BEİJİNG, 8 Mayıs (Xinhua) — Çin’in başkenti Beijing, ağustosta 2025 Dünya Robot Konferansı’nın yanı sıra ilk kez düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’na ev sahipliği yapacak.
Çarşamba günkü basın toplantısında 8-12 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Dünya Robot Konferansı ile 15-17 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda robotik alanındaki en son gelişmelerin sergileneceği ve küresel sektör işbirliğinin teşvik edileceği belirtildi.
Organizatörlerin verdiği bilgilere göre 2025 Dünya Robot Konferansı’nda forum, sergi, yarışma ve ağ oluşturma etkinlikleri yer alacak ve yaklaşık 200 robotik şirketi en son yeniliklerini sunacak.
Konferansın küresel ölçekte büyüyen etkisine dikkat çeken Çin Elektronik Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Chen Ying, bu yılki etkinliğe 30’dan fazla uluslararası kuruluş, 30’un üzerinde tanınmış küresel uzman ve 100’ü aşkın uluslararası takımın katılmasının beklendiğini belirtti. Katılımcıların en az yüzde 20’sininse uluslararası firmalardan oluşacağı tahmin ediliyor.
Öte yandan robotlar arasında birçok spor dalında düzenlenecek ilk yarışma etkinliği olan Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında robotlar, atletizm, futbol, dans, malzeme taşıma ve tıbbi sınıflandırma gibi alanlarda hem atletik hem de işlevsel becerilerini sergileyecek. Oyunlar sırasında badminton, masa tenisi ve basketbol gibi branşlarda düzenlenecek etkinliklerle de eğlence ve izleyici etkileşimi ön plana çıkarılacak.
Beijing Belediyesi Ekonomi ve Bilişim Teknolojisi Bürosu Direktörü Jiang Guangzhi, “Oyunlar, robotların insan benzeri yeteneklere ulaşmaya ne kadar yakın olduğunu gösterecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Denizi’nde daha önce 2007-2008 ve 2021 yıllarında gözlemlenen müsilaj oluşumu, deniz ekosistemini bu yıl da tehdit ediyor. Deniz salyası olarak bilinen müsilaj, Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe sahil şeridinde yeniden görüldü. Denizin yüzeyinde tabaka halinde yayılan ve kıyıya yakın bölgelerde etkili olan müsilaj oluşumu havadan görüntülendi.
“Bu sorunun temeli, duyarsızlık ve eğitim eksikliği”
Ercan Kumru isimli bir vatandaş, “Akıntının yoğun olduğu yerlerde deniz bir şekilde kendini temizleyebiliyor. Ama akıntının olmadığı, insanların teknelerini bağladığı ve vakit geçirdiği yerlerde kirlenme daha hızlı oluyor. Denizlerdeki yararlı bakteriler azalıyor, ekosistem bozuluyor. Bu, kendi kendini hasta eden bir deniz demek. Üzücü olan, bu hastalığın sebebinin biz insanlar olması” dedi. Çevre bilincinin toplumda yeterince oluşmadığına dikkat çeken Kumru, “Bu sorunun temeli insanlarımızın duyarsızlığı ve eğitim eksikliği. Bizde çevre eğitimi yeterince önemsenmiyor” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.
Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.
Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.
Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.
Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”
Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞİŞLİ Belediyesi, bu yıl Sevgililer Günü’nü aşkla birlikte ‘adalet’, ‘eşitlik’, ‘özgürlük’, ‘barış’, ‘dönüşüm’ ve dayanışmayı da vurgulayan özel bir konseptle karşılıyor. 14 Şubat’ta Şişli sokaklarında, aşkın farklı hallerini yansıtan sanatsal enstalasyonlar, canlı müzik performansları, moda tasarımcılarıyla düzenlenen etkinlikler ve lezzetli ikramlar yer alacak.
‘Aşk=Şişli’ sloganıyla hayata geçirilen bu etkinliklerle, Sevgililer Günü’nü yalnızca romantik bir kutlama olmaktan çıkarıp, birlikteliği ve toplumsal dayanışmayı vurgulayan bir festivale dönüştürmek hedefleniyor. Abdi İpekçi Meydanı ve Kurtuluş Caddesi girişi gibi merkezi noktalara yerleştirilecek bu büyük kalp enstalasyonları, sanatçılar ve tasarımcılar tarafından atık kumaşlarla işlenecek. Çalışma, Osmanbey bölgesinden toplanan atık kumaşlarla çevre dostu bir yaklaşımla hayata geçirildi.
Moda Tasarımcıları Derneği’nin katkılarıyla oluşturulan bu tasarımlar, sürdürülebilirlik ve sanatın bir araya geldiği özgün bir anlatı sunacak. Şişli’nin kalbinde yer alacak bu enstalasyonlar, ziyaretçileri aşkın doğa, sanat ve toplumsal dayanışmayla nasıl bütünleştiğini düşünmeye davet edecek.
‘ŞİŞLİ’NİN DEĞERLERİNİ YİNE ŞİŞLİLİLERLE BULUŞTURUYORUZ’
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, kentte dayanışmayı ve birlikte yaşamı güçlendirecek bu etkinliklerle ilgili olarak, “Çok kültürlülüğün önemli simgelerinden biri olan Şişli’de icraat aşkıyla, birbirine saygı duyan ve dayanışmayı güçlendiren insanlarla ortak yaşamı güçlendiriyoruz. Şişli’nin değerlerini yine Şişlililerle buluşturuyoruz. Bu özel günü sanatseverlerle ve Şişli’ye değer katan esnafımızla kutluyoruz” dedi.
MODA VE DAYANIŞMA NİŞANTAŞI’NDA BULUŞUYOR
Sevgililer Günü kapsamında, Nişantaşı’ndaki showroom’lar özel etkinliklere ev sahipliği yapacak. Tasarımcıların en yeni koleksiyonlarını sergileyeceği bu alanlar, alışverişin ötesinde bir buluşma noktası olacak. Etkinlik kapsamında Özel Sevgililer Günü indirimleri sunulurken, tasarımcılar ve mağazalar satışlardan elde edilen gelirin bir kısmını patili dostlar için mama bağışına ayırarak aşkın sadece insanlar arasında değil, tüm canlılarla paylaşılması gerektiğini hatırlatacak.
ŞİŞLİ SOKAKLARINDA CANLI MÜZİK PERFORMANSLARI
Müzik, Sevgililer Günü’nün en güçlü ifade biçimlerinden biri olacak. Şişli’nin dört bir yanında gerçekleşecek canlı caz performansları, sokaklara romantik ve neşeli bir atmosfer kazandıracak. Nişantaşı Abdi İpekçi Meydanı’nda 16: 00-17: 00 ve 19: 00-20: 00 saatleri, Kurtuluş Caddesi girişinde 18: 30-19: 30 saatleri, Mıstık Parkı’nda 16: 00-17: 00 saatleri, Cevahir AVM önünde 15: 00-16: 00 ve Mecidiyeköy Meydanı’nda 17: 30-18: 30 saatleri arasında düzenlenecek performanslar, ziyaretçilere müziğin büyüsü eşliğinde keyifli anlar yaşatacak.
LEZZETLİ İKRAMLARLA ŞİŞLİ’NİN SICAK ATMOSFERİ
Etkinlik alanlarında ziyaretçilere sıcak içecek ve çeşitli ikramlar sunularak Sevgililer Günü’nün samimi atmosferi desteklenecek. Şişli’nin farklı noktalarına kurulan stantlarda sunulacak bu ikramlar, sokakları gezen ziyaretçilere küçük ama keyifli mola anları sağlayacak.
Abdi İpekçi Meydanı’na kurulacak özel photobooth alanları, etkinliğe katılan herkesin aşk dolu anlarını ölümsüzleştirmesi için tasarlandı. Ziyaretçiler, özel konseptle hazırlanmış fotoğraf alanlarında hatıra fotoğrafları çekerek Sevgililer Günü’nün coşkusunu sosyal medyada #İSTANBULUNKALBİNDESİN etiketiyle paylaşabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahatlı Mahallesi Muhtarı Şerife Koç, kimsesiz olan 58 yaşındaki İzzet Yıldırım’a yardım edilmesi için Kepez Belediyesine başvurdu.
Başvuru üzerine mahalleye gönderilen belediye ekibi, Yıldırım’ın tek göz odadan oluşan evini ve bahçesini temizledi. Yıldırım daha sonra muayene için doktora götürüldü.
Yıldırım, gazetecilere, kimsesi olmadığı için bir hayırseverin evinin bahçesindeki tek odayı kalması için kendisine verdiğini söyledi.
Tuvalet ve banyosu olmayan odada yaşamaya çalıştığını anlatan Yıldırım, “Akciğer hastasıyım, her şeyi burada yapıyorum. Çöp toplayarak yaşamaya çalışıyorum. 2 aydır hastalığım ilerlediği için çalışamıyorum.” dedi.
Muhtar Koç ise mahalle sakinlerinin bildirmesi üzerine Yıldırım’ın durumundan haberdar olduğunu ve belediyeden yardım telep ettiğini dile getirdi.
Yıldırım’ın yardıma muhtaç olduğunu belirten Koç, “Eve geldim ve vatandaşın durumunun çok kötü olduğunu gördüm, ev yaşanmaz durumdaydı. Belediye ekipleri geldi, evi temizlediler ve yeni eşya alacaklar.” diye konuştu.
Mahalleli Ömer Karagöz de hastalığı ilerlediği için çalışamayan Yıldırım’a, kendi imkanları yettiğince yardımcı olmaya çalıştıklarını ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA’da yenileme çalışmaları sırasında devrilen direğin altında kalan işçilerden Ömer Uğraş (40) hayatını kaybetti, Mehmet Kılıç (37) yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Gelibolu Mahallesi’nde meydana geldi. Elektrik dağıtım şirketi tarafından yürütülen direk yenileme çalışmaları sırasında, vinçle kaldırılan tonlarca ağırlığındaki direk, çalışma yapan işçilerin üzerine devrildi. İhbarla bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından direğin altından çıkarılan işçiler Ömer Uğraş ve Mehmet Kılıç, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ömer Uğraş kurtarılamazken, Mehmet Kılıç’ın hastanedeki tedavisi sürüyor. Vinç operatörü C.D. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NEVŞEHİR’de sokakta karşılaştığı eski eşi Servet Nur Şahin’i (26) tabanca ile vurarak öldüren Emre Y.’nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Eşinin çocukları 4 aydır kendisine göstermediğini öne süren, tartışmanın da bu nedenle çıktığını söyleyen Emre Y., “Seni vurdurturum diyerek üzerime saldırdı. Ben de bu esnada kaçarken aracın bagajını açtım ve ruhsatsız tabancayla bana saldırmaması için havaya doğru ateş açtım. Servet Nur’a mermilerin isabet edip etmediğini bilmiyordum” dedi.
Olay, dün akşam saatlerinde Güzelyurt Mahallesi 215’inci Sokak’ta meydana geldi. Diş kliniğinde çalışan Servet Nur Şahin, iş çıkışı bir süre önce boşandığı eski eşi Emre Y. ile sokakta karşılaştı. 2 çocukları bulunan eski eşler arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Emre Y., üzerindeki tabanca ile Şahin’e 3 el ateş etti. Karnından tek kurşunla yaralanan Servet Nur Şahin, kaçarak çevredeki bir iş yerine sığındı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından Şahin, NevşehirDevlet Hastanesi’ne kaldırılan Servet Nur Şahin, kurtarılamadı. Kaçan Emre Y. ise bir süre sonra polise teslim oldu.
‘TABANCAYLA HAVAYA ATEŞ AÇTIĞIM İÇİN TESLİM OLDUM’
Gözaltındaki şüphelinin emniyette verdiği ifadede, “Boşanma mahkemesinin kararına göre her hafta çocuklarımı görebilme hakkına sahipken bana 4 aydır çocuklarımı göstermedi. Ben bugün işim gereği perde ölçüsü almak için 200 Evler yolu üzerinde otomobil ile seyir halindeyken tesadüfen eski işim Servet Nur Şahin ile karşılaştım. Aracı onun yanında durdurdum. Kendisine 4 aydır çocuklarımı göremediğini ve bu nedenle psikolojimin bozulduğunu söyledim. O da bana ‘250 bin TL para verirsen çocukları gösteririm, yoksa git’ dedi. Ayrıca seni vurdurturum diyerek üzerime saldırdı. Ben de bu esnada kaçarken aracın bagajını açtım ve ruhsatsız tabancayla bana saldırmaması için havaya doğru ateş açtım. Sonrasında polis merkezine gelerek teslim oldum. Servet Nur’a mermilerin isabet edip etmediğini bilmiyordum. Burada öğrendim. Tabancayla havaya ateş açtığım için teslim oldum. Olayla ilgili pişman ve üzgünüm” dedi.
‘ÇOCUKLARI GÖSTERMİYOR DİYE BİR ŞEY YOKTU’
Nevşehir Devlet Hastanesi’nde otopsi işlemleri süren Servet Nur Şahin’in kuzeni Hasan Şahin, yaşanan olay nedeniyle üzgün olduklarını belirterek, “Servet Nur eşiyle ayrılmıştı. Kendisini katleden eski eşidir. Servet Nur diş kliniğinde çalışıyor, 2 çocuğu bulunuyordu. Çocuklarımız yetim ve öksüz kaldı. Servet Nur’un ve ailesinin çocukları göstermiyor diye bir şeyi yoktu” ifadelerini kullandı.
OLAY ANI KAMERADA
Öte yandan sokakta tartıştığı eski eşi tarafından silahlı saldırıya uğrayan Şahin’in vurulduktan sonra iş yerine sığındığı anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber: Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2021’de başlayan kazı çalışmaları, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesinin destekleriyle, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Işık başkanlığında yürütülüyor.
1890’lı yıllarda Rus mezaliminden kaçan KırımTatar Türklerinin yurdu haline gelen Savatra Antik Kenti, Anadolu’da Türk adının geçtiği ve 1071 öncesi Türk varlığını ispatlayan Türkopol (Türkoğlu) yazıtının olmasıyla dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ’de “Yaşam boyu öğren, yaşam boyu tazelen” temasıyla düzenlenecek eğitimlerde, 60 yaş üzeri vatandaşların teşvik edilerek yeni beceriler kazanmalarının sağlanması amaçlanıyor.
Bu çerçevede 60 yaş üzeri okuma yazma bilenlerin katılabileceği eğitimlere başvurular 3-14 Şubat tarihlerinde, eğitimler ise 17 Şubat’ta başlayacak. 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne katılanlar, 4 yıl boyunca haftada 2 gün çeşitli alanlarda eğitim alacak.
ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer YaylalıKonferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısında, öğrenme anlayışını temel alan programın, her yaşta öğrenmenin ve gelişmenin mümkün olduğu bilinciyle tasarlandığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün sağlığın korunması için yaşam boyu öğrenmeye vurgu yaptığını belirten Çakmak, “Amacımız, kıymetli büyüklerimizin bilgiye, beceriye ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını destekleyerek onların sağlıklı, mutlu ve üretken bir yaşam sürmelerine katkı sunmaktır.” dedi.
“Yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyoruz”
Üniversite olarak yaşam boyu öğrenmeyi temel ilke olarak benimsediklerini ifade eden Çakmak, şöyle devam etti:
“Sağlıktan sanata, kişisel fiziksel aktivitelere, bağımsız yaşam becerilerinden sosyal ve zihinsel aktivitelere kadar geniş bir yelpazede sunacağımız eğitimlerle, bireylerimizin yaşam kalitesini arttırmayı ve topluma daha aktif katılımlarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız program, bilimsel temellere dayanarak multidisipliner bir ekip tarafından hazırlanmıştır. Katılımcılarımızı hayatlarının her döneminde öğrenmenin, üretmenin ve paylaşmanın mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Çıktığımız bu yolda büyüklerimizin hayatlarına yeni bir pencere açıp onların enerjilerini ve potansiyellerini yeniden keşfetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu programla büyüklerimizin de hayatlarına dokunmayı onların bizlerin akademik bilgi ve birikiminden faydalanmaları gibi bizlerin de onların hayat tecrübelerinden faydalanacağımız bir programı hayata geçiriyoruz.”
“Öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Elanur Yılmaz Karabulutlu da projeyle yaşam boyu öğrenmede önemli bir adım atıldığını söyledi.
Karabulutlu, yaşlı nüfusun Türkiye’de son 5 yılda yüzde 21,4 arttığını bildirerek, şunları kaydetti:
“İnsanlığa değer katan, öncü ve saygın bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden üniversitemiz 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi’yle bölgemizdeki 60 yaş ve üzeri bireylerin yaşamına değer katmayı hedeflemektedir. 60+ Tazelenme Üniversitesi yaşanılan her dönemde öğrenmenin gelişmenin ve yenilenmenin mümkün olduğu inancından doğmuştur. Bu projeyle ileri yaş döneminde de aktif öğrenmenin paylaşmanın, üretmenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz, çünkü öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur.”
Programa, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, akademisyenler ve 60 yaş üzerindeki vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehitkamil ilçesi Taşlıca Mahallesi Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) yakınlarındaki bir inşaatın beton bloğu, beton pompası aracının üzerine düştü.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekiplerce yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarılan araç sürücüsü Turan Günbaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“OREŞNİK’E KARŞI SAVUNMASIZIZ”
Raporda Berlin’in, Rusya’nın seri üretimine başlanacağını duyurduğu”Oreşnik” adlı hipersonik füzelere karşı herhangi bir savunmaya sahip olmadığına dikkat çekildi.
PATRİOT DA YETERSİZ KALABİLİR
Bild’de yer alan habere göre, ABD yapımı hava savunma sistemi Patriot da Oreşnik süpersonik füzelerine karşı yetersiz kalabilir.
İSRAİL’DEN HAVA SAVUNMA SİSTEMİ ALINACAK
Gizli belgede, bu tür füzelerle yapılacak bir hava savunma sistemi müdahalenin başarısının “şanslı bir atışa” bağlı olacağına ilişkin endişeler ifade edildi. Raporlarda Almanya’nın savunma açığını kapatmak amacıyla İsrail’den ‘Arrow’ füze savunma sistemini almayı düşündüğü de yer aldı.
PUTİN TEHDİT ETMİŞTİ
Son olarak Almanya’ya yönelik tehditlerde bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus’a yerleştirilen ‘Oreşnik’ füzelerini Berlin’e çok daha yakın bir noktaya konumlandırma kararı alabileceğini söylemişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“UÇUŞ ESNASINDA PATLAMA SESİ DUYDUK”
Tacikistan’da doğup büyüdüğünü anlatan 48 yaşındaki Rahimov, 20 yıldan fazla Rusya’nın Yekaterinburg kentinde yaşadığını ve Rus vatandaşı olduğunu söyledi. Uçuş esnasında patlama sesi duyduklarını, ancak hangi bölgede patlama yaşandığını net şekilde fark edemediğini kaydeden Rahimov, şöyle konuştu: “Grozni kentini göremedim. Sis nedeniyle hangi yerleşim birimi üzerinde olduğumuzu göremedim.
“HİÇBİR ŞEY GÖZÜKMÜYORDU”
O ana kadar uyuyordum. Sonra uçağın tekrar yükseldiğini hissettim. Gözlerimi açtığımda sis gördüm. Hiçbir şey gözükmüyordu. Uçak tek seferde inemedi. Uçuşa göre ikinci kez inmeye çalışacağımızı düşündüm. Tüm bunların Grozni üzerinde olduğunu düşünüyorum. Ancak bu konuda net bir şey de söyleyemiyorum.”

“UÇAK PARÇALANACAKMIŞ GİBİ HİSSEDİYORDUM”
Patlama sesi duyulunca oksijen maskelerinin açıldığını dile getiren Rahimov, “Uçak parçalanacakmış gibi hissediyordum. Türbülans vardı. Sonra da uçak tekrar yükselmeye başladı. Sonra uçak düzeldi ve yavaş yavaş inmeye başladı. Yolcular sakinleşti. Başka bir havalimanına ineceğimizi düşündüm. Kendimi sakinleştirdim. Bir süre sonra deniz gözüktü. Hava açıktı.” ifadelerini kullandı.
“BİLDİĞİM TÜM DUALARI OKUDUM”
Sürekli uçuş öncesi ve esnasında dua ederek Allah’ı andığını anlatan Rahimov, “Uçmaya başladığımızda da dua ettim ve kelimeişehadet getirdim. Bunu her seferinde uçağa binince ve inince yapıyorum. Her zaman Allah’ı zikrediyorum. (Tehlike anında) Ne biliyorsam her şeyi okudum. Sonra bunun da yeterli olmayacağını, secdede ölmenin daha iyi olacağını düşündüm. Ölümün kaçınılmaz olduğu gözüktü. Allah’ın izniyle de hayatta kaldım.” diye konuştu.
“ŞOKTAYDIM”
Uçağın düştüğü anda birkaç kez yerinde zıpladığını ve sonrasında yangın çıktığını gördüğünü dile getiren Rahimov, şunları anlattı: “Olay birkaç saniyede gerçekleşti. Sonra sakinlik oldu. Kurtulduğum için şok yaşadım. Herhangi bir kırığım çıkığım bile yoktu. Bu sebeple şoktaydım. Elhamdülillah yanımda ve arkamda oturanlar da hayatta kaldı. Benden başka uçaktaki başka insanlar da kurtuldu. Biletimde 38 numaralı koltuk yazıyordu. Sonra pencere yanındaki 39. koltuğa geçtim. Koltuğum uçağın kuyruğundaydı. Uçağın kuyruğu koptu. Ama bunun nasıl olduğunu anlamadım.”
“KADIN HOSTES SON ANA KADAR İNSANLARI SAKİNLEŞTİRDİ”
Uçaktaki hostesi takdir ettiğini dile getiren Rahimov, “Öldüyse Allah onu cennete alsın. O, hep Azerbaycan Türkçesinde konuştu ve insanları sakinleştirdi. Her şeyi kurallara göre yaptı, son ana kadar uçaktaki insanlarla konuştu. Bu kritik durumda tüm yükümlülüklerini yerine getirdi. Kadın olduğunu belirtmek istiyorum. Korkmadı.” şeklinde konuştu.

“BENİM UÇAKTAN ÇIKTIĞIMI ANLAMADILAR”
Kaza sonrasında bilincini kaybetmediğini anlatan Rahimov, “Uçaktan çıkmaya çalıştım. Yolcularla birbirimize yardımcı olduk. Kemerleri açtık, uçaktan çıkış bulmaya çalıştık. Bir kadına yardımcı olmaya çalıştım. Ambulansların sesini duydum. Sağlık ekipleri geldi. Bazıları benim uçaktan çıktığımı anlamadı bile. Çünkü uçağın etrafında dolanıyordum. Bunu öğrenince şaşırdılar.” dedi.
“ÖLÜMDEN KORKMAYIN”
Kaza yerine ilk yardımın hemen geldiğini vurgulayan Rahimov, bu nedenle Kazakistan’a ve sağlık ekiplerine teşekkür etti. Kazada yaşadıklarından ötürü tüm Müslüman kardeşlerine mesajı olduğunu söyleyen Rahimov, “Ölümden korkmayın. Ölümü kabullenmelisiniz. Endişelenmeye gerek yok. Eğer bir Müslüman günde 5 vakit namaz kalıyorsa, eğer her gün Allah’a dua ediyorsa, benim karşılaştığım bu tür durumla her bir Müslüman karşı karşıya kalabilir. Bu durumda sakin kalması ve durumu kabullenmesi lazım. Kalbi ne yapması gerektiği konusunda onu yönlendirir.” diye konuştu.
Rahimov, kaza sonrası kendisini arayan dost ve kardeşlerine Allah’a güvenmeleri konusunda tavsiyede bulunduğunu belirterek, onlara, “Bu durumlarda Allah sizi de destekler. Durumu kabullenirseniz, sakinleşirsiniz. Allah ile karşılaşmaya hazırsanız korkmanıza gerek yok.” dediğini aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ALTIN İŞLEMELİ KILIÇ
Suriyeli aktivistler, Hama’daki bir camide cuma namazının ardından kent halkı adına cami imamının Suriyeli pilot Tatari’ye altın işlemeli kılıç hediye ettiği görüntüleri paylaştı.
Cami imamı Şeyh Muaz Reydan, Tatari’ye sunduğu hediyenin “hayatının yarısından fazlasını rejimin zindanlarında geçirmiş olmasının sembolik bir hediyesi” olduğunu söyledi.
43 YILDIR HAPİS YATIYORDU
Tatari, Hafız Esed döneminde 27 yaşındayken Hama kentindeki sivillerin bombalanması emrine karşı geldiği için 43 yıldır hapis yatıyordu. Suriyeli pilot, Baas rejiminin düşmesinin ardından serbest kalmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Jeoloji Araştırmalar Merkezi’ne (USGS), depremin 146 kilometre derinlikte meydana geldiğini açıkladı.
Depremin ardından tsunami uyarısı yapılmazken, can ve mal kaybı bildirilmedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre önceki gün, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol arasında, kapalı düzenlenen kapalı milletvekili toplantısı sırasında sözlü tartışma yaşandı. CHP Genel Başkanı Özel ve Milletvekili Erol arasında yaşanan tartışma kısa sürede sona erdi.
Yaşanan olayın ardından CHP İletişim Merkezi, sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Genel Başkanımız Özgür Özel ile Elazığ Milletvekilimiz Gürsel Erol arasında, önceki günkü kapalı milletvekili grubu toplantısında yaşanan bir diyalog, bazı basın-yayın organlarınca maksatlı olarak çarpıtılmaktadır. Eskiye dayanan kişisel dostlukları bulunan Genel Başkanımız ile milletvekilimiz arasında geçen diyalogda, parti kültürüne aykırı bir ifade kullanılmamış, kendi aralarındaki hukukla da bağdaşmayan bir davranışta bulunulmamıştır” denildi. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“DEVRETMEYE HAZIRIZ”
Abdi yaptığı açıklamada Suriye’nin ilerleyebilmesi ve yeniden inşa edilebilmesi için bir barış ve güvenlik dönemine ulaşılması amacıyla, acil olarak diyalog çağrısında bulundu. Abdi ayrıca sınır güvenliği sorumluluğunu Şam’daki yeni yetkililere devretmeye prensipte hazır olduğunu ifade etti.
SURİYE’DE KÖŞEYE SIKIŞTILAR
Suriye’de HTŞ öncülüğünde başlayan harekat sonrasında terör örgütü DSG’nin köşeye sıkıştığı bilinirken; terör örgütünün kontrolündeki Münbiç, Suriye Milli Ordusu tarafından ele geçirilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“YAŞAM STANDARTLARINI İYİLEŞTİRMELİYİZ”
Mervan, “Öncelikle güveni yeniden inşa etmek gerekiyor çünkü halk ile devlet kurumları arasında büyük bir uçurum var. Genel ve özel sorunlar var. Kamu kurumlarıyla halk arasındaki güveni güçlendirmeliyiz.” değerlendirmesini yaptı. Bu güvenin yeniden tesisi için çalışacaklarını belirten Mervan, “Denetimi ve yeterliliği artırmak lazım. Vilayetimizde yaşam standartlarını iyileştirmeliyiz.” diye konuştu.
Kamu çalışanlarının ve işçilerin maaşlarının yükseltilmesi, yerel yatırımların teşvik edilmesi ve halka temel hizmetlerin modern yöntemlerle sunulmasına önem verdiklerini vurgulayan Şam Valisi, “Yerel ve yabancı yatırımcıları, tüccar ve sanayicileri buraya çekmek için kolaylıklar sağlamalıyız. Şam’da ve diğer illerde gençlere istihdam olanakları sunmalıyız. Yakıt sorununu yakın zamanda çözeceğiz. Kurumlarımızda, teknolojiyi entegre ederek dünya çapında hizmet vermek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Mervan, elektrik altyapısının iyileştirilmesi, sokakların temizlenmesi, park ve kentsel düzenleme gibi birçok alanda çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.
Altyapı ve yatırım projelerinin hayata geçirilmesinde Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlıkları arasındaki işbirliğinin de önemli olduğuna işaret eden Mervan, “Eski rejimin baskıları nedeniyle ülkeden ayrılan yerel sanayimiz oldu. Yatırımcıların Şam’a ve Suriye’ye gelmelerini istiyoruz.” dedi. Şam Valisi, ülkede gençlere büyük önem verdiklerinin altını çizerek “Geleceğin mimarları olan gençler Suriye’yi daha ileri seviyeye taşıyacaktır.” değerlendirmesini yaptı.
KAMU ÇALIŞANLARININ GÖREVLERİNE DÖNMESİ
Mervan, devlet dairelerinde ve kamu hizmeti kurumlarında çalışanların işlerine geri dönmelerine öncelik verdiklerini belirterek “Diğer bir öncelik de maaşların artırılmasıydı çünkü maaşlar çok düşüktü ve birçok yerde yolsuzluk vardı. Şu an kamu kurumlarının ihtiyaçlarını değerlendiriyoruz. Gelecek ay maaşlar yüzde 400 artırılabilir. Memur maaşı 15-20 dolar arasındaydı, çok düşüktü.” diye konuştu.
Şam ile İdlib arasında ekonomik ve toplumsal açıdan farklılıklar olduğuna dikkati çeken Mervan, “İdlib’de sadece askeri alanda çalışmadık, aynı zamanda siyasi, askeri, sosyal, ekonomik ve hizmet alanlarında da birçok kurum faaliyette bulundu.” ifadesini kullandı.
Vali, yeni yönetimin tüm illerde hayatın normale dönmesi için tüm alanlarda çalıştığını aktararak “Şimdi geleceği belirleyecek bir yol çiziyoruz. Geçiş dönemiyle birlikte her bakanlık ve kurumun yeniden ayağa kalkması için planlar yapılıyor.” dedi.
“SURİYE’Yİ ESKİ HALİNE GETİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Suriye’nin özgürleştirilmesinin ardından toplumda kaynaşmanın ve uyumun arttığını dile getiren Mervan, “Suriye eskiden bir mozaikti ancak önceki rejim, bunu bölerek mezhepçiliği ve ayrımcılığı yaymaya çalıştı. Biz, Suriye’yi eski haline getirmek için çalışıyoruz. Herkes kendisi başarmış gibi bu zaferden dolayı çok mutlu.”diye konuştu.
Sosyal özgürlükler konusunun ise kanun ve anayasaya bağlı olduğunu söyleyen Mervan, “Gelecek süreçte, bu konuda ilerlemeler kaydedilecektir. Kadınlar, erkekler, çeşitli dini ve etnik gruplar, herkes şu an eşit haklara sahip. Ayırımcılığın olmadığı bir dönemdeyiz.” dedi.
TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Şam’a ziyaretini de değerlendiren Mervan, söz konusu ziyaretin iki kardeş halkın geleceğe bakışını pekiştirdiğini söyledi.
Şam Valisi, “Suriye ve Türk halkları kardeştir, devrimden bu yana tek yürektir. Türk halkı Suriye halkına çok destek verdi, bunu hiç unutmayacağız. Türkiye bizim için sosyal, kültürel, ekonomik ve askeri açıdan stratejik bir müttefiktir. Şu anki yönetimle işbirliği içindeler.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HIZLI ŞARJ SİSTEMİ İLE UYUM ZORUNLU OLUYOR
Bu kapsamda, AB ülkelerinde taşınabilir elektronik cihazlarda yeni standart şarj girişi USB-C olacak. Bütün yeni akıllı telefon, tablet, dijital kamera, kulaklık, taşınabilir video oyun konsolu, hoparlör, klavye gibi cihazlarda USB-C şarj girişi bulunması gerekecek.
Ayrıca, elektronik cihazların hızlı şarj sistemleri de uyumlu olacak. USB-C kuralı, 28 Nisan 2026’dan itibaren dizüstü bilgisayarlar için de geçerli olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞAM’DA YÜRÜYÜŞ DÜZENLEDİLER
Yeni Suriye Ordusu, Şam’da bulunan Emevi Meydanı’nda yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe halkın da katılım gösterdiği bildirilirken; yürüyüş görüntüleri sosyal medyada yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan basınına yansıyan haberlerde, Esad’in kuzeni Dureyd Esad’in eşi ve kızı Beyrut’taki Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’nda gözaltına alındı. Esad ailesinden ismi açıklanmayan kişilerin sahte Suriye pasaportuyla Lübnan’dan çıkmaya çalıştığı için gözaltına alındığı bildirildi.
RESMİ AÇIKLAMA YAPILMADI
Beşşar Esad’in amcası Rıfat Esad’in oğlu olan Dureyd’in ailesinin daha önce de Lübnan’da mı ikamet ettiği yoksa Esad rejiminin devrilmesinin ardından Lübnan’a geldiği bilinmiyor. Konuya ilişkin Lübnan makamlarından resmi bir açıklama yapılmadı.
Beşşar Esad’in amcası Rıfat Esad (86), Hafız Esad’in yardımcılığı görevinde bulunmuştu. Başta 1982’deki Hama Katliamı olmak üzere işlediği savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar sebebiyle hakkında uluslararası mahkemelerce suçlamalar bulunuyor.
Fransa’da 2021’de yolsuzluk ve Suriye devlet fonlarının yasa dışı kullanımından suçlu bulunan Rıfat Esed 4 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Suriye basınında çıkan haberlerde 2021’de Beşşar Esed’in af kararının ardından amcasının Şam’a döndüğü ifade edilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Aybey Mahallesi İkinci Yürek Sokak üzerinde oğul Remzi Deniz (23) ile baba Engin Deniz (58) arasında henüz sebebi belirlenemeyen nedenle tek katlı evlerinin önünde tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine oğul Remzi Deniz babasını sopayla darp etti.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye 112 sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 112 sağlık ekiplerince Engin Deniz olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Engin Deniz’e burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Öte yandan polis ekiplerince olayla ilgili inceleme başlatılırken, oğul Remzi Deniz’in ise gözaltına alındığı öğrenildi. – UŞAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“2011’de fetih diyerek ‘Emevi Cami’de namaz kılacağız’ denildi. ‘Şimdi gidip kılarsa’ diyorlar? Kılsın, bu namaz o namaz mı? Arada 283 şehit, 200 milyar kayıp para, 13 kayıp yıl ve 4.5 milyon da sığınmacı var” diyen Özgür Özel, “MİT Başkanı namaz kıldı. Allah kabul etsin de Erdoğan’ın 13 yıl sonrasındaki kazasını kılmak devletin önemli bir memuruna mı düştü? Olacak işler değil bunlar” ifadelerini kullandı.
“NEREYİ FETHETTİN?”
Özel ayrıca “Fetih Suresi… HaniSuriye’nin toprak bütünlüğüne saygılıydık. O zaman nereyi fethettin? Fethetiğin toprak senin olur. Suriye’yi fethettiysen Türkiye haritası değişmedi. Fethetmediysen milleti kandırıyorsun. Erdoğan bunu hep yapar. ‘Bayrağı indirecekler, vatanı bölecekler’ diyerek yoksul insanların, yoksulluklarını gidermek yerine olmayan geçek dışı korkularla onların korkularını yönetiyorlar. Ben bu kadar ahlak dışı bir siyaset görmedim. Erdoğan’ın bizi kutuplaştırma, şeytanlaştırma, karşılıklı çatışma siyasetine teslim olmayacağız” diye konuştu.
“ARTIK SOKAĞA ÇIKMANIN VE HAKKINI ALMANIN ZAMANIDIR”
Öte yandan Özgür Özel partisinin düzenleyeceği mitinglere ilişkin “Şu an içinde bulunduğumuz siyasetin bir şeye ihtiyacı var: 1980 sonrası toplumun mücadele azmini önce darbeciler kırdı, son 22 yıldır da bu iktidar toplumu sindirmeye çalışıyor. Artık cesaret göstermek lazım. Yerel seçimde ayağa kalktık ve seçimi aldık. Şimdi bu iktidarı değiştirmek için herkesin üzerine düşeni yapması lazım. Herkesi yapacağımız mitinglere davet ediyoruz. Artık sokağa çıkmanın ve hakkını almanın zamanıdır.
Bir milyon kişi meydana iner rejim değişir. Ben meydana inip rejim değiştirelim demiyorum. Biz meydana inelim rejim zaten değişecek. Bir milyon kişi inip de erken seçim mitingi yaptığında o sandığı bizden kaçıramazlar. Hedef belli: bütün bir muhalefet. Bu muhalefete dün iktidara oy verenler de dahildir. Dün gece onları da sattılar. Erdoğan, dün gece milyonlarca AK Partili, MHP’li asgari ücretli seçmenini satmıştır” sözlerini sarf etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP Hazine ve Maliye Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, asgari ücretin 22 bin 104 lira olarak açıklanmasının ardından Mekez Bankası’nın faiz indirimi kararı alabileceğine değinerek, “Asgari ücretin düşük açıklanmasıyla birlikte Merkez Bankası’nın yarın toplantısında bir faiz indirimi kararı çıkma olasılığının güçlendiği görülüyor. Muhtemelen 150 ile 250 baz puan arasında bir indirim yapacağı tahmin ediliyor” dedi.
Yeni yılda uygulanacak asgari ücreti belirleme süreci dün itibarıyla sona erdi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, dün akşam sürpriz bir toplantıyla dördüncü kez bir araya geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2025 yılı için geçerli olacak asgari ücreti 22 bin 104 lira olarak açıklarken işveren desteğinin de 700 liradan bin liraya çıkarıltıldığını belirtti. CHP Hazine ve Maliye Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Asgari ücret artışı, beklentinin çok altında kaldı, bunu görüyoruz. Biz 30 bin liranın altında bir asgari ücretin çalışanların geçinmesi için yeterli bir rakam olmadığını uzun zamandan beri söylüyorduk. Yapılan artış yüzde 30’luk bir artış. 2024 yılı enflasyon verisinin bile üçte iki seviyesinde ya da onun üçte biri daha altında bir artışa tekabül ediyor.
“Daha ilk günden çalışanların açlığa mahkum edildiğinin bir göstergesidir”
Bu daha ilk günden çalışanların açlığa mahkum edildiğinin bir göstergesidir. Şimdi iş dünyasının iki talebi vardı, bunlardan bir tanesi asgari ücretin düşük miktarda artırılması, diğeri de faiz indirimlerine bir an önce başlanması. Asgari ücretin düşük açıklanmasıyla birlikte Merkez Bankası’nın yarın toplantısında bir faiz indirimi kararı çıkma olasılığının güçlendiği görülüyor.
“150 ile 250 baz puan arasında bir indirim yapacağı tahmin ediliyor”
Muhtemelen 150 ile 250 baz puan arasında bir indirim yapacağı tahmin ediliyor. Yabancı değerlendirme kurumlarından gelen açıklamalar da bu yönde. Dolayısıyla asgari ücreti baskılayarak ya da artışı enflasyonun altında tutarak aynı zamanda faiz artırımının daha kolay yapılmasına imkan verilmiş gibi bir durum söz konusu ama faizlerin ne olacağını göreceğiz. Fakat asıl önemli olan konu bu ücret seviyesiyle vatandaşın geçirmesinin mümkünü olmadığı. Daha ilk günden yoksulluğa mahkum edildi. Şimdi biz genellikle karşılaştırmaları açlık seviyesi üzerinden yapıyoruz ama artık açlık seviyesini bile karşılamayan enflasyonun altında bir artışla asgari ücretin yükseltilmiş olmasının yeterli olmadığını düşünüyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürdürülebilir ve kaliteli enerji sağlama hedefiyle teknolojiye yatırım yapmaya devam eden Adm Elektrik, Plan-S Uydu ve Uzay Teknolojileri iş birliğiyle Türkiye’de bir ilke imza atıyor. Elektrik sayaçlarından gerçek zamanlı veri alımı ve analiz süreçlerini modern bir altyapıyla destekleyen yenilikçi sistem ile sektörde önemli bir dönüşüm sağlanacak.
IoT ve uydu teknolojisiyle enerji yönetiminde yeni dönem
Proje kapsamında, Nesnelerin İnterneti (IoT) altyapısı kullanılarak elektrik sayaçlarından elde edilen veriler, Plan-S’in Connecta IoT Network teknolojisi ile uydular üzerinden Adm Elektrik’in veri merkezlerine iletilecek. Bu modern teknoloji sayesinde GSM erişiminin sınırlı ya da yetersiz olduğu kırsal bölgelerde de sayaç verilerinin okunması ve analiz edilmesi daha verimli getirilecek. Adm Elektrik, bu yenilikçi sistemle enerji dağıtım süreçlerini daha güvenilir, hızlı ve verimli hale getirirken, karbon ayak izini de azaltmayı hedefliyor.
Kayıp-kaçak kullanımın önlenmesinde önemli bir rol oynayacak
Uydu üzerinden aktarılan veriler, hizmet verilen bölgelerdeki enerji verimliliği ve kayıp-kaçak kullanımın önlenmesinde önemli bir rol oynayacak. Sistem, elektrik sayaçlarından alınan verilerin gerçek zamanlı analizini mümkün kılarak, kayıp ve kaçak elektrik kullanımı tespitini ve saha operasyonlarını daha etkin hale getirecek.
“Öncü olmak gurur verici”
Teknolojiyi enerji sektörünün her alanında kullanarak daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir çözümler sunmayı hedeflediklerini söyleyen Adm Elektrik Genel Müdürü Ahmet Bayramoğlu, “Bu proje, enerji yönetimi konusunda geleceğe yönelik önemli bir adım olacak. Kırsal alanlarda GSM çekim kalitesinin zayıf olması, mevcut uzaktan okuma sistemlerinde önemli bir sorundu. Bu çözüm, saha operasyonunda verimlilik sağlarken çalışma hayatına yansıyan sağlık ve güvenlik risklerini de azaltacak. Teknolojide öncü olmak gurur verici” dedi. Plan-S CEO’su Tugay Güzel ise Adm ile yapılan iş birliğine dair şu ifadeleri kullandı:
“Connecta IoT Network ile birçok alanda enerji yönetimini dijitalleştirmek, sadece teknolojik değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik açısından da büyük bir adım. Adm Elektrik ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, sektörde örnek teşkil edecek bir başarı hikayesi oluşturacak.”
Pilot çalışmalar başarıyla tamamlandı
Projenin pilot uygulama sürecinde, daha önce veri alınamayan bölgelerden başarılı bir şekilde veri akışı sağlandı ve bu sayede sayaç okuma süreçlerinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Tam ölçekli uygulamanın ise 2025 yılı içinde devreye alınması planlanıyor. Plan-S’in halihazırda yörüngede bulunan dört adet Connecta IoT Network uydusu ve SpaceX Falcon 9 Transporter 12 görevi ile fırlatılacak dört yeni uyduyla birlikte küresel kapsama alanı genişletilecek. Bu sayede, sayaç okuma işlemleri daha yaygın, hızlı ve etkin bir hale gelecek. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KRİPTO varlık yöneticisi Bitwise tarafından yayımlanan raporu değerlendiren Gate.TR CEO’su Kafkas Sönmez, “Bitcoin için hedef fiyat 200 bin dolar olarak belirlenirken, Ethereum’un da 7 bin dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini yenileyeceği belirtildi. Rapor, stabilcoin’lerden gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonuna, kripto varlık piyasalarında güncel temaların geleceğine ilişkin iyimser bir görünüm çizdi” dedi.
Kafkas Sönmez, “Kasım ayının başından bu yana süren iyimserlik, 2025 beklentilerine de yansıyor. Söz konusu raporda en büyük kurumsal Bitcoin yatırımcısı MicroStrategy’nin Nasdaq-100 endeksine dahil edileceği öngörülmüştü. Yıl bitmeden bu öngörü gerçekleşti ve MSTR koduyla işlem gören MicroStrategy, 23 Aralık’ta Nasdaq’da listelenen ve en büyük finans dışı şirketleri izleyen Nasdaq-100 endeksine katılacak. Birbiri ardına gelen olumlu gelişmeler, iyimser beklentileri gerçeğe daha da yaklaştırıyor” diye konuştu.
‘BORSA YATIRIM FONLARI DAHA ÇOK İLGİ GÖRECEK’
Ocak 2024’te onaylanarak işlem görmeye başlayan spot Bitcoin borsa yatırım fonları 5 ila 15 milyar dolar arasında değişen beklentileri aşmayı başardı. 2025 öngörülerine yer verilen raporda, spot Bitcoin yatırım fonlarının da altın ETF’leri gibi davranacağı, yıllar geçtikçe talebin güçlenerek artacağı tahmin edildi.
Dünyaca ünlü geleneksel finans kuruluşlarında çalışan varlık yöneticilerinin bu yeni yatırım araçlarını tavsiye edebilme iznini yeni yeni alabildiklerini dile getiren Kafkas Sönmez, ” Donald Trump’ın başkan seçilmesiyle geleneksel yatırımcıların gözünde meşruiyeti daha da artan Bitcoin ve Ethereum tabanlı yatırım araçları için beklentiler yüksek. Ethereum ETF’nin son 16 günde elde ettiği performans da bu beklentileri haklı çıkarıyor. Spot Ethereum ETF’ler, Bitcoin’e kıyasla daha az talep gördü. Ancak geçtiğimiz 16 günde, yalnızca BlackRock’ın Ethereum ETF’sinin 1,5 milyar dolar sıcak parayı çektiği biliniyor. Pek çok geleneksel yatırımcı kripto para birimlerini küçük paylarla portföylerine aldı. Buradaki yükselişten yararlanmak isteyenler, borsa yatırım ürünleri üzerinden kripto tahsislerini artırabilir. Öte yandan rapora göre kripto varlık sahibi ülke sayısının da ikiye katlanması bekleniyor” ifadelerini kullandı.
‘HALKA ARZ PİYASASI HAREKETLENECEK’
2025 Kripto Tahminleri raporunda ABD’de kripto para odaklı şirketlerin halka arzlarında da artış görüleceği, stabilcoin ihraççılarının, ABD merkezli borsaların ve kripto analitik şirketlerinin en az beşinin bu yıl ABD’de halka açılacağı tahmin edildi. Bugüne kadar bu şirketlerin önündeki en büyük engelin ABD’de kripto para piyasalarına dair düzenleyici belirsizlikler olduğunu dile getiren Kafkas Sönmez, “Donald Trump, geçtiğimiz günlerde New York Borsası’nın açılış zilini çaldığı sırada dahi Bitcoin’e değinmeyi ihmal etmedi. Beyaz Saray’a kripto ve yapay zeka politikalarını denetleyecek özel bir isim atadı. Etrafını teknoloji ve kripto ekosisteminden, Wall Street’ten, Silikon Vadisi’nden liderlerin oluşturduğu bir danışman ordusuyla donattı. Donald Trump ilk günden itibaren kripto para şirketleri için yasal çerçeve sözü veriyor ve çoğunluk da elde etti. Bu durum iki finans dünyasının, geleneksel piyasaların ve kripto varlık piyasalarının kesişim alanlarını giderek artıracak” dedi.
‘KÜRESEL KRİPTO İYİMSERLİĞİ TÜRKİYE’NİN LEHİNE’
ABD’de başlayan bu trendin tüm dünyada kripto para birimlerinin yaygın kabul görmesine katkıda bulunacağının altını çizen Sönmez, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:
“İyimser piyasa koşulları, kripto para benimsenmesi bakımından Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin lideri konumundaki Türkiye için de olumlu bir manzara ortaya çıkarıyor. Nitekim Sermaye Piyasası Kurulumuz da yakın zamanda, ikinci düzenlemeler için Ocak 2025’i işaret etti ve yasada öngörüldüğü üzere izinsiz hizmet veren kripto para borsalarına erişim engeli getirmeye başladı. Biz şirket olarak kriptonun küresel piyasalara yön veren önemli rüzgarlardan biri olacağı 2025’e titiz bir biçimde hazırlanıyoruz. Bir yandan lisans sürecimizi yürütürken diğer yandan piyasadaki güncel trendleri takip ederek kullanıcılarımızın kripto alım satım deneyimini iyileştiriyor; popüler kripto varlıklara zamanında erişmeleri için doğru listelemeler yapıyoruz. Bu öngörülerimizi gerek dijital kanallarımızda, gerek de bu yıl için sonuncusunu Bursa’da düzenleyeceğimiz Kripto Turu etkinliklerimizde paylaşıyoruz. Ödül havuzu etkinliklerimize ara vermiyor, daha çok insanın kripto para piyasalarına dahil olmasını, piyasanın demokratikleşmesini teşvik ediyoruz. Küresel vizyonumuz, yerel yaklaşımımız doğrultusunda yeni yılın getireceği tüm fırsatlara hazırız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsunspor Futbol Akademi Koordinatörü Savaş Serdar, Avrupa’da sadece Borussia Dortmund, Hoffenhaim ve Benfica kulüplerinde bulunan, ismini Footballmatic olarak adlandırdıkları cihazın Samsunspor altyapı futbolcularının gelişimi için kullandıklarını söyledi. Bu cihaz sayesinde futbolcuların küçük yaşlardan kas hafızalarını iyi şekilde geliştirebildiklerini belirten Savaş Serdar, “Örnek veriyorum birden fazla hedefe topu aynı açıda insan olarak atmak mümkün değildir. Ama makine bize bunu yapabiliyor. Biz bu makineye 19 derecelik açıyla, 60 kilometre hızla, falsolu veya falsosuz şeklinde komutları verdiğimiz zaman, aynı topu makine bize defalarca atabiliyor” diye konuştu.
‘MÜSABAKA ESNASINDA YAŞANAN SENARYOLARI BURAYA YÜZLERCE KEZ YAZABİLİRİZ’
Avrupa’daki takımlardan farklı olarak top atma makinelerinin cihazın merkezinde değil, açıyı daha geniş alabilmek için köşelerde bulunduğunu belirten Savaş Serdar, “Footballmatic yapay zekayla birbirine entegre edilmiş bir futbol gelişimci cihazıdır. Bizim cihazımızın Avrupa’da kullanılanlardan farklı bir yanı var. Bizim top atma makinalarımız açıyı daha geniş alabilmek için köşelerde bulunuyor. Diğer cihazlarda merkez kısımlarında top atma makineleri bulunuyor. Bu özelliği dönüş aşılarını daha iyi tespit edebilmek için yaptık. Footballmatic ile antrenman veya müsabaka esnasında yaşanılmış olan durumları cihaza entegre ederek kas hafızası haline getirmeye çalışıyoruz” dedi.
‘SPORCULAR MAKİNEDE ÇALIŞMALARI TEKRARLADIKÇA KAS HAFIZASI ELDE EDİYOR’
Sporcunun yaşına özel Footballmatic üzerinde ayarlamalar yapabildiklerini söyleyen Serdar, “Sistemdeki oyun sayesinde topun nereden geleceğini sporcu fark edemeyebilir. veya bunun gibi birçok oyun makinede çoğaltılabilir. Şu anda makinede 6 oyun var. Toplamda 11 oyunu yazmıştık ancak bunu istediğimiz gibi arttırabiliyoruz. Müsabaka esnasında yaşanan senaryoları buraya yüzlerce kez yazabiliriz. 15 topun geldiği bir oyun yaklaşık 2 buçuk dakika gibi bir süre alıyor. Sporcunun yaşına göre de bu süreler veya değerler artırılıp azaltılabilir. Sporcular buradaki çalışmayı tekrar tekrar yaptıkça bir süre sonra kas hafızasına dönüşüyor. Müsabaka esnasında sporcuların top kontrollerini görsel olarak gösterdiğimiz de, buradaki yaptığı çalışmalarda artık bu oyunları defalarca yaptıktan sonra genel olarak tekniklerinde gelişme sağlamış oluyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
YOLCULARIN HİZMETİNE SUNULDU
Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Bolat şunları söyledi: Türk Hava Yolları olarak, bagaj takip sistemimizi geliştirmek amacıyla Apple ile bir iş birliği gerçekleştirdiğimizi mutlulukla duyurduk. iOS 18.2’nin yayınlanmasıyla birlikte yolcularımız artık AirTag veya Find My destekli cihazların bulunduğu ve aksaklık yaşanan bagajlarının konum bilgilerini ilgili ekiplerimizle paylaşabilecekler. Bu yenilik sayesinde bagajlarınızı hızla bulup size ulaştırabiliyor, operasyonel verimliliğimizi artırırken memnuniyetinizi de en üst seviyeye taşımayı hedefliyoruz. Bu özelliği kullanmak son derece kolay: Find My uygulaması üzerinden “Konum Paylaş” bağlantısı oluşturup, web sitemiz https://lnkd.in/dhzeadvh üzerinden paylaşmanız yeterli olacaktır. Paylaşılan konum bilgisi güvenli bir şekilde saklanır, yedi gün sonra otomatik olarak sona erer veya istediğiniz zaman sizin tarafınızdan devre dışı bırakılabilir. Çok yakında aynı özelliği mobil uygulamamız üzerinden de kullanabileceksiniz. Türk Hava Yolları olarak, teknolojiyi seyahat deneyiminizi geliştirmek için kullanmaya kararlıyız. Hep birlikte daha iyi bir seyahat deneyimi yaşayabilmeniz için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Teşekkürler.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, küresel ölçekte dijital dönüşüm çağında ilerlemeler hızla devam ederken, bu süreçte en önemli kaldıraçlardan BT pazarı da güçlü bir şekilde büyümesini sürdürüyor.
Uluslararası pazar ve tüketici verileri araştırma şirketleri, BT alanında bu yıl önemli araştırmalar yayımladı. Statista’ya göre, dünya genelinde BT alanında yapılan harcama, 2023’te 1,5 trilyon dolar civarında gerçekleşirken, bu rakam 2024’te 1,61 trilyon dolar oldu. BT hizmetlerinin önemli alanlarından yönetilen hizmetler pazarı ise dünya çapında 344 milyar dolar seviyesine ulaştı. Pazarın 2028’e kadar yüzde 45’in üzerinde bir büyümeyle 500 milyar doları aşması bekleniyor.
BT hizmetleri pazarının, “BT Danışmanlığı ve Uygulaması” alanındaki gelirlerinin 2029 yılına kadar her yıl yaklaşık yüzde 25 büyüyerek 92,95 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Türkiye’de de yönetilen hizmetler pazarındaki gelirin 2024 yılında 31,66 milyon dolar seviyesine ulaşması beklenirken, bu rakamın 2029 yılına kadar 33,76 milyon dolara ulaşacağı öngörülüyor.
Spiceworks ile Aberdeen Strateji ve Araştırma’nın, 800’ü aşkın BT uzmanını katıldığı araştırmasına göre, işletmelerin yüzde 64’ü, 2025’te BT bütçelerini yükseltmeye hazırlanıyor. Yöneticilerin yüzde 43’ü de BT alanında istihdam edilen kişi sayısını artırmayı planlarken, yöneticilerin yüzde 57’si BT alanında gerekli uzmanlığa sahip kişileri bulmakta zorlanıyor.
ABD, Avusturya ve İngiltere’de 900 BT profesyonelinin katıldığı JumpCloud araştırmasına göre de 2023’e oranla yüzde 5 artışla bu yıl şirketlerin yüzde 34’ü, BT süreçlerini yönetilen hizmet sağlayıcılarına (MSP) devretti. BT ekiplerine ek olarak MSP ile çalışmayı tercih eden şirketlerin oranı, geçen yıla göre 6 puan artarak yüzde 47’ye ulaştı. Her 100 şirketten 17’si, tüm BT süreç yönetimini MSP’ye devretmeyi düşünürken, BT süreçlerini tamamen kendi bünyesinde yürütmeyi düşünen şirketlerin oranı ise yüzde 12’den 7’ye geriledi.
“İşletmeler için güçlü bir altyapı önemli”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Erdem Telci, tüketim alışkanlıklarının, işletmeleri BT alanında yatırım yapmaya teşvik ettiğini belirtti.
“Efsane Kasım” ve yılbaşı gibi, özellikle e-ticaret hacimlerinin son yıllarda üst üste rekor kırdığı dönemlerin işletmeler için güçlü bir altyapının önemini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Telci, Türkiye’de popüler e-ticaret pazar yerlerinin, “Efsane Kasım”da 1 milyar ziyaret aldığını aktardı.
Telci, “Bu potansiyele hazırlıklı olmak, her işletme için hayati önem taşıyor. Sadece e-ticaret siteleri değil, birçok sektörün iş süreçlerinde, BT yatırımları işletmelerin reflekslerini geliştirerek rekabetçi gücünü artırıyor. Bu rakamların bir diğer önemli etkisi ise e-ticaret sektörünün dolaylı olarak beslediği, istihdam yarattığı diğer sektörler. E-ticaret hacminin büyümesi üretim, lojistik, depolama, dağıtım gibi alanlarda büyüme, dolayısıyla yeni istihdam fırsatları yaratıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Bilişim teknolojilerini,n uzmanlık gerektiren alanlardan olduğuna değinen Telci, internette trafiğin rekor kırdığı kampanya dönemleri gibi zaman dilimlerinde, işletmelerin bilişim sistemlerinin güçlü ve çevik olması gerektiğini, ancak bu şekilde durumun az zararla atlatılma ihtimalinin yükseldiğine işaret etti.
Bu alandaki uzman sayısının yetersizliğinin, yöneticiler için aşılması gereken önemli engeller arasında olduğunun belirten Telci, “Eclit olarak uzman mühendis kadromuzla işletmelere yönetilen hizmetler alanında destek sağlıyor, ihtiyaç duyulan profesyonellik ve tecrübeyi çözüm ortaklarımızla buluşturuyoruz. BT hizmetlerimizle tüm iş ortaklarımızın, asıl meseleleri olan işlerini büyütmelerine, işlerine odaklanmalarını sağlıyoruz. Şirketlerimizin ticari faaliyetlerinde güvenli yarınlarının yolu, BT’ye yaptıkları yatırımdan geçiyor.” ifadelerini kullandı.
Yönetilen hizmet sektöründe küresel eğilimlerin yakın dönemde Türkiye’de daha net bir biçimde görüleceğini aktaran Telci, şunları kaydetti:
“Yönetilen hizmet sağlayıcıları, küresel anlamda tüm BT süreç yönetiminde sorumluluğu devralıyor. Çünkü tüm şirketler, uzman oldukları alanlara odaklanarak işlerini büyütmek, daha verimli ve rekabetçi olmak istiyorlar. Dolayısıyla BT süreçleri için de uçtan uca hizmet alabilecekleri, alanında yetkin firmalarla çalışmayı tercih ediyorlar. Türkiye’deki şirketler de bu küresel eğilime hızla uyum sağlayacak ve yönetilen hizmet sağlayıcıları iş dünyasında giderek daha merkezi bir rol oynayacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUNCELİ’de sis etkili oldu. Kent, sisli havada dronla havadan görüntülendi.
Doğal güzellikleri, inanç mekanları, yaban hayatı, endemik türleri ile öne çıkan ve ziyaretçilerini etkileyen Tunceli’de sis etkili oldu. Kenti merkezindeki Uzunçayır Baraj Gölü ve Kavun ve Düldül tepelerinin altında oluşan sis bulutu dronla görüntülendi. Yer yer yerleşim yerlerini de kaplayan sis, güzel görüntüler oluşturdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bankadan yapılan açıklamaya göre, hackathon, bankacılık ve finans sektörünün yarınlarına sürdürülebilirlik odağında yenilikçi çözümler üretmek amacıyla düzenlendi.
Dijital bankacılık kullanıcı deneyimi ve tasarımı, sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik, yenilikçi ürün ve hizmetler, yeni nesil müşteri iletişimi temaları etrafında düzenlenen hackathonda toplamda 225 takım kıyasıya yarışırken, 14’ü finale kalma başarısı gösterdi.
İstanbul Finans Merkezi’ndeki VakıfBank Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen etkinlikte, finale kalan takımların jüri üyelerine yaptıkları sunumların ardından kazananlar belli oldu.
Kazanan projeler, En İyi MVP Ödülü (Kıvılcım Takımı-Finansal Asistan Eva), En İyi Sosyal Girişim Ödülü (Dropout Takımı-Finansal Okuryazarlık Mobil Uygulaması), En Yenilikçi Teknolojik Çözüm Ödülü (Aticengul Takımı-Müşteri Duygularının Yapay Zeka ile Analizi), En İyi Kullanıcı Deneyimi Tasarımı Ödülün (Altf4 Takımı-Bilgi Erişim Chatbot’u), En Global Çözüm Ödülü (Game Changers Takımı-Sürdürülebilir Proje Platformu) şeklinde sıralandı.
100 bin lira değerindeki büyük ödül olan “En İyi MVP Ödülü” Kıvılcım Takımı’na verilirken, kazanan diğer takımlar toplamda 240 bin lira ödülün sahibi oldu. Yarışmada ayrıca finale kalan tüm takımlara 10’ar bin lira teşvik ödülü de verildi.
“Dijital dönüşüm vizyonunu, gençlerin dinamizmiyle buluşturmaya önem atfediyoruz”
Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarına yaptıkları yatırımlarla sektörde öncü rol oynadıklarını belirterek, dijital dönüşüm vizyonunu, gençlerin dinamizmiyle buluşturmaya büyük bir önem atfettiklerini vurguladı.
Teknolojinin, günümüz dünyasında tüm normları baştan aşağıya değişime uğratan bir kavram haline dönüştüğünü aktaran Üstünsalih, “İş yapış kültürünün çerçevesini de belirleyen bu kavram, sürdürülebilir büyümeye etki eden en önemli unsurlardan biri oldu. Rekabetin arttığı iş dünyasında öne geçmek, hızlı bilgiye erişmek ve krizlere dayanıklı olmak için kurumların dönüşüm stratejileri dijitalleşme ve inovasyona odaklanmalı.” ifadelerini kullandı.
Üstünsalih, dijitalleşmeyi, sürdürülebilirlikle birleştirdiklerini kaydederek, organizasyonlarını daha esnek, çevik hale getirecek bir iş yapış kültürü olarak benimsediklerini anlattı.
Bankacılık sektörünün dijital dönüşümünde gençlerin yaratıcı fikir ve enerjisinin kritik bir rol oynadığına inandıklarına işaret eden Üstünsalih, “Bu vizyonla düzenlediğimiz hackathonda sunulan projeler, çevreye ve sosyal hayata katkı sağlayacak inovatif çözümler geliştirme hedefimize güç katarak geleceğe dair umutlarımızı tazeliyor.” açıklamasını yaptı.
Üstünsalih, hackathonun kendileri için sadece bir yarışma olmadığını, dijital dönüşümün öncüsü olma vizyonlarının gençlerle buluştuğu bir platform olduğuna dikkati çekerek, “VakıfBank olarak, her zaman olduğu gibi, gençlerin yaratıcı projelerini desteklemeye ve birlikte daha büyük başarılara imza atmaya devam edeceğiz. Bugün burada ortaya konan projelerle bankacılığın geleceğini inşa etme yolculuğuna katkı sunan tüm kıymetli genç arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Sizlerin fikirleriyle, bankacılığın sınırlarını zorlayarak sektörümüze yepyeni bir boyut katacağımıza yürekten inanıyorum.” şeklinde görüş belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Atatürk ve Gazi ortaokullarını ziyaret etti.
Öğrencilerle bir araya gelen ekipler, siber suçların engellenmesi ve internet teknolojilerinin güvenli kullanımına yönelik bilgilendirme yaptı.
Ekipler, eğitimin sonunda öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Cumhuriyeti ile Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) Genel Merkezi’nde geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirildi.
Toplantıya Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Misyon Başkan Yardımcısı ve Birinci Diplomatı Mulie Tarekegn katıldı. Tarekegn, yaptığı konuşmada SANKON’a misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederek, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin önemine vurgu yaptı. Tarekegn, “İlişkilerimizi güçlendirmek amacıyla SANKON ile olan güçlü işbirliğimiz bundan sonraki süreçte de büyük bir kararlılıkla devam edecektir. Etiyopya olarak Türkiye ile ilişkilerimizi çok önemsiyoruz.” dedi.
Tarekegn, toplantıda şirketlere Etiyopya’nın yatırım olanakları, projeleri ve ekonomik gelişmeleri hakkında bilgiler sunarak Türk şirketlerini Etiyopya’da yatırım yapmaya davet etti.
SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu ise konuşmasında Türkiye ile Etiyopya arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çekerek, “İki ülke arasında çok eski ve köklü ilişkilerimiz var. SANKON olarak Etiyopya Büyükelçiliği ile 10 yıldır devam eden güçlü işbirliğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Cevahiroğlu, Etiyopya Cumhurbaşkanı Taye Atske Selassie ve Başbakan Abiy Ahmed Ali’nin liderliğinde başlatılan ekonomik kalkınma programlarını çok önemsediklerini belirterek, “Türk şirketleri olarak Etiyopya’nın inşaat, altyapı, enerji, teknoloji ve sağlık projelerinde görev almaya hazırız.” dedi. Cevahiroğlu, ayrıca Türkiye ile Etiyopya arasındaki ithalat ve ihracat ilişkilerini güçlendirmek için girişimlerde bulunmaya hazır olduklarını ifade etti.
Ferudun Cevahiroğlu, toplantıda iki ülke arasındaki ilişkilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Etiyopya liderleri arasındaki güçlü bağlar sayesinde en üst seviyelere çıktığını belirterek, “Türk şirketleri olarak bu gelişmeleri büyük bir memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz.” dedi.
Toplantıya Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu, Ankara Dış Ticaret Federasyonu, Ankara Enerji ve Madencilik Federasyonu, Ankara Finans ve Yatırım Projeleri Federasyonu, Akdeniz Sanayi ve Ticaret Federasyonu, Güneydoğu Sanayi ve Ticaret Federasyonu, İç Anadolu Sanayi ve Ticaret Federasyonu, Ankara İthalat ve İhracat Federasyonu, Tarım ve Kırsal Kalkınma Federasyonu, Ankara Ekonomi ve Kalkınma Federasyonu, Ankara Sanayi ve Teknoloji Federasyonu, Ankara Savunma Sanayi Federasyonu, Ankara Emlak ve Gayrimenkul Federasyonu ile Tarım Orman ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Federasyonu yetkilileri de katılım sağladı.
Toplantıda Sağlık Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’da iki ülke arasında sağlık turizminin geliştirilmesi noktasında bir sunum yaptı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fakülteye Dr. Öğr. Üyesi Emre Can’ın çabalarıyla bu sene kazandırılan, baskı malzemesi olarak seramik hamurundan yararlanılan 2 yazıcı öğrencilerin kullanımına sunuldu. Yazıcı sayesinde bilgisayar ortamında öğrenciler ve akademisyenler tarafından oluşturulan, elle şekillendirilmesi mümkün olmayan 3 boyutlu biblo, heykel ve saat gibi cisimleri yaklaşık 1,5 saatte ortaya çıkıyor.
Katmanlar halinde baskısı yapılan ürünler, 1100 derecelik fırında pişirilip sırlanmasının ardından hazır hale geliyor.
Teknoloji ile sanatı bir araya getiren ve seramikçiliğe farklı bir bakış açısı kazandıran yöntemle öğrenciler, çamura daha çağdaş metotlarla şekil veriyor.
Seramik ve Cam Bölüm Başkanı Doç. Leyla Kubat, AA muhabirine, seramik hamurunun 3 boyutlu yazıcıda şekillendirilmesinin bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Artık pek çok işin bilgisayarlar yardımıyla yapıldığını vurgulayan Kubat, “Emre hocam aldığımız 4 yazıcıdan 2’sini seramik hamuruyla çalışacak şekilde dönüştürdü. Lisans, yüksek lisans ve sanatta yeterlilik öğrencileri bu yazıcılardan yararlanıyorlar. Böylece istedikleri modeli seramik hamuruyla oluşturuyorlar. Aynı zamanda bilgisayarda model hazırlamayı da öğreniyorlar.” diye konuştu.
Kubat, baskısı yapılan ürünlerin yıl sonunda açılacak sergide beğeniye sunulacağını da sözlerine ekledi.
“Seramik malzeme basan ilk 3 boyutlu yazıcı atölyesi”
Seramik ve Cam Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emre Can da öğrencilerin 3 boyutlu yazıcılardan yararlanmasının eğitim sürecine büyük katkı sağladığını belirtti.
Daha karmaşık objeleri seramik hamuruyla oluşturabildiklerini, böylece öğrencilerin ufuklarının geliştiğini anlatan Can, şöyle devam etti:
” Türkiye’deki güzel sanatlar fakülteleri içinde seramik malzeme basan ilk 3 boyutlu yazıcı atölyesi. Daha çok sanatsal anlamda düşünüyoruz. Bu nedenle endüstriye çok uygun değil. Dışarıdan bakıldığında sanki düğmeye basıp şekillendiriliyor gibi dursa da bu sürecin çok kolay olmadığını söyleyebilirim.”
Can, yazıcıda kullandıkları hamurun çömlekçilikte kullanılan hamurdan farkının olmadığını bildirdi.
Gelecekte atölyeyi geliştirmek istediklerini kaydeden Can, “Süreci göreceğiz. Öğrencilerin burada öğrendikleriyle neler yapabildiklerine bakacağız. Hedefimiz, burada yetişen öğrencilerin yalnızca Türkiye’de değil aynı zamanda dünyada da söz sahibi olabilmeleri. Bu anlamda da önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi.
Seramik ve Cam Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Melis Nisa Ayhan ise seramik hamuruyla çalışan 3 boyutlu yazıcıyla bu yıl tanıştıklarını, kendilerinde heyecan uyandırdığını ifade etti.
Derslerinin eğlenceli geçtiğini aktaran Ayhan, “Genelde çamurla, alçıyla uğraşıyoruz. 3D programları kullandığımız için kendimizi geliştiriyoruz. Ayrıca elle şekillendirmeden farklı bir yöntem kullandığımız için yeni metotlar öğreniyoruz.” bilgisini paylaştı.
Yüksek lisans öğrencisi 23 yaşındaki Muhammed Fatih Çoban, yazıcıyla çalışırken kendilerini çamurun büyülü dünyasına kaptırdıklarını, ileride daha farklı çalışmalara imza atacaklarını dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
PTT’nin HGS mobil uygulamasına gerçekleştirdikleri siber saldırı sonrası kullanıcılara küfürlü bildirimler gönderen, ardından şantaj yoluyla para talep eden şüphelilere jandarma ekipleri operasyon düzenledi. Siber saldırıların ardından harekete geçen emniyet güçleri şüpheli şahısların ilk olarak kimlik ve ikamet adreslerini belirledi. Siber saldırganlardan birinin Denizli’de, diğerinin ise Mersin’de yaşadığı tespit edildi. Operasyon Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) ile Denizli ve Mersin İl Jandarma Komutanlığına bağlı birimlerin desteğiyle gerçekleştirildi. Operasyon sonucunda Jandarma ekipleri Klew mahlaslı Burak K.’yi Denizli’de, Hades lakaplı Veli B.’yi ise Mersin’de kıskıvrak yakaladı.
Şaka amacıyla siber saldırı yapmışlar
Jandarmadaki işlemlerinin ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Veli B. tutuklanırken, Burak K., ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Burak K.’nin sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği bir görüşmede şaka amacıyla siber saldırıyı gerçekleştirdiğini söylemesi dikkatlerden kaçmadı.
Jandarma operasyon detaylarını sosyal medyadan paylaştı
Konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Jandarma Genel Komutanlığı, “Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; MİT ve BTK/USOM işbirliği ile Denizli ve Mersin İl Jandarma Komutanlıklarınca gerçekleştirilen operasyonlarda, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen Hızlı Geçiş Sistemine (HGS) yönelik siber saldırı iddialarına ilişkin ‘Bilişim Sistemlerine Yetkisiz Erişim ile Milli ve Dini Değerlere Hakaret’ suçlarını işlediği değerlendirilen 2 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden biri çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanırken, diğer şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı” ifadelerine yer verdi. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Talaytepe Mahallesi Mesut Yılmaz Caddesi’ndeki kıraathanede henüz belirlenemeyen nedenle iki grup arasında başlayan tartışma silahlı kavgaya dönüştü.
Kavgada biri ağır 4 kişi yaralandı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YENİ bir araştırma, kuru yemiş tüketmenin, ileri yaşlarda demans riskini azalttığını gösterdi.
Birleşik Krallık’ta yapılan araştırma, her gün bir avuç kuru yemiş yiyen kişilerin tüm nedenlere bağlı demans riskini azaltabileceğini ortaya koydu. 60 yaş üstü kuru yemiş yemeyen kişilerle karşılaştırıldığında, günde 30 grama kadar kuru yemiş tükettiğini bildirenlerin gelecek yıllarda demansa yakalanma riski yüzde 16 daha düşük olduğu belirlendi.
İspanya’da Bruno Bizzozero-Peroni, Valentina Diaz-Goni ve Nuria Beneit liderliğinde yürütülen bir başka araştırma ise her gün bir avuç tuzsuz kuru yemiş tüketmenin, yaşlı ve orta yaşlı kişilerin demansa yakalanma olasılığını düşürdüğünü gösterdi. Yaklaşık 7 yıl süren çalışmada, çoğunluğu 50’li yaşlarında olan 50 bin 300 yetişkin incelendi.
Araştırmada, bin 400 demans vakası tespit edilirken, her gün kuru yemiş tüketmenin demans riskini yüzde 12 oranında azalttığı ortaya çıktı. Tuzsuz kuru yemiş tercih edenlerde bu oran yüzde 16 oldu. Katılımcılar ortalama 7 yıl boyunca takip edildi. Araştırma boyunca tüm nedenlere bağlı demans oranı yüzde 2,8 oldu. Günde yaklaşık bir avuç kuru yemiş yediklerini söyleyenlerin bu risk kategorisine girme olasılıkları ise daha düşüktü.
Uzmanlar, kuru yemişlerin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin sadece beyin ile sınırlı olmadığını söylüyor. Büyük çaplı epidemiyolojik araştırmalara göre, haftada yaklaşık 140 gram veya daha fazla kuru yemiş tüketen kişilerin kalp hastalığı riski yüzde 35 ila yüzde 50 oranında azalıyor. Kilo kontrolüne ve sindirim sorunlarının çözümüne yardımcı olan kuru yemişler, içerdikleri yüksek lif oranı ile bağırsak sağlığını da koruyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mardin’in Dargeçit ilçesinin Ulaş köyünden sabah saatlerinde çoban arkadaşıyla küçükbaş hayvanlarını otlatmaya çıkaran Muhsin Gök (26) Şırnak’ın Güçlükonak ilçesinin Damlabaşı köyü kırsalında kayboldu.
Gök’ten haber alamayan arkadaşı, durumu ailesine ve jandarmaya bildirdi.
Bölgede başlatılan arama çalışmasında Gök’ün bastonu ve kıyafetleri Dicle Nehri’nin kenarında bulundu.
Çobanın suda boğulduğu ihtimali üzerine AFAD’dan destek istendi.
Bölgeye sevk edilen AFAD ile Cizre Belediyesi Su Altı Arama ve Kurtarma ekipleri nehirde arama çalışması başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“HER EVİN 3 ÇOCUĞU OLMALI”
Toplumun 3 tane riski olduğunu belirten Memişoğlu şu ifadelere yer verdi: “Bunları hep beraber çözmemiz gerekiyor. Birincisi; hareketsizlik ve kilo. Çünkü bu toplumun yüzde 60’ı kilolu. İki; Cumhurbaşkanımız çok kızıyor; sigara ve madde bağımlılığı artı şimdi çocuklarımızın bulaştığı internet bağımlılığı. Üçüncüsü, aile; ailemiz küçülüyor. Nüfusumuz azalıyor. Bugün doğurganlık oranımız 1,5’un altına düşmüş durumda.
Bu gelecekte nüfusumuzun yaşlandığını değil, azaldığını gösterir; risktir bu. Bugün o kötülük medeniyeti dediğimiz 45 bin kişiyi katleden canilerin, doğurganlık oranı 4, bizde 1,5. Onun için Cumhurbaşkanımızın dediği gibi her evin 3 tane çocuğu olması lazım. Bu konuda da toplumun farkındalığıyla bunu başaracağına inanıyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, “Önümüzdeki günler kolay olmayabilir ancak; Türkiye olarak biz, Suriye halkıyla omuz omuza yürümeye devam edeceğiz” dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün’ün Akabe şehrindeki Suriye konulu toplantı sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Bakan Fidan, bölgenin bir kez daha çok tarihi günlerden geçtiğini belirterek, “Biz bu dönemde Suriye ve Suriye halkını konuşmak için bir kez daha bir araya geldik. Suriye halkı bizler gibi yaşamayı hak ediyor; güvenli, özgür ve refah içinde. Suriye’nin istikrarı hem bölge için hem de bölgenin ötesinde tüm dünya için son derece önemli. Hepimizin düzenli, kapsayıcı ve Suriyelilerin yönlendirdiği bir geçiş sürecine ihtiyacı var. Bu tarihi dönemde, geçiş dönemi devlet kurumlarının korunmasını sağlamalı ve gerektiğinde de reforma tabi tutmalı. Toprak bütünlüğü ve Suriye’nin bütünlüğü tüm koşullar altında korunmalı. Suriye’nin zengin sosyal oluşumu korunmalı ve tüm azınlıklara mutlaka saygı duyulmalı” ifadelerini kullandı.
‘İSRAİL SALDIRILARI DURMALI’
Suriyelilere de mesaj iletmek istediğini söyleyen Fidan, “Birlik, karşılıklı uzlaşma bu süre içinde dikkat ve özen gösterilmesi gereken değerler. Uluslararası toplum Suriye’yi, gerekli siyasi destek ve insani yardımlar, bütün bu konularda desteklemeye devam etmeli. Terörizmin hiçbir şekilde bu geçiş döneminden faydalanmasına izin vermemeliyiz. Çabalarımızı koordine etmeliyiz ve geçmişin hatalarından ders çıkarmalıyız. Herhangi bir yanlış adım düzensiz göç akınına neden olabilir. İsrail saldırıları da anında, şu anda durmalı. Önümüzdeki günler kolay olmayabilir ancak; Türkiye olarak biz, Suriye halkıyla omuz omuza yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 16. haftasında Çaykur Rizespor sahasında Konyaspor ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, “Sahamızda galibiyetle geçen haftayı telafi etmek istiyorduk. İlk yarının bütününde oyun üstünlüğümüzü sağladık. Gol biraz geç geldi. İlk yarıdaki tempo ile ikinci golü atma zamanımızı kısalttı. Penaltı kaçabilir ama birçok pozisyonumuz vardı. İlk yarıdaki oyuna bakınca 1-0’dan daha iyi bir skorla içeri girmeliydik. İkinci yarı başlangıcında sağlam ve sakin karşılık vermeliydik. Bir anda korner, duran toplar rakibin baskısını üzerimizde hissettik. Beraberliği yakaladılar ve 15 dakikalık rakip için tempo artırımı bizim için türbülans yaşattı. Ondan sonra oyunu ele aldık, aradık. Daha çok hücum eden, gol pozisyonu arayan, deneyen takım olarak maçı tamamladık ama berabere kaldığımız maçlardan sonra futbolda bezen 1 puan kazanmışsınızdır, bazen 2 puan kaybetmişsinizdir. Biz bugün kesinlikle 2 puanı kaybeden taraftık. Bunun da tek nedeni ikinci yarı başlangıcımızdı. Maçın sonucu ile ilgili hayal kırıklığı yaşıyorum. Çünkü, oyunun karşılığı bizim galibiyetimiz olmalıydı. Çalışacağız ve neden ikinci yarı siyah beyaz değişiklik yaşadığımızı da değerlendireceğiz. Eksiklerimizi gidereceğiz ve daha iyi olmaya çalışacağız. Hakemlere tavsiyem biz nasıl ki çalışacağız, ‘İkinci yarı başlangıcı neden böyle oldu?’ onlar da bir faul, el, hücum faul, defansif faul, hangisi kart, hangisi el, hangisi değil. Biraz bunlara çalışsalar. Çünkü onlar da futbolun önemli öğeleri, elemanları. Çok makbule geçecek. Onların da alması gereken yol var” ifadelerini kullandı. – RİZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, “Ailemiz küçülüyor, nüfusumuz azalıyor. Bugün doğurganlık oranımız 1,5’un altına düşmüş durumda. Bu gelecekte nüfusumuzun yaşlandığını değil; azaldığını gösterir, risktir bu. Bugün o kötülük medeniyeti dediğimiz 45 bin kişiyi katleden canilerin, doğurganlık oranı 4, bizde 1,5. Onun için Cumhurbaşkanımızın dediği gibi her evin 3 tane çocuğu olması lazım. Bu konuda da toplumun farkındalığıyla bunu başaracağına inanıyorum” dedi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, AK PartiEdirne 8’inci Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Bir otelde yapılan kongreye; Bakan Memişoğlu’nun yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, Edirne MilletvekiliFatma Aksal, İstanbul Milletvekilleri Halis Dalkılıç ve Seda Gören Bölük, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, eski milletvekilleri, sivil toplum kuruluş temsilcileri, muhtarlar, partililer ve vatandaşlar katıldı.
‘KÖTÜLÜK MEDENİYETİ, DÜNYADA HÜKÜM SÜRÜYOR’
Kongrede konuşan Bakan Memişoğlu, 2002 yılından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sağlık sisteminde büyük değişim ve gelişim gerçekleştirildiğini belirterek, yapılan çalışmaları anlattı. Memişoğlu, “Eğer bir ülkenin, bir milletin, bir medeniyetin lideri; ‘Dünya beşten büyüktür’ diyorsa her biriniz değerlisiniz, Allah sizden razı olsun. Eğer siz iddialıysanız, iddialı olduğunuz şey nedir? O da bugün dünyaya baktığınız zaman maalesef vahşet, sömürü, medeniyetinin hakim olduğu bir dünyayı görürsünüz. 45 bin çocuk, kadın demeden herkesin gözünün önünde katleden bir medeniyetin hükümranlığını görürsünüz. Bugün insanları birbirine düşüren, onların katledilmesinden, sömürülmesinden faydalanıp, kendisi refah içinde yaşayan bir kötülük medeniyetinin hakim olduğunu görürsünüz. Kardeşi kardeşe kırdıran, dostu dostla küstüren, insanları sömüren, kapitalist bir medeniyet görürsünüz. Maalesef bu kötülük medeniyeti, şu anda dünyada hüküm sürüyor. İşte buna itiraz eden, ‘Bu medeniyet yeter’ diyen; ‘Biz barışız, iyilik tarafıyız’ diyen bir lidere sahibiz, hamdolsun hepimize. Bizim her birimizin vebali sadece bu zamanla alakalı değil. Esasında gelecekle ilgili nesillerimizin vebalini de taşıyoruz. Sadece bu ülkenin vebalini taşımıyoruz. Burada yaşayan insanların vebalini taşımıyoruz. Bize ümit bağlamış, bu kötülük medeniyetinin hükümranlığını yok edebilecek kuvveti gördüğü için biz de medet isteyen, dünyadaki bütün gariplerin esasında ümidiyiz. O nedenle kötülük medeniyeti sürdüğü bir dünyada iyilik tarafı olarak medeniyeti olarak ki Edirne bunun en önemli şahididir. Hiçbir zaman kötü olmadık medeniyetimizde. Hep barış getirdik gittiğimiz yerlere, hep iyilik getirdik, hep insani tarafını ön planda tuttuk” diye konuştu.
‘KÖTÜLÜK KUVVETLİYSE, BİZİM ONDAN DAHA ÇOK KUVVETLİ OLMAMIZ GEREK’
“Bugün liderimiz de öyle düşene yardım eden, savaşıp birbirini kıran insanları, devletleri barıştıran bir medeniyetiz” diyen Memişoğlu, “Daha iki gün evvel gördük. Yaklaşık 6 ay, bir sene evvel birbirine neredeyse savaş ilan edecek Etiyopya’yla Somali’yi bir araya getirip, onları barıştıran bir lidere sahibiz, bir medeniyete sahibiz. Suriye’de Müslüman’ın Müslüman’ı kırdığı, birbirimizin aynı inanca sahip insanların katledildiği bir düzene yeniden barışı, huzuru getirmeye çalışan bir lidere, bir medeniyete sahibiz. O nedenle bizim yapacağımız bu medeniyette bir araya gelmek, böyle canıgönülden bir araya gelip, gücümüzü birleştirmek. Farklılıklarımızı bir araya getirerek zenginlik haline getirmek. Esas kötülüğe karşı mücadele etmek. En önemlisi de bu kötülükle mücadele ederken birlikte olduğumuz gibi esasında çok çalışmak, üretmek. Kötülük kuvvetliyse, bizim ondan daha çok kuvvetli olmamız gerek. Kötülüğe, şeytana; ‘Niye şeytanlık yapıyorsun? Niye kötülük yapıyorsun?’ demekten çok biz ne yapıyoruz diye bakmak, daha çok çalışmamız gerekir, bir araya gelmemiz gerekir. İşte Edirne bunu gösteriyor. Onun için sayın başkanımıza, bütün teşkilata teşekkür ediyorum. Her birimizin bunun farkında olarak bugün başka düşüncesi olup, bu ülkeyi seven, gerçekten iyi niyetli olup, maalesef yanılgıya düşen insanları bu davaya, bu hedefe, bu iddiaya ortak etmemiz de gerek” diye konuştu.
‘GÜNDE 3 MİLYON İNSANIMIZA SAĞLIK HİZMETİ VEREBİLEN ÜLKEYİZ’
Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çağ atladığını söyleyen Memişoğlu, “23 sene önce gördünüz, neler vardı? Sadece bir kişi 2002 senesinde ancak iki kez sağlık hizmetine ulaşabiliyordu. Bugün her bir vatandaşımız 11,4 kez sağlık hizmetine ulaşabiliyor. Hani çok methedilen Avrupa’nın ortalaması 6,4. Ancak 6 kez girerken Avrupalılar, biz 11 kez gidebiliyoruz. Bakmayın bazılarının, birkaç tane çapulcunun hatasının yüzünden sağlık sistemini kötülediğine. Bugün baktığınız zaman sadece bir günde 3 milyon insanımıza sağlık hizmeti verebilen bir ülkeyiz. Dünyada 60 ülke, 3 milyon nüfusun altında. Günde 60 ülkeden fazla insana hizmet verebilecek bir sağlık sistemine sahibiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın sayesinde. 2002 yılında bu ülkede sadece 7 bin yatak tek kişi veya çift kişilikti. Banyosunu, tuvaletini, televizyonu falan söylemiyorum. Tek kişilik odada kalabilen 7 bin hasta vardı. Bugün bu sayı, 144 bindir. Bugün ülkemizde 172 bin yatağımız var kamu hastanelerimizde. Bunları 144 binini ya yeniden yaptık ya da yeniledik. Bunun zaten en önemli şahitlerinden bir tanesi sizsiniz. Bazı branşlarımızda eksiklerimiz var. Birinci basamak, koruyucu hizmetlerde eksiklerimiz var ama bunların da üstesinden geleceğiz, vazgeçmedik. Liderimiz iddialı, biz de iddialıyız. Kimseden korkmuyoruz, kimse bizi bu yoldan vazgeçiremeyecek. Bu kongre onun heyecanını hep hissettirdi, hep hissettiriyor. Allah sizlerden razı olsun” dedi.
‘DÜNYANIN EN İYİ SAĞLIK HİZMETİNİ SUNUYORUZ’
Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin tedavi hizmetlerini dünyada en iyi sunan ülkelerden bir tanesi olduğunu söyleyerek, “Bakın en iyisiyiz artık. Amerika’da, Miami’de karaciğer naklinde çalıştım, Çin’i gördüm, İngiltere’yi gördüm, Avrupa’yı gördüm. Covid’de de gösterdi, depremde de gösterdi. Türkiye, dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunan ülkesi veya ikincisidir. Çok net söylüyorum. Bizle yarışabilecek ülkelerin nüfusu İstanbul’un üçte biri kadar. Ona rağmen dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunuyoruz. Yeter mi? Yetmez. Bundan sonra hedefimiz; sağlıklı Türkiye programıyla aynı zamanda sağlığın bilgisini, üretmek cihazını teknolojisini üretmek. Bunu da başaracağız, en iyisini yapacağız” diye konuştu.
‘TOPLUMUN 3 TANE RİSKİ VAR’
Toplumun 3 tane riski olduğunu belirten Memişoğlu, “Bunları hep beraber çözmemiz gerekiyor. Birincisi; hareketsizlik ve kilo. Çünkü bu toplumun yüzde 60’ı kilolu. İki; Cumhurbaşkanımız çok kızıyor; sigara ve madde bağımlılığı artı şimdi çocuklarımızın bulaştığı internet bağımlılığı. Üçüncüsü, aile; ailemiz küçülüyor. Nüfusumuz azalıyor. Bugün doğurganlık oranımız 1,5’un altına düşmüş durumda. Bu gelecekte nüfusumuzun yaşlandığını değil, azaldığını gösterir; risktir bu. Bugün o kötülük medeniyeti dediğimiz 45 bin kişiyi katleden canilerin, doğurganlık oranı 4, bizde 1,5. Onun için Cumhurbaşkanımızın dediği gibi her evin 3 tane çocuğu olması lazım. Bu konuda da toplumun farkındalığıyla bunu başaracağına inanıyorum. Onun haricinde Sağlık Bakanlığı olarak gece gündüz çalışıyoruz. Edirnelilere şunu da söyleyeyim; Uzunköprü Hastanesi’nin müteahhidi ile sorun oldu, tasfiye ettik. Allah nasip ederse ocak ayında da onun inşaatına hızla başlayıp, 2025 yılında sizlerin hizmetine vereceğiz, bunu da söyleyeyim. Bizler Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir davanın, bir hedefin, vicdanın neferleri olarak hep onun arkasında duracağız, gece gündüz çalışacağız, üreteceğiz, Allah nasip ederse de iyilik medeniyetini yeniden dünyaya hakim kılacağız. Hepinize saygılar sunuyorum. Allah’a emanet olun” dedi.
Haber-Kamera: Olgay GÜLER – Umut IŞIK/ EDİRNE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘HEDEFİMİZ EDİRNE’Yİ BALKANLARIN SAĞLIK MERKEZİ YAPMAK’
Sağlık BakanıKemal Memişoğlu, AK Parti kongresinin ardından Edirne Valiliği’ni ziyaret etti. Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne MilletvekiliFatma Aksal, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, CHP Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ile siyasi parti, kurum ve kuruluş temsilcileri tarafından karşılanan Memişoğlu, ziyaretinin ardından açıklamalarda bulundu. Edirne’nin Osmanlı’ya başkentlik yapmış önemli bir şehir olduğunu söyleyen Memişoğlu, “Bugün Serhat şehrimiz Edirne’deyiz. Osmanlı’nın payitahtı, kültürümüzün en önemli şehirlerinden bir tanesi. Edirne’de sayın valimizin ve milletvekilimizin, başkanımızın misafiriyiz. Burada sağlık hizmetlerini değerlendireceğiz, daha iyi nasıl yapabiliriz? Neler yapabiliriz? Malum biliyorsunuz Trakya Üniversitesi Tıp Fakültemiz çok kültürü olan, geçmişi olan bir tıp fakültesi. Sağlık hizmetlerini, sağlık bilimini öğretiyorlar. Hep beraber bunları değerlendireceğiz. Hedefimiz Edirne’yi esasında Balkanlar’ın sağlık merkezi yapmak. Bununla ilgili hedefleri koyduk, inşallah başarırız. Bizler bu konuda dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunan bir sisteme ve insan gücüne sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 22 sene gerçekten sağlıkla iyi yerlere geldik, daha da iyi olacak. Sağlığın sadece hizmetini değil her zaman söylediğimiz gibi bilimini de üreteceğiz. Sağlıklı Türkiye yüzyılı programı kapsamında şehirlerimizi dolaşıyoruz, neler yapabileceğimize bakıyoruz” diye konuştu.
‘EBE GÖZETİMİNDE NORMAL DOĞUM TERCİH EDİLMELİ’
Türkiye’deki doğurganlık oranlarının düştüğünü belirten Bakan Memişoğlu, bu konuda yaptıkları çalışmalara değinerek, “Özellikle doğurganlık oranımızın düşmesi, sezaryen gibi ameliyatın maalesef çok tercih edilmesi ve bu konuda da ebelerin çok daha etkili olabilmesi için çabalıyoruz. Bugün de biliyorsunuz özellikle anne adaylarının eğitimiyle ilgili bir mevzuat daha yayınladık. Böylece doğumun normal olduğunu, doğalın normal doğum olduğunu her zaman ifade ediyoruz ve bu normalin sürecini takip edenin ebeler olduğunu, ebenin gözetiminde normal doğumun tercih edilmesi gerektiğini, önceliğin bu olması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü maalesef bugün primer sezaryen dediğimiz yüzde 50’nin üzerinde olan oranlarımızı Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği yüzde 15’e düşürmemiz gerekir. Hem anne sağlığı açısından hem bebek sağlığı açısından hem de toplumun bu konudaki gelişimi açısından bunun olmazsa olmazı olarak görüyoruz” dedi.
‘RANDEVU SORUNLARINI RAHTLATACAK ÇALIŞMA İÇERİSİNDEYİZ’
Ülke genelinde 2-3 ay içerisinde randevu konusunda rahatlama sağlayacak sistemi işlevsel hale getireceklerini de belirten Memişoğlu, “Bunun yanında özellikle randevu konusunda da çalışmalarımız devam ediyor. Malum bazı branşlarda halen daha sıkıntılarımız var. 2-3 ay içinde bunlarla ilgili de hem randevuyu rahatlatacak hem de sistemimizi daha işlevsel hale getirecek bir çalışma içindeyiz. İnşallah bunu da kamuoyuyla paylaşıp, iki üç ay içinde de randevu sorunlarını minimize ederiz. Bunun yanında özellikle özel hastaneler, gibi sağlık meslek mensupları gibi mevzuat değişikliğiyle ilgili çalışmalarımız var. Bunları da yakında kamuoyuyla paylaşacağız. Biz Edirne’mize, güzel şehrimize bizi ağırladıkları için, bize gönülden misafirperverlikleri için çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Valilik ziyaretinin ardından Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’nde değerlendirme toplantısına katılıp, Sultan 2’nci Beyazıt Külliyesi Sağlık Müzesi’ni ziyaret etti. Bakan Memişoğlu, daha sonra kentten ayrıldı.
Haber – Kamera: Olgay GÜLER – Umut IŞIK/ EDİRNE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bütçe görüşmelerinde söz alan AK PartiAntalyaMilletvekiliKemal Çelik, Esad rejiminin düşmesinin ardından Suriye’de yaşananlara dikkat çekerek açıklamalarda bulundu.
“KÜRTLER VE TÜRKMENLER BİZİM AKRABALARIMIZDIR”
“Maalesef, Arap Baharı Arap’ın baharı olamadı, emperyalistin oyunu oldu” diyen Çelik, “PKK terörü de Kürt insanımızın gerçeği değil, emperyalist Batı’nın kirli bir oyunudur. İşte bu nedenle, bugün ülkemizin gündeminden yurt dışı kaynaklı terörü kesin olarak çıkarma zamanı gelmiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli’nin söyledikleri de işte tam da budur. Bugün ülkemizde güçlü bir siyasi irade vardır, projelerini uygulayabilen ve Suriye’de olduğu gibi ön olan ve sonuç alabilen bir siyasi irade vardır. Yapmak istediğimiz, terörü yok etmek, kötülüğü yok etmek, birlikteliğimizi tescil edecek yüksek hedeflere ulaşmaktır. Suriye’de daha çok yapacak işimiz var. Suriye’de yaşayan Kürtler ve Türkmenler bizim akrabalarımızdır. Onlara sahip çıkan ülke Amerika değil, İsrail değil, İngiltere değil, Fransa değil, Rusya değil, sadece Türkiyedir; bu, dün de böyleydi, yarın da böyle olacak” ifadelerini kullandı.
“TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KENDİLEİNİ FESHETME ZAMANI GELMİŞTİR”
Çelik ayrıca “Türkiye, terör örgütlerinden ve onların hamisi emperyalistlerden medet ummayan Suriye’deki Kürt ve Türkmen akrabalarına sahip çıkmaya devam edecektir. Sayın Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi, terör örgütlerinin kendilerini feshetme ve silah bırakma zamanı gelmiştir. Ülkemizin ve bölgemizin huzur ve güven ortamına kavuşmasıyla birlikte yine yeni başarı hikâyeleri yazmaya devam edeceğiz. Tarihin seyrini değiştirecek bu başarı hikâyesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki tüm partilerimizin aktif rol alması en büyük gücümüz olacaktır” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 16. haftasında Çaykur Rizespor sahasında Konyaspor ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü Recep Uçar, “Rize deplasmanı, ülkenin zor deplasmanından birisi. Bunun farkında ve bilincindeydik. Baktığımızda bugün bizim açımızdan her ne kadar bir 90 dakika oynandıysa da bizim tarafımızdan aslında 2 tane maç oynandı. İlk yarısı ile ikinci yarısı bir nevi siyahla beyaz gibi olan bir oyun. İlk yarı planımızı gerçekleştiremediğimiz bir yarı. Bunun ana sebebi de belki kazandığımız, ayağımızdaki topları maalesef hiçbir şekilde kullanamadık. Geçişlerde inanılmaz toplar kaybettik ve neticesinde bütün enerjimizi topu kazanmak için harcadığımız bir ilk yarı. Rizespor ilk yarı daha farklı skorla girebilirdi. Burada kalecinin ortaya koyduğu performans, kurtardığı penaltıyı da dahil edersek 1-0 ile girmemize vesile oldu. İkinci yarı tabii hem oyun hem oyuncu değişikliği ile başladığımız bir bölüm. Hatta ikinci yarıyı bile ikiye bölebilirim. 45 ile 60 arası oyunla 60’da 90 arası oyunların birbirinden tamamen farklı olduğu bir oyun. 45-60 arası hem golü bulduğumuz hem de daha başka pozisyonlar ürettiğimiz bir oyun. Genel anlamda ikinci yarıya başlarken oyuncularımıza bunun çevrilebildiği hissini vermeye çalıştık devre arasında. Gerek oyuncular gerekse oyuncu değişikliği bize o anlamda doğru pozitif cevaplar verdi. 60 ile 90 arası her iki tarafında pozisyonlar yakaladığı, bizim ikiyi bulabileceğimiz bölümler vardı. Rizespor’un net olmasa da yakaladığı pozisyonları vardı. Günün sonunda değerli bir puan Rize’den alınan puan” ifadelerini kullandı. – RİZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dervişoğlu, Ordu’da partisinin il başkanlığı binasının açılışı dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen programda, hemşehrileriyle bir arada bulunmaktan memnun olduğunu dile getirdi.
Siyasetin hedefinin halka hizmet etmek olduğunu belirten Dervişoğlu, “Siyasetin varlık sebebi de halktır. Halka hizmet, Hakk’a hizmettir. Siyasetle iştigal eden kişinin yapması gereken en önemli şey ülkesini mamur, halkını mutlu etmektir. Halkına huzur, refah, güvenlik vermektir.” dedi.
Dervişoğlu, toplumun yeniden kucaklaşması gerektiğini ifade ederek, “Bu toplumun, birbirinden en uzak noktaların birleştirilmesi suretiyle yeniden barıştırılması lazım. Siyaset kuru bir rekabet alanı değildir. Siyaset sadece yönetmek ya da sadece muhalefet etmek için yapılmaz. Siyaset, sorunları çözmek için yapılır. Sorunların çözülebilmesi için öncelikle doğru tespit edilmesi, doğru bir yol haritasının tanzim edilmesi ve çözüme yönelik eylem planlarının düşünceden eyleme dönüştürülmesi lazım.” diye konuştu.
Bunun için de önce doğru bir sisteme ihtiyaç olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Kim cumhurbaşkanı olacak?” diye tartışmaların devam ettiğini anlattı.
Dervişoğlu, “Biz de diyoruz ki İYİ Parti olarak; bizim derdimiz, orta yerde bir seçim yokken kimin cumhurbaşkanı olacağı değildir. Bizim derdimiz vatandaşın halinin ne olacağıdır. Vatandaşın hali ne olacak? Onu soruyorum bu meydanlarda. Hiç kimse onu sormuyor, onu düşünmüyor. Şimdi soruyorum, işçinin hali ne olacak?” dedi.
“Bizim hesaplarımıza göre en az 28 bin lira olmalıdır”
Asgari ücret konusuna ilişkin de Dervişoğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“İYİ Parti olarak biz asgari ücret belirlemesinde bütün parametreleri nazarıitibar alarak işçinin hak ve hukukunu düşündüğümüz kadar işverenin de durumunu düşünüp onu dengeleyecek bir asgari ücret önermesinde bulunduk. Şu anda asgari ücret, bu milletin geçimini temin edecek bir miktara zaten çıkarılamayacaktır. Bizim hesaplarımıza göre en az 28 bin lira olmalıdır. Hem işçi korunmalıdır, hem de işverenin durumu burada dengelenmelidir.”
Dervişoğlu, “12 bin 500 lira ile geçinilir mi?” sorusunu yönelterek, “En düşük emekli ücreti, en az asgari ücret kadar olmalıdır. İYİ Parti kurulduğu günden beri bunu söylüyoruz ve hükümetin bütün bu söylediklerimizden kendisine bir pay çıkarmasını istiyoruz.” diye konuştu.
Fındığın bölge için önemine dikkati çeken Dervişoğlu, üreticiye gerekli desteğin verilmesini istedi.
Suriye’deki gelişmelere de değinen Dervişoğlu, “Esad rejiminin sonuna gelindiğine göre Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de kalmalarını icap ettirecek herhangi bir durum da artık yoktur. Dolayısıyla ne diyoruz, ‘Esad gitti, misafirlik bitti.’ Türkiye bu konu ile ilgili derhal geçici sığınmacı statüsünü kaldırmalıdır.” ifadesini kullandı.
Dervişoğlu, açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından parti binasını ziyaret etti, yöneticilerle bir araya geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’te arka arkaya gerçekleştirilen 2 bombalı saldırıda 53 kişi hayatını kaybetmişti. Bombalı saldırıda patlayıcı maddeleri Suriye’den Türkiye sokan Cengiz Sertel, MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinesinde; Hatay Emniyet Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda yakalandı. Bombalı saldırının faillerinden Sertel’in, uluslararası düzeyde kırmızı bültenle, İçişleri BakanlığıTerör Arananlar Listesi’nde turuncu kategoride yer aldığı öğrenildi. Saldırıda yakınlarını kaybeden aileler Reyhanlı Şehitler Derneği’nde bir araya gelerek buruk sevinçlerini dile getirdiler.
“Eninde sonunda suçluların yakalanacağını biliyorduk”
Esad rejiminin gerçekleştirdiği Reyhanlı patlamasında kardeşini ve kızını kaybeden anne Kübra Erboz, “Kardeşim ve evladımın vefat etmesine neden olan bu teröristin yakalandığı için buruk bir mutluluk yaşıyorum. Eninde sonunda suçluların yakalanacağını biliyorduk. Devletimizin askerine ve polisine her zaman güveniyorduk. Adaletin 13 yıl sonra yerini bulması bize buruk bir acı veriyor. Bir an önce diğer suçlularında yakalanmasını ve adaletin yerini bulmasını istiyorduk. Bir an önce bu olayın faillerinin hepsinin yakalanmasını istiyoruz” dedi.
“Bizim ateşimiz söndü, inşallah Esad’ın ateşi ömür boyu sönmez”
Saldırıda torununu ve kızını kaybeden Döne Kuvvet, yüreğine su serpildiğini ifade ederek, “Saldırıda torunum ve kızım vefat etti. Başımıza ne geldiğini bilemedik. Rabbim Beşar Esad’ı kahretsin. Devletimiz büyüklüğünü gösterdi, yüreğimize su serpildi şükürler olsun. İnşallah Beşar Esad’ın kendi bizden kötü olur. Bizim ateşimiz söndü, inşallah Esad’ın ateşi ömür boyu sönmez. Herkes yaptığını çeksin” ifadelerini kullandı. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti Bayburt 8. Olağan İl Kongresi Çoruh Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Kongreye, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve önceki dönem Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya Katıldı. Kongre öncesi Bayburt’a ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, yıllardır bitirilemeyen tünel ve havaalanının 2026 yılında biteceğini, açılışının 2026 yılı içerisinde yapılacağını kaydetti.
Vatandaşın “tünel bitmiyor” tepkisi
Bayburt’un çevre illerinde tamamlanan tüneller hakkında bilgi aktaran ve Bayburt Group İnşaat tarafından yapımı devam eden Kop Tüneli’nin bitirilememe sebeplerini açıklayara Bakan Uraloğlu’na bir vatandaş seslenerek, “Bakanım Kop Tüneli bitmiyor” dedi. Bakan Uraloğlu da, “Söyleyeceğim şimdi onu” diyerek tünelin bitirilememe gerekçelerini şu sözlerle dile getirdi:
“7 bin 500 metre uzunluğundaki Vauk Tünellerini de biz devam ettiriyoruz. Aşağı yukarı Vauk Tüneli’nin yarısına geldik. Gümüşhane ile Bayburt’u da bu vesileyle birbirine biraz daha yakınlaştıracağız. Erzurum’a gitmek için önümüzde Kop Tüneli var. 6 bin 500 metre uzunluğunda. Gerçekten Türkiye’deki en zor tünellerimizden birisi Kop Tüneli. Burada belli sıkıntılar yaşadık. Tünelin içerisindeki çalışmalarda, 30 tonluk bir ekskavatör su boşalması nedeniyle 200 metre sürüklendi. Böyle zor şartlarda çalışıyoruz. Yüzde 60’ı geçtik, tünelin yüzde 60’ı tamamlandı. Kazmasını, desteklemesini önemli bir bölümünün de beton kaplamasını bitirdik. Erzurum tarafında ufak tefek zeminle ilgili sıkıntılar var. Keşke sağlam olsa da bizler zor kazabilsek.”
“2026’nın sonunda Kop Tüneli’ni bitireceğiz, hedefimiz budur”
Tünelin 2026 yılının sonunda biteceğinin altını çizen Bakan Uraloğlu, “Siz diyeceksiniz ki bunları güzel güzel anlatıyorsun da tünel ne zaman bitecek? Değerli kardeşlerim, burası tünel her metresini göremiyoruz. Bazı zemin zorlukları var, onu bilmenizi isterim. Bundan sonraki süreçte ciddi bir sıkıntıyla karşılaşmazsak 2026’nın sonunda inşallah Kop’u bitireceğiz. Erzurum’u Bayburt’a biraz daha yaklaştırmış olacağız, hedefimiz budur” ifadelerini kullandı.
6 yıldır bitmeyen Bayburt-Gümüşhane havaalanı da 2026 yılında bitecek
Bayburt-Gümüşhane havaalanını da çok yakından takip ettiklerini belirten Uraloğlu, “Bayburt-Gümüşhane havaalanını çok yakından takip ediyoruz. İnşallah bu sene çalışmalarımıza hız vereceğiz, 2026 yılında da sizlerle beraber orayı açacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Biraz geç olacak ama güç olmayacak. Onun için çalışıyoruz, ona devam ediyoruz” dedi.
Bayburt ile ilgili birçok çalışmaya yer verildiğini sözlerine ekleyen Bakan Uraloğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“İletişimle ilgili gelen talepler var. İnternetin çekmediği köyler, bazı mahalleler var. Fiber internetle ilgili talepler var o talepleri peyderpey karşılıyoruz. Sizlerin Soğanlı Tünelleriyle ilgili talepleri var, oradaki tüneller bölgesi hariç geri kalan kısmı yatırım programına aldık. Daha doğrusu yatırım programına aldırmaya gayret edeceğiz. Orayla ilgili sözümüz de bu olsun. Bir an önce oraya başlamak istiyoruz. Orayı beklediğinizi biliyorum. Demiryolu projesi hepimizin derdi, o da gündemimizde. Önce Sivas’tan Kars’a kadar mevcut hattı rehabilite edeceğiz sonrasında da Allah’ın izniyle hızlı tren haline getireceğiz.”
Konuşmaların ardından kongreye geçildi, tek aday olarak kongreye katılan mevcut İl Başkanı Turgut Çalışkan ve yönetimi güven tazeledi. Kongrenin sonuçlanmasıyla birlikte, program son buldu. – BAYBURT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de 2011’in Mart ayında başlayan iç savaşın ardından ülkelerinden kaçan milyonlarca Suriyeli, farklı ülkelere sığındı. Türkiye’ye sığınıp, yaşamlarını yeniden kuran çok sayıda Suriyeli ise muhalif grupların 8 Aralık’ta başkent Şam’da kontrolü ele almasının ardından ülkelerine dönmeye başladı. İdlib’teki çatışmalardan kaçıp, 7 yıl önce annesiyle Türkiye’ye sığınan Reşvan Nacib, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde, tatlıcıda çalışma başladı. Babasını 4 yaşındayken kaybeden ve ailesine tek başına bakan Reşvan, iç savaşın ardından, ülkesine dönmek için hazırlık yapmaya başladı.
Türkiye’de yaşadığı süre boyunca çok büyük destek gördüğünü anlatan Nacib, ülkesinde dükkan açacağına değinerek, “İç savaştan kaçıp, 7 yıl önce Türkiye’ye sığındım. Önce İstanbul’da daha sonra da Ankara’da çalıştım. Uzun zaman önce Hatay’a geldim ve Reyhanlı’da yaşamaya başladım. Allah’a şükür, 7 yıl boyunca rahat bir şekilde yaşadık. Bayramdan sonra memleketime, İdlib’e döneceğim. Burada tatlı yapmayı öğrendim. İnşallah dönünce de öğrendiğim işi yapacağım. Türk halkına ve devletine çok teşekkür ederim” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sosyal medya hesaplarında çiçek satışı yapan boksör Kıvanç Şensöz’ün yabancı uyruklu eşi Dara Şensöz, oluşturulan hesaplarından çiçek buketi ile birlikte kendi fotoğrafını paylaştı. Aynı bölgede çiçekçilikle uğraşan Eşref Yunus Yıldırıcı’nın kız kardeşi Firdevs Yıldırıcı, Şensöz’ün eşinin paylaşımının ekran görüntüsünü alarak, kendi iş yerlerinin sosyal medya hesaplarından paylaştı. Firdevs Yıldırıcı’nın paylaştığı ve yüzü net görünmeyen fotoğrafı fark eden Kıvanç Şensöz, “Neden karımın fotoğrafını paylaşıyorsunuz, emek hırsızısınız” diyerek tepki gösterdi.
TUTUKLANDI
Firdevs Yıldırıcı, tepki sonrası fotoğraftaki kadının yüzünün buzlandığını, kırpıldığını, hata yaptığını belirterek özür diledi. Kıvanç Şensöz, Eşref Yunus Yıldırıcı ile yüz yüze görüşmek istedi ve 12 Ekim’de saat 19.00 sıralarında Kepez ilçesi Altınova Mahallesi’ndeki çiçek deposuna gitti. Bu sırada Şensöz, bir anda yumruk atarak Yıldırıcı’yı yere düşürdü. Yıldırıcı’ya defalarca tekmeleyen Şensöz’ü, dayısı Ali Okur kurtardı. Kısa sürede gelen sağlık ekibi, bilinci kapalı Yıldırıcı’yı Kepez Devlet Hastanesi’ne götürdü. Komaya giren Eşref Yunus Yıldırıcı, bir süre sonra hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Kıvanç Şensöz, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine konuldu.
‘HAKSIZ TAHRİK UYGULANMASIN’
Kıvanç Şensöz hakkında hazırlanan iddianame, Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, Kıvanç Şensöz’ün 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık tarafından yapılan incelemelerde, cinayete konu olan fotoğraflarda dekoltenin görünmediği, çiçeklerin ön plana çıkarıldığı ve sosyal medyada paylaşılan görselin herkese açık olarak yayınlandığına kanaat getirildi. Kıvanç Şensöz hakkında ‘haksız tahrik’ hükümlerinin uygulanmamasını talep eden savcılık, sanığın ‘Kasten adam öldürme’ suçundan yargılanmasını istedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HARTUM, 14 Aralık (Xinhua) — Paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’nin Sudan’ın batısındaki Kuzey Darfur eyaletinin başkenti El Faşir’deki bir hastaneye düzenlediği füze saldırısında 9 kişi öldü, 20’den fazla kişi de yaralandı.
Kuzey Darfur Eyaleti Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü İbrahim Khatir Xinhua’ya yaptığı açıklamada, “Milisler cuma günü erken saatlerde bir insansız hava aracından Suudi Hastanesi’ndeki hasta refakatçilerinin bulunduğu bölgeleri hedef alan dört güdümlü füze fırlattı ve bu saldırı sonucunda dokuz hasta refakatçisi öldü, 20’den fazla kişi de yaralandı” dedi.
Suudi Hastanesi El Faşir’de halen faaliyet gösteren, cerrahi ve tedavi kapasitesi olan tek sağlık tesisi.
Hızlı Destek Kuvvetleri olayla ilgili henüz bir yorum yapmadı.
El Faşir’de 10 Mayıs’tan bu yana Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bursa’da yaşayan iş insanı Ali Eren Soluk, yıllar önce bir off-road topluluğuna katıldı. Zamanla kendi başına araziye çıkan Soluk, kamp yaptığı bir akşam kırsal alanda terk edilmiş köpekleri fark etti. Sonrasında araziye her çıkışında yanında kuru mama götürmeyi ihmal etmeyerek yüzlerce hayvanın sevgisini kazandı. İşi dışındaki vaktinin çoğunu kırsaldaki köpeklerine ayıran Soluk, 5 yıldır kilometrelerce yol giderek terk edilmiş sokak hayvanlarıyla ilgileniyor. Beslemenin yanı sıra tedavilerini ve aşılarını da üstlenirken, zorlu kış şartlarına karşı onlara yuva yapmayı da ihmal etmiyor. Yıllardır aynı off-road aracıyla köpekleriyle ilgilenmeye gitmesi sebebiyle, Soluk’un aracını tanıyan köpekler, büyük bir sevinçle aracın peşine takılıyor.
“İnsan olduğumun farkına vardım”
İnsanlığın temelinde merhametin yattığını söyleyen Ali Eren Soluk, “Eskiden off-road grubumuz vardı. Daha sonra araziye yalnız çıkmaya başladım ve bu mazlumları fark ettim. İnsanlık görevimden dolayı onlara bakmaya özen gösterdim. Bir gün yine arazideyken yanıma geldiler ve onlara verebilecek hiçbir şeyim yoktu. Bizlere muhtaç olduğunu orada fark ettim. Hiçbirisinin orada olması gerekmiyor. Daha sonraki gidişlerimde yanımda yiyecek götürmeye başladım. Ben yiyecek götürdükçe onlar daha çok çoğaldı. Bana güvendiler, diğerleri de gelmeye başladı. İnsan olduğumun farkına vardım, Allah beni yiyip, içip, gezip ya da mal edineyim diye yaratmadı” şeklinde konuştu.
“Sadece mama desteği kabul ediyorum”
Uzun bir süre hiçbir destek almadan kendi imkanları dahilinde ilgilense de iyiliğin paylaştıkça büyüyebileceğini kaydeden Soluk, “Yaptıklarımı daha sonra sosyal medyada yayınlamaya başladım. Bana destek vermek isteyenler oldu. Başta kabul etmedim. İnsanlar güvendiği insanlara destek vermek isteyebilirler, çünkü ben kötü bir şey paylaşmadım. Buradaki huzura ve mutluluğa ortak olmak isteyebilirler. Düşündükçe iyiliğin paylaşıldıkça büyüyebileceğini anladım. Maddi yardım kabul etmiyorum. Sadece mama gönderirlerse buradaki mutluluğa ortak etmek anlamında mama desteği almaya başladım. Yeterli mi derseniz, maalesef yetmiyor. Fırınlardan günlük kalan ürünleri topluyorum. Günde 4-5 saat hazırlığımız sürüyor. Hepsini küçük parçalara bölüyorum. Bazı firmaların, öğlen kalan yemeklerini buradaki mazlumlara getirmeye çalışıyorum” ifadelerini kullandı.
Beslemenin yanı sıra tedavi ve yuva ihtiyaçları karşılanıyor
Yaptığı şeyin beslemekten öte, sağlık, yuva ve sevgi ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak her biriyle tek tek ilgilendiğini belirten Soluk, “Yaklaşık 5 yıldır doğada terk edilmiş köpeklerle ilgileniyorum. Eskiden her gün geliyordum. Şimdilerde gün aşırı geliyorum. Artık yaşım da geçiyor, bedenen de eskisi gibi müsait değilim. Gelmediğim günler için de kuru mamalarını yedekliyorum. Bu şekilde 26 tane noktam var. Sayısını tam olarak bilememekle beraber yaklaşık 500 köpekle ilgileniyoruz. Bunların sadece beslenmesi değil, aynı zamanda düzenli olarak parazit ilaçlarının da verilmesi gerekiyor. Burada daha özgürler. İnsan şiddetinden uzaklar. Ama kesinlikle böyle bir yerde olmalarını tasvip etmiyorum. Burada veteriner kliniğindeki arkadaşlarımızın desteğiyle tedavi de yapıyoruz. Sonrasında ben de öğrendim uyuz hastalığına hangi ilaç verilir, yaranın tedavisinin nasıl yapıldığını kendim de öğrendim. Veteriner destekli kendim de tedavi ediyorum” diye konuştu.
Her birinin ismi var
Yüzlercesine isim verdiğini ve hepsinin de ismini aklında tutabildiğini söyleyen Soluk, “İsim vermek bir değerdir. Kızarken de severken de ismiyle hitap ediyorum. Hepsinin bir ismi var. Hafızamda da tutuyorum. İnsan ismini aklımda tutamayabilirim. Ama onların ismini unutmuyorum. Hepsi de kendi ismini biliyor” dedi.
“Barınakların durumu içler acısı”
Belediyelerin sorumluluktan kaçması sebebiyle faturanın hayvanlara kesildiğini kaydeden Soluk, “Ülkemizde barınakların durumu içler acısı. O mazlumlar aç, susuz bırakılarak hayatta kalmak için birbirlerini parçalamak zorunda kalıyor. 5199 sayılı yasa 20 yıl önce çıktı, birçok belediye görevini yerine getirmedi ve bu mazlumlar ürediler. Maalesef görevini yapmayanlar bunun faturasını mazlumlara kesiyorlar. Bu mazlumların yeri barınaklar, cezaevleri değil. Orada da güçlüler var, bir kap yemek konuluyor güçlü olan yiyor. Zayıf olan aç kalıyor. Kesinlikle barınaklara karşıyız. Doğal yaşam alanları yapılmasını destekliyoruz. Orada gönüllüler çalışmalı. Üremenin de önüne geçilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Seferihisar Semiha-İrfan Çalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim gören hafif düzeyde zihinsel engelli özel eğitim öğrencileri, haftalık 30 saat dersin 15 saatini yiyecek içecek hizmetleri alanında görüyor. Günlük 6 saat ders işleyen öğrencilerin 2,5 günü yiyecek içecek atölyesinde geçiyor. Derslerin 2 gününde uygulamalar ile el becerilerini geliştiren öğrenciler, yarım günlerinde ise videoların paylaşıldığı derslerde tarif öğreniyor. Atölye çalışmasında görev paylaşımı yapılırken, pişirilecek yemeklerin listesi de öğrenciler arasında bölüştürülüyor. Böylelikle öğrencilerin sorumluluk bilincinin de gelişmesine olanak sağlanıyor. Uygulama sonrası atölye temizliği, bulaşık yıkama, masa ve yer silme gibi işleri de öğretmen tarafından öğrencilere görev paylaşımı ile yaptırılıyor. Fırında veya ocakta pişen yemek hazır hale geldiğinde sunum tabağı hazırlanıyor.
‘BAĞIMSIZ OLARAK BİRÇOK BECERİYİ YAPAR HALE GELİYORLAR’
Eğitimle ilgili bilgi veren Özel Eğitim Öğretmeni Fatma Aktürk, “Özel öğrencilerimiz burada 9’uncu sınıftan 12’nci sınıfa kadar 4 yıl boyunca eğitim görüyorlar. Buraya geldiklerinde portakal dahi soyamazken, atölyede kesme, doğrama, şekillendirme ve pişirme gibi birçok mutfak becerilerini yapar hale geliyorlar, sektöre hazır oluyorlar. Çocuklarımız yemeklerden tutun da tatlı ve içeceklere kadar birçok ürünü yapar hale geliyor. Buradan mezun olduktan meslek sahibi olacak hale geliyorlar” dedi. Eğitimin çocukların gelişimine oldukça katkı sağladığına dikkat çeken Aktürk, “Bağımsız olarak birçok beceriyi yapar hale geliyorlar. Evde de ailelerine sofrada her türlü desteği veriyorlar. Kendi akranlarıyla eğitim aldıkları için birbirlerine etkileşim halinde de oluyorlar. Yaptıkları yemeklerle öz güvenleri de artıyor. Öğrencilerdeki bu gelişim ailelerini de mutlu ediyor. Aslına bakarsanız, geleceğin şeflerini ve şef yardımcılarını yetiştiriyoruz. O da bizi çok mutlu ediyor” diye konuştu.
‘AŞK ADAMI OLDUĞUM İÇİN YEMEKLERİME AŞKIMI KATIYORUM’
10’uncu sınıf öğrencilerinden Ceren Erdoğan (18), “Burada kurabiye, kısır, makarna ve salata yapıyoruz. Eğitimde öğrendim” dedi. Sosyal medya hesabında öğrendiği yemekleri paylaştığını belirten Erdoğan, tariflerinin çok beğenildiğini söyledi. 9’uncu sınıf öğrencisi İhsan Salih Ürün (19) de “Eskiden yemek yapamıyordum ama artık bu konuda başarılıyım. Yemeklerimi güzel buluyorlar. Aşk adamı olduğum için yemeklerime de aşkımı katıyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Turan, Lüleburgaz Kaymakamı Salih Yüce ile Lüleburgaz Ticaret Borsasını ziyaret etti.
Borsa Başkanı Kenan Var’dan çalışmaları hakkında bilgi alan Turan, ilçenin gelişimine katkı sağlayan herkese teşekkür etti.
Turan, ardından bir tekstil firmasına ziyaret gerçekleştirdi. Firmayı gezen Turan, yetkililerden bilgi aldı.
Personelle sohbet eden vali Turan, ardından ilçede esnaf ziyaretinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024/25 ürün alım kampanyası Marmarabirlik’e bağlı kooperatiflerde tüm hızıyla devam ediyor. Ürün alım kampanyası öncesinde resmi kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan rekolte tespit çalışmaları sonucu Türkiye genelinde 750-800 bin ton seviyesinde sofralık zeytin olduğu açıklandı. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, Marmarabirlik faaliyet alanı olan kooperatif bölgelerinde 379 bin ton civarında rekolte tespiti yapıldığını ifade etti. Bu rekoltenin 280 bin tonunun Bursa’da olduğunu belirten Asa, bunun yanı sıra ortaklardan 100 bin ton rekolte beyanı geldiğini belirtti.
Marmarabirlik’in tüm zamanların en yüksek miktarı olan 60 bin ton ürün alım planı yaparak, alımlara başladığını bildiren Başkan Hidamet Asa, “Ayrıca 12 Aralık 2024 tarihi itibariyle 6 bin ton ilave tahsisat yapılarak ürün alım miktarımızı 66 bin tona çıkardık. Bugün itibariyle 46 bin ton ürün alımı gerçekleştirdik. Bu dönem özellikle afetten (kuraklık) kaynaklı sofralık zeytinde büyük bir rekolte kaybı yaşandı. Türkiye’nin en yüksek rekoltesinin olduğu böyle bir yılda, sofralık zeytin rekoltesinin büyük bir kısmının yağlık vasfına dönüşmesinden dolayı sofralıkta arz noksanlığı ve talebin oluşacağını tahmin ediyoruz” açıklamalarında bulundu.
“Dökme zeytinyağının litresi 200 TL’nin altında olmamalı”
Asa, ülke gündeminde de önemli bir başlık olan yağlık zeytin ve zeytinyağı fiyatlarında çok çelişkili rakamların olduğu yönünde duyumlar aldıklarını dile getirdi. Başkan Asa, “Bugünlerde yağlık zeytin fiyatının piyasada 35 TL civarında işlem gördüğünü duyuyoruz. Üreticimizin üretim maliyetleri baz alındığında dökme zeytinyağının litre fiyatının kesinlikle 200 TL’nin altında olmaması gerekir. Üreticilerimizin mümkün olduğunca uygun saklama şartlarında zeytinyağını muhafaza etmesi, onların lehine olacaktır” diye konuştu.
“Belirsizlik süreci piyasaları olumsuz etkiledi”
Ürün alımları başlamadan önce Marmarabirlik tarafından yapılan açıklamalarda iri daneye talebin çok olacağını, diğer danelerde de talebin az olacağını, hatta arz fazlalığı olacağı yönünde bir endişenin olduğunu aktaran Asa, “Hasat başladığında sofralıktan, yağlık vasfına çok fazla miktarda ürünün kaymış olmasından kaynaklı piyasalarda belirsizlik yaşandı. Bu sebeple avans fiyat uygulaması ile ürün alımı yapılması kararı alınmıştır. Avans fiyat uygulaması Marmarabirlik’i ve ortakları korumak adına yapılmıştır. Bugüne kadar ortaklarımıza her zaman destek verdik. Bu dönemde de yanlarında olacağımızı unutmamalılar. Bilinen bütün ezberlerin bozulduğu böyle ekstrem bir yılda Marmarabirlik’e ve ortaklarımıza zarar vermeden, üretimde devamlılığı sağlayabilmek için büyük uğraş veriyoruz” sözlerini kullandı.
Asa ayrıca, “Yağlık zeytin teslimatlarında ortaklarımıza sınırlama koyulmasının tek sebebi (yüzde 50’si kadar) 4 bin ton zeytinyağı depolama kapasitemizin olmasından kaynaklıdır. İlerleyen süreç içerisinde zeytinyağı depolama kapasitesinin de arttırılması düşünülmektedir” dedi.
“Kapasite artışına yönelik yatırımlar kaçınılmazdır”
Marmarabirlik’in tüm zamanların en yüksek alım miktarını belirlemiş olmasına rağmen ortakların daha fazla sofralık zeytin teslimatı yapmak istediklerini belirten Başkan Hidamet Asa şunları söyledi; “Bu yıl 60 bin ton alım miktarı belirlenmesinin tek sebebi depolama kapasitemizdir. Pandemiden bu yana üretimde devamlılığı sağlamak için sürekli ortaklarımızı destekledik. Ekonomide yaşanan sıkıntılar, enflasyonist sistem ve depolama maliyetlerinin artmasından kaynaklı olarak depolama kapasitesi arttırılması için yatırımlar yapılamamıştır. Marmarabirlik’in üreticimizden daha çok ürün alımı yapabilmesi için önümüzdeki yıllar depolama kapasitesinin arttırılması ve yeni yatırımların yapılması kaçınılmazdır.” – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın’da tarımsal üretimin korunması ve çeşitliliğinin artırılması amacıyla 2024 yılı itibarıyla Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından desteklenen 7 farklı bitkisel üretim projesi başlatıldı. Bölgedeki tarım potansiyelinin daha verimli hale getirilmesinin hedeflendiği proje kapsamında Efeler ilçesinde, bu projeler kapsamında Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Altıntaş ve Efeler İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Esen’in katılımıyla üreticilere kestane, ahududu ve böğürtlen fidanları dağıtıldı. 4 bin 600 adet kestane fidanı, 400 adet böğürtlen fidanı ve 200 adet ahududu fidanının dağıtıldığı Aydın Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Altıntaş, fidanların bölgedeki tarım potansiyelini geliştireceğini vurguladı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>7 ARALIK’TAKİ ÖNERGE KABUL EDİLMEMİŞTİ
Ulusal Meclis’te benzer bir azil önergesi, 7 Aralık’ta, PPP milletvekillerinin çoğunun oylamayı boykot etmesi nedeniyle yeterli sayıya ulaşamayıp kabul edilmemişti. Yalnızca 3 PPP milletvekilinin önerge için oy kullandığı bildirilmişti.
PPP lideri Han Dong-hoon, hafta içinde yaptığı açıklamada, muhalefetin Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’un görevden alınmasını talep ettiği önergeyi desteklediğini bildirdi.
Han, Yoon’un meclis tarafından görevden alınmasının şu anda “tek geçerli yöntem” olduğunu belirterek, “Gelecek azil oylamasında, partimizin milletvekilleri meclis salonuna girerek kendi inanç ve vicdanları doğrultusunda oylamaya katılmalı.” ifadesini kullanmıştı.
Milletvekili olmadığı için azil oylamasına katılamayacak olan Han’ın muhalefetin önergesine desteğinin, partinin tavrını ne yönde etkileyeceği belirsiz. Bu konuda liderin değil parti grubundaki milletvekillerinin iradeleri belirleyici oluyor.

AZİL SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?
Güney Kore’de bir devlet başkanının görevden alınması için Ulusal Meclise sunulan azil önergesinin, meclisin üçte ikisi tarafından onaylanması gerekiyor. Diğer siyasilerin azli için ise salt çoğunluk yeterli oluyor.
Azil oylamasının ardından süreç Anayasa Mahkemesi’ne intikal ediyor. Azil sürecine ilişkin kanıtları dinleyip değerlendirmek üzere duruşma düzenleyen mahkemenin, azli onaylamak veya reddetmek için 6 ay süresi bulunuyor. Mahkemedeki 9 yargıçtan 6’sının kararı onaylaması halinde lider görevden alınıyor.
Bu durumda 60 gün içinde yeni başkanın seçilmesi gerekiyor. Bu süreç, devlet başkanının istifa etmesi durumunda da geçerli oluyor.

GÜNEY KORE’DE SIKIYÖNETİM İLANI
Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 3 Aralık gecesi televizyonda yaptığı konuşmada, “muhalefetin devlet karşıtı aktivitelere karışması” gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmiş ancak parlamentonun yaptığı oylamada kararı kaldırması ve ardından bunun Bakanlar Kurulunda onaylanmasıyla geri adım atmıştı.
Yoon, muhalefeti “hükümetin işlevini yerine getirmesini engellemekle” suçlayarak, sıkıyönetimin “Kuzey Kore yanlısı güçleri ortadan kaldırmayı ve anayasal özgürlük düzenini korumayı amaçladığını” savunmuştu.
Sıkıyönetim ilanının ardından Savunma Bakanlığı, ordudaki komutanlara toplantı talimatı verip teyakkuzda olunması çağrısı yapmıştı. Öte yandan “sıkıyönetim birlikleri” olarak görevlendirilen askerlerin Ulusal Meclise girdiği bildirilmişti.
Ulusal Mecliste yapılan acil oturumda sıkıyönetim kararının kaldırılmasına ilişkin verilen önerge, 190 milletvekilinin oyuyla kabul edilmişti. Ulusal Meclis Başkanlığı Ofisi, sıkıyönetimin, yapılan oylamanın ardından “hükümsüz” hale geldiğini açıklamıştı.
Bunun üzerine Bakanlar Kurulunu toplayan Yoon, kabinenin onayının ardından sıkıyönetimi sona erdirdiğini duyurmuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’nın Serik ilçesi Çandır bölgesinde 1997-1998 yıllarında 120 dönümlük alanda faaliyete başlayan ve o dönem 17 milyon dolarlık yatırımla inşa edilen, bölgedeki vatandaşların Hollywood’a rakip olarak ‘Çandırwood’ ismini verdiği Antalya Film Stüdyoları, tarım alanı ve depo oldu. Serik Belediyesi’nin hurda malzemeleri depoladığı, seralarda tarım yaptığı görülen stüdyoların 26 yıllık geçmişinde yalnızca 2 film çekildi.
Turizm kenti Antalya’nın Serik ilçesi Çandır bölgesinde 1998 yılında kurulan Antalya Film Stüdyoları, o dönem 17 milyon dolara mal oldu. 1999 yılında belde belediyesi olan Çandır Belediyesi’nden 25 yıllığına kiralanan 120 dönüm alanda, 10 bin 200 metrekare kapalı alanı ve 2 ayrı stüdyosu ile film stüdyosu, bölge halkı tarafından Hollywood’a rakip olarak ‘Çandırwood’ olarak adlandırıldı. Yapıldığı dönemde Orta Doğu ve Avrupa’nın en büyük film stüdyosu olma özelliğiyle dikkati çeken stüdyoları, ünlü film şirketleri Golden Horn ve Tekfen Holding ortaklığı işletti. Yıllar boyu film yapımcılarına teklifler götürüldü ve stüdyoları kullanabilecekleri anlatıldı ancak 26 yıllık stüdyolarda yalnızca Amerikan Hallmark yapımı ‘Arabian Nights’ ile Cem Yılmaz’ın oynadığı ve senaryosunu yazdığı ‘G.O.R.A.’ çekildi. Büyük umutlarla yapılan 120 dönümlük film stüdyolarının daha sonra büyütülmesi planlandı. Ancak 26 yıllık süreçte beklenen ilginin görülememesi, yeni yatırımların yapılmaması nedeniyle çağın getirdiği teknolojik gelişmeye ayak uydurulamadı.
SET ARAÇLARI DA ATIL KALDI
2020 yılında Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı imar değişikliği kararının ardından, bölge ‘belediye hizmet alanı, yeşil alan, ticaret ve sosyal tesis alanı’ olarak düzenlendi. Kiralama süresi sona eren tesisler, Serik Belediyesi tarafından yeniden değerlendirildi. Belediye, stüdyo alanını tarımsal faaliyetler ve çevre düzenlemeleri için kullanmaya başladı. 120 dönümlük alandaki seralarda üretim yapan belediye, stüdyoları da belediyeye ait park ve bahçelerdeki kullanılmayan malzemelerin deposu haline getirdi. Stüdyolar içerisinde hala setlerde kullanılan ışık ve ses sistemlerinin parçaları dikkati çekerken, bazı filmlerde kullanılan set araçlarının da atıl halde durduğu görüldü.
‘ATIL ALAN ÜRETİME KAZANDIRILDI’
Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, “Çandır Film Stüdyoları, yıllarca atıl durumda kalmış ve bölgeye katma değer sağlayamayan bir alan olarak duruyordu. Ancak Serik Belediyesi olarak bu alanı halkımıza hizmet etmek amacıyla yeniden yapılandırmak için önemli adımlar attık. İmar değişikliği sonrasında, burada hem tarımsal faaliyetlerin gerçekleştirilmesini hem de belediyemizin park ve bahçelerinin malzeme depolama ihtiyaçlarını karşılamayı amaçladık. Bu süreçle birlikte hem çevre dostu bir yaklaşım sergiledik hem de yerel halkımıza istihdam olanakları sunduk. Çandır’daki bu dönüşüm, sadece belediyemiz için değil, aynı zamanda bölge halkımız için de ekonomik kazançlar sağlamaktadır. Hem tarım, üretim hem de belediye hizmetleri ve projeleri konusunda yapılan bu yatırımlar, uzun vadede bölgenin kalkınmasına önemli katkılar sunacaktır. Stüdyo alanı, imar planı doğrultusunda hazırlanan kullanım fonksiyonuna uygun şekilde yeniden düzenlendi ve bölgenin gelişimi için yeni projeler üretildi. Tarımsal faaliyetlerin yanı sıra belediye hizmetlerinin daha verimli hale getirilmesi amacıyla önemli yatırımlar yapıldı. Hem tarım hem de belediye hizmetleri konusunda yapılan bu yatırımlar, uzun vadede bölgenin kalkınmasına önemli katkılar sunacaktır” dedi.
Haber: Alparslan ÇINAR- Namık Kemal KILINÇ – Kamera: Burak YALMAN/ANTALYA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anadolu’nun işgale karşı haklı sesini duyurmak amacıyla 10 Aralık 1919’da Kastamonu’da yapılan ilk kadın mitinginin yıl dönümü kapsamında Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü öğretim üyeleri Prof. Seyhan Yılmaz ve Doç. Firdevs Müjde Gökbel Yavuzoğlu tarafından seramik sergisi hazırlandı.
Saray Hamamı Kültür Sanat Merkezi’ndeki serginin açılışı Kastamonu Valisi Meftun Dallı tarafından yapıldı.
Dallı, yaptığı konuşmada, 10 Aralık’ın önemine değinerek serginin açılmasında emeği geçen akademisyenleri kutladı.
Prof. Dr. Seyhan Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Son Bahar” sergisi oluşturduğunu söyledi.
Kastamonu’nun doğal zenginliklerine dikkati çeken Yılmaz, “Kastamonu doğal güzellikleri insanı kendisine çekmektedir ve sonbaharda bir şölene dönüşmektedir. Bu şöleni eserlerime yansıtmaya çalıştım. Eserlerimde daha çok ağaçları çalışıyorum ama yapraklara da yer verdim. 105 yıl önce kadınlarımızın verdiği bu mücadele, gösterdikleri çaba bize ışık oldu. Onların mücadelesine teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Doç. Dr. Firdevs Müjde Gökbel Yavuzoğlu ise ilk kadın mitinginin 105. yılı vesilesiyle sergi açmak istediklerini belirtti.
Sergisine “Yörünge” ismini verdiğini anlatan Yavuzoğlu, “Ben tema olarak yörüngeyi tercih ettim. Farklı gezegenleri temsilen yörüngeler oluşturdum. Bunu seramik sanatının çok eski formlarından biri olan kase ile yapmak istedim. Her bir kase torna ile şekillendirme tekniği ile gerçekleşti. Tek tek elde boyandı. İçlerine bütün insanlığı temsilen farklı yörüngeler oluşturdum. Her insanın kendine dair yörüngesi olduğunu düşünerek yapıtlarımı değerli konuklarla paylaşmak istedim.” ifadelerini kullandı.
Yavuzoğlu, serginin 17 Aralık’a kadar gezilebileceğini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAHÇELİEVLER Belediyesi’nin düzenlediği 3’üncü Ulusal Kitap Fuarı, 14 Aralık tarihinde Bahçelievler Kongre Merkezi’nde kapılarını açıyor. 22 Aralık akşamına kadar sürecek olan fuarda 1 milyonun üzerinde kitap, kitapseverlerle buluşacak.
Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır kitap fuarı ile ilgili yaptığı açıklamada, “Kitaplar insanlığın ortak hafızasıdır. Biz de bu bilinçle milletimizin zengin kültürel mirasını vatandaşlarımızla buluşturmak istiyoruz. 14 Aralık’ta başlayıp 22 Aralık akşamına kadar devam edecek olan kitap fuarımızda birbirinden değerli yazarlarımızı okurlarımızla buluşturacağız. 100’ün üzerinde kitabevinin stant açtığı fuarımızda 1 milyon kitabı Bahçelievler’deki komşularımızla, İstanbul’un her köşesinden gelen kitapseverler ile buluşturacağız. Geniş yazar kadrosu ile kitap fuarımıza 100’ün üzerinde yazar katılacak. Burası sadece kitap stantlarının olduğu bir fuar değil. Burası aynı zamanda yazarlar ile okurların bir buluşma noktası. Burada düzenleyeceğimiz imza günleri, söyleşiler ile Bahçelievler’i bir kültür merkezi haline getiriyoruz. Geçtiğimiz yıl 2 milyon ziyaretçi sayısına ulaşan kitap fuarımızda bu yıl 3 milyon ziyaretçiyi hedefliyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>QS Dünya Üniversite Sıralaması: Sürdürülebilirlik Sıralama Sistemi, üniversiteleri Çevresel Etki, Sosyal Etki ve Yönetim olmak üzere 3 kategoride değerlendirmektedir. Dünyadan bin 744, ülkemizden 36 üniversitenin yer aldığı sıralamada Erciyes Üniversitesi (ERÜ), geçen yıl dünya üniversiteleri arasında 711-720 aralığında yer alırken, bu yıl başarı sırasını yükselterek dünya üniversiteleri arasında 677. sırada, ülkemizde 10. sırada, devlet üniversiteleri arasında ise 9. sırada yer alarak önemli bir başarı elde etti. ERÜ, QS Dünya Üniversite Sıralaması: Sürdürülebilirlik Sıralamasının alt kategorilerinde ise ülke üniversiteleri arasında Çevresel Etki kategorisinde dünya üniversiteleri arasında 577. sırada, Türkiye üniversiteleri arasında 8. sırada yer aldı.
Ayrıca ERÜ Çevresel Etki kategorisi içerisinde bulunan Çevre Araştırmaları göstergesinde dünya üniversiteleri arasında 424. sırada, Türkiye üniversiteleri arasında ise 1. sırada yer aldı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE’de lise öğrencisi N.Y. (16), okul çıkışında henüz kimliği belirlenmeyen 1 kişi tarafından bıçaklanarak yaralandı.
Olay, akşam saatlerinde İlhami Ertem Anadolu Lisesi önünde meydana geldi. 12’inci sınıf öğrencisi N.Y., okul çıkışında henüz kimliği belirlenemeyen kendisi ile aynı yaşlarda bir kişi ile tartıştı. Tartışma sırasında üzerine bıçağı çıkaran kişi, N.Y.’yi yaralayıp olay yerinden kaçtı. N.Y., kanlar içinde yere yığılırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan N.Y., ambulansla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis, kaçan saldırganı yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜGVA İl Temsilcisi Mehmet İsa Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni nesil gençlik vakfı olarak çocukları kitaplarla buluşturmak için çalışma yürüttüklerini söyledi.
Türkiye’deki bütün ortaokul öğrencilerine kitap sevgisi aşılamak istediklerini belirten Deniz, “Kitap Kurdu Projesinin amacı çocukların kitaplara ulaşabilmeleri ve okudukları kitaplardan ne anladıklarını ölçmek. Yarışmamız 4 yıldır devam ediyor. Türkiye genelinde 1 milyona yakın öğrenciye ulaşıldı. Van’da ise 4 yılda yaklaşık ulaştığımız sayı 100 bini buldu.” dedi.
Bu yıl kentteki 30 bin öğrenciyi kitaplarla buluşturduklarını ifade eden Deniz, şunları kaydetti:
“Bu sene hedefimiz 10 bin öğrenciye ulaşmaktı, hedef yükselterek 30 bin öğrenciye ulaştık. 30 bin öğrenciyle yarışmayı bu sene Van’da yapacağız. Öğrencilerimizin tamamına kitapları dağıttık. Her öğrencimize 3 farklı kitap yolladık. TÜGVA olarak Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki diğer illerin kitap dağıtımını da buradan yapıyoruz. 2 yıla yakındır 13 şehre dağıttığımız kitaplar 100 bini buldu. Çocuklar okudukları kitapları aileleriyle paylaşıyor. Hedefimiz önümüzdeki senelerde Van’daki 80 bin ortaokul öğrencisine ulaşmak.”
TÜGVA Van Ortaokul Koordinatörü Mehmet Kasım Şahin ise “Öğrenciler 15 Ocak’ta okudukları kitaplardan sınava girecekler. Sınavlarda başarılı olacak öğrencilerimize hediyelerimiz var.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şükrüpaşa Mahallesi’ndeki İlhami Ertem Anadolu Lisesi’nde öğrenim gören 11. sınıf öğrencisi Y.N. (16) okul çıkışında kimliği henüz belirlenemeyen bir kişiyle tartışmaya başladı.
Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine şüpheli, Y.N’yi bıçakla yaraladı.
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Yaralanan öğrenci, sağlık ekiplerince Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı.
Polis ekipleri, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Edirne Milli Eğitim Müdürü Ferhat Yılmaz da okula gelerek olayla ilgili bilgi aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Kayapınar ilçesindeki Adnan Menderes Anadolu Lisesi’nde Milli Eğitim Bakanlığınca “Köklerden Geleceğe” sloganıyla başlatılan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nin daha iyi tanınması ve anlaşılmasını sağlamak amacıyla çalışma başlatıldı.
Bu kapsamda, okul koridorunda tanıtım köşesi oluşturuldu.
Tanıtım köşesinin öğrencilere ve ziyaretçilere açık olduğu bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” etkinlikleri kapsamında düzenlenen yarışmada veliler, geleneksel yemek ve tatlı yaptı.
Yemek ve tatlılar jüri üyelerince değerlendirildi. Dereceye giren velilere hediyeler verildi.
Okul Müdürü Elif Fatma Gevrek, yerli üretim ve tüketimin önemini vurgulayarak, bu tür etkinliklerin devamlılık göstereceğini söyledi.
Etkinliğe, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Fahri Er, öğretmenler ve öğrenciler de katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amasya Üniversitesi Sağlık Gönüllüleri Kulübü, Gençlik ve Spor Bakanlığının Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında desteklenen “Sanal Hayattan, Gerçek Hayata” projesi çerçevesinde “Ekrandan Uzaklaş, Sağlığın İçin Hareket Et” temalı bir etkinlik gerçekleştirdi.
Etkinlik kapsamında, proje koordinatörü hemşirelik 4. sınıf öğrencisi Seyit Can Çetin öncülüğünde bisiklet turları düzenlendi.
Ayrıca kulüp akademik danışmanı Doç. Dr. Nurhan Doğan Aydın eşliğinde öğrenciler doğada yaklaşık 10 bin adım attı.
Etkinlik, güç, denge ve esneklik kazanmayı hedefleyen diyafram nefes egzersizleri ile son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GENÇLİK ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü, Bartın’daki Mehmet Rıfat Efendi Erkek Öğrenci Yurdu’nda asansör düştüğü iddiasının gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
Kentte Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı Mehmet Rıfat Efendi Erkek Öğrenci Yurdu’ndaki asansörün 5’inci kattan 1’inci kata düştüğü, asansörde bulunan 1 öğrencinin olayı yara almadan atlattığı iddia edildi. Konuya ilişkin Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Mehmet Rıfat Efendi Erkek Öğrenci Yurdu’nda asansörün düşmesi iddiasıyla ilgili olarak yapılan inceleme ve kamera kayıtlarına göre; asansörün normal bir şekilde kata indiği, öğrencinin indikten sonra herhangi bir panik yaşamadığı ve şikayette bulunmadığı tespit edilmiştir. Söz konusu haberde yer alan, Bartın Yurdu’nda asansörün daha önce de düştüğü ve 1 öğrencinin yaralandığı iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır. Yurt asansörlerimizin tüm teknik kontrolleri düzenli olarak yapılmaktadır. Yurtlarımızda öğrencilerimizin güvenliği ve konforu her zaman birinci önceliğimizdir” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çorum’da Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce her yıl hazırlanan yıllık eğitim iyileştirme planı çerçevesinde çalışmalara devam ediliyor. Bu çalışmalar çerçevesinde her iki ayda bir müze ve kütüphane gezileri ve seminelerle yapılıyor. Farkındalık oluşturmak ve sosyalleşmelerine katkı sağlamak için yükümlüler için kütüphane gezisi düzenlendi. 19 yükümlünün ve Müdürlük personellerinin katılımı ile Çorum İl Halk Kütüphanesi ziyaret edildi. Kütüphane görevli personelince kütüphane tanıtımı, nasıl üye olunabileceği ve kütüphanenin diğer imkanları hakkında bilgilendirme yapıldı. Kütüphane okuma salonunda ayrılan bölümde yükümlüler kitap okuma etkinliğine katıldı. Daha sonra ise Çorum BelediyesiAkkent TOKİ Kadın Kültür Merkezi Müdürü Mine Cankar tarafından ebru sanatı hakkında yükümlülere bilgiler verildi.
Etkinliğe katılan yükümlüler hem bilgilendiklerini hem de sosyalleştiklerini belirtti. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki 15. Büyükelçiler Konferansı’nda katılımcılara hitap etti.
Geçen yılki konferansı Cumhuriyetin kuruluşunun 100’üncü, Hariciye Teşkilatının temellerinin atılışının 500’üncü senesinde gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, 15’inci Büyükelçiler Konferansı’nın da Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti, kurumlar, yurt dışındaki vatandaşlar ve gönül coğrafyası için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Erdoğan, artık geleneksel hale gelen konferansların Türkiye’nin yurt dışındaki çalışmalarına önemli katkılar yaptığına şahitlik ettiklerini dile getirerek, “Farklı kıtalardaki 261 diplomatik ve konsüller misyonla dünyanın en geniş üçüncü temsil ağına sahip olan Dışişleri Bakanlığımıza bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Bakanlık mensuplarının, üstlendiği vazife ve taşıdıkları sorumluluk bilinci ile Türkiye’nin milli ve bağımsız dış politikasının mihmandarlığını gururla, fedakarlıkla ve başarı çıtasını sürekli yükselterek yapacaklarına yürekten inandığını belirten Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve ekibini organizasyonu başarıyla tertip ettikleri için kutladı.
Bugün aynı zamanda eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yürütülen “Anadolu’dakiler Projesi” sergisini de yine aynı salonda icra ettiklerin söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kalkınma ajanslarımız ve bölgeye kalkınma idarelerimiz aracılığıyla 81 ilimizde hayata geçirilen ‘Anadolu’dakiler Projesi’, ülkemizin coğrafi kültürel ve geleneksel zenginliklerini koruyup, tanıtmayı amaçlıyor. Proje ile 3B, yani bereket, birikim ve beceri temaları altında yöresel ürünlerimiz ve zanaat eserlerimiz dijital platforma taşınarak mahalli üreticilerimizin desteklenmesi, kültür hazinemizin geleceğe aktarılması hedefleniyor.” dedi.
Projenin uygulanmasına katkı verenleri de tebrik eden Erdoğan, projenin çok daha geniş kitlelere ulaşmasını, yöresel ürünlerin ve kültür değerlerinin korunmasında öncü bir rol oynamasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu topraklardaki son devletimiz olan, ay yıldızlı al bayrağının altında huzur bulduğumuz Türkiye Cumhuriyeti geçtiğimiz yıl, 100. yaşını geride bıraktı. Bu vesileyle devlet ve millet olarak 85 milyon hep birlikte Cumhuriyetimizin bir asırlık kazanımlarını muhafaza edip, birbirimize daha da kenetlendik. Yepyeni bir ruhla Türkiye Yüzyılı’na hem de güçlü bir şekilde adım attık. Bölgemizde ve dünyada barışın, huzurun, refah ve istikrarın tesisi için ortaya koyduğumuz Türkiye Yüzyılı hedeflerinin küresel ölçekte hayata geçirilmesinde Dışişleri Bakanlığımıza önemli görevler düşüyor.
Şunu sizler de çok yakından görüyorsunuz küresel sistemin çıkmaza girdiği, uluslararası toplumun reflekslerini yitirdiği, çok taraflı yönetim mekanizmalarının çözüm üretmekte yetersiz kaldığı zorlu bir dönemden geçmekteyiz. Barış ve güvenliği sağlamakla görevli uluslararası kurum ve kuruluşlar, savaş ve ihtilafları önlemek bir yana sergiledikleri atıl tavırla yeni problemlere, yeni çatışmalara zemin hazırlıyor. Bu olumsuz ortak ortamda dış politika paradigmamızı daha etkin daha dinamik ve sürdürülebilir bir zemine kavuşturmak, ülkemizin geleceği adına büyük önem taşımaktadır.”
“Uluslararası ilişkilerde çok kutupluluk eğilimi giderek daha da belirgin hal alıyor”
Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehdit ve sınamaları ortak akılla çözüme ulaştırmak için değerlendirme ve istişare kültürüne bugün, her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Dış politikamızın stratejik bir yaklaşımla ve tüm yönleriyle ele alındığı Büyükelçiler Konferansımız bu bakımdan çok kıymetli bir platformdur. Burada şu noktaya dikkatinizi çekmek isterim, uluslararası ilişkilerde çok kutupluluk eğilimi ve bölgeselleşme hareketleri giderek daha da belirgin bir hal alıyor. Küresel düzlemde ağırlık merkezi Batı’dan Asya’ya doğru kayarken bu fay hattında yaşanan kırılmanın etkilerini hepimiz hissediyoruz. Avrasya ve Orta Doğu’da ortaya çıkan kriz ve çatışmalar küresel barış ve istikrarı çok ağır bir şekilde tehdit ediyor.
Başta yakın coğrafyamızdakiler olmak üzere katliamların durdurulması ve istikrarsızlığın giderilmesi için Türk hariciyesine ve hariciyemizin siz mümtaz mensuplarına tarihi bir sorumluluk düşüyor. Bakınız Gazze’de ve işgal altındaki Filistin topraklarında 14 aydır devam eden yüzde 70’i çocuk ve kadın olmak üzere 50 bini aşkın Filistinlinin hayatını kaybettiği katliamın önüne bir türlü geçilemedi. Mevcut İsrail yönetimi, bölgedeki sorunları daha da çetrefil hale getirerek saldırılarına her gün bir yenisini ekliyor. Uluslararası toplumun bu katliamlar karşısındaki kayıtsızlığı, sistemi ayakta tutan temel hukuki ilkelerin, değerlerin her geçen gün daha da aşınmasına örselenmesine, yok olmasına sebebiyet vermektedir. Buna mutlaka bir ‘dur’ denilmelidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha fazla kan dökerek, masum sivillerin tepesine daha fazla bomba yağdırarak, güvenlik sağlanamaz. İsrail hükümetinin ısrarla ve inatla gittiği yol, açık söylüyorum, yol değildir. Bu durum Gazze ve Filistin için olduğu kadar Suriye içinde geçerlidir.” diye konuştu.
(Sürecek)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kocaeli’de düzenlenen “Anadolu Buluşmaları” kapsamında partisinin Gebze İlçe Başkanlığında konuşan Erbakan, yıllardır halkına büyük acılar yaşatan Esed rejiminin 53 yıl sonra yıkıldığını, hapishanelerden kurtulanların sevinçlerini paylaştıklarını dile getirdi.
Erbakan, Suriye’deki rejim değişikliği nedeniyle endişeli bir sevinç yaşadıklarına değinerek, yeni gelecek yönetimin işleyişinin önemli olduğunu vurguladı.
Suriye’deki yeni yönetimin “Amerikan ve İsrail kuklası olmaması” gerektiğinin altını çizen Erbakan, şöyle devam etti:
“Suriye bölünüp parçalanacak mı, yoksa Suriye halkının menfaatlerini önceleyen, bağımsız, bölgedeki Müslüman ülkelerin menfaatlerini, Suriye’nin onlarla güçlü ilişkiler kurmasını sağlayacak bağımsız bir hükümet mi olacak? Yeniden Refah Partisi olarak şu andaki meselemiz budur, burada kurulacak yeni yönetimin Amerika ve İsrail kuklası bir yönetim olmaması. İyi bir yönetim olmaması halinde de büyük sıkıntılar yaşanacağı konusunda endişe duyuyoruz. Bu olayların Irak’ta da benzerini yaşamıştık. Aynı durum Suriye’de de yaşanır mı diye endişe duyuyoruz.”
Erbakan, rejim değişikliği nedeniyle, Amerika ve İsrail başta olmak üzere dış güçlerin Suriye’de belirli bir planı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Birinci istedikleri Suriye’nin de Irak gibi bölünüp parçalanması. İkincisi Suriye’nin kuzeyinde ana omurgasını PYD- YPG’nin oluşturduğu bir terör devletinin kurulması. Üçüncü olarak da İran’ın Suriye üzerinden Filistin direnişine yapmış olduğu desteğin kesilmesi. Bölgedeki en güçlü müttefik ortadan kalkmışken İran’a da askeri müdahale sağlanması veya İran’da da Irak ve Suriye benzeri bir iç savaşın patlak verdirilmesi. İsrail’in bu otorite boşluğundan faydalanıp orada toprak işgal etmesi ki, bu hareketler başladı. İsrail Golan Tepeleri’ni tamamen işgal etti.”
“Milletvekilliği seçimlerinde ittifakın kapısını hiçbir zaman kapamıyoruz”
Türkiye’de partiler arasındaki ittifak konusuna da değinen Erbakan, muhafazakar ve sağ görüşlü dindar seçmen tabanına hitap eden partilerle geniş ittifak kurulabileceklerini söyledi.
Gelecek milletvekilliği seçiminde muhtemel bir ittifakın kapısını hiçbir zaman kapatmadıklarına işaret eden Erbakan, “Bunun içerisinde tabii ki Saadet Partisi de var. Yeniden Refah Partisi, cumhurbaşkanı adayını kendi içinden çıkaracaktır. Bu durum ittifak yapılmasına mani değil. Milletvekilliği seçimleri için böyle bir ittifak yapılır.” diye konuştu.
Konuşmasının ardından Erbakan, ilçede esnafı gezerek vatandaşlarla sohbet etti, ev ziyaretleri yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, MİT, terör örgütü PKK/YPG’nin, Esed rejiminden kalan füze, ağır silah ve mühimmatı, kendi depolarına taşımaya başladığını belirledi.
Örgüt mensuplarının karanlıktan faydalanarak, silah ve mühimmatı tırlara yüklediğini ve konvoy halinde bölgeden ayrıldığını tespit eden MİT, operasyon kararı aldı.
MİT’in Kamışlı’daki operasyonuyla, terör örgütünün eline geçen füze, ağır silah ve mühimmatların yüklü olduğu 12 tır ve 2 tank ile 2 mühimmat deposu imha edildi.
Güvenlik kaynakları, terör örgütünün Türkiye sınırında yuvalanması ve Türkiye’ye yönelik tehdit oluşturmaya çalışmasına asla müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kamu Birliği Konfederasyonu’na bağlı TEÇ-SEN ve SAVDES- SEN, Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde, memur taleplerinin torba yasaya geçmesine ilişkin eylem yaptı. Sendikalar adına konuşan SAVDES-SEN Genel Başkanı Cengiz, burada yaptığı konuşmada, 2024’ün sonlarına gelinen zamanda memurun yoksul, emeklinin açlık içerisinde kıvrandığını ileri sürdü. TBMM Genel Kurulu’nda 2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu görüşüldüğünü hatırlatan Cengiz, şunları kaydetti:
“İçeriğinde memur ve emeklilerimizin refahına yönelik hiçbir şey yer almıyor. Plan Bütçe Komisyonundan geçen 26 maddelik yani torba yasada da memur ve emeklilerimizin mali ve sosyal haklarına yönelik beklentileri karşılayacak kayda değer hiçbir şey bulunmuyor. Kasım 2024 ayı itibariyle 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 20 bin 562 lira, yoksulluk sınırı ise 66 bin 976 lira olarak açıklandı. Yapılan 7 ayrı toplu sözleşmenin sonucunda; memurlarımızın büyük çoğunluğu yoksulluk sınırı altında, emeklilerimizin büyük çoğunluğu ise açlık sınırı altında yaşamak zorunda bırakıldı.”
Geçinemediklerini ve haklılıklarını haykırdıklarını söyleyen Cengiz, “Duymuyorlar, görmüyorlar ya da duymazdan, görmezden geliyorlar. Türkiye’nin memur ve emeklisi, vatana ve millete hizmet etmekten gayri kime ne yaptı ki bu zulüm seviyesine gelen sefalete mahkum ediliyor. Memur ve emeklisini sefalete mahkum etmenin kime ne faydası var ki, verilen sözler dahi unutuluyor, yerine getirilmiyor” diye konuştu.
“Devlet memurları ile ilgili torba yasa çözüm ve verilen sözlerin yerine getirilmesi için fırsattır”
Cengiz, fırsat varken sorunların görmezden gelinmesi, çözümün geçiştirilmesi, ötelenmesi, ertelenmesi veya geriye bırakılması konusunda sıkıntılarını belirterek, “Bu aşamada, verilen sözler ve yapılan açıklamalar ile beklentiye sokulan memur ve emeklileri daha fazla oyalamamalıdır. Artık takatimiz de kalmamıştır. TBMM’de halihazırda görüşülen hem 2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu hem de devlet memurları ile ilgili torba yasa çözüm ve verilen sözlerin yerine getirilmesi için fırsattır” dedi.
Genel Kurulda verilecek önergeler ve 2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na ilişkin ise Cengiz, şöyle konuştu:
“Memur ve emekli maaş artışlarına, ülkenin son 5 yıllık büyüme oranları toplamında yüzde 30’dan az olmamak üzere ilave refah payı verilmesine, harcırah, tayın bedeli, fazla çalışma ücreti, giyim yardımı ve yiyecek yardımı gibi hususların piyasa rayiçlerine getirilmesine yönelik bütçe kanununda revizyon yapılması önem arz etmektedir. Bu talepler ihtiyaçtır, kamu kaynaklarının adil bölüşümü ve hakkaniyet ile kamuda verimlilik için elzemdir.”
Cengiz, memurun torba yasaya ilişkin talepleri konusunda, “Kanunun yayım tarihinden itibaren 6 ay içerisinde, kamuda tüm kadroların analiz edilerek yeniden düzenlenmesi ve kadroların standartlaştırılması, her kadronun görev tanımlarının hazırlanarak Cumhurbaşkanlığı onayı ile yürürlüğe girmesi. Kamu personeli mali yönetim sisteminin yeniden düzenlenmesi, asgari geçim standardını sağlayacak şekilde yoksulluk sınırı üzerinde ücret ve TOKİ sosyal konut standartlarında 3+1 konut alacak şekilde emekli ikramiyesi verilmesi. Ramazan ve Kurban bayramlarında birer maaş bayram ikramiyesi verilmesi. 1994 ile 2005 yılları arasında ödenen lojman tazminatının güncel rakamlarla yeniden ödenmesi. Sözleşmeli personelin kadroya geçme süresinin 3+1’den 1+1’e indirilmesi. Memurların yıllık izne denk gelen resmi tatil ve dini bayram günlerinin yıllık izine dahil edilmemesi” taleplerinde bulundu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2025’te geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamındaki ilk toplantısını gerçekleştirdi.
Komisyonda işçi heyetine başkanlık yapan TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, toplantının ardından açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının soruları yanıtladı.
Komisyonun ikinci toplantısını 16 Aralık Pazartesi günü yapacağını bildiren Ağar, toplantıya dair bilgiler paylaştı.
Toplantıda herhangi bir ücret dile getirmediklerini belirten Ağar, TÜRK-İŞ heyetinde yer alan 4 işçinin sorun ve taleplerini aktardığını söyledi.
Asgari ücretin alım gücünün zaman içerisinde düştüğünü dile getiren Ağar, şöyle konuştu:
“İnsanlar geçmiş yıllarda asgari ücretle 10 tane çeyrek altın alırken, bugün 3 çeyrek altın alabiliyor. Yani 7 çeyrek altın kaybolmuş. Asgari ücretle insanlar ev kirasını verebilmeli, mutfaktaki tenceresini kaynatabilmeli, okula giden çocuğunun ihtiyacını karşılayabilmeli. Yani bunlar geçmişte yapılıyordu.”
“İşçiye veya memura ücret ödemeyle enflasyon yükselmez”
Ağar, asgari ücret görüşmelerinde ilk rakamı işveren tarafından beklediklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:
“8 milyona yakın asgari ücretli çalışan var. Bu 8 milyonun kişinin aileleri var. Bunların hepsinin düşünülmesi lazım. O nedenle biz makul ölçülerde bir ücret söylenirse o ücrette varız. Aksi halde öngörülen enflasyon, gerçekleşen enflasyon bunların hiçbirine katılmayız. İnsanların yüzünü güldürecek bir ücretin tespit edilmesini bekliyoruz.”
Asgari ücrete yapılacak artışın enflasyona sebep olmadığının son bir yıl içerisinde net bir şekilde görüldüğünü ifade eden Ağar, “Hiçbir zaman işçiye veya memura ücret ödemeyle enflasyon yükselmez.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konakpınar Gençlik Merkezi, Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli ve Türkiye Oryantiring Federasyonu Başkanı Atilla Güler arasında imzalanan protokolle milli takım ve kulüpler için özel bir kamp alanı olarak kullanılacak.
İmza töreninde konuşan Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, anlaşmanın Türk sporuna hayırlı olmasını dileyerek, “İnşallah bu işin sonucunda da keyifli sonuçlar alırız ve hep birlikte güzel bir düzen oluşur.” dedi.
Türkiye Oryantiring Federasyonu Başkanı Atilla Güler de kamp alanından milli takım ve kulüplerin yararlanacağını belirterek, “Yapılacak yeni harita çalışması ve alacağımız yeni bir sistem ile burada bir sabit parkur kurarak kulüplerimizin arzu ettiği takdirde istedikleri zaman içinde burada antrenman yapabilmesi çalışmalarını sürdürmüş olacağız. Kendilerine bu konularla ilgili sonsuz şükranlarımızı ifade ediyor ve emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Henüz karar bekleyen on binlerce başvuruyu etkileyecek olan bu yaklaşım, Suriye’de hızla değişen siyasi durumun yanı sıra Avrupa genelinde göçü kısıtlamak isteyen sağ eğilimli partilerin yeniden yükselişini yansıtıyor.
Sığınma başvurularını askıya alan Avrupa Birliği ülkeleri arasında Suriyelilerin en fazla sığınma talebinde bulunduğu Almanya da var.
Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi, 47 bin Suriyelinin sığınma başvurusunu dondurma kararı aldı. Bu yıl kasım sonuna kadar yapılan toplam başvuru sayısı 72 binden fazlaydı.
Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, değerlendirmelerin Suriye’deki gelişmelere bağlı olacağını ve ülkenin geri dönmek için güvenli olup olmadığını söylemek için çok erken olduğunu söyledi.
Hristiyan Denokratlardan Jens Spahn, Almanya’nın Suriye’ye uçak seferleri organize etmesini ve dönmek isteyen Suriyelilere 1.000 euro vermesini önerdi.
Aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif Partisi’nden Alice Weidel’in mesajı ise “Almanya’da özgür Suriye’yi kutlayanların artık kaçmak için bir nedeni kalmadı. Derhal Suriye’ye dönmeliler” oldu.
Ülkede durumun halen belirsiz olduğunu ve henüz yaşam koşullarında normalleşme olmadığını belirten insan hakları savunucuları ise karardan memnun değil.
Anketler, şubatta erken seçime hazırlanan Almanya’da göçün, ekonominin ardından en önemli ikinci sorun olarak görüldüğüne işaret ediyor.
Avusturya’da sınır dışı çalışması
Avusturya, sığınma başvurularını askıya almakla yetinmeyeceğinin sinyallerini verdi.
İçişleri Bakanı Gerhard Karner, “Bakanlığa Suriye’ye düzenli dönüş ve sınır dışı etme programı hazırlama talimatı verdim” dedi.
Yaklaşık yüz bin Suriyelinin yaşadığı Avusturya’nın geri gönderme için hangi kesimleri hedef alacağı henüz netleşmedi.
Avusturya’nın askıya alma kararı 7.300 dosyayı etkileyecek. Aile birleşimi talepleri de bunlar arasında.
Viyana’nın sığınma hakkı verilen bazı dosyaları da yeniden incelemeye alması bekleniyor.
Yunanistan geri dönmelerini istiyor
Suriye kaynaklı göçtün Avrupa Birliği’ne ilk giriş noktası Yunanistan.
Bu nedenle Atina da Suriyelilerin ülkelerine dönmesinden yana.
Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis gazetecilere yaptığı açıklamada, Esad’ın devrilmesinin Suriyeli mültecilere evlerine tam güvenlik içinde geri dönüş yolunu açması gerektiğini söyledi.
Yunanistan yaklaşık 9.000 kişinin dosyasını dondurdu.
Şu anda koruma gerekçelerini değerlendirmenin mümkün olmadığını düşünen İsveç de başvuruları askıya alma kararı aldı.
Benzer kararlar Finlandiya ve Danimarka‘da da devreye sokuldu.
Danimarka’nın askıya aldığı başvuru sayısı 69.
Bu ülke, 2020’den bu yana Suriye’deki durumun oturma izni verilmesini ya da bu iznin uzatılmasını haklı kılacak nitelikte olmadığı görüşünde.
Avrupa Birliği’nde askıya alma kararını devreye sokan diğer ülkeler Fransa, Belçika, İtalya, Hollandave Çek Cumhuriyeti.
Bu kararın giderek yayılması beklenirken şu ana kadar 72 Suriyeliye koruma sağlayan Estonyamevcut politikasını değiştirmeyeceğini açıkladı.
İspanyada ilk etapta sığınma başvurularını değerlendirmeyi sürdüren ülkeler arasında yer aldı.
Askıya alma hakkı var mı?
Üye ülkelerin başvuruları askıya alma hakkı var ancak alınan kararların Avrupa Birliği kural ve düzenlemeleriyle uyumlu olması gerekiyor.
Dosyalar toplu olarak değil bireysel olarak değerlendirilmek zorunda.
Bir sığınma başvurusunun altı ay içinde olumlu ya da olumsuz şekilde sonuçlandırılması gerekiyor. Bazı durumlarda bu süre dokuz aya kadar uzatılabiliyor.
Askı gibi yöntemler devreye sokulsa bile bir sığınma başvurusuna, yapıldığı andan itibaren en geç 21 bir ay içinde mutlaka cevap verilmesi şart.
Avrupa Birliği Komisyonu sözcülerinden Stefan de Keersmaecker da “Üye devletler kaynak ülkede değişiklik olması durumunda başvuruların incelenmesini erteleme hakkına sahiptir. Koruma hakkı bulunmayanlar hakkında daha sonra gönderme kararı verilebilir ancak sahadaki durumu takip etmemiz önemli” dedi.
Geri göndermeler şarta bağlı
Avrupa Birliği ülkeleri sığınma talebi kabul edilmeyen kişileri geri gönderme uygulamasını rutin şekilde işletiyor.
Suriye’de yaşananlar, bu ülkeden kaçarak Avrupa Birliği’nden sığınma hakkı alanların bu haklarını kaybetme riski olup olmadığı tartışmasını gündeme getirdi.
Sahadaki gelişmelerin çok yakından izlendiğini belirten De Keersmaecker, “Koşullardaki değişiklikler bağlamında mülteci veya ikincil koruma statüsünün sona erdirilmesi, durdurulması için gerekçe sağlayan kurallar var ancak bu değişikliklerin önemli nitelikte olması gerekir” diye konuştu.
Avrupa Birliği geri dönüşler konusunda Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ni referans alıyor.
Geri göndermelerin gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde yapılmasına önem veriliyor.
Suriye güvenli ülke mi?
Sığınma hakkı tanınırken dikkate alınan ana unsurlardan biri, vatandaşının başvuruda bulunduğu ilgili ülkenin güvenli olup olmadığı.
Avrupa Birliği İltica Ajansı, güvenli bir ülkeyi, “Hukukun demokratik şekilde uygulandığı, siyasi koşulların genel ve sürekli olarak zulme, işkenceye, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ya da cezaya, ayrım gözetmeyen şiddet nedeniyle tehdide yol açmadığı ülke” olarak tanımlıyor.
Avrupa Birliği, Esad yönetimindeki Suriye’nin güvenli olmadığına karar vermişti.
Son yaşananlardan sonra Suriye güvenli mi değil mi sorusu Brüksel’de basın tarafından Avrupa Birliği Komisyonu’na sıkça yöneltilen bir soru.
Avrupa Birliği Komisyonu sözcülerinden Anouar El Anouni, “Şu an için, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’yle aynı doğrultuda, Suriye’ye güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşler için koşulların oluşmadığını düşünüyoruz” dedi.
Suriye’den en fazla çıkışın yaşandığı 2015’ten bu yana yaklaşık 4.5 milyon Suriyeli bir şekilde Avrupa Birliği ülkelerine ulaştı.
2015-2023 arasında bunlardan 1.3 milyon kişiye uluslararası koruma sağlandı.
Suriyeliler, geçen yıl Avrupa Birliği’nden uluslararası koruma talebinde bulunan arasında ilk sıradaydı.
2023’te, toplam 180 binden fazla başvurudan yaklaşık 122 binine olumlu yanıt verildi.
Mülteci sayıları, bazı ülkelerde çok düşük olsa da ciddi sorun yaratabiliyor.
Avrupa Birliği’nin mülteci akının engellenmesi için 2016’da anlaşmaya vardığı Türkiye, en fazla Suriyeliye ev sahipliği yapan ülke olmayı sürdürüyor.
Türkiye’de üç milyona yakın Suriyeli bulunuyor.
Türkiye’deki, Suriyeliler de dahil, toplam mülteci sayısı ise 4.5 milyon civarında.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İŞKENCE YAPTIĞI MUHALİFLERİ ASLANLARA YEDİRİYORDU
Esad’ın bir diğer işkencecisi Telal Al-Dakkak ise yakalandı. Heyet Tahrir eş-Şam’dan (HTŞ) yapılan açıklamada Al-Dakkak’ın Hama’daki Asi Meydanı’nda infaz edileceği duyuruldu. Al-Dakkak, türlü işkenceler yaptığı Suriyeli muhalifleri beslediği aslanlara yedirmesiyle biliniyordu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin ardından diplomasi trafiği de hız kazandı. Milli Savunma Bakanlığı, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in ve Birleşik Krallık Savunma Bakanı John Healey ile görüştüğünü açıkladı.
SURİYE’DEKİ GELİŞMELER ELE ALINDI
Bugün yapılan görüşmede Esad rejiminin devrilmesi sonrası Suriye’de yaşanacak olası gelişmeler ele alındı. MSB’den yapılan açıklamaya göre görüşmede, Suriye’deki son gelişmeler başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüş alışverişinde bulunuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜZCE’de, çalıştığı fabrikada işten çıkarılan taşeron Niyazi Ç., fabrika sahibi Engin Cebeci’yi (55) 14 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından kaçan şüpheli, polis tarafından yakalandı.
Olay, saat 17.30 sıralarında Boğaziçi beldesine bağlı Yazlık Mahallesi’nde bulunan, havalandırma sistemleri üreten bir fabrikada meydana geldi. Taşeron işçi olarak çalıştığı fabrikada, işten çıkarılan Niyazi Ç., patronu Engin Cebeci ile konuşmak için iş yerine gitti. Yeniden işe girmek isteyen Niyazi Ç., patronundan olumsuz cevap alınca tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesiyle Niyazi Ç., Cebeci’yi 14 bıçak darbesiyle yaraladıktan sonra kaçtı. Diğer işçilerin ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Durumu ağır olan Engin Cebeci, sağlık ekibinin ilk müdahalesi sonrası Düzce Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Cebeci, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
Olaydan sonra 41 DB 686 plakalı otomobiliyle kaçan Niyazi Ç. ise Bolu Caddesi Fiskobirlik Kavşağı’nda Düzce İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesi ekipleri tarafından yakalandı. Şüpheli, soruşturmayı yürütecek olan jandarma ekibine teslim edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber-Kamera: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, “Türkçenin yurt dışında etkin bir şekilde öğretilmesi, Türkiye’nin uluslararası arenada kültürel etkisini güçlendirmesine büyük bir katkı sağlayacaktır” dedi.
YÖK himayesinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Yunus Emre Enstitüsü arasında iş birliği protokolü imzalandı. YÖK Başkanlığı’nda gerçekleşen protokol imza törenine, YÖK Başkanı Erol Özvar, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Kemalettin Aydın katıldı. Protokolle, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Türkçe eğitim verdiği Bosna-Hersek, Özbekistan, Filipinler, Sudan, Somali ve Suriye’deki yurt dışı birimlerinde, Türkçe hazırlık dil eğitimi vermek, muafiyet ve seviye tespit sınavlarını yapmak gibi alanlarda Yunus Emre Enstitüsü’nün Türkçe eğitimi tecrübesinden ve öğretmen kaynağından istifade edebilecek. Yunus Emre Enstitüsü, kültürel ve eğitsel faaliyetlerde Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin imkan ve tesislerini kullanabilecek.
YÖK Başkanı Erol Özvar, protokolün hem Türkçenin küresel bir dil olarak öne çıkması sürecine hem de Türk yükseköğretiminin uluslararasılaşma hedefine somut katkılar sunacağını belirtti. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin yurt dışındaki birimlerinde Türkçe hazırlık dil eğitiminin verilmesi ve bu eğitimin Yunus Emre Enstitüsü’nün uzmanlığıyla desteklenmesinin önemini belirten Özvar, bu sayede Türkçe öğrenen bireylerin sayısının artıracağını ve uluslararası öğrencilerin Türkiye’ye olan ilgisinin güçleneceğini vurguladı. Özvar, ‘Türkçe’nin uluslararası düzeyde yaygınlaşmasını, Türkiye’nin yumuşak gücünü artıran stratejik bir unsur olarak gördüklerini belirterek, “Türkçe’nin yurt dışında etkin bir şekilde öğretilmesi, Türkiye’nin uluslararası arenada kültürel etkisini güçlendirmesine büyük bir katkı sağlayacaktır. Protokol, Türk yükseköğretiminin son yıllarda dünya çapında bir cazibe merkezi olma yolunda attığı adımları da destekleyecektir. Yükseköğretim Kurulu olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesel ve küresel konularda önemli bir aktör olmaya yönelik politikalarını destekleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Bilim diplomasisini, uluslararası alandaki ilişkilerimizi ve iş birliklerimizi güçlendirme yönünde adımlar atıyoruz” dedi.
‘GÜÇ BİRLİĞİYLE HAREKET ETMEK ÖNEMLİ’
YÖK’ün gelecek dönem için belirlediği stratejik hedeflerden biri olan uluslararasılaşma konusunda Türkiye’nin bütün kurum ve kuruluşlarının tam bir anlayış ve güç birliğiyle hareket etmesini fevkalade önemli gördüklerini belirten Özvar, daha önce Maarif Vakfı ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile imzalanan iş birliği protokollerin de bu yönde atılan adımlar olduğunu ifade ederek, “Türkçe’nin etkili bir şekilde öğretilmesi, uluslararası öğrenci politikalarımızı destekleyen temel unsurlardan biridir. Yunus Emre Enstitüsü’nün yurt dışında sunduğu Türkçe eğitimi, öğrencilerin Türkiye’deki akademik hayata daha hızlı adapte olmalarını sağlayacak, onların dil becerilerini geliştirirken kültürümüze olan ilgilerini artıracaktır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin akademik ve mekansal kapasitesiyle Yunus Emre Enstitüsü’nün organizasyonel ve beşeri kapasitesi buluşarak hem Türkçemizin hem de Türk yükseköğretiminin dünya çapındaki etkisinin bu protokolle daha da artacağına inanıyoruz. Bu protokolü, yalnızca 2 kurum arasında bir iş birliği olarak değil, aynı zamanda Türk yükseköğretiminin uluslararasılaşma ve bilim diplomasisi vizyonunun somut bir tezahürü olarak görmek gerekir” diye konuştu.
Özvar, bu iş birliğinin başarıyla uygulanmasının ve bundan sonra atılacak diğer adımların, Türk yükseköğretiminin küresel etkisini artıracağını, Türkiye’yi küresel eğitimde lider ülkelerden biri haline getirme yolunda önemli bir adım olacağını ifade etti.
‘DAHA İLERİYE TAŞIMAK İSTİYORUZ’
Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, yükseköğretim konusunda üst seviyede çalışmalar yaptıklarına işaret ederek, “Bunu kurumlar arası anlaşmalarla çok daha ileri bir seviyeye taşıyacağız. Bu bir ilk adım, bunu daha da ileriye taşımak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Kemalettin Aydın da üniversite olarak öğrencileri bir doğu, bir batı dilinin yanında Türkçe öğreterek yetiştirme çabası içinde olduklarını belirterek, üniversitenin bu yolda ihtiyacı olan taleplerini karşılamasından dolayı YÖK’e teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HARBİN, 9 Aralık (Xinhua) — Çin’in kuzeydoğusundaki Heilongjiang eyaletinin merkezi Harbin’de bu kışın ilk dev kardan adamı tamamlandı. 20 metre yüksekliğinde olan ve 4.000 metreküp karla yapılan “Bay Kardan Adam”, pazar günü Güneş Adası manzara noktasında sergilenmeye başladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 5 Aralık’ta başlayan ve 15 Aralık’a kadar devam edecek festivalde sahnelenen eser, farklı ülkelerden gelen sanatseverlerin de ilgisini çekti.
Festival boyunca Türk ve Alman tiyatro toplulukları arasında kültürel bir köprü kurularak, izleyicilere farklı kültürlerden özgün tiyatro eserleri sunuluyor.
İki temsille festivale katılan İstanbul Devlet Tiyatrosunun sahnelediği oyunu, Müge Oskay yazdı, Kubilay Karslıoğlu yönetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Protokol, iki üniversite arasındaki ortak çalışmaları teşvik etmek ve eğitim-öğretim faaliyetlerinde iş birliğini güçlendirmek amacıyla düzenlendi.
Protokol imza törenine Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş ve Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen katıldı. İmzalanan protokol ile iki üniversite arasında araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, ortak bilimsel etkinliklerin düzenlenmesi, deneyim paylaşımı ve eğitim-öğretim süreçlerinde koordinasyon sağlanması hedefleniyor.
Protokol ile ayrıca bilimsel araştırma süreçlerinde iş birliğini teşvik ederek mevcut paydaşlıkların geliştirilmesi amaçlanıyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Babası gibi hafız olmayı isteyen 3 çocuk, 7 torun sahibi Kalkan, 2013’te Şevelli Kur’an Kursu’nda başladığı hafızlık eğitimini yaklaşık 2,5 yılda tamamlayarak hayalini gerçekleştirdi.
Geçen yıl sınava girerek icazet belgesini almaya hak kazanan Kalkan, Kütahya Müftülüğünce düzenlenen Hafızlık İcazet Töreni’nde belgesini Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut’un elinden aldı.
Kalkan, gazetecilere, gençlik yıllarından beri kurduğu hafızlık hayalini gerçekleştirdiği için mutlu olduğunu söyledi.
Hafızlığa hazırlandığı sürecin çok kolay geçmediğini ancak asla pes etmediğini belirten Kalkan, “Ev hanımıyım dolayısıyla işimiz çoktur bizim. Süreçte hayatıma da devam ettim. Yani oğlum bekardı, oğlumu evlendirdim. Torunlarım oldu. Ama hafızlık için ayrıca fedakarlık yaptım. Yani hepsini de yapabildim. Hafızlık yapacak olanlara da tavsiyem fedakarlık yapsınlar. ‘Zamanım yok, işim çok’ demesinler. Hemen bitirmek şart değil, 5 senede de olabilir, 10 senede de.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HELSİNKİ, 9 Aralık (Xinhua) — Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de yer alan Senato Meydanı’nda kurulan Noel pazarına ziyaretçiler yoğun ilgi gösterdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Müzeden yapılan açıklamaya göre, köşkte gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları, halılardan avizelere, saatlerden mobilyalara ve el yazmalarına kadar her ayrıntıya titizlikle odaklanılarak tamamlandı ve yapının depreme karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla sabitleme sistemleri yenilendi.
Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu, Resim Koleksiyonu, Mobilya ve Dekoratif Eserler Koleksiyonu’nun yenilenen sergilemeleriyle kapılarını açan köşk, zenginleştirilmiş teşhiriyle sanatseverlere farklı bir deneyim sunacak.
Atlı Köşk’ün dijital arşiv platformu digitalSSM’in genişleyen içeriğiyle de müze destekleniyor.
Erişime açılan eser sayısı, Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu’nda 610’a, Resim Koleksiyonu’nda 700’e, Emirgan Arşivi’nde 370’e ulaşırken, Arkeolojik Eserler ile Mobilya ve Dekoratif Eserler bölümlerinin katılımı digitalSSM’i sanat tarihi meraklıları için kapsamlı bir kaynak haline getiriyor.
Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu’nun sergilendiği salonlarda seçme eserlerin etiketlerine yerleştirilen QR kodlar ise ziyaretçilerin teşhirde sınırlı sayıda yaprağını görebildiği yazma kitapların tüm sayfalarını ve cilt kapaklarını, kendi telefonları ile seyredebilme imkanını sunuyor.
Sakıp Sabancı Müzesi, 13 Aralık’tan itibaren ocak ayı sonuna kadar her cuma günü tam bilete yüzde 30 indirimle ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’da Beşar Esad’a benzerliğiyle dikkat çeken kişi, sosyal medyada gündem oldu.
Silvan ilçesinde dün öğle saatlerinde telefoncudan çıkan kişi, eski Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a benzerliğiyle dikkat çekti. Telefoncunun karşısında berberlik yapan Muhterem Tayinmak, o anları cep telefonuna kaydedip sosyal medyada paylaştı. Paylaşım binlerce etkileşim alırken, kişinin yüz hatları ve mimiklerinin Beşar Esad’a benzerliği dikkat çekti.
‘ESAD’A NE KADAR BENZİYOR DEDİM VE VİDEOYA ALDIM’
Esad’a benzeyen kişinin adını Cemal olarak bildiğini söyleyen Muhterem Tayinmak, “Ben dükkanda otuyordum. Yağmur yağıyordu ve ben de dışarı bakıyordum. Telefon dükkanına bakıyordum. Baktım bir adam dükkandan çıkıyor. Dedim bu Beşar Esad’a ne kadar benziyor ve videoya aldım. Videoda, ‘Arkadaşlar Diyarbakır Silvan’dan Beşar Esad telefoncu dükkanından çıkıyor’ dedim. Komik video olarak paylaştım ama bu duruma geldi. Adam telefoncu dükkanından çıkıp direkt aşağı tarafa gitti. İsmi de Cemal’dirö dedi.
‘BENZERLİĞİ ÇOK’
Esad’a benzeyen kişiyi, motosikletiyle geçerken gördüğünü söyleyen Vedat Başar ise “Silvanlılar olarak çok şaşırdık. Ben oradan geçerken siması aynıydı. Motosikletle gidince acaba o mu, değil mi diye baktım. Herkes oraya odaklandı. Benzerliği çok vardı. Ben de yoluma devam ettim. Silvan’da ve sosyal medyada da gündem oldu diye konuştu.
Haber ve Kamera: İhsan YILMAZ/DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMERİKALI motosikletli gezgin Crystal Fong (36), 3 yıl önce başladığı ve 42 ülke gezdiği dünya seyahatinin Türkiye ayağındaki son durağı Adana’da kadın motosikletçilerle buluştu. Fong, “Türkiye’nin güzelliklerinden çok etkilendim” dedi.
ABD’den ayrıldıktan sonra gittiği Hırvatistan’da 3 yıl önce motosiklet satın alan mimar Crystal Fong, dünya turuna başladı. Şimdiye kadar 42 ülke gezip, 65 bin kilometre yol kateden Fong rotasına Türkiye’yi de ekledi. Çok sayıda kent gezen Crystal Fong’un son durağı Adana oldu. Burada Adana Kadınlar Motosiklet Grubu’nun da olduğunu öğrenen Fong, grup üyeleriyle bir araya geldi. Kadınlarla motosiklet konvoyu halinde kent turu atan Crystal Fong, etkinliğin sonunda grupla kahvaltı yaptı.
Crystal Fong, işe gidip gelirken kullandığı motosikletinin bir tutku haline dönüştüğünü söyledi. Fong, “Eskiden motosikletle işe gidip gelirdim ancak geniş kapsamlı bir seyahate karar verdim. Dünya turuna çıkmadan önce ABD’yi boydan boya gezdim. Hayata karşı daha cesur olmak için kendi başıma bazı uluslararası seyahatlere çıkmaya başladım ve cesaret kazandım. Avrupa ülkelerini ve Afrika’nın bazı ülkelerini gezdim. Türkiye’de en çok Kapadokya bölgesini sevdim. Çok güzel, büyülü bir manzara eşliğinde motosikletinize binebilirsiniz. Peri bacaları sanki oldukları yere taşınmış gibiler. Ayrıca yürüyüş ve fotoğraf çekmek için de harika. Adana’yı da çok beğendim, insanlar bana karşı çok nazik. Burada Kadınlar Motosiklet Kulübü ile tanıştım ve bana çok ilgili davrandılar. Türkiye’nin güzelliklerinden çok etkilendim” dedi.
‘SIRADAKİ DURAĞIM IRAK’
Crystal Fong, Orta Doğu’ya yoğun ilgi gösterdiğine değinerek, “Türkiye’den sonra sıradaki durağım Irak çünkü orada olmak istiyorum. Dünyanın dört bir yanındaki insanların benimle aynı olup olmadığını görmek istiyorum. Bu kendimi bulmak için başladığım bir yolculuk. İlk başladığımda Orta Doğu için bir yıl demiştim fakat sanırım biraz daha uzun süre Orta Doğu’da olacağım. Avrupa’yı bitirmem tam olarak 3 yılımı aldı ve şimdi yolculuğumun 2’nci yarısındayım. Belki bir süre Suudi Arabistan’da olacağım, belki de Katar. Yolculuğun nasıl devam edeceğine dair şu anda hiç emin değilim. Rüzgar nasıl eserse öyle ilerleyecek” diye konuştu.
‘CRYSTAL İLE GÜZEL BİR KÜLTÜR ALIŞVERİŞİ YAPTIK’
Adana Kadınlar Motosiklet Grubu Başkanı Esra Bayramoğlu ise şöyle konuştu:
“Biz sadece kadınlardan oluşan, motosiklete ve iki tekere gönül vermiş bir kulübüz. Crystal bize sosyal medya üzerinden ulaşarak bizimle tanışmak istediğini söyledi. Biz de seve seve kabul ettik. Birkaç gündür beraberiz, kültür alışverişinde bulunduk. Gayet mutluyuz, kendisi de umarım mutludur. Bize gezdiği yerleri ve dünyayı anlattı. Biz de kendisine elimizden geldiğince Adana’yı ve kültürünü anlattık. Ayrıca ‘Cg’ diye tabir ettiğimiz motosiklet kültürünü de tanıttık. Kendisi iyi bir uyum sağladı. Cg diye tabir ettiğimiz motosikleti sürmeyi çok sevdi. Geldiğinden beri çok samimi ve mütevazı bir şekilde davrandı. Bizimle dans etti, sohbet etti. Çok şey paylaştık. Türk ve Adana yemek kültürünü çok beğendiğini söyledi. Bundan sonraki rotası Irak, dönüşte tekrar görüşmek istiyoruz”
Haber-Kamera: Muhammet Fatih YAVUZ/ADANA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE’Yİ ESRA NUR TÜRKER TEMSİL EDECEK
The St Regis New Capital Cairo Hotel’de düzenlenecek yarışmanın bu yılki Türkiye temsilciliğini model ve sunucu Esra Nur Türker üstlenecek. 9 Aralık’ta yapılacak yarışmaya, Azerbaycan, ABD, Kazakistan, İngiltere, Fransa, Moldova, Gürcistan, Filipin ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu 50 ülke katılacak.

KAFTAN KIYAFETİYLE PODYUMDA YÜRÜYECEK
10 gündür kampta olan güzeller, yarışmada ülkelerini tanıtan kısa bir konuşmanın yanı sıra yöresel kıyafetleriyle podyumda yürüyecek. Esra Nur Türker ise Türk ve İslam dünyasında kullanılan kaftan kıyafetiyle ülkemizi uluslararası alanda tanıtacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İlçede tarihi eser kaçakçılığı yapılacağı yolunda ihbar alan Marmaris Jandarması dört şüphelinin bindiği taksiye takibe aldı. Adaköy yakınlarında taksiyi durduran jandarma ekipleri E.Ö. isimli şahsın çantasında yaptığı aramada, 307 adet tarihi eser olduğu değerlendirilen çeşitli ebat ve özellikte sikke ve obje ele geçirdi. Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen faaliyet kapsamında araçta yolcu olarak bulunan dört şüpheli gözaltına alınarak, adli işlemler başlatıldı.
Şüphelilerin gözaltına alınması üzerine ele geçirilen tarihi eserler müze müdürlüğü ve ilgili kurumlar tarafından incelenmek üzere yetkili kurumlara gönderildi. Olayla ilgili tahkikatın sürdürüldüğü öğrenildi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TDED Genel Başkanı Ekrem Erdem, Eyüpsultan’daki TDED Genel Merkezindeki açılış töreninde yaptığı konuşmada, derneğin “Dilimiz kimliğimizdir” şiarıyla yayın ve faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi.
Toplumda bir dil şuurunun oluşması ve geliştirilmesi meselesinin çocuklar için gerekli olduğunu vurgulayan Erdem, “Bu ihtiyaçtan yola çıkarak 2022’de Kardelen Çocuk dergisini yayımlamaya başladık. Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi, Türkçe hassasiyetini gözeten, çocuklar için temiz içerik üretebilen yazarlar yetiştirmeyi amaçlıyor.” dedi.
Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi’nin ilk kez hayata geçirildiğine işaret eden Erdem, “Çocuk edebiyatı alanındaki gelişmeler son yıllarda hareketlilik kazandı. Bu alanda kendi kültürüne, tarihine ve değerlerine vakıf yazarların yetişmesi, çeviri eserlerle yerli eserlerin dengelenmesi gerekiyor. İstiyoruz ki çocukların zihinsel ve duygusal gelişimi için faydalı, sanat şuuru kazandıran, kendi değerleriyle barışık eserlerin sayısı artsın.” ifadesini kullandı.
Erdem, çocukların dijital dünyayla içli dışlı olduğunu bilerek dil yozlaşmasının da önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bu da çocuklarımızın Türkçe kelime dağarcığını zenginleştirmek, dil şuuru aşılamakla mümkün. Çocukluk döneminde okunan eserlerin kalitesi hayal gücünün ve düşünce dünyasının gelişiminde çok önemli. Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi’nin de öncelikli hedefi bu niteliklere sahip, kaliteli eser üretebilecek yazarları sahaya kazandırmaktır.” değerlendirmesini yaptı.
Amaç çocuk edebiyatına nitelik kazandırmak
Kardelen Çocuk Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Elif Tokkal, çocuk edebiyatının her alanında ürün vermek isteyen yazar, çizer, eğitimci ve ebeveynlere yönelik iki aylık bir ders programı oluşturduklarını kaydetti.
Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi ile kendini çocuk edebiyatı alanında geliştirmek isteyen katılımcılara nitelikli bir çocuk edebiyatı eğitimi vermeyi hedeflediklerinin altını çizen Tokkal, şunları kaydetti:
“Yazar adaylarına editörlükte dikkat edilmesi gereken dil, üslup gibi temel hassasiyetler anlatılacak. Resimli çocuk kitaplarının yazımı ve editöryal süreciyle ilgili temel bilgiler verilecek, özellikle öğretmenlere ve ebeveynlere çocuklara yazı yazdırma teknikleriyle ilgili dersler anlatılacak, çocuk edebiyatının Türk ve Batı Edebiyatındaki dünü, bugünü konuşulacak, çocuk edebiyatı metinleri değer, kültür, medeniyet ve kutsalın anlatımı açısından incelenecek. Nitelikli çocuk kitabını nasıl seçeceğimiz, bir kitabı nasıl yazacağımızla ilgili kazanımları eğitim sonunda elde edeceğiz. Eğitim yazarlara, çizerlere, öğretmenlere ve ebeveynlere de bu yönleriyle hitap ediyor. Üniversitelerde bir çocuk edebiyatı kürsüsünün olmadığını biliyoruz. Özellikle alanla ilgili kendini yetiştirmek isteyen üniversite öğrencilerine öncelik vermek istedik.”
Tokkal, alandaki boşluğu doldurmak için çocuk edebiyatıyla ilgili temel bir eğitim planladıklarına dikkati çekerek, “Çocuk dergiciliği, çocuk kitabı yayımlama süreci, editör-yazar-çizer ilişkisi gibi konularla ilgili de derslerimiz mevcut. Ayrıca eğitim süresince çocuk edebiyatı alanına ciddi bir emek vermiş yazarlarla da katılımcılarımızı buluşturmak, tecrübelerinden faydalanmalarını sağlamak için sürpriz buluşmalarımız olacak. İki yüzü aşkın başvuru arasından iki gün süren mülakatlar sonucu toplam 55 kişi eğitimi almaya hak kazandı. Eğitimimiz iki ay sürecek. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarafından eğitime devam eden katılımcılara sertifika vereceğiz.” şeklinde konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından yazar Tülin Kozikoğlu, “Resimli Çocuk Kitapları” başlıklı açılış dersini verdi.
Çocuk edebiyatına ilgi duyan, bu alanda okuma ve yazma ufkunu genişletmek isteyenlere yönelik hazırlanan “Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi”nde yüz yüze gerçekleştirilecek eğitimler yaklaşık iki ay sürecek.
Çevrim içi derslerin de yer alacağı eğitimler Elif Tokkal, Halenur Çalışan, Kevser Şenel Yılmaz, Sümeyye Sel Odabaş ve Tülin Kozikoğlu tarafından verilirken, katılımcıların ürettiği metinler TDED tarafından iki ayda bir yayımlanan Kardelen Çocuk dergisinde yer bulacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı dalış timi tarafından, İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi bünyesindeki Bayraklı ve Karşıyaka çocuk evlerinde kalan, 5-16 yaş aralığındaki çocuklara hafta sonları yüzme eğitimi verilmeye başlandı. İlk etapta 15 çocukla başlayan yüzme eğitimi, aralıksız her hafta devam ettirilecek. Mayıs ayına kadar toplam 200 çocuğa eğitim verilmesi planlanan programda çocuklar için ayrıca deniz sevgisi ve denizcilik kültürüne ait bilgilerin verildiği eğitimler de düzenlenecek. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanlığınca ilk, orta ve lise eğitimi gören öğrencilerin kılık ve kıyafetinde değişikliğe gidildi. Resmi Gazetede yayımlanan karara göre, öğrenciler 4 yıl boyunca tek tip kıyafet giyecek. MEB’in aldığı karar okul üniforması satan esnaf tarafından da olumlu karşılandı. Elazığ’da okul kıyafeti satan esnaf Burak Çelik kararın olumlu olduğunu belirterek, tek tip olmayan kıyafetlerin velileri zor durumda bıraktığını, bundan dolayı bu kararın daha güzel olduğunu söyledi. Milli Eğitim Bakanlığının aldığı kararın güzel olduğunu belirten esnaf Burak Çelik, “Güzel bir karar alındı. Her sene yeni bir kıyafet, yeni model ve renk yapılmasındansa, 4 yıl boyunca aynı kıyafetleri giymeleri daha etkili ve ekonomik olarak uygun olacaktır. İkinci sınıfa geçen öğrencilerin yeni kıyafet alayım düşüncesi, velileri zor durumda bırakıyordu. Veliler ve öğrenciler için iyi bir karar alınmıştır” dedi. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024-2025 eğitim öğretim yılı okul spor yarışmaları kapsamında Okul Sporları Bowling Gençler müsabakaları yapıldı. Düzce Bowling Salonu’nda yapılan müsabakalarda 4 kız takımı ve 4 erkek takımı olmak üzere toplam 8 takım katıldı.
Çekişmeli geçen mücadele sonunda erkeklerde Cumhuriyet Anadolu Lisesi birinci, Düzce Spor Lisesi ikinci, Cumayeri Çok Programlı Anadolu Lisesi üçüncü, Atatürk Anadolu Lisesi dördüncü olurken kızlarda Cumhuriyet Anadolu Lisesi birinci, Cumayeri Çok Programlı Anadolu Lisesi ikinci, Atatürk Anadolu Lisesi üçüncü, Düzce Spor Lisesi dördüncü oldu.
Dereceye giren takımlara ödülleri yapılan ödül töreni ile takdim edildi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin 6 TÜBİTAK destekli bilim merkezinden biri olan Kayseri Bilim Merkezi, sadece Kayseri’de değil, Türkiye’nin farklı şehirlerinde de teknoloji ve bilim alanında önemli etkinlikler gerçekleştiriyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Kayseri Bilim Merkezi, üniversitede eğitim gören öğrenciler için ücretsiz arduino eğitimi düzenliyor. Kayseri Bilim Merkezi eğitmenleri tarafından hazırlanan eğitim programı; elektrik, elektronik, makine, bilgisayar mühendisliği gibi bölümlerde eğitim gören öğrencilere yönelik olarak veriliyor. Arduino eğitimi, 1,5 ay süresince, temel seviyeden başlayarak, adım adım daha ileri seviyelere geçilerek öğrencilere öğretiliyor. Kayseri Bilim Merkezi Robotik Kodlama Eğitmeni Turgay Seyli, konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Robotik kodlama ve yazılım gibi değişik atölyeler gerçekleştiriyoruz. Abdullah Gül Üniversitesi’nde elektrik, elektronik, makine, bilgisayar mühendisliği bölümlerinde olan öğrencilerimize arduino eğitimlerine başlattık. Yaklaşık 1,5 ay boyunca temel seviyede arduino eğitimi gerçekleştireceğiz. En basit halinden ilerleyerek, seviye seviye geçeceğiz” diye konuştu. Eğitimde yer alan öğrencilerden Buse Yıldırım ise; “Biz burada arduino eğitimi alıyoruz. Birlikte çok güzel şeyler yaptık. Led lambalar yaptık, trafik ışıkları yaptık, daha da güzel şeyler yapacağımıza inanıyorum” ifadelerinde bulundu. Açık kaynak kod kullanarak yazdıkları arduino eğitiminin özellikle robotik kodlamada çok fazla kullanıldığını dile getiren Yıldırım, hem yazılımla hem de bu işin teknik boyutu ile uğraştıklarını vurgulayarak, “Normalde arduino setleri çok pahalı setler. Bu kaynaklara ulaşmak biz öğrenciler için çok fazla zor oluyor. Ama bize burda kaynaklara sınırsız erişim sağlıyorlar. Aynı zamanda Bilim Merkezi bize, haftanın iki günü boyunca zaman ayırarak bu eğitimi vermiş bulunuyorlar” şeklinde konuştu.
Bu eğitim, öğrencilere hem yazılım hem de teknik bilgi kazandırmanın yanı sıra, robotik kodlama alanındaki yetkinliklerini de arttırmayı amaçlıyor. Kayseri Bilim Merkezi, bu eğitimi öğrencilerine sunarak, onların teknoloji alanındaki bilgi seviyelerini geliştirmeyi sürdürüyor. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren sürücü kurslarında çalışan direksiyon öğretmenleri, ehliyet almak isteyen adaylara sınavı başarıyla tamamlamaları için yönetmelik çerçevesinde sürüş eğitimi veriyor. 2025 yılında uygulanmaya başlanacak olan yeni yönetmelik için de hazırlık yapan direksiyon öğretmenleri, hem kendilerinin muzdarip oldukları hem de adayların eğitim sürecinde yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Geçmişte her sınava girdiklerinde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan harcırah aldıklarını, ancak günümüzde bunun sadece komisyon üyelerine verildiğini söyleyen direksiyon öğretmenleri, kendilerinden alınmış olan bu hakkın geri verilmesini istediklerini söyledi. Ayrıca 16 saat olan direksiyon derslerinin hiç bilmeyen adaylar için bazen yetersiz kaldığına da dikkat çeken direksiyon öğretmenleri, özellikle Eskişehir’in Odunpazarı İlçesi’ndeki parkur güzergahında çok fazla kör nokta olduğunu ve yanlarında aday eğittikleri halde diğer sürücülerin tacizlerine uğrayabildiklerini dile getirdi.
“Bizden alınmış olan bu hakkın geri verilmesini istiyoruz”
Direksiyon öğretmeni Taner Şide, “Şu anda biz 3-5 yıllık hocalarız. Bizden daha eski hocalarımız var. Onlardan duyduklarımızı söylüyoruz, yaşadığımızı değil. Daha evveliyatından bu haklar varmış. Mesela neymiş? Sınava girdiğinde her hocaya Milli Eğitim Bakanlığı’ndan harcırah ödeniyormuş. Halen harcırah adı altında sadece komisyonlara ödenmekte, ama biz direksiyon öğretmenlerine pay verilmemekte. Bizden alınmış olan bu hakkın geri verilmesini istiyoruz. Burada her hoca canını dişine takarak, çok büyük fedakarlıklar yaparak aday eğitiyor. Hiç araba kullanmayı bilmeyen insanlara eğitim veriyoruz ve 16 saatte bunu yapmaya gayret ediyoruz. Bu kadar az bir saatin ardından yapılan sınav aslında çok ağır. Biz, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu çağrımıza kulak vermesini istiyoruz” dedi.
“Biz daha bilinçli sürücüler yetiştirmek istiyoruz”
Bir diğer direksiyon öğretmeni Tamer Er Özkan ise, “Ders saatleri şu anda 16 saat. Hiç bilmeyen bir aday için bu süre bazen yeterli olmuyor. Bunun bir diğer nedeni de, parkurda çok kör noktalarımızın olması. Bilhassa bizim bu Odunpazarı güzergahında durum böyle. Bir de çevre faktörlerden kaynaklı bizim sıkıntılarımız var. Diğer araç sürücülerinin tutumları hoş değil. Yanımızda aday eğittiğimiz halde tacizleri oluyor. Aslında bizim burada bir güvenlik sorunumuz da var. Şimdi yeni yönetmelikle birlikte 16 saatte 1 parkur öğrettiğimiz adaya 2 güzergah öğreteceğiz. Bizim verdiğimiz bu eğitimler hususunda adayların aile baskısı oluyor. Sınav ücretlerinin çoğalmasının da etkisiyle bize fiziksel saldırıda bulunabiliyorlar. Aday ailesine kendi yapamadığı şeyi, ‘Benden değil, hocamdan veya eğitimden kaynaklı’ diye anlatıyor. Bu yüzden biz direkt zan altına giriyoruz. İlk denemesinde başarabilen adaylarımız da var. Bir kişinin 1 kerede öğrendiğini başkası 16’ncı kez de öğrenebilir. Ders saatinin şu anda yetersiz olduğu aşikar. Bu aday parkuru bitirdikten sonra şehir içi trafiğe katılacak, yarın bizim karşımıza çıkacak. Biz daha bilinçli sürücüler yetiştirmek istiyoruz. Ders saati ne kadar artarsa, trafikte kazaların azalması da o kadar ön plana çıkar” şeklinde konuştu. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen Öğretmen Akademileri programının üçüncü haftasında Bilecik Şehir ve Kültür Akademisi üyelerinin Gölpazarı’ndan bulunan Zeytinlibağ Permakültür Çiftliği’ne bir ziyaret gerçekleştirildi.
Ziyarette, BŞEÜ Doç. Dr. Taner Kılıç ve Permakültür Tasarımcısı ve Eğitmeni Selçuk Şahin sunumlar yaptı. Sunumlarda, permakültürün insan ve doğa ilişkisini sürdürülebilir bir şekilde düzenleyen bir tasarım disiplini olduğu ve çiftlikte uygulanan yöntemler hakkında bilgiler paylaşıldı.
Yapılan ziyaret hakkında bilgi veren Permakültür Tasarımcısı ve Eğitmeni Selçuk Şahin, “Permakültür, doğa ilkelerine dayalı olarak insan yerleşimlerini ve tarımsal sistemleri sürdürülebilir bir şekilde tasarlamayı amaçlayan bir sistemdir. İlk kez Avustralyalı bilim insanları Bill Mollison ve David Holmgren tarafından 1974 yılında geliştirilen bu yaklaşım, Zeytinlibağ Permakültür Çiftliği’nde hayvancılık, ot kontrolü ve doğal gübreleme yöntemleriyle zeytin yetiştiriciliğinde uygulanmaktadır. Çiftlikte ayrıca, organik kimya bilgilerinden yararlanılarak kül suyundan zeytinyağı sabunu üretilmekte, şifalı bitkiler ve çevreye özgü kaynaklar kullanılmaktadır. Fermentasyon alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken çiftlikte, kiraz ve diğer aromatik sirkeler üretilerek topluma sunulmaktadır” dedi.
Katılımcılar, “Etkinlik çok güzel ve eğlenceliydi. Gayet güzel vakit geçirdik ve eğitim veren hocanın bize verdiği ön bilgiler de çok iyiydi,” diyerek etkinlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Babaların çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmesi, sağlıklı ve doğru iletişim kurabilmesi, çocuklarının ihtiyaçları konusunda bilgilenmelerini amaçlayan program AÇEV tarafından düzenlendi. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta elektrik dağıtım hizmeti sağlayan OEDAŞ, düzenlenen programa katılım sağladı. Program ile 3-11 yaş arası çocuğu olan babalara destek verilerek çocuğun çok yönlü gelişimine katkı sağlanmasının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca çeşitli konuları kapsayan 3 aylık programda her hafta farklı bir konunun uzmanlar tarafından ele alınacağı açıklandı.
“Çalışanlarımızın kişisel ve sosyal gelişimlerini önemsiyoruz”
İşveren markası yaklaşımları çerçevesinde çalışanlarının mesleki hayatları kadar kişisel ve sosyal gelişimlerine de önem verdiklerini söyleyen OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, “Çocukların bakımı ve sorumluluğu genellikle annelere atfediliyor ve bu durum babalar ile çocuklar arasındaki bağı zayıflatabiliyor. AÇEV’in bu değerli programı hem daha sağlıklı aile ortamlarının oluşturulmasına hem de topluma duyarlı nesiller yetiştirilmesine önemli katkılar sağlıyor. Öte yandan çalışanlarımızın programa gösterdiği ilgi, onların yalnızca iş hayatlarında değil, özel hayatlarında da fark oluşturma arzusunu ortaya koyuyor” dedi. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü vatandaşları spora yönlendirmek için çalışmalarını sürdürürken, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol sonrasında 81 ilde hayata geçirilen ‘Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ projesi Aydın’da da aralıksız devam ediyor. Bakanlığın yüzme öğretme hedefini her yıl arttırarak aşan Aydın’da da yüzme bilmeyen kalmıyor. Bu çerçevede Nazilli ilçesinde eğitimlerin hız kesmeden sürdüren yarı olimpik yüzme havuzunda eğitimlerini tamamlayan minikler sertifikalarına kavuştu.
Konu ile ilgili Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada “Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesi kapsamında eğitimlerini başarıyla tamamlayan gençlerimiz sertifikalarını aldı” ifadeleri yer aldı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesinde faaliyet gösteren Muğla Odaları ve Borsası 39’uncu ortak toplantısı, 6 Aralık 2024 Cuma günü Marmaris Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Merve Fidem Barut, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO), Muğla Ticaret Borsası, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası (FTSO), Marmaris Ticaret Odası (MTO), Bodrum Ticaret Odası (BODTO), Milas Ticaret ve Sanayi Odası (MİTSO), İMEAK Deniz Ticaret Odası Fethiye, Bodrum, Marmaris Şubesi odalarının katılım sağladığı toplantıda konuşan Muğla İŞKUR İl Müdürü Zahide Altınok, 2024 yılında uygulanan teşvikler ve programların istihdama katkıları hakkında bilgi verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla işe yerleştirme sayılarında yüzde 17’lik bir artış yaşandığını vurgulayan Altınok, “2023 yılının Kasım ayı sonunda İŞKUR aracılığıyla 30 bin 630 kişi işe yerleştirilmişti. Bu yıl ise yüzde 17’lik artışla 36 bin 770 kişi iş gücüne katıldı” dedi.
Altınok, 23 Eylül 2024 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) iş birliğiyle iş gücü piyasasının talep ettiği niteliklere uygun iş gücünü yetiştirmek için bir protokol imzalandığını açıkladı.
NİYEP ile işverenler, aradığı nitelikli elemanı kendileri yetiştirmiş olacak
Protokol kapsamında işverenlerin, çalışan sayılarının yüzde 50’sine kadar kontenjan kullanabileceğini ifade eden Altınok, “NİYEP kapsamında, 1-4 çalışana sahip iş yerleri çalışan sayısı kadar, 5-9 çalışana sahip iş yerleri 12 kişiye kadar, 10-49 çalışana sahip iş yerleri 24 kişiye kadar, 50 ve daha fazla çalışana sahip iş yerleri ise sigortalı sayısının %50’sine kadar kursiyer talebinde bulunabilecek. Kursiyerlerin cep harçlıkları ve genel sağlık sigortası (GSS) giderleri, program boyunca İŞKUR tarafından karşılanacak. 160 fiili güne kadar sürecek eğitim programları, katılımcılara hem teorik hem de pratik bilgiler sağlayacak ve kazandıkları yetkinlikleri uygulama imkanı sunacak. Bu protokolle hem işverenlerin yükü hafifletilirken hem de iş gücü piyasasına nitelikli bireylerin kazandırılması hızlandırılacak. NİYEP, Muğla’da hem istihdamı artıracak hem de sektörlerde ihtiyaç duyulan iş gücünü bölgeye kazandıracak şekilde uygulanacak.” değerlendirmesinde bulundu. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GİRİŞİMCİLERE ÜCRETSİZ DESTEK
BTM’nin programlarına kabul edilen girişimcilere söz konusu programlar kapsamında; eğitim ve seminerler, mentor desteği, yatırımcı eşleştirmeleri, yatırımcı karşısında sunum yapılan demo day etkinliklerinde yer alma, 7/24 ofis ve ortak çalışma alanı kullanma olanakları, birebir danışmanlık gibi hizmetler ücretsiz olarak sunuluyor. BTM, girişimcilerine 800 bini aşkın üyesi bulunan İstanbul Ticaret Odası’nın meslek komitelerinde kendilerini anlatma olanağı da sunuyor. İstanbul’un en merkezi yerlerinden Fulya’da konumlanan BTM Yerleşkesi, Mecidiyeköy ve Beşiktaş’a 5 dakikalık mesafede bulunuyor ve girişimcilere servis olanağı da sunuyor.
DÜNYANIN EN İYİ ÜÇÜNCÜ MERKEZİ
Verilen bilgiye göre; girişimcilik ekosisteminde oluşturduğu değerle bugüne kadar çok sayıda ödül alan BTM, girişimcilik ekosisteminin Oscar’ı olarak kabul edilen UBI Global tarafından hazırlanan endekste dünyanın en iyi 3’üncü kuluçka merkezi seçildi. UBI Global, her yıl 90 ülkeden 2 bine yakın startup merkezinin verileri ile oluşturulan endekse göre bu sıralamayı belirliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre Gaziantep’te 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde CHP’den Karkamış Belediye Başkanı seçilen Mustafa Güzel, partisinden istifa edip AK Parti’ye katıldığını açıkladı.
Konuya ilişkin sosyal medyadan açıklama yapan Güzel, şu ifadeleri kullandı:
“31 Mart seçimlerinde ilçemize hizmet etmek adına sizlerin teveccühü ile Karkamış Belediye Başkanlığı görevine seçildim. Gazi Şehrimizin tarihi ilçesi Karkamış’a hizmet edebilmek için; gereken desteği Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nden ve yine Cumhuriyet Halk Partili diğer belediyelerden maalesef göremedik. Siz değerli hemşehrilerimize layıkıyla hizmet edebilmek adına, tarihi değeri ve coğrafi konumu itibari ile eşsiz öneme sahip güzel ilçemiz Karkamış’a kalıcı eserler kazandırılmasına vesile olabilmek için bundan sonraki siyasi hayatıma; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın emrinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nde devam etmeye karar vermiş bulunmaktayım. Bu kararın kişisel bir tercih olmadığını, tamamen ilçemizin menfaatlerini gözeterek ve sizlerin beklentilerini karşılamak amacıyla aldığımı özellikle belirtmek isterim. Aldığım tüm kararlarda dua ve desteklerini esirgemeyen; ailem gibi gördüğüm siz kıymetli hemşehrilerime ayrı ayrı teşekkür ederim.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin erkek giyim moda perakende markası Kiğılı, Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği’nin (AYD), AKADEMETRE Türkiye iş birliğiyle düzenlediği “En Beğenilen ve Tercih Edilen Perakende Markaları” araştırmasında 11’inci kez ödüle layık görülerek önemli bir başarı elde etti. Marka, erkek giyim kategorisinde ‘En Beğenilen Marka’ ve ‘En Beğenilen Erkek Marka Yüzü’ kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. Barış Arduç’un marka yüzü olarak yer aldığı kampanyalar, tüketicilerden büyük beğeni toplayarak bu ödülün kazanılmasında önemli bir rol oynadı.
Köklü marka geçmişini Barış Arduç ile daha ileri taşıdı
Kiğılı, son dönemde Barış Arduç’un marka yüzü olduğu kampanyalarla büyük bir ivme kazandı. “Üstüme Rahat Bi’ Şeyler Alayım” ve “Üstünde Ne Var?” kampanyaları hem tüketicilere ilettiği mesajlarla hem de markanın smart casual ve rahatlık temasını vurgulayan yaklaşımıyla geniş kitlelere ulaştı. Bu kampanyalar, özellikle genç nesil tarafından sahiplenilirken, Kiğılı’nın şıklık ve rahatlık anlayışını en iyi şekilde temsil etti.
“Bu ödül, marka olarak doğru bir yolda olduğumuzun kanıtıdır”
Kiğılı CEO’su Sena Suerdem ödül töreninde yaptığı konuşmada, tüketicilerin güveni ve bağlılığı sayesinde markanın elde ettiği başarıyı vurguladı. Suerdem, “Marka olarak erkek giyim kategorisinde kazandığımız ödül yıllardır süregelen müşteri güveninin ve sadakatinin somut bir yansımasıdır. 11’inci kez erkek giyim kategorisinde ‘En Beğenilen Marka’ ünvanına layık görülmek, sadece bir başarı değil, aynı zamanda sorumluluğumuzun da bir ifadesidir. Barış Arduç’un marka yüzümüz olarak yer aldığı kampanyalar, özellikle genç nesillerle bağ kurmamızda ve Kiğılı’nın ‘rahatlık ve şıklık’ anlayışını geniş kitlelere ulaştırmamızda büyük rol oynadı. Tüketicilerimiz, bu kampanyalarla hem markamızı yeniden keşfettiler hem de Kiğılı’nın hayatın her anında yanlarında olan bir marka olduğunu bir kez daha deneyimlediler. Bu ödül, yalnızca bugüne kadar yaptıklarımızın bir tescili değil, gelecekte daha büyük hedeflere ulaşmamız için bir motivasyon kaynağıdır” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

YABANİ İKİ HAFTA YAYINLANMAYACAK
Gazeteci Birsen Altuntaş’ın haberine göre; kararın dün kanala tebliğ edildiği ve bu nedenle bu cumartesi ve haftaya Yabani dizisinin ekrana gelmeyeceği öğrenildi. Dizinin yayın saatinde RTÜK’ün gönderdiği belgeseller yayınlanacak.

FİNAL TARİHİ DEĞİŞTİ
Aralık sonunda 51. bölümde final yapması planlanan dizinin ekrana veda ediş tarihi de bu sebepten ötürü değişti. Her yılbaşından sonra verilen reklam arasının süresine göre final tarihi yeniden belirlenecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEĞİŞİMİ GÜNDEM OLDU
Duru güzelliği ve “Ağam ben sana vurulmuşem” repliği ile dikkatleri üzerine çeken Nilgün Nazlı, aradan geçen yıllarda geçirdiği değişimle şimdilerde yeniden gündem oldu.
İşte Züğürt Ağa’nın Kiraz’ın son hali;

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da, velayetini aldığı oğlu U.L.A.’nın (2) adına açtığı sosyal medya kanalında, çektiği kendisine ait uygunsuz görüntüleri izlemek isteyenlere 5 bin lira abonelik ücreti karşılığı satan anne N.K. (23) hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından inceleme başlatılmasının ardından, Bursa 11’inci Aile Mahkemesi’nce çocuğun velayeti tedbiren baba Serdar A.’ya (27) verildi. Oğlunu almak için polis ve pedagog eşliğinde İstanbulPendik’te yaşayan eski eşinin adresine giden, ancak evde kimseyi bulamayan Serdar A., çocuğunun kaçırıldığına dair Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Nilüfer ilçesinde oturan Serdar A. ile N.K., 2021’de severek evlendi. Çiftin, 8 ay süren evliliğinden 1 erkek çocuk dünyaya geldi. Bir süre sonra şiddetli geçimsizlik yaşayan çift boşanırken, oğulları U.L.A.’nın velayeti ise annesi N.K.’ye verildi. Boşanma davasının ardından Serdar A., Bursa’da kalırken, N.K. ise şu anda 2 yaşında olan oğluyla İstanbul’a yerleşti. Bir süre sonra N.K., iddiaya göre, sosyal medyada oğlu U.L.A. adına kanal açıp, çocuğunu emzirdiği ve kendisine ait çektiği uygunsuz görüntüleri yükleyip, izlemek isteyenlere ise abonelik ücreti olan yaklaşık 5 bin lira karşılığında satmaya başladı.
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Kanalda eski eşinin, çocuğu emzirirken yaptığı çekimleri paylaştığını belirten Serdar A., suç duyurusunda bulunup, oğlunun velayetini almak için dava açtı. DHA muhabirinin telefonla ulaştığı N.K. ise geçimini bu işten kazandığını belirterek, “Gelirimin büyük bölümünü oğluma harcıyorum” diye kendini savundu. N.K. hakkında, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından, ‘5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’ kapsamında inceleme başlatıldı.
DAHA ÖNCE DE ŞİKAYET ETMİŞ
DHA’nın haberinin ardından, Serdar A. ile 9 Kasım’da görüşme yapıldığı ve mayıs ayında babanın şikayeti üzerine, anne ve çocuk İstanbul’da yaşadığı için, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nden sosyal inceleme yapılmasının istendiği ve inceleme sonunda Danışmanlık Tedbiri Kararı verildiği kaydedilen açıklamada, bir kez daha inceleme talep edileceği vurgulandı.
DEVLET KORUMASINA ALINIP, 1 HAFTA SONRA ANNESİNE GERİ VERİLDİ
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından başlatılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda, anne yanında kalan U.L.A.’nın bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliğinin tehlikede olduğu, bu nedenle hakkında acil koruma kararı verilmesi gerektiği belirtildi. İstanbul Anadolu Çocuk Mahkemesi tarafından verilen ‘acil koruma’ kararının ardından devlet korumasına alınan çocuk, itirazı üzerine 1 hafta sonra, 27 Kasım’da anneye geri verildi. Bunun üzerine Serdar A. velayetin değiştirilmesi için dava açtı. Bursa 11’inci Aile Mahkemesi, 28 Kasım’da verdiği kararla U.L.A.’nın velayetinin tedbiren babasına verilmesine hükmetti. Oğlunu almak için polis ve pedagog eşliğinde İstanbul Pendik’te yaşayan eski eşinin adresine giden Serdar A., evde kimseyi bulamadı. Eski eşine ve ailesine, cep telefonları kapalı olduğu için ulaşamayan Serdar A., çocuğunun kaçırıldığına dair Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
‘OĞLUMU KAÇIRMIŞ OLABİLİR’
Oğluna 5 gündür ulaşamadığını söyleyen Serdar A., “Oğlumu almaya gittiğimde evinde yoktu. Kendisine de ulaşamıyorum, ailesi de telefonlarımı açmıyor. Oğlumu kaçırmış olabilir, belki de yurt dışına çıktı. Lütfen oğlumu bana verin. Ben onun odasını hazırladım. Ona oyuncaklar aldım. Hatta çocuğumu alsaydım, onunla pikniğe gidecektim. Lütfen neredeyse çıksın çocuğumu bana geri versin” diye konuştu.
DHA muhabirinin telefonla ulaştığı N.K. ise oğluyla birlikte tatile gittiğini ve rahatsız edilmemek için cep telefonunu kapattığını söyledi. Sık sık tatil yaptığını ve eski eşinin de bu durumu bildiğini söyleyen N.K., “Ben 3 gündür İstanbul’dayım. Karardan haberim var ama eski eşim çocuğumuzu almak için beni aramadı” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığlı voleybolcu Elif Ulutürk, uluslararası arenada adını duyurmayı başardı. Ekol Voleybol Spor Kulübü’nün yetenekli sporcusu Elif Ulutürk, İtalya’nın Pallavolo Pozzuoli takımına transfer oldu. Ekol Voleybol Kulübü’nün altyapısından yetişen ve kısa sürede dikkatleri üzerine çeken Elif Ulutürk, İtalya’nın köklü voleybol kulüplerinden birine transfer olmasıyla Elazığ’ın gururu oldu. Genç yaşına rağmen üstün kendini kanıtlayan Ulutürk, İtalya’daki yeni kulübünde de büyük bir başarı sergilemeye hazırlanıyor. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“RIZAM OLMADAN ÇEKİLMESİNİ İSTEMEDİM”
‘Muhabbet Kralı’ adlı programa konuk olan Milor, o gün restoranda neler yaşandığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Milor, “Orada benim tepki verdiğim olay şu. Kendimiz gidiyoruz ve videoyu bir arkadaşım çekiyor, kendi YouTube kanalımda paylaşıyoruz. Habersiz gidiyoruz ve paramızı ödüyoruz. Ben zaten çekiyorum. Ben fark etmeden karşımda kamera var, lokantacı birini tutmuş 10 dakikadır benim videom çekiliyor. İstemediğim şeyler de var. Özel hassasiyetim de var. Çünkü yıllar önce çok ciddi bir civa zehirlenmesinden dolayı motor fonksiyonlarımı etkileyen bir rahatsızlığım var. Bunu da göstermek istemiyorum. Ya da ağzım açıkken göstermek istemiyorum. Benim rızam olmadan videomun çekilmesini istemedim. Bunun dışında böyle bir şey olmasa da insanın temel hakkı var. Mahremiyet hakkı. Benim iznim rızam olmadan videomun çekilmesini ben istemem bunu kimse istemez” dedi.
“TABELAYI DA GÖSTER DEYİNCE…”
Rahatsız olduğunu belli ettiği halde işletme sahibinin kayıt almaya devam ettiğini belirten Milor, “Bunu söylediğimde beyefendi videoyu durdurmak yerine ‘Estağfurullah’ diyor ama çekime devam ediyor. İlk defa böyle bir şey başıma geldi. Zaten çok beğendim lahmacunu, çok başarılıydı onu da söyledim. Benim tepkim kendimi korumak. Karşı taraf daha çok mağduru oynayıp kaçak dövüşüyor. Beni rencide ediyor aslında. Şu ana kadar kaç kişi fotoğraf çektirmek istenmesi sevgi belirtisi olarak alıyorum tek bir ricam oluyor o da fotoğraflarda tabela olmasın. Orada şef arkamdan ‘tabelayı da göster’ deyince tepkim ortaya çıktı” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Japon futbolcu Junichi Inamoto aktif futbol kariyerini noktaladı. Sosyal medya hesabından forma giydiği kulüplerin olduğu bir görsel paylaşan Inamoto, ‘Teşekkürler futbol’ notunu da ekleyerek emeklilik kararını duyurdu.
45 yaşında futbolu bırakan Junichi Inamoto kariyerinde; Gamba Osaka, Arsenal, Fulham, West Bromwich Albion, Cardiff City, Galatasaray, Eintracht Frankfurt, Rennes, Kawasaki Frontale, Hokkaido Consadole Sapporo, SC Sagamihara ve Nankatsu SC takımlarında oynadı.
2006-2007 sezonunda Galatasaray’da forma giyen Inamoto 34 resmi maçta, 1 gol kaydetti.
Junichi Inamoto ayrıca Türkiye’de ve Premier Lig’de forma giyen ilk Japon futbolcu olmuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önünde toplanan İETT’ye bağlı özel halk otobüsü sahipleri, belediye tarafından ödemelerinin yapılmadığını gerekçe göstererek eylem yaptı. Özel Halk Otobüsü Platformu sözcüsü avukat Erhan Güneş, “Bizim niyetimiz İstanbul halkını mağdur etmek değil. Ama biz mayıs ayından beri bu Saraçhane’ye dördüncü gelişimiz. Biz her gelişimizde İBB bürokratları bize ‘Bugün çözeceğiz, yarın çözeceğiz, seçimden sonra kredi çekeceğiz, ticari araç alım ihalesinden gelecek paralarla alacaklarınızı vereceğiz’ dediler. Bugüne kadar 6 ay geçti, biz bir adım ileri gidemedik” dedi.
İstanbul’da İETT’ye bağlı özel halk otobüslerinin sahipleri akşam saatlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önünde toplandı. Belediye binası önünde bir araya gelen araç sahipleri, İBB’den ödemelerini alamadıklarını ileri sürerek tepkilerini dile getirdi. Otobüs sahipleri araçlarını İBB önüne getirmek istedi ancak polis ekipleri belediye binası önünde geniş güvenlik önlemi alarak otobüsleri Yenikapı miting alanına yönlendirdi. Polis ekipleri ile otobüs sahipleri arasındaki kısa konuşmanın ardından belediye binası önüne temsili iki özel halk otobüsü getirildi. Otobüsler belediye binası önüne geldiğinde ise otobüs sahipleri alkışlarla tepkilerini dile getirdi.
“6 AY GEÇTİ BİR ADIM İLERİ GİDEMEDİK”
İBB önünde toplanan grup adına açıklama yapan Özel Halk Otobüsü Platformu sözcüsü avukat Erhan Güneş, “Biz değerli İstanbullulara artık bu işi yürütemeyeceğimizi, durma noktasına geldiğimizi anlatmamız gerekiyor. Bizim niyetimiz İstanbul halkını mağdur etmek değil. Ama biz mayıs ayından beri bu Saraçhaneye dördüncü gelişimiz. Biz her gelişimizde İBB bürokratları bize ‘Bugün çözeceğiz, yarın çözeceğiz, seçimden sonra kredi çekeceğiz, ticari araç alım ihalesinden gelecek paralarla alacaklarınızı vereceğiz’ dediler. Bugüne kadar 6 ay geçti biz bir adım ileri gidemedik. Bizim İstanbul’da 3 bin 41 aracımız var, araç başına da 2 milyon alacağımız var. Bizler artık tekerimizi döndüremiyoruz. Herhangi bir şekilde evimize çoluğumuza çocuğumuza para veremiyoruz. Esnafın içerisinde ticari sicili bozulmayan hiç kimse kalmadı” dedi.
Ödemelerin yapılmaması durumunda kontak kapatma yoluna gideceklerini ifade eden Güneş, İETT Genel Müdürlüğü’nün kendilerine psikolojik baskı yaptığını iddia etti. İETT’nin kendi muayene kriterlerini uyguladığını belirten Güneş, “İETT Genel Müdürlüğü’nün psikolojik baskısından mobbinginden bıktık. Öncelikle İETT Genel Müdürlüğü’nde TÜVTÜRK muayene kriterleri uygulanmıyor. İETT Genel Müdürü kendine özel 240 tane muayene kriteri oluşturmuş. 240 muayene kriteri bizim yönergemizde olmayan teknik şartnamemizde olmayan şartlardır. Araçlarımızı kendi muayene istasyonlarında çekiyor. Muayene istasyonlarında gereksiz can ve mal güvenliğini tehlikeye atmayacak kusurlardan, araçların saatlerini kesiyor. Araçlarımızın saatlerini kestiği için seferden men ediliyor. İstanbul halkı burada mağdur oluyor. Biz de mağdur oluyoruz. İETT Genel Müdürlüğü’nün derhal bu mobbinge son vermesi gerekiyor” dedi. Grup açıklamanın ardından olaysız bir şekilde dağıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube MüdürlüğüAranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, hakkında farklı suçlardan 30 yıla yakın hapis cezası bulunan S.Ç.’yi yakalamak için çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki çalışmanın ardından şüphelinin merkez Karatay ilçesi Fetih Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanda olduğu belirlendi. Polis ekipleri şüphelinin saklandığı binayı ablukaya alırken, bulunduğu 2. kattaki daireye gelen ekipleri gören S.Ç. havalandırma boşluğuna çıktı.
Havalandırma boşluğundan kaçıp üst kata kendini kilitledi
Daireye giren ekiplerin, S.Ç.’nin havalandırma boşluğundan kaçmaya çalıştığını fark etmesi üzerine üst katlar tek tek tutuldu. S.Ç., 5. katın havalandırma boşluğundan çıkarak daireye saklanıp kapıyı kilitledi. Bina etrafında alınan önlemlerin ardından kapıyı açan polis ekipleri, S.Ç.’yi gözaltına aldı. S.Ç., polis ekiplerinin kontrolünde binadan çıkartılarak emniyete götürülürken, emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine teslim edileceği öğrenildi. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ayvalık açıklarında 8’i çocuk 35 düzensiz göçmen kurtarıldı
BALIKESİR – Balıkesir’in Ayvalık ilçesi açıklarında Yunanistan unsurları tarafından Türk Karasularına 2 cansalı ile geri itilen, açık denizde ölüme terk edilen 8’i çocuk 35 düzensiz göçmen Türk Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kurtarıldı.
Edinilen bilgiye göre, Balıkesir’in Ayvalık ilçesi açıklarında can salları içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu tarafından Yunanistan unsurlarınca Türk Karasularına geri itilen 2 can salı içerisindeki 8’i çocuk toplam 35 düzensiz göçmen (beraberinde 8 çocuk) kurtarıldı. Açık denizde ölüme terk edilen ve Türk Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kurtarılan düzensiz göçmenler karaya çıkartılarak insani yardımda bulunuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sağanak yağışın etkili olması ile birlikte yollar adeta göle döndü. Sel sularının getirdiği taşlar yollara saçıldı. İlçe merkezi, İçmeler ve Turunç Mahallesi’nde cadde ve sokaklar çamurlu suyla kaplandı. Araç sürücüleri zor anlar yaşarken, bazı ev ve iş yerlerinde su baskınları meydana geldi.

Yağışların sabah saatlerine kadar devam etmesi beklenirken, belediye ekipleri de su baskını yaşanan yerlerde çalışma başlattı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in verilerine göre Hamas militanları, geçen yıl 7 Ekim’de düzenledikleri saldırıda aralarında çifte İsrail ve ABD vatandaşlarının da bulunduğu 250’den fazla kişiyi kaçırdı.
Temas kurulamayan 101 yabancı ve İsrailli rehinenin hala hayatta olduğuna inanılıyor.
Kasım ayındaki seçimlerden sonra bu konudaki en net açıklamasını yapah Trump, sosayal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı.
“Rehineler 20 Ocak’ta, ben gururla ABD Başkanlığı görevini devralacağım tadrihten önce serbest bırakılmazsa Orta Doğu’da ve insanlığa karşı bu katliamları yapanlara CEHENNEM YAŞATACAĞIM”
Trump ayrıca “Sorumlular, Amerika Birleşik Devletleri’nin uzun ve hikayelerle dolu tarihindeki herkesten daha büyük bir darbe yiyecek” diye de ekledi.
Hamas, kalan rehinelerin serbest kalması için savaşın durmasını ve İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen geri çekilmesini talep ediyor.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, savaşın Hamas yok edilene ve artık İsrail’e herhangi bir tehdit oluşturmayana dek süreceğini söylemişti.
Hamas, 14 aydır devam eden İsrail saldırıları sırasında 33 rehinenin öldüğünü açıkladı, ancak milliyetleri konusunda bilgi vermedi.
İsrail, 1200 vatandaşının da öldürüldüğü 7 Ekim saldırısından sonra Gazze’de giriştiği saldırılarda Gazzeli yetkililere göre 44 binden fazla kişi öldü ve bölge nüfusunun büyük kısmı evlerini kaybetti. Bölgenin büyük bir kesimi de harabeye dönüştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>IGMG’den yapılan açıklamaya göre, Bielefeld kentinde 21’nci “Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yarışması” gerçekleştirildi.
Genç kızlar arasında düzenlenen yarışmanın finalinde, 10-13 yaş grubunda Hamburg’dan Zeynep Çelik birinci, Paris’ten Zehra Elif Özdemir ikinci, Kuzey Ruhr’dan Esilanur Kaşık üçüncü oldu.
14-18 yaş grubunda ise Hollanda’dan Elif Zehra Uysal birincilik, Fransa’dan İclal Apaydın ikincilik, Almanya’nın Bavyera eyaletinden Elif Saime Şahin üçüncülük elde etti.
IGMG Genel Başkan Kemal Ergün, bu tür etkinliklerin, insan olma onurunun en güzel şekilde takdim edilmesine vesile olduğunu belirtti.
IGMG Kadınlar Teşkilatı Başkanı Handan Yazıcı ise IGMG çatısı altında farklı ülkelerden, bölgelerden, dillerden ve kültürlerden kardeşlerle insanlığın hayrı için çalıştıklarını söyledi.
IGMG bünyesindeki 101 hafızlık kurumunda 2 bin 349 gencin hafızlığa devam ettiği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, 110. yıl etkinlikleri kapsamında Japonya’nın geleneksel davulu Wadaiko’nun temsilcilerinden Sai grubunu 9 Aralık’ta Japon kültürü meraklılarıyla bir araya getirecek.
Japonya ile Türkiye’nin diplomatik ilişkiler kurmasının 100. yıl dönümünün kapanış etkinliği olarak gerçekleştirilecek gösterinin biletleri ücretsiz ve 3 Aralık’tan itibaren “İstanbul Senin” uygulaması üzerinden temin edilebilecek.
Topluluk, bugüne kadar 35 ülkede 2 bin gösteri sundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ – “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut ÜnlüKayseri’de katıldığı söyleşide, “Zina eden varsa, içki içen varsa hemen tövbe etsin. Başka yapacağımız bir çare kalmadı” dedi.
BEYZADER Kayseri İl Temsilciliği ile Hoca Ahmet Yesevi Derneği tarafından organize edilen program Kadir Has Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Ahmet Mahmut Ünlü, 15 yıl önce FETÖ’ye karşı uyarılarda bulunduğunu söyleyerek, “15 seneden fazla oldu yine bu salona gelmiştim. Dinler arası diyalog safsatasının iptali için Kayseri’ye geldim. O zaman kimse FETÖ’nün aleyhine konuşamıyor, Zaman Gazetesi aleyhine konuşamıyor, STV’nin aleyhine konuşamıyor. Ben size geldim, uyardım. Birçok belalardan, şerden uyardım. İŞİD’e karşı, İrancılara karşı uyardım. Ben size vazifelerimi yaptım, yapmaya çalışıyorum. Devamlı Müslümanlar sapıtmasın, gençlerimiz yanlışa meyletmesin diye. Niceleri bana teşekkür ediyor. Diyorlar ki; ‘Sen bizi FETÖ’ye karşı uyarmasaydın hapislerde sürünecektik’ diye dua ediyorlar” dedi.
“Bütün dünyadaki günahların hepsi İstanbul’da var”
Zina yapan, içki içenlerin bir an önce tövbe etmesi gerektiğini söyleyen Ünlü, “Öyle bir bereketsizlik var ki; insanlar musafaha etmekten korkuyor, mikrop var vesaire. Neden? Çünkü zina var, eşcinsellik çoğaldı, lezbiyenlik çoğaldı, içki, kumar, faiz çoğaldı. Öyle günahlar işleniyor ki. İstanbul’u hiç sorma, İstanbul’da bütün dünyadaki günahların hepsi var. Dünya da gidiyor, ahiret de gidiyor, mikroplar ürüyor, huzur bozuluyor, aileler yıkılıyor. Onun için bir an önce tövbe istiğfar edin. Başka yapacağımız bir çare kalmadı. Zina eden varsa, içki içen varsa hemen tövbe etsin. Önden fren yapsın, sonra freni patlamış araba gibi öndekine bindirmesin. Bir ay kaldı” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYZADER Kayseri İl Temsilciliği ile Hoca Ahmet Yesevi Derneği tarafından organize edilen program Kadir Has Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Ahmet Mahmut Ünlü, 15 yıl önce FETÖ’ye karşı uyarılarda bulunduğunu söyleyerek, “15 seneden fazla oldu yine bu salona gelmiştim. Dinler arası diyalog safsatasının iptali için Kayseri’ye geldim. O zaman kimse FETÖ’nün aleyhine konuşamıyor, Zaman Gazetesi aleyhine konuşamıyor, STV’nin aleyhine konuşamıyor. Ben size geldim, uyardım. Birçok belalardan, şerden uyardım. İŞİD’e karşı, İrancılara karşı uyardım. Ben size vazifelerimi yaptım, yapmaya çalışıyorum. Devamlı Müslümanlar sapıtmasın, gençlerimiz yanlışa meyletmesin diye. Niceleri bana teşekkür ediyor. Diyorlar ki; ‘Sen bizi FETÖ’ye karşı uyarmasaydın hapislerde sürünecektik’ diye dua ediyorlar” dedi.
“Bütün dünyadaki günahların hepsi İstanbul’da var”
Zina yapan, içki içenlerin bir an önce tövbe etmesi gerektiğini söyleyen Ünlü, “Öyle bir bereketsizlik var ki; insanlar musafaha etmekten korkuyor, mikrop var vesaire. Neden? Çünkü zina var, eşcinsellik çoğaldı, lezbiyenlik çoğaldı, içki, kumar, faiz çoğaldı. Öyle günahlar işleniyor ki. İstanbul’u hiç sorma, İstanbul’da bütün dünyadaki günahların hepsi var. Dünya da gidiyor, ahiret de gidiyor, mikroplar ürüyor, huzur bozuluyor, aileler yıkılıyor. Onun için bir an önce tövbe istiğfar edin. Başka yapacağımız bir çare kalmadı. Zina eden varsa, içki içen varsa hemen tövbe etsin. Önden fren yapsın, sonra freni patlamış araba gibi öndekine bindirmesin. Bir ay kaldı” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkent Dakar’da bu yıl 5’incisi düzenlenen Dakar Karnavalının kortej yürüyüşü Bağımsızlık Meydanında başladı.
Yerel kıyafetler giymiş çeşitli etnik gruplar ve geleneksel dansçılardan oluşan yüzlerce kişilik kortej Büyük Tiyatro’ya yürüdü.
Renkli görüntülere sahne olan yürüyüş sırasında halk bol bol fotoğraf çektirdi.
Dakar Karnavalı, Senegal’in kültürel ve etnik yapısını tanıtmak için 2019’dan bu yana düzenleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avengers.co tarafından düzenlenen törenle Global Avengers Awards 2024 ödülleri sahiplerini buldu. Törende İHA muhabiri Kaan Taşkın, “Yılın Çevre ve Tarım Muhabiri” ödülünü aldı. Törene katılamayan Taşkın’ın yerine ödülü İHA muhabiri Fazlı Çolak aldı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Belediyesi ev sahipliğinde Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Makedonya, Özbekistan, Tataristan, İran, Kerkük, KKTC ve Kosova’dan gelen şairler, şiirlerini seslendirdi.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Demirbağ, gazetecilere, bu yıl Ziya Gökalp, Ganire Paşayeva ve Nuri Pakdil anısına “Kurgudan Gerçeğe Şiir” temasıyla gerçekleştirilen etkinliğin düzenlenmesinden mutluluk duyduğunu söyledi.
Birliğe en fazla ihtiyaç duyulan bu dönemde düzenlenen etkinliğin önemli olduğunu ifade eden Demirbağ, şöyle konuştu:
“Elazığ’ımızın kültür şehrimizin çok önemli dinamiklerinden biri, uzun soluklu uzun yıllardır Türk dünyasının önemli bölgelerinden çok önemli büyük şairleri misafir ettiğimiz, şehrimizde ağırladığımız ve kültür hayatımızla buluşturduğumuz bu güzel bir programın şehrimizde yine can bulması, yine bu şehrimizden bütün Türk dünyasına bu aziz milletin kültürle olan bağının yansıması bizi ayrıca mutlu ediyor. Şehrimiz kültüre değer kültürle yoğrulmuş, kültürün içerisinden gelen bir şehir. Haliyle bu şehrin bu topraklarında şiirlerin söylenmesi, şiirlerin bütün dünyaya yayılması ve farklı alanlarda bütün Türk dünyasını kapsayan Kudüs’ü de yine acılarımızı da paylaşan şiir yoluyla bütün dünyayı hem bize taşıyan hem de bizden bütün dünyaya kültürümüzü ve hüznümüzü, sevincimizi taşıyan önemli bir etkinliği yapmanın sevincini, gururunu yaşıyoruz.”
Programa Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güçlükonak 75. Yıl Yatılı Bölge Ortaokulu Salonu’nda düzenlenen konsere, öğrenciler ve vatandaşlar ilgi gösterdi.
Marş ve türküleri seslendiren bandoya zaman zaman dinleyiciler de eşlik etti.
Konseri, Güçlükonak Kaymakamı Ökkeş Furkan Karakurt, Belediye Başkanı Selahattin Aktug, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Yusuf Gezer ve İlçe Emniyet Amiri Başkomiser Mehmet Eroğlu da takip etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açılışında fotoğraf tutkunları, influencerlar ve sektör liderlerinin bir araya geldiği sergi, “Kalpleri Isıtan Bir Dünya” temasıyla, Huawei Pura 70 Ultra ile çekilen ve 170 ülkeden gönderilen 4 milyondan fazla fotoğraf arasından seçilen eserlerden oluşuyor.
Serginin açılışına konuk olan Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian, Türkiye ve Çin’in binlerce yıllık kültürel mirasa sahip iki önemli ülke olduğunu belirterek, “Yüzyıllar boyunca İpek Yolu, Osmanlı İmparatorluğu üzerinden Çin’den Avrupa’ya giden ticaretin ana yolu olmuştur. Türk ve Çin halkları arasında yakın bir kültürel alışverişi beraberinde getirmiştir.” dedi.
Jian, serginin Türkiye ve Çin arasında kültürel etkileşim adına özel bir misyon taşıdığına işaret ederek, şöyle konuştu:
“Sergide, küratör tarafından seçilmiş 300’den fazla eser, dünyanın dört bir yanındaki farklı kültürlerin sıcaklığını ve güzelliğini aktarıyor. Fotoğraflar, tüm dünyadaki insanların ortak dili haline geldi ve cep telefonları bu yeni çağda giderek önemli bir rol oynuyor. Akıllı telefon fotoğrafçılığındaki yenilikler, görüntüleme endüstrisinde devrim yaratarak, insanların günlük bazda gördüklerini nasıl ifade ettiklerini yeniden tanımlamalarında yardımcı oluyor.”
“Bu sergiyle size farklı dünyaları göstermek istiyoruz”
Huawei Tüketici Elektroniği Grubu Pazarlama ve Satış Grubu Başkanı Louis Lu, ilk kez 16 yıl önce İstanbul’a geldiğini ve buradaki manzaraya, insanlara, doğaya hayran olduğunu dile getirdi.
Lu, Huawei’nin yenilikçi bir şirket olarak tanındığını söyleyerek, “Teknoloji inovasyonunun, topluma daha fazla sosyal ve toplumsal değer katması gerektiğine gerçekten inanıyoruz. Bu bizim vizyonumuz. Yani sadece teknoloji değil, aynı zamanda daha iyi bağlantılı, akıllı ve iç açıcı bir dünya inşa etmek vizyonumuz. Türkiye de bizim en önemli stratejik pazarlarımızdan biri. Burada son 3 yılda Huawei’nin marka imajının çok geliştiğini görebiliyoruz.” diye konuştu.
Huwaei Tüketici Elektroniği Grubu Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Wan Fei de “XMAGE”nin dünyanın en büyük mobil fotoğraf sergilerinden birisi haline geldiğini vurgulayarak, “Biz her zaman mobil fotoğrafçılıkla iç açıcı bir dünya yaratabileceğimize inanıyoruz. Bu sergiyle size farklı dünyaları göstermek istiyoruz. XMAGE, sadece bir sergi değil. Aynı zamanda Huawei’nin mobil fotoğrafçılıktaki liderliğini de gösteriyor. Özellikle dünyanın dört bir yanındaki muhteşem sanat eserlerini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
Sergi yarına kadar Divan Kuruçeşme’de
Serginin küratörü fotoğrafçı Attila Durak ise XMAGE’nin mobil fotoğrafçılığın yalnızca bir teknoloji değil, aynı zamanda güçlü bir sanatsal ifade aracı olduğunu anlattı.
Durak, serginin hazırlık aşamalarının zorlu geçtiğini belirterek, “Fotoğraf aslında üvey bir sanattır. Ama teknolojiyle ve artık telefonlarla gümbür gümbür geliyoruz diye düşünüyorum.” dedi.
Açılışta, Huawei Tüketici Elektroniği Grubu Kıdemli Marka Direktörü Pan Chaoyue ile İstanbul Büyükşehir BelediyesiTurizm Müdürü Hüseyin Gazi Coşan da konuşma yaptı.
Sergi, yarın akşama kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ankara’da yaşayan 57 yaşındaki Ömer Yıldırımer, 23 Kasım günü yeğeni Umut Ozan Çınar ile birlikte gezmek için Adana’ya doğru yola çıktı. 1993 model Renault Toros marka otomobilin direksiyonuna geçen dayı Yıldırımer, bir süre ilerledikten sonra aracını uzun yol tecrübesi kazandırmak istediği yeğenine teslim etti. Seyir halindeki dayı ve yeğeni Niğde-Adana kara yolunda tipi ile karşılaştı. Yoğun kar yağışı ve fırtınaya rağmen durmayan Çınar, kararlı bir şekilde yoluna devam etti. O esnada yoldan geçenler ise hayretle izledikleri aracı kayda almayı ihmal etmedi. Son model arabaların bile geçmekte güçlük çektiği yolu 31 yaşında olmasına rağmen kusursuz şekilde kateden Toros’un görüntüleri sosyal medyada çok sayıda beğeni topladı. O anları anlatan Yıldırımer ise arabasının kendine has özellikleri sayesinde zorlanmadan ilerleyebildiklerini belirtti.
“Lüks bir araç kullansaydım belki bu kadar ilerleyemezdim”
Yaşadıkları durumla ilgili konuşan Ömer Yıldırımer, “Yolda zorlanmadan ilerlememizin ilk sebebi aracın ve lastiklerinin iyi olması. O gün yeğenimle birlikte Adana ve Gaziantep’e gezmeye gidecektik. Yola çıktığımızda karla karşılaştık. O esnada araba hiç zorlanmadı ama görüş açımız düşük olduğu sıkıntı yaşadık. O sırada lüks bir araç kullansaydım belki bu kadar ilerleyemezdim. Eski arabalara alışkınım. Arabanın direksiyonu hidrolik olmadığı için biraz ağır dönüyor. Bu da sağlamlık katıyor araca. Öte yandan aracın önden çekişli olması da işimizi kolaylaştırıyor” dedi.
“Arabamla sürekli ilgileniyorum”
Aracının bakımlarını eksik bırakmadığını ifade eden Yıldırımer, “Bir arkadaşım arayıp, ‘Arabanı internette gördüm. Ünlü olmuşsun’ dedi. Benim de öyle haberim oldu durumdan. Arabayı 7 yıldır ben kullanıyorum. İlk aldığımda bakıma ihtiyacı vardı. Sonrasında bu hale getirdik. Arabamı seviyorum. Sevmesem binip de kullanmam. Arabamla sürekli ilgileniyorum, yoksa çalışmaz. Artık 31 yaşında mecburen ilgilenmek gerekiyor. Ben 12 yaşımdan beri sanayide arabalarla ilgileniyorum. Otomobille ilgili neredeyse her konu hakkında tecrübem var. Aracımın da bakımının büyük bir kısmını kendim yaparım. Bu kadar sağlam olmasının da bir nedeni bu. Tecrübem olduğu için bu kadar rahat kullanabildim” diye konuştu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Döşemealtı ilçesindeki polis sosyal tesislerinde gazetecilerle bir araya gelen Arslan, burada yaptığı açıklamada, emniyet müdürlüğü olarak basına büyük değer verdiklerini söyledi.
Arslan, basın özgürlüğünün uluslararası güven altında olduğunu anımsattı.
Antalya basının da kentine duyarlı olduğuna dikkati çeken Arslan, “Antalya Türkiye’nin vitrin şehri. Turizmi ve tarımıyla dünyada bir marka. Antalya basınının da kentin marka değeri ve ülke ekonomisine etki edecek konularla ilgili yaklaşımında hassasiyetli davrandığını görüyoruz.” dedi.
Kendilerinin karşılıklı iyi niyet çerçevesinde sonuna kadar şeffaf ve ulaşılabilir olduklarını anlatan Arslan, emniyetin bilgi kanallarının her daim açık olduğunu, toplumun doğru bilgilendirilmesi için çaba gösterdiklerini kaydetti.
Bir gazetecinin elektronik denetleme sistemine ilişkin sorusuna Arslan, “Antalya Valisi Hulusi Şahin de hassasiyetle konunun üzerinde duruyor. Atıl durumdaki yatırım için ‘Yılbaşında başlayalım’ talimatı oldu. Belediye de üstlenici firmada da yapıcı davranıyor. Emniyet olarak biz de çalışıyoruz. En kısa sürede devreye girecek.” diye konuştu.
Bir gazetecinin, “Okullarda renkli şekerler şeklinde uyuşturucu satılıyor gibi kentte okul çevreleriyle ilgili sürekli söylentiler dolaşıyor?” şeklindeki sorusuna Arslan, “Evet şeker konusu ve sakallı adam geziyor gibi söylentiler çıkıyor. Bize de ulaştı. Hepsini araştırdık. Asparagas haber. Okul polisliği anlamında üzerimize düşeni yapıyoruz ama tekrar bir değerlendirme toplantısı yaptık. Okullar ve çevresinde etkin bir şekilde görev yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bağımlılığın çağın vebası haline geldiğine işaret eden Arslan, toplumsal olarak bu sorunu çözmek için bazı doğru tespit ve analizler yapılması gerektiğini dile getirdi.
Skuterlerle ilgili de çok şikayet aldıklarını aktaran Arslan, “Trafikte ve kullanıldıktan sonra başıboş bir şekilde bırakılması gerçekten kaotik bir sorun haline geldi. Bununla ilgili tedbirlerimizi arttıracağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte, NARKO tır projesiyle Çerkezköy, Çorlu, Kapaklı ve Süleymanpaşa ilçelerinde öğrencilere ve vatandaşlara uyuşturucu bağımlılığı ve zararları hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı olup buraya getirilen tır, 5 günlük program süresince özellikle gençler ve ailelere ulaşarak farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Tırda bulunan gelişmiş teknoloji cihazları ile uyuşturucu kullanan insanların etkilendiği zararlar çeşitli görsellerle yerinde anlatılıyor.
Narkotik Şube personeli Mehmet Özdoğan, projenin kapsamını şu sözlerle ifade etti: “Daire Başkanlığımızın geliştirdiği NARKO tır projesiyle ilimizdeki dört ilçede toplam 20 bin kişiye uyuşturucu maddelerin zararları, bağımlılık süreçleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgiler verdik. Ayrıca ‘En İyi Narkotik Polisi Anne’ projesi ve NARVAS yazılımı hakkında da vatandaşlarımızı bilgilendirdik. Önümüzdeki dönemlerde de farkındalık çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
Atatürk Meydanı’nda gün boyu vatandaşlara açık olan NARKO tır, öğrencilere yönelik özel sunumlar ve rehberlik çalışmalarıyla da dikkat çekti. NARKO tır projesinin, uyuşturucuyla mücadelede önemli bir farkındalık aracı olarak etkinliğini sürdürdüğü vurgulandı.
Tırı Tekirdağ İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı da ziyaret ederek incelemelerde bulundu. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ORDU’da kombi arızası sonucu eve sızan karbonmonoksit gazından etkilenen Kasım T. (67), eşi Remziye T. (66) ve oğulları Fırat T. (32) hastaneye kaldırıldı.
Altınordu ilçesi Akyazı Mahallesi Nergiz Sokak’ta oturan Kasım T., yoğun gaz kokusu ve baş ağrısı şikayetiyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbar bulundu. Adrese polis, sağlık ve doğal gaz ekipleri sevk edildi. Ekipler, giriş kattaki kombinin arıza yaptığını, tahliye borusundan içeriye karbonmonoksit sızdırdığını tespit etti. Ekipler, gaz bağlantı vanalarını kapatıp, evdekileri tahliye etti. Gazdan etkilenen Kasım T., eşi Remziye T. ile oğulları Fırat T., ambulansla Ordu Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ailenin durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü çerçevesinde Hitit Üniversitesi Kadın ve Aile Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü işbirliğinde “Kadının Güçlendirilmesi” konulu panel düzenlendi. Hitit Üniversitesi Meslek Yüksekokulları Kampüsü Ethem ErkoçKonferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sahit Aydın, ülkemizde kadına yönelik şiddetle etkin mücadele edildiğini ifade ederek, “Kadına yönelik şiddetle mücadelede ilerleme sağlanabilmesinde yasal düzenlemeler ve kurumsal mekanizmaların yanı sıra konuya ilişkin bilinç ve duyarlılığın artırılması, toplumsal farkındalığın sağlanması da önemlidir. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle tüm kadınlarımızı şiddetten uzak, sağlıklı ve huzurlu bir ömür geçirmeni dileriz” dedi.
Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Kadın ve Aile Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nurcan Baykam da; “Kadın annemiz, eşimiz, kız kardeşimiz ve toplumu şekillendiren en önemli unsurdur. Kadın güvende olmalı ki kadın huzurlu, mutlu olmalı ki yeni nesillere bu huzuru, güveni aktarabilsin ve toplum huzurlu, güvenli olsun. İşte bu anlamda kadına yönelik şiddet aslında sadece fiziksel değil, duygusal ve ekonomik boyutlarıyla da olan, dokunulmazlıkları ihlal eden büyük bir insanlık suçudur. Bu konulara yönelik önlemleri almak, kadının toplumdaki hem ekonomik hem sosyal anlamda yerini daha sağlam zeminlere oturtmak, bireysel olarak kadınlarımızın kendi ayakları üstünde durabilmesini sağlamak ve dolayısıyla bu ihlale karşı da kendini savunabilir ve korunmasını almış olmak en önemli hedeflerimizden olmalı” diye konuştu.
Hitit Üniversitesi olarak bu konuda birçok çalışma, etkinlik, eğitim ve projeler yaptıklarını belirten Baykam, “Böyle bir şiddetle ilgili süreçler sadece ülkemizde değil, tüm dünyada ortadan kalksın ve huzurlu, daha mutlu bir toplum olarak yaşayalım” şeklinde konuştu.
Çorum Vali Yardımcısı Yeliz Mercan ise kadına yönelik şiddetin kadim ve küresel bir sorun olduğunu söyleyerek, “Yalnız şiddet, hepinizin malumu olduğu üzere bir sarmal şeklinde yetişen bir durum, bir süreç. Sadece yasal düzenlemelerle ortadan kaldırılması, son bulması maalesef mümkün değil. Bu anlamda tüm toplumda bir farkındalık, bilinç oluşturmak gerekiyor. Evlerimizde çocuklarımıza, okullarda öğrencilerimize, iş yerinde, hatta kullandığımız dile kadar dikkat etmemiz gereken bir süreç” ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının tüm kurumlarıyla şiddete uğrayan, şiddete uğrama riski olan kadınların her zaman yanında olduğunu ifade eden Mercan, “Ümit ediyoruz ki tüm şiddetin her türlüsü, özellikle kadına dönük şiddetin her türlüsü son bulur. Şiddetsiz bir toplumda yaşarız. Çünkü en temel insan hakkı ihlali” dedi.
Konuşmaların ardından Hitit Üniversitesi Kadın ve Aile Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Menekşe Şahin, Çorum Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) Müdürü Şükran Uzun ve Polis Memuru Hatice Palalı tarafından sunumlar yapıldı. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Reşat Karcıoğlu, üniversitenin İdeal Hukuk Kulübü, Hukuk Araştırma ve Kriminoloji ile Ata Psikoloji Kulüplerince Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, kadına şiddetin, topluma ihanet olduğunu söyledi.
Toplumun temelinin aile, ailenin temelin kadın, bugünün kızlarını da yarının kadınları olarak ifade ettiklerini belirten Karcıoğlu, “Temele ihanet edince bina yıkılır, biz temeli oluşturan değer üzerinden hareket edeceğiz. Gelişmiş ülkelerde bile kız çocukları istismar ediliyorsa o zaman toplumu kurtarma adına biz gereğini yapacağız, erkekleri bir okutacağız, kızlarımızı iki okutacağız. Her kademede kızlarımız, kadınlarımız var, önlerini açacağız ve onların istihdamına katkı sağlayacağız.” dedi.
Eğitimin her alanda önemli olduğunu vurgulayan Karcıoğlu, kadınlar için eğitimin çok ciddi değer olduğunu işaret etti.
“Ahlak olursa hukuk kendiliğinden tecelli edecektir”
Bugünün hukuk fakültesi öğrencilerinin yarının hakim, savcı ve avukatları olacaklarını belirten Karcıoğlu, şöyle devam etti:
“Hangi meselenin altını kaşırsanız eğitim çıkıyor. Hukuku biliyoruz, Mecelle’nin özünde de vardır, hukuktan önce Batı’nın bize yutturduğu ‘etik’ dedikleri etiğin öncesinde ahlak vardır. Ahlak olursa hukuk kendiliğinden tecelli edecektir. Öğrencilerimizden umutluyuz ama sizlerden özelikle ahlaki değerlerden taviz vermeden davaları almamız, maddi boyutu ikinci hale getirmenizi bekliyoruz.”
Moderatörlüğünü Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Yasin Kurban’ın yaptığı sempozyumda, akademisyen ve katılımcılar, “Kadın Cinayetlerinin Psikolojik Tahlili”, “Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Şiddetin Psikolojisi”, “Cinsel Şiddet ve Sonuçları”, “Kadın Cinayetlerinin Adli Tıpta İncelenmesi”, “Kadın Cinayetlerinde Medyanın Rolü ve Toplum Psikolojisi”, “Kadın Cinayetlerinde Hukuki Reformalar ve Cezai Yaptırımların Güçlendirilmesi”, “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede 6284 Sayılı Kanun’un Önemi” konularında sunum yaptı.
Sempozyuma, Erzurum Baro Başkanı Mesut Öner, akademisyen ve öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eğitime yönelik projeler ve çalışmalarla dikkatleri üzerine çekmeye devam eden Canik Belediyesi, ilçedeki kadınlara yönelik Hukuk Okuryazarlığı Eğitimi gerçekleştirdi. İlçedeki kadınların yoğun bir ilgiyle katıldığı eğitim programında hukuk kavramı, insan hakları, hukuki destek ve hakların ihlali durumlarında başvurulması gereken kanun yolları hakkında bilgiler verildi.
KADES uygulaması anlatıldı
Canik Belediyesi Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleşen eğitim programa katılan Canikli kadınlara, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Kadın Destek Uygulaması (KADES) ile ilgili bilgiler aktarıldı. İki oturum şeklinde gerçekleşen eğitim programı çerçevesinde ayrıca kadının toplumdaki yeri ve önemi, doğru aile yapısı, aile içi etkili iletişim konularında katılımcılara uzman isimler tarafından bilgilendirmeler gerçekleştirildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Doç. Dr. Onur Tatar, Ayvacık ilçesi Şapköy köyündeki kadınların başarı hikayesini konu alan serginin açılışında, iştirakçi statüsünde yer alan Prof. Dr. Genç’e teşekkür ederek, proje süreçleri ve final etkinliği olan sergi hakkında bilgi verdi.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Çağman Esirgemez de ÇOMÜ ile işbirliği halinde çalışmalar yapmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu ise Şapköy’de çok güzel başarı hikayelerinin olduğunu kaydederek, “Örneğin yaklaşık 50 yıl önce bir genç köye getirmiş olduğu bir Antep fıstığı dalıyla menengiç ağacını aşılayarak harikalar yaratmış. Şapköy kadınları kendi emek güçlerinin farkında olarak kooperatifleşme çalışmaları yapmış. Kadınların kooperatifleşme süreciyle elde ettikleri ekonomik kazanımlar onların varoluş hikayesini değiştirmiş.” ifadesini kullandı.
Törene, Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük, akademisyenler, Şapköy sakinleri ve öğrenciler katıldı.
Şapköy kadınlarının kooperatifleşmeden elde ettikleri ekonomik kazanımları ve bu süreçte köyden kente göçün etkilerini sanatsal bir dille anlatmayı amaçlayan sergi, 10 Aralık’a kadar açık kalacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği tarafından, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Kapsamında çeşitli işyerleri ile Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde açılan stantta toplam 220 kadına tedbir kararlarından nasıl yararlanabilecekleri ve nerelere başvuru yapabilecekleri konusunda bilgilendirme faaliyeti yapıldı. Kadın Destek Uygulaması (KADES) tanıtılarak broşür dağıtıldı.
Şiddetin her türlüsüyle mücadeleyi kararlılıkla sürdüren Jandarmanın sorumluluk sahasındaki tüm kadınlara ulaşması hedefleniyor. – ÇANAKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği tarafından düzenlenen eğitim çalışmasında, çeşitli iş yerleri ile Çanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiBiga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde stant açıldı.
Yaklaşık 220 kadına, tedbir kararlarından nasıl yararlanabilecekleri ve nerelere başvuru yapabilecekleri konusunda bilgilendirmede bulunuldu.
KADES uygulamasının tanıtıldığı stantlarda, kadınlara karanfil hediye edildi.
Eğitim çalışmaları ile şiddetin her türlüsüyle mücadeleyi kararlılıkla sürdüren jandarmanın sorumluluk sahasındaki tüm kadınlara ulaşması hedefleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadına yönelik şiddet ve cinayet davalarının ısrarlı takipçisi olan Avukat Sibel Önder, Buca’nın Yiğitler Mahallesi 320 Sokak’ta katledilen Rüya Polat’ın delil yetersizliğinden serbest kalan eşinin 8 yıl sonra müebbet hapis cezası almasını sağladı. Buca Belediyesi de adalet arayışlarına umut olması adına cesur avukatın adını söz konusu sokağa vermek için harekete geçti.
Avukat Sibel Önder ile 320 Sokak’ta bir araya gelen Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, şunları söyledi:
“Sibel Hanım’ın mücadelesinin, adalet arayan herkese umut vermesi için”
“Bu sokakta yıllar önce çok acı bir cinayet işlendi. Sibel Hanım’ın davadaki ısrarlı takibi sayesinde beraat kararı verilen dosya daha sonra tekrar görüldü ve ceza müebbet hapis cezasına çevrildi. Bu kararla o masum kadının ailesinin içi biraz olsun adalet duygusuyla rahatlamış oldu. Avukat Sibel Önder, şiddete uğrayan kadınların hak arayışında yanlarında oluyor. Bugüne kadar birçok davada eşine ya da sevgilisine şiddet uygulayan erkeklerin karşısına dikilerek, mahkemede kadınların lehine kararlar aldırmayı başardı. Baktığı tüm şiddet vakalarında, şiddet uygulayan erkeklerin demir parmaklıklar ardına atılmadan emekli olmayacağını söylüyor. Sibel Hanım’ın mücadelesinin, adalet arayan herkese umut, tüm avukatlarımıza da cesaret vermesi adına bu sokağa ‘Avukat Sibel Önder’ adını vermeyi planlıyoruz. Bu konuyu Buca Belediye Meclisi’mizde gündeme getireceğiz.”
“Katledilmiş tüm kadınlar adına kabul ediyorum”
Avukat Sibel Önder de adının sokağa verilecek olmasının kendisine onur verdiğini belirterek, “Katledilmiş tüm kadınlar adına kabul ediyorum” dedi.
Başkan Duman’ın desteğinin kendisini daha da kamçılayacağını aktaran Önder, “Sizler benim bu kadar arkamda olursanız, bundan sonra mazlumların sesi daha çok duyulur. Bu şekilde çocuklara daha iyi bir hayat verebiliriz, kadınlara daha güvenli bir hayat verebiliriz. Ölünün dili yok ama benim var, demek ki sizin de varmış başkanım. Çok mutlu oldum gerçekten” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın İl Jandarma Komutanlığı Aile içi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği personelleri tarafından25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü faaliyetleri kapsamında Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü koordinesinde Aydın İl Müftülüğü Konferans Salonunda gerçekleştirilen Hayati İnanç’ın ‘Güçlü Kadın, Güçlü Aile, Güçlü Türkiye’ söyleşi programına katılım sağlayan vatandaşlara bilgilendirmelerde bulunuldu. KADES uygulaması, Kadına El Kalkamaz mottosuyla bilgilendirme faaliyeti gerçekleştiren jandarma ekipleri, söyleyişe katılan vatandaşlara çeşitli konular ve KADES hakkında broşürler, Jandarma Çocuk Dergisi ve Türk bayrağı hediye edildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – CHP Trabzon Milletvekli Sibel Suiçmez, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, “Bugün bu salonda en çok duyacağımız sözler; yoksulluk, tecavüz, utanç, istifa, yetersiz bütçe olacak. Bugün sanal eylem planları dinledik. Bunlarla ne yoksulluğu ne tecavüzü ne tacizin önünü kesemiyorsunuz. Bugün azalan bir bütçe ile karşımızdasınız. Güzel bir bütçe hazırlamamışsınız. Bu bütçeyle nasıl çözüm üretilecek? Sürekli aile diyorsunuz. Hepimiz aileden yanayız ama buna bir kutsallık vererek kadını onun içerisinde boğmanıza karşıyız” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçe görüşmeleri devam ediyor. CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, şunları söyledi:
“Bugün bu salonda en çok duyacağımız sözler; yoksulluk, tecavüz, utanç, istifa, ölüm, yetersiz bütçe olacak. 22 yıllık AKP iktidarının getirdiği bu süreçte yoksulluk her tarafta, tecavüzler, istismarlar her tarafta. Sizin pek çok bakanlığı ilgilendiren konuda sorumlu tutulmanızın da haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bu İçişleri Bakanlığıyla, Milli Eğitim Bakanlığıyla siz nasıl problemleri çözeceksiniz? Ben bugün bir kadın vekil olarak bir kadın bakandan şunu duymak isterdim; ‘üzgünüm problemleri doğru tespit edip gerçekçi ve doğru bir çözüm uygulayıp çocukları, kadınları, engellileri, yaşlıları kısaca dezavantajlı grupları yeterince koruyamadım ama birlikte başarmak için bir şeyler yapabilir miyiz’. Bu gerçekleşmiş olmadı. İçişleri Bakanıyla hiç görüştünüz mü merak ediyorum. Her 25 Kasım’da kadınlar şiddetin önlenmesi için sokaktalar, dövülüyorlar, eziliyorlar, kötü muameleye tabi tutuluyorlar. Bakana, ‘bu sefer de bırakalım’ dediniz mi? Keşke görüşseydiniz, bunları engelleseydiniz. Bu Milli Eğitim Bakanı’yla ‘özgür kadın, özgür birey’ yetiştirmeniz mümkün değil. Bunu anlamanız gerekiyor. Milli Eğitim Bakanı’yla görüşmeniz gerekiyor.
“Hayal görmeyin, nasıl çözüm üreteceğimizi ortaya koyalım”
Bu konuda yetkin gruplarla değil de Diyanet İşleri Başkanlığıyla protokol yapıp da merhamet üzerinden giderseniz sonuç bu; hergün öldürülen kadınlar. Bunun önüne bu şekilde geçemeyiz. Bunun önüne geçmek sadece sizin değil hepimizin görevi. Siz yanınızdaki bürokratların size doğru bilgi vermesini sağlayın. Bugün sanal eylem planları dinledik. Bunlarla ne yoksulluğu ne tecavüzü ne tacizin önünü kesemiyorsunuz. Bugün azalan bir bütçe ile karşımızdasınız. Güzel bir bütçe hazırlamamışsınız. Bu bütçeyle nasıl çözüm üretilecek? Sürekli aile diyorsunuz. Hepimiz aileden yanayız ama buna bir kutsallık vererek kadını onun içerisinde boğmanıza karşıyız. Bugün boşanma sayısı artmış, eşleri tarafından katledilen kadınların sayısı artmış, aile bireyleri tarafından cinsel saldırıya uğrayan çocukların sayısı artmış, evlenme sayısı düşmüş, bebek ölümleri artmış. Güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye diyorsunuz. Hayal görmeyin, nasıl çözüm üreteceğimizi acımasız bir biçimde verileri ortaya koyarak, karşılıklı görüşerek, birbirimizle danışarak sağlayalım.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tepebaşı Belediyesi, toplumu yakından ilgilendiren farkındalık çalışmalarına devam ediyor. Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binası önünde düzenlenen etkinliğe Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Eskişehir Baro Başkanı Av. Barış Günaydın, Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve belediye personeli katıldı.
“Tarihe ışık tutulabilecek”
Etkinlikte konuşan Başkan Ataç, ” Türkiye’deki kadına yönelik şiddetin bu noktaya gelmesinde büyük vebali olan bir siyasi irade var. Bu siyasi irade kadına olan değeri bilmezken, bir de İstanbul Sözleşmesini ortadan kaldırdı. Türkiye’de kadına şiddet giderek üst noktalara geldi. Özellikle son 20 yılda binlerce kadınımız, çocuğumuz ve işçi kardeşlerimiz hayatını kaybetti. 25 Kasım tarihi gerçekten çok önemli. Bu kavramla belki tarihe bir ışık tutulabilecek. Bugün burada üniversitelerin kadın araştırma merkezleri, meslek odaları, dernekler, STK’lar ve birçok grup kadına yönelik şiddete dur demek için buradayız” dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Temsilcisi Ayşe Aytekin ise 2024’ün ilk 10 ayında 344 kadının erkekler tarafından, 207 kadının ise şüpheli bir şekilde hayatını kaybettiğini söyledi.
Tepebaşı Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Banu Dinç ise “Belediyemizin 2007’den bu yana hizmet veren bir sığınmaevimiz var. O günden bugüne 539 kadın 256 çocuk barındı. Verdiğimiz destekler ile de 176 kadının bağımsız yaşama geçişi sağlanmıştır” diye konuştu.
Konuşmaların ardından ise katılımcılar, belediye binası içerisinde bulunan sergi salonunda “Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Kadına Yönelik Şiddete Karşı Tutum Belgesi”ni inceledi. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polat Group Holding ve Polat Makina Kurucu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat ve üst düzey yöneticileri, zeytinyağı üretiminde kullanılan makineler, şirketin faaliyetleri ve gelecek dönem projeleri hakkında önemli açıklamalarda bulunurken çevre dostu ve sürdürülebilir üretim süreçlerine dikkat çekti.
Polat Makina, 26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü vesilesiyle Aydın’daki merkez fabrikasında basın temsilcileriyle bir araya geldi. Etkinlikte, şirketin sürdürülebilir üretim vizyonu, zeytinyağı teknolojileri ve geleceğe yönelik projeleri detaylı bir şekilde paylaşıldı. Polat Makina’nın çevre dostu üretim süreçleri ve kadın istihdamını destekleyen projeleri de ön plana çıktı.
4’ü yurt dışında olmak üzere 13 grup şirketiyle faaliyetlerini sürdüren Polat Group Holding’in iştiraklerinden Polat Makina’da, şirketin sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalarak şekillendirdiği zeytinyağı üretim teknolojileri, Polat Makina’nın faaliyetleri, bir önceki yılın değerlendirmesi ve geleceğe yönelik projeleri paylaşıldı. Polat Group Holding ve Polat Makina Kurucu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat ile üst düzey yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantının ardından basın temsilcileri için düzenlenen fabrika turuyla üretim süreçleri yakından tanıtıldı. Polat Group Holding Genel Müdürü Rıza Korkut Özdemir ve Polat Group Holding Mali İşler Direktörü Serkan Ersoy’un holding ve iştirakleri hakkında genel bilgilendirmede bulunduğu toplantıda, Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan dijital dönüşüm süreçleri, yenilikçi uygulamalar ve sürdürülebilirlik temelinde geliştirdikleri projelerden bahsetti.
“45 ülkede, 46 yılda global bir güç haline geldik”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Polat Group Holding Kurucusu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat, Polat Makina’nın 46 yıllık başarı hikayesini anlatarak şirketin global pazarlarda nasıl büyüdüğünü vurguladı. Polat, önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı ve global rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi. İbrahim Polat, Aydın’da başlayan başarı hikayesinin, bugün global bir yapıya dönüştüğünü hatırlatarak, “UNESCO tarafından 26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü olarak ilan edildi. Ben de, zeytine olan tutkumla doğduğum bu topraklarda 1978 yılında 4,5 metre karelik küçük bir atölyede yolculuğuma başladım. Bugün “Zeytinin olduğu her yerde Polat Makina imzası var” diyebileceğimiz bir noktaya geldik.
Ürünlerimizi Avrupa, Orta Doğu ve Amerika başta olmak üzere 45 farklı ülkeye ihraç ediyoruz. Polat Makina’da değerli yeteneklerin özverili çalışmaları sayesinde, kısa sayılabilecek bir sürede bugünkü konumumuza ulaştık. Önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı, global varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu süreçte müşteri memnuniyeti ve kaliteden ödün vermeden, global düzeyde rekabetçi bir oyuncu olmaya devam edeceğiz” dedi.
“Sürdürülebilirlik ve inovasyon, büyümemizin temel taşları”
Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan da toplantıda yaptığı konuşmada, şirketin Ar-Ge çalışmalarına ve çevre dostu üretim süreçlerine verdiği önemi vurgulayarak; “Güneş enerjisi yatırımlarıyla karbon ayak izimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. 2027 yılı itibarıyla üretilen elektriğin tamamının üretim tesislerimizde kullanmayı hedefliyoruz.” dedi. Ayrıca Şahan, “Kadınların Birleştirici Gücü” adlı projeleriyle bölgedeki kadın istihdamını destekleme adımlarını da duyurdu.
Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan, zeytinyağı üretiminde sundukları komple çözümlerle sektöre önemli katkılarda bulunduklarına da dikkat çekti. Sürdürülebilir ve istikrarlı büyümenin temel öncelikleri arasında olduğunu belirten Şahan, “30.000 m’lik üretim tesislerimizde gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmalarıyla, zeytinyağı üretiminde ihtiyaç duyulan her aşama için özel çözümler sunuyoruz. Teknolojik üstünlüğümüz ve kaliteye verdiğimiz önemle global ölçekte büyük bir prestije sahibiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda, yaklaşık 2 milyon dolarlık bir yatırımla yıllık 4 milyon 900 bin kWh kapasiteli bir güneş enerjisi sistemi kurduk. Tüm iş süreçlerimizde karbon ayak izimizi en aza indirmek için çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” ifadesini kullandı.
Aydın’ın bölge olarak taşıdığı öneme de dikkat çeken Şahan, “Şirketimizin temellerinin Aydın’da atılmış olması ve burada köklü bir geçmişe sahip olmamız, bizi bölgeye değer katan projeler hayata geçirmeye teşvik ediyor. Bu kapsamda, 2023 yılında başlattığımız Kadınların Birleştirici Gücü projemiz çerçevesinde Kaynak Operatörü Yetiştirme Programı’nı hayata geçirdik. Program, bölgenin gelişimine katkı sağlayarak hem kadın istihdamı hem de yerel kalkınmayı destekleme yolunda önemli bir adım oldu” dedi.
2024 yılında büyüme stratejilerine paralel ilerlediklerinin de altını çizen Şahan, “2025 yılı için planladığımız projeleri hayata geçirerek çok daha verimli bir konuma yükselmeyi ve müşteri memnuniyetini daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
Polat Makina Hakkında
Temelleri 1978 yılında İbrahim Polat tarafından Aydın’da atılan Polat Group Holding, 1200’ün üzerinde çalışanı ve 4’ü yurt dışında olmak üzere; makine, redüktör, tarım, fidancılık, kimya gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren 13 markasıyla ürünlerini Aydın’dan 80’in üzerinde ülkeye ihraç etmektedir. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan, etkinlikle ilgili Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen basın toplantısında, teknoloji sayesinde dünyanın daha iyi bir yer haline geleceğini söyledi.
Robot yarışlarına ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını ifade eden Tezcan, “Bizim gibi gelişmekte olan ülkenin kalkınmasında en önemli etkenlerden biri teknolojiyi hızla kendi ekonomi mekanizmasına adapte etmek olmalı. Bunu farklı dönemlerde farklı ülkeler gerçekleştirmiş.” dedi.
Bilim Kahramanları Derneği Başkanı Sıdıka Semahat Demir ise çocukların erken yaşta bilimle tanışması ve bilginin toplumun odağında olması için faaliyet yürüttüklerini belirtti.
Her çocuğun mucit doğduğunu anlatan Demir, “Robot etkinliğinin temel amacı çocuk ve gençleri bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarıyla çalıştırmaktır.” ifadelerini kullandı.
Demir, 90 ülkeden 3 bin 500 katılımcının yer alacağı etkinlikte doğa ile uyum içinde yaşamanın yollarını keşfetmek için çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.
Dünya Robot Olimpiyatı Genel Sekreteri Claus Ditlev Christensen de robotlardan korkulmaması gerektiğini, onların dünyayı daha iyi bir yer haline getirmede bir araç olarak kullanılabileceğinin altını çizdi.
Dünyanın dört bir yanındaki gençleri buluşturduklarını belirten Christensen, “Onlar sadece yaratıcılıklarını ve teknik becerilerini sergilemek için değil, aynı zamanda akranlarıyla bağlantı kurmak, sınırları ve kültürleri aşan dostluklar kurmak için burada olacak.” diye konuştu.
Fuar İzmir’de 28-30 Kasım’da gerçekleştirilecek olan organizasyonda katılımcı ülkelerin klasman birincisi robotları yarışacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çorlu’da iki dekar alanda kurulu olan ve 600 metrekarelik steril ve kapalı hidroponik ortamıyla Türkiye’nin ilk dikey tarım tesislerinden biri olan işletmede, 40 farklı türde yenilebilir bitki yetiştiriliyor. Tesiste, yağmur kanallı mekanik aktarım ve açısal sulama sistemleri gibi ileri teknolojiler kullanılarak, fidelerin kök sulama havuzlarında doğal içerikli saf gübreyle beslenmesi sağlanıyor. Deneme üretim kapasitesinin aylık 2000 kıvırcık marul ile 1000 kombine kök ürün (roka ve kırmızı yapraklı salata çeşitleri) olduğu belirtildi.
Sürdürülebilir tarımda yeni bir adım
İşletmede sürdürülebilir tarım teknikleri ve Ar-Ge çalışmalarıyla üretim yapılırken, dikey tarımın avantajları ön plana çıkıyor. Bu yöntemle düşük su tüketimi, enerji verimliliği, zararlı ve hastalık bulaş riskinin azalması gibi avantajlar sağlanıyor. Ayrıca, kapalı ve steril alanlarda yapılan üretim sayesinde, yıl boyu kesintisiz hasat imkanı sunuluyor. Ancak dikey tarımın yüksek yatırım maliyetleri, bu üretim modelinin zorluklarından biri olarak gösteriliyor.
İl Tarım Müdürlüğünden ziyaret
İl Tarım ve Orman Müdürü Oktay Öcal, İl Müdür Yardımcısı ve Çorlu İlçe Tarım ve Orman Müdürü ile teknik personelden oluşan bir heyet, tesisi ziyaret etti. İşletmedeki üretim tekniklerini yerinde inceleyen Öcal ve ekibi, üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Tesisin, modern tarımın ülkemizdeki yaygınlaşmasına katkı sağlaması hedefleniyor. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Yıldız Teknik Üniversitesi senato salonunda yapılan toplantıda BKYS sunumu yapan KAEÜ Rektör Yardımcısı ve Kalite Yönetim Koordinatörü Prof. Dr. Hüseyin Şimşek, sistem içindeki politika ve stratejik planlama, risk ve süreç yönetimi ile performans izleme özellikleri hakkında bilgi vererek, sistemin kullanıcı dostu ara yüzü olduğunu anlattı.
KAEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil de BKYS’nin üniversitenin akademik ve idari süreçlerinde verimlilik sağladığını, KAEÜ’nün kalite yönetimindeki yaklaşımından, bu alanda elde edilen başarılardan bahsetti.
BKYS’nin geliştirilme amacına, süreçlerine ve uygulama alanları hakkında bilgiler veren Rektör Karahocagil, BKYS’nin üniversitelerde kaliteyi yönetmek, izlemek ve geliştirmek için bütünleşik bir yaklaşım sunduğunu ve kurumların performanslarını artırmalarına yardımcı olduğunu kaydetti.
Sunumlar için teşekkür eden Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik de BKYS’nin üniversitelerin kalite süreçlerinde önemli bir sistem olduğunu ifade etti.
Toplantıya, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Vatan Karakaya ve Prof. Dr. Ahmet Göksel Ağargün, Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Özer Çınar ile Genel Sekreteri Ahmet Yüksel Karahan da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Şanlıurfa’da yerli ve milli yazılım GAP Hassas’ın tanıtımını yaptı. Kacır, “Bu yazılım, çiftçilerimizin alın terini teknolojiyle buluşturarak toprağın dilini konuşacak ve bereketinin sırrını çözecek” dedi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Sanayi ve Teknoloji BakanıMehmet Fatih Kacır, GAP Hassas Tarım 2. Faz Tanıtım Töreni’ne katılmak üzere Şanlıurfa’ya geldi. Kente gelen bakanları, havalimanında Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ile kent protokolü karşıladı. Törenin düzenlendiği GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü’ne gelen ve burada kurulan stantları gezen bakanlar, yetkililerden bilgi aldı.
ÇİFTÇİLER E-DEVLET ÜZERİNDEN TAKİP EDEBİLECEK
Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yerli ve milli yazılım GAP Hassas’ın, uydu görüntüleri ve hiperspektral kamera verileriyle elde edilen zengin veri seti sayesinde tarım arazilerinin detaylı analizini sunduğunu belirtti. Bu sistemle çiftçilerin ilave donanımlara ihtiyaç duymadan doğru hasat tarihi, gübre miktarı ve diğer tarımsal ihtiyaçları e-devlet platformu üzerinden öğrenebileceğini anlatan Bakan Kacır, “Bu yazılım, çiftçilerimizin alın terini teknolojiyle buluşturarak toprağın dilini konuşacak ve bereketinin sırrını çözecek. Çiftçimize artık doğanın sesi kadar teknolojinin sunduğu rehberlik de eşlik edecek” dedi.
GAP BÖLGESİNE 20 YENİ OSB
Bakan Kacır, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde son 22 yılda ihracatta yaşanan büyük artışa da dikkat çekti. Şanlıurfa’nın ihracatının 7 milyon dolardan 386 milyon dolara, Gaziantep’in ise 619 milyon dolardan 10,7 milyar dolara çıktığını anlatan Bakan Kacır, bölgenin üretim üssüne dönüştüğünü söyledi. Bakanlık çalışmalarıyla son 22 yılda GAP bölgesinde 20 yeni organize sanayi bölgesi kurulduğunu dile getiren Kacır, buralarda 360 bin kişiye istihdam sağlandığını ve yatırım teşvikleriyle 710 binden fazla nitelikli iş gücünün ekonomiye kazandırıldığını kaydetti. 2024-2028 yıllarını kapsayan GAP Eylem Planı’nın detaylarının yakında paylaşılacağını anlatan Kacır, “11,8 milyar lira yatırım bedeliyle 9 ilde 36 yatırım başlığı belirledik. Bu yatırımlar, bölge halkının refahını artırmak ve coğrafi işaretli ürünlerin ekonomik değerini yükseltmek için önemli bir sıçrama noktası olacak” dedi.
1,3 MİLYON KİŞİYE İSTİHDAM İMKANI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise GAP’ın Türkiye’nin gıda arz güvenliğinde kritik bir rol oynadığını vurguladı. GAP Eylem Planı kapsamında 10,6 milyon dekar alanın sulamaya açılmasının hedeflendiğini belirten Yumaklı, şu ana kadar bu hedefin 3’te 2’sinin tamamlandığını ve kalan kısmın 2032 yılına kadar bitirileceğine dikkat çekti. Bakan Yumaklı, “Bu projeler tamamlandığında ekonomimize yıllık yaklaşık 7 milyar dolar katkı sağlanacak ve 1,3 milyon kişiye istihdam oluşturulacak” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Vodafone’un, yeni nesil perakende anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği Vodafone FLEX ikinci yaşını doldurdu. “Seç Seç Al” mottosuyla duyurulan platform ile müşterilere avantajlar ve çeşitli ödeme kolaylıkları sunuluyor. Toplam 10’u aşkın kategoride 1000’den fazla ürünün yer aldığı platform ile son 1 yılda yaklaşık 3 milyon teknolojik ürün ve satış sonrası hizmet paketi müşterilerle buluşturulurken, yeşil bir gezegen oluşturma hedefiyle 20 bin eski cihaz geri dönüşüme kazandırıldı. Çeşitli ödeme kolaylıklarının sunulduğu platformda son 1 yılda en çok tercih edilen ödeme şekli faturaya ek 12 ayda ödeme seçeneği oldu. Platform ile gelecek 5 yılda 10 milyon ürün ve hizmet müşterilerle buluşacak.
Vodafone FLEX yıl değerlendirme toplantısında konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, “Yeni nesil perakende anlayışımızın önemli bir ayağını oluşturan Vodafone FLEX, müşterilerimizin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda birçok kategoriden çeşitli ürün portföyü sunan bir teknoloji dünyası. Türkiye dahil birçok Vodafone ülkesinde uygulanan ve ‘Ürünü seç, ödemeni seç ve kolayca al’ ilkesine dayanan platform ile müşterilerimize bütçe dostu fırsatlar, indirim avantajları ve çeşitli ödeme kolaylıkları sağlıyoruz. Platform ile son 1 yılda farklı markalardan yaklaşık 3 milyon teknolojik ürün ve satış sonrası hizmet paketini müşterilerimizle buluşturduk. Önümüzdeki 5 yılda hedefimiz, 10 milyon ürünü müşterilerimize ulaştırarak onları 5G’nin yenilikçi dünyasına taşımak. Gelecek dönemlerde odak noktalarımızdan biri olan 5G teknolojisi için hazırlıklarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Müşterilerimizin 5G’ye geçiş sürecini kolaylaştırmak amacıyla, 12 bin TL olan taksit limitinin 5G’li cihazlarda kaldırılmasının gerektiğini düşünüyoruz. Bu sayede müşterilerimiz, dilediği 5G destekli cihazı, dilediği ödeme yöntemiyle kolayca satın alabilecek ve ülkemize 5G geldiğinde son teknolojiden faydalanabilecek. 5G’nin getirdiği hız ve verimlilikle, müşterilerimizi geleceğin bağlantı teknolojisine birlikte hazırlıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin mevcut bütçeleriyle yeni nesil teknolojileri destekleyen ürünlere erişebilmesini sağlamak” dedi.
Bir yılda 20 bin cihaz geri dönüşüme kazandırıldı
Yapılan açıklamaya göre operatör müşterileri, eski telefonlarını Vodafone’a getirdikleri takdirde, yeni cihaz alırken eski telefonlarını indirim olarak kullanabiliyor. Bu kapsamda, yüzde 30’a varan indirimlerle yenilenmiş ve 1 yıl garantili telefon sahibi olabiliyorlar. Operatör, eski telefonların toplanması için sunduğu tekliflerle son 1 yılda 20 bin cihazı geri dönüşüme kazandırdı. Bu cihazlar yeniden dönüştürülerek daha yeşil bir gezegen oluşmasına da önemli katkı sağladı.
Alışveriş kredisiyle 36 aya varan taksit imkanı
Platform ile müşteriler, akıllı robot süpürge, airfryer gibi birçok teknolojik ürünü alışveriş kredisiyle kolayca satın alabiliyor. Kredi kartı gerektirmeden 36 aya varan taksit imkanı sağlayan bu ödeme yöntemi, 110 Vodafone bayiinde aktif olarak kullanılıyor. Operatör, Ocak sonuna kadar tüm mağazalarında müşterilerinin bu imkandan faydalanabilmesini hedefliyor.
Satışların yüzde 80’i mağazalarda gerçekleşti
Platform müşterileri 2 bin 500 noktada aktif satış yapan operatörün mağazalarından istediği ürünü yerinde inceleyip kendisine uygun ödeme imkanıyla hızla satın alabiliyor. Son 1 yılda yapılan satışların yaklaşık yüzde 80’i Vodafone mağazalarında gerçekleşti. Mağazaya gelen müşteriler, operatörün iş ortaklarına özel kurulan alanlarda teknolojik ürünleri deneyimleyip, kendilerine en uygun ürünü tercih edebilme imkanına sahip oldu.
One Number servisi sunuldu
Operatör, bu yıl One Number servisini de kullanıma açtı. Müşteriler, bu servisle telefonları yanında olmasa bile akıllı saatleri ile bağlantıda kalıp iletişimlerini kesintisiz sürdürebiliyor. Telefonları yanında olmasa da akıllı saatleriyle arama yapıp diledikleri gibi mesajlaşabiliyorlar.
Operatör, online alışverişlerde Türkiye genelinde kapıya teslimat hizmeti, İstanbul içinde ise aynı gün hızlı teslimat seçeneği sunuyor. Operatör müşterileri, “Gel incele adresine gönderelim” seçeneği ile online mağazada beğendikleri bir ürünü fiziksel mağazada deneyimleyebiliyor ve ürünü satın almak istediklerinde Vodafone’un yapay zeka tabanlı kişisel dijital asistanı TOBi üzerinden sipariş verip istedikleri adrese teslimat yapılmasını sağlayabiliyor. Online mağazada seçili ürünlerde promosyon kod avantajı sunularak, müşterilerin daha uygun fiyata teknolojik ürün alabilmesine olanak sağlanıyor.
“Mağaza Danışmanım” hizmeti sunuldu
Operatör, “Mağaza Danışmanım” projesini de hayata geçirdi. Vodafone mağazaları, yakın çevredeki müşterilere ulaşarak, müşterileri mağazalara davet edip onlara özel kişiselleştirilmiş ürün teklifleri sunabiliyor. Bu sayede müşteriler, mağazalara gelerek onlara sunulan ürünler hakkında detaylı bilgi alabiliyor ve ürünleri deneyimleme fırsatı bulabiliyor.
300 bini aşkın müşteri satış sonrası hizmet paketleriyle buluştu
Platform dünyasının önemli bir parçasını oluşturan satış sonrası hizmetler kapsamında müşterilere akıllı telefonlara yönelik Ekran Kurtaran Paket, Dijital Destek, Uzatılmış Garanti ve Tam Koruma olmak üzere 4 ayrı paket sunuluyor. Ek olarak, garanti içi ya da dışı yaşanılan herhangi bir aksaklıkta müşterilerin sürdürülebilir iletişim sağlayabilmesi için yedek cihaz hizmeti de sağlanıyor. Son 1 yılda 300 bini aşkın müşteri satış sonrası hizmet paketleriyle buluşurken, 16 bini aşkın yedek cihaz hizmeti verilerek müşterilere kesintisiz iletişim imkanı da sağlandı.
Kişiselleştirilmiş tekliflerin tercih edilme oranı yüzde 25’e ulaştı
FLEX dünyasında geliştirilmiş yapay zeka desteğiyle müşterilerin hayat tarzına uygun her kategoriden teknolojik ürünler kişiselleştirilmiş tekliflerle sunuluyor. Bu kapsamda, platform dünyasında son 1 yılda müşterilerin kişiselleştirilmiş teklifleri tercih etme oranı yüzde 25’e ulaştı.
Bir yılda 50’den fazla kampanya gerçekleştirildi
Yıl boyunca platform ile müşterilerin teknolojik ihtiyaçlarına özel 50’den fazla kampanya gerçekleştirildi. Bu kapsamda, “İlk Hattım İlk Telefonum” kampanyasıyla, Vodafone’dan ilk hattını almak isteyen 16 yaş altı müşterilere özel, ilk telefonları platform ile ek indirim avantajıyla sunuldu. Karne döneminde 26 yaş altı FreeZone’lu müşterilere özel “İlk iPhone’um” kampanyası gerçekleştirildi. Operatör, müşterilerinin bütçesini düşünerek hazırladığı avantajlı ödeme seçeneklerine ek olarak yeni bir kampanya da başlattı. Buna göre, platform müşterilerine, Kasım boyunca akıllı bileklik indirimli sunulacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından Growtech Tarım Fuarı kapsamında bu yıl 7’ncisi düzenlenen ATSO Growtech Tarım İnovasyon Ödülleri sahiplerini buldu. ANFAŞ Kongre ve Fuar Merkezi’nde 31 ülkeden 684 firmanın katılımıyla düzenlenen 23. Growtech Antalya Tarım Fuarı kapsamındaki proje yarışmasında ödüller, sera ve sulama teknolojileri, tohum, fide, bitki besleme, bitki koruma, akıllı tarım teknolojileri ve kamu özel ödülü olmak üzere 7 farklı kategoride dağıtıldı.
Antalya Valisi Hulusi Şahin, törende yaptığı konuşmada Growtech Tarım Fuarı’nın sadece Türkiye’de değil, dünyada önemli fuarlardan biri haline geldiğini söyledi. Türkiye genelinde üretilen ürünlerin büyük bir bölümünün Antalya’da yetiştirildiğinin altını çizen Şahin, “Bazı ürünlerin üretiminin yüzde 30-40’lık bölümünü sadece Antalya sağlar. Bunu yaparken de yüksek verimlilikle yapar, dünyaya örnek olacak inovatif tekniklerle gerçekleştirir” dedi.
“Başarı hikayeleri yazıyoruz”
ATSO Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın da tarım ve tarım teknolojilerinde iş adamlarının ve girişimcilerin başarılarıyla gurur duyduklarını belirterek, “Buradaki enerji, ülkemizin geleceğine dair umutlarımızı daha da artırıyor. Bizler de daha fazlasını yapmak, daha fazla çalışmak için güç buluyoruz. Bu vesileyle başta Growtech firması olmak üzere tüm kurum ve kuruluş temsilcilerine, iş insanlarımıza, genç girişimcilerimize teşekkür ediyorum” dedi.
Türkiye’nin tarımsal üretimde dünyada ilk 10 ülke arasında yer aldığını belirten Pakalın, Antalya’nın da bu üretimde önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Antalya’nın şehirlerle değil ülkelerle yarıştığını dile getiren Pakalın, “Bitkisel üretim değeri ile Türkiye birincisidir. 1 milyar doları aşan tarımsal ihracatı, 800 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı ve 2,5 milyon tonu aşkın domates üretimi gerçekleştiriyoruz. Diğer taraftan ilimiz seracılık teknolojilerinde, tohumculukta, fidecilikte başarı hikayeleri yazmaktadır. Firmalarımız dünyanın dört bir yanına sera teknolojileri kurmakta, know-how götürmekte, tohum satmaktadırlar” diye konuştu.
Konuşmaların ardından “Sera ve Teknolojileri”, “Sulama ve Teknolojileri”, “Tohum, Fide”, “Bitki Besleme”, “Bitki Koruma”, “Akıllı Tarım Teknolojileri”, “Kamu Özel Ödülü” kategorilerinde birinci olan firmalara ödülleri teslim edildi. Ödel törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Üyesi Ragıp Gök, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Başkanı Onur Kacar, ATSO Genel Sekreteri Av. Aslı Şahin Tekin ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CW Enerji, bu yıl 14.’sü düzenlenen ‘Geleneksel Satış Noktaları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Toplantının ilk gününde katılımcılar Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan CW Enerji fabrikasını ziyaret etti. Ham madde girişinden panellerin sevkine kadar geçen tüm süreç hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirilen katılımcılar, CW Enerji AR-GE faaliyetleri hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilirken, firmanın son teknoloji ile üretilen inovatif ürünlerinin yapım aşaması hakkında da bilgi sahibi oldu.
2025 yılına dair sektör hedefleri ve öngörüler konuşuldu
Toplantının ikinci gününde katılımcılar CW Enerji bünyesinde yer alan alanında uzman ekip tarafından güneş paneli üretimi süreçleri ve sektör hakkında bilgi sahibi oldu. GES sektöründe başvuru süreçleri, yönetmelik, yatırım teşvikleri, pazarlama faaliyetleri, sigorta sistemleri, satış noktası avantajları, on-grid ve off-grid inverterler, lityum batarya esnek panel ürünleri, enerji depolama sistemleri, araç şarj istasyonları ve yönetmelikleri, tarımsal sulama sistemleri, CW Gençlik projesi gibi çeşitli konuların yanı sıra 2024 yılı genel değerlendirmesi ve 2025 yılına dair hedef ve öngörülerle birlikte gelecek planlamaları da masaya yatırıldı.
“Başarılı çalışmalara imza attık””
CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, katılımcılara firmanın kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Bugüne kadar satış noktalarıyla birlikte oldukça başarılı çalışmalara imza attıklarını belirten Sarvan, “Güneş enerjisi sektöründe birlikte yazdığımız başarı hikayesini daha da ileri taşımak için bir aradayız. CW Enerji ailesinin bir parçası olarak gösterdiğiniz emek, azim ve bağlılık için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Her biriniz bulunduğunuz bölgede güneşin gücünü insanlara ulaştıran, onların geleceklerini aydınlatan ve temiz enerjiyle tanıştıran öncülersiniz. Sizlerle gurur duyuyoruz. Sizlere en kaliteli ürünleri sunmak ve başarılarınızı daha da büyütmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
Her geçen gün kendilerini daha çok geliştirerek, başarılı projeleri hayata geçirmeyi sürdürdüklerine dikkat çeken Sarvan, satış noktaları ile daha güçlü olduklarını kaydetti. Sarvan, “CW Enerji ailemiz her geçen gün daha da büyüyor. Hep birlikte daha nice başarılara imza atacağız. Unutmayın, güneş her gün yeniden doğar. Biz de her yeni günle birlikte daha büyük adımlar atacağız. Hep birlikte el ele vererek ülkemiz için çalışmaya ve üretmeye var gücümüzle devam edeceğiz” diye konuştu.
Yerli ve milli kaynaklar ile üretime destek
Sarvan, yerli ve milli kaynaklar ile üretime destek olmayı, Türkiye’nin enerji ihtiyacı açısından dışa bağımlılığını azaltmayı amaçladıklarını kaydederek, “Türkiye için üretiyoruz ve ülkemiz için çalışıyoruz. Alanında uzman ve her detayı ayrıntılı düşünen bir ekibimiz var. Yıllık 1.8 GW üretim kapasitesi ile ülkemizin önde gelen güneş paneli üreticilerinden birisi olma ayrıcalığını gururla sürdürüyoruz” dedi.
“Dünya genelinde temiz enerjiye geçiş hızlandı”
Türkiye’nin enerji sektöründe sergilediği büyüme ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla uluslararası arenada dikkat çeken bir ülke haline geldiğini belirten Sarvan, enerji sektörünün toplam büyüklüğünün her geçen yıl artarken, özellikle güneş enerjisi sistemleri (GES) alanında Türkiye’nin hem Avrupa hem de dünya sıralamasında önemli bir konumda yer aldığına dikkat çekti. Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü bakımından Avrupa’da birinci, dünyada ise beşinci sırada bulunduğunu ifade eden Sarvan, “Veriler ülkemizin yenilenebilir enerjiye olan yatırımlarının ne denli güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu başarı, ülkemizin enerji ithalatını azaltırken, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına da katkı sağlıyor. 2030 yılına kadar Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücünün 30 GW’ı aşması hedefleniyor. Dünya genelinde temiz enerjiye geçişin hızlandığı bu dönemde, CW Enerji olarak projelerimizle ve pazarlama faaliyetlerimizle bu hedeflere ulaşmaya katkıda bulunmak adına çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Devletimizin de bu alanda sağladığı destekler çok önemli. Bu desteklerin artarak devam etmesi en büyük beklentimiz” diye konuştu.
“Geleceğin enerji çözümlerini sunmaya devam edeceğiz”
60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini dile getiren Tarık Sarvan, “Türkiye’nin güneş enerjisi sektöründe gösterdiği başarıda, CW Enerji olarak sektöre yön veren inovasyonlarımız, güçlü üretim kapasitemiz ve etkili pazarlama faaliyetlerimizle fark sağlıyoruz. Sadece üretim ve teknoloji alanında değil, pazarlama ve müşteri ilişkilerinde de örnek bir model sergiliyoruz. Dijital pazarlama, fuarlara etkin katılım, eğitim ve destek programlarımız ile sektörümüzde adımızdan fazlasıyla söz ettiriyoruz. Türkiye’nin güneş enerjisindeki liderliğini güçlendirmek ve küresel temiz enerji dönüşümüne katkı sağlamak bizim için bir görev. Üretimden ihracata, teknolojiden pazarlamaya kadar her alanda büyümemizi sürdüreceğiz. İnovatif ürünlerimiz, güçlü pazarlama stratejilerimiz ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımımızla sadece bugünün değil, geleceğin de enerji çözümlerini sunmaya devam edeceğiz” dedi.
Sarvan, tüketiciye daha hızlı ulaşmak, ihtiyaçları daha hızlı karşılamak ve daha fazla kişiye ulaşmak adına pazarlama faaliyetlerine önem verdiklerini ve çalışmaları hızlandırdıklarını belirterek, bu alandaki çalışmalarını sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.
“Bugünlere geldiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz”
CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz da, satış noktalarıyla birlikte birçok projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Yerli ve milli bir Türk markası olarak ülkede tercih edilen lider firmalar arasında olduklarını dile getiren Yılmaz, “Bizler yıllar önce bugünlerin tohumlarını ekerken gerçekten çok inandık, çok çalıştık ve hep birlikte bugünlere geldik. Bugünlere gelmemizde satış noktalarımızın emekleri ve özverili çalışmalarının payı büyük. Hep birlikte büyük bir aileyiz ve aramız katılan yeni arkadaşlarımızla daha da büyümeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
“İçinde bulunduğumuz dönemde sektörümüz geleceğin en stratejik konularından biri” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:
“Böylesine değerli ve önemli bir sektöre hizmet edebilmek hepimiz için gurur verici. Hem üretiyor hem istihdam oluşturuyor hem de gelecek nesillere temiz bir dünya bırakıyoruz. Bugünlere geldiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz. Hep birlikte çok daha iyi yerlere gelecek ve bundan sonra da büyüme yolculuğumuza devam edeceğiz.”
Başarılı satış noktaları ödüllendirildi
Her yıl olduğu gibi bu yıl da katılımın oldukça yoğun olduğu geleneksel satış noktaları toplantısının son gününde gala yemeği gerçekleştirildi. Galada, türkülerin sevilen ismi Elif Buse Doğan sahne aldı. Gecede ciro, EPC, e-ticaret, sulama, ısı pompası, lityum batarya, MTS gibi kategorilerde başarılı satış noktaları ödüllendirildi. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TAV Güvenlik, Vadistanbul AVM’de güvenlik hizmetleri sağlamaya başladığını duyurdu. Şirket, bu projede fiziki güvenlik hizmetlerinin yanı sıra elektronik güvenlik çözümleriyle entegre bir yaklaşım sunmayı hedefliyor.
Şirket, bu proje için özel olarak tasarlanmış giriş-çıkış kontrolleri, devriye görevleri, CCTV merkezi, elektronik güvenlik ekipmanlarının kullanımı, acil durum yönetimi, personel ve ziyaretçi güvenliği, denetim-raporlama ve personel eğitimi gibi hizmetler sağlayacak. Ayrıca özel etkinliklerde K9 birimiyle destek verecek.
ŞAHAN: GÜVENLİĞİ EN ÜST SEVİYEDE SAĞLAYACAĞIZ
TAV Özel Güvenlik Genel Müdürü Turgay Şahan, “TAV Güvenlik Hizmetleri’nin 25 yıllık deneyimini alıveriş merkezine taşıyacak olmaktan memnuniyet duyuyoruz. İnsan odaklı güvenlik anlayışımızı, yapay zeka destekli uzaktan izleme, alarm ve raporlama gibi teknolojik çözümlerle birleştirerek, bu projenin farklılaşan ihtiyaçlarına yönelik entegre güvenlik hizmetlerini sağlayacağız. Koruma, kontrol, denetim, eğitim ve acil müdahale konularında özel eğitimli kadromuzla güvenliği en üst seviyede sağlayacağız” dedi.
Şirketten yapılan yazılı açıklamada TAV Güvenlik Hizmetleri ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
“Güvenlik hizmetleri, Türkiye genelinde 9 havalimanı ve 133 tesis olmak üzere toplam 142 noktada, yaklaşık 4 bin çalışanıyla hizmet veriyor. Sahada görev alacak güvenlik ekipler güvenlik uygulamaları, genel güvenlik bilinci, güvenlik sistem ve cihazlarının kullanımı, iletişim ve takım çalışması, stres yönetimi, yangın ve müdahale teknikleri, acil durum ve ilk yardım eğitimi gibi prosedürlerle tam donanımlı hale getiriliyor. Şirket, özel güvenlik hizmetlerine ilişkin yasal düzenlemelere uygun olarak, müşteri memnuniyeti ve güvenlik standartlarına yönelik belirlenmiş prosedürler doğrultusunda faaliyet gösteriyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Yunus Timlerinden oluşan 15 ekip ile Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin katılımıyla kaçakçılara yönelik “huzur” operasyonu düzenlendi. Ekipler tarafından yapılan çalışmalarda; 155 şahıs ve 110 araç sorgulanırken; 79 bin 300 adet makaron, 1 adet ruhsatsız tabanca, 6 adet kaçak cep telefonu ve 47 adet çeşitli markalarda kaçak cep telefonu aksesuarı ele geçirildi.
Ekipler tarafından yapılan çalışmalarda; S.A. (49), N.Y. (47) ve F.D. (46) yakalandı. Yakalanan 3 şahıs hakkında “kaçakçılık” suçundan işlem başlatıldı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, gece yarısı Hamidiye Mahallesi 763 Sokak’ta bulunan parkta yaşandı. Edinilen bilgiye göre, B.B. (29) ve K.Ö. (39) isimli şahıslar, arkadaşları olan H.Ö. (35) isimli şahısla tartışmaya başladı. Nedeni bilinmeyen tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken kavga esnasında yanında taşıdığı bıçağı çeken H.Ö., 2 arkadaşını da bıçaklayarak yaraladı. Karın ve sırt kısımlarından aldıkları bıçak darbesiyle yaralanan 2 arkadaş kanlar içinde yere yığılırken olayı gerçekleştiren H.Ö. olay yerinden kaçarak kayıplara karıştı. Çevredeki vatandaşların kavga seslerini duyması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezine haber verildi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen 112 Acil Yardım ekipleri yaralı 2 arkadaşı ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırdı. Burada tedavi altına alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Polis ekiplerinin inceleme başlattığı olayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatılırken, polis kaçan şüphelinin peşine düştü. – AKSARAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SAYIN ÖNDER TATLIYA BAĞLADIK MI?”
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından, İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, “Böyle bir mutabakat içerisinde bir çalışma yapıldığı için teşekkür ediyorum. Elbette eleştiriler olacak ancak tartışmadan yapıldı, herkes ayrı bir katkı sundu” ifadelerini kullandı.
Soylu, cümlesini tamamlarken “Sayın Önder, helallik meselemiz olmasına rağmen tatlıya bağladık mı?” şeklinde bir soru sordu. TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, soruya şöyle yanıt verdi:
“BİR DE DEMİRTAŞ’A VE YÜKSEKDAĞ’A SORMAM LAZIM”
“Barış gelsin. Bir de Demirtaş’a ve Figen Yüksekdağ’a sormam lazım ama helallik işin kolay kısmı, önce bir barış gelsin. Şu barışı bir teminat altına alalım.”
HELALLİK DİYALOĞU SÜLEYMAN SOYLU’YU KAHKAHALARA BOĞMUŞTU
TBMM Genel Kurulu’nda dün gece devam eden görüşmelerde yine Sırrı Süreyya Önder ve Süleyman Soylu arasında bir helallik diyaloğu geçmişti. Genel Kurul’da Süleyman Soylu konuşmasına devam ederken bir anda mikrofonu kapanmış, Sırrı Süreyya Önder ise anında müdahale ederek mikrofonu açtırmıştı. Soylu, mikrofonunu açtıran Önder’e ‘Hakkını helal et’ demiş, Önder ise helallik isteyen Soylu’ya ‘O başka’ diyerek yanıt vermişti. Yanıtı duyan Soylu kendini tutamayarak kahkaha atmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 19 Kasım 2024 tarihinde Büyük Bölcek Mahallesi Polis Lojmanları önünde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, polis lojmanlarında koruma görevlisi olan polis memuru G.Ö., görev başında bahçedeki güvenlik kulübesinde tabancasını temizlemek istedi. Temizlediği esnada polis memurunun dikkatsizliği sonucu tabanca aniden ateş alırken, tabancadan çıkan kurşun sokakta oynayan 8 yaşındaki E.C.D. isimli çocuğa isabet etti. Ağır yaralanan çocuk ihbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Yardım ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapıldıktan sonra ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırıldı. Gözaltına alınan polis memuru sağlık kontrolü için hastaneye götürülürken, burada yapılan tetkiklerde alkollü olduğu belirlendi. İl Emniyet Müdürlüğünün inceleme yaptığı, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının da tahkikat başlattığı olayla ilgili polis memuru açığa alındı. – AKSARAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Van İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Muradiye İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, göçmen kaçakçılığı ile mücadele çalışmaları aralıksız devam ediyor. Bu çalışmalar çerçevesinde devriye faaliyeti esnasında şüphe üzerine durdurulan otomobilde arama yapıldı. Yapılan aramada otomobil içerisinde ülkeye yasadışı yollarla giren 5 düzensiz göçmen yakalandı. Muradiye Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla göçmen kaçakçılığı şüphesiyle gözaltına alınan şüpheli M.Y.K. Muradiye Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı. – VAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(IĞDIR) – Iğdır’da Uzman Çavuş olarak görev yapan F.B. (32), tartıştığı boşanma aşamasındaki eşi Esra B’yi (25) bıçaklayarak öldürdü.
Olay, akşam saatlerinde Yeni Mahalle’de meydana geldi. İddiaya göre, Uzman Çavuş F. B, bir süredir ayrı yaşadığı ve boşanma aşamasında olduğu Esra B. ile otomobilde tartışmaya başladı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle F.B, Esra B’yi bıçakladı.
Daha sonra jandarmaya giderek eşini öldürdüğünü itiraf eden F.B, teslim oldu.
İhbar üzerine jandarma eşliğinde olay yerine giden sağlık ekipleri Esra B’nin hayatını kaybettiğini belirledi.
F. B. gözaltına alındı. Olaya ilişkin soruşturma başlatılırken, çiftin iki yaşında bir çocuğu olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – İstanbul’da bebekleri anlaşmalı oldukları hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı dava yarın 09.30’a ertelendi.
İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi yöneticisi ve üyesi 22’si tutuklu toplam 47 sanığın yargılandığı duruşmanın dördüncü günü tamamlandı. Duruşma yarın saat 09.30’da 5. oturumu ile devam edecek. Yarın görülecek olan oturumda sanık savunmalarının alınmasına devam edileceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ – Kayseri’de polis ekipleri tarafından kaçakçılara yönelik yapılan “huzur” operasyonunda; 115 şahıs ve 110 araç sorgulanırken, aramalarda 79 bin 300 makaron ele geçirildi.
Edinilen bilgiye göre, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Yunus Timlerinden oluşan 15 ekip ile Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin katılımıyla kaçakçılara yönelik “huzur” operasyonu düzenlendi. Ekipler tarafından yapılan çalışmalarda; 155 şahıs ve 110 araç sorgulanırken; 79 bin 300 adet makaron, 1 adet ruhsatsız tabanca, 6 adet kaçak cep telefonu ve 47 adet çeşitli markalarda kaçak cep telefonu aksesuarı ele geçirildi.
Ekipler tarafından yapılan çalışmalarda; S.A. ve F.D. yakalandı. Yakalanan 3 şahıs hakkında “kaçakçılık” suçundan işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Erzurumlular ile yolumuza devam etmemiz gerekiyor dedik ve böylece Erzurum’a can ve kan bağıyla bağlanmış olduk. Plakamız 25, 2025 Erzurum yılı olacak. Çok güzel etkinlikler olacak” dedi.
Erzurum İktisadi Sosyal Araştırma ve Yardımlaşma Vakfı tarafından düzenlenen ve 4 gün sürecek olan 10.Erzurum Tanıtım Günleri Ankara’da Altınpark ANFA Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Etkinliğe Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Erzurum Milletvekilleri, belediye başkanları emniyet müdürleri, rektörler, siyasi isimler ve Erzurumlular katıldı.
“Erzurum’da eğitim kongresi yapacağız”
Öğretmenler haftasını kutlayan Bakan Tekin, “Erzurum ile ilgili zaten gerekenler söylendi. Bu hafta öğretmenler günü haftası. Aramızdaki öğretmen arkadaşlarımızın öğretmenler gününü kutluyorum. Öğretmenlerini kaybetmiş arkadaşlarımız varsa onların da öğretmenler gününü kutluyorum. Bugün hayatta olmayan öğretmenlerimiz için Allah’tan rahmet temenni ediyorum. Yaşayan öğretmenlerimizeyse sağlık temenni ediyorum. Erzurum’da önümüzdeki yıl bayağı yoğun geçecek. Türkiye genelinde yaklaşık 500’e yakın öğretmen arkadaşımızla Erzurum’da eğitim kongresi yapacağız. Atatürk Üniversitesi ev sahipliği yapacak. Ben bir Erzurumlu olarak son nefesime kadar destek olacağım” diye konuştu.
“Plakamız 25, 2025 Erzurum yılı olacak”
Erzurum’un tanıtıma ihtiyacı olmadığını vurgulayan Bakan Tunç, “Erzurum’un tanıtıma ihtiyacı yok, Erzurum tarih kokan bir şehir. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, cumhuriyetimizin kuruluşuna kadar gerçekten Anadolu’nun kilidi olan bir şehir. Tam bağımsızlığı savunan bir şehir Erzurum. Milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür, Türk toprakları bölünemez diyen bir şehir Erzurum. Nene Hatunların şehri Erzurum. Erzurum kahramanlar diyarı, dadaşlar diyarı. Anadolu’nun kilidi, İslam ve Anadolu topraklarının kalesidir Erzurum. Erzurum yemeklerini evlendikten sonra öğrendim ama Erzurumlu olmaktan çok memnunum. Erzurumlular ile yolumuza devam etmemiz gerekiyor dedik ve böylece Erzurum’a can ve kan bağıyla bağlanmış olduk. Plakamız 25, 2025 Erzurum yılı olacak. Çok güzel etkinlikler olacak. O etkinliklerde bulunmak elbette isteriz ve Erzurum’a yatırıma hız kesmeden devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.
“İnşallah birlik beraberlik içinde güzel bir dört gün geçiririz”
Konuşmaların ardından Cağ Kebabı yeme yarışması düzenlendi. Yarışmayı kazanan Hülya Özer, “Amacımız gurbette olan Erzurumlular’ın birlik beraberlik ve dayanışma içinde olması. Erzurum kültürünü tüm Ankara’ya bu şekilde de tüm Türkiye’ye yaymak istiyoruz. Hepinizi davet ediyoruz. İnşallah birlik beraberlik içinde güzel bir dört gün geçiririz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 3. Lig’de mücadele eden Bursaspor’un başkanı Enes Çelik önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Yeniden Süper Lig yoluna giren ve her maçında 40 binin üzerinde taraftarının stadyumda ağırlayan yeşil-beyazlı kulüpte moraller de yerinde. Bu görüntünün oluşmasında başrol olan Bursaspor Başkanı Enes Çelik ise önemli ziyaretler gerçekleştirmeye devam ediyor. Başkan Çelik, TFF 1. Başkan Vekili Sayın Mecnun Otyakmaz ile 2. ve 3. Lig Kulüplerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Murat Şahin’i ziyaret etti. Bursaspor Kulübü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Başkanımız Enes Çelik, Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkan Vekili Sayın Mecnun Otyakmaz ile 2. ve 3. Lig Kulüplerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Murat Şahin’i ziyaret etti.” Başkan Enes Çelik, görüşmeler sonrası Otyakmaz ve Şahin’e 16 numaralı Bursaspor forması hediye etti. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından, son yerel seçim sonuçlarını değerlendirmek ve güncel konuları ele almak amacıyla basın toplantısı düzenlendi. İl Başkanlığında düzenlenen toplantıda konuşan Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, “Sabah Ankara öğlen Muğla’da bir siyasi çalışma ile bölgedeydik. Muğla’da da buraya benzer bir çalışma yaptık ve hemen İzmir’e geldik. 31 Mart 2024 seçimlerinde Muğla’da da ama daha da önemlisi İzmir’de olduğu gibi teşkilatımız büyük bir gayret ortaya koydu. Arzu ettiğimiz sonucu alamadık ama alamayışımız demek arkadaşlarımıza ‘elinize sağlık’ dememizi engellemiyor. Elinize sağlık demekten de öte onlara müteşekkiriz. Ramazan ayında oruç ağızlarıyla, onlar kim bilir bir aracın arkasında bir şişe su ile oruç açtıkları bir kampanya yürüttüler” diye konuştu.
“Milletimizin dediği doğrudur dedik”
Beklenilen sonucun alınmamasının gerekçelerini milletin sandıkta söylediğini ifade eden Yılmaz, “Biz milletimizin sandıkta söylediğini en iyi okuyan, mazeret katmaksızın ‘milletimizin dediği doğrudur’ dedik. Demek ki daha çalışmamız gerektiğini, daha fazla gayret göstermemiz gerektiğini anladık. 31 Mart’ı takip eden birkaç günde yine yollara düştük, sanki yeniden seçim varmış gibi. Bütün illerimizi ziyaret ediyorum ve bu duygu, düşüncelerimi anlatıyorum. Arkadaşlar kongre hazırlıkları içerisindeler. Ben de bir durum değerlendirmesi yapmak ve önümüzdeki siyaset stratejisini istişare etmek istedim” ifadelerine yer verdi.
“Bunların memlekete hizmet gibi derdi yok”
Seçim dönemine ilişkin de konuşan Yusuf Ziya Yılmaz, şunları kaydetti:
“Seçimin üzerinden 7 ayı aşkın bir süre geçti. Gecemiz gündüzümüz yok. Milletimize hizmet için koşuyoruz. Hiçbirimizin makam ve mevki derdi yok. Partimizin her kademesi, gecesini gündüzüne katarak çalışıyor. Muhalefet ne yapıyor? Meclis’te ne yaptıklarını gördünüz. İçişleri Bakanımıza meclis girişindeki kabalıklarını gördük. Niyeti hizmet olmayanlar bunu yapar. Tarlada izi olmayanın harmanda göz olmaz. Bunların memlekete hizmet gibi derdi yok. Onlar bol bol tezahürat yapıyor, laf konuşuyorlar. Dünyanın bu kadar sıcak çatışmalar içerisinde olduğu, Kuzeyimizde ‘nükleer saldırı bile olabilir’ denilen ortamda, Güneyimizde bin bir türlü ayak oyununun olduğu, katil İsrail sürülerinin günahsız insanları öldürdüğü ortamda biz, ülkemizin birliğini sağlama konusunda sinerji ortaya koymamız gerekirsen dün yapılan yapılır mı?”
“49 Milyon TL’ye sahne kurulmuş, o paraya sahne kurulur mu?”
“Komedinin büyüğü yerel yönetimlerde” diyen Yılmaz, sözlerine şunları ekledi:
“Taraf kayırmalar, eş dost belediyeye yerleştirmeler, ekmeğinin peşinde olan temizlik işçisinin işine son verenler. 69 milyon lira bir konsere para harcanır mı? Biz kültür faaliyetlerine karşı değiliz. Bunun kültür neresinde? 49 milyona sahne kurulmuş, o paraya sahne kurulur mu? O parayla tanesi 6-5 Milyon TL olan raylı sistem vagonu, tramvay satın alınabilir.”
“İzmir’imizin sorunlarını Ankara’ya taşıyacağız”
AK Parti İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı ise, “Ben yaz boyunca hem ilin vekili hem de yerel yönetimler başkan yardımcısı olarak sahada yaptığımız çalışmaları genel merkezimize aktardık. Amacımız vatandaşın ne istediği ve yerel yönetimlerin ne verdiğiydi. İzmir yine hak ettiği hizmeti alamadı ama biz AK Parti İzmir olarak, inşallah önümüzdeki dönemde güçlü bir teşkilatlandırma yapısı ile İzmir’imizin sorunlarını Ankara’ya taşıyacağız. Buradaki problemler her gün Ankara ve Türkiye gündeminde, çok ciddi gündemler oluşturan sorunlarla manşet oluyor. İzmirli olarak bu durum bizi çok üzüyor. Ankara’daki hem bürokrasi hem bakanlıklarda her gün bir İzmir konusu vardı. Çünkü İzmir’de yapılmayan bir hizmetle karşı karşıyayız. Bizler hizmet etmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Toplantıya, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Recep Tayyip Taslak, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Emel Dalkıran, AK Parti MKYK üyesi Dilek Yıldız Büyükdağ, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Yerel Yönetimlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Tansu Kaya, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir İl Başkan Yardımcısı Safa Narlı, AK Parti Grup Sözcüsü Nail Kocabaş, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan katıldı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de devam eden BM İklim Değişikliği Konferansı’nın (COP29) en önemli gündem maddesi olan ve uluslararası iklim finansmanını en az 1 trilyon dolara çıkarmayı hedefleyen iklim finansmanı konusunda orta yol bulunamadı. İklim değişikliğinde en az katkısı olan, ancak iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini en fazla hisseden yoksul ülkelere sağlanacak mali destek miktarının belirlenmesi beklenirken, taslak metinde yoksul ülkelere her yıl hangi ülkeler tarafından ne kadar yardım yapılacağına dair bilgi yer almadı. Yeni İklim Finansmanı Hedefi (NCQG) müzakere metnine ilişkin konuşan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu İklim Eyleminden Sorumlu Üyesi Wopke Hoekstra, “Şu anki haliyle kabul edilemez” dedi. Afrika Grubu temsilcisi Ali Muhammed ise, “Burada olma nedenimiz bir rakam, ancak buna yakın değiliz” ifadelerini kullandı. İklim değişikliğinin etkilerinden en kötü etkilenen ada devletlerini temsilen Samoa Adaları delegesi Cedric Schuster ise tarafları “politik oyunlara son vermeye” ve bir uzlaşı sağlamaya çağırdı.
İklim finansmanı için yoksul ülkelere 2030’a kadar yılda 1 trilyon dolar gerekiyor
İklim Finansmanı Bağımsız Yüksek Seviye Uzman Grubu, gelişmekte olan ülkelerin 2030 yılına kadar dış iklim finansmanına olan ihtiyacının yılda yaklaşık 1 trilyon dolar, 2035 yılına kadar ise 1.3 trilyon dolar olduğunu belirtti.
Ekonomistler de gelişmiş ülkelerin, dünyanın geri kalanının iklim değişikliğinin etkileri ile başa çıkabilmesi için gelecek 10 sene boyunca her yıl 1 trilyon dolar sağlaması gerektiğini belirtiyor. Taslakta bu tutarın kredi değil, hibe şeklinde yapılması gerektiği belirtirken, kredilerin yoksul ülkeleri borca sürükleyebileceği kaydediliyor.
Çin ve Suudi Arabistan gibi zengin ülkelerin de katkıda bulunması bekleniyor
Herhangi bir tutarda uzlaşı sağlanırsa buna sadece gelişmiş ülkelerin mi yoksa Çin ve Körfez ülkeleri gibi zengin gelişmekte olanların da katkı verip vermeyeceği belirsizliğini koruyor. Daha önce bağışçı olarak tanımlanmayan Çin ve Suudi Arabistan gibi zengin ülkelerin de katkıda bulunması bekleniyor. “Gelişmekte olan ülke” kategorisinde bulunan, ancak halihazırda dünyanın en büyük emisyon üreticisi olan Çin, sorumluluğu “gelişmiş devletlerin” üstlenmesi gerektiğini savunuyor.
Yaklaşık 200 ülkeden temsilcilerin katılımıyla 11 Kasım’da başlayan COP29, cuma günü sona erecek. – BAKÜ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kent merkezi ile Lüleburgaz ve Babaeski ilçelerinde uyuşturucu madde ticareti yapıldığı bilgisine ulaştı.
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen operasyonda 9 zanlı yakalandı.
Şüphelilerin evlerinde yapılan aramada bir miktar uyuşturucu madde, 5 tabanca, av tüfeği ile suçtan elde edildiği değerlendirilen 12 bin 915 lira ele geçirildi.
Zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, merkez Kayapınar ilçesindeki Gazi Yaşargil İlkokulunu ziyaret eden Vali Zorluoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali ve okul idarecileri tarafından karşılandı.
Okul Müdürü Arzu Ekin’den okul hakkında bilgi alan Zorluoğlu, ardından öğretmenler odasında öğretmenlerle bir araya geldi.
Zorluoğlu, burada, öğretmenlik mesleğinin kutsal bir görev olduğunu vurguladı.
Herkesin hayatında unutulmaz izler bırakan en az bir öğretmeninin olduğunu dile getiren Zorluoğlu, resim öğretmeninin kendi hayatındaki dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Zorluoğlu, eğitimde başarının okul aile işbirliğiyle mümkün olabileceğini anlatarak, “Velilerimizin de bu süreçte aktif rol alması gerekiyor. Unutmayalım ki başarı sadece akademik değil, ahlaki ve değerler eğitimini
de kapsayan bütüncül bir yaklaşımla elde edilebilir.” ifadelerini kullandı.
Öğretmenler de ziyaretinden dolayı Vali Zorluoğlu’na teşekkür ederek, özellikle 1, 5. ve 9. sınıflar için bu yıl uygulamaya konulan yeni müfredatın öğrenci merkezli bir yaklaşımla eğitim kalitesini artırdığını aktardı.
Vali Zorluoğlu, daha sonra sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AYDIN – Aydın’ın İncirliova ilçesinde polis ekipleri tarafından şüphe üzerine durdurulan minibüs içerisinde 32 düzensiz göçmen ve araç sürücüsü şahıs yakalandı.
Edinilen bilgiye göre, İzmir’den aldığı 32 düzensiz göçmeni minibüs ile Aydın’ın Didim ilçesine götürmeye çalışan sürücü B.G. (34), Germencik gişelerinde çıkışı kaçırınca Aydın gişelerinden otobandan çıkış yaptı. İkiz plaka kullanan minibüs HTS’ye takıldı. Polis, şüpheli aracı yakalamak için harekete geçti. İncirliova İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçenin girişinde aracı durdurdu. Araç içerisindeki 32 düzensiz göçmen ve bir suç kaydı bulunan sürücü B.G. yakalandı. Araçta yapılan aramada 11 can yeleği, 1 sahte plaka ele geçirildi.
Gözaltına alınan sürücü emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye sevk edilirken, düzensiz göçmenler ise emniyetteki işlemlerinin ardından Aydın İl Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELAZIĞ Valisi Numan Hatipoğlu, asayiş ve güvenlik bilgilendirme toplantısında, yılın ilk 10 ayında kentte meydana gelen asayiş olaylarında 371 şüphelinin tutuklandığını söyledi.
Valilikte düzenlenen asayiş ve bilgilendirme toplantısına, Vali Numan Hatipoğlu, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Alpaslan Doğan ve İl Emniyet Müdür Yardımcısı Seydi Ertekin katıldı. Vali Hatipoğlu, toplantıda kentte yılın ilk 10 ayında meydana gelen asayiş olaylarında gözaltına alınan 371 şüphelinin tutuklandığını, yakalama oranının geçen yıla göre yüzde 39 arttığını söyledi. Kentte huzur ve güvenliği sağlamak amacıyla bir yandan önleyici kolluk hizmetleri yürütülürken diğer yandan da suçluların yakalanması ve suç olaylarının aydınlatılması için çalışmaların sürdüğünü belirten Vali Hatipoğlu, “Kolluk kuvvetlerimiz, 7 bin 347 personel ve 771 araçla 7 gün 24 esasına göre Elazığ’ın huzur ve güvenliği için görev yapmaktadır. 2024 yılının ilk on ayına ait verileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Kesinleşmiş hapis cezası bulunan bireylere yönelik yürütülen çalışmalarda, 5 yıldan az cezası olan 1,185 kişi yakalanmış ve bu yakalanma oranı geçen yıla göre yüzde 27 artmıştır. 5 ile 10 yıl arasında cezası bulunan 260 kişi yakalanmış ve bu oran geçen yıla göre yüzde 51 artış göstermiştir. 10 yıl ve üzeri cezası olan 153 kişi yakalanmış ve yakalanma oranı geçen yıla göre yüzde 66 artmıştır. Asayiş olayları neticesinde 371 kişi tutuklanmış, yakalama oranı geçen yıla göre yüzde 39 oranda artış göstermiştir” ifadelerini kullandı.
Haber-Kamera: Tekin YALÇINKAYA/Elazığ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZİANTEP – Gaziantep’te düzenlenen 1. Uluslararası Stratejik Müzakereler Forumu başladı.
Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ), Diyanet İşleri Başkanlığı ve Şahinbey Belediyesince Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen 1. Uluslararası Stratejik Müzakereler Forumu başladı. Açılış programında konuşan Dünya İslam Alimleri Birliği Başkanı Ali Muhyiddin Karadaği, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletlerin yetersizliğine dair sözlerine katıldığını belirtti. Müslümanların birlik ve beraberliğinin önemine değinen Karadaği, mezhepçilik ve ırkçılığın ayrılıklara neden olduğunu söyledi. Şark Forum Başkanı Wadah Khanfar da birlik olmanın gerekliliğine dikkat çekti.
GİBTÜ Rektörü Şehmus Demir, “Allah bu gezegeni ve tabiatı, insanların, huzur, barış, adalet ve eşitliğin hakim olduğu bir sosyal yaşam tesis etmelerine uygun bir fıtratta oluşturdu. Canlılar dünyası, tabiat ve ekolojik sistem, müthiş bir uyum, şaşmayan bir süreklilik, heyecan veren bir yenilenme ve huzur bahşeden bir iyilik nizamıyla insanı karşılamaktadır ancak insanoğlu aç gözlülük, heva, cehalet ve zulüm gibi nitelikleriyle beşeri ilişkileri ve insani yaşam alanlarını cehenneme çevirdiği gibi gezegeni de yaşanmaz hale getirmiştir. Bugün, bütün insanlığın ve yarınların ortak mirası olan tabi çevre, insan eliyle yok edilmektedir. Ormanların tahrip edilmesi, nehirler ve denizlerdeki kirlilik, ovalardaki işgal, canlı türlerindeki azalma, tabi dengeyi bozan sanayileşme ve istihdam biçimi, tarihin hiçbir döneminde görülmeyen boyutlara ulaşmış durumda” dedi.
Dünya İslam Alimleri Birliği Başkanı Ali Muhyiddin Karadaği, Müslümanların birbirlerine saygı ve sevgi duyması gerektiğini aktararak, “Ruhun gıdası Kur’an’dır. Ruhumuz beslenirse ruhumuz onunla beraber yükselir. Bu birlik ve tek beden, maddi ve manevi gücü sağlar. İslam düşmanları, birliğimizi ve bedenimizi parçalamaya çalıştı. Bazı organlarımız meşgul olsun istediler. Bizi ayrıştırdılar ve tek Müslüman toplumu farklı toplumlar yaptılar. Aramızda bir ayrılık vardı ve sebebi de mezhepçilik, ırkçılık olması. Maalesef Osmanlı Devleti parçalandıktan sonra ne Araplar, ne Kürtler ne de Türkler faydalandı. Osmanlı Devleti’nden sonra ırkçılık çıktı. Yeni çıkan fikirler Osmanlı Devleti’nden sonra bizim üzerimizde uygulandı. Bizi 200 yıl önce insan haklarıyla, kadın haklarıyla, çocuk haklarıyla kandırdılar. Maalesef, bunların hepsi serap oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘dünya 5’ten büyüktür’ demekle çok haklıdır. Birleşmiş Milletlerin bize hiçbir faydası yok. Yeni bir dünya sistemine geçmemiz lazım. Birleşmiş Milletler sadece barışı sağlamak için kurulan bir müessese, ama neredeler” ifadelerini kullandı.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ise, “İslam’ın insanlık için ortaya koyduğu ideal değerlerin hayat bulmasında en önemli vasıtalardan biri şüphesiz ilimdir. İslam düşünesinde ilimlerin amacı insanın kendisi, çevresi, eşya, tabiat, kainat ve son raddede Cenab-ı Hak’la olumlu ilişkiler kurmasını temin etmektir. Bu sebeple İslam alimleri, ilmi söz konusu gaye ekseninde ele almış, onu sosyal gerçekliklerden koparmadan, insanın varoluşsal meselelerini ve yaşadıkları dönemin sorunlarını çözecek bir yaklaşımla kullanmışlardır. Dinin değişmez sabitelerinin rehberliğinde, içtihada açık alanları bilgi, feraset ve hikmetle ele almışlar ve hayatı İslam’ın ilkeleriyle inşa etmeye gayret etmişlerdir. Bu yaklaşımı günümüz dünyasının akademik, ekonomik, politik ve benzeri bütün alanlarına yeniden hakim kılmak zorundayız. Çağın ve ümmetin meselelerine İslam’ın perspektifiyle makul ve uygulanabilir çözümler üretmeliyiz. Medeniyet tarihimizde olduğu gibi bugün de huzur, güven, refah gibi değerlerin egemen olduğu bir hayatın inşasına öncülük etmeliyiz” şeklinde konuştu.
Şark Forum Başkanı Wadah Khanfar da birlik ve beraberliğin önemine değinerek, “Bizi sürekli işgale savaşa sürüklemek istiyorlar. Dağınık olduğumuz için işgale maruz kaldık. Önceden sayı olarak daha fazlaydık. Buradaki asker sayısı daha yüksekti. Bütün savaş süreçlerinde buralara 25-30 bin askerle geldiler, bizim silahlarımız ve askerimiz daha iyiydi. Şam kılıcı dünyanın en iyi kılıçlarından biriydi. Neden mağlup olduk? Burada dağınıktık ve birlik değildik. İsrail’in projesinin herhangi bir değeri yoktur. Bizim dağınık olmamızdan dolayı ayırıyor. Buradaki dağıtma projesi geleceğimizi yok etme projesidir” diye konuştu.
9 ülkeden İslam aliminin katıldığı programda daha sonra Hür Dava Partisi Genel Başkanvekili ve Gaziantep MilletvekiliŞahzade Demir, Karadaği’ye hediye takdim etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yıldırım, Edirne İl Genel Meclisi kasım ayı toplantısında Edirne’deki sağlık hizmetlerine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.
Edirne ve ilçelerdeki devlet hastanelerinin vatandaşlara en iyi hizmeti vermeye çalıştığını belirten Yıldırım, kentte 112 Acil Sağlık Hizmetlerinin de yoğun şekilde çalıştığını vurguladı.
Edirne’nin hem ambulans sayısı olarak hem de 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu sayısı olarak Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:
“Merkezde 7, Keşan’da 5, Uzunköprü’de 3, Enez’de 2 ve diğer ilçelerimizde birer istasyonumuzla hizmet veriyor. Yaz döneminde Erikli ve Yayla sahillerinde de sezon boyunca 2 istasyon açıyoruz, onları da Keşan ve Merkez üzerinden sürdürüyoruz. Özellikle 2020 sonrasına dikkat çekebiliriz. 2018, 2019 ve 2020’de istasyon sayısı 18, 2024’te istasyon sayısını Sağlık Bakanlığımızın desteğiyle 24’e çıkardık. İstasyon sayımızı artırdık. 2024″ün ilk 10 ayında toplam 54 bin çağrı aldık.”
Edirne Gençlik ve Spor Müdürü Selim Ak da kentteki spor yatırımlarına ilişkin bir sunum gerçekleştirdi, İl Genel Meclis Üyelerinin sorularını cevapladı.
İl Genel Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, kasım ayı toplantılarında her gün bir müdürün sunum yaparak kurumun çalışmalarını anlattığını bunun da faydalı olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Valisi Davut Gül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla soğuk ve yağışlı havalarda sokakta kalan İstanbulluların uygun yerlerde konaklatıldığını belirterek görenlerin 112’ye ihbarda bulunması çağrısında bulundu.
İstanbul Valisi Davut Gül, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla sokakta kalmak zorunda olan İstanbulluların Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) aracılığıyla uygun yerlerde konaklatıldığını belirterek mağdur olan kişileri görenlerin 112’ye bildirilmesini istedi. Vali Gül paylaşımında, “Sebebi ne olursa olsun, sokakta kalan hemşerilerimizi SYDV olarak uygun yerlerde konaklatıyoruz. Mağduriyetine şahitlik ettiğiniz kişileri 112’ye bildirin lütfen” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Resmi ziyaret için başkent Belgrad’da bulunan Fico, Cumhurbaşkanı Vucic ile bir araya geldi.
Basına kapalı gerçekleşen ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısında konuşan Fico, sınırlarını koruduğu için AB’nin Sırbistan’a minnettar olması gerektiğini belirtti.
Slovakya’nın, Sırbistan’ın AB’ye katılım müzakerelerini destekleyeceğini aktaran Fico, şöyle devam etti:
“Slovakya, bu süreçte edindiği deneyimleri paylaşmaya hazır. 2004 yılında Slovakya’nın AB’ye katılımıyla sonuçlanan süreçte yaptığımız trajik hatalar oldu. Örneğin, enerji güvenliğimizi zayıflatan kararlar aldık. Baskı altında alınan bu tür kararların başka bir durumda asla alınmayacağını biliyoruz.”
Fico, Rusya- Ukrayna Savaşı’nda gerilimin tırmandığını, Ukrayna ile komşu olmalarının kendilerini etkilediğini ifade ederek, “Gerilimin artmasını istemiyoruz ve bu artan gerilimin, Batı’nın bu çatışmayı sona erdirmek için bir ilgisinin olmadığının kanıtı olduğunu düşünüyorum.” dedi.
“Biz barış istiyoruz”
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic de konuşmasında, iki ülke arasında enerji başta olmak üzere birçok alanda daha fazla iş birliği imkanlarının olduğunu dile getirdi.
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta barışın sağlanmasını istediklerini kaydeden Vucic, “Alınan bazı kararlar yalnızca savaşın alevlerini körükledi ve hiçbir taraf için faydalı olmadı. Biz barış istiyoruz, bu kelimeden utanmıyoruz, bununla gurur duyuyoruz ve politikamızı bu şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.
Vucic, Sırbistan’ın kuzeyindeki Novi Sad’da bulunan tren istasyonunda 15 kişinin ölümüne yol açan kazaya ilişkin muhalefetin de destek verdiği protestolara da değinerek, hükümetin toplumdan gelen baskılara direnmesi gerektiğini, kendisinin de tehditlere karşı boyun eğmeyeceğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Spor Bilimleri Derneği tarafından bu yıl 22’ncisi düzenlenen Uluslararası Spor Bilimleri Kongresi’nin açılışı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla Gazi Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Kongrenin açılışında konuşan Tekin, Öğretmenler Günü Haftası dolayısıyla Bakanlık olarak bazı etkinlikler planladıklarını dile getirdi. Bakanlık olarak en çok üzerinde durdukları konulardan bir tanesinin spor kültürü ve spor alışkanlıklarının kazandırılması olduğunu belirten Bakan Tekin, Platon’un beden eğitimi ve müziğin eğitimdeki yerine ilişkin sözlerini hatırlatarak, “Kendi bedenine egemen olamayan bir insanın toplumda yöneticilik yapma ihtimali yok. Dolayısıyla spor ve spor eğitimi sadece sporcuların eğitimi anlamında değil, toplumun tamamının bu anlamda hayatını yönlendirmesi açısından çok önemli. Ben bu vesileyle Milli Eğitim Bakanlığı olarak hem çocuklarımızın gündelik hayatta sportif alışkanlıklar kazanmasını hem de beden eğitimi derslerinin daha verimli, daha işlevsel hale gelmesi için ciddi değişiklikler yaptık” dedi.
“Spor liselerimizde de benzer bir uygulamayı başlatacağız”
Bakan Tekin, 2014 yılında proje okul uygulaması başlattıklarını ve sportif eğitim veren okulları tematik hale getirmek istediklerini dile getirdi. Bunun ilk örneklerinden birinin Voleybol Federasyonu ile yürütülen Türkiye Voleybol Lisesi olduğunu kaydeden Tekin, “Türkiye’de özellikle kadın voleybolu ile ilgili yaşanan gelişmelerde MEB ile Türkiye Voleybol Federasyonu’nun ortaklaşa yürüttüğü bu projenin çok büyük bir yeri var. Benzeri şekilde Türkiye Futbol Federasyonu ile ortak Riva’da ilk örneğini verdik, Futbol Lisesi açtık. Spor liselerimizin büyük çoğunluğu 2014 itibarıyla hemen hemen tamamı genel spor liseleriydi. Dolayısıyla okula atadığımız öğretmen arkadaşlarımızın ilgilerine göre devamlı olmayan bir görünüm arz ediyor. Bunun üzerine biz proje okul formatıyla federasyonlarla bu liseleri tematik hale getirmek istedik. Bu okulların sportif anlamdaki derslerle ilgili müfredatını ilgili federasyonlarla yaptık. Akademik kısmını bakanlıktaki ilgili genel müdürlük ve Talim Terbiye Kurulu Başkanı, sportif anlamdaki müfredatını da ilgili federasyonlarla ortak yaptık. Bu bence çok önemli bir adımdı. Gelecekte spor liselerimizi bu anlamda tematik hale getirmeye devam edeceğiz. Başka bir başlangıç daha yapıyoruz. İlk örneğini güzel sanatlar liselerimizle beraber yaptık bu yıl. AnkaraMüzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi ile birlikte bir müzik ilkokulu, ortaokulu ve lisesini test ettik. İlk yıldan itibaren tematik spor liselerimizde de benzer bir uygulamayı başlatacağız. Daha küçük yaşlardan itibaren sportif yeteneklerini çocuklarımızın tespit edip, o yeteneklerine uygun eğitim öğretim almalarını temin edecek bir adım atacağız” dedi.
Kongre 24 Kasım tarihlerine kadar sürecek. Kongrenin açılışına Bakan Tekin’in yanı sıra, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Ünal, Spor Bilimleri Derneği Başkanı Fikret Soyer, akademisyenler, öğrenciler ve sporcular katıldı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Filistinlilerin naaşları Halil Süleyman Hastanesinden alınarak, ailelerinin evlerine götürüldü.
Daha sonra kılınan cenaze namazlarının ardından Filistinlilerin naaşları, Cenin’deki mezarlıkta toprağa verildi.
Filistin resmi ajansı WAFA’da yer alan haberde hayatını kaybedenlerin Rami el-Huveyti, Firas Muhammed el-Casir ve Muhammed Ferhat olduğu aktarıldı.
İsrail ordusu 19 ve 20 Kasım’da Cenin’de düzenlediği saldırılarda 9 Filistinliyi öldürmüş, 5’inin cenazesine el koymuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, ” Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Gazze’deki soykırımın sorumlularından Netanyahu ve Galant hakkında verdiği yakalama kararı, tarihi öneme sahip bir adımdır. Uluslararası Adalet Divanı’nın kararından sonra, bu kararla dokunulamaz zannedilen İsrail’e dokunulmuştur” dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Gazze’deki soykırımın sorumlularından Netanyahu ve Galant hakkında verdiği yakalama kararı, tarihi öneme sahip bir adımdır. Uluslararası Adalet Divanı’nın kararından sonra, bu kararla dokunulamaz zannedilen İsrail’e dokunulmuştur. Bu karar, ‘insanlık cephesinin’ masum ve mazlum Filistin halkına verdiği desteğin sonucudur. Vicdan ve adalet kazanacak, zulüm ve barbarlık kaybedecektir. Yakalama kararı, insanlığın geleceği adına ümit verici olduğu kadar Netanyahu ve çetesinin üzerindeki koruma kalkanının kalkacağının da habercisidir. Ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uyana kadar, soykırımcı apartheid uygulamaları nedeniyle İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınması, uluslararası toplum tarafından gündeme getirilmesi gereken acil bir konudur” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatipoğlu, Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen “Huzur, Asayiş ve Güvenlik Bilgilendirme Toplantısı”nda, kent genelinde 2023 ve bu yılın 10 ayında meydana gelen asayiş olayları, yürütülen operasyonlar ve çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
Kentin huzur ve güvenliği adına önleyici kolluk hizmetlerinin yürütüldüğünü, suçluların yakalanması ve suç olaylarının aydınlatılmasına yönelik çalışmaların da sürdürüldüğünü belirten Hatipoğlu, “5 yıldan az hapis cezası bulunan 1185 kişi yakalandı, yakalama oranımız geçen yıla göre yüzde 27 arttı. 5-10 yıl cezası olan 260 kişi yakalanmış ve yakalama oranı yüzde 51 yükselmiştir. 10 yıl ve üzeri cezası bulunan 153 kişi yakalanmış, yakalama oranımız geçen yıla göre yüzde 66 artmıştır.” ifadelerini kullandı.
Hatipoğlu, asayiş olaylarında gözaltına alınan 371 kişinin tutuklandığını, yakalama oranının geçen yıla göre yüzde 39 arttığını bildirdi.
Hırsızlık olaylarının geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 46 azaldığını ifade eden Hatipoğlu, şöyle konuştu:
“Malvarlığına karşı işlenen suçlarda yüzde 34’lük düşüş gerçekleşmiştir. Yine kişilere karşı işlenen suçlarda yüzde 6’lık düşüş yaşanmıştır. İlimizde 2024 yılının ilk 10 ayında meydana gelen olayları aydınlatma oranımız yüzde 95 ile ülkemiz ortalamasının üzerinde gerçekleşmiştir. Toplam 1966 narkotik operasyon gerçekleştirildi. Bu rakam, geçen yıla göre yüzde 34’lük artışa tekabül etmektedir. Operasyonlarda, 61 zehir taciri tutuklandı, tutuklama oranı yüzde 154 artmıştır.”
Hatipoğlu, kamuoyunu aydınlatma, farkındalık oluşturma anlamında güvenlik güçlerinin yaptığı 660 etkinlikle 24 bin 597 kişiye ulaşıldığını, vatandaşların uyuşturucuya karşı uyarıldığını anlatarak, şunları kaydetti:
“Kaçakçılık suçlarına yönelik gerçekleştirilen operasyon sayımız yüzde 18 artışla 340’a ulaşmıştır. Operasyonlarda 67 kişi tutuklandı. 159 terör operasyonu gerçekleştirdik ve 11 şahsı tutukladık. Operasyonlarda yakalanan 55 yabancı uyruklu sınır dışı edilmiştir. Göçmen kaçakçılığıyla ilgili yaptığımız çalışmalarda yüzde 200 artışla 42 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda yakalanan 14 kişi tutuklandı. Tutuklanma oranı bir önceki yıla göre yüzde 366’lık artış gösterdi. Siber suçlar kapsamında gerçekleştirilen 14 operasyonda ise 37 kişi yakalandı. Trafik denetimlerinde 750 bin araç sorgulandı ve geçen yıla göre yüzde 7’lik artış sağlandı. 49 bin 640 kişiye trafik eğitimi verildi, bu sayı geçen yıla göre yüzde 42 arttı.”
Toplantıya, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Alpaslan Doğan ve İl Emniyet Müdür Vekili Seydi Ertekin de katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Koşansu, Erentepe Belediye Başkanı Hüseyin Haydaroğulları ile işyerlerini dolaştı, vatandaşlarla bir araya geldi.
Kaymakamlık olarak gönüllerinin tüm vatandaşlara açık olduğunu ifade eden Koşansu, beldenin gelişmesinde ve orta ölçekli ekonomiye katkısında zanaatkarların önemli rol oynadığını belirtti.
Küçük yerlerde esnaflık yapmanın zor olduğunu dile getiren Koşansu, “Buna rağmen büyük beceri isteyen zanaatların devam ettirilmesi çok önemlidir. Her zaman esnafımızın yanındayız. Erentepe küçük bir belde değil. Birçok ilçeden daha fazla nüfusa sahip. Bizleri sıcak sohbetleri ve samimiyetleri ile karşılayan Erentepelilere teşekkür ediyorum. İlçemizin ve beldemizin huzuru ve refahı için esnaf ve vatandaşlarımızla diyalog içinde olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
Başkan Haydaroğulları ise her zaman ilçe sakinleriyle iç içe olmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Kaymakam Koşansu ile birlikte uyum içinde hareket ederek, esnaf ve vatandaşların sorunlarını dinlediklerini anlatan Haydaroğulları, desteklerinden dolayı Koşansu’ya teşekkür etti.
Koşansu ve Haydaroğulları’na, İlçe Jandarma Bölük Komutanı Üsteğmen Kazım Tüysüz, Uzgörür Belediye Başkanı Ayetullah Gündoğdu, AK Parti İlçe Başkanı Tahir Korkmaz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yalçın Tunçel ve sivil toplum kuruluş temsilcileri eşlik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beyoğlu’nda 23 Eylül 2024’de evine gitmek üzere sokakta yürüyen İ. A.’nın (25) önünü kesip genç kızı yere düşürüp üzerine çıkmak suretiyle taciz eden Semir Tarhan (31) ve Ömer Konu’nun (27) yargılanmasına İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Tutuklu sanık Ömer Konu, sanık avukatları ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlı adına bir avukatın hazır bulunduğu duruşmaya diğer tutuklu sanık Semir Tarhan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.
Mahkeme hakimi, sanık Tarhan’a “Senden yardım mı istedi ki yanaştın?” diye sordu
Duruşmada savunma yapan Semir Tarhan, müşteki İ.A.’yı daha önceden tanımadığını belirterek, “Arkadaşın yanına kötü bir niyetle yanaşmadım, akrabam Ömer ile olay günü bir gece kulübünde alkol alıp dışarı çıkmıştık. Ben yardım amaçlı yanaşmıştım.” dedi. Hakim, Tarhan’a “Senden yardım mı istedi ki yanaştın? Sana bir adres mi sordu veya bir eşya falan mı taşıyordu?” diye sorunca sanık, “Benim dengem kaymıştı, dengemi kaybederken ondan tutunmuş bulundum ve yere düştük. Müştekiye cinsel amaçlı sarılmadım. Onca insanın içerisinde cinsel istismarda bulunacak değilim. Ayrıca öpme yoktur, ben öpmedim ve pişmanım.” şeklinde konuştu.
“2 yaşında bir kız çocuğum var. Namusum ve şerefim üzerine yanaşmadım”
Diğer sanık Ömer Konu ise savunmasında, İstanbul’da kimseyi tanımadığından dolayı Semir ile buluştuğunu söyleyerek, “Olay günü ilk defa Taksim’e gideceğim için heyecanlıydım. Gece kulübünde alkol alıp dışarı çıktık ve bir midyeciye gittik. Midyecideyken müşteki İ.A. geldi ve ‘bana da ısmarlar mısınız’ dedi. Ben tek kelime etmedim, sadece midyeciye ‘ağabey ver yesin’ dedim. Sonra Semir ile muhabbet etmeye başladılar. Ben de önden yürüdüm. Arkamı döndüğümde ikisinin sohbet ede ede bana doğru geldiğini gördüm. Köşeye geçtiklerini ve yere düştüklerini gördüm. Ben herhangi bir cinsel niyetle yanaşmadım, 2 yaşında bir kız çocuğum var. Namusum ve şerefim üzerine yanaşmadım” dedi.
İ.A. şikayetçi olmadı
Mahkemede müşteki İ. A.’nın yazılı ifadesi okundu. İ.A. ifadesinde, sanık Ömer Konu’nun kendisine bir şeyler söylediğini ancak hatırlamadığını, kendisini köşeye sıkıştırdığını, bırakmayıp kavradığını ve yere düştükten sonra hala üstünden kalkmaması üzerine çevredekilerin müdahale ettiğini belirtti. Ayrıca olayı ailesinin öğrenmesini istemediğini belirterek sanıklardan şikayetçiyi olmadığı ifade edildi.
Savcı: “Şerefim üstüne dokunmadım dedin ama dokunmuşsun”
Duruşmada olay anına ilişkin güvenlik kamera görüntüsü izletildi. Bunun üzerine söz alan duruşma savcısı, sanık Konu’ya dönerek “Görüntüde kıza dokunuyorsun, kolundan çekiyorsun. Diğeri köşeye sıkıştırıyor sen de onu izliyorsun. Biraz önce hatırlamıyorum demedin, namusum ve şerefim üstüne dokunmadım dedin ama dokunmuşsun.” dedi. Sanık Konu ise “Ben normalde gerçekten böyle bir insan değilim, işimde ve gücümde bir insanım. Bir şansı daha hak etmiyor muyum? Gerçekten hatırlamıyorum.” diye cevap verdi.
Dosya ağır cezaya gönderildi
Kararını açıklayan mahkeme, sanıkların mağdura karşı cebir kullanarak cinsel saldırıda bulunduklarını ve eylemlerinin kendi rızasıyla değil, çevredekilerin müdahalesi ile son bulmasını dikkate alarak ‘nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarının oluştuğunu belirtti. Bu gerekçeyle mahkeme, dava hakkında görevsizlik kararı vererek dosyanın nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine, ayrıca sanıkların tutukluluğunun devamına karar verdi.
İddianamede şüpheliler Ömer Konu ile Semir Tarhan’ın beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘basit cinsel saldırı’ suçlarından toplamda 10’ar yıl 6’şar aydan 30’ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyordu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de tartıştığı eski eşini cadde ortasında darbeden O.Ö. (36), tutuklandı.
Olay, dün saat 20.00 sıralarında Kocasinan ilçesi Sahabiye Mahallesi Sivas Bulvarı’nda meydana geldi. İsmi öğrenilemeyen kadın ile eski eşi O.Ö., caddede karşılaşınca tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine O.Ö., eski eşine tekme atarak darbetti. Kadın çığlık atarken, bir iş yerinin motokuryeleri şüpheliye müdahale etti. Çevredekilerin ihbarı ile olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kaçan O.Ö., polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zonguldak İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, Çaycuma ilçesinde adli makamlardan alınan arama kararına istinaden 2 iş yerine operasyon düzenlendi. Yapılan aramada; 589 paket halinde 66 bin 200 gram kıyılmış tütün, 22 bin 850 gram kıyılmış açık tütün, 730 adet içi tütün doldurulmuş makaron, 141 bin 669 adet boş makaron, 30 bin 490 adet filtreli ağızlık, 647 paket sigara sarma kağıdı, 141 adet puro, 19 bin 575 gram nargile tütünü, 602 adet sipsi, 25 adet elektronik sigara kiti, 9 adet cinsel içerikli macun, 3 adet elektronik terazi, 1 adet tütün doldurma aparatı ele geçirildi.
Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda, iki şüpheli ifadesi alınarak serbest bırakıldı. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hava durumu tahmin raporunu paylaştı. Buna göre; İstanbul’un da aralarında bulunduğu 49 il için sarı kodlu uyarı yapıldı. Söz konusu illerde kuvvetli rüzgar ve sağanak yağışın etkili olması bekleniyor. Peki hangi illere sarı kodlu uyarı yapıldı? İşte son dakika hava durumu haberinin detayları…

SON DAKİKA: HANGİ İLLERDE SAĞANAK BEKLENİYOR?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son tahminlere göre; ülke genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Anadolu’nun güneybatısı, Güneydoğu Anadolu’nun kuzey ve batısı ile Giresun, Tunceli, Bingöl, Muş ve Bitlis çevreleri ile Erzurum ve Erzincan’ın güney kesimlerinin yağmur ve sağanak, Kıyı Ege ile Akdeniz kıyılarının yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, gece saatlerinde Tunceli, Bingöl, Muş’un yüksek kesimleri ile Erzincan ve Erzurum’un güneyinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların, Marmara, Kıyı Ege, Batı Akdeniz, Adana, Düzce, Zonguldak, Bolu ve Bartın çevrelerinde kuvvetli, İzmir, Aydın, Muğla çevreleri ile Antalya’nın doğu kesimlerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.

HAVA SICAKLIĞI VE RÜZGAR
Hava sıcaklığının Marmara’nın batısında 4 ila 6 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.

Rüzgarın ise genellikle güney ve güneybatı, öğle saatlerinden itibaren kuzeybatı kesimlerde kuzey ve kuzeybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, İç Anadolu ve Karadeniz’de kuvvetli (40-60 km/saat), Marmara ve Ege’de kuvvetli ve fırtına (50-80 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, olay ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta Alacayer Mahallesi kırsalında meydana geldi. Davut İnçamur ve Yakup İnçamur kendilerine ait hayvanları Bekirağa Yaylası’nda otlatmaya çıkardı. Çobanlar dinlenmek ve yağan yağmurdan korunmak için durdukları sırada dağdan kopup yuvarlanan kaya parçalarının altında kaldı. 2 çocuk babası Davut İnçamur (32) hayatını kaybederken, 5 çocuk babası Yakup inçamur (45) yaralandı. Yakup İnçamur’un olayı yakınlarına bildirmesi üzerine yakınları yetkilileri arayarak yardım talebinde bulundu. Bölgeye sevk edilen jandarma, AFAD, UMKE, sağlık ve Çatak İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, olay yerine gelen vatandaşların yardımıyla arama kurtarma çalışması başlattı. Çobanların bulunduğu alana yol olmadığı için ulaşım güçlükle sağlandı. Havanın kararması ve yağışın devam etmesi nedeniyle çobanlar olay yerinden yola 4 saat sonra indirilebildi. Yaralı çoban ambulansla Çatak Devlet Hastanesine götürülürken, hayatını kaybeden çobanın cansız bedeni de hastane morguna götürüldü. – VAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>C.K’nin kullandığı 58 AET 289 çekici plakalı tır, Dilek Mahallesi mevkisinde karşı yönden gelen Y.T. yönetimindeki 44 DJ 544 çekici plakalı tırla çarpıştı.
Kaza yerine jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan sürücü Y.T’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Ersoy, Mersin’de 110 yaşında vefat eden Sümerolog, arkeolog ve dilbilimci Muazzez İlmiye Çığ için sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımladı.
Türk kültürüne ve tarihine eşsiz katkılar sunan Çığ’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendiğini belirten Ersoy, mesajında şunları kaydetti:
“Ömrünü insanlık tarihinin en eski izlerini aydınlatmaya adamış değerli bilim insanımız, araştırmaları ve eserleriyle nesiller boyu hatırlanacaktır. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyorum. Türk bilim dünyasının başı sağ olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk arkeolog, dilbilimci ve Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın vefatı üzerine, Çığ’ın uzun yıllardır yaşadığı Mersin’in Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit taziye mesajı yayımladı.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer sosyal medya üzerinden yayımladığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi:
” Türkiye’nin aydınlanma mücadelesinin değerli bilim insanı, arkeolog, dil bilimci, sümerolog ve Cumhuriyet kadını Muazzez İlmiye Çığ’ın, yaşamını sürdürdüğü Mersin’de hayata veda ettiği haberini almanın üzüntüsünü yaşıyorum. Mersin’de defnedilecek olan Çığ’a insanlığa katkıları için şükran borçluyuz. Başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum.”
Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit de sosyal medya üzerinden yayımladığı taziye mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Uzun yıllardır Mersin’imizde yaşayan Cumhuriyetin simge isimlerinden, değerli arkeolog, Sümerolog ve dil bilimci Muazzez İlmiye Çığ’ı kaybettiğimizi üzüntüyle öğrendim. Merhumeye Allah’tan rahmet diliyorum, başımız sağ olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜTAHYA – Kütahya’nın Domaniç ilçesinde duvarlarında çatlaklar bulunan ve su sızıntısı olduğu tespit edilen tarihi Sultan Alaaddin Camii yakıldı. Minare yıkım sürecinde özel koruma altına alınırken, caminin yeniden yapım çalışmaları ise önümüzdeki günlerde başlayacak.
2016 yılında yapılan yapı denetim testleri sonrasında, duvarlarda oluşan çatlaklar ve su sızıntısı olduğu tespit edilen tarihi Sultan Alaaddin Camii için yıkım kararı alındı. Aradan geçen 8 yılın ardından caminin yıkım süreci başlatıldı.
Deprem riskine karşı alınan yıkım kararıyla birlikte, caminin yeniden inşası için de çalışmalar başlatıldı. Tarihi minare ise yıkım sürecinde özel koruma altına alındı.
Yapılış tarihi tam olarak bilinmen Sultan Alaaddin Camii, 1837 yılında Sultan Alaaddin Vakfı tarafından inşa edildiği için bu ismi taşıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinop Belediyesi ev sahipliğinde Kültür ve Turizm Derneği tarafından 5’incisi düzenlenen Lakerda Festivali sona erdi.
Sebahattin Ali Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve dört gün süren festival boyunca çocuk oyun etkinlikleri, konser, söyleşiler ve film gösterimleri gerçekleştirildi.
Festivalin kapanışı ise “Buzda değil, tuzda balık” sloganıyla gerçekleştirilen lakerda (tuzlu balık) yarışmasıyla yapıldı.
Altmış kişinin daha önce hazırladıkları lakerdalarla katıldığı yarışmada, tuzlu balıklar jüri tarafından tadılarak değerlendirildi.
Lakerdanın kokusu, tuz oranı ve diriliğine göre yapılan puanlamada, birinciliği Ali Dizdaroğlu elde ederken, ikinci Özgür Demirci, üçüncü ise Fatih Türe oldu.
Dereceye giren yarışmacılara ödülleri, CHP Sinop MilletvekiliBarış Karadeniz, Vali Yardımcısı Taner Bolat ve Belediye Başkanı Metin Gürbüz tarafından verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Arkeolog, dilbilimci ve Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın vefatı üzerine İYİ Parti Kurucusu Meral Akşener taziye mesajı yayımladı. Akşener sosyal medya hesabından paylaştığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Bursa Kız Öğretmen Okulumuz’un yetiştirdiği değerli bilim insanlarından duayen Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ hocamızın vefatını üzüntüyle öğrendim. Kendisine Yüce Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Arkeolog, dilbilimci ve Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın vefatı üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş taziye mesajı yayımladı. Yavaş sosyal medya hesabından yayımladığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Muazzez İlmiye Çığ, bilgiyle dolu 110 yıl, bilimle geçen bir ömür… Sümer tabletlerinden Cumhuriyet’in aydınlık geleceğine uzanan bu büyük çınar, her zaman yolumuzu aydınlatacak. Saygı, sevgi ve minnetle…”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mezitli ilçesindeki özel bir hastanede rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören 1914 doğumlu Sümerolog ve akademisyen Çığ, yoğun bakıma alındı.
Çığ, doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ORDU Dernekler Federasyonu tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Ordu Tanıtım Günleri’ Yenikapı Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirildi. Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Ordu Dernekleri Federasyonu’nun (ORDEF) bir araya gelerek 13’üncüsünü düzenledikleri etkinliğin son gününde Ordulular bir araya geldi.
Ordu Dernekler Federasyonu tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Ordu Tanıtım Günleri’ Yenikapı Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirildi. 13’üncüsü düzenlenen etkinlikte Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi, Ordu Dernekleri Federasyonu (ORDEF) ve Ordulular bir araya geldi. Etkinlik kapsamında, ziyaretçilere fındık çorbası, yahni, cevizli helva, balık ekmek, lahana sarması, turşu, su böreği, fındıklı baklava, kivi, ayran aşı, ballı fındıklı sütlaç, mısır ekmeği, Ordu tostu, ısırgan otu ve pancar çorbası, keşkek yemeği, Akkuş fasulyesi, Ordu yağlısı ve yayla balı gibi yöresel yemekler sunuldu. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, “Büyük bir coşku, büyük bir katılım var, yoğunluk var bu da bizi memnun ediyor. Çünkü biz Ordu ve İstanbul arasında gönül köprüsü kurmak istedik böylece hem hemşerilerimizle hasret giderelim hem de hemşerilerimizle birlikte gelen misafirlerimize hem Ordu’nun güzelliklerini gösterelim. Kelimelerle ifade edilemeyen çerçevelere sığmayan güzelliğini tanıtalım istedik” dedi.
‘ZİHİNSEL ANLAMDA ENERJİ DOLUYORUZ’
Fatsa Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar, “Ordu tanıtım günlerimizin 4’üncü gününde de yoğun bir hemşire buluşması gerçekleştiriyoruz. Dünde çok yoğundu Cumartesi, Pazarları genelde tanıtım günlerimiz yoğun oluyor. İstanbul ve çevresinin dört bir tarafından hemşerilerimizin memleketin havasını almak, hasretini gidermek, fikir ve düşüncelerini iletmek, başkanlarını görmek, Ordu lezzetlerini tatmak adına Yenikapı etkinlik alanına geldiğini görüyoruz. Burada tabi ki fiziksel anlamda yorgunluk yaşasak da zihinsel anlamda ciddi bir enerji doluyoruz” dedi.
‘MEMLEKETİMİZİN İNSANLARINI GÖRMEK DAHA BİR GÜZEL’
Tanıtım günlerine gelen Hamza Yıldız, “Etkinlik çok güzel, gördüğüm kadarıyla rağbet baya güzel, insanlar hepsi gelmiş gelmeye devam ediyorlar. Memleket buluşması gibi bir şey burası, güzel bir ortam devamını dilerim” dedi. Emine Alkoyun İse “Ben bu sene her senekinden güzel buldum. Geçen sene pek beğenmemiştim ama bu sene çok harika, her şey çok güzel bir de memleketimizin insanlarını görmek daha bir güzel, devam etsin isterim” ifadelerini kullandı.
‘HAKİKİ BAL DONAR’
Bal üreticisi Abdülkadir, “Balımız kalitelidir. Köyümüzün balı, Fatsa İslamdağı baldır. Balımızda şeker, glikoz hile yoktur almak isteyen bir daha alır bizden. Hakiki bal, orijinal bal süner, hakiki bal donar bunları bilmek lazım” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de yaşayan Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ (110) tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Merkez Mezitli ilçesindeki özel bir hastanede rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören Sümerolog ve akademisyen Çığ, yoğun bakıma alındı.
Çığ, doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dizinin 27’nci bölümünde ‘Üstad’ karakteri kadroya dahil oluyor.
Birsen Altuntaş’ın haberine göre, yeni karaktere karaktere ünlü oyuncu Murat Divitçioğlu hayat verecek.

“ÇAĞLA” KARAKTERİNİN EŞİ OLACAK
Diziye son olarak ‘Çağla’ rolüyle oyuncu Pelin Ermiş katılmıştı. Çağla’nın Duygu Sarışın’ın canlandırdığı ‘Hande’ karakteriyle yollarının kesişeceği gündeme gelmişti.
Divitçioğlu’nun rol alacağı ‘Üstad’ karakteri ise Çağla’nın eşi olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Partisinin Küçükçekmece’de AtakentKültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen İstanbul İl Başkanlığı 2. Olağan Kongresi’nde konuşan Özdağ, Zafer Partisinin gerçekleştirdiği ilerlemenin sokakta her yerde görüldüğünü söyledi.
Kendisine ve partisine yönelik iftiralarda bulunulduğunu öne süren Özdağ, her krizden ve komplodan bir yol bulup güçlenerek yola devam ettiklerini aktardı.
Özdağ, bundan sonra da öyle yapacaklarını kaydederek, “Geldiğimiz nokta önemli. Hepimiz bunu görüyoruz. 3 seneyi aşan bir süredir zor şartlarda, saldırılar altında, kazıya kazıya bir noktaya geldik, güzel bir noktaya geldik. Daha net söyleyeyim. Hadi bu pazar seçime gidelim. Zafer parlamentoda. Burada sorunumuz yok. Ama yetmez.” diye konuştu.
Emeksiz zafer kazanamayacaklarını aktaran Özdağ, fedakarlık yapmadan zafere ulaşamayacaklarını dile getirdi.
Zafer Partisinin siyasal rant, makam, mevki mücadelesinin verildiği bir sistem partisi olmadığını söyleyen Özdağ, “Zafer Partisi gerçek idealistlerin, Türk milletinin hukukunu, refahını, egemenliğini ve güvenliğini sağlama mücadelesi verdikleri Kuvayımilliye’dir.” ifadelerini kullandı.
Özdağ, teşkilat olarak sokakta, pazarda, tarlada halkı örgütleyeceklerini ve Zafer Partisine kazandıracaklarını ifade etti. Teşkilatçılığın halkı severek, halkın düşüncelerine saygı duyarak ve dinleyerek yapıldığını dile getiren Özdağ, şunları söyledi:
“Halkı severseniz halk da sizi sever. Halk kendisine, yukarıdan bakanları tanıyor ve sevmiyor. Sokaklarda yürümeden, dedelerle, ninelerle, teyzelerle, halalarla konuşmadan, hatır sormadan zafere ilerleyemeyiz. Bulunduğumuz hiçbir makam bizi yüceltmez. Makamı yüceltecek olan halkın bize olan sevgisidir ve bu da halkla sürekli temas kurmakla, halka sokakta varlığımızı göstermekle olur ve hep birlikte bunu yapacağız. Seçimlerin 2028’te olacağı ifade ediliyor. Ne zaman olursa olsun büyük kurultayımız sonrasında biz sokaklarda seçime hazır olacağız. Parlamentoda değiliz ama bütün Türkiye’yi, sokakları, meydanları, parlamento yapacağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİNOP – Sinop Lakerda Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu. Sinop Kültür ve Turizm Derneği tarafından bu yıl 5.si düzenlenen Lakerda Festivali’nde en lezzetli lakerdalar belirlendi.
Sabahattin Ali Kültür Merkezi’nde düzenlenen yarışmada, jüri üyeleri tadım yaparak en lezzetli lakerdaları belirlemeye çalıştı. Torik, palamut gibi balıkların dilim dilim kesilerek salamura edilmesiyle yapılan lakerdaların yarıştığı programda renkli görüntüler oluştu. Birbirinden lezzetli lakerdaların tanıdımı yapan jüri üyeleri verdikleri puanlar ile yarışmanın dereceye giren isimlerini belirledi. Puanlamaya göre Lakerda festivalinde en iyi lakerdayı yapan Ali Dizdaroğlu olurken, ikinci Özgür Demirci, üçüncü ise Fatih Türe oldu. Yarışmada üçüncü olan Fatih Türe’ye ödülünü Sinop Kültür ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Saim Gürbüz’den aldı.İkinci Özgür Demirci ödülünü Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz’den alırken, birinci Ali Dizdaroğlu ise ödülünü Vali Yardımcı Taner Bolat’tan aldı. Lakerda yarışmasında; 1.olan Ali Dizdaroğlu 40 bin lira ödül, 2.olan Özgür Demirci 25 bin lira ödül alırken, 3. Fatih Türe de 15 bin lira ödül aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(MALATYA) –Malatya yöresinde geleneksel olarak her yıl 11. ve 12. aylarda yapılan ‘Abdal Musa Lokması’ etkinliği Engüzekliler Cem ve Kültür Evi’nde gerçekleştirildi. Engüzekliler Dernek Başkanı Zeynal Doğan, “Bağışlanan kurbanlarla Abdal Musa Yemeğini yapıyoruz ve bunu dayanışma içinde gerçekleştiriyoruz” dedi.
Malatya ve yöresinde her yıl geleneksel olarak yapılan ‘Abdal Musa Lokması’ etkinliklerinden biri de Engüzekliler Cem ve Kültür Evi’nde gerçekleştirildi. Engüzekliler Derneği tarafından düzenlenen etkinliğe Engüzeklilerin yanı sıra Malatya’da bulunan CHP İstanbulMilletvekili Ali Gökçek, PM Üyesi Saniye Barut, İl Başkanı Barış Yıldız, Yeşilyurt İlçe Başkanı Hakkı Ayas ve Belediye meclis üyelerinin yanı sıra Cem Vakfı Malatya Şube Başkanı Eşref Doğan, Zeyna Abidin Vakfı Başkanı Ergun Tuluk ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
Engüzekliler Cemevi’ndeki etkinlik, Muhsin Topalcengiz dedenin yürüttüğü Cem Töreni ile başladı. Çerağ uyandırma ile başlayan Cem tevhit, mersiye, semah ve gülbanklerle devam etti. Cem töreni sonrası Süleyman Sönmez dedenin okuduğu ve CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek’in de katılım sağladığı lokma duası sonrası lokmaların dağıtılmasıyla son buldu.
“Herkes kurbanı varsa bu aya bırakıyor”
Yemek sonrası ANKA Haber Ajansı’na konuşan Engüzekliler Dernek Başkanı Zeynal Doğan şunları söyledi:
“Engüzekliler Kültür Derneği, bizim dernek bin 500 haneden oluşuyor, toplum olarak. Her yıl 11’inci ayda gelenek haline getirdik, Abdal Musa Yemeğini yapıyoruz. Bu Abdal Musa Yemeği de şöyle oluşuyor. Herkes kurbanı varsa bu aya bırakıyor. Bir kişi araba ya da tarla almışsa ya da çocuğu üniversiteyi kazanmışsa bize birer kurban bağışlıyor. O bağışlanan kurbanlarla Abdal Musa Yemeğini yapıyoruz ve bunu dayanışma içinde gerçekleştiriyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terme Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Ankara Samsun Dernekleri Federasyonu (ASDEF) tarafından organize edilen etkinlik, 1919 metre uzunluğundaki Türk bayrağıyla düzenlenen Samsun yürüyüşünün ardından başladı.
Tanıtım günlerinde Terme standı ilgi gördü.
Belediye Başkanı Şenol Kul, “Samsun Tanıtım Günleri’nde Terme olarak yer almak, kültürümüzü ve değerlerimizi başkentte tanıtmak bizler için büyük bir onur. Ziyaretçilerimize Terme’nin eşsiz lezzetlerini sunarken hemşehrilerimizle bir araya gelmekten mutluyuz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>14 Kasım’da vücudunda oluşan enfeksiyon nedeniyle MersinMezitli’de özel bir hastanede tedavi altına alınan Muazzez İlmiye Çığ, Saat 17.30’da yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca azimle çalışan Çığ, son günlerine kadar aktif bir şekilde topluma katkı sağlamaya devam etti.
Muazzez İlmiye Çığ, 20 Haziran 1914 tarihinde Bursa’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Cumhuriyet’in ilk yıllarında tamamladı. 1935 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin Hititoloji bölümünden mezun olan Çığ, uzun yıllar boyunca Sümeroloji, Hititoloji ve arkeoloji alanında önemli çalışmalara imza attı.
Bilimsel Katkıları ve Atatürk’e Bağlılığı
Çığ, özellikle Sümer kültürü üzerine yaptığı araştırmalarla tanındı. 1940 yılında İstanbulArkeoloji Müzesi’nde göreve başlayan Çığ, burada 30 yılı aşkın süre çalışarak Sümer, Akad ve Asur tabletlerinin araştırma ve tasnifinde görev aldı. Eserlerinin pek çoğu uluslararası arenada büyük ilgi gördü ve sayısız ödüle layık bulundu. Muazzez İlmiye Çığ, Türkiye’nin aydınlanma sürecine önemli katkılar yaptı ve Atatürk’ün mirasına olan sadakatiyle bilindi. 109 yaşında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk eserini televizyon kanallarında ezbere okuması, onun Cumhuriyet değerlerine olan bağlılığının kanıtı ve gelecek nesillere en güzel örneğiydi.
Toplumsal Katkıları
Hayatı boyunca bilim insanı kimliğinin yanı sıra bir eğitimci olarak da öne çıkan Çığ, özellikle gençlerin bilinçlenmesi ve Cumhuriyet değerlerinin yaşatılması için sayısız konferans ve seminer verdi. Yayınladığı kitaplar ve makalelerle tarihe ışık tutarak, yeni nesillere yol gösterici olmayı sürdürdü.
Muazzez İlmiye Çığ, yalnızca bilimsel çalışmalarıyla değil, aynı zamanda Atatürk ilke ve inkılaplarına olan bağlılığıyla Türkiye’nin önemli isimlerinden biri olarak hatırlanacak. Cumhuriyet’in aydınlık yüzlerinden biri Çığ, geride bıraktığı eserleri ve topluma kazandırdığı değerlerle her zaman hatırlanacak. Muazzez İlmiye Çığ, bilime ve Cumhuriyet’e adanmış yaşamıyla sonsuza dek anılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son Dakika Haberi… Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti MYK’da kurmaylarına MHP Lideri Devlet Bahçeli’yle görüşmesini anlattı: İşte AK Parti MYK’dan SABAH’ın edindiği bilgiler…

Başkan Erdoğan, kurmaylarına Cumhur İttifakı konusunda hassas olmaları gerektiği uyarısında bulunarak “Devlet Bey ile 15 Temmuz sürecinden itibaren birlikte çalışıyoruz. Geçen gün Külliye’de bir saati aşkın güzel bir görüşmemiz oldu. Aramızda tam bir mutabakat var. Görüşlerimizde bir farklılık yok. “

“Cumhur İttifakı’nın korunarak yoluna devam etmesi lazım. İttifakı dağıtmak için araya fitne sokmak isteyenlere fırsat vermemeliyiz. Bunlara hiçbir şekilde geçit vermedik. Püskürttüğümüz saldırılarla yolumuza bu zamana kadar devam ettik, bundan sonra da güçlenerek devam edeceğiz” dedi.

Erdoğan, toplantıda terörsüz Türkiye vurgusu yaparak, “Sayın Bahçeli’yle belediyelerde yapılan geçici görevlendirmeler ile terörsüz Türkiye konusunu ele aldık, terörsüz Türkiye hedefimiz konusunda hemfikiriz. Bölgemizin, ülkemizin büyük tehdit altında olduğu bu süreçte iç cepheyi, Türkiye sathını güçlendirme vurgusu yaptık” dedi.

MUHALEFETİN KÖTÜ KARNESİ MİLLETİN GÖZÜNÜ BİZE ÇEVİRDİ
AK Parti MYK’da kongre ve değişim süreciyle ilgili de konuşan Erdoğan, “Kırmadan, dışlamadan ve küstürmeden süreci yöneteceğiz. 30’a yakın il kongresine bizzat katılacağım. İlk olarak 30 Kasım’da Kahramanmaraş İl Kongresi’ni gerçekleştireceğiz. Milletimizin partimizden ve Cumhur İttifakı’ndan beklentisi çok yüksek. Muhalefetin kötü belediye yönetimi karnesi, bitmek bilmeyen iç çekişmeleri gözleri yeniden AK Parti’ye çevirdi. “
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamaya göre, Nurettin Soykan Tesisleri’nde teknik sorumlu Adem Büyük yönetiminde gerçekleştirilen antrenmanda futbolcular, koşunun ardından pas çalışması yaptı.
Yeni Malatyaspor, hazırlıklarına 18 Kasım Pazartesi günü devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Soma Kaymakamı Fatih Akkaya, Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, Kırkağaç Jandarma Komando Eğitim Merkezi Komutanı Albay Adem Şakrak, Kırkağaç Cumhuriyet Savcısı Müge Bal, İlçe Emniyet Müdürü Sayım Başaran, Kırkağaç İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Servet Çelenk, Kırkağaç Belediye Başkan Yardımcısı Necdi Özkan, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, asker aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından protokolün askerleri selamlaması ile başladı.
848 uzman erbaşın toplu halde yemin etmesinin ardından, askerler tarafından hazırlanan gösteriler büyük beğeni topladı. Aileler tarafından yoğun katılımın olduğu yemin töreninin finalinde ise uzman çavuşların aileleriyle hasret gidermesi vardı.
Tören sonrası ailelerine kavuşan uzman erbaşlar büyük mutluluk yaşadılar. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, merkez Yıldırım ilçesi Çınarönü Mahallesi Çınarönü Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kenan C. (30) 16 BBE 013 plakalı otomobili ile seyir halindeyken, başka bir araçtan üzerine ateş açıldı. Açılan ateş sonucu Kenan C., başına isabet eden kurşunla ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ağır yaralanan Kenan C., olay yerinde yapılan ilk müdahalesinin ardından Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Burada yapılan müdahalelerin ardından Kenan C., Çekirge Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı.
Polis ekipleri, olayın fail ya da faillerini yakalamak için çalışma başlattı. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(SAMSUN) – CHP AnkaraMilletvekiliUmut Akdoğan, “Sokağın en yakıcı gündemi, kim ne konuşursa konuşsun, Erdoğan ne söylerse söylesin, Bahçeli hangi çıkışı yaparsa yapsın, sokağın en yakıcı gündemi gıda enflasyonu, dolmayan poşetler, torbalar, evin içine girmeyen ekmek, aş, doldurulamayan çocukların beslenme çantası” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talimatları doğrultusunda CHP’li milletvekilleri ve Parti Meclisi Üyeleri, yurttaşları ziyaret ederek sorunları dinliyor. CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Parti Meclisi Üyeleri Armağan Erdoğan ve Nazan Güneysu bu doğrultuda Samsun’a giderek İl Başkanı Mehmet Özdağ, Atakum İlçe Başkanı Adem Kürek, İlkadım İlçe Başkanı Metin Teletar ile birlikte ziyaretlerde bulundu.
CHP Atakum İlçe Başkanlığı’nda konuşan Akdoğan, şunları söyledi:
“Samsun’dayız, Atakum’dayız. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız’ın talimatıyla 81 ilde bütün milletvekillerimiz, parti meclis üyelerimiz, Yüksek Disiplin Kurulu üyelerimiz sahaya çıktı. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen bütçe, bir süre sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na gelecek. gıda enflasyonu, dolmayan poşetler, torbalar, evin içine giren ekmek, aş, Biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm kadrolarımızla yola çıktık ve Anadolu’nun dört bir yanında bu çalışmayı sürdürüyoruz Bugün Atakum’da ki pazarda gördük. Böyle avucumun içine sığabilecek kadar bir pırasa, bir tane kırmızı lahana ve yine bir avuç içi kadar karnabahar aldık ve 100 lira verdik.
‘Biz bu sunduklarımızla birlikte hükümetimizi göreve davet ediyoruz ve zorluyoruz’
Burada bizim derdimiz vatandaşın derdini tekrar vatandaşa anlatmak değil veya pahalılığı teşhir etmek değil. Biz bu sunduklarımızla birlikte hükümetimiz, iktidar sahiplerimizi, iş başındaki kişileri göreve davet ediyoruz ve zorluyoruz. İkinci kısmı şu, Türkiye’de gösterdiğimiz onun sorunu, onun derdinin bilinmeyen bir yakası var. Bilinmeyen yakası şu demek, zayıflığa sahip olanlar var ama bu yoksulluktan etkilenmeyen bir azınlık da var. Doğuda, güneydoğuda terör belası batıda bunu hissetmeyenler var, bilinmiyor. Tarım işçileri çalışıyorsa tarım işçisinin derdini bilmeyen bunu mutlaka bilmeli. Öğretmenlerin sorunlarının dışında özellikle veliler olarak herkes bilmeli. Dolayısıyla bizim bulaşmanın bir çalışması. Bunu almayı sürdüreceğiz. Bugün aralıksız sonra yine Samsun’da devam edeceğiz. Samsun’daki potansiyelimizin çok yüksek olduğu bir yer. Önümüzdeki dönemde dört, dört buçuktan beş milletvekilini almayı hedeflediğimiz bir yer. Atakum Belediyemiz de belediyecilik anlayışıyla Samsun’da bir örnek teşkilatı sürdürmeyi ve umut ediyorum Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Samsun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çok büyük bir temsiliyeti sağlayacak.”
“MHP liderinin, diğer siyasi partilerin genel başkanlarının ortaya koymak istediklerini gündem sokakta yok”
Akdoğan, İl Başkanlığı ziyaretinde ise şunları kaydetti:
“Bu enflasyon canavarına dur diyemediğiniz süre boyunca maaşları elli bin lirada yapsanız, yüz bin lirada yapsanız, yüzde beş yüzde zam yaptığınızda cebinizde sağladığınızdan artıştan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Ancak tabi çok can yakıcı bir sorun ortada duruyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu aydan itibaren, Bu aydan tezi yok, en düşük emekli maaşının asgari ücretle eşitlenmesi önerisi, televizyonda, mikrofonda, nerede derseniz deyin, yaygınlık gösterir. Dolaysıyla Cumhurbaşkanlarının diğer siyasi partilerin genel başkanlarının ortaya koyduğu noktalar, gündem sokakta yok.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Acetler Kavşağı’nda aracıyla giden Ş.B.S.(20), henüz plakası belirlenemeyen başka bir otomobilin içinden silahla ateş açılması sonucu yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ş.B.S., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.
Polis, kaçan kişi veya kişileri yakalamak için çalışma başlattı. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Hem Gazze’de hem Lübnan’da insanlar ölüyor ve istatistiklere göre öldürülen insanların yüzde 70’inden fazlası kadın ve çocuk. Artık dünyanın Gazze meselesini bir istatistik meselesi olmanın ötesine götürmesi lazım. Onun yolu da İsrail ve hükümetini izole etmek ve uluslararası alanda üzerine baskı kurmaktır. İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması bundan sonra her uluslararası platformda konuşulmalıdır” dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Meclis’te MalaviMeclis Başkanı Catherine Hara ile bir araya geldi. Kurtulmuş, basına kapalı görüşmenin ardından mevkidaşı ile birlikte ortak basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, Malavili heyeti Meclis’te ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirterek, ” Türkiye’deki resmi temaslarınızın başarılı geçmesini ve bu temastan sonra gelişecek olan ikili ilişkilerimizin artarak devam etmesini, her alanda yaygınlaşmasını ümit ve temenni ediyoruz” diye konuştu.
Malavi Meclis Başkanı Catherine Hara ise kendilerini evlerinde gibi hissettiklerini belirterek, “Birbirimizden binlerce kilometre uzakta olabiliriz ama birbirimizden o kadar da uzak ve ırak olduğumuzu düşünmüyorum. Bu ilişkileri geliştirmek gerekli çünkü bu hem Türk halkının faydasına hem de Malavi halkının faydasındadır. O yüzden ileriye doğru hızla yol almamız gereken bir dönemdeyiz” ifadelerini kullandı.
‘EN BÜYÜK KATLİAMLA KARŞI KARŞIYAYIZ’
Konuşmaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kurtulmuş, 7 Kasım’da Brezilya’da düzenlenen ‘G20 Parlamento Başkanları Zirvesi’nde, İsrail’in Birleşmiş Milletler Genel Kurulu üyeliğinin askıya alınması için yaptığı açıklamanın sorulması üzerine şunları söyledi:
“Gazze’de 16-17 aydır devam eden, insanlık tarihinin gördüğü en büyük katliamla, en büyük soykırımla karşı karşıyayız. Ne yapılırsa yapılsın, uluslararası alanda hangi kararlar alınırsa alınsın İsrail hükümeti, Netanyahu ve çetesi bu kararlara uymadan yoluna devam ediyor. Dolayısıyla bizim uluslararası camia olarak baskılarımızı artırmamız gerekir diye düşünüyoruz. Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmut Abbas, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda, İsrail’in ırk ayrımcılığı uygulamaları dolayısıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu üyeliğinin askıya alınması teklifinde bulundu. Fakat bu uluslararası camiada çok fazla yankı bulmadı, daha doğrusu yeterince destek bulmadı. G20 Parlamento Başkanları toplantısı vesilesiyle Brezilya’da gerçekleşen uluslararası toplantıda ben de bu konuyu gündeme taşıdım. Yani nasıl Güney Afrika Cumhuriyeti bir zamanlar apartheid rejimi (Irk ayrımcılığı) dolayısıyla, ‘Birleşmiş Milletler kararlarına uymamak ve ırk ayrımcılığı üzerinden sistematik birtakım baskılar, zulümler yapmak’ suçlamasıyla Birleşmiş Milletler üyeliği askıya alındıysa benzer bir durumda hatta çok daha ağır bir insanlık suçu işleyen İsrail hükümetinin bu işlediği suçları durdurabilmek ve Birleşmiş Milletler’in kararlarına uyumunu sağlamak amacıyla bir uluslararası baskı üzerlerine kurmak için İsrail’in Birleşmiş Milletler kararlarını uygulayana kadar Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınmasının vakti gelmiştir. Bu cümleleri 7 Kasım’daki toplantıda, G20 Parlamento Başkanları Toplantısı’nda, oradaki değerli meslektaşlarımızın da bulunduğu Genel Kurul’da ifade ettik. Bu sürede yapılacak en önemli işlerden birisi İsrail hükümeti üzerindeki uluslararası baskıyı artırmaktır. Öyle anlaşılıyor ki sözden anlamıyorlar. Somut siyasi yaptırımlarla, somut siyasi güçlerle, İsrail hükümetinin durdurulmasının vakti geldi ve geçiyor. Biz burada konuşurken şu anda bile hem Gazze’de hem Lübnan’da insanlar ölüyor ve istatistiklere göre öldürülen insanların yüzde 70’inden fazlası kadın ve çocuk. Artık dünyanın Gazze meselesini bir istatistik meselesi olmanın ötesine götürmesi lazım. Onun yolu da İsrail ve hükümetini izole etmek ve uluslararası alanda üzerine baskı kurmaktır. İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınması bundan sonra her uluslararası platformda konuşulmalıdır” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN MESELELERİNİN ÇÖZÜM YOLU TBMM’DİR’
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni anayasaya çalışmalarına ilişkin de şöyle konuştu:
“Türkiye’nin meselelerinin çözüm yolu Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Burada farklı her türlü konu bir müzakere masasında ve diyalog ortamının getirdiği nezaket içerisinde konuşulur, tartışılır. Millet adına karar verecek olan yer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. 28’inci dönemdeki Türkiye Büyük Millet Meclisi de Cumhuriyet tarihimizin demokratik temsil gücü en yüksek meclisidir. Halkın oylarının yüzde 95’i temsil ediliyor. 14 siyasi parti var. Bu partilerden 6 tanesinin de grubu var. Dolayısıyla müzakerenin, konuşmanın, görüşmenin yapılacağı yer TBMM çatısının altıdır. Burada tabii ki bu müzakere usulünü belirleyerek yolumuza devam ederiz. Meclis Başkanı olarak da benim yapmam gereken bu müzakere ortamının gerçekten olgun bir demokrasi içerisinde gerçekleşmesine ön ayak olmasıdır. Ayrıca sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi ve parlamenterlerin görüşleri değil; üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, farklı görüşü olan araştırma merkezlerinin yani toplumun farklı kesimlerini de bu süreçte anayasaya ilişkin görüşlerinin alınabileceği bir süreci yürütebilirsek iyi niyetli bir şekilde bu tartışmaları, müzakereleri gerçekleştirebilirsek sonuç alınabileceğini düşünüyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TAHRAN – İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran’ın barışçıl nükleer program konusunda hiçbir zaman müzakere masasından ayrılmadığını ifade ederek, “Müzakere etmeye hazırız. Ancak baskı ve tehdit altında müzakere etmeyeceğiz” dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ı ziyaret eden Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Genel Direktörü Rafael Grossi ile görüştü. Görüşmenin ardından basına açıklamada bulunan Arakçi, Grossi ile faydalı ve yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, “IAEA ve İran arasında önümüzdeki bir yılda izlenecek yol haritasını ve iş birliğini değerlendirdik. Sonuç itibarıyla IAEA ile aramızdaki sorunları çözmek ve gerilimi azaltmak için yeni bir yol haritası belirlemeye çalıştık. Yeni bir müzakere başlatarak diğer ülkelerle de nükleer konuda var olan sorunları çözebileceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Arakçi, “Grossi’ye İran’ın IAEA ile önceki anlaşma çerçevesinde nükleer müzakere ve iş birliğine hazır olduğunu söyledim. Elbette bu konu iş birliği noktasında karşı tarafın ne kadar ciddi olduğu ile alakalı. Nükleer konunun çözüme kavuşturulması noktasında diplomasi ve müzakere dışında başka bir çözüm yolu yok” dedi.
“Karşılıklı çatışma hiçbir taraf için faydalı değil”
İran’ın nükleer programına yönelik adımların sorunları daha da karmaşıklaştırdığını belirten Arakçi, “Diyalog ve müzakere yolu daha önce denendi ve ABD yönetimi bu yolu yeniden deneyebilir. İran aleyhinde adım atacakları bir yolu da deneyebilirler. İran aleyhinde alınan kararlar sorunları çözmeye yardımcı olmadığı gibi sorunların daha da çözülememesine neden oluyor. Karşılıklı çatışma hiçbir taraf için faydalı değil. Bu nedenle iş birliği ortamı sağlanmalı ve biz bu konuda iş birliğine hazırız. Karşı tarafın da iş birliği konusunda daha doğru bir politika izleyeceğini umut ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Nükleer programla ilgili anlaşmazlıklar çözülebilir”
Arakçi, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na bağlı kalarak Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile tam iş birliği yapmaya devam edeceğini belirtti. Anlaşmazlıkların iş birliği ve diyalog yoluyla çözülebileceğini ifade eden Arakçi, güçlü bir iradeyle ve iyi niyetle ilerleme konusunda mutabık olduklarını kaydetti. İran’ın barışçıl nükleer program konusunda hiçbir zaman müzakere masasından ayrılmadığını belirten Arakçi, bu konuda topun Avrupa Birliği ve E3 ülkeleri olarak bilinen İngiltere, Almanya ve Fransa’da olduğunu ifade etti. İran’ın ulusal çıkarları ve vazgeçilmez hakları doğrultusunda müzakerelere hazır olduğunu kaydeden Arakçi, “Ancak baskı ve tehdit altında müzakere etmeyeceğiz” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatay Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şehrin güvenliği ve huzurunu sağlamak amacıyla asayiş çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Dörtyol ilçesinde 11 Kasım tarihinde yapılan kargo takibi sonucunda; bir şahıs ve ikametinde arama yapıldı. Yapılan aramada; 11 bin 850 fişek ile 45 muhtelif silah parçaları ele geçirildi. Olayla ilgili olarak E.K. hakkında 6136 sayılı kanuna muhalefetten işlem yapılarak adli makamlara sevk edildi. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Perşembe günü başlayan olaylar zincirinde, polis önce Erin Abramson’ın (47) evinde kendisi ve 15 yaşındaki oğlu Jacob’ın cesetlerini buldu. Soruşturma kapsamında şüpheli Nephew’un evine giden ekipler, 45 yaşındaki eşi Kathryn ve 7 yaşındaki oğlu Oliver’ın silahla öldürülmüş cesetleriyle karşılaştı. Nephew da aynı evde intihar etmiş halde bulundu.
Soruşturmada, Nephew’un Trump karşıtı olduğu ve son siyasi gelişmelerden duyduğu rahatsızlık nedeniyle bu eylemi gerçekleştirdiği belirlendi. Duluth Polis Şefi Mike Ceynowa, saldırganın uzun süredir ruh sağlığı sorunları yaşadığını açıkladı.
Polis, olayla ilgili soruşturma sürerken kentte başka bir tehdit olmadığını duyurdu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bölgesel Amatör Lig 4. Grup’ta bulunan ve ilk 7 haftada henüz galibiyet alamayan Yahyalıspor’da istifa yaşandı. Yeşil-beyazlı takımla 3 müsabakaya çıkan Antrenör Yavuz Hastoprakçılar, takım adına kendisine verilen sözlerin yerine getirilmemesinden dolayı istifasını sundu. Tecrübeli antrenör, bu kararını teknik heyet ve futbolculara da bildirdi.
Yahyalıspor, sezona Antrenör Furkan Selim Ünlü ile başlamış 3 hafta sonrasında ise karşılıklı anlaşarak yolları ayırmıştı. Bu gelişmenin ardından göreve getirilen Yavuz Hastoprakçılar da 3 maçta görev yaptı ve sorunların çözüme kavuşturulmamasından dolayı bıraktı.
Yahyalıspor, Bölgesel Amatör Lig 4. Grup’ta çıktığı 7 maçta 2 beraberlik elde ederken, 5 kez de yenildi. Yeşil-beyazlılar, topladığı 2 puan ile son sırada yer alıyor. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçe görüşmeleri sırasında CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin arasında “yalancılık” tartışması çıktı. Konuşması sırasında Bakan Tekin’i istifaya davet eden Bakırlıoğlu’na Bakan Tekin, “Yalan sözlerle şov yapıyorsunuz” dedi. Bakırlıoğlu, “Beni yalancılıkla suçlayamazsınız, kendinize gelin. Temizliyor musunuz okulları, bir tane verimde hata gösterin özür dileyeceğim sizden” ifadeleriyle tepki gösterdi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçe görüşmeleri, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında devam ediyor.
Bütçe görüşmeleri sırasında CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin arasında “yalancılık” tartışması yaşandı. Bakan Tekin’e istifa çağrısı yapan Bakırlıoğlu’na Bakan Tekin “Yalan sözlerle şov yapıyorsunuz” dedi. Bakan Tekin’in sözlerine “Beni yalancılıkla suçlayamazsınız, kendinize gelin. Temizliyor musunuz okulları, bir tane verimde hata gösterin özür dileyeceğim sizden” diye tepki gösterdi.
Bakırlıoğlu’nun komisyonda yaptığı açıklamalar şöyle:
“2016 yılında GSYİH’da eğitime ayrılan pay yüzde 4,21 iken 3,54′ düşmüş durumda. Eğitim kurumlarının, öğrencilerin, öğretmenlerin sayısı artmış, her şey artmış ama gelinen nokta 2002’yle aynı, en azından bütçedeki payı neredeyse aynı. Türkiye, eğitim harcamasında OECD ortalamasının çok altında, sonuncu sırada. 22 yıllık süreç sonrasında artık kamucu bir eğitimden söz etme ihtimali yok. Eğitim tamamen piyasacı bir eğitim haline gelmiş. Okulları ticarethane, öğrencileri müşteri haline getirdiniz.
“Sizden istifa beklemek boş”
PISA araştırmasına göre; çocuklarımızın yaklaşık yüzde 20’si en az bir gün cebimde para olmadığı için yemek yiyemiyorum diyor. Yüzde 2’si her gün cebinde para olmadığı için yemek yiyemiyorum diyor. Her 3 çocuktan 1 tanesi kahvaltı yapmadan okula geliyor. Kabahatliler veliler sizin kamu spotlarınıza göre ama UNICEF’e göre çocuk yoksulluk oranı yüzde 33,8. Kolombiya’dan sonra en fazla çocuk yoksulluğu olan ülke durumunda Türkiye. Bu ülkenin çocukları yoksul ve çok ciddi bir adaletsizliğin içindeler. Böyle bir ülkede siz öğrencilerin önüne bir öğün yemek koyamıyorsunuz. ‘Bunu belediyeler yapsın’ diyorsunuz. ‘Ben bu çocukları doyurmak zorunda değilim’ diyorsunuz yani. Bunu diyebilirsiniz ancak ‘Ben okulu temizlemiyorum’ diyemezsiniz.
Tuvaletleri pis olan okulların hiçbir izahı yoktur. Velilerin temizlik yapmak zorunda kaldığı, para toplayarak temizlik elemanı tutmak zorunda kaldığı bir tablonun hiçbir izahı yoktur. Okulları pis olan, okulları temizleyemeyen bir Milli Eğitim Bakanı’nın istifa etmesi lazım diyecektim ama demeyeceğim çünkü gördüm ki size göre ortada bir mesele yok. Ne yazık ki siz meseleleri mesele etmiyorsunuz, size göre ortada bir mesele yok. Sizden istifa beklemek boş.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatay’da polis ekiplerinin durdurduğu iki kamyonette Suriyeli 13 kaçak göçmen yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığı suçlarına yönelik yapılan operasyonlar kapsamında Antakya- Belen kara yolunda şüphe üzerine iki kamyoneti durdurdu. Kamyonette arama yapan ekipler, Suriye uyruklu 13 kaçak göçmeni yakaladı. Ekipler, organizatör oldukları belirlenen F.U., C.O., H.İ.Y. ile C.U.’yu da gözaltına aldı. Kaçak göçmenler, sınır dışı işlemleri için İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Gözaltındaki şüpheliler ise emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede tutuklandı.
HaberFerhat DERVİŞOĞLU – KameraHATAY,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Ankara’da eşini beylik tabancısıyla öldürdükten sonra aynı silahla intihar eden polisin komşusu: “Önce eşinin başına ateş etmiş, sonrada kendisine sıkmış. Kavga ettiklerinde daha önce hiç denk gelmedim” dedi.
Olay, dün akşam 21: 00 sıralarında Altındağ ilçesi Baraj Mahallesi’nde yer alan polis lojmanlarında meydana geldi. Alınan bilgilere göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru K.K., bilinmeyen bir nedenden dolayı eşi Ş.K.’yı beylik tabancasıyla vurarak öldürdü. Ardından aynı silahla intihara kalkışan K.K., ağır yaralı halde hastaneye kaldırdı. Müdahalelere rağmen kurtarılamayan K.K. ile öldürdüğü eşinin cenazeleri Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Olayla ilgili inceleme ve soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
“Önce eşinin başına ateş etmiş, sonrada kendisine sıkmış”
Olayla ilgili konuşan komşu Süreyya Baran: “Akşam saatleriydi. Polis araçları ve ambulanslar geçmeye başladı. Çok kalabalıktı. Ambulans birisini götürüyordu. Ekipler uzun süre içeride kaldı. Ölen kadını da götürdüler. Saldırgan önce eşinin başına ateş etmiş, sonrada kendisine sıkmış. Kavga ettiklerinde daha önce hiç denk gelmedim. Muhtemelen ilk kez oldu”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Almanya’nın Duisburg şehrinde Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) bağlı Eyüp Sultan Camii’nde yaklaşık 2 aydır görev yapan imam Fatih Eryılmaz’ın kayıp olduğu belirtildi. Türkiye’den görevlendirilen Eryılmaz’ın 6 Kasım’da sabah namazı öncesinde camide cemaat tarafından görüldüğü ancak namaz vaktinde camide olmadığı, son olarak ise bir marketin park alanında görüldüğü öğrenildi.
Eyüp Sultan Camii Dernek Başkanı İbrahim Demirhan sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Kıymetli hocamız Fatih Eryılmaz’ı aramamıza rağmen ulaşamıyoruz. Vatandaşlardan yardım bekliyoruz” ifadesini kullandı. Duisburg polisi de yaptığı aramalardan sonuç alamadı.
Cami cemaatinden Nurettin Arslan, Fatih Eryılmaz’ın yalnızca kaybolduğunu duyduğunu ifade ederek, “Camiyi sabah namazında açmış ama namaza gelmemiş. Şimdi namazı cemaatten başka bir arkadaş kıldırıyor” dedi.
Sefer Doğan ise, “Şu anda şüphe içindeyiz ama inşallah geri döner. Fakat gideli 8-10 gün oldu, bir malumat vermesi gerekiyordu. Hocayı tanıyoruz, Kütahyalıdır kendisi, bir ay oldu geleli. Dönmesini bekliyoruz ama maalesef bir belirti yok şu ana kadar. Çocukları perişan durumda. Bile bile terk edeceğini düşünmem” diye konuştu. – DUİSBURG
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA – Şanlıurfa’da Milli İstihbarat Teşkilatı ve jandarmanın ortak operasyonuyla 1’i yabancı uyruklu 9 insan kaçakçısı organizatör yakalandı.
MİT Şanlıurfa’da önemli bir operasyona imza attı. Gerçekleştirilen planlı istihbarat faaliyeti çerçevesinde aralarında PKK, DEAŞ gibi terör örgütleri ile bağlantılı şahısların da bulunduğu 187 kişinin kaçak yollarla Suriye’den Türkiye’ye geçeceği bilgisine ulaşıldı. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu 187 kişinin kaçak yollarla Türkiye’ye geçişini sağlayan 9 insan kaçakçısı, MİT, Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı ve Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen ortak operasyonla gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahısların üzerinden silah, tüfek, mühimmat, birçok telefon ve bilgisayar ele geçirildi.
Adliyeye sevk edilen 8 zanlıdan 4’ü çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandı. Suriyeli şüpheli ise sınır dışı edilmek için Şanlıurfa İl Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Türk Alman Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin Rize’nin Merkez ilçesi Fener Mahallesi’ndeki alanının sınır ve koordinatları değiştirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kanuna göre, elektronik ortamda açık artırma suretiyle satışta teklifler arasındaki fark, satışa çıkarılan malın muhammen kıymetinin binde beşinden ve her halde 1000 Türk lirasından az olamayacak.
İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay’ın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Avukatlık Kanunu’nda değişikliğe gidilecek. Buna göre, adli yardım ödeneğinin barolar arasındaki dağıtımında, birden fazla baronun bulunduğu illerde, her 5 bin nüfus için tespit edilecek toplam puanın yüzde 30’u o ilde bulunan barolar arasında eşit olarak, kalanı ise o ilde levhaya kayıtlı toplam avukat sayısına bölündükten sonra elde edilen rakamın her baronun üye sayısına çarpımı sonucu elde edilecek puana göre dağıtılacak.
Yeni sınav konuları
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sorulacak alanlar arasına “milletlerarası hukuk”, “milletlerarası özel hukuk”, “genel kamu hukuku ve sosyal güvenlik hukuku” eklenecek. İhtiyaç duyulması halinde bu alanlara, yönetmelikle yeni hukuk alanları eklenebilecek.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sayısı 100’den 120’ye çıkarılacak. Sınavlara yeni alanların eklenmesi ve sınavların yapılma şekli ile sınavlara ilişkin diğer hususlar Hakimler ve Savcılar Kurulu, YÖK, ÖSYM, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Noterler Birliğinin görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7’nci maddesindeki parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanacak. Tek hakimle çözümlenecek davaların belirlenmesinde dava tarihindeki, miktar artırımı yapılan hallerde ise artırımın yapıldığı tarihteki parasal sınır esas alınacak.
Hakimler ve Savcılar Kanunu’ndaki değişiklikle adalet müfettişlerinin görev ve yetkileri belirlenecek.
Yediemin otoparklarında sahipsiz araçların satışı
Karayolları Trafik Kanunu’ndaki değişiklikle buluntu olması nedeniyle veya kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan ve sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan yediemin otoparklarındaki araçların satış usulü yeniden belirleniyor. Bu durumdaki araçların sicilinde bulunan satılamaz, devredilemez, haciz, ihtiyati haciz, rehin gibi şerhler için ilgili kurumlara, bu araçların satılacağı hususu bildirilecek ve satış işlemlerine başlanacak; araçların üzerinde bulunan tüm şerhler ayrıca bir işleme gerek olmaksızın, satış tarihinden itibaren kalkmış sayılacak varsa tescil kayıtları buna göre düzeltilecek.
Satış kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla muhafaza ve satış için yapılan giderler, aracın tanıtımına yarayan numaraların tespitine ve tamamlanmasına dair giderler ve vergi, resim veya harç gibi malın aynından kaynaklanan alacaklar ödendikten sonra kalan tutarın tüm alacaklıların alacağını karşılaması halinde hak sahiplerine Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde dağıtılacak ve bakiye bir tutar bulunması halinde bu tutar, muhafaza edilecek; kamu bankalarında nemalandırılacak ve satıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde müracaat halinde nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenecek. 5 yıl içinde herhangi bir müracaatın olmaması halinde söz konusu bedeller Hazine’ye irat kaydedilecek.
Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu uzlaştırma kapsamından çıkarılarak ön ödeme kapsamına alınacak.
Soybağı reddi davası
Koca, ana veya çocuk, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilecek. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılacak. Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorunda olacak.
Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlat edinmede ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları, tek başına evlat edinmede ise ana veya baba adı olarak evlat edinenin adı yazılacak. Evlat edinilen diğer kişiler hakkında, talepleri halinde bu hüküm uygulanacak.
Hakaret suçu ve uzlaştırma
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 2 yılı geçemeyecek.
Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu, uzlaştırma kapsamından çıkarılarak ön ödeme kapsamına alınacak.
Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren 7 gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılacak.
Uzlaşmanın sağlanması halinde uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacak.
Uzlaştırmacı olmak için hukuk mezunu olma şartı getirilecek. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilecek.
Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini defaten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verecek. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde durma kararı verilecek. Durma süresince zaman aşımı işlemeyecek. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam edilecek.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki parasal sınırlarla ilgili düzenlemeye göre, parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacak. Bu şekilde belirlenen sınırların 1000 lirayı aşmayan kısımları dikkate alınmayacak.
İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.
Arabuluculuk
Arabuluculuk konusunda, anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilecek. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilecek. Ayrıca taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacak. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilecek.
Arabuluculuk eğitimini tamamlayan ve mesleğinde 20 yıl kıdeme sahip olanlar, yazılı sınava girmeden arabuluculuk siciline kayıt olabilecek.
Kanunun, 21’inci maddesi 29 Haziran 2024, 23’üncü maddesi 12 Eylül 2024 tarihinden geçerli olmak üzere, diğer hükümler ise Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAKEMLER: Sreten Radovic, Ioannis Foufis, Jurgis Laurinavicius
BASKONIA: Baldwin 5, Forrest 8, Sedekerskis 9, Moneke 22, Hall 8, Howard, Luwawu-Cabarrot 5, Jaramaz, Rogavopoulos 8, Diop 13, Ndiaye 6
ANADOLU EFES: Ercan Osmani 2, Nwora 5, Thompson 18, Beaubois 16, Oturu 2, Bryant 20, Smits 5, Johnson 5, Poirier 11, Hollatz, Willis 3, Doğuş Özdemiroğlu 2
1’İNCİ PERİYOT: 21-24
İLK YARI: 39-46
3’ÜNCÜ PERİYOT: 63-65
Anadolu Efes, Turkish Airlines EuroLeague’in 9’uncu haftasında konuk olduğu İspanya temsilcisi Baskonia’yı 89-84 mağlup etti. Bu sonucun ardından Anadolu Efes, 5’inci galibiyetini elde etti. Baskonia ise 5’inci mağlubiyetini aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Salon: Kaposvar Arena
Hakemler: Atanas Varbanov (Bulgaristan), Szymon Pindral (Polonya)
Fino Kaposvar: Feliciano Jorge (L), Ivan, Hubicska, Boldizsar, Magyar, Kalmar, Bögöly, Novoselov, Yang, Baroti
Galatasaray: Atanasov, Hasan Yeşilbudak (L), Ahmet Tümer, Aykut Acar, Patry, Arslan Ekşi, Muzaffer Yönet, Almeida Cardoso, Oğuzhan Karasu, Caner Ergül (L), Onur Günaydı
Setler: 25-21, 25-22, 14-25, 18-25, 8-15
Süre: 110 dakika (25, 26, 19, 24, 16) – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK PartiBitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu, DEM Partili belediyelere kayyum atanmasının haklı olduğunu söylemesi DEM Parti Grubunu sinirlendirdi.
DEM Parti adına kürsüye çıkan Sırrı Sakık, AK Parti sıralarına dönerek, “Hem talancı hem de yalancısınız” ifadelerini kullandı. Sakık’ın sözlerine AK Parti sıralarından tepki gecikmedi. Milletvekilleri karşılıklı bağırarak tartıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“YENİ YETME SİYASET DÖNEKLERİNE…”
Bahçeli, Öcalan ile ilgili çıkışı üzerinden kendisini eleştirenlere meclisteki grup toplantısında yaptığı konuşmada tepki göstererek, “Bizim ülkücülüğümüzü sorgulamaya, vatanseverliğimizi tartıya çıkarmaya cüret ve teşebbüs eden yeni yetme siyaset döneklerine, kalbimizdeki dava ve vatan aşkının bir günlük sadakasını versek alayına ömürleri boyunca yetecektir.” ifadelerini kullandı.
“YAZIKLAR OLSUN”
Bahçeli’nin ifadelerine tepki gösteren İYİ PartiAdana milletvekili Ayyüce Türkeş, sosyal medya hesabından zehir zemberek bir açıklama yaptı. Türkeş, “Terörist başını Meclis’e çağırıp bizlere hain diyenlere yazıklar olsun” ifadelerini kullandı.
Türkeş yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Marifeti kendinde sanıp bizim vatanseverliğimizin sadakasını 27 yıldır yiyenlere, dün söylediğinin bugün 180 derece zıttını söyleyip hiç dönmediğini iddia edenlere, Kürt Federasyonu kurmanın adımlarını atıp bunu Türk Milliyetçiliğinin şemsiyesi altına sokmaya çalışanlara, terörist başını Meclis’e çağırıp bizlere hain diyenlere yazıklar olsun..”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAŞKENT Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özlem Sangün, Türkiye’de 18 yaş altı yaklaşık 30 bin çocuğun diyabetle yaşadığını belirterek “Çocuklarda diyabet, seyrek görüldüğü için belirtilerin fark edilmesi gecikebiliyor” dedi.
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özlem Sangün, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında diyabet hastalığı ve çocuklarda Tip 1 diyabetle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin, kan şekerinin yükselmesi sonucu oluşan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Sangün, “Çocuklarda en sık görülen diyabet türü, insülin bağımlı diyabet olarak bilinen Tip 1 diyabettir. Tip 1 diyabet, pankreasın yeterli insülin üretemediği durumlarda ortaya çıkar. Bu nedenle hastaların yaşamlarını sürdürebilmesi için eksik olan insülini dışarıdan almaları gerekmektedir” diye konuştu.
Türkiye’de 18 yaş altı yaklaşık 30 bin çocuğun diyabetle yaşadığını belirten Prof. Dr. Sangün, “Çocuklarda diyabet, seyrek görüldüğü için belirtilerin fark edilmesi gecikebiliyor. Bu nedenle farkındalık oldukça önemli” diyerek Dünya Diyabet Günü’nün amacının diyabet hastaları, aileler, sağlık çalışanları ve toplumun diyabet hakkında bilinçlenmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Sangün, bu özel günün, insülin hormonunu bularak Tip 1 diyabetli hastalara yaşam hakkı kazandıran Frederick Banting’in doğum günü olan 14 Kasım’da kutlandığını da hatırlattı.
SENTÖR TEKNOLOJİSİNİN ÖNEMİ
Bir çocuğa diyabet tanısı konduğunda, sadece çocuğun değil, tüm ailenin yaşam tarzında değişiklikler gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Sangün, bu sürecin başlangıçta zorlayıcı olabileceğini ancak diyabet ekibi, aile ve çocuk arasında uyum sağlandığında başarılı sonuçlar elde edilebileceğini belirtti. Prof. Dr. Sangün, “Bu başarının temel unsurları arasında sağlıklı beslenme bilgisi edinmek, kan şekerini düzenli takip etmek ve insülin enjeksiyonlarını aksatmamak yer alıyor” dedi.
Günümüzde diyabetli çocukların hayatını kolaylaştıran teknolojilerden biri olan cilt altı glukoz izlem sistemlerinin (sensörlerin) dünya çapında yaygın olarak kullanıldığını belirten Sangün, şöyle konuştu:
“Maalesef bu cihazlar ülkemizde henüz geri ödeme kapsamında değil ancak Türkiye’de de her diyabetli bireyin bu sensörlere erişimini sağlayacak düzenlemelerin yakın zamanda yapılacağını umuyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güney Ege Bölgesinde, kadınların yenilik, teknoloji ve yenilikçi temelli girişimlerinin desteklenmesi amacıyla kadın girişimcilere yönelik ilan edilen “2024 Yılı Yenilikçi Kadın Girişimci Destek Programı 11 Kasım 2024 tarihinde Ajansın www.geka.gov.tr web sitesinden kamuoyuna duyuruldu.
Toplam bütçesi 4 milyon TL olan program kapsamında yeni ürünlerin geliştirilmesi veya üretilmesi, yeni üretim yöntemlerinin geliştirilmesi veya kullanılması, yeni hizmet deneyimleri ve çözümleri oluşturulması ile yenilikçi pazarlama yöntemleri kullanılması öncelikli konular olarak belirlendi.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan 18 yaşını doldurmuş kadın adayların başvuru yapabileceği program kapsamında uygun şartları sağlayan projelere asgari 100 bin TL azami 400 bin TL’ye kadar proje desteği sağlanacak. “2024 Yılı Yenilikçi Kadın Girişimci Destek Programı”na başvuru yapacak adaylar, başvuru formu ve eklerini programın son başvuru tarihi olan 9 Ocak 2025 Perşembe günü saat 17: 00’a kadar Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS https://kaysuygulama.sanayi.gov.tr) üzerinden doldurarak süreci tamamlayacaklar. Taahhütname belgesini ise en geç 10 Ocak 2025 Cuma günü saat 17: 00’a kadar Ajansa iletecekler.
Program kapsamında önümüzdeki tarihlerde potansiyel başvuru adaylarına yönelik Aydın, Denizli ve Muğla’da bilgilendirme toplantıları ve proje yazma eğitimleri de düzenlenecek. “2024 Yılı Yenilikçi Kadın Girişimci Destek Programı” hakkında detaylı bilgi, başvuru rehberi ve eklerinin tamamı ile düzenlenecek toplantı ve eğitimlere yönelik takvime Ajansın internet sitesinden (geka.gov.tr) ulaşılabilir. Ayrıca, Güney Ege Kalkınma Ajansının İnstagram, X, Facebook ve Linkedin sosyal medya hesaplarından da duyurular takip edilebilir. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CARREFOURSA, Türkiye çapında yeni bir sosyal girişim modelinin temellerini atan Sabancı Topluluğu çatısı altında hayata geçirilen Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, Kocaeli ÜniversitesiTeknoloji Fakültesi iş birliğiyle CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’ni açtı. CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi, öğrencilere yapay zeka odaklı teknolojilerden veri analizine kadar pek çok farklı alanda eğitimler verecek ve birlikte projeler geliştirecek.
Türkiye’de 70 ilde 1200’mağazası, 15 bin çalışanıyla müşterilerine hizmet veren CarrefourSA, Sabancı Topluluğu çatısı altında hayata geçirilen Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’ni açtı. Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Nuh Zafer Cantürk, Sabancı HoldingFinans Grup Başkanı ve CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Orhun Köstem ve CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu’nun yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrencinin katıldığı törenle kapılarını açan CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nden, Teknoloji Fakültesi’nde öğrenim gören lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, araştırmacılar ve girişimciler yararlanabilecek.
Konuyla ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk “Ülkemizi ve gençlerimizin kariyerini ve önemsiyoruz. Bu yüzden katma değerli işlere imza atmayı kendimize amaç edindik. Her türlü bilimsel, teknolojik gelişmeye zemin hazırlayacak alt yapı ve araştırma iklimini yaygınlaştırmak için var gücümüzle çalışıyor ve iş birliklerimizi her geçen gün artırıyoruz. Bugün de global bir marka olan ve ülkemizde de özellikle Sabancı grubu ile birleştikten sonra hizmet ağını genişleten CarrefourSA ile önemli bir projeyi hayata geçiriyoruz. Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, gençlere değer veren ve onların potansiyellerini keşfederek kendilerini gerçekleştirmeleri için yatırımların belki de en kıymetlilerinden biri üniversitemizde açılan ‘CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’dir. Bu merkez sayesinde öğrencilerimizin mezuniyet sonrası iş hayatına daha donanımlı bir şekilde hazırlanmaları olanaklı hale gelecek. Bu merkez sayesinde, öğrencilerimiz teknoloji alanında eğitimler alarak, bilgi ve becerilerini artıracak, yenilikçi AR-GE projeleri geliştirecek. Bunun sonucunda sektör ile akademi arasında kurulan köprülerimiz daha da güçlenecek” dedi.
‘BU MERKEZ BEYİN GÖÇÜNÜ BEYİN GÜCÜNE DÖNÜŞTÜRME HEDEFİMİZİ YANSITAN ÖNEMLİ BİR ADIM’
Açılışta konuşan Sabancı Holding Finans Grup Başkanı ve CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Orhun Köstem ise “Sabancı Holding CEO’muz Cenk Alper öncülüğünde ‘beyin göçünü beyin gücüne’ dönüştürmek üzere Sabancı Gençlik Seferberliği projemizle Türkiye’nin dört bir yanında Teknoloji ve Etki Merkezleri açıyoruz. CarrefourSA ve Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle açılışını gerçekleştirdiğimiz 3. merkezimiz olan CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi, bu uzun soluklu seferberliğin en somut örneklerinden biri” dedi.
Atatürk’ün ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözünden ilham aldıklarını söyleyen Köstem şöyle devam etti: “Sabancı Topluluğu’nun vaadi olan ‘Sürdürülebilir bir yaşam için, öncü girişimlerle Türkiye ile dünyayı birleştiririz’ vizyonunu gerçekleştirmek için gençlerimize duyduğumuz bu inancı her adımda pekiştiriyoruz. Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında Türkiye’nin dört bir yanına yaydığımız Sabancı Teknoloji ve Etki Merkezleri aslında Cumhuriyet değerlerimizin günümüzdeki iz düşümleri. Gençlere inanmak, onlara sonuna kadar güvenmek, sürekli ilerlemenin izinde olmak bu merkezlerin ardındaki düşüncenin temelini oluşturuyor. Gençlerin bilgiyle donatıldığı, yenilikçi projelerle desteklendiği bu merkez, geleceğe umutla bakan ve beyin göçünü beyin gücüne dönüştürme hedefimizi yansıtan önemli bir adım.”
GENÇLERİN YARATICI FİKİRLERİNİ DESTEKLEYECEK
CarrefourSA’nın gençlik vizyonunu üç önemli temel değer üzerine kurduklarını söyleyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu da “Yaşam için Doğrusu vizyonuyla çalışan CarrefourSA’nın bu değerlerini yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık oluşturuyor. Bu değerlere sadık kalarak, gençlerin yaratıcı fikirlerini destekleyen, sürdürülebilir bir gelecek için onlarla çalışan ve kapsayıcı bir ortamı teşvik eden bir şirket olmaktan gurur duyuyoruz. 30 yılı aşkın süredir Türkiye’nin dört bir yanında müşterilerimize hizmet sunarken, sadece bir perakende markası olmanın ötesinde, üreten, teknolojiyle gelişen ve Türkiye’ye değer katan bir yapıya sahibiz. Dijitalleşmenin ve teknolojinin gücünü iş yapış şeklimize entegre ederek gençlerin enerjisi ve yenilikçi düşünce tarzını destekliyoruz. Bu kapsamda, Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle kurduğumuz CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi ile dijital çözümler üretip yeni teknolojileri işlerimize entegre ediyor, gençlere bu alanda gelişim ve katkı fırsatları sunuyoruz. Sabancı Topluluğu’nun başlattığı Gençlik Seferberliği projesiyle, gençlerin potansiyellerini en iyi şekilde ortaya çıkarmak ve onlara fırsatlar sunmak için önemli bir adım atıyoruz. CarrefourSA’nın bu vizyonunda yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık temel değerlerimizi oluşturuyor. Bu değerlere sadık kalarak, gençlerin yaratıcı fikirlerini destekleyen, sürdürülebilir bir gelecek için onlarla çalışan ve kapsayıcı bir ortamı teşvik eden bir şirket olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
YAPAY ZEKA ODAKLI TEKNOLOJİLERE ODAKLANACAK
CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nde, gençlerin profesyonellerle bir araya gelerek teknoloji ve dijital dönüşüm odaklı projeler üzerinde çalışmalar yapması hedefleniyor. Merkezde, yazılım mimarisi, yapay zeka dönüşümleri, veri analistliği, büyük veri yaklaşımları, ABAP programlama, Python ve derin öğrenme, RPA (Robotik Süreç Otomasyonu), Agile (Çevik) proje yönetimi ve Scrum gibi alanlarda eğitimler sunulacak. Ayrıca, dijital medya okur yazarlığı eğitimleriyle gençlerin medya okuryazarlığı yetkinlikleri artırılacak. CarrefourSA, bu merkez aracılığıyla sektördeki dinamiklerle iş hayatına giriş fırsatları, yeni nesil market anlayışına uygun proje geliştirme olanakları ve yapay zeka odaklı projelerle deneyim kazanma imkanları sunarak, gençlerin gelişimini desteklemeyi ve sürekli öğrenme kültürünü teşvik etmeyi amaçlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Türkiye’den son dönemde bakan düzeyinde yoğunlaşan ziyaretlerde siyasetten diplomasiye, enerjiden ticarete kadar birçok alanda yeni işbirliği imkanları değerlendirildi.
Son bir yıldaki ziyaret trafiği yeni dönemin kapılarını araladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aralık 2023’te bu ülkeyi ziyaret ederken bu yılın mayıs ayında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BayraktarPekin’de temaslarda bulundu. Bayraktar, geçen ayın ortalarında Çin’e bir ziyaret daha gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise haziranda Çin’e giderek görüşmeler yaptı.
Son olarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çin’e gerçekleştirdiği ziyarette üst düzey ikili görüşmelerde bulundu. Şimşek, ayrıca Türkiye ile Çin arasındaki en üst düzeyli istişare mekanizması olan Türkiye-Çin Hükümetler Arası İşbirliği Komitesinin (HİK) ikinci toplantısında da Çin Başbakan Yardımcısı Cang Guoçing ile eş başkanlık yaptı.
Devlet başkanları düzeyinde ziyaret bekleniyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da BRICS Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’daki temaslarının ardından yurda dönüşünde gazetecilere Çin ile ikili ilişkilere ilişkin değerlendirmede bulunmuştu.
Çin’in, dünya siyasetinde de ticaretinde de son derece etkin ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerimizi geliştirmek için yeni adımlar atabiliriz. Çinli dostlarımızla ikili ticaret hacminin artırılmasından yatırım potansiyellerine kadar birçok başlığı zaman zaman ele alıyoruz. Biz Çin’den yakın zamanda bir ziyaret bekliyoruz. Ondan sonra da biz iadeiziyareti yaparız. Sanıyorum bu, çok uzun bir zaman almayacak. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bize bir ziyaret gerçekleştirecek, ardından da biz kendilerine bir ziyaret yapacağız.”
Lider ziyaretlerinin yeni işbirliği kapıları açması bekleniyor
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Korhan Kurdoğlu, AA muhabirine, son yıllarda yoğunlaşan Türkiye-Çin ilişkilerine dair değerlendirmede bulundu.
Kurdoğlu, geçen hafta gerçekleştirilen Türkiye-Çin HİK’in gelecek dönemde gerçekleştirilmesi planlanan devlet liderleri zirvesi için ön hazırlık niteliği taşıdığını söyledi.
Çin Devlet Başkanı Cinping’in ziyaretinde karşılıklı yatırımlar, sürdürülebilir işbirliği olanaklarının ele alınması beklenen başlıklardan olduğu bilgisini veren Kurdoğlu, şöyle konuştu:
“Her iki lider de Türkiye-Çin ilişkilerinin stratejik öneminin farkında ve bu ilişkilerin geliştirilmesi konusunda uzun yıllardır etkin çalışmalar yürütüyor. İkili ilişkilerde lider düzeyinde gerçekleşen bu tür ziyaretler, mevcut işbirliği alanlarına derinlik kazandırırken yeni işbirliklerinin de kapısını açacaktır. Devlet liderlerinin karşılıklı ziyaretleri ve bu ziyaretlerden doğacak yeni hedefler, ikili ilişkilerin daha ileriye taşınmasında önemli rol oynayacaktır. Özellikle ticaret hacminin artırılması ve yatırım alanlarının çeşitlendirilmesi yönünde belirlenen hedefler, iki ülkenin iş dünyaları için yol gösterici olacaktır.”
Kurdoğlu, iki ülke arasında özellikle enerji ve dijital teknolojiler alanında fırsatlar olduğuna dikkati çekerek, Çin’in elektrikli araçlarda ileri teknolojiye sahip olmasının, Türkiye’nin de bu sektördeki yatırım potansiyelini artırabileceğini ifade etti.
Ülke ilişkilerinin ileri seviyeye taşınmasının geleneksel sektörlerin yanı sıra yenilikçi ve geleceğe dönük yatırımları da kapsayacağını belirten Kurdoğlu, yapay zeka, enerji güvenliği ve tedarik zinciri yönetimi gibi geniş yelpazede yatırımların değerlendirileceği bir döneme girildiğini dile getirdi.
“İşbirliklerini artırmaya odaklanıyoruz”
Kurdoğlu, ekonomik ilişkilerin yüksek potansiyele sahip olduğunu ama tam gerçekleşmediğini ifade ederek, ülkelerin iş dünyasına önemli rol düştüğünü söyledi.
Ekonomik ilişkilerin sağlıklı ve sürdürülebilir seviyeye gelmesinin, her iki ülkenin iş insanlarının ortak çabalarıyla olacağını vurgulayan Kurdoğlu, şunları kaydetti:
“Türkiye ile Çin arasındaki ticari ve yatırım ilişkilerinin gelişmesi, sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ilişkilerimizin de sağlam zemin üzerinde yükselmesine katkıda bulunacaktır. Biz de DEİK olarak bu bilinçle hareket ediyor ve farklı sektörlerde, özellikle dijital teknolojiler gibi gelenekselin dışındaki alanlarda işbirliklerini artırmaya odaklanıyoruz. Ekonomik ilişkiler ile siyasi ilişkiler arasındaki güçlü bağın farkındayız ve bu doğrultuda Türkiye ve Çin iş dünyaları arasındaki işbirliğini güçlendirecek adımları atmaya devam ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsunspor, isim sponsorluğu için Reeder firması ile prensip anlaşmasına vardığını duyurdu. Anlaşmayı, “Kulübümüz ile Türkiye’nin Samsun merkezli teknoloji markası Reeder Teknoloji San. ve Tic. A.Ş. arasında isim sponsorluğu konusunda prensip anlaşmasına varılmıştır. Detaylı bilgilendirme önümüzdeki günlerde yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” açıklaması ile duyuran Samsunspor’un açıklamasını teknoloji firması da paylaştı. Duyuruyu yorum yağmuruna tutan taraftarlar ise Samsunspor isminin önüne gelecek sponsorun daha global ve güçlü bir şirket olması gerektiğini, ‘adı olumsuzluklara karışmış’ bir şirketle Samsunspor’un anılmasının Samsunspor markasına zarar vereceğini belirterek, tepki gösterdiler.
Taraftarlardan Reeder’a tepki
İsim sponsorluğu duyurusuna tepkilerini gösteren taraftarlar, “Geçmiş olsun, Reeder ismini aldıktan sonra Samsunspor’un kalitesi Reeder gibi düşecek”, “Şu iğrenç marka ile sponsorluk hiç yakışmadı Samsunspor. Ürünlerini üretirken hiç özenmeyen ve yaşanan problemlerde ürün iadesi ve para iadesi konusunda müşterisine sorun çıkartan rezil bir marka”, “Reeder, bozun ürünleri satarak beddua alan bir firma”, “Böyle bir isim sponsoru Samsunspor’a prestij kaybettiriyor”, “Samsung ya da Tesla yakışırdı”, “Reeder dediğin firma, 3 kamerası var diye 2 kameralı telefon satan bir firma”, “Samsunspor’un adı bu kadar basit bir markayla anılmamalıydı”, “Çok çok rezil bir marka ve ismimizi kirletmekten başka bir işe yaramayacak”, ” CEO’sunun yaptığı paylaşım bile ne kadar amatör olduklarını gösteriyordu. Bu kadar iyi bir konumdayken, böyle vizyonsuz bir seçim”, “Geçen sene basketbol takımının isim sponsoru da bu firma değil miydi? Ne verdi Samsunspor’a da takım nefes alamadan küme düştü”, “Başka bir firma bulamadınız mı?”, “Bu karardan acilen dönün”, “Rezillik”, “Bu anlaşma sadece firmaya yarar, son derece vizyonsuz bir anlaşma”, “Prensipte kalsın, tam bir fiyasko”, “Leş gibi sponsor” gibi yorumlarda bulundular.
Duyuruyu yorumlara kapattılar
Sponsorluk anlaşmasına tepkilerin yağmasının ardından ise Reeder firması “Gururla duyuruyoruz. Samsunspor’un ismi şimdi Reeder Samsunspor. Şampiyonluk yolunda takımımızın yanındayız. Birlikte daha ileriye” paylaşımını yorumlara kapattı.
CEO’nun garip duyurusuna yoğun tepki
Öte yandan taraftarlar, Reeder CEO’sunun “Samsunspor artık Reeder Samsunspor. Galatasaray bir Türkiye takımı, tekrar Avrupa şampiyonu olacak bu sene. Biz de Beşiktaşlısı, Fenerlisi, Samsunsporlusu, Trabzonsporlusu 4 büyükler, Galatasaray’a ligde açacağımız büyük rekabet yarışı ile tekrar Avrupa şampiyonluğu için hazır tutacağız. Türk futboluna hayırlı olsun” açıklamasına da taraftarlar yoğun tepki gösterdi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakikaNarin Güran cinayeti haberleri… Narin Güran cinayeti davasında ifade verme sırası baba Arif Güran’a geldi.

Baba Arif Güran, müşteki olarak verdiği ifadede, Nevzat Bahtiyar ile bir araba ticareti konusunda, kavga edercesine tartıştıklarını söyledi.

Güran, şiddetli tartışmamız sırasında Nevzat’ın kekelemesiyle dalga da geçtiğini ifade etti.

Arif Güran ifadesinde şunları söyledi:
Benim kızımın dosyası 85 milyonun dosyasıdır. Bu gün buradakiler benim kızım için geldiler, başım gözüm üstünedir. Eğer Güran ailesi kızımı Nevzat’a vermiş olsaydı, Nevzat benim yanımda duruyordu.

Neden bir gün söylemedi, kızını bana verdiler gömdüm diye.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Diyarbakır’da korkunç bir cinayete kurban giden ve henüz “sebebi ve kim” tarafından öldürüldüğü tespit edilemeyen Narin Güran olayında, tutuklu yargılanan anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran, amcası Salim Güran ile Narin’in bedenini dere kenarına gömdüğünü itiraf eden Nevzat Bahtiyar, Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hâkim karşısına çıktı.

Duruşma nedeniyle Narin’in öldürülmesinden sonra şüpheliler de ilk kez yüz yüze geldi. Duruşmaya olan yoğun ilgiden dolayı, terör örgütü PKK/KCK davalarının da görüldüğü büyük bir salon ayrıldı.

Diyarbakır Barosu yönetimi ve avukatları duruşmaya müşteki sıfatı ile katılacak.

Narin davasına müdahil olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkililerinin de katıldığı duruşma için İstanbul, Ankara ve İzmir’in de aralarında olduğu 50 baro başkanı duruşmayı izledi.

Duruşmaya, Narin’in babası Arif Güran, ağabeyi Baran Güran ile akrabaları da katıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Narin Güran davasında sanık kürsüsüne çıkan üçüncü isim anne Yüksel Güran’dı. Anne Güran, hakimin ‘Kızının ölümünden yargılanıyorsun ne diyeceksin?’ sorusunu şöyle yanıtladı.

“Sabah 5’te kalktım. Bahçeye gittim. Bamya topladım. Sonra eve geldim. Arif, ‘Beni kaldır Batman’a gideceğim’ dedi. Çok mutluydum, gurbetteki 2 çocuğum gelmişti. Çocuklara ‘Arif’i kaldırın’ dedim, kaldırdılar. Muzaffer geldi kahvaltıya Arif ile Muzaffer Batman’a gitmek için çıktılar.”

“Enes küçüktü geç kalktı, banyodan Eren çıktı. O sırada Narin evdeydi. Ben Hediye’nin yanına gittim. Geldiğimde Eren ve Narin oyun oynuyordu.
Narin bana ‘ne zaman gelinlik alacaksın?’ diyordu. Sonra abisine ‘neden bana oyuncak getirmedin?’ diye söylendi. O sırada herkes çok mutluydu. Amcamın gelini gelmişti ben de yanına gittim. Sonra Enes aradı karnı acıkmıştı.”

“Ben telefonu yanıma almıyorum çocuklar evde oyun oynuyordu. Narin patates kızartması istedi. Öğle yemeğinde ona kızartma yaptım. Sonra Muhammet ile Narin tartıştı, sürekli tartışıyorlardı. Narin’in telefonu hiç olmadı o yüzden benim telefonumu kullanıyordu.”

“Hüseyin Güran’ın eşi bir gece önce Narin’i Kur’an kursuna çağırdı. Ben ‘gitme’ dedim, ‘amcan hasta’ dedim ama o gitmek istedi. Yemin ederim gözüm kör olsun. Kur’an kursuna gittikten sonra bir daha hiç görmedim. Ben çok yorgunum, Enes de gece yarısı gelmişti. Enes ve Muhammet yatıyordu. Ben bir bardak su içtim ve yattım. Sonra Hediye eve gelmiş kıyafetleri bırakmış.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kaçakçılıkla mücadele kapsamında, kentte “kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma” suçunu işlediği gerekçesiyle 1 şüpheliyi takibe aldı.
Şüphelinin adresine ekiplerce yapılan operasyonda, 508 kaçak botoks ilacı ele geçirildi.
Olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İlker Yıldırım, gelecek yıl 95 yatak kapasiteli Onkoloji Hematoloji ve Palyatif Bakım Merkezi’nin temelini atacaklarını söyledi.
NKÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İlker Yıldırım, hastane yönetimiyle birlikte düzenlediği basın toplantısında yeni kurulacak hastane ve yeni projeler hakkında açıklama yaptı. Sağlık turizmini hedeflediklerini belirten Yıldırım, “Özellikle Balkanlar’da yaşayan soydaşlarımız sağlık sorunları için sık sık ülkemize gelmekte. Biz de onlarla ilgili olarak çeşitli turizm acenteleriyle protokoller imzalayarak, orada yaşayan hastaları sağlık sorunlarını, ameliyatlarını kendi bünyemizde, bir nebze de Balkanlar’da yaşayan soydaşlarımıza desteğimizi hissettirmek amacıyla, sağlık turizmini aktifleştirmek istiyoruz. Bu yıl içerisinde turizm acenteleriyle ilgili görüşmelerimiz bitiyor. Onlar bize bölgeden özellikle koroner baypas gereken, diz protezi gereken, diyaliz, nefroloji ile ilgili hastalar bulmaya başlayacaklar” dedi.
’51 BİN MUAYENE İÇİN 500 BİN TALEP GELİYOR
Yılda 610 bin normal poliklinik gerçekleştirdiklerini söyleyen Yıldırım, “102 bin de özel öğretim üyesi muayenesi gerçekleştirerek toplam 712 bin muayeneye ulaşıyoruz. Aynı zamanda 12 ameliyathanemiz, 8 diyaliz merkezimiz, 6 yataklı uyku laboratuvarımız ve acil servis bölümümüzle günde ortalama 3 bin hastaya, yılda ise 22 bin hastaya yatarak hizmet sağlıyoruz. Ayrıca yıllık olarak da 60 bin civarında tıbbi operasyon ve cerrahi müdahale gerçekleştiriyoruz. Asıl sorunumuz, belki de bu bizim de değil, tüm ülkemizin sorunu. Arz talep dengesizliği de diyebiliriz aslında buna. Görmüş olduğunuz gibi aylık 51 bin muayene randevusu için ortalama 450 bin ile 500 bin arasında randevu kanallarımıza başvuru oluyor. Yani yaklaşık 10 katı kadar bir talep var. Biz ancak bu talebin 10’da birini karşılayabiliyoruz. Büyük ihtimalle ülkemizdeki diğer sağlık kurumları da bu durumdadır diye düşünüyoruz. Ancak tabii biz Trakya’nın büyük bir hastanesi olduğumuz için tabii ki hastalarımız sadece Tekirdağ’dan değil. Biliyorsunuz İstanbul’un hemen yanında olan bir iliz ve ulaşım da bayağı kolay. Ondan dolayı hem İstanbul tarafından çok hastamız geliyor, yaz dönemi yazlıklarına gelenler oluyor. Edirne, Kırklareli orada da çözülemeyen sağlık problemleri olmak üzere, özellikle Kırklareli olmak üzere, oradan çok gelenler oluyor. Çanakkale, Gelibolu, Keşan bu bölgelerden de çok sayıda hastalarımız geliyor” diye konuştu.
‘ONAYLI RANDEVU SİSTEMİYLE VERİMLİLİK SAĞLANDI’
İlker Yıldırım, Sağlık Bakanlığı’ndaki gibi onaylı sağlık sistemini uygulamaya koyduklarını belirterek, “Bu onaylı sağlık sistemiyle, hasta gelmediği zaman randevusu yanıyordu ama o gün poliklinikte 2 eksik hasta bakılıyordu. Biz artık hasta randevu aldıktan sonra, randevusundan 1 gün önceye kadar hastayı arayarak randevusunu teyit etmesini istiyoruz. Eğer randevusuna geleceğini teyit ediyorsa bu iptal edilmiyor ama gelmeyecekse iptal edilerek yerine yeni bir hasta geçiriliyor. Biz buradaki rakamları incelediğimizde yüzde 20’ye kadar randevularda verimlilik yaşadık. Yani eskiden 5 randevudan 1’i yanıyormuş, şimdi en azından başka 1 hasta bakılmış oluyor. Bu şekilde de verimliliğimiz arttırıldı” dedi.
‘DEPREME DAYANIKLI VE MODERN BİR BİNA OLACAK’
Onkoloji ve Hematoloji Hastanesi kuracaklarını söyleyen Yıldırım, “En önemli müjdelerimizden birisi de buydu. Yeni açılacak bir hastanemiz var, yeni inşaatına başlanacak bir projemiz var. Artık hematoloji ve onkoloji hastalarındaki artış o kadar çok ki, mevcut kapasiteler yetişmiyor. Bununla ilgili olarak rektörlüğümüzün almış olduğu bir kararla Onkoloji Hematoloji ve Palyatif Bakım Merkezi inşaatına başlayacağız. İnşallah 2025 yılının ilk çeyreğinde temeli atılacak. Bu hastanemiz 95 yataklı bir hastane olarak açılacak, daha sonra üzerine yatak sayısı eklenmesi ile biraz daha fazla yatak sayısına ulaşmayı hedefliyoruz. Depreme dayanıklı ve modern bir bina olacak, hem Tekirdağ’a hem de Marmara Bölgesi’ne onkoloji ve hematoloji konusunda destek olacak. Aynı zamanda çeşitli görüntüleme merkezleri de olacak içerisinde PET CT ve SPEC CT üniteleri ilimizde zor gerçekleşen özellikle randevuları yoğun olan bölümler. PET CT’nin bizim hastanemize gelmesi, kemoterapi ünitesinin bina içerisine alınmasıyla beraber olanaklarımız daha çok artacak” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı’nca, Kızılay Haftası nedeni ‘Cumhuriyetimizin 101’inci Yılında 101 Ünite Kan Bağış’ mottosu ile kan bağışı kampanyası düzenlendi. Türk Kızılayı Nevşehir Şubesi’nin yürütmüş olduğu kan bağışı etkinliğine destek vermek amacıyla jandarma personeli de kan verdi. İlk kanı Nevşehir İl Jandarma Komutanı Albay Numan Öksüz verdi. Gerekli sağlık kontrollerini takiben karşılıklı bilgilendirmelerin ardından kan bağışında bulunan İl Jandarma Komutanı Albay Numan Öksüz, kan verme işleminin sağlıklı bir faaliyet olduğunun altını çizerek; “Vatandaşlarımızın 6 ayda/yılda bir kez kan vermeleri onların sağlıkları açısından önemlidir. Vatandaşlarımızı bu manada kan vermeye davet ediyorum. Aynı zamanda gerçekleştirdiğimiz bu kan bağışları ile ülkemizin her yerinde kana ihtiyaç duyan vatandaşlarımızın tedavi olmaları sağlanacaktır. Kan bağışında bulunan tüm personelimize de teşekkür ediyorum” dedi. – NEVŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Şehir HastanesiOrgan Nakli Koordinatörlüğü, Organ Bağışı Haftası kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla Trendyol 1. Lig ekiplerinden Erzurumspor FK’lı futbolcular ile kulüp doktoru ve yönetim kadrosunu ziyaret etti.
Koordinatörlük, ziyaretin ardından, teknik heyet, futbolcular ve kulüp doktorunun organ bağışına dikkati çekip bağışçı sayısını artırmak amacıyla paylaştığı mesajlardan video hazırladı.
Erzurum Şehir Hastanesinin sosyal medya hesaplarından paylaşılan videoda, “Kalbine sor hayat vermek ister mi, şimdi belki sağlıklısın ama bir gün belki sen de bu hayatı yaşamak için başkasının bağışladığı organa muhtaç olabilirsin”, “Bağışlanan her organ hayata bağlanan bir candır”, “Organ nakli ile mucizeler gerçekleştiğini biliyor musun”, “Organlarımıza cennette değil bu dünyada ihtiyaç var”, “Yılda yaklaşık 2 bin 500 hasta organ nakli beklerken ölmekte” ve “Organ bağışlayarak bir hayat kurtarabilirsin” mesajlarına yer verildi.
Futbolcular ayrıca, “Organ bağışı hayat kurtarır” pankartı açıp fotoğraf çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, organ bağışına dikkati çekmek ve farkındalığı artırmak amacıyla Organ Bağışı Birimi görevlilerince hastanede açılan stantta vatandaşlara hem broşür dağıtılıyor hem de bilgilendirme yapılıyor.
Hasta, hasta yakınları ve personelin organ bağışında bulunmalarını teşvik etmek amacıyla kurulan standı ziyaret eden başhekim Gökmen Reyhanlı ve hastane yöneticileri, etkinliğe destek verdi.
Organ bağışının önemine dikkati çeken Reyhanlı, organ bağışının yalnızca bireylerin değil, herkesin üzerine düşen önemli bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Bağışlanan her organın hayata umutla tutunmaya çalışan hastalar için yeni bir yaşam anlamına geldiğini ifade eden Reyhanlı, şunları kaydetti:
“Hastanemizde açtığımız organ bağışı standında hem hastane çalışanları, hasta ve yakınlarının bilinçlenmelerine olanak sağlanıyor hem de merak edilen sorular yanıtlanıyor. Etkinlik çerçevesinde hasta ve hasta yakınlarına dağıtılan broşürlerle organ bağışının nasıl gerçekleştirildiği, kimlerin organ bağışında bulunabileceği ve organ bağışının hangi organları kapsadığı konularında detaylı bilgiye sahip olabiliyorlar. Organ bağışı bir hayat kurtarma aracıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’da kemik erimesi nedeniyle doğuştan engelli olan ve Demirören Haber Ajansı’nın gündeme getirdiği, annelerinin sırtında 4 kat taşıyıp hava aldırmak için dışarı çıkardığı 3 kardeşten Mehmet Hadi (24), nefes darlığı şikayetiyle hastaneye kaldırılırken, yolda hayatını kaybetti.
Bismil ilçesi Fırat Mahallesi’nde 5 katlı binanın 4’üncü katında yaşayan ve kemik erimesi nedeniyle doğuştan engelli olan Mahmut (28), Mehmet Hadi ve Ömer Faruk Şenses (21) kardeşlerin yaşamını, 17 Ekim’de DHA, haberleştirerek gündeme getirmişti. Asansör olmayan binada oturdukları 4’üncü kattaki dairelerinden, hava almak için her gün anneleri Sultan Şenses’in sırtında dışarı çıkarılan kardeşlerden Mehmet Hadi Şenses, sabah saatlerinde nefes almakta zorluk çekince yakınları tarafından hastaneye götürülmek istendi. Şenses’in yolda hayatını kaybettiği belirlendi. Mehmet Hadi Şenses’in cenazesi, otopsinin ardından Çınar ilçesi Kırsal Aktepe Mahallesi’nde toprağa verilecek.
‘BİR GÜN EVDEN ÇIKMASAM HASTA OLUYORUM’
DHA’nın röportaj yaptığı Şenses, “Lise mezunuyum. Annem beni okuttu. Bu halime de şükrediyorum. Allah vergisidir. Sürekli Arka Sokaklar dizisini izliyorum. Bugüne kadar hiçbir bölümünü kaçırmadık. Arka Sokaklar dizisindeki ekiple tanışmak, onlarla sohbet etmek istiyorum. Zafer Ergin, Şevket Çoruh ve Özgür Ozan ile tanışmak, çay içmek istiyorum. Galatasaray ve Amedspor’u tutuyorum. Onlara merhaba demek en büyük hayalimdir. Annem bizi 4’üncü kattan aşağı indiriyor ve arkadaşlarımın yanına ara sıra da berbere gidiyorum, annem benimle geliyor. Eve de geldiğim zaman yine annem beni sırtına alıp 4 kat yukarı getiriyor. Günlük hayatım da böyle geçiyor. Asansörümüz olursa hem benim için hem de annem için rahatlık olur. Asansörümüz olursa arkadaşlarımızla daha fazla vakit ve parklarda daha uzun süre zaman geçireceğiz. Annemin sırtında gidip gelmek, ona da yük olmak çok zor. Benim ve kardeşlerimin hastalığı kemik erimesi. Tedavi olmak istiyorum. Arkadaşlarımla futbol ve voleybol oynamak istiyorum. Boş zamanlarımızda evde telefonla oynuyoruz. Ara sıra hikaye okuyoruz, televizyon izliyoruz. Başka türlü evde zaman geçirmek çok zor. Ben bir gün evden çıkmasam o gün hasta oluyorum” demişti.
Haber ve Kamera: Gıyasettin TETİK,Seyfettin EKEN/DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yıldırım, hastanede düzenlenen basın toplantısında, üniversite hastanesi olarak vatandaşlara en iyi şekilde hizmet vermeye çalıştıklarını belirtti.
Hastanelerinde Tekirdağ’ın yanı sıra İstanbul, Çanakkale, Edirne ve Balıkesir gibi kentlerden çok sayıda hastanın şifa bulduğunu anlatan Yıldırım, “Hastane 430 yatak kapasitesi ve 43 farklı bölümle hizmet vermeye devam ediyor. Normal hizmetlerimizin dışında sağlık turizmi için de gerekli görüşmelerimizi yaptık. Özellikle Balkan ve Avrupa ülkelerinden gelecek hastalara da hizmet vereceğiz.” dedi.
Yıldırım, aylık 50 bin muayene için randevu kanallarına 450 bin ile 500 bin talep geldiğini dile getirdi.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi bünyesinde Onkoloji Hematoloji ve Palyatif Bakım Hastanesi’nin yapımına gelecek yıl başlanacağını bildiren Yıldırım, bu hastanenin 95 yatak kapasitesinde olacağını aktardı.
Hastanenin bölgeye önemli bir hizmet sunacağını vurgulayan Yıldırım, “Modern ve depreme dayanıklı bir tesis olarak inşa edilecek Onkoloji ve Palyatif Bakım Hastanesi, Tekirdağ’a ve Marmara’ya hizmet verecek. Onkoloji hastalarında artış nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşanabiliyor. En kaliteli şekilde sağlık hizmeti sunulacak.” diye konuştu.
Toplantıya, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gülsüm Özkan ve başhekim yardımcıları da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mutluca köyü mevkisinde 01 ADG 693 plakalı otomobil ile 34 RU2845 plakalı otomobilin çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. 1’i ağır 6 yaralı, ilk müdahalenin ardından Beytüşşebap Devlet Hastanesine sevk edildi.
Yol daha sonra kontrollü bir şekilde ulaşıma açıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – ŞIRNAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yakakent Belediyesi zabıta ekipleri, ekmek ve unlu mamullerin sağlıklı ve hijyenik koşullarda üretildiğini kontrol etmek amacıyla fırınlara yönelik denetim yaptı.
İşletmelerin temizlik standardı, çalışanların kişisel hijyen kurallarına uyumu ve ürünlerin saklama koşullarını kontrol eden zabıta, ayrıca, gramaj denetimi de yapılarak, satışa sunulan ürünlerin belirtilen standartlara uygun olup olmadığına baktı.
Kontroller sırasında eksikleri bulunan işletmelere uyarıları yapılarak, belirtilen eksikliklerin en kısa sürede giderilmesi talep edildi.
Halk sağlığını korumak amacıyla gıda denetimlerine devam edileceği, işletmelerin gıda güvenliği standartlarına uyum sağlaması için gerekli destek ve bilgilendirmelerin sürdürüleceği bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Killik Mahallesi’nde bulunan özel bir zeytin işleme fabrikasında saat 15.00’da iş yeri bahçesinde bulunan plastik kasalar, henüz bilinmeyen bir nedenle yanmaya başladı. Olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri yangına kısa sürede müdahale ederek, yangının iş yerine ve çevreye yayılmasını önledi. Plastik kasaların yanında bulunan kamyonu kurtarmaya çalışan Erdal Korkmaz (55) isimli bir kişi ise dumandan etkilendi. İlk müdahalesi 112 ekiplerinin tarafından yapılan Erdal Korkmaz, Alaşehir Devlet Hastanesi acil servisine kaldırıldı. Erdal Korkmaz tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Jandarmanın yangınla ilgili tahkikatı devam ediyor. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Narkorehber eğitim faaliyeti kapsamında 441 vatandaşa eğitim verilirken, Narkogençlik faaliyetleri kapsamında 241 üniversite öğrencisine, Kolluk Görevlileri için Metamfetamin Eğitim Modülü kapsamında 47 polis memuruna eğitim verildi.
Narkonokta faaliyetleri kapsamında 77 vatandaşa broşür dağıtılarak UYUMA aplikasyonu ve NARVAS projeleri tanıtıldı. İlçe genelinde toplamda 806 kişiye bilgilendirme faaliyeti yapıldığı belirtildi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAHRAMANMARAŞ Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Tiyekli, yeni doğan çetesi soruşturmasının genişletilmesi gerektiğini belirtti. Deprem soruşturmalarını örnek gösteren Tiyekli, ” Kahramanmaraş’ta bir deprem oldu, inşaat şirketlerinin sahipleri o yıkılan binalardaki kusur nedeniyle tutuklandı. Niye bu hastane sahiplerine soruşturma yapılmıyor” dedi.
Kahramanmaraş Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Tiyekli, oda yönetimiyle birlikte basın toplantısı düzenledi. Yeni doğan çetesinin ortaya çıkması ve yürütülen soruşturmayı değerlendiren Tiyekli, olayın Türkiye’nin en büyük sağlık skandallarından biri olduğunu söyledi.
Yeni doğan çetesinin her yönüyle soruşturulması gerektiğini kaydeden Lütfi Tiyekli, “Yasak olmasına rağmen hastanelerin yoğun bakımlarını kiralıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin mevzuatının hiçbir yerinde hastanelerin yoğun bakım kiralanması diye bir mevzuat yok. Ama buna rağmen göz yumuluyor. İstanbulİl Sağlık Müdürlüğü tarafından buna göz yumuluyor veya görmezden geliniyor ve bu kişiler bütün kirli yolları kullanarak, çeşitli insanları satın alarak bu yoğun bakımları çalıştırmaya çalışıyorlar. Tabii amaç para kazanmak olduğu için de bu servislerde yetkin olan kişiler çalıştırılmıyor. Bu çete elemanları parayı düşündükleri için bu buldukları herkesi buralarda çalıştırmışlar ve sonuçta maalesef acı olarak yaşandı. Tabii bu olay belki savcımız tehdit edilmese ortaya bile çıkmayacaktı. Ama şu an ortaya çıktı, iyi ki de ortaya çıktı” diye konuştu.
Kahramanmaraş Tabip Odası olarak soruşturmanın sonunu nereye giderse gitsin, kime dayanırsa dayanırsın devam etmesinden yana olduklarını belirten Tiyekli, “Burada suçu olan kim varsa mutlaka yargılanması gerektiğini istiyoruz ve bu olayların çok iyi incelenmesini istiyoruz. Biliyorsunuz Kahramanmaraş’ta bir deprem oldu, inşaat şirketlerinin sahipleri o yıkılan binalardaki kusur nedeniyle tutuklandı. Şu anda bir kısmı da cezaevinde. Bu hastanelerde de canlarımız, çocuklar vefat etti. Peki bu şirket sahiplerinin sorunu yok mu? Aynı sorumluluk değil mi? Onlar da bilinçte bilinçli taksirle ölüme sebep oldu hastanelerde bilinçli taksirle ölüme sebep oldu. Niye bu hastane sahiplerine, kim olursa olsun soruşturma yapılmıyor? Biz bu soruşturmanın sonu ucu nereye giderse gitsin yapılması taraftarıyız. Bu işin mali boyutu da ele alınmalı. Kamunun uğradığı zarar bu hastane şirketlerinden tahsil edilmeli” dedi.
‘HASTANELERİN BÜTÜN İŞLEMLERİ DİDİK DİDİK EDİLMELİ’
Tiyekli, özel hastanelerin yeterince denetlenmediğini öne sürerek, şunları söyledi:
“Eğer bir kurum denetlenmiyorsa, yoğun bakımları kiraya veriliyorsa o hastanenin diğer birimlerine de bakmak lazım. Şimdi diğer birimlerini kim istetiyor bunların? Sadece yeni doğanla mı kayıtlı? Belki erişkin yoğun bakımda, yaşlı bakımlarda bunlarda yapılı. Bunları bilemiyoruz. Az önce de söyledim, yeni doğan yoğun bakım bir savcının tehdit edilmesiyle ortaya çıktı. Yoksa bizim belki bundan haberimiz bile olmayacaktı. Bu yüzden bu soruşturmalar yeni doğan soruşturması baz alınarak genişletilmeli ve ucu nereye giderse gitsin yapılmalı. O hastanelerin bütün işlemleri didik didik edilmeli. Bugün vatandaşın aldığı ilacı didik didik inceleyen, ‘Siz bu ilacı aldınız mı?’ diye telefon eden SGK oralara gidip ‘Siz bu işlemleri yaptınız mı?’ diye tek tek hesap sorulmalı. Yani orada eğer bu iş yeni doğanda yapıldıysa başka servislerde başka şekilde yapılmadığını kim garanti edebilir? Orada bir hırsızlık varsa bu hırsızlığın devamı olması da çok muhtemeldir.”
Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri’de 16 yaşındaki doğuştan böbrek hastası Tolgacan Yüksel, 6 senedir kadavradan nakil olabilmek için sıra bekliyordu. Babasının böbreğini bağışlayacağını söylemesi üzerine umutları yeşeren Tolgacan, hayallerine kavuştu. Yapılan tetkiklerde babası 50 yaşındaki Dursun Yüksel’in böbreği uyumlu çıkınca Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde nakil yapıldı. Babasının böbreği ile yeniden hayata tutunan Tolgacan, diyalizden önceki hayatına yeniden döndü. Yaşadığı süreci anlatan Tolgacan Yüksek; “6 senedir diyalize giriyorum. Nakil süreci zordu. Şimdi nakil oldum ve eskisi gibi hayatıma devam ediyorum. kadavradan nakil için bekledik ama çıkmadı. En son babam böbreğini verdi. Nakil için ameliyat oldum ve 2 ay bu süreç sürdü. Hiç beklemediğim anda oldu. Şimdi durumum iyi. İstediğim gibi gezebiliyorum, oynayabiliyorum. Diyaliz vücudu bitiriyor. Şimdi eskisi gibi iyiyim. Eski hayatıma devam ediyorum. Eğitimim de yarı da kalmıştı. Devam etmeyi düşünüyorum. İnsanlar da organ bağışlarlarsa iyi olur. O kadar kişi bekliyor. Hayatlarını kurtarabilirler. İnsanlar dua da kazanır” ifadelerini kullandı.
Baba Dursun Yüksel de; “Tolgacan’ı 16 senedir hastaneye götürüp getiriyorduk. Nakil için sıraya yazılmıştık. 6 senedir diyalize giriyordu. Çıkmayınca ben böbreğimi verdim. Bu şekilde hayatımızı sürdürüyoruz. Çok güzel duygu. Böbreğimi verdim ama aynı hayatıma devam ediyorum. Herkesin de bağış yapmasını isterim” dedi.
“Hayatının önemli bir kısmını sıkıntıyla geçirdi”
Erciyes Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Pediatri Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Yel de, “Tolgacan 1 yaşındayken kemik eğrilikleri ve kanında düşüklük gibi böbrek hastalığının belirtileri ile bize başvurmuştu. Çok erken yaşta böbrek yetmezliği geliştiği için hayatının önemli bir dönemini çeşitli sıkıntılar ile geçirdi. Son 6 yılda da çocuklarda kullandığımız karnına katater koyarak günlük karnına su verip alma şeklinde diyaliz yapıyorduk. Bunun da hastayı zorlayan tarafları var. Özellikle hastanın sosyal yönünü çok etkiliyor. Bu şekilde süreç geçirdikten sonra babasından böbrek nakli şansını yaşadık. Doku uyumu sağlandı ve çeşitli testlerden geçerek yakın zamanda nakil oldu. Ortak bir çalışma ve emekle Tolga’nın nakli gerçekleşti ve nakil sonrasında da çeşitli sıkıntılar açısından izlendi. Halen de takibimiz altında. Böbrek yetmezliğinde olan ve son döneme gelmiş olan hastaların tedavi şekilleri hemodiyaliz veya periton diyalizidir. Hiçbir diyaliz modalitesinin gerçek bir böbrek dokusunun yaptığı işi yaparak tam bir üre kreatinin temizliği sağlamayacağını da akıllarımızda bulundurmamız gerekir” şeklinde konuştu.
“Organ bağışını vasiyet edin”
Nakli gerçekleştiren uzmanlardan Erciyes Üniversitesi Genel Cerrahi Uzmanı ve Organ Nakil Cerrahı Doç. Dr. Tutkun Talih da, organ bağışını yaygınlaştırmak için bağışın vasiyet edilmesi gerektiğini söyleyerek; “Genel Cerrahi ve Bu durum Tolgacan için iyi bir şey. Babasının böbreği uydu ve taktık. Babası canından canını bağışladığı ama herkes Tolgacan gibi şanslı değil. Ülkemizde 30 bine yakın insan organ bekliyor. Ailelerinden birinin organı tutsun verir. O kişilerde beklemez ama olmayınca olmuyor. Bizim en büyük hedefimiz kadavralardan nakilleri artırmak. Birçok beyin ölümü oluyor ama bu hastaların birçoğu organ bağışında bulunmuyor. Bunu vasiyet etmemiz lazım. “Bir şey olursa organlarımı bağışlıyorum. Birileri benim organlarımla hayatını sürdürsünler. Onlar top oynarken, yürürken, işini yaparken onda beni görün” diye vasiyet edelim. Ben bunun denenmesi gerektiğine inanıyorum. Tolgacan’a da keşke babasından değil de kadavradan çıksaydı. Bu büyük bir emek. Çok büyük bir organizasyon” diye konuştu. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Isparta’nın Yalvaç ilçesinde, emekli Havacı Bando Astsubay Kıdemli Başçavuş Arslan Erdoğdu (64) hayatını kaybetti. Bir süre önce lösemi teşhisi konulan ve tedavi sürecine rağmen mücadeleyi kaybeden Erdoğdu, 5 çocuk babasıydı.
Yalvaç ilçesinden emekli polis memuru Yılmaz Arıkan da (74) mide kanseri nedeniyle yaşamını yitirdi. 4 yıl boyunca kanser tedavisi gören Arıkan, 2 çocuk babasıydı. Cenazeleri Devlethan Camii’ne getirilen Erdoğdu ve Arıkan’ın naaşları, burada düzenlenen törenle uğurlandı. Yapılan duaların ardından, Arıkan’ın cenazesi askeri törenle Görgü Orta mahalle mezarlığına defnedilirken, Erdoğdu’nun cenazesi ise Abacılar mahallesi mezarlığına defnedildi. – ISPARTA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saat 13.30 sıralarında Kocaeli’nin Körfez ilçesinde bulunan rafineride kompresör bakım çalışmaları sırasında patlama meydana geldi. Patlamanın ardından yangın çıkarken, rafineri ekipleri olaya anında müdahale etti. Hafif şekilde yaralanan 12 personel, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı.
Olay yerine giden Vali İlhami Aktaş, yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek patlama ile ilgili yetkililerden bilgi aldı. Aktaş, incelemelerin ardından DerinceEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geçerek, burada tedavi edilen 12 yaralıyı ziyaret etti. Genel durumları hakkında hastane yetkililerinden bilgi alan Vali Aktaş, yaralılara ve yakınlarına geçmiş olsun temennilerini iletti. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Novo Nordisk, Türkiye’de son dönemde artış gösteren sahte ilaçların yarattığı tehlikelere dikkati çekmek amacıyla basın toplantısı düzenlendi.
Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Klinik, Medikal ve Ruhsat Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır’ın ev sahipliğinde ve Türk Diyabet Cemiyeti Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva’nın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, sahte ilaçların güncel durumu verilerle ortaya koyulurken eczaneden alınmayan ilaçların hastalar için yarattığı tehlikelere dikkati çekildi.
Toplantıda konuşan Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Klinik, Medikal ve Ruhsat Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır, sahte ilaçların dünya genelinde artan bir sorun olduğuna işaret ederek, “Bugün küresel sahte ilaç pazarının yıllık 200 milyarla 432 milyar dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu, yaklaşık 150 ülkenin yıllık ekonomisinden daha büyük bir rakam. Yine bu veriler, düşük ve orta gelirli ülkelerde tahminen her 10 ilaçtan 1’inin merdiven altı veya sahte olduğu anlamına geliyor. Sahte ilaç kullanımı nedeniyle dünya genelinde her yıl 1 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.” diye konuştu.
İlaç Güvenliği Enstitüsü’nün (Pharmaceutical Security Institute) verilerine göre, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrasya Bölgesi’nin dünyada yasadışı ilaç faaliyetlerinin en yüksek olduğu bölgeler arasında 5’inci sırada yer aldığını dile getiren Bahadır, dünyadaki artış eğilimine paralel olarak, son dönemde Türkiye’de de özellikle diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan enjeksiyon kalemlerinin sahte versiyonlarında dikkati çekici bir artış gözlemlediklerini söyledi.
“Hastalar ve hasta güvenliği en büyük önceliğimiz”
Bahadır, “Sahte ürün tehlikesine karşı ilaçların hekim kontrolünde kullanılması konusunda bilincimizi artırmamız gerekiyor. Novo Nordisk olarak kurulduğumuz günden bugüne, hastalar ve hasta güvenliği en büyük önceliğimiz. Aradan geçen bir asır sonunda hasta hayatlarını iyileştirmek için tedavi alanlarımızda çığır açan bilimsel atılımlara öncülük etmeyi sürdürmeye ve bunu yaparken de hasta güvenliğinden ödün vermemeye kararlıyız. Bu yaklaşımla, insanlık tarihinin en eski suçlarından biri olan ve hasta güvenliğini tehdit eden sahte ilaçlarla mücadeleye küresel ve ulusal ölçekte devam ediyoruz. ” ifadelerini kullandı.
İlaçların doktor kontrolünde kullanılmasının ve eczaneden temin edilmesinin hayati önem taşıdığının altını çizen Bahadır, hasta güvenliğini tehdit eden sahte ilaç tehlikesine karşı hem sağlık profesyonelleri hem de hastalar için bilinçlendirme faaliyetleri yürüttüklerinin bilgisini verdi.
Bahadır, kısa bir süre önce sahte ilaç kullanmanın riskleri hakkında “İlaç Sahteye Gelmez” sloganıyla farkındalığı artırmayı amaçlayan sosyal medya kampanyasını yayına aldıklarını açıklayarak, şöyle konuştu:
“Sahte ürünlerden korunmanın en güvenli yolu, doktor kontrolünde ilerlemek. İlaç Sahteye Gelmez kampanyası kapsamında, internet sitelerinden, elden ve sosyal medya üzerinden ilaç satışı yapanlara itibar edilmemesinin ve ilaçların yalnızca eczanelerden temin edilmesinin gerçek anlamda hayati önemini hatırlatmak istedik. Bu kampanyanın kamuoyunda dikkati çekerek hasta güvenliği için önemli bir farkındalık yaratacağına inanıyoruz. Öte yandan haber aldığımız her sahtecilik vakasını geçerli mevzuata uygun olarak araştırıyor ve yetkili yerel makamlara bildiriyoruz. Mücadelemizi destekleyici fiziksel araştırmalar da yürütüyoruz. Bu mücadelemizde yalnız değiliz. Türkiye’de konuyu bizim kadar önemseyen sağlık makamları, eczaneler ve sağlık mesleği mensuplarıyla yakın diyalog ve işbirliği içindeyiz. Devletimiz de sahte ilaç konusunu son derece ciddiye alıyor ve bütün gücüyle bu konuyla mücadele ediyor. Sahte ilaç faaliyetleri artıyor ancak onunla doğru orantılı olarak mücadele de güçleniyor. Tüm kolluk kuvvetleri seferberlik halinde sahte ilaç operasyonları düzenliyor ve bu suçlulara göz açtırmıyor.”
“Türkiye’de halihazırda her 3 yetişkinden 1’i obeziteli, 1’i ise fazla kilolu”
Türk Diyabet Cemiyeti Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva, obezite ve zayıflama tedavilerine yönelik tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük talep olduğunu anlattı.
Bu durumun obezitenin gittikçe daha fazla insanı etkilemesinden kaynakladığını vurgulayan Siva, sözlerine şöyle devam etti:
“Bugün küresel olarak 2 milyardan fazla yetişkinin aşırı kilolu, 800 milyondan fazlasının ise obeziteli olduğu biliyoruz. 18 yaşın üzerindeki bireylerin yaklaşık yüzde 40’ı aşırı kilolu, yüzde 13’ü ise obeziteyle mücadele ediyor. Daha da önemlisi, obezitenin çocukları giderek artan bir hızla etkilemesi. Günümüzde 5-19 yaş grubundaki çocuk ve gençlerde kilo fazlalığı oranı yüzde 20’ye yaklaşmış durumda. Gereken önlemler ivedilikle alınmazsa 2030 yılına kadar dünyadaki obeziteli kişi sayısının iki kat artarak 1 milyarı geçeceği ve her iki kişiden birinin kilo sorunu yaşayacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde de durum hiç iç açıcı değil. Türkiye’de halihazırda her 3 yetişkinden 1’i obeziteli, 1’i ise fazla kilolu. ve ne yazık ki yine bu verilere göre, Avrupa sıralamasında birinci sırada yer alıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, Türkiye, obezitenin en hızlı arttığı ülkeler arasında yer alıyor. Aynı rapor, 2060’a kadar küresel obezite oranının yüzde 70’e ulaşacağını öngörürken, Türkiye’deki obezite oranının ise yüzde 94’e çıkabileceğini söylüyor.”
Son dönemde obezite tedavisinde doktor kontrolü olmadan, eczaneler dışında ticareti yapılan enjeksiyon kalemlerinin kullanımının artmasının da bundan kaynaklandığını belirten Siva, reçetesiz bir şekilde, ağırlıklı olarak internetten temin edilen bu ilaçlarda sahtelere rastladıklarının bilgisini paylaştı.
Siva, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Denetimsiz üretilen ve zayıflama amacıyla kullanılan sahte ilaçlar toksik kimyasallar, ağır metaller, bakterilerle kontamine bileşikler, sibutramin, tiroid hormonu, iyot gibi bazı aktif maddeleri, efedrin, amfetamin gibi uyarıcıların toksik ve zararlı dozları dahil pek çok maddeyi içerebilmektedir. Sahte ilaçlar, hafif yan etkilerden yaşamı tehdit eden durumlara kadar geniş bir yelpazede sağlık riskleri taşıyor. Aşırı iyot veya tiroid hormonu içeren ilaçları kullandığı için hipertiroidi gelişen ve bu nedenle başvuran olgularımın sayısı hiç de az değil. Aşırı tiroid hormonuna bağlı çarpıntı, tansiyon yüksekliği, ellerde titreme, terleme ve aşırı sinirlilikle gelen obeziteli hastalarımın sayısındaki artış, sahte ilaçlarla ilgili durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre Malatya istikametinden Adıyaman istikametine gitmekte olan Abbas Bozkurt idaresindeki 34 FGD 621 plakalı otomobil sürücüsü Çelikhan yol kavşağına dönmek istediği esnada karşı istikametten gelen Cuma Turşu idaresindeki 31 ATS 201 tır sürücüsü ile çarpıştı yaşanan kazada hafif ticari araçta yolcu olarak bulunan Sevim Bozkurt yaralandı. Yaralı ihbar üzerine Kaza yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından Doğanşehir Devlet hastanesine kaldırıldı.
Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın Mudanya ilçesinde sürücüsünün geri manevra yaptığı hafif ticari araç, sokakta yürüyen yayaya çarptı. O anlar, kameraya yansıdı.
Kaza, saat 11.00 sıralarında Ömerbey Mahallesi 2’nci Pınar Sokak’ta meydana geldi. Sürücüsünün geri manevra yaptığı hafif ticari araç, sokakta yürüyen yayaya çarptı. Yaya yaralanırken, sürücü çevredekilerin uyarısıyla aracı durdurdu. İhbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yaralı ambulansla kaldırıldığı Mudanya Devlet Hastanesi’nde tedaviye alındı. Kaza güvenlik kamerasına yansırken, soruşturma başlatıldı.
Haber: Yiğithan HÜYÜK Kamera: MUDANYA (Bursa),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nuri PakdilEdebiyat Müze Kütüphanesi’nde açılan sergide toz, pastel ve karakalem dallarından yapılan 41 eser yer aldı.
Serginin açılış kurdelesi Ankara Valisi Vasip Şahin, Adalet Bakan Yardımcısı Hurşit Yıldırım, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un eşi Şengül Kurum tarafından kesildi.
Vali Şahin, burada yaptığı konuşmada, Şair ve Yazar Nuri Pakdil’e atıfta bulunarak, “Nuri Ağabeyin isminin verildiği bir mekanda, Kudüs sergisinin açılmasının bambaşka bir anlamı var.” ifadelerini kullandı.
Sergide katkısı bulunan sanatçılara teşekkür eden ve Kudüs’ün manevi önemine değinen Şahin, şunları söyledi:
“Kudüs bizim açımızdan, kültürümüz açısından, canımız kadar önemli. Birinci kıblemiz, ikinci mukaddes beldemiz. Dolayısıyla Kudüs’ün bugün sadece bir şehir olmaktan, bir coğrafya olmaktan çok öte anlamı var. Bugün çektiğimiz ızdırabın da altında yatan bu anlamıdır.”
Ressam Merve Kösdağ da Filistin halkının bütün zorluklara ve uğradıkları soykırıma gösterdiği direnişe dikkati çekerek, “Burada zulüm altında mücadele eden insanlar, bütün dünyaya Müslümanca bir duruş sergilediklerini göstermektedir.” dedi.
“Şehrim Kudüs” resim sergisi, 9 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bitlis Eren Üniversitesi Rahva Yerleşkesi içerisinde bulunan kız yurdu önünde toplanan yaklaşık 150 kişi, ellerinde meşalelerle mehteran takımının çaldığı marşlar eşliğinde yürüyüş yaptı. Yaklaşık 2 kilometre yürüyen gençler, daha sonra kendileri için hazırlanan Kış Bahçesi’ndeki ateşin etrafında ısındı.
Türk Kızılay Bitlis Şube Başkanı Ali Cengiz, Kızılay’ın kuruluşu çerçevesinde bir haftalık etkinliklerin son gününde gençler ve gönüllülerle birlikte meşaleli yürüyüş yapıldığını belirterek, etkinliklere katkıda bulunan Bitlis Eren Üniversitesi Rektörlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve gönüllülere teşekkür etti. Cengiz, “Bugün Kızılay Haftamızın etkinliklerinin son gününü meşaleli ve mehteranlı bir yürüyüşle tamamlamayı düşündük. Üniversitemizden, Belediyemizden destek alarak gençlerimizi yurtlardan ve kampüs içerisinden toplayarak Sağlık Bilimleri Fakültemizin önünden bu alanımıza kadar yürüyüş yaptık. Ellerimizde meşaleler, bayraklar ve Kızılay bayrakları vardı. Amacımız Kızılay Haftası’nın üniversite içerisindeki kardeşlerimiz tarafından da bilinmesi, duyulmasıydı. Güzel bir katılımla programımızı tamamladık. Emeği geçen tüm gönüllülerimiz, gençlerimiz ve destek veren kurumlarımıza teşekkür ediyoruz” dedi. – BİTLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MOURINHO SAHAYA DALDI
Fenerbahçe‘nin teknik direktörü Jose Mourinho, Amrabat’ın golünün ardından takımıyla birlikte büyük bir sevinç yaşadı ve sahaya girdi. Portekizli teknik adam, ilk anda golü kaleci Dominik Livakovic ile golü kutladı. Daha sonra bütün futbolcular bu sevince ortak oldu.
GÖRÜNTÜ: BEIN SPORTS
GÖRÜNTÜ: BEIN SPORTS
MAÇ BİTİNCE DE HAVAYA UÇTU
Trabzon deplasmanında çok kritik bir 3 puan kazanan Fenerbahçe’de Mourinho, karşılaşmanın bitiş düdüğünün ardından da büyük bir sevinç yaşadı. Tecrübeli çalıştırıcının yumruğunu havaya kaldırarak ve zıplayarak soyunma odasının yolunu tuttuğu görüldü.

Trendyol Süper LigSofyan AmrabatJose MourinhoTrabzonsporFenerbahçeTrabzonFutbolSporSon Dakika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TRABZONSPOR’UN GOLÜ İPTAL OLDU
Maçın büyük bölümünde daha etkili olan ve birçok gol pozisyonuna giren Trabzonspor’daOkay Yokuşlu, 37. dakikada sağ kanattan kullanılan kornerde kafa vuruşunu yaparak topu ağlara gönderdi fakat hakem Oğuzhan Çakır, Okay’ın kafa vuruşundan önce Mert Müldür’e faul yaptığını belirterek golü iptal etti. Trabzonsporlu futbolcular gol için itirazda bulunsa da hakem oyunu serbest vuruşla devam ettirdi.

TRABZONSPOR’DAN DEVRE ARASI SERT TEPKİ
Trabzonspor, 1-0 geride kapattığı Fenerbahçe maçının devre arasında Okay Yokuşlu’nun attığı golün iptal edilmesine tepki gösterdi. Bordo-mavililerden yapılan paylaşımda, “Beceriksiz, amatör, iş bilmez bir hakemin tertemiz golümüzü iptal etmesiyle ilk yarıyı 1-0 geride tamamladık” ifadeleri kullanıldı. Öte yandan Karadeniz ekibi, iptal olan golün videosunu da paylaşarak “Bravo” notunu düştü.

5 DAKİKA SONRA FENERBAHÇE ATI
Fenerbahçe, tartışmalara neden olan bu pozisyondan 5 dakika sonra öne geçti. Trabzonspor’da Edin Visca, kendi yarı alanının sağında Mert Müldür’e kaptırdığı top sonrası Fenerbahçe kontra atağa çıktı. Mert, sol kanattaki En Nesyri’ye pasını verdi. En Nesyri’nin ceza sahasına yerden açtığı ortada Fred, düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. Sarı-lacivertliler, bu golle ilk yarıyı 1-0 önde kapattı.

TRABZONSPOR PENALTIDAN YAKALADI
Maçın 52. dakikasında Okay Yokuşlu ile Alexander Djiku arasındaki pozisyon sonrası Trabzonspor penaltı kazandı. Köşe vuruşunda Okay Yokuşlu’nun ceza alanı içinde çektiği şuta müdahale etmek isteyen Djiku, rakibini düşürdü.Pozisyonun ardından oyuna sağlık ekipleri dahil oldu ve iki oyuncuya da tedavi yapıldı. VAR’dan gelen uyarı sonrası hakem Oğuzhan Çakır, Trabzonspor lehine penaltı noktasını gösterdi. 59. dakikada topun başına geçen Simon Banza durumu 1-1’e getirdi.

DJIKU SAKATLANDI
Alexander Djiku, karşılaşmanın 55. dakikasında Okay Yokuşlu’ya yaptığı penaltıda sakatlandı. Djiku bu sakatlığının ardından sekerek oyundan çıkmak zorunda kaldı. Deneyimli stoper, maçın 57. dakikasında yerini Rodrigo Becao’ya bıraktı.

FIRTINA BİR PENALTIYLA DAHA ÖNE GEÇTİ
Maçın 60. dakikasında ceza alanında topla buluşan Simon Banza, Çağlar Söyüncü ile girdiği mücadelede yerde kaldı ve penaltı bekledi. VAR hakemi Atilla Karaoğlan’ın 64. dakikada Oğuzhan Çakır’ı pozisyonu izlemeye davet etti ve pozisyonu inceleyen Çakır penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Simon Banza 67. dakikada durumu 2-1’e getirdi.

DZEKO SKORU EŞİTLEDİ
Fenerbahçe, 75. dakikada beraberliği yakaladı. Kostic’in sol kanattan ceza sahasına açtığı ortada Trabzonspor savunmasında Denswil topu karşıladı fakat ceza sahasına düşen top İrfan Can’ın önünde kaldı. İrfan Can, yaşanan karambolde 6 pasın soluna pasını verdi. Arka direkte bulunan Dzeko, yaptığı vuruşla topu ağlara gönderdi ve skor 2-2’ye geldi.

FENERBAHÇE PENALTI BEKLEDİ
Fenerbahçe, Trabzonspor maçının 83. dakikasında penaltı bekledi. Köşe vuruşlu sırasında topun Çağlar’dan önce Simon Banza’nın eline çarptığı itirazında bulunan Fenerbahçeliler, yoğun penaltı itirazında bulundu. Hakem Oğuzhan Çakır, VAR hakemi Atilla Karaoğlan’ın 1 dakikalık incelemesinin ardından oyunun devam etmesini istedi. Jose Mourinho, bu karar sonrası kenarda çok sinirlendi.

AMRABAT SON SANİYEDE GALİBİYETİ GETİRDİ
Maçın 90+12. dakikasında Fenerbahçe, Sofyan Amrabat ile 3-2 öne geçti. Kalan dakikalarında başka gol sesi çıkmadı ve karşılaşma 3-2 Fenerbahçe’nin üstünlüğü ile sona erdi.

FENERBAHÇE ZİRVE TAKİBİNİ SÜRDÜRDÜ
Bu sonuçla birlikte Fenerbahçe puanını 23’e yükseltirken, Trabzonspor 12 puanda kalmış oldu. Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki puan farkı 5’e inmiş oldu. Ligin bir sonraki maç haftasında Fenerbahçe evinde Sivassspor ile karşılaşırken, Trabzonspor deplasmanda Çaykur Rizespor ile karşılaşacak.

SÜPER LİG PUAN DURUMU
Trendyol Süper LigAlexander DjikuÇağlar SöyüncüOkay YokusluTrabzonsporGalatasarayFenerbahçeEdin DzekoSon Dakika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika… İstanbul Bakırköy’de zabıta aracı ile otomobilin karıştığı kazaya müdahale etmek için gelen trafik polisi ekibine sürücüsünün kontrolünden çıkan İETT otobüsü çarptı.

Kazada trafik polisi Ogün Yürümez, olay yerinde şehit olduğu öğrenildi
İETT otobüsü, polis aracına çarptı! 1 şehit | Video
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Kaza, saat 06.20 sıralarında Bakırköy Osmaniye Mahallesi D-100 Karayolu Güney Yanyol Ekrem Kurt Bulvarı katılımında meydana geldi.

İddiaya göre, göre, yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda 34 BB 7783 plakalı zabıta aracı ve 01 AAJ 443 plakalı otomobilin karıştığı maddi hasarlı kaza meydana geldi.

İETT OTOBÜSÜNÜN ÇARPTIĞI POLİS ŞEHİT OLDU
İhbar üzerine olay yerine sevk edilen trafik polisleri yolda önlem aldığı sırada kontrolden çıkan 34 HO 1852 plakalı İETT otobüsü, olay yerine daldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberi: İstanbul’da Dolmabahçe ve Emirgan’daki asırlık çınarları kesen İBB, Gülhane Parkı’nda ve Taksim Gezi Parkı’nda yeni ağaç katliamlarına imza attı.

“Kurudu”, “Çürüdü”, “Mantar kaptı” bahanelerine sarılıp ‘Yerine yenisi ekilecek’ diyen İBB, Gülhane’de 50 ağacı, Gezi’de ise çok sayıda ağacı kökünden kesti. Vatandaşlar, sözde çevre dostu CHP’li yönetime tepki gösterdi.

AĞAÇ SEVGİSİ NEREDE KALDI
2013’te o dönemki İBB yönetiminin 13 ağacı yer değiştirmek için harekete geçtiği sırada ‘Ağaçlar kesilmesin’ diyerek ortalığı ayağa kaldıran ve sonrasında Gezi Parkı olaylarının yaşanmasına neden olan zihniyet, ağaç katliamına doymuyor.

Dolmabahçe Caddesi’nde ve Emirgan’da onlarca asırlık ağacı ‘kurudu’ ve ‘çürüdü’ ‘hastalık kaptı’ gerekçeleriyle kesen ve ‘Yerlerine yenileri dikilecek’ açıklamasında bulunan CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetimi, bu kez İstanbul’un gözbebeği Gülhane Parkı’nda ve Taksim Gezi Parkı’nda doğa katliamlarına yenilerini ekledi.

GÜLHANE’DE 50 AĞAÇ KESİLDİ
Tarihi Gülhane Parkı’nda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı gün yaklaşık 50 ağaç kökünden kesildi. İBB kontrolündeki parka giden ekiplerin kestiği ağaç gövdeleri bir kamyonete yüklenerek parktan taşındı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>STK TEMSİLCİLERİYLE BULUŞTU
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Rize’de yapımı süren Çamlıhemşin Tüneli’nde Işık Görme Töreni’nin ardından valilik, belediye ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Ziyaretler sonrası Bakan Uraloğlu, sivil toplum kuruluşları ile düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Uraloğlu, “Geçen hafta savunma sanayimizin gurur kaynağı kuruluşlarından biri olan TUSAŞ’a yapılan alçak saldırının tek sebebi budur. Ama bu tür saldırılar bizi yolumuzdan döndüremeyecek. İnadına daha çok çalışacağız, inadına daha çok üreteceğiz” dedi.
‘HAVACILIKTA ÇAĞ ATLADIK’
Son 22 yılda yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, “2002 yılından bu yana Türkiye’nin ulaşım ve iletişim altyapısına 277 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 6 bin 101 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, 29 bin 590 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Havacılıkta çağ atladık. İç hatlardaki aktif havalimanı sayımız 26 iken son olarak 10 Ağustos’ta hizmete açtığımız Çukurova Havalimanıyla 58’e yükselttik. 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken bugün 131 ülkede 347 noktaya ulaştık. Yıl sonunda 349’a bunu ulaştırmış olacağız. Ülkemizin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’yı da uzaya başarıyla fırlattık, test sürecine devam ediyoruz. Yüzde 81’i Türk mühendislerinin yaptığı bir uydudan bahsediyoruz. TÜRKSAT 6A uydusu Türk insanın ben bunu yapabilirim demesidir” diye konuştu.
‘İLK ETAPTA 600 KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAYACAĞIZ’
Lojistik merkezin ilk etapta 600 kişiye istihdam sağlayacağını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Hızla gelişen organize sanayi bölgesi ve yapım çalışmaları devam eden İyidere Lojistik Limanı’nın tamamlanmasıyla da Karadeniz’de önemli bir lojistik ve üretim merkezine dönüşen Rize’nin artan ulaşım ihtiyaçlarını yönelikte büyük projeler hayata geçiriyoruz. Yapımı devam eden İyidere Lojistik Limanı’nın da Rize’nin geleceğine vurulan bir mühür olduğunu düşünüyorum. Bu limanımız doğu Karadeniz bölgesi, Avrupa ve Orta Asya’ya açılan Kafkasya koridoru üzerindeki konumu ile stratejik öneme sahip. Kafkas ülkeleri ve orta doğu ülkeleri arasındaki potansiyel trafikten kaynaklanacak kombine taşımacılık zincirinin aktarma merkezi olacak. Bu özelliğiyle bölgenin ve ülkemizin deniz ticaretinden aldığı paya büyük katkı sağlayacaktır. Faaliyete girmesiyle ilk etapta 600 kişiye istihdam sağlayacağız. Zamanla bu istihdam sayısının daha da artacağını öngörüyoruz” ifadelerini kulandı.
Mehmet Can PEÇE/ RİZE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katılmak üzere Nevşehir’e geldi. Bakan Tekin ilk olarak Nevşehir Valiliğini ziyaret ederek Vali Ali Fidan’dan brifing aldı. Daha sonra İl Değerlendirme Toplantısı’na katılan Bakan Tekin, toplantı sonrası basın açıklaması yaptı. Bakan Tekin açıklamasında, “Genel anlamda baktığımızda Nevşehir ile ilgili rakamlarda aslında Türkiye’deki genel rakamlardan farklı değil. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan ilköğretim devrimi başlamadan önce yani 2002-2003 eğitim öğretim yılında Nevşehir’deki sınıf sayısı 2 bin 300 civarında. Şu an yatırım programımızda olanlar, inşaatı devam edenler hariç olmak üzere 3 bin 500’e yakın dersliğimiz var. Yani yüzde 50’ye yakın sınıf sayımız artmış durumda. Buradan da sınıf başına düşen öğrenci sayısı rakamlara yansımış durumda” dedi.
Bakan Tekin, “Birleşmiş Milletlerin son yayınladığı raporların bir tanesinde yaptığımız okullar gerek fiziki anlamda inşaat kalitesi anlamında, gerekse donatım malzemeleri itibarıyla dünya standartlarının üzerinde. Yeni yaptığımız okullarda bunu göreceksiniz. Fiziki yenilikleri hissetmek mümkün ama bir husus var ki o da şu an Türkiye’deki bütün okullarımız 65 binin üzerindeki okulumuzun tamamının içerisinde internet altyapısına kavuşturmuş durumdayız. Çocuklarımız; öğretmenlerimizin önderliğinde Türkiye’nin neresinde olursa olsun internet altyapısı olan, internet erişim hizmeti verdiğimiz okullarda tahtalar üzerinde internette dünyadaki bütün iyi uygulamaların içerisinde yer aldığı EBA platformumuzda, dünyanın en büyük eğitim bilişim platformlarından bir tanesi. Türkiye’nin neresinde olursa olsun bir öğretmenimiz internete bağlanıp akıllı tahtadan EBA’dan dünyanın neresinde iyi bir uygulama varsa, Türkiye’nin neresinde iyi bir uygulama sisteme yüklenmişse orada onlardan seçtiğinde öğretmenlerimiz öğrencilerine derslerini anlatabiliyorlar” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetin hikayesini anlatan tiyatro oyununu 20 milyon yakın öğrencinin izlediğini de sözlerine ekleyen Bakan Tekin, “Biz geçtiğimiz yıl dünya rekoru olarak kabul edilen bir iş yapmıştık. Dünyada ilk defa bir tiyatro oyununu bir stadyumda yaptık. 35 bin kişiye bir tiyatro oynattık. Tiyatro oyununu Milli Eğitim Bakanlığı olarak organize etmiştik ‘Cumhuriyete Doğru’. Yani Cumhuriyet’in 100. yılı için, Cumhuriyet’in hikayesini anlatan bir tiyatro oyunuydu. Bu yıl tiyatro oyununu sinemaya dönüştürdük. 20 milyona yakın öğrencimiz EBA üzerinden sınıflarında ‘Cumhuriyete Doğru’ tiyatro oyununu seyrettiler” diye konuştu.
Bakan Tekin daha sonra 15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesine geçerek bayrak törenine katıldı. Burada öğrencilere seslenen Bakan Tekin, “Sizler üniversiteye hazırlanıyorsunuz. ÖSYM’nin yaptığı sınavlar için öğretmenlerinizin ve ders kitaplarınız dışında hiçbir şeye ihtiyacınız yok” dedi. – NEVŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İskenderun İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçede polis ekiplerince yapılan trafik ve asayiş uygulama noktalarının cep telefonu üzerinden paylaşıldığının belirlenmesi üzerine çalışma başlattı.
Whatsapp üzerinde grup kurarak trafik uygulama noktalarının yerlerini bildiren mesajlar oluşturan ve grubu yöneten 13 kişi yakalandı.
“Suçluyu kayırma” ve “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla işlem yapılan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekin, çeşitli programlara katılmak için geldiği Nevşehir’de Valiliği ziyaret ederek Vali Ali Fidan ile görüştü.
Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Tekin, burada İl Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.
Basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlayan eğitim öğretim devrimi sürecinden önce 2002-2003 eğitim öğretim yılında Nevşehir’deki derslik sayısının 2 bin 300 civarında olduğunu, şu anda ise 3 bin 500’e yaklaştığını söyledi.
Yüzde 50’ye yakın derslik sayısında artış olduğunu belirten Tekin, “Bu rakam da derslik başına düşen öğrenci sayısı rakamlarına yansımış durumda. Şu an Türkiye genelinde olduğu gibi Nevşehir’de de uluslararası ortalamaları yakalamış durumdayız. Bu vesileyle süreci bu noktaya getirmemize yardımcı olan başta Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere iller özelinde de ildeki valilerimiz, milletvekillerimiz, sürece katkı veren herkese şükranlarımızı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tekin, Nevşehir’de 2002-2003 eğitim öğretim yılında 2 bin 800 öğretmen varken, şu an 5 bine ulaştıklarını aktararak, öğretmen başına düşen öğrenci sayısında da uluslararası göstergelerin birçoğunda ortalamanın üstünde olduklarına işaret etti.
Okulları, gerek fiziki, inşaat kalitesi anlamında gerekse donatım, malzeme itibarıyla dünya standartlarının üzerinde yaptıklarına dikkati çeken Tekin, şunları kaydetti:
“Fiziki yenilikleri hissetmek mümkün ama bir husus var ki Birleşmiş Milletlerin raporunda da ifade ettiği husus, o da şu, biz şu an Türkiye’deki bütün okullarımız, 65 binin üzerindeki okulumuzun tamamına yakını, internet altyapısına kavuşturulmuş durumda. Bu çok önemli bir şey ve yine bu okullarımızın büyük çoğunluğunda internet erişim hizmeti veriyoruz. 625 bin dersliğimizde de bu okullarımızın neredeyse tamamında, etkileşimli tahta dediğimiz akıllı tahtalar var.”
Tekin, öğretmenlerin Türkiye’nin neresinde olursa olsun internet altyapısı olan okullarda akıllı tahtalar üzerinden dünyadaki bütün iyi uygulamaların içerisinde yer aldığı EBA platformundan derslerini anlatabildiğini söyledi.
Bakan Tekin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftasında EBA’yı farklı bir işlev için kullandıklarını belirterek, Bakanlık olarak organize ettikleri “Cumhuriyete Doğru” tiyatro oyununu sinematografik yöntemle sinemaya dönüştürerek okullarda EBA üzerinden 20 milyona yakın öğrenciye izlettiklerini bildirdi.
Daha sonra 15 TemmuzAnadolu Lisesi’ne geçen Tekin, burada öğrencilere hitap etti.
Öğrencilere sınava çalışma konusunda tavsiyede bulunan Tekin, bayrak törenine katıldı.
Öğrencilerle fotoğraf çektiren Tekin, okul idarecileri ve öğretmenlerle toplantı yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Martı’nın, e-ulaşım lisansı ile ilgili açtığı dava sonuçlandı. İstanbul 7’nci İdare Mahkemesi, davaya ilişkin kararında İBB’nin e-ulaşım lisansı şartlarını sağlamış olmasına rağmen lisans vermekten kaçınamayacağına hükmetti. Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, “Martı TAG artık lisanslı şekilde e ulaşım hizmeti verecek, hayırlı olsun” dedi.
Martı, e-ulaşım lisansı ile ilgili 1 yıl önce dava açmıştı. Dava sonucunda ‘Martı’ya lisans verilmiş kabul edilmesi’ mahkemece karara bağlandı.
Dava sonucunu duyuran Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, “Saraçhane’de Martı’nın yüzüne kapanan kapılar mahkemede açıldı. İBB’nin 1 yıl boyunca sebepsiz yere bize vermediği e- Ulaşım Lisansı için dava açmıştık. İstanbul 7. İdare Mahkemesi ‘İBB’nin Martı’ya lisans vermemesi hukuka aykırıdır” dedi, Martı TAG artık lisanslı şekilde e ulaşım hizmeti verecek, hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Daha önce kurulan ve Tekirdağ, Çanakkale, Edirne ve Kırklareli sınırlarında bulunan 33 hız ihlal tespit sisteminin yanı sıra, Tekirdağ Süleymanpaşa ilçesi Çevre Yolu üzerinde Ramada Otel- Muratlı Kavşağı ve Muratlı Kavşağı- Beyazköy arasında iki yönlü olarak yeni hız koridorları eklendi. Marmaraereğlisi ilçesi İstanbul Yolu üzerinde ise Marmaraereğlisi BOTAŞ Kavşağı ile Silivri ilçesi arasında iki yönlü olarak ortalama hız tespiti yapılmaya başlandı.
EDS-PTS sistemleriyle denetimlere 1 Kasım 2024 itibariyle başlanırken, hız limitleri Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre düzenlenmiş durumda. Otomobiller için 110 kilometre, panelvanlar için 100 kilometre, motosikletler için 90 kilometre, otobüs ve minibüsler için 90 kilometre, kamyonlar için 85 kilometre, açık kasa kamyonetler için ise 85 kilometre olarak hız sınırları belirlendi. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Martı’dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul 7. İdare Mahkemesi, davaya ilişkin kararında İBB’nin keyfi davranamayacağına ve e-ulaşım lisansının şartlarını sağlamış olmasına rağmen lisans vermekten kaçınamayacağına hükmetti. Dava sonucunda “Martı’ya lisans verilmiş kabul edilmesi” mahkemece karara bağlandı.
Dava sonucunu “Müjde, kazandık” başlığıyla duyuran Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, “Saraçhane’de Martı’nın yüzüne kapanan kapılar mahkemede açıldı. İBB’nin 1 yıl boyunca sebepsiz yere bize vermediği e- Ulaşım Lisansı için dava açmıştık. İstanbul 7. İdare Mahkemesi “İBB’nin Martı’ya lisans vermemesi hukuka aykırıdır. Martı TAG artık lisanslı şekilde e-ulaşım hizmeti verecek, hayırlı olsun” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SHENZHEN, 1 Kasım (Xinhua) — 2024 Çin Deniz Ekonomisi Fuarı Perşembe günü Çin’in güneyindeki Guangdong eyaletinin Shenzhen kentinde başladı. Fuar, ülkenin denizcilik alanındaki ekonomik gelişimini ve bilimsel ve teknolojik yeniliklerini kapsamlı bir şekilde ortaya koymayı amaçlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Yeni Nesil Optik Ağlar (NGON) etkinliğiyle birlikte gerçekleştirilen Network X’te, dijital iletişim dünyasındaki son gelişmeler ele alındı. 25 ülkeden 50’den fazla şirket temsilcisinin katıldığı ödül programında, Turkcell’in yenilikçi çözümleri ve güçlü altyapısı ödüle layık görüldü.
Turkcell’in ödül kazanmasındaki önemli etkenler arasında, şirketin sahip olduğu güçlü şebeke altyapısı öne çıkarken bu altyapı, şirketin müşterilerine sunduğu yüksek servis kalitesi ve kesintisiz bağlantı hizmetinin de temelini oluşturuyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Vehbi Çağrı Güngör, aldıkları ödülün, şirketin yeniliğe olan bağlılığının ve müşterilerine en iyi hizmeti sunma hedeflerinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.
Güngör, “Sürekli gelişim ve yenilik, her zaman projelerimizin temel taşlarını oluşturuyor. Ülkemizde teknoloji ve dijitalleşme alanındaki öncü uygulamaları, bu yenilikçi bakışla hayata geçiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sadece yenilikçi teknolojilere yatırım yapmakla kalmayan Turkcell, aynı zamanda operasyonlarını daha verimli hale getirmek için şebeke altyapısıyla ilgili otomasyon süreçlerini de yenilikçi adımlarla güçlendiriyor. Böylece Turkcell, şebekede daha hızlı müdahale ve çözüm süreçleriyle müşteri memnuniyetini üst seviyeye çıkarıyor. Otomasyon süreçleri sayesinde operasyonel maliyetler azaltılırken, müşterilere kesintisiz hizmet sunulması sağlanıyor.
Yeni nesil teknolojilerle ilgili çalışmalarına devam eden Turkcell, kuantum teknolojileriyle desteklenen güvenli veri iletim yöntemlerinin testlerini ve AR-GE çalışmalarını da sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, ehliyet sınavında kopya çekmek amacıyla kullanılan çeşitli cihazlar ele geçirildi. Sınava giren H.B.’nin üst aramasında internet üzerinden bağlantı kurabilen 1 mobil WiFi cihazı, 1 casus kulaklık, 1 düğme şeklinde gizlenmiş kamera ve sim kart entegre edilmiş kredi kartı görünümünde bir cihaz bulundu. Söz konusu düzeneklerin sınav sırasında kopya çekmeye yönelik olarak özel olarak hazırlandığı belirtildi. H.B. hakkında ‘Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’a göre adli işlem başlatıldı. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde yaşanan dijital güvenlik ihlalleri, kullanıcıların hesap güvenliğini sorgulatmaya başladı. Sosyal medyada gündem olan bir dizi siber güvenlik vakasında, özel bir bankanın müşterileri, hesaplarının ele geçirildiğini, izinsiz kredi çekildiğini ve büyük miktarlarda para transferi yapıldığını iddia etti. Bu vakaların giderek artması, bireylerin ve kurumların siber güvenlik konusundaki zafiyetlerine ışık tutuyor.
“Sosyal mühendislik tehditleri ciddi boyutlara ulaştı”
Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram, özellikle sosyal mühendislik yöntemleriyle yapılan dolandırıcılıklara dikkat çekti. Bayram, “Dolandırıcılar, kullanıcıları hedef alarak güvenlik açıklarını kolayca suistimal edebiliyorlar. Sahte müşteri hizmetleri ya da resmi gibi görünen sahte siteler, kullanıcıların kişisel verilerini ele geçirmek için kullanılıyor. Bu nedenle, bireylerin dikkatli olmaları ve özellikle bankacılık işlemlerinde çift aşamalı doğrulama gibi güvenlik önlemlerini mutlaka kullanmaları gerekiyor” dedi.
Bayram, “Sızan bu tür kritik veriler, kimlik avı saldırılarının önünü açabilir. Bu bilgilerle dolandırıcılar daha gerçekçi sosyal mühendislik taktikleri geliştirip kullanıcıları tuzağa çekebilirler” diyerek konuya dikkat çekti. Bayram, bu tür verilerin ele geçirilmesinin, banka dolandırıcılıkları ve sahte kredi başvuruları ya da hesap açma gibi vakalara zemin hazırladığını da ifade etti.
Kullanıcıların dijital güvenlik için alabileceği önlemler
Barış Bayram, dijital güvenlikte kullanıcıların kendi önlemlerini almasının da büyük önem taşıdığını belirterek, güvenli bir dijital deneyim için şu adımları önerdi:
“Çift aşamalı doğrulama; banka gibi platformlarda çift aşamalı doğrulama, hesap güvenliğini önemli ölçüde artırır. Şifre güvenliği; güçlü ve benzersiz şifreler oluşturulmalı, aynı şifre birden fazla platformda kullanılmamalı. Resmi kaynaklardan işlem; e-postalar veya mesajlar yerine doğrudan resmi sitelerden işlem yapılmalı. Sahte çağrılara karşı uyanık olmak; banka veya kamu kurumu gibi davranarak yapılan sahte çağrılara dikkat edilmeli, kişisel bilgi paylaşılmamalı. Kişisel bilgileri korumak; sosyal medya gibi platformlarda fazla kişisel bilgi paylaşmamak, dolandırıcıların işini zorlaştırır.” – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şubesi ekipleri, motorlu taşıtlar sürücü belgesi e-sınav merkezinde sınava girecek H.B’nin üzerinde kopya düzeneği bulunduğunu fark etti.
Gözaltına alınan şüphelinin üzerinde, internete bağlantı sağlanan mobil wi-fi cihazı, casus kulaklık, düğme şeklinde kamera, içerisine sim kart entegre edilmiş kredi kartı görünümlü kartlık ele geçirildi.
H.B. hakkında “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’a muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberi… Türk Havacılık ve Uzay Sanayi’nin (TUSAŞ) Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki merkez yerleşkesine gerçekleştirilen hain terör saldırısında 5 kişi şehit olurken, 2’si ağır 22 kişi de yaralanmıştı. Güvenlik güçlerinin etkisiz hale getirdiği alçak teröristlerle ilgili şok bir detay ortaya çıktı.

SİLAHLI GÜVENLİK AMİRİ
Yeni Asır’ın haberine göre; TUSAŞ’a saldırıda bulunan ve kendini canlı bomba olarak patlatan teröristlerden kadın olanının İzmir doğumlu Mine Sevjin Alçiçek olduğu belirlenmişti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SALDIRI SONRASI…
Hain teröristin ağabeyi Davut Alçiçek’in ise, Çiğli Belediyesi’nde silahlı güvenlik amiri olduğu ortaya çıktı. Davut Alçiçek’in saldırı sonrası belediyedeki işine gelmediği de öğrenildi.

1 Mayıs 2011 yılında vefat eden Metin Solak döneminde işe alınan Davut Alçiçek’in, Belediye tarafından hemen iş akdine son verildiği öğrenildi.

CHP’Lİ BAŞKANDAN PES DEDİRTEN SAVUNMA
Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, “Türkiye’yi yasa boğan ve 5 kişiyi şehit verdiğimiz terör saldırısında, canlı bomba olan teröristin ağabeyini kamu kurumunda çalıştıramazdık, zaten saldırı sonrası kendisinin işe gelmediğini öğrendik. Önce açığa aldık, sonrasında da Hukuk Müdürlüğümüz ile görüşüp çıkışını verdik” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ülke genelinde olduğu gibi Muğla’da da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, tüm güne yayılan etkinliklerle coşkuyla kutlandı. Bu çerçevede akşam saatlerinde fener alayı yapıldı. Yoğun katılımın olduğu fener alayında, Şenkaya Kavşağı’nda toplanan vatandaşlar ve askerler, Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü. Ellerine aldıkları Türk bayrakları ve marşlar eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüş sonunda Datça Yüzme Kulübü sporcuları, ‘Cumhuriyet Yüzüşü’ gerçekleştirdi. Datça Kaymakamı Murat Atıcı’nın startı ile denize dalan sporcular ‘Cumhuriyet’ için kulaç attı.
“Rüzgar kayadan anca toz alır”
Fener alayının sonunda Cumhuriyet Meydanı’na kurulan sahnede Datçalıların Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayan Kaymakam Atıcı, yaptığı konuşmasında “Cumhuriyetimizin 101. yıldönümü kutlu olsun. Dün itibariyle çelenk koyma töreninin ardından birçok etkinlik yapıldı. Bugün de burada yine böyle bir kalabalıkta çok güzel bir bayram kutlaması yaptık. Ardından Garnizon Komutanlığımızın desteğiyle çok güzel bir kortej yürüyüşü yaptık ve bu bayrağı sallayan sizlerle, bu cumhuriyet aşıklarıyla bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Cumhuriyetin varisi başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu devleti bize devlet yapan, herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Tabiki bu güzel vatanın her türlü düşmanı olacak ama rüzgar kayadan anca toz alır. Bu cumhuriyete bu devlete hiç bir şey olmaz” dedi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Orhangazi, Gemlik, İnegöl ve Mudanya ilçeleri ile kent merkezinden yaklaşık 150 motosiklet tutkunu, Orhangazi Cumhuriyet Alanı’nda toplanarak Türk bayrağı açtı.
Motosiklet sürücüleri daha sonra bayraklarla ilçe turu atarken korteje Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de motosikletiyle katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkent’te bir alışveriş merkezinde, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu tarafından solist eşliğinde Cumhuriyet Bayramı ile ilgili eserler ile marşların seslendirildiği etkinliğe yurttaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ellerinde Türk bayraklarıyla marşlara eşlik eden yurttaşlar, fotağraf ve video çekerek bu anı ölümsüzleştirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunusemre ilçesindeki 23 Nisan Ulusal Egemenlik İlkokulunda düzenlenen kutlama töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı.
Günün anlamına ilişkin konuşmaların ardından öğrenciler şiirler okundu, gösteriler sundu.
Programın sonunda yaklaşık 200 öğrencinin, okul bahçesinde zeybek oynaması veliler ve izleyenlerden alkış aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – Aliağa Belediyesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yılına özel video hazırladı. Aliağa’da farklı meslek gruplarından vatandaşların yer aldığı video Aliağa Belediyesi Serkan Acar ve Aliağa Belediyesi sosyal medya hesaplarından paylaşıldı. Aliağalıların gözünden Cumhuriyet tanımının tek kelimeyle yapılmasının istendiği video vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü.
Cumhuriyet’in bu yıl 101. yaşı yurt genelinde coşkuyla kutlanıyor. Aliağa Belediyesi de kutlama programı kapsamında ‘Cumhuriyet Nedir’ başlığıyla özel bir video hazırladı. Aliağa’nın çeşitli yerlerinde yapılan çekimlerde öğretmen, öğrenci, sporcu, avukat, işçi, muhtar, gazi, engelli gibi toplumun farklı kesimlerini temsil eden birçok vatandaş videoda yer aldı. Vatandaşlara tek kelimeyle Cumhuriyetin onlara ne anlam ifade ettiği soruldu. Vatandaşlar bu soruya karşılık; okumaktır, okutmaktır, spordur, bilimdir, sanattır, yaşamaktır, emektir, ekmektir, alın teridir, dayanışmadır, eşitliktir, adalettir, özgürlüktür, demokrasidir, bağımsızlıktır cevaplarını verdi.
Milli mücadele ve bağımsızlığımızın simgesi Türk bayrağımızla başlayan videoda cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün tuvale işlenmiş görüntüsü dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlama mesajıyla son bulan video, kısa sürede birçok kişi tarafından paylaşılarak geniş bir kitleye ulaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AGC ve Nirvana Hotels işbirliğiyle Nirvana Cosmopolitan Hotel’de açılan sergide, geçmişten bugüne gazete sayfaları ve Cumhuriyet Bayramı kutlamalarından fotoğraf kareleri yer aldı.
Sergiye davetliler kadar turistler de ilgi gösterdi.
AGC Başkanı İdris Taş, burada yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in 101. yılını kutlamaktan gurur duyduklarını söyledi.
Türk basınının, Cumhuriyet döneminde haber verme, bilgilendirici ve kamuoyu oluşturma özelliğiyle birlikte Milli Mücadele’nin başlangıcında ve Cumhuriyet’in kuruluşunda büyük rol oynadığını belirten Taş, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türk basınının Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcında halkımızı örgütlemede büyük bir özverisi vardır. Sonrasında Cumhuriyet’in kuruluş aşamasında da her zaman Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmıştır. Bu yıl Cumhuriyet’imizin 101. yılını büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Gazete manşetleri, fotoğraflar, farklı bir sevgiyle karşınızdayız. Atatürk’ün bizlere armağan ettiği Cumhuriyet’imize sahip çıkmak, basının asli görevlerinden birisidir. Bu duruşumuz sonsuza dek değişmeyecektir.” dedi.
İlk kez böyle bir sergi açtıklarını söyleyen Taş, bundan sonra her yıl 28 ya da 29 Ekim’de bu sergiyi açacaklarını kaydetti.
Açılışa, CHP Antalya milletvekilleri Cavit Arı ve Aliye Coşar ile Saadet Partisi Antalya MilletvekiliŞerafettin Kılıç ile AGC yönetim kurulu üyeleri ve davetliler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zonguldak’ta bayram dolayısıyla Fener Alayı yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşe, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ve yüzlerce vatandaşlar katıldı. Vatandaşlar ellerinde meşaleler eşliğinde İstasyon Caddesi’nden başlayıp Valilik önüne kadar yürüdü. Yürüyüş kortejine Fener Anadolu Lisesi bando takımı da eşlik etti. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA – Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Cumhuriyet’in 101. yıl dönümü coşkuyla kutlandı. Kutlamalar kapsamında düzenlenen fener alayı yürüyüşüne 7’den 70’e çok sayıda vatandaş katıldı.
Siverek’te gerçekleşen yürüyüş, Mehmetçik İlkokulu’ndan bir grup ile Kanlıkuyu Meydanı’nda toplanan bir başka grubun, Cumhuriyet alanında bulunan Atatürk Anıtı’na doğru meşalelerle ilerlemesiyle başladı. Ellerinde Türk bayrakları ve fenerlerle yürüyen kalabalık, “Yaşasın Cumhuriyet” sloganları attı. Yürüyüşe katılanlar, Atatürk Anıtı’nda bir araya geldi.
Fener alayı etkinliğine her yaştan vatandaş katılarak büyük bir coşkuya ortak oldu. Etkinlik sonunda hep bir ağızdan İstiklal Marşı okundu ve Cumhuriyetin 101. yılına özel hazırlanan sinevizyon gösterimiyle program son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunus Emre İlkokulu bahçesinde yapılan tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Gölyaka Kaymakamı Selver Esra Arık, Belediye Başkanı Muzaffer Coşkun, STK ve siyasi partilerin temsilcileri, muhtarlar, vatandaşlar, öğrenci ve öğretmenler katıldı.
Resim sergisinin açıldığı kutlamada, şiir dinletisi, halk oyunları ve çeşitli gösterileri sunuldu.
Yığılca Şehir Stadı’nda gerçekleştirilen kutlamalar da saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Öğrencilerin hazırladıkları çeşitli gösterilerin sunulduğu tören, geçit töreniyle son buldu.
Törene, Yığılca Kaymakamı Hüseyin Demirkol, Belediye Başkanı Selami Savaş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Aldırmaz, siyasi partilerin ve STK’lerin temsilcileri, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentte yaşayan yamaç paraşütü eğitmeni Kadir Aksoy ve yamaç paraşütü pilotu Okay Güzel, Şarköy ilçesinde Ganos Dağı eteklerindeki piste çıktı.
Gerekli hazırlıkları yapan paraşütçüler 600 metrelik pistten uçuş yaptı.
Havada Türk bayrağı açarak 20 dakika boyunca uçuş yapan paraşütçüler, Cumhuriyet’in 101. yıl dönümünü kutladı.
Aksoy, AA muhabirine, Tekirdağ’ın yamaç paraşütü tutkunlarının adresi olduğunu söyledi.
Cumhuriyet Bayramı’nda anlamlı bir etkinliğe imza atmak istediklerini ifade eden Aksoy, “Cumhuriyet’imizin 101. yıl dönümünde farklı bir uçuş yapmak için Uçmakdere’ye geldik. Uçuşa başladıktan sonra gökyüzünde Türk bayraklarını açarak süzüldük. Ülkemizle, Cumhuriyetle her zaman gurur duyuyoruz. Cumhuriyet’imizin 101. yıl dönümü kutlu olsun. 29 Ekim bizim için her zaman anlamlı olmaya devam edecek.” dedi.
Güzel de Cumhuriyet Bayramı’nı gökyüzünde kutlamanın keyif verdiğini dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’inci yıl dönümü Antalya’da fener alayı ile kutlandı. Yürüyüşe katılan binlerce vatandaş ellerindeki bayrak ve meşalelerle marşlar söyleyerek Cumhuriyet’in kuruluşunun 101’inci yıldönümünü kutladı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’inci yılı tüm yurtta olduğu gibi Antalya’da da farklı etkinliklerle kutlanıyor. Kutlamalar son olarak binlerce kişinin katıldığı fener alayı ile devam etti. Vatandaşların ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle katıldığı yürüyüşe Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Antalya milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, STK üyeleri ve binlerce vatandaş katıldı.
Konyaaltı Caddesi üzerindeki varyantta toplanan binlerce kişi, ellerinde cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk posteri, bayrak ve meşaleler ile yürüyüşe başladı. Sloganlar atıp marşlar söyleyen grup, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüşe kimi vatandaşlar çocuklarıyla, kimileri ise evcil hayvanlarıyla katıldı. Yürümekte güçlük çeken bir yaşlı kadının tekerlekli sandalye ile katıldığı yürüyüşte çok sayıda turistin de olduğu görüldü.
Etkinliğe katılımlar iki ayrı güvenlik aramasından geçerek alana alınırken, güzergah boyunca da demir bariyerler ile yoğun güvenlik önlemleri alındı. Yürüyüşün ardından kutlamalar meydanda Kenan Doğulu’nun konseri ile devam etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkent Varşova’daki Raszyn Centrum Spor Salonu’nda düzenlenen organizasyonun akşam seansında 23 yaş altı kadınlar 64 kiloda Aysel Özkan, podyuma çıktı.
Aysel Özkan, koparmada 97 kiloluk kaldırışıyla bronz madalyanın sahibi oldu.
Milli sporcu, silkmede 114 kiloyla beşinci olurken, toplamda ise 211 kiloyla yine beşinci sırada yer aldı.
Şampiyonada milli sporcuların madalya sayısı, 13 altın, 11 gümüş ve 7 bronz olmak üzere 31’e ulaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamada, Yalıçiftlik İsmail Altındağ Tesisleri’nde Taşdemir ve antrenörler Hakan Dolutaş, Fatih Çiçek, Veysel Aturgil, Ali Gürsel ve Yağız Taşdemir için veda töreni düzenlendiği bildirildi.
Sipay Bodrum FK Başkan Vekili Selahattin Polat’ın da yer aldığı törende İsmet Taşdemir’e plaket ve çiçek takdim edildiği aktarıldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen İsmet Taşdemir, Bodrum FK’de 3 yıl yıl güzel bir şekilde çalıştıklarını belirterek, “Başta Fikret başkan olmak üzere çok teşekkür ederim. Bize çok güzel imkanlar sundunuz. Biz de elimizden geleni yaptık. Bodrum Futbol Kulübü her zaman kalbimizde kalacak. Artık ağabey kardeş gibi yolumuza devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yeşil-beyazlı takım, 2021 yılında göreve başlayan İsmet Taşdemir yönetiminde 3 yılda 2. Lig’den Süper Lig’e yükselme başarısı gösterdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TRABZONSPOR, Süper Lig’in 11’inci haftasında oynayacağı Fenerbahçe maçının hazırlıklarına bu akşam yaptığı antrenmanla devam etti.
Teknik direktör Şenol Güneş yönetiminde Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapılan antrenmanda oyuncular, dinamik ısınmanın ardından pas çalışması gerçekleştirdi. Dar alanda oyun ile devam eden antrenman, taktik çalışması ile sona erdi.
Bordo-mavili takım, Fenerbahçe maçının hazırlıklarına yarın saat 11.00’de yapacağı antrenmanla devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakemler: Ariadna Chueca Moreno (İspanya), Martina Fanfara (Slovakya), Ewa Matuszewska (Polonya)
ÇBK Mersin: Howard 29, Anderson 20, Araujo 5, Johannes 7, Samuelson 8, Fauthoux 9, Sinem Ataş, İlayda Güner 2
Tango Bourges Basket: Okonkwo 7, Green 4, Astier 16, Diaby 18, Spanou 9, Filip 4, Guapo 10, Duchet 8
1. Periyot: 21-12
Devre: 39-40
3. Periyot: 62-60
FIBA Kadınlar Avrupa Ligi B Grubu 4. hafta maçında ÇBK Mersin, Fransa’nın Tango Bourges Basket ekibini 80-76 yendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekirdağ’da Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yılı dolayısıyla yamaç paraşütçüler, gökyüzünde Türk bayrağı açarak özel bir uçuş gerçekleştirdi. Yamaç paraşütü eğitmeni Kadir Aksoy ve pilot Okay Güzel, Cumhuriyet coşkusunu yaşatmak adına Şarköy ilçesindeki Ganos Dağı eteklerinde bulunan pistte bir araya geldi.
600 metre yüksekliğindeki pistten hazırlıklarını tamamlayarak havalanan paraşütçüler, uçuş sırasında Türk bayrağını açarak, gökyüzünde 20 dakika boyunca süzüldü. Cumhuriyet’in kazanımlarını ve bayram coşkusunu havada kutlayan Aksoy ve Güzel, izleyenlere de görsel bir şölen sundu.
Cumhuriyet Bayramı kapsamında gerçekleştirdikleri bu anlamlı uçuşla ilgili konuşan yamaç paraşütçüleri, Türk bayrağı ile uçmanın onurunu ve gururunu yaşadıklarını ifade etti. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Odenplan bölgesinde toplanan göstericiler, İsveç Parlamentosuna doğru yürüyüşe geçti.
Eylemciler, İsrail’in saldırılarına destek verdiği için İsveç ve ABD’yi de kınadı.
Filistin ve Lübnan bayrakları taşıyan göstericiler, “Soykırıma son verin”, “Özgür Filistin” ve “Katil Netanyahu” sloganları attı.
Gösteriye katılan İsveçli aktivist Karen Wild, AA muhabirine, İsrail’in dünya barışı önünde tehdit oluşturduğunu söyledi.
Wild, “Dünya barışı için çok endişeliyim. İsrail dünya barışı için bir tehdit. Diğer ülkelere saldırıları bazı Batılı hükümetler tarafından memnuniyetle kabul ediliyor ve bu saldırılara karşı çıkanlar susturuluyor. Filistin ve Lübnan için gösteriler yapıldığında polis ve hükümet, aktivistlere saldırıyor. Neden tarihin yanlış tarafında duruyoruz anlayamıyorum. Bazı insanlar çocukların katledilmesini alkışlıyor. Bunlar benim için kabul edilemez. Lütfen bunu yapmaktan vazgeçin.” dedi.
Her hafta cumartesi günü Stockholm’de İsrail’in saldırılarını protesto ettiklerini aktaran Wild, “Filistin halkını desteklemek için buradayım. Hep zayıf ve sesleri kesilmiş olanların yanında oldum ve şimdi Filistinlilerin desteğimize, sesimizi yükseltmemize ihtiyacı var. Bu nedenle her cumartesi gösteri yapıyoruz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HEYELAN KAMERADA
Rize’de etkili olan sağanak, birçok noktada irili ufaklı heyelanlara neden oldu. Sağanak sonrası Çayeli ilçesine bağlı Madenli beldesi Çamlıca Mahallesi’nde yamaçtan akan toprak, köy yolunu ulaşıma kapattı. Dik araziden kopan irili ufaklı, taş-toprak ve ağaçlar yola akarken, köylüler tedbir amaçlı yola toprak dökerek önlem aldı. Yağışın şiddetini arttırdığı bölgede, heyelan DHA kamerasına yansıdı. Görüntülerde; yamaçtan kopan toprak kütlelerinin yola akması anbean kaydedildi.
Mehmet Can PEÇE/ÇAYELİ (Rize),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Vefatının Yüzüncü Yılında Ziya Gökalp Sempozyumu”nda açıklamalarda bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.’ye (TUSAŞ) yönelik terör saldırısı sonrası, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde PKK/ YPG’ye ait toplam 157 hedefi TUSAŞ üretimi ANKA SİHA’larla vurdu.
MİT, TUSAŞ’a PKK tarafından gerçekleştirilen terör saldırısı sonrasında, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde terör örgütüne yönelik operasyonlar başlattı. Bu kapsamda, son 3 günde Suriye ve Irak’ın kuzeyinde PKK/YPG’ye ait toplam 157 noktaya operasyon düzenlendi. Özellikle PKK/YPG’nin silah ve mühimmat depoları hedef alındı. Hedefler arasında örgüt karargahları, sözde askeri eğitim kampları, lojistik/teknik depolar ile silah, mühimmat depoları bulunuyor. Ayrıca, operasyonlarda TUSAŞ üretimi ANKA SİHA’lara özellikle görev verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Batı dünyasının en büyük yedi ekonomisi G7 ülkeleri tarafından dün yayımlanan açıklamaya göre, G7 Liderleri, dondurulmuş Rus varlıklarından yaklaşık 50 milyar dolarlık kredinin Kiev’e nasıl verileceği konusunda uzlaşmaya vardı. Kredinin yıl sonuna kadar dağıtımına başlanması hedefleniyor.
Açıklamada, kredinin “Ukrayna’nın bütçesini, askeri ihtiyaçlarını ve yeniden inşasını desteklemek amacıyla çeşitli kanallar aracılığıyla dağıtılacaktır…Ukrayna’nın zafer kazanması için gereken desteği sağlama kararlılığımızda yorulmayacağız” ifadelerine yer verildi. G7 ülkelerinin maliye bakanlarının “tüm G7 ortakları arasında tutarlılık, koordinasyon, adil kredi dağıtımı ve dayanışma sağlayan teknik bir çözüm üzerinde anlaşmaya vardıkları” belirtildi.
Açıklama, bu hafta Washington’da Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası tarafından düzenlenen uluslararası yıllık toplantıların başlamasının ardından yapıldı.
G7 Liderleri temmuz ayında gerçekleştirdikleri zirvede Rusya’nın dondurulmuş rezervlerinden elde edilen faizle, Ukrayna’ya 50 milyar dolar fon vereceklerini açıklamıştı. Ayrıca her yıl yine bu faizden 3 milyar dolar gelirin, Rusya saldırılarına karşı Ukrayna’ya yardım verilmesi de planlanmıştı. Ancak Ukrayna Savaşı’nın ardından el konulan Rus varlıklarından elde edilen faizle Ukrayna’ya kredi sağlanması konusunda teknik detaylar üzerine uzlaşmazlıklar olduğu biliniyordu.
ABD’den Ukrayna’ya 20 milyar dolar kredi… Geri ödemeler dondurulmuş Rus varlıklarından elde edilen gelirle yapılacak
ABD Başkanı Joe Biden, perşembe günü G7 paketinin bir parçası olarak ABD’nın Ukrayna’ya 20 milyar dolarlık kredi sağlayacağını açıkladı. Bu kredinin de geri ödemeleri dondurulan Rusya varlıklarından elde edilen faizle yapılacak. Biden, 20 milyar dolarlık krediye ilişkin açıklamasında “Çabalarımız, zalimlerin neden oldukları zararlardan sorumlu olacaklarını net bir şekilde ortaya koyuyor” dedi.
ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, çarşamba günü Ukraynalı mevkidaşı Sergii Marchenko ile söz konusu kredi üzerine tarafların niyetlerini belirten bir bildiri imzaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maltepe Sahil Parkı üzerinde yapılan prova uçuşu yaklaşık 20 dakika sürdü.
Prova uçuşunu izlemeye gelenler, SOLOTÜRK pilotunun F-16 savaş uçağıyla yaptığı akrobasi hareketlerini cep telefonlarıyla kaydetti.
Isı güdümlü füzeleri şaşırtmak için kullanılan alev toplarının da (Flare) atıldığı prova, izleyenler tarafından merakla takip edildi.
Cumhuriyet’in 101’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilecek etkinlikler çerçevesinde görev alan SOLOTÜRK, 28 Ekim Pazartesi günü saat 16.00’da İstanbul semalarında iki uçakla selamlama uçuşu, 29 Ekim Salı günü de aynı saatte Maltepe Sahil Parkı üzerinde gösteri uçuşu yapacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Almanya Başbakanı Olaf Scholz, İsrail’in İran’daki askeri hedeflere yönelik gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Başbakan Scholz, “İsrail hükümeti bugün bize, yakın zamanda İsrail’e yapılan büyük füze saldırısına yanıt olarak İran’ın askeri tesislerine hassas ve hedefli saldırılar düzenlediğini bildirdi. Zayiat minimumda tutulmaya çalışıldı. Bu, gerilimin daha fazla artmasını önleme fırsatı sunuyor. İran’a mesajım açık: Gerginliği tırmandıracak eylemler sonsuza kadar devam edemez. Bunun artık sona ermesi gerekiyor. O zaman Orta Doğu’da barışçıl bir gelişme fırsatı olacak. Önemli olan Gazze’de ateşkesin sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılmasıdır. Tüm tarafları bunu yapmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı. Lübnan’a da değinen Scholz, “Aynı şey Lübnan için de geçerli. BM’nin 1701 sayılı Kararı, olaya dahil olan herkesin davranışları açısından referans noktası olmaya devam ediyor. Hizbullah’ın Litani Nehri’nin gerisine çekilmesini bekliyoruz. Böylece barışçıl bir gelişme burada da mümkündür” ifadelerine yer verdi.
“Gerginliği ağırlaştıracak her türlü eylemden kaçınılmalı”
Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada ise, “Fransa, İsrail’in 1 Ekim saldırısına yanıt olarak bu gece İran’daki askeri hedeflere yönelik saldırıdan haberdar. Fransa, taraflara bölgede devam eden gerginliği ağırlaştıracak her türlü eylemden kaçınmaları çağrısında bulunuyor” ifadeleri kullanıldı.
Bahreyn’den ateşkes çağrısı
Bahreyn Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada İran’a yönelik saldırı kınandı. Sivilleri korumak ve bölgesel gerginliği azaltmak için derhal ateşkes çağrısında bulunuldu.
Rusya: “Tüm tarafları felaket senaryolarından kaçınmaya çağırıyoruz”
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise açıklamasında, İsrail ile İran arasında devam eden tehlikeli tırmanıştan derin endişe duyduklarını ifade etti. Zaharova, “Tüm tarafları itidal göstermeye, şiddeti durdurmaya ve felaket senaryolarından kaçınmaya çağırıyoruz. İran’ı misilleme eylemlerine kışkırtmayı bırakıp kontrolsüz tırmanış sarmalından çıkmak gerekiyor” ifadelerini kullandı. – BERLİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUHALİF SİYASETÇİNİN CANSIZ BEDENİ YOL KENARINDA BULUNDU
Venezuela’da hükümete muhalif olan Halk İradesi Partisi’nin lideri Edwin Santos günler önce kayıplara karıştı. Her yerde aranan Santos’un cansız bedeni bir yol kenarında bulundu.

“İŞKENCE” İDDİASI
Parti yetkilileri, Santos’un güvenlik güçleri tarafından kaçırılıp işkence edilerek öldürüldüğünü öne sürdü. Hükümet yetkilileri ise, muhalif siyasetçinin bir trafik kazasında yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Romanya Ligi’nin 14’üncü haftasında Petrolul Ploieşti, evinde Poli Iaşi’yi ağırladı. Ilie Oana Stadyumu’nda Sorin Dan Vadana’nın yönettiği maçı Mehmet Topal’ın öğrencileri, 1-0 geriden gelerek 3-1’lik skorla kazandı. Ploieşti’ye galibiyeti getiren golleri 25’inci dakikada Gheorghe Grozav, 53’üncü dakikada Alexandru Tudorie ve 88’inci dakikada Mario Bratu kaydetti. Poli Iaşi’nin tek golü ise 20’nci dakikada Mihai Bordeianu’dan geldi. Öte yandan karşılaşmanın 38’inci dakikasında Poli Iaşi forması giyen Florian Kamberi, kırmızı kartla oyundan atıldı. Bu sonucun ardından Mehmet Topal yönetimindeki Petrolul Ploieşti, ligdeki beşinci galibiyetini alarak 22 puanla maç fazlasıyla ikinci sıraya yükseldi.
Petrolul Ploieşti, Romanya Ligi’nin 15’inci haftasında 2 Kasım Cumartesi günü deplasmanda Sepsi ile karşı karşıya gelecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK PARTİ BİRİNCİ, CHP İKİNCİ SIRADA
Ankette AK Parti’nin oy oranı 32,1 olarak ölçüldü. İkinci sıradaki CHP’nin oy oranı ise yüzde 26.9 oldu. DEM Parti yüzde 8,7 ile üçüncü sırada yer aldı.
ZAFER PARTİSİ’NİN OY ORANINDA BÜYÜK ARTIŞ
Ankette en dikkat çeken parti ise Zafer Partisi oldu. Katılımcıların yüzde 8,4’ü, bir seçim olsa oylarını Zafer Partisi’ne vereceğini söyledi.
Anketteki diğer partilerin oy oranı şu şekilde:

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), 23-26.10.2024 tarihleri arasında Suriye ve Irak’ın kuzeyinde PKK/YPG’ye ait toplam 157 noktaya operasyon düzenledi.
Milli İstihbarat Teşkilatı, 23.10.2024 tarihinde TUSAŞ’a yönelik PKK tarafından gerçekleştirilen menfur terör eylemi sonrasında, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde terör örgütüne yönelik operasyonlarına aralıksız devam ettiriyor.
Bu kapsamda, MİT tarafından 23-26.10.2024 tarihleri arasında Suriye ve Irak’ın kuzeyinde PKK/YPG’ye ait toplam 157 noktaya operasyon icra edildi. Operasyonlarda PKK/YPG’nin savunma sanayi tesisleri öncelikli olarak hedef alınırken, hedefler arasında örgüt karargahları, askeri eğitim kampları, lojistik/teknik depolar ile silah/mühimmat depoları yer alıyor.
MİT’in gerçekleştirdiği harekatta, Türkiye’nin savunma sanayi kuruluşlarının ürettiği yerli ve milli ürünler aktif olarak kullanılırken TUSAŞ üretimi ANKA SİHA’lara özellikle görev verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş Platformu’nca yapılan çağırı ile Türkoğlu ilçesindeki TUSAŞ üretim tesisi yerleşkesi önünde toplanan bir grup, burada “Kahrolsun PKK” sloganları atıp çeşitli marşlar çaldı.
Grup adına konuşan Hacı Altun, TUSAŞ’a gerçekleştirilen hain saldırının, yalnızca stratejik bir kuruma değil, ülkenin bağımsızlık ve güvenlik hedeflerine yöneltilmiş bir darbe olduğunu söyledi.
Bu tür saldırıların, Türkiye’nin savunma sanayisindeki kazanımlarını baltalamak ve milli iradeyi zayıflatmak amacı güden alçak girişimlerin bir parçası olduğuna işaret eden Altun, şunları kaydetti:
“PKK’nın bu saldırıdaki rolü, örgütün ABD ve İsrail tarafından yönlendirildiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Terör örgütü PKK, yalnızca bir tehdit değil, aynı zamanda dış güçlerin Türkiye karşıtı stratejilerinde bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu alçak örgütün, bölgedeki huzuru bozma ve Türkiye’nin stratejik hedeflerini engelleme gayesiyle hareket ettiği tescillenmiştir. TUSAŞ çalışanları, bu hain saldırıya karşı kahramanca bir duruş sergilemiş, milli savunma irademizi temsil eden cesur adımlarıyla saldırganların amaçlarını boşa çıkarmıştır. Türk milletinin azmi ve kararlılığı, her türlü tehdide rağmen sarsılmadan devam etmektedir. TUSAŞ ve diğer milli kurumlarımız, güçlü ve bağımsız bir Türkiye için çalışmalarına ara vermeden devam edecektir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ALMANYA Başbakanı Olaf Scholz, İsrail’in İran saldırısı sonrası yaptığı açıklamada, “Gerginliği tırmandıracak eylemler sonsuza kadar devam edemez. Bunun artık sona ermesi gerekiyor” dedi.
İsrail ordusu, dün gece İran’daki askeri tesislere saldırı düzenlendiğini duyurdu. İran’dan yapılan açıklamada, saldırı sonrasında 2 askerin hayatını kaybettiği belirtildi. Almanya Başbakanı Olaf Scholz saldırı ile ilgili olarak, “İsrail hükümeti bugün bize, yakın zamanda İsrail’e yapılan büyük füze saldırısına yanıt olarak İran’ın askeri tesislerine hassas ve hedefli saldırılar düzenlediğini bildirdi. Zayiat minimumda tutulmaya çalışıldı. Bu, gerilimin daha fazla artmasını önleme fırsatı sunuyor. İran’a mesajım açık: Gerginliği tırmandıracak eylemler sonsuza kadar devam edemez. Bunun artık sona ermesi gerekiyor. O zaman Orta Doğu’da barışçıl bir gelişme fırsatı olacak. Önemli olan Gazze’de ateşkesin sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılmasıdır. Tüm tarafları bunu yapmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bahçelievler Kongre ve Nikah Sarayı’nda yapılan programın başkanlığını TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul MilletvekiliCüneyt Yüksel yaptı.
Yüksel, burada yaptığı konuşmada, cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, toplumun güvenlik ve adalet konusundaki kaygılarını gidermek için gerekli değişiklikler yapılacağını söyledi.
Özellikle toplum güvenliğini bozan ruhsatsız silah taşıma ile trafik güvenliğini ihlal gibi bazı suçların tutuklama sebepleri olarak katalog suçlara ilave edilmesini değerlendirdiklerini belirten Yüksel, “Denetimli serbestlik uygulamalarıyla ortaya çıkan 2 yılın altındaki suçlar bakımından suçluların cezaevinde yatarının olmamasına ilişkin eleştiriler doğrultusunda yapacağımız düzenlemelerle 2 yılın altındaki suçlar bakımından da cezaevine girilmesinin hayata geçirilmesi değerlendiriliyor. Belirli suçlarda infaz hükümlerinin alınan cezanın yüzde 10 gibi kısmını cezaevinde geçirdikten sonra işlemeye başlamasıyla bunun çözüme kavuşturulmasını değerlendirmekteyiz.” diye konuştu.
” Türkiye Yüzyılı’nın anahtarı adalettir”
Yüksel, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin daha da geliştirilmesinin, demokratik anlayışın güçlendirilmesinin, insan onuruna dayanan bir anayasal düzenin yerleşmesinin, hak ve özgürlükler alanında bugüne kadar kaydedilen ilerlemelerin de kalıcı hale getirilmesinin ancak yeni bir anayasayla mümkün olduğuna dikkati çekerek “Türkiye Yüzyılı’nın anahtarı adalettir ve bu adaletin anahtarı da inanıyorum ki insan haklarına dayanan sivil, demokratik ve özgürlükçü yeni anayasa olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Türkiye olarak adaleti sadece vatan topraklarında değil tüm cihanda tesis etmek için uğraştıklarını vurgulayan Yüksel, Filistin’de, Gazze’de ve Lübnan’da yaşanan acıların insanlık ailesinin bir yarası olduğunu dile getirdi.
Yüksel, “İnsan hakları ve adalet mücadelesi yalnızca bir halkın mücadelesi değil hepimizin mücadelesidir. Tarihin hiçbir döneminde zulüm hiçbir zaman payidar olmamıştır. Bize küresel adalet mücadelemizi sürdürmek düşüyor. Bu adaletsizliklerin bir gün sona ereceğine inanıyoruz.” dedi.
Kamuoyunda 9. Yargı Paketi olarak bilinen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne de değinen Yüksel, daha etkin yargılanmaların yapılması, daha kısa sürede tamamlanması, güven sağlayan adalet anlayışının toplumda oluşması için bütün gereken çalışmaların bundan sonra da yapılmaya devam edeceğini bildirdi.
“Sözüm Mecliste” programı farklı konu başlıklarıyla da yapılabilir
AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ise katılımcı demokrasi anlayışı bağlamında Meclis temsilcileriyle İstanbul’daki dernek, sivil toplum kuruluşları ile medya temsilcilerini bir araya getirdiklerini söyledi.
Karşılıklı bir etkileşim ve yasama faaliyetlerinde güçlü bir kanal oluşmasını istediklerini dile getiren Kabaktepe, “Sözüm Mecliste” programının gelecek dönemlerde farklı konu başlıklarıyla da yapılabileceğini anlattı.
Konuşma ve değerlendirmelerin ardından soru cevap bölümüyle tamamlanan programda AK Parti İstanbul Milletvekilleri Adem Yıldırım, Yahya Çelik, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, parti temsilcileri, köşe yazarları, çeşitli dernek ve üniversite yöneticileri de yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kölelikle ilgili uzayıp giden tarihi bağlarla ilgili soruları bir türlü üzerinden atamayan Kraliyet Ailesi için bu mesleki bir risk haline geldi.
Liderlerin sömürgecilik ve köleliğin mirasından en çok etkilenen ülkelerden bazılarını temsil ettiği Milletler Topluluğu zirvesinde bu daha da belirgin hale gelir.
Ancak Kral, sembolik bir özür veya tazminat taahhüdü olması gerektiğine kişisel olarak inansa bile, bunları yerine getiremez.
Hükümdarlar bakanların tavsiyesi üzerine konuşuyor ve böyle bir siyasi hassasiyet sorusunda konuşmaları, hükümet politikasının sınırları içinde kalmak zorunda.
Başka bir deyişle, senaryoya sadık kalmak zorundalar.
Bir hafta önce Başbakanlık, Samoa’daki zirvede İngiltere’den bir özür veya tazminat anlaşması olmayacağını oldukça açık bir şekilde işaret etti.
Bunun anlamı, Kral’ın özel olarak ne düşündüğü önemli değil. Bu tür tarihi haksızlıklar hakkında söyleyeceği her şey, hükümetin çizdiği çizgiyi yansıtacak.
Kral Charles diplomatik bir şekilde, “Hiçbirimiz geçmişi değiştiremeyiz” dedi zirvede. Başbakan Keir Starmer’ın “tarihimizi değiştiremeyiz” çizgisiyle uyumlu bir şekilde…
‘Üzgün olmak’ tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldırıyor
Geçtiğimiz yıl Kenya’da Kral, sömürge dönemindeki yanlışlar için “en büyük üzüntü ve pişmanlık” duygusunu dile getirmişti.
Samoa’dakinden daha güçlü bir dille, bağımsızlık mücadeleleri sırasında Kenyalılara karşı işlenen “iğrenç ve haksız şiddet eylemlerinden” bahsetti.
Ancak hükümet politikasına uygun olarak, açık bir özür dilemedi.
“Üzüntü duymak” ifadesi, özür dilemekten dikkatlice kaçınıyor. Bunu “üzüntü” olarak ifade etmek aynı duyguyu içerse de, tazminat yükümlülüğünü ve beklentisini ortadan kaldırıyor.
Tony Blair’in 2007’de İngiltere’nin köle ticaretindeki rolü nedeniyle “derin üzüntüsünü ve pişmanlığını” resmen dile getirmesi, bir İngiltere başbakanının özüre en yakın olduğu noktaydı.
Geçmişte Kraliyet Ailesi de bu konuda bölünmüştü
Devlet başkanı olarak Kral, bu tür çağrıların sembolik odak noktasıdır. Bu devam edecek.
Ancak bu siyasi kararı değiştiremez, özellikle de İngiltere bütçeleri yoğun baskı altındayken geçmişe yönelik tazminatlar pek olası görünmüyor.
Ancak, hem bir aile hem de bir kurum olarak monarşinin, yaşananlardan sorumluluğunun daha fazla olduğuna dair bir soru var.
Tarihçi Prof. Suzanne Schwarz, 19. yüzyılın başlarında köleliği ortadan kaldırmaya yönelik öncü çabalarına gelince, Kraliyet Ailesi’nin kendisinin de bölündüğünü söylüyor.
Kral III. George’un yeğeni Gloucester Dükü, köleliği ortadan kaldırmak için en önemli kampanya yürütenlerden biriydi. Ancak III. George’un oğlu, geleceğin Kral IV. William’ı, köleliğin en coşkulu savunucularından biriydi.
‘Hiçbirimiz geçmişi değiştiremeyiz’
Diğer ülkelerde de kölelik sorununun altını çizme girişimleri oldu.
Hollanda Kralı, ülkenin başbakanıyla koordineli bir hareketle resmi bir özür diledi.
Ancak Kral Charles ve diğer kıdemli kraliyet mensupları için bu, özellikle eski bir koloniyi veya köle ticaretinin etkili olduğu bir yeri ziyaret ettiklerinde gündeme gelmeye devam eden bir soru.
Prens William ve Catherine’in 2022’deki Karayipler gezisi, ziyaretlerinin sömürge ziyaretinin görünümüne ve hissine çok fazla benzeyip benzemediği konusundaki tartışmalarla doluydu.
Ancak onlarca yıldır bu siyasi ip cambazlığını devam ettiren Kral, Samoa’da dikkatli bir yol çizdi.
“Hiçbirimiz geçmişi değiştiremeyiz. Ancak tüm kalbimizle, derslerini öğrenmeye ve devam eden eşitsizlikleri düzeltmek için yaratıcı yollar bulmaya kendimizi adayabiliriz” dedi.
Ve köleliğin mirasının hakkındaki bir konuşmada, köleliğe bir kez bile değinmedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAZİNE ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) yıllık toplantıları için gittiği ABD’de bir dizi resmi temasta bulundu. Bakan Şimşek, temasları kapsamında ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ile görüştü.
Bakan Şimşek, ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ile görüştü. ABD Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada, Yellen’ın IMF ve Dünya Bankası Yıllık Toplantıları marjında Bakan Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan ile bir araya geldiği belirtildi. Açıklamada, “Yellen ve Şimşek ayrıca yaptırımlara uyumun önemini ve Türk finans sisteminin yaptırımlardan kaçanlar ile terörist gruplar tarafından kötüye kullanılmasının önlenmesini görüştü” ifadeleri kullanıldı.
Bakan Şimşek temasları kapsamında yaptığı açıklamada, “Dünya Bankası ve IMF yıllık toplantıları için bulunduğumuz ABD’de çok sayıda yatırımcı toplantısı ve ikili görüşme yaptık. Temaslarımızda programımızın sonuçlarını, program kazanımlarımızı kalıcı hale getirerek ülkemizin potansiyeline nasıl ulaşacağımızı anlattık. Ülkemize olan çok yoğun ilgi programımızın doğru ilerlediğini açıkça gösteriyor”dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçiliği, Dostluk ve Spor Günü kapsamında etkinlik düzenledi.
Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçiliği, Dostluk ve Spor Günü’nde iki ülke arasındaki dostluğu pekiştirmek ve sporun birleştirici gücüne vurgu yapmak amacıyla bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte, farklı kültürlerin bir araya gelerek karşılıklı iş birliği ve dostluğu güçlendirmesi, sporun evrensel diliyle insanların buluşması planlanıyor. Etkinlik kapsamında, 26 Ekim tarihinde Gölbaşı Şehir Stadı’nda bir dostluk müsabakası düzenlenecek. Düzenlenen etkinliğe eski milli sporcular, BAE sporcuları, antrenörler ve siyasi isimler katıldı.
“Bu etkinlik sadece bir spor etkinliği değil”
Etkinlikte bir konuşma yapan BAE Ankara Büyükelçisi Said Sani ez-Zahiri, “Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçiliği ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki iş birliği ve dostluğu sloganıyla bizleri bir araya getiren bu seçkin spor etkinliğinde bugün sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Bu etkinlik sadece bir spor etkinliği değil, iki ülkeyi bir araya getiren güçlü ve sağlam ilişkilerin somutlaşmış halidir. Birleşik Arap Emirlikleri ile Türkiye arasındaki ilişkilerin farklı alanlarda önemli gelişmeler kaydettiğini de memnuniyetle belirtmek isterim. Bu gelişmeler, iki ülkenin liderleri arasında yapılan birçok karşılıklı ziyaretle kendini göstermektedir” diye konuştu.
“Spor diplomasisi giderek daha fazla önem kazanmaktadır”
Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz ise, sporun ülkeler ve halklar arasındaki dostluğu ve saygılı iş birliğini pekiştiren bir platform görevini üstlendiğini belirterek, “Rekabetin öncesinde sevinç, üzüntü, heyecan ve dostluk gibi tüm insanlık için ortak olan duygular birlikte yaşanmaktadır. Bu nedenle günümüzde diplomasi araçları arasında spor diplomasisi giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Yarın düzenlenecek dostluk maçında spor diplomasisi güzel örneklerden birini teşkil etmektedir. Söz konusu dostluk maçının ülkeler ve halklar arasındaki kardeşlik bağlarının daha da güçlenmesine katkı sağlayacağını inanıyorum. Spor diplomasisinde başarılı olmanın iki farklı yolu vardır; bunlardan biri spor müsabakalarında başarılar kazanan sporcular yetiştirmek, diğeri ise büyük spor organizasyonlarına başarılı şekilde ev sahipliği yapmaktır. Bu açıdan bakıldığında hem ülkemizin hem Birleşik Arap Emirlikleri’nin spor diplomasisinde adından söz ettiren ülkeler arasında olduğunu gururla söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberi: Kaza, TEM Otoyolu’nun Bolu geçişinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametinde seyreden Berat Kaan Y. (22) yönetimindeki 06 BVE 356 plakalı otomobil, aynı istikamette giden Mahmut Ç. idaresindeki 38 TC 915 plakalı tırın dorsesine arkadan çarptı.

Çarpmanın etkisiyle adeta kağıt gibi ezilen otomobilde yolcu konumunda bulunan İpek Kurt ve Pınar Albayrak olay yerinde hayatını kaybetti. İpek Kurt’un oğlu olan sürücü Berat Kaan Y. kazayı yara almadan atlattı.

“BEN ŞİMDİ NASIL YAŞAYACAĞIM”
Durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kaza yerine gelen sağlık ekipleri araçta bulunan İpek Kurt ve Pınar Albayrak’ın hayatını kaybettiğini belirledi.

Yan koltuğunda hayatını kaybeden annesini gören sürücü, “Bir şey söyleyin, ben şimdi nasıl yaşayacağım” dedi.

Bölgede kaza nedeniyle uzun araç kuyrukları oluştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DSİ 10. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Tarım ve Orman BakanlığıDevlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nün tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak, toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak, musluklara sağlıklı ve içilebilir su ulaştırmak, yerleşim yerleriyle tarım arazilerini taşkın riskine karşı korumak ve sürdürülebilir su yönetimi için çalışmalar yürütülüyor.
Diyarbakır ve ilçelerinde son dönemde yapılan su yapılarının artması bölgedeki tarımsal faaliyetlerin gelişmesinde de önemli rol oynuyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, çalışmaların devam ettiği Çermik Kale Barajı’nın hayata geçirilmesiyle 139 bin 420 dekar tarım arazisinin sulanacağını, milli ekonomiye yılda 1 milyar 185 milyon lira katkı ve 13 bin 942 kişiye ek istihdamın sağlanacağını belirtti.
Barajın 77 metre yüksekliğe ve 183,49 milyon metreküp su depolama hacmine sahip olduğunu belirten Balta, ön yüzü beton kaplı kaya dolgu tipinde olan barajın tamamlanmasıyla Çermik Ovası’nın sulanmasının hedeflendiğini ifade etti.
Balta, şunları kaydetti:
“Çermik Kale Barajı’nın 1,07 milyon metreküp hacimli gövde dolgusunun tamamı, su alma tüneli, baraj gövdesi, vana odası ve ön yüz beton kaplama imalatları tamamlanmıştır. Sağ ve sol sahil memba yamaç kaplama beton imalatları ve enjeksiyon imalatları devam etmekte olup fiziki gerçekleşme yüzde 91’dir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE’nin en soğuk yerleşim yeri olan Ardahan’ın Göle ilçesinde termometreler dün gece sıfırın altında 8 dereceyi gösterdi. Bitkiler kırağı tuttu, otomobil camları buzla kaplandı.
Kentte yüksek kesimlerdeki kar yağışının ardından soğuk hava etkili olmaya başladı. Dün gece Göle ilçesinde en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında 8 derece olarak ölçüldü. Kent merkezinde ise termometreler sıfırın altında 5,7 dereceyi gösterdi. Soğuk havanın etkisiyle kent genelinde otomobil camları buzla kaplandı. Ağaç yaprakları ve bitkiler kırağı tuttu. (DHA
Haber-Kamera: Dinçer AKTEMUR/ARDAHAN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İYİ PARTİ VE DEM PARTİ ARASINDA TARTIŞMA
TBMM Genel Kurulu’nda, ‘TSK unsurlarının Lübnan’daki görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasına’ ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin kabul edilmesinin ardından siyasi partilerin Meclis Başkanlığına sunduğu araştırma önergeleri görüşüldü. Burada söz alan İYİ PartiAksarayMilletvekiliTuran Yaldır, TUSAŞ tesislerine yönelik saldırıyı kınadı. Ardından Bahçeli’nin grup toplantısındaki konuşmasını eleştiren Yaldır, “Türk milletinin bağımsızlığı, namusu ve şerefinin eli kanlı bebek katiliyle pazarlık masasına yatırılması ihanetine asla müsaade etmeyeceğiz. Daha düne kadar terörün bittiğini, belinin kırıldığını iddia eden Cumhur İttifakı, bugün pişkinlikle teröristbaşıyla müzakereyi ve tecridin kaldırılarak Gazi Meclis kürsüsünden seslenmesini öneriyor. Türk milletinin helal oylarıyla seçilmiş siz değerli milletvekillerine ve vicdanlarınıza sesleniyorum; bu ihanete ortak olmayın. Biliyorum, çoğunuzun içi kan ağlıyor. Bu kirli oyuna sessiz kalırsak çocuklarımızın ve torunlarımızın yüzüne bakamayız. ‘Siyaseten susmamız gerekiyordu’ diyemeyiz. Gelin, bu kirli oyuna birlikte ‘Dur’ diyelim. Türk milleti bir daha aynı tuzağa düşmeyecek” ifadelerini kullandı.
Yaldır’ın açıklamaları üzerine söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de “Bu dili kınıyoruz. Bu dil şiddetin dilidir, bu dil nefretin dilidir. Bu kürsüye gelip acıların üzerinden siyaset yapmaya devam edenler hala bu dille bu acılardan beslenmek istiyorlar; bunu kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Selahattin Demirtaş’a ‘terörist’ demek senin haddine değil. Senin burada yaptığın terör” diye konuştu. Turan Yaldır da “Selahattin Demirtaş da teröristtir, Abdullah Öcalan da teröristtir” dedi.
Bu sözler üzerine Temelli, “Bu terörden beslenmeye devam ediyorsun, buna izin vermeyeceğiz. Bugün ne olursa olsun artık bu ülkede barışa dair konuşma başlamıştır, bu konuşmaya engel olamazsınız. Bu tartışmalar milletin beklediği şekilde mutlaka amacına ulaşacaktır. Tabii ki sizin gibi provokatörler çıkacak. Tabii ki eline benzin bidonunu alıp ateşin üzerine dökmeye gidenler olacak ama buna müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.
ÇÖMEZ, DEM PARTİ SIRALARINA YÜRÜDÜ
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli’nin sözleri üzerine İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, “İlk ihanet sürecine de müsaade etmedik, buna da etmeyeceğiz” dedi.Genel Kurulda tartışmalar sürerken söz alan İYİ Parti Grup Başkan Vekili Turhan Çömez, “Milletvekillerinin bu kürsüde konuşma dokunulmazlığı vardır. Partimizin bir Sayın Milletvekili son derece saygın bir şekilde partimizin ve kendi şahsının görüşlerini yüce Meclis’in çatısı altında paylaşmıştır. Kendisine bu kadar ağır ifadelerle yüklenilmek, kendisine, ‘provokatör’ demek, ‘kirli bir dil’ demek Meclis’in çatısına yakışmayacak bir üsluptur. Kendisi; son derece net, son derece samimi, son derece ahlaki ve son derece yurtsever bir karakterle bu Meclis’in kürsüsünden bir teröristin konuşturulamayacağının altını çizmiştir, niye bundan rahatsız oluyorsunuz? Bir teröristi, bir terör örgütünü bu Meclis’in kürsüsünde kınayamayan, onunla arasındaki bağı kopartamayan, onunla iltisakını kopartamayan bir güruh kalkmış burada bizim milletvekilimize ders vermeye kalkıyor. Şiddetle reddediyorum, ısrarla altını çiziyorum. Önce siz terörle aranızdaki bağı keseceksiniz” değerlendirmesinde bulundu.
Çömez, konuşması esnasında DEM Parti sıralarından gelen tepkiler üzerine, DEM Partili milletvekillerinin sıralarına yöneldi. Diğer partililer araya girerek tansiyonu düşürmeye çalışırken, kısa süreli tartışma yaşandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SALDIRI NEDENİYLE ANKARA VE İZMİR’DE 29 EKİM ETKİNLİKLERİ İPTAL
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Cumhuriyet Bayramı kapsamında gerçekleştirilecek olan tüm etkinliklerin terör saldırısı sebebiyle iptal edildiğini bildirdi. ABB’den yapılan açıklamada, “Cumhuriyet Bayramı kapsamında gerçekleştirilecek olan tüm etkinlikler, Kahramankazan ilçemizde gerçekleşen hain terör saldırısı sebebiyle iptal edilmiştir. Şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Ankara’nın ardından bir iptal kararı da İzmir’den geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Değerli hemşehrilerimizin dikkatine; Başkentimiz Ankara’da yaşanan hain terör saldırısı nedeniyle belediyemizce düzenlenen tüm konser ve eğlence içerikli etkinlikler iptal edilmiştir. Birlik ve beraberliğimize kasteden terörü bir kez daha lanetleniyor, şehitlerimize rahmet, tüm yurttaşlarımıza başsağlığı diliyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Halkın huzur ve güveninin sağlanması, meydana gelebilecek olayların önüne geçilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yapan Aksaray İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri gece yarısı şehir genelinde geniş çaplı uygulama yapıyor. Birçok cadde ve sokaklarda görev alan ekipler trafikteki araçları bir bir durdurarak hem araç hem de şahıslar üzerinde arama yapıyor. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde aramalarını gerçekleştiren ekipler şahısları Genel Bilgi Taramasından (GBT), araçları da plaka ve şase numaralarından sorguluyor. Aksaray genelindeki uygulamalar hem şehir merkezi hem de karayolları olmak üzere gece boyunca devam ediyor. – AKSARAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, beraberindeki İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sağlık BakanıKemal Memişoğlu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi’nin (TUSAŞ) Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesine yönelik terör saldırısında yaralananları Etlik Şehir Hastanesinde ziyaret etti. Hastaneden ayrılırken açıklamada bulunan Yılmaz, terörü ve terörün arkasında olanları lanetledi.
“KAHRAMAN GÜVENLİK GÜÇLERİMİZ HEMEN MÜDAHALE ETTİLER”
Bu menfur olayda 5 şehidin, 22 yaralının bulunduğunu aktaran Yılmaz, yaralıların çoğunun iyi durumda olduğunu söyledi. Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır dileyen Yılmaz, yaralılara da acil şifa temennisinde bulundu. Olayın ilk anından itibaren müdahale eden güvenlik güçlerine, sağlık birimlerine, soruşturma süreci başlatan adli birimlere şükranlarını sunan Yılmaz, “Kahraman güvenlik güçlerimiz hemen müdahalelerini yaptılar ve teröristler etkisiz hale getirildi. Olayla ilgili teferruatlı çalışmalarını İçişleri Bakanlığımız sürdürüyor.” açıklamasında bulundu.
“AMAÇLARI KORKU SALMAK, HUZUR KAÇIRMAK”
Yılmaz, terör olaylarının Türkiye’ye korku salmak, halkın huzurunu kaçırmak gibi amaçlarının olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
“Bugün yaşadığımız terör saldırısı, ülkemizin savunma sanayini, savunma sanayinin geldiği noktayı, başarıları hedef alan bir terör saldırısı. Şunu açık ve net ifade etmek isteriz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da terör eylemi yapanlar, teröristler ve bunları araç olan kullananlar hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaklar. Ülkemizin huzurunu da bozamayacaklar, savunma sanayindeki güçlü yürüyüşümüze de hiçbir şekilde engel olamayacaklar. Kahraman savunma sanayi çalışanlarımızın moralini de hiçbir zaman bozamayacaklar. Tam aksine bu menfur hadiseler, bizim savunma sanayindeki azmimizi de ülkemizin birliği, beraberliği, kardeşliği konusundaki hassasiyetimizi daha da artıracaktır. Birlik, beraberlik, milli birlik içinde, bütün kurumlarımızın güçlü çalışmalarıyla teröre karşı kararlı, azimli mücadelemizi sürdüreceğiz.”
“ANALİZLER İLGİLİ KURUMLARCA GERÇEKLEŞTİRİLECEK”
Bir gazetecinin güvenlik zafiyeti iddiasıyla ilgili sorduğu soruya yanıt veren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, olayla ilgili spekülatif haberlere itibar edilmemesini isteyerek, yetkili kişiler ve kurumlar tarafından yapılan açıklamalarla kamuoyunun sağlıklı bir şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bakanların, kurumların bilgiler olgunlaştıkça kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğini belirten Yılmaz, olayın ardından acil yapılması gerekenlerin yapıldığını, daha geniş anlamda analizlerin ilgili kurumlarca gerçekleştirileceğini kaydetti.
“BİR TAKSİ ŞOFÖRÜ KARDEŞİMİZ ŞEHİT, DİĞERLERİ TUSAŞ GÖREVLİLERİ”
Yılmaz, “şehit ve yaralıların görevlerinin” sorulması üzerine, şunları ifade etti:
“Bir taksi şoförü kardeşimiz var şehit olan, diğerleri TUSAŞ görevlileri. Polisimizden şehit yok, 7 polisimiz yaralı ama durumları iyi. Tedbir amaçlı büyük bir kısmı hastanelerimizde tutuluyor. Ne olur ne olmaz diye müşahede altında tutuluyorlar. Bir ağır yaralımız var, onun dışındakiler büyük oranda hafif yaralarla hastanelerimize gelmiş durumdalar. Bu kardeşlerimiz de sağlık personelimiz emin olduğunda taburcu edileceklerdir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, Çay Mahallesi Cemil Şensoy Caddesi’nde E.A. ile S.E. arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı.
Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine E.A. yanındaki tabancayla ateş ederek S.E, oğulları C.E. ve Ö.E. ile kavga sırasında olay yerinde bulunan M.B’yi yaraladı.
İhbar üzerine bölgeye gelen sağlık ekiplerince Çarşamba Devlet Hastanesine kaldırılan 4 yaralıdan S.E, C.E. ve Ö.E. ilk müdahalenin ardından Samsun’daki hastanelere kaldırıldı.
Polis ekipleri, E.A’nın yakalanması için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’da kahvehanede otururken kimliği belirsiz bir kişi tarafından tabancayla başından vurulan Baran Cengiz (18), hayatını kaybetti.
Olay, saat 19.30 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Barbaros Mahallesi’nde meydana geldi. Kahvehanede oturan Baran Cengiz, kimliği belirsiz kişinin silahlı saldırısına uğradı. Saldırganın tabanca ile açtığı ateş sonucu başına isabet eden kurşunla ağır yaralanan Cengiz, yere yığıldı. Şüpheli olay yerinden kaçarken, Cengiz ise ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Durumu ağır olan Cengiz, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Cinayet şüphelisini yakalamak için harekete geçen polis, olayla ilgili soruşturmaya çok yönlü olarak devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Sağlık BakanıKemal Memişoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Etlik Şehir Hastanesi’ndeki yaralıları ziyareti sonrası açıklamalarda bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA’da düzenlenen ‘UNESCO ŞanlıurfaMüzik Şehri’ etkinlikleri kapsamında ünlü türkücü İbrahim Tatlıses’e onur ödülü verildi.
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, kentin müzik alanında UNESCO’nun ‘Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil edilmesinin lansmanını Arkeloji Müzesi’nde gerçekleştirdi. Lansmana; Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, büyükelçiler, sanatçılar ve ulusal ile uluslararası temsilciler katıldı. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde planlanan müzik ekiplerinin sahne alması, Ankara’daki terör saldırısı nedeniyle iptal edildi.
Ankara’daki terör saldırısı nedeniyle etkinliklerin bir kısmını iptal ettiklerini duyuran Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, saldırıyı kınayarak şunları söyledi.
“Bugün çok güzel bir organizasyona hazırlık yapmıştık. Urfa’nın UNESCO Müzik Şehir ünvanı alması sebebiyle resmi bir lansmanla bütün Türkiye kamuoyuna tanıtma amacıyla böyle bir tören organizasyonuna imza attı arkadaşlarımız ancak Ankara’da yaşanan hain terör saldırısı nedeniyle bu programı kısmen revize etmek zorunda kaldık. Müzik kısmını iptal etmek durumundayız. Bu terör saldırısını kınıyorum.”
MANSUR YAVAŞ’TAN TERÖRE TEPKI
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, açılış konuşmasında terör saldırısını kınayarak, “Terör nereden gelirse gelsin, masum insanları hedef alanlar birer vahşidir ve bu bir insanlık suçudur. Her zaman terörün karşısında olacağız” dedi.
TATLISES’E ONUR ÖDÜLÜ
Konuşmaların ardından İbrahim Tatlıses’e onur ödülü verildi. Ödülü alan Tatlıses, “Urfa’ya gelmekten gurur duyuyorum. Ne Urfa benden kopabildi, ne de ben Urfa’dan” diyerek duygularını ifade etti. Terör saldırısında şehit olanların ailelerine başsağlığı dileyen Tatlıses, davetlilerin sevgi gösterisiyle karşılaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Kütahya İl Başkanlığı, Kütahya Merkez İlçe Başkanlığı’nın 25 Ekim Cuma günü gerçekleştirilecek olan 8. Olağan Genel Kurul Toplantısı öncesinde partinin 400 delegesiyle akşam yemeğinde bir araya geldi. Yeşilay Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen bu geniş katılımlı toplantıda konuşan AK Parti Kütahya İl Başkanı Mustafa Önsay, 8. Olağan Kongre’ye güçlü bir birlik ve beraberlik içinde hazırlandıklarını ifade etti. Önsay, “Genel Merkezimiz ne diyorsa odur. Biz, ben davasında olan adamlar değiliz. Biz davanın adamlarıyız. Birbirimize sarılıp tekrar aynı şekilde durmadan yola devam edeceğiz. Teşkilatçılık budur. Teşkilatçılıkta öyle ben yoksam, beni yazmıyorsan, beni aday göstermiyorsan, ben yokum, demek bizim kitabımızda yok. Burası AK Parti. Burada Recep Tayyip Erdoğan ne emrediyorsa, Genel merkezimiz ne diyorsa aslolan odur. Farklı düşünceler, beklentiler olabilir ama istişareler yapılır bir ve beraber olmanın yolu bulunur. Bizim yönetim biçimimiz, anlayışımız şöyledir. Asiliyle, yedeğiyle, ili ile ilçesi ile kadın kolları, gençlik kolları ile mahalle yönetimleriyle, sandık başkanları ve sandık kurulları ile hep beraber hedefe yürüyen, sen, ben gütmeyen bir teşkilatız. Asıl olan davadır, davamızdır” dedi.
Önsay, konuşmasının son bölümünde, AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkanı Hamit Çelik’e hizmetleri dolayısıyla teşekkür etti.
Delege buluşmasına, AK Parti Kütahya milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir de Ankara’dan canlı bağlantı ile katıldı.
Delegelerin istek ve önerileri içeren formlar, AK Parti Genel Merkezi’ne iletilmek üzere kurulan sandıklarda toplandı.
AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkanlığı’nın 8. Olağan Kongresi, 25 Ekim Cuma Günü Saat 17.00’da Zafer Kalkınma Ajansı’nın Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek. AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkanı Hamit Çelik, yeni dönem için aday olmazken, yerine Murat Afşar Ünal aday gösterildi. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TUSAŞ’a yönelik düzenlenen terör saldırısında yaralananları Bilkent Şehir Hastanesi’nde ziyareti etmesinin ardından açıklama yaptı. Kurtulmuş, “Özel Harekat Polisi ve güvenlik görevlisi olan arkadaşlarımızın göstermiş olduğu üstün kararlılık ve cesaret dolayısıyla hepsini tebrik ediyoruz. Eğer anında ve çok etkin müdahaleleri olmasaydı belki bugün tablo çok daha ağır bir tablo olabilirdi. Bu çatışmaya kısa süre içinde girerek teröristlerin ölmelerine, kendilerini patlatmalarına vesile olan bir mücadele içerisinde oldular” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TUSAŞ’a yönelik düzenlenen terör saldırısında yaralananları Bilkent Şehir Hastanesi’nde ziyaret etti. Kurtulmuş, ziyaretinin ardından açıklama yaptı. Kurtulmuş, şunları söyledi:
“22 vatandaşımız yaralandı. Bu kardeşlerimizden 3 tanesi taburcu edildi. 19’unun hastanelerde tedavisi sürüyor. Özellikle Özel Harekat Polisi ve güvenlik görevlisi olan arkadaşlarımızın göstermiş olduğu üstün kararlılık ve cesaret dolayısıyla hepsini tebrik ediyoruz. Eğer anında ve çok etkin müdahaleleri olmasaydı belki bugün çok daha ağır bir tablo olabilirdi. Bu çatışmaya kısa süre içinde girerek teröristlerin ölmelerine, kendilerini patlatmalarına vesile olan bir mücadele içerisinde oldular. Burada bu hastanede bir yaralı vatandaşımız ağır yaralı. Ama onun da inşallah kritik durumu atlatacağını ümit ediyoruz. Diğer yaralılarımızın durumları hafif. Bazıları belki birkaç gün içerisinde taburcu edilecekler. Sağlık çalışanlarımız üstün fedakarlıkla arkadaşlarımızın yaralarını tedavi etmek için büyük bir gayretle mücadele ediyorlar.
Sadece oradaki iki terörist değil, o iki teröristi oraya gönderen irade. Onları destekleyen, askeri, siyasi, lojistik destek veren ve Türkiye’nin önünü tıkamak için oyun kuranların kimler olduğunu biliyoruz. Onlara karşı mücadelemize devam edeceğiz. Bu mücadelenin en önemli yanı ise savunma sanayiinin iftihar ettiğimiz kuruluşlarından birisine karşı gerçekleştirilen bu saldırı bize bir şey öğretiyor. Türkiye, milli savunma sanayiinde daha ileri adımlar atmak mecburiyetindedir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUNSPOR Başkan Vekili Veysel Bilen, Fenerbahçe karşısında alınan bir puanı değerlendirerek, “Aldığımız 1 puan tabi ki de sevindirici ama biz onu 2 puan kaybettik gibi değerlendiriyoruz. Rakip Fenerbahçe de olsa fark etmez” dedi.
Samsunspor Başkan Vekili Veysel Bilen, Süper Lig’in 9’ncu haftasında oynadıkları Fenerbahçe maçında galibiyeti kaçırdıkları için fazla mutlu olamadıklarını belirtti. DHA’ya özel açıklamalarda bulunan Veysel Bilen, “İki defa geriye düşmemize rağmen oyuncu kardeşlerimiz ve teknik ekibimiz maçın son düdüğüne kadar mücadeleyi hiç bırakmadılar. Hatta 2’nci golden sonra takımımız 3’ncü golü bulmak için olan gücüyle mücadele etti. Aldığımız 1 puan tabi ki de sevindirici ama biz onu 2 puan kaybettik gibi değerlendiriyoruz” dedi.
‘TÜRK FUTBOLUNA KATKI SAĞLAYAN BİR KARŞILAŞMA OLDUĞU İÇİN MUTLUYUZ’
Oynadıkları futbol ile takımları ile gurur duyduklarını belirten Başkan Vekili Veysel Bilen, “Tıklım tıklım dolan bir 19 Mayıs Stadı, şölen havasında geçecek bir futbol atmosferi, seyircinin coşkuyla rakip takım Fenerbahçe taraftarlarının rahatlıkla maçını izleyebileceği, sahada da kıran kırana bir mücadele olacağını tahmin ediyorduk. Nitekim beklentiler doğrultusunda bir maç oldu. Biz maçın öncelikle centilmence ve bütün spor camiasının, en önemlisi televizyon başında maçı izleyen bütün futbolseverlerin mutlu olduğu ve sonuç ne olursa olsun Türk futboluna katkı sağlayan bir karşılaşma olduğu için mutluyuz. Samsunspor sezon başından beri mücadelesini centilmence devam ediyor. Son düdüğe kadar her türlü dış etkenlere rağmen sahada ter döken bu oyuncu kardeşlerimizle ne kadar gurur duysak az. Sezon sonuna kadar inşallah sakatsız, cezasız ve adaletli yönetilen futbol karşılaşmalarıyla hedeflediğimiz noktaya doğru adım adım ilerleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘SAMSUNSPOR BÜTÜN MAÇLARDA SON DÜDÜK ÇALANA KADAR CENTİLMENCE MÜCADELE EDECEK’
Sezon bitene kadar sadece futbol kalitelerini geliştirmek ve saygılı şekilde lige devam etmek istediklerini söyleyen Bilen, “Biz maç maç düşünüyoruz. Fenerbahçe maçı geride kaldı, önümüzdeki maç Kasımpaşa maçı ve bizim için en önemli maçlardan bir tanesi. Cumartesi de çıkıp İstanbul’da bizi bekleyen futbolseverlere, Samsunspor taraftarına güzel bir maç izletmeyi ve puan ya da puanlarla Samsun’a dönmeyi hedefliyoruz. Bizim için önemli olan şey bu başarıların sezon sonuna kadar sürdürülebilir olması. Yenebiliriz, yenilebiliriz ama bizim hep dilimizde tekraren söylediğimiz bir şey var. Samsunspor takımı bütün maçlarda son düdük çalana kadar centilmence mücadelesine içeride ve dışarıda sürdürecek. Oyunu çirkinleştirmeden, vakit geçirmeden, hakemle ve rakiplerle kavga etmeden sahada bir dik duruşla vizyonumuza yakışır, Samsunspor futbol takımının ortaya koyduğu karakteri taşıyan bir futbolla bütün futbolseverlerin takdirini kazandığı karşılaşmalar olacak. Buna yürekten inanıyoruz. Şuanda Anadolu’da 19 Mayıs’ta meşale yanması gibi Anadolu futbolunu bir anlamda üstlerde temsil eden bir konumdayız. İnşallah elimizden gelenin daha iyisini yapmaya çalışacağız. Başta başkanımız olmak üzere yönetimimiz, teknik ekibimiz, icra kurulumuz ve oyuncu kardeşlerimiz 7’den 70’e bütün çalışanlarımız uyum içinde birbirimizin eksiklerini tamamlayarak inanarak devam ediyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARAR TFF TARAFINDAN ALINDI
Erişim engeli kararının Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından alındığı belirtildi. Siteye girmek isteyen kullanıcılar, “Bu internet sitesi (blogspot.com) aşağıdaki karara istinaden erişime engellenmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu; 22.10.2024 tarihli 047-05 D.iş sayılı kararı” uyarısıyla karşılaştı.
TFF’nin, erişim engeli kararını “korsan yayınlarla mücadele” kapsamında aldığı öğrenildi. 25 Aralık 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7346 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanu’na yeni madde eklenmişti. Bu madde ile, TFF Yönetim Kurulu’na, futbol müsabakalarına ilişkin yayınların internet ortamında hukuka aykırı olarak kullanıldığının tespit edilmesi durumunda erişimi engelleme yetkisi tanınmıştı.
‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE KISITLAMA’
Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, TFF’nin blogspot.com’a erişim engeli getirmesine X hesabı üzerinden tepki gösterdi. Prof. Dr. Akdeniz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda şunları kaydetti: “Güne dünyaca meşhur ve Google’a ait Blogger platfromunun Türkiye Futbol Federasyonu tarafından erişime engellenmesi ve sansürlenmesiyle başlıyoruz. Hakim onayı şartı aranmadan Türkiye Futbol Federasyonuna verilen erişim engelleme yetkisinin ne kadar tehlikeli ve keyfi olduğunu daha önceden de dile getirmiştik. Yetkisinin olması kadar bu yetkinin keyfi kullanılması da sorunlu. Türkiye Futbol Federasyonu kararları için mevzuatta hakim onayı şartı aranmamış, dolayısıyla kararlar da yayınlanmamakta ve süreç denetimden uzak, tamamen gizli bir şekilde ilerlemekte ve hak arama özgürlüğünü de kısıtlamaktadır. Kağıt üstünde Federasyonun ‘korsan yayınlarla’ mücadelesi söz konusu olmakla birlikte, hiç bir kurum Anayasada karşılığı olmayan bir yetkiyle hareket edip, hakim/mahkeme onayı şartı aranmaksızın milyonlarca kullanıcısı olan Blogger gibi bir platformu ansızın sansürleyemez. Türkiye Futbol Federasyonu’nun Blogger platformuna yönelik sansür uygulamasına derhal son vermesi gerekir. Aldığı keyfi kararın sonucu hukuka aykırı herhangi bir kullanımda bulunmayan tüm kullanıcıların ifade özgürlüğünü kısıtlamak asla olamaz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Altay’la birlikte en eski ve halen spor kulübü derneği statüsünde yönetilen iki kulübünden biri olan Karşıyaka, içinde bulunduğu sıkıntıları aşmak için şirketleşmeyi yeniden gündemine aldı. Aylardır şirketleşmeye çalışan Altay, futbol şubesini dışarıdan bir firma veya gruba devretmek için girişimlerinde henüz bir yatırımcı bulamazken, Karşıyaka ise şubeleri camia içinden oluşacak bir formülle şirketleştirmeyi değerlendirmeye başladı. Daha önce 2017, 2018 ve 2021 yıllarında şirketleşmeyi gündeme alıp ardından rafa kaldıran yeşil-kırmızılılarda, 2 sene önce yürürlüğe giren 7405 Sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun ödenmeyen kamu borçları için spor kulübü derneklerinin yöneticilerini de sorumlu tutması nedeniyle oluşan krizde bir araya gelen kurmaylar izlenecek yol haritasıyla ilgili açıklama yaptı.
Yöneticilerin gönüllülük esasına göre kulübün genel kurulu üyelerinin oylarıyla seçildiği Karşıyaka’da son yıllardaki tüm yönetimler kulübün vergi ve SGK borcundan bireysel mal varlıklarıyla sorumlu tutulurken, yeşil-kırmızılılar önce kendi şirketlerinin sponsorluklarıyla kamu borçlarını ödemeyi, ardından günümüzün ekonomik şartlarında doğru planlamayla şirketleşmeyi gündeme getirdi. Başkan İlker Ergüllü, 2’nci Başkan Mustafa Karabağlı, basketbol şubesini yöneten Nazım Torbaoğlu, eski başkanlardan Cenk Karace, eski futbol şube başkanlarından Mustafa Taşova gibi isimlerin katıldığı toplantı sonrası yazılı açıklama yapan yeşil-kırmızılılar, “Bu zor ekonomik koşullarda spor kulüplerinin yaşaması için gereken sponsor destekleri maalesef olması gereken seviyelerin çok altında kalmakta ve bu durum kulübümüz için de geçerliliğini korumaktadır” dedi.
EKONOMİK OLARAK ZOR DÖNEM
Açıklama, “Bilindiği üzere ülkemiz ekonomik olarak zor bir dönemden geçmektedir ve bu durum birçok spor kulübünde olduğu gibi kulübümüze de yansımaktadır. Özellikle böylesi günlerde, kalbini ve gönlünü kulübümüze adamış ve yıllarca birçok emekleri geçmiş bazı eski başkan, yönetici, sponsorlarımız ve Kafsinkaf sevdalılarına değer verilmesi ve yüceltilmeleri gerekirken tam tersi yönde iddia ve ifadelerle yıpratılmaya çalışıldıklarına üzülerek tanık oluyoruz. Bu ve benzeri mesneti olmayan iddia ve ifadelere itibar edilmemesi gerektiğinin altını özellikle çizmek isteriz. Bu zor günleri öncelikle el birliği ile ve sonrasında da yapısal reformlarla aşabileceğimizi düşünmekteyiz” denildi.
KARŞIYAKA SEVDALILARI SPONSOR OLACAK
Karşıyaka’nın karşı karşıya olduğu acil kamu borcu yükünün başkan, yöneticiler ve Karşıyaka sevdalılarının vereceği destekleriyle aşılacağını duyuran kurmaylar açıklamada, “Bunun yanı sıra kamuoyuna da yansımış olması itibarı ile spor kulüplerinde yıllardır gecikmiş ve birikmiş vergi borçları, aylık yüzde 4-4.5 olarak uygulanan gecikme faizleri ile birlikte Maliye tarafından talep edilmiş ve kulüp yöneticilerinin bu borçlardan bireysel olarak da sorumlu tutulacağı bildirilmiştir. Zaten gündelik giderleri karşılamakta ve sporcu ödemelerini yapmakta zorlanan kulübümüz, gerçekten altından kalkılması zor bir durumda kalmıştır. Bizler, Karşıyaka Spor Kulübü organlarının başkanları, yöneticileri ve sevdalıları olarak şahsi yapacağımız katkıların yanı sıra öncelikle ortağı bulunduğumuz ve bize ait olan şirketlerimizi sponsor da yaparak dönemimize ait vergi borcu asıllarını ve benzerlerini ödeyecek şekilde hareket etme kararı almış bulunmaktayız” ifadeleri yer aldı.
OLAĞANÜSTÜ KONGREDE YAPILACAK
Karşıyaka’nın karşı karşıya olduğu sorunların bu girişimle kısmen çözüleceğini ancak sürdürülebilir bir kulüp için acil eylem planının şart olduğunu vurgulayan yeşil-kırmızılılar, şirketleşme yetkisi ve modellerini görüşüp belirlemek için olağanüstü genel kurul yapılacağını duyurdu. Açıklamada şöyle denildi: “Yukarıdaki öncelikli olarak belirtilen eylem planı ile acil sorunları kısmen de olsa aşacağımıza inanıyoruz. Ancak kesin bir gerçek var ki sürdürülebilir ve ileriye dönük yapısal reformlara da ihtiyaç olduğu aşikardır. Bunun da yolunun şirketleşmekten geçtiğini düşünmekteyiz. Doğru bir planlama ile bir veya birden fazla çok ortaklı anonim şirketlerin sportif branşlarımızla bir araya getirilmesi neticesinde oluşan yeni yapılanmanın doğru çözüm olacağına inanıyoruz. Yönetim kurulumuz, bu konunun enine boyuna tartışılması ve karara bağlanarak yetki alınması yönünde olağanüstü bir genel kurul toplantısı planlamaktadır. Bu açıklama olağanüstü genel kurul çağrısı olmayıp söz konusu olağanüstü genel kurul için yönetim kurulumuz ayrıca tarih ve gündemi belirterek çağrıda bulunacaktır.”
BASKETBOLA ÖDEME, RODOS’A ÖZEL UÇAK
Karşıyaka’da yönetim ve basketbol şube yönetimi, sezonun başlamasına kısa süre isim sponsorunu kaybeden, kulübün karşı karşıya kaldığı güncel vergi borçları yüzünden dağılma tehlikesi yaşayan basketbol takımına ödeme yaptı. Yeşil-kırmızılılar, Basketbol Süper Ligi ve Şampiyonlar Ligi’nde yıllardır başarıyla İzmir’i temsil eden takımın dağılmaması için geciken toplam 20 milyon TL’ye yakın maaş ödemesini yapmaya başladı. Kaf-Kaf’ın Şampiyonlar Ligi’nde 30 Ekim Çarşamba günü Yunanistan’ın Rodos Adası’nda oynanacak Kolossos maçına camianın güçlü isimlerinin katkılarıyla özel uçakla gitmesi planlanıyor.
FUTBOL MAÇI 19.00’DA, BİLETLER 10 TL
TFF 3’üncü Lig 1’inci Grup’ta üst üste 6 galibiyetle namağlup liderliği devralan Karşıyaka, cumartesi günü Tokat Belediye Plevnespor’la Alsancak Stadı’nda oynanacak iç saha maçını taraftarın talebiyle saat 19.00’a aldırmak için gerekli onayları aldı. Işıklandırma sistemindeki arıza nedeniyle statta sezon başından beri gece maçı oynanamazken, Karşıyaka jeneratör desteğiyle karşılaşmayı mutlaka akşam yapmayı istiyor. Yeşil-kırmızılılar, tribünleri doldurmak için bu maçın bilet fiyatlarında büyük indirime giderek maraton tribün bilet fiyatlarını 125 TL yerine 10 TL’den satacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinden babasının mesleği gereği Kırklareli’ne göç eden Yılmaz, 15 yaşında babasının teşviki ile Gençlik ve Spor Müdürlüğünde güreş sporuna başladı.
Kırklareli Gençler Birliği Spor Kulübünde güreş kariyerini sürdüren Yılmaz, 16 yaşında Marmara Bölgesi Okullararası Güreş Şampiyonası’nda ikinci, 17 yaşında katıldığı Büyükmandıra Kavasoğlu ve Şamdancıbaşı İbrahim Yağlı Güreşleri’nde tozkoparan boyda üçüncü oldu.
Güreşe olan tutkusunun yanında eğitim hayatında da başarılı bir grafik sergileyen Yılmaz, kazandığı İstanbul ÜniversitesiHukuk Fakültesinden mezun oldu. Yılmaz, 2019 yılında Kırklareli Barosuna kayıt olarak avukatlığa başladı.
Üniversite yıllarında ara vermek zorunda kaldığı yağlı güreşe yeniden başlayan Yılmaz, Edirne, Kırklareli, Bursa, Çanakkale, Balıkesir, Karaman’daki güreş organizasyonlarına katılmaya başladı. Yılmaz, iddialı olmasa da güreşe tutkusunu müsabakalardan kazandığı madalyaları ofisinde sergileyerek gösteriyor.
“Yağlı güreş atalarımızdan bize kalan çok değerli bir miras”
Yılmaz, AA muhabirine, gönül verdiği yağlı güreşi mesleği ile sürdürdüğünü söyledi.
Yağlı güreş tutkunu olduğunu ifade eden Yılmaz, Kırklareli Gençler Birliği Spor Kulübü çatısı altında her hafta antrenman yaptığı belirtti.
Yağlı güreş kültürünü yaşatmak adına kendisine düşen kısmı yerine getirdiğini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
“Yağlı güreş atalarımızdan bize kalan çok değerli bir miras. Bizler de bu kültürü yaşatmak adına kol bağlayıp, mücadele ediyoruz. Avukatlık mesleğimi yaparken duruşma takvimlerimi ve iş yoğunluğuna göre kendimi ayarlıyorum. Güreş benim için bir mücadele sporu. Mücadele sporu olması sebebiyle de her zaman çalışıp emek veriyoruz. Sıhhatli kalabilmek ve geleneği yaşatmak adına güreşiyoruz.”
“Mesleğimin temposu güreşmeye engel değil”
Yağlı güreş sporu sayesinde bir yandan zinde kaldığını, diğer yandan da tutkusunu yerine getirdiğini anlatan Yılmaz, mesleğinin güreş organizasyonlarına katılması için engel teşkil etmediğini söyledi.
Coğrafya olarak yakın yerlerde düzenlenen güreş organizasyonuna katılmaya çalıştığını ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:
“Güreşirken kendimi zinde hissediyorsam gerçekten güzel gidiyor ve o mücadele etmenin verdiği rahatlıkla da muzaffer olursam mutluluk hissediyorum. 6 yıldır avukatlık yapıyorum. Gençlere tavsiyem kendileri için bir kariyer hedefi belirlerken sporu da motivasyon kaynağı olarak görüp herhangi bir sporla meşgul olsunlar, bu onlara artı katacaktır. Güreşi yaşımız el verdiği müddetçe hobi olarak sürdüreceğim. Kırkpınar için 40 yaş şartı var ancak çevre güreşlere de katılıp gençlere yol göstermek ve bir rol model olmak adına çayırlardayız. Güreş için profesyonel bir hedefim yok ama kendimi iyi hissetmeme sebebiyet veren bu güzel sporu yaşatmak adına devam edeceğim.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzce GSB Yurtlarından 25 gencin katılımıyla Bahçeşehir Spor Salonu’nda düzenlenen Yurtlig Satranç turnuvası ilgi gördü. Yurtlig Satranç turnuvası sonunda kızlarda Havvanur Meral birinci, Ayçanur Erdoğan ikinci ve Aysu Bağuç üçüncü olurken erkeklerde ise Aydın Eren Çıblak birinci, Ali Çoban ikinci ve Yusuf Özbek üçüncü oldu. Dereceye giren gençlere ödülleri yapılan ödül töreni ile takdim edildi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR Büyükşehir Belediyesi, kadınlar için Temel Savunma Atölyesi başlattı. Krav Maga eğitmeni eşliğinde savunma tekniklerini öğretilen kadınların, olası bir olumsuz duruma karşı kendilerini savunmaları hedefliyor.
Son yıllarda gittikçe artan kadına şiddet olayları ülke gündemini derinden etkilerken, kendini korumak isteyen kadınları da farklı yöntem arayışına itiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi de kadınların bu yöndeki taleplerini üzerine Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün KarşıyakaÖrnekköy’deki yerleşkesinde Temel Savunma Atölyesi başlatıldı. Şiddet olaylarına karşı kadınların kendini savunmasına destek olmak için hayata geçirilen çalışma, Krav Maga eğitmeni Çiğdem Ergüz yönetiminde düzenleniyor. 2 ay boyunca salı ve perşembe günleri 11.30-13.00 arasında gerçekleştirilen atölye, ülkemizde yaşayan kadınların en büyük sorununa karşı ‘minimum güç maksimum etki’ prensibiyle temel savunma yöntemlerini gösteriyor.
‘PRENSİBİMİZ MİNİMUM GÜÇ, MAKSİMUM ETKİ’
Atölyeye katılan kadınlara hem teorik hem de uygulamalı eğitim veren Krav Maga eğitmeni Çiğdem Ergüz, “Asıl önceliğim, kadınlara dokunulmazlığı öğretmek. Kadınlar hep ‘Biz nasıl dövüşeceğiz? Bizim gücümüz yok’ diye geliyor ama bizim prensibimiz minimum güç, maksimum etki. Krav Maga, aslında askeri bir sistemdir ama burada kadınların özellikle sokak tehditlerine karşı uygulayabileceği bir sistemi öğretiyoruz. Atölyemizde bilekten yakalama, omuz ve kollardan yakalayıp silkeleme, cinsel saldırı gibi durumlara karşı olası senaryolar üzerinden eğitim veriyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız bu çalışmanın sonunda kadınların çevresel ve zihinsel farkındalığı gelişecek, fiziksel gelişimleri fark edilecek. Umarım olumsuz bir durumla karşılaşmazlar ancak karşılaşırlarsa bu eğitimlerin etkisini görecekler” dedi.
‘BAŞKA KADINLARIN DA HAYATINA DOKUNMAK İSTEDİM’
7 yıl önce temel savunma yöntemlerinin ihtiyacını hissederek Krav Maga’ya başladığını belirten Ergüz, “Gece geç saatlere kadar çalışıyordum ve sokaklar bana güvenli gelmiyordu. Kendimi savunma ihtiyacı doğdu ve öğrenebildiğimi gördükten sonra başka kadınların da hayatına dokunmak istedim. Son zamanlarda duyduğumuz haberler, bizi her dakika daha fazla ürkütür hale geldi. Bu yüzden olası bir durumla karşılaştığımızda en az zarar ile o durumdan kurtulmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.
‘KENDİME GÜVEN GELDİ’
Atölyede Krav Maga öğrenmeye başlayan Berra Duman Eraslan, ülkemizde yaşanan olaylara karşı kendini korumak istediğini belirtip, “Kadına şiddet olayları nedeniyle çok üzülüyorum. Sokaklarda yürüyememek, rahat hareket edememek, istediğimiz saatlerde dışarı çıkamamak bir kadının özgüvenini ve yaşam kalitesini düşürüyor. İnşallah biz de diğer ülkeler gibi daha çağdaş bir seviyeye ulaşırız. Kadınların böyle eğitimler alarak kendini koruması gerektiğini düşünüyorum. Herkesin bu tip kurslara katılma imkanı olamayabiliyor. Bütün kadınların böyle bir kursa katılmasını isterim. Dersin ilk günü üç hareket öğrendim kendime güven geldi. Bu üç hareketle bile kendimi koruyabileceğime inanıyorum” dedi.
‘KADINLAR KENDİNİ HER ANLAMDA GÜÇLENDİRMELİ’
Kursiyerlerden Zuhal Güden isimli kursiyer ise “Sokakta kendimi kesinlikle güvende hissetmiyorum. Sosyoekonomik, politik, psikolojik ve toplumsal olarak zorlu bir süreçten geçiyoruz. Öfkeyi ve şiddeti daha kolay tercih eden bir toplum olduğumuz için bu hale geldiğimizi düşünüyorum. Bu eğitimlerle herhangi bir şeyle karşılaştığınızda donup kalmayacaksınız. Birinin olumsuz bir duruma maruz kaldığını gördüğünüzde müdahale etmek isteyeceksiniz çünkü kendinize güveneceksiniz. Ben daha önce bu tür bir durumla karşılaşmadım ama İstanbul’da geç saatlere kadar çalıştığım dönemde eve dönerken bir kadına şiddet olayına denk gelmiştim. Sadece sokağın başından erkeklere bağırmakla ve polisi arayacağımı söylemekle yetinebildim. Onlara yaklaşamadım, çünkü korktum. Bu çok üzücüydü. Bu eğitimler bu nedenle önemli. Kadınlar kendini her anlamda güçlendirmeli” diye konuştu.
Atölye çalışmalarının çok iyi geçtiğini söyleyen Gülbahar Biter de şunları söyledi: “Şu anda sadece kadınların değil insanların genel olarak can güvenliği yok. Madde bağımlılığının da artmasıyla korkunç bir ortam var. Akşam sokağa çıkmaya korkuyoruz. Kendini savunmayı bütün kadınların öğrenmesi gerekiyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünya Odalar Federasyonunun “İklim Değişikliği İçin İşbirlikçi Yaklaşım” ana temasıyla düzenlenen Avrupa ve Asya Zirvesi, ” İş Dünyası’nda Kadınlar” paneli ile İstanbul’da devam ediyor.
Panelin açılışında konuşan Hisarcıklıoğlu, WCF Başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca ana hedeflerinden birinin kadınları daha görünür kılmak ve güçlendirmek olduğunu söyledi.
TOBB bünyesinde kadın girişimciler kurulunun kurulduğunu anımsatan Hisarcıklıoğlu, “Hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın en büyük kadın girişimciler ağı haline getirdik. Bu sayede Türkiye’deki kadın girişimci oranını son 20 yılda iki katına çıkardık.” dedi.
Hisarcıklıoğlu, Türk oda sistemi içinde kadın başkan ve yönetim kurulu üyesi sayısının hızla artmasını sağladıklarını belirterek, “Tüm bu olumlu gelişmeleri sağlayanlar, bu salondaki kadın girişimci kurullarımızın başkan ve üyeleridir. Her birini azimli ve özverili çalışmalarından dolayı kutluyorum. Onlarla gurur duyuyorum. Bugün önemli bir çalışmaya daha imza atıyorlar. Bu, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu ile Mısır Ekonomik İş Kadınları Konseyi arasında bir Mutabakat Zaptı. Her iki taraf da ilişkileri güçlendirmeyi, kadın girişimciliği ve kadın istihdamı alanında karşılıklı işbirlikleri geliştirmeyi arzu ediyor. Her iki taraf da kadın girişimcilerin çeşitli sektörlerden daha fazla pay alabilmeleri için eğitim, mentorluk ve danışmanlık faaliyetlerini içeren ortak projeler yürütecek. Her iki tarafı da bu doğru vizyonlarından dolayı içtenlikle kutluyorum.” değerlendirmesine bulundu.
Kadınların ekonomik büyüme için vazgeçilmez olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, “Araştırmalar kadınların ekonomik ve siyasi olarak güçlenmesinin ulusların ekonomik refahının artmasına yol açtığını gösteriyor. Bu da kadınların ekonomik hayata katılımının ne kadar etkili olabileceğine işaret ediyor.” dedi.
Açılış konuşmasının ardından TOBB Kadın Girişimciler Kurulu ile Mısır Ticaret Odaları Federasyonu Kadın Girişimciler Konseyi arasında ortak projeler geliştirilmesi, tecrübe paylaşımı amacıyla işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşmaya Dünya Odalar Federasyonu ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu Başkanı Ahmet Al Wakil ile birlikte şahitlik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>STSO tarafından 2014 yılında hayata geçirilen “Sanayide Kadın Eli Kalkınmanın Temeli” projesi kapsamında kadınların sanayi sektöründe daha aktif ve etkin rol alabilmeleri amacıyla Demirağ OSB’de Tezmaksan Akademi’de CNC makinaları operatörlüğü eğitimi gören kadın kursiyerler eğitimlerini tamamladı.
Kursu başarı ile tamamlayan kursiyerleri tebrik eden STSO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, şunları kaydetti:
“Odamız iş birliği ile Tezmaksan Akademi’nin bu konuda sunduğu eğitimler, kadınlarımızın teknik bilgi ve becerilerini artırarak sanayideki yerlerini sağlamlaştırmalarına yardımcı olmaktadır. Önümüzdeki günlerde de devam edecek olan projemizin bu adımının sonuçlarını görmek, bize büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı oluyor. Tezmaksan’ın yanı sıra Gök Rail firmamız da eğitim programı hazırlığı içerisinde. Eğitimler henüz devam ederken, firmalarımızdan eğitime katılan kadın kursiyerleri bünyelerinde istihdam etme konusunda destek sözleri gelmeye başladı. Gök Rail firmamız da sınıf içi ve tezgah başı eğitimlerde sizlerin başarısını ve azmini görünce ‘kursa katılanları istihdam etmeye hazırız’ sözünü verdi. Eğitim programımıza duyarlı davrandıkları için Gök Rail firmamıza teşekkür ediyor, eğitimi tamamlayan kursiyerlerimize başarılar diliyorum.”
Gök Rail İnsan Kaynakları Yöneticisi Alper Hindal ise program kapsamında çalışmak isteyen herkesi istisnasız istihdam etme sözü verdiklerini söyledi.
Konuşmaların ardından kursiyerlere sertifika verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ziyaret sırasında konuşan Kaymakam Atasoy, kadın çiftçilerin üretime kattığı değeri şu sözlerle dile getirdi: “Bereketli topraklarımıza emek ve alın teriyle katkıda bulunan, üretime güç katan tüm kadın çiftçilerimizin Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü yürekten kutluyorum. Aronya üretimi yapan kadın çiftçimiz Elif Hanım’ı eşimle birlikte ziyaret ederek, tarıma sağladığı katkılardan dolayı kendisine teşekkür ettik.”
Kaymakam Atasoy’un ziyareti, kadın çiftçilerin tarımdaki rolünü bir kez daha gündeme taşırken, Elif Ünver gibi başarılı kadın girişimcilerin tarım sektöründe örnek teşkil ettiğini ortaya koydu. Aronya gibi katma değeri yüksek bir ürünün Erdek’te yetiştirilmesi, bölgenin tarım potansiyelinin artmasına önemli katkı sağlıyor.
Elif Ünver, aronya üretimindeki başarısıyla yalnızca tarıma olan ilgiyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki diğer kadın çiftçilere de ilham veriyor. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ’ın tarihi Harput Mahallesinde yaşayan 3 çocuk annesi Nuriye Yucasu, 11 yıl önce bir anne ve 3 yavru kediye sahip çıktı. Ardından içinde bir kedi sevgisi doğan Yucasu, kapısına gelen tüm kedilere kucak açtı. Yucasu, ailesiyle birlikte 11 yıldır yaklaşık 70 kediye ev sahipliği yapıyor. Tüm zamanının onlarla geçiren Yucasu, tek tek isim koyduğu kedilerle çocukları gibi bakıyor. Nuriye teyzeyi görmeleri ile bir anda etrafına toparlanan kediler ise elinden karınlarını doyuruyor.
Kedilerinin sayısının 11 yılda 4’ten 70’e çıktığını dile getiren Yucasu, ” 11 yıldır kedilere bakıyorum. 11 yıl önce bir anne ve 3 bebek kedi ile başladı. Ondan sonra mama kokusuna mı başka bir şekilde mi bilemiyorum, kediler gelmeye başladı. Ben de hepsine kucak açtım. Kışın soğuktan yazın ise sıcaktan korudum. Ne yapalım, onların da bir canı var. Soğuğa ve sıcağa dayanamıyorlar. Her taraftan gelen geldi, ben de elimden geldiğince besliyorum. Elimde avucumda olanı bunlara yediriyorum. Hastalığı, veterineri, kliniği gibi her şeyleri ile ilgileniyoruz. Biz onlarla mutluyuz. Sokakta bir tane kedi gördüğüm zaman keşke bunu da evime alsaydım diyorum. Çarşıya indiğimizde kızlarım de bende yanımıza mama alıyoruz. Sokakta gördüğümüz kedi ve köpeklere mama veriyoruz. En çok istediğim hayvanlara içkence etmesinler. Hayvanlara işkenceye son versinler. Bu dünyanın öbür tarafı da var. Eziyet etmesinler, elinden gelen de bir tas su bıraksınlar. Büyüklere sesleniyorum, bu hayvanlara işkenceye dur desinler. 70’i aşkın kedim var ve hepsinin de isimler var” dedi.
Kızı Gülhan Yucasu ise, “Biz kedileri seviyorduk ama bahçemizde değillerdi. Sonra başka aileler ve yavruları geldi. Derken kalabalık bir aile olmaya başladık. Hastalandığın tedaviye götürüyoruz, çoğalmasınlar diye kısırlaştırmalarını yaptırdık. Burada bahçem var diye, besliyorum. Ancak hayvanların içeriye tıkılmasına karşıyım. Doğada yaşayacaklar. Harput insanı, hayvanları seviyor. Biz sayfamızda Gazze’yi de paylaşıyoruz. Biz sesimizi duyuruyoruz, paylaşıyoruz. Ancak bu bürokratların işi. İnşallah, Gazze’de olan kardeşlerimize de hayırlı bir kapı açılır onlar da kurtulur işkence çeken hayvanlarımız da kurtulur. Rabbim, tüm dünyaya merhamet versin” şeklinde konuştu. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖZBEKİSTAN’dan çalışmak üzere Antalya’daki otellere, buradan da daha çok kazanç vaadiyle Bursa’ya getirdikleri 4 kadını fuhşa zorlayan 4 şüpheli, yakalandı.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube MüdürlüğüAhlak Büro Amirliği ekipleri, Özbekistan’dan çalışmak üzere Antalya’da otellere getirilen 4 kadının, daha çok kazanç vaadiyle Bursa’ya getirilip fuhşa zorlandığı ihbarı üzerine teknik ve fiziki takip başlattı. Ekipler, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde F.P. (28) isimli kadın ile H.H.S. (32), F.K. (27) ve H.I. (30) isimli şüphelileri adreslerine düzenlediği eş zamanlı baskınla gözaltına alındı. Şüphelilerin, ev ve üstlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen ve fuhuştan elde ettikleri değerlendirilen 95 bin liraya da el konuldu.
Alıkonuldukları evlerden kurtarılan Özbekistan uyruklu 4 kadın, emniyetteki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Kadınlar emniyetteki ifadelerinde kendilerini iş bulma vaadiyle Türkiye’ye getirip, fuhşa zorlayan şüphelilerden şikayetçi olduklarını söyledi.
4 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sosyal ve kültürel birçok aktiviteyi vatandaşlarla buluşturan Bilecik Belediyesi tarafından gerçekleştirilen konferansta meme kanserine yönelik farkındalık oluşturulması amaçlandı. 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık ayı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen konferansta Acıbadem Hastanesi Tıbbi Onkolog Doç. Dr. Hatice Yılmaz ve Genel Cerrah Doç. Dr. Hayrettin Dizen, birçok başlıkta bilgiler verdi. Gerçekleştirilen konferans sonunda yapılan çekilişle 5 katılımcıya ücretsiz tarama testi hakkı verildi.
Bilecik Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Gülnur Genç Ay, konferans sonunda konuşmacılara Bilecik Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi üyeleri tarafından yapılan el emeği ürünleri hediye etti. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel 15 Ekim’in kadın üreticilerin günü olduğunu belirterek; “Bugün kırsalda yaşayan kadınlara bir onur ve şükran günüdür. Burada ellerinin bereketini toprağa veren kadınları görüyoruz. Bugün biz Havutçulu’daydık. Köydeki kadınlarla beraber JES’E Hayır dedik. Üretim sonsuz olsun, devam etsin, sürdürülebilir olsun, sağlıkla devam etsin dedik. Şimdi de üretici kadınlarla Efes Tarlası Yaşam Köyü’ndeyiz” dedi.
Toprak ve tabiat beni eğitti
Armağan Portakal, değişimin kadınlarla başlayacağını belirterek; “10 yıl önceye kadar Armağan, kurumsal hayattan istifa etmiş, birçok sosyal sorumluluk projelerine katılmış, sosyal hayatı gelişmiş olan bir kadındı. Sonra Seferihisar’da bugün Torlak Çiftliği dediğimiz bir arazi aldım. Arazinin içerisindeki zeytin ağaçlarını günce de direk orayı üreten bir yer yapmak istedim ve toprağın içerisinde, tarımın içerisinde yaşamaya başladım. Toprak ve tabiat beni eğitmeye başladı. 10 yıllık tecrübemin içerisinde öyle anlar yaşadım ki, eskiden birisi bana bunları anlatsaydı inanmazdım. Biz inanılmaz büyük bir döngünün, inanılmaz bir zenginliğin içerisinde sadece bir nokta olarak yaşıyoruz. Benim toprağın ritmi dediğim şey sadece bir slogan değil benim tamamen Torlak Çiftliği’nde yaşamaya başladığım 2 yıl sonra aydınlanmanın sonunda dilimden dökülenlerdir. 350 zeytin ağacımız var. Aralarına dutlar, bademler ve farklı ağaçlar diktim” dedi.
Efes Tarlası Yaşam Köyü’nden çok etkilendim
15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Armağan Portakal; “Efes Tarlası Yaşam Köyü’nden olağanüstü etkilendim. Burada her şey çok güzel tasarlanmış. Burada eğitimler hakkında bilgi aldım. Burası bir açık laboratuvar gibi. Selçuk’un sahili, geçmişi ve karakteri korunmuş. Bunları görmekten dolayı da çok mutlu oldum. Önemli olan bugün JES’E direnişiz. Çünkü biz toprak ve suyu sonsuz zannediyoruz. Ama sonsuz değil. Bir santim toprağın meydana gelmesi yüzlerce, binlerce yıldır devam eden bir sürece işaret ediyor. Biz her ağacı kestiğimizde, toprağa her kazma vurduğumuzda, her betonu diktiğimizde geleceğimizden kesin ve geri dönüşü olmayan bir şeyler kaybediyoruz. Biz sahip çıktığımız sürece bir geleceğimiz var” dedi.
Armağan Portakal’ın konuşmasının ardından kadın çiftçilere Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde fide dağıtıldı. Karaot Tohum Derneği ile başlayan yeni çalışmalar hakkında bilgi veren Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Biz köylülerle birlikte Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde ürettiğimiz fideleri köylerde tekrar toprakla buluşturacağız. Bunlar genelde salatalık malzemelerin fideleri olacak. Köylü kazanacak, ayrıca esnaf odamızla vardığımız anlaşma sonucu mevcut restoranlarda artık Efes Tarlası Yaşam Köyü salataları olacak. Kendi işletmelerimizde onlar olacak. Üretimi teşvik etmek amacıyla mahalleye dönüşen köylerde belediyeye geçen bütün arazileri köylerimizle birlikte işlemeye onlardan elde edilmiş olan ürünleri bütün esnafla paylaşmaya aynı zamanda kendi sofralarımızda döngüyü sağlamak istiyoruz. Bunu yapmamızın çok önemli bir sebebi var. Birçok kooperatif kuruldu. Çok sayıda üretici var. Birçok doğal üretici var. Doğal üretim ve yerel tohumlarla üretim yapılıyor. Ama üretimi yapanların haricinde aynı nitelikte tüketimi talep eden bir kitleye ihtiyacımız var” dedi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığınca ilçelerde konuşlandırılan mobil araçlarda görev yapan sağlık ekipleri, kanserde erken tanı ve tedavi için bilgilendirme faaliyetlerini sürdürüyor.
Bu kapsamda kırsal mahallelerde bilgilendirme çalışması yapan, kadınları minibüslerle mobil araçların bulunduğu yere ulaştıran sağlık ekipleri, burada meme, rahim ağzı ve kolon kanseri taramalarını yaptıktan sonra tekrar evlerine bırakıyor.
İki mobil araçla kentin tüm ilçelerini dolaşan ekipler, 9 ayda 47 bin 200 kadının mamografi çekimini yaptı, 93 kadına meme kanseri tanısı koydu.
Kanser tanısı konulan hastaları, hastanelerdeki ilgili servislere yönlendiren ekipler, teşhis sonrası tedavi süreçlerini de yakından takip ediyor.
Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Muhammed Taha Bostanci, AA muhabirine, meme kanseri taramalarında 40-69 yaş arası kadınların iki yılda bir mamografi çekimlerini yaptıklarını söyledi.
Kadınları meme kanseri konusunda bilgilendirdiklerini belirten Bostanci, “Kanser taramaları için mobil araçlarımız dışında, Sağlıklı Hayat Merkezi ve hastanelerimizin yanı sıra Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi temas noktalarımız var. Mobil araçlarla 13 ilçemizde yılda iki defa olmak üzere ilçenin nüfus ve talep yoğunluğuna göre planlamalar yapıyoruz. Gönderdiğimiz araçlar, ilçelerde önceden yapılan planlama dahilinde gelen vatandaşlarımızın çekimini yapıyor.” diye konuştu.
İlçeye mobil araçların gideceğini Kaymakamlıklar aracılığıyla muhtarlara ilettiklerini anlatan Bostanci, böylece vatandaşların daha hızlı gelip taramalarını yapmalarını sağladıklarını ifade etti.
Taleplere göre herkese ulaşmaya çalıştıklarını vurgulayan Bostanci, “Van’da 9 ayda 47 bin 200 kişinin mamografi çekimini yaptık. Bunlardan 2 bin 401’i şüpheli pozitif tanısı aldı. Bunları da en geç 10 gün içinde ileri uzman hekimlerimize ulaştırıyoruz, takiplerini yapıyoruz. Riskli olan 2 bin 401 kişiden 93’ü maalesef meme kanseri tanısı aldı. Bizi sevindiren kısmı erken dönemde bu tanıyı aldılar. Meme kanseri nedeniyle vefat etmeden ya da daha ileri komplikasyonlar gelişmeden biz bu kişilerin tespitini yaptık. 93 kişiden 92’sine tedavi verdik, bir kişi tedavi almak istemiyor, onu da ikna etmeye çalışıyoruz.”
“Amacımız meme kanseri ölümlerini en az seviyelere çekmek”
Saray Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı doktor Zeliha Gülan ise ekim ayında Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında etkinliklerinin devam ettiğini belirterek, “Kırsal kesimlerdeki kadınları arayıp bilgilendirdikten sonra tahsis edilen araçlarla onları mobil araçlarımıza getiriyoruz. Meme kanseri ülkemizde kadınlarda en çok görülen hastalıklardan biri. Amacımız erken tanı ve erken tedavi. Bu şekilde hayatta kalma oranını artırabiliyoruz.” diye konuştu.
Toplum Sağlığı Merkezi doktorlarından Serhat Yaman da kadınlar arasında bilgilendirme seviyesi artıkça talebin de yoğunlaştığını ifade ederek, “Kırsal kesimlerdeki vatandaşlarımızı arayarak özelikle bu tür konularda bilgilendiriyoruz. Amacımız meme kanseri ölümlerini en az seviyelere çekmek.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Maltepe Belediyesi, Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi’nin (CEMR) çıkardığı, Avrupa’da yerel ve bölgesel düzeyde toplumun tüm kesimlerinin hizmetlerden eşit bir şekilde faydalanmaları amacıyla, 2006 yılında, hem siyasi bir belge hem de pratik bir araç niteliğinde olan “Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı”nı imzaladı.
“Cinsiyet eşitliğini her alanda sağlayacağız”
Sözleşmeyi Türkiye’de imzalayan 69’uncu, İstanbul’da ise 9. belediye olan Maltepe Belediyesi, insan hakları temelinde belediye hizmetlerinin planlanması, uygulanması ve izlenmesi süreçlerinde eşit vatandaş katılımını taahhüt etti. Başkanlık makamında düzenlenen imza töreni sonrası konuşan Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, “CEMR, Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi’nin Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şart Protokolü’nü imzaladım. Toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki kararlılığımızı ve yerel yönetimlerin bu alandaki sorumluluklarını vurgulayan önemli bir adım atıyoruz. Cinsiyet eşitliğinin her alanda sağlanması, kadınların yerel siyasette ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer alması için gerekli çalışmaları yürütüyoruz.” dedi.
Sözleşme 3 ana bölümden oluşuyor
Üç ana bölümden oluşan sözleşme, Avrupa’da yerel ve bölgesel yönetimlerin, yetkilerini kullanmak ve ortaklıklar oluşturmak suretiyle vatandaşları için daha fazla eşitliğin hayata geçirilmesine yönelik taahhütlerini içeriyor. İnsan hakları temelinde birinci bölümünde imzacı tarafların çalışmalarında benimseyeceği ‘Kadın-erkek eşitliği temel bir haktır’, ‘Kadınların ve erkeklerin karar alma süreçlerine dengeli katılımları demokratik bir toplum için ön şarttır’ vb. temel ilkeler yer alıyor. İkinci bölümde de imzacı taraflardan şartın hükümlerinin uygulanması amacıyla gerçekleştirmesi beklenen adımlar bulunuyor. Bu adımlar arasında, iki yıl içerisinde geniş katılımlı bir yöntemle “Eşitlik Eylem Planı”nın hazırlanması, kamuoyu ile paylaşılması, kaydedilen ilerlemenin düzenli olarak raporlanması, diğer yerel yönetimler ile kadın-erkek eşitliğini sağlama noktasında iş birliği içerisinde bulunulması yer alıyor. Üçüncü ve son bölüm ise, yerelde kadın-erkek eşitliğinin sağlanması konusunda somut taahhütleri içeriyor. 8 alt başlık ve 30 maddeden oluşuyor. İmzacı taraf, farklı ihtiyaçlara sahip kadınların, politik ve kamusal karar alma mekanizmalarının tüm aşamalarına dahil edilmesini, dengeli katılımlarını ve eşit temsillerini taahhüt ediyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 18 Eylül’de Abdülhalik Renda Mahallesi Zafer Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Aydın Yücedağ (49) ile dini nikahlı eşi Dilek Dikmen’in (45) arasında anlaşmazlık sebebiyle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Kavga esnasında Aydın Yücedağ, Dilek Dikmen’i bıçaklayarak ağır yaraladı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Çankırı Devlet Hastanesine kaldırılan Dikmen, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Ankara’da bulunan bir hastaneye sevk edildi. Dikmen, 27 günlük yaşam savaşına yenik düşerek hayatını kaybetti. Yaşanan olayın ardından gözaltına alınan Aydın Yücedağ ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Otopsi işlemleri tamamlanan Dilek Dikmen’in cenazesi ailesine teslim edildi. Dikmen için Çankırı il merkezindeki Sultan Süleyman Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Öğlen namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından Dikmen’in cenazesi aile mezarlığında toprağa verildi. – ÇANKIRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Bayraklı Belediyesi Meclis toplantısında AK Parti Meclis Üyesi Latif Aydemir’in kadın cinayetleriyle ilgili “Öldürenler kadar ölenler de suçludur” sözleri büyük tepki çekmişti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Aydemir’in kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildiğini duyurmuştu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Latif Aydemir, konuşmasının çarpıtıldığını ve kendisine zarar verilmesinin amaçlandığını savundu.
İSTİFA ETTİ
Kadına şiddete karşı önlemleri de içeren 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”un mağduriyetler yarattığını öne süren Aydemir, “Üç kızımla birlikte üyesi olduğum parti, dernek ve yardım kuruluşlarıyla kadının toplumsal hayatta var olması ve yüceltilmesi adına mücadele ettim. Yıllar süren bu mücadelemin, çarpıtılan sözlerim nedeniyle zarar görmesinden dolayı derin üzüntü içindeyim.
Mecliste sarf ettiğim sözlerin amacı dışında basına servis edilerek toplumda yanlış bir algı yaratılmıştır. Konuşmamda asıl vurgulamak istediğim husus, şiddet ve cinayet olaylarının önlenmesi adına ölüm ve ölüme sebebiyet veren olguların ve zihniyetin irdelenmesi gerektiğiydi. Kadınları tenzih ederek yaptığım konuşmada asıl dikkat çekmek istediğim, 6284 sayılı yasanın yanlış uygulanması sonucu oluşan mağduriyetlerdi. Yanlış anlaşılan cümlemden dolayı kamuoyundan özür diler, bu vesileyle 2002 yılından beri her kademesinde görev aldığım Adalet ve Kalkınma Partisi’nden, partimin zarar görmemesi adına istifa ettiğimi kamuoyuna saygılarımla arz ederim” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nce 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü kapsamında 140 kız çocuğa eğitim verildi. Eğitim, 13 ve 14 yaş aralığında yer alan çocuklara, iki ayrı oturum şeklinde gerçekleştirildi. Eğitimlerde meslek elemanları kız çocuklarına rehberlik yaptı.
İlk oturumda, hemşire, rehberlik ve psikolojik danışmandan oluşan meslek elemanları, 70 kişilik 13 yaş grubu kız çocuklarına, ergenlik dönemi ve regl konusunda interaktif eğitim verdi. Eğitim sırasında, genç kızların bu dönemi daha iyi anlamaları ve kendilerini bu süreçte daha rahat hissetmeleri için bilgilendirme yapıldı.
İkinci oturumda ise klinik psikolog ve sosyal çalışmacı tarafından, 70 kişilik 14 yaş grubuna çocuk hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında farkındalık kazandıran bir eğitim sunuldu. Bu oturumda da gençlere toplumsal cinsiyet rolleri, haklar ve sorumluluklar konusunda kapsamlı bilgiler aktarıldı.
Her iki oturumun sonunda, katılımcı çocuklara eğitimin konularını destekleyen bilgilendirme broşürleri dağıtıldı. Bu çalışmalar, genç kızların kendilerini güçlendirmelerine katkıda bulunarak hem fiziksel hem de toplumsal gelişimlerini destekleme amacı ile gerçekleştirildi.
Eğitimde, “Adana Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı olarak; hiçbir kız çocuğunun yaşam hakkının elinden alınmadığı, eşit hak ve fırsatlara sahip olduğu yarınları kurana kadar çalışacağız” mesajı verildi. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadınları ekonomik açıdan destekleyen, üretime dahil ederken aynı zamanda meslek de edindiren Kadın Kooperatifleri, üretmeye devam ediyor. İl merkezinde faaliyet gösteren Kadınana Kadın Girişimi, Üretim ve İşletme Kooperatifi bir fabrikaya kıyafet dikecek.
Üreten eller ilk etapta kışlık sezon kıyafetleri için 200 adet polar hırka ile 500 adet uzun kollu tişört dikecek. İlk siparişlerin teslimatı sonrası yazlık kıyafet dikimi için de yeni bir anlaşma yapılacak.
Kadınana Kadın Girişimi, Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Demet Çetinkaya, kooperatif olarak 2 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiklerini ve iş kıyafetleri dikimi yaparak kadınları desteklerini söyledi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na Köşk Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Dudu Moran ve yönetimi nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyarette Moran, kadın girişimcilere ve üreticilere yönelik desteklerinden dolayı Başkan Çerçioğlu’na teşekkür etti.
Köşk Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin ürünlerinin Halk Ege Et mağazalarında satışa sunulacağını belirten Başkan Çerçioğlu ise, “Kadın girişimcilerimize ve üreticilerimize desteklerimiz sürecek” ifadelerini kullandı. Başkan Çerçioğlu, nazik ziyaretlerinden ötürü Moran ve yönetimine teşekkür etti. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANKIRI’da, dini nikahlı eşi Aydın Yücedağ (49) tarafından bıçaklanan Dilek Dikmen (45), Ankara’da tedavi gördüğü Etlik Şehir Hastanesi’nde 27 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.
Olay, 18 Eylül’de Abdülhalik Renda Mahallesi, Zafer Caddesi’nde meydana geldi. Aydın Yücedağ ve birlikte yaşadığı dini nikahlı eşi Dilek Dikmen arasında bilinmeyen nedenle evde tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Aydın Yücedağ, Dilek Dikmen’i bıçakla yaraladı. Sesleri duyan apartmandaki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ağır yaralanan kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ÇankırıDevlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Ankara’ya sevk edilen Dilek Dikmen, tedavi gördüğü Etlik Şehir Hastanesi’nde bugün yaşamını yitirdi.
Öte yandan Aydın Yücedağ ise olay günü polis ekiplerince gözaltına alınıp, sevk edildiği adliyede tutuklanmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAGİKAD ve Deprem Mühendisliği Araştırma Enstitüsü’nün (EERI) iş birliğinde deprem bölgesinde kadınların iş gücüne katılımıyla ilgili tamamlanan araştırma için kentteki bir otelde basın toplantısı gerçekleştirildi.
GAGİKAD Başkanı Beril Özlem Leylek, dernek olarak 6 Şubat 2023’teki depremlerin ikinci gününde sahada olduklarını ifade ederek, “Yaşadığımız yüzyılın felaketi hiçbirimiz için kolay bir dönem değildi. En kolay atlattığını ya da en az zarar gördüğünü söyleyen insan bile büyük bir stres altında halen bunun psikolojik rahatsızlığını yaşıyor.” dedi.
Depremi unutmak istediklerini ancak ders almak gerektiğini belirten Leylek, şunları aktardı:
“O günleri unutmak istiyoruz ama unutmamamız lazım. Yeni felaketler için her zaman hazırlıklı olabilmemiz gerektiğini bize çok ağır bir ders vererek bu deprem yüzyılın felaketi öğretti. GAGİKAD olarak alışılmışın dışında kadınlardan hatta bir çok dernekten de beklenmeyen çok hızlı bir koordinasyonla depremin ikinci gününde organize olabildik. Bizim bir şekilde halkımıza yardım etmemiz gerekiyordu, vicdanen sorumlu, başarılı, akıllı ve çözüm üreten kadınlar olarak kendimizi gördüğümüz için, mutlak suretle bir şeyler yapmamız gerek dedik ve harekete geçtik.”
Leylek, kapsamlı bir araştırma yaptıklarını ve amaçlarının depremden etkilenen bölgede ikamet eden kadınların, deprem sonrasında iş gücü piyasasına katılım durumlarını analiz etmek istediklerini kaydetti.
Çankaya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ezgi Orhan, araştırmanın gönüllüleri olan GAGİKAD üyelerine teşekkür ettiğini belirterek, araştırmanın çıktılarıyla ilgili şunları aktardı:
“Çalışanlar depremden sonra nasıl etkilendiler, bunu anlamak üzere bir çalışma tasarladık. Daha önce yapılmış çalışmaların çoğu gösteriyor ki afetten en çok etkilenen grup kadınlar. Biz de en etkilenen grup olan kadınlara odaklanarak yeniden iş gücüne nasıl katıldılar, bu süreçte ne gibi zorluklar yaşadılar ve ne gibi ihtiyaçları var, bunları tespit etmek üzere yola çıktık. Bu kapsamda Nurdağı’nda bir araştırma gerçekleştirdik. Depremin yıl dönümünde gönüllü 44 GAGİKAD üyesiyle sahaya gittik. Çalışma yaş aralığındaki 375 kadına ulaştık. Çoğunluğu genç kadınlardan oluşuyordu. Bunların yüzde 73’ü evliydi. Büyük bir kısmı 3 ve üzeri çocuk sahibi. Ortalama hane halkı büyüklüğü 4,36 olduğunu gördük ve bu oldukça yüksek bir rakam. Çoğunluğu temel eğitim seviyesine sahip ya da altı. Çok ciddi bir kısmı evini kaybetmiş. Yakınlarını kaybedenlerin oranı neredeyse yarı yarıya. Yüzde 43’ü işyerini kaybettiğini söyledi. Depremden hemen sonra bütün kayıplarla birlikte alandan ayrılma durumları var. Yaklaşık yüzde 30 civarında ama gidenlerin büyük çoğunluğu 2 ay içinde geri dönmüş. ve yüzde 96’sı tekrar gitmek istemiyor. Nurdağı hangi koşulu sağlarsa sağlasın tekrar gitmek istemiyorlar, orada yaşamak istiyorlar.”
Orhan, kadınların afet sonrası toparlayıcı potansiyelleri olduğunu bunun için düzenli iş ve gelir ihtiyacının ortaya çıktığını, bu sebeple bölgenin yatırıma ve yatırımcıların da teşvike ihtiyacı olduğunu ekledi.
Program kapsamında GAGİKAD’ın deprem bölgesinde yaptığı çalışmaların yer aldığı video gösterildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirket, cinsiyet eşitliğini destekleyerek kadın çalışanların sahada daha fazla yer almasını teşvik ediyor. Bu kapsamda, sadece ofislerde değil, sahada da kadın çalışanların sayısını artırmayı hedefleyen Aras EDAŞ, elektrik dağıtım sektöründe kadınlara fırsat eşitliği sağlama konusunda önemli bir rol oynuyor.
Kadın istihdamını destekleyen bu yaklaşım, toplumsal cinsiyet kalıplarını kırmanın yanı sıra, iş gücüne çeşitlilik kazandırarak sektördeki verimliliği ve inovasyonu artırıyor. Aras EDAŞ’ın bu tür çalışmaları, sektörde kadınların daha görünür hale gelmesine katkı sağlarken, kadınlara yönelik mesleki eğitim ve kariyer fırsatlarını da güçlendiriyor.
Aras EDAŞ Ağrı Doğubayazıt İşletme Müdürlüğü’nde İşletme Mühendisi olarak görev yapan Elektrik Elektronik Mühendisi Aslı Dursun bu kadınlardan biri. Erkek egemen enerji sektöründeki cinsiyet kalıplarını yıkarak elektrik arıza, bakım, onarım merkezi dışında sahadaki çalışmalara da bizzat katılıyor, mesai arkadaşları ile birlikte arızalara müdahale ediyor.
Erkek meslektaşlarıyla birlikte her türlü zorlu şartlarda görev yapan, kadınların erkek işi olarak bilinen her mesleği icra edebileceğini söyleyen Dursun, ‘mesleğin cinsiyeti yoktur’ anlayışını herkese göstermek istediklerinin altını çiziyor.
Enerji sektöründe, sahada ve teknik işlerde kadın çalışan sayısının az olduğunu belirten Aslı Dursun, “Kadın çalışanın çok az olduğu bir sektörde çalışıyoruz ama Şirketimizde kadın istihdamına çok önem veriliyor. Bundan dolayı Aras EDAŞ’ta olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Ben hem ofiste hem de sahada çalışıyorum. Ofisteki işlerimi tamamladıktan sonra ekiple birlikte sahaya çıkıyoruz. Müşteriden gelen ihbar doğrultusunda ilgili yere gidiyoruz. Müdahale esnasında direğe çıkılacaksa, ekiple birlikte tüm kişisel koruyucu donanımlarımızı takarak, güvenli bir şekilde direğe çıkıyoruz. Bazen benim direğe çıktığımı görenler şaşırıyor. Özellikle yüksek riskli sektörlerde, kadınların, daha detaycı ve disiplinli olduğu için daha başarılı olduklarını düşünüyorum” dedi.
Doğubayazıt ilçesine bağlı Sarıgül Mahallesi’ndeki bir arızaya ekip arkadaşlarıyla birlikte giden Dursun, “Tabii ki zorlu şartlarda çalışıyoruz. Kışın yeri geldiğinde karın içinde çalışmak zorunda kalıyoruz, yazın kavurucu sıcakta sahada olmamız gerekiyor. Ama sahada müşterimizin sorununu çözüyor olmak, herhangi bir problemi ortadan kaldırmak, işte en önemli motivasyon kaynağım bunlar. Kadın istihdamına katkı sağlayan Aras EDAŞ’a teşekkür ediyorum” dedi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında, gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Siyasetteki 'çözüm süreci' tartışmasına tepki gösteren Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle müzakeresi, görüşmesi, meritking yeni giriş anlaşma yolları araması, yeni süreçlerin çabası sadece ve sadece terör örgütünün değirmene su taşımaktır" dedi.
Açıklamasının devamında PKK terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan'a Öcalan'a çağrı yapan Bahçeli, " Türkiye'ye getirilirken 'her türlü hizmete hazırım' diyen terörist başı buyursun terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin" ifadelerini kullandı.
Meclis'teki kapalı İsrail oturumuna ilişkin konuşan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i hedef alan Bahçeli, "Meclis'te yapılan kapalı oturumdan sonra Özgür Bey'in açıklamaları büyük bir hezeyandır. CHP'nin baktığı yer milli bir bakış değildir" diye konuştu.
Anayasa'nın 3. maddesini hedef alan Numan Kurtulmuş'a sert sözler sarfeden meritking giriş Bahçeli, "Devlet millettir, millet de devlettir. Devlet, ülkesi ve milletiyle bir ve bütündür. İkisini birbirinden ayırmak, ayrı değerlendirmek, zaman zaman da çatıştırmak fahiş bir yanlış olmanın yanı sıra devlet onurunu hazmedemeyen nevzuhur demokrat yobazların handikap ve hüsranıdır. Devleti milletten ayırmak, milleti devletten ayrıştırmak su katılmamış bölücülüktür ve çok tehlikelidir" dedi.
DEM Parti Grubu ile tokalaşması ile ilgili de konuşan Bahçeli, "Uzattığım el, meritking güncel giriş hesapsız bir eldir. Uzattığım el, samimi ve iyi niyetli bir eldir. Uzattığım el, Türkiye'de birleşelim, Türk milletinde kenetlenelim tebliğidir. Günlerdir uzattığım elden farklı sonuçlar çıkarıp uyduruk yorumlar yapanlar elbette yanılgının ve yanlışın pençesine düşmüştür. Elimi vatan, millet ve devlet için uzattığımı, dışarıda sert rüzgarlar eserken içimizde barışsever ve hoşgörülü bir havanın olmasını gönülden istediğimi herkesin bilmesinde yarar olacaktır. Biz elimizi bir süreç için değil, kardeşlik ve kaderdaşlık için uzatırız" şeklinde konuştu.
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce, depremlerde hasar alan tarihi Kurtuluş Camisi’nin restorasyon çalışmaları sürüyor.
Valide Meryem Kilisesi olarak 1892 yılında yaptırılan, bir süre cezaevi olarak kullanıldıktan sonra 1960 yılında camiye dönüştürülen yapının depremlerde yıkılan kubbesi aslına uygun olarak tamamlandı.
Kentin simge mekanları arasında yer alan tarihi caminin 2025’te ibadete açılması planlanıyor.
Yüzde 70’i tamamlandı
Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü Sanat Eserleri ve Yapı İşleri Şube Müdürü Yahya Dilsizoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kurtuluş Camisi’nin 6 Şubat 2023’te depremlerde ağır hasar aldığını belirterek, “Depremde iki minaresi ve kubbesi yıkılan caminin restorasyonunda yüzde 70 seviyesine geldik. Bu hızla devam edersek 2025’te restorasyonu tamamlayacağız.” diye konuştu.
Dilsizoğlu, restorasyonun kaba inşaat kısımlarının bitmeye yaklaştığını, 2025’te de ahşap doğrama gibi ince işçilik kısımlarının tamamlanacağını ifade etti.
Açıklamanın ardından kubbeye son kilit taşı yerleştirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KRİPTO para piyasalarının yükseliş eğilimiyle tanıdığı ve bu sebeple ‘Uptober’ olarak adlandırdığı ekim ayı, Ortadoğu’da artan tansiyonla hareketli başladı. 7 Ekim haftası itibarıyla Asya piyasalarındaki işlemlerin desteğiyle 64 bin dolara yaklaştı. Öte yandan tarihsel veriler, Bitcoin’in geçtiğimiz dokuz yılda ekim aylarında ortalama yüzde 22,9 kazanç elde ettiğini gösterdi.
Piyasadaki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Gate.TR CEO’su Kafkas Sönmez ise “Tarihsel veriler her zaman geçerli ve tutarlı olmasa da dijital varlıkların fiyat hareketlerine dair öngörüde bulunmak için sıkça başvurulan kaynaklardan. Eylül ayının sonunda ve ekim ayının başında 66 bin dolar seviyelerini yeniden test eden Bitcoin, geride bıraktığımız ayı tarihsel verilere meydan okuyarak geçirdi. Piyasa, ekim ayından da umutlu” dedi.
‘ÇİN’DEN KAPSAMLI BİR TEŞVİK PAKETİ GELDİ’
ABD’den gelen son makro verilerin Fed’in yumuşak iniş senaryosuyla örtüştüğüne dikkat çeken Sönmez, “Küresel piyasalar Fed’in 50 baz puanlık indiriminin etkisini ve sonraki adımlarını konuşurken, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin’den kapsamlı bir teşvik paketi geldi. Çin hükümetinin ekonomiyi canlandırmak için sağlayacağı finansman ve genişleyici tedbirler, Asya piyasalarında yükselişi de beraberinde getirdi. Bu gelişmeler geçtiğimiz haftalarda spot Bitcoin ETF’lere yönelik net pozitif nakit akışlarını en az sekiz gün boyunca kesintisiz kıldı. Kripto yatırımcılarında oluşan yükselişi kaçırma hissi, savaş ve geniş ölçekli çatışma riskleriyle kesintiye uğrasa da kaldığı yerden devam edeceğine dair potansiyeli ortaya koydu. QCP Capital tarafından hazırlanan bir raporda, tarihsel verilerden hareketle Bitcoin’in bu ay içinde 78 bin doların üzerine çıkarak yeni tüm zamanların en yüksek seviyesini kaydedebileceği öngörülüyor” diye konuştu.
‘GOLDMAN SACHS S&P 500 TAHMİNİNİ GÜNCELLEDİ’
Ortadoğu’da artan gerilimin Bitcoin’in mevcut korelasyonlarına ilişkin trendleri de bir kez daha teyit ettiğini belirten Sönmez, ” İran’ın İsrail’e yönelik füze saldırısına başladığı gün altının, petrolün arttığını; Bitcoin başta olmak üzere kripto para birimlerinin de ABD endeksleriyle beraber sert satışlar yaşadığını gördük. Standard Chartered analistleri, Bitcoin’in jeopolitik gerilimlerde hisse senetleri gibi riskli varlıklara benzer şekilde davrandığını, en değerli kripto para biriminin ancak parasal ve geleneksel finansla ilgili krizlerde ‘güvenli liman ‘vazifesi üstlenebileceğini yazdı. Bu açıdan bakıldığında da haberler Bitcoin için iyi, zira dünyanın en büyük yatırım bankalarından Goldman Sachs, ABD istihdam verisinin hemen ardından referans endeks S&P 500 için yıl sonu tahminini 5.600’den 6.000’e çekti. Küresel piyasalar makroekonomik ortamın iyileşme sinyalleri gösterdiğinden, bölgesel risklerin mevcut ölçeğini koruduğu müddetçe piyasa tarafından daha az panikle fiyatlanacağından emin hareket ediyor” ifadelerini kullandı.
‘YAPAY ZEKA TOKEN’LARINA DİKKAT’
7 Ekim haftasının ABD ve dolayısıyla küresel piyasalar açısından birkaç faktör sebebiyle kritik olduğunu söyleyen Sönmez, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:
“Ortadoğu paniğinin azalmasını takiben yükselişlerin yapay zeka token’ları ve memecoin’leri de kapsadığını akılda tutmak gerekiyor. Yapay zeka denince akla ilk gelen iki şirketten biri olan OpenAI geçtiğimiz haftalarda bugüne kadarki en büyük girişim sermayesi yatırım turunu tamamladı. 7 Ekim haftasında yapay zekanın lideri konumundaki Nvidia’nın üç güne yayılan bir etkinliği var. Ayrıca Muhteşem Yedili içindeki Tesla’nın bir yapay zeka şirketi olma iddiasını kanıtlama fırsatı bulacağı We Robot lansmanı yine bu hafta. Bitcoin, son dönemde ABD hisse senetleriyle uyumlu hareket ediyorsa, bu trendin sürmesini beklemek ve bu varlıkların hareketine göre pozisyon almak kritik olabilir. Sermaye Piyasası Kurulu’nun Faaliyette Bulunanlar Listesi’nde yer alan ve Türkiye’de lisanslı bir dijital varlık hizmet sağlayıcı olmak için tüm koşulları bir bir yerine getiren Gate.TR, yatırımcıların tüm trendlere en hızlı şekilde katılım sağlayabilmesi için piyasayı yakından takip etmeyi sürdürüyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde açılışı gerçekleştirilecek olan fuarda, gıda, tarım, hayvancılık, teknoloji ve yöresel ürünler ön plana çıkacak. Üreticilere, girişimcilere, sektör temsilcilerine ve çiftçilere önemli katkılar sunması hedeflenen fuarın Elazığ’ın tarım ve hayvancılık potansiyelini de desteklemesi bekleniyor. Elazığ Belediyesi’nin düzenlediği ve Elazığ Valiliği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası ile Elazığ Ticaret Borsası gibi birçok kurum ve STK’nın paydaşı olduğu 4. Elazığ Tarım Fuarı’nda; son teknoloji ürünü tarım aletleri, zirai ilaçlar, tohumlar, traktörler, hayvansal üretim makineleri ve sulama sistemleri gibi ürünlerin sergilenmesi planlanıyor. Ulusal çapta 100’ün üzerinde önemli üretici firmanın iştirak edeceği fuar, 9-13 Ekim tarihlerinde 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık olacak. Mandıra Filozofu adlı film serisi ile tanınan Müfit Can Saçıntı’nın da ziyaretçilerle buluşacağı fuara, Elazığ’ın yanı sıra bölge illerden de katılımın olması bekleniyor.
Öte yandan fuarda, üreticilerin tarımsal faaliyetlerini güçlendirmeleri adına eğitim seminerleri de verilecek. 12 Ekim Cumartesi günü Kamu Araştırmaları Vakfı Tarım ve Gıda Direktörü Dr. Nevzat Birişik tarafından, Türkiye ve dünya tarımında riskler, fırsatlar ve yatırım trendleri, Kamu Araştırmalar Vakfı Tarım ve Gıda Direktörü Dr. Turan Karahan tarafından da ülkemizde tarımda uygulanan desteklemeler ve üretim üzerindeki etkileri konulu seminerler düzenlenecek.
Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan açıklamada vatandaşlar, Elazığ’ın tarım ve hayvancılık potansiyeline önemli katkılar sunacak olan 4. Elazığ Tarım Fuarına davet edildi. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, pazaryeri özelliğiyle yenilenen Boyner Online, alanının önde gelen markalarının seçkileriyle alışveriş deneyimi sunuyor.
Yeni Boyner Online’da yapay zeka destekli “Akıllı ürün sıralama”, “Akıllı Yorum Özetleri”, “Ürün İçerik Oluşturucu” gibi uygulamalar öne çıkıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Boyner Büyük Mağazacılık Üst Yöneticisi (CEO) Eren Çamurdan, yenilenen Boyner Online’ın kategori ve marka çeşitliliğine dikkati çekerek, fiziksel ve dijitalin iç içe geçtiği “omnikanal” (çok kanallı) stratejisiyle deneyimi odaklarına alarak müşterilerinin hayatına dokunduklarını belirtti.
Yeni adımlar attıkları dönüşüm ve büyüme yolculuğunun önemli mihenk taşlarından birinin çevrim içi kanallar olduğunu aktaran Çamurdan, “Yenilenen yüzü, deneyimi, ürün ve marka karması ile moda ve yaşam tarzının yeni destinasyonu olarak konumlandırdığımız yeni Boyner Online’ı geçtiğimiz sene müşterilerimizle buluşturduk. Ziyaretçilerimiz yeni Boyner Online’da yüzde 35 daha fazla vakit geçiriyor. Boyner Online satışlarımızın toplam satış kanallarımız içindeki payı yüzde 27’ye ulaştı. 2024 sonunda ise yüzde 30’u aşacağını öngörüyoruz. Bu oran omni perakendecilikte Türkiye’de ve dünyada gördüğümüz oranların çok üstünde. ifadelerini kullandı.
Çamurdan, Boyner Online’ın halihazırda pazaryeri özelliğiyle hazır giyim, moda ve yaşam tarzı alanında fark yaratan önemli bir oyuncu olarak sektörde yerini aldığına işaret ederek, ziyaretçilerimize 27 yeni kategoride, 130’un üstünde yeni ürün yelpazesi ve 1200’den fazla markayla Boyner filtresinden geçmiş özel bir seçki ve alışveriş deneyimi sunduklarını kaydetti.
43 ilde 123 mağazaları bulunduğu bilgisini paylaşan Çamurdan, “90 dakikada teslimat, siparişte ödeme zorunluluğunu ortadan kaldıran ve teslimatta deneme yapma imkanı sunan BOYNER NOW ve tüm Türkiye’ye ulaşan Boyner Online ile hazır giyim, moda ve yaşam tarzı alanında Türkiye’nin en sevilen alışveriş destinasyonu olma yolunda adımlarımıza devam edeceğiz.” açıklamasını yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 2024-2025 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Törenine katıldı.
Yeni akademik yılın açılışı vesilesiyle katılımcıları Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin Evine, bu gazi mekana hepiniz hoş geldiniz. Yükseköğretim Kurulumuzun 2024 Üstün Başarı Ödüllerini tevdi edeceğimiz bilim insanlarımız ve üniversitelerimizi tebrik ediyorum. Akademik yıl dönemi boyunca değerli hocalarımıza ve gençlerimize üstün başarılar diliyorum. Burada öncelikle bir hususa dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bizler dünyanın ilk eğitim merkezlerinin neşet ettiği, medeniyetler beşiği olan Anadolu coğrafyasının bin yıllık sakinleriyiz. Ecdadımız, kurduğu eğitim müesseseleriyle, yetiştirdiği ilim erbabıyla tarihin her dönemine ışık tutmuş; akla, bilime ve teknolojiye yön vermiştir. Örneğin Nizamülmülk tarafından ilk olarak Bağdat’ta yaptırılan Nizamiye Medresesi, bugünkü manada kurulan ilk resmi eğitim yuvasıdır.” dedi.
Daha sonra Semerkant, Buhara, Kahire ve Kayrevan başta olmak üzere coğrafyanın her yanında benzer eğitim merkezlerinin inşa edildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Endülüs’te, İspanya sınırları içerisinde kalan Kurtuba’daki medreselerde Müslüman öğrencilerle birlikte Hristiyan öğrenciler de eğitim almıştır. Evet, Avrupa’yı karanlıktan aydınlığa çıkaran Endülüs’tür. Tarihteki diğer devletlerimiz gibi Osmanlı’ya da altın çağını yaşatan işte bu tasavvurdur. Söğüt’teki beylikten cihan imparatorluğuna giden yolun mihmandarlığını böyle alimler ile alimlere karşı hürmetkar sultanlar yapmıştır. Benzer örnekler tarihteki diğer büyük devletler için de geçerlidir. Şunun bir defa hepimiz farkındayız: İlme, araştırmaya, bilime, düşünceye ve ilim erbabına verilen değer ne kadar büyükse, bir ülkenin istikbali o kadar aydınlıktır. Bir millet insanlığın ortak bilgi birikimine katkıları oranında güçlüdür. Bilgiyi üreten, işleyen, geliştiren, yayılmasını sağlayan merkezler ise hiç şüphesiz üniversitelerdir” diye konuştu.
Akademinin sadece bilgi aktarım yeri değil, aynı zamanda bir ülkenin ihtiyacı olan tüm fikri temellendirmelerin zemini olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ” Bununla birlikte akademi bir ülkenin ihtiyacı olan pozitif ve sosyal bilimlerin can damarıdır. Bu anlayışla, milletin teveccühüyle ülkeyi yönetme görevini devraldığımız günden beri gündemimizin en başına eğitimi yerleştirdik. Okul öncesinden başlayarak yüksek öğrenime kadar her aşamada Türk eğitim sisteminin iyileştirilmesini temel önceliğimiz olarak belirledik. Çok geniş bir yelpazede, bugün geriye doğru baktığımızda “imkansız görünen” nice düzenlemeyi kararlılıkla hayata geçirdik. 2002 yılında 76 olan yükseköğretim kurumu sayısı bugün itibarıyla 208’e ulaştı. Yine bu dönemde öğrenci sayısı 2 milyondan 7 milyonun üzerine çıktı. Hem kuruldukları şehrin mirasını evrensel değerlerle buluştursunlar, hem de gençlerimize fırsat eşitliğini sağlasınlar diye her ilimize bir üniversite kurduk” dedi.
“Üniversitelerimizin yaygınlaşmasıyla birlikte okullaşma oranı da arttı”
Şu anda, 81 vilayetin hepsinde üniversite olduğunu, İstanbul, Ankara, İzmir dışındaki illerinde de üniversite sayılarının ihtiyaca göre 2’ye, 3’e, 4’e yükseldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Yükseköğretim bütçesini 2002 yılında 2,4 milyar liradan, 2024 yılında 341 milyar liraya getirdik. Üniversitelerimizin yaygınlaşmasıyla birlikte okullaşma oranı da arttı.2003 yılında yüzde 15 olan yükseköğretimde net okullaşma oranı, yüzde 50’ye ulaştı. Kadınlarda yükseköğretimdeki net okullaşma oranının yüzde 14 iken, bugün bu oran yüzde 51’i buldu. Göreve geldiğimizde 64 bin civarında olan öğretim elemanı sayısı bugün 185 bine çıktı” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin öğretim elemanı sayısı bakımından OECD ülkeleri içinde 8’inci sıraya yükseldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üniversitelerimizdeki kadın öğretim elemanı oranı ise yüzde 46,5’la OECD ortalamasının 1 puan üzerindedir. Burada şunu da memnuniyetle vurgulamak durumundayım: Sayısal artış, bilimsel araştırmalara da olumlu yansımıştır” diye konuştu.
Türkiye’nin, bilimsel yayın bakımından 29’uncu sıradayken, bugün 17’nci sıraya yükseldiği bilgisini paylaşan Erdoğan, “Bu artış oranı elbette önemlidir, ama her zaman söylediğimiz gibi, yeterli değildir. Türk üniversitelerine yakışan, kısa vadede bilimsel yayınlarda ülkemizin ilk 10 arasına girmesini sağlamaktır. İnşallah sizlerin de gayretleriyle bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum. Cuma günü TEKNOFEST Adana’da gördüğümüz manzara, bu noktada bizlerin umutlarını daha da artırdı. 50 farklı kategoride 790 binden fazla takımın ve 1 milyon 650 binden fazla yarışmacının başvurduğu etkinlikte gençlerimizin ufkuna, heyecanına, azmine ve vizyonuna bir kez daha yakından şahitlik ettik” dedi.
Üniversitelerden teknoloji, fikir ve teori üretmede, kavram üretmede, insanlığın ortak mirasını geliştiren bilimsel tezler üretmede kalitelerini göstermelerini beklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte, hükümet olarak her daim sizlerin yanında olacağımızı burada tekraren ifade etmek istiyorum. Üniversitelerde yaşanan değişimin bir diğer boyutu yabancı öğrencilerdir. 2002 yılında yaklaşık 16 bin olan uluslararası öğrenci sayımız, bu yıl 340 bini geçti. Bugün 198 farklı ülkeden gelen misafir öğrenciler, Türk üniversitelerinde eğitim görüyor” diye konuştu.
“Türkiye ekonomisine yıllık katkısı 3 milyar doları buldu”
Faşist çevrelerin propagandalarının tam aksine bu öğrencilerin neredeyse tamamının Türkiye’de kendi imkanlarıyla okumakta, ücretlerini kendilerinin ödemekte olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Misafir öğrencilerin Türkiye ekonomisine yıllık katkısı 3 milyar doları buldu. 2010’ların başında bu rakam sadece 200 milyon dolardı. Yani 15 kat civarında bir gelir artışı söz konusu. Ama buna rağmen; Amerika, Avrupa, Avusturalya gibi ülkelerle karşılaştırıldığında önümüzde kat etmemiz gereken ciddi mesafe var. Sistemin istismarına asla mahal vermeden, üniversitelerimizin uluslararası öğrenci hareketliğinden aldığı payı daha da artırmalıyız. Yükseköğretimin altyapısında bunları yaparken, öğrencilerimize yönelik destekleri de göz ardı etmedik. Yıllarca, her akademik yıl başlayınca ülkenin en önemli gündemi üniversite harçlarıydı. Üniversitelerin içinde ya da dışında, gösterilerle, basın açıklamalarıyla, kimi zaman şiddet içeren eylemlerle üniversite harçları protesto edilir, bilhassa marjinal gruplar bu meseleyi sürekli istismar ederdi” ifadelerini kullandı.
-” İkna odalarından geçilerek girilen üniversite utancına son verdik”
“Bizden önceki bütün hükümetlerin kulak tıkadığı bu soruna, 2012 yılında üniversite harçlarını kaldırmak suretiyle çözüm üreten biz olduk” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat zihniyetinin üniversitelere vurduğu en büyük darbelerden olan katsayı adaletsizliğini ve kılık-kıyafet yasaklarını ortadan kaldırdıklarını söyledi. Erdoğan,” İkna odalarından geçilerek girilen üniversite utancına son verdik. Devrim yaptığımız alanlardan bir diğeri de yüksek öğrenim yurtlarıdır. Yurtlar konusunda dünyada eşi benzeri olmayan bir sistemi ülkemize kazandırmış olmanın gururunu yaşıyoruz.182 bin olan yurt yatak kapasitesi, 22 yılda 810 bin ilaveyle 993 bine ulaştı. Yurtlarımızı; içerisinde banyosu, tuvaleti, buzdolabı, interneti bulunan otel konforunda odalara dönüştürdük” şeklinde konuştu.
“Bu karanlık günler artık geride kalmıştır”
Bu sene yurtlara başvuran her 100 öğrenciden 96’sına yurtlarda barınma imkanı sağladıklarını söyleyen Erdoğan, “Başvuran her öğrencimize burs veya kredi imkanı sağlayarak, ekonomik açıdan kendilerini destekliyoruz. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Türkiye’nin yüksek öğrenimde yakaladığı bu ivmede; terörün, şiddetin, kavganın, çatışmanın ve uzun yıllar üniversitelerimizi esir alan ideolojik baskı ortamının ortadan kaldırılmasının çok önemli payı bulunuyor. Zira huzurun olmadığı bir üniversitede ne akademik eğitim olur; ne bilimsel çalışma, araştırma için mümbit ortam olur. Türkiye, bunun acısını özellikle 70’li yıllarda yaşamış ve bedelini çok ağır ödemiş bir ülkedir. Sizlerin de vakıf olduğu üzere geçmişte üniversitelerimiz vesayet odakları tarafından demokrasi ve hukuk dışı arayışlara alet edilmiştir. Gerek 27 Mayıs’a, gerek 12 Eylül’e, gerekse 28 Şubat dönemine giden yolun taşları, üzülerek söylüyorum, üniversiteler üzerinden döşenmiştir. Bu karanlık günler artık geride kalmıştır. Ülkemizin genelinde huzur atmosferi kökleştikçe, üniversitelerimiz de asli vazifelerini daha iyi yerine getirmeye başladı. Bunun korunmasına ve geliştirilmesine büyük önem atfediyoruz. Bu tarihi kazanımın kıymetini çok iyi bilmeli, üzerine hep birlikte titremeli ve kaybedilmesine kesinlikle müsaade etmemeliyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kaybedilen zamanı telafi etmek ve gençliğimizin hayalleri ile Türkiye’nin hedeflerini buluşturmak adına bu süreci layıkıyla değerlendirmeliyiz. Siz hocalarımızın çabaları, öğrencilerimizin de uyanık hareket etmeleriyle üniversitelerimizi bir daha eski kötü günlerine asla döndürmeyeceğiz. Üniversite olmanın gereği olan özgürlük ortamını geliştirirken; terör örgütlerinin, marjinal yapıların, gençlerimizi ideolojik kavgalarına meze yapmak isteyenlerin bu ortamı istismar etmelerine göz yummayacağız. Bu vesileyle şu çelişkiyi de ifade etmeden geçemeyeceğim: Sizlerin çok iyi bildiği gibi Türkiye, fikir ve düşünce hürriyeti başta olmak üzere batılı ülkelerin çok sık eleştirilerine muhatap oldu, halen de oluyor. Yıllarca bize demokrasi dersi verdiler; rektör seçimlerinden diğer konulara kadar pek çok başlıkta üniversitelerle ilgili ülkemize özgürlük dersi verdiler. Ama bize en üst perdeden ahkam kesenlerin, Gazze soykırımında nasıl tavır takındıklarını hepimiz gördük” açıklamasını yaptı.
“Gazze soykırımında batılı yönetimler, İsrail’i korumak uğruna, itibarlarını kaybettikleri çok kötü bir sınav vermiştir”
Gazze soykırımının, siyonist lobinin dünyanın en prestijli üniversitelerini de tahakkümü altına aldığının bir kez daha gösterdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ” Öyle utanç verici olaylara şahitlik ettik ki; “Gazze’de soykırım var” diyen öğrenciler polis şiddetine maruz bırakıldı, yerlerde sürüklendi. Filistin için gösterilere izin veren rektörler istifa ettirildi, linç edildi, Amerikan Kongresi’nde sorguya çekildi. Barışçıl eylemlere katılan üniversite öğrencileri, “hayatınız boyunca iş bulamayacaksınız” diyerek alenen tehdit edildi. En ufak bir eleştiriye, Filistin’le ilgili destek beyanına müsaade edilmedi. Siyonist sermayenin bağış-fon adı altında dünyanın en iyi üniversitelerine hükmettiği, inkarı mümkün olmayacak bir şekilde ortaya çıkmıştır. Gazze soykırımında batılı yönetimler, İsrail’i korumak uğruna, itibarlarını kaybettikleri çok kötü bir sınav vermiştir” ifadelerini kullandı.
Hocalara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Burada çok önem atfettiğim bir hususu dikkatinize getirmek istiyorum. Üniversitelerimizin kanunda yer alan görevlerini yaparken, gençlerimizin fikri tekamülleri ve karakter gelişimlerini de ihmal etmemesi mühimdir. Eğitim, ancak milli şuurla desteklendiği oranda başarılı olacaktır. Tarihini bilen, kendini bilen, özgüvenli nesiller yetiştirdiğimiz ölçüde, yarınlarımıza güvenle bakabiliriz.
Gençlerimizin iyi eğitim almaları kadar; vicdanlı, bilinçli, sorumluluk duygusuyla donatılmış olmalarını da aynı derecede önemsemeliyiz. Bakınız son günlerde milletçe yüreğimizi yakan olaylara şahit oluyoruz. Önceki ay Eskişehir’de camii avlusundaki insanlarımıza yönelik menfur bir saldırı oldu. Ardından İstanbul’da gencecik bir polis memuruz alçakça şehit edildi” dedi.
“Gençlerimizi modern popüler kültürün insafına terk edemeyiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da İkbal Uzuner ile Ayşenur Halil’in vahşice öldürülmesiyle ilgili,” Geçtiğimiz cuma günü ise hayatlarının baharındaki iki genç kızımız, vahşi bir cinayete kurban gitti. Katledilen her iki evladımıza da Allah’tan rahmet, acılı ailelerine buradan başsağlığı diliyorum. Kimi zaman dijital platformlardan yayılan cerahatin, kimi zaman sapkın akımların, kimi zaman uyuşturucu illetinin, kimi zaman alkol belasının, kimi zaman televizyon dizilerinin özendirdiği mafya kültürünün, kimi zaman da infaz ve ıslah sistemimizdeki boşlukların bu acıların yaşanmasında rol oynadığını görüyoruz. Üzülerek ifade ediyorum ki; bu vakaların ekseriyetinde fail de, mağdur da gençlerimizden oluşuyor. Millet ve devlet olarak bu hadiselerin önüne geçecek adımları atmazsak, batılı ülkelerin karşılaştığı sıkıntılarla bizim de yüzleşmemiz kaçınılmazdır. Gençlerimizi modern popüler kültürün insafına terk edemeyiz. Gençlerimizin sosyal medyanın ve dijital mecraların, her türlü melanetin bulunduğu karanlık dehlizlerinde yitip gitmelerine seyirci kalamayız” açıklamasını yaptı.
“Milletimizi asırlardır sarsılmadan ayakta tutan milli ve manevi değerlerimiz, bu mücadelede en büyük destekçimiz olacaktır.” diyen Erdoğan şunları kaydetti;
“Üniversitelerimizin daha fazla sorumluluk alması, kendilerine emanet edilen gençlerimize daha fazla sahip çıkması gerektiğine inanıyorum. Sosyal, sportif ve kültürel faaliyetlerle gençlerimizin milli kimlik inşasına üniversitelerimizin katkı vermesi gerekiyor. Her zaman söylüyorum: Mazi ile ati arasında kuracağımız köprünün en önemli ayaklarından biri üniversitelerimizdir. Teröre, uyuşturucuya, alkol bağımlığına, sapkın akımlara, suç çetelerine kaybettiğimiz her gencin vebali hepimizin üzerindedir. Önümüzdeki dönemi, tüm bu sorunların üzerine daha kararlı gittiğimiz, gereken adımları atıp netice aldığımız bir döneme tahvil etmek istiyoruz. Bu süreçte üniversitelerimizden, siz hocalarımızdan destek bekliyoruz.”
Erdoğan, 2024-2025 akademik yılının hayırlı olmasını, hocalara ve öğrencilere başarılar temenni ettiğini ifade etti.
Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve çok sayıda davetli katıldı.
YÖK Başkanı Erol Özvar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, 1960’lı yıllarda ODTÜ’de Türkiye’nin ilk hava savunma sistemini geliştirmek üzere bir araya gelen ekibin, 31 Mayıs 1969’da fırlattığı Ordot isimli roketin 80 santimetre ölçekli modelini takdim etti.
Engelli öğrenci Mertcan Altun da Erdoğan’a yapay zekayla oluşturduğu bir eserini sunarak, “Bu hediyeyi bütün engelliler adına Cumhurbaşkanımıza hediye ettim. Umarım beğenir.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra bireysel, kurumsal, özel alan ve özel ödül olmak üzere 4 ayrı kategoride düzenlenen YÖK Üstün Başarı Ödüllerini sahiplerine takdim etti. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu’nun (YÖK) yayımladığı ‘Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2024’e göre; Türkiye’deki üniversitelerden mezun olan öğrencilerin yurt içi ilk iş bulma süresi ortalaması 2022 yılına göre düşerek 2023 yılında 4,5 ay olarak gerçekleşti.
YÖK, üniversiteleri ‘Eğitim ve Öğretim’, ‘Araştırma-Geliştirme, Proje ve Yayın’, ‘Uluslararasılaşma’, ‘Sürdürülebilirlik’ ve ‘Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk’ başlıklarında değerlendirerek, yükseköğretime yaptıkları katkı ve sağladıkları gelişmeleri ortaya koyan ‘Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2024’ü hazırladı. Başta Yükseköğretim Bilişim Sistemi (YÖKSİS) veri tabanı olmak üzere kamu ve bağımsız kaynaklardan alınan veriler kullanılarak hazırlanan raporda, Türkiye’deki 201 üniversite 64 göstergeye göre değerlendirildi. Buna göre; Türkiye’deki üniversitelerden mezun olan öğrencilerin yurt içi ilk iş bulma süresi ortalaması 2023 yılında 4,5 ay olarak gerçekleşti. Bu süre 2022 yılında 6,4 ay olarak hesaplanmıştı. Üniversitelerin doktora programlarından mezun sayısı ise önemli bir artış göstererek 11 bin 290’dan 2023’te 13 bin 561’e ulaştı.
ULUSLARARASI ÖĞRENCİ VE ÖĞRETİM ELEMANI SAYISI ARTTI
2022 yılında Times Higher Education (THE) sıralamasında Türkiye’den 58 üniversite yer alırken, 2023 yılında bu sayı 75’e yükseldi. Quacquarelli Symonds (QS) sıralama sisteminde ise 2022’de 24 üniversite bulunurken, 2023’te 25 üniversite sıralamada yer aldı. Ayrıca, THE’da 3, QS’te ise 2 Türk üniversite, dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına girme başarısını gösterdi. Türkiye’deki üniversitelerde uluslararası öğrenci ve öğretim elemanı sayısında artış kaydedildi. Uluslararası öğrenci oranı yüzde 6,23’ten yüzde 7,1’e yükselirken, değişim programları kapsamında Türkiye’ye gelen öğretim elemanı sayısı da arttı. Değişim programları kapsamında üniversite başına düşen uluslararası öğretim elemanı oranı, 2023 yılında 13,2’den 16,6’ya çıktı.
PATENT BAŞVURULARININ 1096’SI OLUMLU SONUÇLANDI
2022 yılında endeksli dergi ve kitaplarda kurum adresli yayın sayısı 87 bin 355 iken, 2023 yılında bu sayı 89 bin 334’e yükseldi. 2023 yılında Türkiye’deki 188 üniversitenin endeksli dergi ve kitaplarda ulusal iş birlikli yayın ortalaması yüzde 52 seviyesinde gerçekleşti. Üniversite-sektör iş birliğiyle yapılan yayınların oranı da yükselirken, 63 üniversitenin yayınlarına yapılan atıf sayısı dünya ortalamasının üzerinde oldu. 2023 yılında 144 üniversitede 2 bin 389 patent, faydalı model veya tasarım başvurusu yapıldı. Yapılan patent başvurularından 2023 yılında 1096’sı olumlu sonuçlandı. Geçen yıla göre olumlu sonuçlanan patent sayısında yüzde 30’a yakın artış oldu.
AKREDİTE EDİLEN PROGRAM SAYISI 1209’A YÜKSELDİ
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklenerek öğrenci, öğretim elemanı ve araştırmacılara verilen ulusal ve uluslararası proje sayısı ise 35 bin 519 olarak kaydedildi. TÜBİTAK tarafından desteklenerek öğrenci, öğretim elemanı ve araştırmacılara lisans, lisansüstü ve doktora sonrası verilen ulusal ve uluslararası eğitim ve araştırma bursu sayısı ise 28 bin 911 olarak gerçekleşti. 2023 Yükseköğretim Kurulu Kılavuzu’nda yer alan bilgilere göre, Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından tanınan veya yetkilendirilen akreditasyon kuruluşlarınca akredite edilen lisans programı sayısı 965’ten 1209’a yükseldi.
10 BİN 75 SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ YÜRÜTÜLDÜ
Toplamda 4 bin 827 sosyal sorumluluk projesi ile sosyal entegrasyon ve kapsayıcılığa yönelik 8 bin 763 faaliyet gerçekleştirilirken, öğrenciler tarafından 10 bin 75 sosyal sorumluluk projesi yürütüldü. Yaklaşık 2 milyon öğrenci, Türkiye’deki üniversite kulüplerinde aktif olarak görev aldı. Toplamda 15 bin 194 öğrenci, kulübü ile öğrenciler sosyal sorumluluk projelerine katılarak topluma katkı sağladı. 98 üniversiteden 337 öğrenci topluluğu, uluslararası kuruluşlara üyelikleri ile de global düzeyde etkileşimde bulundu.
‘ÜNİVERSİTELERİN KALİTE SÜRECİNE ÖNEM VERİYORUZ’
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, raporun sunuş yazısında yükseköğretimin önümüzdeki dönemde çözüm arayacağı konular arasında hızla gelişen teknoloji, iklim ve çevre sorunları, küresel çatışmalar, toplumsal ihtiyaçlarda yaşanan değişim, istihdam ve ekonomik krizler gibi pek çok meselenin olduğunu belirtti. Özvar, şu değerlendirmede bulundu:
“Yükseköğretim değişimin, dönüşümün, yeniliğin ve rekabetin yoğun olduğu son derece dinamik bir alandır. Bu dinamik alanın unsurları olan eğitimde, araştırmada ve her türlü hizmette mükemmeliyetin sağlanması Yükseköğretim Kurulu olarak başta gelen hedeflerimiz arasındadır. Bu anlayışla, üniversitelerimizin kalite süreçlerine büyük önem veriyoruz ve açık, ölçülebilir ve kanıta dayalı kriterlerle gelişimlerini yakından takip ediyoruz. Yükseköğretim sistemimizin mevcut durumunu ve kapasitesini değerlendirirken bir yandan da gelecekte karşımıza çıkacak her türlü sınamaya hazır olmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönem için stratejik hedefler arasında yer alan uluslararasılaşma konusunda önemli gelişmeler yaşanmaya devam etmektedir. Gerçekleştirilen çok sayıdaki çalışma ve projeden iki başlık öne çıkmaktadır: Türkiye- Azerbaycan Üniversitesinin kurulması ve Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Strateji Belgesi hazırlık çalışmalarının başlatılması.”
Özvar, dünyada yaşanan hızlı ve köklü teknolojik gelişmelerin yükseköğretimin yapısının yeniden tanımlanmasını ve organizasyonunu zorunlu hale getirdiğini aktararak, “Öncelikle, dijitalleşmeyle birlikte öğretim süreçleri daha etkileşimli hale gelmiş, geleneksel eğitim programlarının ve öğretim tekniklerinin yeniden ele alınması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin öğrenme materyallerine daha kolay erişebilmesi, dijital platformların sayıca artması ve çeşitlenmesi bilgiye ulaşmada ve öğrenci ve öğretici ilişkilerinde yeni dinamikler ortaya çıkarmıştır. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeler yükseköğretimde çok derin bir etki oluşturmuştur” ifadelerini kullandı.
Rapordaki bazı göstergelerdeki değişimi örnek olarak paylaşan Özvar, “Bir önceki yıla göre doktora mezunu sayısının artması, mezunların yurt içi ilk iş bulma sürelerinin kısalması, YKS kılavuzunda en az bir akredite lisans programı bulunan üniversite sayısı ve akredite olan program sayısının artması, olumlu sonuçlanan patent sayısının artması, TÜBİTAK tarafından verilen ulusal ve uluslararası araştırma bursu sayısı ile desteklenen ulusal ve uluslararası proje sayısının artması, THE ve QS sıralama sisteminde ilk bin içinde daha fazla üniversitemizin yer alması, sevindirici gelişmelerdendir” görüşüne yer verdi.
2024-2025 eğitim öğretim yılında 73 ön lisans ve lisans programı açıldığının ve öğrenci alındığının bilgisini paylaşan Özvar, “Bu programlar belirlenirken istihdam odaklı bir anlayışla geleceğin meslekleri dikkate alınarak bir planlama yapılmıştır. Öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılanan bu programlar, ülkemize yapay zeka alanındaki küresel rekabette güç katacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Embiyacan Akbaş (20) olası depremlerde arama kurtarma birimleri arasındaki iletişimi hızlandırıp, ihtiyaca göre hareket edebilmelerini sağlamak amacıyla mobil uygulama geliştirdi. Akbaş’a, uygulama ile Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nden ‘altın pusula genç iletişimci ödülü’ verildi.
Üniversiteli Embiyacan Akbaş, olası İstanbul depremini düşünerek, Dr. Fatih Özkoyuncu danışmanlığında, mobil uygulama tasarladı. Uygulama ile arama-kurtarma çalışmalarının verimli şekilde yürütülmesi hedefleniyor. Kamu, özel ve gönüllülerden oluşan arama-kurtarma ekipleri arasındaki iletişimi güçlendirmek, bilgi dezenformasyonunu da en aza indirerek, kurtarma çalışmalarının etkin yürütülmesini hedefleyen uygulama ile Akbaş, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin ‘altın pusula genç iletişimci ödülü’nü aldı. Uygulama, Türkiye’deki kurumlara, iletişim ajanslarına ve genç iletişimcilere açık olan yarışmada, 20 ana ve 18 alt kategori olmak üzere toplam 38 kategoride 231 kurum projesi ve 114 genç iletişimci projesi içinde 4’üncü olarak ödüle layık görüldü.
Üniversite öğrencisi Akbaş, amacının bütünleşik afet yönetim sistemi kurmak olduğunu söyleyerek, “Aktif olarak öğretim hayatıma devam ederken aynı zamanda çeşitli aplikasyonlar üreterek iletişim kısmında ülkeme hizmet etmek istiyorum. Olası İstanbul depremi için bütünleşik afet yönetim sistemi kurmaktı hedefim. Temel amacımız İstanbul’da çalışan kurumlar başta olmak üzere depremden sonra kurumlar arası iletişim kurabileceğimiz bir aplikasyon sistemi oluşturabilmek. Aplikasyonda sadece kurumlar değil aynı zamanda deprem bölgesinde çalışmak isteyen gönüllülerin de kendi aralarında iletişim kuramasa bile yönetim merkeziyle dolaylı yoldan iletişim kurarak, bu sayede yönetim merkezinin ihtiyaç duyduğu yerlere sevkleri sağlanabilecek. Aynı zamanda STK’larla da beraber çalışma fırsatı yakalayacağımız ayrı bir ara yüz tasarladık” dedi.
‘3 BÖLÜMDEN OLUŞUYOR’
Akbaş, uygulamanın ‘kamu ara yüz’, ‘STK ara yüz’ ve ‘gönüllü ara yüz’ olmak üzere 3 bölümden oluştuğunu anlatarak, “Aslında burada yapmak istediğimiz şey; yönetim merkezinde sürecin yönlendirilmesi sırasında bir dezenformasyonun önüne geçmek. Yani 3 grubun da neler yaptığını görebilmek ve 3 grubun insan gücünü deprem esnasında şehrin afetten sonraki kalkınma sürecinde etkin kullanabilmek. Hatta şu an projenin bir kısmını alıp ekstra bir entegreye çevirmeye çalışıyoruz. Bu entegrede 6 Şubat deprem döneminde yani ‘asrın felaketi’ diye adlandırdığımız depremlerde motokuryelerin çalışmalarını gördük. Biz de bu projeden ayrı deprem sırasında motokuryelerin İstanbul’da aktif çalışması için bir entegre geliştiriyoruz aynı zamanda. Bütün deprem paydaşlarını tek bir çatı altında toplayabileceğiz. Günümüz çağında, her şeyin dijitale çevrildiği dönemde sadece tüketim değil aynı zamanda dönüşüm de önemli. Yani afet yönetim sürecini dijital dönüşüm içerisine sokmak bizim için çok kıymetli. Motokuryeler deprem bölgesinde çok aktif çalıştı ve herhangi bir iletişim mekanizması olmadan bunu yaptılar. İstanbul’un yapılanma durumunu biliyoruz. Çok sık bir yapılanma var. Arabanın giremediği her noktada motokuryelerin girebileceği bir entegre üzerinde durmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Haber-Kamera: Ruken KADIOĞLU- Ali Eren İĞDE/ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da gerçekleştirilen Türkiye Basketbol Federasyonu Olağan Genel Kurulu seçimlerinde Hidayet Türkoğlu, yeniden başkan seçildi. Yönetim ve mali raporların ibra edildiği genel kurula 177 delegeden 165’i katıldı. Yapılan oylama sonucunda ise Hidayet Türkoğlu 133 oy aldı. Diğer bir başkan adayı olan Ahmet Efe Aydan ise 29 oyda kaldı. 3 oy da geçersiz olarak kabul edildi.
Oylamanın ardından bir konuşma gerçekleştiren Türkoğlu, “Öncelikle herkese saygılarımı sunmak istiyorum. Buraya bazı duygularla çıktım ama nasıl konuşacağım gerçekten bilmiyorum. Keşke basketbol camiası olarak daha iletişime açık bir camia olsak. İletişim kurmadan camiamız bu yönde rahatsız etmememiz gerektiğine inanan bir insanım. Çünkü biz her zaman şeffaf, dürüst ve samimi olduk. Bundan sonra da aynı şekilde olacağımıza hiç kimsenin şüphesi olmasın. Hatalarımız oldu mu, mutlaka olmuştur. Bundan sonra da ‘olmayacak’ diyemem ama her zaman herkese bir telefon yakınlığında oldum. O yüzden beni ve ekibimi tekrar buraya bu sahneye çıkaran camia şükranlarımı teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum daha fazla konuşup burada gözyaşı dökmek istemiyorum” dedi.
4 yılda bir yapılan federasyon seçimlerinde tekrar başkanlığa seçilen Hidayet Türkoğlu yönetim kurulu listesinde şu isimler yer alıyor:
“Hakkı Harun Erdenay, Bilge Donuk, Hüseyin Beşok, Hüseyin Çağatay Özdoğru, Mehmet Fatih Öztürk, Mustafa Sarımermer, Rıza Selim Demir, Serdar Karagöz, Tolga Egemen, Yılmaz Argüden.” – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da yapılan TürkiyeBasketbol Federasyonu Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Hidayet Türkoğlu ve Ahmet Efe Aydan başkanlık için yarıştı.
2024 Paris olimpiyatlarında sonra 3 ay içerisinde kanunen yapılması zorunda olan Federasyonların genel kurullarında bugün Türkiye Basketbol Federasyonu Olağan Genel Kurulu Ankara’da yapıldı.
Yönetim ve Mali raporların ibra edildiği Genel Kurula 177 delegeden 165’i katıldı. 3 Oyun geçersiz olduğu seçimde 133 oy alan Hidayet Türkoğlu yeniden başkan seçilirken, diğer aday Ahmet Efe Aydan ise 29 oyda kaldı.
Türkoğlu, seçim sonrası teşekkür konuşmasında duygularını şu şekilde dile getirdi:
‘KEŞKE İLETİŞİME DAHA AÇIK BİR CAMİA OLSAK’
“Öncelikle herkese saygılarımı sunmak istiyorum. Buraya bazı duygularla çıktım ama nasıl konuşacağım gerçekten bilmiyorum. Keşke basketbol camiası olarak daha iletişime açık bir camia olsak. İletişim kurmadan camiamız bu yönde rahatsız etmememiz gerektiğine inanan bir insanım. Çünkü biz her zaman şeffaf, dürüst ve samimi olduk. Bundan sonra da aynı şekilde olacağımıza hiç kimsenin şüphesi olmasın. ‘Hatalarımız oldu mu’ mutlaka olmuştur. Bundan sonra da ‘olmayacak’ diyemem ama her zaman herkese bir telefon yakınlığında oldum. O yüzden beni ve ekibimi tekrar buraya bu sahneye çıkaran camia şükranlarımı teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum daha fazla konuşup burada gözyaşı dökmek istemiyorum.”
Türkiye Basketbol federasyonu başkanlığına 4 yıllığına yeniden seçilen Hidayet Türkoğlu yönetim kurulu listesinde Hakkı Harun Erdenay, Bilge Donuk, Hüseyin Beşok, Hüseyin Çağatay Özdoğru, Mehmet Fatih Öztürk, Mustafa Sarımermer, Rıza Selim Demir, Serdar Karagöz, Tolga Egemen ve Yılmaz Argüden yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Garipoğlu ailesinin oğulları Cem Garipoğlu sevgilisi olan Münevver Karabulut’u 3 Mart 2009 tarihinde Bahçeşehir’de bir villada hunharca katledilmiş ve cesedi Etiler’de bir çöp konteynırında bulunmuştu. Cem Garipoğlu cinayetten 197 gün sonra teslim olmuş ve cezaevindeyken intihar ederek hayatına son vermişti. Bir anda Türkiye’nin gündemine oturan bu cinayet sonraki yıllarda her aşaması ile Türkiye gündeminden düşmedi. Son olarak geçtiğimiz hafta ailenin başvurusu üzerine yeniden DNA testi istendi. Ailenin avukatı Rezzan Epözdemir’in başvurusunu yerinde bulan mahkeme Garipoğlu’nun mezarının açılmasını ve yeniden DNA alınmasına karar verdi. Geçtiğimiz hafta açılan mezardan alınan naaş İstanbul Adli Tıp Kurumu’na getirilerek incelendi. İncelenme sonucunda alınan DNA örneklerinin Cem Garipoğlu’na ait olduğu kararı çıktı. Bu gelişme üzerine neredeyse her gelişmesi Türkiye gündemine oturan vahşi cinayetle ilgili olarak ortaya atılan FETÖ iddiaları yeniden gündeme geldi.
Cinayetin ortaya çıkması ile Bahçeşehir’de bulunan villaya inceleme için gelen polislerin 700 bin euro’yu zimmetlerine geçirdikleri iddiası bir anda Türkiye gündemine bomba gibi düştü. Villa’da inceleme yapan polislerden 6’sı 700 bin euro’yu kayıtlara geçirmeyerek zimmetlerine geçirmişlerdi. Zimmet olayının ortaya çıkmasının ardından 6 polis memuru ve güvenlik kamera görüntülerini sildikleri öne sürülen 3 site görevlisi yargılanmaya başlamıştı.
Zimmet olayının ortaya çıkmasının ardından peş peşe açıklamalar yapan ailenin avukatı Rezzan Epözdemir zimmet olayının kişisel olmadığını paranın FETÖ’ye gittiğini iddia etmişti. Epözdemir, sanık polislerin avukatının daha sonra bir FETÖ kaçağı olduğunu da iddialarına ekledi.
Konunun yeniden gündem olmasıyla, 2018’de karara bağlanan ve evde bulunan 700 bin Euro’yu tutanaklara geçirmedikleri ve güvenlik kamera görüntülerini incelemedikleri iddiasıyla 6 polis ve 3 site görevlisinin yargılandığı dava yeniden akıllara geldi. 16 Ocak 2018’de davayı karara bağlayan mahkeme, 6 polis memuruna “Görevi kötüye kullanmak” suçundan 6’şar bin TL adli para cezası verdi. İki site görevlisi de “Suç Delilerini yok etme gizleme veya değiştirme” suçundan da 6’şar bin TL adli para cezası aldı.
Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir o günlerde iddianamenin bir türlü mahkeme tarafından kabul edilmediğine dikkat çekerek 26 Nisan 2010’da düzenlenen davanın 4 ay sonra zamanaşımına uğrayacağı konusunda uyarı yapmıştı. Epözdemir dosyaya gelen raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için kurumlara yazılan yazılara ret cevabı geldiğini anlatarak, mahkemenin harici diski incelenmesi için TÜBİTAK, İTÜ ve Adli Tıp Kurumu’na gönderdiğini belirterek, bu kurumların personel ve kalifiye eleman olmamasını gerekçe göstererek harici diski incelemediklerini ileri sürmüştü.
Mahkemenin son olarak harici diski gönderdiği jandarmanın da diskin kendilerinde olmadığını ilettiğini anlatan Epözdemir, “Adeta gizli bir el bu dosyaya dokundu ve dosyadan harici diski kaybetti. Adeta dosyaya vebalı muamelesi yapıldı. Sonrasında bir baktık ki, dosyadaki polis olan altı sanığın avukatı, MHP’deki kaset komplosundan şike kumpasına kadar birçok önemli dosyada FETÖ’nün yargı imamından bahisle hakkında tutuklamaya esas yakalama kararı olan bir avukat. Sanık polislerin avukatı Halil İbrahim Koca 17 – 25 Aralık olaylarından sonra FETÖ’den aranan biri haline geldi. O zaman bütün parçaları birleştirdik. Hem aile de hem bizde makul şüphe uyandı. Buradan elde edilen 700 bin avronun dahi bu terör örgütüne aktarılmış olabileceği kanaatindeyiz” şeklinde açıklamalarda bulunmuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YENİ DELHİ – Hindistan’da 1 buçuk milyon kişinin akın ettiği hava gösterisinde, 5 kişinin sıcak çarpması sonucu öldüğü belirtildi.
Hindistan’ın Chennai kentinde dün Hindistan Hava Kuvvetleri’nin 92. yıl dönümü çerçevesinde düzenlenen hava gösterisine binlerce kişi akın etti. Marina Plajında gerçekleştirilen gösteriyi en az 1 buçuk milyon kişi izledi. Organizasyonun yetersiz kalması nedeniyle tren istasyonlarında izdiham yaşandı. Hava sıcaklığının 35 dereceye ulaşması sonucu onlarca kişi hastanelik oldu, en az 5 kişi ise sıcak çarpması sonucu hayatını kaybetti.
Yerel basında yer alan haberlere göre etkinlik alanında yeterli içme suyu bulunmazken, aşırı kabalık nedeniyle seyirciler alana ulaşmak için uzun mesafeler yürümek zorunda kaldı. Ayrıca otobüs ve trenlerdeki yoğunluğun saatlerce sürdüğü belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞÜPHELİ TUTUKLANDI, GASP ANI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
Bolu’da markette kasiyeri bıçakla tehdit edip, kasadaki paraları gasbeden I.D. (20), emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Şüphelinin kasadaki paraları gasbettiği anlar ise güvenlik kamera görüntülerine yansıdı. Şüphelinin kasiyerin yanına giderek elindeki bıçağı göstererek kasadaki paraları aldığı ve kasiyerin korku dolu bakışları güvenlik kamerası görüntülerinde yer aldı.
Mutlu YUCA/ BOLU,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>URAZ KAYGILAROĞLU’NUN FOTOĞRAFLARINA TEPKİ YAĞDI
Türkiye’yi sarsan bu olay sonrası sosyal medya ayağa kalkarken diğer yandan akıllara aylar önce ünlü oyuncu Uraz Kaygılaroğlu’nun bir sergi için verdiği pozlar geldi. Elinde kasap bıçağı, kadın kafası ve kanlar içerisinde pozlar veren Kaygılaroğlu yine tepkilerin hedefi oldu.
ÖZÜR DİLEDİ
Tepkilerin ardından Kaygılaroğlu’ndan açıklama geldi. Fotoğrafları bir arkadaşının sanat çalışmasına destek vermek için çektiğini söyleyen Kaygılaroğlu, özür diledi. Kaygılaroğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Sosyal medya ve basında hakkımda çıkan haberlere ve tepkilere yönelik bir cevap verme ihtiyacı duydum. Amacım hayatımdaki özel birinin sanat çalışmasına destek vermekti. Verdiğim destekten ötürü ortaya çıkan görseller toplumumuzda rahatsızlık uyandırdıysa bunu sadece sanat diyerek geçiştiremem ve çok üzüldüğümü belirtmek isterim. Amacım hiçbir şekilde kötü duygular uyandırmak değildi. Bu sebeple herkesten özür diliyorum. Saygılarımla.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Demirköy Üretici Kadınlar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Dilber Koca Doğan, gazetecilere yaptığı açıklamada, üretici kadınların her gün farklı yöresel lezzetin üretimini gerçekleştirdiğini belirtti.
Kadınların bir yandan sosyalleştiğini, diğer yandan da ekonomiye katkı sağladığını ifade eden Doğan, bölgenin yerel ve doğal ürünlerini ön plana çıkararak sağlıklı ve katkısız ürünleri satışa sunduğunu söyledi.
Doğan, kooperatif bünyesinde üretimlere devam edeceklerini kaydetti.
Hız kesiciler yapıldı
Demirköy ilçesinde bazı cadde ve sokaklarda hız kesici kasisler yapıldı.
Demirköy Belediye Başkanı Recep Gün, Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarını inceleyip bilgi aldı.
Özellikle yaz aylarında ana caddelerde trafik akışının çok hızlı gerçekleştiğini ifade eden Gün, trafik akışını rahatlatmak yaya güvenliğini sağlamak amacıyla özellikle okul geçitlerine hız kesiciler yapıldığını belirtti.
Bu sayede trafik kazalarının da önüne geçileceğini aktaran Gün, ekiplerin en kısa sürede çalışmaları tamamlayacağını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnsanların en hüzünlü anlarına tanık olan gassallar, dünyanın en zor mesleklerinden birini icra ediyor. Cenazeleri yıkadıktan sonra kefenleyerek yakınlarına teslim eden gassallar, çalışırken kimi zaman çok üzülüyor kimi zaman ise hayretler içinde kalıyor.
50 binden fazla cenaze yıkadı, en çok çocuk cenazeleri onu etkiledi
Samsun Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü’ne bağlı gasilhanede 9 kadın gassal görev yapıyor. Gassalların en tecrübelisi olan 58 yaşındaki Sahure Yağmur, 18 yıllık meslek hayatında 50 binden fazla cenaze yıkadığını söyledi. Meslek hayatında yaşadıkları ilginç anları anlatan Yağmur, “Gassallık mesleğinde 18 yıl bitti. 50 binden fazla cenaze yıkamışımdır. Gassallık mesleğinde ister istemez birçok şeyle karşılaşıyoruz. Normal cenazelerin yanında, trafik kazaları, otopsiler, yangın sonucu ölüm gibi her çeşit cenaze geldiği için çok fazla üzüntü yaşıyorsun. Acıma duygusuyla beraber yemekten, içmeden kesildiğimiz durumlarda oluyor. Şükredecek şekilde de yaşıyorsun. En çok genç ölümlerinde, anne ve çocukları geldiklerinde üzülüyoruz. Yıllardan beridir en fazla etkilendiğim durumdur. Bu durum bizim kendi gerçeğimiz. Aynılarını bizler de yaşayacağız. Allah nasıl bir kader, nasıl bir takdirle başımıza ne verecek bilmiyoruz. Biz de bu yollardan geçeceğiz. O yüzden ben hep kendim sonum gibi bakmaya çalışıyorum. Öyle olunca iş tekniklerinden daha çok manevi tarafına eğiliyorum. Kul hakkına çok eğiliyorum. Bir cenaze geldiğinde inşallah imanla gitmiştir diye dua ediyorum” dedi.
Gençlerden mesleğe yoğun ilgi
Gençlerin mesleğe ilgi duyduğunu belirten Yağmur, “Gençlerden çok büyük bir talep var. Bu mesleği yapmak istiyorlar. Korkarlar mı diye düşünülüyor ama cesaretliler. Yapmayı gerçekten isteyenler var. Benim endişem şu: Çok genç ve tecrübesiz biri bu işe başlandığı zaman işin anlam ve maneviyatına, derinliklerine çok fazla giremeyebilir. Bu durum onu olumsuz etkileyebilir” diye konuştu.
“Mis gibi kokan teyze ile anne ve bebeğinin cenazesi beni çok etkilemişti”
12 yıldır gassallık mesleğini yapan Tuğba Akar ise “Mesleğe ilk başladığımda 1 hafta annemle birlikte uyumuştum. Cesaretim çok azdı. Sonrasında alıştım. Mesleğimi çok seviyorum. Hem ahiretlik hem de dünyalık olduğu için ayrıca cenaze yakınlarından çok dua aldığımız için bu beni onurlandırıyor. Beni en çok etkileyen olaylardan bir tanesi bir arkadaşımla cenaze yıkamak için gasilhaneye girdiğimizde cenazeden mis gibi bir koku geliyordu. O kadar güzel kokuyordu ki arkadaşım kendine parfüm sıktı zannettim. Sonrasında arkadaşıma sordum ‘sen parfüm mü sıktın’ diye. Arkadaşım da benim parfüm sıktığımı zannetmiş. İkimizde o kadar etkilendik ki o güzel koku cenazeden geliyormuş. Mis gibi bir kokuydu. O teyzeyi o kadar güzel yıkadık ki sanki yanağına dokunsak uyanacak gibiydi. Ağlayarak yıkadığım cenaze olayı da oldu. Samsun’da hamile ve yeni evli bir kadın trafik kazası geçiriyor. Sonrasında bebeği kurtarmak için sezaryen yapıyorlar. Bebeği de anneyi de kurtaramıyorlar. Anne ve bebeği beraber yıkamıştık. Kefenledikten sonra aynı tabutun içerisine yan yana koyduk. O cenazeden çok etkilendim. Gençlere söylemek istediğim, bizim mesleğimiz çok korkulacak bir meslek değil. Hem dünyalık hem ahiretlik bir meslek” diye konuştu. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MECİDİYEKÖY’DE 9 gün yanında çalıştığı patronundan yevmiyesini almak için AVM’ye gelen kadın, 2 yıldır boşanma aşamasında olduğu, kendisini takip eden eşi tarafından saldırıya uğradı. Hem boşanma aşamasındaki eşine hem de patronuna saldıran şüpheli gözaltına alındı.
Olay, 15 Ağustos’ta Mecidiyeköy’de AVM’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 17 yıldır şiddet gördüğünü öne sürdüğü eşi Seyithan Taş’a (40) boşanma davası açan ve 2 yıldır ayrı yaşayan iki çocuk annesi Gülli Taş (33), Kazım A.’den iş istedi. 9 gün boyunca Kazım A.’nın yanında çalışan kadın iş bitimi, banka hesabının bloke olması nedeniyle yevmiyesini elden almak istedi.
EŞİNİ TAKİP EDİP AVM’DE SALDIRDI
Olay günü KağıthaneŞirintepe Mahallesi’nde oturduğu evinden çıkan kadın, patronu Kazım A. ile buluşmak için Mecidiyeköy’deki AVM’ye geldi. Burada ortak alandaki masada oturan kadın, patronundan 9 günlük yevmiyesini aldı. Gülli Taş tam kalkacağı sırada kendilerini cep telefonu ile kayda alan kocası Seyithan Taş tarafından saldırıya uğradı. Özel güvenlik görevlilerinin müdahalesiyle kadın kurtarıldı.
SALDIRGAN KOCA SERBEST BIRAKILDI
Etrafa küfür ve tehditler savuran Seyithan Taş ihbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gülli Taş kendisine saldıran eşinden şikayetçi olurken, emniyette ifadesi alınarak ‘kasten yaralama’ suçundan adli işlem yapılan Seyithan Taş, savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. Yaşananlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı.
‘BENİ ÖLDÜRMEKLE TEHDİT EDİYOR’
Gülli Taş, “Eşim Seyithan Taş 17 yıldır bana şiddet uyguluyor. Bu nedenden dolayı 2 senedir ayrılma aşamasındayız. Beni takip ediyor darbediyor, gittiğim iş yerlerini basıyor. Bütün işlerimden ediyor. Çocuklarımı darbedip annesi yaptı diyor. Geçici velayeti ona verilen çocuğumla görüşmeme engel oluyor. Birçok davadan yargılanıyor. Sadece ifadesi alınıp bırakılan bu şahıs beni öldürmekle tehdit ediyor. Kızımı arayıp anneni öldüreceğim, annen dışarıya çıktığı zaman haber ver diyor. Önünü kesiyor” dedi.
‘YEVMİYEMİ ALMAYA GİTTİM, DARBETTİ’
Gülli Taş “En son çalıştığım işyerinden paramı almak için gittiğim yerde görüştüğüm şahısla aramda bir şey olduğumu düşünüp, şahsı ve beni darbediyor. Adam sadece 9 günlük yevmiyemi verdi. Bu şahıs kaçırdığı mallarda olan hakkımdan feragat etmemi istiyor. Ben devletimden sadece çocuklarımı ve güzel bir iş istiyorum. Çünkü girdiğim her işten adam çıkmamı sağlıyor. Gidip onlara iftira atıp beni de darbediyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz yıllarda kadınların aile ekonomisine katkıda bulunması için İçişleri Bakanlığı ve Düzce İl Özel İdaresi’nin destekleri ile Kadın Emeği Merkezi Düzce’de açılmıştı. Kadınların emek verip üretim yaptığı merkezde yapılan son çalışmaları Vali Yardımcısı Ömer Yılmaz ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Nuri Çelik inceledi. Düzce’nin yükselen markası haline gelen ve sadece kadınların çalıştığı merkezde yapılan son çalışmaları, üretilen ürünleri inceleyen Vali yardımcısı Yılmaz, kadınlar ile fikir alışverişinde bulundu. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST Adana, T3 Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde, kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler ve medya kuruluşlarının da aralarında olduğu 128 kurumun katılımıyla Adana Havalimanı’nda gerçekleştiriliyor.
Etkinlikte AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Gökçetekin, yapay zekanın Hepsiburada için çok önemli olduğunu dile getirdi.
Gökçetekin, Hepsiburada’da 265 milyon ürün listelediklerini aktararak, “Bunu normal zekayla yönetme şansımız yok. Çözümlerimiz binlerce mühendisimizin geliştirdiği yapay zeka odaklı ve birçok yeni çözümümüz var. ‘Ürünü üstümde gör’ örneği, istediğiniz kıyafeti deneyip görebileceğiniz çözüm olarak öne çıkıyor. Akıllı Şef’e tarif girip bütün ilgili ürünleri Hepsiburada’da oluşturabiliyorsunuz. HepsiPay ile ihtiyacınız olan vadelendirme çözümlerini sunuyoruz. Bütün bunları Hepsiburada müşterileri için düşünmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.
HepsiJet’in yapay zekayı çok fazla kullandığını ifade eden Gökçetekin, HepsiJet’in Türkiye’de lojistikte deneyim lideri olduğunun altını çizdi.
Gökçetekin, yapay zeka alanında yaptıkları çalışmalara ilişkin şunları kaydetti:
“Tamamen yeşil dönüşümü gerçekleştirdik, araçlarımız elektrikli, rota optimizasyonu yapıyoruz. HepsiJet olarak bizi ne zaman kapıda görmek istediğini düşünüyoruz. İş yerine teslimatlarını alıyorsan, hafta sonu getirmiyoruz. Çünkü hafta sonu çoğu iş yeri kapalı oluyor, ancak 7 gün, pazar günü dahil teslimat yapıyoruz. Yapay zeka, Hepsiburada’nın ve TEKNOFEST’in vazgeçilmez bir parçası. Biz yapay zekayı Türklerin duygusal zekasıyla birleştirdiğimiz için büyük bir fark yarattığımıza inanıyoruz.”
Hepsiburada Premium’un “Efsane Gençlik” adında bir programının olduğunu belirten Gökçetekin, “Gençlerin artık hiçbir şeyle ilgili düşünmesine gerek yok. Ücretsiz kargo, onların sevdiği BluTV’nin içerisinde olduğu çözümlerimiz var. HepsiPay gençlere kredi veren, nadir platformlardan biri.” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin en iyi teknoloji takımına sahip olduğumuza inanıyorum”
Gökçetekin, teknolojik çözümlerine de değinerek, “AI tabanlı Intel ile çalışıyoruz. İş yerindeki verimi artırıyor. Toplantı notlarını alıyor. Toplantıyla ilgili geri bildirimlerde bulunuyor. Kendi mühendis liderlerimizle gurur duyuyorum. Türkiye’nin en iyi teknoloji takımına sahip olduğumuza inanıyorum.” dedi.
Hepsiburada’nın bir kadın tarafından kurulmuş olduğunu ve bir kadın tarafından yönetildiğini bildiren Gökçetekin, iki ay önce New York Times meydanında Hepsiburada’nın ve Türkiye’nin bayrağını iki gün dalgalandırdıklarını söyledi.
Gökçetekin, rakamlarının ve önemli hedeflerinin olduğunu vurgulayarak, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“56 bin kadın girişimci yetiştirdik. 280 kadın kooperatifiyle çalışıyoruz. Dolayısıyla kadın girişimcilerimiz kıymetli. 2030’da 120 bin kadın girişimciye çıkacağız. Bu bölgeden 10 bin girişimci yetiştireceğiz ve 5 bini kadın olacak. Şu anda 3 bin 600’ünü bulduk. Adana’da kadınlara, ihtisas merkezi kurduk, e-ticaret için Hatay’da kurduk. Bütün Türkiye’deyiz.”
“Hepsiburada’nın desteği bizim için çok kıymetli”
Kadın girişimci markası TETFİT’in sahibi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Leyla Türker Şener de TETFİT olarak 2015 kuruluşlu giyilebilir teknoloji markası olduklarını belirterek, “2015’ten beri 3 boyutlu modelleme, tasarım üzerine çalışıyoruz. 2019’da ilk kez kemik iletimli kulaklıklarımızı pazara sunduk. 2024’te de artık akıllı gözlüklerimizle pazardayız.” ifadelerini kullandı.
Şener, Hepsiburada’nın girişimlerinde en başından beri kendilerine destek olduğunu dile getirdi.
TEKNOFEST Adana’da Hepsiburada’nın kadın girişimcisi olarak, TETFİT’le yer aldıklarını söyleyen Şener, “TETFİT, akıllı gözlükler, kemik iletimli kulaklıklar, kulak içi olmayan kulaklıklar tasarlar, patentler ve üretimini gerçekleştirip önce Türkiye’de sonra da tüm dünyaya satışını gerçekleştirir. Kendi internet sitemiz var, diğer platformlarda da varız.Hepsiburada’nın desteği bizim için çok kıymetli.”diye konuştu.
Şener, Hepsiburada’nın 2019’dan beri kendileriyle beraber olduklarının altını çizerek, “Hem satış ve pazarlamada, markalaşmamızda hem de ürünlerimizin görsellerinin elde edilmesinde, fotoğraflarının çekilmesinde ve videolarının paylaşılmasında sonuna kadar destek olmuştur. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Arslan ve Belediye Meclis Üyesi İsmail Karacakaya ile birlikte ilçeye hizmet vermeye başlayan bir lokantanın kadın işletmesine işyeri açma ve iş yeri ruhsatını teslim etti. Arslan, “Kadın girişimcilerimizin ilçemizin gelişiminde en önemli etkenlerden olduğunu belirtip, hayırlı işler ve bol kazançlar dileriz” dedi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Efeler Belediyesi Ekim ayı meclis toplantısının ikinci oturumu belediye meclis salonunda gerçekleşti. Toplantının açılışında kadın cinayetleriyle ilgili açıklama yapan Başkan Yetişkin, “Ülkemizde ve Aydın’da kadına karşı şiddette bir artış var. Kadın cinayetlerinde bir travma yaşıyoruz. Bir hukukçu ve önceki dönem baro başkanı olarak çok üzüntü duyduğumu bildirmek istiyorum. Cezaların daha da ağırlaştırılarak, infazın artırılması gerektiğine inanıyorum. İnfaz Kanunu’nu af kanunu gibi değerlendirmeye başladık. İnfaz Kanunu’nda, özellikle cinayetlerle ilgili, çocuklara karşı istismarlara karşı İnfaz Kanunu’nun cezalandırmaya yönelik olmasını affa dönüştürülmemesini istiyorum. Bu toplumumuzda kanayan bir yara” diye konuştu.
12 gündem maddesinin görüşüldüğü toplantıda, Efeler Belediyesi 2025-2029 yıllarını kapsayan stratejik planı meclisten onay aldı. Buna göre bütçe, 3 milyar 220 milyon TL olarak belirlendi. Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin yönetiminde gerçekleştirilen toplantıda stratejik planın yanı sıra 2025 Mali Yılı Performans Programı ve 2025-2027 Bütçe Tasarısı da oy birliği ile kabul edildi.
Başkan Yetişkin, “Önceliğimiz olan sosyal belediyeciliği, vatandaşımızla iç içe olmayı, ekonomik durumumuzu da ortaya koyarak yeni bir plan hazırladık. Umarım hep birlikte Efeler halkına önemli hizmetlerde bulunuruz. Güzel, huzurlu bir Efeler oluştururuz” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türker, 1984’te evlendikten sonra besicilik yapan eşine hayvanların otlatılması, sağılması ve bakımı gibi işlerde yardım etti. Türker, yıllar geçtikçe işin her aşamasını öğrendi.
Yılın 6 ayını 2 bin rakımın üzerindeki obada geçiren Türker, üç yıl önce eşinin vefatının ardından iki oğlunun da desteğiyle işleri yürütmeye devam etti.
Havanın soğuması ile obadan dönme hazırlıklarını sürdüren Türker, AA muhabirine, 40 yıldır mayısın 15’inde obaya çıktıklarını söyledi.
Türker, hava sıcaklığına bağlı olarak ekim sonu veya kasımın başlarında Altınordu ilçesindeki evlerine döndüklerini, o döneme kadar da 93 büyükbaşın çayırlarda yayıldığını ifade etti.
Büyük oğlunun hayvanların satışıyla ilgilendiğini, küçüğünün ise kendisine bakımlarında yardım ettiğini anlatan Türker, “Sabah saat 05.00’te kalkıyoruz. Çayımızı içtikten sonra saat 07.00-07.30 gibi hayvanların yanına çıkıyoruz. İnekleri sağıyoruz, küçükleri emdiriyoruz. İşimizi bitirdikten sonra hayvanları salıveriyoruz. Ev işleri ve ahırdaki temizlikleri yapıyoruz. Buzağıları doyuruyoruz.” dedi.
“Hayvancılık sayesinde bir şeylere sahip olabildik”
Türker, kızının da evlenene kadar kendisine hayvanların bakımında yardım ettiğini, üç çocuğunun da işlerin yoğunluğu dolayısıyla oyun oynamaya bile fırsat bulamadan büyüdüklerini dile getirdi.
İşini severek yaptığını belirten Türker, şöyle devam etti:
“Bu işte sevdiğim taraf ele ihtiyacın olmuyor, paranı kazanabiliyorsun, kimseye ihtiyacın olmuyor. Hem hayvanları da seviyorum. Biraz yıprandık ama seviyorum işimi. Sevmesem yapamam zaten. 6 ay burada kimse kalmaz. Şimdi kadınlar buraya gelip de 6 ay durur mu? Bir gün durmazlar. Çocuklar hiç gelmiyor. Ama benim çocuklarımın üçü de burada büyüdüler. Hep birlikte bu işi yaptık.”
Türker, elinden gelen her işi yapmaya gayret ettiğini vurgulayarak, “Süt ve peynir de satarak evin ihtiyaçlarını görüyorum. Hayvancılık sayesinde bir şeylere sahip olabildik. Ele ihtiyacımız olmuyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Medipol Bahçelievler Hastanesi’nden Doğumhane Ekip Lideri Selen Aslan, Kişiye Özel Doğum Ünitesi olarak bilinen LDRP’nin öneminİ anlattı. Aslan, “Doğum öncesi, doğum anı ve sonrasındaki süreç aynı odada gerçekleştiği için anne ve bebeğin bağı çok daha güçlü olmaktadır. Anne psikolojik olarak doğuma daha iyi hazırlanmaktadır” dedi.
Medipol Bahçelievler Hastanesi’nden Doğumhane Ekip Lideri Selen Aslan 1-7 Ekim Normal Doğum Haftası kapsamında Kişiye Özel Doğum Ünitesi olarak bilinen LDRP’yi tüm yönleriyle ele aldı. Aslan, “LDRP odamız doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası sürecin gerçekleştiği bir odadır. Anne adayımız buraya geldiğinde doğum öncesi bakımları, doğum esnası ve doğum sonrasındaki süreci aynı odada gerçekleşmektedir” diye konuştu.
‘BEBEK ANNEDEN AYRILMIYOR’
Odada bulunan yatağın doğum esnasında bir doğum masası haline dönüştüğünü dile getiren Aslan, “Anne, ilk odaya geldiği andan çıkacağı ana kadar tüm süreci anbean takip ediyoruz. Doğum öncesi pilates, yürüyüş ve suyun rahatlatıcı etkisiyle annenin üzerindeki stresi azaltmaya çalışıyoruz. Doğum gerçekleştikten sonra bebeği alıp anne ile olan ten tene temasını sağlıyoruz. Ardından bebeğin ve annenin gerekli bakımlarını yapıyoruz. Bebek, doğum süreci ve lohusalık süreci boyunca aynı odada anneden ayrılmamış oluyor. Doğum sonrası enfeksiyon riski de büyük öneme sahip. Anne ve bebeği görmeye gelen ziyaretçileri direkt olarak yanlarına almıyoruz. Oda içerisinde bulunan refakatçi bölümüne alıyoruz. Bu sayede temas ve enfeksiyon riskini en aza indirmiş oluyoruz” diye konuştu.
‘ANNEYİ EMZİRMEYE TEŞVİK EDİYORUZ’
Aslan, anne sütünün önemine de değinerek konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bebeğin ilk doğduğu andan itibaren ilerleyen süreçlerdeki en doğal besin kaynağı anne sütüdür. Anne sütü bebeği enfeksiyonlardan korur. Bağışıklık sisteminin oluşmasına yardımcı olur. Bu nedenle anneyi düzenli aralıklarla emzirmeye teşvik ediyoruz. Bununla birlikte emzirmek anne ile bebek bağının güçlenmesini de sağlıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’De bebek ve çocuk sağlığına yönelik olarak; emzirmenin korunması, özendirilmesi ve desteklenmesi amacıyla yürütülen ‘Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları’ programı çerçevesinde ve Emzirme Haftası dolayısıyla panel gerçekleştirildi. Bu panelde anne sütünün yararları ve emzirmenin önemi vurgulanarak, emziren annelerin sık karşılaştıkları sorunlar ve çözümleri tartışıldı. Panelde ESOGÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ndeki mevcut ‘Anne Sütü Teşviki’ ve ‘Bebek Dostu Hastane’ uygulamaları ile Emzirme Polikliniği’nde anne ve bebekler için sürdürülen çalışmalarla ilgili bilgi paylaşıldı.
“Bir bebeğin sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için ideal beslenme yöntemi emzirmedir”
Doç. Dr. Meltem Dinleyici, anne sütü ve emzirme ile ilgili olarak bilgilendirici açıklama yaptı. Dinleyici, açıklamasında, “Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 2024 yılı için ‘Açığı kapatmak: Herkes için emzirme desteği’ teması belirlenmiştir. Bir bebeğin sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için ideal beslenme yöntemi emzirmedir. Anne sütü, bebeklere ihtiyacı olan tüm besin ögelerini tek başına 6 ay sağlayabilen en ideal besindir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin başka bir ek besine veya suya ihtiyaçları yoktur. Anne sütüyle beslenen bebeklerde ishal, zatürre, orta kulak iltihabı, alerjik hastalıklar, diyabet, hipertansiyon, kanser, alerji, astım, obezite, diş yapısı bozuklukları ve bazı ruhsal hastalıkların daha az görüldüğü belirtilmektedir. Anne sütüyle beslenmenin bebeğe olduğu kadar anneye, ülke ve aile ekonomisine ayrıca çevreye de katkısı vardır” ifadelerini kullandı.
“Bebekler ilk 6 ay tek başına anne sütü ile beslenmeli”
Emzirme ile anne ve bebek arasındaki bağın kuvvetlendiğine de dikkat çeken Dinleyici, “Bebeklerde mutluluk ve güven duygusu gelişir, bebeğin çene ve diş gelişimi sağlanır; emzirme anneyi meme kanseri, yumurtalık kanseri gibi kadınlara özel kanser türlerinden korur, emzirme annenin doğum sonu kanamalarını azaltır, anneyi ilerleyen yaşlarda kemik erimesinden de korumaktadır. Toplumun ve onu oluşturan bireylerin sağlıklı ve güçlü olarak yaşamasında ekonomik ve sosyal yönden gelişmesinde, refah düzeyinin artmasında mutlu, huzurlu ve güvence altında varlığını sürdürebilmesinde yeterli ve dengeli beslenme en temel şartlardan biridir. Beslenme yetersizliklerinin önlenmesi için atılması gereken ilk adımlar emzirmenin doğumdan sonra en kısa sürede başlatılması, bebeklerin ilk 6 ay tek başına anne sütü ile beslenmesi, 6’ncı ayın ardından uygun ek besinlerle emzirmenin 2 yaş ve ötesine kadar devam ettirilmesidir” dedi.
Prof. Dr. Necla Özdemir Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panele ESOGÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Neonatoloji Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Neslihan Tekin, Prof. Dr. Özge Aydemir, Prof. Dr. Özge Sürmeli Onay, Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Barsan Kaya, Sosyal Pediatri Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Meltem Dinleyici ve Emzirme Destek Polikliniği Hemşiresi Ayşe Özdemir katılım sağladı. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi iş birliğiyle organize edilen etkinlik, devlet kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdi.
KSBÜ Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörü Ali Osman Altınay ve BEKO BT Test ve Kalite Yönetim Uzmanı Sarper Arıkan, “Sesli Betimleme Açıklama İçerik Oluşturucu” projesini tanıttı. Proje, kampüs içerisinde engelli bireylerin bilişim teknolojilerine erişimini kolaylaştırmaya yönelik bir adım olarak büyük ilgi gördü.
Kongre, evrensel tasarım ve erişilebilirlik temalarına odaklanarak engelli bireylerin bilişim teknolojilerine erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Bu alanda farkındalık oluşturmak ve çözüm odaklı iş birliklerini güçlendirmek hedefleniyor. Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu Kütahya İl Temsilcisi Ali Osman Altınay da kongrede sunduğu çalışmasıyla bu sürece önemli katkılar sundu. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1991 yılında başlatılan 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü, fiziksel olarak aktif olmanın ve fiziksel hareketsizliğin küresel krizine karşı basit ve eğlenceli bir kutlama yöntemi sağlıyor. Kızılay ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından lise öğrencilerine yönelik düzenlenen yürüyüş Korugöl Tabiat Parkında yapıldı. Lise öğrencilerinin katıldığı yürüyüşte gençler Korugöl etrafından yürüyüş yaptı. Yürüyüşe Kızılay Düzce Şube Başkanı Halil Aydın, Gençlik ve Spor Müdürlüğü yetkilileri, sevilen sinema ve tiyatro oyuncusu Nurullah Çelebi ve öğrenciler katıldı.
Kızılay Düzce Şube Başkanı Halil Aydın, 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Gününde Kızılay ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüyle ortaklaşa yürüyüş düzenlediklerini belirterek “Çeşitli okullardan gelen öğrencilerle birlikte doğa ile iç içe bir yürüyüş gerçekleştirdik. Gençleri spora yönlendirilmesi noktasında Gençlik ve Spor Müdürlüğümüz ile birlikte bu tür etkinlikleri devam ettireceğiz” ifadelerinde bulundu.
Uzun bir yürüyüşün ardından gençler Kızılay’ın ikramları, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün ikramlarıyla kahvaltı yaptı. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Atakum ilçesinde K.K.’nin aracında ve evinde arama yaptı. Yapılan aramada, kutular içinde 703 adet sentetik ecza uyuşturucu hap ele geçirildi. Olayla ilgili K.K. gözaltına alındı. Soruşturma devam ediyor. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Konya – Adana karayolu Karapınar ilçesi Akören Mahallesi yakınlarında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, A.G. idaresindeki 27 RK 210 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu refüje çarptı. Kazada sürücü ile otomobilde bulunan 3 kişi yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Ereğli Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet Konferans Salonu’nda programa; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ziya Şahin, farklı üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar, arıcılar, özel sektör kuruluşları ve öğrenciler katıldı.
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren DAGEM Müdürü Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu, 2017 yılında ticari değeri olan bal arı zehri ile ilgili çalışmalara başladıklarını belirterek konuşmasına başladı. Bal arısı üretimi ve arı üretim cihazları ile ilgili sorunları paylaşan Kekeçoğlu, Ar-Ge çalışmalarıyla bu konuda önemli yerlere geldiklerini söyledi. Bal üretiminde dünyada ikinci sırada olduğumuz bilgisini paylaşan Kekeçoğlu, “Bizler, üretimden pazarlamaya kadar bal arısı üretimini önemsiyoruz. Bugün de üretim ve pazarlama ile ilgili sorunlarımızı masaya yatırmak ve bunlara çözüm üretmek adına toplandık” diyerek konuşmasını bitirdi.
Programda konuşan TAB Başkanı Ziya Şahin, ülkemizdeki arı potansiyelini ve bal üretiminde dünyada ilk sıralarda olduğunu vurgulayarak Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin kuruluşu ve faaliyetlerinden de bahsetti.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, arının çalışkan bir hayvan olduğuna işaret ederek konuşmasına başladı. Arı üretimi ve arı ürünleri üretiminden daha fazla nasıl performans alınabileceğine dair önemli çalışmaların sürdürüldüğünü ifade eden Ali Öztürk, arının çalışkanlığına dikkat çekerek, arının hayatını gözlemleyip takip ederek bilgisayar programı yazıldığını ve mühendislik problemlerinin çözüldüğünü de ifade etti.
Açılış konuşmalarının ardından programın oturumlar bölümüne geçildi. Prof. Dr. Sibel Silici’nin oturum başkanlığında gerçekleşen etkinliğin ilk oturumunda; TAB Başkanı Ziya Şahin, Türkiye’de bal arısı zehri üretimi ve ticaretinin arıcılar açısından değerlendirilmesi, Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu Türkiye’de bal arısı zehrinin güncel durumu ve geleceği, Doç. Dr. Figen Çalışkan Türkiye’de akrep zehrinin güncel durumu, Doç. Dr. Naşit İğci ise yılan zehrinin güncel durumu hakkında konuşma gerçekleştirdi.
Etkinliğin ikinci oturumunda; Doç. Dr. Sezercan Bektaş oturum başkanlığını gerçekleştirirken, Prof. Dr. İbrahim Kıvrak bal arısı zehri spesifikasyonları ve analizi, Prof. Dr. Aslı Özkırım ise bal arısı zehrinde mikrobiyal kontaminasyonlar hakkında sunum gerçekleştirdi. Doç. Dr. Aslı Özkök’ün “Bal Arısı Zehrinde Polen Kontaminasyonu” ve Doç. Dr. Nilüfer Vural’ın “Bal Arısı Zehrinden Katma Değerli Ürün Geliştirilmesi” başlıklı konuşmalarının ardından ikinci oturum sona erdi.
Dr. Öğr. Üyesi Ayten Yılmaz’ın oturum başkanlığında devam eden etkinliğin 3.oturumunda ise, Sancar Güney, Hakan Şen, Ferdi Sepetçi ve Doç. Dr. Sezercan Bektaş’ın katılımlarıyla, bal arısı zehrinin pazarlanması, markalaşma ve ihracat süreçleri hakkında bilgiler paylaşıldı.
Üç oturum şeklinde gerçeklen çalıştayda; alanında uzman konuşmacılar tarafından, bal arısı zehri ürünleri, doğru üretim teknikleri, sağlıkta kullanımı, tebliğ oluşturulması başta olmak üzere birçok konuda faydalı sunumlar katılımcılarla paylaşıldı.
Çalıştay; bal arısı zehrinin üretimi, sağlıkta kullanımı ve ihracatı başta olmak üzere zehir üretiminde, kullanımında ve satışında karşılaşılan sorunlar üzerinde bilimsel tartışmalar gerçekleştirilmesi, sorunlara çözüm önerileri getirilmesi, farklı bakış açıları geliştirilmesi ve farkındalık oluşturulması noktasında önemli katkılar sağladı. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Y.K idaresindeki 10 AIA 395 plakalı otomobil, Malatya Adıyaman kara yolu Sürgü Mahallesi mevkiinde yol kenarında park halinde bulunan 44 ADK 178 plakalı kamyonetin yanında bulunan Y.T’ye çarptı.
112 Acil Çağrı Merkezinden yardım istenmesi üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi
Ağır yaralanan Y.T. ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışma yürüttü.
Düzenlenen operasyonda 2 şüphelinin üzerinde ve bulundukları araçta yapılan aramada, kalem parfüm şişesine konulmuş 38,97 gram sıvı esrar ve pürmüz çakmak ele geçirildi.
Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bozüyük Devlet Hastanesi Gebe Okulunda 10 yıldır anne adaylarına doğuma hazırlık eğitimleri devam ediyor. Yılda ortalama yüz anne adayına ulaşılarak birebir danışmanlık hizmeti veriliyor. Gebe okulunda doğuma hazırlık eğitimleriyle anne adaylarına bilimsel ve güncel bilgiler sunuluyor. Yapılan uygulamalarla bilgilerin pekiştirilmesi sağlanıyor. Okulun amacı; Doğumla ilgili doğru ve bilinçli kararlar verilmesini sağlamak, sağlıklı, normal doğum yaptırabilmek, doğum sonrası emzirme ve bebek bakımı konusunda bilgilendirmek, gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemi sağlıklı ve güvenli bir şekilde geçirmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Bu bağlamda çalışmalarına devam eden Gebe Okulu Eylül ayı mezunlarına sertifikalarını vererek eğitim sürecini tamamladı. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AAtölye’de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’na konuk olan Kacır, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Kacır, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in “canlı yayında soykırım” yaptığını, dünyanın da bu soykırımı izlediğini ifade ederek “Türkiye olarak bir an evvel bu zulmün ve katliamın durması için Filistinli kardeşlerimizin ve tüm coğrafyanın huzura yeniden kavuşması için Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde hem diplomatik kanallardan hem insani yardımlar yoluyla elimizden geleni en ileri düzeyde yapmaya gayret ediyoruz. İsrail saldırıları, etik ve ahlaki değerler üzerine yükselmeyen teknolojinin insanlık için ancak felaket olacağına dair tarihte yaşadığımız bir örnek.” diye konuştu.
İsrail’in sahip olduğu teknolojik üstünlükleri hiçbir hak, hukuk tanımaksızın başka ülkelerin topraklarını işgal etmek, masum insanların canını almak için hunharca kullanabildiğine dikkati çeken Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasını hatırlattı. Kacır, Lübnan’da çağrı cihazlarına yönelik yapılan saldırının hiç umulmadık teknolojik ürünlerin saldırı aracına dönüşebileceğini gösterdiğine işaret ederek buralarda siber güvenlik açıklarının olması ya da tedarik zincirlerinde güvensiz halkaların bulunmasının, ülkeleri hiç umulmadık ürünler üzerinden bir tehdit ve tehlikeyle karşı karşıya bırakabileceğini gösterdiğini anlattı.
“Siber güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasına dönük tedbirlerimizi artırıyoruz”
Kacır, son dönemde pek çok cihazın siber saldırılara açık hale geldiğine işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye, merkezi ve kritik altyapılarını siber saldırılara karşı koruma konusunda çok kuvvetli imkanlara ve kabiliyetlere sahip. Bu konuda Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi ve bu merkezle birlikte yürütülen çalışmalar, bizim TÜBİTAK çatısı altında Siber Güvenlik Enstitümüz, üzerlerine düşen vazifeleri yerine getiriyorlar ama diğer pek çok devlette olduğu gibi bizim de aslında bu yarışta çok dinamik, çevik bir gayret içinde olma zorunluluğumuz var. Çünkü tehditler çeşitleniyor, farklılaşabiliyor. Daha önce çok daha sınırlı sayıda cihazla bağlantılı iken bugün hayatımızda pek çok cihaz artık internete açık. Kullandığımız saatten buzdolaplarına, çamaşır makinelerine, elektrikli süpürgelere, otomobillere kadar pek çok cihaz siber saldırılara açık hale geldi. Tabii ki biz de devlet olarak endüstriyel ürünlerdeki siber güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasına dönük tedbirlerimizi artırıyoruz.”
Siber Güvenlik Başkanlığı TBMM’nin ilk işlerinden olacak
Kacır, bu cihazların patlayıcı hale gelebileceği gibi bir düşüncenin ortaya çıkmaması gerektiğini belirterek “Siber riskler açısından bu cihazların kontrolü, denetimi konusunda yeni adımlar atıyoruz, atacağız. Avrupa’nın bu konuda Siber Güvenlik Yasası var. Bu, gelecek yıllarda devreye girecek. Biz de bu yasayla uyumlu adımlar atıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bunların sanayinin ihracat kabiliyeti açısından da önemli olduğunu vurgulayan Kacır, Türkiye’nin 262 milyar dolarlık ihracatının 100 milyar dolarının Avrupa’ya yapıldığını, Avrupa Birliği’nin bu konudaki Siber Güvenlik Yasası kapsamında ortaya koyduğu düzenlere uyup aslında endüstrinin ihracat kabiliyetinin sürmesi için de bunların önem taşıdığını bildirdi. Kacır, bunlardan daha önemlisinin de milletin güvenliği olduğunu dile getirdi.
Bu konuda daha dinamik bir gayret içinde olacaklarına işaret eden Kacır, şöyle konuştu:
“Önümüzdeki dönemde Meclis’imizin gündemindeki ilk işlerden biri Siber Güvenlik Başkanlığına ilişkin yasa çalışması olacak. Böylelikle yeni bir otorite kurulmuş olacak. Türkiye’nin siber güvenlik alanında önümüzdeki dönemde atacağı adımları daha kuvvetli şekilde atması, kamuda farklı birimler arasında koordinasyonun güçlenmesini sağlayacak. Biz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak hem TÜBİTAK bünyesinde Siber Güvenlik Enstitüsü eliyle bu hizmetleri kamu kurumlarına sunmaya devam ediyoruz hem de önümüzdeki dönemde endüstriyel ürünlerin siber güvenliğine ilişkin üzerimize düşecek görevlere hazırlanıyoruz.”
Ürün güvenliğinin artık geleneksel olarak yürütülen çalışmalardan ibaret olmadığını, bunun önemli bileşenlerinden birinin siber güvenlik haline geleceğini vurgulayan Kacır, gelecek dönemde Bakanlığın yetki ve sorumlulukları çerçevesinde özellikle endüstriyel ürünlere ilişkin tedbirleri almayı, denetimleri ve kontrolleri gerçekleştirmeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.
(Sürecek)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2016 yılından bu yana Türkiye’deki teknoloji, finans, insan kaynakları ve pazarlama alanlarındaki C-Level yöneticilerini buluşturan C-Summit Series; liderlerin güncel gelişmeleri ve fırsatları takip edebilmelerine olanak sağlıyor. ‘En Etkin 50’ araştırmalarında listeye giren profesyoneller ise Türkiye ve dünyada şirket yöneticiliği yapma fırsatı yakalıyor.
DataExpert iş birliği ve BMI Business School organizasyonuyla 2016 yılından bu yana düzenlenen C-Summit Series, Technology Leaders Summit, CFO Summit, CHRO Summit ve CMO Summit’i bünyesinde barındırıyor. Aynı zamanda ‘En Etkin 50’ fonksiyon lideri araştırmalarının (En Etkin 50 Teknoloji Lideri, En Etkin 50 CFO, En Etkin 50 CHRO, En Etkin 50 CMO) ödül törenlerine de ev sahipliği yapan C-Summit Series, iş dünyası içerisindeki iletişim ve paylaşım ağının güçlendirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Araştırmalar kapsamında ödül alan üst düzey yöneticilerin, takip eden süreçte terfi ederek daha yüksek pozisyonlara geçtikleri gözlemleniyor.
TERFİ EDEN LİDERLER
‘En Etkin 50’ araştırmaları kapsamında öne çıkarak terfi eden yöneticiler arasında şu isimler yer alıyor:
Özgür Burak Akkol/TİSK Yönetim Kurulu Başkanı: Koç Holding İnsan Kaynakları ve Endüstri İlişkileri Başkanı ünvanı ile üst üste En Etkin 50 CHRO listelerinde yer alan Özgür Burak Akkol, 2019’dan beri ise Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanlığı görevini sürdürüyor. 2022 Nisan ayından itibaren ise yine Koç Holding’de, görevine, Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı olarak devam ediyor.
Görkem Elverici/Şişecam/ CEO: Şişecam CFO’su olarak üst üste En Etkin 50 CFO listelerinde yer alan Görkem Elverici, Şişecam CEO’su olarak görev alıyor.
Mehmet Fatih Kacır/ Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Bakan Yardımcısı iken Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak atandı.
Can Çaka/IC Holding/CEO: Anadolu Grubu CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Can Çaka, IC Holding’e CEO olarak atandı.
Cem Köksal/Zorlu Holding/CEO: Zorlu Holding CFO’SU olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer bulan Cem Köksal, holdingin CEO’luğuna atandı.
Mahmut Akten/Garanti BBVA/CEO: Garanti BBVA Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcı olarak görev yaptığı dönemde En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Mahmut Akten, Garanti BBVA’nın Genel Müdürü oldu. Akten, aynı zamanda BBVA Türkiye Ülke Müdürü görevine de atandı.
Evren Güzel/TEMSA/CEO: En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Evren Güzel, TEMSA’ya CEO olarak atandı. Bu atama ile otomotiv ana sanayi sektöründe Türkiye’nin ilk kadın CEO’su ünvanına da sahip oldu.
Alper Gökgöz/ING Türkiye/CEO: Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı olarak En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Alper Gökgöz, ING Türkiye Genel Müdürlüğü görevine atandı.
Elchin İbadov/ Socar Türkiye/CEO: En Etkin 50 CFO listesinde yer alarak ödül alan Socar Türkiye Rafineri ve Petrokimya CFO’su Elchin İbadov, Socar Türkiye CEO’luğuna atandı.
Ozan Kırmızı/Alternatif Bank/CEO: En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Ozan Kırmızı, Alternatif Bank bünyesinde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi görevlerini yürütmeye başladı.
Mustafa Koçar/Kalyon Holding/CEO: Kalyon Yatırım Holding bünyesinde CFO olarak görev aldığı dönemde En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Mustafa Koçar, Kalyon Holding CEO’luğu görevine yükseldi.
Evrim Şen/PepsiCo/Genel Müdür: PepsiCo CMO’su olarak En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Evrim Şen, PepsiCo Türkiye Genel Müdürü olarak görevine devam ediyor.
Mustafa Seçkin/Unilever/Avrupa, Birleşik Krallık, İrlanda, Avustralya ve Yeni Zelanda Dondurma Genel Müdürü: Unilever Türkiye Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin, Unilever Avrupa, Birleşik Krallık, İrlanda, Avustralya ve Yeni Zelanda Dondurma Genel Müdürü olarak atandı.
Önder Şenol/Defacto/Online/CEO: 3 yıl üst üste En Etkin 50 CFO listesinde yer alarak ödül alan Önder Şenol, Defacto E-ticaret Genel Müdürü görevini yürütüyor.
Tolga Gündüz/Banvit/CEO: Banvit CFO’su pozisyonunda ödül alan Tolga Gündüz, 2019 yılından beri Banvit CEO’su olarak görevini sürdürüyor.
İpek Ersavaş/Estée Lauder Companies Türkiye Genel M: Procter & Gamble Türkiye ve Kafkasya Pazarlama Direktörü ünvanı ile En Etkin 50 CMO listesinde yer alan İpek Ersavaş, Estée Lauder Companies Türkiye Genel Müdürü görevine geçti.
Firuzan İşcan/HDI Sigorta/CEO: EN Etkin 50 CMO listesinde yer alan Firuzan İşcan, HDI Sigorta CEO’su olarak görev alıyor.
Haluk Dortluoğlu/BİM/CEO: BİM’in CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Haluk Dortluoğlu, BİM CEO’luğu görevine yükseldi.
Vecih Yılmaz/Akçansa/CEO: Çimsa’nın CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listelerinde yer alan Vecih Yılmaz, Akçansa CEO’su olarak atandı.
Bülent Sabuncu/Koton/CEO: FLO Mağazacılık CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Bülent Sabuncu Koton’un CEO’su olarak göreve başladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kuşadası Belediye Meclisi Ekim ayı olağan toplantısı, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel yönetiminde Davutlar Belediye Hizmet Binası Toplantı Salonunda yapıldı. Toplantıda gündeme gelen en önemli konu, Davutlar Mahallesi’nin uzun yıllardır yaşadığı sağlık merkezi sorununun çözümü ile ilgili oldu. Belediye Meclisi, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Ege Mahallesi’ne yeni bir aile sağlığı merkezi kurulması amacıyla Kuşadası Belediyesi’nden talep edilen 2600 metrekarelik alanın tahsisi konusunu ilgili komisyonlara sevk etti. Sevk kararının ardından konuşan Başkan Ömer Günel “İl Sağlık Müdürlüğümüz bizden Ege Mahallesi’nin yaşadığı aile sağlığı merkezi sorununun çözümü için alan tahsisi talebinde bulununca bizim de kendilerinden Davutlar Mahallesi sakinlerimizin 7/24 sağlık hizmeti alabilmesi yönünde bir talebimiz oldu. Davutlar’da yaşayan hemşehrilerimiz bir enjeksiyon için bile Kuşadası merkezine gelmek zorunda kalıyor. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde kendilerine gerekirse bizim tahsis edeceğimiz bir binada sağlık merkezi açılması talebimizi ilettik. Belediye Başkan Yardımcımız Remzi Çengel konuyu yakından takip ediyor. Bu işin peşini bırakmayacak ve kısa süre içerisinde Davutlar Mahallemizin sağlık hizmetine ulaşım konusunda yaşadığı sorunu çözeceğiz” diye konuştu.
Çevreyi kirletenlere ceza geliyor
Kuşadası Belediye Meclisi Ekim ayı toplantısında çevreyi kirleten şahıs ve işletmelere yönelik alınacak tedbirler konusu da gündeme geldi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından gündeme getirilen, evsel katı atıklarını ilgili toplama alanları dışına atarak çevreyi kirleten ve tütün ürünleri atıklarını işletmelerinin önüne atan ve temizlemeyen işletmelere ceza uygulanması yönündeki madde, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonu’na sevk edildi. İlgili gündem maddesinin kabul edilmesi ile çevreyi kirleten kişi ve işletmelere 4257 sayılı Tütün Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ve Kabahatler Kanunu’nun 41’inci maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacak. İşletmeler 3 metreye kadar dükkanlarının temizliğinden sorumlu olacak. Başkan Ömer Günel, komisyon raporu doğrultusunda alınacak kararın çevreyi kirletenlere karşı caydırıcı bir nitelik taşıyacağını belirtti.
Çok yönlü Kuşadası tanırımı
Toplantıda Kuşadası’nın ulusal ve uluslararası alanda etkin tanıtımının yapılması için Kasım ayında İngiltere ve Polonya’da düzenlenecek turizm fuarlarına katılım kararı alındı. Karara göre 5-7 Kasım tarihleri arasında İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenecek World Travel Market ile 20-22 Kasım tarihleri arasında Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenecek olan TT Warsav fuarlarına katılım sağlanarak Kuşadası tanıtımı yapılacak.
Toplantıda alınan ve kent tanıtımına önemli katkı sağlayacak kararlardan bir diğeri ise Kuşadası ve çevresinin yerel gastronomi ürünlerinin tanıtımı için 13 bölümlük bir belgesel çekilmesi ile ilgili oldu. Belgeselin çekileceği bölgelere ilişkin gerekli izinlerin alınması ve belgeselin yasal kullanım haklarının Kuşadası Belediyesi’ne devredilmesi ile ilgili gerekli meclis kararları alındı. Toplantıda ayrıca kentler arasında bilgi ve deneyim paylaşımına imkan sağlamak amacıyla Çanakkale’nin Çan, Düzce’nin Akçakoca ve Burdur’un Bucak ilçeleri ile kardeş şehir olunması kararı alındı.
Belediye Meclis toplantısında, İmar ve Şehircilik Komisyonu üyesi İYİ Partili Eda Yurtcan’ın istifası üzerine yeni İmar Komisyonu üyesi seçimi de yapıldı. İYİ Partili Meclis Üyesi Yaser Doğan Kuşadası Belediyesi’nin yeni İmar Komisyonu üyesi oldu. Meclis toplantısında ilgili kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlanan Kuşadası Belediyesi 2024-2029 Yılı Stratejik Planı ile 2025 Mali Yılı Performans Raporu kabul edildi.
“Kuşadası’nda yaşamak Ada Mobil ile ayrıcalık haline geldi”
Toplantıda geçtiğimiz hafta hizmete giren Ada Mobil uygulaması ile ilgili olarak da açıklama yapan Başkan Ömer Günel, Kuşadası’nı iyi tanıyan genç bir ekip tarafından hazırlanan uygulamanın kent sakinlerine sunduğu avantajların yanı sıra kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistler için de önemli kolaylıklar içerdiğini söyledi. Başkan Ömer Günel, kentin turistik noktalarından ulaşım güzergahlarına; sağlık kuruluşlarından nöbetçi eczanelere kadar pek çok önemli bilgiye hızlı ve kolay ulaşım olanağı sunan Ada Mobil’in belediye ile ilgili iş ve işlemleri de rahatça yapmayı sağladığını ifade etti.
Ada Mobil uygulamasının Kuşadası Belediyesi tarafından yaşama geçirilen ya da geçirilecek olan hizmet ve projeler ile ilgili olarak kent sakinlerinin nabzını tutma olanağı verdiğine de dikkat çeken Başkan Ömer Günel, “Uygulamamız, memnuniyet anketleri yoluyla kent sakinlerimizin fikir ve taleplerine hızlı bir biçimde istatistiksel olarak ulaşma şansı veriyor. Örneğin seçim döneminde Güzelçamlı Mahallesi’ne kapalı pazar yeri yapılması ile ilgili olarak sandık koyarak referandum yapacağımı söylemiştim. Ada Mobil uygulaması ile artık sandık kurmaya gerek kalmadı. Uygulama aracılığıyla kolayca referandum gerçekleştirebileceğiz” diye konuştu. Ada Mobil uygulamasının Adalı Kart uygulamasını da bünyesinde barındırdığını hatırlatan Başkan Ömer Günel “Kuşadası’nda yaşamanın sözde ayrıcalık olmaktan çıktığı bir süreç başlıyor” dedi.
“Arsa satışı kanunlara uygun”
Toplantının sonunda Kuşadası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan, belediyeye ait arsa satışlarına ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bir açıklama yaptı. Belediyelerin İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi doğrultusunda arsa satışı yapabileceğini ifade eden İmar Müdürü Ahmet Taşkan, Belediye Kanunu’nun 69. maddesine göre belediyelerin görevleri arasında arsa ve konut üretmenin de bulunduğunu belirterek bu arsa ve konutların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda satışının mümkün olduğuna dikkat çekti. İmar Kanunu’nun 18’inci maddesine istinaden kamuya kazandırılan çocuk bahçesi, belediye hizmet alanı gibi taşınmazların, imar planını değiştirmek suretiyle satışının mevzuat açısından mümkün olmadığını vurgulayan İmar Müdürü Ahmet Taşkan, “Kuşadası Belediyesi’nin bu yönde taşınmaz satışı kesinlikle bulunmamaktadır” dedi.
“Doğru siyaset, doğru muhalefet”
Başkan Ömer Günel ise ‘doğru siyaset, doğru muhalefet’ vurgusu yaparak “280 milyon lira bütçeyle devraldığımız Kuşadası Belediyesi, 3 milyar lira yatırım yaptı. Bu kentin 25 yıldır kronikleşmiş tüm sorunlarını bu yönetim çözdü, çözmeye de devam ediyor. Biz, sesi gümbür gümbür çıkan, sorulan her soruya tüm açıklığı ve şeffaflığı ile yanıt veren bir yönetimiz. Siyaset de muhalefet de doğru yapıldığı sürece hiçbir itirazımız yok. Yeter ki iftiradan ve kumpastan uzak durulsun” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ajans destekleri, altyapıya ve kurumsallaşmaya yönelik desteklerle Amasya, Çorum, Samsun, Tokat illerinden oluşan Orta Karadeniz Bölgesi’nde bu alanda önemli bir farkındalık ve üretim altyapısı oluşturdu, mesleki eğitimler yanında kadınların, girişimcilik ve kooperatifçilik eğitimleri almasını sağladı.
2024 Yılı Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesi Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen S.S. BizimOra Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin “BizimOra’nın Kadınlarından Sofralarınıza Şifalı Safran ve Sarımsak” isimli projesi uygulanmaya başladı. Proje ile kooperatifin dijital dönüşümünü sağlaması ve e-ticaret alanındaki varlığını güçlendirmesi amaçlanıyor.
“E-Ticaret” ve “Dijital Pazarlama” yoluyla büyümeyi hedefliyorlar
BizimOra Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, Çorum Merkez’de 2024 yılı Ocak ayından bu yana faaliyet gösteriyor. Kuruluş sürecinden itibaren OKA’nın güçlü desteğiyle yoluna devam eden kooperatif tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilmesi ve işlenmesi konusunda uzmanlaşmış durumda.
Kooperatif; sarımsak, kadim bir şifa kaynağı olan ve beyaz sarımsağın birkaç hafta boyunca 70-80 derece sabit bir ısı altında kurutularak fermente edilmesiyle elde edilen siyah sarımsak ve bal üretimi yapıyor. Proje kapsamında yürütülecek faaliyetler ile ürünlerin geleneksel satış kanallarının yanı sıra, e-ticaret ve dijital pazarlama yoluyla daha geniş bir kitleye ulaştırılması hedefleniyor.
S.S. BizimOra Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Çorum’da bir ilke imza atarak ilk kez safran üretimi gerçekleştiriyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı İyi Tarım Uygulamaları Programı kapsamında safran, sarımsak tohumu ve yumru desteği alan kooperatif, 27 Ekim’de ilk safran dikimini yaparak üretime başladı. Kooperatif, dünyanın en pahalı baharatlarından olan, sayısız faydası ve kullanım alanı bulunan safranın yanı sıra safran balı, safranlı sirke üretecek.
Tohumları Orta Karadeniz Bölgesinde yer alan Amasya ilinden tedarik edilerek yapılan safran dikim etkinliğine, OKA Girişimcilik Ekosisteminin Geliştirilmesi Birimi, OKA Çorum Yatırım Destek Ofisi, Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcileri ile kooperatif yetkilileri katıldı. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kuşadası Belediye Meclisi Ekim ayı olağan toplantısı, Belediye Başkanı Ömer Günel yönetiminde Davutlar Belediye Hizmet Binası Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda, Davutlar Mahallesi’nin uzun yıllardır yaşadığı sağlık merkezi sorunu gündeme geldi. Meclis, Aydınİl Sağlık Müdürlüğü tarafından Ege Mahallesi’ne yeni bir aile sağlığı merkezi kurulması için Belediye’den talep edilen 2 bin 600 metrekarelik alanın tahsisi konusunu, ilgili komisyonlara sevk etti.
Sevk kararının ardından Başkan Ömer Günel, “İl Sağlık Müdürlüğümüz bizden Ege Mahallesi’nin yaşadığı aile sağlığı merkezi sorununun çözümü için alan tahsisi talebinde bulununca bizim de kendilerinden Davutlar Mahallesi sakinlerimizin 7/24 sağlık hizmeti alabilmesi yönünde bir talebimiz oldu. Davutlar’da yaşayan hemşehrilerimiz bir enjeksiyon için bile Kuşadası merkezine gelmek zorunda kalıyor. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde kendilerine gerekirse bizim tahsis edeceğimiz bir binada sağlık merkezi açılması talebimizi ilettik. Belediye Başkan Yardımcımız Remzi Çengel konuyu yakından takip ediyor. Bu işin peşini bırakmayacak ve kısa süre içerisinde Davutlar Mahallemizin sağlık hizmetine ulaşım konusunda yaşadığı sorunu çözeceğiz” diye konuştu.
Çevreyi kirletenlere ceza
Toplantıda çevreyi kirleten şahıs ve işletmelere yönelik alınacak tedbirler konusu da gündeme geldi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından gündeme getirilen, evsel katı atıklarını ilgili toplama alanları dışına atarak çevreyi kirleten ve tütün ürünleri atıklarını işletmelerinin önüne atan ve temizlemeyen işletmelere ceza uygulanması yönündeki madde, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonu’na sevk edildi. İlgili gündem maddesinin kabul edilmesi ile çevreyi kirleten kişi ve işletmelere 4257 sayılı Tütün Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ve Kabahatler Kanunu’nun 41’inci maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacak. İşletmeler 3 metreye kadar dükkanlarının temizliğinden sorumlu olacak. Başkan Ömer Günel, komisyon raporu doğrultusunda alınacak kararın çevreyi kirletenlere karşı caydırıcı bir nitelik taşıyacağını belirtti.
Çok yönlü Kuşadası tanıtımı
Toplantıda ilçenin ulusal ve uluslararası alanda etkin tanıtımının yapılması için Kasım ayında İngiltere ve Polonya’da düzenlenecek turizm fuarlarına katılım kararı alındı. Karara göre 5-7 Kasım arasında İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenecek World Travel Market ile 20-22 Kasım arasında Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenecek TT Warsav fuarlarına katılım sağlanarak ilçenin tanıtımı yapılacak.
Toplantıda alınan ve kent tanıtımına önemli katkı sağlayacak kararlardan bir diğeri ise ilçe ve çevresinin yerel gastronomi ürünlerinin tanıtımı için 13 bölümlük bir belgesel çekilmesi ile ilgili oldu. Belgeselin çekileceği bölgelere ilişkin gerekli izinlerin alınması ve belgeselin yasal kullanım haklarının Belediye’ye devredilmesi ile ilgili gerekli meclis kararları alındı. Toplantıda ayrıca kentler arasında bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlamak için Çanakkale’nin Çan, Düzce’nin Akçakoca ve Burdur’un Bucak ilçeleri ile kardeş şehir olunması kararı alındı.
Belediye Meclis toplantısında, İmar ve Şehircilik Komisyonu üyesi İYİ Partili Eda Yurtcan’ın istifası üzerine yeni İmar Komisyonu üyesi seçimi de yapıldı. İYİ Partili Meclis Üyesi Yaser Doğan Belediye’nin yeni İmar Komisyonu üyesi oldu. Meclis toplantısında ilgili kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlanan 2024-2029 Yılı Stratejik Planı ile 2025 Mali Yılı Performans Raporu kabul edildi.
“Kuşadası’nda yaşamanın sözde ayrıcalık olmaktan çıktığı bir süreç başlıyor”
Meclis toplantısında geçen hafta hizmete giren Ada Mobil uygulaması ile ilgili olarak da açıklama yapan Başkan Ömer Günel, ilçeyi iyi tanıyan genç bir ekip tarafından hazırlanan uygulamanın vatandaşlara sunduğu avantajların yanı sıra ilçeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistler için de önemli kolaylıklar içerdiğini söyledi. Başkan Ömer Günel, ilçenin turistik noktalarından ulaşım güzergahlarına; sağlık kuruluşlarından nöbetçi eczanelere kadar pek çok önemli bilgiye hızlı ve kolay ulaşım olanağı sunan Ada Mobil’in belediye ile ilgili iş ve işlemleri de rahatça yapmayı sağladığını belirtti. Ömer Günel, “Uygulamamız, memnuniyet anketleri yoluyla kent sakinlerimizin fikir ve taleplerine hızlı bir biçimde istatistiksel olarak ulaşma şansı veriyor. Örneğin seçim döneminde Güzelçamlı Mahallesi’ne kapalı pazar yeri yapılması ile ilgili olarak sandık koyarak referandum yapacağımı söylemiştim. Ada Mobil uygulaması ile artık sandık kurmaya gerek kalmadı. Uygulama aracılığıyla kolayca referandum gerçekleştirebileceğiz” ifadelerini kullandı. Ada Mobil uygulamasının Adalı Kart uygulamasını da bünyesinde barındırdığını anımsatan Başkan Ömer Günel, “Kuşadası’nda yaşamanın sözde ayrıcalık olmaktan çıktığı bir süreç başlıyor” dedi.
“Kuşadası Belediyesi’nin bu yönde taşınmaz satışı kesinlikle bulunmamaktadır”
Toplantının sonunda İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan, Belediye’ye ait arsa satışlarına ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek için bir açıklama yaptı. Belediyelerin İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi doğrultusunda arsa satışı yapabileceğini belirten İmar Müdürü Ahmet Taşkan, Belediye Kanunu’nun 69’uncu maddesine göre belediyelerin görevleri arasında arsa ve konut üretmenin de bulunduğunu belirterek bu arsa ve konutların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda satışının mümkün olduğuna dikkat çekti.
İmar Kanunu’nun 18’inci maddesine istinaden kamuya kazandırılan çocuk bahçesi, rekreasyon alanı, belediye hizmet alanı gibi taşınmazların, imar planını değiştirmek suretiyle satışının mevzuat açısından mümkün olmadığını vurgulayan İmar Müdürü Ahmet Taşkan, “Kuşadası Belediyesi’nin bu yönde taşınmaz satışı kesinlikle bulunmamaktadır” diye konuştu.
“280 milyon lira bütçeyle devraldığımız Kuşadası Belediyesi, 3 milyar lira yatırım yaptı”
Başkan Ömer Günel ise ‘doğru siyaset, doğru muhalefet’ vurgusu yaparak, “280 milyon lira bütçeyle devraldığımız Kuşadası Belediyesi, 3 milyar lira yatırım yaptı. Bu kentin 25 yıldır kronikleşmiş tüm sorunlarını bu yönetim çözdü, çözmeye de devam ediyor. Biz, sesi gümbür gümbür çıkan, sorulan her soruya tüm açıklığı ve şeffaflığı ile yanıt veren bir yönetimiz. Siyaset de muhalefet de doğru yapıldığı sürece hiçbir itirazımız yok. Yeter ki iftiradan ve kumpastan uzak durulsun” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>13. Sigorta Haftası kapsamında düzenlenen 3. Uluslararası Sigorta Zirvesi, İstanbul’da başladı.
Zirveye Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, TSB Yönetim Kurulu üyeleri ve davetliler katıldı.
Zirvenin açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Çelik, eylül başında açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) ile fiyat istikrarını sağlayarak sürdürülebilir ekonomik büyümenin hedeflendiğini belirtti.
OVP’nin, yapısal reformlarla verimli, üretime odaklı, istihdam artırıcı önceliklere odaklandığını ifade eden Çelik, şunları kaydetti:
“Mali disiplin kararlılıkla sürdürülecek ve cari işlemler dengesinde kalıcı iyileşmenin sağlanmasına yönelik politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz. Türkiye ekonomisinin 2023’ün ikinci yarısında başlayan dengelenme eğilimi, 2024’ün ilk yarısında da devam etmiştir. Bu dönemde, net dış talebin 1,4 puanlık pozitif katkısıyla büyümenin kompozisyonunda iyileşme sağlanmıştır. 2024 yılında büyümenin yüzde 3,5 seviyesinde gerçekleşmesini hedefliyoruz.”
Çelik, büyümenin dengeli görünümünün enflasyondaki düşüş sürecine katkıda bulunduğunu vurguladı.
Enflasyon rakamlarına değinen Çelik, şöyle devam etti:
“Enflasyon, mayıs ayında yüzde 75,45 ile zirve yaptıktan sonra hızla düşmeye başladı. Enflasyonda son 3 ayda 23,5 puanlık bir gerileme yaşandı ve eylül ayı verileriyle birlikte enflasyonun yüzde 50’nin altında gerçekleşmesini hedefliyoruz. Mali disiplin her zaman Türkiye ekonomisinin en önemli çıpası olmuştur ve olmaya devam edecektir. Deprem harcamalarının etkisiyle 2023’te yüzde 5,2 olarak gerçekleşen bütçe açığının milli gelire oranı, kamu gelirleri ve deprem hariç harcamalardaki tasarruflar sayesinde yüzde 6,4 olarak OVP beklentisinin altında gerçekleşmiştir.”
Çelik, programın olumlu sonuçlarının rezerv birikiminde, düşen ülke risk priminde ve kredi derecelendirme kuruluşlarının kararlarında görüldüğüne dikkati çekti.
Son bir yılda Türkiye’nin kredi risk priminin 700 baz puandan 260 baz puan seviyelerine gerilediğini belirten Çelik, şu ifadeleri kullandı:
“2024’te, 3 büyük derecelendirme kuruluşundan not artırımı alan tek ülke konumundayız. Mali disiplinin yanı sıra para, maliye ve gelirler politikasındaki güçlü eş güdüm fiyat istikrarını desteklemekte önemli bir rol oynuyor. Enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesi ve vatandaşlarımızın alım gücünün kalıcı olarak artırılması temel önceliğimizdir. Makro finansal istikrarı sağlamanın yanı sıra kazanımlarımızı kalıcı hale getirmek için yapısal dönüşüme büyük önem veriyoruz. Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artıracak ve küresel değer zincirindeki konumunu iyileştirecek yapısal reformları, OVP’de belirlenen takvim çerçevesinde hayata geçirmeye devam edeceğiz.”
“Büyük veri ve yapay zeka teknolojileri sigorta dahil birçok sektörü dönüştürdü”
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Çelik, dünyada hızla artan büyük veri ve yapay zeka teknolojilerinin sigorta dahil birçok sektörü dönüştürdüğünü söyledi.
Veri odaklı bir finans sektörü oluşturmanın önemine dikkati çeken Çelik, “Yeni teknolojilerin benimsenmesiyle genç nüfusumuzun dijital ürünlere olan talebi sayesinde önemli yenilikçi uygulamalar ve yeni ürünler geliştirilebilecektir. Sigorta sektörü, siber güvenlik gibi önemli risklere karşı işletmelerin finansal dayanıklılığına katkı sağlayarak önemli bir koruma mekanizması sunacaktır.” diye konuştu.
Çelik, ülke ekonomisine sigorta sektörünün 2024’ün ikinci çeyreği itibarıyla 1,5 trilyon liralık bir fon sağladığını belirtti.
“Zorunlu Afet Sigortası çalışmalarında son aşamaya gelindi”
Bakan Yardımcısı Çelik, yaratılan uzun vadeli fonların, finansal piyasalar ve ekonomi üzerinde dengeleyici bir rol üstlendiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ülkemizin finans sektörü, 2024 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yüzde 6,1 pay alan sigorta ve özel emeklilik sektörü, ülkemiz ekonomisine gayrisafi yurt içi hasılanın 22 katı tutarında teminat sağlayarak büyük bir katkı sunmaktadır. Hükümetimiz, sigortacılık ve özel emeklilik sektörünün finansal mimari içinde hak ettiği konuma gelmesi için her türlü desteği sağlamaktadır.”
Katılım sigortacılığının son durumu hakkında bilgi veren Çelik, temmuz itibarıyla katılım sigorta şirketleri tarafından 24,2 milyar liralık katkı payı üretildiğini ve bunun, genel sigorta prim üretimindeki yüzde 5,5’lik paya karşılık geldiğini söyledi.
Çelik, “Katılım sigortacılığı ve katılım emeklilik planlarının daha geniş kitlelere ulaşması amacıyla ulusal ve uluslararası uygulama ve standartlarla uyumlu mevzuatlar hayata geçirilecektir. Böylece, katılım sigortacılığı sektörü daha kapsamlı hale getirilerek toplumun farklı kesimlerine hitap eden çözümler sunulacaktır.” şeklinde konuştu.
SEDDK ve DASK tarafından yürütülen Zorunlu Afet Sigortası projesine ilişkin çalışmaların son aşamaya geldiğine işaret eden Çelik, projenin kısa süre içinde Meclis’e sunulup yasalaşmasının beklendiğini söyledi.
Çelik, OVP kapsamında sektörde yapılacak düzenlemelere de değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Otomatik Katılım Sistemi (OKS), işveren katkısıyla birlikte ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşecek ve tamamlayıcı emeklilik sistemi kurulacaktır. Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES), standart emeklilik yatırım fonları katılımcıların birikimleri için daha fazla katma değer üretecek şekilde yeniden tasarlanacak. OKS katılımcıları, BES’teki emeklilik fonlarına erişim imkanı elde edecek, kesintilerin sadeleşmesi sağlanacak ve bu kapsamda sistemin cazibesi artırılarak fon tutarı ve katılımcı sayısı artırılacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜRESEL pazar araştırma şirketi IDC, bu hafta başında yayınladığı 2024 2’nci Çeyrek Dünya Akıllı Ev Cihazları Takip Raporu’nda, Roborock’u satış adetleri ve gelir bazında dünya çapında 1 numaralı robot süpürge markası olarak açıkladı. Roborock, bu sonuca göre yıllık bazda yüzde 8’lik bir büyüme elde etti.
Roborock, 2024’ün ilk yarısında yaklaşık 625 milyon dolar faaliyet geliri elde ederek, yıllık bazda yüzde 30,90 büyüdü. Ana şirketin hissedarlarının net karı ise yaklaşık 158 milyon dolar seviyesine ulaşarak, yıllık bazda yüzde 51,57 gibi önemli bir artış gösterdi.
IDC raporunda, Roborock’un ticari başarısının başlıca nedenleri arasında ürün tasarımı ve teknoloji inovasyonunun yer aldığı belirtildi. 2024 yılında üretilen Qrevo ve S Serisi modellerinin geliştirilmesiyle ilgili raporda, “Roborock ürünleri daha hafif hale gelirken, tüketicilere gelişmiş navigasyon, engellerden kaçınma ve saç dolaşmasını önleme özellikleri sunuyor” ifadelerine yer verildi.
IDC’ye göre, Roborock’un olumlu sonuçlar elde etmesinin bir diğer nedeni, küresel pazarlara erken ve güçlü bir şekilde nüfuz edebilmesi. Amerika Birleşik Devletleri’nde, marka genellikle diğer oyuncuların ulaşmakta zorlandığı büyük offline perakende zincirlerine erişim sağlarken, e-ticaret operasyonları aracılığıyla da giderek artan bir marka etkisi yaratıyor. Şirket, aynı zamanda Nordik ülkeler, Almanya, Kore ve Türkiye’de de lider satış konumunda olup, bu ülkelerde 1 numaralı satış markası olarak yer alıyor.
IDC’nin 2024 2’nci Çeyrek Dünya Akıllı Ev Cihazları Takip Raporu, yılın ikinci çeyreğinde küresel akıllı robot süpürge pazarının, ürün işlev yükseltmeleri ve yeni lansmanların hızlanmasıyla yıllık bazda yüzde 15,7 oranında büyüdüğünü bildiriyor.
Roborock son olarak IFA 2024’te yeni Qrevo Curv serisinin lansmanını yaptı ve fuarda birçok küresel medya ödülü kazandı. Bu seri, AdaptiLift Chassis adı verilen kendi geliştirdiği yeni teknoloji sayesinde 40 mm’ye kadar zemin engellerini aşabilen ilk ticari robot süpürge olma özelliğini taşıyor. IFA’da şirket ayrıca, sektörün ilk ve en ince çift ışıklı 3D ToF navigasyonlu robot süpürgesi olan Roborock Qrevo Slim’i de tanıttı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Ülkemizin geleceği açısından dijital okuryazarlığı yaygınlaştırmak ve çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden, bağımlılıktan korumak hayati önem arz ediyor” dedi.
AnkaraMüzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde, Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayı düzenlendi. Çalıştaya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM Dijital Mecralar Komisyon Başkanı ve AK PartiHatay milletvekili Hüseyin Yayman ile Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Erhan Özden katıldı. Bakan Göktaş, teknolojik gelişmelerin hızına ayak uydurmanın zor olduğu bir zamanda yaşadıklarını belirterek, “Sürekli gelişen ve değişen teknoloji, hayatımızdaki yerini giderek güçlendiriyor. Bugünü 20 yıl öncesine kıyasladığımızda adeta bir asırlık zaman geçmiş gibi hissediyoruz. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırdığı gibi birtakım zorlukları, tehditleri ve tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Kişisel verilerin gizliliği, siber güvenlik riskleri, dijital zorbalık ve dijital bağımlılık bu tehlikelerden sadece birkaçıdır. Bugün sosyal medya uygulamaları kullanıcılara ait verileri toplarken, özel hayat mahremiyetini tehdit edebiliyor. Sürekli çevrim içi olma hali, stres, dikkat dağınıklığı ve üretkenlik kaybı gibi sorunlara yol açabiliyor. Yanlış bilgilerin, insanı olumsuz etkileyen kötü içeriklerin yaygınlaşmasına aracılık ederek toplumda güven bunalımına neden olabiliyor” dedi.
‘4,5 MİLYON VATANDAŞIMIZ EĞİTİMDEN ÜCRETSİZ FAYDALANDI’
Bakan Göktaş, dijital mecraların uzaktan kontrol edilebilen teknolojik bir silaha dönüştüğünü belirterek, “Ne yazık ki bunun en acı örneğine Lübnan’da şahit olduk. Bir çağrı cihazının, bir patlayıcıya dönüştürülerek insanların hayatını kaybetmelerine neden olduğunu gördük. İsrail, insani tüm değerlere meydan okuyan saldırılarıyla tüm bölge için nasıl bir tehdit olduğunu, bütün dünyaya bir kere daha gösterdi. Lübnan’a yönelik saldırılarıyla teknolojinin ve dijitalleşmenin nasıl kötüye kullanılabileceğini gözler önüne serdi. Sayın Cumhurbaşkanımız, bu saldırıların bir an evvel durdurulması için Birleşmiş Milletler kürsüsünden dünyaya çağrıda bulundu. Türkiye olarak, Filistin halkının asil, onurlu ve kahramanca direnişinin yanında olmaya devam edeceğiz. Yaşanılan tüm bu gelişmeler, dijitalleşmenin tehlikelerine karşı bizleri tedbirli olmayı ve yaşanılan sorunlara çözüm üretmeyi beraberinde getiriyor. Çünkü, dijitalleşme tek tek bireyleri etkilemenin ötesinde toplumlarda da köklü değişimlere neden oluyor. Aile yapısını, sosyal ilişkileri ve iletişim biçimlerini dönüştürüyor. Özellikle çocuklarımızın maruz kaldığı dijital içerikler, onların zihin dünyalarını ve dolayısıyla geleceğini doğrudan etkiliyor. Bugün sosyal medyanın etkileri ve dijital riskler, aileler için büyük bir endişe kaynağı haline geldi. Bu soruları aşmanın yolu ise ancak ve ancak bilinçli kullanım ve dijital farkındalıkla mümkündür. Bu kapsamda bakanlık olarak toplumu, aileleri, özellikle çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden korumak için yoğun bir mesai harcıyoruz. Aile Eğitim Programımızla, dijital okuryazarlığı ve bilinçli medya kullanımını yaygınlaştırmak üzere özel çalışmalar yürütüyoruz. 2013 yılında başlattığımız bu programımızla bugüne kadar 4,5 milyon vatandaşımızın eğitimimizden ücretsiz faydalanmasını sağladık. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımızda dijital bağımlılıkla mücadele başlığımız altında önemli adımlar atıyoruz. Ayrıca bu yıl Türkiye’de medya ve dijital ortamların aile üzerindeki etkisini incelemeye yönelik bir araştırma başlattık. Bu araştırmayla, ailelerin dijital ortamlardan nasıl etkilendiği, toplumun algısı, beklentileri ve kullanım eğilimlerini belirleyeceğiz” diye konuştu.
‘ÇOCUKLARIN VE GENÇLERİN GERÇEKLİK ALGISINI DEĞİŞTİRİYOR’
Dijital bağımlılığın üzerinde büyük bir titizlikle durulan mesele olduğunu altını çizen Göktaş “Mücadelemizi etkili bir şekilde sürdürmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında bağımlılıkla mücadelede yeni bir dönem başlattık. Pek çok bakanlığımızın da olduğu bu kurulla bağımlılıkla mücadeleyi tüm yönleriyle özel olarak ele alıyoruz. Ayrıca Yeşilay ile birlikte madde, alkol, tütün, kumar bağımlılığının yanı sıra; dijital bağımlılıkla mücadele çalışmaları yürütüyoruz. Dijital oyunlar çocukların ve gençlerin gerçeklik algısını değiştiriyor. Dijital oyunlar özellikle belli kesimler tarafından ergenlerin radikalleşmesinde araç olarak kullanılıyor. 2022 yılında dijital bağımlılıkla mücadeleye yönelik başlattığımız çalışmalar kapsamında 136 binden fazla vatandaşımıza ulaştık. Bu kapsamda verdiğimiz eğitimlerle mobil cihaz, sosyal medya, oyun bağımlılığı ve güvenli internet kullanımı konularında farkındalık kazandırmayı hedefliyoruz. Bu noktada çocuklarımız için yürüttüğümüz çalışmalara özellikle bir parantez açmak istiyorum. Çocuklarımızı, her türlü yazılı, görsel ve dijital yayınların zararlarından korumak için olumsuz içeriklere yönelik etkili bir bilinçlendirme ve takip süreci yürütüyoruz. ‘Sosyal Medya Çalışma Grubumuz’ ile çocukların olumsuz etkilenebilecekleri içerikleri tespit ederek, bunlara yönelik koruyucu, önleyici faaliyetler yürütüyoruz. Ayrıca vatandaşlarımızın çocuklar için zararlı olduğunu düşündükleri içerikleri, yayınları ve uygulamaları kolayca bildirebilmeleri için DUY İhbar Platformu’nu oluşturduk. Dijital haberleşme kanalları ve web sitesi üzerinden bildirilen tüm içerikleri titizlikle inceliyor, gerekli mercilere iletiyor ve hızlı bir şekilde aksiyon alıyoruz. Wattpad, bu kapsamda çok fazla şikayet aldığımız bir platformdu. Şikayetler üzerine yaptığımız incelemelerle, bu platformda 18 yaş altı çocuklarımızın zorbalık, şiddet, cinsel istismar, intihar, madde bağımlılığı gibi son derece olumsuz içeriklere hiçbir filtre ve kontrol mekanizması olmaksızın maruz kaldığını tespit ettik. Türkiye’de, içeriklerle ilgili şikayetlerimizi iletecek bir temsilcisi olmadığı için bu platforma erişim engeli istedik. Böyle bir uygulamaya gitmek istemezdik. Fakat çocuklarımızın sağlıklı bir ortamda büyümelerini sağlamak, zihin dünyalarını temiz tutmak ve zararlı içeriklerden korumak en önemli önceliğimizdir” dedi.
‘DİJİTAL BAĞIMLILIĞI 3 GRUPTA ELE ALACAĞIZ’
Bakanlık olarak çocukların güvenliği ve psikolojik sağlığı için çalışmaları büyük bir ciddiyetle sürdürmeye devam edeceklerini belirten Göktaş, “Ülkemizin geleceği açısından dijital okuryazarlığı yaygınlaştırmak ve çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden, bağımlılıktan korumak hayati önem arz ediyor. Bu kapsamda çalıştayda, sizlerin de değerli katkılarıyla özellikle son yıllarda daha belirgin hale gelen dijital bağımlılığı 3 ayrı grup ile ele alacağız. Birinci grupta, bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri ve akademisyenlerimizle bu konuyu detaylı bir şekilde değerlendireceğiz. İkinci grupta, oyun oynayan çocuklar olacak. Onlarla dijital dünyada geçirdikleri süreyi, motivasyonlarını ve oyun oynamaya eşlik eden süreçleri ele alacağız. Üçüncü grupta ise yetişkinler yer alacak. Dijital bağımlılık sadece çocuklarla ilgili bir durum değil. Yetişkinlerle de ayrıca hem kendileri hem de ebeveyn perspektifinden çocukların süreçte nerede yer aldıklarını konuşacağız. Dijital bağımlılık ile ilgili toplumsal farkındalık yaratmanın gerekliliğine inanıyoruz. Görüşmeler sonucunda elde ettiğimiz verileri dijital bağımlılık sonucunda radikalleşme, intihar, yalnızlaşma, boşanma gibi bireysel, aile ve toplum temelli sonuçları da göz önünde bulundurarak değerlendireceğiz. Elde ettiğimiz sonuçları ve önerileri önümüzdeki günlerde kamu kurumları ile düzenleyeceğimiz çalıştayda açıklayacağız. Bu sonuçlar ve önerilere bağlı olarak dijital bağımlılıkla mücadelede bir yol haritası çıkaracağız. Bu durumu tehdit eden sorunları her yönüyle ele almak, hepimiz için büyük bir sorumluluktur” diye konuştu.
‘SADECE TÜRKİYE’NİN MESELESİ DEĞİL’
TBMM Dijital Mecralar Komisyon Başkanı ve AK Parti Hatay milletvekili Hüseyin Yayman da “Dijitalleşme meselesi sadece Türkiye’nin bir meselesi değil. Dünyanın en önemli meselelerinden bir tanesi. Her konuda olduğu gibi dijitalleşmenin de teknolojik gelişmenin de iki yönü var. Bir olumlu yönü var, bir olumsuz yönü var. Ama maalesef dijitalleşme meselesinde olumsuzluklar olumlu yönlerin çok önüne geçmiş durumda. Dijital bağımlılık yanında yapay zeka meselesi inanılmaz bir fırsat ve tehdidi beraberinde getiriyor. Bunları önümüzdeki dönemde daha çok konuşmamız gerekiyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), 16-17 Ekim tarihlerinde düzenleyeceği 17’nci İstanbul Hazır Giyim Konferansı öncesinde bir basın toplantısı yaptı. TGSD Başkanları Ramazan Kaya ve Sanem Dikmen, TGSD Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Hazır Giyim Federasyonu (IAF) Başkanı Cem Altan, TGSD Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Eyüboğlu ile Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel’in katılımıyla gerçekleşen toplantıda, konferansın yanı sıra sektörün mevcut durumu ve geleceğine dair öngörüler de paylaşıldı.
“Bu yılı 18 milyar dolarlık ihracatla kapatabiliriz”
Sektörün ihracatının 21,2 milyar dolar ile tarihinin en yüksek rakamına ulaştığı 2022 yılının son çeyreğinden itibaren gerilemeye başladığını hatırlatan Ramazan Kaya, “Eylül 2022’de 1,9 milyar dolar, Eylül 2023’te 1,6 milyar dolar olan ihracatımız, bu yıl Eylül ayında ise geçen seneye benzer şekilde 1,65 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk 9 ayında, bir önceki yıla göre ihracatımız yüzde 8 civarında düştü. Ancak yılın son çeyreğindeki siparişler ile birlikte kısmen de olsa bir iyileşme bekliyoruz. Bunun neticesinde de bu yılı geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 6-7 oranında bir düşüşle kapatacağımızı öngörüyoruz. Bu da yıllık 18 milyar dolar veya bunun biraz aşağısına denk geliyor. İki yıl öncesine kadar rekabet ettiğimiz Bangladeş, Vietnam, Hindistan gibi ülkelerden yaklaşık yüzde 20 daha pahalıydık. Kalitemiz, tedarik gücümüz ve ürün çeşitliliği gibi avantajlarımız sayesinde alım grupları bu farkı kısmen de olsa tolere edebiliyordu. Ancak günümüzde bu fark yüzde 60’lara ulaştı. Dolayısıyla alım grupları bu farkı tolere etmediği için kayıp yaşıyoruz” dedi.
“Yeşil dönüşüme yatırım yapamıyoruz”
TGSD Başkanı Sanem Dikmen ise Türk hazır giyim sektörü ayakta kalma mücadelesi verirken küresel olarak sektörün gündeminde sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm olduğuna dikkat çekerek, “Alım grupları artık üreticileri enerjiden suya, iş güvenliğinden deprem yönetmeliklerine kadar birçok alanda skorluyor. Tedarik tercihlerini bu skora göre yapıyorlar. İyi skorlara ulaşamayanların oyunun dışında kalacağı bir sürece doğru hızla ilerliyoruz. Bunun yanında ürünün ilk aşamasından itibaren izlenebilirliği sağlayan dijital ürün pasaportu da sektörün gündemindeki diğer önemli konu. Aslında biz de Türk hazır giyim sektörü olarak son bir buçuk yıla kadar yeşil dönüşüme en hazır sektörlerden biriydik. Bu konuda çok ciddi yatırımlar yapılıyordu. Ancak şu anda mevcudiyetimizi korumaya odaklandığımız için bu alana yatırım yapamıyoruz” açıklamasında bulundu.
“Dünyanın dört bir yanından alım grupları konferansımız için İstanbul’a gelecek”
Sektörün gündemindeki konuları 17’nci İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nda ele alacaklarını belirten Dikmen, konferans hakkında da şu bilgileri paylaştı: “Bu yılın temasını Redefine, Realign, Refashion (Yeniden Tanımla, Hizalan, Şekillendir) olarak belirledik. Dünyanın dört bir yanından alım grupları ve sektör profesyonelleri ile birlikte değişen tüketici taleplerinin üretime ve modaya etkisi, sektörü giderek etkisi altına alan başta yapay zeka olmak üzere dijital teknolojiler, işletmelerin yeni yönetim şekilleri, tedarik zincirinde şeffaflık ve izlenebilirlik ve dünyadaki yeni yasal düzenlemeleri konuşacağız. Konferansımızın ikinci gününde ise alım grupları ve Türkiye’de faaliyet gösteren büyük e-ticaret sitelerini, B2B görüşmelerde yerli üreticiler ile bir araya getireceğiz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da üreticilerimizin yeni pazar ve iş bağlantılarının temellerini atacağı bir platform sunmayı hedefliyoruz.” – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in gece saatlerinde Lübnan’ın güneyine başlattığı kara harekatına ilişkin resmi açıklama İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Avichay Adraee’den geldi. Adraee X hesabından yaptığı açıklamada operasyonun birkaç köyde gerçekleştirildiğini paylaşarak şu ifadelere yer verdi:
“Siyasi düzeyde alınan karar doğrultusunda, Savunma Ordusu birkaç saat önce güney Lübnan’da, Hizbullah terör örgütünün hedeflerine ve altyapısına yönelik belirli amaç ve hassasiyetle bir kara operasyonuna başladı. Bu operasyon, sınır bölgelerindeki İsrail yerleşimlerine yönelik acil ve gerçek bir tehdit oluşturan birkaç köyde gerçekleştiriliyor. Savunma Ordusu, Genelkurmay ve Kuzey Komutanlığı’nda hazırlanan bir plana uygun olarak çalışmakta ve bu plan için son birkaç ay içinde eğitimler yapılmıştır. Kara kuvvetleri, Hava Kuvvetleri’nin hava saldırıları ve bölgedeki askeri hedeflere yönelik topçu bombardımanlarıyla desteklenmektedir; bu saldırılar piyade birlikleriyle tam koordinasyon içinde gerçekleştirilmektedir. Kampanyanın aşamaları onaylanmış olup, siyasi düzeyde alınan karar doğrultusunda uygulanmaktadır. “Kuzey Okları” operasyonu, durumu değerlendirme ile birlikte Gazze ve diğer cephelerdeki çatışmalarla paralel olarak devam etmektedir. Savunma Ordusu, savaş hedeflerine ulaşmak için mücadele etmeye ve gerekli her şeyi yapmaya devam etmekte; İsrail Devleti, vatandaşlarını korumak için çaba sarf etmektedir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Saygısızca araç kullananları, düğün ya da asker konvoyu yaparak hem trafik güvenliğini hiçe sayanları hem de diğer araç sürücülerinin can güvenliğini hiçe sayanları affetmeyeceğiz” dedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada E-5 Kuzey Maltepe ve Beykoz Bağlantı yolunda çakarlı lüks araçlarla drift yaparak, trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde düğün konvoyu yapıldığına dair sosyal medyada yer alan görüntülere ilişkin Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce incelendiğini açıkladı.
Bakan Yerlikaya, Sivil Trafik Ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; şahısların A.K., H.T., M.A.T., S.D., O.K., S.A., T.G., A.S.A., M.Ö., A.K., B.V., M.G., D.G., U.S., Ş.Ö., A.M.K., M.K., R.A. ve M.Y. olduğu tespit edildiğini ve şahıslara; 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanununun; drift yapmak, izinsiz çakar siren tertibatı bulundurmak, hız sınırının altında sürmek, konvoy yapmak, saygısızca araç kullanmak, cam film takmak, muayenesiz araç kullanmak, plaka kapatmak ve teknik değişiklik maddelerinden idari para cezası uygulandığını açıkladı.
“Saygısızca araç kullananları affetmeyeceğiz”
Şahısların, ‘Trafik Güvenliğini Tehlikeye Düşürmek’ suçundan işlem yapılmak üzere Beykoz Çavuşbaşı Polis Merkez Amirliğine teslim edildiğini aktaran Yerlikaya, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Saygısızca araç kullananları, düğün ya da asker konvoyu yaparak hem trafik güvenliğini hiçe sayanları hem de diğer araç sürücülerinin can güvenliğini hiçe sayanları affetmeyeceğiz. Aziz Milletimizden isteğim, bu tür araç kullananları ve trafik güvenliğini hiçe sayanları 112 ‘ ye bildirin. Biz gereğini yapıp, adalete teslim edelim. Bu tür olaylara geçit vermeyelim.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, Kayserispor deplasmanında alınan 3-0’lık galibiyet sonrası düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Sarı-kırmızılı takım karşısında savunmada iyi olduklarını söyleyen Giovanni van Bronckhorst, “Rashica’yı bugün bek pozisyonuna çektik, iyi oynadı. Hücumdan savunmaya geçiş anlamında iyi bir performans gösterdi. Aynı zamanda penaltı pozisyonunda da o vardı. Bir nevi asist yaptı. Emirhan bek oynadı. Ama Kayserispor’un bugün oynadığı oyundan dolayı merkezde konumlandı. Tüm sahada birebir oyandık. İkinci yarıda bunu daha iyi yaptık. Joao Mario orta sahada oynadı. Farklı pozisyonlarda da oynayabilme yeteneklerine sahip bir futbolcu. Gedson Fernandes bugün iyi bir gol attı. Orta sahayı kontrol altına aldık. Takımımızın bugünkü defans performansını övmeliyiz. Hiç gol yemedik. Özellikle Amsterdam’dan sonra bugün gösterdiğimiz reaksiyon çok güzel” diye konuştu.
‘HER ZAMAN HAKLI OLAMAYIZ’
Hakem hakkında sorulan soruya ise teknik adam, “Immobile pozisyonu bence penaltıydı. Ama hakemlerin kararına saygı duyup devam etmemiz gerekiyor. Bizler de her zaman haklı olamayız. Aynı fikirde olamayabiliriz. Futbolun, sporun doğasında olan bir şey. Bazen tabi istediğiniz şeyleri alamıyorsunuz. Kararlara katılamıyoruz ama kararlara katılıp devam etmemiz gerekiyor” cevabını verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beşiktaşlı futbolcu Cher Ndour: Umarım şampiyon biz olacağız
İlyas KAPLAN/KAYSERİ – Beşiktaşlı futbolcu Cher Ndour, Kayserispor’u 3-0’lık skorla mağlup ettikleri müsabakanın ardından yaptığı açıklamada, “Süper Lig zor bir lig. Rekabetin çok olduğu bir lig. Bugün de gördüğünüz gibi kazanmak kolay değil. Her maç çok zor. Umarım şampiyon biz olacağız” dedi.
Süper Lig’in 7’nci haftasında deplasmanda Kayserispor’a konuk olan Beşiktaş, mücadeleden 3-0’lık skorla galip ayrıldı. Karşılaşmanın ardından Beşiktaşlı futbolcu Cher Ndour açıklamalarda bulundu. Ndour, konuşmasında, “O kötü mağlubiyetten sonra çok iyi reaksiyon gösterdik. Çok iyi bir cevap verdik. İyi bir takıma karşı oynadık. Türkiye liginde bütün maçlar zor oluyor. Beraber, takım halinde oynayarak Kayserispor’a karşı iyi bir galibiyet aldık. Şimdi hemen önümüzdeki maça bakmalıyız. Avrupa Ligi’nde Frankfurt ile iç sahada oynayacağımız maçta da aynı bu şekilde iyi bir reaksiyon gösterip iyi oynamak zorundayız. Bugün oynadığım için çok mutluyum. Ben her zaman takımıma yardım için buradayım. Her zaman çok çalışıyorum, her zaman hazır olmaya çalışıyorum. Hocamızın kararlarıdır, saygı duyuyorum. Bana ne zaman ihtiyaç duyarsa, hocam ne zaman şans verirse elimden gelen en iyisini yapmaya çalışıyorum. Bugün de oynadığım için mutluyum. Süper Lig zor bir lig. Rekabetin çok olduğu bir lig. Bugün de gördüğünüz gibi kazanmak kolay değil. Her maç çok zor. Genelde şampiyonluk için 3 takım yarışıyor. Umarım şampiyon biz olacağız” diye konuştu.
“TEK DERDİMİZ BEŞİKTAŞ’A YARARLI OLMAK”
Ligde farklarını göstermek istediklerini de söyleyen Cher Ndour, “Onun için çalışıyoruz. Biz bu rekabetçi ligde çalışarak farkımızı göstermek istiyoruz. Bizim de şansımız yüksek. Evet bir forma rekabeti var ama çok tatlı bir rekabet. Hepimiz çok iyi arkadaşız. Birimizi çok seviyoruz, o anlamda da çok iyi idman yapıyoruz. Hocamızın da taktik anlayışı doğrultusunda en iyi performansı göstermeye çalışıyoruz. Tek derdimiz Beşiktaş’a yararlı olmak. Taraftarımız bugün çok iyi bir atmosfer sergiledi. Buraya 4-0 gibi kötü bir skorla geldik. Taraftarın desteğini bugün yanımızda hissettik. Galibiyeti aldıysak bunu onlar kolaylaştırdı. Onlara çok teşekkür ediyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 7. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Kayserispor ile karşılaşırken sahadan 3-0 galip ayrıldı. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Beşiktaş 2. Başkanı Hüseyin Yücel, “Bugün gerçekten güzel bir galibiyet aldık. Ben öncelikle büyük Beşiktaş taraftarına çok çok teşekkür ediyorum. Dünden itibaren takımlarını sonuna kadar yalnız bırakmadılar. Sonuna kadar desteklediler. Bugün de burada kapalı gişe tüm takımımızı destekliyor çünkü bunların organizasyonu da öyle kolay olmuyor. Neredeyse 24 saatte uyumadı diyebiliriz. Taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum. Diğer taraftan Sayın Ali Çamlı Başkan’a teşekkür ediyorum. Bizleri burada mükemmel bir şekilde ağırladılar. Misafir ettiler. Misafirperverlik örneği gösterdiler. Aynı şekilde biz de onları İstanbul’da aynı şekilde ağırlayacağız. Bir parantez de tabii ki futbolcularımıza ve teknik ekip ekibimize açmak istiyorum. Gerçekten iyi mücadele ettiler. Özellikle Ajax mağlubiyeti üzerine iki deplasman üst üste ciddi efor sarf ettiler ve çok ciddi mücadele verdiler. Bundan dolayı da hepsine tüm oyuncularımıza, tüm teknik ekibe ve sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Bugün iki tane net penaltımız verilmedi”
Takımın ikinci yarı açıldığına vurgu yapan Yücel, “İlk yarı çok iyi bir top oynamadık. Gerçi çok teknik taktik detaylarına giremem benim alanım değil. Ama ilk yarı çok memnun ettik taraftarımızı izleyenleri. İkinci yarı açıldık. Özellikle ilk golden sonra ve farklı bir şekilde galip gelmeyi başardık. Amma velakin hakem konusuna tabii ki mecburen değineceğim. Biz Beşiktaş Kulübü olarak, Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak, Beşiktaş takımı olarak hem rakibimizi hem de hakemi yenmek zorunda değiliz. Yani bugün iki tane çok net penaltımız verilmedi. Hadi diyorum orta hakem atladı. VAR’ın gözü önünde ekranları, monitörleri önünde bu iki penaltıyı nasıl atladılar? Madem izliyor, VAR. O zaman bizim aleyhimize verilen penaltıyı niye iptal etti? Bu arkadaşlar ekran başında uyuyorlar haksız verilen penaltıyı izleyip iptal ettiler” dedi.
“Biz hem hakemi hem rakibi yenmek durumunda değiliz”
Yücel, hakemleri töhmet altında bırakacak söylemlerden uzak durulması gerektiğini söyleyerek, “Ondan iki dakika önce Immobile’ye yapılan bir hareket var. Akşam muhtemelen tüm yorumcular aynı atağın başlangıcı yüzde yüz penaltı. Herhalde arkadaşlar nasıl olsa maçın 2-0, maçın sonu geldi, penaltı da abi ortalığı karıştırmayalım tarzında bir düşünceye sahiplerdi. Biz hem hakemi hem rakibi yenmek durumunda değiliz”
“Hakemlerimizin oyun anlayışını etkileyecek söylemlerde bulunmayalım”
Futbol camiasına çağrıda bulunan Yücel, “Ben burada futbolun bütün paydaşlarına sesleniyorum. Hakemleri lütfen töhmet altında bırakmayın. Hakemlere psikolojik baskı yapmayın. Bir hakemi tehdit etmek ne demek ya? Sen hakemi tehdit edersen ben aba altından sopa gösterirsem yarın öbür gün biri de çıkar talihsiz bir şekilde yaşanan bir futbol yorumcusunu bacağından vurur. Öbürküsü gider kendini bilmez başka bir adam, başka bir olaya teşebbüs edebilir. Bizleri göz önünde olan spor adamlarının bu tip söylemlere kendilerini çok çok dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü zemini biz hazırlıyoruz. Ondan sonra ah vah deyip hastanelere koşuyoruz. Geçmiş olsun ziyaretinizde bulunuyoruz. Rakiplerimize söylüyorum özellikle; tüm camialara söylüyorum. Futbol camiasına söylüyorum. Hakemlerimizi töhmet altında bırakacak psikolojik baskı anlamında onların oyun anlayışını etkileyecek hareket, davranış ve söylemlerde bulunmayalım. Hepimiz aynı ülkede yaşıyoruz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. İstenmeyen olayları olduğu zamanda böyle oldu, niye böyle oldu diye de serzenişte bulunuyoruz” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ – Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, eksikleri çok sayıda değişiklikle tamamlamak zorunda kaldıklarını söyledi.
Trendyol Süper Lig’in 7. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Kayserispor’u 3-0 mağlup etti. Mücadelenin ardından basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, bugün gösterdikleri reaksiyonun çok güzel olduğunu söyledi. Van Bronckhorst, “Rashica’yı bugün bek pozisyonuna çektik, iyi oynadı. Hücumdan savunmaya geçiş anlamında iyi bir performans gösterdi. Aynı zamanda penaltı pozisyonunda o da vardı. Bir nevi asist yaptı. Emirhan bek oynadı ama Kayserispor’un bugün oynadığı oyundan dolayı merkezde konumlandı. Tüm sahada birebir oynandık, ikinci yarıda bunu daha iyi yaptık. Joao Mario orta sahada oynadı, farklı pozisyonlarda da oynayabilme yeteneklerine sahip bir futbolcu. Gedson Fernandes, bugün iyi bir gol attı. Orta sahayı kontrol altına aldık. Takımın bugünkü defans performansını övmeliyiz. Hiç gol yemedik. Özellikle Amsterdam’dan sonra bugün gösterdiğimiz reaksiyon çok güzel” diye konuştu.
“Immobile’nin pozisyonu bence penaltıydı”
Hakem kararlarıyla ilgili de konuşan Hollandalı teknik adam, “Immobile’nin pozisyonu bence penaltıydı. Ama hakemlerin kararına saygı duyup devam etmemiz gerekiyor. Bizler de her zaman haklı olamayız. Aynı fikirde olamayabiliriz. Futbolun sporun doğasında olan bir şey. Bazen tabii isteğiniz şeyleri alamıyorsunuz. Kararlara katılamıyoruz ama kararlara katılıp devam etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Sağlam, maç öncesindeki hedeflerinin güzel bir oyunla maçı kazanıp ardından liderlik keyfini yaşamak istekilerini söyledi.
Sağlam, ilk devre fazla üretken olmasalar da pozisyonları olduğunu kaydederek, “İkinci yarıda maalesef futbol oynanmadı. Bugün futbol adına kara bir gün, 35 yıldır futbol içerisindeyim bu kadar futboldan uzak, oyuncuların yere yattığı, autların geç kullanıldığı, taca gidecek oyuncu bulunmadığı, kalecinin autu 45-50 saniyede kullandığı, bir oyuncu yatarken bir başkasının yattığı… Türk futbolu adına çok kötü bir gündü, Türk futbolunun içerisinde böyle bir maçı oynamaktan dolayı çok üzgünüm.” değerlendirmesinde bulundu.
Maçın hakemini de eleştiren Sağlam, rakibin vakit geçirmeye yönelik hareketlerine göz yumduğunu belirtti.
Sağlam, ev sahibi olunan maçlarda 1 puanın yeterli olmadığını dile getirerek,”Ligin üst tarafında 13’er puanlı 3 takım var. Görünen o ki bu lig bundan sonraki süreçte de böyle devam edecek” şeklinde konuştu.
Şanlıurfaspor cephesi
Şanlıurfaspor Teknik Direktörü Erkan Sözeri ise rakibi iyi analiz ettiklerini ve maçta iyi mücadele ettiklerini ifade etti.
Sözeri, maç içerisinde farklı stratejiler denediklerini vurgulayarak,” Eksikliklerimiz var. Tepki göreceğim ama iyi oyun sunmaya çalışıyoruz. Ben oyunun tempo kazanmasından yanayım. İyi oyun isteyen bir teknik adamım. Yere yatmak bizim planımızda yoktu, 2 oyuncumu yere yattıkları için değiştirdim, sakatlandılar. 12 dakika uzattı, 13 dakika oynandı futbolseverler bunu görmek istemiyor.” dedi.
Kocaelispor’un iyi mücadele ettiğine değinen Sözeri,” Ertuğrul Sağlam kazanmak için iyi hamleler yaptı. Çok az hata yaptık, uzatmalarda yakaladığımız pozisyonları değerlendirebilsek 3 puanla gidebilirdik ama 1 puan da bizim için çok değerli. Bizim gibi bütçesi düşük genç takımlar için 1 puan değerli.” diye konuştu.
Bir gazetecinin, ikinci yarı sahaya 6 dakika geç çıkmalarının sebebini sorması üzerine Sözeri, “Modern protestoya her zaman varız. Böyle küçük bir şey yaptık diyelim. Sahaya çıkmama gibi bir şey asla olamaz. Başkanımız, yöneticilerimiz böyle bir şey dese bile böyle bir şey söz konusu olamaz. Profesyonel bir ligde mücadele ediyoruz, zorlu şartlarda mücadele ediyoruz. Sahaya çıkmamak gibi bir şey duymadım. Böyle bir şey olsaydı bile ben hep sahada kalmaktan yanayım.” şeklinde yanıtladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ – Beşiktaş İkinci Başkanı Hüseyin Yücel, Kayserispor maçının ardından yaptığı basın açıklamasında, “Hakemlerimizi töhmet altında bırakacak psikolojik baskı anlamında onların oyun anlayışını etkileyecek söylemlerde bulunmayalım” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 7. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Kayserispor ile karşılaşırken sahadan 3-0 galip ayrıldı. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Beşiktaş 2. Başkanı Hüseyin Yücel, “Bugün gerçekten güzel bir galibiyet aldık. Ben öncelikle büyük Beşiktaş taraftarına çok çok teşekkür ediyorum. Dünden itibaren takımlarını sonuna kadar yalnız bırakmadılar. Sonuna kadar desteklediler. Bugün de burada kapalı gişe tüm takımımızı destekliyor çünkü bunların organizasyonu da öyle kolay olmuyor. Neredeyse 24 saatte uyumadı diyebiliriz. Taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum. Diğer taraftan Sayın Ali Çamlı Başkan’a teşekkür ediyorum. Bizleri burada mükemmel bir şekilde ağırladılar. Misafir ettiler. Misafirperverlik örneği gösterdiler. Aynı şekilde biz de onları İstanbul’da aynı şekilde ağırlayacağız. Bir parantez de tabii ki futbolcularımıza ve teknik ekip ekibimize açmak istiyorum. Gerçekten iyi mücadele ettiler. Özellikle Ajax mağlubiyeti üzerine iki deplasman üst üste ciddi efor sarf ettiler ve çok ciddi mücadele verdiler. Bundan dolayı da hepsine tüm oyuncularımıza, tüm teknik ekibe ve sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Bugün iki tane net penaltımız verilmedi”
Takımın ikinci yarı açıldığına vurgu yapan Yücel, “İlk yarı çok iyi bir top oynamadık. Gerçi çok teknik taktik detaylarına giremem benim alanım değil. Ama ilk yarı çok memnun ettik taraftarımızı izleyenleri. İkinci yarı açıldık. Özellikle ilk golden sonra ve farklı bir şekilde galip gelmeyi başardık. Amma velakin hakem konusuna tabii ki mecburen değineceğim. Biz Beşiktaş Kulübü olarak, Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak, Beşiktaş takımı olarak hem rakibimizi hem de hakemi yenmek zorunda değiliz. Yani bugün iki tane çok net penaltımız verilmedi. Hadi diyorum orta hakem atladı. VAR’ın gözü önünde ekranları, monitörleri önünde bu iki penaltıyı nasıl atladılar? Madem izliyor, VAR. O zaman bizim aleyhimize verilen penaltıyı niye iptal etti? Bu arkadaşlar ekran başında uyuyorlar haksız verilen penaltıyı izleyip iptal ettiler” dedi.
“Biz hem hakemi hem rakibi yenmek durumunda değiliz”
Yücel, hakemleri töhmet altında bırakacak söylemlerden uzak durulması gerektiğini söyleyerek, “Ondan iki dakika önce Immobile’ye yapılan bir hareket var. Akşam muhtemelen tüm yorumcular aynı atağın başlangıcı yüzde yüz penaltı. Herhalde arkadaşlar nasıl olsa maçın 2-0, maçın sonu geldi, penaltı da abi ortalığı karıştırmayalım tarzında bir düşünceye sahiplerdi. Biz hem hakemi hem rakibi yenmek durumunda değiliz”
“Hakemlerimizin oyun anlayışını etkileyecek söylemlerde bulunmayalım”
Futbol camiasına çağrıda bulunan Yücel, “Ben burada futbolun bütün paydaşlarına sesleniyorum. Hakemleri lütfen töhmet altında bırakmayın. Hakemlere psikolojik baskı yapmayın. Bir hakemi tehdit etmek ne demek ya? Sen hakemi tehdit edersen ben aba altından sopa gösterirsem yarın öbür gün biri de çıkar talihsiz bir şekilde yaşanan bir futbol yorumcusunu bacağından vurur. Öbürküsü gider kendini bilmez başka bir adam, başka bir olaya teşebbüs edebilir. Bizleri göz önünde olan spor adamlarının bu tip söylemlere kendilerini çok çok dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü zemini biz hazırlıyoruz. Ondan sonra ah vah deyip hastanelere koşuyoruz. Geçmiş olsun ziyaretinizde bulunuyoruz. Rakiplerimize söylüyorum özellikle; tüm camialara söylüyorum. Futbol camiasına söylüyorum. Hakemlerimizi töhmet altında bırakacak psikolojik baskı anlamında onların oyun anlayışını etkileyecek hareket, davranış ve söylemlerde bulunmayalım. Hepimiz aynı ülkede yaşıyoruz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. İstenmeyen olayları olduğu zamanda böyle oldu, niye böyle oldu diye de serzenişte bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – İsrail’in Lübnan’da sürdürdüğü kara operasyonları sonrası, Türk uyruklu Yunus Resul, Beyrut’taki gelişmelere ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Annesi ile Beyrut’ta yaşayan Resul, “Operasyon noktasına biraz uzakta kalıyoruz fakat Beyrut’un güneyinde çok acı şeyler oluyor. Bomba seslerini duyabiliyoruz” dedi.
İsrail’in gece saatlerinde Lübnan’a başlattığı kara harekatı nedeniyle bölgede bulunanlardan yardım talepleri geliyor. Beyrut’ta yaşayan Türk uyruklu Yunus Resul, İsrail’in operasyon bölgesine biraz uzak olduklarını fakat bomba seslerini duyduklarını vurguladı. İsrail’in şimdilik Lübnan’ın güneyinde saldırılarını yoğunlaştırdığını belirten Resul, “Beyrut’a sadece hava saldırıları düzenleniyor” ifadelerini kullandı.
Beyrut’taki insanların ne yapmayı planladığı sorusuna yanıt veren Resul, “Aslında Lübnan’ı terk edebilenler ediyor fakat şimdilik tek bir şirket bunu gerçekleştirebiliyor hava yoluyla. 3 hafta sonraya kadar boş yer yok. Ayrıca, Lübnan’ın güneyindeki şirket de insanları sadece gemiyle/botla Türkiye’nin Mersin kentine götürüyor. Şimdilik biletler 300 dolar ama sanırım bu ücret 800 dolara kadar çıkacak. Buradan birisi bana ailesiyle gitmek istediğini söyledi fakat şirket birden fiyatları arttırmış. Uçak biletleri de çok pahalı ve hiç yer yok. Ayrıca, arabalarıyla Suriye’ye giden insanlar da var. Neredeyse 1 milyon kişi bu şekilde Suriye’ye gitti” diye konuştu.
Resul, bölgede ekonominin ve kaynakların çok kısıtlı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
“Lübnan’ın dışına çıkabilen çıkıyor ama parası olmayanlar hiçbir şey yapamıyor. Türkiye’nin Lübnan Büyükelçiliği’nin bizim için uçak veya gemi göndermesini bekliyoruz. Günlerdir Beyrut’un önemli binalarına ve yerleşim yerlerine yapılan saldırılar bizler için korkutucu ve endişe verici oldu. İsrail’in insansız hava araçları gece gündüz Beyrut ve Beyrut banliyöleri üzerinde uçuyor, insansız hava araçlarının sesi çok yüksek ve insanlar uyuyamıyor. Ancak, ister güney Lübnan’dan ister Beyrut’un banliyölerinden olsun, etkilenen bölgelerden büyük bir göç var. Annem yaştan dolayı gelemez, çünkü bota binemez” dedi.
“Büyükelçilikle temasa geçtik”
Büyükelçilikle temasa geçtik ve bize henüz bir tahliye planı olmadığını, ancak gerçekleşmesi halinde büyükelçiliğin resmi sayfasında ve sosyal medyada bir duyuru yapılacağını söylediler. Bunun yakında gerçekleşmesini umuyoruz. Ancak korku şu ki, tahliye edildiklerinde Lübnan’daki Türk vatandaşlarının çoğunun Türkiye’de yaşayacak evleri yok. Lübnan’daki işlerini kaybedebilirler, bu da bir çaresizlik”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burak Yılmaz, teknik direktörlük görevini bıraktı
KAYSERİ – Kayserispor Teknik Direktörü Burak Yılmaz, Beşiktaş maçının ardından yaptığı açıklamasında görevi bıraktığını söyleyerek, “Ben gidersem kan değişikliği ile takıma yararlı olabilirim” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 7. haftasında Kayserispor, konuk ettiği Beşiktaş’a 3-0 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Kayserispor Teknik Direktörü Burak Yılmaz, bahanesinin olmadığını ve takımın bir kıvılcımla geri dönmesini istediğini söyleyerek, “Maçla alakalı söyleyeceğim, 60 dakika yaptığımız planın hepsi tuttu. Önde baskı ve kalacağımız pozisyonlarla geçiş kovaladık ve buna çok fazla muvaffak olduk ilk 60 dakika ama bitiremedik. Bitiremeyince de iki takım arasındaki kalite farkı ortaya çıktı. Beşiktaş bugün büyük takım kötü de oynasa nasıl kazanır gösterdi bize. O yüzden kendilerini tebrik ediyorum. Bu maçın da son yarım saati golü yedikten sonra konuşabiliriz, tartışabiliriz ama mutlaka gerekçelerimiz var. Ben Göztepe maçı haricinde oyun olarak çok çok mutluydum ama kazanamamak bizi, şehri ve eminim sizleri çok yıpratıyor. Kazanmamız gerekiyordu. Fikstürümüz de olur. Hiç bahane yok. Kesinlikle bahane yok. Bir sürü sakatımız hiçbir bahanem yok. Kesinlikle başarılı olmamız gerekiyordu” ifadelerini kullandı.
“Gidiyorum ama transfer yüzünden değil”
Kayseri şehrini çok sevdiğini vurgulayan Yılmaz, “Ben size geldiğim zaman şunu söyledim hatırlıyorsanız; Bu şerefli görevi bana geçen sene verdiler ve ben de aslan gibi yaptım ve takımımızı kümede bıraktık. Allah’ımıza şükürler olsun. Ben geçen seneden biliyordum transfer cezası olduğunu. Bu sezon başında da transfer olursa bırakıp gitmeyeceğim dedim size. Bugün gidiyorum ama transfer yüzünden değil. Ben bu şehri çok seviyorum. İster inanın ister inanmayın. Ben bu insanları çok sevdim. Başkanımı, valimi, belediye başkanımı, bakanımı, vekilimi taraftarlarımızı hepsini çok sevdim. O yüzden bir şey kaldı. Bu da takımın değişmesi ve bu takımın bir kıvılcımla tekrardan eskiye dönmesi için hocanın gitmesi” dedi.
“Kan değişikliği ile takıma yararlı olabilirim”
Burak Yılmaz, takımı düşündüğü için görevi bırakması gerektiğini söyleyerek, “Artık hoca değişmesi lazım. Çünkü biz her şeyi yapıyoruz. Çalışıyoruz, uyumuyoruz, baskıyı değiştiriyoruz, oyun kurmayı değiştiriyoruz. Kavga ediyoruz, sarılıyoruz, değişmiyor. Artık bir şey kaldı, hocanın gitmesi. Ben bu şehre bırakıp da iyilik yapmak istiyorum. Belki ben gidersem bir kan değişikliğiyle Kayserispor’umuza böyle yararlı olacağını düşünüyorum. O yüzden bugün itibarıyla bırakıyorum. Hakkım varsa helal olsun. Sizler de hakkınızı helal edin. Çünkü bana geçmiştir. Bizim de geçtiği için helaldir. Ben başkanıma, tüm şehre, tüm büyüklerime teşekkür ediyorum. Bana güvendiler. Bu şerefli görevi verdiler ama bugün itibariyle Kayserispor’u düşünüyorsam, bu oyuncuları seviyorsam, benim bugün bırakmam lazım. Ben bir kere 18-19 yaşındaki çocuklarla oynuyorum demedim. Ben size bir kere 7 tane eksiğim var demedim. Asla demedim. Demeyeceğim de. Bugün de çıktı Baran. Sahanın en iyisi. O çocuğa lütfen sahip çıkın. O çocuğa sarılın. Onu pamuklara sarın çok değerli. Hakkınızı helal edin” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre Kum Mahallesi’nde 8 yaşındaki Ezgi Yavuz ile A.S.Ü., Obalar mevkisindeki plajda dalgaların oluşturduğu kum tepeciğinin yakınında oynamaya başladı. Çocuklar, bir süre sonra kayan kum tepeciğinin altında kaldı.

Çevredekiler çocukları kumdan çıkararak, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
REKLAMNEFES BORUSUNA KUM KAÇTIĞI BELİRLENDİ
Sağlık ekiplerince Kumluca Devlet Hastanesi’ne kaldırılan çocuklardan Ezgi Yavuz kurtarılamadı, A.S.Ü.’nün ise tedavisi sürüyor.

İlköğretim 3’üncü sınıf öğrencisi Ezgi Yavuz’un, nefes borusuna kum kaçması sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi.

Çocuğun cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında açılan sergi, Yeşilçam’ın değişim, dönüşüm hikayesini kronolojik ve biyografik bir temelde anlatıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve Türker İnanoğlu Vakfının katkılarıyla (TÜRVAK) hazırlanan serginin küratörlüğünü Zihni Tümer üstleniyor.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan İstanbul Sinema Müzesi Müdürü Ceyhun Tuzcu, sergide Türker İnanoğlu’nun hayatının bütün noktalarının anlatıldığı bir evren oluşturulduğunu söyledi.
“Atlas 1948 Sineması’nı yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz”
Tuzcu, serginin asıl başarısını en doğru adreslerden birinde olması şeklinde açıklayarak, şöyle devam etti:
“Bizim için çok onur verici bir ağırlama oldu. Onun bütün sinema hayatını bir sergiyle anlatabilmek mümkün değil. Dolayısıyla biz de öncelikle Atlas 1948 Sineması’nı yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz. O isme layık olmak için festivalleri, yönetmen buluşmalarını devam ettiriyoruz.”
Serginin İnanoğlu’nun sinemaya başlangıç yıllarından Yeşilçam’ı keşfetmesine varan kronolojik bir sırayla devam ettiğini aktaran Tuzcu, “Ödüllerinden, kişisel eşyalarına, sinemaseverlerin özellikle kendisiyle bağı kurmasını sağlayacak bir dünya yaratılmasını sağladık.” dedi.
“Sinema tarihine yakından şahitlik edecekler”
Tuzcu, İstanbul Sinema Müzesi’nin kurulma sebeplerinden en önemlisinin Türk sinema tarihinin gelişimini sinemaseverlere sunmak olduğuna dikkati çekerek, “Bay Sinema-Türker İnanoğlu” sergisinin bu misyonu yansıtan bir etki oluşturduğunu ifade etti.
Türker İnanoğlu’na layık olmak için hem İstanbul Sinema Müzesi hem de Atlas 1948 Sinemasını sinemaseverlerin buluşma noktası yapmak için gayret edeceklerinin altını çizen Tuzcu, “Sergi önemli bir talep gördü. Dolayısıyla amacımız daha geniş kitlelere ulaşmak için elimizden geleni yapmak. İstanbul Sinema Müzesi’ndeki Türker İnanoğlu sergisi, sinema tarihine yakından şahitlik edecekleri çok önemli bir gün vaat ediyor.” açıklamasını yaptı.
İnanoğlu’nun kişisel eşyaları, Yeşilçam’ın sembol isimlerinin balmumu heykelleri ve kamera arkası fotoğraflarının yer aldığı sergi, 29 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

YENİ İMAJIYLA GEÇER NOT ALDI
Beğenilen oyuncu bu kez de katıldığı film festivali ile adından söz ettirdi. Altın KozaFilm Festivali jürisi olarak Adana’ya giden Serenay Sarıkaya sahneye çıkarak ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü Ahmet Rıfat Şungar’a verdi. Sahneye çıkmasıyla herkesi büyüleyen güzel oyuncu giydiği açık renk elbisesi ve kısa kestirdiği saçlarıyla geceye damga vurdu.

“ÖVGÜ YAĞMURUNA TUTULDU”
Yeni imajını sosyal medya hesabından sevenleriyle paylaşan oyuncuya beğeni yağmuru yağdı. Yüzbinlerce kişinin beğendiği gönderiye sevenleri, “Çok güzelsin”, “Gecenin starı belli” ” Altın olan ödül değil sensin”, “Güzelliğine bakmalara doyamıyorum” yorumları yaptı.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Babasının merkez Antakya ilçesindeki tarihi Uzun Çarşı’da yer alan atölyesinde 1954’te 7 yaşında çıraklığa başlayan Gürler, depremlere, ilerleyen yaşına ve teknolojik gelişmelere rağmen mesleğinden kopmadı.
Tenekeciliğin kentteki son temsilcilerinden 77 yaşındaki Gürler, Hatay Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğince “Yılın Ahisi” seçildi.
Gürler, 70 yıldır yolunu tuttuğu atölyesinde sacı işleyip çay tepsisi, kova, tatlı kalıbı, huni ve kürek gibi gereçler üretiyor.
Çırak bulamamaktan yakınan Gürler, zanaatının yok olmasından endişe ediyor.
Kazancıyla 4 çocuğunu okuttu, evlendirdi
Mustafa Gürler, AA muhabirine, mesleğini severek sürdürdüğünü söyledi.
Yaptığı ürünlerin kazancıyla geçimini sağladığını dile getiren Gürler, “Babamdan mesleği öğrendiğim 8 metrekarelik dükkan sayesinde yuva kurdum, 4 çocuğumu okuttum, evlendirdim.” dedi.
Gürler, müşterilerinin memnuniyeti için çabaladığını belirterek, “İşlerini yaptığım müşterilerin güler yüzü bana haz veriyor. Önemli olan para değil müşterilerimi memnun etmek.” diye konuştu.
“Yılın Ahisi” seçilmenin gururunu yaşadığını vurgulayan Gürler, mesleği sürdürecek çırak bulamamaktan üzüntü duyduğunu anlattı.
Gürler, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde oğlunu, gelinini ve torununu kaybettiğini, eşinin de yaralandığını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Depremden sonra şehrimi terk etmedim. Antakya halkına hizmet vermek bana mutluluk veriyor. Çarşıdaki esnaf arkadaşlarımı arayıp ‘Gelin iş yerlerinizi açın, şehrimizi kalkındırmamız lazım’ dedim. Sonrasında bazı arkadaşlar dükkanını açmaya başladı.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DAKİKALARCA AYAKTA ALKIŞLANDI
Maria’nın oyuncu kadrosunda Jolie’ye eşlik eden isimlerin başında usta aktör Haluk Bilginer geliyor. Filmde ayrıca Valeria Golino, Kodi Smit-McPhee ve Pierfrancesco Favino da rol alıyor. İzleyiciler tarafından çok beğenilen film Maria, Venedik Film Festivali kapsamında Sala Grande Tiyatrosu’nda düzenlenen dünya prömiyerinde 8 dakika boyunca ayakta alkışlanmıştı. Pablo Larrain’in yönettiği filmin gösteriminin ardından seyirciler ayağa kalkıp kendisini alkışlarken Jolie de gözyaşlarına hakim olamamıştı.

FİLM İÇİN 7 AY BOYUNCA OPERA EĞİTİMİ ALDI
Venedik Film Festivali’ndeki basın konferansında konuşan Angelina Jolie, rolü için “neredeyse 7 ay” opera şarkıcılığı eğitimi aldığını belirtti. Jolie, “Buradaki herkes biliyor, çok gergindim. Neredeyse 7 ay eğitim aldım çünkü Pablo’yla çalıştığınızda hiçbir şeyi yarım yamalak yapamazsınız. O, en harika şekilde, gerçekten çalışmanızı ve gerçekten öğrenip çalışmanızı talep ediyor,” ifadelerini kullandı.

MARİA FİLMİ KONUSU
Peaky Blinders’ın yaratıcısı Steven Knight tarafından kaleme alınan Maria, Callas’ın 1970’lerdeki hayatını anlatıyor. Şilili sinemacı Larraín’in biyografik draması, Yunan asıllı Amerikalı sopranonun, kamuoyunun gözü önündeki ihtişamlı ama çalkantılı hayatının ardından Paris’e çekilmesini konu alıyor. Maria’nın 49 yaşındaki Jolie’yi 15 yıl sonra ilk kez En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar yarışına sokacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy; önümüzdeki yıl 20 şehirde gerçekleştirilecek festival noktalarına Kayseri’nin de eklendiğini açıkladı. Şehrin önde gelenlerinin hummalı çalışmalarının sonuç verdiğini ve müjdelerin arka arkaya geldiğini ifade eden AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm; “2021 yılında İstanbulBeyoğlu Kültür Festivali ile Kültür Bakanlığımız bu şekilde bir aksiyon aldı ve bir organizasyon başlattı. Sonra 2022 yılı içerisinde Ankara, Çanakkale, Diyarbakır ve Konya da buna dahil oldu. En son 2024 yılı itibariyle de 16 ilimizde Kültür Yolu Festivali düzenleniyordu. Bununla ilgili geçen sene Hulusi Akar Bakanımız başta olmak üzere Ayşe hanım, Şaban Çopuroğlu vekilimiz, Murat Cahid Cıngı ve Bayar bey gerçekten oldukça ısrarlı çalışmalar yaptı. Keza Memduh Başkanım dilinden hiç düşürmedi, Turizm Bakanımız ve bakan yardımcımızı ziyaretlerinde söyledi. Vali bey bu şehir için kazanç, kültür ve turizme verdiği önemi biliyoruz. Sonuçta şunu görüyoruz; Kayseri’de tek vücut; hem AK Parti’nin tüm milletvekilleri, hem büyükşehir belediye başkanı hem de vali bey bu yolda gayretli ve hummalı bir çalışma gerçekleştirdiler. Kayseri’miz de artık 2025 yılı için Kültür yolu Festivali’ne dahil oldu. Kültür Yolu Festivali; sanatı, kültürü, tarihi bir araya getiren çok önemli festivallerdir. İçerisinde konser, sergi, gastronomi, bale, tiyatro, opera, beceri atölyeleri gibi faaliyetlerle 7’den 77’ye herkese ulaşan faaliyetlerdir. Biz de gelecek sene Allah izin verirse Kayseri’nin Kültür Yolu Festivali’nde yer almasıyla bu keyfi yaşatacağız. Çalışmalarımız hummalı bir şekilde devam ediyor, müjdelerimiz arka arkaya geliyor. Allah’ın izniyle nice yeni icraatlar ile çalışmalarımız hızla devam edecek. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mudanya Mütarekesi’nin 102’nci yıl dönümü, görüşmelerin başladığı 3 Ekim’den, imzalandığı 11 Ekim’e kadar düzenlenecek etkinliklerle kutlanacak.
“Biz de her bir günü bu tarihi sürece adıyoruz”
Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mudanya Mütarekesi’nin 102’nci yıl dönümüne özel olarak hazırlanan kutlama programını, Mudanya Belediyesi’ne bağlı MUDAŞ’ta düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Mudanya Mütarekesi’nin, bağımsızlık sürecinde oynadığı role vurgu yapan Başkan Dalgıç, şöyle konuştu:
“Mudanya Mütarekesi, sadece Kurtuluş Savaşı’nı sona erdiren bir antlaşma değil, aynı zamanda Misak-ı Milli’yi hayata geçiren büyük bir diplomasi zaferidir. Bu antlaşma ile Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmıştır. Yıllar boyunca bu büyük olay ne yazık ki hak ettiği ilgiyi görmedi ve gerektiği gibi anılmadı. Ancak biz, bu tarihi yeniden hatırlatmayı ve her yıl büyük bir coşkuyla kutlanmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Cumhuriyetimizin temel taşlarından biri olan Mudanya Mütarekesi’ni her yıl daha güçlü bir şekilde anmak ve yeni nesillere aktarmak en önemli görevlerimizden biridir. Mütareke görüşmeleri tam dokuz gün sürdü. Biz de her bir günü bu tarihi sürece adıyoruz. Barışın, uzlaşının ve diplomasiyle kazanılan zaferin gücünü tüm Türkiye’ye yeniden hatırlatacağız.
“Mudanya’nın barış dolu ruhunu hep birlikte yaşatacağımıza yürekten inanıyorum”
Mudanya Mütarekesi, 11 Ekim 1922 tarihinde imzalanarak Kurtuluş Savaşı’nı fiilen sonlandıran bir barış anlaşmasıdır. 102 yıl önce bu topraklarda atılan diplomatik adım, Türkiye Cumhuriyeti’nin yolunu açmış, bağımsızlık mücadelemizin barışla taçlandığı önemli bir dönemeç olmuştur. Biz de bu tarihi olayın ruhunu yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için bu yıl çok özel bir kutlama programı planladık. Bu yılki etkinliklerimiz, 3 Ekim’de mütareke görüşmelerinin başladığı günden itibaren dokuz gün sürecek ve 11 Ekim’de anlaşmanın imzalandığı tarihte sona erecek. Bu süre zarfında Mudanyamızda tarih, kültür ve sanat dolu günler yaşanacak. Her gün, mütarekenin ruhuna uygun olarak farklı bir etkinlikle halkımızı buluşturacağız.
Birçok tarihçi, 11 Ekim 1922’yi Birinci Dünya Savaşı’nın fiilen sona erdiği gün olarak kabul eder. Mudanya, bir ilçe olarak ateşkes antlaşmasının imzalandığı tek yerdir. Bu, ilçemize ve bu topraklara ayrı bir önem katmaktadır. Türkiye’nin dört bir yanından vatandaşlarımızı bu önemli günü bizimle birlikte kutlamaya davet ediyoruz. Biz, Mudanya’nın ve Mütareke Müzesi’nin, tıpkı Anıtkabir ve Çanakkale gibi ruhunu hissettiren bir ziyaret noktası olmasını arzuluyoruz. Bu bilinçle 11 Ekim’in, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı gün olarak herkes tarafından anılması gerektiğine inanıyoruz. Ülkemizin her yanındaki Cumhuriyet sevdalılarını Cumhuriyetimiz için büyük önem taşıyan bu anlamlı günlerde Mudanya’ya davet ediyorum. Mudanya’nın barış dolu ruhunu hep birlikte yaşatacağımıza yürekten inanıyorum.”
Mudanya Mütarekesi ve barış konulu çeşitli söyleşi ve sergilerin yer aldığı program kapsamında Diplomasi Atölyesi, Uluslararası Mudanya Sempozyumu, tiyatro oyunları, konserler, mütareke imza canlandırması, barış sofrası ve çocuklar için atölyeler gerçekleştirilecek. 11 Ekim günü Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödülü’nün de verileceği törenden sonra aynı gün akşam, dünyaca ünlü sanatçı Kerem Görsev Trio Mütareke Meydanı’nda unutulmaz bir konser verecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarihler 26 Eylül 1932’yi gösterdiğinde Dolmabahçe Sarayı’nda, Türkçe’nin zenginliğinin araştırılması ve ortaya çıkarılması için Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün katılımıyla Birinci Türk Dili Kurultayı toplandı. Kurultayın toplandığı ilk gün olan 26 Eylül’ün her yıl “Dil Bayramı” adıyla kutlanma teklifi oy birliği ile kabul edilerek ve o günden bu yana 26 Eylül günü ülkemizde “Dil Bayramı” olarak kutlanıyor. Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Kent Konseyi de Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük önem verdiği dile sahip çıkmak ve gelecek kuşaklara doğru aktarılmasını sağlamak için 26 Eylül Türk Dil Bayramı’nın 92’inci yıl dönümünde bir söyleşi düzenledi.
Hasan Ali Yücel Dünya Klasikleri Kütüphanesi’nde Uludağ Üniversitesi Türk Dili Bölümü Öğretim Görevlisi Nilüfer İnceman Akgün’ün moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide; Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Türk Dili Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasene Aydın da Türkçe’nin doğru konumu ve özellikle sosyal medyadaki sıkıntılar hakkında bilgiler verdi.
“Türkçe’nin önemini bir kez daha hatırlatmak için buradayız”
Türkçe’ye gereken önemin verilmediğini düşündüğünü belirten Doç. Dr. Hasene Aydın, “Umursamaz bir tavır takındığımız bugünlerde Türk Dil Bayramı dolayısıyla Türkçe’nin önemini bir kez daha hatırlatmak için buradayız. Özellikle gençlerin internet üzerinde yaygınlaştırdığı yanlışlar bizi kuşatmış durumda. Sosyal medya, Türkçe konusunda kanayan yaramız. Ne yazık ki, özellikle gençler özendikleri için bazı yanlışları yapmaktan çekinmiyorlar. kelimeleri bozabiliyor, kuralları işletmeyebiliyorlar ve bunların el birliğiyle yaygınlaşmasına yol açıyorlar. Sosyal medya, bizi bir araya getiren bir mecra ama dilin yanlışlarının da bir o kadar hızla yayıldığı bir ortam. Bizler de bir dil bilinci oluşursa küçük yaşlardan itibaren bu tür sorunların ortadan kalkacağını düşünüyoruz.” dedi.
“Dili doğru kullanmak bireysel ve toplumsal mutluluk için şarttır”
Doğru Türkçe’nin kullanımı için gençlere bir öneride bulunan Aydın, “Bilgili, farklı, ya da güzel görünmek için yabancı kelimeler kullanmaya özenmesinler. Eğer kendileri parmakla gösterilecekse Türkçe’yi doğru kullandıkları için gösterilsin. Ne kadar güzel Türkçe konuşuyor, dilini ne kadar iyi kullanıyor diye parmakla gösterilsinler. Gençlerin birbirlerine bu anlamda örnek olmalarını istiyoruz. Anaokulundan itibaren çocuklarımıza Türkçe’nin önemini kavratabilirsek, ben o halkanın genişleyeceğini düşünüyorum. Mutlu olmak için dili doğru kullanmak zorundayız. Dilimizi doğru kullanmadığımızda anlaşılmayız, anlaşılmadığımızda daha çok çaba sarf etmek zorunda kalırız. Bu fiziksel olarak çaba gerektirir, zamanımızı çalar, karşı tarafla ilişkilerimizin bozulmasına yol açar. Dolayısıyla dili doğru kullanmak bireysel ve toplumsal mutluluk için şarttır” ifadelerini kullandı.
Türk Dil Bayramı’nı kutlamak için bir araya geldiklerini belirten Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz da, “Türk Dil Bayramı dolayısıyla bir araya geldik. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dile ne kadar önem verdiğini biliyoruz. Bundan tam 92 yıl önce Dolmabahçe Sarayında Türk dilinin zenginliğini ortaya çıkartmak ve bunu araştırmak üzere ilk defa dil tarih kurultayı yapılıyor. O kurultayda oy birliğiyle 26 Eylül tarihinin Türk Dil Bayramı olarak kutlanmasına karar veriliyor. O gün bugündür, bizler de Türk Dil Bayramını 26 Eylül tarihinde her yıl kutluyoruz. Bugün burada dilimizin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlayacağız.” diye konuştu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edirne’de Üç Şerefeli Camisi’nde gerçekleştirilen programda, cuma namazı öncesinde Kur’an-ı Kerim okunarak, hayatını kaybeden esnaflar için dua edildi.
Ticaret İl Müdürü Mahmut Altun, programın ardından, Ahilik kültürünün her daim yaşatılması gerektiğini belirtti.
Hayatını kaybeden esnaflara Allah’tan rahmet dileyen Altun, mesleğini icra eden esnaf ve sanatkarlara da bol kazanç dileyerek Ahilik Haftası’nı kutladı.
Programın ardından katılımcılara ahi pilavı ve ayran ikram edildi.
Kırklareli’nde de Ahmet Cevdet Paşa Camisi’nde gerçekleştirilen programda, mevlit okunarak dualar edildi.
Programa Kırklareli Valisi Uğur Turan, Ticaret İl Müdürü Mustafa Uzan, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ali Fuat Şeker ile oda temsilcileri ve esnaflar katıldı.
Cuma namazının ardından Ahmet Cevdet Paşa Parkı’nda pilav ve ayran ikram edildi.
Tekirdağ da Orta Camisi’nde mevlit okutuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bu yıl ilk kez gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen “Küçükçekmece Bilimin İzinde Şenleniyor” isimli Bilim Şenliği kapılarını ziyaretçilerine açtı. Küçükçekmece Fevzi ÇakmakEtkinlik Meydanı’nda gerçekleştirilen şenlikte teknoloji ve eğlence bir araya geliyor. Şenlik kapsamında 54 bilimsel atölye, 25 bilimsel etkinlik, 3 bilim temalı sergi, 5 bilim yarışması ve 4 bilimsel seminer hem öğrencilere hem de yetişkinlere açık olacak. Şenlik alanında özellikle lise öğrencileri tarafından hazırlanan ve uluslararası yarışmalarda ödüller kazanan insansız hava ve su altı araçları dikkat çekiyor.
Geliştirdikleri insansız su altı aracıyla uluslararası yarışmalarda derece yaptılar
Doğan Cüceloğlu Fen Lisesi teknoloji takımı olarak geliştirdikleri İnsansız Su altı sistemleri araçlarının Norveç’te düzenlenen ve alanında dünyanın en prestijli yarışmalarından birinde üniversite öğrencilerini de geride bırakarak derece aldıklarını belirten 12. Sınıf öğrencisi Hüseyin Selçuk Yıldız, “Biz Doğan Cüceloğlu Fen Lisesi Teknoloji Takımları olarak 3 takımımız bulunuyor. Burada insansız su altı takımları takımımız var. Bizim insansız su altı sistemleri takımımız olarak 3 tane insansız su altı aracımız var. Burada son olarak profesyonel yaptığımız Altay isimli aracımız var. Kendisi Norveç’te alanının en prestijli yarışmasına katıldık. Bu yarışmaya karma olarak lise ve üniversite öğrencileri dünyanın çeşitli ülkelerinden bu yarışmaya projeleriyle kabul alıyorlar. Biz finale kadar adımızı taşıdık finale de katılan iki lise takımından birisiydik. Ülkemizden İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi gibi köklü okullar yer aldı. Biz buna rağmen orada bulunan 20 takımdan dünya 8.’si olduk” diye konuştu.
Bilim Şenliğinin koordinatörlüğünü gerçekleştiren ve projeyi yazan Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü TÜBİTAK koordinatörü Leyla Arattan; şenliği 50 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirdiklerini belirterek, “Küçükçekmece’de TÜBİTAK 4007 projesi yazdık, ikinci kez geçirmeyi başardık. Aslında Küçükçekmece’de ilk kez. İlkini KahramanmaraşPazarcık’ta gerçekleştirmiştik depremin kalbinde. Bu da kendi ilçemizdeki ilk bilim şenliğimiz oldu. 54 atölyeye 25 bilimsel etkinlik bilişim tırı bilim münazarası, bilim tiyatrosuyla yaklaşık 50 bin kişinin katılımıyla harika bir bilimselliği gerçekleşiyor. Katılım çok güzel hatta Küçükçekmece dışında İstanbul’un biz hariç 38 tane daha ilçesi var o ilçelerin hepsinden akış var” dedi.
Öğrencilerin bilim okur yazarlığını geliştirmek için yoğun çaba sarf ettiklerini belirten TOKİ Güneşpark Kız İmam Hatip Lisesi öğretmenlerinden Doç. Dr. Veysi Aktaş, “Biz burada okulumuz olarak da bu tür çalışmaları atölye haline çevirmiştik TOKİ Güneşpark Evleri Kız İmam Hatip Lisesinde çocuklarla bilim okur yazarlığını geliştirmeye çalıştık öğrencilerin bir bilim okur yazarı olması dijital okur yazarlık için yaptığımız bu mücadele karşılığını buluyor. Karşılığını bulduğunu da burada saha da öğrencilerin yansımasından anlayabiliyoruz” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TÜİK, 2021-2023 dönemine ilişkin yükseköğretim beyin göçü istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, yükseköğretim mezunları arasında 2015’te yüzde 1,6 olan beyin göçü oranı, 2023’te yüzde 2’ye yükseldi. Her 100 yükseköğretim mezunundan 2’si beyin göçüyle Türkiye’den ayrıldı. Göç oranının kadınlarda yüzde 1,6, erkeklerde ise yüzde 2,4 olduğu görüldü. En yüksek beyin göçü oranına sahip eğitim ve öğretim alanı, yüzde 6,8’le bilişim ve iletişim teknolojileri oldu. Bu alanı, yüzde 4,4’le mühendislik, imalat ve inşaat, yüzde 2,6’yla doğa bilimleri, matematik ve istatistik izledi.
Geçen yıl beyin göçü üzerine bir rapor hazırlayan SODEV Başkanı Rasim Şişman, TÜİK’in 2021-2023 dönemine ilişkin yükseköğretim beyin göçü istatistiklerini değerlendirdi. Şişman’ın değerlendirmesi şöyle:
“TÜİK’in ‘beyin göçü’ istatistikleri dezenformasyondur”
“Bu sonuçlar, TÜİK’in istatistiki olarak yaptığı bir dezenformasyondur. Öncelikle biz, göçenlerin sayısına değil, toplumdaki göçme eğilimine baktık. Biz ‘İmkanınız olsa gider misiniz?’ diye sorduk. Dolayısıyla bizim elimizdeki bulgularla, TÜİK’in yayınladığı bulgular örtüşmüyor. Peki, TÜİK bu dezenformasyonu neden yapıyor? Bu önemli bir soru. Seçmen, beyin göçünün, ülkenin hem bugünü hem de geleceği açısından büyük bir sorun teşkil ettiği farkında. İktidar, bu durumun seçmende bir rahatsızlık yarattığını görüyor ve meseleyi itibarsızlaştırmaya çalışıyor. İnsanlar, ülkenin en iyi eğitimli, en iyi üniversitelerinde okuyan gençlerinin kaçarcasına, yurt dışına gittiğinin farkında. Bu konu da aslında doktorların göçüyle somutlaştı. Seçmen nezdinde büyük ölçüde doktorların göçüyle somutlaştı. İnsanlar hastaneye gittiğinde, Türki cumhuriyetlerden gelen, Suriye’den gelen, başka ülkelerden gelen doktorlara muayene oluyorlar. Adını bile telaffuz edemediği doktorlara muayene oluyorlar. Çünkü bu ülkenin en iyi üniversitelerinde okuyan, en iyi yetişmiş doktorları yurt dışına göçmek zorunda kaldı.”
TÜİK’in sadece lisans programı verileri üzerinden bu rakamları hazırladığına işaret eden Şişman, şöyle devam etti:
“TÜİK yeniden araştırma yapmalıdır, yoksa biz yapar gerçek sonuçları paylaşırız”
“Her araştırma, belirli sınırlıklar içerisinde olur. Burada gördüğüm kadarıyla TÜİK lisans mezunlarına almış ama bildiğiniz üzere son yıllarda açtıkları tabela üniversiteleri sebebiyle AKP iktidarı döneminde lisans mezunu da tam dört katına çıktı. Ben bu araştırmayı bu ülkenin akıl sermayesi olarak gördüğümüz, bu ülkenin entelektüel sermayesi olarak gördüğümüz köklü, saygın, lise ve üniversitelerden mezunlarla yeniden yapmalarını bekliyorum. Eğer onlar bu araştırmayı yapmazsa zaten biz yapar, gerçek sonuçları kamuoyuyla paylaşırız. Sadece mezun olunan lisans programları üzerinden değil, çünkü beyin göçünün içerisinde işte master hatta doktora mezunları da var, bunların da katılması lazım. Elbette bu mesele ‘gidiyorlarsa gitsinler, buralar boş kalmaz merak etmeyin’ diyen bir akla kurban edilemeyecek kadar değerli ve bu sorun buna neden olanların gerçeklikten kopmuş biçimde masa başında tasarladıkları eve dönüş projeleriyle de çözülemeyecek kadar derin ve çok katmanlıdır.”
Kendi yaptıkları araştırmadan bulgular da paylaşan Şişman, AKP seçmeni içerisinde dahi ciddi bir oranda yurtdışına yaşamak isteyen kesimin olduğuna dikkati çekerek, şunları aktardı:
“Memnuniyetsizlik, kişisel bir memnuniyetsizlikten toplumsal bir memnuniyetsizliğe dönüşmüş”
“2023’teki araştırmasının en dikkat çekici birisi o dönem konuştuğumuzda eğitimli AKP seçmeninin yüzde 44’ü, MHP seçmeninde yüzde 52’si imkan olursa yurt dışında yaşamak istiyor sonucu çıkmıştı. Yüzde 23 kesimde hayatından hiç memnun değildi. Biz katılımcılara genel olarak ‘Yaşamınızda ne derece memnunsunuz’ diye sorduk. ‘Memnunum’ diyenlerin oranı yalnızca yüzde 29.2 idi. Katılımcıların yaş ve cinsiyet kırılımlarına göre memnuniyet durumlarına baktığımızda da genele yansıyan bir mutsuzluk halini çok açık biçimde görüyoruz. Bu memnuniyetsizlik hali de herhangi bir siyasal görüşe bağlı değil. Ülke topyekün içerisinde bulunduğu yaşamdan mutsuz. Fakat iktidar seçmeni ile muhalefet seçmeni arasında elbette farklar gözleniyor. Memnuniyetsizliğin kişisel bir memnuniyetsizlik olmaktan öte, toplumsal bir memnuniyetsizliğe taşındığını da görmüş vaziyetteyiz.”
Araştırmalarında fırsat eşitsizliğine ilişkin de ciddi bulguların olduğunu anımsatan Şişman sözlerini, şöyle sürdürdü:
“AKP seçmenindeki memnuniyetin sebebi kayırmacılık”
“‘Türkiye’de başarılı biri ne derece yükselebilir’ diye sorduk. ‘Yükselebilir’ diyenlerin oranı yalnızca yüzde 28. ‘Ne derecede fırsat eşitliği var’ diye sorduk. Yanıt yok. Bu yüzde 28’lik oran bunu gösteriyor. Yaş kırılımına baktığımızda 30-39 yaş aralığı görece bir kariyer sıçraması olma ihtimalinin en yüksek olduğu aralıktır. Bu yaş aralığında bile insanların eşitsizlikle yüzleştiklerini ve inançlarını yitirdiklerini gördük. Siyasi partiler arasındaki farktan bahsetmiştim az evvel. ‘AKP seçmeninde başarılı biri ne derece yükselebilir’ diye sorduğumuzda ‘Yükselebilir’ diyenlerin oranı yüzde 44.5 iken, CHP’ye oy verenlerde bu oran yüzde 14.9, DEM Parti’ye oy verenler içerisinde bu oran yüzde 1.9. Yani AKP’nin kendi eko çemberinde kurduğu mekanizmalar sayesinde içerisindekiler için daha fazla makama erişmek mümkün. Dolayısıyla o ekosistemdekiler görece daha mutlu. Geri kalanlar ise bir o kadar mutsuz. Bu noktada Türkiye’deki nepotizm gerçeği tüm çarpıcılığıyla bir kez daha karşımıza çıkıyor. Kayırmacılığın yarattığı fırsat ve avantajlar sayesinde AKP seçmeninde memnuniyet oranının daha yüksek olduğunu açıklıkla görüyoruz. Şimdi soruyorum; bir siyasi partiye oy verenler içerisinde bu oran yüzde 44.5 iken başka bir siyasi partiye oy verenler içerisinde bu oran yüzde 1.9 ise o ülkede toplumsal adaletten nasıl söz edilebilir?
“Muhalif seçmen kendini özgür hissetmiyor”
‘Siyasi düşüncelerinizi ifade ederken kendinizi ne derece özgür hissediyorsunuz’ diye sorduk. ‘Özgür hissediyorum’ diyenlerin oranı yüzde 23.4. MHP’li seçmenlerin içerisinde siyasi düşüncelerini ifade ederken kendisini özgür hissedenlerin oranı yüzde 23.2, AKP seçmeninde yüzde 42, CHP seçmeninde yüzde 8 ve DEM Parti seçmeninde bu oranı ne biliyor musunuz? Sıfır! Çok acı.”
Asıl sonuçların göçmen eğiliminin baz alınarak yapılması gerektiğine vurgu yapan Şişman değerlendirmesini, sözlerini şöyle tamamladı:
“Düşük gelire rağmen özgür ve laik bir ülkede yaşam AKP ve MHP seçmenin de hayali”
“TÜİK’in bu araştırmayla istatistik olarak bir dezenformasyon yaptığını söylemiştim. Bunun sebeplerinden bir tanesi de bu. Biz göçen sayısına bakmadık, göçme eğilimine baktık. Burada da bu eğilim apaçık ortada. ‘Hayatınızın kalan kısmını yurt dışında geçirme imkanınız olsa gider misiniz’ diye sorduk. Ülkenin yarısından fazlası imkanı olsa yurt dışına gideceğini ifade ediyoruz. Bugün imkanı olsa hayatının geri kalanını yurt dışında geçirmek isteyen AKP seçmenin oranı yüzde 44 iken, MHP seçmeninde bu oran yüzde 52.2. Yani AKP’nin yarattığı ülkede yaşamak istemeyen AKP seçmeni, yaşamak isteyenden daha fazla. Sonuç olarak şunu görüyoruz. Çalışan, çalışmayan, iktidar seçmeni, muhalefet seçmeni, neredeyse top birikim herkes gitmek istiyor. Yurt dışı imkanı olarak karşınıza iki seçenek sunulsa hangisini tercih ederdiniz diye sormuştuk. ‘Ayda 10 bin dolar maaşla Suudi Arabistan’da mı yaşamak istersiniz, Ayda 5 bin dolar maaşla İsviçre’de mi yaşamak istersiniz diye’ sorduk. ‘Ayda 10 bin dolara Suudi Arabistan’da yaşamak isterim’ diyenlerin oranı yüzde 11.4 iken, ‘5 bin dolar maaşla İsviçre’de yaşamak isterim’ diyenlerin oranı yüzde 88.6. Yani gördüğünüz üzere insanlar daha yüksek gelir yerine daha düşük gelirle de olsa özgür ve laik bir ülkede yaşamayı tercih ediyor. Düşük gelire rağmen özgür ve laik bir ülkede yaşam AKP ve MHP seçmenin de hayali.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yurda uyuşturucu soktuğu değerlendirilen ve İran’dan Ankara Esenboğa Havalimanı üzerinden aktarmalı olarak Samsun Çarşamba Havalimanına gelen İran uyruklu Matin M’yi takibe aldı.
Samsun’da uçaktan indikten sonra gözaltına alınan Matin M’ye, götürüldüğü hastanede tomografi çektirildi.
Mide ve bağırsaklarında yabancı cisim tespit edilmesi üzerine hastanede tıbbi müdahale edilen şüphelin vücudundan 10 kapsül halinde 191,18 gram sentetik uyuşturucu ele geçirildi.
Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçedeki Barış Caddesi’nde bulunun Şaban Yılmaz’a ait giriş katı bakkal olarak kullanılan 2 katlı binada, bitişiğindeki temel açma çalışması sırasında sesler gelmeye başladı.
Durumu fark ederek dükkandan çıkan Yılmaz ve çevredekiler binadan uzaklaştı. Bir süre sonra ise bina tamamen çöktü.
Çökme esnasında durumu fark etmeyerek dükkana girmeye çalışan bir vatandaş ise enkaz altında kalmaktan son anda kurtuldu.
Olay sonrası bölgeye gelen Kemalpaşa Belediye Başkanı Erhan Yılmaz, bölgede incelemelerde bulunarak vatandaşlara “geçmiş olsun” dileklerini iletti.
Yılmaz, kazanın ucuz atlatıldığını ifade ederek, “Çok şükür can kaybımız ve yaralımız yok. Bir vatandaşımız son anda kurtulmuş. Ona da geçmiş olsun dileklerimiz iletiyorum.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ARTVİN’in Kemalpaşa ilçesinde, iş makinesiyle temel kazısı sırasında yandaki market yıkıldı. Markete alışveriş için giren kişi yaralanırken, yaşananlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.
Olay, saat 13.00 sıralarında Barış Caddesi’nde meydana geldi. Şaban Yılmaz’a ait üst katı depo olarak kullanılan market, yan taraftaki arsada yapılan temel kazısı sırasında aniden çöktü. Bu sırada alışveriş için markete giren kişi, enkaz altında kaldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, sağlık ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Müşteri, ekiplerin çalışmasıyla enkaz altından çıkarılıp HopaDevlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralının sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Bu arada yaşananlar, çevredeki bir kişi tarafından cep telefonuyla görüntülendi.
Kazı çalışması durdurulurken, polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Faruk Zabcı’nın vefatının ardından bir başsağlığı mesajı yayınlandı. Mesajda “Faruk Zabcı’yı kaybettik. Uzun yıllar başarıyla mesleğimize hizmet veren Zabcı’nın ailesine ve basın topluluğumuza başsağlığı ve sabır diliyoruz” denildi.
Faruk Zabcı kimdir?
Faruk Zabcı, 1947 yılında İstanbul’da doğdu. 1968 yılında Galatasaray Lisesi’nden mezun olan Zabcı aynı yıl Milliyet Gazetesi’nde Avrupa’da otostop anılarını yazarak meslek hayatına başladı. Uzun yıllar Hürriyet Gazetesi’nin Londra Temsilciliği görevini yürüttü. Irak’ın Amerika tarafından işgali sırasında Bağdat’ı düşen “İlk Bomba”yı görüntüledi, ilerleyen aylarda Süleymaniye’de Türk askerine çuval geçirilmesi operasyonuna tanık oldu. Somali’ye giderken Mogadişu’da korsanlar tarafından kaçırıldı. 2020 Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü ve Sürekli Basın Kartı sahibiydi. Zabcı bir çocuk babasıydı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLELER KARAR SONRASI GÖZYAŞI DÖKTÜ
Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana’da 96 kişinin yaşamını yitirdiği Alpargün Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin yapı müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu Hasan Alpargün’ün 17’si ağırlaştırılmış, 62 kez müebbet ve toplam 865 yıl hapis cezasına çarptırıldığı duruşma sonrası mağdur aileler, kararı gözyaşlarıyla karşıladı.
Şikayetçi avukatı, aynı zamanda enkazda yakınlarını kaybeden Beşir Ekinci, 20 aydır adalet arayışını sürdürdüklerini ve bu yargılamanın emsal bir karar olduğunu kaydetti. Avukat Ekinci, “Bugün nihayet güzel bir sonuç aldık. Bu emsal karar, yalnızca bugünü değil, geleceğimizi de güvence altına aldı. Deprem şehitlerimizi geri getiremeyecek ama adalet mücadelemizden vazgeçmedik. Bundan sonraki mücadelemiz diğer mağdur aileler için olacak” dedi.
‘HUZUR BULDUK’
Alpargün Apartmanı’nda yakınlarını kaybeden Serpil Karataş, destek olan herkese teşekkür ettiğini belirterek, “Çok mutluyum. Oğlum ve babası hayatlarını kaybetti. Hayalleri yarım kaldı ama bugün gerçekten adalet olduğunu gördük” dedi.
Selver Küçükcan ise acısının hiç bitmeyeceğini belirterek, “Ama böyle bir kararın çıkması içimizi bir nebze olsun rahatlattı. 20 aydır büyük acı çekiyorduk, şimdi biraz olsun huzur bulduk” diye konuştu.
‘SORUMSUZ MÜTEAHHİTLERE ÖRNEK OLSUN’
Emine İnce de bu davanın, tüm sorumsuz müteahhitlere örnek olmasını isterken, depremde yakınlarını kaybeden Ömer Aktay ise “Kızımı ve ailemi kaybettim. Artık acımızı rahatça yaşayabileceğiz. Bu kararı veren herkese teşekkür ederiz. Katillerin bir daha güneş yüzü görmemesini diliyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şevval CİNDİR/ İSTANBUL, İSTANBUL’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden senarist, yapımcı ve yönetmen Tomris Giritlioğlu için tören düzenlendi. Mecidiyeköy’deki İstanbulDevlet Tiyatroları sahnesinde düzenlenen törene ailenin yakınları ve çok sayıda sanatçı katıldı. Törende konuşan Giritlioğlu’nun erkek kardeşi Başar Arcak, ‘O kadar güzel şeyler söylediler ki o zaman daha da gurur duydum . İyi ki benim ablammış. Onu çok seviyorum’ dedi.
İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 67 yaşında hayatını kaybeden senarist, yapımcı ve yönetmen Tomris Giritlioğlu için Mecidiyeköy’deki İstanbul Devlet Tiyatroları sahnesinde tören düzenlendi. Törene Giritlioğlu’nun erkek kardeşi, oğlu, aile yakınlarıyla, sanatçı dostları ve vatandaşlar katıldı. Törende bir konuşma yapan oyuncu Cansel Elçin, ‘Bizlerin sektördeki herkesin bir anısı vardır onunla. Onunla çalışanlar, onunla beraber olanlar yetim kaldı’ dedi. Konuşması sırasında gözyaşlarına boğulan erkek kardeşi Başar Arcak ise, ‘O kadar güzel şeyler söylediler ki o zaman daha da gurur duydum . İyi ki benim ablammış. Onu çok seviyorum’ diye konuştu. Sözlerine ‘Canım annem, büyük aşkım, sonsuz flörtüm’ diye başlayan oğlu Ilgaz Giritlioğlu ise, ‘Tomris’in oğlu olmak hem çok zor hem de çok kolay. Çetin ceviz bir hayat, uykusuz montaj odaları, bol sigara, çok fazla senarist, kostümler, güzel oyuncular ve kameralarda dolu, nefes kesen bir hayat. Seninle çok gurur duyuyorum’ şeklinde konuştu.
Tomris Giritlioğlu için, bugün ikindi namazına müteakip Teşvikiye Camiinde cenaze namazı kılınacak. 67 yaşında hayatını kaybeden Giritlioğlu’nun cenazesi 25 Eylül Çarşamba günü Antakya Asri Mezarlığında toprağa verilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Belediyesi ve Elazığ Müftülüğü iş birliğiyle düzenlenecek program, 25 Eylül Çarşamba günü saat 19.30’da Elazığ Belediyesi Bünyamin Eroğlu Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilecek. Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’in (sav) dünyaya teşriflerinin yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenecek program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayacak. Elazığ İl Müftüsü İrfan Üstündağ’ın konuşmacı olarak yer alacağı programda, Mevlid-i Şerif okunarak dualar edilecek. Gecede, Elazığ Belediyesi Tasavvuf Ekibi tarafından da ilahi dinletisi sunulacak.
Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “25 Eylül Çarşamba günü saat 19.30’da Elazığ Belediyesi Bünyamin Eroğlu Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenecek, ‘Peygamberimiz ve şahsiyet inşası’ konulu programa tüm hemşehrilerimiz davetlidir.” denildi. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu yıl 5-12 Ekim 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali öncesinde yola çıkacak Altın Portakal Sinema TIR’ı, ilçe ilçe gezerek Antalyalıları sinemayla buluşturacak. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin gezen sinema etkinliği kapsamında “Lohusa”, “Kardeş Takımı”, “Altın Gaga ve Macera Çetesi” isimli filmler gösterilecek.
İlk gösterim Kepez ve Aksu’da
Gezen Sinema etkinliğinin ilk durağı, 26 Eylül Perşembe günü Kepez ve Aksu ilçeleri olacak. Açık Sinema TIR’ı saat 20.00’de Kepez Çamlıbel Kapalı Pazar Yeri’nde “Lohusa” filminin gösterimini gerçekleştirecek. Aynı gün Aksu Belediyesi önünde Kapalı Sinema TIR’ında saat 16.00’da “Altın Gaga ve Macera Çetesi”, saat 18.00’de “Kardeş Takımı”, saat 20.00’de ise “Lohusa” filmi gösterilecek.
Konyaaltı ve Döşemealtı ile devam edecek
Gezen Sinema etkinliği, 27 Eylül Cuma günü ise Konyaaltı ve Döşemealtı’nda olacak. Konyaaltı Uncalı Kapalı Pazartesi Pazar Yeri’nde saat 20.00’de “Kardeş Takımı” seyirciyle buluşacak. Döşemealtı TOKİ’lerde ise saat 16.00’da “Altın Gaga ve Macera Çetesi”, saat 18.00’de “Kardeş Takımı”, saat 20.00’de ise “Lohusa” filmi gösterilecek.
Geçmiş yıllarda yoğun ilgi gören ve ücretsiz olarak gerçekleştirilen gösterimle, 4 Ekim 2024 tarihine kadar devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emir Sultan Mezarlığı’ndaki törene, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türk Eğitim Vakfı (TEV) ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Mehmetçik Vakfının yöneticileri, Bursa Zeki Müren Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinin öğretmen ve öğrencileri, sanatçının yakınları ile sevenleri katıldı.
Zeki Müren’in yeğeni Özlem Güner, törende yaptığı konuşmada, onun yeğeni olmaktan gurur duyduğunu anlattı.
Sanatçının, “Ben herkesin Zeki Müren’i olabilirim ama sadece sizin dayınızım.” dediğini ifade eden Güner, “Bize, ‘Bunu sakın unutmayın. Beni koruyup kollayıp yaşatacak olanlar, sizlersiniz’ dedi. Artık ezberlediğim bir cümle bu. Defalarca yineledi. Hiç unutmadık, bu sözü ve unutmayacağız. Bizim görevimiz ancak son nefesimizi verdiğimizde sona erer.” ifadesini kullandı.
TEV Bursa Şube Başkanı Sertaç Şipka da Zeki Müren’in mirasçı olarak, TEV ve TSK Mehmetçik Vakfını kendine evlat edindiğini vurguladı.
Ebedi olarak onun mirasına sahip çıkmak ve hedefleri, istekleri doğrultusunda anısını yaşatmak için ellerinden geleni yaptıklarını belirten Şipka, şunları söyledi:
“Zeki Müren’i Bursa’da daha fazla yaşatmak ve anmak için çalışıyoruz. Üzerimizde çok büyük bir görev var. Zeki Müren, Bursa’da 1931 yılında doğmuş, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde Bursa’da yaşamış ve sanatıyla bütün dünyaya nam salmış bir sanatçı. Dolayısıyla onun engin, derin, hem sanatı, kişiliği, değerleri hem yaşam tarzıyla bilmemiz, öğrenmemiz gereken aslında daha çok fazla detayı var. Bursa kent kültürünün ve kent kimliğinin çok önemli bir parçası Zeki Müren. Bunu, günden güne daha fazla yaşatabiliyor olmak, bizlerin aslında bir nevi de boynunun borcu. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, ruhu şad olsun.”
Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız da herkesi, Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından Bursa Kent Müzesi’nde devam eden, Müren’in yaşamı ve sanat hayatını anlatan “Elbet Bir Gün Buluşacağız” sergisini görmeye davet etti.
Tören, dua edilmesiyle sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN – Samsun Bölge Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet SavcısıVedat Soğukpınar, aynı zamanda Türkiye’de bulunan 450 kuş türünden birçoğunu fotoğraflayan ve yaban hayattaki canlıların fotoğraflarını çeken bir ‘yaban hayat fotoğrafçısı’ olarak dikkat çekiyor.
Yıllardır kuş fotoğrafçılığı yapan Cumhuriyet Savcısı Vedat Soğukpınar, izinli olduğu günlerinde herkesin uyuduğu saatlerde kamuflajını giyip Samsun Kızılırmak Deltası’na giderek kuşları fotoğraflayabilmek için saatlerce bekliyor. Bir kuş türünün fotoğrafını çekmek için saatlerce kıpırdamadan bekleyen Savcı Soğukpınar, Türkiye’nin farklı bölgelerinde bulunan 350’ye yakın kuş türünü fotoğrafladı.
Çektiği fotoğrafların yanı sıra ilginç ve gözlemlenmesi zor anları da videoya alan Savcı Soğukpınar, bir kuşun yılan avlayarak yemesini, saz horozlarının besin aramasını, kuşların sürüler halinde uçmasını, mandaların geviş getirmesini, kuşların banyosunu, çapraz gaganın su içişini, sincapların nasıl ses çıkardığını, bahrilerin nasıl toplu olarak uçtuğunu, yalıçapkınının eşini balıkla beslemesini, yabani sülünün ötüş anını, guguk kuşunun ötüş anını, tayların koşuşturmasını, büyük ak balıkçılın avlanmasını ve birçok hayvanın davranışlarını doğal yaşam alanlarında kameraya kaydediyor.
“Tetiğe değil, deklanşöre bas”
“Tetiğe değil, deklanşöre bas. Öldürme, ölümsüzleştir” diyerek doğanın eşsiz güzelliğini ölümsüzleştiren Cumhuriyet Savcısı Vedat Soğukpınar, çektiği kuş ve diğer hayvanların fotoğraflarını, videolarını kendi sosyal medya hesabından da paylaşıyor. Sosyal medyadaki paylaşımlar, vatandaşlar tarafından büyük beğeni topluyor. Hayatlarında ilk kez değişik kuş türlerinin varlığından haberdar olan vatandaşlar, emeklerinden dolayı Savcı Soğukpınar’a teşekkürlerini sunuyor. Yakalanması oldukça zor olan kuş fotoğrafları, Samsun’un tanıtımına da vesile oluyor.
Savcı Soğukpınar’ın objektifine çoğu Kızılırmak Deltası olmak üzere yalıçapkını, kara karınlı kum kuşu, sincap, manda sürüsü, uzunbacak, saz horozu, kızkuşu, ak kuyruksallayan, küçük iskete, saka, flamingo, tilki, sığırcık, florya, çıkrıkçın, yılkı atları, guguk kuşu, boyunçeviren ve kızılgerdanlı incirkuşu gibi birçok hayvan türü yansıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tanır Mahallesi’ndeki höyükte, Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle Ahi Evran Üniversitesi Doktor Öğretim Üyesi Elif Baştürk başkanlığındaki ekiple yürütülen kazı çalışmaları devam ediyor.
Kazı başkanı Baştürk, AA muhabirine, Yassıhöyük’ün, konumu itibarıyla her dönem önemsenen bir bölgede olduğunu söyledi.
Höyükteki çalışmalarda en heyecan verici bulgulara tarih öncesi döneme ait tabakalarda rastlandığını dile getiren Baştürk, şöyle konuştu:
“Höyüğün görece yüksek bir yerinde, hiç beklemediğimiz bir noktasında, Geç Demir Çağı yapılarının hemen altında Prehistorik dönem tabakalarını tespit ettik. Aslında bu arkadaki büyük yapılar Geç Demir Çağı’nda buraya teras şeklinde yapılmış bir yapı ve bu yapı alttaki tüm tabakaları M.Ö. 4000 yılına kadar sıyırıp atmış. 9 tane mezar tespit ettik ve bilimsel anlamda son derece önemli veriler açığa çıkartıldı. Bunlar içerisinde en önemlilerinden birini bilinçli kafatası şekillendirmesi adını verdiğimiz bir tür deformasyon oluşturuyor. Bir bireyin yaşarken kafasının alttan ve üsten iki bezle sarılarak şeklinin değiştirildiğini tespit ettik. Bu çömlek mezar içerisinde açığa çıktı. Yaklaşık 10-12 yaşında bir çocuğa ait bir iskelet ve seçilmiş, özel bir birey olduğunu düşünüyoruz. Mezar yapısı da diğer mezarlardan farklı olduğu gibi boncuktan ve kemikten yapılan takılarla daha zengin bir haldeydi ve tek bir bulgu olarak karşımıza çıktı. Olasılıkla seçilmiş özel bir bireyin toplum içerisinde yerinin fark edilmesi, diğerlerinden ayrılması için yapılmış bir uygulama.”
820 boncuklu kolye
Baştürk, M.Ö. 4000 yılına tarihlenen ve bir bebeğe ait olan dağılmış başka bir mezarda da 820 boncukla yapılmış bir kolyeye ulaştıklarını dile getirdi.
M.Ö. 4000 yıl önceki tabakaların altında ise M.Ö. 6000 yıllık Geç Neolitik dönem yapılarını ortaya çıkarmaya başladıklarını ifade eden Baştürk, bu tabakada da ata kültüyle bağlantılı olarak yaşadıkları evin tabanı altına gömülen bir kafatası bulduklarını bildirdi.
Kafatasının üzerindeki derinin ayrılma işlemi sırasında kesici aletin neden olduğu çiziklere ve kazıma izlerine rastladıklarını aktaran Baştürk, “Bunun daha farklı uygulama tipleri var fakat bizim elimizdeki veri daha da ileri bir detay için henüz yeterli değil. Yassıhöyük’teki her bir dönemde çok önemli bulgulara rastlıyoruz ve buranın sahip olduğu coğrafi konumu nedeniyle aslında çok önemli bir höyük olduğu ortaya konuluyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yavuz Sultan Selim Han’ın hayatının anlatıldığı yaklaşık 40 minyatürün yer aldığı serginin açılışı Yahya Kemal BeyatlıKültür Merkezi’nde yapıldı.
Katılımcılar cuma gününe kadar sergiyi gezebilecek.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada Yavuz Sultan Selim’in Tekirdağ’da vefat ettiğini vurguladı.
Hacıoğlu, Yavuz Sultan Selim’i anma programı kapsamında İstanbul’daki türbesini de ziyaret ettiklerini belirtti.
Vefat ettiği Tekirdağ’da anma programlarının devam ettiğine dikkati çeken Hacıoğlu, “Tarihçiler Yavuz’u ikindi güneşine benzetirler, ikindi güneşinin süresi kısadır ama gölgesi çok uzundur. 80 yılı 8 yıla sığdırmak tam da Yavuz Sultan Selim’i ifade ediyor. Yavuz Sultan Selim fetih etme duygusunun yüce olduğu bir padişahtı. Ruhu şad olsun.” dedi.
50 yaşında vefat etti
Türk Tarih Kurumundan elde edilen bilgiye göre, Yavuz Sultan Selim 10 Ekim 1470’de doğdu.
Babası Sultan İkinci Bayezid, padişah olduktan sonra, askeri sevk ve devlet idareciliğini öğrenmesi için, Şehzade Selim’i Trabzon Sancağı’na vali olarak tayin etti.
Cesur, mütevazı, iyi kılıç, ok kullanan ve Kanuni Sultan Süleyman, Hatice Sultan, Fatma Sultan, Hafsa Sultan, Şah Sultan’ın babası olan Yavuz Sultan Selim 22 Eylül 1520’de, “Aslan pençesi ya da şirpençe” denilen bir çıbanın vücuduna yaydığı enfeksiyon nedeniyle 50 yaşında Tekirdağ’ın Muratlı ilçesinde vefat etti. Naaşı İstanbul’da defnedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DENİZLİ – Türkiye’nin önemli kuş cennetlerinden biri olan Denizli’nin Çardak ilçesindeki Acıgöl, pembe renkli flamingoların süslediği eşsiz doğasıyla ve tuz tarlalarıyla doğaseverleri mest ediyor. Acıgöl, kuş gözlemcileri ve doğa tutkunları için unutulmaz bir rota sunuyor.
Denizli’nin Çardak ilçesinde yer alan Acıgöl, doğal güzellikleri ve zengin ekosistemiyle Türkiye’nin en önemli kuş cennetlerinden biri olarak öne çıkıyor. Tuzlu su yapısı ve benzersiz doğal ortamı ile dikkat çeken bu göl, özellikle pembe flamingoların üreme alanı olarak büyük bir öneme sahip. Flamingolar, Acıgöl’ün tuzlu sularında beslenirken, kendilerine has pembe tüylerini kazanıyor ve göl üzerinde sergiledikleri gösterişli danslarıyla doğaseverlerin ve fotoğrafçıların ilgisini çekiyor. Flamingoların göz alıcı dansları, zengin kuş çeşitliliği ve eşsiz doğasıyla bu göl, kuş gözlemcilerinin ve doğa tutkunlarının vazgeçilmez bir noktası haline geliyor. Her yıl, bu doğal cenneti keşfetmek ve unutulmaz anlar yaşamak için gelen ziyaretçiler, Acıgöl’ün büyüsüne kapılmadan geçemiyor. Gölün sunduğu doğal güzellikler, hem görsel hem de ruhsal bir deneyim sunarak, ziyaretçilerine unutulmaz hatıralar biriktirme fırsatı tanıyor.
Ekosistemin Zenginliği
Acıgöl, yalnızca flamingolarla sınırlı kalmayan, birçok farklı kuş türüne de ev sahipliği yapıyor. Göl çevresinde yer alan gözlem kuleleri, kuş gözlemcilerine ve doğa meraklılarına kuşları yakından gözlemleme fırsatı sunuyor. Bu gözlem kuleleri, özellikle kuşların üreme döneminde ve göç yolculukları sırasında ziyaretçilere mükemmel manzaralar sunuyor. Gölün çevresindeki sulak alanlar, farklı kuş türleri için beslenme ve barınma alanı sağlıyor. Akça cılıbıt, flamingo, yeşilbaşlı ördek gibi birçok kuş türü burada gözlemlenebilir. Bu çeşitlilik, Acıgöl’ü kuş gözlemcileri için bir cennet haline getiriyor.
Flamingoların Göçü ve Üreme Dönemi
Eylül ve Ekim ayları, Acıgöl’deki flamingoların göç döneminin başlangıcını işaret ediyor. Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte, flamingolar sıcak iklimlere doğru hareket etmeye başlıyor. Bu dönem, doğa severler için bir görsel şölen sunarken, fotoğrafçıların da en yoğun olduğu zaman dilimi. Flamingoların dans edercesine hareketleri ve göldeki su yansımaları, unutulmaz anlar ve muhteşem kareler yakalamak için eşsiz bir fırsat sağlıyor.
Fotoğraf Tutkunları İçin Eşsiz Bir Rota
Acıgöl, sadece kuş gözlemcileri için değil, aynı zamanda fotoğraf tutkunları için de vazgeçilmez bir destinasyon. Flamingoların pembe tüyleri, gölün tuzlu suyu ve doğal ışıklar, fotoğrafçılar için muhteşem bir arka plan oluşturuyor. Özellikle sabahın erken saatlerinde veya gün batımında yapılan çekimler, gölün yansımalarıyla birleşerek etkileyici kompozisyonlar oluşturuyor. Göl çevresinde yürüyüş yaparken, doğanın sunduğu bu renk cümbüşünü ve sessizliği hisseden ziyaretçiler, stresli şehir hayatından uzaklaşarak ruhlarını dinlendiriyor. Doğa ile baş başa kalmanın verdiği huzur, Acıgöl’ü ziyaret edenlerin deneyimlerini daha da derinleştiriyor.
“Flamingoların göç yolculuğunu tanıklık etmek, büyük bir mutluluk kaynağı”
Doğa fotoğrafçısı ve gezgin Murat Abalı, her yıl bu dönemde Acıgöl’e geldiğini belirterek, “Havaların yavaş yavaş soğumaya başlamasıyla birlikte flamingolarında sıcak şehirlere göçü başladı. Bu yıl flamingoların sayısında geçen yıla göre belirgin bir artış gözlemledik. Flamingoların göç yolculuğuna tanıklık etmek, biz doğaseverler için büyük bir mutluluk kaynağı. Göl üzerinde dans edercesine hareket eden flamingoların görüntüleri, bu doğal güzelliğin ne denli etkileyici olduğunu bir kez daha kanıtlıyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kendine has mutfağı, birbirinden lezzetli yemekleriyle öne çıkan kentte erkek kebap ustalarının arasında, babasıyla aynı lokantada kebapçılık yapan 18 yaşındaki Sevgi Avur dikkati çekiyor.
Sabah 43 yaşındaki babası Necmi Avur ile evden çıkan Sevgi, günün hazırlıkları için ekmek kapısı olan dükkanlarını açıyor.
Babasıyla mutfakta doğradıkları etleri tek tek şişe saplayan Sevgi Avur, daha sonra mangalın başına geçip ciğer, Adana, Urfa ve patlıcan kebabını özenle pişiriyor.
Avur, etin kesiminden şişlenmesine, ocak başında pişirilmesinden ikramına kadar her aşamada görev yapıyor.
Babasından etkilenerek 4 yıl önce yemek sektörüne giren Sevgi Avur, AA muhabirine, lokantada her işi yaparak çalışmaya başladığını, babasından ve diğer ustalardan mesleğin püf noktalarını öğrendiğini anlattı.
Babasına destek olmaktan çok mutlu olduğunu dile getiren Avur, şöyle konuştu:
“Babama daha çok destek çıkmak istedim. Yani gelip burada sadece yiyip içeceğime babama yardımcı olmak beni daha çok mutlu ediyor. Beraber daha güzel lezzetleri ortaya koyuyoruz, daha güzel sunumlar yapabiliyoruz. Müşterilerimizin de bu durum hoşuna gidiyor, tebrik ediyor. Yabancı birisi olsa burada o kadar faydalı olamaz, kendi iş yerimiz diye biz daha çok faydalı oluyoruz. Babamla gayet güzel çalışıyoruz, akşam evde beraberiz, sabah geliyoruz beraber dükkanımızı açıyor, temizliğimizi yapıyoruz. Etimizi doğrayıp şişlere saplıyoruz. İş yerimizi daha güzel günlere getirmeye çalışıyoruz. Kimisi ‘Kadın şunu, bunu yapamaz.’ diyor ama bence kadınlar yaparsa erkeklerden daha güzel yapar, yeter ki istesin. Müşteriler geldiğinde, gördüğünde seviniyor, baba kız çalıştığımız için tebrik ediyorlar, bu da bizim hoşumuza gidiyor.”
“İşimizin yükü Sevgi ustanın elinde”
Baba Necmi Avur ise yaklaşık 20 yıldır kebapçılık yaptığını söyledi.
Kızıyla iş hayatında uyumlu çalıştıklarını belirten Avur, “Kızımla mesai yapmanın ayrı bir hazzı var. Yaklaşık 2 yıldır kızım başustalık yapıyor. Daha önce çok ustayla çalıştım, sonra kızımı yanıma aldım. Artık kendi işimizi kendimiz yapıyoruz. İşimizin kritik yükü Sevgi ustanın elinde, kendisi yapıyor, doğruyor, pişiriyor. Çok güzel bir şekilde işini yapmaya devam ediyor.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırında günümüze kadar ulaşabilmiş tek kalesi, Anadolu’da kazı çalışması yapılabilen ve 5 Roma imparatorunun ziyaret ettiği tek lejyon kalesi olan Satala Antik Kenti’nde önemli bir etkinlik yapıldı.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Herkes İçin Spor Federasyonu işbirliğinde gerçekleştirilen etkinlikte binlerce yıllık geçmişi bulunan geleneksel Türk okçuluğu antrenmanı binlerce yıldır toprağın altında yatan Satala Antik Kenti üzerinde yapıldı.
Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyündeki Satala Antik Kenti’nde gerçekleştirilen etkinlikte antrenörler eşliğinde alana giden sporcular, bir süre tarihi mekanda antrenman yaptı.
Geleneksel Türk Okçuluğu antrenörü Yusuf Yıldırım, “Avrupa Spor Haftası’nda gençlerimizle birlikte Kelkit ilçemiz sınırlarındaki Sadak köyünde bulunan Roma İmparatorluğu döneminden kalmış ve halen kazı çalışmaları devam eden Satala Antik Kenti’ne geldik. Burada geleneksel Türk okçuluğunu yaygınlaştırmak ve gelecek nesillere anlatabilmek adına böyle tarihi bir mekanda gençlerimizle birlikte bu sporu yaptık” dedi.
Sporculardan Eren Karaman da, “Her yıl kutlanan Avrupa Spor Haftası’nda sporu yaygınlaştırmak ve herkesi sporu tanıtmak adına milattan önce 5 binli yıllara kadar dayanan okçuluğu tanıtmak için buradayız ve herkesi spora davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. – GÜMÜŞHANE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy, 18 Eylül’de hayatını kaybeden ressam Mustafa Ayaz’ın müzesinde yer alan ‘Tutkulu İki Yürek’ sergisini ziyaret etti.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Ankara’da 21 Eylül tarihinde açılan ‘Tutkulu İki Yürek’ sergisini ziyaret etti. Bakan Ersoy ziyaret çerçevesinde, Türk resim sanatının iki unutulmaz ismi olan Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Eren Eyüboğlu’nun eserlerini inceledi. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 49’uncu ölüm yıl dönümünde gerçekleştirilen ve Eyüboğlu ailesinin izlerini günümüze taşıyan koleksiyon sunan sergide Bakan Ersoy’a küratör Siret Uyanık eşlik etti.
“Çağdaş Türk Resim Sanatının dünü kadar yarınlarına da izini ve ismini nakşeden bir büyük ustanın hatırasını barındırmakta”
Ziyaretin ardından Bakan Ersoy, 18 Eylül tarihinde hayatını kaybeden ressam Mustafa Ayaz’ın anı defterini imzaladı. Ersoy anı defterinde, “Bu çatı; eserleri, verdiği ilham, açtığı yol ve yetiştirdiği insanlarla Çağdaş Türk Resim Sanatının dünü kadar yarınlarına da izini ve ismini nakşeden bir büyük ustanın, bir öncünün ve öğretmenin derin hatırasını barındırmakta. Merhum Mustafa Ayaz’ı saygıyla anarken, büyük ustanın mirasının sanatı ve sanatçıyı desteklemeye devam ettiğini görmekten büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim. Ruhu şad olsun” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ilk katıldığı bienal olan 1957 Sao Paulo Bienali’nde ödül aldığı, nonfigüratif tarzdaki ‘Meyveler’ adlı eser başta olmak üzere birçok eserin görülebileceği sergide, Eren Eyüboğlu’ndan 30, Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan ise 49 eser yer alıyor.
Mustafa Ayaz’ın kurduğu Mustafa Ayaz Müzesi’nde sanatseverlere buluşan sergi 17 Kasım tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Halk oyunları gösterisiyle başlayan törende yılın Ahisi Mehmet Demirok ile kalfa Dilara Adıyaman, çırak Hüseyin Alparslan Oğan ve yeni ustalara belgeleri verildi.
Törende konuşan Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ali Fuat Şeker, Ahiliğin din, dil, ırk ve cinsiyet farkı gözetmeksizin herkese eşit davranılan bir anlayışın da simgesi olduğunu söyledi.
Şeker, ticari ve toplumsal hayatta iş ve meslek ahlakında dürüstlük, güvenilirlik, hak ve hukuka saygılı, şefkatli, cömert ve güler yüzlü olmak ahiliğin en önemli kuralı olduğunu aktardı.
Konuşmaların ardından Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan unutulmaya yüz tutmuş mesleklere ait maket sergisi ile yöresel el sanatları sergisi gezildi. – KIRKLARELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ARNAVUTKÖY’de Erzurumlular Derneği ev sahipliğinde Erzurum tanıtım günleri gerçekleştirildi. Binlerce Erzurumlunun ziyaret ettiği etkinlikte türküler eşliğinde halay çekildi, yöresel lezzetler tanıtıldı.
Erzurum tanıtım günleri, geçtiğimiz hafta sonu Arnavutköy Belediyesi ve Erzurumlular Derneği iş birliğiyle şehir parkında gerçekleştirildi. Erzurumluların, buluştuğu etkinliğe Eski İçişleri BakanıSelami Altınok ve İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra İstanbul Milletvekili Şengül Karslı ile binlerce Erzurumlu katıldı. 3 gün süren Erzurum tanıtım günlerini ziyaret eden binlerce kişi bir yandan alışveriş yaptı diğer yandan da Erzurumlu sanatçıların söylediği türkülere eşlik ederek halay çekti. Arnavutköy Erzurumlular Derneği Başkanı Rıfat Aba, tanıtım günleri ile Erzurum’un birçok değerini İstanbul’daki hemşerileriyle buluşturmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karabük’te Ahilik Haftası dolayısıyla tören düzenlendi
KARABÜK – Karabük Ticaret İl Müdürlüğü ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından Karabük’te ilk defa Ahilik haftası etkinlikleri düzenlendi.
Kemal Güneş Caddesi’nde düzenlenen programda, Osmanlı kültürü ile demirci çırağı şed kuşatılarak ustalık yemini yapıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunarak başlayan programda konuşan Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, kentte ilk defa kapsamlı bir Ahilik haftası kutlandığını ifade ederek, ahiliğin sadece ticaretin ve ekonominin değil, aynı zamanda sosyal hayatın, adaletin, yardımlaşmanın temel taşlarından birisi olduğunu vurguladı.
Ahilik kültürünün esnaf ve zanaatkarların dürüstlük, kardeşlik ve dayanışma ilkeleri çerçevesinde bir araya geldiği, toplumsal huzuru ve güveni tesis eden köklü bir gelenek olduğunu anlatan Çetinkaya, “Bugün bizlere düşen, ahilik geleneğini yaşatarak birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, bu değerleri yeni nesillere kıymetli şekilde aktarmaktır. Karabük Belediyesi olarak bizler de esnaf ve zanaatkarlarımızın yanında olmaya, onlara her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz.” dedi.
Karabük Valisi Mustafa Yavuz ise, Anadolu’nun yüreğinde filizlenen, toprağın bereketi ve insanın emeğiyle yoğrulan, asırlara meydan okuyan ahlak ocağı ahilik, ticarette adaletin, sosyal hayatta da dayanışmanın simgesi olduğunu söyledi.
Ahiliğin nesiller boyu insana ticaretin bir ibadet olduğunu, kazancın yalnızca maddi değerlerle değil, manevi erdemlerle de ölçüldüğünü anlattığını belirten Yavuz, “El, harama uzanmamalı. Dil, yalanla kirletilmemeli. Gönül ise hep temiz kalmalıdır bu anlayışa göre. Ahilik ocağında pişen her birey yalnızca kendi kazancını değil, toplumu da gözetmelidir. ‘Elini, kapını, sofranı açık tut.’ diyen bu kadim öğreti, cömertliği, paylaşmayı ve dayanışmayı yüceltmiştir her gün. Nesiller boyu ahi kendi zenginliğini başkasının fakirliğinde görmemiş, bilakis her kazancın bir paylaşma, her lokmasını bir kardeşliğe dönüştürmüştür.” dedi.
Konuşmaların ardından mehteran takımı ve halk oyunu grubu gösteri sundu.
Program, Osmanlı kültür ve geleneğine göre şed kuşatma töreni yapıldıktan sonra, yılın ahisi, kalfası ve çırağına plaket takdimi yapıldıktan sonra Vali Yavuz ve Belediye Başkanı Çetinkaya tarafından ahilik pilavı ikramı yapıldı.
Programda ayrıca Karabük Valisi Mustafa Yavuz, demir döverek, Safranbolu lokumu üretimi için kazanda kürek çevirdi.
Törene, Cumhuriyet Başsavcısı Selçuk Akman, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Hasan Köse, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay İsmail Gökcek, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, MHP İl Başkanı Cenk Gedikoğlu, kurum müdürleri ve vatandaşlar da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün öncülüğünde hayata geçirilen Mercan Jazz Günleri, Mercan Şehir Parkı’nda gerçekleşti. İki gün süren etkinliğin ilk gününde, Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl ve eşi Ayşegül Bingöl de etkinliğe katıldı.
Etkinliğe katılanlar, seramik boyama, bez çanta boyama, anahtarlık yapımı ve glitter boyama atölyeleri gibi çeşitli aktivitelerle eğlenceli anlar yaşadı. Mercan Jazz Günleri, katılımcılara sosyalleşme ve yeni deneyimler yaşama imkanı sundu.
Jehan Barbur sahneye çıkmadan önce, Belediye Gençlik ve Sanat Merkezi öğrencileri blues konseri vererek etkinliğe renk kattı. Ayrıca, ilçede el işi yapan kadınların ürünleri, stantlarda katılımcılara sunuldu.
Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, etkinlikte yaptığı konuşmada, “Kültür sanatla buluşmanın önemini her şeyden önce bir genç olarak biliyorum. Bu buluşmalar bizim için çok anlamlı. Mercan Jazz Günleri ile Tuzla’nın kültürel dokusunu zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Bu tür etkinlikler hem genç yeteneklerimizi desteklemek hem de komşularımızı bir araya getirmek için çok önemli. Caz müziği, Tuzla’nın kalbinde yeni bir nefes aldırıyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Özel İdaresi Cazibe Merkezi’nde gerçekleştirilen tören, Kırklareli Belediyesi halkoyunları ekibinin gösterisi ve Ahilik kültürünü anlatan kısa film gösterimi ile başladı.
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ali Fuat Şeker, törende yaptığı konuşmada, Ahiliğin Selçuklu ve Osmanlı Devleti döneminde kurulan en önemli kuruluş olduğunu belirtti.
Ahiliğin 12. yüzyılda temellerinin atıldığını ifade eden Şeker, milli kültürün de çok önemli bir temel taşı olarak görüldüğünü söyledi.
Sosyal hayatın düzenlenmesinde, iktisadi hayata ve vatan savunmasına kadar millet olmanın tüm özelliklerini içinde barındırdığını anlatan Şeker, “Türk milletine has sosyo ekonomik bir düzendir. Ahilik din, dil, ırk ve cinsiyet farkı gözetmeksizin herkese eşit davranılan bir anlayışın da simgesi olmuştur. Ticari ve toplumsal hayatta iş ve meslek ahlakında dürüstlük, güvenilirlik, hak ve hukuka saygılı, şefkatli, cömert ve güler yüzlü olmak ahiliğin en önemli kuralıdır.” diye konuştu.
Törende, yılın ahisi seçilen Mehmet Demirok ile kalfa Dilara Adıyaman, çırak Hüseyin Alparslan Oğan ve yeni ustalara belgeleri verildi.
Konuşmanın ardından açılışı yapılan yöresel el sanatları sergisi ile Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan kentte unutulmaya yüz tutmuş mesleklere ait maket sergisi gezildi.
Törene, Belediye Başkanı Derya Bulut, Ticaret İl Müdürü Mustafa Uzan ile oda başkanları ve öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Ticaret İl Müdürü Recai Palabıyık, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Bedir Limon, oda başkanları ile Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Bahadır Sazlı ve beraberindekiler, Ahilik Haftası dolayısıyla Vali Hamza Aydoğdu’yu makamında ziyaret etti.
Ziyarette, hafta boyunca düzenlenecek etkinlikler hakkında Vali Aydoğdu’ya bilgi verildi.
Aydoğdu, ziyarette 37. Ahilik Kültür Haftası etkinlikleri kapsamında “Yılın Ahisi” seçilen 49 yıllık elektrikçi Murat Bingöl, “İlin Kalfası” seçilen çilingirci Abdullah Yıldırım ve “İlin Çırağı” seçilen elektrikçi Arda Kayıcı’yı kutlayarak plaket ve başarı belgesi takdim etti.
Vali Aydoğdu, iyi ahlak, doğruluk, cömertlik, yardımseverlik ve kardeşlik gibi çok kıymetli değerleri barındıran Ahilik kültürünün yaşatılmasının önemine değinerek, tüm esnaf ve sanatkarların Ahilik Haftası’nı kutladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) başkanlığına ilişkin görüştü.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2026’da yapılması planlanan COP31 başkanlığı süreciyle ilgili Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile video konferans yoluyla görüştü. Görüşmede, COP31 ev sahipliği için her iki ülkenin adaylığı konusunda yürütülen çalışmalar ve olası iş birlikleri üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. Bakan Kurum, Avustralya gibi Türkiye’nin de COP31’e ev sahipliğini önemsediğini vurgulayarak, “COP31’in ülkemizin, iklim değişikliği konusundaki başarılı çalışmalarını güçlendireceğine yürekten inanıyoruz. Biz Türkiye olarak iklim değişikliğinin artık bir milli güvenlik meselesi olduğunu düşünüyoruz. İklim değişikliğine uyumun, ülkemiz için yeşil bir kalkınma hamlesi olduğu inancıyla çalışıyoruz. Bu anlamda Türkiye olarak bütün tarafları ülkemizde toplayarak, herkesin Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesini yerinde görmesini istiyoruz” dedi.
‘GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İÇİN TÜRKİYE KRİTİK BİR KÖPRÜ’
Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere de örnek olacağına işaret eden Bakan Kurum, “Türkiye coğrafi konumu, ekonomik yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle iklim krizi konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında kritik bir köprü rolü oynamaktadır. Biz, fosil yakıt ihraç eden bir ülke değiliz. Bu nedenle, bir petrol ülkesi olmadan Yeşil Kalkınma ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çok daha aktif ve verimli kullanılması gibi hedeflerin gerçekleştirilebileceğini tüm ülkelere göstermeyi hedefliyoruz. Diğer taraftan, önemli bir sanayi ülkesi ve ham madde üreticisiyiz. Bu özelliğimizle; sektörlerin yeşil dönüşümü konusunda ülkelere örnek teşkil edecek çalışmalarımızı daha iyi tanıtmak amacındayız” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin, iklim değişikliğinin etkilerinin en fazla hissedildiği Akdeniz Havzası’nda yer aldığına vurgu yapan Kurum, bu nedenle iklim değişikliğine karşı sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler geliştirildiğini anlattı.
‘SIFIR ATIK ODAKLI BİR COP PLANLIYORUZ’
Türkiye’nin Sıfır Atık odaklı bir COP önerdiğini belirten Kurum, “Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz. Hem ulaşımda hem tedarik zincirinde düşük emisyonlu bir COP planı ile yola çıktık. COP alanımızı belirledik ve alt yapısını büyük oranda düzenledik” diye konuştu.
TEKRAR GÖRÜŞME ÜZERİNE MUTABIK KALINDI
Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ise “COP31’e ev sahipliği yapmaya çok hevesliyiz, destek istiyoruz. Deprem bölgesindeki çalışmalarınızdan dolayı size teşekkür ederim” dedi.
İki bakan COP31 süreciyle ilgili, teknik düzeyde görüşmelerin yürütülmesi konusunda mutabık kaldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre telekonferansla görüşen iki bakan, 2026’da yapılması planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31’inci Taraflar Konferansı’nın (COP31) ev sahipliği için her iki ülkenin adaylığı konusunda yürütülen çalışmalar ve olası işbirlikleri üzerinde fikir alışverişinde bulundu.
Bakan Kurum, Avustralya gibi Türkiye’nin de COP31’e ev sahipliğini önemsediğine işaret etti.
COP31’in Türkiye’nin iklim değişikliği konusundaki başarılı çalışmalarını güçlendireceğine inandığını aktaran Kurum, “Biz Türkiye olarak iklim değişikliğinin artık bir milli güvenlik meselesi olduğunu düşünüyoruz. İklim değişikliğine uyumun, ülkemiz için yeşil bir kalkınma hamlesi olduğu inancıyla çalışıyoruz. Bu anlamda Türkiye olarak bütün tarafları ülkemizde toplayarak, herkesin Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesini yerinde görmesini istiyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Kurum, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere de örnek olacağına vurgu yaparak, ülkenin coğrafi konumu, ekonomik yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle iklim krizi konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında kritik bir köprü rolü oynadığını söyledi.
“Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz”
Türkiye’nin fosil yakıt ihraç eden bir ülke olmadığını anlatan Kurum, şöyle konuştu:
“Bu nedenle, bir petrol ülkesi olmadan yeşil kalkınma ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çok daha aktif ve verimli kullanılması gibi hedeflerin gerçekleştirilebileceğini tüm ülkelere göstermeyi hedefliyoruz. Diğer taraftan, önemli bir sanayi ülkesi ve ham madde üreticisiyiz. Bu özelliğimizle; sektörlerin yeşil dönüşümü konusunda ülkelere örnek teşkil edecek çalışmalarımızı daha iyi tanıtmak amacındayız.”
Bakan Kurum, Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkilerinin en fazla hissedildiği Akdeniz Havzası’nda yer aldığına dikkati çekerek, bu nedenle iklim değişikliğine karşı sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler geliştirildiğini kaydetti.
Türkiye’nin Sıfır Atık odaklı bir COP önerdiğini dile getiren Kurum, “Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz. Hem ulaşımda hem tedarik zincirinde düşük emisyonlu bir COP planı ile yola çıktık. COP alanımızı belirledik ve altyapısını büyük oranda düzenledik.” dedi.
Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ise “COP31’e ev sahipliği yapmaya çok hevesliyiz, destek istiyoruz. Deprem bölgesindeki çalışmalarınızdan dolayı size teşekkür ederim.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransız AFP haber ajansının elde ettiği görüntüde, bir İsrail askerinin ayağını kullanarak cesedi çatının kenarına doğru yuvarladığı ve ardından onu çatıdan aşağı ittiği görülüyor.
En az iki asker de bu anları izlemekle yetiniyor.
Haaretz gazetesi, birden fazla Filistinlinin cesedinin çatıdan atıldığını bildiriyor.
AFP olayın Cenin yakınlarındaki Kabatiyah kasabasındaki bir operasyon sonrası yaşandığını aktarıyor.
Görüntülerde aşağıdaki bir buldozerin de cesetleri olay yerinden topladığı görülüyor.
İsrail ordusu söz konusu görüntünün ordunun değerlerine uymadığını açıkladı.
Ordu “Askerlerden beklenene uymayan ciddi bir olay, araştırılıyor.” açıklaması yaptı.
Filistinli yetkililer, Perşembe günü yaşanan çatışmalarda üç Filistinli’nin öldüğünü bildirdi.
İsrail ordusu Ağustos ayı sonlarında Batı Şeria’ya büyük bir operasyon başlatmıştı.
Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, 7 Ekim’de savaşın başlamasından bu yana Batı Şeria’da 700’den fazla Filistinli öldürüldü.
Aynı süre içinde aralarında güvenlik görevlilerinin de olduğu 24 İsrailli öldürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un katılımıyla Bişkek Büyük Konser Salonu’nda yargı sisteminin 100. yıl dönümü dolayısıyla kutlama etkinliği düzenlendi.
Etkinliğe, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in yanı sıra, Çin, Azerbaycan, Moldova, Belarus, Kazakistan, Tacikistan, Özbekistan ve Ermenistan yüksek mahkemelerinin başkanları, Kırgızistan Yüksek Mahkeme Başkanı Zamirbek Bazarbekov, bakanlar, milletvekilleri, yabancı diplomatlar ve uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı.
Cumhurbaşkanı Caparov, burada yaptığı konuşmada, ülkedeki yargı sisteminin Sovyetler Birliği devletinin Kırgız halkına 1924’te verdiği özerkliğin ardından kurulduğunu anımsatarak, bu bağlamda Kırgız yargısının 100’üncü yılı dolayısıyla yargı teşkilatının temsilcilerini tebrik etti.
Etkinliğin ardından Caparov, Yargıtay Başkanı Kerkez’in de aralarında bulunduğu yabancı ülkelerin Yargıtay başkanları, yardımcıları ve temsilcilerini Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti.
Caparov, yargı başkanlarına “bu tarihi etkinliğe” katılımından dolayı şükranlarını sunarak, Kırgızistan’ın diğer ülkelerle çok taraflı entegrasyon süreçlerini desteklediğini vurguladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’de kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerine sayılı haftalar kala Demokratların adayı ve aynı zamanda Başkan Yardımcısı Kamala Harris, “silah” açıklamasıyla gündem oldu. Harris, Michigan’da katıldığı Oprah Winfrey’ın programında silahını kullanmaktan çekinmeyeceğini söyledi. Harris, canlı yayında, “Eğer evime biri girerse vurulur” dedi. Daha sonra gülen Harris, “Bunu söylemem gerekirdi ancak, personelim bununla daha sonra ilgilenecek” dedi.
Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump ile gerçekleştirdiği münazarada silah sahibi olduğunu vurgulayan Harris, programın sunucusu Winfrey’ın silah sahibi olup olmadığını bir kez daha sormasıyla silahı olduğunu yineleyerek, bir kez daha saldırı silahlarının yasaklanması gerektiğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, sabah saat 10.30 sıralarında meydana geldi. Yunan Sahil Güvenlik ekiplerini Türk karasularında fark eden vatandaşlar, durumu 112 Acil, Jandarma ve Türk Sahil Güvenlik ekiplerine ihbar etti. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Türk güvenlik birimlerinin hızla müdahalede bulunduğu, Yunan botunun ise Türk ekiplerini görmesinin ardından bölgeden uzaklaştığı kaydedildi. Olay anının, çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendiği öğrenildi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AVUSTRALYA’DA bir akvaryumda anne babasının toplam ağırlığına eşit olan 9 aylık kral penguen yavrusu ‘Pesto’ sosyal medyada ilgi odağı oldu.
Sea Life Melbourne Akvaryumu yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, 9 aylık yavru Pesto’nun 22 kilogram ağırlığında olduğu ifade edildi. Anne ve babasının toplam ağırlığında olan Kral penguen yavrusu dünya çapında sosyal medyada ilgi odağı oldu. Açıklamada, Pesto’nun kendi ağırlığından 24 kilogram fazla balık yediğine dikkat çekildi. Küresel çevre örgütü Antarktika ve Güney Okyanusu Koalisyonu’na göre yetişkin kral penguenlerinin ağırlığı 9.5 kilogram ile 18 kilogram arasında değişiyor. Kral penguen türü İmparator penguenlerinden sonra ikinci en büyük tür olarak kaydedilmiştir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Norveç ekiplerinden Rosenborg’un yıldızı Ole Saeter, İsrail ekibi Maccabi’den teklif aldığını ancak Filistin’e yapılan zulüm sebebiyle bu teklifi reddettiğini açıkladı.
“MASUM HAYATLARA SON VEREN BİR ÜLKEYİ TEMSİL ETMEYECEĞİM”
Ole Saeter yaptığı açıklamada, “Maccabi Haifa’nın teklifini reddettim. Çünkü masum hayatlara son veren bir ülkeyi temsil etmeyeceğim. Benim değerlerimi hiçbir para satın alamaz” ifadelerini kullandı.

“500 MİLYON TEKLİF ETSELER BİLE KABUL ETMEM”
Kanlı parayı istemediğini söyleyen Norveçli futbolcu, “Bana 500 milyon teklif etseler bile kabul etmem. Banka hesabımda kana bulanmış para istemem” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jose, Bulgaristan’da kayıtlı Norta Global Ltd şirketinin sahibi. Bu şirketin Tayvan’dan parça alıp çağrı cihazlarının üretiminde rol oynadığı iddia ediliyor. Ancak Bulgar yetkililer, ülkelerinde böyle bir üretim yapılmadığını açıkladı.
Hint asıllı olan Jose, 2012’den beri Norveç’te yaşıyor ve Norveç vatandaşı. Oslo’da eşiyle birlikte yaşayan Jose, birkaç şirket yönetiyor ve bir medya grubunda çalışıyor.
Arkadaşları ve iş arkadaşları, Jose’nin ABD’ye iş seyahatine gittiğini, ancak o zamandan beri kendisinden haber alınamadığını söylüyor. Orta Doğu’daki olaylar nedeniyle korkmuş olabileceği ve bu yüzden aramalara cevap vermediği düşünülüyor.
Jose’nin çağrı cihazı bombalarıyla doğrudan bir bağlantısı olup olmadığı henüz bilinmiyor. Norveç polisi, ortaya çıkan bilgiler ışığında ön soruşturma başlattı.
Olayın ciddiyeti nedeniyle Jose’nin yakın çevresi endişeli. Komşuları onu yazdan beri görmediklerini belirtiyor. Arkadaşları, Jose’nin toplumda sevilen, “büyük kalpli” biri olduğunu söylüyor.
Bu karmaşık durum, uluslararası bir soruşturmaya dönüşebilir. Şu an için Jose’nin nerede olduğu ve olaylardaki rolü belirsizliğini koruyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜZCE’de, polisin şüphe üzerine durdurduğu otomobilde, 1 kilo metamfetamin ile yakalanan 2 şüpheli tutuklandı.
Düzce Emniyet MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphe üzerine bir otomobili durdurdu. Otomobildeki aramalarda, 4 parça halinde 1 kilogram metamfetamin bulundu. Araçta bulunan M.R.Y. ve R.E. isimli 2 şüpheli, gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri sonrası adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri, Süleyman Vahit Caddesi’nde özel harekat, asayiş ve trafik ekiplerinin desteğiyle denetim gerçekleştirdi.
Araçlarda arama yapan ekipler, sürücülerin de kimliklerini kontrol etti.
İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan da denetim yapan ekipleri ziyaret etti.
Daha sonra Arıkan, ilçedeki bazı mahalle muhtarlarıyla bir araya gelerek sorun ve taleplerini dinledi.
Arıkan, görüşmede muhtarlara iş birliği içinde sorunları çözeceklerini ifade etti.
Görüşmede Narkotik Şubesince, katılımcılara Narkotik Veri Analiz Sistemi (NARVAS) konusunda bilgi verilerek, sistem sayesinde vatandaşlardan gelen ihbarların analiz edilerek uygulamaların planlandığı, böylece suçluların daha kolay yakalandığı bildirildi.
Ayrıca, ilçede yılbaşından bu yana 200 uygulamanın yapıldığı, bu çalışmalarla “uyuşturucu ticareti yapmak” ve “uyuşturucu kullanmak” suçlarından 1351 adli olayda 1656 şüpheli hakkında işlem gerçekleştirildiği, bunlardan 250’sinin tutuklandığı belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ – Kayseri’de polis ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda, uyuşturucu madde ve ruhsatsız silah satışı yaptığı belirlenen 28 şahsın yakalandığı operasyonda 17 şahıs çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından uyuşturucu madde ticareti ve ruhsatsız silah satışı yapan şahıslara yönelik operasyon başlatıldı. 31 adrese 76 ekip ve 280 personel ile yapılan operasyonda 28 kişi yakalanırken, yapılan aramalarda 222 gram narkotik madde, 1 adet hassas terazi, 9 adet ruhsatsız tabanca, 6 adet ruhsatsız tüfek, 1 adet kurusıkı tabanca, 185 adet tabanca fişeği ve 18 adet av tüfeği kartuşu ele geçirildi.
Bulunan materyallere ekipler tarafından el konulurken, yakalanan şahıslar da işlemleri yapılmak üzere emniyete götürüldü. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 28 şahıstan, 17’si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Tutuklanan şahıslar polis ekipleri tarafından cezaevine götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“TÜZÜKLE İLGİLİ GÖRÜŞ HAZIRLAMA FIRSATIM OLMADI”
Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Tüzük konusunda bilgi verdi, Özgür Bey sağ olsun. Görüşümü sordu. ‘Yazılı bir metin olmadan benim görüş beyan etmem doğru olmaz’ dedim. Bana kurultaydan bir gün önce akşam 19:00 civarında geldi taslak. Dolayısıyla okuyup görüş hazırlama fırsatım olmadı.
“TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİNE OLUMLU BAKTIĞIM ŞEKLİNDEKİ AÇIKLAMALAR DOĞRU DEĞİL”
Ama kurultayda yapılan açıklamalar, benim tüzük değişikliğine olumlu baktığım ya da olumlu görüş beyan ettiğim şeklindeki açıklamalar doğru değil. Şimdi bir söz verilirse topluma ve bu söz doğrudan Genel Başkan tarafından verilirse, sözünün havada kalmaması lazım. Üç dönem kuralı geliyorsa, üç dönem kuralları uygulanması lazım. Ama üç dönemi doldurmuş olanların da tekrar seçilebileceği formülü koyarsanız, bu olmaz. Bu doğru olmaz. Diyelim ki ön seçim yapıyorsanız, ön seçimi yargı denetimi de yapmanız lazım ki gerçek anlamda bir ön seçim olsun. Ve buna benzer verilen vaatler var. O vaatlerin gerçekleşmemesi beni de üzdü.
KURULTAYA NEDEN KATILMADI?
Gittiğiniz zaman bu tartışmaların bir parçası olmak zorundasınız. Gittiğiniz zaman yanlış yapıldığını söylemek zorundasınız. Ben de o tür bir tartışmanın içine girmemek ve parçası olmak istemedim. Bunu özel bir tartışma konusu yapmak istemem. Ama verilen sözler varsa partililere, o sözlerin tutulması gerekir.
ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?
Kılıçdaroğlu’na tüzükle ilgili ayrıntılı bilgi verildiğini belirten Özel şunları söylemişti: Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun taahhütleri tüzüğün içerisine koyulmuştur. Ayrıca Sayın Genel Başkanımızı geçtiğimiz pazar günü, Sayın Mansur Yavaş ve Ankara İl Başkanı ile ziyaret edip tüzük üzerine ayrıntılı bilgilendirme tarafımdan yapıldı. Dün son hali mail olarak yollanmış, teyit alınmış ve üzerinde bir öneri, düzeltilmesi gereken bir nokta varsa da bana ileteceğini Sayın Kılıçdaroğlu tarafından ifade etmiştir. Önceki genel başkanlarımız eksik olmasınlar, seçildiğim günden bugüne partiye güç katacak her davetimize icabet ettiler. Geçtiğimiz hafta İstanbul İl Başkanımız ile birlikte yaptığımız toplantıda da tüzük hakkında kendilerine bilgilendirmede bulunduk. Bu tüzük ne benimdir ne Kemal Bey’indir. Bu tüzük kapsayıcılığı bakımından bütün komisyon eliyle bu örgütümüzündür” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hendek Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında aralarında fabrika sahipleri ve yöneticilerinin de bulunduğu 7 zanlı ifadeye çağrıldı.
Hendek Adliyesine gelen 7 şüpheliden 6’sı hakkında savcılıktaki sorgu ve işlemlerinin ardından gözaltı kararı verildi.
Gözaltına alınan, aralarında fabrika sahipleri ve yöneticilerin de bulunduğu 6 zanlı emniyete götürüldü.
İfadesi alınan 1 şüpheli ise salıverildi.
Hendek ilçesindeki makarna fabrikasında 15 Eylül’de meydana gelen patlama ve ardından çıkan yangında yaralanan 30 kişi, sağlık ekiplerince Hendek ve Akyazı ilçeleri ile Düzce ve Kocaeli’deki hastanelere kaldırılmıştı.
Sağlık Bakan Yardımcısı Halim Özçevik, biri çocuk, 3’ü itfaiye eri 30 kişinin yaralandığını, 2 kişinin entübe durumda olduğunu duyurmuştu. Soğutma çalışmaları sırasında ise işçilerden Mesut Şimay’ın (27) cansız bedenine ulaşılmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 22.00 sıralarında Küçükçekmece Atatürk Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre iki şahıs yol üzerinde araçlarıyla karşı karşıya geldiler. İki taraf da birbirine yol vermeyince araçlarından inerek tartışmaya başladılar. Tartışma kavga boyutunu alınca taraflardan biri üzerindeki silahla havaya ateş etmeye başladı. Mermilerden birisi o sırada kavgayı duyan ve balkondan kavgaya bakan bir kişiye isabet etti. Olayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri şahısları yakalarken yaralanan vatandaş sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulans ile hastaneye kaldırıldı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİNGÖL – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Milli Görüş belediyeciliği demek önce ahlak ve maneviyat demektir. Milli Görüş belediyesinde zaten seçimde de söylediğimiz gibi, ahlaklı belediyecilikte rüşvet, yolsuzluk ve suiistimal olmaz. Bunların hepsi Allah’ın izniyle tarihe karışmıştır” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Bingöl’e geldi. Bingöl Havalimanında parti üyeleri tarafından karşılanan Erbakan, daha sonra 31 Mayıs seçimlerinde Yeniden Refah Partisinin kazandığı Genç ilçesine geçti. Burada esnafları ziyaret eden Genel Başkan Fatih Erbakan belediye önünde açıklamalarda bulundu.
Genç halkının Yeniden Refah Partisine sahip çıktığını belirten Başkanı Fatih Erbakan, “Erbakan hocamızın hatırını gözettiler vefa örneği gösterdiler. Yeniden Refah Partimize ve belediye başkanımıza sahip çıktılar. Ondan dolayı Genç halkımıza bizlere verdikleri destek için teşekkürlerimi sunuyorum. Şimdi inşallah belediye başkanımızın öncülüğünde Genç halkının çok önemli teveccüh ve güvenine layık olmak üzere canla başla çalışacağız ve 5 sene boyunca inşallah yapılacak hizmetlerle Genç ilçemizi layık olduğu yere Yeniden Refah’la hep birlikte taşıyacağız. Milli Görüş belediyeciliği her şeyden önce adalet demektir. Adalet’i Genç belediyemizde hakim kılacağız. Adalet ne demek herkese her kesimden insana adil bir şekilde hizmet götürmek demektir. Sen bana oy vermeden sen benden değilsin öyleyse sana hizmet götürmem ne halin varsa gör anlayışı bundan böyle tarih olmuştur. Adil bir şekilde her kesimden insanımıza belediye başkanımız hizmet götürecek. Bununla beraber adalet demek ehliyet ve liyakatin esas alınması demektir. Akrabalarım, kendi çevremizden insanlar olsun değil, o işe kim layıksa onlar göreve gelecekler. Milli Görüş belediyeciliği bereket demektir. Bundan sonra borç ve faiz dönemi tarihe karışmıştır. Denk bütçe yapılacak belediye borç ve faiz yatağından kurtarılacak. İnşallah israfın önlenmesiyle, gereksiz harcamaların ortadan kaldırılmasıyla ve kaynak üretimiyle denk bütçenin yapılmasıyla birlikte belediye borç ve faizden kurtarılacaktır” ifadelerini kullandı.
“Milli Görüş belediyeciliği demek ahlak ve maneviyat demektir”
Milli Görüş’ün merhamet olduğunu ifade eden Genel Başkan Fatih Erbakan, “Milletin derdiyle dertlenmek demektir. İnşallah Genç ilçemizde her kesimden ve yaştan insanımızın derdiyle dertlenecek onların derdine derman olmak için gecesini gündüzüne katacak bir belediye başkanımız var. Milli görüş belediyeciliği de zaten bu demektir. Milli Görüş belediyeciliği demek hizmet belediyeciliği bahane üretmeyen, çözüm ve hizmet ortaya koyar. Bunun en güzel örneği, 1989-1994 yılında Milli Görüş belediyelerinde var. Şehirler çöp içerisindeydi. İstanbul’da dahi musluklardan su akmıyordu. Altyapı ve üstyapı iflas etmişti. Yollar çatlak kaldırımlar harap haldeydi. Milli Görüş belediyeciliğiyle şehirlerin çehresi değişti. Çöpten kurtarıldı ve aynı zamanda en mükemmel altyapı ve üstyapı hizmetleri yapıldı. Milli Görüş belediyeciliği demek önce ahlak ve maneviyat demektir. Milli Görüş belediyesinde zaten seçimde de söylediğimiz gibi, ahlaklı belediyecilikte rüşvet, yolsuzluk ve suiistimal olmaz. Bunların hepsi Allah’ın izniyle tarihe karışmıştır. Rantçı belediyecilik tarihe kazınmış, ahlaklı belediyecilik ve Milli Görüş belediyecilikle belediyemizde önce ahlak ve maneviyat dönemi başlamıştır” cümlelerini kullandı.
Başkan Erbakan’a Bingöl ziyaretinde Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcıları Suat Kılıç ve Nurettin Gül, Yeniden Refah Partisi Bingöl İl Başkanı Cihat Hatısaru ve çevre illerin başkanları eşlik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA)– CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa’nın 4. maddesinin değiştirilmesi tartışmalarına ilişkin “İlk dört madde tartışmaları yeni değil. HÜDA-PAR Meclis’te olmadan da ilk dört madde tartışılıyordu. Ne onların, ne de onların yedi feriştahının bunu değiştirmeye güçleri yetmez” dedi.
CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da katıldığı bir TV programında HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun Anayasa’nın 4. maddesinin değiştirilmesi yönündeki açıklaması ve CHP’nin tüzük kurultayına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi:
“HÜDA-PAR mecliste olmadan da ilk dört madde tartışılıyordu.“
“İlk dört madde tartışmaları yeni değil. HÜDA-PAR Meclis’te olmadan da bu tartışmalar yapılıyordu. O zaman, ‘Şu an ilk dört maddenin nesini değiştireceksiniz’ diye itiraz ediyorduk ve bunların tartışma konusu olmaması gerektiğini söylüyordum. Şimdi AK Parti adına HÜDA-PAR bir anlamda konuşuyor. Geçmişte bunu AK Parti dillendiriyordu. Amaç, dördüncü maddeyi değiştirmek. İleride güçleri yeterse ilk üç maddede de değişiklik yapacaklar.
“Ne onların, ne de onların yedi feriştahının bunu değiştirmeye güçleri yetmez.“
Tek Cumhuriyet Halk Partili parlamentoda olsa dahi bunu değiştiremezsiniz. Neyi değiştiriyorsunuz? HÜDA-PAR’ın Başkanı, ‘Ahmaklara anlatır gibi anlatıyorum’ diyor. Kullandığı ifade bu. Bu talep nereden gelmiştir? Daha önce AK Parti cenahında. Kime ahmakları anlatırım gibi diyor? Kendi arkadaşlarına söylüyor. İttifakın diğer aktörleri ‘Biz ahmak değiliz. Sen bize nasıl ahmak dersin’ diyemiyorlar. ve bunlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti devletiyle ilgili temel değerlerde değişiklik yapmak için sözde akıllarını kullanıp dördüncü maddeyi değiştirirsek, biz de istediğimiz değişikliği yaparız diyorlar. Yıllardır dördüncü maddeyi değiştirelim diyorlardı. Şimdi HÜDA-PAR’a yaptırıyorlar. Toplumdan gelen tepki üzerine şimdilik bir adım geri atmış gibi görünüyorlar. 2015-2016’dan beri ifade ediyorlar zaten. Kimseyi kandırmasınlar. Ama şundan da kesinlikle emin olsunlar; ne onların, ne de onların yedi feriştahının bunu değiştirmeye güçleri yetmez.
“Benim tüzük değişikliğine olumlu baktığım şeklindeki açıklamalar doğru değil.“
Tüzük konusunda bilgi verdi, Özgür Bey sağ olsun. Görüşümü sordu. ‘Yazılı bir metin olmadan benim görüş beyan etmem doğru olmaz’ dedim. Bana kurultaydan bir gün önce akşam 19: 00 civarında geldi taslak. Dolayısıyla okuyup görüş hazırlama fırsatım olmadı. Ama kurultayda yapılan açıklamalar, benim tüzük değişikliğine olumlu baktığım ya da olumlu görüş beyan ettiğim şeklindeki açıklamalar doğru değil. Şimdi bir söz verilirse topluma ve bu söz doğrudan Genel Başkan tarafından verilirse, sözünün havada kalmaması lazım. Üç dönem kuralı geliyorsa, üç dönem kuralları uygulanması lazım. Ama üç dönemi doldurmuş olanların da tekrar seçilebileceği formülü koyarsanız, bu olmaz. Bu doğru olmaz. Diyelim ki ön seçim yapıyorsanız, ön seçimi yargı denetimi de yapmanız lazım ki gerçek anlamda bir ön seçim olsun. ve buna benzer verilen vaatler var. O vaatlerin gerçekleşmemesi beni de üzdü.
“Bir tartışmanın parçası olmak istemedim.“
(Kurultaya neden gitmediğinin sorulması üzerine) Gittiğiniz zaman bu tartışmaların bir parçası olmak zorundasınız. Gittiğiniz zaman yanlış yapıldığını söylemek zorundasınız. Ben de o tür bir tartışmanın içine girmemek ve parçası olmak istemedim. Bunu özel bir tartışma konusu yapmak istemem. Ama verilen sözler varsa partililere, o sözlerin tutulması gerekir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkonsolos Topçu, ziyaret kapsamında Duhok Valisi Ali Tatar, Duhok Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şükrü Cemil Nuri, Duhok Üniversitesi Rektörü Davud Süleyman ile görüştü.
Irak’ta çeşitli alanlarda faaliyet yürüten Türk şirketlerini de ziyaret eden Topçu, Türk iş insanlarının fabrikalarını gezdi ve karşılaştıkları sorunlara dair bilgi aldı.
Topçu, ziyarete dair yaptığı açıklamada, “Duhok bizim için çok önemli bir şehir. Bizim insani, tarihi, siyasi, ticari, kültürel, çok güçlü, derin tarihe dayanan ve tarih boyunca devam edecek güçlü bağlarımızın olduğu bir şehir.” dedi.
Görüşmelerde turizmin, yolcu transferlerinin ve otobüs geçişlerinin nasıl daha etkin ve kolay şekilde yapılabileceği konusunu ele aldıklarını belirten Topçu, şunları söyledi:
“Ziyaretimde ayrıca İstanbul’da öldürülen Duhoklu kardeşimiz için bir kez daha başsağlığı dileğinde bulundum. Bu konuda sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın yaptığı açıklamalardan, ayrıca kardeşimizin ailesinin sayın Adalet Bakan Yardımcımız tarafından kabulünde söylenen konular hakkında bilgi verdim. Soruşturmanın devam ettiğini, gereğinin yapıldığını söyledim.
Bir kez daha Allah rahmet eylesin. Böyle hadiselerle inşallah karşılaşmayalım. İnşallah Türkiye ve bu bölge arasında, Duhoklu kardeşlerimiz arasında bu insani bağlar hiçbir zaman bozulmayacaktır, hiçbir zaman bu tip hadiselerden etkilenmeyecektir. Her zaman biz insani bağlarımızı, kültürel bağlarımızı güçlendirmenin, geliştirmenin ve daha da ileri taşımanın arayışında olacağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), yaptığı yazılı açıklamada Irak’ın kuzeyindeki Hakurk, Gara, Kandil ve Asos bölgelerinde bölücü terör örgütünce kullanılan mağara, sığınak ve depolardan oluşan 24 hedefin hava harekatıyla imha edildiğini bildirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklama şu şekilde:
“Güçlü ve kararlı şekilde terör inlerini yerle bir etmeye devam ediyoruz! PKK/KCK ve diğer terörist unsurları etkisiz hale getirerek Irak kuzeyinden halkımıza ve güvenlik güçlerimize yönelik terör saldırılarını bertaraf etmek ve hudut güvenliğimizi sağlamak maksadıyla Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa haklarımız doğrultusunda, Irak’ın kuzeyinde bulunan Hakurk, Gara, Kandil ve Asos bölgelerindeki terörist hedeflerine 18 Eylül 2024 tarihinde hava harekatı icra edilmiş; icra edilen hava harekatıyla Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) tarafından kullanılan ve içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerinde bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak ve depolardan oluşan 24 hedef imha edilmiştir.
İcra edilen bu harekatta, azami oranda yerli ve milli mühimmat kullanılarak çok sayıda terörist etkisiz hale getirilmiştir.Asil milletimizin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri, geçmişte olduğu gibi bugün de ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için terörle mücadeleye son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar azim ve kararlılıkla devam edecektir.Bu harekat sırasında; masum insanların, dost unsurların, tarihi ve kültürel varlıklar ile çevrenin zarar görmemesi için her türlü tedbir alınmıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İznik Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçede çeşitli suçlardan aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.
Ekipler, çeşitli suçlardan 34 kaydı olan ve 13,5 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan E.S. ile yaralama suçundan 5 yıl hapse mahkum edilen A.A, hırsızlıktan 4 yıl ceza alan E.A, uyuşturucu madde ticaretinden 4 yıl hapis cezası bulunan B.O. ile dolandırıcılıktan 17 yıl hapis cezasına çarptırılan A.C’yi yakaladı.
5 hükümlü, emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevi yetkililerine teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Lübnan’da gerçekleşen çağrı cihazlı saldırı, “akıllı telefonlar ve diğer elektronik aygıtların uzaktan patlatılabilir mi?” sorusunu gündeme getirdi. İstanbul Teknik ÜniversitesiBilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burak Berk Üstündağ, “Binlerce telefonu alıp bir yazılım sayesinde eş zamanlı olarak patlatmak mümkün değil. Bunlar komplo teorilerinin de kalitesini düşürüyor” dedi.
Lübnan’da gerçekleştirilen, lityum iyon pil kullanılan binlerce çağrı cihazının eş zamanlı olarak uzaktan patlatılması sonucu 300’ü ağır 2 bin 800 kişinin yaralandığı 12 kişinin hayatını kaybetti. Yapılan saldırının ardından vatandaşların günlük yaşamlarında kullandığı lityum iyon piller ile çalışan akıllı telefonlar ve elektronik diğer cihazların güvenli olup olmadığı ile ilgili soru işaretleri oluştu. Konuyla ilgili açıklama yapan İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Profesör Doktor Burak Berk Üstündağ, “Binlerce telefonu alıp bir yazılım sayesinde eş zamanlı olarak patlatmak mümkün değil. Bunlar komplo teorilerinin de kalitesini düşürüyor” dedi.
“Çok karmaşık bir sistem değil. 1996 yılında ilk kez İsrail tarafından uygulanmıştı”
Dün yapılan saldırıyla ilgili olarak cihazların modifiye edilmiş cihazlar olduğunu belirten Prof. Dr. Burak Berk Üstündağ, “Öncelikle teknolojik cihazların aslında günümüzde farklı şekilde nasıl riskler oluşturabileceğini gösterdi. Ama diğer teknolojik bir müdahaleden ziyade bir istihbarat başarısı olarak bence gündemde. Çağrı cihazlarını uzun zamandır kullanıyorduk. Az sayıda vericiyle hatta tek bir vericiyle bile bir gruba uzak noktalardan mesaj gönderebiliyorsunuz. Çağrı cihazları konusunda burada tedarik zincirinde bir istihbarat açığı gözüküyor Hizbullah tarafında. Yaklaşık 5 bin adet cihaz tedarik edilmeden önce bir aracı giriyor devreye. ve cihazların standart yazılımı ile verilmesi yerine özel bir mesaj geldiği zaman onun ürettiği işaretle içerisindeki patlayıcıyı tetikleyecek modifiye edilmiş bir cihaz veriliyor. Çok karmaşık bir sistem değil. Hatırladığım kadarıyla 1996 yılında ilk kez İsrail tarafından uygulanmıştı. Hedefindeki kişiye cep telefonu hediye ediyor. O telefon kişiye eriştikten sonra bir mesaj ile bataryanın bir kısmına yerleştirilen patlayıcı harekete geçiyor ve hedefi imha etmeye yeterli oluyor” diye konuştu.
Çağrı cihazlarını bomba haline getirmenin karmaşık bir durum olmadığını söyleyen Üstündağ, “Buradaki seçilen ürün cep telefonu yerine ‘ Pager’ dediğimiz çağrı cihazı. Bu cihazın bir farkı var, standart bildiğimiz cihazlar 1 santimetre kalınlığında fakat burada kullanılan cihaz uzun kullanıma uygun. Yaklaşık 80 – 85 gün tek şarj ile kullanılabiliyor. Çevre koşullarına, çarpma ve vurma gibi durumlara karşı da ayrıca dayanıklı. Bunun istihbarat açısından bir potansiyeli var. Bunun getirdiği de pil hacmi bildiğimiz çağrı cihazlarının 2 katı civarında kalınlıkta. Bunun içerisine 5 – 10 gramlık bir patlayıcı koyduğunuz zaman bunu patlama etkisi 100 gramlık bir parçayı bir mermi hızına çıkarabilecek nitelikte. Dolayısıyla bildiğimiz pilin paketlemesinde bir değişiklik yapıp, içerisinde patlayıcı olan bir pille değiştirip yazılımda da bir değişiklik yaptığınız zaman ki bu karmaşık bir kod değil. Şu kod geldiğinde şu çıkışı ver şeklinde bir değişiklikle bunu yapmak mümkün” şeklinde konuştu.
“Yazılımın içerisine sızarak eş zamanlı 5 bin tane telefonu patlatmak mümkün değil”
Saldırı sonrasında oluşturulan “Cep telefonlarımız da patlayabilir” algısının provokatif olabileceğini belirten Prof. Dr. Üstündağ, “Bunun karşılığında sorulan yaygın sorular var. ‘Acaba cep telefonları uzaktan patlatılabilir mi’ Bu komplo teorilerinin kalitesini de düşürüyor bence. Çünkü kullandığımız cep telefonlarının pilleri özellikle yaygın markaların pilleri çok ağır koşullarda test ediliyor. Bunların içerisindeki donanımlar pilin kendi kendine özel bir durum olmadığı sürece ısınmasını, patlamasına el vermiyor. Hatta bunlar arabaların içerisinde unutulduğunda 70 dereceye kadar sıcaklıklara varıyor. O zaman bile patlamayacak şekilde tedbirleri alınıyor. Ama bazen imalat hataları olabiliyor ama o patlamalar da bu örnekte gördüğümüz gibi patlamalar değil. Dikkat ederseniz görüntülere delik açılan durumlar var plastik cisimlerde. Telefon patlaması ise daha çok yanma hadisesi şeklinde gerçekleşiyor. Kendinizden uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz. Çok merak eden gider bir telefoncudan pil alır onu kontrollü bir biçimde ateşe atar ya da kısa devre eder ve patlamaya çalışır. Dünkü görüntülerde gördüğümüz patlamanın, bunlarla bir ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Bu yüzden de hemen ortaya çıkıp bunun teşhisini yapmadan bunu yaymaya çalışmanın toplumda provokatif etkisi var. Bu provokatif etkinin aynı zamanda belki de İsrail’e faydası var. Çünkü o da bir tehdit unsuru gibi sanki cebinde öyle bir silah var canım istediğimde sizi de uzaktan patlatırım gibi bir imaj onların da hoşuna gidiyor olabilir. Dolayısıyla böyle komplo teorilerine prim vermemek gerekiyor. Hatta bunları yayanların bir tür provokasyona alet olduğuna dikkat etmek lazım. Öyle bir cep telefonu alıp, eş zamanlı olarak 5 bin tanesini bir yazılımın hacklenmesiyle patlatmak mümkün değil” ifadelerini kullandı.
“Dün çağrı cihazlarında yaşanan patlama, cihaza fiziksel müdahaleyi gerektiren bir olay”
Günlük yaşamda kullanılan cihazlardaki pillerin, dün yaşanan saldırıdaki gibi patlamasının mümkün olmadığını söyleyen Prof. Dr. Üstündağ, “Dün yaşanan olay, iletişim cihazına fiziksel müdahaleyi gerektiren bir olay. Standart ticari olarak satılan bir cihazın öyle bir özelliği ve işlevi de yok. Çünkü telefonun içerisindeki piller, telefonu enerjilendirmek üzere pilden dışarıya doğru enerji verirler. Pilin patlatılabilmesi için ısıtılıp hızlı bir reaksiyon verdirilmesi lazım. Mevcuttaki piller hızlı reaksiyon gösterecek piller değil. Telefon çalıştığı sürece bir gün iki gün yada çağrı alıcıda 80 gün olabilecek bir sürede, enerji vermek üzere yavaş boşalmak üzere planlanmış pillerdir. Olsa olsa hızlı yanma hadisesinden dolayı yakın çevresine zarar verebilir ama bu nadir görülen bir olaydır. Bu kazalar aynı zamanda bunu destekleyici bir unsur olarak gösterilmemeli. Aksi takdirde herkes şunu düşünmeye başlar, bir batarya üreticisine gittim, elektrikli arabamı değiştirdim acaba bu batarya beni patlatır mı? ya da ucuz bir batarya aldım. Acaba içerisinde bir şey koydular mı beni patlatırlar mı? Bir cihaz size odaklı üretilmemişse, hedef değilseniz patlayamazsınız. Bunu yapmanın maliyeti pil üretmenin maliyetinden çok daha yüksektir. Ticari amaçla bunu yapmazlar” dedi.
Türkiye’ye getirilen tüm elektronik cihazların Bilişim Teknolojileri Kurumu tarafından incelendiğini belirten Prof. Dr. Üstündağ, “Türkiye’ye ithal edilen cihazların sertifikaları Bilişim Teknolojileri Kurumu tarafından kontrol ediliyor. Gümrüklerimizde de kontrol ediliyor. Bu kamu kurumları ya da emniyet kurumları için başka bir şey. Onların tedarikleri için geçerli bir durum değil. Onlar tedarikçilerinde gereken özeni gösterdiğini düşünüyoruz” diye konuştu.
“Kamusal düzeni sağlayan otoritelerin kırılganlıkları kontrol altına alacak yatırımları yapmaları gerekiyor”
Teknolojideki gelişmelerin farklı hassasiyetler ortaya çıkardığını ifade eden Prof. Dr. Burak Berk Üstündağ, “Dünkü hadisenin akla getirmesi gereken başka bir şey var. Biz dünya savaşını topyekun ülkelerin birbirine saldırması olarak algılıyoruz. Ancak yavaş gelişen bir karmaşa durumu var. Sadece elektronik bir yöntemle patlayıcıların harekete geçirilmesi değil. Burada tabi detaylarını da dile getirmek istemediğim başta biyolojik yöntemler olmak üzere, şebekelerle insanlara, gruplara ve hatta tek bir insana ulaşılabilmesi mümkün. Kişiye özel virüslerin ortak şebekelerden yayılması mümkün. Ben burada çok detay vermek istemiyorum ama kamusal düzeni sağlayan otoritelerin geçiş döneminde olduğumuz düşük seviyeli savaşın sürekli bir hal almaya başladığı dönemde sivil taraftaki kırılganlıkları kontrol altına alacak yatırımları yapması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“Sistemine sızabilirseniz otonom bir arabaya kaza yaptırabilirsiniz”
Kontrol sistemlerinin siber güvenliğinin sağlanmasının hayati önemine vurgu yapan Prof. Dr. Üstündağ, “Radyo dalgalarıyla ya da elektromanyetik bir müdahale yapılabilmesi için bir kere odaklı bir enerji yayan güçlü bir sistemin olması lazım. Bunun ya kaynağının size yakın olması ya da o kadar güçlü olması gerekiyor ki kaynağının görünemez olması mümkün değil. Başka türlü tehditler olabilir. Bu tehditlerin başında kontrol sistemlerinin getirdiği proseslerden gelen tehditler var. Dünyada ilk siber saldırı olarak atfedilen Trans Sibirya boru hattının patlatılmasıydı. Boru hattı bir kontrol sisteminin yazılım zafiyetinden kaynaklandı. O kontrol sisteminin oraya satılmasını sağlayan Alman şirketi veya dolaylı aracısı ya da belki replikası günün birinde boru içerisindeki valflerin açma kapanma sürelerini öyle bir ayarladılar ki gaza sıkıştı ve gaz patlaması oldu. Dolayısıyla her hangi bir kontrol sürecinde kendi sürecinden kaynaklanan risklerini gerçekleştirebilirsiniz. Eğer sistemine sızıp yazılımında değişiklik yaptıysanız otonom bir araca kaza yaptırabilirsiniz. ya da mesela buzdolabında siz yokken gıda zehirlenmesine yol açacak kadar bozulmasına sonra da siz geldikten sonra sanki bozulmamış gibi çalışmasını sağlayabilirsiniz. Ama bunların hiç biri dünkü olaydaki gibi öyle ekstra bir efor olmadan patlama gibi şeyleri yapmaz. Kendisi doğası gereği biyolojik riskler oluşturan tesisler ve nesneler için bu tabi farklı bir durum. Onları kontrol eden sistem ve yazılımların özel olarak kontrol edilmesi siber güvenliğinin sağlanmış olması gerekir. Aksi takdirde diğer taraftan diğer taraftan siber saldırı fiziksel hasar veren bir saldırıya dönüşebilir” dedi.
“Yerli üreticiyi kontrol etme imkanı daha yüksek”
Yerli üretimin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Burak Berk Üstündağ, “Yerli üretimin önemi ortaya çıkıyor. Yerli üretici de hacklenebilir miydi? Evet ancak şöyle bir fark ortaya çıkıyor. Yerli üreticiyi kontrol etme imkanınız daha yüksek. Yerli üreticilerle ilgili yönetmelikler başta olmak üzere düzenlemeler yapmanız daha kolay. Örneğin BDDK, yıllardır bankaların yazılımlarının kaynak kodlarını ayrıca bir yerde depolatıyor ki gerektiğinde onlar üzerinde tespitler yapılabilsin. ya da onları tedarik eden firma devre dışı kaldığında sürecin devamlılığında kesintinin önüne geçilebilsin. Aksi takdirde düşünebiliyor musunuz 100 binlerce kişi parasını çekemez hale geliyor. Türkiye’deki düzenleme otoriteleri yerli üretici kendi regülasyonları dahilinde iç hukuka uygun daha fazla tetkik etme imkanları var” açıklamalarında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, Beyaz Saray’da düzenlenen günlük basın toplantısında konuştu. Kirby, Lübnan’da iki gündür devam eden ve İsrail’in sorumlu tutulduğu patlamaların ardından çatışmanın tüm taraflarını bölgesel gerilimin artmasına karşı uyardı. Kirby, “Herhangi bir şekilde gerilimin tırmandığını görmek istemiyoruz. Çözümün ek askeri operasyonlar olduğuna inanmıyoruz” dedi.
Kirby, ayrıca ABD’nin çağrı cihazı ve telsiz patlamalarıyla bir ilgisi olmadığını belirterek, “Dünkü olaylarda veya bugünkü olaylarda hiçbir şekilde yer almadık” şeklinde konuştu.
Hizbullah’ı hedef alan patlamaların İsrail ile Hamas arasında devam eden ateşkes görüşmelerine zarar verip vermeyeceği sorulan Kirby, bunu söylemek için henüz erken olduğunu belirtti. Kirby, “Bir hafta öncesine göre (bir anlaşmaya) daha yakın değiliz” dedi. Orta Doğu’da topyekun bir çatışmanın kaçınılmaz olup olmadığı sorulan Kirby, “O bölge söz konusu olduğunda hiçbir şey kaçınılmaz değildir” ifadelerini kullandı. – WASHINGTON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisalı çiftçi cinayete kurban gitti
MANİSA – Manisa’nın Salihli ilçesinde bir çiftçi üzüm bağında kimliği belirsiz kişiler tarafından silahla vurularak öldürüldü. Olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheliden 2’si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Olay, Yeşilova Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çiftçilikle uğraşan İzzet Doğan (61), üzüm bağında kimliği belirsiz kişiler tarafından öldürüldü. İhbar üzerine olay yerine gelen Manisa İl Jandarma Komutanlığına bağlı Salihli İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin yaptığı incelemede Doğan’ın ateşli silahla öldürüldüğünü tespit etti.
Olay yerinde yapılan incelemede 1 çekirdek ve 1 adet boş kovan bulan ekipler, şüphelilerin tespiti için çalışma başlattı. Manisa İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü, Jandarma Suç Araştırma Dedektifleri ve Salihli JASAT ekiplerinin çalışması sonucu İzzet Doğan ile akrabaları arasında husumetli olduğunu belirledi. Yeşilova Mahallesi’nde husumetli olduğu tespit edilen İ.E. ve E.E. isimli şahısların ikametlerinde arama yapıldı. Yapılan aramada 1 adet ruhsatsız tabanca 3 adet ruhsatsız kurusıkı tabanca, 1 adet havalı tabanca, 1 adet kurusıkı tabanca şarjörü, 1 adet tabanca şarjörü, 6 adet ruhsatsız av tüfeği, 1 adet kasatura, 27 adet kurusıkı tabanca fişeği, 4 adet bıçak, 6 adet 7,65 tabanca fişeği, 10 adet çakı, 121 adet av tüfeği fişeği ele geçirildi.
Husumetli akrabalardan İ.E. gözaltına alındı. Çalışmalarını sürdüren jandarma ekipleri, çevredeki kamera kayıtlarında husumetli 2 şahsın beyaz renkli bir araç ile değişik tarihlerde Yeşilova Mahallesine giriş yaptıklarını belirledi. Ekipler, şüphelilerin S.G. ve E.G. olduğunu tespit etti. Şüphelilerden S.G. İzmir’in Seferihisar ilçesindeki ikametinde yakalanıp gözaltına alınırken, E.G. ise Azerbaycan’ın Bakü şehrine gitmek üzereyken Sabiha Gökçen Havalimanında yakalandı. Yakalanan 2 şüpheli, Salihli’ye getirildi. Şüphelilerin kullandığı araç ise çekici vasıtasıyla İlçe Jandarma Komutanlığı önüne getirilip, Olay Yeri İnceleme Timleri tarafından detaylı arama ve inceleme yapıldı.
Jandarmadaki işlemlerinin adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden S.G. ve E.G., çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp Salihli T Tipi Kapalı Cezaevine gönderilirken, İ.E. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Terme Belediyesi’nin çağrısıyla kurulan Terme Kent Konseyi’nin Seçimli Genel Kurul Toplantısı bugün Terme Belediyesi Kültür Merkezi’nde yapıldı. 128 delegenin katıldığı toplantıda Dilek Aydın ve Merih Kargı başkan olmak için yarıştı. Genel kurul toplantısının açılış konuşmasını yapan Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, “Birlikte yönetmek kavramının önemini biliyoruz ve o doğrultuda hareket ediyoruz. STK’lar, siyasi partiler ve kamu kurumlarının temsilcilerinin yer aldığı kent konseyimiz, aslında toplumun her kesiminin ayrı ayrı sesini barındırıyor. Bugün burada yapılan genel kurulun ardından Kent Konseyimiz kadın, genç, engelli ve çocuk meclisleri oluşturacak. Kısacası toplumun her kesiminin talep ve önerileri doğrultusunda ilçemizin geleceği için birlikte projeler oluşturacağız. Her iki adayımıza da başarılar dilerim” diye konuştu.
Adayların yaptıkları konuşmaların ardından genel kurul toplantısında Kent Konseyi başkanlık seçimi yapıldı. Yapılan seçimlerde, Dilek Aydın 66 oy alarak Kent Konseyi Başkanlığı’na seçilirken Merih Kargı 47 oy aldı.
Başkan Şenol Kul, 66 oyla Terme Kent Konseyi Başkanlığı’na seçilen Dilek Aydın’ı kutlayarak, “Kent Konseyimiz, halkımızın taleplerini ve ihtiyaçlarını daha iyi anlayarak, çözüm odaklı çalışmalar yürütecek. Dilek Hanım’a yeni görevinde başarılar dilerim” şeklinde konuştu. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galatasaray forması giyen Yunus Akgün, “Bu sene hedeflerim var. Daha fazla şans bulduğum takdirde Adana Demirspor’daki performansımın üstüne çıkmak istiyorum. Benim için önemli olan daha fazla oynamak. Bir oyuncu daha fazla oynadığında özgüveni gelir ve maç ritmini yakaladığında daha iyi gözükür. İnşallah bu sene takımıma en iyi şekilde katkı sağlamak istiyorum” dedi.
Galatasaray, Süper Lig’in 3’üncü hafta erteleme maçında sahasında konuk ettiği Gaziantep FK’yı 3-1 mağlup etti. Mücadelenin ardından takımının ikinci golünü kaydeden Yunus Akgün, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kerem Aktürkoğlu’nun Galatasaray’da çok büyük işler yaptığını söyleyen Yunus Akgün, “Her gün konuşuyoruz Kerem’le. Ona bir sözüm vardı, gol attığımda sana armağan edeceğim diye. Bugün de nasip oldu. Zaten hemen yazmış, fotoğrafı da atmış. Kerem burada çok büyük işler yaptı” şeklinde konuştu.
“ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAK İSTİYORUM”
Fenerbahçe ile deplasmanda oynayacakları derbi hakkında konuşan Yunus Akgün, “Şu an şans buluyorum. Elimden gelenin en iyisini yapmak istiyorum. Fenerbahçe maçını kazanmak için gideceğiz. Lider gidiyoruz, son iki senenin şampiyonu olarak gidiyoruz. Hedefimiz belli. Bu sezon şu anki hedefimiz ilk yarının bütün maçlarını kazanmak. Tabii ki de Fenerbahçe maçları, büyük maçlar. Kazanmak için orada olacağız” ifadelerini kullandı.
24 yaşındaki futbolcu sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Her futbolcu gol attığı zaman, asist yaptığı zaman özgüveni artar. Benim de gole ihtiyacım vardı açıkçası. Ama benden önce takımın kazanması daha önemli. Daha fazla şans buluyorum, daha iyi olacağıma inanıyorum. İnşallah böyle devam ederim.”
“ONLARA GOL ATTIRMAK BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
Victor Osimhen, Mauro Icardi ve Michy Batshuayi gibi isimlere gol attırmanın kendileri için çok önemli olduğunu aktaran Yunus Akgün, “Tabii ki aramızda konuşuyoruz; neler yapabiliriz, top bana geldiğinde nereye koşacak diye. Onlara gol attırmak bizim için çok önemli. Ortamımız çok güzel, arkadaşlık çok iyi. İnşallah onlara daha fazla gol attırmayı umuyorum” sözlerini sarf etti.
“ADANA DEMİRSPOR’DAKİ PERFORMANSIMIN ÜSTÜNE ÇIKMAK İSTİYORUM”
Hedefinin Adana Demirspor performansının üzerine çıkmak olduğunu söyleyen Yunus, “Bu sene hedeflerim var. Daha fazla şans bulduğum takdirde Adana Demirspor’daki performansımın üstüne çıkmak istiyorum. Benim için önemli olan daha fazla oynamak. Bir oyuncu daha fazla oynadığında özgüveni gelir ve maç ritmini yakaladığında daha iyi gözükür. İnşallah bu sene takımıma en iyi şekilde katkı sağlamak istiyorum” dedi.
“KADIKÖY’DE GOL ATMAK HAYALLERİMDEN BİR TANESİ”
Kadıköy’de Fenerbahçe’ye karşı gol atmanın hayallerinden bir tanesi olduğunu belirten Yunus Akgün, “Galatasaray’da büyüdüm, yetiştim. Bu maçların hayaliyle büyüyoruz. Benim için de çok özel bir gün olacak, oynadığım takdirde. Orada gol atmak hayallerimden bir tanesi. İnşallah gol atıp, orada kazanmak nasip olur. Oynayıp kazanmak daha da anlamlı olabilir” diyerek sözlerini noktaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yagı dizisindeki Ceylin karakteriyle milyonların gönlüne yerleşen Pınar Deniz, oyuncu sevgilisi Kaan Yıldırım ile nikah masasına oturdu. Ünlü çift dünyaevine girmek için Roma’yı tercih etti. Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım, nikah merasiminden sonra yakın dostlarıyla bu özel günü akşam yemeği yiyerek kutladılar.
PINAR DENİZ 1,5 AYLIK HAMİLE
Pınar Deniz, bir süredir gündemden düşmeyen hamilelik sorusuna yanıt vererek “Kıpkırmızı oldum” demişti. Deniz’in 1.5 aylık hamile olduğu ortaya çıktı.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ENKA Sanat tarafından ünlü Japon ressam Katsushika Hokusai’nin doğumunun 260. yılı için tasarlanan performans, Istanbul Fringe Festival 2024 programının bir parçası olarak sahnelendi.
“Cool Japan Matching Award” ile onurlandırılan performans, Hokusai’nin hayatındaki iç çatışmaları, dans ve dövüş sanatlarının bir karışımı olan geibu aracılığıyla tasvir ediyor. Ayrıca gösteride sanatçının eserleri, büyük bir projeksiyona yansıtıldı.
Sanatçıyı koreograf ve performans sanatçısı Katsumi Sakakura, kızı Oie’yi dansçı Karin Kato, eşi Koto’yu ise opera sanatçısı ve oyuncu Yasko Fujii canlandırdı.
Performansın konusu ise şöyle:
Kendisinin cennetin ve dünyanın enerjileri arasında bir köprü ve bir ejderhanın vücut bulmuş hali olduğuna inanan Hokusai, felç geçirdikten ve büyük bir yangında her şeyini kaybettikten sonra birçok başyapıt çizer. Kendini resme kaptırdığı yıllarda, ihmal ettiği karısı Koto’nun ani ölümünden sonra o kadar derin bir pişmanlık duyar ki sanatının anlamını sorgulamaya başlar.
Performans o yıllara odaklanırken, insanların dünyanın karmaşası içinde hayattaki önemli şeyleri nasıl gözden kaçırma eğiliminde olduklarını gözler önüne seriyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dijital dönüşüm yolculuğunda attığı adımlarla tamamen dijital hale gelen ING Türkiye, limited şirketler için uzaktan müşteri olma hizmetini hayata geçirdi. Yapılan açıklamaya göre banka, artık şahıs şirketlerinin yanı sıra Türkiye menşeili münferit yetkilisi olan limited şirket statüsündeki tüzel firmalara da şubeye gitmeye gerek kalmadan, ING Mobil üzerinden müşteri olabilme kolaylığı sunuyor. Limited şirketlerini ING’li yapmak isteyen işletme sahipleri, bankanın kurumsal internet sitesini ziyaret edip karekod okutarak mobil uygulamayı akıllı telefonlarına indirebiliyor ve bankanın müşterisi olmak için ilk adımı atabiliyor. Kimlik doğrulaması ise çipli kimlik kartı ve yüz okuması ile tamamlanıyor. Ardından firma ve varsa ortak bilgilerini girerek görüntülü görüşme süreci başlıyor. İşlemlerin tamamlanması için müşteri temsilcileriyle görüntülü görüşme sağlanarak bankanın müşterisi olma süreci tamamlanıyor.
Görüntülü görüşme ile bankanın müşterisi olan limited şirket sahipleri, birçok imkanlardan da yararlanabiliyor. Bankanın müşterisi olan tüzel firmalar, ücretsiz para transferi yapabiliyor ve anlaşmalı ATM’lerden ücretsiz işlem gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, Cebimdeki Danışman KOBİ ile işletmeler, görüntülü görüşme teknolojisi sayesinde uzaktan bağlanarak ve yüz yüze görüşerek bankacılık işlemleri ile ilgili bilgi alabiliyor ve mobil uygulama üzerinden işlemlerini gerçekleştirebiliyor.
“Bankacılık ürün ve servislerini dijitalleştirmeyi stratejimizde önceliklendiriyoruz”
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Öcal Ağar, “Müşterilerimizin hız ve esneklik ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi önceliklendiriyor, dijitalleşmeyi stratejimizin merkezine alıyoruz. İhtiyaç duydukları her noktada tüzel müşterilerimizi desteklemek ve hayatlarını kolaylaştırmak için yenilikçi dijital çözümler geliştiriyoruz. Uçtan uca kolay, zahmetsiz ve pürüzsüz bir müşteri deneyimi sunmayı, yeni teknolojilerle bankacılık ürün ve servislerini dijitalleştirmeyi stratejimizde önceliklendiriyoruz. Yeni hizmetimizle, şahıs işletmelerinin yanı sıra artık limited şirketlere de şubeye gitmeye gerek kalmadan diledikleri yerden ING’li olabilme fırsatı sunuyoruz. Bununla birlikte dijital yetkinlik ve danışmanlık hizmetlerinin, sürekli değişim ve dönüşüm içinde olduğumuz bu günlerde müşterilerimiz için çok daha önemli hale geldiğini düşünüyoruz. Biz de Ticari ve KOBİ bankacılığında dijital ile danışmanlık hizmetinin gücünü birleştirerek müşterilerimizin ticari hayatlarında bir adım önde olmalarını sağlamak için çalışıyoruz, Cebimdeki Danışman KOBİ de bu vizyonumuzu yansıtıyor. Yenilikçi hizmetlerimizle müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştırmaya devam edeceğiz” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa Birliği (AB) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın desteğiyle DTO tarafından yürütülen Tekstil Teknolojisi Sektörel Mükemmeliyet Merkezi Kurulması Yoluyla Mesleki Eğitimin Kalitesinin Artırılması Projesi devam ediyor. Proje kapsamında, 2’si Denizli’den diğerleri 13 farklı ilden gelen 27 tekstil teknolojisi öğretmeni, Denizli OSB’deki DTTM’de eğitim görüyor.
Tekstil Teknoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Görkem Gedik, kursiyerlere, plazma işlemi ile su geçirmezlik ve su geçirgenliği sağlayan kumaş üretimlerini uygulamalı anlattı. Eğitimin içeriği hakkında bilgi veren Gedik, proje kapsamında merkezdeki yeni teknolojileri, meslek lisesi öğretmenlerine tanıttıklarını söyledi. Gedik, “Merkezde anlattıklarımız, tekstilde geleceğin teknolojisidir. Proje kapsamında merkezimizde eğitim verdiğimiz öğretmenlerimizin hepsi alanlarında uzman. Standart tekstil üretiminin dışında kullanacak yeni teknolojileri görme imkanı buluyorlar. Öğretmenlerimizin ilgisi son derece yüksek, özellikle de burada gördüklerini öğrencilerine de aktarma konusunda oldukça hevesli buldum. Bu, bizi sevindirdi” dedi.
Doç. Dr. Gedik, proje dışında ilgi duyan, talep eden firmalara da hizmet verdiklerini de belirtti. Gedik, “Denizli Ticaret Odamızın bünyesinde, firmalarımıza yönelik projeler geliştirip danışmanlıkta da yardımcı oluyoruz. Bu konuda bugüne kadar birçok firmamız merkezimizden faydalanmış durumda. Yeni ürünler geliştiriyorlar ve patentini alıyorlar. Firmalarla, projeler de üretip geliştirmeye çalışıyoruz. Burası her ne kadar tekstil odaklı olsa da sadece tekstile yönelik bir merkez değil. Özellikle malzeme geliştirme, yeni malzemeler üretme konusunda polimerlerle çalışanları da buraya çekebilecek birçok teknolojiye sahibiz. Hem Denizli hem de Türkiye çapındaki tüm firmalarımızı merkezimize bekliyoruz. En azından bizden ayrıntılı bir bilgi alsınlar. Burada yapabilecekleri projelerle alakalı biz de onlara destek olmaya hazırız” diye konuştu.
Katılımcı öğretmenler memnun
Eğitimler için Ankara’dan Denizli’ye gelen öğretmen İzzet Özgenç, “Denizli Ticaret Odası, teknik tekstiller anlamında Türkiye’de yeni açılım yapacak işletmelere öncülük etme adına güzel bir iş yapmış. Merkezdeki katma değeri yüksek ürünler, işletmeciler için yeni bir açılımdır. Biz de paydaş öğretmenler olarak burada eğitimdeyiz. Bizler de öğrencilerimize anlatıp kendilerine yeni bir alan açmaları için bu eğitime alındık. Bence çok verimli bir eğitim oluyor. Mesleğimde otuzuncu yılımı dolduruyorum. Bugüne kadar mesleğimle ilgili çok fazla bir eğitim alma şansım olmamıştı, bu sayede tekstilde yeni teknolojileri burada gördük. Bu eğitimler hem mesleki gelişim hem de öğrencilerimize aktarım anlamında çok iyi oldu. Pamukkale Üniversitesi Tekstil Mühendisliği’nin katkıları da takdire şayan. Onlar da çok güzel çalışıyorlar. Başta DTO olmak üzere burada emeği geçen herkese teşekkür ederiz” dedi.
Öğrendiklerini öğrencilerine de aktaracaklar
Adana’dan gelen Tekstil Teknolojisi Öğretmeni Ali Aldatmaz da eğitimin beklentilerini fazlasıyla karşıladığını ifade etti. Aldatmaz, “Çok verimli ve güzel bir eğitim oldu. Faydasını göreceğiz ve biz bunları öğrencilerimize de aktaracağız. Emeği olan herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Çok faydalı bilgiler aldık”
Adana’dan katılan öğretmen Dilek Ekinci ise her alanda olduğu gibi tekstilde de birçok gelişmenin yaşandığına dikkat çekti. Ekinci, “Tekstil sektörü artık inşaat, endüstri, otomotiv ve savunma alanında da gelişiyor. Bu anlamda, bizlerin de teknolojik gelişmeleri takip etmesi gerekiyor. Denizli Ticaret Odası’nın projesi sayesinde biz de bu gelişmelere dair çok faydalı bilgiler edindik. Kendimizi geliştirdik, ufkumuz açıldı. Öğrencilerimizle yapabileceğimiz projelerimizi buradayken bile düşünmeye başladık. Çok bilgilendik, çok faydalı oldu. Bu bilgileri inşallah öğrencilerimizle de paylaşacağız. Bu anlamda eğitimleri faydalı buldum, devamını dilerim. Çok teşekkür ederim” dedi.
Gaziantep’ten eğitimlere katılmak için Denizli’ye gelen Arzu Çevik de tekstilin gün geçtikçe kendini geliştirebilen ve günlük hayata uyarlanabilen bir meslek dalı haline geldiğini dile getirdi. Çevik, “Yirmi beş yıllık tekstil bölümü öğretmeniyim. Sürekli kendimizi geliştirme ihtiyacı duyuyoruz. O nedenle de Denizli Ticaret Odası’nın eğitimine katıldık. Bilgilerimize yenilerini kattık. Bu türde güzel projelerin devamını diliyoruz. Denizli Ticaret Odası’na çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
“Merkezimizin tüm Türkiye’ye hitap etmesi bizleri gururlandırıyor”
DTO Başkanı Uğur Erdoğan ise merkezlerindeki eğitimlerle ilgili değerlendirmesinde “Bugüne kadar merkezimizde birçok eğitime imza attık. Tekstil teknolojisinin en üst noktası olarak gördüğümüz merkezimizde, Türkiye’nin çeşitli illerindeki tekstil öğretmenlerimizi de eğitiyoruz. Merkezimizin Türkiye’ye hitap etmesi bizleri gururlandırıyor. Amacımız, mesleki eğitimin kalitesinin artırılmasıdır. Eğitimcilerimiz ile kursiyerlerimize, ilgi ve katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu yıl ikincisi düzenlenen StartupCentrum Girişimcilik Ekosistemi ödül töreni, İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Halk oylaması yoluyla belirlenen girişimler ve ekosistem oyuncuları için 26 farklı kategoride toplam 117 bin 180 oy kullanıldı. Rapor Ödülleri başlığında ise yılın aktif yatırımcıları, ‘StartupCentrum 2023 Türkiye Startup Ekosistemi Yatırım Raporu’ verilerine göre belirlendi. Bu kapsamda seçilen teknoloji şirketleri, girişimler, ekosistem oyuncuları ve yatırımcılar ödülleri ile buluştu. Dün gerçekleşen ödül törenine Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, StartupCentrum Kurucu Ortağı Müge Bezgin, StartupCentrum Kurucu Ortağı Nizamettin Sami Harputlu ve girişimciler katıldı.
COŞTU: TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİMİZ BÜYÜYOR
Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, “Türkiye büyüyor, güçleniyor. İkinci yüzyılımıza girdiğimiz vakitte gerçekten geleceği parlak bir Türkiye’den bahsediyoruz. Buna paralel, hizmet eden bir şekilde teknoloji ekosistemimiz de büyüyor, güçleniyor, derinleşiyor. Girişimleriyle gerçekten yüz akı bir ekosistem haline geliyor. Tabii buna her geçen gün hep beraber şahit oluyoruz. Derinden yaşıyoruz, içindeyiz. Girişimcilerimizin yüz akı başarılarına, yetkinliklerine hep beraber şahit oluyoruz. Biz açıkçası kamu yöneticileri olarak da bu girişimi, bu kapasiteyi bu dinamizmi her fırsatta ifade ediyoruz, hatırlatıyoruz. Bunun açıkçası bir faydasına inanıyoruz ve onun için yapıyoruz. Bir amacımız var. Bu da temelde bir farkındalık oluşturmak. Teknoloji girişimciliğe ekosistemimizin gelişimiyle, potansiyeliyle, geleceğiyle alakalı bir farkındalık oluşturmak. Bu akşamki etkinlikte buna hizmet eden bir etkinlik” dedi.
‘GİRİŞİMCİ ADAYLARIMIZIN SAYISINI ARTTIRMAMIZ LAZIM’
Bir farkındalık oluşturmak istediklerini aktaran Coştu, “Bu farkındalığın faydasına inanıyoruz. Marifet irtibata tabi. Girişimcilerimizin girişimleri, başarıları, bilinmeli, ödüllendirilmeli diye düşünüyoruz. Bu öncelikle bir kere başarı için bir motivasyon kaynağı haline geliyor. Gerçekten başarıların bilinmesi bunu gerçekleştirenler için daha iyisini başarmak yolunda da bir motivasyon unsuru haline geliyor. Bizim Türkiye’de girişimciliği teşvik etmemiz lazım. Öncelikle bunu vurgulamak lazım. Daha fazla girişimciyi, daha başarılı girişimleri ortaya çıkarabilmek için bizim toplumumuzda girişimciliği teşvik ediyor olmamız lazım. Kültürel seviyede, bilim seviyesinde, farkındalık seviyesinde bizim girişimciliği tespit ediyor olmamız lazım. Girişimci adaylarımızın sayısını arttırmamız lazım. Gençlerimiz bu yola daha fazla ilgi göstermesi lazım. Başarıları gördükçe bu alanda kendilerine de gelecek kurabileceklerine inanmaları lazım. Bunun için bizim girişimciliği hep beraber teşvik ediyor olmamız lazım. O nedenle de başarı örneklerini hep beraber daha fazla konuşuyor, daha fazla görünür hale getiriyor olmamız lazım diye düşünüyoruz” diye konuştu.
‘GİRİŞİMCİLERİMİZİN BAŞARILARINDAN HABERDAR OLMAMIZ YENİ GİRİŞİMLER İÇİN İLHAM KAYNAĞI’
Coştu, “Türkiye teknoloji ekosistemi büyüyor. Çok önemli başarıları, girişimcilerimiz ortaya çıkarıyorlar. Bunların farkında olmamız lazım. Bunları tanımamız lazım. Bu teknoloji ekosisteminin büyümesi için önemli bir faaliyet. Girişimlerimizin, girişimcilerimizin başarılarından haberdar olmamız yeni girişimler için ilham kaynağı anlamına geliyor. Onların başarılarından dersler çıkarıp, onların yolundan gidecek başarılı girişimlerimizin büyümesine imkan sağlıyor. Dolayısıyla bu ödül törenini bu anlamda ekosistem için önemli bir faaliyet olarak görüyoruz. Bugün de StartupCentrum platformunun düzenlediği bu etkinlik gerçekten ekosistemimiz için faydalı bir etkinlik olduğunu düşünüyorum. Ben açıkçası genç arkadaşlarımıza, özellikle üniversite dönemindeki arkadaşlarımıza girişimcilik ekosisteminin içerisinde yer almalarını tavsiye ediyorum. Girişimcilik Türkiye’nin geleceğinde yer alan bir faaliyet alanı. Türkiye bu alanda dünyada söz sahibi olacak. Bu potansiyele sahip. Gençlerimizin de burada daha fazla yer alması, teknoloji geliştirme, inovasyon üretme noktasında gayret göstermelerini ve bu çabalarını girişimlere çevirmelerini biz bekliyoruz, istiyoruz. Onları bu yönde davet ediyoruz. Bu yarışın, bu milli teknoloji hamlesi serüveninin içerisinde yer alsınlar” ifadelerini kullandı.
BEZGİN: İŞ BİRLİKLERİNE ZEMİN HAZIRLIYORUZ
StartupCentrum Kurucu Ortağı Müge Bezgin de “Girişimcilik ekosistemi ödüllerinin bu yıl ikincisini düzenledik. Bizler için çok kıymetli çünkü tüm ekosistem oyuncularına ödül veriyoruz. Ödül vermekle birlikte aslında onları bir araya getiriyoruz ve iş birliklerine zemin hazırlıyoruz. Bu da bizim için çok kıymetli. Yılın öne çıkan girişimleri, yatırımcıları, kurumları ödülleriyle buluşurken aynı zamanda bir arada olup güzel fikirler de çıkabiliyor. Bunu StartupCentrum olarak üstlenmemizde bizleri çok mutlu ediyor. Umarım nicelerini yaparız diye düşünüyorum” diye konuştu.
‘YATIRIMCILARIN YATIRIM YAPTIĞI MİKTARLARA BAKILDI’
Ödülleri iki ana başlıkla incelendiğini ve toplamda 38 ödül verildiğini belirten Bezgin, “Bir rapor ödülleri, bir halk oylaması ödülleri. Rapor ödülleri aslında bizim raporumuz. 2023 yıl sonu yatırım raporumuza göre verildi. Yatırımcıların yatırım yaptığı miktarlara bakıldı. Onlar doğrultusunda verildi. Bir de halk oylaması kategorimiz var. Burada da totalde 117 bin oy kullanıldı. Girişimciler kurumlarda bu kategoride ödül aldı. Hem öne çıkan başarıları göstermek, hem de aslında Türkiye girişimcilik ekosisteminin potansiyelini göstermek ve bir arada olmak için önemli” dedi.
UGİŞ: 253 MİLYON GÖRME ENGELLİNİN ELİNDEKİ BEYAZ BASTONU AKILLI BASTONLA DEĞİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ
Girişimci Murat Ugiş ise “Şirketimiz adına bugün ödül aldık. Yılın sosyal girişimi seçildik. Bundan önce de aslında globalde çok güzel ödüller almıştık. Şu an İngiltere, Amerika gibi 59 ülkede ihracat yapıyoruz. Görme engelliler için teknolojiler üreten bir girişim. Bu kapsamda da akıllı baston üretiyoruz. Bu akıllı bastonla dünyadaki 253 milyon görme engellinin elindeki beyaz bastonu akıllı bastonla değiştirmeyi hedefliyoruz. Şimdi çok yeni bir baston geliştirdik. Aslında çok önemli bir projeye adım atacağız. 19 Eylül Gaziler Günü’nde ülkemizde ilk defa Türkiye’deki görme engellilere akıllı bastonlar ulaştıracağız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’yla imzaladığımız protokol kapsamında bir etkinlik olacak. Bu yüzden çok heyecanlıyız. Çünkü bir taraftan dünyada yaygınlaşırken bir tarafta aslında ülkemizdeki öğrenciler ve görme engellere ulaşması bizim için çok kıymetliydi. Bu tarz ödüllerde aslında daha çok kişiye ulaşmamıza duyurmamıza vesile oluyor. O anlamda bugün burada olmaktan dolayı çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.
ÖDÜLLER:
Rapor Ödülleri
En Aktif Melek Yatırımcı: Ahu Büyükkuşoğlu Serter
En Aktif Melek Yatırımcı: Koray Gültekin Bahar
Yılın En Aktif Portföy Yönetim Şirketi: Maxis Girişim Sermayesi
Yılın En Aktif Portföy Yönetim Şirketi: Re-Pie Portföy
Yılın En Aktif VC’si: 500 Emerging Europe
Yılın En Aktif VC’si: TechOne VC
Yılın En Aktif CVC’si: Inveo Ventures
Yılın En Aktif CVC’si: Logo Ventures
Yılın En Aktif Girişim Sermayesi Yatırım Fonu: Bilişim Vadisi GSYF
Yılın En Aktif Girişim Sermayesi Yatırım Fonu: Founder One
Yılın En Aktif Melek Yatırım Ağı: EGİAD Melekleri
Yılın En Aktif Melek Yatırım Ağı: ŞirketOrtağım
Halk Oylaması Ödülleri
Yılın Teknoloji Devi: Trendyol
Yılın Growth Girişimi: EasyCep
Yılın Fintech Girişimi: Figopara
Yılın Oyun Girişimi: Fortune Mine Games
Yılın Sağlık Girişimi: Kidolog
Yılın SaaS Girişimi: ServisSoft
Yılın Yapay Zeka Girişimi: B2Metric
Yılın Sosyal Girişimi: WeWalk
Yılın Sürdürülebilirlik ve Çevre Girişimi: Green Technology Karbon İzleme
Yılın Eğitim Girişimi: Eduverse
Yılın Pazaryeri Girişimi: Varsapp
Yılın TEKMER’i: Ankara TEKMER
Yılın Teknoparkı: Teknopark İstanbul
Yılın Kuluçka Merkezi: T3 Girişim Merkezi
Yılın Hızlandırma Programı: Workup by Türkiye İş Bankası
Yılın Girişimciliği Destekleyen Sivil Toplum Kuruluşu: Girişimcilik Vakfı
Yılın Paylaşımlı Ofisi: Justwork
Yılın Girişimciliği En Çok Destekleyen Bankası: Akbank
Yılın Kalkınma Ajansı: İSTKA
Yılın Ticaret Odası: İstanbul Ticaret Odası
Yılın Açık İnovasyon ve Kurum İçi Girişimcilik Programı: Doğuş Teknoloji
Yılın Dijital Girişimcilik Medyası: Webrazzi
Yılın Üniversite Girişimcilik Kulübü: İTÜ Girişimcilik Kulübü
Özel Ödül: Yılın En Çok Yatırım Alan Mezununa Sahip Üniversitesi: Boğaziçi Üniversitesi
Incubation Center of the Year in Azerbaijan: Sabah.hub
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Perviz Altay, internet ve sosyal medyanın çocukları odalarına hapsettiğini, ancak dış dünyanın tehditlerinin dijital ortama taşındığını belirtti. Geçmişte çocukların sokakta vakit geçirdiklerini, ebeveynlerin ise çocuklarını fiziksel tehlikelerden korumak için çabaladıklarını hatırlatan Altay, “Artık çocuklarımız evden dışarı çıkmıyor ama bu kez de siber dünyadaki tehlikelerle karşı karşıyalar. Çocuklarımızı bu tehditlerden korumak ebeveynler olarak bizim görevimiz” dedi.
Siber dünyadaki tehlikeler
Altay, çocukları sosyal ağlarda bekleyen başlıca tehditlere dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:
Kötü amaçlı yazılımlar (Malware): Sosyal ağlarda korsan yazılım veya oyunlar vaadiyle kötü amaçlı yazılım indirmeye yönlendirilen çocuklar, siber saldırganların hedefi olabilirler. Kimlik Avı (Phishing): Sosyal medya sitelerinin kopyaları aracılığıyla, çocukların hesap bilgileri çalınabilir. Kimlik avcıları, sosyal medya profillerine erişmek için bu yöntemleri kullanabilirler.
Kimlik Hırsızlığı: Çocukların sosyal medya profillerine ekledikleri kişisel bilgiler (adres, telefon numarası, doğum tarihi) siber suçlular tarafından kullanılabilir.
Çevrimiçi Zorbalık ve Taciz: Çocukların akranlarından kaynaklanan çevrimiçi zorbalıklar, gerçek hayatta olduğu kadar yıkıcı olabilir. Ayrıca, bazı yetişkinler çocukları cinsel istismar amacıyla hedef alabilirler.
Çocuklarını korumanın yolları
Fazlanet Bilgi Teknolojileri CEO’su Perviz Altay, çocukları sosyal ağların tehlikelerinden korumak için şu önerilerde bulundu:
Açık İletişim Kurun: Çocuklarınızla sosyal medya kullanımı konusunda açık diyalog kurun. Siber zorbalık gibi durumlarda hemen size veya bir yetişkine haber vermeleri gerektiğini anlatın.
Ebeveyn Kontrol Yazılımı Kullanın: Çocuğunuzun internet kullanımını sınırlamak için ebeveyn kontrol yazılımlarını kullanın. Ancak ücretsiz versiyonlar çoğu zaman soruna çözüm bulmaz. Bu konuda uzman bir firmadan destek almalısınız. Doğru yazılımlar, istenmeyen web sitelerini engellerken internete erişim saatlerini düzenlemenize de olanak tanır.
Güvenilir Güvenlik Çözümleri Kullanın: Çocuklarınızın cihazlarına, kötü amaçlı yazılımlara karşı koruma sağlayan bir güvenlik çözümü kurun. Uzman değilseniz bunun için de güvenilir bir firmadan destek almanızı öneriyoruz.
Güçlü Parolalar ve İki Faktörlü Doğrulama Kullanın: Çocuklarınıza güçlü parolalar kullanmayı öğretin ve sosyal ağ hesapları için iki faktörlü doğrulamayı etkinleştirin.
Sosyal Ağ Gizlilik Ayarlarını Düzenleyin: Çocuğunuzun sosyal medya hesaplarındaki gizlilik ayarlarını kontrol edin ve sadece tanıdığı kişilerle etkileşimde bulunmasını sağlayın.
Uzman desteği
Perviz Altay açıklamasında sosyal medyanın çocuklar için hem fırsatlar hem de tehlikeler barındırdığını belirterek, ebeveynler olarak, çocukların dijital dünyada güvende kalmasını sağlamak için bu tür tehlikelere karşı bilinçli olmak gerektiğinin altını çizdi. Altay, siber güvenlik önlemlerini uygulayarak, çocukların interneti güvenli bir şekilde kullanmalarına yardımcı olunabileceğine vurgu yaparak, “Ancak yukarıda da defalarca belirttiğimiz üzere eğer bu alanda yeterince uzman değilseniz, hem kendi hem de çocuklarınızın güvenliği için mutlaka bir uzmandan destek almalısınız. Bazı ücretsiz yazılımlar sizi yeterince korumayabilir. Hatta daha açık bir hedef haline getirebilir. Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş siber güvenlik konusunda talep eden herkese gerekli desteği uzaman kadromuz ile verdiğimiz belirtmek isterim. Müşterilerimizin güvenliği birinci önceliğimizdir” dedi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hüseyin Urkun, Hannover’de düzenlenen IAA Transportation Fuarı’nda, markanın hedeflerine ve yatırım planlarına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
HABAŞ olarak 2021’in başında İzmirÇiğli’de önce AR-GE faaliyetlerine başladıklarını dile getiren Urkun, Manisa’da organize sanayi bölgesinde 100 bin metrekarelik bir alanda seri üretim için fabrika kurduklarını söyledi.
Söz konusu fabrikanın 2025’in başında seri üretime geçeceğini belirten Urkun, “Fuarda gösterimini yaptığımız araçların ön üretimlerini de Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde iki fabrikada yapıyoruz, kendimize ait fabrikada. Daha sonra bütün hepsini Manisa organize sanayi bölgesine taşıyacağız. Honda fabrikasını da satın almamızla beraber orayı da devreye soktuk. Mesela kataforez hatlarını oradan kullanıyoruz, bu araçların tüm boya alt işlemlerini orada yapıyoruz. Sonra bunları İzmir’deki organize sanayi bölgesinde de topluyoruz.” diye konuştu.
“Binekte ‘hibrit, plug-in hibtrit ve benzinli’ olmak üzere üç versiyon var”
Otomobil üretme planları olduğunu da belirten Urkun, şunları kaydetti:
“HABAŞ’ın satın aldığı Honda’nın Şekerpınar’daki üretim fabrikasını binek otomobil üretimi için kullanacağız. Binekte de sedan ve crossover olmak üzere iki ayrı modelde araç üretmeyi planlıyoruz. 2025’in sonuna doğru binek otomobili açıklayacağız. Binekte hibrit, plug-in hibtrit ve benzinli olmak üzere üç versiyonumuz da olacak. Tasarımları kendi bünyemizde oluşturduk. Şu an motor konusunda, Volvo motor kullanıyoruz binekte. Hafif ticaride de Renault ile devam edeceğiz.”
Üretilecek araçlarda kullanılacak bataryayı hücre olarak Uzak Doğu’dan aldıklarını anlatan Urkun, “Yani HABAŞ marka bataryalar. Şu anda gördüğünüz tüm araçların üzerinde HABAŞ batarya var. Belgesi, tipi, onayı bize ait. Yani bataryaları orada yaptırıp getiriyoruz. Paketleme yapıyoruz. Burada paketleme ve diğer komponetleri yapıyoruz.” şeklinde konuştu.
“Yatırım tutarı ticari araçlarla birlikte 1 milyar avroyu bulabilir”
Otomobil üretimi için de yatırımların devam ettiğine dikkati çeken Urkun, şu ana kadarki yatırımın otomobil dahil yaklaşık 250-300 milyon avroları bulduğunu ve toplam yatırım tutarının ticari araçlarla birlikte 1 milyar avroyu bulabileceğini söyledi.
Urkun, Honda fabrikasındaki üretim kapasitesini otomobil için 75 bine yükselteceklerini ifade ederek, “Daha önce Honda’dan aldığımızda 50 bin kapasiteydi. Şimdi 75-100 bin arasına çıkarıyoruz kapasiteyi. Tüm bantları yeniliyoruz şu anda. Manisa’da da hafif ticari dahil 20 bin adet ticari araç üretim kapasitesi olacak.” diye konuştu.
Bayi ağı oluşturma konusunda da yavaş yavaş çalışmalara başladıklarını aktaran Hüseyin Urkun, ulaşılabilir fiyat ve rakiplerin sürekli altında bir fiyatla piyasaya çıkmayı düşündüklerini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akademisyenlerin ve öğrencilerin yürüttüğü yenilikçi projelerle, ulusal ve uluslararası platformlarda önemli başarılara imza atılan ÇOMÜ’de, bu başarılara bir yenisini daha eklendi.
Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Cengiz’in danışmanlığında, doktora öğrencisi Gürkan Akarken’in kaptanlığında ve mezun öğrenci Gökçe Kayatepe’nin katkılarıyla oluşturulan “Eko Titans” takımı, TEKNOFEST 2024 Antalya finalinde “Çevre ve Enerji Teknolojileri” kategorisinde geliştirdikleri “Isı Yalıtımlı ve Kendi Kendini Temizleyen Jeopolimer Levha Üretimi” projesiyle “Ticarileşme Potansiyeli Ödülü”nü kazandı.
Çevre dostu ve sürdürülebilir özellikleriyle öne çıkan ve 9 yıllık laboratuvar çalışmaları sonucu üretilen jeopolimer levhalar (oda sıcaklığında hazırlanan kilden malzeme), rakiplerine göre daha az karbon salınımı ile üretildi.
Isı yalıtımı, yanmazlık ve anti bakteriyel özellikleriyle dikkati çeken levhaların üretiminde Türkiye’nin değerli kaynaklarından olan kaolin ve bor gibi madenler kullanıldı.
Tamamen yerli olan jeopolimer levhalar, üretime geçildiğinde iç mekan zeminlerinde, duvarlarda ve mutfaklarda kullanılabilecek.
“Enerji tasarrufu sağlayacağımız her yere döşenebilir”
Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Cengiz, AA muhabirine, üzerinde uzun yıllardır çalıştıkları ürünün bor ve kaolin madenlerinden üretilen, ev içinde ısı yalıtımı, anti bakteriyel ve kendi kendini temizleme özelliğine sahip özel bir yalıtım malzemesi olduğunu ifade etti.
Bu ürünün TEKNOFEST’te ödül almasının ana sebebinin, rakiplerine göre yüzde 80 daha az karbondioksit emisyonu yapması, çevreci ve yeni nesil bir ısı yalıtım malzemesi olması olduğunu belirten Cengiz, ürünün özelliklerine ilişkin şunları söyledi:
“Farklı renklerde ev içerisinde dekorasyon olarak döşediğimiz zaman, çay, kahve veya süt gibi gündelik kirleticiler ile kir tutmayan, temizlenmesinde ekstra temizliğe gerek olmayan, aynı zamanda ısı yoğuşmasından kaynaklanan bakteri oluşumunu engelleyen doğal bir üründür. Isı yalıtımı yapacağımız, enerji tasarrufu sağlayacağımız her yere döşenebilir. Şu anda geleneksel olarak yalıtım, binaların dış cephelerine döşenmekte olup binanın nefes almasını engellemektedir. Bu da bina içinde odaların duvarlarında yoğuşmadan kaynaklı küflenme ve bakteri oluşuma neden olmaktadır. Bu ürün bina iç tarafına farklı renklerde, dekoratif şekilde döşendiğinde hem ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlarken hem de anti bakteriyel ve kendi kendini temizleme özelliğine sahip bir ürün olacaktır. Bu özellikleriyle rakiplerinden farklı. En önemli özelliği de çevreci olmasıdır. Oda sıcaklığında kürlendiği için yüzde 80’e yakın karbondioksit emisyonu daha az yapacak. Bu da ileriki zamanlarda karbon ofset vergileri ile birlikte rakiplerine göre daha ekonomik bir üretim prosesine sahip olacağı anlamına gelmektedir”
Jeopolimer levhaların kendi kendini temizleme özelliğine ilişkin bilgi veren Cengiz, “Pürüzlü yapısı ve su itici özelliklerinden dolayı, damla kendi kendine civa gibi yüzeyden uzaklaşıyor, uzaklaşırken de yüzeydeki tozları götürüyor. Çay, kahve veya süt gibi gündelik kirleticilerde yüzeye yapışmıyor ve dolayısıyla yüzeyi kirletmiyor. Yapışmayıp yüzeyi cıva damlası gibi terk ederken yüzey de kendi kendini temizleme özelliğine sahip oluyor.” dedi.
Cengiz, bu ürünün TEKNOFEST’te “Ticarileşme Potansiyeli Ödülü” aldığını, Adana’da TEKNOFEST Şampiyonlar Ligi’nde ilk 3’e girme şanslarının olduğunu, çalışmaların devam ettiğini, 1812-Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı ile beraber ticarileştirip daha iyi yerlere gelmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.
“Yüzde yüz Türk malı olarak elde etmek büyük bir gurur kaynağı”
Takım kaptanı ve ÇOMÜ Enerji Teknolojileri Bölümü doktora öğrencisi Gürkan Akarken de ürünün yüksek lisans ve doktora tezinin konusunun bir parçası olduğunu, TEKNOFEST’te aldıkları ödülle çalışmayı pekiştirdiklerini söyledi.
Ürünün, yenilikçi bir malzeme olduğunu ve yavaş yavaş ticarileşme potansiyelini elde ettiğini belirten Akarken, “Ancak zaman içinde farklı özelliklerini geliştirerek şu andaki sonuç haline ulaşmış oldu.” dedi.
Emeklerin sonucunu almanın iyi hissettirdiğini ifade eden Akarken, “Ülkemiz adına, piyasaya sürülebilecek bir ürün yapabiliyor olmak gerçekten gurur duyucu bizim için.” diye konuştu.
Literatürde “jeopolimer” olarak adlandırılan bu ürüne Türkçeleştirerek farklı bir isim koymayı düşündüklerini belirten Akarken, “Ürünle ilgili amacımız, geleneksel betonu, geleneksel çimento ile yapmak yerine çok daha az karbon salınımıyla ve yüzde 100 Türk malı olarak elde etmek bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Umarız sonuca ulaşır ve ülkemizde kullanmaya başlarız. Farklı alanlarda, farklı özellikler gösteren ürünler var ama bizim gibi kendi kendini temizleyen, ısı yalıtımı yapan herhangi bir ürün bulunmuyor. O yönüyle de özgün bir çalışma.” değerlendirmesinde bulundu.
Eko Titans üyesi ÇOMÜ Kimya Mühendisliği Bölümü mezunu Gökçe Kayatepe de projeye lisans eğitiminin son yılında katıldığını anlattı.
Kendi kendini temizleyebilme özelliğine sahip yapı malzemesi ürettiklerini, bu yapı malzemesini geliştirmek adına volkanik kum ekleyerek ısı yalıtımı özelliğini de kazandırdıklarını belirten Kayatepe, “Projeyi belli bir alanda, belli bir ölçekte denedik. TEKNOFEST’te de jüriye göstermiştik. Bir evin bir odasını kapladığımızda ortalama ne kadar maliyet çıkacağına dair hesaplamaları da yaptık.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Özvar, Gazi Üniversitesi Rektörlük Binası Yeni Senato Salonu’nda düzenlenen “2030’a Doğru Yükseköğretim Vizyonu Toplantısı”nın açılışında konuştu.
Dünya genelinde yaklaşık 250 milyon öğrencinin yükseköğretime devam ettiğini, bu sayının 2030’da 380 milyona, 2040’ta ise 600 milyona ulaşmasının öngörüldüğünü aktaran Özvar, 1975’te başka bir ülkede eğitim gören öğrenci sayısının yaklaşık 800 bin iken, son 50 yılda bu sayının yaklaşık 8 kat artarak 2022’de 6,3 milyona ulaştığını, 2025’te de 8 milyona çıkmasının beklendiğini söyledi.
Gelecek yılların yükseköğretimde önemli fırsatların yanı sıra ciddi sınamaları da beraberinde getiren dönüştürücü bir sürecin habercisi olacağını belirten Özvar, “Ülkemizde öğrencilerin devlet üniversitelerinde parasız okuması, devletin en önemli eğitim politikalarından birini teşkil etmektedir. Vakıf üniversitelerinin başarılı öğrencileri yüzde yüz burslu okutması da bu bakımdan takdire şayan bir hizmet olmakla birlikte ekonomik zorlukların yaşandığı bu dönemde paralı okumak zorunda olan gençlerin üniversite öğretimine erişecek seviyelerde ücret politikalarını belirlemeleri göz ardı edilemez bir duruma varmıştır.” diye konuştu.
“Dijital eğitimin hızla genişlemesiyle yüksek kalite standartlarını korumak zorlaşmaktadır”
Kovid-19 salgınıyla çevrim içi eğitim platformlarının yükselişi, yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş öğrenme, sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarının kısa zaman içinde ana gündemler haline geldiğini ifade eden Özvar, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Dijital eğitimin hızla genişlemesiyle birlikte yüksek kalite standartlarını korumak giderek zorlaşmaktadır. Dijital öğrenim mecralarının akreditasyonu da önemli başlıklardan biri olarak kaydedilmelidir. Bu sürecin yükseköğretim anlayışımız ve ilkelerimiz ile beklentilerimizi daha fazla karşılayacak şekilde yeniden planlanması ve yürütülmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra bireyselleştirilmiş dijital eğitimin ekonomik maliyetlerini ve ulaşılabilirliğini hesaba kattığımızda üniversite yöneticilerinden yükseköğretimde erişilebilirlik ve kapsayıcılık prensiplerini zedelemeden çözümler üretmesi beklenecektir.”
Küresel ölçekte bilim ve teknoloji yarışının büyüdüğünü, ülkeler arası rekabetin arttığına dikkati çeken Özvar, buna bağlı olarak küresel rekabette ön sıralara tırmanmanın zorlu bir hale geldiğini söyledi.
Özvar, “Türk üniversitelerinin uluslararası akreditasyon standartlarını karşılamada ve küresel üniversite sıralamalarında üst sıralarda yer alma konusunda ciddi ve başarılı bir sınav verdiğini bugün uluslararası çevreler de teslim etmektedir. Bununla birlikte üniversiteler olarak mevcut durumla yetinemeyeceğimiz aşikardır. Uluslararası görünürlük ve nispi rekabet üstünlüğü konusunda almamız gereken daha ciddi mesafeler bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.
“Genç nüfus oranında yaşanan azalma gelecekte üniversite kayıtlarında düşüşe yol açabilir”
Türkiye’nin hızla yaşlanan bir ülke konumuna geldiğini anlatan Özvar, genç nüfus oranında yaşanan azalmanın gelecekte üniversiteye olan erişim talebinde ve kayıtlarında düşüşe yol açabileceğini dile getirdi.
Bu daralmanın özellikle finansal kırılganlık içinde olan ve bugünden kalite standartları önlemlerini almayan üniversiteler için sürdürülebilirlik sorunları çıkarabileceğine değinen Özvar, “Nüfusa bağlı olarak azalabilecek erişim talebine yönelik olarak üniversitelerimizin ve ilgili devlet birimlerinin gündeminde uluslararası öğrenci hareketliliğinden daha fazla pay almak olmalıdır.” açıklamasını yaptı.
Son yıllarda hızlı teknolojik değişme, otomasyon ve yapay zekaya dayalı yeni çözümlerin geleneksel bazı meslekleri saf dışı bırakmaya başladığını belirten Özvar, “Eğitim ve sektör ihtiyaçları arasında çıkabilecek uyumsuzluğa karşı YÖK hızla hareket geçerek geçtiğimiz yıllardan itibaren aldığı önemleri hayata geçirmeye başlamıştır. Bu önlemlerin başında yeni ortaya çıkan ve ihtiyacı duyulan yetkinliklerin öğrencilerimize kazandırılması amacıyla üniversitelerimizce ön lisans, lisans ve lisansüstü program müfredatlarının sektör temsilcileriyle istişare halinde güncellenmesinin temin edilmesini teşvik etmek ve yönlendirmek olmuştur.” dedi.
“Oldukça iyi bir konumdayız”
Yeni dijital meslekler olarak tarif edilen yazılım ve yapay zeka tabanlı uğraşıların en fazla talep edilen kariyerler olduğunu vurgulayan Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geçtiğimiz yıl başladığımız uzun süren çalışmalar ve istişareler neticesinde bu sene 17 yeni ön lisans ve lisans programı 20 üniversitemizde 70’i aşkın sayıda açıldı. Tam doluluk oranı ile bu yıl bu programlar hizmet vermeye başlıyor. Ülkemizin dijital beceri açığının kapatılmasında önemli rol oynayacağına inandığımız bu programların sayısını, kalite standartlarını düşürmeden önümüzdeki yıllarda artırmaya devam edeceğiz. Buna karşılık istihdama duyarlı olmayan programların tasfiyesini de sürdüreceğiz. Yükseköğretimde dijitalleşme ve yapay zeka konusunda dünyada oldukça iyi bir konumdayız. Son dönemde açtığımız siber güvenlik meslek yüksek okulları, dijital ve yapay zeka tabanlı programlar, hazırladığımız ‘Yükseköğrenimde Üretken Yapay Zekanın Kullanımına Dair Etik Rehber’ bu yönde attığımız adımlardan bazılarıdır. Yükseköğretim vizyonumuz gereği bu konu gündemimizde önemli bir yer tutmaya devam edecektir.”
İklim değişikliği ve çevre sorunlarının sadece Ar-Ge faaliyetlerinde değil, aynı zamanda üniversitelerin müfredatlarına entegre edilmesi gerektiğinin altını çizen Özvar, “Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında devletimiz ve üniversitelerimizin iyi bir sınav verdiğini söylemek gerekir. Cumhurbaşkanımızın olağanüstü gayretleri ve bize yaptığı rehberlik sayesinde yükseköğretim faaliyetlerinin bölgede aksamadan devamına vesile olmuştur. Dijital alt yapımız, hızla organize olma kabiliyetimiz ile birleşerek kısmi diyebileceğimiz uzaktan öğretim modeli ile üniversitelerimiz ayakta kalmıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
“5 ayrı bölgesel toplantı düzenleme kararı aldık”
YÖK Başkanı Erol Özvar, 2030 vizyonu kapsamında bütün üniversite rektörlerinin ve temsilcilerinin katılımıyla 5 ayrı bölgesel toplantı düzenleme kararı aldıklarını da bildirdi.
Özvar, “Bu toplantılar hem Yükseköğretim Kurulunun çalışmalarını stratejik hedef ve önceliklerini detaylı bir şekilde üniversitelerimizle paylaşması hem de üniversitelerimizin bunlar hakkında görüş ve önerilerini ifade etmeleri için çok faydalı bir platform oluşturacaktır. Burada herkesin açık, samimi ve yapıcı bir ortamda Türk yükseköğretiminin hedef ve stratejilerine dair söz söylemesi, görüşlerini ortaya koyması bizlere yeni bakış açıları kazandıracak ve ortak aklın işletilmesine zemin hazırlayacaktır.” diye konuştu.
Türkiye genelinde birçok rektör ve rektör yardımcısının katıldığı programda, üniversitelerin 2030 vizyonuna ilişkin sunumlar gerçekleştirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir İktisat Kongresi binasında düzenlenen toplantının açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, İzmir Körfezi’nde yaşanan balık ölümlerinin sadece bölgesel ekosistemi değil ülkenin biyolojik çeşitliliği, balıkçılık sektörü ve kıyı topluluklarının sürdürülebilirliği açısından da büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Bu tehdide karşı birlikte harekete geçmek için toplandıklarını aktaran Varank, “Balık ölümleri, çevresel sorunların çok boyutlu ve karmaşık doğasını bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu olay iklim değişikliğinden su kalitesine, kentsel kirlilikten deniz ekosisteminin bozulmasına kadar birçok farklı sektörün bir araya geldiği bir krizi işaret etmektedir. Bu nedenle bu soruna karşı geliştirilecek çözümlerin bilimsel temellere dayanması ve tüm paydaşların katılımıyla uygulanması büyük bir önem taşımaktadır.” dedi.
Bakan Murat Kurum’un acil yapılması gerekenlerle ilgili yol haritası çıkarılması talimatı verdiğini hatırlatan Varank, bu kapsamda ilk etapta bilim insanları ve yetkililerle birlikte İzmir Körfezi Bilim Kurulunun oluşturulması kararının alındığını ifade etti.
Eylül ayı sonuna kadar İzmir Körfezi’yle ilgili acil eylem planının açıklanacağını aktaran Varank, şöyle konuştu:
“Bugün burada İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulunun ilk toplantısında alınan karar doğrultusunda Bilim Kurulu üyeleriyle çalışma gruplarını oluşturmak ve ivedi olarak eylem planı çalışmalarına başlamak üzere toplanmış bulunuyoruz. Bugün ve yarın gerçekleştireceğimiz toplantılarda bilimsel verilerin ışığında acil eylem planımızı şekillendirecek İzmir Körfezi’nin ekosistemini koruyacak ve bu tür olayların tekrar yaşanmasını önleyecek adımları belirleyeceğiz. Bakanlığımızın çevreyi koruma konusundaki kararlılığı tamdır ve buradan çıkacak sonuçların gelecek nesillerimize daha yaşanabilir bir çevre bırakma hedefimizde önemli bir rol oynayacağına da inanıyoruz.”
Varank, 35 akademisyenin yer aldığı Bilim Kurulunun “İklim Değişikliği ve Doğa Temelli Çözümler Çalışma Grubu”, “Atık su Altyapısı ve Dereler Çalışma Grubu” ile “Deniz Alanlarının Değerlendirilmesi ve Ekosistemin İyileştirilmesi Çalışma Grubu” olarak üç ana başlıkta çalışmalarına devam edeceğini bildirdi.
Çalışma sürelerinin çok kısıtlı olduğunu dile getiren Varank, sözlerini şöyle tamamladı:
“Değerli bilim insanlarımızın yapmış olduğu çalışmalar ve uzmanlıkları ile şekillenecek bu acil eylem planımızın uzun ve orta vadeli eylem planında kasım ayı sonunda netleşecek şekilde çalışmalarımız aralıksız bir şekilde hocalarımızla birlikte devam edecektir. Hazırlanacak eylem planı, İzmir Körfezi’mizi gelecek nesillere sağlıklı olarak aktarmak üzere gerekli adımları içerecek ve sorumlulara yol gösterecek bir kılavuz niteliğinde olacaktır.”
Daha sonra basına kapalı devam eden toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay ve ilgili kurumların temsilcileri de katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İş Bankası, 1966 yılından bu yana faaliyet gösteren TekirdağMalkara Şubesi’ni de tarım ihtisas şubesi olarak yeni konsept ve tasarımıyla hizmete sundu.
Tekirdağ Malkara Tarım İhtisas Şubesi’nin açılışı, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, bankanın yöneticileri, kamu kesimi yöneticileri ve çiftçilerin katılımıyla gerçekleşti.
“Ayçiçeğin diyarı Malkara ve Trakya, ülkemiz için önemli bir tarım merkezi”
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, şubenin açılışında yaptığı konuşmada ayçiçeğin diyarı olarak bilinen Malkara ilçesi ve Trakya bölgesinin ülkenin önemli tarım merkezleri arasında yer aldığını; bölgede ayçiçeği, buğday ve yem bitkilerinin yanı sıra karpuz, kavun, kuru soğan, domates gibi sebzeler yetiştirildiğini söyledi. Malkara ilçesinin hayvancılık faaliyetleriyle de öne çıktığını, ayrıca Marmara Bölgesi’ndeki büyük şehirlere yakınlığı nedeniyle pazara ulaşma konusunda önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Sezgin Yılmaz, İş Bankası’nın tarım bankacılığı vizyonu doğrultusunda Malkara Şubesi’ni de tarım ihtisas şubesi olarak hizmete almaya karar verdiklerini ifade etti.
Tarım sektöründe artan girdi maliyetleri, kuraklık, sektördeki genç nüfusun azalması gibi zorluklara ve bu zorlukların çözümünde teknoloji kullanımının önemine dikkat çeken Sezgin Yılmaz, “Tarım teknolojileri çiftçilerimize destek vermek ve üretimi kolaylaştırmak için var. Bu teknolojilerle maliyetleri düşürürken aynı zamanda daha temiz ve doğa dostu bir üretim yapmak mümkün. Bizler elimizdeki tükenebilir kaynakların en doğru şekilde kullanılmasını sağlayarak üretimde verimlilik artışını ve sürdürülebilir bir tarımsal üretimi hedeflemek zorundayız. Bunun bizim gelecek nesillerimize, çocuklarımıza ve gençlerimize karşı boynumuzun borcu olduğunu biliyoruz” diye konuştu.
“Tarım yoksa gelecek de yok”
Malkara Şubesi’nin de bankanın diğer tarım ihtisas şubeleri gibi tarımda verimliliği artıracak yeni yöntemlerin ve teknolojilerin konuşulduğu, alanında uzman çalışanlar tarafından finansal, dijital, zirai ve ekolojik bilgilerin paylaşıldığı, bilginin yayıldığı ve tarım alanında sohbetlerin yapıldığı bir merkeze dönüşeceğini ifade eden Sezgin Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü.
“Tarımın geleceği olmazsa dünyanın da geleceği olmaz, tarımın gelişimi için atılacak her adım çok kıymetli. Sürdürülebilir bir tarıma her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Biz de ülkemizde tarımın gelişimi için sorumluluk alıyoruz. İş Bankası olarak, çiftçiye en çok kazandıran banka olmayı hedefliyoruz. Malkara şubemizin de tarıma sağlayacağı faydadan şüphemiz yok.”
Dünyada yaşanan savaşların gıdanın önemini gözler önüne serdiğini ifade eden Yılmaz, “Günümüze geldiğimizde ise daha da bir odaklanmanın ihtiyaç olduğunu gördük. Çünkü son dönemde yaşadığımız işte Rusya ve Ukrayna Savaşı ve arkasındaki gıda güvenliği krizini hep birlikte basından seyrettik. Yine daha yakın tarihte İsrail ve Filistin savaşı nedeniyle yaşanan sıkıntıyla gıda krizlerini hep beraber görüyoruz. Sürdürülebilirlik anlamında toprağa, suyu ilerideki çocuklarımıza emanet edebilmek, verimli bir şekilde emanet edebilmek için sürdürülebilir tarımın ne kadar önemli olduğunu, gıda güvenliğinin yanında ne kadar olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Bu yörede gördüğüm kadarıyla özellikle bu sene kuraklık ciddi anlamda ayçiçeği verimini düşürdü. Aynı şekilde Anadolu’nun muhtelif ovalarında benzer kuraklık sebebiyle ya da yanlış sulamalar sebebiyle ciddi anlamda ülkemizin su stresi çektiğini görüyoruz. Dolayısıyla bizde gelecek yüzyıllara çocuklarımıza bir şeyler bırakmak istiyorsak, banka olarak hangi sektörlerde daha çok odaklanma ihtiyacı var. Bu konuya biraz daha kafa yoralım, gücümüzü ve finansal gücümüzün yanında teknolojik gücümüzü de birlikte paylaşalım istedik. Dolayısıyla tarım sektörüne önem vermeyi bu anlamda mevcut ve yeni açacağımız şubelerimizi Türkiye’nin verimli ovalarında tarım ihtisas şubesi adıyla çiftçilerin hizmetine sunmayı tercih ettik” dedi.
Malkara Tarım İhtisas Şube açılışında İş Bankası’nın Meraklı Tohum Projesi kapsamında 4-6 yaş arası çocuklara da tarım konulu drama atölyesi düzenlendi.
Açılış töreninin ardından, tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım çiftçilerle bir araya gelerek ülkemizin tarımsal üretimdeki potansiyeline, tarım alanında karşılaşılan zorluklara ve çözüm yollarına ilişkin bir sohbet gerçekleştirdi. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Festivalde ilk olarak Şahinbey Kongre ve Kültür Merkezi’nde Mersin Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünce Senfonik İncesaz konseri gerçekleştirildi.
Devlet Opera ve Balesi (DOB) Genel Müdürü Tan Sağtürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kültür Yolu Festivali’yle festival ağlarının büyüdüğünü söyledi.
AntalyaAspendos Opera Bale Festivali’yle 5. Gaziantep Opera ve Bale Festivali’ni aynı anda gerçekleştirdiklerini belirten Sağtürk, “İlk olarak açılışın yapılacağı konser, gençlerin ve çocukların ilgi odağı olacağı Bremen Mızıkacılarıyla devam edecek. Bütün sanatçılarımız ve orkestramız burada, La Traviata’nın konser tahtı ile ilk kez Gaziantep seyircisi bir klasik opera ile karşılaşmış olacak. Muhteşem Gatsby devreye girecek, dolu dolu bir programla Gaziantep seyircisiyle buluşmaya özen gösteriyoruz.” dedi.
Gaziantep’te böylesine güzel sahnelerin bulunmasından çok etkilendiğini dile getiren Sağtürk, sanatçı ve teknik ekibin de çok hayran kaldığını, bu yüzden Gazianteplilerin çok şanslı olduğunu düşündüğünü ifade etti.
Sağtürk, Gaziantep’in sadece gastronomi değil aynı zamanda kültür sanatta da Devlet Opera ve Balesi gibi büyük kuruluşların seyirciyle buluşma alanını yaratan çok güzel sahnelerinin bulunduğunu anlatarak, “Gurur duyuyoruz, önümüzdeki yılın planlamasını da bu heyecana göre 6. Opera ve Bale Festivali’ni önümüzdeki yıl gerçekleştiririz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ve temsilcileri, aileler ile vatandaşlar, Türk bayraklarıyla Saraçhane Parkı’nda toplandı.
Yaklaşık 400 sivil toplum kuruluşunun destek verdiği etkinlik için bir araya gelen kalabalık, “Dursun bu hayasızca akın”, “Aileyi korumak milli güvenlik meselesidir”, “Sosyokültürel teröre dur de”, “Ailemize anayasal koruma istiyoruz”, “Aileye savaş açanlara geçit verme”, “Aile hedefte, başını çevirme”, “Çocuklar için sesini yükselt” yazılı dövizler taşıyarak LGBT dayatmasına karşı sloganlar attı.
Alanda oluşturulan ekranda uzmanların cinsiyetsizleştirmeye yönelik konuşmalarının yer aldığı video gösterimi yapıldı.
” Fransa’daki Olimpiyat açılışında cinsiyetsizlik propagandasının proje olduğunu gördük”
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yaptığı konuşmada, dünyada insanlığın spor, medya ve müzik kullanılarak uyutulduğunu söyledi.
Bu uykuyu bozan çok önemli bir olayın olduğunu belirten Tarhan, “Bu olay, ciddi bir farkındalık oluşturdu ve kafalardaki soru işaretlerine daha açıklık getirdi. Bu olay, Haziran 2024 tarihinde Fransa’da Olimpiyat açılışındaki o cinsiyetsizlik propagandasının aslında küresel bir proje olduğu ve küresel çeteler tarafından bunun organize edildiğini yani organize bir kötülükle insanlığın karşı karşıya kaldığını gördük.” dedi.
Bugünkü cinsiyetsizlik propagandalarının temelinin 1960’taki aile planlaması politikalarıyla atıldığını dile getiren Tarhan, “Aile planlaması adı altında başlayan propagandaları yöneticilerimiz fark edemedi. Aile kurumu zayıflasa da hala en sağlıklı kurum. Şu anda hiç vakit geçmiş değil. Şu anda farkına varılırsa eğer kendi cinsiyetiyle barışık çocuklar yetiştirebilirsek torunlarımızı, çocuklarımızı kurtarabileceksiniz.” ifadelerini kullandı.
Tarhan, konuşmasını şöyle tamamladı:
” Paris Olimpiyatları’ndaki cinsiyetsizlik propagandasını yapan küresel çetelerle şu anda Gazze’de soykırımı destekleyen çeteler aynı çeteler. Bu kötülük çetelerine karşı cinsiyetsizlik propagandası, ahlaka aykırı ırk propagandası, sapkınlık propagandası, gençliğimizi yozlaştırmak isteyen, aileyi çözmek ve çöktürmek isteyen bu propagandaya karşı ‘Yaşasın zalimler için cehennem’ diyorum.”
“Kimsenin ahlak bekçisi değiliz ama ahlakımıza, çocuğumuza dokundurtmuyoruz”
Sanatçı Ali Nuri Türkoğlu da kimsenin ahlak bekçisi olmadıklarını vurgulayarak, “Biz, çocuklarımızı, neslimizi, kültürümüzü, insanlığın geleceğini kurtarmak, korumak için teyakkuza geçmiş bir kalabalık, büyük bir aileyiz.” dedi.
Türkoğlu, Türkiye’nin manevi bir kale olduğunu bilen lobilerin hedefinde olduğuna işaret ederek, “Geçen sene yaptığımız vurguyu ve ondan önceki sene yaptığımız vurguyu yeniden yapıyoruz. Kimsenin ahlak bekçisi değiliz ama kendi ahlakımıza, çoluğumuza, çocuğumuza dokundurtmuyoruz. Büyük aileyi büyütmeye ve ailemize sahip çıkmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Sakallı kadın, mini etekli erkek istemiyoruz”
2023’te Müslüman olan Macar aktivist Reka Szilagyi de Allah’ın kadını anne, erkeği baba olarak yarattığını ifade ederek, “Başka bir düzenleme olamaz. Allah onu mükemmel yarattı ve kimsenin onu dönüştürmeye hakkı yok.” diye konuştu.
Szilagyi, “Küçük erkek çocuklar önce erkek, sonra baba olacaktır. Küçük kızlar önce kadın, sonra anne olacaktır. Biz, sakallı kadın, mini etekli erkek istemiyoruz çünkü işler böyle yürümez. Allah onları böyle yaratmadı.” ifadelerini kullandı.
“Çocuk ve gençlerimizin tutsak alınması, aile kurumumuzun ve milli devletimizin yok edilmesi demektir”
Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Başkanı Tülin Oygür, “Halkımız, LGBT propagandasını ve örgütlenmesini yasaklayan bir kanun çıkarılmasını bekliyor. LGBT hareketinin eş cinsel veya transseksüel bireylerin sözde insan haklarını savunma meselesi olmadığını biz biliyorduk.” dedi.
Paris Olimpiyatları’nda yaşananları hatırlatan Oygür, “Bu yaz Paris Olimpiyatları’nda LGBT’nin bütün hayasızlıkları sergilendi de bu gerçeği görmek istemeyenlerin gözlerine sokulmuş oldu.” diye konuştu.
Oygür, şunları kaydetti:
“‘Cinsiyet doğuştan gelmez, cinsiyet toplumsal yaşamda öğrenilir. Yüzün üzerinde toplumsal cinsiyet vardır. Kadın ve erkek cinsiyetleriyle ve ilişkisinin normal, doğal olduğunu kabul etmek yanlıştır. Bu hatadan dönülecektir.’ diyorlar. İşte böyle bir ideolojinin propagandası ve örgütlenmesiyle ergenlerimiz ve gençlerimiz cinsiyetlerine yabancılaştırılıyor, kendi bedeniyle kavgalı hale geliyor. Bu durum gençlerimizde bunalımları, intiharları, madde ve alkol bağımlılığını tetikliyor. Şiddet eğilimini kışkırtıyor.
Çocuk ve gençlerimizin LGBT ve diğer yozlaşmış kültürel ögelerle tutsak alınması demek, kutsal aile kurumumuzun ve milli devletimizin yok edilmesi demektir.”
“24 devlet, LGBT’yi yasaklayan kanunlar çıkarttı”
Oygür, küresel bir saldırıyla karşı karşıya kalındığını belirterek, “Bu saldırının örgütler ve dernekler tarafı var. Medya, dijital dünya tarafı var. Ticari yaptırım, ekonomik baskı tarafı var. Bu, böyle bir saldırı. Böylesine devasa bir saldırı ancak devletin alacağı tedbirlerle ve kararlı mücadele adımlarıyla püskürtülebilir. Bakın bunu bilen 24 devlet, LGBT’yi yasaklayan kanunlar çıkarttı. Türkiye, 25’incisi olacak.” diye konuştu.
“Uyanık olalım ve karşılarında dik duralım”
Yurt Dışındaki Filistinliler Halk Kongresi Türkiye Temsilcisi Muin Naim, Gazze’den selam getirdiğini söyledi.
Gazze’de kadın ve çocuk hakları adı altında terbiyesizliğin yayılmaya çalışıldığını belirten Naim, “Ancak bu oyunun farkında olan Filistinli kahramanlar buna karşı dirayetli ve temkinli olup planlarını suya düşürdüler çünkü bu direnişin arkasında aile var çünkü bu direnişin arkasında toplum değerleri var, milli değerler var. Filistinli aileleri yok etmek için, parçalamak için çalışan bu lobi, soykırımcı, katil terör örgütü İsrail’in bugün de arkasında durmaktadır. Uyanık olalım. Birlik olalım ve karşılarında dik duralım.” ifadelerini kullandı.
Saraçhane’den Beyazıt’a sessiz yürüyüş
Konuşmaların ardından kalabalık, Beyazıt Meydanı’na kadar sessiz yürüyüş gerçekleştirdi.
Burada avukatlar Elif Nur Güvençer, Ali Ceylan, Alper Yılmazlar ve Asiye Baytürk tarafından basın açıklaması dönüşümlü okundu.
Basın açıklamasında Saraçhane’den Beyazıt’a sessizce yürüyen insan selinin son yılların en güzel aile fotoğrafını verdiği dile getirildi.
LGBT propagandası ve dayatmasının insanlığın varoluşuna yönelen tehdit olduğuna işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Güçlü aile yapısını tahrip etmeye yönelik saldırılar düzenleyen emperyalist küresel odaklar, çarpık ve marjinal ilişki biçimlerini birçok araçla dayatıyor. Akademi, eğitim, hukuk, medya, kültür sanat, spor, iş dünyası, toplumların ahlak ve hukuk felsefeleri işgal edilerek hayatın her alanı LGBT propagandası ve dayatmasıyla esir alınmaya çalışılıyor.”
Toplumsal cinsiyet eşitliği ideolojisinin kadına karşı şiddet olduğu belirtilen açıklamada, “Bu yüzden toplumsal cinsiyet kavramı, mevzuattan silinmelidir.” değerlendirmesinde bulunuldu.
Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:
“Kadını, erkeği, gençleri, çocukları ve temelde aileyi hedef alan bu sosyokültürel terör, tüm kirli faaliyetlerine rağmen hiçbir ahlaksızlığını ve suçunu temize çıkaramayacaktır. Dün gökkuşağımızı çalanlar, bugün insanlık onurumuzu çalamayacaklar. Annelerimizle, babalarımızla, büyüklerimizle, gençlerimizle gövdemizi siper etme ve bu hayasızca akını durdurma azim ve kararlılığına sahibiz. Büyük Aile Platformu olarak, insanlığın geleceği için LGBT sosyokültürel terörüne karşı verdiğimiz haklı mücadeleyi gerekli önlemler alınana kadar sürdüreceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Taksim CamiiKültür Sanat Merkezi’ndeki programda basın toplantısının yanı sıra imza günü ve çocuklar için Filistin temalı oyun etkinliği düzenlendi.
Eser ekibinin ve minik kitapseverlerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte hikayesinin yanı sıra Hanzala motifi, haritaları, görselleri, kefiye deseni, P4C (çocuklar için felsefe) etkinlikleriyle dikkati çeken ve çocuklar için Filistin’e felsefi bakış sunan kitabın tanıtımı yapıldı.
“5 yaş üzeri çocuklara hitap eden bir kitap oldu”
Erdem Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Melike Günyüz, AA muhabirine, 7 Ekim’den bu yana Filistin’de yaşanan dramı çocukların anlayabileceği şekilde aktarmak için kafa yorduklarını belirterek, “Bugüne kadar üç farklı kitap yayımlamak kısmet oldu. Bunların ikisi çeviri kitaptı. Yerli olarak da 15 yaş üstü gençlerin ve yetişkinlerin okuyabileceği kitap yayımlamıştık. Filistin Atlası ise 5 yaş üzeri bütün çocuklarımıza hitap eden bir kitap oldu.” dedi.
Kitapta çocuk haklarının Filistin’deki çocukların eğitim hakkı üzerinden işlendiğini dile getiren Günyüz, şunları kaydetti:
“Yazarımız Ayşe Çam, aynı zamanda sosyal bilgiler öğretmeni ve harita okumayı çok önemsiyor. Dolayısıyla kitabın üç farklı özelliği var. Birincisi, Filistinli çocuklar üzerinden bütün çocukların eğitim haklarına vurgu yapıyor. İkincisi, Filistin’i muhayyel bir ülke olarak değil farklı şehirleriyle zihnimizde haritalandırabileceğimiz bir ülke olarak tasavvur etmemizi sağlıyor ve aynı zamanda ülkenin kültürel ögelerini de içinde barındırıyor. En son özelliği ise kitabın sonunda yer alan P4C etkinlikleriyle çocuklara düşünme becerileri üzerinden Filistin hakkında bilgi edindirmeyi sağlıyor.”
Günyüz, yazarın aynı zamanda P4C eğitmeni olduğunu, bu yönüyle çocukların farklı kazanımlar elde etmesini sağlayacağını, böyle bir kitabın yayıncısı olmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.
“Filistin’in tüm şehirleriyle çocukların zihninde yer almasını istedik”
Yazar Ayşe Çam da eseri Filistin meselesine çocuk hakları ekseninde bakmak istediği için kaleme aldığını belirterek, “Bu çalışmayı yaparken Filistin’in tüm şehirleriyle, doğru bir mekan algısıyla, umut dolu bir hikayeyle çocukların zihninde yer almasını istedik.” dedi.
Çam, Yağız ile Kerime adlı kardeşlerin anneleriyle konuşmalarından Filistin’in şehirlerine uzanan kitabın hikayesine değinerek, iki kardeşin Filistin’deki çocuklara götürmek için hazırladıkları hediyeleri anlattıkları hikayeyi işlediğini dile getirdi.
Eserde Gazze, Kudüs, Hayfa ve Yafa gibi Filistin şehirlerinin kültürel yapısının, iklim özelliklerinin yer aldığının altını çizen Çam, şunları ifade etti:
“Çeşitli etkinlikleri anneleriyle ve kendileri yapabilecekleri şekilde tasarladık. En sonuna da yine Filistin’in kültüründen bu kadar sonra kefiyeyi ekledik ve orada da özgün bir tasarım istedik. İnşallah çocuk haklarının yaşandığı, çocukların ölmediği, haklarıyla donandığı, tüm çocukların okula gittiği ve Gazze’de okulların açıldığı günlere ulaşsın bu kitap. Kitabın bana ait telif gelirlerinin tamamı, Gazze’nin yeniden inşası için her yıl düzenli olarak bağışlanacak. Okuyucusu bol olsun, destekleri için tüm okuyuculara teşekkür ediyorum.”
Eser hakkında
Filistin’in özgürlük mücadelesini çocuk hakları perspektifinden ele alan “Filistin Atlası”, P4C (Philosophy for Children) yöntemi kullanılarak çocukları düşünmeye ve eleştirel bakış açısı geliştirmeye teşvik ediyor.
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin eğitim hakkına değinilen 28. maddesi üzerine inşa edilen kitabın kurgusu, çocukların eğitim hakkını merkeze alıyor.
Okuyuculara Filistin’in şehirlerini keşfetme imkanı sunan eser, sadece bir hikaye anlatmaktan öteye geçerek çocuklara P4C etkinlikleri aracılığıyla Filistin konusunda eleştirel düşünmenin ve felsefi sorgulamaların kapılarını açıyor.
Ayşe Çam’ın kaleme aldığı, Zeynep Yıldırım’ın illüstrasyonlarıyla renk kattığı, 5 yaş ve üzeri için hazırlanan hikaye kitabı, çocukları Filistin’in şehirlerinde düşündüren ve keşif dolu yolculuğa çıkarıyor.
İngilizce, Arnavutça, Arapça, Farsça, Azerbaycan Türkçesi, Bengalce, Kürtçe, Endonezce ve Malayca dillerinde de gelecek aylarda yayımlanması planlanan kitabın Arapça baskısı, Filistin’de faaliyet gösteren Shamel Yayınları tarafından yapılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“BU İFADEYİ İFTİRA ATAN KADIN İÇİN KULLANAMAZSINIZ”
Ömer ile daha önce ilişki yaşadığı ortaya çıkan Görkem, Fatih’le tartışırken kendisini camdan aşağı attı. Hastaneye kaldırılan Görkem, ilk ifadesinde kendisini Fatih’in ittiğini söyleyerek şikayetçi oldu. Anne ve babası ile ifade vermeye giden Fatih hakkındaki iddiayı yalanlarken Abdullah Bey de emniyet müdürüne “Müdür bey az çok bizi tanıyorsunuz. Söylediğiniz şey olmuş olabilir mi hiç? diyor. Emniyet müdürünün “Maalesef yapabileceğim bir şey yok. Kadının beyanı esastır” sözleri seyirciyi kızdırdı. Kötü bir karakteri oynayan ve eşine iftira atan Görkem için kullanılan “Kadının beyanı esastır” ifadesi “Bunu ne hakla iftira atan bir kadın için kullanabilirsiniz” yorumları yağdı.

ŞİDDET TEHDİDİ ALTINDAKİ KADINLAR İÇİN KULLANILIR
“Kadının beyanı esastır” ilkesi 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun tarafından düzenlenmektedir. Bu ilke, şiddet tehdidi altında olduğunu beyan eden kadının, ilave delil aramaksızın koruma mekanizmalarına dahil edilmesidir.
İşte sahne için yapılan bazı yorumlar…

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merinos Parkı’nda gerçekleştirilen konsere Bursalı müzikseverler ilgi gösterdi.
Şarkıcı Koç sevilen şarkılarından oluşan bir repertuvara yer verdi.
Gecede Koç, “Kendime Sardım”, “Heyecandan ” ve “Ben Hala Rüyada” gibi şarkılarını Bursalı sevenleri ile birlikte söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“ERKEKSİ HATLARI VAR”
Konser öncesi Muhabir Online’a konuşan Bülent Ersoy, İdil Bilgen için “Bu şimdi güzel mi! Erkeksi hatları var, Şabaniye gibi” dedi. Sözleriyle herkesi şaşkına çeviren Ersoy, durumu toparlamaya çalışarak “Genç çocuk kırmayalım, üzmeyelim onu” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE GÜZELİ’NE ŞABANİYE BENZETMESİ
Berfu Yenenler, Selen Soyder, Gizem Karaca, Amine Gülşe ve Neşe Erbek gibi isimlerin jüri olduğu Miss Turkey 2024 önceki akşam görkemli bir törenle seçildi. Tıp fakültesinden mezun olan 1.80 boyundaki İdil Bilgen, yarışmada birinci oldu. Görüntüleri kısa sürede gündem olan Bilgen, Kemal Sunal’ın unutulmaz karakterlerinden Şabaniye’ye benzetildi.
ELEŞTİRİLERE CEVAP: ÖNEMSEMİYORUM
Günlerdir eleştirilerin hedefinde olan İdil Bilgen, dün katıldığı canlı yayında yorumları önemsemediğini belirterek “Ben bir Türk kadınıyım. Türk Cumhuriyetimizi temsil etmek için bu unvanı aldım. Bununla çok gurur duyuyorum. Şu an ülkemizde kadın ve çocuk cinayetleri gibi birçok acı yaşanırken bana yazılan negatif yorumları insanların boşluğuna veriyorum. Bilgi sahibi olmayıp fikirleri olan insanlarımız bunlar. Yorumları hiç önemsemiyorum” ifadelerini kullandı.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÜÇ erkek çocuğuyla birlikte Ankara’da hayat mücadelesi veren bir kadının yaşanmış hayat öyküsünü anlatan Kanal D dizisi ‘Annem Ankara’nın çekimleri başladı. Başrollerini Bergüzar Korel ve Mehmet Günsür’ün paylaştığı Annem Ankara’nın setinden ilk görüntüler geldi.
1990’lı yılların Ankara’sında kimseye evlat olamamış bir adam ile çocuklarına hakkınca bakabilmek için erken yaşta emekli olan karısının hikayesi Kanal D ekranlarına geliyor. “Benim annem Ankara’ydı. Denizi, boğazı yoktu ama direnişti, mücadeleydi!” mottosuyla dikkat çeken dizide Bergüzar Korel, bir evin içinde yalnız ama tüm zorluklara göğüs geren bir kadını canlandırıyor.
HER ŞEY ÇOCUKLARI İÇİN
Yakın dönem Ankara’sını çarpıcı bir biçimde anlatan Annem Ankara’da Mehmet Günsür de “Hasan” karakteriyle Zuhal’in hayatında hiç bağışlanmayacak günahlar işleyen bir koca rolünde. Zuhal’in çocuklarını tüm kötülüklerden korumak ve onlara mutlu bir hayat sunmak için tek başına verdiği hüzünlü mücadele, yürekleri burkacak.
YAKINDA KANAL D’DE
Yeni sezonda Kanal D ekranında izleyici ile buluşacak dizinin senaryosu Başak Angigün tarafından kaleme alındı, projenin yönetmenliğini ise Faruk Teber yapıyor. Dizinin oyuncu kadrosunda Korel ve Günsür’le birlikte Özgürcan Çevik, Gökçe Eyüboğlu, Sevinç Erbulak ve Celile Toyon, Sinem Uslu, Muharrem Türkseven, Mustafa Açılan, Dilek Çelebi, Hakan Akın, Yıldıray Şahinler ,Fatma Toptaş, Durukan Çelikkaya, Ezgi Gör, Selen Özbayrak, Başak Akan, Mustafa Enis Bilir, Beyza Şekerci, Cansu Dağdelen, Kerem Eren, Mert Tanık, Naz Özgülüş, Egemen Ulaş Önkal Mehmet Can Akça, Yasin Pehlivan yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Üzerinde bornozla sahneye koşan Yıldız Tilbe, “Ne Zamandır Sendeyim” şarkısında Madrigal ile düet yaptı. Sesiyle kendine hayran bırakan Tilbe ve grup dakikalarca alkışlandı. Kıyafetine aldırmayan Tilbe, enerjisiyle de dikkatleri üzerine çekti. Anıl Erdem Cevizci (vokal ve elektro gitar), Ceyhun Kaan Karakaş (elektro gitar), Kaan Alıcı (bas gitar), Burak Emir Kamacı (klavye ve geri vokal) ve Sanlı Akgün’den (davul ve geri vokal) oluşan Madrigal, özgün tarzları ve şarkılarıyla İzmirlilere unutulmaz bir konser verdi.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Transfer döneminin bitmesine az süre kala Galatasaray kadrosuna takviye yaptı. Sarı-kırmızılılar bu kapsamda Alman ekibi Freiburg forma giyen 27 yaşındaki futbolcu Roland Sallai’yi transfer etti.
Sallai aynı zamanda Galatasaray’ın ilk Macar futbolcusu oldu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa’nın sahip olduğu zengin mutfak kültürünü turizme kazandırmak ve dünyaya açmak amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Damağımdaki Bursa’ temasıyla düzenlenen 3. Gastronomi Festivali, Merinos Parkı’ndaki ilk gününde şehir içinden ve şehir dışından gelen binlerce misafiri ağırladı. Kortej yürüyüşle başlayan festival, hem göze hem de damaklara hitap eden etkinleriyle gastronomi tutkunlarına unutulmaz anlar yaşattı. Çölyak ile Yaşam Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen ‘Glutensiz Süt Helvası Tadım yarışması’nda renkli görüntüler yaşandı. Yarışma sonunda katılımcılara günün anısına hediye verildi.
‘Gastro Söyleşi ve Tadım’ bölümünde ise Şef Dr. Esat Özata moderatörlüğünde Prof. Dr. Fügen Durlu Özkaya ve Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya ‘Sağlıklı yaşamın iksiri zeytinyağı’ konusunda dinleyicilere önemli bilgiler verdi.
Karagöz gölge oyunuyla bol kahkahalı anlar yaşayan çocuklar, kendileri için oluşturulan özel alanlarda keyifli anlar yaşadı. Festival alanında oluşturulan ‘Bursa Lezzetleri ve Gastronomi Müzesi’ ise ziyaretçilere görsel şölen yaşattı.
‘Bursa’nın Yaşayan Kültürü’ bölümünde ise Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu tarafından tavuk alma ritüeli sahnelendi. Bursa’ya özgü geleneklerin yansıtıldığı gösteriye, Bursalılar da oldukları yerden katıldı.
3. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’nin ilk günü ise Bursalı sanatçı Oğuzhan Koç’un konseriyle sona erdi. Merinos Parkı’nı dolduran binlerce hayranı için sevilen şarkılarını seslendiren Oğuzhan Koç, Bursa’da bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Konseri eşi Seden Bozbey ile birlikte izleyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gece sonunda Oğuzhan Koç’a günün anısına Bursa bıçağı, çini tablo ve çiçek takdim etti. Oğuzhan Koç’un Bursa’nın gururu olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, Gastronomi Festivali’nin tüm hızıyla süreceğini belirtti. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Muğla İl Müdürlüğü ile Marmaris Belediyesi ekipleri, komedyen ve oyuncu Şahan Gökbakar’ın Marmaris ilçesinde yer alan evini, inceleme yaptıktan sonra, yapı tatil tutanağı düzenleyerek mesken ile eklentilerinin kaçak olduğu gerekçesiyle mühürledi.
Mülkiyeti Şahan Gökbakar’ın ortağı olduğu Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ev ve eklentilerinin yapı kayıt belgeleri, kaçak yapılar nedeniyle 9 Kasım 2022’de Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu tarafından iptal edilmişti.
Konu ile ilgili olarak Marmaris Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Kamuoyunda sanatçı Şahan Gökbakar’ın evi olarak bilinen Turgut Mahallesi, eski 1931 parsel, yeni 243 ada, 1 parselde kayıtlı mülkiyeti Çamaşırhane Film Yapım A.Ş.’ye ait taşınmazla ilgili olarak Marmaris Belediyesi İmar Müdürlüğü ekiplerince gerekli teknik inceleme ve tespit çalışması gerçekleştirmiştir. Yapılan incelemede yapı tatil zaptı tutularak mühürleme işlemi tesis edilmiştir. Bundan sonraki süreç; ilgili mevzuat hükümleri ve mevzuat hükümlerinin belirlediği süreler doğrultusunda tesis edilecek işlemlerle göre devam edecektir. Marmaris Belediyesi olarak konuya hassasiyetle yaklaştığımızı bildirir, kamuoyuna saygılarımızı sunarız” denildi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi’nin destekleriyle Gümbet Dolgu Alanı’nda düzenlenecek festivalde birçok markanın yeni ürünleri meraklılarıyla ilk kez buluşacak. Halka açık olarak gerçekleştirilecek festivalde, adrenalin dolu motosiklet gösterileri, sahne şovları ve Dj performansları yer alacak. Nefes kesen gösterilere imza atan Birkan Polat’ın gösterisi, motosiklet tutkunlarına eşsiz görsel şölen oluşturacak. Festivalinin açılışında Necati ve Saykolar sahne alırken, 2’inci günde Retröbüs ve 3’üncü günde Kasamam grubu müzik severlere eğlenceli ve unutulmaz dakikalar yaşatacak.
Festivalin en önemli özelliği de etkinlik süresince düzenlenecek olan çekilişlerden elde edilecek gelirin tamamı sokak hayvanlarına mama desteği olarak aktarılacak. Ayrıca katılımcılara daha güvenli sürüş teknikleri ve trafik kuralları hakkında bilgi verilecek.
Festival öncesi Trafo Kafe’de bir basın toplantısı düzenlendi. Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, Belediye Başkan Yardımcısı Tanju Aksu, İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Gökhan Kurgan, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Darendeli ve Türkiye Motosiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Faysal Şefkatlioğlu’nun katıldığı toplantıda açılış konuşmasını festivali düzenleyen Selim Turan yaptı.
Festival fikrinin Bodrum’da motosiklet tutkunu gençlerin motosiklet pisti talebinden çıktığını hatırlatan Turan şöyle konuştu;
“Bodrum, Ege ve Akdeniz’in incisi olarak yalnızca denizi, güneşi ve tarihiyle değil, kültürel etkinlikleriyle de dünya çapında bilinen bir turizm cenneti haline gelmiştir. Turizmdeki bu büyük potansiyel, böylesine uluslararası bir organizasyonla daha da güçleniyor. Uluslararası Bodrum Motofest, yalnızca motor sporlarının adrenalin dolu dünyasını yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda Bodrum’un adını uluslararası arenada daha güçlü bir şekilde duyuruyor. Bu etkinlik, Bodrum’un turizmine yepyeni bir enerji katacak ve bu güzel şehrin cazibesini daha da artıracaktır. Bodrum Motofest, hız ve heyecanın buluşma noktası olarak motor sporları tutkunlarını bir araya getirirken, aynı zamanda Bodrum’un kültürel ve turistik değerlerini de gözler önüne seriyor. Her birimiz, bu festival sayesinde Bodrum’un uluslararası platformda nasıl bir marka haline geldiğine şahit olacağız. Turizm sektöründe elde ettiğimiz başarılar, Motofest gibi organizasyonlarla daha da anlam kazanıyor ve Bodrum’u dünya sahnesine taşıyor”
Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit ise festivalin Bodrum için faydalı olacağına inandığını ifade ederek şöyle konuştu;
“Bodrum motosiklet kullanımının yoğun olduğu bir yer. Son zamanlarda da motosiklet kazalarında ciddi anlamda bir sıkıntımız var. Ciddi yaralanmalı ve ölümlü kazalar, motosikletten kaynaklanıyor. Bu festival onu da sağlayacak, güvenli sürüş eğitimi verilecek. Festivalden elde edilecek gelirle de sokaktaki dostlarımız için mama alınacak. Ben festivale destek veren herkese teşekkür ediyorum”
Bodrum’daki kask takma oranının yüksek olmasının sevindirici olduğunu dile getiren Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Tanju Aksu da “Kask takma oranımız yüksek ama gençlerimiz trafikte motosikletle makas atarak ilerliyor. Ben tehlikeli motosiklet kullanımına dikkat çekmek istiyorum. Bu festival, hem güvenli motosiklet kullanımı eğitimi, hem eğlence hem de bir arada olma açısından Bodrumumuza bir fayda sağlayacaktır” dedi.
Türkiye Motosiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Faysal Şefkatlioğlu da federasyon olarak bu tür etkinliklere her zaman destek verdiklerini ifade ederek şu sözlere yer verdi;
“Bu yıl birincisi yapılıyor. İnşallah bundan sonra her yıl daha da güzel şekilde yapılmaya devam eder. Ben de Selim Turan’a güveniyorum bu konuda. Biz de elimizden gelen desteği vereceğiz. Hem festival hem eğlence amaçlı hem de eğitim amaçlı güzel bir festival olacağını düşünüyorum. Bodrum için de çok güzel olacağını düşünüyorum” – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karahan’ın yorumu ve senfonik düzenlemelerle hazırladığı özel albümündeki şarkıların ilk kez seslendirildiği konsere, Şef Alper Kömürcü yönetimindeki Mozart Akademi Senfoni Orkestrası eşlik etti.
Bu gecenin sanat hayatının en önemli günlerinden biri olduğunu belirten Karahan, “Benim Habiye’de ikinci konserim. 15 gün önceden biletleri tükenen bir konser oldu. Hepinize çok teşekkür ederim.” dedi.
Karahan, “Biliyorsunuz ki bir opera sanatçısıyım. İlk Zeki Müren şarkıları projemizle başladığımızda esas amacım çok sesli müziği geniş kitlelere yayabilmekti. Ne mutlu ki bu sayede operayla alakası olmayan birçok izleyeceğimizi önce senfoni orkestralarına alıştırarak daha sonra da opera izleyicisi yaparak bugünlere geldik. Benim bir sanatçı olarak alabildiğim en büyük iltifat bu.” ifadelerini kullandı.
Sezen Aksu şarkıları konserinin uzun zamandır planlandığını kaydeden Karahan, “Sezen Aksu modern zamanların bence en büyük ozanlarından bir tanesi. Şu anda burada 5 binin üzerinde izleyicimiz var. Eminim ki bir Sezen Aksu şarkısıyla anısı, hikayesi olmayan kimse yoktur. Bence bu çok önemli. Bir sanatçıya kolay kolay nasip olmayacak bir şey. Bu projemizin içinde birçok şarkımız var.” diye konuştu.
Karahan, aralarında “Masum Değiliz”, “Kaybolan Yıllar”, “Her Şeyi Yak”, “Sen Ağlama” gibi eserlerin bulunduğu sevilen Sezen Aksu şarkılarını seslendirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cengiz Aydoğan Tesisleri’ndeki törende konuşan kulüp başkanı Hasan Çavuşoğlu, transferin son gününde Bucaspor 1928’in 17 yaşındaki forvet oyuncusu Arda Usluoğlu’nu 3 yıllık renklerine bağladıklarını söyledi.
Genç oyuncuyu geçen sezon da çok istediklerini anlatan Çavuşoğlu, “Bucaspor 1928 Kulübü başkanına çok teşekkür ediyorum. Onlar da Alanyaspor’u tercih etti. Arda gelecek vaat eden bir oyuncu. Hedefleri doğrultusunda Alanyaspor Kulübü’ne gelmesi çok önemli. Arda’nın önünde uzun bir yol var. Alanyaspor onun yeni evi. Her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum.” diye konuştu.
Arda Usluoğlu ise Alanyaspor camiasına katıldığı için çok mutlu olduğunu belirterek, “Alanyaspor gibi çok değerli bir camia beni tercih ettiği için ayrıca mutluyum. Saha içinde ve saha dışında gereken her şeyi Alanyaspor’a yakışacak şekilde gerçekleştireceğim.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig ekiplerinden Eyüpspor, yaz transfer döneminin son dakikalarında Fenerbahçe’den Emre Mor ile kadrosunu güçlendirdi. Eflatun-sarılılar, 27 yaşındaki kanat oyuncusunun sezon sonuna kadar kiralık transferi için Fenerbahçe ile anlaşmaya varıldığını duyurdu.
İmzaların atılmasının ardından açıklamalarda bulunan Eyüpspor Asbaşkanı Fatih Kulaksız, “Öncellikle Emre Mor transferinin gerçekleşmesinde bize kolaylık sağlayan Fenerbahçe Kulubü’ne ve Sayın Ali Koç’a teşekkür ediyoruz. Emre Mor çok genç yaşta A Milli Takım seviyelerini yakalamış, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi büyük takımlarda forma giymiş önemli bir oyuncu. Geçtiğimiz sezon istediği performansı yakalayamadığını düşünüyor. Biz kendisine burada yeni bir sayfa açma fırsatı verdik. Kendisi de buraya son derece özverili, heyecanlı ve enerjisi yüksek bir şekilde geldi. Bize çok katkı sağlayacağını düşünüyorum. Her iki tarafa da hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
Eyüpspor’a transferinden dolayı mutlu olduğunu dile getiren Emre Mor ise “Buraya geldiğim için çok mutluyum. Yeni bir sayfa açtım. Eyüpspor için en iyisini yapmaya çalışacağım. Bana tekrardan kendimi kanıtlama fırsatı verdiği için Eyüpspor Kulübü’ne teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maçtan dakikalar
43. dakikada ceza sahası içerisine atılan pasın ardından kaleci ile karşı karşıya kalan Eze, düzgün bir vuruşla topu filelere gönderdi. 1-0
45+5. dakikada savunma arkasında topla buluşan Eze, kaleci Çağlar’ı çalımladı. Gol fırsatı yakalayan Eze, kaleye vuruşunu yaptı ancak Fethi Özer, meşin yuvarlağın kaleye gitmesini engelledi.
49. dakikada defansın kaleciye attığı pas kısa düşünce fırsattan yararlanan Eze, kaleci Çağlar’ı çalımyarak topu filelere gönderdi. 2-0
81. dakikada Mukairu ceza sahası içerisinde defansın müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem beyaz noktayı gösterdi. Topun başına geçen Oğuz Kaan Güçtekin topu filelere gönderdi. 2-1
90+2. dakikada Eren Aydın’a faul yapan Sequeira, kırmızı kartla oyun dışında kaldı.
Hakemler: Erkan Özdamar, Gökmen Baltacı, Serdar Osman Akarsu
Boluspor: Çağlar Şahin Akbaba, Ali Ülgen (Hakan Bilgiç dk. 64), Naby Oulare, Onur Ulaş, Fethi Özer, Oğuz Kağan Güçtekin, Berk Yıldız, Jefferson (İshak Karaoğul dk. 64), Daniel Avramovski (İlhami Siraçhan Nas dk. 90+1), Estrela (Eren Aydın dk. 46), Paul Mukairu (Anıl Koç dk. 85)
Yedekler: Kubilay Anteplioğlu, Kerem Paykoç, Işık Kaan Arslan, Enes Alıç, Hüsamettin Yener
Teknik Direktör: Ufuk Kahraman
Pendikspor: Burak Öğür (Erdem Canpolat dk. 66), Berkay Sülüngöz, Welinton, Hasan Kılıç, İbrahim Akdağ (Erdem Özgenç dk. 66), Mesut Özdemir, Gökcan Kaya, Bekir Karadeniz (Erdem Çalık dk. 85), Emeka Friday Eze (Jetmir Topalli dk. 85), Sandro Lima
Yedekler: Muhammed Hakan Tavukçu, Murat Akça, Alpaslan Öztürk, Furkan Mehmet Doğan, Tarık Tekdal, Ahmet Mert Koşar
Teknik Direktör: Osman Özköylü
Goller: Eze (dk. 43) (dk. 49) (Pendikspor), Oğuz Kaan Güçtekin (dk. 81) (pen.) (Boluspor)
Sarı kartlar: Berk Yıldız, Daniel Avramovski, Naby Oulare (Boluspor), Erdem Özgenç, Welinton (Pendikspor)
Kırmızı kart: Nuno Sequeira (Pendikspor) – BOLU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakemler: Erkan Özdamar, Gökmen Baltacı, Serdar Osman Akarsu
Boluspor: Çağlar Şahin Akbaba, Ali Ülgen (Dk. 64 Hakan Bilgiç), Oğuz Kağan Güçtekin, Berk Yıldız, Jefferson Nogueira Junior (Dk. 64 İshak Karaoğul), Paul Omo Mukairu (Dk. 85Anıl Koç), Naby Youssouf Oulare, Onur Ulaş, Daniel Avramovski (Dk. 90 İlhami Sıraçhan Nas), Fethi Özer, Valdmiro Lameira (Dk. 46 Eren Aydın)
Siltaş Yapı Pendikspor: Burak Öğür (Dk. 66 Erdem Canpolat), Sequeirra, Hasan Kılıç, İbrahim Akdağ (Dk. 66 İbrahim Akdağ), Welinton, Berkay Sülüngöz, Mesut Özdemir, Gökcan Kaya, Bekir Karadeniz (Dk. 85 Erdem Çalık), Eze (Dk. 85 Jetmir Topalli), Sandro Lima
Goller: Dk. 81 (P) Oğuz Kağan Güçtekin (Boluspor), Dk. 44, 49 Eze (Siltaş Yapı Pendikspor)
Sarı kartlar: Dk. 42 Berk Yıldız, Dk. 63 Daniel Avramovski, Dk. 90 Naby Youssouf Oulare (Boluspor), Dk. 88 Erdem Özgenç, Dk. 90 Welinton Silva (Siltaş Yapı Pendikspor)
Kırmızı kartlar: Dk. 90 Sequeirra (Siltaş Yapı Pendikspor)
Trendyol 1. Lig’in 5. haftasında Siltaş Yapı Pendikspor, deplasmanda Boluspor’u 2-1 mağlup etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşil-mavili kulüpten yapılan açıklamada, deneyimli oyuncu Rachid Ghezzal’ın Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçtikten sonra kendisiyle 1+1 yıllık anlaşma imzalandığı belirtildi.
Açıklamada, “Ghezzal’a ‘Hoş geldin.’ diyor, başarılar diliyoruz.” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alanyaspor Cengiz Aydoğan Tesisleri’nde düzenlenen imza töreninde konuşan Corendon Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu, “Transferin son gününde son transferimiz forvet oyuncusu Arda Usluoğlu oldu. Bucaspor 1928’den geldi. Corendon Alanyaspor’u tercih ettikleri için öncelikle ailesine teşekkür ediyorum. Geçen sezon da istediğimiz bir oyuncuydu. Bucaspor 1928 Kulübü başkanına da çok teşekkür ediyorum. Onlar da Alanyaspor’u tercih ettiler. Arda gelecek vaat eden bir oyuncu. Hedefleri doğrultusunda Alanyaspor Kulübü’ne gelmesi çok önemli. Arda’nın önünde uzun bir yol var. Alanyaspor onun yeni evi. Her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Arda Usluoğlu ise, “Öncelikle bu camiaya katıldığım için çok mutluyum. Alanyaspor gibi çok değerli bir camia beni tercih ettiği için ayrıca mutluyum. Saha içinde ve saha dışında gereken her şeyi Alanyaspor’a yakışacak şekilde gerçekleştireceğim” diye konuştu. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, yaz transfer döneminin son gününde forvet bölgesine takviye yaptı. Sarı-kırmızılı takım, İngiltere Premier Lig ekibi Chelsea’den 21 yaşındaki Fildişi Sahilli forvet oyuncusu David Datro Fofana’yı sezon sonuna dek kiralık olarak renklerine bağladığını duyurdu. Konuyla iligili İzmir temsilcisinin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, “Profesyonel futbolcu David Datro Fofana ve kulübü Chelsea ile oyuncunun 2024/2025 sezonu sonuna kadar satın alma opsiyonu ile birlikte kiralanması konusunda anlaşmaya varılmıştır. David Datro Fofana, Molde FK formasıyla ligde ve Avrupa kupalarında 24 gol attıktan sonra, 2023 yılında İngiltere Premier Lig takımlarından Chelsea’ye transfer olmuş ardından 2023/2024 sezonunda Union Berlin ve Burnley FC takımlarında başarılı kiralık dönemleri geçirerek 6 gol kaydetmiştir. David Datro Fofana’ya Göztepe’mize hoş geldin diyor, şanlı formamızla başarılar diliyoruz” denildi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Düzenlenen yardım kampanyasında Sarıoğlan Boyalı Camii İmamı Yunus Bilici öncülüğünde buğday üreticilerinden Gazze’deki zulüm altındaki Müslümanlar için buğday toplandı. Eski ismiyle Boyalı köyünde toplanan yardımlarla Gazze’de faaliyet gösteren Şemsi Mevlana Derneği aracılığıyla Boyalılar adına yemek verilecek.
Boyalı Camii imamı Yunus Bilici, “Köylülerimiz dayanışma örneği göstererek Gazze’deki zulüm altındaki kardeşlerine katkıda bulundu. Organizasyonumuza yardım eden kardeşlerimizden Allah razı olsun” dedi. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL’İN Gazze Şeridi’nde düzenlediği hava saldırılarında UNRWA’ya ait bir okulun vurulduğu, 6 UNRWA çalışanının öldüğü açıklandı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaşananın kabul edilemez olduğunu, vurulan okulda 12 bin yerinden edilmiş sivilin bulunduğunu söyledi.
UNRWA’dan yapılan açıklamada, “Gazze’de UNRWA’nın altı çalışanı bugün İsrail’in hava saldırısında orta kesimlerdeki Nuseirat’ta bir okul ve çevresini vurması sonucu hayatını kaybetti. Bu, tek bir olayda personelimiz arasında meydana gelen en yüksek ölü sayısıdır. Ölenler arasında UNRWA barınağının müdürü ve yerinden edilmiş insanlara yardım sağlayan diğer ekip üyeleri de bulunmaktadır. Ailelerine ve sevdiklerine içten başsağlığı diliyoruz. Bu okul savaş başladığından bu yana beş kez vuruldu. Çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 12 bin yerinden edilmiş insana ev sahipliği yapmaktadır. Gazze’de hiç kimse güvende değil” denildi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise okulda halihazırda 12 bin yerinden edilmiş sivilin bulunduğuna dikkat çekerek, “Gazze’de yaşananlar kesinlikle kabul edilemez. Yaklaşık 12 bin kişinin barındığı bir okul bugün yine İsrail hava saldırıları tarafından vuruldu. Altı UNRWA çalışanımız öldürülenler arasında” ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler’e göre, Gazze’de 7 Ekim’de başlayan İsrail saldırıları sonrası yaklaşık 500 sağlık çalışanı hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Küresel Altyapı İş Birliği Konferansı GICC 2024 kapsamında gerçekleştirdiği Kore Cumhuriyeti ziyaretinin 2’nci gününde Busan’da bulunan ve Kore Savaşı’nda şehit düşen 989 Türk askerinden 462’sinin anıt mezarının bulunduğu Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı’nı ziyaret etti.
Bakan Uraloğlu, şehitlerin bulunduğu anıt mezara çelenk bırakırken, kabirlere tek tek çiçek koydu. Bakan Uraloğlu, anıt mezarlığı ile ilgili yetkililerden bilgi alırken, ziyaretin önemine ilişkin yaptığı açıklamada, “Çoğu 20’li yaşlarda olan birçok askerimiz burada yatıyor. Kore Cumhuriyeti’ne gelmek, bu ziyareti yapmak, şehitlerimizi burada anmak benim için de çok anlamlı. Kore Savaşı’nda bizim ailemizin de bir gazisi var, dayım İsmail Köroğlu da burada savaşmıştı. Hatıralarını kendisinden dinlemiştim. Burada yatan şehitlerimiz, iki millet arasındaki kardeşliğin ebedi bir simgesi olarak sonsuza kadar hatırlanacak” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de uluslararası alanda barışa ve mazlumlara olan desteğine dikkat çekerek iki ülke arasındaki dayanışmanın köklü ve kalıcı olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, bundan sonra başka savaşların olmaması; tüm dünyanın huzur, dostluk ve barış içinde yaşaması temennisinde de bulunarak, “Günümüz şartlarında ve gelişmiş teknolojilerle dahi 10 saatlik uçuş mesafesinde bulunan Kore’ye, o dönemde yardım etmeye geldik. Kore Savaşı’na katılmamız sadece askeri bir destek değil, aynı zamanda dünyanın iki ayrı ucundaki iki milletin güçlü dostluğunun ve dayanışmasının en somut göstergesidir. Bugün bu bağlarımız her alanda güçlenerek devam ediyor. Şehitlerimizin ve gazilerimizin gösterdiği bu fedakarlık, bizim için sonsuza kadar gurur kaynağı olacaktır. Makamları yüksek olsun” dedi.
Ziyaretin devamında Birleşmiş Milletler Anıt Müzesi’ni gezen Uraloğlu, şehitlerin aziz hatırasına hürmeten anı defterini imzaladı. Bakan Uraloğlu, anı defterine yazdığı mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Aziz Şehitlerimiz, Koreli Kardeşlerimizi için yaklaşık 10 bin kilometre mesafeden gelerek burada şehit oldunuz. Rabbim makamınızı yüksek eylesin. Türk’ün kahramanlığını burada da gösterdiniz. Dayım İsmail Köroğlu da burada savaştı. Allah rahmet etsin. Tesis edilen Türk-Kore kardeşliğinin daim olması temennisi ile şehitlerimizi tekrar rahmetle anıyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Taşkent’te Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile bir araya geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bodrum açıklarında düzensiz göçmenler olduğu ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisinin alınması üzerine Sahil Güvenlik Botu (KB-35) bölgeye hareket etti. Ekipler tarafından lastik bot içerisindeki 1 düzensiz göçmen kurtarıldı. Ayrıca ülkeyi yasa dışı yollarla terk etmeye çalışan 1 şahıs yakalandı.
Karaya çıkarılan göçmen, Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderilirken ülkeyi yasa dışı yollarla terk etmeye çalışan 1 şahıs gözaltına alındı. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Bassal, Nuseyrat mülteci kampında evlerinden olmuş binlerce Filistinli’nin sığındığı El Jauni okuluna düzenlenen saldırıda 18 kişinin öldüğünü açıkladı.
İsrail Ordusu ise “okuldan saldırı planlayan teröristlere karşı” saldırı düzenlendiğini ve sivil kayıplarından kaçınmak için önlemler alındığını iddia etti.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres saldırının “uluslararası insani hukukun dramatik bir ihlali olduğunu” söyledi.
UNRWA olayın, savaşın başladığı Ekim ayından bu yana “tek bir olayda en çok personelinin öldüğü” saldırı olduğunu belirtti. Kuruluş, aynı okulun son 11 aydır beşinci kez vurulduğunu kaydetti.
Temmuz ayında da İsrail’in Hamas üyeleri tarafından kullanıldığını iddia ettiği okula yönelik saldırıda 16 kişi ölmüştü.
Hamas ise okulların ve diğer sivil yapıların askeri amaçlarla kullanıldığı iddiasını reddediyor.
İsrail’in BM Büyükelçisi Danny Dannon, Genel Sekreter Guterres’in saldırıya yaptığı eleştiriye karşılık verdi ve “BM’nin İsrail’in teröristlere karşı savaşını kınamaya devam etmesinin insafsızca olduğunu” söyledi.
Gazze Sağlık Bakanlığına göre İsrail’in Hamas’ın 7 Ekim saldırısından sonra giriştiği saldırılarda şu ana dek 41.080 kişide fazla insan öldü.
BM Sözcüsü Stephane Dujarric de “sivillleri ve BM tesislerini hedef alan tüm hava saldırılarını kınadığını” belirtti.
UNRWA, iki hava saldırısında çoğunluğu kadın ve çocuk 12 bin kişiye ev sahipliği yapan okul ve etrafındaki yapıların iki hava saldırısında hedef alındığını bildirdi.
Açıklamada “Ölenler arasında UNRWA sığınak yöneticisi ve yerlerinden olmuş insanlara yardım sağlayan diğer ekip üyeleri de var” denildi.
UNRWA saldırıdan birkaç saat önce yayımladığı raporda Gazze’deki okullarının neredeyse % 70’inin vurulduğunu açıklamıştı.
Kuruluş ayrıca 214 çalışanının ve okullar ile diğer tesislere sığınan en az 563 yerlerinden edilmiş Filistinli’nin savaş sırasında öldürüldüğünü belirtti.
İsrail daha öne UNRWA’ya Hamas’a destek olma suçlaması yöneltmişti.
Kurum suçlamaları reddederken, Birleşmiş Milletler 7 Ekim saldırısında rol oynamış olabilecekleri şüphesiyle 13 bin çalışanı olan kurumdaki 9 kişinin kovulduğunu, 10 çalışanın da delil yetersizliğinden suçsuz bulunduğunu açıklamıştı.
İsrail ayrıca yüzlerce UNRWA çalışanının “terör örgütlerine üye olduğunu” iddia etmiş, ancak BM’nin Nisan’da yaptığı incelemede, İsrail’in bu iddiasına kanıt sunmadığı belirtilmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eskişehir Ticaret Odası (ETO) TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuara, çiftçilerden sanayicilere, akademisyenlerden tarımsal girişimcilere kadar geniş bir katılım sağlanırken 73 firma stant açtı. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü standı ise 6 Bin kişi tarafından ziyaret edilerek fuarın en çok ilgi gören stantlarından biri oldu.
Fuar süresince İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ziyaretçilere tarımsal üretim ve kırsal kalkınma konularında bilgilendirmeler yaptı. Modern tarım teknikleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve dijitalleşme alanındaki yenilikler stantta tanıtıldı. Ayrıca yerel çiftçilere sağlanan destek programları, tarımsal hibe projeleri ve genç çiftçilere yönelik teşvikler hakkında da kapsamlı bilgi verildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün standında kendilerine ücretsiz olarak yer verilen Kadın Kooperatifleri Hediyelik Eşya Sergisi fuarın en çok ziyaret edilen yerlerinden biri oldu. Gökçekuyu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Her Ev Bir Atölye Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi, Hanımeli Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi, Beyaz Gelincik Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi, Odunpazarı Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi, Mahmudiye Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi ve Mihalıççık Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi olmak üzere Eskişehir’in farklı yerlerinde kurulan 7 Kadın Kooperatifi ürettikleri ürünleri ziyaretçilerle buluşturdular. Fuar, Eskişehir’in tarım sektöründeki önemini bir kez daha ortaya koyarken, özellikle yerel üreticiler ve yatırımcılar için yeni iş fırsatları ve işbirlikleri yaratma potansiyeli taşıdı. Ziyaretçilere yenilikçi teknolojileri görme imkanı sunan, traktörler, biçerdöverler, tarımsal mekanizasyon ve teknolojileri, tohum, fide, fidan ve bahçecilik teknolojileri, sera, sulama teknolojileri ve zirai gübrelerin sergilenip tanıtıldığı 5’nci Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı’nda, ekolojik tarım uygulamaları ve doğal kaynakların korunmasına yönelik çözümler, hayvan sağlığı, süt endüstrisi ve yem üretimi konularında güncel gelişmelere de yer verildi. Yerel çiftçilerin ve girişimcilerin sergilediği ürünler ise ziyaretçilerden tam not aldı. Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Ticaret Odası, Tarım ve Orman Bakanlığı gibi önemli kurumların destekleriyle gerçekleşen fuar 72 Bin 609 ziyaretçi ağırladı. Eskişehir Tarım Fuarı, her geçen yıl daha fazla katılımcı çekerek bölgenin tarım ve kırsal kalkınmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu yılki etkinlik, tarım sektörünün geleceğine yönelik umut verici adımların atıldığı, bilgi paylaşımının ve yeniliklerin ön planda olduğu bir buluşma noktası oldu. 2025 yılı hazırlıklarına şimdiden başlayacak olan fuar tarım sektörünün öncülerinden biri olamaya devam edecek. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangın, saat 15.00 sıralarında Karaardıç köyü yakınlarında başladı. Henüz bilinmeyen bir nedenle başlayan orman yangını için Nallıhan, Göynük ve Mudurnu ilçelerinden bölgeye çok sayıda itfaiye ve arazöz ekibi sevk edildi. Ekiplerin hızlı müdahalesi neticesinde yangının etrafı çevrildi. Yangını söndürmek için istenen helikopterlere gerek kalmadan, karadan müdahaleyle bazı noktalarda yangın kısmen kontrol altına alındı. Alevlerin etki ettiği alan ise havadan görüntülendi.
Ekiplerin söndürme ve soğutma çalışmaları sürüyor. – BOLU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, resmi ziyarette bulunmak üzere gittiği Mısır’ın başkenti Kahire’de Arap Ligi 162. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından, “Dua ve Yardımlarınızla Filistin’in Yanındayız” sloganıyla mazlum Filistin halkının ihtiyaçları için başlatılan yardım kampanyasına Halis Erarslan isimli vatandaş 50 bin TL bağışta bulundu.
İlçe Müftüsü Süleyman Eroğlu bağış kabul esnasında göstermiş oldukları duyarlılıktan dolayı Halis Erarslan’a teşekkür ederek bu zulme karşı her Müslümanın kendi imkanınca duruş sergilemesi ve duyarlı olması gerektiğini ifade etti.
Müftüsü Eroğlu, hayır sahibi Halis Erarslan’a Kur’an-ı Kerim hediye ederek teşekkür etti. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOLU’nun Göynük ilçesinde orman yangını çıktı. Bölgeye sevk edilen ekipler, yangına müdahale ediyor.
Göynük ilçesi Karaardıç köyü mevkisinde saat 15.00 sıralarında bilinmeyen nedenle orman yangını çıktı. Alevler, rüzgarın etkisiyle yayılırken, köylülerin ihbarıyla bölgeye Göynük’ün yanı sıra çevre ilçelerden itfaiye ekipleri ile Bolu Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait arazözler sevk edildi.
Ekiplerin yangına müdahalesi devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tartışma, Brüksel’in mülteci politikasının gereklerini yerine getirmemesi nedeniyle Macaristan’a yaz aylarında 200 milyon euro (7,5 milyar lira) ceza vermesiyle başladı.
Ödemenin yapılmamasıyla birlikte Brüksel, bu ceza tutarını Macaristan’a verilecek AB yardımlarından tahsil etti.
Bu hamle, Budapeşte yönetimi tarafından tepkiyle karşılandı.
Macaristan yetkilileri, ülke sınırlarına dayanıp sığınma hakkı isteyen mültecileri otobüslerle Brüksel’e taşıyacaklarını açıkladı.
Bu açıklamaya Belçika’dan hükümet düzeyinde sert tepkiler geldi.
‘Otobüsler Brüksel’e mülteci taşımaya hazır’
Geçen hafta sonu Macaristan Mülteci İşler Sorumlusu Bence Retvari, ülkesinin 2015’ten beri yaklaşık bir milyon mültecinin Macaristan’a, dolayısıyla AB’ye kaçak girmesini engellediğini vurguladı.
Retvari, Macaristan’ın bunu AB’nin karşı çıktığı ve “hukuksuz bir uygulama” diye nitelendirdiği önlemlerle başardığını söyledi.
Macar yetkili ayrıca üzerinde Macaristan’ın Sırbistan sınırındaki gümrük kapısı Röszke ve Belçika’nın başkenti Brüksel’in isimlerinin yazılı olduğu onlarca otobüs önünde yaptığı basın toplantısında, içi mülteci dolu otobüslerin Belçika’ya yola çıkmaya hazır olduğunu söyledi.
Macaristan’ın tartışmalı uygulamalarına göre, Sırbistan üzerinden Macaristan topraklarına girmek isteyen mülteciler sığınma hakkı talebini sadece sınırın Sırbistan tarafında kurulan istasyonlarda yapabiliyor.
Başvuruya gelecek resmi cevaba kadar da o bölgede kurulan geçici kamplarda kalmaları gerekiyor. Eğer mülteci başvurusu yapmak isteyen kişi Macaristan topraklarına kaçak olarak girmişse, bu durumda tüm haklarını kaybediyor ve her durumda kendisine otomatik ret alıyor.
AB ise bu uygulamayı “hukukun ihlali” olarak tanımlıyor ve sınır dışında kurulan bu istasyonların yaşanılamaz yerler olduğunu, çocukların ve hastaların bakımı için de yetersiz olduğunu belirtiyor.
Daha sonra mahkemelere taşınan tartışmada Macaristan, AB’nin mültecilerle ilgili kararlarını yerine getirmediği için para cezası ödemeye mahkum edildi.
Budapeşte, Ağustos’ta vadesi geldiği halde verilen cezayı ödemedi.
Bunun üzerine de Brüksel bu paranın Macaristan’ın önemli bir kısmı başka hukuk ihlalleri nedeniyle halihazırda dondurulmuş olan AB fonlarından kesilmesine karar verdi.
Günlük 1 milyon euro gecikme cezası
Cezanın yanı sıra Macaristan’a kararları uygulamadığı her gün için bir milyon euro gecikme cezası da verildi.
Macar hükümeti ise bu karara sert tepki gösterdi.
AB’nin karşı çıktığı mülteci istasyonları Röszke yakınlarındaki Sırbistan topraklarında kurulu.
Cezayı ödemek yerine şimdiye kadar yapmadıklarını yapabileceklerini ifade eden Macar yetkililer “Sınıra dayanan mültecilere Macaristan’a girmelerine izin veririz, ancak Macar topraklarında kalamazlar. Otobüslere doldurur Brüksel’e kadar onları ücretsiz taşırız” diyor.
Belçika hükümeti: Macarlar provokasyon hazırlıyor
Belçika Dışişleri Bakanı Hadja Lahbib ise Macar hükümetinin AB üyesi olarak üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmesini, provokatif önlemlere başvurmaması gerektiğini söyledi.
Belçika hükümeti mülteci işler sorumlusu Nicole de Moor da Macar hükümetinin bu işlemi gerçekleştirmesi halinde Brüksel’e mülteci taşıyan otobüslerin bir dizi Schengen ülkesinden geçmek zorunda kalacağını ve bu işlemin gerekleşme şansı olmayacağını vurguladı.
Moor, “AB kendi topraklarında kaçak mülteci taşıyan otobüs seferlerine izin vermez” dedi.
Brüksel Belediye Başkanı Philippe Close da Belçika Başbakanı Alexander de Croo’ya çağrı yaptı ve otobüslerin kalkması durumunda mutlaka sınırda durdurulmasını talep etti.
Avrupa’da mülteciler sorunu gündemde yine üst sıralara tırmanabilir mi?
Macarların bu çıkışı savaş ve ekonomik gerginlikler arasında bir süredir geri plana düşen mülteciler meselesini AB siyasi gündeminin belli başlı maddelerinden biri haline getirebilir.
Uzmanlara göre Almanya’daki son iki eyalet seçiminde ilk sıralara yükselen mülteci karşıtı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin başarısı ve Fransa’daki son seçimlerde mülteci karşıtı aşırı sağın destek kazanması, Avrupa kamuoyunda mülteciler meselesinin önemli yer tuttuğuna işaret ediyor.
İlgili haberler
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>12 Eylül 1980 askeri darbesi sırasında ABD’nin Ankara Büyükelçisi olan James Spain, darbeden birkaç saat sonra ABD’ye gönderdiği diplomatik notta askeri lideri iyi tanıdıklarını ve Türkiye’nin gerek dış politika gerekse de savunma politikalarının değişeceği yönünde endişe yaratacak bir neden olmadığını söylüyor.
BBC Türkçe, 2011 yılında Bilgi Edinme Yasası kapsamında yapılan bir başvuru üzerine gizliliği kaldırılan ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine ulaştı. İlk kez kamuoyuna açıklanan bu belgeleri bugün, yarın ve Cuma olmak üzere üç gün boyunca haber dizisi halinde yayınlayacağız.
BBC Türkçe’nin ulaştığı belgeler arasında 12 Eylül 1980 ile 5 Kasım 1980 tarihleri arasında ABD’nin Ankara, İstanbul ve İzmir’deki diplomatik temsilciliklerinden Washington’daki Dışişleri Bakanlığı ile diğer ülkelerdeki temsilciliklerine gönderilmiş 10 adet yazışma yer alıyor.
İlk kez kamuoyuyla paylaşılan bu yazışmalardan biri gizlilik sıralamasında en yüksek ikinci derece olan “Gizli” ibaresini; yedi tanesi üçüncü gizlilik derecesi olan “Özel” ibaresini taşıyor. İki yazışma da kamuya açık bilgiler taşıdığı için “Tasnif Dışı” olarak sınıflandırılıyor.
Yazışmaların ilkinin tarihi 12 Eylül 1980 günü. Darbeden kısa bir süre sonra yazıldığı anlaşılan ve dönemin Ankara Büyükelçisi Spain imzasını taşıyan bu yazışma, “Gizli” ibaresine sahip. Dışişleri Bakanlığı’nın bu belgeyi paylaşmadan önce bazı kısımlarını çıkarttığı görülüyor.
“Ordunun (yönetime) el koymasının ardından ABD-Türkiye ilişkileri” başlıklı yazışmada Spain, darbenin hemen ertesinde şu değerlendirmeleri yapıyor:
“Mevcut askeri liderlerin tamamını iyi tanıyoruz ve özellikle de NATO üyeliği başta olmak üzere Türkiye’nin güvenlik ya da dış politikasında değişim yaşanacağı yönünde bir endişe taşımamıza da gerek yok.
“Buradaki esas mesele, bu çıkarları etkin ve hızlı bir şekilde yeniden tesis edilen demokratik ortamda da korumak olacak. Ancak bunun olmayacağına inanmak için de herhangi bir neden bulunmuyor.
“Bu ilk günlerde daha da önemli olan ise bizim kamuoyu önündeki tutumumuz. ABD devleti adına konuşan sözcülere, durumu yakından takip ettiklerini söylemelerini ve yorumlarını Türkiye’nin NATO üyeliği gibi dış politika yaklaşımlarında herhangi bir değişim görmeyi beklemedikleri yönündeki ifadelerle sınırlı tutmalarını öneriyoruz.”
Büyükelçi Spain’in kaleme aldığı yazışmanın askeri liderlerle ilgili değerlendirmeleri içeren paragrafının başlangıç kısmının ise belgelerin gizliliği kaldırılmadan önce ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından metinden çıkartıldığı görülüyor.
‘Türkiye’de yaşanan Latin Amerika cunta darbesi değil’
1970’lerin ortasında ABD’nin Ankara Maslahatgüzarlığı görevini yürüten Spain, 1979’un sonunda da büyükelçiliğe atandı. Spain’in görevi 1981 yılının yazında sona erdi.
Spain, 1984 yılında ‘American Diplomacy in Turkey’ (Türkiye’de ABD Diplomasisi) adında Türkiye’de görev yaptığı dönemi anlattığı bir kitap yazdı.
Spain’in darbe günü gönderdiği yazıda, Türkiye’de ordunun yönetime el koymasının diğer birçok demokratik ülkenin aksine “daha köklü ve daha kabul edilir” bir durum olduğu ifade ediliyor.
Yazışmada, “Kısacası, bu bir Latin Amerika cunta darbesi değil… El koymayla ilgili yapılan açıklamada da ifade edildiği gibi terör ve kamu düzeni alanında yaşanan son gelişmeler, her ne kadar gönülsüz de olsa Türk ordusu üzerinde harekete geçme baskısı yarattı” ifadeleri kullanılıyor ve şu değerlendirmeler yapılıyor:
“Hükümetlerle değil, devletlerle ilişki kurma temeline dayanan olağan politikamıza uygun olarak, bu durumda (askeri yönetimi) tanıma gibi bir sorunun ortaya çıkmadığını düşünüyorum.
“Bunun ötesinde, mevcut durumla ilgili ABD’nin iki önemli ulusal çıkarı söz konusu. Bunlardan ilki Türkiye’nin uzun vadede demokratik bir ülke olarak korunması. Diğeri de savunma ve ekonomik işbirliği anlaşmasının uygulanmaya devam etmesi de dahil olmak üzere güvenlik alanındaki ilişkilerimizin sürmesi.”
SEİA Nedir?
Spain’in yazışmasında bahsettiği Savunma ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması (SEİA), 29 Mart 1980 tarihinde imzalandı. Bu anlaşma ile NATO sorumlulukları kapsamında ABD’ye Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait bazı tesislerdeki ortak savunma önlemlerine katılma izni verilirken, ABD de Türkiye’nin kalkınma çalışmalarına “mali ve teknik yardım sağlamak için elinden gelen her türlü çabayı” gösterme taahhüdünde bulunuyor.
ABD Hesap Verilebilirlik Kurumu tarafından 1982 yılında hazırlanan bir raporda, SEİA anlaşmasıyla ABD’nin Türkiye’deki askeri tesislere erişiminin ambargo dönemi öncesindeki düzeylere döndüğü ve bu sayede “askeri tesislere, istihbarat tesislerine ve uzun menzilli bir navigasyon istasyona daha serbest şekilde erişmeye” başladığı belirtildi.
‘Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş’in gözaltısına tepki için bekleyelim’
ABD Büyükelçisi, gerek Milli Güvenlik Konseyi’nin (MGK) oluşumunu ve yayımladığı bildirileri gerekse de darbenin hukuki temelini inceledikten sonra daha detaylı bir yorum yapabilecek hale geleceklerini belirterek, 12 Eylül 1980 tarihli yazışmada şu ifadelere yer veriyor:
“Demokrasinin en hızlı ve mümkün olan en eksiksiz şekilde yeniden tesisinin sağlanması için çalışmalar yürüteceğiz. Ve yeni devlet yöneticilerini gereksiz yere küstürmediğimiz ve aşağılamadığımız sürece bu amacımızı gizlemeye de gerek görmüyoruz.
“(Örneğin; Demirel, Ecevit, Erbakan ve muhtemelen Türkeş’in gözaltına alınmaları konusunda tutumumuzun ne olması gerektiğine dair tavsiyede bulunmadan önce birkaç gün beklemek istiyorum.)
Dönemin Başbakanı ve Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel, ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı Bülent Ecevit ve azınlık hükümetine dışarıdan destek veren Milli Selamet Partisi’nin lideri Necmettin Erbakan, darbe gecesi gözaltına alındı. Demirel ve Ecevit eşleriyle birlikte Hamzaköy’e; Erbakan ise Uzunada’ya götürüldü.
Bu yazışmanın yapıldığı sırada ise azınlık hükümetine dışarıdan destek veren Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Genel Başkan Alparslan Türkeş ise aranıyordu. Darbe gecesi evinde bulunamadığı için gözaltına alınamayan Türkeş, 14 Eylül Pazar günü Ankara’da teslim oldu ve Uzunada’ya götürüldü.
Spain, yapılan ilk açıklamalarda demokrasiye dönüş vurgusunun yeterince güçlü olmadığını temas kurduğu kişilere aktardığını belirterek, şunları yazıyor:
“Ben halihazırda bir inisiyatif alarak, Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri olan ve aynı zamanda Milli Güvenlik Konseyi toplantılarına da katılan Büyükelçi (İlter) Türkmen’e, şu ana kadar sadece 1 numaralı (MGK) bildirisinde demokratik süreçle ilgili çok genel geçer bir ifade bulunduğunu ilettim.
“Türkmen, görüşlerimi hem (Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan) Evren hem de (MGK Genel Sekreteri Haydar) Saltık’a aktaracağını ve aynı zamanda bugün için NATO büyükelçileriyle planlanan toplantıda da demokrasinin yeniden tesisi konusunun üzerinde yoğun şekilde durulacağını söyledi.”
Yine aynı yazışmadan, 12 Eylül günü akşamüstü TSİ 15:00’te ordu komutasıyla NATO üyesi ülkelerin büyükelçileri arasında bir toplantının planlandığı da anlaşılıyor.
Spain, anılarını yazdığı “American Diplomacy in Turkey” kitabında da Evren’in aynı gün içerisinde öğlen saat 13:00’te bir kez daha televizyonların karşısına çıktığını ve bu kez demokrasiye dönüş meselesine daha çok vurgu yaptığını belirtiyor. Spain, bunda kendi önerisinin etkili olup olmadığını bilmediğini ancak yine de memnun olduğunu ifade ediyor.
Eski büyükelçi kitabında ayrıca, Türkmen’in de NATO büyükelçileriyle yapılan toplantıda bu konuya ağırlık verdiğinin altını çiziyor.
‘Dini görevlerini yerine getiren komutanların laik sisteme inancı ilginç’
ABD’nin diplomatik yazışmalarında, 12 Eylül darbesinin ardından Evren’in açıklamaları, MGK bildirilerini ve ulusal basında yer alan haberlerin yakından takip edildiği ve buradan derlenen bilgilerin, kendi kaynaklarından elde ettikleriyle harmanlanarak not halinde gönderildiği anlaşılıyor.
ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, Evren’in 16 Eylül 1980’de düzenlediği basın toplantısındaki açıklamalarının İngilizce tam metnini diplomatik yazışmalar arasında gönderdiği görülüyor. Bu yazışma, gizlilik derecesi “Tasnif Dışı” olan iki belgeden birisi.
Bu basın toplantısından birkaç gün sonra da Ankara’da görevli diplomatlardan Daniel Newberry tarafından kaleme alınan “Türk ordusunun (yönetime) el koyması – Geçmiş ve Beklentiler” başlıklı yazışmayla gelinen duruma dair kapsamlı bir değerlendirme yapıyor.
Newberry’nin 20 maddeden oluşan ve “Özel” ibaresi taşıyan değerlendirmesinde darbe öncesi Türkiye’deki durum, Evren’in açıklamaları ve MGK bildirilerinin ayrıntıları, ordunun dünya görüşü, dış politikaya yönelik beklentiler, ekonomi politikaları, eğitim reformu, siyasal sistemde beklenen değişiklikler ve demokrasiye geri dönüş konuları ele alınıyor.
Bu yazışmada da ağırlığın Spain’in de darbe sabahı gönderdiği notta vurguladığı üç konu olan ekonomik reform süreci, dış politikada devamlılık ve demokrasiye verildiği görülüyor.
Ordunun darbe planlarının eski Başbakan Nihat Erim ve bundan üç gün sonra da Türkiye’deki sendikal hareketin en önemli isimlerinden Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kurucusu Kemal Türkler’in öldürülmelerinin ardından Temmuz ayı ortasında “ciddiye bindiğinin artık daha net bir şekilde” görüldüğü belirtiliyor.
Erim, 19 Temmuz 1980 tarihinde İstanbul’un Dragos semtinde Dev-Sol tarafından düzenlenen bir suikast sonucu yaşamını yitirirken, Türkler de 22 Temmuz 1980’de evinin önünde bir ülkücü tarafından vurularak öldürüldü. Bu iki cinayet, 12 Eylül darbesi öncesindeki en önemli kilometre taşları arasında gösteriliyor.
Newberry de değerlendirmesinde darbenin hayata geçirilmesi kararında bu iki olayın önem taşıdığını belirterek, Evren ve diğer komutanların Türkiye’deki mezhepsel ve ideolojik farklılıkların dış güçler tarafından kullanılmasından kaygı duyduklarını aktarıyor:
“Evren her ne kadar doğrudan Sovyetler Birliği, Afganistan veya İran ile Libya’daki İslami uyanıştan bahsetmemiş olsa da, kendisinin ve diğer komutanların dış güçler tarafından yönetilen ya da dışarıdan ilham alan ideolojik grupların, devletin demokratik ve laik temellerini tehlikeli düzeyde zayıflattığına inandığını açık bir şekilde dile getirdi.
“Bazı askeri liderlerin dini görevlerini yerine getiren kişiler olduğu söylenirken, Kemalizm’in en güçlü ilkelerinden biri olan laik bir siyasal sisteme inançlarının tam olması da ilginç bir nokta.”
‘ABD çıkarlarıyla ilgili temaslar rahatlatıcı’
Yazışmayı kaleme alan Newberry, Türkiye’yi yakından tanıyan ABD’li diplomatlardan birisi. 1999 yılında yaşamını yitirmesinin ardından Washington Post gazetesi yayımladığı haberde Newberry’den “Türkiye konusunda otorite” olarak bahsediyor.
Newberry, 36 yıl süren diplomasi kariyerinde Türkiye’ye dört defa atandı ve Ankara, Adana ve İstanbul’da görev yaptı. 19 Eylül 1980 tarihli yazışmayı Ankara Büyükelçiliği’nde görevli olduğu sırada kaleme alan Newberry, bundan bir yıl sonra İstanbul Başkonsolosluğu’na atandı ve 1985 yılına kadar bu görevi sürdürdü.
Newberry’nin gönderdiği yazışmada, yeni yönetimde de devamlılığı olacak olan iki konu ekonomik sistem ve dış ilişkiler olarak tanımlanıyor ve askeri liderlerin 1980 yılının başlarında başlatılan ekonomik reform programını sürdürmeye kararlı oldukları vurgulanıyor.
Aynı yazışmada dış politika konusunda ise Newberry, “değişimin az olmasını ya da hiç olmamasını” beklediklerini dile getiriyor ve daha önce Spain’in yazışmasında da adı geçen Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri İlter Türkmen ile temasta olduklarını belirtiyor.
Yazışmada, “Büyükelçi’nin Türkmen ile kurduğu temaslar yapıcı ve ABD’nin çıkarları ile savunma alanındaki karşılıklı olağan işbirliğinin devamına yönelik rahatlatıcı oldu” ifadeleri kullanılıyor.
Ekonomi politikaları alanında ise Evren’in ekonomik reform programının devam edeceğini ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’yle (OECD) yapılan anlaşmaların süreceğini taahhüt ettiği ifade ediliyor.
24 Ocak Kararları nedir?
Newberry’nin atıfta bulunduğu ekonomik reformlar, Başbakan Demirel’in talimatıyla dönemin Başbakanlık Müsteşarı Turgut Özal tarafından hazırlanan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen programını ifade ediyor.
24 Ocak Kararları kapsamında yapılan bir dizi yapısal reformla serbest piyasa ekonomisine geçiş süreci başlatıldı.
Bu kararlar arasında devletin ekonomi içindeki payının azaltılması, yüzde 32 oranında devalüasyona gidilmesi, günlük döviz kuru uygulamasına geçilmesi, bazı sektörlerde sübvansiyonların kaldırılması ve dış ticaretin serbestleştirilmesi de yer alıyor.
İş dünyası bu kararları Türk ekonomisinin liberalleşmesi yönünde yapılmış çok önemli bir hamle olarak nitelendirmiş ve memnuniyetle karşılamıştı. Ancak özellikle sol kesim, bu kararların işçi sınıfı üzerindeki baskıları artıracağı ve haklarını azaltacağı için karşı çıkmıştı.
12 Eylül darbesini düzenleyenler tarafından hiçbir zaman kabul edilmemiş olsa da bu darbenin yapılmış olma nedenleri arasında iş dünyası ve ABD’nin de desteğiyle 24 Ocak kararlarının uygulanmasının bulunduğunu da öne sürenler bulunuyor.
‘Demokrasiye dönüşün hızını belirleyecek iki unsur var’
Newberry tarafından kaleme alınan yazışmada değinilen bir diğer önemli konu da darbenin ardından Türkiye’nin demokrasiye ne zaman geri döneceği konusu. Yazışmaya göre, iktidarın seçilmiş, sivil bir hükümete devredilmesini belirleyecek olan iki unsur bulunuyor:
“1) Terörün kökünü kazıma konusunda sağlanacak ilerleme. (Terör) azalmış durumda ancak bitmiş değil.
“2) Şu ana kadar kendi içinde sert şekilde bölünmüş görünen sivil elitlerin ordu ile ne ölçüde işbirliği yapacağı.
“İktidarın devredilmesiyle ilgili en makul tahmin en az bir yıl. Ancak daha da uzun sürmesi muhtemel.”
Newberry, Türkiye’nin “demokratik, laik ve Batı yanlısı bir ülke olarak korunması” amacıyla siyasal sisteminde “kapsamlı değişiklikler yapmayı planladığını” belirtiyor.
Newberry, “Parlamenter sistem korunacak ancak birçok kişi yeni sistemin mimarlarına cumhurbaşkanlığı makamını güçlendirme çağrısı yapıyor.
Ülkenin bölünmesine neden olan radikal siyasetçilerin önü kesilecek. Revize edilen sistemde, genel olarak, sınırsız bireysel özgürlükler yerine, devletin bütünlüğü ve devlet kurumlarının işlevselliğine daha fazla önem verilecek” diyor.
‘Yeni kabinede muhafazakar olarak bilinen yetenekli isimler var’
Türkiye’de görevli ABD’li diplomatların, 12 Eylül darbesinin ardından gelen tutuklamaları ve yapılan atamaları da yakından takip ettiği görülüyor.
22 Eylül 1980 tarihini taşıyan “Özel” ibareli bir yazışmada, Bülend Ulusu başbakanlığında kurulan yeni kabineye dair değerlendirmeler yer alıyor. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nde görevli Arnold Schifferdecker imzalı yazışma, “Türkiye’nin yeni kabinesi” başlığını taşıyor.
Kabinedeki isimlerin seçiminde “deneyimin” önemli bir kıstas olarak göründüğünün belirtildiği yazışmada, “Yeni kabine, genel olarak muhafazakar olarak bilinen ve Türk halkının aşina olduğu bir grup yetenekli isimden oluşuyor. Az sayıda bilinmeyen isim var ve aralarında tartışmalı isim de bulunmuyor” deniliyor.
Yazışmada, kabinede ekonomi, dışişleri ve savunma bakanlıklarına yapılan atamaların, askeri yönetimin ekonomi ve dış politikada mevcut politikaları sürdüreceğinin bir teyidi olarak yorumlanıyor.
Başbakan Yardımcılığı görevine getirilen Özal’ın 24 Ocak Kararları ile başlayan ekonomik reform sürecinde “yetkili kişi” haline geldiği ifade edilirken, Dışişleri Bakanlığı’na getirilen Türkmen ve Savunma Bakanlığı’na atanan Haluk Bayülken de “yüzü güçlü şekilde Batı’ya dönük isimler” olarak tanımlanıyor.
Schifferdecker, kabineyle ilgili şu değerlendirmeleri yapıyor:
“İki başbakan yardımcısı, üç devlet bakanı ve 21 bakan ile Ulusu’nun kabinesinin büyüklüğü de Demirel’inkine yakın. Ancak, bu iki kabine arasında bazı ciddi farklılıklar bulunuyor.
“Kabineyi oluşturan adamlar -hiç kadın yok- yetenekli, tartışma yaratmayacak ve kendilerine teslim edilen konularda deneyimli isimler olarak biliniyor.
“Olağan bir kabineye kıyasla çok daha fazlası bir ya da birden fazla yabancı dil biliyor ve hem mevcut hem de eski büyükelçilik çalışanları birçoğunu yakından tanıyor.”
‘Kaç milletvekilinin gözaltına alındığına dair güvenilir bilgi yok’
Darbeden bir hafta sonra, 19 Eylül 1980 tarihinde Ankara Büyükelçiliği’nden “Özel” ibaresiyle gönderilen bir yazıda, gözaltına alınan eski milletvekillerinin listesi yer alıyor.
Thomas Martin imzalı yazışmada, Genelkurmay tarafından yapılan açıklamaya göre, 50 milletvekilinin gözaltına alındığı belirtiliyor. Bu kişilerin 25’inin CHP, 11’inin MHP, 7’sinin AP, 5’inin MSP ve 2’sinin bağımsız milletvekili olduğu ve aralarında iki de senatörün bulunduğu ifade ediliyor.
Yazışmada gözaltına alınan CHP’li vekillerin “birçoğu (CHP içindeki sol kanadın önemli temsilcilerinden İzmir Milletvekili) Süleyman Genç ve benzer şekilde DİSK gibi radikal sol örgütler ile solcu terör örgütleriyle bağlantısı bulunan solcu isimler” olduğu öne sürülüyor.
Tutuklanan AP’li vekillerin çoğunun ise Kürt bölgelerinden seçilenler olduğu vurgulanıyor ve şu ifadelere yer veriliyor:
“Ordu, bu açıklamayı muhtemelen çok daha fazla sayıda insanın tutuklandığı yönündeki söylentilerin giderilmesi için yapmak durumunda kaldı. Şu ana kadar kaç kişinin yargılandığı ya da yargılanacağına dair güvenilir bir bilgi bulunmuyor.
“Bazı Büyükelçilik kaynakları, gözaltına alınan 50 civarındaki kişinin son olmayabileceğini söylüyor. CHP’nin bazı diğer milletvekilleri içinde yakalama kararı çıkartıldığı yönünde duyumlar aldık.”
12 Eylül 1980’de ne oldu?
TSK, cumhurbaşkanının parlamentoda uzlaşma sağlanamaması nedeniyle aylarca seçilememesi, yaşanan hükümet istikrarsızlığı, ağır ekonomik sorunlar ve yoğun iç çatışmaları gerekçe göstererek 12 Eylül 1980 Cuma günü sabah saat 03:00’te yönetime el koydu.
Ülkenin yönetimi darbeyle birlikte kurulan Milli Güvenlik Konseyi’ne (MGK) devredildi. MGK’nın yayımladığı ilk bildiride, darbenin ordunun “İç Hizmet Kanunu’nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma görevini” yerine getirmek adına “emir-komuta zinciri” içinde gerçekleştirildiği belirtildi.
MGK’nın başkanlığına Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren getirildi.
Konsey’de yer alan diğer isimler de Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komitanı Oramiral Nejat Tümer, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun oldu.
Konsey’in genel sekreterliği görevini de Orgeneral Haydar Saltık yürütüyordu.
Darbe olduğunda iktidarda Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı Süleyman Demirel başbakanlığındaki azınlık hükümeti bulunuyordu. Bu azınlık hükümetine Necmettin Erbakan önderliğindeki Milliyetçi Selamet Partisi (MSP) ve Alparslan Türkeş’in lideri olduğu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) dışarıdan destek veriyordu. Ana muhalefette ise genel başkanlığını Bülent Ecevit’in yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) vardı.
Darbenin ardından birçok siyasi parti, sendika ve dernek kapatıldı, yeni bir anayasa hazırlandı, birçok isme siyaset yasağı getirildi ve parlamenter sistemde önemli değişiklikler yapıldı. Darbenin ardından yaklaşık üç yıl sonra, 6 Kasım 1983 genel seçimleriyle demokrasinin yeniden tesisi süreci de başladı.
Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı resmi verilere göre, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından toplam 650 bin kişi gözaltına alındı ve 52 bini de tutuklandı. Fişlenen kişi sayısı da 1 milyon 680 bin, vatandaşlıktan çıkartılanların sayısı da 14 bin.
Sıkıyönetim mahkemelerinde 210 bin dava açıldı ve toplamda 230 bin kişi farklı suçlardan yargılandı. Bunların 7 bini hakkında idam cezası istendi.
Bu dönemde, 14 kişi cezaevlerindeki açlık grevleri nedeniyle, 171 kişi sorguda ve uğradığı işkence sonucu ve 49 kişi de idam edilerek yaşamını yitirdi.
Ancak sivil toplum kuruluşları, gerçekten çok daha fazla kişinin darbeden etkilenmiş olabileceğini söylüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’nin İstanbul Başkonsolosu Robert Houghton, 12 Eylül 1980’deki askeri darbeden iki hafta sonra yolladığı gizli diplomatik notta iş dünyasınnda birçok kişinin “terör ve belirsizlik ortamının” geçmiş olmasından dolayı “neredeyse havalara uçtuğunu” yazıyor.
BBC Türkçe, 2011 yılında Bilgi Edinme Yasası kapsamında yapılan bir başvuru üzerine gizliliği kaldırılan ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine ulaştı ve bunları üç parçalık bir seri halinde yayımladı.
BBC Türkçe’nin ulaştığı belgeler arasında 12 Eylül 1980 ile 5 Kasım 1980 tarihleri arasında ABD’nin Ankara, İstanbul ve İzmir’deki diplomatik temsilciliklerinden Washington’daki Dışişleri Bakanlığı ile diğer ülkelerdeki temsilciliklerine gönderilmiş 10 adet yazışma yer alıyor.
Yazışmalarda, Ankara’daki diplomatlar yeni yönetim tarafından benimsenecek yaklaşımların ayrıntılarına odaklanırken, İstanbul ve İzmir’in ise iş dünyası, akademi ve basın gibi toplumun farklı kesimlerinin nabzını tuttuğu görülüyor.
Dönemin İstanbul Başkonsolosu Houghton, 27 Eylül 1980 tarihinde Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği “Özel” ibareli yazışmada, görüştükleri kişilerin genel olarak darbeyi onaylar bir tavır içinde olduğunu ve şiddet olaylarında kaydadeğer bir azalma görüldüğünü belirtiyor.
Houghton, “Ordunun (yönetimi) ele almasının ardından İstanbul daha rahatlamış ve daha mutlu” başlıklı yazıda, iş dünyasının bundan sonra ekonominin iyiye gitmesini beklediğine işaret ediyor.
‘Erol Sabancı’nın anlattığı olay geçmişte neler yaşandığını gösteriyor’
Yazışmaya göre, iş dünyasının darbe ile ilgili değerlendirmeleri şöyle:
“İş adamlarını çoğu neredeyse havalara uçuyor. Bu havaya uçma halinin nedenini geçmişteki terör olaylarının sonlanması ve belirsizliğin ortadan kalkması kadar geleceğe yönelik vaat edici bir ortamın ortaya çıkması da oluşturuyor.
“İş adamları için grev, iş yavaşlatma, terör tehditleri, döviz ve emtia sıkıntısı gibi durumlar gündelik hale gelmişti.
” Hacı Ömer Sabancı Holding’den Erol Sabancı’nın kısa bir süre önce bize anlattığı bir olay, geçmişte neler yaşadıklarını ve ordunun yönetimi ele almasından önce hükümetin ne kadar felç halinde olduğunu gösteriyor.
” Adana yakınlarındaki fabrikalarından birinde radikal solcular, genel müdürün odasındaki Atatürk portresinin altına ‘Kapitalizmin Uşağı’ yazılı bir pankart asmışlar. Bu pankart, yönetim kademesindeki hemen herkes, çalışanların büyük çoğunluğu, kolluk kuvvetleri gibi birçok kişi için hakaret niteliği taşıyor olmasına karşın hiç kimse bu pankartı kaldıramamış.
“Yöneticiler, radikal işçi liderlerinden tepki görmekten -hatta öldürülmekten- korkuyorlarmış, işçiler radikal liderleri tarafından sindirilmiş. Kolluk kuvvetleri de harekete geçerlerse Ankara’dan destek alıp alamayacaklarından emin olamıyormuş. 12 Eylül gününe kadar hiçbir şey yapılamamış ve o gün bu pankart kaldırılmış.
“(İş insanları) kendilerini artık -belki de biraz fazla emin bir şekilde- çok daha güvende hissediyorlar ve yalnızca grevdeki çalışanlarının fabrikaya geri dönmesinden değil, döndükten sonra iş yapmaya başlamış olmasından dolayı da rahatlamış durumdalar.
“İş dünyasından irtibat kurduğumuz kişilere göre, tüm fabrikalar çalışıyor ve üretim düzeylerinin de artacağı konusunda iyimserler.”
Houghton, iş dünyasının özellikle Turgut Özal’ın başbakan yardımcısı olarak atanmasından büyük memnuniyet duyduğunu belirtiyor.
Darbeyle devrilen hükümetin Başbakanı Süleyman Demirel döneminde Başbakanlık Müsteşarı olan Özal, aynı zamanda 24 Ocak 1980’de açıklanan ve Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisine geçişinin en önemli hamleleri arasında gösterilen kararların da mimarı.
Sol kesim ve sendikalar ise bu kararların işçi haklarına önemli zarar verdiğini savunuyor.
‘İnsanlar artık daha disiplinli, daha çok insan kırmızıda duruyor’
Houghton, aynı yazışmada, İstanbul’daki komuta kademesinin “normale dönüş” ilkesini benimsemiş gibi göründüğünü belirterek, sokaklardaki tankların çekildiğine ve asker sayısının azaldığına dikkat çekiyor.
Houghton, dönemin İstanbul Sıkıyönetim Komutanı OrgeneralNecdet Üruğ’u “makul, sert ve etkin bir yönetici ve lider” olarak tanımlıyor.
O dönemde Beyoğlu’nda bulunan İstanbul Başkonsolosluğu civarında şiddet olaylarının ve çatışmaların da azaldığına dikkat çeken Houghton, şu izlenimleri paylaşıyor:
“İstanbul’daki insanlar, artık geçmişe kıyasla çok daha disiplinli davranıyor. Halen çoğunluk olmasa da daha fazla kişi kırmızı ışıkta duruyor.
“Ayrıca insanların genel görünümü de iyileşmiş gibi görünüyor. Cunta öncesi döneme kıyasla, daha fazla insan artık İstiklal Caddesi’nde yürürken pahalı görünen paltolar giymeye ve hatta mücevher takmaya başladı.”
‘Gördüğümüz en ciddi hoşnutsuzluk iki solcu öğrenciden’
Houghton, karşılaştıkları en ciddi hoşnutsuzluk ifadesinin ise “şaşırtıcı olmayacak” şekilde iki solcu öğrenciden geldiğini aktarıyor.
Houghton, görüştükleri öğrencilerin İstanbul ÜniversitesiHukuk Fakültesi’nde eğitim gördüklerini ve Türkiye Komünist Partisi tarafından 1970’lerde kurulan İlerici Gençler Derneği’ne (İGD) üye olduklarını söylüyor.
İki öğrencinin, Türkiye’nin artık “ABD’nin tam kontrolü altına girdiğini ve faşist bir devlete dönüştüğünü” söylediklerini aktarıyor ve şöyle devam ediyor:
“Askeri müdahaleyi onaylayanlar arasından ise duyduğumuz tek çekince İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu başkanından geldi.
“Kabinede birkaç bakan kalması ve diğer bakanlıkların da daimi müsteşarlıklara dönüştürülmesi gerektiğini öne sürdü. Ayrıca, kurulan kabinedeki dört bakanın daha önce (eski Başbakan Nihat) Erim’in hükümetinde de görev yaptığını ancak çok da başarılı olamadıklarını söyledi.”
Darbenin ABD Başkonsolosluğu’nu, şirketleri ve kurumlarının gündelik faaliyetlerini hiçbir şekilde etkilemediğini belirten Houghton, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ABD’ye yapılan vize taleplerinin arttığını ancak olağan seyrin üzerine çıkan kaydadeğer bir sıçrama görülmediğini de not düşüyor.
‘Darbe İstanbullular için tam ve hoş bir sürpriz oldu’
Houghton imzasıyla gönderilen bir diğer yazışma da 15 Eylül 1980 tarihini taşıyor.
“Türkiye’deki askeri darbenin ardından İstanbul’da durum sakin” başlığıyla gönderilen, gizlilik düzeyi “Özel” olarak belirlenen bu belgede, darbenin ilk üç gününe dair izlenimlere yer veriliyor.
Darbenin İstanbul’da yaşayanların büyük çoğunluğu için “tam ve hoş bir sürpriz” olduğunu belirten Houghton, birçok kişinin askeri yönetimin ülkeyi içinde bulunduğu zor dönemden çıkarmasını umduğunu ifade ediyor:
“12 Eylül Cuma sabahı, bu şehirde yaşayan 5,5 milyon kişi Ankara’da kurulan Milli Güvenlik Konseyi’nin yayımladığı bildirileri radyodan dinledi ve sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duydu.
“Sabahın ilk saatlerinde tek tük duyulan silah seslerinin dışında genel olarak sakin geçti. İstanbul Boğazı’ndan az sayıda yabancı gemi geçiş yapmış olsa da hiçbir sivil, yerli gemi geçmedi.
“Çevreyolunda çoğu kamyon, otobüs ve polis arabası olmak üzere az sayıda araç vardı ve dükkanların tamamı kapalıydı. Mahallelerden aralıklarla geçen kamyonlar ekmek satışı yapıyordu.
“Askerler, birkaç küçük çocuk ve evine dönmeye çalışanlar haricinde herkesi evinde tutmayı başardı. Su elektrik ve telefon hizmetleri normal şekilde devam etti.”
’14 Eylül itibariyle hayat normale dönüyor gibi’
Houghton, sokağa çıkma yasağının kaldırılmasının ardından görüştükleri Türklerin “neredeyse tamamının” darbeden memnuniyet duyduğunu ancak birkaç aydının ülkedeki demokrasinin başarısızlığa uğramış olmasından dolayı duydukları üzüntüyü dile getirdiğini belirtiyor:
” Cumartesi sabah saat 10:00’da askerler, İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Cumhuriyet Halk Partisi ve Adalet Partisi merkez binalarına girdi ve parti amblemlerini sökmeye başladı.
“14 Eylül Pazar günü İstanbulluların Boğaz kenarında yürüyüşe çıktığı ve kafelerin büyük bir bölümünün de neredeyse dolu olduğu görüldü. Trafik normalden daha azdı.
“Boğaz’da gezen eğlence teknelerinin sayısı azalmıştı ancak yine de hayat genel olarak normale dönüyor gibi duruyor.”
İstanbul’da darbeyle birlikte uygulamaya konulan sokağa çıkma yasağı 13 Eylül Cumartesi günü saat 08:00 itibarıyla kaldırıldı. Otobüs ve gemi seferleri yeniden yapılmaya başlarken, bir günlüğüne durdurulan ülkeye giriş-çıkışlara da yeniden izin verildi.
İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı, gece saat 00:00 ile 05:00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı uygulanacağını açıkladı.
Houghton, bu yasağın gece hayatı üzerinde bir miktar olumsuz etki yaratabileceğini ancak zaten yaşanan şiddet olaylarından dolayı insanların bir süredir gece çıkmamayı tercih ettiklerini belirtiyor.
“Ekonominin çarı” olarak tanımladığı Özal’ın yeni kabinede görevinde kalacak gibi görünmesinden iş dünyasının büyük mutluluk duyduğunu belirten Houghton, ailelerin ise darbenin lideri Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’in eğitimle ilgili yaptığı vaatlerden dolayı mutlu olduklarını ifade ediyor.
Yazışmada, “Halk, askeri yönetimin iktidarda kalmasını ne bekliyor ne de istiyor. Halkın isteği, askeri yönetimin güçlü bir sivil hükümetin ülkeyi yönetmesini sağlayacak kurumsal ve siyasi çerçeveyi oluşturması” yorumu yapılıyor.
‘En büyük muhalefet aydınlar ve sendikacılardan’
Darbe sonrası izlenimlere dair bir diğer yazışma da 2 Ekim 1980 tarihli.
“Gizli” ibareli İzmir’den yapılan bu yazışma, “Ordunun (yönetime) el koymasına İzmir’den başka tepkiler” başlığını taşıyor.
Yazışmanın kim tarafından kaleme alındığı belirtilmiyor. Ancak içinde Başkonsolos Houghton’ın İzmir’de yaptığı temaslarla ilgili ayrıntılara yer veriliyor.
Yazışmada, darbeyle ilgili İzmir’deki genel havanın da olumlu olduğu ve ordunun müdahalesine yönelik en büyük muhalefetin bazı aydınlar ve aralarında Türk-İş üyelerinin bulunduğu faal sendikacılardan geldiği ifade ediliyor.
Başkonsolos Houghton’ın, 24 Eylül’de “uzun zamandır birbiriyle arkadaş olan ve kendilerini ortanın solunda olarak tanımlayan” bir grup sanatçı, müzisyen, oyun yazarı, oyuncu ve basın mensubu ile bir araya geldiği belirtiliyor.
Bu görüşmelerde, hava “genel anlamda karamsar” olarak tanımlanıyor ve ordunun bundan sonra yönetimi bir daha bırakmayacağına dair endişelerin dile getirildiği ifade ediliyor:
“Sıkıyönetim kanununda yapılan değişikliklerle MGK’nın (Milli Güvenlik Konseyi) kendi yetkilerini artırması, basına uygulanan sansür, devlet memurlarını ihraç yetkisi ve arama, gözaltı ile tutuklamayla ilgili kuralların esnetilmesi, gücü kötüye kullanabilecekleri kaygısı yaratıyor.
“Her ne kadar temas kurduğumuz kişiler henüz böyle bir durumun olmadığını kabul etseler de, bir aşamada yaşanacağından emin görünüyorlar.”
‘Sorgularda işkence yapıldığından eminler’
Yazışmada, Başkonsolos Houghton’ın bir araya geldiği kişilerin tutuklananlara sorgu sırasında işkence yapıldığını iddia ettikleri belirtiliyor:
“Konuştuğumuz kişilerin elinde gözaltı ve tutuklamalara dair sayılar vardı ancak bu sayılar biraz abartılı görünüyor. Ayrıca, sorgularda bilgi almak için kesinlikle işkence yapıldığını da öne sürüyorlar.
“Özellikle sendika üyelerinin başına gelenlerden endişe ediyorlar ve bu kişilerin ‘acımasız sorgulardan’ geçirilerek fiziksel zarar görmelerinden korkuyorlar.
“Ayrıca, işçi örgütlerinin ve diğer muhalif grupların artık yer altına inmelerini ve geçmişe kıyasla çok daha geniş ölçekte şiddete başvurmalarını bekliyorlar.
“Sol kesimin sağcılardan daha fazla cezalandırıldığına dair kaygıları da mevcut.
İçlerinden birkaç kişi, ileride Milli Güvenlik Konseyi’nin üyelerinin Türkiye’ye faşizmi getiren insanlar olarak hatırlanacağını söyledi. Ancak bu iddiaya içlerinden bazıları itiraz etti.”
‘Askeri yetkililerin işleri düzelttikleri açıklamaları biraz safça’
ABD’li bir heyet, bu görüşmenin ertesi günü bu kez “daha yoksul gecekondu mahallelerini” ziyaret ediyor.
Bu ziyarette elde edilen izlenimlerin diğer görüşmelere kıyasla çok daha farklı olduğu not düşülüyor.
Yazışmada, “Bu ziyaret sırasında, esnaf, çay ocağı sahibi gibi karşılaştığımız herkes, 12 Eylül darbesi nedeniyle rahatladıklarını söylüyor. Darbeden önce şiddet olayı yaşanmadan gün geçmediğini söylediler” ifadeleri kullanılıyor.
ABD’li heyetin yine İzmir’de görüştüğü kişiler arasında iş dünyasının temsilcileri de var.
Yazışmada, iş dünyasının bazı temsilcilerinin “sorumsuz politikacılar” nedeniyle darbeden başka seçenek kalmadığını söyledikleri ve demokrasinin işleyememiş olmasından dolayı duydukları üzüntüyü dile getirdikleri belirtiliyor.
Yazışmada, aynı görüşmede bazı üst düzey askeri yetkililerin de bulunduğu aktarılıyor.
“Askeri yetkililerin artık ordunun yönetimi ele aldığı ve ‘işleri düzelttiği’ için endişe duyulmaması gerektiği ve teröristlerin de kaçtığı yönündeki sözleri biraz safça görünüyor. Ancak ortamda tartışma çıkmaması için sarf edilmiş olması da muhtemel” ifadelerine yer veriliyor.
‘Sıkıyönetim komutanı isteksizce müdahale ettiklerini söyledi’
Yazışmada, Ege Bölge ve Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Süreyya Yüksel ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Korgeneral Muammer İnal ile yapılmış görüşmelerin ayrıntıları da yer alıyor:
“30 Eylül’de Orgeneral Süreyya Yüksel’in sıkıyönetim komutanlığına atanmasından dolayı bir tebrik telefonu açtım. Normalde 20 dakika civarı süren görüşmelerimiz, bu kez bir saati buldu.
“Görüşmenin ana mesajı, ordunun çok isteksiz bir şekilde müdahale ettiği ve en kısa zamanda ülkenin yönetimini yeniden sivillere bırakmayı istedikleri yönündeydi.
“Milli Güvenlik Konseyi’nin üyelerinin tamamının kendisinin çok yakın arkadaşları olduğunu ve hiçbirinin siyasi gücü elinde tutmak istemediğini söyledi.
“Görüşmede, ‘amatörler’ olarak nitelendirdiği ve yönetme konusunda deneyimsiz, esas odaklarının Demokrat Parti üyelerinden intikam almak olduğunu söylediği 27 Mayıs 1960 darbesinin liderlerinden faklı olarak, bu yeni komuta kademesinin en kısa sürede siyasal partilerin hayata dönmelerini sağlayacak şekilde düzeni sağlamak ve gerekli ‘ayarlamaları’ yapmak istediğini ifade etti.”
12 Eylül 1980’de ne oldu?
TSK, cumhurbaşkanının parlamentoda uzlaşma sağlanamaması nedeniyle aylarca seçilememesi, yaşanan hükümet istikrarsızlığı, ağır ekonomik sorunlar ve yoğun iç çatışmaları gerekçe göstererek 12 Eylül 1980 Cuma günü sabah saat 03:00’te yönetime el koydu.
Ülkenin yönetimi darbeyle birlikte kurulan Milli Güvenlik Konseyi’ne (MGK) devredildi.
MGK’nın yayımladığı ilk bildiride, darbenin ordunun “İç Hizmet Kanunu’nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma görevini” yerine getirmek adına “emir-komuta zinciri” içinde gerçekleştirildiği belirtildi.
MGK’nın başkanlığına Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren getirildi.
Konsey’de yer alan diğer isimler de Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komitanı Oramiral Nejat Tümer, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun oldu.
Konsey’in genel sekreterliği görevini de Orgeneral Haydar Saltık yürütüyordu.
Darbe olduğunda iktidarda Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı Süleyman Demirel başbakanlığındaki azınlık hükümeti bulunuyordu.
Bu azınlık hükümetine Necmettin Erbakan önderliğindeki Milliyetçi Selamet Partisi (MSP) ve Alparslan Türkeş’in lideri olduğu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) dışarıdan destek veriyordu.
Ana muhalefette ise genel başkanlığını Bülent Ecevit’in yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) vardı.
Darbenin ardından birçok siyasi parti, sendika ve dernek kapatıldı, yeni bir anayasa hazırlandı, birçok isme siyaset yasağı getirildi ve parlamenter sistemde önemli değişiklikler yapıldı. Darbenin ardından yaklaşık üç yıl sonra, 6 Kasım 1983 genel seçimleriyle demokrasinin yeniden tesisi süreci de başladı.
Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı resmi verilere göre, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından toplam 650 bin kişi gözaltına alındı ve 52 bini de tutuklandı. Fişlenen kişi sayısı da 1 milyon 680 bin, vatandaşlıktan çıkartılanların sayısı da 14 bin.
Sıkıyönetim mahkemelerinde 210 bin dava açıldı ve toplamda 230 bin kişi farklı suçlardan yargılandı. Bunların 7 bini hakkında idam cezası istendi.
Bu dönemde, 14 kişi cezaevlerindeki açlık grevleri nedeniyle, 171 kişi sorguda ve uğradığı işkence sonucu ve 49 kişi de idam edilerek yaşamını yitirdi.
Ancak sivil toplum kuruluşları, gerçekten çok daha fazla kişinin darbeden etkilenmiş olabileceğini söylüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyonlarından Washington’a yapılan yazışmalarda gündeme getirilen en önemli konular arasında güvenlik durumu ve şiddet olaylarının seyri yer alıyor.
Darbenin hemen ardından ABD’li diplomatlar, özellikle sol örgütlerin yeraltına inip, güç topladıktan sonra tekrar eylemlerine başlayacağı yönünde kaygı taşıdığı görülüyor.
Bununla birlikte, 5 Kasım 1980 tarihinde Ankara Büyükelçiliği’nin gönderdiği bir yazışmada, darbenin ardından şiddet olaylarında kayda değer bir azalma olduğu ancak bazı sol grupların askeri müdahaleden ABD’yi sorumlu tutmasından dolayı kendilerine yönelik tehdidin ciddiyetini koruduğu belirtiliyor.
BBC Türkçe, 2011 yılında Bilgi Edinme Yasası kapsamında yapılan bir başvuru üzerine gizliliği kaldırılan ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine ulaştı.
İlk kez kamuoyuna açıklanan bu belgelerle ilgili haberlerin ilki 12 Eylül darbesinin 38’inci yıldönümü olan Çarşamba, ikincisi ise dün yayımlandı. Bugünkü haber üç günlük boyunca haber dizisinin de son haberi.
BBC Türkçe’nin ulaştığı belgeler arasında 12 Eylül 1980 ile 5 Kasım 1980 tarihleri arasında ABD’nin Ankara, İstanbul ve İzmir’deki diplomatik temsilciliklerinden Washington’daki Dışişleri Bakanlığı ile diğer ülkelerdeki temsilciliklerine gönderilmiş 10 adet yazışma yer alıyor.
İlk kez kamuoyuyla paylaşılan bu yazışmalardan biri gizlilik sıralamasında en yüksek ikinci derece olan “Gizli” ibaresini; yedi tanesi üçüncü gizlilik derecesi olan “Özel” ibaresini taşıyor. İki yazışma da kamuya açık bilgiler taşıdığı için “Tasnif Dışı” olarak sınıflandırılıyor.
‘Güvenlik güçleri aktif durumda ve çok sayıda kişi gözaltında’
“12 Eylül’den bu yana Türkiye’deki iç güvenlik durumu iyileşti” başlıklı 5 Kasım 1980 tarihli “Özel” ibareli yazışma, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden Daniel Newberry’nin imzasını taşıyor.
Newberry, bu yazışmada Türkiye’de güvenlik durumunun kaydadeğer ölçüde iyileştiğine dikkat çekiyor:
“Güvenlik güçleri geçmişe kıyasla çok daha aktif durumdalar ve terörist olduğundan kuşkulanılan çok sayıda kişi sorgulanmak üzere gözaltına alındı.
“MGK Genel Sekreteri Haydar Saltık, yabancı gazetecilere düzenlediği basın toplantısında, 12 Eylül’den bu yana güvenlik güçleri tarafından yaklaşık 11 bin 500 kişinin gözaltına alındığını söyledi. Bu kişilerden 6 bin 900’ü tutuklanırken, 3 bin 900’ünün gözaltındaki işlemleri devam ediyor ve 746 hakkında da çeşitli suçlardan hüküm verildi.
“Ayrıca çıkarılan af yasasının ardından geçen üç hafta içinde 160 bin ruhsatsız silahın da teslim edildiğini not etmekte fayda var.”
Türkiye’de 1970’li yılların sonunda şiddetlenen iç çatışma, ordunun da darbe için öne sürdüğü gerekçeler arasında yer alıyor.
Darbeden 10 gün önce, 2 Eylül 1980 tarihinde Milliyet gazetesinde yer alan bir haberde, son aylarda günde ortalama 10 kişinin “terör olayları nedeniyle” hayatını kaybettiği bildirildi. Haberde, Milliyet İstihbarat Servisi’nin yaptığı araştırmaya göre, Ocak ile Eylül 1980 arasındaki dokuz aylık dönemde 1.606 kişinin yaşamını yitirdiği ifade edildi.
Bu dönemde, Ağustos, 347 can kaybıyla en kanlı ay oldu. Gazetede yayımlanan tabloda, Mayıs ve Haziran aylarında can kaybı sayısının 200’e yaklaştığı ve Temmuz ayında da 300’ün üzerine çıktığı bilgisine yer verildi.
Milliyet’te Kasım başında yayımlanan bir başka haberde de, 12 Eylül’den sonra “terör olayları nedeniyle” yaşamını yitiren kişi sayısının 67 olduğu ve bunlardan 42’sinin yasa dışı örgüt üyesi olduğunun iddia edildiği belirtildi.
‘Gazeteler sıkıyönetim komutanlıklarından verilenleri haber yapıyor’
Ancak Newberry, çatışmalarla ilgili verilen rakamların güvenilir olmayabileceği uyarısını yapıyor. Yazışmada, 12 Eylül’den bu yana gazetelerin özellikle de sıkıyönetim komutanlıklarının görev alanına girebilecek konularda “emin olmadıkları şeyleri yazmadıkları” ve yapılan haberlerin de sıkıyönetim komutanlıkları tarafından servis edilen malzemelerin kullanıldığı vurgulanıyor.
Newberry, “Eldeki verilere yönelik kuşkularımıza rağmen, Büyükelçilik 12 Eylül’den sonra Türkiye genelinde iç güvenlik ortamının ciddi şekilde iyileştiğini düşünüyor. Bu düşünce diğer yabancı ve Türkler tarafından da destekleniyor” yorumu yapıyor ve şöyle devam ediyor:
“Şu aşamada genel terör tehdidi bir şekilde azalmış gibi görünse de, Türkiye’de görev yapan Amerikalılara yönelik tehdit ciddiyetini koruyor.
“Türkiye Komünist Partisi’nin radyo yayınlarında 12 Eylül ‘Amerikan yapımı darbe’ olarak tanımlanıyor ve Türklere çok sert şekilde karşılık verme çağrısı yapıyor.
“12 Eylül’den bu yana ülke genelinde ABD karşıtı birkaç olay yaşanırken, bunlar Amerikalı olarak tanımlanan binaların önüne bomba bırakılmasıyla sınırlı kaldı. ABD’li personele yönelik herhangi bir terör saldırısı yaşanmadı.
“Bununla birlikte, Türkiye’deki teröristler, zaman geçtikçe ve mevcut yönetim altında yaşamaya alıştıkça daha da cesur hale gelebilirler. Bu durumda hem Türklere hem de Amerikalara yönelik tehdit de artar.”
‘Orgeneral Yüksel, kökü kazınmasa da kontrol altına alınabileceğini düşünüyor’
Yazışmada, 12 Eylül öncesinde yaşanan siyasi şiddet olayları “kendine özgü” olarak tanımlanıyor ve onlarca küçük silahlı grubun yanı sıra bu grupların eylemlerine katılan ya da destek veren binlerce kişi olduğu belirtiliyor.
Ancak ABD’li diplomatların görüştüğü askeri yetkililer ise şiddet olaylarına başvuranları “azınlık” olarak tanımlıyor.
Bu isimlerden birisi de Ege Ordu ve Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Süreyya Yüksel.
İzmir Konsolosluğu’ndan 2 Ekim 1980 tarihinde geçilen “Özel” ibareli diplomatik yazışmada, Yüksel’in şiddet olaylarının kontrol altına alınabileceğine dair değerlendirmelerine yer veriliyor:
“Teröristleri ufak bir azınlık olarak nitelendiren Yüksel, terörizmin tamamen kökü kazınamasa da kontrol altına alınabileceğini aktardı.
“Dev-Yol’un tehdit ettiği gibi terörün hükümete meydan okuyacak hale gelip gelmeyeceği yönündeki soruma ise 12 Eylül’ün hemen ardından gelen dönemde bir artış olma ihtimali bulunsa da bunun hiçbir zaman Türkiye için darbe öncesi dönem kadar büyük bir tehlike oluşturmayacağı yanıtını verdi.”
‘ Evren, Sakarya Muharebesi kadar insanın öldüğü bu sürece örtülü savaş diyor’
ABD’li diplomatların, darbeden sonra yaptıkları yazışmalarda ordunun yönetime el koyma nedenleri arasında şiddet olayları ve iç çatışmaların rolüne ilişkin değerlendirmeleri de yer alıyor.
Yine Daniel Newberry imzası taşıyan, 19 Eylül tarihli “Gizli” ibareli yazışmada, darbenin lideri olan dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’in yaptığı açıklamalarda yaşanan çatışmaların orduyu harekete geçmek zorunda bıraktığını söylediğini belirtiyor:
“Evren, bu olayları ve radikal gruplar nedeniyle ülkede giderek artan kutuplaşmayı göz önünde tutarak, son iki yıl içerisinde 5 bin ölü ve 15 bin yaralıyla Türkiye’nin bağımsızlığında önemli rol oynayan 1921’deki Sakarya Meydan Muharebesi kadar can alan bu şiddet olaylarını ‘örtülü savaş’ olarak nitelendirdi.
“Evren, hükümetlerin etkisizliği ve mecliste yaşanan tıkanıklığın etkisiyle artan şiddet olaylarının orduya yönetime el koymak dışında başka bir seçenek bırakmadığını söyledi.”
Darbeden önceki günlerde dönemin gündemini meşgul eden konulardan biri de Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen hakkında verilen gensoruydu. Aynı dönemde ayrıca Enerji Bakanı Esat Kıratlıoğlu ve Maliye Bakanı İsmet Sezgin hakkındaki gensorular da Meclis gündemine alınmayı bekliyordu.
Adalet Partisi’nin kurduğu azınlık hükümetindeki bakanlara yönelik muhalefet partilerinin verdiği gensorular, bu dönemde Meclis’teki tıkanıklığın ve hükümetin de etkili politikalar yürütememesinin bir sembolü olarak nitelendiriliyor.
‘Komuta kademesi teröre ve eylemleri yapanlara karşı harekete geçecek’
Newberry tarafından kaleme alınan yazışmada, Evren ve diğer ordu komutanlarının ülkedeki “anarşi ortamına yabancı ülkelerin etkisi” konusundaki kaygılarının giderek arttığı ifade ediliyor.
Aynı yazışmada, ordunun darbe planlarının eski Başbakan Nihat Erim ve bundan üç gün sonra da Türkiye’deki sendikal hareketin en önemli isimlerinden Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kurucusu Kemal Türkler’in öldürülmelerinin ardından Temmuz ayı ortasında “ciddiye bindiğinin artık daha net bir şekilde” görüldüğü belirtiliyor.
Erim, 19 Temmuz 1980 tarihinde İstanbul’un Dragos semtinde Dev-Sol tarafından düzenlenen bir suikast sonucu yaşamını yitirirken, Türkler de 22 Temmuz 1980’de evinin önünde bir ülkücü tarafından vurularak öldürüldü. Bu iki cinayet, 12 Eylül darbesi öncesindeki en önemli kilometre taşları arasında gösteriliyor.
Newberry, aşırı solun eskiye kıyasla daha şiddetli bir şekilde harekete geçebileceğini belirterek, şunları yazıyor:
“Siyasal sistemde büyük bir reformun yanı sıra ordunun mevcut komuta kademesinin terörü ve bu eylemleri yapanları ortadan kaldırmak için ülke çapında harekete geçmesi gerekiyor. Bu işin, önümüzdeki aylarda direnişin ortaya çıkması ve şiddet olaylarının yeniden ortaya çıkmasını engellemeye yetecek kadar hızlı ve kapsamlı yapılabileceğine dair şu aşamada hiçbir gösterge yok.
“Aksine, 1971-73 yılları arasındaki radikal sola kıyasla daha büyük, daha gelişmiş, daha organize ve daha iyi silahlanmış aşırı sol, kurulan geçici hükümeti itibarsızlaştırmak, halkın desteğini azaltmak ve muhtemelen orduyu ‘demir yumrukla’ baskı kurmaya kışkırtmak için çok ciddi çaba gösterecektir.”
Yazışmayı kaleme alan Newberry, Türkiye’yi yakından tanıyan ABD’li diplomatlardan birisi. 1999 yılında yaşamını yitirmesinin ardından Washington Post gazetesi yayımladığı haberde Newberry’den “Türkiye konusunda otorite” olarak bahsediyor.
Newberry, 36 yıl süren diplomasi kariyerinde Türkiye’ye dört defa atandı ve Ankara, Adana ve İstanbul’da görev yaptı. 19 Eylül 1980 tarihli yazışmayı Ankara Büyükelçiliği’nde görevli olduğu sırada kaleme alan Newberry, bundan bir yıl sonra İstanbul Başkonsolosluğu’na atandı ve 1985 yılına kadar bu görevi sürdürdü.
12 Eylül 1980’de ne oldu?
TSK, cumhurbaşkanının parlamentoda uzlaşma sağlanamaması nedeniyle aylarca seçilememesi, yaşanan hükümet istikrarsızlığı, ağır ekonomik sorunlar ve yoğun iç çatışmaları gerekçe göstererek 12 Eylül 1980 Cuma günü sabah saat 03:00’te yönetime el koydu.
Ülkenin yönetimi darbeyle birlikte kurulan Milli Güvenlik Konseyi’ne (MGK) devredildi. MGK’nın yayımladığı ilk bildiride, darbenin ordunun “İç Hizmet Kanunu’nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma görevini” yerine getirmek adına “emir-komuta zinciri” içinde gerçekleştirildiği belirtildi.
MGK’nın başkanlığına Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren getirildi.
Konsey’de yer alan diğer isimler de Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komitanı Oramiral Nejat Tümer, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun oldu.
Konsey’in genel sekreterliği görevini de Orgeneral Haydar Saltık yürütüyordu.
Darbe olduğunda iktidarda Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı Süleyman Demirel başbakanlığındaki azınlık hükümeti bulunuyordu. Bu azınlık hükümetine Necmettin Erbakan önderliğindeki Milliyetçi Selamet Partisi (MSP) ve Alparslan Türkeş’in lideri olduğu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) dışarıdan destek veriyordu. Ana muhalefette ise genel başkanlığını Bülent Ecevit’in yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) vardı.
Darbenin ardından birçok siyasi parti, sendika ve dernek kapatıldı, yeni bir anayasa hazırlandı, birçok isme siyaset yasağı getirildi ve parlamenter sistemde önemli değişiklikler yapıldı. Darbenin ardından yaklaşık üç yıl sonra, 6 Kasım 1983 genel seçimleriyle demokrasinin yeniden tesisi süreci de başladı.
Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı resmi verilere göre, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından toplam 650 bin kişi gözaltına alındı ve 52 bini de tutuklandı. Fişlenen kişi sayısı da 1 milyon 680 bin, vatandaşlıktan çıkartılanların sayısı da 14 bin.
Sıkıyönetim mahkemelerinde 210 bin dava açıldı ve toplamda 230 bin kişi farklı suçlardan yargılandı. Bunların 7 bini hakkında idam cezası istendi.
Bu dönemde, 14 kişi cezaevlerindeki açlık grevleri nedeniyle, 171 kişi sorguda ve uğradığı işkence sonucu ve 49 kişi de idam edilerek yaşamını yitirdi.
Ancak sivil toplum kuruluşları, gerçekten çok daha fazla kişinin darbeden etkilenmiş olabileceğini söylüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep’in Karkamış ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde bulunan bir eve, Suriye tarafından geldiği tahmin edilen yorgun mermi isabet etti. Mermi camdan geçerek evin içindeki duvara saplandı. Vatandaşların ihbarı üzerine eve jandarma ekipleri sevk edilirken şans eseri evde bulunan vatandaşlar yara almadan kurtuldu. Olay ile ilgili inceleme başlatıldı. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Bölgeye giden Sahil Güvenlik Gemisi TCSG-84 tarafından durdurulan lastik bot içinde 12’si çocuk 31 kaçak göçmeni yakaladı.
Küçükkuyu beldesindeki Sahil Güvenlik Karakoluna götürülen kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi. – ÇANAKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edirne’ye şahsi aracıyla gelen Kıraç, konser alanını bulamayınca yolu ilçedeki vatandaşlara sordu. Ünlü şarkıcı, kendi sosyal medya hesabından konser alanını bulamayınca yaşadıklarını paylaştı.
“Abi burada Kıraç’ın konseri varmış”
Kıraç, Havsa’da konser alanını bulamayınca bir vatandaştan, “Selamünaleyküm, abi Kıraç konseri varmış ne tarafta?” diyerek yardım istedi. Vatandaş ise ünlü şarkıcıya, “Aşağıda merkez var, terminalin hemen orası” şeklinde cevap verdi.
Ünlü şarkıcının vatandaş ile yaşadığı o anlar, sosyal medyada viral oldu. – EDİRNE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EŞİNİN ELİNİ ÖPTÜ
Cezaevinden çıkarken eşi Dilan Polat tarafından karşılanan Engin Polat “Çok mutluyuz ailemizle kavuştuk” dedi. Hemen aracının direksiyon koltuğuna geçen Engin Polat, yanına oturan Dilan Polat’ın elini öperek uzaklaştı. Polat, 10 aylık cezaevi sürecinde beslediği kuşu da yanına aldı.

4 TUTUKLU SANIK TAHLİYE
“Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” suçlarından haklarında dava açılan Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 28 sanık davanın üçüncü gününde tekrar hakim karşısına çıktı. Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Ahmet Gün, tutuksuz sanık Dilan Polat, Sinem Sıla Doğu, Can Doğu ve diğer tutuksuz sanıklar katıldı. Tutuklu sanık Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ise SEGBIS (Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi) ile katıldı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti tutuklu sanık Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ün tahliyesine karar verdi.

EMNİYETTEKİ TÜM DİJİTAL MATERYALLER İADE EDİLECEK
Mal varlığı üzerinde bulunan tedbirlerin kaldırılması talebinin reddine karar verdi. Sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına karar veren mahkeme, imza atma şeklindeki adli kontrolleri kaldırdı. Başsavcılığa müzekkere yazılarak sanıklar hakkında vergi usul kanununa muhalefet suçundan yürütülen soruşturma bulunup bulunmadığının varsa soruşturmaların akıbetlerinin sorulmasına karar veren mahkeme, adli emniyette bulunan ve imajları alınan cep telefonu, sim kart, bilgisayar gibi dijital materyallerin sahiplerine iadesine karar verdi. Mahkeme ayrıca yasadışı bahis lideri olarak bilinen Derkan Başer’in de aralarında bulunduğu ve İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘yasa dışı bahis organizasyonu’ davası ile bu davanın birleştirilmesi önerisinde bulundu. Soruşturmada tanık olarak ifade veren isimlerin mahkemece dinlenmesine de karar verdi. Duruşma 19 Aralık 2024 tarihine ertelendi.
DİLAN POLAT SEVİNÇ ÇIĞLIKLARI ATTI
Öte yandan tahliye kararını duyan Dilan Polat sevinç çığlıkları atarak gözyaşlarına boğuldu. “Şükürler olsun Allah’ım” diyerek sevinçten zıpladı. Kızı Nilda’yı arayan Dilan Polat, ‘baban tahliye oldu’ dedi. Kardeşi Sıla Doğu’nun ise, “Adalet yerini buldu” dediği duyuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SANIKLARIN KAÇMA ŞÜPHESİ VAR”
Başsavcılık, sanıklar Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ ün lehlerine tahliyeyi gerektirecek ölçüde henüz bir değişikliğin bulunmaması, tutuklama kararındaki gerekçelerin halen mevcudiyetini koruyor olması, sanıkların üzerine atılı suçlara dair delillerin mevcudiyeti, sanıklar üzerine atılı suçların vasif ve mahiyeti, sanıkların kaçma şüphesinin bulunmasını gerekçe gösterdi. İtiraz yazısında, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi gerekirken İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların tahliyesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kaydedildi. Bu gerekçelerle tahliye kararının kaldırılmasını isteyen Başsavcılık, sanıklar Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ün tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

ADLİ KONTROLLERİ KALDIRILDI
Mal varlığı üzerinde bulunan tedbirlerin kaldırılması talebinin reddine karar verdi. Sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına karar veren mahkeme, imza atma şeklindeki adli kontrolleri kaldırdı. Başsavcılığa müzekkere yazılarak sanıklar hakkında vergi usul kanununa muhalefet suçundan yürütülen soruşturma bulunup bulunmadığının varsa soruşturmaların akıbetlerinin sorulmasına karar veren mahkeme, adli emniyette bulunan ve imajları alınan cep telefonu, sim kart, bilgisayar gibi dijital materyallerin sahiplerine iadesine karar verdi. Mahkeme ayrıca yasadışı bahis lideri olarak bilinen Derkan Başer’in de aralarında bulunduğu ve İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘yasa dışı bahis organizasyonu’ davası ile bu davanın birleştirilmesi önerisinde bulundu. Soruşturmada tanık olarak ifade veren isimlerin mahkemece dinlenmesine de karar verdi. Duruşma 19 Aralık 2024 tarihine ertelendi.
EMNİYETTEKİ TÜM DİJİTAL MATERYALLER İADE EDİLECEK
Mal varlığı üzerinde bulunan tedbirlerin kaldırılması talebinin reddine karar verdi. Sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına karar veren mahkeme, imza atma şeklindeki adli kontrolleri kaldırdı. Başsavcılığa müzekkere yazılarak sanıklar hakkında vergi usul kanununa muhalefet suçundan yürütülen soruşturma bulunup bulunmadığının varsa soruşturmaların akıbetlerinin sorulmasına karar veren mahkeme, adli emniyette bulunan ve imajları alınan cep telefonu, sim kart, bilgisayar gibi dijital materyallerin sahiplerine iadesine karar verdi. Mahkeme ayrıca yasadışı bahis lideri olarak bilinen Derkan Başer’in de aralarında bulunduğu ve İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘yasa dışı bahis organizasyonu’ davası ile bu davanın birleştirilmesi önerisinde bulundu. Soruşturmada tanık olarak ifade veren isimlerin mahkemece dinlenmesine de karar verdi. Duruşma 19 Aralık 2024 tarihine ertelendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hilton, arkadaşı Bebe Rexha ile samimi bir röportaj gerçekleştirdi. Kariyeri, yeni albümü ve DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu) ile mücadelesi hakkında konuştu. “İnsanlar artık beni ‘aptal sarışın’ olarak görmüyor. Beni gerçek ve duyguları olan biri olarak görüyorlar,” dedi.
Yıllar içinde Hilton, ergenlik döneminde yaşadığı travmalarla baş etmek için yarattığı “aptal sarışın” imajından kurtulmak için çabaladı. Ünlü yıldız, Sia ile yaptığı müzik çalışmasından bahsederken, “Sia’nın bana inanması, kendime olan inancımı artırdı,” diye konuştu.
Hilton, DEHB’yi bir “süper güç” olarak gördüğünü açıkladı. Yeni albümünde bu konuyu işleyen bir şarkısı olduğunu ve insanlara ilham vermek istediğini belirtti.
Aile kurduktan sonra şöhrete bakışının değiştiğini söyleyen Hilton, “Artık hayatta neyin önemli olduğunu daha iyi anlıyorum,” dedi.
Yaklaşan albümünde Megan Thee Stallion ile işbirliği yapacağını ve Sia’nın kendisine 60 farklı şarkı gönderdiğini anlattı.
Son olarak, ünlü olmanın zorluklarından bahseden Hilton, bazen ailesiyle normal vakit geçirebilmek için kılık değiştirdiğini söyledi. “Siyah peruk, büyük güneş gözlükleri ve kapüşonlu sweatshirt giyiyorum,” diye ekledi.





Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“OĞLUMUN VEFATIYLA TÜRKİYE YERİNDEN OYNADI”
Oğlunun çok sevdiği Ağlasun ilçesi Yeşilbaşköy’ü hiç unutmayacaklarını söyleyen Safiye Soyman, “Vallahi o kadar güzel bir topluluk oldu ki oğlumu yalnız bırakmadılar. Oğlumun vefat ettiği köy Yeşilbaşköy. Kırkını burada yapalım dedik. Allah razı olsun köy halkı bizi yalnız bırakmadı. Binlerce insan geldi. Allah razı olsun, duasını yaptırdık. Evde de biraz sonra mevlit yapacağız, Kur’an-ı Kerim okunacak. Köyde oğlumun anısına yemek verdik. Gelenlerin ayaklarına sağlık. Burası hep yaşayacak. Oğlum çok seviyordu Yeşilbaşköy’ünü. Altı ay burada yaşıyordu, altı ay da Bodrum’da yaşıyordu. Onun için hiç unutmayacağız. Gelen bütün köydeki dostlarımız şeref verdiler, Allah razı olsun. Diyecek hiçbir şey bulamıyorum. Oğlumun mekanı cennet olsun. Zaten biliyorsunuz çok genç vefat etti. Bütün arayan soran herkese, gelen giden herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Oğlumun vefatıyla Türkiye yerinden oynadı, ne kadar seviliyormuş benim oğlum. Allah razı olsun herkesten, çok teşekkür ederim” dedi.



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından çıkarılan tutuklama emrine rağmen Moğolistan’a resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Dün akşam saatlerinde Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’a gelen Putin, bugün Moğolistan Cumhurbaşkanı Ukhnaagiin Khurelsukh tarafından resmi törenle karşılandı. Rus lider, başkent Ulan Batur’un merkezindeki Sukhbaatar Meydanı’nda düzenlenen resmi karşılama töreninde iki ülke milli marşlarının çalınmasının ardından karşılama kıtasını selamladı. Daha sonra Putin ve Khurelsukh’a, iki ülke heyetleri tanıtıldı.
Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 17 Mart 2023 tarihinde UCM Başsavcısı Karim Khan’ın talebi üzerine Putin hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. – ULAN BATUR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PEKİN – Çin’in Shandong eyaletinde okul servisinin kalabalığa dalması sonucu 5’i öğrenci 11 kişi hayatını kaybetti.
Çin’in Shandong eyaletine bağlı Tai’an kentinde yaşanan olayda, okul servisi sürücüsü okula yaklaştığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek kalabalığa daldı. Okul servisinin öğrenci ve ailelerin okul kapısında beklediği sırada kalabalığa dalması sonucu 5’i öğrenci 11 kişi hayatını kaybetti. Biri durumu kritik aralarında öğrenci ve velinin bulunduğu 12 kişinin yaralandığı olaya ilişkin soruşturma başlatılırken servis sürücüsü gözaltına alındı.
Yaralıların tedavisi hastanede sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ULAN BATUR – Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’da resmi törenle karşılandı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan tutuklama emrine rağmen Moğolistan’a resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Dün akşam saatlerinde Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’a gelen Putin, bugün Moğolistan Cumhurbaşkanı Ukhnaagiin Khurelsukh tarafından resmi törenle karşılandı. Rus lider, başkent Ulan Batur’un merkezindeki Sukhbaatar Meydanı’nda düzenlenen resmi karşılama töreninde iki ülke milli marşlarının çalınmasının ardından karşılama kıtasını selamladı. Daha sonra Putin ve Khurelsukh’a, iki ülke heyetleri tanıtıldı.
Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 17 Mart 2023 tarihinde UCM Başsavcısı Karim Khan’ın talebi üzerine Putin hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu yaz gerçekleştirilen önemli dalışlarda, Titanik filmindeki ikonik sahneyi anımsatan kayıp tırabzan tespit edildi. Büyük bir tırabzan parçasının artık deniz tabanında yattığı görülüyor.
Elde edilen görüntüler, enkazın bir asrı aşkın süredir deniz dibinde nasıl değiştiğini ve çürüdüğünü gösteriyor. Uzmanlar, yaklaşık 4,5 metre uzunluğundaki tırabzanın son iki yılda düştüğünü düşünüyor, çünkü 2022’de hala yerinde olduğu belgelenmişti.
Araştırmacılar, geminin metal yapısının mikroplar tarafından aşındırılmasıyla oluşan “pas sarkıtları” fenomenini ortaya çıkardı.
Beklenmedik bir gelişme olarak, uzmanların bir daha görüleceğini ummadıkları bir eser bulundu. 1986’da Titanik’in enkazını keşfeden Robert Ballard’ın gördüğü Versailles Dianası adlı bronz heykel, yıllar sonra yeniden keşfedildi. Yaklaşık 60 cm boyundaki figür, tortuların içinde yüzüstü yatar halde bulundu.
Titanik uzmanı James Penca, BBC’ye verdiği demeçte heykelin önemini vurgulayarak, “Bu, samanlıkta iğne bulmak gibiydi. Birinci sınıf salonunun merkezi olan bu heykelin yeniden keşfi çok önemliydi,” dedi.
Bu yaz, RMS Titanic Inc. şirketi, insansız uzaktan kumandalı araçlar kullanarak alanı inceledi. Şirket, Titanik’in kurtarma haklarına sahip ve şimdiye kadar enkazdan 5.500’den fazla nesne çıkardı.









Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Bangladeş’in doğusundaki yoğun yağışlar ve Hindistan tarafındaki baraj kapaklarının açılması sebebiyle yaşanan sellerden 5,6 milyon kişi etkilendi, yerleşim alanları ve tarım arazileri su altında kaldı, en az 67 kişi hayatını kaybetti.
Yaşanan büyük selin ardından harekete geçen vakıf, afetin ilk saatlerinden itibaren bölgede başlattığı çalışmalarını sürdürüyor.
Acil yardım çalışmalarının ilk etabında şu ana kadar 18 bin kişiye sıcak yemek, 500 aileye ise kumanya ve kuru gıda yardımında bulunuldu.
Her gün 200 kişiye sağlık hizmeti veriliyor
Vakfın sağlık çalışmaları çerçevesinde ise geçici koruma kampında bulunan ailelere yönelik muayene, tanı ve ilaç tedavi hizmetleri sunuluyor.
Mobil klinikte her gün düzenli olarak 200 kişi sağlık hizmetlerinden faydalanıyor.
İHH, Feni, Comilla, Noakhali ve Lakshmipur şehirlerinde ağırlıklı olmak üzere acil yardım çalışmalarına devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KİNŞASA – Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Makala Merkez Cezaevinde yaşanan firar girişimi sırasında çıkan izdihamda 24 kişi uyarı ateşi sonrası öldürülürken toplamda 129 kişi hayatını kaybetti.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin başkenti Kinşasa’da bir cezaevinde firar girişimi yaşandı. Yetkililer yaptıkları açıklamada, firar girişiminde çıkan izdihamda en az 129 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Kongo Demokratik Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Jacquemin Shaban sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 24 mahkumun bugün erken saatlerde Kinşasa’daki aşırı kalabalık Makala Merkez Cezaevind”en kaçmaya çalışırken “uyarı” ateşiyle vurularak öldürüldüğünü söyledi. “Ayrıca 59 yaralı da hükümet tarafından tedavi edilirken tecavüz vakaları da var” diyen Shaban, cezaevinde kontrolün sağlandığını duyurdu.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti Adalet Bakan Yardımcısı Mbemba Kabuya ise, firar girişiminin cezaevinde bulunan mahkumlar tarafından planladığını ifade etti.
Uluslararası Af Örgütünün yayınladığı son rapora göre bin 500 kişilik kapasitesi ile ülkenin en büyük büyük cezaevi olan Makala’da çoğu yargılanmayı bekleyen 12 bin mahkum bulunuyor. Daha önce de firarların yaşandığı cezaevinde, 2017 yılında dini bir tarikat tarafından düzenlenen saldırıda onlarca kişi serbest bırakılmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
