ESRA NUR PERVAN
Trabzon’un Çaykara ilçesinde vatandaşlar, önemli turizm merkezlerinden Uzungöl’de Danıştay’ın iptal kararına karşın HES projesinin yeniden başlatılmasını protesto etti. Uzungöl Turizimciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş, “Bizim tek derdimiz, toprağımıza olan minnet borcumuzun gereği olarak, derelerimize sahip çıkmaktır. Biz hiçbir siyasi oluşumun maşası değiliz. Biz halkın ta kendisiyiz. Biz bu dağların öz evlatlarıyız” dedi.
Trabzon’un önemli turizm merkezlerinden Uzungöl’de yapılması planlanan HES projesine karşı bölge halkı, basın açıklaması yaptı. Uzungöl Turizimciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş, şunları söyledi:
“UZUNGÖL HES PROJESİ İLE CEZALANDIRILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR”
“Uzungöl’e ve Solaklı Vadisi’ne sahip çıkmak için bizimle beraber olan kıymetli vatandaşlarımız; bugün buraya toplanmamızın nedeni; ülkemizin ve bölgemizin en önemli turizm merkezlerinden olan Uzungöl’e yapılması planlanan HES projesidir. Daha önce Trabzonspor’un adıyla ruhsatı alınan Uzungöl HES 2012 yılında ÇED raporu almıştır. Turizme ve çevreye vereceği zararını öngören bölge insanlarımız çok güçlü şekilde projeye karşı çıkmış ve hukuki yola başvurmuştur. Uzungöl’de, toplumun her kesiminden insanların olduğu büyük çaplı protesto gösterileri düzenlenmiştir. Danıştay’ın iptal kararına rağmen ne olduysa, proje yeniden yürürlüğe girmiştir. Trabzonspor bu projeyi uygulamaktan vazgeçmemiş ve projenin çok büyük kısmını özel bir firmaya satmıştır. Bu projede Trabzonspor’un sadece adı kalmıştır. Trabzonspor’un bu projeden beklediği gelir yıllık ortalama olarak 1 milyon dolar civarındadır fakat Uzungöl’ümüz turizm potansiyeli ile ülke ekonomisine katkısı yıllık ortalama 1.5 milyar dolardı. Bu da HES’ten beklenen gelirin 1500 katıdır. Bu yıl Uzungöl turizminin 50. yılını kutlamayı planlarken, üzülerek ifade etmek isteriz ki, Uzungöl HES projesi ile cezalandırılmaya çalışılmaktadır. Kanunlardaki ilgili maddelere göre projenin onaylanan ÇED raporu, veriliş tarihinden başlamak üzere, 7 yıl içinde inşaata başlama zorunluluğu vardır. Gelinen bu noktada sürenin dolmasına rağmen hiçbir şekilde inşaata başlanmamıştır. Bu yıl itibarıyla ÇED raporunun üzerinden tam olarak 11 yıl geçmiştir. Biz Uzungöl halkı olarak yeniden bu projeyi mahkemeye verdik ve sonucunu büyük bir dikkatle beklemekteyiz.
“İNSANLARA DERENİN KURUDUĞUNU NASIL AÇIKLAYACAKSINIZ”
Şimdi bu projeye olumlu bakan zihniyetlere soruyoruz; 40 yıldan beri çıkarılamayan imar planları yüzünden ideal yapılaşmasını sağlayamayan Uzungöl insanına, bu projeyi resmiyete döktüğünüzü nasıl açıklayacaksınız? Uzungöl’de pencere ölçülerine, çatı yüksekliklerine, ormandan kuru ağaç toplamaya karışan koruma anlayışına soruyoruz; gölden 600 metre mesafede, sit alanının içindeki bu projeye nasıl izin verdiğinizi açıklayabilecek misiniz? Bu proje ile insanların seyrede seyrede Uzungöl’e çıktığı Solaklı Deresi 10 kilometre boyunca yok olacakken, bu manzaraya alışmış insanlara derenin kuruduğunu nasıl açıklayacaksınız? Zaten çözüme kavuşturulamayan trafik problemi, HES inşaatının getirdiği çamur, betonlama ve kazı çalışmasıyla en az iki katına çıkacağını düşündünüz mü? Uzungöl’de kış vakti çeşitli bahaneler sunularak evlerini başlarına yıktığınız insanların gözlerine baka baka bu katliama nasıl müsaade edeceksiniz? Fırtına Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilip, Solaklı Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilmemesinin bir açıklaması var mıdır? Turizm potansiyeli olarak, Karadeniz bölgesinde, Solaklı Vadisi’nin üzerinde başka bir vadi var mıdır? Uzun yıllardan beri bölgedeki alabalık neslini devam ettirmek için yoğun çabalar ve büyük paralar harcayan kurumlarımızın, alabalığın başına geleceklerden hiç mi haberi yoktur? Yerleşim bölgelerinin altından geçecek olan HES tünellerinin potansiyel tehlike oluşturmasından dolayı, facialara yol açmayacağını kim ve kimler garanti edebilir?
“BİZİM TEK DERDİMİZ DERELERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR”
Şimdi buradan en başta devlet yetkililerine sesleniyoruz; bir an önce bu projenin yeniden incelenmesini ve bu tarihi yanılgıdan bir an önce dönülmesini talep ediyoruz. Bizim tek derdimiz, toprağımıza olan minnet borcumuzun gereği olarak, derelerimize sahip çıkmaktır. Biz hiçbir siyasi oluşumun maşası değiliz. Biz halkın ta kendisiyiz. Biz bu dağların öz evlatlarıyız. Bütün memleket sevdalılarını, atalarının emanetlerine sahip çıkan herkesi ve gerçek Uzungöl dostlarını yanımızda görmek istiyoruz.”
]]>
CHP’nin Artvin’in Arhavi ilçesinde bulunan Hidroelektrik Santralleri (HES) projesinin bölgeye verdiği zararların tespiti ve genel olarak bölgedeki doğa katliamının önüne geçilmesi amacıyla verdikleri Meclis araştırma önergesinin öne alınmasına ilişkin bugün TBMM Genel Kurulu’na öneri verdi.
Önergenin gerekçesini açıklayan CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, şunları söyledi:
“TÜRKİYE’DEKİ VAHŞİ MADENCİLİK VE HES PROJELERİNE KARŞI DUR DİYEBİLİYORSAK, ÖNCE YARGI MEVZUATINI DEĞİŞTİRECEĞİZ”
“Eğer Karadeniz’de çevreyi katletmek istiyorsanız HES yapacaksınız, bunla ilgili böyle sabıkalı durumlar var. Bizim orada araziler çok eğimli yüzde 70-80’e varan eğimli araziler var. Eskilerin yasak diye tabir etmiş olduğu ağaç kesimini yapıldığı yerde heyelan gelecektir, aynı bugün Erzincan İliç’te yaşanan felaketin yeniden meydana gelmesine ilişkin itirazlı kayıtlar koydular ama buna ilişkin herhangi bir işlem yapılmadı. Maden, HES projelerini yapanlar arkalarına yargıyı almışlar. Eğer siz yargıda bu karaları iptal ettirirseniz bile arkasında, Orman Bakanlığı’nın 2009/7 sayılı bir genelgesi var, bu kararı iptal etseniz bile karar kesinleştikten sonra bile bir genelge yayınlıyor Orman Bakanlığı, ilk mahkeme kararındaki eksiklikleri gider, eski süreci de tamamlama, 3 gün içerisinde bakanlığa gönder bakanlık tamam diyor. Bu konuda bakanlıktan gelmiş bir tane olumsuz karar yok. Devlet ihaleye fesat karıştırdı, ahlaksız iş adamıyla, kirli siyasetçi iş birliği yapmazsa bunlar olmaz. İliç’te bu işi yapan firmanın bir ayağı var Artvin’de Hod madeninde, aynı işi orada yapmaya çalışıyorlar. Siyasetten destek almayan bir iş adamı bu canların kaybına rağmen ertesi gün ben madencilik faaliyetlerine devam edeceğim nasıl diyebilir? Türkiye’deki vahşi madencilik ve HES projelerine karşı dur diyebiliyorsak önce yargı mevzuatını değiştireceğiz. Orman Bakanlığı’nın 2009/7 genelgesini yırtıp atacağız, vatanseverlik budur.”
Önerge üzerine Saadet Partisi Grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun da şöyle konuştu:
“HES DIŞINDAKİ TEMİZ ENERJİ KAYNAKLARI DEĞERLENDİRİLEBİLİR”
“Belediye Meclis’inde AK Partili üyelerinin bile itiraz ettiği bu santral kararlarının gözden geçirilmesi, vatandaşların şikayet ve taleplerinin dinlenmesi, bu konuda Meclisimizin bir araştırma komisyonu kurarak zenginliklerimizin korunmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. HES dışında rüzgar ve güneş enerjisi gibi temiz enerji kaynakları vardır ve bu bölgede bunlar da değerlendirilebilir.”
İYİ Parti Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz, şunları kaydetti:
“DOĞANIN AYARLARIYLA OYNARSANIZ BİLİNİZ Kİ İNTİKAMINI KÖTÜ ALIR”
“AK Parti’nin rantiyeci zihniyeti, bölge halkının geleceğini tehlikeye atmakta, Artvin’in, Artvinlilerin doğasını kirletmektedir. HES’ler kurulurken de doğaya büyük zararlar vermekte, kurulduğu bölgeyi talan etmektedir. Diğer yenilenebilir enerjiler üzerinde araştırmalar yapılıp teknolojik gelişmeler takip edilmeli ve bu alanlara yatırım yapılmalıdır. HES’lerin uygulandığı bölgelerde erozyon ve sel oluşumunda artış olduğu yapılan araştırmalarla sabittir. Santralin çevresinde hastalıkların arttığı bilinmektedir. Doğanın ayarlarıyla oynarsanız biliniz ki intikamını kötü alır.”
DEM Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Özgül Saki de şunları söyledi:
“HES PROJELERİNİN HER BİRİNİN İPTAL EDİLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
“HES’ler doğayı katlediyor, ekolojik dengeyi bozuyor, biyoçeşitliliği tehdit ediyor, su akış rejiminin değişimi nedeniyle sel ve benzeri felaketlere yol açıyor. Zaten hemen hemen her gün bu felaketlerin tanığıyız. Bu HES’lerle su metalaştırılıyor. Suyun kullanım hakkının yanı sıra arazilerin kullanım hakları da şirketlere devrediliyor. Acele kamulaştırma kararıyla bölge halklarının geçimlik tarımı, hayvancılığı katlediliyor ve onlar bir kez daha yoksullaştırılıyor. Tüm uygulamalar için ekolojik grupların, bölge halkının, meslek örgütlerinin kara mercilerine dahil olmasıyla bu HES projelerinin her birinin iptal edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”
CHP’nin grup önerisi, AKP ve MHP milletvekillerinin oyları ile reddedildi.
]]>