Tarafından – Karadeniz Haber Tv http://www.karadenizhabertv.com.tr Thu, 27 Jun 2024 21:33:40 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Milli Savunma Bakanlığında basın bilgilendirme toplantısı yapıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi-2/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi-2/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:33:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8605 Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 40 yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79’unun ise modernizasyonu, mühimmat ve teçhizatını içeren talebe ilişkin ABD’den “Taslak Teklif ve Kabul Mektubu”nun Bakanlığa ulaştığını bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

Aktürk, terör örgütlerine karşı yürütülen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 25 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının ise 193’ü Irak’ın kuzeyi, 290’ı Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 483’e ulaştığını söyledi.

Halihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarda zorlu iklim ve arazi şartlarında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edeceğini vurgulayan Aktürk, FETÖ ile mücadelenin de yeni bilgi, belge ve veriler ışığında kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Aktürk ayrıca Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşleri ve normalleşmenin sağlanmasına yönelik çalışmalara da devam edildiğini bildirdi.

30 bin 15 kişinin sınırdan yasa dışı geçmesi önlendi

Tuğamiral Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4’ü terör örgütü mensubu 101 kişinin yakalandığını, 2 bin 384 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini bildirdi.

Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1448’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 30 bin 15 olmuştur.” dedi.

Tuğamiral Aktürk ayrıca, milli mesele olan Kıbrıs, “iki devlet, tek millet” anlayışı ile beraber olunan Azerbaycan, tarihi ve kültürel bağlar olan Balkanlar ile dostluk ve kardeşlik ilişkileri bulunan Libya ve Somali başta olmak üzere birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmaya devam edildiğini de söyledi.

İsrail saldırılarını sürdürdüğü müddetçe, bölgesel ve küresel barışa yönelik tehditlerin de arttığına vurgu yapan Aktürk, hem bölgesel hem de uluslararası istikrar için, Gazze’de koşulsuz ve kalıcı ateşkes ilan edilmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Uluslararası görev ve faaliyetler

Tuğamiral Aktürk, NATO Güvence Tedbirleri çerçevesinde Hava Kuvvetlerinin tanker uçağı tarafından NATO’ya ait AWACS uçağına 23 Şubat’ta Romanya üzerinde yakıt ikmali yapıldığını, 23 ve 26 Şubat’ta Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçağı tarafından hava sahası ve Romanya hava sahasında uçuş görevleri yapıldığını bildirdi.

Yine, 23 Şubat’ta Romanya hava sahasında Romanya’ya ait 4 F-16 uçağı ile tanker uçak tarafından havada yakıt ikmali eğitimi yapıldığının bilgisini veren Aktürk, şunları kaydetti:

“NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi kapsamında da Romanya’da konuşlu F-16 uçaklarımız, 27-28 Şubat’ta Fransız Hava Kuvvetlerine ait tanker uçağı ile ilk defa havada yakıt ikmali görevi gerçekleştirmiştir. Harita Genel Müdürlüğümüz tarafından, TÜBİTAK ile ‘Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi’ konulu işbirliği protokolü imzalanmıştır.”

Türk Silahlı Kuvvetlerin harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de aralıksız devam edildiğine dikkati çeken Aktürk, NATO Kosova Gücü (KFOR) ihtiyat birliği rotasyon planlanması kapsamında, bir komando taburunun 28 Şubat’ta Kosova’ya ulaştığını, İtalya’dan görevi devralacak birliğin 1 Mart-1 Haziran 2024 tarihleri arasında görev yapacağını söyledi.

F-16 Blok-70 Viper tedariki

Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerinin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliği ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığını bildirdi.

Tuğamiral Aktürk, ABD’den F-16 Blok-70 Viper savaş uçağı tedarik sürecine ilişkin, şunları kaydetti:

“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda, 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesi ile bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.”

Aktürk, TÜBİTAK kaynaklı başlatılan ve Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri A.Ş. ana yükleniciliğinde devam eden MALAMAN mayınının tam ölçekli patlatma provasının geçen hafta içerisinde başarıyla gerçekleştirildiğini, “MALAMAN Deniz Mayını”nın Deniz Kuvvetleri envanterine girmesiyle bu konudaki dışa bağımlılığın da sona ereceğini söyledi.

Bakanlığa bağlı ASFAT ana yükleniciliğinde yürütülen Açık Deniz Karakol Gemileri Projesi’nin ilk gemisi “TCG AKHİSAR”ın denize inişi sonrası, önemli bir aşama olan havuzlama sürecinin 23 Şubat’ta tamamlandığını da aktaran Aktürk, Strong Bosses tarafından düzenlenen “İnovasyon ve Başarı Ödülleri” yarışmasında ödüle layık görülen İstanbul Tersanesi Komutanlığını ve personelini kutladı.

Sorular

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Bakanlık kaynakları, F-16 tedariki ve modernizasyonu konusunda son duruma ilişkin soru üzerine “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda 40 adet yeni F-16 Blok-70’in tedariki, mevcut 79 adet F-16’nın ise modernize edilmesiyle bunlara ait mühimmat, malzeme ve teçhizatı içeren talebimize ilişkin ABD tarafından gönderilen ‘Taslak Teklif ve Kabul Mektupları’ Bakanlığımıza ulaşmıştır. İlgili birimlerimiz gerekli inceleme ve değerlendirmelere başlamıştır.” ifadelerini kullandı.

Daha önce açıklandığı gibi her iki tarafın incelemelerini tamamladıktan sonra bir araya geleceğini belirten Bakanlık kaynakları, bu görüşmede ortak inceleme ve değerlendirmeler yapılacağını ardından anlaşmanın sonuçlandırılacağı ve takvimin işlemeye başlayacağını söyledi.

Kaynaklar, fiyatlandırmanın liste ve ürünler üzerinden yapılacağını belirterek “Nihai anlaşma safhasına gelindiğinde bu anlaşmanın toplam maliyeti ortaya çıkacaktır. Üretim ve modernizasyon faaliyetlerinin Türkiye’de yapılmasına yönelik teklifimiz ABD makamlarına iletilmiştir.” bilgisini paylaştı.

“Eurofighter konusunda Almanya’nın olumlu yaklaşımı beklenmekte”

Bakanlık kaynakları, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in İngiltere’yi ziyaretinde Eurofighter konusunun gündeme gelip gelmediğine dair soruyu, “Bakanımız resmi bir davet üzerine İngiltere’yi ziyaret etmiştir. Söz konusu ziyarette ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüş alışverişinde bulunulmuştur. Bu ziyaretteki gündem başlıklarından biri de Eurofighter konusu olmuştur. Eurofighter konsorsiyumu ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. İngiltere ve üretici firma temsilcileri ile teknik görüşmelere devam edilmektedir.” şeklinde yanıtladı.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun, İstanbul’da Dizayn Proje Ofisini (DPO) ziyaretinde TF2000 ile uçak gemisi tasarımlarının yer aldığına dair soru üzerine Bakanlık kaynakları, DPO Müdürlüğünün çalışmalarına Türkiye’nin ilk milli deniz harp platformu olan MİLGEM Projesini gerçekleştirmek amacıyla 1997’de Taşkızak Tersanesi Komutanlığı bünyesinde oluşturulan ekiple başladığı, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi sonrası taşınarak MİLGEM Proje Ofisi adı altında İstanbul Tersanesi Komutanlığı bünyesinde 12 Mart 2004’te kurulduğu bilgisini paylaştı.

Bu ofisin, 2010’da DPO Müdürlüğü olarak yeniden isimlendirildiğini bildiren kaynaklar, Eylül 2015 tarihinden itibaren İstanbul Tersanesi Komutanlığı yerleşkesindeki yeni binasında faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

Deniz Teknik Komutanlığı bünyesine 11 Ağustos 2017’de alınan DPO Müdürlüğünde, muharip gemilerin tekne, makine ve elektrik sistemleri, savaş sistemleri ve sistem entegrasyon tasarımlarının yapıldığını kaydeden kaynaklar, DPO’nun bütünleşik lojistik destek ve inşa teknik desteğini gerçekleştiren ve gemi inşa standartlarını oluşturan Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uzman kurumu olduğunu ifade etti.

Tasarım ve entegrasyon faaliyetleri DPO Müdürlüğü tarafından yürütülen MİLGEM projesi kapsamındaki gemilerden TCG HEYBELİADA (F-511), TCG BÜYÜKADA (F-512), TCG BURGAZADA (F-513), ve TCG KINALIADA’nın (F-514) sırasıyla 2011, 2013, 2018 ve 2019 yıllarında hizmete girdiğini anımsatan Bakanlık kaynakları, TCG DERYA Denizde İkmal ve Muhabere Destek Gemisi ve TCG İSTANBUL İstif Sınıfı Fırkateyn tasarımının yanı sıra TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi konsept/ön tasarım faaliyetlerinin devam ettiğini bildirdi.

Bakanlık kaynakları, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Yerli ve Milli Uçak Gemisine sahip olunması yönünde verdiği direktif üzerine alınan kararla, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın Dizayn Proje Ofisi tarafından tasarım faaliyetlerine başlanmış, Dizayn Proje Ofisi Müdürlüğü tarafından başlanan ve konsept tasarımı üzerinde önemli bir mesafe kat edilmiştir.” ifadelerini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-savunma-bakanliginda-basin-bilgilendirme-toplantisi-yapildi-2/feed/ 0
İspir’de coşkulu kutlama http://www.karadenizhabertv.com.tr/ispirde-coskulu-kutlama/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ispirde-coskulu-kutlama/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:09:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7739 İspir Müdafaası’nın 106. Yıldönümü çeşitli etkinliklerle kutlandı.

1918 yılında Ermenilere karşı Müftü Mustafa Başkapan’ın önderliğinde verilen mücadele neticesinde zaferle sonuçlanan 25 Şubat günü, 106. Yıl dönümünde düzenlenen coşkulu etkinliklerle kutlandı.

İlçe Kaymakamlığı ve İspir Belediyesi’nce düzenlenen etkinlikler kapsamında, İspir Müdafaası’nın Önderi Müftü Vehbi Mustafa Başkapan, Ortaköy Mahallesi’ndeki kabri başında İlçe Kaymakamı Ahmet Salih Poçanoğlu, Garnizon Komutanı Tayyip Enes Ergen, Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Davut Kaya, kurum amirleri, Müftü Başkapan’ın yakınları, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşların katılımında okunan Kur’an- Kerim ve yapılan dualarla anıldı.

Başkan Coşkun, davetli misafirler ve vatandaşlar tarafından daha sonra Yedigöze Mahallesi’nde medfun bulunan İspir Müdafaası’nın diğer kahramanlarından İnayetin Osman ve Mustafa Çavuş, mezarları başında ziyaret edilerek ruhlarına ithafen Kur’an-ı Kerim ve dualar okundu.

Günün akşamında iseTarihi İspir Tuğrulşah Camii’nde İspir Müdafaası’nın tüm kahramanlarına mevlit okundu ve dualar edildi.

Hükümet Konağı önündeki resmi törende Atatürk Anıtı’na Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı çelenklerinin sunumunun ardından tüm şehirlerin hatırasına saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Hükümet Meydanı’nda gerçekleştirilen törende, Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Başkan Coşkun konuşmasında, ‘Atası olmayanın ötesi olmaz’ diyerek, İspir Müdafaası’nda cansiperane mücadele eden kahramanları rahmet ve minnetle anarak bıraktıkları kutsal emanete sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi.

Erzurum Vali Vekili Lokman Düzgün ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fevzi Polat’ın da katıldığı resmi törende, protokol konuşmalarının ardından halk oyunları gösterisi sergilendi, öğrenciler ve halk ozanları tarafından şiirler okundu.

Geleneksel olarak Yatılı Bölge Okulu’nda gerçekleştirilen toplu yemek programının ardından Hükümet Meydanı’nda Uğur Işılak Açık Hava Konseri düzenlendi.

Binlerce vatandaşın katıldığı konserde, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkan Vekili Cihan Aksakal ve İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun tarafından günün anlam ve önemine binaen birer konuşma gerçekleştirildi.

Vatan bekasının, birlik ve beraberliğin vurgulandığı konuşmaların ardından sahne alan Uğur Işılak, yorumladığı türkülerle Hükümet Meydanı’nı dolduran binlerce kişiyi mest etti. Büyük bir coşkuyla türkülerine eşlik eden İspirliler sanatçıyı alkış yağmuruna tuttu.

Konser sonunda AK Parti İspir Genlik Kolları tarafından bir sürpriz gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum yıl dönümü vesilesi ile Sanatçı Uğur Işılak, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkan Vekili Cihan Aksakal, İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, Pazaryolu Belediye Başkanı İbrahim Şahin, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fevzi Polat ve AK Parti İspir Gençlik Kolları Başkanı Emre Bıyık’ın katılımlarında doğum günü pastası kesildi ve Sanatçı Uğur Işılak tarafından Dombra türküsü hediye edildi.

Aynı gün akşam saatlerinde düzenlenen fener alayı yürüyüşü ise coşku dolu anlara sahne oldu. İspir Kaymakamı Ahmet Salih Poçanoğlu, İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, kurum amirleri, siyasi parti başkanları ve muhtarların katılımlarında gencinden yaşlısına tüm İspir halkı, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Ekibinin marşları eşliğinde ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle fener alayı yürüyüşüne katıldı. Yürüyüş, Hükümet Konağı önünden başlayarak İspir Belediyesi tarafından bu sene hizmete sunulan Recep Tayyip Erdoğan Kent Meydanı’na kadar devam etti. Yoğun bir katılım ve coşkuyla gerçekleştirilen kortej yürüyüşünün ardından tüm vatandaşlar, Kent Meydanı’nda Mehteran, halk oyunu ve havai fişek gösterileri coşku ve heyecan dolu anlar yaşadı.

İspir Müdafaası’nın 106. Yıl dönümü kutlama ve anma programlarının 3. günde ise Tarihi İspir Tuğrulşah Camisi’nde Kur’an-ı Kerim ve ilahilerin okunduğu programda, Müftü Mustafa Başkapan ve onun yol arkadaşları olan kahraman ecdadın ve tüm şehitlerin ruhlarına ithafen Erzurum Müftüsü Dr. Rüstem Can tarafından İspir’de okunan 3 bin 134 hatmin duası yapıldı. – ERZURUM

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ispirde-coskulu-kutlama/feed/ 0
YTÜ, Antarktika’dan izole edilen yeni bakteri türleriyle enerji tasarrufu sağlayacak bir ürün geliştirmeyi hedefliyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/ytu-antarktikadan-izole-edilen-yeni-bakteri-turleriyle-enerji-tasarrufu-saglayacak-bir-urun-gelistirmeyi-hedefliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ytu-antarktikadan-izole-edilen-yeni-bakteri-turleriyle-enerji-tasarrufu-saglayacak-bir-urun-gelistirmeyi-hedefliyor/#respond Mon, 13 May 2024 21:21:45 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7064 Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) tarafından TÜBİTAK desteğiyle yürütülen, Antarktika’dan ilk kez izole edilen yeni bakteri türlerinin kullanılacağı projeyle, Türkiye ekonomisine, çevreye duyarlı ve enerji tasarrufu sağlayan yüksek katma değerli biyoteknolojik bir ürün kazandırılması amaçlanıyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TÜBİTAK’ın “KUTUP-1001” isimli çağrısı kapsamında desteklemeye karar verdiği projeler arasında “Horseshoe Adası’ndan İzole Edilen Yeni Bakteri Türlerinden Soğuk-Aktif Lipaz Enzimi Üretimi, Karakterizasyonu ve Heterolog Ekspresyonu” çalışması da yer alıyor.

YTÜ yürütücülüğündeki projede Bursa Uludağ Üniversitesinden araştırmacılar da yer alıyor. Mikrobiyolojik analizler, genomik, gen klonlama, kromatografik saflaştırma konularında çok sayıda çalışmaları olan proje ekibi, disiplinler arası özellik taşıyan projede mikrobiyoloji, moleküler biyoloji ve kimya uzmanlarının işbirliğiyle genomik ve rekombinant DNA teknolojisi gibi yöntemler kullanacak.

Projede, ekip tarafından Antarktika’dan ilk kez izole edilmiş olan yeni bakteri türleri, soğuk-aktif lipaz üretimi için çalışılacak. Elde edilmesi planlanan soğuk-aktif lipazın patent ve/veya ticari bir ürüne dönüşme potansiyelinin yüksek olduğu değerlendiriliyor.

Proje sonunda elde edilecek soğuk-aktif lipazın ticari bir ürüne dönüştürülmesine yönelik sanayi işbirlikli TÜBİTAK TEYDEB projesi hazırlanması planlanıyor.

Sonuç olarak, projeyle elde edilmesi hedeflenen “soğuk-aktif lipaz” enziminin uzun vadede Türkiye ekonomisi için katma değeri yüksek biyoteknolojik bir ürüne dönüşebileceği öngörülüyor.

Enerji tasarrufu sağlayacak

YTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hilal Ay, “psikrofil” ve “psikrotolerant” mikroorganizmalar tarafından üretilen soğuk-aktif enzimlerin endüstriyel ve biyoteknolojik uygulamalar için büyük önem taşıdığını söyledi.

Bu tür enzimlerin düşük sıcaklıklarda daha yüksek aktiviteye sahip olmaları nedeniyle endüstriyel süreçlerde çok iyi performans gösterdiğini belirten Ay, şöyle devam etti:

“Söz konusu enzimler deterjan, gıda, tarım, ilaç ve çevre gibi çeşitli sektörler için büyük bir ticari potansiyele sahip. Soğuk-aktif enzimlerle gıda işleme, kimyasal sentezi, biyoyakıt üretimi ve deterjan üretimine yüksek katkı sağlanabilecek. Bu sayede mesela deterjan kullanırken sıcak su elde etmeye gerek kalmayacak. Bunu Türkiye geneline vurduğumuzda ise başta hem temiz enerji olması hem de tasarruf sağlaması nedeniyle dünya, ekonomik anlamda da ülkemiz kazançlı çıkacak.”

Ay, dünya enzim piyasasının 3’te 1’ini oluşturan lipazların büyük ölçekli üretimi için kullanılabilecek en uygun kaynakların, mikroorganizmalar olduğunun altını çizdi.

Bu projede ilgili lipazı kodlayan genin heterolog, yani başka bir mikroorganizma üzerinden daha kolay elde edilmesinin amaçlandığını da dile getiren Ay, “Bu projeyle Horseshoe Adası’ndan izole ettiğimiz ve birçoğu aktinobakteri olan yeni bakterilerin biyoteknolojik bir ürün olarak soğuk-aktif lipaz üretebilmeleri araştırılacak. Projemizin genelinde öncelikle bu lipazları saflaştıracağız. Daha sonra heterolog ekspresyon dediğimiz çalışmayı gerçekleştireceğiz. Daha sonra gerekli pH ve sıcaklık koşullarında organik çözücülerin ve deterjanların, saflaştırdığımız soğuk-aktif lipazın aktivitesine etkilerini test edeceğiz.” diye konuştu.

Patenti alınabilir

Ay, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan Ulusal Kutup Bilimleri Programı’nda, Türk bilim insanlarının kutuplarla ilgili özgün bilimsel çalışmalar yaparak dünyada bu konuda öncü olan ülkeler arasında yer alması gerektiğinin vurgulandığını belirtti.

Bu bağlamda kutup bilimleriyle ilgili öncelikli tematik çalışma alanlarının belirlendiğini söyleyen Ay, şunları kaydetti:

“Canlı bilimleri alanında özellikle kutup biyoçeşitliliği, biyokimya ve biyojeokimyasal döngüler, biyoteknoloji, ekoloji ve kirlilik alanlarında çalışmalar yapılmalı. Literatürde soğuk-aktif lipaz enzimleriyle ilgili bazı çalışmalar bulunmasına rağmen bu alanda yapılan çalışmalar hala oldukça sınırlı. Ayrıca, soğuk-aktif lipaz enzimi üretimi için kullanılacak olan izolatların ilk kez ekibimiz tarafından izole edilen yeni bakteri türlerinden oluşması, bu proje sonuçlarının patent ve/veya yeni ticari ürün geliştirilmesine konu olabilecek düzeyde özgünlük taşıdığını gösteriyor.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ytu-antarktikadan-izole-edilen-yeni-bakteri-turleriyle-enerji-tasarrufu-saglayacak-bir-urun-gelistirmeyi-hedefliyor/feed/ 0
İliç’teki Siyanürlü Göçüğüne DEM Parti Heyeti Alınmadı http://www.karadenizhabertv.com.tr/ilicteki-siyanurlu-gocugune-dem-parti-heyeti-alinmadi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ilicteki-siyanurlu-gocugune-dem-parti-heyeti-alinmadi/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:33:43 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4123 HABER: DİLAN KUTLU/ KAMERA: UĞUR DEMİRCİ

İliç’te meydana gelen siyanürlü liç göçüğüne dair incelemelerde bulunmak isteyen DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları ve beraberindeki heyet İliç Çöpler altın madeni alanına alınmadı. Hatimoğulları, “Topraklarımızın, insanlarımızın, canlılarımızın, doğamızın katledilmesine müsaade etmeyeceğiz. Bu maden ocağı derhal kapatılmalıdır. Anagold kapatılmalıdır. Gelişigüzel ruhsat verilmiş diğer maden ocakları da derhal denetlenmeli, usulsüz olanlar derhal kapatılmalıdır. Bu denetim tek başına iktidar tarafından yapılmamalıdır; ilgili meslek odaları ve bağımsız uzman birimleri tarafından yapılacak denetimle gerçekleştirilmelidir. Aksi takdirde bu ve benzeri acı olayları daha fazla yaşayacağız” dedi.

Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde meydana gelen maden göçüğüne dair incelemelerde bulunmak isteyen DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları ve beraberindeki heyet İliç Çöpler altın madeni alanına alınmadı.

Maden sahası önünde açıklamalarda bulunan Hatimoğulları, şunları söyledi:

“Şu anda Erzincan İliç Çöpler Köyü’nde, kaza diye lanse edilmeye çalışılsa da aslında bilinçli bir cinayetin olduğu noktadayız. Maden ocağının tam yakınındayız. Burada şu an bir sınır çizilmiş, daha ileriye gidemedik. Dün izlediğimiz görüntüler, insanın yüreğini de bilincini de darmaduman ediyor. Kanadalı şirketin, Türkiye’den Çalık Grubunun ortaklığıyla burada yürütmüş olduğu bu çalışma gerek yöre halkı gerekse de ekoloji hareketleri tarafından defalarca uyarılmıştır. Siyanürle altın aramanın insan sağlığına ve doğaya verdiği zararlarla ilgili çok sayıda açıklama yapılmıştır. Ancak bu açıklamaların hiçbirine itibar edilmemiştir. Çöpler’deki altın madeni defalarca dava konusu olmuş, çok sayıda itirazlar yükselmiş ve dava konusu olduğu halde görmezden gelinmiştir.

“İKTİDAR MADEN ŞİRKETLERİNE LEBLEBİ DAĞITIR GİBİ RUHSAT DAĞITTI”

Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Murat Kurum 2020’de aynı tesisin kapasite artırımı için ruhsat imzalamıştır. Daha önce bir sızıntı olduğu ortaya çıktığında yargının yürüttüğü tek işlem sadece Anagold’a 16 Milyon TL’lik para cezası kesmek olmuştur. Kanada’dan gelip burada Anadolu ve Mezopotamya topraklarını hiçe sayan bu şirkete peşkeş çeken iktidarın vurdumduymazlığını bir kez daha kınıyoruz. Son yıllarda leblebi dağıtılır gibi maden şirketlerine ruhsat dağıtıldı. Gelen ÇED raporlarının hiçbiri sağlıklı değildi. Bununla ilgili özellikle doğa savunucuları ve ekoloji hareketleri çeşitli açıklamalar yapmıştır. Her defasında köylülerin itirazları yükselmiştir. Ama ne yazık ki iktidar sermayeyi korudu, önünü açtı. Aslında bilim dışı olan birçok ÇED raporunun da hayata geçmesine olanak tanınmıştır. Leblebi gibi maden şirketlerine ruhsat dağıtan iktidara buradan bir kez daha sesleniyoruz. Dün yüreğimiz yandı. Dün o görüntüleri izleyip de sanırım rahatlıkla uyku çekebilecek bir insan tanımıyorum ama bu iktidar rahatlıkla uyku çekiyor.

“BEREKETLİ TOPRAKLARIMIZ SERMAYEYE PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR”

İktidar bu ülkenin bereketli topraklarını, dağını, suyunu yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekiyor. Burada çalışan binlerce kişinin hayatı yok sayılıyor, önemsenmiyor. Bu işçilere insan gözüyle bakılmıyor. Göçük altında olan işçi sayısı şimdi açıklanan rakamlara göre 9 ama sayıya net olarak vakıf değiliz. Göçük altındaki 9 işçi kardeşimizin her birinin bir ailesi, sevdiği insanlar var. İşçilere, emekçilere insan gözüyle bakmayan sermayenin önü de zaten bu iktidar tarafından açılıyor. Bunu kabul etmiyoruz. Öte yandan bu topraklardan geçen ana fay hatları hiçbir biçimde hesaplanmamış. En büyük can kaybına uğradığımız depremin üzerinden daha sadece bir sene geçti.

“İKTİDAR DENETİMSİZLİKLE İLİÇ’TE GÖZ GÖRE GÖRE GELEN BİR CİNAYETE İMZA ATMIŞTIR”

Bu şekildeki maden ocaklarında dinamit patlatılıyor, birçok kimyasal ürün kullanılıyor. Bütün bunlar dikkate alınmadan maden şirketlerinin önü adeta iktidar tarafından açılıyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Bilim insanlarının konuyla ilgili yaptığı açıklamaya göre milyonlarca ton siyanür ve sülfürik asit bulunuyor bu toprakta. Kameraları kapatarak ya da bağımsız kurumların ve bilim insanlarının gelip incelemelerine izin vermeyerek bu gerçekliği değiştiremezsiniz. Bu, ikinci Çernobil vakasıdır bu ülkede. Keban Barajı, Fırat Nehri, Munzur ve Fırat Havzasının tamamı şimdi bu siyanürlü topraktan, bunun suya karışmasından etkilenmiştir, etkilenecektir. Yine uzmanların yaptığı açıklamaya göre kirliliğin Basra Körfezine kadar ulaşma olasılığı oldukça yüksektir. İktidar her ne kadar bunu küçük bir olaymış gibi, bir göçükmüş gibi anlatmaya çalışsa da teamülden verilen ruhsatlar ve denetimsizlikle burada göz göre göre gelen bir cinayete imza atmıştır. İktidar bundan arınamaz.

“MADEN OCAĞI DERHAL KAPATILMALIDIR”

İktidardan elbette yargı yoluyla da bunun hesabını soracağız. Ama insan hayatını, canlıların hayatını, doğayı hiçe sayan bu iktidarı halkımıza şikayet ediyoruz. Bizler soluduğumuz havanın en ufak zerresine, toprağın her zerresine, suyumuzun her damlasına sahip çıkacağız. Topraklarımızın, insanlarımızın, canlılarımızın, doğamızın katledilmesine müsaade etmeyeceğiz. Bu maden ocağı derhal kapatılmalıdır. Anagold kapatılmalıdır. Gelişigüzel ruhsat verilmiş diğer maden ocakları da derhal denetlenmeli, usulsüz olanlar derhal kapatılmalıdır. Bu denetim tek başına iktidar tarafından yapılmamalıdır; ilgili meslek odaları ve bağımsız uzman birimleri tarafından yapılacak denetimle gerçekleştirilmelidir. Aksi takdirde bu ve benzeri acı olayları daha fazla yaşayacağız. Buradan Erzincan halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Sadece Erzincan’ı değil Basra Körfezi’ne kadar tüm bölgeyi etkileme olasılığı olan çok önemli ve üzücü bir olay yaşadık. Ümit ediyoruz ki şu an göçük altında kalan canlarımıza ulaşabilir ve onlardan olumlu haber alabiliriz. Ben tekrardan buradaki işçi kardeşlerimizin ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Her zaman bu konudaki mücadelemizi ve dayanışmamızı sürdüreceğiz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ilicteki-siyanurlu-gocugune-dem-parti-heyeti-alinmadi/feed/ 0
Hatay’da Rus işadamı, Şekerbank çalışanına kaptırdığı 13 milyon doları geri almak için mücadele veriyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/hatayda-rus-isadami-sekerbank-calisanina-kaptirdigi-13-milyon-dolari-geri-almak-icin-mucadele-veriyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/hatayda-rus-isadami-sekerbank-calisanina-kaptirdigi-13-milyon-dolari-geri-almak-icin-mucadele-veriyor/#respond Tue, 26 Dec 2023 09:18:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1473 Hatay’da yaşayan Rus vatandaşı işadamı Huzeyfe Al İbrahim, ortak iş hayaliyle çıktığı yolda, Şekerbank çalışanına kaptırdığı 13 milyon dolar parasını geri alabilmek için mücadele veriyor.

İddiaya göre, 16 yıldır Hatay’da yaşayan Rus vatandaşı Huzeyfe Al İbrahim, ortak iş kurma amacıyla Türk iş adamına 13 milyon dolar ödeme yaptı. İş kurmak istediği şahısla planlanan tarihte vaat edilen işleri yapamayan Al İbrahim, parasını geri almak istedi. Türk işadamı, Al İbrahim’i de yanına alarak İskenderun ilçesinde bulunan Şekerbank Şubesine gitti. Bankada personelinden Türk işadamına ait 314 milyon TL’lik hesap olduğuna dair evraklar alan Al İbrahim, parasını geri alabilmek ümidiyle bir süre daha bekledi. Parasını istediği tarihte geri alamayan ve 2 banka personelinin de aralarında olduğu şebeke tarafından dolandırıldığını fark eden Al İbrahim, konuyla ilgili araştırma yaptığında kendisi gibi yaklaşık 10 vatandaşın daha şebeke tarafından dolandırıldığını fark etti. Hayali olarak evrak üzerinde hesaplarda gösterilen paraları Şekerbank’tan geri alamayan vatandaşlar, bir araya gelerek durumu yargıya taşıdı. Türkiye’de ticaret yapan ve Afrika ülkelerinde altın madenleri bulunan Al İbrahim, kendisi gibi şebeke tarafından dolandırılan vatandaşlarında parasını kurtarabilmenin ümidiyle mücadele veriyor. Öte yandan Şekerbank’ın da konuyla ilgili müfettiş görevlendirdiği ve 1 banka personelini işten çıkardığı öğrenildi.

“Banka personeli 314 milyon TL’lik hesap olduğuna dair evraklar verdi”

Avukat Ali Atar, müvekkili Al İbrahim’in banka tarafından verilen resmi evraklara inanarak dolandırıldığını ifade ederek “Mağdur Huzeyfe Al İbrahim Rus vatandaşı, uzun yıllar Türkiye’de yaşamaktadır. Burada ticaret işleriyle uğraşıyor. Müvekkilim burada biriyle tanışıyor. Şahıs, müvekkilime kendi şirketine ortak edeceği noktasında vaatte bulunuyor. Bunun karşılığında karşılıklı protokoller imzalanıyor. Şahıs, müvekkilimden 13 milyon dolar vermesini istiyor. Müvekkilimde taksitler halinde 13 milyon dolar veriyor. Paraları aldıktan sonra şahıs, 13 milyon doları kar payı ile birlikte ileri bir tarihte geri vermeyi vaat ediyor. Müvekkilim vade tarihi geldiğinde şahısla birlikte parayı almak için Şekerbank’a gidiyor. Bankanın çalışanı, borçlu şahsın böyle bir parası olduğuna dair resmi evraklar veriyor. Borçlu şahıs, müvekkilime sana verecek param var. Müvekkilime, benim param var ama parayla ilgili sorun olduğu için alamıyorum diyerek borçlu şahıs banka tarafından hesap olduğuna ve içerisinde 314 milyon TL olduğuna dair belgeleri veriyor. Müvekkilim de bu belgelere inanıyor. Müvekkilime bu para hiçbir şekilde ödenmiyor. Bununla ilgili müvekkilim, Şekerbank’ın idaresiyle görüşüyor. Bankadaki müdüre, ben bu konuyu araştırıp size geri döneceğim diyerek müvekkilimi geri gönderiyor. Müvekkilim bir süre daha bekledi ama parası ödenmedi. Ben avukatı olarak hukuki süreci başlattım” dedi.

Avukat Atar, müvekkiliyle birlikte 15 kişinin daha şebeke tarafından 30 milyon dolar dolandırıldığını ifade ederek, “Bu konuyla ilgili İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma devam ediyor. Soruşturma sonucunu bekliyoruz. Toplam 30 milyon dolar değerinde bir dolandırılma durumu var. Buradaki çoğu insanlar mağdur durumdalar. Şebeke bu mağdurlardan bir şekilde paraları alıp kar payı ile birlikte geri vereceklerini vaat ederek dolandırdılar. Paralarını hiçbir şekilde geri alamadılar. Biz konuyla ilgili diğer taraflardan şikayetçi olduk. Şikayetin sonuçlanmasını bekliyoruz. Şikayetçi olduğumuz; Şekerbank, alacaklı olduğumuz şahıs, adliye personeli, polis memurları ve ismini hatırlamadığım kişiler var. Bu kişilerden şikayetçi olduk. Bu meslek gruplarının suç örgütünde olduklarını tahmin ediyoruz. Kaç kişinin dava ettiğini bilmiyorum ama şuanda hali hazırda 10-15 kişi var. Haberi yayınladıktan sonra mağdur sayısının artacağını düşünüyoruz. Banka müfettiş görevlendirdiğini ve konuyu araştırdıklarını söyleyerek sizlerin bir şeyler yapmasına gerek yok dediler ama bizim tarafa gelen herhangi bir müfettiş raporu yok. Bu olaylar yaklaşık 2 yıl önce başladı” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/hatayda-rus-isadami-sekerbank-calisanina-kaptirdigi-13-milyon-dolari-geri-almak-icin-mucadele-veriyor/feed/ 0