Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TRT World Sunucusu Elif Bereketli’nin üstlendiği “Gıda Güvenliği: Büyüyen Bir Sınama” paneline Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi, Malavi Dışişleri Bakanı Nancy Tembo, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) Komisyonu Başkanı Omar Alieu Touray, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Başkanı Kate Forbes ve Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü Yardımcısı Carl Skau katıldı.
“Çok daha kuvvetli önlemlere ihtiyacımız var”
Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Popşoi, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ikinci yılının dolduğunu hatırlatarak ülkesinde 2014’ten bu yana çok sayıda göçmenin bulunduğunu ve uluslararası toplumun desteğiyle onlara ev sahipliği yapmayı sürdüreceklerini söyledi.
Moldova’nın Ukrayna’dan gelen gıda için çok önemli bir ülke olduğuna dikkati çeken Popşoi, “Türkiye’ye de burada teşekkür etmek istiyorum. Türkiye, Ukrayna tahılının güvenli bir şekilde dünyaya açılması için mükemmel bir koridor oluşturdu.” dedi.
Popşoi, Rusya’nın tahıl koridoru anlaşmasını askıya almasının ardından alternatif arayışlarına yöneldiklerini, bu çerçevede bazı koridorlar oluşturduklarını ve bu çerçevede Moldova’dan Ukrayna’ya ve Ukrayna’dan Moldova’ya 2 milyon tonluk gıda akışı sağlandığını kaydetti.
Ukrayna’nın ihtiyacı olan altyapıyı sağlamaya devam ettiklerini aktaran Popşoi, göçmenler konusunun yanı sıra gıda güvenliğinin de öncelikli meselelerden biri olduğunu ifade etti.
Popşoi, “Aslında şoke edici bir durum ortaya çıktı. Aslında bu devasa kriz ile karşı karşıya kalmamız bizi de şaşırttı. Fakat uluslararası toplum ile Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası kurumların bize yardımcı olması ve vatandaşların harekete geçmesiyle büyük bir iş çıkardık. Ukrayna’ya komşu olan ülkeler bir araya gelerek kaynakları bir araya getirdiler.” ifadelerini kullandı.
Gıda güvenliğinin sağlanması açısından Ukrayna’dan gelen tahıl konusunun önemli olduğunu vurgulayan Popşoi şunları söyledi:
“Uluslararası toplumun desteğini sürdürmesi gerekiyor. Gıda güvenliğinden bahsedip bundan bahsetmezsek olmaz. Temel güvenliğin sağlanması lazım, bunun için belirli yatırımlara ihtiyaç var. Aynı zamanda da yine bu çatışmaların etkisini azaltabilmek için çok daha sağlam, çok daha kuvvetli önlemlere ihtiyacımız var. Evet hukukun üstünlüğünden bahsediyoruz, ancak hukukun üstünlüğüne dayalı olarak biz bunları yaparsak istikrar sağlanabilir ve değer zincirlerinin kırılmadığından emin olabiliriz. Aksi takdirde özellikle de ihtiyacı olan ülkelerin gıdaya olan erişimi maalesef sekteye uğrayacak.”
“(İklim değişikliği) sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de etkileyecektir”
Malavi Dışişleri Bakanı Tembo, Malavi için tarım ürünlerine bağımlı bir ülke olarak iklim değişikliği konusunun en önemli zorluklardan biri haline geldiğini söyledi.
Malavi’nin ekonomik faaliyetlerinin yüzde 80’ini tarımın oluşturduğunu kaydeden Tembo, “2015’ten bu yana olağanüstü bazı koşullarla karşı karşıya kaldık. Örnek olarak da kasımda normalde yağmur yağar, o dönemde ekim yapılır. Fakat öyle durumlar ortaya çıktı ki ocak ayına kadar yağmur yağmadı.” ifadelerini kullandı.
Madagaskar, Malavi ve Zimbabve’nin bazı kesimlerinde 2015’ten itibaren büyük kasırgaların yaşandığını belirten Tembo, özellikle geçen seneki kasırgada, yüzlerce insanın hayatını kaybettiğini, binlerce hanenin yıkıldığını ve tarım ürünlerinin büyük zarar gördüğünü aktardı.
Tembo, gıda güvenliğinin ülkelerinin kalkınması açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.
İklim değişikliği konusunun doğru ele alınması gerektiğine dikkati çeken Tembo şunları kaydetti:
“Bu, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de etkileyecektir. Bu kasırgalar bütün altyapıyı etkiledi, hastane ve eğitim altyapısını etkiledi, bu kasırgalardan dolayı okullar mahvoldu. Birçok insan artık eğitim erişimine sahip değil.”
Tembo, Malavi’nin kendi kendine yetmek konusunda sorun yaşayan bir ülke olduğunu ve kasırgalar sebebiyle uluslararası kurumlardan yardım aldıklarını, çiftçileri tekrar ekim yapmaları için teşvik ettiklerini ve tarım konusunda da bilgiye ihtiyaçları olduğunu ifade etti.
Gübrenin büyük kısmının Rusya ve Ukrayna’dan geldiğini belirten Tembo, “Avrupa Birliği’nden çok uzağız ama savaş gerçekten bizi de etkiledi, özellikle de tarım ürünlerinin üretimi konusunda. Çünkü birçok çiftçinin maliyet artışından dolayı gübreye erişimi yok. Aslında bu, tüm sistemin nasıl birbiriyle bağlantılı olduğunun da mükemmel bir örneği.” diye konuştu.
Tembo, az gelişmiş ülkelerin finansmana erişimi konusunda yeni adımlar atılması gerektiğini aktardı.
“Batı Afrika’da 40 milyondan fazla insan gıda güvensizliği ile karşı karşıya”
ECOWAS Komisyonu Başkanı Touray, gıda güvenliğinin insanların sağlıklı bir hayat yaşayabilmesi için çok önemli bir konu olduğunu ifade etti.
Batı Afrika’da 413 milyonluk bir nüfusun bulunduğunu kaydeden Touray, “Bu nüfusun yüzde 10’u yani Batı Afrika’da 40 milyondan fazla insan gıda güvensizliği ile karşı karşıya.” dedi.
Touray, Nijer’de 3,2 milyon, Nijerya’da 36 milyon, Burkina Faso ve Mali’de 3 milyon insanın gıda güvensizliği ile karşı karşıya olduğunu kaydetti.
Batı Afrika’da gıda güvensizliğine sebep olan 4 unsurun varlığına dikkati çeken Touray, bunların güvensizlik, yapısal sorunlar, jeopolitik sorunlar ve iklim değişikliği olduğunu söyledi.
Touray, ECOWAS olarak bölgedeki unsurlar arasında koordinasyon sağlamak istediklerini, barış ve istikrar için gerekli finansman sağlanmazsa kötü sonuçların devam edeceğini belirtti.
Göç konusuna da değinen Touray şunları kaydetti:
“Göç de aslında bu güvensizliğin bir sonucu ve şunu da unutmamak gerekiyor, göç aslında genelde Afrika içerisinde gerçekleşiyor. Yani Afrikalı göçmenlerin yüzde 90’ı genelde Afrika içerisinde yer değiştiriyor ve genelde yoksul topluluklar içerisinde gerçekleşiyor.”
“Kısa vadeli ve uzun vadeli çözümlere odaklanmamız lazım”
IFRC Başkanı Forbes, milyonları ilgilendiren bir sorunun konuşulduğunu ve bu sorunun, içerisinde birçok unsuru barındırdığını söyledi.
Gıda güvenliği konusunda siyasi çözümlere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Forbes, “Artık çiftçilerin işlerini yapamıyor olmasına da bir çözüm bulmak lazım. Yani biz yemek bıraktık gıda emanet ettik ve gittik gibi tek seferlik çözümler bizim için uygun değil. Hem siyasi olarak hem de kuruluşlarımız içerisinde kısa vadeli ve uzun vadeli çözümlere odaklanmamız lazım.” ifadelerini kullandı.
Forbes, iklim değişikliği gibi sorunların artık içerisinde olunduğunu ve bu sebeple ayak uydurulması gerektiği, çözüm bulunmazsa şiddet ve ihtilaflarla karşı karşıya kalınacağı ve bunun için de uzun bir süreye sahip olunmadığı değerlendirmesinde bulundu.
“Karşımızda daha önce hiç görülmemiş bir ihtiyaç düzeyi var”
WFP İcra Direktörü Yardımcısı Skau, halihazırda çok büyük bir gıda krizinin içerisinde olunduğunu, bu sebeple de fonları ve finansmanı artıracak çalışmaları yapmanın öncelik arz ettiğini söyledi.
Kaynakların yetersizliğinden bahseden Skau, “Karşımızda daha önce hiç görülmemiş bir ihtiyaç düzeyi var ve bu, 3 yıl içinde dramatik bir yükseliş gösterdi. Dolayısıyla eşi benzeri görülmemiş, kapatılması gereken bir boşluk var.” ifadelerini kullandı.
Skau, istikrarsızlığın belirsizliğin yolunu açtığını dolayısıyla bilgi akışının sağlanmasının, çözüm odaklı hareket etmenin ve doğrudan gıda sağlamak yerine gıda sistemlerine yatırım yapmanın önemine dikkati çekti.
Gıdaya erişimin sağlanması için alınan inisiyatiflerin teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden Skau, “Karadeniz inisiyatifini düşünün, burada Türkiye’den ve birkaç başka yerden gelen diplomatik adımlar sayesinde bir kazan kazan senaryosu ve fırsatı oluşturuldu.” dedi.
Skau, Gazze’de ve Sudan’da yaşananlara bakıldığında durumun sürdürülebilir olmadığını, finansman sıkıntısının değil finansmanın ulaştırılması sıkıntısının bulunduğunu ve diplomatik çözümlere ihtiyacın olduğunu sözlerine ekledi.
]]>KONYA – Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 5 yıl boyunca hayata geçirilen Konya Modeli Belediyeciliğin en güzel örneklerini ve yeni dönem projelerini coşkulu bir programla kamuoyuyla paylaştı.
Selçuklu Kongre Merkezi’nde “Güçlü Konya İçin Bir Adım Daha” sloganıyla gerçekleştirilen programda, Anadolu’nun kültür ve medeniyet başkenti Konya’yı, her alanda çok daha güçlü kılmak için son 5 yılda önemli yatırımlar yaptıklarını dile getiren Başkan Altay, “Bir yola çıkarken, insan nereden nereye geldiğini bilmek ister. Hele ki bir şehrin hizmetkarıysanız, o şehir için neler yaptığınızı hem görmeniz hem de hizmet ettiğiniz halka anlatmanız gerekir” dedi.
“İnsan bir şehri severse, o şehri güzelleştirmek için yapamayacağı hiçbir şey yoktur”
“Konya, sadece coğrafyamızda değil, yüreğimizde de iz bırakan bir şehirdir. Geçmişiyle, bugünüyle, yarınıyla kalplerimizde hep var olacak ortak bir destandır” diyen Başkan Altay, “Bir özlemin, bir sevdanın ve bir umudun adıdır Konya. Konya’ya olan sevgimizi anlatmaya yetecek ne bir söz, ne bir cümle var. İnsan bir şehri severse, o şehri güzelleştirmek için yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Ne yorulmak bilir, ne dinlenmek. Gece gündüz demeden çalışır, hizmet üretir. Dertleri dinler, derman olmak ister. Bizim Konya’ya sevdamız da, aşk hikayemiz de işte böyle bir şey. Bu kadim şehrin yarınlarını inşa etmek, ‘Gönüllerin Şehrine Gönülden Hizmet’ etmek, bu hayattaki en büyük mutluluğum oldu” ifadelerini kullandı.
“Bu büyük vazifeyi üstlenmek, hayatımın en büyük dönüm noktasıydı”
Konya’nın bağrından çıkmış, sokaklarında büyümüş bir kişi olarak şehre hizmet etmeye henüz gençlik yıllarında başladığını hatırlatan Başkan Altay “Her daim Konya’ya değer katacak projeler içerisinde oldum. Selçuklu Belediye Başkanlığı’na başladığım dönemi, benim için önemli bir tecrübenin ilk adımı oldu. 9 yıla yakın bir süre, burada yaptığımız güzel hizmetler neticesinde, Cumhurbaşkanımız ve Konya halkı, bizleri Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine layık gördüler. Bu büyük vazifeyi üstlenmek, hayatımın en büyük dönüm noktasıydı. Göreve geldiğimiz ilk andan itibaren önümüze bir hedef koyduk. Bu hedef; Konya’mızı her alanda kalkındırmak ve Türkiye’nin parlayan yıldızı haline getirmekti. Hamdolsun, yaptığımız her çalışmayla bu vizyonumuza adım adım yaklaştık” cümlelerini kullandı.
“5 yılın ardından Konya’mız sadece Türkiye’de değil, dünyada da yıldızı parlamaya başlayan bir şehir oldu”
Başkan Altay, 5 yılda yol ve altyapı çalışmalarından KOSKİ yatırımlarına; Konya tarihinin en büyük kentsel dönüşüm ve mimari projelerinden, sosyal ve kültürel hizmetlere kadar onlarca farklı alanda, yüzlerce projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti. ‘Büyük Yatırımlar, Güçlü Konya’ ilkesiyle, Konya’nın dört bir yanında yaptıkları çalışmalar sayesinde, Konya’yı daima ileriye taşıdıklarını kaydeden Başkan Altay şöyle devam etti:
“Şehrimizde yaşayan tüm hemşehrilerimizin hayatını iyileştirmenin çabası içerisinde olduk. ‘Daima Yenilik, Daima Hizmet’ diyerek, Konya’mızı ihya etmek için çalışıp alın teri döktük. ‘Birlikte başaracağız’ dedik ve birlikte başardık. Her bir Konyalının sesine kulak verdik ve güzel şehrimizi hep birlikte kalkındırdık. Bu uzun yolculukta Konya’ya olan sevgim ve hizmet aşkım hiçbir zaman azalmadı, her daim daha da arttı. Hamdolsun 5 yılın ardından, Konya’mız sadece Türkiye’de değil, dünyada da yıldızı parlamaya başlayan bir şehir oldu. Bu kadim şehrin mirasını korumak ve yarınlara emin adımlarla ilerlemesini sağlamak, benim ve tüm yol arkadaşlarım için paha biçilemez bir mutluluk ve tecrübedir.”
1 Mart’tan itibaren taşra ulaşımına yüzde 50 indirim
Başkan Altay daha sonra göreve geldikleri günden itibaren ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışıyla şehre kazandırdıkları büyük yatırımları ve önümüzdeki süreçte atacakları adımları paylaştığı 1 saat 20 dakika süren bir sunum gerçekleştirdi. Sunumuna toplu ulaşımla ilgili bir müjde vererek başlayan Başkan Altay, 1 Mart’tan itibaren merkez dışındaki taşra ulaşımında tam yüzde 50 indirim uygulayacaklarını belirterek, “Toplu taşımaya büyük bir destek vermiş olacağız. Şehrimize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.
“Yeni dönemde Konya’nın raylı sistem hatlarına 105.7 kilometre daha ilave edeceğiz”
Konya’da trafiği rahatlatmak için çok önemli çalışmalar yürüttüklerini paylaşan Başkan Altay, “1986’da başlayan Büyükşehir Belediyemizin raylı sistem faaliyetleriyle bugüne kadar 26.5 kilometre uzunluğa ulaşmış bir tramvay hattımız var. İnşallah bu dönemde, 5 yıl içerisinde buna 105.7 kilometre uzunluğunda yeni hatlar ilave edeceğiz. Bunun 77 kilometresini Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla birlikte, 28 kilometresini de Konya Büyükşehir Belediyesi olarak biz üstlenmiş olacağız. Şu anda ihalesi yapılmış, müşavirliği devam eden toplam raylı sistem hattımız, mevcut hattımızın 1,5 katı uzunluğunda. Bunların bir kısmının temelini banliyöde olduğu gibi attık. Diğerlerinin de Nisan ayı içinde temelini atmayı planlıyoruz” ifadelerine yer verdi.
“Konyaray Banliyö Hattı şehrimizde toplu ulaşım adına yaptığımız en önemli işlerden birisi”
Yapım çalışması tüm hızıyla süren KONYARAY Banliyö Hattı’yla ilgili de bilgi veren Başkan Altay, “Şehrimizde toplu ulaşım adına yaptığımız bugüne kadar en önemli işlerden birisi Banliyö Hattı. Özellikle Organize Sanayi Bölgemizdeki ve sanayi alanlarımızdaki vatandaşlarımızın toplu ulaşım kullanmaları adına çok önemli bir işti. Konya tarihinin en büyük bedelli işlerinden birisi. 2 milyar 787 milyon ile ilk etap ihalesi tamamlandı, çalışmalar devam ediyor. İnşallah ikinci etapta da 2. Organize Sanayi ve Yaylapınar hatları da tamamlanarak şehrimize önemli bir toplu ulaşım ağı kazandırmış oluyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın temeli Nisan ayında atılacak
Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın temelini 2024 yılı içinde atacaklarını açıklayan Başkan Altay, “16.9 kilometre uzunluğunda Fırat Caddesi’nden başlayıp Beyhekim Hastanesi, Barış Caddesinden Kent Plaza’ya kadar uzanan hattımızın da bu yıl inşaatına başlamayı planlıyoruz. Yine önemli işlerimizden birisi Adliye-Şehir Hastanesi-Yeni Sanayi Sitesi Hattı. Bu en çok beklenen hatlardan birisi. Çünkü hem Şehir Hastanesi’nin hayata geçmesi hem de Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’nin taşınmasıyla birlikte bu bölgede müthiş bir yoğunluk oluştu. İnşallah bu yıl Nisan ayı içerisinde burada da temel atmayı planlıyoruz. Önce Şehir Hastanesi-Adliye arasındaki bağlantıyı Şehir Hastanesi Alt Geçidi üzerinden başlayarak; sonrasında Aslım Caddesi’nden Yeni Sanayi Sitemize kadar ilk etabını Büyükşehir Belediyesi olarak biz hayata geçireceğiz. Yaklaşık 1.5 milyar lira bedelle bu işin süreci tamamlanmak üzere. Ulaştırma Bakanımızla daha önce ifade ettiğimiz raylı sistem hatlarıyla birlikte daha detaylı bir açıklama yaparak Konya’nın gelecek dönemde 5 yılda 105 kilometre daha raylı sistem hattını şehrimize nasıl kazandıracağımızı anlatacağız” ifadelerini kullandı.
Konya-Bakü arası kadar mahalle yolu
Konya’nın çok büyük bir coğrafya olduğunu hatırlatarak böyle büyük bir coğrafyada ilçelere mahalle yolları kazandırdıklarını vurgulayan Başkan Altay, “5 yılda 2 bin kilometrelik mahalle yolunu şehrimize kazandırdık. 2 bin kilometre deyince belki zihninizde oluşmayabilir. Konya’dan Bakü’ye kadar yol inşa etmiş olduk. Toplam 4 milyar 172 milyon bedelle ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışıyla 31 ilçemizin tamamında mahalle yolları inşa ettik. Yine 31 ilçemizin tamamında 950 kilometrelik, 1 milyon 625 bin ton sıcak asfalt çalışmasını 2 milyar 924 milyon bedelle; ayrıca ilçelerimizin tamamında 6 milyon 505 bin metrekare parkeyi de 1 milyar 171 milyon bedelle şehrimize kazandırmış olduk” açıklamasını yaptı.
Başkan Altay ihya ve restorasyon projelerin anlattı
Başkan Altay, Türkiye’nin en büyük ihya projelerinden olan Darü’l-Mülk Projesi kapsamında hayata geçirilen; Mevlana Çarşı ve Altın Çarşı, Taş Bina, Tekel Deposu-Depo No: 4, Aladdin Caddesi Cephe Yenileme, Darü’l-Mülk Sergi Sarayı, Alaaddin Tepesi Kazı alanı, Meydan Evleri, Büyük Larende Dönüşümü başta olmak üzere merkezde ve ilçelerde tamamlanan ve devam eden ihya, yenileme ve restorasyon çalışmalarını anlattı.
Saraçoğlu Tarımsal Üretim ve Ar-Ge Kampüsü
Tarımda yeni bir aşamaya geçtiklerini vurgulayan Başkan Altay, “Karatay Belediyemizle birlikte Saraçoğlu Tarımsal Üretim ve AR-GE Kampüsümüz hayata geçecek. 14 milyon metrekarelik alanıyla bu manada Türkiye’nin en önemli tesislerinden birisini hayata geçiriyoruz. Burada özellikle küçükbaş hayvan varlığının ilimizde çoğaltılmasıyla ilgili tesisler, ayrıca kuraklığa dayanıklı bitkilerin hem test edilmesi hem üretilmesi ve bir çiftçi eğitim merkezi kurmayı planlıyoruz. Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Başkanı olarak yurt dışından misafirlerimizi eğitmek ve en önemlisi de Konya’da üretilen tarımsal ekipmanların satışının gerçekleştirilmesi için yeni bir fonksiyon olacak bu tesisimizi de inşallah önümüzdeki dönemde hayata geçirmiş olacağız” dedi.
28 ilçeye 25 milyarın üzerinde yatırım kazandırıldı
Merkez dışındaki 28 ilçede bugüne kadar yapılan yatırımları rakamsal olarak açıklayan Başkan Altay şöyle devam etti:
“Ahırlı’ya 275 milyon, Akören’e 426 milyon, Akşehir’e 2 milyar, Altınekin’e 650 milyon, Beyşehir’e 1.6 milyar, Bozkır’a 1 milyar, Çeltik’e 422 milyon, Cihanbeyli’ye 1.2 milyar, Çumra’ya 1.5 milyar, Derbent’e 370 milyon, Derebucak’a 530 milyon, Doğanhisar’a 597 milyon, Emirgazi’ye 330 milyon, Ereğli’ye 2.5 milyar, Güneysınır’a 430 milyon, Hadim’e 686 milyon, Halkapınar’a 251 milyon, Hüyük’e 805 milyon, Ilgın’a 1.7 milyar, Kadınhanı’na 1.3 milyar, Karapınar’a 1.5 milyar, Kulu’ya 1.4 milyar, Sarayönü’ne 947 milyon, Seydişehir’e 1.4 milyar, Taşkent’e 417 milyon, Tuzlukçu’ya 220 milyon, Yalıhüyük’e 150 milyon, Yunak’a 835 milyon lira olmak üzere böylece 28 ilçemizin tamamına yaptığımız toplam yatırım tutarı 25 milyar 400 milyon lira oldu.”
Son 5 yılda 52 milyar 842 milyon lira yatırım yapıldı
Başkan Altay, Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığı ve uluslararası alanda yapılan çalışmalar başta olmak üzere; Konya’da düzenlenen uluslararası organizasyonlar, gençlik, spor, eğitim, tarımsal destek, sosyal destek projeleri, KOSKİ yatırımları, akıllı şehir uygulamaları, çevre yatırımları, kamulaştırma ve kentsel dönüşüm çalışmaları ile devam eden büyük yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Konuşmasını son 5 yılda 31 ilçede hayata geçirilen tüm belediyecilik hizmetlerinin maliyetlerini ifade ederek sürdüren Başkan Altay, “Yapı, imar ve kentsel dönüşüm çalışmaları için 18 milyar lira, kamulaştırma ve imar projeleri için 3 milyar 620 milyon lira, yeni caddeler, mahalle yolları, parke taşı, sıcak asfalt için 9 milyar 169 milyon lira, KOSKİ Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla 10 milyar 327 milyon lira, gençlik, spor ve eğitim faaliyetlerine 3 milyar 566 milyon lira, park-bahçe hizmetlerimiz ile çevre koruma ve kontrol için 1 milyar 922 milyon lira, yeni otobüsler için 1 milyar 300 milyon lira, sosyal destekler 2 milyar 364 milyon lira, iklim değişikliğiyle mücadele 952 milyon lira, tarımsal destekler 492 milyon, itfaiye teşkilatımızı güçlendirmek için 680 milyon lira, akıllı şehir uygulamalarını güçlendirmek için 450 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. Böylece son 5 yılda güncel bedelle 52 milyar 842 milyon liralık yatırımı şehrimize kazandırmış olduk” diye konuştu.
170 proje için söz verildi, 348 proje hayata geçirildi
5 yıl önce Benim Şehrim lansmanında Konyalılara toplamda 170 proje için söz verdiklerini ve bugün gelinen noktada tam 348 projeyi hayata geçirdiklerinin altını çizen Başkan Altay, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Konya Modeli Belediyecilik işte budur. Konya’da belediyeciliğin marka olmasının nedeni işte budur. Söz verdiklerimiz, söz vermediklerimizin dışında hayata geçirdiğimiz işler. Biz ne yaparsak yapalım binlerce, on binlerce proje yapmış olsak bile Konyalıların bize verdiği desteğin karşılığını vermiş olamayız. Bu şehir her şeyin en güzeline layık. İnşallah şehrimizi güzelleştirmek için bundan sonra da Konya’da yaşayan her bir vatandaşımızın sesine kulak vererek, onların ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre projeler geliştirmeye devam edeceğiz. ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışımızla Konya’yı dünyaya örnek bir belediye okulu haline getireceğiz. Daha yaşanabilir bir dünya, herkes için barış, herkes için adalet ve herkes için refah misyonuyla hareket edeceğiz. Filistin toprakları ve tüm mazlum coğrafyalarda barış için gayret edeceğiz. Hemşehrilerimizin desteğini ve duasını alarak güçlü Konya için köklü hizmet anlayışımızı sürdüreceğiz. Konya’nın yarınları için yarınların Konya’sını inşa edeceğiz. Konya her şeyin en güzeline yakışır. Bizler de en iyisini, en güzelini sizin için inşa etmeye çalışacağız. ‘Şimdi güçlü Konya için bir adım daha’ diyerek hizmet yolculuğumuzu ileri taşıma vakti. Şimdi güçlü Konya’nın vaktidir. İnşallah bunu da hep birlikte başaracağımıza ben inanıyorum.”
Başkan Altay Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti
Bu görevi kendisine layık gören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Başkan Altay, “Geçmiş dönem bakanlarımıza, şu anda kabinede bizi temsil eden bakanlarımıza, değerli Konya Valimize, şu anda aramızda bulunan ve bulunmayan tüm milletvekillerimize, AK Parti İl Başkanımıza ve tüm teşkilatlarımıza teşekkürü bir borç bilirim. Allah sizlerden razı olsun. Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi İl Başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza, meclis Üyelerimize, AK Parti ana kadememize, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza, AK Parti İlçe Başkanlarımıza ve teşkilatlarına, mahalle muhtarlarımıza, mahalle başkanlarımıza, mesai arkadaşlarıma, bizi yalnız bırakmayan projelerimizde emeği olan Türkiye’nin çok ünlü mimarlarına, Türkiye’nin çok önemli yüklenici firmalarına, orada çalışan işçisinden mühendisine kadar her kademedeki vatandaşımıza ve hizmet yolcuğunda bizlere omuz veren tüm Konyalı hemşehrilerime şükranlarımı sunuyorum. Sefer bizden zafer Allah’tandır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Programa; Konya Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Konya Milletvekilleri Tahir Akyürek, Selman Özboyacı, Meryem Göka, Mehmet Baykan, Latif Selvi, Mustafa Hakan Özer, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaarslan, BBP Konya İl Başkanı Seyit Özcan, Konyaspor Başkanı Ömer Korkmaz, rektörler, belediye başkanları, belediye başkan adayları, AK Parti İl ve İlçe Kadın ve Gençlik Kolları Başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Gençlik Meclisi ve Çalışan Gençlik Meclisi üyeleri, yerel ve ulusal basın kuruluşlarından temsilciler katıldı.
]]>Selçuklu Kongre Merkezi’nde “Güçlü Konya İçin Bir Adım Daha” sloganıyla gerçekleştirilen programda, Anadolu’nun kültür ve medeniyet başkenti Konya’yı, her alanda çok daha güçlü kılmak için son 5 yılda önemli yatırımlar yaptıklarını dile getiren Başkan Altay, “Bir yola çıkarken, insan nereden nereye geldiğini bilmek ister. Hele ki bir şehrin hizmetkarıysanız, o şehir için neler yaptığınızı hem görmeniz hem de hizmet ettiğiniz halka anlatmanız gerekir” dedi.
“İnsan bir şehri severse, o şehri güzelleştirmek için yapamayacağı hiçbir şey yoktur”
“Konya, sadece coğrafyamızda değil, yüreğimizde de iz bırakan bir şehirdir. Geçmişiyle, bugünüyle, yarınıyla kalplerimizde hep var olacak ortak bir destandır” diyen Başkan Altay, “Bir özlemin, bir sevdanın ve bir umudun adıdır Konya. Konya’ya olan sevgimizi anlatmaya yetecek ne bir söz, ne bir cümle var. İnsan bir şehri severse, o şehri güzelleştirmek için yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Ne yorulmak bilir, ne dinlenmek. Gece gündüz demeden çalışır, hizmet üretir. Dertleri dinler, derman olmak ister. Bizim Konya’ya sevdamız da, aşk hikayemiz de işte böyle bir şey. Bu kadim şehrin yarınlarını inşa etmek, ‘Gönüllerin Şehrine Gönülden Hizmet’ etmek, bu hayattaki en büyük mutluluğum oldu” ifadelerini kullandı.
“Bu büyük vazifeyi üstlenmek, hayatımın en büyük dönüm noktasıydı”
Konya’nın bağrından çıkmış, sokaklarında büyümüş bir kişi olarak şehre hizmet etmeye henüz gençlik yıllarında başladığını hatırlatan Başkan Altay “Her daim Konya’ya değer katacak projeler içerisinde oldum. Selçuklu Belediye Başkanlığı’na başladığım dönemi, benim için önemli bir tecrübenin ilk adımı oldu. 9 yıla yakın bir süre, burada yaptığımız güzel hizmetler neticesinde, Cumhurbaşkanımız ve Konya halkı, bizleri Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine layık gördüler. Bu büyük vazifeyi üstlenmek, hayatımın en büyük dönüm noktasıydı. Göreve geldiğimiz ilk andan itibaren önümüze bir hedef koyduk. Bu hedef; Konya’mızı her alanda kalkındırmak ve Türkiye’nin parlayan yıldızı haline getirmekti. Hamdolsun, yaptığımız her çalışmayla bu vizyonumuza adım adım yaklaştık” cümlelerini kullandı.
“5 yılın ardından Konya’mız sadece Türkiye’de değil, dünyada da yıldızı parlamaya başlayan bir şehir oldu”
Başkan Altay, 5 yılda yol ve altyapı çalışmalarından KOSKİ yatırımlarına; Konya tarihinin en büyük kentsel dönüşüm ve mimari projelerinden, sosyal ve kültürel hizmetlere kadar onlarca farklı alanda, yüzlerce projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti. ‘Büyük Yatırımlar, Güçlü Konya’ ilkesiyle, Konya’nın dört bir yanında yaptıkları çalışmalar sayesinde, Konya’yı daima ileriye taşıdıklarını kaydeden Başkan Altay şöyle devam etti:
“Şehrimizde yaşayan tüm hemşehrilerimizin hayatını iyileştirmenin çabası içerisinde olduk. ‘Daima Yenilik, Daima Hizmet’ diyerek, Konya’mızı ihya etmek için çalışıp alın teri döktük. ‘Birlikte başaracağız’ dedik ve birlikte başardık. Her bir Konyalının sesine kulak verdik ve güzel şehrimizi hep birlikte kalkındırdık. Bu uzun yolculukta Konya’ya olan sevgim ve hizmet aşkım hiçbir zaman azalmadı, her daim daha da arttı. Hamdolsun 5 yılın ardından, Konya’mız sadece Türkiye’de değil, dünyada da yıldızı parlamaya başlayan bir şehir oldu. Bu kadim şehrin mirasını korumak ve yarınlara emin adımlarla ilerlemesini sağlamak, benim ve tüm yol arkadaşlarım için paha biçilemez bir mutluluk ve tecrübedir.”
1 Mart’tan itibaren taşra ulaşımına yüzde 50 indirim
Başkan Altay daha sonra göreve geldikleri günden itibaren ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışıyla şehre kazandırdıkları büyük yatırımları ve önümüzdeki süreçte atacakları adımları paylaştığı 1 saat 20 dakika süren bir sunum gerçekleştirdi. Sunumuna toplu ulaşımla ilgili bir müjde vererek başlayan Başkan Altay, 1 Mart’tan itibaren merkez dışındaki taşra ulaşımında tam yüzde 50 indirim uygulayacaklarını belirterek, “Toplu taşımaya büyük bir destek vermiş olacağız. Şehrimize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.
“Yeni dönemde Konya’nın raylı sistem hatlarına 105.7 kilometre daha ilave edeceğiz”
Konya’da trafiği rahatlatmak için çok önemli çalışmalar yürüttüklerini paylaşan Başkan Altay, “1986’da başlayan Büyükşehir Belediyemizin raylı sistem faaliyetleriyle bugüne kadar 26.5 kilometre uzunluğa ulaşmış bir tramvay hattımız var. İnşallah bu dönemde, 5 yıl içerisinde buna 105.7 kilometre uzunluğunda yeni hatlar ilave edeceğiz. Bunun 77 kilometresini Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla birlikte, 28 kilometresini de Konya Büyükşehir Belediyesi olarak biz üstlenmiş olacağız. Şu anda ihalesi yapılmış, müşavirliği devam eden toplam raylı sistem hattımız, mevcut hattımızın 1,5 katı uzunluğunda. Bunların bir kısmının temelini banliyöde olduğu gibi attık. Diğerlerinin de Nisan ayı içinde temelini atmayı planlıyoruz” ifadelerine yer verdi.
“Konyaray Banliyö Hattı şehrimizde toplu ulaşım adına yaptığımız en önemli işlerden birisi”
Yapım çalışması tüm hızıyla süren KONYARAY Banliyö Hattı’yla ilgili de bilgi veren Başkan Altay, “Şehrimizde toplu ulaşım adına yaptığımız bugüne kadar en önemli işlerden birisi Banliyö Hattı. Özellikle Organize Sanayi Bölgemizdeki ve sanayi alanlarımızdaki vatandaşlarımızın toplu ulaşım kullanmaları adına çok önemli bir işti. Konya tarihinin en büyük bedelli işlerinden birisi. 2 milyar 787 milyon ile ilk etap ihalesi tamamlandı, çalışmalar devam ediyor. İnşallah ikinci etapta da 2. Organize Sanayi ve Yaylapınar hatları da tamamlanarak şehrimize önemli bir toplu ulaşım ağı kazandırmış oluyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın temeli Nisan ayında atılacak
Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın temelini 2024 yılı içinde atacaklarını açıklayan Başkan Altay, “16.9 kilometre uzunluğunda Fırat Caddesi’nden başlayıp Beyhekim Hastanesi, Barış Caddesinden Kent Plaza’ya kadar uzanan hattımızın da bu yıl inşaatına başlamayı planlıyoruz. Yine önemli işlerimizden birisi Adliye-Şehir Hastanesi-Yeni Sanayi Sitesi Hattı. Bu en çok beklenen hatlardan birisi. Çünkü hem Şehir Hastanesi’nin hayata geçmesi hem de Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’nin taşınmasıyla birlikte bu bölgede müthiş bir yoğunluk oluştu. İnşallah bu yıl Nisan ayı içerisinde burada da temel atmayı planlıyoruz. Önce Şehir Hastanesi-Adliye arasındaki bağlantıyı Şehir Hastanesi Alt Geçidi üzerinden başlayarak; sonrasında Aslım Caddesi’nden Yeni Sanayi Sitemize kadar ilk etabını Büyükşehir Belediyesi olarak biz hayata geçireceğiz. Yaklaşık 1.5 milyar lira bedelle bu işin süreci tamamlanmak üzere. Ulaştırma Bakanımızla daha önce ifade ettiğimiz raylı sistem hatlarıyla birlikte daha detaylı bir açıklama yaparak Konya’nın gelecek dönemde 5 yılda 105 kilometre daha raylı sistem hattını şehrimize nasıl kazandıracağımızı anlatacağız” ifadelerini kullandı.
Konya-Bakü arası kadar mahalle yolu
Konya’nın çok büyük bir coğrafya olduğunu hatırlatarak böyle büyük bir coğrafyada ilçelere mahalle yolları kazandırdıklarını vurgulayan Başkan Altay, “5 yılda 2 bin kilometrelik mahalle yolunu şehrimize kazandırdık. 2 bin kilometre deyince belki zihninizde oluşmayabilir. Konya’dan Bakü’ye kadar yol inşa etmiş olduk. Toplam 4 milyar 172 milyon bedelle ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışıyla 31 ilçemizin tamamında mahalle yolları inşa ettik. Yine 31 ilçemizin tamamında 950 kilometrelik, 1 milyon 625 bin ton sıcak asfalt çalışmasını 2 milyar 924 milyon bedelle; ayrıca ilçelerimizin tamamında 6 milyon 505 bin metrekare parkeyi de 1 milyar 171 milyon bedelle şehrimize kazandırmış olduk” açıklamasını yaptı.
Başkan Altay ihya ve restorasyon projelerin anlattı
Başkan Altay, Türkiye’nin en büyük ihya projelerinden olan Darü’l-Mülk Projesi kapsamında hayata geçirilen; Mevlana Çarşı ve Altın Çarşı, Taş Bina, Tekel Deposu-Depo No: 4, Aladdin Caddesi Cephe Yenileme, Darü’l-Mülk Sergi Sarayı, Alaaddin Tepesi Kazı alanı, Meydan Evleri, Büyük Larende Dönüşümü başta olmak üzere merkezde ve ilçelerde tamamlanan ve devam eden ihya, yenileme ve restorasyon çalışmalarını anlattı.
Saraçoğlu Tarımsal Üretim ve Ar-Ge Kampüsü
Tarımda yeni bir aşamaya geçtiklerini vurgulayan Başkan Altay, “Karatay Belediyemizle birlikte Saraçoğlu Tarımsal Üretim ve AR-GE Kampüsümüz hayata geçecek. 14 milyon metrekarelik alanıyla bu manada Türkiye’nin en önemli tesislerinden birisini hayata geçiriyoruz. Burada özellikle küçükbaş hayvan varlığının ilimizde çoğaltılmasıyla ilgili tesisler, ayrıca kuraklığa dayanıklı bitkilerin hem test edilmesi hem üretilmesi ve bir çiftçi eğitim merkezi kurmayı planlıyoruz. Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Başkanı olarak yurt dışından misafirlerimizi eğitmek ve en önemlisi de Konya’da üretilen tarımsal ekipmanların satışının gerçekleştirilmesi için yeni bir fonksiyon olacak bu tesisimizi de inşallah önümüzdeki dönemde hayata geçirmiş olacağız” dedi.
28 ilçeye 25 milyarın üzerinde yatırım kazandırıldı
Merkez dışındaki 28 ilçede bugüne kadar yapılan yatırımları rakamsal olarak açıklayan Başkan Altay şöyle devam etti:
“Ahırlı’ya 275 milyon, Akören’e 426 milyon, Akşehir’e 2 milyar, Altınekin’e 650 milyon, Beyşehir’e 1.6 milyar, Bozkır’a 1 milyar, Çeltik’e 422 milyon, Cihanbeyli’ye 1.2 milyar, Çumra’ya 1.5 milyar, Derbent’e 370 milyon, Derebucak’a 530 milyon, Doğanhisar’a 597 milyon, Emirgazi’ye 330 milyon, Ereğli’ye 2.5 milyar, Güneysınır’a 430 milyon, Hadim’e 686 milyon, Halkapınar’a 251 milyon, Hüyük’e 805 milyon, Ilgın’a 1.7 milyar, Kadınhanı’na 1.3 milyar, Karapınar’a 1.5 milyar, Kulu’ya 1.4 milyar, Sarayönü’ne 947 milyon, Seydişehir’e 1.4 milyar, Taşkent’e 417 milyon, Tuzlukçu’ya 220 milyon, Yalıhüyük’e 150 milyon, Yunak’a 835 milyon lira olmak üzere böylece 28 ilçemizin tamamına yaptığımız toplam yatırım tutarı 25 milyar 400 milyon lira oldu.”
Son 5 yılda 52 milyar 842 milyon lira yatırım yapıldı
Başkan Altay, Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığı ve uluslararası alanda yapılan çalışmalar başta olmak üzere; Konya’da düzenlenen uluslararası organizasyonlar, gençlik, spor, eğitim, tarımsal destek, sosyal destek projeleri, KOSKİ yatırımları, akıllı şehir uygulamaları, çevre yatırımları, kamulaştırma ve kentsel dönüşüm çalışmaları ile devam eden büyük yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Konuşmasını son 5 yılda 31 ilçede hayata geçirilen tüm belediyecilik hizmetlerinin maliyetlerini ifade ederek sürdüren Başkan Altay, “Yapı, imar ve kentsel dönüşüm çalışmaları için 18 milyar lira, kamulaştırma ve imar projeleri için 3 milyar 620 milyon lira, yeni caddeler, mahalle yolları, parke taşı, sıcak asfalt için 9 milyar 169 milyon lira, KOSKİ Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla 10 milyar 327 milyon lira, gençlik, spor ve eğitim faaliyetlerine 3 milyar 566 milyon lira, park-bahçe hizmetlerimiz ile çevre koruma ve kontrol için 1 milyar 922 milyon lira, yeni otobüsler için 1 milyar 300 milyon lira, sosyal destekler 2 milyar 364 milyon lira, iklim değişikliğiyle mücadele 952 milyon lira, tarımsal destekler 492 milyon, itfaiye teşkilatımızı güçlendirmek için 680 milyon lira, akıllı şehir uygulamalarını güçlendirmek için 450 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. Böylece son 5 yılda güncel bedelle 52 milyar 842 milyon liralık yatırımı şehrimize kazandırmış olduk” diye konuştu.
170 proje için söz verildi, 348 proje hayata geçirildi
5 yıl önce Benim Şehrim lansmanında Konyalılara toplamda 170 proje için söz verdiklerini ve bugün gelinen noktada tam 348 projeyi hayata geçirdiklerinin altını çizen Başkan Altay, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Konya Modeli Belediyecilik işte budur. Konya’da belediyeciliğin marka olmasının nedeni işte budur. Söz verdiklerimiz, söz vermediklerimizin dışında hayata geçirdiğimiz işler. Biz ne yaparsak yapalım binlerce, on binlerce proje yapmış olsak bile Konyalıların bize verdiği desteğin karşılığını vermiş olamayız. Bu şehir her şeyin en güzeline layık. İnşallah şehrimizi güzelleştirmek için bundan sonra da Konya’da yaşayan her bir vatandaşımızın sesine kulak vererek, onların ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre projeler geliştirmeye devam edeceğiz. ‘Konya Modeli Belediyecilik’ anlayışımızla Konya’yı dünyaya örnek bir belediye okulu haline getireceğiz. Daha yaşanabilir bir dünya, herkes için barış, herkes için adalet ve herkes için refah misyonuyla hareket edeceğiz. Filistin toprakları ve tüm mazlum coğrafyalarda barış için gayret edeceğiz. Hemşehrilerimizin desteğini ve duasını alarak güçlü Konya için köklü hizmet anlayışımızı sürdüreceğiz. Konya’nın yarınları için yarınların Konya’sını inşa edeceğiz. Konya her şeyin en güzeline yakışır. Bizler de en iyisini, en güzelini sizin için inşa etmeye çalışacağız. ‘Şimdi güçlü Konya için bir adım daha’ diyerek hizmet yolculuğumuzu ileri taşıma vakti. Şimdi güçlü Konya’nın vaktidir. İnşallah bunu da hep birlikte başaracağımıza ben inanıyorum.”
Başkan Altay Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti
Bu görevi kendisine layık gören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Başkan Altay, “Geçmiş dönem bakanlarımıza, şu anda kabinede bizi temsil eden bakanlarımıza, değerli Konya Valimize, şu anda aramızda bulunan ve bulunmayan tüm milletvekillerimize, AK Parti İl Başkanımıza ve tüm teşkilatlarımıza teşekkürü bir borç bilirim. Allah sizlerden razı olsun. Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi İl Başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza, meclis Üyelerimize, AK Parti ana kadememize, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza, AK Parti İlçe Başkanlarımıza ve teşkilatlarına, mahalle muhtarlarımıza, mahalle başkanlarımıza, mesai arkadaşlarıma, bizi yalnız bırakmayan projelerimizde emeği olan Türkiye’nin çok ünlü mimarlarına, Türkiye’nin çok önemli yüklenici firmalarına, orada çalışan işçisinden mühendisine kadar her kademedeki vatandaşımıza ve hizmet yolcuğunda bizlere omuz veren tüm Konyalı hemşehrilerime şükranlarımı sunuyorum. Sefer bizden zafer Allah’tandır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Programa; Konya Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Konya Milletvekilleri Tahir Akyürek, Selman Özboyacı, Meryem Göka, Mehmet Baykan, Latif Selvi, Mustafa Hakan Özer, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaarslan, BBP Konya İl Başkanı Seyit Özcan, Konyaspor Başkanı Ömer Korkmaz, rektörler, belediye başkanları, belediye başkan adayları, AK Parti İl ve İlçe Kadın ve Gençlik Kolları Başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Gençlik Meclisi ve Çalışan Gençlik Meclisi üyeleri, yerel ve ulusal basın kuruluşlarından temsilciler katıldı. – KONYA
]]>Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre, geçen yıl Türkiye’deki limanlara 60 bin 195 gemi geldi. Kocaeli Liman Başkanlığının görev sahasını kapsayan İzmit Körfezi’ndeki limanlar, 9 bin 560 gemiyle bu alanda ilk sırada yer aldı.
Kocaeli’ye gelen gemilerin 2 bin 875’i Türk bayraklı, 6 bin 685’i ise yabancı bayraklı gemilerden oluştu, bu gemilerin toplam ağırlığı 170 milyon 789 bin groston olarak kayıtlara geçti.
Aliağa Liman Başkanlığı 6 bin 329 gemiyle ikinci olurken, Ambarlı Liman Başkanlığı bölgesindeki limanlar 4 bin 256 gemiyle üçüncü sırada yer aldı.
Limanlarda elleçlenen yük miktarı sıralamasında ise Aliağa Liman Başkanlığı, 81 milyon 355 bin 615 tonla geçen yıl en fazla elleçleme yapılan liman bölgesi oldu. Bu alanda ilk defa ikinci sıraya gerileyen Kocaeli’deki limanlarda 81 milyon 291 bin 544 ton yük elleçlendi. Böylece Kocaeli’de günde 222 bin 716 ton yük elleçlemesi gerçekleşti.
Kocaeli’de geçen yıl elleçlenen yüklerin 22 milyon 258 bin 656 tonluk kısmını ihracat, 46 milyon 622 bin 671 tonluk kısmını ithalat, kalan kısmını da kabotaj ve transit yükler oluşturdu.
İzmit Körfezi’ndeki limanlar 2023 yılında yoğun konteyner trafiğine de ev sahipliği yaptı. Bu limanlarda geçen yıl elleçlenen konteyner miktarı 2 milyon 159 bin 160 TEU (1 TEU, eni 2,3 metre, boyu 6,1 metre olan konteyner) oldu.
“Kocaeli’de denizcilik, yeni altyapı yatırımlarıyla daha da gelişecek”
İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası Kocaeli Şube Başkanı Vedat Doğusel, AA muhabirine, Kocaeli’nin bir denizcilik üssü olduğunu, yeni altyapı yatırımlarıyla kentte sektörün daha da gelişeceğini söyledi.
Kocaeli’de elleçlenen yüklerin yüzde 85’inin dış ticarete yönelik olduğunu belirten Doğusel, kentin ihracat ve ithalatta önemli bir konuma sahip olduğunu kaydetti.
Doğusel, tüm liman kentlerinde olduğu gibi Kocaeli’de de geçen yılın bereketli geçtiğini ifade ederek, “2023’te Türkiye’ye gelen gemi sayısı toplamda 60 bin 195 olmuş. Kocaeli’ye gelen gemi sayısı da 9 bin 500 ortalamayla çok önemli bir yerde. Kocaeli’ye gelen gemilerin 2 bin 875’i Türk bayraklı gemi, genelde kabotaj hattı için oluyor. 6 bin 685 de yabancı bayraklı gemi ilimizde misafir edilmiş.” diye konuştu.
Türkiye’deki limanlarda geçen yıl toplam 521 milyon ton elleçleme yapıldığını, bunun yaklaşık 81 milyon tonluk kısmının Kocaeli’de gerçekleştirildiğini dile getiren Doğusel, kentte elleçlenen yüklerin büyük kısmını motorlu kara taşıtları, mineral yakıtlar, demir ve çeliğin oluşturduğunu bildirdi.
Dış ticaretin yüzde 90’ının deniz yoluyla yapıldığına dikkati çeken Doğusel, “Günümüzde her şey çok hızlı değişiyor. Kıyı yapılarının da buna uygun revize edilmesi, kara terminallerinin, demir yolu ağlarının, kara yollarının ve limanların günümüz gemilerine uyarlanması gerekiyor. Bugün gemilerin boyutları artık çok büyük yerlere vardı. Artık büyük gemilerin yanaşabileceği iskelelerin, limanların olması, bunların doğaya ve çevreye uygun şekilde desteklenmesi, ülkemizin ticaretinin büyüdüğünü düşündüğümüzde daha da önem arz ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Doğusel, Kocaeli’ye de artık daha büyük gemilerin geldiğine işaret ederek, üretim artışına bağlı olarak kentteki limanların yakın zamanda 100 milyon ton elleçleme seviyesine ulaşacağını söyledi.
Kentteki limanların dünya standartlarında hizmet verdiğini vurgulayan Doğusel, “Türkiye’de tüm limanlar bu konuda çok ileride. Kocaeli’de de zaten bir sürü örnek firmamız var. Teknoloji ve altyapı anlamında çok güzel büyüyen limanlarımız var.” dedi.
]]>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı:
“Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1.7 milyon dekarlık arazide uygulanacak”
“Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir”
KAYSERİ – Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri’de sektör paydaşları ile düzenlediği toplantıda, “Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir. Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1.7 milyon dekarlık arazide uygulanacak” dedi.
Bir dizi ziyaret ve programlar kapsamında Kayseri’ye gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Büyükkılıç, başkanlık girişinde çiçekle karşıladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Bakan Yumaklı’ya Fuaye Alanı’nda dünya jeoloji tarihine ışık tutan 7,5 milyon yıllık fosillerin ayaklandırma çalışmalarının yer aldığı sergiyi gezdirerek, çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Daha sonra, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, beraberindeki heyet ile birlikte başkanlık makamına geçti.
Başkan Büyükkılıç, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Bakan Yumaklı’ya kentteki tarım ve hayvancılık alanında yapılan yatırımlar, hizmetler ve projeler ile ilgili detaylı bilgi verdi.
Bakan Yumaklı ise Başkan Büyükkılıç’a misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederek, tüm Kayseri halkına sevgilerini ve teşekkürlerini iletti.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, günün anısına şeref defterini de imzaladı.
Bakan Yumaklı, sektör temsilcileri ile Büyükşehir’de buluştu
Öte yandan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ayşe Böhürler, Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy ile birlikte sektör paydaşlarının da katıldığı toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Tarımın hep stratejik bir sektör olduğunu söylüyoruz. Sizlerde zaman zaman duyuyorsunuz ama bunu stratejik hale getiren nedir bir ona bakmak lazım. Olmaz denilen şeyleri artık dünyada yaşıyor olduk. Bu salonlarda bundan birkaç sene evvel ağzımızda maske olmadan yan yana oturmanın imkanı yoktu. Ancak şu anda öyle bir şey yok. İnsan fıtratı gereği hızlı bir şekilde de unutuyoruz. Dolayısıyla salgın hastalıklar gibi ülkeler arasındaki savaşlar gibi doğal afetler gibi ki daha 1 sene oldu, tarihin gördüğü en büyük felaketlerden bir tanesini yaşadık. Hamdolsun ayağa kalktık. İklim değişikliği ve buna benzer hususlar gıdanın neden bir stratejik sektör olduğunu bize anlatıyor. Ülkeler için gıda arz güvenliği konusu birçok konuda olduğu gibi hakikaten ülkelerin milli güvenlik meselesidir. Bizim bir yandan üretmemiz gerekir, bir yandan da pandemiden beri dünyayı etkisi altına alan enflasyonla alakalı üretimi baskılayan girdi fiyatlarıyla alakalı süreçlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bizim görevimiz; bu baskıyı azaltacak tedbirleri almak. Bunun içinde gece gündüz uğraşıyoruz” şeklinde konuştu.
“Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir”
Kayseri’nin işlerle marka değeri oluşturmak için çalışan bir şehir olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir. Dolayısıyla bizde kendi bakanlığımızla alakalı konuları bu anlamda değerlendiriyoruz. Yaklaşık son 21 yılda Kayseri’ye yapılan bütün yatırımlar ve bütün desteklerin toplam tutarının 60 milyar TL olduğunu söylemek istiyorum. Özellikle ihracat yapan firmalarımızın karşısına gelecek karbon ayak izi ve yeşil mutabakat konuları artık dünyada konuşulmaya başladı. Bunlar için bizim elimizde bir varlık olarak düşündüğümüz ormanlar ve yine yaklaşık 110 milyon tohum ve fidan Kayseri’de bu süreç içerisinde toprakla buluşturulmuş oldu. Birde Kayseri’de bizim en büyük diğer zenginliğimiz ve varlık sebebimiz olan topraklarımız; 6 ova var koruma altına alınan. 28 ürün var, markalaşmış ve coğrafi işaret alınmış. Bitkisel üretimimizin 2 buçuk kat artırıldığını ve süt üretimi ile alakalı da yine Kayseri’de o ivmeyi görüyoruz. Burada da yaklaşık 3 katlık bir süt üretiminde artış var. Herhangi bir deniz kıyısı olmamasına rağmen balık üretimi var. Kaldı ki bu konuda 2023 yılı sonu itibariyle 1.7 milyar dolarlık bir ihracata ulaştık bundan Kayseri’nin de son derece payı büyük. Bize göre bu rakamlar Kayseri’nin potansiyelinin hepsini yansıtmıyor” diye konuştu.
“Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor”
Türkiye’nin daha fazla, daha verimli ve daha kaliteli üretmesi gerektiğini dile getiren Yumaklı, “Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor. Bizim daha verimli üretmemiz gerekiyor. Bizim daha kaliteli üretmemiz gerekiyor. Kendi vatandaşlarımızın ihtiyacını, ülkemize gelen turistlerin ihtiyaçlarını karşılamamızın yanı sıra ihracatımızı da artırmamız gerekiyor ki 2023 yılı sonundaki tarımsal ürün ihracatımız 31 milyar dolar. Bu konuda da ülkemize döviz kazandırıcı çok ciddi bir potansiyel olduğunu söyleyebilirim. İşlenmeyen arazilerin üretime kazandırılmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir. Tarımsal üretim alanlarının tamamının kayıt altına alınmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Suya göre tarım yapılması olgusunu getirdik. Suya göre tarım yapmamız gerekir. Çünkü su kaynaklarımız sonsuz ve sınırsız değil. Biz başta tarım olmak üzere sanayi, kentsel kullanım alanlarında da su kullanımını öncelememiz gerekiyor. Sözleşmeli üretim konusunu özellikle yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Maalesef bu konuda sözleşmenin koruyucu unsurunu ya da süreklilik unsurunu bir kenara bırakarak, bunu bir bağlayıcılık, kendisini bir kısıtlılık olarak görüyor. Bunun çok daha faydalı, çok daha sürekli üretimi sağlayacak konular olduğunu buradan tekrardan ifade etmek istiyoruz. Planlı üretime geçmeyle alakalı çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Bizler 4.4 milyar TL tutarında sulama projemizi Kayseri’ye hızlı bir şekilde kazandırmak için çalışıyoruz. Bu yatırımlar kapsamında Kayseri merkez, Develi ve Yeşilhisar ilçelerindeki toplam 47 bin 800 dekarlık arazinin sulama suyuna kavuşması için gayret sarf ediyoruz. Bu kapsamda 122 kilometre uzaklıktaki Gümüşören Barajı’ndan sulama suyu temini için 1 milyar 140 TL’ye mal olacak, Develi Ovası Sol Sahil Sulamaları İkmali 3. Kısım projesini geçen ay gerçekleştirdik. Kayseri’ye hayırlı uğurlu olsun. Dün gece Resmi Gazete’de yayımlanan 2 hususu da buradan paylaşmak istiyorum. Birisi TAKE projesi. 3 yılda yaklaşık 950 milyon TL tutarında bin 241 projeye destek sağlamıştık. Bu yıl içinde Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1.7 milyon dekarlık arazide uygulanacak. Bir diğer hususta hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız bilir. Uygulanan aşı ve küpe bedellerini elden hiçte tasvip edilmeyen bir uygulamayla yapıyorlardı. Bunlarla alakalı artık böyle bir para alışı olmayacak. Kendilerine verilen destek içerisinden bunlar tahsil edilmiş olacak.”
Bakan Yumaklı’nın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı gerçekleşti.
]]>Bir dizi ziyaret ve programlar kapsamında Kayseri’ye gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Büyükkılıç, başkanlık girişinde çiçekle karşıladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Bakan Yumaklı’ya Fuaye Alanı’nda dünya jeoloji tarihine ışık tutan 7,5 milyon yıllık fosillerin ayaklandırma çalışmalarının yer aldığı sergiyi gezdirerek çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Daha sonra, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, beraberindeki heyet ile birlikte başkanlık makamına geçti.
Başkan Büyükkılıç, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Bakan Yumaklı’ya kentteki tarım ve hayvancılık alanında yapılan yatırımlar, hizmetler ve projeler ile ilgili detaylı bilgi verdi.
Bakan Yumaklı ise Başkan Büyükkılıç’a misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederek tüm Kayseri halkına sevgilerini ve teşekkürlerini iletti.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, günün anısına şeref defterini de imzaladı.
Bakan Yumaklı, sektör temsilcileri ile Büyükşehir’de buluştu
Öte yandan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ayşe Böhürler, Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy ile birlikte sektör paydaşlarının da katıldığı toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Tarımın hep stratejik bir sektör olduğunu söylüyoruz. Sizler de zaman zaman duyuyorsunuz ama bunu stratejik hale getiren nedir bir ona bakmak lazım. Olmaz denilen şeyleri artık dünyada yaşıyor olduk. Bu salonlarda bundan birkaç sene evvel ağzımızda maske olmadan yan yana oturmanın imkanı yoktu. Ancak şu anda öyle bir şey yok. İnsan fıtratı gereği hızlı bir şekilde de unutuyoruz. Dolayısıyla salgın hastalıklar gibi ülkeler arasındaki savaşlar gibi doğal afetler gibi ki daha 1 sene oldu, tarihin gördüğü en büyük felaketlerden bir tanesini yaşadık. Hamdolsun ayağa kalktık. İklim değişikliği ve buna benzer hususlar gıdanın neden bir stratejik sektör olduğunu bize anlatıyor. Ülkeler için gıda arz güvenliği konusu birçok konuda olduğu gibi hakikaten ülkelerin milli güvenlik meselesidir. Bizim bir yandan üretmemiz gerekir, bir yandan da pandemiden beri dünyayı etkisi altına alan enflasyonla alakalı üretimi baskılayan girdi fiyatlarıyla alakalı süreçlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bizim görevimiz; bu baskıyı azaltacak tedbirleri almak. Bunun içinde gece gündüz uğraşıyoruz” şeklinde konuştu.
“Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir”
Kayseri’nin işlerle marka değeri oluşturmak için çalışan bir şehir olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir. Dolayısıyla biz de kendi Bakanlığımızla alakalı konuları bu anlamda değerlendiriyoruz. Yaklaşık son 21 yılda Kayseri’ye yapılan bütün yatırımlar ve bütün desteklerin toplam tutarının 60 milyar TL olduğunu söylemek istiyorum. Özellikle ihracat yapan firmalarımızın karşısına gelecek karbon ayak izi ve yeşil mutabakat konuları artık dünyada konuşulmaya başladı. Bunlar için bizim elimizde bir varlık olarak düşündüğümüz ormanlar ve yine yaklaşık 110 milyon tohum ve fidan Kayseri’de bu süreç içerisinde toprakla buluşturulmuş oldu. Bir de Kayseri’de bizim en büyük diğer zenginliğimiz ve varlık sebebimiz olan topraklarımız; 6 ova var koruma altına alınan. 28 ürün var, markalaşmış ve coğrafi işaret alınmış. Bitkisel üretimimizin 2 buçuk kat artırıldığını ve süt üretimi ile alakalı da yine Kayseri’de o ivmeyi görüyoruz. Burada da yaklaşık 3 katlık bir süt üretiminde artış var. Herhangi bir deniz kıyısı olmamasına rağmen balık üretimi var. Kaldı ki bu konuda 2023 yılı sonu itibariyle 1,7 milyar dolarlık bir ihracata ulaştık bundan Kayseri’nin de son derece payı büyük. Bize göre bu rakamlar Kayseri’nin potansiyelinin hepsini yansıtmıyor” diye konuştu.
“Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor”
Türkiye’nin daha fazla, daha verimli ve daha kaliteli üretmesi gerektiğini dile getiren Yumaklı, “Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor. Bizim daha verimli üretmemiz gerekiyor. Bizim daha kaliteli üretmemiz gerekiyor. Kendi vatandaşlarımızın ihtiyacını, ülkemize gelen turistlerin ihtiyaçlarını karşılamamızın yanı sıra ihracatımızı da artırmamız gerekiyor ki 2023 yılı sonundaki tarımsal ürün ihracatımız 31 milyar dolar. Bu konuda da ülkemize döviz kazandırıcı çok ciddi bir potansiyel olduğunu söyleyebilirim. İşlenmeyen arazilerin üretime kazandırılmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir. Tarımsal üretim alanlarının tamamının kayıt altına alınmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Suya göre tarım yapılması olgusunu getirdik. Suya göre tarım yapmamız gerekir. Çünkü su kaynaklarımız sonsuz ve sınırsız değil. Biz başta tarım olmak üzere sanayi, kentsel kullanım alanlarında da su kullanımını öncelememiz gerekiyor. Sözleşmeli üretim konusunu özellikle yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Maalesef bu konuda sözleşmenin koruyucu unsurunu ya da süreklilik unsurunu bir kenara bırakarak, bunu bir bağlayıcılık, kendisini bir kısıtlılık olarak görüyor. Bunun çok daha faydalı, çok daha sürekli üretimi sağlayacak konular olduğunu buradan tekrardan ifade etmek istiyoruz. Planlı üretime geçmeyle alakalı çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Bizler 4,4 milyar TL tutarında sulama projemizi Kayseri’ye hızlı bir şekilde kazandırmak için çalışıyoruz. Bu yatırımlar kapsamında Kayseri merkez, Develi ve Yeşilhisar ilçelerindeki toplam 47 bin 800 dekarlık arazinin sulama suyuna kavuşması için gayret sarf ediyoruz. Bu kapsamda 122 kilometre uzaklıktaki Gümüşören Barajı’ndan sulama suyu temini için 1 milyar 140 TL’ye mal olacak, Develi Ovası Sol Sahil Sulamaları İkmali 3. Kısım projesini geçen ay gerçekleştirdik. Kayseri’ye hayırlı uğurlu olsun. Dün gece Resmi Gazete’de yayımlanan 2 hususu da buradan paylaşmak istiyorum. Birisi TAKE projesi. 3 yılda yaklaşık 950 milyon TL tutarında bin 241 projeye destek sağlamıştık. Bu yıl içinde Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1,7 milyon dekarlık arazide uygulanacak. Bir diğer hususta hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız bilir. Uygulanan aşı ve küpe bedellerini elden hiç de tasvip edilmeyen bir uygulamayla yapıyorlardı. Bunlarla alakalı artık böyle bir para alışı olmayacak. Kendilerine verilen destek içerisinden bunlar tahsil edilmiş olacak.”
Bakan Yumaklı’nın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı gerçekleşti. – KAYSERİ
]]>Sarı-lacivertli kulübü 8 milyon 4 bin ceza verilen Beşiktaş takip etti. Siyah-beyazlıların cezası da Tahkim indirimlerinin ardından 6 milyon 804 bin liraya geriledi.
Sezon başından bu yana Süper Lig kulüplerine toplamda 48 milyon 224 bin 500 lira ceza verildi
Tahkim tarafından indirilen ceza miktarı 7 milyon 481 bin 142 lira 86 kuruş oldu. Bu meblağ düştüğünde kulüplere toplam 40 milyon 743 bin 357 lira 14 kuruşluk ceza kesildi.
Fenerbahçe’de en çok cezaya taraftarlar sebep oldu
PFDK tarafından bu sezon 8 milyon 77 bin lira ceza verilen Fenerbahçe, bu anlamda listenin ilk sırasında yer aldı. Tahkim Kurulu, sarı-lacivertli ekibe toplamda 894 bin 500 lira indirim verdi. İndirimlerin ardından kulübe kesilen toplam para cezası 7 milyon 182 bin 500 lira oldu.
Fenerbahçe Kulübüne cezanın 3 milyon 418 bin liralık bölümü; çirkin ve kötü tezahürat, merdiven boşluklarının boş bırakılmaması ve taraftarlarının neden olduğu saha olayları sebebiyle verildi.
Sarı-lacivertli takımda cezanın 2 milyon 198 bin liralık kısmı ise başkan Ali Koç ve yöneticilere verildi.
Başkan Ali Koç’a 4 farklı seferde 1 milyon 120 bin lira ceza verilirken, yöneticiler Burak Çağlan Kızılhan, Selahattin Baki, Ahmet Ketenci ve Can Gebetaş ise 6 farklı dönemde toplam 1 milyon 78 bin lira ceza aldı.
Kulüp, yöneticilerinin yaptığı açıklamalar sebebiyle ayrıca 2 milyon 200 bin lira cezaya çarptırıldı.
Tahkim Kurulu, yönetim kademesi ve yapılan açıklamalar sebebiyle kulübe verilen cezalarda toplam 842 bin 500 liralık indirim yaptı.
Başkan Ali Koç 210 bin lira, Selahattin Baki 200 bin lira, Burak Çağlan Kızılhan da 19 bin 500 lira indirim alan isimler oldu. Bu indirimlerin yanı sıra yöneticilerin açıklamaları sebebiyle kulübe kesilen cezada 400 bin liralık Tahkim indirimi uygulandı.
Beşiktaş’ta başkan ve yöneticilerin sebep olduğu ceza miktarı 4 milyon lira
Fenerbahçe’nin ardından en fazla ceza alan kulüp Beşiktaş oldu. Siyah-beyazlılara toplamda 8 milyon 4 bin liralık ceza verildi.
Tahkim Kurulu tarafından cezası 1 milyon 200 bin lira indirilen siyah-beyazlılara toplamda 6 milyon 804 bin lira ceza kesildi.
Siyah-beyazlı kulübe cezanın 3 milyon 968 bin liralık bölümü; çirkin ve kötü tezahürat, taraftarlarının neden olduğu saha olayları ve merdiven boşluklarının boş bırakılmaması sebebiyle verildi.
Beşiktaş’ta bir önceki başkan Ahmet Nur Çebi’ye 3 seferde toplam 1 milyon lira ceza verilirken, eski yöneticiler Engin Baltacı ve Emre Kocadağ’a ise 3 seferde toplam 1 milyon lira ceza kesildi. Beşiktaş’ın yeni yönetim kurulu üyesi Feyyaz Uçar’a da 200 bin lira ceza verildi.
Siyah-beyazlılarda kulüp başkanı ve yöneticilere toplamda 2 milyon 200 bin liralık ceza verilirken, başkan ve yöneticilerin açıklamaları sebebiyle kulübe de toplamda 1 milyon 800 bin liralık ceza kesildi.
Eski başkan Ahmet Nur Çebi’ye 200 bin lira, eski yönetim kurulu üyesi Emre Kocadağ’a 200 bin lira, mevcut yönetim kurulu üyesi Feyyaz Uçar’a da 200 bin lira olmak üzere toplam 600 bin lira ceza indirimi uygulandı.
Yöneticilerin yaptığı açıklamalar sebebiyle kulübe kesilen 1 milyon 800 bin liralık cezada da toplamda 600 bin liralık indirime gidildi.
En çok ceza alan başkan Ertuğrul Doğan oldu
???????
En çok ceza kesilen kulüplerde Trabzonspor üçüncü sırada yer aldı.
Karadeniz ekibine PFDK tarafından toplamda 5 milyon 15 bin lira ceza verilirken, bu miktarda 527 bin 142 lira 86 kuruş indirim uygulandı.
Yapılan indirimin ardından Trabzonspor’a toplamda 4 milyon 487 bin 857 lira 14 kuruş ceza kesildi.
Başkan Ertuğrul Doğan 5 farklı seferde 1 milyon 820 bin lira ceza aldı. Doğan, aldığı ceza miktarıyla, bu sezon en fazla ceza verilen kulüp başkanı oldu.
Tahkim Kurulu, Ertuğrul Doğan’ın cezasında 327 bin 142 lira 86 kuruş indirime gitti.
Karadeniz ekibinin aldığı 5 milyon 15 bin liralık cezanın 1 milyon 444 bin liralık bölümü ise taraftarlarının sebep olduğu olaylardan kaynaklı verildi.
Bordo-mavililer ayrıca “Anons sisteminin ev sahibi takımı destekleyici şekilde kullanılması” maddesi sebebiyle bu sezon ceza yiyen tek kulüp oldu. Kulübe bu sebeple 112 bin lira para cezası verildi.
Galatasaray’a 5 milyon 284 bin ceza verildi
Galatasaray’a, bu sezon PFDK tarafından toplamda 5 milyon 284 bin lira ceza verilirken, Tahkim Kurulu bu cezada 1 milyon 343 bin lira indirim yaptı.
Sarı-kırmızılı kulüp verilen ceza anlamında ligde en çok ceza yiyen üçüncü ekip olurken, Tahkim tarafından yapılan indirimlerin ardından kesilen ceza miktarıyla dördüncü sırada yer aldı.
Yapılan indirimlerin ardından Galatasaray’a toplamda 3 milyon 941 bin lira ceza kesildi.
Başkan Dursun Özbek’e 4 farklı seferde 1 milyon 189 bin lira, Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur’a ise 2 farklı dönemde toplam 343 bin lira ceza verildi. Sarı-kırmızılılarda Başkan ve yönetim kademesi toplamda 1 milyon 532 bin lira ceza aldı.
Dursun Özbek’e verilen 1 milyon 189 bin liralık cezada 500 bin lira, Erden Timur’a verilen 343 bin liralık cezada ise 243 bin lira indirim uygulandı.
Yöneticilerinin açıklamaları ve sosyal medya paylaşımları sebebiyle Galatasaray Kulübüne verilen 2 milyonluk cezada ise 600 bin liralık indirime gidildi.
Sarı-kırmızılılar ayrıca belgelerin haksız kullanımı nedeniyle 150 bin lira, Süper Lig ve TFF 1. Lig Yayın Talimatı’na aykırılık sebebiyle de 195 bin lira ceza aldı.
Kayserispor, “Stadyuma usulsüz seyirci alınması” maddesinden 3 kez ceza aldı
Sezon başından bu yana toplamda 1 milyon 889 bin lira cezaya çarptırılan Mondihome Kayserispor’a merdiven boşluklarının boş bırakılmaması ve taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle toplamda 844 bin lira ceza kesildi.
Sarı-kırmızılı ekip 3 farklı seferde “Stadyuma usulsüz seyirci alınması” maddesinden ceza aldı. Kayserispor’a bu madde sebebiyle toplamda 840 bin lira ceza verildi.
Sarı-kırmızılı kulübün malzemecisi Muammer Kaya da müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi sebebiyle 39 bin lira cezaya çarptırılırken, sezonun geride kalan bölümünde ceza alan tek malzemeci oldu.
Bu sezon benzeri olmayan cezalardan birisi Atakaş Hatayspor’a, bir diğeri de Gaziantep FK’ye kesildi.
Hatayspor, paramedik personel ve doktor olmaması nedeniyle 112 bin lira para cezası alırken, Gaziantep FK de çim saha sorumlusunun stadyum denetimi ile müsabaka organizasyon toplantısına katılmamasından dolayı 112 bin lira ceza yedi.
Listenin en sonunda Alanyaspor yer aldı
Alanyaspor, toplamda 78 bin liralık cezayla bu sezon en az para cezasına çarptırılan kulüp oldu.
Akdeniz ekibi şu ana kadar kulüp bazında ceza almazken, verilen cezalar şahıslar üzerinden kesildi. Alanyaspor’da eski teknik direktör Ömer Erdoğan ile mevcut teknik adam Fatih Tekke’nin yardımcısı Orhan Çıkırıkçı, toplamda 78 bin lira ile cezalandırıldı.
En yüksek cezaya taraftarlar sebebiyet verdi
PFDK’nin bu sezon kulüplere verdiği 48 milyon 224 bin 500 liralık cezanın 20 milyon 855 bin liralık bölümü; çirkin ve kötü tezahürat, merdiven boşluklarının boş bırakılmaması ve taraftarların sebep olduğu saha olayları sebebiyle kesildi.
Başkanlar ve yöneticiler toplamda 12 milyon 462 bin lira cezaya çarptırılırken, yönetimlerin açıklamaları ve sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar kulüplere 8 milyon 700 bin liralık faturaya mal oldu. Başkanlar, yöneticiler ve sosyal medya üzerinden yapılan açıklamaların kulüplere maliyeti 21 milyon 162 bin lirayı buldu.
Sporcu ve görevlilere toplamda 1 milyon 959 bin 500 lira ceza kesilirken, çeşitli sebepler nedeniyle kulüpler toplamda 4 milyon 248 bin liralık cezaya çarptırıldı.
Süper Lig’de oynanan 26. hafta müsabakalarının ardından Kasımpaşa, Bitexen Antalyaspor, Çaykur Rizespor, Fenerbahçe, Adana Demirspor, Siltaş Yapı Pendikspor, Trabzonspor, Beşiktaş, Gaziantep FK, Yılport Samsunspor, MKE Ankaragücü ve Galatasaray, PFDK’ye sevk edildi.
Cezalar
Süper Lig’de PFDK’nin verdiği ve Tahkim Kurulunun yaptığı indirimlerin ardından kulüplere uygulanan para cezaları şöyle:
| Takım | Verilen ceza | Tahkim indirimi | Ödeyeceği ceza |
| Fenerbahçe | 8.077.000 | 894.500 | 7.182.500 |
| Beşiktaş | 8.004.000 | 1.200.000 | 6.804.000 |
| Trabzonspor | 5.015.000 | 527.142,86 | 4.487.857,14 |
| Galatasaray | 5.284.000 | 1.343.000 | 3.941.000 |
| MKE Ankaragücü | 4.814.000 | 1.550.000 | 3.264.000 |
| Adana Demirspor | 2.494.000 | 56.000 | 2.438.000 |
| Pendikspor | 1.952.000 | 0 | 1.952.000 |
| Kayserispor | 1.889.000 | 0 | 1.889.000 |
| Gaziantep FK | 1.582.000 | 0 | 1.582.000 |
| Fatih Karagümrük | 1.237.500 | 0 | 1.237.500 |
| Çaykur Rizespor | 1.498.000 | 400.000 | 1.098.000 |
| Samsunspor | 1.051.000 | 0 | 1.051.000 |
| İstanbulspor | 2.163.500 | 1.200.000 | 963.500 |
| Konyaspor | 879.000 | 0 | 879.000 |
| Başakşehir | 471.000 | 0 | 471.000 |
| Sivasspor | 713.000 | 271.500 | 441.500 |
| Hatayspor | 415.500 | 0 | 415.500 |
| Antalyaspor | 377.500 | 0 | 377.500 |
| Kasımpaşa | 229.500 | 39.000 | 190.500 |
| Alanyaspor | 78.000 | 0 | 78.000 |
| TOPLAM | 48.224.500 | 7.481.142,86 | 40.743.357,14 |
Not: Sıralama kulüplerin, Tahkim Kurulunun yaptığı indirimlerin ardından ödeyeceği ceza miktarına göre yapılmıştır.
]]>AA muhabirinin Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgiye göre, Kovid-19 salgının ardından 2022 ile 2023’te dünya genelinde ve Türkiye’de hızla toparlanma sürecine giren hava yolu trafiğindeki artış bu yılın ilk ayına da yansıdı.
İstanbul Havalimanı’nda bu yılın ocak ayında 1 milyon 234 bin 576 yolcu iç, 4 milyon 767 bin 43 yolcu ise dış hatlardan seyahat etti. 6 milyon bin 619 yolcu İstanbul Havalimanı’nda ağırlandı.
Geçen yılın aynı döneminde bu havalimanında iç hatlarda 1 milyon 218 bin 237, dış hatlarda ise 4 milyon 435 bin 402 olmak üzere 5 milyon 653 bin 639 yolcu misafir edildi.
İstanbul Havalimanı, 2024 yılının ilk ayında yolcu sayısını yüzde 6 ve 347 bin 980 kişi artırdı.
Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 1 ayda 3 milyondan fazla yolcu ağırlandı
Bu yılın ocak ayında, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan icra edilen geliş ve gidiş seferleriyle iç hatlarda 1 milyon 446 bin 739, dış hatlarda 1 milyon 708 bin 314 olmak üzere 3 milyon 155 bin 53 yolcu uçtu.
Geçen yılın ilk ayında 2 milyon 794 bin 730 yolcunun ağırlandığı havalimanında yüzde 13’lük ve 360 bin 323 yolculuk artış olduğu hesaplandı.
İstanbul’daki 2 havalimanından, bu yılın ilk ayında iç hatlarda 2 milyon 681 bin 315, dış hatlarda ise 6 milyon 475 bin 357 olmak üzere 9 milyon 156 bin 672 yolcu geçiş yaptı.
Geçen yılın aynı döneminde ise seyahat eden yolcu sayısı 8 milyon 448 bin 369 olarak hesaplandı.
Böylece İstanbul havalimanlarının geçen yılın dönemine göre yolcu sayısını 708 bin 303 kişi ve yüzde 8 artırdığı belirlendi.
2024’ün ilk ayında İstanbul havalimanları uçuş sayılarını da artırdı
İstanbul’daki havalimanlarında bu yılın ilk ayında yolcu sayılarına paralel olarak düzenlenen seferlerde de artış kaydedildi.
İstanbul Havalimanı’nda, 2024’ün ilk ayında 8 bin 910’u iç, 31 bin 938’i dış hatlar olmak üzere toplam 40 bin 848 sefer düzenlendi.
Geçen yılın ilk ayında toplam 38 bin 888 seferin yapıldığı havalimanında bu ocakta 1960 uçuşluk artış meydana geldi.
Sabiha Gökçen Havalimanı’nda, 2024’ün Ocak ayında 8 bin 616’sı iç, 10 bin 561’i dış hat olmak üzere toplam 19 bin 177 uçuş icra edildi.
Bu havalimanında 2023’ün aynı döneminde toplam 17 bin 601 uçuş yapıldığı kayıtlara yansırken geçen yıla kıyasla 1576 sefer artışı hesaplandı.
Atatürk Havalimanı’nda, ocak ayında iç ve dış hatlarda toplam 2 bin 71 uçuş düzenlendi.
Geçen yılın ilk ayında 1888 seferin icra edildiği havalimanında sefer artışı 183 olarak hesaplandı.
İstanbul’daki tüm havalimanlarından bu yılın ocak ayında toplam 62 bin 96, geçen yıl aynı döneminde ise 58 bin 377 sefer düzenlendiği belirlendi.
Böylece ocak ayında havalimanlarından icra edilen iç ve dış hat seferleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 ve 3 bin 719 arttığı hesaplandı.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, ocak ayı konteyner ve yük istatistiklerini açıkladı.
Buna göre, söz konusu ayda limanlarda elleçlenen konteyner miktarı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2 artarak 1 milyon 13 bin 762 TEU’ya yükseldi.
Ocakta limanlarda elleçlenen dış ticarete konu konteyner miktarı, 2023’ün aynı ayına göre yüzde 2 azalarak 761 bin 944 TEU oldu. İhracat amaçlı konteyner yüklemeleri, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4,4 artışla 392 bin 622 TEU’ya çıkarken ithalat amaçlı konteyner boşaltmaları yüzde 7,9 azalışla 369 bin 322 TEU olarak gerçekleşti.
Transit konteyner miktarı bu dönemde yüzde 22,7 artarak 190 bin 228 TEU oldu. Kabotajda elleçlenen konteyner miktarı ise geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,2 azalışla 61 bin 590 TEU olarak kayıtlara geçti.
En fazla konteyner elleçleme işlemi Ambarlı Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında gerçekleşti. Burada faaliyet gösteren liman tesislerinde 226 bin 708 TEU konteyner elleçlendi. Söz konusu bölgeyi, Kocaeli ve Tekirdağ liman başkanlıkları takip etti.
Deniz yoluyla yapılan en fazla ihracat amaçlı konteyner yüklemesini 48 bin 539 TEU ile Mısır’a giden konteynerler oluşturdu. En fazla konteyner boşaltması ise 51 bin 686 TEU ile Yunanistan’dan gelen konteynerlerde gerçekleştirildi.
Yük miktarı azaldı
Ocakta limanlarda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 azalarak 43 milyon 119 bin 556 ton oldu.
Ocakta limanlarda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6 artarak 11 milyon 196 bin 920 ton, ithalat amaçlı boşaltma miktarı ise yüzde 2,3 artışla 22 milyon 35 bin 884 ton olarak kaydedildi.
Dış ticaret taşımaları da aynı dönemde yüzde 3,6 artarak 33 milyon 232 bin 804 tona çıktı.
Transit yük taşımaları yüzde 20,1 azalışla 5 milyon 194 bin 876 ton, kabotajda taşınan yük miktarı yüzde 11,8 düşüşle 4 milyon 691 bin 876 ton olarak belirlendi.
Limanlarda en fazla petrol koku yük elleçlendi
Aliağa Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde toplam 7 milyon 1713 ton yük elleçlemesi gerçekleştirildi. Burayı, Kocaeli ve İskenderun liman başkanlıkları takip etti.
Elleçleme miktarına göre en fazla artış, ocakta petrol koku yük cinsinde oldu. Söz konusu ayda limanlarda 404 bin 487 ton petrol koku yük elleçlemesi gerçekleştirildi. Bu yük cinsini briketlenmiş taşkömürü, kok ve yarı kok kömürü izledi.
Deniz yoluyla en fazla ihraç edilen yük cinsi de portland çimento oldu.
Bu yolla ihracatta en fazla yük elleçlemesi, 1 milyon 530 bin 77 tonla İtalya’ya yapılan taşımalarda gerçekleşti. Bu ülkeyi, ABD ve Mısır’a yapılan taşımalar izledi.
İthalatta en fazla yük elleçlemesi 7 milyon 613 bin 860 tonla Rusya’dan taşımalarda yapıldı.
]]>“2 hafta sonra 1 Mart’ta 4. çeyrek büyüme rakamları açıklandığında 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığımızı göreceğiz”
“2023 yılında ilk 9 ayda yüzde 4.7 ortalamayı yakalamıştık, o civarda 4.5, 4.7 oranında bir büyüme ile inşallah kapatmak nasip olacak”
“Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak”
“Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz”
ANTALYA – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak. Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz” dedi.
Bakan Bolat, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’na katıldı. Bolat, Antalya’nın çok gelişmiş bir kent olduğunun altını çizerek, son 20 yılda ise şehrin bir büyük gelişme gösterdiğini kaydetti. Türkiye’nin milli gelirinin son 20 yılda 4.5 kart arttığını hatırlatan Bolat, Antalya’nın ise bunun iki katından fazla gelişme gösterdiğini bildirdi. Antalya’nın dünyanın turizm başkentlerinden biri olduğunun altını çizen Bakan Bolat, “Avrupa’da, Asya’da Amerika’da bilinen turizm için çok görülmek istenen ir şehrimiz. Ülkemizin milli gelirine ciddi katma değer sağlıyor. Dış ticaretine bakıldığında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 134. Gelişme açısından önü çok açık. En önemlisi hizmetler ticareti ve turizmde adeta cağ atladı. Türkiye’nin 100 milyar dolara ulaşan hizmetler ticaret gelirinin 54 milyar doları turizmden geldi. 57 milyon turistin işte 6 milyonu yerlidir. 51 milyonun üçte biride Antalya’ya geldi. 30 milyon yolcuyu Antalya Havalimanı her yıl, geçen yıl itibariyle ağırladı. Buda gösteriyor ki Antalya Türkiye ölçeğinde, büyüdü gelişti. Türkiye’nin beşinci büyük ili haline geldi. 2000’de ilk 15’deydi şimdi ise ilk beşe yükseldi, buda başarıdır” ifadelerine yer verdi.
“Çift kanatlı model”
Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde milli gelirin 4.5 katı arttığını kaydeden Bolat, “230 milyar dolardan, 1 trilyon 75 milyar dolara çıktı. 2 hafta sonra 1 Mart’ta 4. Çeyrek büyüme rakamları açıklandığında 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığımızı göreceğiz. Kişi başı milli gelirde 12 bin 500-12 bin 650 dolar, oradaki son rakamı da 1 Mart’ta alacağız. Büyüme gösteriyoruz. Ali Bahar, ‘İç talep birden bire bastırılmasın, ekonomide daha dengeli bir model uygulansın’ dedi. Doğrudur. Hükümet olarak uyguladığımız model, hem dışa açık büyüme modeli hem de iç talebinde dengeli şekilde büyümeyi destekleyici bir büyüme modeli çift kanatlı, buna devam edeceğiz. 2023 yılında ilk 9 ayda yüzde 4.7 ortalamayı yakalamıştık, o civarda 4.5, 4.7 oranında bir büyüme ile inşallah kapatmak nasip olacak” dedi.
“Dış ticaret açığımız bugün 97 milyar dolar”
Dünya için 2023 yılının zor geçtiğini aktaran Bakan Bolat, “Batı ülkeleri son 40 yılın çok yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele etmek için 20-25 katı faizi oranlarını artırarak yüzde 00.25’den, yüzde 5 ve 5.5’lere çıkararak frene çok sert bastılar. ABD, AB’de olsun Almanya, İngiltere, Fransa hepsinin teknik olarak resesyonda olduklarını gördüm. Bizim için niye önemli, bize en çok turist gönderen, en çok ticaret yaptığımız ülkeler. AB bütününde yüzde 41 ihracatımız söz konusudur. Bu anlamda Avrupa’nın canlanması büyümesi bizim için iyidir. Özellikle mal ve hizmet ihracatımızı arttırarak büyümememizi destekleyeceğiz. Bugün itibariyle günde 1 milyar dolar ihracat yapabilen ülke konumuna geldik. 2002’deki 36 milyar dolar mal ihracatımızı, 7.5 katı artışla 256 milyar dolara çıkarmıştık, bugün itibariyle bunun üstüne 1.5 milyar dolar daha ekledik. Yıllıklandırılmış olarak 257.5 milyar dolara ulaştık. Haziran ayından itibaren her ay Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ihracat rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana da her ay ithalatımızda azalış rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana her ay dış ticaret açığımızda azalış rakamları açıklıyoruz. 110 milyar dolara çıkan 2022 dış ticaret açığını 2023’de 106’ya düşürdük bugün itibariyle 97 milyar dolardayız, yıllık bazda söylüyorum. Bu azalmaya devam edecek. Bunu ihracatımızı biraz daha artırarak zor şartlara rağmen. Dünyada bana malını gönder, bekliyorum diyen talep yok. Küresel ticarette 2023’te gerileme var, küresel büyümede durgunluk söz konusu. Biz dengeli bir büyüme ve makul bir ihracat artışın ile yılı kapadık. 2024’te dış ticarette iddialı hedeflerimiz var. İhracatımızı yüzde 4-5 arası artırarak, mal ihracatında 267 milyar dolara yükselmek, hizmet ihracatına geldiğimizde ise 2000’de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatımızı Antalya’nın turizmden aldığı payı 2023’de 100 milyar dolardı. 2024 hedefimizi 110 milyar dolar. Ali Bahar’ın da söylediği gibi olağanüstü jeopolitik, yada bölgede ciddi bir siyasi askeri bir gerilim olmazsa, salgın nüksetmezse 2024 yılında dış ticarete dayalı büyümede başarılı olacağız. Daha iyi rakamalar ulaşacağız. Bunu ihracatı arttırıp, ithalatı azaltarak başaracağız” ifadelerini kullandı.
“Cari açık düşecek”
“Cari işlemler dengesi bizim için her zaman başımızı ağrıtan bir konudur” diyen Bakan Bolat, “Döviz sıkıntısına sebebiyet verir. Döviz kurları açısından sıkıntı oluşturur. O açıdan baktığımızda, mayıs ayını geçen sene şöyleydi. Dış ticaret açığımız yıllıklandırılmış olarak 122 milyar dolardı, bu ay itibariyle 97 milyar dolardayız. Yine mayıs ayı itibariyle cari açığımız 60.1 milyar dolardı tavandı, 45.2 milyar dolarla 2023 cari açığı kapadık. Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak. Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz. Hizmetler sektöründe cari fazla veren bir ülkeyiz. 100 milyar dolar ihracat, 49 milyar dolar ithalat, 51 milyar dolar fazlamız var. Bu neye yaradı, dış ticaret açığı 106 milyar dolardı, onu aşağı çekmeye yaradı. Oradan 51’i çıkardık 45 milyar dolarla cari açıkta nispeten ferahladık, ama bu 30 milyar dolarak kadar nisan da geri çekilecek. Turizmin canlandığı diğer aylarda o zaman bir kere dış ödemeler dengesinde sağlam istikrarlı bir yapı kurulmuş olacak. Kredi kuruluşları Türkiye açısından olumlu raporları açıklamaya başlayacaklar. Ekonomimiz yatırım çekme noktasında daha cazip imkanlar sunmaya başlayacak” diye konuştu.
Serbest bölgelere her zaman destek verdiklerini kaydeden Bakan Bolat, bakanlık bütçesinin yüzde 60’ını ihracatçılara verdiklerini belirtti.
“20 milyon turist hedefi uzak değil”
Antalya’nın 20 milyon turist hedefinin çok uzakta olmadığını dile getiren Ticaret Bakanı Bolat, “Antalya Serbest Bölgesi’nin genişletilmesi için çalışmaya devam edeceğiz. 11 bin metrekarelik alan çıkarıldı, ihtiyaç sahipleri veya talep gösterenler arasında bir rahatlama sağlayacak. Bu çalışmalarla Antalya’nın üretimi, katma değeri daha da artacak. 2023 yılında dünyada doğrudan yatırımlarda yüzde 30 daralma oldu, bizim toplam çektiğimiz yabancı yatırım miktarı 10,6 milyar dolar oldu. Şirket sayısı da 80 bin 500’dü. Sanayide de Antalya gelişme kaydetti. Antalya ölçeğini, ülkemizin yarısını getirebilmiş olursak bugün kişi başı milli gelirimizi 25 bin dolara çıkarmak içten bile değil. Doğru yoldayız” dedi.
“Esnafa destek”
Bakanlık olarak Antalya’da esnaf ve ihracat desteği anlamında destek verdiklerini aktaran Bolat, “Hükümetimiz 20 yılda Antalya’ya ulaşım alanında 93 milyarlık yatırım yaptı. Bugün Antalyalı esnaflarımızla toplantı yaptık. Onlara hükümetimizin Halk Bankası üzerinden sübvansiyonlu kredisi 100 milyon ilave finansman müjdesi verdik. Yüzde 25.5’luk bir maliyetle alacaklar, pazartesi günü bu rakam gönderilmiş olacak. Birkaç hafta önce 50 milyon daha gönderilmişti böylelikle 150 milyona çıkacak. Sel felaketinde yara alan iş yerleri açısından bu çok önemli. Banka kartlarındaki komisyon oranları 5 Ocak’ta Bankalar Birliği ile toplantı yaptık. 3 kamu bankası, Ziraat Bankası bir karar aldı, banka kartındaki komisyonun oranını yüzde 2.39’a düşürdüler. Akaryakıt istasyonlarında da yüzde 2.25’e düşürdüler. Banka kartlarındaki post makinelerindeki aylık ücretlendirmeyi de yüzde 50 indirim yaptılar. Hayırlı uğurlu olsun. Kadınların kurduğu kooperatiflere de ciddi oranda destek veriyoruz” açıklamasında bulundu.
“Yer sorunu çekiyoruz”
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın katma değerli üretimler yaptığının altını çizerek, “Türkiye’nin büyük hedefine Antalya ciddi katkı sağlamak için çalışıyor. Önün de bir kaç engel var. Kastlar arası bağlantı çok önemlidir. Bu ağları oluşturmak için bize yol, demir yolu, kara yolu ve elbette liman yada limanlar lazım. Bunlar olursa Antalya hızlı şekilde katlayacak potansiyeli var. Müteşebbis, girişimci ve sermaye var. Ekonomik bir güç var, bu güzel iklimi elimizdeki turizm, tarım, sanayiden gelen sermayeyi başka yere kaçırmadan ülkemizin istifadesine sunmak için yapabileceğimiz çok şey var. Yer konusunda sıkıntısı olan şehiriz. Şehrin yarıdan fazlası orman, önemli bir kısmı tarım arazisi kıpırdayacak yerimiz çok azalıyor. Orman vasfını kaybetmiş arazilerimiz var. Mera vasfını kaybetmiş mera yerlerimiz var. Bu alanları değerlendirerek çok ciddi hamle yapabileceğimiz potansiyellerimiz olabilir. Bu noktada desteklerinizi bekliyoruz” açıklamasında bulundu.
“Türkiye’nin 4. büyük odasıyız”
ATSO Başkanı Ali Bahar ise Antalya’nın 2023 yılında, 16 milyonun üzerinde yabancı ziyaretçi ile şimdiye kadarki en yüksek turist sayısına ulaştığını hatırlattı. Beklenmedik bir gelişme olmaz ise 2024’te de yeni bir rekor kıracaklarının altını çizen Bahar, “Antalya ekonomisinin güçlü kaslarından bir diğeri de, tarımdır. Pek çok üründe ülkemizin ilk tedarikçisiyiz. Yine, pek çok üründe ciddi ihracatımız var. Ne mutlu bize ki, üretimimiz de yıldan yıla artıyor. Odamız, 141 yıldır var olan, yaklaşık 62 bin üyeye sahip, günde 40 yeni kayıt yapan, 49 meslek komitesi ile Türkiye’nin en büyük 4. oda olma özelliğine sahiptir. Türkiye’de kurulan her 20 şirketten biri Antalya’mız da kurulmaktadır. Yine İstanbul’dan sonra, en fazla yabancı şirket kuruluşunun gerçekleştiği, 2. oda konumundayız. İlimizin artan cazibesi, doğal olarak gerek yurtiçinden, gerek yurtdışından göç almamıza neden olmuştur. Son 23 yılda, Antalya nüfusu, yüzde 88 artış ile 1,4 milyondan 2,7 milyona ulaşmış, Yalova ve Tekirdağ’dan sonra nüfusu en çok artan il konumundadır. Hızlı nüfus artışı şehrimizde, çevreden imara, eğitimden sağlığa, lojistikten şehir içi trafiğine ve ticaretin gerek işleyiş, gerek denetimine kadar pek çok alanda istemediğimiz sonuçlar doğuruyor” diye konuştu.
“KDV oranları”
ATSO üyelerimizden gelen en önemli başlığın KDV oranları olduğunu vurgulayan Bahar, “Sektörel farklılık gösteren bu oranların, bir işletmeye girişiyle çıkışı arasında da fark olması, reel sektörü zorlamakta, ticaretimizde büyük bir zarar oluşturmaktadır. Tek oranlı KDV’nin uygulamadaki zorlukları ortadan kaldıracağını düşünüyor, desteklerinizi bekliyoruz. Finansa erişim konusunda geçmişe göre rahatlama görünmekle birlikte, finansmanın, yüksek mali yükünü taşıma noktasında beklenen seviye de değiliz. Kredi kartında kesinlikle taksit sayısında sınırlama olmaması gerektiğini, bunun hem tüketiciyi hem satıcıları çok zor durumda bırakacağını buradan ifade etmek istiyoruz. Bu sınırlama beyaz eşya, hazır giyim, mobilya gibi yerli üretimin yoğun olduğu sektörlerde, üreticiye büyük darbe vurabilir” diye konuştu.
“Toplu iş yeri projesi”
Antalya’da liman sorununun artarak devam etiğine değinen Bahar, bu noktada destek beklediklerini belirtti. İkinci el araç satışı yapan işletmelerin, konut altı dükkanlara mahkum olmuş durumda olduğuna değinen Ali Bahar, “İşletmelerimiz, ilgili yönetmeliğin fiziki gereklerini karşılamadığı için yetki belgesi alamamakta, dolayısıyla kadük duruma düşmektedir. Toplu iş yerleri projemize desteğini bekliyoruz. Antalya’da hiç olmayan, olduğunda da birçok sektörün yarasına merhem, ihtiyacına cevap olacak bir konudur. Antalya’nın kuzey çevre yolu üzerinde bulunan birçok arazi, toplulaştırma için kullanılırsa, apartman altına sıkışmış, şehir içine sıkışmış ticaretin rahatlaması sağlanacağı inancındayız. Yine şehrimiz için son zamanda sık sık dile getirilen başka önemli bir konu Sağlık Turizmidir. Bu konu bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için potansiyeli oldukça yüksek bir konudur ve biz bunun farkındayız. Bu farkındalıkla, sağlık turizmi için “marka olma” yolunda adımlar attık. Geçtiğimiz günlerde yurtdışından aracılar getirerek, ilgili üyelerimizle buluşturduk. Çok büyük ses getirdik” dedi.
“Ulaşım projeleri”
“Şehrimiz tarımda Türkiye’yi doyuran bir üretim üssü konumundadır” diyen Bahar, “Karayolu ve demiryolu ile şehrimizin lojistik ağlara bağlantısı, havayolu kabiliyetimiz ile kıyaslandığında çok geri sıralardadır. 2028 yılı için planlanan hızlı tren projesi, müstesna bir şehir olan Antalya’mızın en doğal hakkıdır. Çok yakında bu projenin öne alınması için bir imza kampanyası başlatıyoruz. Desteğinizi de bekliyoruz. Belediye kreşleri ile özel kreşler arasında haksız rekabet bulunmaktadır. Fiyat, fiziksel koşullar, denetimler noktasında bu rekabet daha çok hissedilmektedir. Özel kreşlerin ticaretinin korunması anlamında haksız rekabet, ortadan kaldırılmalıdır. Nasıl ki fabrikalar, oteller GES projesi yapabiliyorsa, küçük işletmelerin, bir kuyumcunun, bir sıhhi tesisatçının da, enerji kooperatifi aracılığıyla maliyetlerini düşürebileceğine inanıyoruz. Bu konuda sizlerden teşvik ve mevzuat çalışmaları bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Bahar, 31 Mart seçimlerinden sonra, bir şehir meselesi haline gelen EXPO 2016 alanının değerlendirilmesini ve kent ticaretine kazandırılmasını gerektiğini sözlerine ekledi.
]]>Bakan Bolat, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ATSO) Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’na katıldı. Bolat, Antalya’nın çok gelişmiş bir kent olduğunun altını çizerek, son 20 yılda ise şehrin bir büyük gelişme gösterdiğini kaydetti. Türkiye’nin milli gelirinin son 20 yılda 4.5 kart arttığını hatırlatan Bolat, Antalya’nın ise bunun iki katından fazla gelişme gösterdiğini bildirdi. Antalya’nın dünyanın turizm başkentlerinden biri olduğunun altını çizen Bakan Bolat, “Avrupa’da, Asya’da Amerika’da bilinen turizm için çok görülmek istenen ir şehrimiz. Ülkemizin milli gelirine ciddi katma değer sağlıyor. Dış ticaretine bakıldığında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 134. Gelişme açısından önü çok açık. En önemlisi hizmetler ticareti ve turizmde adeta cağ atladı. Türkiye’nin 100 milyar dolara ulaşan hizmetler ticaret gelirinin 54 milyar doları turizmden geldi. 57 milyon turistin işte 6 milyonu yerlidir. 51 milyonun üçte biride Antalya’ya geldi. 30 milyon yolcuyu Antalya Havalimanı her yıl, geçen yıl itibariyle ağırladı. Buda gösteriyor ki Antalya Türkiye ölçeğinde, büyüdü gelişti. Türkiye’nin beşinci büyük ili haline geldi. 2000’de ilk 15’deydi şimdi ise ilk beşe yükseldi, buda başarıdır” ifadelerine yer verdi.
“Çift kanatlı model”
Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde milli gelirin 4.5 katı arttığını kaydeden Bolat, “230 milyar dolardan, 1 trilyon 75 milyar dolara çıktı. 2 hafta sonra 1 Mart’ta 4. Çeyrek büyüme rakamları açıklandığında 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığımızı göreceğiz. Kişi başı milli gelirde 12 bin 500-12 bin 650 dolar, oradaki son rakamı da 1 Mart’ta alacağız. Büyüme gösteriyoruz. Ali Bahar, ‘İç talep birden bire bastırılmasın, ekonomide daha dengeli bir model uygulansın’ dedi. Doğrudur. Hükümet olarak uyguladığımız model, hem dışa açık büyüme modeli hem de iç talebinde dengeli şekilde büyümeyi destekleyici bir büyüme modeli çift kanatlı, buna devam edeceğiz. 2023 yılında ilk 9 ayda yüzde 4.7 ortalamayı yakalamıştık, o civarda 4.5, 4.7 oranında bir büyüme ile inşallah kapatmak nasip olacak” dedi.
“Dış ticaret açığımız bugün 97 milyar dolar”
Dünya için 2023 yılının zor geçtiğini aktaran Bakan Bolat, “Batı ülkeleri son 40 yılın çok yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele etmek için 20-25 katı faizi oranlarını artırarak yüzde 00.25’den, yüzde 5 ve 5.5’lere çıkararak frene çok sert bastılar. ABD, AB’de olsun Almanya, İngiltere, Fransa hepsinin teknik olarak resesyonda olduklarını gördüm. Bizim için niye önemli, bize en çok turist gönderen, en çok ticaret yaptığımız ülkeler. AB bütününde yüzde 41 ihracatımız söz konusudur. Bu anlamda Avrupa’nın canlanması büyümesi bizim için iyidir. Özellikle mal ve hizmet ihracatımızı arttırarak büyümememizi destekleyeceğiz. Bugün itibariyle günde 1 milyar dolar ihracat yapabilen ülke konumuna geldik. 2002’deki 36 milyar dolar mal ihracatımızı, 7.5 katı artışla 256 milyar dolara çıkarmıştık, bugün itibariyle bunun üstüne 1.5 milyar dolar daha ekledik. Yıllıklandırılmış olarak 257.5 milyar dolara ulaştık. Haziran ayından itibaren her ay Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ihracat rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana da her ay ithalatımızda azalış rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana her ay dış ticaret açığımızda azalış rakamları açıklıyoruz. 110 milyar dolara çıkan 2022 dış ticaret açığını 2023’de 106’ya düşürdük bugün itibariyle 97 milyar dolardayız, yıllık bazda söylüyorum. Bu azalmaya devam edecek. Bunu ihracatımızı biraz daha artırarak zor şartlara rağmen. Dünyada bana malını gönder, bekliyorum diyen talep yok. Küresel ticarette 2023’te gerileme var, küresel büyümede durgunluk söz konusu. Biz dengeli bir büyüme ve makul bir ihracat artışın ile yılı kapadık. 2024’te dış ticarette iddialı hedeflerimiz var. İhracatımızı yüzde 4-5 arası artırarak, mal ihracatında 267 milyar dolara yükselmek, hizmet ihracatına geldiğimizde ise 2000’de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatımızı Antalya’nın turizmden aldığı payı 2023’de 100 milyar dolardı. 2024 hedefimizi 110 milyar dolar. Ali Bahar’ın da söylediği gibi olağanüstü jeopolitik, yada bölgede ciddi bir siyasi askeri bir gerilim olmazsa, salgın nüksetmezse 2024 yılında dış ticarete dayalı büyümede başarılı olacağız. Daha iyi rakamalar ulaşacağız. Bunu ihracatı arttırıp, ithalatı azaltarak başaracağız” ifadelerini kullandı.
“Cari açık düşecek”
“Cari işlemler dengesi bizim için her zaman başımızı ağrıtan bir konudur” diyen Bakan Bolat, “Döviz sıkıntısına sebebiyet verir. Döviz kurları açısından sıkıntı oluşturur. O açıdan baktığımızda, mayıs ayını geçen sene şöyleydi. Dış ticaret açığımız yıllıklandırılmış olarak 122 milyar dolardı, bu ay itibariyle 97 milyar dolardayız. Yine mayıs ayı itibariyle cari açığımız 60.1 milyar dolardı tavandı, 45.2 milyar dolarla 2023 cari açığı kapadık. Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak. Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz. Hizmetler sektöründe cari fazla veren bir ülkeyiz. 100 milyar dolar ihracat, 49 milyar dolar ithalat, 51 milyar dolar fazlamız var. Bu neye yaradı, dış ticaret açığı 106 milyar dolardı, onu aşağı çekmeye yaradı. Oradan 51’i çıkardık 45 milyar dolarla cari açıkta nispeten ferahladık, ama bu 30 milyar dolarak kadar nisan da geri çekilecek. Turizmin canlandığı diğer aylarda o zaman bir kere dış ödemeler dengesinde sağlam istikrarlı bir yapı kurulmuş olacak. Kredi kuruluşları Türkiye açısından olumlu raporları açıklamaya başlayacaklar. Ekonomimiz yatırım çekme noktasında daha cazip imkanlar sunmaya başlayacak” diye konuştu.
Serbest bölgelere her zaman destek verdiklerini kaydeden Bakan Bolat, bakanlık bütçesinin yüzde 60’ını ihracatçılara verdiklerini belirtti.
“20 milyon turist hedefi uzak değil”
Antalya’nın 20 milyon turist hedefinin çok uzakta olmadığını dile getiren Ticaret Bakanı Bolat, “Antalya Serbest Bölgesi’nin genişletilmesi için çalışmaya devam edeceğiz. 11 bin metrekarelik alan çıkarıldı, ihtiyaç sahipleri veya talep gösterenler arasında bir rahatlama sağlayacak. Bu çalışmalarla Antalya’nın üretimi, katma değeri daha da artacak. 2023 yılında dünyada doğrudan yatırımlarda yüzde 30 daralma oldu, bizim toplam çektiğimiz yabancı yatırım miktarı 10,6 milyar dolar oldu. Şirket sayısı da 80 bin 500’dü. Sanayide de Antalya gelişme kaydetti. Antalya ölçeğini, ülkemizin yarısını getirebilmiş olursak bugün kişi başı milli gelirimizi 25 bin dolara çıkarmak içten bile değil. Doğru yoldayız” dedi.
“Esnafa destek”
Bakanlık olarak Antalya’da esnaf ve ihracat desteği anlamında destek verdiklerini aktaran Bolat, “Hükümetimiz 20 yılda Antalya’ya ulaşım alanında 93 milyarlık yatırım yaptı. Bugün Antalyalı esnaflarımızla toplantı yaptık. Onlara hükümetimizin Halk Bankası üzerinden sübvansiyonlu kredisi 100 milyon ilave finansman müjdesi verdik. Yüzde 25.5’luk bir maliyetle alacaklar, pazartesi günü bu rakam gönderilmiş olacak. Birkaç hafta önce 50 milyon daha gönderilmişti böylelikle 150 milyona çıkacak. Sel felaketinde yara alan iş yerleri açısından bu çok önemli. Banka kartlarındaki komisyon oranları 5 Ocak’ta Bankalar Birliği ile toplantı yaptık. 3 kamu bankası, Ziraat Bankası bir karar aldı, banka kartındaki komisyonun oranını yüzde 2.39’a düşürdüler. Akaryakıt istasyonlarında da yüzde 2.25’e düşürdüler. Banka kartlarındaki post makinelerindeki aylık ücretlendirmeyi de yüzde 50 indirim yaptılar. Hayırlı uğurlu olsun. Kadınların kurduğu kooperatiflere de ciddi oranda destek veriyoruz” açıklamasında bulundu.
“Yer sorunu çekiyoruz”
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın katma değerli üretimler yaptığının altını çizerek, “Türkiye’nin büyük hedefine Antalya ciddi katkı sağlamak için çalışıyor. Önün de bir kaç engel var. Kastlar arası bağlantı çok önemlidir. Bu ağları oluşturmak için bize yol, demir yolu, kara yolu ve elbette liman yada limanlar lazım. Bunlar olursa Antalya hızlı şekilde katlayacak potansiyeli var. Müteşebbis, girişimci ve sermaye var. Ekonomik bir güç var, bu güzel iklimi elimizdeki turizm, tarım, sanayiden gelen sermayeyi başka yere kaçırmadan ülkemizin istifadesine sunmak için yapabileceğimiz çok şey var. Yer konusunda sıkıntısı olan şehiriz. Şehrin yarıdan fazlası orman, önemli bir kısmı tarım arazisi kıpırdayacak yerimiz çok azalıyor. Orman vasfını kaybetmiş arazilerimiz var. Mera vasfını kaybetmiş mera yerlerimiz var. Bu alanları değerlendirerek çok ciddi hamle yapabileceğimiz potansiyellerimiz olabilir. Bu noktada desteklerinizi bekliyoruz” açıklamasında bulundu.
“Türkiye’nin 4. büyük odasıyız”
ATSO Başkanı Ali Bahar ise Antalya’nın 2023 yılında, 16 milyonun üzerinde yabancı ziyaretçi ile şimdiye kadarki en yüksek turist sayısına ulaştığını hatırlattı. Beklenmedik bir gelişme olmaz ise 2024’te de yeni bir rekor kıracaklarının altını çizen Bahar, “Antalya ekonomisinin güçlü kaslarından bir diğeri de, tarımdır. Pek çok üründe ülkemizin ilk tedarikçisiyiz. Yine, pek çok üründe ciddi ihracatımız var. Ne mutlu bize ki, üretimimiz de yıldan yıla artıyor. Odamız, 141 yıldır var olan, yaklaşık 62 bin üyeye sahip, günde 40 yeni kayıt yapan, 49 meslek komitesi ile Türkiye’nin en büyük 4. oda olma özelliğine sahiptir. Türkiye’de kurulan her 20 şirketten biri Antalya’mız da kurulmaktadır. Yine İstanbul’dan sonra, en fazla yabancı şirket kuruluşunun gerçekleştiği, 2. oda konumundayız. İlimizin artan cazibesi, doğal olarak gerek yurtiçinden, gerek yurtdışından göç almamıza neden olmuştur. Son 23 yılda, Antalya nüfusu, yüzde 88 artış ile 1,4 milyondan 2,7 milyona ulaşmış, Yalova ve Tekirdağ’dan sonra nüfusu en çok artan il konumundadır. Hızlı nüfus artışı şehrimizde, çevreden imara, eğitimden sağlığa, lojistikten şehir içi trafiğine ve ticaretin gerek işleyiş, gerek denetimine kadar pek çok alanda istemediğimiz sonuçlar doğuruyor” diye konuştu.
“KDV oranları”
ATSO üyelerimizden gelen en önemli başlığın KDV oranları olduğunu vurgulayan Bahar, “Sektörel farklılık gösteren bu oranların, bir işletmeye girişiyle çıkışı arasında da fark olması, reel sektörü zorlamakta, ticaretimizde büyük bir zarar oluşturmaktadır. Tek oranlı KDV’nin uygulamadaki zorlukları ortadan kaldıracağını düşünüyor, desteklerinizi bekliyoruz. Finansa erişim konusunda geçmişe göre rahatlama görünmekle birlikte, finansmanın, yüksek mali yükünü taşıma noktasında beklenen seviye de değiliz. Kredi kartında kesinlikle taksit sayısında sınırlama olmaması gerektiğini, bunun hem tüketiciyi hem satıcıları çok zor durumda bırakacağını buradan ifade etmek istiyoruz. Bu sınırlama beyaz eşya, hazır giyim, mobilya gibi yerli üretimin yoğun olduğu sektörlerde, üreticiye büyük darbe vurabilir” diye konuştu.
“Toplu iş yeri projesi”
Antalya’da liman sorununun artarak devam etiğine değinen Bahar, bu noktada destek beklediklerini belirtti. İkinci el araç satışı yapan işletmelerin, konut altı dükkanlara mahkum olmuş durumda olduğuna değinen Ali Bahar, “İşletmelerimiz, ilgili yönetmeliğin fiziki gereklerini karşılamadığı için yetki belgesi alamamakta, dolayısıyla kadük duruma düşmektedir. Toplu iş yerleri projemize desteğini bekliyoruz. Antalya’da hiç olmayan, olduğunda da birçok sektörün yarasına merhem, ihtiyacına cevap olacak bir konudur. Antalya’nın kuzey çevre yolu üzerinde bulunan birçok arazi, toplulaştırma için kullanılırsa, apartman altına sıkışmış, şehir içine sıkışmış ticaretin rahatlaması sağlanacağı inancındayız. Yine şehrimiz için son zamanda sık sık dile getirilen başka önemli bir konu Sağlık Turizmidir. Bu konu bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için potansiyeli oldukça yüksek bir konudur ve biz bunun farkındayız. Bu farkındalıkla, sağlık turizmi için “marka olma” yolunda adımlar attık. Geçtiğimiz günlerde yurtdışından aracılar getirerek, ilgili üyelerimizle buluşturduk. Çok büyük ses getirdik” dedi.
“Ulaşım projeleri”
“Şehrimiz tarımda Türkiye’yi doyuran bir üretim üssü konumundadır” diyen Bahar, “Karayolu ve demiryolu ile şehrimizin lojistik ağlara bağlantısı, havayolu kabiliyetimiz ile kıyaslandığında çok geri sıralardadır. 2028 yılı için planlanan hızlı tren projesi, müstesna bir şehir olan Antalya’mızın en doğal hakkıdır. Çok yakında bu projenin öne alınması için bir imza kampanyası başlatıyoruz. Desteğinizi de bekliyoruz. Belediye kreşleri ile özel kreşler arasında haksız rekabet bulunmaktadır. Fiyat, fiziksel koşullar, denetimler noktasında bu rekabet daha çok hissedilmektedir. Özel kreşlerin ticaretinin korunması anlamında haksız rekabet, ortadan kaldırılmalıdır. Nasıl ki fabrikalar, oteller GES projesi yapabiliyorsa, küçük işletmelerin, bir kuyumcunun, bir sıhhi tesisatçının da, enerji kooperatifi aracılığıyla maliyetlerini düşürebileceğine inanıyoruz. Bu konuda sizlerden teşvik ve mevzuat çalışmaları bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Bahar, 31 Mart seçimlerinden sonra, bir şehir meselesi haline gelen EXPO 2016 alanının değerlendirilmesini ve kent ticaretine kazandırılmasını gerektiğini sözlerine ekledi. – ANTALYA
]]>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, bu yıl dünya deniz ticaretinin yüzde 2,1 büyüyerek yaklaşık 12,636 milyar tona ulaşmasını beklediklerini bildirdi.
Söz konusu büyümeden Türk boğazları ve Karadeniz trafiğinin de olumlu yönde etkilenmesini beklediklerini aktaran Uraloğlu, “2023 yılında İstanbul Boğazı’ndan 39 bin, Çanakkale Boğazı’ndan ise 44 bin 892 olmak üzere boğazlarımızdan 83 bin 892 gemi geçti. Böylece, 2022’ye göre yüzde 8,2 artış olduğunu görüyoruz. Karadeniz’de ise yaşanan savaş nedeniyle birçok limanın kapalı olduğu ve açık olanların da tam kapasiteyle çalışmadığı göz önüne alındığında, Türk boğazlarından geçen gemi sayısındaki artışın, yakın gelecekte Karadeniz’deki deniz trafiğini daha da artıracağını düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye limanlarındaki konteyner elleçlemeleri 2023’ü artışla kapattı
Uraloğlu, Türkiye limanlarındaki konteyner elleçlemelerinin de dünyadaki trendin aksine arttığına dikkati çekerek, Türkiye limanlarında elleçlenen konteyner miktarının 2023’te bir önceki yıla göre ton bazında yüzde 2,5 artarak 133 milyon 467 bin 400 ton, TEU bazında ise yüzde 1,5 artarak 12 milyon 556 bin 401 TEU olduğunu bildirdi.
Geçen yılın ikinci çeyreğinden itibaren Türkiye’nin deniz yolu konteyner ticaretindeki düşüş trendinin sona erdiğini ve aylık olarak bir önceki yıla göre yüzde 10 civarında artışlar gözlendiğini aktaran Uraloğlu, “Bu yıl dünya deniz yolu konteyner taşımacılığının yüzde 4 büyümesi beklenmektedir. Bu yıl uygulayacağımız ekonomi politikalarıyla ve bölgemizdeki çatışmaların sona ermesi ile deniz ticaretinde yeni rekorlar kırmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
En fazla yük Aliağa’da elleçlendi
Uraloğlu, Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde geçen sene 81,9 milyon ton yük elleçlemesi gerçekleştiğine işaret eden ederek, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı’nın 81,29 milyon ton elleçlemesini geçerek ilk defa ülkemizde en çok yükün elleçlendiği bölge Aliağa olmuştur. Konteynerde ise en yüksek elleçleme yaklaşık 3,17 milyon TEU ile Ambarlı Bölge Liman Başkanlığı’nda gerçekleşmiştir. Bu liman bölgemizi 2,16 milyon TEU konteyner elleçleme ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı takip etmiştir.”
Deniz yolu bağlantılı yurt dışı hatlarda geçen yıl 2 milyon 764 bin 390 otomobil taşınarak 2022’ye göre yaklaşık yüzde 17 artış sağlandığını aktaran Uraloğlu, yurt dışı bağlantılı Ro-Ro hatlarında 698 bin 133 birimin taşındığını belirtti.
Uraloğlu, 2023’te limanlara uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısının bir önceki yıla göre yüzde 20 artışla 1192, limanları ziyaret eden kruvaziyer yolcu sayısının da yüzde 52,6 artışla 1 milyon 542 bin 522 olduğunu kaydederek, “2023 yılında en fazla kruvaziyer gemi uğrak sayısı 531 gemiyle Kuşadası Limanı’nda yakalanmıştır. Bu rakamlar 2015 yılından beri gerçekleşen en yüksek rakamlar olup, 2024 yılında hedefimiz 2 milyon yolcuya ulaşmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Çalışma Toplantısı’na katılan Özhaseki, Erzincan İliç’teki toprak kaymasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:
“İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Enerji Bakanımız şu anda Erzincan İliç’teler. Müthiş bir kütlenin kaydığı ortam. Burada 9 kardeşimiz şu anda toprak altında. Müthiş bir arama çalışması var. İnşallah bir an önce onlara ulaşırlar diye de ümit ve dua ediyorum. Oradaki tehlikeli atıkların Fırat’a ulaşıp ulaşmadığı konusu çok önemli. İlgili birimlerimiz, genel müdürlerimiz, onların ekipleri, işbirliği yaptığı bilim adamları, elimizdeki tüm teknik imkanlar tamamıyla bölgeye sevk edildi. Araçlarımız orada. Tahliye laboratuvarlarımız orada. Ayrıca bağımsız laboratuvarlara gerek topraktan gerekse sudan numuneleri alıp gönderiyoruz. Çok şükür şu ana kadar herhangi bir kirliliğe ve korktuğumuz bir olaya rastlamadık. Anlık olarak bunu takip ediyoruz.”
6 Şubat’ta yaşanan depremlere işaret eden Özhaseki, afetten 14 milyon insanın zarar gördüğünü söyledi. İlk tespitlere göre 680 bin konut ve 170 bin iş yerinin zarara uğradığına dikkati çeken Özhaseki, ilk etaptaki hesaplamalara göre hasar ve zararın 104 milyar dolar gözüktüğünü ifade etti.
Özhaseki, deprem bölgesinde yapılan hizmetleri anlattı, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi.
Hayat normale döndükten sonra kalıcı konutların yapılması konusunun gündeme geldiğini anlatan Özhaseki, şöyle konuştu:
“Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin. Neden daha fazla yıkım var da 390 bin ev yapmak zorundayız. Devlet eskiden beri kural olarak bir apartmanda bir vatandaşın 40 dairesi varsa 40’ını da vermiyor. Mahkemelik durumlar oluyor. Onlardan dolayı sayı düşüyor. Şu an 390 bin konutu bir an önce yapıp vermemiz lazım. Evinin dışında konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Bizim çok hızlı davranmamız gerekiyordu. Depremden çok kısa bir süre sonra bulabildiğimiz sert zeminlerde, uygun olan yerlerde Bakanlık olarak işe başladık. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan veya başlamış olan, temeli atılan veya kaba inşaatı biten veya bitme aşamasına gelen tam 307 bin konut var. Orada karar aldık. 50 bin kadar köy evini çelik karkas üzerine beton ve alçıpan malzemelerden yapıyoruz.”
Özhaseki, 30 bine yakın konutu teslim ettiklerini belirterek, “Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız. Bunların altyapıları yapılıyor, suları, kanalları bağlanıyor. Okullar, kütüphaneler, spor tesisleri yapılıyor. Hummalı bir çalışma var. Her ay 15-20 bin konutu Allah izin verirse teslim edeceğiz. Senenin sonuna kadar 200 bini yakalayacağız. Bu depreme kadar bizim entel dantel geçinenler arasında TOKİ böyle biraz hor görülürdü. Depremde gördük, bir tanesi bile yıkılmadı. 20 yıl boyunca yaptığı konut sayısı 1 milyon 200 bin. Şimdi biz diyoruz ki ‘İnşallah senenin sonuna kadar 200 bini tamamlayacağız.'” diye konuştu.
İstanbul’da kentsel dönüşüm
Deprem gerçeğini bilerek hareket edilmesi gerektiğini anlatan Özhaseki, şunları söyledi:
“İstanbul özeline geldiğimizde 7,5 milyon civarında bağımsız birim var. 6 milyonu konutlardan, 1,5 milyonu iş yerlerinden oluşuyor. Burada da dönüşmesi gereken ilk etapta 600 bin bağımsız birim var. Eğer yapmazsak ne olur? Allah korusun, her sokakta 1-2 tanesinin devrilmesiyle trafik olduğu gibi bir durur. Mecburen altyapı kesilir. Aşağıda lüks arabanız duruyor olabilir ama bir sokak bile gidemezsiniz. Sabah fırınlar çalışmaz. Büyük bir felaketle karşı karşıya kalırız. Bunu korkutmak için söylemiyorum. Ama bu gerçekliği bilerek hareket etmemiz gerekiyor. 2012’de Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Kentsel Dönüşüm Yasası çıktı. Bu yasaya dayalı olarak bugüne kadar İstanbul’da 850 bin bağımsız birim yenilendi. Şu anda da 194 bin civarında değişim, dönüşüm için çalışma, gayret var. İstanbul’daki Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü 319 ayrı noktada çalışıyor. Bu yetmiyor. Bu sayılar İstanbul’u kurtarmıyor. Bir an önce hızlanmamız, kentsel dönüşümün önündeki engelleri kaldırmamız gerekiyor.”
“Yarısı Bizden Kampanyası”na değinen Özhaseki, 1 milyon 255 bin vatandaşın bu kampanyaya müracaat ettiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Aralarında yüzde 100’ü sağlayanlar var, yüzde 90’ı sağlayanlar var. Yüzde 50’yi geçen oranda sağlaması zaten yeterli olur. Orada da 1,5 milyon liralık bir paket açıklandı. Memur arkadaşlarımız eğitildi. Gelenlere tek tek cevap veriyorlar. Nasıl yapılacağını anlatıyorlar. Bir taraftan rezerv alanlarda 400 bine yakın konut üretiyoruz. Bir taraftan Yarısı Bizden Kampanyası’yla 350- 400 bin konutu yenilemiş olacağız. Bu konuda orta vadeli bütçeye 485 milyar lira koyduk. İstanbul’un dönüşümü için 485 milyar lira para koymuş olduk. Bir tarafta da TOKİ’miz yine sosyal konutlar yapacak. İstanbul’umuzda neredeyse 1 milyona yakın konutu Bakanlık vasıtasıyla veya onun liderliğinde yapmayı, dönüştürmeyi düşünüyoruz.”
31 Mart yerel seçimlerinin yaklaştığını anımsatan Özhaseki, “Seçimler geldi. Vatandaşlar, ‘Sen ne yapacaksın kardeşim?’ desinler. ‘5-10 senedir buradasın, ne yaptın?’ desinler. Hesap sorsunlar. Sonra da eğer bir kentsel dönüşüm yapılıyorsa lütfen yardımcı olsunlar.” diye konuştu.
Programın sonunda İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Bakan Özhaseki’ye hediye takdim etti.
]]>10 Şubat Dünya Bakliyat Günü Mersin’de etkinlikle kutlandı. Bir otelde gerçekleştirilen etkinlikte bakliyat ürünleri tanıtılırken, tamamı bakliyat ürünleri kullanılarak yapılan yemek menüsü de konuklara ikram edildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Özdemir, sağlığın en büyük zenginlik olduğunu söyledi. Herkesin ortak arzusunun sağlıklı bir nesil yetiştirmek olduğunu dile getiren Özdemir, bunun ön şartının ise bilinçli beslenmek olduğunu, bilinçli beslenmenin de sağlıklı besinlerle olacağını ifade etti.
Bakliyatın sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında yer aldığını ve diyet listelerinde başta geldiğini vurgulayan Özdemir, “Mersin Ticaret Borsası olarak bu anlamlı günü ülkemiz bakliyat ticaretini merkezi olan Mersin’imizde sizlerle birlikte kutlamayı bir görev bildik” dedi.
Dünyada 1 milyara yakın insanın yetersiz beslendiğini, 1,8 milyar insanın aşırı kilolu olduğunu vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti:
“Bunun 850 milyonu obez, 530 milyon diyabet hastası var. Her yıl gerçekleşen ölümlerin yüzde 40’ı kalp damar hastalıkları ve kanserden kaynaklanıyor. Yaygınlaşan Amerikanvari ve fast food beslenme tarzı özellikle genç nesillerimiz için önemli bir risk oluşturuyor. Tüm bu sağlık sorunlarıyla mücadelede bakliyat en etkin besin kaynakları arasında gösteriliyor. Çünkü baklagiller, protein açısından zengindir, önemli bir lif kaynağıdır, temel vitamin ve mineralleri ihtiva eder, kolesterol bulunmaz, gluten içermez, anti alerjiktir. Diğer bir özelliği ise hayvansal protein içeren diğer gıdalara kıyasla daha uzun süre bozulmadan saklanabiliyor. Bir diğer özelliği de zengin olsun, fakir olsun, her sofranın gıdası olmasıdır. Et ve et ürünleriyle benzeri protein seviyesine sahiptir. Oysa fiyat olarak kıyaslandığında bakliyat çok daha ekonomiktir, porsiyon başına maliyeti düşüktür. Sağlıklı beslenmeye olan katkısı yönüyle de gelir seviyesi yüksek sofralar için vazgeçilmezdir.”
Bakliyatın insanlar için olduğu kadar toprak için de faydalı olduğuna işaret eden Özdemir, toprağa azot salgıladığından dolayı toprağı daha verimli hale getirdiğini belirtti.
“Ana vatanı Türkiye olan bakliyatta üretimi ve tüketimi muhakkak artırmalıyız”
Dünyada bakliyat üretiminin son 35 yılda yüzde 70 artarak 96 milyon tona ulaştığına dikkati çeken Özdemir, Türkiye’de ise tersinin yaşandığını kaydetti. Türkiye’de 30-35 yıl önce 2,5 milyon ton bakliyat üretildiğini ve yarısının ihraç edildiğini vurgulayan Özdemir, “Şu an üretim hacmimiz 1 ila 1,3 milyon arasında dalgalanıyor. Yani 1990’lı yıllarda 2,5 milyon ton üretim yaparken nüfusumuz 54 milyondu. Şimdi nüfusumuz 85 milyon oldu, üretimimiz 1 milyona düştü. Anavatanı Türkiye olan bakliyatta üretimi ve tüketimi muhakkak artırmalıyız. Türkiye bir bakliyat ülkesi. Üretim kültürümüz var, ticaret kültürümüz var. Bu zenginliğimizi kaybetmemeliyiz” diye konuştu.
Kanada’da 3 milyon ton kırmızı mercimek üretilmesine karşın bir kilo dahi kırmızı mercimek tüketilmediğinin altının çizen Özdemir, Kanada’nın ihraç etmek için üretim yaptığını kaydetti. Mersin’de bakliyat eleme ve kırmızı mercimek kırmak için önemli bir kapasite olduğunu anlatan Özdemir, “O zaman üretmemiz lazım. Çünkü Türkiye’nin enteresan bir şekilde dışarıda pazarı da var. Hala biz Kanada’da mercimeği alıyoruz, burada kırıyoruz, üçüncü ülkelere satıyoruz. Bu bir yere kadar gider. Ama esas tercih ettiğimiz kendi üretimimizi yükseltmek, büyütmek. Bir de bu baklagillerin fasulye haricinde en büyük avantajı kıraç alanlarda yetişmesi. Büyük bir şey. 25 milyon dekar nadas alanı var, 20 milyon dekar ekilmeyen alan var. Bunların beşte biri ekilse şu andaki üretim bakliyatının iki misli üretiriz” ifadelerini kullandı.
“Üretim arzında giderek bir artış söz konusu”
Vali Ali Hamza Pehlivan da 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü’nün önemine işaret ederek, tanıtımın olduğu kadar üretim, işleme, paketleme, pazarlama, pazara ulaştırma ve ihracat boyutunun da olduğunu söyledi.
Bakliyatın gıda ve beslenmedeki öneminden bahseden Pehlivan, “İnsan beslenmesinde bitkisel kaynaklı proteinlerin yüzde 22’sini bakliyat teşekkül ediyor. Gene karbonhidrat olarak da yüzde 7’ye tekabül ediyor. Tabii insan beslenmesi yanında hayvanların beslenmesi konusu da var. O konuda da gene yüzde 38 nispetinde bakliyattan nasipleniliyor. Gene yüzde 5 nispetinde karbonhidrat hayvan beslenmesinde de bakliyattan elde ediliyor” dedi.
Bakliyat denildiğinde fasulyeden nohuda, mercimeğe kadar birçok ürünün akla geldiğini ifade eden Pehlivan, şöyle devam etti:
“Ülke olarak bakliyatta biz de aslında azımsanmayacak boyutta üretim gerçekleştiriyoruz. Bu sene 1,3 milyona tona tekrar çıktı. Özellikle de nohutta üçüncü mercimekte de dünyada dördüncü sıradayız. Ürün arzında son 15-20 yılda veya 30 yılda belli bir gerileme olduğu kabul edilebilir, söylenebilir ama yine son yıllarda devletimiz, Tarım ve Orman Bakanlığımızın üretim politikaları çerçevesinde sağlamış olduğu teşviklerle 1 milyon tondan 1,3 milyon tona çıktı. Dolayısıyla üretim arzında giderek bir artış söz konusu.”
Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise Mersin’in, Türkiye’nin bakliyat işleme, pazarlama ve ihracat konusunda en gelişmiş yerlerinden biri olduğunu söyledi. Bakliyat sektörünün kente büyük bir ekonomik hareketlik kazandırdığını vurgulayan Seçer, “Bizim bölgemizi ilgilendiren sektörün buradaki işleme kapasitesi ve ticaret kapasitesi. Mersin Limanı, şehrin lokasyonu, bir ticaret kenti olması, Doğu Akdeniz çanağından dünyaya açılma imkanının olması, kara yolu güzergahıyla da Arap Yarımadası’na, Orta Doğu ve Kafkaslar’a ticareti mümkün olması, bakliyat sektörünü burada özellikle 1980’li yıllardan sonra çok geliştirmiş” ifadelerini kullandı.
Türk yemek uzmanı ve yazar Sahrap Soysal’ın da katıldığı etkinlik sonunda, kum sanatçısı Ramazan Yumrutepe gösteri sundu. – MERSİN
]]>KADIN VE ERKEN ORANI NEREDEYSE AYNI
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun (UNFPA) 2023 yılı verilerinden yapılan derlemeye göre, İstanbul, Türkiye’nin toplam nüfusunun yüzde 18,34’ünü barındırıyor. Kentte 7,80 milyon erkek ve 7,84 milyon kadın yaşıyor.

SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL AVRUPA’NIN DA EN KALABALIĞI
Avrupa’nın da en kalabalık şehri olan İstanbul, geçen yıl nüfusta yaşanan gerilemeye rağmen 131 ülkeden daha fazla kişiye ev sahipliği yaptı.

Portekiz ve Macaristan 10,2 milyon, Tunus 12,5 milyon, Belçika 11,7 milyon nüfus ile İstanbul’un gerisinde kalan ülkelerden bazıları oldu.
Ürdün, Yunanistan ve Azerbaycan da İstanbul’un nüfus olarak geride bıraktığı diğer ülkeler olarak kayıtlara geçti.
Verilere göre İstanbul’un nüfus olarak geride bıraktığı bazı ülkeler şöyle:
| ÜLKELER | NÜFUSU (Milyon) |
| Gine | 14,2 |
| Ruanda | 14,1 |
| Benin | 13,7 |
| Burundi | 13,2 |
| Tunus | 12,5 |
| Bolivya | 12,4 |
| Belçika | 11,7 |
| Haiti | 11,7 |
| Dominik Cumhuriyeti | 11,3 |
| Ürdün | 11,3 |
| Küba | 11,2 |
| Güney Sudan | 11,1 |
| Honduras | 10,6 |
| İsveç | 10,6 |
| Çekya | 10,5 |
| Azerbaycan | 10,4 |
| Yunanistan | 10,3 |
| Papua Yeni Gine | 10,3 |
| Macaristan | 10,2 |
| Portekiz | 10,2 |
| Tacikistan | 10,1 |
| Belarus | 9,5 |
| Birleşik Arap Emirlikleri | 9,5 |
| İsrail | 9,2 |
| Togo | 9,1 |
| Avusturya | 9,0 |
| Sierra Leone | 8,8 |
| İsviçre | 8,8 |

Sizin düşünceleriniz neler ?
7 Ekim’deki Hamas saldırısına karşılık vermek bahanesiyle 20 binden fazla Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail’de ateşkes gelişmesi yaşandı. Ülke basınına göre Başbakan Netanyahu savaş kabinesine haber vermeden Gazze’de ateşkese onay verdi. Filistinli kaynaklar da Hamas’ın Gazze’de her biri 45 gün sürecek 3 aşamalı esir takası ve ateşkes öngören planı kabul ettiğini duyurdu.
Oxford Lisesi’nde öğrenci olan Ethan Crumbley, 2021’de düzenlediği saldırıda 4 kişiyi öldürüp 7 kişiyi yaraladı. Anne Jennifer Crumbley, ihmalkarlıktan suçlu bulundu. Mahkeme, 9 Nisan’da cezayı belirleyecek. Ethan ise ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Irak’ta resmi temasları kapsamında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Bölge Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi. Görüşmede terörle mücadele ve bölgesel gelişmeler ele alındı.
Bartın’da Umut Can Alay, tartıştığı annesi Hatice Alay’ı av tüfeğiyle vurarak öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan Alay’ın daha önce cinsel istismar suçundan cezaevinde olduğu ve tahliye edildiği belirtildi.
Otomobil satışlarında yaşanan dolandırıcılık hikayelerine bir yenisi daha eklendi. Dolandırıcılar anlaştıkları bir vatandaşın otomobilini almaya gittikleri sırada şahsı lafa tutarak radyatör kapağını açıp içerisine yağ boşalttı. Araç sahibine “Arabanız yağ ve suyu birbirine karıştırmış” diyerek fiyat düşürmeye çalışan şahısların o anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
Fransız belediye çalışanı Richard Plaud, 8 yılda 700.000 kibrit kullanarak 7 metrelik bir Eyfel Kulesi maketi inşa etti. Ancak, mağazalardan alınamayan kibritler kullandığı için Guinness Dünya Rekorları girişi reddedildi. Plaud, kuruluşun kararını görmeden hayallerinin yıkıldığını belirtti. Red kararıyla isyan eden Plaud, sosyal medyada tepkisini dile getirdi.
Denizli’de fuhuş yapan Gülşen K., son dört yılda dört kez çocuk sahibi oldu. Babalarını bilmediği bebekleri her seferinde hastaneye bırakan 34 yaşında kadın hakkında son olayın ardından iddianame hazırlandı. İki yıla kadar hapsi istendi.
Pakistan’ın Belucistan eyaletinde yarın yapılacak seçimler öncesi bağımsız milletvekili adayı Asfandiyar Han Kakar’ın ofisine yönelik bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda 12 kişi hayatını kaybetti, 30’dan fazla kişi yaralandı.
Türkiye İstatistik Kurumu, Birleşmiş Milletler, İstanbul, Türkiye, İstanbul, Yaşam, Ekonomi, Güncel, Son Dakika
Son Dakika › Ekonomi › İstanbul, nüfusuyla 131 ülkeyi geride bıraktı – Son Dakika
Türkiye’de, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde saat 04.17’de 7,7 büyüklüğünde, Elbistan ilçesinde saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

53 BİN 537 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Kahramanmaraş’ın yanı sıra Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana, Malatya ve Elazığ’ı vuran asrın felaketinde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı.
Türkiye’nin uluslararası yardımı da içeren 4. seviye alarm verdiği deprem sonrası 93 ülkeden arama kurtarma ekipleri bölgede çalışmalara katıldı.

7 GÜN SÜREYLE OHAL KARARI ALINDI
120 bin kilometre karelik alanda 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiği depremler 11 il, 124 ilçe, 6 bin 929 köy ile mahallede ağır yıkımlara yol açtı.
Ülke genelinde 7 gün süreyle milli yas ilan edilirken, deprem bölgesinde ise OHAL kararı alındı.

650 BİN PERSONEL GÖREV YAPTI
Tüm kamu kuruluşları, mahalli idareler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin seferber olduğu deprem sonrası, bölgeye su, gıda, ilaç ve giyecek başta olmak üzere tüm yaşam malzemeleri hızla gönderildi.
Depremlerde yıkılan 38 bin 901 binada arama, yaşam olduğu belirlenen 26 bin binada arama kurtarma faaliyeti gerçekleştirildi.

Bölgede müdahale çalışmaları kapsamında 11 bin 488’i uluslararası, 35 bin 250’si arama kurtarma, 142 bini güvenlik personeli olmak üzere toplam 650 bin personel görev yaptı.
Bölgede 350 çadır kent alanında 645 bin çadır, 414 konteyner kentte ise 215 bin 224 konteyner kuruldu.

BÖLGEYE 106 MİLYAR 728 MİLYON LİRA KAYNAK AKTARILDI
Geçici barınma hizmeti kapsamında bugüne kadar 349 bin haneye toplam 14 milyar 453 milyon lira “kira destek ödemesi” yapıldı. Bu kapsamda ev sahiplerine 7 bin 500, kiracılara ise 5 bin lira kira destek ödemesi devam ediyor.
Diğer yardım ve ödemelerle birlikte deprem bölgesine toplam 106 milyar 728 milyon lira kaynak aktarıldı.
Deprem bölgesinde 2 milyon 302 bin binada ve 6 milyon 227 bin bağımsız bölümde hasar tespiti yapıldı, şu ana kadar enkaz kaldırma işleminin yüzde 91’i gerçekleştirildi.

Hak sahipliği çalışmaları kapsamında, 389 bini konut, 40 bin 658’i iş yeri, ve 11 bin 531’i ahır olmak üzere toplam 441 bin 567 hak sahipliği belirlendi.
Depremzede vatandaşların yaralarının sarılması çalışmaları kapsamında deprem bölgesinde şehir merkezleri ve köylerde 307 bin konutun yapımına başlandı.
Bu kapsamda yerinde dönüşüm projelerinde konutlar için 750 bin lirası hibe, 750 bin lirası kredi, ahırlı köy evleri için 750 bin lirası hibe, 1 milyon lirası kredi ve iş yerleri için 400 bin lirası hibe, 400 bin lirası kredi 2 yıl ödemesiz ve faizsiz 10 yıl vadeyle kullanıma sunuldu.
]]>Antalya, Burdur ve Isparta illerinden 2024 yılı Ocak ayında yüzde 2 oranında artışla 217 milyon 933 bin 694 dolar ihracat gerçekleştirildi. Ocak ayında, en fazla ihracat Çin’e gerçekleşti. Çin’e gerçekleşen ihracat 2023 yılı Ocak ayına kıyasla yüzde 50,90 gibi rekor oranda arttı ve 23 milyon 798 bin 465 dolar oldu. En fazla ihracatı ise yüzde 7,80 oranında artış ve 82 milyon 957 bin 296 dolar ile yaş meyve sebze sektörü gerçekleştirdi.
En fazla ihracat gerçekleştiren sektörler sıralamasında birinci yaş meyve sebze
Bölgeden en fazla ihracat gerçekleştiren sektörler sıralamasında birinci yaş meyve sebze sektörü ikinci sırada yüzde 33,35 oranında artış ve 43 milyon 896 bin 685 dolar ihracatla maden ve metaller sektörü takip etti. Sektörün 43.8 milyon dolarlık ihracatının 23 milyon 651 bin 220 dolarlık kısmı ise doğaltaş ürünlerinden oluştuğuna dikkat çeken Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, “Üçüncü sıradaki ağaç mamulleri ve orman ürünleri sektörümüz yüzde 25.16 oranında ihracat artışı ile 24 milyon 339 bin 201 dolar ihracat yapma başarısı gösterdi.4. sıradaki kimya sektörümüz 17 milyon 692 bin 142 dolar ihracat yaptı. Listenin beşinci sırasında 0.15 oranında artış ve 8 milyon 230 bin 870 dolarla çimento cam seramik ve toprak ürünleri sektörümüz yer aldı” dedi.
Çin’e yüzde 50,90 oranında artışla 23 milyon 798 bin 465 dolar ihracat
Yılın ilk ayında listenin birinci sırasında yer alan Çin’e yüzde 50,90 oranında artışla 23 milyon 798 bin 465 dolar ihracat gerçekleştiğini belirten Ümit Mirza Çavuşoğlu, “İkinci sırada ise yüzde 3,45 oranında artışla 15 milyon 615 bin 483 dolar ihracat gerçekleşen Almanya yer aldı. Listenin 3. sırasında Rusya yer aldı ve Rusya’ya yüzde 38.89 oranında gerileme ile 14 milyon 983 bin 331 dolar ihracat gerçekleşti. Rusya pazarındaki daralma ödeme yöntemlerindeki sıkıntılar nedeniyle oluşurken, para transferinin önündeki engellerin kaldırılmasıyla ihracatın yeniden eski seyrine dönmesi bekleniyor. Dördüncü sırada ise yüzde 18.53 oranında gerileme ve 12 milyon 216 bin 286 dolar ihracatla savaşın devam ettiği Ukrayna yer aldı. 5. sırada ise yüzde 4.66 oranında artış ve 10 milyon 855 bin 570 dolar ihracatla Romanya yer aldı” ifadelerine yer verdi.
Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Batı Akdeniz’den Ocak ayında gerçekleşen ihracata bakıldığında geleneksel sektörlerimizin geleneksel pazarlarına ihracatlarını sistematik bir şekilde sürdürdükleri görüldü. Birliğimiz kadar firmalarımız da hedef pazarlarında ihracatlarını artırmak için çalışmalarını sürdürmekte. Ancak ülkemizin yakın çevrelerinde yaşanan gelişmeler de ortada. Savaşlara, siyasi istikrarsızlıklara, ödeme yöntemlerindeki sıkıntılara ve tarife dışı engellere rağmen ihracatımızı az da olsa artırabilmek, böyle bir dönemde oldukça önemlidir. Birlik olarak son bir yıldır farklı sektörlerimiz için farklı ülkelere sektörel ticaret heyetleri düzenliyoruz. Aynı zamanda yurt dışı fuarlarına katılarak, gittiğimiz yerin ithalatçı firmalarını ziyaret ediyoruz. Bu çalışmaları gerçekleştirmeye devam edeceğiz.” – ANTALYA
]]>Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Teftiş Kurulu Başkanlığı Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı Antalya’nın turizm bölgesi Kundu’da bulunan Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı tesislerinde gerçekleştirildi.
“‘İşte adalet budur’ şeklindeki eleştirileri ağır ve haksız buluyoruz”
Toplantının açılışında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Adalet mülkün temelidir, adalet her şeyin yerli yerine konulmasıdır. Toplumsal barışısın sigortasıdır. Her zaman her yerde söylüyoruz, en iyi reform kötü uygulayıcının elinde en kötü mevzuat olarak ortaya çıkabilir. Verilen yargı kararları eleştirilemez mi? Elbette eleştirilebilir, eleştirilmelidir de. Eleştirilecek ki en doğru karara ulaşılabilsin. Bu eleştirileri yaparken birkaç karar üzerinden yola çıkılarak, tüm yargı mensuplarımızı 24 bin hakim ve savcımızın verdiği milyonlarca kar var. Özellikle ilk derecede verilmiş henüz daha kesinleşmemiş, kanunun yolu denetiminden geçmemiş kararları hemen sosyal medyada bir algı oluşturarak ‘İşte adalet budur’ şeklindeki eleştirileri ağır ve haksız buluyoruz. Bu eleştirileri yapılırken özellikle yargının kendi mekanizması içerisinde bunların düzeltileceğini bilmemiz gerekir. Türk yargısının siyasi veya başka bir konumla yıpratılmasına müsaade etmememiz gerekir” dedi.
“Son 2 yılda 24 milyon davada karar verildi”
Yargının ağır bir iş yükü olduğuna dikkat çeken Tunç, “Yargımız bu iş yükünün altından kalkıyor mu kalkamıyor mu? Eksiklerimiz var, yapılması gerekenler var, yargının hızlanması gerekir. Geciken adalet değildir. Mahkemenin bir an önce sonuçlandırılması önemlidir. 2022 yılında Cumhuriyet savcılıklarında 5 milyon 40 bin karar veridi. Ceza mahkemelerinde 1 milyon 916 bin karar, hukuk mahkemelerinde 2 milyon 688 bin karar, idare ve vergi mahkemelerinde 386 bin karar, bölge adliye ve idare mahkemelerinde 1 milyon 471 bin karar verildi. Yargıtay ve Danıştay tarafından ise 643 bin karar verildi. Toplamda baktığımız zaman 12 milyondan fazla karar verildi. 2023 yılında ise Cumhuriyet savcılıklarında 5 milyon 180 bin karar veridi. Ceza mahkemelerinde 1 milyon 909 bin karar, hukuk mahkemelerinde 2 milyon 856 bin karar, idare ve vergi mahkemelerinde 532 bin karar, bölge adliye ve idare mahkemelerinde 1 milyon 477 bin karar verildi. Yargıtay ve Danıştay tarafından ise 445 bin karar verildi. Toplamda baktığımız zaman 12 milyondan fazla karar verildi. Son 2 yılda 24 milyon davada karar verildi” ifadelerine yer verdi.
“Türk yargısı bağımsız ve tarafsız bir şekilde görevini yerine getirmeye devam ediyor”
2024 yılında önlerinde 11 milyondan fazla derdest dosya bulunduğunu ifade eden Tunç, sözlerine şöyle devam etti:
“Yargı mensuplarımız inşallah bu 11 milyon dosyayı bitirerek, dosya sayısını azaltacak. Milyonlarca dosya var ama hem sosyal medyada hem de basının önüne düşen bazı olaylarda nasıl haksızlık yapıldığını görmek mümkün. Tabii bu eleştirilere yol açacak kararların olmaması da milletimizin yargımızdan beklentisidir. Bu eleştiriler en aza indirilmesini yargımızdan, savcı ve hakimlerimizden beklediğimiz bir husustur. Türk yargısı bağımsız ve tarafsız bir şekilde görevini yerine getirmeye devam ediyor. Yargının hatalı kararları yargı mekanizması içerisinde düzeltilebilir. Bu noktada teftiş kurullarının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.”
Toplantı HSK Teftiş Kurulu Başkanı Osman Nuri Yiğit’in Bakan Tunç’a çeşitli hediyelerinin taktimi ve anı fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi. – ANTALYA
]]>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen güneş enerjisi santralleri ile hem doğaya hem insana verdiği sözü tutmaya devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından KDV dahil yatırım bedeli 27 milyon TL olan proje ile Lara Atıksu Tesisi’nin çatısına güneş panelleri konuldu. Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğünün (ASAT) en büyük gider kalemleri içerisinde yer alan enerji maliyetini düşürmek için hayata geçirilen proje ASAT’a, Aralık ayı ulusal tarife birim fiyatı baz alınarak yapılan hesaplamayla yılda 6,7 milyon TL ekonomik katkı sağlayacak.
“1 megawatt gücünde santral”
Lara Atıksu Arıtma Tesisi’nde hayata geçirilen güneş enerji santrali hakkında bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü Elektrik Üretim, Tüketim, İşletme Sorumlusu Mehmet Çapkan şunları söyledi:
“ASAT Genel Müdürlüğü olarak içme suyu ve atık su hizmetlerimizi eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde sağlamak için büyük miktarda elektrik enerjisi tüketmekteyiz. Buna dayalı olarak en büyük işletme kalemleri içerisinde elektrik enerjisi bulunmaktadır. Elektrik maliyetlerini düşürebilmek için yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerji santraline başvurmaktayız. Lara Atıksu Tesisimizin 10 adet çatı üzerine her biri 455 watt olmak üzere 2256 adet panel, 18 adet inverter olmak üzere 1 megawatt gücünde güneş enerji santrali kuruldu.”
“Yılda 6,7 milyon TL katkı”
GES tesisi ile yılda 1,6 milyon KWH elektrik üretimi planlandığını söyleyen Çapkan, “Yıllık 1,6 milyon KWH elektrik üretimi 500 adet konutun elektrik ihtiyacını karşılamaktadır. GES tesislerimiz ile Aralık ayı ulusal tarife birim fiyatından yılda 6,7 milyon ekonomik katkı sağlanacaktır. Bu sayede ASAT Genel Müdürlüğümüzün elektrik enerjisi gider maliyetleri düşürülmekte ve elde edilen fayda hizmetlerimizi ve birim maliyetlerimizi olumlu yönde etkilemektedir” dedi.
“700 ton karbon emisyonu engellenecek”
Tesisin çevresel ve sosyal katkılarından da söz eden Çapkan, fosil yakıt yerine yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisine dayalı 1,6 milyon KWH elektrik enerjisi üretimi ile yılda yaklaşık 700 ton karbon emisyonunun engellendiğini söyledi. Yetişkin bir ağacın yılda 12 kilogram karbon absorbe ettiği kabul edilirse, 700 ton karbon emisyonu engellenmesinin yaklaşık 59 bin adet yetişkin ağacın karbon emilimine eşit olduğunu kaydeden Çapkan, “GES’ler karbon emisyonuna dayalı iklim değişikliği etkilerinin azaltılmasına katkısı olan çevreci bir projedir. Antalya Büyükşehir Belediyesi karbon emisyonuna dayalı iklim değişikliği etkilerini azaltmak için çevresel ve sosyal etkilerini dikkate alarak düşük karbonlu bir gelecek için yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı doğa dostu yatırımlara devam etmektedir” diye konuştu. – ANTALYA
]]>Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 11 Ocak’ta düzenlenen ve 4’ü gümrük memuru 6 kişinin tutuklandığı operasyona ilişkin soruşturma sürüyor.
Suç gelirlerinin aklanmasına yönelik soruşturmada 1 milyar 142 milyon 510 bin dolar, 18 milyon avro ve 6 milyon 950 bin Danimarka kronunun usulsüz yollardan sahte belgelerle ülkeye giriş yapılmış gibi gösterilerek sisteme dahil edilmesiyle ilgili bazı detaylar ortaya çıktı.
Soruşturmanın, 1 Ocak 2024’te Şırnak’ta bir dış ticaret firması yetkilisinin “Şirketi adına 1,5 milyon dolar nakit beyannamesi doldurulduğunu ve bu belge hakkında bilgilerinin olmadığını” ihbar etmesi üzerine başladığı öğrenildi.
Çeşme Gümrük Müdürlüğündeki nakit beyannamelerinin incelenmesi sonucu normalin çok üzerinde döviz girişi için beyanname doldurulduğu tespit edildi.
Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada E.B. (49) ve dış ticaret uzmanı A.K’nin (44) 26-27 Aralık 2023 ile 1-4 Ocak 2024’te 4 kez Sakız Adası’ndan Çeşme’ye gümrükten giriş yaptıkları ve 119 şirket adına farklı para birimlerinden yüksek miktarda dövizi yurda sokmuş gibi göstermek üzere 210 nakit beyannamesi doldurdukları belirlendi.
Şüphelilerin doldurduğu nakit formlarındaki bedelin 1 milyar 142 milyon 510 bin dolar, 18 milyon avro ve 6 milyon 950 bin Danimarka kronu olduğu tespit edildi.
10 günde 4 kez giriş çıkış yapmışlar
Tutuklanan 2 şüphelinin ifadelerinde suçlamaları kabul etmedikleri, formları kendilerinin doldurtmadığı, isimlerinin kullanıldığını öne sürdükleri öğrenildi.
Türkiye ve Almanya vatandaşlıkları bulunan ve İstanbul’da ikamet ettikleri tespit edilen şüphelilerin 10 gün içinde Sakız Adası’na 4 kez gitme nedenleriyle ilgili “balık tutma ve butik otel kurma” gibi gerekçeler öne sürdükleri öğrenildi.
Adlarına nakit beyannamesi doldurulan 119 şirketin lojistik, inşaat, madencilik, petrol, gıda ve tekstil alanında kayıtlarının bulunduğu, Mali Suçları Araştırma Kurulunun (MASAK) söz konusu şirketlerin faal olup olmadığı, ticari gelirleri ve dış ticaretleriyle ilgili incelemesini sürdürdüğü öğrenildi.
Öte yandan operasyon kapsamında tutuklanan Çeşme Gümrük Müdürlüğünde görevli memurlar A.Ş, O.E.A, E.S. ve E.O’nun da nakit beyannamesi ve döviz girişiyle ilgili rutin denetim ve kontrolleri yapmadıkları öne sürülerek, rüşvet, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve bilişim sistemlerine girme suçlamasıyla tutuklandıkları belirtildi.
Bu şüphelilerin evlerinde yapılan aramada ise 1’i F serisi olmak üzere 4 adet farklı seri numaraları bulunan 1 ABD doları, sahte MİT kimliği, çok sayıda ziynet eşyası ve dijital materyal ele geçirildi.
MASAK’ın bu şüphelilerin hesapları üzerinde de inceleme yürüttüğü belirtildi.
Soruşturma ve operasyon
İzmir’in Çeşme ilçesinde suç gelirlerinin aklanması ve görevi kötüye kullanma resmi belgede sahtecilik, rüşvet, bilişim sistemlerine girme, 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu suçları kapsamında yürütülen soruşturma kapsamında 11 Ocak’ta düzenlenen operasyonda 4’ü gümrük memuru 6 kişi yakalanmıştı.
Yüksek miktarda dövizi usulsüz yollardan sahte belgelerle ülkeye giriş yapılmış gibi göstererek sisteme dahil ettikleri suçlamasıyla adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklanmıştı.
]]>Türkiye’den 2023 yılında deniz salyangozu ihracatından 2 milyon 50 bin 343 kilogram karşılığı 22 milyon 637 bin 304 dolar döviz girdisi elde edildi. İhracatta ilk üç sırayı 916 bin 200 kilogram karşılığı 11 milyon 491 bin 392 dolar ile Güney Kore Cumhuriyeti, 330 bin 100 kilogram karşılığı 3 milyon 884 bin 944 dolar ile Çin Halk Cumhuriyeti ve 398 bin 27 kilogram karşılığı 3 milyon 7 bin 291 dolar ile İspanya aldı.
Bu ülkeleri 210 bin 64 kilogram karşılığı 2 milyon 201 bin 904 dolar ile Japonya, 182 bin 860 kilogram karşılığı 2 milyon 3 bin 587 dolar ile Tayvan, 10 bin 10 kilogram karşılığı 29 bin 530 dolar ile Ukrayna, 775 kilogram karşılığı 9 bin 72 dolar ile Gürcistan, bin 160 kilogram karşılığı 4 bin 756 dolar ile Romanya, 216 kilogram karşılığı 2 bin 650 dolar ile Azerbaycan-Nahçivan, 432 kilogram karşılığı 2 bin 179 dolar ile KKTC izlerken, 10 ülkeye yapılan toplam 2 milyon 50 bin 343 kilogram deniz salyangozu ihracatı karşılığında ülkeye 22 milyon 637 bin 304 dolarlık döviz girişi sağlandı.
2022 yılında ise 7 ülkeye yapılan deniz salyangozu ihracatından 2 milyon 176 bin 240 kilogram karşılığı 18 milyon 779 bin 917 dolar döviz girdisi sağlanırken, 2021 yılında ise bu rakam 14 milyon 707 bin 305 dolar olarak gerçekleşmişti.
26 ülkeye yapılan hamsi ihracatından 2023 yılında 3 milyon 54 bin 263 kilogram karşılığı 13 milyon 745 bin 45 dolar döviz girdisi sağlanırken, bu durum 2022 yılında 2 milyon 102 bin 628 kilogram karşılığı 11 milyon 137 bin 463 dolar olarak gerçekleşti. 2023 yılında yapılan hamsi ihracatında ilk üç sırayı 4 milyon 831 bin 138 dolar ile Fransa, 4 milyon 86 bin 121 dolar ile Belçika, 1 milyon 349 bin 308 dolar ile Almanya aldı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, salyangoz ihracatında yeni pazar arayışlarında olduklarını belirterek “Geçen yıl yapılan ihracatta 2 milyon kilogram karşılığı 22 buçuk milyon dolar civarında döviz girdisi sağlandı. İlk sıralara bakıldığında Güney Kore, Çin Halk Cumhuriyeti başta olmak üzere olmak üzere Avrupa ülkelerine ihracat söz konusu. 2022 yılında ise 7 ülkeye 18 milyon dolar civarında ihracat gerçekleşti. Salyangoz ihracatına baktığımız zaman önceki yıllara göre arttığını son olarak ta 22 milyonun üzerine çıktığını görüyoruz. Özellikle bölgemizden yapılan ihracattaki artışın yüzde 28 seviyesine geldiğini, dolayısıyla Türkiye genelinde Doğu Karadeniz Bölgesi’nden yapılan ihracatın arttığını görmekteyiz. Rakamların her geçen gün artacağını düşünüyoruz ama bunu yaparken eko sistemi göz önüne alarak avlanma yaparak elimizdeki mevcut imkanları uzun süreye yaymalıyız” dedi. – TRABZON
]]>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bankalara ve varlık yönetimi şirketlerine borçlarından dolayı icra takibi başlatılan vatandaşların durumuna dikkat çekti. Gürer’in bugün yaptığı yazılı açıklama şöyle:
11 AYDA 1 MİLYON 197 BİN KİŞİ İCRA TAKİBİNE ALINDI
“2023 yılının Ocak- Kasım döneminde 780 bin 650 kişinin bankalara olan bireysel kredi borcunu, 767 bin 663 kişinin ise kredi kartı borcunu temerrüt süresinin de sonuna kadar ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alındı. Hem kredi kartı hem de tüketici kredisi borcu yüzünden söz konusu dönemde takibe alınanlar tek kişi sayıldığında 2023 yılının Ocak-Kasım döneminde toplam 1 milyon 197 bin 35 kişi bankalar tarafından icra takibine alındı.
Önceki yıllarda da bankalar tarafından borcu yüzünden icra takibine alındığı halde borcunu henüz ödeyememiş 2 milyon 337 bin 292 kişi var. 2 milyon 109 bin 51 kişi de varlık yönetim şirketlerinin takibinde icra takibinde bulunuyor. Hem bankalar hem de varlık yönetim şirketleri tarafından borcu yüzünden takip edilenler tek kişi sayıldığında takipteki toplam vatandaş sayısı Kasım 2023 sonu itibariyle 3 milyon 830 bin 149 kişi olarak hesaplanıyor. Resmi verilere yansıyan borçlarla vatandaşın mağduriyeti artıyor. Bu arada özel ikili ilişkiler ile şahıs, esnaf gibi borçlanılan kesimler bu veriler içinde yer almıyor. Elden alınan borçlarda dikkate alındığında borçlanma daha da artıyor. Örneğin çiftçi borçlarını ödemek için arazi satıp, borç ödüyor. Kimi icralık olmamak ya da sorun yaşamamak için evdeki eşyasını satmak zorunda kalıyor. İkinci el pazarları beyaz eşya ya da mobilya gibi eşyalarla dolu, vatandaş borç ödemek için bu yola başvuruyor. Kayıtlı ve resmi veriler dışında bir de kişiye özel borçlanma olayı gerçeği var. Nüfusun çoğunluğu borçla yaşamaya çalışıyor.
YEREL SEÇİM SONRASI DAHA DA ZOR
“Milyonlarca insanın icra takibinde olduğu bir ülkede, sürekli artan yoksullaşma ile karşı karşıyayız. Sofradan ekmek eksilmeye devam ediyor. Yeterli beslenemeyen aile sayısı artıyor. 4 milyon hane sosyal yardımla yaşıyor. Yatağa hiçbir çocuk aç girmesin derken bu iktidarın eseri olarak aileler yatağa aç girer duruma düşürüldü. AKP iktidarlarının yanlış ekonomi politikaları ile yaratılan denge bozukluğu bu zihniyetle düzelmesi zor görülüyor.
Daha çok kemer sıkma dönemi sürecek. Kamu varlıklarından sonra kamu arazilerinin satışı da durmuyor ama denge tutmuyor. Elinde imar planı yapma yetkisi de bulunan özelleştirme idaresinin 2023 yılında yaptığı 180,9 milyon dolarlık özelleştirmenin 179,1 milyon dolarlık kısmını taşınmaz (arsa-arazi) satışları oluşturdu. 2022 yılında yapılan 504 milyon dolarlık özelleştirmenin de 441 milyon dolarlık kısmını taşınmaz satışından elde edilmişti. Kamu varlıklarında elde ne kaldı ise satmaya devam eden iktidar bir yandan da sürekli zam ve vergi ile gelir sağlamaya vatandaştan almaya devam ediyor. Akaryakıt, gübre ve yem gibi önemli tarımsal üretim girdilerine gelen vergi ve zamlar ile fiyatlar artıyor. Bu sürecin gıda maliyetlerini artıracağı için de rafta ürün fiyatlarına kısa süre sonra yeni artışlar yansıyacak.”
BİR HAFTA İÇİNDE 134 BİN 515 YENİ İCRA DOSYASI
Gürer, 1 ve 5 Ocak 2024 tarihlerinde icra dairelerine UYAP üzerinden gelen yeni dosya sayısının ise geçen yılın aynı haftasına göre yüzde 9,9 oranında artarak 134 bin 515 olduğuna da dikkat çekerek, “UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı 5 Ocak itibariyle 21 milyon 328 bin oldu” dedi.
(Görüntü: Arşiv)
]]>TÜRKİYE’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya bölgesinde, 2023 yılında 4 milyon 826 bin 622 yerli ve yabancı turist ile ziyaretçi rekoru kırıldı. Nevşehir Valisi Ali Fidan, “Kapadokya ören yerlerini ziyaretçi sayısı açısından değerlendirdiğimizde 2023 yılı boyunca, 2022’yılına oranda yaklaşık yüzde 21’lik artışla 4 milyon 826 bin 662’ye ulaştığını görmekteyiz. Bu rakam tüm zamanların en yüksek rakamıdır, bir rekordur. İlimiz ve bölgemiz cazibe merkezleri olmaya devam etmektedir” dedi.
Kapadokya bölgesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olarak ziyarete açık tutulan Nevşehir, Ürgüp ve Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Karanlık, El Nazar ve Gülşehir, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak, Tatlarin ve Mazı yer altı şehirleri, Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve Ören Yerleri, Gülşehir Açık Saray Harabeleri, Hacıbektaş Veli Müzesi ve Hacıbektaş Atatürk Evi’ni 2023 yılında 4 milyon 826 bin 622 yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Kapadokya’da bugüne kadar görülen en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşıldı. Nevşehir Valisi Ali Fidan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kapadokya ören yerlerini ziyaretçi sayısı açısından değerlendirdiğimizde 2023 yılı boyunca, 2022 yılına oranla yaklaşık yüzde 21’lik artışla 4 milyon 826 bin 662’ye ulaştığını görmekteyiz. Bu rakam tüm zamanların en yüksek rakamıdır, bir rekordur. İlimiz ve bölgemiz cazibe merkezleri olmaya devam etmektedir. Doğal, kültürel ve tarihsel değerleriyle, istihdam imkanları ile refah payının arttığı önemli olan Kapadokya bölgesindeki tüm zamanların ziyaretçi rekorunun kırılması oldukça sevindirici. 2024 yılında da ziyaretçi grafiğinin daha da üst noktalara çıkarak 5 milyonu aşan bir oranda gerçekleşmesi en büyük beklentimiz. Bu oranın elde edilmesine katkı sunan başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere, turizm işletmelerinin yöneticilerine, turizm çalışanlarına, turizmdeki STK’larımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Kapadokya Turistik İşletmeciler Derneği (KAPTİD) Başkanı Teyfik Ölmez’de 2023 yılında yüzyılın depreminin yaşanmasına rağmen Kapadokya bölgesindeki turizm hareketinin beklenilen düzeyde olmasa da kötü geçmediğini belirterek, “2023 turizmde kötü geçmedi ama biz beklentimizi çok yukarıda tuttuğumuz için bazı işletmelerde hayal kırıklığı olmuş olabilir. Sonuç itibariyle Kapadokya bölgesi 2023 yılını kötü atlatmadı. Maalesef yaşanmış bazı sıkıntılar vardı. Mesela çok büyük bir deprem atlattık. Depremin yaşandığı şubat ayı içinde normalde insanlar turlarını planlayıp tatillerini satın alırlardı. Ama tam tatillerini satın alacakları döneme denk geldiği için biz sezonun ilk yarısını kaybettik. Sezonun ikinci yarısı itibariyle ağustosta biraz kıpırdama oldu” dedi.
‘HAFTADA 21 UÇAĞA ULAŞTIK’
2023 yılında dünyanın birçok ülkesinden azımsanmayacak oranda bir turist hareketliliğine tesislerin sahne olduğunu söyleyen Ölmez, sözlerine şöyle devam etti:
“Kapadokya olarak Latin Amerika, Meksika, Brezilya, Güney Amerika ve Kolombiya pazarından çok fazla talep aldık. Asya pazarından Güney Koreliler geçen yıl çoktu. Bunun yanında Malezya ve Endonezya var. Japonya pazarından bu yıl istediğimizi tam alamadık ama 2024 için çok umutluyuz. Geçen yıl Çin pazarı bir ara açıldı, sonradan yeniden açıldı ancak şu günlerde Çinlilerden yoğun bir talep var. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Çinliler de olabilir ama Çin yılbaşısı ile birlikte 2024 yılının ocak ayının sonu itibariyle yoğunluk kazanacağını bekliyoruz. Haftada 21 uçağa ulaştık. Bunlara ilave olarak Çin devletinin de 4 uçağı ile birlikte haftada 25 uçağa çıkacağına inanıyoruz. 2024’te rezervasyonlar fena gitmiyor. İnşallah bir sıkıntı olmaz.”
]]>İZMİR 112 Acil Çağrı Merkezi’ne 2023 yılında toplam 5 milyon 640 bin ihbar yapıldı. Gelen ihbarlardan 2 milyon 300 binin asılsız çıktığını belirten İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Dr. Murat Ummak, “İhbarlardan 2 milyon 30 bini doğru çıktı. Ayrıca 1 milyonun üzerinde ‘Alo 112’ diyen personelimize cevap verilmeden kapatılan çağrı oldu. Yani gelen çağrıların yüzde 41’i asılsız çıktı” dedi.
İçişleri Bakanlığı, Türkiye’de farklı acil yardım çağrıları için kullanılan 110 itfaiye, 156 jandarma, 155 polis, 112 sağlık, 177 orman, 178 sahil güvenlik, 122 AFAD numaralarını ‘112 Acil Çağrı Merkezi’ altında topladı. Çalışmayla tüm ekiplerin en kısa sürede olay yerine ulaşması amaçlandı. İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Dr. Murat Ummak, kurumun çalışmaları hakkında açıklama yapıp, kentin yıl boyunca aldığı çağrı rakamlarını paylaştı. İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bu yıl 5 milyon 640 bin ihbar geldiğini belirten Dr. Ummak, “Bunun 2 milyon 30 bini asıllı çağrıydı. 2 milyon 300 bin ise asılsız çağrımız var. Ayrıca 1 milyonun üstünde ise, bize gelen çağrıya ‘Alo 112’ diyen personelimize cevap verilmeden kapatılan asılsız çağrılar bulunuyor. Yüzde 36 asıllı, yüzde 41 asılsız ve anonsta kapanan yüzde 23 oranında çağrı var” ifadelerini kullandı.
‘ASILSIZ ÇAĞRI ORANI DÜŞÜYOR’
Gün geçtikçe asılsız çağrı oranlarının düştüğünü vurgulayan Dr. Ummak, “İzmirliler bu konuda farkındalığı yüksek insanlar. Ayrıca biz farkındalığı arttırmak için okullarla iş birliği içinde çalışmalar yapıyoruz. Vatandaşımız daha da bilinçleniyor. Niçin araması gerektiğini öğreniyorlar. 2019 yılında yüzde 75 olan çağrı oranı bugün yüzde 64 civarında seyrediyor. İzmir nüfusuna göre yüzde 10’luk düşüş, asılsız çağrıdaki ciddi düşüşü ortaya koyuyor. Bu konuda duyarlı vatandaşlara teşekkür ediyorum. Ayrıca olaylara müdahale hızımız yaklaşık 96 saniye. 96 saniyede vatandaşımızın acil durumunu ekibimizi müdahale amaçlı yola çıkartıyoruz. Bu çok iyi bir rakam” diye konuştu.
‘ÇAĞRI VE KONUM BİLGİSİ DÜŞÜYOR’
112 çağrı merkezlerinin projelerinden bahseden Dr. Ummak, “İlk olarak ‘Engelsiz 112’ projemiz var. Vatandaşlarımız akıllı telefonlarına, ilgili uygulamayı indirip, kaydoluyorlar. Sonra acil durumda tek tuşla, 112 Çağrı Merkezi’ne ulaşabiliyorlar. Onların konumlarını görebiliyoruz. İlgili ekipleri yönlendirip, müdahale edebiliyoruz. Ayrıca araç içi acil çağrı ‘e-call’ sistemi var. Örneğin dağda mahsur kalma durumlarında araçtaki ‘e-call’ duşuna basınca, 112’ye mesaj geliyor. Yine konumlar belirlenip, hızlı müdahale sağlanıyor. Bu yeni sistemler oldukça yarar sağladı. Örneğin otoyolda bir kaza olduğunda, kazayı gören vatandaşlar dışında araçtan direkt olarak çağrı ve konum bilgisi düşüyor. Böylelikle vakaya daha hızlı müdahalemize fayda sağlıyor. Bunun yanında AFAD’ın acil durum uygulaması, bize entegre. Tek tuşla afetzedenin yine yeri belirlenip müdahale ediliyor. Son olarak İngilizce, Almanca, Rusça ve Arapça olarak 7 gün 24 saat hizmette veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Vatandaşlara çağrıda da bulunan Dr. Ummak, “112 Çağrı Merkezi’nin meşgul edildiği her dakika, durumu acil olan vatandaşlarımızın hayatından çalınan zamandır” dedi.
‘EN ÇOK PİN VE PUK KODUNU SORUYORLAR’
İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi personeli Duygu Aşıkkaya ise “112 Çağrı Merkezi faaliyete geçtiğinden beri burada görevliyim. Genelde telefonlarının PİN veya PUK kodunu sormak için arıyorlar. Bunu bilebilmemiz mümkün değil. Telefonları çekmeyen insanların aklına ilk olarak 112 Çağrı Merkezi geliyor. Hayvanları için ambulans isteyenler de arıyor. Belediyelerin bu konuda veterinerlik hizmeti var. Yönlendiriyoruz. Çocuklar ankesörlü telefonlardan dalga geçmek için arıyor. İtfaiye ve ambulans istediklerini söyleyip, kapatıyorlar. Yemek siparişi vermek isteyenler oluyor. Böyle enteresan çağrılar geliyor. Lütfen gereksiz aramayalım. 112 bizim hayata tutunan elimiz. Ne kadar az gereksiz arama, o kadar iyi” diye konuştu.
]]>Profesyonellerin katıldığı organize video oyunu yarışmalarını niteleyen espor, Afrika kıtasında da her geçen gün adından daha çok söz ettiriyor.
Genç ve giderek artan nüfusunun yanı sıra Kovid-19 salgınıyla hızlanan dijitalleşmenin, Afrika’yı küresel olarak en umut verici oyun pazarlarından biri haline getirebileceği tahmin ediliyor.
Kıtada nüfusun ancak yüzde 40’ı internet erişimine sahip olsa da kişi bazlı değerlendirildiğinde Afrika’da, Latin ve Kuzey Amerika ile Orta Doğu’ya göre daha fazla kişi internete ulaşabiliyor.
“The Council on Foreign Relations (CFR)” isimli düşünce kuruluşunun 2019 raporuna göre, Afrika kıtasında 525 milyon kişi internet kullanırken, bu rakam Latin Amerika’da 447 milyon, Kuzey Amerika’da 328 milyon ve Orta Doğu’da 174 milyon olarak kayda geçti.
Afrika, espor alanında gelecek vaat ediyor
Öte yandan Güney Afrika, espor alanında kıtanın lider ülkesi olurken, onu Mısır, Fas, Tunus, Kenya ve Senegal izliyor.
Yaklaşık 59 milyon nüfusa sahip ve 24 milyon kişinin video oyunu oynadığı Güney Afrika aynı zamanda kıtada en fazla video oyunu oynanan ülke konumunda bulunuyor.
Oyun endüstrisi hakkında analiz ve raporlar paylaşan, dünyada oyun endüstrisinin lideri olarak bilinen “Newzoo” şirketi ile Afrika merkezli video oyun şirketi “Carry1st”in ortak hazırladığı 2021 tarihli raporda, esporun Afrika’da hızla büyüdüğüne dikkati çekildi.
Rapora göre, Sahra Altı Afrika’da 2015’te 77 milyon olan video oyunu oyuncu sayısı, 2021’de 186 milyona çıktı. Afrika’daki oyuncuların yüzde 95’i konsol veya bilgisayarın yerine akıllı telefon ve tabletleri tercih ediyor.
Raporda görüşlerine yer verilen Carry1st’in kurucularından Cordel Robbin-Coker da Afrika’nın oyun dünyasının geleceği olacağını belirterek, kıtada video ve mobil oyun patlaması yaşandığını vurguladı.
Afrika’nın ilk espor stadyumu Senegal’de inşa ediliyor
Dünya Bankası 2021 verilerine göre, nüfusun yüzde 58’inin bireysel internet kullanıcısı olduğu Senegal, espor alanında Batı Afrika’da önemli bir yer elde etmek istiyor.
2026 Gençlik Olimpiyatları’nın düzenleneceği Senegal, kıtanın ilk espor stadyumuna da ev sahipliği yapacak.
Gençlik Olimpiyatları’nda yarışacak disiplinlerden birisi olması beklenen espor müsabakaları başkent Dakar’da inşası devam eden stadyumda oynanacak.
Toplam maliyetinin yaklaşık 5 milyon dolar olacağı tahmin edilen stadyumun, 2026 Gençlik Olimpiyatları’ndan önce tamamlanması bekleniyor.
Hali hazırda Spor Bakanlığı bünyesinde 2021’de kurulan “Esporun Geliştirilmesi Ulusal Komitesi (CONAPES) de ülkede esporun geliştirilmesi için faaliyetlerde bulunuyor.
Bu kapsamda Senegal’in 15 kişilik espor milli takımı “Street Fighter 6” ve “NBA 2K” disiplinlerinde yarışıyor.
Dakar’da dev ekranda “Street Fighter 6” gecesi
Senegal, Batı Afrika’da espor alanında liderlik hedeflerken, bölgenin dev ekranda düzenlenen ilk espor turnuvası 27 Aralık’ta Dakar’da bir sinemada yapıldı.
Turnuvada esporcular, konsol oyunu “Street Fighter 6” ile mobil oyun “Mobile Legends: Bang Bang”de hünerlerini sergiledi.
Her 2 kategorinin kazananları kişi başı 500 bin CFA (yaklaşık 850 dolar) para ödülü aldı.
Turnuvanın organizatörlerinden Kofi Sika Latzoo, böyle organizasyonlarla yeni yetenekler keşfetmek istediklerini söyledi.
Latzoo, “Afrika’da video oyunlarını izleme kültürü çok yaygın değil. Bu tarz seyircili organizasyonlarla hem izleyici çekiyoruz hem de daha çok kişiye ulaşıyoruz.” dedi.
Senegal’in espor stadyumu sayesinde bu alanda çok büyük fark yaratacağının altını çizen Latzoo, “Bu stadyum sayesinde hem kıtadan hem dünyadan birçok esporcu Dakar’a gelecek, bu da beraberinde birçok fırsatı getirecek, rekabet ortamı yaratacak. Kıtanın ilk espor stadyumunun Senegal’de olması, ülkeyi bu alanda eşsiz bir noktaya taşıyacak.” ifadelerini kullandı.
]]>TİCARET Bakanı Ömer Bolat, “2023 yılında toplam 23 milyar 74 milyon lira değerinde uyuşturucu madde ve kaçak ticari eşya yakalamasına imza attık” dedi.
Bakan Bolat, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Komuta Kontrol Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, 2023 yılı kaçakçılık verilerini değerlendirdi. Bolat, 2023 yılında hükümet olarak ihracat temelli, kalıcı ve istikrarlı büyümenin sağlanması için büyük çabalar sarf ettiklerini söyledi. Yasa dışı ticaretle mücadelede tavizsiz bir şekilde ellerinde geleni yaptıklarını söyleyen Bolat, “Bunları yaparken hem haksız ticareti engellemek hem devletin gelir kaybını engellemek hem de halkımızın güvenle yaşamasını sağlamak; ticarette istikrarı sağlayabilmek ve dürüst, namuslu tüccarların da menfaatlerini koruma noktasında 7/24 çalıştığımızı ifade etmek istiyorum. Havada, karada, demir yollarımızda hareket eden her araç dikkatli bir şekilde takip edilmektedir. Yasa dışı uygulamalar ve bunlara tevessül etme varsa bunlar en kısa sürede yakalanmaktadır. Bu nedenle 86 milyon vatandaşımız rahatlıkla devletine, hükümetine güvenebilir. 154 tane gümrüğümüz var ve 16 bin gümrük çalışanımız var. Bunların 8 bin 500’ü gümrük muayene personelimiz, 7 bin 500 kadarı da gümrükler muhafaza kaçakçılık ve istihbarat personelimiz. Hepsini de çok teşekkür ediyorum” dedi.
‘UYUŞTURUCU TİCARETİNE ASLA GÖZ AÇTIRMIYORUZ’
Bakanlığın gümrüklü sahalarda, başta uyuşturucu ticareti olmak üzere kaçakçılığın her türüne karşı 365 gün başarılı operasyonlar gerçekleştirildiğini kaydeden Bolat, “Gümrüklü sahalarımızda milyonlarca taşıt, eşya ve yolcunun kontrolü yapılmaktadır. Ülkemizi ve halkımızın menfaatlerini korumak adına da kaçakçılık teşebbüslerine geçit verilmemektedir. Bu konuda emniyet, jandarma ve sahil güvenlik ile de tam bir koordinasyon ve uyum içinde çalışma gösteriyoruz. Türk aile yapısının bütünlüğünü, sağlığını ve gençleri hedef alan uyuşturucu ticaretine asla göz açtırmıyoruz. Terör örgütlerinin en önemli gelir kaynağı olan uyuşturucu ticareti ve yasa dışı ticarete de büyük darbeler indirmiş bulunuyoruz. Bakanlığımız bu mücadeleyi sergilerken vizyoner projeler ortaya koymaya, dünyadaki en gelişmiş teknik imkanları ve ekipmanları kullanmaya da büyük önem veriyor” diye konuştu.
’12 TON UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ’
Gümrükler Muhafaza Komuta Kontrol Merkezi’nin 780 bin kilometrekarelik toprakları ve kara sularını 7/24 kontrol ettiğini vurgulayan Bolat, “Burada özellikle uzman, dinamik ve etkin bir çalışma ekibine sahibiz. 2023 yılının tamamında toplam 182 milyon yolcunun giriş-çıkış kontrolü yapıldı, 8 milyon 300 bin konteyner kontrol edildi, 966 bin uçak bizim hava sahamızı kullandı, 108 bin gemi kara sularımızda bulundu ve 4 milyon 800 bin adet TIR ve kamyon bu ticari taşımacılıkta kullanıldı ve onların da kontrolü yapıldı. Ayrıca 5 milyon adet binek aracın gümrüklerde kontrolü yapıldı. 2023 yılında gümrük kontrollerinde yaklaşık 12 ton uyuşturucu, 1 milyon 200 bin litre akaryakıt, 1 milyar 368 milyon lira değerinde 1302 adet araç, 3 milyar 210 milyon lira değerinde elektronik eşya, 5 bin tonu aşan yasa dışı gıda, 8 milyon adedi aşan elektronik sigara cihazı ve aksamı, 446 milyon adet tütün ve tütün mamulü, yaklaşık 7,5 milyar lira değerinde 40 milyon adet çeşitli eşya, 1 milyon 886 bini tıbbı ilaç olmak üzere 2 milyon 335 bin tıbbi malzeme yakalaması gerçekleştirilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘TAVİZ VERİLMEDEN DEVAM EDİLECEK’
2022 yılındaki yakalamalara göre yüzde 93 oranında değer artışı ile 2023 yılında toplam 23 milyon 74 milyon lira değerinde uyuşturucu madde ve kaçak ticari eşya yakalaması yapıldığını belirten Bolat, “Bu rakamlardan da anlaşılacağı üzerine kaçakçılıkla mücadele çalışmalarına taviz verilmeden devam edilecektir. Ayrıca, ülke içine girmiş olsa bile sonradan yapılan kontrollerle 2023 yılında toplam 2 milyon 800 milyon lira değerinde ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenerek devletimizin gelir kaybı engellenmiştir. Ticaret Bakanlığı olarak, halk sağlığını ve ülke güvenliğini tehlikeye sokabilecek, iç piyasa dengesini alt-üst edecek, ticarette haksız rekabet yaratacak bütün girişimlere engellemeye kararlıyız. Güncel gelişme ve yöntemleri de suçlulardan daha önce hareket ederek engelleme konusunda arkadaşlarımız çalışmaya devam edecekler” dedi.
]]>Geçen hafta Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından düzenlenen ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılarak önemli açıklamalarda bulunduğu ‘Yasa Dışı Ticaretle Mücadele’ konferansındaki açıklamaları değerlendiren BDO Türkiye’nin yönetici ortağı ve yeminli mali müşavir Emrah Akın, “Düzenlenen konferans ülkemizin büyük sorunlarından biri olan kayıt dışı ekonomiyi her yönüyle masa yatırması bakımından son derece önemli idi. Kayıt dışı ekonomi konusu Türkiye için çok büyük problemlerden, elimizde resmi bir rakam yok ama kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün yüzde 25 olduğu tahmin ediliyor. Kabaca Türkiye’nin 1 trilyon dolar gayri safi milli hasılası olduğunu varsayarsak, 250 milyar dolarlık bir kayıptan bahsediliyor. Kayıt dışı dünyanın hiçbir ülkesinde sıfır olmamıştır ama radikal ve gerekli önlemleri almalı ve bu payı mümkün olduğunca düşürmeliyiz. Kayıt dışı ekonominin büyüklüğünü sınırlayabilirsek bütçe açığı sorununun da önüne geçilebileceğini düşünüyorum” dedi.
Çarpıcı rakamalar
Konferansta Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yaptığı açıklamalarının son derece önemli olduğunu vurgulayan Akın, “Sayın Bakan güncel rakamları paylaşarak kayıt dışı ile mücadelede kolluk güçlerinin katkılarını açıkladı. Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü ekiplerince bu sene 11 ay içinde yapılan operasyonlar neticesinde 17 milyar 200 milyon liralık da kaçak ticari eşya ele geçirildiğini toplamda da 22 milyar liralık bir müsaderenin gümrüklerde yapıldığını açıkladı. 2022 yılının 11 ayına kıyasla yakalama rakamında yüzde 94 artış sağlanmış. Sigaradan akaryakıta, alkollü içkiden elektronik cihazlara, gıdadan tekstil ürünlerine, tıbbi malzemelerden makine aksamına, tarihi eserden nesli tehlikede olan canlı hayvanlara kadar birçok kaçakçılık teşebbüsü bertaraf edilmiş. Sayın Bakan, kayıt dışı ticaretle mücadelenin hem vergi kaybı olmaması hem adil ticaretin sağlanabilmesi ve haksız ticaretin engellenebilmesi açısından çok önemli bir fonksiyonu olduğunu altını çizdi. Ele geçirilen ürünler arasında bin 375 ton akaryakıt, 4 milyon 743 bin adet elektronik eşya, 1 milyon 130 bin paket sigara, 389 milyon adet makaron, 47 milyon adet sigara kağıdı filtresi, 1 milyon 165 bin adet elektronik sigara ve aksamı 4 bin 700 ton gıda, 3 bin 924 adet tarihi eser, 11 ton uyuşturucu bu yakalamalar arasında yer almış” ifadelerini kullandı.
Kaçakçılar kendilerini güncellemiş
Bakan Bolat’ın açıklamalarında dikkat çeken başka bir hususun da vergilendirilmemiş yani kaçak ürünler listesinde yeni kategori tütün mamullerinin de olması olduğunu belirten Akın, “Ticaret gibi kayıt dışı ticaret de güncelleniyor. Artık eskisi kadar çok paketlenmiş sigara yakalanmıyor. Rakamlardan da görüldüğü gibi 1 milyon 130 bin adet paket sigara yakalanırken 40 milyon paket sigara yapılmasını sağlayacak makaron ele geçiriliyor. Artık İngiltere Japonya gibi ülkelerde regülasyonu olan fakat ülkemizde herhangi bir regülasyonu olmayan ısıtılmış tütün mamulleri ve elektronik sigaralar da ele geçirilen kaçak ürünler arasına girmiş. 1 milyon 165 bin adet elektronik sigara yakalanmış. Yakın bir zamanda İstanbul Araştırma ile yaptığımız bir çalışmada tütün mamulü kullanıcılarının yüzde 18’nin bu ürünlere yöneldiğini ve rakamın artış eğiminde olduğunu tespit ettik. Buradaki vergi kaybının da farklı hesaplarla tahmini olarak 20 milyar TL civarında olduğunu ve cari açığa da yükünün 7 milyar dolar civarında hesapladık” dedi.
Sadece kolluk kuvvetleri ile değil yeni düzenlemelerle de mücadele şart
Emrah Akın, yasa dışı ticaretle mücadelede kolluk kuvvetlerinin son derece kritik bir yeri olduğunu belirterek, “Yasa dışı ticaretin birçok dezavantajı var, cari açık, vergi gelirlerindeki kayıplar, kullanıcıların mağduriyetleri, alkolde görülebileceği gibi sağlık sorunları gibi. Örnek vermek gerekirse yılbaşında kaçak içkiler yüzünden ölüm haberini daha çok görmeye başlıyoruz. Gümrüklerimizin konuyla ilgili ciddi çalışmaları seneler içerisinde yakalamalardaki artışlarla ortada, fakat vergi sistemimizdeki düzenlemelerle de bunlarla mücadele etmeliyiz. Yine bir örnek vermek gerekirse kaçak akaryakıtı örnek verebiliriz; eşel mobil sistemi ile motorin, benzin ve otogazda vergilerin azaltılması yoluyla fiyat artışlarının tüketiciye yansımasının önüne geçildi. Bu da bu ürünlerdeki kaçak oranının düşürdü” dedi. – İSTANBUL
]]>