Koca, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen Kepez ilçesindeki Antalya Şehir Hastanesi ile bağlantı yolları açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Sağlıkta Türkiye Yüzyılı” hedeflerinden birine daha ulaşmanın, Antalya Şehir Hastanesi’nin açılışını yapmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
“Çok sayıdaki hastaneyi tek çatı altında toplayan şehir hastanelerimizle 2013’te, Türkiye olarak, sağlıkta yeni bir dönem açmıştık. Bugün bu hastanelerin sayısı 24’e ulaştı. Sağlık hizmetlerinin dörtte birini artık şehir hastanelerimizde vermekteyiz.” diyen Koca, bu muazzam gelişmenin geçmişle kıyaslanamayacak bir güç ve konfor olduğunu anlattı.
Koca, 2002 yılından bu yana Antalya’da 26 hastane, 2 ağız ve diş sağlığı merkezi, 38 birinci basamak sağlık tesisi olmak üzere 66 sağlık tesisini hizmete açtıklarını bildirdi.
Antalya’da Bakanlık olarak sağlık kuruluşlarında hizmet veren sağlık çalışanı sayısını 4 kat artırdıklarını vurgulayan Koca, “Uzman hekim sayısını ise 450’den 2 bin 110 uzman hekim sayınına çıkardık. Yani uzman hekim sayısını, sadece Bakanlığımız sağlık kuruluşlarında yaklaşık 5 kat artırdık. Bugün Bakanlığımız, Antalya’da yaklaşık 23 bin personeliyle hizmetinizde.” diye konuştu.
Her atılımın devamı olduğuna işaret eden Koca, şunları kaydetti:
“300 yataklı Manavgat Devlet Hastanesi, 300 yataklı Aksu Devlet Hastanesi, 200 yataklı Alanya Devlet Hastanesi, 150 yataklı Konyaaltı Devlet Hastanesi ve 150 yataklı Döşemealtı Devlet Hastanesi’nin aralarında bulunduğu yatırım değeri 7 milyarı aşan, 9 sağlık tesisimizi süratle hizmete açacağız. Buradan müjdelemek istiyorum. Döşemealtı Devlet Hastanemizin inşaatı bitti, altyapı çalışmaları devam ediyor. Çok yakında hasta kabulüne başlayacağız. Öte yandan, yeni yatırım programımızda ihale, proje ve arsa tahsisi aşamasında olan 38 yeni sağlık tesisimiz daha bulunuyor. Bizim için hiçbir hizmet final değildir. Tamamlanan yatırım, yenisi için başlangıçtır. Şehir Hastanesi dahil. Türkiye’miz 24, Antalya’mız da kendi Şehir Hastanesi’ne kavuşuyor. Merkezi bütçeden yapılan Antalya Şehir Hastanemiz, 1500 yatak kapasitesine ve 285 bin metrekare kapalı alana sahiptir. Hastanemizde, Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, Kalp Damar Hastalıkları Hastanesi, Genel Hastane ve Onkoloji Hastanesi bulunmaktadır. Şehir Hastanemiz, 300 poliklinik ve 43 ameliyathane yanında, Yanık Merkezi, Uyku Laboratuvarı, İnme Merkezi, Organ Nakli Merkezi, Perinatal Merkezi ve Genetik Hastalıklar Merkezi gibi özellikli birimlere sahiptir. Antalya Şehir Hastanesi, şuna yeni örnektir: Sağlık yatırımlarında gerçek, hayali aştı.”
Ulaşılan her hedefin yerini, yenisinin aldığını aktaran Koca, hizmet yolunda aldıkları güç sayesinde bir gün bile mola vermeyerek hizmet ettiklerini vurguladı.
130 bine yakın hasta muayene edildi
Yeni eserler, daha da gurur verici günler olacağına dikkati çeken Koca, Antalya Şehir Hastanesi’nin 4 Aralık’ta hasta kabulüne başladığını, bugün resmi açılışını yaptıklarını hatırlattı.
Koca, üç ayda 130 bine yakın hastanın muayene, 1500’e yakın hastanın ameliyat edildiğini vurgulayarak, şu anda 2 bin 150 personelle sağlık çalışanıyla hizmet ettiklerini bildirdi.
Hastanede, 400’ü aşan uzman hekim ve akademisyen kadrosuyla hizmet verdiklerinin altını çizen Koca, “Günlük bakılan poliklinik hasta sayısı 4 bine ulaştı. Acilde verilen hizmetle birlikte 5 bin hasta. Hastanemiz tam devreye girdiğinde günlük 20 bin hastanın muayene edildiği hastane olacak. Hastanemiz 32 ayda hizmete açılmış oldu.” ifadelerini kullandı.
]]>Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koca, TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri devam eden Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmede bulundu.
Kanun teklifiyle, hastanelerin daha verimli ve nitelikli hizmet vermesi amacıyla hastanelerde koordinasyon kurulu kurulmasının düşünüldüğünü ifade eden Koca, ayrıca 27 bin olan sözleşmeli personel sayısına 9 bin kişi daha ilave edilerek 36 bin sözleşmeli personel alımının söz konusu olacağını belirtti.
Teklifte, Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce karar verilen üç hususla ilgili de düzenlemenin yer aldığını aktaran Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlardan bir tanesi disiplinle, bir tanesi birlikte kullanımla, diğeri de malpraktisle ilgili olan konu. Malpraktisle ilgili düzenleme, kasıt olmadıkça rücunun olmadığı, kastın da mahkeme kararına bağlandığı bir düzenlemeydi. Anayasa Mahkemesi bu anlamda üniversitelerimizdeki öğretim üyelerimizi bu düzenlemeden çıkarmış oldu, daha doğrusu boşlukta kaldı. Teklifle, öğretim üyesi arkadaşlarımızın da, Sağlık Bakanlığındakine benzer şekilde, rücunun kasıt olmadıkça uygulanmayacağını belirleyen düzenlemeden faydalanması sağlanmış olacak.”
Koca, yan dal uzmanlığıyla ilgili daha önce taban ücreti arttıran bir düzenleme yapıldığını anımsatarak, “Taban ücretin arttırılmasıyla ilgili düzenlemeyle birlikte tavanın da benzer oranda arttırılması gerekiyordu. Düzenlemeyle tavan ücretinin de şu an ödeme yaptığımız taban kadar yani yaklaşık 200 puan kadar arttırılması sağlanarak bu anlamda daha verimli ve de teşvik boyutuyla rahatlatılmış olacak.” dedi.
Teklifte, acil tıp uzmanlığı, sosyal pediatri ile ebelerin görev tanımlarına yönelik de düzenleme yapıldığını dile getiren Koca, Meclisin iradesiyle kanun teklifinin bir kaç gün içerisinde yasalaşmasını ümit ettiklerini kaydetti.
“Bir suça iki ceza verilme durumu söz konusu değil”
Teklifin içeriğinde yer alan disiplin hükümleri bağlamında hekimlerin endişe yaşadığı belirtilerek, değerlendirmesinin sorulduğu Koca, bu konunun yönetmelikle yer aldığını ancak Anayasa Mahkemesinin, kanunla düzenlenmesi gerektiği yönünde karar verdiğini anlattı. Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir suça, iki ceza verilme durumu söz konusu değil, zaten verilemez. Ama bildiğiniz gibi bizim ödüllendirme adı altında, motive etmek amaçlı verdiğimiz bir taban ücret var. Herhangi bir emeğe karşı verilen bir ödemeden bahsetmiyorum. Teşvik veya performans adını verdiğimiz, bakılan hastaya göre verilen ücretin eksilme durumu söz konusu değil. Motivasyon ve ödüllendirme amaçlı verilen taban ödeme, bir disiplin durumu olmamasına bağlandı. Bu zaten vardı yönetmelikte, kanunla bu düzenleme yapılmış oluyor. Bugüne kadar uygulamada da, bir yılı geçti, bir yılı geçen zaman diliminde toplamda binde 6 uygulama durumu söz konusu oldu. Yoğun uygulanan bir durum olmadığını, sadece disiplin durumu olmadığında ödüllendirme ve motivasyon amaçlı verilen taban ücretin, Koordinasyon Kurulunca verilip verilmemesine karar verilmiş oluyor. Bir suça iki ceza değil.”
Bakan Koca, “Sağlık Bakanlığının ilaçların ruhsatlandırma süreci uzun olduğu için ilaçları analiz etmeden piyasaya süreceği” iddialarının sorulması üzerine, “Önemli düzenlenmelerden bir tanesi. Burada özellikle ruhsat ve denetim süreci, iyileştirilerek sağlanmış oluyor. Burada Avrupa Birliği ve dünya standartlarına göre yapılan birtakım analizlerimizin mükerrerliği söz konusuydu. Bu mükerrerlik ortadan kaldırılıyor, analizlerin ortadan kaldırılma durumu söz konusu değil. Dünya standartlarına uyumlu hale getirilerek ve mükerrerliği kaldırılarak ruhsatlandırma süreci bu anlamda daha da kolaylaştırılmış oluyor.” yanıtını verdi.
]]>