ekim 2023’te, Libya’da aylarca bekledikten sonra kardeşler, başkent Trablus’tan bir insan kaçakçısı botuyla Akdeniz’i geçmek istedi.
Ancak Tunuslu bir devriye botu tarafından yakalanıp Libya’ya geri götürüldüler ve burada yerel milislerin eline geçtiler.
Dera’dan komşuları Suriye’den yolculukları sırasında çoğunlukla yanlarındaydı. 23 yaşındaki Faris, “Bir ay alıkonulduk ve işkence gördük” diyor.
Yerde yatıyor, çoğunlukla günde bir kez küçük bir kase makarna ile besleniyorlardı. Sonunda Dubai’deki amcalarından gelen para yardımıyla iki kardeş özgürlüğünü kişi başı 900 dolara satın aldı.
Bu noktadan sonra Obada yolculuğa devam etme konusunda ciddi çekinceleri olduğunu söylemeye başladı.
“Korkuyordu. Onu güçlendirecek şekiled konuşuyor ve hiçbir konuda endişelenmemesi gerektiğini söylüyorduk. ancak ona göz kulak olacak biri gerekiyordu” diyor Faris.
Grup, onları İtalya’ya götürecek başka bir insan kaçakçısı bulduğunu duyurduğunda Obada ebeveynlerini arayarak bunun Akdeniz’i geçmek için son girişimi olacağını söyledi. Eğer işe yaramazsa eve dönecekti.
Grup Aralık ayında başka bir şişme bota binerken “Elinden tuttuk. Ona ‘Senin yanındayız, korkmana gerek yok dedik” diyor Faris.
Bu kez güç bela başardılar. Denizde geçen 22 saat sonra, Lampedusa adası açıklarında İtalyan sahil güvenliği tarafından kurtarıldılar. Yerel yöneticiler tarafından kayıtları yapıldı. Özgür kaldıklarında, İtalya ana karasındaki Bologna’dan önce Milan’a geçtiler sonra da Fransa sınırına.
Bu sırada Nada’nın şüpheleri tekrar başladı. İngiltere’de sığınmacı olma kuralları daha katıydı. Tekrar kardeşini aradı.
“Onlara Almanya’ya ya da İtalya’ya gitmelerini söyledim. Çünkü burada, sıkı kurallar var. Yeni kurallar sığınmacılar için çok zor.”
Ancak kardeşler bunu reddetti.
Teoride İngiltere’nin, geçtiğimiz Temmuz’da yürürlüğe giren yeni Yasa Dışı Göç yasası Obada’ya sığınma talebi ve oturum için hiçbir hak tanımıyordu; ancak gerçekte, ülkeye küçük botlarla ulaşanların nereye gönderileceğine dair bir anlaşma henüz yok.
Dolayısıyla Obada büyük olasılıkla, Mülteci Konseyi’nin “kalıcı bir belirsizlik durumu” olarak tanımladığı durumda, İngiltere’de yaşayan ancak net bir geleceği olmayan on binlerce diğer kişinin arasına karışacaktı.
Nada’nın kardeşleri trenle Paris’e gitti. Avrupa’da kimseyi tanımıyorlardı. Nada İngiltere’de başka pek çok akrabasıyla birlikteydi. Ayrıca, yolculuğun zor tarafı geçmişti.
Obada’nın kendisine, “Oraya gelmek istiyorum çünkü sen oradasın” dediğini hatırlıyor Nada. Orijinal plana sadık kalacaklardı.
Temmuz’un başında Obada, Ayser ve altıdan fazla Suriyeli arkadaşı, Calais’e vardı.
Bir köprünün altındaki çadırda uyudular, Fransız polisine görünmemeye çalışıyorlardı. Çünkü bazen polis çadırları toplayıp başka yere gidilmesini söyleyebiliyordu.
BBC, bölgede çalışan bir yerel STK ile konuştu ve Obada’ya yaşı küçük olduğu için kalacak bir yer önerildiğini, ancak Obada’nın kardeşini bırakmak istemediğini öğrendi.
İsminin açıklanmasını istemeyen STK, Obada’nın binmek istediği tekneyle yolculuğu göze alan başka gençlerin, “insan kaçakçıları tarafından kendi kendilerine karar vermesinin engellendiğini ve ailelerinin de baskısı altında olduğunu” aktardı.
Yaklaşık bir hafta sonra kişi başına 2 bin sterlin (2,5 bin dolar) ödemeleri takdirinde Suriyeli kaçakçıların kendilerini İngiltere’ye götüreceği haberi geldi. Hava durumu iyiydi, Cumartesi gecesi çıkacaklardı.
Sahilde rüzgar yeni dinmişti, sıcaklık ise donma seviyesinin biraz üzerindeydi, su sıcaklığı ise 7 derece civarındaydı.
Karanlıkta Obada, diğer insanları geçerek bota binmeye çalıştı, ancak bot eğimli kıyıdan uzaklaşıyordu. Ayser ile bir anda kendilerini suların derinliklerinde, soğuk suda çırpınırken buldular.
Faris, “Çığlık atıyorlar ve yardım için sesleniyorlardı” diyor. Faris o sırada eğimli kısmı geri çıkmayı başarmış, insanları sudan çıkarmaya çalışıyordu.
Ancak Obada’nın nerede olduğunu göremedi.
Yakınlarda Fransız polisi vardı. İngiltere’den gelen fazla bütçe sayesinde kıyı bölgesinde daha fazla Fransız polisi devre gezebiliyor; ancak yine de 150 km’lik alanı kontrol etmeye yetmiyor.
Bir donanma helikopteri ve devriye gezen tekne olay yerine 02:15’te vardı. Arama kurtarma ekipleri 20 göçmene hipotermi tedavisi uyguladı. Ancak aralarında Obada yoktu.
Aynı gece başka bir arama kurtarma operasyonu için suda olan Maj Maxime Menu, “Kafamın içinde halen ölümüne atılan çığlıkları duyabiliyorum” diyor.
Birkaç dakika sonra Londra’aki Nada’ya gelen telefonda “İkisi de hayatını kaybetti” sesi duyuldu.
Arayan, gruptaki Suriyelilerden biriydi. Ayser’i sudan çıkarmış ancak geç kalınmıştı.
Obada’nın cansız bedeni de sudan çıkarıldı. İkisinin de kıyıdan 10 metre içinde boğulmuş olduğu tahmin ediliyor.
Nada, bu anları anlatırken ağlıyor. Ayser ve Obada’nın başına gelecekleri bilse Suriye’de kalacağını söylüyor, “Keşke Obada da Suriye’de kalsaydı” diyor.
Suçluluk duyduğunu da ekliyor.
Bir sonraki akşam Calais’de yaşayan 100 kişi, aralarında Obada ve Ayser’in de bulunduğu ve beş kişinin hayatını kaybettiği kaza için bir anma töreni düzenledi.
Calais’de yaşayan bir Fransız kadın, “En büyük hata göçmenlerin hayatını imkansız hale getiren Avrupa’daki yasaların. Onlara hiçbir hak vermiyoruz. Burada ya da diğer sınırlarda hayatları imkansız bir hale geliyor” diyor.
Daraa’daki ailesi ise Obada’nın boş odasının videosunu gönderiyor.
Annesi Um Ayeser ağlayarak, “Çocuklarımı son bir defa görmek istiyorum. Bu son dileğim. En küçük olan 14 yaşındaydı. Gömülmeden görmek istiyorum” diyor.
Babası Abu Ayeser, “Ben hasta bir adamım, nefes almak için oksijene ihtiyacım var” diyor.
Obada’nın hikayesi nasıl yankı bulacak?
Kimileri ebeveynlerini ya da ailesini böyle riskli bir yolculuğa çıkması için teşvik ettiğinden suçlayacak. Suriye’deki gibi savaş alanlarına dair bilgisi olmayan kimileri ise bir ailenin çaresizliğinin böyle bir adım atılmasına yol açtığını belirtecek.
Obada’nın kardeşiyle beraber önümüzdeki günlerde Calais’de toprağa verilmesi bekleniyor.
Fransız yetkililer, kardeşleri İngiltere’ye göndermenin mümkün olmadığını belirtirken Nada, Suriye’ye geri göndermenin çok maliyetli olacağını düşünüyor.
Kathy Long, Feras Kawaf, Marianne Baisnee habere katkı sundu.
]]>Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı’nın da içinde bulunduğu SpaceX’e ait uzay aracı, ABD yerel saatiyle 16.49’da (TSİ 00.49) NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden başarıyla fırlatıldı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gezeravcı’nın uzay yolculuğunu vatandaşlarla birlikte Bursa’daki Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde (GUHEM) takip etti.
Tarihi ana tanıklık eden Bakan Tunç ve beraberindekiler, uzay aracının fırlatılmasını ve başarılı bir şekilde yol almasını kurulan dev ekranda izledi.
Bakan Tunç, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında Türkiye’nin uzay yolculuğuna çıkan Alper Gezeravcı’nın uzaya gidişini Bursa’da vatandaşlarla beraber izlediğini söyledi.
Türkiye için çok büyük bir an olduğunu aktaran Tunç, “Bugünü hiç unutmayacağız. Türkiye’nin artık bilimde, uzay teknolojisinde, sanayide ve diğer alanlarda nasıl ilerlediğini hep beraber görüyoruz. Türkiye Yüzyılı bilimin de yüzyılı olacak inşallah. Bu yüzyıl çocuklarımızın, gençlerimizin omuzunda yükselecek.” dedi.
GUHEM’in Bursa’nın ve Türkiye’nin bilim yolculuğunda kazandırılan çok önemli bir eser olduğunu ifade eden Tunç, GUHEM’e ilk kez geldiğini ve gurur duyduğunu belirterek buranın Türkiye’ye kazandırılmasında emeği geçen herkese çok teşekkür etti.
“Türkiye Yüzyılı inşallah bilimin yüzyılı olacak”
Bakan Tunç, Alper Gezeravcı’nın uzayda 13 deney yapacağını belirterek, şunları kaydetti:
“Gezeravcı 14 gün sonra inşallah aramıza dönecek. Türkiye’de onu coşkuyla karşılayacağız ve orada yaptığı deneyleri milletimize anlatacak. Bu ilk olacak ama bundan sonrası artık peşi sıra gelecek. Özellikle uzay teknolojisi alanında çok sayıda bilim insanı ülkemizden yetişecek. Bunu hep beraber göreceğiz. Bugün bu bir başlangıç. Türkiye’nin uzayda kendi ürettiği uyduları var. Haberleşme uyduları var ve sürekli geliştirdiği uyduları var. Savunma sanayi teknolojisinde belli bir noktaya geldik. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun gösterdiği hedefte hiç durmadan ilerlemeye devam ediyoruz. İşte bugün de bunun en güzel örneğini gördük. Alper’e hayırlı yolculuklar diliyoruz. 14 gün sonra aramıza inşallah sağ salim gelmesine ve orada gördüklerini, yaşadıklarını, yaptığı deneyleri anlatmasını bekliyoruz. Nice uzay yolculukları inşallah. Türkiye Yüzyılı inşallah bilimin yüzyılı olacak, teknolojinin yüzyılı olacak. Gençlerin ve çocukların yüzyılı olacak. Ben tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Ülkemizin daha nice başarılara adım atmasını Cenabıallah’tan niyaz ediyorum.”
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş da bugün Türkiye olarak bir gurur yaşadıklarını vurgulayarak, “Allah kısmet ederse kardeşimiz 14 gün sonra tekrar aramıza katılacak ve orada yaşadıklarını bize anlatacak. Bugün bu noktaya gelmemizde Sayın Cumhurbaşkanımızın çok büyük katkıları var. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bakanlarımıza, milletimize şükranlarımızı arz ediyoruz. Kendimize güvenmemiz lazım. Çok büyük bir şey başardık. Ülkemizin bundan sonra daha güzel şeyleri yapacağın yürekten inanıyorum.” diye konuştu.
Bakan Tunç’a, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Büyükşehir Başkanı Alinur Aktaş ve AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan eşlik etti.
Bakan Tunç, canlı yayın öncesi GUHEM’i gezerek merkezdeki interaktif düzenekleri inceledi, çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Bu arada GUHEM’in Gezeravcı’nın uzay yolculuğuyla ilgili Youtube üzerinden yaptığı canlı yayını 300 bin kişi izledi.
]]>DÜZCE’de, ‘Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı Projesi’nin açılış programına katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Ulaşım ve iletişim yatırımlarını; kesintisiz kalkınmanın, rekabetçi bir ekonominin, sosyal etkileşimin, sürdürülebilir şehirciliğin ve refahın temeli olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 21 yıla 100 yıllık işler sığdırdık” dedi.
Düzce Belediyesi tarafından hazırlanan ‘Düzce Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı Projesi’nin açılış toplantısı Erol Güngör Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Toplantıya Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile AK Parti Düzce milletvekilleri Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk, Düzce Valisi Selçuk Aslan, Belediye Başkanı Faruk Özlü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bürokratları, siyasi parti il başkanları, kurum müdürleri ile davetliler katıldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında, ulaşım ve altyapı alanında yaptıkları çalışmaları anlatarak, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle, ‘Siyaset demek; ülke için eser üretmek, millete hizmet etmek’ demektir. Son 21 yıldır bu anlayışla çalışıyor, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin her köşesini büyük eser ve hizmetlerle buluşturuyoruz. Birbiri ardına tamamladığımız projeleri, eser ve hizmet siyasetimizin en önemli unsuru olarak görüyor, milli kalkınma yolunda hızla ilerliyoruz. Ulaşım, haberleşme ve şehircilik alanında gerçekleştirilen yatırımlarla çehresi aydınlanan Türkiye’mizin gelecek vizyonunu; dünyanın nabzını tutarak, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve daima entegrasyonu merkeze koyarak şekillendiriyoruz. Tesis ettiğimiz ulaşım ağlarıyla, ekonomik faaliyetlerin, kültür ve medeniyetin yurt sathına yayılması idealine tüm imkan ve gayretimizle hizmet etmekteyiz. Güçlü, modern ve sağlam altyapı ve üstyapı temelinde ‘Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edecek, milletimizin hayat kalitesini devamlı yükselteceğiz. Ulaşım ve iletişim yatırımlarını; kesintisiz kalkınmanın, rekabetçi bir ekonominin, sosyal etkileşimin, sürdürülebilir şehirciliğin ve refahın temeli olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 21 yıla 100 yıllık işler sığdırdık. Ülkemizin ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 250 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim, Osmangazi, 1915 Çanakkale köprüleri, İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara Otoyolları gibi dev projeleri birbiri ardına hayata geçirdik. Yüksek standartlı, bölünmüş yollarla ülkemizin her noktasını hızlı, güvenli ve konforlu bir şekilde erişim sağlar hale getirdik” diye konuştu.
‘YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜNDEN DEMİR YOLUNU GEÇİRMEK İÇİN ÇALIŞILIYOR’
Bakan Uraloğlu, açıklamasında, “6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı 29 bin 373 kilometreye, 1714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye yükselttik. 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye yükselttik. Ülkemizi sıfırdan hızlı trenle buluşturarak 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettik. 2002’den bu yana aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye ve terminal kapasitemizi 55 milyon yolcudan 337,5 milyon yolcuya çıkardık. Dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken, uçuş ağımıza 283 yeni nokta ekleyerek 343 noktaya yükselttik. Denizcilik alanında 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a, 37 olan tersane sayımızı 85’e, 8 bin 500 olan yat bağlama kapasitemizi de 25 binin üzerine çıkardık. 12’nci Kalkınma Planımız doğrultusunda 2028 yılında bölünmüş yol ağımızı 31 bin kilometrenin üzerine, 2053 hedefimiz kapsamında ise 38 bin kilometrenin üzerine çıkarmayı planlıyoruz. Avrasya Tüneli ve Marmaray ile İstanbul Boğazı’nın altından hem kara yolu hem de demir yolu geçişi tesis ettik. Kara yolu geçişini hizmete aldığımız Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden şimdi de demir yolunu geçirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Geleceği bugünden tasarlarken; lojistik, mobilite ve dijitalleşme odağında, bilimsel temelli, çevreci, sürdürülebilir ve tarihe duyarlı bir ulaşım altyapısını ülkemize kazandırmak için çalışmaya devam ediyoruz. 2053 vizyonumuzla ülkemizin ihtiyaç duyduğu ulaştırma ve altyapı yatırımlarını önümüzdeki 30 yıl için planladık” ifadelerini kullandı.
‘ÜLKEMİZ ÖNEMLİ HAVZALARDA BULUNUYOR’
Yer altı kaynakları açısından Türkiye’nin önemli noktada olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, “Dünyanın en önemli petrol rezervlerine sahip Orta Doğu ve Hazar Havzası, önemli deniz ulaştırma yollarının kavşağı durumunda bulunan Akdeniz Havzası, tarihte her zaman önemini sürdürmüş olan Karadeniz Havzası ve Türk boğazlarının oluşturduğu coğrafyanın merkezinde etkili bir konumda bulunuyor. Konumumuzun avantajından hareketle ulaşım stratejilerimizi küresel ve bölgesel şartlar ışığında yeniden tanımlamak ve bu stratejileri her daim güncel tutmak Türkiye için vazgeçilmezdir. Bu kapsamda ülkemiz, ‘Orta Koridor’ güzergahının kısa, orta ve uzun vadede geliştirilmesinde ve iyileştirilmesinde kararlıdır. Gerek son dönemde yaşanan gelişmeler sebebiyle, kuzey koridoru yerine orta koridoru kullanma isteği gerekse giderek artan ticaret hacmi, Orta Koridor’da yük taşımacılığı hacmini arttırmak için tarihi bir fırsat ortaya koymaktadır. Bunun sağlanması için de büyük projeler üstlenerek hem Orta Doğu hem de Afrika kıtasıyla ortak projeler geliştirmeye odaklanmış durumdayız” dedi.
‘İPEK YOLU’NU AVRUPA’YA BAĞLIYORUZ’
Bakan Uraloğlu, İpek Yolu’nun Marmaray aracılığıyla Avrupa’ya bağlanacağını belirterek, “Bakü-Tiflis-Kars demir yolu ile Çin’den ülkemize ulaşan yeni İpek Yolu’nu Marmaray üzerinden Avrupa’ya bağlıyoruz. Azerbaycan ile ülkemiz arasındaki mesafeleri kısaltacak olan Zengezur Koridoru ile Bakü Limanı doğrudan ülkemize bağlanacaktır. Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi üzerinden Irak’a gelecek yükleri Avrupa’ya ulaştıracak Kalkınma Yolu projesinde çalışmalar devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
‘YATIRIMLARIMIZI ARTAN NÜFUSU KARŞILAYACAK ŞEKİLDE YAPIYORUZ’
Bakan Uraloğlu, yatırımları illerin büyümesine göre planladıklarını ifade ederek, “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde 2007 yılında nüfusun yüzde 70’i il ve ilçelerde yaşarken, bugün 85 milyonu aşan nüfusumuzun yaklaşık yüzde 93’ünün il ve ilçelerde yaşadığını görüyoruz. İl ve ilçe merkezlerinde yaşanan bu nüfus artışına paralel olarak şehirlerimiz de yeni konut projeleriyle büyük bir değişim içine girmiş durumda. Ancak tabii ki sadece konut yapmayla iş bitmiyor. Bu değişim yanında ulaşım ve lojistik hizmetleri, etkili sağlık hizmetleri, gelişmiş eğitim hizmetleri ve benzeri tüm konularda yeni ihtiyaçları ortaya çıkarıyor. Artan nüfus oranları da artık geleneksel yaklaşımların dışında, sürdürülebilir politika ve projelerle, ileri teknolojileri içeren çözüm arayışlarını zorunlu kılıyor. Bu noktada bugün hem ülkemizde hem de dünyada birçok şehrin dijital dönüşüm sürecinden geçtiğini ve bu değişeme adapte olmayı çalıştığını görüyoruz” dedi.
]]>Ergene ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde, 25 Haziran 2021’de sağanak nedeniyle derenin taşması ile kıyıda oyun oynayan Burak Önder, kardeşi Barış Önder ve arkadaşları Mustafa Aslan, suya kapıldı. Dere üzerindeki kanalizasyon künkleri içinde 500 metre mesafedeki dere yatağına sürüklenen Burak Önder ile Mustafa Aslan hayatını kaybetti; Barış Önder çevredekilerce kurtarıldı. Çocukların ölümünün ardından Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında; İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Dr. Murat Kuruoğlu, Dr. Fethi Kadıoğlu ve Dr. Oral Yağcı’dan oluşan bilirkişi heyeti, bölgede 10 Şubat 2022’de inceleme yaptı. 2 saat süren incelemede heyet, çocukların içinde sürüklendiği beton künkleri metre ile ölçtü. Boğulmaktan son anda kurtarılan Barış Önder de olay günü yaşadıklarını heyete anlattı.
‘İNSAN GİRİŞİNİ ENGELLEYEN ÖNLEM ALINMAMIŞ’
Bilirkişi heyeti, hazırladığı raporu Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundu. Raporda, olayda herhangi bir kasıt bulunmadığı, kaza olduğu nitelendirildi. Olayın meydana gelmesinde, hidrolik olarak açık kanalın etrafında; insan girişini engeller nitelikte tel, çit ve benzeri herhangi bir önlem alınmamış olmasının etkisine dikkat çekilen raporda, Benzer şekilde yolun kenarında zemin altında yer alan betondan yapılmış 200 metre uzunluğundaki boru menfezlerin ağzında boruya katı madde girişini engeller nitelikte koruyucu bir ızgaranın olay sarihinde bulunmuyor olması da başka bir etken olarak değerlendirilmiştir denildi.
‘KANALI USULÜNE UYGUN KAPAMAYAN İDARE ASLİ KUSURLU’
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nün ‘asli kusurlu’ bulunduğu raporda, şunlar kaydedildi 2016-2017 yılları arasında açık kanalı, kapalı kanal haline getiren idarenin belirlenmesi gerekmektedir. Bu idareler kapsamında ise Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nden hangisinin kanalı kapalı hale getirdiğinin belirlenmesi halinde; gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması gerek yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, su kenarında bulunan menfezlerin ani suyla yaşamlarını yitirmesine neden olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Bu nedenle bu işleri yapan idarenin gerekli özeni borunun yerine getirilmemiş olması karşısında, 2016-2017 arasında kapalı kanalı usule uygun yapmayan idarenin asli kusurlu olduğu takdiri savcılığınıza ait olmak üzere değerlendirilmiştir.
‘YOLDA DEFORMASYONA MÜDAHALE EDİLMEMİŞ’
Raporda ayrıca olayın meydana geldiği bölgede otoyolun menfez bölgesinde oluşan deformasyona da müdahale edilmediği kaydedildi. Otoyolun bakımından sorumlu belediyenin bu nedenle ‘tali kusurlu’ bulunduğu raporda, Bu açıdan 2016 yılında kapalı kanal yaparken bu kanalın yola etkisinin göz önüne alınmadığı yoldaki deformasyon artışı ile sabittir. Deformasyonlar olmasına rağmen yol bakımı sırasında da 2018 yılından olayın olduğu tarihe kadar da müdahale edilmediği de görülmektedir. Bu açıdan yolun bakımından sorumlu idarenin tarihleri göz önüne alarak belirlenmesi ve bu idarenin olayın oluşumunda denetim eksikliği kapsamında takdiri savcılığınıza ait olmak üzere tali kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır denildi.
6 KİŞİ HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ
İçişleri Bakanlığı, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sürdürdüğü soruşturmada, 2,5 yıl sonra Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel, dönemin Fen İşleri Müdürlüğü’nden sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Hülya İnci, Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Cebeci, Gökhan Akman, Fen İşleri Müdür vekili Hilal Altun ve eski Fen İşleri Müdür Vekili tekniker Fuat Renksor, hakkında soruşturma izni verildi. İzin kararında olay anlatılarak, şöyle denildi Olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesininhattının kapalı şekilde olduğu, çift sıra büzden oluştuğu, büzlerin iç çapların 50 santimetrelik, yaklaşık 200 metre uzunluğunda olduğu, olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesininhattının 2016 yılında Ergene Belediyesi tarafından yapıldığı ve bu tahliye şebekesininhattının Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne (TESKİ) devrinin yapılmadığı, bilirkişi raporunda da ‘kapalı kanal yapılırken gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması, gerekse yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, maktullerin ani su ile yaşamlarını yitirmesine neden olunduğu, 2016-2017 yıllarında kanalı usule uygun yapmayan Ergene Belediyesi’nin gerekli dikkat ve özeni yerine getirmemesinden dolayı asli kusurlu olduğu’ değerlendirmesi yapıldığı anlaşıldığından soruşturma izni verilmesini karar verilmiştir.
‘İZİN BİZİ MEMNUN ETTİ’
Ölen çocukların ailelerinin avukatı İbrahim Doğan, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesinin kendilerini memnun ettiğini belirtti. Doğan, Aradan geçen zaman içerisinde yapmış olduğumuz müracaatlarımız, başvurmuş olduğumuz hukuki yollar ulaşmış olduğumuz merciler, taleplerimize karşı duyarlı davrandılar. İçişleri Bakanlığı’ndan bizzat Bakanımız Ali Yerlikaya imzasıyla soruşturma iznimiz geldi. Bu soruşturma izninde Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel’in de aralarında bulunduğu 6 kişi için soruşturma izni verildi. Bundan sonraki süreçte bu şahıslar ile ilgili hazırlanacak iddianameyi bekleyeceğiz. Ancak daha öncesinde dosya kapsamında düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda kusurlu bulunduğu belirtilen diğer kurumlar ile ilgili soruşturma iznini verilmesini bekliyorduk. Bunlarla hali hazırda verilmiş bir soruşturma izni yok, bu hususun da takipçisi olacağız. Verilmiş olan soruşturma izni kısmen bizi memnun etmiş olsa da bize göre tam anlamıyla yeterli değil. Çünkü bu olayda kusurlu olan farklı kurumların da bulunduğu özellikle Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı TESKİ başta olmak üzere birden fazla sorumlu kurumun olduğu noktasında bir hukuki düşüncemiz ve kanaatimiz var. Bilirkişi raporu da bizim bu kanaatimizi destekler mahiyetteydi. Bu sebeple verilmiş olan soruşturma izni tam yeterli değil ancak daha önceki sürece göre dediğimiz gibi kısmi de olsa bir soruşturma izni gelmiş olması da bizi memnun etti diye konuştu. (DHA)
]]>Ergene ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde, 25 Haziran 2021’de sağanak nedeniyle derenin taşması ile kıyıda oyun oynayan Burak Önder, kardeşi Barış Önder ve arkadaşları Mustafa Aslan, suya kapıldı. Dere üzerindeki kanalizasyon künkleri içinde 500 metre mesafedeki dere yatağına sürüklenen Burak Önder ile Mustafa Aslan hayatını kaybetti; Barış Önder çevredekilerce kurtarıldı. Çocukların ölümünün ardından Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında; İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Dr. Murat Kuruoğlu, Dr. Fethi Kadıoğlu ve Dr. Oral Yağcı’dan oluşan bilirkişi heyeti, bölgede 10 Şubat 2022’de inceleme yaptı. 2 saat süren incelemede heyet, çocukların içinde sürüklendiği beton künkleri metre ile ölçtü. Boğulmaktan son anda kurtarılan Barış Önder de olay günü yaşadıklarını heyete anlattı.
‘İNSAN GİRİŞİNİ ENGELLEYEN ÖNLEM ALINMAMIŞ’
Bilirkişi heyeti, hazırladığı raporu Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundu. Raporda, olayda herhangi bir kasıt bulunmadığı, kaza olduğu nitelendirildi. Olayın meydana gelmesinde, hidrolik olarak açık kanalın etrafında; insan girişini engeller nitelikte tel, çit ve benzeri herhangi bir önlem alınmamış olmasının etkisine dikkat çekilen raporda, “Benzer şekilde yolun kenarında zemin altında yer alan betondan yapılmış 200 metre uzunluğundaki boru menfezlerin ağzında boruya katı madde girişini engeller nitelikte koruyucu bir ızgaranın olay sarihinde bulunmuyor olması da başka bir etken olarak değerlendirilmiştir” denildi.
‘KANALI USULÜNE UYGUN KAPAMAYAN İDARE ASLİ KUSURLU’
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nün ‘asli kusurlu’ bulunduğu raporda, şunlar kaydedildi:
“2016-2017 yılları arasında açık kanalı, kapalı kanal haline getiren idarenin belirlenmesi gerekmektedir. Bu idareler kapsamında ise Ergene Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nden hangisinin kanalı kapalı hale getirdiğinin belirlenmesi halinde; gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması gerek yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, su kenarında bulunan menfezlerin ani suyla yaşamlarını yitirmesine neden olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Bu nedenle bu işleri yapan idarenin gerekli özeni borunun yerine getirilmemiş olması karşısında, 2016-2017 arasında kapalı kanalı usule uygun yapmayan idarenin asli kusurlu olduğu takdiri savcılığınıza ait olmak üzere değerlendirilmiştir.”
‘YOLDA DEFORMASYONA MÜDAHALE EDİLMEMİŞ’
Raporda ayrıca olayın meydana geldiği bölgede otoyolun menfez bölgesinde oluşan deformasyona da müdahale edilmediği kaydedildi. Otoyolun bakımından sorumlu belediyenin bu nedenle ‘tali kusurlu’ bulunduğu raporda, “Bu açıdan 2016 yılında kapalı kanal yaparken bu kanalın yola etkisinin göz önüne alınmadığı yoldaki deformasyon artışı ile sabittir. Deformasyonlar olmasına rağmen yol bakımı sırasında da 2018 yılından olayın olduğu tarihe kadar da müdahale edilmediği de görülmektedir. Bu açıdan yolun bakımından sorumlu idarenin tarihleri göz önüne alarak belirlenmesi ve bu idarenin olayın oluşumunda denetim eksikliği kapsamında takdiri savcılığınıza ait olmak üzere tali kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır” denildi.
6 KİŞİ HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ
İçişleri Bakanlığı, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sürdürdüğü soruşturmada, 2,5 yıl sonra Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel, dönemin Fen İşleri Müdürlüğü’nden sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Hülya İnci, Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Cebeci, Gökhan Akman, Fen İşleri Müdür vekili Hilal Altun ve eski Fen İşleri Müdür Vekili tekniker Fuat Renksor, hakkında soruşturma izni verildi. İzin kararında olay anlatılarak, şöyle denildi:
“Olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesinin/hattının kapalı şekilde olduğu, çift sıra büzden oluştuğu, büzlerin iç çapların 50 santimetrelik, yaklaşık 200 metre uzunluğunda olduğu, olayın meydana geldiği yağmur suyu tahliye şebekesinin/hattının 2016 yılında Ergene Belediyesi tarafından yapıldığı ve bu tahliye şebekesinin/hattının Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne (TESKİ) devrinin yapılmadığı, bilirkişi raporunda da ‘kapalı kanal yapılırken gerek kanal girişlerinin güvenliğinin sağlanmaması, gerekse yoldan gelen suyun taşkın yapmasına neden olması kapsamında, maktullerin ani su ile yaşamlarını yitirmesine neden olunduğu, 2016-2017 yıllarında kanalı usule uygun yapmayan Ergene Belediyesi’nin gerekli dikkat ve özeni yerine getirmemesinden dolayı asli kusurlu olduğu’ değerlendirmesi yapıldığı anlaşıldığından soruşturma izni verilmesini karar verilmiştir.”
‘İZİN BİZİ MEMNUN ETTİ’
Ölen çocukların ailelerinin avukatı İbrahim Doğan, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesinin kendilerini memnun ettiğini belirtti. Doğan, “Aradan geçen zaman içerisinde yapmış olduğumuz müracaatlarımız, başvurmuş olduğumuz hukuki yollar ulaşmış olduğumuz merciler, taleplerimize karşı duyarlı davrandılar. İçişleri Bakanlığı’ndan bizzat Bakanımız Ali Yerlikaya imzasıyla soruşturma iznimiz geldi. Bu soruşturma izninde Ergene Belediye Başkanı Rasim Yüksel’in de aralarında bulunduğu 6 kişi için soruşturma izni verildi. Bundan sonraki süreçte bu şahıslar ile ilgili hazırlanacak iddianameyi bekleyeceğiz. Ancak daha öncesinde dosya kapsamında düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda kusurlu bulunduğu belirtilen diğer kurumlar ile ilgili soruşturma iznini verilmesini bekliyorduk. Bunlarla hali hazırda verilmiş bir soruşturma izni yok, bu hususun da takipçisi olacağız. Verilmiş olan soruşturma izni kısmen bizi memnun etmiş olsa da bize göre tam anlamıyla yeterli değil. Çünkü bu olayda kusurlu olan farklı kurumların da bulunduğu özellikle Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı TESKİ başta olmak üzere birden fazla sorumlu kurumun olduğu noktasında bir hukuki düşüncemiz ve kanaatimiz var. Bilirkişi raporu da bizim bu kanaatimizi destekler mahiyetteydi. Bu sebeple verilmiş olan soruşturma izni tam yeterli değil ancak daha önceki sürece göre dediğimiz gibi kısmi de olsa bir soruşturma izni gelmiş olması da bizi memnun etti” diye konuştu.
]]>İlçeye bağlı Eriklimanı Mahallesinde belediye tarafından hizmet getirme amaçlı doğalgaz çalışması başlatıldı. Başlatılan çalışmayla mahalleye giden bir yol kapandı. Mahalle sakinleri ise alternatif yolu kullanmak zorunda kaldı. Bu kez çalışma yapılan tamamlanmadan alternatif yolda da doğalgaz çalışmaları başlatılınca mahalle sakinleri evlerine yürüyerek gitmek zorunda kaldı. Evlerinde hasta olan vatandaşlar acil durumlarda yoldan arabaların geçmesinde sıkıntı yaşamaya başladı. Bu durumun üzerine mahalle sakinleri de olaya tepki gösterdi. Derepazarı Belediyesi’ne tepki gösteren mahalle sakinleri bitmek bilmeyen çalışmaların bir an evvel tamamlanarak trafiğe açılmasını bekliyor.
“Hastamızı doğru düzgün götürüp getiremiyoruz”
Yolların kötü durumda olmasından ötürü mağdur olduklarını söyleyen Abdullah Demir “Biz mağduruz, yollarda sıkıntı çekiyoruz, yağmur yağdığı zaman çocuklar okula gidemiyor. Yolumuz kapandı. Hastamız var, hastamızı doğru düzgün götürüp getiremiyoruz. Benim annem hasta ve annemi, yeğenimin evine gönderdim. Ne olur ne olmaz oradan gidip gelmesi kolay olur diye. Burada yatalak hastamız var ve ne diyeceğimi bilemiyorum” dedi.
“Bir tarafı düzeltmeden öbür tarafa geçmişler”
Mevcut yoldaki çalışma bitmeden yeni yolda çalışma başlatıldığını altını çizen Demir “İki taraftan yol kapatılmış. Bir tarafı düzeltmeden öbür tarafa geçmişler. En azından bir tarafı bitirip öbür tarafa başlasaydı ki kimse mağdur olmasaydı. İki tane yol var ikisi de iki taraftan kapanmış, iki tarafta da çalışma var. Burada şimdi yarım yamalak beton döktüler. Ambulans şoförü geliyor üstten zorla ve bir daha buraya gelmem diyor. Yatalak hastamız var ve eşi burayı kazmayın dedi. Yağmurlu havada hastamız rahatsızlandı. Ambulans geldi oradan aşağıya inemedi, zorlandı. Hep sıkıntı yaşıyoruz. Hemen hemen yedinci aydan beri buralar böyle” ifadelerini kullandı.
“Karmaşık işler yapmanın manası yok”
Doğalgazın getirilmesinin mahalle için büyük bir hizmet olduğunu da hatırlatan Demir kendilerini iki yolda da peş peşe yapılan çalışmaların mağdur ettiğini sözlerine ekleyerek “Tamam hizmet güzel ama en azından bir yeri bitir öyle diğer tarafa başla. Burayı kazıp, orayı kazıp, buradan girip, oradan çıkmak. Karmaşık işler yapmanın manası yok. İnsanları mağdur etmeye gerek yok. Hizmet veriyorlar hizmete lafımız yok. Eve erzak alacaksın caminin oradan 500 metre sırtında taşıyacaksın, odun yapıyorsun getireceksin eve yolu yarmışlar. Odunu dizdim yola, beş gün sonra iş makinasıyla beraber eve götürdüm. Hep bize eziyet. Gerekenin yapılmasını istiyorum” şeklinde konuştu.
“Vatandaş bir yerden hastasını götürecek”
Bir yolun çalışmasının bitirilmeden diğerine başlandığını ve mağduriyetin buradan doğduğunu ifade eden Nihal Çakır, “Bizim iki tane yolumuz var. Yukarıdan gelen yol ve aşağıdan gelen yol. Aşağıdan gelen yolu yapıyorsan yukarıdan gelen yola dokunmayacaksın. Buradaki hizmeti bitireceksin, öyle yukarıdaki yola geçeceksin. Vatandaş nitekim bir yerden hastasını götürecek. Ben evime erzak alıyorum ve caminin oradan yürüyerek evime geliyorum. Aşağı yolu yaparken yukarı yolu bırakmış olsaydı ben evimin önünde inecektim arabayla. Haliyle bu yolu yapınca o yolu da yapmaya başladı” dedi.
“Yapılan hizmete karşı değiliz ama hizmeti doğru düzgün yapmak gerek”
Hizmetin yapıldığını ama doğru bir şekilde yapılmadığını sözlerine ekleyen Çakır “Hizmet yapılıyor ama hizmeti doğru bir şekilde yönlendiremiyorlar. Ben altı aydır evime araba ile gidemiyorum. Zamanında bu bölgeye çekiyordum arabayı. Şimdide caminin oraya çekiyorum. Arabayla evime geldiğim yok. Bir çay fabrikasının arabası buraya devrildi. Çay zamanı da bu yol böyleydi. Şimdi hala böyle. Diyeceksiniz ki evine doğalgaz gelecek bu bir hizmet. Yapılan hizmete karşı değiliz ama hizmeti doğru düzgün yapmak gerek. Bu yolu yapıyorsan yukarısı açık kalsın, yukarı yolu yapıyorsan bu yol açık kalsın. İleride yatalak hastamız var. Her gün ambulans ile gidip geliyor. Burası kapalı, orası kapalı. Ben geçen gün evime dozerin kepçesi ile gittim” dedi. – RİZE
]]>Şirket açıklamasına göre, yeni Opel Combo Elektrik’teki; elektrikle etkinleşen güneş koruması ve çok yönlü baş üstü saklama alanlarına sahip panoramik tavan, yolculara konforlu seyahat deneyimi sunuyor. Toplamda 27 adet saklama alanıyla 186 litreye varan geniş depolama alanı, seyahat veya günlük eşyalar için kullanıcıya geniş bir alan sunuyor. Opel’in hayatı kolaylaştıran pratik yeniliklerinden biri olan ve bagaj kapağından bağımsız olarak açılan arka cam, kargo alanına pratik erişim imkanı sunuyor.
Opel’in yüksek teknolojiyle donatılmış elektrikli motoruyla güçlendirilen yeni Combo Elektrik, tamamen elektrikli yapısıyla uzun seyahatleri verimli ve çevreci bir deneyim haline getiriyor. Zemin altında konumlandırılan 50 kWh boyutundaki batarya, yolcu ve bagaj bölmesinde kullanım pratikliği ve ek hacim sağlıyor. WLTP’ye göre tek bir şarjla 330 kliometreye kadar yol kat edebilen Combo Elektrik, maksimum verimlilik ve düşük tüketimi ile öne çıkıyor. Isı pompası, bataryayı koruyarak Combo Elektrik’in bir önceki nesle göre 50 kilometre daha fazla menzil sunmasına katkı sağlıyor.
Yeni Combo Elektrik, 100kW/136 HP güç ve 260 Nm tork ile performans beklentilerini iyi bir şekilde karşılıyor. 135km/s maksimum hıza uluşabilen Opel Combo Elektrik, sürüş gereksinimlerine bağlı olarak Eco, Normal ve Power olmak üzere 3 farklı sürüş modu arasında seçim imkanı sağlıyor. Opel’in sürdürebilir mobilite yaklaşımı, Combo Elektrik’in rejeneratif enerji kazanım sistemi sayesinde bir kez daha kendini gösteriyor. Enerji açısından verimli bir sürüş sağlaması amaçlanan Combo Elektrik, direksiyon arkasında yer alan kulakçıklar sayesinde üç farklı enerji kazanım seviyesi sunabiliyor. Böylece sürüş esnasında harcanan enerjinin bir kısmı rejeneratif frenleme teknolojisiyle geri kazanılabiliyor. En üst düzey verimlilik sunması için geliştirilen 50 kWh boyutundaki batarya, 7,4 kW entegre şarj cihazıyla 100 kW’a kadar hızlı şarj sistemini destekliyor. Combo Elektrik, yaklaşık 30 dakikada batarya kapasitesinin yüzde 80’ine kadar şarj olabiliyor.
18 farklı ileri teknoloji sürüş destek sistemi
Combo, tarihinde ilk kez uyarlanabilir, karşıdan gelen sürücünün gözünü kamaştırmayan IntelliLux LED Matrix farlar ile donatılıyor. IntelliLux LED Matrix far sistemi, her bir aydınlatmada 7 adet olmak üzere toplamda 14 LED hücresiyle, karanlık yol koşullarında yoldaki diğer kullanıcıların gözlerini kamaştırmadan en iyi şekilde yolun aydınlatılmasını sağlıyor. Zafira Elektrik de sürücüye en iyi görüş alanını sağlayan Full LED far teknolojisiyle donatılıyor.
Yeni Combo Elektrik ve Zafira Elektrik üst düzey güvenlik donanımlarıyla her yol koşulunda maksimum güveni sunuyor. Her biri toplamda 18 adede kadar ileri teknolojiye sahip sürüş destek sistemleri, her iki modelde de yer alıyor. Hız Sabitleme Sistemi, Yüksek Çözünürlüklü 180 Derece Geri Görüş Kamerası ve her yol koşulunda en üst düzey yol tutuşu sunmayı vadeden Intelli-Grip teknolojisi bunlardan bazıları.
Eğim-iniş kontrolüne sahip Intelli-Grip teknolojisi kar, çamur veya kum gibi zorlu yüzeylerde yol tutuş sağlıyor. Ön ve arka sensörler ile Yan Koruma ve Kör Nokta Uyarısı gibi işlevler manevra yapmayı kolaylaştırırken, Sürücü Yorgunluk Tespit Sistemi, Trafik İşareti Tespit Sistemi, Şerit Koruma Özelliği ile Şerit İhlali Uyarı Sistemi ve Aktif Acil Frenleme Sistemi ile Ön Çarpışma İkazı gibi çok sayıda gelişmiş güvenlik teknolojisi sunuluyor.
Yeniden tasarlanan ergonomik kokpit ile her iki modelde de güvenlik ve konfor daha da artırıldı. Yeni kokpit, Qualcomm Technologies’in entegre Snapdragon Cockpit platformunu kullanıyor. 10 inç boyutundaki renkli dokunmatik ekranlı yeni bilgi-eğlence sistemi, diğer birçok içeriğin yanı sıra en önemli görevleri “Hey Opel” özelliğiyle de yönetebiliyor. Bunun dışında kullanıcılar, uyumlu akıllı telefonları ile Apple CarPlay ve Android Auto üzerinden Opel’in gelişmiş bilgi-eğlence sistemlerine kablosuz olarak bağlanabiliyor; telefonlarını yine kablosuz olarak şarj edilebiliyorlar.
Yeni Zafira Elektrik
Tamamen elektrikli Zafira 75 kWh batarya ile sunuluyor. Daha da geliştirilen 75 kWh kapasiteli üst düzey verimli batarya, WLTP verilerine göre 350 kilometreye kadar menzil sunuyor. Opel, Zafira Elektrik’te yer alan rejeneratif frenleme özelliği sayesinde verimliliği daha da artıyor. Çok fonksiyonlu direksiyon simidinin arkasında yer alan kulakçıklarla ayarlanabilen üç farklı enerji geri kazanım modu, Zarifa Elektrik’in şehir içi kullanımlarında çok daha verimli olmasını sağlıyor. Zafira Elektrik, 7,4 kW entegre şarj cihazı kullanılarak alternatif akımla hızlı bir şekilde şarj edilebiliyor. 75 kWh batarya, 100 kW DC hızlı şarj istasyonunda 45 dakikada yüzde 80 kapasiteye kadar şarj olabiliyor.
Zafira Elektrik, 100 kW/136 HP elektromotorla yollara çıkıyor. İlk hareket anından itibaren 260 Nm maksimum tork değeri ile tamamen emisyonsuz bir sürüş deneyimi sunan Zafira Elektrik, 130 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor.
Combo Elektrik’te olduğu gibi Zafira Elektrik’te de her sürüş ihtiyacına yönelik Normal, Eco ve Power olmak üzere 3 farklı sürüş modu sunuluyor.
]]>