Pazar – Karadeniz Haber Tv http://www.karadenizhabertv.com.tr Fri, 04 Oct 2024 19:10:46 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 MFÖ Grubunun Mazhar Alanson’un Kızı Eda Alanson Hayatını Kaybetti http://www.karadenizhabertv.com.tr/mfo-grubunun-mazhar-alansonun-kizi-eda-alanson-hayatini-kaybetti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mfo-grubunun-mazhar-alansonun-kizi-eda-alanson-hayatini-kaybetti/#respond Fri, 04 Oct 2024 19:10:46 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/mfo-grubunun-mazhar-alansonun-kizi-eda-alanson-hayatini-kaybetti/

MFÖ müzik grubundan Mazhar Alanson‘un kızı Eda Alanson (50), Ankara’da kanser tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Sanatçı Mazhar Alanson‘un opera sanatçısı Hale Alanson ile evliliğinden olan kızı Eda Alanson, Ankara’da kanser tedavisi gördüğü özel hastanede yaşamını yitirdi. Mazhar Alanson‘un, kızının cenazesini almak için İstanbul’dan Ankara’ya geldiği, cenazenin pazar günü İstanbul’da defnedileceği öğrenildi.

Eda Alanson ile kardeşi Hilmi Alanson’un annesi Hale Alanson, 2021’de hayata veda etmişti. Mazhar Alanson ile Hale Alanson, 1972-2002 arasında evli kalmıştı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mfo-grubunun-mazhar-alansonun-kizi-eda-alanson-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Bursa’da kurulan ahşap işleme makine imalatı firması 11 ülkeye ürün gönderiyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/bursada-kurulan-ahsap-isleme-makine-imalati-firmasi-11-ulkeye-urun-gonderiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bursada-kurulan-ahsap-isleme-makine-imalati-firmasi-11-ulkeye-urun-gonderiyor/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:21:28 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8553 Bursa’da Kovid-19 salgını sürecinde boş kalmamak için makine imalatına başlayan iki girişimci, 2020 yılında kurdukları ahşap işleme makine imalatı firmasıyla 11 ülkeye ürün gönderiyor.

Nilüfer ilçesinde birlikte AR-GE, yazılım, mühendislik ve otomasyon alanlarında çalışan İbrahim Altıparmak ve Mesut Barut, salgın döneminde işlerinin yavaşlamasıyla makine imalatına yöneldi.

Ahşap işleme makineleri üzerine yoğunlaşan girişimciler, bu süreçte sektörde kullanılan makineleri geliştirerek yerli imkanlarla üretime başladı.

Kapı, mutfak kapağı, dolap, mobilya ve ahşap ev aksesuarları gibi ahşap ürünlerin imal edildiği makinelerle sektöre adım atan girişimciler, salgın sonrasında yurt dışındaki fuarlara katıldı.

Fabrikalarında 40 kişiyi istihdam ederek ürettikleri makineleri yurt içinin yanı sıra başta Kanada, İngiltere ve İrlanda olmak üzere 11 ülkeye gönderen ortaklar, pazar sayısını artırmayı hedefliyor.

Firmanın kurucu ortaklarından elektrik mühendisi İbrahim Altıparmak, AA muhabirine, salgın nedeniyle işlerin belirsiz olduğu dönemde süreci iyi değerlendirmek için araştırma yapmaya başladıklarını ve edindikleri tecrübelerle global bir marka oluşturmayı ilke edindiklerini söyledi.

Türkiye’de üretilmeyen, Avrupa’dan ithal edilen makineleri tespit ederek, gelen makinelerin analizini yaptıktan sonra geliştirerek ilerlediklerini belirten Altıparmak, “Bu bağlamda güzel modeller ortaya çıkardık ve istediğimiz başarıyı kısa zamanda elde ettik. Bu başarıyı müşterilerden aldığımız geri dönüşlerle de görmüş olduk. Yurt dışından gelen makinelerin daha gelişmiş versiyonlarını yerli imkanlarla yaparak makine ithalatını azaltmayı ve onların pazar payını ellerinden almayı amaçladık. Yurt içinde bunu başardık.” diye konuştu.

Altıparmak, ürettikleri makineleri ihraç etmek için çalışmalara başladıklarını, bu konuda da önemli mesafe kat ettiklerini söyledi.

Kaliteyi ve inovasyonu hep ön planda tuttuklarını vurgulayan Altıparmak, “3,5 yılda geldiğimiz noktada şu an üretimimizin yüzde 60’ı ihracat. Yeni yaptığımız yatırımlarla beraber hedefimiz ihracat rakamını yüzde 85’e çıkartmak.” dedi.

“İnsansız çalışabilen makineler üretiyoruz”

Altıparmak, geçen sene yurt dışında 4 fuara katıldıklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Bunlardan en büyüğü (Almanya’nın Hannover kentindeki) Ligna Fuarı’ydı. Bizim sektörün en büyük fuarı, bizim de hayalimiz olan bir fuardı. Orada ürünlerimizi beğeniye sunduk. Orada aldığımız geri dönüşler hem öz güven anlamında hem de yaptığımız işte daha doğru ilerlediğimiz kanısını göstermiş oldu. İhracat rakamlarımız fuarlar neticesinde arttı. Bu sene de yurt dışındaki fuarlara katılım sağlamayı hedefliyoruz. Özellikle olmadığımız pazarlardaki fuarlara katılarak fizibilite yapmamız gerekiyor. Şu anda 11 ülkeye ihracat yapıyoruz. Kanada’ya iyi bir akışımız var. İrlanda Cumhuriyeti, İskoçya, İngiltere’ye de ihracatımız iyi. Aslında zor pazarlar. Birçok imalatçının Avrupa tarafına makine satmasının zor olduğu bir dönemde biz buralara ihracat yaptık. Modellerimiz daha çok Avrupa’da ilgi görüyor. Doğru ürün çıkardık, doğru ürünü de doğru pazarladık, talepler arttı. İhracatımız iyi bir şekilde gidiyor.”

İhracatta emin adımlarla ilerlemek istediklerini dile getiren Altıparmak, orta vadede Amerika pazarına girdikten sonra doğru üretimle süreci ilerletmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Firmanın diğer kurucu ortağı Mesut Barut da ürettikleri makinelerin yazılımını kendi bünyelerinde gerçekleştirdiklerini belirtti.

Makinalardaki arayüzlerin standart olduğunu aktaran Barut, bir makineyi kullanan operatörün diğer modellerini de rahatlıkla kullanabildiğine dikkati çekti.

Barut, makinelerin Endüstri 4.0’a uyumlu olduğunu kaydederek, “İnsansız çalışabilen, kalifiye elemana minimum ihtiyaç duyabilecek makineler üretiyoruz. Panel ve ağaç işleme sektöründe ‘düz tabla’ dediğimiz nesting makinelerimiz insansız çalışabiliyor. Torna modeli olan makinelerimiz de kalifiyeli elemana ihtiyaç duymaksızın robot entegrasyonu şeklinde çalışabilmektedir. Şu an Endüstri 5.0 üzerine çalışmaktayız. Ürettiğimiz tüm makinelerin otomasyon sistemleri hem Endüstri 4.0 hem de Endüstri 5.0’ı desteklemektedir.” ifadesini kullandı.

Firmalarının yazılım yönünün güçlü olduğunu gösterebilmek için 5 eksenli ahşap işleme makinesi ürettiklerini anlatan Barut, bunun patentini de aldıklarını bildirdi.

Bu makineyi geliştirirken piyasada en çok ihtiyaç duyulan ve firmaların zorluk yaşadığı noktaları araştırdıklarını söyleyen Barut, “Makinede, Togg’u ağaca işledik. Yerli otomobilimiz Togg’u yerli makinemizle birleştirdik. Ürettiğimiz Togg maketini fuarlarda sergileyerek hem yerli otomobilimizi tanıtıyoruz hem de makinemizin özelliklerini, çalışma prensibini göstermiş oluyoruz. Ülkemizin hem makine konusunda hem de araç konusunda bu kadar ilerlediğini gören yabancı ziyaretçiler tarafından şaşkınlıkla izlendik. Bu makineye hem yurt içinden hem de yurt dışından çok talep oldu. Fuarda bu makinelerden ikisini yurt dışına verdik. Şu anki görüşmelerimiz devam etmekte. Üretimini yaptığımız makine Suudi Arabistan’a gidecek. Şu anda Kanada, İngiltere ve Bulgaristan’dan talep var.” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bursada-kurulan-ahsap-isleme-makine-imalati-firmasi-11-ulkeye-urun-gonderiyor/feed/ 0
İstanbul’da Pazarda Zam Şikayetleri http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-pazarda-zam-sikayetleri/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-pazarda-zam-sikayetleri/#respond Tue, 09 Apr 2024 09:06:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6074 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul’un Kağıthane ilçesinde kurulan pazarda yurttaşlar, zamlardan dert yandı. Bir emekli, “Aşağı yukarı 2-3 senedir böyle. Bu sene tamamıyla patladı yani. Emekliyim. Zamlarla birlikte 9 bin 900 liraya oldu benim maaşım, 10 bini aşmadı. Bununla geçinirsen geçin. Allah’tan iyi ki oturacak bir evimiz var. Yoksa mahvolmuştuk. Sabır sabır ama nereye kadar sabır? İnsanlarda sabır taşı patladı diye bir nokta var” dedi.

İktidarın ekonomi politikalarının sonucunda yükselen enflasyon, yurttaşların yaşamını olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Alım gücünün en çok hissedildiği semt pazarlarında da fiyatlar her hafta zamlanmaya devam ediyor. İstanbul’un Kağıthane ilçesinde kurulan semt pazarına alışverişe gelen yurttaşlar ve pazar esnafı, sorunlarını ANKA Haber Ajansı’na anlattı.

“BİR PATATES 5 LİRA”

Patates satan tezgahtar, kilosunun halde 22-23 lira olduğunu, kendisinin 15-20 liraya sattığını belirterek kar etmediğini söyledi. Esnaf, “Soğan halde de 13-14 lira, burada 15 lira. 4-5 kişi çıkıyor öyle, taneyle satıyoruz. Kilosu kaç para bunun? Diyelim 25 lira. Tartıyla kaç para geliyor bir patates? Vurduğu zaman bir patates 5 lira. Bir kilo 20-25-30 lira. Böyle bir şey yoktu eskiden, 4-5 kilo patates alınırdı” dedi.

“GEÇEN HAFTA 20 LİRA OLAN BU HAFTA 35 OLMUŞ”

Alışverişe gelen bir emekli de “Hiç memnun değiliz. Çok pahalı. Geçen hafta 20 liraya aldığım bu hafta 35 olmuş. Daha yeni geldim ama fiyatlara bakıyorum. Çok pahalı. Eksik her şey var ama çok pahalı, alamıyoruz. Emekliyim ama yorumsuzum” dedi.

“FİYATLAR SÜREKLİ DEĞİŞİYOR, YETİŞEMİYORUZ”

Bütçe olarak pazara 300 lira ayırdığını belirten bir yurttaş ise “Çok bir şey alamayacağım zaten. Kiracıyım. O kadar zor yani. Her şeyden kısıtlıyorsun. Gezme tozma yok. Önceden tek kişi çalışıyordu, 10 kişiye bakıyordu; şimdi 10 kişi çalışıyor, bir kişiye bakamıyor. Kiram şu anki şartlara göre uygun, 6 bin lira. Daha ne alacağım? Zorluyoruz bütçeyi. Alacağım bir iki bir şeyler daha. Değişiyor sürekli fiyatlar, hiç aynı değil. Yetişemiyoruz yani, mümkün değil. Zaten sabretmesek bilmiyorum, daha neler olur yani? Allah korusun, şükrediyoruz her halimize ama zamlar çok yüksek gerçekten” diye konuştu.

“MEYVE ALAMADIK”

İki çocuğuyla birlikte gelen bir baba, “Çok pahalı. Yemeklik kalmaya geldik ama alamadık, bak. Her şey 70-80 liradan başlıyor. Hesapta uygun hiçbir şey yok. Uygun yok ki. Her şey pahalı. Meyve alamadım. Nasıl yapacağız? Sadece sebze aldık. Her şeyi de 15-20 liralık aldık. Başka yok. 4 tane aldım işte. Çalışıyoruz asgari ücretle. Ev kira. Geçinemiyoruz. Ek iş yapıyoruz” dedi.

“BİR BALIK 150-200 LİRA”

Emekli bir çift de balık fiyatlarından şöyle dert yandı:

“Şuradan bir balık alalım diyoruz. Balık almaya gücümüz yetmiyor. Şurada çupraya baktım. Tanesi 120, 150, 200 lira. Aşağı yukarı 2-3 senedir böyle. Bu sene tamamıyla patladı yani. Emekliyim. Zamlarla birlikte 9 bin 900 liraya oldu benim maaşım, 10 bini aşmadı. Bununla geçinirsen geçin. Allah’tan iyi ki oturacak bir evimiz var. Yoksa mahvolmuştuk. Sabır sabır ama nereye kadar sabır? İnsanlarda sabır taşı patladı diye bir nokta var, değil mi? 3 bin lirayla (bayramda verilecek emekli ikramiyesi) bir pazar görürsün, rahat güzel bir pazarlık alayım dersen. Anca bir pazar parası. Başka bir şey yok. Ne yapabiliriz? En azından çalışıyordum. Emekli maaşına kalmamıştık. Şimdi emekli maaşına kalınca her şey otomatikman durdu. Allah yardımcımız olsun diyorum, başka bir şey demiyorum.”

“DEVLETE ALLAH AKIL FİKİR VERSİN”

Başka bir yurttaş da “Fiyat aynı, değiştiği yok. 20, 30, 35… Yemesek nasıl alacağız? Yiyoruz ki alacağız. Yapacak bir şey yok. İdare ediyoruz. Artık devlete Allah akıl fikir versin. Bir şey diyemeyiz. Allah herkese akıl versin, devlete de akıl versin. Yapacak bir şeyimiz yok. Benim eşim var, bir de bekar oğlum var. Evlenmiyor işte bu hayatın zorluğundan. Evlen diyoruz da diyor ki, ev kirası mı vereceğim, evlenip çoluk çocuğa mı bakacağım diyor. Onun için de evlenmiyor işte. Eşim ek işte çalışıyor” dedi.

“NE ARABA NE EV ALABİLİRİM, GEÇTİ”

Bir pazarcı esnafı da 25 yıldır bu mesleği yaptığını belirterek “Eskiden çok güzeldi. Ne araba ne ev alabilirim, bu eskidendi. Şimdi geçti. Ancak ekmek bulacağım, başka bir şey yok. Eskiden çok şey alıyordum ben. 3 sene oldu, her şey pahalı oldu. Üç sene. Sigorta yatır, onu bunu yatır, az bir şey kalıyor. O mazot keşke biraz ucuz olsaydı herkes memnun olurdu. Mazot biraz pahalı. Eskiden pazar çok güzeldi. Artık marketler, herkes bu işi yapıyor. Biraz zayıfladı. Millet bazen köye kaçabiliyor. İş yok İstanbul’da” diye dert yandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-pazarda-zam-sikayetleri/feed/ 0
CHP Milletvekili Gürer: Peynir fiyatları fakirin alabildiği çökelek ve lor peynirde gözde olacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-gurer-peynir-fiyatlari-fakirin-alabildigi-cokelek-ve-lor-peynirde-gozde-olacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-gurer-peynir-fiyatlari-fakirin-alabildigi-cokelek-ve-lor-peynirde-gozde-olacak/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:24:24 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3828 CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ulukışla ilçe pazarında ekonominin nabzını tuttu. Peynir fiyatlarındaki artışa dikkat çeken Gürer, “En ucuz peynir olan çökelek bile 100 liradan satılıyor. Vatandaş pazarda dahi peynirin yanına yaklaşamıyor.Marketlerde markasına göre kilosu 600 liraya kadar değişen peynir fiyatları, türüne göre pazar yerinde de kilosu 400 liraya kadar tırmanmıştır. Böyle giderse, fakirin alabildiği çökelek ve lor peynirde gözde olacak. Pazarda daha çok bu peynirler satılıyor” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, partisinin Ulukışla Belediye Başkan Adayı Hüseyin Toker’in seçim çalışmalarına destek vermek amacıyla gittiği ilçede, pazar yerini gezdi ve esnafla konuştu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçen yıla göre iki katından fazla artış yaşanan peynir fiyatlarına dikkat çekti.

“TULUM PEYNİRİ 125 LİRADAN 300 LİRAYA ÇIKTI”

Ulukışla ilçe pazarında peynir satan pazarcı esnafı geçen yıl 125-130 lira arasında satılan koyun tulum peynirinin bu yıl 300 liraya, geçen yıl 100 lira olan bidon peynirin de bu yıl 220 liraya satıldığını belirtti. Geçen yıl 170 liraya kadar çıkan Kars kaşar peynirinin bugün pazar yerinde 330-350 lira bandında satıldığına dikkati çeken esnaf, “Geçen yıl 100 lira olan tereyağı bu yıl 200 liraya çıktı. Haftaya da 230 lira olur. Marketlerde peynir fiyatları daha da pahalı. Sattıklarımızın yerine aynı parayla yenisi alamıyoruz” dedi.

“400 LİRAYA KADAR PEYNİR SATILIYOR”

Pazaryerinde peynir satan başka bir esnaf da geçen yıla göre peynir fiyatlarının yüzde 100’den fazla arttığına işaret ederek, “Burada pazar yerinde 400 liraya kadar fiyatlarla peynir satılıyor. En ucuz peynir 100 liraya sattığımız çökelek ve lor peyniri. Vatandaş, pahalı olmasına rağmen peynirler arasında en ucuz olduğu için en çok çökelek alıyor” diye konuştu.

“EMEKLİ BU FİYATLARLA NASIL PEYNİR ALACAK?”

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise peynir fiyatlarındaki artışın, ülkemizde hayat pahalılığın geldiği noktası göstermesi açısından önemli olduğunu belirtti. Dar ve sabit gelirli vatandaşlar ile emeklilerin bırakın marketleri Pazar yerinden bile peynir alamaz duruma geldiğini aktaran CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Peynir, hayvancılıkla geçimi olan birçok yerde üretimi yapılagelmiştir. 5-6 kilo sütten bir kilo beyaz peynir elde ediliyor. Ulusal Süt Konseyi (USK), çiğ süt tavsiye fiyatını 13,5 TL olarak belirledi. Niğde’de ise halen çiğ süt litresi üreticiden 11,5 TL olarak alınmaktadır. Yem fiyatlarındaki artış, hayvancılığın sürdürülebilirliğini zorluyor. Girdi maliyetleri ile süt fiyatları üreticiyi memnun etmiyor. Ahır giderleri artarken hayvan varlığı azaldıkça, küçük aile tipi işletmelerin sayısal azalması sütten mamül üretiminin daha çok sanayi ürününe dönüşmesine neden olmaktadır. Marketlerde markasına göre kilosu 600 liraya kadar değişen peynir fiyatları, türüne göre pazar yerinde de kilosu 400 liraya kadar tırmanmıştır. Böyle giderse, fakirin alabildiği çökelek ve lor peynirde gözde olacak. Pazarda daha çok bu peynirler satılıyor.” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-gurer-peynir-fiyatlari-fakirin-alabildigi-cokelek-ve-lor-peynirde-gozde-olacak/feed/ 0
Türkiye’nin süs bitkileri ihracatı Rusya pazarında büyümeye devam ediyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:09:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3781 Türkiye’nin süs bitkileri ihracatında geçen yıl 113 milyon doları aşan sektör, Avrupa Birliği’nin (AB) uyguladığı yaptırımlar nedeniyle talebin arttığı Rusya pazarında büyümeye devam ediyor.

Dış mekan bitkileri, canlı bitkiler ve kesme çiçek ihracatında 2023 yılını 113 milyon 224 bin 52 dolarla tamamlayan sektör, Rusya pazarında önemli bir büyüme trendi yakaladı.

Rusya’ya Türkiye’den yapılan süs bitkileri dış satımının tutarı, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başladığı 2022 yılında 4 milyon 294 bin 890 dolar seviyesindeydi.

AB’nin yaptırımları nedeniyle süs bitkileri ihtiyacını başka ülkelerden karşılayan Rusya pazarında geçen sene 5 milyon 649 bin 664 dolar satış rakamına ulaşan sektör, bu pazardaki büyümesini 2024’te de sürdürmeyi hedefliyor.

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Dündar, AA muhabirine, süs bitkileri üretiminde geçen yıl bir önceki yıla kıyasla artış olduğunu söyledi.

İhracatta da son 5 yıldır artış trendi yakaladıklarını belirten Dündar, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından talebin yoğun olduğu Rusya pazarına açıldıklarını dile getirdi.

Rusya’nın süs bitkileri ihtiyacını savaşın ilk aylarında Türkiye’den Gürcistan üzerinden, AB’den de Polonya üzerinden karşıladığını belirten Dündar, şöyle devam etti:

“Artan talep üzerine Türkiye süs bitkileri sektörü için önemli bir pazar ortaya çıktı. Aslında AB’nin en büyük müşterilerinden biri Rusya’ydı. Rusya o boşluğu kapatmak için alternatif tedarikçiler aramaya başladı. Türkiye’nin buna cevap verecek kapasitesi maalesef yeterli değil ama bu bir fırsata çevrilebilir. Birdenbire böyle çok büyük bir talep patlaması olunca üretim zaman alıyor. Bazı bitkiler 6, bazıları 3, bazıları 7-10 senede yetişiyor. Bunların hepsi süs bitkisi sonuçta. Kesme çiçekler, mevsimlik çiçekler ve ağaçlardan talepleri var.”

“Rusya’nın alım hacmi yaklaşık 600 milyon dolar”

Dündar, Rusya’dan alıcıların kesme çiçeklerde karanfil, gül, canlı bitkilerde mevsimlik çiçekler, kırmızı karanfil ve kırmızı güle ilgi gösterdiğini, ağaç ve peyzaj bitkilerini de talep ettiklerini söyledi.

Dündar, “Rusya’nın çiçek alımında büyük bir boşluk oluştu, bunu karşılamak için Türkiye’ye yöneldiler. Ülkemizden satışlar hızlandı. Dış mekan, canlı bitkiler ve kesme çiçekte ciddi bir süreç yaşanıyor. Asıl önemlisi bundan sonra yaklaşık 600 milyon dolar olan Rusya alım hacminin Türkiye’den karşılanmasını sağlamak için bu sektörün, üretimin desteklenmesi gerekiyor. Üretim miktarlarını artırmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Daha önce Irak pazarına açıldıklarını, Suriye pazarının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Ahmet Dündar, sektörün ve üretimin desteklenmesiyle taleplere cevap verebileceklerini vurguladı.

İhracat fazlası veren bir sektör olduklarına dikkati çeken Dündar, şunları kaydetti:

“Üretim hacmine gelince Türkiye’de yaklaşık 1 milyar dolarlık bir pazara sahibiz. Doğrudan 100 bin, dolaylı olarak 500 bine yakın istihdamı üstlenen bir sektörüz. Sektörün önü açık, geleceği açık. Bu yakın coğrafyamızdaki ihracat dışında özellikle AB ülkelerine yapmış olduğumuz ihracatımız var ki bu, ihracat genelinin yüzde 60-70’ini buluyor. Avrupa’ya mal satmış olması, bu sektörün tarım içinde rüştünü ispatlaması çok kayda değer bir durumdur.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-sus-bitkileri-ihracati-rusya-pazarinda-buyumeye-devam-ediyor/feed/ 0
Vatandaşlar Ekonomik Kriz Nedeniyle Pazarda Zorlanıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/vatandaslar-ekonomik-kriz-nedeniyle-pazarda-zorlaniyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/vatandaslar-ekonomik-kriz-nedeniyle-pazarda-zorlaniyor/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:24:08 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3681 İktidarın tartışmalı ekonomi politikaları yüzünden derinleşen kriz ortamında vatandaş geçinebilmek için kılı kırk yarıyor. Bir vatandaş Niğde Çiftlik ilçesinde pazarda karşılaştığı CHP Milletvekili Ömer Fethi Güler’e “Eskiden çuvalla alıyorduk şimdi gramla almaya başladık” diye yakındı. Gürer de “Yıllardır pazar yerlerini gezerim. AKP dönemlerinde hep sıkıntı vardı. Sorunlar bu yıl daha da artmış görünüyor. Önceleri kilolarca ürün alan, torbayla meyve sebze alan vatandaşlar, fiyat artışı nedeniyle artık gramla ya da tane ile ürün alabiliyor. Vatandaş, en büyük para birimimiz olan 200 TL’nin eski 20 lira kadar hükmü yok. Bozuk paraya gerek kalmadı” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Gürer, Çiftlik ilçe CHP Belediye Başkan Adayı Arif Çakıl, Azatlı belde Belediye Başkan Adayı Mehmet Akpınar, Bozköy Belediye Başkan Adayı Muammer Çelikbaş, Divarlı Belediye Başkan Adayı Sezai Avcı ile Çiftlik ilçesi ve beldelerde birlikte esnaf ziyareti yaptı ve ilçe pazarını gezdi. Gürer, pazar alışverişine çıkan vatandaşlarla konuştu. Ekonomik durumdan dert yanan vatandaşlar şunları söyledi:

“ESKİDEN ÇUVALLA ALDIĞIMIZ ÜRÜNLERİ ŞİMDİ GRAMLA VE TANE İLE ALMAYA BAŞLADIK”

Pazarda fiyatların çok pahalı olmasından yakınan bir vatandaş, “Her şey ateş pahası olmuş. İsteğimiz hiçbir şeyi alamıyoruz” derken, başka bir vatandaş da tane ve gramla aldığı sebze ve meyveleri göstererek, “Domates 50 lira olmuş. 5 tane biber, 5 tane domates ve soğan gibi ürünlere 200 liraya aldım. Eskiden çuvalla aldığımız ürünleri şimdi gramla ve tane ile almaya başladık” dedi.

“BU YAŞIMA KADAR BÖYLE PAHALILIK GÖRMEDİM”

80 yaşında olduğunu söyleyen başka bir vatandaş ise “Ben bu yaşıma kadar böyle pahalılık görmedim. Paranın hiçbir değeri kalmadı. Aldığımız sebze, meyveye maaşımız yetmiyor. İstediğimiz ürünleri alamıyoruz” diyerek pazardaki aşırı fiyat artışlarına tepki gösterdi.

Pazar yerinde ekmek arası döner satışı yapan bir esnaf ise satışların yarıya yarışa azaldığını, ne esnafın ne de pazara alışveriş için gelen vatandaşın dürüm satın aldığını ifade etti.

“KAŞIKLA VERDİKLERİNİ KEPÇEYLE ALIYORLAR”

Çocuğunun şeftali ve ceviz istediğini ancak bu ürünlerin çok pahalı olması nedeniyle alamadığını söyleyen başka bir kadın ise alışveriş için geldiği ilçe pazarından, fiyatların çok pahalı olması nedeniyle her istediğimizi alamıyoruz” dedi. Pazar çıkışında boş çantasını gösteren başka bir vatandaş ise “Emekliye zam yapıldığını söylüyorlar. Bu para neye yetecek? Kaşıkla verdiklerini kepçeyle alıyorlar. Millet biraz akıllı olsun artık” şeklinde konuştu.

“HER YIL BİR ÖNCEKİ YILI ARATTIRIYOR”

Pazar yerinde kumaş ve tekstil ürünleri satışı yapan bir esnaf da sattıkları ürünün yerine yenisini almak için satıştan elde ettikleri paranın üzerine para koymak zorunda kaldıklarını belirterek, “İlçeye ürünleri aracımla getiriyorum. Eskiden 400-500 liraya dolan yakıt deposu şimdi 3-5 bin liraya ancak doluyor. Geçen yıl satışlar bu yılkinden daha iyiydi. Her yıl biraz daha kötüye gidiyor. Her yıl bir önceki yılı arattırıyor” ifadelerini kullandı.

“200 TL’NİN ESKİ 20 LİRA KADAR HÜKMÜ YOK”

Pazarcı esnafının ve alışveriş için gelen vatandaşların sorunlarını dinleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise, “Yıllardır pazar yerlerini gezerim. AKP dönemlerinde hep sıkıntı vardı. Sorunlar bu yıl daha da artmış görünüyor. Önceleri kilolarca ürün alan, torbayla meyve sebze alan vatandaşlar, fiyat artışı nedeniyle artık gramla ya da tane ile ürün alabiliyor. Vatandaş, en büyük para birimimiz olan 200 TL’nin eski 20 lira kadar hükmü yok. Bozuk paraya gerek kalmadı. Bir alışverişe en büyük banknotumuz yetmiyor, diye dert yanıyor. Emeklilerin tepkisi de çok büyük; geçinemiyoruz, açlığa mahkum edildik, bizi iktidar duymuyor. Emekliler yılı yoksulluk yılı oldu” şeklinde tepki gösterdiklerini söyledi.

“İNSANLAR EVLERİNE TANE İLE MEYVE SEBZE ALIYOR”

Girdi maliyetlerindeki artışın etiketlere yansıdığına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Nakliye masrafları her gün biraz daha artıyor. Mazot litresi 45 lira. Mersin’den getirdiği ürüne tanede yerinde aldığı ürün fiyatına nakliye kadar masrafı ekleniyor. Pazarcı da gideri çok olunca para kazanamıyorum diyor. Etiket fiyatlarının yarısını nakliye masraflarına çalışır olduk diye dert yanıyorlar. Gidişat çok kötü. İnsanlar evlerine tane ile domates, tane ile biber, gram ile sebze, meyve alıyor. Ekonomide ciddi önlemler alınmalı. dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/vatandaslar-ekonomik-kriz-nedeniyle-pazarda-zorlaniyor/feed/ 0
Markale pazarı saldırısının görgü tanıkları 30 yıl sonra dehşeti hatırlıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/markale-pazari-saldirisinin-gorgu-taniklari-30-yil-sonra-dehseti-hatirliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/markale-pazari-saldirisinin-gorgu-taniklari-30-yil-sonra-dehseti-hatirliyor/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:33:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3540 BBC Sırpça servisinin 30’uncu yılında Saraybosna’daki Markale pazar yeri saldırısının görgü tanıklarıyla yaptığı görüşmeler, saldırıdan hayatta kalanların olanları tüm dehşetiyle hatırladığını gösteriyor.

“Şubat’tan nefret ediyorum.”

66 yaşında Saraybosnalı Advija Mujaric bu birkaç kelimeyi söylerken sesindeki yoğun acı ve dehşet hissediliyor.

30 yıl önce, 5 Şubat 1994’te, eski Yugoslavya topraklarındaki en ağır savaş suçlarından birinin yaşandığı Markale pazar yerindeki saldırıda ağır yaralanmıştı.

BBC Sırpça’ya konuşan Mujaric, “Benim için 5 Şubat her şeyi yok etti. Yaşamım alt üst oldu, bütün ailem yok edildi” diyor.

Saraybosna pazar yerine o gün alışveriş yapmak için giden 68 kişi saldırıda öldürüldü ve 142 kişi yaralandı.

Aynı pazar yerine 28 Ağustos 1995’te yapılan ikinci bir saldırıda da 37 kişi öldü ve 90 kişi yaralandı.

Saldırıların doğrudan faili bulunamadı ancak Markale farklı mahkeme kararlarına konu oldu.

Saraybosna’da yıllar süren ve 10 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği kuşatmayı yöneten Sırp ordusunun Saraybosna-Romanya Kolordu Komutanı Stanislav Galic, 2006 yılında Markale’nin bombalanması dahil farklı suçlardan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Çatışma nasıl başladı?

1980’lerin sonundaki siyasi kriz, eski Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nde (SFRJ) hızla çatışmaları tetikledi.

Önce Slovenya, sonra çatışmaların başladığı Hırvatistan bağımsızlığını ilan etti ve ardından Bosna-Hersek’e sıçradı; burada en güçlü ivmeyi kazandı.

Saraybosna kuşatması çok geçmeden başladı.

Bundan sonraki üç buçuk yıl boyunca 250 binden fazla insan, Sırp ordusunun bombardımanı ve keskin nişancı saldırılarının altında yaşayacaktı.

Hayat, elektrik ve ısınma olmadan, yiyecek ve su sıkıntısı içinde devam etti.

71 yaşındaki Amra Kihic, BBC’ye, “Büyük açlık vardı. Salam, tereyağı, kremanın neye benzediğini yıllar içinde unuttum” diyor.

Ve bu ortamda Markale pazarının önemini şöyle anlatıyor:

“Burası yaşamın kaynağıydı, para bile yoktu, herhangi bir şey için sadece takas vardı.

“Kıyafetler, ayakkabılar, insani yardımdan gelen gıda, vakumlu peynir, konserve gıdalar, çorba, un, şeker, tuz ve diğer şeyler.”

Ödeme aracı sigaraydı ve fiyatlar genellikle inanılmaz derecede yüksekti.

Pazarda ayrıca kentte ve cephede yaşanan olaylarla ilgili bilgi alışverişinde bulunulurdu.

Kihiç, “Buraya, binaların arasına bir bombanın düşeceğini asla düşünemezdik” diyor.

30 yıldan sonra görgü tanıklarının hafızalarında olay canlılığını koruyor.

O dönem Saraybosna Emniyetinde polis memuru ve müfettiş olan Dragan Miokovic, patlama anından 45 dakika sonra olay yerine gittiğini anlatıyor:

“Ne bir ceset ne de yaralı bulabildim, kelimenin tam anlamıyla bir mezbahayı andırıyordu.

“Her yer kan içindeydi, bağrışmalar duyuluyordu, insanlar sevdiklerini arıyordu, gerçekten korkutucuydu”.

Katliamın ardından Sırp Ordusu ve Bosna Hersek Ordusu, saldırının sorumluluğuyla ilgili birbirlerini hızla suçlamaya başladı.

Birleşmiş Milletler’in eski Yugoslavya Özel Delegesi Japon diplomat Yasushi Akashi, beş balistik uzmanın yer aldığı bir komisyon kurdu.

2013 yılında Bosna Hersek’te yayın yapan Nezavisne’ye verdiği demeçte, “Uzmanların bombanın nereden düştüğünü değerlendirmesi zordu.

“Tamamen kabul ettiğim sonuç, saldırının her iki taraftan da gelebileceği yönündeydi” dedi.

Akashi daha sonra, Lahey’deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesinde Bosnalı Sırpların eski lideri Radovan Karadiç’in ömür boyu hapse mahkum edilmesinin istendiği duruşmada savunma tanığı olacaktı.

Markale’den sonraki günlerde, “bir ya da iki günlüğüne sessizlik oldu” diyor Mikoviç.

Ancak sonraki günlerde yaşam mücadelesi devam ettiğini anlatıyor.

Markale’de bugün de pazar kuruluyor. Her tür ürün var. Taze sıkılmış nar oldukça popüler.

Ancak satıcılar pazarın kışları iyi çalışmadığından şikayet ediyor.

Büyük sorunun süpermarketler olduğunu ve bu yüzden meyvelerini aldıkları fiyata sattıklarını söylüyorlar.

Ancak bunun her yerde, hem Sırbistan hem Hırvatistan’da da aynı olduğunu ekliyorlar.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/markale-pazari-saldirisinin-gorgu-taniklari-30-yil-sonra-dehseti-hatirliyor/feed/ 0