Olumlu – Karadeniz Haber Tv http://www.karadenizhabertv.com.tr Wed, 24 Apr 2024 21:36:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye, Washington Büyükelçiliği’ne Sedat Önal’ı atadı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-washington-buyukelciligine-sedat-onali-atadi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-washington-buyukelciligine-sedat-onali-atadi/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:36:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6576 Türkiye, Ocak ayı başından bu yana boş bulunan Washington Büyükelçiliği’ne Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi olarak görev yapan Sedat Önal’ı atama kararı aldı. 2018-2023 yılları arasında Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak çalışan ve o dönem Türkiye-ABD ilişkilerinde yaşanan gerilimi başarıyla yönettiği bilinen Önal’ın bu göreve getirilmesi ilişkilerin geleceği açısından olumlu bir adım olarak görülüyor.

Ankara, Washington’a siyasi atama yerine kariyer diplomatı göndererek ilişkilerin kurumsal zemine dönmesi niyetini de göstermiş oldu.

Son dönemin en dikkat çeken büyükelçi atamalarından biri olan Sedat Önal’la ilgili karar, Anadolu Ajansı’nın (AA) dün akşam geçtiği bir haberle kamuoyuna duyuruldu. Haberi diplomatik kaynaklara dayandıran AA, halen Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi olarak New York’ta görev yapan Önal’ın Washington’a atandığını, yerine de Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız’ın getirildiğini duyurdu.

Diplomatik kaynaklar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın her iki ismi arayarak yeni görevlerini tebliğ ettiğini söyledi.

Atamalara ilişkin Dışişleri Bakanlığından henüz resmi bir bilgilendirme yapılmadı. Atamaların resmiyet kazanması için kararnamelerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanması ve Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor.

Sedat Önal, Washington Büyükelçiliği görevini, 2021-2024 yılları arasında ABD’de Türkiye’yi temsil eden Murat Mercan’dan devralacak.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) önde gelen isimlerinden Mercan, siyasi bir karar sonucu Washington’a büyükelçi olarak atanmıştı. ABD de Türkiye’nin bu adımına eski Arizona Senatörü Jeff Flake’i Türkiye Büyükelçisi olarak atayarak yanıt vermişti.

Hükümetin Washington gibi çok önemli bir başkente siyasi atama yapması o dönem çok tartışılmış ve eleştirilmişti. Mercan sonrası Washington’a bu kez Sedat Önal gibi deneyimli bir diplomatın atanması genel olarak olumlu bulundu.

Washington’la yakın çalışan bir isim

Türkiye’nin yeni ABD Büyükelçisi, Washington’da yakından bilinen bir isim. 2018-2023 yılları arasında Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler dışındaki tüm siyasi dosyaları takip eden Önal, Amerikalı muhataplarıyla hem ikili ilişkiler hem de bölgesel ve uluslararası konularda mesai yaptı.

Türkiye-ABD ilişkilerinin en sıkıntılı döneminde bakanlığın iki numarası olarak görev yapan Önal, ABD ile Rahip Brunson ve S-400 krizi gibi önemli ikili gerilimlerle Suriye ve Doğu Akdeniz’den kaynaklanan bölgesel sorunların yönetiminde, muhatapları ABD Dışişleri Bakan Yardımcıları Wendy Sherman ve Victoria Nuland ile birlikte önemli rol oynadı.

Büyükelçi Önal, Türk-Amerikan ilişkilerinin özellikle 2021 sonundan itibaren normalleşmesi sürecinde de etkili oldu. Önal, Joe Biden’ın ABD Başkanı seçilmesinin ardından Türk-Amerikan ilişkilerini kurumsal düzeyde yeniden rayına oturtmayı amaçlayan Stratejik Mekanizma’nın oluşturulması sürecini Dışişleri Bakanlığı adına yürüttü.

Bu çalışmaların, iki ülke dışişleri bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Antony Blinken’ın temaslarını olumlu etkilediği, Ankara ve Washington’da yapılan değerlendirmeler arasında. Bu da Önal’ın atamasının ABD’de olumlu karşılandığı yorumlarına neden oldu.

Kurumsal zemine dönüş

Diplomatik kaynakların yaptıkları değerlendirmelerde, Ankara’nın Washington için bu kez siyasi bir atama düşünmemiş olmasının önemi ön plana çıkıyor. İlişkilerde son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin Türkiye-ABD diyaloğunu daha kurumsal zeminde yürütme motivasyonunu güçlendirdiği kaydediliyor.

Bu süreçte, Mayıs 2023 seçimlerinin ardından Dışişleri Bakanlığı’na atanan Hakan Fidan’ın da etkisinin olduğu, Fidan’ın özellikle Blinken ile çok daha sık görüşüyor olmasının önemli olduğu değerlendiriliyor. Türk-Amerikan ilişkilerinin yürütülmesinde önceki döneme oranla iki ülke dışişleri bakanlıklarının ağırlığının artması da olumlu görülen bir başka unsur.

Stratejik Mekanizma’nın ilerki aylarda dışişleri bakanları düzeyinde ABD’de toplanması öngörülen planlar arasında. Fidan ve Blinken, en son G20 Dışişleri Bakanları toplantısı sırasında ikili bir görüşme gerçekleştirdi ve ikili planda üst düzey ziyaret takvimini ele aldı. Fidan’ın ilkbaharda ABD’yi ziyaret etmesi öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Temmuz ayında Washington’da yapılacak olan NATO’nun 75. Yıl Zirvesi’ne katılması planlanıyor.

Türk-Amerikan ilişkilerinde gündem yoğun

Türk-Amerikan ilişkilerinde önemli bir eşik Ankara’nın yaklaşık 1,5 yıl beklettiği İsveç’in NATO’ya katılım protokolünü onaylamasıyla Ocak ayında aşılmıştı. Ankara’nın bu hamlesinden hemen sonra 40 yeni F-16 savaş uçağı ve 79 modernizasyon kitinin Türkiye’ye satışı için harekete geçen Washington, Şubat ayında süreci sorunsuz tamamlamış ve satışın önünü açmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Şubat’ta gazetecilere yaptığı bir açıklamada, Türk-Amerikan ilişkilerindeki gelişmeleri değerlendirirken, “ABD ile aramızda bu son attığımız adımlar neticesinde olumlu bazı gelişmelerden söz edebiliriz. Şu anda Kongre’deki hava olumlu. Aynı şekilde Senato’dan da olumlu sesler geliyor. ABD ile benzer düşündüğümüz ya da üzerinde uzlaştığımız konuların sayısı artıyor diyebiliriz. Şu anda olumsuz bir gidiş yok, tam aksine olumlu bir gelişme var. Bu konuyla ilgili olarak ilgili bakanlar da bizdeki muhataplarına olumlu gelişmelerin olduğunu söylüyorlar” demişti.

Erdoğan’ın bahsettiği olumlu ortamın sonuçlarından biri de Ankara’ya son dönemde ABD’den yapılan üst düzey ziyaretlerdeki artış oldu. ABD Senatosu’ndan Demokrat Parti üyeleri Jeanne Shaheen ve Chris Murphy, hafta başında ziyaret ettikleri Ankara’da önce Dışişleri Bakanı Fidan, sonra da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü.

Her iki senatör de geçmişte Türkiye aleyhine Amerikan Kongresi’nde yapılan girişimlere aktif destek vermeleriyle biliniyor. İki senatörün Ankara’ya yaptıkları ziyaret ve verdikleri mesajlar, Türk-Amerikan ilişkilerinde son dönemde artan olumlu ortamın Amerikan Kongresi’ne de yansıdığını göstermesi açısından önem taşıyor.

Bu olumlu tabloya rağmen Önal’ı yeni görevinde önemli zorluklar da bekliyor. Bunların başında ABD’nin Kuzey Suriye’de Türkiye’nin “terör örgütü” olarak tanımladığı Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) desteğini sürdürmesi geliyor.

ABD, Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunan Irak–Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüyle ile mücadele etmesi için YPG’ye yıllardır siyasi ve askeri destek veriyor. Türkiye ise YPG’nin “PKK’nın Suriye ayağını” oluşturduğunu ve amacının Suriye’nin kuzeydoğusunda bir devlet kurmak olduğunu vurguluyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Kuzey Suriye’deki YPG hedeflerine operasyonlarını artırarak bu coğrafyada “terörle mücadele” faaliyetlerinin devam edeceği mesajını veriyor.

ABD’nin bu politikasından yakın gelecekte geri adım atmasının beklenmemesi ise Ankara-Washington diyaloğunu etkileyecek bir unsur olarak görülüyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-washington-buyukelciligine-sedat-onali-atadi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE ve Mısır ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilere konuştu: (2) http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bae-ve-misir-ziyareti-donusunde-ucakta-gazetecilere-konustu-2/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bae-ve-misir-ziyareti-donusunde-ucakta-gazetecilere-konustu-2/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:54:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4343 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ABD ile benzer düşündüğümüz ya da üzerinde uzlaştığımız konuların sayısı artıyor diyebiliriz. Şu anda olumsuz bir gidiş yok, tam aksine olumlu bir gelişme var.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır ziyaretleri sonrası Türkiye’ye dönüşte uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in iki yıl aradan sonra ilk defa Batılı bir gazeteciye verdiği röportajda, Türkiye’nin arabuluculuğunda Ukrayna ile yaşananları anlatırken “Tam anlaşmaya varıyorduk İngiltere Başbakanı Boris Johnson girdi devreye. Ukrayna’yı yanlış yönlendirdi ve barış olmadı.” sözleri hatırlatılan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Sayın Putin’in bu açıklamalarında açık söylemem gerekirse samimiyet var. İstanbul süreci diye değerlendireceğimiz bu görüşmelerde bizler, her türlü samimi adımları attık. Bu konuda ilgili Bakan arkadaşlarım Rusya tarafıyla görüşmelerini yaptılar. Biz sonuç odaklı çalıştık ancak barış bir şekilde tesis edilemedi. Fakat biz, buradan netice alamadık diye bırakıp gidemeyiz. Barış arayışının peşini bırakmayacağız.”

“Barışa hizmet eden somut sonuçları biz sağladık”

Barışın sağlanması için ellerinden ne geliyorsa yapmaya devam edeceklerini belirten Erdoğan, “İngiltere’nin eski Başbakanı Boris Johnson barış çabalarından elini çekmeden önce beraber çalışmalar yaptık, çabalarımıza devam ettik, olmadı. Geçenlerde İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ziyaretimize geldi, onunla da bu meseleleri ele aldık. Sayın Putin’in bu süreç içerisinde bizimle birebir görüş alışverişi olur veya Rusya’nın ilgili bakanları burada ayrıca devreye girerlerse onlarla da bu süreci takip eder, netice almaya çalışırız.” ifadelerini kullandı.

“Şu ana kadar Ukrayna-Rusya savaşında barışa hizmet eden somut sonuçları biz sağladık.” diyen Erdoğan, esir takasından tahıl koridoruna kadar birçok önemli gelişme yaşandığına dikkati çekti.

Tarafları Türkiye’de birden fazla kez buluşturduklarına işaret eden Erdoğan, “Bunu yine yapabilir ve dış etkilerden arındırılmış, çözüm odaklı bir süreç yönetimi ile barışın kapısını aralayabiliriz.” çağrısında bulundu.

Rusya Devlet Başkanı Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’le yaptıkları görüşmelerde bu arayışlarını sürdürdüklerini bildiren Erdoğan, “Biz en başından itibaren adil barışın savaştan daha iyi olduğunu savunuyor ve bütün adımlarımızı bu anlayışla atmaya gayret ediyoruz. Yeter ki barışı isteyelim, oraya ulaşan bir yolu muhakkak buluruz.” diye konuştu.

Türkiye-ABD ilişkileri

“Türkiye’nin, İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesinin ardından Ankara-Washington arasında olumlu bir atmosferden söz edebilir miyiz? Eğer öyleyse bu olumlu havanın FETÖ, PKK/YPG, S-400, F-35 gibi ihtilaflı meselelere de pozitif bir yansıması olur mu?” sorusuna ise Erdoğan, “ABD ile aramızda bu son attığımız adımlar neticesinde olumlu bazı gelişmelerden söz edebiliriz.” yanıtını verdi.

Şu anda Kongre’deki havanın olumlu olduğunu, aynı şekilde Senato’dan da olumlu sesler geldiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“ABD ile benzer düşündüğümüz ya da üzerinde uzlaştığımız konuların sayısı artıyor diyebiliriz. Şu anda olumsuz bir gidiş yok, tam aksine olumlu bir gelişme var. Bu konuyla ilgili olarak ilgili bakanlar da bizdeki muhataplarına olumlu gelişmelerin olduğunu söylüyorlar. Gerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a, gerek MİT Başkanı İbrahim Kalın’a, gerek Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanımız Akif Çağatay Kılıç’a bu konularda bu bilgileri veriyorlar. ‘Biz elimizden geleni yapıyoruz. Sayın Biden’ın ıslak imzalı mektubunu burada gördünüz.’ diyorlar. Biz de ‘Bizim de ıslak imzalı onay belgesini gördünüz. Hepsinden öte parlamentomuzdan çıkan kararı duydunuz ve bize de teşekkür üstüne teşekkürler ettiniz. Biz bundan sonrasını sizden bekliyoruz.’ dedik ve yola devam ediyoruz. Aynı şekilde İsveç Başbakanının bizi arayarak bu konudaki teşekkürü, attığımız adımın olumlu istikamette gittiğinin işaretidir.”

Deprem bölgesindeki çalışmalar

Üzerinden bir yıl geçen 6 Şubat depremlerinin ardından yaraların sarılması, konutların, şehirlerin yeniden inşa ve ihyası anlamında gelinen noktaya ilişkin değerlendirmeleri sorulan Erdoğan, deprem bölgesine yaptıkları ziyaretlerde vatandaşların, iktidarın kendilerini dışarıda bırakmadığını, sözünde durduğunu ifade ettiklerini anlattı.

Bölgede yapımı devam eden konutları tamamlamaya çalıştıklarını, yapımı tamamlanan konutları da sahiplerine teslim ettiklerini anımsatan Erdoğan, sözlerini tutarak, benzeri görülmemiş bir inşaat seferberliği başlattıklarını ortaya koyduklarını ifade etti.

Bunu muhalefetin de çok iyi bildiğini ifade eden Erdoğan, “Hatay’da geçen gün muhalefetin belediye başkanlarını, genel başkanlarını halk orada yuhaladı. Meydana bile sokmadı. ‘Biz size inanmıyoruz. Siz bizi aldattınız. Şimdi utanmadan yine karşımıza çıkıyorsunuz.’ dediler. Bölgede konutları, köy evlerini, ahırları peyderpey yapmaya devam ediyoruz. İnşallah bitirdikçe de bunları vatandaşlarımıza teslim ediyoruz.” diye konuştu.

Konutların alt yapısıyla, üst yapısıyla güven verdiğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Depremzede kardeşlerimizi en kısa sürede güvenli, huzurlu ve dayanıklı yuvalarına kavuşturmak için gece-gündüz koşturuyoruz. Sadece ziyaret ettiğimiz 5 ilimizde, kuralarını çekerek hak sahiplerine teslim ettiğimiz konut ve köy evi sayısı 31 binin üzerindedir. İnşallah 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini gerçekleştireceğiz. Takip eden dönemde de her ay 15-20 bin civarında konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Böylece temel atmanın üzerinden bir sene geçmeden inşaatları bitirme sözümüzü önemli ölçüde yerine getirmiş olacağız. Yıl sonuna kadar hedefimiz, 200 bin evi vatandaşlarımıza teslim etmektir. Ardından bu sayıyı süratle 390 bine ulaştıracağız. Yola devam ediyoruz. Hedefimiz, halkımıza hizmetlerimizi daha etkin bir biçimde ulaştırabilmek için yerel yönetimlerde halkımızın desteğiyle çok ciddi bir başarı kazanmak. Buralarda da çalışmalarımızı en güzel şekilde sürdürüyoruz.”

Erzincan’da maden ocağındaki toprak kayması

Erzincan’daki altın madeninde meydana gelen toprak kaymasına ilişkin değerlendirmeleri sorulan Erdoğan, madende büyük boyutta bir heyelan yaşandığını, 600 civarında madencinin çalıştığı bu yerde 9 vatandaşın şu anda toprak altında olduğunu hatırlatarak, arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

İlk andan itibaren Erzincan Valisi’nin bölgede bulunduğunu, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın bizzat AFAD’la birlikte olaya müdahil olduğunu belirten Erdoğan, kendileriyle BAE’ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ı da olay yerine geçmesinin faydalı olacağını düşünerek hızlıca bölgeye gönderdiklerini anlattı.

Bugün itibarıyla İçişleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlarının olayları yakından takip ederek çalışmaların koordinesini üstlendiğini bildiren Erdoğan, “Bu heyelanın teknik incelemeleri, soruşturmaları başladı. Soruşturmaların neticesine göre adımlar mutlaka atılacaktır. Bu aşamada önceliğimiz madencilerimize ulaşabilmek.” dedi.

“Öyle veya böyle ne yaparlarsa yapsınlar, her şey olacağına varacak”

Seçimler yaklaşırken farklı yapıdaki terör örgütlerinin saldırılar gerçekleştirdiğini söyleyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bunlar her dönem, her seçim öncesi maalesef yaşadığımız olaylar. Öyle veya böyle ne yaparlarsa yapsınlar, her şey olacağına varacak. Şurada seçimlere 2 ay bile yok. Artık geri sayım başladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de partisinin grup toplantısında çok açık, net bazı hususları ortaya koydu. Aynı kanaatleri ben de paylaşıyorum. Muhalefet, özellikle mülteci meselesini gündeme getiriyor. Bunların hiçbirinden onlara ekmek çıkmaz, boşuna uğraşıyorlar. 31 Mart kesinlikle bazılarının siyaset sahnesinden tamamen silindiğini göreceğimiz gün olacaktır. Nasıl ki 28 Mayıs’ta bazıları silindiyse, bazıları şu anda yarım yamalak ayakta durmaya çalışıyorsa, bunların neticesi de benzer olacak.”

Teşkilatlarıyla yoğun bir şekilde gerek büyükşehirlerde gerek illerde, ilçelerde Cumhur İttifakı olarak çalışmalarını yaptıklarını kaydeden Erdoğan, şimdi de meclis üyeleriyle ilgili çalışmaların da Ankara’da genel başkan vekilleriyle yürütüldüğünü bildirdi.

“İnşallah biz de kendilerine katılacağız.” diyen Erdoğan, “Malum benim Samsun mitingim var. Samsun bizim için çok çok önemli. Ondan sonra Giresun, Ordu mitinglerimizi yapacağız. Böylece Karadeniz’i şöyle bir toparlayalım istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“FETÖ bataklığını kuruttuk, sinekleri temizleme işimiz devam ediyor”

FETÖ’yle irtibatlı olduğu gerekçesiyle ihraç edilen 450 hakim ve savcının Danıştay 5. Dairesince göreve iade edildiği sürece ilişkin düşünceleri sorulan Erdoğan, “FETÖ denen bu şer şebekesinin, terör yapılanmasının belini kırdık. FETÖ bataklığını kuruttuk ancak sinekleri temizleme işimiz daha devam ediyor.” dedi.

FETÖ’nün iç yüzünü anlatmaya, onlarla her alanda mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Mücadelemiz bitmiş değil. Son kukla da Türkiye’ye zarar veremez hale getirilene kadar devam edeceğiz. Yüzlerindeki değişik maskeleri yırtıp atıyoruz ve bunlar böylece meydana çıkıyor. Her kılığa giren bu iradesiz şarlatanların ensesinde olacağız. Fakat Danıştay’ın aldığı bu karara da sessiz kalmamız mümkün değil. Nasıl ki Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bazı garip kararlarda Cumhur İttifakı olarak tepkisiz kalmıyorsak, bunda da sessiz kalamayız. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu bu kararları hazmedemiyorum. Danıştay zaman zaman yapıyor, bu tür kararlarla bizi rahatsız ediyor ama Anayasa Mahkemesi’nin sık sık bu tür kararları alması bizi ciddi manada rahatsız ediyor. Mesela Anayasa Mahkemesi bir de BTK’yla ilgili bir karar almış. Hani bunun neresinden gireceksin? Nasıl böyle bir karar alınır? Biz de bu işin üzerine üzerine gidiyoruz, gideceğiz. Danıştay’da da bu işin yine aynı şekilde takipçisi olacağız.”

(Bitti)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bae-ve-misir-ziyareti-donusunde-ucakta-gazetecilere-konustu-2/feed/ 0