Enerji – Karadeniz Haber Tv http://www.karadenizhabertv.com.tr Mon, 23 Dec 2024 12:14:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Şanlıurfa’da Kaçak Elektrik Kullanımı Tespit Edildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-kacak-elektrik-kullanimi-tespit-edildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-kacak-elektrik-kullanimi-tespit-edildi/#respond Mon, 23 Dec 2024 12:14:34 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-kacak-elektrik-kullanimi-tespit-edildi/ (ŞANLIURFA) – Dicle Elektrik ekiplerince, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde yapılan denetimlerde, bir plastik eritme fabrikasının kayıt dışı kurulan trafo aracılığıyla günlük bin 300 hanenin elektrik tüketimine eşdeğer kaçak elektrik kullandığı tespit edildi.

Dicle Elektrik, kayıpsız ve kesintisiz enerji dağıtım hizmetine yönelik Mardin ve Şanlıurfa’da teknoloji destekli kaçak elektrik denetimleri gerçekleştirdi. Teknoloji destekli çalışmalarında, enerji kayıplarını önlemeye yönelik yenilikçi yöntemler kullanan şirket, son olarak Mardin ve Şanlıurfa’da yasa dışı yöntemlerle kaçak elektrik kullanımı tespit etti.

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde yapılan denetimlerde, bir plastik eritme fabrikasının kayıt dışı kurulan trafo aracılığıyla günlük bin 300 hanenin elektrik tüketimine eşdeğer kaçak elektrik kullandığı tespit edildi. Trafo, etrafı sac plakalarla kapatılmış şekilde bulundu. Fabrika ile ilgili başlatılan yasal işlem kapsamında hakkında kaçak tüketimde kullanılan trafoya savcılık kararıyla el konuldu.

Mardin’de kaçak elektrik hattı yeraltına döşendi

Dicle Elektrik’in Mardin’in Artuklu ve Derik ilçelerinde yaptığı kontrollerde, kaçak elektrik kullanımına yönelik yeni yasa dışı uygulamalarla karşılaşıldı. Artuklu kırsalında, beton bir elektrik direğinden çıkarılan hattın yeraltına gömülerek konutlara bağlandığı belirlenirken, ekiplerin müdahalesi sonucu kaçak bağlantı iptal edilerek kullanıcılar hakkında yasal işlemler başlatıldı. Derik’teki denetimlerde ise 471 kişinin kaçak kullandığı tespit edildi.

Dicle Elektrik yetkilileri, kaçak elektrik kullanımının enerji şebekesine büyük zarar verdiğini ve can mal güvenliğini tehdit ettiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Özellikle ısınma amacıyla kaçak elektrik kullanımı, şebekeye aşırı yük binmesine neden oluyor. Yapılan kontrollerde, abone sayısına oranla olağanüstü boyutlarda tüketim tespit ettik. Bu durum, kesintilere ve enerji kalitesinde ciddi düşüşlere hatta trafolarda patlamalara sebep olabiliyor. Bu nedenle, kaçak elektrik kullanımı aynı zamanda can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor. Kaçak elektrikle mücadelede, yapay zeka teknolojileri de dahil olmak üzere elimizdeki tüm teknolojik imkanları etkin bir şekilde kullanıyoruz. Kesintisiz ve kaliteli enerji arzını sürdürebilmek için kaçak elektrik kullanımına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz.”

Şanlıurfa'da Kaçak Elektrik Kullanımı Tespit Edildi

Yerel HaberlerŞanlıurfaTeknolojiEkonomiPlastikMardinEnerjiGüncelÇevreHukukSuruçDicle

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-kacak-elektrik-kullanimi-tespit-edildi/feed/ 0
Ticaret Bakanı Bolat’tan yeşil dönüşüm çağrısı Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-bolattan-yesil-donusum-cagrisi-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-bolattan-yesil-donusum-cagrisi-aciklamasi/#respond Mon, 23 Dec 2024 12:14:22 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-bolattan-yesil-donusum-cagrisi-aciklamasi/ Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yeşil dönüşüm sürecinde alınan bazı tedbirlerin tek taraflı ticari tedbirler haline dönüşmemesi gerektiğini belirtti.

Bolat, Ankara Sheraton Otel’de gerçekleştirilen “İKAZ-İklimsel Kalkınma Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin, insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük imtihanlardan biri olduğunu aktardı.

Yapılacak çalışmalarla bu durumu düzeltmek için hep birlikte çalışılması gerektiğine işaret eden Bolat, küresel ticaretin, karbon ayak izini azaltmaya yönelik standartlar ve düzenlemelerle önemli bir dönüşüm geçirdiğini bildirdi.

Bakan Bolat, bu dönüşüm ve düzenlemelerin hem ekonomi hem de üretim süreçleri için önemli fırsatlar barındırdığını aktararak, “Bu sürecin, aynı zamanda ekonomimizin rekabetçiliğini artırarak ihracatımızın sürdürülebilir büyümesine de katkı sağlayacağını öngörüyoruz.” diye konuştu.

Avrupa Birliği’nin (AB) 2019’da Yeşil Mutabakat’a Uyum Programı Yol Haritası açıkladığını anımsatan Bolat, Türkiye’nin de bu program neticesinde hareket ettiğini söyledi.

Bolat, bu kapsamda tüm paydaş kurumlar ile birlikte şirketlerin enerji verimliliğini artırmasını, kaynakları daha etkin kullanılmasını ve dijital dönüşümü gerçekleştirmesini teşvik ettiklerini vurguladı.

Özellikle ihracatçıların uluslararası standartlara uyum sağlamasını kolaylaştırmayı amaçladıklarını kaydeden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunların yanında karbon nötr bir ekonomik yapıya geçiş için öncü teknolojilere yatırımlar yapıyoruz. Elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji sistemleri ve batarya teknolojileri gibi alanlarda atılan adımlar sadece çevresel hedeflerimize değil, aynı zamanda ülkemizin küresel rekabet gücüne de büyük katkılar sağlayacaktır. Yeşil dönüşüm sadece bir çevre politikası değil, aynı zamanda bir büyüme stratejisidir. Bugün düşük karbonlu sanayi modellerine geçiş yaparken fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltıcı, enerji arz güvenliğimizi ise artırıcı politikalar yürütüyoruz. Aynı zamanda bu dönüşümle birlikte toplumsal refah seviyemizi yükseltme ve uzun vadeli ekonomik sürdürülebilirliği sağlama hedeflerimize de ulaşmayı amaçlıyoruz.”

Ömer Bolat, iklim değişikliği ile mücadele konusunda uluslararası işbirliğinin önemli olduğuna da işaret etti.

Türkiye olarak hem milli hem de uluslararası düzeyde hedeflere ulaşmak için işbirliğine açık bir yaklaşım sergilediklerini bildiren Bolat, “Yeşil dönüşüm sürecinde alınan bazı tedbirlerin tek taraflı ticari tedbirler haline dönüşmemesi gerektiğini de vurgulamak isterim. 2026 yılı başında yürürlüğe girecek Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması küresel ticaret sisteminde çok önemli bir dönüm noktası olacaktır. Çünkü Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, karbon yoğun ürünlerin AB’ye ithalatında karbon vergisi uygulanmasını öngören önemli bir mekanizmadır. İlk aşamada demir çelik, alüminyum, çimento, elektrik ve gübre gibi sektörleri ciddi şekilde etkileyecek bu düzenleme, AB ülkelerine ihracat yapan ülkelerin karbon emisyonlarını azaltma ve üretim süreçlerini daha sürdürülebilir hale getirmeyi zorunlu kılmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Bolat, Türkiye için bu düzenlemenin hayati öneme sahip olduğunu aktararak, AB’nin bu politikalarının, küresel ticaretin kurallarını da yeniden şekillendirdiğini, bu düzenlemelerin tek taraflı ve ayrımcı ticari tedbirler haline gelmemesi gerektiğini dile getirdi.

Türkiye’deki sektörlerin bu gelişmelerden olumsuz etkilenmemesi için ilgili paydaşlarla yakın işbirliği içinde çalıştıklarını anlatan Bolat, şunları kaydetti:

“Uluslararası ticaret sisteminin adil ve kapsayıcı şekilde ilerlemesi hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik işbirliği açısından kritik önemdedir. Bu gibi düzenlemelerin küresel karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik olumlu etkileri olmakla birlikte gelişmekte olan ülkelerin ciddi zorluklarla karşılaşacağını da unutmamalıyız. AB ile sahip olduğumuz Gümrük Birliği yapısının modernizasyonu görüşmeleri kapsamında çevreye duyarlı üretim ve ticaret hedefleriyle uyumlu stratejiler geliştiriyoruz. AB ile yürütülen teknik ve siyasi düzeydeki işbirliği mekanizmaları, bu dönüşüm sürecinde Türkiye’nin çıkarlarını koruyacak şekilde ilerlemektedir.”

Bakan Bolat, düşük karbonlu üretim modellerini teşvik etmek ve enerji verimliliğini artırmak için çalıştıklarını belirterek, “Türkiye, iklim değişikliği ile mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Türkiye Yüzyılı’nı, Enerji Yüzyılı, Ticaret Yüzyılı ve Yeşil Ekonomi Yüzyılı yapma konusunda emin adımlarla ilerliyor ve çalışıyoruz. Hem ihracatçılarımıza yeşil ekonomiye uyum sağlamaları konusunda destekler sunuyor hem de uluslararası platformlarda iş dünyamızın menfaatlerini korumak adına etkin ticaret diplomasisi yürütüyoruz.” dedi.

“2040’a kadar 46 milyar dolar değerinde enerji tasarrufu sağlamış olacağız”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan da Türkiye’nin başta enerji dönüşümü olmak üzere bu noktadaki çabalarını hızlandırdığına dikkati çekerek, “Enerji sektörünün karbonsuzlaştırılmasına yönelik kapsamlı politikalar doğrultusunda yenilenebilir enerji kapasitemizi artırmaya, enerji verimliliğini iyileştirmeye, nükleer enerji üretimini genişletmeye, geçiş yakıtı olarak doğal gaz kullanmaya, hidrojen, batarya depolama ile karbon yakalama, kullanma ve depolama gibi yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesine odaklanıyoruz.” ifadesini kullandı.

Ortaya konulan hedeflere ulaşmak için kamu ve özel sektörün birlikte 2030’a kadar 20 milyar dolarlık enerji verimliliği yatırımı gerçekleştirileceğini dile getiren Tancan, “Böylece hem enerji verimliliği alanında faaliyet gösteren firmaları destekleyerek yeni iş imkanı oluşturacak hem de bu yatırımlar sayesinde 2040 yılına kadar 46 milyar dolar değerinde enerji tasarrufu sağlamış olacağız.” bilgisini paylaştı.

Uluslararası İlişkilerTicaret BakanıÖmer BolatTeknolojiEkonomiEnerjiankaraGüncelÇevre

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ticaret-bakani-bolattan-yesil-donusum-cagrisi-aciklamasi/feed/ 0
Adm Elektrik’ten Uydu ile Sayaç Okuma Projesi http://www.karadenizhabertv.com.tr/adm-elektrikten-uydu-ile-sayac-okuma-projesi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/adm-elektrikten-uydu-ile-sayac-okuma-projesi/#respond Tue, 17 Dec 2024 11:23:17 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/adm-elektrikten-uydu-ile-sayac-okuma-projesi/ Aydın, Denizli ve Muğla illerinde elektrik dağıtım hizmeti sunan Adm Elektrik, geliştirdiği yeni projeyle elektrik sayaçlarını uydu üzerinden okuyacak. Proje ile enerji dağıtım süreçleri daha güvenilir, hızlı ve verimli hale getirilirken, karbon ayak izininin de azaltılması hedefleniyor.

Sürdürülebilir ve kaliteli enerji sağlama hedefiyle teknolojiye yatırım yapmaya devam eden Adm Elektrik, Plan-S Uydu ve Uzay Teknolojileri iş birliğiyle Türkiye’de bir ilke imza atıyor. Elektrik sayaçlarından gerçek zamanlı veri alımı ve analiz süreçlerini modern bir altyapıyla destekleyen yenilikçi sistem ile sektörde önemli bir dönüşüm sağlanacak.

IoT ve uydu teknolojisiyle enerji yönetiminde yeni dönem

Proje kapsamında, Nesnelerin İnterneti (IoT) altyapısı kullanılarak elektrik sayaçlarından elde edilen veriler, Plan-S’in Connecta IoT Network teknolojisi ile uydular üzerinden Adm Elektrik’in veri merkezlerine iletilecek. Bu modern teknoloji sayesinde GSM erişiminin sınırlı ya da yetersiz olduğu kırsal bölgelerde de sayaç verilerinin okunması ve analiz edilmesi daha verimli getirilecek. Adm Elektrik, bu yenilikçi sistemle enerji dağıtım süreçlerini daha güvenilir, hızlı ve verimli hale getirirken, karbon ayak izini de azaltmayı hedefliyor.

Kayıp-kaçak kullanımın önlenmesinde önemli bir rol oynayacak

Uydu üzerinden aktarılan veriler, hizmet verilen bölgelerdeki enerji verimliliği ve kayıp-kaçak kullanımın önlenmesinde önemli bir rol oynayacak. Sistem, elektrik sayaçlarından alınan verilerin gerçek zamanlı analizini mümkün kılarak, kayıp ve kaçak elektrik kullanımı tespitini ve saha operasyonlarını daha etkin hale getirecek.

“Öncü olmak gurur verici”

Teknolojiyi enerji sektörünün her alanında kullanarak daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir çözümler sunmayı hedeflediklerini söyleyen Adm Elektrik Genel Müdürü Ahmet Bayramoğlu, “Bu proje, enerji yönetimi konusunda geleceğe yönelik önemli bir adım olacak. Kırsal alanlarda GSM çekim kalitesinin zayıf olması, mevcut uzaktan okuma sistemlerinde önemli bir sorundu. Bu çözüm, saha operasyonunda verimlilik sağlarken çalışma hayatına yansıyan sağlık ve güvenlik risklerini de azaltacak. Teknolojide öncü olmak gurur verici” dedi. Plan-S CEO’su Tugay Güzel ise Adm ile yapılan iş birliğine dair şu ifadeleri kullandı:

“Connecta IoT Network ile birçok alanda enerji yönetimini dijitalleştirmek, sadece teknolojik değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik açısından da büyük bir adım. Adm Elektrik ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, sektörde örnek teşkil edecek bir başarı hikayesi oluşturacak.”

Pilot çalışmalar başarıyla tamamlandı

Projenin pilot uygulama sürecinde, daha önce veri alınamayan bölgelerden başarılı bir şekilde veri akışı sağlandı ve bu sayede sayaç okuma süreçlerinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Tam ölçekli uygulamanın ise 2025 yılı içinde devreye alınması planlanıyor. Plan-S’in halihazırda yörüngede bulunan dört adet Connecta IoT Network uydusu ve SpaceX Falcon 9 Transporter 12 görevi ile fırlatılacak dört yeni uyduyla birlikte küresel kapsama alanı genişletilecek. Bu sayede, sayaç okuma işlemleri daha yaygın, hızlı ve etkin bir hale gelecek. – DENİZLİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/adm-elektrikten-uydu-ile-sayac-okuma-projesi/feed/ 0
Türk Şirketleri Etiyopya üzerinden Doğu Afrika’ya açılıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sirketleri-etiyopya-uzerinden-dogu-afrikaya-aciliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sirketleri-etiyopya-uzerinden-dogu-afrikaya-aciliyor/#respond Tue, 17 Dec 2024 11:22:25 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sirketleri-etiyopya-uzerinden-dogu-afrikaya-aciliyor/ Türkiye ile Etiyopya arasındaki ekonomik iş birliği güçleniyor. Türk şirketleri, Etiyopya’daki yatırım fırsatlarını değerlendirerek Doğu Afrika pazarına açılmaya hazırlanıyor.

Türkiye Cumhuriyeti ile Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) Genel Merkezi’nde geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirildi.

Toplantıya Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Misyon Başkan Yardımcısı ve Birinci Diplomatı Mulie Tarekegn katıldı. Tarekegn, yaptığı konuşmada SANKON’a misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederek, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin önemine vurgu yaptı. Tarekegn, “İlişkilerimizi güçlendirmek amacıyla SANKON ile olan güçlü işbirliğimiz bundan sonraki süreçte de büyük bir kararlılıkla devam edecektir. Etiyopya olarak Türkiye ile ilişkilerimizi çok önemsiyoruz.” dedi.

Tarekegn, toplantıda şirketlere Etiyopya’nın yatırım olanakları, projeleri ve ekonomik gelişmeleri hakkında bilgiler sunarak Türk şirketlerini Etiyopya’da yatırım yapmaya davet etti.

SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu ise konuşmasında Türkiye ile Etiyopya arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çekerek, “İki ülke arasında çok eski ve köklü ilişkilerimiz var. SANKON olarak Etiyopya Büyükelçiliği ile 10 yıldır devam eden güçlü işbirliğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerine yer verdi.

Cevahiroğlu, Etiyopya Cumhurbaşkanı Taye Atske Selassie ve Başbakan Abiy Ahmed Ali’nin liderliğinde başlatılan ekonomik kalkınma programlarını çok önemsediklerini belirterek, “Türk şirketleri olarak Etiyopya’nın inşaat, altyapı, enerji, teknoloji ve sağlık projelerinde görev almaya hazırız.” dedi. Cevahiroğlu, ayrıca Türkiye ile Etiyopya arasındaki ithalat ve ihracat ilişkilerini güçlendirmek için girişimlerde bulunmaya hazır olduklarını ifade etti.

Ferudun Cevahiroğlu, toplantıda iki ülke arasındaki ilişkilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Etiyopya liderleri arasındaki güçlü bağlar sayesinde en üst seviyelere çıktığını belirterek, “Türk şirketleri olarak bu gelişmeleri büyük bir memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz.” dedi.

Toplantıya Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu, Ankara Dış Ticaret Federasyonu, Ankara Enerji ve Madencilik Federasyonu, Ankara Finans ve Yatırım Projeleri Federasyonu, Akdeniz Sanayi ve Ticaret Federasyonu, Güneydoğu Sanayi ve Ticaret Federasyonu, İç Anadolu Sanayi ve Ticaret Federasyonu, Ankara İthalat ve İhracat Federasyonu, Tarım ve Kırsal Kalkınma Federasyonu, Ankara Ekonomi ve Kalkınma Federasyonu, Ankara Sanayi ve Teknoloji Federasyonu, Ankara Savunma Sanayi Federasyonu, Ankara Emlak ve Gayrimenkul Federasyonu ile Tarım Orman ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Federasyonu yetkilileri de katılım sağladı.

Toplantıda Sağlık Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’da iki ülke arasında sağlık turizminin geliştirilmesi noktasında bir sunum yaptı. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sirketleri-etiyopya-uzerinden-dogu-afrikaya-aciliyor/feed/ 0
Karadeniz’deki savaş enerji krizine neden olunca gözler Türkiye’ye çevrildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/karadenizdeki-savas-enerji-krizine-neden-olunca-gozler-turkiyeye-cevrildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/karadenizdeki-savas-enerji-krizine-neden-olunca-gozler-turkiyeye-cevrildi/#respond Wed, 27 Nov 2024 12:51:25 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/karadenizdeki-savas-enerji-krizine-neden-olunca-gozler-turkiyeye-cevrildi/ Moldova Enerji Bakanı Victor Parlicov, ülkesinin, binalarda enerji verimliliği alanında büyük bir dönüşüme gittiğini belirterek, “Binaların enerji performansının geliştirilmesi için birkaç yıl boyunca çalışma yapacağız, bu büyük dönüşüm fırsatı için Türk firmalarını da yatırıma bekliyoruz.” dedi.
Parlicov, Anadolu Ajansının (AA) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde, “Ortak Gelecek, Ortak Hedefler” temasıyla bu yıl ilk kez düzenlediği İstanbul Energy Forum’da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Moldova‘nın yakın zamana kadar elektrik ve doğal gazda dışa bağımlı olduğunu dile getiren Parlicov, ülkesinin, enerji dönüşümünü desteklemek için verimlilik alanında büyük bir değişime odaklandığını anlattı.
Parlicov, Rusya-Ukrayna sorununun ardından Moldova ve Ukrayna elektrik sistemlerinin Avrupa elektrik sistemlerine entegre olduğunu belirterek, şöyle devam etti: Şimdi de elektrik piyasası ve gaz piyasası için piyasa bazlı mekanizmalar geliştiriyoruz. Moldova’da fırsatlar doğal gaz, elektrik ve yenilenebilir enerji şeklinde farklılaşıyor. 105 megavat rüzgar enerjisi, 60 megavat güneş enerjisi için ihaleye çıkıyoruz. Doğal gazda da Avrupa pazarından aldığımız gazın büyük bir kısmı dikey koridor yoluyla Yunanistan, Bulgaristan, Romanya’dan geliyor.

TÜRK ŞİRKETLERE İHALELERE KATILIM DAVETİ

Parlicov, Moldova’da binaların enerji verimliliği konusunda da büyük bir çalışması olduğunu anlattı.

Temelde inşaat işleri olan binaların enerji performansının iyileştirilmesine yönelik çok sayıda farklı iş olanağı bulunduğuna işaret eden Parlicov, “Moldova binalarda enerji verimliliği alanında büyük bir dönüşüme gidiyor. Binaların enerji performansının geliştirilmesi için birkaç yıl boyunca çalışma yapacağız, bu büyük dönüşüm fırsatı için Türk firmalarını da yatırıma bekliyoruz. Bu alanda Moldova’da büyük bir pazar oluşacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan, Rüzgar ve güneş enerjisinde ihaleleri başlattıklarını dile getiren Parlicov, şöyle devam etti:

“Türk şirketlerinin özellikle güneş enerjisiyle olduğu kadar rüzgarla da ilgilendiğini biliyoruz. Türk firmalarını rekabetçi ihale süreçlerimize katılmaya davet ediyoruz. Binaların enerji performansının iyileştirilmesi, her türlü yalıtım, binalara yenilenebilir enerjilerin entegre edilmesi, ısı pompaları gibi önemli teknolojilerin iyileştirilmesi inşaat şirketleri için yapacak çok iş var. Bu teknolojiler hem maliyetleri düşürmemize hem de emisyonları azaltmamıza olanak tanıyor.”

Karadeniz'deki savaş enerji krizine neden olunca gözler Türkiye'ye çevrildi

TÜRKİYE VE MOLDOVA DAHA FAZLA ENERJİ PROJESİ GELİŞTİRECEK

İstanbul Enerji Forumu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Moldova Enerji Bakanı Victor Parlicov bir araya gelerek doğal gaz arzı konusundaki alternatifleri ve fırsatları değerlendirdi.

Görüşme sonrası ise iki ülke arasında enerji alanında bir mutabakat zaptı imzalandı.

Mutabakat Zaptı ile yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, elektrik ticareti, akıllı şebeke teknolojileri ve doğal gaz arzı gibi konularda bilgi ve tecrübe paylaşımı öngörülüyor.

Ayrıca bu alanlarda ortak projeler geliştirilmesi hedefleniyor.

Anlaşmalar ayrıca, iki ülke arasında bilgi ve teknoloji transferini, yatırımların teşvikini ve özel sektör işbirliğini de destekliyor.

MOLDOVA’NIN GÖZÜ TÜRKİYE’DE

Rusya ve Moldova, Ukrayna ile transit gaz sözleşmesinin 2025’te sona erecek olması ile tedarik krizi yaşıyor. Karadeniz ülkesi Moldova, özerk bölgesi Transdinyester’e gaz tedarikini sürdürebilmek için alternatif yollar arayışında. Bunun için hem siyasi hem de ekonomik açıdan en verimli güzergah Türkiye olarak görülüyor. Bunun için Ankara’nın kapısını çalan Moldova, Rusya üzerinden Türkiye’ye oradan da Transdinyester’e uzanacak bir boru hattı üzerinde çalışıyor.

Türkiye üzerinden geçecek yeni bir tedarik rotası gündeme alınsa da bu rota, Ukrayna’nın gaz taşıma sistemini tamamen bypass etmeyi mümkün kılmayacak. Teknik zorlukları beraberinde getirecek alternatif rota Ukrayna topraklarında yaklaşık 100 kilometrelik bir geçiş gerektiriyor. Bu da projenin Kiev yönetiminden bağımsız olmasını etkileyen unsurların en önemlisi olarak görülüyor.

Karadeniz'deki savaş enerji krizine neden olunca gözler Türkiye'ye çevrildi

TransdinyesterKaradenizİstanbulPolitikaTürkiyeEkonomiMoldovaEnerjiGüncelÇevreRusya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/karadenizdeki-savas-enerji-krizine-neden-olunca-gozler-turkiyeye-cevrildi/feed/ 0
CW Enerji Satış Noktalarını Antalya’da Ağırladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cw-enerji-satis-noktalarini-antalyada-agirladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cw-enerji-satis-noktalarini-antalyada-agirladi/#respond Fri, 22 Nov 2024 13:20:29 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/cw-enerji-satis-noktalarini-antalyada-agirladi/ CW Enerji, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren satış noktalarını Antalya’da ağırladı.

CW Enerji, bu yıl 14.’sü düzenlenen ‘Geleneksel Satış Noktaları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Toplantının ilk gününde katılımcılar Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan CW Enerji fabrikasını ziyaret etti. Ham madde girişinden panellerin sevkine kadar geçen tüm süreç hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirilen katılımcılar, CW Enerji AR-GE faaliyetleri hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilirken, firmanın son teknoloji ile üretilen inovatif ürünlerinin yapım aşaması hakkında da bilgi sahibi oldu.

2025 yılına dair sektör hedefleri ve öngörüler konuşuldu

Toplantının ikinci gününde katılımcılar CW Enerji bünyesinde yer alan alanında uzman ekip tarafından güneş paneli üretimi süreçleri ve sektör hakkında bilgi sahibi oldu. GES sektöründe başvuru süreçleri, yönetmelik, yatırım teşvikleri, pazarlama faaliyetleri, sigorta sistemleri, satış noktası avantajları, on-grid ve off-grid inverterler, lityum batarya esnek panel ürünleri, enerji depolama sistemleri, araç şarj istasyonları ve yönetmelikleri, tarımsal sulama sistemleri, CW Gençlik projesi gibi çeşitli konuların yanı sıra 2024 yılı genel değerlendirmesi ve 2025 yılına dair hedef ve öngörülerle birlikte gelecek planlamaları da masaya yatırıldı.

“Başarılı çalışmalara imza attık””

CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, katılımcılara firmanın kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Bugüne kadar satış noktalarıyla birlikte oldukça başarılı çalışmalara imza attıklarını belirten Sarvan, “Güneş enerjisi sektöründe birlikte yazdığımız başarı hikayesini daha da ileri taşımak için bir aradayız. CW Enerji ailesinin bir parçası olarak gösterdiğiniz emek, azim ve bağlılık için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Her biriniz bulunduğunuz bölgede güneşin gücünü insanlara ulaştıran, onların geleceklerini aydınlatan ve temiz enerjiyle tanıştıran öncülersiniz. Sizlerle gurur duyuyoruz. Sizlere en kaliteli ürünleri sunmak ve başarılarınızı daha da büyütmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

Her geçen gün kendilerini daha çok geliştirerek, başarılı projeleri hayata geçirmeyi sürdürdüklerine dikkat çeken Sarvan, satış noktaları ile daha güçlü olduklarını kaydetti. Sarvan, “CW Enerji ailemiz her geçen gün daha da büyüyor. Hep birlikte daha nice başarılara imza atacağız. Unutmayın, güneş her gün yeniden doğar. Biz de her yeni günle birlikte daha büyük adımlar atacağız. Hep birlikte el ele vererek ülkemiz için çalışmaya ve üretmeye var gücümüzle devam edeceğiz” diye konuştu.

Yerli ve milli kaynaklar ile üretime destek

Sarvan, yerli ve milli kaynaklar ile üretime destek olmayı, Türkiye’nin enerji ihtiyacı açısından dışa bağımlılığını azaltmayı amaçladıklarını kaydederek, “Türkiye için üretiyoruz ve ülkemiz için çalışıyoruz. Alanında uzman ve her detayı ayrıntılı düşünen bir ekibimiz var. Yıllık 1.8 GW üretim kapasitesi ile ülkemizin önde gelen güneş paneli üreticilerinden birisi olma ayrıcalığını gururla sürdürüyoruz” dedi.

“Dünya genelinde temiz enerjiye geçiş hızlandı”

Türkiye’nin enerji sektöründe sergilediği büyüme ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla uluslararası arenada dikkat çeken bir ülke haline geldiğini belirten Sarvan, enerji sektörünün toplam büyüklüğünün her geçen yıl artarken, özellikle güneş enerjisi sistemleri (GES) alanında Türkiye’nin hem Avrupa hem de dünya sıralamasında önemli bir konumda yer aldığına dikkat çekti. Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü bakımından Avrupa’da birinci, dünyada ise beşinci sırada bulunduğunu ifade eden Sarvan, “Veriler ülkemizin yenilenebilir enerjiye olan yatırımlarının ne denli güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu başarı, ülkemizin enerji ithalatını azaltırken, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına da katkı sağlıyor. 2030 yılına kadar Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücünün 30 GW’ı aşması hedefleniyor. Dünya genelinde temiz enerjiye geçişin hızlandığı bu dönemde, CW Enerji olarak projelerimizle ve pazarlama faaliyetlerimizle bu hedeflere ulaşmaya katkıda bulunmak adına çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Devletimizin de bu alanda sağladığı destekler çok önemli. Bu desteklerin artarak devam etmesi en büyük beklentimiz” diye konuştu.

“Geleceğin enerji çözümlerini sunmaya devam edeceğiz”

60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini dile getiren Tarık Sarvan, “Türkiye’nin güneş enerjisi sektöründe gösterdiği başarıda, CW Enerji olarak sektöre yön veren inovasyonlarımız, güçlü üretim kapasitemiz ve etkili pazarlama faaliyetlerimizle fark sağlıyoruz. Sadece üretim ve teknoloji alanında değil, pazarlama ve müşteri ilişkilerinde de örnek bir model sergiliyoruz. Dijital pazarlama, fuarlara etkin katılım, eğitim ve destek programlarımız ile sektörümüzde adımızdan fazlasıyla söz ettiriyoruz. Türkiye’nin güneş enerjisindeki liderliğini güçlendirmek ve küresel temiz enerji dönüşümüne katkı sağlamak bizim için bir görev. Üretimden ihracata, teknolojiden pazarlamaya kadar her alanda büyümemizi sürdüreceğiz. İnovatif ürünlerimiz, güçlü pazarlama stratejilerimiz ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımımızla sadece bugünün değil, geleceğin de enerji çözümlerini sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Sarvan, tüketiciye daha hızlı ulaşmak, ihtiyaçları daha hızlı karşılamak ve daha fazla kişiye ulaşmak adına pazarlama faaliyetlerine önem verdiklerini ve çalışmaları hızlandırdıklarını belirterek, bu alandaki çalışmalarını sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.

“Bugünlere geldiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz”

CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz da, satış noktalarıyla birlikte birçok projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Yerli ve milli bir Türk markası olarak ülkede tercih edilen lider firmalar arasında olduklarını dile getiren Yılmaz, “Bizler yıllar önce bugünlerin tohumlarını ekerken gerçekten çok inandık, çok çalıştık ve hep birlikte bugünlere geldik. Bugünlere gelmemizde satış noktalarımızın emekleri ve özverili çalışmalarının payı büyük. Hep birlikte büyük bir aileyiz ve aramız katılan yeni arkadaşlarımızla daha da büyümeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

“İçinde bulunduğumuz dönemde sektörümüz geleceğin en stratejik konularından biri” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Böylesine değerli ve önemli bir sektöre hizmet edebilmek hepimiz için gurur verici. Hem üretiyor hem istihdam oluşturuyor hem de gelecek nesillere temiz bir dünya bırakıyoruz. Bugünlere geldiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz. Hep birlikte çok daha iyi yerlere gelecek ve bundan sonra da büyüme yolculuğumuza devam edeceğiz.”

Başarılı satış noktaları ödüllendirildi

Her yıl olduğu gibi bu yıl da katılımın oldukça yoğun olduğu geleneksel satış noktaları toplantısının son gününde gala yemeği gerçekleştirildi. Galada, türkülerin sevilen ismi Elif Buse Doğan sahne aldı. Gecede ciro, EPC, e-ticaret, sulama, ısı pompası, lityum batarya, MTS gibi kategorilerde başarılı satış noktaları ödüllendirildi. – ANTALYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cw-enerji-satis-noktalarini-antalyada-agirladi/feed/ 0
Slovakya’dan Sırbistan’a AB Desteği http://www.karadenizhabertv.com.tr/slovakyadan-sirbistana-ab-destegi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/slovakyadan-sirbistana-ab-destegi/#respond Thu, 21 Nov 2024 15:05:08 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/slovakyadan-sirbistana-ab-destegi/ Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic tarafından kabul edilen Slovakya Başbakanı Robert Fico, Belgrad’ın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecini destekleyeceklerini söyledi.

Resmi ziyaret için başkent Belgrad’da bulunan Fico, Cumhurbaşkanı Vucic ile bir araya geldi.

Basına kapalı gerçekleşen ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısında konuşan Fico, sınırlarını koruduğu için AB’nin Sırbistan’a minnettar olması gerektiğini belirtti.

Slovakya’nın, Sırbistan’ın AB’ye katılım müzakerelerini destekleyeceğini aktaran Fico, şöyle devam etti:

“Slovakya, bu süreçte edindiği deneyimleri paylaşmaya hazır. 2004 yılında Slovakya’nın AB’ye katılımıyla sonuçlanan süreçte yaptığımız trajik hatalar oldu. Örneğin, enerji güvenliğimizi zayıflatan kararlar aldık. Baskı altında alınan bu tür kararların başka bir durumda asla alınmayacağını biliyoruz.”

Fico, Rusya- Ukrayna Savaşı’nda gerilimin tırmandığını, Ukrayna ile komşu olmalarının kendilerini etkilediğini ifade ederek, “Gerilimin artmasını istemiyoruz ve bu artan gerilimin, Batı’nın bu çatışmayı sona erdirmek için bir ilgisinin olmadığının kanıtı olduğunu düşünüyorum.” dedi.

“Biz barış istiyoruz”

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic de konuşmasında, iki ülke arasında enerji başta olmak üzere birçok alanda daha fazla iş birliği imkanlarının olduğunu dile getirdi.

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta barışın sağlanmasını istediklerini kaydeden Vucic, “Alınan bazı kararlar yalnızca savaşın alevlerini körükledi ve hiçbir taraf için faydalı olmadı. Biz barış istiyoruz, bu kelimeden utanmıyoruz, bununla gurur duyuyoruz ve politikamızı bu şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Vucic, Sırbistan’ın kuzeyindeki Novi Sad’da bulunan tren istasyonunda 15 kişinin ölümüne yol açan kazaya ilişkin muhalefetin de destek verdiği protestolara da değinerek, hükümetin toplumdan gelen baskılara direnmesi gerektiğini, kendisinin de tehditlere karşı boyun eğmeyeceğini ifade etti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/slovakyadan-sirbistana-ab-destegi/feed/ 0
Türkiye-Çin ilişkilerinde karşılıklı ziyaretler yeni döneme kapı aralıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-cin-iliskilerinde-karsilikli-ziyaretler-yeni-doneme-kapi-araliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-cin-iliskilerinde-karsilikli-ziyaretler-yeni-doneme-kapi-araliyor/#respond Mon, 11 Nov 2024 08:49:47 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-cin-iliskilerinde-karsilikli-ziyaretler-yeni-doneme-kapi-araliyor/ Türkiye ile Çin arasında son dönemde bakanlar düzeyinde gerçekleşen ziyaret trafiğinin yakın zamanda gerçekleştirilmesi planlanan devlet başkanı düzeyindeki görüşmelerle farklı bir boyuta taşınması hedefleniyor.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Türkiye’den son dönemde bakan düzeyinde yoğunlaşan ziyaretlerde siyasetten diplomasiye, enerjiden ticarete kadar birçok alanda yeni işbirliği imkanları değerlendirildi.

Son bir yıldaki ziyaret trafiği yeni dönemin kapılarını araladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aralık 2023’te bu ülkeyi ziyaret ederken bu yılın mayıs ayında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BayraktarPekin’de temaslarda bulundu. Bayraktar, geçen ayın ortalarında Çin’e bir ziyaret daha gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise haziranda Çin’e giderek görüşmeler yaptı.

Son olarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çin’e gerçekleştirdiği ziyarette üst düzey ikili görüşmelerde bulundu. Şimşek, ayrıca Türkiye ile Çin arasındaki en üst düzeyli istişare mekanizması olan Türkiye-Çin Hükümetler Arası İşbirliği Komitesinin (HİK) ikinci toplantısında da Çin Başbakan Yardımcısı Cang Guoçing ile eş başkanlık yaptı.

Devlet başkanları düzeyinde ziyaret bekleniyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da BRICS Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’daki temaslarının ardından yurda dönüşünde gazetecilere Çin ile ikili ilişkilere ilişkin değerlendirmede bulunmuştu.

Çin’in, dünya siyasetinde de ticaretinde de son derece etkin ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerimizi geliştirmek için yeni adımlar atabiliriz. Çinli dostlarımızla ikili ticaret hacminin artırılmasından yatırım potansiyellerine kadar birçok başlığı zaman zaman ele alıyoruz. Biz Çin’den yakın zamanda bir ziyaret bekliyoruz. Ondan sonra da biz iadeiziyareti yaparız. Sanıyorum bu, çok uzun bir zaman almayacak. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bize bir ziyaret gerçekleştirecek, ardından da biz kendilerine bir ziyaret yapacağız.”

Lider ziyaretlerinin yeni işbirliği kapıları açması bekleniyor

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Korhan Kurdoğlu, AA muhabirine, son yıllarda yoğunlaşan Türkiye-Çin ilişkilerine dair değerlendirmede bulundu.

Kurdoğlu, geçen hafta gerçekleştirilen Türkiye-Çin HİK’in gelecek dönemde gerçekleştirilmesi planlanan devlet liderleri zirvesi için ön hazırlık niteliği taşıdığını söyledi.

Çin Devlet Başkanı Cinping’in ziyaretinde karşılıklı yatırımlar, sürdürülebilir işbirliği olanaklarının ele alınması beklenen başlıklardan olduğu bilgisini veren Kurdoğlu, şöyle konuştu:

“Her iki lider de Türkiye-Çin ilişkilerinin stratejik öneminin farkında ve bu ilişkilerin geliştirilmesi konusunda uzun yıllardır etkin çalışmalar yürütüyor. İkili ilişkilerde lider düzeyinde gerçekleşen bu tür ziyaretler, mevcut işbirliği alanlarına derinlik kazandırırken yeni işbirliklerinin de kapısını açacaktır. Devlet liderlerinin karşılıklı ziyaretleri ve bu ziyaretlerden doğacak yeni hedefler, ikili ilişkilerin daha ileriye taşınmasında önemli rol oynayacaktır. Özellikle ticaret hacminin artırılması ve yatırım alanlarının çeşitlendirilmesi yönünde belirlenen hedefler, iki ülkenin iş dünyaları için yol gösterici olacaktır.”

Kurdoğlu, iki ülke arasında özellikle enerji ve dijital teknolojiler alanında fırsatlar olduğuna dikkati çekerek, Çin’in elektrikli araçlarda ileri teknolojiye sahip olmasının, Türkiye’nin de bu sektördeki yatırım potansiyelini artırabileceğini ifade etti.

Ülke ilişkilerinin ileri seviyeye taşınmasının geleneksel sektörlerin yanı sıra yenilikçi ve geleceğe dönük yatırımları da kapsayacağını belirten Kurdoğlu, yapay zeka, enerji güvenliği ve tedarik zinciri yönetimi gibi geniş yelpazede yatırımların değerlendirileceği bir döneme girildiğini dile getirdi.

“İşbirliklerini artırmaya odaklanıyoruz”

Kurdoğlu, ekonomik ilişkilerin yüksek potansiyele sahip olduğunu ama tam gerçekleşmediğini ifade ederek, ülkelerin iş dünyasına önemli rol düştüğünü söyledi.

Ekonomik ilişkilerin sağlıklı ve sürdürülebilir seviyeye gelmesinin, her iki ülkenin iş insanlarının ortak çabalarıyla olacağını vurgulayan Kurdoğlu, şunları kaydetti:

“Türkiye ile Çin arasındaki ticari ve yatırım ilişkilerinin gelişmesi, sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ilişkilerimizin de sağlam zemin üzerinde yükselmesine katkıda bulunacaktır. Biz de DEİK olarak bu bilinçle hareket ediyor ve farklı sektörlerde, özellikle dijital teknolojiler gibi gelenekselin dışındaki alanlarda işbirliklerini artırmaya odaklanıyoruz. Ekonomik ilişkiler ile siyasi ilişkiler arasındaki güçlü bağın farkındayız ve bu doğrultuda Türkiye ve Çin iş dünyaları arasındaki işbirliğini güçlendirecek adımları atmaya devam ediyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-cin-iliskilerinde-karsilikli-ziyaretler-yeni-doneme-kapi-araliyor/feed/ 0
Aras EDAŞ’ta Kadın İstihdamı Artıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/aras-edasta-kadin-istihdami-artiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/aras-edasta-kadin-istihdami-artiyor/#respond Wed, 16 Oct 2024 13:17:13 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/aras-edasta-kadin-istihdami-artiyor/ Aras EDAŞ, elektrik dağıtım sektörü gibi genellikle “erkek işi” olarak algılanan bir sektörde kadın istihdamını artırmak amacıyla başarılı çalışmalar yürütüyor.

Şirket, cinsiyet eşitliğini destekleyerek kadın çalışanların sahada daha fazla yer almasını teşvik ediyor. Bu kapsamda, sadece ofislerde değil, sahada da kadın çalışanların sayısını artırmayı hedefleyen Aras EDAŞ, elektrik dağıtım sektöründe kadınlara fırsat eşitliği sağlama konusunda önemli bir rol oynuyor.

Kadın istihdamını destekleyen bu yaklaşım, toplumsal cinsiyet kalıplarını kırmanın yanı sıra, iş gücüne çeşitlilik kazandırarak sektördeki verimliliği ve inovasyonu artırıyor. Aras EDAŞ’ın bu tür çalışmaları, sektörde kadınların daha görünür hale gelmesine katkı sağlarken, kadınlara yönelik mesleki eğitim ve kariyer fırsatlarını da güçlendiriyor.

Aras EDAŞ Ağrı Doğubayazıt İşletme Müdürlüğü’nde İşletme Mühendisi olarak görev yapan Elektrik Elektronik Mühendisi Aslı Dursun bu kadınlardan biri. Erkek egemen enerji sektöründeki cinsiyet kalıplarını yıkarak elektrik arıza, bakım, onarım merkezi dışında sahadaki çalışmalara da bizzat katılıyor, mesai arkadaşları ile birlikte arızalara müdahale ediyor.

Erkek meslektaşlarıyla birlikte her türlü zorlu şartlarda görev yapan, kadınların erkek işi olarak bilinen her mesleği icra edebileceğini söyleyen Dursun, ‘mesleğin cinsiyeti yoktur’ anlayışını herkese göstermek istediklerinin altını çiziyor.

Enerji sektöründe, sahada ve teknik işlerde kadın çalışan sayısının az olduğunu belirten Aslı Dursun, “Kadın çalışanın çok az olduğu bir sektörde çalışıyoruz ama Şirketimizde kadın istihdamına çok önem veriliyor. Bundan dolayı Aras EDAŞ’ta olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Ben hem ofiste hem de sahada çalışıyorum. Ofisteki işlerimi tamamladıktan sonra ekiple birlikte sahaya çıkıyoruz. Müşteriden gelen ihbar doğrultusunda ilgili yere gidiyoruz. Müdahale esnasında direğe çıkılacaksa, ekiple birlikte tüm kişisel koruyucu donanımlarımızı takarak, güvenli bir şekilde direğe çıkıyoruz. Bazen benim direğe çıktığımı görenler şaşırıyor. Özellikle yüksek riskli sektörlerde, kadınların, daha detaycı ve disiplinli olduğu için daha başarılı olduklarını düşünüyorum” dedi.

Doğubayazıt ilçesine bağlı Sarıgül Mahallesi’ndeki bir arızaya ekip arkadaşlarıyla birlikte giden Dursun, “Tabii ki zorlu şartlarda çalışıyoruz. Kışın yeri geldiğinde karın içinde çalışmak zorunda kalıyoruz, yazın kavurucu sıcakta sahada olmamız gerekiyor. Ama sahada müşterimizin sorununu çözüyor olmak, herhangi bir problemi ortadan kaldırmak, işte en önemli motivasyon kaynağım bunlar. Kadın istihdamına katkı sağlayan Aras EDAŞ’a teşekkür ediyorum” dedi. – ERZURUM

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/aras-edasta-kadin-istihdami-artiyor/feed/ 0
Türkiye ve Avustralya’dan COP31 İşbirliği http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:29 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/

ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) başkanlığına ilişkin görüştü.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2026’da yapılması planlanan COP31 başkanlığı süreciyle ilgili Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile video konferans yoluyla görüştü. Görüşmede, COP31 ev sahipliği için her iki ülkenin adaylığı konusunda yürütülen çalışmalar ve olası iş birlikleri üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. Bakan Kurum, Avustralya gibi Türkiye’nin de COP31’e ev sahipliğini önemsediğini vurgulayarak, “COP31’in ülkemizin, iklim değişikliği konusundaki başarılı çalışmalarını güçlendireceğine yürekten inanıyoruz. Biz Türkiye olarak iklim değişikliğinin artık bir milli güvenlik meselesi olduğunu düşünüyoruz. İklim değişikliğine uyumun, ülkemiz için yeşil bir kalkınma hamlesi olduğu inancıyla çalışıyoruz. Bu anlamda Türkiye olarak bütün tarafları ülkemizde toplayarak, herkesin Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesini yerinde görmesini istiyoruz” dedi.

‘GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İÇİN TÜRKİYE KRİTİK BİR KÖPRÜ’

Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere de örnek olacağına işaret eden Bakan Kurum, “Türkiye coğrafi konumu, ekonomik yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle iklim krizi konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında kritik bir köprü rolü oynamaktadır. Biz, fosil yakıt ihraç eden bir ülke değiliz. Bu nedenle, bir petrol ülkesi olmadan Yeşil Kalkınma ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çok daha aktif ve verimli kullanılması gibi hedeflerin gerçekleştirilebileceğini tüm ülkelere göstermeyi hedefliyoruz. Diğer taraftan, önemli bir sanayi ülkesi ve ham madde üreticisiyiz. Bu özelliğimizle; sektörlerin yeşil dönüşümü konusunda ülkelere örnek teşkil edecek çalışmalarımızı daha iyi tanıtmak amacındayız” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin, iklim değişikliğinin etkilerinin en fazla hissedildiği Akdeniz Havzası’nda yer aldığına vurgu yapan Kurum, bu nedenle iklim değişikliğine karşı sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler geliştirildiğini anlattı.

‘SIFIR ATIK ODAKLI BİR COP PLANLIYORUZ’

Türkiye’nin Sıfır Atık odaklı bir COP önerdiğini belirten Kurum, “Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz. Hem ulaşımda hem tedarik zincirinde düşük emisyonlu bir COP planı ile yola çıktık. COP alanımızı belirledik ve alt yapısını büyük oranda düzenledik” diye konuştu.

TEKRAR GÖRÜŞME ÜZERİNE MUTABIK KALINDI

Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ise “COP31’e ev sahipliği yapmaya çok hevesliyiz, destek istiyoruz. Deprem bölgesindeki çalışmalarınızdan dolayı size teşekkür ederim” dedi.

İki bakan COP31 süreciyle ilgili, teknik düzeyde görüşmelerin yürütülmesi konusunda mutabık kaldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/feed/ 0
Türkiye ve Avustralya COP31 İçin İşbirliği Yapacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:27 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile video konferans yoluyla görüştü.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre telekonferansla görüşen iki bakan, 2026’da yapılması planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31’inci Taraflar Konferansı’nın (COP31) ev sahipliği için her iki ülkenin adaylığı konusunda yürütülen çalışmalar ve olası işbirlikleri üzerinde fikir alışverişinde bulundu.

Bakan Kurum, Avustralya gibi Türkiye’nin de COP31’e ev sahipliğini önemsediğine işaret etti.

COP31’in Türkiye’nin iklim değişikliği konusundaki başarılı çalışmalarını güçlendireceğine inandığını aktaran Kurum, “Biz Türkiye olarak iklim değişikliğinin artık bir milli güvenlik meselesi olduğunu düşünüyoruz. İklim değişikliğine uyumun, ülkemiz için yeşil bir kalkınma hamlesi olduğu inancıyla çalışıyoruz. Bu anlamda Türkiye olarak bütün tarafları ülkemizde toplayarak, herkesin Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesini yerinde görmesini istiyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Kurum, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere de örnek olacağına vurgu yaparak, ülkenin coğrafi konumu, ekonomik yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle iklim krizi konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında kritik bir köprü rolü oynadığını söyledi.

“Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz”

Türkiye’nin fosil yakıt ihraç eden bir ülke olmadığını anlatan Kurum, şöyle konuştu:

“Bu nedenle, bir petrol ülkesi olmadan yeşil kalkınma ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çok daha aktif ve verimli kullanılması gibi hedeflerin gerçekleştirilebileceğini tüm ülkelere göstermeyi hedefliyoruz. Diğer taraftan, önemli bir sanayi ülkesi ve ham madde üreticisiyiz. Bu özelliğimizle; sektörlerin yeşil dönüşümü konusunda ülkelere örnek teşkil edecek çalışmalarımızı daha iyi tanıtmak amacındayız.”

Bakan Kurum, Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkilerinin en fazla hissedildiği Akdeniz Havzası’nda yer aldığına dikkati çekerek, bu nedenle iklim değişikliğine karşı sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler geliştirildiğini kaydetti.

Türkiye’nin Sıfır Atık odaklı bir COP önerdiğini dile getiren Kurum, “Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz. Hem ulaşımda hem tedarik zincirinde düşük emisyonlu bir COP planı ile yola çıktık. COP alanımızı belirledik ve altyapısını büyük oranda düzenledik.” dedi.

Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ise “COP31’e ev sahipliği yapmaya çok hevesliyiz, destek istiyoruz. Deprem bölgesindeki çalışmalarınızdan dolayı size teşekkür ederim.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/feed/ 0
Pompada fiyatlar yine değişiyor! Benzine yapılacak indirim araç sahiplerinin yüzünü güldürecek http://www.karadenizhabertv.com.tr/pompada-fiyatlar-yine-degisiyor-benzine-yapilacak-indirim-arac-sahiplerinin-yuzunu-guldurecek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/pompada-fiyatlar-yine-degisiyor-benzine-yapilacak-indirim-arac-sahiplerinin-yuzunu-guldurecek/#respond Thu, 22 Aug 2024 11:29:46 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/pompada-fiyatlar-yine-degisiyor-benzine-yapilacak-indirim-arac-sahiplerinin-yuzunu-guldurecek/ Brent petrol fiyatlarındaki düşüşler ve döviz kurlarındaki dalgalanmalarla birlikte, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarında hareketlilik devam ediyor. ÖTV zamları ve global piyasalardaki dalgalanmalar, benzin ve motorin fiyatlarına doğrudan yansıyor. Ancak bu kez tüketicilere sevindirici bir haber var.

1 LİRA 46 KURUŞ İNDİRİM GELİYOR

Sektör kaynaklarından edinilen bilgiye göre; yurt dışı piyasalardaki gerilemenin ardından 23 Ağustos 2024 tarihinden itibaren benzin fiyatlarına 1 lira 46 kuruşluk bir indirim bekleniyor. İndirimin ardından, benzinin litre fiyatı Ankara’da 43.51 TL’ye, İstanbul’da 43.20 TL’ye, İzmir’de ise 44.01 TL’ye gerileyecek.

AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?

Akaryakıt fiyatları, Türkiye’nin de dahil olduğu Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatlarının ortalaması ile dolar kurundaki değişiklikler baz alınarak rafineriler tarafından hesaplanıyor. Bu hesaplanma sonucunda dağıtım firmalarınca uygulanan fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük değişiklikler gösterebiliyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/pompada-fiyatlar-yine-degisiyor-benzine-yapilacak-indirim-arac-sahiplerinin-yuzunu-guldurecek/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-7/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-7/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:51:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10153 Antalya Diplomasi Forumu 2024’te düzenlenen “Enerji Güvenliğinde Değişen Paradigmalar” başlıklı panelde enerji jeopolitiğinde yaşanan paradigma değişiklikleri, Ukrayna’daki savaşın dünya enerji piyasaları ve enerji siyasetine etkileri, temiz enerjiye geçiş ve sıfır emisyon hedefleri ile enerji arzının kesintisiz, uygun fiyatlı ve sürdürülebilir biçimde sağlanmasında uluslararası işbirliği ve stratejik diyaloğun önemi ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forum kapsamında gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Atlantik Konseyi Türkiye Temsilcisi ve İcra Direktörü Defne Sadıklar Arslan üstlendi.

Panelde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı Kamal Abbasov, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Romanya Enerji Bakanı Sebastian-Ioan Burduja konuşmacı olarak yer aldı.

Atlantik Konseyi Türkiye Temsilcisi ve İcra Direktörü Arslan, Ukrayna’daki savaşın küresel enerji piyasasında hızlı fiyat artışlarına ve belirsizliğe yol açtığını, ülkelerin enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye, sıfır emisyon kapsamında sürdürülebilir, erişilebilir ve yenilebilir enerji kaynaklarına yöneldiklerini söyledi.

Arslan, Türkiye ile Türkmenistan arasında 1 Mart’ta imzalanan Mutabakat Zaptı ve Niyet Beyanı’nın enerji güvenliği alanında önemli olduğunu vurguladı.

“Enerji üretim portföyünü değiştirirken dağıtım sistemini de değiştirmeniz gerekiyor”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Demircan, son 3 yılda yaşanan küresel olayların, iklim değişikliğinin, bölgesel çatışmaların, küresel ekonomik sorunlar ile tedarik zincirindeki sorunların eş zamanlı olarak enerji sektörüne darbe vurduğunu belirtti.

Türkiye’de iklim değişikliği sorunu nedeniyle sıfır emisyon hedefine uygun yeni enerji yaklaşımının benimsendiğini ve ulusal eylem planının hazırlandığını dile getiren Demircan, bu planla Türkiye enerji sektörünün dönüşümünün hedeflendiğini, 2002’den itibaren enerji sektörünün devlet tekelinden alınarak özel sektöre devredildiğini anlattı.

Demircan, enerji üretimi, dağıtımı ve ücretlendirmeyle ilgili yasal düzenlemelerin yapıldığını, Ulusal Enerji Eylem Planı’nın ikinci safhasına geçildiğini, 2035-2053 yılları için sıfır karbondioksit emisyonunun hedeflendiğini, Türkiye’deki elektrik üretim kapasitesinin 100 gigavat olduğunu, 2035’te yaklaşık 190 gigavata çıkarılmasının planlandığını kaydetti.

Yenilenebilir enerjinin dağıtım, depolama ve tüketici maliyetleri gibi zorlukları beraberinde getirdiğini, elektriğe erişimin insan hakkı olduğunu söyleyen Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’de 2035’e kadar üretimdeki yenilenebilir enerji kapasitesini büyük ölçüde artırmayı planladıklarını söyledi.

Demircan, Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretim ve dağıtım planlarını açıkladığı konuşmasına şöyle devam etti:

“Burada bir paradigma değişikliği var, enerji üretim portföyünü değiştirirken dağıtım sistemini de değiştirmeniz gerekiyor çünkü yenilenebilir kaynaklar kesintiye uğrayabiliyor. Bunun için yenilenebilir enerji kapasitesinin çok iyi yönetilmesi lazım, akıllı şebeke gibi, talebin daha iyi yönetilmesi gibi, depolama kapasitesi gibi ilave ihtiyaçlar var.

Elektrik sektörünün yenilenebilir enerji dönüşümü konusunda bir başka ayağı da nükleer enerji. Türkiye’nin üç farklı nükleer enerji projesi var. Bunlardan birisinin inşası Akkuyu’da devam ediyor, diğer ikisi de farklı ülkelerle pazarlık aşamasında. Karbondioksit salınımımızı azaltmak için nükleer enerjiyi kapasitemize katmamız gerekiyor. Akkuyu, önümüzdeki sene devreye girecek, ticari üretime başlayacak ve 3 yıl içinde toplam 4,8 gigavatlık kapasiteye ulaşacak. Daha sonra da diğer projelerimiz başlayacak. 2053’e kadar yaklaşık 20 gigavatlık enerji kapasitesine ulaşmayı planlıyoruz. Aynı zamanda küçük modüler reaktör (SMR) teknolojisi için farklı ülkelerle görüşüyoruz. 7,5 gigavatlık kapasiteyi portföyümüze eklemeyi planlıyoruz.”

Demircan, 2035’e kadar 6 gigavatlık doğal gaz üretimi, hidrojen depolama ve enerji verimliliği konusunda yatırım yapılacağını ifade ederek, “Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nın ilk safhası bitti ve tüm hedeflere ulaştık. İkinci safha için 10 milyar dolarlık yatırım ayırdık ve beklentimiz karbondioksit salınımını 2035’e kadar yüzde 15 azaltmak.” dedi.

Alandaki politikaların kazan-kazan prensibiyle oluşturulması gerektiğini vurgulayan Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği Avrupa’ya aktarabileceği enerji kaynaklarına sahip üs olabileceğini belirtti.

Demircan, sıvılaştırılmış gaz üretim ve depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik planlamalar yapıldığını, Tuz Gölü Projesi’yle kapasitenin artacağını kaydetti.

İstanbul’da kurulacak ajans aracılığıyla doğal gaz piyasalarında borsa niteliğinde bir sistem geliştirileceğini ancak uluslararası finansman sorununun çözülmesi gerektiğini dile getiren Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’nin güvenli hatların tesis edilmesi halinde elektrik enerjisi iletiminde de merkez olabileceğini söyledi.

“Enerji politikaları, ideolojik veya siyasi konu görüldüğü müddetçe aynı dili konuşamayız”

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Szijjarto da enerjinin ideolojiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi.

“Enerji politikaları, ideolojik veya siyasi konu görüldüğü müddetçe aynı dili konuşamayız.” uyarısında bulunan Szijjarto, şunları ifade etti:

“Ülkemi Enerji Konseyinde temsil ettiğimde Avrupa’daki enerji tedariki tartışmalarının ideolojik çerçevede yürütüldüğünü gördüm. Eğer Avrupa’da enerji tedarikini fiziksel bir konu olarak konuşamazsak doğru ve sürdürülebilir, ülkelerimizin ve uluslarımızın faydasına olacak çözüm bulamayız.”

Bakan Szijjarto, enerji alımında kaynakların çeşitlendirilmesinin düşünülebileceğini ancak gaz veya petrol satın alabilmek için boru hatlarına muhtaç olunduğunu, hükümetlerin enerjinin satın alınacağı kaynağı ve taşıma güvenliğini sağlamakla yükümlü bulunduğunu kaydetti.

Szijjarto, AB’deki karar mekanizmalarının yaptırım kararlarının, Macaristan’ın enerji güvenliğini dahil olmadığı bir savaş için feda etmeye hazır olmadığını gösterdiğini savundu.

Macaristan’ın Rusya petrolünün aktarımında istisna olduğunu, bu nedenle AB’nin gaz nakli konusunda yaptırım uygulamadığını, Rusya’dan gelen bağlantının kesilmesi halinde ülkesinin ihtiyaçlarını karşılamayacağını dile getiren Szijjarto, mevcut boru hatlarıyla Rusya’ya alternatif bulunmadığı için bu ülkeyle enerji işbirliğinden, miktar, fiyat ve temin imkanları dolayısıyla memnun olduklarını söyledi.

Bakan Szijjarto, makul maliyetle çevreci elektrik üretimi için nükleer enerji kapsamında 50 yıldır Rusya’yla çalıştıklarını, ana ortakları Rusya olmasına rağmen alt yüklenicilerin Alman, Fransız ve Amerikalı olduğunu kaydetti.

Çeşitlilik açısından Romanya, Türkiye ve Azerbaycan’la gaz iletimi konusunda sözleşme imzaladıklarını söyleyen Szijjarto, Azerbaycan’ın da Gürcistan ve Romanya üzerinden yeşil enerji sağlayacağını vurguladı.

Szijjarto, inşa halindeki iki yeni nükleer santralle 4 bin 600 megavatlık kapasiteye ulaşacaklarını ve ülkesinin karbondioksit salınımının yıllık 17 milyon ton azaltılacağını, bu kapsamda “Nükleer Koalisyon” adıyla anılan Fransa, Romanya ve Çekya’yla işbirliği yapıldığını, Macaristan’ın batarya üretiminde dünya ikincisi olmayı planladığını söyledi.

Bakan Szijjarto, Azerbaycan, Romanya ve Gürcistan’la 1100 kilometrelik dünyanın en uzun elektrik hattı olacak projenin üzerinde çalıştıklarını, Türkiye’den gaz satın almayı ve Azerbaycan gazını da Türkiye üzerinden aktarmayı planladıklarını dile getirdi.

Romanya Enerji Bakanı Burduja da ucuz enerji ve güvenlik sağlanmadan ekonomik kalkınma ve büyümenin mümkün olmayacağını belirterek, güneş, rüzgar ve diğer yeşil enerji için 15 milyar dolarlık kaynak ayırdıklarını, karbondioksit salınımını azaltma amacıyla 2026 itibarıyla yüzde 1’in altına inmeyi planladıklarını ifade etti.

Burduja, “Neptun Deep Projesi”yle Karadeniz’deki 100 milyar kübik metrenin (bcm) üzerindeki rezervden yılda 18-20 bcm üretim kapasitesine ulaşarak Karadeniz’in ikinci büyük üreticisi olacaklarını, bunun için de yatırım bankaları ve Dünya Bankası kredileriyle doğal gaz altyapısı ve boru hatlarını geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.

Nükleer enerji kapsamında Rusya ile işbirliği yapmadıklarını, 1970’lerden itibaren reaktörlerle enerji ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirten Rumen Bakan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adaletsiz olduğunu söyledi.

Burduja, yeşil enerji kapsamında kömürle üretim yapan tesislerini doğal gaza dönüştürdüklerini, Romanya’nın 2027’de 29 bcm’lik üretimle Avrupa’nın bir numaralı üreticisi konumuna geleceğini belirtti.

“Enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz üzerinden Avrupa’ya aktarılması planlanıyor”

Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı Abbasov da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığına teşekkür ederek, Gürcistan, Macaristan, Türkiye ve Azerbaycan arasında imzalanan, Slovakya ve SOCAR’ın da dahil olduğu anlaşmaların, enerji güvenliği alanında önemli olduğunu vurguladı.

Abbasov, Azerbaycan’ın doğal gaz rezervleriyle 2017’den itibaren gaz ihracatçısı konumunda olduğunu, yıllık 48 bcm üretimin 28 bcm’sinin ihraç edildiğini söyledi.

Azerbaycan’ın yenilenebilir enerji kaynakları konusunda da projeler yürüttüğünü ve güneş enerjisi alanında çalıştığını belirten Bakan Yardımcısı, ulaşılan yüzde 20 oranının 2030 itibarıyla yüzde 30’a çıkarılmasının planlandığını kaydetti.

Abbasov, Azerbaycan, Gürcistan, Macaristan ve Romanya arasında yeşil enerji odaklı anlaşma imzalandığını, Hazar Denizi çevresinde 247 gigavat kapasiteli proje yapılacağını, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan iktisat, ekonomi ve enerji bakanlarının üretilen enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz yoluyla Avrupa’ya aktarımı için çalıştıklarını dile getirdi.

Bakan Yardımcısı Abbasov, “Azerbaycan, TANAP, TAP ve Güney Gaz Koridoru üyesidir, enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz üzerinden Avrupa’ya aktarılması planlanıyor.” dedi.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı’nın (COP29) kasımda Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacağını anlatan Abbasov, ülkesinin ekolojik dengeyi bozmadan güvenli enerji üretimine dair uluslararası çabaların öncüsü olacağını vurguladı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-7/feed/ 0
Azerbaycan, Avrupa’nın doğal gaz talebine yanıt veriyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/azerbaycan-avrupanin-dogal-gaz-talebine-yanit-veriyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/azerbaycan-avrupanin-dogal-gaz-talebine-yanit-veriyor/#respond Sat, 13 Jul 2024 09:06:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9249 Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Güney Gaz Koridoru Danışma Kurulu 10. Bakanlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Azerbaycan güvenilir bir ortak olduğunu kanıtladı. Azerbaycan doğal gazına Avrupa Birliği’nden (AB) büyük bir talep vardı ve hala da var” dedi. Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ise, “Azerbaycan doğal gazı Avrupa’nın geleceği için belirleyici öneme sahip” ifadesini kullandı.

Güney Gaz Koridoru Danışma Kurulu 10. Bakanlar Toplantısı ve Yeşil Enerji Danışma Konseyi 2. Bakanlar Toplantısı, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapıldı. Türkiye’yi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu’nun temsil ettiği toplantıya Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson, Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov başta olmak üzere ABD, İtalya, Romanya, Gürcistan, Karadağ, Sırbistan, Hırvatistan, Özbekistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dahil 23 ülkeden bakanlar ve yetkililer katıldı.

“Avrasya’daki jeopolitik durum çalışmalarımızın önemini gösteriyor”

Toplantının açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev enerji alanındaki çalışmaların önemine dikkat çekerek, “Çeşitlendirmeden bahsettiğimizde, sadece tedarik yollarının çeşitlendirilmesi değil, aynı zamanda kaynakların da çeşitlendirilmesi gerektiği yönündeki tavrımız her zaman olmuştur ve hala da öyledir. Bugün Avrasya’daki jeopolitik durum çalışmalarımızın önemini gösteriyor. Azerbaycan güvenilir bir ortak olduğunu kanıtladı. Sözümüz imzamız kadar geçerlidir. Yeni girişimler ortaya koyduk ve bunların hayata geçirileceğinden eminim. Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde ‘Azeri-Çırak-Güneşli’ yatağından doğal gaz üretimine başlanacak. Bu çok umut verici bir proje” dedi.

“Azerbaycan doğal gazına AB’den büyük talep var”

Güney Gaz Koridoru’nun 3 yıldır başarılı bir şekilde çalıştığını belirten Aliyev, “Bu bir başarı hikayesidir. Avrasya’nın önemli altyapı projelerinden biri bu. Bu aynı zamanda bir enerji güvenliği ve iş birliği projesidir. Çünkü bu rota üzerinde yer alan ülkeler arasında iş birliği olmasaydı bu projenin hayata geçirilmesi mümkün olmazdı. Güney Gaz Koridoru’nun genişletilmesi ve diğer doğal gaz projelerinin asıl amacımıza zarar vermeyecek şekilde hayata geçirilmesi gerekiyor. Çünkü Azerbaycan doğal gazına AB’den büyük bir talep vardı ve hala da var. Birçok ülke doğal gaz için Azerbaycan’a başvuruyor. Doğal gaza talep var. Bunun için kaynaklarımız ve altyapımız da var. Avrupa finans kuruluşlarının bu projelerin finansmanında gerçekçi yaklaşımları esas alması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Aliyev, “Yeşil Enerji’ye geçildiğini görüyoruz. Biz de Yeşil Enerji geçiş sürecindeyiz. Ancak aynı zamanda geleneksel enerji kaynakları olmadan dünyanın önümüzdeki yıllarda kalkınmasının mümkün olamayacağı gerçeğini de kimsenin unutmaması gerekiyor” diye konuştu.

“Azerbaycan Avrupa’da gerçek bir aktör haline geliyor”

Azerbaycan’ın enerji sektöründe AB’nin güvenilir bir ortağı olduğunu belirten AB Komisyonu Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson ise, “Bu alanda iş birliğinin genişletilmesi için büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Buraya ilk kez 2022’de ilişkimizin potansiyelini en iyi şekilde nasıl hayata geçirebileceğimizi tartıştığımızda geldim. Güney Gaz Koridoru üzerinden Avrupa’ya doğal gaz taşımacılığı şu anda 2021’e göre yüzde 46 daha arttı. Dediğim gibi Azerbaycan gerçekten Avrupa’da gerçek bir aktör haline geliyor, dolayısıyla bu ortak tedarik sistemini genişletmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Azerbaycan doğal gazı Avrupa’nın geleceği için belirleyici öneme sahip”

Güney Gaz Koridoru’nun Avrupa’nın enerji güvenliğinde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, “Azerbaycan doğal gazı Avrupa’nın ortak geleceği için belirleyici öneme sahiptir. Bugün hepimiz, Güney Gaz Koridoru’nun şimdiden birçok insanın hayatını değiştirdiğine ve Avrupa’yı daha güvenli hale getirdiğine tanıklık edebiliriz. Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğal gaz arzını artırdığı bir dönemde Güney Gaz Koridoru şüphesiz AB’ye yönelik birkaç istikrarlı ve rekabetçi boru hattı kaynağından biri olmaya devam edecektir. Arnavutluk, yenilenebilir enerji projelerine yatırım yaparak ve sürdürülebilir altyapı geliştirerek Güney Gaz Koridoru’ndan yararlanmaya devam edecek” şeklinde konuştu. – BAKÜ

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/azerbaycan-avrupanin-dogal-gaz-talebine-yanit-veriyor/feed/ 0
“Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yatırımdır” http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:48:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9237 Turkcell, global telekomünikasyon sektörünün en önemli buluşması Mobil Dünya Kongresi’nden (MWC24) yeni nesil teknolojiler konusunda küresel markalarla yapılan iş birliği anlaşmaları ve ödüllerle döndü. Mobil Dünya Kongresi’nde düzenlenen iki panelde şirketin sürdürülebilirlik ve yapay zeka alanındaki projelerini anlatan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, MWC kapsamında Turkcell’in dijital gelecek vizyonunu değerlendirdi.

Bu yıl 26 – 29 Şubat tarihlerinde dünya çapında binden fazla mobil operatör, dijital servis sağlayıcı ve ekosistemin ilgili endüstrilerinden yüzlerce katılımcıyla, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi sona erdi. Teknoloji ve dijitalleşmenin öncüsü Turkcell, uluslararası alandaki en önemli mobil iletişim etkinliği Mobil Dünya Kongresi’ni; yaptığı yerli ve global iş birlikleri, katıldığı paneller ve aldığı ödüllerle tamamlayarak, ülkemizi teknoloji alanında başarıyla temsil etti.

Mobil iletişim teknolojilerindeki yenilikleri Türkiye’ye taşıma sözünü MWC24’te yineleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, küresel teknoloji dünyasının önde gelen markalarıyla stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar kurmanın yanı sıra kongre kapsamında düzenlenen iki önemli panelde konuşma yaptı. Tecrübe ve görüşlerini mobil iletişim sektörünün dünya sahnesinde paylaşan Dr. Koç, “Yaptığımız anlaşmalarla, gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle ve katıldığımız toplantılarla; Türkiye’nin Turkcell’i olarak küresel alanda ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

“Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz”

Dr. Koç, MWC24’te verdiği demeçte; şirketin Türkiye’nin dijitalleşmesindeki önemine ve gelecek hedeflerine değindi. Dr. Koç, “Şirket olarak, lokasyon bağımsız iletişimi ve bağlantıda sürdürülebilirliği herkes için mümkün kılan teknolojiler peşindeyiz. Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yapılan bir yatırımdır. 30 yıla ulaşan tarihçemiz, 43 milyona yakın müşterimiz ve 600 bine yakın kurum ve kuruluşa sunduğumuz ürün ve hizmetlerimizle, Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz” dedi.

“Gündemimizde enerji verimliliği, veri merkezleri ve siber güvenlik başlıkları var”

Dr. Koç; ‘herkesi’ birbirine bağlamaktan, ‘her şeyi’ birbirine bağlama çağına geçildiğini, insanların daha büyük işler başarmak için akıllı makinelerle birlikte çalıştığı bir dönemin başladığını belirtti. “Ülkemizin ‘dijital teknolojilere yönelik adaptasyonunu hızlandırma’ potansiyelimizi sonuna kadar kullanacağız” diyen Turkcell Genel Müdürü, şirketin 30’uncu yılında öncelikli olacak gündemlerine dair şu açıklamalarda bulundu:

“Enerji verimliliği için 240 milyon dolar yatırım”

“Şirket olarak operasyonlarımızı sürdürülebilir hale getirmekle kalmıyor, ekonomiye katma değer katacak ürün, hizmet ve proje çözümleri geliştiriyoruz. Yenilenebilir enerjiyi de yalnızca tüketmiyor, Turkcell Enerji şirketimizle yüzde 100 yenilenebilir enerji üretiyoruz. Bu çalışmalarımızın gezegene katkıları bağımsız kuruluşlar tarafından da ölçülüyor. 2024’te şebekelerimizi yüzde 5 oranında daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Güneş enerjisi (GES) yatırımlarımız kapsamında hedefimiz, Türkiye’de 2025 sonuna kadar 240 milyon dolar yatırımla 300 MW kurulu güce sahip GES’leri devreye almak. 2026 itibarıyla toplam elektrik ihtiyacımızın yüzde 65’ini ‘yeşil enerji’ kaynaklarından karşılamayı planlıyoruz. Hedefimiz; enerji tüketimimizi, 2030’a kadar kendi kaynaklarımızdan yüzde 100 yeşil enerjiyle karşılamak ve 2050’de net sıfır şirket olmak. Şirket olarak iklim krizinin etkilerini azaltmak için dijitalleşmenin gücünü kullanacağız. Bu yıl globalde 21 bin şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarının ve sonuçlarının değerlendirildiği CDP (Carbon Disclosure Project/Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği raporlamasında takdir edilen 346 şirket arasında Türkiye’den ‘A’ listesine giren tek telekomünikasyon şirketiyiz.”

“Veri merkezi şirketi kuruyoruz”

Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumunda olduklarını ifade eden Turkcell Genel Müdürü, “Sektördeki kapasitenin üçte birinden fazlasını tek başımıza biz karşılıyoruz ve en yakın rakibimizin iki katı kapasiteye sahibiz. Şirket olarak bu gücü daha da büyütmek amacıyla kuracağımız veri merkezi şirketimiz yatırımcılar tarafından ilgi görebilecek potansiyelde büyük bir şirket olacak. Ayrıca veri merkezi alanındaki gücümüzden dolayı, ‘hyper scaler’ olarak adlandırılan, uluslararası bazı büyük şirketleri Türkiye’ye getirmek istiyoruz.”

“Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni”

Gerçekçi sahte içeriklerin kolayca oluşturulabilmesinin küresel güvenlik gündeminin başında geldiğini belirten Dr. Koç, veri güvenliği ve siber güvenlik gündemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şirket olarak, siber suçluların gelişen teknolojileri kötüye kullanma potansiyeline karşı, yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi araçları kullanarak savunma mekanizmalarımızı, siber güvenlik araçlarımızı daha da güçlendireceğiz. Tehdit tespiti, analizi ve uyarlanabilir kontroller gibi alanlarda yapay zeka teknolojilerini etkili bir şekilde kullanarak, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni.”

“İşimizin her alanında yapay zeka kullanıyoruz”

Dr. Koç, yapay zeka konusunda felsefelerinin, ‘yeniliği teşvik etmek ile kamusal fayda arasında denge sağlamak’ olduğunu ve tüm işlerinde yapay zeka teknolojileri kullandıklarını söyledi. Koç, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mühendislerimizin geliştirdiği aplikasyonumuzda günlük 200 bin müşterimize destek veren bir chatbotumuz var. fizy ve TV+ gibi platformlarımızda en uygun içerikleri sunan öneri modelleri de yapay zeka destekli. Ayrıca, Turkcell yapay zeka ekibimizle Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’un paydaşlarından biri olarak, aracın ‘Araç İçi Yüz Algılama, Tanıma ve Analiz Sistemi’ni de geliştiriyoruz.”

“Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini belirleyen ilk şirket olduk”

Yapay zekanın en önemli sorununun ‘önyargı’ olduğunu, yapılması gereken önemli şeylerden birinin, algoritmaları yazarken kullanılan verinin kalitesine, doğruluğuna, kapsayıcılığına bakmak olduğunu söyleyen Dr. Koç, verilerin her şeyden önce hatasız ve önyargılarından arındırılmış olmasının gerektiğini vurguladı. Şirket olarak, dijital dönüşümün sadece teknolojiyle değil, aynı zamanda insani değerlerle, güven ve sorumlulukla ilerlediğine inandıklarını ifade eden Dr. Koç, “Yapay zeka algoritmalarını insanlar yazıyor. Başarıyı – başarısızlığı, iyiyi – kötüyü insanlar tanımlıyor. İnsan önyargılarının sistemlerimize girmesini engellemek gerektiğini de göz ardı etmemeliyiz. Bu bağlamda 2020 yılında Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini açıklayan ilk şirket olduk. Turkcell Yapay Zeka İlkeleri ile yenilikçi teknolojileri sorumlu bir şekilde kullanma ve dijital dönüşüm yolculuğumuzda bilgi güvenliğini en ön sırada tutma taahhüdünde bulunuyoruz” dedi.

MWC24’te sürdürülebilirlik ve yapay zeka vizyonunu anlattı

Dr. Ali Taha Koç, Mobil Dünya Kongresi kapsamında iki ayrı panelde de konuşmacı olarak yer aldı. Ali Taha Koç’un katıldığı ilk panelde, “AI Önyargısı, İnsan Önyargısından Daha Kolay mı Ortadan Kaldırılır” sorusuna yanıt aranırken, diğer panelde ise “Döngüsellik ve Sürdürülebilir Dijital Dönüşüm” başlıkları ele alındı.

Yeni nesil teknolojiler için global iş birlikleri

Şirket, kongre süresince aralarında Huawei, Ericcson, Nokia’nın da bulunduğu global şirketlerle farklı alanlarda mutabakat imzaladı. İş birlikleri kapsamında; Huawei ile 5.5G, yeşil teknolojiler, yapay zeka bazlı şebeke otomasyonu başlıklarında ortak inovasyon çalışmaları yapılacak. Ericsson ile siber güvenlik, yapay zeka (AI), makine öğrenimi (ML) ve 6G teknolojilerine dair çalışmalar gerçekleştirilecek. Nokia ile 6G ağlarının yeteneklerini keşfetmenin yanı sıra bireyler, kurumlar ve endüstrilere yönelik yenilikçi senaryolar geliştirilecek.

Uydudan haberleşme için Turkcell’den önemli adım

Şirket, uydular üzerinden mobil servisler sunmayı amaçlayan dünyanın önde gelen uydu haberleşme şirketlerinden Lynk ile yaptığı iş birliğiyle MWC24’te en çok ses getiren adımlardan birini attı. Anlaşma kapsamında Lynk ile uydu üzerinden doğrudan telefonlara SMS, ses ve data servislerini deneme konusunda birlikte test çalışmaları yürütülecek.

Yerli teknolojilere tam destek

Şirketin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yerli ve milli teknoloji şirketlerine süren destekleri de Mobil Dünya Kongresi’ne taşınan gündemlerden biriydi. Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki birçok kurum ve firmayla Ar-Ge, yazılım, teknolojik destek ve ürün tedariki alanlarında iş birlikleri yürüten Turkcell; böylece ülkemizdeki teknoloji sektörünün gelişimine, yerlilik oranlarının artmasına ve milli ekonomiye katkılar sunuyor. Şirket, Türkiye’nin öncü şebeke otomasyon şirketlerinden TechNarts, TTG ve KRON ile iş birliklerini de MWC24 kapsamında gündeme taşıdı.

Turkcell MWC24’ten 2 ödülle döndü

Şirket, Mobil Dünya Kongresi’nden iki ödülle döndü. Akıllı Enerji Dağıtım Şebekesi (Smart Grid) projesi ile 5G’nin kullanım alanlarına elektrik dağıtım şebekesini de ekleyen Turkcell, bu projeyle yenilikçi çözümlerin ödüllendirildiği GTI Awards 2024’te “Yenilikçi Mobil Servis ve Uygulama” ödülünü aldı. Bunun yanı sıra şirket, sürdürülebilirlik odağında sabit erişim şebekesinde enerji tasarrufuna yönelik fark oluşturan projesiyle IDATE tarafından ‘Sürdürülebilir Şebeke Operatörü Lideri’ ödülüne de layık görüldü. – İSTANBUL

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/feed/ 0
CHP Milletvekili Seyit Torun, Sinop Nükleer Santrali için verilen sözlerin sebeplerini sordu http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-sinop-nukleer-santrali-icin-verilen-sozlerin-sebeplerini-sordu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-sinop-nukleer-santrali-icin-verilen-sozlerin-sebeplerini-sordu/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:06:28 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9199 CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, ROSATOM Müdürü Aleksey Lihaçev’in Sinop’ta nükleer santral yapımı konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlü taahhüt verdiği yönündeki açıklamasını Meclis gündemine taşıdı. Torun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar’ın “Aradan geçen 14 yılda bir nükleer güç santralini devreye alamayan Rosatom’a Sinop Nükleer Güç Santrali için söz verilmesinin sebepleri nelerdir” diye sordu.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, ROSATOM Müdürü Aleksey Lihaçev’in Sinop’ta nükleer santral yapımı konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlü taahhüt verdiği yönündeki açıklamalarını Meclis gündemine taşıdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Torun, şunları kaydetti:

“ROSATOM İLE SÖZ KESİLMESİNİN SEBEPLERİ ANLAŞILAMAMIŞTIR”

“Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu(Rosatom) Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, Devlet Duması’nda yaptığı konuşmada ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka bir sahanın bize devredilmesi için siyasi bir karar alındığını açıkça dile getirdi. Şimdi detaylar üzerinde çalışıyoruz. Büyük olasılıkla yeni inşaat sahası Sinop adını alacak’ şeklinde bir açıklama yapmıştır. Bütün itirazlara karşın 2012 yılından itibaren üzerinde çalışmalar yürütülen Sinop Nükleer Güç Santrali’nin yapımı konusunda Rosatom’a sözlü bir taahhüt verildiği anlaşılmaktadır.

Yapımına 2010 yılında başlanan ve 2023 yılında devreye gireceği açıklanan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde inşaat çalışmaları halen devam etmektedir. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin maliyeti yapım süreci boyunca sürekli artmış, 17 milyar dolar değerinde bir maliyet hesabıyla başlanılan projenin maliyeti bugün 24 milyar dolara çıkmıştır. Para yutan bir yatırıma dönüşen Akkuyu’dan ders alınmayarak bugün Sinop’ta yapılacak santral için yine Rosatom ile söz kesilmesinin sebepleri anlaşılamamıştır.

“ENERJİ İTHALATIMIZI ARTIRACAĞI AÇIKÇA GÖRÜLMEKTEDİR”

Hükümet kaynakları söz konusu nükleer santrallerin Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltacağını iddia etmektedir. Enerji üretiminin temel sorunu olan yakıt temini yapımı süren ve yapımı planlanan iki santralde de çözülmemiştir. Akkuyu ve Sinop Nükleer Santralleri ülkemiz coğrafyasında yok denecek kadar az bulunan uranyum madeninden üretilen yakıt ile çalışacak reaktörler ile donatılacaktır. Rus Rosatom tarafından inşa edilerek, ülkemizde enerji ürettiği halde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne enerji satacak olan girişimlerin enerji ithalatımızı artıracağı açıkça görülmektedir.

Nükleer enerji üretiminde kullanılması mümkün olan toryum madeni açısından zengin yataklarımızın bulunmasına rağmen toryumun enerji üretiminde kullanılmasına ilişkin çalışmalarda gözle görülür bir ilerleme bulunmamakta, merhum Prof. Dr. Engin Arık’ın şüpheli ölümünden önce dile getirdiği ve üzerine çalışmalar yürüttüğü toryumdan temiz nükleer enerji üretimini gerçekleştirecek olan proton hızlandırıcı projesi ilerlememektedir. Türkiye öz kaynaklarıyla temiz enerji üreterek enerjide dışa bağımlılığı sona erdirecek, ucuz enerji teminini sağlayacak projelere ivedilikle ihtiyaç duymaktadır.”

Seyit Torun, Bakan Bayraktar’a şu soruları yöneltti:

“ROSATOM’A SİNOP İÇİN SÖZ VERİLMESİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?”

“Akkuyu Nükleer Güç Santrali yapımı maliyetinin 17 milyar dolardan 24 milyar dolara çıkmış olmasının sebeplerini açıklar mısınız? Akkuyu Nükleer Güç Santralinin devreye alınacağı tarihi açıklar mısınız? Aradan geçen 14 yılda 1 nükleer güç santralini devreye alamayan Rosatom’a Sinop Nükleer Güç Santrali için söz verilmesinin sebepleri nelerdir? Rusya – Ukrayna Savaşı devam ederken, Rosatom Akkuyu ve Sinop Nükleer Güç Santrallerinin optimum sürede bitirilebileceğine dair herhangi bir teminat verebilmekte midir? Sinop Nükleer Güç Santrali’nin yapımı için Rus Rosatom dışında görüşülen ülke ve şirketleri açıklar mısınız? Ülkemizde bulunmayan uranyum madeni ile enerji üretimi yapacak olan, yabancı devletlerin girişimleri ve finansmanıyla inşa edilen, Türkiye Cumhuriyeti Devletine diğer enerji kaynaklarımızın maliyetinin 3 katı fiyatına elektrik satacak olan nükleer enerji santralleri ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını nasıl azaltacaktır?”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-sinop-nukleer-santrali-icin-verilen-sozlerin-sebeplerini-sordu/feed/ 0
Azerbaycan, Avrupa’ya doğal gaz ihracatını genişletiyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:33:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6124 Petrol ve doğal gaz ülkesi Azerbaycan, son yıllarda doğal gaz ihracatını Avrupa’ya doğru genişleterek hem “Avrupa’nın enerji güvenliğine önemli katkılar sunan” hem de “Avrasya’nın enerji haritasını yeniden şekillendiren” ülke olarak ön plana çıktı.

AA’nın, “Türk devletlerinin enerjisi ve Avrupa’nın ilgisi” başlıklı dosya haberinin birinci bölümünde, AA muhabiri Azerbaycan’ın Avrupa ile enerji alanındaki işbirliklerini derledi.

Ukrayna’daki savaş nedeniyle doğal gaz krizi yaşayan Avrupa, enerji kaynaklarını çeşitlendirmek için yeni arayışlara girdi. Bu arayışlar, Bakü’den Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan 3 bin 500 kilometrelik Güney Gaz Koridoru’nun paydaşları arasındaki Azerbaycan’a ilgiyi artırırken bu ülkeyle enerji alanındaki ilişkileri derinleştirdi.

Avrupa Birliği (AB) ile Azerbaycan arasında 18 Temmuz 2022’de “Enerji Alanında Stratejik Ortaklığa İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı. İlk dönemde sadece Gürcistan ve Türkiye’ye doğal gaz sevk eden Azerbaycan, 5 Avrupa ülkesinin eklenmesiyle 7 ülkeye doğal gaz ihraç eden ülke haline geldi. Bugün Azerbaycan’ın doğal gaz ihracatının yüzde 50’si Avrupa ülkelerine yapılıyor. AB liderleri Azerbaycan’ı “güvenilir ortak” ve “Pan Avrupa gaz tedarikçisi” şeklinde nitelendiriyor.

Azerbaycan, İtalya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan’a doğal gaz ihraç ediyor. Sırbistan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Hırvatistan, Slovakya, Kuzey Makedonya gibi ülkelerin de ilerleyen dönemde Azerbaycan’dan doğal gaz alacağı öngörülüyor.

Avrupa’ya 2021’de 8 milyar metreküpten fazla doğal gaz ihraç eden Azerbaycan, 2023’te bu rakamı 11,8 milyar metreküpe çıkardı. AB ile imzalanan mutabakat zaptı gereği 2027’ye kadar Azerbaycan’dan Avrupa’ya gönderilen doğal gaz hacminin 20 milyar metreküpe çıkarılması bekleniyor.

Azerbaycan, 2021’de 19 milyar metreküp, 2022’de 22,6 milyar metreküp, 2023’te ise 23,8 milyar metreküp doğal gaz ihracatı gerçekleştirdi.

Boru hatlarının kapasitesinin artırılması gerekiyor

Azerbaycan’ın kanıtlanmış 2,6 trilyon metreküp doğal gaz rezervi bulunuyor ve Abşeron, Ümid, Babek ve Karabağ yataklarında yapılan keşif işlemlerinin ardından rezervin artması bekleniyor.

Azerbaycan’dan Avrupa’ya gönderilen gazın artırılması için ek yatırımlara ihtiyaç duyuluyor.

Güney Gaz Koridoru’nun Avrupa ayağı olan TAP’ın yıllık kapasitesi 10 milyar metreküp olarak hesaplanıyor. Bu boru hattının kapasitesinin iki kat artırılması planlanıyor.

Koridorun Türkiye ayağı TANAP’ın kapasitesinin de 16 milyar metreküpten önce 24 milyar metreküpe, daha sonra 31 milyar metreküpe çıkartılması, yatırımlarla gerçekleştirilebilecek hedef olarak değerlendiriliyor.

Rusya’dan yılda yaklaşık 155 milyar metreküp doğal gaz satın alan Avrupa’nın Azerbaycan’dan daha fazla doğal gaz satın alması durumunda yapılacak yatırımların daha da artması bekleniyor.

“Azerbaycan’ın kendisine ve ortaklarına en az 100 yıl yetecek doğal gazı var”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bir konuşmasında, Avrupa’ya doğal gaz sevkini, “Avrasya’nın enerji haritasını yeniden şekillendirdikleri” ve “Avrupa’nın enerji güvenliğine önemli katkılar sundukları” şeklinde değerlendirerek, “Bize ve ortaklarımıza en az 100 yıl yetecek kadar doğal gaz rezervimiz var.” bilgisini paylaşmıştı.

Azerbaycan’la “Enerji Alanında Stratejik Ortaklığa İlişkin Mutabakat Zaptı”na imza atan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise “AB, güvenilir enerji tedarikçilerine yöneliyor. Azerbaycan da bunlardan biri.” şeklinde açıklamada bulunmuştu.

“Azerbaycan, istikrarlı ve güvenilir doğal gaz sağlayıcısı”

Caspian Barrel Petrol Araştırmaları Merkezi Başkanı İlham Şaban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Azerbaycan’ın 31 Aralık 2020’den beri Avrupa’ya doğal gaz ihraç ettiğini bildirdi.

Şaban, “Azerbaycan, geçen 3 yılda istikrarlı ve güvenilir doğal gaz sağlayıcısı olduğunu Avrupa pazarında kanıtladı. Bu sayede Avrupa’da Azerbaycan’a olan güven giderek artıyor.” dedi.

Azerbaycan’ın Abşeron yatağını da işletmeye başladığını, Ümid yatağında üretimi artırdığını bildiren Şaban, Babek ve Karabağ yataklarının da işletilmeye başlanılmasıyla ülkenin doğal gaz ihracatının artacağını belirtti.

Şaban, “Azerbaycan’ın yeteri kadar doğal gaz rezervi var. Üretimde ve ihracatta petrolden doğal gaza geçiş yapıyoruz. 21. yüzyıl Azerbaycan için doğal gaz yüzyılı olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan’ın zamanında yatırımlar yaparak petrol ve doğal gaz hatları inşa ettiğini hatırlatan Şaban, şu değerlendirmede bulundu:

“Bunun sonucu olarak Hazar’ın diğer ülkelerinin petrol ve doğal gazı Azerbaycan üzerinden transit olarak taşınıyor. Petrol üretimindeki azalmayı transit gelirleriyle kapatıyoruz. Kazakistan ve Türkmenistan petrolü Azerbaycan üzerinden taşınıyor. Türkmenistan’ın zengin doğal gaz kaynakları var. Buralardan çıkarılacak doğal gaz gelecekte Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletilecek. Sadece bunun için biraz zaman lazım.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/feed/ 0
‘Sigortalı Sohbetler’de enerji ve sigorta konuları konuşuldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:06:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5842 Sürdürülebilir dünya için alternatif enerji üretimi önemli bir yer tutuyor. Fosil yakıt karşıtı şirketlere her gün bir yenisi eklenirken yeşil ve çevre dostu şirketler alternatif enerji arayışına giriyor. Şirketlerin bu alanda aldığı küresel aksiyonlar, sigorta korumasını da beraberinde getirirken sigorta şirketleri de bu alanda sunduğu çözümleri yenilemeye ve geliştirmeye devam ediyor. Yenilebilir enerji alanında ortaya çıkan bu ihtiyacı, ilkini gerçekleştirdiği ‘Sigortalı Sohbetler’de masaya yatıran Türkiye’de İş Dünyası dergisi, Corpus Sigorta iş birliğiyle düzenlediği buluşmada iki sektörün ihtiyaç haritasını da belirlemiş oldu.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda yeşil enerji ve yenilenebilir enerji kavramları sıklıkla kullanılıyor. Bu alanda çalışmalar yapan üreticiler, teknolojinin de devreye girmesiyle birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının maksimum seviyede kullanılması gerektiğinin altını çiziyor. Hiç kuşkusuz yenilenebilir enerji, yatırım sağlaması açısından da ekonomiye önemli katkılarda bulunuyor. Öyle ki, bu alanda yapılan yatırımların ilerleyen yıllarda daha da artması planlanıyor. Globalleşme açısından önemli bir yere sahip olan yenilenebilir enerji, dışarıya açılma yönüyle birlikte birçok yeniliğe uyum sağlanmasının önünü açıyor.

Türkiye’de İş Dünyası dergisi ve Corpus Sigorta iş birliğiyle düzenlenen ‘Sigortalı Sohbetler’ toplantısında yenilenebilir enerji ve sigorta sektörü arasındaki ilişki konuşuldu. Toplantıya Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, OR-GE Solar Enerji Genel Müdürü Tahir Özsoy, Teksan Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Ata Tuncer, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkan Yardımcısı/ Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, Corpus Sigorta Genel Müdürü Murat Şişli ve Corpus Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ozan Hantal katıldı.

“Asıl problem yeşil dönüşümün sigortalanması”

Deprem, sel gibi afetlerin yeşil dönüşümün sigortalanması noktasında birtakım sorunlara yol açtığını ifade eden Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, son dönemde sektörlerin sigortaya erişimde zorlandıklarına ilişkin bir söylem yayıldığını belirterek şu açıklamada bulundu; “Son aylarda sektörlerin sigortaya ulaşımda problem yaşadıklarına dair bir algı var. Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra dünyada zaten daralmakta olan reasürans kapasitelerinde ülkemize özel bir zorluk söz konusu oldu. Bunun dışında bir de beklenen ve yaşanması muhtemel olan Marmara depremi var. Fakat bu depremlerin ve dünya finans piyasalarının yansımalarıyla reasürans piyasasındaki daralma sigorta şirketlerinin de bu konuya odaklanmasını ve tedbirler almasını beraberinde getirirken sektörlerde sigortaya erişimde problem varmış gibi bir algı oldu. Halbuki sigorta sektörümüz hem Türkiye Sigorta Birliği vasıtasıyla hem Sigorta Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun da katkılarıyla gerçekten iyi bir reasürans anlaşmaları dönemi geçirdi ve hedeflenen kapasitelere ulaştılar. Ama bu kapasitelerine ulaşırken de kapasitelerin maliyetleri önceki yıllara oranla döviz bazında 3-4 kat arttı. Dolayısıyla bu aratan reasürans maliyetleri doğal olarak sigortalama maliyetlerine de yansır hale geldi. Ülkemizde hem enflasyonun hem de döviz kurunun etkisiyle varlık değerlerinde önemli artışlar söz konusu oldu. Dolayısıyla; iş insanlarımızın, sanayicilerimizin, endüstri tesislerinin sahiplerinin, ticari işletmelerin sahiplerinin varlıkları da arttı. Şimdi hem fabrika, bina değerleri artarken hem de stokları, emtiaları ve makine teçhizatları adetsel olarak artmasa bile varlık değeri olarak arttı.” Bunun yanında Kahramanmaraş depremlerinin ortaya çıkardığı eksik sigortalama ve eksik teminat alma sebebiyle yaşanan mağduriyetlerin artırdığı farkındalıkla poliçelerde bedel ve ek teminat olarak ciddi artışlar yaşandığını ifade eden Yaşar, sigortacıların fiyat artırımına gitmese dahi varlık değerlerinin artmasıyla sigorta primlerinde yükseliş olduğunu aktardı. Bununla birlikte artan reasürans, işgücü, döviz kuru ve enflasyon kaynaklı hasar maliyetleri, mevzuat düzenlemeleri vb sigorta şirketlerinin de maliyetlerini artırdığı için fiyata zam yapılması da zorunlu oldu.

Hem varlık değerindeki artışların primlerdeki artışı hem artan maliyetlerin fiyatlardaki artışa yansıması dolayısıyla bunların hepsinin birleşince bir çarpan etkisi oluşturduğunu söyleyen Ahmet Yaşar, “İş insanlarımız aslında sigortaya erişmekten bahsederken maliyetlerinin arttığından söz ediyorlar. Bir de bunun dışında tabi risk algısı artık arttı. Dolayısıyla risk yönetiminin önemi son derece arttı. Hiçbir sigorta şirketi ‘varlığı teminat altına almıyorum’ demiyor, ‘siz fabrikalarınızda tedbirlerinizi alın ancak ortaya çıkan risklere göre biz de bu durumu değerlendirelim’ anlayışı ortaya çıkıyor. Sektör bazlı kararlar vermiyoruz, spesifik değerlendirmeler sonucunda birtakım tavsiyeler veriyoruz, alınması gereken risk önlemlerinden bahsediyoruz. Bunları sigortalılarımıza, iş insanlarımıza iletiyoruz. Bu raporlamalar sonucunda gerekli tedbirleri alan işletmeler sigortaya erişimde en ufak bir problem yaşamıyorlar. Enerji sektörüne baktığınız zaman da aslında yenilenebilir enerji, yeşil enerji gibi durumlar dünyanın ve bizim sektörümüzün de gündeminde olan konular. Bu konularla ilgili teminat noktasında en ufak bir sıkıntı bulunmuyor. Ancak artık yeşil dönüşüm kapsamında birtakım termik santrallerde, kömürde, odunda vs. gibi sektörlerde bırakın sigortayı, bunların kredilendirilmesi noktasında da ciddi problemler yaşanmakta. İş insanlarımızın da buna göre tedbir almaları gerekiyor” dedi.

“Türkiye panel üretiminde beşinci sırada”

Türkiye’nin son yıllarda yenilenebilir enerji alanında büyük atılımlar gerçekleştirdiğini ifade eden OR-GE Yenilenebilir Enerji Başkanı Mehmet Tahir Özsoy; “Türkiye yenilenebilir enerji konusunda çok büyük bir atak yaptı. Panel üretimi noktasında, kapasite bakımından dünyada beşinci sırada yer alıyoruz. Bu aynı zamanda Avrupa’nın en büyük üretim kapasitesi. Türkiye’de güneş enerji santrali kurulumu yıllık iki gigawatt civarında. Ancak, bu çalışmaların yeterli olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’de Enerji Bakanlığı’nın öngörüleri ve planlamaları doğrultusunda, 2035 yılına kadar 60 gigawatt civarında yenilenebilir enerji yatırımı yapılması öngörülüyor. Bu büyük bir kapasiteye tekabül etmesinin yanında, bazı engelleri aşmamız gerektiğini düşünüyorum. Şu an söyleyebilirim ki, finansman ya da yeşil finansmana ulaşmak en büyük engellerden biri. Bahsettiğimiz durum, ucuz ve uzun vadeli yatırım finansmanına ulaşmak. Burada atılması gereken en önemli adım, ‘teşvik kredisi’ diyebiliriz. Bir diğer konu ise trafo kapasiteleri. İki hafta kadar önce Enerji Bakanlığı tarafından 7500 megawatt yeni bir kapasite ilanı için açıklama yapıldı. Ancak, bu ilanın ne kadar sürede ve hangi bölgelerde planlandığı oldukça önemli” diyerek enerjideki üretim planlanmasına dair önemli noktalara değindi.

“Yeni alanlara girme konusunda cesuruz”

Yeni alanlara uyum sağlama konusunda girişimci bir yön sergilediklerini ifade eden Corpus Sigorta Genel Müdürü Murat Şişli; “Dünya’da her geçen gün büyüyen enerji ihtiyacının da etkisiyle yenilenebilir enerjiye karşı talep giderek arttı. Bunda hükümetlerin politikalarını sıfır karbon olarak değiştirmelerinin büyük etkisi var.

Enerji sektöründe sigortaya talebin yüksek olduğunu belirten Şişli, bunun sebebini şu şekilde açıkladı; “Enerji sektöründeki firmaların büyük bir çoğunluğu yatırımlarını korumak ve risklerini doğru yönetmek isteyen profesyonel firmalar, elbette sigorta da vazgeçilmez bir risk yönetim ve risk transfer aracı olarak talep görüyor. Güneş ve rüzgar enerjisi zaten enerjilerini doğadan alan ve doğanın enerjisini bizlerin kullanımına sokan teknolojiler, bu sebeple de doğal afetler başta olmak üzere dış risklere çok açıklar. Buraya yatırım yapan sigortalılar oldukça bilinçli yatırımcılardan oluşuyor. Dolayısıyla yatırım sermayesinin korunması için sigortayı talep ediyorlar.”

Son dönemde sigorta sektörüne ilişkin bazı gelişmeler yaşandı. Bazı sektör temsilcileri sigorta şirketlerinin kendilerine sigorta yapmadığını kamuoyu ile paylaşarak gündeme getirdi. Bu konuya ilişkin görüşlerini paylaşan Murat Şişli; “Yüksek enflasyon, kur değişimleri, dünya ekonomisindeki gelişmeler, jeopolitik riskler ve yurt dışında faizlerin çok daha yüksek olması reasürans piyasalarının yeterli sermayeyi çekememesine sebep oldu. Yeterli sermayenin olmaması sigorta şirketlerine fiyat artışı olarak yansıdı. Bunun yanında riskini iyi yöneten, yaptığı işi çok iyi bilen, yaptığı işe yatırım yapan hiçbir sigortalı açıkta kalmadı. Sigorta teminatını verirken hem yatırımcılarımıza hem de halkımıza karşı sorumluyuz. Bizim vermiş olduğumuz tazminatlar, ödemiş olduğumuz hasarlar aslında bizim devletimizin, halkımızın öz kaynaklarından karşılanan tutarlar. Yatırım yapan, riskini iyi yöneten hiçbir sigortalının da açıkta kaldığını düşünmüyorum” açıklamalarında bulundu.

“Doğal makineler enerji ithalatını düşürüyor”

Türkiye’de rüzgar, güneş gibi enerji kaynaklarının değerlendirilmesinin enerji ithalatını azalttığını ifade eden Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkan Yardımcısı Ali Aydın, şu ifadeleri kullandı; “Türkiye’de şu an 12 gigawatt seviyesinde rüzgar santralleri var. Bu enerjilerin kullanılmasıyla enerji ithalatını azaltmaya, cari açığı düşürmeye karşı canla başla çalışıyor. Yerli ve milli kaynaklarımızı etkin kullanmamız bu santrallere hizmet veren nitelikli insanların yetişmesini sağlayacak. Bu durum haliyle yurt dışına olan bağımlılığımızı azaltacak, ihracatı artıracak ve gelişmelerden haberdar olmamızı sağlayacak. Bu konudaki çalışmaları, insan bazlı ve teknoloji bazlı olmak üzere iki kategoriye ayırıyoruz. Çünkü bu alanda kullanılan rüzgar tribünleri devasa yapılar, boyu 120, kanatlarıysa ortalama 60-70 metreler civarında”

“Rüzgar enerjisi kullanımında sanayileştik”

Türkiye’nin rüzgar enerjisini kullanma noktasında adeta sanayileştiğini ifadelerine ekleyen Aydın, Türkiye’de rüzgar enerjisi sanayisinin çok ciddi bir konuma geldiğinin altını çizdi.

Sanayileşmede İzmir-Ege bölgesinin hat bölgeler haline geldiğine dikkat çeken Ali Aydın; “Ege bölgesindeki kanat üretim fabrikaları, kule üretim tesisleri ihracat yapabilir seviyede. Üretilen ürünlerin yüzde 80’i ihracat kalemine hizmet ediyor. Bununla birlikte, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarını yerli ve milli iş gücü potansiyelini artırıyor” dedi. – İSTANBUL

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/feed/ 0
Putin: Avrupa Ekonomisi Geri Dönüşü Olmayan Yola Girdi http://www.karadenizhabertv.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/#respond Thu, 21 Mar 2024 09:03:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5406 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa’nın ekonomide geri dönüşü olmayan yola girdiğini belirterek, “Sürekli Rusya’nın (enerji kaynağı) vermediğini, kısıtladığını söylediler. Biz hiçbir şeyi kısıtlamıyoruz, her şeyi veriyoruz. En güvenilir ortak da Türkler oldu. İşte, TürkAkım üzerinden sevkiyat yapılıyor.” dedi.

Putin, Rus devlet kanalı Rossiya-1’a verdiği mülakatta, Ukrayna savaşı ve enerji sektöründeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinen Putin, Ukrayna meselesine ilişkin yapılan Minsk anlaşmalarının uygulanmadığını ve bu nedenle “özel askeri operasyonu” başlattıklarını söyledi.

Putin, “Barış yöntemlerinden askeri yöntemlere geçiş yaptık ancak yine de çatışmaları barış yoluyla sonlandırmaya çalıştık. İstanbul’da (Ukrayna ile) barış anlaşmasının hususları konusunda mutabakata vardık. Arahamia (Ukraynalı müzakereci) doğru söyledi. Eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson üzerinden sergilenen Batı’nın tutumu farklı olsaydı, savaş daha 1,5 yıl önce biterdi ancak onlar bunu istemedi. Bugün istiyorlar mı bilemiyorum. Biz diyaloğa açıyız.” ifadesini kullandı.

Eski Fox News sunucusu Tucker Carlson’a verdiği röportajla ilgili konuşan Putin, “Bizim ve yurt dışındaki izleyicilerin, Ukrayna’da olup biten her şeyin ülkemiz için ne kadar hassas ve önemli olduğunu, düşünce şeklimizi, devletimizi anlamaları önemli. Onlar için bu taktiksel konumlarına yönelik bir gelişmeyken, bizim için bu bir kader, bir ölüm kalım meselesi.” diye konuştu.

Avrupa ve Rusya’nın enerji sektöründe dönüşüm

Enerji alanındaki gelişmeleri de değerlendiren Putin, Batılı ülkelerin Rus gazı almayı bırakarak Rus ekonomisine kalıcı zarar vermeyi hedeflediğini söyledi.

Ancak sürecin bunun aksine geliştiğini anlatan Putin, “Geri dönüşü olmayan sürece giren onlar olmaya başladı. (Avrupa’daki) İmalat sanayi, ABD dahil, daha uygun koşulların yaratıldığı ve enerji kaynaklarının daha ucuz olduğu diğer ülkelere kayıyor. Çünkü doğal gazı sıvılaştırmaları, sonra okyanusa göndermeleri ve sonra yeniden gaz haline getirmeleri gerekiyor. Bütün bunlar ek maliyet ortaya çıkarıyor.” şeklinde konuştu.

Putin, Alman hükümetinin yürüttüğü mevcut politikayla kendi ekonomilerinin geleceğine devasa zararlar verdiğini ifade etti.

Rusya’ya enerji sevkiyatını kısıtladığına dair suçlamalar yöneltildiğine dikkati çeken Putin, “Sürekli Rusya’nın (enerji kaynağı) vermediğini, kısıtladığını söylediler. Biz hiçbir şeyi kısıtlamıyoruz, her şeyi veriyoruz. En güvenilir ortak da Türkler oldu. İşte, TürkAkım üzerinden sevkiyat yapılıyor.” dedi.

Putin, Avrupa’nın Rus gazı alıp almayacağına kendilerinin karar vermesi gerektiğine işaret ederek, “İhtiyaçları varsa alırlar, yoksa biz de onlarsız hallederiz.” ifadesini kullandı.

Putin, Rusya’nın doğal gaz ihracatında artık Avrupa yerine farklı güzergahları tercih ettiğini belirterek, “Sadece konut ve kamu hizmetleri sisteminde değil, aynı zamanda Rusya ekonomisi ve sanayisi için de iç sorunları çözmek amacıyla bu enerji kaynaklarını kullanmak üzere daha fazla çalışıyoruz.” diye konuştu.

Rusya’nın Avrupa’ya daha fazla gaz ihraç ettiği dönemde daha fazla para kazandığını anlatan Putin, “Ancak diğer taraftan enerji sektörüne ne kadar az bağımlı olursak o kadar iyi çünkü ekonominin enerji dışı kısmı eskisinden çok daha hızlı büyüyor.” şeklinde konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/feed/ 0
Güneş enerjisinden elektrik değil sıcak hava üretildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/gunes-enerjisinden-elektrik-degil-sicak-hava-uretildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/gunes-enerjisinden-elektrik-degil-sicak-hava-uretildi/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:45:30 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5067 Güneş enerjisinden elektrik değil sıcak hava üretildi

Türk mühendislerin üretimi dikkat çekti

DÜZCE – Mühendisler güneş enerjisinden sıcak hava üretti. Patenti alınan ürün pazara çıkmak için çalışmalara başladı.

Yenilenebilir enerji kaynağının kullanılması çerçevesinde Düzce’de mühendisler güneş enerjisinden sıcak hava üretip depolamasını sağladı. Dünya’da ilk defa yapılan teknoloji için tüm patentler alındı. Kış aylarında 55 ile 60 yaz aylarında ise 80 ile 100 derece sıcaklığa ulaşılan teknoloji evlerde, fabrikalarda ısıtma sistemi olarak kullanılabiliyor. Ayrıca oluşturulan depolama sistemi ile sebze ve meyve kurutma işlemleri de yapılıyor. Test amaçlı yapılan kurutmalar ise dikkat çekti.

“Son yıllarda yapılan en önemli projelerden bir tanesi”

Ürünlerin tamamının patentini aldıklarını dile getiren Makine Mühendisi Selim Yirmibeşoğlu, “‘Yenilenebilir enerji kaynaklarını nasıl kullanabiliriz’ düşüncesinden yola çıktık ve burada güneş ile ısıtma panelleri ürettik. Bunun aslında genel adı da ısı duvarıdır. Güneş kaynaklı üründür. Daha sonra bir kaç ürün daha geliştirdik. Dışarda soluduğumuz havanın ısısını yükselterek istediğimiz yere transfer edebiliyoruz. Bu sistemler ile fabrika ısıtma, konut ısıtma, kümeslerin ısıtma havalandırması ve aynı zamanda yaş sebze ve meyveleri kurutabilecek hale getirdik. Bu bize göre özellikle güneş enerjisi sektöründe son yıllarda yapılan en önemli projelerden birisi. Biz bunda başarılı olduk ve patentledik. Tüm belgeleri aldık. ISO, verimlilik, yerli malı ve CE belgelerini aldık. Dolayısı ile 2024 yılında pazara açılmaya başladık” şeklinde konuştu.

“Böyle bir tesis Dünya’da yok”

Isı duvarlarını deneme yapmak amaçlı pilot üretim tesisi kurduklarını dile getiren Yirmibeşoğlu, ” Pilot üretim tesisi yaptık. Bu üretim tesisinde hem ortam ısıtılması ve havalandırmasında kullanıyoruz hem de yaş sebze ve meyvenin kurutulmasında bu sistemleri kullanmaya başladık. Bir miktar elektrik enerjisi doğuyor. Bu ihtiyacı da paneller ile destekledik. Tamamen hibrit sistem haline geldi. Böyle entegre tesis Türkiye’de yok. Bildiğimiz kadarı ile de Dünya’da da yok. Bu inşallah hem ülkeye faydalı olacak hem Düzce’ye faydalı olacak hem de insanlığımıza faydalı olacağını düşünüyoruz. Önemli bir kaynak güneş bizde bunu kullandık” ifadelerini kullandı.

“Dışarısı 5 içerisi 60 derece”

Sıcaklık derecelerinin yaz kış farklı olduğunu belirten Yirmibeşoğlu, kış aylarında 60 dereceyi gördüklerini belirterek, ” Yaz ve kış döneminde sıcaklık değerleri değişiyor. Az önce arkadaşlar ölçüm yapıldı. Dışarısı 5 derece iken içerisi 55-60 dereceye kadar sıcaklık aldığını gördük. Yazın bunun 80-90 dereceye çıktığını gördük. Aynı zamanda bu ürün 2 üniversiteden de onay aldı. Analizler başarılı oldu ve verimli olduğu görülünce tam tescil edilmiş oldu. Dolayısı ile muazzam bir ısı kaynağı oldu. Doğal bir kaynak sıcak hava ihtiyacı olan her yerde kullanabilirsiniz. İstenilen yere göre entegre edilebiliyor” dedi.

“Sonuçları bize heyecan verdi”

Güneşten elektrik üretiminin doygunluğa ulaştığını bu sebeple ısı duvarını ürettiklerini dişe getiren Yirmibeşoğlu, ” Yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş genelde elektrik üretiminde kullanılıyor. Biz doygunluk derecesine ulaşan bu sektörde nerede faydalanabiliriz düşüncesinden yola çıktık. Uzun yıllar araştırmaların sonucunda biz güneş ile havayı ısıtıp istediğimiz yere transfer etmeyi çok düşündük ve bu konuyu yaptık. Deneme yanılmalar ile testler ile bunda başarılı olduk. Ortaya da böyle bir ürün ile sistem çıktı. Sonuçları bize heyecan verdi. Bizde bu heyecan ile bunların imalatlarına başlamış olduk” şeklinde konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/gunes-enerjisinden-elektrik-degil-sicak-hava-uretildi/feed/ 0
Güneş Enerjisi Yakıt Olarak Kullanılabilir http://www.karadenizhabertv.com.tr/gunes-enerjisi-yakit-olarak-kullanilabilir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/gunes-enerjisi-yakit-olarak-kullanilabilir/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:45:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4243 Temiz enerji konusundaki çalışmalarıyla öne çıkan, plastik organik güneş pilleri üzerine yaptığı çalışmasıyla patent sahibi olan Selçuk Yaşar Ödülü Sahibi Ord. Prof. Dr. Niyazi Serdar Sarıçiftçi, güneş enerjisinin yakıt olarak depolanabildiği takdirde insanlığın enerji ihtiyacını sağlayabileceğini belirtti. Sarıçiftçi, karbondioksitin hidrojen gazıyla birleştirildiğinde ortaya çıkacak yapay metan gazının özellikle otomobillerde yakıt olarak da kullanabileceğine dikkat çekti.

Yaşar Üniversitesi 2023-2024 akademik yılı bahar dönemi açılış dersini, Linz Johannes Kepler Üniversitesi Fizikokimya Kürsüsü ve Enstitüsü Başkanı ve 2. Selçuk Yaşar Ödülü Sahibi Ord. Prof. Dr. Niyazi Serdar Sarıçiftçi verdi. ‘E-Yakıt Teknolojilerine Bilimsel Bir Bakış’ başlıklı derse; üniversite öğrencileri, akademisyenler ve İzmir Kız Lisesi ile Bahçeşehir Koleji öğrencileri de katıldı.

“Güneş fakiri bir ülke olmasına rağmen Almanya’nın 67 gigawatt yatırımı var”

Küresel ısınmaya dikkat çeken Ord. Prof. Dr. Serdar Niyazi Sarıçiftçi, “Günümüzde enerji konusunda geleceğe endişeli bir bakış var; çünkü tüm fosil kaynaklar bir süre sonra bitecek. Dünyada karbondioksit miktarının arttığını görüyoruz. Tüm dünyadaki enerjinin yüzde 80’i fosil yakıtlardan geliyor. Türkiye’deki elektrik enerjisinin yüzde 6’sı güneş enerjisinden elde ediliyor. Son derece güneş fakiri bir ülke olmasına rağmen Almanya’nın 67 gigawatt (GW) bizim ise 8 GW yatırımımız var. Türkiye ile hele hele İzmir ve Ege havzası ile kıyaslanırsa Almanya, belki yarısı belki yarısından da az güneş enerjisine sahip olmasına rağmen bu yatırımı yapmışlar. ya biz güneş enerjisi yatırımı yapmayarak büyük bir hata yapıyoruz ya da Almanlar bu yatırım ile büyük bir hata yapıyor. Artık onu zaman gösterecek” diye belirtti.

Elektro mobiliteye (Elektrik enerjisi ile çalışan otomobillere verilen genel isim) dikkat çeken Ord. Prof. Dr. Sarıçiftçi, “Almanya’da elektrikli araba alan kişilere teşvik amacıyla 7 bin Euro destek veriliyor. Almanya, sadece 2022 yılında elektrikli arabaların satın alınmasına 3 milyar 200 milyon Euro destek verdi. E-Mobilite, son derece rahat ve güzel bir teknoloji; ama Etiyopya’da günde 6 saat elektrik kesiliyor. Bu gibi yerlerde elektrikli araçlar için şarj istasyonu kurulmasının imkan ve ihtimali yok. Buna bütün dünyanın çözüm bulması lazım. Dünyadaki, karbondioksitten doğan sorunlarımızı çözmek istiyorsak bunu toplu olarak yapmalıyız. Bütün dünyanın bir araya gelip beraberce çalışması lazım” dedi.

Güneş enerji ihtiyacını karşılar

Güneş enerjisinin yakıt olarak depolanabildiği takdirde insanlığın enerji için hiçbir şey yapmasına gerek kalmayacağını belirten Ord. Prof. Dr. Serdar Niyazi Sarıçiftçi, “Almanya, Türkiye’nin yarısı kadar güneş almasına rağmen etkili konumda. Türkiye’de ise İzmir hatta Denizli tarafında daha da muhteşem bir potansiyelimiz var. Şayet Kuzey Afrika’ya giderseniz, Almanya’nın 3 katı kadar güneş alıyor. Fakir fukara ülkeler, en çok güneş enerjisi alan yerler. O da bir nevi ilahi adalet gibi bir şey. Güneş enerjisi, tüm dünyaya aittir” diye konuştu.

Hidrojen ile çalışan araçlara şans vermediğini söyleyen Ord. Prof. Dr. Sarıçiftçi, “Hidrojen son derece yanıcı ve patlayıcı bir gaz olduğu için onu kullanmak hakikaten ciddi bir altyapı yatırımı ister; ama hidrojeni alıp karbondioksitle beraber, metana çevirdiğinizde doğal gazla çalışan arabalarda direkt olarak kullanabilirsiniz. Hiçbir değişiklik yok. Rusya’dan gelen metan gazı ile bu yapay metan gazı arasında kimyasal olarak da pratik olarak da fark yok. Her şeyin fiyatı üretimle orantılıdır. Şu an fiyatı pahalı olsa da ne kadar çok üretirseniz o kadar düşer fiyat” dedi.

Müzik öğrenimi için 1980 yılında Avusturya’ya giden; ancak sonrasında fizik okuyan Ord. Prof. Dr. Niyazi Serdar Sarıçiftçi, açılış dersinin sonunda piyano ile Mozart’ın Türk Marşı’nı çaldı. – İZMİR

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/gunes-enerjisi-yakit-olarak-kullanilabilir/feed/ 0
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir ile bir araya geldi http://www.karadenizhabertv.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-teskilat-baskani-erkan-kandemir-ile-bir-araya-geldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-teskilat-baskani-erkan-kandemir-ile-bir-araya-geldi/#respond Tue, 20 Feb 2024 09:06:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4204 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir ile birlikte AK Parti İl Başkalığı Seçim Koordinasyon Merkezindeki seçim çalışmaları konusunda gerçekleştirilen toplantıda buluştu.

31 Mart Genel Seçimleri öncesinde teşkilatların yaptığı hazırlıklarla ilgili gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir, Teşkilat Başkan Yardımcısı Halis Dalkılıç, AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm, ilçe belediye başkanları ve il yönetim kurulu üyeleri katıldı.

Büyükkılıç’tan eser siyaseti ve eser belediyeciliği vurgusu

AK Parti İl Başkanlığı’nda partililere hitap eden Başkan Büyükkılıç, önemli olanın, yapabileceklerin vaat edilmesi ve vaat edilenlerin de yapılması olduğunu, ayrıca eser siyaseti ve eser belediyeciliği ile hareket eden anlayışın sahibi olduklarını vurgulayarak, “Yapılacak seçimlerin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Teşkilatlarımızı görüyorsunuz, diri, rehavet yok. Kapı kapı dolaşacağız, her kardeşimizin kapısını çalacağız, gelmeyene gideceğiz, gönüllerde yer edeceğiz” diye konuştu.

“Yatırımdan yatırıma hizmetten hizmete koştuk”

Başkan Büyükkılıç, “Kayseri’mizi çok seviyoruz, Kayseri’mizi hizmetlerle buluşturuyoruz. Kayseri’miz 30 büyükşehir arasında yatırımlara en çok pay ayıran belediyelerle iç içe olmuş bir şehir, bundan sonra da olmaya devam edecek. Yatırımdan yatırıma hizmetten hizmete koştuk” diyerek bulundukları konumların kazanç yeri, dinlenme yeri değil, vebal duygusu ile kamu hakkını, yetim hakkını gözetme yeri olduğunu vurguladı.

Büyükkılıç, teşkilatın önemine işaret ederek, “Birbirinden değerli bir tablo. Herhalde dünyanın en güçlü Sivil Toplum Teşkilatı siyasi bir organizasyonda, bunlar bizim gururumuz. Gerçekten fedakarca koşturan canlarımız” dedi.

“Elbette burası Cumhur’un kalesi”

Kayseri’ye layık olmaya gayret gösterdiklerini dile getiren ve birlik beraberlik mesajı veren Başkan Büyükkılıç, “Elbette burası Cumhur’un kalesi” diyerek şunları söyledi:

“Yıllardır yaptığımız çalışmalar ile çok şükür her zaman paylaşacak eserimiz var. Elbette burası Cumhur’un kalesi, bundan her zaman onurla bahsederiz. Değerli Genel Başkan Yardımcımızın ve ekibinin gerçekten sahaya hakim oluşu bizler için çok önemli bir motivasyon. Biz varız, varlığımızı hep beraber sahada hissettirmeliyiz. Bizler eserlerimizle, sizler gayretlerinizle, teşkilatımızın yapısıyla Cumhurbaşkanımızın elini güçlendirecek gayretin içerisinde olmalıyız. Yaptığımız çalışmaları sizlerin yapmamıza vesile olduğu anlayışı içerisinde, bu çalışmaları biz değil siz yapıyorsunuz mantığı içerisinde Kayseri’mize layık olarak, Türkiye’mize örnek olarak, birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı geleceğe taşıyarak gayret göstereceğiz. Her birinizi bağrıma basıyorum, sizler iyi ki varsınız. Biz bir kaygının, bir davanın insanıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmak, onun dava arkadaşı olmak bize yeter.”

Yaptığı açıklamalarda yeşil belediyecilik kapsamında su temini ve hizmetleri noktasında Güneş Enerji Santralleri, ulaşım alanında ise Rüzgar Enerji Santralleri projeleri olduğunu paylaşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayserispor konusunda da yeni oyuncular transfer ederek yoluna devam ettiğini anlattı.

“Bir hayalle bir idealle yola çıkan ağabeylerimiz”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir ise Başkan Büyükkılıç ve diğer belediye başkanı adaylarının bir hayal ve idealle yola çıktıklarını kaydederek, “Yapılanı işi aktaracağız. Başta Memduh ağabey, bu heyecan bu enerji, insanı insan yapan şey hayalleriniz ve idealleriniz. Bir hedefe yürümek, bir hayalin peşinden koşmak, kendi inancınızın gereği bir mücadeleyi sergilemek meselesi. Gerek Memduh ağabey gerek belediye başkan adaylarımız bu inançla siyaseti yöneten ağabeylerimiz. Bir hayalle bir idealle yola çıkan ağabeylerimiz. O hayal ve ideal oldukça zaten içiniz içinize sığmaz” şeklinde konuştu.

“Heyecanına, enerjisine bakınca hayran kalıyorum”

Başkan Büyükkılıç’ın heyecanı ve enerjisine hayranlığını ifade eden AK Parti İstanbul Milletvekili, Teşkilat Başkan Yardımcısı Halis Dalkılıç da “Memduh ağabeyi görünce zannediyorum ki ilk dönem belediye başkanı olacak. Heyecanına, enerjisine bakınca hayran kalıyorum. Kayseri’de Memduh ağabeyden başkasına yazık olur dedik. Memduh ağabeyi böyle tarif ettik. Bunu inanarak söylüyorum. Burada birlik, beraberliğin, bütünlüğün olduğunu görmek bizi çok memnun ediyor” dedi.

Başkan Büyükkılıç, Cumhuriyet’in kuruluşunun yüzüncü yıl dönümünde açılışı gerçekleştirilen ve Türkiye’nin en büyük millet bahçelerinden birisi olan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir ve parti teşkilat üyelerini konuk etti. – KAYSERİ

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-teskilat-baskani-erkan-kandemir-ile-bir-araya-geldi/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Lara Atıksu Tesisi’nde Güneş Enerji Santraliyle Karbon Emisyonunu Engelliyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-lara-atiksu-tesisinde-gunes-enerji-santraliyle-karbon-emisyonunu-engelliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-lara-atiksu-tesisinde-gunes-enerji-santraliyle-karbon-emisyonunu-engelliyor/#respond Fri, 19 Jan 2024 21:24:44 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2531 Antalya Büyükşehir Belediyesi, hayata geçirdiği çevreci projelerle nötr karbon Antalya hedefine doğru adım adım ilerliyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından ASAT Lara Atıksu Tesisi’nde faaliyete geçirilen güneş enerji santrali (GES) ile hem elektrik maliyeti düşürüldü hem de fosil yakıt yerine temiz enerji elde edilerek yılda yaklaşık 700 ton karbon emisyonu engellendi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen güneş enerjisi santralleri ile hem doğaya hem insana verdiği sözü tutmaya devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından KDV dahil yatırım bedeli 27 milyon TL olan proje ile Lara Atıksu Tesisi’nin çatısına güneş panelleri konuldu. Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğünün (ASAT) en büyük gider kalemleri içerisinde yer alan enerji maliyetini düşürmek için hayata geçirilen proje ASAT’a, Aralık ayı ulusal tarife birim fiyatı baz alınarak yapılan hesaplamayla yılda 6,7 milyon TL ekonomik katkı sağlayacak.

“1 megawatt gücünde santral”

Lara Atıksu Arıtma Tesisi’nde hayata geçirilen güneş enerji santrali hakkında bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü Elektrik Üretim, Tüketim, İşletme Sorumlusu Mehmet Çapkan şunları söyledi:

“ASAT Genel Müdürlüğü olarak içme suyu ve atık su hizmetlerimizi eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde sağlamak için büyük miktarda elektrik enerjisi tüketmekteyiz. Buna dayalı olarak en büyük işletme kalemleri içerisinde elektrik enerjisi bulunmaktadır. Elektrik maliyetlerini düşürebilmek için yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerji santraline başvurmaktayız. Lara Atıksu Tesisimizin 10 adet çatı üzerine her biri 455 watt olmak üzere 2256 adet panel, 18 adet inverter olmak üzere 1 megawatt gücünde güneş enerji santrali kuruldu.”

“Yılda 6,7 milyon TL katkı”

GES tesisi ile yılda 1,6 milyon KWH elektrik üretimi planlandığını söyleyen Çapkan, “Yıllık 1,6 milyon KWH elektrik üretimi 500 adet konutun elektrik ihtiyacını karşılamaktadır. GES tesislerimiz ile Aralık ayı ulusal tarife birim fiyatından yılda 6,7 milyon ekonomik katkı sağlanacaktır. Bu sayede ASAT Genel Müdürlüğümüzün elektrik enerjisi gider maliyetleri düşürülmekte ve elde edilen fayda hizmetlerimizi ve birim maliyetlerimizi olumlu yönde etkilemektedir” dedi.

“700 ton karbon emisyonu engellenecek”

Tesisin çevresel ve sosyal katkılarından da söz eden Çapkan, fosil yakıt yerine yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisine dayalı 1,6 milyon KWH elektrik enerjisi üretimi ile yılda yaklaşık 700 ton karbon emisyonunun engellendiğini söyledi. Yetişkin bir ağacın yılda 12 kilogram karbon absorbe ettiği kabul edilirse, 700 ton karbon emisyonu engellenmesinin yaklaşık 59 bin adet yetişkin ağacın karbon emilimine eşit olduğunu kaydeden Çapkan, “GES’ler karbon emisyonuna dayalı iklim değişikliği etkilerinin azaltılmasına katkısı olan çevreci bir projedir. Antalya Büyükşehir Belediyesi karbon emisyonuna dayalı iklim değişikliği etkilerini azaltmak için çevresel ve sosyal etkilerini dikkate alarak düşük karbonlu bir gelecek için yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı doğa dostu yatırımlara devam etmektedir” diye konuştu. – ANTALYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-lara-atiksu-tesisinde-gunes-enerji-santraliyle-karbon-emisyonunu-engelliyor/feed/ 0
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde HES’lerin Yerini Güneş Enerji Santralleri Alıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-heslerin-yerini-gunes-enerji-santralleri-aliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-heslerin-yerini-gunes-enerji-santralleri-aliyor/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:03:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2131 Doğu Karadeniz Bölgesi’nde derelerin kenarlarında görmeye alışık olduğumuz Hidroelektrik Santralleri’nin (HES) yerini artık güneş enerji santralleri (GES) almaya başladı.

Son dönemde Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak için kurulumu hızla artan güneş enerji santralleri (GES) dikkat çekiyor. Neredeyse her gün Türkiye’nin farklı bir noktasında GES kurulumları yaşanırken, Türkiye’nin en yağışlı illerini içerisinde barındıran Doğu Karadeniz Bölgesi de bu sektörün hızla yayılım gösterdiği bölgeler arasında yer alıyor. GES’ler Karadeniz’in yüksek rakımlı tepelerinin yanı sıra son dönemde artık dere kenarlarında da kuruluyor. Dere kenarlarında görmeye alışık olduğumuz HES’lerin yerine kurulmaya başlayan GES’ler bir yandan Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltırken, bir yandan da özellikle belediyelerin elektrik masraflarından tasarruf yapmasını da sağlıyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ilk olarak 2015 yılında Trabzon’un Tonya ilçesindeki Ruj Tepesindeki 16 dönümlük alanda kurulan 2 bin 500 panel ile ilçede enerji maliyetlerinde tasarruf sağlanırken, bölgede ilk kez yapılan enerji santrali diğer illere ve belediyelere de örnek oluyor. Karadeniz Bölgesi’ndeki illerde kurulan güneş enerji santrallerinin devreye girmesiyle milyarlarca lira kasada kalırken, özellikle belediyeler GES yatırımlarına ağırlık veriyor.

Bu durum bölgede son 15 yıldır dereleri kuruttuğu ve ekolojik dengeyi bozduğu gerekçesiyle tartışmalara neden olan sayıları 250’nin üzerindeki Hidroelektrik Santralleri (HES) kurulumunun da artık 2. planda kalacağını gösteriyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi, Ordu’da Akkuş Belediyesi, Trabzon’da Ortahisar belediyesinin ardından son olarak Rize’nin Ardeşen Belediyesi de Fırtına Deresi’nin kenarına yapımına başladığı Güneş Enerji Santrali (GES) ile yılda yaklaşık 18 milyon TL tasarruf etmeyi planlıyor.

“Kaynak sularımızı yerin altından çekmek için güneşin enerjisinden yararlanacağız”

GES için 5 bin 200 panelin kurulumuna başladıklarını belirten Ardeşen Belediye Başkanı Avni Kahya, “Ardeşen Belediyesi olarak ciddi manada elektrik tüketiyoruz. Bizim kaynak sularımız yer altında derin kuyularından elde edilen sular olduğu için pompalarla çekiyoruz. Buda fazla elektrik kullanımı demek. Yıllardan beri bu elektriğin karşılanmasını düşünmüştük. Daha önce Belediye Başkanlığı Yardımcılığı zamanında da hayal etmiştik. Fakat o zaman gerçekleşmedi. Bugüne nasipmiş. Hayal kurduk elektrik üretmemiz lazım ki giderlerimizi karşılayabilelim. Önce ÇAYKUR’un arazisini kiraladık. Sonra Ayder de yapılan otopark inşaatında çıkan malzemelerin buraya doldurulmasıyla bedavaya doldurulmuş oldu. GES hayellerimizden biriydi ve oldu. İkinci hayalimiz bu bölgede su havzasıdır. Burada Türkiye’ye su fabrikaları kazandırma hayalimiz var. Bütün bunları yaptığımızda elektrik giderlerimizden dolayı bir problemimiz kalmayacak. Elektriğe zam gelince içimiz cız etmeyecek. Teknik olarak da burası 42 dönümlük bir arazi, 540 Wattlık panellerden yaklaşık 5 bin 200 tane panelimiz var. İnşallah yarın bu bölgenin suyunu da kullanarak Türkiye’nin önemli su fabrikalarının olduğunu bir bölgeye dönüştüreceğiz. Rize’nin en büyük GES’i burada” dedi.

“Rize gibi fazla yağış alan güneşli gün sayısı düşük olan bir yerde birinin buna cesaret etmesi lazımdı; Biz cesaret ettik”

Ayda ortalama 1,5 milyon lira civarında tasarruf yapacaklarını ifade eden Kahya, ” ‘Rize bölgesi güneşten istifade etmiyor, elektrik üretilemez algısını da kıracağız’ kırmaya da başladık. Diğer resmi kurumlarda GES yapmak için firmalar ile görüşmelere başladılar. Hedefimiz belediyenin bütün elektrik giderlerini buradan karşılamak. Bunu gerçekleştirdiğimiz zaman ayda ortalama 1,5 milyon lira civarında tasarruf yapmayı planlıyoruz. Devletin mahsuplaşma dediği bir olay var. Ne kadar elektrik tüketiyorsan o kadar üretme hakkı veriyorlar. Bizim tükettiğimiz kadar üretme hakkımız var. Tükettiğimiz kadar elektrik üretmek için sistemi kurduk. Burası Türkiye’de en fazla gün ışığının olduğu yer değil. Türkiye ortalaması 240 gün. Burası 180 gün. Bunun için birinin cesaret etmesi lazımdı ve bizimle başladı. Bizden sonra diğer yerlerde devam edecek. Hızlı bir şekilde doğaya saygılı elektrik üretimi olacak. Gördüğünüz bölge tarım dışı arazisi olduğu için yapılıyor. Tarım arazisinde bu tür tesisleri yapmak yasak” diye konuştu. – RİZE

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-heslerin-yerini-gunes-enerji-santralleri-aliyor/feed/ 0
IEA Başkanı: Türkiye, LNG üretimi ve ticaretindeki artıştan karlı çıkabilir http://www.karadenizhabertv.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:21:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1690 FİRDEVS YÜKSEL/HANDAN KAZANCI – Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, 2025 itibarıyla dünya genelinde sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimi ve ticaretinde beklenen güçlü artıştan Türkiye’nin karlı çıkabileceğini söyledi.

Birol, AA muhabirine, dünyada değişen enerji jeopolitiği, Türkiye’nin konumu ve nükleer enerji gibi bazı güncel konuları değerlendirdi.

Türkiye’nin önemli bir doğal gaz ithalatçısı olduğunu anımsatan Birol, ülkenin cari açığının büyük bir kısmının enerji ithalatından kaynaklandığını belirtti.

Birol, 2025 itibarıyla birçok ülkede yeni LNG tesislerinin devreye alınmasıyla doğal gaz piyasalarında bugüne kadar görülmemiş güçlü bir LNG artışının yaşanacağının altını çizerek, “Türkiye, 2025’te başlayacak yeni LNG dalgasını en iyi şekilde kullanmalı. Birincisi, anlaşmaları bu veriler ışığında yapması lazım. 2025’ten sonra alıcı ülkelerin eli güçlenecek. Bu nedenle anlaşmaların da buna göre yapılması gerekebilir. Türkiye’nin, mevcut kontratlarda da bazı iyileştirilmeler için bu dönemde masaya oturması gerekebilir.” diye konuştu.

Bu dönemde satıcıların güçlü olduğu bir piyasadan alıcıların güçlendiği bir piyasaya geçileceğini vurgulayan Birol, piyasalarda oluşacak gaz miktarının bazı dengelerin yeniden tanımlanmasına neden olabileceğini kaydetti.

Birol, Türkiye’nin güçlü doğal gaz altyapısına da dikkati çekerek, “Türkiye mevcut olanaklarıyla daha fazla gaz ithal ederek bunu Avrupa’ya ihraç etme altyapısına sahip. Bunu da en iyi şekilde kullanabilir. 2025’ten itibaren LNG’de yeni bir sayfa açılıyor. Bundan umarım Türkiye gibi gaz ithalatçısı ülkeler en iyi şekilde faydalanabilirler.” değerlendirmesinde bulundu.

Mevcut altyapısı sayesinde Türkiye’nin konumunu güçlendirebileceğine dikkati çeken Birol, bulunduğu bölgede gaz konusunda önemli rol oynayabileceğini ifade etti.

Enerjideki “sihirli” kelime: çeşitlendirme

Birol, Türkiye’nin nükleer enerji yatırımları ve hedeflerine de değinerek, “Nükleerin Türkiye için olmazsa olmaz bir teknoloji olduğunu düşünüyorum. Türkiye, Akkuyu’ya ilave olarak başka nükleer santraller yapacaksa bunu da destekliyorum.” dedi.

Almanya’nın doğal gaz ve petrolde tek bir ülkeye bağımlı olması nedeniyle ekonomisinin zor bir dönemden geçtiğini hatırlatan Birol, şunları kaydetti:

“Enerjideki sihirli kelime bence çeşitlendirme. Yumurtaların hepsini aynı sepete koymamak lazım. Bu bakımdan eğer bir ülkenin başka bir ülkeye enerjinin bütün alanlarında ciddi bir bağımlığı varsa, bence çeşitlendirmek akıllıca bir politika olabilir. Burada tabii ki alternatiflere de bakmak lazım. Alternatifler size ne sunuyor? Hangi fiyatlarla sunuyor? Hangi teknolojileri sunuyor? Partneri seçerken çeşitlendirme yapmak lazım. Teknoloji seçerken en iyi teknoloji olmasına bakmak lazım. Maliyet açısından da iyi bir şey olması lazım.”

Kızıldeniz’deki aksamaların etkisi kısıtlı kaldı

Birol, Kızıldeniz’de artan bölgesel riskler nedeniyle oluşan uluslararası lojistik aksamalarına da değinerek, “Denizdeki petrol ticaretinin yüzde 10’u, LNG ticaretinin ise yüzde 9’u Kızıldeniz’den yapılıyor. Bu nedenle etkisi şimdilik kısıtlı kaldı. Tahminlerimize göre, Kızıldeniz yerine Güney Afrika’dan dolaşıldığında nakliyede iki haftalık bir uzama oluyor. Bu da maliyet artışına neden oluyor. Bu artış petrol fiyatlarında 1-2 dolar civarında oldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Kızıldeniz’deki mevcut durumun devam etmesi ve bölgeye daha fazla yayılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getiren Birol, “Bölge esas itibarıyla dünya petrol ticaretinin 3’te 1’ini tek başına yapıyor. Şimdilik fiyat artışı belirli bir seviyede kaldı ama tüm bölgenin etkilendiği bir durumda ciddi sonuçlar doğurabilir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin doğal gaz ve nükleer enerji hedefleri

Türkiye, 7 uluslararası doğal gaz boru hattı, 3’ü yüzer depolama ve gazlaştırma ünitesi (FSRU) olmak üzere 5 LNG tesisi ve 2 yer altı doğal gaz depolama tesisi ile güçlü bir altyapıya sahip.

Bu yıl Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Moldova ile gaz tedarik anlaşmaları imzalayan Türkiye, sadece gaz ticaretinde transit ülke değil tedarik ettiği gazın ihracatını yapan ve bunu yöneten bir ülke olmayı da hedefliyor.

Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden sonra Sinop ve Trakya’da da nükleer enerji santralleri planlayan Türkiye için nükleer enerji, 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmada önemli rol üstleniyor.

Türkiye, Ulusal Enerji Planı çerçevesinde 2035’e kadar enerji portföyüne 7,2 gigavat, 2050 sonuna kadar 20 gigavatın üzerinde nükleer enerji kapasitesi eklemeyi hedefliyor.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/feed/ 0