Yumaklı, Samsun’da Mert Irmağı Islahı Projesi’nin temel atma töreninde yaptığı konuşmada, DSİ’nin Türkiye’nin her yerinde irili ufaklı birçok projesi olduğunu söyledi.
Suyun yaşamsal ve son derece önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Tarım, enerji, hizmet, günlük hayatımız, bütün faaliyetlerimiz için su, temel bir ihtiyaç. Tarih boyunca da toplumlar, medeniyetlerini suyu takip edip kurmuşlar. Suyun alternatifsiz rolü, elbette bu medeniyetlerin gelişmeleri için son derece önemli bir unsur olmuş ancak suyun kontrol edilememesi halinde ne kadar yıkıcı bir güç olduğunun da bilincindeyiz. Ülkemizde taşkınlar, depremlerden sonra can ve mal kaybının en fazla olduğu ve yaşandığı afetler olarak öne çıkmakta maalesef.” diye konuştu.
Sel ve taşkınları doğal afetler olarak niteleyebileceklerine işaret eden Yumaklı, şöyle devam etti:
“Ancak yerleşim yerlerinin uygun seçilmemesi, farklı nehir yataklarının taşkın tesislerine yapılan tekniğe aykırı müdahaleler, yetersiz kesitlere sahip köprüler gibi aslında insanın hayatını kolaylaştırmak için yaptığı birtakım şeyler, doğal afetleri maalesef kendi ellerimizle oluşturmamıza da sebep olmakta bazen ve afete dönüştürmektir. Son yıllarda özellikle iklim değişikliği sebebiyle yağışların rejiminin değişmesi sebebiyle önceki yıllara nazaran çok farklı yağış biçimlerini görüyoruz. Bundan sonra da devam edeceğinin hepimiz tarafından bilinmesi gerekir. Dolayısıyla daha sık ve daha şiddetli yağışlar, taşkın hadiselerinin bizleri etkilemesi için yeterli sebebe neden olmaktadır. Tüm bu faktörleri birlikte değerlendirdiğimizde taşkınlarla mücadele kavramının hepimiz tarafında benimsenmesi ve gereğinin yerine getirilmesi gerekir.”
DSİ’nin Türkiye’de bugüne kadar 10 binin üzerinde taşkın tesisi inşa ettiğine dikkati çeken Yumaklı, şöyle konuştu:
“Sadece yerleşim yerlerine değil, tarımsal arazilerin, bu da yaklaşık 2 milyon hektarlık alan, zararlardan korumak için bu tesisler inşa edildi. Mert Irmağı, yerleşim alanları, sanayi tesisleri, alışveriş merkezlerinin bulunduğu şehrin en yoğun alanlarının, Samsun-Ordu kara yolundan geçerek Karadeniz’e dökülüyor. Dolayısıyla burada meydana gelen taşkınların her açıdan zarara sebep olduğu ve olacağı aşikar. Nitekim 2012 yılında maalesef 7 vatandaşımız bunun yan kollarından biri olan Yılanlı Deresi havzasında meydana gelen taşkın sebebiyle hayatını kaybetti. Bugün temelini attığımız bu proje, 2 milyar lira gibi bir bütçeye sahip. Bu bütçe, sadece taşkın için değil, belediyemizin yapacağı rekreasyon alanları ve benzeri çalışmalarla şehir merkezinin daha estetik, daha güzel olmasına sebep olacak.”
Bakan Yumaklı, Vezirköprü Ovası Sulama Projesi’nin de sene sonuna kadar bitirileceğini sözlerine ekledi.
Konuşmanın ardından Yumaklı, diğer katılımcılarla projenin temelini attı.
Programa Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Samsun Milletvekilleri Mehmet Muş, Ersan Aksu ve Orhan Kırcalı, MHP Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı ile vatandaşlar katıldı.
]]>BARTIN – Bartın Üniversitesi’nin Avrupa Birliği IPA II Çerçeve Anlaşması çerçevesinde hazırladığı projeyle Bartın’da taşkın ve su kıtlığı risklerinin en aza indirilmesi hedefleniyor.
Bartın Üniversitesinin Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen Avrupa Birliği IPA II Çerçeve Anlaşması kapsamında hazırladığı “İklim Değişikliğine Uyum Stratejileri: Bartın’da Taşkın ve Su Kıtlığı Risklerinin Azaltılması” Projesinin açılış toplantısı yapıldı. Proje ile iklim değişikliğine bağlı olarak taşkın ve su kıtlığı problemlerini aynı anda yaşayan ve son iki yılda üst üste afet bölgesi ilan edilen Bartın’da, küresel olarak etkisini giderek daha fazla hissettiğimiz iklim değişikliği etkilerinin en aza indirilmesi yönünde çalışmalar yürütülecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde Bartın Valiliği İl Özel İdaresi ve Bartın Belediyesinin de ortakları arasında yer aldığı proje kapsamındaki çalışmalar 18 ay sürecek.
Proje ile insanlar çok daha önceden taşkınlara karşı uyarılabilecek
Projenin açılış toplantısında konuşan Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan, iklim değişikliğine bağlı olarak sel ve su kıtlığı problemlerini aynı anda yaşayan Bartın için projenin önemini vurguladı. Su taşkınlarına karşı direnç oluşturacak proje ile insanların çok daha önceden uyarılabileceğini belirten Vali Arslan, “Yaklaşık 2 yıldır Bartın’dayım Özellikle 2 yaz döneminde yağışlardan kaynaklı taşkınlar yaşıyoruz maalesef. Bu işin şakası olmadığını görüyoruz. Küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğini bilimsel olarak rektör hocam anlattı. Biz de bizzat yaşayarak, bu durumu tecrübe ediyoruz. Tabii ki bu tecrübeler hepimizi derinden üzüyor ama önlem de almamız gerekiyor. Hep birlikte görüyoruz. Bunun için çaba sarf ediyoruz. Taşkın erken uyarı, taşkınların önceden vatandaşlara duyurulması ve önlem alınması noktasında bizlere katkı sağlayacak bir proje. Biz daha çok meteorolojik veriler doğrultusunda uyarıyoruz, gerekli önlemleri almaya çalışıyoruz. Ama bunlar çok kısa vadede gerçekleşen hususlar. Belki bu sistemle çok daha önceden uyarma şansımız olacak. Tabii sistem uyarısının dışında bizim yapmamız gereken bir çok iş var. Biz de üzerimize düşen görevleri yerine getirerek, gerekli faaliyetleri ve yatırımları gerçekleştiriyoruz Özellikle 27 Haziran 2022 selinden sonra da bu faaliyet ve çalışmalarımız daha da hız kazandı” dedi
Susuzluk uyarısı
Arslan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan ve 2 gün süren valiler toplantısında Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da su kıtlığı konusuna dikkat çektiğini ifade etti. Su kıtlığı konusunda uyarılarda da bulunan Vali Arslan, Bartın Üniversitesi’nin geliştirdiği projenin dünyaya ve Türkiye’ye örnek olacağını ifade ederek, “İklim değişikliği ve taşkınlar ayrı bir şey ama su kıtlığı da ülkemizi ve hatta tüm dünyayı bekleyen büyük bir tehlike. Bunu bizzat bakanımızdan duymuş olduk. Tabii bu üzücü bir durum. Bizler de, mesela ben de, Bartın’da yaşayan bir insan olarak, çok yağış alıyor, sanki suyumuz çokmuş gibi düşünüyoruz. Ama öyle bir şey söz konusu değil, Sayın bakanımızın da orada söylediği, ‘Su zengini ülkeler var, su stresi altındaki ülkeler var, su kıtlığı yaşayan ülkeler var.’ Eğer biz suyu doğru kullanmazsak, bir süre sonra su kıtlığı yaşayan ülkeler arasına gireceğiz. Ama su zengini ülke asla değiliz. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığımız ciddi çalışmalar yürütüyor. Bizi hem taşkın hem de su kıtlığı anlamında bu proje çok yakından ilgilendiriyor. İnşallah bu proje ve ülkemiz için bir ilk olur. Hem Türkiye’ye, hem de dünyaya örnek bir proje olur” ifadelerini kullandı.
Proje riskleri en aza indirecek
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun ise Bartın ili özelinde bölgenin ve ülkenin iklim değişikliği ile mücadele stratejilerine yeni bir soluk getirecek önemli bir projenin açılış toplantısında proje ortaklarıyla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Proje ile Bartın’da yaşanan taşkın ve su kıtlığı risklerinin en aza indirilmesini hedeflendiğini hatırlatan Rektör Uzun, “Küresel iklim büyük ölçüde insani faaliyetlerden kaynaklanan sebeplerle giderek bozulmaktadır. Türkiye’de bu iklim değişikliğinden etkilenerek yakın gelecekte daha sıcak, daha kurak ve yağışlar açısından daha belirsiz bir iklim yapısına sahip olacaktır. Biz de bu durumu göz önünde bulundurup üniversite olarak olumsuz etkileri azaltacak çalışmalar yürütüyoruz. Bartın Valiliği İl Özel İdaresi ile Bartın Belediyesinin proje ortağı olarak yer aldığı disiplinlerarası bir konsorsiyumla oluşabilecek doğal afet risklerini en aza indirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Elde edilen kazanımları geleceğe aktarma konusunda kurulan birlikteliğin önemine değinen Rektör Uzun, “İş birliği ve güç birliği yaptığımız çalışmalarımızda kazanımlarımızı yarınlara aktarmak en temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu noktada şehrimizdeki kurum/kuruluşların birlikte hareket etmesiyle çalışmalarımıza yön veriyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde devam eden ‘Sıfır Atık Projesi’ ve ‘Su Verimliliği Seferberliği’ çalışmalarına da uyum içerisinde stratejilerimizi hayata geçiriyoruz” şeklinde konuştu.
Proje sonuçlarının, ülkede bu alanda çok değerli çalışmalar yapan kurumlara da katkı sağlayacağına inandığını da ifade eden Rektör Uzun, projeye destek ve emek veren tüm kurum, kuruluşların temsilcileri ile akademisyenlere teşekkür etti.
Taşkın ve su kıtlığını en aza indirecek çalışmanın yol haritasını anlattı.
BARÜ Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Ercan Gemici tarafından BİRUS Projesinin sunumu gerçekleştirildi. İklim değişikliğinin özellikle Batı Karadeniz özelinde taşkınlar ve su kıtlığı olarak meydana geldiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Gemici, “Son yıllarda Bartın’da yaz döneminde taşkınlar yaşanırken köylerimizde ise su kıtlığı yaşanıyor. Geliştirdiğimiz projeyle ‘Taşkın Erken Uyarı Sistemi’ kurarak erkenden önlem alma fırsatı sunacağız. Bununla beraber akıllı sistemleri de projemize adapte etmiş olacağız. Gelen veriler anlık olarak ana bilgisayarda işlenebilecektir. Böylece taşkının zararlarını önlerken, suyu geçici olarak depolayabilecek ve gerektiğinde başka alanlarına çevirebileceğimiz çeşitli uygulamaları hayata geçireceğiz. Okullarımız, köylerimiz ve şehir merkezinde düzenleyeceğimiz bilgilendirme toplantılarıyla halkımızı iklim değişikliğinin etkilerine karşı farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Gemici, BARÜ’nün “Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları” ihtisaslaşma alanını da kapsayan haritalama, mobil gözlem platformu, erken uyarı sistemi, yağmur suyu hasadı, yeşil çatı çözümleri gibi uygulamaların hayata geçirileceği projenin 484 bin 832 Euro bütçeye sahip olacağını da sözlerine ekledi.
]]>