Türkiye – Karadeniz Haber Tv http://www.karadenizhabertv.com.tr Wed, 12 Mar 2025 09:24:43 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İzmir Ege Denizi’nde Deprem Riski Yok http://www.karadenizhabertv.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/#respond Wed, 12 Mar 2025 09:24:43 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/ İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki sismik hareketliliğe ilişkin “İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.” dedi.

İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.

Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.

Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.

Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.

Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”

Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/izmir-ege-denizinde-deprem-riski-yok/feed/ 0
‘Türkiye’nin en seksi kadını’ seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/#respond Fri, 10 Jan 2025 19:35:56 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/ Ünlü şarkıcı Zeynep Bastık geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen bir ankette ” Türkiye‘nin en seksi kadını” seçildi.

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bastık, “Bana göre ‘en’ kavramı çok zor. Kendini seven, kendini güzel hisseden herkesi çok seviyorum. En güzel, en seksi kavramları bana garip geliyor. Bunlar boş şeyler” dedi.

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

TAKİPÇİLERİNİ GEÇMİŞE GÖTÜRDÜ

31 yaşındaki şarkıcı, son olarak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

Bir takipçisinin “18 yaşına dönsen neyi değiştirmek isterdin?’ sorusuna yanıt veren Bastık, “Saç rengimi” dedi ve 18 yaşındaki halini paylaştı.

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

'Türkiye'nin en seksi kadını' seçilen Zeynep Bastık, 18 yaşındaki halini paylaştı

Zeynep BastıkSosyal MedyaMagazinTürkiye3-sayfaMüzikYaşamMedya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-en-seksi-kadini-secilen-zeynep-bastik-18-yasindaki-halini-paylasti/feed/ 0
Şam Valisi’nden dikkat çeken Türkiye mesajı: Bunu hiç unutmayacağız http://www.karadenizhabertv.com.tr/sam-valisinden-dikkat-ceken-turkiye-mesaji-bunu-hic-unutmayacagiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sam-valisinden-dikkat-ceken-turkiye-mesaji-bunu-hic-unutmayacagiz/#respond Fri, 27 Dec 2024 19:03:36 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/sam-valisinden-dikkat-ceken-turkiye-mesaji-bunu-hic-unutmayacagiz/ Suriye’deki yeni yönetimin atadığı Şam Valisi Mahir Mervan, başkentteki sorunları ve atılması gereken adımları muhabirine değerlendirdi.

“YAŞAM STANDARTLARINI İYİLEŞTİRMELİYİZ”

Mervan, “Öncelikle güveni yeniden inşa etmek gerekiyor çünkü halk ile devlet kurumları arasında büyük bir uçurum var. Genel ve özel sorunlar var. Kamu kurumlarıyla halk arasındaki güveni güçlendirmeliyiz.” değerlendirmesini yaptı. Bu güvenin yeniden tesisi için çalışacaklarını belirten Mervan, “Denetimi ve yeterliliği artırmak lazım. Vilayetimizde yaşam standartlarını iyileştirmeliyiz.” diye konuştu.

Kamu çalışanlarının ve işçilerin maaşlarının yükseltilmesi, yerel yatırımların teşvik edilmesi ve halka temel hizmetlerin modern yöntemlerle sunulmasına önem verdiklerini vurgulayan Şam Valisi, “Yerel ve yabancı yatırımcıları, tüccar ve sanayicileri buraya çekmek için kolaylıklar sağlamalıyız. Şam’da ve diğer illerde gençlere istihdam olanakları sunmalıyız. Yakıt sorununu yakın zamanda çözeceğiz. Kurumlarımızda, teknolojiyi entegre ederek dünya çapında hizmet vermek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Mervan, elektrik altyapısının iyileştirilmesi, sokakların temizlenmesi, park ve kentsel düzenleme gibi birçok alanda çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

Altyapı ve yatırım projelerinin hayata geçirilmesinde Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlıkları arasındaki işbirliğinin de önemli olduğuna işaret eden Mervan, “Eski rejimin baskıları nedeniyle ülkeden ayrılan yerel sanayimiz oldu. Yatırımcıların Şam’a ve Suriye’ye gelmelerini istiyoruz.” dedi. Şam Valisi, ülkede gençlere büyük önem verdiklerinin altını çizerek “Geleceğin mimarları olan gençler Suriye’yi daha ileri seviyeye taşıyacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

KAMU ÇALIŞANLARININ GÖREVLERİNE DÖNMESİ

Mervan, devlet dairelerinde ve kamu hizmeti kurumlarında çalışanların işlerine geri dönmelerine öncelik verdiklerini belirterek “Diğer bir öncelik de maaşların artırılmasıydı çünkü maaşlar çok düşüktü ve birçok yerde yolsuzluk vardı. Şu an kamu kurumlarının ihtiyaçlarını değerlendiriyoruz. Gelecek ay maaşlar yüzde 400 artırılabilir. Memur maaşı 15-20 dolar arasındaydı, çok düşüktü.” diye konuştu.

Şam ile İdlib arasında ekonomik ve toplumsal açıdan farklılıklar olduğuna dikkati çeken Mervan, “İdlib’de sadece askeri alanda çalışmadık, aynı zamanda siyasi, askeri, sosyal, ekonomik ve hizmet alanlarında da birçok kurum faaliyette bulundu.” ifadesini kullandı.

Vali, yeni yönetimin tüm illerde hayatın normale dönmesi için tüm alanlarda çalıştığını aktararak “Şimdi geleceği belirleyecek bir yol çiziyoruz. Geçiş dönemiyle birlikte her bakanlık ve kurumun yeniden ayağa kalkması için planlar yapılıyor.” dedi.

“SURİYE’Yİ ESKİ HALİNE GETİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Suriye’nin özgürleştirilmesinin ardından toplumda kaynaşmanın ve uyumun arttığını dile getiren Mervan, “Suriye eskiden bir mozaikti ancak önceki rejim, bunu bölerek mezhepçiliği ve ayrımcılığı yaymaya çalıştı. Biz, Suriye’yi eski haline getirmek için çalışıyoruz. Herkes kendisi başarmış gibi bu zaferden dolayı çok mutlu.”diye konuştu.

Sosyal özgürlükler konusunun ise kanun ve anayasaya bağlı olduğunu söyleyen Mervan, “Gelecek süreçte, bu konuda ilerlemeler kaydedilecektir. Kadınlar, erkekler, çeşitli dini ve etnik gruplar, herkes şu an eşit haklara sahip. Ayırımcılığın olmadığı bir dönemdeyiz.” dedi.

TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Şam’a ziyaretini de değerlendiren Mervan, söz konusu ziyaretin iki kardeş halkın geleceğe bakışını pekiştirdiğini söyledi.

Şam Valisi, “Suriye ve Türk halkları kardeştir, devrimden bu yana tek yürektir. Türk halkı Suriye halkına çok destek verdi, bunu hiç unutmayacağız. Türkiye bizim için sosyal, kültürel, ekonomik ve askeri açıdan stratejik bir müttefiktir. Şu anki yönetimle işbirliği içindeler.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sam-valisinden-dikkat-ceken-turkiye-mesaji-bunu-hic-unutmayacagiz/feed/ 0
Prof. Dr. Semih Öz: Az vergi veriyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/prof-dr-semih-oz-az-vergi-veriyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/prof-dr-semih-oz-az-vergi-veriyoruz/#respond Tue, 24 Dec 2024 21:25:59 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/prof-dr-semih-oz-az-vergi-veriyoruz/ Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuri Semih Öz, Haberler.com’da sunucu Abdurrahman Yazıcı’nın konuğu oldu. Türkiye’deki vergi uygulamalarının değerlendirildiği programda Prof. Dr. Öz, “Diğer ülkelere kıyasla Türkiye’de az vergi veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Kamunun gelirleri arasında KDV ve ÖTV’nin önemli yer tuttuğunun altını çizen Prof. Dr. Nuri Semih Öz şöyle konuştu: Türkiye’de makro ekonomisine baktığımızda şunu görüyoruz: Türkiye’nin enflasyonla mücadele ettiğini görüyoruz. Dolaysıyla devlet bir taraftan kamu harcamalarını finanse etmeye çalışıyor bir taraftan da enflasyonla mücadele etmeye çalışıyor. Dolaysıyla Türkiye’deki vergi sistemi bu iki amaca dayanıyor. 2025 yılı bütçe kanununda kamu harcamaları yaklaşık 14 trilyon olarak öngörülmüş, buna karşılık kamu gelirleri ise 12 trilyon lira civarında. KDV ve ÖTV yine bütçe gelirleri arasında öncelikli yer tutacak.”

Prof. Dr. Semih Öz: Az vergi veriyoruz

2025 YILINDA HANGİ VERGİLERİ VERECEĞİZ?

“Yeniden değerleme oranına göre birçok veri artacak. Bunlara örnek olarak MTV, emlak vergileri artacak ama yeniden değerleme oranında artacak, damga vergisi, harçlar, pasaport harçları buna bağlı tüm vergilerde bir artış bekleniyor. İlave olarak vergi cezalarında da bir artış bekleniyor.”

“Bir birey alışveriş yaptığında fiş almazsa bunun cezası 5 bin liraydı. Bu da % 43,93 oranında artacak. Vergi cezaları da artacak ama diğer taraftan yeni vergiler de geliyor. Bunlardan bir tanesi kurumsal mükellefler için asgari kurumlar vergisi düzenlemesi. Geçtiğimiz günlerde de bazı vergilerde artışlar oldu. Örneğin mevduat faiz gelirleri üzerinde bir artış oldu. Bu vergiler %5’ten kademeli olarak %10’a çıkartıldı. Yine iştirak hisselerinde kurumsal vergi mükellefleri için bir vergi istisnası oranında indirim oldu. %75’ten %50’ye indirildi. Dolaysıyla bir taraftan yeni gelen vergiler var bir taraftan da yeniden değerleme oranına göre bir artış var. Dolaysıyla vergilerde iki türlü bir artış var.”

Prof. Dr. Semih Öz: Az vergi veriyoruz

“AZ VERGİ VERİYORUZ”

“Diğer ülkelerle karşılaştırırsak eğer Türkiye’de gayri safi hasıladan toplanan vergiler ya da vergilerin gayri safi hasılaya oranı diğer ülkelere göre daha düşük, yüzde 20’lerde. Bazı ülkelerde bu oran örneğin %44 civarında. Kuzey Avrupa ülkeleri geleneksel olarak yüksek vergi ödüyorlar. Buna karşılık bazı ülkeler; Meksika, Kostarika gibi ülkeler bizden daha geride. Böyle bir karşılaştırma yaparsanız Türkiye’de mükellefler ya da Türkiye’de yaşayanlar daha az vergi ödüyorlar ama diğer taraftan bu konuyu şöyle değerlendirmek gerekiyor. Vergiyi kimler ödüyor? Vergiyi ödeyen kişi sayısı az ise ya da gelir dağılımı bozuk ise vergi yükü belirli kişilerin üstündeyse bu durumda bu kişilere daha fazla vergi yükü düşüyor.”

Prof. Dr. Semih Öz: Az vergi veriyoruz

Abdurrahman YazıcıAbdurrahman YazıcıHaberler.com – EkonomiAnkara ÜniversitesiEkonomiTürkiyeFinansYaşamDünya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/prof-dr-semih-oz-az-vergi-veriyoruz/feed/ 0
Memurlara yeni hak geliyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/memurlara-yeni-hak-geliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/memurlara-yeni-hak-geliyor/#respond Mon, 23 Dec 2024 12:13:55 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/memurlara-yeni-hak-geliyor/ Milyonlarca memurun dör gözle beklediği değişiklik için bu hafta adım atılıyor. Bütçe maratonunu geride bırakan TBMM, yeni haftada Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik öngören teklifi görüşecek.

İLAVE KADEME HAKKI GELİYOR

Türkiye Büyük Millet Meclis’i (TBMM) Genel Kurulu’nda yeni haftada görüşülecek kanun teklifine göre, sözleşmeli statüden memur kadrolarına geçenler 8 yıl herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara verilen ilave bir kademe hakkından faydalanabilecek.

TBMM Genel Kurulu’nda 30 Kasım’da yapılan görüşmelerde ise Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunulmuştu. İstifa eden memurlara memuriyete geri dönme hakkı getirilirken, sözleşmeli personelliğin kapsamı da genişletilmişti.

Buna göre, 8 yıl herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara verilen ilave bir kademe hakkından faydalanmasını sağlayan düzenleme, Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun çerçevesinde sözleşmeli statüden memur kadrolarına geçenler için de geçerli.

İSTİFA EDEN MEMURLARA GERİ DÖNME HAKKI

Yabancı memleketlerin resmi kurumları veya uluslararası kuruluşlar yanında söz konusu nitelikte olabilecek ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek uluslararası kuruluşlarda görev almak isteyen memurlara da aylıksız izin verilebilecek. Böylece herhangi bir mali ilave külfet oluşmadan kamu görevlilerinin ülkenin ulusal menfaatleri ve kamu yararı yanında kendi mesleki gelişimleri bakımından da yararlı olabilecek çalışmalara katılabilmesi imkanının genişletilmesine yönelik düzenleme yapılmış olacak.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili maddeleri kapsamında yer alan yönetici görevlerinden alınıp veya bu görevleri sona erip ilgili kadrolara ataması yapılan ve bilahare bu kadrolarındayken memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden tekrar memurluğa dönmek isteyenler, haklarında güvenlik soruşturması yapılması ve 2 defadan fazla olmamak kaydıyla bu hükümde yer alan diğer şartlar aranmaksızın ve başkaca bir işleme gerek kalmaksızın ayrıldıkları kadrolarına atanacak. Bu hükme göre atananların kadroları başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş, bu şekilde ihdas edilen kadrolar, herhangi bir şekilde boşalması halinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacak.

MEMUR EŞLERİNE AYLIKSIZ İZİN

Türkiye’nin üyesi olduğu uluslararası kuruluşlarda görevlendirilenler ile kamu sermayeli kurum veya kuruluşların yurt dışı birimlerinde çalışanların ya da bu kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan 6 aydan fazla yurt dışında görevlendirilenlerin memur olan eşlerine 3 yılı aşmamak üzere bunların görev süresince aylıksız izin verilebilecek.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yapılan değişikliğe göre, uzman yardımcılığına atananlar, en az 3 yıl çalışmak ve istihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konularda hazırlayacakları uzmanlık tezi, oluşturulacak tez jürisi tarafından kabul edilmek kaydıyla yeterlik sınavına girmeye hak kazanacak. Yeterlik sınavına girmeye hak kazananların sınavı en geç 6 ay içinde yapılacak.

Düzenleme değiştirilmeden önceki Kanun hükümleri kapsamında yeterlik sınavına girmeye hak kazanmış olup bu hükmün yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla halen kurumlarınca ilk yeterlik sınavı yapılmamış olanlar bakımından söz konusu sınavın yapılması için öngörülen 6 aylık süre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacak.

Sözleşmeli personel statüsünden memur kadrolarına atananlara, herhangi bir disiplin cezası almamaları kaydıyla ilave kademe verilmesini sağlayan düzenleme, daha önce söz konusu statü geçişini hükümde belirtilen kanunlar çerçevesinde yapanlara, geçmişe dönük faydalandırılmaksızın uygulanacak.

SÖZLEŞMELİ PERSONELİN KAPSAMI GENİŞLETİLDİ

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığında, Devlet Memurları Kanunu veya diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına dair hükümlerine bağlı kalınmaksızın sözleşmeli personel çalıştırılabilecek. Sözleşme yapmaya İdari İşler Başkanı yetkili olacak. Sözleşmeli personel hakkında Kanun’da ve sözleşmede yer almayan hususlarda Devlet Memurları Kanunu’na göre sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hükümler uygulanacak. Sözleşmeli olarak çalıştırılacaklara ödenecek ücret Kanun’un ilgili fıkrasına göre çalıştırılanlar için uygulanmakta olan sözleşme ücreti tavanının 3 katını geçmemek üzere görevin mahiyeti ve çalıştırılacak kişinin vasfı gibi kriterler gözetilerek İdari İşler Başkanı tarafından belirlenecek. Geçici olarak ve/veya haftanın belirli günlerinde ya da günün belirli saatlerinde sözleşmeli statüde çalıştırılanlara, çalıştırılan günlerle veya saatlerle orantılı olarak ödeme yapılacak.

Memurlara yeni hak geliyor

Abdurrahman YazıcıAbdurrahman YazıcıHaberler.com – TeknolojiTeknolojiTürkiyeEğitimHukuk

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/memurlara-yeni-hak-geliyor/feed/ 0
Türkiye ekonomik kurtuluş savaşından zaferle çıkacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/#respond Sun, 22 Dec 2024 15:21:33 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/ Başkan Recep Tayyip Erdoğan dün Külliye’de kabine toplantısına başkanlık etti. Ekonomideki son gelişmelerin ana gündem maddesi olduğu ve 3 saat 15 dakika süren toplantı sonrası millete seslenen Erdoğan, şunları kaydetti:
Ülkemizde kurdaki hareketlerin etkisiyle yükselen enflasyon veya fiyat artışlarıyla sonuçlanan ekonomik sıkıntılar elbette vardır. Fiyatlardaki düzenli artışı ifade eden enflasyonun olduğu yerde yatırım olmayacağı, üretim azalacağı, istihdam düşeceği için dengeler bozulur. Buna karşılık sadece kurdaki yükselişe bağlı olarak kimi ürünlerdeki fiyat artışı yatırımı, üretimi, istihdamı doğrudan etkilemez. Tam tersine kurdaki rekabet gücü yatırımda, üretimde, istihdamda artışa yol açar.
Dünya borsalarındaki şişkinlik, basılan fazla paranın kendisine gidecek yer bulamamasından kaynaklanıyor. Karşımızdaki bu tablo bizi bir tercihe zorlamıştır. Ya ülkemizde eskiden beri hâkim olan anlayışı sürdürerek yatırımdan, üretimden, büyümeden ve istihdamdan vazgeçecektik ya da kendi önceliklerimize göre yolumuza devam ederek tarihi bir mücadeleyi göze alacaktık. Her zamanki gibi biz mücadeleyi tercih ettik. Türkiye ilk defa kendi ihtiyaçlarına uygun bir politikayı izleme fırsatı elde etti.
Dünyanın içinden geçtiği kritik dönemin önümüze açtığı fırsatları değerlendirmekte kararlıyız. Ülkemizi eskiden yaptıkları gibi denklemin dışına itmek isteyenlerin kur, faiz, fiyat artışları üzerinden oynadıkları oyunu görüyor, kendi oyun planımızla devam etme irademizi ortaya koyuyoruz.

Ülkemizi bunca tuzaktan, badireden nasıl çıkardıysak, Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu ekonomik kurtuluş savaşından milletimizi zaferle çıkaracağız. İstihdamı artırmanın yolunun yatırımdan, üretimden, ihracattan, büyümeden geçtiği konusunda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye’nin uzak tutulmaya çalışıldığı her kalkınma hamlesinin önünün darbe, vesayet, krizle kesilerek IMF, Dünya Bankası, mandacı iktisatçılarımız tarafından aksi istikamette yönlendirilmeye çalışıldığı gerçek işte budur.
Biz geçmişte denenmiş yüksek faiz, düşük kur kısırdöngüsü yerine yatırım, ihracat, büyüme odaklı politikamızda ülkemiz için en doğru olanı yapmakta kararlıyız. Politika faizinin düşük tutulmasını bunun için memnuniyetle karşılıyoruz. Kurun piyasadaki hareketlerini bunun için takipte özellikle kararlıyız. Yatırım, üretim, ihracatı bunun için teşvik ediyoruz. İstihdamı gözümüz gibi koruyoruz. Büyümeyi bunun için önemsiyoruz. Felaket tellallarının gürültülerini bunun için dikkate almıyoruz. Mandacı iktisatçıların reçetelerine bunun için itibar etmiyoruz.
Kurdaki yükselişi izah ederek hiçbir mantıklı izahı olmayan fahiş fiyat artışı yapan fırsatçılara göz açtırmayacağız, hepsinin tepesine tepesine bineceğiz.
İhracatımızı dünyanın dört bir yanına yayarak, şirketlerimizin bu alana girmesini sağladık. Küresel para cambazlarıyla işbirliği yaparak kendi ülkelerini soymayı alışkanlık haline getirenlerin önünü kestik.
Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Bu tespitimiz ülkemizin yaşadıklarından çıkardığımız derslere dayanıyor. Ekonomi politikalarının aracı olan faizin seviyesini belirleyecek olan ülkenin ihtiyaçlarıdır.
Mandacı iktisatçıların ülkemizi açlığa, yoksulluğa mahkûm edecek politikalarını reddediyoruz. Bu reddimizi yeni değil uzunca süredir ortaya koyuyoruz. Bunun yerine sorunlarımızı kendi çözümlerimizle aşacak adımları atıyoruz.
Kamu işçileri, memurların ücretlerindeki artışlarla başlattığımız çalışanlarımızı fiyat artışına karşı koruma politikamızı, asgari ücrette de sürdüreceğiz.

CİDDİ DÖVİZ VARLIĞI VAR

Ülkemizde bireylerin döviz borcu değil, bankalarda, yastık altında ciddi bir döviz varlığı vardır. İhracat ve ithalat dışı olanlar dışında kayda değer döviz borcu olan şirketimiz yoktur. Bankalarımızın açık pozisyonları bulunmuyor. Önemli olan burası. Bütçe performansımız oldukça yüksek seviyededir. Büyük altyapı projelerimizi önemli ölçüde bitirdiğimiz için yatırımlarda kullanmak için acil finansal ihtiyacımız kalmadı. Karadeniz’de bulduğumuz doğalgaz, önemli döviz giderimiz olan enerji sorununun çözümü konusunda umutlarımızı güçlendirdi.

İZMIRLİ DEPREMZEDELERE KONUTLARI CUMA GÜNÜ TESLİM EDİLİYOR

BAŞKANErdoğan, cuma günü İzmir’de bizzat yerinde sevincini paylaşacağı bir müjde vereceğini belirterek şöyle konuştu:
Elazığ ve Malatya’da olduğu gibi İzmir’de de hızlı bir şekilde hasar tespit çalışmalarını tamamladık. Yaşanan depremin ardından Elazığ’da 23 bin 677 konut ve 2 bin 515 köy evi, Malatya’da 6 bin 287 konut ve 1555 köy evi yaparak 1 yıl geçmeden vatandaşlarımıza teslim etmeye başlamıştık. İzmir’de de aynı hızla konutlarımızı inşa ettik. Bu süreçte İzmir tarihinin en büyük kentsel dönüşüm, deprem dönüşüm çalışmalarını yürüttük. Hazırlıkları hızla tamamlayarak yıkılan evlerin yerine vatandaşlarımıza sıcak birer yuva olacak konutların temellerini 22 Şubat’ta attık.
Depremden en çok etkilenen Bayraklı’nın 3 mahallesindeki toplam büyüklüğü 75 bin metrekareyi bulan 7 ayrı bölgede yatırım bedeli 750 milyon lira olan 1391 konut ve 302 dükkân inşa ettik. Bunlardan 596’sı konut ve 145’i dükkân olmak üzere toplam 741 bağımsız bölümün yapımını tamamladık. İnşallah bu konut ve dükkânları 26 Kasım’da, yani önümüzdeki cuma günü vatandaşlarımıza bizzat teslim edeceğiz.
Geri kalan 795 konut ve 157 dükkânı da en kısa sürede tamamlayarak hak sahiplerine vereceğiz. Bayraklı’da 3 milyon 800 bin metrekare büyüklüğündeki rezerv alanda depremzedeler için yatırım değeri 1.5 milyar lira olan 3 bin 649 konut ve 51 dükkân yapıyoruz. Bu alanın ilk etabında inşa edilen 397 konutu yılbaşında tamamlayarak İzmirli vatandaşlara teslim edeceğiz.
Kabine toplantısında hak sahibi vatandaşların yapacakları ödemelerle ilgili kararı da verdik. İzmir’de inşa ettiğimiz konutlarımızı ilk 24 ayı ödemesiz, 216 ayı ödemeli olmak üzere 20 yıla yayılan bir vade ile vatandaşlarımıza takdim edeceğiz. Aylık ödemeler 2 artı 1 konutlarda 740 liradan, 3 artı 1 konutlarda ise 1020 liradan başlayacak. Bir başka ifadeyle İzmirli depremzede vatandaşlarımızı, 2 artı 1 konutları 160 bin lira ile 180 bin lira, 3 artı 1 konutları 220 bin lira ile 260 bin lira arasında maliyetinin çok altında fiyatlarla ev sahibi yapıyoruz. Öte yandan Başkan Erdoğan, Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde bir araya gelen Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) yöneticilerine seslendi. İngiltere’de bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Efkan Ala’nın telefon bağlantısıyla katılımcılara hitap eden Erdoğan, “2023 için çok farklı adımların atılacağı bir dönem içerisinde olacağız” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/feed/ 0
Pentagon Sözcüsü Ryder’ı köşeye sıkıştıran Türkiye sorusu http://www.karadenizhabertv.com.tr/pentagon-sozcusu-ryderi-koseye-sikistiran-turkiye-sorusu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/pentagon-sozcusu-ryderi-koseye-sikistiran-turkiye-sorusu/#respond Wed, 18 Dec 2024 05:11:17 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/pentagon-sozcusu-ryderi-koseye-sikistiran-turkiye-sorusu/ ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Suriye’de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG ve DEAŞ hakkında Türkiye ile görüşmelerin devam ettiğini, Suriye’deki durum ve bölgesel güvenlik çıkarlarıyla ilgili iletişim hatlarını açık tutmayı sürdürdüklerini belirtti.

“SURİYE’DEKİ DURUM ŞU ANDA KIRILGAN”

Pentagon Sözcüsü Patrick Ryder, günlük basın toplantısında Suriye’ye ilişkin soruları cevapladı. Muhabirlerin, Suriye’nin bazı bölgelerindeki PKK/YPG terör unsuru grupların yerli Arap nüfusu tarafından protesto edilmesine ilişkin ABD’nin tutumuna ve bunun ABD güçlerine bir tehdit oluşturup oluşturmadığına yönelik sorusu üzerine Ryder, “Suriye’deki durumun şu anda kırılgan olduğunu kabul ediyoruz. ABD güçleri, yıllardır DEAŞ’ı yenme misyonu için, özellikle de (Beşşar) Esad rejimi sonrasıyla ilgili olarak SDG ile yakın şekilde çalışıyor ve bu bizim odak noktamız olmaya devam ediyor.” değerlendirmesini yaptı.

“DEAŞ’A KARŞI NEDEN TÜRKİYE İLE ÇALIŞIYOR MUSUNUZ?”

Ryder, Suriye’nin iç siyasetine değinmeyeceğini vurgulayarak, “SDG adına veya yerel halkın ne söyleyip söylemeyeceği konusunda konuşmayacağım” ifadesini kullandı. Bir gazetecinin, terör örgütü DEAŞ konusunda ABD’nin NATO müttefiki Türkiye ile niye birlikte çalışmadığı sorusuna ise Ryder, “Türkiye çok değerli bir NATO müttefikidir ve Suriye’deki durum ve DEAŞ gibi bölgesel güvenlik çıkarlarıyla ilgili olarak iletişim hatlarını açık tutmaya devam ediyoruz.” yanıtını verdi.

“TÜRK MEVKİDAŞLARIMIZLA GÖRÜŞÜYORUZ”

Ryder, ABD’nin bölgedeki pozisyonu veya DEAŞ’ı yenme misyonuna nasıl yaklaştığı konusunda duyuracak herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, “DEAŞ ve SDG ile ilgili zorluklar konusunda Türk mevkidaşlarımızla ve bölgedeki diğerleriyle görüşüyoruz.” dedi. Terör örgütü DEAŞ’ın yeniden canlanmamasında bölgedeki herkesin çıkarı olduğunu kaydeden Ryder, bu konuda PKK/YPG unsurlarının “önemli bir ortak olmaya devam ettiğini” savundu.

Ryder, Türkiye’nin sınırına yakın Aynularab (Kobani) bölgesinde terör örgütü PKK/YPG unsurlarının diğer taraflarla ateşkes görüşmeleri yapmasına ilişkin ABD’nin tutumuyla ilgili bir soru üzerine de sadece bu konudaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi.

GÜLER TÜRKİYE’NİN DEAŞ TEKLİFİNİ AKTARMIŞTI

ABD’ye DEAŞ’la mücadele kapmasında teklif ilettiklerini söyleyen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler “‘Terör örgütü PKK/YPG ile hareket etmeyi bırakın. Görevlendireceğimiz 3 komando tugayı ile DEAŞ’a karşı birlikte mücadele edelim’ dedik. Hatta onlara binlerce DEAŞ’lı teröristin ve ailelerinin tutulduğu El-Hol kampının kontrolünü sağlayabileceğimizi ilettik. Buna rağmen ABD’li dostlarımız buna sessiz kaldılar ve DEAŞ ile mücadele adı altında PKK/YPG terör örgütü ile iş birliği yaptılar” açıklamasını yapmıştı.

Milli Savunma BakanıYaşar GülerKomandoTürkiyeSuriyeNato

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/pentagon-sozcusu-ryderi-koseye-sikistiran-turkiye-sorusu/feed/ 0
Kripto Varlık Piyasalarında Umut Verici Gelişmeler http://www.karadenizhabertv.com.tr/kripto-varlik-piyasalarinda-umut-verici-gelismeler/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kripto-varlik-piyasalarinda-umut-verici-gelismeler/#respond Tue, 17 Dec 2024 11:22:58 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/kripto-varlik-piyasalarinda-umut-verici-gelismeler/

KRİPTO varlık yöneticisi Bitwise tarafından yayımlanan raporu değerlendiren Gate.TR CEO’su Kafkas Sönmez, “Bitcoin için hedef fiyat 200 bin dolar olarak belirlenirken, Ethereum’un da 7 bin dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini yenileyeceği belirtildi. Rapor, stabilcoin’lerden gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonuna, kripto varlık piyasalarında güncel temaların geleceğine ilişkin iyimser bir görünüm çizdi” dedi.

Kafkas Sönmez, “Kasım ayının başından bu yana süren iyimserlik, 2025 beklentilerine de yansıyor. Söz konusu raporda en büyük kurumsal Bitcoin yatırımcısı MicroStrategy’nin Nasdaq-100 endeksine dahil edileceği öngörülmüştü. Yıl bitmeden bu öngörü gerçekleşti ve MSTR koduyla işlem gören MicroStrategy, 23 Aralık’ta Nasdaq’da listelenen ve en büyük finans dışı şirketleri izleyen Nasdaq-100 endeksine katılacak. Birbiri ardına gelen olumlu gelişmeler, iyimser beklentileri gerçeğe daha da yaklaştırıyor” diye konuştu.

‘BORSA YATIRIM FONLARI DAHA ÇOK İLGİ GÖRECEK’

Ocak 2024’te onaylanarak işlem görmeye başlayan spot Bitcoin borsa yatırım fonları 5 ila 15 milyar dolar arasında değişen beklentileri aşmayı başardı. 2025 öngörülerine yer verilen raporda, spot Bitcoin yatırım fonlarının da altın ETF’leri gibi davranacağı, yıllar geçtikçe talebin güçlenerek artacağı tahmin edildi.

Dünyaca ünlü geleneksel finans kuruluşlarında çalışan varlık yöneticilerinin bu yeni yatırım araçlarını tavsiye edebilme iznini yeni yeni alabildiklerini dile getiren Kafkas Sönmez, ” Donald Trump’ın başkan seçilmesiyle geleneksel yatırımcıların gözünde meşruiyeti daha da artan Bitcoin ve Ethereum tabanlı yatırım araçları için beklentiler yüksek. Ethereum ETF’nin son 16 günde elde ettiği performans da bu beklentileri haklı çıkarıyor. Spot Ethereum ETF’ler, Bitcoin’e kıyasla daha az talep gördü. Ancak geçtiğimiz 16 günde, yalnızca BlackRock’ın Ethereum ETF’sinin 1,5 milyar dolar sıcak parayı çektiği biliniyor. Pek çok geleneksel yatırımcı kripto para birimlerini küçük paylarla portföylerine aldı. Buradaki yükselişten yararlanmak isteyenler, borsa yatırım ürünleri üzerinden kripto tahsislerini artırabilir. Öte yandan rapora göre kripto varlık sahibi ülke sayısının da ikiye katlanması bekleniyor” ifadelerini kullandı.

‘HALKA ARZ PİYASASI HAREKETLENECEK’

2025 Kripto Tahminleri raporunda ABD’de kripto para odaklı şirketlerin halka arzlarında da artış görüleceği, stabilcoin ihraççılarının, ABD merkezli borsaların ve kripto analitik şirketlerinin en az beşinin bu yıl ABD’de halka açılacağı tahmin edildi. Bugüne kadar bu şirketlerin önündeki en büyük engelin ABD’de kripto para piyasalarına dair düzenleyici belirsizlikler olduğunu dile getiren Kafkas Sönmez, “Donald Trump, geçtiğimiz günlerde New York Borsası’nın açılış zilini çaldığı sırada dahi Bitcoin’e değinmeyi ihmal etmedi. Beyaz Saray’a kripto ve yapay zeka politikalarını denetleyecek özel bir isim atadı. Etrafını teknoloji ve kripto ekosisteminden, Wall Street’ten, Silikon Vadisi’nden liderlerin oluşturduğu bir danışman ordusuyla donattı. Donald Trump ilk günden itibaren kripto para şirketleri için yasal çerçeve sözü veriyor ve çoğunluk da elde etti. Bu durum iki finans dünyasının, geleneksel piyasaların ve kripto varlık piyasalarının kesişim alanlarını giderek artıracak” dedi.

‘KÜRESEL KRİPTO İYİMSERLİĞİ TÜRKİYE’NİN LEHİNE’

ABD’de başlayan bu trendin tüm dünyada kripto para birimlerinin yaygın kabul görmesine katkıda bulunacağının altını çizen Sönmez, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“İyimser piyasa koşulları, kripto para benimsenmesi bakımından Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin lideri konumundaki Türkiye için de olumlu bir manzara ortaya çıkarıyor. Nitekim Sermaye Piyasası Kurulumuz da yakın zamanda, ikinci düzenlemeler için Ocak 2025’i işaret etti ve yasada öngörüldüğü üzere izinsiz hizmet veren kripto para borsalarına erişim engeli getirmeye başladı. Biz şirket olarak kriptonun küresel piyasalara yön veren önemli rüzgarlardan biri olacağı 2025’e titiz bir biçimde hazırlanıyoruz. Bir yandan lisans sürecimizi yürütürken diğer yandan piyasadaki güncel trendleri takip ederek kullanıcılarımızın kripto alım satım deneyimini iyileştiriyor; popüler kripto varlıklara zamanında erişmeleri için doğru listelemeler yapıyoruz. Bu öngörülerimizi gerek dijital kanallarımızda, gerek de bu yıl için sonuncusunu Bursa’da düzenleyeceğimiz Kripto Turu etkinliklerimizde paylaşıyoruz. Ödül havuzu etkinliklerimize ara vermiyor, daha çok insanın kripto para piyasalarına dahil olmasını, piyasanın demokratikleşmesini teşvik ediyoruz. Küresel vizyonumuz, yerel yaklaşımımız doğrultusunda yeni yılın getireceği tüm fırsatlara hazırız.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kripto-varlik-piyasalarinda-umut-verici-gelismeler/feed/ 0
BT Yatırımları Artıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/bt-yatirimlari-artiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bt-yatirimlari-artiyor/#respond Tue, 17 Dec 2024 11:22:44 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bt-yatirimlari-artiyor/ Eclit Üst Yöneticisi (CEO) Erdem Telci, tüketim alışkanlıklarının, işletmeleri bilişim teknolojileri (BT) alanında yatırım yapmaya teşvik ettiğini bildirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, küresel ölçekte dijital dönüşüm çağında ilerlemeler hızla devam ederken, bu süreçte en önemli kaldıraçlardan BT pazarı da güçlü bir şekilde büyümesini sürdürüyor.

Uluslararası pazar ve tüketici verileri araştırma şirketleri, BT alanında bu yıl önemli araştırmalar yayımladı. Statista’ya göre, dünya genelinde BT alanında yapılan harcama, 2023’te 1,5 trilyon dolar civarında gerçekleşirken, bu rakam 2024’te 1,61 trilyon dolar oldu. BT hizmetlerinin önemli alanlarından yönetilen hizmetler pazarı ise dünya çapında 344 milyar dolar seviyesine ulaştı. Pazarın 2028’e kadar yüzde 45’in üzerinde bir büyümeyle 500 milyar doları aşması bekleniyor.

BT hizmetleri pazarının, “BT Danışmanlığı ve Uygulaması” alanındaki gelirlerinin 2029 yılına kadar her yıl yaklaşık yüzde 25 büyüyerek 92,95 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Türkiye’de de yönetilen hizmetler pazarındaki gelirin 2024 yılında 31,66 milyon dolar seviyesine ulaşması beklenirken, bu rakamın 2029 yılına kadar 33,76 milyon dolara ulaşacağı öngörülüyor.

Spiceworks ile Aberdeen Strateji ve Araştırma’nın, 800’ü aşkın BT uzmanını katıldığı araştırmasına göre, işletmelerin yüzde 64’ü, 2025’te BT bütçelerini yükseltmeye hazırlanıyor. Yöneticilerin yüzde 43’ü de BT alanında istihdam edilen kişi sayısını artırmayı planlarken, yöneticilerin yüzde 57’si BT alanında gerekli uzmanlığa sahip kişileri bulmakta zorlanıyor.

ABD, Avusturya ve İngiltere’de 900 BT profesyonelinin katıldığı JumpCloud araştırmasına göre de 2023’e oranla yüzde 5 artışla bu yıl şirketlerin yüzde 34’ü, BT süreçlerini yönetilen hizmet sağlayıcılarına (MSP) devretti. BT ekiplerine ek olarak MSP ile çalışmayı tercih eden şirketlerin oranı, geçen yıla göre 6 puan artarak yüzde 47’ye ulaştı. Her 100 şirketten 17’si, tüm BT süreç yönetimini MSP’ye devretmeyi düşünürken, BT süreçlerini tamamen kendi bünyesinde yürütmeyi düşünen şirketlerin oranı ise yüzde 12’den 7’ye geriledi.

“İşletmeler için güçlü bir altyapı önemli”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Erdem Telci, tüketim alışkanlıklarının, işletmeleri BT alanında yatırım yapmaya teşvik ettiğini belirtti.

“Efsane Kasım” ve yılbaşı gibi, özellikle e-ticaret hacimlerinin son yıllarda üst üste rekor kırdığı dönemlerin işletmeler için güçlü bir altyapının önemini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Telci, Türkiye’de popüler e-ticaret pazar yerlerinin, “Efsane Kasım”da 1 milyar ziyaret aldığını aktardı.

Telci, “Bu potansiyele hazırlıklı olmak, her işletme için hayati önem taşıyor. Sadece e-ticaret siteleri değil, birçok sektörün iş süreçlerinde, BT yatırımları işletmelerin reflekslerini geliştirerek rekabetçi gücünü artırıyor. Bu rakamların bir diğer önemli etkisi ise e-ticaret sektörünün dolaylı olarak beslediği, istihdam yarattığı diğer sektörler. E-ticaret hacminin büyümesi üretim, lojistik, depolama, dağıtım gibi alanlarda büyüme, dolayısıyla yeni istihdam fırsatları yaratıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bilişim teknolojilerini,n uzmanlık gerektiren alanlardan olduğuna değinen Telci, internette trafiğin rekor kırdığı kampanya dönemleri gibi zaman dilimlerinde, işletmelerin bilişim sistemlerinin güçlü ve çevik olması gerektiğini, ancak bu şekilde durumun az zararla atlatılma ihtimalinin yükseldiğine işaret etti.

Bu alandaki uzman sayısının yetersizliğinin, yöneticiler için aşılması gereken önemli engeller arasında olduğunun belirten Telci, “Eclit olarak uzman mühendis kadromuzla işletmelere yönetilen hizmetler alanında destek sağlıyor, ihtiyaç duyulan profesyonellik ve tecrübeyi çözüm ortaklarımızla buluşturuyoruz. BT hizmetlerimizle tüm iş ortaklarımızın, asıl meseleleri olan işlerini büyütmelerine, işlerine odaklanmalarını sağlıyoruz. Şirketlerimizin ticari faaliyetlerinde güvenli yarınlarının yolu, BT’ye yaptıkları yatırımdan geçiyor.” ifadelerini kullandı.

Yönetilen hizmet sektöründe küresel eğilimlerin yakın dönemde Türkiye’de daha net bir biçimde görüleceğini aktaran Telci, şunları kaydetti:

“Yönetilen hizmet sağlayıcıları, küresel anlamda tüm BT süreç yönetiminde sorumluluğu devralıyor. Çünkü tüm şirketler, uzman oldukları alanlara odaklanarak işlerini büyütmek, daha verimli ve rekabetçi olmak istiyorlar. Dolayısıyla BT süreçleri için de uçtan uca hizmet alabilecekleri, alanında yetkin firmalarla çalışmayı tercih ediyorlar. Türkiye’deki şirketler de bu küresel eğilime hızla uyum sağlayacak ve yönetilen hizmet sağlayıcıları iş dünyasında giderek daha merkezi bir rol oynayacak.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bt-yatirimlari-artiyor/feed/ 0
Türk Şirketleri Etiyopya üzerinden Doğu Afrika’ya açılıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sirketleri-etiyopya-uzerinden-dogu-afrikaya-aciliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sirketleri-etiyopya-uzerinden-dogu-afrikaya-aciliyor/#respond Tue, 17 Dec 2024 11:22:25 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sirketleri-etiyopya-uzerinden-dogu-afrikaya-aciliyor/ Türkiye ile Etiyopya arasındaki ekonomik iş birliği güçleniyor. Türk şirketleri, Etiyopya’daki yatırım fırsatlarını değerlendirerek Doğu Afrika pazarına açılmaya hazırlanıyor.

Türkiye Cumhuriyeti ile Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) Genel Merkezi’nde geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirildi.

Toplantıya Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Misyon Başkan Yardımcısı ve Birinci Diplomatı Mulie Tarekegn katıldı. Tarekegn, yaptığı konuşmada SANKON’a misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederek, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin önemine vurgu yaptı. Tarekegn, “İlişkilerimizi güçlendirmek amacıyla SANKON ile olan güçlü işbirliğimiz bundan sonraki süreçte de büyük bir kararlılıkla devam edecektir. Etiyopya olarak Türkiye ile ilişkilerimizi çok önemsiyoruz.” dedi.

Tarekegn, toplantıda şirketlere Etiyopya’nın yatırım olanakları, projeleri ve ekonomik gelişmeleri hakkında bilgiler sunarak Türk şirketlerini Etiyopya’da yatırım yapmaya davet etti.

SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu ise konuşmasında Türkiye ile Etiyopya arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çekerek, “İki ülke arasında çok eski ve köklü ilişkilerimiz var. SANKON olarak Etiyopya Büyükelçiliği ile 10 yıldır devam eden güçlü işbirliğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerine yer verdi.

Cevahiroğlu, Etiyopya Cumhurbaşkanı Taye Atske Selassie ve Başbakan Abiy Ahmed Ali’nin liderliğinde başlatılan ekonomik kalkınma programlarını çok önemsediklerini belirterek, “Türk şirketleri olarak Etiyopya’nın inşaat, altyapı, enerji, teknoloji ve sağlık projelerinde görev almaya hazırız.” dedi. Cevahiroğlu, ayrıca Türkiye ile Etiyopya arasındaki ithalat ve ihracat ilişkilerini güçlendirmek için girişimlerde bulunmaya hazır olduklarını ifade etti.

Ferudun Cevahiroğlu, toplantıda iki ülke arasındaki ilişkilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Etiyopya liderleri arasındaki güçlü bağlar sayesinde en üst seviyelere çıktığını belirterek, “Türk şirketleri olarak bu gelişmeleri büyük bir memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz.” dedi.

Toplantıya Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu, Ankara Dış Ticaret Federasyonu, Ankara Enerji ve Madencilik Federasyonu, Ankara Finans ve Yatırım Projeleri Federasyonu, Akdeniz Sanayi ve Ticaret Federasyonu, Güneydoğu Sanayi ve Ticaret Federasyonu, İç Anadolu Sanayi ve Ticaret Federasyonu, Ankara İthalat ve İhracat Federasyonu, Tarım ve Kırsal Kalkınma Federasyonu, Ankara Ekonomi ve Kalkınma Federasyonu, Ankara Sanayi ve Teknoloji Federasyonu, Ankara Savunma Sanayi Federasyonu, Ankara Emlak ve Gayrimenkul Federasyonu ile Tarım Orman ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Federasyonu yetkilileri de katılım sağladı.

Toplantıda Sağlık Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’da iki ülke arasında sağlık turizminin geliştirilmesi noktasında bir sunum yaptı. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sirketleri-etiyopya-uzerinden-dogu-afrikaya-aciliyor/feed/ 0
Bakan Fidan: ‘Suriye Halkıyla Omuz Omuza Yürümeye Devam Edeceğiz’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-suriye-halkiyla-omuz-omuza-yurumeye-devam-edecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-suriye-halkiyla-omuz-omuza-yurumeye-devam-edecegiz/#respond Sat, 14 Dec 2024 18:05:19 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-suriye-halkiyla-omuz-omuza-yurumeye-devam-edecegiz/

DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, “Önümüzdeki günler kolay olmayabilir ancak; Türkiye olarak biz, Suriye halkıyla omuz omuza yürümeye devam edeceğiz” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün’ün Akabe şehrindeki Suriye konulu toplantı sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Bakan Fidan, bölgenin bir kez daha çok tarihi günlerden geçtiğini belirterek, “Biz bu dönemde Suriye ve Suriye halkını konuşmak için bir kez daha bir araya geldik. Suriye halkı bizler gibi yaşamayı hak ediyor; güvenli, özgür ve refah içinde. Suriye’nin istikrarı hem bölge için hem de bölgenin ötesinde tüm dünya için son derece önemli. Hepimizin düzenli, kapsayıcı ve Suriyelilerin yönlendirdiği bir geçiş sürecine ihtiyacı var. Bu tarihi dönemde, geçiş dönemi devlet kurumlarının korunmasını sağlamalı ve gerektiğinde de reforma tabi tutmalı. Toprak bütünlüğü ve Suriye’nin bütünlüğü tüm koşullar altında korunmalı. Suriye’nin zengin sosyal oluşumu korunmalı ve tüm azınlıklara mutlaka saygı duyulmalı” ifadelerini kullandı.

‘İSRAİL SALDIRILARI DURMALI’

Suriyelilere de mesaj iletmek istediğini söyleyen Fidan, “Birlik, karşılıklı uzlaşma bu süre içinde dikkat ve özen gösterilmesi gereken değerler. Uluslararası toplum Suriye’yi, gerekli siyasi destek ve insani yardımlar, bütün bu konularda desteklemeye devam etmeli. Terörizmin hiçbir şekilde bu geçiş döneminden faydalanmasına izin vermemeliyiz. Çabalarımızı koordine etmeliyiz ve geçmişin hatalarından ders çıkarmalıyız. Herhangi bir yanlış adım düzensiz göç akınına neden olabilir. İsrail saldırıları da anında, şu anda durmalı. Önümüzdeki günler kolay olmayabilir ancak; Türkiye olarak biz, Suriye halkıyla omuz omuza yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-suriye-halkiyla-omuz-omuza-yurumeye-devam-edecegiz/feed/ 0
AKP’li isimden kritik Suriye mesajı: Kürt ve Türkmenlere sahip çıkmaya devam edeceğiz http://www.karadenizhabertv.com.tr/akpli-isimden-kritik-suriye-mesaji-kurt-ve-turkmenlere-sahip-cikmaya-devam-edecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/akpli-isimden-kritik-suriye-mesaji-kurt-ve-turkmenlere-sahip-cikmaya-devam-edecegiz/#respond Sat, 14 Dec 2024 18:05:07 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/akpli-isimden-kritik-suriye-mesaji-kurt-ve-turkmenlere-sahip-cikmaya-devam-edecegiz/ TBMM Genel Kurulu’nda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçeleri görüşülüyor.

Bütçe görüşmelerinde söz alan AK PartiAntalyaMilletvekiliKemal Çelik, Esad rejiminin düşmesinin ardından Suriye’de yaşananlara dikkat çekerek açıklamalarda bulundu.

“KÜRTLER VE TÜRKMENLER BİZİM AKRABALARIMIZDIR”

“Maalesef, Arap Baharı Arap’ın baharı olamadı, emperyalistin oyunu oldu” diyen Çelik, “PKK terörü de Kürt insanımızın gerçeği değil, emperyalist Batı’nın kirli bir oyunudur. İşte bu nedenle, bugün ülkemizin gündeminden yurt dışı kaynaklı terörü kesin olarak çıkarma zamanı gelmiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli’nin söyledikleri de işte tam da budur. Bugün ülkemizde güçlü bir siyasi irade vardır, projelerini uygulayabilen ve Suriye’de olduğu gibi ön olan ve sonuç alabilen bir siyasi irade vardır. Yapmak istediğimiz, terörü yok etmek, kötülüğü yok etmek, birlikteliğimizi tescil edecek yüksek hedeflere ulaşmaktır. Suriye’de daha çok yapacak işimiz var. Suriye’de yaşayan Kürtler ve Türkmenler bizim akrabalarımızdır. Onlara sahip çıkan ülke Amerika değil, İsrail değil, İngiltere değil, Fransa değil, Rusya değil, sadece Türkiyedir; bu, dün de böyleydi, yarın da böyle olacak” ifadelerini kullandı.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KENDİLEİNİ FESHETME ZAMANI GELMİŞTİR”

Çelik ayrıca “Türkiye, terör örgütlerinden ve onların hamisi emperyalistlerden medet ummayan Suriye’deki Kürt ve Türkmen akrabalarına sahip çıkmaya devam edecektir. Sayın Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi, terör örgütlerinin kendilerini feshetme ve silah bırakma zamanı gelmiştir. Ülkemizin ve bölgemizin huzur ve güven ortamına kavuşmasıyla birlikte yine yeni başarı hikâyeleri yazmaya devam edeceğiz. Tarihin seyrini değiştirecek bu başarı hikâyesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki tüm partilerimizin aktif rol alması en büyük gücümüz olacaktır” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/akpli-isimden-kritik-suriye-mesaji-kurt-ve-turkmenlere-sahip-cikmaya-devam-edecegiz/feed/ 0
Dervişoğlu’ndan Sorunların Çözümü için Yol Haritası http://www.karadenizhabertv.com.tr/dervisoglundan-sorunlarin-cozumu-icin-yol-haritasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dervisoglundan-sorunlarin-cozumu-icin-yol-haritasi/#respond Sat, 14 Dec 2024 18:04:54 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/dervisoglundan-sorunlarin-cozumu-icin-yol-haritasi/ İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, sorunların çözülebilmesi için öncelikle doğru tespit edilmesi, doğru bir yol haritasının tanzim edilmesi ve çözüme yönelik eylem planlarının düşünceden eyleme dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Dervişoğlu, Ordu’da partisinin il başkanlığı binasının açılışı dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen programda, hemşehrileriyle bir arada bulunmaktan memnun olduğunu dile getirdi.

Siyasetin hedefinin halka hizmet etmek olduğunu belirten Dervişoğlu, “Siyasetin varlık sebebi de halktır. Halka hizmet, Hakk’a hizmettir. Siyasetle iştigal eden kişinin yapması gereken en önemli şey ülkesini mamur, halkını mutlu etmektir. Halkına huzur, refah, güvenlik vermektir.” dedi.

Dervişoğlu, toplumun yeniden kucaklaşması gerektiğini ifade ederek, “Bu toplumun, birbirinden en uzak noktaların birleştirilmesi suretiyle yeniden barıştırılması lazım. Siyaset kuru bir rekabet alanı değildir. Siyaset sadece yönetmek ya da sadece muhalefet etmek için yapılmaz. Siyaset, sorunları çözmek için yapılır. Sorunların çözülebilmesi için öncelikle doğru tespit edilmesi, doğru bir yol haritasının tanzim edilmesi ve çözüme yönelik eylem planlarının düşünceden eyleme dönüştürülmesi lazım.” diye konuştu.

Bunun için de önce doğru bir sisteme ihtiyaç olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Kim cumhurbaşkanı olacak?” diye tartışmaların devam ettiğini anlattı.

Dervişoğlu, “Biz de diyoruz ki İYİ Parti olarak; bizim derdimiz, orta yerde bir seçim yokken kimin cumhurbaşkanı olacağı değildir. Bizim derdimiz vatandaşın halinin ne olacağıdır. Vatandaşın hali ne olacak? Onu soruyorum bu meydanlarda. Hiç kimse onu sormuyor, onu düşünmüyor. Şimdi soruyorum, işçinin hali ne olacak?” dedi.

“Bizim hesaplarımıza göre en az 28 bin lira olmalıdır”

Asgari ücret konusuna ilişkin de Dervişoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“İYİ Parti olarak biz asgari ücret belirlemesinde bütün parametreleri nazarıitibar alarak işçinin hak ve hukukunu düşündüğümüz kadar işverenin de durumunu düşünüp onu dengeleyecek bir asgari ücret önermesinde bulunduk. Şu anda asgari ücret, bu milletin geçimini temin edecek bir miktara zaten çıkarılamayacaktır. Bizim hesaplarımıza göre en az 28 bin lira olmalıdır. Hem işçi korunmalıdır, hem de işverenin durumu burada dengelenmelidir.”

Dervişoğlu, “12 bin 500 lira ile geçinilir mi?” sorusunu yönelterek, “En düşük emekli ücreti, en az asgari ücret kadar olmalıdır. İYİ Parti kurulduğu günden beri bunu söylüyoruz ve hükümetin bütün bu söylediklerimizden kendisine bir pay çıkarmasını istiyoruz.” diye konuştu.

Fındığın bölge için önemine dikkati çeken Dervişoğlu, üreticiye gerekli desteğin verilmesini istedi.

Suriye’deki gelişmelere de değinen Dervişoğlu, “Esad rejiminin sonuna gelindiğine göre Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de kalmalarını icap ettirecek herhangi bir durum da artık yoktur. Dolayısıyla ne diyoruz, ‘Esad gitti, misafirlik bitti.’ Türkiye bu konu ile ilgili derhal geçici sığınmacı statüsünü kaldırmalıdır.” ifadesini kullandı.

Dervişoğlu, açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından parti binasını ziyaret etti, yöneticilerle bir araya geldi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dervisoglundan-sorunlarin-cozumu-icin-yol-haritasi/feed/ 0
Reyhanlı Bombalı Saldırısının Failliği Yakalandı, Yakınlarını Kaybeden Ailelerden Duygusal Tepkiler http://www.karadenizhabertv.com.tr/reyhanli-bombali-saldirisinin-failligi-yakalandi-yakinlarini-kaybeden-ailelerden-duygusal-tepkiler/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/reyhanli-bombali-saldirisinin-failligi-yakalandi-yakinlarini-kaybeden-ailelerden-duygusal-tepkiler/#respond Sat, 14 Dec 2024 18:04:51 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/reyhanli-bombali-saldirisinin-failligi-yakalandi-yakinlarini-kaybeden-ailelerden-duygusal-tepkiler/ Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te 53 kişi hayatını kaybettiği bombalı saldırıda Türkiye’ye patlayıcı maddeleri getiren terörist Cengiz Sertel’in yakalanmasının ardından, saldırıda yakınlarını kaybeden aileler, “Devletimiz büyüklüğünü gösterdi, yüreğimize su serpildi şükürler olsun” diyerek duygularını dile getirdi.

Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te arka arkaya gerçekleştirilen 2 bombalı saldırıda 53 kişi hayatını kaybetmişti. Bombalı saldırıda patlayıcı maddeleri Suriye’den Türkiye sokan Cengiz Sertel, MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinesinde; Hatay Emniyet Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda yakalandı. Bombalı saldırının faillerinden Sertel’in, uluslararası düzeyde kırmızı bültenle, İçişleri BakanlığıTerör Arananlar Listesi’nde turuncu kategoride yer aldığı öğrenildi. Saldırıda yakınlarını kaybeden aileler Reyhanlı Şehitler Derneği’nde bir araya gelerek buruk sevinçlerini dile getirdiler.

“Eninde sonunda suçluların yakalanacağını biliyorduk”

Esad rejiminin gerçekleştirdiği Reyhanlı patlamasında kardeşini ve kızını kaybeden anne Kübra Erboz, “Kardeşim ve evladımın vefat etmesine neden olan bu teröristin yakalandığı için buruk bir mutluluk yaşıyorum. Eninde sonunda suçluların yakalanacağını biliyorduk. Devletimizin askerine ve polisine her zaman güveniyorduk. Adaletin 13 yıl sonra yerini bulması bize buruk bir acı veriyor. Bir an önce diğer suçlularında yakalanmasını ve adaletin yerini bulmasını istiyorduk. Bir an önce bu olayın faillerinin hepsinin yakalanmasını istiyoruz” dedi.

“Bizim ateşimiz söndü, inşallah Esad’ın ateşi ömür boyu sönmez”

Saldırıda torununu ve kızını kaybeden Döne Kuvvet, yüreğine su serpildiğini ifade ederek, “Saldırıda torunum ve kızım vefat etti. Başımıza ne geldiğini bilemedik. Rabbim Beşar Esad’ı kahretsin. Devletimiz büyüklüğünü gösterdi, yüreğimize su serpildi şükürler olsun. İnşallah Beşar Esad’ın kendi bizden kötü olur. Bizim ateşimiz söndü, inşallah Esad’ın ateşi ömür boyu sönmez. Herkes yaptığını çeksin” ifadelerini kullandı. – HATAY

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/reyhanli-bombali-saldirisinin-failligi-yakalandi-yakinlarini-kaybeden-ailelerden-duygusal-tepkiler/feed/ 0
ERÜ, QS Sıralamasında Başarı Elde Etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/eru-qs-siralamasinda-basari-elde-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/eru-qs-siralamasinda-basari-elde-etti/#respond Wed, 11 Dec 2024 16:04:51 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/eru-qs-siralamasinda-basari-elde-etti/ Dünyanın en saygın derecelendirme organizasyonlarından birisi olan Quacquarelli Symonds (QS) Dünya Üniversite Sıralaması: Sürdürülebilirlik 2025 yılı sıralaması açıklandı.

QS Dünya Üniversite Sıralaması: Sürdürülebilirlik Sıralama Sistemi, üniversiteleri Çevresel Etki, Sosyal Etki ve Yönetim olmak üzere 3 kategoride değerlendirmektedir. Dünyadan bin 744, ülkemizden 36 üniversitenin yer aldığı sıralamada Erciyes Üniversitesi (ERÜ), geçen yıl dünya üniversiteleri arasında 711-720 aralığında yer alırken, bu yıl başarı sırasını yükselterek dünya üniversiteleri arasında 677. sırada, ülkemizde 10. sırada, devlet üniversiteleri arasında ise 9. sırada yer alarak önemli bir başarı elde etti. ERÜ, QS Dünya Üniversite Sıralaması: Sürdürülebilirlik Sıralamasının alt kategorilerinde ise ülke üniversiteleri arasında Çevresel Etki kategorisinde dünya üniversiteleri arasında 577. sırada, Türkiye üniversiteleri arasında 8. sırada yer aldı.

Ayrıca ERÜ Çevresel Etki kategorisi içerisinde bulunan Çevre Araştırmaları göstergesinde dünya üniversiteleri arasında 424. sırada, Türkiye üniversiteleri arasında ise 1. sırada yer aldı. – KAYSERİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/eru-qs-siralamasinda-basari-elde-etti/feed/ 0
Kitap Kurdu Projesi ile Van’da 30 Bin Öğrenciye Kitap Dağıtıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/kitap-kurdu-projesi-ile-vanda-30-bin-ogrenciye-kitap-dagitildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kitap-kurdu-projesi-ile-vanda-30-bin-ogrenciye-kitap-dagitildi/#respond Wed, 11 Dec 2024 16:04:43 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/kitap-kurdu-projesi-ile-vanda-30-bin-ogrenciye-kitap-dagitildi/ Van’da TürkiyeGençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından hayata geçirilen Kitap Kurdu Projesi ile binlerce öğrenci kitapla buluşuyor.

TÜGVA İl Temsilcisi Mehmet İsa Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni nesil gençlik vakfı olarak çocukları kitaplarla buluşturmak için çalışma yürüttüklerini söyledi.

Türkiye’deki bütün ortaokul öğrencilerine kitap sevgisi aşılamak istediklerini belirten Deniz, “Kitap Kurdu Projesinin amacı çocukların kitaplara ulaşabilmeleri ve okudukları kitaplardan ne anladıklarını ölçmek. Yarışmamız 4 yıldır devam ediyor. Türkiye genelinde 1 milyona yakın öğrenciye ulaşıldı. Van’da ise 4 yılda yaklaşık ulaştığımız sayı 100 bini buldu.” dedi.

Bu yıl kentteki 30 bin öğrenciyi kitaplarla buluşturduklarını ifade eden Deniz, şunları kaydetti:

“Bu sene hedefimiz 10 bin öğrenciye ulaşmaktı, hedef yükselterek 30 bin öğrenciye ulaştık. 30 bin öğrenciyle yarışmayı bu sene Van’da yapacağız. Öğrencilerimizin tamamına kitapları dağıttık. Her öğrencimize 3 farklı kitap yolladık. TÜGVA olarak Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki diğer illerin kitap dağıtımını da buradan yapıyoruz. 2 yıla yakındır 13 şehre dağıttığımız kitaplar 100 bini buldu. Çocuklar okudukları kitapları aileleriyle paylaşıyor. Hedefimiz önümüzdeki senelerde Van’daki 80 bin ortaokul öğrencisine ulaşmak.”

TÜGVA Van Ortaokul Koordinatörü Mehmet Kasım Şahin ise “Öğrenciler 15 Ocak’ta okudukları kitaplardan sınava girecekler. Sınavlarda başarılı olacak öğrencilerimize hediyelerimiz var.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kitap-kurdu-projesi-ile-vanda-30-bin-ogrenciye-kitap-dagitildi/feed/ 0
Yükseköğretim Kurulu ve Yunus Emre Enstitüsü’nden Türkçe Eğitimi İçin Protokol http://www.karadenizhabertv.com.tr/yuksekogretim-kurulu-ve-yunus-emre-enstitusunden-turkce-egitimi-icin-protokol/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yuksekogretim-kurulu-ve-yunus-emre-enstitusunden-turkce-egitimi-icin-protokol/#respond Mon, 09 Dec 2024 17:12:44 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/yuksekogretim-kurulu-ve-yunus-emre-enstitusunden-turkce-egitimi-icin-protokol/

YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, “Türkçenin yurt dışında etkin bir şekilde öğretilmesi, Türkiye’nin uluslararası arenada kültürel etkisini güçlendirmesine büyük bir katkı sağlayacaktır” dedi.

YÖK himayesinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Yunus Emre Enstitüsü arasında iş birliği protokolü imzalandı. YÖK Başkanlığı’nda gerçekleşen protokol imza törenine, YÖK Başkanı Erol Özvar, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Kemalettin Aydın katıldı. Protokolle, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Türkçe eğitim verdiği Bosna-Hersek, Özbekistan, Filipinler, Sudan, Somali ve Suriye’deki yurt dışı birimlerinde, Türkçe hazırlık dil eğitimi vermek, muafiyet ve seviye tespit sınavlarını yapmak gibi alanlarda Yunus Emre Enstitüsü’nün Türkçe eğitimi tecrübesinden ve öğretmen kaynağından istifade edebilecek. Yunus Emre Enstitüsü, kültürel ve eğitsel faaliyetlerde Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin imkan ve tesislerini kullanabilecek.

YÖK Başkanı Erol Özvar, protokolün hem Türkçenin küresel bir dil olarak öne çıkması sürecine hem de Türk yükseköğretiminin uluslararasılaşma hedefine somut katkılar sunacağını belirtti. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin yurt dışındaki birimlerinde Türkçe hazırlık dil eğitiminin verilmesi ve bu eğitimin Yunus Emre Enstitüsü’nün uzmanlığıyla desteklenmesinin önemini belirten Özvar, bu sayede Türkçe öğrenen bireylerin sayısının artıracağını ve uluslararası öğrencilerin Türkiye’ye olan ilgisinin güçleneceğini vurguladı. Özvar, ‘Türkçe’nin uluslararası düzeyde yaygınlaşmasını, Türkiye’nin yumuşak gücünü artıran stratejik bir unsur olarak gördüklerini belirterek, “Türkçe’nin yurt dışında etkin bir şekilde öğretilmesi, Türkiye’nin uluslararası arenada kültürel etkisini güçlendirmesine büyük bir katkı sağlayacaktır. Protokol, Türk yükseköğretiminin son yıllarda dünya çapında bir cazibe merkezi olma yolunda attığı adımları da destekleyecektir. Yükseköğretim Kurulu olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesel ve küresel konularda önemli bir aktör olmaya yönelik politikalarını destekleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Bilim diplomasisini, uluslararası alandaki ilişkilerimizi ve iş birliklerimizi güçlendirme yönünde adımlar atıyoruz” dedi.

‘GÜÇ BİRLİĞİYLE HAREKET ETMEK ÖNEMLİ’

YÖK’ün gelecek dönem için belirlediği stratejik hedeflerden biri olan uluslararasılaşma konusunda Türkiye’nin bütün kurum ve kuruluşlarının tam bir anlayış ve güç birliğiyle hareket etmesini fevkalade önemli gördüklerini belirten Özvar, daha önce Maarif Vakfı ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile imzalanan iş birliği protokollerin de bu yönde atılan adımlar olduğunu ifade ederek, “Türkçe’nin etkili bir şekilde öğretilmesi, uluslararası öğrenci politikalarımızı destekleyen temel unsurlardan biridir. Yunus Emre Enstitüsü’nün yurt dışında sunduğu Türkçe eğitimi, öğrencilerin Türkiye’deki akademik hayata daha hızlı adapte olmalarını sağlayacak, onların dil becerilerini geliştirirken kültürümüze olan ilgilerini artıracaktır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin akademik ve mekansal kapasitesiyle Yunus Emre Enstitüsü’nün organizasyonel ve beşeri kapasitesi buluşarak hem Türkçemizin hem de Türk yükseköğretiminin dünya çapındaki etkisinin bu protokolle daha da artacağına inanıyoruz. Bu protokolü, yalnızca 2 kurum arasında bir iş birliği olarak değil, aynı zamanda Türk yükseköğretiminin uluslararasılaşma ve bilim diplomasisi vizyonunun somut bir tezahürü olarak görmek gerekir” diye konuştu.

Özvar, bu iş birliğinin başarıyla uygulanmasının ve bundan sonra atılacak diğer adımların, Türk yükseköğretiminin küresel etkisini artıracağını, Türkiye’yi küresel eğitimde lider ülkelerden biri haline getirme yolunda önemli bir adım olacağını ifade etti.

‘DAHA İLERİYE TAŞIMAK İSTİYORUZ’

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, yükseköğretim konusunda üst seviyede çalışmalar yaptıklarına işaret ederek, “Bunu kurumlar arası anlaşmalarla çok daha ileri bir seviyeye taşıyacağız. Bu bir ilk adım, bunu daha da ileriye taşımak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Kemalettin Aydın da üniversite olarak öğrencileri bir doğu, bir batı dilinin yanında Türkçe öğreterek yetiştirme çabası içinde olduklarını belirterek, üniversitenin bu yolda ihtiyacı olan taleplerini karşılamasından dolayı YÖK’e teşekkür etti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yuksekogretim-kurulu-ve-yunus-emre-enstitusunden-turkce-egitimi-icin-protokol/feed/ 0
Dünya Seyahati Yapan Motosikletli Kadın Crystal Fong Türkiye’de Kadın Motosikletçilerle Buluştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-seyahati-yapan-motosikletli-kadin-crystal-fong-turkiyede-kadin-motosikletcilerle-bulustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-seyahati-yapan-motosikletli-kadin-crystal-fong-turkiyede-kadin-motosikletcilerle-bulustu/#respond Mon, 09 Dec 2024 17:12:09 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-seyahati-yapan-motosikletli-kadin-crystal-fong-turkiyede-kadin-motosikletcilerle-bulustu/

AMERİKALI motosikletli gezgin Crystal Fong (36), 3 yıl önce başladığı ve 42 ülke gezdiği dünya seyahatinin Türkiye ayağındaki son durağı Adana’da kadın motosikletçilerle buluştu. Fong, “Türkiye’nin güzelliklerinden çok etkilendim” dedi.

ABD’den ayrıldıktan sonra gittiği Hırvatistan’da 3 yıl önce motosiklet satın alan mimar Crystal Fong, dünya turuna başladı. Şimdiye kadar 42 ülke gezip, 65 bin kilometre yol kateden Fong rotasına Türkiye’yi de ekledi. Çok sayıda kent gezen Crystal Fong’un son durağı Adana oldu. Burada Adana Kadınlar Motosiklet Grubu’nun da olduğunu öğrenen Fong, grup üyeleriyle bir araya geldi. Kadınlarla motosiklet konvoyu halinde kent turu atan Crystal Fong, etkinliğin sonunda grupla kahvaltı yaptı.

Crystal Fong, işe gidip gelirken kullandığı motosikletinin bir tutku haline dönüştüğünü söyledi. Fong, “Eskiden motosikletle işe gidip gelirdim ancak geniş kapsamlı bir seyahate karar verdim. Dünya turuna çıkmadan önce ABD’yi boydan boya gezdim. Hayata karşı daha cesur olmak için kendi başıma bazı uluslararası seyahatlere çıkmaya başladım ve cesaret kazandım. Avrupa ülkelerini ve Afrika’nın bazı ülkelerini gezdim. Türkiye’de en çok Kapadokya bölgesini sevdim. Çok güzel, büyülü bir manzara eşliğinde motosikletinize binebilirsiniz. Peri bacaları sanki oldukları yere taşınmış gibiler. Ayrıca yürüyüş ve fotoğraf çekmek için de harika. Adana’yı da çok beğendim, insanlar bana karşı çok nazik. Burada Kadınlar Motosiklet Kulübü ile tanıştım ve bana çok ilgili davrandılar. Türkiye’nin güzelliklerinden çok etkilendim” dedi.

‘SIRADAKİ DURAĞIM IRAK’

Crystal Fong, Orta Doğu’ya yoğun ilgi gösterdiğine değinerek, “Türkiye’den sonra sıradaki durağım Irak çünkü orada olmak istiyorum. Dünyanın dört bir yanındaki insanların benimle aynı olup olmadığını görmek istiyorum. Bu kendimi bulmak için başladığım bir yolculuk. İlk başladığımda Orta Doğu için bir yıl demiştim fakat sanırım biraz daha uzun süre Orta Doğu’da olacağım. Avrupa’yı bitirmem tam olarak 3 yılımı aldı ve şimdi yolculuğumun 2’nci yarısındayım. Belki bir süre Suudi Arabistan’da olacağım, belki de Katar. Yolculuğun nasıl devam edeceğine dair şu anda hiç emin değilim. Rüzgar nasıl eserse öyle ilerleyecek” diye konuştu.

‘CRYSTAL İLE GÜZEL BİR KÜLTÜR ALIŞVERİŞİ YAPTIK’

Adana Kadınlar Motosiklet Grubu Başkanı Esra Bayramoğlu ise şöyle konuştu:

“Biz sadece kadınlardan oluşan, motosiklete ve iki tekere gönül vermiş bir kulübüz. Crystal bize sosyal medya üzerinden ulaşarak bizimle tanışmak istediğini söyledi. Biz de seve seve kabul ettik. Birkaç gündür beraberiz, kültür alışverişinde bulunduk. Gayet mutluyuz, kendisi de umarım mutludur. Bize gezdiği yerleri ve dünyayı anlattı. Biz de kendisine elimizden geldiğince Adana’yı ve kültürünü anlattık. Ayrıca ‘Cg’ diye tabir ettiğimiz motosiklet kültürünü de tanıttık. Kendisi iyi bir uyum sağladı. Cg diye tabir ettiğimiz motosikleti sürmeyi çok sevdi. Geldiğinden beri çok samimi ve mütevazı bir şekilde davrandı. Bizimle dans etti, sohbet etti. Çok şey paylaştık. Türk ve Adana yemek kültürünü çok beğendiğini söyledi. Bundan sonraki rotası Irak, dönüşte tekrar görüşmek istiyoruz”

Haber-Kamera: Muhammet Fatih YAVUZ/ADANA,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-seyahati-yapan-motosikletli-kadin-crystal-fong-turkiyede-kadin-motosikletcilerle-bulustu/feed/ 0
“Evrenin güzellik kraliçesi” yarışmasında Türkiye’yi Esra Nur Türker temsil edecek http://www.karadenizhabertv.com.tr/evrenin-guzellik-kralicesi-yarismasinda-turkiyeyi-esra-nur-turker-temsil-edecek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/evrenin-guzellik-kralicesi-yarismasinda-turkiyeyi-esra-nur-turker-temsil-edecek/#respond Mon, 09 Dec 2024 17:12:03 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/evrenin-guzellik-kralicesi-yarismasinda-turkiyeyi-esra-nur-turker-temsil-edecek/ Her yıl Mısır Kahriye’de düzenlenen Beauty Queen Of The Universe (Uluslararası Evrenin Güzellik Kraliçesi) yarışmasına bu yıl da dünyanın dört bir yanından katılan güzeller hem ülkelerini temsil edecek hem de yeteneklerini sergileyecek.

TÜRKİYE’Yİ ESRA NUR TÜRKER TEMSİL EDECEK

The St Regis New Capital Cairo Hotel’de düzenlenecek yarışmanın bu yılki Türkiye temsilciliğini model ve sunucu Esra Nur Türker üstlenecek. 9 Aralık’ta yapılacak yarışmaya, Azerbaycan, ABD, Kazakistan, İngiltere, Fransa, Moldova, Gürcistan, Filipin ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu 50 ülke katılacak.

'Evrenin güzellik kraliçesi' yarışmasında Türkiye'yi Esra Nur Türker temsil edecek

KAFTAN KIYAFETİYLE PODYUMDA YÜRÜYECEK

10 gündür kampta olan güzeller, yarışmada ülkelerini tanıtan kısa bir konuşmanın yanı sıra yöresel kıyafetleriyle podyumda yürüyecek. Esra Nur Türker ise Türk ve İslam dünyasında kullanılan kaftan kıyafetiyle ülkemizi uluslararası alanda tanıtacak.

'Evrenin güzellik kraliçesi' yarışmasında Türkiye'yi Esra Nur Türker temsil edecek

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/evrenin-guzellik-kralicesi-yarismasinda-turkiyeyi-esra-nur-turker-temsil-edecek/feed/ 0
Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi Başladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuk-edebiyati-yazarlik-mektebi-basladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuk-edebiyati-yazarlik-mektebi-basladi/#respond Mon, 09 Dec 2024 17:11:10 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuk-edebiyati-yazarlik-mektebi-basladi/ Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) işbirliğiyle düzenlenen “Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi” başladı.

TDED Genel Başkanı Ekrem Erdem, Eyüpsultan’daki TDED Genel Merkezindeki açılış töreninde yaptığı konuşmada, derneğin “Dilimiz kimliğimizdir” şiarıyla yayın ve faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi.

Toplumda bir dil şuurunun oluşması ve geliştirilmesi meselesinin çocuklar için gerekli olduğunu vurgulayan Erdem, “Bu ihtiyaçtan yola çıkarak 2022’de Kardelen Çocuk dergisini yayımlamaya başladık. Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi, Türkçe hassasiyetini gözeten, çocuklar için temiz içerik üretebilen yazarlar yetiştirmeyi amaçlıyor.” dedi.

Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi’nin ilk kez hayata geçirildiğine işaret eden Erdem, “Çocuk edebiyatı alanındaki gelişmeler son yıllarda hareketlilik kazandı. Bu alanda kendi kültürüne, tarihine ve değerlerine vakıf yazarların yetişmesi, çeviri eserlerle yerli eserlerin dengelenmesi gerekiyor. İstiyoruz ki çocukların zihinsel ve duygusal gelişimi için faydalı, sanat şuuru kazandıran, kendi değerleriyle barışık eserlerin sayısı artsın.” ifadesini kullandı.

Erdem, çocukların dijital dünyayla içli dışlı olduğunu bilerek dil yozlaşmasının da önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bu da çocuklarımızın Türkçe kelime dağarcığını zenginleştirmek, dil şuuru aşılamakla mümkün. Çocukluk döneminde okunan eserlerin kalitesi hayal gücünün ve düşünce dünyasının gelişiminde çok önemli. Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi’nin de öncelikli hedefi bu niteliklere sahip, kaliteli eser üretebilecek yazarları sahaya kazandırmaktır.” değerlendirmesini yaptı.

Amaç çocuk edebiyatına nitelik kazandırmak

Kardelen Çocuk Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Elif Tokkal, çocuk edebiyatının her alanında ürün vermek isteyen yazar, çizer, eğitimci ve ebeveynlere yönelik iki aylık bir ders programı oluşturduklarını kaydetti.

Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi ile kendini çocuk edebiyatı alanında geliştirmek isteyen katılımcılara nitelikli bir çocuk edebiyatı eğitimi vermeyi hedeflediklerinin altını çizen Tokkal, şunları kaydetti:

“Yazar adaylarına editörlükte dikkat edilmesi gereken dil, üslup gibi temel hassasiyetler anlatılacak. Resimli çocuk kitaplarının yazımı ve editöryal süreciyle ilgili temel bilgiler verilecek, özellikle öğretmenlere ve ebeveynlere çocuklara yazı yazdırma teknikleriyle ilgili dersler anlatılacak, çocuk edebiyatının Türk ve Batı Edebiyatındaki dünü, bugünü konuşulacak, çocuk edebiyatı metinleri değer, kültür, medeniyet ve kutsalın anlatımı açısından incelenecek. Nitelikli çocuk kitabını nasıl seçeceğimiz, bir kitabı nasıl yazacağımızla ilgili kazanımları eğitim sonunda elde edeceğiz. Eğitim yazarlara, çizerlere, öğretmenlere ve ebeveynlere de bu yönleriyle hitap ediyor. Üniversitelerde bir çocuk edebiyatı kürsüsünün olmadığını biliyoruz. Özellikle alanla ilgili kendini yetiştirmek isteyen üniversite öğrencilerine öncelik vermek istedik.”

Tokkal, alandaki boşluğu doldurmak için çocuk edebiyatıyla ilgili temel bir eğitim planladıklarına dikkati çekerek, “Çocuk dergiciliği, çocuk kitabı yayımlama süreci, editör-yazar-çizer ilişkisi gibi konularla ilgili de derslerimiz mevcut. Ayrıca eğitim süresince çocuk edebiyatı alanına ciddi bir emek vermiş yazarlarla da katılımcılarımızı buluşturmak, tecrübelerinden faydalanmalarını sağlamak için sürpriz buluşmalarımız olacak. İki yüzü aşkın başvuru arasından iki gün süren mülakatlar sonucu toplam 55 kişi eğitimi almaya hak kazandı. Eğitimimiz iki ay sürecek. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarafından eğitime devam eden katılımcılara sertifika vereceğiz.” şeklinde konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından yazar Tülin Kozikoğlu, “Resimli Çocuk Kitapları” başlıklı açılış dersini verdi.

Çocuk edebiyatına ilgi duyan, bu alanda okuma ve yazma ufkunu genişletmek isteyenlere yönelik hazırlanan “Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi”nde yüz yüze gerçekleştirilecek eğitimler yaklaşık iki ay sürecek.

Çevrim içi derslerin de yer alacağı eğitimler Elif Tokkal, Halenur Çalışan, Kevser Şenel Yılmaz, Sümeyye Sel Odabaş ve Tülin Kozikoğlu tarafından verilirken, katılımcıların ürettiği metinler TDED tarafından iki ayda bir yayımlanan Kardelen Çocuk dergisinde yer bulacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuk-edebiyati-yazarlik-mektebi-basladi/feed/ 0
Suriye’de köşeye sıkışan Rusya, Türkiye’den yardım istedi http://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyede-koseye-sikisan-rusya-turkiyeden-yardim-istedi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyede-koseye-sikisan-rusya-turkiyeden-yardim-istedi/#respond Sun, 08 Dec 2024 18:02:05 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyede-koseye-sikisan-rusya-turkiyeden-yardim-istedi/ Suriye‘de Beşar Esad rejimine karşı 27 Kasım Çarşamba günü geniş çaplı harekat başlatan silahlı muhalif gruplar, 12 gün gibi kısa bir süre içerisinde birçok kentin kontrolünü eline geçirdi.

Suriye'de köşeye sıkışan Rusya, Türkiye'den yardım istedi

61 YILLIK BAAS REJİMİ SON BULDU

Son olarak dün akşam başkent Şam’ın da düşmesiyle ülkedeki 61 yıllık Baas rejimi son buldu. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ülkeden kaçtığı belirtilirken, nereye gittiğine ilişkin bir bilgiye ise yer verilmedi.

Suriye'de köşeye sıkışan Rusya, Türkiye'den yardım istedi

RUSYA’DAN TÜRKİYE’YE DESTEK TALEBİ

Tüm bu gelişmeler doğrultusunda Rusya’nın ne yapacağı merakla bekleniyordu. CNN Türk’te yer alan habere göre, Moskova yönetimi Suriye’den çekilme kararı aldı. Ülkedeki kuvvetleri için güvenli bir çıkış yolu arayan Rusya, Türkiye’den destek talebinde bulundu. Suriye’de konuşlu bulunan Rus kuvvetlerinin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) hakimiyetinde bulunan bölgelere sevk edilmesi ve ardından da hava yoluyla Rusya’ya dönmeleri planlanıyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda taraflar arasında görüşmeler devam ediyor.

Suriye'de köşeye sıkışan Rusya, Türkiye'den yardım istedi

Uluslararası İlişkilerPolitikaMoskovaTürkiyeSuriyeDünyaRusya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyede-koseye-sikisan-rusya-turkiyeden-yardim-istedi/feed/ 0
Dünyanın yarısının dişleri çürük! http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyanin-yarisinin-disleri-curuk/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyanin-yarisinin-disleri-curuk/#respond Sat, 07 Dec 2024 03:12:30 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyanin-yarisinin-disleri-curuk/ Sağlık Bakanlığı Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Diş Hekimi Prof. Dr. Özlem Oflezer ile diş sağlığını, ülkemizde en sık karşılaşılan diş hastalıklarını ve koruyucu diş hekimliğinin önemini konuştuk. Türkiye’de sağlıkta dönüşümün başladığı 2002 yılında kamuda 1 Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi varken, bugün 41 Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi ve 14 Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Oflezer, şöyle dedi: “Bugün her ilde en az 1 tane olmak üzere 138 tane ağız ve diş sağlığı merkezi mevcuttur. Nitelikli bir diş hekimliği hizmeti veriyoruz. Hasta memnuniyeti yüksek. Evde ağız diş sağlığı hizmetleri veriyoruz. Hastanelerimizde genel anestezi altında birçok operasyon yapabiliyoruz.”

10 KİŞİDEN 9’U DİŞİ AĞRIMADAN GİTMİYOR
Ağız ve diş sağlığı hastanelerine en çok başvurunun, diş ağrısı nedeniyle olduğunun altını çizen Prof. Dr. Oflezer, şunları söyledi: “10 kişiden 9’u diş hekimine şikayeti olduğunda gidiyor ve genellikle bunu da diş, dişeti veya ağızla ilgili ağrı veya sorun olarak tanımlamakta. Oysa, koruyucu diş hekimliği ile diş ağrımadan hekime gitmeliyiz ki erken ve yaygın koruyucu önlemleri alabilelim.”

3.5 MİLYAR İNSANIN DİŞLERİ KÖTÜ DURUMDA
DSÖ tarafından yayınlanan raporda, Türkiye’nin de yer aldığı 194 ülkenin ağız hastalıklarının kapsamlı bir portresinin oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu çarpıcı rakamları paylaştı: “Raporda yaklaşık 3,5 milyar insanın ağız hastalıklarıyla yaşadığı ortaya konuldu. Bu rakam dünya nüfusunun neredeyse yarısıdır. En sık görülen ağız hastalıkları diş çürüğü, şiddetli diş eti hastalıkları, diş kaybı ve ağız kanserleri olarak sıralanıyor. Tedavi edilmeyen diş çürükleri tahminen 2,5 milyar insanı etkileyen, dünya çapında en yaygın tek hastalık olarak öne çıkıyor. Verilere göre, dünya nüfusunun üçte birinden fazlası diş çürüğüyle yaşıyor.”

1 MİLYAR KİŞİDE DİŞ ETİ HASTALIĞI VAR
DİŞ kaybının başlıca nedenlerinden biri olan şiddetli diş eti hastalığının, dünyada 1 milyar insanı etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Oflezer “Her yıl 380 bin ağız kanseri vakası teşhis ediliyor. Rapor, küresel halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

DİŞ FIRÇALAMA ORANLARIMIZ YETERSİZ
GÜNDE en az 2 kere düzenli olarak dişlerin fırçalama oranının Türkiye’de her yaş grubu için yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu uyarılarda bulundu: “Düzenli diş fırçalama alışkanlığının sınırlı olmasının yanında diş fırçasına ek olarak çeşitli hijyen ürünlerinin (diş ipi, ara yüz fırçası, gargara, ağız spreyleri vb.) kullanımı da yetersiz. Diş fırçalama alışkanlığı çocuklara yürüme ve yeme alışkanlığı gibi erken yaşlarda kazandırılmalı. Bunun içinde rol model anne ve babalardır.”

KORUYUCU DİŞ SAĞLIĞI ÖNEMLİ
SAĞLIK Bakanlığı’nın yaptığı Türkiye Ağız ve Diş Sağlığı Profili (TADSAP-2018) araştırmasına göre, diş çürüğünün, dünyada olduğu gibi ülkemizde de en yaygın ağız sağlığı problemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oflezer, “Koruyucu ağız ve diş sağlığı programlarını güçlendirmemiz gerekli” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyanin-yarisinin-disleri-curuk/feed/ 0
Estetik turizminde Türkiye zirvede http://www.karadenizhabertv.com.tr/estetik-turizminde-turkiye-zirvede/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/estetik-turizminde-turkiye-zirvede/#respond Sat, 07 Dec 2024 03:12:15 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/estetik-turizminde-turkiye-zirvede/ Medikal Estetik Tıp Derneği tarafından bu yıl 7’incisi düzenlenen Uluslararası Medikal Estetik Kongresi Antalya’da gerçekleştirildi. Ben de son yıllarda kadın erkek her yaştan birçok kişinin büyük ilgi duyduğu medikal estetiğin kapısını bu kongrede sizler için araladım.
Estetik dünyasında son trendler ne? Ülkemiz, estetik uygulamalarda sağlık turizminin neresinde? Merdiven altı uygulamalarla nasıl mücadelede ediliyor? Estetik kaç yaşa kadar düştü? Tüm bu sorularım yanıtlarını alanın uzmanlarına sordum.

DEVLET HEKİMLERİN YANINDA
Kongreye, merdiven altı uygulamalarla savaşta, hekimlere destek vermek için Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü, Reklam Kurulu Başkanı Avni Dilber de katılarak, “Devlet ve hekimler hep beraber bunlarla savaşacağız” dedi.
Medikal Estetik Tıp Derneği (MESTDER) Başkanı ve Medikal Estetik Hekimi Dr. Yasemin Savaş, Türkiye’nin estetik tedavilerde önemli bir merkez haline geldiğini belirterek, şunları söyledi:
“Türkiye, sağlık hizmetleri ihracatında dünyada ilk 10’da medikal turizmde ise ilk 5’te yer yer alıyor. Türkiye, sağlık turizmi alanında önemli bir global oyuncu.”

HEDEF 2 MİLYON SAĞLIK TURİSTİ
Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın yönetmelik ve teşvikleri sayesinde, Türkiye’deki sağlık kuruluşlarının sayısının hızla arttığını belirten Dr. Savaş, “Aralık 2023 itibarıyla yetkili sağlık kuruluşu sayısı 4 bin 786’ye ulaştı ve bu artışın devam etmesiyle Sağlık turizmi gelirleri, 2003 yılında 203 milyon dolar seviyesindeyken, 2022’de 2,2 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde, sağlık için seyahat eden turist oranı da yüzde 0.9’dan yüzde 2.3’e çıktı. Bu yılın hedefleri ise 2 milyon sağlık turisti ve 3 milyar dolar gelir olarak belirlenmiş durumda” dedi.

İHBAR EDİN
Merdiven altı medikal estetik uygulamalar konusunda dernek olarak alınan tedbirlere işaret eden Dr. Savaş, şöyle dedi:
“Ruhsatsız merkezlerde ve hekim dışında işlem yapılan merdiven altı uygulamalar ciddi sağlık riskleri doğuruyor. Biz de bu kapsamda günden güne artan bu tür merkezlerin açığa çıkması amacıyla hem Sağlık Bakanlığı’yla ortak hareket ediyor hem de halkımızı da kendi sağlıkları için bu farkındalığa dahil ederek, 0543 266 63 78 numaralı ihbar hattımızı aramaları için teşvik ediyoruz.”

ESTETİK YAŞI ERGENLİĞE KADAR İNDİ
Medikal Estetik Derneği Başkan Yardımcısı ve Medikal Estetik Hekimi Dr. Alp Mamak da medikal estetik uygulamalarına olan ilginin arttığını belirterek, şöyle dedi: “Ancak bu talebin ergenlik dönemine kadar inmesinin, sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisiyle ‘kusursuz görünüm’ arayışının yaygınlaşmasının, fiziksel ve ruhsal sağlığı olumsuz etkileyebileceği yönünde endişelere yol açmaktadır.”
Dr. Mamak, 18 yaşından önce estetik müdahalelerin yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Bunun iki temel nedeni var. Birincisi fiziksel. Ergenlik dönemi, vücudun hâlâ gelişim gösterdiği bir süreç. Bu dönemde yapılan müdahaleler, vücut gelişimi tamamlanmadan kalıcı sonuçlar yaratabilir ve ileride doğal görünüme zarar verebilir. İkincisi ise psikolojik tarafı. Çünkü medikal estetik uygulamalar, bireyin özgüvenine ve benlik algısına da etki edebilir. Ergenlerin sosyal medya etkisiyle bu uygulamalara yönelmesi, geçici bir güzellik trendine kapılma riskini de getiriyor” dedi.

EN ÇOK İLGİ DUDAK DOLGUSUNA
Medikal Estetik Hekimi ve Medikal Estetik Derneği Genel Sekreteri Dr. Bora Özcan ise son yıllarda popüler hale gelen dudak dolgusu uygulamalarına dikkat çekti. Dr. Özcan; Türkiye’de dudak dolgusunun, estetik pazarının önemli bir kısmını oluşturarak, sosyal medya etkisi ve estetik uygulamalara olan ilginin yükselmesiyle büyük bir talep gördüğünü ifade etti.
Dr. Özcan, “Sosyal medyanın etkisiyle, pürüzsüz ve parlak ciltler, orantılı yüz ve vücut hatları gibi güzellik anlayışı belirgin bir şekilde bu yöne evrildi. Bunun sonucunda, ameliyatsız medikal estetik işlemler daha fazla tercih edilmeye başlandı. Dudak dolgusu da bunların başında geliyor. Çünkü dudak aynı zamanda dişilik sembolüdür. Tahminlere göre, dudak dolgusu uygulamaları, Türkiye’deki estetik pazarında yüzde 20 ila yüzde 30’luk bir paya sahip ve bu durum dudak dolgularını en çok tercih edilen uygulamalarından biri haline getirmiştir” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/estetik-turizminde-turkiye-zirvede/feed/ 0
Japon Davul Grubu ‘Sai’ İstanbul’da! http://www.karadenizhabertv.com.tr/japon-davul-grubu-sai-istanbulda/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/japon-davul-grubu-sai-istanbulda/#respond Sun, 01 Dec 2024 01:00:48 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/japon-davul-grubu-sai-istanbulda/ Japon davul grubu “Sai”, İstanbul’da ilk kez Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde sanatseverlerin karşısına çıkacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, 110. yıl etkinlikleri kapsamında Japonya’nın geleneksel davulu Wadaiko’nun temsilcilerinden Sai grubunu 9 Aralık’ta Japon kültürü meraklılarıyla bir araya getirecek.

Japonya ile Türkiye’nin diplomatik ilişkiler kurmasının 100. yıl dönümünün kapanış etkinliği olarak gerçekleştirilecek gösterinin biletleri ücretsiz ve 3 Aralık’tan itibaren “İstanbul Senin” uygulaması üzerinden temin edilebilecek.

Topluluk, bugüne kadar 35 ülkede 2 bin gösteri sundu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/japon-davul-grubu-sai-istanbulda/feed/ 0
Hazar Şiir Akşamları Elazığ’da Finale Ulaştı http://www.karadenizhabertv.com.tr/hazar-siir-aksamlari-elazigda-finale-ulasti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/hazar-siir-aksamlari-elazigda-finale-ulasti/#respond Sun, 01 Dec 2024 01:00:28 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/hazar-siir-aksamlari-elazigda-finale-ulasti/ Elazığ’da “27. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları” şiir gecesiyle sona erdi.

Elazığ Belediyesi ev sahipliğinde Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Makedonya, Özbekistan, Tataristan, İran, Kerkük, KKTC ve Kosova’dan gelen şairler, şiirlerini seslendirdi.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Demirbağ, gazetecilere, bu yıl Ziya Gökalp, Ganire Paşayeva ve Nuri Pakdil anısına “Kurgudan Gerçeğe Şiir” temasıyla gerçekleştirilen etkinliğin düzenlenmesinden mutluluk duyduğunu söyledi.

Birliğe en fazla ihtiyaç duyulan bu dönemde düzenlenen etkinliğin önemli olduğunu ifade eden Demirbağ, şöyle konuştu:

“Elazığ’ımızın kültür şehrimizin çok önemli dinamiklerinden biri, uzun soluklu uzun yıllardır Türk dünyasının önemli bölgelerinden çok önemli büyük şairleri misafir ettiğimiz, şehrimizde ağırladığımız ve kültür hayatımızla buluşturduğumuz bu güzel bir programın şehrimizde yine can bulması, yine bu şehrimizden bütün Türk dünyasına bu aziz milletin kültürle olan bağının yansıması bizi ayrıca mutlu ediyor. Şehrimiz kültüre değer kültürle yoğrulmuş, kültürün içerisinden gelen bir şehir. Haliyle bu şehrin bu topraklarında şiirlerin söylenmesi, şiirlerin bütün dünyaya yayılması ve farklı alanlarda bütün Türk dünyasını kapsayan Kudüs’ü de yine acılarımızı da paylaşan şiir yoluyla bütün dünyayı hem bize taşıyan hem de bizden bütün dünyaya kültürümüzü ve hüznümüzü, sevincimizi taşıyan önemli bir etkinliği yapmanın sevincini, gururunu yaşıyoruz.”

Programa Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/hazar-siir-aksamlari-elazigda-finale-ulasti/feed/ 0
Karadeniz’deki savaş enerji krizine neden olunca gözler Türkiye’ye çevrildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/karadenizdeki-savas-enerji-krizine-neden-olunca-gozler-turkiyeye-cevrildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/karadenizdeki-savas-enerji-krizine-neden-olunca-gozler-turkiyeye-cevrildi/#respond Wed, 27 Nov 2024 12:51:25 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/karadenizdeki-savas-enerji-krizine-neden-olunca-gozler-turkiyeye-cevrildi/ Moldova Enerji Bakanı Victor Parlicov, ülkesinin, binalarda enerji verimliliği alanında büyük bir dönüşüme gittiğini belirterek, “Binaların enerji performansının geliştirilmesi için birkaç yıl boyunca çalışma yapacağız, bu büyük dönüşüm fırsatı için Türk firmalarını da yatırıma bekliyoruz.” dedi.
Parlicov, Anadolu Ajansının (AA) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde, “Ortak Gelecek, Ortak Hedefler” temasıyla bu yıl ilk kez düzenlediği İstanbul Energy Forum’da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Moldova‘nın yakın zamana kadar elektrik ve doğal gazda dışa bağımlı olduğunu dile getiren Parlicov, ülkesinin, enerji dönüşümünü desteklemek için verimlilik alanında büyük bir değişime odaklandığını anlattı.
Parlicov, Rusya-Ukrayna sorununun ardından Moldova ve Ukrayna elektrik sistemlerinin Avrupa elektrik sistemlerine entegre olduğunu belirterek, şöyle devam etti: Şimdi de elektrik piyasası ve gaz piyasası için piyasa bazlı mekanizmalar geliştiriyoruz. Moldova’da fırsatlar doğal gaz, elektrik ve yenilenebilir enerji şeklinde farklılaşıyor. 105 megavat rüzgar enerjisi, 60 megavat güneş enerjisi için ihaleye çıkıyoruz. Doğal gazda da Avrupa pazarından aldığımız gazın büyük bir kısmı dikey koridor yoluyla Yunanistan, Bulgaristan, Romanya’dan geliyor.

TÜRK ŞİRKETLERE İHALELERE KATILIM DAVETİ

Parlicov, Moldova’da binaların enerji verimliliği konusunda da büyük bir çalışması olduğunu anlattı.

Temelde inşaat işleri olan binaların enerji performansının iyileştirilmesine yönelik çok sayıda farklı iş olanağı bulunduğuna işaret eden Parlicov, “Moldova binalarda enerji verimliliği alanında büyük bir dönüşüme gidiyor. Binaların enerji performansının geliştirilmesi için birkaç yıl boyunca çalışma yapacağız, bu büyük dönüşüm fırsatı için Türk firmalarını da yatırıma bekliyoruz. Bu alanda Moldova’da büyük bir pazar oluşacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan, Rüzgar ve güneş enerjisinde ihaleleri başlattıklarını dile getiren Parlicov, şöyle devam etti:

“Türk şirketlerinin özellikle güneş enerjisiyle olduğu kadar rüzgarla da ilgilendiğini biliyoruz. Türk firmalarını rekabetçi ihale süreçlerimize katılmaya davet ediyoruz. Binaların enerji performansının iyileştirilmesi, her türlü yalıtım, binalara yenilenebilir enerjilerin entegre edilmesi, ısı pompaları gibi önemli teknolojilerin iyileştirilmesi inşaat şirketleri için yapacak çok iş var. Bu teknolojiler hem maliyetleri düşürmemize hem de emisyonları azaltmamıza olanak tanıyor.”

Karadeniz'deki savaş enerji krizine neden olunca gözler Türkiye'ye çevrildi

TÜRKİYE VE MOLDOVA DAHA FAZLA ENERJİ PROJESİ GELİŞTİRECEK

İstanbul Enerji Forumu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Moldova Enerji Bakanı Victor Parlicov bir araya gelerek doğal gaz arzı konusundaki alternatifleri ve fırsatları değerlendirdi.

Görüşme sonrası ise iki ülke arasında enerji alanında bir mutabakat zaptı imzalandı.

Mutabakat Zaptı ile yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, elektrik ticareti, akıllı şebeke teknolojileri ve doğal gaz arzı gibi konularda bilgi ve tecrübe paylaşımı öngörülüyor.

Ayrıca bu alanlarda ortak projeler geliştirilmesi hedefleniyor.

Anlaşmalar ayrıca, iki ülke arasında bilgi ve teknoloji transferini, yatırımların teşvikini ve özel sektör işbirliğini de destekliyor.

MOLDOVA’NIN GÖZÜ TÜRKİYE’DE

Rusya ve Moldova, Ukrayna ile transit gaz sözleşmesinin 2025’te sona erecek olması ile tedarik krizi yaşıyor. Karadeniz ülkesi Moldova, özerk bölgesi Transdinyester’e gaz tedarikini sürdürebilmek için alternatif yollar arayışında. Bunun için hem siyasi hem de ekonomik açıdan en verimli güzergah Türkiye olarak görülüyor. Bunun için Ankara’nın kapısını çalan Moldova, Rusya üzerinden Türkiye’ye oradan da Transdinyester’e uzanacak bir boru hattı üzerinde çalışıyor.

Türkiye üzerinden geçecek yeni bir tedarik rotası gündeme alınsa da bu rota, Ukrayna’nın gaz taşıma sistemini tamamen bypass etmeyi mümkün kılmayacak. Teknik zorlukları beraberinde getirecek alternatif rota Ukrayna topraklarında yaklaşık 100 kilometrelik bir geçiş gerektiriyor. Bu da projenin Kiev yönetiminden bağımsız olmasını etkileyen unsurların en önemlisi olarak görülüyor.

Karadeniz'deki savaş enerji krizine neden olunca gözler Türkiye'ye çevrildi

TransdinyesterKaradenizİstanbulPolitikaTürkiyeEkonomiMoldovaEnerjiGüncelÇevreRusya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/karadenizdeki-savas-enerji-krizine-neden-olunca-gozler-turkiyeye-cevrildi/feed/ 0
Slovakya, mandalinalardaki ilaç kalıntısı nedeniyle ihracı geri çevirdi http://www.karadenizhabertv.com.tr/slovakya-mandalinalardaki-ilac-kalintisi-nedeniyle-ihraci-geri-cevirdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/slovakya-mandalinalardaki-ilac-kalintisi-nedeniyle-ihraci-geri-cevirdi/#respond Wed, 27 Nov 2024 12:51:20 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/slovakya-mandalinalardaki-ilac-kalintisi-nedeniyle-ihraci-geri-cevirdi/ Türkiye’den Slovakya’ya ihraç edilmek istenen Satsuma cinsi mandalinalarda kabul edilebilir limitin 4,4 katı ‘chlorpyrifos-methyl’ ilaç kalıntısı tespit edildi. Slovakya, mandalinaları 21 Ekim’de sınırdan geri çevirdi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, geri çevrilen mandalinanın Bulgaristan sınırında imha edildiğini söyledi.

Avrupa Birliği üye ülkeleri arasında gıda güvenliği ile ilgili bilgileri hızlıca paylaşmayı ve halk sağlığını korumayı amaçlayan Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi (RASFF), 20 Kasım’da yayımladığı bir raporla Slovakya’ya ihraç edilmek üzere yola çıkan Satsuma cinsi mandalinalarda chlorpyrifos methyl kalıntısı tespit edildiğini duyurdu. Raporda, Bulgaristan sınırında yapılan denetimlerde pestisit oranının Avrupa Birliği‘nin kabul edilebilir sınırının 4,4 kat üzerinde olduğu belirtildi. Mandalinalar 21 Ekim’de geri çevrildi.

“TÜRKİYEYE GERİ GÖNDERİLMEDİ, DOĞRUDAN İMHA EDİLDİ”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Adana’nın narenciye üretimindeki liderliğine dikkat çekerek, Türkiye’nin narenciye üretiminin yaklaşık yüzde 45’inin kentten karşılandığını belirtti. Doğan, “Ürettiğimiz narenciyeleri eylül ayından mayıs ayına kadar, başta Rusya olmak üzere Balkan ülkeleri ve Orta Asya’ya ihraç ediyoruz. Slovakya’ya gönderilen Satsuma mandalinalar, sınırda yapılan analizler sonucunda chlorpyrifos methyl kalıntısı içerdiği gerekçesiyle Türkiye’ye geri gönderilmedi, doğrudan imha edildi. Bu ürünler iç piyasaya asla girmez” dedi.

Slovakya, mandalinalardaki ilaç kalıntısı nedeniyle ihracı geri çevirdi

“ÇİFTÇİLERİMİZ YASAKLI İLAÇLARI KULLANMAZ”

‘Chlorpyrifos methylin’in 5 yıl önce yasaklandığını söyleyen Doğan, bu ilacın artık piyasada bulunmadığını ifade etti. Doğan, “Belki çiftçimizin deposunda eskiden kalmış bir ilaç, fark edilmeden bir bahçenin küçük bir kısmında kullanılmış olabilir. Ancak çiftçilerimiz bilinçli ve yasaklı ilaçları kullanmaz. Narenciye paketleme tesisleri de çiftçiden aldığı ürünleri analiz yapmadan kabul etmez. Ürün, analizden geçtikten sonra paketlenip yurt dışına gönderilir. Bu yıl bölgemizde narenciye üretimi az olduğu için fiyatlar oldukça yüksek. Bir Satsuma mandalinanın paketleme maliyeti yaklaşık 40 lirayı buluyor. Bu kadar maliyetli bir ürünü analiz yapmadan yurt dışına göndermek ticari bir mantığa sığmaz” diye konuştu.

“NUMUNE ALMA YÖNTEMLERİ İYİLEŞTİRİLMELİ”

Ürün analiz sürecindeki olası eksikliklere değinen Doğan şöyle konuştu: Numune alınırken bahçenin her yerinden örnekleme yapılması gerekir. Ancak bazen yalnızca bir noktadan alınan numuneler, yanlış sonuçlara yol açabilir. Örneğin, 100 dönümlük bir bahçeye ilaçlama yapılırken ilaç bitip yerine başka bir ilaç küçük bir alanda kullanıldığında bu durum fark edilmeyebilir. Bu, analizin yapıldığı yerden alınan örnekte sorun çıkmasına neden olabilir. Bu tür münferit durumlar her zaman net sonuç vermeyebilir. Sonucun net olması için örnekler bahçenin her yerinden alınmalıdır. Paketleme tesisi bahçenin bir bölümünden örnek alıp analiz yapıyor. Bu sebeple gözden kaçırılan bir yer analize denk gelmiş olabilir. Böyle bir durum olmasa daha iyi olurdu fakat bu durum ülkemiz için sıkıntılı bir durum değil. Analiz sonucu çıkan ürün de gittiği yerde imha edilmiştir. Çünkü Avrupa Birliği Komisyonu tarafından gıda güvenliği ve gıda denetimi yapıldığında eğer oradaki narenciyenin içerisinde kalıntı varsa ve bu tespit edilmişse orada imha edilir ve hiçbir ülkeye gönderilmez. Avrupa Birliği’nde kalıntı tespit edildiğinde ürün doğrudan imha edilir, başka bir ülkeye gönderilmez. İç piyasada tüketilen ürünler de aynı analizlerden geçer. Çiftçilerimiz kalıntı riski taşıyan ilaçları kullanmaz, tüccar da bu tür ürünleri satın almaz. Eğer çiftçi böyle bir sorun yaşarsa, bize ulaşır ve biz durumu Tarım İl Müdürlüğü’ne iletiriz.

CHLORPYRIFOS-METHYL NEDİR?

Chlorpyrifos-methyl, çeşitli mahsullerdeki böcek zararlılarını kontrol etmek için kullanılan böcek öldürücüler olarak kullanılıyor. Bu madde Türkiye’de yasaklanma sürecinde olsa da halen yaygın olarak tercih edilmeye devam ediyor. Bu maddenin sinir sistemini etkileyerek felçlere yol açtığı biliniyor.

BİRÇOK ÜLKEDE YASAKLANDI

Chlorpyrifos-methyl, özellikle tarımda kullanılan bir pestisittir ve sağlığa zararları nedeniyle birçok ülkede yasaklanmıştır.

Türkiye’de, 2021 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yasaklanan bu tarım ilacının nörolojik gelişim üzerinde olumsuz etkileri olabileceği ve özellikle çocuklar üzerinde zararlı olabileceği tespit edilmiştir.

Slovakya, mandalinalardaki ilaç kalıntısı nedeniyle ihracı geri çevirdi

Ekonomi TürkiyeAvrupa BirliğiBulgaristanSlovakyaTürkiye3-sayfaİhracatAlmanyaEkonomiGüncelÇevreTarım

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/slovakya-mandalinalardaki-ilac-kalintisi-nedeniyle-ihraci-geri-cevirdi/feed/ 0
Aydın’da KADES Bilgilendirmesi http://www.karadenizhabertv.com.tr/aydinda-kades-bilgilendirmesi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/aydinda-kades-bilgilendirmesi/#respond Wed, 27 Nov 2024 12:51:10 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/aydinda-kades-bilgilendirmesi/ Aydın’da jandarma ekipleri vatandaşları Kadın Destek Uygulaması (KADES) konusunda bilgilendirdi.

Aydın İl Jandarma Komutanlığı Aile içi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği personelleri tarafından25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü faaliyetleri kapsamında Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü koordinesinde Aydın İl Müftülüğü Konferans Salonunda gerçekleştirilen Hayati İnanç’ın ‘Güçlü Kadın, Güçlü Aile, Güçlü Türkiye’ söyleşi programına katılım sağlayan vatandaşlara bilgilendirmelerde bulunuldu. KADES uygulaması, Kadına El Kalkamaz mottosuyla bilgilendirme faaliyeti gerçekleştiren jandarma ekipleri, söyleyişe katılan vatandaşlara çeşitli konular ve KADES hakkında broşürler, Jandarma Çocuk Dergisi ve Türk bayrağı hediye edildi. – AYDIN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/aydinda-kades-bilgilendirmesi/feed/ 0
Polat Makina’dan Sürdürülebilirlik Vurgusu http://www.karadenizhabertv.com.tr/polat-makinadan-surdurulebilirlik-vurgusu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/polat-makinadan-surdurulebilirlik-vurgusu/#respond Tue, 26 Nov 2024 14:35:41 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/polat-makinadan-surdurulebilirlik-vurgusu/ Yerli teknoloji kullanarak yapılan makinelerle Türkiye’yi dünyanın 45 ülkesinde temsil eden Polat Makina, UNESCO tarafından ilan edilen 26 Kasım DünyaZeytin Ağacı Günü dolayısıyla düzenlediği toplantıda, Aydın’daki Merkez fabrikasında basın temsilcileriyle bir araya geldi.

Polat Group Holding ve Polat Makina Kurucu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat ve üst düzey yöneticileri, zeytinyağı üretiminde kullanılan makineler, şirketin faaliyetleri ve gelecek dönem projeleri hakkında önemli açıklamalarda bulunurken çevre dostu ve sürdürülebilir üretim süreçlerine dikkat çekti.

Polat Makina, 26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü vesilesiyle Aydın’daki merkez fabrikasında basın temsilcileriyle bir araya geldi. Etkinlikte, şirketin sürdürülebilir üretim vizyonu, zeytinyağı teknolojileri ve geleceğe yönelik projeleri detaylı bir şekilde paylaşıldı. Polat Makina’nın çevre dostu üretim süreçleri ve kadın istihdamını destekleyen projeleri de ön plana çıktı.

4’ü yurt dışında olmak üzere 13 grup şirketiyle faaliyetlerini sürdüren Polat Group Holding’in iştiraklerinden Polat Makina’da, şirketin sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalarak şekillendirdiği zeytinyağı üretim teknolojileri, Polat Makina’nın faaliyetleri, bir önceki yılın değerlendirmesi ve geleceğe yönelik projeleri paylaşıldı. Polat Group Holding ve Polat Makina Kurucu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat ile üst düzey yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantının ardından basın temsilcileri için düzenlenen fabrika turuyla üretim süreçleri yakından tanıtıldı. Polat Group Holding Genel Müdürü Rıza Korkut Özdemir ve Polat Group Holding Mali İşler Direktörü Serkan Ersoy’un holding ve iştirakleri hakkında genel bilgilendirmede bulunduğu toplantıda, Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan dijital dönüşüm süreçleri, yenilikçi uygulamalar ve sürdürülebilirlik temelinde geliştirdikleri projelerden bahsetti.

“45 ülkede, 46 yılda global bir güç haline geldik”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Polat Group Holding Kurucusu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat, Polat Makina’nın 46 yıllık başarı hikayesini anlatarak şirketin global pazarlarda nasıl büyüdüğünü vurguladı. Polat, önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı ve global rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi. İbrahim Polat, Aydın’da başlayan başarı hikayesinin, bugün global bir yapıya dönüştüğünü hatırlatarak, “UNESCO tarafından 26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü olarak ilan edildi. Ben de, zeytine olan tutkumla doğduğum bu topraklarda 1978 yılında 4,5 metre karelik küçük bir atölyede yolculuğuma başladım. Bugün “Zeytinin olduğu her yerde Polat Makina imzası var” diyebileceğimiz bir noktaya geldik.

Ürünlerimizi Avrupa, Orta Doğu ve Amerika başta olmak üzere 45 farklı ülkeye ihraç ediyoruz. Polat Makina’da değerli yeteneklerin özverili çalışmaları sayesinde, kısa sayılabilecek bir sürede bugünkü konumumuza ulaştık. Önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı, global varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu süreçte müşteri memnuniyeti ve kaliteden ödün vermeden, global düzeyde rekabetçi bir oyuncu olmaya devam edeceğiz” dedi.

“Sürdürülebilirlik ve inovasyon, büyümemizin temel taşları”

Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan da toplantıda yaptığı konuşmada, şirketin Ar-Ge çalışmalarına ve çevre dostu üretim süreçlerine verdiği önemi vurgulayarak; “Güneş enerjisi yatırımlarıyla karbon ayak izimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. 2027 yılı itibarıyla üretilen elektriğin tamamının üretim tesislerimizde kullanmayı hedefliyoruz.” dedi. Ayrıca Şahan, “Kadınların Birleştirici Gücü” adlı projeleriyle bölgedeki kadın istihdamını destekleme adımlarını da duyurdu.

Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan, zeytinyağı üretiminde sundukları komple çözümlerle sektöre önemli katkılarda bulunduklarına da dikkat çekti. Sürdürülebilir ve istikrarlı büyümenin temel öncelikleri arasında olduğunu belirten Şahan, “30.000 m’lik üretim tesislerimizde gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmalarıyla, zeytinyağı üretiminde ihtiyaç duyulan her aşama için özel çözümler sunuyoruz. Teknolojik üstünlüğümüz ve kaliteye verdiğimiz önemle global ölçekte büyük bir prestije sahibiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda, yaklaşık 2 milyon dolarlık bir yatırımla yıllık 4 milyon 900 bin kWh kapasiteli bir güneş enerjisi sistemi kurduk. Tüm iş süreçlerimizde karbon ayak izimizi en aza indirmek için çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” ifadesini kullandı.

Aydın’ın bölge olarak taşıdığı öneme de dikkat çeken Şahan, “Şirketimizin temellerinin Aydın’da atılmış olması ve burada köklü bir geçmişe sahip olmamız, bizi bölgeye değer katan projeler hayata geçirmeye teşvik ediyor. Bu kapsamda, 2023 yılında başlattığımız Kadınların Birleştirici Gücü projemiz çerçevesinde Kaynak Operatörü Yetiştirme Programı’nı hayata geçirdik. Program, bölgenin gelişimine katkı sağlayarak hem kadın istihdamı hem de yerel kalkınmayı destekleme yolunda önemli bir adım oldu” dedi.

2024 yılında büyüme stratejilerine paralel ilerlediklerinin de altını çizen Şahan, “2025 yılı için planladığımız projeleri hayata geçirerek çok daha verimli bir konuma yükselmeyi ve müşteri memnuniyetini daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Polat Makina Hakkında

Temelleri 1978 yılında İbrahim Polat tarafından Aydın’da atılan Polat Group Holding, 1200’ün üzerinde çalışanı ve 4’ü yurt dışında olmak üzere; makine, redüktör, tarım, fidancılık, kimya gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren 13 markasıyla ürünlerini Aydın’dan 80’in üzerinde ülkeye ihraç etmektedir. – AYDIN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/polat-makinadan-surdurulebilirlik-vurgusu/feed/ 0
Çorlu’da Dikey Sera ile İlk Hasat http://www.karadenizhabertv.com.tr/corluda-dikey-sera-ile-ilk-hasat/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/corluda-dikey-sera-ile-ilk-hasat/#respond Tue, 26 Nov 2024 14:35:37 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/corluda-dikey-sera-ile-ilk-hasat/ TekirdağÇorlu’da dikey sera teknolojisi ile üretim yapan bir işletmede ilk hasat heyecanı yaşandı. Gelişmiş teknolojilerle donatılan tesis, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla dikkat çekiyor.

Çorlu’da iki dekar alanda kurulu olan ve 600 metrekarelik steril ve kapalı hidroponik ortamıyla Türkiye’nin ilk dikey tarım tesislerinden biri olan işletmede, 40 farklı türde yenilebilir bitki yetiştiriliyor. Tesiste, yağmur kanallı mekanik aktarım ve açısal sulama sistemleri gibi ileri teknolojiler kullanılarak, fidelerin kök sulama havuzlarında doğal içerikli saf gübreyle beslenmesi sağlanıyor. Deneme üretim kapasitesinin aylık 2000 kıvırcık marul ile 1000 kombine kök ürün (roka ve kırmızı yapraklı salata çeşitleri) olduğu belirtildi.

Sürdürülebilir tarımda yeni bir adım

İşletmede sürdürülebilir tarım teknikleri ve Ar-Ge çalışmalarıyla üretim yapılırken, dikey tarımın avantajları ön plana çıkıyor. Bu yöntemle düşük su tüketimi, enerji verimliliği, zararlı ve hastalık bulaş riskinin azalması gibi avantajlar sağlanıyor. Ayrıca, kapalı ve steril alanlarda yapılan üretim sayesinde, yıl boyu kesintisiz hasat imkanı sunuluyor. Ancak dikey tarımın yüksek yatırım maliyetleri, bu üretim modelinin zorluklarından biri olarak gösteriliyor.

İl Tarım Müdürlüğünden ziyaret

İl Tarım ve Orman Müdürü Oktay Öcal, İl Müdür Yardımcısı ve Çorlu İlçe Tarım ve Orman Müdürü ile teknik personelden oluşan bir heyet, tesisi ziyaret etti. İşletmedeki üretim tekniklerini yerinde inceleyen Öcal ve ekibi, üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Tesisin, modern tarımın ülkemizdeki yaygınlaşmasına katkı sağlaması hedefleniyor. – TEKİRDAĞ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/corluda-dikey-sera-ile-ilk-hasat/feed/ 0
ALTAY Tankları İçin Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin İlk Teslimatı Yapıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/altay-tanklari-icin-gunduz-gorus-periskop-sistemlerinin-ilk-teslimati-yapildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/altay-tanklari-icin-gunduz-gorus-periskop-sistemlerinin-ilk-teslimati-yapildi/#respond Tue, 26 Nov 2024 03:48:46 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/altay-tanklari-icin-gunduz-gorus-periskop-sistemlerinin-ilk-teslimati-yapildi/ ALTAY tankları için ASELSAN Sivas’ta üretilen Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin ilk teslimatı yapıldı.

ASELSAN Sivas’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye’nin, savunma sanayisinde dışa bağımlılığını azaltma hedefi doğrultusunda faaliyet gösteren ASELSAN Sivas, Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin ilk teslimatını BMC Genel Müdürü Mehmet Karaaslan ve BMC Genel Müdür Yardımcısı Caner Şahin’in katıldığı törenle gerçekleştirdi.

Törende konuşan ASELSAN Sivas Genel Müdürü İhsan Özsoy, ALTAY tankları için üretilen Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin ilk teslimatını yapmaktan mutlu olduklarını belirtti.

Sistemin tamamen yerli ve milli olarak üretildiğini vurgulayan Özsoy, “İlk ürün testlerini geçtikten sonra teslimat aşamasına geldik. Teslimatı BMC savunma firmamıza yapıyoruz. Kendilerinin desteği sayesinde yerli ve milli ürünleri Türkiye’nin envanterine kattık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

ASELSAN Sivas Yönetim Kurulu Üyesi Osman Yıldırım da Türkiye’nin gururu olan ALTAY tankının gözlerinin, Sivas’taki mühendislerce, tesislerinde yapıldığını dile getirdi.

Konuşmaların ardından Yıldırım, ALTAY tankının üretim tesislerini koruması amacıyla Özsoy’a, bir çift Kangal köpeği yavrusu hediye etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan birçok zırhlı araçta da kullanılan periskop sistemleri milli ana muharebe tankı ALTAY’ın kritik unsurlarından biri olacak ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modern savunma ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlandı.

Zırhlı araçlarda kullanılan Gündüz Görüş Periskop Sistemleri, tank mürettebatına geniş görüş açısı, yüksek doğrulukla tespit yeteneği ve etkili gözetleme imkanı sunuyor.

Sistem, görev sırasında hem güvenliği hem de operasyonel etkinliği destekleyerek sahadaki askerlere stratejik avantajlar sağlamayı hedefliyor. Dayanıklı yapısı ve kullanıcı dostu tasarımı sayesinde, en zorlu koşullarda dahi güvenilir bir performans sunuyor.

ALTAY tankının yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki diğer zırhlı araçlarda da aktif olarak kullanılan bu sistem, yerli ve milli olarak tasarlandı ve üretildi.

Yerel HaberlerTeknolojiTürkiyeAselsanSavunmaÜretimAltaysivasSpor

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/altay-tanklari-icin-gunduz-gorus-periskop-sistemlerinin-ilk-teslimati-yapildi/feed/ 0
NATO Genel Sekreteri Rutte, PKK saldırısında şehit olanlar için TUSAŞ’ı ziyaret etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/nato-genel-sekreteri-rutte-pkk-saldirisinda-sehit-olanlar-icin-tusasi-ziyaret-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/nato-genel-sekreteri-rutte-pkk-saldirisinda-sehit-olanlar-icin-tusasi-ziyaret-etti/#respond Tue, 26 Nov 2024 03:47:16 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/nato-genel-sekreteri-rutte-pkk-saldirisinda-sehit-olanlar-icin-tusasi-ziyaret-etti/ NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, PKK’lı teröristlerin saldırısı sonucu 5 kişinin şehit olduğu ve 22 kişinin yaralandığı Türk Havacılık Uzay Sanayii A.Ş.’nin ( Tusaş ), Ankara Kahramankazan’da bulunan tesisini ziyaret etti.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara temasları kapsamında beraberindeki heyet ile birlikte Tusaş‘ı ziyaret etti. Sekreter Rutte, TUSAŞ şehitleri anısına taziye defterini imzaladı.

Ziyaret kapsamında, Rutte’nin başkanlığındaki NATO heyeti, savunma sanayiine dair bilgilendirme ve istişare toplantısına katıldı. Türkiye’nin NATO’daki varlığının önemini ve NATO ülkeleriyle savunma sanayii alanında sürdürülebilir iş birliğinin gerekliliğinin vurgulandığı görüşmede, Türkiye’nin savunma sanayinde ulaştığı mühendislik seviyesini ve hava, kara, deniz platformlarını tanıtan bir sunum yapıldı.

Görüşmenin ardından Rutte, yerli ve milli platformlardan Milli Muharip Uçağı KAAN, Jet Eğitim Uçağı HÜRJET, Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı HÜRKUŞ, AKSUNGUR, ANKA, ANKAIII, ŞİMŞEK, İHA’lar ve GÖKBEY, ATAK, T70 helikopterlerini inceledi. T70 helikopterinin pilot koltuğuna oturan Genel Sekreter Rutte’ye Osmanlı kalkanı hediye edildi.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Haluk Görgün, “Ziyaretleri ve taziyeleri için Sayın Sekreter’e teşekkür ediyor, ziyaretin bölgemizdeki barışın tesisine hizmet etmesini, savunma sanayiimizin gelişimine vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. – ANKARA

Uluslararası İlişkilerHaluk GörgünHavacılıkTeknolojiPolitikaEkonomiTürkiyeankaraTerörTUSAŞYerelUzayNatoPKK

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/nato-genel-sekreteri-rutte-pkk-saldirisinda-sehit-olanlar-icin-tusasi-ziyaret-etti/feed/ 0
CW Enerji Satış Noktalarını Antalya’da Ağırladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cw-enerji-satis-noktalarini-antalyada-agirladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cw-enerji-satis-noktalarini-antalyada-agirladi/#respond Fri, 22 Nov 2024 13:20:29 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/cw-enerji-satis-noktalarini-antalyada-agirladi/ CW Enerji, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren satış noktalarını Antalya’da ağırladı.

CW Enerji, bu yıl 14.’sü düzenlenen ‘Geleneksel Satış Noktaları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Toplantının ilk gününde katılımcılar Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan CW Enerji fabrikasını ziyaret etti. Ham madde girişinden panellerin sevkine kadar geçen tüm süreç hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirilen katılımcılar, CW Enerji AR-GE faaliyetleri hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilirken, firmanın son teknoloji ile üretilen inovatif ürünlerinin yapım aşaması hakkında da bilgi sahibi oldu.

2025 yılına dair sektör hedefleri ve öngörüler konuşuldu

Toplantının ikinci gününde katılımcılar CW Enerji bünyesinde yer alan alanında uzman ekip tarafından güneş paneli üretimi süreçleri ve sektör hakkında bilgi sahibi oldu. GES sektöründe başvuru süreçleri, yönetmelik, yatırım teşvikleri, pazarlama faaliyetleri, sigorta sistemleri, satış noktası avantajları, on-grid ve off-grid inverterler, lityum batarya esnek panel ürünleri, enerji depolama sistemleri, araç şarj istasyonları ve yönetmelikleri, tarımsal sulama sistemleri, CW Gençlik projesi gibi çeşitli konuların yanı sıra 2024 yılı genel değerlendirmesi ve 2025 yılına dair hedef ve öngörülerle birlikte gelecek planlamaları da masaya yatırıldı.

“Başarılı çalışmalara imza attık””

CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, katılımcılara firmanın kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Bugüne kadar satış noktalarıyla birlikte oldukça başarılı çalışmalara imza attıklarını belirten Sarvan, “Güneş enerjisi sektöründe birlikte yazdığımız başarı hikayesini daha da ileri taşımak için bir aradayız. CW Enerji ailesinin bir parçası olarak gösterdiğiniz emek, azim ve bağlılık için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Her biriniz bulunduğunuz bölgede güneşin gücünü insanlara ulaştıran, onların geleceklerini aydınlatan ve temiz enerjiyle tanıştıran öncülersiniz. Sizlerle gurur duyuyoruz. Sizlere en kaliteli ürünleri sunmak ve başarılarınızı daha da büyütmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

Her geçen gün kendilerini daha çok geliştirerek, başarılı projeleri hayata geçirmeyi sürdürdüklerine dikkat çeken Sarvan, satış noktaları ile daha güçlü olduklarını kaydetti. Sarvan, “CW Enerji ailemiz her geçen gün daha da büyüyor. Hep birlikte daha nice başarılara imza atacağız. Unutmayın, güneş her gün yeniden doğar. Biz de her yeni günle birlikte daha büyük adımlar atacağız. Hep birlikte el ele vererek ülkemiz için çalışmaya ve üretmeye var gücümüzle devam edeceğiz” diye konuştu.

Yerli ve milli kaynaklar ile üretime destek

Sarvan, yerli ve milli kaynaklar ile üretime destek olmayı, Türkiye’nin enerji ihtiyacı açısından dışa bağımlılığını azaltmayı amaçladıklarını kaydederek, “Türkiye için üretiyoruz ve ülkemiz için çalışıyoruz. Alanında uzman ve her detayı ayrıntılı düşünen bir ekibimiz var. Yıllık 1.8 GW üretim kapasitesi ile ülkemizin önde gelen güneş paneli üreticilerinden birisi olma ayrıcalığını gururla sürdürüyoruz” dedi.

“Dünya genelinde temiz enerjiye geçiş hızlandı”

Türkiye’nin enerji sektöründe sergilediği büyüme ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla uluslararası arenada dikkat çeken bir ülke haline geldiğini belirten Sarvan, enerji sektörünün toplam büyüklüğünün her geçen yıl artarken, özellikle güneş enerjisi sistemleri (GES) alanında Türkiye’nin hem Avrupa hem de dünya sıralamasında önemli bir konumda yer aldığına dikkat çekti. Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü bakımından Avrupa’da birinci, dünyada ise beşinci sırada bulunduğunu ifade eden Sarvan, “Veriler ülkemizin yenilenebilir enerjiye olan yatırımlarının ne denli güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu başarı, ülkemizin enerji ithalatını azaltırken, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına da katkı sağlıyor. 2030 yılına kadar Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücünün 30 GW’ı aşması hedefleniyor. Dünya genelinde temiz enerjiye geçişin hızlandığı bu dönemde, CW Enerji olarak projelerimizle ve pazarlama faaliyetlerimizle bu hedeflere ulaşmaya katkıda bulunmak adına çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Devletimizin de bu alanda sağladığı destekler çok önemli. Bu desteklerin artarak devam etmesi en büyük beklentimiz” diye konuştu.

“Geleceğin enerji çözümlerini sunmaya devam edeceğiz”

60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini dile getiren Tarık Sarvan, “Türkiye’nin güneş enerjisi sektöründe gösterdiği başarıda, CW Enerji olarak sektöre yön veren inovasyonlarımız, güçlü üretim kapasitemiz ve etkili pazarlama faaliyetlerimizle fark sağlıyoruz. Sadece üretim ve teknoloji alanında değil, pazarlama ve müşteri ilişkilerinde de örnek bir model sergiliyoruz. Dijital pazarlama, fuarlara etkin katılım, eğitim ve destek programlarımız ile sektörümüzde adımızdan fazlasıyla söz ettiriyoruz. Türkiye’nin güneş enerjisindeki liderliğini güçlendirmek ve küresel temiz enerji dönüşümüne katkı sağlamak bizim için bir görev. Üretimden ihracata, teknolojiden pazarlamaya kadar her alanda büyümemizi sürdüreceğiz. İnovatif ürünlerimiz, güçlü pazarlama stratejilerimiz ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımımızla sadece bugünün değil, geleceğin de enerji çözümlerini sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Sarvan, tüketiciye daha hızlı ulaşmak, ihtiyaçları daha hızlı karşılamak ve daha fazla kişiye ulaşmak adına pazarlama faaliyetlerine önem verdiklerini ve çalışmaları hızlandırdıklarını belirterek, bu alandaki çalışmalarını sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.

“Bugünlere geldiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz”

CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz da, satış noktalarıyla birlikte birçok projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Yerli ve milli bir Türk markası olarak ülkede tercih edilen lider firmalar arasında olduklarını dile getiren Yılmaz, “Bizler yıllar önce bugünlerin tohumlarını ekerken gerçekten çok inandık, çok çalıştık ve hep birlikte bugünlere geldik. Bugünlere gelmemizde satış noktalarımızın emekleri ve özverili çalışmalarının payı büyük. Hep birlikte büyük bir aileyiz ve aramız katılan yeni arkadaşlarımızla daha da büyümeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

“İçinde bulunduğumuz dönemde sektörümüz geleceğin en stratejik konularından biri” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Böylesine değerli ve önemli bir sektöre hizmet edebilmek hepimiz için gurur verici. Hem üretiyor hem istihdam oluşturuyor hem de gelecek nesillere temiz bir dünya bırakıyoruz. Bugünlere geldiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz. Hep birlikte çok daha iyi yerlere gelecek ve bundan sonra da büyüme yolculuğumuza devam edeceğiz.”

Başarılı satış noktaları ödüllendirildi

Her yıl olduğu gibi bu yıl da katılımın oldukça yoğun olduğu geleneksel satış noktaları toplantısının son gününde gala yemeği gerçekleştirildi. Galada, türkülerin sevilen ismi Elif Buse Doğan sahne aldı. Gecede ciro, EPC, e-ticaret, sulama, ısı pompası, lityum batarya, MTS gibi kategorilerde başarılı satış noktaları ödüllendirildi. – ANTALYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cw-enerji-satis-noktalarini-antalyada-agirladi/feed/ 0
Edirne Acil Sağlık hizmetleri yoğun şeklide işliyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/edirne-acil-saglik-hizmetleri-yogun-seklide-isliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/edirne-acil-saglik-hizmetleri-yogun-seklide-isliyor/#respond Thu, 21 Nov 2024 15:05:17 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/edirne-acil-saglik-hizmetleri-yogun-seklide-isliyor/ EdirneSağlık Müdürü Mustafa İshak Yıldırım, 112 Acil Sağlık Merkezinin 10 ayda 54 bin çağrı cevapladığını belirtti.

Yıldırım, Edirne İl Genel Meclisi kasım ayı toplantısında Edirne’deki sağlık hizmetlerine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.

Edirne ve ilçelerdeki devlet hastanelerinin vatandaşlara en iyi hizmeti vermeye çalıştığını belirten Yıldırım, kentte 112 Acil Sağlık Hizmetlerinin de yoğun şekilde çalıştığını vurguladı.

Edirne’nin hem ambulans sayısı olarak hem de 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu sayısı olarak Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:

“Merkezde 7, Keşan’da 5, Uzunköprü’de 3, Enez’de 2 ve diğer ilçelerimizde birer istasyonumuzla hizmet veriyor. Yaz döneminde Erikli ve Yayla sahillerinde de sezon boyunca 2 istasyon açıyoruz, onları da Keşan ve Merkez üzerinden sürdürüyoruz. Özellikle 2020 sonrasına dikkat çekebiliriz. 2018, 2019 ve 2020’de istasyon sayısı 18, 2024’te istasyon sayısını Sağlık Bakanlığımızın desteğiyle 24’e çıkardık. İstasyon sayımızı artırdık. 2024″ün ilk 10 ayında toplam 54 bin çağrı aldık.”

Edirne Gençlik ve Spor Müdürü Selim Ak da kentteki spor yatırımlarına ilişkin bir sunum gerçekleştirdi, İl Genel Meclis Üyelerinin sorularını cevapladı.

İl Genel Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, kasım ayı toplantılarında her gün bir müdürün sunum yaparak kurumun çalışmalarını anlattığını bunun da faydalı olduğunu kaydetti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/edirne-acil-saglik-hizmetleri-yogun-seklide-isliyor/feed/ 0
Hekimlerden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 3 çocuk çağrısına destek http://www.karadenizhabertv.com.tr/hekimlerden-cumhurbaskani-erdoganin-3-cocuk-cagrisina-destek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/hekimlerden-cumhurbaskani-erdoganin-3-cocuk-cagrisina-destek/#respond Wed, 20 Nov 2024 08:46:13 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/hekimlerden-cumhurbaskani-erdoganin-3-cocuk-cagrisina-destek/ Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği’nin (TSRM), hafta sonu Antalya’da yapılan 12. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi’ne katıldım. 27 ülkeden 100’den fazla yabancı katılımcı ile birlikte 800’den fazla bilim insanın katıldığı kongrede, dünyada alarm seviyesinde düşüşe geçen doğum oranlarını yükseltmek için neler yapılması gerektiği konusu üzerinde duruldu. Bilim insanları doğurganlığı artırmak için çeşitli senaryolar, teşvikler ve önerilerden söz etti. Kongre Başkanı Prof. Dr. Barış Ata ve dernek yönetim kurul üyeleri ile konuştum. Ve bakın, Türk hekimlerinden doğurganlık hızının artırılması için nasıl öneriler geldi…

DÜNYA DA BU SORUNU YAŞIYOR
TSRM Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Barış Ata, şöyle dedi: “Cumhurbaşkanımızın dediği gibi; toplumların mevcut nüfus yapılarının hem toplam sayıyı hem de o nüfusun içindeki genç yaşlı dengesini koruyabilmeleri için, ortalama 2.2 çocuk gerekiyor. Dolayısıyla 2.2 çocuk olmayacağı için, en az 3 çocukla toplumun sürekliliğini ve ekonomik stabilitesini sağlamak mümkün. Bu sorun dünyanın her yerinde var ve Türkiye’yi de etkiliyor. Doğurganlık hızı, şu an 2.2’nin de altında, 1.5. O yüzden, farkındalık sağlayıp genç yaştan başlayarak 3 çocuk yapılmasına toplum olarak ihtiyacımız var. 3 çocuk yapılmadığı sürece nüfuslar küçülüyor, yaşlanıyor ve sistemlerin dönmesi imkansız hale geliyor.”

GÜNEY KORE DESTEK VERİYOR
Nüfus artışını geri sağlayabilmek için, ülkelerin değişik çözümler aradığını belirten Prof. Dr. Ata, “Mesela, Güney Kore çocuk yapan çiftlere 75 bin dolarlık destek veriyor. Çıkarıp parayı vermiyor ama tedaviyi karşılıyor. Buna rağmen doğurganlık yükselmiyor. Finlandiya, 1.5 yıla kadar babalık izni veriyor. Buna rağmen yükselmiyor. Dolayısıyla anlattığım endişelerden dolayı isteyerek çocuk yapmayan insanları üremeye ikna etmek için tıbben yapabileceğimiz bir şey yok” diye konuştu.

6 KİŞİDEN 1’İ ÇOCUKSUZ
Prof. Dr. Ata, hedeflerinin çocuk yapmak isteyip, yapamayan toplumun yüzde 18’lik kısmına yardımcı olmak olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Dünya Sağlık Örgütü’nün bu yıl yayınladığı bir çalışma var. 6 insandan birisi istediği halde çocuk yapamıyor, kısırlık problemi yaşıyor. Altıda bir demek yüzde 17’ye yüzde 18’e dayanıyor. Bu insanlara yardımcı olunabilirse üreme hızı artırılabilir.”

“BİZ DE 3 ÇOCUK DİYORUZ”
Prof. Dr. Ata; görevlerinin, üreme sağlığıyla, üreme potansiyeliyle ilgili toplumu bilgilendirmek olduğunun altını çizerek, “Çocuk sahibi olmak isteyenlerin, 3 çocuk yapması için teşvik edilmesi gerekir. Biz de 3 çocuk diyoruz, bu objektif bir gerçek” dedi.

TEŞVİKLER ARTIRILMALI
TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Erhan Şimşek ise birçok kadının, kariyer hedefleri, uygun partneri bulamaması nedeniyle evliliği ve gebeliği ertelediğine dikkat çekerek, son 20 yılda Türkiye’de ilk çocuk sahibi olma yaşnın 27’lere, 28’lere dayandığını, büyükşehirlerde ise bunun 29 yaşın üstüne çıktığını belirtti.

YUMURTA DONDURMA YAŞI 32 OLMALI
Doç. Dr. Şimşek, ileride çocuk sahibi olmak isteyen kadınlara, çocuk yapmayı planlamak, yumurtaları kalmadığında onlara gebelik şansı verebilmek için son 10 yıldır Sağlık Bakanlığı tarafından yumurta dondurma konusunda teşvik sağlandığını belirterek, şöyle dedi: “Ama devlet politikaları bir hastanın yumurtayı serbestçe dondurmasını, azalmış yumurtası varsa önceliklendiriyor. Halbuki biz biliyoruz ki bir kadının 38-40 yaşında yumurtaları azaldığı için, yumurta dondurmaya geldiği zaman başarısı düşük oluyor. Az sayıda yumurta donduruluyor.Bu da gebe kalma oranını düşürüyor. 32 ve 33 yaşlarda yumurta rezervine bakılmaksızın kadınlar, yumurtalarını dondurabilmeli. Bunu sağlarsak, bu işlemi yapan kadınların yüzde 60’ı ileride çocuk sahibi olma şansını yakalayacaktır.” Yumurta dondurmanın maliyetinin tüp bebek maliyetleri gibi ciddi maliyetli olduğunu da söyleyen Doç. Dr. Şimşek, “Bu tedavilerin hasta tarafından karşılanması ciddi bir maddi imkan ve yük getirmektedir. Bunu belki global olarak belli şartlar daiminde çoğu kadının faydalanabileceği şekle getirmek, o kadınların ileriki yıllarda doğurma isteğini, ailelerini tamamlama çabalarını gerçekleştirmelerinin önünü açacaktır” dedi.

TÜP BEBEKTE YAŞ SINIRLAMASI KALDIRILSIN
TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Yunus Aydın da en az 3 çocuk hedefinin gerçekleştirilmesi için tüp bebek yapmak isteyen çiftlere sınırlamaların kaldırılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:”Şu an, 40 yaşının altında en az 3 yıllık evli ve daha öncesinde gebe kalamamış çiftlere devlet tüp bebek desteği veriyor. Bu kısıtlama, daha hızlı gebeliğe ulaşması gereken çiftlerin gecikmesine neden oluyor. O yüzden bu kısıtlamalar kaldırılmalıdır. Bizim önerimiz en az 2 ya da 3 çocuk sahibi olabilmek olduğu için, 1’inci çocuktan sonra da 2’inci hatta 3’üncü çocukta da devlet desteğinin tüp bebek tedavisi için devam etmesidir. 35 yaşın üzerindeki çiftlere devlet en fazla 3 hak tanıyor. İleri yaş çiftlerde bu tarz bir sınırlamanın kaldırılmasını, gerekirse 6’ya kadar çıkarılmasını, en azından 1 çocuk sahibi olabilene kadar desteğin devam ettirilmesini önermekteyiz.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/hekimlerden-cumhurbaskani-erdoganin-3-cocuk-cagrisina-destek/feed/ 0
Gereksiz radyolojik incelemede bir numarayız http://www.karadenizhabertv.com.tr/gereksiz-radyolojik-incelemede-bir-numarayiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/gereksiz-radyolojik-incelemede-bir-numarayiz/#respond Wed, 20 Nov 2024 08:45:46 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/gereksiz-radyolojik-incelemede-bir-numarayiz/ Türk Radyoloji Derneği tarafından düzenlenen, 45. Ulusal Radyoloji Kongresi (TÜRKRAD- 2024) hafta sonu Antalya’da yapıldı. Kongrede konuştuğum Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Can Çevikol, ülkemizde gereksiz birçok radyolojik inceleme talep edildiğinin altını çizerek, Sağlık Bakanlığı ile yaptıkları görüşmelerde bu soruna kapsamlı bir çözüm üretmek için harekete geçtiklerini belirtti. Prof. Dr. Çevikol, şöyle dedi: “Sağlık Bakanlığı tetkiklerin önceliklerine göre randevu verilmesi ve gereksiz incelemelerin önlenmesi için çalışmalar yapıyor. Biz de TRD olarak destek veriyoruz. Niceliğe odaklanmış yaklaşımların ve uygun gerekçelendirme yapılmadan gerçekleştirilen iyonizan radyasyon içeren görüntülemeleri (Bilgisayarlı Tomografi, röntgen vb.), toplumun kümülatif radyasyon doz miktarını ve dolayısı ile kanser riskini artırarak, halk sağlığını tehdit etmektedir.”

TALEP GİDEREK ARTIYOR
Radyolojik incelemelerin, daha erken ve doğru tanı koyma olanağı sağladığını da belirten Prof. Dr. Çevikol, “Türkiye’de radyolojik incelemelere talep giderek arttı. Hekimlerin hastalara muayene için yeteri kadar zaman ayıramamaları ve radyolojik incelemeleri adeta muayene yöntemi olarak kullanmaları en önemli nedenlerden biri olsa da, radyolojik incelemelerden elde edilen bilgilerin teknolojinin gelişimine paralel olarak artması, tanı konulması güç olan hastalıklara daha erken ve doğru tanı koyma olanağını vermiştir. Ayrıca hastalıkların ‘minimal invaziv’ olarak tedavi edilebilmesi olanağı doğmuştur. Girişimsel radyoloji sayesinde damarları ilgilendiren, tıkalı damarların açılması, stent yerleştirme, pıhtı eritme veya çıkarma, inmenin erken tedavisi, hastalıklı damarların kapatılması, varis tedavileri, kanser hastalarında direkt kemoterapi, radyoterapi yapılması mümkün olmuştur” diye konuştu.

YAPAY ZEKA FARKI
Son yıllarda ise yapay zekâ uygulamalarının, tıbbın diğer alanlarından daha fazla radyolojiyi etkilediğini belirten Prof. Dr. Çevikol, “Yapay zeka uygulamaları sayesinde tetkiklerin önceliklendirilmesi, doğru tetkik yapılması, en uygun radyasyon dozu kullanılarak, radyasyon maruziyetinin azaltılması, görüntü kalitesinde önemli artış, daha hızlı tetkik yapılabilme imkanları, doğru tanı koyma ve erken tanı açısından önemli gelişmeler sağlamıştır” dedi.

BAŞTAN AYAĞA AĞRI
Kongrenin Radyoloji Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Berna Oğuz da kongerenin bu yılki ana konusunun, radyolojik tetkik isteme gerekçeleri arasında baş sıralarda yer alan, “Baştan Ayağa Ağrı” olarak belirlendiğini söyleyerek, şöyle dedi: “Hepimizin bildiği gibi, ağrı, hayat kalitesini derinden etkileyen ve günlük yaşamı sınırlayan en yaygın sorunlardan biridir. Özellikle ağrıya yaklaşımda radyoloji sadece tanı konulma aşamasında değil, girişimsel işlemlerle ağrının tedavisinde de önemli rol oynamaktadır. Kanser hastalarında ve bel fıtığında ağrı tedavilerinde sinir blokajlarının yapılması, girişimsel radyolojinin önemli görevlerinden bir tanesidir.”

‘BAŞIM AĞRIYOR TOMOGRAFİ İSTİYORUM’
TRD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nermin Tunçbilek de en çok hangi ağrılarda tetkik istendiğini şöyle açıkladı: “En fazla baş, bel ve diz ağrılarında radyolojik görüntü isteniyor. Bunların arasında da birinci sırada bel ağrıları geliyor. Hiçbir tetkik isteme, hastanın isteğiyle yapılmamalı. Uzman hekim, radyolojik tetkike gerek duyuyorsa ister. ‘Başım ağrıyor tomografi istiyorum’ anlayışı olmamalı.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/gereksiz-radyolojik-incelemede-bir-numarayiz/feed/ 0
Muazzez İlmiye Çığ, 110 yaşında hayatını kaybetti http://www.karadenizhabertv.com.tr/muazzez-ilmiye-cig-110-yasinda-hayatini-kaybetti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/muazzez-ilmiye-cig-110-yasinda-hayatini-kaybetti/#respond Sun, 17 Nov 2024 19:02:04 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/muazzez-ilmiye-cig-110-yasinda-hayatini-kaybetti/ ANKARA – Cumhuriyet’in aydınlık yüzü, Atatürk ilke ve inkılaplarının yılmaz savunucusu Muazzez İlmiye Çığ, 110 yaşında hayata veda etti. Cumhuriyet kadını Çığ, bilimsel çalışmaları ve Türk kültürüne yaptığı katkılarla hafızalarda derin izler, vefatıyla büyük boşluk bıraktı

14 Kasım’da vücudunda oluşan enfeksiyon nedeniyle MersinMezitli’de özel bir hastanede tedavi altına alınan Muazzez İlmiye Çığ, Saat 17.30’da yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca azimle çalışan Çığ, son günlerine kadar aktif bir şekilde topluma katkı sağlamaya devam etti.

Muazzez İlmiye Çığ, 20 Haziran 1914 tarihinde Bursa’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Cumhuriyet’in ilk yıllarında tamamladı. 1935 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin Hititoloji bölümünden mezun olan Çığ, uzun yıllar boyunca Sümeroloji, Hititoloji ve arkeoloji alanında önemli çalışmalara imza attı.

Bilimsel Katkıları ve Atatürk’e Bağlılığı

Çığ, özellikle Sümer kültürü üzerine yaptığı araştırmalarla tanındı. 1940 yılında İstanbulArkeoloji Müzesi’nde göreve başlayan Çığ, burada 30 yılı aşkın süre çalışarak Sümer, Akad ve Asur tabletlerinin araştırma ve tasnifinde görev aldı. Eserlerinin pek çoğu uluslararası arenada büyük ilgi gördü ve sayısız ödüle layık bulundu. Muazzez İlmiye Çığ, Türkiye’nin aydınlanma sürecine önemli katkılar yaptı ve Atatürk’ün mirasına olan sadakatiyle bilindi. 109 yaşında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk eserini televizyon kanallarında ezbere okuması, onun Cumhuriyet değerlerine olan bağlılığının kanıtı ve gelecek nesillere en güzel örneğiydi.

Toplumsal Katkıları

Hayatı boyunca bilim insanı kimliğinin yanı sıra bir eğitimci olarak da öne çıkan Çığ, özellikle gençlerin bilinçlenmesi ve Cumhuriyet değerlerinin yaşatılması için sayısız konferans ve seminer verdi. Yayınladığı kitaplar ve makalelerle tarihe ışık tutarak, yeni nesillere yol gösterici olmayı sürdürdü.

Muazzez İlmiye Çığ, yalnızca bilimsel çalışmalarıyla değil, aynı zamanda Atatürk ilke ve inkılaplarına olan bağlılığıyla Türkiye’nin önemli isimlerinden biri olarak hatırlanacak. Cumhuriyet’in aydınlık yüzlerinden biri Çığ, geride bıraktığı eserleri ve topluma kazandırdığı değerlerle her zaman hatırlanacak. Muazzez İlmiye Çığ, bilime ve Cumhuriyet’e adanmış yaşamıyla sonsuza dek anılacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/muazzez-ilmiye-cig-110-yasinda-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Hastalık bulaşmasın diye oğlumu bir kez öpemedim http://www.karadenizhabertv.com.tr/hastalik-bulasmasin-diye-oglumu-bir-kez-opemedim/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/hastalik-bulasmasin-diye-oglumu-bir-kez-opemedim/#respond Sun, 17 Nov 2024 05:05:22 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/hastalik-bulasmasin-diye-oglumu-bir-kez-opemedim/ İzmir’de kemik erimesi şüphesiyle tedavi altına alınan ancak AIDS olduğu ortaya çıkan 13 yaşındaki A.E.K. 11 Kasım’da Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. 8. sınıf öğrencisi A.E.K.’nın ölümü tüm Türkiye’de şok etkisi yarattı. Talihsiz çocuğun hastalığı, turizmci baba K.K.’dan kaptığı değerlendiriliyor. A.E.K. hayattayken İzmir Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan muayenede cinsel istismar bulgusuna rastlanılmadı. Ayrıca Sosyal Pediatri ve Çocuk Psikiyatrisi bilim dallarından rapor istendi. Durum Çocuk İzlem Merkezi’ne (ÇİM) bildirildi. 8 Ekim ve 17 Ekim tarihlerinde gerekli psikiyatrik muayeneler yapıldı. Yapılan psikiyatrik muayenelerde de cinsel istismar olmadığı belirtildi. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada da A.E.K.’nın geçirdiği operasyonlar dolayısıyla tanı konulmadan önce kan nakli yapılmadığı bilgisine ulaşıldığı bildirildi.

‘ACIMIZ ÇOK TAZE’
13 yaşındaki A.E.K.’nın turizmci babası K.K.’ya SABAH ulaştı. Telefonla görüştüğümüz acılı baba, “Kan vermek istediğimde HIV pozitif olduğumu öğrendim. Oğluma benden nasıl geçtiğine dair herhangi bir bilgim yok. Baba olarak çok dikkat ettim. Acımız çok taze. Küçük bir tane daha çocuğumuz var. Onun bu olaydan etkilenmesini istemiyoruz. Çok kötüyüz. Ayakta zor duruyorum. Bir baba olarak çok zor durumdayım. Ben de kendi hastalığımı öğrendiğimde şoke oldum. Hastalığın bana nasıl bulaştığını bilmiyorum. Bir baba hiçbir zaman çocuğuna hastalığı bulaştırmak istemez. Ortak eşya bile kullanmıyorduk. Hastalık geçmesin diye oğluma sarılıp öpemedim bile” dedi.

KIZILAY’DAN AÇIKLAMA
Öte yandan Türk Kızılay’dan, sosyal medyada A.E.K’nın ölümüyle ilgili ‘Virüs Kızılay tarafından verilen kandan bulaştı’ şeklindeki dezenformasyon içerikli mesajlara karşı açıklama geldi. Türk Kızılay’ın açıklamasında “Kurumumuz tarafından temin edilen tüm kan bileşenleri, Hepatit B, Hepatit C, HIV ve Sifiliz enfeksiyonlarına yönelik ileri tarama ve doğrulama testlerinden geçirilmektedir. Testlerde enfeksiyon riski saptanması durumunda, bağışçıdan kan bağışı kabul edilmemekte ve bu kanlar kesinlikle hastanelere gönderilmemektedir. Vefat eden çocuğa HIV’in nasıl bulaştığına ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın incelemeleri sürmektedir. Türk Kızılay’ın, kan bağışı sürecinde halk sağlığını koruma sorumluluğu doğrultusunda tüm süreçleri titizlikle yürütmekte ve bağışlanan her kan bileşenine uluslararası standartlara uygun modern testler uygulamaktadır” denildi.

PROF. DR. YEŞİM TAŞOVA:
H ASTALARIN YÜZDE 50’SİNİ BİLMİYORUZ
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Taşova: Evlilik öncesi çiftlere test yapılmalı. Devletimiz bu hastalığın tedavisini karşılıyor. Ömür boyu kullanılacak ilacı var. Bu tedaviyle bulaşmayı engelliyor. Ama maalesef AIDS hastalarının yüzde 50’sini bilmiyoruz.

DR. HÜSEYIN TARAKÇI:
GÖZYAŞI, TER VE TÜKÜRÜKTEN BULAŞMAZ
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Hüseyin Tarakçı: Dokunmak, tokalaşmak ve sarılmakla, gözyaşı, ter ve tükürükle, aynı yerde oturmak ve aynı havayı solumakla, aynı havuzu, tuvaleti, saunayı ve duşu paylaşmakla, giysilerin ortak kullanılmasıyla, tabak, çatal, kaşık, bıçak ve bardak paylaşmakla, telefon kulaklığıyla, sivrisinek, böcek sokması ve hayvan ısırmasıyla HIV bulaşmıyor. Kan yoluyla bulaşmanın engellenmesi için gerekli tarama testleri yapılmalı.

DOÇ. DR. ZEYNEP AYDIN:
KLİNİK SEYİR ÇOCUKLARDA DAHA HIZLI OLABİLİYOR
KTÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları bölümünden Doç. Dr. Zeynep Gökçe Gayretli Aydın: Klinik seyir çocuklarda daha hızlı olabiliyor. Çocuklarda görülen HIV enfeksiyonunun nedeni yüzde 90 oranında anneden bebeğe dikey geçiş şeklinde olmakta. Bu nedenle doğru önlemler alınarak çocuklarda görülen HIV enfeksiyonların çok büyük bir bölümünün önüne geçmek mümkün. Erken tanı ve tedavinin, HIV ile enfeksiyonun üzerinde olumlu etkilerinin olduğu bilinmekte. Erken tanı, ölüm ve bulaşım oranlarını düşürmekte.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/hastalik-bulasmasin-diye-oglumu-bir-kez-opemedim/feed/ 0
CHP’li Umut Akdoğan: Gıda Enflasyonu Sokağın En Yakıcı Gündemi http://www.karadenizhabertv.com.tr/chpli-umut-akdogan-gida-enflasyonu-sokagin-en-yakici-gundemi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chpli-umut-akdogan-gida-enflasyonu-sokagin-en-yakici-gundemi/#respond Sat, 16 Nov 2024 02:52:04 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/chpli-umut-akdogan-gida-enflasyonu-sokagin-en-yakici-gundemi/ Haber: Mehmet Rebii Özdemir

(SAMSUN) – CHP AnkaraMilletvekiliUmut Akdoğan, “Sokağın en yakıcı gündemi, kim ne konuşursa konuşsun, Erdoğan ne söylerse söylesin, Bahçeli hangi çıkışı yaparsa yapsın, sokağın en yakıcı gündemi gıda enflasyonu, dolmayan poşetler, torbalar, evin içine girmeyen ekmek, aş, doldurulamayan çocukların beslenme çantası” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talimatları doğrultusunda CHP’li milletvekilleri ve Parti Meclisi Üyeleri, yurttaşları ziyaret ederek sorunları dinliyor. CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Parti Meclisi Üyeleri Armağan Erdoğan ve Nazan Güneysu bu doğrultuda Samsun’a giderek İl Başkanı Mehmet Özdağ, Atakum İlçe Başkanı Adem Kürek, İlkadım İlçe Başkanı Metin Teletar ile birlikte ziyaretlerde bulundu.

CHP Atakum İlçe Başkanlığı’nda konuşan Akdoğan, şunları söyledi:

“Samsun’dayız, Atakum’dayız. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız’ın talimatıyla 81 ilde bütün milletvekillerimiz, parti meclis üyelerimiz, Yüksek Disiplin Kurulu üyelerimiz sahaya çıktı. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen bütçe, bir süre sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na gelecek. gıda enflasyonu, dolmayan poşetler, torbalar, evin içine giren ekmek, aş,  Biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm kadrolarımızla yola çıktık ve Anadolu’nun dört bir yanında bu çalışmayı sürdürüyoruz Bugün Atakum’da ki pazarda gördük. Böyle avucumun içine sığabilecek kadar bir pırasa, bir tane kırmızı lahana ve yine bir avuç içi kadar karnabahar aldık ve 100 lira verdik.

‘Biz bu sunduklarımızla birlikte hükümetimizi göreve davet ediyoruz ve zorluyoruz’

Burada bizim derdimiz vatandaşın derdini tekrar vatandaşa anlatmak değil veya pahalılığı teşhir etmek değil. Biz bu sunduklarımızla birlikte hükümetimiz, iktidar sahiplerimizi, iş başındaki kişileri göreve davet ediyoruz ve zorluyoruz. İkinci kısmı şu, Türkiye’de gösterdiğimiz onun sorunu, onun derdinin bilinmeyen bir yakası var. Bilinmeyen yakası şu demek, zayıflığa sahip olanlar var ama bu yoksulluktan etkilenmeyen bir azınlık da var. Doğuda, güneydoğuda terör belası batıda bunu hissetmeyenler var, bilinmiyor. Tarım işçileri çalışıyorsa tarım işçisinin derdini bilmeyen bunu mutlaka bilmeli. Öğretmenlerin sorunlarının dışında özellikle veliler olarak herkes bilmeli. Dolayısıyla bizim bulaşmanın bir çalışması. Bunu almayı sürdüreceğiz. Bugün aralıksız sonra yine Samsun’da devam edeceğiz. Samsun’daki potansiyelimizin çok yüksek olduğu bir yer. Önümüzdeki dönemde dört, dört buçuktan beş milletvekilini almayı hedeflediğimiz bir yer. Atakum Belediyemiz de belediyecilik anlayışıyla Samsun’da bir örnek teşkilatı sürdürmeyi ve umut ediyorum Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Samsun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çok büyük bir temsiliyeti sağlayacak.”

“MHP liderinin, diğer siyasi partilerin genel başkanlarının ortaya koymak istediklerini gündem sokakta yok”

Akdoğan, İl Başkanlığı ziyaretinde ise şunları kaydetti:

“Bu enflasyon canavarına dur diyemediğiniz süre boyunca maaşları elli bin lirada yapsanız, yüz bin lirada yapsanız, yüzde beş yüzde zam yaptığınızda cebinizde sağladığınızdan artıştan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Ancak tabi çok can yakıcı bir sorun ortada duruyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu aydan itibaren, Bu aydan tezi yok, en düşük emekli maaşının asgari ücretle eşitlenmesi önerisi, televizyonda, mikrofonda, nerede derseniz deyin, yaygınlık gösterir. Dolaysıyla Cumhurbaşkanlarının diğer siyasi partilerin genel başkanlarının ortaya koyduğu noktalar, gündem sokakta yok.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chpli-umut-akdogan-gida-enflasyonu-sokagin-en-yakici-gundemi/feed/ 0
Başdanışman Uçum: Şehit yakını, ‘Terör bitsin, Öcalan serbest kalsın’ dedi http://www.karadenizhabertv.com.tr/basdanisman-ucum-sehit-yakini-teror-bitsin-ocalan-serbest-kalsin-dedi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/basdanisman-ucum-sehit-yakini-teror-bitsin-ocalan-serbest-kalsin-dedi/#respond Fri, 15 Nov 2024 15:12:33 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/basdanisman-ucum-sehit-yakini-teror-bitsin-ocalan-serbest-kalsin-dedi/ MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin teröristbaşı Abdullah Öcalan’a yönelik yapmış olduğu “Örgütü lağvet, TBMM’de DEM Parti grubunda konuş” çağrısı tartışılmaya devam ediyor. Ekol TV’de ‘Az Önce Konuştum’ programına konuk olan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, konuyla ilgili bir şehit yakının sözlerini paylaştı.

UÇUM: TOPLUMUN SAĞDUYUSUYLA OYNAMAYIN

Uçum’un Erzurumlu bir şehit yakınının Öcalan ile ilgili sözlerini açıklaması gündem oldu. Uçum şehit yakınının kendisine söylediği sözleri şu ifadelerle anlattı: “Biz akil insanlar heyetinde Doğu Anadolu grubunda çalışıyorduk. Erzurum’da, başka illerde de oldu. En çarpıcı olanı Erzurum’da bir şehit yakını, ‘Türkiye’de terör bitsin, tasfiye edilsin, bırakın Öcalan’ın serbest bırakılmasını evimde kahvaltı vermezsem adam değilim’ dedi. Buna ne diyeceksiniz? Bizim toplumun sağduyusuyla oynamayın. Bunun gibi birçok örnekle karşılaştık.”

“KİM BU ERZURUMLU ŞEHİT YAKINI?”

Uçum’un sözlerine sosyal medyada yorum yağdı. Birçok kullanıcı “Kim bu Erzurumlu şehit yakını?” sorusunu sordu.

Başdanışman Uçum: Şehit yakını, 'Terör bitsin, Öcalan serbest kalsın' dedi

Devlet BahçeliDoğu AnadoluMehmet UçumPolitikaTürkiyeErzurum3-sayfaYaşamTerör

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/basdanisman-ucum-sehit-yakini-teror-bitsin-ocalan-serbest-kalsin-dedi/feed/ 0
Şanlıurfa’da 9 insan kaçakçısı yakalandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-9-insan-kacakcisi-yakalandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-9-insan-kacakcisi-yakalandi/#respond Thu, 14 Nov 2024 14:03:02 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-9-insan-kacakcisi-yakalandi/ Şanlıurfa’da MİT destekli göçmen kaçakçılığı operasyonu: 9 gözaltı

ŞANLIURFA – Şanlıurfa’da Milli İstihbarat Teşkilatı ve jandarmanın ortak operasyonuyla 1’i yabancı uyruklu 9 insan kaçakçısı organizatör yakalandı.

MİT Şanlıurfa’da önemli bir operasyona imza attı. Gerçekleştirilen planlı istihbarat faaliyeti çerçevesinde aralarında PKK, DEAŞ gibi terör örgütleri ile bağlantılı şahısların da bulunduğu 187 kişinin kaçak yollarla Suriye’den Türkiye’ye geçeceği bilgisine ulaşıldı. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu 187 kişinin kaçak yollarla Türkiye’ye geçişini sağlayan 9 insan kaçakçısı, MİT, Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı ve Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen ortak operasyonla gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahısların üzerinden silah, tüfek, mühimmat, birçok telefon ve bilgisayar ele geçirildi.

Adliyeye sevk edilen 8 zanlıdan 4’ü çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandı. Suriyeli şüpheli ise sınır dışı edilmek için Şanlıurfa İl Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-9-insan-kacakcisi-yakalandi/feed/ 0
Çocuklarda Diyabet: Farkındalık Şart http://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuklarda-diyabet-farkindalik-sart/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuklarda-diyabet-farkindalik-sart/#respond Mon, 11 Nov 2024 08:50:32 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuklarda-diyabet-farkindalik-sart/

BAŞKENT Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özlem Sangün, Türkiye’de 18 yaş altı yaklaşık 30 bin çocuğun diyabetle yaşadığını belirterek “Çocuklarda diyabet, seyrek görüldüğü için belirtilerin fark edilmesi gecikebiliyor” dedi.

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özlem Sangün, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında diyabet hastalığı ve çocuklarda Tip 1 diyabetle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin, kan şekerinin yükselmesi sonucu oluşan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Sangün, “Çocuklarda en sık görülen diyabet türü, insülin bağımlı diyabet olarak bilinen Tip 1 diyabettir. Tip 1 diyabet, pankreasın yeterli insülin üretemediği durumlarda ortaya çıkar. Bu nedenle hastaların yaşamlarını sürdürebilmesi için eksik olan insülini dışarıdan almaları gerekmektedir” diye konuştu.

Türkiye’de 18 yaş altı yaklaşık 30 bin çocuğun diyabetle yaşadığını belirten Prof. Dr. Sangün, “Çocuklarda diyabet, seyrek görüldüğü için belirtilerin fark edilmesi gecikebiliyor. Bu nedenle farkındalık oldukça önemli” diyerek Dünya Diyabet Günü’nün amacının diyabet hastaları, aileler, sağlık çalışanları ve toplumun diyabet hakkında bilinçlenmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Sangün, bu özel günün, insülin hormonunu bularak Tip 1 diyabetli hastalara yaşam hakkı kazandıran Frederick Banting’in doğum günü olan 14 Kasım’da kutlandığını da hatırlattı.

SENTÖR TEKNOLOJİSİNİN ÖNEMİ

Bir çocuğa diyabet tanısı konduğunda, sadece çocuğun değil, tüm ailenin yaşam tarzında değişiklikler gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Sangün, bu sürecin başlangıçta zorlayıcı olabileceğini ancak diyabet ekibi, aile ve çocuk arasında uyum sağlandığında başarılı sonuçlar elde edilebileceğini belirtti. Prof. Dr. Sangün, “Bu başarının temel unsurları arasında sağlıklı beslenme bilgisi edinmek, kan şekerini düzenli takip etmek ve insülin enjeksiyonlarını aksatmamak yer alıyor” dedi.

Günümüzde diyabetli çocukların hayatını kolaylaştıran teknolojilerden biri olan cilt altı glukoz izlem sistemlerinin (sensörlerin) dünya çapında yaygın olarak kullanıldığını belirten Sangün, şöyle konuştu:

“Maalesef bu cihazlar ülkemizde henüz geri ödeme kapsamında değil ancak Türkiye’de de her diyabetli bireyin bu sensörlere erişimini sağlayacak düzenlemelerin yakın zamanda yapılacağını umuyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuklarda-diyabet-farkindalik-sart/feed/ 0
CarrefourSA Teknoloji Merkezi Açıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/carrefoursa-teknoloji-merkezi-acildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/carrefoursa-teknoloji-merkezi-acildi/#respond Mon, 11 Nov 2024 08:50:05 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/carrefoursa-teknoloji-merkezi-acildi/

CARREFOURSA, Türkiye çapında yeni bir sosyal girişim modelinin temellerini atan Sabancı Topluluğu çatısı altında hayata geçirilen Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, Kocaeli ÜniversitesiTeknoloji Fakültesi iş birliğiyle CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’ni açtı. CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi, öğrencilere yapay zeka odaklı teknolojilerden veri analizine kadar pek çok farklı alanda eğitimler verecek ve birlikte projeler geliştirecek.

Türkiye’de 70 ilde 1200’mağazası, 15 bin çalışanıyla müşterilerine hizmet veren CarrefourSA, Sabancı Topluluğu çatısı altında hayata geçirilen Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’ni açtı. Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Nuh Zafer Cantürk, Sabancı HoldingFinans Grup Başkanı ve CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Orhun Köstem ve CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu’nun yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrencinin katıldığı törenle kapılarını açan CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nden, Teknoloji Fakültesi’nde öğrenim gören lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, araştırmacılar ve girişimciler yararlanabilecek.

Konuyla ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk “Ülkemizi ve gençlerimizin kariyerini ve önemsiyoruz. Bu yüzden katma değerli işlere imza atmayı kendimize amaç edindik. Her türlü bilimsel, teknolojik gelişmeye zemin hazırlayacak alt yapı ve araştırma iklimini yaygınlaştırmak için var gücümüzle çalışıyor ve iş birliklerimizi her geçen gün artırıyoruz. Bugün de global bir marka olan ve ülkemizde de özellikle Sabancı grubu ile birleştikten sonra hizmet ağını genişleten CarrefourSA ile önemli bir projeyi hayata geçiriyoruz. Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, gençlere değer veren ve onların potansiyellerini keşfederek kendilerini gerçekleştirmeleri için yatırımların belki de en kıymetlilerinden biri üniversitemizde açılan ‘CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’dir. Bu merkez sayesinde öğrencilerimizin mezuniyet sonrası iş hayatına daha donanımlı bir şekilde hazırlanmaları olanaklı hale gelecek. Bu merkez sayesinde, öğrencilerimiz teknoloji alanında eğitimler alarak, bilgi ve becerilerini artıracak, yenilikçi AR-GE projeleri geliştirecek. Bunun sonucunda sektör ile akademi arasında kurulan köprülerimiz daha da güçlenecek” dedi.

‘BU MERKEZ BEYİN GÖÇÜNÜ BEYİN GÜCÜNE DÖNÜŞTÜRME HEDEFİMİZİ YANSITAN ÖNEMLİ BİR ADIM’

Açılışta konuşan Sabancı Holding Finans Grup Başkanı ve CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Orhun Köstem ise “Sabancı Holding CEO’muz Cenk Alper öncülüğünde ‘beyin göçünü beyin gücüne’ dönüştürmek üzere Sabancı Gençlik Seferberliği projemizle Türkiye’nin dört bir yanında Teknoloji ve Etki Merkezleri açıyoruz. CarrefourSA ve Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle açılışını gerçekleştirdiğimiz 3. merkezimiz olan CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi, bu uzun soluklu seferberliğin en somut örneklerinden biri” dedi.

Atatürk’ün ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözünden ilham aldıklarını söyleyen Köstem şöyle devam etti: “Sabancı Topluluğu’nun vaadi olan ‘Sürdürülebilir bir yaşam için, öncü girişimlerle Türkiye ile dünyayı birleştiririz’ vizyonunu gerçekleştirmek için gençlerimize duyduğumuz bu inancı her adımda pekiştiriyoruz. Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında Türkiye’nin dört bir yanına yaydığımız Sabancı Teknoloji ve Etki Merkezleri aslında Cumhuriyet değerlerimizin günümüzdeki iz düşümleri. Gençlere inanmak, onlara sonuna kadar güvenmek, sürekli ilerlemenin izinde olmak bu merkezlerin ardındaki düşüncenin temelini oluşturuyor. Gençlerin bilgiyle donatıldığı, yenilikçi projelerle desteklendiği bu merkez, geleceğe umutla bakan ve beyin göçünü beyin gücüne dönüştürme hedefimizi yansıtan önemli bir adım.”

GENÇLERİN YARATICI FİKİRLERİNİ DESTEKLEYECEK

CarrefourSA’nın gençlik vizyonunu üç önemli temel değer üzerine kurduklarını söyleyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu da “Yaşam için Doğrusu vizyonuyla çalışan CarrefourSA’nın bu değerlerini yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık oluşturuyor. Bu değerlere sadık kalarak, gençlerin yaratıcı fikirlerini destekleyen, sürdürülebilir bir gelecek için onlarla çalışan ve kapsayıcı bir ortamı teşvik eden bir şirket olmaktan gurur duyuyoruz. 30 yılı aşkın süredir Türkiye’nin dört bir yanında müşterilerimize hizmet sunarken, sadece bir perakende markası olmanın ötesinde, üreten, teknolojiyle gelişen ve Türkiye’ye değer katan bir yapıya sahibiz. Dijitalleşmenin ve teknolojinin gücünü iş yapış şeklimize entegre ederek gençlerin enerjisi ve yenilikçi düşünce tarzını destekliyoruz. Bu kapsamda, Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle kurduğumuz CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi ile dijital çözümler üretip yeni teknolojileri işlerimize entegre ediyor, gençlere bu alanda gelişim ve katkı fırsatları sunuyoruz. Sabancı Topluluğu’nun başlattığı Gençlik Seferberliği projesiyle, gençlerin potansiyellerini en iyi şekilde ortaya çıkarmak ve onlara fırsatlar sunmak için önemli bir adım atıyoruz. CarrefourSA’nın bu vizyonunda yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık temel değerlerimizi oluşturuyor. Bu değerlere sadık kalarak, gençlerin yaratıcı fikirlerini destekleyen, sürdürülebilir bir gelecek için onlarla çalışan ve kapsayıcı bir ortamı teşvik eden bir şirket olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

YAPAY ZEKA ODAKLI TEKNOLOJİLERE ODAKLANACAK

CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nde, gençlerin profesyonellerle bir araya gelerek teknoloji ve dijital dönüşüm odaklı projeler üzerinde çalışmalar yapması hedefleniyor. Merkezde, yazılım mimarisi, yapay zeka dönüşümleri, veri analistliği, büyük veri yaklaşımları, ABAP programlama, Python ve derin öğrenme, RPA (Robotik Süreç Otomasyonu), Agile (Çevik) proje yönetimi ve Scrum gibi alanlarda eğitimler sunulacak. Ayrıca, dijital medya okur yazarlığı eğitimleriyle gençlerin medya okuryazarlığı yetkinlikleri artırılacak. CarrefourSA, bu merkez aracılığıyla sektördeki dinamiklerle iş hayatına giriş fırsatları, yeni nesil market anlayışına uygun proje geliştirme olanakları ve yapay zeka odaklı projelerle deneyim kazanma imkanları sunarak, gençlerin gelişimini desteklemeyi ve sürekli öğrenme kültürünü teşvik etmeyi amaçlıyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/carrefoursa-teknoloji-merkezi-acildi/feed/ 0
Türkiye-Çin ilişkilerinde karşılıklı ziyaretler yeni döneme kapı aralıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-cin-iliskilerinde-karsilikli-ziyaretler-yeni-doneme-kapi-araliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-cin-iliskilerinde-karsilikli-ziyaretler-yeni-doneme-kapi-araliyor/#respond Mon, 11 Nov 2024 08:49:47 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-cin-iliskilerinde-karsilikli-ziyaretler-yeni-doneme-kapi-araliyor/ Türkiye ile Çin arasında son dönemde bakanlar düzeyinde gerçekleşen ziyaret trafiğinin yakın zamanda gerçekleştirilmesi planlanan devlet başkanı düzeyindeki görüşmelerle farklı bir boyuta taşınması hedefleniyor.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Türkiye’den son dönemde bakan düzeyinde yoğunlaşan ziyaretlerde siyasetten diplomasiye, enerjiden ticarete kadar birçok alanda yeni işbirliği imkanları değerlendirildi.

Son bir yıldaki ziyaret trafiği yeni dönemin kapılarını araladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aralık 2023’te bu ülkeyi ziyaret ederken bu yılın mayıs ayında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BayraktarPekin’de temaslarda bulundu. Bayraktar, geçen ayın ortalarında Çin’e bir ziyaret daha gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise haziranda Çin’e giderek görüşmeler yaptı.

Son olarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çin’e gerçekleştirdiği ziyarette üst düzey ikili görüşmelerde bulundu. Şimşek, ayrıca Türkiye ile Çin arasındaki en üst düzeyli istişare mekanizması olan Türkiye-Çin Hükümetler Arası İşbirliği Komitesinin (HİK) ikinci toplantısında da Çin Başbakan Yardımcısı Cang Guoçing ile eş başkanlık yaptı.

Devlet başkanları düzeyinde ziyaret bekleniyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da BRICS Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’daki temaslarının ardından yurda dönüşünde gazetecilere Çin ile ikili ilişkilere ilişkin değerlendirmede bulunmuştu.

Çin’in, dünya siyasetinde de ticaretinde de son derece etkin ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerimizi geliştirmek için yeni adımlar atabiliriz. Çinli dostlarımızla ikili ticaret hacminin artırılmasından yatırım potansiyellerine kadar birçok başlığı zaman zaman ele alıyoruz. Biz Çin’den yakın zamanda bir ziyaret bekliyoruz. Ondan sonra da biz iadeiziyareti yaparız. Sanıyorum bu, çok uzun bir zaman almayacak. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bize bir ziyaret gerçekleştirecek, ardından da biz kendilerine bir ziyaret yapacağız.”

Lider ziyaretlerinin yeni işbirliği kapıları açması bekleniyor

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Korhan Kurdoğlu, AA muhabirine, son yıllarda yoğunlaşan Türkiye-Çin ilişkilerine dair değerlendirmede bulundu.

Kurdoğlu, geçen hafta gerçekleştirilen Türkiye-Çin HİK’in gelecek dönemde gerçekleştirilmesi planlanan devlet liderleri zirvesi için ön hazırlık niteliği taşıdığını söyledi.

Çin Devlet Başkanı Cinping’in ziyaretinde karşılıklı yatırımlar, sürdürülebilir işbirliği olanaklarının ele alınması beklenen başlıklardan olduğu bilgisini veren Kurdoğlu, şöyle konuştu:

“Her iki lider de Türkiye-Çin ilişkilerinin stratejik öneminin farkında ve bu ilişkilerin geliştirilmesi konusunda uzun yıllardır etkin çalışmalar yürütüyor. İkili ilişkilerde lider düzeyinde gerçekleşen bu tür ziyaretler, mevcut işbirliği alanlarına derinlik kazandırırken yeni işbirliklerinin de kapısını açacaktır. Devlet liderlerinin karşılıklı ziyaretleri ve bu ziyaretlerden doğacak yeni hedefler, ikili ilişkilerin daha ileriye taşınmasında önemli rol oynayacaktır. Özellikle ticaret hacminin artırılması ve yatırım alanlarının çeşitlendirilmesi yönünde belirlenen hedefler, iki ülkenin iş dünyaları için yol gösterici olacaktır.”

Kurdoğlu, iki ülke arasında özellikle enerji ve dijital teknolojiler alanında fırsatlar olduğuna dikkati çekerek, Çin’in elektrikli araçlarda ileri teknolojiye sahip olmasının, Türkiye’nin de bu sektördeki yatırım potansiyelini artırabileceğini ifade etti.

Ülke ilişkilerinin ileri seviyeye taşınmasının geleneksel sektörlerin yanı sıra yenilikçi ve geleceğe dönük yatırımları da kapsayacağını belirten Kurdoğlu, yapay zeka, enerji güvenliği ve tedarik zinciri yönetimi gibi geniş yelpazede yatırımların değerlendirileceği bir döneme girildiğini dile getirdi.

“İşbirliklerini artırmaya odaklanıyoruz”

Kurdoğlu, ekonomik ilişkilerin yüksek potansiyele sahip olduğunu ama tam gerçekleşmediğini ifade ederek, ülkelerin iş dünyasına önemli rol düştüğünü söyledi.

Ekonomik ilişkilerin sağlıklı ve sürdürülebilir seviyeye gelmesinin, her iki ülkenin iş insanlarının ortak çabalarıyla olacağını vurgulayan Kurdoğlu, şunları kaydetti:

“Türkiye ile Çin arasındaki ticari ve yatırım ilişkilerinin gelişmesi, sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ilişkilerimizin de sağlam zemin üzerinde yükselmesine katkıda bulunacaktır. Biz de DEİK olarak bu bilinçle hareket ediyor ve farklı sektörlerde, özellikle dijital teknolojiler gibi gelenekselin dışındaki alanlarda işbirliklerini artırmaya odaklanıyoruz. Ekonomik ilişkiler ile siyasi ilişkiler arasındaki güçlü bağın farkındayız ve bu doğrultuda Türkiye ve Çin iş dünyaları arasındaki işbirliğini güçlendirecek adımları atmaya devam ediyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-cin-iliskilerinde-karsilikli-ziyaretler-yeni-doneme-kapi-araliyor/feed/ 0
BEŞİKTAŞ HABERLERİ: Svensson’a Gio dokunuşu http://www.karadenizhabertv.com.tr/besiktas-haberleri-svenssona-gio-dokunusu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/besiktas-haberleri-svenssona-gio-dokunusu/#respond Sat, 09 Nov 2024 08:50:08 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/besiktas-haberleri-svenssona-gio-dokunusu/ Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, göreve geldiğinde, “Hollanda’da ofansif bir oyuncuydu. Burada çok fazla bu yönünü gösterememiş, defansif bir bek olmuş” dediği Jonas Svensson’u eski günlerine döndürdü. Geçen sezonun devre arasında Beşiktaş’a bedelsiz olarak imza atan ve 1 milyon Euro yıllık ücretle oynayan Norveçli futbolcu, performansıyla zirve yaptı.

Hollanda kariyerinde AZ Alkmaar forması giyerken iki sezon çift haneli gol-asist katkısına ulaşan Svensson, Türkiye serüveninde ise 4 gol katkısını aşamamıştı. Ancak bu sezona oldukça iyi bir başlangıç yapan 31 yaşındaki oyuncu, şu ana dek 15 maçta 1 gol, 3 asiste ulaşarak Türkiye kariyerindeki en yüksek gol katkısını şimdiden egale etti. Tecrübeli isim, 1 gole daha etkide bulunması halinde, son 5 sezonda en çok skor ürettiği döneme ulaşmış olacak.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/besiktas-haberleri-svenssona-gio-dokunusu/feed/ 0
İtalyan gezginden 3.2 milyonluk tazminat davası http://www.karadenizhabertv.com.tr/italyan-gezginden-3-2-milyonluk-tazminat-davasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/italyan-gezginden-3-2-milyonluk-tazminat-davasi/#respond Fri, 08 Nov 2024 04:34:43 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/italyan-gezginden-3-2-milyonluk-tazminat-davasi/ İtalyan gezgin Patrizia Giovannini’nin (61) kendi gibi emekli eşi Valter Mearelli (67) ile birlikte 2 ayrı motosikletle Çin’e gitme hayali Balıkesir’de son buldu. Balıkesir’in Edremit ilçesinde 2 Temmuz 2023’te Esin Kobak’ın (54) kullandığı araç Patrizia Giovannini’nin motosikletine çarptı. Kaza sonucu İtalyan kadın sol bacağından ağır yaralandı ve sakat kaldı. Kaza raporunda Kobak’ın kusurlu olduğu belirlendi.

Giovannini arabuluculukta anlaşamayınca avukatı aracılığıyla Türkiye ve İtalya’daki tedavi masrafları, motosikletin İtalya’ya nakliyesi, park ücreti, bacağında kaza sonrası kalan hasarın da dahil olduğu toplam 86 bin 925 Euro’luk (3.2 milyon lira) maddi tazminat davası açtı. Trafik ekipleri tarafından hazırlanan kaza raporunda otomobil sürücüsü Esin Kobak kusurlu bulunurken, Giovannini ise kusursuz bulundu.

İtalyan kadın kaza sonrası bacağındaki kırıklar nedeniyle çok sayıda ameliyat geçirdi ve yürüme güçlüğü yaşıyor. Giovannini, kadın sürücü Esin Kobak ile arabuluculukta anlaşamayınca avukatı Selman Eke aracılığıyla Edremit Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurarak maddi tazminat davası açtı. İtalyan kadının avukatı Selman Eke, konu ile ilgili SABAH’a konuştu: “Müvekkilimin en büyük hayali Avrupa’dan Çin’e motosikletiyle bir yolculuk yapmaktı. Ancak Balıkesir’in Edremit ilçesinde yaşadığı talihsiz kaza sonucu bu hayali yarım kaldı. Kaza sonrası sol bacağındaki kırıklar nedeniyle bir daha motosiklete binemeyecek. Hayalini hiçbir zaman gerçekleştiremeyecek. Bu kaza onu sonsuza kadar sakat bıraktı. Ayrıca bilirkişi raporunun ardından artırım dilekçesiyle 10 bin euro’luk (367 bin lira) manevi tazminat isteyeceğiz.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/italyan-gezginden-3-2-milyonluk-tazminat-davasi/feed/ 0
Diyabet, körlüğün bir numaralı sebebi http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyabet-korlugun-bir-numarali-sebebi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyabet-korlugun-bir-numarali-sebebi/#respond Thu, 07 Nov 2024 01:34:48 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/diyabet-korlugun-bir-numarali-sebebi/ Türkiye’de diyabetli hasta sayısı Avrupa ülkelerinden daha yavaş artarken, son yıllarda Avrupa ülkelerinden daha hızlı artış gösteriyor. Bugün ülkemizde bilinen, yaklaşık 12 milyon diyabet hastası var. “Diyabet, kanda bulunan glikoz ve şeker oranlarının artmasıyla ortaya çıkan ciddi bir metabolik hastalık” diyen Dünyagöz Ankara Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Numan Alp, “Retina damarlarının tıkanması sebebiyle göz rahatsızlıklarının oluşmasına yol açan bu hastalığa sahip kişilerin, düzenli göz muayenelerini aksatmadan gerçekleştirmeleri, görme yetisinin korunması açısından çok büyük önem taşıyor” uyarısında bulundu. Prof. Dr. Alp, diyabetin olumsuz etkilerinden gözlerimizi korumak için neler yapmamız gerektiğini en ince ayrıntılarına kadar anlattı.

ERKEN TEŞHİS GÖRME KAYBINI ÖNLÜYOR
Diyabetin en çok zarar verdiği organlardan birisinin gözler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alp, “Diyabet tanısı konulan bir hastanın mutlaka uzman bir göz hekimine muayene olması önemlidir. Diyabet hastalarında gelişebilen, gözün ağ tabakasındaki kanamalar veya sarı noktadaki ödem, görme kaybına yol açabiliyor. Bu kanamaların ve ödemin erken teşhis edilmesi görme kaybının önlenmesinde büyük önem taşıyor. Ancak göz muayenesini ihmal eden bir diyabet hastası, geri dönüşü olmayan görme kayıplarıyla karşı karşıya kalabilir” dedi.

ÇOK GEÇ OLMADAN ÖNLEM ALIN!
Diyabetli hasta gruplarında, zamanında ve düzenli göz muayenesi yaptıranların sayısının oldukça düşük olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Alp, “Bu hastaların çoğunluğu semptomlar görülmeye başladığında, yaklaşık yüzde 3’ü ise görme yetisini kaybettiğinde göz doktoruna başvuruyor. Bu durumda gelen hastanın tekrar görmesini sağlamak mümkün olmuyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkiye’de diyabet hastalarının yüzde 82’si bu hastalık yüzünden günlük aktivitelerini yapmakta zorluklar yaşıyor. Araştırmaya katılan hastaların tamamı ise bu hastalığın, mental sağlıklarını olumsuz etkilediğini söylüyor” şeklinde konuştu.

BUNLARI YAPIN HASTALIĞI YAVAŞLATIN
DİYABET gelişimindeki en önemli etkenlerden birisinin obezite olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alp, şu önerilerde bulundu: “Hareketli bir yaşam tarzının seçilmesi, bunun yanında açlık ve tokluk kan şekeri arasındaki değişkenliğin kontrol altına alınarak, kan şekeri regülasyonunun sağlanması gerekir. İşlenmiş gıda tüketiminin azaltılması, etkileri yavaşlatmaya yardımcı olacaktır. Erken teşhis konulan hastalarda ise sarı nokta ödemi gelişmişse, düzenli göz içi ilaç enjeksiyonu ve kanayan damar oluşanlarda argon lazer tedavisi ile görmenin uzun süre korunması mümkün. Kronik bir hastalık olan diyabetten kurtulmak mümkün değilken, diyabetik retinopatide de tedavilerin temel amacı hastalığın hızını yavaşlatmaktır.”

3-4 AYDA BİR MUAYENE ŞART!
Diyabetik retinopati etkilerini de anlatan Prof. Dr. Alp, “Bu hastalık görme yetisinde yüzde 5 ile yüzde 90 arasında kayıplar yaşanmasına sebep oluyor ve 50 yaş altındaki bireylerde körlüğe yol açan bir numaralı sebep olarak öne çıkıyor. Diyabet hastalarının, özellikle hastalığın 5’inci yılından itibaren yılda en az 1 kez göz muayenesi olmaları ve göz diplerini kontrol ettirmeleri gereklidir. Diyabetik retinopati teşhisi konulan hastalarda ise 3-4 aylık süreçlerde düzenli muayenelerini gerçekleştirmeleri, görme yetisinin kaybedilmemesi açısından olmazsa olmazlardan bir tanesi” dedi.

‘DİYABETİK RETİNOPATİ’ KABUS GİBİ
GÖZLERDE diyabet sebebiyle oluşan hastalıklar arasında en sık görüleni olan ‘diyabetik retinopati’nin görme oranında yaratabileceği yüzde 90’a varan kayıplara neden olması sebebiyle kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Alp, şunları söyledi: “Şeker hastalığı, retinadaki kılcal damarların yapısını bozarak, hücre kaybına yol açmaya, damar geçirgenliğinin bozulmasına, sarı nokta bölgesinde sıvı ve yağlı maddelerin birikmesine ve beraberinde kılcal damarların tıkanarak, beslenmeyen alanların ortaya çıkmasına neden olur. Retinada kendiliğinden kanayabilen yeni damarlar oluşur. Retinanın önünde ve içinde oluşan kanamalar gözün arka boşluğuna sızabilir. Retinada damarlı zarlar oluşur ve sonuçta ciddi görme kayıpları, ağrılı göz tansiyonu yükselmeleri meydana gelir.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyabet-korlugun-bir-numarali-sebebi/feed/ 0
Robotik cerrahiyle 9 saniyede göz operasyonu http://www.karadenizhabertv.com.tr/robotik-cerrahiyle-9-saniyede-goz-operasyonu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/robotik-cerrahiyle-9-saniyede-goz-operasyonu/#respond Thu, 07 Nov 2024 01:34:47 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/robotik-cerrahiyle-9-saniyede-goz-operasyonu/ Göz bozukluklarının düzeltilmesinde yaklaşık 25 yıldır çeşitli lazer tedavileri uygulanıyor. Ancak, robotik cerrahi göz rahatsızlıklarının düzeltilmesinde yepyeni bir dönem başlattı. Bunun en büyük tanığı ve uygulayıcısı olan Türkiye’deki ilk lazer operasyonunu gerçekleştiren doktorlardan Dünyagöz Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Volkan Hürmeriç, saniyeler içinde yapılabilen yeni tedavi yöntemlerini anlattı.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE LAZER TEDAVİLERİ
Göz bozukluklarında yaklaşık 25 yıldır uygulanmakta olan PRK, No Touch tekniğinin artık çok az vakada uygulandığına dikkat çeken Doç. Dr. Hürmeriç, “İyileşme sürecinde 2-3 gün şiddetli ağrı yapması ve görme netliğinin yavaş oluşması nedeniyle bugün bu teknikler kullanılmamaktadır” dedi. 2000 yılından sonra LASIK tedavisini kullanmaya başladıklarını anlatan Doç. Dr. Hürmeriç, “Kartal gözü tedavisi olarak bilinen bu yöntem çok yaygınlaştı. Ancak LASIK tedavisinde kornea dokusu üzerinde flep kesisi oluşturmaktayız ve alttaki yatağa ikinci bir lazerle (excimer lazer) uygulayıp numarayı düzeltmekteyiz. Tekniğin karmaşık olması hem cerrahi süreci uzatmakta hem de göz kuruluğu riskini artırmaktadır” diye konuştu.

2 SAAT İÇİNDE NORMAL YAŞAMA GEÇİŞ
Son 10 yıldır ise SMILE Lazer uyguladıklarını söyleyen Doç. Dr. Hürmeriç, şu bilgileri verdi: “Bu lazerin en büyük özelliği, daha önce kullandığımız yöntemlerden farklı olarak, gözün üst tabakasına etki etmemesidir. SMILE uygularken ne lazeri gözün üst tarafına atıyoruz ne de flep hazırlıyoruz. Kornea dokusu şeffaf olduğu için dokunun ortasında üç boyutlu yazılı gibi numara değişikliği sağlanabiliyor. Sadece 2 milimetrelik giriş yeri açılması ve flep oluşturulmaması hastaların 1-2 saat gibi kısa bir süre içinde normal yaşantılarına dönmelerini sağlıyor.”

LAZERE ROBOT DAHİL OLDU
Kullanılan SMILE platformunda 2 yıl önce büyük bir değişiklik olduğunu ve SMILE Pro (SMILE Professional) adı verilen farklı bir teknik kullanılmaya başlandığını söyleyen Doç. Dr. Hürmeriç, bu tekniğin göz bozukluklarında nasıl bir dönem başlattığını ise şöyle açıkladı: “SMILE Pro tekniğine robotik cerrahinin dahil olmasıyla tedavi artık çok daha hızlı yapılabilmektedir. Bu tekniği uygulayabildiğimiz gözlerde, tedavinin tümü 9 saniye içerisinde tamamlanabilmektedir. 9 saniye o kadar etkileyici bir süre ki hem hastaların işlem sırasında yaşadığı deneyim açısından hem de biz hekimler açısından şaşırtıcı. Şu anda miyop ve astigmat hastalarında kullanıyoruz. 1-2 ay sonra hipermetrop gözlere de bu tekniği yapmaya başlayacağız.”

DEVRİM NİTELİĞİNDE
DOÇ. Dr. Hürmeriç, bu tekniğin hızlanmanın yanında daha önce uygulanan tekniklerde elde edilen sonuçları da bir basamak ileriye götürdüğünü söyleyerek, “Şunu düşünün, gözlüklerinizden kurtulmak için bir tedavi oluyorsunuz, bu tedavi 5-6 dakika içerisinde tamamlanıyor. Aynı gün akşam görmeniz netleşmeye başlıyor. Ertesi gün normal yaşamınıza aynen devam edebiliyorsunuz. Birçok hastamız öğlen tedavilerini olup, akşam dışarı çıkabiliyorlar. Günümüzde teknolojinin getirdiği devrim niteliğinde bir olaydır bu” diye konuştu.

OPERASYON KORKUSUNU ORTADAN KALDIRIYOR
Robotik cerrahiyle yapılan operasyonların hastaya da önemli kolaylıklar sağladığına dikkat çeken Doç. Dr. Hürmeriç, “Bugüne kadar uygulanan tüm lazerler bir sedye üzerindeki hastanın tünel gibi bir yapının içerisine alınması ile yapılmaktaydı. Klostrofobik bir ortam olduğu için bazı hastalar bundan etkilenmekteydi. SMILE Pro’da hasta sedyede yatarken, önünde hiçbir şey olmuyor. Gözüne damla damlatıyoruz ve ardından robotik bir kol aracılığıyla karşılarına bir hedef geliyor. Hasta buraya bakmaya başlıyor. İşlem tamamlandıktan sonra bu robotik kol kaldırılıyor ve ikinci aşamada ikinci bir robotik kol geliyor. Böylesine uygulama rahatlığı sağlayan bu tedavi lazer korkusu olan hastaların işlem korkusunu ortadan kaldırıyor” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/robotik-cerrahiyle-9-saniyede-goz-operasyonu/feed/ 0
Sahte İlaç Tehlikesine Dikkat! http://www.karadenizhabertv.com.tr/sahte-ilac-tehlikesine-dikkat/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sahte-ilac-tehlikesine-dikkat/#respond Tue, 05 Nov 2024 14:21:58 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/sahte-ilac-tehlikesine-dikkat/ Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Klinik, Medikal ve Ruhsat Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır, ilaçların doktor kontrolünde kullanılmasının ve eczaneden temin edilmesinin hayati önem taşıdığını belirterek, “Sahte ürün tehlikesine karşı ilaçların hekim kontrolünde kullanılması konusunda bilincimizi artırmamız gerekiyor.” dedi.

Novo Nordisk, Türkiye’de son dönemde artış gösteren sahte ilaçların yarattığı tehlikelere dikkati çekmek amacıyla basın toplantısı düzenlendi.

Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Klinik, Medikal ve Ruhsat Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır’ın ev sahipliğinde ve Türk Diyabet Cemiyeti Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva’nın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, sahte ilaçların güncel durumu verilerle ortaya koyulurken eczaneden alınmayan ilaçların hastalar için yarattığı tehlikelere dikkati çekildi.

Toplantıda konuşan Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Klinik, Medikal ve Ruhsat Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır, sahte ilaçların dünya genelinde artan bir sorun olduğuna işaret ederek, “Bugün küresel sahte ilaç pazarının yıllık 200 milyarla 432 milyar dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu, yaklaşık 150 ülkenin yıllık ekonomisinden daha büyük bir rakam. Yine bu veriler, düşük ve orta gelirli ülkelerde tahminen her 10 ilaçtan 1’inin merdiven altı veya sahte olduğu anlamına geliyor. Sahte ilaç kullanımı nedeniyle dünya genelinde her yıl 1 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.” diye konuştu.

İlaç Güvenliği Enstitüsü’nün (Pharmaceutical Security Institute) verilerine göre, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrasya Bölgesi’nin dünyada yasadışı ilaç faaliyetlerinin en yüksek olduğu bölgeler arasında 5’inci sırada yer aldığını dile getiren Bahadır, dünyadaki artış eğilimine paralel olarak, son dönemde Türkiye’de de özellikle diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan enjeksiyon kalemlerinin sahte versiyonlarında dikkati çekici bir artış gözlemlediklerini söyledi.

“Hastalar ve hasta güvenliği en büyük önceliğimiz”

Bahadır, “Sahte ürün tehlikesine karşı ilaçların hekim kontrolünde kullanılması konusunda bilincimizi artırmamız gerekiyor. Novo Nordisk olarak kurulduğumuz günden bugüne, hastalar ve hasta güvenliği en büyük önceliğimiz. Aradan geçen bir asır sonunda hasta hayatlarını iyileştirmek için tedavi alanlarımızda çığır açan bilimsel atılımlara öncülük etmeyi sürdürmeye ve bunu yaparken de hasta güvenliğinden ödün vermemeye kararlıyız. Bu yaklaşımla, insanlık tarihinin en eski suçlarından biri olan ve hasta güvenliğini tehdit eden sahte ilaçlarla mücadeleye küresel ve ulusal ölçekte devam ediyoruz. ” ifadelerini kullandı.

İlaçların doktor kontrolünde kullanılmasının ve eczaneden temin edilmesinin hayati önem taşıdığının altını çizen Bahadır, hasta güvenliğini tehdit eden sahte ilaç tehlikesine karşı hem sağlık profesyonelleri hem de hastalar için bilinçlendirme faaliyetleri yürüttüklerinin bilgisini verdi.

Bahadır, kısa bir süre önce sahte ilaç kullanmanın riskleri hakkında “İlaç Sahteye Gelmez” sloganıyla farkındalığı artırmayı amaçlayan sosyal medya kampanyasını yayına aldıklarını açıklayarak, şöyle konuştu:

“Sahte ürünlerden korunmanın en güvenli yolu, doktor kontrolünde ilerlemek. İlaç Sahteye Gelmez kampanyası kapsamında, internet sitelerinden, elden ve sosyal medya üzerinden ilaç satışı yapanlara itibar edilmemesinin ve ilaçların yalnızca eczanelerden temin edilmesinin gerçek anlamda hayati önemini hatırlatmak istedik. Bu kampanyanın kamuoyunda dikkati çekerek hasta güvenliği için önemli bir farkındalık yaratacağına inanıyoruz. Öte yandan haber aldığımız her sahtecilik vakasını geçerli mevzuata uygun olarak araştırıyor ve yetkili yerel makamlara bildiriyoruz. Mücadelemizi destekleyici fiziksel araştırmalar da yürütüyoruz. Bu mücadelemizde yalnız değiliz. Türkiye’de konuyu bizim kadar önemseyen sağlık makamları, eczaneler ve sağlık mesleği mensuplarıyla yakın diyalog ve işbirliği içindeyiz. Devletimiz de sahte ilaç konusunu son derece ciddiye alıyor ve bütün gücüyle bu konuyla mücadele ediyor. Sahte ilaç faaliyetleri artıyor ancak onunla doğru orantılı olarak mücadele de güçleniyor. Tüm kolluk kuvvetleri seferberlik halinde sahte ilaç operasyonları düzenliyor ve bu suçlulara göz açtırmıyor.”

“Türkiye’de halihazırda her 3 yetişkinden 1’i obeziteli, 1’i ise fazla kilolu”

Türk Diyabet Cemiyeti Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva, obezite ve zayıflama tedavilerine yönelik tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük talep olduğunu anlattı.

Bu durumun obezitenin gittikçe daha fazla insanı etkilemesinden kaynakladığını vurgulayan Siva, sözlerine şöyle devam etti:

“Bugün küresel olarak 2 milyardan fazla yetişkinin aşırı kilolu, 800 milyondan fazlasının ise obeziteli olduğu biliyoruz. 18 yaşın üzerindeki bireylerin yaklaşık yüzde 40’ı aşırı kilolu, yüzde 13’ü ise obeziteyle mücadele ediyor. Daha da önemlisi, obezitenin çocukları giderek artan bir hızla etkilemesi. Günümüzde 5-19 yaş grubundaki çocuk ve gençlerde kilo fazlalığı oranı yüzde 20’ye yaklaşmış durumda. Gereken önlemler ivedilikle alınmazsa 2030 yılına kadar dünyadaki obeziteli kişi sayısının iki kat artarak 1 milyarı geçeceği ve her iki kişiden birinin kilo sorunu yaşayacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde de durum hiç iç açıcı değil. Türkiye’de halihazırda her 3 yetişkinden 1’i obeziteli, 1’i ise fazla kilolu. ve ne yazık ki yine bu verilere göre, Avrupa sıralamasında birinci sırada yer alıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, Türkiye, obezitenin en hızlı arttığı ülkeler arasında yer alıyor. Aynı rapor, 2060’a kadar küresel obezite oranının yüzde 70’e ulaşacağını öngörürken, Türkiye’deki obezite oranının ise yüzde 94’e çıkabileceğini söylüyor.”

Son dönemde obezite tedavisinde doktor kontrolü olmadan, eczaneler dışında ticareti yapılan enjeksiyon kalemlerinin kullanımının artmasının da bundan kaynaklandığını belirten Siva, reçetesiz bir şekilde, ağırlıklı olarak internetten temin edilen bu ilaçlarda sahtelere rastladıklarının bilgisini paylaştı.

Siva, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Denetimsiz üretilen ve zayıflama amacıyla kullanılan sahte ilaçlar toksik kimyasallar, ağır metaller, bakterilerle kontamine bileşikler, sibutramin, tiroid hormonu, iyot gibi bazı aktif maddeleri, efedrin, amfetamin gibi uyarıcıların toksik ve zararlı dozları dahil pek çok maddeyi içerebilmektedir. Sahte ilaçlar, hafif yan etkilerden yaşamı tehdit eden durumlara kadar geniş bir yelpazede sağlık riskleri taşıyor. Aşırı iyot veya tiroid hormonu içeren ilaçları kullandığı için hipertiroidi gelişen ve bu nedenle başvuran olgularımın sayısı hiç de az değil. Aşırı tiroid hormonuna bağlı çarpıntı, tansiyon yüksekliği, ellerde titreme, terleme ve aşırı sinirlilikle gelen obeziteli hastalarımın sayısındaki artış, sahte ilaçlarla ilgili durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sahte-ilac-tehlikesine-dikkat/feed/ 0
Bakan Uraloğlu STK’larla Buluştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-uraloglu-stklarla-bulustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-uraloglu-stklarla-bulustu/#respond Fri, 01 Nov 2024 17:37:48 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-uraloglu-stklarla-bulustu/

STK TEMSİLCİLERİYLE BULUŞTU

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Rize’de yapımı süren Çamlıhemşin Tüneli’nde Işık Görme Töreni’nin ardından valilik, belediye ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Ziyaretler sonrası Bakan Uraloğlu, sivil toplum kuruluşları ile düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Uraloğlu, “Geçen hafta savunma sanayimizin gurur kaynağı kuruluşlarından biri olan TUSAŞ’a yapılan alçak saldırının tek sebebi budur. Ama bu tür saldırılar bizi yolumuzdan döndüremeyecek. İnadına daha çok çalışacağız, inadına daha çok üreteceğiz” dedi.

‘HAVACILIKTA ÇAĞ ATLADIK’

Son 22 yılda yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, “2002 yılından bu yana Türkiye’nin ulaşım ve iletişim altyapısına 277 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 6 bin 101 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, 29 bin 590 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Havacılıkta çağ atladık. İç hatlardaki aktif havalimanı sayımız 26 iken son olarak 10 Ağustos’ta hizmete açtığımız Çukurova Havalimanıyla 58’e yükselttik. 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken bugün 131 ülkede 347 noktaya ulaştık. Yıl sonunda 349’a bunu ulaştırmış olacağız. Ülkemizin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’yı da uzaya başarıyla fırlattık, test sürecine devam ediyoruz. Yüzde 81’i Türk mühendislerinin yaptığı bir uydudan bahsediyoruz. TÜRKSAT 6A uydusu Türk insanın ben bunu yapabilirim demesidir” diye konuştu.

‘İLK ETAPTA 600 KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAYACAĞIZ’

Lojistik merkezin ilk etapta 600 kişiye istihdam sağlayacağını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Hızla gelişen organize sanayi bölgesi ve yapım çalışmaları devam eden İyidere Lojistik Limanı’nın tamamlanmasıyla da Karadeniz’de önemli bir lojistik ve üretim merkezine dönüşen Rize’nin artan ulaşım ihtiyaçlarını yönelikte büyük projeler hayata geçiriyoruz. Yapımı devam eden İyidere Lojistik Limanı’nın da Rize’nin geleceğine vurulan bir mühür olduğunu düşünüyorum. Bu limanımız doğu Karadeniz bölgesi, Avrupa ve Orta Asya’ya açılan Kafkasya koridoru üzerindeki konumu ile stratejik öneme sahip. Kafkas ülkeleri ve orta doğu ülkeleri arasındaki potansiyel trafikten kaynaklanacak kombine taşımacılık zincirinin aktarma merkezi olacak. Bu özelliğiyle bölgenin ve ülkemizin deniz ticaretinden aldığı paya büyük katkı sağlayacaktır. Faaliyete girmesiyle ilk etapta 600 kişiye istihdam sağlayacağız. Zamanla bu istihdam sayısının daha da artacağını öngörüyoruz” ifadelerini kulandı.

Mehmet Can PEÇE/ RİZE,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-uraloglu-stklarla-bulustu/feed/ 0
Milli Eğitim Bakanı Tekin Nevşehir’de konuştu Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-egitim-bakani-tekin-nevsehirde-konustu-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-egitim-bakani-tekin-nevsehirde-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 01 Nov 2024 17:37:42 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-egitim-bakani-tekin-nevsehirde-konustu-aciklamasi/ Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin, Türkiye’deki 65 binin üzerindeki okulun tamamına yakınının internet altyapısına kavuşturulduğunu belirterek, “Bu okullarımızın büyük çoğunluğunda internet erişim hizmeti veriyoruz.” dedi.

Tekin, çeşitli programlara katılmak için geldiği Nevşehir’de Valiliği ziyaret ederek Vali Ali Fidan ile görüştü.

Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Tekin, burada İl Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.

Basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlayan eğitim öğretim devrimi sürecinden önce 2002-2003 eğitim öğretim yılında Nevşehir’deki derslik sayısının 2 bin 300 civarında olduğunu, şu anda ise 3 bin 500’e yaklaştığını söyledi.

Yüzde 50’ye yakın derslik sayısında artış olduğunu belirten Tekin, “Bu rakam da derslik başına düşen öğrenci sayısı rakamlarına yansımış durumda. Şu an Türkiye genelinde olduğu gibi Nevşehir’de de uluslararası ortalamaları yakalamış durumdayız. Bu vesileyle süreci bu noktaya getirmemize yardımcı olan başta Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere iller özelinde de ildeki valilerimiz, milletvekillerimiz, sürece katkı veren herkese şükranlarımızı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tekin, Nevşehir’de 2002-2003 eğitim öğretim yılında 2 bin 800 öğretmen varken, şu an 5 bine ulaştıklarını aktararak, öğretmen başına düşen öğrenci sayısında da uluslararası göstergelerin birçoğunda ortalamanın üstünde olduklarına işaret etti.

Okulları, gerek fiziki, inşaat kalitesi anlamında gerekse donatım, malzeme itibarıyla dünya standartlarının üzerinde yaptıklarına dikkati çeken Tekin, şunları kaydetti:

“Fiziki yenilikleri hissetmek mümkün ama bir husus var ki Birleşmiş Milletlerin raporunda da ifade ettiği husus, o da şu, biz şu an Türkiye’deki bütün okullarımız, 65 binin üzerindeki okulumuzun tamamına yakını, internet altyapısına kavuşturulmuş durumda. Bu çok önemli bir şey ve yine bu okullarımızın büyük çoğunluğunda internet erişim hizmeti veriyoruz. 625 bin dersliğimizde de bu okullarımızın neredeyse tamamında, etkileşimli tahta dediğimiz akıllı tahtalar var.”

Tekin, öğretmenlerin Türkiye’nin neresinde olursa olsun internet altyapısı olan okullarda akıllı tahtalar üzerinden dünyadaki bütün iyi uygulamaların içerisinde yer aldığı EBA platformundan derslerini anlatabildiğini söyledi.

Bakan Tekin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftasında EBA’yı farklı bir işlev için kullandıklarını belirterek, Bakanlık olarak organize ettikleri “Cumhuriyete Doğru” tiyatro oyununu sinematografik yöntemle sinemaya dönüştürerek okullarda EBA üzerinden 20 milyona yakın öğrenciye izlettiklerini bildirdi.

Daha sonra 15 TemmuzAnadolu Lisesi’ne geçen Tekin, burada öğrencilere hitap etti.

Öğrencilere sınava çalışma konusunda tavsiyede bulunan Tekin, bayrak törenine katıldı.

Öğrencilerle fotoğraf çektiren Tekin, okul idarecileri ve öğretmenlerle toplantı yaptı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-egitim-bakani-tekin-nevsehirde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Cumhuriyet’in 101. Yılı Antalya’da Coşkuyla Kutlandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhuriyetin-101-yili-antalyada-coskuyla-kutlandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhuriyetin-101-yili-antalyada-coskuyla-kutlandi/#respond Tue, 29 Oct 2024 19:05:50 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhuriyetin-101-yili-antalyada-coskuyla-kutlandi/

TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’inci yıl dönümü Antalya’da fener alayı ile kutlandı. Yürüyüşe katılan binlerce vatandaş ellerindeki bayrak ve meşalelerle marşlar söyleyerek Cumhuriyet’in kuruluşunun 101’inci yıldönümünü kutladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’inci yılı tüm yurtta olduğu gibi Antalya’da da farklı etkinliklerle kutlanıyor. Kutlamalar son olarak binlerce kişinin katıldığı fener alayı ile devam etti. Vatandaşların ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle katıldığı yürüyüşe Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Antalya milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, STK üyeleri ve binlerce vatandaş katıldı.

Konyaaltı Caddesi üzerindeki varyantta toplanan binlerce kişi, ellerinde cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk posteri, bayrak ve meşaleler ile yürüyüşe başladı. Sloganlar atıp marşlar söyleyen grup, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüşe kimi vatandaşlar çocuklarıyla, kimileri ise evcil hayvanlarıyla katıldı. Yürümekte güçlük çeken bir yaşlı kadının tekerlekli sandalye ile katıldığı yürüyüşte çok sayıda turistin de olduğu görüldü.

Etkinliğe katılımlar iki ayrı güvenlik aramasından geçerek alana alınırken, güzergah boyunca da demir bariyerler ile yoğun güvenlik önlemleri alındı. Yürüyüşün ardından kutlamalar meydanda Kenan Doğulu’nun konseri ile devam etti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhuriyetin-101-yili-antalyada-coskuyla-kutlandi/feed/ 0
O arabaları şampiyonluktan kazandıklarımla aldım http://www.karadenizhabertv.com.tr/o-arabalari-sampiyonluktan-kazandiklarimla-aldim/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/o-arabalari-sampiyonluktan-kazandiklarimla-aldim/#respond Tue, 29 Oct 2024 07:25:51 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/o-arabalari-sampiyonluktan-kazandiklarimla-aldim/ Dünya şampiyonu Kenan Sofuoğlu, yarışlara katılmasa da hayatını genç sporcular yetiştirmeye adadı. 5 yaşındaki oğlu Zayn’ı da yetiştiren Sofuoğlu, “Formula 1 hayali gerçek olacak” dedi. Sofuoğlu, çok konuşulan otomobilleriyle ilgili de “Çocukluk hayalimdi özel arabalar. Kazandığım paralarla, şampiyonluklarla aldığım arabalarım milletvekili olunca gündem oldu. Milletvekili olmadan önce de bu arabalara biniyordum” dedi

Motor sporlarında çığır açtınız.Şimdi de öğrenciler yetiştiriyorsunuz.
Her şeyden önce, ben motor sporlarınıseven biriyim ve motor sporlarınaçocukluğumdan beri çok büyük ilgimvardı. Allah bana motosiklet yarışmalarınagirmeyi ve orada şampiyonluklaralmayı nasip etti. Şimdide sporcu yetiştiriyorum.Şu anda dünyada eniyi diyebileceğimiz sporcuToprak Razgatlıoğlu’nuyetiştirdim. Biliyorsunuz,2024 Superbike Şampiyonasınakatıldı ve 2.kez dünya şampiyonu oldu. Öte yandanoğlum Zayn’ı yetiştiriyorum. Zayn’ı otomobilsporlarında yetiştirmek istiyorum.Biz motosiklet dalında güzel işler yaptıkama Türkiye çok büyük bir ülke, otomobildalında iyi yetiştirilmiş sporcu ile Formula1 hayalinin gerçek olacağına inanıyorum.Sadece Zayn değil tabii, nice gençlerimizvar yetiştirilen. Bu gençlerimizde inşallah bir gün Formula 1’de yarışır.Federasyonun verdiği özel izinle Zayn’ıTürkiye Şampiyonası’nda yarıştırıyoruz.Normalde 6 yaşında bu yarışa katılabiliyorsunuzama ben federasyona Zayn’ıdenemelere bir alın, başarı sağlayamazsabir sene bekleyelim dedim. Zayn bugünekadarki en iyi dereceyi aldı. Bu vesileylede sezonda başlamasına izin verildi.Şu anda genel klasmanda birinci durumda.Motosiklet yarışmasında da birincilikaldık. Hedefimiz kartingde de bunu başarmaktı.Bunu da başardık. Çok çalışıyoruzve emek veriyoruz. Türkiye şampiyonlarınaböyle ilgi yoktu ve Zayn ile beraberartık insanları, yarışları izlemeye getiriyoruz.Bu bizi çok mutlu ediyor. Adımadım gidiyoruz. Bu yol uzun ve meşakkatlibir yol. İnşallah İngiltere, İtalya ve Avrupa’nınbirçok ülkelerindeki şampiyonalarakatılacağız.

100 MİLYONUN ÜZERİNDE İZLENDİ
Zayn sosyal medyada da büyük ilgigörüyor. Neler söylemek istersiniz?
Zayn ile yaptığımız işler dünyada sesgetirsin istiyoruz. Çok da ilgi çekiyor. Bazıvideoları 100 milyonun üzerinde izlendi.Daha önce kimsenin yapmadığı şeyleriyapıyor. 5 yaşında ulaştığı hızlar, kırdığırekorlar dünyadaki herkesin çokilgisini çekiyor. Amerika’da, Avrupa’da,Asya ülkelerinde çok takipçisi var. Bizde hem spor hem de sosyal medya tarafınıaynı anda yürütmeye çalışıyoruz. Bugünündünyasında sosyal medya çok önemli.Bu tanınırlığın Zayn’a ilerideki kariyerineavantajlar sağlayacağı düşündüğüm içinsosyal medyaya önem veriyorum.

ZAYN FENOMEN DEĞİL!
Sosyal medyanın karanlık bir tarafıda var özellikle gençler açısından…
Ben Zayn’ı sosyal medya fenomeni olarakyetiştirmiyorum. Ben babası olarakZayn’a hedef koydum, sporcu olarak ilerleyecek.Biz sosyal medyayı bu işin birparçası olarak kullanıyoruz. Bu iş sonuçtasponsorlukla yürüyen, hayran kitlesineihtiyaç olan bir spor dalı. Bu açıdansosyal medyayı önemsiyorum. Kendi sosyalmedya hesabımdan yılda bir kere paylaşımyapıyorum. Ama Zayn ile hemenhemen her gün paylaşım yapıyoruz.Zayn’ın tanınırlığı sayesinde Türkiye KartingŞampiyonası, Türkiye MotosikletŞampiyonası hınca hınç seyirci ile doluyor.Daha önceki şampiyonlarda böyleseyirci görülmedi. Yarış dışında dagüzel işler çıkarmaya çalışıyoruz.Bazen eleştiri de alıyoruz. Zayn’ınyaptığı işler 5 yaşındaki çocuğunişi değil. Ama siz evde büyüyen5 yaşındaki çocukla, Zayn’ıkıyaslarsanız yanlışa düşersiniz.Zayn inanılmaz bir eğitimalıyor, bunu da göz ardıetmemek lazım. Bir de şuvar tabii, siz 5 yaşındakiçocuğa hiçbir şeyi zorlayaptıramazsınız. Zaynçok meraklı, ilgili. Anne-babasıolarak biz de korkuyoruz. En çokda Zayn’a nazar değmesinden korkuyoruz.Allah nazardan korusun.

Sizin kullandığınız arabalar da çokkonuşuluyor..
Ben motor sporları, otomobil meraklısıbir insanım. Çocukluğumdan beri, hayalimpara kazanırsam özel arabalar almaktı.Kariyerimde kazandığım paralarla, şampiyonluklarlaböyle arabalar almaya başladım.Ama bu arabalarım da gündememilletvekili dönemimde çıkmaya başladı.Tabii, bu beni çok üzdü. Benim milletvekiliöncesinde de bir kariyerim vardı. Ben 5kez dünya şampiyonu oldum. Ben milletvekiliolmadan önce de bu arabalara biniyordum.Eşim yabancı olduğu için arabaalma hakkım da var. Ben kanuna, devletinkurallarına uyarak hakkım ne varsa kullanıyorum.İnsanlar bunu farklı yerlere çekmeyeçalıştı. Bunları geride bıraktım. Artıközel araba alayım diye hevesim de yok.Benim için özel arabalar Zayn ile yapacağımprojeler için önemli. Artık trafikteözel arabalara binmiyorum.

ÇOCUKLARINIZIN HOBİSİNE DESTEK OLUN
Gençlerimizin birspor dalıyla uğraşmasıçok önemli. Neler söylemekistersiniz?
Sporun her dalını çok seviyorum. Ben yakın çevremdeki herkese söylüyorum, çocuklarınızın peşinden koşun. Büyük oğlum futbolu seviyor peşinden koşuyorum, Zayn motosiklet sporunu seviyor peşinden koşuyorum. Ebeveynlerin çocuklarının sevdiği dalı bulmasında yardımcı olması gerekiyor. Sonra da onun peşinden koşması gerekiyor. Anne-babalar önce benim hayatım, benim hobilerim derse bu iş olmaz. Fedakarlık gerekiyor. Benim hobilerim geçmişte kaldı. Çocuklarımın hobileri var artık. Ben hayata böyle bakıyorum. 30 yaşında baba oldum. Çocuklarımı hep anlamaya çalıştım, onların hobilerini anlamaya çalıştım ve peşlerinden koştum. Çocuklarınız için siz fedakarlık yapacaksınız. Anne-baba olmak fedakarlık gerektiriyor.

FORMULA 1HAYALİ GERÇEKOLACAK
Boynuz kulağı geçti mi? Oğlunuzu kendinizdendaha yetenekli buluyor musunuz?
Zayn’ın yetenekli olduğuna inanıyorum. Ama konuşmak için çok erken. Ülkemizde kendini kanıtladı ama dünya arenasında da kanıtlaması gerekiyor. Türkiye’de kendi kategorilerinde hem motosiklette hem de karting’de zirvede. Ama şöyle de bir dezavantajı var, Zayn, 9 yaşındaki çocuklara karşı yarışıyor. İlkokul 1’e giden bir çocuğu Ortaokul 1’e giden bir çocuğu aynı sınava sokuyorsunuz gibi. Buna rağmen çok iyi gidiyor Zayn. İnanıyorum, iyi bir eğitimin ardından Formula 1 hayali gerçek olacak.

YARIŞMAYIZİRVEDEYKENBIRAKTIM
Zirvedeyken bıraktınızyarışmayı… Pişmanoldunuz mu?
Cumhurbaşkanımız istediği için bıraktım. Tam zirvedeyken bıraktım. İyi ki bıraktım. Hiç pişman değilim. Bırakmasaydım, performansım düşmeye başlayacaktı. Cumhurbaşkanımızla ilk gün nasılsa hâlâ öyleyiz. Zaman zaman görüşüyoruz. Benim ona olan sevgim gönülden sevgi. Benim ona olan gönül bağım değişmez. Cumhurbaşkanımız hayatımda, kariyerimde hep bana sahip çıktı. Ona olan sevgim hiç değişmez.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/o-arabalari-sampiyonluktan-kazandiklarimla-aldim/feed/ 0
Adalet Algısı Üzerine Toplantı http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-algisi-uzerine-toplanti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-algisi-uzerine-toplanti/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:02 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-algisi-uzerine-toplanti/ AK Partiİstanbul İl Başkanlığı tarafından “Toplumda adalet algısı” konulu “Sözüm Mecliste” programı düzenlendi.

Bahçelievler Kongre ve Nikah Sarayı’nda yapılan programın başkanlığını TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul MilletvekiliCüneyt Yüksel yaptı.

Yüksel, burada yaptığı konuşmada, cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, toplumun güvenlik ve adalet konusundaki kaygılarını gidermek için gerekli değişiklikler yapılacağını söyledi.

Özellikle toplum güvenliğini bozan ruhsatsız silah taşıma ile trafik güvenliğini ihlal gibi bazı suçların tutuklama sebepleri olarak katalog suçlara ilave edilmesini değerlendirdiklerini belirten Yüksel, “Denetimli serbestlik uygulamalarıyla ortaya çıkan 2 yılın altındaki suçlar bakımından suçluların cezaevinde yatarının olmamasına ilişkin eleştiriler doğrultusunda yapacağımız düzenlemelerle 2 yılın altındaki suçlar bakımından da cezaevine girilmesinin hayata geçirilmesi değerlendiriliyor. Belirli suçlarda infaz hükümlerinin alınan cezanın yüzde 10 gibi kısmını cezaevinde geçirdikten sonra işlemeye başlamasıyla bunun çözüme kavuşturulmasını değerlendirmekteyiz.” diye konuştu.

” Türkiye Yüzyılı’nın anahtarı adalettir”

Yüksel, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin daha da geliştirilmesinin, demokratik anlayışın güçlendirilmesinin, insan onuruna dayanan bir anayasal düzenin yerleşmesinin, hak ve özgürlükler alanında bugüne kadar kaydedilen ilerlemelerin de kalıcı hale getirilmesinin ancak yeni bir anayasayla mümkün olduğuna dikkati çekerek “Türkiye Yüzyılı’nın anahtarı adalettir ve bu adaletin anahtarı da inanıyorum ki insan haklarına dayanan sivil, demokratik ve özgürlükçü yeni anayasa olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye olarak adaleti sadece vatan topraklarında değil tüm cihanda tesis etmek için uğraştıklarını vurgulayan Yüksel, Filistin’de, Gazze’de ve Lübnan’da yaşanan acıların insanlık ailesinin bir yarası olduğunu dile getirdi.

Yüksel, “İnsan hakları ve adalet mücadelesi yalnızca bir halkın mücadelesi değil hepimizin mücadelesidir. Tarihin hiçbir döneminde zulüm hiçbir zaman payidar olmamıştır. Bize küresel adalet mücadelemizi sürdürmek düşüyor. Bu adaletsizliklerin bir gün sona ereceğine inanıyoruz.” dedi.

Kamuoyunda 9. Yargı Paketi olarak bilinen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne de değinen Yüksel, daha etkin yargılanmaların yapılması, daha kısa sürede tamamlanması, güven sağlayan adalet anlayışının toplumda oluşması için bütün gereken çalışmaların bundan sonra da yapılmaya devam edeceğini bildirdi.

“Sözüm Mecliste” programı farklı konu başlıklarıyla da yapılabilir

AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ise katılımcı demokrasi anlayışı bağlamında Meclis temsilcileriyle İstanbul’daki dernek, sivil toplum kuruluşları ile medya temsilcilerini bir araya getirdiklerini söyledi.

Karşılıklı bir etkileşim ve yasama faaliyetlerinde güçlü bir kanal oluşmasını istediklerini dile getiren Kabaktepe, “Sözüm Mecliste” programının gelecek dönemlerde farklı konu başlıklarıyla da yapılabileceğini anlattı.

Konuşma ve değerlendirmelerin ardından soru cevap bölümüyle tamamlanan programda AK Parti İstanbul Milletvekilleri Adem Yıldırım, Yahya Çelik, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, parti temsilcileri, köşe yazarları, çeşitli dernek ve üniversite yöneticileri de yer aldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-algisi-uzerine-toplanti/feed/ 0
Şimşek, ABD’de Yellen ile Görüştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/simsek-abdde-yellen-ile-gorustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/simsek-abdde-yellen-ile-gorustu/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:01:56 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/simsek-abdde-yellen-ile-gorustu/

HAZİNE ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) yıllık toplantıları için gittiği ABD’de bir dizi resmi temasta bulundu. Bakan Şimşek, temasları kapsamında ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ile görüştü.

Bakan Şimşek, ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ile görüştü. ABD Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada, Yellen’ın IMF ve Dünya Bankası Yıllık Toplantıları marjında Bakan Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan ile bir araya geldiği belirtildi. Açıklamada, “Yellen ve Şimşek ayrıca yaptırımlara uyumun önemini ve Türk finans sisteminin yaptırımlardan kaçanlar ile terörist gruplar tarafından kötüye kullanılmasının önlenmesini görüştü” ifadeleri kullanıldı.

Bakan Şimşek temasları kapsamında yaptığı açıklamada, “Dünya Bankası ve IMF yıllık toplantıları için bulunduğumuz ABD’de çok sayıda yatırımcı toplantısı ve ikili görüşme yaptık. Temaslarımızda programımızın sonuçlarını, program kazanımlarımızı kalıcı hale getirerek ülkemizin potansiyeline nasıl ulaşacağımızı anlattık. Ülkemize olan çok yoğun ilgi programımızın doğru ilerlediğini açıkça gösteriyor”dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/simsek-abdde-yellen-ile-gorustu/feed/ 0
Ardahan’da Soğuk Rekoru http://www.karadenizhabertv.com.tr/ardahanda-soguk-rekoru/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ardahanda-soguk-rekoru/#respond Thu, 24 Oct 2024 11:11:49 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ardahanda-soguk-rekoru/

TÜRKİYE’nin en soğuk yerleşim yeri olan Ardahan’ın Göle ilçesinde termometreler dün gece sıfırın altında 8 dereceyi gösterdi. Bitkiler kırağı tuttu, otomobil camları buzla kaplandı.

Kentte yüksek kesimlerdeki kar yağışının ardından soğuk hava etkili olmaya başladı. Dün gece Göle ilçesinde en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında 8 derece olarak ölçüldü. Kent merkezinde ise termometreler sıfırın altında 5,7 dereceyi gösterdi. Soğuk havanın etkisiyle kent genelinde otomobil camları buzla kaplandı. Ağaç yaprakları ve bitkiler kırağı tuttu. (DHA

Haber-Kamera: Dinçer AKTEMUR/ARDAHAN,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ardahanda-soguk-rekoru/feed/ 0
Özel derse talep yüzde 140 arttı http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozel-derse-talep-yuzde-140-artti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozel-derse-talep-yuzde-140-artti/#respond Tue, 22 Oct 2024 07:50:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ozel-derse-talep-yuzde-140-artti/ Türkiye’de faaliyet gösteren bir online hizmet platformu, yeni eğitim döneminde öğrencilerden ve ebeveynlerden gelen özel ders taleplerini analiz etti. Elde edilen veriler, çarpıcı sonuçlar içeriyor. Yeni eğitim döneminde ortaokul matematik derslerine olan talep, yaz aylarına göre yüzde 94 oranında arttı. Özel dersi talep edenlerin yüzde 90’ı dersin kendi evlerinde verilmesini tercih ediyor. Ayrıca, yüzde 40’lık bir kesim haftada 2 veya daha fazla süren uzun dönemli dersleri tercih ediyor.

EN ÇOK TALEP LGS’YE
Lise matematik özel ders talepleri, 9’uncu sınıftan 12’nci sınıfa kadar dengeli bir şekilde dağılırken, 2024 Ağustos ayına göre yüzde 101 oranında bir artış gösterdi. LGS hazırlık sürecine yönelik özel ders taleplerinde ise yüzde 140 oranında bir artış görülürken, en çok talep edilen dersler arasında matematik ve fen bilimleri öne çıkıyor.

YABANCI DİL İKİNCİ SIRADA
Yabancı dil dersleri arasında en çok tercih edilen dil hâlâ İngilizce. Hem okul desteği sağlamak hem de konuşma pratiğini geliştirmek amacıyla, özellikle başlangıç seviyesindeki öğrenciler için tercih edilen İngilizce derslerine olan talep, yeni eğitim döneminde yüzde 52 oranında arttı.

İTALYANCA TALEP GÖRÜYOR
İngilizce’den sonra en çok talep gören yabancı dil dersi İtalyanca oldu. Online olarak tercih edilen İtalyanca özel derslerine olan talep, geçen aya kıyasla yüzde 47 arttı. İlkokul seviyesindeki öğrenciler tarafından daha fazla tercih edilen Fransızca derslerinde yeni dönemde yüzde 44’lük bir artış yaşandı.

HANGİ HOBİLERE İLGİ VAR?
Armut.com’un 2024 ağustos ve eylül ayı verilerine göre temel eğitimlerle birlikte resim, müzik ve bale gibi ders taleplerine de ilgi büyük. Özellikle 6-10 yaş grubu için tercih edilen piyano ders taleplerinde eylül ayında yüzde 65 artış gözlenirken bale derslerine olan talep artışı yüzde 62 olarak gerçekleşti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozel-derse-talep-yuzde-140-artti/feed/ 0
Okullar açıldı özel derslere talep patladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/okullar-acildi-ozel-derslere-talep-patladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/okullar-acildi-ozel-derslere-talep-patladi/#respond Tue, 22 Oct 2024 07:49:57 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/okullar-acildi-ozel-derslere-talep-patladi/ Lise matematik özel ders talepleri, 92uncu sınıftan 12’nci sınıfa kadar dengeli bir şekilde dağılırken, 2024 Ağustos ayına göre yüzde 101 oranında bir artış gösterdi. LGS hazırlık sürecine yönelik özel ders taleplerinde ise yüzde 140 oranında bir artış görülürken, en çok talep edilen dersler arasında matematik ve fen bilimleri öne çıkıyor.

YABANCI DİL İKİNCİ SIRADA
Yabancı dil dersleri arasında en çok tercih edilen dil hala İngilizce. Hem okul desteği sağlamak hem de konuşma pratiğini geliştirmek amacıyla, özellikle başlangıç seviyesindeki öğrenciler için tercih edilen İngilizce derslerine olan talep, yeni eğitim döneminde yüzde 52 oranında arttı.

İngilizce’den sonra en çok talep gören yabancı dil dersi İtalyanca oldu. Online olarak tercih edilen İtalyanca özel derslerine olan talep, geçen aya kıyasla yüzde 47 arttı.
İlkokul seviyesindeki öğrenciler tarafından daha fazla tercih edilen Fransızca derslerinde yeni dönemde yüzde 44’lük bir artış yaşandı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/okullar-acildi-ozel-derslere-talep-patladi/feed/ 0
Yeni mezunlar 4.5 ayda iş buldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/yeni-mezunlar-4-5-ayda-is-buldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yeni-mezunlar-4-5-ayda-is-buldu/#respond Tue, 22 Oct 2024 07:49:54 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/yeni-mezunlar-4-5-ayda-is-buldu/ Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye’deki 201 üniversiteyi 5 alandaki 64 göstergeye göre değerlendirerek “Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2024″ü yayımladı. Rapora göre, Türkiye’deki üniversitelerden mezun olan öğrencilerin yurtiçi ilk iş bulma süresi ortalaması 2023 yılında 4.5 ay olarak gerçekleşti. Bu süre 2022 yılında 6.4 ay olarak hesaplanmıştı. Üniversitelerin doktora programlarından mezun sayısı ise önemli bir artış göstererek 11 bin 290’dan 2023’te 13 bin 561’e yükseldi. Üniversitelerin “Eğitim ve Öğretim”, “Araştırma-Geliştirme, Proje ve Yayın”, “Uluslararasılaşma”, “Sürdürülebilirlik” ve “Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk” gibi başlıklarda değerlendirildiği raporda öne çıkan bazı diğer sonuçlar ise şöyle:
ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER: Rapora göre, Türkiye’deki üniversitelerde uluslararası öğrenci ve öğretim elemanı sayısında artış kaydedildi. Uluslararası öğrenci oranı yüzde 6.23’ten yüzde 7.1’e yükselirken, değişim programları kapsamında Türkiye’ye gelen öğretim elemanı sayısı da arttı. Değişim programları kapsamında üniversite başına düşen uluslararası öğretim elemanı oranı, 2023 yılında 13.2’den 16.6’ya çıkarak gelişim gösterdi.

BİLİMSEL ÜRETKENLİK: 2022 yılında endeksli dergi ve kitaplarda kurum adresli yayın sayısı 87 bin 355 iken, 2023 yılında bu sayı 89 bin 334’e yükseldi. 2023 yılında Türkiye’deki 188 üniversitenin endeksli dergi ve kitaplarda ulusal işbirlikli yayın ortalaması yüzde 52 seviyesinde gerçekleşti. Üniversitesektör işbirliğiyle yapılan yayınların oranı da yükselirken, 63 üniversitenin yayınlarına yapılan atıf sayısı dünya ortalamasının üzerinde oldu. YÜKSELİŞ DEVAM EDİYOR:
THE SIRALAMASINDA 75 ÜNİVERSİTE: Türk üniversiteleri dünya üniversite sıralama sistemlerinde yükselmeye devam ediyor. 2022 yılında Times Higher Education (THE) sıralamasında Türkiye’den 58 üniversite yer alırken, 2023 yılında bu sayı 75’e yükseldi. Quacquarelli Symonds (QS) sıralama sisteminde ise 2022’de 24 üniversite bulunurken, 2023’te 25 üniversite sıralamada yer aldı. Ayrıca dünyanın en prestijli sıralamaları olan THE’da 3, QS’te ise 2 Türk üniversitesi, dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına girme başarısını gösterdi.
SOSYAL SORUMLULUK: 4 bin 827 sosyal sorumluluk projesi ile sosyal entegrasyon ve kapsayıcılığa yönelik 8 bin 763 faaliyet gerçekleştirilirken, öğrenciler tarafından 10 bin 75 sosyal sorumluluk projesi yürütüldü. Yaklaşık 2 milyon öğrenci, Türkiye’deki üniversite kulüplerinde aktif olarak görev aldı. Toplamda 15 bin 194 öğrenci, kulübü ile sosyal sorumluluk projelerine katılarak topluma katkı sağladı. 98 üniversiteden 337 öğrenci topluluğu, uluslararası kuruluşlara üyelikleriyle de global düzeyde etkileşimde bulundu.

ÖZVAR’DAN YAPAY ZEKÂ VURGUSU
Raporla ilgili değerlendirmede bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar üniversitelerdeki yapay zekâ çalışmalarına vurgu yaptı. Özvar “Dünyada yaşanan son derece hızlı ve köklü teknolojik gelişmeler yükseköğretimin yapısının yeniden tanımlanmasını ve organizasyonunu zorunlu hale getirmiştir. Özellikle yapay zekâ alanındaki gelişmeler yükseköğretimde çok derin bir etki oluşturmuştur” dedi. Uluslararasılaşma konusunda önemli gelişmeler yaşandığına vurgu yapan Özvar, “Gerçekleştirilen çok sayıdaki çalışma ve projeden iki başlık öne çıkmaktadır: Türkiye- Azerbaycan Üniversitesi’nin kurulması ve ‘Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Strateji Belgesi’ hazırlık çalışmalarının başlatılması” bilgisini verdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yeni-mezunlar-4-5-ayda-is-buldu/feed/ 0
AK Parti’li Zeybekci: EYT’nin bu yılki maliyeti 800 milyar liranın üzerinde http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-partili-zeybekci-eytnin-bu-yilki-maliyeti-800-milyar-liranin-uzerinde/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-partili-zeybekci-eytnin-bu-yilki-maliyeti-800-milyar-liranin-uzerinde/#respond Mon, 21 Oct 2024 16:41:14 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-partili-zeybekci-eytnin-bu-yilki-maliyeti-800-milyar-liranin-uzerinde/ Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, “Enflasyonla mücadelede bu yıl sonu itibarıyla 40’a yaklaşan, hedef 38, 39 civarında ama 41 civarında beklentimiz var. 2025 yılının bugünlerinde Türkiye‘de enflasyon yüzde 20’nin çok altında olacak” dedi.

Ak Parti Burdur Merkez İlçe Kongresi, Öğretmenevi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Mevcut Başkan Hüseyin Okan’ın tek aday olduğu kongreye AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci ile parti yöneticileri katıldı. Kongrede konuşan Nihat Zeybekci, “Milletimiz, 31 Mart’ta bize ‘Ey AK Parti’nin hizmetkarları, size muhalefet görevi veriyoruz’ dedi. Muhalefetteyiz yerel yönetimlerde ama geçen senenin 23 Mayıs’ında bu millet karşıdaki 3’lü, 5’li, 8’li bilmem neyli çarpık masaya baktı, ortasında fink atan terör örgütlerini, masanın altındaki diğer terör örgütlerine şöyle bir baktı dedi ki ‘Eyvah, burada mevzubahis vatan, mevzubahis vatansa gerisi teferruattır. Oyumuz, Recep Tayyip Erdoğan’adır’ dedi” diye konuştu.

EYT’NİN GETİRDİĞİ YÜK

AK Parti’nin EYT’yi çıkarmak zorunda kaldığını söyleyen Nihat Zeybekci, “EYT’nin bu yılki maliyeti, 800 milyar liranın üzerinde. 2025 yılında 1,2 trilyon civarında. Sadece 2024 yılında EYT’nin getirdiği yük ne demek biliyor musunuz? Allah vermesin tarihimizin, insanlık tarihimizin en büyük depremi olan 6 Şubat depremleri gibi her sene iki deprem yaşıyoruz; ekonomik olarak, sadece EYT’den dolayı. Türkiye bugün itibarıyla nominal, resmi kayıtlı rakamlara göre; dünyanın 17’nci büyük ekonomisi. Dünya Bankası’nın kendi yayımladığı listede satın alma gücü paritesine göre; dünyanın 11’inci büyük ekonomisi. 1 yıl önce Merkez Bankası’nın net rezervleri eksi 70 milyar dolar, bugün Merkez Bankası’nın net rezervi artı 42 milyar dolar. Yaklaşık 110 milyar küsur 1 yıl içinde iyileşme var. Cuma günü rakamı görmedim ama Merkez Bankası’nın brüt rezervi 10 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin zirvesinde. Türkiye şu anda Merkez Bankası’nın külçe altın rezervinde dünyada 8’inci sırada” dedi.

ENFLASYONDA YIL SONU HEDEFİ

“Ekonomiyi toparladık, toparlayacağız” diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, şunları söyledi: Hiçbir şey yapmayan insanların hiç hatası olmaz. Çok iş yaptık. Hatalarımız da olmuştur tabii ki yanlışlarımız da. Bugün geldiğimiz noktada enflasyonla mücadelede bu yıl sonu itibarıyla 40’a yaklaşan, hedef 38, 39 civarında ama 41 civarında beklentimiz var. 2025 yılının bugünlerinde Türkiye’de enflasyon yüzde 20’nin çok altında olacak. 2026’nın yazına geldiğimizde Türkiye’de enflasyon yüzde 10 ve altında noktalarda olacak. Sıkı para politikası ile ilgili de AK Parti ekonomi işleri olarak Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımızın da görüşleri de bu yoldadır. Enflasyonla gerçek mücadele, parasal tedbirlerle değildir. Faizleri artırarak paranın talepten bankaya gitmesi atılacak ilk adımdır, doğrudur ve destekliyoruz. Ama enflasyonla mücadelede asıl olması gereken ürünü, üretimi, istihdamı, raftaki, dükkandaki, pazardaki malı artırmaktır. Enflasyonla böyle mücadele edilir, başka türlü mücadele olmaz.”

Zeybekci’nin konuşmasının ardından yapılan seçimde Hüseyin Okan yeniden merkez ilçe başkanı seçildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-partili-zeybekci-eytnin-bu-yilki-maliyeti-800-milyar-liranin-uzerinde/feed/ 0
Kadın Girişimciler Ağı Kuruldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-girisimciler-agi-kuruldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-girisimciler-agi-kuruldu/#respond Wed, 16 Oct 2024 13:17:25 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-girisimciler-agi-kuruldu/ Dünya Odalar Federasyonu (WCF) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB bünyesinde kadın girişimciler kurulunun kurulduğunu belirterek, “Hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın en büyük kadın girişimciler ağı haline getirdik. Bu sayede Türkiye’deki kadın girişimci oranını son 20 yılda iki katına çıkardık.” dedi.

Dünya Odalar Federasyonunun “İklim Değişikliği İçin İşbirlikçi Yaklaşım” ana temasıyla düzenlenen Avrupa ve Asya Zirvesi, ” İş Dünyası’nda Kadınlar” paneli ile İstanbul’da devam ediyor.

Panelin açılışında konuşan Hisarcıklıoğlu, WCF Başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca ana hedeflerinden birinin kadınları daha görünür kılmak ve güçlendirmek olduğunu söyledi.

TOBB bünyesinde kadın girişimciler kurulunun kurulduğunu anımsatan Hisarcıklıoğlu, “Hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın en büyük kadın girişimciler ağı haline getirdik. Bu sayede Türkiye’deki kadın girişimci oranını son 20 yılda iki katına çıkardık.” dedi.

Hisarcıklıoğlu, Türk oda sistemi içinde kadın başkan ve yönetim kurulu üyesi sayısının hızla artmasını sağladıklarını belirterek, “Tüm bu olumlu gelişmeleri sağlayanlar, bu salondaki kadın girişimci kurullarımızın başkan ve üyeleridir. Her birini azimli ve özverili çalışmalarından dolayı kutluyorum. Onlarla gurur duyuyorum. Bugün önemli bir çalışmaya daha imza atıyorlar. Bu, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu ile Mısır Ekonomik İş Kadınları Konseyi arasında bir Mutabakat Zaptı. Her iki taraf da ilişkileri güçlendirmeyi, kadın girişimciliği ve kadın istihdamı alanında karşılıklı işbirlikleri geliştirmeyi arzu ediyor. Her iki taraf da kadın girişimcilerin çeşitli sektörlerden daha fazla pay alabilmeleri için eğitim, mentorluk ve danışmanlık faaliyetlerini içeren ortak projeler yürütecek. Her iki tarafı da bu doğru vizyonlarından dolayı içtenlikle kutluyorum.” değerlendirmesine bulundu.

Kadınların ekonomik büyüme için vazgeçilmez olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, “Araştırmalar kadınların ekonomik ve siyasi olarak güçlenmesinin ulusların ekonomik refahının artmasına yol açtığını gösteriyor. Bu da kadınların ekonomik hayata katılımının ne kadar etkili olabileceğine işaret ediyor.” dedi.

Açılış konuşmasının ardından TOBB Kadın Girişimciler Kurulu ile Mısır Ticaret Odaları Federasyonu Kadın Girişimciler Konseyi arasında ortak projeler geliştirilmesi, tecrübe paylaşımı amacıyla işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşmaya Dünya Odalar Federasyonu ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu Başkanı Ahmet Al Wakil ile birlikte şahitlik etti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-girisimciler-agi-kuruldu/feed/ 0
Fuhşa Zorlama Operasyonu: 4 Şüpheli Yakalandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/fuhsa-zorlama-operasyonu-4-supheli-yakalandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/fuhsa-zorlama-operasyonu-4-supheli-yakalandi/#respond Wed, 16 Oct 2024 13:17:21 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/fuhsa-zorlama-operasyonu-4-supheli-yakalandi/

ÖZBEKİSTAN’dan çalışmak üzere Antalya’daki otellere, buradan da daha çok kazanç vaadiyle Bursa’ya getirdikleri 4 kadını fuhşa zorlayan 4 şüpheli, yakalandı.

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube MüdürlüğüAhlak Büro Amirliği ekipleri, Özbekistan’dan çalışmak üzere Antalya’da otellere getirilen 4 kadının, daha çok kazanç vaadiyle Bursa’ya getirilip fuhşa zorlandığı ihbarı üzerine teknik ve fiziki takip başlattı. Ekipler, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde F.P. (28) isimli kadın ile H.H.S. (32), F.K. (27) ve H.I. (30) isimli şüphelileri adreslerine düzenlediği eş zamanlı baskınla gözaltına alındı. Şüphelilerin, ev ve üstlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen ve fuhuştan elde ettikleri değerlendirilen 95 bin liraya da el konuldu.

Alıkonuldukları evlerden kurtarılan Özbekistan uyruklu 4 kadın, emniyetteki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Kadınlar emniyetteki ifadelerinde kendilerini iş bulma vaadiyle Türkiye’ye getirip, fuhşa zorlayan şüphelilerden şikayetçi olduklarını söyledi.

4 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/fuhsa-zorlama-operasyonu-4-supheli-yakalandi/feed/ 0
Türkiye Lübnan’dan tahliyelere başladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-lubnandan-tahliyelere-basladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-lubnandan-tahliyelere-basladi/#respond Wed, 09 Oct 2024 19:06:49 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-lubnandan-tahliyelere-basladi/ Dışişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı koordinesinde, İsrail’in saldırısı altındaki Lübnan’dan çoğu Türk vatandaşı olan sivillerin tahliyesine başlandı.

Lübnan’a insani yardım taşıyan Deniz Kuvvetleri Komutanlığının amfibi gemileri TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar’ın yükleri Beyrut Limanı’na indirildi.

TCG Bayraktar’a, tahliye için hazırlanmasından sonra çoğu Türk vatandaşı olan siviller, bavul kontrolünün ardından alınmaya başlandı.

Gemiye bindirilenler arasında yaşlı, engelli, bebek ve çocuklar da yer aldı.

Türkiye’nin Beyrut Büyükelçisi Ali Barış Ulusoy ve Lübnan Tahliye Görevi Grup Komutanı Tümamiral Nihat Baran, gemiye alınanları karşıladı.

Yardımların indirilme işlemi tamamlanan TCG Sancaktar’a da hazırlıkların ardından siviller bindirilecek.

İki gemi, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’ye hareket edecek.

TAHLİYE GEMİLERİNE 2 FIRKATEYN VE 2 KARAKOL GEMİSİ DE EŞLİK EDECEK

Lübnan’da denizden yapılan ilk askeri tahliye kapsamında gemiye alınanlar, 2’şer firkateyn ve karakol gemisi eşliğinde Türkiye’ye dönecek.

Türkiye’nin yerli amfibi gemilerinde, sivillerin sağlık kontrolleri de burada görevli doktorlar tarafından yapılacak.

Öte yandan, Türk makamlarından talepte bulunan farklı ülkelerin vatandaşları da bu gemilere alınarak tahliye edilecek.

LÜBNAN’DAN 2006 YILINDA DA TAHLİYE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİ

Türkiye, 2006 yılında 34 gün süren İsrail-Lübnan Savaşı’nda da Türk vatandaşlarının tahliyesini gerçekleştirmişti.

Genelkurmay Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığının organizasyonuyla 23 Temmuz 2006’da Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait TCG İskenderun; TCG Gelibolu ve TCG Bartın gemilerinin refakatinde Beyrut Limanı’na ulaşmıştı.

TCG İskenderun, 12 saat süren işlemlerden sonra 1100’e yakın vatandaş ile Türkiye’ye dönmüştü.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-lubnandan-tahliyelere-basladi/feed/ 0
YÖK Raporu: İş Bulma Süresi Düşüyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/yok-raporu-is-bulma-suresi-dusuyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yok-raporu-is-bulma-suresi-dusuyor/#respond Tue, 08 Oct 2024 13:25:09 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/yok-raporu-is-bulma-suresi-dusuyor/

YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu’nun (YÖK) yayımladığı ‘Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2024’e göre; Türkiye’deki üniversitelerden mezun olan öğrencilerin yurt içi ilk iş bulma süresi ortalaması 2022 yılına göre düşerek 2023 yılında 4,5 ay olarak gerçekleşti.

YÖK, üniversiteleri ‘Eğitim ve Öğretim’, ‘Araştırma-Geliştirme, Proje ve Yayın’, ‘Uluslararasılaşma’, ‘Sürdürülebilirlik’ ve ‘Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk’ başlıklarında değerlendirerek, yükseköğretime yaptıkları katkı ve sağladıkları gelişmeleri ortaya koyan ‘Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2024’ü hazırladı. Başta Yükseköğretim Bilişim Sistemi (YÖKSİS) veri tabanı olmak üzere kamu ve bağımsız kaynaklardan alınan veriler kullanılarak hazırlanan raporda, Türkiye’deki 201 üniversite 64 göstergeye göre değerlendirildi. Buna göre; Türkiye’deki üniversitelerden mezun olan öğrencilerin yurt içi ilk iş bulma süresi ortalaması 2023 yılında 4,5 ay olarak gerçekleşti. Bu süre 2022 yılında 6,4 ay olarak hesaplanmıştı. Üniversitelerin doktora programlarından mezun sayısı ise önemli bir artış göstererek 11 bin 290’dan 2023’te 13 bin 561’e ulaştı.

ULUSLARARASI ÖĞRENCİ VE ÖĞRETİM ELEMANI SAYISI ARTTI

2022 yılında Times Higher Education (THE) sıralamasında Türkiye’den 58 üniversite yer alırken, 2023 yılında bu sayı 75’e yükseldi. Quacquarelli Symonds (QS) sıralama sisteminde ise 2022’de 24 üniversite bulunurken, 2023’te 25 üniversite sıralamada yer aldı. Ayrıca, THE’da 3, QS’te ise 2 Türk üniversite, dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına girme başarısını gösterdi. Türkiye’deki üniversitelerde uluslararası öğrenci ve öğretim elemanı sayısında artış kaydedildi. Uluslararası öğrenci oranı yüzde 6,23’ten yüzde 7,1’e yükselirken, değişim programları kapsamında Türkiye’ye gelen öğretim elemanı sayısı da arttı. Değişim programları kapsamında üniversite başına düşen uluslararası öğretim elemanı oranı, 2023 yılında 13,2’den 16,6’ya çıktı.

PATENT BAŞVURULARININ 1096’SI OLUMLU SONUÇLANDI

2022 yılında endeksli dergi ve kitaplarda kurum adresli yayın sayısı 87 bin 355 iken, 2023 yılında bu sayı 89 bin 334’e yükseldi. 2023 yılında Türkiye’deki 188 üniversitenin endeksli dergi ve kitaplarda ulusal iş birlikli yayın ortalaması yüzde 52 seviyesinde gerçekleşti. Üniversite-sektör iş birliğiyle yapılan yayınların oranı da yükselirken, 63 üniversitenin yayınlarına yapılan atıf sayısı dünya ortalamasının üzerinde oldu. 2023 yılında 144 üniversitede 2 bin 389 patent, faydalı model veya tasarım başvurusu yapıldı. Yapılan patent başvurularından 2023 yılında 1096’sı olumlu sonuçlandı. Geçen yıla göre olumlu sonuçlanan patent sayısında yüzde 30’a yakın artış oldu.

AKREDİTE EDİLEN PROGRAM SAYISI 1209’A YÜKSELDİ

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklenerek öğrenci, öğretim elemanı ve araştırmacılara verilen ulusal ve uluslararası proje sayısı ise 35 bin 519 olarak kaydedildi. TÜBİTAK tarafından desteklenerek öğrenci, öğretim elemanı ve araştırmacılara lisans, lisansüstü ve doktora sonrası verilen ulusal ve uluslararası eğitim ve araştırma bursu sayısı ise 28 bin 911 olarak gerçekleşti. 2023 Yükseköğretim Kurulu Kılavuzu’nda yer alan bilgilere göre, Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından tanınan veya yetkilendirilen akreditasyon kuruluşlarınca akredite edilen lisans programı sayısı 965’ten 1209’a yükseldi.

10 BİN 75 SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ YÜRÜTÜLDÜ

Toplamda 4 bin 827 sosyal sorumluluk projesi ile sosyal entegrasyon ve kapsayıcılığa yönelik 8 bin 763 faaliyet gerçekleştirilirken, öğrenciler tarafından 10 bin 75 sosyal sorumluluk projesi yürütüldü. Yaklaşık 2 milyon öğrenci, Türkiye’deki üniversite kulüplerinde aktif olarak görev aldı. Toplamda 15 bin 194 öğrenci, kulübü ile öğrenciler sosyal sorumluluk projelerine katılarak topluma katkı sağladı. 98 üniversiteden 337 öğrenci topluluğu, uluslararası kuruluşlara üyelikleri ile de global düzeyde etkileşimde bulundu.

‘ÜNİVERSİTELERİN KALİTE SÜRECİNE ÖNEM VERİYORUZ’

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, raporun sunuş yazısında yükseköğretimin önümüzdeki dönemde çözüm arayacağı konular arasında hızla gelişen teknoloji, iklim ve çevre sorunları, küresel çatışmalar, toplumsal ihtiyaçlarda yaşanan değişim, istihdam ve ekonomik krizler gibi pek çok meselenin olduğunu belirtti. Özvar, şu değerlendirmede bulundu:

“Yükseköğretim değişimin, dönüşümün, yeniliğin ve rekabetin yoğun olduğu son derece dinamik bir alandır. Bu dinamik alanın unsurları olan eğitimde, araştırmada ve her türlü hizmette mükemmeliyetin sağlanması Yükseköğretim Kurulu olarak başta gelen hedeflerimiz arasındadır. Bu anlayışla, üniversitelerimizin kalite süreçlerine büyük önem veriyoruz ve açık, ölçülebilir ve kanıta dayalı kriterlerle gelişimlerini yakından takip ediyoruz. Yükseköğretim sistemimizin mevcut durumunu ve kapasitesini değerlendirirken bir yandan da gelecekte karşımıza çıkacak her türlü sınamaya hazır olmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönem için stratejik hedefler arasında yer alan uluslararasılaşma konusunda önemli gelişmeler yaşanmaya devam etmektedir. Gerçekleştirilen çok sayıdaki çalışma ve projeden iki başlık öne çıkmaktadır: Türkiye- Azerbaycan Üniversitesinin kurulması ve Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Strateji Belgesi hazırlık çalışmalarının başlatılması.”

Özvar, dünyada yaşanan hızlı ve köklü teknolojik gelişmelerin yükseköğretimin yapısının yeniden tanımlanmasını ve organizasyonunu zorunlu hale getirdiğini aktararak, “Öncelikle, dijitalleşmeyle birlikte öğretim süreçleri daha etkileşimli hale gelmiş, geleneksel eğitim programlarının ve öğretim tekniklerinin yeniden ele alınması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin öğrenme materyallerine daha kolay erişebilmesi, dijital platformların sayıca artması ve çeşitlenmesi bilgiye ulaşmada ve öğrenci ve öğretici ilişkilerinde yeni dinamikler ortaya çıkarmıştır. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeler yükseköğretimde çok derin bir etki oluşturmuştur” ifadelerini kullandı.

Rapordaki bazı göstergelerdeki değişimi örnek olarak paylaşan Özvar, “Bir önceki yıla göre doktora mezunu sayısının artması, mezunların yurt içi ilk iş bulma sürelerinin kısalması, YKS kılavuzunda en az bir akredite lisans programı bulunan üniversite sayısı ve akredite olan program sayısının artması, olumlu sonuçlanan patent sayısının artması, TÜBİTAK tarafından verilen ulusal ve uluslararası araştırma bursu sayısı ile desteklenen ulusal ve uluslararası proje sayısının artması, THE ve QS sıralama sisteminde ilk bin içinde daha fazla üniversitemizin yer alması, sevindirici gelişmelerdendir” görüşüne yer verdi.

2024-2025 eğitim öğretim yılında 73 ön lisans ve lisans programı açıldığının ve öğrenci alındığının bilgisini paylaşan Özvar, “Bu programlar belirlenirken istihdam odaklı bir anlayışla geleceğin meslekleri dikkate alınarak bir planlama yapılmıştır. Öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılanan bu programlar, ülkemize yapay zeka alanındaki küresel rekabette güç katacaktır” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yok-raporu-is-bulma-suresi-dusuyor/feed/ 0
Hidayet Türkoğlu Yeniden Başkan http://www.karadenizhabertv.com.tr/hidayet-turkoglu-yeniden-baskan/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/hidayet-turkoglu-yeniden-baskan/#respond Tue, 08 Oct 2024 13:25:02 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/hidayet-turkoglu-yeniden-baskan/

ANKARA’da yapılan TürkiyeBasketbol Federasyonu Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Hidayet Türkoğlu ve Ahmet Efe Aydan başkanlık için yarıştı.

2024 Paris olimpiyatlarında sonra 3 ay içerisinde kanunen yapılması zorunda olan Federasyonların genel kurullarında bugün Türkiye Basketbol Federasyonu Olağan Genel Kurulu Ankara’da yapıldı.

Yönetim ve Mali raporların ibra edildiği Genel Kurula 177 delegeden 165’i katıldı. 3 Oyun geçersiz olduğu seçimde 133 oy alan Hidayet Türkoğlu yeniden başkan seçilirken, diğer aday Ahmet Efe Aydan ise 29 oyda kaldı.

Türkoğlu, seçim sonrası teşekkür konuşmasında duygularını şu şekilde dile getirdi:

‘KEŞKE İLETİŞİME DAHA AÇIK BİR CAMİA OLSAK’

“Öncelikle herkese saygılarımı sunmak istiyorum. Buraya bazı duygularla çıktım ama nasıl konuşacağım gerçekten bilmiyorum. Keşke basketbol camiası olarak daha iletişime açık bir camia olsak. İletişim kurmadan camiamız bu yönde rahatsız etmememiz gerektiğine inanan bir insanım. Çünkü biz her zaman şeffaf, dürüst ve samimi olduk. Bundan sonra da aynı şekilde olacağımıza hiç kimsenin şüphesi olmasın. ‘Hatalarımız oldu mu’ mutlaka olmuştur. Bundan sonra da ‘olmayacak’ diyemem ama her zaman herkese bir telefon yakınlığında oldum. O yüzden beni ve ekibimi tekrar buraya bu sahneye çıkaran camia şükranlarımı teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum daha fazla konuşup burada gözyaşı dökmek istemiyorum.”

Türkiye Basketbol federasyonu başkanlığına 4 yıllığına yeniden seçilen Hidayet Türkoğlu yönetim kurulu listesinde Hakkı Harun Erdenay, Bilge Donuk, Hüseyin Beşok, Hüseyin Çağatay Özdoğru, Mehmet Fatih Öztürk, Mustafa Sarımermer, Rıza Selim Demir, Serdar Karagöz, Tolga Egemen ve Yılmaz Argüden yer aldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/hidayet-turkoglu-yeniden-baskan/feed/ 0
Gürcülerin kritik sınavı: 26 Ekim http://www.karadenizhabertv.com.tr/gurculerin-kritik-sinavi-26-ekim/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/gurculerin-kritik-sinavi-26-ekim/#respond Fri, 04 Oct 2024 19:10:48 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/gurculerin-kritik-sinavi-26-ekim/ Gürcistan’da 26 Ekim’de parlamento seçimi var.
İktidarda Gürcü Rüyası Partisinin Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere bölge ülkelerinin tamamıyla ilişkileri iyi.
2008’deki savaşta Rusya’nın müdahalesi ile sonuçlanan Güney Osetya ve Abhazya sorununa karşın, Tiflis’in mevcut hükümeti ile Moskova’nın irtibatı da olumlu düzeyde.
Bir Güney Kafkasya ülkesi olarak bölgeyle sorun yaşamama prensibine sahip olan Gürcistan’ın, Batı’yla arasının negatif değerlerde olmadığı da bir politik gerçeklik.

Gürcistan’da siyasetin belirleyici unsurlarının başında 2008’den bu yana devam eden Güney Osetya ve Abhazya sorunu bulunuyor.
Rusya’nın askeri müdahalesiyle 2008 savaşında Gürcistan’ın toprak bütünlüğü bozulmuştu.

Moskova himayesindeki Güney Osetya ve Abhazya’da uzun bir süredir emekli ve memurlara maaş ödenmiyor olması önemli bir problem.
Gürcistan’da seçim öncesi muhalefet bu sorunun üzerine gidiyor.
Batı’nın bilhassa da ABD’nin de bu konuya ilgisi bir hayli fazla.

İktidardaki Gürcü Rüyası, bu sorunun kesin çözümü için bazı önemli adımlar attı.
Moskova ile bir temas var.
BM Genel Kurul toplantılarında da görüldü ki, Rusya da Gürcistan’ın attığı adımlara kayıtsız değil.

İktidarın hedefi 2008’de bozulan toprak bütünlüğünü sağlamak.
Yani Güney Osetya ve Abhazya’yı yeniden Gürcistan’a bağlamak.
Bunun yolu Moskova’dan geçiyor.

İktidardaki Gürcü Rüyası partisinin kurucusu ve eski Başbakan Bidzina İvanişvili, 26 Ekim’deki seçimin kazanılması halinde Gürcistan’ın Güney Osetya ve Abhazya ile uzlaşacağı sözünü verdi.

Tiflis’in bu önerisine Moskova’nın yanıtı olumluydu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov taraflar ilişkilerin normalleştirilmesine ilgi gösterirse, Rusya “yardım etmeye hazır” ifadesini kullandı.

Bu diyalog Rus medyasında uzlaşı ve hatta anlaşma şeklinde yorumlandı.
Atılan bu adımlar, Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü sağlamasının önünü açabilir.
Tiflis’in 2008’deki savaştan dolayı özür dileme-tazminat ödeme gibi bir dizi yükümlülükleri de yerine getirmesi gerekecek.
Tabi seçimin kazanılması birinci şart.

Seçim öncesi Güney Osetya ve Abhazya sorununun çözümü ile ilgili gündem, Gürcistan’ın ABD nezdindeki önemini daha da arttırdı.

Osetya meselesi Gürcistan ile Rusya arasında çözümü olan bir problem gibi görünse de bölgedeki Amerikan çıkarları kesinlikle göz ardı edilemez.

Güney Osetya ve Abhazya sorunun çözüm olasılığı ABD’nin tercih etmediği bir durum.
Güney Kafkasya’da sorunsal statükoların devam etmesi Washington’un bölgedeki Rus dengesine karşı gözettiği bir politika.
2008’den bu yana devam eden Osetya sorununun ortadan kalkması bölgede ABD’ye karşı Rus etkisini arttıracak.
Oysa Washington, Gürcistan’ın Saakaşvili döneminde olduğu gibi bölgesel uydu olarak kalmasını yeğliyor.

Tiflis-Moskova arasındaki uzlaşma mesajları batı destekli seçim tehdidine kadar ilerledi.
26 Ekim seçimine müdahale geleceği konuşuluyor.
Seçimin iktidar partisi tarafından kazanılması halinde Tiflis başta olmak üzere bir çok kentte protestolar başlatılacağı yönünde istihbarat verisi bulunduğuna dikkat çekiliyor.
Seçim sonrası Rusya ile Gürcistan arasında Güney Osetya ve Abhazya sorununun çözümüne dair somut hamleler ise ABD’nin Tiflis’e yönelik yaptırım seçeneğini de gündeme taşıyabilir.

Özetle Washington’un talebi şu şekilde okunuyor; “Gürcistan toprak bütünlüğünden vazgeçmeli ve ABD’nin dostu olarak kalmalı”.

Güney Kafkasya genelinde bakıldığında bölge ülkelerinin tamamının asgari müştereklerde buluşabiliyor olması hayati derecede önemli.

2020 sonrası bölgesel problemler aşılmaya başlandı.
Gürcistan seçimi de bu nedenle bölgenin tamamı için önemli.
Son yıllarda yakalanan istikrar tablosu devam mı edecek yoksa 90’larda patlak veren sorunsal statükoya geri mi dönülecek?

Gürcü halkı 26 Ekim’de sandığa giderken Güney Kafkasya’nın geleceği için de önemli olan bu soruları da yanıtlamış olacak.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/gurculerin-kritik-sinavi-26-ekim/feed/ 0
Orta Doğu’daki gerilim tırmanırken Özgür Özel’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı http://www.karadenizhabertv.com.tr/orta-dogudaki-gerilim-tirmanirken-ozgur-ozelden-cumhurbaskani-erdogana-cagri/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/orta-dogudaki-gerilim-tirmanirken-ozgur-ozelden-cumhurbaskani-erdogana-cagri/#respond Thu, 03 Oct 2024 18:00:19 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/orta-dogudaki-gerilim-tirmanirken-ozgur-ozelden-cumhurbaskani-erdogana-cagri/ Bazı programlara katılmak üzere Antalya’ya gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İl Başkanlığını ziyaret ederek partililerle bir araya geldi. Ardından Büyükşehir Belediyesine geçen Özel, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve milletvekilleriyle görüştü. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İsrail yönetiminin tamamen dini bir fanatizm ile Filistin ve Lübnan’dan sonra gözünü dikeceği yer, açık söylüyorum bizim vatan topraklarımız olacaktır” açıklamasının hatırlatılması üzerine, bu cümlelerin son derece dikkati çekici ve endişe verici olduğunu söyledi.

Bu açıklamaya ilişkin TBMM’nin derhal bilgilendirilmesi gerektiğini dile getiren Özel, hem askeri hem de dış politika açısından bu tip bir durumda Türkiye‘de yaşanacaklar noktasında tüm bilinmezlikleri ortaya çıkaracak, spekülasyonları ortadan kaldıracak şekilde bilgilendirme yapılmasını istediğini kaydetti.

“KAPALI OTURUM OLMALI”

Bu bilgilendirmenin Dışişleri, Milli Savunma ve İçişleri bakanları tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Mecliste bulunduğu zamanda yapılmasının önemli olduğunu ifade eden Özel, “Bu oturumun kapalı oturum şeklinde yapılmasını önemsiyoruz. Çünkü ‘İstihbarat değeri olan bilgiler vardır, onu burada söyleyemem’ dedikten sonra bu spekülasyonların önü alınmaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne açıktan tehdidi Cumhurbaşkanı dillendiriyorsa bunu bütün somut gerekçeleri, bilgileriyle milletin Meclisinden, vekillerinden gizleyemez, açıklaması lazım.” diye konuştu.

Özel, İsrail’in saldırılarına karşı her türlü diplomatik atağı, uluslararası kurumların, kuruluşların harekete geçirilmesi noktasında hükümet ne yapacaksa desteklediklerini ve fazlasını beklediklerini kaydetti.

“TEHLİKE BÜYÜKSE OTUR ANLAT KARDEŞİM”

Bir risk görülüyorsa Mecliste anlatılması gerektiğini vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hepimiz bilelim ve gereğini yapalım. Gün birlik, beraberlik olma günüyse bu konuda en iddialı parti biziz. Bugüne kadar Türkiye’yi parçaladınız, kutuplaştırdınız. Muhalifleri şeytanlaştırdınız. Bundan kim fayda gördü? İnsanlara ‘Açsınız, işsizsiniz, güvencesizsiniz ama tehlike büyük, oyu bana vermelisiniz’ dediniz. Tehlike büyükse otur anlat kardeşim. Biz her zaman birlikten, beraberlikten yanayız. Bu ülkenin birliğinin, beraberliğinin teminatı CHP’dir. Kurduğumuz ülkeye sahip çıkmayı biliriz.”

Birlik beraberlik için milletle kucaklaşılması gerektiğini anlatan Özel, “Önce bu toplumun dört bir tarafıyla helalleşilecek. ‘Normalleşelim’ deniliyor ama muhalifleri içeriye alıyorsunuz, endişe ettiklerinize siyasi yasak getirmenin peşindesiniz. Herkesi yıldırmanın peşindesiniz” dedi.

“NETANYAHU’NUN ALNINI KARIŞLARIZ”

“İsrail kim? Cürmü kadar yer yakar” ifadesini kullanan Özel, “İsrail’in gücü Türkiye’ye yetmez. O Netanyahu’nun hep birlikte alnını karışlarız. Ama bu sorunla Türkiye’nin gerçek sorunlarının üstünü örttürmeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“ERKEN SEÇİM OLURSA HEP BİRLİKTE MİLLETİN ÖNÜNE GİDERİZ”

Bir gazetecinin “Erken seçim bekliyor musunuz? Aday mısınız?” sorusunu Özel, şöyle yanıtladı: “Önümüzdeki dönemde ‘Geçim olmazsa seçim olur.’ dedim. Bugün Türkiye’de meydanlarda da soruyorum, geçim yok. Erdoğan’ın bu şartlar altında ‘5 yılı tamamlayacağım’ inadı beyhudedir, yoksulluğu, işsizliği çözmemektedir. Gelecek yıl kasım ayı görev süresinin yarısıdır. Erken seçim olursa hep birlikte milletin önüne gideriz. Erken seçim olmazsa bu milleti açlığa yoksulluğa, sefalete itip, 5 yılın sonuna doğru ‘Gelin seçimleri 6 ay önce yapalım, ben de aday olayım’… Öyle bir şey yok. ‘2025 Mart’ta seçim yapalım’ denilsin dünden razıyım, bugünden hazırım, koşa koşa sandıktayım. Bunun için biz erken seçim istiyoruz.”

“KİŞİSEL OLARAK HİÇBİR ADAYLIĞIM YOK”

Özel, genel seçimlerde artık CHP’nin ışıklarının sabaha kadar yanacağını ifade ederek, “CHP’de talip olduğum görev partiyi iktidar yapan, birinci parti yapan genel başkan olmaktır. Bunun dışında kişisel olarak hiçbir adaylığım, hiçbir hevesim, kendime dair hiçbir talebim yoktur. Talebim milletime, ülkeme dairdir. Hedefim CHP’yi iktidar yapmaktır.” dedi.

Özel, “Cumhurbaşkanlığı adaylığına yakıştırdığınız bir isim var mı?” sorusu üzerine sadece kendisinin değil, CHP üyeleri başta olmak üzere herkesin fikrine başvuracaklarını, ortak akılla, en geniş mutabakatla en iyi adayı belirleyeceklerini bildirdi.

Özel, “Yasama döneminin açılışında çok güzel fotoğraf kareleri verilirken siz burada çok sert konuştunuz. Siyasette buradan, o eski sert konuşmalara start mı verdiniz?” sorusunu yanıtlarken de Meclis resepsiyonunda en sert tepkiyi verdiğini söyledi.

“SİYASETTE ELLERİN HAVADA BIRAKILDIĞI DÖNEMİ CHP GERİDE BIRAKTI”

Özgür Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanı hem Türkiye’nin Cumhurbaşkanı hem de son seçimlerde 26 milyon oy almış. Partisinin 10 milyonun üzerinde üyesi var, her geçen gün biraz azalsa da. Kendisine oy verenlerin ve partisinin üyelerinin şahsında Cumhurbaşkanı’na saygı göstermek, elini sıkmak… Devlet Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partilileri temsil ediyor. Onunla selamlaşmak, bayramda telefonlaşmak… Halkların Demokratik Partisi 6,5 milyon oy almış, o seçmenin temsilcileriyle merhabalaşmak… İYİ Partiyi temsilen Müsavat Bey’e sarılmak… Bunlar siyasette olmazsa olmazlar. Bunu yapmadığınızda siz o kişilere oy vermiş kişilere saygı duymuyorsunuz, onların temsilcisi o. Siyasette ellerin havada bırakıldığı dönemi CHP geride bıraktı. Gördüğünüz gibi artık herkes geride bırakıyor. Bundan sonra bizim siyasete getirmeye çalıştığımız, mücadele, sonuna kadar ama küfürsüz, hakaretsiz mücadele.”

Söylenen her sözün tercüme edilip, yurt dışına bütün temsilcilikler vasıtasıyla gittiğine dikkati çeken Özel, Türkiye’yi dışarıda rezil etmeye, içeride de oy verenleri utandırmaya kimsenin hakkı olmadığını kaydetti.

Özel, “Narin Güran cinayetiyle ilgili açıklanamayan sizin bildiğiniz bir şey var mı?” sorusu üzerine de kendisi bir şey bilse açıklıkla söyleyeceğini, milletin bunu bilmeyi hak ettiğini ve açıklanması gerektiğini sözlerine ekledi.

Orta Doğu'daki gerilim tırmanırken Özgür Özel'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrı

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/orta-dogudaki-gerilim-tirmanirken-ozgur-ozelden-cumhurbaskani-erdogana-cagri/feed/ 0
C-Summit Serisi’nde Terfi Eden Liderler http://www.karadenizhabertv.com.tr/c-summit-serisinde-terfi-eden-liderler/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/c-summit-serisinde-terfi-eden-liderler/#respond Tue, 01 Oct 2024 14:16:24 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/c-summit-serisinde-terfi-eden-liderler/

2016 yılından bu yana Türkiye’deki teknoloji, finans, insan kaynakları ve pazarlama alanlarındaki C-Level yöneticilerini buluşturan C-Summit Series; liderlerin güncel gelişmeleri ve fırsatları takip edebilmelerine olanak sağlıyor. ‘En Etkin 50’ araştırmalarında listeye giren profesyoneller ise Türkiye ve dünyada şirket yöneticiliği yapma fırsatı yakalıyor.

DataExpert iş birliği ve BMI Business School organizasyonuyla 2016 yılından bu yana düzenlenen C-Summit Series, Technology Leaders Summit, CFO Summit, CHRO Summit ve CMO Summit’i bünyesinde barındırıyor. Aynı zamanda ‘En Etkin 50’ fonksiyon lideri araştırmalarının (En Etkin 50 Teknoloji Lideri, En Etkin 50 CFO, En Etkin 50 CHRO, En Etkin 50 CMO) ödül törenlerine de ev sahipliği yapan C-Summit Series, iş dünyası içerisindeki iletişim ve paylaşım ağının güçlendirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Araştırmalar kapsamında ödül alan üst düzey yöneticilerin, takip eden süreçte terfi ederek daha yüksek pozisyonlara geçtikleri gözlemleniyor.

TERFİ EDEN LİDERLER

‘En Etkin 50’ araştırmaları kapsamında öne çıkarak terfi eden yöneticiler arasında şu isimler yer alıyor:

Özgür Burak Akkol/TİSK Yönetim Kurulu Başkanı: Koç Holding İnsan Kaynakları ve Endüstri İlişkileri Başkanı ünvanı ile üst üste En Etkin 50 CHRO listelerinde yer alan Özgür Burak Akkol, 2019’dan beri ise Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanlığı görevini sürdürüyor. 2022 Nisan ayından itibaren ise yine Koç Holding’de, görevine, Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı olarak devam ediyor.

Görkem Elverici/Şişecam/ CEO: Şişecam CFO’su olarak üst üste En Etkin 50 CFO listelerinde yer alan Görkem Elverici, Şişecam CEO’su olarak görev alıyor.

Mehmet Fatih Kacır/ Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Bakan Yardımcısı iken Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak atandı.

Can Çaka/IC Holding/CEO: Anadolu Grubu CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Can Çaka, IC Holding’e CEO olarak atandı.

Cem Köksal/Zorlu Holding/CEO: Zorlu Holding CFO’SU olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer bulan Cem Köksal, holdingin CEO’luğuna atandı.

Mahmut Akten/Garanti BBVA/CEO: Garanti BBVA Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcı olarak görev yaptığı dönemde En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Mahmut Akten, Garanti BBVA’nın Genel Müdürü oldu. Akten, aynı zamanda BBVA Türkiye Ülke Müdürü görevine de atandı.

Evren Güzel/TEMSA/CEO: En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Evren Güzel, TEMSA’ya CEO olarak atandı. Bu atama ile otomotiv ana sanayi sektöründe Türkiye’nin ilk kadın CEO’su ünvanına da sahip oldu.

Alper Gökgöz/ING Türkiye/CEO: Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı olarak En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Alper Gökgöz, ING Türkiye Genel Müdürlüğü görevine atandı.

Elchin İbadov/ Socar Türkiye/CEO: En Etkin 50 CFO listesinde yer alarak ödül alan Socar Türkiye Rafineri ve Petrokimya CFO’su Elchin İbadov, Socar Türkiye CEO’luğuna atandı.

Ozan Kırmızı/Alternatif Bank/CEO: En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Ozan Kırmızı, Alternatif Bank bünyesinde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi görevlerini yürütmeye başladı.

Mustafa Koçar/Kalyon Holding/CEO: Kalyon Yatırım Holding bünyesinde CFO olarak görev aldığı dönemde En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Mustafa Koçar, Kalyon Holding CEO’luğu görevine yükseldi.

Evrim Şen/PepsiCo/Genel Müdür: PepsiCo CMO’su olarak En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Evrim Şen, PepsiCo Türkiye Genel Müdürü olarak görevine devam ediyor.

Mustafa Seçkin/Unilever/Avrupa, Birleşik Krallık, İrlanda, Avustralya ve Yeni Zelanda Dondurma Genel Müdürü: Unilever Türkiye Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin, Unilever Avrupa, Birleşik Krallık, İrlanda, Avustralya ve Yeni Zelanda Dondurma Genel Müdürü olarak atandı.

Önder Şenol/Defacto/Online/CEO: 3 yıl üst üste En Etkin 50 CFO listesinde yer alarak ödül alan Önder Şenol, Defacto E-ticaret Genel Müdürü görevini yürütüyor.

Tolga Gündüz/Banvit/CEO: Banvit CFO’su pozisyonunda ödül alan Tolga Gündüz, 2019 yılından beri Banvit CEO’su olarak görevini sürdürüyor.

İpek Ersavaş/Estée Lauder Companies Türkiye Genel M: Procter & Gamble Türkiye ve Kafkasya Pazarlama Direktörü ünvanı ile En Etkin 50 CMO listesinde yer alan İpek Ersavaş, Estée Lauder Companies Türkiye Genel Müdürü görevine geçti.

Firuzan İşcan/HDI Sigorta/CEO: EN Etkin 50 CMO listesinde yer alan Firuzan İşcan, HDI Sigorta CEO’su olarak görev alıyor.

Haluk Dortluoğlu/BİM/CEO: BİM’in CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Haluk Dortluoğlu, BİM CEO’luğu görevine yükseldi.

Vecih Yılmaz/Akçansa/CEO: Çimsa’nın CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listelerinde yer alan Vecih Yılmaz, Akçansa CEO’su olarak atandı.

Bülent Sabuncu/Koton/CEO: FLO Mağazacılık CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Bülent Sabuncu Koton’un CEO’su olarak göreve başladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/c-summit-serisinde-terfi-eden-liderler/feed/ 0
Beyrut’taki Türk Vatandaşı: Acı Vahim Gelişmeler Yaşıyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/beyruttaki-turk-vatandasi-aci-vahim-gelismeler-yasiyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/beyruttaki-turk-vatandasi-aci-vahim-gelismeler-yasiyoruz/#respond Tue, 01 Oct 2024 01:35:53 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/beyruttaki-turk-vatandasi-aci-vahim-gelismeler-yasiyoruz/ HABER: HANDE ÖZTÜRK/ KADİR DEVİR

(ANKARA) – İsrail’in Lübnan’da sürdürdüğü kara operasyonları sonrası, Türk uyruklu Yunus Resul, Beyrut’taki gelişmelere ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Annesi ile Beyrut’ta yaşayan Resul, “Operasyon noktasına biraz uzakta kalıyoruz fakat Beyrut’un güneyinde çok acı şeyler oluyor. Bomba seslerini duyabiliyoruz” dedi.

İsrail’in gece saatlerinde Lübnan’a başlattığı kara harekatı nedeniyle bölgede bulunanlardan yardım talepleri geliyor.  Beyrut’ta yaşayan Türk uyruklu Yunus Resul, İsrail’in operasyon bölgesine biraz uzak olduklarını fakat bomba seslerini duyduklarını vurguladı. İsrail’in şimdilik Lübnan’ın güneyinde saldırılarını yoğunlaştırdığını belirten Resul, “Beyrut’a sadece hava saldırıları düzenleniyor” ifadelerini kullandı.

Beyrut’taki insanların ne yapmayı planladığı sorusuna yanıt veren Resul, “Aslında Lübnan’ı terk edebilenler ediyor fakat şimdilik tek bir şirket bunu gerçekleştirebiliyor hava yoluyla. 3 hafta sonraya kadar boş yer yok. Ayrıca, Lübnan’ın güneyindeki şirket de insanları sadece gemiyle/botla Türkiye’nin Mersin kentine götürüyor. Şimdilik biletler 300 dolar ama sanırım bu ücret 800 dolara kadar çıkacak. Buradan birisi bana ailesiyle gitmek istediğini söyledi fakat şirket birden fiyatları arttırmış. Uçak biletleri de çok pahalı ve hiç yer yok. Ayrıca, arabalarıyla Suriye’ye giden insanlar da var. Neredeyse 1 milyon kişi bu şekilde Suriye’ye gitti” diye konuştu.

Resul, bölgede ekonominin ve kaynakların çok kısıtlı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

“Lübnan’ın dışına çıkabilen çıkıyor ama parası olmayanlar hiçbir şey yapamıyor. Türkiye’nin Lübnan Büyükelçiliği’nin bizim için uçak veya gemi göndermesini bekliyoruz. Günlerdir Beyrut’un önemli binalarına ve yerleşim yerlerine yapılan saldırılar bizler için korkutucu ve endişe verici oldu. İsrail’in insansız hava araçları gece gündüz Beyrut ve Beyrut banliyöleri üzerinde uçuyor, insansız hava araçlarının sesi çok yüksek ve insanlar uyuyamıyor. Ancak, ister güney Lübnan’dan ister Beyrut’un banliyölerinden olsun, etkilenen bölgelerden büyük bir göç var. Annem yaştan dolayı gelemez, çünkü bota binemez” dedi.

“Büyükelçilikle temasa geçtik”

Büyükelçilikle temasa geçtik ve bize henüz bir tahliye planı olmadığını, ancak gerçekleşmesi halinde büyükelçiliğin resmi sayfasında ve sosyal medyada bir duyuru yapılacağını söylediler. Bunun yakında gerçekleşmesini umuyoruz. Ancak korku şu ki, tahliye edildiklerinde Lübnan’daki Türk vatandaşlarının çoğunun Türkiye’de yaşayacak evleri yok. Lübnan’daki işlerini kaybedebilirler, bu da bir çaresizlik”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/beyruttaki-turk-vatandasi-aci-vahim-gelismeler-yasiyoruz/feed/ 0
Heybeliada Sanatoryumu 100. Yılında Harabe Durumda http://www.karadenizhabertv.com.tr/heybeliada-sanatoryumu-100-yilinda-harabe-durumda/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/heybeliada-sanatoryumu-100-yilinda-harabe-durumda/#respond Sun, 29 Sep 2024 22:52:03 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/heybeliada-sanatoryumu-100-yilinda-harabe-durumda/ Atatürk’ün emriyle 1924 yılında Heybeliada‘nın güneyinde kurulan Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi Heybeliada Sanatoryumu, 100 yıl sonra harabeye döndü. Ne yapılacağı belirsiz olan hastanenin havadan çekilen görüntülerde çatısının yıkıldığı ve büyük hasara uğradığı görüldü.

İstanbul’da şehir merkezinden uzak ve temiz bir havaya sahip olan Heybeliada üzerinde kurulan sanatoryum yıllardır atıl bir durumda. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve edebiyatçı yazar Rıfat Ilgaz gibi ünlü isimlerin de tedavi gördüğü Heybeliada Sanatoryumu’na 1980 darbesi döneminde devlet tarafından bütçe desteği kesildi. Hastane en büyük darbeyi o yıllarda aldı. 1999 yılına kadar kısıtlı bütçe ile yapılan bakımlarla ayakta tutulmaya çalışılan hastanede 17 Ağustos 1999 depreminde büyük hasarlar meydana geldi. Hastanenin bir kısmının çatısı o yıl tamamen yıkıldı. 1 Ağustos 2005 tarihinde Sağlık Bakanlığı’nın verdiği onayla Heybeliada Sanatoryumu’nun kadro ve tıbbi donanımıyla Süreyyapaşa Göğüs Kalp ve Damar Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne nakledilmesine karar verildi.

Araştırmacı Arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay, “Sanatoryum, uzun dönem hastalıkların tedavileri için kullanılan hastaneye deniyor. Ülkemizde ilk sanatoryumun açılışı Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 1924 yılında yapılıyor. Verem hastalıklarının tedavisine başlanıyor. Uzun dönem verem hastalıkları tedavi ediliyor. İlk kurulduğunda 16 yatak kapasitesine sahipti, daha sonra 1940’lı yıllarda hastane genişletiliyor. Ek binalar yapılıyor ve daha büyüyor. 1980’li yıllarda ise hastaneye darbeden sonra devlet desteği kesiliyor. 1980’li yıllara kadar Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen bir hastanedir. Darbe olması ile hastaneye verilen destek kesiliyor. Bu süreçten sonra hastane kendi ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. 1999 depreminde hastane ağır hasar alıyor. Bazı bankaların yardımı ile tekrar toparlanmaya çalışıyor. 2005 yılında ise hastanenin ihtiyaçları karşılanamayacak bir seviyeye geliyor” dedi.

“Bu yıl hastanenin kuruluşunun 100. yılı”

Hastane adalarda olduğu için çok fazla hasta gelemediğinin altını çizen Yavaşçay, “Daha sonra Sağlık Bakanlığı tarafından hastane kapatılıyor. 2009 yılında ise ufak çaplı bir yangın oluyor. Ada itfaiyesi tarafından söndürülüyor. Bu hastanede verem başta olmak üzere göğüs hastalıkları tedavi ediliyordu. Sonraki yıllarda başka hastalıklar tedavi edilse bile başlangıcı verem ve göğüs hastalıklarıydı. Hastanenin adalara yapılmasının nedeni İstanbul’dan uzak, havası temiz, Heybelida’nın güney kısmında Çam Limanı mevkiinde bulunuyor. Bu yer havanın çok temiz olduğu bir bölgedir. Bu nedenle hastanenin bu bölgeye yapılması tercih edildi. Bu yıl hastanenin kuruluşunun 100. yılı. Bu nedenle orasının bir müzeye dönüştürülmesi gerekiyor” diye konuştu. – İSTANBUL

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/heybeliada-sanatoryumu-100-yilinda-harabe-durumda/feed/ 0
Karkamış Antik Kenti’nde Koruyucu Çatı Tamamlandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/karkamis-antik-kentinde-koruyucu-cati-tamamlandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/karkamis-antik-kentinde-koruyucu-cati-tamamlandi/#respond Sun, 29 Sep 2024 22:51:27 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/karkamis-antik-kentinde-koruyucu-cati-tamamlandi/

ANADOLU ve Mezopotamya bölgesinde yüzyıllarca hüküm süren Hititler’in bölgedeki en önemli yönetim merkezi olan Türkiye- Suriye sınırındaki Karkamış Antik Kenti’nin üzerine yapılan koruyucu çatı tamamlandı. Koruyucu çatı için düzenlenen tören, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan’ın da katılımıyla yapıldı.

Karkamış Antik Kenti’nde, İtalya’nın Bolonya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nicolo Marchetti’nin başkanlığında yürütülen kazı çalışmaları devam ediyor. Çalışmalar sürerken, alana zarar vermeden hayata geçirilen tarihi eserleri koruyacak çatı tamamlandı. Karkamış Antik Kenti’ndeki Geç Hitit Saray alanı koruyucu çatı için tören düzenlendi. Törene, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Karkamış Kazı Başkanı Prof. Dr. Nicolo Marchetti, milletvekilleri, kurum müdürleri, rektörler, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.

‘BÖLGEYİ CAZİBE MERKEZİ HALİNE GETİRMEK ÖNEMLİ’

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, buradaki çalışmaların bölgeyi cazibe merkezi haline getirmek için önemli olduğunu söyledi. Erdoğan, arkeolojik çalışmaların hızlıca devam etmesi gerektiğini belirterek, “Karkamış’taki çalışmalar burayı cazibe merkezi haline getirmek için büyük bir değer. Bu anlamda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Buradaki kazılardan 10 yıl öncesine kadar yapılan çalışmalardan ben de haberdarım. Kazı Başkanı Nicolo, hiçbir zaman kimseye yük olmamaya gayret ederek çalışmalarını sürdürüyor. Karkamış bir güven şehri oldu. Buradaki hemen sınırın yanı başındaki tarihi zenginlik, buz dağının görünen kısmı. Devamında olacak olan kazılar belki uzun yıllar devam edecek. O zamanki uygarlığın önemli merkezinden bir tanesi var. Şu anda gördüğümüzün daha büyüğü olacak, Karkamış. Hem Gaziantep’in hem Karkamış’ın turistik cazibesini artırması çok önemli. Burada arkeolojik çalışmaların olduğundan çok daha hızlı olması lazım. Bu tür yerlerin açığa çıkarılması, gençlerimizin de ilgisini çekmesi açısından ayrıca önemli. Bütün emeği geçenlere çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise kültürün başkenti olmak için çalışmalarına devam ettiklerini aktararak, “Biz buraya baktığımızda Evliya Çelebi’nin gözüyle bakıyoruz. Karkamış bizim dünümüz. Gılgamış Destanı’nın yazıldığı yer. Her medeniyet Fırat elinde tutmuş. Karkamış stratejidir. Bereketli topraklardır. Kültürün başkenti olma noktasındayız. Bu bir ekip işi. Bu ekip işinde Karkamış hep arkamızda durdu. Karkamış’ın önünde muhteşem bir gelecek var. Elimizde muhteşem eserler var” diye konuştu.

Konuşmaların ardından kurdele kesilerek açılış gerçekleştirildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/karkamis-antik-kentinde-koruyucu-cati-tamamlandi/feed/ 0
Yusuf Yazıcı, Yunan takımına imzayı atıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/yusuf-yazici-yunan-takimina-imzayi-atiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yusuf-yazici-yunan-takimina-imzayi-atiyor/#respond Sat, 28 Sep 2024 08:10:30 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/yusuf-yazici-yunan-takimina-imzayi-atiyor/ Sözleşmesi elinde bulunan ve henüz herhangi bir takıma imza atmayan Yusuf Yazıcı’nın Yunanistan devi Olympiakos’a transfer olacağı öne sürüldü.

GELEN TEKLİFLERİ REDDETMİŞTİ

Yunanistan basınından SDNA’nın haberine göre Yazıcı, Olympiakos’a imza atmaya hazırlanıyor. Türkiye ve Katar’dan gelen teklifleri reddettiği belirtilen milli futbolcunun gün içinde Atina’da olacağı ifade edildi.

16 GOLE KATKI SAĞLADI

Geçtiğimiz sezon Lille formasıyla 42 maça çıkan Yusuf Yazıcı, 12 ve 4 asistlik katkı sağladı.

Yusuf Yazıcı, Yunan takımına imzayı atıyor

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yusuf-yazici-yunan-takimina-imzayi-atiyor/feed/ 0
Savcı Vedat’ın Yaban Hayat Tutkusu http://www.karadenizhabertv.com.tr/savci-vedatin-yaban-hayat-tutkusu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/savci-vedatin-yaban-hayat-tutkusu/#respond Tue, 24 Sep 2024 11:21:51 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/savci-vedatin-yaban-hayat-tutkusu/ Fotoğraf tutkunu savcı: Yaban hayatı ona poz veriyor

SAMSUN – Samsun Bölge Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet SavcısıVedat Soğukpınar, aynı zamanda Türkiye’de bulunan 450 kuş türünden birçoğunu fotoğraflayan ve yaban hayattaki canlıların fotoğraflarını çeken bir ‘yaban hayat fotoğrafçısı’ olarak dikkat çekiyor.

Yıllardır kuş fotoğrafçılığı yapan Cumhuriyet Savcısı Vedat Soğukpınar, izinli olduğu günlerinde herkesin uyuduğu saatlerde kamuflajını giyip Samsun Kızılırmak Deltası’na giderek kuşları fotoğraflayabilmek için saatlerce bekliyor. Bir kuş türünün fotoğrafını çekmek için saatlerce kıpırdamadan bekleyen Savcı Soğukpınar, Türkiye’nin farklı bölgelerinde bulunan 350’ye yakın kuş türünü fotoğrafladı.

Çektiği fotoğrafların yanı sıra ilginç ve gözlemlenmesi zor anları da videoya alan Savcı Soğukpınar, bir kuşun yılan avlayarak yemesini, saz horozlarının besin aramasını, kuşların sürüler halinde uçmasını, mandaların geviş getirmesini, kuşların banyosunu, çapraz gaganın su içişini, sincapların nasıl ses çıkardığını, bahrilerin nasıl toplu olarak uçtuğunu, yalıçapkınının eşini balıkla beslemesini, yabani sülünün ötüş anını, guguk kuşunun ötüş anını, tayların koşuşturmasını, büyük ak balıkçılın avlanmasını ve birçok hayvanın davranışlarını doğal yaşam alanlarında kameraya kaydediyor.

“Tetiğe değil, deklanşöre bas”

“Tetiğe değil, deklanşöre bas. Öldürme, ölümsüzleştir” diyerek doğanın eşsiz güzelliğini ölümsüzleştiren Cumhuriyet Savcısı Vedat Soğukpınar, çektiği kuş ve diğer hayvanların fotoğraflarını, videolarını kendi sosyal medya hesabından da paylaşıyor. Sosyal medyadaki paylaşımlar, vatandaşlar tarafından büyük beğeni topluyor. Hayatlarında ilk kez değişik kuş türlerinin varlığından haberdar olan vatandaşlar, emeklerinden dolayı Savcı Soğukpınar’a teşekkürlerini sunuyor. Yakalanması oldukça zor olan kuş fotoğrafları, Samsun’un tanıtımına da vesile oluyor.

Savcı Soğukpınar’ın objektifine çoğu Kızılırmak Deltası olmak üzere yalıçapkını, kara karınlı kum kuşu, sincap, manda sürüsü, uzunbacak, saz horozu, kızkuşu, ak kuyruksallayan, küçük iskete, saka, flamingo, tilki, sığırcık, florya, çıkrıkçın, yılkı atları, guguk kuşu, boyunçeviren ve kızılgerdanlı incirkuşu gibi birçok hayvan türü yansıyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/savci-vedatin-yaban-hayat-tutkusu/feed/ 0
Şanlıurfa’da Kadın Kebap Ustası http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-kadin-kebap-ustasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-kadin-kebap-ustasi/#respond Tue, 24 Sep 2024 11:21:20 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-kadin-kebap-ustasi/ Türkiye’nin yemek kültürüyle öne çıkan kentlerinden Şanlıurfa’da 18 yaşındaki Sevgi Avur, kebap ustası babasına 2 yıldır yardım ediyor.

Kendine has mutfağı, birbirinden lezzetli yemekleriyle öne çıkan kentte erkek kebap ustalarının arasında, babasıyla aynı lokantada kebapçılık yapan 18 yaşındaki Sevgi Avur dikkati çekiyor.

Sabah 43 yaşındaki babası Necmi Avur ile evden çıkan Sevgi, günün hazırlıkları için ekmek kapısı olan dükkanlarını açıyor.

Babasıyla mutfakta doğradıkları etleri tek tek şişe saplayan Sevgi Avur, daha sonra mangalın başına geçip ciğer, Adana, Urfa ve patlıcan kebabını özenle pişiriyor.

Avur, etin kesiminden şişlenmesine, ocak başında pişirilmesinden ikramına kadar her aşamada görev yapıyor.

Babasından etkilenerek 4 yıl önce yemek sektörüne giren Sevgi Avur, AA muhabirine, lokantada her işi yaparak çalışmaya başladığını, babasından ve diğer ustalardan mesleğin püf noktalarını öğrendiğini anlattı.

Babasına destek olmaktan çok mutlu olduğunu dile getiren Avur, şöyle konuştu:

“Babama daha çok destek çıkmak istedim. Yani gelip burada sadece yiyip içeceğime babama yardımcı olmak beni daha çok mutlu ediyor. Beraber daha güzel lezzetleri ortaya koyuyoruz, daha güzel sunumlar yapabiliyoruz. Müşterilerimizin de bu durum hoşuna gidiyor, tebrik ediyor. Yabancı birisi olsa burada o kadar faydalı olamaz, kendi iş yerimiz diye biz daha çok faydalı oluyoruz. Babamla gayet güzel çalışıyoruz, akşam evde beraberiz, sabah geliyoruz beraber dükkanımızı açıyor, temizliğimizi yapıyoruz. Etimizi doğrayıp şişlere saplıyoruz. İş yerimizi daha güzel günlere getirmeye çalışıyoruz. Kimisi ‘Kadın şunu, bunu yapamaz.’ diyor ama bence kadınlar yaparsa erkeklerden daha güzel yapar, yeter ki istesin. Müşteriler geldiğinde, gördüğünde seviniyor, baba kız çalıştığımız için tebrik ediyorlar, bu da bizim hoşumuza gidiyor.”

“İşimizin yükü Sevgi ustanın elinde”

Baba Necmi Avur ise yaklaşık 20 yıldır kebapçılık yaptığını söyledi.

Kızıyla iş hayatında uyumlu çalıştıklarını belirten Avur, “Kızımla mesai yapmanın ayrı bir hazzı var. Yaklaşık 2 yıldır kızım başustalık yapıyor. Daha önce çok ustayla çalıştım, sonra kızımı yanıma aldım. Artık kendi işimizi kendimiz yapıyoruz. İşimizin kritik yükü Sevgi ustanın elinde, kendisi yapıyor, doğruyor, pişiriyor. Çok güzel bir şekilde işini yapmaya devam ediyor.” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-kadin-kebap-ustasi/feed/ 0
Emine Erdoğan, Jeffrey Sachs ile Sıfır Atık Projesini görüştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-jeffrey-sachs-ile-sifir-atik-projesini-gorustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-jeffrey-sachs-ile-sifir-atik-projesini-gorustu/#respond Mon, 23 Sep 2024 09:35:21 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-jeffrey-sachs-ile-sifir-atik-projesini-gorustu/ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın eşi Emine Erdoğan, New York‘ta yoğun görüşmelerine Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (SDSN) Başkanı Prof. Dr. Jeffrey Sachs ile başladı. Sachs Emine Erdoğan‘a Sıfır Atık projesine liderlik etmesinden dolayı tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile BM 79. Genel Kurulu dolayısıyla ABD’ye giden Emine Erdoğan, BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Jeffrey Sachs’ı New York‘taki Türkevi’nde karşıladı. Emine Erdoğan ile görüşen Sachs, ‘Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzaladı. Görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, Sachs’ın, 150 ülkeden 2 bin üniversiteyi içeren Küresel Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı’yla ‘Sıfır Atık’ projesine sunabilecekleri katkıları ele aldıklarını, bu konudaki liderliğinden dolayı Emine Erdoğan’ı takdirle karşıladığını söylediği belirtildi. Küresel kalkınmanın barış olmadan mümkün kılınamayacağını kaydeden Sachs’ın, Türkiye’nin, Ukrayna ve süregelen savaşlar başta olmak üzere çatışmalara dair arabuluculuğu ve çözüme yönelik çabalarının çok önemli olduğunu ifade ettiği aktarıldı. Görüşmenin ardından Sachs, 2023’de BM 78. Genel Kurulu’nda küresel imzaya açılan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk imzacısı olduğu ‘Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzaladı. Emine Erdoğan, imza dolayısıyla Sachs’a teşekkür etti.

“VERDİĞİ DESTEK İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Emine Erdoğan, görüşme sonrasında yaptığı sosyal medya paylaşımında şunları kaydetti:

“Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu kapsamında ziyaret ettiğimiz New York Türkevi’nde, BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı (SDSN) Jeffrey Sachs ile bir araya geldik. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmakta ‘Sıfır Atık’ uygulamasının kazandıracağı ivme hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Sayın Sachs’ın 150 ülkeden 2 bin üniversiteyi içeren, küresel sürdürülebilir kalkınma çözümleri ağı ile projeye sunabilecekleri katkıları ele aldık. Küresel kalkınmanın, daha adil ve kapsayıcı bir geleceğin öncelikle barış ortamında ortak çabalarla gerçekleştirilebileceği hususunda hemfikiriz. Bu vesileyle ‘Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzalayan Sayın Sachs’a, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya adına verdiği destek için teşekkür ediyorum.”

Emine Erdoğan, Jeffrey Sachs ile Sıfır Atık Projesini görüştü

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-jeffrey-sachs-ile-sifir-atik-projesini-gorustu/feed/ 0
Türkiye ve Avustralya’dan COP31 İşbirliği http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:29 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/

ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) başkanlığına ilişkin görüştü.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2026’da yapılması planlanan COP31 başkanlığı süreciyle ilgili Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile video konferans yoluyla görüştü. Görüşmede, COP31 ev sahipliği için her iki ülkenin adaylığı konusunda yürütülen çalışmalar ve olası iş birlikleri üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. Bakan Kurum, Avustralya gibi Türkiye’nin de COP31’e ev sahipliğini önemsediğini vurgulayarak, “COP31’in ülkemizin, iklim değişikliği konusundaki başarılı çalışmalarını güçlendireceğine yürekten inanıyoruz. Biz Türkiye olarak iklim değişikliğinin artık bir milli güvenlik meselesi olduğunu düşünüyoruz. İklim değişikliğine uyumun, ülkemiz için yeşil bir kalkınma hamlesi olduğu inancıyla çalışıyoruz. Bu anlamda Türkiye olarak bütün tarafları ülkemizde toplayarak, herkesin Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesini yerinde görmesini istiyoruz” dedi.

‘GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İÇİN TÜRKİYE KRİTİK BİR KÖPRÜ’

Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere de örnek olacağına işaret eden Bakan Kurum, “Türkiye coğrafi konumu, ekonomik yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle iklim krizi konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında kritik bir köprü rolü oynamaktadır. Biz, fosil yakıt ihraç eden bir ülke değiliz. Bu nedenle, bir petrol ülkesi olmadan Yeşil Kalkınma ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çok daha aktif ve verimli kullanılması gibi hedeflerin gerçekleştirilebileceğini tüm ülkelere göstermeyi hedefliyoruz. Diğer taraftan, önemli bir sanayi ülkesi ve ham madde üreticisiyiz. Bu özelliğimizle; sektörlerin yeşil dönüşümü konusunda ülkelere örnek teşkil edecek çalışmalarımızı daha iyi tanıtmak amacındayız” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin, iklim değişikliğinin etkilerinin en fazla hissedildiği Akdeniz Havzası’nda yer aldığına vurgu yapan Kurum, bu nedenle iklim değişikliğine karşı sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler geliştirildiğini anlattı.

‘SIFIR ATIK ODAKLI BİR COP PLANLIYORUZ’

Türkiye’nin Sıfır Atık odaklı bir COP önerdiğini belirten Kurum, “Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz. Hem ulaşımda hem tedarik zincirinde düşük emisyonlu bir COP planı ile yola çıktık. COP alanımızı belirledik ve alt yapısını büyük oranda düzenledik” diye konuştu.

TEKRAR GÖRÜŞME ÜZERİNE MUTABIK KALINDI

Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ise “COP31’e ev sahipliği yapmaya çok hevesliyiz, destek istiyoruz. Deprem bölgesindeki çalışmalarınızdan dolayı size teşekkür ederim” dedi.

İki bakan COP31 süreciyle ilgili, teknik düzeyde görüşmelerin yürütülmesi konusunda mutabık kaldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/feed/ 0
Türkiye ve Avustralya COP31 İçin İşbirliği Yapacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:27 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile video konferans yoluyla görüştü.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre telekonferansla görüşen iki bakan, 2026’da yapılması planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31’inci Taraflar Konferansı’nın (COP31) ev sahipliği için her iki ülkenin adaylığı konusunda yürütülen çalışmalar ve olası işbirlikleri üzerinde fikir alışverişinde bulundu.

Bakan Kurum, Avustralya gibi Türkiye’nin de COP31’e ev sahipliğini önemsediğine işaret etti.

COP31’in Türkiye’nin iklim değişikliği konusundaki başarılı çalışmalarını güçlendireceğine inandığını aktaran Kurum, “Biz Türkiye olarak iklim değişikliğinin artık bir milli güvenlik meselesi olduğunu düşünüyoruz. İklim değişikliğine uyumun, ülkemiz için yeşil bir kalkınma hamlesi olduğu inancıyla çalışıyoruz. Bu anlamda Türkiye olarak bütün tarafları ülkemizde toplayarak, herkesin Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesini yerinde görmesini istiyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Kurum, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere de örnek olacağına vurgu yaparak, ülkenin coğrafi konumu, ekonomik yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle iklim krizi konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında kritik bir köprü rolü oynadığını söyledi.

“Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz”

Türkiye’nin fosil yakıt ihraç eden bir ülke olmadığını anlatan Kurum, şöyle konuştu:

“Bu nedenle, bir petrol ülkesi olmadan yeşil kalkınma ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çok daha aktif ve verimli kullanılması gibi hedeflerin gerçekleştirilebileceğini tüm ülkelere göstermeyi hedefliyoruz. Diğer taraftan, önemli bir sanayi ülkesi ve ham madde üreticisiyiz. Bu özelliğimizle; sektörlerin yeşil dönüşümü konusunda ülkelere örnek teşkil edecek çalışmalarımızı daha iyi tanıtmak amacındayız.”

Bakan Kurum, Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkilerinin en fazla hissedildiği Akdeniz Havzası’nda yer aldığına dikkati çekerek, bu nedenle iklim değişikliğine karşı sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler geliştirildiğini kaydetti.

Türkiye’nin Sıfır Atık odaklı bir COP önerdiğini dile getiren Kurum, “Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz. Hem ulaşımda hem tedarik zincirinde düşük emisyonlu bir COP planı ile yola çıktık. COP alanımızı belirledik ve altyapısını büyük oranda düzenledik.” dedi.

Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ise “COP31’e ev sahipliği yapmaya çok hevesliyiz, destek istiyoruz. Deprem bölgesindeki çalışmalarınızdan dolayı size teşekkür ederim.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/feed/ 0
İran’ın sınır dışı edeceği 2 milyon göçmen Türkiye’ye mi gelecek? MSB’den açıklama var http://www.karadenizhabertv.com.tr/iranin-sinir-disi-edecegi-2-milyon-gocmen-turkiyeye-mi-gelecek-msbden-aciklama-var/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/iranin-sinir-disi-edecegi-2-milyon-gocmen-turkiyeye-mi-gelecek-msbden-aciklama-var/#respond Thu, 19 Sep 2024 12:20:32 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/iranin-sinir-disi-edecegi-2-milyon-gocmen-turkiyeye-mi-gelecek-msbden-aciklama-var/ İran Emniyet Teşkilatı Genel Komutanı Tuğgeneral Ahmed Rıza Radan, Mart 2025’e kadar ülkedeki düzensiz göçmenlerden yaklaşık 2 milyonunu sınır dışı etmeyi planlandıklarını söylemişti.

Radan, geçen hafta devlet televizyonuna bağlı yayın yapan Genç Gazeteciler Kulübü’ne (YJC) ülkedeki düzensiz göçmen sorununa ilişkin açıklama yapmıştı. İçişleri Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlarla ülkedeki düzensiz göçmen sorununa karşı önlemler almaya çalıştıklarını aktaran Radan, “Bu yıl yıl sonuna kadar ( İran takvimine göre Mart 2025) ülkede yasa dışı olarak bulunan önemli sayıda izinsiz yabancı uyruklu kişiyi sınır dışı edeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINDAN AÇIKLAMA VAR

İran‘ın 2 milyon kişiyi sınır dışı edeceğini duyurmasının ardından ortaya atılan “Göçmenler Türkiye’ye gelecek” iddiası kamuoyunda infiale neden olur bazı basın yayın organlarında da yer alan haberlere yanıt Milli Savunma Bakanlığı’ndan geldi.

“GÖÇMENLERİN TÜRKİYE’YE GELECEKLERİ ANLAMINI ÇIKARMAK YANLIŞTIR”

MSB kaynaklarının açıklamasında “Sınır dışı etme, bulunulan ülkeden kolluk marifetiyle vatandaşı olunan ülkeye, transit gidilecek ülkeye veya başka bir ülkeye gönderilme işlemidir. İran’ın 2 milyon göçmeni sınır dışı etme kararından, bu göçmenlerin Türkiye’ye gelecekleri anlamını çıkarmak yanlıştır.

“KAÇAK GÖÇMEN SAYISI SON 5 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDEDİR”

Sınırlarımız çok yoğun teknolojik sistemlerle korunmaktadır. Alınan yoğun tedbirler sayesinde hudutlarımızdan geçmeye çalışan kaçak göçmen sayısı da son 5 yılın en düşük seviyesindedir. İran’ın göçmenler konusunda tedbirleri artırmasını olumlu olarak değerlendiriyoruz. Bu konuda dezenformasyon yoluyla algı yaratmaya çalışanlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir” ifadeleri yer aldı.

Erdem AksoyErdem AksoyHaberler.com – Politika

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/iranin-sinir-disi-edecegi-2-milyon-gocmen-turkiyeye-mi-gelecek-msbden-aciklama-var/feed/ 0
Başkonsolos Topçu Duhok’ta İş İnsanlarıyla Buluştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/baskonsolos-topcu-duhokta-is-insanlariyla-bulustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/baskonsolos-topcu-duhokta-is-insanlariyla-bulustu/#respond Wed, 18 Sep 2024 22:20:34 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/baskonsolos-topcu-duhokta-is-insanlariyla-bulustu/ Türkiye’nin Erbil Başkonsolosu Erman Topçu, Irak’ın Duhok kentine yaptığı ziyarette Türk ve Iraklı iş insanlarıyla bir araya geldi.

Başkonsolos Topçu, ziyaret kapsamında Duhok Valisi Ali Tatar, Duhok Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şükrü Cemil Nuri, Duhok Üniversitesi Rektörü Davud Süleyman ile görüştü.

Irak’ta çeşitli alanlarda faaliyet yürüten Türk şirketlerini de ziyaret eden Topçu, Türk iş insanlarının fabrikalarını gezdi ve karşılaştıkları sorunlara dair bilgi aldı.

Topçu, ziyarete dair yaptığı açıklamada, “Duhok bizim için çok önemli bir şehir. Bizim insani, tarihi, siyasi, ticari, kültürel, çok güçlü, derin tarihe dayanan ve tarih boyunca devam edecek güçlü bağlarımızın olduğu bir şehir.” dedi.

Görüşmelerde turizmin, yolcu transferlerinin ve otobüs geçişlerinin nasıl daha etkin ve kolay şekilde yapılabileceği konusunu ele aldıklarını belirten Topçu, şunları söyledi:

“Ziyaretimde ayrıca İstanbul’da öldürülen Duhoklu kardeşimiz için bir kez daha başsağlığı dileğinde bulundum. Bu konuda sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın yaptığı açıklamalardan, ayrıca kardeşimizin ailesinin sayın Adalet Bakan Yardımcımız tarafından kabulünde söylenen konular hakkında bilgi verdim. Soruşturmanın devam ettiğini, gereğinin yapıldığını söyledim.

Bir kez daha Allah rahmet eylesin. Böyle hadiselerle inşallah karşılaşmayalım. İnşallah Türkiye ve bu bölge arasında, Duhoklu kardeşlerimiz arasında bu insani bağlar hiçbir zaman bozulmayacaktır, hiçbir zaman bu tip hadiselerden etkilenmeyecektir. Her zaman biz insani bağlarımızı, kültürel bağlarımızı güçlendirmenin, geliştirmenin ve daha da ileri taşımanın arayışında olacağız.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/baskonsolos-topcu-duhokta-is-insanlariyla-bulustu/feed/ 0
ING Türkiye’den Uzaktan Müşteri Olma Kolaylığı http://www.karadenizhabertv.com.tr/ing-turkiyeden-uzaktan-musteri-olma-kolayligi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ing-turkiyeden-uzaktan-musteri-olma-kolayligi/#respond Tue, 17 Sep 2024 10:36:19 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ing-turkiyeden-uzaktan-musteri-olma-kolayligi/ ING Türkiye, limited şirketlere, şubeye gitmeye gerek kalmadan uzaktan müşteri olma kolaylığı sunuyor. Limited şirket sahipleri, mobil uygulamayı indirerek ve ilgili adımları tamamlayarak bankanın müşterisi olabiliyor ve ardından birçok imkanlardan yararlanabiliyor.

Dijital dönüşüm yolculuğunda attığı adımlarla tamamen dijital hale gelen ING Türkiye, limited şirketler için uzaktan müşteri olma hizmetini hayata geçirdi. Yapılan açıklamaya göre banka, artık şahıs şirketlerinin yanı sıra Türkiye menşeili münferit yetkilisi olan limited şirket statüsündeki tüzel firmalara da şubeye gitmeye gerek kalmadan, ING Mobil üzerinden müşteri olabilme kolaylığı sunuyor. Limited şirketlerini ING’li yapmak isteyen işletme sahipleri, bankanın kurumsal internet sitesini ziyaret edip karekod okutarak mobil uygulamayı akıllı telefonlarına indirebiliyor ve bankanın müşterisi olmak için ilk adımı atabiliyor. Kimlik doğrulaması ise çipli kimlik kartı ve yüz okuması ile tamamlanıyor. Ardından firma ve varsa ortak bilgilerini girerek görüntülü görüşme süreci başlıyor. İşlemlerin tamamlanması için müşteri temsilcileriyle görüntülü görüşme sağlanarak bankanın müşterisi olma süreci tamamlanıyor.

Görüntülü görüşme ile bankanın müşterisi olan limited şirket sahipleri, birçok imkanlardan da yararlanabiliyor. Bankanın müşterisi olan tüzel firmalar, ücretsiz para transferi yapabiliyor ve anlaşmalı ATM’lerden ücretsiz işlem gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, Cebimdeki Danışman KOBİ ile işletmeler, görüntülü görüşme teknolojisi sayesinde uzaktan bağlanarak ve yüz yüze görüşerek bankacılık işlemleri ile ilgili bilgi alabiliyor ve mobil uygulama üzerinden işlemlerini gerçekleştirebiliyor.

“Bankacılık ürün ve servislerini dijitalleştirmeyi stratejimizde önceliklendiriyoruz”

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Öcal Ağar, “Müşterilerimizin hız ve esneklik ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi önceliklendiriyor, dijitalleşmeyi stratejimizin merkezine alıyoruz. İhtiyaç duydukları her noktada tüzel müşterilerimizi desteklemek ve hayatlarını kolaylaştırmak için yenilikçi dijital çözümler geliştiriyoruz. Uçtan uca kolay, zahmetsiz ve pürüzsüz bir müşteri deneyimi sunmayı, yeni teknolojilerle bankacılık ürün ve servislerini dijitalleştirmeyi stratejimizde önceliklendiriyoruz. Yeni hizmetimizle, şahıs işletmelerinin yanı sıra artık limited şirketlere de şubeye gitmeye gerek kalmadan diledikleri yerden ING’li olabilme fırsatı sunuyoruz. Bununla birlikte dijital yetkinlik ve danışmanlık hizmetlerinin, sürekli değişim ve dönüşüm içinde olduğumuz bu günlerde müşterilerimiz için çok daha önemli hale geldiğini düşünüyoruz. Biz de Ticari ve KOBİ bankacılığında dijital ile danışmanlık hizmetinin gücünü birleştirerek müşterilerimizin ticari hayatlarında bir adım önde olmalarını sağlamak için çalışıyoruz, Cebimdeki Danışman KOBİ de bu vizyonumuzu yansıtıyor. Yenilikçi hizmetlerimizle müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştırmaya devam edeceğiz” dedi. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ing-turkiyeden-uzaktan-musteri-olma-kolayligi/feed/ 0
Denizli’de Tekstil Eğitimi İle Kalite Artışı http://www.karadenizhabertv.com.tr/denizlide-tekstil-egitimi-ile-kalite-artisi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/denizlide-tekstil-egitimi-ile-kalite-artisi/#respond Tue, 17 Sep 2024 10:36:17 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/denizlide-tekstil-egitimi-ile-kalite-artisi/ Denizli Ticaret Odası (DTO), Tekstil Teknolojisi Sektörel Mükemmeliyet Merkezi Kurulması Yoluyla Mesleki Eğitimin Kalitesinin Artırılması Projesi kapsamında Denizli Organize Sanayi Bölgesindeki (OSB) Denizli Teknik Tekstil Merkezinde (DTTM) Türkiye’nin dört bir yanından gelen tekstil öğretmenlerine ücretsiz eğitim veriyor.

Avrupa Birliği (AB) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın desteğiyle DTO tarafından yürütülen Tekstil Teknolojisi Sektörel Mükemmeliyet Merkezi Kurulması Yoluyla Mesleki Eğitimin Kalitesinin Artırılması Projesi devam ediyor. Proje kapsamında, 2’si Denizli’den diğerleri 13 farklı ilden gelen 27 tekstil teknolojisi öğretmeni, Denizli OSB’deki DTTM’de eğitim görüyor.

Tekstil Teknoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Görkem Gedik, kursiyerlere, plazma işlemi ile su geçirmezlik ve su geçirgenliği sağlayan kumaş üretimlerini uygulamalı anlattı. Eğitimin içeriği hakkında bilgi veren Gedik, proje kapsamında merkezdeki yeni teknolojileri, meslek lisesi öğretmenlerine tanıttıklarını söyledi. Gedik, “Merkezde anlattıklarımız, tekstilde geleceğin teknolojisidir. Proje kapsamında merkezimizde eğitim verdiğimiz öğretmenlerimizin hepsi alanlarında uzman. Standart tekstil üretiminin dışında kullanacak yeni teknolojileri görme imkanı buluyorlar. Öğretmenlerimizin ilgisi son derece yüksek, özellikle de burada gördüklerini öğrencilerine de aktarma konusunda oldukça hevesli buldum. Bu, bizi sevindirdi” dedi.

Doç. Dr. Gedik, proje dışında ilgi duyan, talep eden firmalara da hizmet verdiklerini de belirtti. Gedik, “Denizli Ticaret Odamızın bünyesinde, firmalarımıza yönelik projeler geliştirip danışmanlıkta da yardımcı oluyoruz. Bu konuda bugüne kadar birçok firmamız merkezimizden faydalanmış durumda. Yeni ürünler geliştiriyorlar ve patentini alıyorlar. Firmalarla, projeler de üretip geliştirmeye çalışıyoruz. Burası her ne kadar tekstil odaklı olsa da sadece tekstile yönelik bir merkez değil. Özellikle malzeme geliştirme, yeni malzemeler üretme konusunda polimerlerle çalışanları da buraya çekebilecek birçok teknolojiye sahibiz. Hem Denizli hem de Türkiye çapındaki tüm firmalarımızı merkezimize bekliyoruz. En azından bizden ayrıntılı bir bilgi alsınlar. Burada yapabilecekleri projelerle alakalı biz de onlara destek olmaya hazırız” diye konuştu.

Katılımcı öğretmenler memnun

Eğitimler için Ankara’dan Denizli’ye gelen öğretmen İzzet Özgenç, “Denizli Ticaret Odası, teknik tekstiller anlamında Türkiye’de yeni açılım yapacak işletmelere öncülük etme adına güzel bir iş yapmış. Merkezdeki katma değeri yüksek ürünler, işletmeciler için yeni bir açılımdır. Biz de paydaş öğretmenler olarak burada eğitimdeyiz. Bizler de öğrencilerimize anlatıp kendilerine yeni bir alan açmaları için bu eğitime alındık. Bence çok verimli bir eğitim oluyor. Mesleğimde otuzuncu yılımı dolduruyorum. Bugüne kadar mesleğimle ilgili çok fazla bir eğitim alma şansım olmamıştı, bu sayede tekstilde yeni teknolojileri burada gördük. Bu eğitimler hem mesleki gelişim hem de öğrencilerimize aktarım anlamında çok iyi oldu. Pamukkale Üniversitesi Tekstil Mühendisliği’nin katkıları da takdire şayan. Onlar da çok güzel çalışıyorlar. Başta DTO olmak üzere burada emeği geçen herkese teşekkür ederiz” dedi.

Öğrendiklerini öğrencilerine de aktaracaklar

Adana’dan gelen Tekstil Teknolojisi Öğretmeni Ali Aldatmaz da eğitimin beklentilerini fazlasıyla karşıladığını ifade etti. Aldatmaz, “Çok verimli ve güzel bir eğitim oldu. Faydasını göreceğiz ve biz bunları öğrencilerimize de aktaracağız. Emeği olan herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Çok faydalı bilgiler aldık”

Adana’dan katılan öğretmen Dilek Ekinci ise her alanda olduğu gibi tekstilde de birçok gelişmenin yaşandığına dikkat çekti. Ekinci, “Tekstil sektörü artık inşaat, endüstri, otomotiv ve savunma alanında da gelişiyor. Bu anlamda, bizlerin de teknolojik gelişmeleri takip etmesi gerekiyor. Denizli Ticaret Odası’nın projesi sayesinde biz de bu gelişmelere dair çok faydalı bilgiler edindik. Kendimizi geliştirdik, ufkumuz açıldı. Öğrencilerimizle yapabileceğimiz projelerimizi buradayken bile düşünmeye başladık. Çok bilgilendik, çok faydalı oldu. Bu bilgileri inşallah öğrencilerimizle de paylaşacağız. Bu anlamda eğitimleri faydalı buldum, devamını dilerim. Çok teşekkür ederim” dedi.

Gaziantep’ten eğitimlere katılmak için Denizli’ye gelen Arzu Çevik de tekstilin gün geçtikçe kendini geliştirebilen ve günlük hayata uyarlanabilen bir meslek dalı haline geldiğini dile getirdi. Çevik, “Yirmi beş yıllık tekstil bölümü öğretmeniyim. Sürekli kendimizi geliştirme ihtiyacı duyuyoruz. O nedenle de Denizli Ticaret Odası’nın eğitimine katıldık. Bilgilerimize yenilerini kattık. Bu türde güzel projelerin devamını diliyoruz. Denizli Ticaret Odası’na çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“Merkezimizin tüm Türkiye’ye hitap etmesi bizleri gururlandırıyor”

DTO Başkanı Uğur Erdoğan ise merkezlerindeki eğitimlerle ilgili değerlendirmesinde “Bugüne kadar merkezimizde birçok eğitime imza attık. Tekstil teknolojisinin en üst noktası olarak gördüğümüz merkezimizde, Türkiye’nin çeşitli illerindeki tekstil öğretmenlerimizi de eğitiyoruz. Merkezimizin Türkiye’ye hitap etmesi bizleri gururlandırıyor. Amacımız, mesleki eğitimin kalitesinin artırılmasıdır. Eğitimcilerimiz ile kursiyerlerimize, ilgi ve katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi. – DENİZLİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/denizlide-tekstil-egitimi-ile-kalite-artisi/feed/ 0
YÖK’ten Dijitalleşme ve Yapay Zeka Vurgusu http://www.karadenizhabertv.com.tr/yokten-dijitallesme-ve-yapay-zeka-vurgusu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yokten-dijitallesme-ve-yapay-zeka-vurgusu/#respond Tue, 17 Sep 2024 10:36:11 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/yokten-dijitallesme-ve-yapay-zeka-vurgusu/ Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Türkiye’nin yükseköğretimde dijitalleşme ve yapay zeka konusunda iyi bir konumda olduğunu belirterek, “Son dönemde açtığımız siber güvenlik meslek yüksek okulları, dijital ve yapay zeka tabanlı programlar, hazırladığımız ‘Yükseköğrenimde Üretken Yapay Zekanın Kullanımına Dair Etik Rehber’ bu yönde attığımız adımlardan bazılarıdır.” dedi.

Özvar, Gazi Üniversitesi Rektörlük Binası Yeni Senato Salonu’nda düzenlenen “2030’a Doğru Yükseköğretim Vizyonu Toplantısı”nın açılışında konuştu.

Dünya genelinde yaklaşık 250 milyon öğrencinin yükseköğretime devam ettiğini, bu sayının 2030’da 380 milyona, 2040’ta ise 600 milyona ulaşmasının öngörüldüğünü aktaran Özvar, 1975’te başka bir ülkede eğitim gören öğrenci sayısının yaklaşık 800 bin iken, son 50 yılda bu sayının yaklaşık 8 kat artarak 2022’de 6,3 milyona ulaştığını, 2025’te de 8 milyona çıkmasının beklendiğini söyledi.

Gelecek yılların yükseköğretimde önemli fırsatların yanı sıra ciddi sınamaları da beraberinde getiren dönüştürücü bir sürecin habercisi olacağını belirten Özvar, “Ülkemizde öğrencilerin devlet üniversitelerinde parasız okuması, devletin en önemli eğitim politikalarından birini teşkil etmektedir. Vakıf üniversitelerinin başarılı öğrencileri yüzde yüz burslu okutması da bu bakımdan takdire şayan bir hizmet olmakla birlikte ekonomik zorlukların yaşandığı bu dönemde paralı okumak zorunda olan gençlerin üniversite öğretimine erişecek seviyelerde ücret politikalarını belirlemeleri göz ardı edilemez bir duruma varmıştır.” diye konuştu.

“Dijital eğitimin hızla genişlemesiyle yüksek kalite standartlarını korumak zorlaşmaktadır”

Kovid-19 salgınıyla çevrim içi eğitim platformlarının yükselişi, yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş öğrenme, sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarının kısa zaman içinde ana gündemler haline geldiğini ifade eden Özvar, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dijital eğitimin hızla genişlemesiyle birlikte yüksek kalite standartlarını korumak giderek zorlaşmaktadır. Dijital öğrenim mecralarının akreditasyonu da önemli başlıklardan biri olarak kaydedilmelidir. Bu sürecin yükseköğretim anlayışımız ve ilkelerimiz ile beklentilerimizi daha fazla karşılayacak şekilde yeniden planlanması ve yürütülmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra bireyselleştirilmiş dijital eğitimin ekonomik maliyetlerini ve ulaşılabilirliğini hesaba kattığımızda üniversite yöneticilerinden yükseköğretimde erişilebilirlik ve kapsayıcılık prensiplerini zedelemeden çözümler üretmesi beklenecektir.”

Küresel ölçekte bilim ve teknoloji yarışının büyüdüğünü, ülkeler arası rekabetin arttığına dikkati çeken Özvar, buna bağlı olarak küresel rekabette ön sıralara tırmanmanın zorlu bir hale geldiğini söyledi.

Özvar, “Türk üniversitelerinin uluslararası akreditasyon standartlarını karşılamada ve küresel üniversite sıralamalarında üst sıralarda yer alma konusunda ciddi ve başarılı bir sınav verdiğini bugün uluslararası çevreler de teslim etmektedir. Bununla birlikte üniversiteler olarak mevcut durumla yetinemeyeceğimiz aşikardır. Uluslararası görünürlük ve nispi rekabet üstünlüğü konusunda almamız gereken daha ciddi mesafeler bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“Genç nüfus oranında yaşanan azalma gelecekte üniversite kayıtlarında düşüşe yol açabilir”

Türkiye’nin hızla yaşlanan bir ülke konumuna geldiğini anlatan Özvar, genç nüfus oranında yaşanan azalmanın gelecekte üniversiteye olan erişim talebinde ve kayıtlarında düşüşe yol açabileceğini dile getirdi.

Bu daralmanın özellikle finansal kırılganlık içinde olan ve bugünden kalite standartları önlemlerini almayan üniversiteler için sürdürülebilirlik sorunları çıkarabileceğine değinen Özvar, “Nüfusa bağlı olarak azalabilecek erişim talebine yönelik olarak üniversitelerimizin ve ilgili devlet birimlerinin gündeminde uluslararası öğrenci hareketliliğinden daha fazla pay almak olmalıdır.” açıklamasını yaptı.

Son yıllarda hızlı teknolojik değişme, otomasyon ve yapay zekaya dayalı yeni çözümlerin geleneksel bazı meslekleri saf dışı bırakmaya başladığını belirten Özvar, “Eğitim ve sektör ihtiyaçları arasında çıkabilecek uyumsuzluğa karşı YÖK hızla hareket geçerek geçtiğimiz yıllardan itibaren aldığı önemleri hayata geçirmeye başlamıştır. Bu önlemlerin başında yeni ortaya çıkan ve ihtiyacı duyulan yetkinliklerin öğrencilerimize kazandırılması amacıyla üniversitelerimizce ön lisans, lisans ve lisansüstü program müfredatlarının sektör temsilcileriyle istişare halinde güncellenmesinin temin edilmesini teşvik etmek ve yönlendirmek olmuştur.” dedi.

“Oldukça iyi bir konumdayız”

Yeni dijital meslekler olarak tarif edilen yazılım ve yapay zeka tabanlı uğraşıların en fazla talep edilen kariyerler olduğunu vurgulayan Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz yıl başladığımız uzun süren çalışmalar ve istişareler neticesinde bu sene 17 yeni ön lisans ve lisans programı 20 üniversitemizde 70’i aşkın sayıda açıldı. Tam doluluk oranı ile bu yıl bu programlar hizmet vermeye başlıyor. Ülkemizin dijital beceri açığının kapatılmasında önemli rol oynayacağına inandığımız bu programların sayısını, kalite standartlarını düşürmeden önümüzdeki yıllarda artırmaya devam edeceğiz. Buna karşılık istihdama duyarlı olmayan programların tasfiyesini de sürdüreceğiz. Yükseköğretimde dijitalleşme ve yapay zeka konusunda dünyada oldukça iyi bir konumdayız. Son dönemde açtığımız siber güvenlik meslek yüksek okulları, dijital ve yapay zeka tabanlı programlar, hazırladığımız ‘Yükseköğrenimde Üretken Yapay Zekanın Kullanımına Dair Etik Rehber’ bu yönde attığımız adımlardan bazılarıdır. Yükseköğretim vizyonumuz gereği bu konu gündemimizde önemli bir yer tutmaya devam edecektir.”

İklim değişikliği ve çevre sorunlarının sadece Ar-Ge faaliyetlerinde değil, aynı zamanda üniversitelerin müfredatlarına entegre edilmesi gerektiğinin altını çizen Özvar, “Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında devletimiz ve üniversitelerimizin iyi bir sınav verdiğini söylemek gerekir. Cumhurbaşkanımızın olağanüstü gayretleri ve bize yaptığı rehberlik sayesinde yükseköğretim faaliyetlerinin bölgede aksamadan devamına vesile olmuştur. Dijital alt yapımız, hızla organize olma kabiliyetimiz ile birleşerek kısmi diyebileceğimiz uzaktan öğretim modeli ile üniversitelerimiz ayakta kalmıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

“5 ayrı bölgesel toplantı düzenleme kararı aldık”

YÖK Başkanı Erol Özvar, 2030 vizyonu kapsamında bütün üniversite rektörlerinin ve temsilcilerinin katılımıyla 5 ayrı bölgesel toplantı düzenleme kararı aldıklarını da bildirdi.

Özvar, “Bu toplantılar hem Yükseköğretim Kurulunun çalışmalarını stratejik hedef ve önceliklerini detaylı bir şekilde üniversitelerimizle paylaşması hem de üniversitelerimizin bunlar hakkında görüş ve önerilerini ifade etmeleri için çok faydalı bir platform oluşturacaktır. Burada herkesin açık, samimi ve yapıcı bir ortamda Türk yükseköğretiminin hedef ve stratejilerine dair söz söylemesi, görüşlerini ortaya koyması bizlere yeni bakış açıları kazandıracak ve ortak aklın işletilmesine zemin hazırlayacaktır.” diye konuştu.

Türkiye genelinde birçok rektör ve rektör yardımcısının katıldığı programda, üniversitelerin 2030 vizyonuna ilişkin sunumlar gerçekleştirildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yokten-dijitallesme-ve-yapay-zeka-vurgusu/feed/ 0
İş Bankası Malkara’da Tarım İhtisas Şubesi Açtı http://www.karadenizhabertv.com.tr/is-bankasi-malkarada-tarim-ihtisas-subesi-acti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/is-bankasi-malkarada-tarim-ihtisas-subesi-acti/#respond Tue, 17 Sep 2024 10:36:01 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/is-bankasi-malkarada-tarim-ihtisas-subesi-acti/ Ülkenin tarım alanında gelişimi için çalışmalarını sürdüren Türkiyeİş Bankası, tarım, teknoloji ve finansı buluşturduğu tarım ihtisas şubelerini ülkenin dört bir yanında yaygınlaştırmaya devam ediyor.

İş Bankası, 1966 yılından bu yana faaliyet gösteren TekirdağMalkara Şubesi’ni de tarım ihtisas şubesi olarak yeni konsept ve tasarımıyla hizmete sundu.

Tekirdağ Malkara Tarım İhtisas Şubesi’nin açılışı, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, bankanın yöneticileri, kamu kesimi yöneticileri ve çiftçilerin katılımıyla gerçekleşti.

“Ayçiçeğin diyarı Malkara ve Trakya, ülkemiz için önemli bir tarım merkezi”

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, şubenin açılışında yaptığı konuşmada ayçiçeğin diyarı olarak bilinen Malkara ilçesi ve Trakya bölgesinin ülkenin önemli tarım merkezleri arasında yer aldığını; bölgede ayçiçeği, buğday ve yem bitkilerinin yanı sıra karpuz, kavun, kuru soğan, domates gibi sebzeler yetiştirildiğini söyledi. Malkara ilçesinin hayvancılık faaliyetleriyle de öne çıktığını, ayrıca Marmara Bölgesi’ndeki büyük şehirlere yakınlığı nedeniyle pazara ulaşma konusunda önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Sezgin Yılmaz, İş Bankası’nın tarım bankacılığı vizyonu doğrultusunda Malkara Şubesi’ni de tarım ihtisas şubesi olarak hizmete almaya karar verdiklerini ifade etti.

Tarım sektöründe artan girdi maliyetleri, kuraklık, sektördeki genç nüfusun azalması gibi zorluklara ve bu zorlukların çözümünde teknoloji kullanımının önemine dikkat çeken Sezgin Yılmaz, “Tarım teknolojileri çiftçilerimize destek vermek ve üretimi kolaylaştırmak için var. Bu teknolojilerle maliyetleri düşürürken aynı zamanda daha temiz ve doğa dostu bir üretim yapmak mümkün. Bizler elimizdeki tükenebilir kaynakların en doğru şekilde kullanılmasını sağlayarak üretimde verimlilik artışını ve sürdürülebilir bir tarımsal üretimi hedeflemek zorundayız. Bunun bizim gelecek nesillerimize, çocuklarımıza ve gençlerimize karşı boynumuzun borcu olduğunu biliyoruz” diye konuştu.

“Tarım yoksa gelecek de yok”

Malkara Şubesi’nin de bankanın diğer tarım ihtisas şubeleri gibi tarımda verimliliği artıracak yeni yöntemlerin ve teknolojilerin konuşulduğu, alanında uzman çalışanlar tarafından finansal, dijital, zirai ve ekolojik bilgilerin paylaşıldığı, bilginin yayıldığı ve tarım alanında sohbetlerin yapıldığı bir merkeze dönüşeceğini ifade eden Sezgin Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü.

“Tarımın geleceği olmazsa dünyanın da geleceği olmaz, tarımın gelişimi için atılacak her adım çok kıymetli. Sürdürülebilir bir tarıma her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Biz de ülkemizde tarımın gelişimi için sorumluluk alıyoruz. İş Bankası olarak, çiftçiye en çok kazandıran banka olmayı hedefliyoruz. Malkara şubemizin de tarıma sağlayacağı faydadan şüphemiz yok.”

Dünyada yaşanan savaşların gıdanın önemini gözler önüne serdiğini ifade eden Yılmaz, “Günümüze geldiğimizde ise daha da bir odaklanmanın ihtiyaç olduğunu gördük. Çünkü son dönemde yaşadığımız işte Rusya ve Ukrayna Savaşı ve arkasındaki gıda güvenliği krizini hep birlikte basından seyrettik. Yine daha yakın tarihte İsrail ve Filistin savaşı nedeniyle yaşanan sıkıntıyla gıda krizlerini hep beraber görüyoruz. Sürdürülebilirlik anlamında toprağa, suyu ilerideki çocuklarımıza emanet edebilmek, verimli bir şekilde emanet edebilmek için sürdürülebilir tarımın ne kadar önemli olduğunu, gıda güvenliğinin yanında ne kadar olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Bu yörede gördüğüm kadarıyla özellikle bu sene kuraklık ciddi anlamda ayçiçeği verimini düşürdü. Aynı şekilde Anadolu’nun muhtelif ovalarında benzer kuraklık sebebiyle ya da yanlış sulamalar sebebiyle ciddi anlamda ülkemizin su stresi çektiğini görüyoruz. Dolayısıyla bizde gelecek yüzyıllara çocuklarımıza bir şeyler bırakmak istiyorsak, banka olarak hangi sektörlerde daha çok odaklanma ihtiyacı var. Bu konuya biraz daha kafa yoralım, gücümüzü ve finansal gücümüzün yanında teknolojik gücümüzü de birlikte paylaşalım istedik. Dolayısıyla tarım sektörüne önem vermeyi bu anlamda mevcut ve yeni açacağımız şubelerimizi Türkiye’nin verimli ovalarında tarım ihtisas şubesi adıyla çiftçilerin hizmetine sunmayı tercih ettik” dedi.

Malkara Tarım İhtisas Şube açılışında İş Bankası’nın Meraklı Tohum Projesi kapsamında 4-6 yaş arası çocuklara da tarım konulu drama atölyesi düzenlendi.

Açılış töreninin ardından, tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım çiftçilerle bir araya gelerek ülkemizin tarımsal üretimdeki potansiyeline, tarım alanında karşılaşılan zorluklara ve çözüm yollarına ilişkin bir sohbet gerçekleştirdi. – TEKİRDAĞ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/is-bankasi-malkarada-tarim-ihtisas-subesi-acti/feed/ 0
Bülent Ersoy, Türkiye Güzeli İdil Bilgen’i topa tuttu: Erkek suratlı http://www.karadenizhabertv.com.tr/bulent-ersoy-turkiye-guzeli-idil-bilgeni-topa-tuttu-erkek-suratli/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bulent-ersoy-turkiye-guzeli-idil-bilgeni-topa-tuttu-erkek-suratli/#respond Sat, 14 Sep 2024 13:35:32 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bulent-ersoy-turkiye-guzeli-idil-bilgeni-topa-tuttu-erkek-suratli/ Türkiye’nin en güzel kızlarının seçildiği Miss Turkey 2024’ün birinci tıp fakültesi mezunu 24 yaşındaki İdil Bilgen oldu. 1.80 boyundaki Bilgen, yarışmanın ardından eleştirilerin hedefi oldu. Bilgen’e bir yorum da Bülent Ersoy’dan geldi.

“ERKEKSİ HATLARI VAR”

Konser öncesi Muhabir Online’a konuşan Bülent Ersoy, İdil Bilgen için “Bu şimdi güzel mi! Erkeksi hatları var, Şabaniye gibi” dedi. Sözleriyle herkesi şaşkına çeviren Ersoy, durumu toparlamaya çalışarak “Genç çocuk kırmayalım, üzmeyelim onu” ifadelerini kullandı.

Bülent Ersoy, Türkiye Güzeli İdil Bilgen'i topa tuttu: Erkek suratlı

TÜRKİYE GÜZELİ’NE ŞABANİYE BENZETMESİ

Berfu Yenenler, Selen Soyder, Gizem Karaca, Amine Gülşe ve Neşe Erbek gibi isimlerin jüri olduğu Miss Turkey 2024 önceki akşam görkemli bir törenle seçildi. Tıp fakültesinden mezun olan 1.80 boyundaki İdil Bilgen, yarışmada birinci oldu. Görüntüleri kısa sürede gündem olan Bilgen, Kemal Sunal’ın unutulmaz karakterlerinden Şabaniye’ye benzetildi.

ELEŞTİRİLERE CEVAP: ÖNEMSEMİYORUM

Günlerdir eleştirilerin hedefinde olan İdil Bilgen, dün katıldığı canlı yayında yorumları önemsemediğini belirterek “Ben bir Türk kadınıyım. Türk Cumhuriyetimizi temsil etmek için bu unvanı aldım. Bununla çok gurur duyuyorum. Şu an ülkemizde kadın ve çocuk cinayetleri gibi birçok acı yaşanırken bana yazılan negatif yorumları insanların boşluğuna veriyorum. Bilgi sahibi olmayıp fikirleri olan insanlarımız bunlar. Yorumları hiç önemsemiyorum” ifadelerini kullandı.

Bülent Ersoy, Türkiye Güzeli İdil Bilgen'i topa tuttu: Erkek suratlı
Bülent Ersoy, Türkiye Güzeli İdil Bilgen'i topa tuttu: Erkek suratlı

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bulent-ersoy-turkiye-guzeli-idil-bilgeni-topa-tuttu-erkek-suratli/feed/ 0
Demet Akalın da Miss Turkey birincisi İdil Bilgen’e yüklendi! “Güzellik yarışması kayırma yarışması değil” http://www.karadenizhabertv.com.tr/demet-akalin-da-miss-turkey-birincisi-idil-bilgene-yuklendi-guzellik-yarismasi-kayirma-yarismasi-degil/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/demet-akalin-da-miss-turkey-birincisi-idil-bilgene-yuklendi-guzellik-yarismasi-kayirma-yarismasi-degil/#respond Fri, 13 Sep 2024 11:22:12 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/demet-akalin-da-miss-turkey-birincisi-idil-bilgene-yuklendi-guzellik-yarismasi-kayirma-yarismasi-degil/ Demet Akalın da Miss Turkey birincisi İdil Bilgen'e yüklendi!

Miss Turkey 2024 yarışma sonucunun tartışması devam ediyor.

Yarışmanın birincisi İdil Bilgen oldu. Bilgen’in birinciliği sosyal medyada tepki çekti. Miss Turkey sonucu bazı kullanıcıları tatmin etmedi.

Tepki gören 24 yaşındaki Bilgen için ‘Şabaniye’ yorumları dâhi yapıldı.

İdil Bilgen’e yapılan eleştirilere karşı bazı ünlü isimlerden destek gecikmezken ünlü şarkıcı Demet Akalın da sonuca tepki gösterenler tarafında oldu.

Akalın, İdil Bilgen’in fotoğrafını paylaşarak şunları yazdı:

“BELKİ TACI GERİ VERİR”

‘Belki geri vermek ister tacı ya da halk oylaması diye bir şey olsa… Bütün yorumlara da kapamış kendini.. Çok istiyormuş birinci olmak. Aşkım sen istiyorsun da yarışma güzellik yarışması kayırma yarışması değil.’

Ünlü ismin bu yorumu da sosyal medyayı ikiye böldü. Bazı kullanıcılar Akalın’a destek verirken bazı kullanıcılar da ‘Haksızlık ediyorsunuz’ diyerek tepki gösterdi.

ensonhaber iconÇağla Pınar Yılmaz
Editör

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/demet-akalin-da-miss-turkey-birincisi-idil-bilgene-yuklendi-guzellik-yarismasi-kayirma-yarismasi-degil/feed/ 0
Irak resmen duyurdu: Türk vatandaşlarına vize muafiyeti geldi http://www.karadenizhabertv.com.tr/irak-resmen-duyurdu-turk-vatandaslarina-vize-muafiyeti-geldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/irak-resmen-duyurdu-turk-vatandaslarina-vize-muafiyeti-geldi/#respond Wed, 11 Sep 2024 07:10:39 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/irak-resmen-duyurdu-turk-vatandaslarina-vize-muafiyeti-geldi/ Irak resmen duyurdu: Türk vatandaşlarına vize muafiyeti geldi

Son dönemde Türkiye ve Irak arasında önemli gelişmeler yaşanıyor…

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Ağustos 2023’te geniş kapsamlı Bağdat ve Erbil ziyaretinin ardından iki ülke arasında yoğun bir diplomasi trafiği başladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak ziyaretiyle de ilişkiler son yılların en üst seviyesine çıkarıldı.

IRAK’TAN VİZE DÜZENLEMESİ

Irak Bakanlar Kurulu, Türk vatandaşlarına yönelik önemli bir vize düzenlemesi yaptı.

Başbakanlık Basın Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre, 50 yaş üzeri ve 15 yaşını doldurmamış Türk vatandaşları, umuma mahsus pasaport sahibi olmaları koşuluyla Irak’a vizesiz seyahat edebilecekler.

30 GÜN İKAMET EDEBİLECEKLER

Bu düzenleme kapsamında, belirtilen yaş grubundaki Türk vatandaşlarının pasaportlarına Irak’taki havalimanları ve sınır kapılarında giriş mührü basılacak.

Bu kişiler, Irak’ta 30 gün boyunca ikamet edebilecekler.

Bu adım, iki ülke arasındaki seyahatleri daha da kolaylaştırmayı ve iki ülke vatandaşları arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi hedefliyor.

KARŞILIKLI VİZE MUAFİYETİ

Daha önce Türkiye, 15 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük Iraklılar için vize muafiyeti getirmişti.

Bu karşılıklı vize muafiyeti düzenlemeleri, Türk ve Iraklı vatandaşlar arasındaki seyahatleri basitleştirerek, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacak.

Bu yeni düzenleme, iki ülke arasındaki turizm ve ticaret hareketliliğini artırarak, uluslararası ilişkilerin daha da derinleşmesine de zemin hazırlaması bekleniyor.

Furkan CanFurkan Can
Editor

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/irak-resmen-duyurdu-turk-vatandaslarina-vize-muafiyeti-geldi/feed/ 0
Afyon güzeli; Haşhaş http://www.karadenizhabertv.com.tr/afyon-guzeli-hashas/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/afyon-guzeli-hashas/#respond Tue, 10 Sep 2024 04:36:19 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/afyon-guzeli-hashas/ Arkeolojik kazılarda elde edilen bazı bulgulara göre, Anadolu’da Hititler döneminden beri ekimi yapılan mucizevi bitki haşhaş konusunu açıyorum bugün. Ceviz gibi lezzetli olan haşhaş tohumları, içerdiği faydalı yağlar nedeniyle yemeklerde çeşni olarak kullanılıyor. Kurutulmuş meyveler olan bu tohumlar; afyon bitkisinden gelmesine rağmen, istenmeyen yan etkilere sahip değildir. İdilika’nın Mutfağı’nda bugün, sizler için tüm dünyada çok meşhur olan limonlu haşhaşlı kek, kolaylıkla yapabileceğiniz haşhaşlı kurabiye ve Afyon yöresinin meşhur böreği olan bükmenin tariflerini hazırladım.

EZMESİ MEŞHUR

Haşhaş; sıcak iklimlerde, yağış alan bölgelerde yetişen bir bitki türüdür. Türkiye’de en çok Ege Bölgesi’nde, kontrollü bir şekilde, izin verilen yerlerde yetişir. Haşhaşın tohumu, ezmesi ve yaprağı, mutfaklarımızda sıklıkla kullanılır; çoğunlukla da haşhaş ezmesi olarak. Haşhaş ezmesi; haşhaş tohumunun kavrulup iyice ezilmesi ile elde edilir ve her yerde kullanılır, özellikle de hamur işlerinde… Öte yandan çöreklerde, böreklerde, poğaçalarda ve mayalı birçok hamur işinin yanı sıra daha birçok yerde de kullanılır. Tam bir şifa kaynağı olan ve insan vücudu için birçok faydası bulunan haşhaş ezmesi, tek başına sade olarak yendiği gibi birçok farklı şekilde de tüketilir. Haşhaş ezmesini başka bir şekilde tüketmek isterseniz, hamur mayalayıp haşhaş ezmesini biraz sıvı yağ ile açabilirsiniz. Bugünlük benden bu kadar. Mutlu sofralarda buluşabilmek dileği ile…

HAŞHAŞLI KURABİYE

MALZEMELER
1 adet yumurta
125 gr. yumuşamış margarin
Yarım su bardağı şeker
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
ÜZERİNİ BULAMAK İÇİN:
Mavi haşhaş
Toz şeker
YAPILIŞI: Yumurtayı, margarini, sıvı yağı ve şekeri bir kapta güzelce karıştırıyoruz. Vanilyayı ve kabartma tozunu ekliyoruz. Unu da, elimize yapışmayacak kıvamda hamur elde edene kadar ekleyip yoğuruyoruz. Ceviz kadar parçalar kopartıp yuvarlıyoruz, kapta karıştırdığımız şekerli haşhaşa buluyoruz. Yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye yerleştiriyoruz. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişiriyoruz.

EV YAPIMI HAŞHAŞ EZMESİ

MALZEMELER
1 su bardağı süt
50 gr. tereyağı
1. 5 su bardağı haşhaş tohumu
3/4- 1 su bardağı toz şeker
2 adet çırpılmış yumurta
1 tutam tuz
YAPILIŞI: Haşhaş tohumlarını kahve değirmeninde birkaç seferde çekin. Orta ateşte süt, tereyağı, tuz ve şekeri, şeker eriyene kadar karıştırın. Yumurtaları köpürene kadar çırpıp sıcak sütlü karışımdan az miktarda içine ilave edip karıştırın. Yumurtalı karışımı sütlü karışıma iki seferde hızlıca karıştırarak ilave edin. Puding gibi bir kıvam alıncaya kadar orta ateşte karıştırarak pişirin. En son çekilmiş haşhaş tohumlarını ekleyip iyice karıştırın ve altını kapatın. Kavanoza döküp soğuduğunda buzdolabında muhafaza edin.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/afyon-guzeli-hashas/feed/ 0
Beş yılda bir evlilik sözleşmesi http://www.karadenizhabertv.com.tr/bes-yilda-bir-evlilik-sozlesmesi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bes-yilda-bir-evlilik-sozlesmesi/#respond Tue, 10 Sep 2024 04:36:13 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bes-yilda-bir-evlilik-sozlesmesi/ “İsveç’te evlilikler beş seneyle sınırlandırıldı.
Stockholm Belediye Encümenliğinin yayınladığı kararnameyle beş yılını dolduran evli çiftler tekrar belediyeye giderek evlilik kalmak isteyip istemediklerini söyleyecekler.
Evli kalmak isteyenler ikinci beş yıla adım atarken evli kalmak istememeleri halinde ya da çiftlerden biri ayrılmak isterse o anda boşanma işlemi gerçekleşecek.
Bu uygulamanın amacının aile birliğini onu hak edecek insanlara verilmesini sağlamak olduğu belirtildi.”
Sosyal medyada hesaplarında ve bazı sitelerde bu haber dolaşıyor ama ana akım medyada ve haber ajanslarında böyle bir habere rastlamadım.
Haberi İngilizce Google’da arattığımda da bir kaynağa ulaşamadım.
Bu muhtemelen ‘tık’ alma amaçlı asparagas bir habere benziyor. Haberin sahte olma ihtimali yüksek olsa bile fikir ilginç değil mi?
Erken seçime gitmek gibi bir şey bu!

Böyle bir yasa olsa beş yılda bir evliliğinizi tazelemeyi düşünür müydünüz? Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de boşanma oranı hızla artıyor.
Türkiye’de son 20 yılda evlenme oranı düşerken, boşanma oranı yüzde 89 arttı. Boşanmaların yüzde 33,4’ü evliliğin ilk 5 yılı içinde gerçekleşirken, boşanmalar kadınlarda en çok 30- 34, erkeklerde 35-39 yaş grubunda görülüyor.
Çiftler anlaşmalı boşanmayınca dava süreci uzuyor. Hem çiftler hem de çocuklar bu süreçte çok yıpranıyor.
Bu yasa en azından bireyler arasında boşanma korkusunu ortadan kaldırır. Kimse kimseye mobbing yapmaz.
Beş yılın sonunda ‘tamam’ mı ‘devam’ mı diye karar verilir.
Beş yılda bir evlilik sözleşmesi yenilense boşanma oranı daha da artar! Bu da doğum oranlarını daha çok düşürür.
Böyle bir yasa olsa evli insanlar birbirine sürekli kaç yılın kaldı diye sorar herhalde.
Bu işten düğün sektörü de kazançlı çıkabilir. Beş senedi bir düğün yapma trend olur!
Eminim bu yasanın çıkmasını en çok Mağdur Erkekler Derneği ve ‘gold digger’lar (zengin koca avcıları) ister! Cinsiyetçilik yapmayalım! Elbette zengin eş avcısı erkekler de var! Beş yılda yeterli servete ulaşınca, yeni bir zengin eş arayanlar çıkabilir.
Ee beş yılın sonunda ayrılınca nafaka ve mal paylaşımı nasıl olacak?
Bu durumdan en çok çocuklar zarar görür!
Aslında evliliklerin son kullanma tarihini çiftlerin arasındaki sevgi, saygı ve tutku belirliyor.
En kötüsü ise karı ve kocanın istemedikleri halde evliliğe maddi zorunluluktan ya da toplumsal değerler yüzünden devam etmeleri.
İşte bunu ortadan kaldırmak için beş yılda bir evlilik sözleşmesi yenilemek mantıklı olabilir.
Aslında boşuna kafa yoruyoruz. Birçok devlet düşen doğum oranlarını artırmak ve evlilik kurumunu ayakta tutmaya çalışıyor.
Böyle bir yasa zor çıkar!

***

KANTİN FİYATLARI!
Dün beşinci sınıfa başlayan kızımı okula götürdüm. Tören, tanışma vs. derken kızım ve arkadaşı “Tost alır mısın” dediler.
Kantine gittim iki çift kaşarlı tost için 100 TL ödedim.

Dışarıya göre normal bir fiyat. Ama bir devlet okulunda iki tostun 100 TL olması bana pahalı geldi.
Kızımın okulu bir üniversiteye bağlı olduğu için öğlen yemekleri çok ucuz ama normal okullarda bir çocuk öğlen yemeğini kantinden yese ve arada bir de atıştırmalık alsa günlük 200 TL harçlık vermek gerekiyor.
Okul servisleri ve kırtasiye ürünlerinin pahalı olduğunu tartışıyorken kantin fiyatlarını da gözden geçirmekte fayda var diye düşünüyorum.

***

KEDİ SEVMEK PARAYLA!
Bir sosyal medya içerik üreticisi, gittiği Japonya’da kedi sevmek için para ödedi ve bunun videosunu paylaştı.
Japonya’da sokakta nadiren kedi görülüyormuş. Kedileri çok seven, onlarla vakit geçirmek isteyenler de ‘neko cafe’lere (kedi kafeler) gidiyormuş.
Kedi kafelere giriş ücreti 200 TL. Her +10 dakika ise 50 TL olarak ücretlendiriliyor.

Kedi beslemek isterseniz de ekstra para ödemeniz gerekiyor. Kafelerdeki ortalama kahve fiyatları ise 75-80 TL.
Müthiş bir ticari zeka!
Ülkemizde her sokakta 10-15 kedi var, sevmekte beleş! Japonlar için kedi turizmi geliştirebilir miyiz dersiniz?
Kedilerin yanında köpekleri de bonus olarak sevdirebiliriz.

***

TUĞLA TELEFON!
HMD şirketi, Barbie marka ‘tuğla’ telefonunu piyasaya sürdü. Tuğla denmesinin nedeni ise bu telefonun dokunmatik ekranı ve ön kamerasının olmaması.
Sınırlı internet erişimi olan telefonda uygulama da indirilmiyor. Tek bir oyun var o da Nokia’nın meşhur yılan oyunu ‘Malibu Snake’.
Sosyal medyaya da erişimi engelleyen ‘tuğla’ telefon WhatsApp uyumlu olmadığı için sadece SMS atılabiliyor.
Yani bu telefonda birinin mesajınızı ne zaman okuduğunu göremiyorsunuz. Instagram, X, YouTube gibi sosyal medya platformlarına da erişemiyorsunuz.

Retro tasarımı ve Barbie pembesi rengiyle de dikkat çeken telefon ‘tuğla’ ismini sonuna kadar hak ediyor.
“Bu telefon tam yaşlılara ya da çocuklara yönelik” diyorsanız yanılıyorsunuz. HMD’nin hedef kitlesi ‘dijital detoks’ yapmak isteyen gençler ve yetişkinler.
Son yıllarda gençler ve yetişkinlerde yaşamları üzerindeki “dijital etkiyi” azaltma eğilimi arttı.
Bunun nedeni ise bağımlılık yaratan sosyal medya ve oyunların insanların zamandan çok çalması, mutsuz yapması, hareketsiz yaşama sevk etmesi.
Geçenlerde yine çocukları telefonla fazla vakit geçirmeyin diye uyarırken kendi ekran süreme baktım ve dehşete kapıldım.
Tamam, medya çalışanları işleri gereği telefonla fazla vakit geçiriyor ama işin dışında da telefonu çok kullandığımı gördüm.
Üzüm üzeme baka baka kararır! Çocukları telefondan uzaklaştırmak istiyorsak önce biz ebeveynler telefon kullanımını azaltmalıyız!
Dijital detoks için ‘tuğla’ telefona da gerek yok aslında. Sağlam bir iradeyle telefon bağımlılığından da kurtulabiliriz!

***

Altyazı
“Ama tüm yaşamın boyunca akıllı olmaya çalışırsın ve sonunda hiçbir şey tecrübe edemezsin.” (Life is Miracle)

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bes-yilda-bir-evlilik-sozlesmesi/feed/ 0
Gökçe Yavuz, Paralimpik Oyunları’ndan elendi http://www.karadenizhabertv.com.tr/gokce-yavuz-paralimpik-oyunlarindan-elendi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/gokce-yavuz-paralimpik-oyunlarindan-elendi/#respond Sun, 08 Sep 2024 00:01:11 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/gokce-yavuz-paralimpik-oyunlarindan-elendi/ Gökçe Yavuz, Paralimpik Oyunları'ndan elendi

Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen 2024 Paralimpik Oyunları’nda milli sporcuların madalya mücadelesi devam ediyor.

Champ-de-Mars Arena’da düzenlenen erkekler 73 kilo J1 kategorisi judo müsabakalarında milli sporcu Gökçe Yavuz, son 16 turunda Portekiz’den Djibrilo Iafa’yla karşılaştı.

GÖKÇE YAVUZ, RAKİBİNE YENİLDİ

Milli sporcu, rakibine 10-0 mağlup olarak madalya alma şansını yitirdi.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/gokce-yavuz-paralimpik-oyunlarindan-elendi/feed/ 0
Recep Çiftçi, Paralimpik Oyunları’na veda etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/recep-ciftci-paralimpik-oyunlarina-veda-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/recep-ciftci-paralimpik-oyunlarina-veda-etti/#respond Sun, 08 Sep 2024 00:01:08 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/recep-ciftci-paralimpik-oyunlarina-veda-etti/ Recep Çiftçi, Paralimpik Oyunları'na veda etti

Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen 2024 Paralimpik Oyunları’nda milli sporcularımızın mücadelesi devam ediyor.

Champ-de-Mars Arena’da düzenlenen 72 kilo J2 judo müsabakalarında Recep Çiftçi, son 16 turunda Rumen Daniel Vargoczki’yle karşılaştı.

RECEP ÇİFTÇİ ELENDİ

Milli sporcu, rakibine 10-0 mağlup olarak oyunlara veda etti.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/recep-ciftci-paralimpik-oyunlarina-veda-etti/feed/ 0
Türkiye’de 8 Ayda 280 Kadın Cinayete Kurban Gitti http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyede-8-ayda-280-kadin-cinayete-kurban-gitti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyede-8-ayda-280-kadin-cinayete-kurban-gitti/#respond Thu, 05 Sep 2024 13:30:41 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyede-8-ayda-280-kadin-cinayete-kurban-gitti/ (ANKARA) – Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun yayımladığı “Kadın Cinayetleri 8 Aylık Raporu”na göre 1 Ocak – 31 Ağustos 2024 tarihleri arasında en az 280 kadın erkekler tarafından öldürüldü.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, 2024’ün ilk 8 ayına ait kadın cinayetleri verilerini yayımladı. Buna göre 1 Ocak – 31 Ağustos tarihleri arasında en az 280 kadın erkekler tarafından öldürülürken, 50 kadının ölümü de şüpheli ölüm olarak kaydedildi.

Kadınlar en çok evlerinde öldürüldü

Kadınların 153’ü ateşli silahla, 60’ı kesici aletle öldürüldü. Öldürülen kadınların 134’ü evli, 73’ü bekar, 41’inin medeni durumu bilinmiyor. Kadınların 162’si kendi evinde, 9’u çalıştığı yerde, 82’si kamusal alanda öldürüldü.

Ağustos ayında 31 kadın katledildi

Ağustos ayında ise 31 kadın cinayeti işlendi. Kadınları öldüren erkeklerin 4’ünün boşanma veya ayrılma aşamasında olduğu belirlendi. Kadınların 13’ü ateşli silahla, 8’i kesici aletle öldürüldü. Öldürülen kadınların 13’ü evli, 10’u bekar, 5’inin medeni durumu bilinmiyor. Kadınların 14’ü kendi evinde, 1’i çalıştığı yerde, 12’si kamusal alanda öldürüldü.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyede-8-ayda-280-kadin-cinayete-kurban-gitti/feed/ 0
ABD’den İzmir’deki saldırının araştırılmasına destek veren Türk yetkililere teşekkür http://www.karadenizhabertv.com.tr/abdden-izmirdeki-saldirinin-arastirilmasina-destek-veren-turk-yetkililere-tesekkur/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/abdden-izmirdeki-saldirinin-arastirilmasina-destek-veren-turk-yetkililere-tesekkur/#respond Wed, 04 Sep 2024 11:35:56 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/abdden-izmirdeki-saldirinin-arastirilmasina-destek-veren-turk-yetkililere-tesekkur/ Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre, İzmir’de ABD vatandaşı 2 askeri personele yönelik gerçekleşen fiziki saldırı hakkında yaptığı açıklamada, olayı takından takip ettiklerini ve söz konusu askerlerin güvende olmasından memnun olduklarını belirtti.

Jean-Pierre, sorumlularla ilgili gerekli işlemlerin Türk polisi ve yetkilileri tarafından yapıldığını aktararak, bu süreçteki çabaları dolayısıyla kendilerine teşekkür ettiklerini söyledi.

“RAHATSIZ EDİCİ”

Pentagon Sözcüsü Tuğgeneral Patrick Ryder da günlük basın toplantısında, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu iki askerin herhangi bir yara almadığını ve güvende olduğunu belirterek, yerel makamlarla birlikte soruşturmanın devam ettiğini söyledi.

Olayı “rahatsız edici” olarak niteleyen Ryder, “Bu konuyu araştıran Türk yetkililerin desteği için minnettarız.” diye konuştu.

İzmir’de, dün, Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde saat 16.00 sıralarında Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi 2’si kadın, 13’ü erkek 15 kişilik grup, ABD vatandaşı 2 askeri personele fiziki saldırıda bulunmuştu. Polis, olayın ardından 15 kişiyi gözaltına almıştı.

*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/abdden-izmirdeki-saldirinin-arastirilmasina-destek-veren-turk-yetkililere-tesekkur/feed/ 0
Bakanlardan “Gazze’deki soykırımın 333. günü” paylaşımı http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakanlardan-gazzedeki-soykirimin-333-gunu-paylasimi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakanlardan-gazzedeki-soykirimin-333-gunu-paylasimi/#respond Tue, 03 Sep 2024 20:55:20 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakanlardan-gazzedeki-soykirimin-333-gunu-paylasimi/ Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, işgalci İsrail’in tam 333 gündür soykırım yaptığı Gazze’de insani dram yaşandığını ve insanlığın öldüğünü bildirdi.

Yaklaşık 41 bin masum sivilin hayatını kaybettiği Gazze’de, hayatta kalan Filistinlilerin ise temiz suya bile ulaşamadığını aktaran Tunç, şu ifadeleri kullandı:

“Terör örgütü gibi davranan İsrail’in işlediği insanlık ve savaş suçlarını vicdanlar kabul etmemektedir. Bebek katillerinin yaptığı zulüm karşısında sessiz kalanlar, masum çocukların çığlıklarına kulak tıkayanlar tarih huzurunda asla affedilmeyecektir. Filistin davası, adaletin, haklının ve özgürlüğün davasıdır. Türkiye olarak her daim Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya, zulmün ve işgalin karşısında durmaya devam edeceğiz.”

“KAZANAN FİLİSTİN HALKI OLACAK”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise işgalci İsrail’in Gazze’de 7 Ekim’den beri gerçekleştirdiği soykırımda 16 bin 673’ü çocuk, 11 bin 269’u kadın olmak üzere 40 bin 819 Filistinlinin hayatını kaybettiğini vurguladı.

Göktaş, “Tüm dünyanın gözleri önünde insanlığı ayaklar altına alanlara ve bu zulme sessiz kalanlara rağmen kazanan mazlum Filistin halkı olacak, kazanan insanlık olacak.” değerlendirmesini yaptı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da “Gazze’deki kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacağız. Soykırımcı İsrail yönetimi döktüğü kanın, işlediği insanlık suçlarının hesabını elbet verecek. Türkiye her zaman olduğu gibi zalimin karşısında, mazlumun yanındadır.” ifadelerini kullandı.

“GERÇEKLERİ HAYKIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gazze’de yaralanan anne ve çocuğun görseline yer vererek, şunları kaydetti:

“333 gündür Gazze’de, o küçücük toprak parçasında, tüm dünyanın gözleri önünde, soysuzca, barbarca, vicdansızca soykırım suçu işleniyor. İnsanlığını kaybetmiş, vicdanı tutsak İsrail yönetimi her gün yeni bir kıyıma imza atıyor. Gazzeli masum sivillerin, kadınların, çocukların, kundaktaki bebeklerin ahını alanlar bunun hesabını uluslararası mahkemeler önünde mutlaka verecek. Soykırımcı Naziler neyle karşılaştıysa bu barbar yönetim de aynı şeyle yüzleşecek. Zaman bunu hepimize gösterecek. Gazze’de soykırım var.”

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, işgalci İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de soykırıma devam ettiğine işaret ederek, “Gazze’de her gün nice güneşler batıyor. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar dünyanın gözleri önünde katlediliyor. Susmayacağız. Haksızlıklar karşısında dimdik durmaya, gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE OLARAK BİZ SUSMADIK, SUSMAYACAĞIZ”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise “Dünyanın gözleri önünde gerçekleşen insanlık dramı aralıksız sürerken Gazze’de sadece çocuklar değil insanlık da ölüyor. İnsan sadece konuştuklarından değil sustuklarından da sorumludur. Türkiye olarak biz susmadık, susmayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de Gazze’de katledilen çocuklara dikkati çekerek, “Gazze’de 25 yıl aradan sonra ilk kez çocuk felci vakası görüldü. Gazze’de çocuklar kimsesiz, aç, susuz, hasta, yaralı ve imkansızlıktan tedavi edilemiyor.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakanlardan-gazzedeki-soykirimin-333-gunu-paylasimi/feed/ 0
Ahmet Kaplan, bronz madalya maçına çıkacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/ahmet-kaplan-bronz-madalya-macina-cikacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ahmet-kaplan-bronz-madalya-macina-cikacak/#respond Tue, 03 Sep 2024 15:21:41 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ahmet-kaplan-bronz-madalya-macina-cikacak/ Ahmet Kaplan, bronz madalya maçına çıkacak

Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda heyecan devam ediyor.

Roland Garros’ta oynanan tekerlekli sandalye tenis müsabakalarında quad kategorisinde yarı final maçları yapıldı.

Ahmet Kaplan, yarı finalde 2 numaralı seribaşı paralimpik oyunları şampiyonu ünvanlı Hollandalı sporcu Niels Vink’le karşılaştı.

BRONZ MAÇINA ÇIKACAK

Korttan 6-1’lik setlerle 2-0 yenik ayrılan milli sporcu, yarın bronz madalya maçına TSİ 13.00’te çıkacak.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ahmet-kaplan-bronz-madalya-macina-cikacak/feed/ 0
Umut Nayir: En iyi dönemimdeyim http://www.karadenizhabertv.com.tr/umut-nayir-en-iyi-donemimdeyim/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/umut-nayir-en-iyi-donemimdeyim/#respond Tue, 03 Sep 2024 15:21:40 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/umut-nayir-en-iyi-donemimdeyim/

UEFA Uluslar Ligi B Ligi 4. Grup’ta Galler ve İzlanda ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı’nda Umut Nayir, antrenman öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

“UMARIM BAŞLANGIÇ GİBİ SONU DA GÜZEL OLUR”

Tekrar milli takımda olmanın keyifli olduğunu ifade eden Nayir, şu şekilde konuştu:

Arkadaşlarımızla şampiyonadan sonra konuştuğumuzda hepsinin anlattığı tek bir şey vardı, ‘Ortam çok iyiydi. 40 gün nasıl geçti anlamadık. O ortamı özlüyoruz’. Şimdi o sinerjinin içine katılmak da benim adıma keyifli oldu. Umarım başlangıç gibi sonu da güzel olur.

“MONTELLA İLE SÜREKLİ İLETİŞİM HALİNDEYDİK”

Milli takımda inşa edilmeye çalışılan bir süreç olduğunu ve Avrupa Futbol Şampiyonası’nda bunun tohumlarının ekildiğini belirten 31 yaşındaki futbolcu, şu sözleri sarf etti:

Onun üstünden devam etmeye çalışıyoruz. Analizlerimiz de o yönde. Çünkü bizim ülkemizde kolay olmuyor, değişimler fazla, tartışmalar fazla. Ben Vincenzo Hoca ile sürekli iletişim halindeydik ama onun döneminde ekibe dahil olmamıştım. Yeni katılan arkadaşlarımız da var. Bize de geçmiş dönemde yapmaya çalıştıklarını anlatarak yardımcı olmaya çalışıyorlar.

“BENİM İÇİN ÖZEL BİR ANDI”

Galler ile daha önce oynadıkları maçta attığı golün hatırlatılması üzerine milli futbolcu, şunları söyledi:

Benim için özel bir andı. Milli takımda ilk golümdü. Galler, İzlanda, Karadağ aslında çok fazla karşılaştığımız rakipler. Mümkün olduğunda hazırlanmaya çalışıyoruz. Buradaki rekabette hepimizin amacı ortak olarak bayrağa hizmet etmek olduğu için kim çıkacaksa çıksın umuyorum gerekeni verecektir. Galler’e skor yaptığım dönemde sonrasında Avrupa Şampiyonası’na gidebilmiştik. Bu da katkı verdiğim, Uluslar Ligi’nde B Grubu’ndan A’ya yükseldiğimiz vesile olduğu bir durum olur.

“EN İYİ DÖNEMİMDEYİM”

A Milli Takım’da az forma giymesine rağmen takım için yaş olarak en büyüklerinden biri olduğunu belirten Nayir, şunları dedi:

Milli takım formasını az giyen oyunculardan biriyim ama yaş olarak bakınca takımın en büyüklerinden biriyim. Hem oradaki tecrübelerimi arkadaşlarıma aktarmaya çalışacağım hem de onların tecrübelerinden faydalanmaya çalışacağım. Aslında en verimli çağımdayım. Forvetlerde özellikle bizim ülkemizde şansı geç bulduğumuz için biraz daha geç olgunlaşıyoruz. Saha deneyimim arttıkça da güzel bir dönemi geçirdiğimi düşünüyorum. Hem fiziksel hem de mental olarak en iyi dönemimdeyim.

“GELİŞMEYE DEVAM EDEN ARKADAŞLARIMIZ VAR”

Süper Lig’deki forvetlerin sorulması üzerine ise 31 yaşındaki futbolcu, sözlerini şöyle tamamladı:

Gelen isimler genelde yabancı olduğu için bizim milli takımımıza açısından çok şey olmuyor. Çok fazla ön tarafa yabancı transferler olduğu için yerli oyuncuların ön tarafta şans bulma ihtimali azalıyor. O da bize dezavantaj olabilir ama rekabet hiçbir zaman zarar vermez. Bize düşen hangi forma altında oluyorsak çalışmak, formayı da hak edersek de o şansı kullanmak. Biz de yaş ortalaması çok genç bir takımız. Mustafa gibi, Semih gibi, Arda gibi çok potansiyel vaat eden, potansiyellerin belli bir kısmını açığa çıkarmış ve gelişmeye devam eden arkadaşlarımız var. Onlarla yeni tanışma şansım oldu. (Mustafa Hekimoğlu ve Semih Kılıçsoy). İletişime açıklar, biraz sohbetimiz de oldu. Umuyorum genç yaşta yakaladıkları fırsatları değerlendirerek bizi temsil etmeye devam ederler.

Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/umut-nayir-en-iyi-donemimdeyim/feed/ 0
Depremde Yıkılan Binaların Müteahhitlerine Adalet Arayışı: Firari Sanıkların İadesi İçin Adımlar Atılıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/depremde-yikilan-binalarin-muteahhitlerine-adalet-arayisi-firari-saniklarin-iadesi-icin-adimlar-atiliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/depremde-yikilan-binalarin-muteahhitlerine-adalet-arayisi-firari-saniklarin-iadesi-icin-adimlar-atiliyor/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:55:27 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/depremde-yikilan-binalarin-muteahhitlerine-adalet-arayisi-firari-saniklarin-iadesi-icin-adimlar-atiliyor/ HABER: MEHMET OFLAZ

(ADANA) – Adana’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 40 kişiye mezar olan Sami Bey Apartmanı’nın müteahhidi Eda Aybaba Çelik’in, Türkiye’ye iade edilmesi için Birleşik Krallık yetkili adli makamlarına yazı gönderildi. Sami Bey Apartmanı’nda annesi, kardeşlerini ve akrabalarını kaybeden Naim Emin Ünvar, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, “Adli tatil bitiminin hemen ertesinde böyle güzel bir haber almak umudumu tazeledi. Devamının gelmesini temenni ediyorum” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana’nın Çukurova İlçesi Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan Sami Bey Apartmanı da yıkıldı. Enkaz yığınına dönen apartmanda 40 kişi yaşamını yitirdi. Sami Bey Apartmanı’nın müteahhitleri Abdullah Aybaba ile kızı Eda Aybaba Çelik’in yurt dışına kaçtığı tespit edilmiş ancak baba-kız yakalanamamıştı.

ANKA Haber Ajansı’nın edindiği bilgiye göre; Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Eda Aybaba Çelik’in yakalanarak Türkiye’ye iade edilmesi için Birleşik Krallık yetkili adli makamına yazı gönderdi.

Sami Bey Apartmanı’nda annesi, babası, iki kardeşi, anneannesi ve akrabalarını kaybeden Naim Emin Ünvar, Çelik hakkında çıkartılan yakalama kararını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Ünvar, “Adli tatil bitiminin hemen ertesinde böyle güzel bir haber almak umudumu tazeledi. Annemin doğum gününe denk gelmiş olmasını da onun için bir hediye olarak görüyorum. Devamının gelmesini temenni ediyorum” diye konuştu.

Ne olmuştu?

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 19 ay geçerken, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalet arayışı sürüyor. Depremde yıkılan ve 970 vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olan binalarda sorumluluğu olan 14 firari sanık hala aranıyor.

Davalarda yıkılan binalarda hayatını kaybedenler ve aranan firari sanıklar şöyle:

Emlakbank Konutları: Hatay’ın Antakya ilçesinde 370 kişinin hayatını kaybettiği Emlakbank Konutları’nın şüphelilerinden Aytaç Kınay, firari olarak aranıyor.

Rönesans Rezidans: Hatay’daki rezidansın şantiye şefi ve şirket ortağı Hüseyin Yalçın Coşkun, firari olarak aranıyor. Coşkun hakkında kırmızı bülten çıkarıldı.

Üzümkent Sitesi: Adıyaman’daki Üzümkent Sitesi’nde sorumluluğu bulunan Ahmet İşitmen, aranıyor. İşitmen’in yurt dışında olduğu tespit edilmişti.

Sueda Kent Sitesi: Adıyaman’daki sitenin şantiye şefi ve statik proje müellifi Ömer Yılmaz yakalanamadı.

Furkan Apartmanı: Gaziantep’teki Apartmanı’nın müteahhitleri Hasan Hüseyin Sever ve Abdullah Devrim Sever, firari olarak aranıyor. Kırmızı bülten çıkarıldı.

Sami Bey Apartmanı: Adana’nın Çukurova ilçesindeki binanın müteahhitleri Abdullah Aybaba ile kızı Eda Aybaba Çelik bulunamadı. Firarilerin yurt dışına kaçtığı tespit edildi, iadesi istendi.

Ezgi Apartmanı: Kahramanmaraş’taki apartman için hazırlanan bilirkişi raporunda binanın giriş katında bulunan ve tadilat yapan Kervan Pastanesi’nin yıkımda asli kusurlu oldukları belirtildi. Yakalama kararı çıkarılan ve aylardır firari olan Kervan Pastanesi sahipleri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’in avukatı Ersan Şen’in talebiyle hazırlanan son bilirkişi raporunda kusurlu bulunmadı. Firari Kervancıoğlu ve Pekel aranıyor.

Kavak Apartmanı: Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde 26 kişinin hayatını kaybettiği Kavak Apartmanı’nın şantiye şefi Serdar Çelebi Köse, aranıyor.

Fazilet Apartmanı: Kahramanmaraş’taki apartmanının yıkılmasına neden olan zemin kattaki fırının işletmecileri firari Akın Yağcı ve eşi Ferihan Yağcı hala bulunamadı.

Burak Yapı Sitesi: Adıyaman’ın Merkez ilçesinde 12 kişinin hayatını kaybettiği Burak Yapı Sitesi’nin şantiye şefi Metin Bekir Sarıkaya, firari olarak aranıyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/depremde-yikilan-binalarin-muteahhitlerine-adalet-arayisi-firari-saniklarin-iadesi-icin-adimlar-atiliyor/feed/ 0
Rusya’dan terör örgütü PKK/YPG’ye ABD ayarı http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusyadan-teror-orgutu-pkk-ypgye-abd-ayari/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusyadan-teror-orgutu-pkk-ypgye-abd-ayari/#respond Tue, 03 Sep 2024 05:16:13 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/rusyadan-teror-orgutu-pkk-ypgye-abd-ayari/ Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin, terör örgütü PKK/YPG’yi Suriye’de kendi oyunlarında kullandığını belirterek, “ABD’nin vaatlerine güvenmeye karar veren Afgan yönetiminin başına gelenleri hatırlatıyoruz” dedi. ABD’nin Tanif yerleşim biriminin civarında bölge oluşturduğunu anımsatan Lavrov, Amerikalıların “yarı devlet” oluşturmaya çalıştıklarını söyledi. Türkiye’nin, terör sorunu çözülene kadar geçici olarak kalacağına vurgu yaptığına işaret eden Lavrov, “Şam ile Ankara’nın ilişkilerini iyileştirmesinden yanayız” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusyadan-teror-orgutu-pkk-ypgye-abd-ayari/feed/ 0
Erdoğan’dan “Dilruba Kayserilioğlu” açıklaması: Millete hakaret edenleri millet affetmez http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogandan-dilruba-kayserilioglu-aciklamasi-millete-hakaret-edenleri-millet-affetmez/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogandan-dilruba-kayserilioglu-aciklamasi-millete-hakaret-edenleri-millet-affetmez/#respond Mon, 02 Sep 2024 20:10:22 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogandan-dilruba-kayserilioglu-aciklamasi-millete-hakaret-edenleri-millet-affetmez/ Cumhurbaşkanı Erdoğan, sokak röportajındaki sözleri nedeniyle tutuklanıp daha sonra tahliye edilen Dilruba Kayserilioğlu ile ilgili açıklama yaptı. Erdoğan, “Millete hakaret edenleri kahramanlaştıranları millet asla affetmez. Türkiye’yle ilgili karanlık senaryolara bilerek veya bilmeyerek figüranlık yapanları bu necip millet hiçbir zaman affetmez.” dedi.

ERDOĞAN’DAN “DİLRUBA” AÇIKLAMASI

Bir sokak röportajındaki sözleri nedeniyle Cumhurbaşkanı’na hakaret suçundan tutuklanan Dilruba Kayserilioğlu, geçtiğimiz günlerde tahliye edildi. Olayın yankıları sürerken konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan açıklama geldi.

Erdoğan'dan 'Dilruba Kayserilioğlu' açıklaması: Millete hakaret edenleri millet affetmez

“MİLLET AFFETMEZ”

Twitter hesabından açıklama yapan Erdoğan şunları söyledi: “Son günlerde altı harlanan nefret ve kavga siyasetinin ne demokrasimize ne de milletimize hiçbir fayda sağlamadığını artık herkesin görmesi, kabullenmesi ve buna göre siyaset üretmesi gerekiyor. Millete hakaret edenleri kahramanlaştıranları millet asla affetmez.

“GERİLİMİ KÖRÜKLEYEN HER TÜRLÜ YAKLAŞIMI REDDEDİYORUZ”

Türkiye’yle ilgili karanlık senaryolara bilerek veya bilmeyerek figüranlık yapanları bu necip millet hiçbir zaman affetmez. Bölgemizi çepeçevre saran istikrarsızlık ve çatışma iklimi ortadadır. Siyaset başta olmak üzere her alanda nezakete, iş birliğine, diyaloğa çok fazla ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz. Gerilimi körükleyen, kutuplaştırmayı derinleştiren, 85 milyonun fertleri arasına nifak duvarları ören her türlü yaklaşımı reddediyoruz. İnşallah biz bu konuda üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz.”

Erdoğan'dan 'Dilruba Kayserilioğlu' açıklaması: Millete hakaret edenleri millet affetmez

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogandan-dilruba-kayserilioglu-aciklamasi-millete-hakaret-edenleri-millet-affetmez/feed/ 0
Cevdet Yılmaz: Orta Vadeli Program 5 Eylül’de açıklanacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/cevdet-yilmaz-orta-vadeli-program-5-eylulde-aciklanacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cevdet-yilmaz-orta-vadeli-program-5-eylulde-aciklanacak/#respond Mon, 02 Sep 2024 20:10:21 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/cevdet-yilmaz-orta-vadeli-program-5-eylulde-aciklanacak/ Orta Vadeli Program (OVP) için kritik tarih belli oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, programın 5 Eylül Perşembe günü açıklanacağını duyurdu. Katıldığı televizyon programında ekonomi gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Yılmaz, “Çalışmalar tamamlandı. Orta Vadeli Programı 5 Eylül Perşembe günü açıklayacağız. Cari açığı düşürmekte kararlıyız. Cari acık güncellenecek, yüzde 2’nin altına düşecek. Cari açığı Türkiye için bir engel olmaktan çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEKİ BAŞLIKLAR NELER OLACAK?

Cevdet Yılmaz konuyla ilgili açıklamasında “Büyümemizi bir taraftan tüketimi daha ılımlı hale getirirken tüketim artmasın demiyoruz yanlış anlaşılmasın, tüketimde sosyal refahla ilgili elbette tüketimde artacak ama aşırı tüketim her şeyin aşırısı gibi aşırı tüketimde belli olumsuzluklar doğuruyor. Fiyat istikrarı açısından, cari denge açısından bir takım olumsuz sonuçları oluyor. Dolayısıyla biz tüketimi daha ılımlı tutarken yatırımın, üretimin, ihracatın büyümede payının arttığı bir strateji ile hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı. Yılmaz açıklamasına şöyle devam etti: Sayın Cumhurbaşkanımız da hep altını çizer zaten yatırım, istihdam, üretim ve ihracat işte bu perspektifi güçlü bir şekilde koruyoruz. Büyüme kompozisyonunda büyümenin bileşenlerin de yatırımın, üretiminin, ihracatın payını arttırmaya hedefliyoruz.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın açıklamasında öne çıkan başlıklar şöyle oldu:

“1 MİLYONUN ÜZERİNDE İSTİHDAM ARTIŞI BEKLİYORUZ”

İstihdam açısından rakamlara baktığınız zaman olumlu bir durumla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim. Az önce anlattığım bütün o bölgesel olumsuzluklara rağmen uyguladığımız fiyat istikrarına dönük sıkılaştırıcı politikalara rağmen istihdamımız artmaya devam ediyor. Bu yıl 1 milyonun üzerinde istihdam artışı bekliyoruz. Bu gerçekten çok çok kıymetli bir rakam. Çünkü istihdam ekonomik ve sosyal bütün bakış açılarının özetlendiği bir göstergedir. İstihdamınızı artıyorsa büyümenizden toplum daha fazla fayda sağlıyor demektir. Çünkü istihdam edilen her kişi hem kendisi için hem ailesi için yeni imkanlara erişiyor demektir. Geleceğe daha güvenli hazırlanıyor demektir. İlan edeceğimiz OVP’de de en önemli unsurlardan biri tabii istihdamımızı korumak ve geliştirmek olacaktır.”

“BU SÜREÇ ÇOK KIYMETLİ”

Türkiye son 20 yılda AK Parti ve Cumhur İttifakı döneminde orta-alt, orta gelir grubundan üst-orta gelir grubuna geçti. Yani milli gelirimizdeki artışa baktığınızda onu da ifade etmiş olayım son çeyrek verileri ile birlikte 1.1 trilyon doların üzerine çıkmış olduk. Güncel OVP’de göreceksiniz, kur istikrarının da TL’deki değer kazancının da etkisiyle dolar bazında milli gelirimiz ve kişi başına milli gelirimiz oldukça yüksek seviyelerde ortaya çıktı ve bunu da toplumla paylaşacağız. Perşembe günü tam rakamları bu anlamda toplumumuzda paylaşmış olacağız. Bu süreç gerçekten çok çok kıymetli. Şu anda önümüzde kritik bir eşik var. Üst-orta gelir grubundan yüksek gelir grubuna geçiş. İşte biz bu yaptığımız çalışmalarla bunun zeminini güçlendirmiş oluyoruz.

“NİHAİ AMACIMIZ İNSANIMIZIN REFAHINI ARTTIRMAK”

Risklerimizi azaltıyoruz temellerimizi kuvvetlendiriyoruz. Hem halkımızın refahını arttırma hem de ülkemizin gücünü arttırma anlamında Türkiye’yi geleceğe çok daha emin bir şekilde hazırlıyoruz. Orta Vadeli Programın esas faydası burada. Belki bu süreçte bir takım sıkıntılarda yaşıyor olabiliriz. Elbette bir takım zor meselelerle de uğraşmak durumundayız. Ama inanın bu yaptıklarımız toplumumuza milletimize ülkemize gelecekte çok daha güzel yarınlar hazırlamaya yönelik çalışmalar. Enflasyonun düştüğü istikrarın oluştuğu bir ortamda büyüme de daha istikrarlı bir şekilde istikrarlı bir ortamda sürdürülebilir bir şekilde cereyan edecek. Böylece de halkın refahını arttırmak için daha geniş imkanlara kavuşmuş olacağız. Nihai amacımız da insanımızın refahını arttırmak. Ama kalıcı bir şekilde arttırmak geçici şeylerle değil. Bugün yapıp yarın işte enflasyonun etkisiyle eriyen bir refah artışı değil. Daha kalıcı istikrarlı bir sosyal refah artışı için gayret ediyoruz.Çünkü başından beri bizim anlayışımız insan odaklı bir kalkınma anlayışıdır. Temel amacımız ekonomi dediğiniz sadece rakamlar sadece teknik analizler değil. Bütün bunların sonucunda insanın refahını geleceğini daha iyi koşullarda sürdürmek esas amacımız. Dolayısıyla bu Orta Vadeli Programında bu temel amaçlarımıza hizmet ettiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cevdet-yilmaz-orta-vadeli-program-5-eylulde-aciklanacak/feed/ 0
Muğla’da 3. Zafer Kupası Plaj Voleybolu Turnuvası Devam Ediyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/muglada-3-zafer-kupasi-plaj-voleybolu-turnuvasi-devam-ediyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/muglada-3-zafer-kupasi-plaj-voleybolu-turnuvasi-devam-ediyor/#respond Sat, 31 Aug 2024 20:09:14 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/muglada-3-zafer-kupasi-plaj-voleybolu-turnuvasi-devam-ediyor/ Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde 3. Zafer Kupası Plaj Voleybolu Turnuvası sürüyor.

Köyceğiz Belediyesi, Köyceğiz Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ve Köyceğiz Akademi Spor Kulübü’nün birlikte düzenlediği Evinin Sultanları ve Efeleri Plajda 30 Ağustos 3. Zafer Kupası Veteran Plaj Voleybolu Turnuvası Köyceğiz Delta Plajında tüm hızıyla sürüyor. Köyceğiz 3. Zafer Kupası Plaj Voleybolu Turnuvasına Türkiye’nin her bölgesinden 41 takım katılıyor. Köyceğiz 3. Zafer Kupası Plaj Voleybolu Turnuvası 29 Ağustos Perşembe günü başlarken, 30 Ağustos Zafer Kupası Ege Bölgesi Veteranlar Plaj Voleybolu Turnuvası’nda ikinci gün Köyceğiz Gençlik Spor-Köyceğiz Veteran, Muğla Voleybol Derneği-1 Acılar, Kaf Kaf-Köyceğiz Aslanları, Muğla Voleybol Derneği-Köyceğiz Belediye Spor (A), Dream Team- Jandarma Muğla, Sığla Team-Altın Kızlar, Takım Taklavat-Sağlık Spor, Twister-Tie Break Mamaris, Dream Team-Tarım, Antalya Team-Muğla Voleybol Derneği, Üçlü Piriz-Yarasalar, Köyceğiz Gençlik Spor-Yakamoz, Uyumsuzlar-Dream Team takımları mücadele etti. – MUĞLA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/muglada-3-zafer-kupasi-plaj-voleybolu-turnuvasi-devam-ediyor/feed/ 0
Serkan Yıldırım Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda altın madalya kazandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/serkan-yildirim-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-altin-madalya-kazandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/serkan-yildirim-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-altin-madalya-kazandi/#respond Sat, 31 Aug 2024 20:08:11 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/serkan-yildirim-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-altin-madalya-kazandi/ Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda atletizm branşında erkekler 100 metre T12 sınıfında milli sporcu Serkan Yıldırım, altın madalyanın sahibi oldu.

Stade de France’da düzenlenen atletizm müsabakalarında erkekler 100 metre T12 sınıfında final müsabakası yapıldı.

Dünya Para Atletizm Federasyonunun (WPA) sınıflandırma durumunu inceleme altına alması kararına Alman mahkemesinde itiraz ederek oyunlarda mücadele etme hakkını elde eden ve dün elemeleri geçen Serkan Yıldırım, bugün de final de yer aldı.

Serkan, 10.70’lik zamanıyla altın madalyanın sahibi oldu. ABD’den Noah Malande 10.71’le gümüş, Brezilya’dan Joeferson Marinho de Oliveira bronz madalya elde etti.

Daha önce para atletizmde Rio 2016’da erkekler 1500 metre T11 sınıfında Semih Deniz’le bronz madalya kazanan Türkiye, bu branşta ikinci madalyasını kazandı.

Milli sporcu, Türkiye’ye para atletizme altın madalya getiren ilk isim olmayı başardı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/serkan-yildirim-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-altin-madalya-kazandi/feed/ 0
Nijerya’da Türkiye’nin Zafer Bayramı ve TSK Günü kutlandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/nijeryada-turkiyenin-zafer-bayrami-ve-tsk-gunu-kutlandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/nijeryada-turkiyenin-zafer-bayrami-ve-tsk-gunu-kutlandi/#respond Fri, 30 Aug 2024 23:12:04 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/nijeryada-turkiyenin-zafer-bayrami-ve-tsk-gunu-kutlandi/ Nijerya’da, Türkiye’nin Abuja Büyükelçiliğinde, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102’nci yılı ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Günü dolayısıyla kutlama programı düzenlendi.

Türkiye’nin Abuja Büyükelçisi Hidayet Bayraktar ve Askeri Ataşe Albay Davut Velioğlu’nun ev sahipliğinde büyükelçilikte düzenlenen programa, yabancı misyon temsilcileri, diplomatlar ve Nijeryalı davetliler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile Nijerya milli marşının okunmasıyla başlayan programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zafer Bayramı mesajı okundu.

Programda konuşan Büyükelçi Bayraktar, Türkiye’nin 30 Ağustos’ta elde ettiği bu efsanevi zaferle, özgürlüğünden hiçbir şekilde taviz vermeyeceğini tüm dünyaya kanıtladığını belirtti.

Geçmişte olduğu gibi bugün de TSK’nın bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği destekleme çabalarını sürdürmeye kararlı olduğunun altını çizen Bayraktar, şunlar kaydetti:

“TSK, eğitim ve işbirliği programlarıyla çeşitli ülkelerin güvenlik ihtiyaçlarına ve askeri gelişimlerine katkıda bulunuyor. Türkiye, müttefikleri ve ortaklarıyla birlikte, farklı şekil ve tezahürleriyle terörizmle mücadele etmeye devam ediyor.”

Bayraktar, ayrıca Türkiye’nin, Nijerya’nın terörle mücadelesine tam destek verdiğini belirterek, Türk savunma ürünlerinin dost Nijerya’nın barış, refah ve güvenliğine büyük katkı sağlayacağından emin olduklarını söyledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/nijeryada-turkiyenin-zafer-bayrami-ve-tsk-gunu-kutlandi/feed/ 0
Nilüfer Belediyespor’un yeni transferi Pilar Lopez’in ölümüyle ilgili soruşturma devam ediyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/nilufer-belediyesporun-yeni-transferi-pilar-lopezin-olumuyle-ilgili-sorusturma-devam-ediyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/nilufer-belediyesporun-yeni-transferi-pilar-lopezin-olumuyle-ilgili-sorusturma-devam-ediyor/#respond Fri, 30 Aug 2024 17:00:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/nilufer-belediyesporun-yeni-transferi-pilar-lopezin-olumuyle-ilgili-sorusturma-devam-ediyor/ Bursa’da, Vodafone Sultanlar Ligi ekiplerinden Nilüfer Belediye spor’un yeni transferlerinden Porto Rikolu voleybolcu Pilar Marie Victoria Lopez’in evinde ölü bulunmasıyla ilgili soruşturma devam ediyor.

Lopez’in cansız bedeninin getirildiği Bursa Adli Tıp Kurumu morgunda otopsi işlemi sürüyor. Voleybolcunun ailesinin Türkiye’ye gelmesinin ardından cenazesinin ülkesine gönderilmesiyle ilgili süreç başlayacak.

Cumhuriyet Savcılığınca başlatılan soruşturmanın sürdüğü, 29 yaşındaki sporcunun kesin ölüm nedeninin otopsi sonucunda ortaya çıkacağı öğrenildi.

Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sporcularına uzun süre ulaşamayınca eve gidip çilingir yardımıyla kapıyı açtırdıklarını söyledi.

Pilar Marie Victoria Lopez’in bilinen herhangi bir sağlık sorununun olmadığını dile getiren Or, yaşanan ani olayın kendilerini, sporcularını ve camiayı üzdüğünü dile getirdi.

Olaydan bir gün önce saat 18.00 sularında sona eren antrenmanın ardından Lopez ve arkadaşlarının topluca yemek yediklerini, eğlendiklerini belirten Or, şöyle devam etti:

“Hatta o gece aynı binada kalan diğer iki yabancı sporcuyla binanın alt katındaki kafede oturuyorlar. Gece herkes evine gidiyor, dinleniyor. Sabah uyanma saatine göre de alarm kurmuş. İçeriye ilk giren fizyoterapistimiz, alarmın hala çaldığını söyledi. İçeriden kapı kilitlenmiş durumdaydı. Çilingir normal yollarla kapıyı açamamış, kilidi parçalamak zorunda kalmış. Dışarıdan herhangi bir müdahale olmadığı kesin. Polis tutanakları da bu şekilde. Polis ve savcılığın ilk tahmini tespiti olarak kalp krizi görünüyor. Sporcumuz daha sonra adli tıp kurumuna kaldırıldı. Şu an onun sonucunu bekliyoruz.”

Takıma izin verildi

Or, takımdaki diğer sporcuların bu acı olaydan çok etkilendiğini, onları bir süre dinlendirme kararı aldıklarını bildirdi.

Sabah yaptıkları toplantının ardından sporculara izin verdiklerini dile getiren Or, “Bireysel olarak antrenmanlarına devam ediyorlar. Çünkü bir ay sonra lig başlayacak. Takım önümüzdeki sezona hazırlanmak zorunda. Acı bir olay. Tüm spor camiasına, Nilüfer Belediyesi camiasına başsağlığı diliyoruz. Voleybol ve diğer spor camiaları acılarını, kederlerini bize iletiyorlar. Herkese teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

Muharrem Or, bazı haber sitelerinde ve sosyal medya platformlarında olayla ilgili asılsız iddiaların ortaya atıldığını belirtti.

Bunların kendilerini üzdüğünü anlatan Or, şunları kaydetti:

“Bazı sosyal medya hesaplarında ve basın kuruluşlarında uyku ilacı kullandığı yönünde bilgiler yazıyor, bunlar kesinlikle bizde yok. Belki öyle bir sorunu vardı ama evde ilaçla ilgili hiçbir belirti yoktu. Eve girer girmez özellikle sordum. Ne bir şırınga, ne bir ilaç, tüp gibi herhangi bir şey yoktu. Öyle bir şey görmedik. Nereden çıktığını bilmiyoruz. Şüpheli telefon zili gibi asılsız iddialar da çıktı. Belki ilgi çekmek için böyle şeyler gerekebilir ama böyle acı olaylarda bu tür şeylerin kullanılması bizleri, aileleri düşünmeden yapılan haberler. Bunlara dikkat etmekte fayda var.”

Muharrem Or, sporcunun ailesinin 1 Eylül Pazar günü Bursa’ya geleceğini, ertesi günden itibaren de ülkesine nakletmek için gerekli işlemlerin kendileri tarafından yapılacağını sözlerine ekledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/nilufer-belediyesporun-yeni-transferi-pilar-lopezin-olumuyle-ilgili-sorusturma-devam-ediyor/feed/ 0
Milli tekvandocu Meryem Betül Çavdar, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda bronz madalya kazandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-tekvandocu-meryem-betul-cavdar-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-bronz-madalya-kazandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-tekvandocu-meryem-betul-cavdar-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-bronz-madalya-kazandi/#respond Thu, 29 Aug 2024 22:16:51 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-tekvandocu-meryem-betul-cavdar-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-bronz-madalya-kazandi/ Grand Palais’te düzenlenen para tekvando müsabakalarında 2 numaralı seribaşı olan Meryem Betül, 1 numaralı seribaşı Meksikalı Jessica Garcia Quijano’yla karşılaştı.

Baştan sona üstün olan Meryem Betül, rakibini 6-3 yenerek bronz madalya kazandı. Milli sporcunun bu başarısı Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’nin ilk madalyası oldu.

Milli tekvandocu Meryem Betül Çavdar, Paris 2024 Paralimpik Oyunları'nda bronz madalya kazandı

Meryem Betül Çavdar, Tokyo 2020’de de K44 49 kiloda gümüş madalya almıştı. Kariyerinin ikinci paralimpik madalya sevincini yaşayan milli sporcu, başarısını tatamite Türk bayrağıyla tur atarak kutladı.

Milli tekvandocu Meryem Betül Çavdar, Paris 2024 Paralimpik Oyunları'nda bronz madalya kazandı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da karşılaşmayı takip ederek, milli sporcuya destek oldu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-tekvandocu-meryem-betul-cavdar-paris-2024-paralimpik-oyunlarinda-bronz-madalya-kazandi/feed/ 0
İstanbul’da Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı kutlandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yili-kutlandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yili-kutlandi/#respond Thu, 29 Aug 2024 17:07:53 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yili-kutlandi/ İstanbul’da Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü yılı münasebetiyle düzenlenen “Japon ve Türk Geleneksel Okçuluğu Buluşması” etkinliği kapsamında geleneksel okçuluk gösterisi yapıldı.

SOAC Sanat Danışmanlığı ve Küratörlüğü ile geleneksel Türk okçuluğu grubu Tirendaz tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cebeci Spor Kompleksinde düzenlenen gösteride, iki ülkenin geleneksel okçuluk teknikleri ele alındı.

Gösteri öncesinde konuşan SOAC Sanat Danışmanlığı ve Küratörlüğü kurucusu Dr. Okumura Sumiyo, Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin başlamasının 100. yılı vesilesiyle iki ülkenin geleneksel okçuluğunu bir araya getirdiklerini söyledi.

Okumura, insanlar ile kültürler arasında köprü kurmayı hedeflediklerini belirterek, “Bugün, farklı kültürel geçmişlere sahip insanların bir arada var olduğu bir dünyada yaşıyoruz, ancak genellikle hayatlarımızı bu kültür zenginliğini fark etmeden, dikkat etmeden ve birbirimizi keşfetmeden sürdürüyoruz.” dedi.

Geleneksel kıyafetlerle atış yaptılar

Etkinlikte Türk ve Japon okçular farklı dönemlere ait geleneksel kıyafetler giyerek ok atışı gösterisi sundu.

Japon samurayların giydiği “Hakama” adı verilen geleneksel kıyafetle ok atışı gösterisi yapan Tsukuba Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Matsuo Makinori, katılımcılara Japon geleneksel okçuluğu hakkında bilgiler verdi.

Matsuo, asimetrik kabzalı geleneksel Japon yayı ile ok atışının nasıl yapıldığından ve Japon okçuluğunun atış tekniklerinden bahsetti.

Japon kıyafeti giyen Türk okçuluğu grubu Tirendaz’ın kurucusu Dr. Murat Özveri de Türk ile Japon okçuluğu arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ile geleneksel Türk okçuluğu atış tekniklerini anlattı.

Tirendaz’dan Harun Deniz Selçuklu dönemi kıyafeti ve yayı, Sevgi Yanar Osmanlı dönemi kıyafeti ve yayı, Kerem Ağacıkoğlu ise Osmanlı dönemi kıyafeti ve Tatar yayıyla Özveri’nin anlattıklarını uygulamalı olarak sergiledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yili-kutlandi/feed/ 0
Paris’te 17. Paralimpik Oyunları’nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı’ndan geçti http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti/#respond Wed, 28 Aug 2024 23:12:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti/ Engelli sporcuların olimpiyatı paralimpik oyunlarının 17’ncisinin açılış töreni, 2024 Yaz Olimpiyatları gibi ilk kez stadyum dışında Paris’teki Concorde Meydanı’nda 65 bin seyircinin önünde gerçekleşti. Törene Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Uluslararası Paralimpik Komitesi Başkanı Andrew Parsons da katıldı.

BAYRAĞIMIZI SEVİLAY VE MAHMUT TAŞIDI

Şarkıcılar ve dansçıların performans sergilediği Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nın açılış töreninde Türk bayrağını, paralimpik madalyalı milli sporcular yüzücü Sevilay Öztürk ile tekvandocu Mahmut Bozteke taşıdı.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

OYUNLAR BAŞLIYOR YARIN BAŞLIYOR

Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda ilk müsabakalar, 29 Ağustos Perşembe günü yapılacak. 4 binden fazla bedensel engelli, görme engelli ve özel sporcu Paris 2024’te madalya arayacak. Organizasyonda 22 branşta yapılacak yarışlarda 542 madalya dağıtılacak.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

PARALİMPİK OYUNLARDAKİ BRANŞLAR

Paralimpik oyunlarda sporcular okçuluk, atletizm, badminton, görme engelliler futbol, bocce, kano, bisiklet, binicilik, golbol, judo, halter, kürek, atıcılık, oturarak voleybol, yüzme, masa tenisi, tekvando, triatlon, tekerlekli sandalye basketbol, eskrim, ragbi, tekerlekli sandalye teniste branşlarında başarı kovalayacak.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

PARALİMPİK OYUNLARI NEDİR?

Paralimpik Oyunlar, çeşitli engelli gruplarından sporcuların katıldığı çok sporlu etkinliktir. Orijinalindeki “paralympic” kelimesi; İngilizce, engelli anlamına gelen “paralyzed” ve “olympic” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir. Yaz ve Kış Paralimpik Oyunları o dönemki Olimpiyatların hemen ardından yapılır.Tüm Paralimpik Oyunları Uluslararası Paralimpik Komitesi tarafından yönetilir.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti


Yaz Oyunları sporları

  • Ağırlık kaldırma
  • Atletizm
  • Atıcılık
  • Tekerlekli sandalye basketbol
  • Binicilik
  • Bisiklet
  • Boccia
  • Çim bowlingi
  • Dalış
  • Eskrim
  • Futbol
  • Goalball
  • Halter
  • Judo
  • Masa tenisi
  • Tenis
  • Okçuluk
  • Tekerlekli sandalye rugby
  • Voleybol
  • Yelken
  • Yüzme

Kış oyunları sporları

  • Alp disiplini
  • Biatlon
  • Kayaklı koşu
  • Tekerlekli sandalye körlingi
  • Kızak
  • Buz hokeyi

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti/feed/ 0
Paris’te 17. Paralimpik Oyunları’nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı’ndan geçti http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti-2/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti-2/#respond Wed, 28 Aug 2024 23:12:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti-2/ Engelli sporcuların olimpiyatı paralimpik oyunlarının 17’ncisinin açılış töreni, 2024 Yaz Olimpiyatları gibi ilk kez stadyum dışında Paris’teki Concorde Meydanı’nda 65 bin seyircinin önünde gerçekleşti. Törene Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Uluslararası Paralimpik Komitesi Başkanı Andrew Parsons da katıldı.

BAYRAĞIMIZI SEVİLAY VE MAHMUT TAŞIDI

Şarkıcılar ve dansçıların performans sergilediği Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nın açılış töreninde Türk bayrağını, paralimpik madalyalı milli sporcular yüzücü Sevilay Öztürk ile tekvandocu Mahmut Bozteke taşıdı.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

OYUNLAR BAŞLIYOR YARIN BAŞLIYOR

Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda ilk müsabakalar, 29 Ağustos Perşembe günü yapılacak. 4 binden fazla bedensel engelli, görme engelli ve özel sporcu Paris 2024’te madalya arayacak. Organizasyonda 22 branşta yapılacak yarışlarda 542 madalya dağıtılacak.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

PARALİMPİK OYUNLARDAKİ BRANŞLAR

Paralimpik oyunlarda sporcular okçuluk, atletizm, badminton, görme engelliler futbol, bocce, kano, bisiklet, binicilik, golbol, judo, halter, kürek, atıcılık, oturarak voleybol, yüzme, masa tenisi, tekvando, triatlon, tekerlekli sandalye basketbol, eskrim, ragbi, tekerlekli sandalye teniste branşlarında başarı kovalayacak.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

PARALİMPİK OYUNLARI NEDİR?

Paralimpik Oyunlar, çeşitli engelli gruplarından sporcuların katıldığı çok sporlu etkinliktir. Orijinalindeki “paralympic” kelimesi; İngilizce, engelli anlamına gelen “paralyzed” ve “olympic” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir. Yaz ve Kış Paralimpik Oyunları o dönemki Olimpiyatların hemen ardından yapılır.Tüm Paralimpik Oyunları Uluslararası Paralimpik Komitesi tarafından yönetilir.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti


Yaz Oyunları sporları

  • Ağırlık kaldırma
  • Atletizm
  • Atıcılık
  • Tekerlekli sandalye basketbol
  • Binicilik
  • Bisiklet
  • Boccia
  • Çim bowlingi
  • Dalış
  • Eskrim
  • Futbol
  • Goalball
  • Halter
  • Judo
  • Masa tenisi
  • Tenis
  • Okçuluk
  • Tekerlekli sandalye rugby
  • Voleybol
  • Yelken
  • Yüzme

Kış oyunları sporları

  • Alp disiplini
  • Biatlon
  • Kayaklı koşu
  • Tekerlekli sandalye körlingi
  • Kızak
  • Buz hokeyi

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti-2/feed/ 0
İmamoğlu: İstanbul’da depreme hazırlık için birlikte hareket edemiyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/imamoglu-istanbulda-depreme-hazirlik-icin-birlikte-hareket-edemiyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/imamoglu-istanbulda-depreme-hazirlik-icin-birlikte-hareket-edemiyoruz/#respond Wed, 28 Aug 2024 11:35:55 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/imamoglu-istanbulda-depreme-hazirlik-icin-birlikte-hareket-edemiyoruz/ Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da yaşanabilecek depreme hazırlıkla ilgili, “İstanbul her anında, her saniyesinde çalışmaları sürdürdüğümüz bir şehrimiz. Tekrar ifade edeyim bu topyekun bir mücadeledir. Topyekun mücadele kısmında ne yazık ki halen birlikte hareket edebilme kabiliyetini elde edebilmiş değiliz.” dedi.

İmamoğlu, TBB Encümen Toplantısı için geldiği Adıyaman’da Yeni Mezarlığı ziyaret ederek, depremlerde hayatını kaybedenler için dua etti.

Daha sonra Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’yi makamında ziyaret eden İmamoğlu, gazetecilere, TBB’nin encümen toplantısı için Adıyaman’da bulunduklarını hatırlattı.

Depremlerden etkilenen 11 il için destek paketini toplantı sonrası açıklayacaklarını aktaran İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Türkiye Belediyeler Birliği olarak son yaptığımız encümen toplantımızda encümen üyelerimizle beraber bir sonraki toplantımızı deprem bölgesinde yapmaya karar verdik. Türkiye Belediyeler Birliğinin ilk büyük destek paketini de deprem bölgesinde yara almış ve büyük mücadele veren belediyelerimize açıklayalım diye ortak karar almıştık. Bugün o karar karşılığında Adıyaman’dayız ve bütün encümen üyelerimizle birlikte toplantımızı yapacağız. Toplantıda deprem bölgesine dair düşüncelerimizi ve burada o günden bugüne yürüyen süreçle ilgili önerilerimizi ve geleceğe dair önerilerimizi, duygularımızı paylaşacağız.”

Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük kayıplar verildiğini dile getiren İmamoğlu, “Tabii acı bir deprem yaşadık. Bu depremi sadece biz yaşamıyoruz, dünyaya baktığımızda birçok şehri depremle yüzleşen ülkeleri görebiliriz. Ama üzülerek ifade edelim ki bu konuda en kötü sınav veren ülke biziz. Bu çağda, devirde depremin insanlarımızı tabiri caizse tümden yok eden bir afet ötesi duruma dönüşmesinin altyapısını kuran bizleriz.” diye konuştu.

Yeni nesil gençlerin bu tür afetleri yaşamaması için sağlam adımlar atılması gerektiğini ifade eden İmamoğlu, şunları kaydetti:

“Gerçekten başımızı öne eğerek yürümeliyiz. Biz eğer 2023 yılında, Cumhuriyet’imizin 100. yılında, bütün Türkiye’yi ayağa kaldıran ve uyandıran 1999’daki Gölcük depreminden daha acı bir insan kaybıyla karşılaşmak utanç vericidir. Bütün bu sürecin sorumluluğunu elbette ki yöneticilerin, önde duran sorumluluklarını ele alarak, konuşarak yeni neslin depremle bu şekilde yüzleşmemesini sağlamak adına adımlar atmalıyız.”

İmamoğlu, yapılacak toplantının depremlerden etkilenen 11 ilin kalkınması için gerçekleşeceğine dikkati çekerek, “Bugün buradayız ve konuşacağımız her kelime, her cümle, bu bilinçle kurulacaktır. Tabii Adıyaman’dan 11 şehrimize bir bakış oluşturacağız. Türkiye’mizin bütün belediyeleri, bütün yerel yönetimleri olarak güçlü bir dayanışmayla bu bölgedeki bütün yerel yöneticilerin ve belediye başkanlarımızın yanındayız. Onların güçlü olmasını istiyoruz, onların bir an önce bu güzide şehirlerimizi, beldelerimizi ayağa kaldırmalarını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Olası İstanbul depremi

İstanbul’da olası depreme ilişkin hazırlıkların sürdüğünü anlatan İmamoğlu, şöyle devam etti:

“İstanbul her anında, her saniyesinde çalışmaları sürdürdüğümüz bir şehrimiz. Tekrar ifade edeyim bu topyekun bir mücadeledir. Topyekun mücadele kısmında ne yazık ki halen birlikte hareket edebilme kabiliyetini elde edebilmiş değiliz. Deprem bu ülkenin beka sorunudur. Özellikle İstanbul için böylesi bir ortamda amasız, fakatsız her şeyi bir kenara koyup bir masada her türlü kabiliyetiyle, yeteneğiyle bütün kurumların bir araya gelip, iş üretmesi gerekir. Henüz o refleksi, o kabiliyeti elde edemedik.”

Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ise heyeti ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, verilecek destekler için şimdiden teşekkür ettiklerini ifade etti.

İmamoğlu ve beraberindeki heyet, daha sonra encümen toplantısı için kentteki bir otele geçti. Toplantı, basına kapalı olarak sürüyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/imamoglu-istanbulda-depreme-hazirlik-icin-birlikte-hareket-edemiyoruz/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan: Türkiye’de Üretime ve İhracata Odaklanmalıyız http://www.karadenizhabertv.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-turkiyede-uretime-ve-ihracata-odaklanmaliyiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-turkiyede-uretime-ve-ihracata-odaklanmaliyiz/#respond Thu, 22 Aug 2024 15:47:07 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-turkiyede-uretime-ve-ihracata-odaklanmaliyiz/

YENİDEN Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Türkiye’de üretime, ihracata ve istihdama odaklı bir ekonomi modeline geçilmesi gerektiğini belirterek, “Biz, Yeniden Refah Partisi olarak, bu ekonomi modelini hayata geçirmek için çalışıyoruz ve iktidara gelmek istiyoruz” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Balıkesir’in Kepsut ilçesi programı öncesi Edremit ilçesine geldi. Erbakan burada, Tuzcumurat Mahallesi’nde yaşayan babası merhum Necmettin Erbakan’ın arkadaşı Yusuf Kurt’u (94) ziyaret etti. Erbakan, Kurt’un kendisini uzun zamandır görmek istediğini öğrendiğini ve bu isteği geri çevirmeyerek, programı öncesinde ziyaret ettiğini söyledi. Yusuf Kurt, Erbakan ile olan dostluklarından bahsederek Fatih Erbakan için dua etti.

‘ÜLKENİN YILLIK 250 MİLYAR DOLARA İHTİYACI VAR’

Fatih Erbakan, burada yaptığı açıklamada, faizlerin yükseltilmesinin, dış borcun ödenmesi ve cari açığın kapatılması için gerekli olan dövizin bulunabilmesi amacıyla olduğunu ifade etti. Erbakan, “Ülkemizin 70-80 milyar dolarlık bir cari açığı var ve bir yıl içinde ödenmesi gereken 180 milyar dolar seviyesinde dış borç var. Yani, ülkenin yıllık 250 milyar dolara ihtiyacı var. Bu dövizi normalde ihracatla, katma değerli ihracat yaparak sağlamamız gerekir. Ancak, üretime ve ihracata dayalı bir ekonomi modeli yerine betona ve çimentoya dayalı bir ekonomi modeli uygulandığı için bu dövizi bulmak amacıyla faizler yükseltiliyor” diye konuştu.

Türkiye’de üretime, ihracata ve istihdama odaklı bir ekonomi modeline geçilmesi gerektiğini belirten Erbakan, “Biz, Yeniden Refah Partisi olarak, bu ekonomi modelini hayata geçirmek için çalışıyoruz ve iktidara gelmek istiyoruz” dedi.

‘KEPSUT’U YENİDEN REFAH BELEDİYECİLİĞİ İLE TANIŞTIRACAĞIZ’

Fatih Erbakan, açıklamalarından sonra Yeniden Refah Partisi’nin 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde yüzde 30 oranında oy aldığı Kepsut ilçesine gelerek esnaf ve pazaryeri ziyaretlerinde bulunarak, vatandaşlarla sohbet etti. Erbakan, “Her şeyden önce değerli Kepsut halkına, kıymetli seçmenlerimize teşekkürlerimizi sunuyoruz. 31 Mart seçimlerinde Yeniden Refah Partimize vermiş oldukları büyük destek bugün bir teşekkür ziyareti yapma ihtiyacını hissetmemize vesile oldu. İnşallah bir sonraki seçimde Kepsut’u Milli Görüş belediyeciliğiyle, Yeniden Refah Belediyeciliğiyle tanıştıracağız” diye konuştu.

Yeniden Refah Partisi’nin oylarını her seçimde yüzde 100 artırdıklarını söyleyen Erbakan, “14 Mayıs’ta 1,5 milyon oy aldık. 31 Mart’ta 3 milyonun üzerinde oy aldık. 14 Mayıs’ta yüzde 2,86, 31 Mart’ta yüzde 7 oy aldık. Şimdi inşallah bu ivmeyi daha da artıracağız. ve yeniden Refah Partimizi hem milletimizin teveccühüyle hem de teşkilatlarımızın bu gayretiyle yapılacak olan ilk seçimde inşallah iktidara taşıyacağız ve adil bir düzenle paylaşımda adaleti tesis ederek paraları canavarlara değil, millete aktararak milletin alım gücünü artıracağız, yüzünü güldüreceğiz. Bu ekonomik sıkıntıdan, bu yokluktan inşallah Milli Görüş ruhuyla, milli görüş bereketiyle kurtulacağız” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-turkiyede-uretime-ve-ihracata-odaklanmaliyiz/feed/ 0
Sisi 4 Eylül’de Türkiye’ye geliyor! Dosyasında tek bir konu başlığı var http://www.karadenizhabertv.com.tr/sisi-4-eylulde-turkiyeye-geliyor-dosyasinda-tek-bir-konu-basligi-var/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sisi-4-eylulde-turkiyeye-geliyor-dosyasinda-tek-bir-konu-basligi-var/#respond Thu, 22 Aug 2024 11:29:40 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/sisi-4-eylulde-turkiyeye-geliyor-dosyasinda-tek-bir-konu-basligi-var/ Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, 4 Eylül’de ilk kez Türkiye’ye ziyarette bulunacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuğunu Beştepe’de resmi törenle karşılayacak. İki lider, daha sonra Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısına başkanlık edecek.

GÜNDEM GAZZE OLACAK

Yapılacak görüşmelerde İsrail’in saldırılarının durdurulması, bölgede ateşkesin sağlanması ve Netanyahu hükümetinin yargılanması konusunda atılabilecek ortak adımlar görüşülecek. Filistin başta olmak üzere Libya, sudan, Somali gibi bölgesel meselelerde; kalıcı istikrar, barış ve huzurun tesisi iki yapılabilecekler ele alınacak. İki ülke arasında 10 milyar dolara ulaşan ticaret hacminde yeni hedef 15 milyar dolar. Bu hedefe ulaşmak için atılacak adımlar görüşülecek. Sisi’nin beraberinde iş dünyasından isimlerle Türkiye’ye gelmesi bekleniyor.

SAĞLIK, TURİZM VE SAVUNMA SANAYİ

LNG, yenilenebilir, madencilik başta olmak üzere enerjinin yanı sıra; sağlık, turizm ve savunma sanayiinde iş birliği gündemde olacak. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü’nde 20 bin öğrencisi var. Her iki ülke de üniversiteler arası işbirliği, medya ve iletişim alanında çalışmaları artırıcı yöndeki çabalar ele alınacak.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sisi-4-eylulde-turkiyeye-geliyor-dosyasinda-tek-bir-konu-basligi-var/feed/ 0
Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan “maymun çiçeği virüsü” açıklaması: Türkiye’de görülmedi http://www.karadenizhabertv.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi-turkiyede-gorulmedi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi-turkiyede-gorulmedi/#respond Sat, 17 Aug 2024 21:15:17 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi-turkiyede-gorulmedi/ Afrika’da ortaya çıkıp dünyaya hızla yayılan maymun çiçeği virüsüyle ilgili Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu açıklama yaptı. Bakan Memişoğlu, “Bir salgın hastalık endişeniz yok. Yani şu an için alarm durum yok. Milletimiz rahat etsin.” ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Habertürk ekranlarında katıldığı bir canlı yayında dünyaya hızla yayılmaya devam eden maymun çiçeği virüsüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye'de maymun çiçeği virüsü var mı? Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan açıklama varSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu

“BİLİM İNSANLARI AGRESİF SEYREDECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYOR”

Maymun çiçeği virüsünün Covid gibi bir virüs olmadığını söyleyen Bakan Memişoğlu, “Maymun çiçeği RNA virüsü değil, DNA virüsü. Ne demek? Yani farklı bir virüs çeşidi bu. Daha agresif seyredeceğini bilim insanları düşünmüyorlar. Birincisi o. İkincisi bu 20 yıldır zaten o bölgede, Kongo’da olan bir hastalık esasında. Yeni çıkan bir hastalık değil. Özellikle son 2022 Temmuz’unda orada, Kongo’da bu bölgesel olan bir yerde bu hastalık yaygın hale geliyor. Özellikle uzun süreli temasla bulaşan, uzun süre yan yana kalmakla veya cinsel ilişkiyle bulaşan bir hastalık türü. Kovid gibi bir nefes alınımı yoluyla bulaşmıyor. Ve temasla bulaştığı için de yaygınlığı lokalize kalıyor genelde.” dedi.

VİRÜS TÜRKİYE’DE VAR MI?

Bakan Memişoğlu, “Bilim insanlarıyla oturup konuştuğumuzda Türkiye’de 2024’te bu virüs görülmedi. Yani bunu hem bizim bilim insanları hem altyapımızda şu ana kadar herhangi bir ülkemizde bu son maymun çiçeği hastalığıyla ilgili bir tanı konulmadı. Özellikle söylemek istiyorum çünkü bazen insanlar bazı inanmak istedikleri şeyleri duyurmaya çalışıyorlar ama yok yani bizde şu ana kadar yok inşallah da olmasın.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'de maymun çiçeği virüsü var mı? Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan açıklama var

“BÜTÜN PLANLARIMIZI, HAZIRLIĞIMIZI YAPTIK”

Maymun çiçeği virüsü konusunda bütün hazırlıkların yapıldığını belirten Memişoğlu, “Biz bu acil durumdan sonra bilim kurulumuzu oluşturduk ve bilim kurulu ile beraber bu hastalıkla ilgili nasıl eğer olursa eğer gelirse ülkemize nasıl bir önlem alınması gerekir? Gelmeden nasıl bir önlem alacağız? Gelirse ne yapacağız? Bunlarla ilgili bütün planlamalarımız ve hazırlığımızı yaptık. Bu bilim kurulu, bununla mücadele rehberi esasında bu. Hastalıkla mücadelenin rehberi. Zaten Dünya Sağlık Örgütü esasında ilanında bunu söylüyor. Hazırlıklı olun ama yayılıp yayılmayacağı konusunda bir netlik yok çünkü lokalize kalıyor genelde Afrika’da bu hastalık.” dedi.

“Bütün bilim insanları Kovid gibi bir pandemi beklemiyorlar.” diyen Memişoğlu, “Pandemi olacağını düşünmüyorlar. Tabii ki sağlıkta iki kere iki hiçbir zaman dört olmaz. Onun için net konuşulmaz. Bunu toplumun da bilmesi lazım. Çünkü o virüsün yapısı bir anda değişir, başka bir virüse dönüşebilir. Veya başka bir virüs de salgın yapabilir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'de maymun çiçeği virüsü var mı? Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan açıklama var

“ÇİÇEK AŞISI YÜZDE 85 ORANINDA KORUYOR”

Virüsten korunma yollarına ilişkin olarak da konuşan Memişoğlu, “Aslında bu şu anda söylenen, bilim insanlarının bize söylediği, bununla ilgili zaten çiçek aşısı olanların yüzde 85 korunduğu konusunda. 1980’e kadar da ülkemizde zaten çiçek aşısı olmayan yok biliyorsunuz. Ama yine de biz her türlü önlemimizi alıyoruz. Bugün bizim bakanlığımızdaki bilim kurulumuzun ilan ettiği rehber, ‘Nasıl davranacağız? Hastalık nedir? Nasıl dolaşıyor?’ Bunların hepsini rehberimizde yayınladık. Ve nasıl mücadele edeceğimizi, ne yapacağımızı da orada ayrıntılı bilim insanları tarafından belirlendi. Bu rehberi bizim web sayfalarımızdan ulaşabilirler.” dedi.

MAYMUN ÇİÇEĞİNİN BELİRTİLERİ NELER?

Maymun çiçeği virüsünün belirtilerini anlatan Bakan Memişoğlu, “Şu anda nefesle bulaşmadığını biliyoruz. O yüzden önce ateş ve baş ağrısıyla başlıyor bilindiği kadarıyla. Sonra bu cilt ve görünür bulgular ortaya çıkıyor. Tabii ateş ve baş ağrısı dediğinizde esasen birçok hastalık da olabilir. Ama şu bilinsin yani biz Afrika’dan hikayesi olan işte bu tür vakaları takip etmeye çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye'de maymun çiçeği virüsü var mı? Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan açıklama var

“ŞU AN İÇİN ALARM DURUMU YOK”

“Bir salgın hastalık endişemiz yok.” diyen Bakan Memişoğlu, “Yani şu an için alarm durumu yok. Milletimiz rahat etsin. Şöyle, bu son varyantı öldürme oranının biraz daha yüksek olduğunu gösteriyorlar. Kongo’da 15 bin kişi etkilenmiş. Dünya Sağlık Örgütü’nün söylemesine göre 517 ölü var. Ama bu genelde “immunosuppressive” dediğimiz başka hastalıklar olan düşkün insanlarda ölüm oranının yüksek olduğunu ifade ediyor. O nedenle de takip ediliyor.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi-turkiyede-gorulmedi/feed/ 0
Eskişehir Valisi YKS başarılı öğrencileri ağırladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/eskisehir-valisi-yks-basarili-ogrencileri-agirladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/eskisehir-valisi-yks-basarili-ogrencileri-agirladi/#respond Sat, 17 Aug 2024 04:45:24 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/eskisehir-valisi-yks-basarili-ogrencileri-agirladi/ Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Yükseköğrenim Kurumları Sınavı’nda (YKS) ilk 100 sıralamasına giren 10 öğrenci ve velilerini, Valilik Yunus Emre Toplantı Salonu’nda ağırladı.

Vali Aksoy, kabulünde, sınavda başarı elde eden öğrencilerle gurur duyduğunu, onların Türkiye’yi ikinci yüzyıla taşıyacak gençler olduğunu söyledi.

Öğrencilerin başarılarında en önemli katkının velilere ait olduğunu vurgulayan Aksoy, şöyle devam etti:

“Öğrenci, veli ve okul yönetiminin bir araya gelerek ortaya koyduğu başarıyı bugün burada görüyoruz. Amacımız Eskişehir’de eğitimin kalitesini her yıl daha ileri taşıyabilmek. Bu anlamda bütün kurum ve kuruluşlarımız çalışmalarını işbirliği içerisinde sürdürüyor. Katkı sunan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İlçelerde kaymakam arkadaşlarımız, il ve ilçe milli eğitim müdürlerimiz, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz olmak üzere herkese teşekkür ediyoruz. Bu başarıda herkesin bir katkısı vardır. Genç arkadaşlarımızla gurur duyduk, önümüzdeki süreçte onların başarılarını izlemeye devam edeceğiz, kendilerine başarılı bir üniversite hayatı diliyorum.”

Aksoy’un konuşmasının ardından kürsüye davet edilen öğrenciler, kendilerini tanıtarak sınava ilişkin görüşlerini paylaştı.

Kürsüde söz alan eşit ağırlık Türkiye 499’uncusu ve sözel Türkiye 95’incisi Melek Yücel, uluslararası ilişkiler bölümünde okumak istediğini anlattı.

Gelecekte büyükelçi olarak ülkeye faydalı bir birey olarak hizmet etmek istediğini dile getiren Yücel, başarısında emeği geçen ailesine, okul müdürüne, öğretmenlerine ve arkadaşlarına teşekkür etti.

Program, Vali Aksoy’in öğrencilere hediyeler vermesiyle sona erdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/eskisehir-valisi-yks-basarili-ogrencileri-agirladi/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Türkiye-Suudi Arabistan ticaret hacmi artacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-suudi-arabistan-ticaret-hacmi-artacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-suudi-arabistan-ticaret-hacmi-artacak/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:48:43 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10593 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan ticaret hacmindeki artışın süreceğini belirterek, “2024, Allah’ın izniyle, Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki ekonomik ilişkilerde altın bir yıl olarak yerini alacaktır. Orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaretimiz için var gücümüzle çalışacağız.” dedi.

Bakan Bolat, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğince (MÜSİAD) Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu kapsamında düzenlenen Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılışında konuştu.

Bolat, kongrenin ve fuarın Türk ve Suudlu iş dünyası üyelerine ticaret ve yatırım açısından çok büyük faydalar sağlayacağına işaret ederek, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında var olan kardeş ve dostça ilişkilerin siyaset, ekonomi, ticaret, yatırım, turizm ve kültür gibi her alanda çok daha ileri seviyelere yükselmesine büyük katkılar sunacağını vurguladı.

Ticaret Bakanlığı olarak Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın gerçekleştirilmesine destek verdiklerini dile getiren Bolat, Türk firmalara yurt dışı fuarlara katılmaları için sundukları desteklerden bahsetti.

İhracatçılara hem yurt dışında hem de Türkiye’de sundukları desteklerin devam edeceğinin altını çizen Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü.

“Bugünkü Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nda yapı ve inşaat, kapı ve pencere, iklimlendirme, elektrik, aydınlatma, gıda, kozmetik, makine, ambalaj, mobilya tekstil, sağlık, mutfak ekipmanları ve hizmetler alanlarında Türk firmalar ürünleri sergiliyor. 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu ise dünyanın diğer ülkelerinden gelen Müslüman iş insanlarının Suudi Arabistanlı ve Türk meslektaşlarıyla buluşmalarına ve iş yapmalarına büyük katkı sağlayacaktır. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler çok iyi düzeyde ilerlemektedir.”

Bolat, iki ülke liderinin karşılıklı ziyaretlerinden bahsederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdülaziz ile Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın bu konudaki kararlı ve yüksek iradesine işaret etti.

“Orta vadede 10 milyar dolar karşılıklı ticaret için var gücümüzle çalışacağız”

Bakan Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminde yaşanan artışa değinerek, Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Macid el-Kasabi ve diğer mevkidaşlarıyla yaptıkları görüşmelerde çok önemli projelerin gündeme geldiğini söyledi.

Ticaret hacmindeki artışın süreceğini dile getiren Bolat, “2024, Allah’ın izniyle, Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki ekonomik ilişkilerde altın bir yıl olarak yerini alacaktır. Zaten yılın ilk 2 ayında da Türkiye olarak bizim ihracatımızda yüzde 56’lık bir artış gerçekleşmiştir. Orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaretimiz için var gücümüzle çalışacağız.” diye konuştu.

Bolat, özellikle inşaat, inşaat malzemeleri ve savunma sanayisi ürünlerinde, muhtelif projelerin devreye alınmasıyla beraber, karşılıklı ticaret ve yatırımlarda çok büyük bir sıçrama yaşanacağını söyledi.

İki ülke arasında son yıllarda gerçekleşen ekonomik ziyaretlerden ve etkinliklerden bahseden Bolat, çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdiklerini, iş forumları, iş konseyi toplantıları ve alım heyeti gibi programlar düzenlendiğini anlattı.

“İslam ülkeleri ile ticaretimiz 2023’te 132 milyar dolara yükseldi”

Ticaret Bakanı Bolat, tüm dünyada olumsuzluklar ve sıkıntılar yaşanırken Türkiye’nin ihracatını artırmaya ve büyümeye devam ettiğini belirterek, Türkiye’nin gayrisafi milli hasılanın tarihte ilk defa 1 trilyon doları aşarak 1 trilyon 119 milyar dolara yükseldiğini kaydetti.

İhracatta ve dış ticarette son 20 yılda yaşanan gelişmeleri ve ilerlemeleri anlatan Bolat, mal ihracatının 256 milyar dolara, hizmet ihracatının ise 100 milyar dolara yükseldiğini söyledi.

Bolat, “2028 için vizyonumuz mal ihracatında 375 milyar dolar, hizmetler ihracatında da 200 yüz milyar dolara ulaşmak. Tüm üreticilerimizle ve ihracatçılarımızla var gücümüzle çalışacağız.” dedi.

Geleneksel pazarları arasında yer alan AB, ABD ve OECD ülkelerinin yanı sıra İslam ülkeleri ile ihracatı geliştirme ve uzak ülkeler stratejisi sayesinde bu hedefe ulaşmak için çalıştıklarını dile getiren Bolat, Türkiye’nin İslam ülkeleri ile gerçekleştirdiği ticaret konusunda verileri paylaştı.

Bolat, 2002’de 10,7 milyar dolar olan Türkiye’nin bütün İslam ülkeleri ile ticaretinin 2023’te 12 kat artışla 132 milyar dolara yükseldiğini vurguladı.

Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerde geçen yıl bir sıçrama yaşandığını ifade eden Bolat, şunları kaydetti:

“Körfez-Arap İş Birliği Konseyi’nden ülkemize gelen doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 227 milyon dolar iken, 2022’de 16,2 milyar dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ülkemize gelen yatırımlar ise 2002’de 296 milyon dolar iken, 2022’de 21,4 milyar dolara yükselmiştir. Öte yandan ülkemizden Körfez-Arap İşbirliği Konseyi’ne doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 22 milyon dolar iken, 2022’de 171 milyon dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’na yatırımlarımız 2002’de 1,4 milyar dolar iken, 2022’de 5,4 milyar dolara yükselmiştir. Bunun yanında Türkiye Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolardan fazla yatırımı çekmeyi başarmıştır. Ayrıca geçen ay İstanbul’da gerçekleşen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nda eğitimi desteklemek amacıyla Suudi Kalkınma Fonu ve Hazine ve Maliye Bakanlığımız arasında 55 milyon dolarlık kalkınma kredisi anlaşması imzalanmıştır.”

“Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetleri 2023 yılında 3 milyar dolara ulaştı”

Türkiye’deki uluslararası sermayeye sahip şirket sayısının 2002 yılında 5 bin 600 iken 2023 yılında 80 bin 500’e yükseldiğini belirten Bolat, Türkiye’ye yapılan yabancı yatırımların ise 2003-2023 yıllarında 262 milyar dolara, Türkiye’den yurt dışına yabancı yatırımların da 60 milyar dolar seviyelerine ulaştığını aktardı.

Bolat, Türkiye’nin Körfez-Arap İş Birliği Konseyi ülkelerinde 716 proje ile 74 milyar dolarlık müteahhitlik hizmeti verdiğini, Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetlerinin ise 2023 yılında 16 proje ile yaklaşık 3 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Türkiye’nin turizm açısından Arap bölgesi için önemli bir destinasyon olduğunu vurgulayan Bolat, Suudi Arabistan’dan ülkeye gelen turist sayısının 2023 yılında 820 binin üzerine çıkarak önemli bir seviyeye geldiğini belirtti.

Açılış konuşmalarının ardından Bakan Bolat ve Suudi Arabistan Ticaret Bakanı el-Kasabi ile beraberindekiler Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılış kurdelesini kesti. Açılışın ardından bakanlar ve beraberindeki heyet fuar alanını ziyaret etti. Türk ihracatçı ve üreticileriyle sohbet eden Bolat, iş insanlarıyla fotoğraf çektirdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-suudi-arabistan-ticaret-hacmi-artacak/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin tüm kesimlerini sandıkta birleşmeye davet etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-tum-kesimlerini-sandikta-birlesmeye-davet-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-tum-kesimlerini-sandikta-birlesmeye-davet-etti/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:39:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10558 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ” Türkiye’nin bütün yoksullarını, bütün işsizlerini, bütün esnaflarını, bütün çiftçilerini, bütün emekçilerini ve bütün emeklilerini 31 Mart’ta sandıkta birleşmeye davet ediyorum.” dedi.

Özel, Lüleburgaz Belediyesi Sanat Akademisi’nde düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşları ve Muhtarlar Buluşması”nda, seçimlerde aday olan tüm muhtarlara başarılar diledi.

AK Parti iktidarını değiştirmeye geçen yıl yapılan genel seçimlerde çok yaklaşılmasına rağmen bunun gerçekleşmediğini anımsatan Özel, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Özel, emekli maaşlarının yüksek enflasyon karşısında çok düşük kaldığını, bu nedenle en düşük emekli maaşının 25 bin lira olması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye İstatistik Kurumunu (TÜİK), verilerinin gerçeği yansıtmadığı yönünde eleştiren Özel, “Bugün itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 67. Peki gerçek enflasyon kaç? Gerçek enflasyon yüzde 130.” ifadesini kullandı.

Yarına umutla bakmak isteyen herkesi oy vermeye, 31 Mart’ta sandık başına davet eden Özel, şöyle konuştu:

“2018 yılındaki seçim başarısından sonra tek adam rejiminin yerleştiği günden sonra 2019’da İstanbul’dan, Ankara’dan başlayarak 11 büyükşehirle genel iktidarın gücünü yerelden dengelediğimiz süreçte, geçen seneki seçimlerde yüzde 51’e 49’luk duruma kadar gelip büyük bir talihsizlikle, kendi hatalarımızla o seçimi kazanamamıştık.

Yarınlara umutla bakmak isteyen ‘bu hükümet beni görmezden gelmesin’ diyen, ‘beni de hesaba katsın’ diyen herkesin 31 Mart’ta bu hükümete ‘bir dur bakalım’ demesi lazım. Türkiye’nin bütün yoksullarını, bütün işsizlerini, bütün esnaflarını, bütün çiftçilerini, bütün emekçilerini ve bütün emeklilerini 31 Mart’ta sandıkta birleşmeye davet ediyorum.”

“Türkiye ittifakı Türkiye’yi seven herkesten oy alır”

Cumhur İttifakı’nın karşısında güçlü olduklarını vurgulayan Özel, aday gösterdikleri tüm belediye başkanlarının donanımlı ve tecrübeli olduğunu belirtti.

Cumhur İttifakı’nın karşısında bu kez herkesten oy alacak Türkiye ittifakının olduğunu ifade eden Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye ittifakı, Türkiye’nin geleceğinin garantisi. Onların karşısındaki ittifakın adı bu sefer Millet İttifakı değil ama çok daha güçlüsü var, Türkiye ittifakı. Türkiye ittifakı kimden oy alır? Türkiye’yi seven herkesten oy alır. Milli takım gol atınca sevinen herkesten oy alır, Filenin Sultanları şampiyon olduğunda ağlayandan, kızlarımız ağlarken gırtlakları düğümlenen herkesten oy alır. Türkiye ittifakı, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Kırmızı beyaz renkleriyle, ay yıldızlı al bayrağıyla, vatanını, ülkesini, milletini sevenleriyle biz Türkiye’yi kucaklamaya, Türkiye’yi kurtarmaya, Türkiye’deki sıkıntı çeken herkesi kucaklamaya geliyoruz.”

Programda, CHP Kırklareli İl Başkanı Bora Terzi ile Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli de konuşma yaptı.

Özgür Özel, daha sonra pazar yerinde esnaf ziyaretinde bulundu. Ürünlerin fiyatlarını inceleyen Özel, vatandaşlarla sohbet etti.

Özel, vatandaşlara hitap etti

Ardından Kongre Meydanı’ndaki programa geçen Özel, burada da katılımcılara seslendi.

Emeklilerin yüzde 70’inin 10 bin lira maaş aldığını, iktidarın enflasyonu düşüreceği vaatlerinin bir türlü gerçekleşmediğini söyleyen Özel, şunları kaydetti:

“Bak Recep Tayyip Erdoğan, karıncanın kardeşi var. Onu sana ezdirtmeyiz, karıncanın kardeşi, CHP’dir, CHP’lilerdir. Dün, Recep Tayyip Erdoğan çıktı dedi ki ‘Enflasyonu düşüreceğim, yıl sonuna kadar’, geçen sene de aynı şeyi söylemişti. Ama o bunu söylediğinde 19 lira olan mazot 40 lira, 42 lira olunca, 45 liralara kadar çıkınca iğneden ipliğe her şeye zam geldi. Zam gelmeye devam ediyor. Evet, seninle istediğin gibi kavga edeceğim ama kimlik siyaseti kavgası etmeyeceğim. Sen zam, zam, zam yaparken, sen istiyorsun diye ‘dem, dem, dem’ konuşmayacağım. Emekliyi konuşacağım, esnafı konuşacağım, yoksulları konuşacağım, işsizliği konuşacağım.”

Partisinin belediye başkan adaylarına oy isteyen Özel, Lüleburgaz’da belediye başkanlığını kazanacaklarına inandığını vurguladı.

Türkiye’yi kucaklayan bir siyaset yaptıklarını dile getiren Özel, Türkiye ittifakının içinde sosyal demokratların, muhafazakar demokratların ve milliyetçi demokratların olduğuna işaret etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-tum-kesimlerini-sandikta-birlesmeye-davet-etti/feed/ 0
Özbekistan ile Türkiye Arasındaki İlişkilerde Yeni Dönem http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozbekistan-ile-turkiye-arasindaki-iliskilerde-yeni-donem/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozbekistan-ile-turkiye-arasindaki-iliskilerde-yeni-donem/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:03:57 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10538 Bağımsızlığını 31 Ağustos 1991’de ilan eden Özbekistan ile bu kararı 16 Aralık 1991’de ilk tanıyan ülke olan Türkiye arasındaki diplomatik ilişkiler, 4 Mart 1992’de kuruldu.

Ülkede ilk büyükelçiliği açan Türkiye’nin Taşkent Büyükelçiliği Nisan 1992’de, Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği de Ocak 1993’te faaliyetlerine başladı.

Özbekistan’ın bağımsızlık ilanının ardından geçen 24 yıl boyunca Türkiye ile ilişkilerinde farklı nedenlerden dolayı inişli çıkışlı dönemler yaşandı.

Jeostratejik konumu, köklü tarihi, zengin kültürel değerleri, ekonomik potansiyeli, 36 milyonu aşan nüfusu ve Orta Asya’nın tüm ülkeleriyle ortak sınırlarının bulunması nedeniyle bölgenin kilit ülkelerinden Özbekistan ile Türkiye arasında uzun yıllar durağan olan ilişkilerin seyri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kasım 2016’da Semerkant’a yaptığı ziyaretle tümden değişti.

Semerkant ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile yaptığı görüşme, Özbekistan-Türkiye ilişkilerini canlandırarak ikili ilişkilerde yeni dönem başlattı. Bunun ardından Mirziyoyev, Ekim 2017’de “Cumhurbaşkanı” sıfatıyla 21 yıl aradan sonra Türkiye’yi ziyaret eden en üst düzey Özbek yetkili oldu.

İki ülke cumhurbaşkanları arasındaki yakın dostluk ve siyasi irade neticesinde ilişkiler, 2017’de stratejik ortaklık seviyesine çıkartılırken uzun yıllardan beri yapılamayan Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyon Toplantıları düzenlendi. 2018’de iki liderin başkanlıklarında Türkiye-Özbekistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kuruldu, Konseyin ilk toplantısı Şubat 2020’de Ankara’da, ikinci toplantısı da Mart 2022’de Taşkent’te gerçekleştirildi.

Geçen sene Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, farklı vesilelerle iki kez Türkiye’ye ziyarette bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere bir kez Özbekistan’ı ziyaret etti.

Aralık 2023’te Ankara’da Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyonunun 7. toplantısı gerçekleştirildi. Özbekistan Başbakan Yardımcısı Cemşid Koçkarov başkanlığındaki heyetin katıldığı toplantıda iki ülke arasındaki ticari-ekonomik ilişkilerin 2024 ve 2025 yıllarında geliştirilmesini içeren eylem planı oluşturuldu.

Özbekistan-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin üçüncü toplantısının 2024’te Ankara’da yapılması planlanıyor, bu vesileyle Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in bu yıl Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor.

İkili ticaret hacmi 3,1 milyar dolar oldu

Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticari ilişkilerde de yeni dönem başladı. 2016’da 1 milyar 242 milyon dolar olan ikili ticaret hacmi, 2020’de 2,1 milyar dolar, 2023’te de 3,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Özbekistan’ın dış ticaretinde 2016 öncesinde ilk 5 ülke arasında yer alan Türkiye, geçen yıl yüzde 5’lik payla ülkenin 4. ticari ortağı oldu.

Türkiye’nin 2023’te Özbekistan’a ihracatı yüzde 6,4 artışla 1 milyar 851 milyon 200 dolara ulaştı, Özbekistan’dan ithalatı da yüzde 24 azalışla 1 milyar 248,5 milyon dolar olarak hesaplandı.

Türkiye, Özbekistan’a ağırlıklı olarak makine, elektronik eşya, mobilya ve aydınlatma cihazları, prefabrik yapılar, motorlu kara taşıtları, tekstil, gıda ve tüketim ürünleri satarken plastik mamuller, bakır, çinko ve pamuk ipliği ithal etti.

İki ülke arasında haftada 60 tarifeli uçak seferi yapılıyor

Mirziyoyev’in göreve gelmesinin ardından Türk iş insanları tarafından uzun yıllar defalarca dile getirilen sorunlardan vize konusunda olumlu adımlar atıldı.

Özbek hükümeti, 2017’de Türk vatandaşlarına 3 gün içinde vize verilmesini öngören kararnameyi imzaladı, Şubat 2018’de Türk vatandaşlarına 30 günlük vize muafiyeti tanıdı.

Bunun neticesinde iki ülke vatandaşları arasında karşılıklı ziyaretler artarken 2016’da 150 bin civarında olan Türkiye’ye giden Özbek sayısı, 2023’te 500 bine yaklaştı.

İki ülke arasında 2016’ya kadar haftada 5 kez yapılan tarifeli uçak seferleri de son yıllarda önemli ölçüde artış gösterdi. Karşılıklı ilişkilerin gelişmesiyle iki ülke hava yolu şirketlerinin uçtuğu güzergahların sayısı da çoğaldı ve İstanbul-Taşkent seferlerinin yanı sıra Türkiye’nin Ankara ve İzmir şehirleri ile Özbekistan’ın tarihi Semerkant, Buhara, Ürgenç ve Fergana şehirlerini bağlayan uçak seferleri düzenlenmeye başlandı.

Özbekistan ile Türkiye arasında haftada 60 tarifeli uçak seferi düzenleniyor, bu sayının yaz mevsiminde artması bekleniyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozbekistan-ile-turkiye-arasindaki-iliskilerde-yeni-donem/feed/ 0
Türkiye’de Sosyal Ağ Yorgunluğu Araştırması Sonuçları Açıklandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyede-sosyal-ag-yorgunlugu-arastirmasi-sonuclari-aciklandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyede-sosyal-ag-yorgunlugu-arastirmasi-sonuclari-aciklandi/#respond Wed, 31 Jul 2024 09:06:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10420 Türkiye genelinde yapılan bir araştırma sonucunda, kişilerde sosyal ağ kullanımından uzaklaşmaya yönelik işaretler tespit edildi. Araştırma neticesinde illerin sosyal ağ yorgunluğu açıklandı. En az sosyal ağ yorgunluğu yaşayan şehir Erzincan.

İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Acar, Prof. Dr. Birol Gülnar danışmanlığında hazırladığı doktora tezinde Türkiye’nin sosyal ağ yorgunluğu yaşadığını belirledi.

2022 yılında başlayan ve 5 ayın sonunda tamamlanan araştırmada en az sosyal ağ yorgunluğu yaşayan şehrin Erzincan, en yoğun sosyal ağ yorgunluğu yaşayan ilin Afyonkarahisar olduğu belirlendi. Bölge bazında ise Güney Doğu ile Doğu Anadolu bölgelerinin batı bölgelerine göre daha fazla sosyal ağ yorgunluğu yaşadıkları tespit edildi. Araştırmada, kişilerin yaşadıkları sosyal ağ yorgunluğunun kendilerinden kaynaklamadığı görülürken, kullanıcılar; platformlarda yer alan aşırı miktardaki bilgi, sürekli iletişim hali ya da sosyal ağların kendi teknik özelliklerine bağlı olarak yorgunluğa maruz kaldığı belirtildi.

Araştırma 81 ili kapsıyor

Türkiye’de ilk olan araştırma ile ilgili bilgiler veren Dr. Öğr. Üyesi Nihal Acar, “Çalışmamız aslında 2010 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Pazar araştırmacıların bulduğu bir durum tespitidir. Şöyle ki sosyal ağların kullanım oranlarında ki düşüşe ve bu düşüşün kişiler üzerinde ortaya çıkarttığı fiziksel ve ruhsal nedenlere dayanan bir araştırmadır. Araştırmada Türkiye’de ilk Prof. Dr. Birol Gündar ve benim tarafımdan doktora tezi olarak hazırlandı. Araştırmayı biz tüm Türkiye’de yani 81 ili temsil edecek şekilde yapılandırdık. Kavramın yani sosyal ağ yorgunluğunun nasıl üretildiğine baktığımızda ise büyük Pazar şirketleri kullanım oranlarında 2011 yılında 2010’a göre yüzde yirmilik bir düşüşten bahsediyor. Bu oran sosyal ağ için yüksek bir oran. Pazar araştırmacılar bunun yani insanların neden artık platform kullanmaktan uzaklaştığının araştırılması gerektiğini literatür kısmına yöneltiyor. Yani biraz daha bu işle uğraşan bilim adamlarının araştırma yapmasını söylüyor” ifadelerine yer verdi.

“Sosyal ağ yorgunluğu Türkiye’de mevcut”

Pazar araştırmacılarının temel nedeninin reklam olduğuna dikkat çeken Nihal Acar, “Çünkü onlar sosyal ağlar üzerinden reklam aldığı için kullanılmayan bir platforma da ister istemez hiçbir firma reklam vermez. Araştırma da 2 boyut elde ettik. Vatandaşların sosyal ağ kullanımı sonucunda 2 olumsuz durumla karşılaştığını tespit ettik. Bunlardan bir tanesi teknostres, yani sosyal ağ kullanımına bağlı olarak kişilerin bunalma, stres, depresyon, anksiyete. Fiziksel anlamda da kas ve eklem ağrıları sürekli masa başında oturmaktan ya da göz bozuklukları, ani kalp atışı, nefesin aniden yükselmesi gibi durumlar tespit edilir. Ama araştırmanın bir diğer ilginç boyutunda da tükenme. Yani Kişiler artık yavaş yavaş sosyal ağ kullanmak istemiyor. Örnek verecek olursak bir sosyal ağ platformu temmuz ayında kendisine bağlı küçük bir üretip piyasaya sürdü. Burada ki temel neden kullanıcı sayısını düşürmemek, kullanıcı sayısını kaybetmemek olarak söylenebilir. Sosyal ağ yorgunluğu artık bizim ülkemizde mevcut. Kişiler özellikle ağ kullanımından yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı” şeklinde konuştu. – ERZİNCAN

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyede-sosyal-ag-yorgunlugu-arastirmasi-sonuclari-aciklandi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye büyüme ve turizmde olumlu tabloyu sürdürüyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-buyume-ve-turizmde-olumlu-tabloyu-surduruyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-buyume-ve-turizmde-olumlu-tabloyu-surduruyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 09:00:45 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10349 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Büyüme tarafında da olumlu tablo devam ediyor. Geçtiğimiz sene yüzde 4,5 büyüme oranıyla Avrupa Birliği ülkeleri içinde ilk sırada yer aldık. Milli gelirimiz 1 trilyon dolar sınırını geçerek tarihimizde ilk kez 1 trilyon 119 milyar dolara ulaştı. Böylece çok kritik bir psikolojik etabı aşmayı başardık” dedi.

Partisinin Muğla aday tanıtım mitingi için Muğla’ya gelen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmaris’te iş adamları ve STK temsilcileri ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, STK temsilcileri ile gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada, 31 Mart mahalli idareler seçimleri arifesinde il mitinglerine devam ettiklerini belirterek, “Bugün de Muğlalı vatandaşlarımızın misafiriydik. Bizi bir kez daha bağrına basan Muğlalı kardeşlerimize teşekkür ediyorum. İl ziyaretimizi vatandaşlarımızla buluşmanın yanında iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın nabzını tutma vesilesi olarak da görüyoruz. Türkiye’yi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yolu ile büyütme stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz. Geçen sene yaşadığımız deprem felaketine ve bölgemizde patlak veren çatışmalara rağmen hamdolsun hedeflerimizden kopmadık” dedi.

“2024 yılında hedef 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir”

Türkiye’nin 2024 yılını rekor turist sayısı ile kapattığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizmde 2023 yılını rekor ziyaretçi sayısı ve gelirle kapattık. Bu sene hedefimiz 60 milyon turist sayısı ve 60 milyar dolar gelir. Turizm geliri ve ihracatta yakaladığımız ivme hız kesmeden devam ediyor. Geçen yıl 256 milyar dolarla tarihimizin en yüksek ihracat rakamına ulaşmıştık. Ocak ve şubat ihracat rakamlarımız da oldukça iyi geldi. Şubat ayında ihracatımız bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 13,6 artarak 21 milyar doları aştı. Şubat ayında 12 aylık ihracat, yüzde 6 artışla 259 milyar doları buldu. Büyüme tarafında da olumlu tablo devam ediyor. Geçtiğimiz sene yüzde 4,5 büyüme oranıyla Avrupa Birliği ülkeleri içinde ilk sırada yer aldık. Milli gelirimiz 1 trilyon dolar sınırını geçerek tarihimizde ilk kez 1 trilyon 119 milyar dolara ulaştı. Böylece çok kritik bir psikolojik etabı aşmayı başardık” dedi.

“Üreten, ihracat yapan, çalışan ekonomimize katkı veren herkesin yanında olmayı sürdüreceğiz”

“Bölgede çatışmaların durulup, istikrar arttıkça inşallah daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Enflasyon ve hayat pahalılığı meselesi, tüm dünya gibi bizim de başımızı ağrıtan en önemli konu. Covid-19 salgını ile başlayan, bölgesel çatışmaların olumsuz etkileriyle derinleşen enflasyon hususunda vatandaşlarımızın karşılaştığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. Dış dinamikler ve genel ekonomik gelişmelerle birlikte fırsatçılıktan ve tamahkarlıktan da kaynaklanan bu sorunu mutlaka çözeceğiz. Piyasa gerçeklerinden kopuk bir şekilde fahiş fiyat arttırarak insanımızın lokmasına göz dikenlerle mücadelemiz sürecektir. Fiyat istikrarı ve anti enflasyonist yaklaşımdan taviz vermeden büyüme odaklı ekonomi programımız doğrultusunda gerekli adımları atıyoruz ve atacağız. İnşallah yılsonuna doğru uyguladığımız politikaların etkilerini somut olarak hissetmeye başlayacağız. Bu süreçte üreten, ihracat yapan, çalışan ekonomimize katkı veren herkesin yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.

“Tüm zorlukların üstesinden gelmesini bildik”

Türkiye olarak son yıllarda elde edilen kazanımların arka planında siyasi istikrar ve güven ortamının korunmasının olduğunu açıklayan Erdoğan, “Geride bıraktığımız 21 yıl içerisinde terör saldırılarından darbe girişimine, sokak olaylarından tabi afetlere kadar pek çok sıkıntı yaşadık. Bir başka ülkenin başına gelse yerle yeksan olmasına yol açacak nice sınama ile nice badireyle karşı karşıya kaldık. Birileri bizim daha önceki dönemlerde ülkeyi yönetenlerin başına geldiği gibi tökezleyeceğimizi, hedeflerimizden vazgeçeceğimizi, statükoya teslim olacağımızı düşündü. Ama biz tüm bu zorlukların üstesinden alnımızın akıyla gelmeyi başardık. Son olarak 14-28 Mayıs seçimleriyle ülkemizin güven ve istikrarını hedef alan bir senaryoyu daha yırtıp attık. İşte sizler de takip ediyorsunuz. Daha düne kadar Türkiye’yi birlikte yönetmekten bahsedenlerin ülkemize güya barış, huzur ve demokrasi getirmeyi vaat edenlerin ‘Halil İbrahim sofrası kurduk’ diyerek milletin gözünü boyayanların, velhasıl kendi içlerindeki kavgayı, çekişmeyi ve rekabeti örtmek için hayal satanların ne hallere düştüklerini hepimiz görüyoruz. Ortak değer ve prensipler yerine şahsi çıkarları üzerinde ittifak yapanlar esen ilk rüzgarda darmadağın oldu. Bizim kendileriyle ilgili olarak dile getirdiğimiz eleştirilerin çok daha fazlasını bugün eski ittifak ortaklarına bizzat kendileri söylüyor. Demek ki milletimizin verilmiş sadakası varmış. Milletimiz, 14-28 Mayıs’taki tercih ile Türkiye’nin son 21 yılda çok ağır bedeller ödeyerek elde ettiği kazanımlara sahip çıkmıştır. Ülkemiz altın değerinde bir 5 yıl daha kazanmıştır. Bunu en iyi, en doğru, en etkili şekilde değerlendirmemiz gerekiyor” dedi.

“Türkiye yüzyılı inşasını yerel ve merkezi yönetimlerin el ele vermesi ile gerçekleştirebiliriz”

Türkiye yüzyılının inşasını ancak merkezi idare ve yerel yönetimlerin el ele verip uyum içinde çalışması ile gerçekleştirileceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en çarpıcı örneği depreme hazırlık çalışmalarıdır. Bir taraftan 6 Şubat’ta yaşadığımız büyük felaketin izlerini silerken, diğer taraftan da şehirlerimizi daha dayanıklı hale getirmemiz çok önemlidir. Kentsel dönüşüm projeleri ve şehircilik altyapımızın yenilenmesi başta olmak üzere ülkemizin afetlere karşı hazırlıklarını süratle tamamlamak istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar olarak biz ülkemizi bir an önce depreme hazırlayalım derken, yerel yönetimler aksi istikamette çaba gösterirse kaybeden şehirlerimiz ve vatandaşlarımız oluyor. Aynı şekilde biz hizmet ve eser siyaseti için koştururken mahalli idareler istismar siyaseti ile hareket edince kaybeden yine şehirlerimiz oluyor. Muğla’da, İzmir’de, Hatay’da yıllardır Ankara ve İstanbul’da son 5 senedir bu acı gerçekle maalesef yüzleşiyoruz. Öyle ki, bu şehirlerimizde işlerin daha fazla kötüye gitmemesi, insanımızın daha fazla zorluk çekmemesi için biz sorumluluk üstlendik. Normalde belediyelerin görevi olan hizmet, yatırım ve eserleri de çoğu zaman bakanlıklarımız vasıtasıyla biz yaptık, yapıyoruz. Marmaris ve Fethiye körfezinin balçıktan temizlenmesi için gönderdiğimiz iki adet tarama ve dip temizleme gemisi dün Marmaris limanına ulaştı. Gemilerimiz inşallah bu hafta tarama çalışmalarına başlıyor. Turizmle birlikte diğer alanlarda da şehrimizin ve ilçemizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Tabii asıl umudumuz 31 Mart’ta yerelde bir değişimin başlamasıdır. Marmaris başta olmak üzere tüm ilçeleriyle Muğla’mızı da Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturmayı arzu ediyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nde Aydın hocamızla, Marmaris’te Serkan Yazıcı kardeşimizle el ele vererek inşallah şehrimizi hak ettiği yerlere getireceğiz” dedi. – MUĞLA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-buyume-ve-turizmde-olumlu-tabloyu-surduruyor/feed/ 0
Özgür Özel: “Erdoğan, Seçimleri Kaybettiğini Görünce Geçen Sefer Yaptığı Gibi İftiraya, Yalana, Hakarete Sarıldı” http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-erdogan-secimleri-kaybettigini-gorunce-gecen-sefer-yaptigi-gibi-iftiraya-yalana-hakarete-sarildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-erdogan-secimleri-kaybettigini-gorunce-gecen-sefer-yaptigi-gibi-iftiraya-yalana-hakarete-sarildi/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:30:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10323 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: HAKAN KAYA

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Tekirdağ aday tanıtım toplantısında; “Recep Tayyip Erdoğan, dün bir kez daha seçimleri kaybettiğini görünce geçen sefer yaptığı gibi iftiraya, yalana, dolana, hakarete sarılacağını gösterdi ve sarıldı. Geçmiş seçimlerde, sonradan kendisinin yalan olduğunu kabul ettiği montaj videolarla ‘Efendim CHP’nin, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayına, Sayın Kılıçdaroğlu’na güya Kandil destek veriyormuş, alkış yapıyormuş. Montaj video yapacak kadar utanmazlığı ele aldılar. Seçim geldi geçti. Yoksul insanları, dardaki insanları beka sorunuyla korkutarak, terörle iş birliği diye yalanlar atarak kandırıp oylarını aldılar. Şimdi 10 bin lira emekli maaşına mahküm ediyorlar. İşsizliğe, derin yoksulluğa mahküm ediyorlar. Pazar yerlerinde çürümüş, atılmış, ezilmiş sebze meyveyi yüzünü kapayarak toplayan analarımız var. Onlar o haldeyse yüzünü gizleyecek olan onlar değil; biziz, hepimiziz ama esas yüzünü gizleyecek olan Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

CHP Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Candan Yüceer’in tanıtım toplantısı, kentteki bir otelde yapıldı. Programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Burada konuşan Özel, önceki gün Çorlu tren faciasının 19’uncu duruşmasına katıldıklarını ve adalet rayların altında kalmasın diye 25 Nisan’a ertelenen duruşmaya da gideceklerini söyledi.

“ÇORLU DAVASINDA TARAFIMIZI BELLİ ETTİK”

Özel, şunları dile getirdi:

“Biz oraya giderek ve örgütümüz ilk günden beri giderek, milletvekillerimiz ilk günden son güne kadar orada olarak aslında biz tarafımızı belli ettik. Biz mağdurdan yanayız ama birileri de tarafını belli edecek iki tane iş yaptılar. Bir tanesini şöyle yaptılar. Kaza olduğu sırada Devlet Demiryolları Ulaşım AŞ’nin genel müdürü olan kişi Veysi Kurt, uzun tartışmalardan sonra görevden alınmıştı. Onu, karar duruşması diye bizim bildiğimiz, onların da duruşmayı erteleyeceklerini bildikleri günden 4 gün önce bu sefer Devlet Demiryolları’nın, TCDD’nin genel müdürlüğüne getirdiler. Yani Recep Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Siz mağdurdan tarafsınız ama şunu bilin, ben onları yargılatmadım. Onları kanun önüne çıkartmadım. Onlara hesap sorulup da ipin ucu bana uzansın diye, Binali (Yıldırım) Bey üzerinden bize kadar gelsin diye gayretlerin karşısında dimdik durdum, siz mağdurun tarafında olabilirsiniz. Biz katilin tarafındayız’ dedi. Bu kadar net taraf koydu kendisine. O gün bilmiyorduk bunlara tepki gösterirken ama sonradan öğrendik ki, kazanın olduğu gün Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın genel müdürü vardı, İsa Apaydın. O da ayrılmıştı. Bir yerlerde şirket kurmuş. O kurduğu şirketle ihalelere girermiş ve tam bizim duruşma salonunda olduğumuz dakikalarda Samandağ’da bir yol ihalesi karara bağlanmış, 1,3 milyar lira İsa Apaydın’ın kurduğu şirkete verilmiş. Yani Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Madden de arkalarındayım, manen de arkalarındayım. Ben burada kimseyi yargılatmadım. Sadece çok alt düzeydeki sorumluların yargılanmasına izin verdim. Kimi atadıysam arkasında durdum. Bundan sonra da durmaya devam edeceğim’ dedi. Biz de buradan Tayyip Erdoğan’a hatırlatalım. Sen kimin arkasında durursan dur, biz haklının yanında, mağdurun yanında, ezilenin yanında, yani Cumhuriyet Halk Partisi ki kimsesizlerin kimsesidir; O senin kimsesiz gördüklerinin yanında kapı gibi durmaya devam edeceğiz.”

“BÜYÜKŞEHİRLERDE 5 GÜÇLÜ KADIN ADAYIMIZ VAR”

Bugün de Yüceer’in aday tanıtım toplantısı için Tekirdağ’da olduklarını belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tabii Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün kurduğu parti. Daha dünyada, dünya kadar ülkede kadınlar oy kullanamazken seçme ve seçilme hakkının tanındığı bir ülkedeyiz. Nice Avrupa Birliği ülkesi bizden 30 sene sonra kadınlara oy kullandırtmaya ya da onları milletvekili yapmaya, belediye başkanı yapmaya başladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşunun üzerinden 10 yıl geçmeden bu önemli vizyonu ortaya koydu ve bize de bunu öğütledi. Biz o yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’nin aday belirleme süreçlerinde mutlaka kadın adayların ve gençlerin olması gerektiğini düşündük. Kadınla ilgili mesele şudur. Hayatın tam yarısı kadınlardan ve erkeklerden oluşurken bu kendiyle çok övünen, kendini vazgeçilmez gören biz erkeklerin her birini hem dünyaya getiren hem yetiştiren, ilk bilgileri verenler kadınlarken, en iyi öğretmenleriniz kadınlarken maalesef bizler Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanlar, Atamızın vizyonunu takip ettirip bugünlere getirmekte önemli bir eksiklik ve mahcubiyet içindeyiz. Rakamlar kötü. Benden önce bu görevi yapan Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, çok önemli bir vizyon koydu, kadın kotası getirdi, gençlik kotası getirdi, mücadele etti ama eldeki rakamlar bu seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nde tam iki katına çıkabiliyor. Yine de yeterli değil ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönettiği büyükşehirlerde Muğla varken elimizde, İzmir varken, Aydın varken, Antalya varken, İstanbul, Ankara varken, Mersin, Adana varken sadece bir kadın büyükşehir belediye başkan başkanımız vardı. Sevgili Topuklu Efe’miz. Bu dönem 5 güçlü kadın adayımız var. Bu 5 adayımızın gönül ister, 5’i de seçimi alsın. 5’te 5 yapmak istiyoruz. Gün gelecek, Cumhuriyet Halk Partisi grubunun yarısı kadın, yarısı erkek olacak. Belediye başkanlarının yarısı kadın, yarısı erkek olacak.”

“KADİR BAŞKAN, TAYYİP BEY GİBİ YAPMIYOR”

Tekirdağ’da CHP’li mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak’ın ailesindeki bir sağlık sorunu nedeniyle İzmir’e gittiği için programda olmadığını söyleyen Özel, şöyle devam etti:

“Candan Başkan’ın ondan alacağı ve sürdüreceği en önemli özellik şu. Hiç yöneticilikte Tayyip Erdoğan’a benzemiyor Kadir Başkan. Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Ben iktidarım. Bak, Hatay muhalefette kaldı. Boynu bükük kaldı’ diyor. Yani ‘Bana oy vermeyene hizmet etmedim’ diyor. Diyor ki Hataylılara, ‘Deprem geçirdiniz. Çadırda kaldınız. Açıkta kaldınız. Şimdi konteynerdesiniz. Bir kısmınız hala çadırda. Sorununuz çok ama sizin bir kusurunuz var. Oyu bana vermemek. O yüzden sizi cezalandırıyorum’ diyor. Hatta diyor ki, ‘Bak, bir daha sandığa gideceksiniz. Benim partime oy vermezseniz mahsun kalırsınız’ diye şantaj yapıyor. Burada 11 ilçe belediyesi var. 7’sini Cumhuriyet Halk Partili belediyeler yönetiyor, 4 tanesini de CHP’li olmayan belediyeler. Her bir belediye başkanı hakkını teslim ediyor ki, bunu bütün Tekirdağ biliyor. Kadir Başkan, Tayyip Bey gibi yapmıyor. Bizde olmayan belediyeyle olan belediyeye eşit davranıyor. Oy vermeyen kimseyi oy verenden ayırmıyor. Kendisine gerçek bir devlet adamı olduğu için yürekten teşekkür ediyorum.”

“TELAFİ EDİCİ BÜYÜMEYİ BÜYÜMEDEN SAYIYORLAR”

Albayrak’ın diğer çalışmalarını öven ve bundan sonra da parti bünyesinde çalışmalarını sürdüreceğini vurgulayan Özel, bundan sonraki süreçte de Yüceer’in, Tekirdağ’ı örgütle birlikte yöneteceğine işaret etti. Bölgedeki tarımın önemine de dikkat çeken Özel, şunları söyledi:

“2023 rakamları açıklandı. Tekirdağ için de çok önemli, benim memleketim için de. Güya Tayyip Bey diyor ki, ‘Hani yokluk, yoksulluk vardı? Bakın, Türkiye büyüdü’. Bir ara öyle bir küçülttüler ki, şimdi telafi edici büyümeyi büyümeden sayıyorlar. Türkiye toplamda büyüdü diye gösteriyorlar ama tarımda Türkiye, 2021’de yüzde 3 daralmıştı. Bu sene büyüyecek deniyordu. Yine yüzde 0,2 küçülmüş Türkiye gibi nüfusu artan, Türkiye gibi İhracatı olan, Türkiye gibi beslenme konusunda çok üst düzeyde bir talebin ortaya çıkmış olduğu; büyük bir ordusu, güçlü bir ordusu olan, genç bir nüfusu olan ülkede ve bu kadar verimli toprakları olan bir ülkede tarımın küçülmesini asla ve asla içimize sindiremiyoruz. Gıda enflasyonu, TÜİK’e göre bile yüzde 70. Gerçek gıda enflasyonu yüzde 120 ile 145 arasında ölçülüyor. Bir yandan Mehmet Şimşek, Türkiye’nin kişi başına milli gelirinin 13 bin 110 dolara çıktığını söylüyor ama bir yandan en düşük emekli maaşı 10 bin lira. Açlık sınırı 16 bin 200 yüz lira. 10 bin liralık emekli maaşı 3 bin 800 dolardır. 17 bin liralık asgari ücret, 6 bin 400 dolardır. Türkiye’de kişi başına 13 bin dolar düştüğüne göre emeklinin kayıp 10 bin doları nerededir? Kayıp 10 bin doları var emeklinin. Asgari ücretlinin kayıp 7 bin doları vardır. Bu ülkenin emeklisi ve bu ülkenin çalışanları, her birinin cebinde yıllık 10 bin dolar, 300 bin lira para kayıpsa, bütün asgari ücretlerin cebinden 7’şer bin dolar, 210 bin lira yıllık kayıpsa bu para kimin cebinde durmaktadır? İşte bunun hesabını sormak zorundayız.”

“TERÖR DİYE KANDIRIP OY ALDILAR”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın propagandalarına da değinen Özel, şöyle konuştu:

“Recep Tayyip Erdoğan, dün bir kez daha seçimleri kaybettiğini görünce geçen sefer yaptığı gibi iftiraya, yalana, dolana, hakarete sarılacağını gösterdi ve sarıldı. Geçmiş seçimlerde, sonradan kendisinin yalan olduğunu kabul ettiği montaj videolarla ‘Efendim CHP’nin, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayına, Sayın Kılıçdaroğlu’na güya Kandil destek veriyormuş, alkış yapıyormuş. Montaj video yapacak kadar utanmazlığı ele aldılar. Birçok insana da şunu söylediler. ‘Evet. Açsın. Yoksulsun. İşsizsin. Güvencesizsin ama tehlike büyük. Vatanı bölecekler, oyu bize vermelisin. Bayrağı indirecekler, oyu bize vermelisin. Ezanı dindirecekler, oyu bize vermelisin’. Bu çok büyük bir yalandı. Seçim geldi geçti. Yoksul insanları, dardaki insanları beka sorunuyla korkutarak, terörle iş birliği diye yalanlar atarak kandırıp oylarını aldılar. Şimdi 10 bin lira emekli maaşına mahküm ediyorlar. İşsizliğe, derin yoksulluğa mahküm ediyorlar. Pazar yerlerinde çürümüş, atılmış, ezilmiş sebze meyveyi yüzünü kapayarak toplayan analarımız var. Onlar o haldeyse yüzünü gizleyecek olan onlar değil; biziz, hepimiziz ama esas yüzünü gizleyecek olan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Gelinen bu noktada yine yalana sarılarak insanların açlıklarını, yokluklarını başka bir şeyle telafi etmeye çalışıyor.

“BAYRAK VE EZANLA TEHDİT EDİYORLAR”

Aynı Hitler gibi… Yıllar önce Alman halkı açlıktan kırılırken, Alman bebeler açlıktan ağlarken Goebbels, Hitler’e şöyle metinler yazıyordu: ‘Alman çocuklarının tereyağına değil, güçlü Alman tanklarına, gres yağına ihtiyacı var’. Şimdi burada bayrak ve ezanla tehdit ediyor. Seçim geçti. O beş vakit mübarek ezanı okuyan müezzinin hakkını yine sizin vekilleriniz savunuyor. Diyorlar ki müezzinlere, imamlara, Diyanet Sen’e, ‘Siz faizsiz bankacılığa gideceksiniz. Onlar size promosyon verecek. Özel bankanın verdiği onda birine razı etmeye çalışıyorlar’. Ezanı susturacak diyenler, ezanı okuyanın hakkını savunuyor. Tayyip Erdoğan da onun hakkını yedirtiyor. Buradan şunu söyleyelim. Ben Tekirdağ İl Başkanımın, adaşımın gözünün içine baka baka söyleyeyim. O da gittiği her yerde bunu söylesin. Bu ülkenin beka sorunu olduğunda kimin ne yaptığını hepimiz biliyoruz. Beka sorunu nedir? Yok olma, istila olma, zapt edilme, ele geçirilme; oldu mu? Vallahi oldu. Matbaayı 200 yıl geç getirince, adamlar 200 yıl ileri geçince, teknolojiye değil de saraylara yatırım yapınca, akla, insana değil de şatafata yatırım yapınca ve 1200’lerde İngiltere’den parlamento deneyimi başlarken, 1700’lerde Fransa kendi devrimlerini yaparken, herkes demokrasiye giderken tek adam rejimi sürünce bu memleket, yapamadığımız toplarla, yapamadığımız donanmalarla, tuhaf deyimlerle 30 yıl Haliç’e zincirlediğimiz donanma küflenmişken geldi işgal altına girdi.

“DÜŞMAN DONANMASINA KIRMIZI HALI SERİYORLARDI”

Bu ülkeye işgal donanmaları geldi. O gün bize bunlar, kendilerini milli görüp bizi gayrımilli ilan edenlerin çok sevdikleri, peşinden gittikleri, Numan Kurtulmuş’un dediği gibi ‘150 yıldır aynı yoldayız’ diyor. O yolun yolcuları, o düşman donanmasına kırmızı halı seriyorlardı. Bizim yolunun yolcusu olduğumuz Kartal istim botunun ucuna çıkmış, mavi gözleriyle ufka bakıp yanındaki yaverine ‘Korkma çocuk, geldikleri gibi gidecekler’ diyordu. Beka sorunu varken bizimkiler Bandırma vapuruyla Samsun’a, oradan Sivas’a, Erzurum’a, Ankara’ya savaşa; onunkiler İngiliz zırhlısıyla yurt dışına… Beka sorunu varken biz, İngiliz uçaklarının attığı İskilipli Atıf Hoca’nın, ‘Kurtuluş Savaşı’na katılmayın. Gazi Mustafa Kemal’in katli vaciptir’ yazıları atılırken biz Ankara Müftüsü Börekçi’nin fetvasını dinliyorduk. ‘Kurtuluş Savaşı’na katılmak her Müslüman’ın boynunun borcudur’ diyordu. Bugün, o Ankara Müftüsü Börekçi’nin daha sonra başına geçeceği Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurulduğu gün.. Bugün 3 Mart. Güvence olan laiklik ilkesinin temellerinin atıldığı gündür.”

“İZMİR ADAYLARININ AFİŞLERİNDE AK PARTİ AMPULÜ YOK”

Özgür Özel, sözlerini şöyle tamamladı:

“Tayyip Erdoğan demiş ki dünkü yalanlarına, ‘Özgür Özel partisini topladı’ demiş. İnanamıyorum, bu sözleri nasıl söylüyor? Herhalde bunu nerede söylemem lazım, bilmiyorum. Sizin duymuş olmanız lazım. Ben demişim ki, ‘Seçim geçene kadar sahtekar olun. Sahte olun. Milleti kandırın. Sakın gerçek yüzünüzü göstermeyin’. Demişim ki, ‘Seçime kadar gizlenin, riyakarlık yapın. AK Partililerden oy toplayın’. Değerli partililerim, şimdi ben bir şey diyeceksem zaten açıktan söylüyorum da sen bize bir şey demedin demezsiniz. Ne diyeceğimi bilirsiniz ama bir şey diyeceksem, şunu söylerim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan yürüyün derim. Zaten yürüyorsunuz. 6 okumuza ayrı ayrı sahip çıkın, derim. Derim ki örneğin günün birinde, Türkiye’ye yine had bildirmek için altıncı filo falan gelirse Tayyip Bey’in kendisinin abilerinin yaptığı gibi sakın ona doğru onu kıble görüp namaz kılmayın. Hemen gidin o altıncı filoyu denize dökün derim. Bir genç arkadaşımı görsem yakasında rozeti yok, kendi rozetimi ona takarım. Ben rozetimizle gurur duyarım ama Tayyip Bey ne yapıyor? İzmir’de Tayyip Bey’in büyükşehir belediye başkan adayı, ilçe belediye başkan adayları bırak rozet takmayı, billboardda AK Parti’nin ampulü yok, arabada AK Parti’nin ampulü yok, afişte, broşürde AK Parti’nin ampulü yok. Diyor ya, ‘Sahtekar olun, kendinizi gizleyin, oy alın, gerekirse riyakarlık yapın dedi Özgür’. Bakın, kişi kendinden bilir işi. Biz böyle bir şeyi aklımızdan bile geçirmedik. Onurla, gururla burada rozet ama İzmirlilere ‘Aman rozet kullanmayın. Benim ismimi bile asmayın. Belki ancak o zaman İzmir’de şansınız olur’ diyen riyakarı da bütün Türkiye’ye bir kez daha gözler önüne seriyorum. Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değildir.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-erdogan-secimleri-kaybettigini-gorunce-gecen-sefer-yaptigi-gibi-iftiraya-yalana-hakarete-sarildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: AK Parti iktidarında Türkiye 3 kat büyüdü http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-iktidarinda-turkiye-3-kat-buyudu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-iktidarinda-turkiye-3-kat-buyudu/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:12:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10305 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Muğla mitingine katıldı. Atatürk Bulvarı’nda düzenlenen aday tanıtım mitinginde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 yıllık AK Parti iktidarında Türkiye’yi 3 kat büyüttüklerini açıkladı.

Muğla’ya yapılan her yatırımda AK Parti iktidarının mührü bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bizim gönlümüz Muğla’dan hiç ayrılmadı. Bunun için de hamd olsun Muğla’ya yapılan her hizmette mührümüz var, damgamız var. Marmaris’teki devlet konuk evinde zaman zaman kalan bir kardeşiniz olarak kendimi fahri Muğlalı olarak da görüyorum. Bu vesile ile geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği genel seçimlerinde aldığımız yüzde 34,5 ve Milletvekilliğinde yüzde 32,5 oy için Muğlalılara teşekkür ediyorum. Bu oy oranları Muğlalı ile aramızdaki sevginin derinliğini göstermekten çok uzak. Biz bu güne kadar sadece eser hizmeti yaptık. Altyapı eksiklerini gidermek için çalıştık. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın meyvesini ve ülkemizi 21 yılda 3 kat büyüttük. Benim Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığım sırasında ne şahsen, ne hükümet politikaları ile kimseyi ötekileştirmedik. Her kesimden vatandaşımızın tamamını kucakladık ve hizmete verdik. Muğlalı Yörüklerin ve Türkmenlerin mağduriyetlerini de biz ortadan kaldırdık. Karadeniz’in, Akdeniz’in geçit vermez dağlarına hangi yatırımları yaptık isek Ege’nin ve Güneydoğu Anadolu’muzun yatırımlarını biz götürdük. Biz bu ülkeyi 81 vilayetinin tamamını kucakladık. Hiçbir insanımızı dışlamayan anlayışımız ile önce 2023 hedefleri ile şimdi de Türkiye Yüzyılı ile biz buluşturduk. Sanayi, ticaret, turizm her alanda üreten ve istihdam eden, ülkesine katkı sağlayan insanlarımızı destekledik ve teşvik ettik. Altyapısı gelişen Türkiye’nin en yakın şahidi Muğla’dır. Çeyrek asır öncesinin Muğla’sının yanına bugünkü Muğla’yı koyun. Arada asırlık fark göreceksiniz” dedi.

“Muğla’yı köy görüntüsünde tutanlar yatırımları engellemek için ellerinden geleni yaptı”

Muğla’nın dünyanın çekim merkezi haline dönüştüğünü açıklayan Erdoğan, “Aradaki en büyük engel ise Muğla Büyükşehir Belediyesini 25 yıldır yöneten zihniyettir. Muğla’yı köy görüntüsünde tutanlar, Bakanlıklar ve girişimcilerimizin projelerini engellemek için de ellerinden geleni yaptılar. Muğla Büyükşehir Belediyesinin idari tasarruf ile yargı yolu ile engellediği projeleri üst üste koysanız bir Muğla daha ortaya çıkar” diye konuştu.

“Muğla’ya 122 milyar lira kamu yatırımı yaptık”

Alandaki vatandaş sayısını 50 bin kişi olarak açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayına yaklaşıyoruz. Sayılı günler kaldı. İnşallah 31 Mart’ta milli irade bayramı ilan edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına yakışır yeni bir kalkınma hamlesini inşallah sizlerle birlikte sandıkta vereceğiz. Ülkemize ve Muğla’mıza en büyük müjdemiz bu olacak. Türkiye’yi 21 yıldır eser ve hizmet siyaseti ile yönetirken, her şehrimiz gibi Muğla’mıza verdiğimiz sözleri tutmak için de gece gündüz çalıştık. Bu anlayış ile iktidara geldiğimiz günden bu güne kadar 122 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitim’de 33 bin 375 derslik, Gençlik ve Spor’da 11 bin 157 kişilik üniversite öğrencileri için yurt binası, 71 spor tesisi yaptık. Şimdi de Muğla Bodrum ve Fethiye’ye yeni spor tesisleri, Marmaris’e Gençlik Merkezi kazandırmak için çalışıyoruz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yaklaşık 4 milyar tutarında kaynak ile destek olduk” ifadelerini kullandı.

İki havalimanının kapasitesi arttırıldı

Muğla’daki iki uluslararası havalimanının kapasitelerinin arttırıldığını belirten Erdoğan, “Muğla’da 3 bin 375 konutun yapımını tamamlayarak hak sahiplerine teslim ettik. Muğla’da 2021 yaz ayında yaşadığımız orman yangınlarını ardından 312 köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Kentsel dönüşümde 45 bin 455 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Ulaştırmada 90 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 460 kilometreye çıkardık. Geçen yıl 5,5 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Dalaman ve 4,5 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Milas-Bodrum havalimanlarını yeniledik. Ören ve Turgutreis Yat Limanlarını ve Güllük iskelelerini şehrimize kazandırdık. Fethiye ve Marmaris Körfezini balçıktan temizlenmesi için gönderdiğimiz iki adet gemi bölgeye ulaştı. Gemilerimiz tarama çalışmalarına inşallah bu hafta başlıyor. Turizm ve tarım potansiyelini artırmak için pek çok projemiz var” dedi.

“Muğla’nın tüm ilçeleri doğal gaza kavuşacak”

Muğla’ya yapılan enerji yatırımlarında doğal gaza kavuşan Menteşe, Ula, Yatağan ve Kavaklıdere dışındaki Marmaris, Bodrum ve Fethiye dahil tüm ilçelere doğal gaz arzı için çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Muğla’da 145 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 13 sulama tesisi tamamlandığında 165 bin dekar araziyi su ile buluşturacağız. Toplam 60 bin dekar alanın sulanmasına hizmet edecek 5 yeni baraj daha inşa ediyoruz. Arıcılığı geliştirmek için 18 bal ormanı kurduk. Tesis ettiğimiz 91 şehir ormanı ile vatandaşlarımıza rahat nefes alacakları alanlar oluşturduk. Muğlalı çiftçilerimizi 34 milyar liralık tarımsal destek verdik. İstihdamı desteklemek için Muğlalı iş insanlarımıza 6,5 milyar destek verdik. Enerjide Menteşe, Ula’ya, Yatağan’a doğal gaz arzı sağladık. Önümüzdeki dönemde Bodrum, Dalaman, Datça Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca ve Seydikemer’e doğal gaz arzını sağlamayı planlıyoruz” dedi.

“Milletimizin huzuruna kimse kastedemez”

Türkiye’nin 40 yıldır terör ile mücadele ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyin başı huzur. Huzurun ilk şartı güvenlik. Muğla bir asır önce işgal yaşamış, ardından Milli Mücadele ile istiklalini kazanmış bir il olarak bunun anlamını çok iyi biliyor. Türkiye’nin 1970’li yıllarda maruz kaldığı ideolojik kavgalardan Muğla’mız da etkilendi. Ardından PKK terör örgütüne karşı yürüttüğümüz mücadelede Muğla’mız yüzlerce vatan evladını şehit olarak toprağa verdi. Tarih boyunca vatan savunmasında en başta yer alan Muğlalı kahramanlarımız bugün de ülke içinde, sınırlarımızda ve sınırlarımız dışında görev yapıyor. 85 milyon vatandaşımızın her akşam yastığa başını huzur içinde koyması için bu adımları atıyoruz. Dikkat ederseniz Türkiye’nin istikrarını bozmak isteyen emperyalistlerin ilk harekete geçirdikleri araçlar terör örgütleridir. Yaklaşık 40 yıldır terör ile mücadele eden ülkemizin bu alandaki en önemli strateji değişikliğini biz yaptık. Cumhuriyet tarihimizin en alçak ihanet girişimi olarak 15 Temmuz’un ardından terör ile mücadelemizi artık kendi topraklarımızda değil, terörün kaynağı olan yerlerde yürüteceğimizi ilan ettik. Bunu Gabar’da yaptık mı, Tendürek’te yaptık mı, bunu Cudi’de yaptık mı? Bütün bu teröristleri oralarda mağaralara gömdük mü? Yaparsa AK Parti yapar, yine yapacağız. Çünkü milletimizin huzuruna kimse kastedemez. Irak ve Suriye’de bunları yaptık. Yola aynı kararlılıkla inşallah devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti Muğla Büyükşehir ve 13 ilçe belediye başkan adayını tanıttı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Muğla aday tanıtım mitinginin ardından Marmaris’e hareket etti ve seçim koordinasyon kurulu toplantısına katıldı. – MUĞLA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-iktidarinda-turkiye-3-kat-buyudu/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugune-kadar-sadece-eser-ve-hizmet-siyaseti-yaptik/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugune-kadar-sadece-eser-ve-hizmet-siyaseti-yaptik/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:09:23 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10302 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin, asırlık ihmallerin sonucu olan altyapı eksiklerini gidermek için çalıştık. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın meyvesini de ülkemizi 21 yılda üç kat büyüterek, insanımızın özgüvenini artırarak aldık.” dedi.

Erdoğan, partisinin Atatürk Bulvarı’nda düzenlenen Muğla mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Muğla’da olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, gönüllerinin Muğla’dan hiç ayrılmadığını, Muğla’ya yapılan her hizmette mühürlerinin ve damgalarının olduğunu söyledi.

Kendisinin de fahri Muğlalı olduğunu belirten Erdoğan, “Fırsat buldukça Marmaris’teki devlet misafirhanesinde birkaç gün dinlenmeye çalışan bir kardeşiniz sıfatıyla kendimi fahri Muğlalı olarak da görüyorum.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde Muğla’dan aldıkları oy oranlarına da değinen Erdoğan, şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanlığında aldığımız yüzde 34,5 ve milletvekilliğinde aldığımız yüzde 32 oy oranı için tüm Muğlalılara teşekkür ediyorum. Ama biliyorum ki bu oy oranları Muğla ile aramızdaki sevginin derinliğini göstermekten çok uzak. Hep söylediğimiz gibi biz bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin asırlık ihmallerin sonucu olan altyapı eksiklerini gidermek için çalıştık. Milletimizin anasından emdiği ak süt kadar helali olan hak ve özgürlüklerini geliştirmenin mücadelesini verdik. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın meyvesini de ülkemizi 21 yılda üç kat büyüterek, insanımızın özgüvenini artırarak aldık. Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız sürecinde ne şahsen ne hükümet uygulamalarıyla ne parti politikalarıyla hiç kimseyi hiçbir zaman ötekileştirmedik. Her kesimden vatandaşımızın tamamını kucakladık, tamamına hizmet ettik. Muğla Yörüklerinin ve Türkmenlerinin mağduriyetlerini de biz ortadan kaldırdık. Kürt kardeşlerimizin hakkını da biz savunduk. Karadeniz’in, Akdeniz’in geçit vermez dağlarına hangi yatırımları yaptıysak Ege’nin, Doğu Anadolu’nun, Güneydoğu Anadolu’nun her karışına da aynı yatırımları biz götürdük.”

“Belediyenin engellediği projeleri üst üste koysanız bir Muğla daha çıkar”

Türkiye’yi önce 2023 hedefleri ile ardından Türkiye Yüzyılı vizyonuyla buluşturduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

“Sanayi, ticaret, tarım ve turizmiyle her alanda üreten, istihdam eden, kendisine ve ülkesine katkı sağlayan insanlarımızı destekledik, teşvik ettik. Sağladığımız huzur ve güven iklimi sayesinde altyapısı gelişen, potansiyeli harekete geçen Türkiye’nin özellikle bereketinin en yakın şahidi Muğlamızdır. Şöyle bir çeyrek asır öncesinin Muğla’sını gözlerinizin önüne getirin, yanına da bugünkü Muğla’yı koyun. Arada adeta asırlık fark göreceksiniz.”

Erdoğan, yaptıkları yatırımlarla Muğla’nın dünyanın göz bebeği ve çekim merkezi bir şehir haline geldiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Buna rağmen Muğla hak ettiği yerde değildir. Muğla’nın potansiyelini tam anlamıyla kullanmasının önündeki en büyük engel ise bu şehrin büyükşehir belediyesini 25 yıldır yöneten zihniyettir. Kendisi şehir için hiçbir şey üretmeyip Muğla’yı köy görünümünde tutanlar, bakanlıklarımızın ve girişimcilerimizin hayata geçirmek istediği projeleri engellemek için de ellerinden geleni yapmışlardır. Öyle ki Muğla Büyükşehir Belediyesinin idari tasarrufla veya yargı yoluyla engellediği projeleri üst üste koysanız bir Muğla daha çıkar. Şayet bugün Muğla turizmde ve tarımda Antalya’nın gerisinde kalmışsa tek sebebi işte bu zihniyettir. ve onun Atatürk’ün arkasına saklanan kifayetsiz temsilcileridir.”

“Ayaydın tercihi bile kararlılığımızın ifadesidir”

Cumhur İttifakı olarak Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak Aydın Ayaydın’ı gösterdiklerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Kendisi ülkemizin akademide, bürokraside, siyasette tecrübeli, en saygın, en çözüm odaklı isimleri arasında yer alan bir hocamızdır. Sadece bu tercih bile şehrimizi hak ettiği eserlere ve hizmetlere kavuşturma konusundaki kararlılığımızın ifadesidir. Muğlamızın diğer alanlarla birlikte belediyecilikte de Türkiye Yüzyılı vizyonumuza uygun adımlarla ilerlemesini istiyoruz. Biz bu konuda kararlıyız.”

Erdoğan, mitinge 50 bin kişinin katıldığına dikkati çekerek, Muğla ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamak istediklerini vurguladı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bugune-kadar-sadece-eser-ve-hizmet-siyaseti-yaptik/feed/ 0
Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum Yarışı Gerçekleştirildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi-2/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi-2/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:06:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10299 – Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı gerçekleştirildi

Türkiye Bisiklet Federasyon Başkanı Emin Müftüoğlu:

“Bisiklet turizmi anlamında şehrimize ve ülkemize çok büyük katkılar sağladı”

ANTALYA – Bisiklet Turizmi Derneği tarafından düzenlenen “CRI Türkiye Uluslararası Bisiklet Yarış Serisi” dördüncü ayağında Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı yapıldı.

CRI Türkiye Uluslararası Bisiklet Yarış Serisi” dördüncü ayağının ikinci gününde 13 farklı ülkeden 150 sporcunun katılımıyla Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı yapıldı. Ahmet Tokuş Bulvarı’ndan başlayan Alanya Kalesi Kriteryum Yarışı 15 tur üzerinden yapıldı ve aynı bölgede sona erdi. Erkekler Elit Kategoride Alman bisikletçi Max Markl birinci, Türkiye’den Batuhan Özgür ikinci ve Savva Novikov üçüncü oldu. Kadınlar Elit Kategoride Özbekistan’dan Ekaterina Knebeleva birinci, Cezayir’den Houili Nesrine ikinci ve Özbekistan’dan Golotina Evgeniya üçüncü oldu. Erkekler Gençler Kategorisinde CNC Cyclıng Team’den Emre Kaplan birinci oldu. Kadınlar Gençler Kategorisinde ise Yaren Yaman birinci oldu.

Yarış bitiminde derece elde eden sporculara madalyalarını Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Alanya Gençlik ve Spor Müdürü Emre Kıldırgıcı ve Bisiklet Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Gündüz takdim etti.

“Bisiklet turizmi anlamında şehrimize ve ülkemize çok büyük katkılar sağladı”

Alanya Kalesi Kriteryum yarışını takip eden Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, kış sezonu bisiklet yarışlarının sonuna geldiklerini belirterek, gerçekleştirilen yarışların bisikletin tanıtımı ve turizmi anlamında Alanya’ya ve Türkiye’ye katkı sağladığını ifade etti. Önümüzdeki yıllarda yapılacak yarışlar için iyi temeller attıklarına vurgu yapan Müftüoğlu, “Burada kış turizminin, bisiklet turizminin son yarışını gerçekleştiriyoruz. Baştan beri süren bir seri vardı. Bisiklet Turizm Derneği, Turizm Bakanlığı ve Bisiklet Federasyonu, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak gerçekten güzel bir kış sezonu ve bisiklet turizmine hem katı sağlamak hem de Avrupa’da ve dünyada Türkiye’yi tanıtmak ile ilgili çok önemli organizasyonların son gününe geldik. Başarılı bir seri geçti. Dün de Uluslararası 1.2 yarışı ve Bisiklet Federasyonumuzla birlikte organize ettiği bir yarış. Çinli ve Japon sporcu kürsüyü paylaştı. Bu gerçekten tanıtım ve bisiklet turizmi anlamında da şehrimize ve ülkemize çok büyük katkılar sağladı. Gelecek için iyi temeller attık. Çin takımı, Japon takımı buraya gelip kış turizminde hem kamp hem antrenman yapması bisiklet turizmi adına çok önemli bir iş yapıldığı ortaya çıktı. Burada hem halka tanıtım hem bisiklet sporunun tabana yayılmasıyla ilgili Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak’ın sporu tabana yaymayla ilgili projesine çok önemli katkılar sağladı. Spor Bakanımıza çok teşekkür ediyoruz. Turizm Bakanımız bisiklet turizmiyle ilgili çok önemli katkılar sağlıyor. Turizm Geliştirme Ajansı çok büyük katkılar sağlıyor. Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a da bisiklet ailesi olarak çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“Yeni Yüzyıl vizyonuyla birlikte bisiklet ailesi bu vizyona ayak uyduruyor”

Türkiye’de herkesin bisiklete bindiği bisiklet ülkesi konumuna doğru gittiğine dikkat çeken Başkan Müftüoğlu, şunları söyledi:

“Bu organizasyonların hepsini yaparken bisiklet Türkiye’de farklı bir boyuta geldi. Artık herkesin bisiklete bindiği bir bisiklet ülkesi konumuna gidiyoruz. Yeni Yüzyıl vizyonuyla birlikte bisiklet ailesi bu vizyona ayak uyduruyor. Bunların yapılmasıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun ana damarı olarak her tarafa kan verdiğini görüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ne kadar teşekkür etsek az. Geçen yıl hem Cumhuriyetimizin hem federasyonumuzun 100. Yılını kutladık. Yüzüncü yıl turu Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yapıldı. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Konya’da yapılan Veledrom yarışının da ülkemizi gelecekte dünya ve Avrupa’da madalya almayla çok farklı bir vizyon ortaya koydular. Bisiklet ailesi olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerimizi iletiyoruz. Hem devlet hem sivil toplum kuruluşları olarak artık bisiklet turizminde farklı bir boyuta gitmeyle ilgili bu organizasyonlarda en büyük desteği veren, koordine eden Bisiklet Turizm Derneğine ve Başkanı Kamil Beye teşekkür etmek istiyoruz.”

“Güzel bir antrenman oldu, takım olarak bugünü ikinci bitirdik”

Alanya Kalesi Kriteryum Yarışı Erkek Elit Kategoride ikinci elde eden Beykoz Belediyespor takımından Batuhan Özgür, “Alanya’da düzenlenen bu yarış sezonun son yarışıydı. Takım olarak gerçekten iyi hazırlık dönemi geçirdik. Alanya’da yaklaşık iki aydır kamp yaptık. Bunun sonucunu yavaş yavaş almaya başladık. Bundan sonraki yarışımız Tayvan’da, hedefimiz o yarış. Onun için güzel bir antrenman oldu ve takım olarak bugünü ikinci bitirdik” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi-2/feed/ 0
Sudan Dışişleri Bakan Vekili: İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları 76 yıldır sürüyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/sudan-disisleri-bakan-vekili-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilari-76-yildir-suruyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sudan-disisleri-bakan-vekili-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilari-76-yildir-suruyor/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:42:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10260 Sudan Dışişleri Bakan Vekili Ali es-Sadık, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve sebep olduğu vahşetin 76 yılı aşkındır sürdüğünü belirtti.

Sadık, ?????3. Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) AA muhabirlerinin sorularını yanıtladı.???????

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan insani kriz hakkında açıklamalarda bulunan Sadık, “İsrail, 76 yıldan daha uzun bir süredir Filistin halkını öldürüyor. Filistinlilere karşı sürekli olarak bu vahşet işleniyor ve son dönemde (Gazze’de) yaşananlar bunun bir parçası.” dedi.

Sadık, İsrail’in 1948’den bu yana Filistin topraklarında yol açtığı insani drama son vermesi için dünyanın artık dur demesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu artık durmalı. Dünya artık bilinçlenmeli. Çünkü kendilerini vahşice bir işgalden kurtarmaya çalışan insanların ölmesine izin verilmemeli.” diye konuştu.

“Türkiye ile bağımsızlığımızdan bu yana birlikte çalışıyoruz”

Türkiye ile Sudan arasındaki ikili ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Sadık, “Sudan ile Türkiye arasında eskiye dayalı tarihi ve çok istikrarlı ilişkiler var. Ülkemizin 70 yıl önceki bağımsızlığından bu yana birlikte çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Sadık, söz konusu ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması için yoğun çalışma yürüttüklerini, iki ülke arasındaki ilişkilerin, “cumhurbaşkanlığı diplomasisi, dışişleri bakanları arasındaki yakın temas, diplomatik istişare komitesi ve bakanlar komisyonu” olmak üzere birçok koldan yürütüldüğünü anlattı.

ADF’ye ilk kez katılma fırsatı bulduğuna işaret eden Sadık, “Dünyanın dört bir yanından devlet başkanı, bakanlar ve STK temsilcileri, birçok ülkede yaşanan sorunları görüşmek ve bunlara çözüm yolları aramak için burada bir araya geliyorlar. Bütün bunlar, daha yaşanabilir bir dünya kurma çabası için yapılıyor.” ifadelerini kullandı.

“Sudan’daki iç savaş milyonlarca insanı yerlerinden etti”

Sadık, ülkesinde yaşanan iç savaşa ilişkin ise şunları söyledi:

“Hiçbir saygın devlet, topraklarında iki ordunun varlığına izin vermez. Bu milisler, kendilerini çok güçlü hissettikleri için orduya katılmayı reddettiler. Bunların insanlara karşı, yine yabancı diplomatik misyonlar, büyükelçilikler, Birleşmiş Milletler (BM) ofisleri ve ülkenin altyapısına yönelik olmak üzere birçok yıkım ve vahşete sebep oldular.”

Savaşların her yerde insani dramlara neden olduğunun altını çizen Sadık, milyonlarca insanın söz konusu iç savaştan etkilendiği için yerlerinden edildiğine ve acil insani yardıma ihtiyaç duyduğuna dikkati çekti.

Sadık, tarım açısından zengin bir ülke olmalarına rağmen çatışmalar nedeniyle evlerini terk eden insanların gıda bulmakta sıkıntı yaşadıklarını, uluslararası toplumun Sudan halkına yardım konusunda pek varlık göstermediğini kaydetti.

Sudan’daki insani yardım ihtiyacının Gazze ve Ukrayna’da yaşananların gölgesinde kaldığının farkında olduklarını dile getiren Sadık, bu konuda Dünya Gıda Programından destek talebinde bulunduklarını vurguladı.

“Türkiye gibi kardeş ülkelerin destekleriyle kolera salgını bitmek üzere”

Sadık, başta Türkiye’nin büyük katkılarıyla kolera gibi salgın hastalıkların üstesinden gelebildiklerini aktararak, “(Hastalıklar konusunda), Türkiye, Katar ve Mısır gibi kardeş ülkelerin yardımıyla bu sorunun üstesinden gelmek üzereyiz. Bu konunun çözümünde siz, gerekli ilaç desteklerinizle büyük pay sahibi oldunuz. Birkaç hafta içerisinde, belki bir ay gibi bir zamanda kolera hastalığı bitmiş olacak.” diye konuştu.

Sudan’daki iç savaşın sonlandırılması için başlatılan Cidde müzakerelerine de değinen Sadık, her türlü askeri çatışmanın müzakere masasında ve diplomasi yoluyla çözülebileceğine inandıklarını ve ülkede barışın bir an önce tesisi için uluslararası arabuluculuk kanallarını açık tuttuklarını hatırlattı.

Sadık, milislerin, müzakerelerde üzerinde anlaşılan maddeleri yerine getirmediklerini belirterek, “Hükümet olarak, anlaşma maddeleri uygulanmadan yeni görüşmelere başlamayacağız.” ifadesini kullandı.

Paralı asker grubu Wagner üyelerinin Sudan’daki milis güçlerle savaştığı iddialarına da değinen Sadık, “Az sayıda Wagner üyesinin milislere yardım ettiği doğru. Ancak Rus dostlarımızdan, bunların isyancılarla çalışmasının bireysel olduğunu biliyoruz. Bu durum ne Wagner’in ne de Rusya Federasyonu’nun bir politikasıdır.” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sudan-disisleri-bakan-vekili-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilari-76-yildir-suruyor/feed/ 0
Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı gerçekleştirildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:39:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10257 Bisiklet Turizmi Derneği tarafından düzenlenen “CRI Türkiye Uluslararası Bisiklet Yarış Serisi” dördüncü ayağında Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı yapıldı.

CRI Türkiye Uluslararası Bisiklet Yarış Serisi” dördüncü ayağının ikinci gününde 13 farklı ülkeden 150 sporcunun katılımıyla Uluslararası Alanya Kalesi Kriteryum yarışı yapıldı. Ahmet Tokuş Bulvarı’ndan başlayan Alanya Kalesi Kriteryum Yarışı 15 tur üzerinden yapıldı ve aynı bölgede sona erdi. Erkekler Elit Kategoride Alman bisikletçi Max Markl birinci, Türkiye’den Batuhan Özgür ikinci ve Savva Novikov üçüncü oldu. Kadınlar Elit Kategoride Özbekistan’dan Ekaterina Knebeleva birinci, Cezayir’den Houili Nesrine ikinci ve Özbekistan’dan Golotina Evgeniya üçüncü oldu. Erkekler Gençler Kategorisinde CNC Cyclıng Team’den Emre Kaplan birinci oldu. Kadınlar Gençler Kategorisinde ise Yaren Yaman birinci oldu.

Yarış bitiminde derece elde eden sporculara madalyalarını Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Alanya Gençlik ve Spor Müdürü Emre Kıldırgıcı ve Bisiklet Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Gündüz takdim etti.

“Bisiklet turizmi anlamında şehrimize ve ülkemize çok büyük katkılar sağladı”

Alanya Kalesi Kriteryum yarışını takip eden Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, kış sezonu bisiklet yarışlarının sonuna geldiklerini belirterek, gerçekleştirilen yarışların bisikletin tanıtımı ve turizmi anlamında Alanya’ya ve Türkiye’ye katkı sağladığını ifade etti. Önümüzdeki yıllarda yapılacak yarışlar için iyi temeller attıklarına vurgu yapan Müftüoğlu, “Burada kış turizminin, bisiklet turizminin son yarışını gerçekleştiriyoruz. Baştan beri süren bir seri vardı. Bisiklet Turizm Derneği, Turizm Bakanlığı ve Bisiklet Federasyonu, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak gerçekten güzel bir kış sezonu ve bisiklet turizmine hem katı sağlamak hem de Avrupa’da ve dünyada Türkiye’yi tanıtmak ile ilgili çok önemli organizasyonların son gününe geldik. Başarılı bir seri geçti. Dün de Uluslararası 1.2 yarışı ve Bisiklet Federasyonumuzla birlikte organize ettiği bir yarış. Çinli ve Japon sporcu kürsüyü paylaştı. Bu gerçekten tanıtım ve bisiklet turizmi anlamında da şehrimize ve ülkemize çok büyük katkılar sağladı. Gelecek için iyi temeller attık. Çin takımı, Japon takımı buraya gelip kış turizminde hem kamp hem antrenman yapması bisiklet turizmi adına çok önemli bir iş yapıldığı ortaya çıktı. Burada hem halka tanıtım hem bisiklet sporunun tabana yayılmasıyla ilgili Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak’ın sporu tabana yaymayla ilgili projesine çok önemli katkılar sağladı. Spor Bakanımıza çok teşekkür ediyoruz. Turizm Bakanımız bisiklet turizmiyle ilgili çok önemli katkılar sağlıyor. Turizm Geliştirme Ajansı çok büyük katkılar sağlıyor. Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a da bisiklet ailesi olarak çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“Yeni Yüzyıl vizyonuyla birlikte bisiklet ailesi bu vizyona ayak uyduruyor”

Türkiye’de herkesin bisiklete bindiği bisiklet ülkesi konumuna doğru gittiğine dikkat çeken Başkan Müftüoğlu, şunları söyledi:

“Bu organizasyonların hepsini yaparken bisiklet Türkiye’de farklı bir boyuta geldi. Artık herkesin bisiklete bindiği bir bisiklet ülkesi konumuna gidiyoruz. Yeni Yüzyıl vizyonuyla birlikte bisiklet ailesi bu vizyona ayak uyduruyor. Bunların yapılmasıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun ana damarı olarak her tarafa kan verdiğini görüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ne kadar teşekkür etsek az. Geçen yıl hem Cumhuriyetimizin hem federasyonumuzun 100. Yılını kutladık. Yüzüncü yıl turu Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yapıldı. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Konya’da yapılan Veledrom yarışının da ülkemizi gelecekte dünya ve Avrupa’da madalya almayla çok farklı bir vizyon ortaya koydular. Bisiklet ailesi olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerimizi iletiyoruz. Hem devlet hem sivil toplum kuruluşları olarak artık bisiklet turizminde farklı bir boyuta gitmeyle ilgili bu organizasyonlarda en büyük desteği veren, koordine eden Bisiklet Turizm Derneğine ve Başkanı Kamil Beye teşekkür etmek istiyoruz.”

“Güzel bir antrenman oldu, takım olarak bugünü ikinci bitirdik”

Alanya Kalesi Kriteryum Yarışı Erkek Elit Kategoride ikinci elde eden Beykoz Belediyespor takımından Batuhan Özgür, “Alanya’da düzenlenen bu yarış sezonun son yarışıydı. Takım olarak gerçekten iyi hazırlık dönemi geçirdik. Alanya’da yaklaşık iki aydır kamp yaptık. Bunun sonucunu yavaş yavaş almaya başladık. Bundan sonraki yarışımız Tayvan’da, hedefimiz o yarış. Onun için güzel bir antrenman oldu ve takım olarak bugünü ikinci bitirdik” dedi. – ANTALYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/uluslararasi-alanya-kalesi-kriteryum-yarisi-gerceklestirildi/feed/ 0
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-dr-cemil-tugay-foca-secim-ve-koordinasyon-merkezinin-acilisina-katildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-dr-cemil-tugay-foca-secim-ve-koordinasyon-merkezinin-acilisina-katildi/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:12:23 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10181 CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Doğal ve tarihi güzellikleri ile ön plana çıkan Foça’yı ranta karşı koruyacaklarını vurgulayan Tugay, “İzmir, Türkiye’de nefes alınan şehirlerden biri. İzmir’i 25 yılda CHP’li belediyeler değil de başka partiler yönetseydi bu tablo böyle olmayacaktı. Biz İzmir’i ranta karşı koruduk. Demokratik yapısını ve özgür ruhunu, doğasını koruduk” dedi.

CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. CHP Parti Meclis Üyesi (PM) ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, CHP Foça İlçe Başkanı Günal Biçer, CHP Foça Belediye Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı, partililer ve yurttaşların katılımıyla marşlar ve sloganlar eşliğinde yapılan açılış, miting havasında gerçekleşti.

“İZMİR, TÜRKİYE’YE UMUT OLDU”

Açılışta konuşan Cemil Tugay, yerel seçimlere kısa bir süre kaldığını, yurttaşların sandıkta yeni belediye başkanlarını seçeceğini anımsattı. Sosyal demokrat duruşu nedeniyle herkesin İzmir’i ayrı bir yere koyduğunu ifade eden Başkan Cemil Tugay, “İzmir bugüne kadar sosyal demokrat ve aydın duruşuyla, Cumhuriyet’e sahip çıkışıyla, Cumhuriyet’in kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sahip çıkışıyla Türkiye için umut oldu. Her zaman ‘İyi ki İzmir var’ dendi. ‘İzmir bu duruşuyla var oldukça, umut devam edecek’ dendi. Bizim duruşumuz her zaman olduğu gibi bu seçimde de değerli. İzmir yine umut olacak” dedi.

“PUSULAMIZI ALIP YÖNÜMÜZÜ HATIRLAYALIM”

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize değinen Cemil Tugay, şunları söyledi: “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik tablo, yoksulluk, sosyal adaletsizlikler, kafa karıştırdı. Yandaş medya ve sosyal medyada yaratılan bilgi kirliliği ve kafa karmaşası, insanları kendilerini sorgular hale getirdi. Artık bunları aklımızdan çıkarıp, elimize pusulamızı alıp, yönümüzü hatırlatmalıyız. Yönümüz elbette ki çağdaş, laik, demokrat Cumhuriyet yönü. Yüzümüzü medeni dünyaya dönük. Ama bu yolda bugüne kadar yaptığımızdan fazlasını yapmalıyız. İzmirliler bu görevi bana verirlerse, 5 yıl için tüm sorumluluğu üstüme alıp gereğini yapacağıma söz veriyorum.”

“BİZ, İZMİR’İ KORUDUK”

İzmir’de 25 yıldır devam eden sosyal demokrat yerel yönetim geleneği olduğunu vurgulayan başkan adayı Cemil Tugay, “Bu geleneği de İzmir’i de koruyacağız. İzmir, Türkiye’de nefes alınan şehirlerden biri. İzmir’i 25 yılda CHP’li belediyeler değil de başka partiler yönetseydi bu tablo böyle olmayacaktı. Biz İzmir’i koruduk. Demokratik yapısını ve özgür ruhunu, doğasını koruduk. İzmir’i, ranta peşkeş çekilmesine karşı koruduk. Kirletilmeye karşı direndik. Ne zaman iktidar eliyle bir istismar alanı açılmaya çalışılsa, karşısında durduk. Biz de bekledik ki Türkiye’de siyasi ortam değişsin. İçinde bulunduğumuz ekonomik tablo düzelsin. Üretim artsın, istihdam gelişsin, büyüme halka adil şekilde yansısın. Büyümeyle halk zenginleşsin istedik. Bekledik ki adalet olsun, refah artsın, denizlerimiz, orman ve kıyılarımız daha çok güzelleşsin, temiz olsun. Ne yazık ki öyle olmadı. Bizi yönetenler her şeyi daha kötü yaptılar” diye konuştu.

“YENİ BİR YEREL YÖNETİM MODELİ ORTAYA KOYACAĞIZ”

Yeni bir yerel yönetim modeli yaratacaklarını açıklayan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artık yerel yönetimler sadece şehir düzenini sağlayıp, temizlik yapan, standart belediyecilik hizmetlerini yerine getiren kurumlar olmayacak. Kentimizin ekonomik olarak adil ve şeffaf şekilde gelişmesi için çalışacağız. Bunu başarmak için her imkanımız var. İlçelerimizi, kentimizi gözümüz gibi koruyacağız. Foça’da kimsenin mağdur olmaması için çalışacağız. Burası sosyal yaşam açısından çok zengin. Kültürel mirası açısından keyifle yaşadığı bir yer olması için elimizden geleni yapacağız. Geleceğe dair umut vaat ediyoruz.”

“KENTLERİMİZİ KRİZLERE HAZIR HALE GETİRECEĞİZ”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay, konuşmasında hizmetlerinden dolayı tüm partililere de teşekkür ederek, “Tunç Başkanımıza da teşekkür ediyorum. Bu bir bayrak yarışı. Bu bayrağı bu kez biz alacağız. Daha hızlı koşarak, hizmetlerimizi daha ileriye taşıyacağız. Bu bir hizmet yarışı. Alnımızın akıyla bizden sonraki arkadaşlara bu görevleri onurumuzla teslim edeceğiz. Planlama ile alt yapı ve üst yapı sorunlarını düzelteceğiz. Burayı geleceğin krizlerine hazır hale getireceğiz. Denizlerimizi, balıkçılarımızı koruyacağız. Bunlar bizim görevimiz. Bunun için 24 saat çalışacağız. Tüm varlığımızla mücadele edip emek harcayacağız. Diyeceğiz ki; biz buraya getirdik, siz devam edin” diye konuştu.

“BİZE GÜVENMEKTEN ASLA VAZGEÇMEYİN”

İzmir’in hak ettiğini kendilerinin yönetiminde alacağını vurgulayan Tugay, seçmenden CHP’li başkan adaylarına güven duymasını isteyerek, “Bize güvenmekten asla vazgeçmeyin. O sandıklar aydınlık Cumhuriyet’in yanındaki insanların oyuyla patlasın. O sandık sonuçları bu ülkeyi Menemen’de öğrencileri gericilerin mezarlarını zorla ziyaret ettiren insanlara karşı bir cevap olsun. Cumhuriyet’ten, Atatürk’ten, aydınlık devrimci ruhunuzdan asla vazgeçmeyin. Yaşasın Foça, Yaşasın İzmir, Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti” dedi.

“GÜZEL BİR TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”

Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz de 5 yıl boyunca Foça’da yaşayan herkese hizmet için mücadele ettiklerini belirtti.

CHP’nin Foça Belediye Başkan Adayı Saniye Bora Fıçı ise Foça’dan İzmir’e ve tüm Türkiye’ye umudu yaymak istediklerini vurguladı. Fıçı, “Birlikte daha güzel bir Türkiye için omuz omuza çalışacağız. Burayı sadece yaşadığımız yer değil, gurur duyduğumuz yuva haline getireceğiz” diye konuştu.

CHP Foça İlçe Başkanı Günal Biçer de ilçeyi ranta karşı korumak için çalıştıklarını belirterek, “CHP demokrasinin ve tam bağımsız Türkiye yolculuğunun en büyük şemsiyesi. Herkesi bu şemsiye altına davet ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından Foça Seçim ve Koordinasyon Merkezi’nin açılışı yapıldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-dr-cemil-tugay-foca-secim-ve-koordinasyon-merkezinin-acilisina-katildi/feed/ 0
İşitme engelli 16 yaşındaki Muhammet Taha Baskın’ın hedefi olimpiyatlar http://www.karadenizhabertv.com.tr/isitme-engelli-16-yasindaki-muhammet-taha-baskinin-hedefi-olimpiyatlar/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/isitme-engelli-16-yasindaki-muhammet-taha-baskinin-hedefi-olimpiyatlar/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:06:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10175 – İşitme engelli 16 yaşındaki Muhammet Taha Baskın’ın hedefi olimpiyatlar

Muhammet Taha, Türkiye ikincisi oldu

KONYA – Konya’da yaşayan doğuştan işitme engelli 16 yaşındaki Muhammet Taha Baskın, ilk kez katıldığı ve aralarında Olimpiyat ve Avrupa şampiyonu rakiplerinin olduğu İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda Avrupa şampiyonu rakibini yendi ve Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu.

Doğuştan işitme engelli olan Muhammet Taha Baskın (16), 13 yaşındayken karate sporu ile tanıştı. O dönemde Konya’da olan hocası Karate Federasyonu Genel Sekreteri Hacı Beşbadem ile antrenmanlara başlayan Muhammet Taha, 1 yıl boyunca Konya’da, 2 yıl boyunca ise hocasının tayini çıkması nedeniyle Ankara’ya hafta sonları giderek antrenmanlarına devam etti. Şimdilerde ise 3 gün Konya’da, 2 gün ise Ankara’ya giderek çalışmalarını sürdüren Muhammet Taha, hedefine ulaşmak için büyük çaba sarf ediyor. Küçükler kategorisinde onlarca maça çıkan Türkiye dereceleri elde eden Muhammet Taha, 16 yaşına geldiğinde büyükler kategorisinde mücadele etmeye başladı. Muhammet Taha, Ankara’da yapılan Türkiye İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda kendisinden yaşça büyük Avrupa şampiyonu rakibini yenerek Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Bu sonuçla Muhammet Taha, şampiyonaya katılan en genç sporcu olmanın yanı sıra Konya’da İşitme Engelliler Karate branşında ilk dereye sahip olan sporcu oldu. Henüz yolunda başında olduğunu ifade eden Muhammet Taha, asıl hedefinin olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil ederek altın madalya kazanmak olduğunu söyledi.

“Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum”

Ortaokula giderken arkadaşının kick-bokstaki başarısının ardından ondan etkilenerek kick-boksa başlayan ardından da karate sporuna yönelen Muhammet Taha Baskın, “Her hafta antrenmanlar için Konya’dan Ankara’ya gidiyorum. Bu süreçte yorulmuyorum. Çünkü başarmak isteyen yorulmaz. Büyükler Türkiye Şampiyonasında maçıma çıkarken heyecanlıydım. Karşımda Avrupa şampiyonları, olimpiyat şampiyonları vardı. Onlarla karşılaşmaya çıkacağım için çok heyecanlıydım. Ama Avrupa Şampiyonunu yendim” şeklinde konuştu.

Karatede asıl hedefinin olimpiyatlar olduğunu anlatan Muhammet Taha, “Bu sporda benim asıl hedefim olimpiyatlarda ülkemize altın madalya getirmek. Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum. Spor benim için bir hayat. Spor yapmak isteyenlere tavsiyem; hedeflerine ulaşmak istiyorsanız asla vazgeçmeyin. Çünkü vazgeçen her zaman pişmandır” diye konuştu.

İrfan Baskın “Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonalarında temsil edecek”

Muhammet Taha’nın babası İrfan Baskın, çocuğunu ilk olarak Türkiye şampiyonu daha sonra da dünya şampiyonu olarak görmek istediğini belirterek, “Muhammet Taha spora ortaokula başladığı zaman başladı. Çok azimli bir şekilde, bütün hedefini spora yönlendirdi. Spor salonuna gitmediği günlerde bile bulmuş olduğu fırsatları değerlendirerek bütün gününü sporla geçirdi. Bu konuda da ailesi olarak bizde tüm desteği verdik. İki oğlum da şampiyona da yarıştı, gönül isterdi ki iki oğlumda kürsüde olsun. Çok ciddi bir emek sarf edildi. Muhammet Taha için orada olması tabii ki büyük bir gurur bizim için diğer oğlumun da kürsüde olmasını kıl payı kaçırdık. Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonluklarında, Avrupa şampiyonluklarında, olimpiyatlarda en iyi şekilde temsil etmesi bizim hedefimiz. Şu anda Türkiye ikinciliği de yarışmış olduğu rakipleri Avrupa şampiyonu olan, dünya şampiyonlukları olan kişiler orada güzel bir emek verildi” dedi.

Teğmen: “Başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu”

Muhammet Taha ile Konya’da beraber antrenmanlara devam eden karate hocası Nurgül Teğmen ise, “Muhammet Taha ile uzun süredir hafta içi Konya’da birlikte çalışıyoruz. Kendisi antrenmanlar arkadaşlarından çok çok önce gelip hepsinden de çok çok sonra çıkıyor. Taha’ya idman için özellikle bir şeyler söylemeye gerek kalmaksızın sorumluluğunu bilen ve çalışan bir çocuk. Bu başarı şimdi gelmeseydi bile eminim bir sonraki sene belki de diğer sene, elinde sonunda gelecekti. Taha çok çok azimli ve Ankara’da gerçek anlamda başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu” şeklinde konuştu.

Beşbadem: “Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı”

Karate Federasyonu Genel Sekreteri ve Muhammet Taha Baskın’ın antrenörü Hacı Beşbadem, Muhammet Taha ile bundan 3 yıl önce tanıştıklarını söyledi. Beşbadem, Taha’nın fiziğinin mükemmel olduğunu belirterek, “Ailesi ile görüştük, bu sporda çok başarılı olabileceği konusunda ikna ettik. Aile, sporcu ve antrenör başarıda üç sac ayağı. Bunlar iyi olduğunda başarı geliyor. 13 yaşında Konya’da Taha ile çalışmaya başladık. Taha’yı çalıştırırken Ankara’ya tayinim çıktı. Taha Konya’da kaldı. Biz de bir program hazırladık. Müsait olduğumuz günlerde hafta sonları trenle Ankara’ya geldi, biz de çalıştırdık. Verilen programa göre çalıştı. Eksikleri görüldükçe tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl boyunca böyle çalıştı. Türkiye İşitme Engelliler Karate Şampiyonasına büyükler kategorisinde tecrübeli sporcular arasında en genç sporcu olarak 16 yaşında katıldı. İşitme engellilerde Avrupa, dünya derecesi olan sporcularla yarıştı. Avrupa derecesi olan sporcuyu geçti, dünya derecesi olan sporcuya 1 puan farkla yenildi. Karşısındaki sporcu 43, bizim sporcumuz 16 yaşında. Allah nasip ederse önümüzdeki yıl Türkiye şampiyonu olup milli takımda ülkemizi temsil edebilecek kapasitede bir sporcu. İşitme engelliler karate branşında Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı. Taha, 10 yıl milli takımda ülkemizi temsil edebilecek bir çocuk. Her geçen yıl üstüne biraz daha koyacak. Önümüzdeki yıl uluslararası arenada Konyamızı ve ülkemizi temsil edebilecek bir sporcu” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/isitme-engelli-16-yasindaki-muhammet-taha-baskinin-hedefi-olimpiyatlar/feed/ 0
CHP eski Artvin İl Başkanı: Türkiye’de kurallar işlemiyor, hukuk işlemiyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-eski-artvin-il-baskani-turkiyede-kurallar-islemiyor-hukuk-islemiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-eski-artvin-il-baskani-turkiyede-kurallar-islemiyor-hukuk-islemiyor/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:57:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10159

UĞUR İSTANBULLU

Cumhuriyet Halk Partisi eski Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, ” Türkiye’de kurallar işlemiyor, hukuk işlemiyor ve ne yazık ki yargı öyle bir noktaya geldi ki çok haklı insanlar haksız durumuna düşebiliyor. Gerçekleri yazan ve söyleyenler yargılanıyorlar, hapislere atılıp baskı görüyorlar. Türkiye büyük bir karartma altında ve bir taraftan hem iç hem de dış sömürü had safhada. Bunların üzerini din ile örtüyorlar. Şeriat artık adliye koridorlarında seslendiriliyor. Bugünkü kanunlarımıza göre ‘şeriat istiyoruz’ demek suçtur. Ama Cumhuriyet’i savunanlar, laik Cumhuriyet’i savunanlar suçlu hale geliyor” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi eski Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, yerel seçimler öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Biber şu değerlendirmeleri yaptı:

“TÜRKİYE’NİN GİDİŞİNE BAKTIĞIMIZDA BU SEÇİMLERİN NE KADAR ÖNEM ARZ ETTİĞİNİ İFADE ETMEK İSTİYORUM”

“Önümüzde çok önemli bir dönüm noktası olabilecek bir seçim var. Yerel seçimler olsa da, Türkiye’nin gidişine baktığımızda bu seçimlerin ne kadar önem arz ettiğini ifade etmek istiyorum. Bugün genelden bakmak istiyorum ve genelden baktığımızda da pahalılık bir tarafa, ekonomi almış başını gidiyor. Bir üretim fazlalığı ya da bir döviz fazlalığı var.  Türkiye’de refah artıyor anlamında değil bu. Ekonomi ters yönde gidiyor. Geçen basına da yansıyan açılan işletmelerin en az üç katı kapanmış. İşsizlik sürekli artmış ve emekliler çöplerden sebze ve meyve toplamaya başlamış. Benliğini kaybetmiş bir toplumla karşı karşıyayız.

“ŞERİAT ARTIK ADLİYE KORİDORLARINDA SESLENDİRİLİYOR”

Türkiye’de kurallar işlemiyor, hukuk işlemiyor ve ne yazık ki yargı öyle bir noktaya geldi ki çok haklı insanlar haksız durumuna düşebiliyor. Gerçekleri yazan ve söyleyenler yargılanıyorlar, hapislere atılıp baskı görüyorlar. Türkiye büyük bir karartma altında ve hem iç hem de dış sömürü had safhada. Bunların üzerini din ile örtüyorlar. Şeriat artık adliye koridorlarında seslendiriliyor. Bugünkü kanunlarımıza göre ‘şeriat istiyoruz’ demek suçtur. Ama Cumhuriyet’i savunanlar, laik Cumhuriyet’i savunanlar suçlu hale geliyor ve işte böyle bir durumdayız. Tam da bu noktada insanlar konuşmakta zorlanıyor. Ama ne pahasına olursa olsun bende Cumhuriyet Halk Partisi’nin eski Artvin İl Başkanı olarak bu gerçekleri söylemek istiyorum. Önümüzdeki seçimlerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha söylemek istiyorum.

“TÜRKİYE BUGÜN DIŞARDAN PARA DİLENİYOR VE BİZ BUNLARA KATLANMAK ZORUNDA DEĞİLİZ”

Türkiye bugün dışardan para dileniyor ve biz bunlara katlanmak zorunda değiliz. Önümüzdeki seçimlere vurgu yapmak istiyorum. Türkiye’de o parti gelir bu parti gider diyoruz ama işin aslı öyle değil. Türkiye hızla bir tarafa doğru kaydırılıyor, açıkçası gericiliğe doğru kaydırılıyor ve Türkiye laik bir cumhuriyetten uzaklaştırılıyor. Cumhuriyet adı altında dikta rejimlerini görüyoruz ve dikta rejimlerin halkını nasıl ezdiğini görüyoruz. Bakın Filistin’i görüyoruz bakın dünyada bir sürü Müslüman ülkeler var. Neden Filistin’e sahip çıkamıyoruz? Toplumu eğitmezsek ve toplum kendi kendini koruma bilincine sahip olmaz ise kendimizi savunamayız. Bakın gelişmiş ve kapitalist ülkelerin İsrail’i nasıl koruduğunu görebiliyoruz. Türkiye’yi Afganistan ve Pakistan gibi ülkelere benzetmek istiyorlar ama bizler buna asla izin vermeyeceğiz. Burası Atatürk’ün kurduğu laik demokratik bir Cumhuriyet’tir ve asla başka cumhuriyetlere döndürülmesine bizler var oldukça izin vermeyeceğiz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-eski-artvin-il-baskani-turkiyede-kurallar-islemiyor-hukuk-islemiyor/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-7/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-7/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:51:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10153 Antalya Diplomasi Forumu 2024’te düzenlenen “Enerji Güvenliğinde Değişen Paradigmalar” başlıklı panelde enerji jeopolitiğinde yaşanan paradigma değişiklikleri, Ukrayna’daki savaşın dünya enerji piyasaları ve enerji siyasetine etkileri, temiz enerjiye geçiş ve sıfır emisyon hedefleri ile enerji arzının kesintisiz, uygun fiyatlı ve sürdürülebilir biçimde sağlanmasında uluslararası işbirliği ve stratejik diyaloğun önemi ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forum kapsamında gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Atlantik Konseyi Türkiye Temsilcisi ve İcra Direktörü Defne Sadıklar Arslan üstlendi.

Panelde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı Kamal Abbasov, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Romanya Enerji Bakanı Sebastian-Ioan Burduja konuşmacı olarak yer aldı.

Atlantik Konseyi Türkiye Temsilcisi ve İcra Direktörü Arslan, Ukrayna’daki savaşın küresel enerji piyasasında hızlı fiyat artışlarına ve belirsizliğe yol açtığını, ülkelerin enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye, sıfır emisyon kapsamında sürdürülebilir, erişilebilir ve yenilebilir enerji kaynaklarına yöneldiklerini söyledi.

Arslan, Türkiye ile Türkmenistan arasında 1 Mart’ta imzalanan Mutabakat Zaptı ve Niyet Beyanı’nın enerji güvenliği alanında önemli olduğunu vurguladı.

“Enerji üretim portföyünü değiştirirken dağıtım sistemini de değiştirmeniz gerekiyor”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Demircan, son 3 yılda yaşanan küresel olayların, iklim değişikliğinin, bölgesel çatışmaların, küresel ekonomik sorunlar ile tedarik zincirindeki sorunların eş zamanlı olarak enerji sektörüne darbe vurduğunu belirtti.

Türkiye’de iklim değişikliği sorunu nedeniyle sıfır emisyon hedefine uygun yeni enerji yaklaşımının benimsendiğini ve ulusal eylem planının hazırlandığını dile getiren Demircan, bu planla Türkiye enerji sektörünün dönüşümünün hedeflendiğini, 2002’den itibaren enerji sektörünün devlet tekelinden alınarak özel sektöre devredildiğini anlattı.

Demircan, enerji üretimi, dağıtımı ve ücretlendirmeyle ilgili yasal düzenlemelerin yapıldığını, Ulusal Enerji Eylem Planı’nın ikinci safhasına geçildiğini, 2035-2053 yılları için sıfır karbondioksit emisyonunun hedeflendiğini, Türkiye’deki elektrik üretim kapasitesinin 100 gigavat olduğunu, 2035’te yaklaşık 190 gigavata çıkarılmasının planlandığını kaydetti.

Yenilenebilir enerjinin dağıtım, depolama ve tüketici maliyetleri gibi zorlukları beraberinde getirdiğini, elektriğe erişimin insan hakkı olduğunu söyleyen Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’de 2035’e kadar üretimdeki yenilenebilir enerji kapasitesini büyük ölçüde artırmayı planladıklarını söyledi.

Demircan, Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretim ve dağıtım planlarını açıkladığı konuşmasına şöyle devam etti:

“Burada bir paradigma değişikliği var, enerji üretim portföyünü değiştirirken dağıtım sistemini de değiştirmeniz gerekiyor çünkü yenilenebilir kaynaklar kesintiye uğrayabiliyor. Bunun için yenilenebilir enerji kapasitesinin çok iyi yönetilmesi lazım, akıllı şebeke gibi, talebin daha iyi yönetilmesi gibi, depolama kapasitesi gibi ilave ihtiyaçlar var.

Elektrik sektörünün yenilenebilir enerji dönüşümü konusunda bir başka ayağı da nükleer enerji. Türkiye’nin üç farklı nükleer enerji projesi var. Bunlardan birisinin inşası Akkuyu’da devam ediyor, diğer ikisi de farklı ülkelerle pazarlık aşamasında. Karbondioksit salınımımızı azaltmak için nükleer enerjiyi kapasitemize katmamız gerekiyor. Akkuyu, önümüzdeki sene devreye girecek, ticari üretime başlayacak ve 3 yıl içinde toplam 4,8 gigavatlık kapasiteye ulaşacak. Daha sonra da diğer projelerimiz başlayacak. 2053’e kadar yaklaşık 20 gigavatlık enerji kapasitesine ulaşmayı planlıyoruz. Aynı zamanda küçük modüler reaktör (SMR) teknolojisi için farklı ülkelerle görüşüyoruz. 7,5 gigavatlık kapasiteyi portföyümüze eklemeyi planlıyoruz.”

Demircan, 2035’e kadar 6 gigavatlık doğal gaz üretimi, hidrojen depolama ve enerji verimliliği konusunda yatırım yapılacağını ifade ederek, “Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nın ilk safhası bitti ve tüm hedeflere ulaştık. İkinci safha için 10 milyar dolarlık yatırım ayırdık ve beklentimiz karbondioksit salınımını 2035’e kadar yüzde 15 azaltmak.” dedi.

Alandaki politikaların kazan-kazan prensibiyle oluşturulması gerektiğini vurgulayan Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği Avrupa’ya aktarabileceği enerji kaynaklarına sahip üs olabileceğini belirtti.

Demircan, sıvılaştırılmış gaz üretim ve depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik planlamalar yapıldığını, Tuz Gölü Projesi’yle kapasitenin artacağını kaydetti.

İstanbul’da kurulacak ajans aracılığıyla doğal gaz piyasalarında borsa niteliğinde bir sistem geliştirileceğini ancak uluslararası finansman sorununun çözülmesi gerektiğini dile getiren Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’nin güvenli hatların tesis edilmesi halinde elektrik enerjisi iletiminde de merkez olabileceğini söyledi.

“Enerji politikaları, ideolojik veya siyasi konu görüldüğü müddetçe aynı dili konuşamayız”

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Szijjarto da enerjinin ideolojiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi.

“Enerji politikaları, ideolojik veya siyasi konu görüldüğü müddetçe aynı dili konuşamayız.” uyarısında bulunan Szijjarto, şunları ifade etti:

“Ülkemi Enerji Konseyinde temsil ettiğimde Avrupa’daki enerji tedariki tartışmalarının ideolojik çerçevede yürütüldüğünü gördüm. Eğer Avrupa’da enerji tedarikini fiziksel bir konu olarak konuşamazsak doğru ve sürdürülebilir, ülkelerimizin ve uluslarımızın faydasına olacak çözüm bulamayız.”

Bakan Szijjarto, enerji alımında kaynakların çeşitlendirilmesinin düşünülebileceğini ancak gaz veya petrol satın alabilmek için boru hatlarına muhtaç olunduğunu, hükümetlerin enerjinin satın alınacağı kaynağı ve taşıma güvenliğini sağlamakla yükümlü bulunduğunu kaydetti.

Szijjarto, AB’deki karar mekanizmalarının yaptırım kararlarının, Macaristan’ın enerji güvenliğini dahil olmadığı bir savaş için feda etmeye hazır olmadığını gösterdiğini savundu.

Macaristan’ın Rusya petrolünün aktarımında istisna olduğunu, bu nedenle AB’nin gaz nakli konusunda yaptırım uygulamadığını, Rusya’dan gelen bağlantının kesilmesi halinde ülkesinin ihtiyaçlarını karşılamayacağını dile getiren Szijjarto, mevcut boru hatlarıyla Rusya’ya alternatif bulunmadığı için bu ülkeyle enerji işbirliğinden, miktar, fiyat ve temin imkanları dolayısıyla memnun olduklarını söyledi.

Bakan Szijjarto, makul maliyetle çevreci elektrik üretimi için nükleer enerji kapsamında 50 yıldır Rusya’yla çalıştıklarını, ana ortakları Rusya olmasına rağmen alt yüklenicilerin Alman, Fransız ve Amerikalı olduğunu kaydetti.

Çeşitlilik açısından Romanya, Türkiye ve Azerbaycan’la gaz iletimi konusunda sözleşme imzaladıklarını söyleyen Szijjarto, Azerbaycan’ın da Gürcistan ve Romanya üzerinden yeşil enerji sağlayacağını vurguladı.

Szijjarto, inşa halindeki iki yeni nükleer santralle 4 bin 600 megavatlık kapasiteye ulaşacaklarını ve ülkesinin karbondioksit salınımının yıllık 17 milyon ton azaltılacağını, bu kapsamda “Nükleer Koalisyon” adıyla anılan Fransa, Romanya ve Çekya’yla işbirliği yapıldığını, Macaristan’ın batarya üretiminde dünya ikincisi olmayı planladığını söyledi.

Bakan Szijjarto, Azerbaycan, Romanya ve Gürcistan’la 1100 kilometrelik dünyanın en uzun elektrik hattı olacak projenin üzerinde çalıştıklarını, Türkiye’den gaz satın almayı ve Azerbaycan gazını da Türkiye üzerinden aktarmayı planladıklarını dile getirdi.

Romanya Enerji Bakanı Burduja da ucuz enerji ve güvenlik sağlanmadan ekonomik kalkınma ve büyümenin mümkün olmayacağını belirterek, güneş, rüzgar ve diğer yeşil enerji için 15 milyar dolarlık kaynak ayırdıklarını, karbondioksit salınımını azaltma amacıyla 2026 itibarıyla yüzde 1’in altına inmeyi planladıklarını ifade etti.

Burduja, “Neptun Deep Projesi”yle Karadeniz’deki 100 milyar kübik metrenin (bcm) üzerindeki rezervden yılda 18-20 bcm üretim kapasitesine ulaşarak Karadeniz’in ikinci büyük üreticisi olacaklarını, bunun için de yatırım bankaları ve Dünya Bankası kredileriyle doğal gaz altyapısı ve boru hatlarını geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.

Nükleer enerji kapsamında Rusya ile işbirliği yapmadıklarını, 1970’lerden itibaren reaktörlerle enerji ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirten Rumen Bakan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adaletsiz olduğunu söyledi.

Burduja, yeşil enerji kapsamında kömürle üretim yapan tesislerini doğal gaza dönüştürdüklerini, Romanya’nın 2027’de 29 bcm’lik üretimle Avrupa’nın bir numaralı üreticisi konumuna geleceğini belirtti.

“Enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz üzerinden Avrupa’ya aktarılması planlanıyor”

Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı Abbasov da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığına teşekkür ederek, Gürcistan, Macaristan, Türkiye ve Azerbaycan arasında imzalanan, Slovakya ve SOCAR’ın da dahil olduğu anlaşmaların, enerji güvenliği alanında önemli olduğunu vurguladı.

Abbasov, Azerbaycan’ın doğal gaz rezervleriyle 2017’den itibaren gaz ihracatçısı konumunda olduğunu, yıllık 48 bcm üretimin 28 bcm’sinin ihraç edildiğini söyledi.

Azerbaycan’ın yenilenebilir enerji kaynakları konusunda da projeler yürüttüğünü ve güneş enerjisi alanında çalıştığını belirten Bakan Yardımcısı, ulaşılan yüzde 20 oranının 2030 itibarıyla yüzde 30’a çıkarılmasının planlandığını kaydetti.

Abbasov, Azerbaycan, Gürcistan, Macaristan ve Romanya arasında yeşil enerji odaklı anlaşma imzalandığını, Hazar Denizi çevresinde 247 gigavat kapasiteli proje yapılacağını, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan iktisat, ekonomi ve enerji bakanlarının üretilen enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz yoluyla Avrupa’ya aktarımı için çalıştıklarını dile getirdi.

Bakan Yardımcısı Abbasov, “Azerbaycan, TANAP, TAP ve Güney Gaz Koridoru üyesidir, enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz üzerinden Avrupa’ya aktarılması planlanıyor.” dedi.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı’nın (COP29) kasımda Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacağını anlatan Abbasov, ülkesinin ekolojik dengeyi bozmadan güvenli enerji üretimine dair uluslararası çabaların öncüsü olacağını vurguladı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-7/feed/ 0
Doğuştan işitme engelli Muhammet Taha Baskın, İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/dogustan-isitme-engelli-muhammet-taha-baskin-isitme-engelliler-buyukler-kata-sampiyonasinda-gumus-madalya-kazandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dogustan-isitme-engelli-muhammet-taha-baskin-isitme-engelliler-buyukler-kata-sampiyonasinda-gumus-madalya-kazandi/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:36:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10138 Konya’da yaşayan doğuştan işitme engelli 16 yaşındaki Muhammet Taha Baskın, ilk kez katıldığı ve aralarında Olimpiyat ve Avrupa şampiyonu rakiplerinin olduğu İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda Avrupa şampiyonu rakibini yendi ve Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu.

Doğuştan işitme engelli olan Muhammet Taha Baskın (16), 13 yaşındayken karate sporu ile tanıştı. O dönemde Konya’da olan hocası Karate Federasyonu Genel Sekreteri Hacı Beşbadem ile antrenmanlara başlayan Muhammet Taha, 1 yıl boyunca Konya’da, 2 yıl boyunca ise hocasının tayini çıkması nedeniyle Ankara’ya hafta sonları giderek antrenmanlarına devam etti. Şimdilerde ise 3 gün Konya’da, 2 gün ise Ankara’ya giderek çalışmalarını sürdüren Muhammet Taha, hedefine ulaşmak için büyük çaba sarf ediyor. Küçükler kategorisinde onlarca maça çıkan Türkiye dereceleri elde eden Muhammet Taha, 16 yaşına geldiğinde büyükler kategorisinde mücadele etmeye başladı. Muhammet Taha, Ankara’da yapılan Türkiye İşitme Engelliler Büyükler Kata Şampiyonası’nda kendisinden yaşça büyük Avrupa şampiyonu rakibini yenerek Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Bu sonuçla Muhammet Taha, şampiyonaya katılan en genç sporcu olmanın yanı sıra Konya’da İşitme Engelliler Karate branşında ilk dereceye sahip olan sporcu oldu. Henüz yolunda başında olduğunu ifade eden Muhammet Taha, asıl hedefinin olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil ederek altın madalya kazanmak olduğunu söyledi.

“Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum”

Ortaokula giderken arkadaşının kick-bokstaki başarısının ardından ondan etkilenerek kick-boksa başlayan ardından da karate sporuna yönelen Muhammet Taha Baskın, “Her hafta antrenmanlar için Konya’dan Ankara’ya gidiyorum. Bu süreçte yorulmuyorum. Çünkü başarmak isteyen yorulmaz. Büyükler Türkiye Şampiyonasında maçıma çıkarken heyecanlıydım. Karşımda Avrupa şampiyonları, olimpiyat şampiyonları vardı. Onlarla karşılaşmaya çıkacağım için çok heyecanlıydım. Ama Avrupa Şampiyonunu yendim” şeklinde konuştu.

Karatede asıl hedefinin olimpiyatlar olduğunu anlatan Muhammet Taha, “Bu sporda benim asıl hedefim olimpiyatlarda ülkemize altın madalya getirmek. Olimpiyatlara kadar ilerlemek istiyorum. Spor benim için bir hayat. Spor yapmak isteyenlere tavsiyem; hedeflerine ulaşmak istiyorsanız asla vazgeçmeyin. Çünkü vazgeçen her zaman pişmandır” diye konuştu.

İrfan Baskın “Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonalarında temsil edecek”

Muhammet Taha’nın babası İrfan Baskın, çocuğunu ilk olarak Türkiye şampiyonu daha sonra da dünya şampiyonu olarak görmek istediğini belirterek, “Muhammet Taha spora ortaokula başladığı zaman başladı. Çok azimli bir şekilde, bütün hedefini spora yönlendirdi. Spor salonuna gitmediği günlerde bile bulmuş olduğu fırsatları değerlendirerek bütün gününü sporla geçirdi. Bu konuda da ailesi olarak bizde tüm desteği verdik. İki oğlum da şampiyona da yarıştı, gönül isterdi ki iki oğlumda kürsüde olsun. Çok ciddi bir emek sarf edildi. Muhammet Taha için orada olması tabii ki büyük bir gurur bizim için diğer oğlumun da kürsüde olmasını kıl payı kaçırdık. Oğlum inşallah ülkemizi, dünya şampiyonluklarında, Avrupa şampiyonluklarında, olimpiyatlarda en iyi şekilde temsil etmesi bizim hedefimiz. Şu anda Türkiye ikinciliği de yarışmış olduğu rakipleri Avrupa şampiyonu olan, dünya şampiyonlukları olan kişiler orada güzel bir emek verildi” dedi.

Teğmen: “Başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu”

Muhammet Taha ile Konya’da beraber antrenmanlara devam eden karate hocası Nurgül Teğmen ise, “Muhammet Taha ile uzun süredir hafta içi Konya’da birlikte çalışıyoruz. Kendisi antrenmanlar arkadaşlarından çok çok önce gelip hepsinden de çok çok sonra çıkıyor. Taha’ya idman için özellikle bir şeyler söylemeye gerek kalmaksızın sorumluluğunu bilen ve çalışan bir çocuk. Bu başarı şimdi gelmeseydi bile eminim bir sonraki sene belki de diğer sene, elinde sonunda gelecekti. Taha çok çok azimli ve Ankara’da gerçek anlamda başarılı sporcular arasında yarıştı ve gümüş madalyanın sahibi oldu” şeklinde konuştu.

Beşbadem: “Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı”

Karate Federasyonu Genel Sekreteri ve Muhammet Taha Baskın’ın antrenörü Hacı Beşbadem, Muhammet Taha ile bundan 3 yıl önce tanıştıklarını söyledi. Beşbadem, Taha’nın fiziğinin mükemmel olduğunu belirterek, “Ailesi ile görüştük, bu sporda çok başarılı olabileceği konusunda ikna ettik. Aile, sporcu ve antrenör başarıda üç sac ayağı. Bunlar iyi olduğunda başarı geliyor. 13 yaşında Konya’da Taha ile çalışmaya başladık. Taha’yı çalıştırırken Ankara’ya tayinim çıktı. Taha Konya’da kaldı. Biz de bir program hazırladık. Müsait olduğumuz günlerde hafta sonları trenle Ankara’ya geldi, biz de çalıştırdık. Verilen programa göre çalıştı. Eksikleri görüldükçe tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl boyunca böyle çalıştı. Türkiye İşitme Engelliler Karate Şampiyonasına büyükler kategorisinde tecrübeli sporcular arasında en genç sporcu olarak 16 yaşında katıldı. İşitme engellilerde Avrupa, dünya derecesi olan sporcularla yarıştı. Avrupa derecesi olan sporcuyu geçti, dünya derecesi olan sporcuya 1 puan farkla yenildi. Karşısındaki sporcu 43, bizim sporcumuz 16 yaşında. Allah nasip ederse önümüzdeki yıl Türkiye şampiyonu olup milli takımda ülkemizi temsil edebilecek kapasitede bir sporcu. İşitme engelliler karate branşında Konya’dan ilk defa bir sporcu derece aldı. Taha, 10 yıl milli takımda ülkemizi temsil edebilecek bir çocuk. Her geçen yıl üstüne biraz daha koyacak. Önümüzdeki yıl uluslararası arenada Konyamızı ve ülkemizi temsil edebilecek bir sporcu” diye konuştu. – KONYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dogustan-isitme-engelli-muhammet-taha-baskin-isitme-engelliler-buyukler-kata-sampiyonasinda-gumus-madalya-kazandi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Türkiye’yi sevenlerden oy istiyoruz’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyeyi-sevenlerden-oy-istiyoruz-2/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyeyi-sevenlerden-oy-istiyoruz-2/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:51:53 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10082 Manisa’nın Soma ilçesinde vatandaşlarla buluşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ” Türkiye’yi sevenlerden oy istiyoruz. Bedelli askerliğe kaçanlardan değil. Gerekirse bu vatan için canını vermeye razı olanlardan oy istiyoruz” dedi. Özel’in sözleri bedelli askerlik yapanların tepkisine neden olurken Özel bu çıkışıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğullarını kastettiğini söyledi.

“SORUNLARIN HEPSİNİN ÇARESİ SİZDE”

CHP Genel Başkanı Özel, Manisa’nın ilçelerinde düzenlenen mitinglere katıldı. Soma ilçesinde parti otobüsü üzerinden seçmenlere seslenen Özgür Özel, “Biri diyor 3600 ek gösterge. Biri diyor motorum var mazotum yok. Biri diyor taşerondaydım, kadromu alamadım. Bir tanesi 10 lirayı gösteriyor cebimde bu kaldı, ben emekliyim diyor. Bu sorunların hepsinin çaresi sizde, çaresi sandıkta. 31 Mart tarihinde sandık başına gittiğimizde CHP’nin adaylarına oy vereceğiz” diye konuştu.

“TÜRKİYE İTTİFAKI BEDELLİ ASKERLİĞE KAÇANLARDAN OY BEKLEMEZ”

‘Türkiye ittifakı’ çağrısını yineleyen Özel, “Bu adaylar CHP’nin adayları değil. Bu adaylar büyük bir ittifakın adayları. Bu ittifakın adı Soma’da Soma ittifakı. Türkiye’de Türkiye ittifakı. Bu ittifakın rengi kırmızıyla beyaz. Ay yıldızlı al bayraktan alıyor rengini. İçinde sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar var. Bu partiye oy versin diye kimseyi ayırmıyoruz” dedi. “Türkiye ittifakı kimden oy bekler” diyen Özgür Özel, “Türkiye ittifakı, milli takım gol atınca kim ayağa kalkıyorsa onlardan oy bekler. Kimin karnı açsa, kimin maaşı yetmezse, kimin iş güvencesi yoksa, kimin çocuğu yurt dışına gitmek istiyor ve endişeleniyorsa onlar Türkiye ittifakındadırlar. Öyle bedelli askerliğe kaçanlardan değil, gerekirse bu vatan için canını vermeye razı olanlardan oy istiyoruz” ifadelerini kullandı.

TEPKİLER SONRASI YENİ AÇIKLAMA YAPTI

Sözlerinin bedelli askerlik yapanların tepkisini çekmesi üzerine konuya ilişkin yeni bir açıklama yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Dedim ki bu ülke için canını verecek herkesten oy istiyorum. Bir yandan da şunu söylüyorum: Hepimiz bu ülke için canımızı veririz ama Tayyip Erdoğan bu ülke için canını veren şehidin tabutunun ucundan tutacak, bir elinde şehidin tabutu bir elinde mikrofon orada siyaset yapacak. Kerpiç briket bir ev penceresiz camına naylon çekilmiş oraya gidecek siyaset yapacak. Sonra da üzerine bir kamuflaj, buraya Cumhurbaşkanlığı forsu, efendim, ‘Recep Tayyip Erdoğan’a kamuflaj ne de yakışmış’ diye 7 tane gazete birden manşet atacak. Eğer bir kamuflaj bir Erdoğan’a yakışacaktıysa Bilal Erdoğan’a yakışaydı, Burak Erdoğan’a yakışaydı. Bunu söyleyip biz vatanseveriz biz vatanımızı severiz, sizinkiler gibi bedelli ile çürük raporu ile kaçmayız dedim.

“SEN KENDİ EVLADINA ÇÜRÜK RAPORU ALIYORSUN”

Diyorlar ki Özgür Özel ‘bedelliden oy istemedi mi?’. O kanunun altında imzam var benim. Oyum var. Bedelli askerlik yapan da bu milletin evladıdır, gidip normal askerlik yapan da evladıdır. Bir dil sürçmesinden siyaset çıkarmaya çalışan Erdoğan’a şunu söylüyorum: Sen kendi evladına çürük raporu alıyorsun da bedelli yapıp askere yollamıyorsun da başkasının gariban çocuğu üzerinden niye siyaset yapıyorsun onu soruyorum onu.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyeyi-sevenlerden-oy-istiyoruz-2/feed/ 0
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı: Uzay ekosisteminde hızlı ilerliyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-uzay-ekosisteminde-hizli-ilerliyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-uzay-ekosisteminde-hizli-ilerliyoruz/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:39:29 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10073 Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, “Uzay ekosistemindeki döngünün içerisinde yer alabilecek çalışmalara bu kadar hızlı giren başka bir ülke yok. Geç başladık ama bundan sonraki süreçte aynı gecikme yaşanmayacak. Devletimizin bu konudaki iradesi de sağlam.” dedi.

Gezeravcı, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te gerçekleştirilen “Gençlik Paneli”nde yaptığı konuşmada, uzaya çıkma başarısının kendisine değil Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olduğunu söyledi.

Fırlatma aşamasında bir korku ya da heyecan hissetmediğini ifade eden Gezeravcı, o süreçte heyecanlanması gereken son kişi olduğunu, görevini en iyi şekilde yapmayı düşündüğünü dile getirdi.

Gezeravcı, görevi bittikten sonra okullarda çocuklarla buluştuğunda onların kendisi için yaptıkları uzay resimlerini görünce ya da panellerde gençlerle bir araya gelince heyecanlandığını belirterek, “Ülkemizin 100. yılında koyulmuş bu kadar önemli bir hedef için bütün gerekliliği sağlayıp sağlamadığım noktasında başvuru sürecinde astronotların biyografilerini inceledim, açıklamalarını okudum. Bir defa başvurduktan sonra bu işin dönüşü yoktu. Yapabileceğime inandım ve başvurdum.” dedi.

Uzay turizminin bu alanda yatırım yapan şirketlerin en önemli hedeflerinden olduğuna dikkati çeken Gezeravcı, bir insanın turist modunda oraya gidip gelmesini sağlayacak hava taşıtlarının yapılması gerektiğini söyledi.

Gezeravcı, son yıllarda uzay diplomasisinin tartışıldığını, uzaya “turist” adı altında erişimin sağlanması için bazı yasal gerekliliklerin temin edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Bu, bir hikayenin başlangıç noktasıydı”

Türkiye’nin uzaya kendi insanını gönderen 22’nci ülke olduğu bilgisini veren Gezeravcı, “Uzay ekosistemindeki döngünün içerisinde yer alabilecek çalışmalara bu kadar hızlı giren başka bir ülke yok. Geç başladık ama bundan sonraki süreçte aynı gecikme yaşanmayacak. Devletimizin bu konudaki iradesi de sağlam.” diye konuştu.

Türkiye’nin insanlı uzay misyonunun bir defaya mahsus olmadığına işaret eden Gezeravcı, “Bu, bir hikayenin başlangıç noktasıydı. Surda bir delik açtık. Devletimizin kararlılığı ile devamı gelecek.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı resmi açıklamaya kadar ailesinin uzaya gideceğinden haberinin olmadığını anlatan Gezeravcı, şöyle konuştu:

“Mülakat sürecinde bu sürecin gizli olduğu söylenmişti. Asker olduğum için benim için gizlilik anne ve babamdan bile gizlemek anlamına geliyor. Resmi açıklama yapılmadan önce ABD’ye eğitime gittim. Aileme farklı bir görev gerekçesiyle gittiğimi beyan ettim. Ailem, bana F-16 pilotu olduğum için bu memleketin yetiştirdiği bir kişi olarak kendi evlatları gözüyle değil memlekete borcunu ödemesi gereken bir evlat olarak bakıyorlardı. Açıklama yapıldıktan sonra yine aynı gözle baktılar ve beni hep desteklediler. Tabii anne yüreği yufkadır. Fırlatma günü annemin gözlerindeki yaştan ve yüzündeki ifadede endişeyi gördüm. Kendilerine aldığım eğitimler dolayısıyla görevi başaracağımı, gönüllerinin ferah olmasını hep söyledim. Bir roket içinde değil bisiklete binerken de mukadderatınız gelmişse her şey olabilir. Kadere inanan insanlarız. Helalleştik.”

“Ülkemizde çocukların ihtiyaç duyduğu öz güven için eşik noktasıydı”

Bir çocuğun mesajla gönderdiği “Uzayda denizyıldızı gördünüz mü?” sorusu üzerine Gezeravcı, şunları kaydetti:

“Yıldızın her çeşidini gördük ama denizyıldızının ayrımını yapamadık. Biraz daha çalışmam gerekecek. Türk pratik zekası ile gurur duyuyorum. Genç yaşta kardeşlerimizden gelen sorular hayran bırakıyor. Ülkemizde çocukların ihtiyaç duyduğu öz güven için eşik noktasıydı bu. Bana ’70 yıldır birçok milletin yaptığından neyi farklı yaptın?’ diye soruyorlar. Farklı işler yaptık ama aynısını da yapabilirdik. Milyarlarca insan sokakta her gün rutin olarak yürüyor ama bir anne ve baba için çocuğunun ilk adımı hiç unutulmuyor. Benim attığım adım da bu ülkenin çocuğunun ilk adımıydı. Başlangıçtı.”

Panele katılan Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Burak Akçapar da Alper Gezeravcı’nın birçok kişinin çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini söyledi.

Uzay teknolojilerinin haberleşmeden istihbarata, savunmadan doğal afetlerle mücadeleye kadar birçok kritik noktada kullanıldığına işaret eden Akçapar, “Bunlardan geri kalırsanız küresel ortamda geri kalıyorsunuz. Uzay programında bu kadar hızlı yol alıyor olmamız çok önemli. Uluslararası mücadelede Türkiye’nin hak ettiği yeri alabilmesi için artık yeryüzünde değil gökyüzünde de güçlü bir mevcudiyet sergilememiz gerekiyor. Bu nedenle uzay programımız çok önemli.” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-uzay-ekosisteminde-hizli-ilerliyoruz/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:45:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10016 Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) düzenlenen “Karadeniz: Bölgesel Sahiplenme Versiyon 2.0?” başlıklı panelde özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından Karadeniz bölgesinde güvenliğin nasıl sürdürülebileceği ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde devam eden forum kapsamında moderatörlüğünü gazeteci Maria Ramos’un üstlendiği panele Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Romanya Dışişleri Bakanı Luminita Odobescu, Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikola Toçitskiy ile Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Genel Sekreteri Büyükelçi Lazar Comanescu katıldı.

Panelde konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Bozay, Karadeniz bölgesinin güvenliğinin önemine işaret ederek, “Karadeniz, tarihten beri İpek Yolu’nun parçasıydı biliyorsunuz.” dedi.

Bozay, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlaması nedeniyle Afrika ülkelerinde ekmek üretiminde ciddi sorunların yaşandığını belirterek, “Savaş başladıktan sonra 7 dolarlık bir ürün (tahıl), 12 dolara kadar çıktı ve Mısır’da, Afrika’da ekmek üretiminde ciddi sorunlar ortaya çıktı.” ifadesini kullandı.

Karadeniz’in, dünya genelindeki tahıl ürünleri taşımacılığı alanında büyük öneme sahip olduğuna dikkati çeken Bozay, bölgenin güvenliği açısından Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin öneminin altını çizdi.

Bozay, Karadeniz bölgesinde güvenliğin sağlanması ve güçlendirilmesi yönünde Türkiye olarak adil diplomasi yürüttüklerine dikkati çekti.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne önem verdiklerini vurgulayan Bozay, zamanında Kırım’ın ilhak edilmesine de en büyük tepki veren ülkelerden birisinin Türkiye olduğunu, Ukrayna’daki savaşın sona ermesi için çözüm yollarının bulunması gerektiğini kaydetti.

Bozay, Karadeniz’de iklim değişikliği ve gıda güvenliği gibi diğer sorunların çözümünün de ele alınması gerektiğini dile getirerek, “Bütün bu (Karadeniz’deki) sorunların ortasında Türkiye oluyor yani Karadeniz’de olan her şeyin doğrudan bize (Türkiye) etkisi oluyor. Bizler, en iyisini yapmaya çalışıyoruz.” dedi.

Ukrayna’da devam eden savaşın Karadeniz’deki ticaret akışını engellediğine dikkati çeken Bozay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticaret çok önemlidir. Elbette savaş (Rusya-Ukrayna Savaşı) ticaretin yapılması önünde bir engel ama bu bölgede daha çok iyi bir işbirliğine sahip olunması gerekiyor. Bölge, elbette tarihten bu yana birtakım sorunlarla karşı karşıya kaldı ama iyi bir operasyon yürüterek bunu daha iyi hale getirebiliriz. Tüm bakış açımızı yenilememiz gerekiyor. Bu savaşı bitirmek adına birçok şey yapmamız ve emin olmamız gerekiyor. Türkiye’nin pozisyonu zaten belli, güvenliğin ne pahasına olursa olsun sağlanması gerekir.”

Bozay, Karadeniz’deki sorunların çözülmesi için gerekli çalışmaları yapmaya devam ettiklerinin altını çizdi.

Karadeniz’in güvenliği ön plana çıktı

Romanya Dışişleri Bakanı Luminita Odobescu, Karadeniz bölgesinin güvenliğinin, Ukrayna’daki savaşın başlamasından sonra özelikle ön plana çıktığını belirterek, “Çünkü Karadeniz, korozyon mekanı olmaya başladı.” dedi.

Karadeniz bölgesinin güvenliğini güçlendirmek için bölge ülkelerini ortak çaba sarf etmeye çağıran Odobescu, “Bölgedeki tüm ülkelerin işbirliği içinde olmaları ve net projelerin üzerinde çalışmaları gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Odobescu, Rusya’nın 2008’de Gürcistan, 2014 ve 2022’de Ukrayna’ya düzenlediği saldırıların ardından bölge güvenliğinin artırılmasının daha büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, NATO ülkeleri Türkiye, Romanya ve Bulgaristan olarak bu yönde Gürcistan, Moldova ve Ukrayna ile ortak çalışılması gerektiğini vurguladı.

Rusya-Ukrayna Savaşı başladıktan sonra Karadeniz’deki mayın tehlikesinin bugüne kadar devam ettiğini, bu yönde Türkiye ve diğer ortaklarla çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Odobescu, “Öncelikle bu mayınları tespit etmemiz, sonra da Karadeniz’i mayınlardan temizlememiz gerekiyor.” dedi.

Odobescu, Rusya’yı bölgedeki ülkelere saldırı politikası uygulamakla suçlayarak, “Çok açık olmamız lazım, dürüst olalım. Biz, Rusya’nın davranışını caydırıcı kılmak konusunda başarısız kaldık.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye ile her zaman işbirliğimiz oldu”

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikola Toçitskiy, forumda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Antalya Diplomasi Forumu 2024’ün gerçekleştirilmesinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini iletti.

Toçitskiy, yıllar öncesine kadar Karadeniz’in Ukrayna için serbest dolaşımın ve ticaretin yapıldığı bir yer olduğunu belirterek, artık bunların hepsinin imkansız hale geldiğini söyledi.

Rusya’nın 2014’te yasa dışı olarak Kırım’ı ilhak etmesinden ötürü bölgede krizin ortaya çıktığına dikkati çeken Toçitskiy, “Kırım meselesi (Karadeniz’de), böyle bir krizin başlangıcı oldu. Eskiden bu bölgede barış içinde yaşayan insanlar aniden siyasi, silahlı, nükleer tehditlerin olduğu bir döneme girdi.” dedi.

Toçitskiy, Rusya’yı geçen yıl Ukrayna’daki Kahovka Barajı’na saldırı düzenlemekle suçlayarak, barajın yıkılmasının Karadeniz için ekolojik sorunlara yol açtığını dile getirdi.

Karadeniz’de hem güvenliğin güçlendirilmesi hem de ekolojik sorunların önlenmesi yönünde bölgedeki ülkelerin işbirliği içinde olması gerektiğinin altını çizen Toçitskiy, “Son 10 yıldır müzakereler veya başka konular olsun, Türkiye ile her zaman işbirliğimiz oldu. Özelikle de Türkiye, Karadeniz’de (Ukrayna için) en önemli ihracat ülkesidir.” diye konuştu.

Toçitskiy, Ukrayna’da savaşın devam ettiğini, ülkesinin ordusunun demokrasi, küresel güvenlik ve toprak bütünlüğü için mücadele verdiğini kaydetti ve “Savaş devam ediyor. Emin olun ki hiçbir ülke, Ukrayna kadar barış isteyemez.” dedi.

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Toçitskiy, ülkesine gönderilen insani yardımlar, Karadeniz’in mayınlardan temizlemesi gibi desteklerden dolayı başta Türkiye olmak üzere bölgedeki ülkelere teşekkürlerini iletti.

“Savaş, sadece Ukrayna’yı ilgilendiren bir husus değil”

ABD’nin silah yardımı konusundaki soru üzerine Toçitskiy, bu ülkede düzenlenecek başkanlık seçimlerinden çıkan herhangi bir sonuca rağmen Ukrayna’ya desteğin ortadan kalkmasını beklemediklerini ve seçim sonuçlarını destekleyeceklerini belirterek, “Çünkü bu savaş, sadece Ukrayna’yı ilgilendiren bir husus değil. Bu konu (savaş) demokrasinin geleceğini belirleyecektir.” dedi.

Toçitskiy, Rusya’nın Ukrayna topraklarından tüm askeri birliklerini geri çekmesi ve Ukrayna genelinde savaş nedeniyle meydana gelen yıkımın maddi olarak karşılanması gerektiğini söyledi.

“Bizim için en önemli konulardan biri, Karadeniz bölgesi için güvenliktir”

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Genel Sekreteri Büyükelçi Lazar Comanescu, forumun önemine işaret ederek, “Elbette birçok foruma katıldım ama 3. Antalya Diplomasi Forumu’nun, katılım ve içerik açısından birçok foruma göre daha geniş kapsamlı olduğunu biliyorum.” ifadesini kullandı.

Ukrayna’da devam eden savaşın, Karadeniz bölgesinin önemini daha net şekilde ortaya çıkardığını savunan Comanescu, “Bizim için en önemli konulardan biri, tabii ki Karadeniz bölgesi için güvenliktir. Burada ciddi bir güvenlikten bahsetmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Comanescu, savaş nedeniyle bölgedeki krizden çıkış yolu bulunmasının şart olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu savaşın (Rusya-Ukrayna Savaşı) sona erdirilmesi, bu krizin sona erdirilmesi için tam bir uyumluluk içerisinde bulunulması gerekiyor. Bunun uluslararası kurallar çerçevesinde yapılması gerekiyor. Bu güvenlik orta ve uzun vadeli olmalıdır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-4/feed/ 0
MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter: İstanbul’da irademizi göstereceğiz http://www.karadenizhabertv.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-izzet-ulvi-yonter-istanbulda-irademizi-gosterecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-izzet-ulvi-yonter-istanbulda-irademizi-gosterecegiz/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:12:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9959 MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, “Biz kendi geleceğimiz hakkında, İstanbul hakkında karar vereceğiz. 31 Mart’ta irademizi göstereceğiz ve İstanbul’da yarı zamanlı, mevsimlik, konjonktürel belediye başkanını Saraçhane’den alıp evine göndereceğiz.” dedi.

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin Bakırköy’deki merkezinde düzenlenen Esnaf ve Sanatkarlar İstişare Toplantısı’nda konuşan Yönter, MHP olarak her zaman ön şartsız bir şekilde esnafla birlikte olmaya devam edeceklerini söyledi.

Yönter, Türkiye ekonomisinin yüzde 99’unun küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluştuğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Türkiye ekonomisinin kılcal damarlarını esnaf ve sanatkarlarımız oluşturuyor. Türkiye ekonomisinin değeri şu anda cari fiyatlarla 1 trilyon 119 milyar dolar. 1923’te bu rakam 950 milyon dolardı. Nereden nereye geldik? Şu anda kişi başına düşen gelir 13 bin 110 dolar, 1923’te 45 dolardı. Yeterli mi? Değil. Hedefimiz çok büyük. Ulaşmamız gereken yerler var. Bu nedenle Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına Türk ve Türkiye Yüzyılı dedik. Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı oluşturacak iki mimar var; Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli.”

Esnaf ve sanatkarların temel problemlerini bildiklerini aktaran Yönter, küreselleşmenin soğuk dalgalarının esnafı çok etkilediğini söyledi.

Yönter, alışveriş merkezleri ve zincir marketlerin fiyat artışlarını takip ettiklerini kaydederek, “Bunun neresi insaflı, neresi vicdanlı? Bu fiyat artışlarının ekonomik gerçeklere dayandığını kim iddia edebilir. 31 Mart yaklaştıkça zammı ve ekonomiyi silah gibi kullananları biz bilmiyor muyuz? Bunların arkalarında Türkiye düşmanları yok mu? Bal gibi var, buz gibi var.” ifadelerini kullandı.

TAG uygulamasıyla taksicilerin perişan olduğunu ifade eden Yönter, şu değerlendirmede bulundu:

“Şu anda Türkiye genelinde taksici esnafımıza yönelik bir itibar suikastı var. Hiç kimse keyfinden 24 saat boyunca direksiyon sallamıyor. Bunlar emekçi, bu milletin has evlatları. Taksici, dolmuşçu esnafımızı sürekli karalayanları kınıyorum. Diğer tüm esnafımızın olduğu gibi taksicilerimizin de arkasındayız. İstanbul’da taksi sorununun kalıcı şekilde çözüleceğine de yürekten inanıyoruz. Önümüzdeki en sıcak gündemlerden biri bu olmalı.”

“Türkiye’de siyasi sorun yaşanacak hiçbir ortam yoktur”

Yönter, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle yönetimde istikrarın sağlandığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de siyasi sorun yaşanacak hiçbir ortam yoktur. Şimdi önümüzde mahalli idareler seçimi var. Bu seçimlerden de sağ salim 14-28 Mayıs seçimlerine müzahir olacak şekilde çıkmak zorundayız. Bu Türkiye için, esnaflarımız için, geleceğimiz için… 14 ve 28 Mayıs’ta malum zihniyet iktidar olsaydı halimiz ne olurdu? Allah bizi korumuş. Devlet, millet izmihlal yaşardı. Her şey birbirine girerdi. Sokaktan geçene cumhurbaşkanı yardımcılığı veren, PKK’yla ittifak yapan bir zihniyetle karşı karşıyaydık. Bölücüleri belediyelere taşıyan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Büyük bir krizin eşiğinden döndük. 31 Mart’ta bunu tamamlamamız, son vuruşu yapmamız lazım. İstanbul’daki trafik sorununun çözümü, depreme dayanıklı konutların yapımı ve İstanbul’un kirlenen çehresinin tekrar temizlenmesi için yeni bir umut, yeni bir isim gerekiyor. Bizim anlayışımıza göre bu ismin tarifi Sayın Murat Kurum ve Cumhur İttifakı. Murat Kurum Bey’in 31 Mart’ta seçileceğine inanıyoruz.”

Yönter, yerel seçimde başarılı olacaklarını belirterek, “Biz kendi geleceğimiz hakkında, İstanbul hakkında karar vereceğiz. 31 Mart’ta irademizi göstereceğiz ve İstanbul’da yarı zamanlı, mevsimlik, konjonktürel belediye başkanını Saraçhane’den alıp evine göndereceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ardından esnafın sorun ve taleplerini dinleyen Yönter, sorunların çözümü için ellerinden gelen tüm çabayı göstereceklerini söyledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-izzet-ulvi-yonter-istanbulda-irademizi-gosterecegiz/feed/ 0
Karabük Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Festivali Başladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/karabuk-universitesinde-sosyal-bilimler-festivali-basladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/karabuk-universitesinde-sosyal-bilimler-festivali-basladi/#respond Tue, 23 Jul 2024 09:13:29 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9897 Karabük Üniversitesi (KBÜ) ev sahipliğinde “Türkiye Yüzyılı için harekete geç, SOSYALFEST ile gelişime öncülük et” sloganıyla Türkiye’nin milli sosyal bilimler hamlesinin oluşumuna katkı sunmak amacıyla düzenlenen Sosyal Bilimler Festivali (SOSYALFEST) yoğun katılımla başladı.

KBÜ tarafından Türkiye’de ilk kez ulusal ve uluslararası düzenlenen SOSYALFEST’in açılış seremonisi gerçekleştirildi. 15 Temmuz Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; Karabük Valisi Mustafa Yavuz, AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Duran, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.

SOSYALFEST’in tanıtım videosu ile başlayan programda konuşan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, “TEKNOFEST’lerin ortam hazırladığı heyecan ve başarıyı, sosyal bilimler alanında da sağlayarak ‘Milli Sosyal Bilimler Hamlesi’ SOSYALFEST ile milletimizin ve uluslararası camianın zihnine kazımayı hedefliyoruz” dedi.

Gençlerin yeteneklerini ve vizyonlarını ön plana çıkaracak, toplumsal dönüşüme öncülük edecek, ulusal ve uluslararası ilkleri yaşama ayrıcalığı sağlayacak etkinliğin Karabük’te düzenlenmesinin gurur ve heyecanını yaşadıklarını belirten Yavuz, “İki gün boyunca, gençliğin dinamizmi ve bilimin ışığıyla buluşacak; gerçekleşecek sosyal, kültürel, sanatsal, eğitsel ve sportif etkinliklerle, Türkiye’nin sosyal bilimler sahnesindeki geleceğine, derin ve kalıcı bir etki bırakacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Festivali bildiri halinde hazırlayıp yayınladıklarını ifade eden KBÜ Rektörü Prof. Dr. Kırışık, şunları söyledi:

“Bu sürecin sonrasında tabii ki pek çok sosyal model de üreterek toplumumuzun, milletimizin, devletimizin değerlendirmesine ve uygulamasına sunduk. Bu anlamda sevindirici bir gelişme olarak bazı üretmiş olduğumuz sosyal modeller devletimiz tarafından uygun görüldü ve uygulama alanına geçti. Bu da bizim için çok kıymetli, bir sonuç doğurması açısından değerli ve önemliydi.”

“Sosyal modeller üreterek dünyayı kardeşlik adasına dönüştürmek istiyoruz”

SOSYALFEST’in düzenlenmesinin amacından bahseden Kırışık, “Dünyamız çok zor ve karanlık dönemlerden geçiyor. Dünyanın her tarafında çatışmalar, kavgalar, mazlumlar, mağdurlar var Bunlara destek olmak yardımcı olmak istiyoruz ama hep batılı kavramlarla düşünüp batılı değerlerle analiz yapıyoruz. Biz istiyoruz ki medeniyetimizden, tarihimizden aldığımız güçle geçmişte yaptığımız gibi dünyayı yeniden yönetecek, yeniden nizam verecek sosyal modeller üretecek ve dünyaya yeni barış ufukları, kardeşlik ufukları açacak mağdurların ve mazlumların sesi olacak yeni bir dünyayı, Türkiye 100 yılını oluşturmak istiyoruz. Bunu gerçekleştirmek için en önemli gücümüz sosyal modeller üretmekten geçiyor. İnsanların barış ve kardeşlik içerisinde yaşayabileceği sosyal modeller üreterek dünyayı yeniden bir barış adasına, bir kardeşlik adasına dönüştürmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

14 farklı yarışma temasında Türkiye çapında ilana ve duyuruya çıktıklarını aktaran Kırışık, “Tabii ilk defa yapılan bir yarışma olması, çok bilinmemesi, sosyal modelin ne olduğunun henüz toplumda yeterince anlaşılamaması durumlarına rağmen gençlerimiz, hocalarımız, öğretmenlerimiz buna çok büyük bir ilgi gösterdi ve 3 bin 783 başvuru yapıldı. Yarışmamıza bu kadar sosyal modelin, bu kadar projenin gelmiş olması bize gerçekten Türkiye yüzyılı açısından büyük bir umut vadetmektedir” ifadelerine yer verdi.

Konuşmaların ardından protokol üyeleri tek tek stantları gezerek, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Vali Yavuz, daha sonra Rektör Kırışık ve beraberindekilerle birlikte festival çerçevesinde finale kalan sosyal modellerin sunumlarını takip etti.

Festival yarın gerçekleştirilecek ödül töreninin ardından sona erecek. – KARABÜK

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/karabuk-universitesinde-sosyal-bilimler-festivali-basladi/feed/ 0
Türkiye, Orta Doğu’nun ve Bölgesindeki Ülkelerin Güvenli Limanıdır http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-orta-dogunun-ve-bolgesindeki-ulkelerin-guvenli-limanidir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-orta-dogunun-ve-bolgesindeki-ulkelerin-guvenli-limanidir/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:27:13 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9810 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Çağatay Özdemir, Türkiye’nin güvenli liman olduğunu belirterek, “Türkiye, Orta Doğu’nun ve bölgesindeki ülkelerin güvenlik noktasında ilk başvurduğu, diplomatik krizlerde kapısı ilk çalınan, ekonomik problemlerde ilk yardım istediği hami ülke pozisyonunda. Bu durum, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde oluşturduğumuz temel yaklaşımdır.” dedi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü Kaliforniya Eyalet Üniversitesinden Prof. Dr. Nancy Snow’un yaptığı söyleşiye konuk olan Özdemir, kendisine sorulan soruları yanıtladı.

Özdemir, Türkiye’nin yumuşak güç uygulamalarını konu alan bir kitabının da bulunduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin 2000’li yıllardan sonra yumuşak güç uygulamalarını merkeze aldığını ve böylece hem dış politikada hem de diğer alanlardaki politikalarını belirli çerçevelere oturtan bir liderliğe sahip olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu noktadaki pozisyonunun ve yumuşak güç uygulamalarına verdiği önemin oldukça kritik olduğunu belirten Özdemir, “Türkiye’nin yumuşak güç uygulamalarını hem yakın coğrafyasında hem de küresel çapta kritik anlarda ortaya koyduğunu görüyoruz.” diye konuştu.

Özdemir, yumuşak gücü kamu diplomasisi başta olmak üzere çeşitli kavram setleriyle aktarmaya çalıştıklarını anlatarak, kamu diplomasisinin uluslararası ilişkiler disiplininde önemli yere sahip olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin diplomatik temsilcilik sayısı bakımından dünyada üçüncü sırada olduğuna dikkati çeken Özdemir, İletişim Başkanlığının bağlı ve ilişkili kuruluşları olan Anadolu Ajansı, TRT ve Basın İlan Kurumu’nun küresel çapta medya çıktılarını etkileyen bir çerçeveye sahip olduğunu ve bu anlamda yapılan çalışmaları anlattı.

Özdemir, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde yer alan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi vasıtasıyla ulusal ve uluslararası dezenformasyon, bilgi kirliliği ve yalan haberlerle mücadele ettiklerini bildirdi. Özdemir, Türkiye’nin dizi film sektöründe ciddi atılımlar yaptığına işaret ederek, bu bağlamda uluslararası alanda diziler, filmler, yapımlar ortaya koyarak ülkenin cazibe merkezi haline geldiğini vurguladı.

Sağlıklı bir iletişim ekosisteminin tesisi için bu alanda yapılan ulusal ve uluslararası anlaşmaların çok kritik olduğunu bildiren Özdemir, İletişim Başkanlığı olarak ADF’de düzenledikleri “Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi”nin hikayesini de anlattı.

“Vahşete ilk dur diyen ülke Türkiye olmuştur”

Türkiye’nin çeşitli krizlerle çevrili bir coğrafyada önemli bir aktör olduğuna vurgu yapan Özdemir, şöyle devam etti:

“Türkiye, Orta Doğu’nun ve bölgesindeki ülkelerin güvenlik noktasında ilk başvurduğu, diplomatik krizlerde kapısı ilk çalınan, ekonomik problemlerde ilk yardım istediği hami ülke pozisyonunda. Bu durum, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde oluşturduğumuz temel yaklaşımdır. Küresel alanda Türkiye krizlerin barışçıl çözümünde ve uluslararası arabuluculuk noktasında etkili rol oynamıştır. Bu noktada Cumhurbaşkanımız Erdoğan, kapıyı çalan kim olursa olsun geri çevirmemiştir. Herkese destek vermiş, yol göstermiştir, muhtaç olan kim varsa yardımcı olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu güçlü konuma ulaşmasında Cumhurbaşkanımızın liderliği ve motivasyonu vardır.”

Orta Doğu’dan Balkanlara kadar bölgesinde yaşanan tüm krizlerde Türkiye’nin hem arabuluculuk noktasında hem insani yardımlarda baş aktör olduğunu vurgulayan Özdemir, Ukrayna-Rusya savaşının yanı sıra Gazze’deki vahşetin durdurulması için Türkiye’nin verdiği mücadeleyi anlattı.

Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Buradaki insani krize, yaşanan vahşete, çocukların ölümüne, ailelerin parçalanmasına insanların yerinden edilmesine ve uygulanan vahşete dur diyen ilk ülke Türkiye olmuştur. Türkiye, yardımlarıyla ve uluslararası alandaki diplomatik girişimleriyle bu haklı davanın takipçisi olmuştur. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, bu vahşetin durdurulması için birçok noktada efor sarf etti ve sarf etmeye de devam etmekte. Filistin’de kalıcı barışın sağlanması için elinden geleni yapmakta. Cumhurbaşkanımızın pek çok uluslararası platformda güçlü bir şekilde Gazze’deki vahşete, zulme dur dediğini görüyoruz. Dün Cumhurbaşkanımız vahşetin sona ermesi, barışın sağlanması için Türkiye’nin garantör ülke olarak pozisyon almaya hazır olduğu vurguladı. Türkiye’yi özel kılan Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın bu kalbi gayreti ve inancıdır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-orta-dogunun-ve-bolgesindeki-ulkelerin-guvenli-limanidir/feed/ 0
Talas Belediyesi ve Hayırsever Ahmet Gönen işbirliği ile ‘Ahmet Gönen Lisesi’ temeli atıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/talas-belediyesi-ve-hayirsever-ahmet-gonen-isbirligi-ile-ahmet-gonen-lisesi-temeli-atildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/talas-belediyesi-ve-hayirsever-ahmet-gonen-isbirligi-ile-ahmet-gonen-lisesi-temeli-atildi/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:21:13 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9804 Talas Belediyesi ve Hayırsever Ahmet Gönen işbirliği ile yaptırılacak olan ‘Ahmet Gönen Lisesi’nin temeli atıldı.

Talas Belediyesi, Kayseri’nin en büyük 1’inci, Türkiye’nin ise 6. en kalabalık ilçesi olan Mevlana Mahallesi’nin okul ihtiyacını gidermek için Hayırsever Ahmet Gönen işbirliği ile yaptırılacak olan Ahmet Gönen Lisesi’nin temelini attı. Törene, Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, davetliler ve mahalle sakinleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından törenin açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, “Biz her platformda geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız, gençlerimiz diyoruz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızı hayata hazırlama sürecinde onları en iyi imkanlarla buluşturmayı hedefliyoruz. Temelini atacağımız bu yatırımın en önemli hususlarından bir tanesi hayırseverimizin yaptığı bir yatırım ve belediyemizin desteği ile yapılan bir okul. Hayırsever ve belediye katkısıyla çok kıymetli bir okul daha kazanacağız. Talas ilçemiz çok hızlı gelişen, büyüyen bir ilçe. İhtiyaç olan bir yerde ihtiyacı karşılayacak ve sorunu çözecek bir temel atıyoruz” dedi.

“Sadece 5 yılda 8 okul bitirdik ve teslim ettik”

Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, “Nüfus yoğunluğu açısından Türkiye’nin en kalabalık 6’ıncı, Kayseri’nin de en büyük 1’inci mahallesinde bulunuyoruz. Her biri bir köy büyüklüğünde olan çok sayıda apartman var. Buralarda en önemli konunun eğitim olduğu göz ardı edilemez. Biz başlarken “Cumhuriyet’imizin 100. Yılında 100 proje” dedik, 210 proje olmuş ama en önemlisi de eğitim. Bende öğretmen olunca aklımı taktım ve meclis üyelerimizde bizi desteklediler. Artık Talas’ta valimizin, kaymakamımızın ve milli eğitim müdürümüzün de aklını taktığı gibi ikinci eğitime son vermiş olalım. Ben 30 sene boyunca “sabahçı mısın, öğlenci misin?” sorusuna muhatap oldum. Hiç hoşunuza giden bir durum değil. Artık Kayseri’de bu iş bitiyor. Devlet ve millet işbirliği ile yapıldığı içinde devlet adına biz hazine arazilerini veriyoruz. Yoksa da planlıyoruz. Hayırseverimizde yapıyor. Büyün bir güzellik ile işi bitiriyoruz. Sadece 5 yılda 8 okul bitirdik ve teslim ettik. Şuanda da inşaatı devam eden 8 okulumuz var. 4 tanesi önümüzdeki eğitim öğretim yılına yetişmiş olacak” ifadelerini kullandı.

Yalçın, “Türkiye Yüzyılı demek sadece slogan atmaktan ibaret değil ve olmamalı. Biz Türkiye Yüzyılının altını eğitim yüzyılı olarak doldurursak, sanayiciler üretim yüzyılı olarak altını doldurursa, herkes kendini işiyle altını doldurursa o zaman Türkiye yüzyılı olur. Kıyamete kadar Türkiye Cumhuriyetinin yüzyıllarına ve muassır ülkeler seviyesindeki yerimizi alırız. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.

Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez ise, “İlçemiz ülkemizde en hızlı gelişen ve nüfusu en hızlı artan ilçelerimizden birisi. Mevlana Mahallemizde hem ilimizde he ülkemizde hızla gelişen bir mahallemizdir. Durum böyle olunca bu kadar nüfusa eğitim alt yapısı gerekiyor. Bunları yapmak bakanlığımızın görevidir ama bu kadar nüfus artışı karşısında bakanlığımızın bu kadar hızlı gelişen bir ihtiyacı biranda karşılama imkanı olamaz. Olsa bile desteklemeliyiz. İlçemiz bu konuda son derece şanslı. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yoğun çabaları karşısında belediyemiz ve hayırseverlerimizde devreye girmek suretiyle bu ihtiyacı hızlı bir şekilde karşıladılar” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından dua edildi ve okulun temeli atıldı. – KAYSERİ

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/talas-belediyesi-ve-hayirsever-ahmet-gonen-isbirligi-ile-ahmet-gonen-lisesi-temeli-atildi/feed/ 0
Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması düzenlendi http://www.karadenizhabertv.com.tr/turizm-meslek-liseleri-arasi-ascilik-yarismasi-duzenlendi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turizm-meslek-liseleri-arasi-ascilik-yarismasi-duzenlendi/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:18:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9801 Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV), Milli Eğitim Bakanlığı ve Metro Türkiye işbirliğiyle “Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması” düzenlendi.

Birlikten yapılan açıklamaya göre, gastronomi turizminin gelişmesine katkı vermenin yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olan öğrencilere iş imkanı sağlamak amacıyla hayata geçirilen “Sektör Yetenek Avında” projesi yeniden başlatıldı.

Proje kapsamında düzenlenen “Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması”nın dördüncüsü, verilen 3 yıl aranın ardından Gastronometro’da gerçekleştirildi. Yarışma, 2021 ve 2022’de Kovid-19 salgını nedeniyle 2023’te de 6 Şubat’ta meydana gelen depremler nedeniyle yapılamamıştı.

TÜROB Başkanı Müberra Eresin, törende yaptığı konuşmada, son yıllarda Türkiye’nin gastronomi turizmi için tercih edilen öncelikli bir ülke haline geldiğini belirtti.

Eresin, “Dünya ülkelerinde turizm gelirinin önemli bir kısmını oluşturan gastronomi turizmi Türkiye’de de hala gelişime açık bir alandır. Gastronomi de fazlasıyla nitelikli iş gücüne ve deneyime dayanıyor. Dolayısıyla gençler bu konuda en önemli avantajımız ve güvencemiz. Hedefimiz bu yarışmayı büyütmek, Türkiye geneline farklı kategorilerle genişletmek. Bu amaca yönelik adımlarımızı hızlıca atmak üzere TUGEV ile işbirliğimizi de başlattık.” ifadesini kullandı.

Gastronomi açısından birçok ülkeden daha yüksek potansiyele sahip olan Türkiye bu özelliğini turizme yansıtmayı tamamen başardığında turizm gelirinde önemli artış olacağını belirten Eresin, bu yolda Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması’nın sektör-okul işbirliğinin en güzel ve en anlamlı örneklerinden biri olduğunu vurguladı.

Eresin, sadece dereceye girenlere değil, yarışmaya katılanların tamamına staj ve istihdam imkanı sunulduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Türkiye’de orta ve uzun vadede gastronomi turizminin gelişmesine katkı sağlamasının yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olanlara istihdamın yolunu açan projeyle, turizm otelcilik sektörünün nitelikli çalışan ihtiyacının karşılanması ve meslek lisesi mezunlarının eğitim aldıkları alanda istihdam edilme imkanlarının artırılmasını ana hedef olarak belirlemiştik. Öğrencilerimizin eğitimlerinin bir parçası olarak motivasyonlarını artırmak ve sektörümüzün de okullara dikkatlerini çekmek üzere düzenlediğimiz bu yarışmada aslında kazanan tüm okullar. Hepsini yürekten tebrik ediyorum.”

Eresin, sektörün önde gelen şeflerinden oluşturdukları jürinin, genç şeflerin hazırladığı birbirinden başarılı tabaklar arasından seçim yapmakta ilk defa çok zorlandığını ifade etti.

“Mutfağımızın geleceğine bugünün genç şefleri yön verecek”

Metro Türkiye’nin Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Müdürü Aslı Duran da yaklaşık 35 yıldır Türk mutfak kültürünü ve değerlerini korumak, gelecek nesillere aktarmak ve şefleriyle birlikte bu mutfağın dünyada hak ettiği yere gelmesini sağlamak için çalıştıklarını vurguladı.

Duran, “Metro Türkiye olarak, mutfağımızın geleceğine bugünün genç şeflerinin yön vereceğine olan inancımızla onların eğitimleri ve gelişimleri için pek çok proje geliştiriyor, işbirlikleri yapıyoruz. Türk mutfağının sürdürülebilirliği için yaptığımız her çalışmada ülkemizin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro, hem bir eğitim ve AR-GE merkezi hem de gastronomi dünyasını bir araya getiren bir buluşma noktası olarak önemli bir rol üstleniyor. Yeme içme sektörünün en büyük iş ortağı olarak genç şeflerimize tavsiyemiz, Türk mutfağının tekniklerini, geleneklerini en iyi şekilde öğrenmeleri, yerel ürünlere ve coğrafi işaretli ürünlerimize sahip çıkarak değer kazanmasına destek vermeleri. Metro Türkiye olarak biz, tüm bu konularda onların yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.

İstanbul’dan 12 meslek lisesinin öğrencilerinin kıyasıya yarıştığı, jüri başkanlığını şef Vedat Başaran’ın yaptığı yarışmanın ödül törenine, İstanbul Valisi Davut Gül ile eğitim, turizm, gastronomi ve medya alanından temsilciler katıldı.

Yarışmanın birincisi, Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. İkincilik ödülü Selimpaşa Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine ve üçüncülük ödülü TÜROB 50. Yıl Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine verildi.

ECOLAB Hijyen Ödülü de Kumburgaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin oldu. Katılımcı tüm okullara Gastronometro tarafından hediyeler takdim edildi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turizm-meslek-liseleri-arasi-ascilik-yarismasi-duzenlendi/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Küresel ticaret sistemi dünyadaki barış ortamını güçlendirir http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kuresel-ticaret-sistemi-dunyadaki-baris-ortamini-guclendirir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kuresel-ticaret-sistemi-dunyadaki-baris-ortamini-guclendirir/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:33:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9732 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, öngörülebilir ve kurallara dayalı bir küresel ticaret sisteminin, istikrar ve refahın yayılması yoluyla dünyadaki barış ortamını güçlendireceğini düşündüklerini söyledi.

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024 kapsamında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla “Uluslararası Ticaret, Bağlantısallık ve Karşılıklı Bağımlılık” paneli yapıldı.

Hisarcıklıoğlu, buradaki konuşmasında, Antalya’nın dünyada en çok ziyaretçi çeken ilk 5 şehir içinde yer aldığını ve geçen yıl 16 milyon yabancı turist ağırladığını belirterek, sanayi ve tarımda da adını duyuran şehrin, şimdi diplomasinin öne çıkmasını sağlayarak küresel barışa katkı verdiğini dile getirdi.

Ticaretin sadece iktisaden değil siyaseten de önemli hale geldiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Küresel değer zincirlerinin parçası olan ülkeler, daha kolay ve daha hızlı büyüyor. Bu yüzyılın başında Türkiye bunun somut bir örneğini sergiledi. AB’nin dönüştürücü etkisiyle Türkiye, bu bölgenin sanayi devi ve en çok sanayi ürünü üreten ülkesi haline geldi. Otomotiv, beyaz eşya, konfeksiyon başta olmak üzere Avrupa’nın ana tedarikçisi oldu. AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülke Türkiye’dir. 1996’da Gümrük Birliği’ne geçiş Türkiye’yi pozitif etkiledi. Ticaret zenginleştirir, korumacılık fakirleştirir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin istikrarı ve refahı için ticaretin daha serbest olması şart. Dünyaya entegre olmuş, iş yapma ortamını iyileştirmiş ülkeler hem daha zengin hem de daha huzurlu olacaktır.” dedi.

“Ülkeler arasındaki ticari engelleri kaldırmalı”

Hisarcıklıoğlu, Avrupa’nın kurduğu birlik sayesinde tarihte ilk defa Batı Avrupa’nın 80 yıldır savaş görmediğine dikkati çekerek, ticaretin en büyük barış kaynağı olduğunu söyledi.

Ticaretin gelişmekte olan ekonomilerde verimliliği ve istihdamı artırırken enflasyonun kontrol altına alınması yoluyla yaşam standartlarını yükselttiğini belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

“Ülkeler arasındaki ticari engelleri kaldırmalı, birbirimizle ticareti artırmalıyız. Kurallara dayalı bir küresel ticaret rejimi kurmanın tüm ulusların yararına olduğunu görmeliyiz. DTÖ, küresel ticarete belli bir düzen gelmesini ve uluslararası ticaretin gelişmesini sağladı. İş dünyası olarak, küresel ticaret sisteminin güncellenmeye ve reforma ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Serbest ticarete karşı kamuoylarındaki tepkinin altında yatan nedenlere yanıt veren, kapsayıcılık ve kalkınma ilkelerine dayalı bir DTÖ reformunu destekliyoruz. DTÖ’nün küresel ticaret konularında başat müzakere ortamı haline getirilmesini arzu ediyoruz. Öngörülebilir ve kurallara dayalı bir küresel ticaret sisteminin, istikrar ve refahın yayılması yoluyla dünyadaki barış ortamını güçlendireceğini düşünüyoruz.”

Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak Türkiye’nin kara gümrük kapılarını yap-işlet-devret modeliyle modernize ettiklerini, sınır geçişlerini kolaylaştırdıklarını dile getirdi.

Bunun bir kazan-kazan projesi olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, “İhracat yapan firmalarımız daha hızlı gümrük geçişi yapmaları sayesinde lojistik maliyetlerini azalttılar. Devletimizse hem bütçesine ilave yük getirmedi hem de artan işlem hacmiyle daha fazla vergi geliri elde etti. BM tarafından da en iyi kamu-özel sektör ortak projesi olarak seçildik ve dünyaya örnek gösterildik. Şimdi bu modelimizi çevre coğrafyamıza yaymak için harekete geçtik.” diye konuştu.

Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan da teknolojinin pek çok küresel problemi çözebileceğini belirtti. Ancak burada Çin ve ABD blokuna dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Doğan, ülkelerin teknolojide sürdürülebilirliği yakalayabilmeleri için birliktelik kurmasının önemine işaret etti. Doğan, bunun da ülkelerin kendi strateji ve inovasyonunu geliştirmesiyle mümkün olabileceğini vurgulayarak, Türkiye’nin bu konuyu oldukça ciddiye alarak regülasyonlar gerçekleştirdiğini kaydetti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kuresel-ticaret-sistemi-dunyadaki-baris-ortamini-guclendirir/feed/ 0
Bakan Işıkhan, Mardin’de “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında konuştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:12:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9711 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Şehirlerimizin ve ilçelerimizin sorunlarına gerçekçi çözümler ve proje üreten, şehrinin ihtiyacına göre gelecek vizyonu çizebilen yerel yönetimlere ihtiyacımız var. Bir tarafta terörle el ele vererek, millete hizmet adına yapılmış ne varsa yıkma telaşında olan koltuk sevdalıları var. Bir tarafta ise Türkiye’yi uzaya çıkaran, ‘önce vatandaşım’ diyerek elindeki tüm fırsatları ülkesinin aydınlık geleceği için seferber eden millet sevdalıları var.” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak amacıyla kentte bulunan Bakan Işıkhan, Vali Tuncay Akkoyun, AK Parti İl Başkanı Vahap Alma, Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ile Mardin’de bir otelde “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında iş insanlarıyla bir araya geldi.

Bakan Işıkhan, toplantıda yaptığı konuşmada, baba ocağı Mardin’i büyüten, geliştiren, sağladıkları katma değerlerle bugünlere getiren hemşerileriyle tekrar bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.

Mardin’in bütün sorunlarını çözüme kavuşturmak için ellerinden geleni yapacaklarını kaydeden Işıkhan, o nedenle sık sık Mardin’e gelmeye, sahaya çıkıp, çalışmaları yerinde görmeye gayret ettiğini belirtti.

Kentin çalışma hayatına, ekonomisine ve kalkınmasına katkıda bulunacak istişareleri gerçekleştireceklerini aktaran Işıkhan, “2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli bir yıl, adeta bir ‘dönüm noktasıdır’ diyebiliriz. Bu yıl, 2023 hedeflerini gerçekleştirerek hem Türkiye Yüzyılı hedefimize yürüdüğümüz hem de kalkınmanın ilk adımı olan yerel yönetimlerde yeni bir döneme gireceğimiz bir yıl olacak.” ifadelerini kullandı.

“Köhne zihniyetlerle kaybedecek vaktimiz yok”

Türkiye’nin artık önündeki 5 yılın değil, yüzyılın hesabını yapan bir ülke haline geldiğine dikkati çeken Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nın, yollarına engel olabilecek hiçbir meselenin olmadığı, yerel hizmetlerde dünya standartlarının da üzerine çıkmış ve tüm enerjisini kalkınmaya, gelişmeye, küresel anlamda yükselmeye entegre etmiş bir vizyonun adı olduğunu aktardı.

Bakan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Bu sebeple bizim hiçbir şehrimizde ve ilçemizde artık yerel yönetimler diye bir sorunumuzun olmaması gerekiyor. Bizim artık kaybedecek vaktimiz yok. Mardin’in de kaybedecek bir dakikası yoktur. Bizim koltuk kavgalarından halka hizmet etmeye zaman bulamayan eski Türkiye kalıntısı köhne zihniyetlerle kaybedecek vaktimiz yok Bizim artık, ‘bize engel oluyorlar’ bahaneleriyle, temel atmama şovlarıyla, iş bilememezliklerini mağduriyet masallarıyla örtbas etmeye çalışarak reklam belediyeciliği yürütenlerle kaybedecek vaktimiz yok. Bizim vatandaşının derdini kendi derdi bilen, bulunduğu ilçedeki her haneyi kendi evi gibi bilen, laf değil icraat üreten gerçek belediyeciliğe ihtiyacımız var. Şehirlerimizin ve ilçelerimizin sorunlarına gerçekçi çözümler ve proje üreten, şehrinin ihtiyacına göre gelecek vizyonu çizebilen yerel yönetimlere ihtiyacımız var. İşte bu vizyon farkına siz değerli kardeşlerim her gün bizzat şahit oluyorsunuz. Bir tarafta terörle el ele vererek, millete hizmet adına yapılmış ne varsa yıkma telaşında olan koltuk sevdalıları var. Bir tarafta ise Türkiye’yi uzaya çıkaran, ‘önce vatandaşım’ diyerek elindeki tüm fırsatları ülkesinin aydınlık geleceği için seferber eden millet sevdalıları var.”

Bugün istihdamda, sosyal güvenlikte, ihracatta, savunma sanayisinde ve turizmde dünyada örnek gösterilebilecek bir seviyeye geldiklerini bildiren Işıkhan, özellikle istihdam ve işgücünde en iyi verilerin elde edildiği bir dönemden geçtiklerine işaret etti.

“Mart ayında açıklanacak 2023 yılı TÜİK verilerinde, hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım oranları ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Aynı şekilde tüm öncü göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını göstermektedir. İnşallah bu güzel gelişmeleri sizlerin desteğiyle daha da yukarı taşıyacağımıza inanıyorum. Bu noktada sizleri rahatlatmak, işverenlerimizin karşılaştığı zorlukları azaltmak ve bürokratik yükü hafifletmeye yönelik kapsamlı çalışmalarımızı yapmaktayız.” ifadelerini kullanan Işıkhan, teşvik ve desteklerle, işletmelerin büyümesine ve istihdamın artmasına katkıda bulunduklarını vurguladı.

“Mardin’de aktif sigortalı sayısı son 21 yılda 4 katına çıkmıştır”

İstihdama Dönüş Programı kapsamında deprem bölgesindeki illerde düzenlenecek kurs ve programların uygulanmasına yönelik özelleştirilmiş politikaları hayata geçirdiklerini, İŞKUR aracılığıyla işverenler ve işçiler arasında köprü görevi görmeye devam ettiklerini kaydeden Işıkhan, Aktif İşgücü Programları ile işverene, işçisini kendisinin yetiştirdiği bir fırsat tanıdıklarını, bu programların şartlarını esneterek daha fazla vatandaşın yararlanması noktasında çok önemli adımlar attıklarını bildirdi.

Bakan Işıkhan, İş Başı Eğitim Programı ve mesleki eğitim kurslarından Mardin’de bugüne kadar 40 binden fazla vatandaşın yararlandığını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Her yıl bir milyondan fazla kişinin işe yerleşmesine aracılık ediyor, işverenlerimizin aradığı elemanı bulmasına destek oluyoruz. Mardin’de 21 yılda, sadece İŞKUR aracılığıyla 44 bin vatandaşımızın işe yerleşmesini sağladık. Bugüne kadar toplam 51 bin kişi Toplum Yararına Programlardan yararlandırılmıştır. Mardin’imize güzel bir müjde vermek isterim. Toplum Yararına Çalışma Programları özellikle kamu hizmetlerinin desteklenmesi noktasında çok önemli bir işleve sahiptir. Mardin için Toplum Yararına Programlar oranımızı 3 bin kişi olarak belirledik. Hayırlı olsun. Mardin’de, 2002 yılında aktif sigortalı kişi sayısı 46 bin 549 iken 2023 yılı sonu itibarıyla 188 bin 948 olmuştur. Aktif sigortalı sayısı son 21 yılda 4 katına çıkmıştır. İnşallah bu sayıyı daha da artıracağız. Ayrıca, Kadın İstihdam Projemiz, İş-Pozitif’in duyurusunu yapmıştık. Bu projeyle işverenle iş arayanı çevrimiçi olarak bir araya getirip istihdam ve işe yerleştirme süreçlerini hızlandırdığımız bir sistem kurduk. Özellikle kayıtlı kadın istihdamı konusundaki hedeflerimize katkı sağlayacak, istihdamı teşvik edecek, hem iş arayanın hem de işverenin işini büyük ölçüde kolaylaştıracağına inandığımız bir projedir. İş Pozitif kapsamında bir istihdam fuarını da inşallah yakın zamanda Mardin’de açacağız. Türkiye Yüzyılı kadın, erkek, genç, yaşlı her kesimin desteğini gerekli kılan uzun vadeli bir vizyon. Şu an İş Kanunu’muzu güçlendirme, revize etme sürecindeyiz. Mevzuatı daha da güçlendirip, çalışma barışına, sosyal diyalog, istihdam ve işgücü piyasası gidişatına olumlu katkı sağlayarak Türkiye’nin çalışma hayatını yüzyıllık vizyonumuza yakışır hale getireceğiz.”

“1 Nisan milli iradenin, halkın, velhasıl Türkiye’nin kazanacağı bir gün olacak”

Her gün yeni bir eser ve projeyle halka hizmet götürdüklerini anlatan Işıkhan, bunu kalkınma, gelişme ve büyüme anlayışını yerel yönetimler tecrübesiyle inşa etmiş bir liderin öncülüğüyle başardıklarını dile getirdi.

Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın halka hizmet aracı olarak gördüğü millet hareketiyle, AK Parti vizyonumuzla başardık. İnşallah 31 Mart akşamı da yine aynı başarıyı başta Mardin olmak üzere tüm illerimizde ve ilçelerimizde kazacağımıza yürekten inanıyoruz. Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Abdullah Erin başkanımızla inşallah, hem Mardin’i hem de 10 ilçemizin tamamını 31 Mart akşamı milletin partisi AK Parti ile buluşturacağız. 1 Nisan milli iradenin, halkın, velhasıl Türkiye’nin kazanacağı bir gün olacak.1 Nisan Mardin’in günü olacak inşallah. Şehrimize, bu şehrin aziz insanlarına kazandırdıklarımızı bir gecede yıkıp ilimizi en az 20 yıl geriye götürecek yönetimler eliyle lütfen ziyan etmeyelim. Bu noktada hepimize düşen önemli görevler var. Özellikle çalışma hayatımızın paydaşları olan sizlerin çalışmaları Mardin’in kalkınmasında çok önemli rol oynamaktadır. Bu sebeple 21 yılda yaşanan değişimi, gelişimi en iyi sizler teşhis edebilirsiniz. Mardin’in geleceğini de yine sizlerin desteğiyle inşa edeceğiz. Mardin’in yeni yatırımlarla, yeni istihdam alanlarıyla ve yeni girişimlerle çok daha iyi yerlere geleceğinden şüphem yok. Kentin emektarlarına güveniyorum. Öncelikle yerel yönetimleri gerçek belediyecilikle buluşturacağız, ardından da bu şehri yüzyılın şehri yapacağız. Bu güç sizlerde var. Bu yüzyılı, emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız, sözümüzün arkasındayız. İşçisiyle, işvereniyle, girişimcisiyle, yatırımcısıyla, esnafıyla, emeklisiyle, yaşlı genç demeden alnının teriyle çalışan, üreten, ülkemizin kalkınmasına katma değer sağlayan her bir kardeşimizin yanındayız.”

Vali Akkoyun da kentte son yıllarda huzur ikliminin hakim olmasıyla, eğitimden sağlığa, enerjiden ulaşıma, kültür turizmden spora, tarımdan sanayiye birçok alanda yeni yatırımların yapıldığını, bu kalkınma hamlesi ve yatırımların devam ettiğini söyledi.

“Huzur ortamı daha fazla yatırım ve istihdam demek. Cumhurbaşkanımız liderliğinde gelişen, büyüyen, gelişmelerden istifade eden bir Mardin için var gücümüzle çalışıyoruz.” ifadelerini kullanan Akkoyun, Mardin’de bu gelişmeler ışığında üretim ve istihdamda yakaladıkları ivmenin artarak devam edeceğini kaydetti.

AK Parti İl Başkanı Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin de konuşma yaptı.

Bakan Işıkhan, daha sonra iş insanların talep ve görüşlerini dinledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/feed/ 0
İSTİB Başkanı Ali Kopuz: Türkiye’de Yatırım Ortamı İyileşiyor, Tarıma Daha Fazla Önem Verilmeli http://www.karadenizhabertv.com.tr/istib-baskani-ali-kopuz-turkiyede-yatirim-ortami-iyilesiyor-tarima-daha-fazla-onem-verilmeli/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/istib-baskani-ali-kopuz-turkiyede-yatirim-ortami-iyilesiyor-tarima-daha-fazla-onem-verilmeli/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:09:13 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9644 İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) tarafından açıklanan 2024 Yılı Eylem Planı’nı değerlendirdi.

Kopuz, yazılı açıklamasında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, birçok bakanlık ve iş dünyasından kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla çalışan YOİKK tarafından açıklanan 2024 Yılı Eylem Planı’nı değerlendirerek, Türkiye’de yatırım ortamının her geçen gün iyileştiğini ve tarıma daha da önem verilmesi gerektiğini belirtti.

YOİKK tarafından yapılan çalışmaların iş kurma, üretim ve ticaret yapma süreçlerini kolaylaştırdığını hatırlatan Kopuz, eskiden aylarca vakit alan birçok işin şimdi birkaç gün içinde tamamlandığını, bürokrasinin azaldığını, yapılan çalışmaların hiçbir zaman yeterli görülmediğini ve daha da iyisi için çaba sarf edildiğini kaydetti.

“2024 Eylem Planı, iş dünyasının dönüşümün gereklerine uygun hale gelmesini, rekabet gücünün artmasını sağlayacak önemli maddeler içeriyor”

Ali Kopuz, YOİKK tarafından açıklanan 2024 Yılı Eylem Planı’nda Türkiye’deki yatırım ortamını iyileştirmenin yanında geliştirecek birçok yeni eylemin de yer aldığına dikkati çekerek, “Dünyada da Türkiye’de de iş yapma biçimleri değişiyor, dönüşüyor. 2024 Eylem Planı, Türkiye iş dünyasının bu dönüşümün gereklerine uygun hale gelmesini, dolayısıyla rekabet gücünün artmasını sağlayacak önemli maddeler içeriyor. Örneğin e-tebligat usulünün genişletilmesi, uzaktan, kısmi ve geçici süreli çalışma ile platform çalışması gibi yeni nesil esnek çalışma modellerine dair mevzuat değişikliklerinin hazırlanması doğrultusundaki düzenlemeler dünyanın yeni gerçeklerine uyumumuzu hızlandıracak.” ifadelerini kullandı.

Kopuz, Türkiye’nin ihracatına katkı sağlayan sektörlerin katma değerli üretim süreçlerini desteklemek, yatırım ortamlarını iyileştirmek amacıyla bu sektörlerin ihtiyaç duyduğu iş gücü arzının güçlendirilmesi ve nitelikli iş gücüne sahip yabancıların çalışma ve oturum süreçlerinin hızlandırılması ile ilgili planlanan eylemlerin de dikkati çekici olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin en önemli sorunları arasında katma değerli üretim ve nitelikli iş gücü olduğunu aktaran Kopuz, “Bu sorunların çözümü için atılacak adımların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yine planda yer alan iş gücü ihtiyacı analizinin ve bu analiz sonuçlarına göre atılacak adımların, mesleki teknik eğitim konusunda yapılacaklarla bütünleştiğinde sorunların çözümü yolunda önemli mesafe kat edilecektir.” değerlendirmelerinde bulundu.

Kopuz, planda iklim değişikliği ve yeşil dönüşümle ilgili birçok maddenin var olduğunun altını çizerek, Türkiye’nin 2053’te sıfır karbonu hedeflediğini ve bu doğrultuda yapılacak çalışmaların sadece yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya için değil, aynı zamanda Türkiye’nin küresel rekabet gücünü de artıracağını ifade etti.

“Tarım sektöründe büyük yatırımlar yapılmasını sağlayacak tedbir, destek ve kolaylıklara ihtiyaç var”

İSTİB Başkanı Kopuz, Türkiye’de tarımsal üretimin sürekli arttığını ancak potansiyelinden hala uzak olduğuna değinerek, “Tarım sektöründe büyük yatırımlar yapılmasını sağlayacak tedbir, destek ve kolaylıklara ihtiyaç var. Sabit sermaye yatırımları içinde tarımın payı çok düşük. Bu da ülkemizde aile üreticiliğinin yaygınlığının göstergesidir. Tarımsal üretimde aile üreticiliği çok önemlidir ve elbette desteklenmelidir. Ancak, unutulmamalıdır ki sadece büyük yatırımlarla ölçek ekonomisinin avantajlarından yararlanmak mümkün olabilir. İleri teknoloji kullanımı ve verimlilik artışı da büyük yatırımlarla daha kolay gerçekleşir. Yüksek verimli ve düşük maliyetli üretim ise günümüzde en büyük sorunlarımızdan biri olan gıda enflasyonunun çözümü için en doğru yoldur.” açıklamalarında bulundu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/istib-baskani-ali-kopuz-turkiyede-yatirim-ortami-iyilesiyor-tarima-daha-fazla-onem-verilmeli/feed/ 0
Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli: “Birlikte Çeşme Diyeceğiz, Birlikte Türkiye Diyeceğiz. http://www.karadenizhabertv.com.tr/cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-birlikte-cesme-diyecegiz-birlikte-turkiye-diyecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-birlikte-cesme-diyecegiz-birlikte-turkiye-diyecegiz/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:12:30 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9588 HABER: ECE AZAK/ KAMERA: KERİM UĞUR

CHP Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, tanıtım toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Denizli, “Biz yola birlikte Çeşme diyerek çıktık. Şimdi birlikte Çeşme diyeceğiz, birlikte Türkiye diyeceğiz. İlk günden son güne kadar işimiz gücümüz Çeşme olacak. Bu beş yıllık süre içerisinde işimiz gücümüz Türkiye diyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara taşıyacak vizyonu hep birlikte ortaya koyacağız” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli’nin Proje Tanıtım Toplantısı’na, CHP Parti Meclisi Üyesi Baran Bozoğlu, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İl Gençlik Kolları, il ve ilçe başkanları ve partililerin yanı sıra Lal Denizli’nin annesi Çiğdem Kayalı ve babası Mustafa Denizli katıldı.

“BİRLİKTE ÇEŞME DİYECEĞİZ, BİRLİKTE TÜRKİYE DİYECEĞİZ”

Toplantıda konuşan Lal Denizli, şunları söyledi:

“Geleceğe yürüdüğümüz bu yolda size projelerimle sadece beş yıllık bir süreç değil, yirmi yıllık bir vizyon vadediyorum. Köklerimi, İzmir’in topraklarına, yaşam enerjisine tarihine dayandırarak Çeşme için çağdaş bir gelecek inşa etme sözü veriyorum. Çeşme tarih boyunca binlerce yıllık bir mirasa sahip olan Ege’nin incisi, Türkiye’nin göz bebeği bir ilçesidir. Bu mirası koruyarak ve gelecek nesillere aktararak Çeşme’nin değerini ve önemini daha da yücelteceğiz. Çevreyi ve doğayı korumaya ve bu konuda kararlı adımlar atmaya, Çeşme’nin benzersiz doğa güzelliklerini koruyacak ve sürdürülebilir bir çevre politikası izleyeceğiz. Çevre dostu projelerle, gelecek kuşağa temiz ve yaşanılabilir bir Çeşme bırakacağız. Çeşme’nin turizm potansiyelini maksimum düzeye çıkartmak amacıyla ilçemizin uluslararası alanda tanınırlığını artıracağız. İstihdamı destekleyecek projelerle Çeşme’nin ekonomik potansiyelini harekete geçirerek tarım sanayi projeleriyle Çeşme’nin ekonomik potansiyelini harekete geçireceğiz. Çeşme’nin altyapı ve üstyapı sorunlarını alanında uzman teknik ekibimizle ve doğru projelerle yöneteceğiz. Projelerimizin sorunsuz hayata geçmesi için gerekli zeminin oluşmasını sağlayacağız. Çeşme’nin geleceğini birlikte şekillendireceğimize inancım tam. Kazanan daima halk kazanan daima Çeşme olacak. Hep birlikte güçlü bir gelecek için doğru adımlar atacağız. Çeşme hep birlikte daha ileriye taşıyacağız. Çeşme’de çocuklar, Çeşme’de gençler, Çeşme’de kadınlar, Çeşme’de erkekler, Çeşme’de yaş almışlar. Çeşme’de can dostlarımız, hayvan dostlarımız kazanacak. Çeşme’de doğa, Çeşme’de spor, Çeşme’de ulaşım, Çeşme’de en çok ihtiyacımız olan şey sağlık kazanacak. El ele verdiğimiz sürece Çeşme kazanacak. Biz yola birlikte Çeşme diyerek çıktık. Şimdi birlikte Çeşme diyeceğiz, birlikte Türkiye diyeceğiz. İlk günden son gün kadar işimiz gücümüz Çeşme olacak. ve bu beş yıllık süre içerisinde işimiz gücümüz Türkiye diyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisini iktidara taşıyacak vizyonu hep birlikte ortaya koyacağız.”

“DEĞİŞİMİN EN GÜÇLÜ VİZYONUNU VE EN GÜÇLÜ MESAJINI İZMİR’DEN TÜM TÜRKİYE’YE VERECEĞİZ”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’e selam göndererek sözlerine devam eden Denizli, “Biz İzmir’de dokuz kadın aday, genç adaylar, genç erkek adaylar, geçmiş dönemden tecrübeli insanlarımızla çok güçlü bir kadroyla, İzmir olarak değişimin en güçlü, vizyonunu ve değişimin en güçlü mesajını İzmir’den doğru tüm Türkiye’ye vereceğiz. İşte bizim Türkiye’de görmek istediğimiz kadrolar tam olarak Genel Başkanımızın İzmir vizyonunda gizli. O yüzden bu selamı kendisine ve bütün parti yöneticilerimize göndermek istedim” diye konuştu.

“KİMSEDEN TORPİLİM YOK”

Lal Denizli, Mustafa Denizli’nin kızı olduğu için Çeşme Belediye Başkanlığı’na aday olduğu yönündeki iddialara da yanıt vererek, “Bana ‘Mustafa Denizli’nin kızı olmak dışında başka ne vasfı var’ dendi. Bu konuya da burada nokta koyayım. Hayatım boyunca hem annem hem babamın çocukları olmaktan büyük gurur duydum. Fakat ben 14 senedir Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında yani tam 18 yaşında kapısından içeri girdiğim en büyük okulum dediğim Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında gençlik kollarından başlayarak ana kademe ilçe yöneticiliğine kadar komisyon başkanlıklarına, seçim koordinasyon başkanlığına kadar 7 seçim boyunca İstanbul’da saha koordinatörlüğü ve buna ek olarak son Cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye geneli Türkiye Saha Koordinatörü olarak seçim, saha koordinatörü ve Cumhurbaşkanlığı kampanyası koordinatörü olarak ben parti liyakatimi sonuna kadar hak ettiğimi düşünüyorum. Bu ve daha da ilgincini de söylemiş olayım buradan. Torpil var mı? Hayır yok. Çünkü ailem sizlerin ve belki bazılarının düşündüğünün aksine hayatları boyunca bu 14 seneki yolculuğum boyunca benim siyasetten uzak kalmamı istediler. ve siyaseten aslında bir mücadelenin içinde olmamı değil mesleki olarak kendimi geliştirmemi istediler. Ben aksine onların desteğiyle değil; onlara rağmen burada duruyorum” diye konuştu.

“AMACIMIZ ÇEŞME’NİN HER KESİMİNİN İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAK VE KENTİ DAHA YAŞANABİLİR KILMAK”

Çeşme’nin potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek için hazırladıkları projelerin, çok boyutlu olduğunu vurgulayan  Denizli, “Projelerimiz, bilim insanlarından muhtarlara kadar geniş bir proje ekibi tarafından titizlikle hazırlandı. Amacımız, Çeşme’nin her kesiminin ihtiyaçlarını karşılamak ve kenti daha yaşanabilir kılmak” dedi.

Denizli’nin açıkladığı projeler arasında sosyal amaçlı, çevre dostu uygulamalar, kültürel etkinliklerin artırılması, altyapı çalışmaları ve esnafın desteklenmesine yönelik çalışmalar bulunuyor. Denizli, “Bizim için önemli olan, Çeşme’nin her alanda gelişmesine katkı sağlamak ve sıkıntılarla mücadele eden esnafımızın yanında olmak. Sezonun açılmasıyla birlikte, hizmetlerimizi hayata geçirerek Çeşme’yi hak ettiği noktaya taşıyacağız” diye konuştu.

Projelerini aktaran Denizli’nin notlarından öne çıkan satır başları ise şöyle:

“ÇOCUKLAR VE GENÇLER KAZANACAK”

“Çeşme’de çocukların ve gençlerin kazanacağını” söyleyen Lal Denizli, ilçede çocuklar için yeni kreşlerin açılacağını; gençler için ise Gençlik Merkezi kurulacağını ifade etti. Denizli ayrıca, öğrencilere burs ve beslenme desteği verileceğini de müjdeledi.

“KADIN KOOPERATİFLERİ VE KADINI KALKINDIRMA OFİSİ AÇILACAK”

Kadınlarla daima dayanışma içinde olacaklarının altını çizen Denizli, “Kadın İstihdamını Artırma Programı kapsamında Kadın Kooperatifleri ve Kadını Kalkındırma Ofisi açılacak. Kadınlarımıza Çocuk Bakım Desteği verilecek. Doğum yapmış kadınlar için kısa süreli bakım desteği sunulacak” dedi.

“YAŞ ALMIŞLAR KULÜBÜ KURULACAK”

Lal Denizli, Büyükler için Evde Sağlık Hizmeti, Alışveriş Ünitesi, Psikolojik Destek, Küçük Onarım ve Temizlik Hizmeti, Yaş Almışlar Kulübü, ve Alzheimer Merkezi gibi projeleri hayata geçireceğini söyledi; bu projeler sayesinde, Çeşme’deki yaşlı nüfusun hayat kalitesini artırmak için kapsamlı bir yaklaşım sunduğunu gösterdi.

Çeşme’nin daha yaşanabilir, hayvan dostu ve kültürel açıdan zengin bir ilçe olacağını vurgulayan Denizli, bu alandaki proje çalışmalarını da katılımcılara duyurdu.

“TURİZM KAZANACAK”

Turizm Master Planı hazırlayacaklarını söyleyen Denizli, gecelik konaklama sayısını artıracak yeni turistik çekim noktalarının (Ildır-Germiyan-Karaköy Kültür Rotası) geliştirilmesinin sağlanacağını belirtti. Denizli, sezon süresini uzatmak için Çeşme’de yeni turizm kollarının gelişmesine çalışılacağına vurgu yaptı. (Termal turizm, kongre turizmi, gastronomi turizmi, Cruise emileri vb.) Merkezdeki turist yoğunluğunun komşu köylere dağılması amacıyla köylerin gelişiminin destekleneceğini belirten Lal Denizli, yarımada geneli için bir turizm rotası oluşturacaklarını ve girişimcileri destekleyeceklerini söyledi.

“FOSEPTİKLERE ELVEDA”

Çeşme’de kördüğüm halini almış fosseptik sorununa son verileceğini ve kanalizasyon sistemine geçileceğini ifade eden Denizli, Çeşmelilerin bu konuda artık problem yaşamayacağını söyledi. Lal Denizli, Çeşme’de altyapı çalışmaları konusunda da çığır açacaklarını kaydederek, bu konuda Çeşmelilere çözüm sunan adımlar atacaklarını vurguladı.

Toplantıda öne çıkan diğer başlıklar ise “Sosyal Konut Projesi” ve “Katı Atık Ayrıştırma ve Kompost Üretim Merkezi” oldu.

CHP Çeşme Belediye Başkan adayı Lal Denizli’nin ardından konuşan, Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi (PM) Üyesi Baran Bozoğlu, “Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusu Çeşmeliler. Hepinizi gençlerin, kadınların, liyakatin umudu, Özgür Özel adına saygıyla selamlıyorum ve çok değerli yol arkadaşım çok değerli başkanım, arkadaşıma, Lal başkanıma Ankara’nın Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin sevgisini, selamını ve gücünü iletiyorum. Değerli yol arkadaşımızı, biz yoksullara yaptığı destekten, yardımseverliğinden, çocuk çalışmalarından, örgütsel çalışmalarından çok iyi tanıyoruz. Kendisini çok iyi biliyoruz. ve bugün çok net bir şekilde gördük ki; Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi’nde başkan adayımıza oy verirken ne kadar doğru bir şey yaptığımızı ne kadar hazırlıklı olduğunu ne kadar umut dolu, inanç dolu olduğunu bugün çok net bir şekilde gördük. İşte bu çalışma işte bu çalışma birilerinin torpili ile olacak bir şey değil, yanlış anlamasın Mustafa hocam, anneyle babayla da tek başına olacak bir şey değil; bu çok değerli bir hazırlık. Bu çok değerli bir ışık. Bu, Türkiye’ye umut olan bir kadın başkanın umudu, heyecanı ve geleceğe dair sosyal demokrat belediyeciliği nasıl hayata geçireceğimizin çok soluklu göstergesi. Biz hepimiz çok iyi biliyoruz ki 31 Mart günü Türkiye’nin geleceğini, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılın geleceğini oylayacağız. Belki her seçimde çok kritik olduğunu söyledik ama bu sefer çok daha fazla kritik. Bakın Cumhuriyet Halk Partili adaylarımız nasılsa kazanacağım deyip de yerlerinde durmuyorlar. Balkonlarından dışarıyı seyretmiyorlar. Nasılsa oyum var nasılsa partim burada kazanacak demiyorlar. Proje üretip her vatandaşımızdan, her kardeşimizden her diğer partiliden Türkiye ittifakı için oy almak için canla başla, örgütlerimizle beraber, il başkanlıklarımızla, il başkanlıklarımıza, il yöneticilerimizle, ilçe yönetimle beraber çalışıyorlar. O yüzden 31 Mart Türkiye’nin Cumhuriyet’in geleceğimizin oldukça önemli bir seçimidir. Laikliğin, demokrasinin, Atatürk’ün değerlerinin savunulması için vazgeçilmezdir. Sandığa gitmemeyi teşvik eden sosyal medya çalışmalarına veya çeşitli gazetecilerin partimizi yıpratma çalışmalarına dur dememiz gerekiyor. Çünkü Nazım’ın da söylediği gibi ustalaştık, taşı kırmakta, dostu düşmandan ayırmakta, diyecek, dinleyecek çok, fakat vakit yok. Yürüyelim” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-birlikte-cesme-diyecegiz-birlikte-turkiye-diyecegiz/feed/ 0
Irak Dışişleri Bakanı: Türkiye ile PKK ve güvenlik sorunları konuşuldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/irak-disisleri-bakani-turkiye-ile-pkk-ve-guvenlik-sorunlari-konusuldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/irak-disisleri-bakani-turkiye-ile-pkk-ve-guvenlik-sorunlari-konusuldu/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:33:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9544 Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Türkiye ile Irak arasında aralık ayında PKK ve güvenlik sorunlarının konuşulduğu toplantıda bir sonraki toplantıya sunulmak üzere iki bildiri hazırlamaya karar verildiğini söyleyerek, “Irak tarafı güvenlik, sınır güvenliği ve iki ülke arasındaki ilişkilerin güvenliğiyle ilgili belgeyi şimdiden hazırladı. Gelecek ay Bağdat’ta buluşmayı, bu belgeleri tartışabilmeyi ve bu iki belgeye dayanarak bir plan geliştirmeyi ümit ediyoruz.” dedi.

Fuad Hüseyin, 3. Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Anayasa’nın, Irak topraklarından hiçbir grubun ve örgütün başka ülkelere saldırmasına izin verilmemesi gerektiğine işaret ettiğini belirten Hüseyin, “PKK’nın Türkiye’de sorun olduğu doğru ama Irak için de sorun.” diye konuştu.

Bakan Hüseyin, Anayasa’da belirtilen çerçevede Türkiye’yle bu konuda görüşmelere başladıklarını ve aralık ayında Ankara’da bir toplantı yapıldığını hatırlatarak, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Türk heyetine, kendisinin de Irak heyetine liderlik ettiği ortak komitenin oldukça güzel bir toplantı gerçekleştirdiğini aktardı.

Söz konusu ortak komitede bir sonraki toplantıya sunulmak üzere iki bildiri hazırlamaya karar verdiklerini dile getiren Hüseyin, “Irak tarafı güvenlik, sınır güvenliği ve iki ülke arasındaki ilişkilerin güvenliğiyle ilgili belgeyi şimdiden hazırladı. Gelecek ay Bağdat’ta buluşmayı, bu belgeleri tartışabilmeyi ve bu iki belgeye dayanarak bir plan geliştirmeyi ümit ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Petrol ihracatının yeniden başlaması

Bakan Hüseyin, Paris merkezli Uluslararası Tahkim Mahkemesinin Türkiye ile Irak arasındaki petrol ihracatı konusunda verdiği karar sonrası 25 Mart 2023’te Irak’tan Ceyhan Limanı’na petrol akışının durdurulmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Irak’tan Türkiye’ye petrol ihracatının yeniden başlaması konusuna değinen Hüseyin, Türkiye tarafıyla yaptıkları görüşmelerde boru hattının hazır olduğunu belirttiğini ve Türkiye’nin de boru hattını açmaya hazır olduğunu söyledi.

Hüseyin, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) de ihracata hazır olduğunu ifade ettiğini aktararak, Bağdat ile Erbil arasında konuya ilişkin anlaşma olduğunu ancak anlaşmanın hayata geçirilmesi için Bağdat’ın, IKBY’de faaliyet gösteren petrol şirketleriyle görüşmeler yaptığını anlattı.

Federal hükümetin bu sorunu çözeceğini umduğunu vurgulayan Hüseyin, sorun hallolduktan sonra Ceyhan Limanı’na petrol ihracatının konuşulacağını ifade etti.

“Kalkınma Yolu’na Körfez ve Türkiye yatırım yapmak istiyor”

Bakan Hüseyin, Basra Körfezi’nden Ovaköy’e 1200 kilometrelik otoyol, demir yolu, enerji nakil ve iletişim hatlarını içeren Kalkınma Yolu Koridoru’nun önemine ilişkin de şunları söyledi:

“Bu gerçekten de devasa bir proje. Basra’daki Büyük Fav Limanı’ndan başlayan proje Türkiye’de bitiyor. Türkiye’den de Avrupa’ya uzanıyor. Fav ve Irak’tan bahsettiğimde, bu, Irak, Irak ekonomisi, Irak’ın Fav Limanı’nın Türkiye ile güçlü bağını ifade ediyor. Bu, aynı zamanda, Irak ile Körfez ülkeleri arasında ve ayrıca Körfez ülkelerinin Irak aracılığıyla Türkiye ve Avrupa ile bir bağlantı kurduğu anlamına geliyor.”

Hüseyin, projenin büyük finansmana ihtiyaç duyduğuna ve bunun çeşitli ülkelerin projeye yatırım yapmaya katılabileceği anlamına geldiğine dikkati çekti.

Hüseyin, “Elbette yatırım yapmayı planlayan ve düşünen bazı Körfez ülkeleri var, Türkiye de yatırım yapmak istiyor. Projeyle ilgili Türkiye ile iyi bir görüşme içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.

ABD askerlerinin çekilmesi tartışmaları

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından ABD askerlerinin Irak’tan geri çekilmesi yönünde artan tartışmalara ilişkin konuşan Hüseyin, Amerikan tarafı ile Irak arasında konuya ilişkin müzakerelerin yeniden başladığını anlattı.

Hüseyin, müzakerelerin iki tarafın ordularının temsilcileri arasında yürütüldüğünü dile getirerek, “Geçtiğimiz hafta çeşitli toplantılar yaptılar, biz de bu konuyu tartışabilmek ve tartışmanın nereye gittiğini takip edebilmek için ekibimizin Sayın Başbakan’a (Muhammed Şiya es-Sudani) ve siyasi liderlere sunacağı raporu bekliyoruz.” dedi.

Terör örgütü DEAŞ ile mücadele etmek için ABD askerlerinin ülkeye davet edildiğini hatırlatan Hüseyin, DEAŞ’ın çöktüğünü ve halihazırda küçük bir terör örgütü olarak varlığını sürdürdüğünü ifade etti.

Bakan Hüseyin, Amerikan askerlerinin ülkenin tamamından çekilip çekilmeyeceğini dair değerlendirmede de bulundu.

Bağdat hükümetinin ülkenin bütün bölgelerinden sorumlu olduğuna işaret eden Hüseyin, konuyu müzakere eden ekibin hükümete olduğu kadar siyasi liderliğe de bir rapor sunacağını ve böylece askerlerin geleceğinin belirleneceğini ifade etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/irak-disisleri-bakani-turkiye-ile-pkk-ve-guvenlik-sorunlari-konusuldu/feed/ 0
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın: Türkiye’nin omurgası her geçen gün sertleşsin http://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-turkiyenin-omurgasi-her-gecen-gun-sertlessin/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-turkiyenin-omurgasi-her-gecen-gun-sertlessin/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:21:11 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9532 Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Biz diyoruz ki Türkiye, korku tüneline bir daha girmesin. Türkiye, içeride kısır tartışmalarla vakit kaybetmesin. Üretim ekonomisine, savunma sanayisine, bilişim sektörüne, nitelikli teknolojiye yönelsin. Milli gelirimiz artsın ve Türkiye’nin omurgası her geçen gün sertleşsin.” dedi.

Memur-Sen Yalova İl Temsilciliğinin açılışında konuşan Yalçın, hak ve özgürlükler noktasında her zaman milletin yanında yer aldıklarını, antidemokratik zeminlerde hep hakikati söylediklerini dile getirdi.

Yalçın, 28 Şubat’ın 27’nci yılında mağdurların sorunlarının çözülmesi noktasında ortak irade beyanında bulunduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İstiyoruz ki Türkiye ham demokrasiden tam demokraside olsun. Biz diyoruz ki Türkiye, korku tüneline bir daha girmesin. Türkiye, içeride kısır tartışmalarla vakit kaybetmesin. Üretim ekonomisine, savunma sanayisine, bilişim sektörüne, nitelikli teknolojiye yönelsin. Milli gelirimiz artsın ve Türkiye’nin omurgası her geçen gün sertleşsin. Etrafımızdaki mazlum coğrafyalar da Türkiye’yi örnek alarak adil bir dünya idealine herkesin umudu artsın.”

“Geldiniz, emek mücadelesini kundakladınız”

2000 yılından sonraki antidemokratik zemin arayışlarını, milli iradeye kumpasın konuşulduğu her zeminde kirli dalgaları kırdıklarını anlatan Yalçın, “Bizim derdimiz belli. Biz, emek ve özgürlük, ekmek, hak mücadelesinde istiyoruz ki asgari ücretin altında emekli maaşı kalmasın, açlık ve yoksulluk sınırı arasında da hiçbir emekçinin maaşı olmasın. İstiyoruz ki Türkiye’de herkes saygın ücret alsın ve ülkenin milli geliri artsın, hacmi büyüsün ve bu ülkede herkes refah içerisinde yaşasın.” diye konuştu.

Yalçın, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin ardından CHP’nin kazandığı birçok belediyenin sözleşmeli memurları ve işçileri işten çıkardığını, bir belediyenin “görevlendirme” adı altında bir memuru 1500 kilometre uzaklıktaki başka belediyeye sürgün gönderdiğini söyledi.

Kırşehir Belediyesinde yaşanan olaydan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile sözleşmeli sistemin yarattığı sıkıntıyı paylaştıklarını belirten Yalçın, Erdoğan’ın talimatıyla 460 bin sözleşmeli personelin kadroya geçirildiğini dile getirdi.

“Martın sonunda kara kış yaşattılar bize”

Yeni başlayanlar için geçerli olan 3 yıl sonunda kadro çalışmasının da sıkıntı yaratabileceğine dikkati çeken Yalçın, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Onun için herkesin bu konuda uyanık olmasına ihtiyaç var. Bu travmaları biliyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu, o dönem CHP’nin genel başkanıydı. Pandemi sürecinde on-line toplantı yaptık. Belediyelerinin, hangilerinin kaç kişiyi attığını isim isim kendisine de ulaştırdım o zaman. Dedim ki ‘Siz, ‘Teminat benim.’ dediniz ama bütün hepsini kapının önüne koyuyorlar. Efendim niye iki cümle kurmuyorsunuz?’ diye bu konuda itirazımızı ve isyanımızı ifade ettik. Halbuki o zaman ‘Martın sonu bahar.’ demişlerdi. Martın sonunda kara kış yaşattılar bize. Bu açıdan bu seçim sürecinin emekçilerin ekmeği ile oynanan bir süreç olmamasını temenni ediyorum. Emekçiye, emeğe kim sahip çıkıyorsa ona sahip çıkın, emek mücadelesini kim kucaklıyorsa ona sahip çıkın, kundaklayana değil. Bu açıdan yeni sürecin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’ün okuduğu duanın ardından protokolün açılış kurdelesini kesmesiyle son bulan programa Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hamza Öksüz, kurum müdürleri, sendika yöneticileri ve üyeler katıldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-turkiyenin-omurgasi-her-gecen-gun-sertlessin/feed/ 0
Özgür Özel, İstanbul’da: “’94 Ruhuyla’ Diyorlar. http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-istanbulda-94-ruhuyla-diyorlar/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-istanbulda-94-ruhuyla-diyorlar/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:06:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9517 Haber: OKTAY YILDIRIM – ÇAĞATAN AKYOL/ Kamera: HAKAN KAYA – UMUT EMRE GÖKBULUT

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Beykoz’daki halk buluşmasında; “Çıkmışlar, tekrar oy istiyorlar. Hatta 1994’te kazanmış ya, ’94 ruhuyla’ diyorlar. Kardeşim, 94 ruhu dediğin nedir? Ankara’da Melih Gökçek belediyeciliğidir. Burada o günden itibaren İstanbul’a ihanetin başlangıç günüdür. Ben demiyorum, Tayyip Bey diyor. Diyor ki, ‘Biz yatay mimari yapamadık, dikey mimariyi tercih ettik. İstanbul’a hançerleri sapladık. Burada benim de suçum var’. Doğru söylüyor, rakamı söyleyeyim mi? O geldiğinde İstanbul’da kaç gökdelen vardı, 4. O giderken kaç vardı, tam 247. İstanbul’a 243 tane hançer saplayanın bundan sonra İstanbul’a vereceği hiçbir şeyi yoktur. Uzak dursunlar, gölge etmesinler yeter” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beykoz’da halk buluşmasına katıldı. Burada konuşan Özel, partisinin ilçe belediye başkan adayı Alaattin Köseler’e oy istedi.

“EKREM BAŞKAN, DEMOKRASİ TOKADINI VURDU”

Özel, şunları söyledi:

“Ben beş sene önce de Beykoz’da, Üsküdar’da, Ümraniye’de çalışma yapmıştım. O günlerde de nezaketen el sallayanlar, kalp yapanlar, otobüsün önüne koşanlar vardı ama bugün gördüğüm Ümraniye, bugün gördüğümüz Üsküdar, bugün gördüğüm Beykoz var ya, o ne güzel Beykoz öyle. Niye oluyor bunlar? Çünkü Beykoz beş yıl önce İstanbul’un verdiği karardan memnun. Beş yıldır Ekrem İmamoğlu’nun ekibinin Beykoz’a yaptıklarını Beykoz görmüş. Bundan memnun ve yeni bir karar vermiş. Diyor ki, Ekrem İmamoğlu’yla beş yıl daha tam yol ileri. Niye demesin ki? ya olmasaydı, geçen seçimlerde o küçük farkı bile önce hazmedemediler. Hilelerle seçimi elimizden almak istediler. Sonra hadi bir daha dediler. O 19 günde Ekrem Başkan’ın neler yapabildiğini görenler ve nasıl hakkı yendiğini, nasıl İstanbul’un iradesine el konulmak istediğini görenler ne yaptı? ‘Biz haziranda Osmanlı tokadı vuracağız’ diyenlere demokrasi tokadını bir vurdu, akılları başlarına geldi. Beykoz niye memnun olmasın ki? Eğer Tayyip Bey’in dediği gibi Binali (Yıldırım) Bey yönetseydi mesela Beykoz’a 154 bin ton asfalt döküldü ya, o asfalt dökülmeyecekti.

“EKREM BAŞKAN, BEYKOZ’DA 3 BİN 335 HANEYE YARDIM BAŞLATTI”

Beykoz’da 3 bin 335 haneye direkt yardım başlattı Ekrem Başkan. Bu yardımlardan Beykoz’un yardıma muhtaç aileleri yararlanamayacaktı. 3,5 milyon çiçek dikmiş Beykoz’a, 40 bine yakın ağaç, 21 bin hijyen paketi, 25 bin sahipsiz hayvanı Beykoz sokaklarından kurtarıp iyileştirmiş, aşılamış, ıslah etmiş. 4 bin 600 kişiye İstanbul Kart vermiş. Tam 2 bin 283 evladımıza burs vermiş, sahip çıkmış. Yetmemiş, 56 kilometre doğal gaz, 74 kilometre su borusu döşemiş, alt yapıyı yenilemiş. Ekrem Başkan, Beykoz’dan aldığını Beykoz’a vermiş, Beykoz’u unutmamış. Ona sahip çıkmış. Bir yandan da Beykoz’a dışarıdan gelenler, Beykoz’un oyunu alanlar ama Beykoz sokaklarında görünmeyenler var. O yüzden bu seçimden sonra Beykoz sokaklarında sadece böyle güzel yollarında değil; Beykoz’un köylerinde, Beykoz’un arka mahallelerinde, yoksul mahallelerinde Alaattin Başkanla Ekrem Başkan’ı el ele, kol kola, omuz omuza göreceksiniz. Beykoz’un sorunlarını biliyoruz. Özellikle kentsel dönüşümle ilgili mağduriyeti biliyoruz. Gönüllü olması gereken bir şeyde rızası olmayan 300 aileyi ite kaka dışarıya atmalarını biliyoruz. Bu güzel kentte zamanında kentin cefasını çekenlere ‘Sen git buradan, sefasını başkaları sürecek’ diyenleri biliyoruz. Elbette kentsel dönüşüm istiyoruz ancak adil, yerinde, şehirden koparmayan bir kentsel dönüşümün de sözünü veriyoruz.

“BEYKOZ’UN MAKUS TARİHİ DEĞİŞECEK”

Beykoz’un geçmişine bakınca memleketim Manisa’yla benzerlikler gördüm. Bizde bir Sümerbank Fabrikası vardı, kapattılar, içimiz yandı. Hem işsizimiz çok arttı hem de kentin önemli bir sosyal çevresi ortadan kalktı. Burada da kundura fabrikasının kapatıldığını, ispirto fabrikasının kapatıldığını, son olarak Paşabahçe Fabrikası’nın, Şişecam Fabrikası’nın kapatıldığını, yerine istihdam yaratacak, kaynak yaratacak hiçbir adımın atılmadığını, Beykoz’un boynu bükük bırakıldığını gördüm, üzüldüm. Ekrem Başkan’ın Beykoz’la ilgili neler yapacağını, Alaattin Başkanla kol kola girip de Beykoz’u nasıl ayağa kaldıracağını, bu konudaki azmini, heyecanını, kararlılığını biliyorum ve üzülmüyorum. Size müjde veriyorum. 1 Nisan’da Beykoz’un makus tarihi değişecek, söz veriyoruz. Ekrem Başkan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğundan beri İstanbul’un üstünde, bir helikopterin içinde Tayyip Bey gezemiyor. Gezip de yanındaki İBB Başkanı’na ‘Bu arsa kimindi?’, ‘Bizim efendim’. ‘Katarlılara verdim’. ‘Bu arsa kimin?’, ‘İBB’nin efendim’. ‘Ben bunu Birleşik Arap Emirlikleri’ne söz verdim’. ‘Ya arsa kalmadı mı’, ‘Kalmadı efendim’. ‘O zaman bir kanal daha açalım, etrafını Katarlılara satalım’. Bunların hepsi bitti.

“KANAL İSTANBUL’U SENİN REİSİN SÖYLEDİ”

Şimdi Murat Kurum’a soruyorlar. Kanal İstanbul hakkında ne düşünüyorsunuz, baktı ki Ekrem Başkan’ın sloganını İstanbul benimsemiş, ya kanal ya İstanbul demiş, diyor ki, ‘İstanbul’un sorunlarını konuşalım. Bunu niye gündeme getiriyorsun, neden Kanal İstanbul konuşalım?’ Kardeşim, Kanal İstanbul’u sen söyledin. Senin reisin söyledi, Recep Tayyip Erdoğan söyledi. Bu ihanet projesini de işte Ekrem Başkanımız durdurdu. Eğer beş yıl önce Ekrem Başkan değil de o zamanki Tayyip Bey’in adayı Binali Bey olaydı, kalan bütün arsalar gitmişti. İstanbul’un boğazını hançer girmişti. Kanal İstanbul’u yapmışlar, her tarafı Katarlılara satmışlardı. İstanbullu, Ekrem Başkan’a oy vererek, Beykoz’da Alaattin Köseler’e oy vererek sadece kimin belediye başkanı olacağına karar vermeyecek, Beykoz’un ve İstanbul’un yeniden ihanete uğramasına engel olacak, izin vermeyecek. Çıkmışlar, tekrar oy istiyorlar. Hatta 1994’te kazanmış ya, ’94 ruhuyla’ diyorlar. Kardeşim, 94 ruhu dediğin nedir? Ankara’da Melih Gökçek belediyeciliğidir. Burada o günden itibaren İstanbul’a ihanetin başlangıç günüdür. Ben demiyorum, Tayyip Bey diyor. Diyor ki, ‘Biz yatay mimari yapamadık, dikey mimariyi tercih ettik. İstanbul’a hançerleri sapladık. Burada benim de suçum var’. Doğru söylüyor, rakamı söyleyeyim mi? O geldiğinde İstanbul’da kaç gökdelen vardı, 4. O giderken kaç vardı, tam 247. İstanbul’a 243 tane hançer saplayanın bundan sonra İstanbul’a vereceği hiçbir şeyi yoktur. Uzak dursunlar, gölge etmesinler yeter.

“SENİN ÖNCELİĞİN BEŞLİ ÇETELER, BENİM ÖNCELİĞİM EMEKLİLER”

Bir de Tayyip Bey ile aramızda son günlerde büyük gerilim var. Bana diyor ki, ‘Birisi emeklileri tahrik ediyor’. En düşük emekli maaşı 10 bin lira. Türk-İş açıkladı, açlık sınırı 16 bin 200 lira. Türkiye’de neredeyse bütün emekliler açlık sınırının altında. Bak, ‘Açız, aç’ diye bağırıyorlar. Bana diyor ki, ‘Emeklileri tahrik etme. Eğer emeklilere senin dediğini verirsem çalışanlara maaş ödeyemem’. Vallahi de yalan billahi de yalan. Sen beşli çeteye parayı buluyorsun, saray müteahhidine parayı buluyorsun, zenginlerin vergilerini ertelemeye parayı buluyorsun, bir tek emekliye gelince ‘Param yok’ diyorsun. Siyaset, öncelik belirleme işidir. Senin önceliğin beşli çeteler, benim önceliğim emekliler. Senin önceliğin birilerini zengin etmek, bizim önceliğimiz birilerinin yoksulluğunu gidermek. CHP’li belediye başkanları 1 Nisan’dan itibaren yoksulluğu yönetmek için değil, yoksulluğu yok etmek için göreve gelecek. Bunu böyle bilin. 4 yaşına kadar çocuğu olan anneye, ulaşımı bedava yapan, çocuk doğduğunda o doğum paketi ile oraya koşan, günü gelince sütünü veren, zor durumda kalana sahip çıkan İmamoğlu’na helal olsun. Bundan sonra anneler için çalışmaya, anneler sosyal yaşama, çalışma yaşamına katılsınlar diye kreşler yapmaya, İstanbul’a emanet edilen 80 ilden gelen öğrencilerimizin barınma sorunu için yurtlar yapmaya, onlara sıcak yemek vermeye, eğitim, ulaşım desteği vermeye, bu ülkede, bu kentte kimin kollanmaya, kimin arkasında durulmaya ihtiyacı varsa bunu yapmaya, halkçı belediyeciliğe, sosyal belediyeciliğe sonuna kadar devam edeceğiz. Sonuna kadar.

“BAŞI SIKIŞANIN GELECEĞİ YER BABA OCAĞIDIR”

Beykoz’dan bir çağrım olacak. O çağrım, Beykoz’daki CHP dışındaki partilerde geçmişte oy vermiş olanlara, siyaset yapmış olanlara, geçmişte gönlü orada olup da şimdi içi buruk olanlara. Biz CHP’yiz. Bu partiye baba ocağı diyoruz. Öyle ya, herkes baba ocağına doğar, ana kucağına doğar. Büyür bir noktaya gelir. Kimi büyüğüne gider ve yerleşir, kimi daha küçüğüne razı olur. Kimi ırakta oturur, kimi yakında oturur ama herkes bilir ki bir gün başım sıkışırsa, bir gün dara düşersem baba ocağının çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir. Başı sıkışanın geleceği yer baba ocağıdır. Bizim ilçe başkanlarımız, önceki ilçe başkanlarımız, yöneticilerimiz o baba ocağının çorbasını kaynatanlar, bacasını tüttürenlerdir ama kim gelmek istiyorsa baba ocağının kapısı ardına kadar açıktır. Yeri, evin baş köşesidir. Kapının önüne geçip de gelene ‘Niye geldin’ demeyiz. ‘Nereden geldin’ demeyiz. ‘Madem gelecektin, niye gittin, sen gittin de bak bizlere neler ettirdin’ demeyiz. Çünkü sorarsa ‘Kardeşim tapusu kimdedir’ diye, baba ocağının tapusu Özgür Özel’de değildir. Kemal Bey’de de yoktu. Ne rahmetli Ecevit’teydi ne rahmetli İsmet Paşa’da… Baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

“BU MEMLEKETİN BİR KEZ DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE OLMASINA İHTİYAÇ VAR”

Madem ki bu memleketin yüzde 95’i Atatürkçüdür, madem ki Beykozlu AKP’lilere, MHP’lilere sorduğunda da ‘Atatürk’ü seviyorum, vatanımı kurtaran, milletimi özgürleştiren, ezanımın okunmasına, dinimin yaşanmasına izin veren Ulu Önder’dir’ diyorsa Atatürk’ün baba evinin kapısı hepsine açıktır. Buyursunlar, gelsinler. Şimdi tam 100 yıl sonra Cumhuriyetin bir kez daha kurtulmasına, demokrasinin bir kez daha kurulmasına, fakirin fukaranın, garibin gurebanın, Cumhuriyet ki kimsesizlerin kimsesidir, yeniden kollanmasına, bu memleketin bir kez daha güçlü Türkiye olmasına ihtiyaç var. Onun için bu seçimlerde AKP ile MHP’nin Cumhur İttifakı’na karşı bir büyük ittifaka ihtiyaç var. Biz oradayız. Biz, CHP olarak İstanbul’da İstanbul İttifakının içindeyiz, Türkiye’de Türkiye İttifakı’nın içindeyiz. Türkiye İttifakı’nın içinde elbette sosyal demokratlar var ancak yetmez. Ayrıca milliyetçi demokratlar, iyi insanlar var. Muhafazakar demokratlar var. Hepimiz gibi inançlı insanlar var. Hiç ayrım yapmadan Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkes’i, göçmeni hep beraber bütün demokratları İstanbul’da İstanbul ittifakına, Türkiye’de Türkiye İttifakı’na davet ediyoruz. Türkiye ittifakının renkleri ay yıldızlı al bayrağın renkleridir. Türkiye ittifakı, Milli Takım gol attığında kim ayağa kalkıyorsa, Filenin Sultanları dünya şampiyonu olup da bayrak göndere çekilirken, İstiklal Marşı okunurken iki gözü yaşlı Filenin Sultanlarını görüp de kimin gırtlağı düğümleniyorsa, kim bu ülkede vatanını, milletini, bayrağını seviyorsa hepsi Türkiye İttifakı’nın içindedir. Onlar bizimledir. Biz de onlarla birlikteyiz. Türkiye İttifakı’na var mısınız? O zaman Türkiye İttifakı’nın renklerini söyleyelim. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-istanbulda-94-ruhuyla-diyorlar/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, büyük projeler için vizyonu olmayan zihniyetlere tepki gösterdi http://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-buyuk-projeler-icin-vizyonu-olmayan-zihniyetlere-tepki-gosterdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-buyuk-projeler-icin-vizyonu-olmayan-zihniyetlere-tepki-gosterdi/#respond Tue, 16 Jul 2024 09:03:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9437 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Vizyonu oturduğu makam koltuğundan öteye geçemeyen, halkın rızkını teröre peşkeş çeken zihniyetlerden ne şehirlerimiz ne ülkemiz için büyük projeler beklenemez.” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak kente gelen Bakan Işıkhan, beraberinde AK Parti İl Başkanı Vahap Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ile Valiliğe ziyarette bulundu.

Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Işıkhan, Vali Tuncay Akkoyun’dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Daha sonra partisinin merkez Artuklu ilçesindeki Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katılan Işıkhan, yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde millete hizmet yolunda birlikte yol yürümenin mutluluk ve heyecanı içinde olduğunu söyledi.

Yeni bir demokrasi sınavının daha arifesinde olduklarını anlatan Işıkhan, şöyle konuştu:

“31 Mart yerel seçimleri sıradan bir seçim değildir. Biliyorsunuz 2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli, adeta bir dönüm noktası diyebiliriz. Biz biliyoruz ki kalkınma yerelden başlar. Daha kendi sorumluluğundaki ilçenin yolunu yapamayan, çöpünü toplayamayan, halka hizmet nedir bilmeyen bir zihniyetin küresel bir hedefi olabilir mi? Vizyonu oturduğu makam koltuğundan öteye geçemeyen, halkın rızkını teröre peşkeş çeken zihniyetlerden ne şehirlerimiz ne ülkemiz için büyük projeler beklenemez.”

“Yaparsa Erdoğan yapar, AK Parti yapar”

AK Parti’nin belediyecilik tarihinde destan yazdığını kaydeden Işıkhan, büyük Türkiye’yi inşa etmeye sokaklarından, mahallelerinden, ilçelerinden başladığını ve bir halk hareketi olduğunu belirtti.

AK Parti’nin bahaneleri değil projeleri olan bir millet partisi olduğunu ifade eden Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaparsa Erdoğan yapar, AK Parti yapar. ‘Bakarız’ değil ‘Yaparız’ diyen bir partidir. Biz, zor zamanlar görmüş geçirmiş ama yine de bayrağımızdan, ezanımızdan, bağımsızlığımızdan asla vazgeçmemiş, her seferinde yeniden ayağa kalkmasını bilen güçlü bir milletiz. Ülkesinin her bir sokağını, caddesini yatırımlarla, icraatlarla bezeyen belediyecilik ile temel atmama şovları yaparak vatandaşına her türlü çileyi reva gören belediyeciliğin farkını çok iyi biliyoruz.”

“Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık”

Türkiye’de AK Parti iktidarı ile 21 yılda önemli çalışmaların yapıldığını dile getiren Işıkhan, bugün dünyanın Türkiye’nin SİHA’larını, uçaklarını, arabalarını, uzaya gönderdikleri ilk astronotunu ve KAAN’ını konuştuğunu anlattı.

“Bugün bütün ülkeler, ‘Dünya beşten büyüktür.’ diyen liderimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkacak sözleri takip ediyor. Güçlü millet, güçlü devlet şiarıyla başardık. Artık Türkiye olarak 5-10 yıllık değil 100 yıllık hedefler yapıyoruz. Diyoruz ki bu yüzyıl Türkiye Yüzyılı olacak. Peki, önümüzdeki bu büyük hedefe nasıl ulaşacağız? Öncelikle Türkiye Yüzyılı şehirlerimizi, özellikle belediyecilikle tanışmamış il ve ilçelerimizi gerçek belediyecilikle buluşturacağız.” ifadelerini kullanan Işıkhan, Mardin’i de yeniden gerçek belediyecilikle buluşturacaklarını kaydetti.

Yerel seçimlerin ülkeye hayırlı ve uğurlu olmasını dileyen Işıkhan, “Mardin, bu coğrafyanın sigortasıdır, Mardin’imizi emin ellere emanet etmemiz gerekiyor. Sefer bizden, zafer Allah’tandır.” dedi.

Programda AK Parti İl Başkanı Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Erin, Artuklu Belediye Başkan adayı Mehmet Tatlıdede de konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Işıkhan ve davetliler, Artuklu Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-buyuk-projeler-icin-vizyonu-olmayan-zihniyetlere-tepki-gosterdi/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: İstikrarın yakalandığı bir süreci hep beraber yaşayacağız http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-istikrarin-yakalandigi-bir-sureci-hep-beraber-yasayacagiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-istikrarin-yakalandigi-bir-sureci-hep-beraber-yasayacagiz/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:09:13 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9389 Kastamonu’da konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yerel seçimlerden sonra, seçimsiz geçecek 4 yıllık bir süreç önümüzde. İstikrarın yakalandığı, halkımızın alım gücümüzün eski seviyesini de aşacağı bir süreci inşallah hep beraber yaşayacağız” dedi.

Bir dizi programa katılmak için Kastamonu’yu ziyaret eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası’nda STK temsilcileri ile bir araya geldi. Programa Vali Meftun Dallı, AK Parti Milletvekili Serap Ekmekci, önceki dönem Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, AK Parti İl Başkanı Hasan Yağcıoğlu, AK Parti Belediye Başkan Adayı Tahsin Babaş, KATSO Başkanı Oğuz Fındıkoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.

Programda konuşan AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, bölge için Kastamonu’da bir istinaf mahkemesi yapılması talebinde bulunarak, “Türkiye yüzyılı dediğimiz bu dönemde bütün sivil toplum kuruluşlarımızla beraber Kastamonumuz için birlik olarak bakanlarımızın liderliğinde, öncülüğünde hep birlikte destan yazalım istiyorum, Kastamonumuzu Türkiye yüzyılının parlayan illerinden biri yapalım diyorum. Çünkü bu gerçekten zor bir şey değil. Birlik olursak bunu başarmamız hiç zor değil. Kastamonu’nun İstinaf Mahkemesi’ne acil bir şekilde ihtiyacı var. Sayın Bakanım, Kastamonu, Karabük, Bartın, Çankırı illerini kapsayan bir İstinaf Mahkemesi’nin kurulması, Kastamonu için olduğu kadar bölge içinde çok önemli. Bunu kaldıracak kapasitedeyiz. Hep beraber bu sivil toplum kuruluşlarımızla beraber desteklediğimiz bir istediğimiz bir talep. Bu konuda müjdelerseniz eğer çok mutlu oluruz” dedi.

“Kastamonu’nun gelişmesi, kalkınması için çalışmalarımıza devam edeceğiz”

Daha sonra konuşan Bakan Tunç, Kastamonu’nun önemli bir şehir olduğuna değinerek, “Kastamonu vatanseverlik konusunda gerek Cumhuriyet öncesinde gerek Cumhuriyet sonrasında en önemli vilayetlerden birisidir. Kastamonulu hemşehrilerimiz sadece doğdukları yerde değil, doydukları yerde de başarılı olmuşlardır, ülke ekonomisine katkı verme anlamında önemli başarılar elde etmişlerdir. Büyük şirketlerle ülkemizin istihdamına ekonomisine katkı vermeye devam ediyorlar. Kastamonumuz hükümütetimiz döneminde de çok önemli yatırımlar aldı. Ben 1980’li yıllarda burada eğitim görürken Kastamonu’nun merkez nüfusu 50 bin civarındaydı. Şimdi kamu binalarının tamamı yenilenmiş, yeni konut alanları açılmış, şehircilik konusunda özellikle Tahsin Babaş’ın belediye başkanlığı döneminde çok hamle yapıldı. Hükümetimizin önemli çalışmaları burada gerçekleştirildi. Havaalanından üniversitenin geliştirilmesine kadar çok önemli çalışmalara sahne oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız da Kastamonu’ya çok ayrı bir değer verir, Kastamonulu çok dostları vardır. Dolayısıyla Kastamonu’nun bizim hem siyasetimizde hem de yönetimimizde ayrı bir yeri vardır. Bundan sonra da Kastamonu’nun gelişmesi, kalkınması için çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.

“İstikrarın yakalandığı, halkımızın alım gücümüzün eski seviyesini de aşacağı bir süreci inşallah hep beraber yaşayacağız”

Türkiye’nin son 22 yılda hedeflerine ulaşmak için kararlılıkla yoluna devam ettiğini kaydeden Bakan Tunç, “22 yıldan bu yana ülkemizi geliştirmenin, kalkındırmanın gayreti içerisinde olduk. 28 Şubat’ın yıldönümünü geride bıraktık, 90’lı yıllar çok sıkıntılı geçti. Faili meçhullerin, terörün azdırıldığı ekonomik krizlerin art arda geldiği, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı yılların arındırdından, 2000’li yılların başında ülkemizde yeni bir dönem başladı. Bu dönemde Türkiye her alanda büyümesini, gelişmesini, kalkınmasını sürdürdü, attırarak da devam ettirdi. Bu kalkınma hamlesinden rahatsız olanlar oldu. Vesayetçi anlayış, Türkiye istikrarı yakaladığında her zaman darbeye girer. Bu dönemde de girmeye çalıştı ama başarılı olamadı. Tüm engellemelere, bu darbeciyi anlayışın müdahalelerine rağmen, onları da aşarak milletimizin desteği ile Türkiye’nin gelişme ve kalkınma sürecini devam ettirdik ve devam ettirmeye çalışıyoruz. Geçmiş dönemde, özellikle 5 yılda bir pandeminin yaşanmış olması tüm dünyada ekonominin etkilenmesi, 6 Şubat’ta yaşanan depremler olumsuz etkileyen hususlardı. Ama şimdi toparlanma sürecindeyiz. Yerel seçimlerden sonra, seçimsiz geçecek 4 yıllık bir süreç önümüzde. İstikrarın yakalandığı, halkımızın alım gücümüzün eski seviyesini de aşacağı bir süreci inşallah hep beraber yaşayacağız. Siyasetimizin, yönetimimizin merkezine insanı koymaya devam edeceğiz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın derken, bir slogan olsun diye söylemedik. Her alanda insanımızı güçlendirmek için çalıştık. Hastanelerle, okullarla, üniversitelerle, ulaşım imkanlarından tutun her hamlemiz insanımız içindi. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın derken, insanı güçlendirmek için eğitim politikalarına ağırlık verdik. Bütçede en fazla payı çocukların ve gençlerin yetişmesine ayırdık. Sağlığa önem verdik. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan diğer alanlara varıncaya kadar insanı güçlendirmeye yönelik politikalara ağırlık verdik. Bundan sonra da vermeye devam edeceğiz ki insan, aile güçlü olsun. Aile güçlü olduğunda toplum olarak güçlü olalım” şeklinde konuştu.

“Bu güven devam ettiği müddet de Türkiye’nin aşamayacağı hiçbir zorluk yoktur”

Vatandaşların güveni sayesinde Türkiye yüzyılı için çalışmalarına devam ettiklerini kaydeden Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleri ile ülkemizi tanıştırdık, geliştirmeye de devam ediyoruz. Enerjide bağımsız, savunma sanayide bağımsız, terörle mücadelede kararlı, terörün her türlüsünü temizleyerek Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk ve olmaya devam edeceğiz. Ekonomide IMF’ye bağımlı olmayan, güçlü ülke olma noktasında çok mesafe aldık. Bundan sonra da alacağımız çok mesafe var. Dünyanın en güçlü ülkeleri arasında alma mücadelemizden ve önümüzdeki asrın Türkiye yüzyılı olabilmesi noktasındaki mücadelemizden hiçbir zaman geçmeden yolumuza devam edeceğiz. Tabii bu noktada en büyük desteği milletimizden gördük. Milletimiz hep yanımızda oldu, Sayın Cumhurbaşkanımıza güç verdi, Cumhurbaşkanımıza güvendi, o da milletimize güvendi. Bütün zorlukları bu karşılıklı güven sayesinde aşmayı başardık. Bu güven devam ettiği müddet de Türkiye’nin aşamayacağı hiçbir zorluk yoktur. İnşallah önümüzdeki yerel seçimlerde de şehirlere değer katan belediye başkanları seçildikten sonra hükümetle, bakanlarla, milletvekilleriyle uyumlu belediye başkanları seçildiğinde o şehirlerin daha çok projeye sahne olduğunu, daha çok geliştiğini, hükümetin eşit bir şekilde dağıttığı, uyum sayesinde kafa kafaya verilmesinin daha çok güzel eserlere sahne olacağını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Programın ardından Bakan Tunç, Kastamonu il merkezinde esnafları ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti. – KASTAMONU

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-istikrarin-yakalandigi-bir-sureci-hep-beraber-yasayacagiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Uluslararası toplum Filistin’e olan borcunu Filistin devletinin kurulmasıyla ödeyebilir” http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-uluslararasi-toplum-filistine-olan-borcunu-filistin-devletinin-kurulmasiyla-odeyebilir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-uluslararasi-toplum-filistine-olan-borcunu-filistin-devletinin-kurulmasiyla-odeyebilir/#respond Mon, 15 Jul 2024 09:03:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9377 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’de yaşananların savaş değil soykırım girişimi olduğunu belirterek, “Uluslararası toplum Filistin’e olan borcunu Filistin devletinin kurulmasıyla ödeyebilir. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin teşekkülü şarttır. Garantörlüğü de içerecek şekilde sorumluluk almaya Türkiye olarak hazır olduğumuzu belirttik” dedi.

147 ülkeden 19 devlet ve hükümet başkanı ve 73 bakanın katıldığı 3. Antalya Diplomasi Forumu başladı. Ana başlığı krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak olan forumda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sadece dış politikada değil iletim, iletişim, yönetim sanat, ticaret gibi pek çok alanda ezberlerin bozulduğunu söyledi. Erdoğan, “Gönül ister ki bu değişim, insanlığın güncel sorunlarına çözüm getirsin. Maalesef bu konuda ümit var, konuşamıyoruz. Ülkeler arasındaki gelir adaletsizliği katlanarak artıyor. Savaşlar eskisinden çok daha kanlı ve yıkıcı geçiyor. Sömürgecilik yeni yöntemlerle devam ettiriliyor. Kültürel ırkçılık, İslam düşmanlığı dünyanın bir çok bölgesinde toplum içinde bir veba salgını gibi yayılıyor” dedi. Refah, huzur, barış ve özgürlük asrı olması umulan 21. Yüzyılın, beklentilerin tam aksine giderek bir buhranlar çağına dönüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kural temelli uluslararası düzen, anlamını ve ağırlığını kaybetmekte, bir slogandan öteye geçememektedir. Dayanışma, adalet ve güven gibi temel kavramlardan yoksun olan cari uluslararası sistem ise asgari mesuliyetlerini bile yerine getiremiyor. Tüm bunları olayların uzağında bir ülkenin lideri olarak söylemiyorum” diye konuştu. Erdoğan, Türkiye’nin krizlerden en çok etkilenen ülkelerden biri olduğunu ve insanlığın gündemini meşgul eden çatışmaların, gerilimlerin, savaşların Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşandığını altını çizdi.

Türkiye’nin, terör tehdidiyle 40 yıldır mücadele ettiğini hatırlatan Erdoğan, “DEAŞ’ı bozguna uğratan yegane NATO müttefikiyiz. Yükselen İslam düşmanlığının hedef aldığı toplum kesimlerinin başında, yut dışında yaşayan vatandaşlarımız geliyor. Son dönemde eylem kılıfı altında Avrupa’da mukaddes kitabımız Kuran’ı Kerim’e yönelik menfur saldırıların çoğu Türk büyükelçilikleri önünde gerçekleştirildi. Düzensiz göç meselesinde 12 yıldır zaten ciddi baskı altındayız. Çatışmalardan ve terör örgütlerinin baskılarından kaçan yaklaşık 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz. İnsanlığın yüzleştiği diğer önemli sorun olan iklim değişikliği konusunda da durum farklı değil. Akdeniz çanağında olmamız hasebiyle iklim değişikliğinin menfi etkilerine her geçen yıl daha fazla maruz kalıyoruz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hiçbir hadiseyi uzaktan seyretme veya görmezden gelme riski olmadığının altını çizerek, şunları söyledi:

“Sorumluluk sahibi bir ülke olarak doğru bildiklerimizi cesaretle söylemek tüm insanlığa karşı görevimizdir. Hakikati konuşanların seslerinin kısıldığı günümüzde bu misyonun zorluklarının farkındayız. Buna rağmen acı da olsa, birileri için rahatsız edici de olsa gerçekleri dillendirmeye devam edeceğiz. Karşı karşıya olduğumuz jeopolitik riskleri yönetmek için her zamankinden daha aktif bir politika izliyoruz. Dış politikamızın temelinde kadim değerlerimiz ve çıkarlarımızın uyumlu birlikteliği vardır. Yakın zamanda yaşadığımız hadiseler bize şunu öğretti; ‘diplomasi krizlerin barışçıl çözümünde elimizdeki en büyük araçtır.’ Yeter ki diplomasiye alan açalım, sıkılı yumruklarla musafaha yapılmaz. İrade ve kararlılığın olduğu her yerde diploması ve diyalogla mesaj almak mümkündür. Bunları dillendirirken, gerçeklerden kopuk bir romantizmden bahsetmiyorum. Tarih boyunca olduğu için bugün de jeopolitik rekabetin kıran kırana gerçekleştiği bir coğrafyada olduğumuzu asla unutmuyoruz.”

İçeride güçlü olmadan dışarda güçlü olunmayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılda her alanda büyük atılımlar gerçekleştirdiğini hatırlattı. “Diklenmeden dik durabilmek için, milli onurumuzu bekamızı, milletimizin hak ve hukukunu koruyabilmek için her türlü adımı attık” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ekonomide ülkemizi yılda ortalama yüzde 5.5 oranında büyüttük. Milli gelirimizi 238 milyar dolardan tam 5 kat artışla 1 trilyon 119 milyar dolara yükselttik. Ülkemizi milli gelir sıralamasında dünyada 11. sıraya çıkardık. İhracatı 256 milyar dolara, turizm gelirlerimizi 54.5 milyar dolara getirdik. İnsansız hava araçları teknolojisinde Türkiye’nin başarı hikayesi herkesin malumu. Geçtiğimiz hafta savaş uçağımız Kaan’ın da ilk uçuşunu başarıyla yapmasıyla bu alanda farklı bir lige yükseldik. Dünyanın en geniş diploması ağına sahip 3. ülkesiyiz. Böylece ülkemizi her alanda yakından takip edilen, sözü, duruşu ve tavrı dikkate alınan, kriz ve çatışmaların çözümünde anahtar rol üstlenen bir konuma getirmeyi başardık.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin; hem batıyla, hem doğuyla kazan kazan temelinde ilişkiler kurabilen, Ukrayna Rusya arasındaki krizde hakkaniyetli tutum sergileyen, dünyanın dört bir yanıyla güçlü ticari ilişkiler geliştirebilen, ayrım yapmadan ihtiyaç sahibine el uzatan, bekası tehlikeye girdiğinde sahada her türlü tedbiri alabilen, her alanda aktif, dirayetli, müessir bir güç olarak öne çıktığını söyledi. Türkiye’nin, önümüzdeki dönemde de hakkı haykırmaya, adaleti savunmaya, tüm dünyada dostlarının sayısını arttırmaya devam edeceğini söyledi.

Son dönemde dünyada yaşananların; küresel sistemin işlevini tamamen kaybettiğini gözler önüne serdiğini belirten Erdoğan, “Patlak veren bu krizlerde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası kurum ve kuruluşlar gözyaşlarını durduracak adımları atamadılar. 3. yılına giren Ukrayna krizinde barış umutları maalesef gerekli destek verilmediği için karşılıksız kaldı. Yaşanan acının önüne geçecek tarihi fırsat sabote edildi. Uluslararası düzenin iflas bayrağını asıl çektiği yer Gazze olmuştur. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de yaşanan katliamları hepimiz içimiz kanayarak takip ediyoruz. İsrail’in sivil yerleşim yerlerini hedef alan kasıtlı saldırıları sonucunda bugüne kadar 30 bin Gazzeli şehit edildi. 70 binden fazla Filistinli yaralandı, yaklaşık 2 milyon insan göçe zorlandı. Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar ve siviller canice katledilmedi. Aynı zamanda milyarlarca insanın uluslararası sisteme, adalete ve hukuka dair inancı da yok edildi. Söz konusu İsrail olunca insan hakları evrensel beyannamesinin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, Avrupa Birliği’nin sürekli hak ve hukuktan bahseden kurumlarının, uluslararası basın yayın organlarının, yıllardır bize örnek gösterilen yapıların ne kadar aciz ve işlevsiz olduğunu hep birlikte gördük. Gazze’de yaşananlar kesinlikle bir savaş değildir. Bir soykırım girişimidir. Savaşın bile uyulması gereken bir ahlakı, adabı ve hukuku vardır. Ana kucağındaki yavruları açlığa mahkum eden, hastaneleri, kiliseleri, camileri, okulları bombalayan gıda yardımı almak için sırada bekleyen sivilleri kalleşçe hedef alan bir barbarlıktan bahsediyorum. Ailesi ile güvenli bir yer ararken araçları İsrail güçleri tarafından vurulan ve tüm ailesini kaybeden 6 yaşındaki Hind Receb’in hikayesi trajik bir hikayeye dönüşmüştür. ‘İnsanlık olarak beni almaya gelecek misiniz? Korkuyorum’ diyen 6 yaşındaki kız çocuğunun hayatını 12 gün boyunca kurtarmayı başaramadık. Maalesef Hind ile birlikte diğer Gazzeli çocuklara karşı sorumluluklarımızı da tam manasıyla yerine getiremedik. Türkiye olarak ortaya koyduğumuz çabalara, bölgeye gönderdiğimiz insani yardımlara, küresel ölçekte yürüttüğümüz tüm diplomatik temaslara, 900’den fazla hastayı ülkemize getirmemize rağmen bunun mahcubiyetini iç dünyamızda hala yaşıyoruz. Netenyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikalarını pervasızca sürdürebiliyor. İsrail’e ilk günden beri şartsız destek veren batılı güçler ise ‘tazıya tut, tavşana kaç’ diyen iki yüzlü politikalarıyla dökülen kana ortak oluyor. Sözler eylemle desteklenmedikçe ne Filistin’deki zulmü durdurmak ne de uluslararası sisteme güveni yeniden inşa etmek mümkündür. Uluslararası toplum Filistin’e olan borcunu Filistin devletinin kurulmasıyla ödeyebilir. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin teşekkülü şarttır. Garantörlüğü de içerecek şekilde sorumluluk almaya Türkiye olarak hazır olduğumuzu belirttik. Gelecekte de Filistinli kardeşlerimize gereken desteği vereceğiz. Uluslararası toplumu Filistin davasına samimiyetle sahip çıkmaya devam ediyorum. Dünyanın dört bir yanında hemen her hafta meydanları dolduran, zulmü lanetleyen tüm Filistin dostlarına şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu. – ANTALYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-uluslararasi-toplum-filistine-olan-borcunu-filistin-devletinin-kurulmasiyla-odeyebilir/feed/ 0
YÖK Başkanı: Türkiye yüksek öğretimde en fazla yatırım yapan ülkelerden biri http://www.karadenizhabertv.com.tr/yok-baskani-turkiye-yuksek-ogretimde-en-fazla-yatirim-yapan-ulkelerden-biri/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yok-baskani-turkiye-yuksek-ogretimde-en-fazla-yatirim-yapan-ulkelerden-biri/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:57:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9371 Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, son yıllarda yüksek öğretimde dünya ölçeğinde başarılar elde etmeye başlayan Türkiye’nin, bu alanda en fazla yatırım yapan ülkelerin başında geldiğini söyledi.

Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Senato Toplantısı’na katılan Özvar, yaptığı konuşmada, üniversiteleri ziyaret etmeyi, akademisyenlerle bir araya gelerek YÖK’ün yüksek öğretime dair perspektifini paylaşmayı ve üniversiteler hakkında bilgi almayı önemsediklerini ifade etti.

Türkiye’nin son yıllarda yüksek öğretimde oldukça iyi bir seviyeye ulaştığını dile getiren Özvar, “Türkiye son yıllarda yüksek öğretimde dünya ölçeğinde önemli başarılar elde etmeye başlamış ülkelerden bir tanesi. Bu bakımdan dünyada yüksek öğretime en fazla yatırım yapan ülkelerin başında geliyor. Bu yatırımlarla Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarları, hükümetleri döneminde yeni üniversitelerin açılması, altyapının sağlamlaştırılması, araştırma kapasitesinin geliştirilmesi, nitelikli beşeri sermayenin artması gibi pek çok alanda önemli gelişmeler kaydedildi.” diye konuştu.

Özvar, tüm dünyada yüksek öğretime erişmek isteyen genç nüfusta büyük bir artışın olduğuna dikkati çekerek, bununla birlikte üniversitelerin de değişim yaşadığını, toplumun geniş kesimlerine hizmet veren bir kimlik kazandığını vurguladı.

“Türkiye bu uluslararası küresel eğilimi yakalamıştır”

Türkiye’de de üniversitelerin artmasıyla bu küresel eğilimin yakalandığını anlatan Özvar, üniversitelerin kalitesi, akademisyenlerin, öğrencilerin süreci, yatırımların karşılığının alınması gibi tartışmaların Türkiye’de olduğu gibi dünyada da yaşandığını kaydetti.

Çin’in son 30 yılda yüksek öğretim kurumlarını en çok artıran ülkelerin başında geldiğine işaret eden Özvar, “Üniversite öğrenci sayısını da 20 senede 4,5 kat artırıyor. Bu artışın, yatırımın üniversitelere biçilen misyon ve rolle alakalı olduğu söylenebilir. Türkiye de üniversite ve öğrenci sayılarındaki artış ile başarı arasında ilişkiyi muhafaza eden ülkelerden bir tanesidir. Türkiye bu uluslararası küresel eğilimi yakalamıştır.” ifadelerini kullandı.

Özvar, yüksek öğretim alanındaki gelişmelerin ve çalışmaların üniversitelere de yeni misyonlar ile görevler kazandırdığını aktardı.

“Bu topraklarda yabancı düşmanlığı tohumu yeşermez”

Son yıllarda üniversitelerin uluslararası hale geldiğini hatırlatan Özvar, şöyle konuştu:

“Bugün itibarıyla Türk üniversitelerinin bünyesinde bulundurduğu, liderlik, rehberlik yaptığı uluslararası öğrenci sayıları önemli bir düzeye gelmiştir. Bugün dünyanın ilk 10 ülkesi arasında, Avrupa’da ilk 5’tedir. Her ne kadar son zamanlarda bir yabancı düşmanlığı çıkartılmak istense de bu topraklarda yabancı düşmanlığı tohumu yeşermez. Bu topraklar GDO’lu tohumlara yabancıdır. Doğru da bulmayız bunu. Türkiye’nin çıkarlarını doğrudan suikast eden bir yaklaşım olarak buluruz. Bunu asla tartışmayız. Bu dışarıdan beslenen, finanse edilen bir akımdır. Asla sıcak bakmıyoruz. Üniversitelerimizde bu tür şeyler yoktur. Yapanlara da müsamaha gösterilmesini istemiyoruz.”

Özvar, Akdeniz Üniversitesinin akademik üretkenlik, uluslararası yayın ve öğretim üyelerinin ortaya koyduğu eserler bakımından önemli bir sıçrama gerçekleştirdiğinin altını çizdi.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise üniversite de yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Göreve geldiği günden bu yana araştırma üniversitesi olma hedefiyle çalıştıklarını anlatan Özkan, Araştırma Üniversiteleri Aday İzleme Programı’na dahil edilme sevincini yaşadıklarını söyledi.

Toplantının sonunda Özvar, öğretim üyelerinin sorularını yanıtladı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yok-baskani-turkiye-yuksek-ogretimde-en-fazla-yatirim-yapan-ulkelerden-biri/feed/ 0
31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne bir aylık süre kaldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-bir-aylik-sure-kaldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-bir-aylik-sure-kaldi/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:18:11 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9147 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne bir aylık süre kaldı.

Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) 1 Aralık 2023’te ilan edilen seçim takvimi, 1 Ocak’ta işlemeye başladı.

Takvim doğrultusunda bugüne kadar yürütülen iş ve işlemler kapsamında YSK, 2 Ocak’ta seçime katılma yeterliliğine sahip 36 siyasi partinin bulunduğunu belirledi.

Seçime katılacak siyasi partilerin birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için ise 27 Ocak’ta YSK Başkanlığında kura çekimi yapıldı. YSK Başkanı Ahmet Yener, Yenilik Partisinin seçime katılmayacağını, Büyük Türkiye Partisi’nin de adını Ocak Partisi olarak değiştirdiğini YSK’ye bildirdiğini açıkladı.

Kura sonucu AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Genç Parti 29, Aydınlık Demokrasi Partisi 30, MHP 31, Türkiye İşçi Partisi 32, Demokrasi ve Atılım Partisi 33, Saadet Partisi 34 ve Vatan Partisi 35’inci sırada yer aldı.

29. sıradaki Genç Parti’nin seçime katılmayacağını bildirmesi üzerine seçime katılacak siyasi parti sayısı 34’e indi. Parti, oy pusulasından kaldırılacağından, bazı partilerin pusuladaki sırası değişecek. Buna göre, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34. sırada olacak.

Aday listeleri 3 Mart’ta açıklanacak

Siyasi parti ilçe başkanlıkları, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclisi üyelikleri seçimlerine ait aday listelerini ilçe seçim kurullarına, büyükşehirlerde siyasi parti il başkanlıkları, büyükşehir belediye başkan aday listelerini il seçim kurullarına 20 Şubat’ta teslim etti. Aynı süre içinde bağımsız adaylar da başvurularını yaptı.

Seçim kurullarınca yapılan inceleme veya itiraz üzerine verilen kararlar sonucunda ya da istifa nedeniyle siyasi partilerin aday listelerinde eksiklik olması halinde, bu durum 1 Mart’ta ilçe veya il seçim kurullarınca partilere bildirilecek. Partiler, 2 Mart’ta eksiklikleri tamamlayarak ilgili seçim kurullarına bildirecek ve kesin aday listeleri 3 Mart’ta açıklanacak. Birleşik oy pusulalarının basımı ve ilçe seçim kurulu başkanlıklarına dağıtımına da 3 Mart’ta başlanacak.

Propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları, 21 Mart sabahı başlayacak.

Döküm ve dağıtımına 29 Şubat’ta başlanan seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı 24 Mart’ta tamamlanacak.

28 Mart’ta tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler kesinleştirilecek.

Propaganda serbestliği 30 Mart Cumartesi saat 18.00’de sona erecek.

Türkiye, 31 Mart’ta sandık başına gidecek.

Oy verme saatleri

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı.

Bu nedenle Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-bir-aylik-sure-kaldi/feed/ 0
Türkiye-Hollanda Dostluk Anlaşması 100. Yılı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-hollanda-dostluk-anlasmasi-100-yili/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-hollanda-dostluk-anlasmasi-100-yili/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:36:23 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9030 “Türkiye- Hollanda Dostluk Anlaşması 100. Yılı” dolayısıyla düzenlenen etkinliklerin açılışı, Sinfonia Rotterdam Orkestrası’nın konseriyle CSO Ada Ankara’da yapıldı.

CSO Kovan Kafe’de konser öncesi düzenlenen resepsiyonda, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ile Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands programa ilişkin açıklama yaptı.

Bakan Yardımcısı Mumcu, Türkiye ile Hollanda’nın diplomatik ilişkilerinin tarihinin 17. yüzyıla kadar uzandığını söyledi.

Cumhuriyet’in ilanından sonra Hollanda ile akdedilen ilk anlaşmanın bugün 100. yılını kutladıkları, bunun 1924 yılında imzalanan Dostluk Anlaşması olduğunu belirten Mumcu, “Türkiye-Hollanda Dostluk Anlaşması’nın 100. yılını onurlandırmak ve bu tarihi kilometre taşını kutlamak amacıyla her iki ülkede konserler, sergiler, film gösterimi gibi çeşitli etkinlikler planlandı ve hayata geçiyor.” dedi.

100 yıl önce imzalanan dostluk anlaşmasının gururla kutlanacağı bu yıl, bu önemli anlaşmayı onurlandırmak için yapacakları etkinlikleri, bu akşamki Sinfonia Rotterdam Orkestrası ile soprano Aylin Sezer ve piyanist Emir İlgen’in yer alacağı ortak açılış konseri ile başlattıklarını belirten Mumcu, şunları kaydetti:

“Bütün etkinlikler, Türkiye ve Hollanda arasındaki uzun süreli dostluğu ve işbirliğini vurgulamanın yanı sıra geleceğe yönelik yeni ortaklıkların ve projelerin temelini oluşturmayı hedeflemektedir. Kültürel etkinlikler, sanat sergileri ve daha birçok etkinlik, bu özel yıl boyunca her iki ülkenin halklarını bir araya getirecek ve dostluğu daha da pekiştirecektir. Bu anlamlı dönemde, Türkiye ve Hollanda’nın dostluğunun ve işbirliğinin daha da güçlenmesini diliyoruz. Türkiye-Hollanda ilişkilerinin gelecek yüzyıllarda da aynı sıcaklıkla devam etmesini umuyoruz.”

Köklü bir ortak geçmişe sahip ve kendi bölgelerinde söz sahibi olan iki dost ve kardeş ülkenin, yeni projelerle karşılıklı işbirliğinin daha da güçleneceğini vurgulayan Mumcu, anlaşmanın 100. yıl kutlamaları kapsamındaki etkinliklerin başarılı olmasını diledi.

Türkiye’deki 100 okula 100’er lale soğanı gönderildi

Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Wijnands, “Bu dostluk yılı boyunca amacımız, uluslarımız arasındaki ekonomik işbirliğimizden, NATO müttefikleri olarak işbirliğimize ve kültürel bağımıza kadar birçok alana yayılan kapsamlı ve kalıcı dostluğu sergilemek.” dedi.

İki ülkenin dostluğunun en güçlü simgesinin “lale” olduğunu belirten Wijnands, “Bu güzel Türk çiçeği, yüzyıllar önce Osmanlı İmparatorluğu’ndan Hollanda’ya gelmiş ve günümüzde önemli bir Hollanda ulusal simgesine dönüşmüştür.” diye konuştu.

Wijnands, iki ülkenin dostluğunun 100. yıl dönümü vesilesiyle Türkiye’deki 100 okula 100’er lale soğanı gönderdiklerini söyleyerek, “Bu soğanlar, ilkbaharda ülkelerimiz arasındaki dostluğun bir göstergesi ve gelecek kuşaklara bir söz olarak çiçek açacak. Türkiye ve Hollanda’daki pek çok genç gibi bu laleleri alan çocuklar da gelecek yüzyıla kadar sürecek dostluğumuzun temelini oluşturuyor.” dedi.

Konsere birçok gencin katılacağını bilmekten büyük mutluluk duyduğunu Wijnands, “Köklü dostluğumuz sonsuza dek sürsün.” dedi.

Wijnands, konser verecek Sinfonia Rotterdam Orkestrası’na ilişkin şunları kaydetti:

“Rotterdam şehri Hollanda için büyük önem taşıyor. Ulusal gelirimizin üçte birini uluslararası ticaret ve yurt dışı yatırımlardan elde ediyoruz, dünyanın her yerinden malların ülkemize girdiği yer ise Rotterdam Limanı. Sinfonia Rotterdam, geldiği şehir kadar kozmopolitan bir yapıya sahip ve dünyanın her yerindeki konser salonlarında konser icra ediyorlar. Rotterdamlıları bugün Ankara’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu gecenin müziği, Türkiye ile Hollanda arasında derinden hissedilen dostluğun melodik bir anlatımını sunacak. Umarım hepiniz keyif alırsınız.”

Hollanda Kültür İşleri Büyükelçisi Dewi van de Weerd de kısa bir konuşma yaptı.

Konserde, Şef Conrad van Alphen yönetimindeki konser, piyanist Emir İlgen ve soprano Aylin Sezer Rotterdam Senfoni Orkestrası’na eşlik etti.

Konserin ilk yarısında Mozart Divermento ve Chopin’in piyano için konçerto eserleri ile ikinci yarıda Mozart’ın “Aria Porgi”, Mesud Cemil’in “Kanatları Gümüş Yavru Bir Kuş”, Mozart’ın “29. Senfonisi” seslendirildi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-hollanda-dostluk-anlasmasi-100-yili/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Dünya barışı için yeni bir dünya sistemi kurulmalıdır http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunya-barisi-icin-yeni-bir-dunya-sistemi-kurulmalidir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunya-barisi-icin-yeni-bir-dunya-sistemi-kurulmalidir/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:33:12 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9027 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin, “Artık sözün yetersiz olduğu bir noktada olduğumuzu görmemiz lazım. Yıllardır söylediğimiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın her platformda dile getirdiği ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tezi yani dünyada barışı sağlamak için yeni, adil bir dünya sistemi kurulmalıdır anlayışı, bugün çok daha büyük bir ihtiyaç haline bürünmüştür.” dedi.

Kurtulmuş, Sakarya Valiliği tarafından düzenlenen Sivil Toplum Buluşması Programı’nda yaptığı konuşmada, bugün 28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümü nedeniyle Sakarya Üniversitesinde düzenlenen programa katıldıklarını söyledi.

Bu memlekette millete rağmen milleti yönetme iddiasında olan ve on yıllar boyunca millete rol biçmek için kendilerini vazifeli telakki eden zümrelerin her zaman olageldiğini belirterek öyle olduğu için de çok partili siyasi hayatta darbeler ve darbe teşebbüsleriyle karşılaşıldığını kaydetti.

Kurtulmuş, “İstedikleri kalıba girmeyen milletin ortaya koyduğu milli iradeden rahatsızlık duyanlar, o milli iradenin tecelli ettiği siyasi mecraları değiştirmek arzusunda oldular.” diyerek bunları; sadece geçmişi yad etmek, geçmişteki şahıslar üzerinden olayları tartışmak hatta o olayların bizatihi kendisini tartışmak için değil, oralardan ders çıkararak demokratik kazanımları daha ileriye götürmek için müzakere etmek gerektiğini anlattı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Türkiye’nin 74 yıllık çok partili siyasi hayatında yaşadığı bu antidemokratik müdahaleleri hiç unutmadan, esas amacımız olan yeniden güçlü büyük Türkiye istikametinde yürüyeceksek böyle bir Türkiye’nin en temel direklerinden biri olan demokrasinin güçlü hale getirilmesini de hep birlikte tesis edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasinin, Türkiye’deki demokrasi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Bu demokrasiye gözümüzün içi gibi bakmak, bunu kendi öz varlığımız olarak telakki etmek, daha da ileriye taşımak mecburiyetindeyiz.” dedi.

Kurtulmuş, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girildiğine işaret ederek Türkiye Yüzyılı olarak ortaya koydukları ortak milli hedeflerinin, hep birlikte daha güçlü bir yol yürümeyi zorunlu kıldığını vurguladı.

Güçlü ve büyük Türkiye’nin kurulması için toplumsal bütünlüğün ve dayanışmanın temin edilmesinin zorunlu olduğunun altını çizen Kurtulmuş, bunun olmazsa olmaz şartının da milletten başka kimsenin söz ve karar sahibi olmadığı sağlam bir demokrasinin tesis edilmesiyle mümkün olduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, halkı devlet millet kaynaşması içerisinde bir arada tutmak gerektiğini belirterek “Bu darbelerin Türkiye’ye vermiş olduğu en büyük zarar, milletle devletin ayrı istikametlere yönlendirilmesidir. Devlet millet kaynaşmasının temin edilmesi için bütün kamu görevlilerimizin, ister atanmış olan devlet memurları olarak ister seçilmiş olan kamuya hizmet eden insanlar olarak herkesin, milletin emrinde olduğu bilinciyle çalışmalarını sürdürmesi lazım.” diye konuştu.

“Türkiye’nin bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka şansı yok”

Dünyadaki büyük güç merkezlerinin çok büyük bir güç mücadelesine tutuştuğuna dikkati çeken Kurtulmuş, bütün bu çatışmaların odak noktası olan bölgenin merkezinde ise Türkiye’nin bulunduğunu kaydetti.

Kurtulmuş, Türkiye’nin, bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka bir şansının olmadığını vurguladı.

Türkiye’nin, etrafındaki sıkıntılardan kurtulabilmek için bölgede bir normalleşmeyi sağlamak ve ardından da bu bölgede barış ve esenliği getirecek adımları atmak mecburiyetinde olduğunun altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Şunu çok net görmeniz lazım; İsrail’in Filistin halkına karşı saldırılarında Filistin Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre 30 binin üzerinde ölü var. Bugün, biz burada bu kadar rahat ortamda konuşurken 100’ün üzerinde insanın öldürüldüğü hem de yardım malzemelerini almak için bekleyen tamamı sivil, yaşlı, kadın ve çocuktan oluşan garip Filistinlilerin şehit edildiği bir İsrail saldırısına şahit olduk. Birleşmiş Milletlerin, İsrail’in saldırganlığını önlemek için almış olduğu onlarca karar var. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan oylamalarda 190 ülke İsrail’i kınıyor, Filistin’e destek veriyor. Bir dayısı var Birleşmiş Milletlerde; her alanda onu koruyor ve İsrail’in dediği oluyor. Bazı ülkelerin İsrail’in bu saldırganlığına vermiş oldukları destek onlar açısından da yüz karartıcı bir suçtur.”

Kurtulmuş, vicdan ve akıl sahibi herkesin, İsrail’in durdurulması ve işgal ettiği topraklardan çıkması gerektiğini söylediğini dile getirerek “Artık sözün yetersiz olduğu bir noktada olduğumuzu görmemiz lazım. Yıllardır söylediğimiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın her platformda dile getirdiği ‘Dünya 5’ten büyüktür’ tezi yani dünyada barışı sağlamak için yeni, adil bir dünya sistemi kurulmalıdır anlayışı, bugün çok daha büyük bir ihtiyaç haline bürünmüştür. Dünyada yeni bir Birleşmiş Milletlerin kurulması; sadece güçlü ülkelerin değil, haklı ülkelerin de hakkını alabildiği bir küresel siyaset mekanizmasının kurulmasının öncülüğünü Allah’ın izniyle Türkiye yapacaktır. Bu istikamette Türkiye ilerleyecektir.” ifadelerini kullandı.

Güçlü bir ekonomi, sağlam bir demokrasi, güçlü bir toplumsal yapı, Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmesi için iyi bir altyapının hazırlanmasıyla gelecek dönemin, Türkiye’nin yüzyılı olacağına işaret eden Kurtulmuş, “Merkezi yönetimimizle yerel yönetimlerimizle üniversitelerimizle STK’larımızla Türkiye’nin bütün kanaat önderleriyle kanaat gruplarıyla hepimiz aynı istikamete gideceğiz, oklarımızı aynı yere atacağız. Güçlerimizi yan yana getireceğiz, farklılıklarımızı sürekli dile getirerek ve bunu bir zenginlik meselesi telakki ederek yolumuza devam edeceğiz.” dedi.

“Ülkede darbeler tarihi bir daha açılmamak üzere kapatıldı”

Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz de FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminde millet, polis ve askerlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine büyük bir mücadele verdiğini ve artık ülkede darbeler tarihinin bir daha açılmamak üzere kapatıldığını söyledi.

Karadeniz, şer güçlerle mücadele edebilmenin en önemli yollarından birinin Türkiye’yi her yönden güçlü bir ülke haline getirmek olduğunu belirterek “Biz ne kadar güçlü olursak, ne kadar birlik ve beraberlik içinde olursak, onlar bugüne kadar bize nasıl zarar verememişlerse bundan sonra da asla zarar veremeyeceklerdir.” diye konuştu.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ise şehrin ve Türkiye’nin şekillenmesinde sivil toplum kuruluşlarının üstlendiği rolün önemine değinerek insan haklarının korunması ve geliştirilmesi için herkesin çaba göstermesi gerektiğini ifade etti.

Yüce, 28 Şubat’la birinci elden mücadele eden ve Türk milleti için fedakarca gayret gösteren Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı rahmetle andığını söyleyerek bir daha 28 Şubat gibi hain ve karanlık günlere geri dönmemek için demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Programda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Sakarya milletvekilleri Çiğdem Erdoğan ve Ertuğrul Kocacık ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri yer aldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-dunya-barisi-icin-yeni-bir-dunya-sistemi-kurulmalidir/feed/ 0
Deprem Riski Hiçbir Zaman Sona Ermeyecek http://www.karadenizhabertv.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:27:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9021 İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’de deprem riskinin hiçbir zaman sona ermeyeceğini belirterek, kentlerin depreme dayanıklı hale getirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Görür, Antalya Büyükşehir Belediyesince Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen “Anttalks” etkinliğinde “Deprem Dirençli Antalya” konulu konuşma yaptı.

Türkiye’deki deprem riskini yok saymanın mümkün olmadığını vurgulayan Görür, her kentin depreme dirençli hale getirilmesinin önemini dile getirdi.

Türkiye coğrafyasının içinde 4 levhanın bulunduğunun altını çizen Görür, “Bu levhaların hareketleri sonucu sınırlarında büyük faylar gelişmiş. Bu faylar da 13 milyon yıldan beri Türkiye’de deprem üretiyor. Daha milyonlarca sene de üretmeye devam edecek. Bu nedenle Türkiye hiçbir zaman depremlerden kurtulamayacak. Depremler bitmeyecek, sona ermeyecek. Bu yüzden Türkiye’nin deprem dirençli yerleşim alanlarına sahip olması lazım.” dedi.

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan can kaybına dikkati çeken Görür, bu kapsamda merkezi ve yerel yönetimler kadar halkın da bilinçli olması gerektiğini kaydetti.

Antalya’nın karasal nitelikli kireç taşlarından ve alüvyon dolgularından oluşan bir zemine kurulu olduğunu belirten Görür, “Antalya’nın çok büyük bir kısmının oturduğu zemin sağlam değil. Özellikle Antalya’nın doğu kısmı kesimlerinde alüvyonlar oldukça yaygın. Çünkü kuzeyden dağlık yüksek yerlerden çok sayıda akarsu körfeze geliyor. Bu akarsular önemli miktarda alüvyonları körfeze depoluyorlar. Dolayısıyla körfezin kara kısmı, Antalya’nın oturduğu yerlerde bu dolgulardan oluşuyor.” diye konuştu.

Görür, kentte bir deprem meydana gelmesi durumunda alüvyon zemin nedeniyle kentin doğu kısmının daha çok hasar alabileceğini vurguladı.

“3 büyük tektonik hat Antalya’yı tehdit etmektedir”

Kentteki yapıların giderek yükselmeye başladığını dile getiren Görür, şunları söyledi:

“Antalya’da ne kadar gökdelen yaparsanız tehlikeyi o kadar büyütürsünüz. Depreme dirençli bir Antalya için bu zeminde, özellikle alüvyon zemin içerisinde bunlar son derece sakıncalı. Akşehir zonu, Isparta- Burdur zonu ve Göller yöresinin bulunduğu düşey atımlı fayların olduğu bir bölge. Yani körfezimiz hem doğudan hem batıdan hem de kuzeyden aktif faylarla çevrili. Bu fay kuşaklarında olacak bütün depremler Antalya’yı önemli ölçüde etkiler. Bir de kentin güneyinde Akdeniz’in içerisinde dalma batma zonu dediğimiz Kıbrıs Helen yayı var. Bu tehlike denizden gelebilir. Yani 3 büyük tektonik hat Antalya’yı tehdit etmektedir.”

Görür, kentin depreme dayanıklı hale getirilmesi için mikro bölgelemeyle, fay analizi, risk analizi ve risk azaltma çalışmaları yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Belediyelerin Antalya’yı depreme dirençli yapacaksa halkın deprem kültürü, bilinci ve farkındalığı için çalışma yapması gerektiğini vurgulayan Görür, “Altyapı, yol köprü, kanalizasyon, içme suyu şebekesi gibi bütün bunları deprem gelmeden şimdiden inceleyecek. Bunlar deprem dirençli mi inceleyecek. Dayanamayacakları dayanıklı hale getirmesi lazım. Deprem en büyük çevre felaketidir. Çevreyi depreme kurban etmeyecek yatırımlar yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Görür, beklenen İstanbul depreminde Marmara Bölgesi’ndeki sanayinin oldukça etkileneceğini bunun gerekli altyapı sağlanarak Anadolu’ya taşınması gerektiğini dile getirdi.

Öte yandan Görür, Tunceli, Pülümür, Bingöl yöresinin deprem riskine karşı dikkatli olması gerektiğini, ayrıca 6 Şubat depremlerinin Adana havzasına saçaklanan faylara stres yüklemiş olabileceğini aktardı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/deprem-riski-hicbir-zaman-sona-ermeyecek/feed/ 0
Türkiye Marka Ofisi Koordinatörü Erbay, Londra’daki Küresel Yumuşak Güç Zirvesi’nde konuştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-marka-ofisi-koordinatoru-erbay-londradaki-kuresel-yumusak-guc-zirvesinde-konustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-marka-ofisi-koordinatoru-erbay-londradaki-kuresel-yumusak-guc-zirvesinde-konustu/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:03:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9002 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Türkiye Marka Ofisi Koordinatörü Nur Özkan Erbay, Londra’da “Küresel Yumuşak Güç Zirvesi” kapsamında düzenlenen “Turizmin Geleceği: Sürdürülebilirliğin Ötesine, Yenilenmeye Doğru Yolculuk” başlıklı oturumda konuştu.

Londra’daki Kraliçe 2. Elizabeth Konferans Merkezi’nde düzenlenen zirve kapsamında yapılan oturuma, Erbay’ın yanı sıra Bhutan Kraliyet Hükümeti Turizm Departmanı Genel Müdürü Dorji Dhradhul ile Brand Afrika Genel Müdürü Thebe Ikalafeng konuşmacı olarak katıldı.

Erbay, konuşmasında, turizmin Türkiye’nin yumuşak gücünün “aydınlık yüzü” olduğuna işaret ederek, “Dünyanın en çok ziyaret edilen 4’üncü ülkesiyiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 2023’te 50 milyonun üzerinde turist ağırladığının altını çizen Erbay, “yumuşak güç” ifadesinin Türkiye için anlamına değinerek, Türkiye’nin kolektif barışı ilerletmek ve yapıcı diplomasi yaklaşımından söz etti.

Erbay, Türkiye’nin ağırladığı Suriyelilerden küresel ve bölgesel barışa verdiği katkılara kadar birçok alanda atılan adımlardan örnek vererek, “Dünyada barışı sağlamak ve krizleri çözmek Türkiye için tek seferlik ya da spontane gelişen bir eylem değildir.” dedi.

Türkiye’nin Kovid-19 pandemisi döneminde 160 ülkeye tıbbi yardım malzemesi gönderdiğini hatırlatan Erbay, “Yardım eli uzatmak, bir hükümet projesi ya da uluslararası bir yasal yükümlülük değil, kalpten gelen bir durumdur. Eğer yumuşak güç kalpleri kazanmaksa biz sadece kalbimizden gelen fedakarlıkla kalpleri kazanıyoruz.” diye konuştu.

Erbay, Türkiye’nin diplomatik girişimleriyle milyonlarca ton tahılın Karadeniz’den çıkmasının sağlandığına da işaret ederek işbirliğinin önemine de vurgu yaptı.

“Birçok turist artık sürekli olarak Türkiye’de yaşamak istiyor”

“Turizmde yenilenme” kavramıyla ilgili halkta güven oluşturulması gerektiğini söyleyen Erbay, Kapadokya örneğini vererek, “Yerel halkta güven inşa ederseniz, onlar da yatırımlarını kendilerine ve eğitimin yanı sıra yenilenme hedeflerine ulaşmak için temel gerekliliklere yaparlar.” ifadelerini kullandı.

Bu konuda ve beklenmedik sınamalar karşısında uyumlu çalışmanın önemine vurgu yapan Erbay, Türkiye’de geçen sene yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ülkenin gastronomi turizmi merkezlerinin de bulunduğu 11 ili etkilediğini hatırlattı.

Erbay, yenileme ve hayatı yeniden canlandırma çabaları sürerken bu kentlerde turizmin afet öncesi seviyelerine çıktığını belirtti.

Konuşmasında sürdürülebilirlik konusuna da yer veren Erbay, “Sürdürülebilir turist yeni bir kavramken biz bunun ötesine geçtik. Birçok turist artık sürekli olarak Türkiye’de yaşamak istiyor. Çünkü Kovid-19, insanları Türk sağlık sisteminden faydalanmak isteyecek hale getirdi.” dedi.

Türk sağlık sisteminin yalnızca vatandaşlarına değil tüm dünyaya hizmet verdiğinin altını çizen Erbay, Türkiye’nin turizm dışında da birçok şey vadettiğine dikkati çekti.

Erbay, Türkiye’nin enerji alanında attığı sürdürülebilir yatırımlara da konuşmasında yer verdi.

“Tüm kıtaların bir geçmişi var ama Afrika’nın geleceği var”

Bhutan Kraliyet Hükümeti Turizm Departmanı Genel Müdürü Dhradhul da konuşmasında Bhutan’ın mutlu turistler kadar “önemseyen” turistlere de önem verdiğini söyledi.

Ülkelerinin doğası, yerel yaşamı ve kültürünü korumayı öncelediklerini kaydeden Dhradhul, Bhutan’ın güneyindeki Gelephu bölgesinde yeni bir şehir kuracaklarını ve burada doğaya, yaşama ve kültüre önem verenlerin yaşayabileceği huzurlu kent oluşturacaklarını ifade etti.

Dhradhul, Gelephu’nun dünyanın her yerinden turiste ve yerleşmek isteyene de açık olacağını söyledi.

Brand Afrika Genel Müdürü Ikalafeng ise konuşmasında Afrikalı gençlerin ülkelerine turizm, kültür ve sanat alanında katkılarından söz etti.

Dünyanın birçok ülkesinden Afrika kökenlilerin ülkesine döndüğünü, diasporaların ise Afrika ülkelerine kalkınma konusunda önemli destekler verdiğini anlatan Ikalafeng, “Tüm kıtaların bir geçmişi var ama Afrika’nın geleceği var.” sözleriyle kıtanın geleceğinin aydınlık olduğuna vurgu yaptı.

Türkiye, yumuşak gücünü artırmak için bilinçli çaba gösteriyor

Brand Finance’ın düzenlediği “Küresel Yumuşak Güç Zirvesi 2024″ün sona ermesinin ardından “Küresel Yumuşak Güç Endeksi 2024” başlıklı temel bulguların yer aldığı rapor açıklandı.

Raporda, ABD ve İngiltere’nin daha hızlı “yumuşak güç” büyümesi gösterdiğine işaret edilerek, bu iki ülkenin “üst üste üçüncü kez 1. ve 2. sırayı koruduğu” belirtildi.

Raporda, Türkiye’ye atıfta bulunularak, Türkiye’nin daha güçlü “Benzerlik ve Kültür ve Miras” bağlamında aralarında BAE, Suudi Arabistan, ve Katar’ın olduğu Orta Doğu ülkelerinden biraz daha farklı bir profile sahip olduğu kaydedildi ancak Türkiye’nin de aralarında olduğu bu ülkelerin tamamını karakterize eden şeyin, ulus markalaşma projeleri, diplomatik girişimler ve önemli etkinliklere ev sahipliği yaparak yumuşak güçlerini artırmak için bilinçli çaba gösterdiklerine vurgu yapıldı.

Raporda, Türkiye’ye atıfta bulunulan bir diğer bölümde ise yumuşak güç potansiyellerini gerçekleştirmekte zorlanan Hindistan, Güney Afrika ve Brezilya’nın, Türkiye örneğinde olduğu gibi “Uluslararası İlişkiler ve Kültür ve Miras” gibi alanlara daha odaklı yatırım yaparak yumuşak güçte olumlu etki elde edebilecekleri bildirildi.

İsrail, Gazze’yi işgal ederek uluslararası algısı büyük darbe aldı

Raporda, sert gücün yumuşak gücü zayıflattığına işaret edilerek, silahlı çatışmaya giren ülkelerde yumuşak güçte düşüşler görüldüğüne dikkati çekildi.

Bu bağlamda, İsrail’in, Gazze’yi işgalinin ardından yumuşak güç indeksinde 5 basamak gerileyerek tüm zamanların en düşük 32. seviyesine indiğinin altı çizildi.

Raporda, “İsrail’in, Hamas’ın saldırılarının hemen ardından yaygın uluslararası destek aldığı” ancak İsrail’in misilleme olarak Gazze’yi işgal etmesiyle “uluslararası algısının büyük darbe aldığı” ortaya kondu.

Raporda, “(İsrail’in) İtibarı -0,3 düşerek, 18 sıra gerilemiş ve 79. sıraya düşmüştür. 35 özellikten 34’ünde kaydedilen puan düşüşleri ile ulus markasının geneli üzerinde de olumsuz zincirleme etki söz konusudur.” ifadesine yer verildi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-marka-ofisi-koordinatoru-erbay-londradaki-kuresel-yumusak-guc-zirvesinde-konustu/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türkiye’nin Güçlü Olması Mecburidir http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:00:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8999 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Türkiye’nin bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka bir şansı yoktur. Türkiye ona, buna bakarak hizaya giremez. Türkiye şu tarafta ya da bu tarafta durarak ayakta durması mümkün olamaz. Onun için Türkiye kendi milli menfaatleri istikametinde her alanda daha ileri noktalara gitmek zorundadır. Mavi vatan, siber vatan, uzay vatan, yeşil vatan diyoruz ya bütün bunların resminde güçlü bir Türkiye olmak mecburiyetindeyiz” dedi.

Sakarya’da bir dizi ziyaretler gerçekleştiren TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Sakarya Valiliği, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ‘Darbeler ve Dersler’ programının ardından Serdivan ilçesindeki bir restoranda sivil toplu kuruluşları (STK) ve iş insanlarıyla bir araya geldi. Programda konuşma yapan Sakaya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, 28 Şubat darbesinin tarihe postmodern darbe olarak geçtiğini ve sürecin en büyük ayrımcılığı ile psikolojik şiddetin kadınlara yönelik yapıldığını söyledi. Sakarya Valisi yaşar Karadeniz ise Türkiye’de olan darbeleri hatırlatarak Türk milletinin Cumhuriyet ve demokrasiyle özleştiğini söyledi.

“28 Şubat’ta yaşananları bugün müzakere ettik”

Programda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bizim derdimiz, gayemiz geçmişte takılıp kalmak değil. Geçmişte yaşanan olayların şahıslar üzerinden müzakere etmekti. Geçmişi bir masal okuyup anlatmak değil, tam tersine geçmişte yaşanan yanlışlıklardan kurtulma, ders almak ve ileriye bakmak için bir daha böylesine dönemler yaşamamak ve tecrübe etmek gayesiyle 28 Şubat’ta yaşananları bugün müzakere ettik. Bunları sadece bir hatıra olarak sadece geçmişi yad etmek geçmişteki şahıslar üzerinden olayları tartışmak ve hatta o olayların bizzat kendisini tartışmak için değil oralardan ders çıkartarak, çok ağır bedellerle bu demokratik kazanımları daha iyi ileriye götürebilmek için müzakere etmemiz lazım. Bu anlamda Türkiye’nin 74 yıllık çok partili siyasi hayatındaki yaşadığı bu antidemokratik müdahaleleri de hiç unutmadan esas gayemiz olan yeniden güçlü bir Türkiye istikametinde yürüyeceksek böyle bir Türkiye’nin en temel direklerinden birisi olan demokraside güçlü hale getirilmesini de hep birlikte tesis edeceğiz. Bu çerçevede şunu çok rahat söyleyebiliriz. Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi Türkiye’deki demokrasidir Bu demokrasiye gözümüzün içi gibi bakmak bunu kendi en ön varlığımız olarak telakki etmek daha da ileriye taşımak mecburiyetindeyiz” dedi.

“Türkiye Yüzyılı dediğimiz konu Türkiye’de bir gelecek idealidir”

Türkiye Yüzyılı’ndan bahseden Kurtulmuş, “Türkiye Yüzyılı dediğimiz konu Türkiye’de bir gelecek idealidir. Hele bizim gibi bir ülkenin hele bizim gibi bir milletin gününü gün eden ve vakit geçiren sağdan soldan esen rüzgarlara göre istikametine tayin eden bir şekilde özgür değildir. Eğer öyle yürüseydi ecdadımız, bugün bize miras olarak bırakılan bir Anadolu’dan bir vatandan bahsedemedik. Türkiye’nin bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka bir şansı yoktur. Türkiye ona, buna bakarak hizaya giremez. Türkiye şu tarafta ya da bu tarafta durarak ayakta durması mümkün olamaz. Onun için Türkiye kendi milli menfaatleri istikametinde her alanda daha ileri noktalara gitmek zorundadır. Mavi vatan, siber vatan, uzay vatan, yeşil vatan diyoruz ya bütün bunların resminde güçlü bir Türkiye olmak mecburiyetindeyiz. Eğer gücümüzü artırırsak gücümüzü dış politikada da hissettirebilmeniz mümkündür. Uluslararası camiada gücü olmayan bir devletin sözünün tesirli olması mümkün değil. Ama Türkiye’nin şöyle bir avantajı var. Hem bölgesel büyük bir gücümüz var Hem de çok şükür artık Türkiye her alanda daha ileri noktalara doğru gidiyor” diye konuştu.

“Türkiye ülkeler ve halklar tarafından yakinen takip ediliyor”

Dünya ülkelerinin Türkiye’yi yakından takip ettiğini aktaran Kurtulmuş, “Dolayısıyla yeni dönemde Türkiye her alandaki gücünü kullanarak sözünü çok daha etkili bir hale getirecektir. Bu istikamette yürüyoruz. Allah nasip etti bir çok ülkenin meclis başkanlarıyla uluslararası platformlarda görüşmek, ikili görüşmeler yapma imkanımız oldu. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki ister Batı Ülkeleri, ister Doğu ülkeleri olsun dünyanın her tarafındaki ülkeler ve halklar Türkiye’yi çok dikkatle izliyor. Türkiye’de bizim için sıradan bir haber maliyeti oluşturan herhangi bir sorun dünyadaki farklı ülkeler ve halklar tarafından yakinen takip ediliyor. Örneğin Türkiye’nin milli savunma sanayinde gerçekleştirdiği hamleler arka arkaya atmış olduğu hamleler, yüksek teknolojilerle kazanımları bu alanda ortaya koyduğu çabaları Türkiye’nin içten İHA’larıyla SİHA’larıyla milli muhalif gemileriyle milli muhalif uçaklarıyla inanın ki dünyanın dört bir tarafında bütün ülkeler ve halka lehine geliyor. ANKA’nın uçması ya da TCG gelişiminin denize indirilerek faaliyetlerine başlaması sadece Türkiye’de Türk kamuoyu tarafından takip edilmiyor. Dünyanın birçok yerinde ben bütün bu görüşmelerde de görüyoruz. Dostlarım Türkiye’nin güçlenmesi dolayısıyla büyük memnuniyet duyuyor, sizin öne geçmenizi ve dünya masum milletlerine öncülük yapmanızı bekliyoruz diyerek güzel temennilerini ifade ediyor, Türkiye’nin gelişmesinden hoşlanmayanlar da Türkiye’ye nasıl çelme takarız çalışmaları içerisinde oluyor. Bunu önlemenin yolu millet olarak bir, beraber bütünleşik bir şekilde hareket etmemizdir. Bütün bu alanları güçlü bir ekonomi, sağlam bir demokrasi, güçlü bir toplumsal yapı Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmek için iyi bir altyapının hazırlanmasıyla önümüzdeki dönem Allah’ın izniyle Türkiye’nin yüzyılı olacaktır. Buna gayretle bu dönemi hep birlikte aşacağız” şeklinde konuştu. – SAKARYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Sakarya’da 28 Şubat programında konuştu Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-sakaryada-28-subat-programinda-konustu-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-sakaryada-28-subat-programinda-konustu-aciklamasi/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:42:25 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8976 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz; 1960 darbesinin arkasında da 1971 muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da dış güçler olmuştur, dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir.” dedi.

Çeşitli programlara katılmak üzere kente gelen Kurtulmuş, Sakarya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ve 15 Temmuz Milli İrade Derneğince SAÜ Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Darbeler ve Dersler: 28 Şubat Anma Programı”na katıldı.

Programda konuşan Kurtulmuş, Türkiye’nin, çok partili hayata geçişinden bu yana bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip olan ülke olduğunu söyledi.

Türkiye’ye demokrasi dersi verenlerin unuttuğu bir şeyin olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Türkiye’de 70 küsur yıllık çok partili siyasi hayatımızda çok kere darbelerle karşılaşmış, çok kere darbe tehditleriyle burun buruna gelmiş ve en sonuncusunda, 15 Temmuz’da da milletin iradesiyle milletin inancıyla milletin gücüyle darbecilere dersini vererek, darbeler tarihini silerek demokrasiyi takip etmiş bir milletin fertleriyiz. Bu süreçlerde demokrasiye destek verenleri saygıyla minnetle ve şükranla anıyoruz. Rahmetli Menderes’i, rahmetli Özal’ı, 28 Şubat’ın o sıkıntılı ve sancılı toplantılarında buram buram terleyerek milletin iradesine sahip çıkan rahmetli Erbakan’ı ve ‘Ben namlusunu millete karşı doğrultmuş olan ordunun karşısında selam durmam.’ diyen rahmetli Yazıcıoğlu’nu minnet ve şükranla anıyorum.” diye konuştu.

Kurtulmuş, milli iradeyi mahkum etmek isteyenlerin isminin hatırlanmadığını ve tarihin yargılanan sayfalarında bulunduğunu belirtti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşması öncesindeki 28 Şubat’ı anlatan videoya işaret ederek, şunları kaydetti:

“Burada gördüğümüz olayların hemen tamamını dün gibi hatırlayan biriyim. O zaman genç bir doçent olarak İstanbul Üniversitesinde o olayları çok yakinen takip ettik. Binlerce insanın nasıl mağdur edildiğine, on binlerce insanın nasıl sonu belli olmayan bir geleceğe doğru sürüklendiğine şahit oldum. Dolayısıyla o günleri çok iyi bilen ve yaşamış insanlar olarak derdimiz; o günlerde yaşayanları yargılamak değil, o günlerde yaşayanları sorgulamak değil ama o günlerde yaşananlardan ders alarak ileride böylesi durumların yaşanmaması için gayret sarf etmektir çünkü tarih, bir turnusol kağıdı olarak herkes hakkında gerekli hükmünü veriyor. Bizim bütün bu olaylardan ders çıkararak yolumuza devam etmemiz lazım. Öncelikle demokrasinin, Türkiye’nin geleceği için olmazsa olmaz bir mesele olduğunu çok iyi şekilde anlamamız gerekiyor. Devlet millet kaynaşmasının sağlanabilmesi için devletin değerleriyle bütünleşik bir kamu yönetiminin şart olduğunu kavramamız gerekiyor. Bu anlamda 28 Şubat’ta yaşananları iyi bir şekilde tahlil etmek ve bundan sonrası için buradan dersler çıkarmamız gerekiyor.”

Kurtulmuş, 28 Şubat sürecine gelmeden önceki dönemde yaşananları da hatırlamakta fayda olduğuna, 1990’ların başında dünya siyasetinde bütün dış etkileri de değiştirecek önemli gelişmelerin olduğuna değinerek, “Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz; 1960 darbesinin arkasında da 1971 muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da dış güçler olmuştur, dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir. Dolayısıyla öncelikli olarak 1990’ların başındaki gelişmeyle birlikte Türkiye çok daha dikkatli şekilde izlenen bir ülke haline geldi. Batılı beylerin kontrolünün dışına çıkacak bir Türkiye’nin, oluşmakta olan yeni dünya dengesinde başlarına bela olacağını hissedenler, Türkiye’yi 1990’ların başından itibaren karıştırmaya başladılar.” ifadelerini kullandı.

Üç gün arayla Sivas katliamı ve arkasından Başbağlar katliamının yapılmasının asla tesadüf olmadığını, 1990’lı yılların başından itibaren Türkiye’de önemli insanların bazı suikastlara uğradığını, faili meçhul cinayetlerin gerçekleştiğini ve bunlarla Türkiye’nin bir kaos ortamına itilmek istendiğini bildiklerini anlatan Kurtulmuş, o dönem içerisinde birtakım olayların gerçekleşmesiyle Türkiye’nin kriz ortamına itilmeye çalışıldığını, şüpheli ölümlerle ülke gündeminin sarsıldığını dile getirdi.

Gölcük’te 12 yüksek rütbeli subayın “Bir tatbikat yapıyoruz.” diyerek aslında 28 Şubat ve sonraki dönemde neler olacağının işaretlerini ortaya koymalarının önemli olaylardan olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, millet adına ülkeyi yönetme yetkisine sahip olanlara hayatın dar edildiği 28 Şubat’taki o meşhur Milli Güvenlik Kurulu toplantısının gerçekleştiğini belirtti.

Kurtulmuş, “28 Şubat; öyle bildik, şimdilerde Afrika ülkelerinde görülen sabah kalkan ordu birliklerinin yaptığı bir darbe değil, iyi planlanmış, belki aylar öncesinden yurt dışındaki bazı enstitülerde hazırlıkları yapılmış, ince işlenmiş bir postmodern darbe teşebbüsüydü.” dedi.

“27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı, 27 Nisan’ı sakın hikaye okur gibi okumayın”

Bir gayri milli anlayışın, Türkiye’yi 28 Şubat sürecine getirdiğini belirten Kurtulmuş, ya korkutularak ya parayla birtakım imkanlar temin edilerek 28 Şubat’ta o günkü hükümetin düşürüldüğünü söyledi.

Kurtulmuş, o dönemde 7 milletvekiliyle Refahyol Hükümeti’ne sonuna kadar destek veren Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmet, minnet ve şükranla yad ettiğini kaydetti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, 28 Şubat’a “postmodern darbe” denilmesinin sebeplerine değinerek, Osmanlı’nın son döneminde yaşanan darbelerin tamamının arkasında Batı’nın ve Türkiye’nin üzerinde hiç de iyi niyetleri olmayan ülkelerin etkisinin bulunduğunu vurguladı.

Kurtulmuş, Babıali ve Feriye baskınlarının, Sultan Abdülhamid Han’ın “halli”nin, 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın, 27 Nisan’ın ve 15 Temmuz’un karşısında ve yanında kimlerin olduğunun iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

15 Temmuz’un, Türkiye’de darbeler tarihini sona erdirdiğini ifade eden Kurtulmuş, “Gençler; 27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı, 27 Nisan’ı sakın hikaye okur gibi okumayın. Bütün bunları, Türkiye’nin ikinci yüzyılı, sizin öncü olacağınız önünüzdeki dönemi daha demokratik hale getirebilmek, Türkiye’yi daha güçlü hale getirebilmek için mutlaka çok iyi anlayın, çok iyi algılayın.” şeklinde konuştu.

Kurtulmuş, 28 Şubat’ın, siyasete müdahaleden daha çok Türkiye sosyolojisine müdahale ettiğini vurgulayarak, 28 Şubat’ın, Anadolu insanının toplumsal alandaki görünürlüğünü engellemek için yapıldığını belirtti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Bu darbeyi yapanlar, bu darbenin arkasındaki akıl sahipleri bilmiyorlar mı ki bir metrelik başörtüsünü önlesen ne olur önlemesen ne olur? Ama mesele inançları gereği başını örten insanların başörtüsüyle tasfiye edilmesinden öte, hakir gördükleri, kıyıda gördükleri, köşede gördükleri, bir şey anlamaz zannettikleri o insanların çocuklarının gelip okuyarak toplumda güçlü bir yer edinmesini önlemek için o yasağı ortaya koydular.”

Eşi Sevgi Kurtulmuş’un o dönemde İstanbul Üniversitesinde doçent olduğunu aktaran Kurtulmuş, başörtüsü nedeniyle üniversiteden atıldığını söyledi.

Kurtulmuş, “Dönemin başbakanının, Merve Kavakçı’yı Meclis’te dışarı çıkartırken, sıra kapaklarına ‘dışarı dışarı’ diye vururlarken söylediği bir söz, 28 Şubat’ın zihin şifrelerinin anahtarıdır. ‘Bu kadına haddini bildirin…’ Mesele; haddinin bildirilmesi meselesiydi. Yoksa başörtüsü meselesi, yani sadece bir görüntü olarak, sembol olarak, başörtüsü meselesine karşı olmak değil, çok geniş halk kitlelerine haddinin bildirilmesi operasyonudur.” ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, 28 Şubat’ın, Anadolu insanının yükselişini önleyen bir darbe olarak hafızalara kazındığını belirterek, “Millete haddini bildirmeye kalkan bu darbeden sonra Allah’a çok şükür millet, ‘Ben buradayım.’ demeyi başarmıştır. Sonuç itibarıyla 28 Şubatçılar değil, 28 Şubat’ta mücadele eden millet çoğunluğu kazanmıştır. Bu anlamda milletimiz kazanmaya devam edecektir.” diye konuştu.

“Türkiye eksen falan kaydırmıyor”

“28 Şubat dış desteklidir.” dediklerinde bazılarının “Olur mu şey?” ifadesini kullandığını aktaran Kurtulmuş, dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir’in, Amerikalı profesörle bir dergi için imzaladığı makaleye dikkati çekti.

Bir’in, o dönemki ifadelerini hatırlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Daha sonraki dönemlerde zaman zaman Sayın Cumhurbaşkanımıza, ‘Türkiye’nin ekseni kayıyor.’ diyerek hatırlatma yapanların söylediklerine ne kadar benziyor değil mi? Onlara şunu bir kere daha hatırlatmak vazifemizdir; Türkiye eksen falan kaydırmıyor. Türkiye’nin eksenini kaydırmaya çalışan bazılarına bu millet, darbelere karşı çıkarak yol vermiyor, onların önünü açmıyor. Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor. İnşallah Türkiye; artık demokrasisini çok daha güçlü hale getirerek, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında şimdiye kadar bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip bir ülke olarak ikinci asrımızda çok daha güçlü bir ülke olacak.”

Kurtulmuş, Çevik Bir’in makaledeki ifadelerinin bugünü ne iyi kadar anlattığına işaret ederek, “Bugün İsrail bu bölgede bu kadar pervasız bir şekilde hareket ediyorsa ve çok şükür Türkiye bunun karşına her bakımdan güçlü bir şekilde çıkmayı, durmayı başarabiliyorsa bunda hiç şüphesiz demokrasinin güçlü olmasının büyük payı vardır.” dedi.

“Dünya barışının kapısı Filistin davasıdır”

İsrail’in insani yardım bekleyen Filistinlilere yönelik saldırısında 104 kişinin öldüğünü aktaran Kurtulmuş, “Bütün dünya 5 aya yakın bir süredir izliyor. İsrail’in arkasında olan ülkeler de dünyanın birçok yerinde demokrasiye ayar verdikleri gibi İsrail’e destek vererek Orta Doğu’ya da ayar vermek istiyorlar. Çok net ifade ediyorum; dünya barışının merkezi, dünya barışının kapısı Orta Doğu. Orta Doğu’da barış olmadan dünyada barış olmaz. Dünya barışının kapısı ise Filistin davasıdır. Filistin davasının en güzel şekilde ileriye götürülmesi için Türkiye her bakımdan mücadelesine devam edecek.” diye konuştu.

Kurtulmuş, demokrasisi güçlü, milletiyle devleti kaynaşmış, her bakımdan dünya uluslarıyla rekabet edebilen bir Türkiye’nin, Orta Doğu barışının anahtarını en güzel şekilde açan ülke olacağını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onun için diyoruz ki demokrasimizi tahkim edeceğiz; medeniyette, kültürde, bilimde, sanatta, her alanda güçlü olacağız. Bu anlamda Türkiye’yi etrafımızdaki ülkelerle normalleşme süreci başta olmak üzere dünya siyasetinde çok etkili bir ülke haline getireceğiz. İnşallah bir daha bu topraklarda hiç kimse milletin sözünden başka bir söze itibar edemeyecek ve milletin sözünden başka hiçbir söz yeterli olamayacaktır. Söz de karar da milletindir diyoruz ya bu millet bu sözü gerçekten kanlarıyla yazarak hak etmiş bir millettir.”

Kurtulmuş, 1960 darbesi, 12 Eylül ve daha sonraki süreçte, 28 Şubat’ta ve 15 Temmuz darbe girişiminde büyük bedel ödeyen milletin önünde saygıyla eğildiğini belirterek, “Bu millet gerçekten karşısına çıkılacak, karşında durulacak bir millet değildir. Yeter ki önüne hedef konulsun, hep beraber birlikte kenetlenerek yürüyebileceği, milli anlamda ittifak edeceği bir yol kurulsun. İşte bu anlamda ikinci yüzyılımıza ait hedeflerimiz, Türkiye’nin bundan sonraki geleceğidir. Geleceğin anahtarı da siz sevgili gençlerin elindedir.” ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından Sakarya Üniversitesi Rektörü Hamza Al’ı ziyaret etti.

Kurtulmuş, inşaatı süren Adapazarı Anadolu İmam Hatip Lisesini de gezerek, Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’den çalışmalar hakkında bilgi aldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-sakaryada-28-subat-programinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Tüm darbelerin arkasında dış güçler vardır http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/#respond Mon, 08 Jul 2024 09:03:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8928 Sakarya’da 28 Şubat programları çerçevesinde ‘Darbeler ve Dersler’ programına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz 1960 darbesinin arkasında da 1971 bir muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da tüm darbelerin hepsinde dış güçler olmuştur. Dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir. Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında şimdiye kadar bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip bir ülke olarak ikinci asrımızda çok daha güçlü bir ülke olacağız” dedi.

Sakarya’ya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ilk olarak Sakarya Valiliğini ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığını ziyaret etti. Kurtulmuş ardından Türk demokrasisi tarihinde kara bir leke olarak nitelendirilen 28 Şubat günü çerçevesinde Milli İrade Derneği tarafından düzenlenen ‘Darbeler ve Dersler’ programına katıldı. Burada konuşma gerçekleştiren TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Türkiye geçtiğimiz cumhuriyete ve çok partili siyasi hayata geçişimizden bu yana özellikle çok partili siyasi hayatımızda bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip olan bir ülkedir. Şunu açıklıkla ifade etmek gerekir ki yeri geldiği zaman Türkiye’ye demokrasi dersi verenlerin unuttuğu bir şey var. Türkiye’de yetmiş küsur yıllık çok partili siyasi hayatımızda çok kere darbelerle karşılaşmış, darbe tehditleriyle burun buruna gelmiş ve en sonuncusunda 15 Temmuz’da da milletin iradesiyle, milletin inancıyla, milletin gücüyle, darbecilere dersini vererek, darbeler tarihini silerek demokrasiyi tahkim etmiş olan bir milletin fertleriyiz. Bundan dolayı bu süreçte yaşananlar dolayısıyla bu süreçlerde demokrasiye destek verenleri saygıyla, minnetle, şükranla anıyorum. Rahmetli Menderes’i, rahmetli Özal’ı 28 Şubat’ın o sıkıntılı ve sancılı toplantılarında buram buram terleyerek milletin iradesine sahip çıkan rahmetli Erbakan’ı ve ben namlusunu millete karşı doğrultmuş olan ordunun karşısında selam durmam diyen rahmetli Yazıcıoğlu’nu minnetle, şükranla anıyorum” dedi.

“Tarih bir turnusol kağıdı olarak herkes hakkında gerekli hükmünü veriyor”

“Öncelikle 28 Şubat’ı anarken bizim yapmak istediğimiz, asla ve asla kişiler üzerinden söylemek değildir, kişileri yargılamak değildir, tarihi bir hikayeyi anlatmak hiç değildir” ifadelerini kullanan Kurtulmuş, “Ben deniz, ailenizle birlikte ve birçok arkadaşımızla birlikte o olayların hemen tamamını dün gibi hatırlayan birisiyim. O zaman genç bir doçent olarak İstanbul Üniversitesi’nde o olayları çok yakinen takip etti. Binlerce insanı nasıl mağdur edildiğini on binlerce insanın nasıl sonu belli olmayan bir geleceğe doğru sürüklendiğine birebir şahit olduk. Dolayısıyla o günleri çok iyi bilen ve yaşamış olan insanlar olarak bizim derdimiz o günlerde yaşayanları yargılamak değil, o günlerde yaşayanları sorgulamak değil ama o günlerde yaşananlardan ders alarak ileride böylesi durumların yaşanmaması için gayret sarf etmektir. Çünkü tarih bir turnusol kağıdı olarak herkes hakkında gerekli hükmünü veriyor ve bizim bütün bu olaylardan ders çıkararak yolumuza devam etmemiz lazım. Öncelikle demokrasinin Türkiye’nin geleceği için olmazsa olmaz bir mesele olduğunu çok iyi şekilde anlamamız, kavramamız gerekiyor. Devlet, millet kaynaşmasının sağlanabilmesi için devletin değerleriyle bütünleşik bir kamu yönetiminin şart olduğunu kavramamız gerekiyor. Bu anlamda 28 Şubat’ta yaşananları iyi bir şekilde tahlile ve bundan sonrası için buradan dersler çıkarmamız gerekiyor. Davalar görüldü, o davalarda bir kısmı ceza aldı. Ama şunu biliyoruz ki hiç şaşmaz yargının olduğu günde mahkemelere çıkmamış, daha yargılanmamış, ceza almamış olanların da millet gönlünde ve zihnimde hükmü verildiği gibi öteki tarafta da mutlaka onlar layık oldukları en ağır cezaları göreceklerdir” diye konuştu.

“Tarihçilerin medeniyet hilali olarak gördükleri bu coğrafyanın tam kalbinde olan ülke, Türkiye’dir”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Tarihçilerin medeniyet hilali olarak gördükleri bu coğrafyanın tam kalbinde olan ülke, Türkiye’dir. Onun için Türkiye yalnız bırakılamaz, Türkiye tek başına bırakılamaz, Türkiye’nin mutlaka batı tarafından kontrol edilmesi dizayn edilmesi lazım gelir diye bir fikirle hareket ettiler. Esasında hiç lafı eğip bükmeden söyleyebiliriz 1960 darbesinin arkasında da 1971 bir muhtırasının arkasında da 12 Eylül darbesinin arkasında da 28 Şubat’ın arkasında da 15 Temmuz’un arkasında da hepsinde dış güçler olmuştur. Dış güçler Türkiye’yi durdurmak istemiştir. Öncelikli olarak doksanların başındaki bu gelişmeyle birlikte Türkiye çok daha dikkatli bir şekilde izlenen bir ülke haline geldi. Batılı beylerin kontrolünün dışına çıkacak bir Türkiye’nin oluşmakta olan yeni dünya dengesinde başlarına bela olacağını hissedenler Türkiye’yi doksanlardan başından itibaren karıştırmaya başladılar. Dönemin muktedir Genelkurmay ikinci başkanı Çelik Pirinç’in söylediği biz demokrasiye balans ayarı yaptık diyerek Sincan’ın caddelerinden tanklar kariyerler geçirilerek siyasete, filiz siyasete göz dağı verilmeye başlanmıştır. Yine bu süre içerisinde unutmayacağımız önemli olaylardan birisi ise Gölcük’te on iki yüksek rütbeli subayı bir tatbikat yapıyoruz adı altında aslında 28 Şubat ve sonrasındaki dönemde neler olacağının işaretlerini ortaya koymalarıdır” şeklinde konuştu.

“28 Şubat siyasete müdahaleden daha çok Türkiye sosyolojisine müdahale etmiştir”

Postmodern darbeyi anlatan Kurtulmuş, “28 Şubat’ın diğerlerinden fark eden bir önemli özelliğinin de altını çizmek isteriz. Diğer bütün darbelerin en temel etkisi siyaset alanına etkisidir. Yani siyasi sonuçları olan darbelerdir. 28 Şubat siyasete müdahaleden daha çok Türkiye sosyolojisine müdahale etmiştir. Nasıl? Anadolu insanının önünü kesmek için onların siyaset, toplumsal alandaki görünürlüğünü ortadan kaldırmak için harekete geçmiştir. Bu darbeyi yapanlar, bu darbenin arkasındaki akıl sahipleri bilmiyorlar mı ki? Mesele bir metrelik başörtüsü yani inançları gereğin başını örten insanların başörtüsüyle onların tasfiye edilmesinden öte o insanların akil gördükleri, kıyıda gördükleri, bir şey anlamaz zannettikleri o insanların çocuklar gelip okuyarak toplumda güçlü bir yer edinmesini önlemek için o yasağı ortaya koydular” ifadelerini kullandı.

“Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim”

İsrail’in Filistin saldırılarına da değinen Kurtulmuş, “Türkiye demokrasisini çok daha güçlü hale getirelim. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında şimdiye kadar bedeli en ağır şekilde ödenmiş bir demokrasiye sahip bir ülke olarak ikinci asrımızda çok daha güçlü bir ülke olacağız. Bugün eğer İsrail bu bölgede bu kadar pervasız bir şekilde hareket ediyorsa ve çok şükür Türkiye bunun karşına her bakımdan güçlü bir şekilde çıkmayı, durmayı başarabiliyorsa bunda hiç şüphesiz demokrasinin güçlü olmasının büyük rolü vardır. Ama yetmez önümüzdeki dönemde bunları da söylemek mecburiyetindeyim. Biz bugün bu toplantıya gelirken İsrail Gazze’ye de Refah sınırına yardımlar dolayısıyla sıkıştırdığı gariban, masum Filistinlilerin üzerine yine ateş açtı ve öyle görünüyor ki yüze yakın Filistinli şehit oldu. Bir dilim ekmek alabilmek için. Tamamı sivil, tamamı neredeyse kadın çocuk ve yaşlılardan oluşan bir kitleyi şehit etti. Bütün dünya izliyor 5 aya yakın bir süredir. İsrail’in arkasında olan ülkeler de aynen dünyanın birçok yerinde nasıl demokrasiye ayar verdikleri gibi İsrail’e destek vererek Orta Doğu’ya da ayar vermek istiyorlar. Dünya siyasetine de ayar vermek istiyorlar. Çok net ifade ediyorum dünya barışının merkezi, dünya barışının kapısı Orta Doğu’dur. Ortadoğu’da barış olmadan dünyada barış olmaz. Dünya barışının kapısı ise Filistin davasıdır. Filistin davasının inşallah en güzel şekilde ileriye götürülmesi için Türkiye her bakımdan mücadelesine devam edecek. Demokrasi güçlü, milletiyle devleti kaynaşmış her bakımdan her alanda dünya oluşlarıyla rekabet edebilen, mücadele edebilen bir Türkiye ancak Orta Doğu barışının anahtarını en güzel şekilde açan ülke olur. Onun için diyoruz ki demokrasimizi tahkim edeceğiz. Medeniyette, kültürde, bilimde, sanatta, her alanda güçlü olacağız. Bu anlamda Türkiye etrafımızda ülkelerle normalleşme süreci başta olmak üzere dünya siyasetinde çok etkili bir ülke haline getireceğiz ve inşallah bir daha bu topraklarda hiç kimse milletin sözünden başka bir söze itibar edemeyecek ve milletin sözünden başka hiçbir söz geçerli olamayacak” dedi. – SAKARYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-tum-darbelerin-arkasinda-dis-gucler-vardir/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüdü http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:18:34 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8883 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye ekonomisi geçen yıl depreme ve diğer olumsuzluklara rağmen yüzde 4,5 büyüyerek çok önemli bir başarıya imza attı.” dedi.

Erdoğan, partisinin Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenen Aydın mitinginde yaptığı konuşmada, kentte 114 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol mesafesini 408 kilometreye çıkardıklarını ifade etti.

İzmir-Aydın Otoyolu ve Aydın Çevre Yolu’nu trafiğe açtıklarını, ilk 80 kilometresi trafiğe açılan Aydın-Denizli Otoyolu’nun kalan 60 kilometrelik kısmını da bu yıl sonuna kadar tamamlamayı planladıklarını ifade eden Erdoğan, demir yollarında ise Cumaovası-Aydın Denizli hattıyla Nazilli-Kızıldere arası ulaşımın tamamen yenilendiğini bildirdi.

Erdoğan, “Afyon, Denizli, Isparta, Burdur ve Ortaklar, Aydın, Denizli, tren hatlarını modernize ediyoruz. Didim Yat Limanı’nı biz tamamladık. Aydın’a 14 baraj, 13 gölet, 6 hidroelektrik santrali, 8 arazi toplulaştırma, 42 sulama tesisi ve 17 yer altı depolama tesisi inşa ettik.” diye konuştu.

4 barajın inşasının sürdüğü bilgisini paylaşan Erdoğan, hayata geçirdikleri sulama projeleriyle 592 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını söyledi.

Halen inşası ve ihale süreci devam eden 11 sulama tesisiyle 297 bin dekar araziyi daha suyla buluşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydınlı çiftçilere yaklaşık 71 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verildiğini kaydetti.

Erdoğan, “Sanayi ve Teknoloji’de 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi ve 3 tasarım merkezi kurduk. Efeler’deki 72 hektar alanda tarıma dayalı ihtisas, organize sanayi bölgesini faaliyete geçirdik. İstihdamı desteklemek için Aydınlı işverenlerimize, toplam 4,2 milyar lira tutarında prim teşviki verdik.” şeklinde konuştu.

“Didim’e de önümüzdeki yıl doğal gaz arzını sağlayacağız”

Enerjide Aydın, Çine, Efeler, Germencik, İncirliova, Koçarlı, Köşk, Kuşadası, Kuyucak, Nazilli, Söke, Sultanhisar ve Yenipazar’a doğal gaz arzını sağladıklarını belirten Erdoğan, Didim’e de gelecek yıl doğal gaz arzını sağlayacaklarını bildirdi.

Erdoğan, Aydın’daki müzelerde bulunan eser sayısının da 66 binden yaklaşık 113 bine çıkarıldığını belirtti.

Kentte yapılan çalışmalara ilişkin film gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, şunları söyledi:

“İnşallah Aydın’ı daha nice güzel yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz. Biz bu ülkede 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Türkiye’nin asırlık ihmallerinin ürünü tüm altyapı eksiklerini gidermek, milletimizi hayalleriyle buluşturmak bize nasip oldu. Sadece somut projelerle kalmadık. Hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi konusunda devrim mahiyetinde düzenlemeleri hayata geçirdik. Her alandaki sorunları çözerken asla kimsenin inancına, meşrebine, hayat tarzına, kökenine, şehrine bakmadık. Siz birilerinin yaptıkları eski Türkiye güzellemelerine sakın kulak asmayın.

Milletçe, Cumhuriyet tarihinin en müreffeh ve en demokratik dönemini son 21 yılda yaşadık. Ülkemizin en iddialı kalkınma programı olan 2023 hedeflerini biz hayata geçirdik. Ülkemizin güven ve istikrar iklimine, demokrasisine, bağımsızlığına kasteden saldırılara ilave olarak küresel ve bölgesel krizlerin yansımalarından kaynaklanan o sıkıntılar, bu hakikatin üzerini örtemez.”

Türkiye için en iyisini hedefleyerek yola devam ettiklerini dile getiren Erdoğan, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Cumhuriyet’in ikinci asrına güçlü bir giriş yapmanın çabası içinde olduklarını söyledi.

Bugün açıklanan 2023 yılı büyüme rakamlarının oldukça iyi geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ekonomisi geçen yıl depreme ve diğer olumsuzluklara rağmen yüzde 4,5 büyüyerek çok önemli bir başarıya imza attı. Hani ekonomi kötüydü? Ekonomi kötüye gidiyordu. İşte buyurun. Böylece ekonomimiz üst üste 14 çeyrektir büyüme başarısı gösterdi. Bu oranla Avrupa Birliği ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke oldu. Gayri Safi Yurt İçi Hasılamız 1 trilyon 119 milyar dolarla ilk kez 1 trilyon dolar sınırının üzerine çıktı. Muhalefet, hani ‘Yandık, bittik, öldük’ diyordu ya, ne oldu? Aydın, 31 Mart akşamında bu muhalefete dersini verecek ben size inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

“Belediyeciliğin bizim işimiz olduğu hususunda iddialıyız”

“Hiç şüphesiz eksiklerimiz olmuştur. Ama asla milletimizin karşısında başımızı eğecek yalanımız, hele hele ihanetimiz asla vaki değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Büyükşehri ve ilçeleriyle Aydın, 31 Mart’ta tercihini Cumhur İttifakı’ndan yana yaparsa bundan kazançlı çıkacak olan sizlersiniz. Niye? Cumhurbaşkanı bu kardeşiniz mi? Hükümet bu kardeşinizle mi yürüyor? Kabine benimle mi yürüyor? Evet. Öyleyse demek ki Aydın’daki yerel yönetim de bizim olduğu zaman nasıl hizmetler olacağını anlayın. Her partiye, her partinin adayına saygımız var ama belediyeciliğin bizim işimiz olduğu hususunda iddialıyız. Zira bu kardeşiniz 1994’te çöp, çukur, çamur olan İstanbul’u kimden aldı? CHP’den aldı ve orayı hamdolsun pırıl pırıl bir şehir haline biz getirdik. Hiç kimse kusura bakmasın. Bu konuda bizimle yarışacak hiç kimse yok, önümüze geçecek kimse yok. Aydın’ı Türkiye Yüzyılı’na hazırlamak için 31 Mart’ta sandıkta desteğinizi istiyoruz.”

Mitingden notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Aydın ve ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak, vatandaşları selamladı.

Mitingin gerçekleştiği alana “On kere, yüz kere, bin kere denediler, olmadı, tutmadı, yetmedi delirdiler, bizim sana olan sevdamızı anlayamadılar”, “Aydın için gerçek belediyecilik”, “Kolay değil bir ülkeye sevdalı olmak” pankartları asıldı.

Mitinge, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Genel Başkan Yardımcıları Fatma Betül Sayan Kaya, Nihat Zeybekci ve Ömer İleri, İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş ve Ömer Özmen de katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Aydın Valiliği’ni ziyaret ederek Vali Yakup Canbolat’tan çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

(Bitti)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-ekonomisi-yuzde-45-buyudu/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sıkıntıları mücadele ederek çözeceğiz http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sikintilari-mucadele-ederek-cozecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sikintilari-mucadele-ederek-cozecegiz/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:03:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8868 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Elbette bugün de çözmemiz gereken sıkıntılarımız var. Bunları, ülkemizi milli irade hırsızlarının, demokrasi hazımsızlarının, kalkınma düşmanlarının eline teslim ederek değil, daha çok mücadele vererek, alın teri dökerek çözeceğiz.” dedi.

Erdoğan, partisinin, Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenen Aydın mitinginde yaptığı konuşmada, ülkenin siyasetiyle, diplomasisiyle, üretimiyle, ihracatıyla, teknolojisiyle, savunma sanayisiyle güçlendirildikçe Türkiye’ye karşı kurulan tuzakların çapının da büyüdüğünü belirtti.

“Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi krizlerin etkisiyle kendi canlarının dertlerine düşmeselerdi daha neler yaparlardı Allah bilir?” diyen Erdoğan, bu hadiselerin ülkeye olumsuz yansımalarını en alt düzeyde tutmak için çok çalıştıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“En büyük başarılarımız ne yaşarsak yaşayalım ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasında tutmak olmuştur. Bugün de milletimizi yılgınlığa sürükleyerek, küresel ve yerel dinamikleri aleyhimize kışkırtarak ülkemizi yeniden darbe iklimine sokmaya vesile yanıp tutuşanlar olduğunu biliyoruz. Ama artık işleri daha zor. Çünkü Türkiye, eski Türkiye değil. Milletiyle, altyapısıyla, siyasetiyle, ordusuyla, bölgesel ve küresel dengelerdeki stratejik konumuyla artık bambaşka bir Türkiye var. Bambaşka bir devlet var.

Türkiye Yüzyılı’na kilitlenmiş bu ülkenin önünü kesmek, ayaklarına pranga vurmak, diz çöktürmek, istikamet belirlemek öyle kolay değil. Sağda solda kendi kendilerine gelin güvey olanlar varsa buradan, milli iradenin şehri Aydın’dan hepsini de ikaz ediyorum. Hayalinizde 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat gibi bir darbe veya cunta girişimi varsa karşılaşacakları gerçek en hafif benzetmesiyle söyleyeyim, 15 Temmuz olacaktır.

Dik duracağız, diklenmeyeceğiz. Artık bu milletin, kendi iradesini hiçe sayanlara tahammülü kalmamıştır. Bu millet bir daha rahmetli Menderes’in ardından yaptığı gibi göz yaşı dökmeyecektir. Bu millet bir daha rahmetli Özal’a edilen eziyetlerin tekrarlanmasına rıza göstermeyecektir. Bu millet bir daha merhum Erbakan’a ve merhum Türkeş’e yapılan hoyratların tekrar sahnelenmesine ‘eyvallah’ etmeyecektir. Bu millet bir daha geçtiğimiz 21 yılda yaşadığımız türden hiçbir sinsi girişimin tekerrürüne izin vermeyecektir.”

“Biz Türkiye’yi lafla değil, çalışarak büyütmeyi taahhüt ediyoruz”

Ülkenin ihtiyacının çalışmak, gücünü artırmak, refahını yükseltmek, üretmek ve Türkiye Yüzyılı’nın inşasını sürdürmek olduğunu dile getiren Erdoğan, “Elbette bugün de çözmemiz gereken sıkıntılarımız var. Bunları, ülkemizi milli irade hırsızlarının, demokrasi hazımsızlarının, kalkınma düşmanlarının eline teslim ederek değil daha çok mücadele vererek, alın teri dökerek çözeceğiz. Her kim gelir de size vizyonsuz, programsız vaatlerde bulunursa emin olun söylediklerini zaten yapamayacağı gibi sizi elinizdekilerden de edecektir. Biz, Türkiye’yi lafla değil, çalışarak, üreterek, alın teri dökerek, tehditlere direnerek, imkanları değerlendirerek büyütmeyi sizlere taahhüt ediyoruz. Aydın’ın da bu kutlu yolculuğun lokomotiflerinden biri olacağına inanıyorum.” sözlerini sarf etti.

“Demokrasi ve kalkınma yolculuğumuzun bu durağını da zaferle geride bırakacağız”

Vatandaşlara “Aydın’la birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” diye seslenen Erdoğan, ramazan ayının da yaklaştığını hatırlattı.

Bu mübarek günlerin, gündüzüyle ayrı gecesiyle ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, “Ramazanın bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını ne yapacağız, ilan edeceğiz. Demokrasi ve kalkınma yolculuğumuzun bu durağını da zaferle geride bırakacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Aydın’ın 21 yılda 177 milyar lira kamu yatırımı yapılarak geliştirildiğini, büyütüldüğünü, zenginleştirildiğini ifade eden Erdoğan, şehre 3 bin 494 yeni derslik kazandırıldığını kaydetti. Erdoğan, 12 bin 306 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açıldığını, 43 spor tesisi inşa edildiğini söyledi.

Sosyal yardımlarda Aydın’lı ihtiyaç sahibi vatandaşlar için 7 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını, aralarında bin 499 yataklı 63 sağlık tesisi yapıldığını ifade eden Erdoğan, yatak kapasitesi 950 olan Aydın Şehir Hastanesiyle birlikte 8 sağlık tesisinin yapımına devam edildiğini vurguladı.

TOKİ eliyle 2 bin 75 konutun, sosyal donatı alanlarıyla tamamlanıp vatandaşların hizmetine sunulduğunu aktaran Erdoğan, bin 552 konutun inşasına devam edildiğini bildirdi.

Aydın’da 9 bin 717 riskli bağımsız bölümün kentsel dönüşümünün gerçekleştirildiğini dile getiren Erdoğan, “İktidara geldiğimizde Aydın’da 7 atık su arıtma tesisi varken bugün 34 atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 88’ine hizmet veriyoruz. Belediye nerede? Bunları kimin yapması lazım, belediyenin yapması lazım. Aydın’daki 4 millet bahçesi projemizden 2’sini tamamlayıp hizmete sunduk. Diğerleriyle ilgili çalışmalar sürüyor. Kimin yapması gerekirdi? Belediyenin.” diye konuştu.

(Sürecek)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sikintilari-mucadele-ederek-cozecegiz/feed/ 0
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: Gelirde adalet ve vergide adalet için mücadele ediyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:15:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8814

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Osmaniye’de; “Hepimizin alım gücü düştü, ücretler geriledi. Böylesi bir dönemi yaşıyoruz. Bu süreçte de esas olarak aslında gelirde adalet, vergide adalet diyerek bir mücadele süreci içerisindeyiz. Özellikle son iki yıldır yaşanan bu bölüşüm krizine çözüm olacak politikaları öneriyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz” dedi.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, çeşitli temaslarda bulunmak için geldiği Osmaniye’de Cebelibereket Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti. Çerkezoğlu burada yaptığı açıklamada, “Biz istiyoruz ki, gerçekten Türkiye’nin işsizlik sorunu var, gelir dağılımı adaletsizliği var. Bu sorunların hepsi çözülebilir. Hiçbiri çözümsüz meseleler değil ama bütünlüklü bir bakış açısına ihtiyaç var yani özellikle istihdam, işçi, kalifiye eleman, eğitim politikalarından başlayarak yapısal çözümlere ihtiyaç var. Bu anlamda bizim ülkemizin çok önemli birikimleri var, çok önemli değerleri var” diye konuştu.

“DİSK OLARAK DEPREM BÖLGELERİNDE AKTİF ÇALIŞTIK”

Arzu Çerkezoğlu şunları söyledi:

“Benim Osmaniye’ye ikinci gelişim. Daha önceki ziyaretimde de sizleri ziyaret etmiştik. Çok teşekkür ediyoruz. Bugün yine bir Osmaniye programında bölgedeki örgütlü sendikalarımızın yöneticileri ve temsilcileri ile bir aradayız. Hem sizlerle bir araya gelmek hem Osmaniye’deki bölgedeki sıkıntılarına biz nasıl destek olabiliriz neler yapabiliriz bunları konuşmak hem de biliyorsunuz bu toprakların insanı Yaşar Kemal’in ölüm yıl dönümüydü dün, onun köyüne geçeceğiz bir anma programı yapacağız. Sonrasında depremde hayatını kaybeden insanlarımızı ve şehitliği ziyaret edeceğiz. Burada işçi arkadaşlarımızla bir aradayız. Bölgeye dair böyle bir ziyaret planımız var bugün. Malum deprem sürecini birlikte yaşadık. 11 ilde yaşanan depremlerde etkilenen illerden bir tanesi Osmaniye. Dolayısıyla bu kadar büyük bir enkaz bu kadar büyük bir yıkım bütün Türkiye’yi derinden sarstı. Biz de ilk andan itibaren deprem bölgesinde olmaya çalıştık. Depremin yıl dönümü 6 Şubat’ta yine DİSK yönetimi olarak yine Hatay’daydık. Defne İlçesinde bir psikososyal destek merkezinin temelini Türkiye Psikiyatri Derneğiyle beraber attık. Depremin gerçekten hem kısa vadede etkisi var hem uzun vadede etkileri var, ekonomik etkileri var, toplumsal etkileri var, psikolojik etkileri var. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere psikososyal desteğin çok önemli bir ihtiyaç olduğunu gördük ve uluslararası sendikaların büyük bir desteğini ve bu konu hakkında çalışma başlattık ve temel atma törenimizi yaptık. Mayıs ayında muhtemelen açılışımızı yapacağız.

“HEPİMİZİN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ”

Bu kadar büyük bir enkaz ve bu kadar büyük bir deprem, dayanışma çok önemli. Tabi ki önce sosyal devlet sosyal politika ama dayanışma da çok önemli. Bu nedenle bizde DİSK olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Geçen ziyaretimizden sonra özellikle Osmaniye’yi de Türkiye’nin gündeminde tutmak için elimizden geldiğince, tüm televizyon programlarında canlı yayınlarda, toplantılarda, en son DİSK Başkanlar Kurulunu Hatay’da yaptık. Yine orada hep bu bölgeyi özellikle Osmaniye’yi gündemde tutmaya, buranın sorunlarıyla bir dayanışma sürdürmeye çalıştık. Önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz. DİSK olarak da yaşadığımız bu tablo çalışanlar açısından, emekçiler açısından oldukça ağır. Çok yüksek enflasyonlu bir sürece girildi. Hepimizin alım gücü düştü, ücretler geriledi. Böylesi bir dönemi yaşıyoruz. Bu süreçte de esas olarak aslında gelirde adalet, vergide adalet diyerek bir mücadele süreci içerisindeyiz. Özellikle son iki yıldır yaşanan bu bölüşüm krizine çözüm olacak politikaları öneriyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz. En son İstanbul’dan Ankara’ya bir yürüyüş gerçekleştirdik. Türkiye gündeminde de ciddi bir yer tuttu. Bütün kentlerde Edirne’den Artvin’e kadar toplantılar mitingler gerçekleştirdik. Bu mücadeleyi de sürdürüyoruz.

“TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİ VAR”

Biz istiyoruz ki, gerçekten Türkiye’nin işsizlik sorunu var, gelir dağılımı adaletsizliği var. Bu sorunların hepsi çözülebilir. Hiçbiri çözümsüz meseleler değil ama bütünlüklü bir bakış açısına ihtiyaç var yani özellikle istihdam, işçi, kalifiye eleman, eğitim politikalarından başlayarak yapısal çözümlere ihtiyaç var. Bu anlamda bizim ülkemizin çok önemli birikimleri var, çok önemli değerleri var. Çok genç bir ülkeyiz, genç bir nüfusa sahibiz. Aslında herkes hepimiz açısından belli bir eğitim sürecini tamamladıktan sonra çalışabilmek bir temel hak çalışma hakkı ama buna uygun eğitim almak ve çalışırken de emeğimizin karşılığını alabildiğimiz, alın terimizi aldığımız, evimizi, ailemizi geçindirebildiğimiz bir ücret ve sosyal haklar bu ülkede yaşayan herkesin temel yurttaşlık hakkı. Bu anlamda biz bu ülkenin bütün değerleri ve birikimleri üzerinden ülkemizin bütün olanaklarını en iyi şekilde kullanarak gerçek bir demokrasinin de kurumsallaştırıldığı bir ülkede yaşamak istiyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz DİSK olarak. DİSK olarak üzerimize düşen tarihsel sorumluluğun yerine getirmek için gece gündüz çalışıyoruz.”

]]> http://www.karadenizhabertv.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-gelirde-adalet-ve-vergide-adalet-icin-mucadele-ediyoruz/feed/ 0 BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Türkiye 23 yıldır bu iktidarın yönetimi altında http://www.karadenizhabertv.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-turkiye-23-yildir-bu-iktidarin-yonetimi-altinda/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-turkiye-23-yildir-bu-iktidarin-yonetimi-altinda/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:21:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8767

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, “28 Şubat’tan sonra 2002 seçimleri ile birlikte Türkiye 23 yıldır bu iktidarın yönetimi altında ve bu iktidar 23 yıldır 28 Şubat’ın üzerinde hala tepiniyor. Benim oradaki eleştirim şu: Biz gençler olarak öyle bir durumdayız ki hala siyasi hesaplaşmaların, hala siyasi kavgaların göbeğinde dayak yiyoruz. Bakın ben 28 Şubat’ı hatırlamıyorum bile. Bütün Türk gençliği böyle biz hala dayak yiyoruz. Sen haklıydın sen haksızdın vs. Hani oturup, birbirimize nasihat ederek, birbirimize anlatarak bu meseleleri çözemedik mi? Niye hala tarihte kalıyoruz” dedi.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Sözcü TV’de Ece Üner’in sunduğu Sözün Gücü programına konuk oldu. BTP lideri, Uğur Dündar ve Ahmet Yavuz’un da yer aldığı programda soruları yanıtlayarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“BİZ GENÇLER YAŞAMADIĞIMIZ OLAYLARIN DAYAĞINI YİYORUZ”

28 Şubat’ın yıl dönümünü değerlendiren Hüseyin Baş, “28 Şubat’tan sonra 2002 seçimleri ile birlikte Türkiye 23 yıldır bu iktidarın yönetimi altında ve bu iktidar 23 yıldır 28 Şubat’ın üzerinde hala tepiniyor. Benim oradaki eleştirim şu: Biz gençler olarak öyle bir durumdayız ki hala siyasi hesaplaşmaların, hala siyasi kavgaların göbeğinde dayak yiyoruz. Bakın ben 28 Şubat’ı hatırlamıyorum bile. Ben yaşamadığım bir 80’in, yaşamadığım bir 60’ın hala 32- 33 yaşında bir genç olarak, iki çocuk babası bir kardeşiniz olarak dayağını yiyorum ve bütün Türk gençliği böyle biz hala dayak yiyoruz. Sen haklıydın sen haksızdın vs. Hani oturup, birbirimize nasihat ederek, birbirimize anlatarak bu meseleleri çözemedik mi? Niye hala tarihte kalıyoruz” dedi.

“ATATÜRK’E SALDIRANLARIN AJAN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

Hoca kılığındaki kişilerin Atatürk’e yönelik artan saldırılarına da değinen Hüseyin Baş, şunları söyledi:

“Ben bunlara ajanlar diyorum, kesinlikle de ajan olduklarını düşünüyorum. Buna ilişkin tarihi ispatlarım da var. İspatım derken tarihin bize gösterdiği gerçeklikler var. Biz analiz edebilsek, hiç kimse – ben o isimleri anmıyorum – Atatürk’le kavga eden, Cumhuriyetle kavga eden, kılıç kuşanan, kendince enteresan havalara giren tiplere hiç kimse prim vermeyecek. Hatırlayın 1–1,5 ay kadar önce tutuklanan MOSSAD ajanları vardı. Bir bakıyorsunuz bizim mahalledeki ‘Ayşe teyze’ tırnak içinde söylüyorum veya işte bizim camideki Ahmet Hoca’nın aynısı, fırıncı, kasap vs. Ama genel itibarıyla bu MOSSAD ajanları, tutuklananlar – bunu devlet deklare etti – bunlar muhafazakar kimliklere bürünmüş insanlar, tutuklandı götürüldü. Şunu öğrendik biz, tam İsrail’in Gazze katliamı sırasında, İsrail’in başkenti Tel Aviv’de İslam Üniversitesi olduğu bütün haberlere düştü. Bu İslam Üniversitesi’nden eğitim görenlerin İslam dünyasında, belki Türkiye’de hoca olarak camilerde yer aldığı, kimilerinin cemaatler kurduğu İsrail tarafından servis edildi, bilgisi verildi.”

“İÇERDE BİR KAVGA ÇIKARACAK İNSANLAR ÜLKEYE DOLDURULDU”

Türkiye’ye sığınmacı akınıyla ilgili sorular üzerine Baş, şöyle konuştu:

“Birinci Dünya Savaşı’nda da öncesinde de sonrasında da her zaman bu bölgede birilerinin gözü oldu. Vatan topraklarımız her zaman tehdit altında. Bizim içimize sokulanlar bölgesinden savaşarak gelmiş insanlar, mesela Afganlar diyoruz. Taliban iktidara gelince bir sürü genç buraya geldi. Bunlar orada okula gitmiyordu, iş güç sahibi değildi, ne yapıyordu? Taliban’la savaş halindeydi. Taliban iktidar olunca hepsi bu tarafa gelmiş oldu, dolayısıyla her şeyi yapma potansiyeline sahip bir grup ülkemize dolduruldu. Avrupa da sürekli olarak, ‘Bunları tut, para veririm. Bunları tut şunu yaparım vs.’ diyerek bir sürü teşvikler veriyor. Dolayısıyla büyük bir tehlike bu. Tehlikenin sonunda her an bizi birbirimize düşürecek veya içeride bir kavga oluşturabilecek ortam hazırlanmış oluyor amaç ülkeyi güçleştirerek bir alan açmak.”

“TÜRKİYE SÖMÜRÜLMEK İSTENEN BİR ÜLKE”

“İşgal dediğimiz şey bizim gibi ortamlarda kolay kolay gerçekleşecek bir şey değil. Atatürk’ün bize en büyük armağanı da bu” diyen BTP lideri Hüseyin Baş, “Biz hiçbir zaman Iraklaşmayabiliriz, Suriyelileşmeyebiliriz ama biz çok kolay sömürülen bir hale gelebiliyoruz. Ülkemizde ciddi bir yoksulluk var. Bizim altın madenimiz yok diye mi yoksuluz? Erzincan’da İliç’te gördük altın madeni var ve Kanadalı firma alıp götürüyor aynı şekilde Kazdağları’nda gördük altın var ve Kanadalı firma götürüyor. Ordu Fatsa’da gördük maden sahası yeni kapatıldı. Maden kapatıldı diye seviniyoruz ama hiç demiyoruz ki ya bu altın kimin? Bugün bir kitap okuyorum diyor ki; Hindistan 1,5 milyar nüfuslu ülke enerji ihtiyacının yüzde 40’ını 2050’ye kadar toryum reaktörü ile karşılayacak. Toryumun dünyada en zengin olduğu ülkeyiz. Biz enerji ithalatımızı durdursak cari açımızı kapatıyoruz. Biz gıda ithalatımızı durdursak gıda üretebilen bir ülkeyiz. Şu anda buğday bekliyoruz, Ukrayna’dan ayçiçek yağı gemilerini davulla karşıladık bundan bir sene önce. Böyle bir duruma geldik, kendi gıdamız üretsek cari açımızı kapatıyoruz yani şunu demek istiyorum; biz sömürülmek istenen bir milletiz” dedi.

“ANKARA’DA MANSUR YAVAŞ’I DESTEKLİYORUZ O’NUN DIŞINDA HER YERDE VARIZ”

Partisinin yerel seçim çalışmaları hakkında da bilgi veren Hüseyin Baş, “Bağımsız Türkiye Partisi olarak 80 il ve 922 ilçenin tamamında adaylarımızı çıkardık. Bir tek Ankara’da Mansur Bey’i destekleme kararı aldık. Mansur Bey’i bugüne kadar hep takdir ettik dolayısıyla destekleme kararı aldık. Kendisi de bu ricada da bulundu zaten. Bunun dışında Türkiye’nin her yerinde adaylarımızı çıkardık ve seçime giriyoruz” dedi.

“BİZE SÖZ VERİLEN OYLARIN TAHSİLAT GÜNÜ GELDİ”

Altılı masa süreci ve genel seçimlere girmeme kararına ilişkin açıklama yapan Hüseyin Baş, “O gün biz dedik ki yine samimi düşündük ve şöyle baktık olaya biz; seçime girdik yüzde bir oy alalım, çok önemli değil ki kaç oy aldığımız. O yüzde bir sonuç olarak muhalefete gidecek bir oyun bana gelmesi anlamına geliyor ve anayasa değişikliği ciddi tehlike. Ben o günden beri bunu anlatırım, bu anayasa değişikliğinin önünde durabilmek için referandum sayısına ulaşmaması gerekiyor hükümet tarafının. ‘Biz yüzde bir alırsak muhalefetin vekil sayısı düşecek’ dedik ve bir fedakarlık yaptık, seçime girmedik. Bugün bu seçime giriyoruz, o gün bana çok insan, ‘öyle bir delikanlılık yaptınız ki bir dahaki seçim oyum sizin’ dedi. Şimdi o oyun tahsilat günü geldi, biz oyları bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

]]> http://www.karadenizhabertv.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-turkiye-23-yildir-bu-iktidarin-yonetimi-altinda/feed/ 0 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Darbe hevesinde olanlar var ama Türkiye eski Türkiye değil http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-darbe-hevesinde-olanlar-var-ama-turkiye-eski-turkiye-degil/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-darbe-hevesinde-olanlar-var-ama-turkiye-eski-turkiye-degil/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:15:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8761 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri öncesi AK Parti’nin Aydın mitinginde konuştu. Erdoğan, “Darbe hevesinde olanlar varsa karşılaşacakları en hafif gerçek 15 Temmuz olacaktır. Milletiyle, ordusuyla, duruşuyla artık bambaşka bir Türkiye var. Artık bu milletin, kendi iradesini hiçe sayanlara tahammülü kalmamıştır” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN’DAN AYDIN’DA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde; “Bugün adı gibi Aydın, cesur efeleriyle dünyaya nam salmış Aydın’da sizlerle olmak mutluluk duyuyorum. Bu şehir bize şehit Adnan Menderes’in emanetidir. Şu anda meydanda 52 bin kişi var. Bu ne demektir. 31 Mart günü sandıkları patlatmaya hazırlanıyoruz.

“DEVAMLI DARBECİLERLE BOĞUŞTUK”

Adnan Menderes ülkesine ve milletine yaptığı hizmetlerin bedelini canını dar ağacında vererek ödedi. Türkiye’nin demokrasi adımları her kargaşada ne yazık ki kesintiye uğradı. Bu defa durum farklı. Kendi iç meselelerimizle uğraşırken bizimle aynı seviyede olan ülkeler aldı başını gitti. Ülkemizin darbeler zincirinin önemli halkalarından biri de 28 Şubat postmodern darbesiydi. Ülkemiz demokrasi tarihinin utanç verici sayfalarından biridir. Aydın bize Adnan Menderes’in emanetidir. Menderes’i hoyratça başbakanlık koltuğundan indirip dar ağacına gönderen zihniyet 28 Şubat darbesinde daha incelikli metotlar kullandı. Kılık kıyafetinden dolayı kadınların okuma ve çalışma haklarının gasp edildiği, sermayenin renklere bölünerek baskı altına alındığı, bazı medya organlarının darbe bülteni gibi yayınlar yaptığı özgürlük namına ne kadar değer varsa hepsinin çiğnendiği o karanlık günleri unutmadık, unutmayacağız. Biz e kendi siyasetimizde darbecilerle sık sık yüz yüze geldik.

“MİLLETİMİZE SİLAH ÇEKTİLER, KAN DÖKTÜLER”

İBB Başkanlığı görevinden daha süremiz dolmadan darbecilere selam duran hukukçuların kararlarıyla görevimizden uzak tutuldum. Cumhuriyetimize milli iradeye, demokrasimize kast eden tuzaklarla daha nice sinsi senaryolarla karşılaştık. Ardından uyduruk gazete kupürleriyle partimizi kapatmaya çalıştılar. Gezi olaylarıyla sokakları karıştırmaya çalıştılar. FETÖ’nün darbe girişimiyle milli iradeyi esir almaya çalıştılar. 15 Temmuz darbe girişimiyle milletimize silah çektiler, kan döktüler. Türkiye’yi istedikleri gibi yönetmek isteyen emperyalist güçlerin olduğunu biliyoruz. Biz içerideki maşalarla mücadele ederken asıl kavgayı bunlara karşı verdik. Cudi’de, Gabar’da verdik. Bunları mağaralara gömdük. Ve terk ettiler. Gittiler. Bakıyorsunuz bir taraftan Fransızların çimento ürünü Türkiye’ye geldi ve bunlar mağaraları yaktılar. Kime teröristlere. Fransa ne yazık ki terörün adeta baş destekçisi oldu. Baş edemedi. Biz ne yaptık? Kuzey Suriye’deki bütün barınaklarını gömdük. Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi krizlerin etkisiyle kendi canlarının dertlerine düşmeseydiler daha ne yaparlardı Allah bilir. En büyük başarımız ne yaşarsak yaşayalım, ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasında tutmak oldu.

“TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL”

Artık işleri daha zor. Çünkü Türkiye eski Türkiye değil. Milletiyle altyapısıyla, siyasetiyle, ordusuyla artık bambaşka bir Türkiye var, bambaşka bir devlet var. Türkiye Yüzyılı’na kilitlenmiş bu ülkenin önünü kesmek, istikamet belirlemek öyle kolay değil. Sağda solda kendi kendilerine gelin güvey olan varsa Aydın’dan hepsini ikaz ediyorum. Hayalinde 22 Mayıs, 12 Mart, 28 Şubat gibi darbe girişimi varsa karşılaşacakları en hafif gerçek 15 Temmuz olacaktır. Artık bu milletin kendi iradesini hiçe sayanlara tahammülü kalmamıştır. Bu millet bir kez daha rahmetli Özal’a edilen eziyetlere rıza göstermeyecektir. Bu millet bir daha geçmişte yaşadığımız 21 yıldaki gibi hiçbir sinsi girişime izin vermeyecektir. Her kim de size vizyonsuz, programsız vaatlerde bulunursa emin olun söylediklerini zaten yapamayacağı gibi sizi elinizdekilerden de edecektir. Biz Türkiye’yi lafta değil, çalışarak, alın teri üreterek, imkanlara direnerek sizlere taahhüt ediyoruz. Ramazan ayı yaklaşıyor. Bu mübarek ayları gecesi ve gündüzüyle ayrı değerlendirmeliyiz. Demokrasi ve kalkınma yolculuğumuzun bu durağını da zaferle geride bırakacağız. Rabbim yaptığınız ve yapacağınız çalışmalar için şimdiden sizlerden razı olsun.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-darbe-hevesinde-olanlar-var-ama-turkiye-eski-turkiye-degil/feed/ 0
BSH Ev Aletleri Grubu Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde Güçlü Bir Yılı Geride Bıraktı http://www.karadenizhabertv.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubu-gelisen-pazarlar-bolgesinde-guclu-bir-yili-geride-birakti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubu-gelisen-pazarlar-bolgesinde-guclu-bir-yili-geride-birakti/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:45:32 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8731 BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın, “Dünya çapında 39 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile BSH’nin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bırakıyoruz.” dedi.

Bölgenin 2023 yılındaki performansını değerlendirmek ve gelecek hedeflerini paylaşmak üzere BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM) Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın ile BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman sözcülüğünde bir basın toplantısı yapıldı.

Toplantıda konuşan Sığın, dünya çapında 39 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile BSH’nin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bıraktıklarını belirtti.

Sığın, “130 ülke ile çok geniş bir coğrafyada 4,6 milyarlık büyük bir nüfusu barındıran bölgemizde, 2024 yılında karlı büyümemizi sürdürme hedefiyle yol alıyoruz. Büyük çeşitliliklere ve farklı dinamiklere ev sahipliği yapan bu bölge büyüme potansiyeliyle bizim için her zaman önemli fırsatlar sunuyor. 13 iştirak, 9 fabrika, güçlü global marka portföyü, yenilikçi ürün ve hizmetlerimiz ile Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2023 yılını güçlü bir performansla tamamladık” diye konuştu.

“Bu başarının taşıyıcı gücü Türkiye oldu”

Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2027 yılına kadar her yıl çift haneli büyüme hedeflerini koruduklarını vurgulayan Sığın,”2020 yılında yakaladığımız büyüme ivmesi devam ediyor. REM pazar büyüklüğünün 2030 yılına kadar 51 milyar avroya ulaşmasını bekliyoruz. Bu başarının taşıyıcı gücü ise gururla ifade etmeliyiz ki Türkiye oldu.” dedi.

Sığın, BSH Ev Aletleri Grubu’nun dünyadaki en büyük tesislerinden BSH Çerkezköy fabrikalarındaki üretimin yüzde 56’sının ihraç edildiğine dikkati çekerek, “Başta Avrupa olmak üzere 150 ülkeye ihracat yapıyoruz. Sadece kendi bölgemizdeki 44 ülkeye Türkiye’den ürün gönderiyoruz. Çerkezköy’de üretilen ürünlerimiz Çin’e kadar ulaşıyor. Bu aynı zamanda Çin’e trenle yapılan ilk sevkiyat özelliği taşıyor. Global pazardaki konumumuzu daha da güçlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tüketicilerin birbirinden farklı ihtiyaç ve beklentilerine odaklanarak sürdürülebilir çözümler sunduklarını belirten Sığın, aynı zamanda bölgede istihdama da katkı sunduklarını ifade etti.

Sığın, bölgede 10 binden fazla kişiye istihdam sağlayan BSH’nin Mısır’daki yeni fabrikayla beraber doğrudan ve dolaylı 1000 kişiye iş fırsatı yaratacaklarını belirterek, son teknoloji ürünü fabrikanın sürdürülebilirlik yaklaşımıyla tasarlandığını ve HF filtresi gibi bazı teknolojilerin Mısır’da ilk kez uygulandığını söyledi.

Şirketin, Vietnam’da kurulan yeni iştirakı ve Türkiye’deki lojistik hizmet merkezi gibi gerçekleştirdikleri yatırımlara dikkati çeken Sığın, ‘Yerel pazarlara olan yakınlık hedefimiz ve küresel stratejilerimiz doğrultusunda büyümeye devam ediyoruz.’ açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin üretim, AR-GE, insan kaynaklarının yanı sıra iş modellerinde de bölgeye rol modeli olma özelliği taşıdığına ve yeni nesil deneyim mağazacılığının tüm dünyada öne çıktığına değinen Sığın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“BSH’nin Türkiye’de Bosch, Siemens, Profilo marka konseptli 3 binden fazla lokasyonda mağazası yer alıyor. BSH, 2024 yılında 18 lokasyona ulaşmayı planladığı Mısır’da 9 mağaza ile hizmet veriyor. Geniş mutfakları, rahat ve mekana yayılmış ürün sergileme alanları ile dikkati çeken Güney Afrika’daki premium showroomlarında da kısa süre önce satışa başlandı. BSH diğer ülkelerde de örnek aldığı bu showroom alanlarını artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca Singapur, Tayland, Malezya’daki deneyim mağazalarımızın yanında Endonezya ve Vietnam’daki bayi yatırımları ile de REM bölgesindeki lokasyon sayısını da artırıyoruz.” dedi.

Sığın, çevresel sorumluluklarını bir adım öteye taşıyarak sürdürülebilir ve verimli ürünler sergilemek üzere yeni bir mağaza konsepti geliştirdiklerini belirtti.

Türkiye’nin pek çok ilinde yaptıkları “Deneyim Mağazacılığı” yatırımları ile geniş alanlarda pişirici ürün grubu, elektrikli süpürge ve premium kahve makineleri gibi pek çok ürünü müşterilerinin mağazalarda deneyimleyip keyifli vakit geçirebildiklerini vurgulayan Sığın, “Bunun yanında güneş enerjisi kullanan ilk sürdürülebilir mağaza konseptimizi de 2023’te Türkiye’de hayata geçirdik.” dedi.

“Sürdürülebilir bir gelecek için taahhütlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz”

Sürdürülebilirlik konusunda değerlendirmelerde bulunan Sığın, 2030 yılına kadar kullanılan elektriğin yüzde 100’ünün yeşil enerji kaynaklarından elde etmek için çalışmalarını sürdürdüklerini, ayrıca değer zincirlerinde meydana gelen dolaylı emisyonları, 2030’a kadar 2018’e kıyasla yüzde 15 azalmayı hedeflediklerini aktardı.

Ergene bölgesinde yer alan BSH Türkiye’nin, 2017-2023 yıllarını kapsayan dönemde toplam yaklaşık 523 bin m3 su tasarrufunda bulunduğu açıklandı.

2030’a kadar ürünlerinin yüzde 50’sini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretmeyi ve ürünlerdeki yeniden kullanılabilir malzeme oranını en az yüzde 95’e çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Sığın, “Bu çabalarımızla, sürdürülebilir bir gelecek için taahhütlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz.” dedi.

Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin lokomotifi Türkiye

BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman, bu yıl itibarıyla gelecek dönem için yatırım planlarını iki katına çıkardıklarını belirterek, özellikle teknoloji alanında yatırımlarıyla gezegene ve müşterilerine olan sorumluluklarının bilincinde, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini aktardı.

İmza attıkları inovasyonlarla müşterilerinin evdeki yaşam kalitesini artırmak için çalıştıklarını söyleyen Ataman, “Yeni fabrika ve iştiraklerimiz, kapasite artırımlarımız, AR-GE yatırımlarımız, büyüyen mağaza ve bayii ağımız ile de bölgede çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin lokomotifi Türkiye oldu. Türkiye’de faaliyete başladığımızdan bu yana 1.3 milyar avro tutarında yatırım ile ülkenin üretimine, ihracatına, istihdamına katkı sağladık. Bu yıl da yatırımlarımızı hem Türkiye hem de bölgede sürdürerek karlı büyümemizi koruyacağız.” yorumunu yaptı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubu-gelisen-pazarlar-bolgesinde-guclu-bir-yili-geride-birakti/feed/ 0
BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi Türkiye’den yönetiliyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:30:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8665 BSH Ev Aletleri Grubu’nun 2020 yılından bu yana Türkiye’den yönetilen ve 130 ülkede 4,6 milyar nüfusu kapsayan Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM), stratejik yatırım hamleleriyle şirketin en hızlı büyüme potansiyelini barındıran bölgesi olarak öne çıkıyor.

Avrupa’nın önde gelen ev aletleri üreticilerinden BSH’nin dört ana yönetim bölgesinden biri olan Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM), stratejik önemi ve operasyonlardaki başarısı ile öncü konumunu koruyor. Nisan 2020’den bu yana Türkiye’den yönetilen bölge 2023 yılında da yatırımların çekim merkezi oldu. Bölgenin 2023 yılındaki performansını değerlendirmek ve gelecek hedeflerini paylaşmak üzere BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın ile BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman sözcülüğünde bir basın toplantısı düzenlendi.

BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su olarak görevi Mayıs 2023’te devralan Gökhan Sığın, yaptığı değerlendirmede, “Dünya çapında 39 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile şirketimizin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bırakıyoruz. 130 ülke ile çok geniş bir coğrafyada 4,6 milyarlık büyük bir nüfusu barındıran bölgemizde, 2024 yılında karlı büyümemizi sürdürme hedefiyle yol alıyoruz. Büyük çeşitliliklere ve farklı dinamiklere ev sahipliği yapan bu bölge büyüme potansiyeliyle bizim için her zaman önemli fırsatlar sunuyor. 13 iştirak, 9 fabrika, güçlü global marka portföyü, yenilikçi ürün ve hizmetlerimiz ile Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2023 yılını güçlü bir performansla tamamladık” dedi.

İhracat ve Yatırım Merkezi: Türkiye

Sığın ayrıca, Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2027 yılına kadar her yıl çift haneli büyüme hedefini koruduklarını belirterek bu büyümenin itici gücünün Türkiye olduğuna da vurgu yaptı. Sığın, sözlerine şöyle devam etti: “2020 yılında yakaladığımız büyüme ivmesi devam ediyor. REM pazar büyüklüğünün 2030 yılına kadar 51 milyar euroya ulaşmasını bekliyoruz. Bu başarının taşıyıcı gücü ise gururla ifade etmeliyiz ki Türkiye oldu.”

BSH Ev Aletleri Grubu’nun dünyadaki en büyük tesislerinden BSH Çerkezköy fabrikalarındaki üretimin yüzde 56’sının ihraç edildiğine dikkat çeken Sığın “Başta Avrupa olmak üzere 150 ülkeye ihracat yapıyoruz. Sadece kendi bölgemizdeki 44 ülkeye Türkiye’den ürün gönderiyoruz. Çerkezköy’de üretilen ürünlerimiz Çin’e kadar ulaşıyor. Bu aynı zamanda Çin’e trenle yapılan ilk sevkiyat özelliği taşıyor. Global pazardaki konumumuzu daha da güçlendiriyoruz” şeklinde konuştu.

Sığın sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye aynı zamanda know-how ihracatıyla öne çıkıyor. Buradaki deneyim ve birikimiyle rol model olan örnek çalışmalara imza atan Türkiye’de bu yıldan itibaren yatırımlarımızı iki kat artırmayı planlıyoruz.”

Mısır’da yeni fabrika yatırımı

Tüketicilerin birbirinden farklı ihtiyaç ve beklentilerine odaklanarak sürdürülebilir çözümler sunduklarını belirten Sığın, aynı zamanda bölgede istihdama da katkı sunduklarına işaret etti. Sığın bölgede 10 binden fazla kişiye istihdam sağlayan şirketin Mısır’daki yeni fabrikayla beraber doğrudan ve dolaylı 1000 kişiye iş fırsatı oluşturacaklarını belirtti. Gökhan Sığın, son teknoloji ürünü fabrikanın sürdürülebilirlik yaklaşımıyla tasarlandığını vurgularken HF filtresi gibi bazı teknolojilerin Mısır’da ilk kez uygulandığını paylaştı. Geçen yıl temeli atılan fabrikada 2025 yılında 80 bin adet fırın üretilmesi planlanıyor. Geçen yıl yapılan yatırımlara Vietnam’daki yeni iştirak ve Türkiye’deki lojistik hizmet merkezini örnek veren Sığın, “Yerel pazarlara yakınlık hedefimiz ve global stratejilerimiz doğrultusunda büyümeye devam ediyoruz” diye konuştu.

Sürdürülebilirlik odaklı deneyim mağazaları

Türkiye üretim, Ar-Ge, insan kaynaklarının yanı sıra iş modellerinde de bölgeye rol modeli olma özelliği taşıyor. Yeni nesil deneyim mağazacılığının tüm dünyada öne çıktığına değinen Gökhan Sığın, “BSH’nin Türkiye’de Bosch, Siemens, Profilo marka konseptli 3 binden fazla lokasyonda mağazası yer alıyor. Şirketimiz, 2024 yılında 18 lokasyona ulaşmayı planladığı Mısır’da 9 mağaza ile hizmet veriyor. Geniş mutfakları, rahat ve mekana yayılmış ürün sergileme alanları ile dikkat çeken Güney Afrika’daki premium showroom’larında da kısa süre önce satışa başlandı. Şirketimiz diğer ülkelerde de örnek aldığı bu showroom alanlarını artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca Singapur, Tayland, Malezya’daki deneyim mağazalarımızın yanında Endonezya ve Vietnam’daki bayi yatırımları ile de REM bölgesindeki lokasyon sayısını da artırıyoruz” dedi.

“Şirket olarak en son teknolojiye sahip enerji verimli ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin hayatını kolaylaştırırken gezegenimizin ve yeni nesillerin geleceği için sürdürülebilirliği tüm süreçlerimizin ana odağında tutuyoruz” diyen Sığın, çevresel sorumluluklarını bir adım öteye taşıyarak sürdürülebilir ve verimli ürünler sergilemek üzere yeni bir mağaza konsepti geliştirdiklerini belirtti.

Sığın, “Türkiye’nin pek çok ilinde yaptığımız ‘Deneyim Mağazacılığı’ yatırımları ile geniş alanlarda pişirici ürün grubu, elektrikli süpürge ve Premium kahve makinelerimiz gibi pek çok ürünümüzü müşterilerimiz mağazamızda deneyimleyip keyifli vakit geçirebiliyor. Bunun yanında güneş enerjisi kullanan ilk sürdürülebilir mağaza konseptimizi de 2023’te Türkiye’de hayata geçirdik” dedi.

Hedef: 2030’a kadar ürünlerin yüzde 50’sini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretme

Yapılan açıklamaya göre, sürdürülebilirliği bütünsel bir bakış açısıyla ele alan şirket, enerji verimliliğini artıran projeleri ve yeşil enerji kullanımına gösterdiği hassasiyet ile 2020 yılından bu yana Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını tüm lokasyonlarında karbon-nötr olarak gerçekleştiriyor. Önlenemeyen emisyonlar için de karbon dengeleme projelerine destek veriyor. Son beş yılda yaklaşık 26.810 MWh enerji tasarrufunda bulunarak 10 bin 723 ton karbondioksit (CO2) emisyonundan kaçınan BSH Türkiye’nin bu tasarrufu yaklaşık olarak 4 kişilik 116 bin 568 ailenin enerji tüketimine tekabül ediyor. 2030 yılına kadar kullanılan elektriğin yüzde 100’ünü yeşil enerji kaynaklarından elde etmek için çalışmalarını sürdüren BSH Türkiye ayrıca, Kapsam 3 emisyonları olarak da bilinen, değer zincirlerinde meydana gelen dolaylı emisyonları, 2030’a kadar 2018’e kıyasla yüzde 15 azalmayı hedefliyor. Şirket 2030 yılına kadar 54 GWh’lik enerji tasarrufu sağlama hedefinin yüzde 55’ini 2019-2023 yılları arasında gerçekleştirmiş bulunuyor. Yakın bir zamanda su kıtlığı tehdidiyle karşı karşıya olan Ergene bölgesinde yer alan BSH Türkiye, 2017-2023 yıllarını kapsayan dönemde toplam yaklaşık 523 bin metreküp (yüzde 30) su tasarrufunda bulundu. Bu oran, 209 olimpik havuzuna tekabül ediyor.

2030’a kadar ürünlerinin yüzde 50’sini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretmeyi ve ürünlerdeki yeniden kullanılabilir malzeme oranını en az yüzde 95’e çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Sığın, “Bu çabalarımızla, sürdürülebilir bir gelecek için taahhütlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

Gelişen pazarlar bölgesinin lokomotifi Türkiye oldu

BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman, bu yıl itibarıyla önümüzdeki dönem için yatırım planlarını iki katına çıkardıklarını belirterek, özellikle teknolojiye yatırımlarıyla gezegene ve müşterilerine olan sorumluluklarının bilincinde, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini aktardı. İmza attıkları inovasyonlarla müşterilerinin evdeki yaşam kalitesini artırmak için çalıştıklarını söyleyen Sedef Ataman, “Yeni fabrika ve iştiraklerimiz, kapasite artırımlarımız, Ar- Ge yatırımlarımız, büyüyen mağaza ve bayii ağımız ile de bölgede çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin lokomotifi Türkiye oldu. Türkiye’de faaliyete başladığımızdan bu yana 1,3 milyar euro tutarında yatırım ile ülkenin üretimine, ihracatına, istihdamına katkı sağladık. Bu yıl da yatırımlarımızı hem Türkiye hem de bölgede sürdürerek karlı büyümemizi koruyacağız” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/feed/ 0
Trabzonlu Özel Sporcu Abdullah İnan, Trisome Oyunları’nda Türkiye’yi temsil edecek http://www.karadenizhabertv.com.tr/trabzonlu-ozel-sporcu-abdullah-inan-trisome-oyunlarinda-turkiyeyi-temsil-edecek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/trabzonlu-ozel-sporcu-abdullah-inan-trisome-oyunlarinda-turkiyeyi-temsil-edecek/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:24:11 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8556 Trabzonlu özel sporcu 17 yaşındaki Abdullah İnan, Türkiye’yi “Down sendromlu sporcuların olimpiyatları” olarak nitelendirilen Trisome Oyunları’nda cirit ve gülle atmada temsil edecek.

Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunca Ankara’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda mozaik kategorisinde cirit atmada Türkiye birincisi ve aynı kategoride gülle atmada Türkiye ikincisi olan Sürmene Engelsiz Yürekler Spor Kulübü sporcusu Abdullah İnan, 19-26 Mart tarihlerinde Antalya’da yapılacak Trisome Oyunları’na hazırlanıyor.

Antrenörü Ömer Yumak eşliğinde Akçaabat ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’ndeki eski halı sahada çalışmalarını sürdüren Şehit Ünal Bıçakçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Halkla İlişkiler Bölümü 10. sınıf öğrencisi İnan, madalya kazanmayı hedefliyor.

Abdullah İnan, AA muhabirine, antrenmanların çok iyi geçtiğini söyledi.

Ankara’da kazandığı şampiyonluğun kendisini çok mutlu ettiğini belirten İnan, “Herkes gurur duyuyor. Çok mutluyum. Bundan sonraki hedefim madalya almak, başarılarımı yükseltmek. En iyiyi başarmak, en iyi sporcuları yenmek.” dedi.

İnan, antrenmanlara annesiyle birlikte geldiğini anlatarak, “Beni buraya getirdiği için annemden Allah razı olsun.” diye konuştu.

Yumak: “Hedefimiz ilk etapta Türkiye’ye madalya kazandırmak”

Antrenör Ömer Yumak, Abdullah’ın annesinin kendilerine ulaşması üzerine çalışmaya başladıklarını söyledi.

Özel sporcu çalıştırmadığını ancak Abdullah’ı görünce başarılı olacağına inanarak antrenmanlara başladıklarını ifade eden Yumak, “Sonra karar verdim ki bu çocuk uluslararası başarı sağlayabilir. Veliler bu işin kahramanı. Onlar getirmese bizim bu çocuklarla çalışmamız mümkün değil. Her gün taşıyor, getiriyorlar. Özel ihtiyaçları olunca burada karşılayarak bize yardımcı oluyorlar.” açıklamasında bulundu.

Yumak, Ankara’da 30 Kasım’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda sporcusunun cirit atmada Türkiye birincisi, gülle atmada ise Türkiye ikinci olduğunu vurgulayarak, “Güllede antrenman derecelerimize ulaşamasak da yine de milli takım barajını geçerek Trisome Oyunları’na katılmaya hak kazandı. Hemen ardından bir saat sonra cirit müsabakası başladı. Orada Türkiye’nin en iyi derecesini yaparak milli takıma katılmaya hak kazandı. Bundan sonraki hedefimiz ilk etapta Türkiye’ye madalya kazandırmak.”

Yumak, Trisome Oyunları’nın Antalya’da gerçekleştirileceğini anımsatarak, “19-26 Mart’ta Trisome Oyunları var. İlk hedefimiz orada madalya alıp, ülkemizin bayrağını göndere çektirmek.” şeklinde konuştu.

Anne İnan: “Çocukları evde saklamanın bir anlamı yok”

Anne Müzeyyen İnan, her sabah okula, ardından da antrenmana götürdüğü oğlunu bir an olsun yalnız bırakmıyor.

Oğlunun daha önce yüzme, basketbol ve güreş antrenmanlarına katıldığını belirten İnan, Abdullah’ın bir süredir, kardeşinin tavsiyesiyle ulaştığı antrenör Ömer Yumak’la cirit ve gülle atma branşlarında yoluna devam ettiğini dile getirdi.

İnan, şampiyonluğun oğlunu çok mutlu ettiğinin altını çizerek, “Şampiyon olduktan sonra çok mutlu olduk. Gururlandı, okulda alkışlandı, pasta kestiler. Çalışmaya devam. İnşallah bundan sonra da başarılarının devamı gelecektir. Milli takıma çağrıldı. Mart ayında uluslararası yarışmaları var ve devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Engelli annelerine seslenen İnan, “Çocukları evde saklamanın bir anlamı yok. Çocuklarla ilgilendikten sonra oluyor. Benim çocuğum okuma yazmayı da çok güzel yapıyor. İlgi istiyor ve bu her çocuk için geçerli.” dedi.

Şehit Ünal Bıçakçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Orhan Genç de Abdullah’ın başarılarından dolayı mutlu ve gururlu olduklarını belirtti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/trabzonlu-ozel-sporcu-abdullah-inan-trisome-oyunlarinda-turkiyeyi-temsil-edecek/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Esnaf Başına Limit 750 Bin Liraya Çıkarıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-esnaf-basina-limit-750-bin-liraya-cikarildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-esnaf-basina-limit-750-bin-liraya-cikarildi/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:06:29 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8451 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) finansman destek kredisinin yarın sabah itibarıyla hazır olduğunu belirterek, “Esnaf başına limit daha önce 500 bin liraydı, birkaç ay önce 650 bin liraya çıkarılmıştı, bugün söylüyorum 750 bin liraya çıkarıldı.” dedi.

Bakan Bolat, Cumhur İttifakı ABB Başkan adayı Turgut Altınok’un, Yenimahalle ve Altındağ’da faaliyet gösteren iş insanlarıyla, Ulucanlar Cezaevi’nde gerçekleştirdiği esnaf buluşması programına katıldı.

Rahmetli babası Şevki Bolat’ın demirci dükkanında, ilkokul yıllarında tatillerde demircilik yaptığını, pazarda tabak sattığını anlatan Bolat, lise ve üniversite yıllarını da çalışarak geçirdiğini söyledi. Yaklaşık 42 yıllık okul ve iş hayatının, çıraklıktan Ticaret Bakanlığı’na kadar iş dünyasının içinde geçtiğini bildiren Bolat, bakanlığın faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

“Yarın Türkiye’nin 2023 yılı milli geliri açıklanacak”

Bolat, yarın Türkiye’nin 2023 yılı milli gelirinin açıklanacağını duyurarak, “Türkiye’nin 2002 yılı sonundaki milli geliri 238 milyar dolardı. Yarın 1 trilyon doların üzerinde bir milli gelir rakamı göreceğiz. Çünkü, 3. çeyrek sonunda milli gelirimiz 1 trilyon 70 milyar dolardı zaten yıllıklandırılmış olarak inşallah bunun da üzerinde bir rakam göreceğiz. Kişi başına milli gelir 2002 yılında 3 bin 608 dolardı, yarın inşallah 13 bin dolara yakın kişi başına milli geliri göreceğiz. Çünkü, 9. ay sonunda açıklanan 12 aylık milli gelir, 12 bin 670 dolardı inşallah 13 bin doları da geçecek. Orta Vadeli Program sonunda bu rakamları 14 bin dolar-15 bin dolar seviyelerinde görmek mümkün olacak.” diye konuştu.

Türkiye’de 1980’de 1000 adet ihracatçı, 25 bin şirket ve esnaf sayısının da 1 milyonun altında olduğunu anımsatan Bolat, o dönemde 5 tarım ürününe dayanan ihracatın da 2 milyar 900 milyon dolar olduğunu hatırlattı. 2002 yılı sonunda ise 35 bin ihracatçı ile 36 milyar dolarlık ihracat yapıldığını kaydeden Bolat, 2022 yılında ise 140 bin ihracatçıyla 256 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiğini belirtti. Şu anda ilk 2 ayın sonunda bu rakamın 258 milyar dolara yükseldiğine işaret eden Bolat, yıl sonunda ise 267 milyar doların yakalanmasının hedeflendiğini vurguladı.

Bolat, 2002 yılında Türkiye’de istihdam rakamının 19 milyon olduğuna değinerek, 2023 yılı Aralık ayı istihdam rakamının 32 milyon istihdam olarak açıklandığını ve 21 senede 13 milyonluk net istihdam artışının sağlandığına dikkati çekti.

“Adada yaşamıyoruz, dünyada ne olursa bizi de etkiliyor”

Her darbenin, Türkiye ekonomisine sekte vurduğunun altını çizen Bolat, 2008-2009’da dünyanın büyük bir ekonomik kriz yaşadığını söyledi. 2018’de Rahip Brunson kriziyle, Türkiye’ye döviz kurunda büyük bir saldırı yapıldığını vurgulayan Bolat, “2020’de 100 yılda bir olan pandemi krizini yaşadık, 100 bin insanımız öldü. Dünya Sağlık Örgütü’nün gayri resmi açıklamalarına göre, 20 milyon kişi öldü. Dünya ekonomisi, bir sene büyük bir gerileme kaydetti. Biz adada yaşamıyoruz, dünyada ne olursa bizi de etkiliyor.” şeklinde konuştu.

Bolat, Gezi olaylarıyla da Türkiye ekonomisine büyük bir darbe vurulduğunun altını çizerek, “17-25 Aralık emniyet, yargı darbe girişimi, 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimi yapıldı. Ama bu aziz millet bütün bu girişimleri, Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde başarıyla püskürttü. Cumhur İttifakı büyük bir dayanışma gösterdi. AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi ve diğer partilerle bir dayanışma gösterildi.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ankara, 5 yılda bir şey görmedi”

Bir ülkede huzur, güven ve siyasi istikrarla ekonomik gelişimin olacağına işaret eden Bolat, şöyle devam etti:

“25 yılda Ankara, dünya başkenti bir şehir haline geldi. Ama son 5 yılda ne oldu? Ankara, 5 yılda bir şey görmedi, 5 yıl kaybetmedi yapılmayan işlerden dolayı 10 yıl kaybetti. Hem iş yapılmadı, hem yapılanlar geriye gitti. Şimdi önümüzde 31 Mart’ta çok önemli bir fırsat var. 5 yıl, Ankara tekrar gelişecek, parlayacak, bir yıldız şehir halinde yükselecek mi mahalli iradeler bu konuda çok önemli. Merkezi hükümetle beraber bunu başarabilir. ‘Engelleniyoruz’ külliyen yalan. Bütçeden aldıkları paralar, bütçenin artmasıyla beraber, çok daha fazla hale geldi. Ama bol reklam, konser, kişisel reklam için yapılan sosyal medya harcamalarıyla paralar gitti.”

Bolat, son 5 yılda Türkiye’nin bütün hastanelerinin, okullarının yenilendiğini, 76 üniversiteden 210 üniversiteye çıkıldığını bildirerek, “Onun için değerli Ankaralılar, oyunuzu kullanırken bu gerçekleri asla unutmamak lazım. Kendinizin, ailenizin, çocuklarınızın, torunlarınızın, çevrenizin, komşularınızın, işinizin geleceğine oy vereceksiniz.” dedi.

“Herkes vicdanının, kalbinin ve aklının sesini dinleyecek, oyunu kullanacak”

Turgut Altınok’un yılların belediyecisi, şehir plancısı ve şehircilik uzmanı olarak, Keçiören’deki çok başarılı belediyecilik faaliyetinin ortada olduğuna işaret eden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlara bakın, oy verirken hem kalbinizi, hem vicdanınızı, aklınızı dinleyin ki, ‘ben Ankara’nın geleceği, işimin geleceği için ailemin geleceği için Turgut Altınok’u seçeceğim’ demenizi bekliyoruz. Size güveniyor ve inanıyoruz. Bu anlamda, fuarcılıkta, savunma sanayisinde, tarımda, sanayide Ankara’mız yeniden bir yıldız gibi parlayacak. Merkezi hükümetimizin yaptıklarıyla Ankara bir ihracat şehri oldu. 11 milyar dolar 2023 ihracatı var Ankara’nın, mal ihracatında. Savunma sanayisinin merkezi oldu. Türkiye dünyada savunma sanayisinde ilk 6 ülkenin arasına giriyor artık. 100’e yakın yabancı bakanla görüştüm şu 9 ayda. Her birinden sitayişle sözler işitiyorum. ‘Türkiye çok başarılı, ekonomide güçlendi. Savunma sanayisinde çok başarılı.’ Bu büyük bir prestij. Ankara da bu işin merkezi oldu. Hizmetlerde, sağlık turizminde Ankara merkez oldu.”

Bolat, Ankara’nın ve Türkiye’nin, geleceği için oy kullanırken iyi düşünmesi gerektiğinin altını çizerek, yapılanların ve yapılmayanların, kimin güven verip, kimin vermediğinin mukayese edilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’deki bütün vatandaşların kararlarına saygılı olduklarını dile getiren Bolat, “Sonuçta, herkes vicdanının, kalbinin ve aklının sesini dinleyecek, oyunu kullanacak. Allah’ın izniyle 31 Mart akşamı biz de Ankara’da olarak Sayın Turgut Altınok’un Ankara Büyükşehir başkanı olacağına, Altındağ’da ve diğer ilçelerde Cumhur İttifakı üyelerinin adaylarının sizlerin oylarıyla kazanacağına yürekten inanıyoruz.” diye konuştu.

“Esnaf başına limit 750 bin liraya çıkarıldı”

AK Parti iktidarı döneminde esnafın iş imkanlarının büyüdüğünü, esnafa verilen desteklerin arttığını, 21 yılda 450 milyar lira sübvansiyonlu destek verildiğini anımsatan Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün için de şu müjdeyi vermek istiyorum. Esnaf başına limit daha önce 500 bin liraydı, birkaç ay önce 650 bin liraya çıkarılmıştı, bugün söylüyorum 750 bin liraya çıkarıldı. Yüzde 25,5 maliyetle piyasa rayiçlerinden çok çok aşağıda maliyetle, 5 yıl vadeli 300 milyon liralık TESKOMB üzerinden esnafa finansman destek kredisi yarın sabah itibarıyla hazırdır, kullanabilirsiniz hayırlı olsun.”

“Ankara’mız yeni bir döneme giriyor”

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran da konuşmasında, kişi başına milli gelirde Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 9 payının Ankara’da olduğunu belirterek, “Kişi başına milli gelirde 2022 rakamlarını veriyorum, 11 bin 600 dolar Türkiye geneli milli gelirimiz, Ankara’nın yaklaşık 14 bin, 13 bin 900 dolar civarlarında.” dedi.

Savunma sanayisinin katkısıyla kişi başı milli gelirde çok farklı bir Ankara’nın olduğunu dile getiren Baran, şunları kaydetti:

“Şimdi Ankara’mız yeni bir döneme giriyor. Bundan sonraki süreçte, Ankara’nın evladı bir kardeşimiz bu yarışın içerisinde. Bizlere düşen de bu kardeşimize elimizden geldiği kadar destek vermek. Hep beraber başkanımızın yanındayız. ATO yönetimi olarak da bundan sonraki süreçte bir derdimiz, sıkıntımız, problemimiz olduğunda başkanımızın yanında olacağından hiç şüphemiz yok. İnşallah hayırlı bir sonuç bekliyoruz hep beraber. Çıkacak sonuç şehrimiz için de, ülkemiz için de hayırlara vesile olur diyorum.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-esnaf-basina-limit-750-bin-liraya-cikarildi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Türkiye Yüzyılının İnşası İçin Kararlıyız http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-yuzyilinin-insasi-icin-kararliyiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-yuzyilinin-insasi-icin-kararliyiz/#respond Mon, 24 Jun 2024 09:03:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8440 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Türkiye Yüzyılının inşası hem bizlerin hem bu memleketin hem de bu memleketin evlatlarının dünyada hak ettiği yeri bulmasıyla alakalı bir tahayyüldür. Bunu inşa etmekte kararlıyız” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu Belediye Başkan Adayı Tahsin Babaş’ın proje tanıtım programına katıldı. Programda AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, Belediye Başkan Adayı, Babaş, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“Cumhurbaşkanımızın 1994 yılından itibaren bu ülkeye öğrettiği şeydir gönül belediyeciliği hizmet ve eser siyasetidir”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 31 Mart itibariyle Türkiye’deki belediyeler, iller ve ilçeler Allah nasip ederse AK Parti’nin gerçek belediyecilik kavramıyla tanışmış olacak. Halihazırda olanlar bunun devamı için mührü basmış olacaklar. Şimdiden bu yeni demokrasi imtihanında ben yarışacak olan bütün kardeşlerime, bütün adaylarımıza hayırlı uğurlu olsun diliyorum ve inşallah bu imtihandan da çıkacağız. Buna inanıyorum. Gönül belediyeciliği lafını söylerken boşuna söylemiyorum. Çünkü Cumhurbaşkanımızın 1994 yılından itibaren bu ülkeye öğrettiği şeydir gönül belediyeciliği hizmet ve eser siyaseti. Değerli başkanım 156 proje diye söyledi. Sadece buraya çıkıp o 156 tane projenin hepsini anlatamadı ama çok büyük bir kısmını söylerken bile onların ne kadar içten söylendiğini hepimiz hissetmiş olduk. Ama olay buraya çıkıp onu söylemek değil, olay onların hepsini yapabilmek. Sadece sözle, sadece vaatle nelerin olduğunu ya da nelerin olmadığını çok iyi biliyoruz. Tahsin Başkan başka bir şey yapmış, bunları kitapçık haline getirmiş, altına imzasını atmış. İnşallah sadece bu 156 proje değil, Kastamonu’nun gelişmesi için, Türkiye’deki her bir vatandaşın ‘benim mutlaka Kastamonu’ya gitmeliyim’ demesi için gece gündüz çalışmak gerekiyor. Evet, Tahsin başkan da bu anlayış var” şeklinde konuştu.

“Türkiye yüzyılı iki kelimelik bir laf değildir”

Türkiye yüzyılında yerel yönetimlere büyük görevler düştüğünü kaydeden Yumaklı, “Biz AK Parti olarak hizmet ve eser siyaseti diyoruz. Mutlak surette hizmet aşkımız hem belediyelerde hem yerel yönetimlerde eşit mesafededir. İnşallah Kastamonu da 30 küsur gün sonra bunu görmüş olacak, 31 Mart’ta gerçek belediyecilikle yüzleşmiş olacak. Türkiye yüzyılının inşası diye bir kavram kullanıyor. Burada aday tanıtımımızdan başlayarak sahaya çıkan her arkadaşımız ister bakan olsun, ister bir beldenin adayı olsun, hiç fark etmeden, Türkiye Yüzyılının inşasının öneminden bahsediyor. Bu sadece iki kelimelik bir laf değildir. Bizim geleceğimizin teminatıdır, çocuklarımızın teminatıdır. İnşallah Türkiye Yüzyılının inşası hem bizlerin hem bu memleketin hem de bu memleketin evlatlarının dünyada hak ettiği yeri bulmasıyla alakalı bir tahayyüldür. Bunu inşa etmekte kararlıyız. Ama mutlaka bunun en önemli ayaklarından bir tanesi de yerel yönetimlerdir. Benim sizlerden istirhamım Türkiye Yüzyılını inşa etme konusunu lütfen beraber düşünelim. Bizler Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi olması gereken yere ulaştırmak için gece gündüz çalışanlarız. Başkanlarımız, başkan adaylarımız da yerel yönetimlerde aynı şekilde şehirleri işte o içinde ulaştırmak için çalışacaklar. Bugün Kastamonu’da olduğumuz için söylüyorum, hem Türkiye’den hem de dünyadan ile bakılacak bir Kastamonu’nun inşasını gerçekleştirecekler” ifadelerini kullandı.

“Kastamonu’yu kıyaslanamayacak ölçüye getirerek yıldız illerden biri yapmaya söz veriyoruz”

Programda konuşan AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekçi, “Hayalimiz Kastamonu’yu Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Türkiye’nin en parlak illerinden bir tanesi yapmak. Kastamonu’yu kıyaslanamayacak ölçüye getirerek yıldız illerden biri yapmaya söz veriyoruz. 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın gücünü ülkemizin yönetiminde olduğu gibi yerel iktidarla de 20 ilçemizle eksiksiz gerçekleştireceğimizle ilgili inancımız tam” dedi.

“Aldığımız cevaplar neticesinde projelerimizi oluşturduk”

156 proje vaadini açıklayan AK Parti Kastamonu Belediye Başkan Adayı Tahsin Babaş, proje vaadlerini açıklayarak, “Her bir projemiz, mimarlarımız, mühendislerimiz ve sosyologlarımız tarafından özenle, Kastamonu’nun ihtiyaçlarına göre hazırlandı. Her şeyden evvel bunlar siz değerli hemşehrilerimizin eserleridir. Yaptığımız anketlerde hemşehrilerimize ‘sizce Kastamonu’nun en önemli sorunu nedir’ diye sorduk. Aldığımız cevaplar neticesinde projelerimizi oluşturduk. Herbir projemizde hemşehrilerimizin yaşamını kolaylaştırmayı amaçladık” diye konuştu. – KASTAMONU

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-turkiye-yuzyilinin-insasi-icin-kararliyiz/feed/ 0
Hüseyin Baş: “Düne Kadar Sınır Mahkemeleri Kurup Teröristleri Davulla Zurnayla Karşılayanlar Bugün En Milliyetçiler Oldular, Sahtekarlığa Bakın” http://www.karadenizhabertv.com.tr/huseyin-bas-dune-kadar-sinir-mahkemeleri-kurup-teroristleri-davulla-zurnayla-karsilayanlar-bugun-en-milliyetciler-oldular-sahtekarliga-bakin/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/huseyin-bas-dune-kadar-sinir-mahkemeleri-kurup-teroristleri-davulla-zurnayla-karsilayanlar-bugun-en-milliyetciler-oldular-sahtekarliga-bakin/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:06:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8417

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, İstanbul’da aday tanıtım toplantısında; “Düne kadar sınır mahkemeleri kurup teröristleri davulla zurnayla karşılayanlar, bugün en milliyetçiler oldular olaya bakar mısınız, sahtekarlığa bakın. Mesela, sağlıklı bir zihinle düşündüğünüzde, ‘Ben 15 gün önce İsveç’e o kadar salladım bunlar Kur’an yaktı, bunlar terör devleti dedim. Bugün ben O’nun NATO’ya girmesini kabul edemem’ demesi lazım, ama NATO’ya girmesine onay verdi. Bir değeri olan insan bunu yapar mı? Bir değeri olan insan bütün Türkiye’ye çağrı yapıp yüz binleri toplayıp, ‘İsrail’i lanetliyoruz, Filistin’in yanındayız’ deyip İsrail’le ticarete devam eder mi” dedi.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İstanbul’da partisinin aday tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cihan Erdoğanyılmaz ve 39 ilçenin belediye başkan adayı tanıtıldı. Erdoğanyılmaz, şunları söyledi:

“Cihan Erdoğanyılmaz bir semboldür. BTP kadrolarının içinde binlerce Cihan Erdoğanyılmaz var. Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in yetiştirdiği Bağımsız Türkiye kadroları, kendisini Atatürk’ün gençliğe hitabesinin muhatabı sayan tüm Türk gençliği, yıllardan beri görmezden gelinen, ülkemizi terk etmeye zorlanan Türk gençliği artık BTP sayesinde siyaset sahnesinde. Çünkü biz çok iyi biliyoruz ki bu ülke, onu bu hale getirenlere bırakılamayacak kadar kıymetli bir ülke. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyetimizin kazanımlarının bir bir elden çıkarılmasına, ülkenin ve gençlerin büyük bir karanlığa ve umutsuzluğa gömülmesine büyük bir üzüntüyle şahit olduk. İktidar ve muhalefet bugün siyasi rant kavgasına düşerek asli vazifesini unutmuştur. Bu vatan, onu bu hale getirenlere bırakılamayacak kadar kıymetli ve kutsaldır. Yaklaşan büyük İstanbul depremi, teknoloji devrimini kaçırmak üzere olmamız, ekonomik bağımsızlığımızın tehlike altına girmesini de düşündüğümüzde birinci vazifemiz olan Türk istiklalini, Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa görevimizi yerine getirmek bizim için artık tarihi bir sorumluluktur.”

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş ise şöyle konuştu:

İKTİDARIN SORUNLARI ÇÖZMEYE, MUHALEFETİN DE İKTİDAR OLMAYA NİYETİ YOK

“Öyle ekonomik bir tablo var ki her gün üstüne iki kat fiyat koyuyor. Bunu çözmemiz lazım bir şekilde. Çözmek için ne yapıyoruz? Diyoruz ki, ‘Bu iktidara bir şans daha verelim bu ekonomiyi çözsün’ şimdi bir kısmımız bunu söylüyor, bir kısmımız da ‘Bu iktidarı iktidarda tutan muhalefete bir oy daha verelim, O gelip bu işi çözsün’ diyor.

Yahu kardeşim ne iktidarın bunu çözmeye niyeti var, ne muhalefetin iktidar olmaya niyeti var, sorun burada. Benim çağrım bütün Türk milletine şudur; gelin Bağımsız Türkiye Partisi ile birlikte yürüyelim. Her yerde adayımız var. Bu seçim her yerde bayrağımız dalgalanıyor. Özellikle o yüzde 48’lik seçmene de söylüyorum; bir önceki seçimde bir fedakarlık yaptık. O küçük partilerin yüzde 2.5 – 3 puanlara yaklaştığı yerde ben o seçime girseydim başka bir tablo çıkarırdım ama ben bir fedakarlık yaptım. Siz de ‘Sen bu seçim fedakarlık yaptın, biz de bir dahaki seçim sana oy vereceğiz’ dediniz. Şimdi ben kendime oy istemiyorum, ben adaylara oy istiyorum. İstanbul’u yönetecek, Aydın’ı yönetecek, Trabzon’u yönetecek, Karabük’ü yönetecek, Ankara’yı yönetecek, hülasa 80 ili yönetecek adaylara oy istiyorum çünkü sizin bana bir oy borcunuz var. O borcun ödenme günü gelmiştir.

“BEN SİYASETİ ÇOCUKLAR İÇİN YAPIYORUM”

Herhangi bir vatandaş internet haberlerinden veya televizyondan veya gazetelerden gündeme baksa veya sadece yaşadığına baksa, ‘oy vermeyi geçtim bunlara selam verilmez’ demesi lazım. Ben siyaseti kızım için yapıyorum, karşımdaki oğlum için yapıyorum, bu arkada gezen çocuklar için yapıyorum. Bu çocukların geleceği için yapıyorum, hiç kimsenin menfaati için zerre çıkar için bu siyaseti yapmıyorum ve yapmayacağım.

“MİLLİ EKONOMİ MODELİ SESSİZ BİR DEVRİMDİR”

Diyeceksiniz ki bu özgüven nereden geliyor? Şuradan geliyor; elimizde bir formül var. Bundan tam 11 yıl önce bugün Rusya’da Moskova’da benim de içinde olduğum bir ekip Rus Meclisi Duma’da bir sunum dinledi. O sunuma ‘Sessiz Devrim’ dendi. Kapitalizmi, liberalizmi ve dünyadaki sömürü sistemini tarihin çöp kutusuna atan bir devrimdi bu. O devrim benim güzel babamın yazdığı ‘Milli Ekonomi Modeli’ devrimiydi. Biz bu ülkeyi kalkındırırız ama bu ülkeyi kalkındırmak istiyorsanız size ait olan fabrikayı satmayacaksın, size ait olan fabrikayı kapatmayacaksın, size ait olan madeni satmayacaksın, yerinizin altından biten gıdanızı dışarıdan almayacaksınız. Bu ülkeyi kalkındırmak istiyorsan enerji kaynaklarınızı devreye sokacaksınız. Türkiye’nin enerji ihtiyacını dışarıya bir tek dolar vermeden karşılayabiliriz. Bunun için çok fazla böyle bilimsel araştırmalara enteresan çıkışlara, hiç kimsenin bilmediği icatlara ihtiyacımız yok, tek bir şeye ihtiyacımız var samimiyete. Vatanperver olalım vallahi de billahi de bu ülkeyi kalkındırır, hiç kimseye ihtiyaç duymayız.

“MİLLİYETÇİLİK ARTIYOR AMA HANGİ MİLLİYETÇİLİK?”

Diyorlar ki dünyada milliyetçilik artıyor. Tamam güzel milliyetçilik artıyor da hangi milliyetçilik artıyor? Şimdi dünyada yükselen trend olan milliyetçilik neyin milliyetçiliği biliyor musunuz? Söyleyeyim, bizde güya milliyetçilik yükseliyor. Bizde milliyetçilik falan yükselmiyor. Neden yükselmiyor? Dünyada yükselen milliyetçilik gıda milliyetçiliği, ‘kendi gıdamı yedirmem’ diyen milliyetçilik yükseliyor. Dünyada yükselen milliyetçilik maden milliyetçiliği, ‘kendi madenimi başkasına yedirmem’ diyor. Dünyada yükselen milliyetçilik kaynak milliyetçiliği, ‘su kaynağımı enerji kaynağımı, dönüştürülebilir kaynaklarımı başkalarına yedirmem’ milliyetçiliği. Dünyada yükselen milliyetçilik bu. Bizdeki milliyetçilik örnekleri ne? Rant bende olsun, gerisi peşkeş olsun. Milliyetçilik bizde böyle yükseliyor.

“DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ALEVİ OLSUN”

Alevilere oy deposu olarak bakılıyor. Bu insanların bir inancı var, bir düşüncesi var diye bakılmıyor, bunların oyu var olarak bakılıyor. Güneydoğu’da yaşayan insanımıza da oy deposu olarak bakılıyor. Burada ne yaşanıldığı, ne düşünüldüğü, eksiklerin ne olduğu, sorunun ne olduğu ile ilgili bir düşünce hiç kimsede yok. Bu, ‘biz bölgenin insanı için kurulduk’ diyen siyasi partide bile yok. Öyle olsa Güneydoğu’daki peşkeş çekilen madenleri konuşurlar, eğer öyle olsaydı Güneydoğu’nun kaynaklarının yabancılara, yandaşlara nasıl peşkeş çekildiğini konuşurlar. Çünkü o imkanlar o bölgenin insanına verilse, bütün Türkiye’ye verilse aslında birçok sorun çözülebilir. Bu, Alevi kardeşlerimizle ilgili de böyle. Ben hiçbir siyasi parti yöneticisinin cesaret edemediği bir şey söyledim, bu konudaki samimiyetimin ispatı olarak nitelendiriyorum bunu. O da şu; Diyanet İşleri Başkanını Alevi bir kardeşimiz yapalım.

“BTP İKTİDAR OLURSA HİÇ KİMSE KAYBETMEZ”

Ama bunların gerçekleşebilmesi için önce bir şeyi bizim algılamamız lazım. Türkiye’de siyaset şu temele oturdu; birisi iktidar olduğunda Aleviler iktidar oluyor, bir başkası iktidar olduğunda Sünniler iktidar oluyor veya bir başkasını iktidar ediyoruz, milliyetçiler iktidar olmuş oluyor veya bir başkasını iktidar ediyoruz, muhafazakarlar veya ulusalcılar veya solcular… Her neyse ülkede birisi iktidar olduğunda herkesin iktidar olduğu, birisi kazandığında hiç kimsenin kaybetmediği bir formülü Atatürk’ten sonra biz çıkaramadık. İşte Bağımsız Türkiye Partisi varlığını bu temel üzerine oturtmuş bir partidir. Biz iktidar olalım hiç kimse kaybetmesin.

“BUNLARDA HİÇBİR DEĞER VE KUTSAL YOK”

Düne kadar sınır mahkemeleri kurup teröristleri davulla zurnayla karşılayanlar, bugün en milliyetçiler oldular olaya bakar mısınız, sahtekarlığa bakın. Mesela, sağlıklı bir zihinle düşündüğünüzde, ‘Ben 15 gün önce İsveç’e o kadar salladım bunlar Kur’an yaktı, bunlar terör devleti dedim. Bugün ben O’nun NATO’ya girmesini kabul edemem’ demesi lazım, ama NATO’ya girmesine onay verdi. Bir değeri olan insan bunu yapar mı? Bir değeri olan insan bütün Türkiye’ye çağrı yapıp yüz binleri toplayıp, ‘İsrail’i lanetliyoruz, Filistin’in yanındayız’ deyip İsrail’le ticarete devam eder mi? Bunu kim yapar? Bunu hiçbir değeri olmayan, evrendeki bütün değerleri şahsi menfaati için kullanabilme potansiyeli olan, hiçbir kutsalı olmayan insanlar yapar.”

]]> http://www.karadenizhabertv.com.tr/huseyin-bas-dune-kadar-sinir-mahkemeleri-kurup-teroristleri-davulla-zurnayla-karsilayanlar-bugun-en-milliyetciler-oldular-sahtekarliga-bakin/feed/ 0 Erdoğan: Türkiye’yi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-turkiyeyi-dunyanin-onde-gelen-tedarikcileri-arasina-cikartacagiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-turkiyeyi-dunyanin-onde-gelen-tedarikcileri-arasina-cikartacagiz/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:42:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8391 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’nde konuştu. Nafi Güral’ın kurduğu Kütahya Seramik’in üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bıraktığını, 8 fabrikaya ve 54 milyon metrekare üretim kapasitesine ulaştığını ifade eden Erdoğan, Kütahya’da üretilen bu seramiklerin 81 vilayetin yanı sıra 5 kıtada 79 ülkeye ihraç edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon avro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan iki yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz. NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikalarının ülkemize, şehrimize, grubumuza, çalışanlarımıza hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkanına kavuştuğuna dikkati çekerek, aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubun, istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da taktirle karşıladığını kaydetti. Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyelerde uygulayan grubun su, ham madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri seviyeye ulaştığını anlatan Erdoğan, fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santrallerinin, yenilenebilir enerji alanında da örnek bir yaklaşıma işaret ettiğini söyledi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN ÖNDE GELEN TEDARİKÇİLERİ ARASINA ÇIKARTACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetinde olduğunu vurgulayarak, “Sadece kağıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karnı haline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.” dedi.

Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir sektörün gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Erdoğan, Kütahya’daki bu ivmenin ülkenin Türkiye Yüzyılı’na hazırlanışının işareti olduğunu belirtti.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp iktidarlarına kadar devam eden dönemlerdeki siyasi ve ekonomik gecikmeler yaşanmasaydı Türkiye’nin bugün çok daha farklı bir yerde olacağını anlatan Erdoğan, “Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hem eskinin kayıplarını telafi etmek hem geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım.” diye konuştu.

Şimdi de Türk milletine “Türkiye Yüzyılı” sözlerinin olduğunu anımsatan Erdoğan, bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında tadat ederek millete sunduklarını dile getirdi.

“MİLLETİMİZE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ TÜRKİYE YÜZYILI BAYRAĞINI ZİRVEYE ÇIKARMAKTIR”

Erdoğan, birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan olmadıklarını belirterek, şunları paylaştı: “Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkar edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye Yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikaların hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz.”

TÖRENDEN NOTLAR

NG Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kütahya Porselen Sanat Evi tarafından üretilen ve ortasında ayet yazılı el sanatı porselen tabak hediye etti. Törende daha sonra Erdoğan ve beraberindekiler kurdeleyi keserek NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın açılışını yaptı ve fotoğraf çektirdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-turkiyeyi-dunyanin-onde-gelen-tedarikcileri-arasina-cikartacagiz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: “şimşek Diyor Ki ‘1 Nisan’dan Sonra Sıkı Para Politikasına Geçeceğiz. http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-simsek-diyor-ki-1-nisandan-sonra-siki-para-politikasina-gececegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-simsek-diyor-ki-1-nisandan-sonra-siki-para-politikasina-gececegiz/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:21:47 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8379 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “31 Mart seçimleri, sadece yerel seçimler değil. 31 Mart yerel seçimleri bundan sonra 4 yıl boyunca bir daha herhangi bir seçimin olmayacağı seçimler. Mehmet Şimşek’in ağzında bir bakla var. Diyor ki ‘1 Nisan’dan sonra sıkı para politikasına geçeceğiz.’ Bunun emekçiler için anlamı, hak edilen zammı almamaktır. Emekliler için bugünkü açlık sınırından 7 bin lira aşağıdaki en düşük emekli maaşını arttırmamaktır. Küçük esnaf için yeni vergi yükleri, artan enflasyon, zamlar ve hayat pahalılığı demektir. 1 Nisan geldiğinde artık ertesi gün yapacak bir şey kalmamıştır bunlara engel olmak için. Eğer bir şey yapacaksınız, 1 Nisan’dan bir gün sonra yapamazsınız. 1 Nisan’dan bir gün önce, 31 Mart’ta sandık başında yapacaksınız. Daha önce her ne sebeple olsun, AK Parti’ye, MHP’ye oy vermiş ama hayat pahalılığı karşısında ezilmiş, enflasyon yüzünden tükenmiş, alım gücü kalmamış, borcunu ödeyemeyen, kredi kartını başka yerden kredi çekerek kapatan, borcu borçla çevirenler, geçen seneye göre bu sene daha yoksul hissedip gelecek seneden endişe edenler, boynu bükük çiftçiler, kaderine terk edilmiş hayvancılıkla uğraşanlar, sorunları hiç dile getirilmeyen Marmaris’teki arıcılar, esnaf, memur, çalışan, herkes; bunlarla ilgili endişe duyan herkes 31 Mart’ta bu iktidara gücünü göstermek zorundadır” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel,  Muğla’da, partisinin Aday Tanıtım Toplantısı’nda konuştu. Özel, şunları söyledi:

“Hayat; siyasetçiler için, siyaseti halk için yapanlar için, ülke için yapanlar için, ideali için yapanlar için bir başkalarında olduğu gibi değil; CHP siyasetinde öyle çevresini zenginleştirme oradan kendisine, ailesine, çocuklarına çıkar sağlama işi değil. Bizim işimiz her şey bittiğinde, ‘Arkamdan nasıl konuşulacak, ne söyleyecekler ve ne kadar dost biriktirdim’ işimiz o iş. Ben bugüne kadar çok dost biriktirdim ama ilk günden beri tam 5 dönemdir Muğla’ya hizmet eden; ‘İşte cumhuriyetin, işte CHP’nin belediye başkanı’ dedirten; birileri Türkiye’nin kredi notunu B-‘ye çıkarmaya çalışırken yönettiği büyükşehir belediyesinin kredi notunu AAA’da tutan ve Muğla’da 5 dönem görevden sonra, tekrar aday gösterilse tekrar seçilecekken ‘Şimdi bu belediyeyi gençlere emanet etme zamanı, bu deneyimlerden başkalarını yararlandırma zamanı’ diyerek görev yaptığı dönemle ilgili hakkında bir kişinin bir kuruşla ilgili arkasından konuşmayacağı; emanet ettiğimiz bu güzel Muğla’nın koylarını yağmalamak isteyenlerin aşamadıkları; onun için MUÇEV diye özel vakıflar kurup arkadan dolaşmaya çalıştıkları; kent suçlarına, talana karşı durmuş; birileri ‘İstanbul’a ihanet ettik. Bu gökdelenleri diktik, hançer gibi sapladık’ derken Muğla’da 4 kattan fazla dikey mimariye izin vermeyen; emanet aldığı Muğla’yı yıllar sonra ihanet etmeden şimdi gençlere teslim eden bir dostum, büyüğüm, ağabeyim var benim burada: Osman Gürün.

“BÜYÜKERŞEN’İN GENEL KOORDİNATÖRLÜĞÜNDE,  OSMAN GÜRÜN’E GÖREV TEKLİF EDİYORUZ”

Başkan’a bir teklifte bulunmaya geldim. CHP’nin belediye başkanları çok iyi çalışıyor. Ama bunu bütün Türkiye’ye anlatmakta birazcık eksik kalıyorlar. Aynı işi hepsi bir yapıyor ama ortak zeminde buluşturmakta bazen eksik kalıyorlar. Birinin bir yerde yaptığını, öbürü boşu boşuna masraf edip uğraşıyor, aslında proje hazır. 1 Nisan’dan itibaren seçilen belediye başkanlarımızı koordine edecek, iyileri birbiriyle buluşturacak, hizmetleri görünür kılacak, Türkiye’ye ‘Bakın, bu kentleri nasıl güzel yönetiyoruz, bu ülkeyi de böyle yönetiriz’ diyecek, bir yandan da kendi denetimini yapacak, üç ayda bir belediye başkanlarına karnelerini sunacak bir sistem kuralım dedik. Yılmaz Büyükerşen’in genel koordinatörlüğünde, onun yanı başında Osman Gürün’e bu görevi teklif ediyoruz. Bütün Türkiye’deki belediyeleri onlara emanet edeceğiz. Osman Başkan’ın yanında çok çalışkan bir arkadaşı vardı, o da şimdi görevi Menteşe’de bir kadın belediye başkanına teslim ediyor ama kendisi de Muğla’ya hizmet etmeye devam edecek: Bahattin Başkan. ve Milas’ta uzun yıllar hizmet edip bu süreçte yeniden aday olmayan CHP’nin en önemli değerlerinden bir tanesi: Muhammet Başkan. Bu üç cumhuriyet çocuğuna baktığınızda, kendilerine emanet edilen kamu görevini dört dörtlük yaptılar, ortak özellikleri; kırgınlık, küskünlük, yılgınlık yok. Gerçek partililik budur.

Bir değişim, bir gençleşme yaşıyoruz. Kadınların CHP’de hak ettiği noktaya gelmesini istiyoruz ve böyle bir vizyonda 43 yaşında bir kadın adayımızla Gonca Köksal ile, Bodrum’da 30 yaşında Tamer Mandanlinci ile, Seydikemer’de 34 yaşında Özgür Can ile, Dalaman’da 36 yaşında Sezer Durmuş ile ve benim yaşım olan 49 yaşındaki bir ortalamayla bundan sonra Muğla’yı kendisi de 53 yaşında olan Ahmet Aras’a emanet ediyoruz. Sizinle birlikte 33 gün daha koşacaklar. En sonunda mazbatalarını alıp göreve başlayacaklar. Mazbatalarını aldıklarında 9’u CHP’nin yönettiği belediyeler şu anda bizde. Bu sayının 15’e, 16’ya yükselmesini ümit ediyoruz. Göreve başlamak için devir teslime gidecekler. Orada kapıdan girerken camın yanında duracaklar. Ceplerinden mal varlıklarını çıkaracaklar. Mal varlıklarını göreve başladıkları gün, belediyelerinin kapısına asacaklar. Görevi bıraktıkları gün, yeni mal var varlıklarını oraya asacağız. Biz belediye başkanlarımızı mal varlıklarıyla, açık alınlarıyla, şeffaf bir belediyecilik yaparak ve emanet aldıkları Muğla’yı ranta değil, halka açarak yöneteceklerine yürekten inanıyorum.

“MUĞLA’YI HARAMİLERE DEĞİL, MİLLETE TESLİM EDECEĞİZ”

Muğla’da MUÇEV diye bir vakıf kurdular. Bir vakfı ve derneği birleştirdiler. Kim var yönetiminde? Eski milletvekilleri, AK Partili siyasetçileri, bürokratları koydular. Ne yapıyor? Osman Gürün’ün, belediye başkanlarımızın geçit vermediği işleri onlara yaptırtıyorlar. Koyları, yandaşlara kiralıyorlar. Buna karşı, CHP olarak mücadele verdik, vermeye devam edeceğiz. Muğla’yı haramilere değil, millete teslim edeceğiz. Söz veriyoruz. Buraya geçmişte partimizde milletvekilliği yapmış bir adayı görevlendirmişler. ‘İktidara yakın olursam şu, bu olur’ diyor. Bir yandan kibirle yukarıdan bakıyor, belediye emekçilerini işinden edeceğini söylüyor. Bürokratları tehdit ediyor ama en büyük tehdidi Muğla’nın yeşiline ve mavisinedir. Burası Adalet ve Kalkınma Partisi’nin her şeye rağmen ranta açamadığı, çok katlıları dikemediği, her çevre felaketinde karşısına toplumla birlikte yerel yöneticilerin kol kola girdikleri, Muğla’yı, Muğla’yı sevenlerin yönettiği, Muğla’da doğanların, doyanların, karnını namusluca ekmeğiyle kazandığı, ekmeğiyle doyuranların, namerde avuç açmayanların iktidarından, Muğla’yı talan ettirmeye memur kılınmış birine asla teslim etmeyeceğiz.

“MUĞLA’NIN ÇIKARINI KORUMAYA SÖZ VERİYORUZ”

Bundan sonraki süreçte nasıl ki Akbelen ormanlarında İkizköylülerin yanında olduysak, nasıl ki zeytin ağaçlarını koruduysak, nasıl ki çevremizi katledenlere, ağacımızı kesmeye, koylarımızı betonlaştırmaya çalışanlara karşı mücadeleyi verdiysek, bundan sonra da eski, yeni, mevcut kadrolarımızla, gençlerimizle, Muğla’nın genç il başkanıyla, tüm ilçe başkanlarımız ve sizlerle birlikte Muğla’yı korumaya, ona gözümüz gibi bakmaya, Muğla’nın çıkarını, namusumuz gibi korumaya hep birlikte bir kez daha söz veriyoruz.

“…BİR MİLYONLUK NÜFUSA GÖRE PARA YOLLUYORLAR”

Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a bir hatırlatmada daha bulunmak istiyorum: Muğla, 1 milyon nüfuslu bir yerdir. Kışın, siz sizeyken 1 milyonsunuz. Yazın, 5-6 milyon oluyor. Buraya hizmet yapılsın diye bir milyonluk nüfusa göre para yolluyorlar. 5 milyon için hizmet bekliyorlar. Çok önemli altyapı yatırımları, çalışmalar yapılıyor. Yurt dışından krediler bulunuyor. Özel finans yöntemleri kullanılıyor. Ancak, Türkiye’nin göz bebeği, her bir ilçesi bütün dünyanın dilinde olan bu güzel memlekete daha iyi hizmet yapılması için, daha önce Antalya’da ifade etmiştim. Cep telefonu sinyalinden, bir şehirde kaç kişinin hangi gün olduğu belli. Biz 5-6 milyona 12 ay ücret ödeyin, demiyoruz. Ama kim bir şehre gelip hizmetinden yararlanıyorsa, altyapısını meşgul ediyorsa, o kişi için devletin genel bütçeden ayırdığı payın verilmesi gerekir. Bunu, sırf kıyı şeridindeki bu güzel kentleri CHP’liler yönetiyor diye yapmıyorlar.

“KİRA FİYATLARI ÇOK ÖNEMLİ SORUN”

Kira fiyatları deyince bu Türkiye’de çok önemli bir sorun. Ocak 2024’te Muğla’daki ortalama kira 17 bin 926 lira. Asgari ücretten 924 lira daha fazla. Burada asgari ücret verdiğin birisi ortalama bir ev tutsa suyunu bağlatacak, elektriğini ödeyecek, çay demleyecek parası kalmıyor. Bu oranlar son derece fazla. 2 yıl öncesine göre yüzde 171 artmış. Burada dinlenmeye gelen, konut stokuna talebi arttıran, ekonomisi iyi olanlar tamam da Muğla’nın evlatları ne olacak? Muğla’daki polisler, askerler, öğretmenler, emekçiler ne olacak? Bu yüzden biz şehirlerde sabit, yerleşik yaşayanların bu kira fiyatlarından etkilenmemeleri için bir dizi öneriyi hazırladık. Meclis’teki ilgili komisyonlara sunuyoruz. Muğla’daki yüksek kira sorununun bir an önce çözülmesi, Muğla’nın büyük sıkıntılar çeken, yoksullaşan orta direğine sahip çıkılması, Muğla’da çalışan turizm emekçilerinin kışın işsiz kalma sorununa karşı mutlaka çözüm üretilmesi, sıkıntıya düşen Muğla esnafının tüm yönleriyle desteklenmesi lazım. CHP olarak üzerine titrediğimiz bir ildeyiz. Seçim sonuçlarıyla ilgili hiç endişe duymadığımız, liyakatli, çalışkan yöneticilerinin işini iyi yaptığı, sizin de ziyadesiyle memnun olduğunuz, bundan sonra da ilerleyen günlere umutla bakacağımız günlerdeyiz.

“BİR ŞEY YAPACAKSANIZ 31 MART’TA SANDIK BAŞINDA YAPACAKSINIZ”

31 Mart seçimleri, sadece yerel seçimler değil. 31 Mart yerel seçimleri bundan sonra 4 yıl boyunca bir daha herhangi bir seçimin olmayacağı seçimler. Mehmet Şimşek’in ağzında bir bakla var. Diyor ki ‘1 Nisan’dan sonra sıkı para politikasına geçeceğiz.’ Bunun emekçiler için anlamı hak edilen zammı almamaktır. Emekliler için bugünkü açlık sınırından 7 bin lira aşağıdaki en düşük emekli maaşını arttırmamaktır. Küçük esnaf için yeni vergi yükleri, artan enflasyon, zamlar ve hayat pahalılığı demektir. 1 Nisan geldiğinde artık ertesi gün yapacak bir şey kalmamıştır bunlara engel olmak için. Eğer bir şey yapacaksınız, 1 Nisan’dan bir gün sonra yapamazsınız. 1 Nisan’dan bir gün önce, 31 Mart’ta sandık başında yapacaksınız. Daha önce her ne sebeple olsun, AK Parti’ye, MHP’ye oy vermiş ama hayat pahalılığı karşısında ezilmiş, enflasyon yüzünden tükenmiş, alım gücü kalmamış, borcunu ödeyemeyen, kredi kartını başka yerden kredi çekerek kapatan, borcu borçla çevirenler, geçen seneye göre bu sene daha yoksul hissedip gelecek seneden endişe edenler, boynu bükük çiftçiler, kaderine terk edilmiş hayvancılıkla uğraşanlar, sorunları hiç dile getirilmeyen Marmaris’teki arıcılar, esnaf, memur, çalışan, herkes. Bunlarla ilgili endişe duyan herkes 31 Mart’ta bu iktidara gücünü göstermek zorundadır.”

Her şeye rağmen oy alırsa, her şeye rağmen AK Partililer, MHP’liler sıkıntılarını ifade etmezlerse, hiç değilse bir sarı kart göstermezlerse, bir kırmızı ışık yakmazlarsa, ‘Hep zengine çalışıyorsun, bizi ezdirdin’ demezlerse 1 Nisan’dan sonra acı reçete geliyor. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’nın gücünü dengelemek, onların karşısına bir gücü koymak zorundayız. Bunu yerel seçimlerle yapmak zorundayız. O yüzden ben CHP’nin Genel Başkanı olarak Cumhur İttifakı’nın karşısında en büyük ittifakı aramak için elimden geleni yaptım. Çiçeği yaptırdım, arkadaşlarımı yanıma aldım ve ziyaretlerde, temaslarda bulundum, ‘Birlikte olalım. Buraları AK Parti’ye, MHP’ye teslim etmeyelim’ dedim. Biz Ankara’da bir ittifak, bir iş birliği gerçekleştiremedik. Ama 2019’da büyük zaferi yaşayanlar ve yaşatanlar buradalar, seçmen bir yere gitmedi. Ben o yüzden CHP olarak Cumhur İttifakı’nın karşısındaki büyük Türkiye İttifakı’nın içinde hep birlikte yer aldığımızı görüyorum.

“TÜRKİYE SENDEN BÜYÜKTÜR”

Hani dış politikada konuşup da gelip iç politikaya malzeme ediyor ya ‘Dünya beşten büyüktür’ diye. Bak, Türkiye senden büyüktür. O karınca gibi görüp ezmeye çalıştığın emekçinin, kardeşi vardır; karıncanın kardeşi vardır. O da CHP’dir, cumhuriyetçilerdir, bütün Türkiye’dir, Türkiye İttifakı’dır. Yok saydığın, Atatürk’ün ‘Milletin efendisidir’ dediği çiftçinin kardeşleri vardır. CHP’lilerdir, Türkiye İttifakı’dır, Türkiye’dir. Hepinizin arkasındayız. ve gençlerimiz, Türkiye’de umudu kalmayanlar, yurt dışına gitmek isteyip geleceği orada aramak isteyenler gençlerimize hep birlikte sesleniyoruz: Kimse enseyi karartmasın, umudunu kaybetmesin. Umut var, umut 31 Mart’tadır. Umut; geçtiğimiz sene çok üzüldüğünüz, geçtiğimiz sene mayıs ayında belki de çok karamsarlığa kapıldığınız noktada hep birlikte ayağa kalkan, motive olan, 100 yıl önce kurtardığı ülkeyi yine kurtarmaya azmetmiş olan, kurduğu cumhuriyetin kıymetini bilen cumhuriyetçilerdir, Atatürkçülerdir. Biz buradayız, hep birlikteyiz ve hiçbir yere gitmiyoruz.”

CHP lideri Özgür Özel, konuşmasının ardından, Memleket Partisi’nden istifa edip CHP’ye katılan İbrahim Şimşek ve Murat Gökalp’in rozetlerini taktı ve “Hangi partide olursa olsun tüm cumhuriyetçileri, tüm Atatürkçüleri, tüm vatanseverleri, tüm milliyetçileri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün baba ocağına CHP’ye davet ediyorum” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-simsek-diyor-ki-1-nisandan-sonra-siki-para-politikasina-gececegiz/feed/ 0
27. Dönem TBMM Başkanı Şentop: “Erbakan hocanın başlattığı hareket yükseldikçe darbecilerin güç mücadelesi aşağı inmiştir” http://www.karadenizhabertv.com.tr/27-donem-tbmm-baskani-sentop-erbakan-hocanin-baslattigi-hareket-yukseldikce-darbecilerin-guc-mucadelesi-asagi-inmistir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/27-donem-tbmm-baskani-sentop-erbakan-hocanin-baslattigi-hareket-yukseldikce-darbecilerin-guc-mucadelesi-asagi-inmistir/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:57:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8354 Eski başbakanlarından Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Kayseri’de Cihannüma Derneği ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından düzenlenen programla anıldı. Programda konuşan 27. Dönem TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, “Erbakan hocanın başlattığı hareket yükseldikçe darbecilerin güç mücadelesi aşağı inmiştir” dedi.

Konuşmasında tarihteki siyasetçilerin bir tarafa Necmettin Erbakan’ın bir tarafa olduğunu söyleyen eski TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, “Siyasi tarihimizdeki siyasetçiler bir tarafa, Necmettin Erbakan başka bir tarafa. Çünkü Necmettin Erbakan sadece Türkiye’de değil dünyada, İslam dünyasında, Müslümanların yaşadıkları coğrafyalarda milletin değerlerine dayanarak siyaset yapmaya teşebbüs eden, girişen, başlayan kişidir. Rahmetli Erbakan yola çıkarken, milletin değerlerini devletin değerleri haline getirmek ve o milletin değerlerine dayanarak siyaset yapmak için çıktı. O bakımdan onu diğer siyasetçilerden farklı kılan bir nitelik farkı vardır. Bir tablo olarak düşünürseniz bir eğri çizeceğiz. Erbakan hocanın sıfırdan başlatmış olduğu bir hareket yavaş yavaş yükselirken, darbecilerin en yükseklerden başlatmış oldukları güç, iktidar mücadelesi de en yükseklerden başlayarak aşağı doğru inen bir eğri. Erbakan hocanın hareketi de yukarı doğru çıkan bir eğri ise bu ikisinin kesiştiği nokta da 28 Şubat’tır. Ondan sonra bu darbeciler baş aşağı, Erbakan hocanın öncülük etmiş olduğu o milli görüş hareketi de yukarı doğru çıkmaya devam etmiştir. 28 Şubat ve hocamızın vefatı 27 Şubat, o bakımdan bir kesişme tarihi. Allah’ın takdiri ile de takvimde de birbiri ile kesişen tarihler olarak yan yana gelmişler. 28 Şubat hatırlanmalı, unutulmamalı. Erbakan hocamızın o destansı sadece kendine mahsur ve şahsına münhasır mücadelesi de hiçbir zaman unutulmamalıdır, unutturulmamalıdır” dedi.

Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Dr. Enes Eminoğlu ise, “Bundan 15-20 yıl önce o dönemin gazetelerinin attığı manşetler var. Erbakan hocamızla ilgili, Türkiye hayalleri ile ilgili, bunların hepsi arşivlerde var. Onlar o dönemde dalga geçiyordu, Ayasofya açılacak, Taksim’e cami yapılacak, şuraya köprü yapılacak diye bir sürü projelerini açıklamış Erbakan hocamız. O günkü manşetlerde takunyalı diyerek dalga geçtikleri hocamızla ilgili bugün gelmiş olduğumuz noktada son 20 yılda yapılan çalışmalar sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, o kadrolarla birlikte bugün geldiğimiz noktada İHA’lar da yapıldı, SİHA’lar da yapıldı. Bundan önceki kuşaklar 2020 yılında Ayasofya’nın açılması ile ilgili bir anket yapılsaydı ben inanıyorum ki o anket çok başarılı bir anket olmayabilirdi. Fakat 2020 yılında sayın Cumhurbaşkanımızın tabiri caizse kefen giyerek açıldığı bir dönem oldu. Yine videolarda kayıtlarda var rahmetli Erbakan hocamızın ifadesi ile ‘Eğer bir gün Ayasofya’nın minarelerinden ezan sesi, tekbir sesi duyuluyorsa bilin ki bu ülkede milli görüş hakimiyeti vardır’ diye ifade eden yine rahmetli Erbakan hocamızdır. Avrupa’da, uluslararası arenada bütün dünya ülkelerinde rahmetli Erbakan hocamızın izi var. Allah ondan razı olsun. Bütün bu İslam coğrafyasında bugün dünyanın her bir mazlum coğrafyasına gidin Erbakan hocamızı hep rahmetle yad etmişlerdir ve onlardaki gönül bağı, sevgisi, muhabbeti çok yüksek seviyededir. İşte böyle bir iz bıraktı rahmetli Erbakan hocamız” ifadelerini kullandı.

Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, “Salonda bulunan gençlerimiz 28 Şubat dönemini iyi ki görmediler ama o günlere tekrar dönmek için mücadele veren küresel güçler var. Bunun için de Necmettin Erbakan’ı anarken anlamak çok önemli. Bizim en çok notumuza aldığımız şey, ‘Dünyanın düzeni ve intizamı siyonistlere ve Batılılara bırakılacak kadar basit bir olay değildir.’. Hep bunu söylerdi. Hocamın ruhu şad olsun. Hiç merak etmeyiniz, evlatlarının hepsi burada ve hepsi Türkiye yönetiminde” dedi.

Cihannüma Derneği Kayseri Temsilcisi İzzet Serkuş ise konuşmasında, “Ülkemizin maddi ve manevi kalkınması için mücadele etmiş, ümmetin ve milletimizin dertleri ile dertlenmiş kıymetli büyüğümüz Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı hayırla ve memnuniyetle anıyoruz. Ömrünü milletimize ve İslam alemine adayan bir lideri anıyoruz. Siyaseti şahsi menfaati için değil, aziz milletimizin menfaati için yapan bir lideri anıyoruz. Cihannüma olarak Erbakan hocamıza söz verdiğimiz üzere milletimizin saadet ve refahı için yeniden büyük Türkiye için, yaşanabilir bir dünya için, yeni ve adil bir dünya kurulabilmesi için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da canla, başla ve heyecanla ülkemiz ve ümmet için durmadan, yorulmadan çalışacağız” ifadelerine yer verdi.

TÜGVA Kayseri İl Başkanı Vefa Bayırbaş da, “Öncelikle bugün özlemle andığımız Necmettin Erbakan hocamız başta olmak üzere Allah yolunda mücadele eden tüm dava adamlarını rahmetle yad ediyorum. Gayesi çağları aşan çağrıyı, ötelerden haber veren kutlu nizamı duymadık tek bir kişi dahi kalmayana dek çabalamak, kardeşlik köprüleri tesis etmek, bağları kuvvetlendirmekti. Nefes alıp verdiği sürece umudun her daim var olduğunu hatırlattı. Cihannüma Derneği ve biz TÜGVA’lı gençler bu mirası sahipleneceğiz” dedi.

Cihannüma Derneği Genel Merkez Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Fevzi Konaç ise, “Rahmetli Necmettin Erbakan hocamız kendi yerli uçaklarını yapan Türkiye’nin bu kadar değerli işler başarırken, aslında özüne dair bir cümle kurarak vefat etmiş ve bir miras cümle bırakmıştı. O da ‘Bir milletin asıl gücü topu, tankı, tüfeği değil, imanlı ve inançlı gençleridir ve evlatlarıdır’ demişti. Bu salonda olsaydı ve siz güzel gençleri bu salonda bu şekli ile görseydi ümit ediyorum ki gözleri buğulanır, ‘Bu vatanın geleceği böyle güzel gençlere emanet edilmiş’ diye gurur ve mutluluk duyardı diyorum. Onun yolundan yürümeyi, davasını dava bilmeyi değerli büyüklerimiz ve yetiştirdiği kadrolarla geleceğin Türkiye’sini ve yeni bir dünya inşa etmeyi hocamızın hayalleri yolunda ilerlemeyi Allah bize lütfetsin” ifadelerini kullandı.

Cihannüma Derneği Genel Başkan Vekili Ahmet Akça da, “Erbakan hocamız kendi değerlerimize dayanarak daha güçlü bir Türkiye’yi kuracağımızı, yeniden büyük Türkiye olacağımızı ve yaşanılabilir adil bir dünyanın kurulacağı inancını da bize öğretmişti. Bu programı 26-27-28 Şubat günlerinde Cihannüma Derneği olarak bütün Türkiye’de organize ettiğimizin bilinmesini istiyorum” dedi.

Konuşmaların ardından hediye takdim edilmesi ile program sona erdi. Programa 27. Dönem TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Dr. Enes Eminoğlu, Saadet Partisi Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Cihannüma Derneği Genel Başkan Vekili Ahmet Akça, Cihannüma Derneği Genel Merkez Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Fevzi Konaç, Cihannüma Derneği Kayseri Temsilcisi İzzet Serkuş, TÜGVA Kayseri İl Başkanı Vefa Bayırbaş, protokol üyeleri ve öğrenciler katıldı. – KAYSERİ

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/27-donem-tbmm-baskani-sentop-erbakan-hocanin-baslattigi-hareket-yukseldikce-darbecilerin-guc-mucadelesi-asagi-inmistir/feed/ 0
Adalet Bakanı: Yargımız tarafsız ve bağımsızdır, darbeciler hesap verecek http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yargimiz-tarafsiz-ve-bagimsizdir-darbeciler-hesap-verecek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yargimiz-tarafsiz-ve-bagimsizdir-darbeciler-hesap-verecek/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:45:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8344 Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak kazınan ve “Postmodern darbe” olarak adlandırılan 28 Şubat’ın yıl dönümünde İstanbul Üniversitesi’nde sempozyum düzenlendi. Sempozyumda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yargımız her zamankinden daha tarafsız ve bağımsızdır. Darbeciden hesap sormaktadır. Bundan sonrada herhangi böyle bir şeyi aklından geçirenlere karşıda teyakkuzdadır” dedi.

Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak kazınan ve “postmodern darbe” olarak adlandırılan 28 Şubat’ın yıl dönümünde İstanbul Üniversitesi’nde sempozyum düzenlendi. ’28 Şubat Sempozyumu’na Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Leyla Şahin Usta, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Av. Yasin Şamlı, yargı üyeleri, akademisyenler, 28 Şubat mağdurları ve öğrenciler katıldı.

“15 Temmuz’da yargı, darbecilere teslim olmadı”

Sempozyumda konuşan İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Av. Yasin Şamlı, “28 Şubat post modern darbesinde anayasa mahkemesi tarafından iktidar partisi kapatılmasaydı, o hukuka aykırı yargılamalar olmasaydı, o darbenin de başarılı olması mümkün değildi. Bu söylediklerimi şununla test edebiliriz; 15 Temmuz’da yargı, darbecilere teslim olmadı, onların bildirileri altında ezilmedi, reddetti. Daha 15 Temmuz gecesi yakalama kararları çıkarıldı ve o darbe başarılı olamadı. Dolayısıyla darbeler açısından yargı bu kadar önemli” dedi.

“Duvarsız üniversite, açık bilim, açık kapı, bilimli toplum arasındaki kapının kapatılması, bilgi toplumu olmak dedik”

İstanbul Üniversitesi’nin ziyaretçilere açılmasıyla ilgili eleştirilere yanıt veren İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, “Son günlerde kurumumuza yöneltilen haksız, mizansız ve insansız eleştiriye değinmek istiyorum. Duvarsız üniversite, açık bilim, açık kapı, bilimli toplum arasındaki kapının kapatılması, bilgi toplumu olmak dedik. Akla hayale sığmayan eleştiriler oldu. Yalnızca fotoğraflarla amfimizde olan personelimizi sığınmacı gibi gösteren bu nefis mekanlarda dizi, film çekmek isteyenleri işgalci olarak gösterenler oldu. Ama ne yazık ki bu hakikaten ön yargılı eleştirileri, basında bunları kendi araştırmadan, soruşturmadan sundu. Çok şükür aklı selim basın mensupları bu yazılanların provokasyon olduğunu gördü. ve doğrularla iş yerine oturdu” ifadelerini kullandı.

“Milli irade düşmanları Türkiye’nin kalkınmasına, o güçlü yürüyüşünü durdurmak için harekete geçtiler”

Başarılı darbelerle anılan bir Türkiye tarihi olduğunu belirterek son 20 yılda darbelerin ve darbe girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığı yıllar olarak tarihe geçtiğini ifade eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Türkiye ne zaman istikrarı yakalasa, ne zaman tek başına iktidarla bir kalkınma sürecine girse şer güçler, demokrasi düşmanları, milli irade düşmanları devredeydi. Türkiye’nin kalkınmasına, o güçlü yürüyüşünü durdurmak için harekete geçtiler. 1971’den, 12 Eylül 1980 darbesine kadar sürede çok çalkantılı, zor geçti. Her yıl bir hükümet değişti, koalisyonlar ve istikrarsızlık süreci, sağ – sol kargaları, Kürt – Türk, Alevi – Sünni çatışmaları ve gençlerimiz birbirine kırdırıldı. Üniversitelerde olaylar ve 12 Eylül 1980 darbesine giden süreç hazırlandı. 90’lı yılların başında sona erdi. 90’lı yıllardan itibaren yine koalisyonlar, krizler sıkıntılı bir süreç başladı. 90’lı yılların başında terörün zirveye çıktığı, 1993 yılında PKK terörünün iyice azdırıldığı, faili meçhullerin hat safhada olduğu, gazeteci suikastlarının peşi sıra ülkenin bir kaosa sürüklendiği o dönemleri yaşadık” şeklinde konuştu.

“2000’li yılların başına geldiğimizde tüm bu olumsuzluklar, siyasi krizler ekonomiye büyük darbe vurdu”

28 Şubat darbesinin sürecini anlatan Adalet Bakanı Tunç, “Gerek askeri çevreler, gerek darbeci ve vesayetçi anlayışı destekleyen medya, yargı çevreleri ve o dönemde gerek işveren sendikaları, gerek işçi sendikaları, sivil toplum kuruluşlarının o dönemdeki temsilcileri maalesef demokrasinin yanında değil de hükümetin aleyhindeki kampanyaya katıldılar. 28 Şubat 1997 tarihinde Milli Güvenlik Kurulu toplandı. Milli Güvenlik Kurulunda kararlar alındı. Başbakanın boncuk boncuk terletildiği, Milli Güvenlik Kurulu toplantısının belgesellerde gençlerimiz gördüğünde hatırlıyorlar. O toplantıda, alınan kararlardan en önemlilerden bir tanesi kılık kıyafet serbestliğine sınırlama getirilecek, 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulanarak imam hatiplerin orta kısımları kapatılacak, Kur’an kursları 13 yaşına kadar yasak hale getirilecek, Anadolu sermayesine kısıtlama getirilecek, irtica tehlikesi gösteren bazı medya kuruluşlarının kapatılma gibi 18 maddelik bir bildiriyi Milli Güvenlik Kurulu yayınladı. Başbakan bu Milli Güvenlik Kurulu bildirisini imzalamadı. Sonrasında tabii yine süreç devam etti. 2000’li yılların başına geldiğimizde tüm bu olumsuzluklar, siyasi krizler ekonomiye büyük darbe vurdu. Bu süreçte 21 banka boşaltıldı ve bu ülkenin sırtına 300 milyar dolar ekonomik kayıp olarak vuruldu. Maalesef millet bu parayı sonrasında ödemek zorunda kaldı” diye konuştu.

“Milli irade hırsızları sahneye çıkamasın diye çok önemli yapısal dönüşümleri gerçekleştirdik”

Türkiye’de bir daha darbe olmaması için yapısal dönüşüm gerçekleştirdiklerine değinen Bakan Tunç, “Bir taraftan vesayetçi anlayışla mücadele ederken bu 2000’li yıllarda geçtiğimiz 22 yılda diğer taraftan da ülkemizin kalkınması, milletimizin refahı içinde çok önemli icraatlara imza atıldı. Bu engellemeler olmasaydı bugün ekonomimiz 3 kat değil belki 5-6- 7 kat büyük olurdu. Hem gezi olaylarının maliyeti yaklaşık 250 milyar dolar. Değişik rakamlar konuşuluyor. 28 Şubat’ın maliyeti, 15 Temmuz’un maliyeti tüm bunların ülkeye ekonomik faaliyetleri olmasaydı bugün milletimizin refahı çok daha yüksek olurdu. İşte bu vesayetçi anlayışta, hem demokrasiye hem milli iradeye hem ekonomimize hem ülkemize zararı var. Tabi tüm bunları anlattık. Hafızamızdan film şeridi gibi geçti. Hepimiz anlatıyoruz asıl olan bir daha bu süreçleri çocuklarımızın, gençlerimizin bir daha yaşamamasıdır. İşte bunun için neler yapıyoruz, neler yaptık, önemli olan bu onun için de çok şeyler yaptık. Bir daha bu ülkede darbe olmasın, milli irade hırsızları sahneye çıkamasın diye çok önemli yapısal dönüşümleri gerçekleştirdik” dedi.

“Yargımız her zamankinden daha tarafsız ve bağımsızdır”

‘Sessiz devrimi anlatan Bakan Tunç, “Milletimiz için ne yapsak azdır. Ülkemizin geleceği için özellikle bundan sonra demokrasi dışı müdahalelerin olmaması için gerekli yapısal dönüşümleri anayasamızda ‘sessiz devrim’ diyebileceğimiz şekilde gerçekleştirdik. Zihniyet, dönüşüm önemli. Gelecek kitapların bilinçlendirilmesi önemli darbenin ne kadar ülkeye zarar verebileceğini, demokrasi dışı müdahalelerin bu ülkeye nasıl zaman kaybettirdiğini çocuklarımıza, gençlerimize aktarmamız önemli. Yapısal reformlar bakımından anayasamızda o sessiz devrim sayılan o düzenlemelerin daha kalıcı hale gelmesi, daha demokratik daha sivil katılımcı bir anayasayı yapma noktasında da aslında siyaset kurumuna, Türkiye Büyük Millet Meclisine önemli görevler düşüyor. Gerek Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısı çünkü Milli Güvenlik Kurulu toplantısı 28 Şubat diyoruz. O toplantıda alınan kararlar, o Milli Güvenlik Kurumu yazısını sivilleştirdik, demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirdi, Devlet Güvenlik Mahkemelerini kaldırdık. Yargımız her zamankinden daha tarafsız ve bağımsızdır. Darbeciden hesap sormaktadır. Bundan sonrada herhangi böyle bir şeyi aklından geçirenlere karşıda teyakkuzdadır. 6 milyon insan fişlendi. O demokrasi dışı müdahalelerin bir daha gerçekleşmeyeceği bir ülkeyi 2000’li yıllarda bu yapısal dönüşümde sağladık. İnşallah bundan sonra da bu tür hareketlere tevekkül etmek isteyenler hiçbir zaman başarılı olamayacaklar çünkü milletimize güveniyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yargimiz-tarafsiz-ve-bagimsizdir-darbeciler-hesap-verecek/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Organize Tarım Bölgelerinin Sayısını Artırmayı Hedefliyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-organize-tarim-bolgelerinin-sayisini-artirmayi-hedefliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-organize-tarim-bolgelerinin-sayisini-artirmayi-hedefliyor/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:42:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8341 Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde yapımı devam eden Hayvancılık Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Türkiye’de 60 organize tarım bölgesinin kurulumu devam ediyor. Bunlardan 40’ı tüzel kişiliğini kazanmış durumda. Bazıları bittikten sonra peyderpey üretime başlamış durumdalar. Biz Türkiye çapında bu adedi 100’e çıkarmakla ilgili bir hedefi yürütüyoruz” dedi.

Tarım ve Orman Bakanlı İbrahim Yumaklı Kastamonu’daki programları çerçevesinde Devrekani ilçesinde yapımı devam eden Devrekani Hayvancılık Organize Tarım Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. 2025 yılının ortalarında hizmet vermeye başlaması planlanan bölgedeki çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Yumaklı’ya Kastamonu Valisi Meftun Dallı, AK Parti Kastamonu Milletvekili Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç ve yetkililer eşlik etti. İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, Türkiye genelindeki organize tarım bölgelerinin sayısını 100’e çıkartmayı hedeflediklerini söyledi.

“Türkiye çapında bu adedi 100’e çıkarmakla ilgili bir hedefi yürütüyoruz”

Organize tarım bölgeleri için uzun süredir çalışmalar yürüttüklerini belirten Bakan Yumaklı, “Bu çalışmaların en önemli ayağı da şehrin özelliklerine uygun olarak, eğer jeotermal varsa jeotermal kaynakların enerjide kullanılmasını sağlayacak organize tarım bölgeleri yapıyoruz. ya da şeylerin farklı özelliklerine göre besi organize tarım bölgeleri kurulmaya devam ediyor. Hali hazırda Türkiye’de 60 organize tarım bölgesinin kurulumu devam ediyor. Bunlardan 40’ı tüzel kişiliğini kazanmış durumda. Bazıları bittikten sonra peyderpey üretime başlamış durumdalar. Biz Türkiye çapında bu adedi 100’e çıkarmakla ilgili bir hedefi yürütüyoruz. Inşallah çok farklı bölgelerde, farklı illerimizde öncelikle o bölgenin ihtiyacını karşılayacak, ondan sonra da etrafındaki yakın illerin ihtiyacını karşılayacak hem bitkisel hem de hayvansal üretim yapacak, organize tarım bölgelerini hayata dahil etmiş olacağız, faaliyetlerini başlatmış olacağız” dedi.

“Şartlar uygun olursa burası belki de bu yılın sonlarına doğru artık üretim faaliyetine geçebilecek”

Devrekani Hayvancılık Organize Tarım Bölgesi ile ilgili de bilgi veren Bakan Yumaklı, ” Burada, bu bölgenin özelliklerine uygun olarak hayvancılık konusunda ciddi bir tecrübe var. Bu tecrübeyi hayata geçirecek olan, biraz dağınık olan bir yapıyı toplayacak, aynı zamanda ekonomik olarak da hayata geçirilmesini sağlayacak bir proje. Şu anda planlamalar 2025’in Haziran ayı gibi göstermekle birlikte, eğer şartlar uygun olursa burası belki de bu yılın sonlarına doğru artık üretim faaliyetine geçebilecek. Burası işletmelerimizin kendi alanları itibariyle üretime başlayabilecekleri bir alan olmuş olacak. Yaklaşık 20 bin hayvanlık bir bölge burası. 81’e yakın işletme olmuş olacak”

“Geçtiğimiz yıl 31 milyar dolar olan ihracatımızı bu yıl daha üst rakamlara çıkarmak için gayret ediyoruz”

Organize tarım bölgelerini illerin tarımsal üretimlerine göre şekillendirdiklerini kaydeden Yumaklı, “Bazı illerin kendi durumlarına göre, kendi tarımsal üretimle alakalı kabiliyetlerine göre bu organize tarım bölgelerini planlamak bizim için çok önemli. Çünkü her yere bir standart organize tarım bölgesi düşünmüyoruz. Bütün bunları üreticimizin daha fazla üretmesini sağlamak, verimli ve kaliteli üretim yapılmasını sağlamak, bunların sonucunda da yakın bölgelerden başlayarak ülkenin ihtiyacı olan hem bitkisel hem daha hayvansal üretimin tüketicilere uygun şartlarda, uygun fiyatlarda ulaşmasını sağlamak hedefiyle yapıyoruz. Bunların etkileri bu yılın ortalarından itibaren faaliyete geçecek olan diğer organize tarım bölgeleriyle birlikte hissedilmiş olacak. Bütün amacımız hem bitkisel hem de hayvansal üretimi arttırmak, bütün bunları da verimli ve kaliteli bir şekilde yaparak sektörün gelişmesini ve güçlenmesini sağlamak. Elbette sadece ülkemizin ihtiyaçları için değil. Aynı zamanda çok ciddi tarımsal ürün ihracatı yapan bir ülkeyiz. Geçtiğimiz yıl 31 milyar dolar olan ihracatımızı bu yıl daha üst rakamlara çıkarmak için gayret ediyoruz” şeklinde konuştu. – KASTAMONU

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-organize-tarim-bolgelerinin-sayisini-artirmayi-hedefliyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da yeni fabrikaların açılışında konuştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kutahyada-yeni-fabrikalarin-acilisinda-konustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kutahyada-yeni-fabrikalarin-acilisinda-konustu/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:39:30 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8338 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hep söylediğimiz gibi, Türkiye yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetindedir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri çerçevesinde saat 14.00’da partisinin Kütahya mitinginde halka hitap etmesinin ardından NG Kütahya Seramik’in 100’üncü yıl fabrikalarının açılışına katıldı. Günün anısına Güral ailesi tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘Nur üstüne nur yazılı’ ayetinin yer aldığı el yapımı porselen tabak hediye takdim edildi. Yaklaşık 2 yıl önce inşasına başlanan fabrikanın açılışı Erdoğan’ın kurdele kesimiyle gerçekleşti. Programda konuşan Erdoğan, ekonomiyle ilgili önemli mesajlar vererek fabrikanın Türkiye’ye ve Kütahya’ya hayırlı olmasını diledi.

“Kütahya’da üretilen bu seramikler 81 vilayetimizin yarısına, 5 kıtada 79 ülkeye ihraç ediliyor”

Açılışta konuşma yapan Erdoğan, “Daha önce burada yine bir başka birimin açılışını yapmıştık ve buranın da yapılacağının müjdesini o zaman Nafi beyden ve oğlundan almıştık ve hamdolsun şimdi de bu devasa eserin açılışında bir aradayız. Nafi Güral beyefendinin kurduğu Kütahya Seramik, üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bırakırken, 8 fabrikaya ve 54 milyon metre kare üretim kapasitesine ulaştı. Kütahya’da üretilen bu seramikler 81 vilayetimizin yarısına, 5 kıtada 79 ülkeye ihraç ediliyor. Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon Euro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan 2 yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz” diyerek fabrikaların ülkeye hayırlı olmasını diledi.

“Türkiye yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetindedir”

Böylece Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkanına kavuştuğunu belirten Erdoğan, “Aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubumuzun istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da takdirle karşılıyorum. Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyede uygulayan grubumuz su, ham, madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri bir seviyeye ulaşmıştır. Fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santralleri yenilenebilir enerji anlamında da örnek bir yaklaşıma işaret ediyor. Hep söylediğimiz gibi, Türkiye yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetindedir. Sadece kağıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karını haline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız” ifadelerini kullandı.

“Birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti”

Bu bakımdan Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir üretimin gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Kütahya’daki bu ivme aynı zamanda ülkemizin Türkiye yüzyılına hazırlanışının bir işaretidir. 2. Dünya Savaşı sonrasında başlayıp bizim iktidarımıza kadar devam eden dönemdeki siyasi ve ekonomik gecikmeleri yaşamasaydık hiç şüphesiz bugün çok daha farklı bir yerde olurduk. Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen, kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hep eskinin kayıplarını telafi etmek, hep geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım. Şimdi de milletimize Türkiye yüzyılı sözümüz var. Bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında milletimize sunduk. Biliyorsunuz, biz birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan asla değiliz. Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkar edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye yüzyılının inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikalarımızın hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz. Ne kadar tekrar, o kadar güzeldir, iyidir. Bu eserleri şehrimize ve ülkemize kazandıran Nafi Güral beyefendiye ve Erkan Güral kardeşime teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle saygıyla, selamlıyorum.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kurdele kesiminde Kütahya Valisi Musa Işın, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve AK Parti Kütahya milletvekilleri eşlik etti. Programda kurdele kesimine katılanlar dışında il protokol mensupları, partililer ve iş adamları yer aldı. – KÜTAHYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kutahyada-yeni-fabrikalarin-acilisinda-konustu/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Son 22 yılda 856 yatırım teşvik belgesi düzenlendi http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:27:25 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8326 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 22 yılda 91 milyar lira tutarında sabit yatırım için 856 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 31 bin 300’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık.” dedi.

NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yapıldı.

Kacır, buradaki konuşmasında, tesisin, yenilenebilir enerji ve dijital altyapısı, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla sektörün yeni nesil sanayi tesislerinden olduğuna dikkati çekti.

Son 22 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ülke tarihine istikrar kazandırıldığını dile getiren Kacır, dünyanın kriz üstüne kriz yaşadığı bir dönemde, yarım asır sonrasına ışık tutan vizyon projelerin hayata geçirildiğini söyledi.

Bakan Kacır, ulaştırmadan eğitime, sağlıktan çevre ve şehirciliğe kadar her alanda bu vatanın her karış toprağı yatırımlarla ilmek ilmek dokunarak Türkiye’ye çağ atlatıldığını ifade etti.

Siyasi istikrarla tahkim edilen ekonomik istikrar iklimiyle sanayide ve teknolojide muazzam bir atılım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Kacır, şöyle devam etti:

“Zat-ı alinizin güçlü liderliğinde son 22 yılda askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento üretiminde Avrupa’da birinci Türkiye’yi inşa ettik. Savunma sanayisinde ülkemizi liderliğe taşıyan yeni nesil endüstri politikasını sivil alana taşıyarak yeni nesil elektrikli ve akıllı milli otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık. Şimdi Türkiye Yüzyılı’nda, Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirerek ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızı tahkim etmek üzere sanayide ve teknolojide yeni atılımlar gerçekleştiriyoruz. 81 şehrimizi de yeni eserlerle, hizmetlerle buluşturuyoruz.”

“Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı”

Kacır, “Halka hizmet Hakk’a hizmettir” şiarıyla yatırım teşvikleri, sanayi alanları, KOBİ’lere sağladıkları imkanlar ve bölgesel kalkınma projeleriyle Kütahya’yı Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyledi.

Kütahya sanayisinin gelişiminde şehrin ihracatının yüzde 60’ını, imalat sanayi istihdamının yüzde 40’ını gerçekleştiren seramik sektörünün öneminin büyük olduğunu belirten Kacır, şunları ifade etti:

“Son 22 yılda 91 milyar lira tutarında sabit yatırım için 856 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 31 bin 300’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. KOSGEB destek programlarımızla KOBİ’lerimize can suyu olduk. 22 yıl önce Kütahya’da KOSGEB desteklerinden yararlanan KOBİ’lerin sayısı iki elin parmağını geçmiyorken AK Parti döneminde bu sayıyı 895 milyon lira destekle 8 bin 500’e çıkardık. Zafer Kalkınma Ajansı’mız ile şehrimizde 398 projeye 841 milyon lira destek verdik. Şehrimize, katma değer ve teknoloji odaklı kalkınmayı hızlandırmak için 1 teknopark, 9 AR-GE ve 2 tasarım merkezi kazandırdık. Kütahya’mıza son 22 yılda 3 yeni OSB kazandırdık. OSB’lerimizdeki istihdamı 1200’den 25 binin üzerine taşıdık.”

“Türkiye, seramik karo ihracatında Avrupa’da üçüncü”

Kacır, sektörün yerli girdi oranı en yüksek sektörlerinden biri olması ve net ihracatçı konumunda bulunması sebebiyle aynı zamanda Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Yalıtım malzemeleri, havacılık ve uzay gibi birçok yüksek teknoloji sahasında seramiğin yenilikçi kullanımının geleceğin teknolojilerine kapı araladığını vurgulayan Kacır, şöyle dedi:

“Toplam yatırım tutarı 85,6 milyar lirayı aşan 493 yatırımı desteklediğimiz seramik sektörümüz dünyada söz sahibi bir konuma erişti. Bugün Türkiye, seramik karo ihracatında Avrupa’nın üçüncü, dünyanın beşinci ülkesidir, seramik sağlık gereçleri ihracatında Avrupa’nın birincisidir. Sektörümüz giderek artan üretim kapasitesi, modern teknoloji ve çevre yatırımları, tasarım ve kalite odaklı yaklaşımıyla önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda kendine yer bulacak. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni fabrikamız da inşallah sektörümüzün, Kütahya’mızın yatırım ve istihdam odaklı büyüme yolculuğuna katkı sağlayacak.”

28 Şubat mesajı

Bakan Kacır, bu günün, bu ülkenin evlatlarının eğitim ve ilim öğrenme haklarından, devletlerine hizmet etme imkanından mahrum bırakıldığı, yatırımlarla ülkelerini büyütmek için çabalayan iş insanlarının önlerinin kesildiği, sermayenin renklerle tarif edilerek ayrıştırıldığı ve 1000 yıl sürecek zannedilen “postmodern darbenin” yıl dönümü olduğuna işaret etti.

“Ev sahibinin üzerine kapıyı kapadığını zanneden kendisi dışarda kalırmış” diyen Kacır, şunları kaydetti:

“Hamdolsun liderliğinizde (Cumhurbaşkanı Erdoğan) o günler geride kaldı. Bugün bu ülkede herkes birinci sınıf vatandaş. Bizler gösterdiğiniz hedef doğrultusunda hiçbir ayrım yapmadan taş üstüne taş koyan herkesin yanında olmaya, yatırımcıların önünü açmaya devam ediyoruz. Türkiye’mizin kalkınması için alın ve akıl terini esirgemeyen herkesin destekçisi olacağız.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/feed/ 0
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan: ‘Bugün halen yazarlık yapanlardan utanıyorum’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-bugun-halen-yazarlik-yapanlardan-utaniyorum/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-bugun-halen-yazarlik-yapanlardan-utaniyorum/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:06:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8307 İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, 28 Şubat “postmodern darbesi”ne ilişkin, “O gün ‘Nerede kaldınız?’ diyen yazarların bugün halen yazarlık yapmasından ben utanıyorum. O gün sessiz kalmakla övünen, gününü gün eden iş adamlarının bugün halen iş adamı olmasından utanıyorum.” dedi.

Turan, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından genel merkez binasında düzenlenen “Türkiye’nin Demokrasi Serüveni ve Yeni Anayasa” programında, 28 Şubat müdahalesinin Türkiye’nin tüm sosyolojik katmanlarına farklı bedeller ödettiğini söyledi.

Darbenin Türkiye’nin ekonomisine maliyetinin 380 milyar dolar olduğunu dile getiren Turan, “Bunun dışında 25 banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildi. Yani o bankaların zararı bu milletin sırtına, alın terine bedel olarak yazılmış oldu. Bir gecelik faiz yüzde 7 bin 500’ü buldu.” diye konuştu.

Turan, 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile “darbecileri koruyan” geçici maddenin kaldırıldığını aktararak, 28 Şubat’ın tek sorumlusunun asker olmadığını anlattı.

Askere “Haydi artık” ve “Geç kaldınız” diyen yazarlar ve finansörlerle sessiz kalan siyasetçilerin de sorumluluğunun bulunduğunu, toplumun 28 Şubat’a farklı görüş ve etkinliklerle hazırlandığını belirten Turan, “Ardından bu sert adımlar atıldı, acımasızca bir süreç başladı. Ancak o gün ‘Nerede kaldınız?’ diyen yazarların bugün halen yazarlık yapmasından ben utanıyorum. O gün sessiz kalmakla övünen, gününü gün eden iş adamlarının bugün halen iş adamı olmasından utanıyorum.” ifadelerini kullandı.

“Darbecilerden hesap sormadıkça bu ülkede bir daha darbe olmamasının garantisini sağlayamayız” diyen Turan, 2010 referandumunun bu kapsamda çok kıymetli bir adım olduğunu vurguladı.

Türkiye’de ilk darbelerin kaba, softa ve çok ucuz yöntemlerle gerçekleştirildiğinin altını çizen Turan, şöyle devam etti:

“Sonra Türkiye’de teknoloji geliştiği gibi, zihinler dönüştüğü gibi darbeciler de kendisini geliştirdi. Daha soft, daha farklı, daha ustaca yapılan darbelere şahitlik ettik. ’28 Şubat’ın halen darbe mi değil mi?’ olduğunu anlamayanlar var bu ülkede. Niye, askerin silahıyla çıkıp dayatmadığını düşündüler, 1980 gibi. Daha öncekiler gibi olmadığını düşündüler. Oysa sonuç itibarıyla hiçbir fark yoktu darbelerin. Osmanlı’da da darbe vardı ama Osmanlı’da padişahı yerinden kaldırıp tekrar adım atan darbeciler meşru olmanın yolunu hanedanın üyesini oraya oturtmak olarak gördüler. Yani bir padişah kaldırıldıysa onun oğlu, yakını oraya getirildi. Bir anlamda kendileri açısından meşruiyet sağlanmış oldu. Ama Türkiye’de yeni dönem modern darbe anlayışında o kadar sert, o kadar acımasız davranıldı ki bir adam alındı, idam edildi.”

“Filistin sokaklarını bu gençlikle doldurana kadar çalışacağız”

TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci ise geçmişini unutanların geleceğini aydınlatamayacağını dile getirerek, bu düşünceyle bu tür etkinlikleri önemsediklerini söyledi.

Askeri vesayetin geride kalmasıyla devlet büyüklerinin açtığı yolda ilimde, fende ve teknolojide yüksek hedeflere çıkıldığını belirten Beşinci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu yolu açtığı için teşekkür etti.

Gençliğin enerjisine inandıklarını vurgulayan Beşinci, şunları kaydetti:

“Kubbet-üs Sahra’nın saflarını, Mescid-i Aksa’nın avlusunu ve kadim Filistin sokaklarını bu gençlikle doldurana kadar çalışacağız. Nasıl ki Ayasofya’da zincirler kırıldı, özgür Kudüs’te bizler namaz kılacağız. Bunun inancıyla çalışacağız. Buradaki büyüklerime TÜGVA’nın şu sözünü vermek istiyorum; İnşallah bu gençlik yazacak hakikati, tüm dünya okuyacak. Bu gençlik söyleyecek, gök kubbede hoş bir sada yayılacak. Bir gün gelecek, bir gün kalacak. Buna hepimiz şahitlik edeceğiz, o günler gelecek.”

Programın devamında Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir’in başkanlığını yaptığı oturumda AK Parti Denizli Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Cahit Özkan, MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül ile Hukukçu Kadınlar Derneği Başkanı Figen Şaştım “Anayasa” konusunda görüşlerini aktardı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-bugun-halen-yazarlik-yapanlardan-utaniyorum/feed/ 0
Türkiye’nin Deri ve Deri Mamulleri Sektörü İhracatta Önemli Rol Oynuyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:18:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8257 Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, “Türkiye’nin katma değerli sektörlerinden bir tanesi olan deri ve deri mamulleri sektörü, istihdama ve ihracata sağladığı etkiyle Türkiye ekonomisinde giderek artan öneme sahip.” dedi.

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde 70’incisi düzenlenen AYMOD Ayakkabı Moda Fuarı, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuz İnner’in katılımıyla açıldı.

Gürcan, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin bu yılın ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,6’lık artışla 20 milyar dolarlık ihracat yaptığını belirterek, “Bu başarıda emeği geçen sanayicilerimize, iş insanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. İnşallah şubat ayında da rakamlar çok iyi gelmekte ve şubat ayında da yeni bir rekoru, belki bugüne kadarki en yüksek şubat ayı rakamını da inşallah yakalayacağımızı umut ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Gürcan, Türkiye’nin katma değerli sektörlerinden biri olan deri ve deri mamulleri sektörünün istihdama ve ihracata sağladığı etkiyle Türkiye ekonomisinde giderek artan öneme sahip olduğunu dile getirdi.

Deri ve deri mamulleri sektörünün ocak ayı ihracatının 162,9 milyon dolar olduğunu söyleyen Gürcan, “Ayakkabı ihracatımız 2022 yılında bir önceki yıla nazaran yüzde 21 artarak 1,31 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2023 yılında ise küçük bir daralma yaşanarak 1,26 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi.” diye konuştu.

Gürcan, “Pandemi sürecinde lojistik zincirinin kırılması ve Çin’in kapanması dolayısıyla Türkiye burada çok büyük bir avantaj yakalamıştı. Bu avantajı sürekli hale getirmekte bizim ve iş insanlarının üzerine büyük bir görev düşüyor. Bu fırsatı sürekli hale getirmemizde fayda var.” dedi.

İTO Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca da ayakkabının sadece temel bir ihtiyaç ürünü olmadığını, aynı zamanda küresel etkiye sahip bir moda ürünü olduğunu ifade etti.

Eyyüpkoca, “AYMOD, bu gerçeği bize bir kez daha hatırlatmaktadır. Yılda iki defa böylesi güzel bir platformun kuruluyor olması sektörün sahip olduğu gücü gösterme açısından oldukça kıymetlidir.” diye konuştu.

Eyyüpkoca, fuarın 500’e yakın firmayı 30 binden fazla ziyaretçiyle buluşturacağını söyledi.

TASD Başkanı Berke İçten de Türkiye’nin yıllık 580 milyon çiftle dünyanın 6’ncı, Avrupa’nın en büyük ayakkabı üretim kapasitesine sahip ülkesi olduğunu ifade etti. Sektörün fiyat tutturamadığı için 2023’te pazar kayıpları yaşadığını dile getiren İçten, ihracattaki gerilemenin ocak ayında da devam ettiğini belirtti.

Ocak ayını geçen yılın aynı ayına göre miktar bazında yüzde 25, değer bazında yüzde 33 ekside tamamladıklarını söyleyen İçten, şöyle devam etti:

“AYMOD’u ayakkabı endüstrimizin ihracatında artış trendini yeniden yakalamak için bir fırsata dönüştürmek istiyoruz. Fuarımıza 400’ü aşkın seçkin firma katılıyor. Katılımcılar arasında İtalya, Yunanistan ve Çin’in de aralarında bulunduğu ülkelerden 50 civarında firma yer alıyor. Yabancı ziyaretçilerin AYMOD’a ilgisi artarak devam ediyor. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri başta olmak üzere 100’ü aşkın ülkeden 7 bin alıcı AYMOD için İstanbul’a geldi. Ziyaretçiler arasında 49 ülkeden alım heyetleri bulunuyor. İnanıyorum ki firmalarımızla ziyaretçiler arasında bir yandan mevcut ilişkiler derinleştirilirken diğer taraftan da yeni işbirliklerinin temelleri atılacak.”

“Çakma üretim ülke ekonomimize zarar veriyor”

İçten, kamuoyunda “çakma” olarak adlandırılan taklit üretim nedeniyle kurallara uygun çalışan firmaların ve genel olarak sektörün büyük mağduriyet yaşadığına işaret etti.

Türkiye’de yıllık 150 milyon çiftin üzerinde çakma ayakkabı üretildiğini belirten İçten, “İşin bir de ithalat boyutu var. Yurt dışından ülkemize her yıl milyonlarca çift çakma ayakkabı getiriliyor. Çakma üretim sadece sektöre değil ülke ekonomimize de büyük zarar veriyor. Vergi ve SGK primi ödemeyen bu firmalar, çalışanlarına sigorta yaptırmadıkları ve sosyal haklarını vermedikleri için iş gücünü daha ucuza mal ediyorlar. Bu durum vergisini ödeyen, SGK primini yatıran, yani kurallara uygun çalışan firmalar için haksız rekabete yol açıyor.” dedi.

“Vergi ve istihdam kayıplarını hesapladığımızda çakma ayakkabının Türkiye’ye yıllık maliyeti en az 30 milyar lirayı, başka bir ifadeyle 1 milyar doları buluyor.” diyen İçten, “Bütün bunlara ilave olarak çakma üretim, ülkemizin ve ayakkabı endüstrimizin yurt dışındaki imajını olumsuz etkiliyor. Markalaşmak isteyen yerli firmalarımızın önünde de büyük bir engel oluşturan bu sorun, 9-10 Şubat tarihlerinde Afyonkarahisar’da Ticaret Bakanlığı’mız ile düzenlediğimiz çalıştayın iki ana gündem maddesinden biriydi.” ifadesini kullandı.

İçten, ilgili bakanlıkların yanı sıra yargı ve meslek kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı çalıştayda konunun tüm boyutlarıyla ele alındığını dile getirerek şunları kaydetti:

“Ticaret Bakanlığı’mızın ‘soruna sıfır tolerans ilkesiyle yaklaşılacak’ mesajı vermesi bizi son derece memnun etti. Biz olaya her zaman pozitif tarafından bakmaya çalışıyoruz. Öncelikle çakma üretim yapan firmaların mevzuata uygun çalışmaya teşvik edilmelerinin doğru olacağını düşünüyoruz. Kayıt altına alınamayanlara karşı ise ağır yaptırımlar getirilmeli. Perakendeden başlayarak geriye doğru bir denetim zinciri oluşturulmalı. Söz konusu ürünlerin sosyal medya kanallarından satışı ve reklamlarının yapılması yasaklanmalı. Online pazar yerleri bu ürünlerin satışına veya reklamının yapılmasına aracı olmamalı. Kargo firmalarının tıpkı uyuşturucu ve silah gibi çakma ürün taşımalarını önleyecek bir düzenleme yapılmalı.”

İçten, gerekli düzenlemelerin mümkün olan en kısa zamanda yapılacağına inandığını ifade etti.

İDMİB Başkan Yardımcısı Oğuz İnner de “Avrupa ve Amerika’da ciddi resesyon konuşuluyor. Bu da tüketimdeki azalmayla beraber üretimlerimizi etkileyen azalma sürecine bizi itti.” dedi.

Sektör açısından dünyada sadece Amerika’nın resesyondan çıkmayı başarabildiğini, Avrupa ülkeleri ve Uzak Doğu pazarlarının hala resesyonun etkisinde olduğunu söyleyen İnner, “Dünya ayakkabı pazarından aldığımız payın yüzde 0,7 olduğunu düşünürsek aslında bu daralmanın bizi etkilemesini minimum seviyeye çekecek önlemlerle artışa bile geçebileceğimizi değerlendirmemiz lazım.” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Meydanı karanlık hesaplara bırakmayacağız http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-meydani-karanlik-hesaplara-birakmayacagiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-meydani-karanlik-hesaplara-birakmayacagiz/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:06:12 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8245 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart’ta da milletimizle omuz omuza verip, meydanı kirli ittifakların karanlık hesaplarına bırakmayacağız.” dedi.

Erdoğan, partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmaya, vatandaşları selamlayarak başladı.

Kütahya’yı özlediğini, Kütahya’nın da kendisini özlediğini gördüğünü belirten Erdoğan, havaalanından miting alanına gelinceye kadar Kütahyalıların özlemiyle karşılaştığını söyledi.

Kütahya’nın, Anadolu’nun beylerbeyi olduğunu ifade eden Erdoğan, kentin bugün de milli iradeye olan bağlılığıyla Türkiye’nin beylerbeyliğini hak ettiğini kaydetti.

Bir Kütahya türküsünde “Nazlı yare ne giydirsem yakışır” dendiğini anımsatan Erdoğan, “Biz de diyoruz ki Kütahya’ya hangi unvanı versek, hangi eseri kazandırsak, hangi hizmeti yapsak yakışır.” diye konuştu.

Erdoğan, geçen mayıs ayındaki seçim sonuçları için Kütahyalılara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gençler, Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde verdiğiniz yüzde 68 ve Cumhurbaşkanlığında şahsıma verdiğiniz yüzde 70 oranındaki destek için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Şimdi 31 Mart’ta da aynı oyları vermeye hazır mıyız? Maşallah barekallah. Rabb’im tüm Kütahyalı kardeşlerimden razı olsun. Mevla şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı daim eylesin. Şimdi de sizlerden Türkiye Yüzyılı belediyeciliği için, gerçek belediyecilik için destek istiyoruz. Hanımlar, bu konuda en çok size güveniyorum. Her zaman ne diyorum, kale içeriden fethedilir. Yani kaleyi sizler düşüreceksiniz. Şayet hanımlar çok iyi çalışırsa bu iş olur. Biz, kadının iradesinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk tanımıyoruz. Öyleyse buradan, bu meydandan gerçek belediyecilik için söz veriyor musunuz? Gençler, hanımları duyuyorsunuz değil mi? Sizin de onlardan aşağı kalmamanız lazım.”

“Seçimler gelir geçer ama muhabbet baki kalır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da 31 Mart seçimleri için adayları Cumhur İttifakı olarak ortak göstermediklerini hatırlatarak, “Eser ve hizmet siyasetinde yarışmak için ayrı adaylarla seçime girdik. Hayırda yarış olarak gördüğümüz bu centilmence rekabetin şehrimiz için en güzel şekilde neticelenmesini diliyorum.” dedi.

Hangi partiye mensup olursa olsun Türkiye’nin her bireyinin, her Kütahyalının gönüllerinde ayrı bir yerinin olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Seçimler gelir geçer ama muhabbet baki kalır. Şu hasbilik gök kubbedeki bir hoş seda misali hep devam eder. Rabb’im birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Ülkemizin güvenliğine, istikrarına, kazanımlarına, hedeflerine göz dikenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bu millet, tarihine, kültürüne, inancına saldırarak sırtını terör örgütlerine dayayanlara, onlara en güzel dersi sandıklarda verdi. Şimdi beraber yol yürüyerek, hükümette ve belediyede iktidar hülyalarına kapılanları rüyalarından uyandırmaya var mıyız? Bunu yapacağınıza ben inanıyorum.”

Erdoğan, emniyetten aldığı rakamlara göre mitinge 35 bin kişinin katıldığını aktararak, “Tabii sandıklara da bunun yansıması lazım. Kütahya’da hamdolsun böyle bir sıkıntımız inşallah yok.” diye konuştu.

“Meydanı, karanlık hesaplara bırakmayacağız”

Şehirlerin bir kısmında yapılan kirli ittifakları takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları ifade etti:

“Kiminde listeler geç veriliyor. Aday isimleri sabahtan akşama sürekli değişiyor. Milletimiz de engin ferasetiyle kapalı kapılar ardında çevrilen dolapları, yapılan pazarlıkları, sahnelenen alicengiz oyunlarını çok iyi görüyor. Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart’ta da milletimizle omuz omuza verip, meydanı kirli ittifakların karanlık hesaplarına bırakmayacağız. Türkiye Yüzyılı vizyonu etrafında kenetlenip yolumuza devam edeceğiz. Ben hanımlara güveniyorum. Bu yolculukta Kütahya’nın da desteğini yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”

“Şimdi buradan, Milli Mücadele zaferinin ilk işaret fişeğinin atıldığı Kütahya’dan öyle bir ses verin ki, duymayan kalmasın” diyen Erdoğan, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Kütahya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” dedi.

Alandakilerden “Evet” yanıtını alan Erdoğan, “Biliyorsunuz, önümüz ramazan. Bu mübarek günlerin gündüzü ve gecesiyle her anını en güzel şekilde değerlendirmeliyiz. Bayramı sadece ramazanın değil, milli iradenin de bayram günü haline dönüştürmeliyiz. Ben bunu Kütahya’nın yapacağına inanıyorum. Allah şimdiden sizlerden razı olsun.” ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-meydani-karanlik-hesaplara-birakmayacagiz/feed/ 0
Bakan Kacır, “Arap-İslam Bilimler Tarihi” kitabının tanıtım etkinliğinde konuştu Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-kacir-arap-islam-bilimler-tarihi-kitabinin-tanitim-etkinliginde-konustu-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-kacir-arap-islam-bilimler-tarihi-kitabinin-tanitim-etkinliginde-konustu-aciklamasi/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:39:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8218 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, eserlerinin Türkçeye çevrildiğini görmenin Prof. Dr. Fuat Sezgin’in en önemli hedeflerinden biri olduğunu belirterek, “Yürütülen titiz bir çalışmayla Fuat Sezgin hocamızın İslam bilim tarihinde başvuru eser niteliğindeki Arap-İslam Bilimler Tarihi, Almancadan Türkçeye çevrilmiş oldu.” dedi.

Bilimler tarihi alanında dünyanın sayılı isimlerinden olan Prof. Dr. Fuat Sezgin’in “Arap-İslam Bilimler Tarihi” isimli 17 ciltlik eserinin Almancadan Türkçeye çevirisi, İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı tarafından yapıldı.

Bakan Kacır, eserin Atatürk Kültür Merkezi’ndeki tanıtım etkinliğinde, 94 yıllık ömrünü medeniyetin ilmi birikimini gün yüzüne çıkarmaya vakfeden Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, aynı zamanda yüreği Türkiye için çarpan, Türkiye’nin istikbali için fikir çilesi çeken, emek veren, mücadele gösteren gerçek bir vatansever olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, paha biçilemez eserleri ömrüne nasıl sığdırdığını soranlara, “Eğer arkanızda inancınız varsa, o sizi yapıcı olmaya itiyorsa çok şeyler başarırsınız. Benim hayatımın sırrı budur.” derken, nasıl bir hayat yaşanması gerektiğini ifade ettiğini belirten Kacır, şöyle konuştu:

“İlim yolunda gayretten vazgeçmeyen, inançlı ve dosdoğru bir hayat. Fuat Sezgin hoca gibi bir ilim denizinin, ülkemizin ilerleyişine engel olan askeri yönetimler sebebiyle yurdunu terk etmek zorunda kalması, bu topraklar açısından büyük kayıp teşkil etmişti. Hocamızın değerini ancak geç zamanlarda idrak edebildik. Ülkemizin vesayetle, darbelerle boğuştuğu bir dönemde ülkesinden uzak yaşamak zorunda bırakılan hocamız, İslam bilim ve teknoloji tarihi bakımından eşi bulunmaz eserlerini, çalışmalarını yürüttüğü ülkenin diliyle yani Almanca olarak yayınlamak zorunda kalmıştı.”

“İslam kültür ve medeniyetinin zengin mirasını gelecek nesillere aktarıyoruz”

Bakan Kacır, bu günün 28 Şubat olduğuna işaret ederek, “Bu milletin evlatlarını eğitim hakkından, ilim çabasından, devletine hizmet etme gayretinden mahrum bırakmak isteyenlerin gerçekleştirdiği ve 1000 yıl sürecek zannettikleri postmodern darbenin yıl dönümündeyiz. Hocamızı andığımız bu günde burada buluşuyor olmak enteresan bir tevafuk oldu. Allah’a hamdolsun 28 Şubat 1000 yıl sürmedi çünkü o haklarından mahrum etmek istedikleri insanlar, bu ülkenin öz evlatları, bu toprakların ev sahipleriydi. Ev sahibinin üstüne kapıyı kapattığını zanneden kendisi dışarıda kalırmış.” dedi.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, “Bunları geleceği değiştirmek, kıpırdatmak için yapıyorum. Ben bunu bütün insanlık için yapıyorum ama benim gizli ve esas hedefim memleketim, milletimdir.” diyerek, gurbette geçen yıllara rağmen kalbinin her daim vatan sevgisiyle çarptığını, vatanına duyduğu bağlılığı her fırsatta dile getirdiğini anlatan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaptığı her çalışmanın, her araştırmanın altında yatan asıl motivasyonun bu topraklar ve bu toprakların insanları için daha iyi bir gelecek inşa etme arzusu olduğunu gözler önüne seriyordu. Almanya’daki kütüphanesini Türkiye’ye getirmek, eserlerinin Türkçeye çevrildiğini görmek kıymetli hocamızın en önemli hedeflerinden biriydi. Bu anlayışla Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Şeref Üyesi hocamızın Batı dünyasını merkeze alan bilim tarihine eleştirel bir çözümlemeyle yaklaşan İslam’da Bilim ve Teknik eserini, TÜBA tarafından yapılan çevirisiyle Türkçe olarak yayınladık.

Ülkemizin bilim yolculuğunu en üst düzeyde himaye eden Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat takip ettiği çalışmayla; eserlerini, kitaplarını, birikimini ülkemize kazandırarak İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ni kurduk. Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı ile de İslam kültür ve medeniyetinin zengin mirasını gelecek nesillere aktarıyoruz. Müslüman ilim insanlarının oluşturduğu bilgi birikiminin, insanlığın yolunu nasıl aydınlattığını hep birlikte keşfediyoruz. Önceki dönem yönetim kurulu üyesi olarak hizmet etmekten şeref duyduğum Vakfımız tarafından yürütülen titiz bir çalışmayla Fuat Sezgin hocamızın İslam bilim tarihinde başvuru eser niteliğindeki Arap-İslam Bilimler Tarihi, Almancadan Türkçeye çevrilmiş oldu.”

“Köklü bir medeniyetin varisi olduğumuz bilinciyle hareket ediyoruz”

Bakan Kacır, bilimin birçok sahasında İslam ilim adamlarının katkılarına ışık tutan 17 ciltlik bu şaheserin Türkçeye tercümesini başarıyla gerçekleştiren İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfına ve bu projeye emek veren herkese teşekkür etti.

Tarih boyunca Müslüman toplumlar için bilimin, sadece bilgi edinme aracı olmanın ötesinde derin bir medeniyet ve kültürün temel taşı olageldiğini vurgulayan Kacır, “Bizim medeniyetimiz, ilk ifadesi ‘oku’ olan Kur’an-ı Kerim’e sımsıkı sarılıp, onun çizdiği çerçevede ilim talep edenlerin medeniyeti. Bizim medeniyetimiz, ‘İlim Çin’de de olsa gidiniz alınız’ diyen Peygamber Efendimizin ümmeti olma bilinciyle hareket edenlerin medeniyeti. Farabi, İbn-i Sina, Fergan, Biruni gibi tarihin yönünü değiştiren bilimin abide isimleri hep bizim gönül coğrafyamızdan çıktı. El Cezeri, Ali Kuşçu, Hezarfen Ahmet Çelebi gibi kıymetli isimler, hizmetlerini ve icatlarını hep bizim medeniyet sancağımız altında ortaya koydu.” dedi.

Kacır, kendilerinden sonra gelen bilim insanlarına adeta birer kutup yıldızı olarak yol gösteren bu müstesna şahsiyetlerin kazandırdıkları birikimin, bugün dahi insanlığın yolunu aydınlatmayı sürdürdüğünü ifade etti.

3 kıtada boy göstermiş, hüküm sürmüş ecdadın bıraktığı tarihi ve kültürel mirasın da medeniyette yer etmiş bilim anlayışının tezahürü olduğuna işaret eden Kacır, şunları söyledi:

“Döneminin çok ötesinde mimariye ve tekniğe sahip camilerimiz, medreseler, rasathaneler, hanlar, kervansaraylar ve köprülerimiz, medeniyetimizin bilime ve tekniğe bakışı konusunda bize ışık tutmaya devam ediyor. Medeniyetler tarihini İslam medeniyetini görmezden gelerek yazmak asla mümkün değildir. Bilimde ve teknolojide çağ atlamış bir Türkiye inşa ederken köklü bir medeniyetin varisi olduğumuz bilinciyle hareket ediyoruz.

Son 22 yılda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde yaptığımız atılımlarla, uyguladığımız politikalarla, bilimsel çalışmaların ve teknolojideki gelişmelerin her daim destekçisi olduk, olmaya devam ediyoruz. Bilimsel çalışma kapasitemizi güçlendirerek, sadece elitlere açık olsun istenen bilim hazinelerinin kapılarını milletimizin tüm evlatlarına açıyoruz. Mazimizde olduğu gibi bu coğrafyayı, tekrar bilimin ve teknolojinin önde gelen merkezlerinden birine adım adım dönüştürüyoruz.”

“Türkiye artık küresel bir teknoloji üssüdür”

Bakan Kacır, 2002’de 40 şehirde sadece 76 üniversite olduğunu belirterek, “Bilimsel araştırmalar için kısıtlı imkanlara sahiptik. Bugün ise 81 şehrinde 208 üniversitesiyle milyonlarca genci yüksek öğrenimle buluşturan bir Türkiye’den söz ediyoruz. Bu adımları atarken hep karşı çıkanlar, üniversite sayısındaki artışın bilimde yükseliş anlamı taşımadığını söyleyenler oldu. Oysa aynı dönemde ülkemizdeki bilimsel yayın sayısını 9 bin 13’ten 48 bin 619’a yükselttik. Dünyada en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22. sıradan 16. sıraya çıktık.” ifadesini kullandı.

Teknolojide taşıdıkları bağımsızlık şiarının, Türkiye’nin siyasi bağımsızlığının da teminatı olduğu inancıyla bilimsel çalışmaların raflara hapsolmasını engellediklerini belirten Kacır, şunları kaydetti:

“Sıfırdan inşa ettiğimiz AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle bilimin kalkınma yolculuğumuza hız vermesini sağladık. Bilimin ve teknolojinin ülkemizin dört bir yanında 7’den 70’e adeta toplumsal bir seferberlik ruhuyla benimsenmesi amacıyla Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuzu milletimizle paylaştık. Bugün 101 teknoparkı, 1600’ü aşan AR-GE ve Tasarım Merkezi, ülkemiz için stratejik projelere ev sahipliği yapan TÜBİTAK ve tüm üniversitelerdeki enstitülerimiz, 272 bin AR-GE personelimizle Türkiye artık küresel bir teknoloji üssüdür.

Bayraktar TB2, Gökdoğan, Bozdoğan, Akıncı, Anka, Aksungur, Hürkuş, Hürjet, Togg, İmece, Kaan ve insanlı ilk uzay bilim misyonumuz işte bu altyapının eseridir. Tüm bu eserleri milletimize kazandırırken, ışığın bu topraklardan yükselmesini bekleyen, Türkiye’nin düşmemesi için yeryüzünün dört bir köşesinde dua eden masumların mesuliyetini taşıdığımız şuuruyla hareket ediyoruz. İnsanlık tarihinde yeni ve keskin bir dönemeçten geçmekte olduğumuz bir hakikat.

Yüz milyonlarca insanın harplerde öldürüldüğü 20. yüzyılın ardından insanlık ailesinin daha olgun bir düzeye erişeceği, çatışmaların sönümleneceği, liberal kapitalist düzenin herkesçe kabullenileceği ve her yere yeterince refah dağıtacağı gibi kabuller hızla geçerliliğini yitirdi. Müesses nizamın kural koyucuları hızla kendi vazettikleri prensipleri terk ediyorlar. Serbest ticaret artık eskisi kadar popüler değil, yerine korumacılık daha revaçta. Çatışmasızlık şöyle dursun, sorunsuz coğrafya kalmadı dünyada.”

“Bilimde ve teknolojide lider Türkiye’yi inşa etmeye devam edeceğiz”

Kacır, toplam refah artışının yaşanıyor gibi olduğunu ancak yeryüzündeki adaletsiz paylaşımın can yakıcı bir gerçek olduğunu belirterek, “Sahra Altı Afrika ülkelerinde halen beklenen yaşam süresi 50 yılın dahi altında. Elektrik, su, ilaç gibi en temel ihtiyaçlara erişimi kısıtlı yüz milyonlar var.” diye konuştu.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan neredeyse hiçbir müessesenin fonksiyon icra edemediğinin gün yüzü gibi ortaya çıktığını söyleyen Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bunun da ötesinde güçlünün hukuku korunurken gerçek hak sahibinin ezildiği, doğada en vahşi kabul edilen canlılarınkinde dahi görülmeyecek çarpıklıkta hukuksuz bir dünyada yaşayakaldık. Bu hukuksuz dünyanın ömrünün uzun olmayacağını tahmin etmek zor değil, ancak bu hukuksuz dünyanın insanlığın canını daha ne kadar yakacağını tahmin etmek de pek kolay değil. Bütün bu hukuksuzlukların ivmesi, bilim ve teknolojide ilerlemeyle yükseliyor.

Yıkıcı teknolojilerde dönüşüm rüzgarı hiç olmadığı kadar hızlı esiyor. Yapay zekanın, biyoteknolojinin ve kuantumun bir arada ortaya çıkaracağı etkinin boyutunu kestirmek çok zor. İnsani değerlerden yoksun güçlerin elinde olduklarında, insanlığın sonunu getirme potansiyeli taşıdıkları da yine bir gerçek. Belki iç karartıcı bu tabloda yeryüzünde bir umut ışığı parıldıyorsa eğer inanın bu Türkiye’mizin ışığıdır.

Yüzyıllar sonra yeniden bilim ve teknolojide iddia kazanmış, savunma teknolojilerinde mucize sayılabilecek başarılara imza atabilmiş ve yeryüzünde adalet ve merhameti hakim kılmayı amaç edinmiş bir Türkiye, tarihten bu yana taşıdığı medeniyet misyonuyla insanlık umudunun adeta kalesi gibi. Bu anlayışla bugün buradaki birlikteliğimizi çok kıymetli görüyorum. Bu umudu yükseltebilmek adına Türkiye Yüzyılı’nda hep birlikte daha çok çalışacağız ve bilimde ve teknolojide lider Türkiye’yi Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde inşa etmeye devam edeceğiz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-kacir-arap-islam-bilimler-tarihi-kitabinin-tanitim-etkinliginde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Bakan Işıkhan: “Son 22 yılın en düşük işsizlik oranına ulaşacağımızı öngörmekteyiz” http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-son-22-yilin-en-dusuk-issizlik-oranina-ulasacagimizi-ongormekteyiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-son-22-yilin-en-dusuk-issizlik-oranina-ulasacagimizi-ongormekteyiz/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:57:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8177 Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” programında, şehirde faaliyet gösteren tüm sivil toplum kuruluşları bir araya getirildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla Atatürk Kongre Kültür Merkezi Yıldırım Bayezid Salonu’ndaki programa, sivil toplum kuruluşları ve hemşehri derneklerinin temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Programa Bakan Işıkhan’ın yanı sıra Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, ilçe belediye başkanları, BTSO Başkanvekili İsmail Kuş, Esnaf Kefalet Üst Birlik Başkanı Bahri Şarlı, siyasi parti, sendika, kamu kurumları ve meslek odalarının temsilcileri de katıldı.

“Son 22 yılın en düşük işsizlik oranına ulaşacağımızı da öngörmekteyiz”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, eşsiz tarihi, coğrafyası, kültürel zenginliğiyle gözü ve gönlü doyuran yeşil Bursa’da olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Ülkenin dört bir yanında sivil toplum kuruluşlarıyla, esnafla ve iş insanlarıyla bir araya geldiklerini belirten Bakan Işıkhan, buluşmalarda toplumsal ve çalışma hayatına dair konularda fikir alışverişlerde bulunduklarını anlattı. Tüm paydaşların fikirlerine önem verdiklerini belirten Işıkhan, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde ‘daha iyisini nasıl yapabiliriz’ yaklaşımıyla çalışıyoruz. ‘Aşk ile çalışan yorulmaz’ diyerek bizler de yorulmuyoruz. Bakanlık olarak Bursalıların hizmetindeyiz. Esnaf, çiftçi, memur, girişimci fark etmeksizin her ölçekte üretime, istihdama ve kalkınma sürecine destek olan herkese destek oluyoruz. Önümüzdeki ay açıklanacak istihdam ve iş gücü verilerinde güzel neticeleri hep birlikte göreceğiz. İstihdamda ve iş gücünde en iyi verileri elde ettiğimiz tarihi zirveleri yakaladığımız bir sürecin içerisindeyiz. Öncü göstergeler mart ayında hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek iş gücüne katılım oranları ve istihdam oranlarının ortaya çıkacağına işaret etmektedir. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranına ulaşacağımızı da öngörmekteyiz. Emine Erdoğan’ın öncülüğünde ‘iş-pozitif kadın istihdam projesi’ kapsamında sunduğumuz teşvik ve desteklerle iki hafta gibi kısa sürede 15 binden fazla kadını İş-Kur aracılığıyla işe yerleştirdik. Kadın istihdamının artmasını çok önemsiyoruz. Bundan sonra da iş gücüne katılıma destek olacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“Bursa belediyeciliği Türkiye’ye örnek olmuştur”

Sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte uyumlu bir şekilde hareket etmeye özen gösterdiklerini belirten Bakan Işıkhan, milletin ve ülkenin menfaatleri doğrultusunda maksimum desteği vermeye çalıştıklarını dile getirdi. Sivil toplum kuruluşlarının sahanın gözü ve kulağı olduğunu belirten Işıkhan, gelen her talebin kendileri için değerli olduğunu vurguladı. Bursa’yı da sosyal ve ekonomik açıdan bir çekim merkezine dönüştürmek istediklerini anlatan Işıkhan, “Bursa, 2004 yılından bu yana gerçek belediyecilikten ne denli memnun olduğunu göstermiştir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, 31 Mart’ta tekrar Bursalıların teveccühünü kazanarak ipi göğüsleyecektir. Payitaht Bursa’mız belediyeciliğin en iyisine layıktır. Bursa her yönüyle vizyoner bir yerel yönetim anlayışıyla Başkan Alinur Aktaş tarafından idare edilmiştir. Bursa’nın gelişim odaklı belediyeciliği Türkiye’ye örnek olmuştur. Bursa’nın ihtiyaç duyduğu her şey, Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik anlayışımızda da vardır. Bursa’nın ihtiyaç duyduğu vizyon Alinur Aktaş başkanımızda vardır. Bursa, 65 yıllık otomobil maceramızın mutlu sona ulaştığı yerli ve milli aracımız Togg’un milletimizle buluştuğu şehir olarak adını kalkınma tarihimize altın harflerle yazdırmıştır. Bursa Türkiye Yüzyılı’nda gençlerin, kadınların, geleceğe umutla bakan herkesin yoluna ışık saçan bir yıldız olmaya devam edecektir” dedi.

Bursalı çiftçilere müjde

Bursalı çiftçilerin Ziraat Odası kayıtlarıyla ilgili yaşadığı sıkıntılı konuya da değinen Işıkhan, “Konu bizlere iletildi. Özellikle Yenişehir Ziraat Odası’na bağlı yaklaşık 5 bin çiftçimizin 2015 sonrası sigortalık hizmetlerinin iptal edildiğini ve bazı çiftçilerin emeklilik şartlarını kaybettiklerini öğrendik. Konuyu öğrenir öğrenmek çalışma başlattık. Bursalı çiftçilere müjde vermek istiyorum. Çiftçilerimizin mağduriyetine sebebiyet vermemesi için 2015 tarihine kadar Tarım Bağ-kur kapsamında hizmeti olanların sigortalılıklarının bu tarihten sonra devam ettirilmesinde Tarım ve Orman İl-İlçe Müdürlüğü kayıtları esas alınacaktır. Ziraat Odası kaydı iptal edilen çiftçilerimizin kayıtlarını Tarım ve Orman Müdürlüklerine getirmeleri halinde sigortalılıklarının devamını sağlayacağız. Çiftçilerimizin mağduriyetini de çözmüş olacağız” diye konuştu.

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş ise konuşmasında, bu topraklar için değer üreten kuruluşların varlığıyla gurur duyduklarını söyledi. Sivil toplum kuruluşlarının da medeniyet köklerini yaşatan, kültür ve değerler sistemini buluşturan önemli bir görevi yerine getirdiğini anlatan Demirtaş, sivil toplum kuruluşlarının her zor zamanda devletin yanında yer alarak tüm gücüyle destek olduklarını da hatırlattı. Ülkenin gelişimi için yılmadan, yorulmadan mücadele eden, Türkiye’yi daha ileriye götürmek adına emek veren tüm sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Demirtaş, Türkiye’de yaşanan değişim ve dönüşüme sendikalar, iş insanları, ziraat odaları, kooperatifler, vakıflar, dernekler ve iş ve meslek odalarının da ciddi katkı sunduğunu hatırlattı.

Şehrin ekonomisine destek

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, 17 ilçesi ve bin 60 mahallesiyle Bursa’nın çok dinamik bir şehir olduğunu söyledi. Bursa’nın Güney Marmara’nın üretim üssü olduğunu belirten Aktaş, sanayi şehri olmanın yanında tekstil, kültür, turizm ve tarım şehri Bursa’nın ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade etti. 2017’de 184 milyon dolar olan tarım ihracatının 2022’te 569 milyon dolara yükseldiğini dile getiren Başkan Aktaş, “Son 5 senede zor süreçler geçirdik. Pandemiyi, yangınları, selleri ve asrın felaketi olan depremleri yaşadık. Bu süreçleri en az kayıpsız atlatabilmek için çok çalıştık. Ciddi sosyal yardımlarda bulunduk. Esnafa dokunan işler yaptık. Bakkal destek çeklerini kimseyi rencide etmeden halkımıza ulaştırdık. Bu uygulamayı Türkiye’de ilk biz hayata geçirdik. Son olarak bin 500 liralık 50 bin sosyal destek çekimizi, tamamen Bursa’daki bakkallarda geçmek kaydıyla dağıtıyoruz. Ulaşımı sübvanse ettik. Tarım da bizim öncelikli konularımızdan bir tanesidir. Rakamların bu kadar yükselmesindeki ana etkenlerden bir tanesi fide fidan destekleridir. Şehrin ekonomisini standart belediyecilik hizmetlerinin haricinde destekleyecek altyapıyı oluşturmaya çalışıyoruz. Bu zamana kadar verdiğiniz desteklerden ötürü teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından program, soru cevap bölümüyle devam etti. – BURSA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-isikhan-son-22-yilin-en-dusuk-issizlik-oranina-ulasacagimizi-ongormekteyiz/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Gençlerin eğitim ve iş imkanları arttı http://www.karadenizhabertv.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerin-egitim-ve-is-imkanlari-artti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerin-egitim-ve-is-imkanlari-artti/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:48:24 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8168 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Bugün 28 Şubat. Bir dönem bazı gençlerimizin üniversite kapılarından gönderildiği günler. İnançları, kılık kıyafetleri yüzünden eğitim hakkının elinden alındığı günler. Bugün artık bunlar çok geride kaldı. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, her kadın eğitim hakkını kazandı. İnancı ne olursa olsun, düşüncesi ne olursa olsun her gencimize üniversitelerin kapıları sonuna kadar açıldı.” dedi.

Göktaş, Anadolu Ajansı’nın “Global İletişim Ortağı” olduğu, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanlığı koordinasyonunda “Yetenek Her Yerde” temasıyla Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğinde üniversitenin Gençlik Merkezi’nde düzenlenen İç Anadolu Kariyer Zirvesi’nde (İKAF’24) yaptığı konuşmada, Türkiye Yüzyılı’nın kapısının aralandığı bugünlerde, gençlerin artık geleceğin mimarları arasına girmeye hazır olduğunu söyledi.

Gelinen bu seviyenin hem eğitim sisteminin hem de iş dünyasının yetkinliğinin ne kadar arttığını gösterdiğini, gençlerin eğitim imkanlarına kolaylıkla erişmesi, iş dünyasının onlara istihdam sağlayacak fırsatlar sunmasının geleceğin Türkiye’sine doğru emin adımlarla ilerlediklerinin kanıtı olduğunu vurgulayan Göktaş, “Farklı yollardan ilerlemek, bugün bizi ortak bir noktada birleştirdi. Her alanda nitelikli iş gücü olmaya hazır gençlerimiz, onları hayallerine kavuşturacak, ülkemizi başka bir vizyona taşıyacak girişimcilerle bir araya geldi. Oluşan bu müthiş sinerji, yeni Türkiye’nin eseri. Türkiye, artık bu ülkenin tüm evlatlarına eşit hak ve fırsatlar sunan kadim kültürüne geri döndü.” ifadesini kullandı.

Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi koordinatörlüğünde yürütülen Kariyer Fuarlarının “Yetenek Her Yerde” söylemiyle Anadolu’nun tüm bölgelerini şehir şehir gezdiğini ve okumaya istekli, keşfetmeye meraklı gençlerle verimli etkinlikler gerçekleştirdiğini dile getirdi.

Fuarlar sayesinde çalışıp üretmeye, hayalleri için harekete geçmeye hazır birçok gencin kamuda ya da özel sektörde istihdam fırsatı yakaladığını anlatan Göktaş, “Kariyer Fuarımız, gençlerimiz için gerçek bir çalışma hayatının kapılarını açıyor. Böylelikle gençlerimizin eğitim alma, kendilerini iyi yetiştirme motivasyonları artıyor. Gençlerimizin hayalleri net hedeflere dönüşüyor. Gerek kamu gerek özel sektör, nitelikli ve dinamik iş gücüyle buluşup canlanıyor. Kalkınma hızımız artıyor, refahımız yükseliyor. Her şeyden önemlisi, Türkiye kazanıyor.” diye konuştu.

“Milli teknoloji sanayisinde yer alan binlerce gencimizle gurur duyuyoruz”

Göktaş, Türkiye’nin, bugün gençlerin dehası ve azmiyle önemli eserlere imza atan bir ülke olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Savunma sanayisi, yerli otomobil ve uzay çalışmalarımız başta olmak üzere Türkiye artık beyin göçünü tersine çeviren, parlak zekaları ağırlayan önemli bir cazibe merkezi haline geldi. KAAN’da ve milli teknoloji sanayisinde yer alan binlerce gencimizle gurur duyuyoruz. Elbette başarı tesadüf değildir. 22 yıldır ülkemizin her alanda gelişmesi için çok önemli hizmetleri milletimize kazandırdık. Bu hizmetleri çok daha ileriye götürecek olan sizlersiniz, hizmet yarışında bayrağı size teslim edeceğiz. Sizlere bu konuda inancımız, güvenimiz sonsuz. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Türkiye’nin yetiştirdiği gençler milletimiz adına insanlığa hizmet eden ve dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getiren seçkin kadroları oluşturacaklar.”

Bakan Göktaş, gençlere geleceğin liderleri olarak yetişmesi için imkan sağlayan Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi’ne, bu yıl fuara ev sahipliği yapan Anadolu Üniversitesi ve paydaş üniversitelere, gençlere istihdam sunmaya hazır tüm kamu ve özel sektör temsilcilerine teşekkür etti.

Bir milletin en kıymetli hazinesinin insan olduğuna değinen Göktaş, şunları aktardı:

“Yeni nesillerle bu hazinenin değerinin artacağına yürekten inanıyorum. Bugün 28 Şubat. Bir dönem bazı gençlerimizin üniversite kapılarından gönderildiği günler.

İnançları, kılık kıyafetleri yüzünden eğitim hakkının elinden alındığı günler. Bugün artık bunlar çok geride kaldı. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, her kadın eğitim hakkını kazandı. İnancı ne olursa olsun, düşüncesi ne olursa olsun her gencimize üniversitelerin kapıları sonuna kadar açıldı.”

Bölgesel Kariyer Fuarlarının sayısı artacak

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay da Eskişehir’de 37’nci bölgesel kariyer fuarını gerçekleştirdikleri bilgisini paylaştı.

2019 yılında ilk kez 11 bölgede düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarlarında 70 bin öğrencinin organizasyonlara katıldığını anlatan Atay, 2024 yılı itibarıyla 500 bin kişiye yaklaştıklarını ifade etti.

Bölgesel Kariyer Fuarının sayısı artırmak zorunda olduklarını belirten Atay, “Çünkü bütün üniversitelerde, kariyer merkezlerimiz yetenek kapısı üzerinden çok etkin bir şekilde bunu kullanır hale geldiler. Bütün üniversiteler diyorlar ki ‘Artık biz kendi kariyer fuarımızı kendimiz yapmak istiyoruz’. Bizim de zaten olmasını istediğimiz şey buydu. Önümüzdeki yıl bu sayıyı artıracağız. Bütün illerde yapacağız. Bütün iller bunu yapabilir, yapmalı. Bütün üniversitelerde yapmalı. Mesela bizim, Ankara’daki kamu kurumlarımızın hepsini 81 il veyahut da 200 üniversitemize göndermek gibi bir şansımız yok. Bu çok büyük, onların işleri açısından da sorun oluşturuyor ama bu 11 sayısını artıracağız.” diye konuştu.

İstanbul ve Ankara gibi büyük illerde bölgesel kariyer fuarı yapmadıklarını dile getiren Atay, “Çünkü zaten oralardakiler merkeze daha yakın, iş dünyasına daha yakın, devlete daha yakın, iş bulma olanakları daha fazla oluyordu. Şimdi önümüzdeki dönemde İzmir’de arkadaşlar uluslararası sağlık ve estetik kariyer fuarı yapıyoruz. Bu Orta Asya ve Afrika başta olmak üzere Avrupa dahil dünyanın her tarafından kişilerin bir araya geleceği bir yer olacak. Aynı zamanda İzmir biliyorsunuz, Bergama sağlığın doğduğu yer.” dedi.

İstanbul’da finans merkezi kurduklarını aktaran Atay, ticaretin İstanbul’dan döndüğüne dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Lojistik, İstanbul’dan yürüyor. Yine uluslararası bir fuarı İstanbul’da önümüzdeki dönemde yapacağız. Orta Anadolu’da yine var. Ankara’da uluslararası savunma sanayisi kariyer fuarı yapacağız. Hepimizi çok yakından ilgilendiren beslenmeyle ilgili de Adana’da tarım, gıda ve hayvancılık uluslararası kariyer fuarı yapmayı planlıyoruz. Bunları Cumhurbaşkanlığı olarak koordine ettiğimizde, bölgedeki üniversitelerimiz, siz gençlerin birlikte olduğu bu organizasyonlarla çok büyük başarılar elde edeceğimizden hiç kuşkumuz yok. Hedefimiz, nihai hedefimiz ve söylemimiz, Türkiye pek çok alanda olduğu gibi dünyanın yetenek üssü olacak arkadaşlar. Batılı şirketler diyecekler ki ‘Bir Türk bulamıyor muyuz, bu sorunu çözmek için? ya da bu işin başına. Bir Türk bulamıyor muyuz?’ Bunu diyecekler, buna inanın. Ben inanıyorum. Lütfen siz gençler de inanın. Dünyanın her tarafında sizler çok etkin görevlerde olacaksınız. Dünyanın her tarafından da son derece nitelikli gençler bu ülkeye gelmek isteyecekler. Eğitim almak için, kendilerini geliştirmek için daha iyi fırsatlara ulaşmak için.”

AK Parti Eskişehir milletvekilleri Fatih Dönmez ve Ayşen Gürcan, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı İdris Nebi Hatipoğlu da programda katılımcılara hitap etti.

Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve diğer ilgililerin de katıldığı fuarda, Bakan Göktaş beraberindekilerle stantları gezdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerin-egitim-ve-is-imkanlari-artti/feed/ 0
Irak’ın Süleymaniye kentinde KYB’nin PKK/YPG’ye verdiği destek güvenlik sorununa neden oluyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/irakin-suleymaniye-kentinde-kybnin-pkk-ypgye-verdigi-destek-guvenlik-sorununa-neden-oluyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/irakin-suleymaniye-kentinde-kybnin-pkk-ypgye-verdigi-destek-guvenlik-sorununa-neden-oluyor/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:00:48 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8141 Irak’ın Süleymaniye kentindeki vatandaşlar, Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) terör örgütü PKK/YPG’ye alan açarak destek vermesinin kentte güvenlik sorunu, yatırımların engellenmesi ve mağduriyete neden olduğunu, hükümet ve halka zarar verdiğini belirtiyor.

Süleymaniyeliler, KYB’nin terör örgütü PKK’ya kent merkezi ve çevresindeki desteğinin komşu ülkelere olduğu gibi bölge halkı için de tehdit oluşturduğunu düşünüyor.

AA muhabirine konuşan Süleymaniyeli araştırmacı-yazar Cemal Abdullah, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) hükümetinin siyasetinin çok açık olduğunu belirterek, “Irak’ın bir parçası olarak herhangi bir silahlı örgütün komşular için tehdit oluşturmasına izin vermez.” ifadelerini kullandı.

Buna rağmen KYB’nin IKBY hükümetinin bağlı olduğu güvenlik politikalarına uymadığını vurgulayan Abdullah, KYB’nin terör örgütüne destek veren uygulamalarının da hükümetin politikalarının bir parçası olmadığını söyledi.

Abdullah, “Süleymaniye’de (KYB) bir parti karar alıyor, hükümet değil. Bu durum Süleymaniye’de güvenlik, siyasi ve idari bir kaos doğurmuştur. KYB lideri, yargı, yasama ve yürütme organlarına danışmadan kendi başına hüküm veriyor.” diye konuştu.

“Kendi çıkarlarımızı, sınırlarımızda halkımızdan haraç alan PKK’ya kurban edemeyiz.” diyen Abdullah, terör örgütüyle işbirliğinin bölge halkı için oluşturduğu zarara ilişkin ise “Süleymaniye’de yatırımcılar güvenlik nedeniyle yatırım yapamıyor, çünkü siyasi istikrar yok. Bu sorumsuzca politikalar halka ve hükümete zarar veriyor.” uyarısında bulundu.

“Türkiye ile iyi ilişkiler isteyip diğer yandan PKK’yı savunamam”

Abdullah, terör örgütü PKK’nın Türkiye’ye karşı oluşturduğu tehdidin hem Irak anayasasına hem de uluslararası prensiplere ve hukuka aykırı olduğuna işaret etti.

Türkiye’nin kendisi için tehdit kaynağı olan yapılara karşı harekete geçme hakkı olduğunun altını çizen Abdullah, “Türkiye ile iyi ilişkiler isteyip diğer yandan PKK’yı savunamam. Çünkü PKK Türkiye için tehdittir.” dedi.

Abdullah, KYB’nin terör örgütüne verdiği destek konusunda kendisini düzeltmesi ya da Türkiye’nin kendisine karşı politikalarının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye’nin, terör örgütüne destek verilmesi nedeniyle Süleymaniye Havalimanına hava sahasını kapattığını hatırlatan Abdullah, “Şimdi Erbil’den Diyarbakır uçuşları da başlıyor. Erbil’de ortak ticaret var, karşılıklı saygı var, ortak çıkarlar var. Çünkü PKK’ya destek vermiyorlar.” diye konuştu.

“Süleymaniye, bir kişinin, bir partinin ya da yabancı bir kesimin (PKK) kurbanı olamaz”

Süleymaniye’de esnaflık yapan Sever Cemil de kentin idaresini ellerinde bulunduran KYB’li yöneticileri “kayıtsızlıkla” suçlayarak, bu süreci endişeyle geçirdiklerini söyledi.

Güvenlik kaygısı nedeniyle kamera karşısında konuşmak istemediğini belirten Cemil, “Görüntülü konuşmak istemiyorum, çünkü sorun yaşarım. Süleymaniye çarşısı esnafını hiç bu kadar tereddütlü ve mağdur görmemiştim.” dedi.

Cemil, Süleymaniye’de halihazırda maaşların verilmemesi ve işsizlik nedeniyle çok kötü bir süreçten geçildiğini vurgulayarak, bölgede teröre verilen desteğin mevcut durumu daha kötü hale getirdiğine ilişkin şunları söyledi:

“Ne yazık ki Süleymaniye’yi yönetenler yaşananlara karşı çok ilgisiz ve kendi çıkarlarını halkın önünde tutuyorlar. Süleymaniye, bir kişinin, bir partinin ya da yabancı bir kesimin (PKK) kurbanı olamaz. Yıllarca barış yanlısı olduğumuzu ispat etmek için mücadele ettik. Şimdi komşularımız için tehdit unsuru haline geldik, bu da bize karşı uygulanan bir ambargoya neden oldu.”

“Türkiye, halkımızın en çok gittiği ülkelerden biri”

Süleymaniye Turizm Firmaları Odası Başkanı Ata Enver de bölgeye yönelik uçuşlara Türkiye’nin hava sahasını kapatma kararının turizm ve ekonomiyi çok olumsuz etkilediğini belirtti.

Turizm firmalarının Türkiye ile çok iyi ilişkilerinin bulunduğunun altını çizen Enver, “Türkiye, halkımızın en çok gittiği ülkelerden biri. Kış aylarında haftada 5, yazın ise 15 uçak seferi gerçekleştiriliyordu.” ifadelerini kullandı.

Süleymaniye’deki turizm firmalarının yüzde 60’ının iş alanının Türkiye olduğunu vurgulayan Abdullah, bölgeden Türkiye’ye gitmek isteyen vatandaşların Kerkük ve Erbil havalimanlarını kullandıklarını dile getirdi.

Terör örgütü PKK’nın Süleymaniye’deki varlığı

Terör örgütü PKK, KYB’nin verdiği destekle Süleymaniye ve çevresinde sözde siyasi yapı ve uzantıları dahil terörist yapılanmasını sürdürüyor.

KYB, terör örgütü PKK’ya kent merkezi ve kırsalda açtığı alanın yanı sıra, Suriye-Kandil arasında lojistik destek ve teröristlere askeri eğitim de veriyor.

İran-Irak sınırındaki çeşitli noktalarda uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık yapan PKK’lı teröristler, kırsalda ise sözde kontrol noktaları kurarak yol kesme, haraç alma ve adam kaçırma gibi terör eylemleriyle bölge halkı için tehdit unsuru olmaya devam ediyor.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani’nin Şubat 2021’de yaptığı açıklamaya göre, terör örgütü PKK’nın bölgede dağları ve yerleşim alanlarını işgali nedeniyle 800 köyün yeniden inşası tamamlanamazken, terör örgütü çiftçilerin topraklarına erişimini de engelliyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/irakin-suleymaniye-kentinde-kybnin-pkk-ypgye-verdigi-destek-guvenlik-sorununa-neden-oluyor/feed/ 0
Bakan Göktaş: “Bazı gençlerimizin üniversite kapılarından gönderildiği günler çok geride kaldı” http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-goktas-bazi-genclerimizin-universite-kapilarindan-gonderildigi-gunler-cok-geride-kaldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-goktas-bazi-genclerimizin-universite-kapilarindan-gonderildigi-gunler-cok-geride-kaldi/#respond Tue, 18 Jun 2024 09:12:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8135 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Bugün 28 Şubat. Bir dönem bazı gençlerimizin üniversite kapılarından gönderildiği günler. İnançları, kılık kıyafetleri yüzünden eğitim hakkının elinden alındığı günler. Bugün artık bunlar çok geride kaldı” dedi.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi’nin destekleriyle düzenlenen İç Anadolu Kariyer Fuarı’nın açılışı, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Program, İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Daha sonra Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası mini bir konser verdi.

“Yetenek Her Yerde söylemiyle Anadolu’nun tüm bölgelerini şehir şehir gezdi”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bu yıl altıncısı düzenlenen Kariyer Fuarı’nda vizyoner oluşumlar ve pırıl pırıl gençlerle bir arada bulunmaktan dolayı büyük bir heyecan ve mutluluk içinde olduğunu belirtti. Göktaş, “Türkiye Yüzyılının kapısını araladığımız şu günlerde gençlerimiz artık geleceğin mimarları arasına girmeye hazırlar! Ulaştığımız bu nokta, hem eğitim sistemimizin hem de iş dünyamızın yetkinliğinin ne kadar arttığını gösteriyor. Gençlerin eğitim imkanlarına kolaylıkla erişmesi, iş dünyasının onlara istihdam sağlayacak fırsatlar sunması geleceğin Türkiye’sine doğru emin adımlarla ilerlediğimizin kanıtı. Farklı yollardan ilerlemek, bugün bizi ortak bir noktada birleştirdi. Her alanda nitelikli iş gücü olmaya hazır gençlerimiz, onları hayallerine kavuşturacak ülkemizi başka bir vizyona taşıyacak girişimcilerle bir araya geldi. Oluşan bu müthiş sinerji yeni Türkiye’nin eseri. Türkiye, artık bu ülkenin tüm evlatlarına eşit hak ve fırsatlar sunan kadim kültürüne geri döndü. Cumhurbaşkanlığımızın İnsan Kaynakları Ofisi koordinatörlüğünde yürütülen Kariyer Fuarları Yetenek Her Yerde söylemiyle Anadolu’nun tüm bölgelerini şehir şehir gezdi. Okumaya istekli, keşfetmeye meraklı gençlerimizle verimli etkinlikler gerçekleştirdi. Bu sayede çalışıp üretmeye, hayalleri için harekete geçmeye hazır birçok gencimiz kamuda ya da özel sektörde istihdam fırsatı yakaladı. Kariyer Fuarımız, gençlerimiz için gerçek bir çalışma hayatının kapılarını açıyor. Böylelikle gençlerimizin eğitim alma, kendilerini iyi yetiştirme motivasyonları artıyor. Gençlerimizin hayalleri net hedeflere dönüşüyor. Gerek kamu gerek özel sektör nitelikli ve dinamik iş gücüyle buluşup canlanıyor. Kalkınma hızımız artıyor, refahımız yükseliyor. Her şeyden önemlisi, Türkiye kazanıyor. Sevgili Gençler, Türkiye, bugün gençlerin dehası ve azmiyle önemli eserlere imza atan bir ülke. Savunma sanayi, yerli otomobil ve uzay çalışmalarımız başta olmak üzere Türkiye artık beyin göçünü tersine çeviren, parlak zekaları ağırlayan önemli bir cazibe merkezi haline geldi. KAAN’da ve milli teknoloji sanayiinde yer alan binlerce gencimizle gurur duyuyoruz. Elbette başarı tesadüf değildir. 22 yıldır ülkemizin her alanda gelişmesi için çok önemli hizmetleri milletimize kazandırdık. Bu hizmetleri çok daha ileriye götürecek olan sizlersiniz, hizmet yarışında bayrağı size teslim edeceğiz. Sizlere bu konuda inancımız, güvenimiz sonsuz! Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Türkiye’nin yetiştirdiği gençler milletimiz adına insanlığa hizmet eden ve dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getiren seçkin kadroları oluşturacaklar” dedi.

“Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, her kadın eğitim hakkını kazandı”

28 Şubat’ın öneminde de değinen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, “Bugün 28 Şubat. Bir dönem bazı gençlerimizin üniversite kapılarından gönderildiği günler. İnançları, kılık kıyafetleri yüzünden eğitim hakkının elinden alındığı günler. Bugün artık bunlar çok geride kaldı. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, her kadın eğitim hakkını kazandı. İnancı ne olursa olsun, düşüncesi ne olursa olsun her gencimize üniversitelerin kapıları sonuna kadar açıldı. Bu güzel günde, bu güzel fuarda emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal ise konuşmasında, İç Anadolu Kariyer Fuarı’nın önemine değinirken üniversitesinin ev sahipliği yapmasından duyduğu mutluluğu ifade etti.

“Belediyelerimizin Eskişehirli öğrencilerimize bir vaadi gözükmüyor”

AK Parti Eskişehir Milletvekili ve AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu, “Yıllardır Eskişehir’imize Türkiye’nin dört bir yanına insan kaynağı yetiştirmiştir, bizim de en önemli güvencemizdir. Tabii ki ben de bir sanayici olarak, hep şunu istemişimdir. Eskişehir’de yaşayan arkadaşlarımızın, Eskişehir sanayisiyle ve iş adamlarıyla bir araya gelip burada bir sinerji oluşturulması, Eskişehir’de yetişen arkadaşlarımızı, Eskişehirli olarak istihdam edilmesi ve buradaki genç, dinamik, ileriye vaat eden, arkadaşlarımız bizim için çok önemlidir. Bu organizasyonda da inşallah firmalarımızla, bütün öğrenci arkadaşlarımızı bir araya getirip, kendi aralarında iletişimlerini geliştireceklerini ümit ediyoruz. Tabii Eskişehir’imiz bir öğrenci şehridir, 3 tane üniversitemiz var. Bir öğrenci şehri olarak da öğrencilerin şehirden beklentileri var. Biz yıllarca baktığımızda en büyük problemin öğrencilerimiz açısından tabii ki konaklama ve barınma ihtiyacıdır. Bugüne kadar hükümetimiz, üniversitemizin ihtiyaçları doğrultusunda belli yurt yatırımları yapmıştır, ne kadar daha yapsak bu ihtiyaçları karşılayamıyoruz bu noktada inşallah önümüzdeki dönemlerde barınma ihtiyaçları ile ilgili sorunu düzelmesini ümit ediyoruz. Tabii önümüzdeki dönemlerde bir belediye seçimleri var, Eskişehir, öğrencileri hep şehre davet ediyor bir öğrenci şehri olduğu söyleniyor ama Eskişehir’de öğrenciler içinde belediyelerimizin ve içindeki yerel yönetimlerimizin, Eskişehirli öğrencilerimize bir vaadi gözükmüyor. Tabii bu doğrultuda biz önümüzdeki dönemde yapacağımız çalışmaları ve vaatleri, gerekli yerlerde ve televizyon programlarında aktarıyoruz” dedi.

“Eskişehir’e böyle büyük bir kültür kompleksi yakışır”

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Salim Atay, “Bu Bölgesel Kariyer Fuarı’nın sayısı arttırmak zorundayız. Çünkü bütün üniversitelerde, kariyer merkezlerimiz yetenek kapısı üzerinden çok etkin bir şekilde bunu kullanır hale geldiler ve bütün üniversite. Diyorlar ki artık biz kendi kariyer formunu kendimiz yapmak istiyoruz. Bizim de zaten olmasını istediğimiz şey buydu. Önümüzdeki yıl bu sayıyı artıracağız. Bütün illerde yapacağız. Bütün iller bunu yapabilir. Yapmalı. Bütün üniversitelerde yapmalı. Ayrı. Mesela biz Ankara’daki kamu kurumlarımızın hepsini 81 il veyahut da 200 üniversitemize göndermek gibi bir şansımız yok. Yani bu çok büyük bir onların işleri açısından da sorun oluşturuyor ama bu 11 sayısını artıracağız. İkincisi bir şeyi bu kadar başarıyla sürdürebiliyorsak bu ne demektir? Bunun bir üst kademesine de geçmemiz lazım. Farkındaysanız biz İstanbul, Ankara gibi büyük illerde bu bölgesel kariyer farlarını yapmadık. Çünkü zaten oralardakiler merkeze daha yakın iş dünya. Daha yakın, devlete daha yakın iş bulma imkanları daha fazla oluyordu. Şimdi önümüzdeki dönemde İzmir’de arkadaşlar uluslararası sağlık ve estetik kariyer fuarı yapıyoruz. Bu, Orta Asya ve Afrika başta olmak üzere Avrupa dahil dünyanın her tarafından insanların geleceği, bir araya geleceği bir yer olacak. Aynı zamanda İzmir biliyorsunuz Bergama sağlığın doğduğu yer. İkincisi İstanbul’da kariyer fuarı yapacağız, finansın merkezi finans merkezi kurduk biz orada. Efendim ticaret İstanbul’dan dönüyor, lojistik İstanbul’dan yürüyor. Dolayısıyla yine uluslararası bir fuarı İstanbul. Önümüzdeki dönemde yapacağız. Orta Anadolu’da ne var? Ankara’da savunma sanayi, uluslararası savunma sanayi, kariyer fuarı yapacağız. Hepimizi çok yakından ilgilendiren beslenmeyle ilgili de Adana’da tarım, gıda ve. Hayvancılık, uluslararası kariyer fuarı yapmayı planlıyoruz. Bunları Cumhurbaşkanlığı olarak koordine ettiğimizde, bölgedeki üniversitelerimiz, siz gençlerin birlikte olduğu bu organizasyonlarla çok büyük başarılar elde edeceğimizden hiç kuşkumuz. Hedefimiz nihai hedefimiz ve söylemiş Türkiye pek çok alanda olduğu gibi dünyanın yetenek üssü olacak arkadaşlar. Batılı şirketler diyecekler ki ya bir Türk bulamıyor muyuz bu sorunu çözmek için? ya da bu işin başına bir Türk bulamıyor muyuz yani? Bunu diyecekler, buna inanın. Ben inanıyorum. Lütfen siz gençler de inanın. Dünyanın her tarafında sizler çok etkin görevlerde olacaksınız. Dünyanın her tarafından da son derece nitelikli geçti. Bu ülkeye gelmek isteyecekler. Eğitim almak için kendilerini geliştirmek için daha iyi fırsatlara ulaşmak için. Son söz olarak Sayın Eskişehir Milletvekilimiz aynı zamanda Belediye Başkan adayımız Nebi Bey’den bir istirhamımız bir olacak. Şimdi burası çok kültürüyle geçmişiyle çok değerli bir şehir. Ama burada 500 kişilik bir salonda bir organizasyon yapabiliyoruz. Biz Denizli’deydik üç gün önce. Dört katlı bir bina vardı. Sayın Nihat Zeybekçi zamanında adı öyle zannediyorum o zaman yapılmıştır. Öncelik doluydu. Eskişehir’de de böyle büyük bir kültür kompleksi yakışır. İnşallah muvaffak olduklarında göreve geldiklerinde Eskişehir’e böyle bir salon kazandırırlar. Biz de siz gençlerde bundan çok memnun olursunuz” dedi.

Programa, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez ve Prof. Dr. Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir Milletvekili ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Salim Atay, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal katıldı. – ESKİŞEHİR

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-goktas-bazi-genclerimizin-universite-kapilarindan-gonderildigi-gunler-cok-geride-kaldi/feed/ 0
ATO Başkanı: Türkiye ile Bangladeş arasındaki ticaret hacmi 1 milyar doları aştı http://www.karadenizhabertv.com.tr/ato-baskani-turkiye-ile-banglades-arasindaki-ticaret-hacmi-1-milyar-dolari-asti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ato-baskani-turkiye-ile-banglades-arasindaki-ticaret-hacmi-1-milyar-dolari-asti/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:12:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8089 Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile Bangladeş arasındaki dış ticaret hacminin 1 milyar dolar eşiğini aştığını belirterek, “Bangladeş ile ülkemizin ticaretini Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği 3 milyar dolar seviyesine yükseltmek için Ankara Ticaret Odası olarak çalışmaya hazırız” dedi.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Bangladeş’in Ankara Büyükelçisi M. Amanul Haq’ı makamında konuk etti. Baran, Büyükelçi Haq’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Bangladeş ile ilişkilerin ortak tarih, kültür ve değerler ekseninde sağlam temellere dayandığını belirtti. Baran, “Bangladeşli kardeşlerimizin Osmanlı-Rus savaşında Kalküta’nın camilerinde ordumuz için dualar ettiklerini, Milli Mücadele sırasında da maddi ve manevi destek verdiklerini unutmadık ve her zaman minnetle andık” diye konuştu.

İki ülkenin ihtiyaç duyulan her zaman birbirlerine karşılıklı yardım ve destekte bulunduğunu kaydeden Baran, Bangladeş’in asrın felaketi 6 Şubat depreminin ardından destek veren ülkeler arasında yer aldığını belirterek, teşekkür etti. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 50. yılı olduğunu hatırlatan Baran, Türkiye’nin Bangladeş’ten jüt ipliği, hazır giyim, triko ve seramik gibi ürünler ithal ettiğini, bunun karşılığında da pamuk, tekstil makineleri, demir-çelik, inşaat malzemeleri ve elektronik cihazlar ihraç ettiğini kaydetti. Türkiye’nin Bangladeş’e ihracat kalemlerinden birinin de Türk dizileri olduğunu belirten Baran, ülkeler arasındaki ilişkilerin ilerlemesinde Türkiye’de eğitim gören Bangladeşli gençlerin rolünün büyük olduğunu söyledi. Baran, Türkiye ile Bangladeş arasındaki ticari ilişkilerin savunma sanayii ürünleri alanında da geliştiğini söyledi.

“İlişkilerimizdeki yakınlık dikkate alınırsa Bangladeş ile mevcut rakam yeterli değil”

Bangladeş’in Türkiye’nin Güney Asya’da Hindistan’dan sonraki en büyük ticari partneri olduğunu, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 1 milyar dolar eşiğini geçtiğinin altını çizen Baran, şunları söyledi:

“Bangladeş bizim için önemli bir ülke. Geleceğine güveniyoruz. Ticaret Bakanlığımızın hedef ülkeler stratejisi çerçevesinde yayınladığı ülke listesinde Bangladeş’in de adı var. İlişkilerimizdeki yakınlık dikkate alınırsa Bangladeş ile mevcut rakam yeterli değil. Bu rakamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği 3 milyar dolar seviyesine yükseltmek için Ankara Ticaret Odası olarak çalışmaya, dış ticaretimizi her iki ülkenin de lehine olacak şekilde geliştirmeye hazırız.”

“Hedefe ulaşabilmek için iş birliği imkanlarını görüşmek üzere buradayım”

Büyükelçi M. Amanul Haq da, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirme konusunda görüş alışverişinde bulunmak üzere Ankara Ticaret Odası’nı ziyaret ettiklerini belirterek, “Güven mektubu sunduğumda Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bana, iki ülke arasındaki ticaret hacmi için 3 milyar dolar hedefini göstermişti. Bu hedefe ulaşabilmek için iş birliği imkanlarını görüşmek üzere buradayım” dedi.

Büyükelçi Haq, ticari ilişkileri geliştirmek için Bangladeş Ticaret Odası’nın Türkiye’yi ziyaret edebileceğini belirtti. Haq, Bangladeş’in Türkiye’de yaşanan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından milli bayramı ve yeni yılı kutlamak yerine bu organizasyonlar için ayrılan kaynağı Türkiye’ye deprem yardımı olarak gönderdiğini kaydetti. Büyükelçi, 15 Temmuz darbe girişimine karşı ilk tepki gösterenler arasında Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina’nın da yer aldığını hatırlattı. Ankara’yı turistik bir destinasyon olarak da gördüklerini anlatan Büyükelçi Haq, Bangladeş’ten gelen misafirlerini Ankara ve çevre illerde gezdirdiğini ve onlar için de anlam ifade eden Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Türbesi’ni ziyaret ettiklerini kaydetti.

Görüşmede ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay da yer aldı. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ato-baskani-turkiye-ile-banglades-arasindaki-ticaret-hacmi-1-milyar-dolari-asti/feed/ 0
Finlandiya Büyükelçisi: İnsani ateşkesin bir an önce sağlanması gerekiyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/finlandiya-buyukelcisi-insani-ateskesin-bir-an-once-saglanmasi-gerekiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/finlandiya-buyukelcisi-insani-ateskesin-bir-an-once-saglanmasi-gerekiyor/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:57:32 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8059 Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hamalainen, Gazze’de tüm sivillerin çok fazla acı çektiğini belirterek, “İnsani ateşkesin bir an önce sağlanması gerektiğini düşünüyoruz, bu çok önemli.” dedi.

Ankara’daki görevine Eylül 2023’te başlayan Büyükelçi Hamalainen, Türkiye’deki hayatını ve iki ülke ilişkilerini AA muhabirine anlattı.

Hamalainen, Türkiye’yi kültürel ve tarihi açıdan “hazine”ye benzeterek, Ankara’da diplomat olarak görev yapmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.

“Kış mevsiminin uzun ve karanlık geçtiği bir kuzey ülkesinden geliyorum, güneşin gün boyu parladığı daha iyi bir yer (Türkiye) olamaz.” diyen Hamalainen, Ankara’da günlerinin yoğun geçtiğini, yeni insanlarla tanıştığını ve burada çalışmaktan keyif aldığını dile getirdi.

Hamalainen, “Burası harika bir ülke ve şunu da söylemeliyim ki Türkiye büyük bir ülke. Tükiye’nin ne kadar büyük bir ülke olduğunu, buraya (Türkiye’ye) taşındığınızda anlıyorsunuz.” diye konuştu.

Daha önce ailesiyle Alanya’da tatil yaptığını kaydeden Hamalainen, İstanbul’a da ilk kez 1986’da eşiyle öğrenciyken geldiğini belirtti.

Hamalainen, Türkiye’ye dair geniş bir bakış açısına sahip olduğunu dile getirerek, Türk halkıyla iletişim kurmanın kolay olduğunu ve bundan keyif aldığını aktardı.

Fin ve Türk halkı arasında pek çok ortak özellik olduğuna işaret eden Hamalainen, “Bu ülkenin her yerinde tanıştığım insanların cömertliği, misafirperverliği ve dostluğu harika ve inanılmaz. Çok özelsiniz.” dedi.

Yaşadığı elçilik konutuna Finlandiya’dan getirdiği, modern ve geleneksel desenlerin yer aldığı halıları seren Hamalainen, büyük bir halı tutkunu.

Hamalainen, yıllar önce Türkiye’ye geldiğinde, buradan da halı satın aldığını, göreve geldiğinden bu yana da halılarıyla ünlü Uşak’ı ve İstanbul’u görme imkanı bulduğunu söyledi.

Uşak’ı, Finladiya’nın Paimio kenti arasında işbirliğini hedefleyen bir projenin açılışı dolayısıyla ziyaret ettiğini anlatan Hamalainen, “Uşak’tan halı almak isteniyorsa önceden sipariş verilmesi gerektiğini öğrendim, bu yüzden son gidişimde alamadım. Ama daha önceki ziyaretlerimde halıları incelemiştim, halı almak için sabırsızlanıyorum, halıları seviyorum.” diye konuştu. Hamalainen, Uşak’ta insanların misafirperverliğinden de çok etkilendiğini dile getirdi.

Kısa süre önce Şebiarus etkinlikleri için Konya’yı ziyaret ettiğini belirten Hamalainen, etkinliği çok özel ve güzel bulduğunu, Türkçe öğrenmeye başladığını kaydetti.

“100 yıllık gerçek bir dostluk”

Finlandiya ve Türkiye’nin, tarihten gelen iyi ilişkilere sahip olduğunu belirten Hamalainen, “Türkiye, Finlandiya’nın bağımsızlığını tanıyan ilk devletlerden biriydi. İlişkiler o zaman başladı. Bu yıl, 1924’te imzalanan dostluk anlaşmamızın 100. yılını kutlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Hamalainen, 1800’lerin son dönemlerinde Finlandiya halkını anlatan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabına da atıfta bulunarak, “Bizi tarihten bugüne bağlayan birçok şey var. Finlandiya’nın kuzeyinden güneyine kadar pek çok benzerlik olduğunu düşünüyorum. 100 yıllık gerçek bir dostluk olduğunu söyleyebilirim.” diye konuştu.

Finlandiya ve Türkiye’nin arabuluculuk işbirliğinin önemini vurgulayan Hamalainen, dünyada yaşanan son gelişmelere değinerek, “Arabuluculuğa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmakta.” dedi.

Hamalainen, Finlandiya-Türkiye arasında yükselen ticaret rakamlarına işaret ederek sürdürülebilir kalkınma, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve döngüsel ekonomi alanlarında birçok imkan bulunduğunu ve Türkiye’nin de bu alanlarda işbirliğine istekli olduğunu anlattı.

“İkili ticaret rakamlarımız son yıllarda çok olumlu bir gelişme gösterdi.” diyen Hamalainen, iki ülke arasındaki ticaretin artırılmasına önem verdiğini söyledi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine adaylığına ilişkin, “Biz, Türkiye’nin AB perspektifini gerçekten her zaman destekledik.” ifadesini kullandı.

Finlandiya’nın NATO’ya üyeliği

Hamalainen, Finlandiya’nın NATO’ya katılma sürecine Türkiye’nin katkısından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bunun Finlandiyalılar için önemini vurguladı.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırılarının ardından ülkesinin NATO’ya katılma gibi önemli bir karar aldığını hatırlatan Hamalainen, şunları kaydetti:

“Ülkenizi savunabilmek için yeteneğinizi ve kapasitenizi yüksek tutmanın önemli olduğunu hissettik ve ittifaka katacağımız çok şey olduğuna inanıyoruz. Aynı zamanda ittifaktan bir şeyler aldığımızın da farkındayız.”

Büyükelçi Hamalainen, yeni NATO üyesi Finlandiya’nın, Türkiye’yi güvenlik ve savunma politikası açısından önemli gördüğünü belirterek, gelecekte bu konularda diyaloğun yoğunlaştırılması gerektiğini aktardı.

“Finlandiya açısından bakıldığında, Türkiye’nin bölgedeki siyasi zorluklardaki uzmanlığı ve savunmaya yaptığı katkı oldukça ilgi çekici.” değerlendirmesini yapan Hamalainen, NATO’nun kuzey kanadı ile güney kanadının işbirliğini gelişmeye başlamasının önemli olduğunu belirtti.

Hamalainen, ayrıca, iki ülke halkı arasında iletişimin artırılması ve ilişkilerin güçlendirilmesi açısından da öğrenci değişim programlarının önemli olduğuna vurgu yaptı.

Gazze’de ateşkes vurgusu

Hamalainen, Finlandiya’nın, Rusya-Ukrayna Savaşı’na gösterdiği hassasiyeti Gazze’de gösterip göstermediğine ilişkin soruya, “Bence (gösteriyor). Bu soruyu çok tartışıyoruz. İnsani ateşkesin bir an önce sağlanması gerektiğini düşünüyoruz, bu çok önemli.” yanıtını verdi.

Gazze’de tüm sivillerin çok fazla acı çektiğini vurgulayan Hamalainen, önemli olanın gerilimin daha da tırmanmaması gerektiği ve ateşkesin sağlanması olduğunu söyledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/finlandiya-buyukelcisi-insani-ateskesin-bir-an-once-saglanmasi-gerekiyor/feed/ 0
Vahap Seçer: Mersin’e hizmet ediyoruz, herkes bizim eşit yurttaşımız http://www.karadenizhabertv.com.tr/vahap-secer-mersine-hizmet-ediyoruz-herkes-bizim-esit-yurttasimiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/vahap-secer-mersine-hizmet-ediyoruz-herkes-bizim-esit-yurttasimiz/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:27:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8043 Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Vahap Seçer, Mezitli İlçesi’ne bağlı Seymenli Mahallesi’nde halk buluşması gerçekleştirdi. Hizmetlerinde hiçbir zaman siyasi ayrım gözetmediklerini dile getiren Seçer,  “Biz Mersin’e hizmet ediyoruz. İnsanlar arasında fark gözetmeksizin hizmet yapıyoruz. Eşit yurttaşlığı belediyecilik hizmetlerimizle gösteriyoruz. Biz herkesi kucaklıyoruz. Ben herkesin belediye başkanıyım. Herkes bizim eşit yurttaşımız” dedi.

Başkan Seçer’e halk buluşmasında CHP Mezitli İlçe Başkanı Ulaş Yılmaz, CHP Mezitli Belediye Başkan Adayı Ahmet Serkan Tuncer de eşlik etti.

Mahalle halkı tarafından coşkuyla karşılanan Başkan Seçer, Mersin ve Mersin’in huzuru için çalıştıklarını belirterek, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’de sosyal belediyecilikte örnek bir belediye olduğunun altını çizdi. Seçer, “Biz Mersin’e hizmet ediyoruz. İnsanlar arasında fark gözetmeksizin hizmet yapıyoruz. Eşit yurttaşlığı, belediyecilik hizmetlerimle gösteriyorum.Biz herkesi kucaklıyoruz. Ben herkesin belediye başkanıyım” dedi.

“HERKES BİZİM YURTTAŞIMIZ”

Hizmetlerinde hiçbir zaman siyasi ayrım gözetmediklerini de dile getiren Seçer, “Burada AK Parti’ye İYİ Parti’ye, MHP’ye, DEM’e, Türkiye İşçi Partisi’ne, Gelecek, DEVA gibi birçok siyasi partiye gönül vermiş insanlar olabilir. Biz hizmet yaparken insanların partisini görmeyiz, görmememiz lazım. Biz herkesin desteğini istiyoruz. Çünkü hizmet götürürken herkese hizmet yaptık. İttifak varsa hizmet ittifakı olsun. Mersin Büyükşehir’de hizmet var. Hizmetimizden memnun olan AK Partililer de bize oy versin. Ben AK Parti’nin görüşünü benimsemiyorum ama AK Partili yurttaşım benim yurttaşım değil mi? Aynı evden AK Partili de çıkıyor, DEM’li de çıkıyor, CHP’li de çıkıyor. Herkes bizim eşit yurttaşımız” diye konuştu.

“SOSYAL HİZMETLER KONUSUNDA TÜRKİYE’DE DE BİR NUMARAYIZ”

Hayata geçirdikleri sosyal politikalardan da söz eden Seçer, Mahalle Mutfakları’ndan Ramazan Kolisi’ne, Glütensiz Gıda Paketi’nden El Bebek Gül Bebek desteğine kadar gerçekleştirdikleri desteklerin kentin dört bir yanındaki ihtiyaç sahibi her yurttaşa ulaştığını belirterek, bu tür hizmet ve destekleri halkın parasıyla yaptıklarını vurguladı. Üniversiteye ve liseye hazırlanan çocuklar için 27 farklı noktada ücretsiz kurs merkezi açtıklarını söyleyen Seçer, “Biz eğitimde fırsat eşitliğinden yanayız. Bir velinin 50-70 bin lirası var, çocuğunu dershaneye gönderiyor. Olmayan ne yapacak? Bizim kurs merkezlerimize gönderin. Üniversiteyi kazanan öğrencilere de ilk yıl eğitim yardımı desteği sunuyoruz. Sosyal hizmetler konusunda Türkiye’de bir numarayız” dedi.

“MERSİN’DE HUZUR VE GÜVEN VAR; ÇÜNKÜ VAHAP BAŞKANINIZ VAR”

Mersinliler için çalıştıklarını ve çalışmaya da devam edeceklerini kaydeden Seçer, şöyle devam etti:

“Öğrencilerimiz otobüse 1 TL’ye biniyor. Var mı Türkiye’de böyle örneği? Mersin öğrenci kenti. Öğrenciler okuma salonlarına gidiyorlar. Üniversite öğrencileri Çamaşır Kafe’de çamaşırlarını yıkayabiliyorlar, etkinliklere, sahile gidiyorlar. Sahilde kafeler, çocuklarınızı götüreceğiniz parklar, trafik sahası var. Hepsi ranta değil, halka ait. Sahili sizlere açtık. Halkımız sahile gidiyor, zamanını orada geçiriyor.”

Mersin’de huzur ve güven olduğunu söyleyen Seçer, “Çünkü sizin Vahap Başkanınız var. Hepinizi seviyorum” dedi.

“HİZMETİN VE İNSANLARI KUCAKLAMANIN NE KADAR DEĞERLİ OLDUĞUNU SİZLER SAYESİNDE GÖSTERECEĞİZ”

Yaklaşan yerel seçimler ile ilgili de konuşan Seçer, Büyükşehir’in uygulamalarından ve hizmetlerinden memnun olan her yurttaşın oyuna talip olduklarını kaydederek, “Ben inanıyorum, seçimlerde buradan Türkiye’ye örnek olacak bir netice çıkacak. ‘Mersin gibi çok farklı yapıların ve siyasi görüşlerin olduğu bir yerde açık ara CHP’li Vahap Seçer birinci çıktı’ dedirteceğiz. Bunun sihri insanlara hizmet etmek ve insanları sevmektir. Bunu tüm Türkiye’ye göstereceğiz. Hizmetin, insanlara gitmenin, onları kucaklamanın ne kadar değerli olduğunu sizlerin sayesinde göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

TUNCER: “BU TABLO TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLMALI”

CHP Mezitli Belediye Başkan Adayı Ahmet Serkan Tuncer de, mahalle sakinlerinin samimi karşılamalarından dolayı duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Şu an aday olarak geldim, destek verirseniz 1 Nisan’dan sonra Belediye Başkanı olarak geleceğim. Bu tablo Türkiye’ye örnek olmalı. Ne kadar güzel, ayrıştırmadan birleştirmek için geliyoruz. Umarım buradaki coşku, birlik ve beraberlik Türkiye’ye de örnek olur. Biz bu halk ittifakını tabanda kurduk. Ortak akıl diyerek çıktığımız yolda ne kadar güzel bir tablo görüyoruz. Birlikte çok güzel işler yapacağız. Büyükşehir’in Büyük Belediye Başkanı’na 1 oy, Mezitli’de Ahmet Serkan Tuncer kardeşinize 1 oy istiyorum” diye konuştu.

MUHTAR ŞAHİN’DEN SEÇER’E HİZMET TEŞEKKÜRÜ

Seymenli Mahalle Muhtarı Emine Şahin ise mahallelilerine seslenerek, “31 Mart yerel seçimleri yaklaşıyor. Hepinizin bu görevi yapmanızı istiyorum ve Büyükşehir’de Başkanımız Vahap Seçer’e, Mezitli’de Ahmet Serkan Tuncer’e, muhtarlıkta da kendime oylarınıza talibim” dedi. Şahin ayrıca, Büyükşehir’den almış oldukları yol çalışmaları, MESKİ çalışmaları, Mahalle Mutfağı, Ramazan Paketleri ve Evde Sağlık ve Bakım gibi tüm hizmetler için teşekkürlerini ileterek, mahalle halkı olarak bu hizmetlerden büyük memnuniyet duyduklarından bahsetti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/vahap-secer-mersine-hizmet-ediyoruz-herkes-bizim-esit-yurttasimiz/feed/ 0
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, BTSO’nun Projelerini Takdir Etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-rifat-hisarciklioglu-btsonun-projelerini-takdir-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-rifat-hisarciklioglu-btsonun-projelerini-takdir-etti/#respond Sun, 16 Jun 2024 09:03:46 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8017 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Müşterek Meslek Komiteler ve Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nın konuğu oldu. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay liderliğinde BTSO’nun bir ‘proje fabrikası’ haline geldiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, “GUHEM, Bursa Business School, Model Fabrika, BUTGEM, UR-GE çalışmaları ve tüm projeler Bursa’ya yakışan bir vizyonun ürünü. BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimizi tebrik ediyorum.” dedi.

BTSO çatısı altındaki 70 meslek komitesini bir araya getiren Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı ve Şubat Ayı Meclis Toplantısı TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla BTSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda BTSO meclis ve komite üyeleri, sektörleriyle ilgili talep ve çözüm önerilerini aktarma imkanı buldu.

“Reel sektöre sunulan her destek katma değere dönüşüyor”

Toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan savaşlar, küresel ticaretin önündeki engeller ve yüksek enflasyon ortamının reel sektörün omuzlarındaki yükü ağırlaştırdığını söyledi. Üretimde yüksek maliyetler, ihracat pazarlarında ise yaşanan durgunluk ve değişen rekabet şartlarının firmaların hareket kabiliyetini sınırladığını vurgulayan Başkan Burkay, “Buna rağmen ekonomi politikaları geçen yılın ikinci yarısından itibaren rasyonel bir zemine taşındı. Devletimiz iş dünyamızla daha güçlü ve sağlıklı bir iletişim tesis etti. Bulunduğumuz noktada enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi, fiyat istikrarının ve finansal istikrarın tesisi, makroekonomik öngörülebilirliğin sağlanması öncelikli beklentilerimiz. Elbette alınan tedbirlerin ekonomideki aktiviteleri ve ticaretteki dengeleri bozmadan gerçekleşmesi de oldukça önemli. Özellikle kaynak tahsisinde nitelikli yatırımların daha fazla desteklenmesi ülkemizin hedefleri için de belirleyici olacaktır. Orta ve uzun vadede ise üretimde nitelik ve verimlilik artışlarının sağlanması, sürdürülebilir büyüme için temel hedef olarak kabul edilmelidir. Reel sektörümüze sunulan her bir destek, ekonomimizde yüksek motivasyon ve katma değer olarak karşılık bulmaktadır.” dedi.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na teşekkür

Bursa iş dünyası temsilcilerinin daha fazla üretim, istihdam ve ihracat hedefiyle çalışmayı sürdürdüğüne vurgu yapan Başkan Burkay, konuşmasına şöyle devam etti: “BTSO olarak, bizler de mevcut şartlarda 55 bin üyemizle birlik ve dayanışma içinde hareket ediyoruz. Ortak akıl etrafında gerçekleştirdiğimiz komite, konsey ve istişare toplantıları gibi yüzlerce buluşmamızda, her bir üyemizin sorunlarına büyük bir hassasiyetle yaklaşıyoruz. TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, liderlik ettiği tüm platformlarda iş dünyamızı en iyi şekilde temsil ediyor. Firmalarımızın aktardığı tüm sorunları, görüş, öneri ve talepleri en üst düzeyde dile getirerek özel sektörümüzün moral ve motivasyonunu artırıyor. Başkanımızın liderliğinde yaptığımız girişimlerle bugüne kadar üretimi, ticareti, istihdamı ve ihracatı geliştiren birçok düzenleme hayata geçti. Sayın Başkanımıza iş dünyamıza değer katan tüm özverili çalışmaları ve destekleri için şükranlarımı sunuyorum.”

“Türkiye’yi 4 yıllık seçimsiz bir dönem bekliyor”

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, yerel seçimlerin ardından Türkiye’yi 4 yıllık seçimsiz bir dönemin beklediğine işaret etti. “Yapısal reformların yapıldığı dönemler seçimlerin olmadığı dönemlerdir.” diyen Hisarcıklıoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “TOBB ve iş dünyasının gündeminde ekonomi odaklı bir süreç var. TOBB Yönetim Kurulu olarak Hükümetimiz tarafından atılması gereken adımlar konusunda istişarelerimizi sürdürüyoruz. Anadolu’nun her yerini ziyaret ediyor, iş dünyası temsilcilerimizle bir araya geliyoruz. Vergi, istihdam, EYT yükleri, fiyat farkı kararnamesi, KOBİ tanımı güncellemesi gibi pek çok konu var. Görevimiz bu sıkıntıları siyasi iradeye aktarmak ve çözüm yolları göstermek. İcraat yapacak olan biz değiliz. Bizim görev alanımızın içinde bu sıkıntıları iletmek var. Bu misyonla çalışıyoruz. Perşembe günü TOBB Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası’nı gerçekleştireceğiz. Ardından Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek ile 365 oda borsa başkanımızı buluşturacağız.”

“BTSO proje fabrikası haline geldi”

TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, BTSO’nun İbrahim Burkay liderliğinde bir ‘proje fabrikası’ haline geldiğini söyledi. BTSO tarafından yürütülen çalışmaları yakından takip ettiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, “İşte bu projelerden biri Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi. Proje hayata geçerken ‘uzaya mı çıkacağız’ diyorduk. Bugün Türkiye uzaya çıkmayı başardı. Bu vizyon aslında BTSO’dan geldi. Bursa Business School, Model Fabrika, BUTGEM, UR-GE çalışmaları ve ismini tek tek sayamadığım tüm projeler bir vizyon ürünü. Bursa’ya yakışan bu projelerle gurur duyuyorum. Vizyoner anlayışları dolayısıyla BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimizi tebrik ediyorum. ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek olan müteşebbislerimize inanıyorum.” dedi.

“Bursa Business School’a hayran kaldım”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Türkiye Yüzyılı’nın ilk 3 yılı için stratejilerinin değerlendirildiği toplantıyı da BTSO tarafından kente kazandırılan Bursa Business School ev sahipliğinde tamamladıklarını paylaşan Hisarcıklıoğlu, “Gerçekten bu projeye hayran kaldım. 1940’lı yıllarda sanatoryum olarak inşa edilmiş, BTSO tarafından sahip çıkılmış müthiş bir eser olmuş. Burayı ilk olarak 2015 yılında görme şansım olmuştu. Şimdi çok daha başka bir hale bürünmüş. Bursa’nın vizyonuna, ekonomisine yakışır bir hale getirilmiş. Burada ekonominin, iş dünyamızın gelişmesi için hep birlikte çalışacağız.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından toplantıda Bursa iş dünyası temsilcileri talep ve beklentilerini TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na aktarma imkanı buldu. Yaklaşık 4 saat boyunca devam eden toplantıya Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır da katıldı. – BURSA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-rifat-hisarciklioglu-btsonun-projelerini-takdir-etti/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Türkiye dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:48:33 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7957 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, “Hedefimiz ne? Birinci hedefimiz, Türk özel sektörü olarak müthiş başarı hikayesi yazdık ve yazmaya da devam ediyoruz. Dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke biziz. Küçümsemeyin. Amerika var, Çin var, şu var, bu var aklınıza kim gelirse gelsin. Demek ki kaliteli üretiyoruz, fiyat rekabetinde dünyayla rekabet edebilir hale gelmişiz.” dedi.

Bursa Sanayi ve Ticaret Odası (BTSO) Müşterek Komiteler ve Şubat Ayı Meclis Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde, çeşitli illerin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanları eşliğinde gerçekleştirildi.

Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, yerel seçimler bittikten sonra TOBB ve iş dünyasının gündeminde, ekonomi odaklı bir süreç olduğunu aktardı.

Türk iş dünyasının önünde 4 sene seçimsiz bir dönem olduğunu hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “Yapısal reformların yapıldığı dönemler de seçimlerin olmadığı dönemler. Çünkü yapısal reformlar yapıldığı zaman ilk başta kimi ilgilendiriyorsa biraz canımızı acıtır ama daha sonrasında aydınlık.” diye konuştu.

TOBB olarak el ele verip Türkiye’yi hak ettiği yerlere getirmeyi hedeflediklerini anlatan Hisarcıklıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Hedefimiz ne? Birinci hedefimiz, Türk özel sektörü olarak müthiş başarı hikayesi yazdık ve yazmaya da devam ediyoruz. Dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke biziz. Küçümsemeyin. Amerika var, Çin var, şu var, bu var aklınıza kim gelirse gelsin. Demek ki kaliteli üretiyoruz, fiyat rekabetinde dünyayla rekabet edebilir hale gelmişiz. Burada inşallah hedefimiz, ülkemizi dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında görmek.”

Hisarcıklıoğlu, TOBB’un en büyük görevinin Türkiye’deki illerin ticaret ve sanayi odalarının sıkıntılarını siyasi iradeye aktarmak ve çözüm yollarını göstermek olduğunu vurgulayarak, çözüp çözmemek ve nasıl icraat yapılacağını da belirlemenin ise siyasi iktidarın işi olduğunu kaydetti.

Bursa’nın, otomotivde Türkiye’nin lider şehri haline geldiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Bütün kümelenme kendiliğinden burada olur. Neredeyse yan sanayiniz, ana üreticinin üstüne çıktı ihracatta rakam itibariyle. Dünya otomobillerine bütün parçalar Bursa’dan gidiyor neredeyse. Gurur duyacağız. Eskiden bunları hayal bile edemezdik ama bugün dünyada dolaşan arabalarda bizim Bursa’nın izi var. Makinede, tekstilde, Türkiye’nin üretim merkezi olan Bursa’mız, yüksek teknoloji sektörlerinin üretim merkezi olması yolunda da hızla ilerlemektedir. Bu vizyoner anlayışlarından dolayı başkanımıza, yönetimine, meclisine, genel sekreterimiz ve tüm kadrosuna huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum.”

BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan savaşlar, küresel ticaretin önündeki engeller ve test edilen yüksek enflasyon ortamının, reel sektörün omuzlarındaki yükü her geçen gün arttırdığını dile getirdi.

Üretimde yüksek maliyetler, ihracat pazarlarında ise yaşanan durgunluk ve değişen rekabet koşullarının, firmaların hareket kabiliyetini her geçen gün gittikçe zorlaştırdığını anlatan Burkay, “Buna karşın ekonomi politikaları, geçen yılın ikinci yarısından itibaren rasyonel bir zemine taşınmıştır. Devletimiz, iş dünyamızla birlikte çok daha güçlü ve sağlıklı bir iletişim kurmaya başlamıştır. Bulunmuş olduğumuz noktada, enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi, fiyat istikrarının ve finansal istikrarın tesisi, makro ekonomik öngörülebilirliğin sağlanması bu dönemde öncelikli beklentilerimiz arasında bulunmaktadır.” ifadesini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/feed/ 0
Rusya, petrol ihracatını altı ay süreyle askıya alacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:45:34 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7954 Rusya, tüketicilerin ve çiftçilerin artan talebi ve rafinerilerinde planladığı bakım çalışmaları öncesinde iç talebi karşılamaya yetecek yakıtı garanti altına almak için 1 Mart’tan itibaren petrol ihracatını altı ay süreyle askıya alacağını açıkladı.

Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak’ın duyurduğu karar, 2023 yılında Rusya’nın en büyük ihracatçıları arasında olan Türkiye’yi de etkileyecek.

Rus medya kuruluşu RBC’nin aktardığına göre Avrasya Ekonomik Birliği üyesi ülkelerin yanı sıra Moğolistan, Özbekistan ve Gürcistan’ın Rusya destekli iki ayrılıkçı bölgesi olan Güney Osetya ve Abhazya’ya yapılan ihracatlar karardan muaf tutulacak.

Interfax haber ajansına göre Başbakan Yardımcısı Novak, hükümetin yükselen petrol fiyatlarını telafi etmek için piyasadaki motorin arzını yüzde 16 oranında arttırmayı planladığını söyledi.

Kremlin’in 15-17 Mart arasında yapılacak devlet başkanlığı seçimleri öncesinde akaryakıt fiyatlarını dizginlemek istediği öne sürülüyor.

Rusya geçen yıl iç piyasasındaki fiyat yükselişlerini durdurmak için 21 Eylül-17 Kasım tarihleri arasında petrol ihracatını yasaklamıştı.

Rus ekonomi gazetesi Kommersant’ın haberine göre hükümet daha sonra 6 Ekim’de yasağı gevşeterek boru hattıyla motorin ihracatını yeniden başlattı.

Petrol satış yasağı 17 Kasım’da, yazlık dizel satış yasağı ise 22 Kasım’da tamamen kaldırıldı.

Uluslararası piyasalar nasıl etkilenebilir?

Şubat 2023’te Avrupa Birliği’nin (AB) uyguladığı yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından Rusya, petrol ihracatını Avrupa’dan Afrika ülkelerine yönlendirdi.

2023 yılında Rusya toplam 43,9 milyon ton benzin üretti ve bunun yaklaşık yüzde 13’ünü, yani 5,76 milyon ton petrol ihraç etti.

Bugün açıklanan ihracat yasağının sonucu olarak Rus tedarikinin uluslararası piyasalardan kaldırılması, Avrupa yakıt tedarikinin yeniden başlaması ve Çin ihracatının artmasına yol açabilir.

Türkiye en büyük ithalatçılar arasında

Rusya’nın kararının Türkiye’yi de etkilemesi bekleniyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Avrupa ülkelerinin Rus petrol ve doğalgaz ithalatının büyük bölümünü durdurmasının ardından Türkiye, Batı’da Rus enerjisinin en büyük ithalatçılarından oldu.

Çin ve Hindistan, Türkiye’den daha büyük miktarda ithalat yapsa da Ankara’nın Rus limanlarına yakınlığı, Türkiye’nin diğer alıcılardan daha fazla tasarruf ettiği anlamına geliyor.

Reuters’ın Aralık ayında LSEG verilerine ve şirketlerin tahminlerine dayanarak yaptığı hesaplamaya göre Türkiye ve Türk şirketleri, indirimli Rus petrolü ve rafine ürün ithalatını artırarak, 2023 enerji faturalarında yaklaşık 2 milyar dolar tasarruf sağladı.

Buna göre Rusya’nın Türkiye’ye ham petrol sevkiyatı Kasım 2023’te rekor seviyeye ulaşarak günlük 400 bin varile (bpd) yükseldi ve Rusya’nın geçen ay deniz yoluyla yaptığı toplam petrol ihracatının yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturdu.

Reuters’a göre Ankara, son dönemde Batı’nın yaptırımlarına rağmen Rusya’dan daha fazla alım yapmak için girişimlerini de artırdı.

Reuters’ın görüştüğü ticaret alanındaki kaynaklar, Rus petrol üreticisi Lukoil’in Azeri petrol şirketi SOCAR ile yaptığı anlaşma kapsamında SOCAR’ın Türkiye’deki STAR rafinerisinde günde 200 bin varile kadar petrol rafine etmeyi öngördüğünü ve böylece Türkiye’ye yapılan tedarikin artmasının beklendiğini aktarmıştı.

Moskova ve Ankara aynı zamanda Türkiye’de Rus gazı için bir merkez kurulmasını tartışıyor.

Bu plan Ankara’nın Avrupa’nın güneyinde önemli bir enerji dağıtım merkezi olma hedefi için önemli bir adımdı.

Reuters’a göre Rusya bu merkezi, Avrupa’dan gaz ihracatını yeniden yönlendirmenin ya da dolaylı olarak AB’ye gaz satmanın bir yolu olarak görüyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/feed/ 0
Erdoğan: Ekonomideki sıkıntılar hafiflemeye başladı, önümüzdeki yıldan itibaren yükselişe geçeceğiz http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-ekonomideki-sikintilar-hafiflemeye-basladi-onumuzdeki-yildan-itibaren-yukselise-gececegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-ekonomideki-sikintilar-hafiflemeye-basladi-onumuzdeki-yildan-itibaren-yukselise-gececegiz/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:36:46 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7827 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ekonomideki sıkıntıların yıl sonundan itibaren hızla hafiflemeye başladığını, önümüzdeki yıldan itibaren de yeniden yükselişe geçeceğimizi hep birlikte göreceğiz.” dedi.

Erdoğan, partisinin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Tarihe güneş gibi doğan, cihangirler yetiştiren medarıiftihar Manisa’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek sözlerine başlayan Erdoğan, sanayinin, tarımın, emeğin şehri, medeniyetler beşiği Manisa’nın bugün bir başka güzel olduğunu söyledi.

Manisa’ya, geçen mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı’na cumhurbaşkanlığında yüzde 50, milletvekilliğinde yüzde 49 oy oranıyla verdiği destek için teşekkür eden Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın 31 Mart’ta büyükşehir ve ilçeleriyle Manisa’da yeni bir destan yazacağını ifade etti.

“Yaklaşık bir ay sonra sandıkları hep beraber patlatmaya hazır mıyız?” diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendi partisine sözünü geçiremediği halde, borusunu buralarda öttürmeye heveslenen biri var. Buradan kendisine sesleniyorum, hiç merak etmesin, kendini boşuna paralamasın, boynuna vurulan prangalardan kurtulacağı gün çok yakındır. Manisa’nın da desteğiyle 31 Mart’ta onu da özgürleştirerek, maruz kaldığı eziyetten kurtaracağız, bir önceki gibi. 13 kez girdiği seçimlerden nasıl bir netice alamadan ‘eyvallah’ deyip gittiyse, bunun da akıbeti aynı olacak. Ülkeye, millete ve şehirlerimize söyleyecek hiçbir sözü, ortaya koyacak hiçbir vizyon ve programı olmayanlar sadece konuşur, bağırır, çağırır ve gider. Biz ise 81 vilayetimizin tamamıyla birlikte Manisa’mızı da Türkiye Yüzyılı belediyeciliğiyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Bunun için Cumhurbaşkanıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, belediyelerimizle el ele vererek şehirlerimizi güvenli, huzurlu, müreffeh hale getirecek adımları atıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 21 yılda gerçekleştirdikleri demokrasi ve kalkınma atılımlarını Türkiye Yüzyılı’nın altyapısı olarak gördüklerine işaret ederek, bunun üzerine çok daha fazlasını koyarak, Türkiye’yi dünyanın şanlı tarihine yakışır yere çıkarmakta kararlı olduklarını vurguladı.

“Her şeyin üstesinden geliriz”

Bunların hepsini yapacak iradeye, birikime, hazırlığa, kadroya sahip olduklarını belirten Erdoğan, “Yeter ki milletimiz birliğine, dirliğine, beraberliğine, kardeşliğine sahip çıksın. Emin olun gerisi sadece vakit ve öncelik meselesidir.” dedi.

Bir Manisa türküsünde “Evlerinin önü iğde, iğdenin dalları yerde, Mevlam düşürmesin derde” sözlerinin yer aldığını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yeter ki Mevlam fert olarak hiçbirimizi ve milletimizi çaresiz dertlere düşürmesin. Ölümden gayrı her derdin devası, insanın çalışmasına, gayretine, nasibine bağlı olarak vardır. Karamsarlık illetine kapılmadıktan sonra, Allah’ın izniyle her şeyin üstesinden geliriz. Dikkat ederseniz, içeride ve dışarıda birileri ısrarla milletimizin moralini bozmak, canını sıkmak, umudunu köreltmek için her yolu deniyor. Türkiye’nin sıkıntıları yok mu? Elbette var ama bunları çözecek olan program da irade de tecrübe de milletiyle, devletiyle, Cumhurbaşkanıyla, hükümetiyle yine bizleriz. Hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden, hiçbir program ve proje geliştirme zahmetine katlanmadan milleti kendilerine mahkum etmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak boynumuzun borcudur. Türkiye’yi geçtiğimiz 21 yılda 3 kattan fazla nasıl büyüttüysek, sanayimizi, tarımımızı, ticaretimizi nasıl küresel rekabete hazırladıysak, bugünkü meseleleri de öyle hal yoluna koyacağız. Hiç endişe etmeyin.

Çalışanlarımızın dertleri mi var? Birlikte çözeceğiz. Emeklilerimizin sıkıntıları mı var? Birlikte aşacağız. Esnafımızın ihtiyaçları mı var? Birlikte gidereceğiz. Gençlerimizin hayalleri mi var? Birlikte gerçekleştireceğiz. Ülkemize yönelik tehditler mi var? Birlikte bertaraf edeceğiz. Gabar’da bunu giderdik mi? Cudi’de mağaralara girdik mi? Tendürek’te inlerine girdik mi? Bestler Deresi’nde aynı şekilde girdik mi? Bundan sonra da yine biz yaparız. Nerede teröristan, nerede terör örgütleri? Hepsi şu anda darmadağın.”

“Büyük ufku karartmasına izin vermeyeceğiz”

Bunları yapmak için Türkiye Yüzyılı vizyonunu milletin takdirine sunduklarını belirten Erdoğan, “Telafisi mümkün olan, gelip geçici sorunların bu büyük ufku karartmasına izin vermeyeceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Uzunca bir süredir yaşadığımız bütün saldırıları, bölgesel ve küresel krizleri, kimi politikalarımızın eksik kalmasından kaynaklanan meseleleri birer birer çözüme kavuşturacağız. Bilhassa ekonomideki sıkıntıların yıl sonundan itibaren hızla hafiflemeye başladığını, önümüzdeki yıldan itibaren de yeniden yükselişe geçeceğimizi hep birlikte göreceğiz. Vatandaşlarımızın her biri ülkenin büyümesiyle, güçlenmesiyle, imkanlarının artmasıyla ortaya çıkacak kaynaktan hak ettiği payı mutlaka alacaktır. Geçmişte bunu sağladık, bundan sonra da başaracağız.”

Erdoğan, miting yaptıkları alanda 45 bin vatandaşın bulunduğunu söyledi.

(Sürecek)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-ekonomideki-sikintilar-hafiflemeye-basladi-onumuzdeki-yildan-itibaren-yukselise-gececegiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Şimdiki CHP genel başkanını zaten kimsenin taktığı yok” http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-simdiki-chp-genel-baskanini-zaten-kimsenin-taktigi-yok/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-simdiki-chp-genel-baskanini-zaten-kimsenin-taktigi-yok/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:24:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7821 MANİSA (İHA) – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e memleketi Manisa’dan seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kendi partisine sözünü geçiremediği halde borusunu buralarda öttürmeye heveslenen biri var. Buradan kendisine sesleniyorum. Hiç merak etmesin, kendini boşuna paralamasın. Boynuna vurulan prangalardan kurtulacağı gün çok yakındır. Manisa’nın da desteğiyle 31 Mart’ta onu da özgürleştirerek maruz kaldığı eziyetten kurtaracağız. Bir önceki gibi. 13 kez girdiği seçimlerden nasıl bir netice alamadan ‘eyvallah’ deyip gittiyse bunun da akıbeti aynı olacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi geldiği Manisa’da Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran binlerce kişiye hitap etti. Sözlerine Manisalıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Manisa’ya geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı’na, Cumhurbaşkanlığı’nda yüzde 50, milletvekilliğinde yüzde 49 oy oranıyla verdiği destek için teşekkür ediyorum. Cumhur İttifakı, Allah’ın izniyle 31 Mart’ta büyükşehiri ve ilçeleriyle Manisa’da yeni bir destan yazacaktır. İnşallah yaklaşık 1 ay sonra sandıkları hep beraber sandıklaarı patlatmaya hazır mıyız? Kendi partisine sözünü geçiremediği halde borusunu buralarda öttürmeye heveslenen biri var. Buradan kendisine sesleniyorum, hiç merak etmesin. Kendini boşuna paralamasın. Boynuna vurulan prangalardan kurtulacağı gün çok yakındır. Manisa’nın da desteğiyle 31 Mart’ta onu da özgürleştirerek

maruz kaldığı eziyetten kurtaracağız. Bir önceki gibi. 13 kez girdiği seçimlerden nasıl bir netice alamadan ‘eyvallah’ deyip gittiyse bunun da akıbeti aynı olacak. Ülkeye, millete ve şehirlerimize söyleyecek hiçbir sözü ortaya koyacak hiçbir vizyonu ve programı olmayanlar sadece konuşur, bağırır, çağırır ve gider. Manisa’yı da Türkiye yüzyılı belediyeciliğiyle buluşturacağız. Bunun için cumhurbaşkanıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, belediyelerimizle el ele vererek şehirlerimizi güvenli, huzurlu, müreffeh hale getirecek adımları atıyoruz. Allah’ın izniyle bunların hepsini de yapacak iradeye, birikime, hazırlığa, kadroya sahibiz. Yeter ki milletimiz birliğine, birliğine, beraberliğine, kardeşliği sahip çıksın. Emin olun gerisi sadece vakit ve öncelik meselesidir. Ne diyor güzel Manisa türküsünde ‘Evlerinin önü iğde, iğdenin dalları yerde, Mevlam düşürmesin derde’ Mevlam fert olarak hiçbirimizi ve milletimizi çaresiz dertlere düşürmesin. Karamsarlık illetine kapılmadıktan sonra Allah’ın izniyle her şeyin üstesinden geliriz.

“Bugünkü sıkıntıları da hal yoluna koyacağız”

Dışarıda ve içeride milletin moralini bozmak için çabalayanların olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Dikkat ederseniz içeride ve dışarıda birileri ısrarla milletimizin moralini bozmak, canını sıkmak, umudunu köreltmek için her yolu deniyor. Türkiye’nin sıkıntıları yok mu? Elbette var. Ama bunları çözecek olan program da, irade de tecrübe de milletiyle, devletiyle, Cumhurbaşkanıyla hükümetiyle yine bizde dedik. Hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden, hiçbir program ve proje geliştirme zahmetine katlanmadan milleti kendilerine mahkum etmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak boynumuzun borcudur. Türkiye’yi geçtiğimiz 21 yılda 3 kattan fazla nasıl büyüttüysek sanayimizi, tarımımızı, ticaretimizi, nasıl küresel rekabete hazırladıysak. Bugünkü sıkıntıları da hal yoluna koyacağız. Hiç endişe etmeyin. Çalışanlarımızın dertleri mi var? Birlikte çözeceğiz. Emeklilerimizin sıkıntıları mı var? Birlikte aşacağız Esnafımızın ihtiyaçları mı var? Birlikte gidereceğiz. Gençlerimizin hayalleri mi var? Birlikte gerçekleştireceğiz. Ülkemize yönelik tehditler mi var? Birlikte bertaraf edeceğiz. Gabar’da bunu giderdik mi Cudi’de mağaralara girdik mi? Evet. Tendürek’te inlerine girdik mi? Besler Deresi’nde aynı şekilde girdik mi? Bundan sonra da yine biz yaparız. Nerede terör örgütleri? Hepsi şu anda darmadağın. İşte tüm bunları yapmak için Türkiye yüzyılı vizyonunu milletimizin takdirine sunduk. Telafisi mümkün olan gelip geçici sorunların bu büyük ufku karartmasına izin vermeyeceğiz. Uzunca bir süredir yaşadığımız bütün saldırıları, bölgesel ve küresel krizlerin kimi politikalarımızın eksik kalmasından kaynaklanan meseleleri birer birer çözüme kavuşturacağız. Ekonomideki sıkıntıların yıl sonundan itibaren hızla hafifletmeye başladığını önümüzdeki yıldan itibaren de yeniden yükselişe geçeceğimizi hep birlikte göreceğiz. Vatandaşlarımızın her biri ülkenin büyümesiyle, güçlenmesiyle, imkanlarının artmasıyla ortaya çıkacak kaynaktan hak ettiği payı mutlaka alacaktır. Geçmişte nasıl başardıysak yine başaracağız başaracağız” dedi.

“Şimdiki CHP genel başkanını zaten kimsenin taktığı yok”

Sözlerine Türkiye’nin yeni yüzyılına yeni bir şevkle heyecanla ve güçle girdiğini belirterek, devam eden Erdoğan, “Ülkemizin sadece çeyrek asırda verdiği mücadele dahi tek başına önümüzdeki dönemin ne kadar mühim olduğunu göstermeye yeterlidir. Türkiye bu süreçte güven ve istikrarın hem demokrasisinin hem ekonomisinin gelişmesi için ne kadar önemli olduğunu müşahede etti. Sınırlarımızı ve şehirlerimizi tehdit eden terör eylemleri sebebiyle can güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu yaşayarak gördük. Sokakları, kaosa sürüklemek, ülke ateşe ve kana bulamak isteyen karanlık mahfillerin huzurumuza kastedişine beraberce şahit olduk. Ülkenin esenliğini, tehlikeye atmaktan çekinmeyen, milleti umursamayan muhalefet anlayışının ilkesiz, ölçüsüz ve sorumsuz politikaları yaşadığımız sıkıntıların üzerine adeta tuz biber ekti. CHP’nin lokomotifliğini yaptığı bu anlayış, Türkiye düşmanı tüm çevrelerle birlikte PKK ve FETÖ gibi terör örgütleriyle birlikte hareket etmekten dahi çekinmemiştir. Mayıs seçimlerinde kurulan 6’lı masanın gerisindeki silüetleri unutmadık. Yapılan gizli ittifakları unutmadık. Şimdi 31 Mart için İstanbul ve Mersin gibi yerlerde kurulan kirli ittifakların da farkındayız. Son dakika oynanan oyunların, listelerde yapılan değişikliklerin ne anlama geldiğini milletimiz gayet iyi biliyor. Bunlarda mertliğin, delikanlılığın, harbiliğin ve hasbiliğin zerresi olmadığı için her işlerini gizli saklı yapmayı adet edindiler. Cumhur İttifakı, AK Partisi’yle, Milliyetçi Hareket Partisi’yle, belediye başkan adaylarıyla, belediye meclis üyesi adaylarıyla, tüm şeffaflığıyla ortadadır. Bu ittifakın gizli saklı hiçbir gündemi, pazarlığı, hedefi yoktur. Her şey milletimizin gözü önünde cereyan etmektedir. Peki CHP’nin kurduğu ittifaklarda böyle bir açıklık var mı? Hatırlarsanız eski CHP genel başkanının kurdukları masa dışındaki bir parti genel başkanıyla yaptığı bakanlık ve bürokrasi pazarlığı seçimden sonra ortaya çıkmıştı. Şimdiki CHP genel başkanını zaten kimsenin taktığı yok. Bu parti adına kimi isimlerin nerede ve kimlerle demlendiği belli değil. Kendilerini pazarlıklara öyle kaptırdılar ki işte Manisa Saruhanlı’da olduğu gibi aday listelerini seçim kurullarına zamanında veremediler. Haftalar öncesinden günü, tarihi, yeri belli olan bir işi bile beceremeyecek kadar siyasetten, meseleden, gündemden uzak durumdalar. Çıkarları dışında kişisel kariyerleri dışında hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Bırakın dünyada ve Türkiye’de ne olup bittiğini kendi memleketleriyle bile ilgilenme gereği duymuyorlar. Böyle siyaset olmaz. Türkiye’nin yönetimi bu zihniyete emanet edilmez. Şehirlerimizin geleceği bu kirli pazarlıkların mezesi yapılamaz. 3-5 belediye alacağız diye siyasi bölücülere bu derece teslim olunmaz. Kadınlarımızın, gençlerimizin, çalışanlarımızın, emek beklentileri, hayalleri, hakları, bu kifayetsiz muhterislerin insafına bırakılamaz. Bu muhalefet anlayışının, bu muhalefet politikasının Türkiye’ye verecek hiçbir şeyi yoktur. Allah göstermesin. Bunların ellerine fırsat geçerse ülkemiz ve milletimiz elindekilerden de olur. Muhalefet tarafı sadece konuşur, sadece yalan ve iftira ile kafaları karıştırmaya çalışıp sadece kendi küçük menfaatlerini korumaya bakar. Şehirlerimizi Türkiye yüzyılı belediyeciliğiyle buluşturma konusundaki ısrarımızın sebebi de aynıdır” ifadelerini kullandı.

Manisa’ya yapılan yatırımları anlattı

Erdoğan, konuşmasının son bölümünde bugüne kadar Manisa’ya yapılan yatırımları sıraladı. Erdoğan, “Manisa verdiği sözü tutar. Seçim gecesi gözüm Manisa sonuçlarında olacak. Biz milletimizin karşısına hep eser ve hizmet siyaseti sözüyle çıktık. Hamdolsun bugüne kadar da sözümüze hep tuttuk. Vatan topraklarının her köşesine asırlık ihmalleri telafi edecek yatırım yaptık. Her kesimden insanımızı layık olduğu hizmetlerle buluşturduk. Şehirlerimizin hiçbirini ihmal etmeden hepsini eserlerimizle donattık. Bu anlayışla son 21 yılda Manisa’ya 191 milyar liranın üzerinde kamu yatırımı yaptık. Eğitimde şehrimize 5 bin 176 adet yeni sınıf kazandırdık. Gençlik ve sporda 11 bin 240 kapasiteli, yükseköğrenim yurt binaları açtık. UEFA standartlarında, iki stadyumun da aralarında olduğu 122 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, 9 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 558 yataklı şehir hastanesiyle birlikte toplamda 2 bin bin 415 yataklı, 28 hastanenin de aralarında olduğu 76 tesisi tamamlayıp hizmete sunduk. Yatak kapasitesi 400 olan Salihli Devlet Hastanesi dahil 5 sağlık tesisimizin yapımı devam ediyor. Proje aşamasındaki 450 yataklı Akhisar Devlet Hastanesi ve 50 yataklı Saruhan Devlet Hastanesi’yle birlikte çok sayıda sağlık tesisini şehrimize kazandırmak için gayret ediyoruz. Çevre ve Şehircilik’te TOKİ vasıtasıyla 8 bin 783 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 3 bin 117 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 12 bin 111 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Şehir sınırları içerisinde 5 adet atık su arıtma tesisi varken bugün 19 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 93’üne hizmet veriyoruz. Manisa’da 7 millet bahçesi projemizden 5’ini tamamladık. Ulaştırmada, Manisa’da, 81 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 628 kilometreye çıkardık. Nereden, nereye? Bir kısmı Manisa il sınırlarından geçen İstanbul-İzmir Otoyolu ve Sabuncubeli Tüneli’yle şehirler arası ulaşımı kolaylaştırdık. Manisa çeşitli yerlerinde inşası süren yol çalışmalarını önümüzdeki yıllarda peyderpey hizmete açacağız. Bandırma-Balıkesir-Manisa demir yolu hattını modernize ettik. İlimizdeki tüm demir yollarını yeniledik. Akhisar’a yeni bir gar binası yaptık. Manisa-Uşak-Afyonkarahisar arasındaki415 kilometrelik mevcut hattı da elektrikli ve sinyalli hale getirmeyi planlıyoruz. Ankara- Afyon-Manisa -İzmir yüksek hızlı tren hattının yapımı devam ediyor. Bu projenin tamamlanmasıyla Manisa-İstanbul-Ankara-Konya-Sivas ve yapımı süren diğer tüm hızlı tren hatlarıyla entegre olacak. Tarım ve ormanda son 21 yılda Manisa’ya 33 baraj, 1 içme suyu tesisi, 47 sulama tesisi, 77 dere ıslahı projesi, 11 gölet, 14 yer altı depolama tesisi, 2 hidroelektrik santrali kazandırdık. Kapasitesi 448 milyon metreküp olan Akhisar Barajı’nın yapımını bitirerek 150 bin dönüm arazinin sulanabilmesine imkan sağladık. İnşa ettiğimiz sulama tesisleriyle 241 bin dekar tarım arazisini sulamaya açtık. Halen inşası süren 7 baraj, 2 depolama tesisi ve 9 sulama tesisi daha var. Manisalı çiftçilerimizi 28 milyar lira tutarında tarımsal hibeyle ve yatırımla sanayi ve teknolojide 4 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, otuz iki araştırma, geliştirme merkezi ve altı tasarım merkezi kurduk. Soma, organize sanayi bölgesinin inşasına da başladık. İstihdamı desteklemek için Manisa’daki işverenlere yaklaşık 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide 254 bin abonesi olan şehrimizin ilçelerine doğalgaz arzını sağladık. Selendi ve Köprübaşı’na da yakında doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Biz Manisa’yı çok seviyoruz. Manisa da bizi seviyor. İnşallah önümüzdeki dönemde Manisa’ya yaptığımız yatırımları katlayarak arttıracağız. Cumhurbaşkanı bu kardeşiniz, Hükümet zaten Cumhur İttifakı’nda bizde. Burayı da Cumhur İttifakı olarak aldığımız zaman durum ne olacak? Herhangi bir aksama olmadan Ankara ve Manisa el ele verecek. Buradaki hizmetler yoluna devam edeceğiz” dedi.

Cengiz Ergün: “Bize olan güveni hiçbir zaman boşa çıkarmadık”

Mitingde konuşma yapan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün de “Gösterdiğiniz teveccühle 3 dönemdir mensubu olmaktan gurur duyduğum Milliyetçi Hareket Partimizin üretken belediyecilik anlayışının en güzel örneklerini Manisa’mızda ortaya koyduk. Bize olan güveni hiçbir zaman boşa çıkarmadık. 10 yıllık bir büyükşehir olmamıza rağmen hayata geçirdiğimiz bin 60 büyük projemizle 30 Büyükşehir içerisinde her zaman üst sıralarda yer aldık. 2014 yılında büyükşehir olduğumuzda bir masa ve sandalyeyle kurduğumuz personeli, araç ve ekipmanı yetersiz olan bir MASKİ ve Büyükşehir belediyesinden, bugün geldiğimiz noktada aldığı ödüllerle, bütçesini en iyi yöneten, bütçesinden yatırıma en çok pay ayıran bir büyükşehir belediyesi olmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

Erdoğan konuşmasının sonunda AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı ve MHP Manisa İl Başkanı Cüneyt Tosuner ile birlikte Cumhur İttifakı’nın Manisa Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını sahneye davet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TBMM eski başkanlarından Bülent Arınç, AK Parti Manisa Milletvekilleri Mücahit Arınç, Tamer Akkal, Murat Baybatur ve başkan adayları ile birlikte Manisalıları selamlayarak miting alanından ayrıldı. – MANİSA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-simdiki-chp-genel-baskanini-zaten-kimsenin-taktigi-yok/feed/ 0
CHP Milletvekili, Türkiye Şeker Fabrikaları’ndaki İşe Alım ve Statü Değişikliklerinde Usulsüzlük İddiasında Bulundu http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-turkiye-seker-fabrikalarindaki-ise-alim-ve-statu-degisikliklerinde-usulsuzluk-iddiasinda-bulundu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-turkiye-seker-fabrikalarindaki-ise-alim-ve-statu-degisikliklerinde-usulsuzluk-iddiasinda-bulundu/#respond Sat, 08 Jun 2024 09:00:44 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7759 CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Türkiye Şeker Fabrikaları’ndaki işe alım ve statü değişikliklerindeki uygulamalara ilişkin, “Bir kamu iktisadi teşebbüsü olan Türkiye Şeker Fabrikaları’nda işe alım ve sonrasındaki başvurularda maalesef usulsüz bir işleyişin hakim olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin muhtelif yerlerinde işe alım yapan şirket, çalışanlarının statü başvurularını normlar hiyerarşisine aykırı bir şekilde reddediyor” dedi.

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Türk Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi tarafından yapılan işe alımlar ve sonrasındaki statü değişikleriyle ilgili uygulamaların usule uygun yapılmadığını iddia etti. Kara, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:

“İŞE ALIM VE SONRASINDAKİ BAŞVURULARDA MAALESEF USULSÜZ BİR İŞLEYİŞ HAKİM”

“Bir kamu iktisadi teşebbüsü olan Türkiye Şeker Fabrikaları’nda işe alım ve sonrasındaki başvurularda maalesef usulsüz bir işleyişin hakim olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin muhtelif yerlerinde işe alım yapan şirket çalışanlarının statü başvurularını normlar hiyerarşisine aykırı bir şekilde reddediyor. Elimizde oldukça somut örnekler var. Örneğin bir yurttaşımız 2020 yılında KPSS sınavı ile İŞKUR üzerinden yapılan başvuru ile o dönem özelleştirme dairesinde bulunan TÜRKŞEKER A.Ş’de tekniker olarak işe başlıyor. Özelleştirme olduğu takdirde işe alınanlar hak talep edemeyeceklerini kabul ediyorlar. 29.04.2021 tarih 3923 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin özelleştirme kapsam ve programından çıkartılarak Türkiye Varlık Fonu’na devrine karar veriliyor. 4803 sayılı karar ile de şirket Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilişkilendiriliyor. Yani sonuç olarak kurumun statüsü değişiyor. Şimdi burada tekniker olarak alınmış yurttaşlarımız sözleşmeli personel statüsü için başvuruda bulunuyor ancak eğitim durumları gerekçe gösterilerek statüleri değiştirilmiyor. Burada açık bir usulsüzlük yapılıyor.

“ÇALIŞMA BARIŞI BÜYÜK ZARAR GÖRÜYOR”

Şimdi bu yurttaşlarımız kurumun statü değişikliği sonrasında 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile tanımlanan sözleşmeli personel statüsüne geçmek için başvuruda bulunuyorlar. 31981 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’na göre de ‘2000 yılı sonrası en az 10 yıl özelleştirme programında kalan ancak daha sonra özelleştirme kapsam ve programından çıkarılarak eski statüsüne döndürülen kamu iktisadi teşebbüslerinde’ şeklinde başlayan madde ile bu hakkın kendilerine verildiğini görüyoruz. Ancak sözü geçen kamu iktisadi teşebbüsü başvuruda bulunanların (c) bendi kapsamındaki şartların taşınmadığını dile getiriyor. Statü değişikliği konulu tamimde belirtilen ‘işe başlama tarihi itibarıyla fakülte mezunu olmak’ şartı öne sürülüyor. 6206 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ortaya konulan sözleşmeli personel statüsüne geçiş için aranan şartlar incelediğimizde işe giriş tarihi itibarıyla fakülte veya yüksekokul mezunu olma şartı aranırken şirket idaresi tarafından hazırlanan tamimde şartın daha da sınırlandırılarak fakülte mezunu olmak olarak düzenlendiği ortaya çıkıyor. Bu yüzden de yüksekokul mezunu olan teknikerlerin başvurularının kabul edilmediğini görüyoruz. Öbür yandan daha sonra aynı meslek grubunda alınanların statüsünün farklı olduğu yurttaşlarımız tarafından bize belirtiliyor. Bu noktada bir adaletsizlik ortaya çıkıyor. Yani normlar hiyerarşisine aykırı bir durumu gerekçe göstererek bu yurttaşlarımızın statü değişikliği kabul edilmiyor. Kamu iktisadi teşebbüslerinde işe alım ve statü değişikliklerinde böyle bir usul kabul edilemez. Anayasa’nın da 10. Maddesi olan ‘Kanun Önünde Eşitlik’ ilkesine göre de ve belirtilen kararnamelere göre de yurttaşlarımızın başvurusunun geçersiz sayılması hukuksuzdur. Maalesef, bu iktidar döneminde çalışma barışı büyük zarar görürken birçok emekçimiz de değişik uygulamalar neticesinde mağdur edilmektedir.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-turkiye-seker-fabrikalarindaki-ise-alim-ve-statu-degisikliklerinde-usulsuzluk-iddiasinda-bulundu/feed/ 0
28 Şubat “postmodern darbe”nin üzerinden 27 yıl geçti http://www.karadenizhabertv.com.tr/28-subat-postmodern-darbenin-uzerinden-27-yil-gecti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/28-subat-postmodern-darbenin-uzerinden-27-yil-gecti/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:24:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7719 Türkiye tarihine “postmodern darbe” olarak geçen ve sonuçları uzun yıllar tartışılan 28 Şubat 1997’deki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının üzerinden 27 yıl geçti.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Refah Partisi (RP) ve Doğru Yol Partisi’nce (DYP) kurulan 54. Hükümet, 28 Haziran 1996’da ülke yönetimine geçti.

Merhum Necmettin Erbakan’ın Başbakan, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in ise Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev aldığı hükümet, “rejimi tehdit ettiği” iddiasıyla tartışmaların odağı oldu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Erbakan’ın, 24 Ocak 1997’de Kayseri’ye yaptığı gezi sırasında, tek tip elbise giyip bere takan il örgütü görevlileriyle ilgili partiye uyarıda bulundu. Söz konusu durumun “Siyasi Partiler Yasası’na aykırı olduğunu” belirten başsavcılık, RP Kayseri İl Yönetim Kurulunun 30 gün içinde görevden el çektirilmesini istedi.

Başsavcılık, “fesih işleminin yapılmaması halinde, RP hakkında kapatma istemiyle dava açılacağını” da partiye bildirdi.

RP’li Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ın 31 Ocak 1997’de düzenlediği “Kudüs Gecesi”nde İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Rıza Bagheri’nin de katılarak bir konuşma yapması ve sergilenen gösteriler, “rejim tartışmalarının” daha da alevlenmesine neden oldu.

Başbakan Erbakan, 1 Şubat 1997’de itirazlara ve DYP’li bazı bakanların “imza atmayız” tepkisine rağmen “üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan” kararnameyi, Bakanlar Kurulunda imzaya açtı.

“Kudüs Gecesi”ne soruşturma

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Başsavcılığı, tepkilere yol açan “Kudüs Gecesi”ni düzenleyen RP’li Belediye Başkanı Yıldız hakkında 2 Şubat 1997’de ayrı ayrı soruşturma başlattı.

Bu gecede konuşan İran’ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, 3 Şubat 1997’de Dışişleri Bakanlığına çağrılarak protesto edildi.

Bu arada, 28 Şubat sürecinde hafızalara kazanan “Sincan’dan tankların geçmesi” olayı yaşandı.

Sincan’da 4 Şubat 1997’de 15 tank ve 20 kariyer, ilçeden geçerek Yenikent’teki tatbikat alanına gitti.

“Askerin uyarısı” olarak değerlendirilen bu gelişme, Sincanlılar tarafından “darbe oluyor” şeklinde algılanarak, şaşkınlığa yol açtı.

“Koalisyon ortakları arasında sorun”

Yaşanan gelişmeler üzerine harekete geçen dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, Sincan’dan tankların geçtiği gün Belediye Başkanı Yıldız’ı görevden uzaklaştırdı.

Ankara DGM’deki sorgusunun ardından Terörle Mücadele Şubesince gözaltına alınan Yıldız, beraberindeki 9 kişiyle “yasa dışı silahlı çeteye yardım, halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla tutuklandı.

Yaşananlar, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in de dahil olduğu ciddi siyasi tartışmalara neden oldu.

Dönemin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller’in yaşanan süreçten duyduğu rahatsızlığı Başbakan Erbakan’a iletmesi ve sonrasındaki gelişmeler, koalisyon ortakları arasında sorunlara yol açtı.

“Demokrasiye balans ayarı…”

Siyasiler arasında yaşanan gerginlik, kamuoyuna da yansıdı. Bu kapsamda, sivil toplum örgütlerinin kadın temsilcileri tarafından Ankara’da geniş katılımlı bir miting düzenlendi.

İran Büyükelçisi Bagheri ise Kudüs Gecesi’ndeki konuşmalarının ardından artan tepkiler üzerine ülkesine gitmek zorunda kaldı.

Kudüs Gecesi’nden 4 gün sonra İçişleri Bakanlığına bir yazı gönderen dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, “belediyelerdeki köktendinci kadrolaşmanın derhal incelenmesini” istedi. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Meral Akşener, valiliklere gönderdiği yazıda “Cumhurbaşkanı’na bilgi verilmek üzere” konunun araştırılması talimatını verdi.

Başbakan Erbakan, 21 Şubat 1997’de, Cumhurbaşkanı Demirel ile yaptığı görüşme sonrasında “Türkiye’nin rejim meselesi yok.” açıklaması yaptı.

Aynı gün, Washington’da Türk-ABD Konseyi kapanış balosunda konuşan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir, yıllarca zihinlerden silinmeyecek “Sincan’da demokrasiye balans ayarı yaptık.” ifadesini kullandı.

“MGK toplantısı 8 saat 45 dakika sürdü”

Tartışmaların en yoğun döneminde, Cumhurbaşkanı Demirel’in, 26 Şubat’ta Başbakan Erbakan’a “rejim konusunda endişelerini dile getiren bir mektup gönderdiği” ortaya çıktı.

Yaşanan tüm bu gelişmelerin ışığında, 28 Şubat 1997’de MGK, Cumhurbaşkanı Demirel’in başkanlığında toplandı.

MGK tarihinin en uzun toplantılarından biri olan, Türkiye’ye siyasal ve sosyal anlamda yeni bir istikamet çizen bu toplantı, 8 saat 45 dakika sürdü. Çankaya Köşkü’nde saat 15.10’da başlayan toplantı, saat 23.55’te sona erdi.

MGK toplantısına Başbakan Necmettin Erbakan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan, İçişleri Bakanı Meral Akşener, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hikmet Köksal, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Teoman Koman ve MGK Genel Sekreteri Orgeneral İlhan Kılıç da katıldı.

Toplantıda, MİT Müsteşarı Sönmez Köksal, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Onur Öymen, Emniyet Genel Müdürü Alaaddin Yüksel, Olağanüstü Hal Bölge Valisi Necati Bilican ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Necdet Seçkinöz, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Çetin Taner ile MGK Genel Sekreter Başyardımcısı Korgeneral Necdet Timur da hazır bulundu.

Bildiride “taviz verilemez” vurgusu

Toplantı sonrasında yayımlanan 4 maddelik MGK bildirisinde özetle “Cumhuriyet ve rejim aleyhtarı yıkıcı ve bölücü grupların, laik ve anti-laik ayrımı ile demokratik ve sosyal hukuk devletini güçsüzleştirmeye yeltendiklerinin müşahede edildiği” belirtilerek, “Anayasa ve Cumhuriyet yasalarının uygulanmasından asla taviz verilmeyeceği” vurgulandı.

Bildirinin en dikkati çeken ifadeleri ise şunlar oldu:

“Toplantıda bilhassa Anayasa ile Atatürk milliyetçiliğine bağlı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olarak belirlenen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı çağ dışı bir kisve altında zemin oluşturmaya yönelik rejim aleyhtarı faaliyetler de gözden geçirilmiş; Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş medeniyet yolunda, demokratik sistem içerisinde ilerlemesini teminat altına alan Anayasa ve Cumhuriyet yasalarının uygulanmasından asla taviz verilmemesi gerektiği; Anayasa’nın tanımladığı Cumhuriyet’in demokratik, laik ve sosyal hukuk devlet ilkelerinin sağlıklı bir şekilde düzenlenmesine imkan sağlayacak güvenlik, huzur ve toplumsal barışın önem ve öncelik taşıdığı; Cumhuriyet ve rejim aleyhtarı yıkıcı ve bölücü grupların laik ve anti-laik ayrımı ile demokratik ve sosyal hukuk devletini güçsüzleştirmeye yeltendikleri; Türkiye’de laikliğin sadece rejimin değil, aynı zamanda demokrasinin ve toplumun huzurunun da teminatı ve bir yaşam tarzı olduğu; devletin yapısal özünü oluşturan sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri anlayışından vazgeçilemeyeceği, yasalarla belirlenmiş kuralların göz ardı edilerek yapılan çağ dışı uygulamaların da hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmayacağı; Türkiye’nin 1997 yılı içinde AB’ye tam üye olacak ülkeler listesine girmeyi öncelikli bir hedef alarak sürdürdüğü, böyle bir dönemde resmi ve sivil kurum ve kuruluşların bu sürece katkıda bulunmasının gerekli olduğu, bu sebeple, demokrasimiz hakkında kuşkulara yol açacak, Türkiye’nin yurt dışındaki imajını ve itibarını zedeleyecek her türlü spekülasyona son vermek gerektiği, Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, demokratik insan haklarına saygılı, sosyal bir hukuk devleti olduğu yolundaki temel ilkelerinin Anayasamızın ve devletimizin teminatı altında olduğu; rejimin, kendisine ve geleceğine yönelik tartışmaların, içinde bulunduğumuz ortamda Türkiye’ye yarardan çok zarar verdiği; açıklanan bu esaslar aksine davranışların, toplumumuzda huzur ve güveni bozarak yeni gerginliklere ve yaptırımlara neden olacağı değerlendirilmiş, bu konularda alınacak ve alınması gereken tedbirlerin Bakanlar Kuruluna bildirilmesine karar verilmiştir.”

“Çiller, Erbakan’ı iknaya çalıştı”

MGK bildirisinin yayımlanmasının ardından, 1 Mart 1997’de askerlerin MGK toplantısına getirerek, hükümetten yapılmasını istediği 20 madde ortaya çıktı. Bu taleplerin arasında, “Temel eğitimin 8 yıla çıkması, imam hatip okullarının meslek okullarına dönüştürülmesi, irticai faaliyetlere karıştıkları için TSK’daki görevlerine son verilen askerlerin belediyelerde istihdam edilmesinin önüne geçilmesi” de vardı.

Erbakan, bu 20 maddedeki bazı ifadeleri kabul etmeyerek, kararları imzalamadı. 3 Mart’ta DYP’nin bazı önde gelen isimleri, hükümetten çekilme çağrısında bulundu.

Çiller, Başbakanlık’ta bir araya geldiği Erbakan’ı “MGK kararlarını imzalaması” konusunda iknaya çalıştı.

Bu süreçte bir basın toplantısı düzenleyen Erbakan, yeni hükümet arayışlarına tepki göstererek, “Hükümet TBMM’de kurulur, MGK’da kurulmaz” dedi.

Bazı sivil toplum kuruluşları da açıklamalar yaparak, MGK kararlarına tam destek verdiklerini ifade etti.

“Tartışmalar yol ayrımını hızlandırdı”

Çiller, Erbakan’dan Temmuz 1997’de Başbakanlık görevini kendisine devretmesini istedi. Bu isteği reddeden Erbakan, 5 Mart 1997’de MGK kararlarını imzaladı. Çiller, Başkanlık Divanı toplantısında MGK kararları ve uygulanması konusunda TBMM’de genel görüşme açılması için Erbakan ile anlaştıklarını, genel görüşme önergesini hafta başında Meclise sunacaklarını açıkladı. Ancak diğer partilerin sert tepki göstermesi üzerine, bu plan uygulanamadı.

Cumhurbaşkanı Demirel, MGK’nın anayasal ve kendine özgü bir kuruluş olduğunu vurgulayarak, “MGK kararlarının uygulanmaması halinde devletin yürümeyeceğini, uygulamayanların sorumlu olacağını” kaydetti.

Bunun üzerine Erbakan, MGK kararları için RP’li bakanlar Fehim Adak ve Şevket Kazan ile DYP’li Nevzat Ercan’dan oluşan bir “uygulama komitesi” kurdu.

Bundan sonraki süreçte, başta 8 yıllık kesintisiz eğitim olmak üzere MGK kararlarının uygulanmasında ortaya çıkan tartışmalar, DYP ve RP arasındaki yol ayrımını hızlandırdı.

RP’ye kapatma istemiyle dava

Başbakan Yardımcısı Çiller, DYP Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, MGK kararlarına direnilmemesini istedi. Bundan sonra DYP’de “hükümetten çekilelim” sesleri yükselmeye başladı.

Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıl dönümünde konuşan Cumhurbaşkanı Demirel, “Kimse laik Cumhuriyet’e alternatif aramaya kalkışmasın” sözlerini sarf etti. Demirel, 22 Nisan’daki bir başka konuşmasında ise Türkiye’nin içinde bulunduğu krizden çıkış yolunu “seçim” olarak gösterdi.

MGK, 26 Nisan’da toplandı ve 28 Şubat’ta alınan kararların ne kadar uygulandığını belirleyebilmek için “İzleme Komitesi” kurulmasını kararlaştırdı. Bu komite, her ay MGK’ya bir de rapor sunacaktı.

Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, 21 Mayıs 1997’de, “Anayasa’nın laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiği açıklıkla anlaşıldığı” gerekçesiyle, RP’nin sürekli kapatılması istemiyle dava açtı.

“Batı Çalışma Grubu” oluşturuldu

Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde 11 Haziran’da irticaya karşı “Batı Çalışma Grubu” oluşturuldu.

Haziranın 18’inde Başbakan Necmettin Erbakan ile yardımcısı Tansu Çiller, “giderek artan toplumsal gerginlik nedeniyle hükümetin nasıl devam edeceği” konusundaki görüşmelerinde uzlaştılar. Başbakanlığı Çiller devralacak, BBP hükümete girecek ve erken seçim yapılacaktı. Bu anlaşmadan sonra Erbakan aynı gün hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı Demirel’e sundu.

Erbakan, Demirel ile görüşmesinde RP, DYP ve BBP’nin anlaştığını, Bakanlar Kurulu ve hükümet programının hazır olduğunu bildirdi ve hükümeti kurma görevinin Çiller’e verilmesini istedi.

Cumhurbaşkanı Demirel ertesi gün muhalefet lideri Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Deniz Baykal ve Hüsamettin Cindoruk ile görüştü, ardından da hükümeti kurma görevini ANAP Genel Başkanı Yılmaz’a verdi. Yılmaz’ın görevlendirilmesine RP, DYP ve BBP liderleri tepki göstererek, Demirel’i eleştirdi.

“RP’nin 14 yıl süren siyasi yaşamı sona erdi”

Demirel başkanlığında 25 Haziran’da gerçekleşen MGK toplantısı, Erbakan’ın katıldığı son MGK toplantısı oldu. 30 Haziran’da 55. Cumhuriyet Hükümeti, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın başbakanlığında kuruldu.

ANAP-DSP ve DTP ortaklığıyla kurulan hükümette DSP lideri Bülent Ecevit Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı.

MGK kararlarından en çok tartışılan 8 yıllık kesintisiz eğitim ile ilgili yasa tasarısı, 16 Ağustos 1997’de, TBMM’de 242’ye karşı 277 oyla kabul edildi. 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulaması, 1997-1998 eğitim-öğretim yılının açıldığı 15 Eylül’den itibaren uygulanmaya başlandı.

Bu arada, Anayasa Mahkemesi, RP’yi, 16 Ocak 1998’de “demokratik ve laik cumhuriyet ilkelerine aykırı davranarak, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ve millet egemenliği ilkelerini çiğnediği ve irticai faaliyetlerin odağı olduğu” gerekçesiyle kapattı. Genel Başkan Necmettin Erbakan ile Şevket Kazan, Ahmet Tekdal, Şevki Yılmaz, Hasan Hüseyin Ceylan, İbrahim Halil Çelik’in milletvekillikleri düşürüldü ve 5 yıl siyaset yasağı konuldu.

Kararın, 22 Şubat 1998’de, Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla RP’nin 14 yıl süren siyasi yaşamı sona erdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/28-subat-postmodern-darbenin-uzerinden-27-yil-gecti/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Çelik: “Sınırlarımızın yakınlarında teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz” http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:57:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7671 AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı gibi hareketler çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen bir takım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında bir takım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz” dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, seçim işleri başkanlığının seçim sürecinin başlamasından itibaren yaptığı çalışmaları, bundan sonraki takvimi değerlendiren kapsamlı bir sunum yaptığını söyledi. Çelik, yapılan çalışmalarının takvime uygun olarak sürecin değerlendirilmesi ve süreç çerçevesinde seçimlerle ilgili çalışmaları seçim işleri başkanlığı olmak üzere diğer kurullar tarafından titizle takip edileceğini ifade etti. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü AK Parti’nin bütün yetkili kurulları adına kutladı. Çelik, Antalya’daki sel felaketi ve Erzincan İliç’te yaşanan olaylarda kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Seçim sürecinde çalışmaların devam ettiğini ve Türkiye’nin güvenliğinin korunması bakımında terörle mücadele kararlıkla sürdürdüğünü vurgulayan Çelik, “Bizim terör örgütlerine karşı bu mücadelemiz sürerken esas amacımız tabii ki ülkemizin iç ve dış güvenliğini korumak aynı zamanda da birtakım siyasi projelerin neticesi olarak sınırlarımızın etrafında birtakım teröristan adacıkları kurmak isteyenlere müsaade etmemektir. Şimdiye kadarki kararlılığımız sınırlarımızın yakınında teröristten diyenlere, hiçbir şart altında müsaade etmeyeceğimizi göstermiştir. Eğer bu Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı gibi hareketler çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen bir takım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında bir takım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz. Aynı zamanda bu bizim milli güvenliğimizi sağladığı gibi komşularımızın da güvenliğinin sağlanması bakımından son derece önemlidir. Eğer komşularımız bu terör örgütlerini bertaraf etme konusunda yeterli, yerinde ve zamanında kapasite ortaya koyabiliyorlarsa zaten sorun olmayacaktır. Ama bu kapasite ortaya koyulmadığı zaman ortaya çıkan tablo çerçevesinde Türkiye Birleşmiş Milletler şartının kendisine verdiği yetki ve meşruiyet çerçevesinde bu hakkını kullanacaktır” diye konuştu.

“Terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular”

Irak’a üst üste ziyaret gerçekleştirildiğinin altını çizen Çelik, “Burada hem bu terör örgütlerinin ortak mücadele bakımından hem de Irak’ta hayata geçirmeyi planladığımız kalkınma yolu projesinin sağlığı ve geleceği açısından bu terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular. Dolayısıyla güney sınır özellikle hiçbir şekilde bu terör yapılanmalarına müsaade etmeyeceğimizi, bu terör örgütlerinin faaliyetlerini takip ettiğimiz gibi bunları kullanan birtakım odakların ortaya koymaya çalıştığı siyasi projeleri de net bir şekilde gördüğümüzü hepsiyle topyekun mücadele ettiğimizi ifade etmek isterim. Aynı şekilde FETÖ gibi DEAŞ gibi örgütler aynı şekilde organize suç örgütleri milletimizi ve demokrasimizi tehdit eden her türlü unsurla demokrasimizi koruma çerçevesinde milletimizin medeni yaşam hakkını koruma çerçevesinde gerekli mücadele kararlılıkla sürdürülecek” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın depremin 1. yıl dönümünde deprem bölgesini ziyaret ettiğini hatırlatan Çelik, “Bu bizim her gündem içerisinde, her şart altında deprem bölgesindeki vatandaşlarımızla beraber olduğumuzu kaybettiğimiz canları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu ve yaraların sarılması konusundaki çalışmaların kesintisiz bir kararlılıkla sürdüreceğimizi ifadesidir. Cumhurbaşkanımızın hak ettiği 5 ilde hak sahiplerine 31 bini aşkın konut ve köy evi teslim edildi. Bundan sonrasında da aynı takvim çerçevesinde vatandaşlarımızın tüm yaralarına sarıldığı, evlerini kaybedenlere evlerinin bu çalışmalar çerçevesinde teslim edildiği süreçleri hep beraber göreceğiz. Bir kere daha deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza sevgilerimizi, saygılarımızı sunuyoruz” açıklamalarında bulundu.

“Enflasyonla ilgili olarak ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz”

“Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle yürüyen ekonomik program Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesi ve güçlü desteğiyle Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen program meyvelerini vermeye devam ediyor” ifadelerini kullanan Çelik, “Tabii ki enflasyonda düşüş, cari açığın azalması, aynı şekilde kadın istihdam oranının artması, genç işsizlik oran azalması gibi pek çok alanda güçlü neticeler görülmeye başlandı. Bunların 2023 yılı son çeyreğinde ve bu yılın ilk çeyreğine ilişkin makro ekonomik ve finansal göstergelere bunlar net bir şekilde yansımaya başladı tüm bu alanlarda. Enflasyonla ilgili olarak ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz. Tabii bununla paralel olarak ülkemize giren yatırım miktarı ülkemize giren yabancı para miktarı da bu çerçevede artmaktadır. Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu yükseltmektedir. Bu bütün bu göstergelere baktığımızda Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen bu programın olumlu etkilerinin görüldüğünü bundan sonra vatandaşlarımızın bu olumlu etkileri daha çok göreceğini ve vatandaşımızın refahına katkıda bulunma konusunda bu programın daha güçlü neticeler vereceğini değerlendiriyoruz” diye konuştu.

“Maalesef açlıkla mücadele konusunda yepyeni bir imtihanla karşı karşıya kaldılar Gazze’deki kardeşlerimiz”

Gazze’de Netanyahu hükümetinin soykırım faaliyetleri maalesef devam ettiğini vurgulayan Çelik, “Burada Doğu Kudüs başta olmak üzere Batı Şeria’da gerçekleştirdikleri saldırılarda hayatına kaybeden Filistinlilerin sayısı giderek artıyor. Hiçbir çağrı hiçbir girişim Netanyahu hükümetini bu soykırım faaliyetinden geriye döndürmedi. Maalesef açlıkla mücadele konusunda yepyeni bir imtihanla karşı karşıya kaldılar Gazze’deki kardeşlerimiz. ve açık kaynakların söylediği maalesef öylesine büyük bir gıda problemi var ki insanlar hayvan yemi yemek durumunda kalıyorlar. ve yine Birleşmiş Milletler Çocukların Yardım Fonu’nun raporlarına göre 6 çocuktan bir tanesi Gazze’de şiddetli bir kıtlık karşı karşıya. Burada güvenlik çerçevesinde İsrail’in güvenliği çerçevesinde faaliyet yürüttüğünü söyleyen İsrail Güvenlik Güçleri’nin aslında İsrail’in güvenliği çerçevesinde değil tamamen Gazze’deki insanları öldürmek, yok etmek gibi bir soykırım amacıyla sistematik bir katliam çerçevesinde hareket ettiği defalarca görüldü” ifadelerini kullandı.

“İsrail’i durduracak her türlü girişimin veto edilmesi ABD açısından utanç verici kara leke olarak tarihine geçecek”

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin 1948 soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılmasına ilişkin soykırım sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerini ihlal ettiği için İsrail’e karşı uluslara adalet divanına başvurması önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Çelik, “Burada Güney Afrika’yı bu eylemlerinden dolayı eleştirenlerin aslında bu soykırım suçuna ortak oldukları ve bu soykırım faaliyetlerini desteklediklerini ifade etmek isterim. Yani Güney Afrika’yı bu girişiminden dolayı eleştiriyorsa bunun açık anlamı onların aslında bu soykırım faaliyetlerini destekledikleri ve bu çerçevede bu soykırım suçuna ortak oldukları anlamına gelir. Tabii burada divan İsrail’in divanın hükümleri yani ihlalleri divanı tespit etti. Biz de bu gelinen noktada son derece bunun doğru olduğunu ifade ettik. Ama netice itibariyle bir ateşkes çağrısının olmaması ve bu ateşkes hayata geçirecek bir mekanizmanın olmaması bu büyük eksikliği maalesef devam ettirmektedir. İşte divanın hükümleri çerçevesinde bir ay içerisinde bir rapor verecek ama İsrail bu safhalardan defalarca geçmiştir. ve her seferinde de uluslararası hukukun kurallarını ihlal ederek uluslararası hukukun kurallarını yok sayarak bu faaliyetlere devam etmiştir. Şimdi Gazze’de ortaya çıkan tabloysa topyekun uluslararası sistemin etkisizleşmesi, işlevsizleşmesi, işe yaramaz hale gelmesi gibi bir neticeye gelmiş, dayanmıştır. Eğer uluslararası sistem, uluslararası hukuk ve uluslararası kurumlar bunu durduramıyorlarsa o zaman hiçbir işe yaramıyorlar demektir. O zaman bu kurumlara ve bu ilkelere ihtiyaç yok demektir. Böylesine bir çifte standart her aşamada görülüyor ama Gazze’de resmen soykırıma destek veren bir noktaya ve konuma gelmiştir. O sebeple burada soykırımı yapan hükümetinin ahlaken ve siyaseten iflasının bir nefret eyleminin sembolü haline gelmesinin ötesinde uluslararası kuralların uluslararası mekanizmaların tamamen etkisizleşmesi gibi bir tabloyla karşı karşıyadır” dedi.

Çelik, “Her türlü İsrail’i durduracak girişimin ABD tarafından veto edilmesi ise ABD açısından utanç verici kara leke olarak tarihine geçecek adımdır. Öncelikli olan ateşkesin sağlanmasıdır” dedi.

“İspanya ve Belçika’nın ortaya koyduğu tutum doğru olan tutumdur”

Gazze konusunda İspanya ve Belçika’nın ortaya koyduğu tutumun doğru olduğunu belirten Çelik, “Bunun AB açısından da kabul görmesi lazımdır. Avrupa halklarının isyanı, soylu eylem yapmalarının neticesinde daha çok ses çıkmaya başladı. Esas problem Filistin devletinin kurulması için ateşkesin ortaya çıkması ve sürecin başlaması lazım. Başkenti Doğu Kudüs olan coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devletinden bahsediyoruz. İsrail’in Gazze ile ilgili planları coğrafi bütünlüğü tamamen yok edecek, her türlü devlet niteliğinden yoksun kağıt üstünde devlet durumuna Filistin’i getirecek bir noktaya doğru olmaya gidiyor. Coğrafi bütünlüğüne sahip Filistin devletinin ortaya çıkmasının uzaklaştığı her durum, bu bölgede güvenlik risklerinin artmasına ve İsrail’in katliamı daha da şiddetlendirmesine yol açacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi atağının, Gazze için yapılan en güçlü diplomatik girişim olduğunu ifade ettiğini, bundan sonra da Gazze’nin gündemde olmaya devam edeceğini söyledi.

“Karabağ savaşı sonrası ortaya çıkan tabloyu hassasiyetle takip ediyoruz”

Karabağ savaşı sonrası ortaya çıkan tabloyu hassasiyetle takip ettiklerini aktaran Çelik, “Bu süreci sabote etmeye çalışan yeni girişimleri görüyoruz. Ermenistan’da bu saldırganlıklardan vazgeçme, refahı çerçevesinde normalleşmeyi yürütme konusunda irade çıktığını görüyoruz. Bunu bazı Batılı ülkelerin ve diasporanın sabote etmek istediğini net bir şekilde görüyoruz. Buradaki barışçıl diplomasiyi güçlü bir şekilde desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“Türkiye teknoloji alanındaki ilerlemesini aynen devam ettirmektedir”

Türkiye teknoloji alanındaki ilerlemesini aynen devam ettiğini belirten Çelik, “Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde milli savunma hamlesi güçlü bir şekilde devam ediyor. Türkiye yeni astronotları da uzaya gönderecektir. Türk mühendisi ve işçisinin emeğiyle bu ürünlerin çeşitli ülkelerde güvenliği sağlayan İHA ve SİHA’larımız gibi tüm dünyaya barış mesajı vermeye devam edeceğini ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.

“CHP’de neredeyse siyasi aklın rafa kaldırıldığı, onun yerine yapay zeka ile karar verilmeye çalışıldığı, hizip savaşların devam ettiği bir tablo var”

6’lı 7’li destek veren genel başkanların vatandaşlara özür borcunun olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

“Şimdi gördük ki gizli protokoller çıktı ortaya. Her birinin bugün yerel seçim için oy istemeden önce o süreçte ortaya koydukları tutumla ilgili olarak milletten özür dilemesi gerekir. Bütün bunlar olmamış gibisinden ‘Ben iyiydim onlar kötüydü’ diyerek oy istemek siyaset açısından geçer not almaz. CHP’de neredeyse siyasi aklın rafa kaldırıldığı, onun yerine yapay zeka ile karar verilmeye çalışıldığı, hizip savaşların devam ettiği bir tablo var. Bütün bunlar siyasetsizliğin neticesidir. En son sığındıkları şey, bütün bu saçmalığı izah etmek için bir yapay zeka hikayesi oldu. Gelinen nokta şudur; 6’lı 7’li masada bulunanların vatandaşa özür beyanında bulunmasıdır.”

CHP’nin Mamak ilçesi belediye başkan adayının Irak Türkmen çocuklarına söyledikleri hakkında Çelik, “Seçim sürecinde son derece üzücü bir olaya Ankara Mamak’ta şahit olduk. CHP başkan adayı Iraklı Türkmen çocuklarının gözünün içine bakarak nefret söyleminde bulundu. ‘Bunlar Türkiye için sorun olur’ dedi. Bu aslında milletimizin faydasına olmaz, milletimizin değerleriyle uyumlu olmaz. Bunların hangi provokasyonlar gözetilerek yapıldığını net bir şekilde görmeliyiz. Bir topluluğun içerisinde böylesine faşizan bir üslupla konuşulmasını şiddetle lanetlediğimizi ve kınadığımızı ifade etmek isterim. Göç konusunda göçmen konusunda farklı bir siyasetiniz olabilir ama bu nefret söylemine, suçuna dönüşüyorsa, demokrasiyi zehirleyecek şekilde faşist bir üslupla ifade ediliyorsa bunun karşısında olacağımızı ifade etmek isterim. Siyasi partilerin üstüne düşen sandık güvenliğini sağlamak milletin iradesinin tecelli etmesine yardımcı olmaktır. Devlet kurumlarının aldığı tedbirler var bunun yanı sıra siyasi parti temsilcilerinin olayı takip etmekle ilgili vazifeleri var. Herkes sahada özgürce siyaset yapabilsin. Nefret siyasetine savrulmadan, meşruiyet çerçevesinde siyasi faaliyet yapabilsin. Siyasetçinin notunu verecek olan yegane merci vatandaşımızın iradesidir. Seçim güvenliği güvenlik güçlerimiz tarafından zaten yerine getirilmektedir. YSK gerektiği zaman gerekli açıklamayı yapmaktadır. Sandığa gidildi ve oy kullanıldı. O sandıktan vatandaşımızın iradesinin net çıkması önemlidir. Sandık başlarında nöbet tutan bütün siyasi partilere mensup vatandaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. AK Parti olarak çok deneyimliyiz. Bugün de Cumhurbaşkanımızın katıldığı seçim işleri başkanlarımızın olduğu toplantı gerçekleştirdik. En küçük beldeye kadar temsilci arkadaşlarımız var. Onun görevi sandığın net bir şekilde ortaya çıkmasıyla ilgilidir. Sabah 05.00’te arkadaşlarımızın sandık başında hazır olurlar. Bütün vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Türk demokrasisinin korunması, geliştirilmesi bakımından büyük fedakarlıkla çalışan teşkilatlarımıza ve Cumhur İttifakı teşkilatlarına teşekkür ediyorum.

Bir gazetecinin seçim güvenliği hakkındaki sorusu üzerine Çelik, “Türkiye güvenli şekilde seçim yapan güvenli ülkedir. İçişleri, Milli Savunma Bakanlığımız bütün gücüyle sandıkların güvenliği sağlayacak şekilde yüksek konsantrasyonla çalışmaktadır. Geçen seçimde sayın Kılıçdaroğlu, ‘Şu saatten sonra sokağa çıkmayın provokasyon olur’ demişti. Ben de karşılık olarak ‘vatandaşlarımız tabii ki sokaklara çıkacak demokrasi şölenini kutlayacaktır’ dedim. Türkiye bunu defalarca yaptı. Bütün dünyanın gözünü kamaştıran demokratik olgunlukla bunu yaptı. Vatandaşlarımızın dini değerlerini incitecek şekilde birtakım açıklamalar olduğunda AK Parti olarak karşısında dururuz. Bunlara karşı duruşumuzu, siyasi mücadelemizi net şekilde ortaya koyarız. Vatandaşlarımızın sahip olduğu değerleri incitmeye hukuken de ahlaken de kimsenin hakkı yoktur. Benzer şekilde devletimizin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili her türlü kötü, çirkin sözün karşısında oluruz. Tarihçiler tartışır, konuşur, demokrasilerde haktır. Ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e karşı kötü sözün meşrulaştırılmasını asla kabul etmeyiz” dedi.

“F-16’larla ilgili bu noktaya gelinmesinden memnuniyet duyuyoruz”

ABD ile F-16’larla gelinen durumla ilgili soru üzerine Çelik, “F-16’larla ilgili bu noktaya gelinmesinden memnuniyet duyuyoruz. Türkiye kendi güvenliğini, egemenlik haklarını koruyacak ülkedir. NATO müttefiki ülkelerden parası karşılığında silah sistemi almaya kalktığında kısıtlamanın çıkarılması siyasi akılla bağdaşmaz. Çünkü bu ortak NATO güvenliğine katkı yapacaktır. Siyasi anlaşmazlıkların müttefik ülkeler arasındaki güvenlik pazarlığına dönüşmemesi gerekmektedir. Türkiye’nin güvenlik konusu hiçbir zaman pazarlık konusu değildir. Hiç kimse bize gelip de ‘Şunların karşısında Suriye’de operasyon yapmayın, terörle mücadele etmeyin’ diyemez. Türkiye her aşamada aldığı kararları uygular. F-35’lerde Türkiye bir güvenlik aracı elde etmişse, güvenlik kapasitesinden belli bir şekilde vazgeçerek başka bir şekilde kavuşmasını istemek doğru olmaz. NATO üyesi olmasa da batılı ülkelerin çok yakın ilişki geliştirdiği Hindistan’da var. Burada bakılması gereken şey kazan kazan anlayışıyla bakılmasıdır. Böyle olduğunda Türkiye her zaman pozitif ilişkisi içerisinde olacaktır” diye cevap verdi.

Öte yandan AK Parti MYK toplantısı 1 saat 20 dakika sürdü. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sinirlarimizin-yakinlarinda-teroristan-bolgeciklerinin-devletciklerinin-kurdurulmaya-calisildigini-biliyoruz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “‘Ben seçimi kazanırsam, kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım’ diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiniz” http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ben-secimi-kazanirsam-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyiniz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ben-secimi-kazanirsam-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyiniz/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:15:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7613 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ben seçimi kazanırsam kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiz. Bunlar sirk cambazı. Ben şimdi buradan aday oldum ama seçimden sonra yine AK Parti’ye gideceğim diye sirk cambazlarını da aldanmayın” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’ye 18’inci seçimini kazandırmak Cumhur İttifakı’nı bir kez daha zafere ulaşmak için çalışmadıklarını bununla birlikte Cumhuriyet’in ilk asrını acısıyla, tatlısıyla geride bırakan Türkiye’nin ikinci asrının yol haritasını da oluşturduklarını belirtti. İktidarları döneminde gerçekleştirilen demokrasi ve kalkınma atılımları bundan sonraki vizyonlarımızın altyapısı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl işimiz yeni başlıyor. Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların bizim bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz. Tek parti faşizm, darbelerin, cuntaların, zulümlerin, koalisyonların, krizlerin istikrarsızlıkların Türkiye’sini bir daha geri gelmemek üzere tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz. Artık devir Türkiye’yi Yüzyılı devridir. Türkiye Yüzyılı’nın ayak sesleri gümbür gümbür geliyor” diye konuştu.

Hala eski Türkiye içinde olanların yüreğine her seçimde acaba hevesi dolduğunu bildiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim sonrası hakikatler yüzlerine bir tokat gibi inince köşk köşk yerlerine dönüyorlar. Emin olun bu seçimde de birilerinin yüreği kıpır kıpırdır böylece devam edecek. İstiyorlar ki önce belediye yönetimlerini ele geçirsinler. Ardından ülkeyi yeniden huzursuzluğa, istikrarsızlığa, kaosa sürükleyip merkezi yönetime göz diksinler. Sanmayın ki belediye yönetimlerini şehirlere hizmet etmek insanımızın hayatını kolaylaştırmak için istiyorlar. Böyle bir düşünceleri kesinlikle yok. Dertleri belediyeler üzerinden elde edecekleri rantı, kirli ittifak ortaklarıyla birlikte yağmalamaktır. Seçim sonuçları istedikleri gibi çıkarsa bu tabloyu, programsız, projesiz, emeksiz bir şekilde iktidarın kucaklarına düşmesini sağlamaya çalışmak için de kullanacaklardır” şeklinde konuştu.

“CHP bırakın olumlu yönde değişmeyi, bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla, işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir”

Dünyanın değiştiğini, Türkiye’nin değiştiğini şehirlerin çehresinin değiştiğini ama Türkiye’deki muhalefet anlayışının değişmediğini vurgulayan Erdoğan, “Bilhassa ülkenin ikinci büyük partisi sıfatına sahip CHP bırakın olumlu yönde değişmeyi, bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla, işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir. Üzülerek görüyoruz ki CHP’de ölçülerin ve yapay zekanın sözü bu partiye yıllarca emek vermiş, bu partiye gönül vermiş insanların sözünden daha fazla geçiyor. İstanbul’da bölücü örgütün uzantılarıyla el kol kola yürümekten, bölücülerin sembolleri altında ortak miting yapmaktan utanmıyorlar. Neyin karşılığında Kandil’le uzlaşıldığını, anlayıp pulladıkları, Kandil uzaylacısı için bu noktada bölücü örgütün uzantılarına ne vaat ettiklerini kimse bilmiyor. CHP’nin içine düştüğü bu vahim tablo. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işin sorumluluğumuzu daha da artırmaktadır. Hamdolsun. 14 Mayıs, 28 Mayıs seçimlerinde milletimiz o eşsiz irfanıyla ülke iradesini yeniden bize vererek böyle bir felakete müsaade etmedi. Şimdi aynı durum belediyeler için geçerlidir” ifadelerini kullandı.

“Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle belediyelerde de bu köhne ne siyaset anlayış itibariyle yörüngesini kaybetmiş partilere şehirlerimizi teslim etmeyeceğiz” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Tabii bunun için hep birlikte çok çalışmamız gerekiyor. Seçim unutmayın 2 yerde kazanılır. Birincisi sahadır, sokaktır, evlerdir, iş yerleridir. İnsanın olduğu her yerdir. İkincisi sandıktır, saha çalışmalarını iyi yürütemez, oy verme günü sandığa çok sıkı sahip çıkamazsak elimizdeki seçimi de kaybederiz” dedi.

“AK Parti kurulduğu günden bu yana ki Her seçimden birinci çıkmayı hem saha hem sandık hakimiyeti sayesinde başarmıştır”

Siyaset anlayışlarında vatandaşa tıpış tıpış oy vereceksiniz, dayatmasında bulunmanın yeri asla bulunmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir insanımız bize oy vermeye mecbur ve mahkum değildir. Biz çok çalışarak her bir insanımıza ulaşarak şehrimizin her karışını, alın terimizle sulayarak, gönüllere girerek sandıkta o oyu alacağız. Bugüne kadar yaptıklarımızla, bundan sonraki projelerimizle vatandaşlarımızı, şehirlerimizi en iyi bizim yöneteceğimize ikna edeceğiz. Aksi takdirde kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da oy vermez. Sizler teşkilatlarımızın seçim işleri ve seçim koordinasyon merkezleri sorumluları olarak bu konuda birinci derece sorumluluk sahibisiniz. İl ve ilçe teşkilatlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkan ve meclis üyesi adaylarımız gece gündüz sahada koştururken onları siz yönlendirecek stratejiyi hayata geçireceksiniz. Vatandaşlarımızın mutlaka sandık başına gitmeye teşvik etmekten, sandıkta her şeyin usulüne göre yürümesini sağlamaya, sonuçların resmen ilanı aşamasına kadar sürece tüm safhalarıyla hakim olmamız gerekiyor. Aksi takdirde gönüllerde kazandığımız seçimi değerli kardeşlerim sandıkta kaybederiz. Bizim kimsenin oyunda gözümüz yok. Ama bize verilmiş tek bir oyun zayi edilmesine de rıza gösteremeyiz. En küçük bir zaafiyet, en küçük bir gaflet, en küçük bir boşluk hiç şüpheniz olmasın mutlaka aleyhimize kullanılacaktır. Çünkü kimi yerlerde karşımızda diğer pek çok nakıslarıyla arızalarıyla beraber ahlaktan da yoksun siyaset haramileri vardır. Meydanı bu siyaset haramilerine bırakmayacağız. Hep birlikte gece gündüz çalışarak 31 Mart günü milli sandıkta en sağlıklı şekilde tezahürünü temin edeceğiz. Seçim gününe kadar da sahaya damgamızı vuracağız. Medya ve sosyal medya başta olmak üzere modern iletişim yöntem Elbette önemlidir. Ama yarım asra yaklaşan siyasi tecrübemizle biliyoruz ki sahada yoksanız sandıkta esameniz okunmaz. AK Parti kurulduğu günden bu yana ki Her seçimden birinci çıkmayı hem saha hem sandık hakimiyeti sayesinde başarmıştır. İnşallah 31 Mart’ta da hem ülke geneli hem de büyükşehir, il, ilçe, belde düzeyinde birinciliği yine kimseye kaptırmayacağız” açıklamasında bulundu.

“Bunlar sirk cambazı”

Her seçim döneminde olduğu gibi 31 Mart sürecinde de kendi akıllarınca milleti kandırmaya çalışan birileri yine meydanlara çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar sokakta ‘ben şu partiden adayım ama aslında gönlüm AK Parti veya Tayyip Erdoğan’dan yana’ diyerek insanlardan destek istiyor. Hep söylediğimiz gibi Türkiye özgür ve demokratik bir ülkedir. İsteyenin istediği partide siyaset yapma ve aday olma hakkı vardır. Herhangi bir partide bir müddet siyaset yaptıktan sonra yolunu ayırıp başka iş ikamete gidenlerin de yeri artık orasıdır. Şunu da açık ve net söylüyorum. Ben seçimi kazanırsam kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiz. Bunlar sirk cambazı. Ben şimdi buradan aday oldum ama seçimden sonra yine AK Parti’ye gideceğim diye sirk cambazlarını da aldanmayın. Biz işimize bakacağız. Biz şu anda yoğun bir şekilde çalışacağız. ve Allah’ın izniyle de 31 Mart akşamı gümbür gümbür sandıkları patlatarak yolumuza devam edeceğiz. Geçmişte AK Parti’de bulunup da hangi sebeple olursa olsun partiye gidenler için de aynı durum geçerlidir. Bu durumdaki hiç kimsenin AK Parti veya bizim adımla konuşma, oy isteme hatta böyle bir imada bulunma hakkı yoktur” ifadelerine yer verdi.

“AK Parti şahısların değil, bir davanın, bir ülkünün, ülkeye ve millete hizmet uğruna adanmışlığın partisidir”

AK Parti şahısların değil, bir davanın, bir ülkünün, ülkeye ve millete hizmet uğruna adanmışlığın partisi olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her kim AK Parti çatısı altında bu kadim davaya hizmet ediyorsa başımızın üstünde yeri vardır. Ama AK Parti’den ayrılıp da bu partinin gölgesinde korsan siyaset yapmaya kalkana da kimse kusura bakmasın, eyvallah etmeyiz. Bizim Partimizde görevler bayrak yarışındaki etaplar gibidir. Milletvekili seçiminde uyguladığımız üç dönem kuralı başta olmak üzere partimizin kendi iç değişimini sağlamaya yönelik ilkeleri işte bu sebeple getirdik. Genel Başkan olarak benim bazı tasarruf yetkilerim var o ayrı. Ama şunu bilelim ki böyle birilerinin dediği gibi istediğimiz zaman istediğimiz şekilde har vurup harman savurmak işte bu yok. Onun için de şu anda geçmişte görev alanların daha sonra aynı konumda veya daha farklı konumlarda yeniden görev almalarının önünde hiçbir mani bulunmuyor. Nitekim hem milletvekilliğinde hem belediye başkanlığında hem teşkilatlarımızda geçmişte benzer görevleri yapmış arkadaşlarımıza yeniden sorumluluk tevdi ettiğimiz pek çok örnek vardır. Burada as olan unvan değil ülkemize ve milletimize hizmet için çalışan partimizin başarısına mümkün olan en üst seviyede katkı vermektir. AK Parti milletimizin gönlündeki yerini güçlendirerek yoluna devam ettiği sürece her arkadaşımızın emeğine, birikimine, enerjisine, gayretine zaten ihtiyacımız olacaktır” şeklinde konuştu.

“Bizim hem parti hem hükümet olarak yapacak çok işimiz var”

Hem parti hem hükümet olarak yapacakları çok iş olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Türk siyasetine getirdiğimiz en büyük yenilik gördüğümüz bu yaklaşıma tahammül edemeyip de kendine başka yol çizenlere sadece üzülürüz. ‘Yolun açık olsun, güle güle’ deriz. Bizim hem parti hem hükümet olarak yapacak çok işimiz var. Mevcut arkadaşlarımızın yanı sıra aramıza yeni katılan gençlerimizle; yolumuza, mücadelemize, eser ve hizmet siyasetimize devam etmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’ye 15 Temmuz’dan beri kazandırdığımız bir diğer önemli siyasi değer de Cumhur İttifakı’dır. Ülkemizin birliği, milletimizin beraberliği, devletimizin bekası, vatan topraklarının bütünlüğü, milli iradenin üstünlüğü ile ‘büyük ve güçlü Türkiye hedefi’ etrafında oluşan Cumhur İttifakı’nın tarihimizde eşi benzeri yoktur. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin nesilden nesile bir efsane gibi anlatılacağına inandığımız Cumhur İttifakı’nın kurulmasındaki ve yürütülmesindeki emeğini bilhassa ifade etmek istiyorum. Cumhur İttifakı’na destek veren diğer partilere ve genel başkanlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Bilindiği gibi 31 Mart’ta da büyükşehirlerde ve illerimizin bir kısmında Cumhur İttifakı olarak ortak adaylarla seçime gidiyoruz. Bizim adayımızın olduğu her yerde MHP teşkilatlarının, MHP teşkilatlarının adayının olduğu her yerde de AK Parti teşkilatlarının aynı azim, heyecan, kararlılık ve samimiyetle çalıştığından şüphe duymuyorum” diye konuştu. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ben-secimi-kazanirsam-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyiniz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-16 süreci F-35’ten öte artık F-16’ya kilitlenmiş durumda http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-f-16-sureci-f-35ten-ote-artik-f-16ya-kilitlenmis-durumda/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-f-16-sureci-f-35ten-ote-artik-f-16ya-kilitlenmis-durumda/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:12:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7611 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri’nden alınacak olan F-16 sürecine ilişkin, “Şu andaki planımız, programımız F-35’ten öte artık F-16’ya kilitlenmiş vaziyette” dedi.

Partisinin ‘Genişletilmiş Seçim İşleri Başkanları Toplantısına’ katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantının ardından AK Parti Genel Merkez binası önünde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Erdoğan, doğum günü olması dolayısıyla Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin nezaketini, kibarlığını gösterdiğini ifade ederek, “Yaşımın miktarınca güller gönderildi. Onun yanında yine kendine has, estetiği içinde olan bir kalem gönderildiğini söylediler ve doğum yıl dönümümü kutladığı gibi Cumhur İttifakı’nın çalışmasıyla ilgili de birbirimizle bu şekilde tebrikleştik. Yarın Manisa’ya gidiyorum. Bu süreci de en güzel şekilde inşallah 31 Mart’a kadar dayanışma içinde devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz” diye konuştu.

“Yeniden Refah’ın birçok yerde Cumhur İttifakı ile hareketi söz konusu değil”

Bir gazetecinin ‘Cumhur İttifakı içerisinde Yeniden Refah Partisi’ni nasıl konumlandırıyorsunuz’ diye sorması üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yeniden Refah’ın tavrını biliyorsunuz. Birçok yerde Cumhur İttifakı ile hareketi söz konusu değil. Adeta milletvekili seçimlerindeki durumdan şu anda kopmuş vaziyette. Şu anda kendileri Yeniden Refah olarak birçok yerde ya bizden ayrılmış olanlar veyahut bize karşı tavır içerisinde olanları aday olarak çıkardılar. Onlarla beraber yollarına devam ediyorlar” açıklamasında bulundu.

“Rusya- Ukrayna ve İsrail- Filistin konuları orada ciddi manada işlenecek olan konular”

Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan Antalya Diplomasi Forumu’nda Türkiye olarak ne gibi bir diplomasi yürütüleceğine ilişkin soruya ise Başkan Erdoğan, şöyle cevap verdi:

“Dünyanın şu anda gündeminde olan Rusya-Ukrayna olayı var. Bunun yanında tabii ki İsrail-Filistin olayı var. Bunlar orada ciddi manada işlenecek olan konular. Katılacak olan liderler, bu konular üzerinde kararlı bir şekilde duracaklar. İkili görüşmelerimiz olacak. İkili görüşmelerimizde bunların üzerinde duracağız.”

“(Putin görüşmesi) Türkiye’nin uluslararası platformdaki tutumu ile olan memnuniyetini bana ısrarla söyledi”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesi ve Putin’in Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaretin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok kısa bir zaman içerisinde bir ziyaret değil ama bu ziyareti geciktirmeden halledeceğine dair ifade kullandı. Türkiye’nin uluslararası platformdaki tutumu ile olan memnuniyetini bana ısrarla söyledi. Aramızdaki bu ilişkilerin kararlı bir şekilde devamından yana olan memnuniyetini ifade etti” ifadelerini kullandı.

“Şu andaki planımız, programımız F-35’ten öte artık F-16’ya kilitlenmiş vaziyette”

Amerika Birleşik Devletleri’nden alınacak olan F-16’lara ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda bizim şu andaki planımız, programımız F-35’ten öte artık F-16’ya kilitlenmiş vaziyette. Gerek kongre, gerekse senato ve bize gelen senatörlerle de yaptığımız görüşmede daha çok biz F-16’larla ilgili ne gibi adımlar atarız diye konuştuk. Bu konunun dışında da arkadaşlarımızın muhatapları ile yaptığı görüşmelerde bu konunun üzerinde daha çok ısrarla duruyoruz. Bunun takipçisiyiz” dedi.

Öte yandan Erdoğan, Irak’a yönelik ziyaretinin planlamaları arasında yer alıp almadığı sorusuna ise, “Seçim sonrası” cevabını verdi. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-f-16-sureci-f-35ten-ote-artik-f-16ya-kilitlenmis-durumda/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Yüzyılı Yeni Başlıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-yeni-basliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-yeni-basliyor/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:57:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7601 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Asıl işimiz yeni başlıyor, Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde partisinin Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı’na katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, partisinin genel merkezine ilave olarak inşa edilen Seçim Koordinasyon Merkezi’nin ülkeye, millete ve şehirlere yapılacak hizmetlerin çıtasını yükseltme iradelerinin bir sembolü olduğunu söyledi.

“Daha önemlisi ülkemizin önemli bir seçimi öncesinde burada bir araya gelişimiz sıradan bir parti programı olmanın ötesinde anlama sahiptir.” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, milletin önüne yeni hedefler, yeni vizyonlar koyarken buna uygun kadroları yetiştirmeyi ve bu kadroların işlerini yapacağı mekanları hazırlamayı da ihmal etmediklerini vurguladı.

Erdoğan, “Biz sadece AK Parti’ye 18. seçimini kazandırmak, Cumhur İttifakı’nı bir kez daha zafere ulaştırmak için çalışmıyoruz. Bununla birlikte Cumhuriyetimizin ilk asrını acısıyla, tatlısıyla geride bırakan Türkiye’nin ikinci asrının yol haritasını da oluşturuyoruz.” diye konuştu.

Genel merkez ile il, ilçe, belde, mahalle, köy teşkilatlarıyla, kadın ve gençlik kollarıyla, Meclis gruplarıyla, belediye kadrolarıyla davalarına gönül veren herkesle bu şuur içinde çalışmaların yürütülmesi, bu kararlılıkla hedeflere yürünmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İktidarlarımız döneminde gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımları bundan sonraki vizyonlarımızın altyapısıdır. Asıl işimiz yeni başlıyor, Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz. Tek parti faşizminin, darbelerin, cuntaların, zulümlerin, koalisyonların, krizlerin, istikrarsızlıkların Türkiye’sini bir daha gelmemek üzere tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz. Artık devir, Türkiye Yüzyılı devridir. Hamdolsun Türkiye Yüzyılı’nın ayak sesleri gümbür gümbür geliyor.

Hala eski Türkiye özlemi içinde olanların yüreğine her seçimde bir ‘Acaba’ hevesi dolduğunu biliyoruz. Seçim sonrası hakikatler yüzlerine tokat gibi inince kös kös yerlerine dönüyorlar. Emin olun, bu seçimde de birilerinin yüreği kıpır kıpırdır, böylece devam edecek. İstiyorlar ki, önce belediye yönetimlerini ele geçirsinler, ardından ülkeyi yeniden huzursuzluğa, istikrarsızlığa, kaosa sürükleyip, merkezi yönetime göz diksinler. Sanmayın ki belediye yönetimlerini belediyelere hizmet etmek, insanımızın hayatını kolaylaştırmak için istiyorlar. Böyle bir düşünceleri kesinlikle yok. Dertleri, belediyeler üzerinden elde edecekleri rantı, kirli ittifak ortaklarıyla birlikte yağmalamaktır. Seçim sonuçları istedikleri gibi çıkarsa, bu tabloyu programsız, projesiz, emeksiz bir şekilde iktidarın kucaklarına düşmesini sağlamaya çalışmak için de kullanacaklardır.”

“CHP bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir”

Dünyanın, Türkiye’nin ve şehirlerin çehresinin değiştiğini, ülkedeki muhalefet anlayışının ise hiç değişmediğini ifade eden Erdoğan, “Bilhassa, ülkenin ikinci büyük partisi sıfatına sahip CHP, bırakın olumlu yönde değişmeyi, bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir. Üzülerek görüyoruz ki CHP’de, bölücülerin ve yapay zekanın sözü, bu partiye yıllarca emek vermiş, bu partiye gönül vermiş insanların sözünden daha fazla geçiyor.” dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“İstanbul’da bölücü örgütün uzantılarıyla el ele, kol kola yürümekten, bölücülerin sembolleri altında ortak miting yapmaktan utanmıyorlar. Neyin karşılığında Kandil ile uzlaşıldığını, allayıp pulladıkları Kandil uzlaşısı için bu noktada bölücü örgütün uzantılarına ne vadettiklerini kimse bilmiyor. CHP’nin içine düştüğü bu vahim tablo, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizim sorumluluğumuzu daha da artırmaktadır.

Hamdolsun, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde milletimiz o eşsiz irfanıyla ülke iradesini yeniden bize vererek, böyle bir felakete müsaade etmedi. Şimdi aynı durum, belediyeler için geçerlidir. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle belediyelerde de bu köhne, siyaset anlayışı itibarıyla yörüngesini kaybetmiş partilere, şehirlerimizi teslim etmeyeceğiz. Bunun için hep birlikte çok çalışmamız gerekiyor.”

Seçimin iki yerde kazanıldığını, bunlardan birincisinin saha, sokak, evler, iş yerleri, insanın olduğu her yer; ikincisinin ise sandık olduğunu belirten Erdoğan, “Saha çalışmalarını iyi yürütemez, oy verme günü sandığa çok sıkı sahip çıkamazsak, elimizdeki seçimi de kaybederiz. Unutmayınız, bizim siyaset anlayışımızda vatandaşa ‘tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dayatmasında bulunmanın yeri asla yoktur. Hiçbir insanımız, bize oy vermeye mecbur ve mahkum değildir. Biz çok çalışarak, her bir insanımıza ulaşarak, şehrimizin her karışını alın terimizle sulayarak, gönüllere girerek sandıkta oyu alacağız.” diye konuştu.

Erdoğan, bugüne kadar yaptıklarıyla, bundan sonraki projeleriyle, şehirleri en iyi kendi partilerinin yöneteceğine vatandaşları ikna edeceklerini ifade ederek, “Aksi takdirde kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da oy vermez.” dedi.

Teşkilatların seçim işleri ve seçim koordinasyon merkezlerinin sorumlularının bu konuda birinci derece sorumluluk sahipleri olduklarını söyleyen Erdoğan, “İl ve ilçe teşkilatlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkan ve meclis üyesi adaylarımız, gece gündüz sahada koştururken onları siz yönlendirecek, stratejiyi siz hayata geçireceksiniz.” ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-yeni-basliyor/feed/ 0
26 Şubat 1992’de Hocalı Katliamı Anma Töreni Düzenlendi http://www.karadenizhabertv.com.tr/26-subat-1992de-hocali-katliami-anma-toreni-duzenlendi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/26-subat-1992de-hocali-katliami-anma-toreni-duzenlendi/#respond Thu, 30 May 2024 21:09:54 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7535 26 Şubat 1992 tarihinde Ermenilerin Hocalı’da yaptığı katliamda hayatını kaybeden Azerbaycanlı 613 kişi, Talas’ta düzenlenen törenle anıldı.

Azerbaycan Parkı’nda bulunan Şehitler Anıtı önünde düzenlenen anma töreni, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı ve Azerbaycan milli marşının okunmasıyla başladı. Törende konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, “32 yıl önce Ermeniler, çoluk çocuk, yaşlı kadın demeden 613 vatandaşımızı katletti. Acısı hala içimizde. Ancak ne mutlu ki bir süre Başkomutan İlham Aliyev tarafından ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleri ve duruşlarıyla çok şükür Karabağ azatlığına yani özgürlüğüne kavuştu. Bundan dolayı sevinçliyiz ve gururluyuz” dedi.

Konuşmasında Azerbaycan Kardeşlik Parkı’ndan ve içindekilerden de bahseden Başkan Yalçın, “Bir süre önce 7 Şubat’ta Şuşa Azerbaycan Evi’nde önemli ve güzel bir şeye şahit olduk. Türkiye’de 3 yerde Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı, onlardan birisi de bu mekanda oldu. Bundan da ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. 20 bin metrekare üzerindeki Azerbaycan Kardeşlik Parkı’nı yapmak, bu anıtı buraya taşımak, Şuşa Evi’ni yapmak Azerbaycanlı kardeşlerimize bir armağanımızdır ve Azerbaycanlı kardeşlerimiz her şeyin en iyisine layıktır” diye konuştu.

“Güçlü olmamız lazım”

Gazze’de yaşanan soykırıma da değinen Başkan Yalçın, “Biliyorsunuz bir katliam da Filistin’de yaşanıyor Gazze’de başlayan katliamda neredeyse 30 bin kişi hayatını kaybetti. Küresel güçler hem soydaşlarımızı hem dindaşlarımızı katletmeye azimliler. Onun için Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan devleti ne kadar güçlü olursa biz de o kadar sesimizi çıkarabileceğiz. Allah hem Azerbaycan devletine hem Türkiye Cumhuriyeti’ne nice yüz yıllar ömürler nasip etsin. Ben Hocalı ve dünyanın her yerinde mazlum şekilde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

“Başkan Yalçın unutulmaması için çırpınıyor”

Şuşa Azerbaycan Evi Derneği Başkanı Elshan Ganbarov da yaptığı konuşmada Başkan Yalçın’ın konuya duyduğu hassasiyete teşekkür ederek, “Bir kültür bekçisi gibi bir tarihin unutulmaması için çırpınan Yalçın Başkanımıza özellikle teşekkür etmek istiyorum. Tarih asla unutanları sevmez. Tarihi unutmak, 100 yıl önce Erzurum’da yapıldığı gibi 100 yıldan sonra Hocalı’da yapılmış bir katliamla karşı karşıya kalmak gibidir. Hocalı’da hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Allah ulusumuza uzun ömürler versin” şeklinde konuştu.

“Tek millet iki devlet”

Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa da, tek millet iki devlet vurgusu yaptığı konuşmasında, “Azerbaycan ve Türkiye’nin geçmişten günümüze bir gönül bağı var. Azerbaycan’da kar yağsa biz burada üşürüz. Türkiye’de de kar yağsa hiç şüphe yok ki Azerbaycanlı kardeşlerimiz orada üşür. Bugün ne mutlu Azerbaycan ve Türkiye’nin kardeşliği, gönül birliğiyle birlikte Karabağ bölgesi huzura kavuşmuştur. Böyle bir anma programı düzenlediği için de değerli Yalçın Başkanıma teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

“Burada gördüklerim gurur verici”

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul İsmail de konuşmasında, “Bu hassasiyet için Kayserimize özellikle Talas Belediyemize özel minnettarlığımı sunuyorum. Bu meselelerde Kayseri’mizin ne kadar hassas olduğunu her zaman şahsen gördüm. Burada Hocalı Parkı’nın açılması, güzel bir anıtın yapılması, Şuşa Evi’nin olması gurur verici bir meseledir. Gerçekten bir millet iki devlet anlayışının ve gönüllerimizin birbirine bağlı olduğunun göstergesidir. İyi günlerde bir arada olmak kolaydır, önemli olan bu tür acılarımızı birlikte paylaşmaktır. Bunu sağlayan Başkan Yalçın’a teşekkür ediyorum” dedi.

“Tarihin en büyük trajedilerinden birisi”

Azerbaycanlı şirket Socar’ın Türkiye Doğal Gaz İşbirimi Kayseri Operasyonları Başkan Yardımcısı Sinan Temür ise, “Hocalı soykırımını derinden hissediyorum. Dağlık Karabağ bölgesinde soykırımı sadece bu yüzyılın değil tarihin en büyük trajedilerinden bir tanesidir. Bu anma programını düzenlediği için Talas Belediye Başkanımız Mustafa Yalçın’a teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından Hocalı Anıtı’na katliamda hayatını kaybedenler anısına çelenk konuldu ve karanfil bırakıldı. – KAYSERİ

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/26-subat-1992de-hocali-katliami-anma-toreni-duzenlendi/feed/ 0
MWC Barcelona Fuarı’nda Mobil Teknoloji Şirketleri Buluştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/#respond Tue, 28 May 2024 21:54:44 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7501 Mobil teknoloji şirketleri, dünyanın en büyük mobil teknoloji etkinliği olarak bilinen MWC Barcelona Fuarı’nda buluştu. Türkiye’den 32 şirketin katıldığı teknoloji etkinliğin popülaritesi bilet fiyatlarına da yansıdı. Bu yıl fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro’dan başlıyor, 5 bin 388 Euro’ya kadar çıkıyor. Fuarda Türkiye’nin milli katılımını yine İstanbul Ticaret Odası (İTO) organize etti. Fuara kayan ekranlı telefonlar, mixed reality (karma gerçeklik) gözlükleri, elektrikli uçan otomobiller, NFC teknolojili akıllı yüzükler damgasını vurdu.

Dünyanın en büyük mobil teknoloji fuarı olan Mobil Dünya Kongresi (Mobile World Congress-MWC 2024), bugün İspanya’nın Barselona kentinde kapılarını açtı.

Fira Gran Via Fuar Merkezi’nde 95 bin kişinin ziyaretçinin beklendiği dev etkinlikte Türkiye’den 32 şirket stant açtı. Fuarda Türkiye’nin milli katılımını İstanbul Ticaret Odası (İTO) organize ediyor.

MWC Barcelona, 200 ülkeden cihaz imalatçıları, teknoloji sağlayıcıları, mobil operatörler, içerik sahipleri ve teknolojinin geleceğiyle ilgilenen profesyoneller için 2024’ün en merakla beklenen teknoloji, iletişim ve ticaret etkinlikleri arasında yer alıyor.

MWC Barcelona bu yıl da mobil teknolojilerinin fenomen yükselişine sahne oluyor. Fuarda 5G, bulut ağı (cloudnet), ileri yapay zeka (AI), her şeyin interneti (IoE), teknolojinin ufku (Tech Horizon) ve finans teknolojileri (Fintech) bölümleri bulunuyor.

Fuara kayan ekranlı konsept telefonlar, mixed reality (karma gerçeklik) gözlükleri, elektrikli uçan otomobiller, NFC teknolojili akıllı yüzükler gibi geleceğin ürünleri damgasını vurdu.

Fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro’dan başlıyor

MWC Barcelona’da öne çıkan global trendler ise şunlar oldu:

5G, 2030 yılına kadar tüm mobil bağlantıların yarısını oluşturacak. 5G teknolojisini ‘paraya’ çevirmek gelişen bir iş kategorisi. 5G’den sonra 6G için de hazırlıklar yapılıyor.

5G’nin çığır açan özelliklerinden biri olan Kablosuz Sabit Erişim (FWA) ile ev ve işyerlerine kablosuz ağ üzerinden bağlantı imkanı geliyor.

Öte yandan MWC’nin popülaritesi bilet fiyatlarına da yansımış durumda. Teknoloji tutkunu ziyaretçiler için bu yıl fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro. VIP biletlerin satış fiyatı ise 5 bin 388 Euro olarak dikkat çekiyor.

“Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok”

Fuarın Türkiye Milli Katılımını gerçekleştiren İstanbul Ticaret Odası’nın Başkanı Şekib Avdagiç, MWC 2024’e ilişkin yaptığı açıklamada, “MWC Barcelona, Türk şirketlerinin, girişimcilerin ve startupların önemli bir inovasyon gösteri alanı” ifadesini kullandı.

Dünyanın marka değeri en yüksek 5 şirketinin tamamının teknoloji şirketi olduğuna işaret eden Şekib Avdagiç, “Dünyada ilk 10 şirketin 8’i doğrudan teknoloji firması. İlk sıradaki şirketin sadece marka değeri 517 milyar dolar. İlk 5’in marka değeri toplamı 1,5 trilyon dolar. İlk 100’e giren firmaların tamamı ya doğrudan ya da ikincil süreçte yüksek teknolojiye dayalı üretim yapan şirketlerden oluşuyor” bilgisini verdi.

Türkiye’nin dünyadaki rekabet yarışında bir yandan teknoloji üretmeye, bir yandan da ihraç etmeye ihtiyacı olduğunu kaydeden Avdagiç, “Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok. Bu nedenle de tüm yatırım kaynaklarımızı teknoloji odaklı şekilde kurgulamak ve kullanmak zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapay zeka, küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek”

Yapay zeka uygulamalarının hayatımızın her alanına girmeye başladığını hatırlatan Şekib Avdagiç, “Bu teknolojinin adı yapay, ama çıktısı gerçek. Bu gerçeklik, kısa süre içinde tüm üretim süreçlerini yeniden şekillendirecek ve küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek” ifadelerini kullandı.

Şekib Avdagiç, Türkiye’de orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam imalat sanayi ürünleri içindeki payının yüzde 40,3’e çıkmasının ve bu kategorideki ihracatın 100 milyar dolara yaklaşmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Avdagiç, “Kalkınmanın artık yegane yolunun yapay zeka çağında öncü ülkelerden biri olmaktan geçtiğini unutmamalıyız” dedi.

Başarı için kamu-özel ortaklığı vurgusu

Coğrafi konumunun küresel rekabette pek çok ülkeye kıyasla Türkiye’ye büyük avantajlar sağladığını belirten Avdagiç, şöyle devam etti: “Yolun henüz başındayız. Ancak teknoloji treni yolcularını almaya başladı bile. Ne pahasına olursa olsun, yatırım iklimini her bakımdan cazip hale getirerek, bu trene binmek zorundayız. Türk özel sektörünün dinamizminin, bu yolculukta ön sıralarda yer alabilecek güçte ve yapıda olduğuna inancımız tamdır. Kamu ve özel kesimin işbirliği ile orta ve uzun vadeli etkili, gerçekçi ve kararlı bir politikayla bunu başaracağımıza inanıyoruz.”

Avdagiç, İTO olarak SoftITO Yazılım-Bilişim Akademisi Projesi’ni başlattıklarını belirterek, bu merkezde Türkiye’nin yazılım ihracatı stratejisine destek olmak amacıyla kritik kurumlar için nitelikli ve güvenilir profesyoneller yetiştirdiklerini hatırlattı.

Şekib Avdagiç, İTO’nun girişimciliğin desteklenmesi amacıyla kurduğu Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ile İTO’nun kurucularından olduğu Teknopark İstanbul’daki endüstri uzmanlarının da küresel rekabette güçlü şekilde yer aldıklarını kaydetti.

MWC Barcelona Fuarı, 29 Şubat Perşembe gününe kadar açık kalacak. – İSTANBUL

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/feed/ 0
Erdoğan’dan CHP’ye sert sözler: Neredeyse Kılıçdaroğlu’nun kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogandan-chpye-sert-sozler-neredeyse-kilicdaroglunun-kedisi-seroyu-bile-kapidan-iceri-sokmayacaklar/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogandan-chpye-sert-sozler-neredeyse-kilicdaroglunun-kedisi-seroyu-bile-kapidan-iceri-sokmayacaklar/#respond Sun, 26 May 2024 21:09:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7439 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adana’da AK Parti mitinginde önemli açıklamalarda bulundu. Ana muhalefete yüklenen Erdoğan, Özgür Özel liderliğindeki yeni CHP yönetiminin, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiden uzaklaştırmasına yorumda bulunarak, “Yere göğe sığdıramadıkları genel başkanlarını partiden öyle bir kazıyıp attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar. Halbuki seçim gecesi hepsi de ne diyordu? ‘Kazandık, kazanıyoruz.’ Bu nakaratla milletin aklıyla dalga geçiyorlardı.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisince Adana İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka hitap etti. CHP’ye yüklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu.

“TÜM SUÇU KILIÇDAROĞLU’NA YÜKLEYİP KENDİLERİNİ TEMİZE ÇIKARDILAR”

“Biliyorsunuz mayıs ayında cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne çıkardıkları, peşine de 6 tane yardımcı adayı taktıkları bir zat vardı. Hatırlıyorsunuz.” diyen Erdoğan, “Seçimde umduklarını bulamayınca tüm suçu cumhurbaşkanı adaylarına yükleyip kendilerini temize çıkardılar.” değerlendirmesinde bulundu.

“NEREDEYSE ŞERO’YU BİLE KAPIDAN İÇERİ SOKMAYACAKLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında, “Yere göğe sığdıramadıkları genel başkanlarını partiden öyle bir kazıyıp attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar. Halbuki seçim gecesi hepsi de ne diyordu? ‘Kazandık, kazanıyoruz.’ Bu nakaratla milletin aklıyla dalga geçiyorlardı. Döktükleri timsah gözyaşlarını saymıyorum. Demek ki mesele, ülke yönetimine talip olma iddiası değilmiş. Mesele sadece kendi partilerinde kimin borusunun öteceği meselesiymiş.” ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’nin kedisi Şero

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP yönetimi, sadece bu ülkenin muhalefet enerjisini özellikle sömürüp işe yaramaz hale getirmekle bile, millet ve tarih nezdinde sigaya çekilmeyi hak ediyor. Şimdi buradan, Adana’dan öyle bir ses verin ki duymayan kulaklar bile duysun. Nasırlaşmış yürekler bile titresin. Hazır mıyız? Adana, Allah’ına kurban Adana. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Adana ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitingdeki açıklamalarından satır başları:

Alandakileri “Sordum, sual ettim elden, obadan. Nicedir bilirim halin Adana. Bu güzellik sana Kadir Mevla’dan, şekerden tatlıdır dilin Adana.” diyerek selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeğin ve bereketin şehri, gadasını aldığım Adana’da sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum.” ifadelerini kullandı.

Karacaoğlan’ın “Ak göğsün üstünde çakır dikeni, bitmeyince gönül yardan ayrılmaz” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ten canda durdukça bizim de gönlümüz Adana’dan ayrılmaz. ‘Adanalıyık, Allah’ın adamıyık.’ şiarıyla, hasbiliğin, harbiliğin, delikanlılığın kitabını yazan Adana, bugün bir başka güzel. Fedakarlığı ve vefakarlığı baş tacı bilen, ağzı dualı büyüklerimizin şehri Adana’yı, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun lokomotif şehri olarak görüyoruz. ‘Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.’ diyerek gök kubbeyi milli sesimizle çınlatan, gönül tellerimizi titreten deyişleriyle Toroslar’ı ve Çukurova’yı vatan yapan aşıkların şehrine de böylesi yakışır.”

Konuşmasının bu bölümünde alandakilerin “Doğum gününüz kutlu olsun” sözleri üzerine Erdoğan, “Sağ olun. Bir yaş daha büyüdük.” dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkülerine kadar yansıyan, dosta düşmana karşı vakur duruşuna meftun olduğumuz Adana’nın yoldaşlığıyla iftihar ediyoruz. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na verdiği destekle Adana, inşallah yeni bir destan yazacak. Şöyle dedim: Bana bir resmi rakamı alın, bakalım meydanda durum ne? Ve rakamı aldım. Şu anda Adana’da meydanda 75 bin kişi var. Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasretini dindirmeye az kaldı. Hazır mıyız? Artık Adana’yı bu malum ellerden almaya hazır mıyız? Bu vesileyle geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde şahsımıza ve Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için sizlere teşekkür ediyorum. Tabii bu seçimlerde aldığımız yüzde 45 civarındaki oy oranı, Adana’yla aramızdaki güçlü sevgi bağını yansıtmaktan çok uzak. Biz, bunu arzu ettiğimiz seviyeye taşımak istiyoruz. 31 Mart’ı da bunun için bir fırsat olarak görüyoruz. Allah’ın izniyle Adana, 31 Mart’ta sandık patlatarak gerçek potansiyelini ortaya çıkartacaktır. Buna hazır mıyız? Kendi seçmenleri başta olmak üzere milleti ‘tıpış tıpış’ sandığa gidip oy verecek bir mecburiyet cenderesine sıkıştırmak isteyenlere günlerini göstereceğinize ben inanıyorum.”

“ADANA, BÖYLE ARTİSTLİKLERE EYVALLAH EDER Mİ?”

Alandakilere, “Adana, böyle artistliklere eyvallah eder mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana, kendi iradesini çantada keklik kabul edenlere yol verir mi? Adana, eser ve hizmet nasipsizlerini sırtında taşır mı? Allah’ınıza kurban sizin.” ifadelerini kullandı.


Erdoğan, şunları dile getirdi:

“İşte CHP başta olmak üzere muhalefetin halini görüyorsunuz. Parti içindeki iktidar kavgalarından başlarını kaldıramıyorlar. Birbirleriyle uğraşmaktan, birbirleriyle didişmekten fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemeyecek durumdalar. Adanalı kardeşlerime soruyorum, bunların yasak savma kabilinden ettikleri üç beş laf dışında ülkenin herhangi bir derdiyle gerçekten dertlenmediklerini görüyoruz. Aynı şekilde şehirlerimizin, oralarda yaşayan insanlarımızın herhangi bir sıkıntısını çözecek bir projelerini duydunuz mu? Uluslararası meselelerde ilkeli bir duruş sergilediklerine şahit oldunuz mu? Göremezsiniz, duyamazsınız. olamazsınız çünkü yok. Ya bunlar hal çadırını, hastane diye benim Adanalı kardeşlerime yutturmaya çalıştılar. Bunlar bu denli yalancı. Daha kendilerine hayrı olmayanların memlekete, millete hayrının dokunması mümkün mü? Kendi çıkarlarından başka hiçbir şey gözü görmeyenlerin, Adana’nın sorunlarıyla ilgilenmesi beklenir mi? Biz, ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz. ‘Gerçek belediyecilik’ diyoruz. ‘Hazırız’ diyoruz. ‘Kararlıyız’ diyoruz. Onlar ise kapalı kapılar ardında birbirlerinin kuyusunu kazıyor. Kirli ittifaklarla, hani çay demlersiniz ya, demleniyor. Şaibeli pazarlıklarla seçim kazanma peşinde koşuyorlar.”

“DİK VE DİRAYETLİ DURUŞUYLA TÜM DÜNYADA TAKDİR TOPLAYAN ÜLKE KONUMUNDAYIZ”

İstiklal Marşı’nın “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.” dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle konuştu:

“İşte mesele bu. Biz de cennet vatanımız, aziz milletimiz ve istikbalimizin teminatı çocuklarımız için her alanda mücadele ediyoruz. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen hamdolsun vatanımıza olan minnet borcumuzu şimdiye kadar layıkıyla ödedik. Milletin sandıkta namusumuza emanet ettiği iradesine hiçbir zaman gölge düşürmedik. Vesayet güçlerinden, envaiçeşit terör örgütüne kadar Türkiye karşıtlarının tamamını Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle dize getirdik. 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi ülkeyi işgal etme teşebbüsleri karşısında asla geri adım atmadık. Darbe gecesi birileri televizyon karşısında kahvesini yudumlarken, biz milletimizle sırt sırta vererek FETÖ’cü hainlere meydanları dar ettik. Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Dış politikada Avrupa’dan ‘aferin’ almaya çalışan değil, dik ve dirayetli duruşuyla tüm dünyada takdir toplayan bir ülke konumundayız. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor. Türkiye sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin, krizlerin çözümündeki kilit rolü giderek daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız. Karabağ’da biz varız. Bütün buralarda Türkiye kardeşleriyle el ele veriyor, omuz omuza veriyor ve bu yolda emin adımlarla yürüyor.”

Dış politikada Türkiye’nin artan itibarının gerisinde güçlü bir savunma sanayisi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi: “Savunma sanayinde dışa bağımlılığımız azaldıkça uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Terörle mücadelede kullandığımız silah ve mühimmatların çoğunu yurt dışından temin ediyorduk. Satın aldığımız silahların kontrolü tam olarak bizde bile değildi. Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik.”

“5. NESİL UÇAK ÜRETEBİLEN DÜNYADAKİ 4 ÜLKEDEN BİRİ OLDUK”

Erdoğan, savunma sanayinde “Böyle gelmiş, böyle gider” diyenlerden olmadıklarını, kolay yerine zor ama Türkiye açısından en hayırlı olanı seçtiklerini belirterek, şunları dile getirdi: “Tabanca, tüfek dahil güvenlik güçlerimizin kullandığı silahları kendimiz üretmeye başladık. İnsansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Bu alanda çalışan firmalarımızı teşvik ettik. İşte bugün 2005’lerde, 2010’larda toprağa diktiğimiz fidanların, Allah’a binlerce kez hamdolsun, meyvelerini topluyoruz. Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar vesilesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere, roketlere dönüşüyor. Türkiye savunma sanayisi alanında adeta bir destan yazıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. Kendi tasarımımız, milli denizaltımızı inşa etme aşamasındayız. İHA ve SİHA alanında zaten dünyada ilk üç ülkeden biriyiz. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk, İHA ve SİHA’ları koruyor. Geçtiğimiz günlerde milli muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Böylece 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Bu gurur 85 milyon olarak hepimizindir. Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık.”

Savunma sanayi alanındaki başarıların başlangıç olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Gelecek yıllarda yapılanların çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız.” dedi.

“MUHALEFETİN ÖRNEK GÖSTERDİĞİ ÜLKELERDE KAAN KONUŞULUYOR”

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uçak gemisinin bir üst segmentini yapmak için çalışmalar yürüttüğünü bildiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz ‘yaparız’ dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür KAAN konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyarken, elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Daha ne müjdeler vereceğiz inşallah. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlumların umudu haline gelen bir Türkiye görüyor.”

Türkiye’nin başarılarının kendilerinin azmini artırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşıladığını, özgüven kazandırdığını belirten Erdoğan, “İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Türkiye Yüzyılı şafağı sökerken ecdattan aldığımız emaneti hakkıyla bizden sonraki nesillere teslim etmenin kıvancını yaşayacağız.” dedi.

“31 MART’TA SANDIKLARI PATLATMAMIZ GEREKİYOR”

Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifliğini yükleneceğine işaret eden Erdoğan, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü?” diye sordu. Alandakilerin “söz” demesi üzerine Erdoğan, “Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir, verdiği sözde durur.” karşılığını verdi.

Erdoğan, Türkiye’ye ve şehirlere yeni vizyonlar, hedefler gösterirken, güçlü altyapıya güvendiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkesin kabul edeceğini söyledi. Bu anlayışla Adana’ya 21 yılda 279 milyar liralık yatırım yaptıklarını anımsatan Erdoğan, eğitimde 10 bin 809 yeni derslik inşa ettiklerini, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduklarını, gençlik ve sporda 7 bin 959 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını, 33 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında olduğu 55 spor tesisini Adana’ya kazandırdıklarını kaydetti.

Sosyal yardımlarda, Adanalı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 20 milyar liralık kaynak aktardıklarını belirten Erdoğan, sağlıkta toplamda 4 bin 255 yataklı 25 hastane ile 71 sağlık tesisini Adanalıların hizmetine sunduklarını söyledi. Erdoğan, Adana’yı 1640 yataklı şehir hastanesi ile buluşturduklarını hatırlatarak, Yüreğir’deki 100 yataklı devlet hastanesi ile iki sağlık tesisinin yapımının devam ettiğini aktardı.

“ÇUKUROVA HAVALİMANI’NI HİZMETE SUNUYORUZ”

TOKİ vasıtasıyla 18 bin 400 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “6 bin 226 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 8 bin 873 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Adana’daki 7 millet bahçesi projemizden üçünü tamamladık, üçünün yapımına, birinin projelendirme çalışmasına devam ediyoruz. Ulaştırmada 249 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 431 kilometreye çıkardık. Adana-Karataş yolunu, Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli yolunu, Ceyhan-Yumurtalık yolunu, İmamoğlu-Ayrım-Aladağ yolunu ve Kozan ayrımı Mansurlu yolunu bu yıl tamamlıyoruz. Şehirdeki tüm demir yollarıyla birlikte Adana-Mersin demir yolunu da yenileyip ilave hat yaptık, seyahat süresini yarıya indirdik. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap sürüyor. Mevcut havalimanımıza ilaveten Çukurova Uluslararası Havalimanı da bu yıl içinde tamamlayıp hizmete sunuyoruz.”

Doğu Akdeniz’in en büyük lojistik üssünü Adana’ya kurarak Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki kilit rolünü daha da güçlendireceklerinin altını çizen Erdoğan, Adana’ya 11 baraj, 39 sulama tesisi, 10 arazi toplulaştırma projesi, 60 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 28 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını aktardı.

ADANA’YA YAPILAN YATIRIMLARI ANLATTI

Adana’da toplam 15 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 7 barajın inşasının devam ettiğini belirten Erdoğan, kentte 1,3 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak, çiftçilere yıllık 9,5 milyar lira tutarında zirai gelir artışı sağladıklarını söyledi.

Erdoğan, inşaatı süren 12 sulama tesisiyle 535 bin dekar araziyi daha sulamaya açacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti: “Adanalı çiftçilerimize 52 milyar liralık tarımsal hibe desteği ve yatırım yaptık. Sanayi ve teknolojide 2 yeni Organize Sanayi Bölgesi, 3 Endüstri Bölgesi, bir Teknokent, 12 araştırma geliştirme merkezi ve 8 tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz arzını sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız.”

Adana ile tüm Türkiye’ye kazandırdıkları bu eserler, hizmetler ve yatırımların kendilerinin referansı olduğunu belirten Erdoğan, “Sizlerin de desteğiyle inşallah Adana’yı yerel yönetimlerde de hak ettiği hizmetlere kavuşturacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı’mızın büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını ben, sizlere emanet ediyorum. Biliyorum ki sizler, bu adaylarımıza sahip çıkacaksınız.” ifadelerini kullandı.

MİTİNGDEN NOTLAR

Miting alanında, “Adana 5’ten büyüktür”, pankartı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fotoğrafının bulunduğu afişin yanı sıra AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı. Alana, yarın doğum günü olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, annesi ile fotoğrafının bulunduğu ve üzerinde “Seni doğurana gurban oluruz, doğum günün kutlu olsun Reis” yazan afiş de asıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı. Erdoğan, mitingin ardından Adana Valiliğini ziyaret ederek, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’den çalışmaları hakkında bilgi aldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogandan-chpye-sert-sozler-neredeyse-kilicdaroglunun-kedisi-seroyu-bile-kapidan-iceri-sokmayacaklar/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Adana mitinginde konuştu: (2) http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-adana-mitinginde-konustu-2/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-adana-mitinginde-konustu-2/#respond Fri, 24 May 2024 21:57:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7406 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlumların umudu haline gelen bir Türkiye görüyor.” dedi.

Erdoğan, partisinin İstasyon Meydanı’nda düzenlediği mitinginde, Türkiye’yi yuva, vatan ve uğruna şehadeti göze aldıkları biricik sevda olarak gördüklerini ifade ederek, ülkeyi taşıyla, toprağıyla, zorluk ve güzellikleriyle sevdiklerini söyledi.

İstiklal Marşı’nın “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.” dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle konuştu:

“İşte mesele bu. Biz de cennet vatanımız, aziz milletimiz ve istikbalimizin teminatı çocuklarımız için her alanda mücadele ediyoruz. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen hamdolsun vatanımıza olan minnet borcumuzu şimdiye kadar layıkıyla ödedik. Milletin sandıkta namusumuza emanet ettiği iradesine hiçbir zaman gölge düşürmedik. Vesayet güçlerinden, envaiçeşit terör örgütüne kadar Türkiye karşıtlarının tamamını Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle dize getirdik. 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi ülkeyi işgal etme teşebbüsleri karşısında asla geri adım atmadık. Darbe gecesi birileri televizyon karşısında kahvesini yudumlarken, biz milletimizle sırt sırta vererek FETÖ’cü hainlere meydanları dar ettik. Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Dış politikada Avrupa’dan ‘aferin’ almaya çalışan değil, dik ve dirayetli duruşuyla tüm dünyada takdir toplayan bir ülke konumundayız. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor. Türkiye sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin, krizlerin çözümündeki kilit rolü giderek daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız. Karabağ’da biz varız. Bütün buralarda Türkiye kardeşleriyle el ele veriyor, omuz omuza veriyor ve bu yolda emin adımlarla yürüyor.”

“Diktiğimiz fidanların meyvelerini topluyoruz”

Dış politikada Türkiye’nin artan itibarının gerisinde güçlü bir savunma sanayisi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

“Savunma sanayinde dışa bağımlılığımız azaldıkça uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Terörle mücadelede kullandığımız silah ve mühimmatların çoğunu yurt dışından temin ediyorduk. Satın aldığımız silahların kontrolü tam olarak bizde bile değildi. Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik.”

Erdoğan, savunma sanayinde “Böyle gelmiş, böyle gider” diyenlerden olmadıklarını, kolay yerine zor ama Türkiye açısından en hayırlı olanı seçtiklerini belirterek, şunları dile getirdi:

“Tabanca, tüfek dahil güvenlik güçlerimizin kullandığı silahları kendimiz üretmeye başladık. İnsansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Bu alanda çalışan firmalarımızı teşvik ettik. İşte bugün 2005’lerde, 2010’larda toprağa diktiğimiz fidanların, Allah’a binlerce kez hamdolsun, meyvelerini topluyoruz. Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar vesilesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere, roketlere dönüşüyor. Türkiye savunma sanayisi alanında adeta bir destan yazıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. Kendi tasarımımız, milli denizaltımızı inşa etme aşamasındayız. İHA ve SİHA alanında zaten dünyada ilk üç ülkeden biriyiz. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk, İHA ve SİHA’ları koruyor. Geçtiğimiz günlerde milli muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Böylece 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Bu gurur 85 milyon olarak hepimizindir. Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık.”

“Muhalefetin örnek gösterdiği ülkelerde KAAN konuşuluyor”

Savunma sanayi alanındaki başarıların başlangıç olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Gelecek yıllarda yapılanların çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız.” dedi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uçak gemisinin bir üst segmentini yapmak için çalışmalar yürüttüğünü bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz ‘yaparız’ dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür KAAN konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyarken, elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Daha ne müjdeler vereceğiz inşallah. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlumların umudu haline gelen bir Türkiye görüyor. “

“31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor”

Türkiye’nin başarılarının kendilerinin azmini artırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşıladığını, özgüven kazandırdığını belirten Erdoğan, “İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Türkiye Yüzyılı şafağı sökerken ecdattan aldığımız emaneti hakkıyla bizden sonraki nesillere teslim etmenin kıvancını yaşayacağız.” dedi.

Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifliğini yükleneceğine işaret eden Erdoğan, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü?” diye sordu. Alandakilerin “söz” demesi üzerine Erdoğan, “Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir, verdiği sözde durur.” karşılığını verdi.

Erdoğan, Türkiye’ye ve şehirlere yeni vizyonlar, hedefler gösterirken, güçlü altyapıya güvendiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkesin kabul edeceğini söyledi.

Bu anlayışla Adana’ya 21 yılda 279 milyar liralık yatırım yaptıklarını anımsatan Erdoğan, eğitimde 10 bin 809 yeni derslik inşa ettiklerini, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduklarını, gençlik ve sporda 7 bin 959 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını, 33 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında olduğu 55 spor tesisini Adana’ya kazandırdıklarını kaydetti.

“Çukurova Havalimanını hizmete sunuyoruz”

Sosyal yardımlarda, Adanalı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 20 milyar liralık kaynak aktardıklarını belirten Erdoğan, sağlıkta toplamda 4 bin 255 yataklı 25 hastane ile 71 sağlık tesisini Adanalıların hizmetine sunduklarını söyledi.

Erdoğan, Adana’yı 1640 yataklı şehir hastanesi ile buluşturduklarını hatırlatarak, Yüreğir’deki 100 yataklı devlet hastanesi ile iki sağlık tesisinin yapımının devam ettiğini aktardı.

TOKİ vasıtasıyla 18 bin 400 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“6 bin 226 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 8 bin 873 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Adana’daki 7 millet bahçesi projemizden üçünü tamamladık, üçünün yapımına, birinin projelendirme çalışmasına devam ediyoruz. Ulaştırmada 249 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 431 kilometreye çıkardık. Adana-Karataş yolunu, Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli yolunu, Ceyhan-Yumurtalık yolunu, İmamoğlu-Ayrım-Aladağ yolunu ve Kozan ayrımı Mansurlu yolunu bu yıl tamamlıyoruz. Şehirdeki tüm demir yollarıyla birlikte Adana-Mersin demir yolunu da yenileyip ilave hat yaptık, seyahat süresini yarıya indirdik. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap sürüyor. Mevcut havalimanımıza ilaveten Çukurova Uluslararası Havalimanı da bu yıl içinde tamamlayıp hizmete sunuyoruz.”

Doğu Akdeniz’in en büyük lojistik üssünü Adana’ya kurarak Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki kilit rolünü daha da güçlendireceklerinin altını çizen Erdoğan, Adana’ya 11 baraj, 39 sulama tesisi, 10 arazi toplulaştırma projesi, 60 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 28 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını aktardı.

“Çok daha fazlasını yapacağız”

Adana’da toplam 15 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 7 barajın inşasının devam ettiğini belirten Erdoğan, kentte 1,3 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak, çiftçilere yıllık 9,5 milyar lira tutarında zirai gelir artışı sağladıklarını söyledi.

Erdoğan, inşaatı süren 12 sulama tesisiyle 535 bin dekar araziyi daha sulamaya açacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Adanalı çiftçilerimize 52 milyar liralık tarımsal hibe desteği ve yatırım yaptık. Sanayi ve teknolojide 2 yeni Organize Sanayi Bölgesi, 3 Endüstri Bölgesi, bir Teknokent, 12 araştırma geliştirme merkezi ve 8 tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz arzını sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız.”

Adana ile tüm Türkiye’ye kazandırdıkları bu eserler, hizmetler ve yatırımların kendilerinin referansı olduğunu belirten Erdoğan, “Sizlerin de desteğiyle inşallah Adana’yı yerel yönetimlerde de hak ettiği hizmetlere kavuşturacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı’mızın büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını ben, sizlere emanet ediyorum. Biliyorum ki sizler, bu adaylarımıza sahip çıkacaksınız.” ifadelerini kullandı.

Mitingden notlar

Miting alanında, “Adana 5’ten büyüktür”, pankartı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fotoğrafının bulunduğu afişin yanı sıra AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı. Alana, yarın doğum günü olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, annesi ile fotoğrafının bulunduğu ve üzerinde “Seni doğurana gurban oluruz, doğum günün kutlu olsun Reis” yazan afiş de asıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Adana Valiliğini ziyaret ederek, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’den çalışmaları hakkında bilgi aldı.

(Bitti)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-adana-mitinginde-konustu-2/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik: Türkiye Cumhuriyeti’ni yepyeni ufuklara taşıyacağız http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-turkiye-cumhuriyetini-yepyeni-ufuklara-tasiyacagiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-turkiye-cumhuriyetini-yepyeni-ufuklara-tasiyacagiz/#respond Fri, 24 May 2024 21:21:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7381 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Bugün İHA’lar, SİHA’lar ve milli muharip uçağımız KAAN ile hür ve müreffeh bir ülke olarak yolumuza devam edeceğimizi, bundan sonrasında da biricik göz bebeğimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yepyeni, çok daha büyük ufuklara taşıyacağımızı gösterdik.” dedi.

Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde, kendilerinin aksine başkalarının seçim gördüğü zaman köşe bucak kaçtığını söyledi.

Milletin 14 Mayıs’ta, 28 Mayıs’ta milletin göz bebeği, sevgilisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeniden seçtiğini ve Cumhur İttifakı’nı TBMM’de en büyük grup haline getirdiğini hatırlatan Çelik, “Karşımızdaki iç ve dış provokasyonlara, manipülasyonlara rağmen bir kere daha Türkiye’yi emin ellere emanet ettiniz. İşte Adana bir kere daha bu sebeple şunu hak ediyor ki Allah’ına kurban Adana.” diye konuştu.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Adana’dan en güçlü desteği bir kere daha göstereceklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

“14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde karşımıza altılı, yedili masa diye bir tiyatro çıkmıştı. O zaman biz demiştik ki, ‘bu altılı, yedili masa tiyatrosuna en güçlü cevabı Adana verecek.’ Bir kere daha en güçlü cevabı Adana verdi. Gençler çok çalıştılar, genç kardeşlerimizle hep beraberdik ama Adanalı kadınların hakkını asla unutamayız. Onun için kim ne derse desin, son sözü Adana’nın kadınları söyleyecek. Geçen seçimde de Adana’nın kadınları Cumhurbaşkanı’mızın yanında Cumhur İttifakı’nın yanında durarak son sözü söylediler. İnşallah 31 Mart günü de son sözü bütün Adana hep beraber Cumhur İttifakı diyerek söyleyecek.”

Alandaki gençlere seslenen ve memlekete karşı yapılan bütün provokasyonları, tuzakları gençlerin bozduğunu vurgulayan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“14 Mayıs’ta, 28 Mayıs’ta en büyük cevabı CHP başta olmak üzere muhalefete verdiniz. Bunlarda siyasi zeka tatile çıktığı için adaylarını yapay zekayla belirlemeye başladılar. Siz, bu sefer yapay zekayla iş yapanlara karşı da Adana’da sandıklarda ‘Cumhur İttifakı’ diyerek en güçlü cevabı vereceksiniz. Bizim yolumuz, adlarımız, meşreplerimiz, aidiyetlerimiz, mensubiyetlerimiz farklı olsa da hepimizin adı farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir, yoludur. Onun için nasıl ki ülkemizde birçok meselede devrim yaptık, çağ atlattıysak bundan sonra da yerel yönetimlerde adaylarımızı başkan yaparak, şehirlerimizi, Adana’mızı ve ilçelerimizi yepyeni bir çağa, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacağız. Çöple, çamurla, sinekle anılmayı hak etmiyor bu şehir. Bu şehrin bereketli ovası gibi bu şehrin bereketli insanları gibi bereket üreten, hizmet üreten, eser üreten bir siyasete, yerel yönetimlere ihtiyacı var. Onun için nasıl ki beşibiryerde diyoruz, Adana Büyükşehir dahil 15’i bir yerde olacak.”

“Kişisel ikballeri için hangi kirli ilişkilerin içine girdiklerini görüyoruz”

Çelik, 14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta altılı, yedili masanın memleketin başına büyük sıkıntılar, belalar açacağını söylediklerini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Bunlar ne diyorlardı? ‘Biz altımız, yedimiz bir araya geleceğiz, altı, yedi kişi bir araya geldikten sonra memleketin nasıl yönetileceğiniz karar vereceğiz.’ Biz de dedik ki ‘Peki masadan birisi kalkarsa memleket nasıl yönetilecek? Masadan birisi kalkar giderse memlekette, memleketin işlerinin halledilmesi için hükümet nasıl ayakta duracak?’ Bakın dediklerimiz bir bir çıktı. Bugün gelinen noktada, dün ‘altılı, yedili masayız’ diyenler birbirlerine en ağır lafları söylüyorlar. Birbirlerine en ağır lafları söyledikleri gibi birbirlerine can düşmanı haline geldiler. Ayrıca her birinin partisinin içinde bir hizip, bir hizbe karşı büyük provokasyonlara, kötü söylemlere imza atıyor. Şimdi aynı şeylerin, hangi ittifakların peşlerinde koştuklarını, memleketin selametini düşünmek yerine kişisel ikballeri için hangi kirli ilişkilerin içine girdiklerini hep beraber görüyoruz. Onun için kardeşlerim, nasıl ki 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde Türkiye’nin istikrarına oy verdiniz, inşallah şimdide şehirlerimizin istikrarına oy vereceksiniz.”

Ömer Çelik, Cumhur İttifakı’nın girdiği her seçimde milletin güçlü desteğini aldığını vurgulayarak, “Çok yakın zamanda, 10 yıl kadar önce ihtiyaçlarımız için tabanca almaya çalıştığımızda bize ambargo uyguluyorlardı. Paramızla bile tabanca vermiyorlardı. Bugün İHA’lar, SİHA’lar ve milli muharip uçağımız KAAN ile hür ve müreffeh bir ülke olarak yolumuza devam edeceğimizi, bundan sonrasında da biricik göz bebeğimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yepyeni, çok daha büyük ufuklara taşıyacağımızı gösterdik.” dedi.

Adana’nın her zaman demokrasi mücadelesinin yanında olduğunun altını çizen Çelik, vatandaşların yerel seçimde, terör örgütlerine destek verenlerle işbirliği yapanlara gereken dersi vereceğini vurguladı.

Çelik, genel seçimdeki başarılarını yerelde de sürdüreceklerini ifade ederek, “Türkiye’nin seçimlerini takip eden, dikkatlerinin tamamı Türkiye üzerinde olan herkese güçlü bir mesaj vereceksiniz. İnşallah 31 Mart akşamı bütün dünyada ajanslar son dakika olarak Cumhur İttifakı’nın başarısını, Cumhurbaşkanı’mızın demokrasi mücadelesindeki yeni bir merhalesini duyuracak.” diye konuştu.

Cumhur İttifakı’nın adaylarını titizlikle belirlediğini dile getiren Çelik, şu değerlendirmede bulundu:

“Karşımızdakilerin halini görüyorsunuz. Adaylık kavgalarından birbirlerinin yaptıklarını deşifre etmeye kadar bir ton kötü söylem, söz kendi aralarında dolaşıp duruyor. Cumhur İttifakı ise tertemiz bir siyasetle adaylarını en titiz şekilde belirleyerek önüne baktı. Bugün bütün adaylarımızla, Adana’daki İstasyon Meydanı’ndaki gibi Türkiye’nin her tarafındaki demokrasi meydanlarını doldurarak geldiğimiz noktada büyük bir seçime hazırız.”

Çelik, Türkiye’nin her türlü siyasi provokasyona rağmen yoluna devam edeceğini belirterek, “Türkiye en büyük zenginliği, gücü, kudreti sandık yoluyla genel ve yerel seçimleri yapmasıdır. Bir kere daha sandığın gücünü gösterecek şekilde hep beraber bu demokrasi sınavını vermeye hazırız.” ifadelerini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-turkiye-cumhuriyetini-yepyeni-ufuklara-tasiyacagiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-savunma-sanayi-hamleleri-konusuluyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-savunma-sanayi-hamleleri-konusuluyor/#respond Fri, 24 May 2024 21:18:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7379 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür ‘KAAN’ konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyuyor. Elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi Adana’da Uğur Mumcu Meydanı’nda halka hitap etti. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, yapılan hizmetlerin gururunun 85 milyon olarak herkese ait olduğunu söyleyerek, “Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık. Tabii bunlar sadece birer başlangıçtı. Önümüzdeki yıllarda inşallah çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız. Eminim sizler de takip ediyorsunuz. Şimdi uçak gemimizin bir üst segmentini yapacağız ve şu anda Deniz Kuvvetlerimiz çalışmayı yürütüyor. Kısa bir zamanda inşallah bir üst segmentini yaparak, ha biz yaparız dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür ‘KAAN’ konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyuyor. Elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki muhalifler, KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlum olanların umudu haline gelen bir Türkiye görüyor. Türkiye’nin başarıları bizim azmimizi arttırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşılıyor. Özgüven kazandırıyor. İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Gençler bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız” diye konuştu.

Erdoğan, Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifi olacağını ifade ederek, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü? Söz mü? Söz mü? Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir. Verdiği sözde durur. Biz ülkemize ve şehirlerimize yeni vizyonlar, yeni hedefler gösterirken arkamızdaki güçlü altyapıya güveniyoruz. Türkiye’nin yirmi bir yılda nereden nereye geldiğini, akıl ve vicdan sahibi herkes kabul edecektir. İşte bu anlayışla Adana’ya da 21 yılda çok büyük yatırımlar yaptık. Sanayi ve teknolojide iki yeni organize sanayi bölgesi, üç endüstri bölgesi, bir teknokent, on iki araştırma geliştirme merkezi ve sekiz tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam milyarlarca lira destek verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz imkanı sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra adayları tek tek sahneye çağırıp tanıtımını yaptı. Erdoğan, mitingin ardından Adana Ticaret Odası yeni binasının açılışını yapıp kentten ayrılacak. – ADANA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyenin-savunma-sanayi-hamleleri-konusuluyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tüm Dünya KAAN’ı Konuşuyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tum-dunya-kaani-konusuyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tum-dunya-kaani-konusuyor/#respond Fri, 24 May 2024 21:09:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7376 Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti lideri, partisinin Adana mitinginde konuşarak adaylarını duyurdu. Erdoğan konuşmasında “Milli muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarı ile gerçekleştirdi. Şimdi uçak modelimizin bir üst segmentini yapacağız. Yeni müjdelerimiz yolda. Dostlarımız güven duyarken rakiplerimiz endişeye kapılıyor.”ifadelerini kullandı.

“ADANA’YI MALUM ELLERDEN ALMAYA HAZIR MIYIZ?”

Erdoğan, ilk uçuşunu gerçekleştiren yerli savaş uçağı KAAN’dan bahsederek “Türkiye adeta destan yazıyor. Dünyada söz sahibi olduk. Milli muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarı ile gerçekleştirdi. 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Şimdi uçak modelimizin bir üst segmentini yapacağız. Yeni müjdelerimiz yolda. Dostlarımız güven duyarken rakiplerimiz endişeye kapılıyor.” İşte Erdoğan’ın Adana’daki konuşmasından öne çıkanlar:

“Adana’da şu anda meydanda 75 bin kişi var. Adana’yı malum ellerden almaya hazır mıyız? Adana, eser ve hizmet nasipsizlerini sırtında taşır mı? Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasretini dindirmeye az kaldı. Geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde verdiğiniz destek için siz teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta Adana sandıklarını patlatarak gerçek potansiyelini ortaya çıkaracaktır.

“ŞAİBELİ PAZARLIKLARLA SEÇİM KAZANMA PEŞİNDELER”

Muhalefet birbirleriyle uğraşmaktan, parti için kavgalardan fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemiyorlar. Şaibeli pazarlıklarla seçim kazanma peşinde koşuyorlar. Kendi seçmenleri başta olmak üzere milleti tıpış tıpış sandığa gidip oy verecek bir cendereye sıkıştırmak isteyenlere milletimiz dersini verecek ben inanıyorum. Biz Türkiye Yüzyılı diyoruz onlar birbirlerinin kuyusunu kazıyor. Adana kendi iradesini çantada keklik kabul edenlere yol vermez. CHP yönetimi bu ülkenin muhalefet enerjisini sömürüp işe yaramaz hale getirmektedir.

Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar meselesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere dönüşüyor. Türkiye, savunma sanayi alanında adeta bir destan yazıyor. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk İHA ve SİHA’ları koruyor. İHA ve SİHA’lar ile dünyada ilk 3 ülkeden biriyiz. Güçlü savunma sanayii ile dünyada söz sahibi olduk. Geçtiğimiz günlerde KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. KAAN ile 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Tüm dünya KAAN’ı konuşuyor. Bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği, süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya yüz milyonlar, güçlenen Türkiye görüyor.

“UÇAK GEMİMİZİN BİR ÜST SEGMENTİNİ YAPACAĞIZ”

Bu gurur 85 milyon olarak hepimizin. Önümüzdeki yıllarda daha modernini, daha güçlüsünü ve ilerisini yapacağız. Uçak gemimizin bir üst segmentini yapacağız, Deniz Kuvvetlerimiz var gücüyle çalışıyor. Türkiye’nin başarıları bizim azmimizi artırırken dost ülkelere örnek oluyor. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz.

AK PARTİ ADANA ADAYLARI BELLİ OLDU

Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl sahibi herkes kabul edecektir. Adana’ya 21 yılda 279 milyar liralık yatırım yaptık. Adana, Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzün lokomotifliğini üstlenecektir. Adana’da TOKİ vasıtasıyla 18 bin 400 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Adana’yı yerel yönetimlerle de hak ettiği hizmetlere kavuşturacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması sonunda açıkladığı Adana büyükşehir belediye ve ilçe adayları şu şekilde:

Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı: Fatih Mehmet Kocaispir

Aladağ: Mustafa Akgedik

Ceyhan: Erol Kahraman

Çukurova: Firdevs Cingözler

Feke: Ahmet Şener

İmamoğlu: Aydın Kangur

Karaisalı: Bekir Şimşek

Karataş: Necip Topuz

Kozan: Mustafa Atlı

Pozantı: Ali Avan

Saimbeyli: Vedat Cengiz

Sarıçam: Bilal Uludağ

Seyhan: Erdal Hatipoğlu

Tufanbeyli: Ekrem Keçe

Yumurtalık: Aydın Kütükoğlu

Yüreğir: Halil Nacar

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tum-dunya-kaani-konusuyor/feed/ 0
Trabzonspor’u 3-2 yenen Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupası’nın sahibi oldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/trabzonsporu-3-2-yenen-besiktas-ziraat-turkiye-kupasinin-sahibi-oldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/trabzonsporu-3-2-yenen-besiktas-ziraat-turkiye-kupasinin-sahibi-oldu/#respond Thu, 23 May 2024 22:03:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/trabzonsporu-3-2-yenen-besiktas-ziraat-turkiye-kupasinin-sahibi-oldu/ Ziraat Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor'u 3-2 mağlup eden Beşiktaş, kupanın sahibi oldu. Bu sonuçla Ziraat Türkiye Kupası'nı 11. kez müzesine götüren siyah-beyazlılar, önümüzdeki sezon UEFA Avrupa Ligi'ne Play-Off Turu'ndan katılacak.
Ziraat Türkiye Kupası finalinde Beşiktaş ile Trabzonspor, Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda karşı karşıya geldi. Maçtan 3-2 galip ayrılan siyah-beyazlılar, kupayı müzesine götürdü.

İLK YARIDA KARŞILIKLI GOLLER

Mücadeleye hızlı başlayan Trabzonspor, karşılaşmanın 14. dakikasında Paul Onuachu'nun attığı güzel golle 1-0 öne geçti. Bu golün ardından baskısını arttıran Beşiktaş, ilk yarının uzatma dakikalarında bordo-mavili futbolcu Enis Bardhi'nin eline çarpan top sonrasında penaltı kazandı. Kazanılan penaltıyı 45+3. dakikada gole çeviren Rachid Ghezzal, ilk yarının skorunu belirledi ve ilk 45 dakika 1-1 beraberlikle tamamlandı.
 

İKİNCİ YARIDA GOL YAĞMURU

İkinci yarıda da baskılı oyununu sürdüren Beşiktaş'ta Salih Uçan, Jackson Muleka'nın ortasında düzgün bir kafa vuruşu yaparak topu filelere yolladı ve takımını 2-1 öne geçirdi. Bordo-mavililer, bu gole 89. dakikada Nicolas Pepe ile karşılık verdi ve skor 2-2 oldu.

KUPAYI MUSRATI GETİRDİ

Son bölümde yediği golün şokunu atlatan Kartal, 90+4. dakikada Al-Musrati'nin golüyle yeniden deneme bonusu veren siteler öne geçmeyi başardı. Savunmanın uzaklaştıramadığı topu ceza sahası dışında önünde bulan Al-Musrati, gelişini düzgün bir vuruşla Uğurcan Çakır'ımağlup ederek takımını 3-2 üstünlüğe taşıdı. Beşiktaş, bu sonuçla Ziraat Türkiye Kupası'nı müzesine götürdü.
 

17. FİNALDE 11. ZAFER

17. kez finalde mücadele eden Beşiktaş, Trabzonspor'u 3-2 mağlup ederek 11. kez Ziraat Türkiye Kupası'nı müzesine götürmeyi başardı. Siyah-beyazlı ekip, bu sezon 62.'si düzenlenen 1974-1975, 1988-1989, 1989-1990, 1993-1994, 1997-1998, 2005-2006, 2006-2007, 2008-2009, 2010-2011 ve 2020-2021 sezonlarında kupanın sahibi oldu.

AVRUPA'YA PLAY-OFF'TAN KATILACAK

Ziraat Türkiye Kupası'nı kazanan Beşiktaş, gelecek sezon UEFA Avrupa Ligi'ne Play-Off Turu'ndan katılacak. Ligde 3. sırayı garantileyen Trabzonspor ise Avrupa Ligi'ne ön eleme turundan katılmayı garantilemişti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN TEBRİK MESAJI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzonspor'u 3-2 mağlup ederek Ziraat Türkiye Kupası'nı kazanan Beşiktaş'ı tebrik etti. Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "2024 Ziraat Türkiye Kupası Şampiyonu Beşiktaş'ı, tüm camiasını ve taraftarını canıgönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/trabzonsporu-3-2-yenen-besiktas-ziraat-turkiye-kupasinin-sahibi-oldu/feed/ 0
Rekortmen Milli Atlet Edanur Tulum, 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’na Katılmayı Hedefliyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/rekortmen-milli-atlet-edanur-tulum-2024-paris-olimpiyat-oyunlarina-katilmayi-hedefliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/rekortmen-milli-atlet-edanur-tulum-2024-paris-olimpiyat-oyunlarina-katilmayi-hedefliyor/#respond Tue, 21 May 2024 21:30:44 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7302 Rekortmen milli atlet Edanur Tulum, 400 metrede 53.32 saniyelik derecesini geliştirerek 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’na katılmayı hedefliyor.

Türkiye Atletizm Federasyonunun olimpik kadrosunda yer alan 18 yaşındaki milli atlet, 400 metrede elde ettiği başarılarla dikkati çekiyor.

Edanur Tulum, bu yıl Türkiye Büyükler Salon Şampiyonası’nda 400 metreyi 54.02 saniyede koşarak, Nevin İnce’ye ait 20 yaş altı Türkiye rekorunu egale etti.

Balkan Salon Atletizm Şampiyonası’nda 400 metrede ikinci olan Edanur, aynı organizasyonda 4×400 bayrak yarışında da milli takımla altın madalyaya uzandı.

Edanur Tulum, 2023’te de Slovenya’nın Maribor kentinde düzenlenen Avrupa Gençlik Olimpik Festivali’nde (EYOF) 400 metrede elde ettiği 53.32’lik dereceyle 18 ve 20 yaş altı Türkiye rekorunu kırdı.

Milli sporcu, Türkiye Atletizm Federasyonunun takviminde yer alan turnuvalarda bu derecesini geliştirerek 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmak için Eskişehir’deki Vali Sami Sönmez Spor Kompleksi’nde çalışmalarını sürdürüyor.

“20’nci rekorumu kırıp, altın madalyaya uzandım”

Edanur Tulum, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2024 yılının kendisi için güzel başladığını ve katıldığı organizasyonlarda önemli başarılara imza attığını dile getirdi.

İstanbul’da düzenlenen Türkiye Büyükler Salon Şampiyonası’nda kırdığı rekora değinen milli atlet, “Şampiyonada 54.02’lik derecemle 20’nci rekorumu kırıp, altın madalyaya uzandım. Çekişmeli ve heyecanlı bir yarıştı. 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmayı istiyorum ancak en büyük hedefim 2028 Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşmak. Peru’da 26-31 Ağustos’ta 20 Yaş Altı Dünya Şampiyonası var. Orada finalde yarışıp, güzel bir dereceyle kürsüde yer almayı hedefliyorum.”

“Verilerimiz, dereceyi yakalayacağımız gösteriyor”

Edanur Tulum’un antrenörü Gökhan Dede ise Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda 20 yaş altı rekorunu egale eden milli atlete güvendiğini belirterek, “Salonda koştuğumuz derece, açık havadaki derecelerin bir yansıması olacak. Verilerimiz, hedeflerimize yaklaştığımızı gösteriyor. 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmak için gerekli olan zamanı yakalayacağımız bir göstergesi.” ifadelerini kullandı.

2024 Paris Olimpiyat Oyunları’na doğrudan katılım barajının 400 metre için 50.95 saniye olduğu bilgisini veren Dede, Edanur Tulum’un olimpiyat vizesi alabilmesi için gereken şartları şöyle açıkladı:

“Dünya sıralamasındaki sistem var. Orada 52 saniyeyi 3 ya da 4 yarışmada koşarsak, olimpiyatlara gitme şansını yakalayacağız. En iyi 53.32 derecemiz var. Haziran ayına kadar 52 saniye derecelerini koşarsak olimpiyatlara gitme şansımız çok yüksek. 2024 Paris Olimpiyatları’na gitmemiz için dünyada ilk 48 sporcu arasına girmemiz gerekiyor. Bunun için de 1 saniye daha hızlı koşmalıyız. Böylece dünya sıralamasından olimpiyatlara gidebileceğiz. 1 saniye kısa da olsa atletizm için çok güçlü bir zaman. Şu anki verilerimiz bu dereceyi yakalayacağımız gösteriyor. 2028 Olimpiyat Oyunları’nda final koşma hedefimiz var. Edanur’un 400 metrede olimpiyat finali koşan ilk Türk kadın sporcu olmasını planlıyoruz.”

Gökhan Dede, kendilerine destek olan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar, Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürü Osman Ercan’a teşekkür etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/rekortmen-milli-atlet-edanur-tulum-2024-paris-olimpiyat-oyunlarina-katilmayi-hedefliyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitinginde “İsrail ile ticaret yapılmasın” pankartı kaldırıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-mitinginde-israil-ile-ticaret-yapilmasin-pankarti-kaldirildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-mitinginde-israil-ile-ticaret-yapilmasin-pankarti-kaldirildi/#respond Sun, 19 May 2024 21:06:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7228 Sakarya’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitinginde açılan “İsrail ile ticaret utancı sonlandırılsın” pankartı apar topar kaldırıldı.

31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimler iyiden iyiye yaklaşırken siyasi partilerin mitingleri de devam ediyor. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisince 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen mitingde seçmenleriyle buluştu.

“İSRAİL İLE TİCARET UTANCI SONLANDIRILSIN” PANKARTI

Mitingde Filistin’e insanlık dışı saldırılarını ve işgalini sürdüren İsrail’le ilişkilerin kesilmesi istenen bir pankaret açıldı. Pankartta “İsrail ile ticaret utancı sonlandırılsın” ifadeleri kullanıldı.

Miting sırasında pankartı açanların yanına gelindiği ve pankartın kaldırıldığı görüldü.

Erdoğan’ın mitingdeki konuşmasından satırbaşları;

“Bizim Sakarya ile aramızdaki muhabbeti ancak gönül gözüyle bakanlar görebilir. Gönül coğrafyamızın her rengini bağrında yaşatan Sakarya’ya sizlerle hasret gidermeye geldim. Sakarya geleceğe güvenle bakmamızın da teminatıdır. Milli Mücadele’de olduğu gibi 15 Temmuz’da da ayakta durarak hainlere geçit vermeyen bu şehir, Türkiye Yüzyılı’nın da parlayan yıldızıdır. Bir dönem bizimle birlikte olup da sonra yolunu ayıranların veya yolunu kaybedenlerin aksine, Sakarya istikametini hiç bozmadı.

“TEK PARTİ DÖNEMİNDEN BERİ BÖYLELER”

Ülkenin ikinci büyük partisi, işi gücü bırakmış kendi içinde saç saça baş başa kavga ediyor. Dün Türkiye’yi yönetecek Cumhurbaşkanı adayı diye karşımıza çıkardıkları Genel Başkanlarını çiğneyip gezdiler. Cumhurbaşkanı Yardımcısı diye dolaştırdıklarının ne olacakları belli değil. Kongredeki şaibeleri aday belirlemedeki kavgalar izledi. Kıyamet kopsa, millet feveran etse umurlarında değil. Kendi şahsi kariyerlerinden başka hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Tek parti döneminden beri böyleydiler. Milletimizden 31 Mart’ta sandıkta desteği, siyasi rant paylaşımı değil, bu vizyonu hayata geçirmek için talep ediyoruz.

“BU TOPRAKLARI HAİNLERE, TERÖRİSTLERE TESLİM ETMEDİK”

Sakarya Türkiye’nin, Türkiye bulunduğu coğrafyanın kalbidir. Boğazları, İstanbul’u, Anadolu’yu almak için çok kanlı savaşlar yapıldı. Anadolu aynı zamanda bir medeniyetler mezarlığıdır. Bu topraklarda nice devletler kuruldu, yıkılıp gitti. Türk milleti olarak biz de Malazgirt’ten beri bu toprakları müdafaa için mücadele ediyor, can veriyoruz.

Bir asır önce Çanakkale’de ve Milli Mücadele’de yüzbinlerce vatan evladını feda ederek, bu toprakları kurtardık. Son 40 yıldır, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize kast eden bölücü terör örgütüne karşı mücadele yürütüyoruz. Askeriyle, polisiyle, kamu görevlisiyle, korucusuyla, yaşlısı, genciyle onbinlerce insanı katlederek bizden kopardı. Her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanı; işgalcilere, hainlere, teröristlere teslim etmedik. Artık içeride terör örgütleri kalmadı. Son olarak, güneyimizde teröristan kurmak istediler. Operasyonlarımızla bu senaryoyu yırtıp attık. İHA’larla, SİHA’larla, Akıncılarla bunları yok ettik. Bunları o mağaralarda yok ettik.

“BİZİ KORUYABİLECEK TEK ŞEY BİLEĞİMİZ”

Şimdi en son olarak ortaya Kaanımızı çıkardık. Son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Türkiye ve Türk milleti olarak bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşamak istiyorsak yapacağımız belli. Güçlü ordu ve güçlü savunma sanayine sahip olacağız. Denizde, havada, karada sahip olacağız. Türkiye için her alanda güçlü olmak mecburiyettir. Bizi düşmanlarımıza karşı ne uluslararası hukuk ne mensubu olduğumuz ittifaklar koruyabilir ne BM koruyabilir. Bizi koruyabilecek tek şey bileğimizdir, kendi gücümüzdür.

Bosna’da 30 yıl önce yaşananları hatırlıyoruz. Boşnak kardeşlerimiz soykırıma uğradı. Batılı devletlerin kılı dahi kıpırdamadı. Irak’ta 2 milyon kişi katledildi. Azerbaycan’da Karabağ yıllarca işgal altında kaldı. Hocalı başta olmak üzere pek çok katliam yapıldı. Suriye’de 1 milyon insan öldürüldü, 12 milyon insan göçe zorlandı. Kimse adım atmadı. Gazze’de 30 bin masum Filistinli şehit edildi. Ne batılı ne BMGK, İsrail vahşetini engelleyecek bir çaba göstermedi. BMGK, İsrail’e acil ateşkes çağrısı bile yapamıyor. Batılı güçler işgalci İsrail ordusuna her türlü silah desteğini vermeyi sürdürüyor. Yarın bizim başımıza da bir felaket gelse, karşılaşacağımız manzara bundan farklı olmayacaktır.

SAVUNMA SANAYİNE YAPILAN YATIRIMLAR

Suriye’den ülkemize yönelik DEAŞ ve PKK tehditleri yoğunlaştığında, müttefik dediğimiz ülkeler hava savunma sistemleri söküp götürdüler. Bugün dünyanın en büyük üreticileri arasında olduğumuz tabanca dahi almamıza engel oldular. Sonra biz yapar olduk, şimdi bizden istiyorlar. Kaan’a, Akıncı’ya, Anadolu’ya, Anka’ya, fırtına obüslerine, Altay tankına, füze sistemlerine sahip olmak bizim için beka meselesidir. Dünyada 5’inci nesil savaş uçağı yapabilen 4 ülke gururunu yaşayamayanlar ülke ve millet sevgisini sorgulasın.

“5,5 MİLYAR DOLAR İHRACAT YAPTIK”

Son 21 yılda savunma sektörüne yaptığımız yatırımların karşılığını hem güvenliğimizle hem ihracatla almaya başladık. Kendimizle beraber dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını karşılar hale geldik. Geçtiğimiz yıl 5,5 milyar dolarlık rekor ihraç tutarı yakaladı.

SAKARYA’YA YAPILAN YATIRIMLAR

Türkiye bugün bölgesel ve küresel güç hedefine sahipse, gerisinde 21 yıldır ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetler var. Ülkemizin her şehri, her karış toprağı bu yatırımlardan istifade etmiştir. Sakarya’da 183 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Biz hükümet olduktan sonra Sakarya’da yerel yönetimi bizlere verdiğiniz zaman, hem yerel yönetim hem hükümet olarak, Sakarya her türlü hizmeti görecek demektir.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-mitinginde-israil-ile-ticaret-yapilmasin-pankarti-kaldirildi/feed/ 0
SOL Parti MYK Üyesi Alper Taş: Yerel Seçimlerde Siyaset Yok, İçerik Boşaltılmış Bir Süreç İçerisindeyiz http://www.karadenizhabertv.com.tr/sol-parti-myk-uyesi-alper-tas-yerel-secimlerde-siyaset-yok-icerik-bosaltilmis-bir-surec-icerisindeyiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sol-parti-myk-uyesi-alper-tas-yerel-secimlerde-siyaset-yok-icerik-bosaltilmis-bir-surec-icerisindeyiz/#respond Sat, 18 May 2024 21:30:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7212

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

SOL Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Alper Taş, Samsun’da ‘Yerel Seçimler ve Devrimci Siyaset’ paneline katıldı. Taş, “Siyasetsiz bir yerel seçim ortamı var. Genelde kimin nereden aday olduğu ki bu çok karmaşık da bir olgu. Bakıyorsunuz bugün bir partide olan bir başka gün bir başka partinin adayı olarak karşımıza çıkmış. Tabiri caizse kimin eli kimin cebinde belli değil. İdeoloji yok, siyaset yok, örgüt yok, dava yok, çıkar var, makam var, mevki var. Bunun üzerine odaklanmış ve içeriği boşaltılmış bir seçim süreci içerisindeyiz Türkiye açısından” dedi.

SOL Parti MYK üyesi Alper Taş, Samsun’da düzenlenen “Yerel Seçimler ve Devrimci Siyaset” paneline katıldı. Taş, şunları söyledi:

“SEÇİMLER YAŞADIĞIMIZ SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ OLMAKTAN UZAK”

“Gerçekten bu başlıkta önemli çünkü yerel seçimler düzleminde konuşulan sadece kişiler. Siyaset konuşulmuyor. Siyasetsiz bir yerel seçim ortamı var. Genelde kimin nereden, aday olduğu ki bu çok karmaşık da bir olgu. Bakıyorsunuz bugün bir partide olan bir başka gün bir başka partinin adayı olarak karşımıza çıkmış. Tabiri caizse kimin eli kimin cebinde belli değil. İdeoloji yok, siyaset yok, örgüt yok, dava yok, çıkar var, makam var, mevki var. Bunun üzerine odaklanmış ve içeriği boşaltılmış bir seçim süreci içerisindeyiz Türkiye açısından. Çok seçim geçirdik. Türkiye, çok fazla seçimle yüz yüze kaldı. Şimdi önümüzdeki 4 yıl olağanüstü bir gelişme olmazsa 4 yıl boyunca bir seçim yok. Seçim çok da demokrasi yok. Sonuçta gören diyecek ki bu Türkiye’de vay be ne kadar seçim oluyor, gerçekten seçim oluyor, olmakla da kalmıyor, katılımı çok yüksek de bir seçim oluyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde bizim ülkemizde yapılan seçimler kadar katılımı yüksek, bir seçimde söz konusu olmuyor ama sonuçta seçimler gelip gidiyor. Demokrasi alanımız her gün biraz daha kötüye, ekonomik alanımız, yoksullaşma daha da derinleşmeye devam ediyor. Seçimler bu manada yaşadığımız sorunların bir çözümü olmaktan uzak kalıyor.

“KENTSEL MUHALEFET DENİLİNCE AKLIMIZA ‘GEZİ’ GELİYOR”

Bu yerel seçimler açısından SOL Parti olarak, bizim en önem verdiğimiz mesele yereli konuşmak, yereli tartışmak, yerel örgütlenme anlayışımız üzerine düşünmek, kentlere dair taahhütlerimizi ortaya koymak, nasıl yerel yönetim, nasıl bir kent, esasen bunları tartışma gündemine taşımak ve kentte yaşayanların, çelişkilerini, sorunlarını gündemleştirmek, bu sorunları açığa çıkarmak ve bu sorunları yerel seçim gündemine taşımalıyız. Esasen en önemli yapmamız gereken meselelerden bir tanesi bu. Bir de Türkiye’nin gerçekliği var. Türkiye’nin gerçekliği şu; 2013 Haziran’ı biliyorsunuz Gezi isyanı oldu. Haziran’da ölmek zor demiş ya şair ölmenin de zor olduğu bir ay. Bir isyan Türkiye’de büyüdü, hayata geçti ve bu isyan, esas kökeninde kentsel zemini olmasıydı. Bir isyan boyutu var olayın, AKP’nin iktidarına karşı onun yukarıdan aşağıya ideolojik dayatmasına karşı, bir isyan boyutu var ama eylemin çıkış nedeni ve isyanın çıkış nedeni, esasen bir kentsel tahribat. Bize ait olan bir yerin, Gezi parkının müşterek olan bir alanın bizde kalması talebi ve buranın kamunun elinden gitmemesi talebiyle ortaya çıkan, bir muhalefet. Doğal olarak bir kentsel muhalefet dendiğinde aklımıza gelen en önemli başlık Gezi başlığı oluyor.

“KENTLER, SINIF MÜCADELESİNİN ARENASI HALİNE DÖNÜŞTÜ”

2013 Haziran’ından bu yana biliyorsunuz birçok yerde forumlar kuruldu, mahalle örgütlenmeleri geliştirilmeye çalışıldı fakat özellikle 2015’te başlayan, bizim de maruz kaldığımız çok güzel insanımızı yitirdiğimiz, 10 Ekim katliamı sonrası her düzeyde muhalefet geriledi. Tankla, topla muhalefet susturuldu, şiddetle susturuldu ve kentsel muhalefette zayıfladı. Şu an Türkiye’de kentsel muhalefet diyebileceğimiz muhalefet dinamikleri, oldukça zayıflamış vaziyettedir. Kentsel muhalefet çok bizim gündemimize girmiş bir muhalefet biçimi değil. Hep işçi muhalefetinden söz ederiz, emekçi muhalefetinden söz ederiz, kamu emekçileri muhalefetinden söz ederiz, gençlik muhalefetinden söz ederiz, kadın muhalefetinden söz ederiz, ekolojik bunun kentle bir bağı var tabi ekolojik mücadelenin ama bu mücadele alanlarını tarif ederiz ama kentsel muhalefet, alanı diye bir alanımız yok. Bu konuda kafa yormuşluğumuz da yok. Bunu da ele almamız ve düşünmemiz gerekiyor çünkü kentsel mücadele bir tür sınıf mücadelesinin tezahürü, yani sınıf mücadelesinin kentlere yansıması, oldukça önemli çünkü kentler de artık sınıf mücadelesinin bir arenası haline dönüşmüş vaziyette.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİNDE BİR SINIF TERCİHİ YAPILIYOR”

Özellikle kentsel dönüşüm projeleri çerçevesinde bir sınıf tercihi yapılıyor. Kentin merkezinde olan emekçiler, kentsel dönüşüm projeleriyle, kentin dışına sürülüyor ve bir soygunlaştırma projesi olarak zenginlere ve büyük kesimlere daha sağlıklı, yerler, açılmış oluyor. O yüzden bunun üzerinden gelişen kentsel muhalefet dinamikleri var. O açıdan biz bunu şöyle yapalım; yerel seçim geldiğinde aklımıza gelen, bir mesele olmasın diye, yerel seçim bittikten sonra bile biz Samsun’daki arkadaşlar olarak var gücümüzle Samsun’da bir kentsel muhalefet odağı yaratmaya, bir kent meclisi yaratmaya, o kent meclisi üstünden kent demokrasisi noktasını oluşturduğumuz örgütlenmeyle, kentteki değişime, kentteki sosyolojiye, kentte ki çelişkilere ve çatışmalara, müdahil olalım, kentte dahil fikrimizi söyleyelim geliştirelim. Ancak bunu yaparsak 5 yıl sonra yerel seçim söz konusu olduğunda biz bugünkü tablomuzdan daha farklı bir tabloyla yüz yüze kalmış oluruz. Daha iddialı süreçte ortaya koyarız. Birkaç yerde yönetmeye talip oluruz. Kente dair sözümüz çok olur ve söylediğiniz sözün de bir karşılığı olur çünkü 5 yıl boyunca kente dair birikim yaratmış, kente dair toplumsal bir mücadele yürütmüş insanların sözünü kentteki yaşayanlar daha fazla duyar.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sol-parti-myk-uyesi-alper-tas-yerel-secimlerde-siyaset-yok-icerik-bosaltilmis-bir-surec-icerisindeyiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Son teröristi etkisiz hale getirene kadar mücadeleye devam edeceğiz http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-son-teroristi-etkisiz-hale-getirene-kadar-mucadeleye-devam-edecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-son-teroristi-etkisiz-hale-getirene-kadar-mucadeleye-devam-edecegiz/#respond Fri, 17 May 2024 21:33:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7184 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, nerede bir terörist varsa bulup, başlarını ezdiklerini belirterek, “Arkalarında kimlerin olduğuna bakmadan, son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisince 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Milli Mücadele’de olduğu gibi 15 Temmuz’da da dimdik ayakta durarak hainlere geçit vermeyen bu şehrin Türkiye Yüzyılı’nın da yükselen yıldızı olduğunu belirtti.

Türkiye’nin demokrasi, adalet ve kalkınma mücadelesinin her safhasında Sakaryalıların yanlarında olduğunu dile getiren Erdoğan, “Bir dönem bizimle birlikte olup da sonra yolunu ayıranların veya yolunu kaybedenlerin aksine Sakarya istikametini hiç bozmadı. Aynı şekilde Sakarya, ülkeye eser kazandırmak, millete hizmet etmek için çalışması gereken muhalefetin oyunlarına da hiç gelmedi.” diye konuştu.

Erdoğan, ülkenin ikinci büyük partisinin işi gücü bıraktığını ve kendi içinde saç saça, baş başa kavga ettiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Dün, Türkiye’yi yönetecek cumhurbaşkanı adayı diye karşımıza çıkardıkları genel başkanlarını çiğneyip geçtiler. Onun yanında cumhurbaşkanı yardımcısı diye şehir şehir dolaştırdıkları isimlerin ise yarın ne olacakları belli değil. Yaptıkları kongrenin üzerindeki şaibeleri, aday belirleme sürecindeki kirli pazarlıklar ve vahim iddiaları izledik. Öyle bir haldeler ki, dünya yansa, ülke batsa, kıyamet kopsa, millet feveran etse umurlarında değil. Kendi çıkarlarından, kendi şahsi kariyerlerinden başka hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Aslında bunlar tek parti devrinden beri hep böyleydiler. Bunun için milletimiz rahmetli Menderes’ten merhum Özal’a, kendi hayallerini paylaşan, kendi derdiyle dertlenen herkese sahip çıkmıştır.”

Kendilerinin 21 yıldır, ülkenin kalkınması ve gelişmesi için verdikleri mücadeleyle farklarını gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, şimdi de ülkeyi Türkiye Yüzyılı belediyeciliğiyle mahalli idarelerde de dünyanın en üst ligine çıkarmak istediklerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sakarya buna hazır mıyız?” sorusuna mitingdekilerin “Evet” diyerek cevap vermesi üzerine, “Milletimizden 31 Mart’ta sandıkta desteği, muhalefetin yaptığı gibi siyasi rant paylaşımı değil, işte bu vizyonu hayata geçirme iradesiyle talip ediyoruz. Bugün sizlerin karşısına da aynı hissiyatla çıktık.” ifadelerini kullandı.

Katılımcılara, “Sakarya’dan öyle bir ses verin ki Marmara’dan Karadeniz’e kadar duymayan kalmasın” diyen Erdoğan’ın, “Ayağa kalkmaya hazır mıyız Sakarya? Sakarya, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Sakarya’yla birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” sözlerine alandakiler “Evet” diye karşılık verdi.

Erdoğan da “Rabb’im hepinizden razı olsun, maşallah.” dedi.

“Ezanlarımız susmasın, mabetlerimizin göğsüne namahrem eli değmesin diye can verdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’nın Türkiye’nin, Türkiye’nin de bulunduğu coğrafyanın kalbi olduğunu belirterek, “Tarih boyunca tüm hükümdarların, tüm imparatorlukların gözü hep bu coğrafyada oldu. Boğazları, İstanbul’u, Anadolu’yu almak için çok kanlı savaşlar yapıldı. Bu bakımdan Anadolu sadece medeniyetler beşiği değildir. Aynı zamanda bir medeniyetler mezarlığıdır. Bu topraklarda nice devlet kuruldu, hüküm sürdü ve yıkılıp gitti. Nice kral, nice kumandan en son nefesini bu topraklarda verdi.” diye konuştu.

Türk milleti olarak, Malazgirt’ten beri vatan olan bu toprakları müdafaa için mücadele ettiklerini, can verdiklerini kaydeden Erdoğan, “Bir asır önce Çanakkale’de ve Milli Mücadele’de yüz binlerce vatan evladını feda ederek, Anadolu’yu milletimizin mezarı haline getirmek isteyenlerin elinden kurtardık. Bayrağımız inmesin, ezanlarımız susmasın, mabetlerimizin göğsüne namahrem eli değmesin diye can verdik, ter döktük.” şeklinde konuştu.

“Son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz”

Erdoğan, son 40 yıldır da birliğe, beraberliğe, kardeşliğe kasteden bölücü terör örgütüne karşı mücadele yürüttüklerine işaret ederek, “Terör örgütü, askeriyle polisiyle kamu görevlisiyle korucusuyla kadını, yaşlısı, genci ve hatta bebeğiyle on binlerce insanımızı katlederek bizden kopardı. Çektiğimiz acıların, maruz kaldığımız ihanetlerin, ödediğimiz bedellerin haddi hesabı yok. Ama hamdolsun her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanı işgalcilere, hainlere, emperyalistlerin tetikçiliğini yapan teröristlere teslim etmedik.” diye konuştu.

Katılımcılara, “Bunları Cudi’de, Tendürek’te, Gabar’da gömdük mü?” diye seslenen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bildiğiniz gibi artık içeride terör örgütleri kalmadı. Hepsi de terk ettiler. Son olarak güney sınırımız boyunca bir teröristan kurmaya teşebbüs ettiler. Gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi harekatlarla bu senaryoyu da yırtıp attık. İnsansız hava araçlarımızla İHA’larımızla SİHA’larımızla Akıncı’larımızla değerleri evlatlarım, değerli kardeşlerim, gençler, bunları yok ettik ve bunları o mağaralarda yok ettik. Şimdi en son olarak ortaya hangi uçağımızı çıkardık? Şimdi de KAAN’ımızı çıkardık. KAAN’la beraber yine gökyüzüyle buluştuk.”

Erdoğan’ın, “Yaparsa” sözlerine katılımcılar “Erdoğan yapar” karşılığını verdi. Erdoğan da “Yaptık mı? Gene yapacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nerede bir terörist varsa buluyoruz, başını eziyoruz. Arkalarında kimlerin olduğuna bakmadan, son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Tüm bu sürecin bize öğrettiği en önemli hakikat nedir biliyor musunuz; Hazır ol cenge, eğer ister isen sulh-ü salah. Yani barış ve huzur istiyorsan savaşa hazır olmalısın.” diye konuştu.

(Sürecek)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-son-teroristi-etkisiz-hale-getirene-kadar-mucadeleye-devam-edecegiz/feed/ 0
Erdoğan, Sakarya mitinginde muhalefete ağır eleştirilerde bulundu http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-sakarya-mitinginde-muhalefete-agir-elestirilerde-bulundu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-sakarya-mitinginde-muhalefete-agir-elestirilerde-bulundu/#respond Fri, 17 May 2024 21:03:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7172 Yerel seçim çalışmaları kapsamında mitinglerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ittifak pazarlığı sürecinde Yeniden Refah Partisi tarafından istenen Sakarya’da vatandaşlara seslendi.

Konuşmasında muhalefete ağır sözlerle yüklenen Erdoğan, aldığı resmi rakamları da paylaşarak “Şu anda meydana bakıyorum. Resmi rakamı istedim. Resmi rakam şu anda meydanda elhamdülillah 60 bin kişi var. Zaten Sakarya’ya da bu yakışır. Bizim Sakarya ile aramızdaki muhabbeti ancak gönül gözüyle bakanlar görebilir” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları;

“Bizim Sakarya ile aramızdaki muhabbeti ancak gönül gözüyle bakanlar görebilir. Gönül coğrafyamızın her rengini bağrında yaşatan Sakarya’ya sizlerle hasret gidermeye geldim. Sakarya geleceğe güvenle bakmamızın da teminatıdır. Milli Mücadele’de olduğu gibi 15 Temmuz’da da ayakta durarak hainlere geçit vermeyen bu şehir, Türkiye Yüzyılı’nın da parlayan yıldızıdır. Bir dönem bizimle birlikte olup da sonra yolunu ayıranların veya yolunu kaybedenlerin aksine, Sakarya istikametini hiç bozmadı.

“TEK PARTİ DÖNEMİNDEN BERİ BÖYLELER”

Ülkenin ikinci büyük partisi, işi gücü bırakmış kendi içinde saç saça baş başa kavga ediyor. Dün Türkiye’yi yönetecek Cumhurbaşkanı adayı diye karşımıza çıkardıkları Genel Başkanlarını çiğneyip gezdiler. Cumhurbaşkanı Yardımcısı diye dolaştırdıklarının ne olacakları belli değil. Kongredeki şaibeleri aday belirlemedeki kavgalar izledi. Kıyamet kopsa, millet feveran etse umurlarında değil. Kendi şahsi kariyerlerinden başka hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Tek parti döneminden beri böyleydiler. Milletimizden 31 Mart’ta sandıkta desteği, siyasi rant paylaşımı değil, bu vizyonu hayata geçirmek için talep ediyoruz.

“BU TOPRAKLARI HAİNLERE, TERÖRİSTLERE TESLİM ETMEDİK”

Sakarya Türkiye’nin, Türkiye bulunduğu coğrafyanın kalbidir. Boğazları, İstanbul’u, Anadolu’yu almak için çok kanlı savaşlar yapıldı. Anadolu aynı zamanda bir medeniyetler mezarlığıdır. Bu topraklarda nice devletler kuruldu, yıkılıp gitti. Türk milleti olarak biz de Malazgirt’ten beri bu toprakları müdafaa için mücadele ediyor, can veriyoruz.

Bir asır önce Çanakkale’de ve Milli Mücadele’de yüzbinlerce vatan evladını feda ederek, bu toprakları kurtardık. Son 40 yıldır, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize kast eden bölücü terör örgütüne karşı mücadele yürütüyoruz. Askeriyle, polisiyle, kamu görevlisiyle, korucusuyla, yaşlısı, genciyle onbinlerce insanı katlederek bizden kopardı. Her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanı; işgalcilere, hainlere, teröristlere teslim etmedik. Artık içeride terör örgütleri kalmadı. Son olarak, güneyimizde teröristan kurmak istediler. Operasyonlarımızla bu senaryoyu yırtıp attık. İHA’larla, SİHA’larla, Akıncılarla bunları yok ettik. Bunları o mağaralarda yok ettik.

“BİZİ KORUYABİLECEK TEK ŞEY BİLEĞİMİZ”

Şimdi en son olarak ortaya Kaanımızı çıkardık. Son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Türkiye ve Türk milleti olarak bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşamak istiyorsak yapacağımız belli. Güçlü ordu ve güçlü savunma sanayine sahip olacağız. Denizde, havada, karada sahip olacağız. Türkiye için her alanda güçlü olmak mecburiyettir. Bizi düşmanlarımıza karşı ne uluslararası hukuk ne mensubu olduğumuz ittifaklar koruyabilir ne BM koruyabilir. Bizi koruyabilecek tek şey bileğimizdir, kendi gücümüzdür.

Bosna’da 30 yıl önce yaşananları hatırlıyoruz. Boşnak kardeşlerimiz soykırıma uğradı. Batılı devletlerin kılı dahi kıpırdamadı. Irak’ta 2 milyon kişi katledildi. Azerbaycan’da Karabağ yıllarca işgal altında kaldı. Hocalı başta olmak üzere pek çok katliam yapıldı. Suriye’de 1 milyon insan öldürüldü, 12 milyon insan göçe zorlandı. Kimse adım atmadı. Gazze’de 30 bin masum Filistinli şehit edildi. Ne batılı ne BMGK, İsrail vahşetini engelleyecek bir çaba göstermedi. BMGK, İsrail’e acil ateşkes çağrısı bile yapamıyor. Batılı güçler işgalci İsrail ordusuna her türlü silah desteğini vermeyi sürdürüyor. Yarın bizim başımıza da bir felaket gelse, karşılaşacağımız manzara bundan farklı olmayacaktır.

SAVUNMA SANAYİNE YAPILAN YATIRIMLAR

Suriye’den ülkemize yönelik DEAŞ ve PKK tehditleri yoğunlaştığında, müttefik dediğimiz ülkeler hava savunma sistemleri söküp götürdüler. Bugün dünyanın en büyük üreticileri arasında olduğumuz tabanca dahi almamıza engel oldular. Sonra biz yapar olduk, şimdi bizden istiyorlar. Kaan’a, Akıncı’ya, Anadolu’ya, Anka’ya, fırtına obüslerine, Altay tankına, füze sistemlerine sahip olmak bizim için beka meselesidir. Dünyada 5’inci nesil savaş uçağı yapabilen 4 ülke gururunu yaşayamayanlar ülke ve millet sevgisini sorgulasın.

“5,5 MİLYAR DOLAR İHRACAT YAPTIK”

Son 21 yılda savunma sektörüne yaptığımız yatırımların karşılığını hem güvenliğimizle hem ihracatla almaya başladık. Kendimizle beraber dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını karşılar hale geldik. Geçtiğimiz yıl 5,5 milyar dolarlık rekor ihraç tutarı yakaladı.

SAKARYA’YA YAPILAN YATIRIMLAR

Türkiye bugün bölgesel ve küresel güç hedefine sahipse, gerisinde 21 yıldır ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetler var. Ülkemizin her şehri, her karış toprağı bu yatırımlardan istifade etmiştir. Sakarya’da 183 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Biz hükümet olduktan sonra Sakarya’da yerel yönetimi bizlere verdiğiniz zaman, hem yerel yönetim hem hükümet olarak, Sakarya her türlü hizmeti görecek demektir.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-sakarya-mitinginde-muhalefete-agir-elestirilerde-bulundu/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır” http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-katilimci-demokratik-kapsayici-milli-bir-anayasa-ihtiyaci-oldugu-ortadadir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-katilimci-demokratik-kapsayici-milli-bir-anayasa-ihtiyaci-oldugu-ortadadir/#respond Thu, 16 May 2024 21:45:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7155 TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır”

ANKARA – Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) 8’inci Türkiye Buluşmasına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır” dedi.

Memur-Sen yönetim kurulu üyelerini, bağlı sendikaların genel başkanlarını ve yönetim kurulu üyelerini, İl temsilcileri ve şube başkanlarını, Genç, Emekli, Kadın ve Engelli Komisyonlarının yöneticilerini bir araya getiren Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla düzenlenen programda, Memur-Sen’in çalışma hayatında yaptığı çalışmalar ve geleceği dair hedefleri ele alındı.

Burada bir açılış konuşması gerçekleştiren Kurtulmuş, Memur-Sen’in 8’inci Büyük Türkiye Buluşması’nın hayırlara vesile olmasını dileyerek, Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan genel Kurulu’nu gerçekleştirdikleri için de Memur-Sen Konfederasyonu’nu tebrik etti.

Kurtulmuş, Türkiye’nin ve dünyanın çok önemli bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, bu çerçevede Türkiye’nin önüne çok büyük hedefler koyması ve bunun için de gücünü azami derecede artırmasının şart olduğunu dile getirdi. Bu anlamda bürokrasinin ve kamu görevlilerinin ülkenin hedeflerini yerine getirmesi için hayati katkıları olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Bu hedeflere ulaşabilmek hiç şüphesiz ki kamu organizasyonu içerisinde alın teliyle mücadele eden siz ve diğer bu konfederasyonun üyesi olmasa da mücadele eden değerli kamu görevlilerinin vazifesidir” diye konuştu.

Kurtulmuş, ülkenin hedeflerine ulaşabilmesi için memurlarda bulunması gereken niteliklerin olduğunu belirterek, bunlardan en önemlisinin liyakat ve ehliyet prensipleri içerisinde hareket edilmesi olduğunu aktardı.

“Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır”

Kamu bürokrasisinde yer alan memur ve bürokratların en temel özelliklerinden birisinin de millete sadakat olduğunu sözlerine ekleyen Kurtulmuş, “Ehliyet ve liyakat önemlidir, gereklidir ama ehliyet ve liyakatin milletin hayrına olmasının temin edilmesi için mutlaka millete sadakatin gerçekleşmesi gerekir. Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır. Eğer sadakat başka merkezlerde olursa ne kadar nitelikli olursa olsunlar o kamu görevlisi milletin başına nasıl bela olduğunu biz FETÖ uygulamasıyla, FETÖ’nün devletin içine sızmasıyla gördük. Onların bir kısmı da liyakatli insanlardı. Onların da güzel güzel diplomaları, onların da iyi kariyerleri vardı. Ama sadakatleri millete değil, sözde bir örgüt liderine, kendisini bir şekilde o örgütün öncüsü zanneden o şarlatana sadakat gösteriyorlardı” açıklamasında bulundu.

Kurtulmuş, milli hedefler etrafında hareket eden kamu bürokrasisinin oluşabilmesi için her bir memurun ‘Ehliyet, liyakat, millete sadakat ve millete hizmetkar olmak’ olarak tanımladığı dört temel prensibe sahip olmasının gerektiğini ifade etti.

“Kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlemesi lazım”

Türkiye’nin ikinci yüzyılında hedeflerinin yüksek olması gerektiğini söyleyerek, bu hedeflere bürokrasinin, kamu görevlilerinin, iş insanlarının ve sivil toplum kuruluşları dahil olmak üzere hep beraber kenetlenerek ulaşabileceklerini aktardı. Türkiye’nin güçlü bir Türkiye olabilmesi için kendi içerisinde demokrasisini güçlü bir hale getirmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, “Demokratik kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlediği, kamudaki görev yapan bütün devlet kurumlarının bir ahenk içerisinde hareket ettiği, herkesin yetki ve sorumluluklarının anayasadan aldığı güçle yerine getirildiği bir Türkiye’nin oluşması gerekiyor. Herkesin fikrine en açık bir şekilde söylediği ama fikrinin sınırlarının başkasının özgürlük alanlarını gasp ettiği noktada diktiğini de gayet iyi kavradığı çok güçlü bir sivil toplum kesiminin olması gerekir” diye konuştu.

“Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır”

Türkiye’nin toplumsal gelişmesinin önündeki engellerden birisinin de Anayasa’sının yeterli olmaması olduğunu belirten Kurtulmuş, yeni bir Anayasa yapmanın mecburiyet olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır. Bu sadece şu ya da bu siyasi durumun söylediği bir hedef değil, bu 85 milyonun ortak hedefi olarak görülmesi gereken bir alandır. Bu çerçevede niye böyle bir demokratik anayasa çalışmasına ihtiyaç var? Çok açık söylüyorum. Mevcut anayasamız defalarca değiştirilmiş olmasına rağmen anayasanın üzerinde hala 1960 altmış darbesinin izleri olan altmış bir anayasasının kurgusu mevcuttur” değerlendirmesinde bulundu.

“Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır”

Anayasa değişikliğinin bir siyasi tartışma yapılmadan demokratik yollarla çözülmesi gerektiği vurgusunu da yapan Kurtulmuş, “Tabii ki işin doğru zeminde ve doğru yöntemlerle yönetilmesi ve yürütülmesini sağlayacak olan siyasettir. Bu anlamda Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır” dedi.

Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, araştırma merkezlerin, ve toplumda yeni bir Anayasa ilişkin sözüm var diyen herkesin harekete geçmesini ve herkesin fikirlerini paylaşması gerektiğini söyleyerek, bu çerçevede Memur-Sen’in de yeni Anayasa çalışmalarında çok kuvvetli bir destek vereceğinden emin olduğunu söyledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-katilimci-demokratik-kapsayici-milli-bir-anayasa-ihtiyaci-oldugu-ortadadir/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa yapım sürecinin yegane merciidir http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-buyuk-millet-meclisi-anayasa-yapim-surecinin-yegane-merciidir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-buyuk-millet-meclisi-anayasa-yapim-surecinin-yegane-merciidir/#respond Thu, 16 May 2024 21:42:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7152 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Anayasa yapım sürecinin yegane merci, yegane yeri, ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır. Ümit ederiz ki orada yeterli çoğunluk bulunarak, referanduma bile gitme ihtiyacı olmaksızın bir Anayasa yapabilelim.” dedi.

Kurtulmuş, Kızılcahamam’da bir otelde düzenlenen “Memur-Sen 8. Türkiye Buluşması” programında yaptığı konuşmada, Türkiye ve dünyanın çok önemli bir dönemden geçtiğine dikkati çekerek, Türkiye’nin özellikle bu dönemde önüne büyük hedefler koyarak yoluna devam etmesinin şart olduğunu söyledi.

Özellikle bürokrasinin milli hedeflere uygun bir şekilde hareket etmesinin en temel beklentilerden biri olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, “Kamu görevlileri olarak devlet memurlarının ülkenin hedeflerinin gerçekleşmesi konusunda çok değerli ve hayati katkıları olduğunu söylemeye bile gerek yoktur.” diye konuştu.

Bürokraside aranması gereken temel hususlara dikkati çeken Kurtulmuş, “Öncelikle her bir kamu görevlisi arkadaşımızın kendi kişisel kariyeri kadar ve hatta ondan çok daha fazla önemsemesi gereken şey ülkenin milli hedeflerinin gerçekleştirilmesidir. Bunun için hiç şüphesiz kamu görevlilerimizin liyakat ve ehliyet prensipleri içerisinde hareket etmesi şarttır. Liyakatli ve ehliyetli kadroların kendi mesleki birikimlerinin yanı sıra dünyaya bakışlarını güncellemesi, Türkiye’yle ilgili hedef ve niyetlerini güncellemesi de aslında kendi kariyerlerini inşa etmenin bir parçası olarak görülmelidir.” şeklinde konuştu.

“Kamu görevlisinin sadakati bizatihi milletin kendisine olmalıdır”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, kamu bürokrasinde yer alan memurların olmazsa olmaz en temel özelliklerinden birinin millete sadakat olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Ehliyet ve liyakat önemlidir, gereklidir ama ehliyet ve liyakatin milletin hayrına olmasının temin edilmesi için mutlaka millete sadakatin gerçekleşmesi gerekir. Yani kamu görevlisinin sadakati filanca gruba değil, filanca güç merkezine değil, bizatihi milletin kendisine olmalıdır. Eğer sadakat başka merkezlerde olursa, ne kadar nitelikli olurlarsa olsunlar o kamu görevlilerinin milletin başına nasıl bela olduğunu biz FETÖ uygulamasıyla, FETÖ’nün devletin içine sızmasıyla gördük. Onların bir kısmı da liyakatli insanlardı. Onların da güzel güzel diplomaları, onların da iyi kariyerleri vardı. Ama sadakatleri millete değil, sadakatlerini sözde bir örgüt liderine, kendisini bir şekilde o örgütün öncüsü zanneden o şarlatana gösteriyorlardı.”

Kamu bürokrasisinin hedefine ulaşabilmesi için en önemli olgunun millete sadakat prensibi olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, “Vatanseverlik söz konusu olduğu zaman herkes üst perdeden bir vatanseverlik dersi ortaya koyabilir. Ama gerçekten vatansever olmanın ölçücülerinden birisi de millete sadakatin ortaya konulmasıdır. Bunun için elimizdeki bütün imkanlarla ehliyet, liyakat ve sadakat prensipleri içerisinde gayret ve çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Kamu bürokrasisinden beklenen önemli özelliklerden birinin de “millete hizmetkar olma anlayışı” olduğuna değinen Kurtulmuş, “Biz millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Hiçbir bürokrat hangi makamda olursa olsun hizmet ettiği milletin üstünde asla değildir, milletin hizmetkarıdır.” ifadesini kullandı.

“Memur-Sen’in geldiği seviyeyi takdir ediyoruz”

Kurtulmuş, Memur-Sen’in geldiği seviyeyi takdir ettiğini, sendikanın verdiği mücadelede Uluslararası Emek Örgütü kurulmasıyla yeni bir dönemin kapısının açıldığını dile getirdi.

Türkiye Yüzyılı olarak önlerine koydukları hedeflerin gerçekleştirilmesi için belli alanlarda güçlü ve büyük Türkiye hedeflerine odaklanarak çalışmak zorunda olduklarını vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Her şeyden evvel Türkiye’nin güçlü bir Türkiye olabilmesi için kendi içerisinde demokrasisini fevkalade güçlü bir hale getirmesi gerekir. Demokratik kurum ve kuruluşların mükemmel manada işlediği, kamudaki görev yapan bütün devlet kurumlarının bir ahenk içerisinde hareket ettiği, herkesin yetki ve sorumluluklarını Anayasa’dan aldığı güçle yerine getirdiği bir Türkiye’nin oluşması gerekir. Herkesin fikrini en açık bir şekilde söylediği ama fikrinin sınırlarının başkasının özgürlük alanlarını gasbettiği noktada bittiğinin de gayet iyi kavrandığı çok güçlü bir sivil toplum kesiminin olması gerekir.”

Kurtulmuş, Türkiye’nin toplumsal gelişiminin önündeki en büyük ödevlerden birinin yeni bir Anayasa yapma mecburiyeti olduğunu belirterek, “Artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci asrında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa’ya bir ihtiyaç olduğu ayan beyan ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır. Bu sadece şu ya da bu siyasi grubun söylediği, dile getirdiği bir hedef değil, 85 milyonun ortak hedefi olarak görülmesi gereken bir alandır.” değerlendirmesini yaptı.

“Niye böyle bir demokratik anayasa çalışmasına ihtiyaç var?” söylemlerine atıfta bulunan Kurtulmuş, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Çok açık söylüyorum, mevcut Anayasamız defalarca değiştirilmiş olmasına rağmen üzerinde hala 1960 darbesinin izleri olan 1961 Anayasasının kurgusu mevcuttur. Hala bu Anayasanın ruhu 1981 darbesinin ortaya koyduğu 1982 Anayasasının ruhunu taşımaktadır. Bunun için bunu siyasi bir tartışma meselesi yapmadan, siyasi partiler arasında bir ayrışma meselesi haline getirmeden, yeni, demokratik, katılımcı bir Anayasa’nın yapılabilmesi önümüzdeki dönemdeki en önemli ödevlerimizden birisidir.

Tabii ki işin doğru zeminde ve doğru yöntemlerle yönetilmesi ve yürütülmesini sağlayacak olan siyasettir. Bu anlamda Anayasa yapım sürecinin yegane mercii, yegane yeri, ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır. Ümit ederiz ki orada yeterli çoğunluk bulunarak, referanduma bile gitme ihtiyacı olmaksızın bir Anayasa yapabilelim. Ama bu mümkün olmazsa en azından referanduma götürülebilecek bir çoğunluğu elde edilebilmesi için bendeniz Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak sonuna kadar gayret ve mücadele edeceğim.”

Kurtulmuş, ekonomik gelişmelerimizin itici gücünün milli savunma sanayisi başta olmak üzere yüksek teknoloji üretimi olduğuna dikkati çekerek, “En son Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN’ın uçurulmasıyla Türkiye’nin bu alanda yeni merhale açtığını ve dünya milletleriyle yarışında çok önemli bir mesafe aldığını iftiharla takip ettik ve bundan da büyük bir memnuniyet duyduk.” dedi.

“Dünya barışının kapısı Orta Doğu barışıdır”

Gazze’de bir soykırım ve büyük bir insanlık suçu işlendiğini belirten Kurtulmuş, şunları anlattı:

“Dünya barışının kapısı Orta Doğu barışıdır. Orta Doğu barışında o kapıyı açan anahtar ise Filistin davasıdır. Filistin davasında barış, esenlik ve selamet olmadan dünya barışının sağlanması mümkün değildir. Ne yazık ki İsrail hükümetinin insanlık dışı saldırılarına, bazı Batılı ülkelerin hem siyasi hem askeri alanda güç verdiklerini görüyoruz. Ancak şunu çok açık söyleyeceğim. Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’na başvurmasıyla birlikte bundan sonra Filistin davası bakımından yeni bir dönem başlamıştır.”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Filistin davasına ilişkin mücadelede üç temel konuda çalışmalarını yoğunlaştıracaklarını belirterek, bunlardan birinin İsrail’deki Siyonist rejimin, Netanyahu ve çetesinin uluslararası alanda yalnızlaştırılması; ikincisinin de insanlık cephesinin kurulması olduğunu söyledi.

Filistin-İsrail meselesindeki tek çözüm noktasının iki devletli çözüm olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, “Başkenti Kudüs olan, egemen, toprak bütünlüğü sağlanmış bir Filistin devleti yakında mutlaka ve mutlaka kurulacak.” dedi.

Konuşmaların ardından Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a hediye takdim etti.

Kurtulmuş, daha sonra Memur-Sen üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiye-buyuk-millet-meclisi-anayasa-yapim-surecinin-yegane-merciidir/feed/ 0
Memur-Sen 8. Türkiye Buluşması: Yeni Anayasa bir ihtiyaç http://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-8-turkiye-bulusmasi-yeni-anayasa-bir-ihtiyac/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-8-turkiye-bulusmasi-yeni-anayasa-bir-ihtiyac/#respond Wed, 15 May 2024 21:42:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7124 Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) 8’inci Türkiye Buluşmasına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır” dedi.

Memur-Sen yönetim kurulu üyelerini, bağlı sendikaların genel başkanlarını ve yönetim kurulu üyelerini, İl temsilcileri ve şube başkanlarını, Genç, Emekli, Kadın ve Engelli Komisyonlarının yöneticilerini bir araya getiren Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla düzenlenen programda, Memur-Sen’in çalışma hayatında yaptığı çalışmalar ve geleceği dair hedefleri ele alındı.

Burada bir açılış konuşması gerçekleştiren Kurtulmuş, Memur-Sen’in 8’inci Büyük Türkiye Buluşması’nın hayırlara vesile olmasını dileyerek, Uluslararası Emek Örgütü’nün 1’inci Olağan genel Kurulu’nu gerçekleştirdikleri için de Memur-Sen Konfederasyonu’nu tebrik etti.

Kurtulmuş, Türkiye’nin ve dünyanın çok önemli bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, bu çerçevede Türkiye’nin önüne çok büyük hedefler koyması ve bunun için de gücünü azami derecede artırmasının şart olduğunu dile getirdi. Bu anlamda bürokrasinin ve kamu görevlilerinin ülkenin hedeflerini yerine getirmesi için hayati katkıları olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Bu hedeflere ulaşabilmek hiç şüphesiz ki kamu organizasyonu içerisinde alın teliyle mücadele eden siz ve diğer bu konfederasyonun üyesi olmasa da mücadele eden değerli kamu görevlilerinin vazifesidir” diye konuştu.

Kurtulmuş, ülkenin hedeflerine ulaşabilmesi için memurlarda bulunması gereken niteliklerin olduğunu belirterek, bunlardan en önemlisinin liyakat ve ehliyet prensipleri içerisinde hareket edilmesi olduğunu aktardı.

“Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır”

Kamu bürokrasisinde yer alan memur ve bürokratların en temel özelliklerinden birisinin de millete sadakat olduğunu sözlerine ekleyen Kurtulmuş, “Ehliyet ve liyakat önemlidir, gereklidir ama ehliyet ve liyakatin milletin hayrına olmasının temin edilmesi için mutlaka millete sadakatin gerçekleşmesi gerekir. Yani kamu görevlisinin sadakati herhangi bir kuruma veya kişiye değil, bizzat milletin kendisine olmalıdır. Eğer sadakat başka merkezlerde olursa ne kadar nitelikli olursa olsunlar o kamu görevlisi milletin başına nasıl bela olduğunu biz FETÖ uygulamasıyla, FETÖ’nün devletin içine sızmasıyla gördük. Onların bir kısmı da liyakatli insanlardı. Onların da güzel güzel diplomaları, onların da iyi kariyerleri vardı. Ama sadakatleri millete değil, sözde bir örgüt liderine, kendisini bir şekilde o örgütün öncüsü zanneden o şarlatana sadakat gösteriyorlardı” açıklamasında bulundu.

Kurtulmuş, milli hedefler etrafında hareket eden kamu bürokrasisinin oluşabilmesi için her bir memurun ‘Ehliyet, liyakat, millete sadakat ve millete hizmetkar olmak’ olarak tanımladığı dört temel prensibe sahip olmasının gerektiğini ifade etti.

“Kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlemesi lazım”

Türkiye’nin ikinci yüzyılında hedeflerinin yüksek olması gerektiğini söyleyerek, bu hedeflere bürokrasinin, kamu görevlilerinin, iş insanlarının ve sivil toplum kuruluşları dahil olmak üzere hep beraber kenetlenerek ulaşabileceklerini aktardı. Türkiye’nin güçlü bir Türkiye olabilmesi için kendi içerisinde demokrasisini güçlü bir hale getirmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, “Demokratik kurum ve kuruluşlarının mükemmel manada işlediği, kamudaki görev yapan bütün devlet kurumlarının bir ahenk içerisinde hareket ettiği, herkesin yetki ve sorumluluklarının anayasadan aldığı güçle yerine getirildiği bir Türkiye’nin oluşması gerekiyor. Herkesin fikrine en açık bir şekilde söylediği ama fikrinin sınırlarının başkasının özgürlük alanlarını gasp ettiği noktada diktiğini de gayet iyi kavradığı çok güçlü bir sivil toplum kesiminin olması gerekir” diye konuştu.

“Katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa ihtiyacı olduğu ortadadır”

Türkiye’nin toplumsal gelişmesinin önündeki engellerden birisinin de Anayasa’sının yeterli olmaması olduğunu belirten Kurtulmuş, yeni bir Anayasa yapmanın mecburiyet olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Artık Türkiye’nin ikinci aslında yeni, çağdaş, katılımcı, demokratik, kapsayıcı, milli bir Anayasa bir ihtiyaç olduğu ortadadır. Bu sadece siyasi bir talep değil, toplumsal bir ihtiyaçtır. Bu sadece şu ya da bu siyasi durumun söylediği bir hedef değil, bu 85 milyonun ortak hedefi olarak görülmesi gereken bir alandır. Bu çerçevede niye böyle bir demokratik anayasa çalışmasına ihtiyaç var? Çok açık söylüyorum. Mevcut anayasamız defalarca değiştirilmiş olmasına rağmen anayasanın üzerinde hala 1960 altmış darbesinin izleri olan altmış bir anayasasının kurgusu mevcuttur” değerlendirmesinde bulundu.

“Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır”

Anayasa değişikliğinin bir siyasi tartışma yapılmadan demokratik yollarla çözülmesi gerektiği vurgusunu da yapan Kurtulmuş, “Tabii ki işin doğru zeminde ve doğru yöntemlerle yönetilmesi ve yürütülmesini sağlayacak olan siyasettir. Bu anlamda Anayasa yapım sürecinin yegane ortamı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısıdır” dedi.

Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, araştırma merkezlerin, ve toplumda yeni bir Anayasa ilişkin sözüm var diyen herkesin harekete geçmesini ve herkesin fikirlerini paylaşması gerektiğini söyleyerek, bu çerçevede Memur-Sen’in de yeni Anayasa çalışmalarında çok kuvvetli bir destek vereceğinden emin olduğunu söyledi. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/memur-sen-8-turkiye-bulusmasi-yeni-anayasa-bir-ihtiyac/feed/ 0
Anadolu Parsı Türkiye’nin Farklı Coğrafyalarında Görülmesi İnsanları Tedirgin Ediyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/anadolu-parsi-turkiyenin-farkli-cografyalarinda-gorulmesi-insanlari-tedirgin-ediyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/anadolu-parsi-turkiyenin-farkli-cografyalarinda-gorulmesi-insanlari-tedirgin-ediyor/#respond Mon, 13 May 2024 21:39:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7073 Anadolu Parsı’nın son zamanlarda farklı coğrafyalarda görülmesi insanları tedirgin ediyor

KTÜ Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya:

“Anadolu parsı Türkiye’de, Trakya hariç bütün coğrafyada yayılış gösteriyor 20 yıldır bunu söylüyoruz, otuz yıldır da parsın var olduğunu söylüyorduk”

“Normalde insanlara çok yakın yaşıyor ancak kendini insanlardan koruduğu için onu göremiyoruz”

TRABZON – Anadolu Parsı’nın son zamanlarda Türkiye’nin farklı coğrafyalarda görülmesi ile ilgili değerlendirmede bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, Anadolu Parsı’nın normalde insanlara çok yakın yaşadığın ancak kendisini insanlardan koruduğu için görünmediğini belirtti.

Anadolu parsı ile ilgili haberler özellikle son aylarda gittikçe arttığını kaydeden Başkaya, “Bizim çalışmalarımıza göre sayıları artıyor. Devletin ve vatandaşın bulgularını göze Türkiye üzerindeki haritaya yerleştirdiğimiz zaman Anadolu parsının artık bir çok yerde karşımıza çıktığını görüyoruz. Anadolu parsı Türkiye’de, Trakya hariç bütün coğrafyada yayılış gösteriyor 20 yıldır bunu söylüyoruz, otuz yıldır da parsın var olduğunu söylüyorduk” dedi.

Son yıllarda özellikle Anadolu Parsı konusunda yaptığı araştırmalarla gündeme gelen Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, Anadolu parsı ile ilgili haberlerin özellikle son aylarda gittikçe arttığına dikkat çekerek, “Anadolu parsı ile ilgili haberler özellikle son aylarda gittikçe artıyor artacaktır da. Bizim çalışmalarımıza göre sayıları artıyor. Arttığını şuradan da anlayabiliriz devletin bulguları olsun vatandaşın bulguları olsun Türkiye üzerindeki haritaya yerleştirdiğimiz zaman Anadolu parsının artık bir çok yerde karşımıza çıktığını görüyoruz. Anadolu parsı Türkiye’de Trakya hariç bütün coğrafyada yayılış gösteriyor 20 yıldır bunu söylüyoruz, otuz yıldır da parsın var olduğunu söylüyorduk. Çalışmalarımızın sonucunu haritaya yaydığımız zaman Muğla’dan Artvin’e, Bursa’dan Kazdağlarına, Hakkari’ye kadar bütün coğrafyada Anadolu parsı karşımıza çıkabiliyor. Son yıllarda, son günlerde görüntüler gerekse bulgu edilen yerlerde Anadolu parsı, ya sahile yakın bir yerde karşımıza çıkıyor ya da dağlardan, ormanlardan insanlardan uzak yerlerden ziyade ova arazilerde de karşımıza çıkabiliyor. Hayvan zaten bir yamaçtan öbür yamaca vadi tabanına inerek geçiyor veya vadi boyunca akan akarsu boyunda avlanıyor. Genelde gececi olduğu için rahatsız edilmediği veya düşmanı olmayan bölgelerde gündüzde aktif ama genelde gececidir” diye konuştu.

“Normalde insanlara çok yakın yaşıyor ama buna rağmen kendisini insanlardan koruduğu için onu göremiyoruz”

Anadolu Parsının normalde insanlara yakın yerde yaşadığını ancak kendini insanlardan koruduğu için görünmediğini kaydeden Başkaya, “Normalde insanlara çok yakın yaşıyor ama buna rağmen kendisini insanlardan koruduğu için onu göremiyoruz. Yaptığımız foto kapan çalışmaları, ayak izi çalışmaları, termal kamera çalışmaları gibi takiple ilgili işlerde bakıyoruz ki hayvan köy içleri yayla kenarları insanların eli ayağı çekildiği zaman doğrudan köyün içerisinden gelip geçiyor veya oralarda belli bir zaman geçirebiliyor. İnsanlara yakın ilçelerin kenarlarında çokça zaman geçirdiğini görüyoruz. İnsanlar için haraketli yerlerde bile o sahanın hemen kenarında bulunabildiğini biliyoruz. O yüzden bunlar bizim için sürpriz değil” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/anadolu-parsi-turkiyenin-farkli-cografyalarinda-gorulmesi-insanlari-tedirgin-ediyor/feed/ 0
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, gençlere hitaben konuştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/genclik-ve-spor-bakani-osman-askin-bak-genclere-hitaben-konustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/genclik-ve-spor-bakani-osman-askin-bak-genclere-hitaben-konustu/#respond Sun, 12 May 2024 09:03:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7021 Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, gençlere hitaben, “Sizler bizim geleceğimizsiniz. Türkiye Yüzyılı gençlerin yüzyılı, Türkiye Yüzyılı sporun yüzyılı. Sporda yaptığımız devasa yatırımlar var. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yaptığımız müthiş yatırımlar var.” dedi.

Bak, Bursa’da Orhangazi Gençlik Merkezi’nde düzenlenen “Gençlik Buluşması”nda, üniversiteden mezun olduktan sonra yüksek lisans yapmak için İngiltere’ye gittiğini, spora ve futbola olan merakı sayesinde görevlilerden vize aldığını anlattı.

Sonraki süreçte restoranda çalıştığını, aynı zamanda İngilizce kursuna devam ettiğini dile getiren Bak, “Yani şunu söylemek istiyorum, hayat hep mücadele. Kimse size ‘Buyurun şunu yapın, bunu yapın’ demiyor. Hayallerinizin peşinde koşacaksınız. Ben koştum. Koşmaya devam ediyorum. Öz güveniniz olacak, ‘Ben yaparım’ diyeceksiniz.” ifadelerini kullandı.

Bak, daha sonra inşaatlarda çalıştığını ve para biriktirerek yüksek lisansa başladığını, eğitimini tamamlayınca Türkiye’ye dönüp doktora yaptığını söyledi.

Gençlere hedeflerinin, hayallerinin peşlerinden koşmalarını tavsiye eden Bak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mücadele edeceksiniz. Öz güven işte ‘Türk mühendisi yapar’, biz de bu noktalardan oralara doğru geldik. Hep hayallerinizin peşinden koşun, çok çalışın. İyi dostlar edinin. Sivil toplum kuruluşlarında yer alın. Bakın çevre edinmemizin en büyük sebebi sivil toplum kuruluşlarında yer almak, bir spor kulübünde görev yapmak, yönetici olmak, bir siyasi partide görev almak. Ben de çok bayrak astım. Direğe çok çabuk çıkarım, duvara çok iyi çıkarım. Müthişimdir, çok hızlıyımdır inanılmaz. Afişler dersen bizim işimiz. Tak, tak, tak, bir sokağı 10 dakikada ekiple beraber geçer gideriz. Hızlıyız yani.”

“Kapılarda bekleyen bir Türkiye yok”

Gençlerle gurur duyduklarını vurgulayan Bak, “Sizler bizim geleceğimizsiniz. Türkiye Yüzyılı gençlerin yüzyılı, Türkiye Yüzyılı sporun yüzyılı. Sporda yaptığımız devasa yatırımlar var. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yaptığımız müthiş yatırımlar var. Bugün de Bursa’daydık, anlattık. Alinur Aktaş başkan müthiş işler yaptı. Spora müthiş yatırımlar yaptı.” diye konuştu.

Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin her alanda çok mesafe katettiğine dikkati çekerek, savunma sanayisinde yüzde 20 yerlilikten yüzde 80’lere geldiklerini belirtti.

Teröre karşı verilen mücadeleye değinen Bak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Peki niye bu operasyonlarımızı durduramıyorlar? Niye? Çünkü onların mühimmatlarına ve silahlarına muhtaç değiliz. Bize dronlar için yani Bayraktarlar… Kamerayı vermediler, kamera yaptık. Füzeyi vermediler, füze yaptık. Dronları daha önceden biliyorsunuz İsrail’den ve ABD’den alıyorduk değil mi? Çıktı bir çılgın Türk ne yaptı? Bayraktar yaptı, Rusya-Ukrayna savaşının kaderini değiştirdi. Azerbaycan’daki Karabağ zaferini ortaya çıkardı. Karabağ’ın 30 yıllık sorununu işte o Bayraktarlar çözdü. İşte güçlü bir irade var, güçlü bir Türkiye var. Kapılarda bekleyen bir Türkiye yok.”

Bak, Gemlik’te Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü aracılığıyla öğrenci yurdu inşa edeceklerini sözlerine ekledi.

“O kalorifer peteği şimdi havada uçuyor”

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank da milli muharip uçak KAAN’ın ilk uçuşunun gerçekleştiğini anımsatarak, bunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi iradesi ve onun böyle projelerin arkasında dik durması sayesinde başardıklarını dile getirdi.

Kendilerine muhalefet edenlerin KAAN’ın ilk parçasını ürettiklerinde “Kalorifer peteğine benziyor” diye dalga geçmeye çalıştığını anlatan Varank, şunları kaydetti:

“O kalorifer peteği işte şu anda havada uçuyor. Milli muharip uçağımız, 5. nesil teknoloji harikası uçağımız ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Biz inanıyoruz ki sizin gibi değerli genç arkadaşlarımızla beraber yol yürüyebilirsek, sizlerin önünü açmaya devam edersek, firmalarımıza destek verirsek, genç arkadaşlarımızın üniversitelerde, teknoparklarda, teknoloji transfer ofislerinde ya da ilgi duydukları diğer alanlarda desteklemeye devam edersek, biz gerçekten Türkiye Yüzyılı’nı beraber inşa edebiliriz. Hep hayalini kurduğumuz Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri yapabiliriz.”

Gençler tarafından müzik dinletisi sunulan programa, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve İl Gençlik Kolları Başkanı Ömer Faruk Temiztürk de katıldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/genclik-ve-spor-bakani-osman-askin-bak-genclere-hitaben-konustu/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan İzmir’de Esnaf Ziyareti Yaptı http://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-izmirde-esnaf-ziyareti-yapti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-izmirde-esnaf-ziyareti-yapti/#respond Sun, 12 May 2024 09:00:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7019 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile birlikte Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda esnaf ziyareti yaptı. Burada esnafla sohbet ederek hayırlı işler dileyen Işıkhan ve Dağ, esnafın sıkıntısını dinledi. Işıkhan ve Dağ, daha sonra İzmir Valiliğini ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı karşılayarak, Mardinli hemşehrileriyle buluştu.

Bir dizi program için İzmir’e gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İzmir Ticaret Odası’ndaki iş dünyası buluşmasının ardından Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda esnafı ziyaret etti. Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ ile birlikte esnafı ziyaret eden Bakan Işıkhan, tarihi çarşıdaki esnafın sıkıntılarını dinledi. Bakan Işıkhan, daha sonra Balçova’da bulunan bir otelin restoranında Mardinli hemşehrileriyle bir araya geldi. Toplantıya AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, AK Parti Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Karabağlar Belediye Başkan Adayı Mehmet Sadık Tunç ve 22’inci Dönem Mardin Milletvekili Süleyman Bölünmez ve İzmir’de yaşayan Mardinli vatandaşlar katıldı.

“AK Parti, siyasi parti olması ötesinde milletin kendisidir”

Toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, AK Parti’nin siyasi parti olmanın ötesinde bir oluşum olduğunu vurguladı. Vatandaşını seçimden seçime hatırlayan, seçimden seçime çalışan bir siyasi hareket olmadıklarını belirten Işıkhan, “Türkiye’nin son çeyrek asrı, bu durumun en büyük güvencesi oldu. Bugün uzaya ilk astronotunu göndermiş, kendi arabasını, kendi uçağını üreten, gelecek 100 yılı inşa etme iddiası taşıyan güçlü bir Türkiye var. Bugün eğitimden sanata, spora, çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar her alanda dünya standartlarının da üzerine çıkmış bir Türkiye var. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi Türkiye’nin en önemli büyükşehirlerini hiç vakit kaybetmeden gerçek belediyecilikle buluşturmalıyız” diye konuştu.

“İzmir, CHP’nin kalesi söylemini kabul etmiyoruz”

“Biz İzmir CHP’nin kalesidir söylemini kabul etmiyoruz. İzmir millete hizmetten bir haber, kör ideolojilerin değil, vatan müdafaamızın ve milli mücadelemizin kalesidir” diyen Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bir tarafta Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılını Türkiye yüz yılı yapmaya çalışan bir hizmet anlayışı var. Diğer tarafta ise şahsi hırsları yüzünden daha kendi partisini yönetemeyen, teröristlerle işbirliği yapan, temel atmama törenleriyle övünen; eski Türkiye’nin köhne vesayet artıklarıyla var olmaya gayret eden vizyonsuz bir zihniyet var. Ege’nin incisi İzmir hangisini hak ediyor? Biz İzmir CHP’nin kalesidir söylemini kabul etmiyoruz. İzmir millete hizmetten bir haber, kör ideolojilerin değil, vatan müdafaamızın ve milli mücadelemizin kalesidir. İzmir, Türkiye yüzyılı hedeflerimizin lokomotifi olabilecek merkezlerden birisidir. Burası binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahili yaptığı, kadim bir şehirdir. İzmir sadece Ege’nin değil, Türkiye’nin de incisidir. Ancak ehil ellerde olmadığı için hala tüm potansiyelini ortaya çıkarabilmiş değildir. Önümüzde çok ama çok önemli bir fırsat var. İzmir’in çok genç, çok dinamik AK Parti belediyeciliğine hakim belediye başkan adayları var. Onların enerjisi AK belediyeciliğin vizyonuyla birleştiğinde İzmir’i kimse tutamaz.”

AK Parti adayları için destek isteyen Bakan Işıkhan, “Türkiye’yi emin adımlarla 2023 hedeflerine taşıyan Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderimiz var. İnanıyorum ki 31 Mart yerel seçimlerinde İzmirli ve Mardinli kardeşlerim bu ruhla AK Parti ve Cumhur İttifakı’nı sandıktan zaferle çıkaracaktır” dedi.

Her mahalleye taziye evi yapılacak

Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, her mahalleye taziye evi kurulacağını söyledi. Dağ, “Hepimiz bu güzel şehri zenginleştirmek ve çocuklarımızın geleceğini kurmak istiyoruz. Ben yola çıkarken Mardinli hemşehrilerimizin yanımda olduğunu biliyordum. Bu bir siyasetçi için çok iddialı sözdür. Ama ben bunu çok rahat bir şekilde söyleyebiliyorum. Çünkü siyasete başladığım ilk günden beri en yakın yol arkadaşım, çalışma arkadaşım, komşuların hep Mardin’den oldu. Mardinli hemşehrilerimizin de kültüründe çok özel yer tutan taziye evlerini her mahalleye kuracağım. Kurulacak alan olmayan mahallelerde ise kahvehanelerle anlaşacağım. Gerekli masrafı belediye, ilçe belediye başkanları ya büyükşehir belediye başkanı olarak biz karışlayacağız” dedi. – İZMİR

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-izmirde-esnaf-ziyareti-yapti/feed/ 0
Japonya İmparatoru Naruhito’nun doğum günü ve Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü kutlandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/japonya-imparatoru-naruhitonun-dogum-gunu-ve-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yil-donumu-kutlandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/japonya-imparatoru-naruhitonun-dogum-gunu-ve-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yil-donumu-kutlandi/#respond Sat, 11 May 2024 21:57:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7017 Japonya İmparatoru Naruhito’nun 64’üncü doğum günü ve Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yıl dönümü, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşeğin de katıldığı resepsiyonla kutlandı.

Japonya İmparatoru Naruhito’nun 64’üncü doğum günü ve Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yıl dönümü, Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Takahiko Katsumata’nın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Bir otelde düzenlenen etkinlikte, misafirlere Türk ve Japon kültürlerinden müzik dinletisi sunularak, Japonya’ya ait ürünler misafirlere tanıtıldı. Japon ve Türk ilişkilerine dair hazırlanan kısa filmin ardından Büyükelçi Katsumata ve Bakan Şimşek birer konuşma yaptı. Katsumata konuşmasına, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenleri anarak başladı. Katsumata, Japonya’nın bölgenin bir an önce önce toparlanması için kesintisiz destek sağladığını belirtti.

“Japonya ve Türkiye işbirliğinin gelişme zamanı geldi”

Japonya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin daha da güçlendirileceğini vurgulayan Büyükelçi Katsumata, “Karşılıklı güvene dayalı olarak ve ilişkilerimizin 100. yılında stratejik ortaklar olarak, Japonya ve Türkiye’nin ikili, bölgesel ve uluslararası iş birliğinin gelişme zamanı gelmiştir. Japonya Dışişleri Bakanı Sayın Kamikawa geçen ay Ankara’yı ziyaret ederek, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Sayın Fidan ile görüştü. Bu görüşmelerde Gazze Şeridi de dahil olmak üzere Ortadoğu ve Ukrayna krizi gibi uluslararası meselelerde Türkiye’nin rolünün önemine dikkat çekti ve bu meselelerin ele alınmasında yakın çalışmaya devam etme konusunda karşılıklı olarak mutabık kalındı. Mağdur halklar ve çocuklara insani yardım, birlikte çalışmamız gereken en acil konudur. Aynı zamanda iş birliğimizin Ukrayna’nın yeniden inşa sürecine, Orta Asya ve Afrika gibi üçüncü ülkelerin kalkınmasına doğru genişlemesi de beklenmektedir. İkili ilişkilerin gelişimine ve küresel paradigma değişimine bağlı olarak iş birliği alanlarımız, geleneksel altyapılar ve üretimden afet yönetimi, sağlık, dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerjiler ve benzeri alanlara doğru genişlemektedir. Denizcilik ve uzay konuları da gündemimizde yer almaktadır” dedi.

“Japonya’ya da Türk yatırımlarını bekliyoruz”

Katsumata, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğine ilişkin ise şunları kaydetti:

“Türkiye, kaliteli insan kaynakları ve çok taraflı pazar erişimiyle cazip bir iş ortağı olmuştur. Japon şirketlerinin en önemli yaklaşımlarından biri; Avrupa Birliği ve diğer büyük pazarlara tedarik edilen yüksek değerli mal ve hizmetleri üretmek üzere Türkiye’de üretim üsleri kurmaktır. Japonya’nın bu kaliteli yatırım ve iş modelinin; ihracat performansı, teknoloji transferi ve yerel çalışanların kapasitelerinin geliştirilmesi açısından Türk ekonomisi ve toplumu üzerinde eşit derecede olumlu bir etki yarattığının altını çizmek isterim. Bu adil ve eşit bir ortaklıktır. Pazara erişim, adil rekabet, iş ve ticaret kuralları gibi konuları geniş bir şekilde kapsayan ve müzakereleri devam eden Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (EPA) kazan-kazan ortaklığını ve küresel standardı teşvik etmenin yolunu açacağına inanıyorum. Sadece Japonya’dan Türkiye’ye yatırım değil, aynı zamanda Asya’da ekonomik ve parasal bir merkez olan Japonya’ya da Türk yatırımını bekliyoruz.”

“Japon yatırımcıların daha görünür olmasını istiyoruz”

Bakan Şimşek ise, İmparator Naruhito’nun doğum gününü kutladığını ve iki ülkenin ilişkilerinin 100 yıldan daha uzağa dayandığını belirterek, “Eminim birçoğunuz aramızdaki güçlü bağları pekiştiren 1890 Ertuğrul faciasını biliyorsunuzdur. Japonya da her zaman yanımızda oldu. Türkiye’nin 1999 ve 2023 depremleriyle sarsıldığı dönemde Japonların dayanışmasını hiçbir zaman unutmayacağız. 2013’ten bu yana ilişkilerimiz stratejik bir ortaklığa dönüştü ve siyasi ve ticari bağlarımızı derinleştirmemize ve genişletmemize yardımcı oldu. Mükemmel siyasi ilişkilerimiz var. Ticaret ve yatırımlarda da büyük bir potansiyel var. Türkiye ekonomik programını uyguladıkça ve uzun vadeli potansiyelini geliştirdikçe Japon yatırımcıların daha görünür olmasını bekliyoruz. Ayrıca Japonya ile üçüncü ülkelerde de iş birliği yapmak istiyoruz” diye konuştu.

Şimşek, ayrıca Japonya ve Türkiye arasındaki kültürel, sanatsal ve eğitimsel iş birliklerinin de güçlendiğine işaret ederek, Türk-Japon Üniversitesi’nin dünya standartlarında araştırma olanakları sunacağını söyledi.

Konuşmaların ardından günün anlam ve önemine özel bir pasta kesildi. Düzenlenen resepsiyona çok sayıda yabancı misyon temsilcisi ve davetli katıldı. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/japonya-imparatoru-naruhitonun-dogum-gunu-ve-turkiye-ile-japonya-arasindaki-diplomatik-iliskilerin-100-yil-donumu-kutlandi/feed/ 0
Bakan Kacır: “Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden oldu” http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-kacir-turkiye-5inci-nesil-savas-ucagini-gelistirebilen-uretebilen-ve-gokyuzuyle-bulusturabilen-sayili-ulkelerden-oldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-kacir-turkiye-5inci-nesil-savas-ucagini-gelistirebilen-uretebilen-ve-gokyuzuyle-bulusturabilen-sayili-ulkelerden-oldu/#respond Fri, 10 May 2024 21:45:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6986 Bakan Kacır: “Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden oldu”

Bakan Kacır ve Alper Gezeravcı,Gaziantep’te Gaziantep Üniversitesi öğrencileri ile buluştu

GAZİANTEP – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Gaziantep Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldi. Programda ilk uçuşunu yapan milli muharip uçak KAAN’a vurgu yapan Bakan Kacır, “Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden oldu” dedi.

GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep Üniversitesi ve Gaziantep’teki diğer okulların TEKNOFEST’lerde elde ettiği başarılardan bahsederek, bunun Gaziantep’in geleceği için muazzam bir işaret fişeği olduğunu söyledi. Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık mücadelesi verdiğini belirterek, ilk uçuşunu yapan milli muharip uçak KAAN’a vurgu yapan Bakan Kacır, “Özellikle insansız hava araçlarında bu mücadelenin hangi düzeye geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu hafta tarihe kaydedilen büyük bir başarı hikayesine Türkiye’nin mühendisleri imza attılar. Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden biri olmuştur. Bu başarı dünyayı yeniden adaletle ve merhametle buluşturma iddiasında, bu Türkiye için muazzam bir kazanım olmuştur. Daha yapacak çok işimiz var, son yıllarda insansız hava araçlarında peşin sıra başarı hikayelerine şahitlik ettik” dedi.

Türkiye’nin artık kendi uydularını yaptığını ve Milli Uzay Programı’ndaki projeleri tek tek hayata geçireceklerini belirten Kacır, “Roket teknolojileri konusunda Türkiye birçok projeyi eş zamanlı olarak gerçekleştiriyor. Milli markalarımız var. Roketsanımız var, Deltamız var. Bu kurumlarımız bağımsız şekilde uzaya ulaştıracak roket geliştirmeye devam ediyorlar. Roketsan sıvı yakıtlı motorlar konusunda Delta hibriti motorlu roketler konusunda çok önemli mesafeler kat etti ve 100 kilometre kabul edilen uzay sınırına erişebilecek roketleri yerli ve milli olarak geliştirdiler. Fakat henüz biz kendi geliştirdiğimiz roketlerle kendi uydularımızı uzaya gönderebilen bir ülke değiliz. Aynı zamanda insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri de biz henüz geliştirmiş değiliz. Ama roket projelerinde başladığımız çalışmalar önümüzdeki dönemde önce insansız sistemleri özellikle uyduları uzaya taşımamıza imkan tanıyacak. Peki biz henüz bu konumda değiliz. Dünyada insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri geliştiren 3 ülke var. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin. Avrupa ülkelerinin insanlı uzay roketleri gerçekleştirecek misyonları yok. Avrupa Uzay Ajansının da böyle bir kabiliyeti yok. Milli Uzay Programı’ndaki projeleri bir bir hayata geçireceğiz. Türkiye kendi uydularını yapıyor. Görüntüleme uydularını yapıyor. 20 yılda adım adım geliştirdik bu alanı. Önce ortak üretim projesi yaptık. Türksat 6A ilk haberleşme uydumuz olacak. Hani 2023’de Ay’a erişecektiniz dediler. Bunu da başaramadınız diyerek bu misyona zarar vermek isteyenler, alaya almak isteyenler oldu. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracını hibrit motorumuzla ateşleyip Ay transfer noktasına taşıyacağız. Ay’ın yörüngesine gireceğiz. Ay çevresinde araştırmalar yapacağız. Türkiye bu hedefi de başaracak. Bu projeler her zaman belirlendiği zamanlarda ve hızda gerçekleşmeyebilir. Bize düşen bilim adamlarımızın yanında ve arkasında durmaktır” ifadelerine yer verdi.

“TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak”

Bakan Kacır, gençlerle buluştuğu programda TEKNOFEST’in ve bu kapsamdaki yarışların geleceğin teknolojisine de yön verdiğini vurgulayarak, “İnanıyorum ki sayıları 1 milyona erişen TEKNOFEST yarışmaları, TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak. Bu yolculukta arzu ediyoruz ki gençlerimiz bayrağı bugünkünden daha ileri noktalara taşısın. Sadece havacılıkta değil uzay bilimlerinde de yapacağımız işlere Türk gençleri damgasını vursun” ifadelerini kullandı.

Gezeravcı deneyimlerini öğrencilerle paylaştı

Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamında insanlı ilk uzay misyonu ile Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapan ilk astronot olan Alper Gezeravcı ise, istasyonunun işleyişi, teknik özellikleri ile uzayda yaptığı bilimsel deneyler hakkında bilgiler paylaştı. Astronot Alper Gezeravcı, “Benim hikayem 2022 Mayıs’ında başladı. Haberlerde tesadüfen Cumhurbaşkanımızın halkımıza yaptığı açıklamayı dinledim. Türkiye Cumhuriyetinin 100’üncü yılında bir Türk vatandaşı ilk defa uzaya gönderilecekti. Uzay, astronomi alanında birçok araştırma yaparak, ‘Ben bu işi yapabilirim’ noktasına geldiğim an başvurumu gerçekleştirdim. Ben bu rüyanın, bu hayalin hep başka milletlerin insanlarına ait olduğunu telkin ediyordum kendime. Artık sizin hayalinizin sınırı yok. Potansiyelinize güvenin, içinizde olan özgüveniniz ayağa kalksın. Bundan sonra yolunuz açık. Bu hikayenin kalan kısmına imza atacak olan sizlersiniz. Bundan sonra sizlerin başarılarıyla övüneceğiz” şeklinde konuştu.

GAÜN Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın ise, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’yı konuk etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Prof. Dr. Özaydın, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yüzyılını başlatan liderdir. Bu ülkeyi dönüştüren bir lider var. Türkiye onun sayesinde küresel güç olmuştur. Bizi kırmayıp geldiği için ilk astronotumuz, komutanımız Alper Bey’e çok teşekkür ediyorum” dedi.

Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın, program sonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi ve ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’ya hediye takdim etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-kacir-turkiye-5inci-nesil-savas-ucagini-gelistirebilen-uretebilen-ve-gokyuzuyle-bulusturabilen-sayili-ulkelerden-oldu/feed/ 0
MHP’lilerden Bakan Tunç’a mehter marşlı, maytap ve konfetili karşılama http://www.karadenizhabertv.com.tr/mhplilerden-bakan-tunca-mehter-marsli-maytap-ve-konfetili-karsilama/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mhplilerden-bakan-tunca-mehter-marsli-maytap-ve-konfetili-karsilama/#respond Fri, 10 May 2024 21:42:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6984 MHP’lilerden Bakan Tunç’a mehter marşlı, maytap ve konfetili karşılama

BARTIN – Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ve projelerinin tanıtıldığı programda, MHP’liler tarafından Adalet bakanı Yılmaz Tunç için mehter marşlı, maytap ve konfetili bir karşılama programı düzenlendi.

Memleketi Bartın’da bir dizi etkinlik ve açılışlara katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sonrasında ise Cumhur İttifakı’nın ortak adayı olan ve mevcut Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ve projelerinin tanıtıldığı programa geçti. Programın düzenlendiği Belediye Sosyal tesislerinin girişinde MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, MHP İl Başkanı Ercüment Özçelik ve MHP’liler tarafından karşılandı. Bakan Tunç, Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz ve Ak Partililerin sosyal tesislere girdiği anda, davul zurna ekibi tarafından Mehter Marşları çalınırken, maytaplar yakılarak, konfetiler patlatıldı. Ak Partili ve MHP’lilerin buluştuğu programda konuşan MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, “İnşallah burada 31 Mart’ta çıkacak olan netice, bundan sonraki beş yılda yerel yönetimlerde, hükümetimizle birlikte uyumlu bir şekilde hizmet görecek bir neticeyi alacağız. Allah’a hamdolsun Cumhur İttifakı burada. Cumhur İttifakı’nın diğer ittifaklardan farkını her zaman ortaya koymaya çalıştık. Bizim ittifakımız seçim ittifakı değildir. Bizim ittifakımız proje değildir. Bizim ittifakımız hesabi değildir, hasbidir, samimidir ve Türkiye’yi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletine yönelen bütün tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmeye ve özellikle Türkiye’nin yüzyılında devletimizi, memleketimizi dünya milletler sahnesi içerisinde dünya devletleri içerisinde en üst seviyeye taşıma gayesini hedef edinen bir birlikteliktir. Bu açıdan Cumhur İttifakı Türkiye’de eşsiz bir siyasi birlikteliktir. Diğerlerinin ne hale geldiğini hep beraber gördük. Bugün samimi olup da muhalif düşünceye sahip olanların dahi ‘İyi ki seçilmemişler, İyi ki Türkiye’nin başına gelmemişler’ dedirttiği bir durumu hep beraber görüyoruz. Sapır sapır dağılan kapı arkası gizli ilişkilerin su yüzüne çıktığı, herkesin birbirini gambazladığı ve meselenin Türkiye değil de kendi siyasi ikballeri olduğunun anlaşıldığı, bütün çıplaklığı ile su yüzüne çıktığı bir süreci hep beraber yaşıyoruz. İyi ki Cumhurbaşkanımız seçilmiş, iyi ki Cumhur İttifakı muvaffak olmuş diyoruz. Bunu sadece biz demiyoruz. Muhalefete destek verenler de bugün bunu söylüyorlar” dedi.

Adalet Bakanı Tunç ise, konuşmasında, “Cumhur İttifakı bir proje ittifakı değil. Bir masa Başında bir araya gelip de birlikte bir ittifak kuralım. Şunları şunları da dahil edelim. Milletten daha fazla oy alalım, iktidarda kalalım şeklinde oluşturulmuş bir ittifak değil. Biz siyaset mühendisliği değiliz. Masa başında birkaç kişinin oluşturduğu bir siyaset düzenlemesi değil. Cumhur ittifakı milletin talebiyle ortaya çıkan ve Türkiye’nin bekası, Türkiye’nin geleceği ve Türkiye’nin yüzyılının, Türkiye yüzyılının inşaat sürecinde bir araya gelmiş bulunan ittifaktı. İşte önceki ittifakları gördünüz. Seçimlerde bir araya geldiler. Cumhurbaşkanı adayları vardı. Şimdi o adayı, partilerine genel başkanı olmaya bile layık görmediler. Şimdi arkasından her türlü aleyhinde konuşuyorlar. Yardımcıları vardı bir sürü. O yardımcıları da çil yavrusu gibi dağıldı. Nerede olduklarını da bilmiyoruz Şimdi düşünün değerli hemşerilerim. Bunlar şeş kaza seçimi kazanmış olsalardı, ne olacaktı bu ülkenin hali? Muhalefette anlaşamayanlar, iktidarı nasıl paylaşabilirlerdi. İşte böyle bir hava ortamına milletimiz Türkiye’yi sürüklemek istemezdi Cumhur İttifakı’yla yola devam dedi” diye konuştu.

Programda Cumhur İttifakı’nın ortak adayı Fahri Fırıncıoğlu, Bartın Belediyesi meclis üyeleri ve projeler kamuoyuna tanıtıldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mhplilerden-bakan-tunca-mehter-marsli-maytap-ve-konfetili-karsilama/feed/ 0
Cumhur İttifakı’nın Bartın Belediye Başkan Adayı ve Projeleri Tanıtıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhur-ittifakinin-bartin-belediye-baskan-adayi-ve-projeleri-tanitildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhur-ittifakinin-bartin-belediye-baskan-adayi-ve-projeleri-tanitildi/#respond Fri, 10 May 2024 21:33:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6978 Cumhur İttifakı’nın Bartın Belediye Başkan Adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ve projeleri, düzenlenen programla tanıtıldı. Programa katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, MHP’liler tarafından mehter marşıyla maytap ve konfetilerle karşılandı.

Memleketi Bartın’da bir dizi etkinlik ve açılışa katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, daha sonra Cumhur İttifakı’nın ortak adayı olan mevcut Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ve projelerinin tanıtıldığı programa geçti. Bakan Tunç, programın düzenlendiği Belediye Sosyal Tesisleri’nin girişinde MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, MHP İl Başkanı Ercüment Özçelik ve MHP’liler tarafından karşılandı. Bakan Tunç, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz ve AK Partililer sosyal tesislere girdiği anda davul zurna ekibi tarafından mehter marşları çalınırken, maytaplar yakılarak, konfetiler patlatıldı. AK Partili ve MHP’lilerin buluştuğu programda konuşan MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, “İnşallah burada 31 Mart’ta çıkacak olan netice, bundan sonraki beş yılda yerel yönetimlerde, hükümetimizle birlikte uyumlu bir şekilde hizmet görecek bir neticeyi alacağız. Allah’a hamdolsun Cumhur İttifakı burada. Cumhur İttifakı’nın diğer ittifaklardan farkını her zaman ortaya koymaya çalıştık. Bizim ittifakımız seçim ittifakı değildir. Bizim ittifakımız proje değildir. Bizim ittifakımız hesabi değildir, hasbidir, samimidir ve Türkiye’yi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletine yönelen bütün tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmeye ve özellikle Türkiye’nin yüzyılında devletimizi, memleketimizi dünya milletler sahnesi içerisinde, dünya devletleri içerisinde en üst seviyeye taşıma gayesini hedef edinen bir birlikteliktir. Bu açıdan Cumhur İttifakı Türkiye’de eşsiz bir siyasi birlikteliktir. Diğerlerinin ne hale geldiğini hep beraber gördük. Bugün samimi olup da muhalif düşünceye sahip olanların dahi ‘İyi ki seçilmemişler, iyi ki Türkiye’nin başına gelmemişler’ dedirttiği bir durumu hep beraber görüyoruz. Sapır sapır dağılan kapı arkası gizli ilişkilerin su yüzüne çıktığı, herkesin birbirini gambazladığı ve meselenin Türkiye değil de kendi siyasi ikballeri olduğunun anlaşıldığı, bütün çıplaklığı ile su yüzüne çıktığı bir süreci hep beraber yaşıyoruz. İyi ki Cumhurbaşkanımız seçilmiş, iyi ki Cumhur İttifakı muvaffak olmuş diyoruz. Bunu sadece biz demiyoruz. Muhalefete destek verenler de bugün bunu söylüyorlar” dedi.

Adalet Bakanı Tunç ise konuşmasında, “Cumhur İttifakı bir proje ittifakı değil. Bir masa başında bir araya gelip de birlikte bir ittifak kuralım, şunları şunları da dahil edelim, milletten daha fazla oy alalım, iktidarda kalalım şeklinde oluşturulmuş bir ittifak değil. Biz siyaset mühendisliği değiliz. Masa başında birkaç kişinin oluşturduğu bir siyaset düzenlemesi değil. Cumhur İttifakı milletin talebiyle ortaya çıkan ve Türkiye’nin bekası, Türkiye’nin geleceği ve Türkiye’nin yüzyılının, Türkiye yüzyılının inşaat sürecinde bir araya gelmiş bulunan ittifaktır. İşte önceki ittifakları gördünüz. Seçimlerde bir araya geldiler. Cumhurbaşkanı adayları vardı. Şimdi o adayı, partilerine genel başkanı olmaya bile layık görmediler. Şimdi arkasından her türlü aleyhinde konuşuyorlar. Yardımcıları vardı bir sürü. O yardımcıları da çil yavrusu gibi dağıldı. Nerede olduklarını da bilmiyoruz. Şimdi düşünün değerli hemşehrilerim. Bunlar şeş kaza seçimi kazanmış olsalardı, ne olacaktı bu ülkenin hali? Muhalefette anlaşamayanlar, iktidarı nasıl paylaşabilirlerdi. İşte böyle bir hava ortamına milletimiz Türkiye’yi sürüklemek istemezdi, Cumhur İttifakı’yla yola devam dedi” diye konuştu.

Programda Cumhur İttifakı’nın ortak adayı Fahri Fırıncıoğlu, Bartın Belediyesi meclis üyeleri ve projeler kamuoyuna tanıtıldı. – BARTIN

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhur-ittifakinin-bartin-belediye-baskan-adayi-ve-projeleri-tanitildi/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Ülkemizi büyütmeye ve ekonomiyi geliştirmeye devam edeceğiz http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-ulkemizi-buyutmeye-ve-ekonomiyi-gelistirmeye-devam-edecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-ulkemizi-buyutmeye-ve-ekonomiyi-gelistirmeye-devam-edecegiz/#respond Fri, 10 May 2024 21:27:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6974 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizi büyütmeye, ekonomisini geliştirmeye, vatandaşlarımızın depremden, pandemiden etkilenen alım gücünü bundan sonra daha da artırmaya devam edeceğiz.” dedi.

Bartın Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ile esnafı ziyaret eden Bakan Tunç, daha sonra Amasra ilçesine geçti.

AK Parti Amasra İlçe Seçim İrtibat Bürosu’nun açılışına katılan Tunç, burada yaptığı konuşmada, 37 gün sonra sandık başına gidileceğini belirterek, seçimlerin hayırlı olmasını temenni etti.

Tunç, Amasra’ya bugüne kadar pek çok hizmet getirdiklerini dile getirerek, bundan sonra da bunu sürdüreceklerini kaydetti.

Karadeniz’deki doğal gaz keşfine değinen Tunç, “‘Yok orada gaz’ dediler, Filyos’a bağlandığında, ‘hayır’ dediler, ‘sizi kandırıyor’ demedi mi bu Cumhuriyet Halk Partililer? Dediler ama ne oldu orada? 4 yerli sismik araştırma gemimiz gazı keşfetti ve Filyos’a getirdi. Şimdi inşallah bütün Türkiye’ye dağıtıyoruz ve dağıtmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Bakan Tunç, gerçek belediyeciliğin AK Parti belediyeciliği olduğunu vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra CHP’den devraldığı kenti nasıl yaşanır hale getirdiğini anlattı.

AK Parti’nin doğuş sebebinin de bu başarı olduğuna işaret eden Tunç, “İyi ki kurulmuş, iyi ki bu millet AK Parti’nin kurulmasını istemiş. 22 yıldan bu yana da ülkemizin ekonomisini 4 kat büyüttük. Enerji bağımsızlığını sağlayabilmemiz için, doğal gazından nükleer santraline varıncaya kadar, Gabar’daki teröristlerden temizlediğimiz dağlarda petrol çalışmalarına varıncaya kadar, savunma sanayimizdeki yerlilik oranımızı yakalayarak terörle mücadeledeki başarımıza varıncaya kadar ülkemizi dünya projeleriyle tanıştırmanın gayretini gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.

“Yolumuza devam ediyoruz”

Tunç, Türkiye’nin büyümesinden ve gelişmesinden rahatsız olanların olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“İçte ve dışta şer güçler tabii ki bu sürede boş durmadı. Gezi olaylarıyla ortalığı ateşe vermeye çalıştılar hatta onların uzantıları buralarda tencere tava çalmaya da başlamıştı değil mi? Milleti huzursuz etmeye başlamışlardı. Neydi dertleri? Sadece Taksim’deki 2 ağaç mı? Milyonlarca ağacı biz diktik, toprakla buluşturduk. Ağaç sevgisi deyince bu bizim tartışmasız sevgimiz. Dolayısıyla orada 2 ağacı bahane ederek sokakları ateşe verme, hükümeti devirmenin gayreti içerisinde oldular. Başarabildiler mi? Başaramadılar. Sonra geldiler masa başında emniyet, yargı darbesiyle gerçekleştirmeye çalıştılar. Onu da başaramadılar.

Terörü azdırmaya çalıştılar. Hendekler kazdılar. Hatırlayın o günleri. MİT tırlarını, o MİT krizini, tüm bu şer şebekelerinin planlarını hatırlayın. Bunlarda da başarılı olamayınca ne yaptılar? 15 Temmuz hain FETÖ darbe kalkışmasıyla zannettiler ki Türkiye’nin yönetimini devralıp kendilerine göre o maşaları tutan o küresel güçler, Türkiye’nin yönetimini uydu yönetimi olarak sağlayıp bölgede özellikle güneyimizde bir terör devleti kurmaya kalkıştılar. Başarabildiler mi? Başaramadılar. Milletimizin şanlı direnişiyle Cumhurbaşkanı’mızın kararlı duruşuyla karşı karşıya kaldılar. Milletçe Cumhur İttifakı olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçerek de yolumuza devam ediyoruz.”

“AK Parti siyasetinin merkezinde insan var”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk döneminde salgınla karşı karşıya kaldıklarını hatırlatan Tunç, Rusya-Ukrayna savaşının ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini kaydetti.

Tunç, terörle mücadeleye, Doğu Akdeniz’i işgal etmeye kalkışan küresel güçlere karşı aldıkları tedbirlere, Libya’yla yapılan mutabakata, asker gönderilmesine ve Mavi Vatan’ın işgalden kurtarılmasına değinerek, “Pandeminin etkisi ve 6 Şubat depremleriyle elbette ekonomimizde de sarsılma oldu. Bu alım gücünün daha da artırılması noktasındaki çare nedir? O da inşallah yine AK Parti’dir, Cumhur İttifakı’dır, Recep Tayyip Erdoğan’dır. Halkımızın alım gücünü artırmak için gerekli tedbirleri almaya devam edeceğiz inşallah.” diye konuştu.

Bakan Tunç, 31 Mart’tan sonra 2028’e kadar seçimsiz geçecek bir süre olacağını işaret ederek, “Bir istikrar ortamı. Belediyelerde işinin ehli gerçek belediyeciliği uygulayacak, milletvekilleriyle belediye başkanlarının uyumlu olduğu, bakanlarıyla hükümetiyle uyumlu olduğu, yerel merkezi hükümet işbirliğiyle inşallah şehirlerimizi yeniden imar edeceğiz, daha yaşanılabilir hale getirmenin gayreti içerisinde olacağız.” dedi.

AK Parti siyasetinin merkezinde insan olduğunu vurgulayan Tunç, “Hep insanı güçlendirmek için çalıştık 22 yıldan bu yana. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, eğitimden sağlığa, kültürden sosyal politikalara, adalete varıncaya kadar hep insanımız güçlü olsun dedik. İnsanımızı güçlendireceğiz ki aile güçlü olsun. Aile güçlü olsun ki toplum güçlü olsun. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizi büyütmeye, ekonomisini geliştirmeye, vatandaşlarımızın depremden, pandemiden etkilenen bu alım gücünü bundan sonra daha da artırmaya devam edeceğiz inşallah.” değerlendirmesinde bulundu.

Tunç, hakkaniyetli, dengeli, mazlumu, hukuku ve adaleti savunan dış politikada Türkiye eksenini oluşturmaya devam edeceklerinin altını çizerek, “Türkiye’yi terörün her türlüsünden arındırarak; çocuklarımızın, gençlerimizin huzurlu bir şekilde yaşayabileceği bir ülkeyi Türkiye Yüzyılı’nda inşallah inşa edeceğiz.” dedi.

Programa, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu, AK Parti İl Başkanı Yaşar Arslan, MHP İl Başkanı Ercüment Özçelik, Cumhur İttifakı’nın AK Parti’den Amasra Belediye Başkan adayı Ahmet Reis ve partililer katıldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-ulkemizi-buyutmeye-ve-ekonomiyi-gelistirmeye-devam-edecegiz/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı Gaziantep Üniversitesi’nde öğrencilerle buluştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-ile-turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-gaziantep-universitesinde-ogrencilerle-bulustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-ile-turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-gaziantep-universitesinde-ogrencilerle-bulustu/#respond Fri, 10 May 2024 21:03:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6964 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) öğrencileriyle bir araya geldi. Programda ilk uçuşunu yapan milli muharip uçak KAAN’a vurgu yapan Bakan Kacır, “Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden oldu” dedi.

GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep Üniversitesi ve Gaziantep’teki diğer okulların TEKNOFEST’lerde elde ettiği başarılardan bahsederek, bunun Gaziantep’in geleceği için muazzam bir işaret fişeği olduğunu söyledi. Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık mücadelesi verdiğini belirterek, ilk uçuşunu yapan milli muharip uçak KAAN’a vurgu yapan Bakan Kacır, “Özellikle insansız hava araçlarında bu mücadelenin hangi düzeye geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu hafta tarihe kaydedilen büyük bir başarı hikayesine Türkiye’nin mühendisleri imza attılar. Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden biri olmuştur. Bu başarı dünyayı yeniden adaletle ve merhametle buluşturma iddiasında, bu Türkiye için muazzam bir kazanım olmuştur. Daha yapacak çok işimiz var, son yıllarda insansız hava araçlarında peşin sıra başarı hikayelerine şahitlik ettik” dedi.

Türkiye’nin artık kendi uydularını yaptığını ve Milli Uzay Programı’ndaki projeleri tek tek hayata geçireceklerini belirten Kacır, “Roket teknolojileri konusunda Türkiye birçok projeyi eş zamanlı olarak gerçekleştiriyor. Milli markalarımız var. Roketsanımız var, Deltamız var. Bu kurumlarımız bağımsız şekilde uzaya ulaştıracak roket geliştirmeye devam ediyorlar. Roketsan sıvı yakıtlı motorlar konusunda Delta hibriti motorlu roketler konusunda çok önemli mesafeler kat etti ve 100 kilometre kabul edilen uzay sınırına erişebilecek roketleri yerli ve milli olarak geliştirdiler. Fakat henüz biz kendi geliştirdiğimiz roketlerle kendi uydularımızı uzaya gönderebilen bir ülke değiliz. Aynı zamanda insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri de biz henüz geliştirmiş değiliz. Ama roket projelerinde başladığımız çalışmalar önümüzdeki dönemde önce insansız sistemleri özellikle uyduları uzaya taşımamıza imkan tanıyacak. Peki biz henüz bu konumda değiliz. Dünyada insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri geliştiren 3 ülke var. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin. Avrupa ülkelerinin insanlı uzay roketleri gerçekleştirecek misyonları yok. Avrupa Uzay Ajansının da böyle bir kabiliyeti yok. Milli Uzay Programı’ndaki projeleri bir bir hayata geçireceğiz. Türkiye kendi uydularını yapıyor. Görüntüleme uydularını yapıyor. 20 yılda adım adım geliştirdik bu alanı. Önce ortak üretim projesi yaptık. Türksat 6A ilk haberleşme uydumuz olacak. Hani 2023’de Ay’a erişecektiniz dediler. Bunu da başaramadınız diyerek bu misyona zarar vermek isteyenler, alaya almak isteyenler oldu. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracını hibrit motorumuzla ateşleyip Ay transfer noktasına taşıyacağız. Ay’ın yörüngesine gireceğiz. Ay çevresinde araştırmalar yapacağız. Türkiye bu hedefi de başaracak. Bu projeler her zaman belirlendiği zamanlarda ve hızda gerçekleşmeyebilir. Bize düşen bilim adamlarımızın yanında ve arkasında durmaktır” ifadelerine yer verdi.

“TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak”

Bakan Kacır, gençlerle buluştuğu programda TEKNOFEST’in ve bu kapsamdaki yarışların geleceğin teknolojisine de yön verdiğini vurgulayarak, “İnanıyorum ki sayıları 1 milyona erişen TEKNOFEST yarışmaları, TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak. Bu yolculukta arzu ediyoruz ki gençlerimiz bayrağı bugünkünden daha ileri noktalara taşısın. Sadece havacılıkta değil uzay bilimlerinde de yapacağımız işlere Türk gençleri damgasını vursun” ifadelerini kullandı.

Gezeravcı deneyimlerini öğrencilerle paylaştı

Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamında insanlı ilk uzay misyonu ile Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) görev yapan ilk astronot olan Alper Gezeravcı ise, istasyonunun işleyişi, teknik özellikleri ile uzayda yaptığı bilimsel deneyler hakkında bilgiler paylaştı. Astronot Alper Gezeravcı, “Benim hikayem 2022 Mayıs’ında başladı. Haberlerde tesadüfen Cumhurbaşkanımızın halkımıza yaptığı açıklamayı dinledim. Türkiye Cumhuriyetinin 100’üncü yılında bir Türk vatandaşı ilk defa uzaya gönderilecekti. Uzay, astronomi alanında birçok araştırma yaparak, ‘Ben bu işi yapabilirim’ noktasına geldiğim an başvurumu gerçekleştirdim. Ben bu rüyanın, bu hayalin hep başka milletlerin insanlarına ait olduğunu telkin ediyordum kendime. Artık sizin hayalinizin sınırı yok. Potansiyelinize güvenin, içinizde olan özgüveniniz ayağa kalksın. Bundan sonra yolunuz açık. Bu hikayenin kalan kısmına imza atacak olan sizlersiniz. Bundan sonra sizlerin başarılarıyla övüneceğiz” şeklinde konuştu.

GAÜN Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın ise, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’yı konuk etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Prof. Dr. Özaydın, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yüzyılını başlatan liderdir. Bu ülkeyi dönüştüren bir lider var. Türkiye onun sayesinde küresel güç olmuştur. Bizi kırmayıp geldiği için ilk astronotumuz, komutanımız Alper Bey’e çok teşekkür ediyorum” dedi.

Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın, program sonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi ve ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’ya hediye takdim etti. – GAZİANTEP

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-ile-turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-gaziantep-universitesinde-ogrencilerle-bulustu/feed/ 0
Türkiye ve Somali Arasında Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması İmzalandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-somali-arasinda-savunma-ve-ekonomik-isbirligi-anlasmasi-imzalandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-somali-arasinda-savunma-ve-ekonomik-isbirligi-anlasmasi-imzalandi/#respond Thu, 09 May 2024 21:51:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6954 Türkiye ve Somali arasında 2011’den bu yana sürekli gelişen siyasi, ekonomik ve askeri ilişkiler 8 Şubat’ta imzalanan “Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması” ile yeni bir aşamaya evriliyor. Anlaşmaya göre, Mogadişu’da kapsamlı bir askeri üssü bulunan Türkiye, Somali karasularını 10 yıl boyunca koruyacak ve deniz kaynaklarının gelişimine katkıda bulunacak.

Anlaşmanın jeopolitik önemi ise 1 Ocak’ta Etiyopya’nın Somali’den ayrılmaya çalışan Somaliland ile deniz üssü kurma amaçlı imzaladığı anlaşmaya yanıt olarak imzalanması. Türkiye’nin bu anlaşmayla, Afrika Boynuzu olarak adlandırılan bölgenin en önemli sorunlarından birinin parçası haline geldiği yorumları yapılıyor.

Somali, dünyanın en yoksul ülkelerinden. Türkiye ve Batılı ülkelerin de “terör örgütleri” listesindeki Eş-Şebab başta olmak üzere radikal bazı örgütlerin varlık gösterdiği ülkede merkez hükümet güvenlik sorununu çözemiyor. Somali, Türkiye’nin 2011’den bu yana siyasi, ekonomik ve askeri olarak en çok yatırım yaptığı ülkeler arasında.

2011’de dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Somali’ye yaptığı ziyaretle başlayan bu ilgi, hem Türkiye’nin Afrika açılımının önemli bir adımı oldu, hem de Ankara’nın “insani diplomasi” adını verdiği ve ilerki yıllarda daha da geliştireceği anlayışın ilk örneğini oluşturdu.

Türkiye, Somali’yi yeniden ayağa kaldırmak için eğitim, sağlık ve ekonomi alanlarında önemli altyapı yatırımlarında bulundu ve ülkenin “terörle mücadele” edebilmesi için askeri eğitim ve iş birliği adımlarını attı.

Türkiye ve Somali arasında 2012’de imzalanan Askeri Eğitim ve İşbirliği Anlaşması kapsamında Somali silahlı kuvvetlerine teknik destek ve eğitim veren Türkiye, Mogadişu’da TÜRKSOM olarak bilinen geniş bir askeri üssü sahip.

Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığı bu üste 2017’den bu yana görev yapıyor. Türkiye Büyükelçiliği, Türk askeri üssü ve Türkiye’nin inşa edip işlettiği diğer birçok kurum zaman zaman Eş-Şebab örgütünün hedefleri arasında yer alıyor.

Askeri ilişkide yeni bir aşama

İki ülke arasındaki askeri ve güvenlik işbirliğini yeni bir aşamaya çıkaran anlaşma, 8 Şubat’ta Ankara’da imzalandı. İki ülke savunma bakanları Yaşar Güler ve Abdulkadir Muhammed Nur, Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’na imza attı. Türk yetkililer, anlaşmanın Somali tarafından talep edildiğini kaydetti.

Güler, anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada, ikili askeri işbirliğini daha da güçlendirme kararlılığında olduklarını belirterek, “Bugün imzaladığımız Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın ikili askeri ilişkilerimizin daha da gelişmesine vesile olacağına yürekten inanıyorum. Somali vatan sevgisiyle dolu gençlerini eğitmek suretiyle hazırladığı Gorgor Taburları ile milli ordu oluşum sürecinde önemli bir başarı elde etmiş ve Afrika coğrafyasında önemli bir rol model olmuştur” dedi.

Türkiye ile Somali arasında atılan bu imzanın önemi, anlaşmanın Somali hükümeti tarafından 21 Şubat’ta onaylanmasının ardından Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud tarafından da 22 Şubat’ta imzalanarak yürürlüğe girmesiyle ve anlaşmanın içeriğinin kamuoyuna yansımasıyla anlaşıldı.

Somali sularına 10 senelik koruma

Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre, Mogadişu’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Mahmud, Türkiye ile yapılan anlaşmanın Somali’de terörizm, dış tehditler, korsancılık ve yasa dışı balıkçılıkla mücadele ile kıyıların korunmasını ve deniz kaynaklarının geliştirilmesi gibi konularda iş birliğini kapsadığını kaydetti.

İki ülke arasında ortak bir deniz kuvvetleri oluşturulacağını açıklayan Mahmud, bu kuvvetlerin, Somali sularını 10 yıl boyunca koruyacağını ve deniz kaynaklarının gelişmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Mahmud, anlaşmanın Etiyopya veya başka bir ülkeye yönelik düşmanca bir amacı olmadığını kayda geçirerek, Türkiye ve Somali arasında atılan bu adımın bölgede nasıl algılandığına ilişkin bir ipucu da vermiş oldu.

Anlaşmanın uygulanabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından da onaylanması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Anlaşma, henüz Türk tarafınca Meclis’e gönderilmedi.

Etiyopa ve Somaliland’in anlaşmasına yanıt mı?

Somali ile Türkiye arasında yapılan anlaşmanın zamanlaması ve Somali’nin hiç vakit geçirmeden anlaşmayı onaylayıp yürürlüğe sokmasının en önemli nedeni, komşusu Etiyopya’nın uluslararası hukuka göre Somali topraklarının bir parçası olan ama son 30 yılda kendi özerk yönetimini geliştiren Somaliland ile 1 Ocak’ta imzaladığı anlaşma oldu.

İkili işbirliği protokolü olarak kamuoyuna duyurulan anlaşmaya göre, Kızıldeniz’e kıyısı olmayan Etiyopya, Somaliland’ın Berbera Limanı’nı kullanabilecek. Etiyopya’nın anlaşma uyarınca, kiralanmış bir askeri üsse erişim sağlayacağı da belirtiliyor. Birleşmiş Milletler’in yanı sıra hiçbir ülke tarafından tanınmayan Somaliland’ın Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “50 yıl boyunca sürecek bir kiralama sözleşmesi karşılığında Etiyopya donanmasına 20 km deniz erişiminin sağlanacağını” duyurdu.

İçeriği açıklanmayan anlaşmada, Etiyopya’nın Somaliland’i tanıyabileceğine ilişkin bir maddenin de yer aldığı iddia edildi.

Somali’nin sert tepki gösterdiği anlaşma, uluslararası toplum tarafından Kızıldeniz’de gerilimi artıracağı nedeniyle soğuk karşılandı. Türkiye de 4 Ocak’ta yaptığı yazılı açıklamada, Etiyopya ile Somaliand arasındaki mutabakatı endişeyle karşıladığını duyurmuştu.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, bir soruya yanıt olarak yaptığı açıklamada, “Somali Federal Cumhuriyeti’nin birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne bağlılığımızı tekrar teyit ediyoruz. Bu durumun, uluslararası hukukun bir gereği olduğunu vurguluyoruz. Geçmişte olduğu gibi bugün de Somali ile Somaliland arasındaki anlaşmazlıkların doğrudan müzakereler yoluyla ve Somalililer arasında çözümlenmesini arzu ediyor ve bu yöndeki girişimlere yönelik desteğimizi yineliyoruz” demişti.

Bölgede gerginlik artıyor

Etiyopya ile Somali’nin karşılıklı adımları, bölgesel gerginliğin daha da artmasına neden oldu. Yemen’eki isyancı Husilerin İsrail’e destek verdiğini savunduğu ülkelerin ticari gemilerine saldırması nedeniyle son dönemde bölgesel gerilimin önemli adreslerinden olan Kızıldeniz’in şimdi de Etiyopya ile Somali arasındaki bir çatışmaya sahne olmasını uluslararası toplumun kaygılarını daha da artırıyor.

ABD, Çin ve önde gelen Avrupa ülkeleri, yaptıkları açıklamalarda Etiyopya ile Somali arasındaki sorunun diplomatik yollarla çözümü için çağrıda bulundular. Washington, sorunun daha da büyümemesi için her iki tarafla da temasa geçti.

Etiyopya ve Somali hükümetleri, savaş başlatmak gibi bir niyetlerinin olmadığını söylemesine karşın gerilimin daha da artması durumunda nasıl bir durumun ortaya çıkacağı kestirmek uluslararası toplum açısından da zor görünüyor.

Etiyopya’dan Türkiye-Somali anlaşmasının onaylanmasına ilişkin resmi bir açıklama gelmedi. Somaliland yetkililerinden ise “Mogadişu, Türkiye ile ve hatta Mısır’la da anlaşma imzalarsa, Etiyopya ile imzaladığımız anlaşma uygulanacaktır” şeklinde açıklamalar yapıldı. Bölgeyi takip eden bazı haber siteleri, Somali’nin Mısır ile de benzer bir anlaşma imzalamak istediğini bildirdi.

Ankara-Mogadişu anlaşmasına bir tepki de Eş-Şebab’dan geldi. Örgütten yapılan açıklamada, anlaşmanın “yasa dışı” olduğu belirtildi. Eş-Şebab’a göre ca anlaşma, “Türkiye’nin bölgedeki hegemonik hırslarının yeni bir yansıması”.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-somali-arasinda-savunma-ve-ekonomik-isbirligi-anlasmasi-imzalandi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala: ‘Kapı kapı dolaşalım, evlere gidelim’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-kapi-kapi-dolasalim-evlere-gidelim/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-kapi-kapi-dolasalim-evlere-gidelim/#respond Tue, 07 May 2024 21:15:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6903 AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “Kapı kapı dolaşalım, evlere gidelim. Kardeşlerimizle buluşalım. Hangi partiye oy vermiş olursa olsun onlarla diyalog kuralım. Onlarla hemhal olalım, anlatalım, paylaşalım ki Türkiye daha hızlı bir biçimde yoluna devam etsin ve Türkiye devam etsin, büyüsün ki etrafımızdaki kardeşlerimize de daha fazla yardım edelim.” dedi.

Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla partisinin Balıkesir’de Kuvayi Milliye Meydanı’nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, alana baktığında 21 yıldır dünyaya örnek olacak reformların hareketinin sahiplerini gördüğünü söyledi.

Sandıktan her zaman istikrar çıkaran bu kadroların Türkiye’yi ileriye taşıdığını belirten Ala, dünya ülkelerinin Türkiye’nin savunma sanayisinde aldığı mesafeyi gıpta ile seyrettiğini dile getirdi.

Ala, geçen mayısta yapılan seçimle Cumhur İttifakı’nın iş başına geçtiğini dile getirerek, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızı yeniden iş başına getirdik ve yoluna devam ediyor. Dünyanın birçok ülkesinde, birçok bölgesinde ortaya çıkan problemleri çözmeye gayret ediyor, çözerken de sizden aldığı güçle yüksek bir tonla söylenmesi gereken hakikatleri söylüyor mu? Birleşmiş Milletler’de, başka uluslararası kuruluşlarda Türkiye’nin çıkarlarını, Türk milletine, bize layık olacak biçimde savunuyor mu? Peki bölgemizde kendisine sorulmadan bir denklem kurulabiliyor mu? Hayır kurulamıyor. Bu gücü nereden alıyor? Sizden alıyor sizden.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’yi hedeflerine taşımak için çalıştıklarını anlatan Ala, “Türkiye’nin hedefleri ne? Türkiye’nin hedefi dünyanın en müreffeh, en gelişmiş, en kalkınmış, en güçlü 10 ülkesi arasına girmektir. Biz bunu başaracağız, sizlerle. Şimdi biz yerel seçimlere gidiyoruz. AK Parti deyince zaten bir belediyecilik markası akla gelir. AK Parti demek belediyecilikte ‘marka’ demektir, başarı demektir. Biz başarının devamı için uğraşıyoruz.” diye konuştu.

“Altı üstüne geldi mi şimdi?”

Efkan Ala, AK Parti’nin yaptıklarına muhalefetin hayalinin yetişmediğini belirterek, şöyle devam etti:

“Biz Türkiye’nin içerisinde birlik, düzenlik, doğru dürüst bir yönetim, istikbal peşindeyiz ama bir masa kurdular, altılı masa. Altı üstüne geldi mi şimdi? Seçimden sonra kendi aralarında birbirlerine düştüler, darmadağın oldular. Cumhur İttikafı nasıl? Dimdik, yola devam. Birbirleriyle problem yaşadılar, araları bozuldu. Sonra ne oldu? Sonra da her parti kendi içerisinde birbirine düştü ve birbirlerini hançerlemeye başladılar. Bunlarla Türkiye’nin alabileceği bir yol olabilir mi? Olamaz. Türkiye etrafı problemlerle çevrili bir ülke. Komşularımıza Allah rızası için bir bakalım, Suriye darmadağın, Irak darmadağın, çoluk çocuk perişan, gençler perişan, insanlar perişan. Irak’ın her tarafından petrol çıkıyor ama bilin ki bütün gençler işsiz ve perperişan orada yaşayan kardeşlerimiz. Niye? İşte bir istikrardır, demokrasi yok, bir lider yok, bir kadro yok.”

Yaptıkları hizmetlerin anlatmakla bitmeyeceğini vurgulayan Ala, şunları kaydetti:

“Kapı kapı dolaşalım, evlere gidelim. Kardeşlerimizle buluşalım. Hangi partiye oy vermiş olursa olsun onlarla diyalog kuralım. Onlarla hemhal olalım, anlatalım, paylaşalım ki Türkiye daha hızlı bir biçimde yoluna devam etsin ve Türkiye devam etsin, büyüsün ki etrafımızdaki kardeşlerimize de daha fazla yardım edelim. Türkiye’nin en büyük kaynağı işte burada. Biz yerin üstündeki bu insanımızın değerleriyle yolumuza devam ediyoruz. Bunu sağlayamayan ülkeler yerin altında ne olursa olsun onu kıymetlendiremiyorlar, değerlendiremiyorlar ama biz insanımızı şu anlayışla gördüğümüz için ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ dediğimiz için Gabar’daki petrolü de çıkarıyoruz, Karadeniz’deki doğal gazı da çıkarıyoruz. Bunların altında altındaki imzanın arkasında siz varsınız. Tebrik ediyorum.”

Ala, sandıktan istikrarla çıkan ülkelerin gelişip kalkındığını belirterek, “Yeni bir seçime gidiyoruz. Belediye başkanları seçeceğiz yerel yönetimlere, işbaşına getireceğiz. Burada da öyle bir şey yapalım ki bu Balıkesir meydanını hıncahınç doldurduğunuz gibi sandıktan öyle güçlü bir ses çıkaralım ki sadece bu bölgeden değil, 7 bölgeden duyulsun. Yetmez, bütün etrafımızdaki ülkelerden duyulsun. Şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı ile birleştirelim ve yolumuza, hedefimize devam edelim. Çünkü Türkiye’nin buna ihtiyacı var.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-kapi-kapi-dolasalim-evlere-gidelim/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Para ve maliye politikalarımızın uyumu güçleniyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-para-ve-maliye-politikalarimizin-uyumu-gucleniyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-para-ve-maliye-politikalarimizin-uyumu-gucleniyor/#respond Mon, 06 May 2024 21:27:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6877 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Para ve maliye politikalarımızın uyumunu günden güne pekiştiriyoruz. Attığımız adımlar ve aldığımız kararların göstergelere olumlu yansıdığını da görüyoruz.” dedi.

Yunusemre Belediyesi İrfan Meclisi’nde düzenlenen “Hemşehrilerle Buluşma Programı”na katılan Yılmaz, büyük ve güçlü Türkiye yolunda gece gündüz çalışmaya devam ettiklerini, geçen yılki iki seçimin ardından pekişen güven ve istikrar zemininde “Türkiye Yüzyılı”na adım attıklarını söyledi.

Cumhur İttifakı olarak, ekonomik alanda belirsizliği azaltarak depremin etkilerini de bertaraf etmeyi odaklarına alıp gece gündüz çalıştıklarını dile getiren Yılmaz, bu süreçte yatırım, istihdam, üretim-ihracat odaklı dengeli ve sürdürülebilir büyüme hedefiyle ilerlediklerini ifade etti.

Enflasyonu düşürmek, kamu maliyesini güçlendirmek, ithalata bağımlılığı azaltmak ve cari açıkta kalıcı düşüş sağlamak için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Yılmaz, “Para ve maliye politikalarımızın uyumunu günden güne pekiştiriyoruz. Attığımız adımlar ve aldığımız kararların göstergelere olumlu yansıdığını da görüyoruz. Bizim asıl amacımız ekonomide gerçek ve kalıcı refah artışını sürdürecek güçlü altyapımızı geliştirmektir. Hayat pahalılığı sorununu çözdüğümüzde diğer alanlarda çok daha hızlı yol alabilecek bir iklime sahibiz.” diye konuştu.

Yılmaz, Türkiye’yi olumsuz etkileyen enflasyonun üstesinden geleceklerine işaret etti.

Emeklilerin bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artış yaptıklarını hatırlatan Yılmaz, büyüyen ve gelişen Türkiye’de bütün toplumsal kesimlerin bu refahtan daha fazla payını alacağını vurguladı.

Ekonomik istikrarı sağlama çalışmalarının yanında yerli ve milli teknoloji hamlesiyle büyük adımlar attıklarına dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:

“TUSAŞ tarafından geliştirilen milli muharip uçak KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Hepimize gerçekten gurur veren bir anı daha yaşamış olduk. Tüm Türkiye’nin duasıyla ilk kez gök vatanla buluşan beşinci nesil savaş uçağımız ile yılların emeği meyvelerini vermeye başladı. Önümüzdeki süreçte daha da gelişerek inşallah Hava Kuvvetlerimizin envanterine girdiğini de hep birlikte göreceğiz. Buna başlangıçta neler denildiğini hatırlıyorsunuz. ‘Kalorifer peteği’, ‘Demir yığını’ diyen oldu. Küçümsemeye çalışanlar oldu. Çok şükür 3 binden fazla mühendisimiz Türk halkının hayalleri için projeye yüreklerini koydular ve o sözleri söyleyenleri mahcup ettiler. Yeni projelerle mahcup etmeye de devam edecekler inşallah. Savunma sanayimizin geldiği nokta ve mühendislerimizin başarısıyla gurur duyuyoruz.”

Türkiye’nin, ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TURKSAT 6A’yı uzaya göndermeye hazırlandığını anlatan Yılmaz, haberleşme uydusu üretebilen 11 ülkeden biri olacaklarını dile getirdi.

Türkiye’nin enerji yatırımlarıyla da büyük bir atılım yaptığının altını çizen Yılmaz, enerjide kurulu gücün 22 yılda 32 bin megavattan 107 bin megavata ulaştığına vurgu yaptı.

Hükümete yönelik, “Rakamlar üzerinden büyüyor, aslında bir şey değişmedi” diyen muhalif çevrelerin olduğunu aktaran Yılmaz, “İşte Halep oradaysa arşın burada. Parasal olarak bahsetmiyoruz bakın, kurulu güçten bahsediyorum. 32 binden 107 bine çıkmış. Bu ne demektir? İşte bu ülkenin gelişmişliği, kalkınmışlığının en güzel göstergelerinden bir tanesi.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde çalışmaların devam ettiğini, bulunan petrol ve doğal gaz kaynaklarının da ekonomiye kazandırıldığını belirtti.

Keşfedilen kaynaklar ve verimliliği arttırıcı yatırımlarla enerji bağımlılığını en alt düzeye çekmeye çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, bu yönde de kararlılıkla ilerlediklerini kaydetti.

“Biz topyekun bir kalkınmaya inanıyoruz”

Manisa’nın hem tarımı hem de sanayisiyle ülkenin büyümesine ve kalkınmasına önemli katkı sunduğuna değinen Yılmaz, “Her ilimiz potansiyelini harekete geçirdiği zaman Türkiye Yüzyılı’nı da inşa etmiş olacağız. Biz topyekun bir kalkınmaya inanıyoruz. Bütün bölgelerimizin, bütün yörelerimizin üstünlüklerini harekete geçirdiğimizde, üretim potansiyelini harekete geçirdiğimizde işte Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir süreci de zaten sürdürmüş oluyoruz. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde daha yüksek demokratik standartlara, daha yüksek kalkınma standartlarına doğru yürümeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Manisa’da Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarına destek isteyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Gerçek belediyecilik nedir derseniz ben şöyle tarif ediyorum. Amacı doğrultusunda belediye imkanlarını, kaynaklarını kullanmak. Bunu da verimli bir şekilde kullanmak. Eğer siz belediyenin kaynaklarını şan, şöhret için kullanırsanız, ideolojik amaçlarla, başka amaçlarla kullanırsanız gerçek belediyecilik yapamazsınız. Halka hizmet edemezsiniz. Ama bu kaynakları halkın ihtiyaçları için kullanırsanız verimli bir şekilde, o zaman işte algı belediyeciliği değil gerçek belediyecilik yapmış olursunuz. Manisa bunun güzel örneklerinden, bunu daha da üst seviyelere çıkaracak inşallah.”

Programa, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, AK Parti İl Başkanı Salih Hızlı, MHP İl Başkanı Cüneyt Tosuner ve kentteki hemşehri derneklerinin temsilcileri katıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, programın ardından bir kahvehanede vatandaşlarla çay içti ve sohbet etti.

Cumhur İttifakı’nın AK Partili Şehzadeler Belediye Başkan adayı Yavuz Kurt ile MHP’li Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cengiz Ergün’ün seçim standına da uğrayan Yılmaz, temaslarının son bölümünde Manisa Valisi Enver Ünlü’yü makamında ziyaret etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-para-ve-maliye-politikalarimizin-uyumu-gucleniyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ‘O sözleri söyleyenleri mahcup ettiler’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-o-sozleri-soyleyenleri-mahcup-ettiler/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-o-sozleri-soyleyenleri-mahcup-ettiler/#respond Mon, 06 May 2024 21:18:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6870 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “O sözleri söyleyenleri mahcup ettiler”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Manisa’da hemşeri dernekleri ile buluştu

Cevdet Yılmaz:

“Mayıs ayında bu yapısıyla muhalefet Türkiye’de iktidar olsa Türkiye şu anda ne halde olurdu onu milletimizin takdirine bırakıyorum”

“Siz belediyenin kaynaklarını şan şöhret için kullanırsanız ideolojik amaçlarla, başka amaçlarla kullanırsanız gerçek belediyecilik yapamazsınız”

MANİSA – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, geçtiğimiz gün ilk uçuşunu yapan Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN’a yönelik daha önce yapılan eleştirilere atıfta bulunarak, “‘Kalorifer peteği’ diyen oldu, ‘demir yığını’ diyen oldu, küçümsemeye çalışanlar oldu. Çok şükür 3 binden fazla mühendisimiz Türk halkının hayalleri için projeye yüreklerini koydular ve o sözleri söyleyenleri mahcup ettiler. Mahcup etmeye de devam edecekler” dedi.

Bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Manisa’ya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi’nin ev sahipliğinde hemşeri dernekleri temsilcileriyle İrfan Meclisi’nde bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Yılmaz, “Ekonomide istikrar yönünde çalışmalarımızın yanı sıra yerli milli teknolojide büyük bir dönüm nokta noktasını bu hafta içinde yine birlikte yaşadık. Türk Havacılık ve Uzay Sanayi TUSAŞ tarafından geliştirilen Milli Muharip Uçak Kaan ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Hepimize gerçekten gurur veren bir anı daha yaşamış olduk. Tüm Türkiye duasıyla ilk kez gök vatan ile buluşan 5. nesil savaş uçağımız KAAN ile yılların emeği meyvelerini vermeye başladı. Önümüzdeki süreçlerde daha bir gelişerek inşallah hava kuvvetlerimizin envanterine girdiğini de hep birlikte göreceğiz. Buna başlangıçta neler dendiğini hepiniz hatırlıyorsunuz. ‘Kalorifer peteği’ diyen oldu, ‘demir yığını’ diyen oldu, küçümsemeye çalışanlar oldu. Çok şükür 3 binden fazla mühendisimiz Türk halkının hayalleri için projeye yüreklerini koydular ve o sözleri söyleyenleri mahcup ettiler. Mahcup etmeye de devam edecekler inşallah yeni projelerle. Savunma sanayimizin geldiği noktayla ve mühendislerimizin başarısıyla gurur duyuyoruz. Tabii bunlar kendiliğinden gerçekleşmiyor. Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesi, siyasi istikrar zemininde bunları gerçekleştiriyoruz. Kararlı olunca işte bunlar başarılıyor, gerçekleştiriliyor. Daha da ileriye inşallah gideceğiz. Şimdi önümüzde Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın uzaya fırlatılması var. Dünya üzerinde haberleşme uydusu üretebilen ilk 11 ülkeden birisi olarak Türksat 6A ile uzayda inşallah iş sahibi olacağız. Yine geçtiğimiz günlerde astronotumuz biliyorsunuz gitti, geldi. Bu da uzayı artık yeni nesillerin gündemine tam anlamıyla yerleştirdi. İnanıyorum ki gelecekte uzayda da Türkiye çok farklı bir konumda olacaktır. Bu işler bir anda olmuyor. İşte bir süreçle adım adım kararlı bir şekilde bu yönde hareket etmeye devam edeceğiz” dedi.

Cumhur İttifakı yönetiminde Manisa’yı Türkiye yüzyılı belediyeciliğinin örnek şehirlerinden biri olarak gördüğünü anlatan Yılmaz, “Mart seçimlerine hazırız. Az önce büyükşehir belediye başkanımızı dinledik. Gerçekten örnek bir belediyecilik. Bütçesinin yüzde 40’nı yatırıma harcayan bir belediye. Şimdi gerçek belediyecilik nedir derseniz ben şöyle tarif ediyorum; amacı doğrultusunda belediye imkanlarını, kaynaklarını kullanmak ve bunu da verimli bir şekilde kullanmak. Eğer siz belediyenin kaynaklarını şan şöhret için kullanırsanız,ideolojik amaçlarla, başka amaçlarla kullanırsanız gerçek belediyecilik yapamazsınız ve halka hizmet edemezsiniz Ama bu kaynakları halkın ihtiyaçları için kullanırsanız, verimli bir şekilde kullanırsanız o zaman işte algı belediyeciliği değil, gerçek belediyecilik yapmış olursunuz” diye konuştu.

Muhalefeti de eleştiren Yılmaz, “Mayıs ayında bu yapısıyla muhalefet Türkiye’de iktidar olsa Türkiye şu anda ne halde olurdu onu milletimizin takdirine bırakıyorum. Bu kadar didişme, çekişme, partiler arası, partiler için böyle bir yapı sadece karşıtlık üzerinden bir araya gelmiş yapının ülkemize ne tür bedeller ödetebilir olduğunu ifade etmek istiyorum. Vatandaşımızın bu anlamda basiretine, ferasetine ve bize verdiği desteğe şükranlarımı sunmak istiyorum. Cumhurbaşkanımız da her zaman söylüyor. ‘Biz bu halka efendilik yapmak için gelmedik, hizmetkar olmaya geldik’ diyor. Dolayısıyla yerelde merkezde aynı anlayışla insanı odağına alan, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ zihniyeti içinde bir belediyeciliği de devam ettireceğiz. Mehmet başkanımız yılların tecrübesiyle sizlerin desteğiyle, duasıyla inşallah bu hizmetleri daha üst noktalara taşıyacağız” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-o-sozleri-soyleyenleri-mahcup-ettiler/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov ile görüştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-azerbaycan-basbakani-ali-asadov-ile-gorustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-azerbaycan-basbakani-ali-asadov-ile-gorustu/#respond Mon, 06 May 2024 21:00:44 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6862 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov ile bir araya geldi.

Bakü’deki Başbakanlık binasında gerçekleşen görüşmede Kurtulmuş, Asya Parlamenter Asamblesi’nin (APA) 14’üncü Genel Kurulu ve APA Dönem Başkanlığının devri dolayısıyla Azerbaycan’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi.

APA Dönem Başkanlığını Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova’ya devretmekten memnuniyet duyduğunu dile getiren Kurtulmuş, Gafarova’nın APA Dönem Başkanlığı sırasında, yükselen bir güç olan Asya parlamentoları arasında siyasi işbirliğinin gelişmesi konusunda olumlu adımlar atacağını ifade etti.

Kurtulmuş, TBMM ve Türkiye olarak Azerbaycan Milli Meclisine her türlü desteği vermeye devam edeceklerinin altını çizdi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in son cumhurbaşkanlığı seçiminde gösterdiği başarıdan gurur duyduklarını vurgulayan Kurtulmuş, Aliyev’e ve hükümete başarılar diledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in iki ülke arasındaki işbirliğini ileriye taşıma hedeflerinin ülkelerin ortak çalışma programlarına yansıdığını ifade eden Kurtulmuş, Türkiye-Azerbaycan Üniversitesinin Kurulmasına Dair Mutabakat Zaptının da kardeşliği pekiştiren, işbirliği hedeflerinin kağıt üzerinde kalmadığını gösteren önemli bir adım olduğunu bildirdi.

Savunma sanayii ve ekonomi başta olmak üzere her alanda işbirliğinin sürdüğüne işaret eden Kurtulmuş, ortak projelerin kısa sürede hayata geçirilmesiyle bölgeye bir can suyu verileceğini anlattı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye-Azerbaycan arasındaki potansiyelin bölgesel bir güce dönüştürülmesi gerektiğine de vurgu yaptı.

Karabağ’ın işgalden kurtarılmasının ardından, abat edilmesi yönünde yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduklarını dile getiren Kurtulmuş, gelecek dönemde en önemli konunun Zengezur Koridoru’nun açılması olduğunu söyledi. Kurtulmuş, koridorun açılmasıyla bölge ülkeleriyle ticari ilişkilerin güçleneceğini de belirtti.

Kafkasya’da yeni bir barış perspektifine ihtiyacın bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü mekanizmasının sağlıklı şekilde devam etmesi, ardından Rusya, İran ve Ermenistan’ın bu sürece katılmasıyla Kafkas halklarının sorunlarının çözümüne dönük mekanizmalar kurması gerektiğini vurguladı.

Üniversitenin kurulması ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayacak

Azerbaycan Başbakanı Asadov da TBMM Başkanı Kurtulmuş ve beraberindeki heyeti Bakü’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, APA 14. Genel Kurulunda alınan kararların hayırlı olmasını diledi.

Azerbaycan’da 7 Şubat’ta gerçekleştirilen seçimde Cumhurbaşkanı Aliyev’in yeniden seçildiğini ve ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirdiğini anımsatan Asadov, bu seçimin ilk defa Azerbaycan’ın egemenliğindeki bütün topraklarda sandıkların kurulması bakımından tarihi öneme sahip olduğunu kaydetti.

Aliyev’in Türkiye ziyaretinde önemli anlaşmaların imzalandığına dikkati çeken Asadov, Türkiye-Azerbaycan Üniversitesinin kurulmasının da ikili ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayacağına inandıklarını vurguladı.

Parlamentolar arasındaki ilişkileri önemsediklerini belirten Asadov, dostluk gruplarının karşılıklı çalışmalarının olumlu gelişmelerin yaşanmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Görüşmede, Asya Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Emin Önen, Türkiye-Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, MHP Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, İYİ Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu ve Saadet Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici ile Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı da yer aldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-azerbaycan-basbakani-ali-asadov-ile-gorustu/feed/ 0
Türkiye’nin ilk astronotu Gaziantep’te öğrencilerle buluştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-gaziantepte-ogrencilerle-bulustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-gaziantepte-ogrencilerle-bulustu/#respond Sun, 05 May 2024 21:03:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6835 Türkiye’nin ilk astronotu Gaziantep’te öğrencilerle buluştu

Gezeravcı, uzayda geçirdiği 14 günlük süreyi ve yaşadığı deneyimleri anlattı

GAZİANTEP – Türkiye’nin ilk astronotu olarak tarihe geçen Alper Gezeravcı, Gaziantep Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde öğrencilerle bir araya geldi.

Türkiye’nin ilk astronotu olarak tarihe geçen Alper Gezeravcı, Gaziantep’te Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezimizde düzenlenen bir etkinlikte öğrencilerle bir araya geldi. Gezeravcı, uzayda geçirdiği 14 günlük süreyi ve yaşadığı deneyimleri anlattı. Öğrencilerin merak ettikleri soruları da samimi bir şekilde cevapladı. Gezeravcı, uzayda nasıl yemek yedikleri, uyudukları, spor yaptıklarını ve bilimsel çalışmalar yaptıkları ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Öğrenciler ise Gezeravcı’nın anlattıklarını büyük bir ilgi ve hayranlıkla dinledi. Bazı öğrenciler, uzaya gitmek istediklerini ve Gezeravcı’nın onlara ilham verdiğini söyledi. Gezeravcı, öğrencilere uzayla ilgili tavsiyelerde bulunarak uzayın sadece bir hayal olmadığını, çalışarak ve azmederek ulaşılabilecek bir yer olduğunu vurguladı.

“Attıkları adım sıra dışıydı”

Çocukların hayallerini gerçekleştirmek için günümüzde çok fazla imkan olduğuna değinen Alper Gezeravcı, “Cumhurbaşkanımızın vizyonunda Türkiye Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında benim gibi belli bir nesli aşmış insanların hayal bile edemediği, yeni nesil gençlerimize geleceğimizin teminatı olan kardeşlerimize ilerleyen yıllarında yürüyecekleri yollarda ilham kaynağı olacak bir sürece, uzay alanına yönelmeleri konusunda bir hayali gerçek kılma noktasında attıkları adım sıra dışıydı. Bu sürecin içerisinde yüzyıllık tarihimizde fazlasıyla hak ettiğimiz dünyanın ileri düzeyde bilimsel araştırmalar gerçekleştiren ülkeleri arasında yerimizi almamıza vesile olan bu görevi gerçekleştirmiş olmaktan son derece mutluyuz. Şahinbey’de bizi etkileyen bir salonda öğrencilerde buluşmaktan çok mutlu oldum. Sunulan imkanlar çocuklarımızın hayallerini şekillendirdiği bu yaşlarda bir şeylere dokunarak hayallerine kendilerinin belirlemesine imkan tanıyor. Bu setlerle çalışarak geleceğin bilim insanlarının yerini alacak bu kardeşlerimiz. Dolayısıyla bu çağda bir şeyleri zihinlerinde yapamamayı akıllarından silen bir adım bu” dedi.

“Dünya devleri arasında anılacak seviyeye gelmiş durumdayız”

Öğrencileri Türkiye’nin ilk astronotu olan Alper Gezeravcı’yla buluşturan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ise, “Şanlı bayrağımızı uzayda gururla taşıyan Alper Gezeravcı’yı milletimizle birlikte dualarla uğurladık, coşkuyla karşıladık. Bugün de Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezimizde ağırlamanın gururun yaşıyoruz. Teknoloji dünyası, her geçen gün yeni bir adım atarak önemli bir gelişme sağlıyor. Uzay çağındayız. Dünya devleri arasında anılacak seviyeye gelmiş durumdayız. Her gün yeni başarılara, ilklere imza atıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanımız liderliğinde bugün havada, karada, denizde altın çağını yaşıyor. Ülkemizin 100. yılı kalkınmanın, sürdürülebilirliğin, verimliliğin, üretimin yüzyılı, gençliğin, istikbalin, ülkünün, değerlerimizin, milletimizin yüzyılı olarak şahlanıyor. Bugün meydanlarda kendi teknolojimizin, kendi mühendislerimizin yapmış olduğu yerli ve milli gururumuz olan TOGG aracımız ile varız. Kızıl Elma, İHA, SİHA, Hürjet, Gökbey, Aksungur, Akıncı, Milli Muharip Uçağımız Kaan’la, uzay yolcularımızla varız. Bu gurur hepimizin. Bizler de Şahinbey Belediyesi olarak bilimle yoğrulmuş bir neslin yetişmesine imkan sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Teknofestlerin genç, taze yüreklerine destek veriyoruz” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-gaziantepte-ogrencilerle-bulustu/feed/ 0
Akbank ve TurkishWIN İş Birliğiyle BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı Başladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/akbank-ve-turkishwin-is-birligiyle-binyaprak-kadin-girisimci-mentorluk-programi-basladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/akbank-ve-turkishwin-is-birligiyle-binyaprak-kadin-girisimci-mentorluk-programi-basladi/#respond Sat, 04 May 2024 21:15:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6808 Akbank ve TurkishWIN iş birliğiyle gerçekleşen BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı, düzenlenen açılış buluşması ile ilk dönemine başladı. Program kapsamında 100 girişimci kadın, işlerini geleceğe taşımalarına yardımcı olacak bilgi, deneyim ve uzman ağından faydalanacak.

Akbank’ın destekleriyle gerçekleşen, TurkishWIN’in öncülüğünde yürütülen BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı’nın ilk dönemi İstanbul’da düzenlenen açılış etkinliği ile başladı. Buluşmada girişimci kadınlar ve mentorler, ekosistem paydaşlarıyla bir araya geldiler, deneyim ve bilgi paylaşımında bulundular.

Türkiye’nin öncü kuruluşları arasında yer alan, 15 TurkishWIN paydaşı tarafından desteklenen program kapsamında, 100 girişimci kadın, 100 mentor ile bire bir mentorluk desteği alarak girişimlerine güç katacak. 6 aylık program süresince, girişimci kadınlar alanında uzman gönüllü mentorlerden destek alacak ve deneyimlerini paylaşacaklar. Bu sayede her bir girişimci, işi, sektörü ve bireysel ihtiyaçları doğrultusunda rehberlik alacak ve dahil oldukları güçlü ağ ile yeni iş birlikleri olasılıklarından da yararlanacaklar.

“Türkiye’de sürdürülebilir gelişim için birlik içerisinde çalışmaya devam edeceğiz”

Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, “Banka olarak insan odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımımızla hayatın her alanında değer oluşturmaya odaklanıyoruz. Bu kapsamda önceliklendirdiğimiz kapsayıcı ve eşit fırsatlar için uzun yıllardır yenilikçi çalışmalara imza atıyoruz. Bunun bir yansıması olarak, kadın KOBİ’ler ve işletme sahiplerine yönelik Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Kredi Garanti Fonu (KGF) iş birliğinde kapsayıcı finansal çözümleri hayata geçirdik. Girişimci kadınların hem teminat sorununa çözüm getiriyor hem de mentorluk, danışmanlık ve eğitimlerle yanlarında yer alıyoruz. 2023 yılında hızlandırdığımız bu çalışmalarla destek sunduğumuz işletme sahibi kadınların sayısını bir önceki yıla göre yüzde 50 artırdık. Önümüzdeki dönemde ise bu etkiyi genişletme hedefiyle ilerliyoruz.

Bu doğrultuda, ülkemizde fırsat eşitliğine ve sürdürülebilir kalkınmaya destek sunma hedefiyle hayat bulan BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programımızı, güçlü iş ortaklarımızla birlikte hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Böylece her yıl 100 girişimci kadının işlerini ileri taşımalarında rol alacağız. Türkiye’de sürdürülebilir gelişim için birlik içerisinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

TurkishWIN Kurucusu Melek Pulatkonak ise, “Türkiye’nin değerlendirmediği en büyük doğal kaynak kadınlarımız ve gençlerimiz. Kadınların istihdama katılımda eşit fırsatlar sunmadıkça ve kadınlarımızı ekonomiye dahil etmedikçe ülke ekonomimizin potansiyelinde büyümesi ve sürdürülebilir bir kalkınma modeline geçmemiz mümkün değil. 2010 yılından bugüne, kadınların sevdikleri meslekleri keşfetmelerine destek olma hedefiyle paydaşlarımızla birlikte yüzbinleri harekete geçirdiğimiz mentorluk programlarımızın arasında BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programımızın yeri çok özel. İstihdamda olan her kadın bir kaplan gücünde üretiyorsa, girişimci kadınlarımızın oluşturdukları istihdam, hayata geçirdikleri yenilikler ve kırdıkları cam tavanlarla ülke ekonomisine bin kaplan gücünde katkı sağlıyorlar. Paydaşlarımız ve 100 gönüllü mentorumuzla birlikte BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programımızda yer alıp, hayal ve hedeflerini bizimle paylaşan girişimci kadınlara, 100 binlerce kaplanımıza teşekkür ediyoruz. Kadın network dayanışmasını artırmak için hazır ve heyecanlıyız.

Banka ise mentorluk programımızın hayal ortağı ve yoldaşı. Kadın girişimcilere sunduğu destekler sayesinde edindiği iç görülerle, programımızı daha da güçlendiren bankanın liderleri ve çalışanlarına, özellikle de şube müdürlerine, verdikleri destek için içten teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

Yapılan açıklamaya göre, BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı; Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, TÜBİTAK, TÜSİAD, TÜRKONFED, Yönetim Kurulunda Kadın Derneği, Arya Women Investment Platform, Endeavor Türkiye, EBRD, DEİK, Kadir Has Üniversitesi Silivri Teknopark, GYİAD Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, Ankara TEKMER, Van Teknokent, Viveka’nın katkılarıyla gerçekleşiyor.

BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı hakkında detaylı bilginin binyaprak.com/kadin-girisimci-mentorluk-programi adresinde yer aldığı açıklandı. – İSTANBUL

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/akbank-ve-turkishwin-is-birligiyle-binyaprak-kadin-girisimci-mentorluk-programi-basladi/feed/ 0
Türkiye-ABD Yeşil Teknoloji heyetleri TOBB’da bir araya geldi http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/#respond Wed, 01 May 2024 21:48:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6743 Türkiye-ABD Yeşil Teknoloji heyetleri TOBB’da bir araya geldi

ANKARA – Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte bir araya geldi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ev sahipliği yaptığı Greentech Tech Heyeti Çalışma Yemeği etkinliğiyle bir araya geldi. Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin ele alındığı toplantıda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2023 yılında rekor kırarak 33 milyar Dolara ulaştığı belirtildi. Yükselişin devam ettiği kaydedilirken, ikili ticaret hedefinin gelecek yıllarda 100 milyar Dolar seviyesine ulaşması olduğu ifade edildi. Öte yandan Yeşil Teknoloji misyonunun bu hedefe ulaşmada önemli bir katkı sunacağı toplantıda vurgulandı.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye’nin ABD ile iyi ilişkiler içerisinde olduğunu dile getirerek, yeşil teknoloji odaklı bir misyonun ilişkilerin ilerletilmesi için bir dönüm noktası olacağını dikkati çekti. Tuzcu, “Biz ABD ile ekonomik ilişkileri daha fazla geliştirmek, ilerletmek istiyoruz. Daha fazla zaman kaybetmek istemiyoruz” açıklamasında bulundu.

“ABD şirketlerinin ekonomiye katkısı 60 milyar dolardan fazla”

İki ülke arasında rakamların yeteri kadar iyi olmadığını da söyleyen Tuzcu, “ABD dünyadaki en büyük ithalatçılardan, mal ve hizmet ihracatında da en büyüklerden birisi. Bizim karşılıklı ticaretimiz düşük. Bir ilerleme kaydettik fakat, aramızdaki ilişkinin potansiyelini yansıtacak kadar bir ilerleme kaydedemedik. Bu ilişkileri daha da artırmalıyız. Hem ülkelerimize hem de 3’üncü ülkelere de yatırım yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de 2 bini aşkın ABD şirket mevcut. Son 20 yılda 14 milyar dolarlık yatırıma tekabül ediyor. Ekonomiye olan katkıları ise 60 milyar dolardan fazla. 100 binden fazla kişiyi Türkiye’de istihdam ediyorlar. Türkiye’den ABD’ye yatırım yapmış şirketler de var. Onlarda ABD’deki yatırımlarını bilhassa yeşil teknoloji alanındaki yatırımlarını artırıyorlar. ABD’deki yeni yönetmelik ışığında o pazara yatırım yapmay çok daha istekliler. Çünkü o piyasada büyük bir potansiyel görüyorlar” ifadelerine yer verdi.

Tuzcu, ABD’de Türkiye’den gelen çeliğe karşı uygulanan vergilerin kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, çelik konusunda Türkiye’nin ABD’nin sorununun bir parçası olmak istemediğini aktardı.

“İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz”

TOBB Başkanı Mustafa Rifat Hisarcıklıoğlu ise, ABD Ticaret Odası ve Yeşil Teknoloji heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyleyerek, TOBB ve ABD Ticaret Odası’nın uzun bir süredir iki ülke arasındaki iş ilişkilerinin gelişimini desteklediğini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, “Üyelerimizin karşılıklı yararı için ortaklığımızı genişletmeyi ve derinleştirmeyi başardık. Türk iş dünyasının çatı kuruluşu olarak Türkiye – ABD ilişkilerine her zaman öncelik veriyoruz. Türkiye-ABD ilişkilerinin üç boyutu olduğunu düşünüyoruz: Askeri-politik ve ekonomik. İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz. Ekonomik ilişkiler, Türk-ABD askeri ve siyasi ortaklığına da ciddi destek verecektir. Ticari ilişkilerimizi arttırmaya ve daha iyi bir yatırım ve iş ortamı sağlamaya odaklandık. Yatırımlar hali hazırda ekonomik ilişkilerimizin önemli bir boyutu haline gelmiştir” dedi.

“Türk şirketleri ABD’de 9.7 milyar Dolar yatırım yapmıştır”

ABD’li yatırımcıların Türkiye’ye daha fazla yatırım yapmasını beklediklerini dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “Hali hazırda Türkiye’de faaliyet gösteren 2000 civarında Amerikan şirketi bulunmaktadır. ABD şirketlerinin toplam yatırımı 15 milyar dolara yakındır. Öte yandan ABD, yurt dışındaki Türk yatırımları için bir numaralı destinasyondur. Türk şirketleri ABD’de 9.7 milyar Dolar yatırım yapmıştır. Dolayısıyla burada bir kez daha karşılıklı yatırım potansiyelinin altını çizmek istiyorum. TOBB olarak Chicago’da ikili yatırım ve ticarete yardımcı olacak bir Ticaret Merkezi açtık. Sizleri de bu Ticaret Merkezi’nin hizmetlerinden yararlanmaya davet ediyorum. İkili ticaret hacmi 2023 yılında 33 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Türk ekonomisinin üretim kapasitesi ve Türkiye’nin yatırım ortamı bu hedefe ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Ticaret ve yatırım açısından birçok fırsatımız var. Türkiye olarak İtalya ve Çin arasında en büyük sanayi üretim hacmine sahip ülkeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz”

Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve ABD’nin ticaret ortaklığına yeni ürünler ve sektörler ekleyebileceklerini kaydetti. Yeşil teknoloji misyonunun da bu yönde önemli bir katkı vereceğini, yeşil ve dijital dönüşümün, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin motoru olacağını belirten Hisarcıklıoğlu, “AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz. Turizmde dünyada en çok ziyaret edilen ilk 5 ülke arasındayız. Küresel müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen 250 firmasının 42’si Türk firması. Bu açıdan da Çin’in ardından dünyada ikinci sırada yer alıyoruz. Tarımsal gıda endüstrileri alanında da Avrupa’nın en büyük üreticisiyiz. Ayrıca son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin devam edeceğini umuyoruz ve iki müttefikin olması gereken yere geri döneceğiz. Ülkelerimiz arasındaki ticaretin daha liberal olması gerektiğine inanıyoruz. Serbest ticaret anlaşması ya da tercihli ticaret anlaşması karşılıklı ticaretin önünü açacaktır. Türkiye farklı nedenlerle ABD’nin GSP sisteminin dışında bırakıldı. Türkiye’yi sisteme yeniden entegre etmenin yollarını aramalıyız” diye konuştu.

“Sektöre özel misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum”

Bu tedbirler nedeniyle 2017-2022 yılları arasında Türkiye’nin ABD çelik ithalatındaki payının önemli ölçüde düştüğü bilgisini veren Hisarcıklıoğlu, “ABD yönetimini Türkiye’yi Bölüm 232 tedbirlerinin dışında tutmaya ikna etmek için desteğinize ihtiyacımız var. Bir diğer konu da Türkiye’nin ürünlerine yönelik ‘yaptırımlar’. Bu sorunların üstesinden gelmeli ve daha fazla ticaret ve yatırıma odaklanmalıyız. Yeşil Teknoloji misyonu, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile gümrük birliğini modernleştirme sürecine de yardımcı olacaktır. Dolayısıyla sektöre özel bu misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Toplantıya Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Başkanlık İklim Özel Temsilciliği Kıdemli Danışmanı Büyükelçi David Thorne ve ABD Ticaret Odası Kıdemli Başkan Yardımcısı Marty Durbin de katılım sağladı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/feed/ 0
Türkiye ve ABD Yeşil Teknoloji Heyetleri TOBB Etkinliğinde Buluştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:06:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6710 Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte bir araya geldi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliği yaptığı Greentech Tech Heyeti Çalışma Yemeği etkinliğiyle bir araya geldi. Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin ele alındığı toplantıda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2023 yılında rekor kırarak 33 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Yükselişin devam ettiği kaydedilirken, ikili ticaret hedefinin gelecek yıllarda 100 milyar Dolar seviyesine ulaşması olduğu ifade edildi. Öte yandan Yeşil Teknoloji misyonunun bu hedefe ulaşmada önemli bir katkı sunacağı toplantıda vurgulandı.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye’nin ABD ile iyi ilişkiler içerisinde olduğunu dile getirerek, yeşil teknoloji odaklı bir misyonun ilişkilerin ilerletilmesi için bir dönüm noktası olacağını dikkati çekti. Tuzcu, “Biz ABD ile ekonomik ilişkileri daha fazla geliştirmek, ilerletmek istiyoruz. Daha fazla zaman kaybetmek istemiyoruz” açıklamasında bulundu.

“ABD şirketlerinin ekonomiye katkısı 60 milyar dolardan fazla”

İki ülke arasında rakamların yeteri kadar iyi olmadığını da söyleyen Tuzcu, “ABD dünyadaki en büyük ithalatçılardan, mal ve hizmet ihracatında da en büyüklerden birisi. Bizim karşılıklı ticaretimiz düşük. Bir ilerleme kaydettik fakat, aramızdaki ilişkinin potansiyelini yansıtacak kadar bir ilerleme kaydedemedik. Bu ilişkileri daha da artırmalıyız. Hem ülkelerimize hem de 3’üncü ülkelere de yatırım yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de 2 bini aşkın ABD şirket mevcut. Son 20 yılda 14 milyar dolarlık yatırıma tekabül ediyor. Ekonomiye olan katkıları ise 60 milyar dolardan fazla. 100 binden fazla kişiyi Türkiye’de istihdam ediyorlar. Türkiye’den ABD’ye yatırım yapmış şirketler de var. Onlarda ABD’deki yatırımlarını bilhassa yeşil teknoloji alanındaki yatırımlarını artırıyorlar. ABD’deki yeni yönetmelik ışığında o pazara yatırım yapmaya çok daha istekliler. Çünkü o piyasada büyük bir potansiyel görüyorlar” ifadelerine yer verdi.

Tuzcu, ABD’de Türkiye’den gelen çeliğe karşı uygulanan vergilerin kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, çelik konusunda Türkiye’nin ABD’nin sorununun bir parçası olmak istemediğini aktardı.

“İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz”

TOBB Başkanı Mustafa Rifat Hisarcıklıoğlu ise, ABD Ticaret Odası ve Yeşil Teknoloji heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyleyerek, TOBB ve ABD Ticaret Odası’nın uzun bir süredir iki ülke arasındaki iş ilişkilerinin gelişimini desteklediğini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, “Üyelerimizin karşılıklı yararı için ortaklığımızı genişletmeyi ve derinleştirmeyi başardık. Türk iş dünyasının çatı kuruluşu olarak Türkiye-ABD ilişkilerine her zaman öncelik veriyoruz. Türkiye-ABD ilişkilerinin üç boyutu olduğunu düşünüyoruz: Askeri-politik ve ekonomik. İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz. Ekonomik ilişkiler, Türk-ABD askeri ve siyasi ortaklığına da ciddi destek verecektir. Ticari ilişkilerimizi arttırmaya ve daha iyi bir yatırım ve iş ortamı sağlamaya odaklandık. Yatırımlar hali hazırda ekonomik ilişkilerimizin önemli bir boyutu haline gelmiştir” dedi.

“Türk şirketleri ABD’de 9,7 milyar dolar yatırım yapmıştır”

ABD’li yatırımcıların Türkiye’ye daha fazla yatırım yapmasını beklediklerini dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “Halihazırda Türkiye’de faaliyet gösteren 2 bin civarında Amerikan şirketi bulunmaktadır. ABD şirketlerinin toplam yatırımı 15 milyar dolara yakındır. Öte yandan ABD, yurt dışındaki Türk yatırımları için bir numaralı destinasyondur. Türk şirketleri ABD’de 9,7 milyar dolar yatırım yapmıştır. Dolayısıyla burada bir kez daha karşılıklı yatırım potansiyelinin altını çizmek istiyorum. TOBB olarak Chicago’da ikili yatırım ve ticarete yardımcı olacak bir Ticaret Merkezi açtık. Sizleri de bu Ticaret Merkezi’nin hizmetlerinden yararlanmaya davet ediyorum. İkili ticaret hacmi 2023 yılında 33 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Türk ekonomisinin üretim kapasitesi ve Türkiye’nin yatırım ortamı bu hedefe ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Ticaret ve yatırım açısından birçok fırsatımız var. Türkiye olarak İtalya ve Çin arasında en büyük sanayi üretim hacmine sahip ülkeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz”

Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve ABD’nin ticaret ortaklığına yeni ürünler ve sektörler ekleyebileceklerini kaydetti. Yeşil teknoloji misyonunun da bu yönde önemli bir katkı vereceğini, yeşil ve dijital dönüşümün, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin motoru olacağını belirten Hisarcıklıoğlu, “AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz. Turizmde dünyada en çok ziyaret edilen ilk 5 ülke arasındayız. Küresel müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen 250 firmasının 42’si Türk firması. Bu açıdan da Çin’in ardından dünyada ikinci sırada yer alıyoruz. Tarımsal gıda endüstrileri alanında da Avrupa’nın en büyük üreticisiyiz. Ayrıca son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin devam edeceğini umuyoruz ve iki müttefikin olması gereken yere geri döneceğiz. Ülkelerimiz arasındaki ticaretin daha liberal olması gerektiğine inanıyoruz. Serbest ticaret anlaşması ya da tercihli ticaret anlaşması karşılıklı ticaretin önünü açacaktır. Türkiye farklı nedenlerle ABD’nin GSP sisteminin dışında bırakıldı. Türkiye’yi sisteme yeniden entegre etmenin yollarını aramalıyız” diye konuştu.

“Sektöre özel misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum”

Bu tedbirler nedeniyle 2017-2022 yılları arasında Türkiye’nin ABD çelik ithalatındaki payının önemli ölçüde düştüğü bilgisini veren Hisarcıklıoğlu, “ABD yönetimini Türkiye’yi Bölüm 232 tedbirlerinin dışında tutmaya ikna etmek için desteğinize ihtiyacımız var. Bir diğer konu da Türkiye’nin ürünlerine yönelik ‘yaptırımlar’. Bu sorunların üstesinden gelmeli ve daha fazla ticaret ve yatırıma odaklanmalıyız. Yeşil Teknoloji misyonu, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile gümrük birliğini modernleştirme sürecine de yardımcı olacaktır. Dolayısıyla sektöre özel bu misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Toplantıya; Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Başkanlık İklim Özel Temsilciliği Kıdemli Danışmanı Büyükelçi David Thorne ve ABD Ticaret Odası Kıdemli Başkan Yardımcısı Marty Durbin de katılım sağladı. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/feed/ 0
Türkiye Cumhuriyeti Karakas Büyükelçisi Aydan Karamanoğlu: Türkiye-Venezuela ticaret hacmi hedefine doğru adımlar atıyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-cumhuriyeti-karakas-buyukelcisi-aydan-karamanoglu-turkiye-venezuela-ticaret-hacmi-hedefine-dogru-adimlar-atiyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-cumhuriyeti-karakas-buyukelcisi-aydan-karamanoglu-turkiye-venezuela-ticaret-hacmi-hedefine-dogru-adimlar-atiyoruz/#respond Sun, 28 Apr 2024 21:24:51 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6671 Türkiye Cumhuriyeti Karakas Büyükelçisi Aydan Karamanoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın Venezuela Cumhurbaşkanı (Nicolas) Maduro ile müştereken belirlediği 3 milyar ABD doları ticaret hacmi hedefine doğru adımlarımızı atıyoruz. 2019’daki 150 milyon dolarlık ticaret hacmimizi 2022’de 1 milyar doların üzerine çıkardık.” dedi.

Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin düzenlediği Medya Buluşması etkinliğinin ardından ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Venezuela ziyareti öncesinde AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile Venezuela’nın köklü ilişkilere sahip olduğunu kaydeden Karamanoğlu, 1957’de açılan Karakas Büyükelçiliği’nin Türkiye’nin Latin Amerika ve Karayipler’deki beşinci misyonu olduğunu aktardı.

1950’den bu yana kesintisiz biçimde karşılıklı saygıya dayanan ilişkilerin daha da gelişmesinde kayda değer ivmenin son dönemde oluştuğunu ifade eden Karamanoğlu, bu bağlamda üst düzey karşılıklı ziyaretlerin kritik rol oynadığını vurguladı.

2000’li yıllardan itibaren artan temasların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018 yılında gerçekleştirdiği ziyaretiyle zirve noktasına ulaştığını belirten Karamanoğlu, Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’nun Türkiye’ye yaptığı çeşitli ziyaretlerin de önemli sonuçlar doğurduğunu, Dışişleri Bakanı düzeyinde resmi ziyaretlerin de karşılıklı olarak her yıl yapıldığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın öngörülen ziyareti öncesinde, Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil’in İstanbul’u geçen Temmuz’da ziyaret ettiğini kaydeden Karamanoğlu, “Siyasi alandaki çok iyi ilişkilerimizi daha da ilerletirken, diğer alanlarla da aynı düzeyde işbirliği hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

İki ülke arasındaki ikili ticaret hacminin hızlı şekilde arttığını dile getiren Karamanoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro’yla müştereken belirlediği 3 milyar ABD doları ticaret hacmi hedefine doğru adımlarımızı atıyoruz. 2019’daki 150 milyon dolarlık ticaret hacmimizi 2022’de 1 milyar doların üzerine çıkardık.” diye konuştu.

Ekonomik ilişkilerin ilerletilmesinde yatırımların da yadsınamaz bir önem taşıdığını vurgulayan Karamanoğlu, bu kapsamda geçen yıl imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması’nın stratejik bir adımı teşkil ettiğini, zira bu anlaşmanın yürürlükte olan Ticaretin Geliştirilmesi ile Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi anlaşmalarına tamamlayıcı nitelikte olduğunu, söz konusu anlaşmanın yürürlüğe girmesinin yatırımların artırılmasına ve karşılıklı faydaya dayalı ekonomik hedeflere ulaşılmasına katkı sağlayacağını belirtti.

Eylül’de Karakas’ta Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın ikincisi düzenlenecek

Karamanoğlu, enerji, turizm, gıda ve tekstil sektörlerinin öncelikli olduğunu, ikili ekonomik imkanlardan layıkıyla istifade edilmesi amacıyla eylül ayında Karakas’ta Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın ikincisinin düzenleneceğini kaydetti.

Karamanoğlu ayrıca, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın 30-31 Ocak 2024 tarihlerindeki Venezuela ziyaretiyle hidrokarbon ve madencilik alanındaki işbirliği potansiyelinin masaya yatırıldığını söyledi.

Türk Hava Yollarının halihazırda haftada sekiz seferle Venezuela’yı dünyaya bağladığını aktaran Karamanoğlu, yolcu beraberinde kargo operasyonlarının da karşılıklı hale gelmesi üzerinde çalışıldığını bildirdi.

“Türkçemizi ve Türk kültürümüzü Venezuela’da daha etkin şekilde tanıtmayı sürdüreceğiz”

Karamanoğlu, Türk ve Venezuela halkları arasındaki güçlü kültürel bağın en somut nişanelerini Türkiye Maarif Vakfı okulları ile Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin oluşturduğunu belirterek, “700’den fazla öğrenciyi barındıran Türkiye Maarif Vakfının Karakas’taki üç okulu, ülke genelindeki en başarılı 10 eğitim kurumu arasında yer alıyor. Yunus Emre Enstitüsü Türk Kültür Merkezinin faaliyetleriyle güzel Türkçemizi ve Türk kültürümüzü Venezuela’da daha etkin şekilde tanıtmayı sürdüreceğiz.” dedi.

Türkiye-Venezuela ilişkilerinin 2016’dan sonra önemli ölçüde geliştiğini belirten Karamanoğlu, “Bugün itibarıyla aradaki coğrafi mesafeye rağmen, birbirleriyle önemli etkileşim halinde olan bir işbirliğine dönüştü. Sayın Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın yapacağı ziyaret yoğun ilişkilerin daha da ilerletilmesi kapsamında değerlendirilmektedir.” ifadesini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-cumhuriyeti-karakas-buyukelcisi-aydan-karamanoglu-turkiye-venezuela-ticaret-hacmi-hedefine-dogru-adimlar-atiyoruz/feed/ 0
Türkiye ve Libya arasında mesleki ve teknik eğitim işbirliği mutabakatı imzalandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-libya-arasinda-mesleki-ve-teknik-egitim-isbirligi-mutabakati-imzalandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-libya-arasinda-mesleki-ve-teknik-egitim-isbirligi-mutabakati-imzalandi/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:36:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6657 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Libya Milli Birlik Hükümeti Teknik ve Mesleki Eğitim Bakanı Yahlif Said El Sifav, eğitim alanında işbirliğinin geliştirilmesi kapsamında, “Mesleki ve Teknik Eğitim İşbirliği Mutabakat Zaptı”nı imzaladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakanı Tekin, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Türkiye’de bulunan Libya Milli Birlik Hükümeti Teknik ve Mesleki Eğitim Bakanı El Sifav ile bir araya geldi.

Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede, El Sifav’ı Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Tekin, Türkiye’nin Libya ile köklü, tarihi ve kültürel bağları bulunduğunu belirtti. İki ülke halkının zor zamanlarda her daim birbirlerinin yanında durduğuna işaret eden Tekin, Libya’nın egemenliği, bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin Türkiye için son derece önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye olarak Libya’nın ihtiyaç duyduğu desteği sağlamak için her zaman hazır olduklarını dile getiren Tekin, özellikle eğitim ve kültür alanlarında işbirliğini geliştirmek istediklerini söyledi. Tekin, “Ulusal düzeyde ekonomik büyüme ve sürdürülebilir bir kalkınma için en güçlü enstrüman eğitimdir.” dedi.

Türkiye’de son yıllarda mesleki ve teknik eğitim alanında büyük atılımlar gerçekleştiğini ve gerçekleşmeye devam ettiğini belirten Tekin, “Birçok ülke tarafından başarımızın takip edilmesi bizi memnun ediyor. Güçlü bir mesleki eğitim, nitelikli iş gücünün yetiştirilebilmesi, mesleki becerilerin geliştirilmesi ve ekonomik iş piyasası ihtiyaçlarına cevap verebilmek için çok önemlidir.” diye konuştu.

Birlikte gayret edip somut projeler geliştirmek istediklerini dile getiren Tekin, şunları söyledi:

“Bugün burada imzalayacağımız mutabakat zaptı, güçlü işbirliğimizin, dostane ilişkilerimizin bir nişanesi olacaktır. Bu metin sadece diplomatik bir metin olmayacak aynı zamanda geleceğimizin inşasında yer alacak çocuklarımızın, gençlerimizin eğitimine önemli katkılar sunacaktır. Kardeşlik ve karşılıklı güven üzerine dayanan ilişkilerimizin daha da derinleşeceğine inanıyorum.”

Bakan Tekin, başta mesleki ve teknik eğitim olmak üzere öğretmen yetiştirme süreci, program geliştirme ve eğitimde teknolojinin kullanılması gibi konularda Türkiye’nin güçlü bir müktesebatı bulunduğunu vurguladı. Tekin, Libya ile işbirliğini geliştirerek Türkiye’nin bu alandaki tecrübelerini paylaşmaya hazır olduklarını da kaydetti.

“Türkiye’nin deneyimlerinden istifade etmek istiyoruz”

Konuk Bakan El Sifav ise Türkiye’de bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, yüzyıllardır Türkiye ile dostluk ve kardeşlik ilişkisi içinde olduklarını söyledi.

Müfredatı güncelleyerek daha modernleştirmek istediklerini kaydeden El Sifav, mesleki eğitim alanında eğitimde teknolojinin kullanılması ve Libya’nın ihtiyaçlarını karşılayacak kursların açılması konusunda Türkiye’nin deneyimlerinden istifade etmek istediklerini belirtti.

Konuşmaların ardından Tekin ile El Sifav, iki ülke arasında eğitim alanında işbirliğinin geliştirilmesi kapsamında “Mesleki ve Teknik Eğitim İşbirliği Mutabakat Zaptı”nı imzaladı.

İmzalanan mutabakat zaptı ile mesleki ve teknik eğitime ilişkin okul yönetimi, önceki öğrenmelerin tanınması, öğrenme kazanımlarının ölçülmesi, belgelendirme gibi konularda bilgi ve tecrübe paylaşımı yapılması hedefleniyor.

Mutabakat zaptı ile ayrıca uzman, eğitmen ve araştırmacı değişimi, mesleki eğitim alanında uygulanan yeni öğretim teknikleri ve teknolojileri konusunda bilgi ve tecrübe paylaşımı, mesleki eğitim alanında öğretim programı ve eğitim öğretim materyallerinin hazırlanması ve güncellenmesi süreçleri ile ilgili bilgi paylaşımı, mesleki eğitim veren kurumlar arasında kardeş okul ilişkilerinin kurulması ve geliştirilmesi, karşılıklı diploma denklik işlemleri için kolaylıklar sağlanması amaçlanıyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-libya-arasinda-mesleki-ve-teknik-egitim-isbirligi-mutabakati-imzalandi/feed/ 0
Kuveyt Büyükelçisi: Türkiye ile ilişkilerimiz örnek bir ilişki http://www.karadenizhabertv.com.tr/kuveyt-buyukelcisi-turkiye-ile-iliskilerimiz-ornek-bir-iliski/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kuveyt-buyukelcisi-turkiye-ile-iliskilerimiz-ornek-bir-iliski/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:21:54 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6600 Kuveyt’in Ankara Büyükelçisi Wael Yousuf Al-Enzi, Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilerin uluslararası alanda örnek bir ilişki olduğunu belirterek, “Kuveyt için Türkiye’nin yeri apayrıdır. Kuveyt’in de Türkiye’de yeri ayrı.” dedi.

Kuveyt’in Ankara Büyükelçiliğince, Ankara’da Kuveyt Milli Günü’nün 63. yıl dönümü ve Kurtuluş Günü’nün 33. yıl dönümü vesilesiyle resepsiyon düzenlendi. Etkinliğe Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, birçok üst düzey yetkili ve misafir katıldı.

Etkinlikte konuşan Kuveyt’in Ankara Büyükelçisi Al-Enzi, Kovid-19 salgını ve 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle 3 yıl boyunca bir araya gelemediklerini belirtti, hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğinde bulundu.

Al-Enzi, Kuveyt Milli ve Kurtuluş günlerinin yıl dönümünün yanı sıra 2024’ün Kuveyt ile Türkiye arasında diplomatik ilişki kurulmasının 60. yıl dönümüne tekabül ettiğini dile getirdi.

Kuveyt hükümetini ve halkını tebrik eden Al-Enzi, Türkiye dahil dünyadaki diğer müttefikleri Kuveyt’e bağlayan küresel dostluk ve güvenlik ilkeleri üzerine kurulu güçlü ve istikrarlı ilişkilere de dikkati çekti.

Al-Enzi, Kuveyt ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 1960’lı yıllarda başladığını anımsatarak “Karşılıklı saygıya ve ortak çıkarlara dayalı sağlam temeller üzerine inşa edilen bu ortaklık, gelişerek ve neredeyse tüm konularda anlaşmaya varma seviyesine ilerlemiştir. Zira Türkiye, kritik zamanlarda gerçek bir ortak olarak ortaya çıkmıştır. Örneğin, Irak rejiminin Kuveyt’i işgal etmesi sırasında Türkiye, Kuveyt’e destek olmak için belirgin adımlar atmıştır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bu tutumu ve duruşunun zorluklar karşısında gösterilen dayanışma ve işbirliğinin derinliğini yansıttığını aktaran Al-Enzi, iki ülke arasında şimdiye kadar 62 anlaşma ve mutabakat zaptının imzalandığını hatırlattı.

Türkiye ve Kuveyt uyumun teşvik edilmesi ve çatışmaların barışçıl şekilde çözülmesinde kararlı

Al-Enzi, Kuveyt ile Türkiye’nin dış politika alanında ortak ve sağlam bir zemin üzerinde durduğunu vurgulayarak, “Uyumun teşvik edilmesi ve çatışmaları barışçıl bir şekilde çözme hususlarındaki kararlılığımız, Kuveyt’in Yemen barış görüşmelerine ev sahipliği yapması ve Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında barışa yönelik çabalarıyla açıkça görülmektedir. Ayrıca, Suriye için uluslararası donörleri bir araya getiren 3 toplantının Kuveyt’in ev sahipliğinde gerçekleşmesi için gösterilen ortak çabalar da bu kararlılığın ayrı bir göstergesidir.” diye konuştu.

İki ülkenin de insan haklarını koruyan ve saygı duyan yasaların uygulanmasında ve uluslararası düzeyde hukukun üstünlüğünü güçlendirmede bir rol model teşkil ettiğini vurgulayan Al-Enzi, radikalizme ve terörizme karşı mücadelede ortak adımlar atıldığını da kaydetti.

Al-Enzi, Kuveyt ve Türkiye’nin ekonomi, askeri, güvenlik, kültür, ticaret, sağlık ve yatırım alanlarında yakın işbirliği yürüttüğüne işaret ederek, sağlık turizmini artırmak amacıyla Türkiye’de bir Sağlık Ataşeliği açmayı planladıklarını duyurdu.

Kuveytli öğrencilerin Türkiye’deki üniversitelerde eğitim görebileceğini söyleyen Al-Enzi, Türkiye’nin, Kuveyt vatandaşlarının ilk tercih ettiği turizm rotası olduğunun da altını çizdi.

Al-Enzi, ikili ilişkileri geliştirmek için üst düzey ziyaretlerin artırılmasını, yatırımların teşvik edilmesini ve ticaret hacminin genişletilmesini amaçladıklarını kaydederek, “Bizler sürekli olarak Türkiye ve tüm kardeş ve dost ülkelerle ilişkilerimizi geliştirme ve güçlendirmeyi arzuluyoruz. Bu ilişkilerin her daim uluslararası işbirliği ve ortaklık için rol model olacağına ve samimi kardeşlik için bir sembol niteliği taşıyacağına inancımız tamdır.” dedi.

Kuveyt’in güvenliği ve istikrarı için dua eden Al-Enzi, Filistin ve Gazze’nin korunması, Filistinlilerin 1967 sınırları dahilinde başkenti Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletinde güven ve istikrar içinde olmaları için de dua etti.

“Kuveyt için Türkiye’nin yeri apayrı”

Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilere dair AA muhabirine değerlendirmede bulunan Al-Enzi, ilişkilerin 60. yılının kutlandığını ve ilerleyen günlerde daha da gelişmesini umduğunu söyledi.

Al-Enzi, Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilerin uluslararası alanda örnek bir ilişki olduğuna işaret ederek, “Kuveyt için Türkiye’nin yeri apayrıdır. Kuveyt’in de Türkiye’de yeri ayrı. Her yıl yaklaşık 500 bin Kuveyt vatandaşı Türkiye’yi ziyaret ediyor. Türkiye, Kuveyt halkının birinci destinasyonu oldu. Türkiye ile çok ayrıcalıklı ilişkilere sahibiz.” dedi.

Yakında İstanbul’da Kuveyt Sağlık Ofisi açma hazırlığında olduklarını hatırlatan Al-Enzi, bunun, Türkiye’deki hastanelerde tedavi için gelecek vatandaşlarla ilgileneceğini söyledi.

Al-Enzi, Türkiye’nin askeri ve savunma sanayisi alanında çok ayrıcalıklı konumda olduğunu vurgulayarak Kuveyt’in, Türkiye ile bu alanda da işbirliği içinde olacağını dile getirdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kuveyt-buyukelcisi-turkiye-ile-iliskilerimiz-ornek-bir-iliski/feed/ 0
Türkiye, Washington Büyükelçiliği’ne Sedat Önal’ı atadı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-washington-buyukelciligine-sedat-onali-atadi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-washington-buyukelciligine-sedat-onali-atadi/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:36:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6576 Türkiye, Ocak ayı başından bu yana boş bulunan Washington Büyükelçiliği’ne Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi olarak görev yapan Sedat Önal’ı atama kararı aldı. 2018-2023 yılları arasında Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak çalışan ve o dönem Türkiye-ABD ilişkilerinde yaşanan gerilimi başarıyla yönettiği bilinen Önal’ın bu göreve getirilmesi ilişkilerin geleceği açısından olumlu bir adım olarak görülüyor.

Ankara, Washington’a siyasi atama yerine kariyer diplomatı göndererek ilişkilerin kurumsal zemine dönmesi niyetini de göstermiş oldu.

Son dönemin en dikkat çeken büyükelçi atamalarından biri olan Sedat Önal’la ilgili karar, Anadolu Ajansı’nın (AA) dün akşam geçtiği bir haberle kamuoyuna duyuruldu. Haberi diplomatik kaynaklara dayandıran AA, halen Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi olarak New York’ta görev yapan Önal’ın Washington’a atandığını, yerine de Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız’ın getirildiğini duyurdu.

Diplomatik kaynaklar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın her iki ismi arayarak yeni görevlerini tebliğ ettiğini söyledi.

Atamalara ilişkin Dışişleri Bakanlığından henüz resmi bir bilgilendirme yapılmadı. Atamaların resmiyet kazanması için kararnamelerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanması ve Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor.

Sedat Önal, Washington Büyükelçiliği görevini, 2021-2024 yılları arasında ABD’de Türkiye’yi temsil eden Murat Mercan’dan devralacak.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) önde gelen isimlerinden Mercan, siyasi bir karar sonucu Washington’a büyükelçi olarak atanmıştı. ABD de Türkiye’nin bu adımına eski Arizona Senatörü Jeff Flake’i Türkiye Büyükelçisi olarak atayarak yanıt vermişti.

Hükümetin Washington gibi çok önemli bir başkente siyasi atama yapması o dönem çok tartışılmış ve eleştirilmişti. Mercan sonrası Washington’a bu kez Sedat Önal gibi deneyimli bir diplomatın atanması genel olarak olumlu bulundu.

Washington’la yakın çalışan bir isim

Türkiye’nin yeni ABD Büyükelçisi, Washington’da yakından bilinen bir isim. 2018-2023 yılları arasında Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler dışındaki tüm siyasi dosyaları takip eden Önal, Amerikalı muhataplarıyla hem ikili ilişkiler hem de bölgesel ve uluslararası konularda mesai yaptı.

Türkiye-ABD ilişkilerinin en sıkıntılı döneminde bakanlığın iki numarası olarak görev yapan Önal, ABD ile Rahip Brunson ve S-400 krizi gibi önemli ikili gerilimlerle Suriye ve Doğu Akdeniz’den kaynaklanan bölgesel sorunların yönetiminde, muhatapları ABD Dışişleri Bakan Yardımcıları Wendy Sherman ve Victoria Nuland ile birlikte önemli rol oynadı.

Büyükelçi Önal, Türk-Amerikan ilişkilerinin özellikle 2021 sonundan itibaren normalleşmesi sürecinde de etkili oldu. Önal, Joe Biden’ın ABD Başkanı seçilmesinin ardından Türk-Amerikan ilişkilerini kurumsal düzeyde yeniden rayına oturtmayı amaçlayan Stratejik Mekanizma’nın oluşturulması sürecini Dışişleri Bakanlığı adına yürüttü.

Bu çalışmaların, iki ülke dışişleri bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Antony Blinken’ın temaslarını olumlu etkilediği, Ankara ve Washington’da yapılan değerlendirmeler arasında. Bu da Önal’ın atamasının ABD’de olumlu karşılandığı yorumlarına neden oldu.

Kurumsal zemine dönüş

Diplomatik kaynakların yaptıkları değerlendirmelerde, Ankara’nın Washington için bu kez siyasi bir atama düşünmemiş olmasının önemi ön plana çıkıyor. İlişkilerde son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin Türkiye-ABD diyaloğunu daha kurumsal zeminde yürütme motivasyonunu güçlendirdiği kaydediliyor.

Bu süreçte, Mayıs 2023 seçimlerinin ardından Dışişleri Bakanlığı’na atanan Hakan Fidan’ın da etkisinin olduğu, Fidan’ın özellikle Blinken ile çok daha sık görüşüyor olmasının önemli olduğu değerlendiriliyor. Türk-Amerikan ilişkilerinin yürütülmesinde önceki döneme oranla iki ülke dışişleri bakanlıklarının ağırlığının artması da olumlu görülen bir başka unsur.

Stratejik Mekanizma’nın ilerki aylarda dışişleri bakanları düzeyinde ABD’de toplanması öngörülen planlar arasında. Fidan ve Blinken, en son G20 Dışişleri Bakanları toplantısı sırasında ikili bir görüşme gerçekleştirdi ve ikili planda üst düzey ziyaret takvimini ele aldı. Fidan’ın ilkbaharda ABD’yi ziyaret etmesi öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Temmuz ayında Washington’da yapılacak olan NATO’nun 75. Yıl Zirvesi’ne katılması planlanıyor.

Türk-Amerikan ilişkilerinde gündem yoğun

Türk-Amerikan ilişkilerinde önemli bir eşik Ankara’nın yaklaşık 1,5 yıl beklettiği İsveç’in NATO’ya katılım protokolünü onaylamasıyla Ocak ayında aşılmıştı. Ankara’nın bu hamlesinden hemen sonra 40 yeni F-16 savaş uçağı ve 79 modernizasyon kitinin Türkiye’ye satışı için harekete geçen Washington, Şubat ayında süreci sorunsuz tamamlamış ve satışın önünü açmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Şubat’ta gazetecilere yaptığı bir açıklamada, Türk-Amerikan ilişkilerindeki gelişmeleri değerlendirirken, “ABD ile aramızda bu son attığımız adımlar neticesinde olumlu bazı gelişmelerden söz edebiliriz. Şu anda Kongre’deki hava olumlu. Aynı şekilde Senato’dan da olumlu sesler geliyor. ABD ile benzer düşündüğümüz ya da üzerinde uzlaştığımız konuların sayısı artıyor diyebiliriz. Şu anda olumsuz bir gidiş yok, tam aksine olumlu bir gelişme var. Bu konuyla ilgili olarak ilgili bakanlar da bizdeki muhataplarına olumlu gelişmelerin olduğunu söylüyorlar” demişti.

Erdoğan’ın bahsettiği olumlu ortamın sonuçlarından biri de Ankara’ya son dönemde ABD’den yapılan üst düzey ziyaretlerdeki artış oldu. ABD Senatosu’ndan Demokrat Parti üyeleri Jeanne Shaheen ve Chris Murphy, hafta başında ziyaret ettikleri Ankara’da önce Dışişleri Bakanı Fidan, sonra da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü.

Her iki senatör de geçmişte Türkiye aleyhine Amerikan Kongresi’nde yapılan girişimlere aktif destek vermeleriyle biliniyor. İki senatörün Ankara’ya yaptıkları ziyaret ve verdikleri mesajlar, Türk-Amerikan ilişkilerinde son dönemde artan olumlu ortamın Amerikan Kongresi’ne de yansıdığını göstermesi açısından önem taşıyor.

Bu olumlu tabloya rağmen Önal’ı yeni görevinde önemli zorluklar da bekliyor. Bunların başında ABD’nin Kuzey Suriye’de Türkiye’nin “terör örgütü” olarak tanımladığı Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) desteğini sürdürmesi geliyor.

ABD, Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunan Irak–Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüyle ile mücadele etmesi için YPG’ye yıllardır siyasi ve askeri destek veriyor. Türkiye ise YPG’nin “PKK’nın Suriye ayağını” oluşturduğunu ve amacının Suriye’nin kuzeydoğusunda bir devlet kurmak olduğunu vurguluyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Kuzey Suriye’deki YPG hedeflerine operasyonlarını artırarak bu coğrafyada “terörle mücadele” faaliyetlerinin devam edeceği mesajını veriyor.

ABD’nin bu politikasından yakın gelecekte geri adım atmasının beklenmemesi ise Ankara-Washington diyaloğunu etkileyecek bir unsur olarak görülüyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-washington-buyukelciligine-sedat-onali-atadi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Türkiye, 22 yılda yerli ve milli imkanlarla savunma envanterini üretebilen bir ülke haline geldi http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiye-22-yilda-yerli-ve-milli-imkanlarla-savunma-envanterini-uretebilen-bir-ulke-haline-geldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiye-22-yilda-yerli-ve-milli-imkanlarla-savunma-envanterini-uretebilen-bir-ulke-haline-geldi/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:57:46 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6511 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, silahlı kuvvetlerinin kullandığı piyade tüfeğini dahi üretemeyen, savunma envanteri neredeyse tümüyle dışa bağımlı Türkiye’yi, 22 yılda kendi insansız hava araçlarını, savaş uçağını, uçak gemisini, uydularını yerli ve milli imkanlarla üretebilen ve geliştirebilen bir ülke konumuna taşıdıklarını söyledi.

Kacır, birtakım programlara katılmak için geldiği kentte önce Konya Valiliğini ziyaret etti.

Burada Valilik şeref defterini imzalayan Kacır, ardından Vali Vahdettin Özkan ve il protokolüyle toplantı yaptı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı da ziyaret eden Kacır, Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı Mali Destekleri Protokol İmza Töreni’ne katıldı.

“Tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefine emin adımlarla ilerliyoruz”

Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, Konya’da 2024’te, toplam bütçesi 128 milyon lira olan 22 projeyi hayata geçireceklerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 22 yıldır büyük ve güçlü Türkiye’ye doğru emin adımlarla yürürken, araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı sanayi alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla ülkeyi küresel üretim ve inovasyon üssü haline getirdiklerini ifade eden Kacır, “Hayalden gerçeğe dönüşen sayısız projeye, sayısız esere hep birlikte imza attık ve şimdi Türkiye Yüzyılı’nı milli teknoloji hamlesiyle taçlandırarak, tam bağımsız ve müreffeh Türkiye hedefine emin adımlarla ilerliyoruz.” dedi.

Kacır, yatırım, istihdam, üretim, ihracat yoluyla büyüme üzerine kurulu ekonomi yaklaşımından taviz vermeden milletin refahını yükseltme ve devleti güçlendirme mücadelesini sürdüreceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Organize sanayi bölgelerinde çalışan sayımızı 415 binden 2 milyon 600 bine, ihracatımızı 36 milyar dolardan 255,8 milyar dolara, Ar-Ge harcamalarımızı 1,2 milyar dolardan 12 milyar dolara, Ar-Ge personeli sayımızı 29 binden 272 bine çıkardık. Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, demir-çelik, çimento üretiminde Avrupa’da lider Türkiye’yi inşa ettik. Silahlı kuvvetlerinin kullandığı piyade tüfeğini dahi üretemeyen, savunma envanteri neredeyse tümüyle dışa bağımlı Türkiye’yi, 22 yılda kendi insansız hava araçlarını, artık evet dünkü uçuştan sonra gururla söylüyoruz ki; savaş uçağını, uçak gemisini, uydularını yerli ve milli imkanlarla üretebilen ve geliştirebilen bir ülke konumuna taşıdık. 60 yıllık hayalimiz, yerli ve milli otomobilimiz Togg’u ürettik ve aziz milletimizin hizmetine sunduk. İnsanlı ilk uzay bilim misyonumuzu gerçekleştirdik.”

“81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz”

5G teknolojilerinden uçan akıllı mobilite sistemlerine, bataryadan çip teknolojilerine, güneş panellerinden rüzgar türbinlerine, biyoteknolojik ilaçlardan yeni nesil uydu teknolojilerine, hızlı trenlere kadar birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştirme hedefiyle yollarına devam ettiklerini aktaran Kacır, “272 bin kişilik Ar-Ge ordumuzla, milyonlarca gencimizin akın ettiği Teknofest’lerde doğan, teknoparklarda büyüyen binlerce teknoloji girişimiyle, rekabet gücü yüksek sanayimizle ‘Vakit Türkiye vaktidir’ diyoruz. 81 ilimize çağ atlatmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

Bakan Kacır, büyüme ve kalkınma yolculuğunda Konya’nın kendileri için müstesna bir yere sahip olduğuna değinerek, kente değer katan yatırımları anlattı.

Son 22 yılda 263 milyar lira tutarında 5 bin 28 yatırım için teşvik belgesi düzenlediklerini, 83 bin 469 nitelikli istihdamın önünü açtıklarını vurgulayan Kacır, kalkınmanın sac ayaklarından biri sayılan KOBİ’lere can suyu olmaya devam ettiklerini dile getirdi.

Kacır, 22 yıl önce 200’den az KOBİ KOSGEB desteklerinden faydalanırken, bu sayıyı 4,9 milyar liranın üzerinde bir destekle 38 bin 500’e çıkardıklarını belirtti.

Konya’da yürütülen projeler

Planlı sanayileşme hamlesiyle Konya’yı sanayide öncü bir şehir haline getirdiklerini aktaran Kacır, TÜBİTAK özel sektör, Ar-Ge ve bilim insanı destek programlarıyla 1279 proje ve 2007 bilim insanına 3,8 milyar lira destek sağladıklarını söyledi.

Kacır, Mevlana Kalkınma Ajansı ve Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi tarafından desteklenen projelerle Konya’nın tarihi ve doğal güzelliklerini korumanın yanında zengin kültürel mirasını ekonomik değere dönüştürdüklerini ifade etti.

Konya’nın toprağının daha verimli kullanılmasına yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün imza atacağımız 22 proje kapsamında kuracağımız modern sulama sistemleri ve seralar, sağlayacağımız makine ve ekipman destekleri, eğitim ve yayım faaliyetleriyle şehrimizde tarım ve hayvancılıkta kalite ve verimliliğin artırılmasına katkı vereceğiz. Çiftçinin ambarı artık sabanın ucunda değil. Medeniyet harcını erenlerin kardığı, hoşgörü diyarı, Anadolu’nun kadim hafızası Konya’ya eser kazandırmaya, hizmet üretmeye devam edeceğiz. İnşallah Konya, Anadolu’daki varlığımızın, birliğimizin, dirliğimizin sembolü olduğu gibi Türkiye Yüzyılı’nın da teminatı olacaktır.”

Vali Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Altay ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Murat Karakoyunlu da konuşma yaparak, protokolün bölge ve ülke için hayırlı olmasını diledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turkiye-22-yilda-yerli-ve-milli-imkanlarla-savunma-envanterini-uretebilen-bir-ulke-haline-geldi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Türkiye’nin gıda arz güvenliği sorunu yok http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-gida-arz-guvenligi-sorunu-yok/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-gida-arz-guvenligi-sorunu-yok/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:21:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6496 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile alakalı bir sorunu yoktur. Fiyat hareketlerini gıda arz hareketleri üzerinden tanımlamak mümkün değildir. Dolayısıyla bunun dışındaki hususlara da tüketicinin zararına olacak eylemlere de müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Bakan Yumaklı bir dizi açılış ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Nevşehir’de doğal soğuk hava deposunda incelemede bulundu. Bakan Yumaklı burada yaptığı açıklamada; an itibariyle Nevşehir’de 660 bin ton patatesin bulunduğunu belirtti. Bakan Yumaklı konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün Nevşehir’de bulunan doğal depolama alanlarından bir tanesindeyiz. Dünyada faktör örnekleri belki vardır ama burası hakikaten son derece özel bir yer. Hem havalandırma için, hem de diğer hususlar için herhangi bir enerji harcamaya gerek kalmaksızın başta patates olmak üzere farklı ürünlerin depolanabildiği doğal bir alandayız. Ülkemizde patates üretimiyle alakalı 5 milyon 700 bin tonluk patates üretiminin olduğunu söylemek istiyorum. Nevşehir patates üretimi açışından Türkiye’de sekizinci sırada. Patates üretiminde kullanılan tohumların tamamı sertifikalı tohum. Bunun önemi verimlilik açısından son derece önemli. Dünyadaki örneklerinden verimlilik açısından bu sebeple yaklaşık yüzde 80’e yakın daha fazla verim alınması söz konusu. Patates tohumculuğu konusunda dünyada söz sahibi ülkelerden bir tanesidir. Türkiye ilk 10 ülke arasındadır. Türkiye’de üretimde kullanmış olduğumuz tohumların yüzde 97’si bu ülkenin topraklarında üretilmektedir. Yani bizim tohum açısından ya da bitkisel üretim açısından herhangi bir problemimiz yok. Ancak bazı ürünler var ki bunların tohumlarıyla alakalı henüz istediğimiz seviyede değiliz. Bunlardan bir tanesi de patates. Ancak bu konuda gerçekten işletmelerimiz, firmalarımız arge yaparak patateste ki tohum üretimini şu andaki yaklaşık yüzde on beş civarından yüzde ellilere altmışlara çıkarmakla ilgili ciddi bir çaba var.”

Yumaklı, “Özellikle patates depolamasının yapıldığı bu alan yaklaşık 100 bin tonluk bir patatesin depolanması için gerekli potansiyele sahip. Bazı ürünler üzerinden onları sembolleştirilerek çok farklı bir ortam oluşturuldu. Bunların üzerinden siyaset yapılıyor. Her zaman söylediğim gibi gıda ile alakalı konular siyaset malzemesi yapılmamalı. Bu üreticiye tüketiciye de haksız. Şimdi geçtiğimiz yıllarda soğan ve patates konusunda maalesef bizim ülkemizde hakikaten çok kısa bir döneminde, sanki bütün sezonda sıkıntı varmış gibi lanse ettiler. Sadece Nevşehir’de 660 bin tonluk bir patates stoku var. Bunun 100 bin tonunu tohum olarak düşünürsek sadece 500 bin ton stok söz konusu. Diğer illerimizi de dahil edersek fazlamız bile var. Türkiye’nin bazı ürünlerin üretimi konusunda kendine yeterliliği ve kendi ihtiyaçları için ayrıca ülkeye gelen turistlerin ihtiyacını karşılamak anlamında yeterli. Yeterli olamadığımız kısımlar için de bunları yüzde 100’e tamamlamak için çok yoğun bir çaba var. O yüzden ben buradan başta patates üreticileri olmak üzere bu ülkenin gıda az güvenliğine katkıda bulunan bütün üreticilere teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile alakalı bir sorununun olmadığını söyleyen Bakan Yumaklı, “Bu dönemde artık hepimizde biliyoruz ki ne patatesle ne de soğanla alakalı aldığımız tedbirler neticesinde herhangi bir spekülasyon söz konusu değil. Olmayacaktır da. Olmaması için biz hükümet olarak her şeyi yapacağız. Tekrar ediyorum, hem üretici için hem de tüketici için son derece büyük haksızlık olan bu duruma hiçbir şekilde göz yummayacağız. Sadece bu ürünlerde değil, önümüze gelen bu konuda haksız ortamların oluşmasının sebebi olan bütün hususlara da müdahil olmuş olacağız. Bu konuda ticaret bakanımızla birlikte çok koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Türkiye’nin gıda arz güvenliği ile alakalı bir sorunu yoktur. Fiyat hareketlerini gıda arz hareketleri üzerinden tanımlamak mümkün değildir. Dolayısıyla bunun dışındaki hususlara da tüketicinin zararına olacak eylemlere de müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu. – NEVŞEHİR

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-gida-arz-guvenligi-sorunu-yok/feed/ 0
DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi’ni temsilen Meksika’da temaslarda bulundu http://www.karadenizhabertv.com.tr/denib-baskani-huseyin-memisoglu-turkiye-ihracatcilar-meclisini-temsilen-meksikada-temaslarda-bulundu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/denib-baskani-huseyin-memisoglu-turkiye-ihracatcilar-meclisini-temsilen-meksikada-temaslarda-bulundu/#respond Sun, 21 Apr 2024 21:27:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6455 DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi’ni temsilen heyet başkanı olarak Meksika’da çeşitli temaslarda bulundu.

Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İTKİB organizasyonunda Meksika Ticaret Heyeti ihracatçı firmaların katılımlarıyla düzenlendi. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin daha da güçlendirilmesine yönelik konuların ele alındığı programa, TİM’i temsilen Meksika heyet başkanı olarak DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu ve DENİB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Selim Yaymanoğlu katılım sağladı.

Meksika’da farklı kurum ve kuruluşların başkanları ile dış ticaret oyuncularının bulunduğu etkinliğin açılış konuşmasını yapan Başkan Memişoğlu, geniş katılımlı bir heyetle, bölgenin en önemli pazarlarından biri olan Meksika’da bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Meksika’nın IMF rakamlarına göre 2023 yılında dünyanın en büyük 11. ekonomisi olduğunu ifade eden Heyet Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “2028 tahminlerinde bu sıranın daha da yükselmesi öngörülüyor. Benzer şekilde Türkiye de üst üste pozitif büyüme performansı gösteren ülkeler arasında. İki ülkede gelişen refah ortamının, yeni iş birlikleriyle karşılıklı bir kazanç zemini sunmasının önünde hiçbir engel yok. Türk ihracatçılar olarak, bu duygu ve düşüncelerle buradayız. Rakamlara baktığımızda, 2023 yılında Meksika ile dış ticaretimizin yaklaşık 2,5 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştığını görüyoruz. Elbette arzumuz, bu rakamlardan çok daha yukarısı. Ancak küresel ticaretin daraldığı bir yılda artış kaydetmek, yine de dikkate değer bir başarı. Geçtiğimiz yıl Meksika’ya 1 milyar 243 milyon dolar ihracat yaparken, ithalatımız ise yine benzer bir seviyede gerçekleşti” dedi.

“Mesafeler ticarete engel değil”

Mesafelerin ticarete engel olmadığını belirten Heyet Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “ABD, Türkiye için bu durumun güzel bir örneği. Geçtiğimiz yıl ABD ile toplam dış ticaret hacmimiz 30 milyar doları aştı. Bu rakamda ihracat ve ithalat yarı yarıya. Buna benzer rakamların Meksika ile ticarette de mümkün olabileceğini düşünüyoruz. İhracat noktasında, pek çok sektörümüzde önemli fırsatlar var. İlaç ve kimyadan tekstile, plastikten, tarıma, toprak, cam, seramik gibi pek çok sektördeki fırsatları değerlendirmemiz gerekiyor. Geçtiğimiz yıl 1.900 firmamız Meksika’ya ihracat yaptı. Uzak olarak nitelendirilen bir pazar için çok ciddi bir sayı. İhracatçı firma sayımızın önümüzdeki dönemde daha da artacağına inanıyoruz. Elbette karşılıklı ticaretin gelişmesi için serbest ticaret anlaşmaları büyük önem arz ediyor. Türkiye ve Meksika arasındaki STA müzakereleri uzun yıllardır devam ediyor. Ticaret Bakanlığımızla yaptığımız görüşmelerde STA sürecinin hızlanması yönündeki beklentilerimizi iletiyoruz. Türkiye-Meksika serbest ticaret anlaşması çalışmalarının yakın dönemde hız kazanmasını arzu ediyoruz” şeklinde konuştu.

Türk delegasyonu Türkiye Cumhuriyeti Meksika Büyükelçiliği’ni ziyaret ederek, Meksika’da gerçekleştirilen görüşmeler, iki ülke arasındaki ilişkiler ve ortak hedeflere dair değerlendirmelerde bulundu. Heyet Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Meksika Büyükelçisi İlhan Kemal Tuğ’a misafirperverliği için teşekkürlerini iletti. Ayrıca CANACO CDMX (Meksiko Ulusal Ticaret, Hizmet ve Turizm Odası) Başkanı José de Jess Rodrguez Crdenas’ı makamında ziyaret edilerek ikili iş birliği fırsatları ve dış ticaret imkanları değerlendirildi. Öte yandan ülkelerin yaşadığı doğal afetler karşısında dayanışma konusu ele alındı. – DENİZLİ

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/denib-baskani-huseyin-memisoglu-turkiye-ihracatcilar-meclisini-temsilen-meksikada-temaslarda-bulundu/feed/ 0
Gaming In Turkey, 2023 Yılına İlişkin Oyun Sektörü Raporunu Yayımladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/gaming-in-turkey-2023-yilina-iliskin-oyun-sektoru-raporunu-yayimladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/gaming-in-turkey-2023-yilina-iliskin-oyun-sektoru-raporunu-yayimladi/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:42:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6308 Türkiye Oyun Sektörü Raporu ile özdeşleşen Gaming In Turkey | MENA | EU, 2023 yılının özeti niteliğindeki yeni raporunu yayımladı. Sektör paydaşları, profesyonelleri, sektöre giriş yapmak isteyen markalar ve yatırımcılar için rehber niteliği taşıyan raporda oyuna ve oyunculara dair detaylı bilgiler yer alıyor.

Ülkemizde oyun sektörü, teknoloji ve espor sektörlerinin ayrıntılı veriler ile ele alındığı Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023, turkiyeoyunsektoruraporu.com sitesinde yayımlandı. Burger King, GAMEON (Türk Telekom), GeForce NOW Powered by Game+, HOST (Hub of Streaming), Lockpick, Popeyes, Portuma, Twitch TV, WePlay Ventures ve XSolla gibi sektör liderlerinin sponsorluğunda yayımlanan raporda, Türk oyuncularının ve oyun sektörünün derinlemesine analizi yer alıyor.

Raporda, lokal oyun firmaları, mobil, konsol ve PC platformlarında tercih edilen oyun türleri, Türk oyuncularının satın alma, tüketim ve genel alışkanlıkları, önceki yıllara göre Türkiye oyun sektörü verilerinin detaylı karşılaştırmaları, espor ekosistemi ve sektördeki yatırımlar gibi başlıklar ele alınıyor. Ayrıca, Türkiye’nin sektör profesyonelleri ve oyun medyasının değerli temsilcileri de raporu yorumlarıyla zenginleştiriyor.

2022’den Bu Yana Türkiye Oyun Sektöründe Neler Değişti?

Türkiye Oyun Sektörü 2023’te yer alan verilere göre; 2023 yılı itibariyle Türkiye’de 74M+ üzerinde internet kullanıcısı bulunuyor. 2022 yılında %85 olan internet kullanıcılarının toplam nüfusa oranı, 2023’te %87,1’e yükseldi. Ülkemizdeki sosyal medya kullanıcı sayısı 70M+ bandında olurken, bu mecralarda geçirilen ortalama süre ise geçtiğimiz yıldan 3 dakika azalarak 2 saat 44 dakika olarak kaydedildi.

Aktif oyuncu sayısının 2023’te 47M+/- bandına yükseldiği görülürken, bu oyuncuların %45’ini kadınlar, %55’ini ise erkekler oluşturuyor. 2023 yılında ülkemizde PC türünde en çok tercih edilen oyun türü Shooter/FPS olurken, mobil cihazlarda ise casual veya gündelik oyunlar tercih edildi.

Sektör Profesyonelleri Yorumları ile Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2022’de

Gaming In Turkey | MENA | EU Oyun ve Espor Ajansı tarafından yayınlanan raporda, sektörün önemli isimlerinin yorumları ve görüşleri de bulunuyor. TESFED ve Federasyon Başkanı Alper Afşin Özdemir, TAB Gıda Marka İş Birlikleri ve Proje Geliştirme Müdürü Fatih Melih Kuzgunkaya, Türk Telekom Sabit Hizmetler Pazarlama Direktörü Nilay Altan, Video Oyun Tasarımcısı Senem Aksakal, Gamfed Türkiye Temsilcisi Ercan Altuğ, Teknoloji Oyunlaştırma ve Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Afra Çalık, Portuma kurucusu Ozan Emrah Ünal, WePlay Ventures CEO’su Burak Yılmaz, StartGate CEO’su Mustafa Cihat Durmuş, XSolla Türkiye Ülke Müdürü İlayda Bayarı, Riot Games Türkiye Ülke Müdürü Erdinç İyikul, Bahçeşehir Üniversitesi Game Lab Yöneticisi Güven Çatak, ve canlı yayın ve turnuva organizasyon hizmetleri sunan EMBED’in kurucuları Ali Baki Duman ve Tugay Sakaoğlu gibi isimlerin yanı sıra daha birçok uzmanın yorumu da Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023’te yer alıyor.

Ayrıca Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023, bu yıl arkasında güçlü bir medya desteği de taşıyor. Türkiye’nin oyun, teknoloji ve espor haberleri ile sektörde adından söz ettiren medya mensuplarından 5mid, A’dan Z’ye Espor, Atarita, Başlat Tuşu, Bölüm Sonu Canavarı, BPT Oyun, Disket Kutusu, Donanım Haber, Espor Gazetesi, Espor Times, Flank Esports, Fragtist, FRPNet, Gamer Papers, Gamerbase, Gamizm, Hubogi, İndir.com, Ludenoid, Marketing Türkiye, Mavikol, Misternoob, Mobidictum, OSE, Oyun Dijital, Oyun Günlüğü, PC Hocası, Playerbros, Save Butonu, ShiftDelete, Tamindir.com, Technologic, Technopat, Teknodiot, Türk MMO, Turuncu Levye, Upcorn ve Webtekno raporun medya sponsorları olarak yer aldı.

2023 yılında Türkiye’de oyun sektörüne yön veren olayların ele alındığı raporda, dünyadaki genel oyuncu verileri ve oyun sektörüne ışık tutan bilgiler yer alıyor. Türkiye’deki oyun sektörü ve oyuncuları derinlemesine inceleyen Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2023’ü dijital olarak yayınlandığı turkiyeoyunsektoruraporu.com adresinden inceleyebilir ve indirebilirsiniz.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/gaming-in-turkey-2023-yilina-iliskin-oyun-sektoru-raporunu-yayimladi/feed/ 0
Erdoğan: Muhalefet yapay zekaya soruyor, acemileri aday yapıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-muhalefet-yapay-zekaya-soruyor-acemileri-aday-yapiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-muhalefet-yapay-zekaya-soruyor-acemileri-aday-yapiyor/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:21:54 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6237 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin milletten ve siyasetin temel değerlerinden kopuk olduğunu belirterek, “Belediye başkan adaylarını dahi vatandaşa değil nereye soruyorlar? Yapay zekaya soruyorlar. Yapay zeka kimi uygun görürse, kimi seçerse, bunlara neyi emrederse bu acemiler de milletin karşısına ‘işte adayımız’ diyerek onu çıkarıyorlar.” dedi.

Erdoğan, partisince Zafer Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, muhalefetin ne kendileri gibi güçlü bir tecrübesinin ne örnek gösterilebilecekleri bir eserinin ne de ortaya koyabileceği geniş vizyonunun olduğunu söyledi.

Muhalefetin parti içi iktidar kavgaları dışında hiçbir şeyle ilgilenmediğini, dün baş tacı ettiğini bugün yerin dibine sokmaktan çekinmediğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin sorunlarına çare olacak, şehirlerimizin sıkıntılarını giderecek doğru düzgün tek bir önerileri dahi yok. Milletten ve siyasetin temel değerlerinden öyle kopuklar ki belediye başkan adaylarını dahi vatandaşa değil, nereye soruyorlar? Yapay zekaya soruyorlar. Yapay zeka kimi uygun görürse, kimi seçerse, bunlara neyi emrederse bu acemiler de milletin karşısına ‘işte adayımız’ diyerek onu çıkarıyorlar. Sonra bir de utanmadan millete, ‘adaylarımıza tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dayatmasında bulunuyorlar. Ne diyelim, Allah bunlara akıl fikir, CHP’li kardeşlerimize de sabır versin. Bırakın yeni projelerle milletin huzuruna çıkmayı adaylarını bile ellerine, yüzlerine bulaştırmadan belirleyemeyenlerden ne ülkeye hayır gelir ne de genel başkanı oldukları partiye hayır gelir. Nitekim bir önceki seçimlerde yaptıkları gibi gittiler Kandil güdümünde siyaset yapanlarla iş tuttular, al gülüm ver gülüm pazarlığa giriştiler. Hatalarından ders almak yerine sırf şahsi kariyerleri için bölücü örgütün uzantılarıyla demlenmeyi tercih ettiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde milletin sandıkta verdiği mesajı okumayanların 31 Mart’ta bu sefer milletin tokadını yemekten kurtulamayacaklarını söyledi.

Kelime oyunlarıyla gerçekleri gizleyebileceklerini zannedenlerin, milletin ferasetini hafife almanın ne demek olduğunu 31 Mart’ta sandıklar açılınca bir kez daha göreceğini belirten Erdoğan, “Biz de kelime hokkabazlıklarının arkasına saklanmaya çalışılan hakikatleri insanımıza anlatmaktan geri durmayacağız.” diye konuştu.

“Milletimizin bağrına basacağına yürekten inanıyoruz”

“AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak rakiplerimizin bu içler acısı haline bakıp da asla rehavete katılmıyoruz” diyen Erdoğan, bu tablonun sorumluluklarını daha da arttırdığını ve kendilerine oy verenlerle birlikte siyasi tercihi farklı vatandaşlara da el uzatmaya, onların da hislerine tercüman olmaya, sesine kulak vermeye, beklentilerini karşılamaya çalıştıklarını vurguladı.

Sadece seçim beyannamelerini değil, milletin huzuruna çıkaracakları başkan adaylarını tespit ederken de bu hassasiyetle hareket ettiklerini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

“Kuşatıcı, kucaklayıcı, nitelikli, vizyoner ve toplumun tüm kesimlerini temsil eden adaylar olmasına özellikle dikkat ettik. Milletimizin de belediye başkan adaylarımızı bağrına basacağına yürekten inanıyoruz. Şimdi burada öyle bir ses vermenizi istiyorum ki Ege’den Akdeniz ve Karadeniz’e kadar duymayan kalmasın.”

Alandakilere “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Seçim akşamı Afyon ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” diye soran ve “Evet” yanıtını alan Erdoğan, “Rabb’im hepinizden razı olsun.” dedi.

“Belediyecilik hesap kitap işidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim meydanının er meydanı olduğunu vurgulayarak, “İster genel seçim ister yerel seçim olsun milletimiz, karşısına çıkan adaylara bakar, sandıkta da kararını ortaya koyar. Adayları değerlendirirken tabii sadece boyuna posuna bakmayıp, bu adayların şehrine ve kendi hayatına ne gibi katkısı olacağının, eser ve hizmet konusunda nasıl performans sergileyeceğinin hesabını yapar.” dedi.

Türk siyasetinde geçmişte kaldığını ümit ettikleri ama hala kalıntılarına şahit oldukları kötü alışkanlıklar bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Milletimizin karşısına çıkan adaylardan bazıları öyle hesapsız, kitapsız, öyle ölçüsüz vaatlerle kendini göstermeye çalışıyor ki bazen insan şaşıp kalıyor. Türkiye bir önceki seçimlerde, her konuda atıp tutan, sonra da verdiği sözleri inkar eden zübük siyasetçi tiplerini gördü, tanıdı. Eski Türkiye’de ülkemizin hazine değerindeki yıllarını heba ve imkanlarını çarçur edenleri de en iyi sizler biliyorsunuz. Aynı şekilde belediyelerde de şehrine yıllar kaybettiren başkanlar oldu. Halbuki belediyecilik hesap kitap işidir, bütçeniz bellidir, ihtiyaçlar bellidir, imkanlar bellidir, hepsini bir araya getirip en ideal eser ve hizmet planlamasını yaparsınız. Hükümet olarak biz de elinde doğru dürüst programı, projesi olan belediyeleri, bakanlıklarımız vasıtasıyla destekleriz.

Afyon’dan 81 vilayetimizdeki vatandaşlarımızın tamamına sesleniyorum. Her konuda atıp tutan adayları kendi haline bırakın. Varsın onlar kendi tiyatrolarını çevire dursunlar, Afyon’da başka, Ankara’da başka konuşanlardan bu şehre hayır gelmez. Siz, sandıktan şehrinize aşkla hizmet edecek, eser kazandıracak adayları çıkarmaya bakın. Günümüzde vakit en kıymetli hazine haline geldi.”

“Ülkemizin de şehirlerimizin de kaybedecek tek bir günü yoktur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK gençler ve AK kadınlarla gurur duyduğunu belirterek, “Biz buralara sizlerle geldik. Ülkemizin de şehirlerimizin de kaybedecek tek bir günü yoktur. Kimin geçmişte ne olduğu değil, asıl bugün nerede durduğu önemlidir. Şehirlerimize herhangi bir eser veya hizmet kazandırmak yerine sırf bize kaybettirmek amacıyla ortaya dökülen enaniyet abidelerine itibar etmeyin.” dedi.

Partiyi kurduklarında hangi heyecan ve azimle yola çıktılarsa bugün de aynı şekilde yola devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, yolunu kaybedenlerin, yolunu değiştirenlerin, yolunu şaşıranların tercihlerinin kendilerini ilgilendirdiğini, bunları, nazarıdikkate almadıklarını sadece işlerine odaklandıklarını, Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını yaparken en büyük güç kaynaklarının 21 yılda ülkeye ve şehirlere kazandırdıkları olduğunu kaydetti.

(Sürecek)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-muhalefet-yapay-zekaya-soruyor-acemileri-aday-yapiyor/feed/ 0
AK Parti Milletvekili Yerebakan: Türkiye Adaletin ve Merhametin Sancak Taşıyıcısı Olmaya Devam Edecektir http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-milletvekili-yerebakan-turkiye-adaletin-ve-merhametin-sancak-tasiyicisi-olmaya-devam-edecektir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-milletvekili-yerebakan-turkiye-adaletin-ve-merhametin-sancak-tasiyicisi-olmaya-devam-edecektir/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:09:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6055 AK Parti İstanbul Milletvekili Halit Yerebakan, son 20 yılın istatistiklerinin, Türkiye’yi daha adil, daha müreffeh bir ülke haline getirme konusundaki kararlılığı yansıttığını ifade ederek, “Türkiye her daim her bir vatandaşına değer vererek adaletin ve merhametin sancak taşıyıcısı olmaya devam edecektir.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda gündem dışı söz alan Yerebakan, 20 Şubat’ın Dünya Sosyal Adalet Günü olduğunu belirterek, “Kardeşlik ve dayanışma ruhuyla yoğrulmuş, adalet ve eşitliği temel alan bir medeniyetin evlatları olarak Genel Kurulda bulunuyoruz.” diye konuştu.

Yüzyıllar boyunca insanlık tarihini şekillendiren bir ideal olan sosyal adalet kavramının tarifinde, toplum içindeki ilişkilerin herkesin ortak iyiliği için düzenlenmesi gerektiğinin ifade edildiğini vurgulayan Yerebakan, Türkiye’nin, coğrafyasının zenginliği kadar kültürlerin, dillerin ve inançların bir arada yaşama uyumunun da simgesi olduğunu dile getirdi. Yerebakan, şunları kaydetti:

“Bu topraklar yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, her biri kendi döneminde sosyal adalet anlayışıyla toplumsal düzeni sağlamaya çalışmıştır. Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hakimiyet, bila kaydü şart milletindir.” sözü, bu topraklarda adaletin temel taşıdır. Bu söz, milletimizin iradesinin üstünlüğünü ve her bir vatandaşımızın eşit haklara sahip olduğunu vurgular. Büyük Millet Meclisimiz kurulduğu günden bu yana adaleti, eşitliği, halkımızın refahını temel alan yasaları hayata geçirmek için çalışmıştır.”

Bu büyük milletin evlatları olarak adaletin yalnızca yasalarla değil, aynı zamanda gönüllerde de tecelli ettiğinin bilinciyle hareket ettiklerini ifade eden Yerebakan, “Bu anlayış komşuya yardım etmekten ihtiyaç sahiplerine destek olmaya kadar günlük yaşantımızın her alanında kendini göstermektedir. Bizler birinin ayağına taş değdiğinde onun acısını kalbinde hisseden, birinin gözü yaşlı olduğunda onun gözyaşını kendi yanağımıza süzülen bir damla olarak gören bir milletiz. Bu, yalnızca adalet ve eşitlik uğrunda değil, aynı zamanda her birimizin bu topraklarda huzur içinde, başı dik bir yaşam sürdürmesi için gerekli olan kardeşlik ve dayanışma ruhudur.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir toplumu yücelten şeyin, zenginliğinin büyüklüğü veya ihtişamı değil, en zayıf bireylerine nasıl davrandığı olduğunu vurgulayan Yerebakan, şöyle devam etti:

“Ülkemizde sosyal hizmetlerin genişletilmesi, kamu yatırımlarındaki gelişmeler, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması, engelli ve yaşlı vatandaşlarımıza yönelik özel programların hayata geçirilmesi adalet ve eşitlik yolundaki kararlı adımlarımızı göstermektedir. Son 20 yılın istatistikleri, Türkiye’yi daha adil, daha müreffeh ve her bir vatandaşımızın hak ettiği yaşam standartlarına kavuştuğu bir ülke haline getirme konusundaki kararlılığımızı yansıtmaktadır. Bu, hepimizin ortak çabasıyla gerçekleşmiştir ve Türkiye her daim her bir vatandaşına değer vererek adaletin ve merhametin sancak taşıyıcısı olmaya devam edecektir.”

Yerebakan, bugün insanlık tarihindeki en büyük meydan okumalarla karşı karşıya olunduğunu belirterek, “Küresel çapta artan sosyal ayrışma ve kuşaklararası büyüyen sosyal dengesizlikler, toplumlarımızın temelini oluşturan değerler üzerinde yeniden düşünmemizi gerektiren konular haline gelmiştir.” dedi.

İnsanlık medeniyetinin içinde bulunduğu alacakaranlığın sessiz seyircileri olmak zorunda olmadıklarını ifade eden Yerebakan, aksine, bugünün olaylarının seyrini, yarının dünyasının yüzünü değiştirecek bir güce sahip olduklarını kaydetti. Sosyal adaletin, bu zorlukların üstesinden gelinmesinin anahtarı olduğunu dile getiren Yerebakan, şunları söyledi:

“Buradaki adalet tarifi yalnızca hukuki bir kavram değil, aynı zamanda toplumsal bir gerekliliktir. Sosyal adaletin ve eşitlik mücadelesinin sadece bir hayal olmadığını ancak asla bitmeyecek bir yolculuk olduğunu ifade etmek isterim. Birlikte yürüdüğümüz bu yolda adalet bize pusula, insanlık bize rehber olmalıdır. Her adımda adaletin ve eşitliğin izini sürmeli, sosyal adaletin her bireyin hayatında hissedilebilir bir gerçeklik olması ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmamız için ulusal politikalarımızı şekillendirmek zorundayız. Zira biz gelecekten korkmak için değil, geleceği şekillendirmek için buradayız.

İnanıyorum ki biz milletimiz söz konusu olduğunda kutuplaşmayı uzlaşıyla ve tıkanıklığı ilerlemeyle değiştirebilme kudretine sahibiz. Bu, ülkemizin yeni yüzyılında, Türkiye Yüzyılı’nda bizim neslimizin imtihanıdır ve hepimizin bunu başarıyla geçeceğine inanıyorum. Unutmayalım ki bir toplumda sosyal adaletin güneşi doğduğunda umutsuzluk ve karanlık, aydınlığın ve eşitliğin parlak ışığıyla silinip gider.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-milletvekili-yerebakan-turkiye-adaletin-ve-merhametin-sancak-tasiyicisi-olmaya-devam-edecektir/feed/ 0
Arnavutluk Başbakanı: Türkiye’nin Arnavutluk’taki yatırım potansiyeli daha yüksek http://www.karadenizhabertv.com.tr/arnavutluk-basbakani-turkiyenin-arnavutluktaki-yatirim-potansiyeli-daha-yuksek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/arnavutluk-basbakani-turkiyenin-arnavutluktaki-yatirim-potansiyeli-daha-yuksek/#respond Mon, 08 Apr 2024 09:00:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6047 Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Türkiye’nin Arnavutluk’ta yaklaşık 3,7 milyar avroluk bir yatırımı olduğunu belirterek, “Bizim potansiyelimiz çok daha yüksektir. Ayrıca ticaret hacmi konusunda, onu da 1 milyarın üzerine çıkartmamız gerekecektir.” ifadesini kullandı.

Rama, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara’da yaptıkları görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Türkiye ve Arnavutluk arasındaki ilişkinin özel bir dostluk olduğunu söyleyen Rama, Türkiye’ye misafirperverliği dolayısıyla teşekkür etti.

Rama, Türkiye-Arnavutluk Fier Dostluk Hastanesinin Türkiye’nin yapmış olduğu en iyi yatırım olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin önemine değindi.

Söz konusu hastanenin, Arnavutluk halkı için en çok tercih edilen sağlık merkezlerinden biri olduğunu kaydeden Rama, “Bu bizim devam eden işbirliğimizin göstergesidir.” dedi.

Rama, hastanede hem Arnavut hem Türk hekimlerin görev aldığını hatırlattı.

Arnavutluk halkının Türkiye’nin desteğini hiçbir zaman unutamayacağını söyleyen Rama, Arnavutluk deprem ile sarsıldığında Türkiye’nin yardıma koşan ilk ülke olduğunu belirtti.

Rama, dünyanın Kovid-19 salgını ile mücadele ettiği dönemde Türkiye’nin rolüne işaret ederek, “Eğer Türkiye olmasaydı ve siz olmasaydınız kim bilir kaç kişi hayatını kaybetmiş olurdu.” diye konuştu.

Türkiye Maarif Vakfı’nın Arnavutluk’ta yaptığı çalışmaları görmekten mutluluk duyduğunu söyleyen Rama, şunları kaydetti:

“İstanbul Teknik Üniversitesinin Tiran’a getireceği projenin bir an önce hayata geçirilmesini temenni ediyoruz. Bu Türkiye’nin mükemmeliyetini getirecek bize, çok önemli bir üniversite, dünyaca tanınıyor. Bu sayede hem Arnavutluk’taki öğrencilere hem de Balkanlar’daki diğer öğrencilere, dünyaca ünlü bir üniversiteye giriş fırsatını sağlayacaktır.”

Savunma ve güvenlik alanında işbirliği geliştirilecek

İki ülke arasında savunma ve güvenlik alanında da birçok gelişmenin yaşandığını kaydeden Rama, bu alanda işbirliğini daha da geliştireceklerini dile getirdi.

Rama, 2023’te Arnavutluk’un yaklaşık 10 milyon turist tarafından ziyaret edildiğini anlatarak, Türkiye’den gelen turist sayısının yüzde 30’la artış gösterdiğini ifade etti.

Turizm açısından da büyük bir potansiyel söz konusu olduğuna işaret eden Rama, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un turizm alanındaki yatırımları da teşvik edeceğinden emin olduğunu söyledi.

Rama, Türkiye’nin turizm alanında da mükemmel bir seviyeye ulaştığına dikkati çekerek, Türk yatırımlarının her zaman Arnavutluk’ta beklendiğini belirtti.

Ticarette 1 milyarı aşma hedefi

Türkiye’nin Arnavutluk’ta yaklaşık 3,7 milyar avroluk bir yatırımı olduğunu kaydeden Rama, “Bizim potansiyelimiz çok daha yüksektir. Ayrıca ticaret hacmi konusunda, onu da 1 milyarın üzerine çıkartmamız gerekecektir.” ifadesini kullandı.

Rama, Arnavutlara ait sürücü belgelerinin Türkiye tarafından kabul edilmesi nedeniyle teşekkür ederek, Arnavutların artık Türkiye’nin içinde kolay bir şekilde hareket edebileceğini söyledi.

Bölgesel ve küresel sorunlar konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fikirlerini dinlediklerini anlatan Rama, Erdoğan’ın her zaman ilgili davrandığını belirtti.

Rama, Erdoğan’ın özellikle bölgenin ve diyaloğun gelişiminde ilgili olduğunu kaydederek, Kosova ve Sırbistan diyaloğu konusunda da ilgili davrandığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneydoğu Avrupa ülkeleri zirvesine katılacak

Erdoğan’ın her zaman bölgedeki gelişimin, istikrarın ve barışın daha çok güçlendirilmesi için istekli olduğunu vurgulayan Rama, özellikle Rusya- Ukrayna Savaşı konusunda Erdoğan’la fikir alışverişinde bulunduğunu söyledi.

Rama, yakında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Güneydoğu Avrupa ülkeleri zirvesi düzenleyeceklerini aktararak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da bu konuda bilgi verdiğini anlattı.

Bu zirveye Türkiye’nin de davetli olduğu belirten Rama, çok yoğun bir gündemi olsa da zirveye katılmayı kabul eden Erdoğan’a teşekkür etti.

Rama, Erdoğan’a ve Türk hükümetine teşekkür ederek, yapısal ve verimli bir işbirliği sayesinde geleceğe iyimser baktıklarını söyledi.

(Bitti)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/arnavutluk-basbakani-turkiyenin-arnavutluktaki-yatirim-potansiyeli-daha-yuksek/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama Ortak Basın Toplantısı Düzenledi http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-arnavutluk-basbakani-rama-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-arnavutluk-basbakani-rama-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:57:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6045 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile Cumhurbaşkanlığı’nda yaptığı ortak basın toplantısında, “Sayın Başbakanın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz” dedi. Başbakan Rama ise, ” Gazze’de olanlar için acımızı ifade etmek isteriz. Eminiz ki, ateşkesin zamanı gelmiştir. Rehinlerin serbest bırakılması gerçekleştirilmeli” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya geldi. Erdoğan Başbakan Rama’yı resmi törenle karşıladı. Resmi karşılama töreninin ardından Erdoğan ve Rama ikili görüşmeye geçti. Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı’nın ardından iki lider anlaşmaların imza törenine katıldı ve ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan şöyle konuştu:

“YENİ TİCARET HACMİ HEDEFİMİZİ 2 MİLYAR DOLAR OLARAK BELİRLEDİK”

“Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının arttırılmasına yönelik desteğini bir kez daha vurguladık. İmzalanan anlaşmalarla işbirliğimizin ahdi zeminini daha da güçlendirdik. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik.

Türkiye 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’taki en büyük 5 büyük yabancı yatırımcı arasında yer alıyor. 600’ü aşkın Türk firması 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlayarak ülke ekonomisine destek sağlıyor.

Sayın Başbakanın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Arnavutluk makamlarının da bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz. Karşılıklı anlayış çerçevesinde örgütle mücadelemizi sürdüreceğiz.

“ARNAVUTLUK TARİHİN DOĞRU TARAFINDA YER ALMIŞTIR”

Arnavutluk, Aralık ayında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yapılan oylamada tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır. Arnavutluk’un bilhassa bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışma çok önemlidir, kıymetlidir. Dostum Rama ile önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz.”

RAMA: ATEŞKESİN ZAMANI GELMİŞTİR

Arnavutluk Başbakanı Rama ise şunları kaydetti:

“Türkiye ile olan ilişkilerimiz konusunda her görüştüğümüzde, her konuştuğumuzda Arnavutluk, Kosova, Arnavutlar üç önemli şeyi unutamazlar: Öncelikle sizin ve hükümetiniz sayesinde Kosova bağımsız cumhuriyet olarak tanındı, birkaç dakika sonra sizin tarafınızdan devlet olarak tanındı. İkinci olarak, Arnavutluk çok ağır sonuçları olan bir deprem tarafından sarsıldığında siz bizimle iletişime geçen ilk kişiydiniz, bana dediniz ki; ‘Türkiye ayakta olduğu sürece Arnavutluk yalnız kalmayacaktır’. Önemli girişimlerde bulundunuz ve 500 dairenin inşası için hemen işe başladınız. Üçüncü olarak, dünya Koronavirüs tarafından sarsıldığında Arnavutluk ve Arnavutluk halkı Batı Balkanların diğer halklarıyla birlikte sudan çıkmış balık gibi hissettiler kendilerini. Eğer Türkiye olmasaydı kim bilir kaç kişi hayatını kaybetmiş olurdu. Bunlar bizim için üç önemli andır, Arnavutluk’un hayat ve ölüm arasında verdiği mücadelede yaşandığı anlar.

Araç kullanım ehliyetlerini tanıdığınız için teşekkür ederim. Artık Arnavutlar kendi arabalarıyla kolaylıkla Türkiye içinde hareket edebilecek.

Sayın Cumhurbaşkanı her zaman ilgili davranmıştır. Özellikle bölgemizin gelişimi için, diyaloğun gelişimi için, Kosova ve Sırbistan diyaloğu konusunda ilgili davranmıştır.

Gazze’de olanlar için acımızı ifade etmek isteriz. Eminiz ki ateşkesin zamanı gelmiştir. Rehinlerin serbest bırakılması gerçekleştirilmeli. Türkiye vazgeçilmez bir aktördür, yarının güvenliğini sağlamak için önemli aktördür.

İki devletli çözümü destekliyoruz ama bu çözümün garantisi olmalıdır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ve-arnavutluk-basbakani-rama-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Arnavutluk ile mücadelemizi sürdüreceğiz http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-ile-mucadelemizi-surdurecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-ile-mucadelemizi-surdurecegiz/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:42:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6034 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’un FETÖ ile mücadelesinin önemine değinerek, “İlişkilerimizi zehirlemek için her yolu deneyen şer şebekesine fırsat vermeyeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile beraber “Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı”na başkanlık etti. Ardından Arnavutluk Başbakanı Rama ile anlaşmaların imza törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edi Rama ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Rama ve heyetini yüksek düzeyli iş birliği konseyinin ilk toplantısı vesilesiyle Ankara’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirterek, geçtiğimiz sene Türkiye ve Arnavutluk arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü yıl dönümünün idrak edildiğini hatırlattı. Arnavutluk ile çok yönlü işbirliğinin 2021 yılında Başbakan Rama ile Ankara’da ilan ettikleri stratejik ortaklık temelinde gelişmeye devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün icra ettiğimiz konseyimizin ilk toplantısıyla münasebetlerimizi daha ileri seviyelere taşıma kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının artırılmasına yönelik desteğini bir kez daha vurguladım. İmzalanan anlaşmalarla iş birliğimizin ahdi zeminini daha da güçlendirdik. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık” diye konuştu.

“600’ü aşkın Türk firması 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk ile yeni ticaret hedefini 2 milyar dolar olarak belirlediklerini söyledi. Özel sektörün de gayretleriyle bu rakama kısa sürede ulaşılacağına inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’taki en büyük 5 yabancı yatırımcı arasında yer aldığını, 600’ü aşkın Türk firmasının 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlayarak ülke ekonomisine destek sağladığını aktardı. Karşılıklı yatırımları artırmak ve iş çevreleri arasındaki bağları daha da geliştirmek amacıyla çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TİKA vasıtasıyla Arnavutluk’un kalkınmasına yönelik projelere desteğimiz sürecek. TİKA’nın Tiran Koordinasyon Ofisi’nin statüsüne ilişkin olarak az önce imzalanan bu alandaki işbirliğimize güç katacaktır. Başbakan Rama’yla Ocak 2021’de burada düzenlediğimiz basın toplantısında Arnavutluk’ta üç ay içinde bir hastane inşa edeceğimizin müjdesini ve sözünü vermiştik. Hatta bu konuda Sayın Rama’yla iddiaya da girmiştik. Hamdolsun sözümüzü tuttuk. ve üç ay gibi rekor bir sürede Fier Dostluk Hastanemizi inşa ettik. Arnavutluk’un her bölgesinden gelen hastaların şifa bulduğu bu hastaneyi birlikte işletmeye devam edeceğiz” dedi.

“İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz”

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da iyi veya kötü günlerinde Arnavutluk halkının yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başbakan Rama’nın FETÖ’yle mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Arnavutluk makamlarının da bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz. Karşılıklı anlayış çerçevesinde örgütle mücadelemizi sürdüreceğiz. Halihazırda 2 bin öğrenciye eğitim hizmeti veren Türkiye Maarif Vakfı’nın faaliyetlerine sağladığı katkılar için Sayın Başbakan’a müteşekkiriz. Önümüzdeki dönemde bu desteği artarak devam edeceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Başbakan Rama ile bölgede ve dünyada yaşanan gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

“Türkiye ve Arnavutluk, Balkanlar’ın barış ve istikrarının korunmasına katkı sağlayan iki NATO müttefikidir. Arnavutluk’ta Balkanlar’a ilişkin diyaloğumuzu yoğunlaştırarak devam ettireceğiz. Savunma sanayii ve askeri alandaki iş birliğini de derinleştirmek arzusundayız. Az önce imzalanan askeri çerçeve anlaşması bu irademizin en somut tezahürüdür. Arnavutluk’u başarıyla tamamladığı 2022-2023 dönemi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinden ötürü tebrik ediyoruz. Arnavutluk dönem başkanlığını Türkiye’den devraldığı Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın faaliyetlerine önemli katkılar yapacaktır. Arnavutluk’un temmuz ayında üstleneceği Güneydoğu Avrupa işbirliği süreci dönem başkanlığını da başarıyla yürüteceğine inanıyorum. Görüşmelerimizde Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarındaki İsrail zulmünü de ele aldık. İsrail’in 4 ayı aşkın süredir devam eden mezaliminin durdurulması ve Filistinli kardeşlerimizin güvenli ve müreffeh geleceklerinin teminat altına alınması noktasında uluslararası camianın sorumlulukları ortadadır. Gerek Uluslararası Adalet Divanı’nda gerek Birleşmiş Milletler’de beklenen süreçler, bu konudaki haklı tutumumuzu net şekilde ortaya koymuştur. Arnavutluk’ta aralık ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na yapılan oylamadaki tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır.”

Arnavutluk’un bilhassa bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışmanın çok önemli ve kıymetli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dostum Rama’yla önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz. Sözlerime son verirken konsey toplantımızda aldığımız kararların ve imzaladığımız anlaşmaların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Türkiye-Arnavutluk ilişkilerinin bugünkü mükemmel seviyesine ulaşmasına yaptığı eşsiz katkılar dolayısıyla Sayın Başbakan’a ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Rabb’im birlik ve beraberliğimizi daim eylesin diyorum” dedi.

Edi Rama’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: “Söylediğiniz söz gerçekleştiriliyor”

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ise, “Söylediğiniz söz gerçekleştiriliyor. Biliyoruz ki siz verdiğiniz sözü her zaman tutarsınız. Türkiye’nin yapmış olduğu hastane çok önemli yatırımdır. Size teşekkür etmek istiyorum. Bence bizim milli hafızamızda kalacak üç şey; sizin ve hükümetiniz sayesinde Kosova Bağımsız Cumhuriyet olarak tanındı. İkinci olarak Arnavutluk çok ağır sonuçları olan depremle sarsıldığında siz bizimle iletişime geçen ilk kişiydiniz. Bana dediniz ki, ‘Türkiye olduğu sürece Arnavutluk yalnız olmayacaktır.’ Önemli girişimlerde bulundunuz. Üçüncü olarak da dünya korona virüs tarafından sarsıldığında Arnavutluk ve Arnavutluk halkı, Batı Balkanlar’ın diğer halklarıyla birlikte sudan çıkmış balık gibi hissettiler kendilerini. Eğer Türkiye olmasaydı ve siz olmasaydınız kimbilir kaç kişi hayatını kaybetmiş olurdu. Bunlar üç önemli andır bizim için. Siz hastaneden bahsettiniz ama bunun ötesinde rekor zamanda hastane kuruldu. Bu sizin kırdığınız tek rekor değildir benim bildiğim kadarıyla” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Edi Rama huzurunda Türkiye ve Arnavutluk arasında farklı birçok alanda işbirliklerini kapsayan 6 önemli anlaşmaya imza atıldı. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-ile-mucadelemizi-surdurecegiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Arnavutluk, Filistin halkıyla dayanışma sergiledi http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-filistin-halkiyla-dayanisma-sergiledi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-filistin-halkiyla-dayanisma-sergiledi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:39:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6030 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Arnavutluk, aralık ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan oylamadaki tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır. Arnavutluk’un bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışma çok önemlidir, kıymetlidir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki “Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı” ve iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Burada konuşan Erdoğan, Rama ve heyetini, Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısı dolayısıyla Ankara’da misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Geçen yıl Türkiye ve Arnavutluk arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü yılının idrak edildiğini hatırlatan Erdoğan, çok yönlü işbirliğinin, 2021 yılında Rama ile Ankara’da ilan ettikleri stratejik ortaklık temelinde gelişmeye devam ettiğini kaydetti.

Bugün icra edilen konseyin ilk toplantısıyla münasebetleri daha ileri seviyelere taşıma kararlılığının bir kez daha teyit edildiğini belirten Erdoğan, görüşmelerde, Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının artırılmasına yönelik desteğini bir kez daha vurguladığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imzalanan anlaşmalarla işbirliğinin ahdi zemininin daha da güçlendiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik. Özel sektörümüzün gayretleriyle bu rakama kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Türkiye, 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’taki en büyük 5 yabancı yatırımcı arasında yer alıyor. 600’ü aşkın Türk firması 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlayarak, ülke ekonomisine destek sağlıyor. Karşılıklı yatırımlarımızı artırmak ve iş çevrelerimiz arasındaki bağları daha da geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz. TİKA vasıtasıyla Arnavutluk’un kalkınmasına yönelik projelere desteğimiz sürecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİKA’nın Tiran Koordinasyon Ofisi’nin statüsüne ilişkin imzalanan anlaşmanın bu alandaki işbirliğine güç katacağının altını çizdi.

“Bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz”

Başbakan Rama ile Ocak 2021’de Ankara’da düzenlenen basın toplantısında, Türkiye’nin Arnavutluk’ta 3 ay içerisinde bir hastane inşa edeceğinin müjdesini ve sözünü verdiklerini anımsatan Erdoğan, “Hatta bu konuda Sayın Rama ile iddiaya da girmiştik. Hamdolsun sözümüzü tuttuk ve 3 ay gibi rekor bir sürede Fier Dostluk Hastanemizi inşa ettik. Arnavutluk’un her bölgesinden gelen hastaların şifa bulduğu bu hastaneyi birlikte işletmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da iyi veya kötü günlerinde Arnavutluk halkının yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Sayın Başbakan’ın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Arnavutluk makamlarının da bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz. Karşılıklı anlayış çerçevesinde örgütle mücadelemizi sürdüreceğiz. Halihazırda 2 bin öğrenciye eğitim hizmeti veren Türkiye Maarif Vakfının faaliyetlerine sağladığı katkılar için Sayın Başbakan’a müteşekkiriz. Önümüzdeki dönemde bu desteğin artarak devam edeceğine inanıyoruz.”

“Balkanlar’a ilişkin diyaloğumuzu devam ettireceğiz”

Başbakan Rama ile bölgede ve dünyada yaşanan gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Erdoğan, “Türkiye ve Arnavutluk, Balkanlar’ın barış ve istikrarının korunmasına katkı sağlayan iki NATO müttefikidir. Arnavutluk’la Balkanlar’a ilişkin diyaloğumuzu yoğunlaştırarak devam ettireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Arnavutluk ile savunma sanayisi ve askeri alandaki yakın işbirliğini derinleştirme arzusunda olduklarını dile getirerek, imzalanan Askeri Çerçeve Anlaşması’nın bu iradenin en somut tezahürü olduğunu söyledi.

Arnavutluk’u, başarıyla tamamladığı 2022-2023 dönemi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği’nden dolayı tebrik eden Erdoğan, “Arnavutluk, dönem başkanlığını Türkiye’den devraldığı Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatının faaliyetlerine önemli katkılar yapacaktır.” dedi.

“İsrail zulmünü de ele aldık”

Arnavutluk’un temmuz ayında üstleneceği Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Dönem Başkanlığı’nı da başarıyla yürüteceğine inandığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Görüşmelerimizde Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarındaki İsrail zulmünü de ele aldık. İsrail’in 4 ayı aşkın süredir devam eden mezaliminin durdurulması ve Filistinli kardeşlerimizin güvenli ve müreffeh geleceklerinin teminat altına alınması noktasında uluslararası camianın sorumlulukları ortadadır. Gerek Uluslararası Adalet Divanı’nda gerek Birleşmiş Milletler’de izlenen süreçler bu konudaki haklı tutumumuzu net şekilde ortaya koymuştur. Arnavutluk, aralık ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan oylamadaki tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır. Arnavutluk’un bilhassa bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışma çok önemlidir, kıymetlidir. Dostum Rama ile önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz.”

Konsey toplantısında alınan kararların ve imzalanan anlaşmaların hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk ilişkilerinin bugünkü mükemmel seviyesine ulaşmasına yaptığı eşsiz katkılar dolayısıyla Başbakan Rama’ya teşekkür etti.

İki ülke arasındaki birlik ve beraberliğin daim olmasını temenni eden Erdoğan, Rama ve heyetine ziyaretleri dolayısıyla teşekkür etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-filistin-halkiyla-dayanisma-sergiledi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama’yı Türkiye’ye resmi ziyarette karşıladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-basbakani-ramayi-turkiyeye-resmi-ziyarette-karsiladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-basbakani-ramayi-turkiyeye-resmi-ziyarette-karsiladi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:12:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6018 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’yı resmi törenle karşıladı. Resmi karşılama töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Rama, ikili görüşmeye geçti. Erdoğan ve Rama, Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı’ndan sonra ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk’ta 3 ay gibi rekor bir sürede hastane inşa ettiklerini söyleyerek, “Arnavutluk’ta 3 ay içinde bir hastane inşa edeceğimizin müjdesini ve sözünü vermiştik. Bu konuda sayın Rama’yla iddiaya girmiştik. Hamdolsun 3 ay gibi rekor sürede hastanemizi inşa ettik. Arnavutluk’un her bölgesinden gelen hastaların şifa bulduğu bu hastaneyi birlikte işletmeye devam edeceğiz. Siz gerçekten Arnavutlarla yaptığınız bu iddiayı kazandınız. Size alenen teşekkür etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Arnavutluk Başbakanı Rama da, “Sıcak sözleriniz için teşekkür ederim. Bizimkisi özel bir dostluktur. Bir açıklama yapmak istiyorum. Hastane konusu iddia değil; çünkü iddialar Türkiye’de kanuni olarak yasaktır. Bizde sadece online olarak izin veriliyor iddialara. Ben size ‘iddiaya giremem’ demiştim. Sizin söylediğiniz söz gerçekleştirilir. Verilen sözler tutulur. O hastane Türkiye’nin yapmış olduğu çok önemli yatırımdır.” yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

“Geçtiğimiz sene Türkiye ve Arnavutluk arasındaki diplomatik ilişkilerinin tesisinin 100. yıldönümünü idrak ettik. Çok yönlü ilişkilerimiz Başbakan Rama ile birlikte Ankara’da ilan ettiğimiz stratejik ortaklık temelinde gelişmeye devam ediyor.

Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının artırılmasına yönelik desteği bir kez daha vurguladım. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık, yeni hedefimizi 2 milyar dolar olarak belirledik. Özel sektörümüzün gayretleriyle bu rakama kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Türkiye 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’ta yer alıyor. 600’ü aşkın Türk firması Arnavutluk halkına istihdam sağlıyor. Karşılıklı yatırımlarımızı artırmak, iş çevrelerimizdeki bağları daha da güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğiz.

TİKA’nın Tiran Koordinasyon Ofisi’ne ilişkin olarak az önce imzalanan anlaşma bu alandaki işbirliğimize güç katacaktır. Sayın Başbakanın FETÖ ile mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor ve bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yolu deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Örgütle mücadelemizi karşılıklı anlayış çerçevesinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye Maarif Vakfı’na sağladığı katkılar için sayın Başbakana müteşekkiriz.

Sayın Başbakanla bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Türkiye ve Arnavutluk Balkanların barış ve istikrarına katkı sağlayan iki NATO müttefiktir. Savunma sanayi ve askeri alandaki yakın işbirliğini derinleştirmek arzusundayız. Askeri Çerçeve Anlaşması bu irademizin en somut tezahürüdür. Arnavutluk’u başarıyla tamamladığı BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliğinden ötürü tebrik ediyoruz. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’na Arnavutluk önemli katkılar yapacaktır.

Görüşmelerimizde Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarındaki İsrail zulmünü de ele aldık. 4 ayı aşkın süredir devam eden mezalimin durdurulması ve Filistinli kardeşlerimizin güvenli ve müreffeh geleceklerinin teminat altına alınmasında uluslararası camianın sorumlulukları ortadadır. Uluslararası Adalet Divanı ve BM’de izlenilen süreçler bu konudaki tutumumuzun haklılığını ortaya koymuştur. Arnavutluk oylamadaki tutumuyla tarihin doğru yanında yer almıştır. Dostum Rama’yla önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz. Aldığımız karar ve imzaladığımız anlaşmaların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”

Arnavutluk Başbakanı Rama’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Tekrarlamak istiyorum ki, Türkiye ile olan ilişkilerimiz konusunda her görüştüğümüzde Arnavutluk, Kosova, Arnavutlar üç önemli şeydir. Bence bizim milli hafızamızda bu önemli 3 şey bugün de yarın da kalacaktır.

Öncelikle sizin ve hükümetiniz sayesinde Kosova bağımsız cumhuriyet olarak tanındı. Kendi parlamentosunda bağımsızlığı ilan edildikten birkaç dakika sonra sizin devletiniz tarafından tanındı. Arnavutluk çok ağır sonuçları olan bir depremle sarsıldığında siz bizimle iletişime geçen ilk kişiydiniz.

Bana dediniz ki ‘Türkiye ayakta olduğu sürece Arnavutluk yalnız olmayacaktır’. Önemli girişimlerde bulundunuz. 500 dairenin inşaatı için hemen işe başladınız. Arnavutluk ve Arnavutluk halkı Balkanların diğer halkları ile birlikte sudan çıkmış balık gibi hissettiler kendilerini. Dünya koronavirüs tarafından sarsıldığında. Televizyon ekranlarında gördüğümüz gibi Avrupa’da aşılamalar başlamıştı. Eğer Türkiye olmasaydı ve siz olmasaydınız kim bilir kaç kişi hayatını kaybetmiş olurdu.

Bunlar üç önemli andır bizim için. Arnavutluk’un hayat ve ölüm arasında verdiği mücadelede yaşandığı anlar bunlar. Çok rekor bir zamanda hastane kuruldu. Ama bu sizin kırdığınız tek rekor değildi bildiğim kadarıyla. En önemlisi olan da şu; bugün o hastane Arnavutluk vatandaşları için öncelikli olarak tercih edilen hastanedir.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-arnavutluk-basbakani-ramayi-turkiyeye-resmi-ziyarette-karsiladi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hatayda-sayin-lutfu-savasla-yola-devam-etmeye-karar-verdik/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hatayda-sayin-lutfu-savasla-yola-devam-etmeye-karar-verdik/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:45:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5940 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Hatay’ı ele geçirip demografisini değiştirmek isteyen, Hatay’ı Hatay olmaktan çıkaracaklara karşı bütün veriler, bütün bilgiler, örgütümüzün talebi, inancı ve anketlerdeki seyre baktığımızda Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik. Hepimize hayırlı olsun.” dedi.

Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, geçiş garantisi verilen köprü ve otoyollar için sadece ocak ayında vatandaşların 36,5 milyon lira ödediğini söyledi.

“Türkiye’de iyi işleri AK Parti’nin, kötü işleri ise devletin yaptığını” ifade eden Özel, “Örneğin Oslo görüşmelerini devlet, bölünmüş yolları AK Parti yapıyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı Osmangazi Köprüsü’nden ceberut devlet 290 lira geçiş ücreti alıyor. Malkara-Çanakkale Otoyolu’ndan 410 lira ücret alanlara yazıklar olsun. Reisin haberi olsa çok kızar. Bu ülkede iyi bir şey yapılıyorsa hepimizin emeğiyle, biriktirdiğimiz, kazandığımız paradan ödediğimiz vergiyle, hepimizin alın teriyle yapılıyor. Övünmesi birilerine, cefası bizim üzerimize olamaz.” diye konuştu.

Diyanet-Sen tarafından yaptırılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaşacağını söyleyen Özel, Diyanet-Sen üyesi imam ve müezzinlerin yüzde 80’inin “diyanet işlerinde torpil olduğunu düşündüğünü” öne sürdü. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artık sözün bittiği noktadayız. Bunu bütün vatandaşlarımıza anlatmak, Adalet ve Kalkınma Partisinin ‘ezanı durduracaklar oyu bana ver ey gariban’ demesinin nasıl bir sömürü, nasıl bir hile olduğunu anlatmak hepimizin boynunun borcudur. ‘CHP iktidara gelirse ezanı susturur’ dediği CHP, o ezanı okuyan müezzinin hakkını savunmaya; ‘vatanı böldürür’ dedikleri CHP, orada canı pahasına nöbet tutan uzman çavuşun, sözleşmeli erin hakkını savunmaya; ‘bayrağı indirecekler’ dediği CHP, günü gelirse o bayrak için can verecek milliyetçiliği göstermeye her zaman hazırdır.”

“Millete faydası olmayan hiçbir tartışmanın tarafı olmayacağız”

Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in açıklamalarıyla ilgili gazetecilerden çok soru aldığını ifade ederek, “Sayın Akşener’in açıklamalarını dikkatçe takip ettim. Ona karşı vereceğim cevap çok sert ve iki kelime; canı sağ olsun.” dedi.

Muhalefetle kavga etmeyeceklerini belirten Özel, “Biz, geçtiğimiz seçimlerde cumhurbaşkanı yardımcılığına layık gördüğümüz büyükşehir belediye başkanlarımızın da cumhurbaşkanlığına layık gördüğümüz Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun da liyakatlerine kefiliz, verdiğimiz her oy da helal olsun. Biz muhalefetle kavga edip Recep Tayyip Erdoğan’ın ekmeğine yağ sürmeyiz. Millete faydası olmayan hiçbir tartışmanın tarafı olmayacağız, hiçbir gerilimin içinde yer almayacağız. Bize ne söylenirse söylesin, bu laf bize eğer muhalefetten geliyorsa cevabımız iki kelime; canınız sağ olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

Özel, eski milletvekillerinden Şevki Yılmaz’ın, 2. Abdulhamid’in torunlarından Orhan Osmanoğlu’nun kızının düğün töreninde “Osmanlı’yı süren soysuzları lanetliyorum.” dediğini aktardı. Özel, “Şevki Yılmaz gibi bir çukura, seviyesine inmeye utanacağım birisine, Şevki Yılmaz ile siyasi mücadele edemezsiniz. Onunla mücadelenin bir yolu var, bir tane fosseptik kamyonu bulacaksınız, alıp onu layık olduğu yere deşarj edeceksiniz.” diye konuştu. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birileri çok sevdikleri bir soydan geliyor olabilirler. İşgal donanması boğaza demirlediğinde kırmızı halı serip, ona selam duranların, kahve içmeye saraya davet edenlerin soyundan geliyor olabilirler. Biz, o donanmanın arasından Kartal İstimbotu ile geçerken ‘ne olacak paşam?’ diyen yaverine, ‘Geldikleri gibi gidecekler çocuk’ diyenlerin soyundan geliyoruz. Şevki Yılmaz, Yıldız Sarayı’nın arka bahçesinden İngiliz zırhlısına kaçanların soyundan geliyor, biz onları denize dökenlerin soyuyuz. Bu ülkede Şevki Yılmazlar bir avuçtur, biz bütün Türkiye’yiz. Memleketimizle gurur duyuyoruz.”

“Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik”

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ı, 31 Mart’taki seçimlerde yeniden CHP’den aday gösterme kararı aldıklarını belirten Özel, bu kararı vermek için ince eleyip sık dokuduklarını vurguladı.

Hatay’ın üzerinde titizlikle durduklarını ve 5 büyük araştırma yaptırdıklarını aktaran Özel, anketlerde en üstte yer alan Lütfü Savaş’ı 10 Ocak’ta yeniden aday gösterdiklerini anımsattı. Savaş’ın yeniden aday gösterilmesinin ardından hem Hatay’dan hem de Türkiye’nin çeşitli yerlerinden eleştiri ve tepkiler yükseldiğini anlatan Özel, yaşanan süreci, şu şekilde aktardı:

“Biz oradaki mesajı aldık. Arkadaşlarımız ‘üzerinde çalışacağız, gereğini yapacağız’ dediler. Hatta bir reklam filmi çekiliyordu, Sayın Lütfü Savaş ‘ben reklam filminde oynamayım’ dedi, anlayışla karşıladık. Son güne kadar sahada olan bir anket istedik. Sayın Savaş da anlayış gösterdi, lansman toplantısında olmadı. Ertesi gün genel merkezde toplandık. MYK salonumuzda Hatay’da aday gösterdiğimiz tüm adaylarımız, ilçe başkanlarımız ve il başkanımızla birlikte toplam 40 kişi oturduk. Bütün anketler, bütün ihtimaller değerlendirildi. Bir yanda Adalet ve Kalkınma Partisinin tehdit ettiği, şantaj yaptığı depremzedeler, bir yanda anket sonuçlarımız ve örgütümüzün talepleri doğrultusunda dün gece saat 03.00’e gelirken CHP olarak üzerimize düşen bütün öz eleştiriyi yaparak, Lütfü Savaş’ın deprem sonrası yakınlarını kaybeden bir depremzede olarak ilk günlerde kullandığı bazı ifadelerden kendisinin de duyduğu üzüntüyü not ederek ama bir yandan da Hatay’ı ele geçirip demografisini değiştirmek isteyen, Hatay’ı Hatay olmaktan çıkaracaklara karşı bütün veriler, bütün bilgiler, örgütümüzün talebi, inancı ve anketlerdeki seyre baktığımızda Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik. Hepimize hayırlı olsun.”

Özel, 31 Mart’ta kazanacakları tüm il ve büyükşehir belediyelerinin yanı sıra siyasi akrabalıkları bulunan dünyadaki yerel yönetimlerle Hatay’ı ayağa kaldırmak için ellerinden gelenin fazlasını yapacaklarını söyledi.

“Herkesi Türkiye İttifakı’nda birleşmeye davet ediyorum”

Siyasi partilerin aday listelerinin saat 17.00’ye kadar Yüksek Seçim Kuruluna sunulacağını anımsatan Özel, “Bugün saat 17.00’ye kadar konuştuk, tartıştık. Kırılanımız, üzülenimiz oldu, hak verdik. Hakkı yenmiş olanlar olabilir, helallik istedik, geleceğe dönük olarak hanemize borç kaydettik ama 17.01’den itibaren artık tartışmanın, konuşmanın değil hep birlikte çalışmanın, Recep Tayyip Erdoğan’ı yenmenin vaktidir.” dedi.

“Cumhur İttifakı’nın karşısında CHP’ye değil Türkiye’nin bütün milliyetçilerini, Atatürkçülerini, Cumhuriyetçileri, vatanseverleri; haram ve yalandan korkan, talana karşı çıkan herkesi Türkiye İttifakı’nda birleşmeye davet ediyorum.” ifadelerini kullanan Özel, şunları kaydetti:

“‘Türkiye İttifakı’ndan kime oy istiyorsun?’ diye sorana şöyle yanıt veriyorum; Milli takım gol atınca kim ayağa kalkıyorsa onlardan, Filenin Sultanları şampiyon olunca kim gözyaşı dökerek İstiklal Marşı okuyorsa onlardan istiyoruz. Türkiye İttifakı’na inanıyoruz, güveniyoruz. Bu seçimleri Türkiye İttifak’ı kazanacak, Türkiye kazanacak. Gidin bu seçimi kazanın, hepinize güveniyorum.”

(Bitti)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hatayda-sayin-lutfu-savasla-yola-devam-etmeye-karar-verdik/feed/ 0
SOSYALFEST’e Yoğun İlgi http://www.karadenizhabertv.com.tr/sosyalfeste-yogun-ilgi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sosyalfeste-yogun-ilgi/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:36:33 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5898 SOSYALFEST’e yoğun ilgi

KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık:

“Öğrencilerimizden, gençlerimizden büyük bir ilgiyle karşılaştık. Lise, ortaokul ve üniversite kategorisinden toplam 3 bin 783 başvuru oldu”

-“Amacımız Türkiye yüzyılı vizyonunda etkinliği artıracak yaklaşımı ortaya koymaktır”

KARABÜK – Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde “Türkiye Yüzyılı için harekete geç, SOSYALFEST ile gelişime öncülük et” sloganıyla Türkiye’nin milli sosyal bilimler hamlesinin oluşumuna katkı sunmak amacıyla 2-3 Mart’ta düzenlenecek Sosyal Bilimler Festivali yarışmalarına yoğun ilgi gösterildi.

KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, İhlas Haber Ajansı Karabük Bölge Müdürü Yasin Erdem’i ziyaret etti. Rektör Kırışık, Sosyalfest projesi çalışmaları hakkında yaptığı açıklamada, teknolojik mühendislik sahasında çeşitli çalışmalar ve yarışmalar yapıldığını belirtti. Bunların da son derece kaliteli ve güzel olduğunu ifade eden Kırışık, “Türkiye’ye büyük katkılar sunan çalışmalar. Sosyal bilimler alanında da bu tür yenilikçi, sosyal modeller üretici, toplumsal sorunların çözüm yönelik sosyal modeller, projeler üretici ve Türkiye yüzyılı vizyonuna uygun yeni yaklaşımlar, projeler geliştirici bir mantık ve esas içerisinde sosyal bilimler sahasını hareketlendirmek ve yeni yaklaşımlar geliştirilmesini, yenilikçi projeler üretilmesini teşvik etmek amacıyla böyle bir yarışma düzenledik. Biz bu yarışmanın hazırlıklarına önce bir komisyonla başladık. Sonra bu komisyon sayımız giderek arttı. Onun üzerinde komisyonumuzla aktif bir şekilde bu konuda çalıştık. Çalışmalarımızı, hazırlıklarımızı bitirdikten sonra Türkiye çapında bunu duyurduk.Üniversitelerimizden, kamu kurum ve kuruluşlarımızdan, bakanlıklarımızdan, özel sektörden, sivil toplum kuruluşlarından çok büyük bir ilgiyle karşılaştık. Bu ilgi sonucunda onlara da protokoller yaparak Sosyal Bilimler Festivalini, SOSYALFEST’i geliştirdik. Yarışma ve festival olarak iki aşaması var. Yarışma aşamasında ortaokul, lise ve üniversite kategorisinde 14 yarışma başlığında Türkiye çapında duyuruya çıktık.Öğrencilerimizden, gençlerimizden büyük bir ilgiyle karşılaştık. Lise, ortaokul ve üniversite kategorisinden toplam 3 bin 783 başvuru oldu. Gerçekten çok güzel bir başvuru. Çok güzel sosyal modeller geldi, projeler geldi. Bu anlamda gençlerimizin, Türkiye’nin sorunlarını çözmek, Türkiye yüzyılı vizyonuna katkı sağlamak amacıyla gerçekten çok büyük heyecan taşıdıklarını, bu vizyona destek olduklarını, Türkiye yüzyılı için canla başla çalıştıklarını, emek verdiklerini görmek bizim için son derece sevindirici oldu” dedi.

– “Alanda 100’e yakın çalışma olacak”

2-3 Mart tarihinde finale kalan projelerin sosyal model sahibi öğrencilerin geleceğini aktaran Rektör Kırışık, “Stantlarda sosyal modellerini halkımıza, vatandaşlarımıza tanıtacaklar, anlatacaklar. Bununla birlikte alan etkinlikleri dediğimiz çok sayıda faaliyetler olacak. Bir yandan sportif etkinlikler, bir yandan müzik etkinlikleri, bir yandan kültür sanat etkinlikleri olacak. Alanda 100’e yakın çalışma olacak. Bunun dışında çeşitli işte gastronomi, kültür giyim, kıyafet gibi yerel değerler gibi pek çok değeri tanıtacağımız etkinlikler olacak. Çeşitli kurum ve kuruluşlarının da katılımıyla onlar da kendi üretmiş oldukları sosyal modelleri vatandaşlarımıza tanıtacaklar. Böyle dopdolu canlı bir festival olacak. Eğlenceli, neşeli bir festivalimiz olacak” diye konuştu.

Sosyal bilimler sahasının çok önemli bir saha olduğunu anlatan Rektör Kırışık, şunları kaydetti:

“Bu sahalara çok büyük önem veriliyor. İşte sosyal bilimler sahasında Türkiye’de ilgiyi arttırmak, sosyal sahada, toplumsal sorunların çözümüne yönelik yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesini, üretilmesini teşvik etme gençlerimizin toplumsal sorunlara yönelik veya yeni yönelik farkındalıklarını ortaya çıkarmak ve çözüm üretme kültürünü yaygınlaştırmak. Bunu hedefliyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonu gerçekten önemli bir vizyon.Bunun tabii mühendislik tarafı da var. Ama en önemli, en büyük tarafı sosyal bilimler tarafı. Çünkü Türkiye yüzyılı dediğimizde dünyaya örnek olacak bir sosyal modeller zincirini, bir medeniyeti aslında ön plana çıkarıyoruz. Tarihte atalarımızın, büyüklerimizin kurmuş olduğu medeniyetin bir benzerini Türkiye yüzyılı vizyonuyla inşallah biz de kurmak istiyoruz.”

“Bu yüzyıl vizyonundaki medeniyet yaklaşımını sosyal modellerle ortaya koyabilir, geliştirebiliriz” diyen Kırışık, şu ifadelere yer verdi:

“Bu da bütün toplumun katkısı ve katılımıyla gençlerimizin sürece aktif destekleriyle ürettikleri sosyal modellerle, projelerle gerçekleşecektir. Bizim en önemli ve nihai amacımız bu kültürün, sosyal model üretme kültürünü Türk medeniyetini, Türkiye yüzyılı vizyonunu etkinliğini arttıracak bir yaklaşımı ortaya koymaktır.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sosyalfeste-yogun-ilgi/feed/ 0
Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu: (2) http://www.karadenizhabertv.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:03:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5840 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Biz, bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibarıyla çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz.” dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dış politikada ülkeler arası ilişkilerin zaman zaman şekil değiştirdiğini belirterek, akışkan ve dinamik bir süreç olan diplomasinin, tarihin, kültürün, coğrafyanın, jeopolitik ve jeostratejik müktesebatın, milli hedeflerin bileşkesinde, hakiki mana ve muhtevasını bulduğunu söyledi.

Devletler arası ilişkilerde kalıcı dostluktan, kategorik düşmanlıktan bahsetmenin mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, esas olanın mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde değerlerle pekişmiş karşılıklı anlayış ve çıkarlara saygı olduğunu kaydetti.

Dünya genelinde belirsizliklerin endişe verici ölçüde artış halinde olduğuna işaret eden Bahçeli, küresel siyaset ve diplomasinin öngörülebilirliğinin gittikçe zayıfladığını belirtti.

Farklı coğrafyalarda tezahür eden kriz ve ihtilafların milletler ve medeniyetler arasındaki barış, huzur ve istikrarı tehdit ettiğine dikkati çeken Bahçeli, hızlanan, kızışan ve çapı genişleyen siyasi, ekonomik, ticari ve hegemonik güç mücadelelerinin yumuşama yerine sertliği, diyalog yerine restleşmeyi, diplomasi yerine dipsiz anlaşmazlıkları körüklediğini dile getirdi.

Devlet Bahçeli, bölgesel ve küresel kutuplaşmanın kaotik bir dünya tablosunu resmettiğini belirterek, Türkiye’nin böylesi çalkantılı ve fırtınalı bir ortamda yüksek öngörü, manevra kabiliyeti, milli ve manevi değerlerle zenginleştirilmiş diplomasi gücüyle dikkatleri üzerine çektiğini ifade etti.

Bahçeli, “Hem sahada hem de masada muktedir bir Türkiye gerçeği elbette taraflı tarafsız herkesin takdirini toplamaktadır. ‘Çok yönlü ve tesirli diplomasi’ demek, ‘farklı zaman ve dönemlerde, farklı taraflarla aynı anda görüşmek, konuşmak ve temas kurmak’ demektir. Türkiye’nin yaptığı da budur. Bu sayede milli güvenliğimize, milli varlığımıza ve egemenlik haklarımıza yönelik tehdit ve sınamalar etkisiz hale getirilmektedir. Çevremizde barış, huzur, refah ve istikrar kuşağının tesisi amacıyla akıl ve ahlak temelli diplomatik ilişkiler kesintisiz mesafe almaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır ziyareti

Bahçeli, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda, MHP’nin dış politikaya bakışının ana çerçevesinin dünya barışı ve Türkiye’nin milli güvenliği, ekonomik kalkınma ve refahının temini üzerine bina edildiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Mefluç ve mahvı perişan vaziyette olan muhalefet hangi ezberleri telaffuz ederse etsin, atılan sağlam adımları karalamak için nasıl bir bozuk dil kullanırsa kullansın, biz bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibarıyla çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz. İnanıyorum ki Türkiye-Mısır ilişkileri, olması gereken mevkiye tırmanacak, kurulan dostluk ve kardeşlik bağları iki ülkenin de çıkarına hizmet edecektir.

Mısır ile asırlara dayanan tarihi, kültürel ve inanç temelli köklü bir ortak geçmişimiz vardır. Bu geçmişin kutlu bir geleceğe köprü olması, iyi niyetli temennimizdir. Daha düne kadar İstanbul ile Kahire’nin kader çizgisi bir ve aynıydı. Türkiye ile Mısır’ın ayrı düşmesi, birbirine sırtını dönmesi, ilişki ağlarının zedelenmesi müşterek tarih ve coğrafyanın bizatihi ruhuna terstir ve bununla birlikte olumsuz faturası da kabarık olacaktır. İki ülke arasında, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Ortak Bildiri’nin imzalanmasının yanında ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılma hedefi sevindirici ve umut verici bir gelişmedir.”

“Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın mührünü inançla basacaktır”

Ekonomi, ticaret, enerji, turizm, eğitim, kültür ve savunma sanayisi alanlarında Türkiye ile Mısır’ın yakın temas ve irtibatının, iki ülkenin stratejik avantaj ve kazancını tahkim edeceğine işaret eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Muhalefet partilerinin koro halinde ‘dün şunu demiştin, bugün böyle diyorsun’ çıkışları Türk dış politikasının yüksek misyon ve vizyonunu idrak ve itiraf edemeyen sefil bir anlayışın hezeyanıdır. Çevresiyle buzları eriten, anlaşmazlıkların düğümünü çözen ve yükseliş halinde olan Türkiye, başta CHP olmak üzere zillete düşen diğer muhalefet partilerini kıskandırmakta ve çatlatmaktadır. Onlar umudunu yapay zekaya bağlaya dursunlar, Cumhur İttifakı, Türk milletinin muazzam zekasıyla daha çok işler başaracak, çağın alnına Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın mührünü inançla basacaktır.

Türkiye ile Mısır’ın yakın diyaloğu, İsrail zulmüne karşı da güvenlik şemsiyesidir. Mısır’ın, Gazze’de işlenen soykırım suçuna yönelik tavrı memnuniyet vericidir. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ısrar ve inatla Refah’a operasyon yapacaklarını ileri sürmesi, savaşı Gazze’nin dışına taşıma hamlesi şeklinde okunmalıdır ve Mısır için de tehdittir. Gazzeli masumların sığındığı Refah’a saldırmak çılgınlıktır ve sonu İsrail için felakettir.”

Bahçeli, İsrail’in, Refah’tan kesinlikle uzak durması, işlediği cinayetlerine, yaptığı insanlık dışı operasyonlara yenilerini eklemekten mutlak surette kaçınması gerektiğinin altını çizerek, “İsrail’in Refah’a girmesi halinde Mısır’ın barış anlaşmasını askıya alacağını duyurması, 1967 ve 1973 savaşlarının daha şiddetli olarak tekerrür edeceğini, bu defa İsrail’in çok ağır bedel ödemek durumunda kalacağını muhataplarına ihsas ve ilan etmektedir.” diye konuştu.

İsrail’in katliamlarına son vermesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Uluslararası toplum yalnızca sözle, sızlanmayla, kınamayla yetinmemelidir. Mübarek ramazan ayı girmeden kalıcı ateşkes sağlanmalı, insani dram bitmelidir. İki devletli çözüm için Birleşmiş Milletler ve küresel vicdan çok acil harekete geçmelidir. Tekrar ediyorum, başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırları temelinde, bağımsız ve toprak bütünlüğüne haiz Filistin kurulmadan Orta Doğu’da barış, huzur ve istikrar sadece hayalden ibaret kalacaktır.” dedi.

“Emperyalizmin konu mankenidir”

Necip Fazıl Kısakürek’in ???????”Bizdeki muhalefet iktidarı düşürmek şartıyla vatanı düşürmeye bile razıdır” ifadesini anımsatan Bahçeli, “İktidara değil de ülkesine muhalefet edenler siyasetin konusu olmaktan çok emperyalizmin konu mankenidir.” görüşünü paylaştı.

Bahçeli, 93 Harbi sırasında Nene Hatun’un “Bebeğim anasız büyür de vatansız büyüyemez” sözünü hatırlatarak, “Nene Hatun’un feragat ve ferasetinin kırıntısını arasanız dahi muhalefet partilerinde asla bulamazsınız.” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyetleri kiralık, kalpleri karanlık, siyasetleri kifayetsiz ve kimliksiz olanların ne millete ne de ülkeye bir faydalarının dokunamayacağını belirten Bahçeli, şunları söyledi:

“Türkiye eski Türkiye değildir. Köprünün altından çok sular akmıştır. ya muhalefet değişecek ya da millet cibilliyet ve ciddiyet yoksunu bu muhalefetin defterini dürecektir. Muhalefet partilerinin Türkiye’nin egemenlik haklarını ve beka mücadelesini hafife alması, bununla da yetinmeyip savsaklama ve sulandırma çabası ağır yaralı ve yüreksiz bir siyasetin ibra ve ifşasından başka bir şey değildir.

Bölücü terör örgütü PKK ile DEM’lenerek bağ kurmak, FETÖ ile taşeronlar eliyle bağlantıya geçmek, ülkemize ve milletimize yapılabilecek en vahim kötülüktür. CHP, sadece kendi içinde kavgalı değil, Türk milletiyle de sorunludur. Bu CHP’nin, yerel yönetimlerde yedek kulübesine çekilmesi, ıslah ve terbiye edilmesi milli bir görevdir. DEM’lenmiş CHP’nin doğrusu ile yanlışı birbirine karışmış, milli ve manevi aidiyeti kalmamıştır. DEM’lenmenin maskesi kent uzlaşması, sandık uzlaşması, Türkiye ittifakı olarak açıklanmaktadır. DEM Parti, artık CHP’nin karar ve kumanda odasına kadar nüfuz etmiş, kimin aday yapılıp yapılmayacağını tayin eden vesayetçi bir konuma sahip olmuştur. Esenyurt’tan Kadıköy’e ve Mersin’in bazı ilçelerine kadar görünen çarpıcı gerçek budur ve aslında her seçim çevresinde adı konulmamış, kokuşmuş ittifak ilişkisi DEM’lenen ve boyunduruk altına alınan CHP’nin iç yüzünü deşifre etmiştir. CHP ile DEM iç içe geçmiş, birisini diğerinden ayırt etmek zorlaşmıştır. Özgür Bey’in irade ve siyasetinin şifreleri DEM’in eline geçmiştir. Kuklalar belli, kuklacılar bilinmektedir.”

Devlet Bahçeli, 31 Mart’ta Türkiye’yi DEM’lemeye ve devirmeye çalışanlara Türk milletinin müsaade etmeyeceğini, müsamaha göstermeyeceğini vurgulayarak, “Cumhur bizim, Türkiye hepimizindir.” ifadesini kullandı.

Atatürk’ün adını ve anılarını hiçe sayanları, elleri öpülesi ecdada hakaret edenleri, Türklüğü rafa kaldıranları, İstanbul’u Ermeni şehri olarak gösterenleri, Türk milletinin affetmeyeceğini dile getiren Bahçeli, bu zillete aziz milletin müstahak olmadığını ve olmayacağını belirtti.

“CHP kayış koparmış, dingil kırmış, dengeyi kaybetmiştir”

Sırf oy avcılığı uğruna, sırf bazı odaklara şirin ve sevimli görünmek adına milli varlığı tartışmaya açmanın, etnik ve mezhep ayrımcılığını kamçılamanın düşman dili ve milliyetsizlerin ağzı olduğunu kaydeden Bahçeli, “CHP, DEM’lenmekle ekseninden kaymıştır. CHP, kayış koparmış, dingil kırmış, dengeyi kaybetmiştir. DEM’lenmiş CHP, sakat ve skandal bir siyasetin pençesinde kıvrana kıvrana tükenişe ve inişe geçmiştir. Nihayet yerel yönetimleri Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle buluşturma vakti gelip çatmıştır. Malum yerel yönetimleri düştükleri zillet çukurundan çekip çıkarmanın zamanı yaklaşmıştır. O zaman 31 Mart 2024 tarihidir. Vakit Cumhur İttifakı’nda toplanma ve kucaklaşma vaktidir. Vakit el ele vermenin, gönüllerde birleşmenin, hep birlikte ‘Türk milletiyiz’ demenin vaktidir. Bihakkın saflarımızı sıkı tutacağız, Kızılelma’ya doğru koşar adım yürüyeceğiz.” sözlerini sarf etti.

“Çürümüş bir kalem sahibinin” köşesinde yazdığı “Ey alt eğitimli ve alt gelir grupları, bilesiniz ki, verdiğiniz oylar ile ülkeyi kurtarmıyor, tersine yıkımına destek oluyorsunuz. ve siz bu oyları vererek cennete gider misiniz bilmiyorum ama evlatlarınıza cehennem gibi bir yaşam bırakıyorsunuz” ifadelerini anımsatan Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İşte biz bu halk ve demokrasi düşmanlarına, seçkinci ve kaymak tabakaya tutunmuş satılık kalem yobazlarına bu aziz vatanı bırakmayacağız. Milletimizi aşağılayan, gelirini ve eğitimini küçümseyen, zımnen ‘cahil’ diyen zilletin devşirilmiş kalemşörlerine asla boyun eğmeyeceğiz. Yılmayacağız, yıkılmayacağız, yıktırmayacağız, sonunda yükseldikçe yükseleceğiz. Taviz vermeyeceğiz, teslim olmayacağız, tembellik gösteremeyeceğiz, mutlaka kazanacağız. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında cumhurun muhteşem zaferine hep birlikte imza atacağız. Zalimlere karşı aynı siperdeyiz. Zillete karşı aynı mevzideyiz. Hainlere karşı aynı hizadayız. Türkiye düşmanlarına karşı aynı çizgideyiz. Biriz, diriyiz, hep birlikte Türkiye’yiz, Türk milletiyiz. Çağrımız ‘bu millet, bu vatan, bu bayrak benim’ diyen her insanımızadır. Çağrımız her insanımızı kardeş, her yöremizi aziz bilen Türkiye sevdalılarınadır. ‘Paylaşılacak vatanım, vazgeçilecek insanım yok’ diyen her vatan evladıyla geleceğimiz bir ve ortaktır. ‘Biz, birlikte Türkiye’yiz’ diyen herkes bizim özbeöz kardeşimizdir.”

“Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlardı”

Türk devlet ve yönetim felsefesinin dayanağının adalet olduğuna işaret eden Bahçeli, adalet ve hukukun tahribatının devletin zaafına yol açacağını dile getirdi. Bahçeli, “Özellikle Anayasa Mahkemesi ile Danıştay’ın verdiği bazı kararların doğrudan devlet onuruna, milli varlık ve güvenliğimizin ruhuna zarar verdiği açıktır.” görüşünü paylaştı.

Sosyal, siyasal ve ekonomik istikrarın güvencesinin hukuk olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Milletimizin sinir uçlarını tahriş eden, FETÖ’cülerle PKK’lılara alan açan sözü geçen yüksek mahkemelerin sıra fiyat istikrarını hedef alan fiyat anarşistleriyle ilgili önleyici kararlar almaya geldiğinde üç maymunu oynaması işgüzarlık ve ikiyüzlülüktür.” dedi.

“Ekonomik büyümenin dizginlenmesi, istihdamın geriletilmesi, cari dengenin bozulması için el ovuşturan, fiyat etiketlerini sürekli olarak yukarı yönlü güncelleyen fırsatçıların, azgın fiyat anarşistlerinin ve bunların arkasındaki FETÖ’cülerin hukuken hesabı sorulmadan sosyal ve ekonomik huzur nasıl temin edilecektir? İnsanımızın ekmeğine ve cüzdanına ambargo koyanların yakasından adalet ne zaman tutacaktır?” diye soran Bahçeli, 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü sonrasında, hain örgütle ilişki ve iltisakı belirlenen yaklaşık 4 bine yakın hakim ve savcının meslekten ihraç edildiğini hatırlattı.

“Danıştay 5. Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır, hukuki bir temeli yoktur” sözlerini sarf eden Bahçeli, “Bu dairenin göreve iade kararı verdiği kişiler arasında ankesörlü hatlarla haberleşen, mahrem imamlarla irtibatı olan, ByLock yazışmalarında adı geçen, terör örgütüne bağış yapan, hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan isimlerin olması nasıl izah edilecektir? Danıştay 5. Daire nereye hizmet etmektedir? Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlar, haşhaşilerin vaazlarını mı dinliyorlardı? FETÖ’cüleri aklamak vatana, millete ve adalete ihanet değil midir? FETÖ’cüleri göreve iade etmek cinayet değil midir? FETÖ’ye merhamet şehitlerimize hakaret değil midir?” sorularını yöneltti.

Danıştay 5. Daire’nin adalet ve hukuka göre karar vermediğini kaydeden Bahçeli, “Allah’tan Hakimler ve Savcılar Kurulu devreye girmiş ve mesleğe iadesi yapılan 387 kişi hakkında yeni bir inceleme başlatmış, aynı zamanda Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurul’una da gerekli itirazlar yapılmıştır.” açıklamasında bulundu.

“Bir yazar müsveddesinin” sosyal medya hesabından 15 Temmuz ile ilgili “Hükümet 4 ay önceden darbe olacağını bütün ayrıntılarıyla biliyordu. Halk ne olduğunu bilmeden darbeye karşı meydanlara çıktı. Sonuçta olan bu ülkeye oldu” dediğini anımsatan Bahçeli, Şayet bu şahıs iddialarının ispatını yapmazsa, şerefli bir Türk savcısının huzurunda yazdıklarını tevsik etmezse dünyanın en namert insanıdır.” diye konuştu.

“FETÖ’nün propagandasına çanak tutulması, 15 Temmuz’a tiyatro denilmesi alçaklığın dibidir” diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“Aynı anda Danıştay 5. Daire’nin kararı, işbirlikçilerin iddiaları, ülkemize giriş yaparken 4 FETÖ’cünün yakalanması ve Pensilvanyalı hainin Yusuf Suresi üzerinden gizemli mesajlar vermesi, gizli bir toparlanmanın emaresidir. Fakat o günler geçmiştir. Gelecekleri varsa görecekleri de vardır. Eğer yanılıp yenilip üstümüze gelen olursa, tavsiyem boy ölçüsüne uygun kefen biçtirmesidir. Çünkü yatacağı yer sadece mezardır, hesabı da yüce Allah’a verecektir. Kuyuya düşen yoktur. Yusuf Suresi’ne konu olacak bir şey yoktur. Kuyuda Yusuf değil, kuyruğu kesilen yılan vardır, bu defa kafasını koparmak da bizim için and olsun şeref ve namus bahsidir.

Devlet, toplum ve siyaset alanı başta olmak üzere, farklı kesimlere saklanmış ve bulunduğu ortamın rengini almış kripto damarı bulup lime lime doğramazsak emin olunuz ki günü geldiğinde acınacak hale düşmekten kaçamayız, kurtulamayız, yakamızı kurtaramayız. Müslüman aynı delikten iki defa ısırılamaz. Şansını denemek isteyen varsa hodri meydan, bu vatanın meydanları boydan boya mücadele ruhuyla bezenmeye sonuna kadar hazırdır.”

“Fiyat anarşistleri de FETÖ’cüdür; dükkanları, evleri kapanmalıdır”

Bahçeli, TBMM Başkanlığına sunulan “8. Yargı Paketi”ni, hak arama hürriyetini güçlendirdiği, kişisel verilerin ve özel hayatın korunmasına yönelik önemli düzenlemeler ihtiva ettiği ve adalet hizmetlerinin etkinliğini artıracağı için destekleyeceklerini bildirdi.

FETÖ’nün, Türk Silahlı Kuvvetleri ve yargı başta olmak üzere 8 ana başlıkta sıraladığı her yere sızdığını anlatan Bahçeli, “Şimdi ona bir 9’uncuyu ilave ediyorum. Fiyat anarşistleri de FETÖ’cüdür; dükkanları, evleri kapanmalıdır.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

(Bitti)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/feed/ 0
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: ‘Bütün Türkiye’yi Tayyibistan yapalım’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-butun-turkiyeyi-tayyibistan-yapalim/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-butun-turkiyeyi-tayyibistan-yapalim/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:54:26 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5830

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Karabük’te aday tanıtım toplantısında; “Sayın Cumhurbaşkanı son zamanlarda gittiği yerlerde halkı tehdit ediyor. ‘Biz yoksak hizmet yok. Biz yoksak doğal gaz yok’ diyor. Şimdi size çok basit bir şey söyleyeyim, o yoksa doğal gaz kaybediyorsunuz ama o varsa doğal gazın faturasını ödeyecek parayı bile bulamıyorsunuz. Bu kadar olur mu? Bütün Türkiye’yi Tayyibistan yapalım. Bütün Türkiye’yi emrine amade yapalım. Yasamayı, yürütmeyi, yargıyı bitirdiniz. Bütün güçleri kendinize bağladınız yetmedi bir de belediye” dedi.

BTP, Karabük’te aday tanıtım toplantısı yaptı. Karabük, Bartın, Zonguldak, Kastamonu ve Çankırı adaylarının tanıtıldığı toplantıda konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, şunları söyledi:

“BÜTÜN TÜRKİYE’Yİ TAYYİBİSTAN MI YAPALIM?”

“Sayın Cumhurbaşkanı son zamanlarda gittiği yerlerde halkı tehdit ediyor. ‘Biz yoksak hizmet yok. Biz yoksak doğal gaz yok’ diyor. Şimdi size çok basit bir şey söyleyeyim, o yoksa doğal gaz kaybediyorsunuz ama o varsa doğal gazın faturasını ödeyecek parayı bile bulamıyorsunuz. Bu kadar olur mu? Bütün Türkiye’yi Tayyibistan yapalım. Bütün Türkiye’yi emrine amade yapalım. Yasamayı bitirdiniz, yürütmeyi bitirdiniz, yargıyı bitirdiniz. Bütün siyasi yönetimi, erkleri, güçleri kendinize bağladınız yetmedi bir de belediye… Büyükşehri alacağım, ili alacağım, ilçeyi alacağım vs. Tamam al da ne yapıyorsun karşılığında?

“DEVLETİN ELİNDE NE VARSA PEŞKEŞ ÇEKTİLER”

Atatürk’ün ilkelerinden biri olan devletçiliği kaldırdılar, devletin elinde ne varsa özel firmalara peşkeş çektiler. Size de bir hap verdiler uyuttular, ‘Bu çok ilkel bir görüş, yeni dünya düzeninde yer alamaz bir görüş’ dediler. Siz de ‘Ha öyle mi, tamam o zaman kaldıralım’ deyip bu devletçiliği rafa kaldırdınız. Şimdi laikliği savunan, cumhuriyetçiliği savunan, milliyetçiliği savunan, Atatürkçülüğü savunan bir kişi devletçilikten niye vazgeçiyor? Nerede kaldı sizin Atatürkçülüğünüz?

Erzincan’da bir madende facia yaşandı. Buradan yılda 1 milyar doların üzerinde altın madeni çıkarılıyor. Bu altını Sayın Cumhurbaşkanı’nın hısımlarıyla Kanadalı bir şirket alıp götürüyor bu ülkeden, bize de oradan bir gram altın tozu verilmiyor. Halbuki altın bizim, itiraz etmiyoruz. Devletçilik dediğimiz ne biliyor musunuz? Devletçilik bu madenlere sahip çıkmaktır, kendi zenginliğine sahip çıkmaktır. Bakın Türkiye’de her yıl 3 milyar doların üzerinde altın, toprağın altından çıkarılıp yurt dışına götürülüyor. Her yıl 3 milyar doların üzerinde altınımızı yabancılar işletiyor ve Türk milletinin bu işten 1 lira çıkarı yok. Devlete yüzde 4 veriyorlar. Afganistan’da bu oran yüzde 20, beğenmediğiniz Taliban sizden daha devletçi.

“BU ALTIN BİZİMSE, BUNUN GELİRİNİ BİZ PAYLAŞALIM”

Ben size, ‘Açalım gözlerimizi, bakalım etrafımıza ve buna dur diyelim. Buna isyanımızı dile getirelim. Bu altın bizimse bunun gelirini biz paylaşalım’ diyorum.

Ne hale düştük? Bir emekli eskiden bir ev, bir araba alırken ikramiyesiyle, bugün aldığı ikramiyeyle kredi kartı borcunu ödüyor. Bu hale geldik. Fatih Kısaparmak’ın, ‘Bu adam benim babam’ diye meşhur şarkısı var. Şarkıda, ‘Altı çocuk büyütmüş, bir işçi maaşıyla’ der. Şimdi Fatih Kısaparmak bugün bu şarkıyı yeniden yazsa nasıl yazacak? Acaba, ‘Bu adam benim babam, 6 çocuğun eline bakıyor bir işçi maaşıyla’ diye mi yazacak. İş ona döndü artık. Bir işçinin 5 çocuğunu evlendirdiği Türkiye’den, 5 çocuğun bir babanın kirasını ödeyemediği Türkiye’ye döndük. Kendi kendine yeten Türkiye’den, el avuç açmış dünyadan tarım ürünü arayan, borçlanarak gıda ürünleri satın almaya çalışan ülkeye döndük. Biz bu hale geldik.

“BU SEÇİM İKTİDARA VE İKTİDARDAKİ MUHALEFETE YANLIŞLARINI YÜZLERİNE VURMA SEÇİMİDİR”

Şimdi ‘Ne alakası var yerel seçimle’ diyeceksiniz. Şu alakası var; bu seçimde eğer kaderinizin değişmesini istiyorsanız sizi yönetenlere, ‘Bu ülkede bizden başka bunu yönetemez’ diye size imaj çizenlere, ‘Bizim sizinle işimiz kalmadı’ demenin seçimidir bu seçim. Eğer bu seçimde de aynı şekilde bu sıkışmış siyasetin sonucu olarak hareket ederseniz, kaderimiz hiç değişmeyecek. Bakın bu seçimin önemi bu. Bu seçim iktidar sahiplerine ve muhalefetteki iktidar sahiplerine bir güç gösterme seçimidir, bir tepki koyma seçimidir, yaptıkları yanlışları yüzlerine vurma seçimidir. Daha bir yıl olmadı bir seçim yaşadık. O seçimi berbat etmiş olan bir muhalefet var, göz göre göre seçim kaybettiler. Bir tarafta da iktidar var, seçimin ertesi haftası doları yüzde 50 artırdı. Enflasyonu yalan rakamlarla hala yüzde 70’in altına düşüremediler. Hükümetin yalanları o kadar astronomik ki dünyada bizden kötüsü yok yalanlarına rağmen. Yalan söyleyeceksin bari ‘yüzde 10’ de enflasyona, ne olacak?

“ALTILI MASADAKİ BAZI PARTİLER ADAY YAPACAK İNSAN BULAMIYORLAR”

Biliyorsunuz bir altılı masa kuruldu. Toplumda ‘Altılı masaya girin’ girin diye bir talep vardı. Biz de sonucun bu olacağını bildiğimiz halde toplumdaki bu talep doğrultusunda ‘Bizi masaya alın’ dedik. Onlar bizi masaya almazken türlü türlü fitneler uydurdular, yalanlar söylediler. Kendileri değil ama medya aracılığıyla, sosyal medya aracılığıyla tırnak içinde tetikçiler aracılığıyla sahaya sürdükleri… Neymiş, bizim teşkilatlanma yapımız oluşmamış! BTP 20 senelik parti, 81 ilde teşkilatı var. Şimdi isim vermeyeceğim, seçim dönemine geldik, bize ‘Teşkilatı yok’ diyen partilerin neredeyse tamamı kapımızı aşındırıyor ve ‘Biz her yerde aday çıkaramıyoruz, gelin seçime beraber girelim’ diyor. Dün bize teşkilatlanmamış diyorlardı bunlar. Hani siz çok büyük partilerdiniz, bizi beğenmiyordunuz ama iş tek başına seçime girmeye gelince baktılar ki hepsinin altı boş. Türkiye’de siyasetin özeti bu.

“GELİN BİRLİKTE HAREKET EDELİM ÇOCUKLARIMIZI YARINLARA HAZIRLAYALIM”

İşte şu parti büyüktür, bunun bilmem nesi şöyledir, onun kaşı daha güzel, bunun arkasında bilmem kim var yalanlarıyla lütfen bu sefer sandığa gitmeyin. Ne için sandığa gidin biliyor musunuz? Yarınlarınızı düşündüğünüz için sandığa gidin. Günü kurtarmak için sandığa gitmeyin, çocuklarınızı kurtarmak için sandığa gidin.

“BAMBAŞKA YENİ BİR DÜNYA GELİYOR, GELİN ÇOCUKLARIMIZI O YARINLARA HAZIRLAYALIM”

Bambaşka bir dünya geliyor, isteseniz de geliyor istemeseniz de geliyor. Bu bambaşka dünyaya bu eski kafalı, dünün ideolojik saplantılarıyla birlikte kavga ederek, sizleri kandırıp sizden oy almaya çalışan insanlarla o yarına ulaşamazsınız. Eğer o günlere çocuklarınızı hazır etmek istiyorsanız bugünden bu değişime ayak uydurmak zorundasınız. Ben de bir kardeşiniz olarak diyorum ki; gelin birlikte hareket edelim, çocuklarımızı o yarınlara hazırlayalım.”

]]> http://www.karadenizhabertv.com.tr/btp-genel-baskani-huseyin-bas-butun-turkiyeyi-tayyibistan-yapalim/feed/ 0 Bahçeli: “Danıştay 5. Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır” http://www.karadenizhabertv.com.tr/bahceli-danistay-5-dairenin-fetoden-ihrac-edilen-387-hakim-ve-savciyi-tekrar-meslege-iade-eden-karari-cok-tehlikelidir-cok-sakincalidir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bahceli-danistay-5-dairenin-fetoden-ihrac-edilen-387-hakim-ve-savciyi-tekrar-meslege-iade-eden-karari-cok-tehlikelidir-cok-sakincalidir/#respond Mon, 01 Apr 2024 09:00:22 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5794 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Danıştay 5. Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır, hukuki bir temeli yoktur” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısında konuştu. Bahçeli,geçtiğimiz günlerde Erzincan İliç’teki maden kazasına ilişkin devletin tüm imkanlarıyla seferber olduğunu belirterek, “İlgili bakan ve bürokratlarımız kısa süre içinde maden sahasına giderek arama-kurtarma faaliyetlerine refakat etti. Bir haftadır AFAD ekipleri, gönüllü yardım kuruluşları, hatta yöre insanımız çalışmalarını fedakarlıkla yürütmektedir. İşçilerimize ulaşmak ve gün ışığına çıkarabilmek amacıyla maden alanına yığılan devasa toprak kütlesinin tahliye ve temizlik işlemi dikkatle ve kararlılıkla sürdürülmektedir. Ancak heyelan bölgesinde hala riskli alanların varlığı, bu kapsamda yeni toprak kaymalarının zaman zaman yaşanıyor olması ister istemez arama kurtarma ekiplerini zora sokmakta, çalışmalarını da aksatmaktadır. Üstelik bölgenin yağışlar sebebiyle çamur ve balçıkla kaplanmış olması araştırma ve incelemelerin metal dedektörlerle yapılmasını mecburi hale getirmektedir. Kayaçların içindeki altın cevherini siyanürleyip ayrıştıran, müteakiben kalan siyanürlü atıkları suyla arındırıp tekrar kullanılmasını sağlayan, yani çok zor şartlarda damla damla dökülen alın terlerinin bereketiyle helal lokmasını arayan işçilerimizin hayata döndürülmesi yegane dilek ve beklentimizdir. Ümitlerimizi diri tutarak bölgeden gelecek müjdeli haberlere kulağımızı çevirmiş durumdayız. Nitekim Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan kazanın tüm yönleriyle araştırılması ve benzer kazaların önlenmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla; Anayasa’nın 98, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri kapsamında Meclis Araştırması Komisyonunun kurulmasını isabetli bir karar olarak görüyor ve yanında duruyoruz” diye konuştu.

“Acılarımız üzerinde siyasi ve ideolojik geçim kapısı açmaya heveslenmek vicdansızlıktır”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın maden kazasının yaşandığı yere maske ve özel koruyucu kıyafetle gitmesine değinen MHP lider Bahçeli, “Adeta uzaya çıkar gibi, özel koruyucu kıyafetlerin üstüne dehşet uyandıran maskeler takan ve ikinci Çernobil hezeyanını telaffuz edip siyanür atıklarının Sabırlı Deresi’ne akıtıldığını ve bu atıkların yağışla beraber yeraltı sularına karışarak Fırat Nehri’ni kirlettiğini söyleyenler iddialarını ispatla. Ağzıyla değil de karnıyla konuşanların şımarıklıkları tahammül sınırlarından taşmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının konuyla ilgili kamuoyuyla paylaştığı, toprak kayması sırasında akan malzemenin Fırat Nehri’ne ulaşmasının engellenmesi amacıyla Sabırlı Deresi’nin Fırat Nehrine ulaştığı menfezin kapaklarının kapatıldığına dair açıklama ortadayken, halen dedikodu üretmenin, halen kaygıları diri tutmanın ahlaken tutarlı bir yanı var mıdır? 9 canı, 9 hayatı kurtarma çalışmaları sürüyorken, kayan toprak kütlesinin içinde hangi ağır metallerin bulunduğuyla ilgili resmi ağızlardan bir açıklama yapılmadığını eleştirenlerin amacı bize göre üzüm yemek değil, bağcı dövmek için mevzi almaktır. Acılarımız üzerinde siyasi ve ideolojik geçim kapısı açmaya heveslenmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır, izansızlıktır, pis bir fırsatçılıktır” ifadelerini kullandı.

“ÇED raporunu veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı değildir”

Erzincan İliç’teki maden kazasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un hedef alındığını söyleyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“İliç’i konuşuyorken konunun Sayın Kurum’un bakanlık dönemine geçiş yapması, nihayetinde haksız ve hayasız eleştirilerin sökün etmesi sinsi bir propagandanın tedavülde olduğuna işaret etmiştir. İstanbul’da havlu atacaklarını şimdiden fark eden müflis zihniyetler Sayın Kurum’u yıpratmak için devreye girmişlerdir. Bir defa madenin yüklenici firmasına ÇED raporunu veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı değildir. Söz konusu bakanlık yalnızca çevresel etkileri değerlendirip denetlemektedir. Bunun yanında altın madeninin çevreye zarar verip vermediğini incelemektedir. Bahsi geçen altın madeni geçmişte defalarca denetlenmiş, 21 Haziran 2022 tarihinde de 20 metreküplük siyanür sızıntısı nedeniyle sorumlu görüldüğünden bu madeni işleten firmaya Çevre Kanunu’nda belirlenmiş en üst sınırdan para cezası verilmiştir. Dahası ilgili firmanın faaliyetleri geçici süreyle durdurulmuştur. Anlaşılacağı üzere, Sayın Murat Kurum görevini layıkıyla yapmıştır. Verilemeyecek bir hesabının olmadığı ortaya çıkmıştır. Altın madeni felaketinin sızısı yüreklerimizi titretiyorken, çok geçmeden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sürecinin bir malzemesi haline getirilmesi baştan ayağa yanlıştır, maksatlıdır, utanmazlıktır. Menfur ve melun emel sahiplerinin çabaları boşuna, çırpınışları beyhudedir; Allah’ın izniyle, Türk milletinin teveccühüyle Ankara altın çağına ulaşacak, İstanbul Muradına kavuşacak, yerel yönetimler zilletin ayak bağlarından mutlaka kurtarılacaktır.”

“Cumhurbaşkanımızın gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir”

“Dış politikada doğası gereği, ülkeler arası gerginlikler veya yakınlıklar zaman zaman farklılaşıp şekil değiştirmektedir” diye konuşan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Uluslararası ilişkiler akışkan ve dinamik bir süreçtir; tarihin, kültürün, coğrafyanın, jeo-politik ve jeo-stratejik müktesebatın, aynı şekilde milli hedeflerin bileşkesinde hakiki mana ve muhtevasını bulmaktadır. Şayet uluslararası ilişkiler statükonun çekim alanına sabitlenip diyalog ve diplomasi kanalları tıkanırsa sıcak çatışmalar tetiklenecek, bölgesel ve küresel savaşlar ortaya çıkacaktır. Devletlerarası ilişkilerde kalıcı dostluktan, kategorik düşmanlıktan bahsetmek mümkün değildir. Esas olan mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde değerlerle pekişmiş karşılıklı anlayış ve çıkarlara saygıdır. Türkiye’miz böylesi çalkantılı ve fırtınalı bir ortamda yüksek öngörü, manevra kabiliyeti, milli ve manevi değerlerle zenginleştirilmiş diplomasi gücüyle dikkatleri üzerine çekmektedir. Hem sahada hem de masada muktedir bir Türkiye gerçeği elbette taraflı tarafsız herkesin takdirini toplamaktadır. Çok yönlü ve tesirli diplomasi demek, farklı zaman ve dönemlerde, farklı taraflarla aynı anda görüşmek, konuşmak ve temas kurmak demektir. Türkiye’nin yaptığı da budur. Bu sayede milli güvenliğimize, milli varlığımıza ve egemenlik haklarımıza yönelik tehdit ve sınamalar etkisiz hale getirilmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Mefluç ve mahvı perişan vaziyette olan muhalefet hangi ezberleri telaffuz ederse etsin, atılan sağlam adımları karalamak için nasıl bir bozuk dil kullanırsa kullansın, biz bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibariyle çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz. İnanıyorum ki Türkiye-Mısır ilişkileri olması gereken mevkie tırmanacak, kurulan dostluk ve kardeşlik bağları iki ülkenin de çıkarına hizmet edecektir. Mısır ile asırlara dayanan tarihi, kültürel ve inanç temelli köklü bir ortak geçmişimiz vardır. Bu geçmişin kutlu bir geleceğe köprü olması iyi niyetli temennimizdir. Daha düne kadar İstanbul ile Kahire’nin yazgısı çizgisi bir ve aynıydı. Türkiye ile Mısır’ın ayrı düşmesi, birbirine sırtını dönmesi, ilişki ağlarının zedelenmesi müşterek tarih ve coğrafyanın bizatihi ruhuna terstir ve bununla birlikte olumsuz faturası da kabarık olacaktır. İki ülke arasında, Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Ortak Bildirinin imzalanmasının yanında ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılma hedefi sevindirici ve umut verici bir gelişmedir. Ekonomi, ticaret, enerji, turizm, eğitim, kültür ve savunma sanayi alanlarında Türkiye ile Mısır’ın yakın temas ve irtibatı iki ülkenin stratejik avantaj ve kazancını tahkim edecektir. Muhalefet partilerinin koro halinde “dün şunu demiştin, bugün böyle diyorsun” çıkışları Türk dış politikasının yüksek misyon ve vizyonunu idrak ve itiraf edemeyen sefil bir anlayışın hezeyanıdır. Çevresiyle buzları eriten, anlaşmazlıkların düğümünü çözen ve yükseliş halinde olan Türkiye başta CHP olmak üzere zillete düşen diğer muhalefet partilerini kıskandırmakta ve çatlatmaktadır. Onlar umudunu yapay zekaya bağlaya dursunlar, Cumhur İttifakı Türk milletinin muazzam zekasıyla daha çok işleri başaracak, çağın alnına Türk ve Türkiye Yüzyılının mührünü inançla basacaktır.”

“DEM Parti, artık CHP’nin karar ve kumanda odasına kadar nüfuz etmiş”

“Bölücü terör örgütü PKK’yla DEM’lenerek bağ kurmak, FETÖ’yle taşeronlar eliyle bağlantıya geçmek ülkemize ve milletimize yapılabilecek en vahim kötülüktür” diyen Bahçeli, “CHP sadece kendi içinde kavgalı değil, Türk milletiyle de sorunludur. Bu CHP’nin yerel yönetimlerde yedek kulübesine çekilmesi, ıslah ve terbiye edilmesi milli bir görevdir. DEM’lenmiş CHP’nin doğrusu ile yanlışı birbirine karışmış, milli ve manevi aidiyeti kalmamıştır. DEM’lenmenin maskesi kent uzlaşması, sandık uzlaşması, Türkiye ittifakı olarak açıklanmaktadır. DEM Parti, artık CHP’nin karar ve kumanda odasına kadar nüfuz etmiş, kimin aday yapılıp yapılmayacağını tayin eden vesayetçi bir konuma sahip olmuştur. Esenyurt’tan Kadıköy’e ve Mersin’in bazı ilçelerine kadar görünen çarpıcı gerçek budur ve aslında her seçim çevresinde adı konulmamış kokuşmuş ittifak ilişkisi DEM’lenen ve boyunduruk altına alınan CHP’nin iç yüzünü deşifre etmiştir. CHP ile DEM iç içe geçmiş, birisini diğerinden ayırt etmek zorlaşmıştır. Özgür Beyin irade ve siyasetinin şifreleri DEM’in eline geçmiştir. Kuklalar belli, kuklacılar bilinmektedir. 31 Mart’ta Türkiye’yi DEM’lemeye ve devirmeye çalışanlara Türk milleti müsaade etmeyecek, müsamaha göstermeyecektir. Cumhur Bizim Türkiye Hepimizindir. Aziz Atatürk’ün adını ve anılarını hiçe sayanları, elleri öpülesi ecdadımıza hakaret edenleri, Türklüğü rafa kaldıranları, İstanbul’u Ermenilerin şehri olarak gösterenleri Türk milleti affetmeyecektir. Bu zillete aziz milletimiz müstahak değildir ve olmayacaktır. Sırf oy avcılığı uğruna, sırf bazı odaklara şirin ve sevimli görünmek adına milli varlığımızı tartışmaya açmak, etnik ve mezhep ayrımcılığını kamçılamak düşman dilidir, milliyetsizlerin ağzıdır. CHP, DEM’lenmekle ekseninden kaymıştır. CHP kayış koparmış, dingil kırmış, dengeyi kaybetmiştir. DEM’lenmiş CHP sakat ve skandal bir siyasetin pençesinde kıvrana kıvrana tükenişe ve inişe geçmiştir. Nihayet yerel yönetimleri Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle buluşturma vakti gelip çatmıştır” dedi.

Anayasa Mahkemesi ile Danıştay’ın verdiği bazı kararların doğrudan devlet onuruna, milli varlık ve güvenliği ruhuna zarar verdiğini ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

“Sosyal, siyasal ve ekonomik istikrarın güvencesi hukuktur. Milletimizin sinir uçlarını tahriş eden, FETÖ’cülerle PKK’lılara alan açan sözü geçen yüksek mahkemelerin, sıra fiyat istikrarını hedef alan fiyat anarşistleriyle ilgili önleyici kararlar almaya geldiğinde üç maymunu oynaması işgüzarlık ve ikiyüzlülüktür. Ekonomik büyümenin dizginlenmesi, istihdamın geriletilmesi, cari dengenin bozulması için el ovuşturan, fiyat etiketlerini sürekli olarak yukarı yönlü güncelleyen fırsatçıların, azgın fiyat anarşistlerinin ve bunların arkasındaki FETÖ’cülerin hukuken hesabı sorulmadan sosyal ve ekonomik huzur nasıl temin edilecektir? İnsanımızın ekmeğine ve cüzdanına ambargo koyanların yakasından adalet ne zaman tutacaktır? 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü sonrasında, hain örgütle ilişki ve iltisakı belirlenen yaklaşık 4 bine yakın hakim ve savcı meslekten ihraç edilmişti. FETÖ’cüler diğer alanlarda olduğu gibi, yıllar içinde adalet müessesine de yuvalanmışlardı. Türk hukuk sistemi zehirlenmiş, haksızlık ve hukuksuzluk habis bir ur gibi yayılmıştı. Danıştay 5.Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır, hukuki bir temeli yoktur. Bu dairenin göreve iade kararı verdiği kişiler arasında ankesörlü hatlarla haberleşen, mahrem imamlarla irtibatı olan, ByLock yazışmalarında adı geçen, terör örgütüne bağış yapan, hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan isimlerin olması nasıl izah edilecektir? Danıştay 5.Daire nereye hizmet etmektedir? Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlar, haşhaşilerin vaazlarını mı dinliyorlardı? FETÖ’cüleri aklamak vatana, millete ve adalete ihanet değil midir? FETÖ’cüleri göreve iade etmek cinayet değil midir? FETÖ’ye merhamet şehitlerimize hakaret değil midir? Danıştay 5. Dairesi adalet ve hukuka göre karar vermemiştir. Allah’tan Hakimler ve Savcılar Kurulu devreye girmiş ve mesleğe iadesi yapılan 387 kişi hakkında yeni bir inceleme başlatmış, aynı zamanda Danıştay İdari Davalar Genel Kuruluna da gerekli itirazlar yapılmıştır. Tam da böyle bir zamanda ahı gitmiş vahı kalmış bir yazar müsveddesi sosyal medya hesabından 15 Temmuz ile ilgili demiş ki; ‘Hükümet 4 ay önceden darbe olacağını bütün ayrıntılarıyla biliyordu. Halk ne olduğunu bilmeden darbeye karşı meydanlara çıktı. Sonuçta olan bu ülkeye oldu’ şayet bu şahıs iddialarının ispatını yapmazsa, şerefli bir Türk savcısının huzurunda yazdıklarını tevsik etmezse dünyanın en namert insanıdır. FETÖ’nün propagandasına çanak tutulması, 15 Temmuz’a tiyatro denilmesi alçaklığın dibidir. Aynı anda Danıştay 5. Daire’nin kararı, iş birlikçilerin iddiaları, ülkemize giriş yaparken 4 FETÖ’cünün yakalanması ve Pensilvanyalı hainin Yusuf Suresi üzerinden gizemli mesajlar vermesi gizli bir toparlanmanın emaresidir. Fakat o günler geçmiştir. Gelecekleri varsa görecekleri de vardır. Eğer yanılıp yenilip üstümüze gelen olursa, tavsiyem boy ölçüsüne uygun kefen biçtirmesidir, çünkü yatacağı yer sadece mezardır, hesabı da Yüce Allah’a verecektir.” – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bahceli-danistay-5-dairenin-fetoden-ihrac-edilen-387-hakim-ve-savciyi-tekrar-meslege-iade-eden-karari-cok-tehlikelidir-cok-sakincalidir/feed/ 0
Avrupa Birliği Küresel Geçit Projesi: Türkiye ve Türk Dünyası İçin Önemli Bir Fırsat http://www.karadenizhabertv.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/#respond Sun, 31 Mar 2024 09:03:07 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5755 Marmara Üniversitesinden emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Tomar, Avrupa Birliği Küresel Geçit (EU Global Gateway) projesini ve bu projenin, Türkiye ve Türk dünyası için önemini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Avrupa Birliği’nden (AB) son dönemde gelen açıklamalar, Orta Asya ülkeleri ile Avrupa arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi için önemli yatırımların yapılacağının işaretini veriyor. Orta Asya ülkeleri Rusya, Çin ve İran gibi genelde Batılı ülkelerin sorunlu olduğu bölgenin kavşağında. Bölge, doğu-batı ticaretinin, tarihten bu yana önemli bir geçidi olarak enerji ve stratejik ham madde kaynaklarıyla büyük bir ekonomik potansiyel taşıyor. Halihazırda AB ülkelerinin Orta Asya ülkelerindeki doğrudan yatırımları yüzde 42 civarında ve AB, bölgenin 2’nci büyük ticaret ortağı. AB’nin dışında Rusya, Çin ve Türkiye, Orta Asya’nın önemli ticaret ortağı ve yatırımcılarından. Ancak Ukrayna-Rusya savaşı Orta Asya ülkelerini Türkiye ve Avrupa’ya daha da yakınlaştırıyor. Komşuları Çin’in dev nüfusu, iş gücü ile ekonomik hegemonyası da bir denge politikasını zaruri kılıyor. Türkiye, tarihi ve kültürel bağları bulunan Türk Cumhuriyetleri ile Türk Devletleri Teşkilatı vasıtasıyla ilişkilerini geliştirirken, Avrupa da Çin’in bölge ülkelerini de kapsayan “Kuşak ve Yol” projesine Avrupa Birliği Küresel Geçit projesiyle karşılık veriyor. Bu arada bir not olarak Türk Devletleri Teşkilatı ile Türkiye’nin de Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor projesinin Zengezur’la birlikte daha da kısalacağını hatırlatalım. Zaten Bakü-Tiflis- Kars demir yolunun 2017’de açılmasıyla Orta Asya ile Avrupa arasında kesintisiz bir hat (Demir İpek Yolu) kuruldu. Kovid-19 salgınının küresel tedarik zincirine vurduğu darbeye Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu’daki jeopolitik riskler ve çatışmalar eklendiğinde hem karada hem de denizde koridor savaşları gündeme geldi.

Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi

Tanıtımı 2021 yılının Aralık ayında Kovid-19 salgınının hemen ardından yapılan Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, AB ile işbirliği yapan üçüncü ülkelerin çıkarları ve küresel ekonominin ayağa kaldırılması doğrultusunda, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinden çevrenin korunmasına kadar pek çok alanda küresel sorunların çözümüne katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu bağlamda enerji, lojistik, teknoloji, dijital altyapı, AR-GE, eğitim ve sağlık gibi alanlarda hem kamu hem de özel altyapı yatırımlarını desteklemek amacıyla 300 milyar avro bütçe ayrılmış durumda ve projelerin 2027 yılının sonuna kadar bitirilmesi amaçlanıyor. Ocak ayı sonunda Brüksel’de düzenlenen Orta Asya’dan Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan ile AB yetkililerinin katıldığı AB-Orta Asya Küresel Geçit Yatırım Forumu’nun açılışında AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bu koridora büyük bir önem atfettiklerini açıkladı. Her iki yetkili, artan jeopolitik gerilimler ve küresel parçalanmışlıkla mücadele açısından Orta Asya’nın kendileri için hayati önemi haiz olduğunu ve bu ilişkileri somut bir biçimde geliştirmek amacıyla Orta Asya ile Avrupa bağlantısını azami 15 gün içinde katedecek rekabetçi, sürdürülebilir, akıllı ve hızlı bir koridor oluşturmaya matuf 10 milyar avroluk bir yatırım paketi hazırladıklarını açıkladı. Satır arasında Rusya’ya uygulanan yaptırımların etkili olması için de Orta Asya ile işbirliği yapmak istediklerini ifade etmeleri ABD’nin de bu projenin arkasında olduğu izlenimini veriyor. Zira ABD’nin Orta Asya ile ilişkileri Rusya ve Çin karşısında hala çok zayıf.

Projenin Türkiye ve Türk dünyası için önemi

Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi otoyol, demir yolu, liman, havalimanı, lojistik ve sınır geçiş noktaları için hem altyapı hem de dijital teknoloji açısından önemli yatırımlar içeriyor. Proje, doğu-batı yönünde tedarik zincirini kesintisiz ve hızlı bir biçimde temin ederek diğer projelerle birlikte AB’nin küresel ulaşım üssü rolünü güçlendirmeyi amaçlıyor. Çin’in “Kuşak ve Yol” projesiyle benzeşen “Küresel Geçit Projesi”, AB’yi daha etkili bir jeopolitik oyuncu haline getirebileceği gibi ABD’nin de endişe duyduğu “Kuşak ve Yol” projesine iyi bir alternatif olabilir. Böylece Orta Asya üzerindeki etkinliğini artırmak isteyen Avrupa, bir taşla birkaç kuş vurmayı planlıyor. Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, Türk Devletleri Teşkilatının “Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor” projesiyle bire bir örtüşüyor. Türkiye’nin son yıllarda AB ile siyasi ilişkileri limoni olsa da ticari ilişkileri oldukça yüksek düzeyde. Bu nedenle kazan-kazan olarak değerlendirilebilecek bu proje ile Türkiye’ye iyi şartlarda dış finansman ve yatırım imkanları sağlayabilir. Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla Orta Asya-Türk dünyası ile kesintisiz kara bağlantısını kuracak olan Türkiye ve Türk dünyası bu projeden istifade edebilir. Zaten halihazırda kesintisiz bir demir yolu hattı (Demir İpek Yolu) Avrupa’nın doğu-batı hattında azami 15 günlük taşıma süresini karşılıyor. Coğrafi konumu ve kültürü ile Asya-Avrupa arasında doğal bir köprü olan Türkiye, kuzey ve güney koridorlarına göre oldukça istikrarlı ve kısa olan Orta Koridor ile Türk dünyası ve Avrupa arasında bir ticaret köprüsü olabilir. Rusya’ya yaptırımlar uygulandığı bir dönemde Orta Asya devletleri istikrarlı bir hat olan Hazar Denizi, Azerbaycan ve Türkiye yoluyla rahatlıkla Avrupa’ya açılabilir. Dünya ekonomisinin Asya eksenine kaydığı ve lojistik maliyetlerinin çok arttığı bir dönemde bu proje hem Türkiye hem de Türk dünyasına avantajlı bir alternatif sunabilir. Zaten Türkiye doğu-batı yönünde petrol ve doğal gaz hatları için önemli bir üs konumuna geldi. Bu yeni hatların bir artısı da AB-Türkiye ilişkilerinin gelişmesine sunacağı katkı. Bakalım yeni İpek ve Baharat yolları hangi koridordan geçecek, bekleyip göreceğiz.

[Prof. Dr. Cengiz Tomar, Marmara Üniversitesinden emekli öğretim üyesidir.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/feed/ 0
Mete Vardar: Beşiktaş her geçen gün daha iyi olacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/mete-vardar-besiktas-her-gecen-gun-daha-iyi-olacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mete-vardar-besiktas-her-gecen-gun-daha-iyi-olacak/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:21:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5695 – Mete Vardar: “Beşiktaş her geçen gün daha iyi olacak”

Beşiktaş Asbaşkanı Mete Vardar:

” Türkiye Kupası’nı kazanabilmek ve Süper Ligi üçüncü sırada tamamlamayı hedefliyoruz”

“Türkiye’de futbolda güven eksikliği var”

İSTANBUL – Beşiktaş Asbaşkanı Mete Vardar, Konyaspor galibiyeti sonrası yaptığı açıklamada şampiyonluk hedefinden uzaklaştıklarını fakat Türkiye Kupası’nı kazanmayı ve Süper Ligi üçüncü olarak tamamlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Konyaspor karşısında maçın ikinci yarısında oyuna hakim olan tarafın kendileri olduğunu vurgulayan Vardar, “Beşiktaş her geçen gün daha iyi olacak” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Beşiktaş, sahasında karşılaştığı Konyaspor’u 2-0 mağlup etti. Siyah-beyazlılarda Asbaşkan Mete Vardar, maçın ardından basın mesuplarına açıklamalarda bulundu. Bugün önemli bir ameliyat geçiren Beşiktaş Kulübü Futboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Uçar’ın annesi Nadide hanım’a acil şifalar dileyerek sözlerine başlayan Vardar, “Bugün önemli bir maçtı. İlk yarıda çok tempolu oynamadık ama ikinci yarıda sahanın hakimi Beşiktaş’tı. Hakem hatalarının çok konuşulmayacağı bir maçtı. İlk yarıda Gedson’a (Fernandes) yapılan müdahale sarı kart olabilirdi. Beşiktaş her geçen gün daha iyi olacak. Yeni transferlerimiz çok değerli isimler. Beşiktaş’a hem oyun gücü hem kalite olarak çok şey katacaktır, Türk futboluna da katkı sağlayacaktır. Her geçen gün futbol kalitesinin yukarıya çıkacağını düşünüyorum. Güzel bir maç oldu. 2 hedefimiz var. Şampiyonluk hedefinden uzak kaldık. Türkiye Kupası’nı kazanabilmek ve Süper Lig’i üçüncü sırada tamamlamayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Taraftarların futbolculara destek vermesini rica eden Mete Vardar, “Taraftarlara küçük bir ricam olacak. Biz de taraftarız onlar gibi. Beşiktaş forması giyen oyunculara bu anlamda tepki vermek yerine desteği sağlamaları, lig sonuna kadar bunu sürdürmeleri en büyük arzumuz. Beşiktaş taraftarı doğru zamanda doğru reaksiyonu gösterir” şeklinde konuştu.

Cenk Tosun ve Salih Uçan’ın takımdaki geleceği hakkında konuşan Vardar, “Futbol yapımızı profesyonelce yönetiyoruz. Futbol bilgisi tartışılmayacak iki kişi olan Feyyaz Uçar ve Samet Aybaba, oyuncularla görüşmelerini yapıyor. Salih Uçan da Cenk Tosun da çok değerli. Karşılıklı konuşuluyor. En doğru karar hem futbolcular hem de kulüp için verilecektir” ifadelerini kullandı.

Süper Lig’de en çok hakem hatalarının yaşandığı senenin yaşandığını dile getiren Asbaşkan Vardar, “Beşiktaş’ın hakları ya da diğer kulüplerin hakları değil, Türkiye’de futbolda güven eksikliği var. Bu durum her kulüp tarafından ifade ediliyor. Türkiye’de üç büyük gibi bir algı var. İki büyük kulübün şampiyonluğa oynadığı senede, bu algı yıkılsın diye Beşiktaş biraz daha geride diye, en kolay hakem hatalarının yaşandığı sene gibi hissediyoruz. Sahadaki görüntü böyle. Bu sene hakem hatalarına Beşiktaş maçlarında çok sık karşılaştık” açıklamalarında bulundu.

Tayyip Talha Sanuç’un yedek kalması hakkında sorulan soruyu da cevaplayan Mete Vardar, “Bu teknik bir konu. Teknik konuyla ilgili futbolu yöneten isimler ve hocamız var. Buna bir cevap verirsem Necip’e saygısızlık yapmış olmaz mıyım? Necip üç haftadır kötü mü oynuyor, bence çok iyi oynuyor. Bence bunu konuşmak daha iyi olur” diye cevapladı.

“Başkanımız Hasan Arat, Beşiktaş’ın menfaati için her şeyi görüşüyor”

Yayın ihalesi ile ilgili de konuşan Asbaşkan Mete Vardar, “Bu konuyla ilgili görüşmeler devam ediyor. Başkanımız Hasan Arat, Beşiktaş’ın menfaati için her şeyi görüşüyor, en doğru kararı alacağımızı düşünüyorum. Yayın ihalesinde 5 sene öncesine göre büyük bir değer kaybı var. Türk futbolunun bu değeri hem maddi hem manevi olarak alması için çalışıyoruz” diye konuştu.

Mete Vardar, gün içerisinde karşılıklı olarak sözleşmesi feshedilen Emirhan Delibaş hakkında sorulan soruya ise, “Semih Kılıçsoy çok değerli bir isim ve maçın ardından “Dünyanın en önemli kulübünde oynuyorum, hiçbir yere gitmeyi düşünmüyorum.” dedi. Bu konuyla ilgili sadece bunu söyleyeceğim” diyerek sözleri tamamladı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mete-vardar-besiktas-her-gecen-gun-daha-iyi-olacak/feed/ 0
İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu: ‘Keşke yapay zeka kullanımı önerisini daha önce yapmış olsalardı’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/iyi-parti-sozcusu-kursad-zorlu-keske-yapay-zeka-kullanimi-onerisini-daha-once-yapmis-olsalardi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/iyi-parti-sozcusu-kursad-zorlu-keske-yapay-zeka-kullanimi-onerisini-daha-once-yapmis-olsalardi/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:42:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5641 İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, CHP’nin yerel seçimlere yönelik aday belirlemede yapay zeka kullanmasına ilişkin, “Keşke bu anlayışı, anketti, yapay zekaydı, 14 Mayıs’tan önce İYİ Parti bu kaygılarını ortaya koyduğunda, Akşener bu önerisini getirdiğinde de yapmış olsalardı.” dedi.

Zorlu, İYİ Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden ocağında toprak kaymasında “ihmal” bulunduğunu, toprağa, havaya ve suya karışan siyanürün bölge halkının sağlığını tehlikeye düşürdüğünü savundu.

Toprak altında halen 9 işçinin bulunduğunu anımsatan Zorlu, “İliç’teki felaketin sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi ve cezalandırılması için hukukçularımızla sürecin birebir takipçisi olduğumuzu ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.

Zorlu, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılmasını ve öğretmenler için 100 bin kadroluk atama yapılmasını beklediklerini söyledi.

EYT düzenlemesinin ardından, bazı kişilerin emekli olamadığını, bunun adaletsizlik meydana getirdiğini savunan Zorlu, “Biz böyle bir düzenlemeyi Meclis çatısı altında konuşmaya hazırız. Bir an önce Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu konuda adımlar atılırsa biz de bu konudaki çabalarımızı ortaya koyacağız.” ifadesini kullandı.

“Ülkemizdeki Afganlar ivedilikle ülkelerine iade edilmelidir”

Zorlu, TÜİK’in yayımladığı 2023 nüfus verilerine göre, Türkiye’nin nüfusunun sadece 92 bin 824 kişi arttığını, artış oranının binde 1,1 olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.

Bu verilere göre Türkiye’de 3 kaygı verici ihtimalin bulunduğuna işaret eden Zorlu, bunlardan ilkinin doğurganlık hızındaki azalma olduğunu söyledi. “Nüfus verileriyle ilgili ikinci kaygımız; depremde vefat eden sayısının resmi açıklamadan fazla olması ihtimali.” diyen Zorlu, “dış göç” konusunun da nüfus dinamikleriyle bir diğer kaygıyı oluşturduğunu kaydetti.

TÜİK’in dış göçe ilişkin 2023 verilerini henüz açıklamadığına işaret eden Zorlu, Türkiye’nin 10 milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yaptığını dile getirdi.

“Kaçak Afganlara, iltica sistemine alınarak geçici koruma verilmesi için bir hazırlık yapıldığı duyumunu aldık.” iddiasında bulunan Zorlu, Türkiye’nin gerek ulusal mevzuatı gerekse taraf olduğu milletlerarası antlaşmalar kapsamında Afganları Türkiye’ye alma yükümlülüğü bulunmadığını, Suriyeliler konusunda yapılan yanlışların, Afganlar açısından da yapılmaması gerektiğini söyledi.

Zorlu, Türkiye’deki Afganların ivedilikle ülkelerine iade edilmesini istedi.

“Belki çok başka bir ülkeye uyanmış olacaktık”

Kürşad Zorlu, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

CHP’nin Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayının henüz belirlenmediğinin ve CHP’de aday belirlemede yapay zeka kullanıldığına yönelik açıklamaların hatırlatılması üzerine Zorlu, başka bir partinin hangi adayı göstereceğiyle ilgilenmediklerini, kendilerinin Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adaylarının Nusret Cömert olduğunu söyledi.

Zorlu, yapay zekayla aday belirleme konusunda, “Böyle teknik detayların, teknolojilerin siyasete uyarlanması faydalı bir şey. Keşke bu anlayışı anketti, yapay zekaydı bu uygulamaları 14 Mayıs’tan önce İYİ Parti bu kaygılarını, bu hassasiyetini, bu çekincesini ortaya koyduğunda, Sayın Meral Akşener bu iddiasını, bu teklifini, bu önerisini getirdiğinde de yapmış olsalardı. Bugün belki çok başka bir ülkeye uyanmış olacaktık.” diye konuştu.

Kürşad Zorlu, “İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Ayşen Kurt’un eşi Yahya Kurt’un eski Manavgat İlçe Başkanı Hüseyin Ergen’e suikast düzenlettiği, başarısız olduğu, bunun üzerine Ayşen Kurt’un Fransa’ya kaçtığı, Yahya Kurt ile azmettirici ve tetikçinin cezaevinde olduğu” iddialarına ilişkin soru üzerine konunun adalete intikal ettiğini söyledi.

Süreci takip ettiklerini bildiren Zorlu, “Bunun şahsi bir mesele olduğu kanaatindeyiz. Önümüzdeki günlerde yargının ilerleyişine, ortaya çıkacak somut delillere göre yeniden bir açıklama yapmayı planlarız.” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/iyi-parti-sozcusu-kursad-zorlu-keske-yapay-zeka-kullanimi-onerisini-daha-once-yapmis-olsalardi/feed/ 0
Erhan Usta: Dış politikada Türkiye’de kurumlar yok http://www.karadenizhabertv.com.tr/erhan-usta-dis-politikada-turkiyede-kurumlar-yok/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erhan-usta-dis-politikada-turkiyede-kurumlar-yok/#respond Wed, 27 Mar 2024 09:01:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5618

ERKAN KARACA

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Çorum’da “Dış politikada Türkiye’de kurumlar yok. Dışişleri Bakanlığı diye bir şey çalıştırılmıyor. Sayın Erdoğan’ın ruh haline göre Türkiye bir dış politika çiziyor kendisine ona göre davranıyor. İşte bundan 10 yıl öncesinden başlayarak, Mısır Devlet Başkanı Sisi’yi darbeci, hain, zalim, katil diye nitelendiren Erdoğan, evvelsi gün Sisi’nin ayağına gitti ve Sisi, kardeş Sisi oldu. 10 yıl boyunca Sisi’ye bu şekilde zalim, katil demenin Türkiye’ye faturasını hiç hesap eden oldu mu? O gün darbeci olan bugün niye kardeş oldu ve niye ayağına gidiyorsun” dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, İYİ Parti’nin aday tanıtım toplantısına katılmak üzere Çorum’a geldi. Toplantıda konuşan Erhan Usta şunları söyledi:

Dış Politika… Biliyorsunuz dış politikada Türkiye’de kurumlar yok. Dışişleri Bakanlığı diye bir şey çalıştırılmıyor. Sayın Erdoğan’ın ruh haline göre Türkiye bir dış politika çiziyor kendisine ona göre davranıyor. İşte bundan 10 yıl öncesinden başlayarak, Mısır Devlet Başkanı Sisi’yi darbeci, hain, zalim, katil diye nitelendiren Erdoğan, evvelsi gün Sisi’nin ayağına gitti ve Sisi kardeş Sisi oldu. 10 yıl boyunca Sisi’ye bu şekilde zalim, katil demenin Türkiye’ye faturasını hiç hesap eden oldu mu? O gün darbeci olan bugün niye kardeş oldu ve niye ayağına gidiyorsun?

“15 TEMMUZ FİNANSÖRÜ DEDİĞİNİZ BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİNE NEDEN GİDİLİYOR?”

Birleşik Arap Emirlikleri… Ondan iki gün önce de Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitti değil mi? Onlara ne dediler? ’15 Temmuz’un finansörü’ dediler. ‘Türkiye’de darbe yaptılar’ dediler. Birleşik Arap Emirlikleri’nin ayağına gittiler. İşte bizim dış politikamız bu. 2 bin yıllık devlet geleneğine sahip Türklerin bugün dış politikada geldiği nokta, maalesef Türkiye’nin dış politikası bu şekilde yönetiliyor.”

“ENFLASYONDA DÜNYADA İLK DÖRTTEYİZ”

Ekonomiye de değinen Usta sözlerine şöyle devam etti:

“Ekonomiyi anlatmaya gerek yok zaten hepimiz yaşıyoruz. Bugün enflasyonda dünyada ilk dörtteyiz. Özellikle 2021 yılının Eylül ayından itibaren bile bile veya inatla, hani ben ona kuru inat kara cehalet diyorum. Bir politika uygulandı ve işte dolar kuru 7 liradan önce 18 liralara bu gün de 31 liraya çıktı. 2 yıl içerisinde 2,5 yıl içeresinde dolar kuru 7 liradan 31 liraya çıktı. Sadece dolar karşısında değil euro karşısında da işte komşumuz Gürcistan’ın parası, Romanya’nın Parası, Bulgaristan’ın parasının karşısında da Türk lirası aynı ölçüde değer kaybetti ve Türkiye’de çok ciddi bir enflasyon onun sonucunda da alım gücü sıkıntısı yaşıyor. Bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira yapıldı. Eskiye bakılınca güzel bir rakam gibi duruyor ancak bugünün rakamlarına bakınca, bugün açlık sınırı 15 bin lira ve bu 10 bin lira olan emekli maaşı haziran ayının sonuna temmuz ayının başına kadar devam edecek. Bizim tahminlerimize göre o gün 17 bin lira olacak açlık sınırı. Yani açlık sınırının 17 bin lira olduğu bir ülkede siz emekliye prim ödemiş, alın teri dökmüş gerek özel sektörde gerek kamu sektöründe ülkesi için çalışmış insana açlık sınırının 5 bin lira, 6 bin lira, 7 bin lira altında bir maaş reva görüyorsunuz. Böyle bir yönetim olabilir mi?”

]]> http://www.karadenizhabertv.com.tr/erhan-usta-dis-politikada-turkiyede-kurumlar-yok/feed/ 0 ve DAMAC, Türkiye’de 100 milyon dolarlık veri merkezi yatırımı yapacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/#respond Tue, 26 Mar 2024 09:00:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5583 Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Engin Aksoy, DAMAC ile ülkeye yeni bir veri merkezi kazandırmak üzere güçlerini birleştirdiklerini belirterek, “Bu kapsamda İzmir’de kuracağımız ortak veri merkezi projemizin toplam yatırım tutarının 100 milyon dolara ulaşmasını öngörüyoruz. Bu yatırımda ortaklığımız yüzde 50-50.” dedi.

Vodafone Türkiye’nin uluslararası dijital altyapı sağlayıcılarından Edgnex Data Centres by DAMAC ile gerçekleştirdiği işbirliğinin detayları, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Edgnex Data Centres by DAMAC Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Aqil Ali’nin katılımıyla düzenlenen toplantıda paylaşıldı.

Toplantıda verilen bilgiye göre, işbirliği kapsamında İzmir’de yeni bir veri merkezi açılacak. Yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırım yapılması öngörülen veri merkezinin 2025’in ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi hedefleniyor.

Faaliyetlerine veri taşıma ve barındırma hizmetleriyle başlayacak olan merkez, uzun vadede 6 megawatt kapasiteye kadar ulaşarak Vodafone’un Ege Bölgesi’ndeki en büyük kapasiteli veri merkezlerinden biri olacak.

Toplam 12 megawatt kapasiteye kadar büyümeye elverişli bir yapı olarak tasarlanacak yeni veri merkezi ile Vodafone’un Türkiye’nin büyükşehirlerinde bulunan veri merkezlerinin sayısı 6’ya, beyaz alan büyüklüğü ise 13 bin 500 metrekareye kadar ulaşacak. Kurulacak veri merkezinin 2025’te faaliyete geçmesi hedefleniyor.

“Vodafone olarak, ülkemizin yatırım ikliminde önemli bir rolümüz var”

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, toplantıdaki konuşmasında, Türkiye’de yeni bir yatırım haberini paylaşmaktan duydukları memnuniyete işaret ederek, DAMAC ile İzmir’de hayata geçirecekleri yeni veri merkezi projesinin detaylarını paylaştı.

Dijital dönüşümün ülke ekonomilerinin ve toplumların dayanıklılığı için kritik öneme sahip olduğunu belirten Aksoy, Türkiye’nin “Dijital Türkiye” vizyonuna ulaşması ve dijitalleşmenin ekonomik kalkınma için bir kaldıraç haline getirilmesinde sektörün öncü rol üstlendiğini dile getirdi.

Aksoy, sektör olarak, yeni nesil teknolojilerle donatılmış genişbant altyapısının yaygınlaştırılması ve dijital araçlara erişimin sağlanması yoluyla ekonomik ve toplumsal gelişime önemli katkı sağladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Elbette arzumuz, hem şirketimiz hem de sektör genelinde yatırımlarımızın ve ekonomiye katkımızın artarak devam etmesi. Yeni kuracağımız veri merkezi de bu arzumuzun önemli bir yansıması niteliğinde. Vodafone olarak, ülkemizin yatırım ikliminde önemli bir rolümüz var. Türkiye ekonomisine katkı sağlayan oyunculardan biriyiz. Son 17 yılda yaptığımız yatırımın reel değeri 157,6 milyar TL’yi aştı. Vodafone ekosistemi olarak sadece 2022-23 mali yılında Türkiye GSYH’sine 68 milyar TL’lik katkı sağladık. Gelecek hedeflerimizden biri de veri merkezi, bulut çözümleri, siber güvenlik, özelleştirilmiş mobil ağ ve IoT alanlarında yapacağımız yatırımlarla önümüzdeki 5 yıl boyunca katlanarak artan bir hızda büyümek. Küresel bulut bilişim pazar büyüklüğünün 2026 yılına kadar 947,3 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Bu yükselen ekonomide Türkiye’nin yer almaması düşünülemez. Bulut bilişim için güvenilir ve yüksek kapasiteli veri merkezlerine yatırım yapılması bir zorunluluk olmaya devam ediyor.

Bu anlayışla DAMAC ile ülkemize yeni bir veri merkezi kazandırmak üzere güçlerimizi birleştirdik ve bir ortak girişim şirketi kurduk. Bu stratejik ortaklıkla amacımız, Türkiye’de ve diğer global pazarlarda veri merkezi tesisleri geliştirmek. Bu kapsamda İzmir’de kuracağımız ortak veri merkezi projemizin toplam yatırım tutarının 100 milyon dolara ulaşmasını öngörüyoruz. Yeni veri merkezimiz tamamlandığında, teknoloji alanındaki yatırımlarımızın en güçlü halkalarından birini oluşturacak. Vodafone olarak, global deneyimimiz ve yerel yeteneklerimiz ile ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

“Bu yatırım bizim için de önemli bir dönüm noktası olacak”

Edgnex Data Centres by DAMAC Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Aqil Ali de işbirliğinin kendileri için önemine dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Şirket olarak dünyada 1 milyar dolarlık bir ‘Data Center’ yatırımı planlıyoruz, 100 milyon dolarlık yatırım da bunun içinde. Bu merkez verimli modüler büyümeye izin veren bir veri merkezi olacak ve iki ülke için de katma değerli bir yatırım olacak. Bu yatırım iki ülkenin de ilişkilerinin gelişmesinde önemli rol oynayacak, Türkiye’nin büyümesine de katkıda bulunacak. Bu yatırım bizim için de önemli bir dönüm noktası olacak. Türkiye’nin en geniş ve en eski şehirlerinden biri olan İzmir, konumu itibarıyla da Doğu Akdeniz Bölgesi’nin veri merkezi talebini karşılamak adına son derece elverişli. Biz yerel dijital ekonomiler üzerinde maksimum etki alanına sahip olabileceğimiz küresel stratejik ortaklıklar kurmaya önem veriyoruz. Bu nedenle Vodafone ile olan çalışmamız hızla gelişen piyasada dünya standartlarında bir tesis sunacak.”

“Ortaklık yapısı yüzde 50-50 olacak”

Toplantı sonunda iki şirketin yetkilileri basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

Engin Aksoy, yatırımda ortaklığın yüzde 50-50 olacağının bilgisini vererek, yeni merkezde yeni istihdam yaratacaklarını, 2025’de hayata geçmesi planlanan merkezle ekonomiye katkı sunmaya devam edeceklerini anlattı.

Yapay zekanın sektördeki yeri ve önemine dikkati çeken Aksoy, yeni merkezde de yapay zekanın önemli bir yeri olacağını dile getirdi.

Aksoy, “Bu yatırımı başlangıç olarak görüyoruz. Burası modüler bir yapı olarak inşa ediliyor zaten kapasite ihtiyacına göre değerlendirebiliriz.” dedi.

Edgnex Data Centres by DAMAC Yatırımlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Danish Nayar da veri merkezi açısından İstanbul, Ankara başta olmak üzere diğer şehirlerde de potansiyel gördüklerini, yatırım için Orta Doğu ülkelerine odaklandıklarını, Türkiye’nin de kendileri için önemli bir ülke olduğunu söyledi.

Tier 3 standartlarına göre tasarlanacak

Toplantıda paylaşılan bilgiye göre, son teknolojiye sahip olacak yeni veri merkezi, Tier 3 standartlarına göre tasarlanacak. Veri merkezi sektöründe, sıfır hataya yakın çalışma koşulları ile yüzde 99,982 kullanılabilirlik, tam yedekli, yüksek teknoloji özelliklerine sahip veri merkezleri Tier 3 seviyesine erişmiş sayılıyor.

Depreme dayanıklılık standartları esas alınarak inşa edilecek olan yeni veri merkezi, soğutma sistemi dahil yedekli altyapı kapasitesi, yedekli bilgi işlem sistemleri ve çalışır durumdayken bile bakımı yapılabilen güvenilir teknoloji merkezi ile Tier 3 seviyesi için gerekli tüm kriterleri karşılayacak. Yeni veri merkezi yeşil enerji bileşenlerine sahip olacak ve merkezde yenilenebilir enerji kullanılacak.

İzmir, Avrupa, Afrika ve Asya’ya erişim sağlayan birçok deniz altı kablo geçiş istasyonuna yakın bir konumda bulunuyor. Stratejik konumu nedeniyle bölgede devam eden deniz altı kablo geliştirme çalışmaları, internet değişim noktaları ve içerik dağıtım ağı (CDN) sağlayıcıları açısından cazip hale geliyor. Türkiye ve Yunanistan’ı birbirine bağlayacak olan deniz altı kablo sistemi, İzmir’i Atina ve Girit’e bağlayacak. Bu sayede, veri merkezi müşterilerine yedekli bağlantı güzergahları sayesinde düşük gecikme süresiyle erişim hizmeti imkanı sağlanacak.

Yeni merkez, hyperscaler segmenti için de çok önemli bir merkez olacak

Vodafone’u bölgede “tek durak noktası” haline getirecek olan merkez, özellikle bölgedeki içerik üreticileri, toptan seviyede hizmet veren firmalar ve felaket durum merkezi (DRC) hizmetlerine ihtiyaç duyan kurumsal firmalar için Avrupa yönüne hem karasal hem de deniz altı kabloları ile bağlı olacak.

Bu da merkezin müşteriler tarafından tercih edilmesinde önemli rol oynayacak. Yeni veri merkezi, “internet üzerinden medya servisi sunanlar (OTT)” ve “hiper ölçekli hizmet sağlayıcılar (hyperscaler)” segmenti için de çok önemli bir merkez olacak. Bu segmentin coğrafi olarak alternatif bir rotada veri merkezi hizmeti almasını sağlayacak.

Vodafone, tüm veri merkezlerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanıyor

Vodafone, halihazırda İstanbul’da 2, İzmir, Ankara ve Adana’da birer tane olmak üzere toplam 5 veri merkeziyle hizmet veriyor. Bu merkezler üzerinden yedekli altyapıyla sağlanan hizmetler sayesinde işletmelerin kritik uygulamaları kesintisiz, güvenli ve verimli şekilde yönetiliyor.

Şirket, “Bağlantı”, “Bulut Teknolojileri”, “Nesnelerin İnterneti”, “Siber Güvenlik”, “Yönetilen Hizmetler” gibi uçtan uca çözümlerle işletmelerin kendi işlerine odaklanmalarına destek oluyor.

Yönetilen Hizmetler tarafındaki yaklaşık 250 kişilik uzman kadrosuyla şirket, sunucuların izlenmesi ve yönetimi, veritabanı yönetimi ve yedeklenmesi gibi alanlarda 7/24 hizmet sunuyor. Veri merkezi hizmetlerini özel araçlar üzerinden 180’i aşkın metrikle izleyen Vodafone, tüm veri merkezlerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanıyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/feed/ 0
Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı: Lisanslı sporcu sayısı 38 bine ulaştı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-universite-sporlari-federasyonu-baskani-lisansli-sporcu-sayisi-38-bine-ulasti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-universite-sporlari-federasyonu-baskani-lisansli-sporcu-sayisi-38-bine-ulasti/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:24:43 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5537 Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Günay, üniversitelerdeki lisanslı sporcu sayısının 38 bine ulaştığını söyledi.

Üniversite Sporları Masa Tenisi Türkiye Şampiyonası için Kırşehir’e gelen Günay, AA muhabirine, 2028 Avrupa Üniversite Spor Oyunları için resmi aday olduklarını, 2024 Avrupa Masa Tenisi Şampiyonası’nın da Burdur’da yapılacağını vurguladı.

Federasyon olarak faaliyette bulundukları 91 spor branşından 50’sinin olimpik ve “Türkiye Üniversiteler Ligi” adı altında devam ettiğini anlatan Günay, üniversite öğrencilerinin her geçen gün spora ilgisinin arttığını dile getirdi.

Lisanslı sporcu sayısının 38 bine ulaştığını vurgulayan Günay, şöyle konuştu:

“Bu sene daha yüksek rakamları hedefliyoruz. 2021’de görevi devraldığımızda 17 binlerdeydik. Son 3 yılda kademeli olarak 38 binlere çıkış oldu. Sayılar giderek artacak. Gençlerde spor bilincinin oluşması, devletimizin ve sponsorların destekleri de çok önemli. Geçen hafta açıklandığı üzere üniversitelerde ‘Spor Dostu Kampüsler’ başlayacak. Bu ilgiyi daha da arttıracak diye düşünüyoruz. Milli sporcularımız üniversitelerde okuyor ve bu da bize büyük avantaj olarak yansıyor. Dolayısıyla uluslararası başarılara da bu yansımış durumda. Biz bu yıl 52 bin hedefledik.”

“Türkiye bir spor ülkesi”

Günay, 2022 yılında masa tenisinde takım olarak Avrupa şampiyonu olduklarını, geçen yıl da Çin’de dünya üçüncülüğü elde ettiklerini anımsattı.

Bunun dışında boks, güreş, tekvando, karate ve kick boksta marka ülke haline geldiklerini aktaran Günay, “Türkiye hem başarılarıyla hem de organizasyon sahipliği yapma konusunda bir spor ülkesi. Bu yıl Avrupa şampiyonaları ve 7-8 branşta dünya şampiyonaları var. Dolayısıyla başarılı bir yıl olması için elimizden geleni yapıyoruz.” diye konuştu.

Günay, son zamanlarda E-sporda artış yaşandığına dikkati çekerek, ülke ve yetenek olarak en başarılı oldukları branşların güreş, tekvando, karate ve boks gibi dövüş sporları olduğunu belirtti.

Atletizmde de olumlu gelişmeler olduğunu ifade eden Günay, “Geçen yıl üniversite olimpiyatlarında kürek branşında dünya şampiyonu olduk. Bu bizi çok mutlu etti. Destekledikçe bunlar devam ediyor ama öncelikle ata sporumuz güreşten başlayarak tüm dövüş ve mücadele sporlarında başarımız biraz daha yüksek.” dedi.

Alınan madalya sayısı 1000’i geçti

Günay, 2023 yılında deprem nedeniyle 52 branşta faaliyet gösterebildiklerini anımsattı.

Geçen yıl 300’ün üzerinde faaliyet yapıldığını ve 2024’te bu sayının artacağını anlatan Günay, şunları kaydetti:

“Devam eden ligler, Türkiye şampiyonaları var. Uluslararası anlamda ise geçen yıl Dünya Üniversite Olimpiyatları’nda mücadele ettik. Tarihimizde ilk defa genel sıralamada 35 madalya ile dünya 6’ncısı olduk. Bu da çok büyük bir başarıydı. Avrupa Oyunları’nda genel sıralamada ülke olarak 2. sıradayız ve 1. olmak istiyoruz, onun için çalışıyoruz. Şu ana kadar federasyon olarak aldığımız madalya sayısı 1000’i aşmış durumda. Son 2 yılda aldığımız madalya sayısı ise 300. İnşallah bunu arttıracağız, büyük potansiyeli ve genci olan Türkiye’ye yakışıyor. Bunu daha da yukarıya çekmek, devletimizin ve bakanlığımızın birinci önceliği.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-universite-sporlari-federasyonu-baskani-lisansli-sporcu-sayisi-38-bine-ulasti/feed/ 0
AİHM Raporuna Göre Türkiye, İnsan Hakları İhlallerinde En Yüksek Başvuru Sayısına Sahip Ülke http://www.karadenizhabertv.com.tr/aihm-raporuna-gore-turkiye-insan-haklari-ihlallerinde-en-yuksek-basvuru-sayisina-sahip-ulke/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/aihm-raporuna-gore-turkiye-insan-haklari-ihlallerinde-en-yuksek-basvuru-sayisina-sahip-ulke/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:51:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5508 CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “Ülkemizde iktidar insan yaşamını, özgürlüğü adeta görünmez zincire vurdu. AİHM’in yayınlanan yıllık raporuna göre, 2023 yılı sonu itibarıyla 68 bin 450 dosya karar için bekliyor. Türkiye ise geçen yıl mahkemede bekleyen 23 bin 397 davayla en yüksek başvuru sayısına sahip ülke oldu. Türkiye ile ilgili 78 kararın en az 72’sinde hak ihlali tespit edildi, ihlal tespit edilmeyen karar 3, uzlaşıya varılan dosya sayısı da 3 oldu oldu. Türkiye en fazla adil yargılanma hakkı, güvenlik ve özgürlük hakkı ihlallerinden mahküm edildi” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2023 yılı verilerini içeren yıllık raporuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. Akkuş İlgezdi’nin açıklaması şöyle:

“AİHM VERİLERİNE GÖRE TÜRKİYE, 2023’TE MAHKEMEDE BEKLEYEN 23 BİN 397 DAVAYLA EN YÜKSEK BAŞVURU SAYISINA SAHİP ÜLKE OLDU”

“Ülkemizde iktidar insan yaşamını, özgürlüğü adeta görünmez zincire vurdu. AİHM’in yayınlanan yıllık raporuna göre, 2023 yılı sonu itibarıyla 68 bin 450 dosya karar için bekliyor. Türkiye ise geçen yıl mahkemede bekleyen 23 bin 397 davayla en yüksek başvuru sayısına sahip ülke oldu. Türkiye ile ilgili 78 kararın en az 72’sinde hak ihlali tespit edildi, ihlal tespit edilmeyen karar 3, uzlaşıya varılan dosya sayısı da 3 oldu oldu. Türkiye en fazla adil yargılanma hakkı, güvenlik ve özgürlük hakkı ihlallerinden mahküm edildi.

“İKTİDARIN POLİTİKALARI SONUCU 2023 YILINDA DA KAYGI VERİCİ BOYUTTA YAŞAM HAKKI İHLALLERİ YAŞANMIŞTIR”

İnsan hakları fikrini referans almaktan tümüyle vazgeçen siyasal iktidarın ekonomiden toplum sağlığına kadar ülkenin tüm meselelerini güvenlik sorunu haline getiren, toplumu kutuplaştıran, şiddeti esas alan, bilhassa uluslararası sorunların çözümünde çatışma ve savaşı tek yöntem haline getiren politikaları sonucu 2023 yılında da kaygı verici boyutta yaşam hakkı ihlalleri yaşanmıştır. Yaşam hakkı ihlalleri, sadece devletin güvenlik güçleri tarafında gerçekleştirilen ihlallerle sınırlı değil; yapısal şiddetin bir ürünü olarak üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen fakat devletin ‘önleme ve koruma’ yükümlülüğünü yerine getirmeyerek neden olduğu ihlalleri de kapsamakta. 6 Şubat 2023 tarihinde, Türkiye’nin de içinde yer aldığı coğrafyanın yakın tarihinde görülen en büyük doğal afetlerden biri yaşandı. Acısı yıllar geçse de dinmeyecek kayıplar yaşadık. Türkiye, aktif fay hatlarının bulunduğu bir deprem ülkesi; bu ilkokul çocuğunun bile bildiği bir gerçek. Peki iktidar ne yaptı?

“İŞKENCE OLGUSU, 2023 YILINDA DA TÜRKİYE’NİN EN BAŞAT İNSAN HAKLARI SORUNU OLDU”

Ülkemizde işkence ve diğer kötü muameleler yaşandı, büyük bir utanç vesikası… Anayasa’nın ve evrensel hukukun mutlak olarak yasaklamasına ve insanlığa karşı bir suç olma vasfına rağmen işkence olgusu, 2023 yılında da Türkiye’nin en başat insan hakları sorunu oldu. İktidarın baskı ve kontrole dayalı yönetim tarzı sonucu günümüzde tüm ülke adeta işkence mekanı haline geldi. Siyasal iktidarın hukuku bir baskı ve sindirme aracı olarak kullanmasının sonucunda hem hapishane nüfusunda yıllar içinde büyük bir artış yaşanmıştır hem de kapasitenin çok üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunmakta. Adalet Bakanlığının verilerine göre, 2005 yılında bulunan tutuklu ve hükümlü sayısı 55 bin 870’ken 1 Aralık 2023 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumlarında toplam 280 bin 584 tutuklu ve hükümlü bulunmakta. Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi Eurostat’ın 2021 verilerine göre, Türkiye Avrupa’da hapishanelerdeki mahpus sayısının ve oranının en yüksek olduğu ülke. Türkiye’de 100 bin kişiden 356’sı hapishanelerde bulunuyor. Bu oran AB ülkelerinde ise 106,3.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/aihm-raporuna-gore-turkiye-insan-haklari-ihlallerinde-en-yuksek-basvuru-sayisina-sahip-ulke/feed/ 0
TİP Genel Başkanı Erkan Baş Gebze’de İşçi Buluşmasında Konuştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:54:45 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5483 Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, belediye başkan adayı olduğu Kocaeli’nin Gebze ilçesinde düzenlenen işçi buluşmasında, “Binlerce işçi kardeşime sesleniyorum: Sen AKP’ye, MHP’ye, Cumhur İttifakı’na oy veriyorsun. Son 20 yıldır yoksul daha yoksul olmadı mı, zenginler daha zengin olmadı mı? ‘Memleket büyüyor, Türkiye zenginleşiyor’ diyorlar, milyonlarca insan yoksullaşıyor. Peki biz nasıl büyüyoruz, nasıl zenginleşiyoruz? Demek ki Türkiye’nin tepesine çökmüş asalaklar hak ettiklerinden çok daha fazla kazanıyorlar. Bunu AKP, MHP, Cumhur İttifakı yapıyor, bunu bu düzen partileri yapıyor. Bizim oyumuzu alıyorlar, zenginlerin servetine servet katıyorlar. Onlar bizim dualarımızı seviyorlar, zenginlerin dolarlarını seviyorlar. Onlar bizim yanımıza gelip Filistin için ağlıyorlar, çocukları gidiyor İsrail’le ticaret yapıyor. Biz halkımızı bu ikiyüzlülere, bu sahtekarlara, bu yalancılara, bu düzenbazlara terk mi edeceğiz? Bu insanlar sağa oy veriyor diye terk mi edeceğiz? Yok öyle yağma. Öyle bir şey yapmayacağız” şeklinde konuştu.

TİP, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan Darıca’da bugün bir işçi buluşması düzenledi. Buluşmaya; Gebze Belediye Başkanlığı’na aday olan TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve TİP Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Koçak da katıldı. İşçi buluşmasında açılış konuşmasını TİP Kocaeli İl Başkanı Umut Yaşar Özgen yaparken, TİP Gebze Gençlik Birimi Üyesi Arda Yüksel Karameşe, liman işçisi ve Derince Belediye Meclis Üyesi Adayı Sinan Teksoy, TİP Kocaeli İl Yönetim Kurulu Üyesi Yağmur Ertuğrul, Fontana işçisi Yusuf Karakaya ve TİP Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Koçak da birer konuşma yaptı.

“DEVLET OLANAKLARINI ELE GEÇİRMİŞ BİR ÇETE, TARİKATLARI CEMAATLERİ ELE GEÇİRMİŞ ONLAR ÜZERİNDEN SİYASET YAPIYOR”

Buluşmada konuşan TİP Genel Başkanı ve Gebze Belediye Başkan Adayı Baş, şunları söyledi:

“Bu seçimlerde işçileri yok saymalarına, Türkiye’de her şeyi yaratan biz değilmişiz gibi davranmalarına izin vermiyoruz. Bu seçimlerde işçiler var, bunlar konuşacak. Bu seçimlerde Gebze konuşulacak, Türkiye’ye değer katan, Türkiye’de binlerce insandan çok daha fazlasını yaratan bir ilçe bu seçimlerde Türkiye çapında konuşulacak. Kocaeli konuşulacak, bunların üstünden atlanmasına izin vermiyoruz.

Neymiş efendim, Türkiye’de işçiler, emekçiler, yoksullar sağ partilere oy veriyormuş. Bakın, bunu da değiştireceğiz. Bu nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Devlet olanaklarını ele geçirmiş bir çete, tarikatları cemaatleri ele geçirmiş onlar üzerinden siyaset yapıyorlar. İşçileri, emekçileri en kötü koşullarda, örgütsüz, uzun saatler boyunca güvencesiz, iş güvenliği olmadan düşük ücrete çalıştırıyorlar; medya olanaklarını ele geçirmişler, tarikatlarıyla kuşattıkları yetmiyormuş gibi oradan bir yalan rüzgarıyla, medya ablukasıyla sabah akşam ‘Vatan, Millet, Sakarya’ edebiyatı yapıp insanları yoksulluğa mahkum ediyorlar. Dini kullanarak, ülke sevgisini kullanarak insanları esir ettikleri bir düzenin devamlılığını sağlıyorlar.

“20 YILDIR YOKSULLAR DAHA YOKSUL, ZENGİNLER DAHA ZENGİN OLMADI MI?”

Biz buraya şunu anlatmaya geldik: Söz veriyoruz, kapı kapı, sokak sokak, mahalle mahalle gezeceğiz. Artık saklanamıyor, bu ara herkes yoksulluktan bahsediyor. Yahu yoksulluğumuzu bize anlatmanıza gerek yok, o yoksulluğun nedenini konuşacağız. Biz niye yoksuluz arkadaşlar? Çünkü birileri hak etmeden çok büyük servetler kazanıyor.

Binlerce işçi kardeşime buradan sesleniyorum: Sen AKP’ye, MHP’ye, Cumhur İttifakı’na oy veriyorsun. Peki bunların yönettiği ülkede son 20 yıla bir bak bakalım. Son 20 yıldır yoksul daha yoksul olmadı mı, zenginler daha zengin olmadı mı? Pandeminin bütün yükünü yoksullara yıkmadılar mı? Ekonomik krizin bütün yükünü yoksullara yıkmadılar mı? Biz anlamıyoruz ki, ‘Memleket büyüyor, Türkiye zenginleşiyor’ diyorlar, milyonlarca insan yoksullaşıyor. Peki biz nasıl büyüyoruz, nasıl zenginleşiyoruz? Demek ki Türkiye’nin tepesine çökmüş asalaklar hak ettiklerinden çok daha fazla kazanıyorlar. Bunu AKP, MHP, Cumhur İttifakı yapıyor, bunu bu düzen partileri yapıyor. Bizim oyumuzu alıyorlar, zenginlerin servetine servet katıyorlar. Onlar bizim dualarımızı seviyorlar, zenginlerin dolarlarını seviyorlar. Onlar bizim yanımıza gelip Filistin için ağlıyorlar, çocukları gidiyor İsrail’le ticaret yapıyor. Biz halkımızı bu ikiyüzlülere, bu sahtekarlara, bu yalancılara, bu düzenbazlara terk mi edeceğiz? Bu insanlar sağa oy veriyor diye terk mi edeceğiz? Yok öyle yağma. Öyle bir şey yapmayacağız.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-gebzede-isci-bulusmasinda-konustu/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: İstanbul’un depreme hazırlanması gerekiyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-gerekiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-gerekiyor/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:21:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5431 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul’un kaybedecek bir dakikasının daha kalmadığını belirterek, “İstanbul çok hızlı şekilde depreme hazırlanmak durumundadır. Bu hazırlıkları en iyi şekilde gerçekleştirmek, yüz binlerce yeni, güvenilir, sağlam konutu inşa etmek durumundayız.” dedi.

Kacır, Şebinkarahisar Yardımlaşma Derneği 50. Olağan Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci asrını “Türkiye Yüzyılı” yapabilmek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gayret gösterdiklerini söyledi.

Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğuna büyük bir coşkuyla devam edildiğini dile getiren Kacır, “Türkiye bugün kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve böylelikle başta güvenlik güçleri olmak üzere devletinin ihtiyaçlarını, yerli ve milli sistemlerle karşılayabilen bir ülke olmuştur. Türkiye bugün yüksek teknoloji sistemlerini dünyaya rekabetçi şekilde ihraç edebilen bir ülke olmuştur.” şeklinde konuştu.

İnsansız hava araçlarında Türkiye’nin bugün dünyada bir numara olduğunu vurgulayan Kacır, bu ülkenin, milletin, devletin neye ihtiyacı varsa kendi evlatlarının alın, akıl teriyle, emeği, gayretiyle yerli ve milli olarak geliştirildiğini ve güvenlik güçlerine teslim edildiğini belirtti.

Kacır, Türkiye’nin, savuma sanayisinde tarih, destan yazdığını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Şimdi Türkiye’nin başarılarını bütün dünya konuşuyor. Bütün dünya yakından takip ediyor. Dostlarımız güven duyuyor, itimat duyuyor, huzur hissediyor. Hasımlarımız kıskanıyor, endişeye kapılıyor ama daha gidecek çok yolumuz var. Allah’ın izniyle hem savunma sanayisi hem sanayinin diğer alanlarında önümüzdeki dönemde daha büyük işlere hep birlikte imza atacağız. İşte bugün geldiğimiz nokta itibarıyla kendi topraklarımızdan terörü kazıdık attık, sildik attık.”

Kacır, sadece bugünü değil, yarını da düşünmek zorunda olduklarını, mücadelenin sınır ötesine taşındığını ve sınırların ötesinde kurulmaya çalışılan terörist haritalarını yırtıp attıklarını söyledi.

“İstanbul’da da tercihlerimiz çok kıymetli ve önemli”

Mehmet Fatih Kacır, teknolojik bağımsızlık olmadan ekonomik bağımsızlığın mümkün olmadığını belirterek, “Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlık mümkün değil. Yüz yıl önce tam bağımsızlık iddiasıyla kurduğumuz Cumhuriyet’imizi ancak teknolojik bağımsızlıkla geleceğe taşıyabiliriz. Bunu sadece savunma sanayisinde başarmamız yetmez, teknolojinin bütün alanlarında tam bağımsızlık mücadelesini sürdürüyoruz.” dedi.

Türkiye’nin insanlı ilk uzay bilim misyonunun tamamlandığını hatırlatan Kacır, bu milletin çocuklarının, başka milletlerin çocuklarına ait olduğu gerekçesiyle vazgeçecekleri hiçbir hayalin kalmadığını dile getirdi.

Türkiye’nin bugün sadece insansız hava araçlarında bir numara olmadığını, güneş paneli, ticari araç ve beyaz eşya üretiminde Avrupa’da çok önemli konumda olduğunu anlatan Kacır, bugün 255 milyar doları aşan ihracatıyla ülkenin dünyanın önemli bir üretim üssü olmayı başardığını vurguladı.

Bakan Kacır, hiçbir başarının tesadüf olmadığına, tüm bunların 22 yıla varan gayretin, emeğin, çabanın bir sonucu olduğuna dikkati çekerek, Türkiye’yi bir üretim ülkesi haline getirdiklerini, Şebinkarahisar’ın da bu üretim kervanında daha güçlü şekilde rolünü alması gerektiğini söyledi.

Giresun’da yaptıkları yatırımları aktaran Kacır, Şebinkarahisar’ın da eğitim ve üretim hamlesini gerçekleştirmek için çalışmalara devam edeceklerini ifade etti.

Kacır, algı siyaseti yapanların değil, hizmet siyaseti, eser yapanların yanında olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Taş üstüne taş koyanlara inanıyorum ki Şebinkarahisarlılar destek vermeye devam edecektir. Sadece Şebinkarahisar’da değil, tabii burada, yaşadığımız bu güzel şehirde, İstanbul’da da tercihlerimiz çok kıymetli, çok önemli. İstanbul’un kaybedecek bir dakikası daha kalmamıştır. İstanbul çok hızlı şekilde depreme hazırlanmak durumundadır. Bu hazırlıkları en iyi şekilde gerçekleştirmek, yüz binlerce yeni, güvenilir, sağlam konutu inşa etmek durumundayız. Bu şehrin trafik sorununu çözmek için yeni metrolar yapmalıyız. Bütün bunlar, açılış törenleri yapacağımız projelere imza atmakla olur, değil mi? Açılışını iptal etmek üzere bir araya geldiğimiz törenlerle olmaz. İnşallah, önümüzdeki dönemde nice projeleri, nice eserleri, bu şehre kazandıracak belediye başkanlarımızı, hem ilçelerimizde hem İstanbul’umuzda seçeceğiz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-gerekiyor/feed/ 0
Milli atlet Elif Naz Köseoğlu, Los Angeles 2028 Olimpiyatları’nda madalya hedefliyle çalışmalarına devam ediyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-atlet-elif-naz-koseoglu-los-angeles-2028-olimpiyatlarinda-madalya-hedefliyle-calismalarina-devam-ediyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-atlet-elif-naz-koseoglu-los-angeles-2028-olimpiyatlarinda-madalya-hedefliyle-calismalarina-devam-ediyor/#respond Mon, 18 Mar 2024 21:21:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5318 Milli atlet Elif Naz Köseoğlu, Los Angeles 2028 Olimpiyatları’nda madalya hedefliyle çalışmalarına devam ediyor.

Türkiye Atletizm Federasyonunun olimpik kadrosunda yer alan 12. sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Elif Naz Köseoğlu, 2 bin metre engelli koşu branşında Türkiye’de elde ettiği madalyalarla dikkati çekti.

Mersin’de 2 bin metre engellide 6 dakika 48 saniyelik dereceyle birinci olup milli takıma seçilen Köseoğlu, ilk yurt dışı şampiyonası olan 2023 EYOF’ta 15’inciliği elde etti. Yıldızlar Balkan Şampiyonası’nda da ikinci olan Köseoğlu, şimdilerde 18 Yaş Altı Balkan, Avrupa ve dünya şampiyonalarına hazırlanıyor.

Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşup, madalya almayı hedefleyen Köseoğlu, antrenörü Bülent Uzun’la her gün toplam üçer saat süren antrenman yapıyor.

ENKA Kulübü sporcusu Elif Naz Köseoğlu, AA muhabirine, Cemalettin Sarar Ortaokulu’ndayken beden eğitim öğretmen Evrem Özel’in yönlendirmesiyle 6 yıl önce atletizme başladığını söyledi.

Türkiye’de 1500 metrede çok sayıda şampiyonluklarının olduğunu ifade eden Köseoğlu, şöyle konuştu:

“Mersin’de 26 Mayıs’ta 2 bin metre engelli koşusunda 6 dakika 48 saniyelik dereceyle birinci oldum. Slovenya’nın Maribor kentinden 23-29 Temmuz’da düzenlenen 2023 EYOF’ta 2 bin metre engelli branşında 15’inci oldum. Yurt dışında katıldığım ilk şampiyonada bu dereceyi elde ettim. 2 Eylül’de Sivas’ta düzenlenen Yıldızlar Balkan Şampiyonası’nda 2 bin metre engellide ikinci olup, olimpik kadroya seçildim. 11 Şubat’ta Isparta’da düzenlenen Okullararası Türkiye Şampiyonası’nda Genç kızlar 3 bin metre branşında Türkiye ikincisi oldum. Elde ettiğimi bu dereceyle 12-15 Mayıs’ta Kenya’nın Nairobi kentinden yapılacak Okullararası Dünya Kros Şampiyonası’na katılmaya hak kazandım. Dünya Kros Şampiyonası hazırlıklarını başladım.”

Köseoğlu, 6 Temmuz’da Slovenya’nın Maribor kentinde 18 Yaş Altı Balkan Şampiyonası ve 18-21 Temmuz’da Slovakya’da Avrupa 18 Yaş Altı Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edeceğini dile getirdi.

Peru’da 26-31 Ağustos düzenlenecek Dünya 20 Yaş Altı Şampiyonası’nda milli formayı taşıyacağına değinen Köseoğlu, “Milli takıma seçilmek için uzun zamandır uğraşıyordum. İlk kez seçildiğimde çok mutlu oldum. Kendimle gurur duyuyorum. Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşup, madalya almayı hedefliyorum.” diye konuştu.

Antrenör Bülent Uzun: “Final koşma şansı çok yüksek”

Milli takım antrenörü Bülent Uzun da ortaokuldaki beden eğitimi öğretmeninin keşfettiği Elif ile 6 yıldır çalıştığını bildirdi.

Elif’in 16 yaşından itibaren milli takımla yarışmalara katıldığını anlatan Uzun, şöyle devam etti:

“Bu yılki hedeflerimiz öncelikle Slovakya’da yapılacak U18 şampiyonası. Güçlü rakipleri var. İstatistiklere baktığımda 6 güçlü rakiple mücadele edecek. Nasip olursa orada 2 bin metre engellide ilk üçü zorlayacağız. Yıldızlar bittikten sonra zaten normalde olimpik branş olarak 2 bin engelli koşu yok. 3 bin engelli branşında yarışmaya başlayacağız. Ağustos ayında Peru’da yapılacak olan U20 Dünya Şampiyonasında gençlerde 3 bin engelli koşacak. Olimpik branşlarda 3 bin engelliden devam edecek. Elif Naz, Türkiye’nin gelecek vadeden yıldız sporcularından biri. Los Angeles Olimpiyatları’nda final koşma şansı çok yüksek. İnşallah madalya da alacaktır. Hedefler doğrultusunda hazırlayacağız. Çok yetenekli ve bir sporcu. İnşallah başarılı oluruz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-atlet-elif-naz-koseoglu-los-angeles-2028-olimpiyatlarinda-madalya-hedefliyle-calismalarina-devam-ediyor/feed/ 0
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ: Türkiye’nin istikrarını bozmak için Erdoğan’ı durdurmaktan geçiyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskanvekili-bekir-bozdag-turkiyenin-istikrarini-bozmak-icin-erdogani-durdurmaktan-geciyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskanvekili-bekir-bozdag-turkiyenin-istikrarini-bozmak-icin-erdogani-durdurmaktan-geciyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:30:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5186 TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, hem savunma sanayisinde hem ekonomide hem de başka alanlarda Türkiye’nin güçlendiğini belirterek, “Bakıyorlar, ‘Bu gidişi durdurmamız lazım yoksa her şey tehlikeye girecek.’ En önemli sebeplerinden biri bu. Türkiye’nin istikrarını bozmak, Türkiye’nin yükselişini durdurmak. Bunun yolu da Erdoğan’ı durdurmaktan geçiyor. Onun için her oy çok kıymetli.” dedi.
Bozdağ, Onikiler Öğretmenevi’nde düzenlenen Memur-Sen Şanlıurfa İl Divan Kurulu Toplantısı’nda, başörtüsü zulmüne, eğitim ve çalışma hakkının önündeki tüm engellere, yaptıkları düzenlemeler ve attıkları adımlarla son verdiklerini söyledi.
Başörtüsü, eğitim ve çalışma hakkıyla ilgili düzenlemelerin tamamının CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne taşındığını ancak şimdi kendilerinin de bunlara “evet” dediklerini anlatan Bozdağ, şöyle konuştu:
“Ya senin gücün yetse bunu engellemek için kıyameti koparırdın. Senin gücün yetmedi, takatin yetmedi de mecbur kaldın şimdi ‘biz de evet dedik’ diyorsun. Bu millet ayağa kalkmasaydı sen evet der miydin? Demezlerdi, hala da içlerine tam sindiğini düşünmüyorum. Eğer bir gün dişleri tırnakları tutarsa bunlardan nasıl bir geri dönüşü olur Allah bilir. Biz bilemeyiz ama niyetlerini gizleyemiyorlar, konuşuyorlar. Eğitim hakkında büyük bir adım attık.
Anayasa ‘herkesin seçilme hakkı var’ diyor. Doğru mu? Ama başı örtülü bir kadının seçilme hakkını fiilen uygulayamıyordu Türkiye. Halbuki dünyada kadınlara seçme ve seçilme hakkını en erken veren ülkelerin başında Türkiye gelir, bununla hep gurur duyduk. Ama bakın başınızı örtüyorsanız oy verme hakkınız var. Ama seçilme hakkınız yok. İşte Merve Kavakçı’nın başına gelen olaylar. Milletvekilliği gitti, yetmedi vatandaşlığı gitti, yetmedi çocukları okudukları okullarda linçe uğradı, yetmedi Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı. Ama şimdi hamdolsun bu ülkede başı örtülü kadın milletvekillerimiz, bakanlarımız var. İşte kadınların anayasanın verdiği seçme ve seçilme hakkını uygulamada tam sağlayan da Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’dir.”
“Cumhurbaşkanı’mızın yanında saf tutmak çok kıymetli”
Yerel seçimin önemine de değinen Bozdağ, her yerde Cumhur İttifakı’na karşı birlikte hareket edildiğini ancak bunun kimseye bir şey kazandıramayacağını söyledi.
Bozdağ, Türkiye’de istikrarın devam etmesinin ülkenin kazancı olacağını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhurbaşkanı’mıza ve liderliğine karşı dış dünyanın sürdürdüğü saldırıları hep beraber görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’mıza düşmanlıkların altında emin olun İsrail, Türkiye böyle devam ederse 10 sene sonra bu zulmü yapmaya cesaret edebilir mi edemez mi diye endişe ediyorlar. Belki cesareti bile kalmayacak. Sen güçlü olursan kaşını çattığında başkaları ona göre olur. Hem savunma sanayisinde hem ekonomide hem başka alanlarda Türkiye güçleniyor, kendi silahını üretiyor, dünya pazarına giriyor. Bakıyorlar, ‘Bu gidişi durdurmamız lazım yoksa her şey tehlikeye girecek.’ En önemli sebeplerinden biri bu. Türkiye’nin istikrarını bozmak, Türkiye’nin yükselişini durdurmak. Bunun yolu da Erdoğan’ı durdurmaktan geçiyor. Onun için her oy çok kıymetli.
Siyasi hesap ne yapılırsa yapılsın oyları bir istikamette birleştirmek Şanlıurfa için, bizim için de çok kıymetli. Cumhurbaşkanı’mızın yanında saf tutmak çok kıymetli. Dünyanın en güçlü liderlerinden biri olan Cumhurbaşkanı’mızın yolunda yürümek, onunla aynı istikamette koşmak bizim için şereflerin en büyüğüdür. Ben bakıyorum, Allah aşkına siz de bakıyorsunuz Türkiye’yi kim lider ülke yapabilir? Bütün mevcutlara bakın, Tayyip Erdoğan’ın dışında bunu yapacak birisi var mı? Yok. Allah’ın izniyle göreceksiniz, duanız ve desteğinizle 2028’in Türkiye’si daha başka olacaktır. Ben size inanıyorum. Urfa’da, Urfalı hemşehrilerimin her birine inanıyor, her birine yürekten güveniyorum. İnşallah 31 Mart’ta Şanlıurfa yine duracağı yeri kendisi özgür iradesiyle belirleyecek. Cumhurbaşkanı’na ve onun Urfalılara emanet ettiği belediye başkan adaylarına sonuna kadar sahip çıkacaktır.”
“İsrail’in yaptığı büyük bir zulümdür”
İsrail’in Filistin’e saldırılarının dünyanın gördüğü en büyük katliam ve soykırımlardan biri olduğunu vurgulayan Bozdağ, tüm bunların Birleşmiş Milletler’in gözcülüğünde yapıldığını dile getirdi.
İsrail’i, onlara destek veren devletleri, öldürülen kadın, çocuk ve masumları görmeyenleri lanetleyen Bozdağ, şunları kaydetti:
“Buradan bir kez daha söylüyorum. İsrail’in yaptığı büyük bir zulümdür, katliamdır, soykırımdır. İsrail’e destek verenlerin yaptığı da bu katliama, zulme, soykırıma ortak olmaktır. Dünyanın dört bir yanında akan kanın baş faili de çok açık ABD yönetimidir. Nereye elini atıyorsa orası kan gölüne dönüyor. Nereye ‘demokrasi ve hukuk götüreceğim’ diyorsa oradan demokrasi, hukuk firar ediyor. Nereye ‘medeniyet götüreceğim’ diyorsa orası ilkel dönemlere dönüyor. İşte bakın Irak, işte Afganistan, işte Suriye, işte Libya. Şimdi Gazze’de bu eli kanlı İsrail yönetimine verdiği destekle, esas elinden kan damlayanın biri de hiç şüphesiz ABD yönetimidir, İngiltere yönetimidir, Almanya yönetimidir, Fransa yönetimidir. Hep bir araya geldiler. Orada ne yapıyorlar? Bu zulme alkış tutmanın ötesinde verdikleri destekle doğrudan ortak oluyorlar.
İslam dünyasının hali de içler acısı. İşte buradan da hepimizin bir ders çıkarması lazım. Bu kadar ülke var, Türkiye’nin dışında bu kadar gönülden samimi bir duruş ortaya koyanı ben şahsen görmedim. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti her yerdeki zulme, haksızlığa nasıl rengine, diline, yerine, yöresine bakmadan tavır koymuşsa burada da aynısını koymuştur.”
Programa, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Memur-Sen Şanlıurfa Temsilcisi İbrahim coşkun ile sendika üyeleri katıldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskanvekili-bekir-bozdag-turkiyenin-istikrarini-bozmak-icin-erdogani-durdurmaktan-geciyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Rize mitinginde konuştu: (1) http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-rize-mitinginde-konustu-1/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-rize-mitinginde-konustu-1/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:24:13 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5181 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık.” dedi.

Erdoğan, partisinin Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Konuşmasına Rizelileri selamlayarak başlayan Erdoğan, ana yurdu, baba ocağı Rize’de olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.

Karşısında Karadeniz misali kabına sığmayan, bendini yıkmaya hazır bir Rize gördüğünü söyleyen Erdoğan, “Dereler dize gelir, dökülür bize gelir. Gönlümün bahçesinde birinci Rize gelir. Derelerin derdini balıktan sor balıktan. Rize’ye tutulmayan ne anlar sevdalıktan.” dizelerini okudu.

Birilerinin Rize ile birlikte 81 şehrin tamamına olan sevdalarını anlayamadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bizim ezelden ebede uzanan kardeşliğimizi bir türlü idrak edemiyorlar. Tam 22 yıldır Rizeli kardeşlerimizle birlikte yol yürüdük, omuz omuza mücadele ettik. Vesayetçilerden terör örgütlerine, emperyalist güçlerden Türkiye ile ilgili hesabı olan tüm şer odaklarının karşısında birlikte durduk. Cumhuriyet mitingleriyle milletin iradesini gasbetmek istediler. Gezi hadisesiyle sokaklarımızı terörize etmeye kalktılar. 17-25 Aralık girişimiyle hükümetimizi alaşağı etmeye çalıştılar. Çukur olaylarıyla ülkemizin bir parçasını bizden koparmayı denediler.

15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüyle doğrudan istiklalimize kastettiler. Teröristlere binlerce tır dolusu silah sağlayarak hemen güneyimizde bir teröristan kurmaya çalıştılar. Ekonomimizi mahvetme, bu tür tehditlerle Türkiye’ye diz çöktürmeye çalıştılar. Bunların hepsini biz, sizlerle beraber boşa çıkardık. Türkiye’yi ne ekonomik ne siyasi ne diplomatik ne de sosyal olarak esir almalarına müsaade etmedik. Sizinle beraber.”

“Türkiye için samimiyetle çalıştık”

Türkiye’nin son 21 yılda yazdığı başarı hikayesinin kahramanı Rize ile birlikte 81 vilayetin tamamı, 85 milyonun her bir ferdi olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Siz bu kardeşinize sahip çıktınız, bize destek oldunuz. Biz de sizin için Türkiye için samimiyetle çalıştık. Siz bize güvendiniz, inandınız, teveccüh gösterdiniz. Biz de size olan minnet borcumuzu hep daha fazla hizmet ve eser üreterek, hamdolsun, yerine getirdik. Durmadık, usanmadık, Allah ömür, milletimiz de destek verdikçe yolumuza bu çizgide devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Rize’nin güçlü duruşunu 31 Mart seçimlerinde yine çok net biçimde ortaya koyacağına inandığını belirten Erdoğan, “Ata yurdum, ana ocağım Rize’den 31 Mart’ta yine rekor bekliyorum.” dedi.

Alandakilere, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşıyor muyuz? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonuna sahip çıkıyor muyuz?” diye seslenen Erdoğan, “Evet” yanıtı üzerine “Ben size inanıyorum, siz de bu kardeşinize inanıyor musunuz? Mesele yok. Allah, yol arkadaşlığımızı muvaffak eylesin. 31 Mart seçimleri zaferimiz şimdiden ülkemiz ve Rize’miz için hayırlı olsun.” diye konuştu.

Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı yanındaki kentsel dönüşüm alanını göstererek, vatandaşlara nasıl bulduklarını soran Erdoğan, “Güzel mi, Rize merkez değişmiş mi, hala değişiyor mu? Yaparsa AK Parti yapar. Daha neler yapacağız neler.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“85 milyon olarak hepimiz biriz, beraberiz, kardeşiz. Bakınız, bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı, ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti, toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi, dönüşümü, yenilikleri, teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık. Her alanda şampiyonlar liginde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkum ettiler. Bu fasit daireyi kırmaya çalışan, devlet ve siyaset adamlarını ise ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes, ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı ve arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birileri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük, bunları Cudi’ye gömdük, bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz.”

(Sürecek)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-rize-mitinginde-konustu-1/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’den Seçmenlere Seslendi http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rizeden-secmenlere-seslendi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rizeden-secmenlere-seslendi/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:21:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5179 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenenlere, anladınız değil mi ‘ Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya. Onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız ‘” dedi.

31 Mart yerel seçimleri öncesinde dün Ordu ve Giresun’da partililere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün de ilk olarak Rize’de hemşehrileri ile buluştu. Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 yıllık iktidarlarında kendisine destek veren ve sahip çıkan hemşehrilerine teşekkür ederek konuşmasına başladı. Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde ata yurdu, ana yurdu Rize’den rekor bir oy beklentisi olduğunu vurguladı.

“Kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük”

Yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden ülkeyi bölmeye çalışanlar olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti, toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi dönüşümü yenilikleri teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık. Her alanda Şampiyonlar Ligi’nde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkum ettiler. Bu fasid talihi kırmaya çalışan devlet ve siyaset adamlarını ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birileri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük. Cudi’ye gömdük. Bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Artık Ahmet’ler, Mehmet’ler, Ayşe’ler, Fatma’lar uzaya gidecekler”

Türkiye’nin geçtiğimiz günlerde ilk insanlı uzay misyonunu başarıyla tamamladığını belirten Erdoğan “İnşallah yakın bir tarihte ikinci astronotumuzu da uzaya göndereceğiz. Artık Ahmet’ler, Mehmet’ler, Ayşe’ler, Fatma’lar uzaya gidecekler. Azmettin mi yaparsın. Rabbimiz ne buyuruyor; Bir kere azmettin mi tevekkül et yeter. Azmettik, gayret ettik, çalıştık, başardık. Yani her alanda büyük bir atılım çok büyük bir gelişme içindeyiz. Bundan 20 sene önce tohumlarını attığımız projelerin bugün hamd olsun meyvelerini topluyoruz. İnşallah çok daha fazlasını başaracağız. Hayat pahalılığı ve enflasyon başta olmak üzere şuan canımızı acıtan sıkıntıların muhakkak üstesinden geleceğiz. Son 21 yılda pek çok başarıya imza atmış bir hükümet olarak bugünkü sorunları da çözecek olan yine biziz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum” diye konuştu.

“Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara bugün demediklerini bırakmıyorlar”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında Türkiye’deki muhalefet anlayışına da tepki göstererek şunları söyledi:

“Ülkemizde muhalefet anlayışı öyle bir berbat ki ne yaparsan yap anlamazlar. Kendi içlerinde nasıl birbirlerini düştüklerin görüyorsunuz değil mi’ Üzülerek de olsa şu gerçeği ifade etmek durumundayım. Türkiye’nin en büyük talihsizliği vizyonsuz beceriksiz, tembel ve değişime ayak direyen tutucu muhalefete sahip olmasıdır. Dünyada böyle bir muhalefet yok. Ülkemizde son 21 yılda pek çok değişti, dönüştü, kendini yeniledi ama CHP’nin başını çektiği muhalefette hiçbir köklü değişim yaşanmadı. Pek istemeseler de genel başkanlık koltuğunda oturanları değiştirdiler. Her seferinde standardı düşürdüler. Çıtayı iyice aşağıya çektiler. Daha önce söyledim; CHP’de her gelen mutlaka bir öncekini mumla aratmıştır. Gelen gideni aratıyor. Son genel başkan değişikliğinde de bu gelenek bozulmadı. Değişim, yenilenme dediler bir sürü cafcaflı kelime kullandılar ancak günün sonunda sabık genel başkanlarını bir iç darbeyle siyasetten tard edip aynı tas aynı hamam yollarını devam ettiler. Bay Kemal güya 13. Cumhurbaşkanı olacaktı hatırlıyorsunuz dimi. Bir anda kendini CHP’nin istenmeyen adamı olarak buldu. Aynı vefasızlığı masada beraber oldukları diğer ortaklarını da sergilediler. 6’lı masadan şuanda parlamentoda kimse kalmadı. Hepsi gitti, hepsi dağıldı. Ne oldu, nerede bu 6’lı masa. Ben ne demiştim. 6’lı masadan kimseyi bulamayacaksınız demiştim. Bak parlamentoda kimse yok. Dün yan yana yol yürüdükleri insanlara bugün demediklerini bırakmıyorlar. Ankara’da bir ofis tutmuşlar. Her birinin Ankara’da birer ofisi var. Güle güle kullanın. Ama Elhamdülillah biz çıktığımız yolda aynen yürüyoruz. Burada asıl hayal kırıklığını CHP’li vatandaşlarımız yaşadı. CHP’li kardeşlerimizin partililerine ve siyaset kurumuna dair beklentilerini giderek kaybettiklerini görüyoruz. Gazi’nin emaneti diyerek halen CHP’ye oy veren vatandaşlarımız maalesef bir umutsuzluk sarmalına sürüklenmektedir. Her ne sürükle olursa olsun siyaset kurumundan umut kesilmesi, demokrasimiz adına büyük bir tehdittir. Türkiye’nin bu konuda çok acı tecrübeleri bulunuyor. Geçmişte özellikle 1970’lerde siyaset müessesinin umut olma ülkenin sorunlarına çözüm üretme vasfını yitirdiği durumlarda başımıza neler geldiğini hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz. AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun hiçbir vatandaşımızın kendini dışlanmış ötelenmiş yok sayılmış hissetmesine rıza gösteremeyiz. 85 milyonun tamamının mesuliyetini taşıyan bir kadro olarak her kesimden vatandaşımıza ulaşmak, onlara da kulak vermek boynumuzun borcudur. İnşallah 43 gün kaldı.”

“Bizim çayın demlenmesi değil ha; DEM diye bir parti var ya, onlarla demlenenler var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın. Asla alternatifsiz değilsiniz. CHP’nin iş bilmez, beceriksiz, kendini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız. Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara sizin kaygılarınızı istismar edenlere size ‘Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere; kim diyordu bunu biliyorsunuz değil mi ‘ Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenlere, anladınız değil mi ‘ Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya, onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız ? Hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını gelin bu kibir abidelerine gösterin. 31 Mart’ta tüm Türkiye’de biz çok farklı bir tablo bekliyoruz. Bu seçimlerin ülkemizde özellikle muhalefette gerçek manada bir değişim dalgasını ortaya çıkartacağını inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, konuşmasının ardından Rize’deki belediye başkan adaylarını tek tek yanına çağırarak hemşehrilerine tanıttı, onlar için destek istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından Trabzon’a hareket etmek üzere alandan ayrıldı. – RİZE

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rizeden-secmenlere-seslendi/feed/ 0
Özgür Özel: “Cemevlerinin Yasal Bir İbadethane Kabul Edilmesine Kadar Mücadeleyi Sürdüreceğiz” http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-cemevlerinin-yasal-bir-ibadethane-kabul-edilmesine-kadar-mucadeleyi-surdurecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-cemevlerinin-yasal-bir-ibadethane-kabul-edilmesine-kadar-mucadeleyi-surdurecegiz/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:12:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5175 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da Pir Sultan Abdal Cemevi’nin açılışında; “Anayasal eşit vatandaşlık hakkı tanınana ve sonuna kadar yaşanana kadar bu toplumun yanındayız, omuz omuzayız, kol kolayız. Camilerin ibadethane olarak kabul edilip, bunun yasal güvenceyle, Meclis’ten çıkacak kanunla, Cumhurbaşkanı’nın onayı ile Resmi Gazete’de yayınlanması ile cemevlerinin yasal bir ibadethane kabul edilmesine kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. ÇEDES programı adı altında laik eğitimin örselendiği bu saldırılara karşı sizlerle birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Ankara Yenimahalle’de Pir Sultan Abdal Cemevi’nin açılışına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“ÇEDES PROGRAMI ADI ALTINDA LAİK EĞİTİMİN ÖRSELENDİĞİ SALDIRILARA KARŞI SİZLERLE BİRLİKTE MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Buraya CHP Genel Başkanı olarak geldim, bunu önemsiyorum. Her sene temmuz ayının başında yüreğimizde bir kor gibi yanmaya devam eden Madımak’a giderdik, bu sene de yıl dönümüne CHP Genel Başkanı olarak gidip, biraz önce anonsta söylendiği gibi orası bir utanç müzesi olana kadar, devlet mağdurlardan özür dileyene kadar, o ayıptan hepimiz bu ülkeyi, devleti kurtarana kadar bu mücadeleye sizlerle birlikte devam edeceğim.

Bir kucağında ceylanı bir kucağında aslanı tutabilen Hacı Bektaşı Veli’nin, ‘Kadılar müftüler fetva yazarsa, işte kement, işte boynum asarsa, işte hançer, işte kellem keserse, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’ diyen Pir Sultan Abdal’ın ve bu topraklarda kardeşlikle, bu topraklarda beraberce, bu topraklarda yalana, harama bulaşmadan kimsenin ekmeğine, kimsenin namusuna yan gözle bakmadan kardeşçe yaşamak isteyip de bir kirli, karanlık zihniyet tarafından sürekli ötekileştirilmeye çalışılan; hatta Cumhuriyet’in 100’üncü yılını geri bıraktığımız bu dönemde Anayasa’nın eşitliğe bütün vurgularına rağmen ‘herkes eşittir ama Aleviler daha az eşittir’ anlayışı ile bu ülkeyi yönetenlere inat, Alevilerin maaşlarından kesilen vergi herkesin maaşından kesilenden aynıyken, hatta tüm dezavantajlarıyla geri bırakılmışlıklarıyla, yoksul bırakılmışlıklarıyla, dolaylı vergilerle aslında bu ülkede en büyük yükün altında ezilen, toplumun mağdur kesimlerden olan bu canların, maaşlarından aynı vergi kesiliyorken, vergi yükü altında daha çok eziliyorken herkes ibadethanesini seçebiliyorken, ibadetine karar veriyorken Alevilerin ibadetini ibadet görmeyen, onların ibadethanesini ibadethane olarak görmeyen, onlara bu hizmeti vermeyen bir anlayışa karşı bugün burada kahramanca bir iş yapan bir yerel yöneticimizle, bugün burada gurur duyduğum bir örnek belediye başkanımızla karşınızdayım. Daha önce Serçeşme Cemevi, şimdi Pir Sultan Abdal Cemevi’ni Türkiye’de kamu bütçesiyle yapmaya cesaret eden belediye başkanımızı yürekten alkışlıyorum. Hepiniz adına ona binlerce teşekkür ediyorum. İyi ki varsın Fethi Yaşar.

Biz CHP olarak bundan sonra ‘Kim ne der’ demeden, kimseden çekinmeden hem doğrularımızı hem de sizin bildiğiniz doğruları özgürce savunmaya devam edeceğiz. Anayasal eşit vatandaşlık hakkı talebini dile getirmeyi sanki ifade edilemeyecek bir mesele ya da var olmayan bir eşitsizliğe itiraz olarak küçümseyenlere, bu talebi küçük görenlere ya da bu talebi yersiz görenlere karşı ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak diyorum ki; anayasal eşit vatandaşlık hakkı tanınana ve sonuna kadar yaşanana kadar bu toplumun yanındayız, omuz omuzayız, kol kolayız. Camilerin ibadethane olarak kabul edilip, bunun yasal güvenceyle, Meclis’ten çıkacak kanunla, Cumhurbaşkanı’nın onayı ile Resmi Gazete’de yayınlanması ile cemevlerinin yasal bir ibadethane kabul edilmesine kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. ÇEDES programı adı altında laik eğitimin örselendiği bu saldırılara karşı sizlerle birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adı altında Alevilerin inançlarını bir ibadet değil de kültürel faaliyet olarak gören, onların ibadethanesini bir zamanlar dediği gibi ‘cemevi cümbüş evi’ mantığı ile sanatın, kültürün bir parçası ilan edenlere karşı günün birinde bu ülke Sünnilere hangi imkanları tanıyorsa, Alevilere de o imkanları tanıyana, onların bu haklarını görene kadar sizinle birlikte mücadele edeceğiz.

Mülakatlarda mezhep ve din ayrımı yapılıp da Alevi canlar teker teker elenip, bu devlette bir yere gelmesine engel olanların zihniyeti ortadayken sanki bu yokmuş gibi söylemlerle, göstermelik atamalarla, ‘Siz gidin burada oyalanın’, ‘Bu mevki ve makamı da size vereyim’ gibi yapmacıklıklara karşı hep birlikte samimi gayret göstermek durumundayız.

“AJANDALARINDA ANKARA’YA, ANKARA’YI PARSEL PARSEL SATAN MELİH GÖKÇEK ZİHNİYETİNİ GERİ GETİRMEK VAR”

Bu hafta içimize çok sinen, içinize çok sinen bir süreci hep beraber başlatacağız. CHP aday belirleme süreçlerini tamamladı. Pazartesi günü itibarıyla da son bulacak. Bundan sonra hep beraber sokaklarda, meydanlarda, kahvelerde, evlerde, beldelerde, köylerde büyük bir mücadele başlayacak. Bir seçim var. Bu seçimi şöyle tanımlamak mümkün, bu seçimde iki ittifak, iki anlayış yarışacak. Biri Cumhur İttifakı, Adalet ve Kalkınma Partisi ve MHP’den oluşan, her geçen gün birbirine benzeyen, farklılıkları reddeden, tekçi, baskıcı ve bu ülkede ittifakı genişletmek istediğinde aklına domuz bağcılar gelen, onları ittifakına dahil eden, kadınları sahiplendirilecek varlıklar gibi gösterenleri Meclis kürsüsüne taşıyan hadsizlikte olan ve bu ülkeyi her geçen gün biraz daha baskının arttığı, bir inancın alabildiğine serbest, diğer inançların dışlandığı, baskılandığı, bu ülkede etnisite farklılıklarını renk olarak görmeyip ayrım olarak gören bir anlayış Cumhur İttifakı olarak seçimlere giriyor. Hedefleri belli. Kimse seçim beyannamelerini merak edip açmıyor. Çünkü yapacakları iş ne sosyal donatı alanıdır, ne sosyal yardımdır, ne halkçı belediyeciliktir, ne başka bir şeydir. Ajandalarında şu var: Ankara’ya Ankara’yı parsel parsel satan, peşkeş çeken Melih Gökçek zihniyetini geri getirmek. İstanbul’a üzerinde helikopter ile uçup, kupon arsaları Arap şeyhlerine ve Katar emirlerine ayıran, satacak arsa kalmıyor endişesi ile Kanal İstanbul gibi İstanbul’un böğrüne bir bıçak dayayarak, yeni bir boğaz yaratıp, etrafını satmayı planlayan rantçı ve talancı anlayışı geri getirmek istiyorlar. Onlardan alıp, özgür ve insanların istedikleri gibi kendilerini ifade edebildikleri, yaşayabildikleri, ayrımcılığın ve kötü muamelenin her geçen gün azaldığı, Mersin’de, Adana’da, Antalya’da bir önceki baskıcı, iktidara geldikleri gün binlerce canı, binlerce garibanı, binlerce sosyal demokratı kapı önüne koyan bir aşırı politik ve karşısındakileri düşman gören anlayışı oralara tekrar hakim kılmak istiyorlar. Bu, Cumhur İttifakı ve onun 31 Mart’tan sonraki 1 Nisan planı.

“BU SEÇİM YA ERDOĞAN’IN ADAYLARI YA DA MEVCUT BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ YA DA İDDİALI ADAYLARIMIZ TARAFINDAN KAZANILABİLİR”

Karşısında bir ittifak var mı? Karşısında ittifak olsun diye, resmi işbirlikleri olsun diye samimi gayret gösterdik. Maalesef, eleştirmeyeceğim, saygı duyacağım gerekçelerle birlikte olma taleplerimiz reddedildi. Maalesef pek çok yerde karşımıza geçmiş dönemlerde birlikte olduğumuz siyasi partiler, rakipler çıkardılar. Oysa bu seçim ya Recep Tayyip Erdoğan’ın adayları ya da mevcut belediye başkanlarımız ya da iddialı adaylarımız tarafından kazanılabilir. Bu durum bize kaybettirirse Türkiye’ye kaybettirir. Çünkü Cumhur İttifakı’nın hedefi bellidir. Bunun karşısında bir çare var mı? Evet var. Bunun karşısında ikinci bir ittifak, çok güçlü bir ittifak, aslında kendine inandığında, güvendiğinde Cumhur İttifakı’nın yanından bile geçemeyeceği bir ittifak var. O ittifakın adı Türkiye ittifakıdır.

Türkiye ittifakında Alevi olsun, Sünni olsun eşitliği savunan herkes var. Türkiye ittifakında Kürt olsun, Türk olsun kardeşliğe inanan herkes var. Türkiye ittifakında sağcı olsun, solcu olsun belediyeler namuslu yönetilsin, israf olmasın, dayanışma olsun, garibe, fukaraya sahip çıkanlar olsun, rantçıların yerine halkçılar olsun diyen herkes var. Türkiye ittifakında karşı tarafın despotluğuna karşı demokratlar var. Sadece sosyal demokratlar yok, sosyal demokratlar var, muhafazakar demokratlar var, milliyetçi demokratlar var. Ama Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne inanan bütün demokratlar var. Tüm demokratlar olduğu gibi Kürt demokratlar da var. Alevi’si, Sünni’si, Çerkez’i, Laz’ı var ama bizim içimizde iyi insanlar var.

“KORKMAYIN. 31 MART’TA BİZ BİRLİKTE OLURSAK 31 MART BİZİMDİR, YARINLAR BİZİMDİR”

Buradan, Ankara’dan Yenimahalle’den bütün Türkiye’ye, Pir Sultan Abdal Cemevi’nin karşısından binlerce candan, ülkesini seven, namuslu, dürüst, çalışkan, haramdan, yalandan korkan bu güzel insanlardan aldığım enerji ile Türkiye’ye sesleniyorum: Korkmayın. 31 Mart’ta biz birlikte olursak, iyi insanlar birlikte olursak, dürüst insanlar birlikte olursak, çalışkan insanlar birlikte olursak, bu ülkede Cumhuriyet’e inanan, Atatürk devrimlerine inanan, Atatürk ve Cumhuriyet’in kurucu kadroları ile bir sorunu olmayan, onlara husumet değil hayranlık duyan bizler birlikte olursak 31 Mart bizimdir, yarınlar bizimdir.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-cemevlerinin-yasal-bir-ibadethane-kabul-edilmesine-kadar-mucadeleyi-surdurecegiz/feed/ 0
Türkiye Organ Nakli Vakfı, Afrika ülkelerine teknik yardım sağlayacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-organ-nakli-vakfi-afrika-ulkelerine-teknik-yardim-saglayacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-organ-nakli-vakfi-afrika-ulkelerine-teknik-yardim-saglayacak/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:48:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5155 Türkiye Organ Nakli Vakfı Başkanı Dr. Eyüp Kahveci, “Birçok Afrika ülkesi organ nakli programlarını başlatmak için bizden teknik yardım istedi. Şu anda Burkina Faso, Çad, Nijer, Mali ve Moritanya ile görüşmelerimiz devam ediyor. Türk ekipleri olarak bu ülkelerde kapasite geliştirme programları yürüteceğiz.” dedi.

Dr. Kahveci, Mısır Nefroloji ve Transplantasyon Derneğince, Mısır’ın başkenti Kahire’deki bir otelde düzenlenen 42. Mısır Ulusal Organ Nakli Kongresine konuşmacı olarak katıldı.

Eyüp Kahveci, sunumunda Türkiye’deki organ bağışı ve nakil sistemini anlattı, Türkiye’nin bu alandaki deneyimini meslektaşlarıyla paylaştı. Türkiye’nin organ naklinde önde gelen ülkelerden biri olduğunu söyleyen Dr. Kahveci, organ bağışı ve nakliyle ilgili yürüttükleri uluslararası işbirliği programları hakkında bilgi verdi.

Batı Afrika’nın nakillerini Senegal’de başlattık

Kongrenin ardından AA muhabirine açıklama yapan Dr. Kahveci, 42. Mısır Ulusal Organ Nakli Kongresine Türkiye’den 3 uzman doktorun davet edildiğini, 20 Türk doktorun da katılımcı olarak kongrede bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin organ naklinde bölgede lider ülke konumunda olduğunu, bazı uygulamalarda ise dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını ifade eden Dr. Kahveci, “Burada Türkiye’nin organ nakli alanındaki deneyimlerini paylaşma fırsatı bulduk. Kongreye Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin bir çoğundan katılım oldu. Kongrede hem Mısır hem de diğer ülkelerle işbirliği fırsatlarını görüşme, tartışma imkanı bulduk.” diye konuştu.

Afrika ülkeleriyle yürüttükleri işbirliğine değinen Kahveci, “Senegal’de yürüttüğümüz teknik yardım ve işbirliği programı çerçevesinde 2 ay önce Batı Afrika’nın ilk organ nakillerini Senegal’de başlattık.” dedi.

Senegal’deki nakillerin uluslararası medyaya yansımasıyla birlikte diğer Afrika ülkelerinden de talepler geldiğini bildiren Dr. Kahveci, “Bir çok Afrika ülkesi organ nakli programlarını başlatmak için bizden teknik yardım istedi. Şu anda Burkina Faso, Çad, Nijer, Mali ve Moritanya ile görüşmelerimiz devam ediyor. Türk ekipleri olarak bu ülkelerde kapasite geliştirme programları yürüteceğiz.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlardan organ bağışı konusunda daha duyarlı olmasını da isteyen Dr. Kahveci, şunları söyledi:

“Sağlık Bakanlığı verilerine göre 30 bin civarında hastanın hayata dönmek için organ beklediğini görmekteyiz. Hiçbir canlı vericisi olmayan bu hastalar bekleme listesinde. Ancak ölen insanların bağışlanacak organlarıyla hayata tutunmak için bekleyen hastalar bunlar. Bu noktada toplumsal dayanışma önemli. Daha fazla desteğe ihtiyaç var. Vatandaşlarımızın organ bağışı konusunda daha duyarlı davranmasını, bekleme listelerinde bulunan çocuklara, gençlere, yetişkinlere hayata tutunma fırsatı sağlamasını istiyoruz. Biz ancak bu şekilde bir organa erişebilirsek organ nakli bekleyen hastalara çare üretebiliyoruz.”

“Afrika’ya önemli katkılarımız oldu”

Avrupa Transplantasyon Derneği Böbrek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Barış Akin ise böbrek nakli sonrası hemodiyaliz amaçlı açılan damar yollarıyla ilgili değerlendirmede bulundu.

Prof. Dr. Akin, Mısır Nefroloji ve Transplantasyon Derneğince düzenlenen kongrede, hem Türkiye’yi hem de böbrek kurulu başkanlığını yürüttüğü Avrupa Transplantasyon Derneğini temsilen bulunduğunu söyledi.

Organ nakli konusunda Türkiye’nin Afrika ülkelerine önemli destek sağladığını ifade eden Prof. Dr. Akin, “Özellikle eğitim konusunda yaptığımız çalışmalar sayesinde tüm Afrika’nın bir araya gelmesine, hatta Afrika Transplantasyon Derneğinin oluşup ileri gitmesine önemli katkımız oldu.” dedi.

Türkiye’nin böbrek ve karaciğer naklinde Avrupa’da öncü ülkelerden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Akin, şunları söyledi:

“Biz canlıdan nakil, yani yakınlarına böbrek veren kişilerden organların alınıp nakledilmesinde Avrupa’da öncü ülkelerden biriyiz. Bu konuda Orta Doğu ve Afrika’nın da aralarında olduğu pek çok bölgeye eğitim ve alt yapı desteği sağlıyoruz. Bu sayede Türkiye’nin tüm dünyaya organ nakli konusunda önemli bilimsel katkısı oluyor. Türkiye, organ naklindeki başarısını eğitim ve alt yapı desteğiyle tüm Afrika’ya ulaştırmış durumda. Pek çok ülkede önemli adımlar atılıyor. Geçtiğimiz dönemde Senegal’de ilk böbrek nakli yine Türkiye’nin eğitimi ve desteği sayesinde sağlandı. Bunların hepsi Türkiye’nin Afrika üzerindeki itibarına oldukça önemli katkı sağlıyor. Biz bu alandaki birikimimizi dünyayla paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu da kongredeki sunumunda, böbrek yetmezliğinin son aşamasında bulunan hastalar için tedavi yöntemi olan periton diyalizindeki güncel uygulamalar hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Kazancıoğlu, sunumun ikinci bölümünde, kronik böbrek hastalarının tedavi süreçleri konusunda sağlık çalışanlarıyla iletişim halinde olmalarının ve güncel tedaviler konusunda bilgilendirilmelerinin önemini vurguladı. Kazancıoğlu kongrede, Türkiye’nin organ nakli konusundaki deneyimlerini Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden gelen doktorlara aktarma fırsatı bulduklarını dile getirdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-organ-nakli-vakfi-afrika-ulkelerine-teknik-yardim-saglayacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: ‘Her şeyin temeli siyasi güven ve istikrardır’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-her-seyin-temeli-siyasi-guven-ve-istikrardir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-her-seyin-temeli-siyasi-guven-ve-istikrardir/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:39:11 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5147 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Her şeyin temeli siyasi güven ve istikrardır. Bir ülkede istikrar yoksa diğer konulardan bahsedemezsiniz. Sıkıntılar yok mu, elbette var ama bunların da üstesinde birer birer geliyoruz. Bir taraftan büyümeye devam ederken bir taraftan da enflasyonla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yüreğir Kültür Merkezi’nde Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ve kanaat önderleri buluşmasına katıldı.

“Enflasyonu, fırsatçılığı, dezenformasyonu ve belirsizlikleri azaltmaya devam edeceğiz”

Burada konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin çok önemli atılımlar gerçekleştirdiğini aktararak, “Türkiye, dünyadaki büyümeden çok daha fazla büyüdü. Çok önemli atılımlar gerçekleştirdi. Cumhuriyetimizin 100 yılı geride kaldı. Yeni bir yüzyıla girdik. Türkiye yüzyılında da gece-gündüz çalışmaya devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Yaptığımız yatırımlardan daha fazlasını inşallah gerçekleştireceğiz. Enflasyonu, fırsatçılığı, dezenformasyonu ve belirsizlikleri azaltmaya devam edeceğiz. Bizim siyasetimiz insana hizmet etme siyasetidir. Cumhurbaşkanımız her zaman söylüyor biz bu millete efendilik yapmak için değil, hizmetkar olmak için geldik. İnşallah bu anlayışla devam edeceğiz. Büyük bir ülkemiz, tarihimiz ve mirasımız var. 81 ilimize, her mezhepten insanımıza aynı eşit bir şekilde yaklaşıyoruz. 81 ilimize de eşit bir şekilde hizmet ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Her şeyin temeli siyasi güven ve istikrardır”

1 Nisan itibariyle Türkiye’nin siyasi istikrarının pekiştirilmiş olacağını kaydeden Yılmaz, “31 Mart’ta yerel seçimlere giriyoruz. Mayıs ayında verdiğiniz destek için yürekten teşekkür ediyorum. Çok tarihi bir seçim yaşadık. İçeriden, dışarıdan bütün çevreler birleştiler. İdeolojik olarak bir araya gelmeyecek pek çok yapı bir araya geldi ancak aziz milletimiz çok saygı değer asil bir tavır ortaya koydu ve cumhurbaşkanımız çok net bir tavırla güven tazeledi. Türkiye’nin siyasi istikrarı pekiştirilmiş oldu. Her şeyin temeli siyasi güven ve istikrardır. Bir ülkede istikrar yoksa diğer konulardan bahsedemezsiniz. Sıkıntılar yok mu, elbette var ama bunların da üstesinde birer birer geliyoruz. Bir taraftan büyümeye devam ederken bir taraftan da enflasyonla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Enflasyonla mücadelenin Haziran ayından sonra yansıyacağını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, daha sonra şunları söyledi:

“Bu yılın ortalarından itibaren politikalarımızın sonuçlarını net bir şekilde göreceksiniz. Ekonomi, sosyal politika ve her boyutuyla güçlü politikalarımızı hayata geçiriyoruz. Merkezi yönetim tabi yetmiyor bir de yerel seçim var. Şimdiden hayırlı olsun. Nasıl ki genel seçimleri demokratik olgunluk içerisinde gerçekleştirdiysek yerel seçimleri de aynı olgunluk ile gerçekleştireceğiz. Adanamız’da da tarihi bir seçim olacak inşallah. Buna yaklaşıyoruz. Adana’ya geldiğim andan itibaren bunu hissediyorum. Adana değişim istiyor. Cumhur ittifakının gerçek belediyecilik anlayışını yansıtan bir başkanımız var. 1 Nisan itibariyle Adana’da yeni bir sayfa açılacak. Adana’nın yıllardır beklemiş sorunlarını birer birer çözme gayreti içerisinde olacağız. Biz eser ve hizmet siyaseti yapan bir partiyiz. Laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyarız. İnşallah Adana öncü bir şehir olacak artık.”

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adana’ya son 21 yılda 126 milyar liralık yatırım yapıldığını ve daha birçok projenin yapılacağını anlattı.

Konuşmanın ardından Dünya Türkmenler Birliği, Cevdet Yılmaz’a hediye takdim etti. – ADANA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-her-seyin-temeli-siyasi-guven-ve-istikrardir/feed/ 0
TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: Türkiye’nin gelecek asrı gençlerin omuzlarındadır http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-prof-dr-numan-kurtulmus-turkiyenin-gelecek-asri-genclerin-omuzlarindadir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-prof-dr-numan-kurtulmus-turkiyenin-gelecek-asri-genclerin-omuzlarindadir/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:36:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5144 TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: ” Türkiye’nin gelecek asrı gençlerin omuzlarındadır”

İSTANBUL – Üsküdar Beldiyesi tarafından düzenlenen 9’uncu kitap fuarına katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, “Kökü sağlam olmayan hiçbir ağacın yeryüzünde sağlam olmayacağı gibi, kökü sağlam olmayacağı hiçbir milletin de uzun süreli hedeflerinin olması mümkün değildir” dedi.

Üsküdar Beldiyesi tarafından düzenlenen 9’uncu kitap fuarı Türkiye Büyük Millet MeclisiBaşkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş tarafından açılışı yapılarak kapılarını okur severlere açtı. Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezinde açılışı yapılan kitap fuarına Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un yanı sıra Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu Başkanı Münir Üstün, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu, Onur Yazarı İbrahim Tenekeci ve tüm Üsküdarlılar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kitap fuarı açılışı, konuşmacıların kürsü konuşması ile devam etti. Programın sonunda 9’uncu Üsküdar fuarının açılış kurdelesi tüm katılımcılar tarafından kesildi.

Üsküdar 9’uncu kitap fuarında konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, “Üsküdar hem tarihin içinde olan bir şehir, hem de tarihi bugünle yaşayan bir şehir. Üsküdar Fetih gören bir şehir ve yarımadayı seyrederek tarihi bugünde yaşayan bir şehir. Bu tür etkinlikleriyle geleceğe tarih yazan bir şehir. Üsküdar Fethiden önce müslüman olmuş bir şehirdir. Fethi gormus6bir şehirdir. Ama hiç şüphesiz İstanbul’un tarihi kültürüne katkı bulunmasında Hilmi Türkmen Başkanın çalışmalarının faydası olmuştur. 31 Mart’tan sonra yapacağı 3 tane proje sundu başkanım, o projelerin gerçekleşmesini sağlayacağız. Bir taraftan teknoloji merkezleri, bir taraftan nevmekanlar, kütüphaneler ve şehrin merkezinde birçok proje yapıldı. Kitap fuarı için buradayız. Kitap okumak hayatın temel dinamiğidir. Kitap sadece cümle ve sayfalardan ibaret değil, hayatın kendisidir. Burada 9’uncusunu gerçekleştirdiğimiz kitap fuarında emek olduğunu görüyoruz. 70 yayınevi, 550’e yakın yazar yer alacak. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.

“Türkiye’nin geleceği sizin omuzlarınızda”

Konusmasına devam ede Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş Gençler sizin önünüzde fevkalede büyük bir birikim olduğunu ifade etmek isterim. Türkiye olarak büyük bir ayrıcalığa sahip olduğumuzu farkında olmalıyız. Üsküdar’ın herhangi bir sokağında yürürken bir sokaktan geçmiyor, o sakokta asırlardır nice insanların birikimlerini de görüyoruz. İstanbul’un neresine bakarsanız bakın büyük bir medeniyeti, büyük bir kültürü görüyoruz. İstanbul’da ki bu tarihi anımsamak mecburiyetindeyiz. Kökü sağlam olmayan hiçbir ağacın yeryüzünde sağlam olmayacağı gibi, kökü sağlam olmayacağı hiçbir milletin de uzun süreli hedeflerinin olması mümkün değildir. Okumak pasif değil, büyük bir eylemdir. Ben Türkiye’nkn geleceğinden umutluyum. Türkiye’nin gençlerinden ümitliyiz. Türkiye olarak Cumhuriyetimizin ikinci asrına girdiğimiz bu dönemde fevkalede gelecek tasarımı içerisinde hareket etmesi içerisindeyiz. Türkiye Yüzyılı adını verdiğimiz Cumhuriyet’in ikinci asrında çok büyük işleri planlamak ve gerçekleştirmek zorundayız. Bu yüzden Türkiye’nin geleceği sizin omuzlarınızda” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-prof-dr-numan-kurtulmus-turkiyenin-gelecek-asri-genclerin-omuzlarindadir/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Türkiye’de demokrasi standartları yükseldi http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasi-standartlari-yukseldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasi-standartlari-yukseldi/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:00:43 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5126 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’de özellikle AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartları karşılaştırıldığında arada çok büyük farkın olduğunu belirterek, “Bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük, darbeci anlayışı milletimizin desteğiyle tarihe gömdük, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. Ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk.” dedi.

Ziyaretlerde bulunmak üzere Zonguldak’a gelen Bakan Tunç, Alaplı ilçesinde bir kafede sivil toplum kuruluşu temsilcileri, basın mensupları ve partililerle buluştu.

Tunç, yerel seçimlere az bir zaman kaldığını dile getirerek, seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 1994 yılında, yaşanılamaz hale getirilen, havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, çöp dağlarının patladığı, işçilere maaş ödenmediği için çöplerin toplanamadığı bir İstanbul’u CHP yönetiminden devralındığını anlatan Tunç, 4,5 yıl gibi kısa bir sürede İstanbul’u yaşanılır hale getiren “Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliği”nin, gerçek belediyecilik olduğunu söyledi.

AK Parti hükümeti olarak bugüne kadar belediyeler ve partiler arasında bir ayrım yapmadıklarını, her belediyenin nüfusa göre payı bulunduğunu, bu kapsamda bütçeden pay verildiğini aktaran Tunç, şöyle devam etti:

“Öyle belediye başkanları vardır ki bakanlarla, iktidarla uyumlu çalıştığında, proje ürettiğinde, aynı masa etrafında bulunup teşkilatıyla beraber kafa kafaya verdiğinde o şehir daha farklı projelere adım atar. Hem şehrin imarı, altyapısıyla, üstyapısıyla güzelleşmesi, insanların müreffeh bir şehirde hayat sürmesi hem de geleceğine yönelik, özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın istihdam alanlarını artırma noktasında, hükümet yatırımlarının da burada önünün açılması noktasında yerel yönetimle merkezi hükümet arasındaki uyum çok önemli.

Yani şu eleştiriyi yapabiliyorlar; diyorlar ya ‘İşte hükümetten olmayan, iktidardan olmayan bir belediyeye siz destek vermiyor musunuz?’ Hepsine eşit veriyoruz. Ama önemli olan o belediye başkanının isteyebilmesi, o belediye başkanının ‘Ben şu projeyi de yaptım.’ diyerek ilgili bakana giderek sürekli onu takip etmesi ve ilinin milletvekilleri ile beraber kafa kafaya verip teşkilatıyla beraber, birlik ve beraberlik içerisinde olduğunda şehirlerimizin faydasına olacaktır. Alaplı’mızda, Ereğli’mizde, Zonguldak’ımızın diğer ilçelerinde, Zonguldak il merkezinde olduğu gibi geçtiğimiz 5 yıldaki değişimi hep beraber gördük. Bir anda bir atılım sağlanmış oldu. İşte bu uyumun meyveleri.”

“Her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk”

Tunç, bölgede yapılan projelerden bahsederek, 21 yıldan bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde hep siyasetin merkezine insanı koyduklarının altını çizdi.

Çalışmalarda “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını uyguladıklarını vurgulayan Tunç, “Önce insan dedik, güçlü insan olacak dedik. Güçlü aile için insanın güçlü olması lazım. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan adalete her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk.” diye konuştu.

İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkenin enerjide bağımsız hale gelmesi için adımlar attıklarına dikkati çeken Tunç, bölgenin yapılan çalışmalarla enerji üssü olmaya devam ettiğini anlattı.

Bakan Tunç, bölgenin maden kömürüyle başlayan serüveninin doğal gazla devam ettiğini söyledi.

“Türkiye’nin her köşesi yatırım hamleleriyle, hizmet siyasetiyle donatıldı”

Hayata geçirdikleri projeleri anlatan Tunç, “Türkiye’nin her bir köşesi yatırım hamleleriyle, hizmet siyasetiyle donatıldı. Bu da inşallah kesintisiz devam edecek. Türkiye’de özellikle AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlarını karşılaştırdığımızda arada çok büyük fark var. Bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük, darbeci anlayışı milletimizin desteğiyle tarihe gömdük, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. Ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk.” ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç, yeni anayasa sürecine ilişkin de şunları kaydetti:

“İnşallah yeni anayasa hedefimizle bu yüksek standartlı demokrasiyi, milletimizin desteğiyle inşallah parlamentoda bu uzlaşma da sağlanırsa kavuşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Dünyada da adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını, hukuku, insan haklarını savunmayı sürdüreceğiz ve Türkiye eksenli bir dış politikayı oluşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden koruyarak, kadınlarımızı her türlü şiddetten koruyarak, gençlerimizi her türlü kötülükten korumak için tedbirler almaya ve Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

Daha sonra esnaf ziyareti gerçekleştiren Bakan Tunç, vatandaşlarla sohbet etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyede-demokrasi-standartlari-yukseldi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan enflasyon ve büyüme mesajı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:45:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5024 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Dünya, son 20 yılda ortalama yüzde 3.6 hızlı büyürken Türkiye ortalama yıllık 5.4 büyüme kaydetti. Önümüzdeki döneme çok daha iyi yürüyeceğiz. Aşamalı bir şekilde enflasyonu aşağılara indiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kentte bir otelde düzenlenen Adana İş Dünyası Buluşması programına katıldı.

“Türkiye, dünya ekonomisine göre daha fazla büyüdü”

Burada konuşan Cevdet Yılmaz, kamu ve özel sektörün bir arada planlama yaptığını söyledi. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin dünyadaki ekonomik büyümelere göre daha pozitif yönde büyüdüğünü belirterek, şunları söyledi:

“Kamu ve özel sektör bir arada hem planlama yapıyoruz hem de istişareyi birlikte sürdürüyoruz. Bu çerçevede hareket ediyoruz. Dünyanın ekonomik olarak çok parlak bir dönemden geçtiğini söyleyemeyiz. Dünya ekonomisi yüzde 3 civarında büyüdü. Bu şekilde büyümeye devam edeceği gözüküyor. Son 20 yılda ortalama dünya ekonomisi yüzde 3.6 büyümüş. Bu ticarete de başka alanlara da yansıyor. Özellikle bizim ihraç pazarımız olan ülkelerin büyümesi bizim açımızdan daha önemli. Bu yıl ve önümüzdeki 2 yılda yüzde 2 büyüme bekleniyor. Dünyada ekonomik büyümenin çok parlak olmadığı bir dönemdeyiz. Dünya ekonomisi halen arzu edilen düzende değil. Halen dünyada sıkı para politikaları izleniyor, enflasyonla mücadele ediliyor. Türkiye ekonomisine gelecek olursak ilk 9 aylık verilerde dünya yüzde 3 büyürken ülkemiz 4.7 büyüdü. Orta vadeli programda da büyümemiz yüzde 4.4 hedeflenmişti. Son çeyrek yüzde 3.7 civarında büyüme gelirse bu hedefi yakalayacağız. Dünya, son 20 yılda ortalama yüzde 3.6 hızlı büyürken Türkiye ortalama yıllık 5.4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1.8 puan pozitif yönde ayrışmış oldu. 2022’de 906 milyar dolar ekonomik hacmimiz vardı. Bu yıl rakamlar ay sonu çıkacak ama bizim tahminlerimize göre 1.1 trilyon dolar seviyelerine yaklaşmış durumdayız. İlk defa ekonomimiz trilyon dolar seviyesini geçmiş oluyor. Bu rakamla birlikte kişi başı gelirimizin de 13 bin dolar seviyesine gelmesini bekliyoruz. Türkiye ekonomisi dünyanın 17., satın alma gücüne göre ise 11. ekonomisi konumunda. Önümüzdeki döneme de çok daha iyi yürüyeceğiz.”

“Yıllık bazda enflasyon bir süre daha yüksek seyredecek”

Türkiye’nin enflasyonla mücadele ettiğini ve kısa sürede bu etkilerin enflasyon rakamlarına yansıyacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “En önemli uğraştığımız alan enflasyonla mücadele. Enflasyon konusunda son dönemlerde güncellenmiş para politikalarıyla mücadele yürütüyoruz. Ülkeyi durgunluğa düşürmeden enflasyonu düşürmeniz lazım. Bütün bunlar çerçevesinde aşamalı bir şekilde enflasyonu aşağılara indiriyoruz. Aylık bazda etkileri görmeye başlamıştık. Ocak ayında geçici olduğunu beklediğimiz bir yükseliş var. Bundan sonraki dönemde kademeli düşüş göreceğiz. Yılın ortalarından sonra enflasyonun düştüğünü hep birlikte görmüş olacağız. Yıllık bazda enflasyon bir süre daha yüksek seyredecek ama aylık etkilerini düşüşlerini göreceğiz” dedi.

“Birçok olumsuz gelişmeye rağmen bu performans takdiri hak ediyor”

Türkiye’de yerli üretimi arttırıp cari açığı kapatmak için çalışmaların yapıldığını vurgulayan Yılmaz, “Cari işlemler dengemiz bizim tartıştığımız bir konudur ve. Ekonomi tarihinde bu hep böyle olmuştur. Biz hükümetimiz, cumhur ittifakımız ve meclisimiz Türkiye’de yerli üretimi arttırarak cari işlemleri artık Türkiye’nin kalkınması önünde engel olmaktan çıkarmak istiyoruz. Geçen yılın ilk yarısında 60 milyar dolarlara kadar yükselen cari açığın yılı 45 milyar dolarla bitirdiğini görüyoruz. Yaşadığımız gelişmelerin etkisi oldu. 4.2 civarında milli gelire oranla cari açık bekliyoruz. Bunda altının payı da yüksek. 30 milyar dolara yakın altın ithalatı oldu. Bunu kalıcı bir şekilde azaltmak istiyoruz. Turizm gelirlimizin önemli katkısı var. 54.3 milyar dolar turizm gelirine ulaştık. Hizmet gelirlerinde Türkiye iyi bir noktada. İhracatımız önemli bir performans gösteriyor. 256 milyar dolar seviyesiyle geçen yıl tarihin en yüksek rakamı oldu. Birçok olumsuz gelişmelere rağmen bu performans takdiri hak ediyor. İnşallah bu rakamları çok daha yüksek seviyelere çıkartacağız” dedi.

“İstihdam dostu politikalar izlemeye devam edeceğiz”

Türkiye’de istihdam sayısının her geçen gün arttığını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hep söylediği 4’lü sistem var. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat. Yatırımla başlayıp ihracatla biten bir süreç bu. Bütün ekonomik politikalarımızda bu perspektifle hareket ediyoruz. Aşırı tüketim çokta olumlu değil. Tüketim hızımızı biraz daha normal seviyelere taşıyıp, asıl büyümemizi ihracat üzerinde yapmaya çalışıyoruz. Bu politikalarımızın yardımıyla istihdam da ciddi bir gelişme var. Türkiye ekonomisi ilk defa 32 milyonun üzerinde istihdam ortaya koydu. Aylık bazda baktığınızda 8.8’e düştü işsizlik oranımız. Yıllık olarak da tek haneli kapattığımız kesinleşti diyebiliriz. Yakın bir tarihte tam çıkmış olur bunun sonucu. 10.1 diye tahmin etmiştik ama bunun altında kapattık. İstihdam dostu politikalar izlemeye devam edeceğiz. İş gücü piyasalarına kadınların, gençlerin girmesi çok önemli. Kadınsız kalkınma da olmaz, demokrasi de olmaz. Bu konuda desteklerimiz devam edecek” ifadelerini kullandı.

“Kur korumalı mevduattan çıkıyoruz”

Kur korumalı mevduat sisteminin yavaş yavaş azaldığını aktaran Yılmaz, “Bankacılık sektörümüzün sermaye yapısı güçlü. Takipteki alacaklar oldukça düşük. Ülkemizin risk durumu oldukça aşağılara gelmiş durumda. Riskleri azalttığımız, siyasi güven ve istikrarı yükselttiğimiz için bu seviye de düştü. 700’den 300’e kadar gelmiş durumda. Daha da düşecek inşallah. CDS’i azaltmaya devam edeceğiz. Kur korumalı mevduat ülkenin önemli bir meselesi. Geçici bir düzenlemeydi. O dönemin şartları içinde bir ihtiyacı karşıladı. Kur korumalı mevduattan çıkıyoruz. Ağustos ayında 124 milyar dolar seviyesine gelmişti. 9 Şubat itibariyle rakamlar elimde. 2 trilyon 360 milyon TL’ye gelmiş durumda. 77,7 milyar dolar seviyesinde. Bununda çok büyük bir kısmı TL mevduata geçiş yapmış oldu. Burada da herhangi bir istikrarsızlığa yol açmadan farklı bir çerçeveye gidiyoruz. Mali disiplin çok önemli” şeklinde konuştu.

“Bütçe disiplinine önem veriyoruz”

6 Şubat merkezli depremlerin ülke ekonomisini etkilediğini aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Deprem yaşadık maalesef. Riskleri azaltmamız lazım. Riskleri çok iyi tespit edip yoğun bir çalışmayla geleceğimizde çok dirençli şehirler oluşturmamız lazım. Bütçe disiplinine önem veriyoruz. Geçen yıl sırf merkezi idareden 900 milyarın üzerinde harcamamız oldu. Bu yıl deprem ödeneklerin payı 1 trilyon liranın üzerinde. 20 yılda bütçemiz iyi yönetilmemiş olsaydı, mali yapımız kötü olsaydı çok zor duruma düşürdük. Ancak Türkiye siyasi olarak iyi yönetildiği için bu büyük afeti omuzlamış durumdayız. Depremin yaralarını sarmış olacağız. En güçlü ekonomileri bile etkileyen deprem bizleri de etkiledi ancak bunun da üstünden geleceğiz. Bütçe açığının milli gelire oranı 5.8 olarak kapattık. İnşallah deprem harcamalarımızı yapınca bütçe açığımız daha da azalacak. Burada sadece konutlardan bahsetmiyoruz, altyapının iyileştirilmesi çok önemli” dedi.

“İhracatçılarımızı desteklemeye devam edeceğiz”

İhracatı ve ihracatçıları destekleyen politikaların sürdüğünden bahseden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Son dönemde kritik bazı alanlarda yatırım yapıyoruz. Özellikle ihracatçılarımızı destekleyecek şekilde merkez bankamız politikalar uyguluyor. Bu politikalara devam edeceğiz. Şuanda toplumsal yatırım notu dediğimiz çalışma var. Yatırıma, ihracata toplumun daha fazlasına katkı sunan bankalara yüksek not vereceğiz. Buna göre de merkez bankası o bankalara belli avantajlar sağlayacak. YİTAK dediğimiz bir program başlattık. Teknolojik içeriği yüksek, Türkiye’nin ihracatına kalite katacak projelere daha düşük faizle kredi sağlıyoruz. Burada bir komite ulaştırdık. Kriterler çok net, ağırlıkları belli. Uygun projeler YİTAK’tan kredi alacaklar. Bütçemizde alan oluştukça burayı desteklemeyi düşünüyoruz. Sanayi bakanlığımız proje tekliflerini almış durumda” diye konuştu.

“Adana ve Mersin çok önemli bir bölge”

Adana ve Mersin’in İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra çok önemli bir konuma sahip olduğunu aktaran Yılmaz, “Çok önemli bir bölgedeyiz. Çukurova bölgesi çok önemli. Doğu Akdeniz’de son derece önemli bir konuma sahip. Diğer taraftan geçmişte biz planlama teşkilatında yapılan çalışmalarda bu bölgenin potansiyelini vurgulardık. İstanbul, Ankara ve İzmir dışında metropol olma potansiyeli olan bölge burası. Ancak şimdiye kadar çok değerlendirdik mi bunu kendimize sormalıyız. Bu bölgemize farklı bir ivme katacağımıza ben yürekten inanıyorum. Orta Anadolu Akdeniz aksı dediğimiz bir ulaşım hattı planlamamız gerekiyor. Afet riskine karşı belli sanayilerin gelişmesi gerekiyor. Deprem döneminde burayı gördük. Buna uygun projeler yapmalıyız” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından program basına kapalı soru-cevap ile devam etti. Programa Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra oda ve borsaların başkanları ve iş insanları katıldı. – ADANA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/feed/ 0
Türkiye ile Suudi Arabistan Arasındaki Ticaret Hacmi Geçen Yıl Arttı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:27:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5011 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, “Ama daha önemlisi, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının yüzde 100’ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu.” dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun, iki ülkeden 4 bakanın katılımıyla, onların inisiyatifleriyle aslında iş dünyasına bir çağrı yapılarak hayata geçirildiğini söyledi.

Dağlıoğlu, forumun, Suudi Arabistan tarafından Yatırım Bakanı ve Turizm Bakanının, Türkiye’den ise Hazine ve Maliye Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanı ev sahipliğinde geniş kapsamlı bir toplantı olarak gerçekleştirildiğini dile getirdi.

“Bu toplantı, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması”

Burak Dağlıoğlu, toplantının icrası için de Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve DEİK olarak işbirliği yaptıklarını ifade etti.

Dağlıoğlu, “Kapsamlı başlıklarda hem paneller vardı hem de atölye çalışmaları vardı. Özellikle altyapı projelerinde, inşaat sektöründe, gıda güvenliği alanında, enerji projelerinde ve yeşil dönüşümde nasıl işbirliği yapabiliriz bunları konuşmuş olduk. Teknoloji, konuşulan ayrı konulardan biriydi farklı atölye çalışmalarında. Geniş kapsamlı bir değerlendirme imkanı oldu.” diye konuştu.

Bu toplantının aslında iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu çok geniş kapsamlı bir vizyonun, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, şöyle devam etti:

“Biz bu vizyona yatırımlar perspektifiyle iş dünyasındaki karşılıklı ilişkileri geliştirmek adına katkı sağlamak amacıyla buradaydık. Burada yaklaşık 24 imza atıldı. Bunların bir kısmı kamu kurumları arasında oldu ama çok daha büyük sayıda iş insanları arasındaki, şirketler arasındaki imzalar oldu. Hatırlatmak isteriz ki benzeri bir etkinliği yine 22 Aralık 2022’de yine DEİK ile beraber Türkiye tarafında da Hazine ve Maliye Bakanlığı ve yine Suudi Arabistan tarafında Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı ile organize etmiştik. 13-14 ay sonrasında daha kapsamlı, daha geniş, somut adımların atıldığı bir toplantının yapıldığını görüyor olmak aslında doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”

“Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmi geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdi”

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, “Ama daha önemlisi, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının yüzde 100’ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu. Ticaret her zaman önden gidiyor. Sonrasında yatırımlar geliyor. Biz önümüzdeki çeyreklerde çok daha somut, büyük ölçekli yatırım haberlerini inşallah alıyor oluruz diyelim.” ifadesini kullandı.

Dağlıoğlu, burada iki bakanın, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanının başkanlığında, şirketlerin karşılıklı olarak kendi gündemlerini anlattıklarını ve hangi alanlarda işbirliği yapılabileceğini ifade ettiklerini söyledi.

“Turizm, iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan”

Forumda turizmin çok özel bir başlık olduğunu dile getiren Dağlıoğlu, şöyle konuştu:

“Orada tamamen ayrı atölye çalışmaları ya da şirketler arası gündemlerle, birebir görüşmelerle devam eden bir süreç de var. Turizm iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan. İçeride konuşulanlardan böyle alıntıyla söylüyoruz. Özellikle sezonların birbiriyle çakışmaması, Türkiye’de yaz aylarında turizm faaliyeti yüksekken Türkiye’nin kış aylarına girdiği dönemde Suudi Arabistan’da turizm sezonunun açılıyor olması gibi ciddi bir avantaj var ve bu ortak promosyonu, iki ülkenin turizm tanıtımında işbirliği yapabileceğini bahsetti bakanlar.”

Dağlıoğlu, programda, iki ülkenin turizm sezonlarının çakışmıyor oluşunun avantaja çevrilerek bu alandaki iş gücünün iki ülkede karşılıklı çalıştırılabileceğinin, ortak eğitim programlarının ve diğer alanlarda işbirliği imkanlarının konuşulduğunu aktardı. Dağlıoğlu, “Yine çok sıklıkla konuşulan, Türkiye turizm konusunda çok güçlü bir ülke. Dünyada en çok turist çeken 4’üncü ülke. Tabii bunu aslında özel sektörümüze de borçluyuz büyük oranda. Bu şirketlerin know-hub’ının, tecrübesinin oraya taşınmasıyla ilgili de geniş bir başlık vardı.” dedi.

“Suudi Arabistan, mega projelerinde Türk şirketlerini görmek istiyor”

Burak Dağlıoğlu, forumun özellikle yeşil dönüşüm alanları ve enerji başta olmak üzere birçok başlığı kapsadığını söyledi.

Bunlarla ilgili özel oturumlar düzenlendiğini belirten Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

“Geniş tartışmalar oldu. Hangi alanlarda işbirliği yapılabilir? Yeşil dönüşüm adına bu önemli başlıktı. Gıda güvenliği, bir diğer önemli başlık. Gıda şirketleri arasında da bazı işbirlikleri konuşuluyor. Burada bir karşılıklı yatırımları içeriyor. Her iki ülkenin de birbirine katabileceği bazı faydalar var bu alanda. Altyapı ve inşaat projeleri en önemli başlıklardan birisi. Suudi Arabistan burada kendilerini özellikle 2030 vizyonu kapsamında bazı mega projeleri var. Buralarda Türk müteahhitlerini mutlaka görmek istediklerini, Türk mühendislik şirketlerini görmek istediklerini söylediler. Bunlar böyle kabaca öne çıkan başlıklar diye söyleyebiliriz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/feed/ 0
Türkiye’nin NATO Üyeliği: 72 Yılın Ardından Değerlendirme http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-nato-uyeligi-72-yilin-ardindan-degerlendirme/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-nato-uyeligi-72-yilin-ardindan-degerlendirme/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:03:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5003 Türkiye, NATO’ya üye olduğu 1952 yılından bu yana İttifak’ın güneydoğu kanadında askeri yetenekleri, operasyonlara katkıları, savunma harcamaları ve sanayisiyle İttifak içinde ayrıcalıklı bir konumdayken, NATO da Türkiye’nin güvenliğine göz ardı edilemez bir caydırıcılık sağlıyor.

NATO, nisan ayında 75’inci yaşını kutlamaya hazırlanıyor.

İttifak’ın üç çeyrek asırlık ömrünün neredeyse tümüne eşlik eden Türkiye ise yarın NATO şemsiyesi altındaki bir yılı daha geride bırakacak.

Türkiye NATO’ya ilk genişlemesinde, 18 Şubat 1952’de üye oldu.

İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Atlantik’in iki yakasını kolektif savunma ilkesi etrafında bir araya getiren İttifak, Türkiye’nin üyeliğiyle güneydoğu kanadında eşsiz bir müttefik kazandı.

Avrupa kıtasına savaşın geri döndüğü son iki yılda, Türkiye’nin bir yandan terör tehdidiyle doğrudan mücadele ederken, diğer yandan Ukrayna’ya verdiği destek ve dolayısıyla başta Avrupa olmak üzere İttifak’ın güvenliğinde oynadığı önemli rol, giderek daha görünür hale geldi.

NATO’nun güneydoğusundaki kanat ülke

Türkiye’nin NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Levent Gümrükçü, aradan geçen 72 yılda Türkiye’nin NATO üyeliğinin önemi hakkında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin soğuk savaş yıllarında NATO’nun güneydoğusunda kanat ülkesi olarak son derece önemli bir işlevi büyük fedakarlıklarla ve başarıyla yerine getirdiğini belirten Gümrükçü, sonraki dönemi şöyle anlattı:

“Soğuk savaş sonrasında Avrupa-Atlantik bölgesinde barış umutlarının arttığı ve NATO’nun varlığının dahi sorgulandığı bir döneme girdik. Ancak ihtilafların ve krizlerin ortadan kalkmadığı bu dönemde NATO bu sefer de Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğini etkileyen, Bosna Hersek, Kosova ve Afganistan gibi farklı coğrafyalardaki krizlere müdahale etmek durumunda kaldı. Bu dönemde de Türkiye, askeri imkan ve yetenekleri, NATO’nun bu coğrafyalardaki ülkelerle kurmaya çalıştığı ortaklıklara verdiği değerli katkılar ve bu operasyonlarda bizzat üstlendiği sorumluluk ve rollerle yine çok önemli bir işlev görmeye devam etti.”

Türkiye’nin son dönemdeki gelişmeler ışığında NATO için önemi

Avrupa-Atlantik güvenliğine ilişkin tehdit algılamalarının kökten şekilde değiştiği mevcut ortamda ise NATO’nun yeniden kolektif savunma yapılanmasına geçmeye başladığına işaret eden Gümrükçü, “Türkiye yine askeri imkan ve yetenekleriyle, jeostratejik konumuyla, sahip olduğu güçlü dış politika araçlarıyla ve farklı coğrafyalardaki ülkelerle geliştirdiği özel ilişkileriyle NATO’ya çok önemli bir katma değer sunmayı sürdürüyor.” diye konuştu.

Gümrükçü, “Türkiye halihazırda NATO’nun sadece ikinci en büyük ordusuna sahip müttefik olarak değil, savunma sanayimizin son 10-15 yılda gösterdiği muazzam gelişme sayesinde, bugün çok geniş bir yelpazedeki askeri ürün ve teçhizatı kendi ulusal imkanlarıyla üreten bir ülke olarak da NATO içinde çok ayrıcalıklı bir yere sahiptir.” sözlerini sarf etti.

“Herhangi bir müttefikin NATO içindeki konumunu değerlendirirken bakılan, ‘savunma harcamaları, misyonlara katkılar ve sahip oldukları askeri yetenekler’ şeklindeki her üç kategoride de Türkiye, İttifak’ın en önde gelen üyeleri arasında yer alıyor” diyen Gümrükçü, Türkiye’nin bu anlamda ön plana çıktığı iki önemli misyondan şöyle bahsetti:

“Kosova’daki NATO Misyonu’na (KFOR), kurulduğu ilk günden itibaren önemli katkılar yapan Türkiye, halihazırda da bu misyonun komutanlığını yürütüyor ve ciddi ölçüde birlik katkısı sağlıyor. Ülkemiz keza Bosna Hersek’te de 1990’lı yılların ortasından itibaren, önce NATO tarafından, sonra da Avrupa Birliği (AB) öncülüğünde NATO destekli olarak yürütülen harekata AB üyesi olmamasına rağmen en fazla birlik katkısı yapan ikinci ülke konumundadır.”

NATO’nun Türkiye için önemi

Gümrükçü, NATO’nun üyelerine sağladığı kolektif savunma şemsiyesinin, son derece zorlu kriz ve ihtilaflarla dolu bir coğrafyada yer alan Türkiye’nin güvenliği için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlayabilecek siyasi, ekonomik, askeri imkan ve kabiliyetlere artan derecede sahip bir ülke olduğunun altını çizen Gümrükçü, “İttifakın sağladığı kolektif savunma güvencesinin, günümüzün neredeyse öngörülemez hale gelen karmaşık güvenlik ortamında Türkiye dahil tüm üyelerine kuvvetli bir caydırıcılık sağladığı göz ardı edilemez.” dedi.

Gümrükçü, Türkiye’nin içinde bulunduğu geniş ve zorlu coğrafyadaki sınamalar karşısında güvenlik ve istikrar çabalarına sağladığı katma değere dikkati çekerek, ortak çıkar ve değerleri paylaştığı müttefiklerle işbirliği içinde hareket etmesinin de önem kazandığını ifade etti.

Büyükelçi Gümrükçü, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu bağlamda, tam üyesi olarak eşit derecede söz sahibi olduğumuz NATO içinde, 72 yıldır ortak savunma taahhüdü paylaştığımız müttefiklerimizle yürüttüğümüz siyasi danışmalar son derece gerekli ve yararlı bir nitelik taşıyor. Nitekim, etrafımızdaki tüm önemli güvenlik konularını NATO içerisinde bugün 31, daha sonra İsveç’in üye olmasıyla beraber 32 müttefik olarak ortaklaşa ele alıyor, terörle mücadeleden bölgesel ihtilaflara kadar pek çok konuda müttefiklerimizi hem bilgilendirmeye hem de doğru istikamette yönlendirmeye çalışıyoruz.”

NATO’nun ayrıca müttefiklerin silahlı kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğini sağlayan, bu doğrultuda ortak standartlar geliştiren ve bunları sürekli test eden bir örgüt olması nedeniyle bir okul niteliğinde de olduğunu dile getiren Gümrükçü, şunları kaydetti:

“Bugünün hızla gelişen ve değişen teknolojik imkanlarının askeri alandaki yansımalarını müttefiklerimizle değerlendirip, geleceğin askeri yetenek ve harekat konseptlerini birlikte geliştiriyor olmamız, belki bugün çok somut olarak görülemese dahi, orta ve uzun vadede ülkemiz için önemli bir kazanım sağlayacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-nato-uyeligi-72-yilin-ardindan-degerlendirme/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Savunma Sanayisi Prestij ve Saygınlık Kazandırıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-savunma-sanayisi-prestij-ve-sayginlik-kazandiriyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-savunma-sanayisi-prestij-ve-sayginlik-kazandiriyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:21:33 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4955 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Savunma sanayisi diplomaside, savunma alanında ve uluslararası alanda çok büyük bir prestij, saygınlık kazandırıyor.” dedi.

Bakan Bolat, Antalya’daki Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen “Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı”nın açılışında, 8,5 aylık bakanlık görevinde 25 ülkede toplantılara katıldığını, 100’e yakın başka ülkelerin bakanlarının ziyaretlerinin olduğunu söyledi.

Savunma sanayisinde yapılanların Türkiye’ye sadece 5,4 milyar dolarlık ihracat geliri ya da 12 milyar dolarlık üretim anlamına gelmediğini ifade eden Bolat, şöyle konuştu:

“Savunma sanayisi diplomaside, savunma alanında ve uluslararası alanda çok büyük prestij, saygınlık kazandırıyor. Türkiye ile iyi geçinme, yakınlaşma ve işbirliğinden istifade etme arayışlarını da beraberinde getiriyor. Yani çarpan etkisi çok yüksek. O nedenle savunma sanayiini başlatanlardan Cumhurbaşkanı’mızın, son 20 yılda büyük azim ve kararlılıkla bu büyük başarılara liderlik etmesinden gerçekten ülkemiz olarak çok büyük kazanç elde ettik. Bunun dış politikaya, genel ihracata etkisi çok büyük oldu. Savunma sanayi sadece savunma araçları üretimi ya da ihracatı anlamına gelmiyor. Türk sanayisinin, ihracatının kalitesi ve başarısı anlamına geliyor. Bunun diplomasideki yansımaları anlamına geliyor. Diplomaside söz var, ‘Sizin gücünüzün gölgesi masaya düşmedikçe müzakere başlamaz’ derler. İşte böylesine güçlü savunma sanayiine sahip olduğunuz zaman sizin gücünüzün gölgesi masanın üstüne düşer ve müzakereler başlar. Başlayan müzakerelerde de eliniz yüksek olur, görüşlerinizi kabul ettirme noktasında avantajlı duruma geçersiniz.”

“Milli gelirin üçte biri sanayiden sağlanıyor”

Batı’nın ve Rusya’nın sanayide ve teknolojideki gelişmeyi en hızlı 1. ve 2. Dünya Savaşları sırasında ve sonrasında gerçekleştirdiklerini belirten Bolat, “Savunma sanayimizde başarılı olmak için asla savaş çıkartmak istemiyoruz ama ülkemizi de savunmak istiyoruz. Güçlü savunması olmayan bir ekonominin, bir ülkenin bizim coğrafyamızda ayakta kalması çok zordur.” diye konuştu.

Bolat, güçlü savunma sanayinin ihracat yeteneği, savunma ve diplomatik güç kazandırdığını, halkın refahını ve ülkenin zenginliğini artırdığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“1973’te 1 milyar dolar yıllık ihracata, 1987’de aylık 1 milyar dolara çok sevinmiştik. Bugün günlük 1 milyar dolara Allah’a şükür diyoruz. Ama hedefimiz günlük 1,5 milyar dolara ulaşmak. İnşallah önümüzdeki 12. Kalkınma Planı döneminde, 2028’de 375 milyar dolar mal ihracatı hedefimiz var. 2002’de yola çıktığımızda AK Parti hükümetleri olarak 36,1 milyar dolar olan mal ihracatı, 2023 sonunda yedi buçuk kat artışla 255,8 milyar dolara ulaştı. 1980’de Türkiye’de 25 bin şirket, bin ihracat firması vardı. 2002’de 34 bin ihracatçı vardı. Bugün 140 bin ihracatçıyla bu başarı elde edildi. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar ihracatçı sayımızı 150 bine yükseltmek. Bu yıl ilk defa 10 bine yakın ihracatçı firma, ihracatçı ailesine katıldı. Toplam 6,6 milyar dolarlık bir katkı yaptılar. Bazen ‘Türkiye’de sanayi yok. Türkiye ekonomisi az gelişmiş.’ diye söyleniyor. Sanayisi yok dedikleri ülkenin milli geliri 2023 sonunda 4,5 kat artarak 230 milyar dolardan 1,1 trilyon dolara yükseldi. Bu milli gelirin üçte biri sanayiden geliyor.”

Sanayinin gelişip büyüdüğünü ve ülkeye büyük katma değer getirdiğini aktaran Bolat, “Üretimi, milli geliri, ihracatı arttırıyor. 12 bin 886 ürün ihraç ediyoruz. 240 ülke ve farklı gümrüklü bölgeye ihracat yapılıyor. 70 ülkeye yaptığımız ihracatta, 2023’te o ülkelere yaptığımız ihracatın rekorunu kırdık. 2023 sonunda 54 fasılda 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptık. 39 fasılda ihracat rekoru kırdık.” değerlendirmesinde bulundu.

Bolat, 2002’de ihracatta orta ve yüksek teknolojili ürünlerinin toplam payının yüzde 30 olduğunu, 2022’de bu payın yüzde 36’ya, 2023’te ise yüzde 40,5’e yükseldiğini hatırlatarak, 2028’de yüzde 50’ye yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi.

Kilogram ihracat birim değeri 2002’de 55 sent civarındayken 2023’te 1 dolar 57 sente yükselttiklerine işaret eden Bolat, savunma sanayiinde bu rakamın 65 dolar, kimi ürünlerde 10 bin doları geçtiğini bildirdi.

“Türkiye çok önemli üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi”

Küresel üretimin 2023’te patinaj yaptığını, özellikle Avrupa ve Amerika’da durgunluk yaşandığını aktaran Bolat, “Küresel fiyatlardaki köpük azalırken Türkiye’nin mal ihracatı arttı. 1 Mart’ta TÜİK milli gelir rakamlarını açıkladığında inşallah 1 trilyon doların üzerinde olduğunu, kişi başına milli gelirimizin de 12 bin 500 dolarlar civarında olduğunu hep birlikte göreceğiz.” dedi.

Bakan Bolat, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayisinde 80 bin kişinin istihdam edildiğini ve 12 milyar dolarlık üretimin, 180 ülke ve bölgeye ihraç edildiğini belirtti.

Savunma sanayisinde 2022’deki 4,4 milyar dolarlık ihracatın, 2023’te yüzde 27’lik artışla 5,5 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken Bolat, şunları kaydetti:

“Türkiye savunma sanayiinde ilerledikçe Türkiye’ye ambargo uygulayanlar sıra sıra bu ambargoları kaldırdılar. Son bir ay içinde üç, dört önemli ülke bu ambargoları kaldırdı. Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı tek bir alana da hapsolmuyor. Kara, hava, deniz, her unsur bu alanlarda yer alıyor. Bütüncül politika izleniyor. Hepsinin gereği olan alanlar var. Güçlü, gelişmiş, savunma sanayisi olan, güçlü ekonomisi ve ihracatı olan Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır. NATO üyesi ülkelerin savunma sanayi harcamalarının milli gelire oranla yüzde 2 olması gerektiği yönünde kriter vardı. ABD ve Türkiye dışında bunu ciddi olarak uygulayan hemen hemen hiçbir ülke yoktu. Görüyoruz ki biraz da Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği mecburiyet karşısında NATO ülkelerinin hepsi savunma sanayi harcamalarını hızla arttırdılar ve devam ediyorlar. Japonya bile aynısını yapıyor. Avrupa coğrafyası, Afrika, Orta Doğu, Asya, ön Asya ve Uzak Doğu açısından Türkiye artık çok önemli üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi.”

“10 yılda savunma sanayimiz özellikle ihracatta 4,3 kat arttı”

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ise özellikle son yıllarda savunma sanayi sektörünün uluslararası rekabetin çok yüksek olduğu pazarlarda hem ekonomik hem teknik üstünlükleriyle tercih edilebilir duruma geldiğini söyledi.

Kara, deniz, hava platformlarının artık birden fazla ülkeye ihraç edildiğini anlatan Görgün, bu platformların içinde var olan alt sistemlerin, faydalı yüklerin, mühimmatların her birinin ayrı ayrı alıcısının olmasının kendilerini memnun ettiğini aktardı.

Görgün, sözlerini şöyle tamamladı:

“Son 10 yılda savunma sanayimiz özellikle ihracatta 4,3 kat arttı. Sektörümüzde, ihracatın ithalatı karşılama seviyesi yüzde 250. Kilogram başına ihracat değerimiz 65 doları buldu. Tabii bazı ürünlerimiz var ki kilogram başı ihracatı 10 bin doların üzerinde. Yüksek teknolojiyle çalışan, yüksek teknoloji üreten ve bu teknolojiyi özellikle dost ve müttefik ülkelerimizle de paylaşarak, sadece teknolojik bağımsızlığımıza değil, ekonomik bağımsızlığımıza da katkı sağladığımızı bilerek onurla ve gururla çalışan bir sektörüz. Geçtiğimiz sene 5,4 milyar dolar olan ihracatımız bir önceki seneye göre yüzde 27’lik bir artış göstermişti. En az bu kadar bizi memnun eden ise yaptığımız sözleşmelerin, teslim ettiğimiz ürünlerin iki katı olması.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-savunma-sanayisi-prestij-ve-sayginlik-kazandiriyor/feed/ 0
Bakü’de düzenlenen panelde güç savaşları ve Güney Kafkasya ele alındı http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:39:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4885 Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, “Küresel Sistemlerde Yeni Dönem, Güç Savaşları ve Güney Kafkasya” başlıklı panel düzenlendi.

Türkiye Yüzyılı İş Birliği ve Dayanışma Platformu’nun Azerbaycan İktisat Üniversitesi’nde (UNEC) düzenlediği panelin açılışına Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, UNEC yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Şehitlerin saygı duruşu ile anıldığı programın açılışında milli marşlar okunduktan sonra konuşan Büyükelçi Bağcı, küresel düzeyde bozulmanın olduğunu, kural temelli sistemin çöktüğünü ve uluslararası düzeyde güven aşınmasının olduğunu söyledi.

Bağcı, Birleşmiş Milletler’in (BM) acil reforma ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “Küresel mekanizmaların bölgesel ihtilafların çözümünde gerekli kapasite ve araçlara sahip olmadığı pek çok kez görülmüştür. Bu durumun en çarpıcı örneklerini Filistin ve Karabağ’ın işgalinde, Kıbrıs davasında, Minsk ve Annan planlarında gördük.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır ifade ettiği, “Dünya beşten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkündür” sözlerinin günümüzde daha iyi anlaşıldığını belirten Bağcı, “Bölgemizde Filistin ve Kıbrıs ile başlayan işgal, zulüm ve adaletsizlikler, Karabağ, Kırım ve Ukrayna ile devam etmiştir. Yaklaşık 50 yıldır, 4 ayrı krizin etkilerini, yansımalarını, sancılarını, diplomatik ve jeopolitik yorgunluğunu ve yükünü hissediyoruz. Türkiye başta Güney Kafkasya, Filistin ve Ukrayna olmak üzere bölgesinde kalıcı barışın tesis edilmesi için büyük çaba sarf etmektedir. Türkiye ve Azerbaycan doğunun en batısında ve batının en doğusunda kardeş ve müttefik iki ülke olarak, kilit konumdadır.” ifadelerini kullandı.

Bağcı, Zengezur Koridoru’nun bölgesel bağlantıları arttıracağını, sağlanacak barış, huzur ve istikrara yararlı olacağına inandıklarını vurgulayarak, “Türkiye olarak Türk devletleri arasındaki kardeşliğin kurumsallaşmasına imkan tanıyan Türk Devletleri Teşkilatı’nın siyasi, kültürel, ekonomik ve stratejik hedefleri olan bir birlik olduğuna, keza gücümüzün kaynağının da birliğimiz olduğuna yürekten inanıyoruz. Bu uğurda her seviyede çalışmalarımızı siyasi, diplomatik, akademik, kültürel ve ticari düzeyde sürdürerek Türk birliğini, birlikte el ele, omuz omuza, sırt sırta vererek tesis edeceğiz.” diye konuştu.

UNEC Rektörü Prof. Dr. Adalet Muradov, Türk dünyasının geleceğini ilgilendiren bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Tarih bize gösterdi ki Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de yemin töreninde yaptığı konuşmada ‘Azerbaycan’ın ailesi Türk dünyasıdır’ mesajını verdi.” değerlendirmesinde bulundu.

Muradov, Türk dünyasının geleceğinin eğitim ve bilime bağlı olduğunu belirterek bu alanlardaki potansiyelini daha hızlı geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Panel, açılış konuşmalarının ardından Hazar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Telman Nusretoğlunun moderatörlüğünde, Uluslararası İlişkilerin Analizi Merkezi Başkanı Ferit Şefiyev, Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Abdullah Ağar ve gazeteci Sevil Nuriyeva’nın görüşlerini paylaştığı müzakerelerle devam etti.

“Ermenistan, yasalarını değiştirmelidir”

Uluslararası İlişkilerin Analizi Merkezi Başkanı Ferit Şefiyev, Azerbaycan’ın 1. Karabağ Savaşı’nın ülkedeki istikrarsızlık, ekonomik açıdan kötü durumda olması ve Rusya’nın Ermenistan’ı desteklemesi nedeniyle kaybettiğini söyledi.

Şefiyev, o zamanlar Türkiye’nin Güney Kafkasya politikasının henüz tam şekillenmediğini fakat son 15 yılda Türkiye’nin bölgedeki rolünün arttığını hatırlatarak, 2. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’ın elde ettiği başarıda Türkiye’nin payının büyük olduğuna dikkat çekti.

Ermenistan’la yürütülen barış müzakerelerine de değinen Şefiyev, “Ermenistan yasalarında Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı toprak iddiaları bulunuyor. Barış elde etmek için Ermenistan her şeyden önce kendi yasalarını değiştirmelidir. Çünkü bugün imzalanacak bir barışı yarın Ermenistan’da bu yasaları gerekçe göstererek iptal edebilirler.” görüşünü paylaştı.

“Dünya güvenlik bunalımıyla savruluyor ve çareye ihtiyaç var. Çare bizdedir”???????

Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ağar, 2. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan ordusunun kahramanlıklarına değindi.

Ağar, “2. Karabağ Savaşı sadece Azerbaycan, Türkiye için, Güney Kafkasya için değil insanlık ve gelecek için değerli bir savaştı. Hakkın nasıl alınacağının insanlığa öğretilmesi açısından örnek olması için önemli bir savaştır. 2. Karabağ Savaşı Türkmençay Antlaşması’ndan beri bölünen Azerbaycan’ın bölünme ve geri çekilmeyi durdurduğu savaştır.” diye aktardı.

Dünyadaki savaşlara ve risklere de dikkati çeken Ağar, “Dünya, güvenlik bunalımıyla savruluyor ve bir çareye ihtiyaç var. İnsanlığa ve geleceğe bu çareyi kim sunabilir. Türkiye ve Azerbaycan’ın birlikteliği ve rolü bu anlamda çok değerlidir. Çare bizdedir. Hamaset yapmıyorum.” görüşünü paylaştı.

“Türkiye’nin açılımları gelecek için yatırımdır”

Gazeteci Nuriyeva ise konuşmasında Türkiye ile Azerbaycan’ın ittifakının Türk dünyasında ve daha geniş bölgede oluşturduğu etkinin öneminden bahsetti.

Türkiye’nin Güney Kafkasya’daki rolü ve potansiyeli, Orta Asya’daki etkileşimi, Ortadoğu’ki varlığı, Afrika’daki atılımlarının önemine değinen Nuriyeva, “Türkiye’nin açılımları ve uzun vadeli düşünce sistemi gelecek için yatırımdır.” ifadelerini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor” http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kardeslerimizle-saflarimizi-siklastirmak-gerekiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kardeslerimizle-saflarimizi-siklastirmak-gerekiyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:00:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4868 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’de akan kanı durdurmak, İsrail’in katliamlarının önüne geçmek için kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerektiğini belirterek “Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanları ile ticaret ve yatırımların yanı sarı Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle de işbirliğimizi güçlendirmeye karar verdik” dedi.

31 Mart yerel seçimleri öncesinde bugün Ordu’nun ardından Giresun’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Valilik binası yanındaki miting alanında Giresunlular’a seslendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Giresun’un daha önceki seçimlerde her zaman Türkiye ortalamasının üzerinde AK Parti’ye destek verdiğini ve yine kendine yakışanı yapacağını söyledi. Erdoğan, “Biliyorsunuz önümüzde çok kritik bir seçim daha var. Bundan 45 gün sonra hep birlikte tekrar sandıklara gideceğiz. Bu sefer il, ilçe ve beldelerimizi yönetecek kadroları belirleyeceğiz. Giresun’dan yine rekor bir oy alacağımızdan şüphe duymuyorum. Giresun’un 31 Mart’ta da sandıkları patlatacağını yürekten inanıyorum” diye konuştu.

“Ukrayna, Rusya krizinde ise başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık”

Ülkemizin içinde yer aldığı coğrafyanın sancılı günlerden geçtiğini belirten Erdoğan “Karadeniz’in hemen öte yakasında iki komşumuz arasındaki savaş 2. yılını doldurmak üzere. Rusya ve Ukrayna savaşında şimdiye kadar on binlerce insan öldü, on binlercesi yaralandı yüz binlerce insan göç etmek zorunda kaldı. Küresel ekonomi, enerji ve gıda fiyatlarındaki aşırı artış sebebiyle çok ciddi sıkıntılarla karşılaştı. Sizlerde o günleri çok iyi hatırlıyorsunuz. Doğalgaz fiyatlarının zirveye ulaştığı dönemlerde öyle günler gördük ki kimi Avrupa ülkelerde lambalar söküldü, kombiler kapatıldı, devlet daireleri çalışanlarına battaniye dağıttı. Ama benim ülkemde doğalgaz aynı şekilde devam etti. Şuanda Karadeniz doğalgazı devam ediyor. Hani olmayacaktı ama bak bizde oluyor. Gabar’da petrol çıkıyor. Gıda krizinden dolayı dünyanın birçok ülkesinde ciddi sıkıntılar, açlıklar, yokluklar yaşandı. Muhalefet tarafından sürekli bize örnek gösterilen ülkelerin esasında kağıttan birer kaptan olduğu böylece anlaşılmış oldu. Türkiye tüm zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri oldu. Salgın döneminde üretimden istihdamdan taviz vermedik. Destek ve hibe programlarımızda toplumumuzun yanında yer aldık. Güçlü ve modern sağlık altyapımız sayesinde hiçbir vatandaşımızı çaresiz bırakmadık. Ukrayna, Rusya krizinde ise başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık. Hatırlarsanız o dönem CHP ve ortakları bizi savaşa sürüklemek için çok uğraştı, çok çaba harcadı. Eksen kayması diye bir şey uydurarak Türkiye’yi birilerinin yanında savaşa davet etmek için pek çok yol denediler. Savaş çığırtkanlığını en son 14-28 seçimlerinde asılsız iddialarla Rusya’yı suçlamaya varacak kadar ileri taşıdılar. Ama biz bunlara kulak asmadık. Muhalefetin savaş tellallığını asla prim vermedik. CHP ve ortakları gibi meselelere Batılıların gözünden değil milletimizin zaviyesinden baktık. Siz ne diyorsanız o dedik. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa milletimiz için en iyisin en doğrusu neyse onu yapmanın gayretinde olduk” şeklinde konuştu.

“Zaman bizi haklı muhalefeti yine haksız çıkardı”

“Kardeşlerim zaman bizi haklı muhalefeti yine haksız çıkardı” diyen Erdoğan “Bunun elimizi vicdanımıza koyup şöyle bir muhasebe yaptığımızda ne kadar basiretli davrandığımızı çok daha iyi anlıyoruz. Tüm kışkırtmalara tüm kirli senaryolara rağmen Karadeniz’in huzuru bozulmadı. Bölgemizdeki yangının kıvılcımı ülkemize sıçramadı. Giresun ile birlikte Karadeniz’deki tüm illerimizi tedirgin edecek ekonomik ve güvenli açısından zora sokacak hiçbir hadise yaşanmadı. Ne muhalefetin gazını geldik ne Batılı güçlerin tuzağına düştük. Usta bir satranç oyuncusu gibi yapacağımızı aynen yaptık. Çok iyiplanlad7ık ve kararlılıkla hayatı geçirdik. Böylece Türkiye’yi çok tehlikeli bir süreçten tek bir vatandaşımız kılına dahi zarar gelmeden çıkarmayı başardık. Bugünde attığımız her adımı Türkiye eksenli atıyor milletimizin ve devletimizin menfaatlerini düşünüyoruz. Karadeniz’den Orta Doğu’ya bölgemiz bir yangın yerine dönmüşken yeni düşmanlıklar, yeni gerilimler olmasın diye çaba harcıyoruz. Çok açık ve net ifade etmek isterim bizim dış politikada tek bir amacımız vardır o da dostlarımızın sayısını mümkün olduğunca çoğalmaktır. Türkiye yüzyılının aynı zamanda barışın yüzyılı olmasını istiyorsak dost ve kardeş ülkelerle işbirliğimizi geliştirmek başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıkları takılıp kalmak yerine işbirliği alanlarına odaklanmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“Vahdet olmadan rahmet olmaz”

Konuşmasına “Vahdet olmadan rahmet olmaz” diyerek sürdüren Erdoğan, “Bilhassa Gazze’de akan kanı durdurmak İsrail’in katliamların önüne geçmek istiyorsak kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanları ile ticaret ve yatırımların yanı sarı Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle de işbirliğimizi güçlendirmeye karar verdik. Biliyorsunuz 7 Ekim’den beri Gazze’deki kardeşlerimize insani yardım malzemesi gönderiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yatırımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içerisinde hareket ettik. Mısır’ın desteğiyle 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Önümüz Ramazan. İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini bombalarla kıramayan İsrail açlıkla Gazzelileri teslim olmaya zorluyor. Amacımız bir an önce ateşkesin sağlanması ve Gazze’ye insanı yardımların kesintisiz ve ihtiyaç miktarınca ulaştırılmasıdır. Ramazan’dan Gazze’ye daha fazla el uzatmamız daha fazla yardım etmemiz bizim kardeşlik görevimizdir. Unutmayın kim sabrederse zafere o ulaşır. Bu yardımların sevkinde de Mısır’la işbirliği içinde olacağız. Ayrıca Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı da Mısır ile beraber hareket edeceğiz” dedi.

“Onların gündeminde ne Gazze’deki vahşet ne Filistin’deki işgal ve yıkım var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu hassasiyetlerini CHP ve şurekasının anlamadığını ifade ederek “Üzülerek söylemek isterim ki onların gündeminde ne Gazze’deki vahşet ne Filistin’deki işgal ve yıkım var. CHP yönetimi ne Balkanlarda ne Kafkasya’da ne Afrika ile ne de Gönül coğrafyamızın diğer yerlerindeki krizlerin hiçbiriyle ilgilenmiyor. Bunların nelerle meşgul olduklarını sizlerde görüyorsunuz. CHP’nin acemi Genel Başkanı, sabık genel başkanı ve sütre gerisinden bu partiyi yönetenlerin tamamının öncelikli gündemi kupon belediyeleri kimin adamının yöneteceği meselesidir. Bunun dışında inanın dünya batsa, kıyamet kopsa üçüncü cihan harbi çıksa bunların zerre kadar umurlarında olmaz. Siyasi ikballeri haricinde hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar. Varsın bu krizlerle ilgilenmesinler. Varsın CHP ve şurekası anlamasın. Milletimiz bizim doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyor ve görüyor. Bundan dolayı biz dış politikada adımlarımızı atarken daha önlerini dahi görmekten aciz muhalefete değil size bakıyoruz. Milletimize bakıyoruz. Milletimizden ne derse onu yapıyor devletimizi neyi gerektiriyorsa devletimizle onu yapıyoruz. İnşallah bundan sonra milletin çizdiği istikamette yürüyeceğiz. Bize uzatılan barış elini havaya kesinlikle bırakmayacağız. Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz. Fitnecilerin aramıza nifak tohumları ekmesine müsaade etmeyeceğiz. Türk ve İslam dünyası olarak birlik, beraberlik dayanışma içerisinde hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizin her alanda yar ve yardımcısı olsun. Dayanışma hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizin her alanda yar ve yardımcısı olsun diyoruz. CHP’li yöneticilerin verdiği belediyeler meydan muharebesi öncelikle CHP’ye gönlü veren vatandaşlarımızı ilgilendirir. Tek bildikleri iş kavga, ayak oyunu, kumpas ve dalavere olanlarla bizim boşa harcayacak tek bir saniyemiz dahi bulunmuyor. Biz iş yapmanın eser üretmenin, hizmet etmenin gayretindeyiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının son bölümünde Giresun’a iktidarları döneminde yaptıkları hizmetleri tek tek sıralarken, ardından partisinin il, ilçe ve belde belediye başkanlarını tanıttı. – GİRESUN

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kardeslerimizle-saflarimizi-siklastirmak-gerekiyor/feed/ 0
Türkiye, Avrupa’da ve dünyada en büyük spor tesisi yatırımı yapan ülke konumunda http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-avrupada-ve-dunyada-en-buyuk-spor-tesisi-yatirimi-yapan-ulke-konumunda/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-avrupada-ve-dunyada-en-buyuk-spor-tesisi-yatirimi-yapan-ulke-konumunda/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:00:34 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4813 Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin 21 yılda yaptığı yatırımlarla Avrupa’da ve dünyada en büyük spor tesisi yatırımı yapan ülke konumunda olduğunu söyledi.

Bak, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde, Bakanlık olarak Ordu’ya ve tüm Türkiye’ye gençlik merkezleri, gençlik kampları, kredi yurtları ve yaptıkları sahalarla, havuzlarla ve diğer yatırımlarla hizmet verdiklerini belirtti.

Türkiye’nin 21 yılda yaptığı yatırımlarla Avrupa’da ve dünyada en büyük spor tesisi yatırımı yapan ülke konumunda olduğunu vurgulayan Bak, milli takımın Avrupa Futbol Şampiyonası için Almanya’ya gideceğini anımsattı.

Bak, yapılan 36 stadyum, devasa tesisler, spor salonları ve yüzme havuzlarıyla Türkiye’nin bir spor ülkesi olma yolunda olduğunun altını çizerek şu değerlendirmede bulundu:

“Evet bu noktada da yine 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı Türkiye ile beraber İtalya gerçekleştirecek. Sporda da devrim var, sporun içinden gelen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan var. Yapılan yatırımlar devam etmektedir. Dünyanın en büyük gençlik ve spor altyapısı, kredi yurtlarıyla beraber yaklaşık 950 bin gencimize, üniversitelerde okuyan gençlerimize hizmet veriyoruz.”

Ordu’yu çok sevdiklerini dile getiren Bak, “Şöyle söyleyeyim, ‘Tasalanma yiğidim zaman bizden yanadır, dünya düşman olsa da Ordu senden yanadır, Türkiye senden yanadır.’ Yolun sonuna kadar Recep Tayyip Erdoğan. Ordu’da da Cumhur İttifakı’yla beraber yine durmak yok, yola devam. Hilmi Güler başkanımızla yola devam.” diye konuştu.

“Türkiye, Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde kalkınma yolculuğunda çok daha yüksek hedeflere koşacak”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ordu’ya gönülden sevdalı olduklarını söyledi.

Kacır, Ordu’nun son seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan güvenini bir kez daha gösterdiğine işaret ederek “Tercihini istikrardan, güvenden, refahtan ve eser siyasetinden yana kullandı. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru, evlatlarımızın aydınlık yarınları için Cumhurbaşkanı’mızın döktüğü tere sahip çıktı. Sonuçta kazanan Ordu oldu, kazanan Türk milleti oldu.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda büyük kazanımlar elde edildiğine dikkati çeken Kacır, şunları kaydetti:

“AK Parti iktidara geldiğinde ancak 36 milyar dolar ihracat yapabilen bir Türkiye vardı. Şimdi ihracatımız ne kadar? 255 milyar dolar. İşte Türkiye bu, Türkiye’nin potansiyeli bu. Bu potansiyelde Ordu’nun önemli bir payı var artık. 22 yıl önce Ordu’da 2 organize sanayi bölgemiz (OSB) bulunuyordu. Şimdi Ordu’da 4 OSB’miz var. 22 yıl önce Ordu’da OSB’lerimizde 38 işletme faaldi, şimdi 113 fabrikanın bacası tütüyor. 1500 kardeşimiz istihdam ediliyordu, şimdi Ordu’nun OSB’lerinde 13 binden fazla kardeşimiz istihdam ediliyor.”

Kacır, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde kalkınma yolculuğunda çok daha yüksek hedeflere koşacağını vurgulayarak şöyle devam etti:

“Türkiye, Allah’ın izniyle Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde kalkınma yolculuğunda çok daha yüksek hedeflere koşacak. Türkiye bugün insansız hava araçlarında dünyada bir numaradır. Türkiye Bayraktar’ı, Akıncı’yı, ANKA’yı, Aksungur’u, Kızılelma’yı, Hürkuş’u, Hürjet’i, ATAK’ı, Gökbey’i milli imkanlarıyla üretebilen bir ülkedir. Bunda Türk milletinin mühendislerinin, Türk milletinin öz evlatlarının alın teri vardır, akıl teri vardır. İnşallah önümüzdeki dönemde, Ordu’daki gençlerimizle birlikte çok daha büyük işleri başaracağız. Bakanlık olarak bu yolculukta her daim Ordu’nun yanında olacağız.”

“Biz Ordu’ya hizmet etmeye, sizlerin güvenini boşa çıkarmamaya gayret ediyoruz”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise 6,5 yıl Samsun Karayolları Bölge Müdürlüğü yaptığını anımsatarak Ordu’nun her ilçesine ve köyüne gittiğini söyledi.

Ordu’da yapılan yatırımları sıralayan Uraloğlu, “Ordu’da Dereyolu, Akdeniz yolu neresidir? Ordu Topçam-Mesudiye yolunu bitirdik, trafiğe açtık. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlamış olduk. Hayırlı uğurlu olsun, bu sene bitirdik tamamını. Ünye-Akkuş yoluna başladık. İnşallah en kısa zamanda bitireceğiz. Sonra oradan da Niksar’a doğru devam edeceğiz, o yolu bitireceğiz inşallah.” dedi.

Uraloğlu, Fatsa Çevre Yolu’nun projesini bitirdiklerini vurgulayarak şunları kaydetti:

“Orayı da programa alarak inşallah yapacağız. Ordu-Kabadüz yolumuz var. Orada, Çambaşı yolumuz var. Güçlü bir çalışmayla orada devam ediyoruz. Bir ikmal ihalesi yapmamız gerekiyor, onu da inşallah bitireceğiz. Ünye-Akkuş ve Tekkiraz yollarında çalışmalarımız devam ediyor. Ordu’nun 19 ilçesinde, merkezle 20 ilçesinde çalışmadığımız bir yer yok. Hepsinde çalışmalara devam ediyoruz. Karadeniz Sahil Yolu’nun olmadığını, Ordu Çevre Yolu’nun önemli bir bölümünü, 3’te 2’lik bölümünü bitirmediğimizi düşünün. Bugün Ordu’dan geçememiş olurduk gerçekten. Bunları yaptık. Nasıl yaptık? Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla yaptık. Nasıl yaptık? Sizin, Cumhurbaşkanı’mıza çok güçlü destek vermenizle yaptık.”

Bakan Uraloğlu, katılımcılardan Ordu Büyükşehir Belediye Başkan adayı mevcut başkan Hilmi Güler’e destek isteyerek “Size uzun zaman hizmet etmiş olan Hilmi Güler ağabeyimizle, diğer bütün ilçelerde de Cumhur İttifakı adaylarımızla beraber 31 Mart’ta sandıkları patlatmaya hazır mıyız? Biz Ordu’ya hizmet etmeye, sizlerin güvenini boşa çıkarmamaya gayret ediyoruz. Ordu’nun ihtiyaçlarını biliyoruz.” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-avrupada-ve-dunyada-en-buyuk-spor-tesisi-yatirimi-yapan-ulke-konumunda/feed/ 0
İçişleri Bakanı: 625 bine yakın Suriyeli ülkesine geri döndü http://www.karadenizhabertv.com.tr/icisleri-bakani-625-bine-yakin-suriyeli-ulkesine-geri-dondu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/icisleri-bakani-625-bine-yakin-suriyeli-ulkesine-geri-dondu/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:24:28 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4733 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sınır ötesindeki ihya çalışmalarının ardından 625 bine yakın Suriyelinin ülkesine geri dönüş kapsamında geçiş yaptığını bildirdi.

Bakan Yerlikaya, Kilis Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen Güvenlik Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Kilis’in Türkiye’nin huzuru açısından önem verdikleri şehirlerden biri olduğunu söyledi.

Kilis’in 114 kilometrelik Suriye sınırı olduğunu anımsatan Yerlikaya, şöyle konuştu:

“Evet, hudut güvenlik sistemleriyle ilgili başta duvar ve fiziki güvenlik sistemlerimizin teknolojiyle donanımları gayet iyi noktaya geldi ve bu noktada hiçbir zaman da durmuyoruz. Öncelikli olarak düzensiz göç ve göçmen organizatörleriyle ilgili göreve geldiğimiz ilk andan itibaren bu noktada nasıl çalıştığımızı herkes biliyor. Bunu da sık sık kamuoyuna paylaşıyoruz. Burada Savunma Bakanlığımız hudut doğal ön tarafında geçişi daha zorlaştırmak için yapmış olduğu hendek çalışmalarını izledik. Bunların tamamını yani yüzde 40’ına yakınının yapıldığını gördük. ve bunlarla ilgili teknolojik kapasitemizi de daha yukarıya çıkarmaya yönelik gayretlerimizi netleştirdik, altını çizdik.”

Bölgede çalışmaların devam ettiğini aktaran Yerlikaya, şöyle devam etti:

” Cerablus, El-Bab, Azez tarafında, karşı tarafta hayatın ihyasıyla ilgili 7 yıldan beri yapılan çok hizmetler, gayretler var. Bu göçü kaynağında durdurmayla ilgili yapılan çalışmalar mucibinde olduğunu tüm dünya biliyor. Kendi şehirlerimize, kendi hudutlarımıza göçü durdurmayla ilgili yaptığımız bu çalışmalarımızı da devam ettireceğiz. 625 bine yakın gönüllü bir geri dönüş söz konusu. Bu rakamı niye veriyoruz? Bu rakamı vermemizdeki temel duruş şu; bizde geçici koruma kapsamındaki Suriyeliler, karşı taraftaki güvenli bölgedeki hayatın normalleşmesi, ihyasıyla ilgili olan yapılan çalışmaları gördükçe bu tarafa doğru geçişler de artarak devam ediyor. Bunun altını çizmek istiyoruz.”

Şehirde göçmen kaçakçılığıyla ilgili planlı ve projeli çalışma ve huduttan geçişi engellemeye yönelik çalışmaların uyum içerisinde yapıldığını dile getiren Yerlikaya, güvenlik güçlerini tebrik etti.

Kilis’te kurumların uyum içerisinde çalışma yaptığına işaret eden Yerlikaya, şunları kaydetti:

“Asayişle ilgili şunu söylemek istiyoruz. Kişilere karşı ve mallara karşı işlenen suçlarla ilgili sahada emniyet birimlerimiz gerçekten dikkatlerini tamamen bu noktaya bakanlıktan verilen talimatlara odaklanmış vaziyette. Bunu nereden görüyoruz? 2022-2023 rakamlarını yani olay sayılarına baktığımız zaman olay sayılarında ciddi bir düşme var. Ama var olan suçlarda da aydınlatma oranları hem kişilere hem de mallara karşı işlenmiş suçların aydınlatma oranları Türkiye ortalamasıyla aynı. Hatta bazılarının da daha önde olduğunu da gördük. Bunun tabii devamını istiyoruz. Buradan vatandaşlarımıza şöyle bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Göreve geldiğimizden beri hapisle ilgili, yakalamayla ilgili her gittiğim şehirde o şehirdeki hemşehrilerimize, vatandaşlarımızdan bir küçük yardım istiyoruz. Diyoruz ki, biz bu şehirde 457 hapisle ilgili yakalamaya odaklanmış vaziyetteyiz.”

Yerlikaya, vatandaşlara suçluların yakalanması için ihbar yapılması çağrısında bulundu. Yapılan ihbarlarla çok daha hızlı netice alınacağını belirten Yerlikaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de ocak ayında bir günde 102 hırsızlık vakası yaşandı. Biz hiç hırsızlık vakası olmasını istemiyoruz. Bununla ilgili işte sahada bizim yapmış olduğumuz huzur operasyonları kontrol noktalarımızı artırmamız, kimlik kontrollerimizi arttırmamız, yakalama sayılarımızı çok daha güçlü hale getiriyor. Dolayısıyla suç işlemede temel görevimiz olan, önleyicilikle ilgili durumumuzu çok daha güçlü hale getiriyoruz. Kilis’te bu noktada Allah’a hamdolsun 34 bin motor olmasına rağmen Kilis’te motosiklet hırsızlığı da dahil olmak üzere tüm hırsızlık tür olay sayısında çok ciddi düşmeler var. Çok büyük oranda aydınlatma oranları da Türkiye ortalamasının üstünde. Az önceki verdiğimiz günlük, bir günlük evden hırsızlık ortalaması Türkiye genelinde 102’dir. Türkiye genelinde Bir günde 81 vilayette 102’dir. O da ocak ayının ortalaması. Her ay, her gün biz bunların kayıtlarına bakıyoruz.”

Suç örgütleriyle mücadele devam edecek

Suç örgütleriyle mücadelenin sürdüğünü kaydeden Yerlikaya, uyuşturucuyla mücadelenin de devam edeceğini ifade etti.

Kilis’te de emniyet ve jandarmanın olağanüstü çalıştığını söyleyen Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Tüm terör türleriyle ilgili FETÖ, DEAŞ, DHKP-C hepsiyle ilgili bu şehirde yakalanıp adalete teslim edilmesiyle ilgili arkadaşlarımız çok büyük bir hassasiyetle gayret gösteriyorlar. Emniyetimize, jandarmamıza, hudut birliklerimize, Kilisli hemşehrilerimizin göstermiş olduğu destek, güvenden dolayı, her birine teşekkür ediyorum. İnşallah Kilis’imizin huzuru, Türkiye’mizin huzuru için gece gündüz demeden çalışma noktasında arkadaşlarımız her zaman olduğu gibi aziz milletimizin emrinde, hizmetinde olmaya devam edecekler diyorum.”

Toplantıya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Kilis Valisi Tahir Şahin, AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız ve ilgililer katıldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/icisleri-bakani-625-bine-yakin-suriyeli-ulkesine-geri-dondu/feed/ 0
TOBB Başkanı: Türkiye tahkim sistemiyle yatırım girişi arttı http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-turkiye-tahkim-sistemiyle-yatirim-girisi-artti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-turkiye-tahkim-sistemiyle-yatirim-girisi-artti/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:15:31 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4724 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Türkiye tahkim sistemine dahil olmadan önce, küresel doğrudan yatırım girişi yılda 1 milyar doları geçmezdi. Tahkimi anayasamıza dercettikten sonra kabulün etkisiyle bu rakam yılda minimum 10 milyar dolarların üzerine çıktı.” dedi.

TOBB, Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Türkiye Milli Komitesi ve ICC Milletlerarası Tahkim Divanı işbirliğiyle, 18. ICC Türkiye Tahkim Günü Konferansı’na TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ICC Milletlerarası Tahkim Divanı Başkanı Claudia Salomon ve çok sayıda davetli katıldı.

Konferansta konuşan Hisarcıklıoğlu, ICC’nin dünyada ticaretin ve yatırımların artması için çalışan en büyük iş dünyası kuruluşu olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birinci Dünya Savaşı’nın, uluslararası ticarete verdiği zararları gidermek amacıyla, bir grup girişimci tarafından, barışın tüccarları sloganıyla kurulmuştur. 105 yıldır, dünya çapında barışın ve refahın geliştirilmesi için ön safta yer almıştır. 170’ten fazla ülkede, 45 milyondan fazla şirketi ve 1 milyardan fazla çalışanı temsil eder hale gelmiştir. Yani dünyadaki her 3 çalışandan 1’i, ICC üyesi firmalarda çalışmaktadır. ICC, Birleşmiş Milletlerde Gözlemci Statüsünü kazanmış, tek iş dünyası organizasyonu. ICC, kuruluşundan bu yana, küresel ticaretin gelişmesi için birçok farklı oluşuma da imza atmıştır. Milletlerarası tahkime öncülük etmiş, gümrük engellerinin azaltılması, ticaretin önündeki engellerin kaldırılması için referans kurum haline gelmiştir dünyada.”

“ICC’nin Türkiye Milli Komitesi, 1934 yılında kurulmuş olup, TOBB çatısı altında faaliyet göstermektedir. Türkiye Milli Komitesi, güçlü ve köklü bir Milli Komite olarak, uzun yıllardır ICC faaliyetlerini Türk İş Dünyasının hizmetine sunmaktadır.” diyen Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti:

” Milli Komitemiz, Türk iş dünyasını temsilen, ICC nezdindeki faaliyetlerini başarıyla sürdürmektedir. ICC’nin temel misyonu, dünyada kabul gören ve ticarette ülkeler arasındaki farklı uygulamaları kaldırmayı amaçlayan, iş kurullarını oluşturmaktır. ICC, anlaşmazlıkların çözümüyle, küresel ticaret ve yatırımların desteklenmesinde önemli bir rol oynamıştır. ICC Milletlerarası Tahkim Divanı, uluslararası ticari ihtilafların çözümlenmesi bakımından, dünyanın da en önde gelen merkezlerindendir. Her kıtada yer alan 90’dan fazla ülkedeki üyelerden oluşan divan, en yaygın temsil edilen tahkim kuruluşu olma özelliğine de sahiptir.”

Dünyanın her bir bölgesinin, tahkim divanında ve sekretaryasında temsil edilmesinin önemli olduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, ICC tahkiminin esnek olmasının, kurallarının birçok dilde tercümesinin bulunmasının, kendisini sürekli yenilemesi ve çağın gelişmelerine uyum sağlamasının da, divanın başarısının altında yatan diğer önemli unsurlar olduğunu söyledi.

Hisarcıklıoğlu, ICC Tahkimi’nin uluslararası işletmeler arasında çıkan ihtilafların, adil, tarafsız ve hızlı bir şekilde çözümünde etkili bir araç olarak kabul edildiğini, hem dünyada ve hem de Türkiye’de iş insanlarının tahkime olan ilgisinin de talebi her geçen günde artırdığına dikkati çekti.

Yurt içinde ve ülkeler arasında iş bağlantıları kurarken, güvencede olmak istendiğini belirten Hisarcıklıoğlu, yatırım ortamının en önemli unsularından birisinin sözleşmelerden kaynaklı yükümlülüklerin garanti altına alınması olduğunu hatırlattı.

Özellikle uluslararası yatırımcılar için, etkin bir tahkim müessesinin varlığının olmazsa olmaz olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Türkiye tahkim sistemine dahil olmadan önce, küresel doğrudan yatırım girişi yılda 1 milyar doları geçmezdi. Tahkimi anayasamıza dercettikten sonra kabulün etkisiyle bu rakam yılda minimum 10 milyar dolarların üzerine çıktı.” dedi.

Hisarcıklıoğlu, küresel bir yatırım ve üretim üssü olma noktasında yatırımları çekmek anlamında Türkiye’nin daha cazip ve tercih edilir konuma geldiğini belirterek, “İşte bu sebeple iş dünyası olarak, tahkimi, yatırım ve ticaret için çok kıymetli bir altyapı ve güven mekanizması olarak görüyoruz. ICC’nin Milletlerarası Tahkim Sistemi, bu açıdan önemli bir güvencedir.” yorumunu yaptı.

Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ayrıca, iş dünyasının ihtiyaçlarını ve önceliklerini göz önünde bulundurarak, daha hızlı işleyen ve daha küçük ticari anlaşmazlıkların çözümü için kullanılabilecek mekanizmaları da ICC üretmektedir. ICC Seri Tahkim Mekanizması (EPP) bu amaca hizmet etmek üzere tasarlanmıştır. Daha hızlı ve ekonomik bir çözüm olarak KOBİ’ler ve start-uplar için uygun bir mekanizma oluşturmaktadır. Kuruluşundan itibaren, ICC tahkimde 28 binden fazla dava görülmüştür. 2023 yılında 890 yeni dava kaydedilmiştir. Ayrıca, ülkemiz de 10 kez tahkim yeri olarak belirlenmiştir. Bu Tahkim Konferansımız vesilesiyle, ICC’den bir beklentimizi de paylaşmak isterim; ICC tahkiminin iyi bir müşterisi olarak, ICC’nin hakem atamalarında, ülkemiz hukukçularına daha fazla yer vermesini bekliyoruz, istiyoruz. Biz de TOBB ve ICC Türkiye olarak, tahkimin bilinmesi ve yaygınlaşması için çalışmayı sürdüreceğiz.”

“Türkiye’nin uluslararası şirketleri çekme konusunda önemli rolü var”

ICC Milletlerarası Tahkim Divanı Başkanı Claudia Salomon ise dünyanın evrim geçirmeye devam ettiğini belirtti.

ICC’nin ilk kurulduğunda birçok tahkim üyesinin Avrupa’dan olduğunu belirten Salomon, “İhtilaflar da o dönemin özelliklerini yansıtıyordu. Temel emtialar aslında tahkim üyeleri avukat değillerdi iş insanlarıydı. İş insanları avukatları istemediler. İhtilafları bu şekilde çözemeyiz diye düşündüler.” dedi.

Şimdi ICC’nin küresel olduğunu ve her açıdan gerçekten global olarak işin ve şirketin ihtiyaçlarını yansıttığını belirten Salomon, Türkiye’nin küresel ekonomide uluslararası şirketlerin Türkiye’ye çekmek konusunda önemli rolü olduğunu açıkladı.

Salomon, şunları kaydetti:

“Net olarak görüyoruz ki Türkiye’nin iş dünyası küresel iş dünyasıyla etkileşim halinde. Türkiye iyi temsil ediliyor Milletlerarası Tahkim Divanı’nda. Türkiye’nin şirketleri ihtilafların çözümü konusunda ICC’ye güveniyorlar. Çünkü ICC gerçekten uluslararası tek tahkim kurumu. ICC tarafsız, bağımsız ve ayrıca hizmet kalitesi de çok iyi. Anlaşmalar ihtilafa da yol açıyor. İş dünyası hazırlıklı olmalı. Risk yönetimi stratejileri ortaya çıkabilecek ihtilaflarda dikkate almalı. Şirketler şunu anlıyor. Şirketler proaktif olursa ve ihtilaf süreçlerini baştan düşünürlerse o zaman kendilerini olabilecek en iyi şekilde konumlandırıyorlar.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-turkiye-tahkim-sistemiyle-yatirim-girisi-artti/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: CHP’nin yönettiği belediyelerde ‘Fetret Devri’ sona erecek http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-chpnin-yonettigi-belediyelerde-fetret-devri-sona-erecek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-chpnin-yonettigi-belediyelerde-fetret-devri-sona-erecek/#respond Sun, 03 Mar 2024 09:09:05 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4709 SAMSUN (İHA) – Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, CHP tarafından yönetilen belediyelerde ‘Fetret Devri’nin sona ereceğini, bu belediyeleri de AK Parti’nin kazanacağını söyledi.

Bir dizi açılış ve toplantılara katılmak için Amasya’dan Samsun’a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Samsun Valiliği’ni ziyareti ve Mert Irmağı Islah Projesi Temel Atma Töreni’ne katıldı. Ardından AK Parti Samsun İl Başkanlığı’nda teşkilat üyeleri ile buluşan Bakan Yumaklı, burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunu. Yumaklı, DEM Parti ile görüşen ana muhalefet partisi CHP’ye yüklenirken, 31 Mart Yerel Seçimleriyle birlikte CHP tarafından yönetilen belediyelerde ise ‘Fetret Devri’nin sona ereceğini, bu belediyeleri de AK Parti’nin kazanacağını ifade etti.

“Milletimizin ortak paydası bizim siyasetimizdir”

Terör uzantıları ile görüşen siyasi partileri eleştiren Bakan İbrahim Yumaklı, “Güçlü ve büyük Türkiye’yi inşa etmek gibi bir derdimiz var. Burada da en büyük gücümüz siz dava arkadaşlarımız ve teşkilat mensuplarımızsınız. Gücümüzü sizin gayretinizden alıyorum. Sürdürdüğümüz tarihi ve kutlu yürüyüşümüzü engellemek isteyenler her zaman olacaktır maalesef. Milletimiz de her seferinde onlara ‘dur’ demiştir. Bu ülkenin gelişmesini engellemek için o bayat numaralara başvurulmasını artık bu ülkenin insanı artık yemiyor. Amiyane tabirle. Millet şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak hiçbir projeye ve anlayışa prim vermeyecektir. Çünkü terör uzantılarıyla demlenenlerin herhangi bir fırsat bulamaması adına milletimizin ortak paydası bizim siyasetimizdir. Muasır medeniyetler anlamında Türkiye sınıf atladı. İnşallah bu ruhla Türkiye Yüzyılı’nı da milletimizle birlikte inşa etmiş olacağız” diye konuştu.

“Gerçek belediyeciliğe ara verenlerin ‘Fetret Devri’ tekrar AK Parti belediyeciliği ile buluşacak”

AK Parti tarafından yönetilmeyen belediyeleri ‘Fetret Devri’ne benzeten Bakan Yumaklı, “AK Parti olarak mücadelemizi Türkiye’nin istiklal ve istikbal yürüyüşünü durdurmaya çalışanlara karşı da yürütüyoruz. Ülkemizi inşa etmek, daha ileriye getirmek adına yaptığımız mücadelenin dışında dolayısıyla 31 Mart seçimlerini de bu çerçevede değerlendiriyoruz. İl ve ilçelerimizi Türkiye Yüzyılı’nda gerçek belediyecilikle zaten var olanlar devam edecekler. Ara vermiş olanlar da bu ‘Fetret Devri’nin neye mal olduğunu gördükleri için inşallah AK Parti belediyeciliği ile herkes tekrar buluşmuş olacak” şeklinde konuştu.

Milletin her zaman AK Parti’ye güvendiğinin altını çizen Yumaklı, “AK Parti olarak yenilikçi ruhla vizyoner bir partiyiz. Gündelik işlerle uğraşmıyoruz. Türkiye’nin geleceğini inşa ediyoruz. Son 22 yılda Anadolu halkı, bizim vatandaşımız, bizim milletimiz bu iradeyi gördüğü için AK Parti’ye sonsuz bir şekilde güvendiğini sandıkta gösterdi. Gönül belediyeciliği diye bir siyasetimiz var. Bunu AK Parti sadece söylem olarak değil eyleme de dökerek farkını gösterdi. Yine insan odaklı politikaları AK Parti uygulamıştır her zaman. Sosyal belediyecilik denen kavram yine AK Parti ile gündeme gelmiştir. Bugün hiç kimsenin hatta bize muhalefet edenlerin bile tek bir cümle kuramadığı husustur, AK Parti’nin belediyecilikteki hizmet anlayışı” ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı’nın AK Parti Samsun İl Başkanlığı’ndaki programında AK Parti Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Cumhur İttifakı Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan ve AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse de hazır bulundu. – SAMSUN

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-chpnin-yonettigi-belediyelerde-fetret-devri-sona-erecek/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: Enflasyon düşecek http://www.karadenizhabertv.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-enflasyon-dusecek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-enflasyon-dusecek/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:00:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4671 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Enflasyonu düşürürken sıra dışı bir şey yapmayacağız, konvansiyonel para politikaları uygulanacak, para politikalarının sıkılaştırılması işe yarayacak. Yılın ikinci yarısında enflasyon kayda değer oranda düşmüş olacak.” dedi.

Şimşek, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun açılışındaki konuşmasında, etkinliğe katılımın yüksek olduğunu, iş insanlarının bir yere durduk yere gelmeyeceğini dile getirdi. Gelen iş insanlarının Türkiye ile Suudi Arabistan’ın doğal ortaklığına inandığı için burada olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’deki yatırım ortamı ve Orta Vadeli Program’ı (OVP) içeren sunum yaptı.

Türkiye’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren ve Suudi Arabistan’a yardımcı olunabilecek alanlara değinen Şimşek, özellikle turizmin Türkiye’de çok büyük bir başarı hikayesinin bulunduğunu söyledi.

Şimşek, “Türkiye şu an gelen turist sayısı anlamında dünya dördüncüsü. Bu alanda çok büyük bilgimiz, deneyimimiz ve kaynaklarımız var. Burada Suudi Arabistan’a yardımcı olabiliriz. Bir başka alan da inşaat sektörü. İnşaat alanında Türkiye büyük küresel oyunculardan biri. Burası da ortak iş yapabileceğimiz bir alan. Suudi Arabistan’da dünyanın en büyük projelerinden bazılarının inşaatı başlamış durumda ve biz bunun bir parçası olmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sunumunda havacılık ve savunma sektörü başta olmak üzere geçen 20 yılda Türkiye’de yaşanan gelişmeler ve sektörlerde sağlanan ilerlemeler hakkında bilgi veren Şimşek, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın üçüncü ülkelerde de birlikte çalışabileceğine işaret etti.

Şimşek, “Suudi Arabistan savunma sanayisini yerelleştirmeyi amaçlıyor. Biz, birlikte tasarlamak, birlikte geliştirmek, birlikte üretim ve birlikte küresel ihracat yapma projelerine açığız.” diye konuştu.

Türkiye ile Suudi Arabistan’ın bölgede birlikte barış ve güvenliği tesis edebileceğine dikkati çeken Şimşek, dünyanın çalkantılı bir dönemden geçtiğini, bu süreçte caydırıcı ülkelerin varlığının çok önemli olduğunu ifade etti.

“2028 itibarıyla fiyat istikrarını sağlamış olacağız, yolculuk başlamış durumda”

Sunumunda Türkiye ekonomisi ve Orta Vadeli Program’a da değinen, Orta Vadeli Program’ın fiyat istikrarına ve tek rakamlı enflasyona ulaşmayı amaçladığının altını çizen Şimşek, şunları kaydetti:

“İnanıyoruz ki buraya ulaşmak için doğru programa sahibiz. 2028 itibarıyla fiyat istikrarını sağlamış olacağız, yolculuk başlamış durumda. Mali sağlığı düzeltiyoruz, büyük depremden kaynaklanan hasarı onarıyoruz, eksikleri azaltıyoruz, daha da önemlisi bu kazanımları sürekli kılmak için yapısal reformlar uygulayacağız. Enflasyonu düşürürken sıra dışı bir şey yapmayacağız, konvansiyonel para politikaları uygulanacak, para politikalarının sıkılaştırılması işe yarayacak. Yılın ikinci yarısında enflasyon kayda değer oranda düşmüş olacak. Enflasyon azaltılmasına giden yol; enflasyonun bu yıl yüzde 30’ların ortalarına düşmesini, gelecek yıl yüzde 14 civarına düşmesini, 2026’da tek basamaklıya düşmesini hedefliyoruz. Bu, küresel deneyimle uyumlu bir öngörü.”

Depremin geçici büyük bir açık ortaya koyduğunu anımsatan Şimşek, bunun etkisinin geçici olduğunu, cari açık ve GSMH’de ilerlemeler yaşanmaya devam edeceğini anlattı.

“Cari açık bu yılın ilk yarısında 30 milyar doların altına inecek”

Şimşek, “Türkiye’nin borçluluğu, gelişmekte olan birçok pazara göre görece düşük. Kamu-özel-şirket borçlarını bir araya alsanız bile, küresel gelişmekte olan piyasaların yarısından daha az ve dünya ortalamasının üçte birinden daha az. Cari açığın GSMH’nin yüzde 2,5’inden daha azına düşmesini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin rezervlerini artırma hedefinde olduklarını belirten Şimşek, şöyle devam etti:

“Cari açık aşağı doğru düşmeye başladı bile, doğru yolda olduğumuzu düşünüyoruz. Cari açık bu yılın ilk yarısında 30 milyar doların altına inecek. Türkiye’de büyüme güçlü. Türkiye büyüme bağlamında dünyanın önde gelen büyümekte olan pazarlarından biri. Geçici olarak bir yavaşlama görüyoruz ancak bu büyümeyi yeniden inşa etmek ve orta vadede sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlamak için yapısal reformlar kilit alanlardan biri. Rekabetçi bir ekonomi inşa etmek istiyorsanız, üretken bir ekonomi ortaya koymak istiyorsanız ve uzun vade büyüme potansiyelini geliştirmek istiyorsanız bunun tek yolu yapısal dönüşüm. OVP programımızın işe yaradığına dair güçlü kanıtlar var. Bu program nasıl çalışacağını bilmemiz gerek; mantıklı politikalar ve yapısal dönüşümlerin bir araya gelmesi, iyi bir anlatı… Bu anlatı, yatırımcı güvenini tekrar inşa etmeye yardımcı olacak, içeri akışı artıracak, paranın değerinin artmasını sağlayacak. Enflasyonun azalması hızlanacak ve ekonomideki dengesizlikler bu şekilde dengelenmiş olacak. Programın planlanan çalışma şekli bu ve bu program çalışmaya, işe yaramaya başladı bile.”

“Piyasa enflasyonun önümüzdeki 12 ayda yüzde 40’ın altına düşeceğini öngörüyor”

Türkiye’nin risk priminde yaşanan düşüşe dikkati çeken Şimşek, portföy girişi, döviz gibi konularda yaşanan gelişmeler hakkında bilgi verdi. Şimşek, “Enflasyon beklentileri düzeldiği için, piyasa enflasyonun önümüzdeki 12 ayda yüzde 40’ın altına düşeceğini öngörüyor ve piyasa şu an hedeflediğimiz rakamlara çok yakın, bu da bize cesaret veriyor.” diye konuştu.

Türkiye’de yaşanan tüm ilerlemelerin puanlama ajansları tarafından da görüldüğünü, bunu da puanlamalarına yansıttıklarına işaret eden Şimşek, “Türkiye’nin risk algısı şu andaki puanlardan çok daha iyi durumda. Makas açıklığına bakacak olursak, aslında şu andaki puanlama kurumlarının Türkiye’ye verdiği puanın 2 basamak yukarısında. Şimdiden piyasalar, Türkiye’de daha az risk olduğunu düşünüyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Şimşek, sunumunda katılımcı iş insanlarına Türkiye’nin yatırım yapma konusunda barındırdığı diğer avantajlar hakkında da bilgi verdi. Türkiye’nin yeşil alanlarda, yeşil ürünlerde dev bir potansiyeli bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, bu alanda da Suudi Arabistan ile ortak çalışılabileceğini kaydetti.

Şimşek sunumunda, altyapı ve üst yapıda yapılan yatırımlara, hedeflenen çalışmalara, yapay zeka, dijitalleşme alanlarında Türkiye’nin bakış açısına değinerek, “Yenilenebilir enerji yatırımı yapıyoruz. 12 yıl boyunca en az 100 milyar dolarlık yatırım yapacağız.” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-enflasyon-dusecek/feed/ 0
Türkiye ve Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul’da gerçekleştiriliyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:33:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4649 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamladığını belirterek, “Türkiye’yi göz önünde bulundururken lütfen Türkiye dışındaki kapasitelerimizi de göz önünde bulundurun. Türkiye’nin iç pazarı büyük ancak Türkiye aynı zamanda daha geniş bir bölgeye açılan bir kapı.” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul’da gerçekleştiriliyor.

Forum, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih, Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak ve iki ülkeden çok sayıda ismin katılımıyla yapılıyor.

“Türkiye ve Suudi Arabistan farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamlıyor”

Burak Dağlıoğlu, konuşmasında, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamladığını belirterek, özellikle gıda güvenliği, yeşil dönüşümde bu tamamlayıcılığı tartışmak için bir ortam oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.

Bu açıdan, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu kapsamındaki panellerin ve konuşmaların faydalı olacağını aktaran Dağlıoğlu, “Bu etkinliğin ismi yatırım ve iş forumu. İş dünyasının son dönemdeki çabalarıyla birlikte ikili ilişkiler büyüyor. Geçen yıl Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı yüzde 100’ün üzerinde arttı. Hedefimiz Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye yatırım yapması.” diye konuştu.

Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu sonrasında somut çıktılar beklediklerini belirterek, “Suudi kardeşlerimize kilit bir hatırlatma yapmak istiyorum. Türkiye’yi göz önünde bulundururken lütfen Türkiye dışındaki kapasitelerimizi de göz önünde bulundurun. Türkiye’nin iç pazarı büyük ancak Türkiye aynı zamanda daha geniş bir bölgeye açılan bir kapı.” değerlendirmesinde bulundu.

“İvme kazanan ilişkilerimizin daha odaklanmış bir şekilde nasıl sürdürebiliriz onu konuşuyoruz”

Nail Olpak, bir yıl önce bu salonda benzer bir toplantı gerçekleştirdiklerini anımsatarak, o günden bugüne kadar toplantılara, görüşmelere aralıksız devam ettiklerini dile getirdi.

Olpak, “Geçtiğimiz süreçte ivme kazanan ilişkilerimizin daha odaklanmış bir şekilde nasıl sürdürebiliriz onu konuşuyoruz. Ben bu toplantıya girmeden önce her iki bakanımızın başkanlığında, her iki ülkenin iş konseyi üyeleriyle bir toplantı yaptık. Oranın çıktılarından birisi ortak komitelerin kurulmasıydı. Bence somut, odaklanarak atılacak adımlar açısından önemli bir dönüm noktasıydı.” şeklinde konuştu.

İki ülke arasındaki ticareti farklı ortamlarda konuştuklarını ve gelişiminden mutlu olduklarını kaydeden Olpak, bugün turizmi ve yatırımları konuşmak için bir arada olduklarını vurguladı.

Olpak, geçen dönemde iki ülke arasındaki kayıpların nasıl daha hızlı toplanabileceğini, bunun görüşülmesi gerektiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Müteahhitlik anlamında Suudi Arabistan’da çok önemli fırsatların olduğunu biliyoruz. Müteahhitliği aynı zamanda yatırımla nasıl destekleyebiliriz? Tabii yatırım deyince her iki ülke kendisine yatırım çekmek isteyecek. Onları nasıl yapabiliriz. Bunları daha ciddi bir şekilde konuşmak istiyoruz. Turizm alanında fazla bir söz söylemek istemiyorum ama kendi açımdan baktığımda turizmi sadece o ülkeyi ziyaret eden kişilerin oraya bıraktıkları döviz olarak değerlendirmediğimi söylemek istiyorum. Çünkü turizm kanalıyla birbirimizi daha iyi tanıyoruz. Daha iyi tanıdığımız ölçüde de daha fazla işbirliğini geliştirebildiğimiz kanaati içerisindeyim. Turizmi de bu çerçeve içerisinde daha fazla mercek altına almamız gerektiğini düşünüyorum.”

“Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonunda gerçekten inanılmaz bir potansiyel var”

DEİK Başkanı Olpak, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonuna değinerek, bu vizyonu sık sık konuştuklarını ve Suudi yetkili ve bakanların değişik ortamlarda bir araya geldiklerinde kendilerine devamlı bir şekilde bu vizyonu ifade ettiklerini belirtti.

Olpak, “Gerçekten inanılmaz bir potansiyel var ve sadece 2030 ile de sınırı değil o vizyon. Ondan sonrası da var. Bütün dünyanın gözü orada. Ama onlar Türk firmalarının hızından, kalitesinden, rekabetçiliğinden bugüne kadar şikayet almadıkları için bizim daha fazla iş yapabilmemiz adına kapılarını sonuna kadar açtıklarını ifade ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

Olpak, üçüncü ülkelerde ortak iş yapmanın kendilerinin çok konuştuğu ama çok fazla hayata geçiremedikleri alanlardan biri olduğunun altını çizerek, bunu da özellikle bir gündem maddesi olarak bir sonraki toplantıda görüşebileceklerini belirtti. DEİK Başkanı Olpak, bir sonraki toplantının Riyad’da olabileceğini de sözlerine ekledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/feed/ 0
Macar Dışişleri Bakanı, Türkiye üzerinden Azerbaycan’dan gaz tedarikine nisanda başlanacağını söyledi Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/macar-disisleri-bakani-turkiye-uzerinden-azerbaycandan-gaz-tedarikine-nisanda-baslanacagini-soyledi-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/macar-disisleri-bakani-turkiye-uzerinden-azerbaycandan-gaz-tedarikine-nisanda-baslanacagini-soyledi-aciklamasi/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:54:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4631 Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Türkiye üzerinden Azerbaycan’dan gaz tedarikinin nisan ayının ilk gününden itibaren başlayacağını belirterek “Türkiye ilk kez doğrudan komşusu olmayan bir ülkeye gaz ihraç edecek.” dedi.

Ankara’da temaslarda bulunan Szijjarto, AA muhabirinin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayıp değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye-Macaristan Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu (ETOK/JETCO) toplantısına ilişkin konuşan Szijjarto, bu toplantının amacının iki ülkenin ekonomik ve ticari işbirliğini bir sonraki boyuta nasıl taşıyabilecekleri konusunda anlaşmaya varmak olduğunu belirtti. Peter Szijjarto, “Türk yatırımcıların ülke ekonomimizde giderek daha büyük bir rol oynadığını düşünürsek geldiğimiz noktadan memnunuz.” diye konuştu.

“Ticaret hacmimiz geçen yıl rekor kırarak 4,3 milyar doları aştı.” diyen Szijjarto, iki ülke arasındaki ilişkiyi nasıl daha da geliştirebileceklerini görmeleri gerektiğini vurguladı.

Szijjarto, “Her şeyden önce önümüzdeki 6 aylık Avrupa Birliği dönem başkanlığımız sırasında, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliğinin modernizasyonu ve genişletilmesine büyük önem vereceğiz zira Gümrük Birliğinin genişletilmesi, iki ülke arasındaki ticaret hacmini, ekonomiyi ve ekonomik işbirliğini daha da artırmamızı kolaylaştıracaktır.” değerlendirmesini yaptı.

TOBB ile Macaristan Büyükelçiliği vize konusunda işbirliği anlaşması imzalayacak

Macaristan ve Türkiye arasındaki vize kolaylığına ilişkin de Szijjarto, “Schengen kriterlerine uygun olarak iki ülke arasında vize kolaylığının nasıl sağlanabileceğinin yollarını arayacağız. Dolayısıyla Türkiye’deki odaların çatı kuruluşu olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Büyükelçiliğimiz, vize işlemlerinin nasıl hızlandırılacağı ve kolaylaştırılacağı konusunda bir işbirliği anlaşması imzalayacak.” ifadelerini kullandı.

Szijjarto, Türkiye ve Macaristan’ın Türk Hava Yolları, Anadolu Jet ve talep üzerine özel hava yolları şirketlerinin Macaristan ile Türkiye arasındaki uçuş sıklığını artırmasına olanak sağlayacak “yeni veya değiştirilmiş bir sivil havacılık anlaşmasının imzalanması konusunda da” mutabakata vardıklarını bildirdi.

İki ülkenin enerji işbirliğini yoğunlaştırma konusunda da mutabık olduklarını kaydeden Szijjarto, Türkiye ziyaretinde kendisine eşlik eden 11 firmanın, Türkiye pazarındaki varlıklarını nasıl genişleteceklerine dair planlarını dile getirdiklerini aktardı.

“İsveç Başbakanı’nın yakında Macaristan’ı ziyaret etmesini umuyoruz”

Macar hükümetinin İsveç’in NATO’ya katılması konusunda olumlu ve destekleyici bir tutum sergilediğini belirten Szijjarto, ancak “İsveçli politikacıların Macaristan’a karşı eleştirileri ve Macar siyasi sisteminin demokratik doğasını sorgulamaları” nedeniyle parlamentonun bu konuyu gündemine almadığını söyledi.

Szijjarto, iktidardaki Fidesz (Macar Yurttaş Birliği) milletvekillerinin halkın oylarıyla seçildiklerine ve parlamentoda yer aldıklarına dikkati çekerek İsveçli politikacıların bu tür suçlamalarının “onlara hakaret” olduğunu, bu nedenle İsveç’in NATO üyeliğini onaylama konusunda hızlı hareket edeceklerinden emin olmadığını belirtti.

İsveçli politikacıların Macar milletvekillerinden kendi çıkarları doğrultusunda karar vermelerini istediğini kaydeden Szijjarto, bunun üstesinden gelmenin yolunun “güven inşa etmekten” geçtiğini vurguladı.

Szijjarto, “Bu nedenle İsveç Başbakanı’nın (Ulf Kristersson) yakın zamanda Macaristan’ı ziyaret etmesini umuyoruz. Çünkü onun ziyaretinin onay sürecinin hızlanmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyorum. Özellikle de kendisinin ve dışişleri bakanının onay süreci boyunca Türkiye’yi ziyaret ettiği dikkate alındığında, (Kristersson) eğer (Macaristan’a) gelmezse bu, hiç dostça olmaz ve uygunsuz olur.” dedi.

“(İsveç’ten) Macar halkının kararına saygı duymalarını istiyoruz”

Macar Bakan, Kristersson’un Macaristan’ı ziyaretinin, Macar milletvekillerinin bu konuyu gündeme getirip İsveç’in NATO’ya katılımı yönünde oy vermelerini teşvik etmeye yardımcı olabileceğini dile getirdi.

Macaristan’ın İsveç’ten taleplerinin ne olacağı, İsveç’le bir anlaşma imzalayıp imzalamayacaklarının sorulması üzerine Szijjarto, şunları kaydetti:

“Bir şeye imza atmak, herhangi bir yol haritası, bir plan üzerinde anlaşmak gibi planımız yok. Sadece bize saygı duymalarını istiyoruz. Siyasi sistemimizin demokratik niteliğini sorgulamamalarını istiyoruz. Sadece adil olmalarını istiyoruz. Biz sadece onlardan, Macaristan’a ve Macar halkına hakarete devam etmemelerini, Macar halkının kararına saygı duymalarını istiyoruz.”

Szijjarto, Macar hükümetinin ülkeyi yönetmesine karar verenlerin, Macar halkı olduğunu hatırlatarak “Buna saygı duymalılar. Çünkü İsveçlilerin bizim hakkımızda ne düşündüğü önemli değil. Önemli olan Macar halkının ülkenin geleceği hakkında, bizim hakkımızda ne düşündüğüdür. Dolayısıyla saygı ve güven yeniden tesis edilmeli.” ifadelerini kullandı.

Macaristan’ın İsveç kararı nedeniyle olası yaptırımlardan çekinip çekinmediği sorusuna yanıtında da NATO’nun “tamamen güvene dayalı bir organizasyon” olduğunu kaydeden Szijjarto, “NATO’daki tartışmaları yönetme biçiminin birbirine yaptırımla sonuçlanmasının gerçekten kötü bir gelişme olacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Bu nedenle demokrasinin ciddiye alınması ve farklı görüşlere saygı duymaları gerektiğinin altını çizen Szijjarto, “Bu sorunun aşılacağını umuyoruz ancak herhangi birinin diğerlerinden farklı bir görüş nedeniyle yaptırıma uğraması veya yaptırımla tehdit edilmesinin gerçekten NATO’nun gücüne zarar vereceğini düşünüyorum.” değerlendirmesini yaptı.

İsveç Başbakanı, Orban’ın Budapeşte’ye davetine açık

Szijjarto, Macaristan ve İsveç Başbakanları arasındaki mektup alışverişine ilişkin ise “Başbakan’ım (Viktor Orban), İsveç Başbakanı’nı, karşılıklı endişe duyulan önemli konuları görüşmek üzere Budapeşte’ye davet etti. Bu mektupta somut ayrıntılar yer almasa da evet, Başbakan, temelde buna açık olduğunu söyledi.” ifadelerini kullandı.

AA muhabirinin “İsveç olmadan NATO savunması zaafa uğrar mı?” sorusunu Szijjarto, “İsveç olmadan NATO’nun zayıf olacağını düşünmüyorum. NATO güçlü bir örgüttür. Dünyanın en güçlü savunma ittifakıdır.” şeklinde yanıtladı.

Szijjarto, NATO’ya katılacak bir üyenin tüm üyelere saygı duyması gerektiğini belirterek “NATO’yu çok güçlü görüyoruz. İsveç olmadan da çok güçlü, İsveç ile de çok güçlü.” dedi.

“Bizi yaptırımlarla tehdit etmek son derece antidemokratiktir”

AB’nin Ukrayna’ya yönelik yardım paketini Macaristan’ın onaylamaması durumunda AB Konseyindeki oy hakkının elinden alınmasının gündeme getirilmesine ilişkin ise Szijjarto, “Bu, skandaldır. Bunun gündeme getirilmesi skandaldır.” diye konuştu.

Szijjarto, bazı konularda oy birliğiyle karar alınmasının gerekliliğine işaret ederek “Oy birliği herkesin aynı fikirde olması gerektiği anlamına gelir. Oy birliği yoksa o zaman tartışmaya ihtiyacımız var.” değerlendirmesini yaptı.

AB’nin bu tutumunu eleştiren Szijjarto, şöyle devam etti:

“Avrupa Birliği, özellikle Avrupa Komisyonu ve Brüksel’deki bürokratlar, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün öneminden gururla ve çok yüksek bir özgüvenle bahsediyorlar, bizim gibi birçok kişiye ders veriyorlar ama sonuçta demokratik bir tartışmayı kesinlikle yürütemiyorlar. Çünkü Avrupa Birliği içinde ister Ukrayna olsun, ister başka bir konu olsun kendi düşüncemizi ifade etmek demokratik hakkımızdır. Bizi yaptırımlarla veya oy haklarımızı geri almakla veya buna benzer şeylerle tehdit etmek son derece antidemokratiktir ve gerçekten utanç vericidir.”

Liberal ana akımın görüşler üzerinde hegemonya kurmak için baskı yaptığını belirten Szijjarto, “Görüşlerin hegemonyası bir demokrasi değildir. Dolayısıyla Avrupa Birliği kendisini demokratik bir örgüt olarak görüyorsa farklı görüşlerin masaya yatırılmasına da izin vermesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Macar ve Türk savunma sanayisi firmalarının ortak girişimi “ilk adım”

Türkiye ve Macaristan’ın savunma sanayisi alanındaki işbirliğine de değinen Szijjarto, “Macar ve Türk savunma sanayisi firmaları arasında ortak girişim oluşturulması, bizi gerçekten memnun etti. Bu ortak girişimin milli savunma güçlerimize 400 zırhlı araç teslim edecek olmasından da büyük mutluluk duyuyoruz. Ancak biz bunu sadece ilk adım olarak görüyoruz. Çünkü amacımız, üçüncü ülkelerin istek ve taleplerine de hizmet edebileceğimiz bir işbirliği inşa etmek.” diye konuştu.

Szijjarto, bu işbirliği sayesinde Macaristan’ın savunma sanayisi ürünleri ihracatının artmasını beklediklerini dile getirerek savunma sanayisi işbirliğinin ikili ilişkilere yeni bir ivme ve boyut kazandıracağını umduğunu söyledi.

“(Ukrayna’daki Macar azınlıklara ilişkin ihtilaf) Henüz bu sorunu çözdüğümüzü söyleyebileceğimiz noktaya gelmedik”

Ukrayna’daki Macar azınlıklarla ilgili Ukrayna’dan beklentilerinin olup olmadığı sorusuna yanıt veren Szijjarto, bunun Ukrayna ile Macaristan arasında 9 yıldır devam eden bir anlaşmazlık olduğunu, 2015’te dönemin Ukrayna hükümeti ve parlamentosunun Macarların eğitimde, kamu yönetiminde, kültürde ve medyada ana dile erişim haklarının ihlal edilmesiyle sonuçlanan yasalar çıkarmaya başladığını dile getirdi.

Ukraynalılarla bunun kesinlikle kabul edilemez olduğunu açıkça ortaya koyan birçok görüşme yaptıklarını aktaran Szijjarto, “Ulusal azınlıkların halihazırda var olan haklarının elinden alınması kesinlikle kabul edilemez. Hangi sebeple alınıyor? Bu Avrupa düzenlemelerini ihlal ediyor, Avrupa Birliği ilkelerini ihlal ediyor, ikili anlaşmaları ihlal ediyor.” değerlendirmesini yaptı.

Szijjarto, bu konuda yakın zamanda Ukraynalı yetkililerle uzun bir toplantı yaptıklarını belirterek “Herhangi bir ek hak talep etmiyoruz. Biz sadece onlardan, 2015’te sahip oldukları hakları Macarlara geri vermelerini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Henüz bu sorunu çözdüğümüzü söyleyebileceğimiz noktaya gelmedik.” diyen Szijjarto, Ukraynalı yetkililerin bu hakları Macarlara nasıl geri vermek istediğine dair gerçek ve kapsamlı yanıtları almayı sabırsızlıkla beklediklerini vurguladı.

“(AB liderlerinin) Aliyev’le bir el sıkışma fotoğrafı fırsatı yakalamak için ellerinden geleni yaptığını görüyoruz”

Türk Devletleri Teşkilatına (TDT) Gözlemci Üye olan Macaristan için bu teşkilatın önemine de işaret eden Szijjarto, Türk dünyası ile dostluk ve işbirliklerinin tarihe, ortak değerlere ve ortak çıkarlara dayalı olduğuna dikkati çekti.

Szijjarto, “Yani buradan gaz alabileceğimiz belli olduktan sonra bu bölgenin dostu olmadık.” dedi.

TDT’ye Gözlemci Üye olmalarının ardından AB tarafından eleştirilere maruz kaldıklarına işaret eden Szijjarto, Azerbaycan’la dostluk kurdukları için eleştirildiklerini belirtti.

Bakan Szijjarto, şöyle devam etti:

“Otoriter bir rejimle, totaliter bir rejimle, diktatörlükle ve bunun gibi şeylerle dostluk kurduğumuz için Avrupa Birliği’nde eleştirildik. Şimdi de Avrupa Birliği ve Brüksel’den liderlerin, kendisinden gaz alabileceklerini anladıkları için (Azerbaycan) Cumhurbaşkanı (İlham) Aliyev’le yalnızca bir el sıkışma fotoğrafı fırsatı yakalamak için ellerinden geleni yaptığını görüyoruz. Yani dostluğumuz diğerlerine göre çok daha sağlam ve prensiplere dayalı.”

Küresel siyasette ve küresel ekonomide yaşanan son değişimlerden sonra gerek tedarik yolları gerekse enerji kaynakları ve transit yolları açısından bu bölgenin öneminin artacağına işaret eden Szijjarto, “TDT’ye üye ülkelerle ticareti büyük ölçüde artırdık. Bu yıl Azerbaycan ve Türkiye’den de gaz almaya başlayacağız.” diye konuştu.

Szijjarto, TDT’nin Avrupa merkezini Budapeşte’de kurduklarını belirterek Macaristan’da TDT ülkelerinden yüzlerce burslu öğrencinin olduğunu söyledi.

Macaristan, Türkiye üzerinden Azerbaycan’dan doğal gazını nisanda almaya başlıyor

Macaristan’ın Türkiye üzerinden Azerbaycan’dan doğal gaz tedarikine ilişkin de Macar Bakan, “275 milyon metreküp doğal gazın teslimine ilişkin anlaşma imzaladık. Teslimatlar nisan ayının ilk gününden itibaren başlayacak. Yani Türkiye ilk kez doğrudan komşusu olmayan bir ülkeye gaz ihraç edecek. Bunların ilki olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Szijjarto, Türkiye’nin Rus gazının Macaristan’a aktarılması açısından önemli olduğunu belirterek “Bu bağlamda Türk Akımı boru hattı Rusya’dan Macaristan’a bir numaralı dağıtım rotası olarak hizmet veriyor.” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/macar-disisleri-bakani-turkiye-uzerinden-azerbaycandan-gaz-tedarikine-nisanda-baslanacagini-soyledi-aciklamasi/feed/ 0
Ermenistan Anayasası’nın Değişmesi ve Normalleşme Süreci http://www.karadenizhabertv.com.tr/ermenistan-anayasasinin-degismesi-ve-normallesme-sureci/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ermenistan-anayasasinin-degismesi-ve-normallesme-sureci/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:51:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4629 Uluslararası İlişkiler ve Analizler Merkezi Dış Politika Analizi Bölümü Başkanı Dr. Cavid Veliyev, Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşmenin sağlanması için Ermenistan’ın Anayasa’sının neden değişmesi gerektiğini ve Paşinyan’ın değişim sinyalini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Ermenistan’ın, Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşme süreci ilerledikçe Ermenistan Anayasa’sının revizyonu tartışma konusu oldu. Ermenistan Anayasa’sının ruhu ve felsefesi, Azerbaycan ve Türkiye’nin sınırları içinde olan bazı bölgeleri Ermeni olarak tanıyan bir bağımsızlık ilanına dayanıyor. Ermeni yetkililer son 30 yıldaki eylemleriyle bunun sadece bir metinden ibaret olmadığını, aynı zamanda Ermenistan’ın resmi politikasının bir parçası olduğunu gösterdiler. Ermenistan, Azerbaycan topraklarını işgal ederken, eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 2011 yılında genç aktivistlere yaptığı bir konuşmada, “Batı Ermenistan” olarak görülen Doğu Anadolu’nun ilhakının gelecek nesillere miras bırakıldığını söyledi. İkinci Karabağ Savaşı sonrasında Ermenistan’ın Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşme sürecinin etkili olabilmesi ve gelecekte olumsuz sonuçlar doğurmaması için Ermenistan Anayasa’sının revize edilmesi gerekiyor.

Tek çözüm: Anayasa’nın yeniden yazılması

İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Eylül 2021’de konuyu ilk kez gündeme getirdi ve gerçek barışın sağlanması için Ermenistan Anayasa’sının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan da son zamanlarda benzer ifadeleri dile getirerek Anayasa’nın revize edilmesinden ziyade yeniden yazılması gerektiğini dile getirdi. Paşinyan’ın yorumlarının ardından Aliyev, barış anlaşmasının imzalanabilmesi için Ermeni Anayasa’sında değişiklik yapılması gerektiğini yineledi. Bu değişiklik için ülke genelinde referanduma gidilmesi gerekiyor. Ermenistan’ın 23 Ağustos 1990 tarihli Bağımsızlık Bildirisi, Türkiye ve Azerbaycan’a karşı toprak taleplerini içeriyor. Bildiride Azerbaycan’a yönelik, Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (SSC) Yüksek Konseyi ve Karabağ Ulusal Konseyi’nin 1 Aralık 1989 tarihli Ermenistan SSC ve Karabağ Dağlık Bölgesi’nin yeniden birleşmesi ortak kararı yer alıyor. Bildirinin 11’inci maddesinde ise Türkiye topraklarından “Batı Ermenistan” olarak bahsediliyor ve Türkiye’ye yönelik; “Ermenistan Cumhuriyeti, Osmanlı Türkiye’sinde ve Batı Ermenistan’da 1915 Soykırımının uluslararası tanınmasını sağlama görevini destekliyor” iddiaları yer alıyor. Buradaki “Batı Ermenistan” ifadesi Türkiye’nin doğu illerini işaret ediyor. Bildirinin kabul edildiği 13 Şubat 1988’de Ermenistan’da kurulan ve Ermenistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan’ın da dahil olduğu Karabağ komitesinin çabaları sayesinde Taşnaklar da dahil olmak üzere Ermeni milliyetçileri Ermenistan’da önemli bir güce sahip oldu. Ayrıca, 1995 yılında yayınlanan Ermenistan Anayasa’sının ön sözünde, Ermeni halkı Bağımsızlık Bildirgesi’nde yer alan Ermeni devletinin temelleri ve pan-ulusal özlemleri dile getiriliyor. Ermenistan Anayasa’sı Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı toprak taleplerini onaylarken ülkenin iç ve uluslararası politikalarını düzenleyen diğer tüm yasalar Anayasa’ya uygun olarak yazıldı ve geliştirildi. Türkiye sınırları içinde yer alan Ağrı Dağı, Ermenistan devlet bayrağında Ararat olarak yer aldı ve “Batı Ermenistan” ile yeniden birleşmeyi sembolize etti.

Sonuç olarak, 2010 yılında Türkiye ile Ermenistan arasında kabul edilen diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesi ve geliştirilmesine ilişkin protokol uygulanamadı. Çünkü Ermenistan yasalarına göre, bu tür yabancı anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için Anayasa Mahkemesi tarafından onaylanması gerekiyor. Anayasa Mahkemesi protokollere izin verdi, ancak bunların Bağımsızlık Bildirgesi’ni veya Anayasa’yı ihlal edeceğini belirtti. Daha sonra Anayasa Mahkemesi, Türkiye ile imzalanan ve Türkiye’nin coğrafi bütünlüğünü tanıyan protokollerin Bağımsızlık Bildirgesi’ne aykırı olamayacağına, dolayısıyla Türkiye’ye karşı toprak talebinin devam ettiğine karar verdi. Aynı durum Azerbaycan ile müzakere edilen barış anlaşması için de geçerli olabilir. Bu durumda Ermenistan ve Azerbaycan tarafından imzalanan barış anlaşması kalıcı normalleşme ve barışla sonuçlanmayabilir. Özellikle Azerbaycan’la yapılan barış anlaşması, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinin toprak bütünlüğünü kabul etmesini öneriyor. Ancak öncelikle Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin bu anlaşmayı onaylaması gerekiyor. Aynı mahkeme başlangıçta anlaşmaya izin verse de bunun Bağımsızlık Bildirgesi’ne ve Anayasa’ya aykırı olduğunu beyan edebilir. Mevcut Anayasa Mahkemesi üyelerinin tamamının Paşinyan tarafından atanmış yargıçlar olduğunu ve anlaşmayı itirazsız kabul ettiklerini varsayalım. İktidar partisinin sandalye çoğunluğuna sahip olması nedeniyle anlaşmanın parlamento tarafından da kabul edildiğini düşünelim. Ermenistan’ın mevcut Bağımsızlık Bildirgesi ve Anayasa’sı Türkiye ve Azerbaycan’a karşı toprak taleplerini içerdiği sürece, Ermenistan’da hükümetin değişmesi ve radikallerin iktidara gelmesi halinde barış anlaşması tehlikede olacaktır. Bu durumda herhangi bir siyasi parti ya da örgüt Azerbaycan ile imzalanan anlaşmaya karşı Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle dava açabilir ve imzalanan anlaşma hükümsüz ilan edilebilir.

Yeni bir anayasanın faydaları

Anayasa’nın yeniden yazılması, Ermenistan için siyasi açıdan faydalı bir hamle olacaktır. Ermenistan komşularına karşı toprak iddialarında bulunduktan ve komşu topraklarından birini işgal ettikten sonra bölgesel projelerin dışında kaldı. 2020 savaşındaki yenilgi Ermenistan’ı Karabağ etrafındaki toprak macerasından kurtardı. Ermenistan’daki muhalefet ise olası anayasa referandumuna karşı harekete geçmeye başladı. Kamuoyu yoklamaları, Ermenilerin çoğunluğunun Azerbaycan ve Türkiye’ye yönelik toprak taleplerinin Anayasa’dan çıkarılmasına karşı olduğunu ortaya koydu. Dolayısıyla görevdeki Paşinyan için anayasayı değiştirmek kolay olmayacak. Ancak anayasanın yeniden yazılması, Türkiye ve Azerbaycan’la normalleşme adına hükümet ve halk düzeyinde kavramsal bir değişime neden olacaktır. Yeni anayasa Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşmeye ve bölgesel işbirliğine giden yolu açacağı için Ermenistan’da ve bölgede geniş çaplı bir değişime yol açabilir.

[Dr. Cavid Veliyev, Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi’nde Dış Politika Analizi bölümünün başkanıdır.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ermenistan-anayasasinin-degismesi-ve-normallesme-sureci/feed/ 0
Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu: Ticaret hacmi hedefi 10 milyar dolar http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-ticaret-hacmi-hedefi-10-milyar-dolar/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-ticaret-hacmi-hedefi-10-milyar-dolar/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:09:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4520 Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu toplantısında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Suudi Arabistan ile 2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı. Burada 2 yılda yüzde 50’ye yakın ticaret hacminde artış gerçekleşti. Ticaret hacmimizi, dengeli ve hızlı bir şekilde artırarak kısa vadede 10 milyar doların üzerine çıkarmanın gerçekçi bir hedef olduğu kanaatindeyiz. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstererek 830 bini bulmuştur. Bu rakamı 1 milyona hatta daha da yukarı çıkartmamız gerekiyor” dedi.

DEİK Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda Türkiye ve Suudi Arabistan ikili ilişkilerine değinen Yılmaz, “2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı. Burada 2 yılda yüzde 50’ye yakın ticaret hacminde artış söz konusu. Ticaret hacmimizi, dengeli ve hızlı bir şekilde artırarak kısa vadede 10 milyar doların üzerine çıkarmanın gerçekçi bir hedef olduğu kanaatindeyiz. Orta vadedeki hedefimiz ise ikili ticaretimizdeki sektörel çeşitlendirerek 30 milyar dolara ulaşmak ve bunun ötesine geçmektir. Suudi firmaları bugüne kadar Türkiye’ye 2 milyar dolar yatırım yaptı” dedi.

Programa, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid bin Abdulaziz Al Falih, Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ve iş dünyasının önemli isimleri katıldı.

“Suudi Arabistan ile 2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı”

Türkiye Suudi Arabistan ile olan ilişkilerimizin yeni döneminde, ticari ilişkilerimizi iki ülkenin potansiyeline yakışır noktalara getirme gayretinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Liderlerimizin sergilediği güçlü siyasi irade sayesinde ikili ticari ilişkilerimizi geliştirme yönünde önemli adımlar attık. Suudi Kamu Yatırım Fonu ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin başlattığı yakın temas ve işbirliğinin ülkelerimiz için büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Uluslararası doğrudan yatırımlar önemli”

Türkiye’nin ekonomik gelişimine katkı sağlayan en temel unsurlardan birinin uluslararası doğrudan yatırımlar olduğunu ifade eden Yılmaz, “Uluslararası yatırımlar, ülkemiz ekonomisinin büyümesine, teknolojik dönüşümüne, nitelikli istihdamın oluşumuna, ve ihracatımızın artmasına doğrudan etki etmiştir. Özellikle salgın sonrası süreçte Türkiye, uluslararası araştırmaların sonuçlarına göre hem tedarik hem de yatırım yeri olarak ön plana çıkmaktadır. Uluslararası yatırımlar kapsamında; teknoloji, savunma, yenilenebilir enerji, petro-kimya, finans, turizm ve konut gibi çeşitli sektörler, yatırımcılar için fırsatlar sunmaktadır” dedi.

Yılmaz, “Suudi Arabistan’dan yatırımcılara hitap eden sektörler arasında özellikle, kimyasallar, makineler, gıda ve içecek işleme, otomotiv, havacılık, ilaç ve biyoteknoloji, tıbbi cihazlar ve malzemeler, askeri üretim, yenilenebilir enerji, inşaat malzemeleri ve madencilik alt sektörleri öne çıkmaktadır. Her alanda Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) yatırım vizyonuyla örtüşen Türk şirketlerinin fizibilitelerini değerlendirmek üzere işbirliğine açığız” dedi.

“Suudi 2030 Vizyonu’nun bölgeye büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum”

Suudi Arabistan’ın 2030 yılı vizyonu hakkında konuşan Yılmaz, “Suudi Arabistan, bizlerin de yakından takip ettiği 2030 Vizyonu ile ekonomisini çeşitlendirmeyi, petrole olan bağımlılığını azaltmayı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi amaçlıyor. Türkiye Yüzyılı ve 2053 vizyonlarımız ile Suudi 2030 Vizyonu’nun bölgeye büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum. 3,3 trilyon dolarlık bir yatırımı içeren Suudi 2030 Vizyonu kapsamında Neom, Diriyah Gate, Qiddiya ve Kızıldeniz Projesi gibi mega projelerinizde firmalarımızın aktif rol almasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Suudi Arabistan, ülkemizin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ıncı ülke konumundadır”

Suudi Arabistan’ın müteahhitlik sektörü için dünyadaki en önemli ülkelerden biri olduğuna vurgu yapan Yılmaz, “Türk müteahhitleri Suudi Arabistan’da bugüne kadar 27,6 milyar dolar tutarında 402 proje üstlendi. Bu rakamlarla Suudi Arabistan, ülkemizin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ıncı ülke konumundadır. Bu minvalde, özellikle Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu vasıtasıyla finanse edilen dev projelerde, Türk müteahhitlerinin beceri ve kalitelerinden istifade edilmesinde yarar görüyoruz. Türk müteahhitlik firmalarının “Yeşil Mutabakat” alanındaki ilerlemelerinin de Suudi 2030 Vizyonu kapsamındaki hedeflerinizle son derece uyumlu olduğunu belirtmek isterim. Bizler de iş modellerini daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yeniden yapılandırıyoruz” diye konuştu.

“Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstermiştir”

Kültür ve Turizm alanında işbirliğinin gelişmesine önem verdiklerini belirten Yılmaz, “Suudi makamlarının Türk vatandaşlarının elektronik vize uygulamasına imkan tanıyan yeni düzenlemeleri hayata geçirmesinden büyük memnuniyet duyduk. Bu durum, iş insanlarımızın vize sorunlarının çözülmesine büyük katkı sağlayacaktır. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstererek 830 bini bulmuştur. Bu rakamı 1 milyona hatta daha da yukarı çıkartmamız gerekiyor. Suudi Arabistan’da gerçekleşecek olan World Expo 2030’a çok sayıda saygın Türk firmasının katılacak ve Türkiye’yi prestijli pavilyonumuzla temsil edeceğiz. Ülkelerimiz arasında mega projeler alanındaki işbirliğimizi artırmak istiyoruz” diyerek sözlerini tamamaldı. – İSTANBUL

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-ticaret-hacmi-hedefi-10-milyar-dolar/feed/ 0
Litvanya Restorasyon Günü’nün 106. yıl dönümü Ankara’da kutlandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/litvanya-restorasyon-gununun-106-yil-donumu-ankarada-kutlandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/litvanya-restorasyon-gununun-106-yil-donumu-ankarada-kutlandi/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:06:12 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4517 Litvanya Restorasyon Günü’nün 106. yıl dönümü vesilesiyle Ankara’da resepsiyon düzenlendi.

Ankara’da bir otelde, Litvanya Restorasyon Günü’nün 106. yıl dönümü münasebetiyle resepsiyonuna, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Ricardas Degutis, Ankara’da görevli yabancı misyon temsilcileri ve birçok davetli katıldı.

Bakan Yardımcısı Bozay, Türkiye ile Litvanya’nın son derece dostane ilişkileri olduğuna ve bunun daha da güçlendirilebileceğine işaret ederek, geçen yıl ziyaret ettiği Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yaptığı kapsamlı görüşmelerde, taraflar arasındaki işbirliğinin geliştirilme potansiyelinin teyit edildiğini söyledi.

İkili ticaret hacminin son yıllarda artış göstererek 1 milyar doların üzerine çıktığını hatırlatan Bozay, firmaları hem Litvanya ve Türkiye’de hem de farklı ülkelerde daha fazla işbirliği ile ticarete teşvik etmeyi sürdürdüklerini belirtti.

Bozay, ulaştırma, enerji, yeşil dönüşüm, teknoloji ve savunma sanayi gibi alanlarda ikili işbirliğini geliştirmeye yönelik fırsatlar olduğuna inandığını ifade ederek, “Tedarik ve değer zincirlerini ortak fayda temelinde genişletmek, bağlantısallığı artırmak için de birlikte çalışabiliriz. Bu bağlamda akla ilk gelen Üç Deniz Girişimi’dir. Girişim, bu yönde değerli fırsatlar sunabilecektir.” diye konuştu.

Türkiye’nin Litvanyalı turistler için popüler turizm güzergahı olduğunun, Litvanya’nın da Türk öğrenciler tarafından en sevilen ülkeler arasında yer aldığının altını çizen Bozay, iki ülke arasındaki beşeri bağların gelişmesinden memnuniyetini dile getirdi.

Bozay, dünyanın “Filistin’deki katliam” ve Ukrayna’daki savaş gibi pek çok sorunla uğraştığına dikkati çekerek, iki ülkenin NATO müttefiki olarak müşterek güvenlik için birlikte çalıştığını söyledi.

Litvanya’nın 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından gösterdiği desteğin unutulmadığını dile getiren Bozay, zor zamanlarında Türkiye’nin yanında olan tüm ülkelere müteşekkir olduklarını ifade etti.

Bozay, Litvanya’nın, Türkiye’nin AB üyelik sürecine sağladığı desteğin sürmesini dilediğini sözlerine ekledi.

“Türkiye’nin AB ile entegrasyon çabalarını destekliyoruz”

Degutis de Litvanya Konseyi’nin 16 Şubat 1918’de açıkladığı kararla Litvanya halkının birliğini uyandırdığını ifade ederek, Konseyin uzun yıllar süren “Sovyet işgalinden” sonra Mart 1990’da, ülkenin bağımsızlığının yeniden kazanılmasının temelini attığını söyledi.

Türkiye ile Litvanya’da birbirine yakın zamanlarda Cumhuriyetin kurulması kararı alındığına işaret eden Degutis, Türkiye’nin 100. yıl dönümünü kutladı.

Degutis, iki ay önce İstanbul’daki Osmanlı arşivlerinde Türkiye-Litvanya diplomatik ilişkileriyle ilgili sergi açtıklarını hatırlatarak, serginin iki ülkenin ortak mirası ile ikili ilişkilerinin gelişimini yansıttığını dile getirdi.

Litvanya’nın NATO üyelik sürecinde Türkiye’nin desteğine büyük değer verdiklerini vurgulayan Degutis, ülkesinin, Türkiye’nin AB ile entegrasyon çabalarını desteklediğini ifade etti.

Degutis, geçen sene ülkesinde düzenlenen NATO Zirvesi’nin karmaşık ve istikrarsız ortamla karşı karşıya olunan bir dönemde yapıldığını kaydederek, ittifakın caydırıcılığının güçlendirilmesi ve Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesi açısından önemini belirtti.

İsveç’in NATO üyeliğinin kesinleşmesi hakkında değerlendirme yapan Degutis, bunun ittifakın savunma yeteneklerine ve savunma sanayi potansiyeline katkı sağlayacağının altını çizdi.

Degutis, “Gazze’deki felaket niteliğindeki duruma” çözüm bulunmasına ve Orta Doğu’da barış sürecinin yeniden başlatılmasının aciliyetine işaret etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/litvanya-restorasyon-gununun-106-yil-donumu-ankarada-kutlandi/feed/ 0
Bakan Fidan: “Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir” http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:39:09 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4449 Bakan Fidan: “Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir”

Bakan Fidan, Macaristan Dışişleri Bakanı Szijjarto ile ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.

ANKARA – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir. Neticede, AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesi ve bölgesel refaha ve istişareye katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile bir araya geldi. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Macar mevkidaşı Szijarto’nun Türkiye-Macaristan Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu’nun ilk toplantısı için Türkiye’yi ziyaret ettiğini hatırlatan Bakan Fidan, Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının başarıyla gerçekleştiğini öğrendiğini söyledi. Macaristan ve Türkiye’nin köklü dostluk bağlarına sahip olduğunu ve ikili ve çok taraflı platformlarda yakın iş birliklerinin devam ettiğini belirten Fidan, karşılıklı üst düzey ziyaretlerle iki ülke arasındaki kapsamlı iş birliklerinin daha da geliştiğini ve Macaristan Başbakanı Orban ile Bakan Szijarto’yu 1-3 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek Antalya Diplomasi Forumu’na katılacağını söyledi.

“Savunma sanayii alanındaki yakın iş birliğimizde somut projeler geliştirmekteyiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’In 2023 yılında Macaristan’a gerçekleştirdiği iki resmi ziyarete dikkat çeken Fidan, aralık ayındaki ziyaret kapsamında Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin 6’ncı toplantısında alınan kararla iki ülke arasındaki iş birliğinin seviyesinin geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıktığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:

“İş birliğimizi çeşitli alanlarda güçlendiren, çeşitlendiren ve güncelleyen 17 ayrı anlaşma imzaladık. 2024 Türkiye-Macaristan Kültür Yılı’nın açılış törenini gerçekleştirdik. Gerçekten muazzam bir törendi. 2025 yılını Bilim ve İnovasyon yılı ilan ettik. Geliştirilmiş stratejik ortaklık temelindeki iş birliğimizi daha da güçlendirmeye kararlıyız. Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi Mekanizması, 6 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmamıza önemli katkılar sağlayacak çalışmalar başlattı. İki NATO müttefiki olarak da savunma sanayii alanındaki yakın iş birliğimizde somut projeler geliştirmekteyiz.”

“Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir”

Macaristan’ın yılın ikinci yarısında itibaren Avrupa Birliği Dönem Başkanı olacağını aktaran Bakan Fidan, “AB’nin stratejik düşünerek artık Türkiye’ye olan yaklaşımında kimlik siyasetini sona erdirmesi gerekmekte. Aynı zamanda Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir. Neticede, AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesi ve bölgesel refaha ve istişareye katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz. AB üyeliğimizin önündeki engellerin açılmasında ve AB ile ilişkilerimizin geliştirilmesinde Macaristan’ın değerli katkı ve desteğinin devamına güveniyoruz. Macaristan’ın AB dönem başkanlığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbesitesi gibi konularda ilerleme sağlanmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Fidan, Macar mevkidaşı ile olan görüşmelerde Balkanlar’da yaşanan gelişmeler ile Ukrayna-Rusya arasındaki savaşa yönelik de görüş alışverişinde bulunulduğunu bildirdi. Fidan, iki ülkenin Ukrayna’daki savaşın bir an önce bitmesi, uluslararası hukuk temelinde adil barış yoluyla sonlandırılması ve barış müzakerelerine şans verilmesi noktasında hemfikir olunduğunu vurguladı.

Türkiye’nin hem Macaristan hem de Avrupa’nın güvenliği açısından anahtar bir ülke olduğunu vurgulayan Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Szijjarto, ekonomi ve enerji güvenliği konularında Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu söyledi.

Yasadışı göç konusunda Türkiye ile hemfikir olduklarını belirten Szijjarto, “Yasadışı göçmenlerin Avrupa’ya ulaşmasını engelleyemezsek Avrupa’yı kaybedeceğiz. Biz bunu istemiyoruz. Yasadışı göç baskısının frenlenmesi için Türkiye’yi destekliyoruz. Eğer güvenlik konuları müsaitlik verirse göçmenlerin geldikleri yere derhal geri gitmeleri gerekmektedir. Bu konuda Türkiye ile hemfikiriz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin enerji güvenliği konusunu siyasi ya da ekonomik bir silah olarak kullanmadığını belirten Szijjarto, doğalgaz tedariği konusunda Türkiye’nin en güvenilir transit ortak olduğunu aktardı.

Ekonomik işbirliğine ilişkin AB’nin Türkiye gibi ortaklara ihtiyacı olduğunu hatırlatan Szijjarto, AB ve Türkiye arasındaki gümrük anlaşmasının modernleşmesi konusunda olumlu adımların atılması için çalışmaların yürütüleceğini söyledi.

Ayrıca Szijjarto, Ukrayna-Rusya savaşında arabuluculuk konusunda Türkiye tarafından başarılı adımlar atıldığını belirterek savaşın uzun sürmesi ve bölgeye silah taşınmasının devam etmesi bölgedeki yıkımı artıracağını ifade etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile ortak basın toplantısı düzenledi http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-macaristan-disisleri-ve-dis-ticaret-bakani-peter-szijjarto-ile-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-macaristan-disisleri-ve-dis-ticaret-bakani-peter-szijjarto-ile-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:33:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4444 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Bakanlık’ta düzenlediği ortak basın toplantısında, “Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına kurban edilmemelidir. Neticede AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesini ve bölgesel refaha ve istikrara katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz. AB üyeliğimizin önündeki engellerin aşılmasında ve AB ile ilişkilerimizin gelişmesinde Macaristan’ın değerli katkı ve desteğinin devamına güveniyoruz. Macaristan’ın AB dönem başkanlığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konularda ilerleme sağlanmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile bugün Bakanlık’ta görüştü. İki Bakan görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan, şunları kaydetti:

“AB TÜRKİYE’YE YAKLAŞIMINDA KİMLİK SİYASETİNİ SONA ERDİRMELİ”

“Karşılıklı üst düzey ziyaretlerle kapsamlı iş birliğimizi daha da pekiştirmekteyiz. Başbakan sayın Orban ile Bakan sayın Szijjarto’yu Antalya Diplomasi Forumu vesilesiyle Mart ayı başında Antalya’da misafir edeceğiz.

Macaristan yılın ikinci yarısında Temmuz itibariyla Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını üstlenecek. AB’nin stratejik düşünerek artık Türkiye’ye yaklaşımında kimlik siyasetini sona erdirmesi gerekmekte. Aynı zamanda Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına kurban edilmemelidir. Neticede AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesini ve bölgesel refaha ve istikrara katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz. AB üyeliğimizin önündeki engellerin aşılmasında ve AB ile ilişkilerimizin gelişmesinde Macaristan’ın değerli katkı ve desteğinin devamına güveniyoruz. Macaristan’ın AB dönem başkanlığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konularda ilerleme sağlanmasını temenni ediyoruz.

Ukrayna’daki savaşın bir an önce uluslararası hukuk temelinde adil bir barış yoluyla sonlanması arzumuzu dile getirdik. Türkiye de Macaristan da barış müzakerelerine şans verilmesi gerektiğine inanıyo, bu inancımızı bir kez daha karşılıklı olarak teyit ettik.”

SZIJJARTO: “UMARIM KURTARMA ÇALIŞMALARI BAŞARIYLA SONUÇLANIR”

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Szijjarto ise şöyle konuştu:

“Katolik toplumuna, yakın geçmişte gerçekleşen saldırı nedeniyle taziyemizi, başsağlığımızı ve dayanışmamızı ifade etmek istiyorum. Bir Katolik olarak teşekkürümü ifade etmek istiyorum Türk hükümetine ve Türk yetkililerine son derece etkin önlemler aldıkları ve olayları işleyenleri hızlıca ortaya çıkardıları için.

Maden faciası, toprak kayması nedeniyle Türkiye’nin vatandaşlarına taziyelerimi iletmek istiyorum. Umarım ki kurtarma çalışmaları başarıyla sonuçlanır.

Biz Türkiye’ye Macaristan ve Avrupa açısından güvenliğimizin anahtar rolüne sahip bir ülke olarak bakıyoruz. Bugün AB önündeki zorluklarla Türkiye olmadan baş edemeyiz.

“YASA DIŞI GÖÇMENLERİN AVRUPA’YA ULAŞMASINI ENGELLEYEMEZSEK AVRUPA’YI KAYBEDECEĞİZ”

AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var. Yasa dışı göçmenlerin Avrupa’ya ulaşmasını engelleyemezsek Avrupa’yı kaybedeceğiz ve biz bunu istemiyoruz. Bunun için sürekli olarak yasa dışı göç baskısının frenlenmesi için Türkiye’yi destekliyoruz.

Enerji güvenliğine istinaden şunu söylemem gerekiyor: Bizim için doğal gaz tedariği Türkiye’siz mümkün değildir. Türkiye bu konuda en önemli ülke, en güvenilir ve en öngörülebilir transit ortağımızdır. Macar doğal gazı tedariğinin sağlanmasında size teşekkür etmek istiyorum. Enerji güvenliği konusunu siyasi veya ekonomik silah olarak kullanmıyorsunuz.

Türkiye’nin terörizme karşı adımlarını takdirle karşılıyoruz. Günümüzde bütün dünya terör tehdidiyle karşı karşıyadır.

“DÖNEM BAŞKANLIĞIMIZDA AB-TÜRKİYE ORTAKLIK KONSEYİ’NİN TEKRAR TOPLANMASINI ARZU EDİYORUZ”

AB’nin Türkiye gibi öylesine ortaklara ihtiyacı vardır ki, daha sıkı işbirliğiyle belki de geçtiğimiz dönemde kaybedilen rekabet gücü elde edilebilir. Temmuz ayının başından itibaren başlayacak olan Macar dönem başkanlığında AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Anlaşması’nın modernleştirilmesi ve kapsamının daha da arttırılması konusuna öncelik vereceğiz. Vize işlemlerinin kolaylaştırılması konusunda da ilerleme kaydetmek istiyoruz. Dönem başkanlığımızda AB ile Türkiye arasındaki Ortaklık Konseyi’nin tekrar toplanmasnı arzu ediyoruz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-macaristan-disisleri-ve-dis-ticaret-bakani-peter-szijjarto-ile-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/feed/ 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:15:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4432 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir. Neticede, AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesi ve bölgesel refaha ve istişareye katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile bir araya geldi. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Macar mevkidaşı Szijarto’nun Türkiye-Macaristan Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu’nun ilk toplantısı için Türkiye’yi ziyaret ettiğini hatırlatan Bakan Fidan, Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının başarıyla gerçekleştiğini öğrendiğini söyledi. Macaristan ve Türkiye’nin köklü dostluk bağlarına sahip olduğunu ve ikili ve çok taraflı platformlarda yakın iş birliklerinin devam ettiğini belirten Fidan, karşılıklı üst düzey ziyaretlerle iki ülke arasındaki kapsamlı iş birliklerinin daha da geliştiğini ve Macaristan Başbakanı Orban ile Bakan Szijarto’yu 1-3 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek Antalya Diplomasi Forumu’na katılacağını söyledi.

“Savunma sanayii alanındaki yakın iş birliğimizde somut projeler geliştirmekteyiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında Macaristan’a gerçekleştirdiği iki resmi ziyarete dikkat çeken Fidan, aralık ayındaki ziyaret kapsamında Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin 6’ncı toplantısında alınan kararla iki ülke arasındaki iş birliğinin seviyesinin geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıktığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:

“İş birliğimizi çeşitli alanlarda güçlendiren, çeşitlendiren ve güncelleyen 17 ayrı anlaşma imzaladık. 2024 Türkiye-Macaristan Kültür Yılı’nın açılış törenini gerçekleştirdik. Gerçekten muazzam bir törendi. 2025 yılını Bilim ve İnovasyon yılı ilan ettik. Geliştirilmiş stratejik ortaklık temelindeki iş birliğimizi daha da güçlendirmeye kararlıyız. Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi Mekanizması, 6 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmamıza önemli katkılar sağlayacak çalışmalar başlattı. İki NATO müttefiki olarak da savunma sanayii alanındaki yakın iş birliğimizde somut projeler geliştirmekteyiz.”

“Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir”

Macaristan’ın yılın ikinci yarısında itibaren Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanı olacağını aktaran Bakan Fidan, “AB’nin stratejik düşünerek artık Türkiye’ye olan yaklaşımında kimlik siyasetini sona erdirmesi gerekmekte. Aynı zamanda Türkiye-AB ilişkileri bazı ülkelerin siyasi hesaplarına da kurban edilmemelidir. Neticede, AB’nin ülkemizin üyeliğine yönelik tavrında daha rasyonel düşünmesi ve bölgesel refaha ve istişareye katkı sağlayacak bir tutum benimsemesini bekliyoruz. AB üyeliğimizin önündeki engellerin açılmasında ve AB ile ilişkilerimizin geliştirilmesinde Macaristan’ın değerli katkı ve desteğinin devamına güveniyoruz. Macaristan’ın AB dönem başkanlığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbesitesi gibi konularda ilerleme sağlanmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Fidan, Macar mevkidaşı ile olan görüşmelerde Balkanlar’da yaşanan gelişmeler ile Ukrayna-Rusya arasındaki savaşa yönelik de görüş alışverişinde bulunulduğunu bildirdi. Bakan Fidan, iki ülkenin Ukrayna’daki savaşın bir an önce bitmesi, uluslararası hukuk temelinde adil barış yoluyla sonlandırılması ve barış müzakerelerine şans verilmesi noktasında hemfikir olunduğunu vurguladı.

Türkiye’nin hem Macaristan hem de Avrupa’nın güvenliği açısından anahtar bir ülke olduğunu vurgulayan Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Szijjarto, ekonomi ve enerji güvenliği konularında Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu söyledi.

Yasadışı göç konusunda Türkiye ile hemfikir olduklarını belirten Szijjarto, “Yasadışı göçmenlerin Avrupa’ya ulaşmasını engelleyemezsek Avrupa’yı kaybedeceğiz. Biz bunu istemiyoruz. Yasadışı göç baskısının frenlenmesi için Türkiye’yi destekliyoruz. Eğer güvenlik konuları müsaitlik verirse göçmenlerin geldikleri yere derhal geri gitmeleri gerekmektedir. Bu konuda Türkiye ile hemfikiriz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin enerji güvenliği konusunu siyasi ya da ekonomik bir silah olarak kullanmadığını belirten Szijjarto, doğalgaz tedariği konusunda Türkiye’nin en güvenilir transit ortak olduğunu aktardı.

Ekonomik işbirliğine ilişkin AB’nin Türkiye gibi ortaklara ihtiyacı olduğunu hatırlatan Szijjarto, AB ve Türkiye arasındaki gümrük anlaşmasının modernleşmesi konusunda olumlu adımların atılması için çalışmaların yürütüleceğini söyledi.

Ayrıca Szijjarto, Ukrayna-Rusya savaşında arabuluculuk konusunda Türkiye tarafından başarılı adımlar atıldığını belirterek savaşın uzun sürmesi ve bölgeye silah taşınmasının devam etmesi bölgedeki yıkımı artıracağını ifade etti. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakani-hakan-fidan-turkiye-ab-iliskileri-bazi-ulkelerin-siyasi-hesaplarina-da-kurban-edilmemelidir/feed/ 0
Özgür Özel: “Ankara’da Bir İttifaka İmza Atamadık Ancak İzmir’in Demokratları; İzmir’e, Cumhuriyete ve Geleceğimize Hep Beraber Sahip Çıkacaklar” http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-ankarada-bir-ittifaka-imza-atamadik-ancak-izmirin-demokratlari-izmire-cumhuriyete-ve-gelecegimize-hep-beraber-sahip-cikacaklar/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-ankarada-bir-ittifaka-imza-atamadik-ancak-izmirin-demokratlari-izmire-cumhuriyete-ve-gelecegimize-hep-beraber-sahip-cikacaklar/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:06:10 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4424 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz Ankara’da bir ittifak kuramadık, Ankara’da anlaşıp Türkiye’de ittifak kuramadık ama bir şeye inanıyoruz. 2019’da, o 11 büyükşehri adaylar, partiler kazanmadı. Cumhuriyetin kıymetini bilen seçmen kazandı, o seçmen değişmedi duruyor. O seçmenin itirazı Tayyip Erdoğan’a, saray rejimineydi, değişmedi, duruyor. O seçmenin itirazı Devlet Bahçeli’nin U dönüşüneydi, değişmedi ve duruyor. O seçmenin korkusu İstanbul’da, Ankara’da parsel parsel satılan arsaların, birilerine peşkeş çekilen kentin İzmir’e de bu yönetim anlayışının sirayet etmesinden korkuyordu; korku, endişe, tehlike baki ama seçmen duruyor. Biz Ankara’da bir imza atamadık ancak İzmir’in demokratları, sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar; İzmir’e, cumhuriyete ve geleceğimize hep beraber sahip çıkacaklar. İzmir ittifakına, İstanbul ittifakına, Türkiye ittifakına güveniyorum” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün İzmir Belediye Başkan Adayları Tanıtım Töreni’ne katıldı, CHP’nin seçim filmini izletti. Burada konuşan Özel, şunları söyledi:

“BUGÜN CHP’NİN SANCAK GEMİSİNDEYİZ, BUGÜN MİLLİ MÜCADELEDE İLK KURŞUNUNUN ATILDIĞI YERDEYİZ”

“Bugün CHP’nin sancak gemisindeyiz, bugün milli mücadelede ilk kurşununun atıldığı yerdeyiz. Bugün kadınlar, gençler için bir imparatorluğun tebaası, bir padişahın kulu olmaktan çıkıp da bir cumhuriyetin onurlu, eşit vatandaşları olma erdemine kavuşmanın en önemli mücadelesinin hem başladığı hem nihayetlendiği yerdeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın emanet edildiği yerdeyiz. Bugün Asteğmen Kubilay’ın başını verdiği ama onlara başını eğmediği kentteyiz. Bugün, ‘İki büyük eserim var. Birisi Cumhuriyet, diğeri CHP diyen’ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evindeyiz. Şuracıkta doğdum, ilkokul son sınıfta öğretmenim dedi ki ‘İki sınava gireceksin. Bir tanesi Anadolu Lisesi sınavı, bir tanesi devlet parasız yatılı burs sınavı.’ Formumu doldurdu Gülseren Öğretmen, beni sınava soktu. İki sınavı da kazandım ve 10 yaşında Bornova Anadolu Lisesi’ne geldim. Ortaokul, lise, üniversite; hatta sonra sınavda ikinci olunca ‘Dilediğin yerde askerlik yap’ dediler. Askerliğimi dahi şurada, Ege Deniz Bölge Komutanlığı’nda yaptım. Bugün ben, boğazımdan 7 yıl devlet ekmeğinin geçtiği, ömrümün en güzel 12 yılının geçtiği, hayat arkadaşım Didem ile tanıştığım ve aşık olduğum bu güzel kente bugün Genel Başkan olarak geldim.

“CHP OLARAK GÖĞSÜMÜZ DİK, BAŞIMIZ İLERİDE, ALNIMIZ AÇIK; İZMİR BİZİ, BİZ İZMİR’İ BİLİYORUZ. HİÇ HEVESLENMESİNLER”

Biz burada kötünün yerine iyiyi getirmeye gelmedik. Biz burada dürüst, namuslu çalışan, bütün engellemelere rağmen görevini yapan kıymetli arkadaşlarımızla bir büyük devrimi, kadın devrimini, gençlik devrimini, İzmir’in bizden beklediği dinamizmi ve yarınların yöneticilerini bugünden İzmir ile tanıştıracağımız, İzmir’i ayağa kaldıracak, İzmir’i dünyanın en önemli kentlerinden birisi haline getirecek dinamik kadroların bayrak devir teslimine geldik. Bu kenti 1999’dan beri sosyal demokratlar yönetiyor. Bu kente emeği olan Yüksel Çakmur’a; bu kente büyük katkılar vermiş İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni mali disipliniyle, kredi notlarıyla, büyük projeleriyle çok önemli bir noktaya getirmiş Sevgili Aziz Kocaoğlu’na; ondan bayrağı devralıp bugüne kadar getirmiş, başımızı öne eğdirmemiş Sevgili Tunç Soyer’e; Allah gani gani rahmet eylesin İzmir’in efsane belediye başkanı ve İzmir’i yıkılmaz bir kale haline getiren Piriştina’ya çok şey borçluyuz. Önümüzdeki süreçte kampanyada yine AK Parti tarafından elbette birçok iftira, hakaret, yalan sıralanıyor ve devam edecek. Ancak CHP olarak göğsümüz dik, başımız ileride, alnımız açık; İzmir bizi, biz İzmir’i biliyoruz. Hiç heveslenmesinler.

“9 CUMHURİYET KADINIYLA KARŞINIZDAYIZ. 30 BELEDİYE BAŞKAN ADAYIMIZDAN 12’Sİ 40 YAŞIN ALTINDA”

Birazdan buraya 30 belediye başkan adayı ve onlarla birlikte bir takım kaptanı çıkacak. Bu ekip benim çok önem verdiğim bir büyük devrimin ilk adımını burada atacak. Biz namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanlarımızla övünüyoruz. Bu süreçte İzmir’in beklentilerine baktığımızda İzmir bir dinamizmi, madem ki Cumhuriyetin sancak gemisidir, kadının gücünü, Atatürk’ün kentinde, Zübeyde Anne’nin kentinde Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanımız varken bugün, hepsi de seçilecek yerden 9 Cumhuriyet kadınıyla karşınızdayız. Deniz Baykal, Bülent Ecevit, Ahmet Taner Kışlalı, Önder Sav ve niceleri, 30’lu yaşlarında bakanlık görevlerini üstlendiler. Şimdi İzmir belediyelerinde 30 belediye başkan adayımızdan tam 12’si 40 yaşın altında. İzmir’e emanet olsun, İzmir onlara emanettir. 32 yaşında gencecik belediye başkan adayını gösteriyorsunuz, bir akıl çıkıyor karşınıza, ‘Bu yaşta belediye mi yönetebilir? O bütçeyi mi yönetebilir’ diyor. 35 yaşında Deniz Baykal, Türkiye hazinesini yönettiyse, 36 yaşında, 38 yaşında Bülent Ecevit, Ahmet Taner Kışlalı bakanlıklar yaptılar, 40 yaşında bu memleketi yönettilerse CHP’nin birbirinden genç, birbirinden dinamik, en az bir yabancı dil bilen, eğitimleriyle, kültürleriyle, vizyonlarıyla bu gençlerin yapacağı devrim İzmir’i devleştirecek, ülkeyi de şaha kaldıracak. Onlara yürekten inanıyoruz.

“CHP’Yİ KİMSE KÜÇÜK İKTİDAR ALANLARININ PARTİSİ OLARAK GÖRMESİN”

Bundan sonraki süreçte CHP’yi kimse küçük iktidar alanlarının partisi olarak görmesin. CHP, cumhuriyetin ilk yüzyılında büyük bir ayağa kalkış, şahlanış, ekonomik devrim ve siyasal devrimi hayata geçirmiş bir partidir. Altı okundan bir tanesi devrimcilik olan partidir. Cumhuriyetin 100’üncü yılındaki seçimleri çok istemesine, hak etmesine rağmen kazanamamış, sizlerin başını öne eğmiş, sizlerin o büyük 100’üncü yıl umutlarını, hayallerini hayata geçirememiş ancak cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapmaya and içmiş kadrolar tarafından yönetiliyor. Hepiniz şunu bilmelisiniz: Bugün İzmir’de ortaya koyduğumuz, iyi eğitimli, yaş ortalaması 45 olan, İzmir’in belediye başkanlarına bütün olarak baktığınızda, her birisi iyi düzeyde yabancı dil bilen, aldıkları eğitim ve geçmişte verdikleri mücadeleyle kentin yüzünü güldürecek, kent suçlarına geçit vermeyecek, kentin dokusunu, tarihini bilip yarınlarını planlayabilecek, İzmir’e yakışan ve İzmir’i ranttan ve talandan kendilerini, evlatlarını korur gibi koruyabilecek kadrolara emanet etmek üzere yola çıktık. Önümüzdeki 5 yıl boyunca yapacakları her hizmetle İzmir bu kadrolar ile gurur duyacak. Türkiye bu kadroları görecek ve bu kadroların yönettiği İzmir, cazibe merkezi olma noktasındaki ilerlemesini bir devrime dönüştürecek. İzmir’deki iyi yönetim, Türkiye’ye örnek olacak. ve gün gelecek Türkiye, İzmir’deki iktidarı CHP’nin Cumhuriyetin ikinci yüzyılındaki iktidarıyla ödüllendirecek. Söz veriyoruz. Buna yürekten inanıyoruz.

“ÇOK İSTEDİK AMA BAŞARAMADIK. İTTİFAKLARIN DIŞINDA KALMAYI TERCİH ETTİLER”

Biz bugün CHP’lilerden, sadece sosyal demokratlardan oy istemiyoruz. Çünkü 2019 seçimleri, 2018’deki büyük moral bozukluğunun üzerine milletin iradesiyle 11 büyükşehirde ülkenin kaderine el konulması sonucuna ulaşan bir büyük başarıyla bitmişti. İstanbul’u, Ankara’yı, Adana’yı, Mersin’i, Antalya’yı, İzmir’in ve Eskişehir’imizin, Aydın’ımızın, Muğla’mızın yanına katmıştık. Şimdi mayıs ayında çok hak edip ulaşamadığımız zaferden sonra herkes bakıyor. Recep Tayyip Erdoğan, iktidarını perçinleyecek mi; yoksa Atatürkçü, cumhuriyetçi, Cumhuriyet değerlerine saygılı kurucu kadrolarına husumet değil, hayranlık duyan kadrolar acaba yeniden hem bu 11 kentte, hem de devamında hakim olup bir denge sağlanacak, geleceğe umutla bakılacak mı? İşte bu dengeyi sağlamak için bir büyük ittifaka, işbirliğine ihtiyaç vardı. Bunun için ben göreve geldiğim günden itibaren bütün Türkiye’nin gözü önünde üzerime düşen ne varsa yaptım. Arkadaşlarım yaptı. Yapmaya da devam ediyoruz. Ancak bir yerden sonra bunu başaramadık. Çok istedik ama geçen seçimden sonra çeşitli ve elbette asla sorgulayamayacağımız, kendilerinde anlamlandırdıkları gerekçelerle ittifakların dışında kalmayı tercih ettiler.

“ANKARA’DA BİR İTTİFAKA İMZA ATAMADIK ANCAK İZMİR’İN DEMOKRATLARI; İZMİR’E, CUMHURİYETE VE GELECEĞİMİZE HEP BERABER SAHİP ÇIKACAKLAR”

Biz Ankara’da bir ittifak kuramadık, Ankara’da anlaşıp Türkiye’de ittifak kuramadık ama bir şeye inanıyoruz. 2019’da, o 11 büyükşehri adaylar, partiler kazanmadı. Cumhuriyetin kıymetini bilen seçmen kazandı, o seçmen değişmedi duruyor. O seçmenin itirazı Tayyip Erdoğan’a, saray rejimineydi, değişmedi, duruyor. O seçmenin itirazı Devlet Bahçeli’nin U dönüşüneydi, değişmedi ve duruyor. O seçmenin korkusu İstanbul’da, Ankara’da parsel parsel satılan arsaların, birilerine peşkeş çekilen kentin İzmir’e de bu yönetim anlayışının sirayet etmesinden korkuyordu; korku, endişe, tehlike baki ama seçmen duruyor. Biz Ankara’da bir imza atamadık ancak İzmir’in demokratları, sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar; İzmir’e, Cumhuriyete ve geleceğimize hep beraber sahip çıkacaklar. İzmir ittifakına, İstanbul ittifakına, Türkiye ittifakına güveniyorum. İstanbul’da satacak arsa kalmadığından İstanbul’a bir hançer dayayıp Kanal İstanbul yapıp, etrafını Katarlılara söz veren anlayış, İstanbul’a geri gelmesin diye; Bülent Arınç’ın tabiriyle Ankara’yı parsel parsel satan, Ankara’nın bütün varlıklarını dinozor parklarına peşkeş çeken, oraları yaptırdığı müteahhitlere peşkeş çeken anlayış Ankara’ya geri gelmesin diye ve gözlerini diktikleri göz bebeğimiz İzmir’in bir kum tanesi bile gözden çıkarılmasın diye Türkiye İttifakı 31 Mart seçimini bir zafere dönüştürecek, buna yürekten inanıyorum.

“ANKETLER İZMİR’DE BİR HAYAL OLARAK GÖRÜLEN 30’DA 30’U MÜJDELİYOR”

Biraz önce bir gazeteci arkadaşım geldi, elimi tuttu, ‘Beni hatırladın mı’ dedi. Kurultayda fotoğrafımı çekip demişti ki ‘Sen bu işi başaracaksın. Beni unutma’ dedi. Şimdi geldi, çekti fotoğrafı dedi ki ‘Bak söylüyorum, İzmir’de rekor kırılacak. İzmir’deki bütün belediyeler alınacak.’ Önce bir müjdem ve sonra bir sürprizim var. Müjde şu: Adayları gösterdik, 4 gün sonra sahaya indik, anketlerimizi yaptırdık, yapılan anketlerin sonucunda gördüğümüz odur ki aldığımız yol, adayların gördüğü kabul, sahada yarattıkları heyecan, önümüzdeki süreç için bugün belki bir hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz. Hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil. Kiminde çok açık öndeyiz. Örneğin Karşıyaka. Pek çoğunda garanti bir farkla öndeyiz. Ama 4-5 ilçede de ciddi şekilde yarışıyoruz. Birkaç puan ya önde ya gerideyiz. CHP, şimdiden 24-25’i gördü. İnanır, kenetlenirseniz, çalışırsanız İzmir’de 30’da 30 yapacağız. Buna inanın, buna güvenin. Bütün Türkiye’nin çok merak ettiği bir şey var. Seçimlerde seçim şarkısı ve seçimlerin tanıtım filmi var. Bugün akşam saat 20.00’de bütün Türkiye’ye görecek.

“İZMİR, YÜZDE 93 İLE DEĞİŞİMİ İSTEYEN KENTTİ. DEĞİŞİMİN BAŞKENTİYDİ”

İzmir’de harika bir kadro ve müthiş bir takım var ama bu takımın bir de kaptanı var. Biz 14 ve 28 Mayıs’tan sonra büyük bir üzüntü, moral bozukluğu, herkesin bahsettiği seçmendeki küskünlük, duygusal kopuş ve bir şey yapmazsak önümüzdeki belediye seçimleri çok büyük bir tehlike ve Recep Tayyip Erdoğan bu moral bozukluğu ile bizi yakalarsa Allah muhafaza dediğimiz günlerde, dedik ki ‘Biz bir yola çıkıyoruz.’ Bunun adına ‘Yüzyılın değişimi, değişimin yüzyılı’ dedik. Zaman zaman Türkiye’de seçmen değişimi ne kadar istiyor diye baktığımızda, farklı sonuçlar gördük. Ama İzmir sonucu kimseyi şaşırtmadı. İzmir, yüzde 93 ile değişimi isteyen kentti. Değişimin başkentiydi. İşte o günlerde sokağı duyan, seçmeni hisseden, yapılması gereken adımı atmaya İzmir’de ilk karar veren ve bana telefon açıp da ‘Sonu ne olursa olsun, sonuna kadar yanınızdayım’ diyen, bütün süreç boyunca Türkiye’deki bütün belediyeleri inanılmaz bir dinamizmle gezen, ben yorulduğumda yorulmayan, ben düştüğümde morali düşmeyen, bozulmayan, sakin, kararlı, soğukkanlı ama iyi organizatör, çok iyi organizatör, bir cerrah titizliği ve bir büyük yöneticilik vasfı olan, soğukkanlılığını hiç kaybetmeden heyecanı en üstte tutabilen bir yol arkadaşım vardı. Şimdi o arkadaşım, o sevgili dostum, o hem çok sevdiğim, hem güvendiğim ve bu takıma kaptanlık edeceğini, çok iyi başarıları birlikte kazanacaklarına yürekten inandığım Cemil Tugay’ı buraya davet ediyorum.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-ankarada-bir-ittifaka-imza-atamadik-ancak-izmirin-demokratlari-izmire-cumhuriyete-ve-gelecegimize-hep-beraber-sahip-cikacaklar/feed/ 0
Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı Başladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:12:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4397 Adana’da düzenlenen “Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuar ve Konferansı” başladı.

Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, açılış töreninde, Adana’da önemli bir fuarın ilkini gerçekleştirdiklerini söyledi.

Sanayi devrimiyle insanların doğayı kirletmeye başladığını belirten Köşger, “Her zaman söylüyorum, bunu da en çok Batılı dostlarımız yaptılar. En gelişmiş ülkeler, en çok doğayı tahrip ederler. En çok doğayı kirletenler, zarar verenler onlar. Şimdi de ceremesini tüm dünyaya, hepimize çektirmeye çalışıyorlar. Batılılar böyle yaptı diye bizler öyle yapacak değiliz. Dünya hepimizin müşterek gezegeni ve başka gideceğimiz bir yerde yok. Dolayısıyla biz burayı korumak, kollamak bu hususta da onlara örnek olmak durumundayız.” diye konuştu.

Adana’nın geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu aktaran Köşger, kentte bu konuda çok sayıda firma bulunduğunu ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye’de geçen yıl 29,4 milyon tonu tehlikeli olmak üzere 109 milyon ton atık üretildiğini belirten Köşger, şöyle devam etti:

“109 milyon ton atık ürettik ama bir taraftan da Adana başta olmak üzere Batı ülkelerinden tırnak içinde söylüyorum ‘çöp’ ithal ediyoruz. Ayrıştırılmış atık ithal ediyoruz. Bu, aslında bizim için bir soru işareti, üzerinde durmamız gereken bir husus. Özellikle yerel yönetimlerimizin üzerinde durması gereken bir husus. Atık aynı zamanda ham madde, aynı zamanda doğal kaynak. Dönüştürmeyi bilirseniz atık dediğimiz şeylerin hepsi plastiği de metali de organik maddesi de faydalı bir şey, dönüştürülmesi lazım. Belediyelerimizin, yerel yönetimlerimizin bu konuda bir an önce aksiyon alması ve bu atıkları ayrıştırarak vahşi depolamadan vazgeçerek bunları ayrıştırıp doğal kaynak haline dönüştürmesi lazım. Bizim de bu ithalatı kesmemiz lazım. Yani 109 milyon ton atık üretiyoruz ülke olarak. Bunları ayrıştırmayı ve ham madde haline getirmeyi becerebilmemiz lazım.”

Kosova Bölgesel Kalkınma Bakanı ve Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı Fikrim Damka da Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından tüm dünyanın Türkiye ile dayanışma içinde olduğunu, bu dayanışma duygusunun doğayı korumaya yönelik devam etmesi gerektiğini söyledi.

Buna da gelişmiş ülkelerin öncülük edeceğini aktaran Damka, “Bizim coğrafyamız açısından bize öncülük edecek olan en yakın ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin, hem Türk Cumhuriyetleriyle hem Balkanlarla bu geri dönüşüm konusunda bizlere de öncülük etmesi lazım. İnşallah bugün burada hem özel sektörün hem devletin hem de belediyelerin yapmış olduğu çalışmaları yakından inceleyeceğiz. Kendi ülkelerimize bunun transferinin sağlanması için çaba sarf edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cafer Poyraz da yaptıkları çalışmaları anlatarak, sürdürülebilir enerji ve iklim değişikliği eylem planı raporu çıkardıklarını söyledi.

ÇOİM yararına atıl metal parça sergisi

Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel, fuarda yer alan Sema Akbel’in atık metal parçalardan yaptığı “Yarım Kalmasın Koleksiyonu’nun” satışından elde edilecek gelirin Kahramanmaraş merkezli depremlerde uzuvlarını kaybeden çocukların rehabilitasyonu için hayata geçirdikleri Çocuk İyilik Merkezi’nin çalışmalarında kullanılacağını söyledi.

Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç da iş dünyasındaki yeşil dönüşüm adımlarını hızlandırmaları gerektiğine dikkati çekti.

REWA Anatolia İcra Komitesi Başkanı Ebru Can da üç gün sürecek fuarda sektörün önde gelen firmalarının yanı sıra Kırgızistan, Kosova, Macaristan, Orta Doğu ve Avrupa’dan ziyaretçilerin bulunacağını bildirdi.

Kırgızistan heyeti başkanı Elvira Borombaeva da fuara iş adamlarının yanı sıra Kırgızistan Cumhurbaşkanlığına bağlı yatırım ajansı direktör yardımcısı ve ekibinin de yer aldığı bir heyetle katıldıklarını söyledi.

Konuşmaların ardından tasarımcı Zeliha Sunal’ın kağıt, metal, plastik ve tekstil atıkları gibi ham maddeye dönüşen malzemelerden oluşturduğu kıyafetler “Bir İleri Dönüşüm Defilesi”nde sergilendi.

Fuar 17 Şubat’a kadar açık kalacak.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Samsun mitinginde konuştu: (2) http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-samsun-mitinginde-konustu-2/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-samsun-mitinginde-konustu-2/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:57:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4385 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “AK Parti, gerçekleştirdiği demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla Cumhuriyet’imize en çok katkıyı sağlayan partidir. Her konuda mütevaziyiz ama bu konuda göğsümüzü gererek eser ve hizmet müktesebatı konusunda bizimle yarışacak kimse tanımıyoruz.” dedi.

Erdoğan, partisinin Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitinginde yaptığı konuşmada, diğer alanlarla birlikte şehirleri altyapısı ve üstyapısıyla geliştirerek yeni nesillere daha güçlü bir vatanı miras bırakmakla mükellef olduklarını söyledi.

Türkiye’nin her karış toprağını eserlerle bereketlendirmenin, her bireyin derdine derman olmanın boyunlarının borcu olduğunu belirten Erdoğan, “Türkiye’yi 21 yılda nasıl asırlık yatırımlarla buluşturduysak, şehirlerimizi içinde yaşayan insanlarıyla birlikte hayallerine kavuşturmak da inşallah bize nasip olacaktır. Bunun için seçim gününe kadar hep beraber çok çalışmalıyız. Rabb’imiz ne buyuruyor? ‘İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.’ Hükmü unutmayacağız, asla aklımızdan çıkarmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Samsun’a güvendiğinin altını çizen Erdoğan, “Şimdi buradan öyle bir ses verin ki Artvin’den İstanbul’a kadar Karadeniz’in dört bir yanından duyulsun. Samsun, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Seçim akşamı Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleri ile boyamaya var mıyız?” diye sordu.

Kendisini dinleyenlerin “evet” karşılığını vermesi üzerine Erdoğan, “Rabb’im hepinizden razı olsun.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“AK Parti’nin alameti farikası nedir diye sorarsanız, buna verecek tek cevabımız eser ve hizmettir. Elini vicdanına koyarak geçtiğimiz bir asrın değerlendirmesini yapan herkes de bu hakikati kabul eder. AK Parti, gerçekleştirdiği demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla Cumhuriyet’imize en çok katkıyı sağlayan partidir. Her konuda mütevaziyiz ama bu konuda göğsümüzü gererek eser ve hizmet müktesebatı konusunda bizimle yarışacak kimse tanımıyoruz. Aynı şekilde vizyon, program, proje, yatırım konusunda da son 21 yıldır bizimle yarışacak kimse çıkmadı.”

“Samsun’dan bir başka ses çıkacak”

Samsun’un yeni bir döneme gireceğine işaret eden Erdoğan, “Sandıkları patlatacaksınız, şehirlerimiz de bu patlayışı görecekler.” diye konuştu.

“Dikkat ederseniz kendi heybeleri boş olanlar, bizim başarılarımızı değersiz hale getirme gayretindeler. Bir başka ifadeyle iş yapma ve icraat ortaya koyma hususunda bizim seviyemize çıkamayanlar, bizi kendi sefil gündemlerinin içine çekmeye çalışıyorlar.” ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye bu kısır siyaset anlayışının acısını Cumhuriyet’imizin ilk asrında yeteri kadar çekti. Üstelik bu vahim tablo sadece ülkemizi geri ve insanımızı fakir bırakmakla kalmadı, darbeyle, terörle, hak ve özgürlük ihlalleriyle milletimizi de mutsuz etti. Biz, yarım asra yaklaşan siyasi hayatımızın son 30 yılını şehirlerimize ve ülkemize hizmetle geçirdik. Mücadeleyle ve alın teriyle yoğurarak milletimizin hanesine yazdırdığımız her kazanımı birer şeref beratı gibi göğsümüzün üzerinde taşıyoruz. Biz size inanıyoruz, size güveniyoruz. ve inanıyorum ki 31 Mart akşamı Samsun’dan bir başka ses çıkacak. Ziyaret ettiğimiz şehirlerimizde, oraya yaptığımız yatırımları işte bu heyecanla özetin özeti mahiyetinde de olsa anlatıyoruz. Unutmayın ‘hafıza-i beşer nisyan ile malüldür.’ Bu atasözümüzün işaret ettiği gibi hatırlanmayan ve hatırlatılmayan her şey unutulmaya mahkumdur.”

Türkiye’nin ve milletin kazanımları unutulunca birilerinin hemen eski Türkiye güzellemesi yapmaya başladığını belirten Erdoğan, bunun için yaptıklarını ve yapacaklarını anlatmayı sürdüreceklerini söyledi.

“Şehir hastanesini bu yaz tamamlayacağız”

Samsun’a son 21 yılda güncel rakamlarla 181 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını aktaran Erdoğan, eğitimde 5 bin 764 yeni derslik inşa ettiklerini, ikinci devlet üniversitesi olarak Samsun Üniversitesini şehre kazandırdıklarını, gençlik ve sporda 15 bin 233 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını hatırlattı.

Erdoğan, şehre 102 spor tesisi inşa ettiklerini dile getirerek, sosyal yardımlarda Samsunlu ihtiyaç sahibi vatandaşlara yaklaşık 9 milyar lira tutarında kaynakta destek olduklarını ifade etti.

Sağlıkta 2 bin 943 yataklı 24 hastanenin de aralarında olduğu 25 sağlık tesisi yaptıklarını anımsatan Erdoğan, ilave olarak 900 yataklı Samsun Şehir Hastanesi ve 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesi ile 5 sağlık tesisinin inşaatının sürdüğünü kaydetti.

Erdoğan, şehir hastanesini bu yaz içinde tamamlayıp hizmete sunacaklarını belirterek, çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle Samsun’da 11 bin 265 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, kentsel dönüşümde riskli yapı olarak belirledikleri 5 bin 308 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini aktardı.

“Zirai gelir artışı sağladık”

İktidara geldiklerinde Samsun’da 3 atık su arıtma tesisi varken, bugün 26 atık su arıtma tesisi ile belediye nüfusunun tamamına hizmet verdiklerini belirten Erdoğan, Samsun’daki 6 Millet Bahçesi projesinden 3’ünü hizmete aldıklarını ve diğerleriyle ilgili çalışmaların çeşitli safhalarda devam ettiğini bildirdi.

Erdoğan, ulaştırmada 120 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 313 kilometreye çıkardıklarını ve proje bedeli 8,5 milyar lira olan Samsun Batı Çevreyolunu 2024 yılı yatırım programına aldıklarını söyledi.

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

“Gelemen Lojistik Merkezini tamamlayıp işletmeye başladık. Samsun il sınırları içindeki demir yolu hatlarının tamamını yeniledik. Türkiye’nin en büyük demir yolu modernizasyon projesiyle Samsun-Sivas arasındaki 431 kilometrelik demir yolu hattını tüm altyapısı ve üstyapısı ile yeniledik. Böylece hem bu hattaki lojistik taşımacılığına yeni bir ivme kazandırdık hem de yolcu kapasitesini 2 kat artırdık.

Samsun, Amasya, Çorum, Kırıkkale hızlı tren hattının ilk etabını oluşturan Kırıkkale-Çorum bölümünün projesini tamamladık, ihale hazırlık çalışmaları devam ediyor. Tarım ve ormanda şehrimizde 9 baraj, 2 içme suyu tesisi, 15 sulama tesisi, 127 taşkın koruma tesisi, 3 arazi toplulaştırma ve 5 hidroelektrik santrali inşa ettik.”

19 bin dekar araziyi sulayacak, Asarcık, Salıpazarı ve Vezirköprü-Doluca barajlarının yapımına devam ettikleri bilgisini veren Erdoğan, “Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Samsun’da 605 bin dekar tarım arazisini sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık 4 milyar liranın üzerinde zirai gelir artışı sağladık.” ifadelerini kullandı.

“Eksikleri tamamlamak bizlerin elinde”

Samsunlu çiftçilere bugüne kadar yaklaşık 4 milyar tutarında tarımsal destek verdiklerini kaydeden Erdoğan, “Sanayi ve teknolojide şehrimize 6 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 6 araştırma-geliştirme merkezi kurduk. Samsunlu işverenlerimize yaklaşık 5 milyar lira tutarında teşvik sağladık. Enerjide 356 bin abonesi olan Samsun ve 16 ilçesini doğal gaza kavuşturduk. Ayvacık ilçemizi de en kısa sürede doğal gazla buluşturacağız.” dedi.

AK Partili yerel yönetimlerin Samsun’a yaptığı yatırımların yer aldığı kısa filmin gösterilmesinin ardından mitinge katılan vatandaşlara seslenen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Gümbür gümbür geliyorsunuz sizi öyle görüyorum. Samsun’a kazandırdığımız yatırımları tek tek saymaya kalksak, değil saatler günler yetmez. Bu şehrin çehresini hangi eser ve hizmetlerle geliştirip güzelleştirdiğimizin en yakın şahidi sizlersiniz. İnşallah cumhurbaşkanlığıyla, bakanlıklarıyla, milletvekilleriyle, belediyeleriyle omuz omuza, gönül gönüle verip eksikleri tamamlamak bizlerin elindedir. Yeter ki dirliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkalım. Şimdi 31 Mart için hazır mıyız? Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ana kademe var mıyız? Kadın kolları var mıyız? Gençler var mıyız? Evelallah bu iş bitmiştir.”

Mitingden notlar

Miting alanında, “Hazırız, kararlıyız”, “Reis sen düşünme bizi Samsunlu bilir işini” ve “Vatan, millet mazlumlar sana, senin emeklerin sandıkta bize emanet Reis” yazılı pankartlar ile AK Parti ve Türkiye Yüzyılı amblemleri yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 17 ilçe belediye başkan adayını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.

Mitinge, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan ve Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur, AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı Halit Doğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile milletvekilleri katıldı.

Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden kazası nedeniyle miting alanında müzik çalınmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting öncesinde Samsun Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti.

(Bitti)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-samsun-mitinginde-konustu-2/feed/ 0
Türkiye ve Yunanistan, Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne Katılıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:39:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4372 Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorious, Türkiye ve Yunanistan’ın Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne (ESSI) katılacaklarını duyurdu. ABD’nin F-16’lara yeşil ışık yakması sonrasında Türkiye’nin şimdi de ESSI’ye katılacak olması, NATO müttefikleriyle bağları güçlendirecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Almanya Savunma Bakanı Pistorious bugün Brüksel’de yapılan NATO savunma bakanları toplantısı öncesinde, “ESSI bugün iki yeni üyenin katılımıyla büyüyor. Yunanistan ve Türkiye’ye ESSI’ye hoş geldiniz diyeceğiz” açıklamasını yaptı.

Almanya’nın kurulmasına liderlik ettiği girişimin son iki yılda önemli başarılar kaydettiğini söyleyen Alman bakan, “Girişim hava savunma sistemlerinin ortak tedariki ve kullanımı ile ilgilidir” dedi ve ekledi:

“Odak, bu hava savunma sistemlerinin birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışmasıdır. Bu, sistemlerin eşgüdümlü kullanımını, aynı zamanda da eğitim ve tatbikatları da kolaylaştırıyor.”

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Almanya tarafından başlatılan girişim, Avrupa ülkelerinin birlikte savunma sistemleri satın almalarına ve ortak tatbikat yapmalarına olanak sağlamayı hedefliyor.

Türkiye’nin katılımı nasıl gündeme geldi?

Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini teslim almaya başlaması, ABD başta olmak üzere NATO müttefikleriyle ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştı.

Dış politikada yaşanan sorunların da etkisiyle, Ankara’nın NATO müttefikleriyle savunma sanayi alanında işbirliği gerilemiş, hatta durma noktasına gelmişti.

Ancak yaklaşık dört yıl sonra, İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasıyla birlikte ilişkilerde görülen normalleşme, yeni adımlarla devam ediyor.

ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 satışına yeşil ışık yakarken, Kanada gibi ittifak üyesi ülkeler de savunma sanayii alanında uyguladıkları fiili ambargolarını kaldırmaya başladı.

Türkiye’nin ESSI’ye katılımı da ilişkileri normalleştirme adımları çerçevesinde dikkat çekici bulunuyor.

Gözler Eurofighter’lara çevrildi

Almanya’nın girişimi olan ESSI’ye Türkiye’nin katılımının, Berlin ile Ankara arasında savunma konularında da işbirliğine olumlu yansıması bekleniyor.

Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçakları alma talebi konusunda, Alman hükümetinin de siyasi onayı gerekiyor.

Eurofighter İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya tarafından geliştirilip üretilen bir savaş uçağı. Üçüncü taraflara satışı için dört ülkenin de onay vermesi gerekiyor.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları geçen hafta yaptıkları açıklamada, ABD’den F-16 satışına onay gelmesi sonrasında da, Eurofighter’lar konusunda taleplerinin devam ettiğini belirtmişti.

Bakanlık kaynakları, “Konsorsiyum ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. Görüşme ve çalışmalara devam edilmektedir” bilgisini vermişlerdi.

Türk ve İngiliz savunma bakanları Kasım ayında Ankara’da yaptıkları görüşmeler sırasında güvenlik ve savunma alanında işbirliğini daha da güçlendirmek için bir niyet beyanı imzalamış ve Eurofighter savaş uçaklarının satışı konusunu da masaya yatırmışlardı.

Bu arada ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışlarına, Yunanistan’a satışı yapılacak F-35’lerle eş zamanlı olarak onay verirken, ESSI’ye de Türkiye ve Yunanistan’ın eş zamanlı olarak kabulü dikkat çekici olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Gökyüzü Kalkanı ne hedefliyor?

ESSI ile birlikte Avrupa’da, anti-balistik füze yetkinliğine sahip, ortak bir hava savunma sistemi inşa edilmesi hedefleniyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Avrupa’nın hava savunma yetkinliklerinin yetersiz kalabileceği endişesine yol açmıştı.

Bunun üzerine Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 2022 yılının Ağustos ayında bu girişimi önermişti.

Aynı yılın Ekim ayında 15 Avrupa ülkesi bir bildiri imzalayarak projeyi hayata geçirdi.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek”.

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor.

Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

ESSI farklı menzilli füzelere karşı çok katmanlı savunma sistemleri kullanacak şekilde tasarlanmış ve orta menzilli (35 km) Alman IRIS-T SLM, uzun menzilli (100 km) ABD yapımı Patriot ve çok uzun menzilli (100+ km/ atmosfer dışı) ABD-İsrail yapımı Arrow-3 gibi sistemleri içeriyor.

Girişimde hangi ülkeler yer alıyor?

ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak.

Ekim 2022’de Belçika, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Slovenya, Romanya ve İngiltere bir bildiri imzalayarak girişimi kurdular.

Şubat 2023’te Danimarka ve İsveç, aynı yıl Temmuz ayında da Avusturya ve İsviçre girişime katıldı.

Fransa ise Avrupa dışında geliştirilen sistemlere ağırlık verilmesi ve İtalya ile ortak geliştirdiği SAMP-T füze savunma sisteminin girişime dahil edilmemesi konusunda itirazlarını dile getirerek yer almadı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-yunanistan-avrupa-gokyuzu-kalkani-girisimine-katiliyor/feed/ 0
Türkiye-Macaristan ikili ticareti 4 milyar dolara çıktı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-macaristan-ikili-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-macaristan-ikili-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:06:11 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4354 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Macaristan arasındaki ikili ticaretin 4 milyar dolara çıktığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Macaristan Başbakanı Victor Orban’ın ortaya koydukları yıllık 6 milyar dolar ticaret hedefine kısa sürede ulaşılacağını bildirdi.

Türkiye-Macaristan Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu (ETOK/JETCO) 1. Dönem Toplantısı’na ilişkin protokol, Bakan Bolat ile Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto tarafından imzalandı.

Bolat, Bakanlıktaki imza töreninde, 18 Aralık 2023’te Budapeşte’de gerçekleştirilen Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nda bu ülkeyle stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerin geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini hatırlattı.

“Türkiye-Macaristan Kültür Yılı”nın açılış töreninin gerçekleştirildiğini ifade eden Bolat, 2025’in iki ülkenin liderlerince “Ortak Bilim ve İnovasyon Yılı” ilan edildiğini söyledi.

Ülkeler arasında Ekonomi ve Ticaret Ortak Komisyonu’nun 2022 yılında kurulduğunu dile getiren Bolat, “Amacımız, ekonomik yatırım ve ticari ilişkilerimizi daha da derinleştirmek ve ilerletmek. Bu anlamda ele alınacak ve kararlaştırılacak mekanizmalar JETCO toplantılarında belirlenecektir.” dedi.

“İkili ticaretimizi 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz”

Bolat, imzalanan mutabakat zaptında ikili ilişkilerden karşılıklı yatırımlara, teknolojiden enerji alanına, ticaretten sanayiye ve özel sektörler arasındaki işbirliğine kadar birçok konunun yer aldığını ifade etti.

Söz konusu toplantının, Macaristan ile ekonomik ilişkileri daha da geliştirmek için yeni fırsatlar doğuracağına inandığını belirten Bolat, “Mutabakat zaptında yer alan işbirliği konularında atılacak somut adımları da düzenli şekilde takip edeceğimizi vurgulamak istiyorum.” diye konuştu.

Bolat, dünya genelinde siyasi, ekonomik ve sosyal değişimlerin yaşandığı önemli bir dönemden geçildiğine işaret ederek şunları söyledi:

“Türkiye olarak biz de tüm muhtemel senaryoları ve bunların etkilerini göz önünde bulundurarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bununla birlikte küresel ekonomideki zayıf büyüme performansı, yatırım iştahındaki azalma, başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarındaki artış ve bölgesel çatışmalar, dünya ticaretine 2023 yılında olumsuz etkide bulunmuş ve dünya ticareti daralmıştı. Böyle bir dönemde Türkiye ile Macaristan arasındaki ticaretin 2023’te de artmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. İkili ticaretimizi 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz. İki ülke Devlet Başkanı ve Başbakanı’nın ortaya koyduğu yıllık 6 milyar dolar ticaret hedefine çok kısa sürede ulaşacağız.”

“Ekonomik ilişkilerimizi üst rakamlara çıkarmak için azimle çalışacağız”

Bu yıl Türkiye’den Macaristan’a doğal gaz ihracatının başlayacak olmasının iki ülke ticaretini daha da yukarılara ulaştıracağını belirten Bolat, Bakan Szijjarto’nun Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığını yılın ikinci yarısında devralacak olmasının da Türkiye ve AB ilişkilerine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Bolat, taraflar arasında ulaştırma alanındaki işbirliğinin devam ettiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Hava yolu taşımacılığında da iki ülke arasındaki frekans sayımlarının artırılması konusunda yakında olumlu gelişmeler göreceğiz. Bu anlamda önümüzdeki dönemde Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Victor Orban’ın ortaya koydukları vizyon çerçevesinde karşılıklı ekonomik ilişkilerimizi çok daha üst rakamlara çıkarmak için iki taraf olarak azimle çalışacağız.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-macaristan-ikili-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Türkiye-Macaristan ticareti 4 milyar dolara çıktı http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-macaristan-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-macaristan-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:42:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4333 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ankara’da Türkiye ve Macaristan arasında düzenlenen ortak JETCO mutabakat zaptının ilk toplantısında konuşarak, “İkili ticaretimizin 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz. İki ülke devlet başkanı ve başbakanının ortaya koyduğu yıllık 6 milyar dolar ticaret hedefinde çok kısa bir sürede ulaşacağız. Özellikle Türkiye’den Macaristan’a doğal gaz ihracatının bu yıl başlayacak olması, iki ülke ticaretini daha yukarı rakamlara ulaştıracaktır” dedi.

Ticaret Bakanı Bolat, ‘Türkiye-Macaristan Ekonomik ve Ticaret Ortaklık Komisyonu 1’inci Dönem Toplantısı’ (JETCO) kapsamında Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Ticaret Bakanlığı’nda bir araya geldi. İki bakan görüşmenin ardından basın mensuplarına değerlendirmede bulundu. Ticaret Bakanı Bolat, 18 Aralık 2023 tarihinde Budapeşte’de gerçekleştirilen, ‘Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6’ncı’ toplatısında alınan kararları hatırlattı. Bakan Bolat alınan kararlarla, Türkiye ile Macaristan arasındaki stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerin, geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine yükseldiğine değinerek, “İki ülke arasında kurulan JETCO mekanizmasının da anlaşması imzalanmış ve ilk toplantısının da iki ay gibi kısa bir süre sonra Ankara’da ev sahipliği yapmak fırsatını yakalamış bulunuyoruz” diye konuştu.

Bolat, 2024 yılının Türkiye ile Macaristan arasındaki diplomatik ilişkilerin başlamasının 100’üncü yıl dönümü olduğunu sözlerine ekleyerek, Türkiye ile Macaristan arasında 100’üncü yıl nedeniyle bir kültür yılı ilan edildiğini söyledi. 2025 yılının ise Türkiye ve Macaristan arasında ‘Ortak Bilim ve İnovasyon Yılı’ ilan edildiğini kaydeden Bolat, “Böylesine yakın bir işbirliği içinde olduğumuz Türkiye ve Macaristan arasında JETCO ortak ekonomi ve ticaret komisyonu da 2022 yılında kurulmuştu. Amacımız ekonomik yatırım ve ticari ilişkilerimizi daha da derinleştirmek ve ilerletmek. Bu anlamda ele alınacak ve kararlaştırılacak mekanizmalar bu JETCO belirlenecektir. Bu çerçevede bugün ilk toplantısında gerçekleştirdiğimiz JETCO ekonomik ve ticaret ortak komite toplantısının mutabakat zaptını biraz sonra değerli meslektaşım Peter Szijjarto birlikte imzalayacağız. Bu JETCO mutabakat zaptında ikili ilişkilerden karşılıklı yatırımlara ticaretten sanayiye, özel sektörler arasındaki iş birliğinden teknolojiden, enerji alanına, doğal gaz ve nükleer enerji, iş birliğine, Ulaştırma ve Çevre Alanındaki iş birliğine kadar pek çok farklı konular yer almaktadır” değerlendirmesini yaptı.

“İkili ticaretimizin 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz”

Bakan Bolat, dünya genelinde çok çirkin siyasi, ekonomik ve sosyal değişimlerin yaşandığı önemli bir dönemden geçildiğini belirterek, “Türkiye olarak biz de bütün muhtemel senaryoları göz önünde bulundurarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bununla birlikte küresel ekonomideki zayıf büyüme performansı yatırım iştahındaki azalma, başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarındaki artış ve bölgesel çatışmalar dünya ticaretinde 2023 yılında olumsuz etkide bulunmuş ve dünya ticareti daralmıştı. Böyle bir dönemde Türkiye ile Macaristan arasındaki ticaretin 2023 yılında da artmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. İkili ticaretimizin 4 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz. İki ülke devlet başkanı ve başbakanının ortaya koyduğu yıllık 6 milyar dolar ticaret hedefinde çok kısa bir sürede ulaşacağız. Özellikle Türkiye’den Macaristan’a doğal gaz ihracatının bu yıl başlayacak olması, iki ülke ticaretini daha yukarı rakamlara ulaştıracaktır” ifadelerini kullandı.

Bakan Bolat, Peter Szijjarto’nun, Avrupa Birliği dönem başkanlığını 2024 yılının ikinci yarısında devralacak olmasının Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerini ve gümrük birliğinin genişletilmesine başlatılmasına da katkılar vereceğini dile getirdi.

İmza töreninin ardından, Türk ve Macar özel sektöre başkan ve temsilcileri karşılıklı fırsat ve iş birliği konularının ele anıldığı Türkiye-Macaristan Yuvarlak Masa İş İnsanları Toplantısı’ gerçekleştirildi. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-macaristan-ticareti-4-milyar-dolara-cikti/feed/ 0
Osmangazi Belediyesi, Emeklilere, Ev Hanımlarına ve Öğrencilere Destek Vermeye Devam Ediyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/osmangazi-belediyesi-emeklilere-ev-hanimlarina-ve-ogrencilere-destek-vermeye-devam-ediyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/osmangazi-belediyesi-emeklilere-ev-hanimlarina-ve-ogrencilere-destek-vermeye-devam-ediyor/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:24:33 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4317 Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, devam eden mevcut desteklerin, emeklilere pazar alışverişi, ev hanımlarına mutfak, öğrencilere ulaşım desteği olarak süreceğini açıkladı. Dündar, mart ayı içerisinde başvuruların alınacağını da duyurdu.

Dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci, iklim krizinin küresel ekonomiye olumsuz etkileri, savaşlar ve ardından Türkiye’yi yasa boğan asrın felaketinin yol açtığı ekonomik daralmada, Osmangazi Belediyesi vatandaşa nefes olmaya devam ediyor. Türkiye’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini sergileyen, ‘Belediyem Benimle’ ekibiyle kapı kapı gezip, ihtiyaç sahiplerine ulaşan Bursa’nın Osmangazi Belediyesi, yeni dönemde emekliler, ev hanımları ve öğrencileri de destek içerisine alıyor. Böylelikle pazar filesini doldurmakta zorlanan emeklilerin, mutfak ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ev hanımlarının ve öğrencilerin yüzü gülecek. Uygulanacak destek programı çerçevesinde, emekliler pazar alışverişlerini artık gönül rahatlığıyla yapabilecek. Ev hanımlarının mutfağına bereket gelecek, öğrencilerin en önemli masraf kalemlerinden olan ulaşım ücretleri belediye tarafından karşılanacak.

“Her zaman biriz, beraberiz”

Yeni dönemde devreye alacakları üçlü destek paketinin detaylarını önümüzdeki günlerde yapacakları tanıtım toplantısında kamuoyu ile paylaşacaklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, daha mutlu bir Osmangazi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Osmangazi’yi, hayata geçirdikleri projelerle Türkiye’de lider bir belediye haline getirmenin gururunu yaşadıklarını ifade eden Başkan Dündar, “Ancak biz ne kadar özel ve ayrıcalıklı projeler yaparsak yapalım, insanımızı mutlu etmediğimiz sürece bunların hiçbir kıymeti yok. Bunun bilinciyle bugüne kadar ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hep yanında olmaya çalıştık. Her zaman bir ve beraber olduğumuzu desteklerimizle gösterdik” dedi.

“Bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz”

Dünyada ekonomik ve sosyal yaşamı durma noktasına getiren pandemi süreci, iklim krizleri, savaşlar ve son olarak Türkiye’yi yasa boğan asrın felaketine rağmen Türkiye’nin kararlı adımlarla yoluna devam ettiğini hatırlatan Dündar, “Tüm bu olumsuzluklardan küresel ekonominin önemli aktörü olan Türkiye’nin etkilenmemesi mümkün değil. Ancak, Türkiye dünya lideri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bir yandan yaralarını sararken diğer yandan hem stratejik hem de tarihi yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Paylaşım ve dayanışma bizim kültürümüzün, inancımızın en güzel ve en anlamlı özelliği. Bizi pandemi döneminde vatandaşlarını ölüme terk eden batı ülkelerinden ayıran özelliğimiz bu. Biliyoruz ki bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz. Bu çerçevede vatandaşlarımızın enflasyona ezdirilmemesi noktasında hükümetimiz önemli adımlar atıyor ancak belediyeler olarak biz de elimizden geldiği ölçüde vatandaşlarımıza yönelik desteklerimizi artırıyoruz. Emekli vatandaşlarımız, ev hanımlarımız ve öğrencilerimizi de destek içerisine alıyoruz. Biz, ‘Komşusu açken, tok yatan bizden değildir’ anlayışına sahip bir milletiz. Detaylarını önümüzdeki günlerde açıklayacağımız bu destek paketiyle de pek çok yaraya merhem olmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

Sosyal belediyecilikle hiçbir vatandaşını yalnız bırakmayan Osmangazi Belediyesi, Somuncu Baba’nın manevi geleneğini sürdürdüğü Somuncu Baba Gönül Fırını ile her yıl yaklaşık 3,5 ekmeği ihtiyaç sahiplerinin evine ulaştırıyor. Her gün yüzlerce haneye erzak, giysi ve ev eşyası desteği sağlıyor. – BURSA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/osmangazi-belediyesi-emeklilere-ev-hanimlarina-ve-ogrencilere-destek-vermeye-devam-ediyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE ve Mısır ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilere konuştu: (1) http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bae-ve-misir-ziyareti-donusunde-ucakta-gazetecilere-konustu-1/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bae-ve-misir-ziyareti-donusunde-ucakta-gazetecilere-konustu-1/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:18:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4312 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gazze’deki katliamların bir an önce durdurulmasını, Filistin davasının kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşmasını teminen Mısır’la işbirliğimizi daha da artırma niyetindeyiz.” dedi.

Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır ziyaretleri sonrası Türkiye’ye dönüşte uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

BAE’ye ve Mısır’a gerçekleştirdiği ziyaret dolayısıyla BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’ye teşekkür eden Erdoğan, BAE’yi ziyaretinde Dubai’de düzenlenen ve onur konuğu olarak davet edildiği Dünya Hükümetler Zirvesi’ne katıldığını anımsattı.

Zirve hitabında son 21 yılda siyasi istikrar, güçlü yönetim, demokrasi, diplomasi ve ekonomi alanlarında büyük adımlar atan Türkiye’nin tecrübelerini paylaştıklarını aktaran Erdoğan, zirvede, Gazze’deki krize ve Filistin davasına dair Türkiye’nin tavrı ile kalıcı barış için çözüm önerilerini de dile getirdiklerini kaydetti.

“İsrail, Filistin halkının en temel haklarını ve 1967 sınırlarında bir Filistin Devleti’nin kuruluşunu kabul etmeden barış olmaz” vurgusu yapan Erdoğan, bölgeyi adeta bir yangın yerine çevirenin, İsrail’in hukuk tanımaz, insanlık dışı, işgal, zulüm ve katliam politikaları olduğunu söyledi.

BAE Devlet Başkanı Al Nahyan ile her alanda ivme kazanan ikili ilişkileri etraflıca ele aldıklarını belirten Erdoğan, şunları ifade etti:

“Özellikle ticaret hacmimizin geçen yıl 20 milyar doları aşmış olmasından duyduğumuz memnuniyeti dile getirdik. İşbirliğimizdeki ivmeyi koruyarak bu meblağı daha üst seviyelere taşıma noktasında mutabık kaldık. Geçen yıl tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’in ilk toplantısını en kısa sürede Türkiye’de gerçekleştireceğiz. Savunma sanayi projeleri, enerji ve yatırım konuları da gündemimizin üst sıralarındaydı. Uluslararası yatırım şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle bir araya gelerek ülkemizdeki fırsatları değerlendirdik. Zira bu zirve vesilesiyle katılımcı ülkelerden mevkidaşlarımla görüşmelerimiz oldu. Bu kapsamda sırasıyla Maldivler Cumhurbaşkanı Sayın Muizzud, Libya Başbakanı Sayın Dibeybe ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Sayın Barzani, Ruanda Devlet Başkanı Sayın Kagame ile görüşmeler gerçekleştirdik.”

“Sisi, Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai ziyaretlerinin ardından Kahire’ye geçtiklerini hatırlatarak, “Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Sisi’nin daveti üzerine yaptığımız bu ziyaretimiz de oldukça samimi, verimli ve başarılı geçti. Sayın Sisi’nin refikalarıyla birlikte havalimanına bizzat gelerek bizi karşılamasından hassaten memnuniyet duydum.” dedi.

Sisi ile görüşmelerinde son dönemde askeri ve savunma sanayi dahil, her alanda ivme kazanan ilişkileri ele aldıklarını dile getiren Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nı en kısa zamanda gerçekleştirme hususunda mutabık kaldıklarını söyledi.

Erdoğan, nisan ayı başında Sisi’nin yemin töreninin olduğuna işaret ederek, Sisi’nin nisan ya da mayıs ayında Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi.

Türkiye’nin Afrika kıtasındaki en büyük ticari ortağı olan Mısır’la ticaret hacminde 15 milyar dolar hedefini yakalamakta kararlı olduklarının altını çizen Erdoğan, “İkili konuların yanı sıra Filistin başta olmak üzere bölgesel meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Gazze’deki katliamların bir an önce durdurulmasını, Filistin davasının kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşmasını teminen Mısır’la işbirliğimizi daha da artırma niyetindeyiz.” diye konuştu.

“Gazze’ye insani yardımın artırılmasını ele aldık”

Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması noktasında Mısır’ın özel bir yere sahip olduğunu belirten Erdoğan, “Biz de Gazze’ye insani yardımlarımızın iletilmesi hususunda Mısırlı kardeşlerimizle hep yakın işbirliği içinde olduk. Gazze’ye yardımların ulaştırılmasında sağladıkları kolaylıklar için kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, görüşmelerinde, Gazze’ye insani yardım sevkiyatlarını artırma ve daha fazla sağlık hizmeti götürme imkanlarını da ele aldıklarını aktararak, şunları kaydetti:

“İsrail’in Gazze halkını topraklarından sürgün etme politikası karşısında Mısır’ın dirayetli tutumunu takdirle karşıladığımızı ve desteklediğimizi Sayın Sisi’ye ifade ettim. Mısır’la koordinasyon içinde olmamızın, bölgemizin barış, huzur ve istikrarına önemli katkı sağlayacağı şüphesizdir. Bu düşüncemizin Mısırlı kardeşlerimiz tarafından da paylaşılmasından bilhassa memnuniyet duyuyoruz. Ziyaretlerimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen misafirperverlik dolayısıyla her iki ülke devlet başkanlarına tekrar teşekkür ediyorum.”

“İnsanlık, bu çığlığı duymak zorunda”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Mısır’da Refah bölgesindeki sivillerin durumunu konuştuğunuzu söylediniz. İsrail’in oraya saldırı planı var. Çin’den Birleşik Krallık’a kadar, AB ve ABD’ye kadar uyarılar geliyor ama İsrail dinlemiyor. Acaba ikili görüşmenizde bu konu ele alındı mı? Bunun haricinde Gazze’ye ulaştırılabilen yardımlar da çok kısıtlı, yardımlar konusunda nasıl bir adım atılacak?” sorusuna Erdoğan, “İnsani yardımların Gazze’ye ulaştırılması ile ilgili bazı olumlu gelişmeler söz konusu. Bu gelişmeleri özellikle Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdulfettah es-Sisi ile de görüştük. ‘İsrail’i bu konuda sıkıştırmaya devam edeceklerini’ söylediler.” yanıtını verdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da gerekli görüşmelerini sürdürdüğünü belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bizler de ağırlıklı olarak, gerek Sayın Sisi’yle gerek Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’le görüşmeler yapacağız. Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri de ‘bu konuda İsrail’e baskı yapmaya devam edeceklerini’ söylüyorlar. Gazze’ye ulaşan yardım tırı sayısı 200-250’ye kadar çıktı, ancak bu yetersiz. Su sayının 500-600 tır düzeyine çıkacağı söyleniyor. Bu rakama ulaşabilirsek ihtiyaçlar noktasında ancak çözümden söz edebiliriz. Diğer taraftan İsrail’in Refah bölgesine saldırıları her zamanki vicdansızlıkları. Konuyu Sayın Sisi ile de görüştük. ‘Oradaki insanların güvenliğinden taviz vermemiz mümkün değil’ ifadesini kullandık. Düşünün, sivillere ‘şu bölgeye gidin orası güvenli’ deyip, oraya bomba yağdırmanın insani değerlerle, savaş hukukuyla, uluslararası hukuk ve insan hakları ile bağdaşır bir yönü var mı? İnsanlık, bu çığlığı bir an önce duymak zorundadır. Bu soykırıma sessiz kalmanın vebali de hesabı da çok büyük. Tarih, o insanların göz göre göre katledilmesine göz yumanları yargılayacaktır. Bu soykırıma imza atanlar ise zaten şimdiden tarih önünde suçlu ilan edilmiştir.”

“Kalıcı barış için gayretlerimizi sürdürüyoruz”

“Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış için Türkiye’nin ortaya koyduğu yaklaşım ve perspektifi Birleşmiş Milletler başta olmak üzere çok sayıda kurum, kuruluş ve ülke biliyor. Küresel çapta Türkiye politikasının nasıl yankılandığını öğrenebilir miyiz?” sorusu üzerine Erdoğan, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İsrail’in yalnızlığını gerek bizim, gerek dostlarımızın, gerekse dünyanın çeşitli yerlerindeki halkların tepkileri sağladı. Fakat gelinen aşamada akan kan durmuş değil. Hala İsrail’in vahşi saldırıları devam ediyor.” cevabını verdi.

Erdoğan, kendilerinin, bu saldırıların başladığı günlerde kurmaya başladığı ve sürekli tekrarladığı cümleleri, özellikle Batılı bazı ülkelerin yetkililerinin yeni yeni dillendirme noktasına geldiğini belirterek, “Barış çağrıları ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri’nin olumsuz yaklaşımları sebebiyle sonuçsuz kalıyor. Amerika bazı üst düzey yetkililerini güya bu işi çözmek üzere bölgeye gönderdiğini söylüyor ama netice alınamıyor. Durum her ne kadar böyle olsa da biz yine ateşkesi ve barışı sağlamak için çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü başka çıkış yolumuz yok.” dedi.

Batı’dan birileri irtibat kurduğunda onlara bu konuları özellikle ifade ettiklerini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Onlara da ‘bazı girişimlerde bulunalım, belki oralardan bazı neticeler alırız’ diyoruz. Sürecin başında İsrail’in yanında yer almış bazı ülkelerin şimdi nasıl bir nedamet içerisinde olduklarını da görüyoruz. Biz, kalıcı barış için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Çözümün 1967 sınırları temelinde, bağımsız, egemen, coğrafi bütünlüğe haiz ve başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması olduğu gerçeğini, dünya artık görmezden gelemez. Türkiye sadece Filistinli kardeşlerini değil, insan haklarını, barışı, uluslararası hukuku da müdafaa etmektedir. Türkiye, bu konudaki samimiyetini en net biçimde ortaya koymuştur. Artık küresel sistemin yeni katliamların önünü açan bu çarpık yapısı değiştirilmeli ve etkin denetim mekanizmaları kurulmalıdır.”

“Sırası geldikçe adımlar atılacaktır”

“Mısır ziyaretinizde Devlet Başkanı Sisi ile görüşmeniz dünyada ilgiyle takip edildi. Artık Türkiye-Mısır ilişkilerinde yeni bir dönem başladı diyebilir miyiz?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Türkiye ve Mısır bölgenin iki önemli ülkesidir. 12 yıldan bu yana irtibatlarımız kesilmişti. Dünya Kupasında Sayın Katar Emiri Şeyh Temim’in devreye girmesiyle orada bir araya geldik ve normalleşme sürecini başlatmış olduk. Mısır’a bu ziyaretimiz Sayın Sisi’nin çok ısrarlı davetiyle gerçekleşti. Ben de kendilerine Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantımızın gerçekleştirilmesini, bu adımın atılmasını teklif ettim. Kendileri de bunu kabul ettiler. Dışişleri Bakanlarımız irtibatlarını devam ettirecekler. Büyük ihtimalle Sayın Sisi nisan veya mayısta Ankara’ya gelerek iadeiziyareti gerçekleştirmiş olacak. Mısır ile hem kültürel hem tarihsel anlamda birlikteliğimiz, köklü bağlarımız bulunuyor. Biz, Mısır ile sadece aynı tarihi değil, aynı denizi de paylaşıyoruz ve o denizin küresel denklemdeki önemi her geçen gün daha da artıyor. Diğer yandan dış politika, karşılıklı çıkar eksenli inşa edilir ve o zeminde yönetilir.

Dolayısıyla iki ülkenin birlikte ve aynı istikamette senkronize adımları kuşkusuz çıkarınadır. Bizler de Mısır tarafı da bu gerçekliğin farkında ve yeni dönem bu sağlam zemin üzerine bina ediliyor. Önümüzde çok kritik sınamalar var ve gelecekte dünyayı hangi öngörülemeyen zorlu süreçler bekliyor bilmiyoruz. Bu nedenle bugünden hem bölgemizde hem dünyada barışı ve huzuru korumak için bir arada olmak zorundayız. Önümüzde iki ülkeyi de kalkındıracak işbirliği alanları mevcuttur ve sırası geldikçe adımlar atılacaktır.”

“KYB yönetimi kol kanat germeye devam ediyor”

“Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani ile görüştüğünüzü ifade ettiniz. Ankara bir süredir Süleymaniye’yi PKK/YPG terör örgütü konusunda uyarıyor. Fakat hem Süleymaniye hem Bafel Talabani terör örgütüne desteğini sürdürüyor. Süleymaniye’nin bu tutumuna Türkiye nasıl karşılık verecek? Son dönemde Sayın Hakan Fidan, Sayın İbrahim Kalın ve Sayın Yaşar Güler’in peş peşe ziyaretleri oldu. Bu ziyaretlerin perde arkasını merak ediyoruz. Barzani ile görüşmeniz çerçevesinde Irak’la birlikte terör örgütüyle ortak bir mücadele söz konusu olacak mı?” sorusunu Erdoğan, “Türkiye dosta dosttur. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın arka arkaya seri bir şekilde Irak’a ziyaret gerçekleştirdiler. Bu ziyaretler Irak’taki bu olumsuz gelişmelerin oluşturduğu havayı yumuşattı ve Türkiye-Irak arasında gerek merkezi yönetim gerekse Kuzey Irak’la ilgili adımların atılması noktasında güzel gelişmeler oldu.” diye yanıtladı.

“Dürüstlük ve mertlikten taviz vermedikten sonra, özellikle sınırlarımızın dibinde bir teröristan kurulmasına müsaade edilmedikten sonra, biz bu bölgede her türlü adımı komşularımızla beraber atarız.” ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında bizim göstereceğimiz saygıyı kimse göstermez. Süleymaniye’nin bu olumsuz yaklaşımı ile ilgili defalarca uyarılar yaptık. ‘Burada yeni yeni, farklı bazı oluşumlar görüyoruz, bunlara fırsat vermeyin, yoksa yalnız kalırsınız.’ dedik. Zira Süleymaniye her an her zaman elimizin üzerinde olduğu, soydaşlarımızın bulunduğu bir yer. Erbil yönetimiyle terörle mücadele konusunda yakaladığımız ivme olumlu bir istikamette ilerliyor. Fakat Süleymaniye, yani KYB yönetimi defalarca uyarmamıza rağmen terör örgütü PKK/YPG/PYD’ye kol kanat germeye maalesef devam ediyor. Şimdi yaptığımız görüşmede biz bu konuyu da gündeme getirdik ve uyarımızı yaptık. Kimse bizden farklı bir duruş beklemesin, gereken tepkiyi veririz. Bu meseleyi es geçemeyiz. Elimizden gelen adımları atıyoruz, atacağız. Birçok konuya tahammülümüz olabilir ancak konu bekamız ve milli güvenliğimiz ise müsamaha kapılarını sonuna kadar kapatır, gereği neyse yaparız. Amaç bize düşmanlık beslemek ise ona da verecek tepkimiz, alacağımız tedbirler vardır, daha sıkı adımlar atmaktan da çekinmeyiz.”

“Tam anlamıyla bir kazan kazan projesi”

“Bu ziyarette Kalkınma Yolu Projesi’yle ilgili somut yani ‘şu takvimle ilerleyelim’ diye bir sonuç çıktı mı?” sorusuna Erdoğan, “Kalkınma Yolu Projesi BAE yönetimiyle Irak’ın ve bizim de içinde yer aldığımız dev bir proje. Bu projede Kuzey Irak’ın hassasiyeti var. Bizim hassasiyetimiz var. Onun için de adımlarımızı atıyoruz.” yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abu Dabi yönetimiyle bir araya geldiklerinde konu başlıklarından bir tanesinin mutlaka bu olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“İnşallah bunu da en ideal şekilde yoluna koyacağız. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan bizim bir önceki görüşmemizde ’60 gün gibi bir süre belirleyelim ve bütün arkadaşlarımız, ilgili birimlerimiz planlama çalışmalarından öteye geçip, projelendirme çalışmalarına başlasınlar’ teklifini yaptı. Bizim de şu anda Ulaştırma Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu muhataplarıyla görüşmelerini devam ettiriyor. İnşallah bu çalışmalar projeden, plandan uygulamaya geçecek ve bu konunun başaktörleri Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak olacak. Bu şekilde çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Bu yol, bölgemizin yeni bir İpek Yolu haline gelecek ve bölgesel barışa da hizmet edecektir. Basra Körfezi’nin ve çeperindeki ülkelerin Türkiye üzerinden Avrupa pazarına erişimini sağlayacak bu yol, tam anlamıyla bir ‘kazan kazan’ projesidir.”

(Sürecek)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bae-ve-misir-ziyareti-donusunde-ucakta-gazetecilere-konustu-1/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Tarih, o insanların göz göre göre katledilmesine göz yumanları yargılayacaktır” http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tarih-o-insanlarin-goz-gore-gore-katledilmesine-goz-yumanlari-yargilayacaktir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tarih-o-insanlarin-goz-gore-gore-katledilmesine-goz-yumanlari-yargilayacaktir/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:03:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4301 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Düşünün sivillere ‘şu bölgeye gidin orası güvenli’ deyip oraya bomba yağdırmanın insani değerlerle, savaş hukukuyla, uluslararası hukuk ve insan hakları ile bağdaşır bir yönü var mı? İnsanlık, bu çığlığı bir an önce duymak zorundadır. Bu soykırıma sessiz kalmanın vebali de, hesabı da çok büyük. Tarih, o insanların göz göre göre katledilmesine göz yumanları yargılayacaktır. Bu soykırıma imza atanlar ise zaten şimdiden tarih önünde suçlu ilan edilmiştir”dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BAE ve Mısır ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını cevapladı. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’a gerçekleştirdiği ziyaretleri değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hüsnü kabullerinden ötürü Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Sayın Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdulfettah es-Sisi’ye teşekkür ediyorum. Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaretimizde Dubai’de düzenlenen ve onur konuğu olarak davet edildiğimiz Dünya Hükümetler Zirvesi’ne katıldık. Zirve hitabımızda son 21 yılda siyasi istikrar, güçlü yönetim, demokrasi, diplomasi ve ekonomi alanlarında büyük adımlar atan Türkiye’nin tecrübelerini paylaştık. Ayrıca Gazze’deki krize ve Filistin davasına dair tavrımızı, kalıcı barış için çözüm önerilerimizi dile getirdik” dedi.

İsrail’in Filistin halkının en temel haklarını ve 1967 sınırlarında bir Filistin Devleti’nin kuruluşunu kabul etmeden barış olmayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizi adeta bir yangın yerine çeviren İsrail’in hukuk tanımaz, insanlık dışı, işgal, zulüm ve katliam politikalarıdır. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile her alanda ivme kazanan ikili ilişkilerimizi etraflıca ele aldık. Özellikle ticaret hacmimizin geçen yıl 20 milyar doları aşmış olmasından duyduğumuz memnuniyeti dile getirdik. İş birliğimizdeki ivmeyi koruyarak bu meblağı daha üst seviyelere taşıma noktasında mutabık kaldık. Geçen yıl tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’in ilk toplantısını en kısa sürede Türkiye’de gerçekleştireceğiz. Savunma sanayi projeleri, enerji ve yatırım konuları da gündemimizin üst sıralarındaydı. Uluslararası yatırım şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle bir araya gelerek ülkemizdeki fırsatları değerlendirdik” dedi.

Zirve vesilesiyle katılımcı ülkelerden mevkidaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kapsamda sırasıyla Maldivler Cumhurbaşkanı Sayın Muizzud, Libya Başbakanı Sayın Dibeybe ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Sayın Barzani, Ruanda Devlet Başkanı Sayın Kagame ile görüşmeler gerçekleştirdik” dedi.

“Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması noktasında Mısır özel bir yere sahip”

Dubai ziyaretinin ardından Kahire’ye intikal ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin daveti üzerine yaptığı bu ziyaretin de oldukça samimi, verimli ve başarılı geçtiğini belirterek, “Sayın Sisi’nin refikalarıyla birlikte havalimanına bizzat gelerek bizi karşılamasından hassaten memnuniyet duydum. Görüşmelerimizde son dönemde askeri ve savunma sanayii dahil her alanda ivme kazanan ilişkilerimizi ele aldık. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantımızı en kısa zamanda gerçekleştirme hususunda mutabık kaldık. Nisan ayı başında Sayın Sisi’nin yemin töreni söz konusu. Dolayısıyla nisan ya da mayısta Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirecek. Afrika kıtasındaki en büyük ticari ortağımız Mısır’la ticaret hacminde 15 milyar dolar hedefimizi yakalamakta kararlıyız. İkili konuların yanı sıra Filistin başta olmak üzere bölgesel meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Gazze’deki katliamların bir an önce durdurulmasını, Filistin davasının kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşmasını teminen Mısır’la iş birliğimizi daha da artırma niyetindeyiz. Biliyorsunuz Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması noktasında Mısır özel bir yere sahip. Biz de Gazze’ye insani yardımlarımızın iletilmesi hususunda Mısırlı kardeşlerimizle hep yakın iş birliği içinde olduk. Gazze’ye yardımların ulaştırılmasında sağladıkları kolaylıklar için kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Gazze’ye insani yardım sevkiyatlarını artırma ve daha fazla sağlık hizmeti götürme imkanlarını da ele aldık. İsrail’in Gazze halkını topraklarından sürgün etme politikası karşısında Mısır’ın dirayetli tutumunu takdirle karşıladığımızı ve desteklediğimizi Sayın Sisi’ye ifade ettim. Mısır’la koordinasyon içinde olmamızın bölgemizin barış, huzur ve istikrarına önemli katkı sağlayacağı şüphesizdir. Bu düşüncemizin Mısırlı kardeşlerimiz tarafından da paylaşılmasından bilhassa memnuniyet duyuyoruz. Ziyaretlerimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen misafirperverlik dolayısıyla her iki ülke devlet başkanlarına tekrar teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

İnsani yardımların Gazze’ye ulaştırılması ile ilgili bazı olumlu gelişmelerin söz konusu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gelişmeleri özellikle Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdulfettah es-Sisi ile de görüştük. İsrail’i bu konuda sıkıştırmaya devam edeceklerini söylediler. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan da gerekli görüşmelerini sürdürüyor. Bizler de ağırlıklı olarak gerek Sayın Sisi’yle gerek Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’le görüşmeler yapacağız. Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri de bu konuda İsrail’e baskı yapmaya devam edeceklerini söylüyorlar. Gazze’ye ulaşan yardım tırı sayısı 200-250’ye kadar çıktı ancak bu yetersiz. Bu sayının 500-600 tır düzeyine çıkacağı söyleniyor. Bu rakama ulaşabilirsek ihtiyaçlar noktasında ancak çözümden söz edebiliriz. Diğer taraftan İsrail’in Refah bölgesine saldırıları her zamanki vicdansızlıkları. Konuyu sayın Sisi ile de görüştük. ‘Oradaki insanların güvenliğinden taviz vermemiz mümkün değil’ ifadesini kullandık. Düşünün sivillere ‘şu bölgeye gidin orası güvenli’ deyip oraya bomba yağdırmanın insani değerlerle, savaş hukukuyla, uluslararası hukuk ve insan hakları ile bağdaşır bir yönü var mı? İnsanlık, bu çığlığı bir an önce duymak zorundadır. Bu soykırıma sessiz kalmanın vebali de, hesabı da çok büyük. Tarih, o insanların göz göre göre katledilmesine göz yumanları yargılayacaktır. Bu soykırıma imza atanlar ise zaten şimdiden tarih önünde suçlu ilan edilmiştir” dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İsrail’in yalnızlığını gerek Türkiye’nin, gerek dostların, gerekse dünyanın çeşitli yerlerindeki halkların tepkilerinin sağladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna rağmen gelinen aşamada akan kanın durmadığını ifade etti. İsrail’in vahşi saldırılarının devam ettiğini belirten Erdoğan, “Bizim bu saldırıların başladığı günlerde kurmaya başladığımız ve sürekli tekrarladığımız cümleleri, özellikle Batılı bazı ülkelerin yetkilileri yeni yeni dillendirme noktasına geldiler. Barış çağrıları ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri’nin olumsuz yaklaşımları sebebiyle sonuçsuz kalıyor. Amerika bazı üst düzey yetkililerini güya bu işi çözmek üzere bölgeye gönderdiğini söylüyor ama netice alınamıyor. Durum her ne kadar böyle olsa da biz yine ateşkesi ve barışı sağlamak için çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü başka çıkış yolumuz yok. Batı’dan da birileri bizimle irtibat kurduğu zaman onlara da bu konuları özellikle ifade ediyoruz. Onlara da ‘Bazı girişimlerde bulunalım, belki oralardan bazı neticeler alırız” diyoruz. Sürecin başında İsrail’in yanında yer almış bazı ülkelerin şimdi nasıl bir nedamet içerisinde olduklarını da görüyoruz. Biz kalıcı barış için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Çözümün 1967 sınırları temelinde bağımsız, egemen, coğrafi bütünlüğe haiz ve başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması olduğu gerçeğini dünya artık görmezden gelemez. Türkiye sadece Filistinli kardeşlerini değil, insan haklarını, barışı, uluslararası hukuku da müdafaa etmektedir. Türkiye, bu konudaki samimiyetini en net biçimde ortaya koymuştur. Artık küresel sistemin yeni katliamların önünü açan bu çarpık yapısı değiştirilmeli ve etkin denetim mekanizmaları kurulmalıdır” diye konuştu.

“Mısır’a bu ziyaretimiz Sayın Sisi’nin çok ısrarlı davetiyle gerçekleşti”

Türkiye ve Mısır’ın bölgenin iki önemli ülkesi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “12 yıldan bu yana irtibatlarımız kesilmişti. Dünya Kupası’nda Sayın Katar Emiri Şeyh Temim’in devreye girmesiyle orada bir araya geldik ve normalleşme sürecini başlatmış olduk. Mısır’a bu ziyaretimiz Sayın Sisi’nin çok ısrarlı davetiyle gerçekleşti. Ben de kendilerine Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantımızın gerçekleştirilmesini, bu adımın atılmasını teklif ettim. Kendileri de bunu kabul ettiler. Dışişleri bakanlarımız irtibatlarını devam ettirecekler. Büyük ihtimalle Sayın Sisi nisan veya mayısta Ankara’ya gelerek iade-i ziyareti gerçekleştirmiş olacak. Mısır ile hem kültürel hem tarihsel anlamda birlikteliğimiz, köklü bağlarımız bulunuyor. Biz Mısır ile sadece aynı tarihi değil, aynı denizi de paylaşıyoruz ve o denizin küresel denklemdeki önemi her geçen gün daha da artıyor. Diğer yandan dış politika, karşılıklı çıkar eksenli inşa edilir ve o zeminde yönetilir. Dolayısıyla iki ülkenin birlikte ve aynı istikamette senkronize adımları kuşkusuz çıkarınadır. Bizler de, Mısır tarafı da bu gerçekliğin farkında ve yeni dönem bu sağlam zemin üzerine bina ediliyor. Önümüzde çok kritik sınamalar var ve gelecekte dünyayı hangi öngörülemeyen zorlu süreçler bekliyor bilmiyoruz. Bu nedenle bugünden hem bölgemizde hem dünyada barışı ve huzuru korumak için bir arada olmak zorundayız. Önümüzde iki ülkeyi de kalkındıracak iş birliği alanları mevcuttur ve sırası geldikçe adımlar atılacaktır” ifadelerini kullandı.

“Amaç bize düşmanlık beslemek ise daha sıkı adımlar atmaktan da çekinmeyiz”

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani ile görüşmesini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

“Türkiye dosta dosttur. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın arka arkaya seri bir şekilde Irak’a ziyaret gerçekleştirdiler. Bu ziyaretler Irak’taki bu olumsuz gelişmelerin oluşturduğu havayı yumuşattı ve Türkiye-Irak arasında gerek merkezi yönetim gerekse Kuzey Irak’la ilgili adımların atılması noktasında güzel gelişmeler oldu. Dürüstlük ve mertlikten taviz vermedikten sonra, özellikle sınırlarımızın dibinde bir teröristan kurulmasına müsaade edilmedikten sonra, biz bu bölgede her türlü adımı komşularımızla beraber atarız. Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında bizim göstereceğimiz saygıyı kimse göstermez. Süleymaniye’nin bu olumsuz yaklaşımı ile ilgili defalarca uyarılar yaptık. ‘Burada yeni yeni, farklı bazı oluşumlar görüyoruz, bunlara fırsat vermeyin, yoksa yalnız kalırsınız’ dedik. Zira Süleymaniye her an her zaman elimizin üzerinde olduğu, soydaşlarımızın bulunduğu bir yer. Erbil yönetimiyle terörle mücadele konusunda yakaladığımız ivme olumlu bir istikamette ilerliyor. Fakat Süleymaniye, yani KYB yönetimi defalarca uyarmamıza rağmen terör örgütü PKK/YPG/PYD’ye kol kanat germeye maalesef devam ediyor. Şimdi yaptığımız görüşmede biz bu konuyu da gündeme getirdik ve uyarımızı yaptık. Kimse bizden farklı bir duruş beklemesin, gereken tepkiyi veririz. Bu meseleyi es geçemeyiz. Elimizden gelen adımları atıyoruz, atacağız. Birçok konuya tahammülümüz olabilir ancak konu bekamız ve milli güvenliğimiz ise müsamaha kapılarını sonuna kadar kapatır, gereği neyse yaparız. Amaç bize düşmanlık beslemek ise ona da verecek tepkimiz, alacağımız tedbirler vardır, daha sıkı adımlar atmaktan da çekinmeyiz.”

“Bu yol tam anlamıyla bir kazan kazan projesidir”

Kalkınma Yolu Projesi’nin BAE yönetimiyle Irak’ın ve Türkiye’nin de içinde yer aldığı dev bir proje olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projede Kuzey Irak’ın hassasiyeti ve Türkiye’nin hassasiyeti olduğunu kaydetti. Erdoğan, “Onun için de adımlarımızı atıyoruz. Biz Abu Dabi yönetimiyle bir araya geldiğimizde konu başlıklarından bir tanesi mutlaka bu oluyor. İnşallah bunu da en ideal şekilde yoluna koyacağız. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan bizim bir önceki görüşmemizde ’60 gün gibi bir süre belirleyelim ve bütün arkadaşlarımız, ilgili birimlerimiz planlama çalışmalarından öteye geçip, projelendirme çalışmalarına başlasınlar’ teklifini yaptı. Bizim de şu anda Ulaştırma Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu muhataplarıyla görüşmelerini devam ettiriyor. İnşallah bu çalışmalar projeden, plandan uygulamaya geçecek ve bu konunun baş aktörleri Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak olacak. Bu şekilde çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Bu yol, bölgemizin yeni bir İpekyolu haline gelecek ve bölgesel barışa da hizmet edecektir. Basra Körfezi’nin ve çeperindeki ülkelerin Türkiye üzerinden Avrupa pazarına erişimini sağlayacak bu yol, tam anlamıyla bir kazan kazan projesidir” dedi.

“Barış arayışının peşini bırakmayacağız”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’nin bir gazeteciye verdiği röportajdaki açıklamalarını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Putin’in bu açıklamalarında açık söylemem gerekirse samimiyet var. İstanbul süreci diye değerlendireceğimiz bu görüşmelerde bizler, her türlü samimi adımları attık. Bu konuda ilgili bakan arkadaşlarım Rusya tarafıyla görüşmelerini yaptılar. Biz sonuç odaklı çalıştık ancak barış bir şekilde tesis edilemedi. Fakat biz, buradan netice alamadık diye bırakıp gidemeyiz. Barış arayışının peşini bırakmayacağız. Barışın sağlanması için elimizden ne geliyorsa bunu yapmaya devam edeceğiz. İngiltere’nin eski Başbakanı Boris Johnson barış çabalarından elini çekmeden önce beraber çalışmalar yaptık, çabalarımıza devam ettik olmadı. Geçenlerde İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ziyaretimize geldi, onunla da bu meseleleri ele aldık. Sayın Putin’in bu süreç içerisinde bizimle birebir görüş alışverişi olur veya Rusya’nın ilgili bakanları burada ayrıca devreye girerlerse onlarla da bu süreci takip eder, netice almaya çalışırız. Şu ana kadar Ukrayna-Rusya savaşında barışa hizmet eden somut sonuçları biz sağladık. Esir takasından tahıl koridoruna kadar birçok önemli gelişme yaşandı. Hatta tarafları Türkiye’de birden fazla kez buluşturduk. Bunu yine yapabilir ve dış etkilerden arındırılmış, çözüm odaklı bir süreç yönetimi ile barışın kapısını aralayabiliriz. Hem Sayın Putin, hem Sayın Zelenski ile görüşmelerimizde bu arayışlarımızı sürdürüyoruz. Biz en başından itibaren adil barışın savaştan daha iyi olduğunu savunuyor ve bütün adımlarımızı bu anlayışla atmaya gayret ediyoruz. Yeter ki barışı isteyelim, oraya ulaşan bir yolu muhakkak buluruz” dedi.

“ABD ile uzlaştığımız konuların sayısı artıyor”

ABD ile Türkiye arasında son atılan adımlar neticesinde olumlu bazı gelişmelerden söz edilebileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Kongre’deki hava olumlu. Aynı şekilde Senato’dan da olumlu sesler geliyor. ABD ile benzer düşündüğümüz ya da üzerinde uzlaştığımız konuların sayısı artıyor diyebiliriz. Şu anda olumsuz bir gidiş yok, tam aksine olumlu bir gelişme var. Bu konuyla ilgili olarak ilgili bakanlar da bizdeki muhataplarına olumlu gelişmelerin olduğunu söylüyorlar. Gerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a, gerek MİT Başkanı İbrahim Kalın’a, gerek Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanımız Akif Çağatay Kılıç’a bu konularda bu bilgileri veriyorlar. ‘Biz elimizden geleni yapıyoruz. Sayın Biden’ın ıslak imzalı mektubunu burada gördünüz’ diyorlar. Biz de ‘Bizim de ıslak imzalı onay belgesini gördünüz. Hepsinden öte parlamentomuzdan çıkan kararı duydunuz ve bize de teşekkür üstüne teşekkürler ettiniz. Biz bundan sonrasını sizden bekliyoruz’ dedik ve yola devam ediyoruz. Aynı şekilde İsveç Başbakanı’nın bizi arayarak bu konudaki teşekkürü, attığımız adımın olumlu istikamette gittiğinin işaretidir” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesindeki izlenimlerinin sorulması üzerine şunları söyledi:

“Deprem bölgesinde yaptığımız ziyaretlerde vatandaşlarımız bize iktidarımızın onları dışarıda bırakmadığını, sözünde durduğunu ifade ettiler. Biz bölgede yapımı devam eden konutları tamamlamaya çalışıyoruz. İnşaatlar bitip konutlar tamamlandıkça da sahiplerine teslim ediyoruz. Sözümüzü tutarak benzeri görülmemiş bir inşaat seferberliğini başlattığımızı ortaya koyduk. Bunu aslında muhalefet de çok iyi biliyor. Hatay’da geçen gün muhalefetin belediye başkanlarını, genel başkanlarını halk orada yuhaladı. Meydana bile sokmadı. ‘Biz size inanmıyoruz. Siz bizi aldattınız. Şimdi utanmadan yine karşımıza çıkıyorsunuz’ dediler. Bölgede konutları, köy evlerini, ahırları peyderpey yapmaya devam ediyoruz. İnşallah bitirdikçe de bunları vatandaşlarımıza teslim ediyoruz. Konutlar altyapısıyla, üst yapısıyla güven veriyor. Depremzede kardeşlerimizi en kısa sürede güvenli, huzurlu ve dayanıklı yuvalarına kavuşturmak için gece-gündüz koşturuyoruz. Sadece ziyaret ettiğimiz beş ilimizde kuralarını çekerek hak sahiplerine teslim ettiğimiz konuk ve köy evi sayısı 31 binin üzerindedir. İnşallah iki ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini gerçekleştireceğiz. Takip eden dönemde de her ay 15-20 bin civarında konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Böylece temel atmanın üzerinden bir sene geçmeden inşaatları bitirme sözümüzü önemli ölçüde yerine getirmiş olacağız. Yılsonuna kadar hedefimiz 200 bin evi vatandaşlarımıza teslim etmektir. Ardından bu sayıyı süratle 390 bine ulaştıracağız. Yola devam ediyoruz. Hedefimiz, halkımıza hizmetlerimizi daha etkin bir biçimde ulaştırabilmek için yerel yönetimlerde halkımızın desteğiyle çok ciddi bir başarı kazanmak. Buralarda da çalışmalarımızı en güzel şekilde sürdürüyoruz.”

“Bu aşamada önceliğimiz madencilerimize ulaşabilmek”

Erzincan’da meydana gelen madendeki göçükle ilgili açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada da maalesef böylesine büyük boyutta bir heyelan yaşandı. 600 civarında madencinin çalıştığı bu yerde 9 vatandaşımız maalesef şu anda toprak altında. Arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. İlk andan itibaren valimiz bölgedeydi. İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya bizzat AFAD’la birlikte olaya müdahil oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar bizimle beraberdi. Yurda dönmesinin, olay yerine geçmesinin faydalı olacağını düşündük ve onu da hızlıca bölgeye gönderdik. Bugün itibarıyla İçişleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız olayları yakından takip ediyorlar, çalışmaların koordinesini üstlenmiş durumdalar. Bu heyelanın teknik incelemeleri, soruşturmaları başladı. Soruşturmaların neticesine göre adımlar mutlaka atılacaktır. Bu aşamada önceliğimiz madencilerimize ulaşabilmek” diye konuştu.

“31 Mart kesinlikle bazılarının siyaset sahnesinden tamamen silindiğini göreceğimiz gün olacaktır”

Son dönemde yaşanan provakatif olaylarla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar her dönem, her seçim öncesi maalesef yaşadığımız olaylar. Öyle veya böyle ne yaparlarsa yapsınlar her şey olacağına varacak. Şurada seçimlere iki ay bile yok. Artık geri sayım başladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de partisinin grup toplantısında çok açık, net bazı hususları ortaya koydu. Aynı kanaatleri ben de paylaşıyorum. Muhalefet özellikle mülteci meselesini gündeme getiriyor. Bunların hiçbirinden onlara ekmek çıkmaz, boşuna uğraşıyorlar. 31 Mart kesinlikle bazılarının siyaset sahnesinden tamamen silindiğini göreceğimiz gün olacaktır. Nasıl ki 28 Mayıs’ta bazıları silindiyse, bazıları şu anda yarım yamalak ayakta durmaya çalışıyorsa bunların neticesi de benzer olacak. Bu bakımdan biz teşkilatlarımızla yoğun bir şekilde gerek büyükşehirlerde gerek illerde, ilçelerde Cumhur İttifakı olarak çalışmalarımızı yapıyoruz. Şimdi de meclis üyeleriyle ilgili çalışmaları arkadaşlarımız Ankara’da genel başkan vekillerimiz ile birlikte yürütüyorlar. İnşallah biz de kendilerine katılacağız. Malum benim Samsun mitingim var. Samsun bizim için çok çok önemli. Ondan sonra Giresun, Ordu mitinglerimizi yapacağız. Böylece Karadeniz’i şöyle bir toparlayalım istiyoruz” dedi.

“FETÖ ile mücadelemiz bitmiş değil”

FETÖ’yle irtibatlı olduğu gerekçesiyle ihraç edilen 450 hakim ve savcının göreve iadesiyle ilgili konuşan Erdoğan, “FETÖ denen bu şer şebekesinin, terör yapılanmasının belini kırdık. FETÖ bataklığını kuruttuk ancak sinekleri temizleme işimiz daha devam ediyor. Biz FETÖ’nün iç yüzünü anlatmaya, onlarla her alanda mücadele etmeye devam edeceğiz. Mücadelemiz bitmiş değil. Son kukla da Türkiye’ye zarar veremez hale getirilene kadar devam edeceğiz. Yüzlerindeki değişik maskeleri yırtıp atıyoruz ve bunlar böylece meydana çıkıyor. Her kılığa giren bu iradesiz şarlatanların ensesinde olacağız. Fakat Danıştay’ın aldığı bu karara da sessiz kalmamız mümkün değil. Nasıl ki Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bazı garip kararlarda Cumhur İttifakı olarak tepkisiz kalmıyorsak, bunda da sessiz kalamayız. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu bu kararları hazmedemiyorum. Danıştay zaman zaman yapıyor, bu tür kararlarla bizi rahatsız ediyor ama Anayasa Mahkemesi’nin sık sık bu tür kararları alması bizi ciddi manada rahatsız ediyor. Mesela Anayasa Mahkemesi bir de BTK’yla ilgili bir karar almış. Hani bunun neresinden gireceksin? Nasıl böyle bir karar alınır? Biz de bu işin üzerine üzerine giriyoruz, gideceğiz. Danıştay’da da bu işin yine aynı şekilde takipçisi olacağız” diye konuştu. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tarih-o-insanlarin-goz-gore-gore-katledilmesine-goz-yumanlari-yargilayacaktir/feed/ 0
Erdoğan’dan FETÖ’cü savcılara geri dönüş yolu açan Danıştay kararına tepki: Buna sessiz kalmamız mümkün değil http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogandan-fetocu-savcilara-geri-donus-yolu-acan-danistay-kararina-tepki-buna-sessiz-kalmamiz-mumkun-degil/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogandan-fetocu-savcilara-geri-donus-yolu-acan-danistay-kararina-tepki-buna-sessiz-kalmamiz-mumkun-degil/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:57:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4295 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’daki temaslarını tamamlayarak yurda döndü. Dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Danıştay 5. Dairesi’nin, FETÖ ile irtibat ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edilen 450 ismin mesleğe dönmelerine ve bu isimlere tazminat ödenmesine ilişkin karara sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu karara da sessiz kalmamız mümkün değil. Nasıl ki Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bazı garip kararlarda Cumhur İttifakı olarak tepkisiz kalmıyorsak, bunda da sessiz kalamayız. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu bu kararları hazmedemiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar şekilde;

SORU: Mısır’da Refah bölgesindeki sivillerin durumunu konuştuğunuzu söylediniz. İsrail’in oraya saldırı planı var. Çin’den Birleşik Krallık’a kadar, AB ve ABD’ye kadar uyarılar geliyor ama İsrail dinlemiyor. Acaba ikili görüşmenizde bu konu ele alındı mı? Bunun haricinde Gazze’ye ulaştırılabilen yardımlar da çok kısıtlı. Yardımlar konusunda nasıl bir adım atılacak?

İnsani yardımların Gazze’ye ulaştırılması ile ilgili bazı olumlu gelişmeler söz konusu. Bu gelişmeleri özellikle Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdulfettah es-Sisi ile de görüştük. İsrail’i bu konuda sıkıştırmaya devam edeceklerini söylediler. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan da gerekli görüşmelerini sürdürüyor. Bizler de ağırlıklı olarak gerek Sayın Sisi’yle gerek Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’le görüşmeler yapacağız. Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri de bu konuda İsrail’e baskı yapmaya devam edeceklerini söylüyorlar. Gazze’ye ulaşan yardım tırı sayısı 200-250’ye kadar çıktı ancak bu yetersiz. Su sayının 500-600 tır düzeyine çıkacağı söyleniyor. Bu rakama ulaşabilirsek ihtiyaçlar noktasında ancak çözümden söz edebiliriz. Diğer taraftan İsrail’in Refah bölgesine saldırıları her zamanki vicdansızlıkları. Konuyu sayın Sisi ile de görüştük. “Oradaki insanların güvenliğinden taviz vermemiz mümkün değil” ifadesini kullandık. Düşünün, sivillere “şu bölgeye gidin orası güvenli” deyip oraya bomba yağdırmanın insani değerlerle, savaş hukukuyla, uluslararası hukuk ve insan hakları ile bağdaşır bir yönü var mı? İnsanlık, bu çığlığı bir an önce duymak zorundadır. Bu soykırıma sessiz kalmanın vebali de hesabı da çok büyük. Tarih, o insanların göz göre göre katledilmesine göz yumanları yargılayacaktır. Bu soykırıma imza atanlar ise zaten şimdiden tarih önünde suçlu ilan edilmiştir.

SORU: Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış için Türkiye’nin ortaya koyduğu yaklaşım ve perspektifi Birleşmiş Milletler başta olmak üzere çok sayıda kurum, kuruluş ve ülke biliyor. Küresel çapta Türkiye politikasının nasıl yankılandığını sormak istiyorum.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İsrail’in yalnızlığını gerek bizim, gerek dostlarımızın, gerekse dünyanın çeşitli yerlerindeki halkların tepkileri sağladı. Fakat gelinen aşamada akan kan durmuş değil. Hala İsrail’in vahşi saldırıları devam ediyor. Bizim bu saldırıların başladığı günlerde kurmaya başladığımız ve sürekli tekrarladığımız cümleleri, özellikle Batılı bazı ülkelerin yetkilileri yeni yeni dillendirme noktasına geldiler. Barış çağrıları ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri’nin olumsuz yaklaşımları sebebiyle sonuçsuz kalıyor. Amerika bazı üst düzey yetkililerini güya bu işi çözmek üzere bölgeye gönderdiğini söylüyor ama netice alınamıyor. Durum her ne kadar böyle olsa da biz yine ateşkesi ve barışı sağlamak için çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü başka çıkış yolumuz yok. Batı’dan da birileri bizimle irtibat kurduğu zaman onlara da bu konuları özellikle ifade ediyoruz. Onlara da “bazı girişimlerde bulunalım, belki oralardan bazı neticeler alırız” diyoruz. Sürecin başında İsrail’in yanında yer almış bazı ülkelerin şimdi nasıl bir nedamet içerisinde olduklarını da görüyoruz. Biz kalıcı barış için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Çözümün 1967 sınırları temelinde, bağımsız, egemen, coğrafi bütünlüğe haiz ve başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması olduğu gerçeğini, dünya artık görmezden gelemez. Türkiye sadece Filistinli kardeşlerini değil, insan haklarını, barışı, uluslararası hukuku da müdafaa etmektedir. Türkiye, bu konudaki samimiyetini en net biçimde ortaya koymuştur. Artık küresel sistemin yeni katliamların önünü açan bu çarpık yapısı değiştirilmeli ve etkin denetim mekanizmaları kurulmalıdır.

SİSİ TÜRKİYE’YE GELİYOR

SORU: Mısır ziyaretinizde Devlet Başkanı Sisi ile görüşmeniz dünyada ilgiyle takip edildi. Artık Türkiye-Mısır ilişkilerinde yeni bir dönem başladı diyebilir miyiz?

Türkiye ve Mısır bölgenin iki önemli ülkesidir. 12 yıldan bu yana irtibatlarımız kesilmişti. Dünya Kupasında Sayın Katar Emiri Şeyh Temim’in devreye girmesiyle orada bir araya geldik ve normalleşme sürecini başlatmış olduk. Mısır’a bu ziyaretimiz Sayın Sisi’nin çok ısrarlı davetiyle gerçekleşti. Ben de kendilerine Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantımızın gerçekleştirilmesini, bu adımın atılmasını teklif ettim. Kendileri de bunu kabul ettiler. Dışişleri Bakanlarımız irtibatlarını devam ettirecekler. Büyük ihtimalle Sayın Sisi Nisan veya Mayıs’ta Ankara’ya gelerek iade-i ziyareti gerçekleştirmiş olacak. Mısır ile hem kültürel hem tarihsel anlamda birlikteliğimiz, köklü bağlarımız bulunuyor. Biz Mısır ile sadece aynı tarihi değil, aynı denizi de paylaşıyoruz ve o denizin küresel denklemdeki önemi her geçen gün daha da artıyor. Diğer yandan dış politika, karşılıklı çıkar eksenli inşa edilir ve o zeminde yönetilir. Dolayısıyla iki ülkenin birlikte ve aynı istikamette senkronize adımları kuşkusuz çıkarınadır. Bizler de, Mısır tarafı da bu gerçekliğin farkında ve yeni dönem bu sağlam zemin üzerine bina ediliyor. Önümüzde çok kritik sınamalar var ve gelecekte dünyayı hangi öngörülemeyen zorlu süreçler bekliyor bilmiyoruz. Bu nedenle bugünden hem bölgemizde hem dünyada barışı ve huzuru korumak için bir arada olmak zorundayız. Önümüzde iki ülkeyi de kalkındıracak iş birliği alanları mevcuttur ve sırası geldikçe adımlar atılacaktır.

TERÖRLE MÜCADELE OPERASYON

SORU: Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani ile görüştüğünüzü ifade ettiniz. Biz de merak ediyoruz çünkü Ankara bir süredir Süleymaniye’yi PKK/YPG terör örgütü konusunda uyarıyor. Fakat hem Süleymaniye hem Bafel Talabani terör örgütüne desteğini sürdürüyor. Süleymaniye’nin bu tutumuna Türkiye nasıl karşılık verecek? Son dönemde Sayın Hakan Fidan, Sayın İbrahim Kalın ve Sayın Yaşar Güler’in peş peşe ziyaretleri oldu. Bu ziyaretlerin perde arkasını merak ediyoruz. Barzani ile görüşmeniz çerçevesinde Irak’la birlikte terör örgütüyle ortak bir mücadele söz konusu olacak mı?

Türkiye dosta dosttur. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın arka arkaya seri bir şekilde Irak’a ziyaret gerçekleştirdiler. Bu ziyaretler Irak’taki bu olumsuz gelişmelerin oluşturduğu havayı yumuşattı ve Türkiye-Irak arasında gerek merkezi yönetim gerekse Kuzey Irak’la ilgili adımların atılması noktasında güzel gelişmeler oldu. Dürüstlük ve mertlikten taviz vermedikten sonra, özellikle sınırlarımızın dibinde bir teröristan kurulmasına müsaade edilmedikten sonra, biz bu bölgede her türlü adımı komşularımızla beraber atarız. Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında bizim göstereceğimiz saygıyı kimse göstermez. Süleymaniye’nin bu olumsuz yaklaşımı ile ilgili defalarca uyarılar yaptık. “Burada yeni yeni, farklı bazı oluşumlar görüyoruz, bunlara fırsat vermeyin, yoksa yalnız kalırsınız.” dedik. Zira Süleymaniye her an her zaman elimizin üzerinde olduğu, soydaşlarımızın bulunduğu bir yer. Erbil yönetimiyle terörle mücadele konusunda yakaladığımız ivme olumlu bir istikamette ilerliyor. Fakat Süleymaniye, yani KYB yönetimi defalarca uyarmamıza rağmen terör örgütü PKK/YPG/PYD’ye kol kanat germeye maalesef devam ediyor. Şimdi yaptığımız görüşmede biz bu konuyu da gündeme getirdik ve uyarımızı yaptık. Kimse bizden farklı bir duruş beklemesin, gereken tepkiyi veririz. Bu meseleyi es geçemeyiz. Elimizden gelen adımları atıyoruz, atacağız. Birçok konuya tahammülümüz olabilir ancak konu bekamız ve milli güvenliğimiz ise müsamaha kapılarını sonuna kadar kapatır, gereği neyse yaparız. Amaç bize düşmanlık beslemek ise ona da verecek tepkimiz, alacağımız tedbirler vardır, daha sıkı adımlar atmaktan da çekinmeyiz.

SORU: Bu ziyarette Kalkınma Yolu projesiyle ilgili somut yani “Şu takvimle ilerleyelim” diye bir sonuç çıktı mı?

Kalkınma Yolu Projesi BAE yönetimiyle Irak’ın ve bizim de içinde yer aldığımız dev bir proje. Bu projede Kuzey Irak’ın hassasiyeti var. Bizim hassasiyetimiz var. Onun için de adımlarımızı atıyoruz. Biz Abu Dabi yönetimiyle bir araya geldiğimizde konu başlıklarından bir tanesi mutlaka bu oluyor. İnşallah bunu da en ideal şekilde yoluna koyacağız. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan bizim bir önceki görüşmemizde “60 gün gibi bir süre belirleyelim ve bütün arkadaşlarımız, ilgili birimlerimiz planlama çalışmalarından öteye geçip, projelendirme çalışmalarına başlasınlar” teklifini yaptı. Bizim de şu anda Ulaştırma Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu muhataplarıyla görüşmelerini devam ettiriyor. İnşallah bu çalışmalar projeden, plandan uygulamaya geçecek ve bu konunun baş aktörleri Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak olacak. Bu şekilde çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Bu yol, bölgemizin yeni bir İpekyolu haline gelecek ve bölgesel barışa da hizmet edecektir. Basra Körfezi’nin ve çeperindeki ülkelerin Türkiye üzerinden Avrupa pazarına erişimini sağlayacak bu yol, tam anlamıyla bir kazan kazan projesidir.

SORU: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin iki yıl aradan sonra ilk defa Batılı bir gazeteciye röportaj verdi. Röportajda Türkiye’nin arabuluculuğunda Ukrayna ile yaşananları anlatırken “tam anlaşmaya varıyorduk İngiltere Başbakanı Boris Johnson girdi devreye Ukrayna’yı yanlış yönlendirdi ve barış olmadı” dedi. Türkiye’deki barış görüşmelerinin önemini ne kadar kritik olduğunu anlattı. Bu konuda Türkiye’den beklentiler ve bir girişim var mı?

Sayın Putin’in bu açıklamalarında açık söylemem gerekirse samimiyet var. İstanbul süreci diye değerlendireceğimiz bu görüşmelerde bizler, her türlü samimi adımları attık. Bu konuda ilgili bakan arkadaşlarım Rusya tarafıyla görüşmelerini yaptılar. Biz sonuç odaklı çalıştık ancak barış bir şekilde tesis edilemedi. Fakat biz, buradan netice alamadık diye bırakıp gidemeyiz. Barış arayışının peşini bırakmayacağız. Barışın sağlanması için elimizden ne geliyorsa bunu yapmaya devam edeceğiz. İngiltere’nin eski Başbakanı Boris Johnson barış çabalarından elini çekmeden önce beraber çalışmalar yaptık, çabalarımıza devam ettik, olmadı. Geçenlerde İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ziyaretimize geldi, onunla da bu meseleleri ele aldık. Sayın Putin’in bu süreç içerisinde bizimle birebir görüş alışverişi olur veya Rusya’nın ilgili bakanları burada ayrıca devreye girerlerse onlarla da bu süreci takip eder, netice almaya çalışırız. Şu ana kadar Ukrayna-Rusya savaşında barışa hizmet eden somut sonuçları biz sağladık. Esir takasından tahıl koridoruna kadar birçok önemli gelişme yaşandı. Hatta tarafları Türkiye’de birden fazla kez buluşturduk. Bunu yine yapabilir ve dış etkilerden arındırılmış, çözüm odaklı bir süreç yönetimi ile barışın kapısını aralayabiliriz. Hem Sayın Putin, hem Sayın Zelenski ile görüşmelerimizde bu arayışlarımızı sürdürüyoruz. Biz en başından itibaren adil barışın savaştan daha iyi olduğunu savunuyor ve bütün adımlarımızı bu anlayışla atmaya gayret ediyoruz. Yeter ki barışı isteyelim, oraya ulaşan bir yolu muhakkak buluruz.

F-16 TEDARİK SÜRECİ

SORU: Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesinin ardından ABD’nin F-16 tedarik sürecinde adım atmasıyla birlikte Türkiye-ABD ilişkilerinde uzun bir süreden sonra olumlu hava yakalandığı yorumları yapılıyor. Gerçekten de Ankara-Washington arasında olumlu bir atmosferden söz edebilir miyiz? Eğer öyleyse bu olumlu havanın FETÖ, PKK/YPG, S-400, F-35 gibi ihtilaflı meselelere de pozitif bir yansıması olur mu?

ABD ile aramızda bu son attığımız adımlar neticesinde olumlu bazı gelişmelerden söz edebiliriz. Şu anda Kongre’deki hava olumlu. Aynı şekilde Senato’dan da olumlu sesler geliyor. ABD ile benzer düşündüğümüz ya da üzerinde uzlaştığımız konuların sayısı artıyor diyebiliriz. Şu anda olumsuz bir gidiş yok, tam aksine olumlu bir gelişme var. Bu konuyla ilgili olarak ilgili bakanlar da bizdeki muhataplarına olumlu gelişmelerin olduğunu söylüyorlar. Gerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a, gerek MİT Başkanı İbrahim Kalın’a, gerek Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanımız Akif Çağatay Kılıç’a bu konularda bu bilgileri veriyorlar. “Biz elimizden geleni yapıyoruz. Sayın Biden’ın ıslak imzalı mektubunu burada gördünüz” diyorlar. Biz de “Bizim de ıslak imzalı onay belgesini gördünüz. Hepsinden öte parlamentomuzdan çıkan kararı duydunuz ve bize de teşekkür üstüne teşekkürler ettiniz. Biz bundan sonrasını sizden bekliyoruz” dedik ve yola devam ediyoruz. Aynı şekilde İsveç Başbakanı’nın bizi arayarak bu konudaki teşekkürü, attığımız adımın olumlu istikamette gittiğinin işaretidir.

DEPREM KONUTLARI

SORU: 6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıl geçti. Siz de yıl dönümünde bir kez daha deprem bölgesindeydiniz. Orada vatandaşlarla bir araya geldiniz, biten konutların teslimatını yaptınız. Bir yıl sonunda yaraların sarılması, konutların, şehirlerin yeniden inşa ve ihyası anlamında gelinen noktayı değerlendirebilir misiniz? Bir de orada vatandaşlarla sohbetinizde devletin bu süre zarfında yaptıklarıyla ilgili size ifade ettikleri neler oldu?

Deprem bölgesinde yaptığımız ziyaretlerde vatandaşlarımız bize iktidarımızın onları dışarıda bırakmadığını, sözünde durduğunu ifade ettiler. Biz bölgede yapımı devam eden konutları tamamlamaya çalışıyoruz. İnşaatlar bitip konutlar tamamlandıkça da sahiplerine teslim ediyoruz. Sözümüzü tutarak benzeri görülmemiş bir inşaat seferberliğini başlattığımızı ortaya koyduk. Bunu aslında muhalefet de çok iyi biliyor. Hatay’da geçen gün muhalefetin belediye başkanlarını, genel başkanlarını halk orada yuhaladı. Meydana bile sokmadı. “Biz size inanmıyoruz. Siz bizi aldattınız. Şimdi utanmadan yine karşımıza çıkıyorsunuz.” dediler. Bölgede konutları, köy evlerini, ahırları peyderpey yapmaya devam ediyoruz. İnşallah bitirdikçe de bunları vatandaşlarımıza teslim ediyoruz. Konutlar altyapısıyla, üst yapısıyla güven veriyor. Depremzede kardeşlerimizi en kısa sürede güvenli, huzurlu ve dayanıklı yuvalarına kavuşturmak için gece-gündüz koşturuyoruz. Sadece ziyaret ettiğimiz beş ilimizde kuralarını çekerek hak sahiplerine teslim ettiğimiz konuk ve köy evi sayısı 31 binin üzerindedir. İnşallah iki ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini gerçekleştireceğiz. Takip eden dönemde de her ay 15-20 bin civarında konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Böylece temel atmanın üzerinden bir sene geçmeden inşaatları bitirme sözümüzü önemli ölçüde yerine getirmiş olacağız. Yılsonuna kadar hedefimiz, 200 bin evi vatandaşlarımıza teslim etmektir. Ardından bu sayıyı süratle 390 bine ulaştıracağız. Yola devam ediyoruz. Hedefimiz, halkımıza hizmetlerimizi daha etkin bir biçimde ulaştırabilmek için yerel yönetimlerde halkımızın desteğiyle çok ciddi bir başarı kazanmak. Buralarda da çalışmalarımızı en güzel şekilde sürdürüyoruz.

TOPRAK ALTINDAKİ 9 İŞÇİ ARANIYOR

SORU: Erzincan’da meydana gelen madendeki göçükle alakalı daha ilk andan itibaren çok yoğun çalışmalar başlatıldı. Hala devam ediyor. Adli soruşturmaları da devam ediyor. Tüm bunlara genel olarak bir değerlendirmeniz olur mu?

Burada da maalesef böylesine büyük boyutta bir heyelan yaşandı. 600 civarında madencinin çalıştığı bu yerde 9 vatandaşımız maalesef şu anda toprak altında. Arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. İlk andan itibaren valimiz bölgedeydi. İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya bizzat AFAD’la birlikte olaya müdahil oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar bizimle beraberdi. Yurda dönmesinin olay yerine geçmesinin faydalı olacağını düşündük ve onu da hızlıca bölgeye gönderdik. Bugün itibarıyla İçişleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız olayları yakından takip ediyorlar, çalışmaların koordinesini üstlenmiş durumdalar. Bu heyelanın teknik incelemeleri, soruşturmaları başladı. Soruşturmaların neticesine göre adımlar mutlaka atılacaktır. Bu aşamada önceliğimiz madencilerimize ulaşabilmek.

“MÜLTECİ MESELESİNDEN EKMEK ÇIKMAZ”

SORU: Her seçim döneminde olduğu gibi seçimlere yaklaşırken belirli odaklar toplumsal huzuru bozma adına saldırıya geçti. Adeta aynı anda tuşlara basıldı. Farklı yapıdaki terör örgütleri saldırılar gerçekleştiriyor. Bu konuda tespitleriniz nelerdir?

Bunlar her dönem, her seçim öncesi maalesef yaşadığımız olaylar. Öyle veya böyle ne yaparlarsa yapsınlar, her şey olacağına varacak. Şurada seçimlere iki ay bile yok. Artık geri sayım başladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de partisinin grup toplantısında çok açık, net bazı hususları ortaya koydu. Aynı kanaatleri ben de paylaşıyorum. Muhalefet özellikle mülteci meselesini gündeme getiriyor. Bunların hiçbirinden onlara ekmek çıkmaz, boşuna uğraşıyorlar. 31 Mart kesinlikle bazılarının siyaset sahnesinden tamamen silindiğini göreceğimiz gün olacaktır. Nasıl ki 28 Mayıs’ta bazıları silindiyse, bazıları şu anda yarım yamalak ayakta durmaya çalışıyorsa bunların neticesi de benzer olacak. Bu bakımdan biz teşkilatlarımızla yoğun bir şekilde gerek büyükşehirlerde gerek illerde, ilçelerde Cumhur İttifakı olarak çalışmalarımızı yapıyoruz. Şimdi de meclis üyeleriyle ilgili çalışmaları arkadaşlarımız Ankara’da genel başkan vekillerimiz ile birlikte yürütüyorlar. İnşallah biz de kendilerine katılacağız. Malum benim Samsun mitingim var. Samsun bizim için çok çok önemli. Ondan sonra Giresun, Ordu mitinglerimizi yapacağız. Böylece Karadeniz’i şöyle bir toparlayalım istiyoruz.

DANIŞTAY’A GÖREV İADESİ TEPKİSİ

SORU: FETÖ’yle irtibatlı olduğu gerekçesiyle 450 hakim ve savcı ihraç edilmişti. Danıştay 5. Dairesi bu 450 hakim ve savcıyı göreve iade etti. Bu skandala HSK’nın bir itirazı vardı. Danıştay bu itirazı değerlendirmeye almadı. Bu skandal kamuoyunda da çok ciddi tepki gördü. Bu konuda düşüncelerinizi ve tavrınızı merak ediyoruz.

FETÖ denen bu şer şebekesinin, terör yapılanmasının belini kırdık. FETÖ bataklığını kuruttuk ancak sinekleri temizleme işimiz daha devam ediyor. Biz FETÖ’nün iç yüzünü anlatmaya, onlarla her alanda mücadele etmeye devam edeceğiz. Mücadelemiz bitmiş değil. Son kukla da Türkiye’ye zarar veremez hale getirilene kadar devam edeceğiz. Yüzlerindeki değişik maskeleri yırtıp atıyoruz ve bunlar böylece meydana çıkıyor. Her kılığa giren bu iradesiz şarlatanların ensesinde olacağız. Fakat Danıştay’ın aldığı bu karara da sessiz kalmamız mümkün değil. Nasıl ki Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bazı garip kararlarda Cumhur İttifakı olarak tepkisiz kalmıyorsak, bunda da sessiz kalamayız. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu bu kararları hazmedemiyorum. Danıştay zaman zaman yapıyor, bu tür kararlarla bizi rahatsız ediyor ama Anayasa Mahkemesi’nin sık sık bu tür kararları alması bizi ciddi manada rahatsız ediyor. Mesela Anayasa Mahkemesi bir de BTK’yla ilgili bir karar almış. Hani bunun neresinden gireceksin? Nasıl böyle bir karar alınır? Biz de bu işin üzerine üzerine giriyoruz, gideceğiz. Danıştay’da da bu işin yine aynı şekilde takipçisi olacağız.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogandan-fetocu-savcilara-geri-donus-yolu-acan-danistay-kararina-tepki-buna-sessiz-kalmamiz-mumkun-degil/feed/ 0
Dışişleri Sözcüsü Keçeli: İsveç ve F-16 konuları Türkiye-ABD ilişkileri için yeni bir fırsat http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:39:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3936

Dışişleri Sözcüsü Keçeli: İsveç ve F-16 konuları Türkiye-ABD ilişkileri için yeni bir fırsat

DIŞİŞLERİ Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, “İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 sürecinin tamamlanmış olması, iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Biz Amerika’nın, PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla olan ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Diğer konu da FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp bu konuda bir adım atması. Biz meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz”  dedi.

Dışişleri Bakan Sözcüsü Keçeli, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Keçeli, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın göreve geldiği günden bu yana yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü belirtti. Keçeli, Bakan Fidan’ın Arnavutluk-Bulgaristan ve Romanya temaslarının pozitif geçtiğini ve kapsayıcı olduğunu belirterek; hem siyasi partilerle hem kanaat önderleriyle görüşüldüğünü ve somut sonuçların da orta ve uzun vadede alınacağını söyledi. Keçeli, Bakan Fidan’ın Libya ziyareti hakkında ise Libya’nın toprak bütünlüğü ve istikrarının, Libya’daki iç çatışmalar başladığı günden bu yana Türkiye tarafından izlenen istikrarlı bir politika olduğunu söyledi.

FİDAN, MÜNİH GÜVENLİK KONFERANSINA KATILACAK

Bakan Fidan’ın Malta ziyaretinde Türkiye’nin Bingazi Konsolosluğu’nun yakın zamanda açılacağını duyurduğunu anımsatan Keçeli, henüz resmi bir tarih olmadığını; ancak kısa bir zaman içinde Bingazi’de Türkiye Başkonsolosluğu’nun faaliyete geçeceğini bildirdi. Keçeli, yarın Ankara’da Bakan Fidan’ın Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Gürcistan Dışişleri Bakanı Ilia Darchiashvili ile ayrı ayrı ortak basın toplantıları gerçekleştireceğini hatırlattı.

Sonrasında Fidan’ın Münih Güvenlik Konferansı’na katılacağını bildiren Keçeli, Münih Güvenlik Konferansı’nın dünyada çok sayıda karar alıcının katıldığı siyaset ve güvenlik konularının yoğunca konuşulduğu bir platform olduğunu belirterek, burada Fidan’ın yaklaşık 20 ikili görüşme yapacağını ve İsrail-Hamas çatışmaları sebebiyle Gazze’de yaşanan insani trajediye ilişkin mesajlar vereceğini söyledi.

Fidan’ın 2024 G20 Brezilya Zirvesi’ne katılacağını da belirten Keçeli, bu yılki toplantının ana temasının adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek olduğunu söyledi. Öte yandan zirvedeki 2 gündem maddesini açıklayan Keçeli maddelerin; ‘Küresel Yönetişim Reformu’ ve ‘Uluslararası gerilimlerde G-20’nin rolü’ olduğunu bildirdi.

ADF’DE GAZZE İÇİN YÜKSEK DÜZEYLİ PANEL

Keçeli, geçen yıl Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri nedeniyle yapılamayan Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF) bu sene 1-3 Mart tarihlerinde gerçekleşeceğini belirterek, “Ana tema, krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak. Ana tema altında yapay zekadan, ara buluculuğa, bölgesel meselelerden, gıda krizine çok sayıda toplantı yapılacak. Şu aşamada 40 panel düzenlenmesi öngörülüyor. Gazze için yüksek düzeyli özel bir panel olacak. Katılımın geçtiğimiz bir önceki ADF’nin bile ötesine geçtiğini görüyoruz. 1’nci AFD’ye 10 devlet başkanı, 43 bakan ve 2 bin katılımcı vardı. 2022’de 17 devlet başkanı, 80 bakan ve 3 bin 300 katılımcı vardı. Bugün itibarıyla 3’ncü ADF’ye 21 devlet ve hükümet başkanı katılımını teyit ettiler, 59’u dışişleri bakanı olmak üzere 80’den fazla bakan Antalya’da olacak ve toplam 4 bin katılımcı olmasını bekliyoruz. Bu rakamların artmasını bekliyoruz. Zamanı gelince kimler olduğunu sizlerle paylaşacağız” dedi.

‘GAZZE’YE 34 BİN TON İNSANİ YARDIM SÖZ KONUSU’

Keçeli, Türkiye’nin Gazze konusunda öteden beri; ateşkes ilan edilmesi, insani yardımların Gazze’ye bir an önce ulaşması, Filistinlilerin yerlerinden edilmelerine yönelik politikaların son bulması ve gerilimin bölgesel çatışmaya dönüşmesinin engellenmesini istediğini söyledi. Keçeli, “İki devletli çözümle Filistin-İsrail sorununa kalıcı çözüm istiyoruz. Bu konuda uluslararası parametreler bellidir, diplomasinin unuttuğumuz metotlarıyla bu soruna çözüm bulunmasını istiyoruz. Tanık olduğumuz şeyler sözlerle ifade edilemez hale geldi. Büyük bir ihtimal İsrail uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk bakımından işlenmesi mümkün olan bütün suçları bu işin sonunda işlemiş olacak. Gazze’ye bizim 34 bin ton insani yardım söz konusu oldu. Bunlardan yaklaşık 7 bin 400 ton ve 32 ambulans deniz ve hava yoluyla Mısır’a ulaştırıldı. Bu yardımın çok büyük oranda Gazzelilere ulaştığını gördük. Bu konuda Mısır hükumetine teşekkür etmek istiyoruz” dedi.

1359 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

Keçeli ayrıca AFAD ve Türk Kızılay koordinesinde her hafta Gazze’ye 127 bin ton içme suyunun Mısır Kızılay’ı ile ortaklaşa bir şekilde sevk edildiğini açıkladı. Keçeli, Gazze’de sahra hastanesi kurulması konusunu da yakından takip ettiklerini vurgulayarak, “Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinden oluşan küçük bir heyet Gazze’de saha araştırması yaptılar. Tabii sahra hastanesi kurulabilmesi için belirli bir ekipman da gerekiyor. Bu konudaki çalışmalarımızda son aşamaya gelmek üzereyiz” dedi.

Bugüne kadar 1359 Türk ve KKTC vatandaşını ve yakınını Gazze’den tahliye ettiklerini belirten Keçeli, şu anda tahliye işlemleri takip edilen 1097 kişi olduğunu, bu listelerin düzenli olarak güncellendiğini kaydetti. Keçeli, Refah Kapısı’ndaki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsız olduklarını belirterek, “Refah’ta yaşananları artık İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün kategorik olarak ‘yerinden edinme’ noktasına geldiğini gösteriyor. Bu da uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk açısından bir suç teşkil ediyor. Bir an önce bunun durması lazım” dedi.

‘F-16 DOSYASINI MSB’YE DEVRETTİK’

Keçeli, Türkiye’nin ABD’den F-16 alımına ilişkin süreci de değerlendirerek, “Kongre onay süreci Türkiye saatiyle Pazar sabah 08.00’de sona erdi ve biz o noktada son derece mutlu bir şekilde bu dosyayı Milli Savunma Bakanlığı’na devrettik. Bundan sonraki süreçte bu konudaki teknik süreci onlardan daha sağlıklı bir şekilde öğrenebilirsiniz” dedi.

Türk-Amerikan ilişkilerini de değerlendiren Keçeli, “Bazı yorumcular Türk-Amerikan ilişkilerinde normalleşmeden bahsetti. Aslında normalleşme ifadesi biraz fazla güçlü oluyor. İlişkilerimizin seviyesinde, Amerika ile olan diyaloğumuzun derinliğinde hiçbir zaman azalma olmadı. Öte yandan İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 sürecinin tamamlanmış olması, iki ülkenin iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim Amerika’dan beklentimiz çok açık. Biz Amerika’nın PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla olan ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Tabii bir diğer konu da Amerika’nın FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp bu konuda bir adım atması. Biz bu meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz” diye konuştu.

Keçeli, Türkiye’nin Amerika’dan beklentilerinin çok açık olduğunu ve bu konuları Amerikalılarla konuşmaya devam edeceklerini, Amerika ile ilişkilerin daha da güçlendirilebileceğini belirtti. Keçeli, ayrıca Bakan Fidan’ın göreve geldiğinden bu yana ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile 8 kez yüz yüze görüştüklerini ve en az da 10 telefon görüşmesi yaptıklarını açıkladı.

‘PUTİN’İN ÜLKEMİZE ZİYARETİ HER ZAMAN GÜNDEMDE’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye ertelenen ziyareti hakkındaki soruyu yanıtlayan Keçeli, “Erteleme kelimesi kullanılıyor; ama hiçbir zaman resmi olarak bir ziyaret tarihi açıklanmamıştı. Bu yüzden bir bakımdan ‘erteleme’ kelimesi doğru değil. Sayın Putin’in ülkemize ziyareti her zaman gündemde, bugün de gündemde. Ne zaman Cumhurbaşkanımızın takvimine alınırsa, nerede yapılacaksa o toplantı o gün Cumhurbaşkanlığımız tarafından açıklanacaktır” dedi.

Keçeli, Ukrayna’nın, Karadeniz Tahıl Girişimi’ne alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan karasularından geçen yeni bir çalışma başlattığını belirterek “Biz bu çalışmayı destekliyoruz. Diğer taraftan gerek ihraç edilen tahılın miktarı gerekse de Karadeniz’in genel güvenliğine yansımaları bakımından biz Karadeniz’de tahıl girişiminin canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için de çaba gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KARADENİZ’İN GÜVENLİĞİ BİZİM İÇİN ÖNEMLİ’

Ayrıca Rusya-Ukrayna sorununun çözüme kavuşması noktasında Türkiye’nin masada olan bir teklifi olduğunu anımsatan Keçeli, “Taraflar kendilerini ne zaman müzakere etmeye hazır hissederlerse biz bunu kolaylaştırmaya hazırız; ancak bunun için esas olan tarafların kendi iradeleridir. Dışarıdan bir barış girişimi, bir arabuluculuk girişimi empoze edilemez. Karadeniz’in güvenliği bizim için çok önemli. Bu yüzden Montrö Anlaşması’na sahip çıkıyoruz. Sayın Bakanımız, Bulgaristan’da ve Romanya’da yaptığı açıklamalarda da bu konuya değindi. Biz Karadeniz’de Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından Montrö’yü uygulamaya koyduk, ilgili maddesini harekete geçirdik” dedi.

Keçeli, Schengen Bölgesi için Türk vatandaşlarına vize serbestisine yönelik soruyu ise “Biz vize serbestisinde yüzde 92 oranında aslında süreci tamamlamış durumdayız. Yerine getirilmemiş 6 kriter var; ancak aynı diğer konularda da olduğu gibi AB’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerekiyor. Biz bu konuyu, ikili ve çok tarafı platformlarda sürekli dikkate getiriyoruz” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-sozcusu-keceli-isvec-ve-f-16-konulari-turkiye-abd-iliskileri-icin-yeni-bir-firsat/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, basın toplantısında konuştu: (2) http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:57:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3889 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) ve vize serbestisi konusuna ilişkin, “Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma, vatandaşlarımıza gündelik hayatlarında sıkıntı yaratmaya hakkı yoktur.” dedi.

Keçeli, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında gündemi değerlendirdi ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olası Türkiye ziyaretine değinen Keçeli, “resmi tarihin” hiçbir zaman açıklanmadığını hatırlatarak, ziyaretin her zaman gündemde olduğunu söyledi.

Keçeli, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte yürüttüğü bir süreç olduğunu hatırlatarak, süreç boyunca yaklaşık 33 milyon ton tahılın dünya pazarlarına ihraç edildiğini bildirdi. Girişimin önemli sonuçları olduğuna dikkati çeken Keçeli, bunları “hızla artmakta olan gıda fiyatlarının aşağı çekilmesi, Ukrayna’daki depolarda çürümek üzere olan tahılın tüketime sokulması ve Karadeniz’de belli bir istikrar ve güven ortamının yaratılması” olarak sıraladı.

Rusya’nın “kendisine verilen bazı sözlerin tutulmadığı” gerekçesiyle süreci daha fazla uzatmadığını kaydeden Keçeli, “En önemli ortaya sürdükleri gerekçe de Rusya’nın SWIFT sistemine tekrar dahil edilmemesiydi.” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’nın alternatif girişimi

Keçeli, Ukrayna’nın, girişime alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan kara sularından geçen yeni bir çalışma başlattığını, bunun da Türkiye tarafından desteklendiğini kaydetti.

Türkiye’nin bu girişimi destekleyip desteklemediğinin tekrar sorulması üzerine Keçeli, Ukrayna’nın Bulgaristan ve Romanya karasularından devam ettirdiği tahıl sürecine katkı sunmadıklarını belirterek, Türkiye’nin bunu doğru bulduğu için manen desteklediğini dile getirdi.

Keçeli, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin başka bir şekilde devamı için çalışma ve arayışlarının ilk günden beri durmadığını söyledi.

Karadeniz Tahıl Girişimi’nin yeniden canlandırılması konusunda Türkiye’nin çabalarının devam ettiğine işaret eden Keçeli, “tarafların kendilerini barışı müzakere etmeye hazır hissettikleri” zaman Türkiye’nin bunu kolaylaştırmaya hazır olduğunu söyledi. Keçeli, “tarafların kendi iradelerinin” bu konuda önemli olduğunu belirterek, dışarıdan bir arabuluculuk girişiminin empoze edilemeyeceğini vurguladı.

Karadeniz’in güvenliğinin Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizen Keçeli, Montrö Anlaşması’nın önemine işaret etti.

Keçeli, Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından da Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ilgili maddesinin harekete geçirildiğini ve savaşan tarafların gemilerinin, bağlı bulundukları limana tek seferlik seyahatleri dışında Karadeniz’e girip çıkmalarının engellendiğini ifade etti.

Keçeli, bununla yetinmeyerek bazı ülkelerin de Karadeniz’e gemilerini sokma girişimlerine karşı diplomatik yolları kullandıklarını kaydederek, “Bu yaptığınız yanlış anlaşılabilir, bazı spekülasyonlara yol açabilir, kışkırtma gibi görülebilir şeklinde açıklamalarla engel olduk. Dolayısıyla şu anda aslında bizim girişimlerimiz sonucunda Karadeniz’de oluşan bir fiili durum söz konusu.” ifadelerini kullandı.

Sözcü Keçeli, Türkiye’nin tek temennisinin Rusya-Ukrayna Savaşının tamamen durması olduğunu belirtti.

Gazze’den tahliyeler

Keçeli, Gazze’deki Türk vatandaşlarının sayısına ilişkin bir soruya karşılık, Gazze’deki olağanüstü koşullar nedeniyle sayının tam olarak bilinemediğini söyledi. Tahliye edilmek isteyen Türk vatandaşları ve onların birinci derece yakınlarının, Filistin tarafıyla ilişkileri yürüten Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosluğu’na müracaat ettiğini aktaran Keçeli, sürecin yerel makamlarla koordine edildiğini anlattı.

Gazze’deki koşullar nedeniyle tahliye edilmek isteyen bazı vatandaşların vefat etmiş, bazılarının kendi imkanlarıyla oradan ayrılmış ya da ayrılmaktan vazgeçmiş olabileceğini kaydeden Keçeli, “Bizim orada (Gazze’de) bir diplomatik mevcudiyetimiz yok. Ne yazık ki oradaki iletişim altyapısı İsrail tarafından tamamen yok edildiğinden bu yana bu insanlara erişimimiz de çok azaldı.” dedi.

Keçeli, Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliği’ndeki yetkililerin düzenli olarak El-Ariş kentine gittiklerini ve onlarla düzenli görüşmeler yaptıklarını anlatarak, bazen tahliye edilmesi için izin alınan ve temasta olunan kişilerin sınır kapısına ulaşamadığını söylediklerini dile getirdi.

Bu kişilerin kimliklerini de ispat etmeleri gerektiğini, ancak kimlik veya pasaportlarının kaybolmuş ya da yıpranmış olabileceğini vurgulayan Keçeli, İsrail ve Mısır makamlarının bunu teyit etmesi gerektiğini ve Türkiye’nin de bu konuda elinden geleni yaptığını anlattı.

Keçeli, çok sayıda Türk vatandaşının aile yakınlarının Türkiye’ye geldiğini ve ilgili birimlerin bu kişilerle ilgilendiğini aktardı.

“Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma hakkı yok”

AB’yle vize serbestisi konusunda yüzde 92 oranında sürecin tamamlandığını ve yerine getirilmemiş sadece 6 kriter olduğunu belirten Keçeli, bu konuda diğer konularda olduğu gibi Avrupa Birliği’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerektiğini söyledi.

Keçeli, Türkiye’nin bu konuyu ikili ve çok taraflı platformlarda sürekli dikkate getirdiğini dile getirerek,”Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma, vatandaşlarımıza gündelik hayatlarında sıkıntı yaratmaya hakkı yoktur.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin İngiltere ve İtalya ile sığınmacı konusunda bir anlaşması olup olmadığına dair söylemlere ilişkin Keçeli, “Bizim hiçbir ülkeyle kendi vatandaşlarımız dışında, kimsenin Türkiye’ye geri dönüşüyle alakalı bir mutabakatımız, anlaşmamız yok. (Türkiye) Burası da bir üçüncü dünya ülkesi değil. Bence bunu kimse ciddi bir şekilde teklif edemez.” diye konuştu.

Türkiye yalnızca BMGK kararıyla uygulanan yaptırımlara dahil

Keçeli, bazı ülkelerin Rusya’ya uyguladıkları yaptırımların hatırlatılması üzerine, “Bizim yaptırımlar konusundaki tutumumuz aslında ABD başta olmak üzere tüm devletler çok iyi biliyorlar. Biz sadece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla uygulanan yaptırımları hayata geçiriyoruz, mevzuatımıza uyarlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bunun dışındaki tek taraflı yaptırımların, bunları uygulayan ülkeleri ve uluslararası yapılanmaları ilgilendirdiğine işaret eden Keçeli, Türk şirketlerinin ve finans kurumlarının herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmaması için tek taraflı yaptırımlar konusunda onları düzenli olarak bilgilendirdiklerini ifade etti.

Sözcü Keçeli, Rusya’ya uygulanan yaptırımlar çerçevesinde küçük yatırımcıların ve şirketlerin zaman zaman bilgi eksikliğinden, hızlı ve çok kar etme beklentisiyle tek taraflı yaptırımlara konu olacak iş ilişkilerine girebildiklerini, ancak bunun sistematik bir hal almadığını ve Türk ekonomisine ciddi yansımaları olacak bir hale gelmediğini anlattı.

Keçeli, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliğine henüz atama olmamasına ilişkin, bazı yabancı temsilciliklerin kısa süreliğine bazen boş kalabildiğini anımsatarak, Türkiye’nin Lizbon Büyükelçisi olan ve Haziran 2023’te vefat eden Murat Karagöz’ün ardından da henüz bir büyükelçi ataması yapılmadığını, ancak yakında sürecin tamamlanacağını söyledi.

Bazı misyonların başında kısa bir süre misyon şefi olmayabileceğini, ancak günün sonunda bir diplomatın görevlendirildiğini aktaran Keçeli, Washington için de aynı durumun söz konusu olacağını ifade etti.

Şam yönetiminden beklentiler

Keçeli, Suriye rejimi ile ilgili normalleşmeye değinerek, geçen yıl üst düzeyde yapılan 3 toplantıda da aynı mesajları verdiklerini belirterek, “Dedik ki bizim bu süreçten beklentimiz Şam yönetiminin terörle mücadele konusunda bir ilerleme kaydetmesi, Suriyelilerin güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde geri dönüşlerinin sağlanması için gerekli ortamın yaratılması ve BM öncülüğünde devam eden anayasa sürecinin siyasi sürece ciddi bir şekilde, sonuç verici bir şekilde angaje olmasıydı. Tabii, insani yardımın ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılması da bizim beklentilerimiz arasında.” şeklinde konuştu.

Öte yandan, Suriye rejiminin sürekli bir ön şart sunduğunu söyleyen Keçeli, Türkiye’nin süreçten beklentileri meselesiyle (etraflı) görüşmelere başlanması için bir ön şart konulması hususunun aynı olmadığını vurguladı.

Keçeli, bu konuda Türkiye’nin duruşunun değişmediğinin altını çizerek, “Biz yapıcı ve iyi niyetli bir şekilde Şam yönetimiyle konuşmaya hazırız. Ancak Şam yönetiminin de aynı şekilde yaklaşması lazım. Bakan Fidan’ın ifadesini kullanacağım, (Şam yönetiminin) kendisi olarak konuşması lazım.” dedi.

PKK ile KYB’nin ideolojik yakınlığı

Keçeli, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile PKK arasındaki ideolojik yakınlığın Türkiye için temel sorun olduğuna ve KYB’ye bu konuda gerekli uyarıların yapıldığına vurgu yaparak, “Birincisi, Suriye’den Irak’a terörist geçişi bakımından, birtakım imkan ve kabiliyetlerin nakli bakımından, PKK’nın Süleymaniye’den destek aldığını görüyoruz. Dahası PKK’ya Süleymaniye’de serbestçe faaliyet gösterme hakkı tanındığını görüyoruz. Bir hastanesi olduğuna dair elimizde istihbarat var. Hatta oradaki bazı binaların, PKK’nın iletişim kurması için kullanıldığını da biliyoruz. Bunu biz çok uzun zamandır KYB’nin dikkatine getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin KYB’ye tepkisini ilk etapta hava sahası kapatarak değil, KYB’nin Ankara’daki ofisini ve Türkiye’nin Süleymaniye’deki Konsolosluk Ajanlığını kapatarak gösterdiğini kaydeden Keçeli, Dışişleri Bakanlığı olarak diplomatik tedbirleri almaya devam edeceklerini ve çeşitli kurumların da KYB ile görüşmelerinin devam ettiğini düşündüğünü söyledi.

Keçeli, “Bizim için terörle mücadele, 1 numaralı gündem maddesi. Irak anayasası, Irak’ın kendi topraklarını terör örgütlerine kullandırmayacağı yönünde bir ifade içeriyor. Bizim Irak’taki tüm oluşumlardan, tüm taraflardan beklentimiz, bu anayasanın bu maddesinin gereğinin yapılmasıdır.” diye konuşarak, Irak makamlarıyla Aralık 2023’te Ankara’da yapılan güvenlik zirvesinde, Irak makamlarının ilk kez PKK’yı ortak tehdit olarak yorumladığına ve bunun gereğinin hayata geçirilmesini beklediklerine dikkati çekti.

Irak ve Türkiye’nin sonsuza dek komşu olacağını söyleyen Keçeli, “Aramızda hiçbir sorun kalmazsa, bu ancak iki halkın refahını, güvenliğini ve istikrarını daha da fazla arttırır.” dedi.

“Doğru ilkelerin doğru zamanlamayla hayata geçirilmesi halinde Libya’daki meselelerin çözüleceğini söylüyoruz”

Keçeli, Libya’da (doğu-batı) iki tarafla da görüştüklerini ve taraflara istikrarlı biçimde aynı mesajları verdiklerini belirterek, “Biz, burada konu olan isimler, taraflar değiliz. Doğru ilkelerin doğru zamanlamayla hayata geçirilmesi halinde Libya’daki meselelerin çözüleceğini söylüyoruz.” diye konuştu.

Mısır ile normalleşmenin sonuçlarının Libya’da ve Gazze’de görüldüğünü kaydeden Keçeli, bölgenin en önemli ülkelerinden ikisi olan Türkiye ile Mısır’ın işbirliğinden kötü sonuçlar doğmayacağını ve Libya’nın taraflar arasında görüşülen konulardan biri olduğunu aktardı.

“Bizim açımızdan Çin halkının meşru temsilcisi, Çin Halk Cumhuriyeti’dir”

Keçeli, Asya-Pasifik’te herhangi bir gerilim yaşanmamasının Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizerek, “Türkiye ticaret yapan bir ülke. Hammadde alıyoruz, üretilmiş malları satıyoruz. Bu yüzden, biz düzenli olarak Asya-Pasifik’teki tüm taraflara itidal çağrısında bulunuyoruz.” şeklinde konuştu.

Tayvan’da 13 Ocak’ta yapılan liderlik ve parlamento seçimlerine ilişkin soruyu yanıtlayan Keçeli, “Bizim açımızdan Çin halkının meşru temsilcisi Çin Halk Cumhuriyeti’dir. Biz ‘Tek Çin’ politikası uyguluyoruz. Tayvan’daki tüm gelişmeleri de bu perspektiften takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Pakistan halkıyla siyaset üstü ilişkiler

Keçeli, Pakistan halkıyla Türk halkının tarihe dayanan çok özel ilişkileri bulunduğuna, bu ilişkilerin partiler üstü ve siyaset üstü olduğuna vurgu yaparak, önemli olanın Pakistan halkının huzur ve mutluluk içinde yaşaması olduğunu söyledi.

Pakistan’da 8 Şubat’ta yapılan Ulusal Meclis ve Eyalet Meclisi seçimleri hakkında değerlendirme yapan Keçeli, “Seçimlerin büyük oranda suhuletle tamamlandığını gördük. Bu bize memnuniyet verdi. Biz, Türkiye olarak Pakistan’da, Pakistan halkının desteğini almış tüm hükümetlerle bundan önce çalıştığımız gibi bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Gazze’ye yardımlarda İsrail engeli

Keçeli, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) hibe ettiği yardımlar çerçevesinde Mersin Limanı’nda BM yetkililerine teslim edilen 27 bin ton yardımın, İsrail’in Aşdod Limanı’na nakledildiğini belirterek, “Bu 1100 konteynerden yaklaşık 200’ünün Gazze’ye geçtiğini biliyoruz. Ancak kalanı için İsrailli yetkililer mutabakatlarını kaldırmışlar. Biz bu konuda İsrail makamlarıyla temas ettik ve sorununun çözülmesi gerektiğinden bahsettik. Bize verilen BM’nin rakamlarına göre söz konusu miktar, Gazzelilerin 3-4 haftalık un ihtiyacını karşılayacak bir miktar, çok önemli. Üstelik, raf ömrü olan bir ürün. En kısa sürede bu sorunun çözülmesini temenni ediyoruz.” diye konuştu.

1-3 Mart’ta düzenlenecek Antalya Diplomasi Forumu’na İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Temas Grubu’ndan da katılım olacağını aktaran Keçeli, şu an için 59 Dışişleri Bakanı’nın foruma geleceğinin bilindiğini ve bunun BM üyesi her 3 ülkeden 1’ine tekabül ettiğini dile getirdi.

Keçeli, Türkiye’nin birinci önceliğinin Türk halkının çıkarları olduğunu vurgulayarak, müttefiklik ilişkilerinde de bunun göz önünde bulundurulduğunu sözlerine ekledi.

(Bitti)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: “Karadeniz’de tahıl anlaşmasının canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz” http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-karadenizde-tahil-anlasmasinin-canlandirilmasi-gerektigini-dusunuyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-karadenizde-tahil-anlasmasinin-canlandirilmasi-gerektigini-dusunuyoruz/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:48:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3883 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Ukrayna’nın Karadeniz Tahıl Girişimi’ne alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan karasularından geçen yeni bir çalışma başlatıldığını belirterek, “Gerek ihraç edilen tahılın miktarı gerekse de Karadeniz’in genel güvenliğine yansımaları bakımından biz Karadeniz’de tahıl girişiminin canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için de çaba gösteriyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, bakanlık binasında basın mensupları ile bir araya gelerek, soruları cevapladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın göreve gelmesi ile yoğun bir diplomasi trafiği gerçekleştirdiğini aktaran Keçeli, Bakan Fidan’ın son dönemde gerçekleştirdiği resmi ziyaretlere değindi. Bakan Fidan’ın Libya ziyaretinde gerçekleştirilen temaslarda Libya’nın toprak bütünlüğü ve istikrarının Türkiye için öncelik olduğunun altının çizildiğini belirten Keçeli, Malta’da Türkiye’nin Bingazi Konsolosluğu’nun yakın zamanda açılacağının duyurulduğunu ve kısa bir zaman içinde Bingazi’de Türkiye Başkonsolosluğu’nun faaliyete geçeceğini aktardı. Bakan Fidan’ın Münih Güvenlik Konferansı’na katılacağını da duyuran Keçeli, Münih Güvenlik Konferansı’nın siyaset ve güvenlik konularının yoğun bir şekilde konuşulduğu platform olduğunu dile getirerek, burada Fidan’ın yaklaşık 20 ikili görüşme gerçekleştirmesinin beklendiğini söyledi. Münih Güvenlik Konferansı’nın ardından Bakan Fidan’ın 2024 G20 Brezilya Zirvesi’ne katılacağını açıklayan Keçeli, bu yıl düzenlenecek toplantının ana temasının “Adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek” olduğunu söyledi.

Antalya Diplomasi Forumu’nun geçen yıl Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sebebiyle yapılamadığını hatırlatan Keçeli, 1-3 Mart tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek forum hakkında bilgi verdi. Bu yılki toplantıya 21 devlet ve hükümet başkanı ile 80’den fazla bakanın katılmasının beklendiğini belirten Keçeli, “Ana tema, kriz döneminde diplomasiyi öne çıkarmak. Ana tema altında yapay zekadan arabuluculuğa, bölgesel meselelerden gıda krizine çok sayıda toplantı yapılacak. Şu aşamada 40 panel düzenlenmesi öngörülüyor. Gazze için yüksek düzeyli özel bir panel olacak. Katılımın geçtiğimiz bir önceki ADF’nin bile ötesinde olduğunu görüyoruz. Birinci AFD’de 10 devlet başkanı, 43 bakan ve 2 bin katılımcı vardı. 2022’de 17 devlet başkanı, 80 bakan ve 3 bin 300 katılımcı vardı. Bugün itibarıyla üçüncü ADF’de 21 devlet ve hükümet başkanı, 59’u dışişleri bakanı olmak üzere 80’den fazla bakan Antalya’da olacak ve toplam 4 bin katılımcı olmasını bekliyoruz. Bu rakamların artmasını bekliyoruz. Zamanı gelince kimler olduğunu sizlerle paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Gazze’ye 34 bin ton insani yardım yaptı”

Gazze’de yaşanan insani duruma değinen Keçeli, hedefin insani yardımların Gazze’ye bir an önce ulaşması, Filistinlilerin yerlerinden edilmelerine yönelik politikaların son bulması ve gerilimin bölgesel çatışmaya dönüşmesinin engellenmesi olduğunu aktardı. Keçeli, şu ifadelere yer verdi:

“İki devletli çözümle Filistin-İsrail sorununa kalıcı çözüm istiyoruz. Bu konuda uluslararası parametreler bellidir. Diplomasinin unuttuğumuz metotlarıyla bu soruna çözüm bulunmasını istiyoruz. Tanık olduğumuz şeyler sözlerle ifade edilemez hale geldi. Büyük bir ihtimal İsrail, uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk bakımından işlenmesi mümkün olan bütün suçları bu işin sonunda işlemiş olacak. Gazze’ye bizim yaptığımız insani yardımlar ve vatandaşlarımızın tahliyesi konusunda 34 bin ton insani yardım söz konusu. Bunlardan yaklaşık 7 bin 400 ton ve 32 ambulans deniz ve hava yoluyla Mısır’a ulaştırıldı. Oradan El-Ariş sınır kapısına nakledildi, oradan da Gazze’ye sevk edildi. Bu yardımın çok büyük oranda Gazzelilere ulaştığını gördük. Bu konuda Mısır Hükümeti’ne yapıcı tutumlarından dolayı teşekkür etmek istiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yardımların bir kısmı Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı üzerinden yaptığımız yardım. Biz her yıl un ihtiyacının yüzde 15’ini temin ediyoruz, hibe ediyoruz” dedi.

Keçeli ayrıca, AFAD ve Türk Kızılay koordinesinde her hafta Gazze’ye 127 bin ton içme suyunun Mısır Kızılay’ı ile ortaklaşa sevk edildiğini açıkladı.

“Sahra hastanesi çalışmalarında sona gelmek üzereyiz”

Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Gazze’den hasta tahliyeleri hakkında da konuşan Keçeli, “Sağlık Bakanlığımız, Gazzeli hastaları ve onların refakatçilerini Mısır üzerinden Türkiye’ye getiriyor. Bu sabah itibarıyla 380 yaralı ve 344 refakatçi ülkemize geldi. Sağlık Bakanlığımızın bugün yeni bir hasta tahliyesi daha planladığını biliyoruz. Bu çerçevede bizim yakından takip ettiğimiz bir diğer konu da Gazze’de bir sahra hastanesinin kurulması. Bundan birkaç hafta önce Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinden oluşan küçük bir heyet Gazze’ye girdi. Orada kısa bir süre kaldılar, saha araştırması yaptılar. Tabii sahra hastanesinin kurulabilmesi için belirli bir ekipman da gerekiyor. Bu konudaki çalışmalarımızda son aşamaya gelmek üzereyiz” diye konuştu.

“Tahliye işlemlerini takip ettiğimiz bin 97 kişi var”

Dışişleri Bakanlığı olarak doğrudan takip edilen bir diğer konunun da vatandaşların tahliyesi olduğuna değinen Keçeli, “Bugüne kadar biz bin 359 Türk ve KKTC vatandaşını ve yakınını Gazze’den tahliye ettik. Bu kimseler önce El-Ariş Sınır Kapısı’na geliyorlar. Oradan karayoluyla Kahire’ye gidiyorlar ve Kahire’den hava yoluyla ülkemize getiriyoruz. Tabii savaş şartlarında bulunan insanlara ulaşmak, onların kendi imkanlarıyla sınıra gelmeleri çok kolay değil. Ancak bu konuda da elimizden geleni yapıyoruz. Şu anda tahliye işlemlerini takip ettiğimiz bin 97 kişi var. Bu listeler düzenli olarak güncelleniyor. Biz yerel makamlarla koordineli bir halde bu kimselerin önce Mısır’a, oradan da Türkiye’ye gelmesi için çalışıyoruz. Ümit ediyoruz ki en kısa sürede ve güvenli bir biçimde bu kişileri Gazze’den çıkartabileceğiz” ifadelerini kullandı.

“Amerika’dan beklentilerimiz çok açık”

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Keçeli, Amerika ile F-16 süreciyle ilgili kongrenin tamamlanması ve bundan sonraki sürecin nasıl işleyeceğine yönelik soru üzerine, “Kongrede onay süreci Türkiye saatiyle pazar sabah 8’de sona erdi ve biz o noktada son derece mutlu bir şekilde bu dosyayı Milli Savunma Bakanlığına devrettik. Bundan sonraki süreçte bu konudaki teknik süreci onlardan daha sağlıklı bir şekilde öğrenebilirsiniz” dedi.

Türk-Amerikan ilişkilerini de değerlendiren Keçeli, “Bazı yorumcular Türk-Amerikan ilişkilerinde normalleşmeden bahsetti. Aslında normalleşme ifadesi biraz fazla güçlü oluyor. İlişkilerimizin seviyesinde Amerika ile olan diyaloğumuzun derinliğinde hiçbir zaman azalma olmadı. Öte yandan İsveç’in NATO’ya üyeliği ve F-16 süresinin tamamlanmış olması, iki ülkenin, iki müttefik ülkenin karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar temelinde birbirlerini daha iyi anlaması için yeni bir fırsat penceresi sunması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim Amerika’dan beklentimiz çok açık. Biz Amerika’nın PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla ilişkisini tamamen sonlandırmasını istiyoruz. Tabii bir diğer konu da Amerika’nın FETÖ ile ilgili beklentilerimizi ciddiye alıp, bu konuda bir adım atması. Biz bu meseleye müttefiklik ruhu bakımından yaklaşıyoruz” diye konuştu.

Keçeli, Türkiye’nin Amerika’dan beklentilerinin çok açık olduğunu ve bu konuları Amerikalılarla konuşmaya devam edeceklerini, Amerika ile ilişkilerin daha da güçlendirilebileceğini belirtti. Keçeli, ayrıca Bakan Fidan’ın göreve geldiğinden bu yana Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Blinken ile 8 kez yüz yüze görüştüklerini ve en az da 10 telefon görüşmesi yaptıklarını söyledi.

“Refah’taki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsızız”

Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in operasyonlarını durdurması yönünde aldığı ihtiyati tedbir kararını doğru bulduklarını dile getiren Keçeli, “İsrail aleyhinde alınmış artık onlarca karar var. Bunlar insanoğlunun kurduğu her türlü uluslararası platformda alınıyor. Ancak bunlar sahadaki durumu ne yazık ki değiştirmiyor. Refah’taki gelişmelerden de fazlasıyla rahatsızız. Refah’ta yaşananları artık İsrail’in Gazze halkına uyguladığı zulmün kategorik olarak yerinden edinme noktasına geldiğini gösteriyor. Bu da başta dediğim gibi uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk açısından bir suç teşkil ediyor. Bir an önce bunun durması lazım” dedi.

“Karadeniz’de tahıl anlaşmasının canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye ertelenen ziyareti hakkındaki soru üzerine Keçeli, hiçbir zaman resmi olarak bir ziyaret tarihi açıklanmadığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Erteleme kelimesi doğru değil. Putin’in ülkemize ziyareti her zaman gündemde, bugün de gündemde. Ne zaman Cumhurbaşkanımızın takvimine alınırsa, nerede yapılacaksa o toplantı o gün Cumhurbaşkanlığımız tarafından açıklanacaktır. Tahıl koridoru girişiminin 3 tane önemli sonucu vardı. Birincisi hızla artmakta olan gıda fiyatlarını aşağıya çekilmesini sağladı. İkincisi çok büyük ihtimalle Ukrayna’daki depolarda çürümek üzere olan tahılları yeniden tüketime soktu. Üçüncüsü de Karadeniz’de belli bir istikrar ve güven ortamının oluşturulmasını sağladı. Ancak Rusya kendisine verilen bazı sözlerin tutulmadığı gerekçesiyle bu tahıl anlaşmasını daha fazla uzatmadı. En önemli ortaya sürdükleri gerekçe de Rusya’nın Swift sistemine tekrar dahil edilmemesiydi. Bizim bu konudaki görüşmelerimiz BM ile devam ediyor. Ukrayna, Karadeniz Tahıl Girişimi’ne alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan karasularından geçen yeni bir çalışma başlatıyor. Biz bu çalışmayı destekliyoruz. Diğer taraftan gerek ihraç edilen tahılın miktarı gerekse de Karadeniz’in genel güvenliğine yansımaları bakımından biz Karadeniz’de tahıl girişiminin canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için de çaba gösteriyoruz.”

“Montrö Anlaşması’na kıskançlıkla sahip çıkıyoruz”

Ayrıca Rusya-Ukrayna sorununun çözüme kavuşması noktasında Türkiye’nin masada olan bir teklifi olduğunu hatırlatan Keçeli, “Taraflar kendilerini ne zaman müzakere etmeye hazır hissederlerse biz bunu kolaylaştırmaya hazırız ancak bunun için esas olan tarafların kendi iradeleridir. Dışarıdan bir barış girişimi, bir arabuluculuk girişimi empoze edilemez. Karadeniz’in güvenliği bizim için çok önemli. Bu yüzden Montrö Anlaşması’na kıskançlıkla sahip çıkıyoruz. Sayın Bakanımız Bulgaristan’da ve Romanya’da yaptığı açıklamalarda da bu konuya değindi. Biz Karadeniz’de Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından Montrö’yü uygulamaya koyduk, ilgili maddesini harekete geçirdik” diye konuştu.

“AB’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerekiyor”

Keçeli, Schengen Bölgesi için Türk vatandaşlarına vize serbestisi ile ilgili yöneltilen soruya, “Biz vize serbestisinde yüzde 92 oranında aslında süreci tamamladık. Yerine getirilmemiş 6 kriter var ancak diğer konularda da olduğu gibi AB’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerekiyor. Biz bu konuyu ikili ve çok taraflı platformlarda sürekli dikkate getiriyoruz. Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanmaya, vatandaşlarımızın hayatlarını da sıkıntıya sokma hakkı yoktur” dedi. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-karadenizde-tahil-anlasmasinin-canlandirilmasi-gerektigini-dusunuyoruz/feed/ 0
Türkiye’nin süs bitkileri ihracatı Rusya pazarında büyümeye devam ediyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:09:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3781 Türkiye’nin süs bitkileri ihracatında geçen yıl 113 milyon doları aşan sektör, Avrupa Birliği’nin (AB) uyguladığı yaptırımlar nedeniyle talebin arttığı Rusya pazarında büyümeye devam ediyor.

Dış mekan bitkileri, canlı bitkiler ve kesme çiçek ihracatında 2023 yılını 113 milyon 224 bin 52 dolarla tamamlayan sektör, Rusya pazarında önemli bir büyüme trendi yakaladı.

Rusya’ya Türkiye’den yapılan süs bitkileri dış satımının tutarı, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başladığı 2022 yılında 4 milyon 294 bin 890 dolar seviyesindeydi.

AB’nin yaptırımları nedeniyle süs bitkileri ihtiyacını başka ülkelerden karşılayan Rusya pazarında geçen sene 5 milyon 649 bin 664 dolar satış rakamına ulaşan sektör, bu pazardaki büyümesini 2024’te de sürdürmeyi hedefliyor.

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Dündar, AA muhabirine, süs bitkileri üretiminde geçen yıl bir önceki yıla kıyasla artış olduğunu söyledi.

İhracatta da son 5 yıldır artış trendi yakaladıklarını belirten Dündar, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından talebin yoğun olduğu Rusya pazarına açıldıklarını dile getirdi.

Rusya’nın süs bitkileri ihtiyacını savaşın ilk aylarında Türkiye’den Gürcistan üzerinden, AB’den de Polonya üzerinden karşıladığını belirten Dündar, şöyle devam etti:

“Artan talep üzerine Türkiye süs bitkileri sektörü için önemli bir pazar ortaya çıktı. Aslında AB’nin en büyük müşterilerinden biri Rusya’ydı. Rusya o boşluğu kapatmak için alternatif tedarikçiler aramaya başladı. Türkiye’nin buna cevap verecek kapasitesi maalesef yeterli değil ama bu bir fırsata çevrilebilir. Birdenbire böyle çok büyük bir talep patlaması olunca üretim zaman alıyor. Bazı bitkiler 6, bazıları 3, bazıları 7-10 senede yetişiyor. Bunların hepsi süs bitkisi sonuçta. Kesme çiçekler, mevsimlik çiçekler ve ağaçlardan talepleri var.”

“Rusya’nın alım hacmi yaklaşık 600 milyon dolar”

Dündar, Rusya’dan alıcıların kesme çiçeklerde karanfil, gül, canlı bitkilerde mevsimlik çiçekler, kırmızı karanfil ve kırmızı güle ilgi gösterdiğini, ağaç ve peyzaj bitkilerini de talep ettiklerini söyledi.

Dündar, “Rusya’nın çiçek alımında büyük bir boşluk oluştu, bunu karşılamak için Türkiye’ye yöneldiler. Ülkemizden satışlar hızlandı. Dış mekan, canlı bitkiler ve kesme çiçekte ciddi bir süreç yaşanıyor. Asıl önemlisi bundan sonra yaklaşık 600 milyon dolar olan Rusya alım hacminin Türkiye’den karşılanmasını sağlamak için bu sektörün, üretimin desteklenmesi gerekiyor. Üretim miktarlarını artırmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Daha önce Irak pazarına açıldıklarını, Suriye pazarının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Ahmet Dündar, sektörün ve üretimin desteklenmesiyle taleplere cevap verebileceklerini vurguladı.

İhracat fazlası veren bir sektör olduklarına dikkati çeken Dündar, şunları kaydetti:

“Üretim hacmine gelince Türkiye’de yaklaşık 1 milyar dolarlık bir pazara sahibiz. Doğrudan 100 bin, dolaylı olarak 500 bine yakın istihdamı üstlenen bir sektörüz. Sektörün önü açık, geleceği açık. Bu yakın coğrafyamızdaki ihracat dışında özellikle AB ülkelerine yapmış olduğumuz ihracatımız var ki bu, ihracat genelinin yüzde 60-70’ini buluyor. Avrupa’ya mal satmış olması, bu sektörün tarım içinde rüştünü ispatlaması çok kayda değer bir durumdur.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/feed/ 0
Japonya’nın İstanbul Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen ‘Dünden Bugüne 100 Japon Tasarımı’ sergisi açıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/japonyanin-istanbul-baskonsoloslugu-tarafindan-duzenlenen-dunden-bugune-100-japon-tasarimi-sergisi-acildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/japonyanin-istanbul-baskonsoloslugu-tarafindan-duzenlenen-dunden-bugune-100-japon-tasarimi-sergisi-acildi/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:36:30 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3759 Japonya’nın İstanbul Başkonsolosluğu tarafından oluşturulan ‘Dünden Bugüne 100 Japon Tasarımı’ sergisi, Beyoğlu Belediyesi İstiklal Sanat Galerisi’nde sanatseverlere kapılarını açtı. Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü yıl dönümüne özel olarak hazırlanan sergide savaş sonrası dönemde ve günümüzde Japon insanının hayatına renk katan günlük ihtiyaçlar, araçlar ve hizmetler sergilendi.  Sergi 3 Mart’a kadar ziyaret edilebilecek.

Serginin açılışı Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Kenichi Kasahara, Pakistan İstanbul Başkonsolosu Yardımcısı Danish Mehmood ve Polonya İstanbul Başkonsolosu Yardımcısı Dorota Andrzejak’ın katılımıyla gerçekleşti. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri ve ziyaretçiler sergiyi gezdi.

YILDIZ: JAPONYA-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNDEKİ 100 YILLIK BİR SÜRECİ DEĞERLENDİRME İMKANIMIZ OLACAK

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, teknoloji dendiğinde bundan 30 yıl önce herkesin aklına Japonya’nın geldiğini vurgulayarak, “Orada üretilen teknolojik ürünler ve tasarımlar hepimizin daha sonraki dönemde ise bir basamak olarak bütün dünyanın değerlendirdiği önemli bir aşamaydı. Bugün bu sergide Japonya-Türkiye ilişkilerindeki 100 yıllık bir süreci okuma ve değerlendirme imkanımız olacak” dedi.

“BUNDAN SONRA JAPONYA VE TÜRKİYE İLİŞKİLERİNDE DAHA ÇOK TEKNOLOJİ KONUŞACAĞIZ”

Yıldız, deprem konusunda Japonya’nın tecrübelerini değerlendirmek için Japonya Başkonsolosluğu ile yakın bir iş birliği içerisinde olduklarını ifade ederek, “Bu konuda çalıştaylar düzenliyoruz, karşılıklı tecrübe paylaşımları yapıyoruz. Heyetlerimiz Japonya’ya gidiyor, Japonya’dan heyetler buraya geliyor. Bundan sonra Japonya ve Türkiye ilişkilerinde daha çok teknoloji konuşacağız. Elbette ki kültürel, ekonomik ve teknolojik anlamda iş birliğini belki önümüzdeki dönemde yine nanoteknolojiyi, yapay zekayı konuşacağız. Hem Japon halkı ve Japonya devletinin hem de Türk halkı ve Türk devletinin bu karşılıklı  iş birliğinden güçleneceğine inanıyorum. Birbirimizi daha iyi tanıyacağımıza inanıyorum. Gösterdikleri bu iş birliğine açık tutumlarından dolayı sayın başkonsolosumuza teşekkür ediyorum. Türkiye Japonya ilişkileri bu ortak ilişkilerimizle daha çok güçlenecek. Sergiye bütün İstanbullu hemşehrilerimi davet ediyorum. Hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

KENİCHİ: ZİYARETÇİLERE JAPONLARIN TERCİH ETTİĞİ ‘TASARIMLAR’ HAKKINDA DA BİLGİ EDİNME FIRSATI SUNACAĞINI UMUYORUZ

Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Kenichi Kasahara ise sergide Japonya’nın savaş sonrası yaşadığı ekonomik büyüme ve değişimini anlatan araçlara yer verdiklerini ifade ederek, “Savaş sonrası Japonya büyük bir ekonomik büyüme yakalamış ve bu hızlı değişim ile birlikte insanların hayatlarında da çeşitli değişiklikler olmuş. Bu sergide, bu değişiklikler arasından ‘tasarımlar’ temasına odaklanarak savaş sonrası dönemde ve günümüzde Japon insanların hayatına renk katan günlük ihtiyaçlar, araçlar, hizmetler ve benzerlerine yer veriyoruz. Japonya’nın teknolojik gücünden sıklıkla övgüyle bahsedilmesinin ötesinde bu serginin aynı zamanda ziyaretçilere Japonların tercih ettiği ‘tasarımlar’ hakkında da bilgi edinme fırsatı sunacağını umuyoruz” dedi.

“BU YIL JAPONYA İLE TÜRKİYE ARASINDA DİPLOMATİK İLİŞKİLERİN 100’ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ”

Serginin teması olan 100 sayısının Japonya ve Türkiye için bir anlam taşıdığını ifade eden Kasahara, “Bu serginin temasının bir parçası olan 100 sayısı Japonya ve Türkiye için önemli bir anlam taşıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yılı kutlandı. Bu yıl ise Japonya ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin 100’üncü yıl dönümü. Bu serginin teması olan 100 sayısı da bu 100’üncü yıl dönümüne yönelik duygularımızı bünyesinde barındırıyor. İki ülke arasındaki ilişkilerin başlangıcından bu yana, sadece bu serginin konusu olan ‘tasarımlar’ değil, ayrıca pek çok şey zamanla değişti. Ancak iki ülke arasındaki dostluk ilişkileri hiçbir dönemde değişmemiş ve hatta daha derin ve samimi bir bağa dönüşmüş. Bu dostluğun önümüzdeki 100 yılda da devam etmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

SERGİ HAKKINDA

Japon üretimi mobilya, elektronik, sofra takımı, tencere seti, giyim aksesuar ve diğer günlük yaşam malzemelerinden örneklerin sunulduğu sergide 1990’lı yıllarda Türkiye’de yaygın olarak kullanılan taşınabilir kasetçalar, gameboy, CD çalar ve atarinin yanı sıra oyuncaklar, kalemler, fotoğraf makinaları ve kırtasiye malzemeleri yer alıyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/japonyanin-istanbul-baskonsoloslugu-tarafindan-duzenlenen-dunden-bugune-100-japon-tasarimi-sergisi-acildi/feed/ 0
Ocak Partisi lideri FETÖ ve PKK ile mücadelede devletin yanında olduğunu belirtti http://www.karadenizhabertv.com.tr/ocak-partisi-lideri-feto-ve-pkk-ile-mucadelede-devletin-yaninda-oldugunu-belirtti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ocak-partisi-lideri-feto-ve-pkk-ile-mucadelede-devletin-yaninda-oldugunu-belirtti/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:45:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3695

Ocak Partisi Genel Başkanı Kadir Canpolat, “FETÖ’nün yeniden Türkiye’de hortlamasını sağlayacak hiçbir yapıya devletimiz de milletimiz de müsaade etmeyecektir, herkes bunu böyle bilsin. FETÖ ve PKK gibi bölücü unsurlarla mücadelede devletimizin yanındayız. Biz bağımsız Türkiye için mücadele veren hiçbir ittifakla ortak olmayan Ocak Partisi’yiz” dedi.

Ocak Partisi lideri Kadir Canpolat, partisinin Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın ‘Adnan Oktar’ suç örgütü ve FETÖ ile bağlantısı olduğunu öne sürerek konuyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmalarına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Kadir Canpolat, “FETÖ Türkiye’nin başına büyük bir beladır. Bu anlamda bugün de Yeniden Refah Partisi kullanılmaya çalışılmaktadır. FETÖ’yü siyasi alanda yeniden gün ışığına çıkarmaya çalışan yapılar bilmeniz lazım; Ocak Partisi ve Osmanlı Ocakları da bu işin öncülüğünü yapmaktadır. Çünkü Ocak Partisi ve Osmanlı Ocakları bir dava anlayışıyla bağımsız Türkiye için mücadele eden, gerçekten vatanı ve milleti için her türlü fedakarlığa müdafaa erliğini yapmaya çalışan ciddi dava adamlarından meydana gelen bir anlayışla görev ve faaliyetlerini yürütmektedir. FETÖ ve PKK gibi bölücü tüm unsurlarla ilgili diğer siyasi partiler uyuyorsa uyusunlar. Ocak Partisi ve Osmanlı Ocakları bu mücadelede kararlıdır. FETÖ’nün yeniden Türkiye’de hortlamasını sağlayacak hiçbir yapıya devletimiz de milletimiz de müsaade etmeyecektir, herkes bunu böyle bilsin” diye konuştu.

‘MİLLETİMİZ NEYİN NE OLDUĞUNUN FARKINDA’

Başkan Canpolat, sözlerini şöyle sürdürdü, “Biz yıllardır FETÖ ile mücadele ediyoruz. Biz darbeden önce Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV’nin önüne siyah çelenk bıraktık, basın açıklaması yaptık. ‘FETÖ darbe yapacak’ diye bağırdık. Şimdi yine bağırıyoruz; ‘FETÖ yeniden gelmeye çalışıyor, devletimiz gerekeni yapmalıdır.’ Milletimiz zaten neyin ne olduğunun farkında. Zamanı geldiğinde yine ‘Kadir Canpolat haklı çıktı’ diyecekler. O zaman yine iş işten geçmiş olacak. Sayın Erbakan öyle taşıma suyla değirmen dönmez. Bastırıp parayı otobüslerle adam toplamayla da bu iş olmaz. FETÖ iltisaklı kişilerin Yeniden Refah Partisi’nde kümelenmesi neyin nesidir? Hırs ve siyasi menfaat uğruna ülkenin hükümetini düşürmeye çalışmak, milleti aldatmaya çalışmak, FETÖ’ye siyasi alan açmaya çalışmak hiç kimsenin haddi değildir. FETÖ ve PKK gibi bölücü unsurlarla mücadelede devletimizin yanındayız. Biz bağımsız Türkiye için mücadele veren hiçbir ittifakla ortak olmayan Ocak Partisi’yiz” dedi.

‘GERÇEKLERİ İFADE ETMEK İÇİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK’

Canpolat, “‘Niye şimdiye kadar söylemediniz’ diye bize soruyorlar. Osmanlı Ocakları olarak zaten biz çok geçmiş tarihlerde FETÖ ile mücadeleyi başlattık ama bir siyasi parti hakkında eğer suç duyurusunda bulunacaksanız bu Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ile olmaz, partini kuracaksın o partiyle gidip Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet edeceksin. Bizim de artık bir siyasi partimiz olduğu için mantık çevresinde gidip bir siyasi parti hakkında suç duyurusunda bulunabildik. Biz hakkın ve haklının yanındayız. Siyaset yaparak güzel görünmeye çalışanlardan olmayacağız. Oy almak isteyenler gibi çeşitli entrikalara bürünerek bu işi yapmayacağız. Gerçekleri ifade etmek için suç duyurusunda bulunduk, arkasındayız. Ülkemizde bölücülük yapmaya çalışan, terör faaliyetleri yürütmeye çalışan bütün kirli odaklara seslenmek isterim; FETÖ’nün damatlığıyla, Türkiye’ye gelinlik giydiremeyeceksiniz. Ülkemizde artık size alan yok” ifadelerin kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ocak-partisi-lideri-feto-ve-pkk-ile-mucadelede-devletin-yaninda-oldugunu-belirtti/feed/ 0
Özgür Özel: Bizi Kavgaya Çekmeye Çalışıyor, Erdoğan’ın Düzeyine İnmemeye Kararlıyım http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-bizi-kavgaya-cekmeye-calisiyor-erdoganin-duzeyine-inmemeye-kararliyim/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-bizi-kavgaya-cekmeye-calisiyor-erdoganin-duzeyine-inmemeye-kararliyim/#respond Sun, 11 Feb 2024 21:18:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3648 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün Recep Tayyip Erdoğan’a en sert cevapları vermek, onun istediği bir şey. Bizi kavgaya çekmek istiyor. Dün sesleniyor ‘Biz daha önceki genel başkanlarla kavga ederdik, Özgür efendinin sesi çıkmıyor. O yüzden kavga etmiyoruz’ diyor. Oysa ki Özgür efendi ona 10 bin liralık en düşük emekli maaşını hatırlatıyor. Ona 17 bin liralık sefalet asgari ücretini hatırlatıyor. Geçim sıkıntısını ve enflasyonu hatırlatıyor ve Türkiye’de bunu konuşuyoruz. O istiyor ki hakaretine, hakaret edelim. Mesele konuşulmasın. Yerel seçim atmosferinde sorunlar değil, kavga konuşulsun. Onun düzeyine inmemeye çok kararlıyım. Birisi sandıktan aldığı gücü unutup, kendisini sandıktan üstün görürse, millet bunu hatırlatsın diye var. Millet ona 31 Mart’ta eğriyi de doğruyu da gösterecek. Her partinin aday çıkarması en demokratik hakkıdır. Varoluşsal sebebidir. Kimsenin adayını çıkarmasına, çıkarmamasına karışmayız. Bir partinin aday çıkarması kendisi ile ilgili bir hesaptır. Bir parti aday çıkarmazsa demlenip, aday çıkardığında demlenmemiş olma iftirasını, bu sabah höpürdete höpürdete demli çay içinler, Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan’a sorun” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 6. Genel Başkanı Deniz Baykal’ı ölüm yıl dönümünde, Ankara’daki Devlet Mezarlığı’ndaki kabri başında andı. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel anmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın illerde belediyelerin AKP’li olmaması halinde hizmet gitmeyeceği yönündeki söylemlerine ilişkin soruya şöyle yanıt verdi:

“Dün Zonguldak’ta daha önce Hatay’da yaptığı açıklamanın devamını getirdi. Diyor ki ‘Ülkenin Cumhurbaşkanın eli Zonguldak’ın üzerinde olursa hizmet gelir’ Recep Tayyip Erdoğan’ın milli irade üzerinden elini çekmesi lazım. Bu yaptığı iş tamamen milli irade gasbıdır. Milli irade serbestçe oy kullanılabildiği için kutsaldır, Recep Tayyip Erdoğan’a verilince kutsal, verilmeyince mundar olmaz. Nasıl o gücünü sandıktan alıyorsa, bütün belediye başkanları da gücünü sandıktan alır. Nasıl gerçek patron milletse, belediye başkanlarının da ama cumhurbaşkanının da belirleyicisi millettir. Bunun dışında bir ifade milli iradeye saygısızlıktır.

Bugün Recep Tayyip Erdoğan’a en sert cevapları vermek, onun istediği bir şey. Bizi kavgaya çekmek istiyor. Dün sesleniyor ‘Biz daha önceki genel başkanlarla kavga ederdik, Özgür efendinin sesi çıkmıyor. O yüzden kavga etmiyoruz’ diyor. Oysa ki Özgür efendi ona 10 bin liralık en düşük emekli maaşını hatırlatıyor. Ona 17 bin liralık sefalet asgari ücretini hatırlatıyor. Geçim sıkıntısını ve enflasyonu hatırlatıyor ve Türkiye’de bunu konuşuyoruz. O istiyor ki hakaretine, hakaret edelim. Mesele konuşulmasın. Yerel seçim atmosferinde sorunlar değil, kavga konuşulsun. Onun düzeyine inmemeye çok kararlıyım. Birisi sandıktan aldığı gücü unutup, kendisini sandıktan üstün görürse, millet bunu hatırlatsın diye var. Millet ona 31 Mart’ta eğriyi de doğruyu da gösterecek.

HER PARTİNİN ADAY ÇIKARMASI EN DEMOKRATİK HAKKIDIR “

Özel, DEM Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday çıkarmasına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

“DEM Parti kendi sürecini yönetiyor, toplanıyor. Bir karar verilecek mikrofonlar önümüzde ‘DEM Parti aday çıkarmayacak. Size DEM’leniyor diyorlar, ne diyeceksiniz?’ Mikrofonlar önümüzde ‘DEM ile anlaştınız İstanbul’da büyükşehirlerde aday çıkarmıyor, sizi destekliyor. Bunun DEM Parti ile anlaşmak olduğunu söylüyorlar, ne diyeceksiniz?’ Bu mikrofonlar neden gitmiyor Bahçeli’nin önüne? Bahçeli bu sabah demli çay mı içiyormuş? Bu mikrofonlar neden Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne? Terörle işbirliği mi yapmış?… İlk gün söyledim. Başak Demirtaş ya da bugün ilan edilen adaylar. Her birisinin aday olmak en demokratik hakkıdır. Her partinin aday çıkarması en demokratik hakkıdır. Varoluşsal sebebidir. Kimsenin adayını çıkarmasına, çıkarmamasına karışmayız. Bir partinin aday çıkarması kendisi ile ilgili bir hesaptır. Bir parti aday çıkarmazsa demlenip, aday çıkardığında demlenmemiş olma iftirasını, bu sabah höbürtede höbürdete demli çay içinler, Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan’a sorun.

LÜTFÜ SAVAŞ SORUSUNA YANIT

Özel, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın tekrar aday gösterilmesine ilişkin soruya da şu yanıtı verdi:

“Hatay’da o gece orada bulunmamız gerekiyordu, bundan sonra da 6 Şubatlarda orada bulunacağız. Tabii Hatay’da protestolar yaşandı, hepiniz oradaydınız, hepinizin gözünün içine bakarak söylüyoruz ki 100 söz protesto vardıysa, 99’u hükümete yönelikti. Ama hükümete yönelik kaynaklar ‘Efendim Lütfü Savaş protesto edildi.’ Evet Lütfü Beye yönelik de sitem cümlelerini hep birlikte duyduk. Siyaset vatandaşın söylediğini duyma sanatıdır, verdiği mesajı alma sanatıdır. Biz CHP olarak bütün bölgelerde hem adaylarımızı çok yoğun anketlerle belirledik, hem de adaylaştırdığımız arkadaşları erken adaylaştırarak, takvimin son günü 20’sidir. Ama çok daha öncesinden adaylaştırarak, adaylık sonrası ölçme ve değerlendirme anketlerine de önem veriyoruz. Bu anketler yüksek örneklemlerle yapılan bu anketler, bize bir şehirde yanlış yaptığımız sinyalini veriyorsa ya da verirse bu değerlendirilir. Milletin sesini duymak, elbette meydanda yükselen bazı sesleri duymak da önemlidir, fikir verir. Milletin sesini sandıktan önce duymak en önemli gösterge çok yüksek örneklemle yapılan anketlerdir. Anketlerde bir şey görüyorsak müdahale ediyoruz, görürsek müdahale ederiz.

Bütün siyasi partilerle açık iletişim halindeyiz. Bizim DEM ile yaptığımız görüşme gözünüzün önündedir. Ama bazı görüşmeleri kimlerin hangi mecralarda, hangi şekilde, ne vaatlerle yürüttüğünü millet sormaktadır. Bizim kimsenin çıkaracağı adaya da, çıkarmadığı adaya da lafımız da yoktur, minnetimiz de yoktur. Ama aday çıkarmama durumunda dünya kadar hakareti bize laik görenlerin millete özür borçları vardır. Bir önlerine baksınlar. Ben hem DEM Parti’nin hem Yeniden Refah Partisi’nin, bütün siyasi partilerin adaylarına başarılar diyorum. Dün Adalet ve Kalkınma Partisi’nin saldırıya uğrayan belediye başkan adayını dakikalar içinde aradım. Demokrasiye yapılmış saldırıdır. Kendi adayımıza yapılmış sayıyoruz.

TÜRKİYE İTTİFAKI’NA İNANIYORUZ GÜVENİYORUZ

Bu seçim atmosferinde, 31 Mart’ta bütün adayların özgürce propaganda yapabildikleri, sandıkların ve seçmenlerin baskı altına alınmadı, en özgür propagandanın ve en barışçıl seçimin yaşanmasını temenni ediyorum. Bütün adaylara ve bütün siyasi partilere başarılar diliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi büyük oranda adaylarını belirledi. Büyük bir seçim başarısı ve coşkusu için ve Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük ittifakı için yola çıkmış durumdayız. Bu ittifakın adı Türkiye İttifakı’dır.

Geçtiğimiz seçimlerde bize 11 büyükşehiri emanet eden milletimizin emanetine saygı duyduk. Emanetine çok iyi baktık. Şimdi onlardan emanete bir beş yıl daha süre istiyoruz. Bizde olmayan belediyelerde de bundan önceki dönemde belediyeler nasıl çalıştıysak, olmayanlara da aynı iyi belediyeciliği vaat ediyoruz. Siyasiler Ankara’da ittifak kuramayabilirler ama millet sandık ittifakı kurar. Türkiye’nin umudu, Türkiye İttifakı’dır. Geçen seçimde büyük oluşan ittifakların kazandırdığı büyük başarıları ortaya çıkaran seçmen, hala kütüklere kayıtlıdır. O seçmen Türkiye İttifakı’nı büyüterek sürdürecek. Şehirlerimizi çalmayan, çırpmayan, yeşil alanları katletmeyen, arsaları yabancılara peşkeş çekmeyen, arsa rantı yaratmak için kente karşı suç işlemeyen, çalışkan, dayanışmacı, yoksulun hakkını sosyal belediyecilikle koruyan başkanlarımızla göreve devam. Kendi illerinde olmayan başkanlar için de Cumhuriyet Halk Partili başkanları görev başına çağıracak Türkiye İttifakı’na inanıyoruz ve Türkiye İttifakı’na güveniyoruz.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-ozel-bizi-kavgaya-cekmeye-calisiyor-erdoganin-duzeyine-inmemeye-kararliyim/feed/ 0
Emine Erdoğan: Tüm çabamız, çocuklarımızın hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-tum-cabamiz-cocuklarimizin-hayallerine-giden-yoldaki-engelleri-kaldirmak-icindir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-tum-cabamiz-cocuklarimizin-hayallerine-giden-yoldaki-engelleri-kaldirmak-icindir/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:30:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3537

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tıpkı ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlılar yetiştirebilmek içindir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ankara’da ‘Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılışını yaparak, burada düzenlenen ‘Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Etkinliği’ne katıldı. Programda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara Valisi Vasip Şahin, Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Hasan Mandal da yer aldı.

Emine Erdoğan, burada yaptığı konuşmasında, tarihsel süreçte kadınların bilimden uzak tutulduğunu belirtti. Bugün kız çocuklarının ‘Büyüyünce ne olacaksın?’ sorusuna ‘mucit’, ‘astronot’, ‘uçak tasarımcısı’, ‘yazılım mühendisi’ cevaplarının verdiği bir Türkiye olduğuna işaret eden Erdoğan, “Milli ve manevi değerlerinden beslenerek, ilmini ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye Yüzyılı’nda Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit, diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan korkmadan, bugünün dünyasının ilerlemesine vicdanlı bir akılla öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlılar yetiştirebilmek içindir” dedi.

‘ALATLI, BİR ÜLKE UĞRUNA SAVAŞTI’

Alev Alatlı’nın, halktan beslenen vicdanla güçlü bir aklı birleştiren, birikimini bu topraklarda edinip yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Alev Alatlı, idrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya adamıştı kendisini. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında ise bilhassa sevgili gençlere paha biçilmez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı. Vasiyetindeki şu sözleri yeniden paylaşmak istiyorum; ‘Unutmayın ki düz akıllı anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.’ Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘Gezegenin iyiliği yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın” diye konuştu.

BAKAN KACIR: BİLİMSEL YAYIN SAYISI 48 BİN 619’A YÜKSELDİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise Türkiye’nin son 22 yılda bilimde ve teknolojide büyük adımlar attığını dile getirdi. Bilimin kapılarının milletin her ferdine açıldığını belirten Bakan Kacır, “2002’de 40 şehrimizde 76 üniversitemiz varken, bugün 81 şehrimizde 208 üniversitemizde milyonlarca gencimizi yükseköğretimle buluşturuyoruz. Aynı dönemde ülkemizdeki bilimsel yayın sayısının 9 bin 13’ten 48 bin 619’a yükseldiğine şahitlik ediyoruz. Bilimsel üretimde sadece nicelikte değil, nitelikte de belirgin gelişmeler kaydediyoruz. Araştırmacılarımız, uluslararası ortak yayınlar içinde artık 9 kat daha fazla yer alıyor. Ar-Ge harcamalarımızı 22 yılda 10 kat artırarak 12 milyar dolara yükseltirken, patent başvuru sayımızı 414’ten 21 misline, 8 bin 663’e çıkardık. 2002’de ancak bin bilim insanı ve öğrenciyi destekleyen TÜBİTAK, geçtiğimiz yıl 57 bin bilim insanı ve öğrenciye destek verdi” ifadelerini kullandı.

‘143 BİN KADIN ARAŞTIRMACIYA 15,7 MİLYAR LİRA DESTEK VERDİK’

Türkiye’nin kadınlarının bilim ve teknolojide birçok Avrupa ülkesindeki kadınlardan daha fazla temsil edildiğini ve önemli başarılara imza attığını belirten Bakan Kacır, “Öğretim üyelerimizin yüzde 46’sını oluşturan 85 bin kadın bilim insanımız; Ar-Ge, ve inovasyon kültürümüzün gelişiminde öncü rol üstleniyor. Bugün, insansız hava araçlarında dünya lideri olmamızda, yerli ve milli otomobilimizi milletimizin hizmetine sunmamızda, Antarktika’da Türk bayrağını dalgalandırmamızda, kadınlarımız irade ve çalışkanlıklarıyla büyük pay sahibidir. Hayatın her alanında olduğu gibi bilim dünyasında da kadınlarımızın yetenek ve üretkenliklerinin önünü açıyoruz. Son 22 yılda TÜBİTAK eliyle, bilim insanlarına yönelik destek programlarımız kapsamında 143 bin kadın araştırmacıya 15,7 milyar lira destek verdik. Akademi ve kamuya yönelik programlarımızda 18 bin kadın araştırmacımızı destekledik. TEKNOFEST kuşağında da kadınların güçlü yeri, gelecek adına bizleri umutlandırıyor. TEKNOFEST’i düzenlediğimiz ilk yıl sadece yüzde 17 olan kadın yarışmacı oranı, 2023’te aldığımız 407 bin başvuruyla yüzde 40’a ulaştı. 81 şehrimizdeki 125 Deneyap Teknoloji Atölyemizde 6 bin 500’den fazla kız öğrencimiz; geleceğin bilim insanı, mühendisi, astronotu olma yolunda, yenilikçi teknolojilerde eğitim görüyor” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-tum-cabamiz-cocuklarimizin-hayallerine-giden-yoldaki-engelleri-kaldirmak-icindir/feed/ 0
Emine Erdoğan, Altındağ’da Yazar Alev Alatlı’nın adı verilen bilim merkezinin açılışını yaptı http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-altindagda-yazar-alev-alatlinin-adi-verilen-bilim-merkezinin-acilisini-yapti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-altindagda-yazar-alev-alatlinin-adi-verilen-bilim-merkezinin-acilisini-yapti/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:12:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3519 Emine Erdoğan, Altındağ’da Yazar Alev Alatlı’nın adı verilen bilim merkezinin açılışını yaptı

“Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi cevaplarını verdiği bir Türkiye var”

“İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır”

ANKARA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna ‘mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Altındağ Belediyesi ve TÜBİTAK tarafından 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen, Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Etkinliği ve Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış programına katıldı.

Buradaki konuşmasına 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileyerek başlayan Emine Erdoğan, “Bu bir sene bize gösterdi ki, birlik ve beraberlik ile aşılamayacak zorluk yoktur. Asrın felaketi olarak değerlendirilen, bu büyük yıkım karşısında milletimiz, asrın dayanışmasını gösterdi. Bugün de devlet kurumlarımız, millet ile el ele yaralarımızı sarıyor, şehirlerimizi yeniden imar ediyor. Bir daha böyle bir felaket yaşamamak için, elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz inşallah.” ifadelerini kullandı.

Kainatın, aklın sınırlarını zorlayan mucizelerle dolu, keşfedilmeyi bekleyen “gizli bir hazine” olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bilimin ise kendini, insanı, tabiatı, yaratılan mahlukatı anlamak ve anlamlandırmak üzere çıkılmış “bitmek bilmez bir merak yolculuğu” olduğunu söyledi.

Emine Erdoğan, tarihte başarıları ile adlarından söz ettiren bilim kadınlarını anımsatarak, şöyle devam etti:

“Karadeliğin ilk fotoğrafını çeken, pilsiz çalışan kalp pili üreten, kansere alternatif tedavi yöntemleri geliştiren Türk bilim kadınları, tüm dünyaya ilham olmaktadır. Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız, ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna, ‘mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var. Milli ve manevi değerlerinden beslenerek, ilmini, ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye yüzyılında, Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum.”

Emine Erdoğan, dünya genelindeki araştırmalarda, kadınların, doğal kaynakları korumak ve nesiller arası adaleti sağlama konularında daha hassas olduğunu aktararak, “İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

– “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum”

Kadınların, dünyayı çok yönlü algılama yetenekleri sayesinde farklı alanlar arasında başarıyla geçiş yapabildiklerini gözlemlediğini ve uyum yeteneklerine güvendiğini dile getiren Emine Erdoğan, “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Genç kızların, bilim ile hayat arasındaki bağı keşfettikçe bu alanı daha çok benimseyeceğini ve çevresine de daha fazla ilham olacağını vurgulayan Emine Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bilim dünyasında, kadınları ve kız çocuklarını daha yakından ilgilendiren sorunlarda, kapsayıcı ve derinlemesine yaklaşımı yine onlar yaygınlaştıracaklar. 2003’ten bugüne ara vermeden hayata geçirdiğim eğitimde fırsat eşitliği projeleri de tam da bu yüzden kız çocuklarımızın eşit imkanlar sağlandığında ortaya koyacakları potansiyellerine olan inancımdan doğmuştur. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan kopmadan bugünün dünyasının ilerlemelerine vicdanlı bir akıl ile öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı, bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlı’lar yetiştirebilmek içindir. Kendisi haktan beslenen bir vicdan ile güçlü bir aklı birleştirmiş, birikimini bu topraklardan edinip, yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanıydı.”

– “Alev Alatlı kaleminin keskinliğiyle, bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı”

Emine Erdoğan, Yazar Alatlı’nın irfanın, bilginin ötesinde, duyarlılık ve halden anlama hassasiyetlerinden geçtiğini savunduğuna dikkati çekerek, “İdrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya kendisini adamıştı. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında ise bilhassa size sevgili gençler, paha biçilemez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı.” diye konuştu.

Alatlı’nın vasiyetindeki, “Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.” sözlerini anımsatan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘gezegenin iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın. Her birinizin kıymetli, münevver, mütefekkir ve kalbi vatan sevgisiyle çarpan hocamız gibi yeni yollar açan öncü bir kadın olmanızı ve ardınızda insanlığı daha iyiye sevk eden eserler bırakmanızı temenni ediyorum. Bu vesileyle Sayın Alatlı’ya bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”

– “Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur”

Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yarını beklemeden, bugün ve hemen şimdi Türkiye’nin kızlarının bilimde ve teknolojide engel tanımayan çabalarının, sınırları aşan hayallerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonumuzun bilimsel çalışmalara sunacağı çok kıymetli katkıların ötesinde,

en büyük ve en değerli etkisi ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası uzay istasyonundaki Türk astronotun üzerinde gören gençlerimize ve çocuklarımıza kazandırdığı özgüvendir. Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur. Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize gençlerimizle ulaşacak, geleceğin Türkiye’sini TEKNOFEST kuşağıyla inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Altındağ Belediyesi’ne şükranlarını iletti.

Konuşmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Emine Erdoğan’a TÜBİTAK’ın Kutup Bilimleri Ansiklopedisini ve Antarktika haritasını hediye etti.

Daha sonra Emine Erdoğan katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Programda başarılarıyla adlarından söz ettiren Takeoff’23 en iyi girişimci ödülü sahibi, görme engelli Zülal Tannur ve 2022 TÜBİTAK Teşvik Ödülü ve 2023 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü sahibi Prof. Dr. Özge Çevik de başarı hikayelerini anlattı.

Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı da bilimde kadınların önemini vurgulayarak, bilim merkezine ilişkin bilgi verdi.

Programda ayrıca Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları etkinliği, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi ve Alper Gezeravcı’nın Uzay Yolculuğuna ilişkin tanıtım filmleri gösterildi.

– Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’ni gezdi

Programın ardından Emine Erdoğan, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış kurdelesini kesti.

Erdoğan, Bakan Kacır, Ankara Valisi Ankara Valisi Şahin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, ve Altındağ Belediye Başkanı Balcı ile 1980 metrekarelik kapalı alana sahip bilim merkezi içerisindeki TEKNOFEST, Uzay, Havacılık ve Astronomi, Teknoloji, Matematik, Tasarım, Doğa Bilimleri atölyelerini gezerek, bilgi aldı.

Atölyelerde proje çalışmaları yürüten öğrencilerle tek tek sohbet eden ve yaptıkları çalışmaları inceleyen Emine Erdoğan, öğrencilerle fotoğraf çektirdi. Öğrenciler de Emine Erdoğan’a sarılarak, sevgilerini gösterdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-altindagda-yazar-alev-alatlinin-adi-verilen-bilim-merkezinin-acilisini-yapti/feed/ 0
Emine Erdoğan: Kız çocuklarımızın hayalleriyle gurur duyuyorum http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-kiz-cocuklarimizin-hayalleriyle-gurur-duyuyorum/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-kiz-cocuklarimizin-hayalleriyle-gurur-duyuyorum/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:00:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3513 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna ‘astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Altındağ Belediyesi ve TÜBİTAK tarafından 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen, Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Etkinliği ve Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış programına katıldı.

Buradaki konuşmasına 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileyerek başlayan Emine Erdoğan, “Bu bir sene bize gösterdi ki, birlik ve beraberlik ile aşılamayacak zorluk yoktur. Asrın felaketi olarak değerlendirilen, bu büyük yıkım karşısında milletimiz, asrın dayanışmasını gösterdi. Bugün de devlet kurumlarımız, millet ile el ele yaralarımızı sarıyor, şehirlerimizi yeniden imar ediyor. Bir daha böyle bir felaket yaşamamak için, elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz inşallah” ifadelerini kullandı.

Kainatın, aklın sınırlarını zorlayan, keşfedilmeyi bekleyen “gizli bir hazine” olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bilimin ise kendini, insanı, tabiatı, yaratılan mahlukatı anlamak ve anlamlandırmak üzere çıkılmış “bitmek bilmez bir merak yolculuğu” olduğunu söyledi.

Emine Erdoğan, tarihte başarıları ile adlarından söz ettiren bilim kadınlarını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Karadeliğin ilk fotoğrafını çeken, pilsiz çalışan kalp pili üreten, kansere alternatif tedavi yöntemleri geliştiren Türk bilim kadınları, tüm dünyaya ilham olmaktadır. Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız, ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna, ‘astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var. Milli ve manevi değerlerinden beslenerek, ilmini, ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye yüzyılında, Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum.”

Emine Erdoğan, dünya genelindeki araştırmalarda, kadınların, doğal kaynakları korumak ve nesiller arası adaleti sağlama konularında daha hassas olduğunu aktararak, “İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

“Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum”

Kadınların, dünyayı çok yönlü algılama yetenekleri sayesinde farklı alanlar arasında başarıyla geçiş yapabildiklerini gözlemlediğini ve uyum yeteneklerine güvendiğini dile getiren Emine Erdoğan, “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum” dedi.

Genç kızların, bilim ile hayat arasındaki bağı keşfettikçe bu alanı daha çok benimseyeceğini ve çevresine de daha fazla ilham olacağını vurgulayan Emine Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bilim dünyasında, kadınları ve kız çocuklarını daha yakından ilgilendiren sorunlarda, kapsayıcı ve derinlemesine yaklaşımı yine onlar yaygınlaştıracaklar. 2003’ten bugüne ara vermeden hayata geçirdiğim eğitimde fırsat eşitliği projeleri de tam da bu yüzden kız çocuklarımızın eşit imkanlar sağlandığında ortaya koyacakları potansiyellerine olan inancımdan doğmuştur. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan kopmadan bugünün dünyasının ilerlemelerine vicdanlı bir akıl ile öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı, bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlı’lar yetiştirebilmek içindir. Kendisi haktan beslenen bir vicdan ile güçlü bir aklı birleştirmiş, birikimini bu topraklardan edinip, yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanıydı.”

“Alev Alatlı kaleminin keskinliğiyle, bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı”

Emine Erdoğan, Yazar Alatlı’nın irfanın, bilginin ötesinde, duyarlılık ve halden anlama hassasiyetlerinden geçtiğini savunduğuna dikkati çekerek, “İdrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya kendisini adamıştı. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında ise bilhassa size sevgili gençler, paha biçilemez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı.” diye konuştu.

Alatlı’nın vasiyetindeki, “Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.” sözlerini hatırlatan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘gezegenin iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın. Her birinizin kıymetli, münevver, mütefekkir ve kalbi vatan sevgisiyle çarpan hocamız gibi yeni yollar açan öncü bir kadın olmanızı ve ardınızda insanlığı daha iyiye sevk eden eserler bırakmanızı temenni ediyorum. Bu vesileyle Sayın Alatlı’ya bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”

“Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur”

Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yarını beklemeden, bugün ve hemen şimdi Türkiye’nin kızlarının bilimde ve teknolojide engel tanımayan çabalarının, sınırları aşan hayallerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonumuzun bilimsel çalışmalara sunacağı çok kıymetli katkıların ötesinde, en büyük ve en değerli etkisi ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası uzay istasyonundaki Türk astronotun üzerinde gören gençlerimize ve çocuklarımıza kazandırdığı özgüvendir. Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur. Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize gençlerimizle ulaşacak, geleceğin Türkiye’sini TEKNOFEST kuşağıyla inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Altındağ Belediyesi’ne şükranlarını iletti.

Konuşmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Emine Erdoğan’a TÜBİTAK’ın Kutup Bilimleri Ansiklopedisini ve Antarktika haritasını hediye etti.

Daha sonra Emine Erdoğan katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Programda başarılarıyla adlarından söz ettiren Takeoff’23 en iyi girişimci ödülü sahibi, görme engelli Zülal Tannur ve 2022 TÜBİTAK Teşvik Ödülü ve 2023 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü sahibi Prof. Dr. Özge Çevik de başarı hikayelerini anlattı.

Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı da bilimde kadınların önemini vurgulayarak, bilim merkezine ilişkin bilgi verdi.

Programda ayrıca Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları etkinliği, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi ve Alper Gezeravcı’nın Uzay Yolculuğuna ilişkin tanıtım filmleri gösterildi.

Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’ni gezdi

Programın ardından Emine Erdoğan, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış kurdelesini kesti.

Erdoğan, Bakan Kacır, Ankara Valisi Ankara Valisi Şahin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, ve Altındağ Belediye Başkanı Balcı ile 1980 metrekarelik kapalı alana sahip bilim merkezi içerisindeki TEKNOFEST, Uzay, Havacılık ve Astronomi, Teknoloji, Matematik, Tasarım, Doğa Bilimleri atölyelerini gezerek, bilgi aldı.

Atölyelerde proje çalışmaları yürüten öğrencilerle tek tek sohbet eden ve yaptıkları çalışmaları inceleyen Emine Erdoğan, öğrencilerle fotoğraf çektirdi. Öğrenciler de Emine Erdoğan’a sarılarak, sevgilerini gösterdi. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-kiz-cocuklarimizin-hayalleriyle-gurur-duyuyorum/feed/ 0
TOBB Başkanı: Türkiye-Kırgızistan ticaret hedefini aştık http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-turkiye-kirgizistan-ticaret-hedefini-astik/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-turkiye-kirgizistan-ticaret-hedefini-astik/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:12:45 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3498 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Kırgızistan ile alınmış olan 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefini aştıklarını belirterek, “Şimdi belirlenen 5 milyar dolar ticaret hedefinin de gerçekçi olduğuna ve bunu da başaracağımıza inanıyoruz” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) işbirliğinde Türkiye-Kırgızistan İş Formu gerçekleştirildi. TOBB ev sahipliğinde gerçekleşen iş formunda kamu kurum ve kuruluşları, farklı sektörlerde faaliyet gösteren iş insanlarının katılımı öngörülmekte olup, iş forumunda iki ülke arasındaki iş ve yatırım imkanlarının değerlendirildi.

“Türk müteahhitleri Kırgızistan’da 1 milyar dolar değerinde olan 93 proje gerçekleştirdi”

Burada bir konuşma gerçekleştiren TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerde mesafeler alındığını ancak arzu edilen seviyelerin çok çok gerisinde olunduğunu ifade ederek, “Kırgızistan’da çeşitli sektörlerde 500’e yakın Türkiye sermayeli firma faaliyet gösteriyor. Bu firmalarımız, binlerce Kırgız kardeşimize istihdam sağlıyor. Türk müteahhitleri Kırgızistan’da bugüne kadar yatırım bedeli 1 milyar dolar civarında 93 proje gerçekleştirdi. Bu projelerle firmalarımız, Kırgızistan’ın bağımsızlığından itibaren hayata geçirdiği kalkınma hamlesine destek verdiler. Türkiye olarak firmalarımızın Kırgızistan’da 1 milyar doları aşan yatırımlarından gurur duyuyoruz. İnşallah bu yeni dönemde çok daha başarılı projelere imza atacağımıza inanıyorum” açıklamasında bulundu.

“Kırgızistan ile 5 milyar dolar ticaret hedefini gerçekleştireceğimize inanıyoruz”

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un ziyaretinde sırasında alınmış olan 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefini aştıklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Şimdi belirlenen 5 milyar dolar ticaret hedefinin de gerçekçi olduğuna ve bunu da başaracağımıza inanıyoruz. Ticaret ve yatırım açısından pek çok imkanımız var Türkiye olarak İtalya ile Çin arasında en büyük sanayi üretim hacmine sahip ülkeyiz. Otomotiv, beyaz eşya, seramik ve konfeksiyonda Avrupa’nın ana tedarikçisiyiz. AB’nin kendi dışında, en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz. Avrupa birliğine 1 milyonun üzerinde araba satıyoruz. Karayolu taşımacılığında dünyada ikinciyiz. Turizmde Dünya’da en çok ziyaret edilen ilk 5 ülke arasındayız. Küresel müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen 250 firmasından 42’si Türkiye’dendir ve bu açıdan da dünyada ikinci sırada gelmekteyiz” ifadelerine yer verdi.

“Kırgızistan’la ticaret yapılırken Çin pazarı da göz ardı edilmemelidir”

Hisarcıklıoğlu, Kırgızistan’ın dost ve kardeş bir ülke olduğu vurgusunu yaparak, ” Kırgızistan’a yapacağınız yatırımlarda, ölçek sadece Kırgızistan pazarı değildir. Kırgızistan’a yapılan yatırımlar, Avrasya Gümrük Birliği sebebiyle çok daha geniş bir coğrafyaya ulaşmak demektir. Bu da 180 milyonluk bir pazar demektir. Kırgızistan’la ticaret yapılırken Çin pazarı da göz ardı edilmemelidir. Tabii ki, orta ve uzun vadeli vizyonumuzda, mutlak surette Türk devletleri teşkilatı bünyesinde, kendi gümrük birliğimizin kurulması olmalıdır. Kırgızistan, Bağımsız Devletler Teşkilatın coğrafyasında Dünya Ticaret Örgütüne üye olan ilk ülkedir. Son 30 yılda yeniden şekillenen Avrasya siyasi haritası bizlerin işbirliği içinde hareket etmesini zorunlu kılmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Dünya’nın yeni düzeni içerisinde, Kırgızistan’ın Türkiye için ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu da sözlerine ekleyen Hisarcıklıoğlu, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ortak dil, tarih ve kültür paydasının iki ülkeyi daha da yakın kıldığını aktardı.

“Kırgızistan gümrüklerinin modernizasyonu için de deneyimlerini aktarmak aktarmaya hazırız”

İki ülkenin yakınlığı doğrultusunda Kırgızistan’a desteklerinin devam edeceğini de vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Kırgızistan gümrüklerinin modernizasyonu için de deneyimlerini aktarmak aktarmaya hazırız. Zira TOBB olarak biz, Türkiye’nin kara gümrük kapılarını modernize ederek ihracatçılarımıza önemli maliyet avantajı sağladık. Aynı şeyi burada da yapmaya hazırız. Lojistik alanında da ciddi işbirliği fırsatları vardır. İkili ticaretin artması için taşıma maliyetlerinin azaltılması lazım. Karayoluna alternatif ulaştırma imkanları geliştirilmeli ve bu çerçevede İpek Yolunun canlandırılması yeniden önem kazanmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Orta Kuşağın kendileri için öncelikli tercih olduğunu da ifade eden Hisarcıklıoğlu, Hazar denizi, Karadeniz ve Akdeniz birbirine bağlanacağını, Türkiye’nin de küresel ekonomiye daha güçlü bir şekilde entegre olacağını söyledi. Diğer bir işbirliği alanı da Kırgızistan’da bulunan zengin su kaynaklarından elektrik üretimi olduğunu sözlerine ekleyen Hisarcıklıoğlu, Gerekli yatırım şartları tesis edildikten sonra, Kırgızistan’ın hidroelektrik potansiyelinin ekonomiye kazandırılması için ortak projeler geliştirebileceklerini ifade etti.

Program, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Kırgız Cumhuriyeti Kırgız Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkanı Akylbek Japarov’un konuşmalarıyla devam etti. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-turkiye-kirgizistan-ticaret-hedefini-astik/feed/ 0
Diyarbakır’lı Lise Öğrencisi Sudenaz Karabulut Türkiye Şampiyonu Oldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirli-lise-ogrencisi-sudenaz-karabulut-turkiye-sampiyonu-oldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirli-lise-ogrencisi-sudenaz-karabulut-turkiye-sampiyonu-oldu/#respond Fri, 09 Feb 2024 09:42:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3474

DİYARBAKIR’da, 2020’de başladığı kick boksta, milli takıma seçilen lise öğrencisi Sudenaz Karabulut (16), bu yıl Antalya’daki Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda ‘Türkiye Şampiyonu’ oldu. Karabulut, yıl sonunda Macaristan’da düzenlenecek olan ‘Dünya Şampiyonası’nda ‘Gençler’ kategorisinde birinciliği hedefliyor.

Diyarbakır’da 2020 yılında annesi Havva Karabulut’un teşvikiyle kardeşi Süleyman Karabulut ile kick boks sporuna başlayan Spor Lisesi 2’nci sınıf öğrencisi ve Yenişehir Belediyespor Kulübü sporcusu Sudenaz Karabulut, 2022’de Ordu’da düzenlenen Türkiye Kick Boks Turnuvası’nda ‘Yıldız kızlar’ kategorisinde birinci oldu. Ardından milli takıma seçilen Sudenaz, bu yıl da 22-29 Ocak tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen ‘Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda ‘Light Contact’ branşında ‘Gençler’ kategorisinde altın madalya alıp Türkiye şampiyonu oldu, ‘Kick Light’ branşında da gümüş madalya kazandı.

‘ANTRENÖRÜMÜ ÖRNEK ALDIM’

Macaristan’da yıl sonunda dünya şampiyonasına katılacak olan Sudenaz Karabulut, “5 kardeşiz. Kardeşim Süleyman ile yaz spor kursuyla bu spora başladık. Türkiye şampiyonlukları getirdik. 2020’de katıldığım ilk Türkiye şampiyonasında birinci oldum. 2023’te milli takıma girdim ve Avrupa şampiyonalarına katıldım ama çeyrek finalde elendim. En son 23-29 Ocak tarihleri arasında Antalya’da Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda 2 branşta toplam 10 maç yaptım. Birinde birinci, diğerinde de 2’nci oldum. Antrenörüm Bilgin Erol’u örnek alarak milli sporcu oldum. Avrupa şampiyonalarına birlikte katıldık. 2024’ün sonunda Macaristan’da dünya şampiyonası var. Gençler kategorisinde birinci olmayı hedefliyorum” dedi.

‘HEDEFİMİZ DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU’

Milli sporcu ve antrenörü Bilgin Erol da Sudenaz’ın azmiyle birçok başarı elde ettiğini belirterek, “Henüz 16 yaşında ve 5 çocuklu bir ailenin 2’nci çocuğu. Bir yaz okulunda erkek kardeşiyle benimle tanıştılar ve yetenekli olduklarını gördüm. 2020 Türkiye Şampiyonası’na götürdüm ve Sudenaz, erkek kardeşi ile birlikte Türkiye Şampiyonu oldu. Sonra Sudenaz, erkek kardeşini geçti ve bayağı ilerledi. Düzenli, disiplinli çalışarak daha da ilerledi ve yenilgi görmedi. En son 2023 yılında ‘Yıldızlar’ kategorisinde Avrupa şampiyonasına katıldık. Sudenaz çeyrek finale kadar yükseldi. Çeyrek finalde İngiliz rakibimize elendik. Sonuna kadar mücadele etti. Şimdi ‘Gençler’ kategorisindeyiz. Katıldığımız ilk gençler kategorisinde Türkiye şampiyonu oldu. Sene sonunda Macaristan’da yapılacak Dünya Gençler Şampiyonası var. Şimdiki hedefimiz, o dünya şampiyonaya katılmak ve dünya şampiyonu olmak” diye konuştu.

‘ÖĞRENCİLERİMİZİN BAŞARILARIYLA GURUR DUYUYORUZ’

Diyarbakır Spor Lisesi Müdürü Çerkez Selimoğlu ise öğrencileriyle gurur duyduklarını söyleyerek, “Öğrencimiz Sudenaz, büyük bir başarı elde etmiştir. Kendisini tebrik ediyoruz. Bizi gururlandırdı. Ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyoruz. Okulumuzun 18 kategoride, çeşitli branşlarda başarıları mevcut. Bütün öğrencilerimize her konuda destek oluyoruz. Aynı zamanda İl Milli Eğitim Müdürümüzün bize katkıları da çok fazla. Kendilerine de teşekkür ediyoruz. Kızımızın Macaristan’da katılacağı dünya şampiyonasında kendisine başarışlar diliyorum. Diyarbakır’daki bu tarz öğrencilerimizin başarıları bizi ayrıca gururlandırıyor” ifadelerini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirli-lise-ogrencisi-sudenaz-karabulut-turkiye-sampiyonu-oldu/feed/ 0
Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti, İstanbul Depremi Senaryosuyla Tatbikat Gerçekleştirdi http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:24:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3406 KAHRAMANMARAŞ merkezli iki büyük depremin 1’inci yılında büyük İstanbul depremi de senaryo edilerek (TRAC) Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti Genel Merkezi’nce Türkiye genelinde telsizle haberleşme tatbikatı gerçekleştirildi. Amatör telsizcilerin yoğun katılım gösterdiği tatbikatta; Hatay’daki depremzede amatör telsiz operatörü ile yapılan görüşme, duygu dolu anlar yaşattı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük depremi olarak tarihe geçen Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6’lık iki büyük depremde bölgeye destek için Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) ekipleri de gitti. Cep telefonlarının çalışmadığı, internetin olmadığı deprem sonrası süreçte Türkiye’nin dört bir yanından Hatay başta olmak üzere depremin yıkıcı etkisinin fazla olduğu illere giden amatör telsizciler, ellerindeki telsizlerle haberleşme görevini üstlendi. Sağlık, itfaiye ve arama-kurtarma ekipleriyle iletişim kuran amatör telsizciler, bölgedeki durumu kriz masasına anlık olarak aktarıp, haberleşme ihtiyacını karşıladı.

İSTANBUL DEPREMİ İÇİN DE TATBİKAT

Depremin 1’inci yılında amatör telsizciler hem deprem bölgesinde yaşamını yitirenleri anmak hem de hayatta kalanların acısını paylaşmak için Türkiye çapında tatbikat gerçekleştirdi. Kurulan istasyon ve rölelerle 9 bölgeye ayrılan Türkiye genelinde tüm amatörler, gece saatlerinde telsizle birbirleriyle haberleşti. HF (uzak mesafe kısa dalga) ve röle frekansları üzerinden yapılan çağrılara deprem bölgesi de karşılık verdi. TRAC Antalya Şubesi üyelerinin Antalya’da da gerçekleştirdikleri tatbikatta beklenen büyük İstanbul depremi öncesinde Türkiye genelindeki röle ve istasyonların hazırlıkları ve eksiklikleri de tespit edildi. Senaryo gereği İstanbul’da 7.9’luk deprem sonrası amatör telsiz istasyon ve operatörlerinin haberleşmesi ele alındı.

TOPARLANMAYA DEVAM EDİYORUZ’

Antalya TRAC ekibinden Hasan Oflaz, telsizle Hatay’da yaşayan depremzede amatör telsiz operatörü Ferdi Yılmaz ile görüştü. Felaketin 1’inci yılında geçmiş olsun dileklerini ileten Oflaz, Yılmaz’a bir ihtiyaçlarının olup olmadığını sordu. Yılmaz, “Her şeyimiz var; çok şükür. Toparlanmaya devam ediyoruz. Acıyı unutamıyoruz. Allah bir daha böyle bir acıyı kimseye yaşatmasın” dedi. İkilinin görüşmesini dinleyen amatör telsiz operatörleri, duygu dolu anlar yaşadı.

‘EKSİKLERİMİZİ RAPOR HALİNE GETİRECEĞİZ’

Tatbikatın amacının haberleşmenin sürekli olarak canlı tutmak olduğunu anlatan TRAC Genel Sekreteri Muhsin Bozkurt, “Yapılan tatbikatla eksikliklerimizi görüp, rapor haline getireceğiz. Büyük bir kriz anında sorunsuz şekilde sahada olmamız gerekiyor. Bugün yapılan tatbikatta deprem bölgesini de unutmadık. Telsizle Hatay, Adana, Gaziantep ve Kahramanmaraş ile de görüşeceğiz” diye konuştu.

HATAY’A GİDEN İLK KİŞİLERDEN BİRİ OLDU

TRAC Antalya Şube Başkanı Metin Karakuzu da deprem günü Hatay’a ilk giden kişilerden biri oldu. Bölgede haberleşmeyi sağlamak için giden Karakuzu, deprem günü yaşadıklarını anlattı. Depremden birkaç dakika sonra haberinin olduğunu ve olası afetler için hazırda bulundurdukları araçlarıyla yola çıktıklarını anlatan Karakuzu, “Deprem bölgesine vardığımızda zaten telefonlar çalışmıyordu. Telsizle haberleşerek bir bölgeye kadar ulaştık. Sonrasında bizler oradaki haberleşmeyi üstlenerek, Adana rölemize ilettik oradan da diğer illere iletilerek, bu şekilde iletişim sorununu çözdük” dedi.

TRAC

Diş Tabibi Dr. Bedii Ezgi ve arkadaşları tarafından 1962 yılında kurulan TRAC, 1965 yılında Uluslararası Amatör Telsizciler Birliği’ne (IARU) üye oldu. 1991 yılının başında gerçekleşen Birinci Körfez Savaşı’nda Sivil Savunma’ya ‘İkaz Alarm Haberleşmesi’ konusunda sağlanan saha desteği, TRAC tarafından verilen ilk ‘gerçek olay hizmeti’ olarak kayıtlara geçti. ‘Kamu yararına çalışan dernek’ statüsünde olan TRAC, aynı zamanda İçişleri Bakanlığı’nca hazırlanan ve acil afet durumlarının kapsayan Türkiye Afet Müdahale Planı içerisinde haberleşme ile yetkili tek kuruluş olarak biliniyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-radyo-amatorleri-cemiyeti-istanbul-depremi-senaryosuyla-tatbikat-gerceklestirdi/feed/ 0
Türkiye İhracatta Rekor Kırdı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:30:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3364

Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, “2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.

7-10 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan “İstanbul Fashion Connection Fuarı” açılış töreni gerçekleşti. Açılış törenine Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, TİM ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe de katıldı. Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat fuarın açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

“REKOR KIRDIK”

Konuşmasına 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek başlayan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Bu fuarın ortaya koyduğu bu muhteşem tablo, Türkiye ekonomisinin 21 yıldan bu yana nasıl güçlü temeller üzerinde ilerlediğinin ve geliştiğinin açık bir göstergesi. Türkiye olarak bunun en açık delili üretimdeki büyüme rakamlarımız. 2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. Bunun en önemli faktörlerinden birisi ihracattaki başarıdır. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.

“DÜNYANIN  YEDİNCİ BÜYÜK İHRACATÇISI KONUMUNDAYIZ”

Türkiye’nin ithalat ve ihracattaki başarı oranlarını paylaşan Bakan Bolat, “Tekstil ve giyim sektörü bizim için çok önemli bir yer oluşturuyor. Türkiye sanayisini ilk ateşleyen sektör tekstil sektörü olmuştur. Daha sonra hazır giyim sektörü, metal sektörü, otomotiv sektörü, makine sektörü, inşaat malzemeleri, bilişim gibi diğer sektörlere yansımalar olmuştur. Pamuk üreticisi bir ülke olmamızın verdiği avantajla tekstilde bundan yüz yıl önce başladığımız yolculukta bugün dünyada Avrupa’nın üçüncü büyük ihracatçısı, dünyanın ise yedinci büyük ihracatçısı konumuna ulaşmayı sizlerin sayesinde başardık. Hazır giyimde geçen yıl 20.6 milyar dolar ihracat, tekstilde de 12.3 milyar dolar ihracat ile toplamda yaklaşık 33 milyar dolar ihracatı bu sektörlerden elde ettik. Pamuk üreticisi olmamız, hızlı pazarlara, hedef pazarlara olan yakınlığımız, iki günde mal teslim edebilmemiz, geniş ürün yelpazemiz, hızlı teslimat, özgün tasarım ve müşterilerin beğenilerini dikkate alan ürün yelpazesi bu başarıda çok önemli bir rol oynamıştır. Biz Ticaret Bakanlığı olarak yıllık bütçemizin yüzde 60’ını ihracat desteklerine tahsis ediyoruz. Bundan sonra da devam edeceğiz. 2024 yılı bütçemizde ihracata verdiğimiz destekleri yüzde 110 arttırdık. Bu yıl inşallah Orta Vadeli Program’da yer alan 267 milyar dolar mal, 110 milyar dolar hizmet ihracat hedeflerini başaracağız. Avrupa’nın, Avrupa Birliği’nin ana ülkelerinin ithalatı yüzde 15 civarında azaldı. Biz Türkiye olarak Avrupa Birliği’ne ihracatımızı arttırabildik. Bizim dünya mal ihracatından aldığımız pay yüzde 1,02’den yüzde 1,06’ya çıktı. Hedef 2028’de yüzde 1,30. Hizmet ihracatındaki payımızı da arttırmaya devam ediyoruz. Yüzde 1,30’luk payımız var. 2028 yılında bunu yüzde 2’ye çıkaracağız” şeklinde konuştu.

“SİZLERLE BİRLİKTE GERÇEKTEN MODANIN BAŞKENTİ OLABİLİRİZ”

Programda İstanbul Valisi Davut Gül ise, “Biz sizlerle birlikte gerçekten modanın başkenti olabiliriz. Tekstilin, hazır giyimin şu üç konudan uzaklaşması lazım; kur rekabeti, enerji ve ucuz işçilik. Bunlardan kurtularak, marka değeri yüksek ürünler üreterek, dünyanın her tarafında özellikle yeşil dönüşümün avantajlarından faydalanarak, farklı farklı ürünler geliştirerek kurum ve işçilik fiyatı ne olursa olsun rekabet edebilir bir duruma gelmemiz gerekiyor. Bunu da yapabileceğinizi biliyorum” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/feed/ 0
İstanbul, nüfusuyla 131 ülkeyi geride bıraktı http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:21:22 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3358 Türkiye’nin en kalabalık ili İstanbul’un nüfusu, 2023’te bir önceki yıla göre 252 bin 72 kişi azalarak 15 milyon 655 bin 924 kişiye geriledi. Ancak nüfustaki bu azalış megakentin kalabalığını azaltmaya yetmedi. Sanılanın aksine bu durumda bile İstanbul, nüfusu ile 131 ülkeyi geçti.

KADIN VE ERKEN ORANI NEREDEYSE AYNI

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun (UNFPA) 2023 yılı verilerinden yapılan derlemeye göre, İstanbul, Türkiye’nin toplam nüfusunun yüzde 18,34’ünü barındırıyor. Kentte 7,80 milyon erkek ve 7,84 milyon kadın yaşıyor.

SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL AVRUPA’NIN DA EN KALABALIĞI

Avrupa’nın da en kalabalık şehri olan İstanbul, geçen yıl nüfusta yaşanan gerilemeye rağmen 131 ülkeden daha fazla kişiye ev sahipliği yaptı.

Portekiz ve Macaristan 10,2 milyon, Tunus 12,5 milyon, Belçika 11,7 milyon nüfus ile İstanbul’un gerisinde kalan ülkelerden bazıları oldu.

Ürdün, Yunanistan ve Azerbaycan da İstanbul’un nüfus olarak geride bıraktığı diğer ülkeler olarak kayıtlara geçti.

Verilere göre İstanbul’un nüfus olarak geride bıraktığı bazı ülkeler şöyle:

ÜLKELER NÜFUSU (Milyon)
Gine 14,2
Ruanda 14,1
Benin 13,7
Burundi 13,2
Tunus 12,5
Bolivya 12,4
Belçika 11,7
Haiti 11,7
Dominik Cumhuriyeti 11,3
Ürdün 11,3
Küba 11,2
Güney Sudan 11,1
Honduras 10,6
İsveç 10,6
Çekya 10,5
Azerbaycan 10,4
Yunanistan 10,3
Papua Yeni Gine 10,3
Macaristan 10,2
Portekiz 10,2
Tacikistan 10,1
Belarus 9,5
Birleşik Arap Emirlikleri 9,5
İsrail 9,2
Togo 9,1
Avusturya 9,0
Sierra Leone 8,8
İsviçre 8,8
Kaynak: AA
Kullanıcı Adı

Sizin düşünceleriniz neler ?

  • 12:20 İsrail ile Hamas ateşkeste anlaştı! 45 gün sürecek, işte detaylar

    7 Ekim’deki Hamas saldırısına karşılık vermek bahanesiyle 20 binden fazla Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail’de ateşkes gelişmesi yaşandı. Ülke basınına göre Başbakan Netanyahu savaş kabinesine haber vermeden Gazze’de ateşkese onay verdi. Filistinli kaynaklar da Hamas’ın Gazze’de her biri 45 gün sürecek 3 aşamalı esir takası ve ateşkes öngören planı kabul ettiğini duyurdu.

  • 12:12 Okulda dört kişiyi öldürüp yedi kişiyi yaralayan öğrencinin annesi, kasıtsız adam öldürmekten suçlu bulundu

    Oxford Lisesi’nde öğrenci olan Ethan Crumbley, 2021’de düzenlediği saldırıda 4 kişiyi öldürüp 7 kişiyi yaraladı. Anne Jennifer Crumbley, ihmalkarlıktan suçlu bulundu. Mahkeme, 9 Nisan’da cezayı belirleyecek. Ethan ise ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

  • 12:03 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Neçirvan Barzani ile görüştü

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Irak’ta resmi temasları kapsamında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Bölge Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi. Görüşmede terörle mücadele ve bölgesel gelişmeler ele alındı.

  • 11:55 Tartıştığı annesini av tüfeğiyle öldürdü

    Bartın’da Umut Can Alay, tartıştığı annesi Hatice Alay’ı av tüfeğiyle vurarak öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan Alay’ın daha önce cinsel istismar suçundan cezaevinde olduğu ve tahliye edildiği belirtildi.

  • 11:51 Akılalmaz dolandırıcılık kamerada! Gizlice yağ boşalttıkları aracın fiyatını düşürmeye çalıştılar

    Otomobil satışlarında yaşanan dolandırıcılık hikayelerine bir yenisi daha eklendi. Dolandırıcılar anlaştıkları bir vatandaşın otomobilini almaya gittikleri sırada şahsı lafa tutarak radyatör kapağını açıp içerisine yağ boşalttı. Araç sahibine “Arabanız yağ ve suyu birbirine karıştırmış” diyerek fiyat düşürmeye çalışan şahısların o anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

  • 11:22 700.000 kibrit çöpü kullanarak yaptığı 7 metrelik Eyfel Kulesi maketi, bir hatası yüzünden Guinness Dünya Rekorlar kitabına giremedi

    Fransız belediye çalışanı Richard Plaud, 8 yılda 700.000 kibrit kullanarak 7 metrelik bir Eyfel Kulesi maketi inşa etti. Ancak, mağazalardan alınamayan kibritler kullandığı için Guinness Dünya Rekorları girişi reddedildi. Plaud, kuruluşun kararını görmeden hayallerinin yıkıldığını belirtti. Red kararıyla isyan eden Plaud, sosyal medyada tepkisini dile getirdi.

  • 11:21 4 yılda 4 kez doğum yapan kadın, bebekleri hastaneye bırakıp kaçtı! 2 yıla kadar hapsi isteniyor

    Denizli’de fuhuş yapan Gülşen K., son dört yılda dört kez çocuk sahibi oldu. Babalarını bilmediği bebekleri her seferinde hastaneye bırakan 34 yaşında kadın hakkında son olayın ardından iddianame hazırlandı. İki yıla kadar hapsi istendi.

  • 11:21 Pakistan’da seçim öncesi bombalı saldırı: 12 ölü, 30 yaralı

    Pakistan’ın Belucistan eyaletinde yarın yapılacak seçimler öncesi bağımsız milletvekili adayı Asfandiyar Han Kakar’ın ofisine yönelik bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda 12 kişi hayatını kaybetti, 30’dan fazla kişi yaralandı.

Türkiye İstatistik Kurumu, Birleşmiş Milletler, İstanbul, Türkiye, İstanbul, Yaşam, Ekonomi, Güncel, Son Dakika

Son Dakika Ekonomi İstanbul, nüfusuyla 131 ülkeyi geride bıraktı – Son Dakika

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/feed/ 0
Putin’in Türkiye ziyareti uluslararası gündemin odağı haline geldi http://www.karadenizhabertv.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:09:07 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3293 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 12 Şubat’ta gerçekleştirmesi beklenen Türkiye ziyareti daha şimdiden uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi.

Türkiye’nin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişiminin başladığı Şubat 2022’den bu yana Putin’in gideceği ilk Batı ve NATO ülkesi olması bu ziyaretin önemini daha da artırıyor.

Başta ABD, Ukrayna ve Batı ülkeleri, ziyarete eleştirel baksalar da tahıl koridorunun yeniden canlanması ve müzakere masasına dönülmesi açısından olası sonuçlara odaklanıyorlar.

Putin’in Türkiye ziyaretinin 12 Şubat’ta gerçekleşmesi öngörülüyor.

Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Putin’in ziyaretinin aslında daha öncesi için planlandığını ancak bölgesel gelişmelerden dolayı geciktiğini kaydetti.

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov da Putin’in ziyaretinin hem ikili hem de bölgesel konuların görüşülmesi açısından önemli olacağını belirtti.

Ukrayna’yı işgal girişimini başlattıktan sonra geçen iki senede pek yurt dışı ziyareti geçekleştirmeyen Putin, savaşın başladığı 24 Şubat 2022’den sonra ilk kez Türkiye’ye gelecek.

Savaşın ikinci yıldönümünden günler önce NATO’nun önde gelen ülkelerinden birini ziyaret edecek olması Putin’in Erdoğan ile görüşmesini daha da dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri.

Batı yakından takip edecek

Henüz resmen ilan edilmemiş olmasına karşın Putin’in ziyaretine ilişkin hem Birleşmiş Milletler (BM) hem de ABD’den değerlendirme yapılmış olması Batı’nın ilgisini somutlayan bir durum.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric, hafta başında düzenlediği basın toplantısında bir soru üzerine, Putin’in Türkiye ziyaretini yakından takip edeceklerini kaydetti.

Dujarric, tahıl koridorunun yeniden canlandırılmasına ilişkin bir soru üzerine ise BM’nin Türkiye-Rusya görüşmelerine dahil olmadığını anımsattı.

2022 Temmuz’unda oluşturulan Karadeniz Tahıl Girişimi, Türkiye ve BM’nin Rusya ve Ukrayna ile ayrı ayrı imzaladığı mutabakat muhtıraları ile yaşama geçmişti.

Rusya, kendi tahıl ürünleri ve gübresini satamadığı gerekçesiyle Temmuz 2023’te girişimi askıya aldığını açıklamıştı.

Dışişleri Bakanı Fidan da, 4 Şubat’ta verdiği bir demeçte, Putin’in ziyareti sırasında konunun mutlaka gündeme geleceğini, inisiyatifin yeni bir formülle canlandırılması için Türkiye’nin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetmişti.

Ukrayna’nın tahıl taşıyan bazı gemilerini hâlâ Karadeniz’den geçirebildiğini ancak güvenliğin büyük sorun olmaya devam ettiğini, Rusya’nın ise sattığı tahılın parasını alamadığı için sıkıntıları olduğunu anımsatan Fidan, “Her iki tarafı da tatmin edecek bir çözüm için çalışıyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri Bakanı, bir formülün bulunması durumunda bunu kamuoyuyla paylaşacaklarını da açıklamıştı.

Diplomatik kaynaklar ise mevcut durumda tahıl koridorunun yeniden canlandırılmasının güçlüğüne işaret ediyorlar.

Rusya’nın Ukrayna limanlarını kuşatmayı sürdürdüğü, uluslararası toplumun da bankacılık, sigorta gibi alanlarda Rusya’nın beklentilerine yanıt vermediği bir ortamda tahıl koridoru girişiminin canlanmasının zor olacağı yapılan değerlendirmeler arasında.

ABD’den ‘anlamlı rol’ vurgusu

Putin’in ziyaretini yakından izleyecek bir başka başkent ise Washington olacak. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, 5 Şubat’ta düzenlediği basın toplantısında, Putin’in Türkiye ziyareti ile ilgili bir soruya da yanıt verdi.

“Eğer herhangi bir ülke Rusya’nın bazı kötü niyetli davranışlarından vazgeçme konusunda anlamlı bir rol oynayabilecekse bunu kesinlikle memnuniyetle karşılarız,” değerlendirmesini yapan Patel, Karadeniz tahıl koridoru girişimini anımsattı.

Sözcü Yardımcısı, “Ukrayna tahılının gitmesi gereken yere ulaşmasının ve bu alanda güvenilir bir ilerleme kaydedilmesinin kritik önemini hissetmeye devam ediyoruz. Bu kesinlikle hoş karşılanacak bir şey” dedi.

Diplomatik kaynaklara göre, ABD’nin Putin’in ziyaretine bakışı tahıl koridoru ile sınırlı değil.

Rus Devlet Başkanı’nın NATO ülkesi Türkiye’yi ziyaretini ittifak içinde yeni kırılmalar yaratmak amacıyla kullanmasından kaygı duyan Washington, ziyaret sırasında Türk yetkililerin verecekleri mesajların önemine dikkat çekiyorlar.

Kaynaklara göre, ABD’nin bu yöndeki çekinceleri geçen hafta Ankara’da temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakan Vekili Victoria Nuland tarafından Türk yetkililere aktarıldı.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğü vurgusu

Ankara, ABD ve Batı’nın bu yöndeki söyleminin savaşın başladığı günden bu yana sürdüğü ancak Türkiye’nin izlediği politikanın temel ilkelerinin değişmediği yanıtı veriyor.

Ukrayna’nın siyasi ve toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduğunu kaydeden Ankara, taraflar arasında olası bir barış anlaşmasının sağlanması için her iki tarafla da konuşabilen aktörlerin olması gerektiğini, Türkiye’nin tam da bu rolü oynadığını kaydediyor.

Türkiye, savaşın başladığı Şubat 2022’den sadece haftalar sonra Rus ve Ukraynalı dışişleri bakanlarını Antalya’da bir araya getirmiş ancak anlaşma sağlanamamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’e barış görüşmeleri için Türkiye’nin ev sahipliği yapabileceği önerisini dile getirmişti.

Dışişleri Bakanı Fidan, bu unsurların yanı sıra Türkiye ile Rusya’nın birçok çatışma noktasında varlık gösterdiklerini, başta Suriye, Kafkaslar ve Orta Doğu’da şiddetin daha da yayılmaması için Ankara- Moskova arasında kurulan diyaloğun önemli olduğunun altını çiziyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/putinin-turkiye-ziyareti-uluslararasi-gundemin-odagi-haline-geldi/feed/ 0
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: Sığınmacıların uzayan misafirliği zulme dönüştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/#respond Sun, 04 Feb 2024 09:03:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3170 ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye’deki sığınmacıların misafirliğinin uzadığını ve artık bunun zulme dönüştüğünü belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı, bu bize zulüm oldu” dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’inde partisinin Bursa, Yalova il ve ilçe belediye başkan adayları tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıya, Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı, Yalova Belediye Başkan adayı ile ilçelerin başkan adayları katıldı. Partili vatandaşların da katıldığı toplantıda konuşan Ümit Özdağ, Türkiye’ye gelen sığınmacı vatandaşların misafirliğinin uzadığını ve bunun artık bir zulüm haline geldiğini belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı. Bu bize zulüm oldu. Suriyelilerin açmış olduğu iş yerlerinin yüzde 80’i ruhsatsız. Türkiye’nin birçok yerinde var, hepsini kapatacağız. Bu ülkeye ticaret yapmaya gelmediniz. Bu ülkeye savaştan kaçtınız ve geri dönüşünüz esas olarak geldi. Sizleri misafir ettik. Size bir düşmanlığımız yok. Allah kimsenin başına, sizin ülkenizin başına gelen türden bir felaket vermesin. Türkiye’nin dostları olarak memleketinize geri dönmenizi istiyoruz. Türkiye’ye turist olarak gelin. Biz de sizi ülkenizde turist olarak ziyaret edelim. Türkiye dünyanın lunaparkı değildir. Türkiye, Türk milletinin vatanıdır. Zafer Partisi belediyeleri, hangi şehri yönetiyorsak, orayı sığınmacılar için cazibe merkezi olmaktan çıkartacağız. Bunun için de belediye hizmetlerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan herkese turist tarifesi uygulayacağız. Otobüse daha pahalı binecek. Suyu daha pahalı kullanacak” ifadelerini kullandı.

‘VATANDAŞLAR SOKAKLARDA HUZURLA YÜREYECEK’

Türkiye’deki sığınmacılardan dolayı vatandaşların geç saatlerde huzurla yürüyemediğini kaydeden Özdağ, “Dünyanın dört bir yanından bu ülkeye gelenlerin sayısı 13 milyonu çoktan geçti. İşte Bursa; 600 bini aştılar. Sadece Bursa’nın sokakları değil. Gaziantep’in sokaklarında, Şanlıurfa’nın sokaklarında, Hatay’ın, Adana’nın, Mersin’in, İstanbul’un, İzmir’in sokakları hepsinde büyük bir güvensizlik hakim. Zafer Partisi’nin yönettiği Türkiye’de, Zafer Partisi’nin yönettiği Bursa’da, Zafer Partisi’nin yönettiği Ankara’da, İstanbul’da kadınlar istedikleri saatte güven içinde kendi ülkelerinin sokaklarında huzurla yürüyecekler. Ordusuna karşı cepheye top mermisi taşıyan, cephane taşıyan, silah taşıyan Türk kadınının bugün Orta Doğu’dan gelenlerden korkmaya zorlanması bir zulümdür. Bu zulme son vereceğiz” dedi.

BURSA VE YALOVA İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI AÇIKLADI

Konuşmasının ardından Özdağ, partisinin Bursa ve Yalova il, ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. Adayların isimleri şöyle

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bayram Kazancı, Keles Belediye Başkanı Adayı Behçet Arı, Karacabey Belediye Başkan Adayı Ramazan Bıdırgı, Kestel Belediye Başkanı Adayı Özer Doğru, Gürsu Belediye Başkanı Adayı Sevinç Muhammed, Mustafakemalpaşa Belediye Başkan Adayı Emine Güven, Gemlik Belediye Başkan Adayı Nilüfer Toprakçı, İnegöl Belediye Başkan Adayı Çağrı Alperen Avcı, Nilüfer Belediye Başkan Adayı Işıl Esgin, Yıldırım Belediye Başkan Adayı Ferit Gürsoy, Osmangazi Belediye Başkan Adayı İbrahim Turgay Ateş, oldu.

Yalova Belediye Başkanı Adayı Mevlüt Yıldırım, Çınarcık Belediye Başkan Adayı Esra Kösedağ, Yalova Çiftlikköy Belediye Başkan Adayı Ersin Doğan, Armutlu Belediye Başkanı Adayı ise Samet Baş, oldu. (DHA)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/feed/ 0
Ümit Özdağ: Sığınmacıların uzayan misafirliği zulme dönüştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/#respond Sun, 04 Feb 2024 09:00:28 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3167

ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye’deki sığınmacıların misafirliğinin uzadığını ve artık bunun zulme dönüştüğünü belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı, bu bize zulüm oldu” dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’inde partisinin Bursa, Yalova il ve ilçe belediye başkan adayları tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıya, Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı, Yalova Belediye Başkan adayı ile ilçelerin başkan adayları katıldı. Partili vatandaşların da katıldığı  toplantıda konuşan Ümit Özdağ, Türkiye’ye gelen sığınmacı vatandaşların misafirliğinin uzadığını ve bunun artık bir zulüm haline geldiğini belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı. Bu bize zulüm oldu. Suriyelilerin açmış olduğu iş yerlerinin yüzde 80’i ruhsatsız. Türkiye’nin birçok yerinde var, hepsini kapatacağız. Bu ülkeye ticaret yapmaya gelmediniz. Bu ülkeye savaştan kaçtınız ve geri dönüşünüz esas olarak geldi. Sizleri misafir ettik. Size bir düşmanlığımız yok. Allah kimsenin başına, sizin ülkenizin başına gelen türden bir felaket vermesin. Türkiye’nin dostları olarak memleketinize geri dönmenizi istiyoruz. Türkiye’ye turist olarak gelin. Biz de sizi ülkenizde turist olarak ziyaret edelim. Türkiye dünyanın lunaparkı değildir. Türkiye, Türk milletinin vatanıdır. Zafer Partisi belediyeleri, hangi şehri yönetiyorsak, orayı sığınmacılar için cazibe merkezi olmaktan çıkartacağız. Bunun için de belediye hizmetlerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan herkese turist tarifesi uygulayacağız. Otobüse daha pahalı binecek. Suyu daha pahalı kullanacak” ifadelerini kullandı.

‘VATANDAŞLAR SOKAKLARDA HUZURLA YÜREYECEK’

Türkiye’deki sığınmacılardan dolayı vatandaşların geç saatlerde huzurla yürüyemediğini kaydeden Özdağ, “Dünyanın dört bir yanından bu ülkeye gelenlerin sayısı 13 milyonu çoktan geçti. İşte Bursa; 600 bini aştılar. Sadece Bursa’nın sokakları değil. Gaziantep’in sokaklarında, Şanlıurfa’nın sokaklarında, Hatay’ın, Adana’nın, Mersin’in, İstanbul’un, İzmir’in sokakları hepsinde büyük bir güvensizlik hakim. Zafer Partisi’nin yönettiği Türkiye’de, Zafer Partisi’nin yönettiği Bursa’da, Zafer Partisi’nin yönettiği Ankara’da, İstanbul’da kadınlar istedikleri saatte güven içinde kendi ülkelerinin sokaklarında huzurla yürüyecekler. Ordusuna karşı cepheye top mermisi taşıyan, cephane taşıyan, silah taşıyan Türk kadınının bugün Orta Doğu’dan gelenlerden korkmaya zorlanması bir zulümdür. Bu zulme son vereceğiz” dedi.

BURSA VE YALOVA İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI AÇIKLADI

Konuşmasının ardından Özdağ, partisinin Bursa ve Yalova il, ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. Adayların isimleri şöyle:

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bayram Kazancı, Keles Belediye Başkanı Adayı Behçet Arı, Karacabey Belediye Başkan Adayı Ramazan Bıdırgı, Kestel Belediye Başkanı Adayı Özer Doğru, Gürsu Belediye Başkanı Adayı Sevinç Muhammed, Mustafakemalpaşa Belediye Başkan Adayı Emine Güven, Gemlik Belediye Başkan Adayı Nilüfer Toprakçı, İnegöl Belediye Başkan Adayı Çağrı Alperen Avcı, Nilüfer Belediye Başkan Adayı Işıl Esgin, Yıldırım Belediye Başkan Adayı Ferit Gürsoy, Osmangazi Belediye Başkan Adayı İbrahim Turgay Ateş, oldu.

Yalova Belediye Başkanı Adayı Mevlüt Yıldırım, Çınarcık Belediye Başkan Adayı Esra Kösedağ, Yalova Çiftlikköy Belediye Başkan Adayı Ersin Doğan, Armutlu Belediye Başkanı Adayı ise Samet Baş, oldu.

]]> http://www.karadenizhabertv.com.tr/umit-ozdag-siginmacilarin-uzayan-misafirligi-zulme-donustu/feed/ 0 Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: Sığınmacılar artık zulme dönüştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilar-artik-zulme-donustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilar-artik-zulme-donustu/#respond Sat, 03 Feb 2024 21:33:09 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3158

ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye’deki sığınmacıların misafirliğinin uzadığını ve artık bunun zulme dönüştüğünü belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı, bu bize zulüm oldu” dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’inde partisinin Bursa, Yalova il ve ilçe belediye başkan adayları tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıya, Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı, Yalova Belediye Başkan adayı ile ilçelerin başkan adayları katıldı. Partili vatandaşların da katıldığı  toplantıda konuşan Ümit Özdağ, Türkiye’ye gelen sığınmacı vatandaşların misafirliğinin uzadığını ve bunun artık bir zulüm haline geldiğini belirterek, “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı. Bu bize zulüm oldu. Suriyelilerin açmış olduğu iş yerlerinin yüzde 80’i ruhsatsız. Türkiye’nin birçok yerinde var, hepsini kapatacağız. Bu ülkeye ticaret yapmaya gelmediniz. Bu ülkeye savaştan kaçtınız ve geri dönüşünüz esas olarak geldi. Sizleri misafir ettik. Size bir düşmanlığımız yok. Allah kimsenin başına, sizin ülkenizin başına gelen türden bir felaket vermesin. Türkiye’nin dostları olarak memleketinize geri dönmenizi istiyoruz. Türkiye’ye turist olarak gelin. Biz de sizi ülkenizde turist olarak ziyaret edelim. Türkiye dünyanın lunaparkı değildir. Türkiye, Türk milletinin vatanıdır. Zafer Partisi belediyeleri, hangi şehri yönetiyorsak, orayı sığınmacılar için cazibe merkezi olmaktan çıkartacağız. Bunun için de belediye hizmetlerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan herkese turist tarifesi uygulayacağız. Otobüse daha pahalı binecek. Suyu daha pahalı kullanacak” ifadelerini kullandı.

‘VATANDAŞLAR SOKAKLARDA HUZURLA YÜREYECEK’

Türkiye’deki sığınmacılardan dolayı vatandaşların geç saatlerde huzurla yürüyemediğini kaydeden Özdağ, “Dünyanın dört bir yanından bu ülkeye gelenlerin sayısı 13 milyonu çoktan geçti. İşte Bursa; 600 bini aştılar. Sadece Bursa’nın sokakları değil. Gaziantep’in sokaklarında, Şanlıurfa’nın sokaklarında, Hatay’ın, Adana’nın, Mersin’in, İstanbul’un, İzmir’in sokakları hepsinde büyük bir güvensizlik hakim. Zafer Partisi’nin yönettiği Türkiye’de, Zafer Partisi’nin yönettiği Bursa’da, Zafer Partisi’nin yönettiği Ankara’da, İstanbul’da kadınlar istedikleri saatte güven içinde kendi ülkelerinin sokaklarında huzurla yürüyecekler. Ordusuna karşı cepheye top mermisi taşıyan, cephane taşıyan, silah taşıyan Türk kadınının bugün Orta Doğu’dan gelenlerden korkmaya zorlanması bir zulümdür. Bu zulme son vereceğiz” dedi.

BURSA VE YALOVA İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI AÇIKLADI

Konuşmasının ardından Özdağ, partisinin Bursa ve Yalova il, ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. Adayların isimleri şöyle:

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bayram Kazancı, Keles Belediye Başkanı Adayı Behçet Arı, Karacabey Belediye Başkan Adayı Ramazan Bıdırgı, Kestel Belediye Başkanı Adayı Özer Doğru, Gürsu Belediye Başkanı Adayı Sevinç Muhammed, Mustafakemalpaşa Belediye Başkan Adayı Emine Güven, Gemlik Belediye Başkan Adayı Nilüfer Toprakçı, İnegöl Belediye Başkan Adayı Çağrı Alperen Avcı, Nilüfer Belediye Başkan Adayı Işıl Esgin, Yıldırım Belediye Başkan Adayı Ferit Gürsoy, Osmangazi Belediye Başkan Adayı İbrahim Turgay Ateş, oldu.

Yalova Belediye Başkanı Adayı Mevlüt Yıldırım, Çınarcık Belediye Başkan Adayı Esra Kösedağ, Yalova Çiftlikköy Belediye Başkan Adayı Ersin Doğan, Armutlu Belediye Başkanı Adayı ise Samet Baş, oldu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/zafer-partisi-genel-baskani-umit-ozdag-siginmacilar-artik-zulme-donustu/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Türkiye, 100 yıllık planlar yapan bir ülke http://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:18:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3142 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Hamdolsun ki artık, üç beş yıllık değil, 100 yıllık planlar yapan, sahip olduğu potansiyelin ve öz değerlerin farkına varan, görüş mesafesini gittikçe artıran, gelecek ufkunu sürekli genişleten bir Türkiye var.” dedi.

Bakan Işıkhan, Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde düzenlenen SGK ve İŞKUR İl Müdürleri İstişare Toplantısı’na katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Işıkhan, Türkiye siyasi tarihinde ilk kez tecrübe edilen iki aşamalı bir seçim sürecinin ardından yeni kabineyle 8 aylık bir çalışma dönemini geride bıraktıklarını söyledi.

Bu süre zarfında, hem çalışma hayatı hem de ülke adına çok önemli adımlar attıklarını belirten Işıkhan, asgari ücret, 7. Dönem toplu sözleşme müzakereleri, memur ve emeklilerin aylıklarında yapılan artışlar, destekler ve deprem yardımları gibi birçok icraatı hayata geçirdiklerini belirtti.

“Attığı her adımda sürekli hedef büyüten bir Türkiye olarak, artık önümüzde daha büyük hedefler bulunmaktadır” ifadesini kullanan Işıkhan, “Hamdolsun ki artık, üç beş yıllık değil, 100 yıllık planlar yapan, sahip olduğu potansiyelin ve öz değerlerin farkına varan, görüş mesafesini gittikçe artıran, gelecek ufkunu sürekli genişleten bir Türkiye var. Başta bakanlığımız olmak üzere tüm kamu kurumlarımızın gelecek politikaları bakımından mihenk taşı olarak gördüğümüz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın mimarı olduğu Türkiye yüzyılı hedefimiz var. Yediden yetmişe ülkemizin her bir ferdinin bu hedefe odaklanması, bu vizyonun farkındalığını taşıması önem arz ediyor. ” diye konuştu.

“Deprem bölgesi şehirlerini canlandırmak için çalışmaya devam edeceğiz”

Bakan Işıkhan, üç gün sonra birinci yıl dönümünü idrak edecekleri “asrın felaketi”nin acısını her daim yüreklerinde hissettiklerini ifade ederek, bu felakette kurum çalışanları dahil binlerce canı yitirdiklerini belirtti.

Böyle zamanların sosyal devlet olmanın kıymetinin çok daha iyi anlaşıldığı, şefkat ve merhamet medeniyeti olmanın anlamının çok daha iyi idrak edildiği zamanlar olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Her zor zamanımızda olduğu gibi yine yaralarımızı birlikte saracağız, birbirimize tutunarak ayağa kalkacağız ve bu güçlü dayanışmayla ayakta kalacağız. Çünkü biz Türkiye’yiz. Bilhassa deprem bölgesi şehirlerimizi bir an önce canlandırmak için var gücümüzle çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz. Bu doğrultuda bugüne kadar yaptığımız tüm çalışmaları daha da güçlendirerek hedefimize yürüyeceğiz. Gayretimizi, motivasyonumuzu daha da arttırarak üreteceğiz.” diye konuştu.

Bakan Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının artık kendine ‘yüzyıl vizyonu’ kazandırmış bir ülkenin mihenk taşlarından biri olduğunu, bütün icraatlarını bu hakikatin farkındalığıyla gerçekleştirdiğini belirtti.

“SSK emeklilerimiz için 6 Şubat’ta, Bağ-Kur emeklilerimiz için 7 Şubat’ta fark ödemelerini gerçekleştireceğiz”

Işıkhan, dünyaya rol model olan, sürekli takip edilen, gıptayla bakılan ve örnek alınan bir sosyal güvenlik sistemini yönettiklerini söyledi.

Sosyal Güvenlik Kurumunun 85 milyon vatandaşın güvencesi, umudu ve geleceğinin teminatı olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Sosyal güvenlik noktasında vatandaşlarımızı koruma altına alan, çalışma hayatında kendilerini güvende hissetmelerini sağlayan ve haklarını, sağlıklarını, emekliliklerini, ölüm sonrasında ise eş ve çocuklarını koruma altına alan büyük bir şemsiyedir. Aynı zamanda kurumumuz, devlet ile vatandaş arasındaki bağı ve vatandaşlarımızın devletimize olan güvenini sağlayan kurumdur.” ifadelerini kullandı.

Işıkhan, il müdürleri başta olmak üzere tüm SGK çalışanlarının insanlarla iletişimi, milletin ihtiyaç ve taleplerine yaklaşımı ne kadar şefkatli ve problem çözme odaklı olursa, vatandaşlarla aralarındaki bağın da o denli gelişeceğini vurgulayarak, “2024 yılının ilk yarısı için emekli aylıklarındaki zam oranını tüm emeklilerimiz için yüzde 49,25’te eşitledik. Bu gece itibarıyla söz konusu karar Resmi Gazete’de yayımlandı. SSK ve Bağ-Kur emeklilerimiz ile hak sahiplerinin aylık fark tutarlarını ödemeye başlayacağız. SSK emeklilerimiz için 6 Şubat’ta, Bağ-Kur emeklilerimiz için 7 Şubat’ta fark ödemelerini gerçekleştireceğiz.” dedi.

“Türkiye artık üretilene tabi olmayı değil üreten olmayı tercih etmektedir”

Son yıllarda alanında çok başarılı projelere imza atan en önemli kuruluşlarından birinin hiç şüphesiz kamu istihdam kurumu, Türkiye İş Kurumu olduğunu vurgulayan Işıkhan, İŞKUR’un istihdam ve çalışma hayatında bir dünya markası haline geldiğini söyledi.

İŞKUR’un dünyada parmakla gösterilen ve sürekli takip edilen bir iş ve işçi bulma sistemini temsil ettiğini ifade eden Işıkhan, şöyle devam etti:

“Hükümetimizin son yıllardaki en önemli gündem maddesi, yatırım, üretim ve istihdam dengesine dayalı büyüme politikasıdır. Türkiye artık üretilene tabi olmayı değil üreten olmayı tercih etmektedir. Yerli ve milli sanayimiz başta olmak üzere her alanda özgünlük ve bağımsızlık temel şiarımızdır. Hamdolsun bunu başarmak adına çok ciddi adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. Bu atılımların doğal bir sonucu olarak daha fazla istihdam, daha nitelikli iş gücü ve daha müreffeh yaşam şartları vatandaşlarımız adına en temel hedefimiz olmuştur. Her geçen gün büyüyen ekonomimiz, siz idarecilerimizin başarılı çalışmaları ve uyguladığı politikalar sayesinde istihdamımıza da olumlu şekilde yansımaktadır.”

“Türkiye Yüzyılı’nı emeğin, üretimin ve istihdamın yüzyılı yapmakta kararlıyız”

Politikalar ve uygulamalar sayesinde, vatandaşların geleceğe yeni fırsatlar, yeni heyecanlar ve yeni umutlar çerçevesinde baktığını dile getiren Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın defaatle dile getirdiği gibi güçlü bir ekonomi ve güçlü bir toplumlarının olduğunu söyledi.

Işıkhan, “Türkiye’yi kur ve enflasyon oyunlarıyla teslim almaya çalışanlara verilecek en büyük cevap, devlet-millet el ele mücadele etmek ve istihdama katılarak müreffeh bir toplum olma yönünde çalışmaktır” ifadesini kullanarak, mücadelenin en büyüğünün ise 7’den 70’e her bir ferdin üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapması olduğunu vurguladı.

Güçlü çalışma hayatı, güçlü yarınlar ve Türkiye Yüzyılı için el ele verip çalışacaklarını vurgulayan Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nı emeğin, üretimin ve istihdamın yüzyılı yapmakta kararlı olduklarını belirtti.

Işıkhan, kayıt dışı istihdamı ve işsizliği azaltıp, istihdamı, girişimi ve güçlü sosyal güvenlik sisteminin hizmet kalitesini artırmaya devam edeceklerini dile getirerek, “Her daim hükümetimizi, bakanlığımızı ve ülkemizi temsil etmenin bilinciyle, milletimizin devletine olan güvenini artıracak daha başarılı çalışmalara, el ele, gönül gönüle, hep birlikte imza atacağız.” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/feed/ 0
Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı: Atina Bildirgesi önemli bir gelişme http://www.karadenizhabertv.com.tr/yunanistan-disisleri-bakan-yardimcisi-atina-bildirgesi-onemli-bir-gelisme/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yunanistan-disisleri-bakan-yardimcisi-atina-bildirgesi-onemli-bir-gelisme/#respond Fri, 02 Feb 2024 21:18:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3113 Yunanistan Ekonomi Diplomasisinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Kostas Frangoyannis, Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan Atina Bildirgesi’nin “daha önce hayal bile edilemeyecek kadar önemli bir gelişme” olduğunu söyledi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından Enterprise Greece işbirliğiyle düzenlenen İş Forumu kapsamında Türk iş insanları ve muhataplarıyla ikili temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gelen Frangoyannis, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Frangoyannis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Yunanistan ile Türkiye arasındaki Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin 5. toplantısı için 7 Aralık 2023’te Atina’ya gerçekleştirdiği son ziyarette, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile Atina Bildirgesi’ni imzaladığını, bunun yanı sıra 15 önemli anlaşmaya imza atıldığını hatırlatarak, “Bu gerçekten de seneler önce hayal bile edilemeyecek kadar önemli bir gelişme ve aynı zamanda ikili ilişkilerimizde bir dönüm noktası olma potansiyelini taşıyor. Şu anda ikili ilişkilerimiz, siyasi diyalog, pozitif gündem ve güven artırıcı tedbirler olmak üzere 3 düzeyli bir yol haritası üzerinde yürüyor.” ifadelerini kullandı.

Kendisinin pozitif gündem konusunda aktif rol oynadığını aktaran Frangoyannis, pozitif gündemin, 2021’de başlatılan ve Yunanistan ile Türkiye arasındaki güçlendirilmiş işbirliğinin karşılıklı fayda sağlayabileceği ekonomik çıkar alanlarına ve konularına odaklanan bir girişim olduğunu kaydetti.

Aralık 2023’te imzalanan 15 anlaşma ve mutabakat zaptının, pozitif gündemdeki ilgili maddelere atıfta bulunduğunu belirten Frangoyannis, pozitif gündemin kabul edilmesinden bu yana geçen 3 yıl içinde bağlantı, ticari işlemlerin kolaylaştırılması, turist akışının artması, sivil koruma ve işbirliğinin geliştirilmesi konularında önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurguladı.

Bu çerçevede hem kısa hem de uzun vadeli sonuçlar beklediklerini dile getiren Frangoyannis, “Pozitif gündemin 29 maddesi üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Gündeme yapılan son eklemenin, iki ülke gençliğimiz arasında inovasyon ve teknoloji gibi önemli alanlarda iletişim ve işbirliğini artırmayı amaçladığını da belirteyim.” dedi.

Yunanistan’daki Türk yatırımları ve Türkiye’deki Yunan yatırımları

Frangoyannis, Yunanistan’daki Türk yatırımları ve Türkiye’deki Yunan yatırımlarına ilişkin, “Yunanistan’ın Türkiye’deki doğrudan yatırımları, Yunanistan’daki Türk yatırımlarını aşıyor. Yunanistan Merkez Bankasının verilerine göre, Türkiye’deki Yunan yatırım stoku, 2020’de 316 milyon avro iken, son dönemlerde 337 milyon avroya ulaşmıştır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de kurulan en önemli Yunan şirketlerinin inşaat ve gıda sektörlerinde, Yunanistan’daki önemli Türk yatırımlarının ise turizm altyapıları, paketleme ve kimyasallarla ilgili olduğunu bildiren Frangoyannis, iki ülke arasındaki ticaret hacminin son yıllarda istikrarlı artış eğilimi kaydederek 5 milyar avroyu aştığını ve 5 yıl içinde 10 milyar avroya ulaşma hedefini gerçekçi bulduğunu söyledi.

Frangoyannis, “Türkiye, özellikle inşaat projeleri, tıbbi ekipman ve farmasötik ürün tedariki, atık yönetimi, su arıtma, yenilenebilir enerji ve elbette yiyecek ve içecek sektörü olmak üzere geniş bir ticari faaliyet kapsamı sunan büyük ve ilginç bir pazardır, dolayısıyla işbirliği potansiyeli çok geniştir.” diye konuştu.

Kostas Frangoyannis, Atina’da imzalanan mutabakat zaptının yanı sıra Yunan iş heyetinin İstanbul’a gelmesi ve DEİK ile iş forumu düzenlenmesinin, iki ülke arasındaki işbirliğini artırma amacına hizmet ettiğine dikkati çekti.

Türk yatırımcıların Yunanistan’da karşılaştığı bürokratik zorluklar

Frangoyannis, Yunanistan’ın bürokrasiyi aşma konusunda önemli aşamalar kaydettiğini aktardı.

Yunan hükümetinin son 4-5 yılda gerçekleştirdiği reformların bir sonucu olarak ülkesinin artık “Enterprise Greece” adında yabancı yatırımları çekmeye adanmış bir organizasyona sahip olduğunu dile getiren Frangoyannis, “Enterprise Greece’in hedeflerinden biri, yatırımcılara tek noktadan ve hızlandırılmış hizmetler sunarak Yunan bürokrasisinin kanallarında gezinmelerini kolaylaştırmaktır.” dedi.

Frangoyannis, bürokratik sorunlara kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesi yoluyla daha etkili çözüm aradıklarını ve 2019’da 1,8 milyon olan dijital işlem sayısını 2023’te 1 milyara yükselttiklerini kaydetti.

“İkili işbirliğimizin daha da geliştirilmesi tüm bölgenin refahına katkı sağlamaktadır”

10 Yunan adasını ziyaret etmek isteyen Türk vatandaşlarına kapıda vize verilmesi konusuna da değinen Frangoyannis, “10 ada için Türk vatandaşlarına hızlı, ucuz, kolay alınabilen, 7 günlük bir vize sağlanacak. Bu uygulama yakında başlayacak. Sadece vize verilmesi değil, aynı zamanda Türk dostlarımızın bir adaya gidip pasaport kontrolünden geçmek için güneşin altında 3 saat beklememeleri için gerekli altyapıyı da içerecek tam uyumlu ve entegre bir paket üzerinde çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Frangoyannis, sözlerini şöyle tamamladı:

“Vurgulanması gereken önemli nokta, Yunanistan ve Türkiye’nin barış içinde yaşaması gereken iki komşu ülke olduğu. Bu nedenle dürüst diyalog yoluyla farklılıklar arasında köprü kurmaya çalışmaları gerekir. Bugün karşılaştığımız benzeri görülmemiş zorluklar sınır tanımıyor. Salgın hastalıklar, savaşlar, iklim değişikliğinin neden olduğu doğal afetler, sonuçları öngörülemeyen bölgesel çatışmalar, yüzleşme ve rekabete yer bırakmamakta, işbirliği ve yakınlaşmayı gerektirmektedir. Ayrıca iki halk da dostluk duygularını paylaşmakta, birbirini anlamaktadır ve yan yana barış içinde yaşamak istediklerini birçok kez kanıtlamış durumdadır. Yunanistan-Türkiye ilişkilerindeki olumlu iklimin derinleşmesi ve ikili işbirliğimizin daha da geliştirilmesi tüm bölgenin refahına katkı sağlamaktadır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yunanistan-disisleri-bakan-yardimcisi-atina-bildirgesi-onemli-bir-gelisme/feed/ 0
Türkiye Hazır Giyim İhracatında AB ve ABD Pazarına Odaklanmalı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-hazir-giyim-ihracatinda-ab-ve-abd-pazarina-odaklanmali/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-hazir-giyim-ihracatinda-ab-ve-abd-pazarina-odaklanmali/#respond Tue, 30 Jan 2024 21:18:24 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3007 Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye’nin toplam hazır giyim ihracatının yüzde 60’ını AB ülkelerine yaptığını belirterek, “Diğer Avrupa ülkelerini ve ABD’yi eklediğimizde oran yüzde 75’e yaklaşıyor. 40 milyar dolarlık ihracat için alternatifler üzerinde çalışmakla birlikte Avrupa ve ABD pazarına daha çok odaklanmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

İHKİB’den yapılan açıklamaya göre, katma değerli üretimi, istihdamı ve ihracatı ile Türkiye ekonomisi için stratejik önemi bulunan moda endüstrisi, “yeşil dönüşüm” zirvesinde küresel markaların ve alım ofislerinin temsilcileriyle bir araya geldi.

İHKİB’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, Yeşil Mutabakat’a uyum sürecinde yapılan çalışmalar mercek altına alınırken, Türk moda endüstrisinin taraflardan beklentileri konuşuldu.

İlgili bakanlıklar, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının yanı sıra ulusal ve uluslararası paydaşların temsilcilerinin de katıldığı toplantının açılışını TİM ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe yaptı.

Gültepe’nin açılış konuşmasının ardından Euratex Genel Direktörü Dirk Vantyghem ile Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Bahar Güçlü ve İTKİB Genel Sekreter Yardımcısı Özlem Güneş, Yeşil Mutabakat sürecindeki çalışmalarla ilgili birer sunum gerçekleştirdi.

Dirk Vantyghem, sunumunda moda endüstrisinin sürdürülebilirlik stratejisini ve AB yönetiminden beklentilerini anlatırken, Bahar Güçlü de Yeşil Mutabakat ile ilgili yasal düzenlemelerin Türkiye’ye yansımaları hakkında bilgi verdi.

İTKİB Genel Sekreter Yardımcısı Özlem Güneş ise Yeşil Mutabakat’ın Türk moda endüstrisi için önemli bir fırsat olduğunun altını çizdi. Güneş, Yeşil Mutabakat’a uyum sürecine ilişkin İHKİB’in yürüttüğü çalışmalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

“Avrupa ve ABD pazarına daha çok odaklanmamız gerekiyor”

Mustafa Gültepe de Türkiye’nin hazır giyimde küresel bir oyuncu olduğunu belirterek, dünya hazır giyim ihracatının yaklaşık yüzde 3,5’ini Türkiye’nin gerçekleştirdiğini bildirdi.

İHKİB olarak halen yıllık 20 milyar dolar civarında olan ihracatı 40 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini aktaran Gültepe, şöyle devam etti:

“Hedefe giden yol Avrupa’dan ve Amerika’dan geçiyor. Çünkü hazır giyimde en büyük pazarımız Avrupa Birliği. Toplam hazır giyim ihracatımızın yüzde 60’ını AB ülkelerine yapıyoruz. Diğer Avrupa ülkelerini ve ABD’yi eklediğimizde oran yüzde 75’e yaklaşıyor. 40 milyar dolarlık ihracat için alternatifler üzerinde çalışmakla birlikte Avrupa ve ABD pazarına daha çok odaklanmamız gerekiyor.

Çünkü verilerden de görüldüğü gibi hazır giyimde 40 milyar dolarlık ihracatın yolu Avrupa ve ABD’den geçiyor. Avrupa ve Amerika merkezli markalarla zaten uzun yıllara dayanan işbirliklerimiz var. Bilgi birikimimizle, hızımızla, üretim kalitemizle, tasarım gücümüzle, Avrupa’ya coğrafi yakınlığımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz. Yeşil dönüşümü de moda endüstrimiz için fırsata dönüştürmek istiyoruz. Dönüşüm sürecinde tam bir yıl önce çok önemli bir adım attık. Moda endüstrimizin Yeşil Mutabakat’a uyumunun yol haritası niteliğindeki eylem planımızı 30 Ocak 2023’te kamuoyu ile paylaştık.”

“Küresel markalar olaya sadece fiyat odaklı bakmamalı”

İHKİB Başkanı Gültepe, yol haritasında belirlenen 40 eylemden 13’ünde uygulama aşamasına geçtiklerine işaret ederek, daha gidilecek uzun bir yol, yapılması gereken çok iş olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin tedarik zincirinde elyaftan son ürüne tüm bileşenlerin tamamlandığı iki ülkeden biri olduğuna dikkati çeken Gültepe, “Ayrıca tasarım gücümüzle, üretim kalitemizle, hedef pazarlara yakınlığımızla ve güçlü tedarikçi altyapımızla da rakiplerimizden ayrışıyoruz. Mevcut artıların yanına sürdürülebilirliği de eklememiz gerektiğini biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gültepe, “Ortaklık zinciri yaklaşımı ile yeşil dönüşüm sürecini fırsata çevireceğimize inanıyoruz. Biz tedarik zincirinde herhangi bir halka olmaktansa ortaklık zincirinin vazgeçilmez bir parçası olmak istiyoruz. İşte tam burada ‘uygunluk’, ‘rekabetçilik’ ve ‘sürdürülebilirlik’ kriterleri öne çıkıyor. Çevresel, sosyal ve yönetsel açıdan tam ve uygun, fiyat performans bakımından rekabetçi olmamız, sürdürülebilirlik uyumunu tamamlamamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kalitenin bir değeri, değerin de bir maliyeti bulunduğunu anlatan Gültepe, bu nedenle yıllardır birlikte çalıştıkları küresel markaların olaya sadece fiyat odaklı bakmaması gerektiğinin altını çizdi. Gültepe, üretimde olduğu gibi işbirliklerinin de sürdürülebilir bir zemine oturtulması gerektiğini sözlerine ekledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-hazir-giyim-ihracatinda-ab-ve-abd-pazarina-odaklanmali/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Hemşehri Buluşması’nda konuştu Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dogu-ve-guneydogu-anadolu-hemsehri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dogu-ve-guneydogu-anadolu-hemsehri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:36:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2874 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Uluslararası Adalet Divanında (UAD) Gazze’deki insanlık dışı saldırılarla ilgili alınan ihtiyati tedbir kararına ilişkin, “Bu kararla, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımdan dolayı yargılanacağı kesinleşti. İnsanlık vicdanında çoktan hüküm giymiş olanlar yaptıkları zulmün hesabını uluslararası mahkemelerde de verecekler inşallah. İsrail’in bu yargılanma sürecini çok yakından Türkiye Cumhuriyeti olarak da takip edeceğiz.” dedi.

Yılmaz, Sancaktepe Belediyesi ile Sancaktepe Bingöllüler İl Derneği ev sahipliğinde, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Hemşehri Buluşması” kapsamında, Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi’nde düzenlenen Bingöllüler Gecesi’ndeki konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, her zaman olduğu gibi yoğun çalıştıklarını söyledi.

Bugün UAD’nin Gazze’yle ilgili aldığı kararı anımsatan Yılmaz, “Bu kararla, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımdan dolayı yargılanacağı kesinleşti. İnsanlık vicdanında çoktan hüküm giymiş olanlar yaptıkları zulmün hesabını uluslararası mahkemelerde de verecekler inşallah. İsrail’in bu yargılanma sürecini çok yakından Türkiye Cumhuriyeti olarak da takip edeceğiz.” diye konuştu.

Amaçlarının bir an önce bu vahşetin sona ermesi, kanın durması ve ateşkes ilan edilmesi olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

“Ama öyle göstermelik duraklamalar değil, kalıcı bir ateşkes sağlanması, ardından kalıcı barış için müzakerelerin başlaması. Türkiye olarak her fırsatta bunu ifade ediyoruz, 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen, bağımsız bir Filistin Devleti oluşmadan bu sorunun kalıcı çözümü mümkün değil.”

Yılmaz, tüm Türkiye’nin kalbinin Gazzelilerle, Filistinli masum kardeşleriyle birlikte attığını bildiğini aktararak Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde konuyu yakından takip ettiklerini, er veya geç haklı olanın kazanacağını, güçlü olduğundan hareketle zulüm işleyenlerin de hesap vereceğini kaydetti.

“Bu millet onlara müsaade etmedi”

2023 Mayıs ayında yapılan Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerini anımsatan Yılmaz, “Türkiye o seçimde çok ciddi bir sınavdan geçti. İçeride, dışarıda ne kadar çevre varsa, ‘Recep Tayyip Erdoğan’ı düşürelim. AK Parti’yi, Cumhur İttifakı’nı zayıflatalım’ diyen, hepsinin güç birliği yaptığı bir seçim oldu ama başaramadılar. Bu millet onlara müsaade etmedi.” ifadelerini kullandı.

Siyasi istikrarın olmadığı yerde ekonomik istikrarın da olmayacağını söyleyen Yılmaz, “Son 20 yılda tüm illeriyle, bölgeleriyle Türkiye bu kadar mesafe aldıysa bunun temelinde siyasi istikrar ve güven ortamı var. Mayısta milletimiz istikrara, güven ortamına sahip çıktı. Biz de bu zeminde çalışmalarımıza başladık.” dedi.

Bu dönem ekonominin halkın en temel önceliklerinden olduğunu aktaran Yılmaz, gelir gelmez Orta Vadeli Program hazırladıklarını anlattı.

Yılmaz, dünyanın pandemiden çıktığını; savaşların, çatışmaların yaşandığını, bir taraftan da tarihin en büyük afetini yaşadıkları bir sene olduğunu, tüm bunlara rağmen Türkiye’nin yoluna devam ettiğini kaydetti.

“Cumhur İttifakı’nın net çoğunluğuyla, desteğiyle yolumuza devam ediyoruz”

Siyasi belirsizlikleri bitirdikleri gibi politika belirsizliklerini de ortadan kaldırdıklarını vurgulayan Yılmaz, “Dokümanlarımızı hazırladık. Yol haritalarımızı çıkardık. 12’nci 5 yıllık planımızı yaptık. Bütçemizi hazırlayıp Meclis’imize sunduk. Dolayısıyla 5 yıl Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Meclis’te Cumhur İttifakı’nın net çoğunluğuyla, desteğiyle yolumuza devam ediyoruz.” diye konuştu.

Yılmaz, 2023’ün büyüme hızıyla ilgili sonuçların henüz tam olarak çıkmadığını belirterek şöyle devam etti:

“Mart’ta belli olacak ama ilk 9 aylık büyüme hızımız 4,9 olur. Dünyanın yüzde 3’ler civarında olduğunu düşünürseniz oldukça iyi bir performans olduğunu söyleyebiliriz. İhracatımız Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. 256 milyar dolar ihracat yaptık. Turizm gelirlerimizde rakam henüz tam çıkmış değil ama orada da 55 milyar dolar civarında gelir tahmin ediyoruz. Cari işlemler açığımızda azalma süreci başladı. Türkiye’ye doğru daha fazla sermaye girişi olmaya başladı. Bütçe açığı öngördüğümüzden çok daha düşük seviyede gerçekleşti. Bunlarla birlikte ülkemizin risk primini düşürmüş olduk. Dış kaynak kullanımının maliyetini de dolayısıyla düşürmüş olduk.”

Kalkınma sürecini devam ettireceklerini kaydeden Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yatırım, istihdam, üretim, ihracat”la ilgili ifadesini hatırlatarak bu dörtleme çerçevesinde yollarına devam ettiklerini, 2024’te de devam edeceklerini belirtti.

Yılmaz, enflasyona işaret ederek “Dünyanın da sorunu, bizim de sorunumuz. Bizde oldukça yüksek seviyelere geldi. Şimdi tüm gayretimiz bunu aşağıya doğru çekmek. Yalnız bunu bir anda yapamıyorsunuz. Birçok denge var. Bir taraftan ekonomiyi büyütmeniz, gençlere istihdam sağlamanız lazım. İstihdamımız da iyi gidiyor, 32 milyona geldik istihdamda. Sosyal refahı korumamız, çeşitli kesimlere satın alma gücü anlamında destek olmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Bu dengeler içinde enflasyonu kademeli şekilde düşürdüklerini söyleyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçen yılı öngördüğümüz şekilde yüzde 65 civarlarında hatta 65’in az da olsa altında tamamlamış olduk. Bu sene de son olarak Merkez Bankamızın tahmini 36 civarında. Bunu gerçekleştirmek için gayret ediyoruz. Yılın ilk yarısında biraz daha yüksek görünecek enflasyon. Geçen yılın yaz aylarında yüksek olduğu için o hesabımızı yıl ortasına kadar biraz yüksek tutacak ama yıl ortasından itibaren izlediğimiz yeni politikaların etkisini çok daha net şekilde göreceğiz. Enflasyonda 2024’ün ikinci yarısında belirli bir düşüşün gerçekleştiğini hep birlikte göreceğiz.”

Yılmaz, bu seneki bütçelerinde afetin yaralarını sarmak ve Türkiye’yi yeni afetlere karşı dirençli hale getirmek için öngördükleri kaynağın 1 trilyonun üzerinde olduğunu, bunun sadece merkezi yönetim bütçesi olduğunu kaydetti.

Son dönemde geniş kitlelerin refahı, satın alma gücü için çok önemli bir adım attıklarını belirten Yılmaz, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yapılan zammı anımsatarak “Amacımız yaşlısıyla, genciyle, emeklisiyle, çalışanıyla, geniş toplumsal kesimlere daha fazla ve kalıcı refah artışı sağlamak. İşte enflasyonu düşürdüğümüzde, bu depremin yaralarını sarmış bir ülke olarak 2025’e girdiğimizde çok daha güçlü ve kalıcı bir şekilde bu sosyal refahı arttırma politikamızı sürdüreceğiz.” dedi.

“İstanbul, bir 5 yıl daha kaybetmeye tahammül edemez”

Yerel seçimlere işaret ederek İstanbul’un kaybedecek vakti olmadığını kaydeden Yılmaz, “Geçen 5 yıl biraz sermayeden harcandı. Geçmişten miras alınan güçlü bir sermaye vardı ama o sermaye bitti artık. Dolayısıyla önümüzdeki dönem İstanbul, bir 5 yıl daha kaybetmeye tahammül edemez. İstanbul’un hizmete ihtiyacı var, lafa, reklama, tanıtıma değil. Birileriyle polemikler yaparak, yapamadığı işlerin faturasını hep birilerine çıkarmaya çalışarak buradan sıyrılamazsınız. Kusura bakmayın.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, bunun en güzel örneğinin 90’lı yıllarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu belediyecilik olduğunu belirterek “Biz buna gerçek, samimi belediyecilik diyoruz. Hizmete, insana odaklı belediyecilik diyoruz. 90’lı yıllarda Cumhurbaşkanımız İstanbul’da belediye başkanlığı yaparken merkezi hükümet başka bir anlayışın kontrolündeydi. O dönem çok ciddi engellemeler, müdahaleler olmasına rağmen ve İstanbul’un dev gibi sorunları olduğu halde, işte içme suyunu benzinliklerden alan bir İstanbul vardı. Çöp dağları altında bir İstanbul vardı.” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o dönem bahane aramayarak gece-gündüz çalıştığını söyleyen Yılmaz, “İstanbul’un dev gibi sorunlarını birer birer çözdü. Kaynaklarınızı doğru, verimli kullanırsanız sonuç alırsınız. Hiç topu başka yere atmaya çalışmasın bu yönetici. Bir belediye başkanı kaynaklarını iyi kullanırsa, önceliklerini iyi tayin ederse, vatandaşın ne istediğine çok iyi bakarsa, işine odaklanırsa, kafası başka yerlerde olmazsa başarılı olmaması için hiçbir sebep yok. Başarısızlıklarına, kaynakları verimsiz kullanmalarına bahane arayanlara prim vermemek lazım.” diye konuştu.

Yılmaz, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’u uzun yıllardır tanıdığını, bakan olarak iyi bir performans ortaya koyduğunu, özellikle depremde, afetlerde gece-gündüz çalıştığını anlattı.

Kurum’un, İstanbul’a lazım olduğunu kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti:

“İstanbul afete hazırlanması, trafik çilesini bitirmesi, her bakımdan daha kaliteli, daha fazla hizmet görmesi gereken bir şehir. Lafa, polemiğe ihtiyacı yok İstanbul’un, Murat Kurum’a ihtiyacı var. İstanbul muradına kavuşacak inşallah ve Murat Bey de aşkla İstanbul’a hizmet edecek. Çıktığı bu yolda başarılar diliyoruz.”

Sancaktepe’de yapılan projeleri anlatan Yılmaz, buradaki kentsel dönüşüm çalışmalarını da sürdüreceklerini söyledi.

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Doğu’da, Güneydoğu’da devrim yaşandığını belirterek buralara hizmetle, eğitimle, sağlıkla, yatırımla önem ve ayrıcalık verildiğini dile getirdi.

Yılmaz’a, Sancaktepe Bingöllüler İl Derneği Başkanı Hasan Lütfü Dilsiz tarafından hediye takdim edildi.

Programa, AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem, AK Parti Bingöl Milletvekilleri Zeki Korkutata ile Feyzi Derbidek, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü ve Bingöllüler katıldı.

Sancaktepe’de 5 yılda gerçekleştirilen projelerin anlatıldığı filmin izletildiği programda, protokol üyeleri selamlama konuşması yaptı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dogu-ve-guneydogu-anadolu-hemsehri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Ukrayna Büyükelçisi: Türkiye ile güçlü ve stratejik bir ortaklık geliştiriyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-turkiye-ile-guclu-ve-stratejik-bir-ortaklik-gelistiriyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-turkiye-ile-guclu-ve-stratejik-bir-ortaklik-gelistiriyoruz/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:24:43 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2866 Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilere ilişkin, “Çok önemli olayların eşiğinde bulunduğumuz bu dönemde, özü itibarıyla çok güçlü ve çok önemli bir stratejik ortaklık geliştiriyoruz.” dedi.

Bodnar, Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliğinde AA muhabirine, Türkiye-Ukrayna ilişkileri ve Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile Ukrayna’nın 3 Şubat 1992’de diplomatik ilişkilerini tesis ettiğini ve bu süreçte birçok başarı sağlandığını aktaran Bodnar, ikili ilişkilerin 25 Ocak 2011’de Stratejik Ortaklık Seviyesi’ne yükseltildiğini hatırlattı.

Bodnar, mevcut siyasi duruma işaret ederek, “Çok önemli olayların eşiğinde bulunduğumuz bu dönemde, özü itibarıyla çok güçlü ve çok önemli bir stratejik ortaklık geliştiriyoruz.” diye konuştu.

“Çok güçlü bağlarımız var”

Türkiye ile Ukrayna arasında “özel bir ortaklık” olduğunu anlatan Bodnar, karşılıklı olarak pasaportsuz seyahat imkanı ve vatandaşların üç ay boyunca vizesiz Türkiye veya Ukrayna’da kalabilmesini bu ortaklıklara örnek gösterdi.

Bodnar, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan önce Türkiye ile Ukrayna arasında Serbest Ticaret Anlaşması (SAT) imzalandığını, bu anlaşmanın 2024 yılında uygulanmaya koyulmasını umduklarını söyledi.

İki ülkenin turizm alanındaki işbirliğine de değinen Büyükelçi Bodnar, savaştan önceki dönemde çok sayıda Ukraynalının Türkiye’yi ziyaret ettiğini ve bunun turizm alanında en önemli başarılardan biri olduğunu aktardı.

Bodnar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin “güçlü bir ilişkiye sahip” olduğu değerlendirmesini yaparak, “korkunç savaş” döneminde Türkiye’nin çok güçlü desteğini hissettiklerinin altını çizdi.

Savaştan sonra Türkiye’de yaşayan çok sayıda Ukraynalının arasında birçok yetim çocuğun bulunduğunu anlatan Bodnar, “Dolayısıyla çok güçlü bağlarımız, çok önemli işbirliklerimiz ve çok verimli bir geleceğimiz var, çünkü aynı zamanda gelecek için, yeniden yapılanma için, birlikte çalışmak için, uluslarımızın yararı için birlikte çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bodnar, iki ülke arasında gelenek, kültür, mutfak gibi çok fazla konuda benzerlik olduğunun, Ukrayna’da çok sayıda Türk vatandaşının yaşadığının altını çizerek, iki ülkenin aynı zamanda Karadeniz kültür mirasını da paylaştığını, Osmanlı mirasından gelen pek çok ortak noktaları bulunduğunu belirtti.

Türk iş dünyasının Ukrayna’daki etkisi

Büyükelçi Bodnar, Türk şirketlerinin Ukrayna’daki etkisine atıfta bulunarak, “Türk iş dünyası çok cesur, savaşa rağmen Türk işletmeleri Ukrayna’da büyümeye devam ediyor.” diye konuştu.

Türk şirketlerinin Ukrayna’da “çok iyi iş” yaptığını vurgulayan Bodnar, Türk firmalarının çeşitli alanlardaki varlığına işaret etti ve diğer firmaları da Ukrayna’ya davet etti.

Bodnar, Türkiye ve Ukrayna’dan üst düzey katılımlarla ülkesinin yeniden yapılanması konusunda gelecek hafta İstanbul’da bir forum düzenlenmesinin planlandığını, bu toplantının şirketleri Ukrayna’ya çekmek için önemli olduğunu kaydetti.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın iş dünyası için risk oluşturduğuna ve yeniden inşa sürecinin önemine işaret eden Bodnar, “Savaştan sonra pazarın istekli tüm şirketler için tamamen açık olacağına inanıyoruz. Projeleri hayata geçirmek ve Ukrayna’nın yeniden inşasına yatırım yapmak isteyenler için gerekli koşulları yaratacağız.” diye konuştu.

Bodnar, savaşın başlamasının ardından Türk yetkililerin, Ukrayna’ya destek verdiğini ve barış için çalışmalarda bulunduğunu söyleyerek, Türkiye’nin, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy tarafından ortaya konan “Barış Formülü”nün toplantılarına katılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

“Karadeniz Tahıl Girişimi için minnettarız”

Türkiye’nin çabalarıyla Birleşmiş Milletler (BM) arabuluculuğunda hayata geçirilen Karadeniz Tahıl Girişimi’nin gıda güvenliği konusundaki önemine ve Türkiye’nin buradaki konumuna da değinen Bodnar, “Karadeniz Tahıl Girişimi, Türk diplomasisinin başarılarından biriydi ve bunun için gerçekten minnettarız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bodnar, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin önemli getirilerine vurgu yaparak, “Çoğunlukla Ruslar tarafından yayılan, tahılın ihtiyacı olan ülkelere gitmediğine dair pek çok ses duyduk ama bu doğru değil.” dedi.

Tahılın belirli bir miktarının Türkiye’ye teslim edildiğini ve burada işlendiğini kaydeden Bodnar, bunların Afrika ve Asya ülkelerine yollandığını da aktardı.

Büyükelçi Bodnar, “Ukrayna’dan Tahıl” isimli girişimlerinin de olduğunu belirterek, ortaklarıyla birlikte ihtiyaç sahibi ülkeler için çalıştıklarının altını çizdi.

Karadeniz Tahıl Girişimi’nin “işlevselliğine” dikkati çeken Bodnar, Rusya’yı bu girişimin dışına çıkmak ve yaptırımları devre dışı bırakmakla suçladı. Ukrayna Büyükelçisi, “Şimdi Ukrayna gıdasının uluslararası pazarlara ulaştırılması için daha elverişli koşulların yaratılmasına yönelik olası fırsatlar üzerinde çalışalım.” diye konuştu.

Bodnar, Ukrayna limanlarından, Türk boğazları üzerinden uluslararası pazarlara güvenli rotalar oluşturulduğunu kaydederek, Türkiye’ye Karadeniz’deki mayın temizleme çalışmaları için teşekkür etti.

Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki güncel duruma değindi

Savaştaki güncel duruma da değinen Bodnar, “Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı söz konusu. Biz toprağımızı, vatanımızı ve halkımızı savunuyoruz.” diye konuştu.

Bodnar, Ukrayna’nın savaştaki durumunu “Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’ndaki bağımsızlık mücadelesine” benzeterek, Ukrayna’ya yardım yapan ülkelere teşekkür etti ve Türkiye’nin de savaşın başından itibaren ülkesine yardımda bulunduğunu kaydetti.

Rusya’nın askeri ekipman açısından üstün olduğunu dile getiren Büyükelçi Bodnar, “Eğer müttefiklerimiz tarafından teslim edilen 100 tank ile Ruslar tarafından cepheye teslim edilen 2 bin tankı karşılaştırırsanız, bu yetersiz bir karşılaştırma olur.” ifadelerini kullandı.

Bodnar, Ukrayna’ya yardımların devam edeceğine inandıklarını vurgulayarak, “Ancak her ülkenin kendi çıkarları olduğunu, kendi sorunları olduğunu ve şu anda ABD’de gördüğümüz gibi kendi sıkıntıları olduğunu anlıyoruz. Avrupa Birliği (AB) içindeki tartışmaları da görüyoruz.” dedi.

Bu durumun Ukrayna’yı etkilediğine işaret eden Bodnar, “Bunun Ukrayna’daki durum üzerinde etkisi var, ancak yine de Ukraynalı askerlerin morali üzerinde etkisi yok ve bizde herhangi bir tavize yol açmıyor. Dolayısıyla, Ukrayna’ya dayatılacak olan Batı’nın ya da Doğu’nun iradesi değildir. Bu sadece Ukrayna halkının topraklarımızı savunma iradesidir ve geleceği onlar belirleyecektir.” diye konuştu.

Bodnar, Ukrayna’nın, barış görüşmelerine başlamak için “Rusya’nın güçlerini geri çekmesini” istediğini vurgulayarak, çekilme olmadan yapılacak bir anlaşma halinden savaşın devam edebileceğini ya da birkaç yıl içinde yeniden çıkabileceğini savundu.

Ukrayna’nın savaşta başarılı olması durumunda bunun Türkiye’nin de çıkarına olacağını, Karadeniz’in daha istikrarlı, daha güvenli ve ekonomik işbirliği için daha uygun hale geleceğini söyleyen Bodnar, ülkesini “Türkiye’nin dostu” olarak tanımladı.

Bodnar, Türkiye ile Ukrayna’nın teknoloji ve savunma sanayisinin de dahil olduğu çeşitli alanlarda işbirliği içinde olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ukrayna-buyukelcisi-turkiye-ile-guclu-ve-stratejik-bir-ortaklik-gelistiriyoruz/feed/ 0
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar: F-16 satışı olumlu sonuçlanacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-f-16-satisi-olumlu-sonuclanacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-f-16-satisi-olumlu-sonuclanacak/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:12:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2857 TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, ABD’nin Türkiye’ye F-16 satışına ilişkin, “Önümüzdeki günlerde bu işin olumlu şekilde sonuçlanacağını bekliyoruz, umuyoruz. Müttefikliğin, dostluğun gereği bu. Ülkelerimizin savunması, güvenliği bakımından NATO’nun gücü, kuvveti bakımından da doğrusunun bu olduğuna inanıyoruz ve bekliyoruz.” dedi.

Akar, Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin Türkiye’ye F-16 satışına yönelik son durumun sorulması üzerine Akar, iki ülkenin NATO müttefiki olduğunu hatırlattı.

Güçlü ve yenilenmiş filoların sadece Türkiye’nin değil NATO’nun da güçlenmesi demek olduğunu vurgulayan Akar, “İçinde bulunduğumuz ortama, çevremizdeki gelişmelere baktığımızda güçlü bir Türkiye NATO için her zamankinden daha lazım, daha gerekli.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleriyle bazı milletvekillerinin daha önce ABD’ye giderek kongre üyeleriyle görüştüklerini hatırlatan Akar, görüşmelerde meselenin sadece Türkiye ve Amerika ile ilgili değil, NATO’nun güvenlik meselesi olduğunun izah edildiğini belirtti.

Temasların devam ettiğini kaydeden Akar, “Önümüzdeki günlerde bu işin olumlu şekilde sonuçlanacağını bekliyoruz, umuyoruz. Müttefikliğin, dostluğun gereği bu. Ülkelerimizin savunması, güvenliği bakımından NATO’nun gücü, kuvveti bakımından da doğrusunun bu olduğuna inanıyoruz ve bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

-“NATO’ya üyeliğinin yolu açıldı”

Bir gazetecinin İsveç’in NATO’ya Katılımına İlişkin Protokolün onaylandığını hatırlatması üzerine Akar, Madrid’de imzalanan üçlü muhtırayı anımsattı.

Türkiye’nin beklentisinin muhtıradaki taahhütlerin yerine getirilmesi olduğunun altını çizen Akar, Finlandiya’nın çalışmalarını yapıp bitirdiğini ve bu ülkenin NATO üyeliğiyle ilgili sürecin tamamlanma aşamasında olduğunu söyledi.

İsveç’in de bu konuda ciddi girişimlerde bulunduğunu ifade eden Akar, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu hukuki çalışmalar bir süreç. Bir anda yasaların çıkması, yönetmeliklerin değişmesi, yenilerinin çıkması mümkün olmuyor. Bu konuda sürecin başladığı noktasında başbakan, bakan ve büyükelçi düzeyinde açıklamalar var. Bunlar Dışişleri Bakanlığımız tarafından takip ediliyor. İsveç’in NATO’ya üyeliğinin yolu açıldı.”

İsveç’te Kur’an-ı Kerim yakılması eylemlerinin hatırlatılması üzerine Akar, “Kur’an yakmak ne demek? Alçaklık, şerefsizlik, namussuzluk, insanlık dışı. Ama İsveç de ‘Ben yakmadım, yasalarım böyle’ diyor. Nitekim onlar da kanunları değiştiriyorlar şimdi. ‘Bunları düzelteceğiz’ diyor. Başladılar. Attıkları adımlar var, bize gelen şeyler var.” yanıtını verdi.

“Süreci yakından takip ediyoruz”

Eurofighter savaş uçaklarının alımına ilişkin son durumun sorulması üzerine Akar, sürecin başından beri Türkiye için F-16’ların tek adres olmadığının vurgulandığını kaydetti.

Seçeneklerden birinin de Eurofighter savaş uçakları olduğunu, konuya dair daha önce o dönemki İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallece ile görüştüğünü hatırlatan Akar, “Değerli dostumuz Savunma Bakanı Ben Wallece her şeyi anlattı, gösterdi. İngiltere olarak girişimlerde bulundular. Almanya’nın çekinceleri var. İtalya, İngiltere ‘evet’ diyor. Hepsi bir süreçtir. Süreci yakından takip ediyoruz. Önemli olan Silahlı Kuvvetlerimizin etkin, caydırıcı ve saygın gücünün her zamankinden daha çok gerekli olduğu… Türk Silahlı Kuvvetlerinin güçlü olması sadece Türkiye için değil içinde bulunduğumuz ittifak için de önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin Pakistan ile İran arasındaki gerilimde arabuluculuk rolünü geliştirip geliştirmeyeceğine yönelik soru üzerine Akar, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde uluslararası ortamda özne haline geldiğini ve bunun görülmesi gerektiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Pakistan ve İranlı muhataplarıyla görüştüğünü hatırlatan Akar, İran ve Pakistan’ın barış, huzur ve karşılıklı güven içerisinde ilişkilerini geliştirmesinden yana olduklarını vurguladı.

“En hafif tabiriyle ahlaksızlık”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin, “Etnik temizlik, soykırım. Hukuk ve insanlık bitti” ifadelerini kullanan Akar, bu duruma sessiz kalan ülke yönetimlerinin aksine ABD halkı dahil bütün halkların, insani kaygı taşıyan herkesin yaşananlara karşı ayağa kalktığına işaret etti.

İsrail’in kendi vatandaşlarının dahi Netanyahu yönetimine karşı duruş sergilediğini belirten Akar, şöyle devam etti:

“Fakat Siyonazi diye adlandırılan Netanyahu ve onun etrafındaki avanesi maalesef kendi menfaatleri, şahsi hesapları ve planları için oradaki masum insanların, bebeklerin, kuvözdeki çocukların ölmesine göz yumuyorlar. Burada ciddi bir vahşet, katliam var. Bir tarafta nükleer silahı dahi olan bir İsrail ordusu, diğer tarafta sapan taşından başka bir şeyi olmayan insanlar. Burada tabii hiçbir seçicilik yok. Siz binayı bombalarsınız, orada Hamas mı var, insanlar mı var? Böyle bir operasyon olabilir mi? Buna göz yumulabilir mi? Buna ‘evet’ denilebilir mi? Bu en hafif tabiriyle ahlaksızlık. İnsanlık dışı eylemler bunlar. Kabul edilebilir değil. Böyle bir vahşet, dünya tarihinde yok. Kabul edilemez. Bazı yönetimler, daha önce Netanyahu’ya karşı mülayim davranırken, şimdi herkes karşı. Kendi kamuoylarından dolayı karşı olmak mecburiyetinde hissediyorlar.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-f-16-satisi-olumlu-sonuclanacak/feed/ 0
MHP’nin açık hava toplantıları Mersin ve Manisa’da gerçekleştirilecek http://www.karadenizhabertv.com.tr/mhpnin-acik-hava-toplantilari-mersin-ve-manisada-gerceklestirilecek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mhpnin-acik-hava-toplantilari-mersin-ve-manisada-gerceklestirilecek/#respond Mon, 22 Jan 2024 21:06:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2652 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, partisinin ilk açık hava toplantısının 28 Ocak günü Mersin’de, ikincisinin ise 4 Şubat’ta Manisa’da gerçekleştirileceğini bildirdi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, partisinin düzenleyeceği açık hava toplantılarına dair açıklamalarda bulundu. Yalçın, 31 Mart 2024 yerel seçimlere hazırlık mahiyetindeki ilk açık hava toplantısının 28 Ocak günü Mersin’de, ikinci açık hava toplantısının ise 4 Şubat günü Manisa’da gerçekleştirileceğini aktardı.

Yalçın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne kadar büyük badirelerden geçtiğini, milletin ciddi imtihanlarla sınandığını dile getirerek, “Kuruluş yıllarından sonra yaşanan toplumsal çalkantılara, askeri darbelere, vesayet rejimi kurma çabalarına, ülkemizi Batı’nın uydusu konumunda tutma gayretlerine, azgın bölücü eylemlere rağmen; devletimiz bağımsızlığını, milletimiz bütünlüğünü korumayı bilmiştir. Aziz milletimiz; şanlı geçmişinden, sahip olduğu binlerce yıllık tarihi birikimden, köklü bir yönetim ve insan anlayışından beslenen tecrübesini toplum hayatına yansıtarak devletimizi ayakta tutmuştur. Türk milleti; mevcudiyetini hedef alan her türlü iç ve dış tehdidi, sarsılmaz bir azim ve aşınmaz bir dirençle savuşturmuştur” ifadelerini kullandı.

“Bölücü tehdit azalmamış, bilakis şiddetini arttırmıştır”

Türk milletini tarih sahnesinden silmek ve yaşadığı coğrafyayı parçalara ayırmak üzere emperyalist ülkelerin Birinci Dünya Savaşı öncesinde yaptığı gizli ve açık anlaşmaların kapısının hala açık tutulduğunu vurgulayan Yalçın, “Varlığımıza ve topraklarımıza yönelik kirli planlar, bölgede sahneye konulan yeni oyunlar ve vekalet savaşları yoluyla yeniden hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Bölücü tehdit azalmamış, bilakis şiddetini arttırmıştır. Düşman pusuda, içerideki iş birlikçileri de fesat ve tezgah peşindedir. Ancak hem birlik ve bütünlüğümüzü muhafaza etme, hem de Cumhuriyet’imizi ayakta tutma azim ve kararlığı; Milli Mücadele dönemindeki kadar azametli ve caydırıcı surette maşeri vicdanda yaşamaktadır. MHP, siyasi faaliyetlerini daima bu bilinci diri tutma anlayışıyla sürdürmektedir” açıklamalarında bulundu.

“Türkiye’de siyaset yapan her siyasi parti için Misak-ı Milli kararlarına sadakat bir vecibedir”

Yalçın şu şekilde devam etti:

“Bekasına yönelik bölücü tehdide karşı Türkiye’nin uluslararası hukuka dayanan, meşru askeri operasyonlarını bile sorgulama aymazlığını gösteren, bu uğurda verdiğimiz şehitleri politika malzemesi yapmaya cüret eden siyasi partiler varken bize düşen, kararlılıkla milletimizin yanında olmaktır. Bilindiği üzere, son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde 28 Ocak 1920 tarihinde kabul edilen Misak-ı Milli ile hayat sürdüğümüz topraklardaki egemenlik haklarımızın ve bağımsızlığımızın yılmadan savunulacağı dünyaya ilan edilmiştir. 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanan Birinci TBMM’de ise Misak-ı Milli’yi hayata geçirme kararı alınmıştır. Bu tarihi beyannamede yer alan esaslar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi rehberi olmuştur. Türkiye’de siyaset yapan herkes ve her siyasi parti için Misak-ı Milli kararlarına sadakat bir vecibedir. Misak-ı Milli’ye bağlılık, namus borcudur.”

“İlk açık hava toplantımız 28 Ocak’ta Mersin’de, ikincisi ise 4 Şubat’ta Manisa’da yapılacak”

Cumhur İttifakı’nı var eden siyasi ilkelerin, Misak-ı Milli’nin günümüzdeki sürümü olduğunu söyleyen Yalçın, “Partimizin mitinglerimizde kullanacağımız seçim sloganlarından birisi de aynı anlayışa paralel olarak ‘Cumhur Bizim, Türkiye Hepimizin’ şeklinde belirlenmiştir. MHP’nin 31 Mart 2024 tarihli yerel seçimlere hazırlık mahiyetindeki açık hava toplantılarının ilki, 28 Ocak’ta Mersin’de yapılacak ve milli söz birliğimiz dünyaya bir kez daha ilan edilecektir. Cumhur İttifakı anlayışı ile bu güzide ilimizde ‘Mersin Bizim, Türkiye Hepimizin’ diyeceğiz. Partimizin ‘Manisa Bizim, Türkiye Hepimizin’ temalı ikinci açık hava toplantısı ise 4 Şubat’ta Manisa’da gerçekleştirilecektir” şeklinde konuştu. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mhpnin-acik-hava-toplantilari-mersin-ve-manisada-gerceklestirilecek/feed/ 0
TOBB Başkanı: Türkiye, çelik üretiminde Avrupa’nın en büyük üreticisi olmayı hedefliyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:24:22 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2617 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi Başkanı Veysel Yayan, çelik sektörünün 2022’de terk ettiği Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi olma pozisyonunu, 2024 yılından itibaren tekrar yakalayabileceğini ümit ettiğini belirterek, “Uzun vadeli hedefimiz ise Kore’yi de yakalayarak dünyada 6. sıraya yerleşmek olacaktır” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi Başkanı Veysel Yayan, Türkiye’nin çelik üretimi ve tüketimindeki farkı, güncel verileri, çelik sektöründeki sorunları ve çözüm önerilerini İHA muhabirine değerlendirdi.

Yayan, Türkiye’nin çelik üretiminin, 2023’ün Kasım ayı itibariyle 30 milyon 500 bin tona ulaştığını belirterek, “Bu rakam 2022 yılına göre 30 milyon 500 bin tonun üzerine 3 milyon ton daha ilave edersek yıl sonu itibariyle 33 milyon 500 bin ton olacak. 33 milyon 500 bin ton 2022 yılının 35,2 milyon tonluk rakamına göre yaklaşık bir buçuk milyon ton, buna karşılık 2021 yılının 40,4 milyon tonluk rakamına göre ise yaklaşık 7 milyon ton civarında daha düşük bir üretim seviyesini ifade ediyor. Bu üretimdeki gerilemede özellikle, 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi sonrasında enerji fiyatlarındaki olağanüstü artışların Türk çelik sektörünü uluslararası piyasada rekabet edemez duruma getirmesi etkili oldu” diye konuştu.

“Yakalamış olduğumuz ivme, bizim için kabul edilebilir, geçmişte gerçekleştirdiğimiz rakamların üstünde bir rakamı ifade etmiyor”

Kahramanmaraş depremlerinin Türk çelik sektörü açısından ciddi olduğunu söylediği kayıplara yol açtığını aktaran Yayan, “Bölgede bulunan çelik üreticilerimiz, belirli bir süre için üretimlerini durdurmak mecburiyetinde kaldı. Yaklaşık bir buçuk milyon ton civarında bir üretim kaybı yaşadık. Ama haziran ayından itibaren bu üretim kayıplarını telafi ettik. Tüm üreticilerimiz tekrar faaliyete geçmeye başladı. 2023 yılının ikinci yarısından itibaren tekrar üretimimiz artmaya başladı ama bu üretim artışları aylık ortalama 2 milyon 900 bin ton civarında bir üretime tekabül ediyor. Oysa biz, 2021 yılında aylık ortalama 3,4 milyon ton civarında bir üretim yapıyorduk. Dolayısıyla son yakalamış olduğumuz ivme, bizim için kabul edilebilir, geçmişte gerçekleştirdiğimiz rakamların üstünde bir rakamı ifade etmiyor” dedi.

Çelik üretimindeki düşüşün sebeplerini ele alan Yayan, “Birincisi yılın başında enerji fiyatları konusundaki şartların belli ölçülerde etkisini sürdürüyor olması. Bir de depremden ortaya çıkan kayıplar. Bugün geldiğimiz noktada birincisi yeni tesislerimizin devreye girmiş olmasının birtakım katkıları var. İkincisi enerji fiyatları makul seviyelere inmiş vaziyette. Buradan dolayı Enerji Bakanlığına müteşekkiriz. Üçüncüsü de Ticaret Bakanlığımızın almış olduğu birtakım tedbirler var. Son olarak Türkiye’deki ithalat eğilimini göz önünde bulundurarak, burada bir zarar oluşma ihtimalini dikkate alarak 176 dolar civarında bir koruma tedbiri uygulanmasına karar verildi. Bunun Türkiye’deki kapasiteleri tam olarak kullanma ve aynı zamanda ölçek ekonomisinden yararlanması sebebiyle sektörün, ihracat şansını da artırma gibi faydaları olacağını düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Uzun vadeli hedefimiz çelik üretiminde dünyada Kore’yi de yakalayarak 6. sıraya yerleşmek”

Türkiye’nin 9 buçuk milyon tona yakın yassı ürünü ithal ettiğini dile getiren Yayan, “Uzun ürünlerle baktığımızda 14 milyon ton civarı da bir ithalat söz konusu. Bunların büyük ölçüde yurt içinden tedarik edilmesi imkan dahiline girecek. Yalnızca cari işlem dengesi açığının kapatılmasına değil, aynı zamanda Türkiye’de katma değer oluşturulmasına ve ilave istihdam sağlanmasına da katkıda bulunacak. Dolayısıyla 2024 yılında bu yönde ciddi adımlar atılmasını, 2025 yılında daha da güçlendirilmesini bekliyoruz. Böylelikle çelik sektörümüzün daha önce yakaladığı 2022’de terk ettiği tekrar Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi olma pozisyonunu 2024 yılından itibaren tekrar yakalayabileceğini ümit ediyoruz. Uzun vadeli hedefimiz ise Kore’yi de yakalayarak 6. sıraya yerleşmek olacaktır. Bizim beklentimiz bu” değerlendirmesini yaptı.

“Çevre katkı payının kaldırılması gerekiyor”

Türkiye’nin Yeşil Mutabakat kapsamında yatırım yapmak zorunda olduğunu hatırlatan Yayan, “Milyarlarca dolarlık yatırım yapmak durumundayız. Sadece Erdemir’in 3 gün evvel açıkladığı rakamlar 3,2 milyar dolarlık bir yatırıma işaret ediyor. Sektör açısından Türkiye için Dünya Bankası’nın belirlediği 650 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirmek gibi bir durum söz konusu. Bunu yapabilmek için finansman açısından güçlü olmak durumundayız. Ancak üzerimizde bir çevre katkı payı yükü var. Bunun kaldırılması gerekiyor. 70 milyon dolar civarında yıllık bir maliyet getiriyor” dedi.

“2024’ten ümitliyiz”

İlerleyen yıllarda hurda ve kömürden gerçekleştirilen çevre katkı payı kesintilerinin 70 milyon doları aşabileceğini tahmin ettiklerini kaydeden Yayan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu bizim için endişe kaynağı. En son İnşaat Demiri İzleme Sistemi çerçevesinde inşaat demirlerinin etiketlenmesi ve güvenlikli boya ile boyanması konusunda da hiç beklemediğimiz, olağanüstü yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldık. Bizim daha evvel satın almakta olduğumuz benzeri etiketler için ödediğimiz fiyatın 38 misli bir fiyat gündeme geldi. Bu çok rahatsız edici bir durum. Bu çevre katkı payıyla bunları ikisini bir araya getirdiğimizde bizim sektörün rekabet etmesini engelleyecek bir başka faktör gündeme gelmiş oluyor. Bunu mutlaka ve mutlaka gözden geçirmemiz ve bu İzleme Sistemi’nin çalışmasına ağırlık vermemiz lazım. Kamu erkini kullanarak belirli gelirler elde etmeye çalışmak kamu kuruluşlarına yakışmıyor. Dolayısıyla bundan vazgeçilmesi ve çelik sektörünün tekrar ayağa kalkma yönündeki, 2023 yılındaki ciddi kayıplarını telafi etme yönündeki çabalarına destek olma zamanındayız. 2023 yılında bizim ihracatımızda yüzde 43 civarında bir gelir düşüşü söz konusu oldu. Üretimimizde de ciddi bir düşüş söz konusu oldu. Bunlar bir bütün olarak Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkileyen faktörler. Kapasite kullanım oranlarımız düştü. 2024’ten ümitliyiz. Bunun gerçekleşmesi için üzerimizdeki bütün suni yüklerin kaldırılması ve sektörün üzerinden marjinal birtakım kesintiler yapmak yerine sektörün ekonomiye verdiği katkıya, istihdama katma değer vergisine odaklanılması ve onu yapabilir durumda olmasını sürdürebilecek bir yaklaşım içerisinde bulunulması hayati önem taşıyor.” – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/feed/ 0
Vergi Müfettişi: Dolaylı vergilerin payı artmalı, vergi adaleti sağlanmalı http://www.karadenizhabertv.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:03:12 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2604 Vergi Müfettişi Fatih Mustafa Olcay, vergide adaletin tesis edilmesi için dolaylı vergilerin gayri safi milli hasıla içindeki payının dolaysız vergilerde de sağlanması gerektiğini belirterek, “Harcamaların üzerinden alınan vergilerden ziyade servet vergileri ve gelir vergileri üzerinden alınan tutarların artan oranda bir şekilde yapılması ile özellikle çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir” dedi.

Vergi Müfettişi Fatih Mustafa Olcay, kayıt dışılık, FATF (Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu), kara para aklama ve terörün finansmanı konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının attığı adımları, vergi gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunda önerilerini, enflasyon hedefi doğrultusunda AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Türkiye’nin atması gereken adımları ve dijital ekonomi kapsamında kripto varlıkların vergilendirilmesi konusunda son durumu İHA muhabirine değerlendirdi.

“Yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor”

Vergi Müfettişi Olcay, kayıt dışılık, FATF, kara para aklama ve terörün finansmanını konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının büyük olduğunu söylediği çalışmalar ortaya koyduğunu belirterek, “Bakanımız Mehmet Şimşek de ifadelerinde bu konulara sıklıkla değiniyor. Özellikle terörün finansmanı, kara para aklama ile alakalı, Türkiye’nin gri listeden çıkması, yatırımların Türkiye’ye çok daha fazla gelmesi açısından çok büyük mücadele gösterilmekte. FATF’ın gri listesinde şu anda iki tavsiyede uyumsuzluk göstermekteyiz. Bunu aşmak için bakanlığımız çalışmalarda bulunmakta. Bakanlığımız 2022 yılı raporunu FATF’a sundu. Bu noktada yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor. Vergi denetim kurulunda çalışan vergi müfettişleri olarak terörün finansmanı, kara para aklamanın engellenmesi açısından üzerine düşen vergi incelemelerini ve denetimlerini gerçekleştiriyoruz. Özellikle asıl kullanıcıların tespit edilmesi ve terörün finansmanından kaynaklanan bu paranın aklanmasının engellenmesi konuları ile ilgili olarak hem raporlamalar hem de değerlendirmelerle bakanlığımızın bu çalışmasına katkılar sunmaktayız” diye konuştu.

“Çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir”

Vergiye gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunu ele alan Olcay, şunları söyledi:

“Vergilendirmede adaletin tesis edilmesi ve vergiye gönüllü uyumun sağlanması için Türkiye’de özellikle vergi bilincinin sağlanması gerekmektedir. Vergide adaletin tesis edilmesi için dolaylı vergilerin gayri safi milli hasıla içindeki payının dolaysız vergilerde de sağlanması gerekmektedir. Özellikle harcamaların üzerinden alınan vergilerden ziyade servet vergileri ve gelir vergileri üzerinden alınan tutarların artan oranda bir şekilde yapılması ile özellikle çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir. Bu anlamda eksik olduğumuz hususları tamamlıyoruz, tamamlamaya gayret gösteriyoruz. Bakanlığımız da bu konuda çalışma göstermektedir.”

“2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’den ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz”

Vergi Müfettişi Olcay, enflasyonun tek haneli seviyelere inmesi için Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikasına binaen Hazine ve Maliye Bakanlığının eş güdümlü olarak sıkı maliye politikası ve vergi politikası uygulamayı tercih ettiğini hatırlatarak, “Bu doğrultuda adımlar atıyor. Bu anlamda biz, sıkı para politikası ile maliyetlerin de ihracatın da çok önemli olduğunu düşünmekteyiz. İhracat kalemlerindeki maliyet artışlarının azaltılması ve ihracat kalemlerimizin artarak devam etmesi de ülkemiz açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle 2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’ye ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz. Ancak ilerleyen süreçte bunlar yapmadığımızda şunlarla karşılaşabiliriz: Maliyetlerimizdeki artışlardan dolayı AB ülkelerine ihracat yapmak için pazar payımızda daralmalar görülebilir. Bu anlamda 2026 yaklaşmadan Hazine ve Maliye Bakanlığımız bu konularda çalışmalar gösteriyor. SKDM için bir an önce yerel emisyon sistemimizi uygulamaya sokmamız gerekmekte. Pazar payımızın daralmaması, ihracat hedeflerimizin gerçekleşmesi için adım atmalıyız. Bu iki durum, enflasyonun tek hanelere inmesine katkı sunacaktır” ifadelerine yer verdi.

“Önce tanımı yapılarak, kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte”

Olcay, dijital ekonominin vergilendirilmesi ve kayıt altına alınması açısından çözüm bekleyen en önemli olduğunu söylediği konulardan birinin de kripto varlıklar olduğunu aktararak, “Kripto varlıklar, merkeziyetsiz bir şekilde saklanabilen, paylaşılabilen, alım-satım yapılabilen varlıklar. Kripto varlıkların vergilendirilebilmesi için öncelikle tanımın yapılması gerekiyor. Yani, emtia mı, gayri maddi hak mı, menkul kıymet mi yoksa para mı? Bu açıdan ülkemizde çalışmalar yürütülmekte. Daha sonra kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte. Türkiye de buna ilişkin çalışmalar gösteriyor. Yakın zamanda Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in açıklamaları var: ‘Ülkeler bu anlamda kendi düzenlemelerini yapıyorlar. Biz de kendi düzenlemelerimizi yapmalıyız’ diye. Özellikle Türkiye’nin dijitalleşme alanında vergi ağını kurabilmesi, bu alanların boşluğunu doldurabilmesi açısından da kripto varlıkların vergi altına alınması ve bu uygulamanın geliştirilmesi çok büyük önem arz etmektedir” dedi. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/feed/ 0
Türkiye, mermer ve traverten ihracatında zirvede http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-mermer-ve-traverten-ihracatinda-zirvede/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-mermer-ve-traverten-ihracatinda-zirvede/#respond Mon, 15 Jan 2024 21:06:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2377 Doğal taş sektöründe iyi bir konumda olan Türkiye, mermer ve traverten ihracatında dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Blok mermer, traverten ihracatının yanı sıra katma değeri artırmak isteyen sektör, ürünleri işleyerek ihracattaki payını artırıyor.

Dünya doğal taş rezervinin yüzde 35’ine sahip Türkiye’nin madencilik sektöründe Manisa’nın Kula ilçesindeki traverten rezervi, ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Kula’daki tesislerinden çıkarılan travertenlerin büyük bölümünü doğrudan işlenmiş olarak ihraç ediliyor. Kula’daki 900 bin metrekarelik alanı kaplayan ve 300 metre derinliğe inen ocağında, 270 milyon metreküplük rezervle dünyanın en büyük traverten ocaklarından birine sahip. Ocakta, dev traverten blokları iş makinesi yardımıyla önce kaynaktan ayrılıyor. Blok taşlar daha sonra iş makinesiyle kamyonlara yükleniyor. Fabrikaya taşınan traverten bloklar daha sonra kesilerek plaka haline getiriliyor. Cilalama ve dolgulama gibi işlemlerden geçen plakalar istenilen ebatta kesilerek satışa hazır hale getiriliyor.

Blok mermer ithalatının 2,22 milyar dolar bandındaki paydan 650 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Türkiye, yüzde 29’la birinci sırada yer alıyor. 4,66 milyar dolar işlenmiş mermer-traverten ithalatında ise Türkiye 1,31 milyar dolarlık payla Çin’in ardından ikinci sırada yer alıyor.

Yaptıkları tanıtım ve yatırım faaliyetleriyle Pazar paylarını büyüttüklerini söyleyen Cemar Mermer ve Traverten’in Genel Müdürü Yusuf Yalçın, “Gerek üretim ocağımız gerekse fabrika kısmımız kapalı alanlarımızla sektörde üçüncü nesil geldiğimiz için Yönetim Kurulu Başkanımızın üçüncü nesil bu sektörde olmasından dolayı bu bilgi birikim ve tecrübenin vermiş olduğu özgüvenle bu alanda hem Türkiye’de çok önemli bir pay sahibi olduğumuzu düşünüyorum hem istihdama, üretime, ihracata önemli ölçüde katkı yaptığımızı düşünüyoruz. Aynı zamanda son yıllarda sektörde özellikle Türkiye’nin doğal taşının tanıtımı konusunda önemli hamleler yapıyoruz. Dünya çapında hatırı sayılan Verona Fuarı ve Uluslararası İzmir Fuarında son yıllarda son yıllarda özellikle anasponsor olduk. Bu anasponsorluğun ve ihracat rakamlarının vermiş olduğu güvenle insanların bizi tercih etme oranı son yıllarda çoğaldı. Bizim 15 tane tanıtım uzmanımız var. Hem şirketimizi hem de ürünlerimizi tanıtan bu arkadaşlarımız dünyanın bütün ülkelerini dolaşarak hem ülkemizi, hem taşımızı hem de şirketimizi tanıtıyorlar” dedi.

“Üretim kapasitemizi 3,5 katına çıkaracak bir yatırım yapıyoruz”

Üretim kapasitesini arttırarak Türkiye ihracatına da önemli bir katkı sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Yalçın, “Ocağımızın ve fabrikamızın kapalı alan büyüklüğüyle yetinmiyoruz. Her geçen gün büyüyen bir organizasyon olduğumuz için üretim kapasitemizi 3,5 katına çıkaracak bir yatırım yapıyoruz. Bu özellikle birkaç ay sonra devreye girecek. Sektördeki rolümüz de daha da fazla büyüyecek. Şu anda ortalama 400-450 civarında çalışanımız 600-700’lere çıkmış olacak. Şu anki yapmış olacağımız ciro da yükselmiş olacak. Bunun sonucunda da Türkiye’nin ihracat rakamlarında önemli bir pay sahibi olacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

Travertenin doğal bir taş olması nedeniyle çok tercih edildiğini söyleyen Yalçın, “İnsanoğlunun yaşadığı her alanda kullanılabilir. Doğal olması tercih sebebi oluyor. Nefes alabilen bir taş, herhangi bir katkı maddesi istemeyen bir taş. Özellikle 54 ülkeye ihracat yapıyoruz. Ama en çok Avrupa ve Amerika’da tercih ediliyor. Bunun nedeni ise doğal ve sağlıklı olması” dedi.

“Son yıllarda birinci olmamızla yetinmeyip bu aradaki makası da arttırdığımızı görüyoruz”

Son yıllarda yaptıkları yatırımlarla ihracat paylarını arttırarak makası açmak istediklerini söyleyen Yalçın, “Mermer sektöründe 2013 yılından beri açık ara Türkiye ihracat rakamlarında en çok mermer ihracatı yapılan ülkeler arasında açık ara birinci. Bu da bizi mutlu ediyor. Özellikle son yıllarda birinci olmamızla yetinmeyip bu aradaki makası da arttırdığımızı görüyoruz. Daha da fazla mutlu olmamız için biz de bu doğal taş konusunda da farkındalığın gelişimi için nasıl ki mermer sektöründe bu açık ara liderliği yakaladıysak traverten ve doğal taş sektöründe de bu liderliği yakalamak makası mermer sektöründe olduğu gibi açmak istiyoruz. Bu çerçevede biz şirket olarak üzerimize düşeni olabildiğince fazla yapmak istiyoruz. Özellikle son yıllarda bizim rakamlarımıza da yansıması, fuarda aldığımız güzel tepkilerin, fuardan sonra şirketimizle girilen diyaloglardan anladığımız kadarıyla iyi bir yolda gittiğimizi düşünüyorum. Bu üretim kapasitemizi arttırdığımız zaman telaffuz ettiğimiz rakam ve planlamaların çok daha anlamlandığını göreceğiz. Bu anlamda ülkemizle paralel bir şekilde hamlelerimize devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Travertenin Avrupa ve Amerika’da sıklıkla kullanıldığını belirten Yalçın, “Sektörün geneline baktığımız zaman Amerika, Hindistan gibi ülkelerde çok tercih edildiğini görüyoruz. Bazı ülkelerde blok talebi var, bazı ülkelerde işlenmiş talebi var. Biz bloktan çok işlenmiş taş olarak ihracat ediyoruz. Bu çerçevede başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinin ve Amerika’nın daha fazla tercih ettiğini görüyoruz. İşlenmiş olması da metrekarede daha fazla fiyatı yükseltiyor. Bazı ülkeler blok olarak alarak kendi fabrikalarında işliyorlar. Bizim dünya standartlarında bir kasalama sistemiyle Avrupa Birliği normlarına uygun, Amerika standartlarına uygun bir paketlemeyle gönderiyoruz” dedi.

“Blok mermer-traverten ihracatında birinci sıradayız”

Blok mermer-traverten ihracatında Türkiye’nin birinci sırada yer aldığını söyleyen Yalçın, “Dünya blok mermer-traverten ithalatı 2,22 milyar dolar bandında. Türkiye tüm dünyada 650 milyon dolarlık blok mermer-traverten ihracatı gerçekleştirerek pazarda yüzde 29 payla birinci sırada olduğunu görüyoruz. Bunun yanında aynı zamanda dünyada işlenmiş mermer-traverten ithalatındaysa 4,66 milyar dolar bandında. Türkiye 1,31 milyar dolarlık işlenmiş mermer-traverten ihracatı gerçekleştirerek pazarda yüzde 25’lik payla Çin’in ardından ikinci sırada yer aldığını görüyoruz” ifadelerini kullandı. – MANİSA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-mermer-ve-traverten-ihracatinda-zirvede/feed/ 0
Özgür Çelik: “Siyasi İktidar, Medya Üzerinden Toplumu Kutuplaştırarak Toplumun Gerçek Sorunlarından Gündemi Uzak Tutma Çabası İçerisine Giriyor” http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-celik-siyasi-iktidar-medya-uzerinden-toplumu-kutuplastirarak-toplumun-gercek-sorunlarindan-gundemi-uzak-tutma-cabasi-icerisine-giriyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-celik-siyasi-iktidar-medya-uzerinden-toplumu-kutuplastirarak-toplumun-gercek-sorunlarindan-gundemi-uzak-tutma-cabasi-icerisine-giriyor/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:45:45 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2286 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 10 Ocak Gazeteciler Günü nedeniyle yerel basınla gerçekleştirdiği buluşmada; “Türkiye’deki siyasi iktidar, medyanın yüzde 95’ini bir biçimiyle baskı altına alarak, sansürleyerek, kontrol altına alarak, basın üzerinde bir tahakküm kurarak medya kuruluşları üzerinden toplumu kutuplaştırıyor, toplumu ayrıştırmaya devam ediyor ve bunu, şu amaçla yapıyor: Medya üzerinden bir biçimiyle toplumu kutuplaştırarak, toplumun gerçek sorunlarından ne yazık ki gündemi uzak tutma çabası içerisine giriyor” dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 10 Ocak Gazeteciler Günü nedeniyle Zeytinburnu’ndaki 1453 Çırpıcı Sosyal Tesisleri’nde bugün yerel basınla bir araya geldi. Burada gazetecilere hitap eden Çelik, günün anlamlı ancak ocak ayının gazeteciler ve gazetecilik açısından kapkara bir ay olduğunu da dile getirdi. Çelik, şunları söyledi:

“MEDYANIN YÜZDE 95’İ İKTİDARIN KONTROLÜNDE: 24 Ocak 1983’te Uğur Mumcu hain bir saldırı sonucu katledildi. 19 Ocak 2007’de, onun ayakkabısının altındaki delik halen hafızalarımızda, Hrant Dink katledildi ve 8 Ocak 1996 yılında Metin Göktepe işkenceyle katledildi. Anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Onlar, bu toplumun emekçi ailelerinin çocuklarıydı. Onlar bu ülkenin, bu halkın haber alma hakkını savunmak için canlarından oldular. Tekrar anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Ne yazık ki 90’lı yıllarda çok büyük acılar yaşadık. Çok uzun yıllardır, hatta tarihin neredeyse her döneminde gazeteciler baskıya ve sansüre maruz kalıyorlar. Ne yazık ki 2024 Türkiye’sinde bugün, durum 60’lı ve 90’lı yıllardan da farklı değil. Bugün halen medyanın yüzde 95’i siyasi iktidarın kontrolünde. Yani bugün Türkiye’deki siyasi iktidar, medyanın yüzde 95’ini bir biçimiyle baskı altına alarak, sansürleyerek, kontrol altına alarak, basın üzerinde bir tahakküm kurarak medya kuruluşları üzerinden toplumu kutuplaştırıyor, toplumu ayrıştırmaya devam ediyor ve bunu, şu amaçla yapıyor: Medya üzerinden bir biçimiyle toplumu kutuplaştırarak, toplumun gerçek sorunlarından ne yazık ki gündemi uzak tutma çabası içerisine giriyor.

TÜRKİYE’DE ÇOK CİDDİ EKONOMİK KRİZ VAR: Bugün Türkiye çok ağır koşullar yaşıyor. Bugün Türkiye’de çok ciddi bir ekonomik kriz var. Bugün Türkiye’de çok ciddi bir geçim sıkıntısı var. Bugün Türkiye’nin deprem başta olmak üzere çok önemli problemleri ancak ne yazık ki medya kanallarının yüzde 95’inde Türkiye’nin ekonomik sorunlarını izleyemiyoruz, okuyamıyoruz. Türkiye’nin kentsel dönüşüm sorunlarını izleyemiyoruz, okuyamıyoruz. Bugün ne yazık ki sadece dış politika ve güvenlik konusunda bir hamaset siyasetiyle medya, toplumu yönlendirme çabası içerisine gidiyor. Aynı zamanda bunu sadece ana akım medya yoluyla gerçekleştirmiyorlar. Aynı zamanda bunu sosyal medya yoluyla da gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Önümüzde bir kritik dönem var. Üç ay sonra bir yerel seçime gidiyoruz. Biz istiyoruz ki, yerel seçimin gündemi yerel hizmetler olsun. Biz çıkalım, Büyükşehir Belediye Başkanımızın 4,5 yıllık hizmetlerini, başarılı belediyecilik uygulamalarını anlatalım. Biz bunları gerçekleştireceğiz.

İSTANBUL’UN 4,5 YILDA NASIL ADALETLİ YÖNETİLDİĞİNİ ANLATACAĞIZ: İstanbul’un 4,5 yılda nasıl eşitlikçi bir yönetimle yönetildiğini, nasıl bir adaletli yönetimle yönetildiğini toplumun tüm kesimlerini anlatacağız. Şunu biliyoruz ki siyasi rakiplerimiz, kontrol ettikleri yüzde 95’lik medya kanallarıyla, sosyal medyalarla, montaj videolarla, sahte broşürlerle yine toplumu ayrıştırmaya devam edecekler. Yine toplumu kutuplaştırmaya devam edecekler. Topluma neyi sunacaklarından çok gündemi hep dış politika üzerinde, iç güvenlik meseleleri üzerinde tutmaya çalışacaklar. Şunu ifade etmek isterim. CHP’yi bölücü örgütlerle yan yana anarak toplumda bir kutuplaşma yaratanlar şunu iyi bilsinler. CHP, Türkiye’nin kurucu partisidir, milli mücadelenin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. CHP bu ülkede iki ülke kurmuş partidir. Bunların bir tanesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan, hepimizin gözbebeği Türkiye Cumhuriyeti’dir. İkincisi de ‘Biz milliyetçiliği sokak duvarlarına değil, Kıbrıs’ın dağlarına, Batı Anadolu’nun haşhaş tarlalarına yazdık’ diyen Bülent Ecevit’in özgürleştirdiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir.

CHP’Yİ BÖLÜCÜ ODAKLARLA İŞBİRLİĞİ YAPMAKLA SUÇLAMAK TÜRKİYE’YE İHANETTİR: Ülkenin kurucu partisi CHP’dir. CHP, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü içerisinde bayrağımızın, inançlarımızın, değerlerimizin tartışılmadığı bir Türkiye’de 86 milyon yurttaşın barış ve kardeşlik içerisinde yaşamasının teminatıdır. Türkiye’de yaşayan 86 milyon yurttaşımızın kimliği, inancı, kökeni ne olursa olsun bütününün yaşamının teminatı CHP’dir. Dolayısıyla Türkiye’nin gerçek sorunlarını, ağır problemlerini örtmek için CHP’yi ya da diğer muhalefet partilerini bölücü odaklarla işbirliği yapmakla suçlamak Türkiye’ye ihanettir, haksızlıktır. Bu yönüyle bu yerel seçimde yerel gündemleri konuşmak istediğimizi çok net bir biçimde ifade etmek istiyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu, 4,5 yılda İstanbul’da çok önemli çalışmalar yapmıştır. Onları, hizmetleri saatlerce anlatmak mümkün. Altyapı, üstyapı yatırımlarını uzun uzadıya anlatmak mümkün. İstanbul’un 4,5 yıl önce nasıl su taşkınlarına teslim olduğunu hepimiz biliyorduk. Bugün İstanbul’da tek bir noktada bile, çok ağır yağışlarda bile sel taşkınlarının yaşanmadığını görüyoruz.

CUMHURBAŞKANLIĞI YETKİLERİNİ KULLANARAK BELEDİYE BAŞKANIMIZIN HİZMETLERİNİ ENGELLEDİLER: İstanbul’un yeşil alanlarının imara açılmak yerine yaşam vadilerine, kent ormanlarına dönüştürüldüğünü görüyoruz ve İstanbul’da yurtlarla, burslarla, öğrenci dostu bir belediyecilik yapıldığını biliyoruz. İstanbul’da çocuk kreşleriyle, anne kartlarla, çocuk dostu, anne dostu bir şehir planlandığını biliyoruz. Bizim odak noktamızdaki konular bunlardır ve 2024 sonrası İstanbul’da daha adil, daha yeşil, daha yaratıcı bir İstanbul’u nasıl planlayacağımızı İstanbul halkına anlatacağız. Bir yönüyle de 2019’dan bu yana Büyükşehir Belediye Başkanımızın bazı projelerinin engellendiğini Türkiye kamuoyu biliyor. Bazen Meclis çoğunluğunu kullanarak Büyükşehir Belediye Başkanımızın hizmetlerini engellediler, bazen bakanlık yetkilerini kullanarak Büyükşehir Belediye Başkanımızın hizmetlerini engellediler, bazen de Cumhurbaşkanlığı yetkilerini kullanarak belediye başkanımızın hizmetlerini engellediler. Onlarca örnek sayabilirim ama sadece bir tanesini söyleyeyim. Sefaköy-Beylikdüzü Metro hattı projesi hazır, finansmanı hazır. Sadece Cumhurbaşkanlığı imzası, bir yılı aşkın zamandır bekleniyor ama o imza bir yılı aşkın zamandır Ankara’da atılmadığı için her gün insanlar Küçükçekmece, Sefaköy, Avcılar rampasında dakikalarca, saatlerce trafikte bekliyorlar.

YEREL BASIN TEMSİLCİLERİ, CUMHURİYETE GİDEN YOLDA BÜYÜK ROL OYNADI: Bunun onlarca örneği var. Yarın çıkacaklar, bizim hizmetlerimizi eleştirmeye çalışacaklar ancak bunun gibi engellenen onlarca örnek var. İmar konusunda birtakım engellemeler var. Bu engellemeleri de ortadan kaldırmak için 2024’te büyük bir başarıyı hep birlikte, yol arkadaşlarımızla birlikte elde edeceğiz. Tabii burada yerel basın temsilcileriyle bir aradayız. Yerel basın, milli mücadelenin sesi olmuştur. Cumhuriyet öncesinde baskı ve sansüre maruz kalan yerel basın temsilcileri, bir adım bile geri adım atmadan Cumhuriyet’e giden yolda çok büyük bir rol oynadılar. Bu anlamıyla yerel basın ülke tarihi açısından çok önemli ancak bugün de demokrasinin tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için yerel basın çok önemli. Basın, demokrasilerde yasama, yürütme ve yargının yanında dördüncü kuvvet olarak nitelendirilir. Tabii ki ulusal basının özgür olması lazım ancak yerel basının da özgür, güçlü olması lazım. Yerel basın ne kadar güçlü, özgür olursa Türkiye demokrasisine o kadar büyük bir katkı sağlar. Çünkü ulusal kanallarda izlediğimiz, ulusal yayın kuruluşlarından okuduğumuz birçok haberin kaynağının aslında yerel basın olduğunu biliyoruz. Örneğin bir mahalledeki kadın cinayetine, örneğin bir ilçe belediyesinin usulsüzlükle, yolsuzlukla ilgili bazı uygulamalarını yerel basın temsilcilerinin gündeme getirdiğini biliyoruz. Yerel basın sokakta, mahallede, toplumun birinci öncelikli sesi ve kulağı. Bu yönüyle yerel basınımızın güçlendirilmesi çok önemli.”

Özgür Çelik, CHP İstanbul İl Başkanlığı İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcılığı öncülüğünde yerel basınla çalıştay yapılması önerisinde bulundu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozgur-celik-siyasi-iktidar-medya-uzerinden-toplumu-kutuplastirarak-toplumun-gercek-sorunlarindan-gundemi-uzak-tutma-cabasi-icerisine-giriyor/feed/ 0
Türkiye’nin 2024 Büyüme Hedefi Yüzde 3, AB’nin Durgunluktan Çıkması Önemli http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-2024-buyume-hedefi-yuzde-3-abnin-durgunluktan-cikmasi-onemli/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-2024-buyume-hedefi-yuzde-3-abnin-durgunluktan-cikmasi-onemli/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:03:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2167 Dünya ve Türkiye 2024 yılına yoğun bir ekonomi ve siyaset gündemi ile girdi. Dünya resesyondan bunalmışken Türkiye de enflasyonla mücadelede atılacak adımlar ön plana çıkıyor. Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi, Eski Ekonomi Bakanı Prof. Dr. Işın Çelebi, Avrupa Birliğinin bu durgunluktan çıkmanın yollarını aradığını dile getirdi. Türkiye’nin 2024 yılı büyümesini yüzde 3’e göre planladığını belirten Çelebi’ye göre, ihracatının hemen hemen yarısını Avrupa Birliği ülkelerine yapan Türkiye açısından da AB’nin durgunluktan çıkıp resesyonu atlatmış olması faydalı.

Yabancı sermayenin gelmesi için ise devlet ilkelerinin uygulanması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Çelebi, bu ortamda üretim ve verimliliğin artırılmasının her zamankinden daha önemli olduğunu vurguladı. Çelebi, “Türkiye ihracatındaki büyüme önceki yıla göre yüzde 1’in altında oldu. Dünyada Emtia fiyatları yüzde 25 düşmesine rağmen yine de 255 milyar dolar düzeyinde bir ihracat gerçekleşti. Bunun anlamı emtia fiyatları yüzde 25 düşerken, değer olarak miktar olarak demek ki ihracatta bir artış var. İhracatın ithalatı karşılamama oranı yüzde 70’e çıktı. Bunun yüzde 80’e çıkarmak lazım. Fakat bazı sektörlerde demir çelik gibi 15 milyon tonluk bir sıvı çelik üretiminde bir düşme oldu” dedi.

Parasal daralmayla 1-2 yıl ekonominin belli bir dengeye oturabileceğini ifade eden Çelebi, ancak asıl meselenin, üretimi ve verimliliği artırmak olduğunu belirtti. “Türkiye, teknoloji transferi yapmalı. Çünkü görüyoruz ki Çin, Güney Kore, Hindistan, Japonya, müthiş bir teknoloji üreterek üretim verimini sağladı. ABD ve Avrupa Birliği dışında yeni bir gelişme potansiyeli oluşturdular. Türkiye bunun dışında kalmamalı” diyerek önerilerini dile getirdi.

“2024 yılında sıkı para politikası uygulamasına gireceğiz, zor bir yıl olacak”

Çelebi, zor bir yıl olacağını belirttiği 2024 yılını ilk 6 ay ve ikinci altı ay olarak farklı değerlendirerek, “2024 yılının ilk altı ayı daha genişleyici politikaların uyguladığı bir seçim atmosferinde geçecek. Mayıs, Nisan, Mayıs gibi enflasyonun yüzde 70’lere çıkacağı hesap ediliyor. İkinci alt ayında ise daha daraltıcı politikalar söz konusu. Enflasyonun da bu ortalamanın yüzde 36 – yüzde 40’a kadar ineceği öngörülüyor. Fakat hayat pahalılığı probleminin çözümü henüz gerçekleşmedi. Çünkü 2023’te gördüğüm kadarıyla eğitimde yüzde 82, sağlıkta yüzde 79.56 ve gıda da yüzde 70’in üzerinde fiyat artışları var. Hayat pahalılığına yol açan bu fiyat artışlarını aşağıya çekecek uygulamaları da devreye alınması gerekiyor” değerlendirmelerini yaptı.

“Fiyat artışlarını durdurmak için dolaylı vergilerde reform yapılmalı”

Çelebi’nin bunun için önerdiği yöntem, özellikle mazotta ve benzinde vergi oranlarını düşürmek. Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içinde oranının yüzde 68 olduğuna işaret ederek, son 16 yılın ortalama dolaylı vergi oranının ise yüzde 66 olduğunu söyledi. Çelebi sözlerini şöyle sürdürdü: “Bence Türkiye’de enflasyonun temel nedeni devletin açıkları ve bütçe. Vergi tahsilatıyla ve dolaylı vergilerle kapatılacağı varsayılıyor. Bütçe açığı 600 milyar TL civarında sabit tutuluyor. Ama kişisel kanaatim eğer biz hayat pahalılığı düşüreceksek, bu gıda fiyatlarını enflasyon oranının altına indireceksek, mutlaka dolaylı vergilerde bir reform yapılması lazım.” – İSTANBUL

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-2024-buyume-hedefi-yuzde-3-abnin-durgunluktan-cikmasi-onemli/feed/ 0
CHP İstanbul İl Başkanı: İstanbul’da tarihi bir zafer elde edeceğiz http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-istanbul-il-baskani-istanbulda-tarihi-bir-zafer-elde-edecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-istanbul-il-baskani-istanbulda-tarihi-bir-zafer-elde-edecegiz/#respond Fri, 05 Jan 2024 21:24:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2024 Haber: OKTAY YILDIRIM – ÇAĞATAN AKYOL/ Kamera: ADEM KARABAYIR

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı tanıtım toplantısında; “Güzel ülkemizin, güzel yürekli insanları bu tabloyu hak etmiyor. Bu nedenle tarihi bir seçim. Bu tabloyu değiştirmek için hep birlikte yerel seçimlerde İstanbul’da ve Türkiye’de yeniden tarihi bir zafer elde edeceğiz. 2028’e giderken halkımıza yeniden umut olacağız” dedi.

İBB Başkan Adaylığı’na Ekrem İmamoğlu’nun yeniden aday gösterilmesinin ardından bugün Haliç Kongre Merkezi’nde “İstanbul’a hizmette tam yol ileri” sloganıyla lansman düzenlendi. Programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile çok sayıda partili de katıldı. Burada konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, bugünün tarihi bir gün olduğuna ve büyük bir yola çıktıklarını belirterek şunları söyledi:

“800 BİN FARKTAN DERS ÇIKARTMAYANLAR, CUMHURBAŞKANLIĞI YETKİLERİYLE HİZMETİ ENGELLEMEYE ÇALIŞTILAR: İstanbul, 2019’dan bu yana katılımcı, demokratik, eşitlikçi, adil ve halkçı bir anlayışla yönetiliyor. İstanbul, başkanımız Ekrem İmamoğlu yönetiminde 4,5 yılda çok önemli başarılara imza attı. Bu büyük başarılar tüm engellemelere rağmen büyük bir mücadeleyle gerçekleşti. Hatırlayalım. 31 Mart 2019’da seçimi kazandığımız gün, hep birlikte büyük bir demokrasi mücadelesi vermek zorunda kaldık. Bu topraklar 6 Mayıs 2019’da, Türkiye demokrasi tarihi açısından kapkara bir güne tanıklık etti. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul halkının helal oylarıyla kazandığı mazbatası iptal edildi. Büyükşehir Belediye Başkanımız, büyük bir demokrasi mücadelesiyle İstanbul’u yeniden kazandı. Tekrar edilen İstanbul seçimlerinde 800 bin oy farkından ders çıkartmayanlar; yeri geldi meclis çoğunluğuyla, yeri geldi bakanlık yetkileriyle, yeri geldi Cumhurbaşkanlığı yetkileriyle İstanbul halkının hizmet almasını engellemeye çalıştılar.

UYDURUK DAVALARA RAĞMEN İSTANBUL 4,5 YILDA BÜYÜK İŞLER BAŞARDI: Buradan İstanbulluların hizmet almasını engellemeye çalışanlara sesleniyorum. Cezalandırmaya çalıştığınız Cumhuriyet Halk Partisi değil, cezalandırmaya çalıştığınız Ekrem İmamoğlu değil, hizmetleri engelleyerek İstanbul halkını cezalandırmaya çalışıyorsunuz ve İstanbul halkı bunu görüyor. İstanbullular bu gerçeği biliyor. Tüm engelleme çabalarına rağmen, tüm uyduruk davalara rağmen İstanbul 4,5 yılda çok önemli işler başardı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu yönetiminde İstanbul daha adil, daha yeşil ve daha yaratıcı bir kent haline geldi. Büyükşehir Belediye Başkanımız, metro yatırımlarıyla, ulaşım yatırımlarıyla, altyapı-üstyapı yatırımlarıyla, çocuk kreşleriyle, yurtlarla, burslarla, kent lokantalarıyla, anne kartlarla ve daha niceleriyle İstanbul halkına hizmet etmeye devam ediyor.

TARİHİ BİR SEÇİME GİDİYORUZ: İstanbul’un kültür varlıkları korunuyor, yeşil alanlar imara açılmak yerine yaşam alanlarına dönüştürülüyor. Tüm bu çalışmaları ve daha fazlasını önümüzdeki 3 ay boyunca tüm İstanbullulara kapı kapı, sokak sokak anlatacağız. Çünkü tarihi bir seçime gidiyoruz. Neden tarihi bir seçim? Çünkü ülkemizin ve İstanbul’un merkezi yönetimden kaynaklı çok ağır sorunları var. Bir tarafta, gelirleri gün geçtikçe enflasyon karşısında eriyen işçiler, emekçiler, emekliler memurlar; bir tarafta deprem korkusuyla yaşayan milyonlar, bir tarafta yüksek faiz ve artan kira fiyatlarıyla barınma krizi yaşayan milyonlar, artan işsizlik, bir tarafta iktidar yargısı tarafından yok sayılan Anayasal düzen, her gün tahrip edilen demokrasi, bir tarafta da kimlik siyasetiyle toplumu kutuplaştırarak bu gerçekleri örtmeye çalışan iktidar…

86 MİLYONUN BARIŞ İÇİNDE YAŞAYACAĞI TÜRKİYE’Yİ SAVUNACAĞIZ: Güzel ülkemizin, güzel yürekli insanları bu tabloyu hak etmiyor. Bu nedenle tarihi bir seçim. Bu tabloyu değiştirmek için hep birlikte yerel seçimlerde İstanbul’da ve Türkiye’de yeniden tarihi bir zafer elde edeceğiz. 2028’e giderken halkımıza yeniden umut olacağız. Biliyoruz ki bu seçimde de yine eşit şartlarda yarışmayacağız. Onlar, yine tüm kamu kaynaklarını, yargı sopasını kullanacaklar. Tahakküm altına aldıkları basın ve medya kuruluşlarıyla toplumu kutuplaştırmaya çalışacaklar. Biz, gücümüzü halktan alarak topluma gerçekleri anlatacağız. Onlar, yine montaj videolarla, sahte broşürlerle toplumu ayrıştırmaya çalışacaklar. Biz adaleti, eşitliği, kardeşliği savunarak toplumu birleştireceğiz. 86 milyonun barış ve kardeşlik içinde yaşayacağı bir Türkiye’yi savunacağız.

BİZ BU ÜLKENİN ÇİMENTOSUYUZ: 16 milyon İstanbullunun güven ve huzur içerisinde yaşayacağı bir İstanbul’u inşa etmeye devam edeceğiz. Biz bu ülkenin çimentosuyuz. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’de her görüşten, her inançtan ve her kimlikten vatandaşımızın birlikte ve özgür yaşamasının teminatıdır. Cumhuriyet Halk Partisi düzen kurmuş, devlet kurmuş, Türkiye’nin ana omurgasını oluşturan yegane siyasal geleneğin adıdır. Cumhuriyet Halk Partisi ‘Yurtta barış, dünyada barış’ diyen Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü içerisinde kardeşçe yaşamayı savunan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. İstanbul’da muhalefet olan partinin tüm kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı, bölücü söylemlerine ve eylemlerine rağmen 100 yıl önce olduğu gibi birlik içerisinde hareket edeceğiz.

ÖZGÜR ÖZEL’İN ÖNDERLİĞİNDE SEVGİ TOHUMLARI EKECEĞİZ: Genel Başkanımız Özgür Özel’in önderliğinde Türkiye’nin dört bir yanında sevgi tohumları ekeceğiz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte 4,5 yıllık halkçı belediyecilik uygulamalarını daha ileriye taşıyacağız. İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir iddia ortaya koyacağız. 39 ilçemizde güçlü bir kampanya organize edeceğiz. 30 bin sandığı 100 bin kişilik dev bir kadroyla koruyacağız. 25-30 ilçede belediyesi kazanacağız. Meclis çoğunluğunu sağlayacağız. İstanbul’u yeniden kazanacağız. Bunu hep birlikte başaracağız. Şairin dediği gibi, ‘Hep bir ağızdan türkü söyleyip hep beraber sulardan çekmek için ağı, demiri oya gibi işleyip hep beraber, hep beraber sürebilmek için toprağı, ballı incirleri hep beraber yiyebilmek, yarin yanağından gayrı her şeyde, her yerde, hep beraber diyebilmek için kazanacağız’. Mutlaka kazanacağız.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-istanbul-il-baskani-istanbulda-tarihi-bir-zafer-elde-edecegiz/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü: ‘Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak’ ilkesi dışındaki yönetim modellerini doğru bulmuyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-sozcusu-tek-vatan-tek-millet-tek-devlet-tek-bayrak-ilkesi-disindaki-yonetim-modellerini-dogru-bulmuyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-sozcusu-tek-vatan-tek-millet-tek-devlet-tek-bayrak-ilkesi-disindaki-yonetim-modellerini-dogru-bulmuyoruz/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:48:13 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1990 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Cumhur İttifakı açısından esas olan Cumhurbaşkanı’mızın ifade ettiği ‘Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak’ ilkesidir. Bunun dışındaki bir yönetim modelini ya da talebini doğru bulmuyoruz.” dedi.

Çelik, Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Kamuda torpil yapıldığı iddialarına ilişkin soruya Çelik, “Bakan Yardımcısı arkadaşımız Ramazan (Can) Bey’e haksızlık ediliyor. Çünkü hepimizin elinde yüzlerce not vardır her gün. Hepimizin görevlendirdiği bir arkadaşımız sadece bu işe bakar. Yani bu notların değerlendirmesi… Belli bir kesimden not gelmiyor sadece. Hangi toplantıya gitsek, nerede bulursak vatandaşımız haklı olarak bunu iletiyor. Bu da demokrasinin iletişim kanallarından bize özgü olanlarından bir tanesi. Partimizde sadece vatandaşlarımızın taleplerini alan ilgili bir ofis var. Torpil şikayetlerinin bize iletilmesi, bunları takip etmemizi kolaylaştırır.” diye konuştu.

Federasyon ve yerel yönetimle ilgili açıklamaların sorulması üzerine Çelik, “Cumhur İttifakı açısından esas olan, Cumhurbaşkanı’mızın ifade ettiği ‘Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak’ ilkesidir. Bunun dışındaki bir yönetim modelini ya da talebini doğru bulmuyoruz. Bu tartışmalar Türkiye’de yapıldı ve yapılıyor. Bu, ayrı bir mesele ama ben aynı zamanda şunu söylemek isterim; dünyanın başka ülkelerinde demokrasi geliştirmek için gündeme getirilmiş olan federasyon, özerklik, bölgesel yönetim gibi prensipler Türkiye’de demokrasiyi zehirleyen ve aslında demokrasi karşıtı bir mekanizma olarak gündeme geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de ikinci sınıf vatandaşın olmadığını, bütün vatandaşların birinci sınıf olduğunu vurgulayan Çelik, “Dolayısıyla federasyon ya da bölgesel yönetimi Türkiye için iyi bir şey olarak önermek son derece yanlıştır. Bu, Türkiye’de olmayan bir bölünmeyi beraberinde getirir. Olmayan bir ayrışmayı beraberinde getirir.” ifadelerini kullandı.

“Pazar günü İstanbul adayımızı açıklayacağız”

Çelik, AK Parti’nin İstanbul ve Ankara adaylarınızın belli olup olmadığına ilişkin soru üzerine, “Pazar günü İstanbul adayımızı açıklayacağız. Cumhurbaşkanı’mız bugün ifade etti. Büyükşehir ve il adaylarımızın açıklanacağı için büyük oranda bu çalışmalar şu anda tamamlanmıştır. Cumhurbaşkanı’mız bir konuşma yapacaklar. İstanbul ve İstanbul’a mücavir iller açıklanmış olacak. Daha sonraki hafta seçim beyannamemizi açıklayacağız ve kalan adaylarımızı açıklamış olacağız. Seçim beyannamemizi açıkladıktan sonra resmen yerel seçim çalışması için sahaya inmiş oluyoruz.” dedi.

Çelik, genel seçimlerden önce bir araya gelen altılı masadaki partilerin artık birbirlerini ihanetle suçladıklarını söyleyerek “Bu altılı masanın, yedili masanın bileşenlerinin hepsinin milletten özür dilemesi lazım. Şimdi ‘Bilseydim onu desteklemezdim, bunu desteklemezdim.’ diyorlar. Mayıstan bugüne kadar geçen 7-8 ayda bu kadar ağır yanılgı ortaya koyanların millete ciddi bir özür borcu var.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bir siyasi parti, bir gence ‘iyi ki yumruk attın’ der mi?”

CHP’nin yeni yönetiminin, şiddeti destekleyen tavır ortaya koymaları dolayısıyla eskisinden geriye düştüğünü ifade eden Çelik, “Bir siyasi parti şiddeti destekler mi? Bir siyasi parti, bir gence ‘iyi ki yumruk attın’ der mi? Böyle bir saçmalık, barbarlık olabilir mi?” diye konuştu.

Çelik, “Ekonominin, yerel seçimi etkileyeceğini düşünüyor musunuz?” sorusuna, “Biz, bugünkü şartlardan çok daha iyi şartlarda da Türkiye’yi yönettik, çok daha kötü şartlarda da Türkiye’yi yönettik. Dolayısıyla kötü şartlardan iyi şartlara, daha az elverişli şartlardan daha iyi şartlara Türkiye’yi dönüştürme konusunda yüksek siyasi kapasitemiz var. Bugün bir türbülansın içinden geçiyoruz ama çok az bir sabırla, seçimlerden sonra bir sene içinde Türkiye hem yabancı sermayeye ulaşma konusunda hem yatırımlar konusunda büyük bolluğa, refaha ve daha geniş perspektife kavuşacak.” yanıtını verdi.

Ömer Çelik, ekonomide izlenen politikanın kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.

Çelik, “İsveç’in NATO üyeliği konusu TBMM Genel Kuruluna ne zaman gelir?” sorusu üzerine İsveç’in teröre karşı aldığı çeşitli tedbirlerin, komisyon aşamasında yeterli bulunduğu, bundan sonraki sürecin de Meclis’in iradesinde olduğunu belirtti.

Bu durumun, F-16 konusuyla bağlantılı gibi değerlendirilmesine ilişkin Çelik, “Bu konunun F-16 ile ilgili bir şey olmaması lazım. NATO müttefikimizin, bizim savunmamıza katkı sağlaması gerekirken bütün NATO’nun savunmasında eksiklik yaratacak bir tutum içine girmemesi gerekir.” dedi.

Ömer Çelik, NATO’da bazı kafa karışıklıkları olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:

“Türkiye’nin güvenliğiyle ilgili bir ambargonun uygulanması, bir silah sisteminin Türkiye’ye verilmemeye çalışılması ortak NATO güvenliğini tehlikeye düşüren bir durum olur. Türkiye, kendi ulusal egemenliği açısından hiçbir zaman zora düşmez, dünyanın her yerinden bir tedarikle ihtiyaçlarını karşılar ama bu yaptıkları NATO anlayışına karşı bir şey.”

“Türkiye ve ABD birbirine güvenmiyor mu?” sorusuna Çelik, “Türkiye’ye müttefiklerimizin güvenmesi için milyon tane sebep var, Türkiye’nin bazı müttefiklerine güvenmemesi için milyon tane sebep var. Bir tanesi PKK/YPG meselesi.” diye cevap verdi.

Çelik, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın Türkiye’ye ziyaretinin nedenlerinin sorulması üzerine ise Gazze başta olmak üzere görüşülmesi gereken konular olduğunu ifade etti.

“Topraklarımızda istihbarat faaliyeti yapılmasına müsaade etmeyiz”

İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad adına “uluslararası casusluk” faaliyeti yapanlara yönelik operasyonlara ilişkin Çelik, “Bugün Türk istihbarat ekolü, dünyadaki önemli istihbarat ekollerinden bir tanesidir. Bugün görülmüştür ki, topraklarımızda herhangi bir şekilde egemenliğimize halel getirecek şekilde herhangi bir istihbarat faaliyeti yapılmasına müsaade etmeyiz.” diye konuştu.

Çelik, Lübnan’ın başkenti Beyrut ve İran’ın Kirman şehrinde yaşananlarla savaşın bölgeye yayılmak istendiğini söyleyerek “Birileri sanki İran’ı ya da başka bir devleti, İsrail’e saldırma gibi bir pozisyona düşürerek büyük resimde ABD’nin İsrail’in yanında bu savaşa dahil olmasını istiyor gibi bir planlama resmi ortaya çıkıyor. Bunun olmaması gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, bölgede siyasi denklem değişiklikleri yapmaya çalıştığını kaydeden Çelik, “Gazze’den, Türkiye’nin dikkatini uzaklaştırmaktan sevinecek tek kişi Netanyahu’dur, siyonistlerdir.” dedi.

Çelik, İsrail’de olası bir yönetim değişikliğinde Türkiye ile İsrail ilişkilerinin nasıl olacağı sorusuna ilişkin, “Netanyahu ve hükümeti baş suçludur. Karambole getirmemek lazım, suçlular belli burada. Bunun ötesinde Netanyahu’nun zihniyetini paylaşan pek çok siyasetçi de var. Buradaki sorun, bu nasıl bir zihniyettir ki ‘vadedilmiş topraklar’ diyerek cinayet işlemeyi, çocuk öldürmeyi mazur görebiliyor.” ifadelerini kullandı.

(Bitti)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-sozcusu-tek-vatan-tek-millet-tek-devlet-tek-bayrak-ilkesi-disindaki-yonetim-modellerini-dogru-bulmuyoruz/feed/ 0
Pamukkale Belediyespor Kulübü 2023 yılında 188 madalya kazandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/pamukkale-belediyespor-kulubu-2023-yilinda-188-madalya-kazandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/pamukkale-belediyespor-kulubu-2023-yilinda-188-madalya-kazandi/#respond Tue, 02 Jan 2024 09:15:22 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1856 2023 yılında 14 spor branşında toplam 188 madalya kazanan Pamukkale Belediyespor Kulübü, altın çağın yaşıyor. Mavi beyazlı kulübün sporcuları hem takım hem de bireysel dallarda adlarını zirveye yazdırdı.

Pamukkale Belediyesi’nin 2015 yılında kurduğu Pamukkale Belediye Spor Kulübü, ilk branşı olan tekerlekli sandalye basketboldan sonra, Avni Örki başkanlığında branş sayısını 5 yılda 14’e yükseltildi. Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak kalması amacıyla kurulun kulüp, gençlere sporu sevdirdi. Mavi-beyazlı kulüp, 2023 yılında Tekerlekli Sandalye Basketbol, Masa Tenisi, Okçuluk, Kadınlar Voleybol, Kick-Boks, Karate, Basketbol, Güreş, Taekwondo, Halter, Dart, Bocce, Engelli Badminton, Görme Engelli branşlarında aktif oldu.

İlk Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı ile adını duyuran Pamukkale Belediyespor Kulübü, her geçen yıl branş sayısını artırarak, gençlere tüm spor branşlarında destek oldu. Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki’nin onursal başkanı olduğu Pamukkale Belediyespor Kulübü’nün sporcuları, hem ulusal hem de uluslararası platformlarda elde ettikleri derecelerle 2023 yılında altın çağına ulaştı. Pamukkale Belediyespor Kulübü, bünyesinde 22 milli sporcu, 5 de milli antrenör barındırıyor. Çeşitli branşlarda 21 antrenörün görev yaptığı Pamukkale Belediyespor’da toplam 381 lisanlı sporcu bulunuyor. Bitmek üzere olan 2023 yılında mavi-beyazlı sporcular 1 uluslararası ikincilik, 5 Avrupa birinciliği, 2 Avrupa ikinciliği, 2 Avrupa üçüncülüğü, 61 Türkiye birinciliği, 52 Türkiye ikinciliği, 65 Türkiye üçüncülüğü elde ederek toplam 188 madalyanın sahibi oldu.

“Gençlerimizle gurur duyuyoruz”

“Pamukkale Belediyesi olarak sporda tarih yazmaya devam ediyoruz” diyen Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, “Mavi beyazlı kulübümüzün başarı tablosu, gerçekten gurur duyduğum bir tablo. Gelmiş olduğumuz noktada Pamukkale’mizde gençliğin spora dahil olması konusunda başlatmış olduğumuz hem altyapı hamlesi hem de bizim sporcularımızın desteklenerek profesyonel anlamda da başarılar elde etmesi iyi bir sonuç doğmuş oldu. Pamukkale Belediyesi şüphesiz sportif anlamda hem yatırımlar hem de elde ettiği başarılar açısından tartışmasız kendi klasmanında üst seviyelerde yerini alıyor. Rabbim başarılarınızın devamını sağlasın. Sporcularımız istesin, biz belediye olarak her zaman onların yanında olmaya devam edeceğiz. Hani derler ya yensek de yenilsek de seviyoruz. Emek veren, gayret eden herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sporcularımıza yeni sezonda üstün başlarılar temenni ediyorum” dedi.

Mavi-beyazlı kulübün en gözde branşlarından olan yağlı güreşte sporcular 38 Türkiye birinciliği, 22 Türkiye ikinciliği, 28 Türkiye üçüncülüğü ile toplam 88 madalyayı kulübe kazandırdı. Genç mavi beyazlı kulüp sporcuları, serbest güreşte 4 birincilik, 3 ikincilik, 3 üçüncülük ile toplam 10 madalyayı kulübe kazandırdılar. Geçtiğimiz günlerde, Pamukkale Belediyespor’un başarılı yağlı güreşçisi ‘Pamukkale’nin altın çocuğu’ lakabıyla anılmaya başlanan genç sporcu Beytullah Sarı, bu yıl mücadele ettiği CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi’nde ayak boyunda Türkiye birinciliği ödülünü almıştı. Yağlı güreş ve serbest güreşte 60’a yakın sporcuyla, Pamukkale Belediyesi himayesinde mücadeleler için hazırlıklarını sürdürüyor. Pamukkale Belediyesi’nin sporda engellileri unutmadığının en güzel ispatı olan Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’da 2023-2024 sezonunda 1. Lig’de mücadele ediyor. Pamukkale Belediye Denizli Uğur Okulları Kadın Voleybol Takımı da, Kadınlar 2. Lig’de iddialı yükselişini sürdürüyor. – DENİZLİ

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/pamukkale-belediyespor-kulubu-2023-yilinda-188-madalya-kazandi/feed/ 0
Şırnak’ta Günlük Petrol Üretimi 30 Bin Varile Ulaştı http://www.karadenizhabertv.com.tr/sirnakta-gunluk-petrol-uretimi-30-bin-varile-ulasti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sirnakta-gunluk-petrol-uretimi-30-bin-varile-ulasti/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:42:27 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1800 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta geldi. Gabar Dağı’ndaki Şehit Esma Çevik Üretim İstasyonu’nda incelemelerde bulunarak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Şırnak’ın dağlarında sağlanan huzur ve güven ortamıyla birlikte bölgede yapılan sismik ve sondaj çalışmaları sonrasında günlük 30 bin varil petrol üretimine ulaşıldı. Gabar Dağı’nda şehit Astsubay Esma Çevik ve şehit Öğretmen Aybüke Yalçın’ın adlarının verildiği iki sahada günlük yaklaşık 30 bin varil petrol üretimi seviyesine ulaşıldı. Üretimi 2024 yılı sonunda 100 bin varile çıkarmak üzere çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor.

Şırnak Valiliği ve Belediye Başkanlığı’nı ziyaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Şehit Esma Çevik SEÇ-26 No’lu Sondaj Kulesi’ni ziyaret etti. Bakan Bayraktar burada yaptığı açıklamada, “Şu saatlerde Gabar’dayız. Gabar’da Şehit Esma Çevik sahasında petrol kuyularımızın, petrol sondajlarımızın olduğu sahadayız. Dolayısı ile biz de o bilinçle ve o azim ve kararlılıkla büyük ve güçlü Türkiye yolunda burada kararlılıkla bu çalışmaları yürütüyoruz. Gabar ve Şırnak, bu bölge biliyorsunuz terör ile anılan bir bölgeydi. Yıllarca buralarda terör kol gezdi ve halkımıza huzur vermedi. Binlerce cana mal oldu. Ama bugün burada bu topraklarda, Şırnak’ta Cumhuriyet tarihinin en büyük karadaki keşfini yaptık 2021 yılında. Çok kısa bir süre içerisinde buradaki üretimi bugün itibari ile 30 bin varile çıkardık. Çok kısa bir sürede Şırnak, önümüzde ki 3 ay içerisinde inşallah hedeflerimiz o minvalde. Şırnak Türkiye’nin en büyük petrol üreten ili haline gelecek ve 2024 yılı sonuna geldiğimizde, yani 100 bin varil üretim hedefine geldiğimizde de açık ara Türkiye’nin bir numaralı petrol şehri olacak” dedi.

Bakan Bayraktar, “Biz adeta Şırnak’ı enerji üssü diye tanıtıyoruz. İnşallah sadece petrol değil, burada madenler, jeotermal kaynakları, güneş santralleri, rüzgar santralleri, inşallah Kato Dağı’nda da, Cudi Dağı’nda artık rüzgar santralleri olacak. Dolayısı ile adeta bir enerji üssü haline gelmiş bir Şırnak’ı hedefliyoruz. Bunun en önemli projelerinden bir tanesi de Gabar’da ki petrol. Bu gün bu sahalarda 30 civarında kuyu açtık. 23 kuyudan şuanda üretim yapıyoruz ve biraz önce ifade ettiğim gibi, yaklaşık 30 bin varillik bir üretim var. Bu üretimi 100 bin varile çıkarmak 2024 sonunda hedefimiz ve bu sayede Türkiye’nin sadece bu bölgeden günlük ihtiyacının yüzde 10’nunu karşılamış olacağız. Elbette ki Gabar’a bu hizmetler, bu projeler geldiği sürece buradaki istihdam alanları artacak. Hepinizin malumu, Cumhurbaşkanımız aile ve gençlik bankası ile gerek Gabar’da gerekse Sakarya gaz sahasındaki doğal gaz keşfimizin gelirlerini, milletimizin ihtiyaçları doğrultusunda sarf edilmesi ile alakalı bir vizyon ortaya koymuştur. Bu yasalaştı. Meclisimizden geçti. Dolayısı ile biz burada ki petrol üretimini arttırdıkça önce gençlerimiz, ailelerimiz başta olmak üzere burada ki zenginliği, refahı inşallah tüm milletimize yaymış olacağız. Bu bölgeye istihdam imkanları artacak. Biraz önce onu söylüyorduk. Şuanda burada bin 200 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bunu 2024 yılının sonuna kadar 100 kuyuya çıktığımız gün inşallah bu rakam yaklaşık 5 bine çıkacaktır. ve kalıcı sürede de burada istihdam imkanları daha da artacaktır” dedi.

“Türkiye’nin farklı illerinde, bölgedeki illerde de Hakkari’de olsun, Van’da kış koşulları nedeniyle başlayamadık” diyen Bakan Bayraktar, “İnşallah ilk çeyrekte orada da başlatmayı hedefliyoruz. Lokasyonu tespit ettik. Siirt’te olmak üzere Türkiye’nin her yerinde çalışmalarımız devam ediyor. Biz Türkiye’de, ülkemizin ihtiyacı olan petrol ve doğal gazı nerede varsa orada olmak için çalışmalarımıza ve gayretlerimize devam ediyoruz. Türkiye’nin mutlaka enerjide dışa bağımlılığı konusunda büyük bir hedefimiz var. İnşallah bu hedefler doğrultusunda hep birlikte çalışacağız. Sakarya Gaz sahasında yine Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yapmıştık. Hatırlarsanız 2020 yılında. ve çok kısa bir sürede dünya tarihinde rekor olabilecek bir sürede kıyıdan 170 km uzaklıktaki doğal gazı biz karaya çıkardık. 20 Nisan 2023 tarihinde karada bu gazı yaktık. Bu gün Sakarya Gaz sahasında üretilen gaz, şuanda evlerimizde kullanılıyor. Şebekeye bağlı ve biz onu BOTAŞ hatlarından tüketim noktalarına taşıyoruz. Elbette ki, üretimin daha artmasını bekliyoruz ve hedefliyoruz. İlk etapta 10 milyon metre küp. Ondan sonra da günlük 40 milyon metre küpe çıkıp, inşallah Türkiye’de konutların doğalgaz ihtiyacını karşılayabilecek seviyede bir üretime çıkmayı hedefliyoruz. Elbette Türkiye’de doğal gazda sadece evlerde değil sanayide doğal gazı kullanıyoruz, elektrik üretiminde kullanıyoruz” dedi.

21 yıl önce sadece 5 ilde doğal gaz olduğunu söyleyen Bakan Bayraktar, “Bugün içerisinde bulunduğumuz Şırnak’ta dahil olmak üzere 81 ilde doğal gaz kullanılıyor. 828 yerleşim yerinde doğalgaz gitmiş durumda. 2018 yılından beri Şırnak’ta doğal gaz var. inşallah Şırnak’a doğal gaz gitmemiş ilçelerine de önümüzde ki süreçte doğal gazı götürmek istiyoruz. Ama bunu kendi ürettiğimiz, kendi gazımızla yapmak istiyoruz. Onun için Sakarya Gaz sahasındaki çalışmalarımız devam ediyor. Gabar’ı görüyorsunuz, inşallah bu çalışmalarda tüm Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürme noktasındaki çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bütün bu faaliyetlerimizden eminin 85 milyon, milletimiz büyük bir gurur duyuyor. Büyük bir memnuniyet duyuyor. Hepimiz çok büyük bir onuru yaşıyoruz burada. Çok büyük bir emek var bu işin arkasında. Tabi bundan rahatsız olanlar da var. yani Türkiye dışa bağımlı olsun, Türkiye kendi petrolünü gazını çıkarmasın diyenlerde var. Bu nokta da sayın Cumhurbaşkanımız biliyorsunuz, Türkiye yüzyılı hedefi koydu önümüze. Önümüzde ki süreçte de bu hedef doğrultusunda, bu vizyon doğrultusunda enerji de dışa bağımlılığı bitirecek tam bağımsız bir Türkiye’yi ideali ile hep birlikte, burada gördüğünüz bütün ekip ile çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Yeni yıl ile ilgili de mesaj veren Bakan Bayraktar, “2023 yılı Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılıydı. 2023 yılında biliyorsunuz çok büyük talihsiz hadiseler yaşandık. Özellikle 6 Şubat depremleri ülkemizin tamamını etkiledi. Sadece o bölgede ki 11 ili değil. Bir sürü can kaybımız oldu, yaralılarımız oldu. Şehirlerimiz yıkıldı. Öncelikli hedeflerimizden bir tanesi yeni yılda da inşallah deprem bölgeleridir. Çok hızlı bir şekilde, insanların normal yaşamlarını sağlayacak, tekrar sosyal iştimai ve ticari hayatı tekrar normalleştirecek çalışmaları önceliklendirme olacak. Ümit ediyorum Cenab-ı Hakk bize böyle acıları tekrar göstermesin. Onun dışında da Türkiye yüzyılı hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürecek ve ülkemizi daha ileri götürecek, inşallah halkımızın gelir seviyesini arttıracak bir yıl olmasını diliyorum. Bu doğrultuda biz çalışmalarımıza devam edeceğiz. ve hep birlikte inşallah bunu başaracağız. Tüm milletimize hayırlı, huzurlu bir sene diliyorum. Biz milletimizin dualarını her daim arkamızda hissettik, onların duaları ile bugünlere geldiğimizi düşünüyoruz. Bundan sonra da dualarını onlardan bekliyoruz. Onlara layık olacağımızı, onlara mahcup olmayacak şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Herkese sağlık, huzurlu, güzel bir yıl diliyorum” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’a Vali Cevdet Atay, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Emniyet Müdürü Cemal Dalman, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, TPAO Şırnak Bölge Müdürü Oğuz Şahin eşlik etti. – ŞIRNAK

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sirnakta-gunluk-petrol-uretimi-30-bin-varile-ulasti/feed/ 0
Şırnak, Türkiye’nin en çok petrol üreten ili haline gelecek http://www.karadenizhabertv.com.tr/sirnak-turkiyenin-en-cok-petrol-ureten-ili-haline-gelecek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sirnak-turkiyenin-en-cok-petrol-ureten-ili-haline-gelecek/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:39:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1797 ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Şırnak’ta, Cumhuriyet tarihinin karadaki en büyük keşfini yaptık. 2021 yılında ve çok kısa bir süre içerisinde buradaki üretimi, bugün itibari ile 30 bin varile çıkardık. Çok kısa bir süre içerisinde, 3 ay içerisinde Şırnak, Türkiye’nin en çok petrol üreten ili haline gelecek. 2024 yılında 100 bin varil hedefimize ulaştığımızda da, açık ara Türkiye’nin en iyi ili olacak” dedi.

Bir dizi temas ve ziyaretlerde bulunmak üzere Şırnak’a gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Şırnak Valiliği’ni ziyaret ederek, Vali Cevdet Atay ile görüştü. Bakan Bayraktar, daha sonra Şırnak Belediyesi’ne geçerek, Belediye Başkanı Mehmet Yarka’dan kentteki çalışmalarla ilgili bilgi aldı. AK Parti İl Başkanlığı’nı da ziyaret eden Bakan Bayraktar, burada partililerle bir araya geldi. Temaslarının ardından Bakan Bayraktar, beraberindeki Bakan Yardımcıları Ahmet Berat Çonkar, Zafer Demircan, Vali Cevdet Atay, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin, Turkish Petroleum International Company (TPIC) Genel Müdürü Halim Çakmak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Yönetim Kurulu üyesi Muhammet Faruk Aykur, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve AK Parti Milletvekili Arslan Tatar ile Şehit Esma Çevik Üretim İstasyonunu ziyaret ederek, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Bayraktar ve beraberindekiler, daha sonra Şehit Esma Çevik Seç-26 No’lu sondaj kulesini ziyaret etti.

‘2024 SONUNDA HEDEFİMİZ 100 BİN VARİL’

Şehit Astsubay Esma Çevik-26 petrol kuyusunu ziyaret eden Bakan Bayraktar, Gabar’daki petrol sahalarında günlük 30 bin varil üretim yapıldığını belirterek, “Birkaç saat sonra, 2024 yılına merhaba diyeceğimiz şu saatlerde, Gabar’dayız. Gabar’da, Şehit Esma Çevik sahasında, petrol sondajımızın olduğu sahadayız. Geçtiğimiz hafta şehit olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet dileyerek sözlerime başlamak istiyorum. Gazilerimize, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Ailelerine sabır diliyorum. Onlara tüm milletimiz adına şükranlarımızı sunuyorum. Onlar büyük ve güçlü Türkiye ideali kapsamında şehit oldular. Ülkemizin savunması için, ama esas itibari ile bizlerin de burada bu faaliyeti yapabilmemiz için canlarını feda ettiler. Dolayısıyla biz de o bilinç ile ve o azim ve kararlılıkla büyük ve güçlü Türkiye yolunda burada kararlılıkla bu çalışmaları yürütüyoruz. Gabar, Şırnak ve bu bölge, terör ile anılan bir bölgeydi. Yıllarca buralarda terör kol gezdi ve halkımıza huzur vermedi. Binlerce cana mal oldu. Ama bugün burada bu topraklarda, Şırnak’ta, Cumhuriyet tarihinin karadaki en büyük keşfini yaptık. 2021 yılında ve çok kısa bir süre içerisinde buradaki üretimi, bugün itibari ile 30 bin varile çıkardık. Çok kısa bir süre içerisinde, 3 ay içerisinde Şırnak, Türkiye’nin en çok petrol üreten ili haline gelecek. 2024 yılında 100 bin varil hedefimize ulaştığımızda da açık ara Türkiye’nin en iyi ili olacak. Biz Şırnak’ı adeta enerji üssü diye tanımlıyoruz. Sadece petrol ile değil, madenler, jeotermal kaynakları, güneş, rüzgar santralleri… İnşallah Cudi ve Kato dağlarında artık rüzgar santralleri olacak. Dolayısıyla adeta bir enerji üssü haline gelmiş bir Şırnak’ı hedefliyoruz. Bunun en büyük projelerinden biri, tabii ki Gabar’daki petrol. Bugün bu sahalarda 30 civarında kuyu açtık. 23 kuyuda şu anda üretim yapıyoruz. Yaklaşık 30 bin varillik bir üretim var. Bu üretimi 2024 sonunda 100 bin varile çıkarmak hedefimiz. Sadece bu bölgeden, Türkiye’nin günlük ihtiyacının yüzde 10’unun karşılamış olacağız” dedi.

‘1200 KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLIYOR’

Petrol sahalarında aynı zamanda istihdam sağladığını belirten Bakan Bayraktar, “Elbette ki Gabar’a bu imkanlar geldiği sürece, buradaki istihdam imkanları artacak. Cumhurbaşkanımız, Aile ve Gençlik Bankası ile gerek Gabar’dan, gerek Sakarya’daki gaz sahası gelirlerimizi, milletimizin ihtiyaçları doğrultusunda sarf edilmesi ile alakalı bir vizyon ortaya koydu. Meclisimizden geçti. Dolayısıyla biz, buradaki petrol üretimimizi arttırdıkça gençlerimize, ailelerine, buradaki refahı, zenginliği, tüm milletimize yaymış olacağız. Bu bölgeye istihdam imkanları artmış olacak. 1200 kişiye burada istihdam sağlıyoruz. 2024 yılı sonunda bu rakam 100 bin varile çıktığında, 5 bin kişiye istihdam sağlamış olacağız. Türkiye’nin farklı illerinde de Hakkari’de ve Van’da, kış koşulları nedeniyle başlayamadık, inşallah ilk çeyrekte orda da başlamayı düşünüyoruz. Lokasyonumuzu tespit ettik. Siirt’te de olmak üzere, Türkiye’nin her yerinde çalışmalarımız devam ediyor. Biz Türkiye’de ülkemizin ihtiyacı olan petrol ve doğalgazı bulmak için nerde varsa çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Türkiye’nin mutlaka dışa bağımlılığını düşürmek gibi bir hedefimiz var inşallah bu hedefimize ulaşacağız” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’DE KONUTLARIN GAZ İHTİYACINI KARŞILAYABİLECEK BİR SEVİYEDE ÜRETİM HEDEFLİYORUZ’

Türkiye’nin enerji üretiminde dışa bağımlılığını düşürecek çalışmaların sürdüğünü belirten Bakan Bayraktar, şöyle dedi:

“Sakarya gaz sahasında yine Cumhuriyet tarihinin en büyük doğalgaz keşfini yapmıştık. 2020 yılında çok kısa bir süre içerisinde dünya tarihinde bir rekor olabilecek düzeyde kıyıdan 170 kilometre uzaklıktaki bir doğalgazı biz karaya çıkardık. 2023 Nisan ayında biz o gazı yaktık. Bugün Sakarya gaz sahasında üretilen gaz şuanda evlerimizde kullanılıyor. Ebette üretimin daha da artmasını bekliyoruz.  İlk etapta 10 milyon metreküp, ondan sonra da günlük 40 milyon metreküpe çıkıp, inşallah Türkiye’de konutların doğal gaz ihtiyacını karşılayabilecek seviyede bir üretime çıkmayı hedefliyoruz. Elbette Türkiye’de doğalgaz sadece evlerde değil sanayide, elektrik üretiminde de kullanıyoruz. Bundan 21 yıl önce sadece 5 ilde doğalgaz vardı, şimdi Şırnak dahil olmak üzere 81 ilde doğal gaz kullanılıyor. 828 yerleşim yerine doğalgaz gitmiş durumda. 2018 yılından beri Şırnak’ta doğalgaz var inşallah Şırnak’ın doğalgaz gitmeyen ilçelerine önümüzdeki süreçte doğalgaz götürmeyi hedefliyoruz. Bunu kendi ürettiğimiz gaz ile yapmayı hedefliyoruz. Tüm bu faaliyetlerimizden 85 milyon milletimiz gurur duyuyordur. Memnuniyet duyuyordur. Çok büyük bir emek var bu işin arkasında, tabi bundan rahatsız olanlar da var. ‘Türkiye dışa bağımlı olsun, Türkiye kendi petrolünü gazını çıkarmasın’ diyenler de var. Ama biz bu noktada, Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefi doğrultusunda, enerjide dışa bağımlılığı düşürecek ‘Tam Bağımsız Türkiye’ ideali ile hep birlikte çalışıyoruz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sirnak-turkiyenin-en-cok-petrol-ureten-ili-haline-gelecek/feed/ 0
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Şırnak’ta incelemelerde bulundu http://www.karadenizhabertv.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-sirnakta-incelemelerde-bulundu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-sirnakta-incelemelerde-bulundu/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:36:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1794 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta geldi. Gabar Dağı’ndaki Şehit Esma Çevik Üretim İstasyonu’nda incelemelerde bulunarak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Şırnak’ın dağlarında sağlanan huzur ve güven ortamıyla birlikte bölgede yapılan sismik ve sondaj çalışmaları sonrasında günlük 30 bin varil petrol üretimine ulaşıldı. Gabar Dağı’nda şehit Astsubay Esma Çevik ve şehit Öğretmen Aybüke Yalçın’ın adlarının verildiği iki sahada günlük yaklaşık 30 bin varil petrol üretimi seviyesine ulaşıldı. Üretimi 2024 yılı sonunda 100 bin varile çıkarmak üzere çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor.

Şırnak Valiliği ve Belediye Başkanlığı’nı ziyaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Şehit Esma Çevik SEÇ-26 No’lu Sondaj Kulesi’ni ziyaret etti. Bakan Bayraktar burada yaptığı açıklamada, “Şu saatlerde Gabar’dayız. Gabar’da Şehit Esma Çevik sahasında petrol kuyularımızın, petrol sondajlarımızın olduğu sahadayız. Dolayısı ile biz de o bilinçle ve o azim ve kararlılıkla büyük ve güçlü Türkiye yolunda burada kararlılıkla bu çalışmaları yürütüyoruz. Gabar ve Şırnak, bu bölge biliyorsunuz terör ile anılan bir bölgeydi. Yıllarca buralarda terör kol gezdi ve halkımıza huzur vermedi. Binlerce cana mal oldu. Ama bugün burada bu topraklarda, Şırnak’ta Cumhuriyet tarihinin en büyük karadaki keşfini yaptık 2021 yılında. Çok kısa bir süre içerisinde buradaki üretimi bugün itibari ile 30 bin varile çıkardık. Çok kısa bir sürede Şırnak, önümüzde ki 3 ay içerisinde inşallah hedeflerimiz o minvalde. Şırnak Türkiye’nin en büyük petrol üreten ili haline gelecek ve 2024 yılı sonuna geldiğimizde, yani 100 bin varil üretim hedefine geldiğimizde de açık ara Türkiye’nin bir numaralı petrol şehri olacak” dedi.

Bakan Bayraktar, “Biz adeta Şırnak’ı enerji üssü diye tanıtıyoruz. İnşallah sadece petrol değil, burada madenler, jeotermal kaynakları, güneş santralleri, rüzgar santralleri, inşallah Kato Dağı’nda da, Cudi Dağı’nda artık rüzgar santralleri olacak. Dolayısı ile adeta bir enerji üssü haline gelmiş bir Şırnak’ı hedefliyoruz. Bunun en önemli projelerinden bir tanesi de Gabar’da ki petrol. Bu gün bu sahalarda 30 civarında kuyu açtık. 23 kuyudan şuanda üretim yapıyoruz ve biraz önce ifade ettiğim gibi, yaklaşık 30 bin varillik bir üretim var. Bu üretimi 100 bin varile çıkarmak 2024 sonunda hedefimiz ve bu sayede Türkiye’nin sadece bu bölgeden günlük ihtiyacının yüzde 10’nunu karşılamış olacağız. Elbette ki Gabar’a bu hizmetler, bu projeler geldiği sürece buradaki istihdam alanları artacak. Hepinizin malumu, Cumhurbaşkanımız aile ve gençlik bankası ile gerek Gabar’da gerekse Sakarya gaz sahasındaki doğal gaz keşfimizin gelirlerini, milletimizin ihtiyaçları doğrultusunda sarf edilmesi ile alakalı bir vizyon ortaya koymuştur. Bu yasalaştı. Meclisimizden geçti. Dolayısı ile biz burada ki petrol üretimini arttırdıkça önce gençlerimiz, ailelerimiz başta olmak üzere burada ki zenginliği, refahı inşallah tüm milletimize yaymış olacağız. Bu bölgeye istihdam imkanları artacak. Biraz önce onu söylüyorduk. Şuanda burada bin 200 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bunu 2024 yılının sonuna kadar 100 kuyuya çıktığımız gün inşallah bu rakam yaklaşık 5 bine çıkacaktır. ve kalıcı sürede de burada istihdam imkanları daha da artacaktır” dedi.

“Türkiye’nin farklı illerinde, bölgedeki illerde de Hakkari’de olsun, Van’da kış koşulları nedeniyle başlayamadık” diyen Bakan Bayraktar, “İnşallah ilk çeyrekte orada da başlatmayı hedefliyoruz. Lokasyonu tespit ettik. Siirt’te olmak üzere Türkiye’nin her yerinde çalışmalarımız devam ediyor. Biz Türkiye’de, ülkemizin ihtiyacı olan petrol ve doğal gazı nerede varsa orada olmak için çalışmalarımıza ve gayretlerimize devam ediyoruz. Türkiye’nin mutlaka enerjide dışa bağımlılığı konusunda büyük bir hedefimiz var. İnşallah bu hedefler doğrultusunda hep birlikte çalışacağız. Sakarya Gaz sahasında yine Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yapmıştık. Hatırlarsanız 2020 yılında. ve çok kısa bir sürede dünya tarihinde rekor olabilecek bir sürede kıyıdan 170 km uzaklıktaki doğal gazı biz karaya çıkardık. 20 Nisan 2023 tarihinde karada bu gazı yaktık. Bu gün Sakarya Gaz sahasında üretilen gaz, şuanda evlerimizde kullanılıyor. Şebekeye bağlı ve biz onu BOTAŞ hatlarından tüketim noktalarına taşıyoruz. Elbette ki, üretimin daha artmasını bekliyoruz ve hedefliyoruz. İlk etapta 10 milyon metre küp. Ondan sonra da günlük 40 milyon metre küpe çıkıp, inşallah Türkiye’de konutların doğalgaz ihtiyacını karşılayabilecek seviyede bir üretime çıkmayı hedefliyoruz. Elbette Türkiye’de doğal gazda sadece evlerde değil sanayide doğal gazı kullanıyoruz, elektrik üretiminde kullanıyoruz” dedi.

21 yıl önce sadece 5 ilde doğal gaz olduğunu söyleyen Bakan Bayraktar, “Bugün içerisinde bulunduğumuz Şırnak’ta dahil olmak üzere 81 ilde doğal gaz kullanılıyor. 828 yerleşim yerinde doğalgaz gitmiş durumda. 2018 yılından beri Şırnak’ta doğal gaz var. inşallah Şırnak’a doğal gaz gitmemiş ilçelerine de önümüzde ki süreçte doğal gazı götürmek istiyoruz. Ama bunu kendi ürettiğimiz, kendi gazımızla yapmak istiyoruz. Onun için Sakarya Gaz sahasındaki çalışmalarımız devam ediyor. Gabar’ı görüyorsunuz, inşallah bu çalışmalarda tüm Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürme noktasındaki çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bütün bu faaliyetlerimizden eminin 85 milyon, milletimiz büyük bir gurur duyuyor. Büyük bir memnuniyet duyuyor. Hepimiz çok büyük bir onuru yaşıyoruz burada. Çok büyük bir emek var bu işin arkasında. Tabi bundan rahatsız olanlar da var. yani Türkiye dışa bağımlı olsun, Türkiye kendi petrolünü gazını çıkarmasın diyenlerde var. Bu nokta da sayın Cumhurbaşkanımız biliyorsunuz, Türkiye yüzyılı hedefi koydu önümüze. Önümüzde ki süreçte de bu hedef doğrultusunda, bu vizyon doğrultusunda enerji de dışa bağımlılığı bitirecek tam bağımsız bir Türkiye’yi ideali ile hep birlikte, burada gördüğünüz bütün ekip ile çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Yeni yıl ile ilgili de mesaj veren Bakan Bayraktar, “2023 yılı Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılıydı. 2023 yılında biliyorsunuz çok büyük talihsiz hadiseler yaşandık. Özellikle 6 Şubat depremleri ülkemizin tamamını etkiledi. Sadece o bölgede ki 11 ili değil. Bir sürü can kaybımız oldu, yaralılarımız oldu. Şehirlerimiz yıkıldı. Öncelikli hedeflerimizden bir tanesi yeni yılda da inşallah deprem bölgeleridir. Çok hızlı bir şekilde, insanların normal yaşamlarını sağlayacak, tekrar sosyal iştimai ve ticari hayatı tekrar normalleştirecek çalışmaları önceliklendirme olacak. Ümit ediyorum Cenab-ı Hakk bize böyle acıları tekrar göstermesin. Onun dışında da Türkiye yüzyılı hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını düşürecek ve ülkemizi daha ileri götürecek, inşallah halkımızın gelir seviyesini arttıracak bir yıl olmasını diliyorum. Bu doğrultuda biz çalışmalarımıza devam edeceğiz. ve hep birlikte inşallah bunu başaracağız. Tüm milletimize hayırlı, huzurlu bir sene diliyorum. Biz milletimizin dualarını her daim arkamızda hissettik, onların duaları ile bugünlere geldiğimizi düşünüyoruz. Bundan sonra da dualarını onlardan bekliyoruz. Onlara layık olacağımızı, onlara mahcup olmayacak şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Herkese sağlık, huzurlu, güzel bir yıl diliyorum” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’a Vali Cevdet Atay, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Emniyet Müdürü Cemal Dalman, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, TPAO Şırnak Bölge Müdürü Oğuz Şahin eşlik etti. – ŞIRNAK

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-sirnakta-incelemelerde-bulundu/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Yüzyılıyla 2024’e Başlıyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyiliyla-2024e-basliyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyiliyla-2024e-basliyoruz/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:24:22 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1785

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni yıl nedeniyle yayınladığı video mesajında ” 2023 hedefleri başlangıçtı, asıl çıkışımızı Türkiye yüzyılıyla 2024 ile birlikte başlatıyoruz. Bu mücadeleyi de sizlerin desteğiyle zafere ulaştıracağımıza yürekten inanıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni yıl dolayısıyla video mesaj yayınladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında  “Bu gece 2023 yılını tamamlıyor, 2024 yılına adım atıyoruz. Yeni takvim yılının ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.  Aslında her yeni yılın sevinçle, umutla ve heyecanla karşılanması gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu yeni yıla hem bölgemizdeki, hem dünyadaki olumsuzluklar hem de geçtiğimiz günlerde verdiğimiz şehitlerimiz sebebiyle buruk bir şekilde giriyoruz. İnsanlığın tamamı için daha güzel, daha huzurlu, daha müreffeh bir gelecek umudumuzu elbette muhafaza ediyoruz. Bunun için önce sözde demokrat ve özgürlükçü ülkelerin eli kanlı terör örgütlerine verdikleri destekleri kestiğini görmemiz gerekiyor. Bunun için önce Gazze’de masum çocukların, kadınların katledilmesine karşı tüm ülkelerin ve kurumların ortak tavır aldığını görmemiz  gerekiyor. Bunun için önce Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere bireyleri acıya boğan, ülkelerin kaynaklarını heba eden çatışmaların durdurulması için adil ve samimi çaba gösterildiğini görmemiz gerekiyor. Bunun için  önce asırlardır sömürülen  ve onurları çiğnenen toplumların zenginliklerinin kendi gelecekleri, refahları, güvenlikleri için kullanıldığını görmemiz gerekiyor.  Velhasıl umutları fiiliyata dönüştürmek için dünyadaki tüm ülkelerin, kurumların, fertlerin ortak değerler ve ilkeler etrafında bütünleşmesini temin etmemiz gerekiyor” dedi.

HERKES İÇİN AYNI STANDARTLARI DİLİYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajının devamında “Türkiye olarak biz bu dünya fotoğrafında farklı bir yeri, farklı bir misyonu, farklı bir anlayışı temsil ediyoruz. Devlet ve millet olarak biz sadece kendi güvenlik ve refah çabamızı neticeye ulaştırma mücadelesi vermekle kalmıyoruz, Dünyaya ve bölgemize huzur iklimi hakim olmadan bizim de huzur bulamayacağımız anlayışıyla herkes için aynı standartları diliyoruz.

Bu anlayışla bölgemizdeki barış çabalarını neticeye ulaştırmaya çalışıyoruz. Dostlarımızla ilişkilerimizi her alanda geliştiriyoruz, kardeşlerimizin dertleriyle dertleniyoruz. Dünyayı daha iyi, daha adil, daha müreffeh bir geleceğe hazırlamaya dönük her çabaya destek veriyoruz. Cumhuriyetimizin ilk asrını bitirip Türkiye yüzyılı dediğimiz yeni asrına ayak bastığı bir dönemde daha büyük hedeflere yönelirken azmimizi ve gayretimizi sürekli perçinliyoruz. Zalimin zulmünün ilanihaye sürüp gitmeyeceğine inanıyoruz. Adaletsiz ve dengesiz küresel yönetim  sisteminin son çırpınışlarını yaşadığına inanıyoruz.

Mazlumların sesinin derinden derine tüm dünyayı sardığına, bu çığlıkların büyüyerek insanlığın ortak vicdanı haline dönüşeceğine inanıyoruz. Nitekim Türkiye’nin kendi vatandaşları, dostları ve kardeşleriyle birlikte insanlığın tamamına hitap eden beyan ve tutumlarının gönüllerde giderek daha fazla makes bulduğunu görüyoruz” diye konuştu.

TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUNU HAYATA GEÇİRDİKÇE ALLAH’IN İZNİYLE AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZIN YÜKSELİŞİ HEP SÜRECEKTİR.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Aziz milletim elbette bu meşakkatli yolda sürekli yeni sınamalarla, yeni sıkıntılarla, yeni engellerle karşılaşıyoruz. Terörle mücadeleden ekonomik tuzaklara kadar pek çok alanda yaşadığımız sorunların temelinde büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını engelleme amacı vardır. Ülke olarak biz kendi potansiyelimizi ve imkanlarımızı etkin şekilde kullanmayı sürdürdükçe bu mücadele daha da sertleşecektir.  Çünkü Türkiye’nin büyümesi demek asırlardır bizim tökezlememiz sayesinde dört bir yanımızda rahatça at koşturanların hesaplarının bozulması demektir. Bizim güçlenmemiz demek kendi refah ve güvenlikleri için diğer herkesi araç olarak kullananların, sömürenlerin, ezenlerin düzenlerinin sonuna gelinmesi demektir. Bizim sesimize daha çok kulak verilmesi demek dünyanın her yerindeki hak, adalet, özgürlük ve vicdan arayışlarının güçlenmesi demektir. Milletimiz tarihinin hiçbir döneminde kendi hedeflerine ulaşmak için bedel ödemekten fedakarlık yapmaktan elini  taşın altına koymaktan çekinmedi.

Son 21 yılda yaşadığımız nice kritik hadise karşısında milletimizin sergilediği güçlü duruş ve kararlılığın bugün de devam ettiğini gösteriyor. Evet, buradan bir kez daha tekrarlamak istiyorum; milletimiz birliğine, beraberliğine, kardeşliğine sahip çıktıkça Allah’ın izniyle bizi kimse bölemeyecektir. Devletimiz 2023 hedeflerinin bir sonraki safhası olan Türkiye yüzyılı vizyonunu hayata geçirdikçe Allah’ın izniyle ay yıldızlı bayrağımızın yükselişi hep sürecektir.

Siyasi, ekonomik, askeri, diplomatik başarılarımızla dostlarımıza güven düşmanlarımıza korku vermeye devam ettikçe önümüzdeki sisler giderek dağılacaktır. Velhasıl biz istiklalimizden ve istikbalimizden taviz vermedikçe kimse kutlu yürüyüşümüzün önüne geçemeyecektir. Geçmişte emperyalistlerin birer aracı olarak başımıza musallat edilen vesayet güçleriyle, darbecilerle, terör örgütleriyle siyasi ve sosyal mühendislik projeleriyle çok vakit, çok enerji, çok insan kaybettik. Artık bu numaralara karnımız tok olduğu gibi böyle ağır faturalar ödemeye  niyetimiz de yok.

BÜYÜYEN GELİŞEN TÜRKİYE’NİN YILDIZINI YÜKSELTECEĞİZ

Ülkemizi kendi iç mücadeleleriyle  meşgul ederek tarihi mirasından ve sahip olması gereken imkanlardan mahrum edenlerle yollarımızı ayıralı çok oldu. Her fırsatta tekrarladığımız, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet düsturumuzun anlamı budur. İnşallah, 2024 darbe girişimiyle başlayıp kovid-19 salgınıyla büyüyen, bölgemizdeki çatışmalarla derinleşen sıkıntılı dönemden kurtulup hedeflerimize kilitlendiğimiz bir yıl olacaktır. Küresel krizlerin artarak sürdüğü bir dönemde biz farkımızı bir kez daha göstererek üreten,  istihdam eden büyüyen gelişen Türkiye’nin yıldızını yükselteceğiz. Evet, 2023 hedefleri başlangıçtı, asıl çıkışımızı Türkiye yüzyılıyla 2024   ile birlikte başlatıyoruz. Bu mücadeleyi de sizlerin desteğiyle zafere ulaştıracağımıza yürekten inanıyoruz. Bu duygularla  bir kez daha yeni takvim yılının milletimizin tüm fertlerine ve insanlığa hayırlı olmasını diliyorum. Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla” ifadelerini kullandı .

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyiliyla-2024e-basliyoruz/feed/ 0
IEA Başkanı: Türkiye, LNG üretimi ve ticaretindeki artıştan karlı çıkabilir http://www.karadenizhabertv.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:21:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1690 FİRDEVS YÜKSEL/HANDAN KAZANCI – Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, 2025 itibarıyla dünya genelinde sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimi ve ticaretinde beklenen güçlü artıştan Türkiye’nin karlı çıkabileceğini söyledi.

Birol, AA muhabirine, dünyada değişen enerji jeopolitiği, Türkiye’nin konumu ve nükleer enerji gibi bazı güncel konuları değerlendirdi.

Türkiye’nin önemli bir doğal gaz ithalatçısı olduğunu anımsatan Birol, ülkenin cari açığının büyük bir kısmının enerji ithalatından kaynaklandığını belirtti.

Birol, 2025 itibarıyla birçok ülkede yeni LNG tesislerinin devreye alınmasıyla doğal gaz piyasalarında bugüne kadar görülmemiş güçlü bir LNG artışının yaşanacağının altını çizerek, “Türkiye, 2025’te başlayacak yeni LNG dalgasını en iyi şekilde kullanmalı. Birincisi, anlaşmaları bu veriler ışığında yapması lazım. 2025’ten sonra alıcı ülkelerin eli güçlenecek. Bu nedenle anlaşmaların da buna göre yapılması gerekebilir. Türkiye’nin, mevcut kontratlarda da bazı iyileştirilmeler için bu dönemde masaya oturması gerekebilir.” diye konuştu.

Bu dönemde satıcıların güçlü olduğu bir piyasadan alıcıların güçlendiği bir piyasaya geçileceğini vurgulayan Birol, piyasalarda oluşacak gaz miktarının bazı dengelerin yeniden tanımlanmasına neden olabileceğini kaydetti.

Birol, Türkiye’nin güçlü doğal gaz altyapısına da dikkati çekerek, “Türkiye mevcut olanaklarıyla daha fazla gaz ithal ederek bunu Avrupa’ya ihraç etme altyapısına sahip. Bunu da en iyi şekilde kullanabilir. 2025’ten itibaren LNG’de yeni bir sayfa açılıyor. Bundan umarım Türkiye gibi gaz ithalatçısı ülkeler en iyi şekilde faydalanabilirler.” değerlendirmesinde bulundu.

Mevcut altyapısı sayesinde Türkiye’nin konumunu güçlendirebileceğine dikkati çeken Birol, bulunduğu bölgede gaz konusunda önemli rol oynayabileceğini ifade etti.

Enerjideki “sihirli” kelime: çeşitlendirme

Birol, Türkiye’nin nükleer enerji yatırımları ve hedeflerine de değinerek, “Nükleerin Türkiye için olmazsa olmaz bir teknoloji olduğunu düşünüyorum. Türkiye, Akkuyu’ya ilave olarak başka nükleer santraller yapacaksa bunu da destekliyorum.” dedi.

Almanya’nın doğal gaz ve petrolde tek bir ülkeye bağımlı olması nedeniyle ekonomisinin zor bir dönemden geçtiğini hatırlatan Birol, şunları kaydetti:

“Enerjideki sihirli kelime bence çeşitlendirme. Yumurtaların hepsini aynı sepete koymamak lazım. Bu bakımdan eğer bir ülkenin başka bir ülkeye enerjinin bütün alanlarında ciddi bir bağımlığı varsa, bence çeşitlendirmek akıllıca bir politika olabilir. Burada tabii ki alternatiflere de bakmak lazım. Alternatifler size ne sunuyor? Hangi fiyatlarla sunuyor? Hangi teknolojileri sunuyor? Partneri seçerken çeşitlendirme yapmak lazım. Teknoloji seçerken en iyi teknoloji olmasına bakmak lazım. Maliyet açısından da iyi bir şey olması lazım.”

Kızıldeniz’deki aksamaların etkisi kısıtlı kaldı

Birol, Kızıldeniz’de artan bölgesel riskler nedeniyle oluşan uluslararası lojistik aksamalarına da değinerek, “Denizdeki petrol ticaretinin yüzde 10’u, LNG ticaretinin ise yüzde 9’u Kızıldeniz’den yapılıyor. Bu nedenle etkisi şimdilik kısıtlı kaldı. Tahminlerimize göre, Kızıldeniz yerine Güney Afrika’dan dolaşıldığında nakliyede iki haftalık bir uzama oluyor. Bu da maliyet artışına neden oluyor. Bu artış petrol fiyatlarında 1-2 dolar civarında oldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Kızıldeniz’deki mevcut durumun devam etmesi ve bölgeye daha fazla yayılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getiren Birol, “Bölge esas itibarıyla dünya petrol ticaretinin 3’te 1’ini tek başına yapıyor. Şimdilik fiyat artışı belirli bir seviyede kaldı ama tüm bölgenin etkilendiği bir durumda ciddi sonuçlar doğurabilir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin doğal gaz ve nükleer enerji hedefleri

Türkiye, 7 uluslararası doğal gaz boru hattı, 3’ü yüzer depolama ve gazlaştırma ünitesi (FSRU) olmak üzere 5 LNG tesisi ve 2 yer altı doğal gaz depolama tesisi ile güçlü bir altyapıya sahip.

Bu yıl Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Moldova ile gaz tedarik anlaşmaları imzalayan Türkiye, sadece gaz ticaretinde transit ülke değil tedarik ettiği gazın ihracatını yapan ve bunu yöneten bir ülke olmayı da hedefliyor.

Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden sonra Sinop ve Trakya’da da nükleer enerji santralleri planlayan Türkiye için nükleer enerji, 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmada önemli rol üstleniyor.

Türkiye, Ulusal Enerji Planı çerçevesinde 2035’e kadar enerji portföyüne 7,2 gigavat, 2050 sonuna kadar 20 gigavatın üzerinde nükleer enerji kapasitesi eklemeyi hedefliyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/feed/ 0
SPOR Fanatik Sports & Business Summit 2023 düzenlendi http://www.karadenizhabertv.com.tr/spor-fanatik-sports-business-summit-2023-duzenlendi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/spor-fanatik-sports-business-summit-2023-duzenlendi/#respond Thu, 28 Dec 2023 09:03:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1614 SPOR Fanatik Sports & Business Summit 2023 düzenlendi

OLGUCAN KALKAN-SERHAN TÜRKİSTANBUL,(DHA) – Fanatik Gazetesi ev sahipliğinde, Bitexen, Petrol Ofisi, Türkiye İş Bankası, Ülker, Vestel ve Qnet sponsorluğunda düzenlenen Fanatik Sports & Business Summit 2023, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında Türk sporunu ileri taşıyan sporcular ve yöneticilerin katılımıyla bugün gerçekleşti. Ataköy’de bulunan Olimpiyat Evi’nde Damla Uğurtürk’ün sunuculuğundaki etkinlikte; Kadın Futbolu, Sporda Sürdürülebilirlik, Olimpiyat Yolunda, Geleceğin Yıldız Kızları ve Kadın Futbolu ve Paralimpik Sporlar üzerine oturumlar düzenlendi. Etkinliğin açılış konuşmasını Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Uğur Erdener gerçekleştirdi. Sports & Business Summit’in temel amacının olimpik ve paralimpik spor dallarının sesini kamuoyuna daha fazla duyurmak olduğunu belirten Erdener, ‘En önemlisi sporcularımızı, özellikle elit sporcularımızı markalarla buluşturmak. Bir diğer konu kadın futbolu, bu etkinliğin önemli konularından biri olacak. Bildiğiniz gibi ilk kez 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda katılan sporcuların yüzde 50’si erkek, yüzde 50’si kadın. Kadın futbolunun yükselmesi de belki bir anlamda bu temel amaçlara hizmet bağlamında önem taşıyor. Özellikle Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında sporcunun değerini artıracak, yükseltecek, ona daha fazla destek sağlayacak her türlü projeyi çok önemsiyoruz. Bu bağlamda biz de Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi olarak olimpiyat oyunlarına katılacak 47 sporcuyu paydaşlarımızla birlikte, kendi kaynaklarımızdan da 53 sporcumuzu destekliyoruz. Biz de sporcuya destek anlamında ciddi çalışmalar yapıyoruz. Ne kadar çok elit sporcu yetiştirebilirsek, olimpiyat oyunlarında da o kadar çok kota kazanma şansımız olur. Daha fazla kota ülkemiz açısından büyük önem taşıyor. Daha fazla kota daha fazla madalya demek. Olimpiyat oyunlarındaki temsilimizi mutlaka artırmak zorundayız. Özellikle olimpiyat oyunlarına takım katılımını ülkemizden artırmak zorundayız ifadelerini kullandı.

HAMİT TURHAN SİZLERLE BİR ARADA OLMAK BİZLER İÇİN BÜYÜK GURUR KAYNAĞI

Fanatik Gazetesi Yazarı Hamit Turhan, katılımcılara ve davetlilere teşekkürlerini ileterek, Fanatik Sport & Business Summit’in 5’incisini gerçekleştirdiğimiz bu önemli günde geçtiğimiz yıllarda da olduğu gibi yanımızda olduğunuz için teşekkür ederiz. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında Türk sporundaki başarıları konuşacağımız bu heyecanlı zirvede sizlerle bir arada olmak bizler için büyük gurur kaynağı diye konuştu.

Etkinlikte ilk oturum, Fanatik Gazetesi Yazarı Umut Eken’in moderatörlüğünü yaptığı Petrol Ofisi ile Kadın Futbolu oldu. Umut Eken’in konukları arasında Petrol Ofisi Grubu CMO’su Sinan Seha Türkseven, A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, Galatasaray ve A Milli Takım Futbolcusu Berna Yeniçeri yer aldı. Oturumda; kadın futbolunda yaşanan zorluklar, sponsorların kadın futbolundaki önemi ve kadın futbolunun geleceği hakkında açıklamalarda bulunuldu.

SPORDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK’İN ÖNEMİ

Fanatik Gazetesi Yazarı Serkan Akcan moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci oturumun konu başlığı ise Vestel ile Sporda Sürdürülebilirlik’ti. Dünya Şampiyonu Aerobik Cimnastikçi Ayşe Begüm Onbaşı’nın da online olarak katılım sağladığı oturumun diğer konuşmacıları Vestel Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Osman Badur, Türkiye’nin ilk Dünya Şampiyonu Cimnastikçisi İbrahim Çolak ve Avrupa Şampiyonu Ampute Futbol Milli Takım oyuncusu Barış Telli oldu. Milli sporcular; spora başlamaları, zorluklar ve kariyerleriyle ilgili düşüncelerini paylaştı.

BİTEXEN İLE BASKETBOL

Fanatik Gazetesi Yazarı Gökhan German’ın yönettiği oturumun konusu ise Bitexen ile Basketbol konusu oldu. Bitexen Kurumsal İletişim ve Spor İçeriklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ozan Erdoğ, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkan Vekili Ömer Onan ve Infront Managing Director Ender Uslu’nun konuşmacı olduğu oturumda Türk basketboluna yapılan yatırımlar, Basketbol Ligi’nin kaliteli ve takımlar arasındaki rekabet konuşuldu.

TÜRKİYE İŞ BANKASI İLE OLİMPİYAT YOLUNDA

Türkiye İş Bankası ile Olimpiyat Yolunda oturumu ise Fanatik Gazetesi Yazarı Olcay Çakır moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Türkiye’nin ilk Dünya Şampiyonu Cimnastikçisi İbrahim Çolak, Avrupa Şampiyonu eskrimci Nisanur Erbil ve Türkiye Şampiyonu boksör Gizem Özer konuklar arasındaydı. Milli sporcular; olimpiyat yolunda yaşanan zorluklar, olimpiyat hazırlıkları ve kariyerleriyle ilgili bilgiler verdi.

GELECEĞİN YILDIZ KIZLARI VE KADIN FUTBOLU

Etkinlik, Ülker ile Geleceğin Yıldız Kızları ve Kadın Futbolu oturumu ile devam etti. Fanatik Gazetesi Yazarı Serkan Akcan’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda; Ülker Kurumsal İletişim Direktörü Mehmet Uçan, A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget Spor Kulübü ve A Milli Takım futbolcusu Birgül Sadıkoğlu konuk olarak yer aldı. TFF ile Ülker ortaklığında düzenlenen Geleceğin Yıldız Kızları projesiyle ilgili bilgiler paylaşılırken, kadın futbolunda sponsorların önemine dikkat çekildi. Milli futbolcu Birgül Sadıkoğlu da gelecek nesillere örnek olmak istediğini dile getirdi.

Paralimpik Sporlar oturumunun moderatörlüğünü ise Fanatik Gazetesi Yazarı Hamit Turhan üstlendi. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukuk Kurulu Başkanı Ümit Deniz Kurt, Paralimpik Milli Yüzücü Umut Ünlü, Dünya Üçüncüsü Paralimpik Eskrimci Hakan Akkaya, Dünya ve Avrupa Şampiyonu Paralimpik Atıcı Ayşegül Pehlivanlar’ın konuşmacı olarak yer aldığı oturumda sporcular, paramlimpik sporla hakkında bilgiler verildi.

QNET ile Olimpik Branşlar oturumunu QNET PR & Marketing Communications Executive Deniz Kuvvet yönetti. Olimpiyat Şampiyonu okçu Mete Gazoz’un da online olarak katılım sağladığı oturumun diğer konuşmacıları Dünya Gençler Yüzme Şampiyonu Kuzey Tunçelli, Avrupa Şampiyonu Ciritçi Eda Tuğsuz, Türkiye Cimnastik Federasyon Başantrenörü Yılmaz Göktekin, Dünya ve Avrupa Şampiyonu Cimnastikçi Ferhat Arıcan ve Dünya Şampiyonu Güreşçi Ali Cengiz oldu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/spor-fanatik-sports-business-summit-2023-duzenlendi/feed/ 0
Samsun, Türkiye’nin en çok karnabahar üreten ili konumuna yükseldi http://www.karadenizhabertv.com.tr/samsun-turkiyenin-en-cok-karnabahar-ureten-ili-konumuna-yukseldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/samsun-turkiyenin-en-cok-karnabahar-ureten-ili-konumuna-yukseldi/#respond Wed, 27 Dec 2023 09:30:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1557 Lahana üretiminde Türkiye birincisi olan Samsun, bu yıl ürettiği 60 bin ton karnabahar ile de ‘en çok karnabahar üreten il’ konumuna yükseldi.

Çarşamba, Bafra ve Vezirköprü Ovaları ile Türkiye’nin gıda ambarı konumunda bulunan Samsun, yazlık ve kışlık sebzeleri ile Türkiye’yi besliyor. Yıllardır ülke genelindeki lahana üretiminin başını çeken Samsun, karnabahar üretiminde de 1. sıraya yükseldi. Geçen yıl 40-45 bin ton karnabahar üretilen Samsun’da bu yıl ise sezonun bitmesine birkaç ay kala 60 bin tonluk karnabahar üretimi gerçekleştirildi. Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, kentin tarım potansiyeli hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu.

“Karnabahar üretiminde 1. sıraya yükseldik”

Geçen yıla oranla üretim kapasitesinin arttığı karnabaharda 1. sıraya yükseldiklerinin altını çizen Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, “Karnabahar üretiminde 1. sıraya yükseldik. Geçen yıl 40-45 bin ton arasında karnabahar üretmiştik. Bu sene 60 bin ton rekoltemiz oldu. Bu rekoltenin yanı sıra hasat kış sonuna kadar devam edecek. Şubat ayına kadar 15’er gün aralıklarla hasadımız olacak. 500 bin ton kışlık sebze üretimimizin 16 bin dekar alanında yaklaşık 60 bin ton gibi bir karnabahar rekoltemiz oldu. Sadece üretimi arttırmak gibi bir hedefimiz yok. Bakanlığımız üretim planlaması yapıyor. Bazı ürünlerdeki üretimi azaltmak gerekebiliyor. Ürün ihtiyaçtan çok olduğu zaman fiyat düşebiliyor. Hangi ürünün ne kadar üretilmesi gerektiği planlı bir şekilde belirleniyor. Bazı tarım ürünlerinin üretimini arttırabiliriz, bazıları stabil kalabilir bazılarında da azaltmaya gidebiliriz. İleriki yıllardaki üretim kapasitesi o dönemki ihtiyaçlara göre belirlenecek. Örneğin; çeltiğin üretimi dünyada ve Trakya’da azaldığı zaman burada arttırabiliriz. Dünyada ve Trakya’da üretim artarsa burada sabit kalmamız ya da azaltmamız gerekecek. Çünkü yarın bir gün su kısıtı olduğu zaman mecbur azaltmaya gideceğiz. Bunla ilgili de damla sulama çalışmasını yaptık. Bu yöntemle belki normal sulamaya göre verim biraz daha düşük olabiliyor ama alternatif üretimimiz var. Hiç su olmadığı zaman da damla sulama ile çeltik üretimi yapabileceğini öngörüp, gerçekleştirdik” dedi.

“Toplam 870 bin sebze üretiminin 500 bin tonunu kışlık ürünler oluşturuyor”

Sebze üretiminin büyük bir kısmını lahana ve karnabahar başta olmak üzere birçok kışlık sebzenin oluşturduğuna değinen İbrahim Sağlam, “Bafra ve Çarşamba Ovaları sebze üretiminde Türkiye’de önde geliyor. Lahana üretiminde Türkiye’de 1. sıradayız. Kırmızı lahanada ülkedeki üretimin yüzde 34’ünü tek başımıza sağlıyoruz. Yılda 60 bin ton üretim yapıyoruz. Genel sebze üretimimiz ise il olarak toplam 870 bin ton üretimimiz var. Kışlık sebze olarak yaklaşık 80 bin dekar alanda 500 bin ton gibi bir üretimimiz var. Bunların başını lahana, pırasa, brokoli, karnabahar gibi ürünler çekiyor. Kışlık ve yazlık sebze olarak hem Karadeniz’i besliyoruz hem de Türkiye’yi besliyoruz. İlimizde üretilen sebzenin yüzde 91’ini Bafra’da yetiştiriyoruz. Geçen yıl farklı bir deneme olarak çeltik sonra brokoli ekimi yaptık. Çok da başarılı oldu. Türkiye’deki üretimden farklı bir zamanda hasat ettiğimiz için de üretici brokoliden kazandı. Normalde sezonda 8 TL’ye satılan brokoli 20 TL’den alıcı buldu. Ayrıca bir üretim sezonu içerisinde çeltikle beraber brokoliden de kazanç sağlanmış oldu” diye konuştu.

“İhracat 2 kattan fazla arttı”

Samsun’da açılan Gıda Kontrol Laboratuvarı sayesinde yurt dışına yapılan ihracatın da 1 senede 2 kattan fazla arttığına dikkat çeken Müdür Sağlam, “Avrupa’ya ve Rusya’ya ihracatımız var. 2021’de 3-4 bin ton arasında bir sevkiyatımız vardı. Daha önceden gıda kontrol laboratuvarımız olmadığından sebzelerimiz Mersin’e gittikten sonra Samsun’a gelip sonradan ihraç edilmek zorunda kalıyordu. Artık laboratuvarımız var ve analizler ilimizde yapılıyor. Dolayısıyla 8 bin 500 tona yakın ihracatımız gerçekleşti. Bu ihracat yıllar itibarıyla daha da artacak. Dünyada yaşlı nüfus artıyor. Bu da protein yerine sebze ağırlıklı beslenmeyi beraberinde getiriyor. Gerekli inovasyonu yapıp, piyasadaki açığı kapatmak için gerekli çalışma ve üretimleri yapacağız” şeklinde konuştu.

“Fındıkta ikinci, kivide üçüncü sıradayız”

Meyve üretiminde de fındık başta olmak üzere üst sıralarda yer aldıklarını vurgulayan Sağlam, ayrıca şunları söyledi:

“Meyvede Türkiye genelinde fındık üretiminde iddialı konumdayız. Türkiye’de üretilen fındığın yüzde 16’sı Samsun’da üretiliyor. Ordu’dan sonra en çok fındık üreten iliz. Bu yıl 1 milyon 200 dönüm arazide 118 bin 500 ton fındık üretimimiz oldu. Geçen yıl bu rakam 112 bin 500 tondu. Yeni fındık alanlarımız henüz üretime geçmedi. Üretime geçince daha fazla üretim yapacağız. Kivi üretiminde de Türkiye’de 3. sıradayız, 6 bin dekar alanda 18 bin ton üretimimiz var. Elma, armut, şeftali gibi meyvelerde de üretimlerimiz hızla devam ediyor.” – SAMSUN

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/samsun-turkiyenin-en-cok-karnabahar-ureten-ili-konumuna-yukseldi/feed/ 0
YTB, Üsküp’te Türkiye Mezunları Buluşması düzenledi http://www.karadenizhabertv.com.tr/ytb-uskupte-turkiye-mezunlari-bulusmasi-duzenledi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ytb-uskupte-turkiye-mezunlari-bulusmasi-duzenledi/#respond Wed, 27 Dec 2023 09:06:23 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1533 Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te Türkiye Mezunları Buluşması gerçekleştirildi.

Etkinliğe, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, YTB Başkanı Abdullah Eren, Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi Hasan Mehmet Sekizkök, Kuzey Makedonya’daki Türk Demokratik Partisi (TDP) Genel Başkanı ve Milletvekili Beycan İlyas, Türk Milli Birlik Hareketi (TMBH) Genel Başkanı Erdoğan Saraç, ülkedeki Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Türkiye mezunları ile davetliler katıldı.

Bilal Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de 180’e varan ülkeden öğrencinin eğitim gördüğünü söyledi.

Türkiye’deki burslu öğrencilerin sayısının 300 bini aştığını vurgulayan Erdoğan, bunların 16 bininin YTB burslusu olduğunu belirtti.

Batı’nın, Rusya- Ukrayna Savaşı ile İsrail’in Gazze’ye saldırısına yönelik farklı tutumlarını eleştiren Erdoğan, işgal altındaki Filistin topraklarında insan haklarının yerle bir edildiğini vurgulayarak ABD’nin Afganistan ve Irak’ta bile kullanmadığı çaptaki bombaları, hatta güdümsüz bombaları pervasızca kullanan İsrail’in iş adamlarına da yasak gelip gelmeyeceğini sordu.

Erdoğan, Batı’nın bütün değer paradigmalarını ayaklar altına aldığını, çöktüğünü gördüklerini kaydetti.

Türkiye’nin ise karşılık beklemeden yardımlar yaptığına işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukların yaşadığı coğrafyalarda değil, onun dışındaki coğrafyalarda da yaptığımız, TİKA aracılığıyla birçok insani yardımlar, kurumlar, yetimhaneler, iktisadi kalkınma projeleri, bunların bir karşılığı yok. Türkiye bir karşılık bekleyerek yapmıyor ve Batı’dan ayrıştığı yer de bu.”

Türkiye Mezunlarının gerek Kuzey Makedonya’da gerek bölgede çok iyi yerlere gelmesi temennisinde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin bu maliyette dünyanın en iyi eğitimini veren ülke olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Eğitim dünyanın hiçbir yerinde kolay değil, hiçbir yerinde öğrenciye bir eli yağda bir eli balda üniversite hayatı diye bir şey söz konusu değil. Ama Türkiye mükemmel mutfağı, yemekleri, misafirperverliği, müthiş manzaraları, kültürel zenginliği bütün bunlarla beraber verdiği eğitim kalitesiyle gerçekten bir öğrenci için herhalde dünyada cennete en yakın ülke olsa gerek.” değerlendirmesinde bulundu.

Eren de 2010 yılında kurulan YTB’nin, Türkiye’nin son 20 yılda dış politikasındaki paradigma değişiminin aslında bir nevi “çıktı kurumlarından” bir tanesi olduğunu belirtti.

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde klasik diplomatik araçların yanı sıra eğitim ve kültürel diplomasi, sosyal kalkınma yardımları gibi çok farklı alanlarda tarihi kültürel mirasının gerektiği bir biçimde yeniden atılıma geçtiğini ifade eden Eren, son dönemlerde Türkiye’de kurulan YTB, Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumların Türkiye’nin gönül coğrafyasına uzanan elleri olduğunu söyledi.

Gönül coğrafyasının Türkiye’ye has bir tabir olduğunu vurgulayan Eren, “Dünyanın neresine gidersek gidelim Türkiye’ye müzahir, kendi devletinden bağımsız Türkiye’yi takip eden topluluklar olduğunu görüyoruz. Bu Türkiye’nin en büyük kazancı hem de en büyük sorumluluğu.” diye konuştu.

Kuzey Makedonya’nın Türkiye Bursları programında ayrı bir önemi olduğunu kaydeden Eren, son yıllarda sayıların düştüğünü, bu kapsamda tanıtım programları yapmaya çalıştıklarını söyledi.

Dünyada 35 mezun dernekleri bulunduğunu aktaran Eren, “Bu mezun dernekleri bu buluşmaları organize ediyor. 130’dan fazla mezun buluşması yaptık son 4 sene içerisinde.” dedi.

Büyükelçi Sekizkök de geçen hafta şehadete eren askerlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi.

Köklü tarihi ve beşeri bağların bulunduğu Kuzey Makedonya’da ve diğer Balkan ülkelerinde gençlerin iyi bir eğitim alarak hayata hazırlanmalarını teşvik etmenin Türkiye’nin öncelikleri arasında yer aldığını ifade eden Sekizkök, “Ülkemizin eğitim alanında sahip olduğu birim ve tecrübenin Kuzey Makedonya’ya aktarılmasının ne kadar değerli olduğunu burada görev yaptığım süre zarfında bizzat gözlemlemekten büyük gurur duydum. Bunu yaparken, bağımsızlığından itibaren yanında durduğumuz Kuzey Makedonya’yı oluşturan bütün toplumları kucaklayıcı ve kapsayıcı bir yaklaşım benimsedik.” ifadelerini kullandı.

Türkiye mezunu Ekrem Destanov, Velika İvkovska ve Metin İzeti’nin de konuşma yaptığı program kapsamında YTB’nin tanıtım filmi gösterildi, hediye takdimi yapıldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ytb-uskupte-turkiye-mezunlari-bulusmasi-duzenledi/feed/ 0
DEÜ’lü yüzücülerden 1 rekor, 8 madalya http://www.karadenizhabertv.com.tr/deulu-yuzuculerden-1-rekor-8-madalya/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/deulu-yuzuculerden-1-rekor-8-madalya/#respond Tue, 26 Dec 2023 21:36:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1521 Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından İstanbul’da düzenlenen yüzme şampiyonasında Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) rüzgarı esti. Organizasyona 5 sporcusu ile katılan Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Kulübü, biri Türkiye rekoru olmak üzere 4 birincilik, toplamda 8 madalya elde etti.

Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından İstanbul’da düzenlenen Türkiye Arena Kulüpler Arası Kısa Kulvar Yıldız, Genç ve Açık Yaş Yüzme Şampiyonasında Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) damga vurdu. Beylikdüzü Yüzme Havuzunda düzenlenen organizasyona 5 sporcusu ile katılan Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Kulübü, biri Türkiye rekoru olmak üzere 4 birincilik, toplamda 8 madalya elde etti. Türkiye rekorunun ve birinciliklerin sahibi DEÜ Spor Kulübü sporcusu 13 yaşındaki Derin Akar; kadınlar 200 metre karışık, 50 metre kelebek, 50 metre kurbağalama ve 1: 04.33’lük derecesiyle 13 yaş Türkiye rekoru kırdığı 100 metre karışık yüzme yarışlarında, altın madalyaya uzandı. Şampiyonada ayrıca DEÜ’den Azra Askar; 13 Yaş 100 metre kurbağalamada Türkiye 4’üncüsü, 50 metre kurbağalamada Türkiye 6’ncısı ve 200 metre kurbağalamada Türkiye 7’incisi olurken, Çağdaş Çolakoğulları ise 100 metre karışıkta Türkiye 7’ncisi oldu.

“Şehitlerimize armağanımızdır”

Gelişmeyi değerlendiren Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, DEÜ’nün spor bilimlerindeki yatırımları, genç sporculara sunduğu imkanlar, altyapı ve tesisleriyle Türkiye’nin bu alandaki en önemli yükseköğretim kurumlarından birisi olduğunu vurguladı.

DEÜ’nün bu zamana kadar birçok milli sporcu yetiştirdiğini ve onlara ev sahipliği yaptığının altını çizen Rektör Hotar, organizasyonda Türkiye rekorunun uzun bir zamanın ardından İzmir kökenli bir kulüp tarafından kırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Rektör Hotar, “Kulaçlarını rekorlar için atan yüzücülerimiz, İstanbul’da düzenlenen Türkiye Arena Kulüplerarası Kısa Kulvar Yıldız, Genç ve Açık yaş Yüzme Şampiyonasına başarılarıyla adeta damga vurdular. 1 Türkiye rekoru ve 4 altın madalya elde ettiğimiz şampiyonadaki performansları için genç sporcularımızı ve antrenörlerini tebrik ediyorum. Toplamda 8 madalya kazandık. Sporcu bir üniversite olarak da ön plana çıkan DEÜ olarak, sporu her zaman önceliğimize aldık ve gençlerimizi spora yöneltmek için çeşitli teşvikler geliştirdik. Bu çabalarımızın meyvesini topluyoruz. Hedefimiz; sadece ulusal değil, uluslararası arenada da önemli başarılar elde etmek. Sporcularımızın başarılarıyla gurur duyuyor, DEÜ olarak bu başarıları ülkemizin bölünmez bütünlüğünü sağlamak uğruna canlarını tereddütsüz feda eden kahraman Şehitlerimize armağan ediyoruz” dedi.

“Ülkemizin spordaki gelişimine önemli katkılar sunuyoruz”

Şampiyonaya 5 sporcu ve 2 yüzme antrenörü ile katıldıklarını belirten DEÜ Spor Kulübü Başkanı Doç. Dr. Tolga Şahin, “Spor bilimlerinde Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden biri olan Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından düzenlenen şampiyonada yüzücülerimizin performansları ve elde ettikleri önemli başarılar dolayısıyla büyük bir mutluluk yaşıyoruz. DEÜ Spor Kulübü olarak, üniversitemiz çatısı altında birçok spor branşında faaliyet gösteriyor ve ülkemizin spordaki gelişimine önemli katkılar sunuyoruz” ifadesinde bulundu.

“Madalyalardan dolayı çok mutluyuz”

Organizasyonda biri Türkiye rekoru olmak üzere 4 birincilik elde eden Derin Akar’ın ve diğer sporcuların Deniz Bora Alkan ile birlikte antrenörü olan DEÜ Spor Kulübü Yüzme Antrenörü Ayşegül Emir ise şampiyonaya hazırlık süreci hakkında bilgiler verdi. Emir, “Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Kulübü Yüzme Takımı olarak, beş senelik bir emeğin sonunda, yılın son yarışı olan Türkiye Arena Kulüpler Arası Kısa Kulvar Yıldız, Genç ve Açık Yaş Yüzme Şampiyonası’nda 5 sporcumuzun da göstermiş olduğu başarılardan ve elde ettiğimiz 8 madalyadan dolayı çok mutluyuz. Milli takıma sporcu kazandırdığımız bu süreçte, İzmir kökenli bir takım tarafından uzun zamandır kırılamayan Türkiye rekorunu da kırmış olduk” diye konuştu. – İZMİR

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/deulu-yuzuculerden-1-rekor-8-madalya/feed/ 0
AK Parti Grup Başkanvekili Gül: “Avrupa’nın güvenliği, en uçtaki NATO ülkesi olan Türkiye’nin güvenliğinden geçer” http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-gul-avrupanin-guvenligi-en-uctaki-nato-ulkesi-olan-turkiyenin-guvenliginden-gecer/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-gul-avrupanin-guvenligi-en-uctaki-nato-ulkesi-olan-turkiyenin-guvenliginden-gecer/#respond Tue, 26 Dec 2023 09:09:13 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1464 AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, “Türkiye, Ankara huzurlu değilse, Gaziantep, Şanlıurfa huzurlu değilse, Diyarbakır huzurlu değilse Avrupa da huzurlu olamaz. Avrupa’nın güvenliği, en uçtaki NATO ülkesi olan Türkiye’nin güvenliğinden geçer” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda 2024 yılı bütçe görüşmelerinde AK Parti adına Grup Başkanvekilleri Özlem Zengin, Muhammet Emin Akbaşoğlu ve Abdulhamit Gül, CHP adına ise Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, terör örgütü lideri elebaşı için ‘Sayın’ diyenlere tepki göstererek, “Ben onlara inat şöyle okumak istiyorum: Sayın Cebrail Dündar, Mardin; Sayın Kemal Aslan, Elazığ; Sayın Enis Budak, Ağrı nüfusuna kayıtlı, ailesi Manisa’da yaşıyor. Cenazeyi hatırlayacaksınız. Sayın Abdulkadir İyem, Şanlıurfa nüfusuna kayıtlı, ailesi Gaziantep’te; Sayın Ahmet Arslan, Yozgat nüfusuna kayıtlı; Sayın Semih Yılmaz, Kırıkkale nüfusuna kayıtlı; Sayın Yasin Karaca, Tokat nüfusuna kayıtlı; Sayın Çağatay Erenoğlu, Sinop nüfusuna kayıtlı; Sayın Emre Taşkın, Malatya nüfusuna kayıtlı; Sayın Ramazan Günay, Afyonkarahisar nüfusuna kayıtlı, ailesi İzmir’de yaşıyor. Sayın Mehmet Serinkan, Denizli nüfusuna kayıtlı; Sayın İsmet Yazıcı, Gümüşhane nüfusuna kayıtlı, ailesi Zonguldak’ta yaşıyor. Buradan baktığımızda ne çıkıyor? Vefat edenlerin, şehit olanların bir milliyeti var mı? Hepsi bu vatanın evladı değiller mi? Ben biliyorum, evlerinde akşam bu haberi izlerken ağlamadan duran var mıydı, kalbi yanmayan, dağlanmayan var mıydı? Hangi siyasi partiye oy verirse versin, bunu kınamayan, telin etmeyen yer var mıydı? Bence yoktu. ve biliyoruz, tabii ki ateş düştüğü yeri yakar. Allah hiç kimseye evlat acısı vermesin, çok ağır bir imtihan. Ama şunu görüyorum, ben de konuştum, işte Tokat’taki kardeşimizin babasıyla konuştum. Bize söyledikleri bir tek cümle var, bunu o kadar içten söylüyorlar ki, eminim cenazelere giden bütün arkadaşlarımız aynı şeyi işittiler: ‘Vatan sağ olsun.’ Başka bir ifade yok, başka bir talep de yok. O yüzden buradan baktığımda muazzam bir yüce gönüllülük görüyorum. Yani yüreği dağlanmış, ciğeri dağlanmış bir millet, evlatlarına ağlayan bir millet ve nihayetinde canı pahasına bu toprakları korumak isteyen insanlar görüyoruz” dedi.

“CHP ve DEM Parti’nin Kürt ve Alevi vurgusunu bütünleştirmek için mi, yoksa ayrıştırmak için mi devamlı olarak gündeme getirdiklerini milletimizin maşeri vicdanına havale ediyorum”

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise, teröre ilişkin ortak bildiriye imza atmayan CHP ve DEM Parti gruplarına tepki göstererek, “‘Değişeceğiz’ dediler, ‘Değişim’ dediler, ne değişti diye baktık, gördüğümüz şu: Önce Kandil’in talebi doğrultusunda terörle mücadele tezkerelerine hayır dediler, sonra şehitlerimizle ve Mehmetçiklerimizle birlikte olduğumuzun vurgulandığı Türkiye Büyük Millet Meclisi ortak bildirisine imza atmaktan çekindiler. Kimden çekiniyorsunuz? Kimden korkuyorsunuz? Bu utanç gerçekten size yeter. Hiç kimse bahane uydurmasın, hakikatleri çarpıtmasın, hakikatin üstünü örtmeye çalışmasın” dedi.

CHP ve DEM Parti’nin senkronizasyon içinde birbirlerini takip ettiğini söyleyen Akbaşoğlu, “Haksız, asılsız iddia ve suçlamalarıyla Kürtlere ve Alevilere ayrımcı bir dil kullanması, her şeyden önce bu kardeşlerimize büyük bir haksızlıktır. Ayrıştırıcı, ayrımcı bir dili asla ve kata kabul etmiyoruz. Her iki partinin de ‘Kürtler ve Aleviler daha az eşittir’ sözü bir bühtandır ve asla kabul edilemez. Bu, açıkça hakkı ve hakikati, Kürt ve Alevi kardeşlerimizi istismardır. CHP ve DEM Parti’nin Kürt ve Alevi vurgusunu bütünleştirmek için mi, yoksa ayrıştırmak için mi devamlı olarak gündeme getirdiklerini milletimizin maşeri vicdanına havale ediyorum” şeklinde konuştu.

Sessiz devrimlerin hayata geçirilerek yaşanılan sorunların sorun olmaktan çıktığını belirten Akbaşoğlu şöyle konuştu:

“AK Parti iktidarları olarak meşruiyet ve özgürlükler temelinde birlik, beraberlik ve bütünlük içerisinde sessiz devrimleri hayata geçirerek yaşanılan sorunları sorun olmaktan çıkardık ve tüm vatandaşlarımızın özgürlüklerini genişlettik. Bunun şahidi 85 milyon halkımızdır; Türk, Kürt, Alevi, Sünni bütün insanlarımızdır. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının tümü, istisnasız tümü kanun önünde eşit ve birinci sınıf vatandaşlardır, ötekileştirici ve ayrımcı dil asla ve kata kabul edilemez.”

“Avrupa’nın güvenliği, en uçtaki NATO ülkesi olan Türkiye’nin güvenliğinden geçer”

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül de, 17-25 Aralık tarihlerinde polise ve yargıya sızmış paralel çetenin operasyonuyla seçilmiş hükümete darbe girişiminde bulunulduğunu hatırlatarak, “15 Temmuz’da FETÖ hain darbe girişiminde bulundu ve o gün ‘Halkın iradesinden başka hiçbir güç tanımam’ diyen Cumhurbaşkanımız milletimizle beraber bu hain saldırıya karşı, tüm duyarlı vatandaşlarımız ve siyasi partiler hep beraber karşı çıktı. Bugün esas itibarıyla Cumhur İttifakı’nın varoluş sebepleri de yine 15 Temmuz’a dayanmaktadır. Çünkü milletimize bir saldırı varsa, milli iradeye bir saldırı varsa ‘Partim önemli değildir, benim makamım önemli değildir ülkem önemlidir’ diyen bir anlayıştır. Bu anlayışı sürdürüyoruz, bu anlayışı hep beraber sürdürmeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

Gül şöyle konuştu:

“PKK neden saldırıyor? Neden saldırıyor biliyor musunuz? Kuzeyimizde Ukrayna ve Kafkaslardaki karışıklık, güneyimizde Suriye’de ve Irak’taki, Akdeniz’deki karışıklıkla beraber Türkiye istikrar abidesi olarak bölgede duruyor. Türkiye’nin büyümesinden rahatsız olanlar, Türkiye büyümesin isteyenler taşeron örgütler kullanıyor. Değerli arkadaşlar, vekalet savaşları üzerinden ülkeleri dizayn etme politikasını ortaya koyanları çok iyi biliyoruz. Bunları bildiği halde göz yumanları da çok iyi biliyoruz, kuklayı da biliyoruz, kuklacıları da biliyoruz. Sırtını terör örgütlerine dayayanları da biliyoruz. Ama şunu da çok iyi bilsinler ki, bu ülke terörle mücadelede hukuk çerçevesinde başarılı olacaktır ve eninde sonunda Türkiye hem bölgesel hem küresel liderliğiyle beraber terörle etkin mücadelesini yapacak ve başarıya ulaşacaktır. Türkiye, üzerinde operasyon çekilebilecek bir ülke değildir. Türkiye, üzerinde yazılacak senaryoları tarihin çöp kutusuna atabilecek muktedir bir Türkiye’dir, muktedir bir ülkedir. Ülkemiz sınırları içerisinde ve dışarısında, güneyimizde bir terör koridoru kurulmasına asla ama asla izin vermeyeceğiz. Burada, şunu da söylemek isterim: Avrupa’nın güvenliği Türkiye’nin güvenliğinden geçer. Batı ülkelerinin başkentlerinde, Batı ülkelerinde yaşayıp bu teröre destek verenler, binlerce kilometre öteden gelip benim yanı başımda Türkiye’ye operasyon yapanlara gözümü yumacak değilim; geldikleri gibi gidecekler, bu mücadeleyi de en başarılı bir şekilde vereceğiz. Türkiye, Ankara huzurlu değilse, Gaziantep, Şanlıurfa huzurlu değilse, Diyarbakır huzurlu değilse Avrupa da huzurlu olamaz. Avrupa’nın güvenliği, en uçtaki NATO ülkesi olan Türkiye’nin güvenliğinden geçer.”

“Terörü lanetliyoruz”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi. Günaydın, “Terörü lanetliyoruz. Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne, barış içerisinde yaşamasına olan inancımızı ve kararlılığımızı da ifade ediyoruz ve elbette bunun yanında Kurtuluş Savaşı kahramanı, Lozan’ın mimarı, Türkiye’yi İkinci Dünya Savaşı’na sokmayan büyük siyasetçi, 2’nci Genel Başkanımız ve 2’nci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’yü de saygıyla ve rahmetle anıyorum” ifadelerini kullandı.

Günaydın, büyüme rakamlarına değinerek, “Size göre artan jeopolitik risklere, dünyada gelişen iktisadi krizlere, darbe girişiminin hala süren etkilerine rağmen AK Parti bir büyüme efsanesi oluşturmuş. Bakalım, veriler bunu teyit ediyor mu? Türkiye Zincirlenmiş Hacim Endeksi’ne göre 1923-2023 döneminde yüzde 5,4 büyümüş ortalama, dönemsel bazda en yüksek büyüme oranı 1923-1929 arasında yüzde 7,3 olarak gerçekleşmiş. Daha sonra düşünelim, 1929’daki Büyük Ekonomik Buhran, İkinci Dünya Savaşı, petrol krizi, koalisyonlar, askeri darbeler, kapitalizmin birikim krizleri, bütün bunların hepsini toplayın Cumhuriyet Dönemi boyunca yüzde 5’in üzerinde bir büyüme temposu ortaya koyabilen bir ekonomiden söz ediyoruz. Peki, siz ne yapmışsınız? 2003-2008 döneminde yüzde 6,21 büyümüşsünüz. 2009-2023 dönemi büyümeniz Cumhuriyet Dönemi toplam büyümesinin gerisinde yüzde 5,15. Demek ki ortada Türkiye’nin tarihsel büyüme oranını yakalayabilen bir büyüme temponuz yok, övünülebilecek bir şey yok. Peki, ilave edelim, acaba bu büyüme bir kalkınma çağırabiliyor mu” diye konuştu.

Faiz ödemelerine değinen Günaydın, “Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan burada bir konuşma yaptı ve tıpkı babası rahmetli Erbakan gibi faize ayrılan miktarları eleştirdi, bunun bakanlık bütçeleriyle oranlarını da ortaya koydu ama anlayamadığımız bir şekilde, bu konuşmayı yaptıktan sonra bütçeye olumlu oy vereceğini söyledi. Bakın, ben biraz açayım size. 21 yıllık iktidarınız var ya, ’22’nci bütçemiz’ diye övünüyorsunuz. Burada iç ve dış faiz lobilerine 21 yılda 2 trilyon 189 milyar TL para ödediniz. Bu, 2017’ye kadar her yıl ortalama 50 milyar TL diye gidiyordu. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Sonra canavarlaştı bu rakamlar 2018’de 74 milyar TL, 2019’da bir yılda 100 milyar TL, 2020’de 134 milyar TL, 2021’de 181 milyar TL, 2022’de 311 milyar TL. Bu sene ne kadarı, bu senenin bütçesinin ne kadarı faize gidiyor biliyor musunuz arkadaşlar? Tam 632 milyar TL’yi faize veriyorsunuz” diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli ise, Pençe Kilit Harekatı bölgesinde hain terör örgütünün saldırılarında şehit düşen kahraman askerlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve millete başsağlığı dileyerek konuşmasına başladı. Ulusal Kurtuluş Savaşı kahramanı, büyük devlet adamı, CHP’nin 2’nci Genel Başkanı ve 2’nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün vefatının 50’nci yıl dönümü olduğunu söyleyen Türeli, İnönü’yü de rahmetle andı. Türeli, 1924 yılında ilk defa bütçe hazırlandığını kaydederek, “1924 bütçesinin bütçe gider tahmini 140,4 milyon lira, bütçe gelir tahmini 129,2 milyon lira, bütçe açığı 11,2 milyon lira olarak öngörülmüş. Fakat 1924 yılı şartlarında bütçe açık vermemiş, 6,8 milyon lira fazla vermiş; harcamalarda bir kısıntı yok ama gelirlerin gereğinden fazla gelmesi sonucunda bütçe fazla vermiş. Bu dönem, genç cumhuriyetin kurucularında çok ciddi anlamda denk bütçe fikri oluşmuş, bir denk bütçe yapmak, açık vermemek; dışarıdan ithalat yerine yurt içi üretimin yapılması öncelikli olmuş ve 1926 yılında denk bütçe hazırlanmış. Bakın, çok ilginçtir, iki-üç yıl üst üste denk bütçe yapılmış fakat 1929 büyük buhran, ekonomik buhran ve sonrasında yaşanan o krizin sürmesi sonucunda gene bütçede bir kısım açıklar verilmiş. Gene çok ilginçtir, cumhuriyet açısından çok önemlidir, 1927 yılında Muhasebei Umumiye Kanunu çıkartılmış. Değerli milletvekilleri, çok önemli bir kanun. 2003 yılında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası çıkana kadar Muhasebei Umumiye Kanunu geçerli olmuş. Devletin tüm mallarının yönetimi ve muhasebesi bu kanunla belirlenmiş. ve çok ilginçtir, Muhasebei Umumiye Kanunu’yla belirlenen sistemin özelliği şu: Giderler ve gelirler tek hesaptan, tek hazine hesabından, teknik bir terimle ‘tek vezne’den yapılmış. Bugün eleştiriyoruz ya; Türkiye Varlık Fonu var, döner sermayeli kuruluşlar var, bütçe dışı fonlar var, özel hesaplar var; bunların hepsinin bütçe dışında olmasını eleştiriyoruz. Kesin Hesap Kanunu’nda Sayıştay’ın da bu konuda çok ciddi eleştiriler olmasına rağmen bu aynı yanlış sistem devam ediyor. İşte, o cumhuriyet, 1927 yılında bu kanunla birlikte tek hesaptan gelirleri ve giderleri birlikte görmüş ve birlikte izlemiş. Bu da aslında onların ekonomiye, sosyal hayata bakışlarının ve o konuda başarmak istedikleri şey için bütçeyi nasıl bir araç olarak gördüklerinin en büyük nişanesidir, örneğidir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

AK Parti hükümetleri dönemlerinde neoliberal ekonomi modelinin benimsendiğini ifade eden Türeli, “Neoliberal ekonomi modeli AK Parti hükümetleri döneminde noktasına, virgülüne dokunmadan uygulanmaya devam edilmiştir. Bakın, bu model 1970’li yılların ikinci yarısında çıkmış bir modeldir ve 1980’lerle birlikte önce Amerika’da, sonra İngiltere’de ve sonra da bizim gibi birçok ülkede ve aynı zamanda IMF ve Dünya Bankası politikalarıyla önerildiği şekilde uygulanmıştır. Fakat 1990’ların ikinci yarısından itibaren başlayan krizler, 2008-2009 küresel krizi ve en son 2020 yılındaki pandemi krizi bugün artık neoliberal ekonomi modelinin uygulanamayacağını açık ve net olarak ortaya koymuştur. Çünkü bu model sonucunda dünyada küresel adaletsizlikler artmıştır, gelir ve servet eşitsizliği büyümüştür, yoksulluk artmış, kamu hizmetleri gerilemiş ve emek kesiminin sermaye kesimi karşısındaki göreli konumu gerilemiştir. ve bu aynı zamanda çok ciddi bir küresel göç ve sığınmacı, mülteci sorununu ortaya çıkarmıştır” diye konuştu. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-gul-avrupanin-guvenligi-en-uctaki-nato-ulkesi-olan-turkiyenin-guvenliginden-gecer/feed/ 0
Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi: Mahalli idareler seçiminde yine halkımızın karşısında olacağız http://www.karadenizhabertv.com.tr/anavatan-partisi-genel-baskani-ibrahim-celebi-mahalli-idareler-seciminde-yine-halkimizin-karsisinda-olacagiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/anavatan-partisi-genel-baskani-ibrahim-celebi-mahalli-idareler-seciminde-yine-halkimizin-karsisinda-olacagiz/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:06:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1416 Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, “Mahalli idareler seçiminde yine halkımızın karşısında olacağız, bundan sonra her seçimde iddiamızı Türkiye sevdamızla birleştirerek asla yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Çelebi, bir otelde düzenlenen Anavatan Partisi 4. Olağan Kongresinde yaptığı konuşmada, Filistin’de masum çocukların, kadınların üzerlerine bombalar yağdırıldığını belirterek, televizyon ekranlarında yaralı çocukların acılarını, annelerin yardım feryatlarını büyük bir üzüntüyle izlediklerini belirtti.

“Yaşadığımız bu insani dram topyekun bir çöküşten başka bir şey değildir. Tüm insanlığın gözleri önünde yaşanan bu katliam karşısında insanların vicdanı kör ve sağır.” diyen Çelebi, şunları kaydetti:

“İnsanlığın yeniden ve derhal bir büyük barış iklimine, işbirliği zeminine ihtiyaç duyduğu açık. Eşitlik ve dayanışma temelinde uluslararası bir anlayışa, dayanışma iklimine ihtiyacımız var. Maalesef bugün Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar yetersiz ve aciz.”

Özal’ın vizyoner tutumu

Türkiye’nin 1980 döneminin koşullarından Turgut Özal ve Anavatan Partisi’nin vizyoner tutumuyla çıktığını savunan Çelebi, Özal’ın liberal politikaları, modern dünya ile entegrasyon çabaları ve ihracata dayalı rekabetçi ekonomi anlayışının millete ışık olduğunu ifade etti.

O dönemde ihracata dayalı rekabetçi ekonomi modeliyle ihracatta ve ekonomik büyümede rekorlar kırıldığını dile getiren Çelebi, bugün otomotiv sektöründen savunma sanayine, tarımda artan makineleşmeden yetişmiş insan kaynağına kadar her alanda Anavatan Partisi’nin imzası bulunduğunu söyledi.

Anavatan Partisinin millete dünya ile rekabet edebileceğine dair bir bilinç ve vizyon kazandırdığını, ülkeye çağ atlattığını belirten Çelebi, “Merhum genel başkanımız Özal’ın dört eğilimi birleştiren anlayışı büyük birliği ve beraberliği sağlamış, toplumsal fay hatları adeta görünmez olmuştur.” dedi.

“Bilimle, akılla, fenle yolumuz açık, bahtımız aydınlıktır”

Çelebi, mayıs ayında 14 yıl sonra tekrar pusulalarda yerlerini aldıklarını belirterek, “Mahalli idareler seçiminde yine halkımızın karşısında olacağız, bundan sonra her seçimde iddiamızı Türkiye sevdamızla birleştirerek asla yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bizi görmeyen görsün, bizi duymayan kalmasın. İşte bu ruh, bu benlik, vatan sevdasının ateşiyle yanan cesur yürekler, bugün burada.” diye konuştu.

Türkiye’nin 100 yılda birçok badireden kendi küllerinden yeniden doğarak ayağa kalktığını vurgulayan Çelebi, şöyle konuştu:

“Yokluklar içerisinde, yedi düvele karşı verilen Milli Mücadelemiz bizim için en büyük ve en başta gelen ilham kaynağıdır. 1980 sonrası Anavatan iktidarında, Anadolu’nun kendi potansiyelini keşfedişi ve rahmetli Turgut Özal’ın düşlerini gerçekleştirerek yazdığı başarı destanı bizim için ilham kaynağıdır. Bilimle, akılla, fenle yolumuz açık, bahtımız aydınlıktır. 1000 yıllık devlet tecrübemiz, anayasa ve hukukun üstünlüğüne dair müktesebatımız, AB üyelik sürecindeki zengin birikimimiz bize ışık tutacaktır.”

“Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasında suni kriz”

Son günlerde Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi arasında suni bir kriz yaratıldığını vurgulayan Çelebi, “Anayasa Mahkemesinin kendini tüm yargı kurumlarının üstünde görmesi kabul edilemez. Anayasa Mahkemesi verdiği kararlarla hem ülke gündemini meşgul etmekte hem de ülkemizin hukuk sistemini alt üst etmektedir. Üstelik suçu sabit olan, devletine karşı durmuş ve bu yüzden cezasını çekmekte olan birini milletvekili yapmanın amacının onu kurtarma çabası olduğu gün gibi ortadadır.” şeklinde konuştu.

Bugün Anavatan Partisi için yeni bir dönemi başlattığını dile getiren Çelebi, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizim derdimiz üreticiyken tüketici olan, maliyetler yüzünden işini aşını kaybetmiş çiftçimizin hakkını savunmak. Bizim derdimiz finansman sorunu yaşayan, uluslararası pazar desteği bekleyen sanayicimizin, tüccarımızın sesi olmak. Bizim derdimiz kimseye yaranmaya çalışmadan gerçekleri söylemek. Bizim derdimiz adaletin ve hukukun herkes için olduğunu ne olursa olsun söylemek. Bizim derdimiz anavatanımız, bizim derdimiz Türkiyemiz. Yüzümüzü Avrupa Birliğine çevirip ülkemiz için ‘önce insan’ diyeceğiz, liyakat sahibi gençlerin makamlarda olduğu, işsizliğin olmadığı, siyasetin ötekileştirmediği, dinin ve dilin asla sorun olmadığı, sanayinin, üretimin, bilimin, teknolojinin önde olduğu bir Türkiye oluşturacağız. Başaracağız, asla umudumuzu kaybetmeyeceğiz.”

Mevcut Genel Başkan İbrahim Çelebi ile Anavatan Partisi MYK üyesi Harun Kara’nın aday olduğu kongrede 677 delegenin oy verme işlemi sürüyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/anavatan-partisi-genel-baskani-ibrahim-celebi-mahalli-idareler-seciminde-yine-halkimizin-karsisinda-olacagiz/feed/ 0
İTO Başkanı: Asgari ücret bölgesel olarak belirlenmeli http://www.karadenizhabertv.com.tr/ito-baskani-asgari-ucret-bolgesel-olarak-belirlenmeli/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ito-baskani-asgari-ucret-bolgesel-olarak-belirlenmeli/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:27:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1379 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’daki asgari ücretle 6. bölge teşvikleri kapsamındaki illerdeki asgari ücretin aynı olmaması gerektiğini belirterek, “Nasıl yatırımlar için 1’den 6’ya kadar farklı teşviklerin uygulandığı bölgeler varsa asgari ücret de 3 veya 4 skala olarak belirlenebilir.” dedi.

Avdagiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu ayın sonuna kadar 2024’te uygulanacak asgari ücretin tespit edileceğini hatırlatarak, asgari ücretin, iş dünyası tarafından asgari ücretten öte, tüm ücret skalasına etki eden bir çalışma olarak değerlendirildiğini söyledi.

2024 ile ilgili açıklanan “iddialı” bir Orta Vadeli Program’ın (OVP) yürürlükte olduğunu vurgulayan Avdagiç, “Buna bağlı olarak, enflasyon, kur ve faizle ilgili hedeflenen bir yol haritası var. Bütün bunların içinde iş dünyasının rekabetçiliğini kaybetmeyeceği bir denge içinde yürümemiz lazım. Sadece ücretlerin dengelenmesiyle değil, aynı zamanda faizlerin ve kurun da denge içinde olacağı bir yapı olması lazım ki Türkiye’deki üretici-ihracatçı rekabetçiliğini artırsın ve yurt içindeki üreticiler ithal ürünlere karşı dezavantajlı hale gelmesin. Yeni asgari ücretin bütün bu büyük resmi görerek belirlenmesinin doğru olacağı düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

“Gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesi iş dünyasının üzerinde durduğu bir konu”

Şekib Avdagiç, asgari ücretle beraber iş dünyasının önemle üzerinde durduğu bir konunun ise gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesi ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Yaklaşık 15 yıl önce asgari ücretin ilk vergi diliminin asgari ücretin 13 katı mertebesinde olduğu bilgisini paylaşan Avdagiç, “Her yıl asgari ücret bir sosyal ücret olarak daha hızlı artıyor olmasına rağmen gelir vergisi dilimleri bunun çok altında bir hızla arttı. İlk vergi dilimi 2008’de asgari ücretin 13 katıyken, bugün geldiğimiz noktada telaffuz edilen asgari ücret zammı beklentisi ve yeniden değerleme oranındaki vergi güncellemesi ile birlikte 2024’te 6 kattan bile az bir değere düşmüş olacak.” şeklinde konuştu.

Avdagiç, çalışanların gelir vergisi dilimlerinin yeniden düzenlenmesinin yanı sıra SGK üst limitinin revize edilmesinin de çalışma hayatı için önemli bir açılım olabileceğini belirtti.

“Asgari ücret bölgesel olarak değerlendirilip belirlenebilir”

İTO Başkanı Avdagiç, nasıl yatırımlar için 1’den 6’ya kadar farklı teşviklerin uygulandığı bölgeler varsa asgari ücretin de 6 skala olmasa bile 3 veya 4 skala olarak belirlenebileceğini vurgulayarak, “Asgari ücret, bölgesel olarak değerlendirilip belirlenebilir. İstanbul’daki asgari ücretle, teşvikle ilgili 6. bölge kapsamındaki illerdeki asgari ücretin aynı olmaması gerekiyor diye düşünüyoruz. Dolayısıyla asgari ücretin gelişmiş illerde biraz daha yüksek, gelişmekte olan illerde görece olarak bunun altında bir skalayla belirlenmesi bir fayda sağlayacaktır.” yorumunu yaptı.

15 Aralık’ta uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin kredi notu hakkında değerlendirme yapmamasına değinen Avdagiç, şu andaki OVP’nin birçok piyasa aktörü tarafından da gerçeğe çok yakın olarak addedildiğini belirtti.

Avdagiç, “2018 yılından bu tarafı inceleyecek olursak uluslararası derecelendirme kuruluşlarının ve Dünya Bankası, OECD gibi kurumların Türkiye’nin büyümesiyle ilgili, Türkiye ile ilgili verileri hep aşağıdan başlattığını görüyoruz. Türkiye hep öngörülenin üzerinde büyüdü.” diye konuştu.

Türkiye’ye gelen yatırımları da değerlendiren Avdagiç, seçimden bu yana yürütülen politikanın tutarlı ve yabancı fon sahiplerinin makul ve olumlu karşıladığı bir süreç olduğunu söyledi.

Avdagiç, “Tabii bizim açımızdan şu anda özellikle finansman maliyetinin yüksekliği önemli. En kritik konu, olabildiğince en hızlı bir şekilde enflasyonu aşağı çekmek ve finansman maliyetini buna bağlı olarak düşürüp Türkiye’deki iş dünyasındaki aktörlerin yatırım arzusunu artırmayı sağlamak.” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ito-baskani-asgari-ucret-bolgesel-olarak-belirlenmeli/feed/ 0
ING Türkiye Müdürü Gökgöz, atılmaya başlanan adımların etkilerini 2024’te “daha net” görmeyi bekliyor Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/ing-turkiye-muduru-gokgoz-atilmaya-baslanan-adimlarin-etkilerini-2024te-daha-net-gormeyi-bekliyor-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ing-turkiye-muduru-gokgoz-atilmaya-baslanan-adimlarin-etkilerini-2024te-daha-net-gormeyi-bekliyor-aciklamasi/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:18:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1373 ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, 2024’ün, atılmaya başlanan adımların etkilerini daha net gördükleri bir dönem olacağını belirterek, “Kredi ve mevduat piyasasında normalleşme ile birlikte bankalar, asli faaliyet alanlarına daha fazla odaklanacak ve risk yönetimini iyi yapan kurumlar bu dönemde öne çıkacak.” dedi.

Gökgöz, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA’ya yaptığı açıklamada, 2023’ün, dünyada jeopolitik ve ekonomik dalga boyu yüksek gelişmelerin yaşandığı, Türkiye’de ise büyük bir deprem felaketinin açtığı yaralar sonrası ekonomide yeniden yapılanma yolunda adımların atıldığı bir dönem olduğunu söyledi.

Risk yönetiminin daha da önemli hale geldiği bu dönemde, enflasyon endeksli tahviller ve hazine işlemleri başta olmak üzere bazı alanların bankacılık gelirlerini yukarı taşırken, bunlar dışındaki gelirlerin regülasyonların da etkisiyle dalgalı bir seyir sürdürdüğünü ifade eden Gökgöz, finans sektörünün güçlü sermaye yapısı ve değişime hızlı adapte olabilme yeteneği sayesinde ekonomiye desteğini sürdürdüğünü kaydetti.

Gökgöz, “2024, atılmaya başlanan adımların etkilerini daha net gördüğümüz bir dönem olacak. Kredi ve mevduat piyasasında normalleşme ile birlikte bankalar, asli faaliyet alanlarına daha fazla odaklanacak ve risk yönetimini iyi yapan kurumlar bu dönemde öne çıkacak.” diye konuştu.

“Ülke ekonomisine sağladığımız desteği artırdık”

ING Türkiye olarak yıl boyunca ülke ekonomisine katkıda bulunmayı sürdürürken aynı zamanda yeni yatırımlarla Türkiye’deki varlıklarını güçlendirdiklerini ifade eden Gökgöz, yılın üçüncü çeyreğinde 2022 sonuna göre mevduatta yüzde 56, aktif büyüklüğünde ise yüzde 45 artış kaydettiklerini, ihracat, yatırım ve konut kredileri öncelikli olarak ülke ekonomisine sağladıkları desteği artırdıklarını, bununla beraber yeni yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlattı.

Bu yıl önce ING Teknoloji şirketini hayata geçirerek dijital liderlik yolunda önemli bir adım attıklarını, ardından Ankara’da yeni bir merkez ofisi açtıklarını, son olarak, ING Grubu’nun, Hubs ağını Türkiye’de bir uzmanlık merkezi açarak genişlettiğini anlatan Gökgöz, ING Hubs Türkiye’nin, global düzeyde teknoloji ve analiz alanındaki yetenek havuzu konumlarını güçlendireceğini söyledi.

“ING Grubu’nun sürdürülebilir finansman alanındaki uzmanlığını ülkemize aktarıyoruz”

Alper Gökgöz, 2023’ün, dijital liderlik ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kararlı ve sağlam adımlar attıkları bir yıl olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Müşterilerimize kalıpların dışında çözümler sunmaya devam ettik ve mobil uygulamamızı yeniledik. Uzaktan danışmanlık alanında öncü olduğumuz Cebimdeki Danışman’ın hizmet aralığını haftanın 7 günü gece 00.00’a kadar olacak şekilde genişlettik. Yapay zeka INGo’dan ulaşılan Canlı Destek kanalı da artık 7/24 hizmet veriyor. Ayrıca, Cebimdeki Danışman hizmetini KOBİ müşterilerimize sunmaya başladık. Bütün bu yeniliklerle müşterilerimize yer ve zaman fark etmeden zahmetsiz bir bankacılık deneyimi sunarak yenilikçi marka duruşumuzu güçlendirdik. Dijitalleşme adına attığımız adımların başarılı sonuçlarını da gördük. Cebimdeki Danışman’ı kullanan müşterilerimizin yüzde 90’ı görüşmeden mutlu ayrıldığını belirtti. Yeni müşterilerimizin yarısından fazlası uzaktan müşteri edimi ile müşterimiz oldu. Bununla beraber, ürünün ilk çıkışından bu yana 2,5 milyon müşterimizin Turuncu Hesap’la birikimlerini büyütmesini sağladık. 2023 yılında yüzde 84 oranında Turuncu Hesap TL hacim artışı gerçekleştirdik.”

Stratejik öncelikleri arasında yer alan sürdürülebilirlik alanında da önemli adımlar attıklarını aktaran Gökgöz, ING Grubu olarak, 2050’ye kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Hem finansman alanında müşterilerine destek olduklarını hem de kendi operasyonlarında net sıfır karbon hedefiyle ilerlediklerini ifade eden Gökgöz, “ING Grubu’nun sürdürülebilir finansman alanındaki uzmanlığını ülkemize aktarıyoruz. Bu kapsamda Türkiye odağında, ING Grubu olarak, koordinasyonunu sağladığımız ya da aracılık ettiğimiz sürdürülebilir finansman hacimlerinde ilk 11 ayda geçen yılın aynı dönemine göre 3 katına ulaştık ve 4 milyar avrodan fazla finansman sağlanmasına destek olduk. Sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyon kredimizi de toplam 332 milyon avro karşılığı tutarla yüzde 112 yeniledik. ING Türkiye ve ING Leasing olarak EBRD ile toplam 100 milyon avro ve 5 milyon dolar tutarında kredi anlaşmaları imzaladık.” diye konuştu.

“Daha fazla hizmetimizi dijitalden sunmak için çalışmalarımıza devam edecek”

ING Türkiye Genel Müdürü Gökgöz, risk yönetimindeki süregelen yaklaşımlarının önümüzdeki dönem için kendilerine sağlam bir temel sağladığını kaydederek, 2024’ü, dijitalleşme ve büyüme stratejileri açısından önemli bir yıl olarak konumladıklarını söyledi.

Şu ana kadar dijital güçleri ve yenilikçi duruşlarıyla pek çok ilke imza attıklarını belirten Gökgöz, şunları kaydetti:

“Kendimizi bankacılık lisansına sahip bir teknoloji şirketi olarak tanımlayarak kurum kültüründen teknolojik altyapıya kadar her alanda dijitalleşmeye bütüncül yaklaştık. Türkiye’nin dijital bankacılıkta en sevilen kurumu olma yolunda önümüzdeki sene de önemli adımlar atacağız. Yatırımlarımızı dijital bankacılık odağında şekillendirerek Türkiye’de büyüyeceğiz. Müşterilerimize uçtan uca, zahmetsiz ve üstün bir deneyim sunmaya, rekabetçi değer önerilerimiz ve sektör lideri ürünlerimizle fark yaratmaya devam edeceğiz. Daha fazla hizmetimizi dijitalden sunmak için çalışmalarımıza devam edecek, INGo’yu daha proaktif hale getirecek ve Cebimdeki Danışman hizmetimize odaklanmayı sürdüreceğiz. Ayrıca, sürdürülebilir finansman alanındaki global uzmanlığımızı ülkemize aktarmaya ve operasyonlarımızda net sıfır hedefi ile ilerlemeye devam edeceğiz.”

Dijitalleşmenin geleceği bugünden şekillendirdiğini, başta yapay zeka olmak üzere robotik teknolojileri, veri mühendisliğinin yeni fırsatlar yarattığını belirten Gökgöz, sözlerini, “Artık kullanıcılar, hangi ürün ya da hizmeti alırsa alsın hızlı, basit, uçtan uca pürüzsüz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim istiyor. Yeni nesil bankacılık da bu ihtiyaçları karşılamak üzere şekillenmeye devam edecek. Yapay zeka teknolojilerinin rolü artacak. Akıllı bankacılık robotlarının becerileri artacak ve müşteri beklentilerini daha düşük maliyetle daha verimli bir şekilde karşılamamız için önemli bir kanal haline gelecek.” diye tamamladı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ing-turkiye-muduru-gokgoz-atilmaya-baslanan-adimlarin-etkilerini-2024te-daha-net-gormeyi-bekliyor-aciklamasi/feed/ 0
AB Ülkeleri Tütün Ürünlerinin Vergilendirilmesini Yeniden Ele Alıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/ab-ulkeleri-tutun-urunlerinin-vergilendirilmesini-yeniden-ele-aliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ab-ulkeleri-tutun-urunlerinin-vergilendirilmesini-yeniden-ele-aliyor/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:12:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1367 Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, tütün ürünlerinin vergilendirilmesine ilişkin yöntemi yeniden ele alarak, bu yolla elde edilen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirlerini de artırmayı öngörüyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, söz konusu ülkeler, son yıllarda tütün ürünlerine yönelik vergilendirme modelini değiştirmeye başladı. Bu ülkeler, böylece, kaçak tütün ürünlerinin tüketimiyle mücadele alanında da başarı sağlamayı hedefliyor.

AB ülkeleri, yeni model kapsamında, tütün ürünlerinde nispi (oransal) ÖTV’yi azaltıp, maktu ÖTV’yi artırma yoluna gidiyor. Bu çerçevede 22 ülke, 2010 yılından bu yana nispi ÖTV oranını düşürdü.

AB Tütün Tüketim Vergisi Direktifi uyarınca maktu verginin, ağırlıklı ortalama fiyat üzerinden hesaplanan toplam verginin yüzde 7,5’i ila yüzde 76,5’i arasında olması gerekiyor.

AB’de tütün ürünü vergileri, paket başına sabit bir vergi ve perakende satış fiyatının belli bir yüzdesi olan nispi vergiden oluşuyor.

AB’nin en büyük ekonomisine sahip Almanya, öngörülebilir ve kademeli ÖTV artışları ve dengeli nispi ÖTV ile istikrarlı gelir oluşturmayı öngörüyor. Ülkede 2010’da yüzde 24,7 nispi ÖTV oranıyla tütünden elde edilen gelir 13,4 milyar avro oldu. Bu rakam, 2022’de yüzde 19,8 nispi ÖTV oranıyla 14,2 milyar avroya yükseldi.

Romanya’da da makul bir vergilendirme yaklaşımı üzerinde çalışılırken, giderek maktu vergiye dayalı hale gelen bir yapı oluşturuluyor. Bu adımlar, vergi gelirlerinin sürekli artmasına katkıda bulunuyor.

Sırbistan da yüzde 33 nispi ÖTV’yle vergi gelirlerinin istikrarlı şekilde büyümesini amaçlıyor.

Tütün ürünleri vergileri, Lüksemburg’un gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 1’inden fazlasını oluştururken, bu oran Yunanistan’da yüzde 1,18 ve Hırvatistan’da yüzde 1,33’ü buluyor.

AB verilerine göre, 1 Temmuz 2023 itibarıyla 20 sigaradan oluşan bir paketin ortalama fiyatı Avro Bölgesi ülkelerinde 3,33 avro ile 15,3 avro arasında değişiyor. İrlanda, 15,3 avro ile en yüksek fiyattan satış yapan ülke olurken, Letonya’da söz konusu fiyat 3,3 avroda kaldı.

Öte yandan, AB dışındaki İsviçre’de ise yüzde 25 nispi ÖTV ile istikrarlı vergi oranları uygulanıyor.

Yasa dışı ticaret

AB Yolsuzlukla Mücadele Ofisi (OLAF) verilerine göre, AB sınırlarında 2022 yılında 531 milyon adet kaçak sigara, 205 ton ham tütün ve 65 ton nargile tütünü ele geçirildi. Yaklaşık 316,7 milyon adet sigaranın AB içindeki yasa dışı üretimle bağlantılı olduğu anlaşıldı. Yine geçen yıl AB dışından gelen yaklaşık 215 milyon adet sigaraya el konuldu.

Türkiye’de durum

Türkiye’nin ise reklam yasakları, tek tip paket, izin süreçleri ve yerli tütün kullanımı gibi kurallarla bu alanda yoğun düzenlemeleri bulunuyor.

Ülkede, tütün ürünlerinin vergilendirilmesinde ise maktu ve nispi vergilendirme türleri birlikte kullanılıyor.

Türkiye’de maktu verginin toplam vergi içindeki payı yüzde 2,5. Bu kapsamda, Türkiye’nin, AB ülkelerine kıyasla, toplam vergi içinde maktu ÖTV’nin en düşük paya sahip ülke olması dikkati çekiyor.

Öte yandan, Türkiye, yüzde 63’lük nispi ÖTV oranıyla en yüksek nispi vergi oranına sahip ülke konumunda bulunuyor. Sektör temsilcileri, daha düşük nispi ÖTV yapısının kamu, sektör ve Türkiye ekonomisi için kazanç oluşturacağını belirtiyor.

Bu arada, Türkiye sigara pazarının büyüklüğü 2022’de 117 milyar adet olurken, bu yıl 135 milyar adede yükselmesi bekleniyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ab-ulkeleri-tutun-urunlerinin-vergilendirilmesini-yeniden-ele-aliyor/feed/ 0