Dünya – Karadeniz Haber Tv http://www.karadenizhabertv.com.tr Thu, 08 May 2025 12:15:44 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Beijing 2025 Dünya Robot Konferansı ve Oyunları’na Ev Sahipliği Yapacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/beijing-2025-dunya-robot-konferansi-ve-oyunlarina-ev-sahipligi-yapacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/beijing-2025-dunya-robot-konferansi-ve-oyunlarina-ev-sahipligi-yapacak/#respond Thu, 08 May 2025 12:15:44 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/beijing-2025-dunya-robot-konferansi-ve-oyunlarina-ev-sahipligi-yapacak/

BEİJİNG, 8 Mayıs (Xinhua) — Çin’in başkenti Beijing, ağustosta 2025 Dünya Robot Konferansı’nın yanı sıra ilk kez düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’na ev sahipliği yapacak.

Çarşamba günkü basın toplantısında 8-12 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Dünya Robot Konferansı ile 15-17 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda robotik alanındaki en son gelişmelerin sergileneceği ve küresel sektör işbirliğinin teşvik edileceği belirtildi.

Organizatörlerin verdiği bilgilere göre 2025 Dünya Robot Konferansı’nda forum, sergi, yarışma ve ağ oluşturma etkinlikleri yer alacak ve yaklaşık 200 robotik şirketi en son yeniliklerini sunacak.

Konferansın küresel ölçekte büyüyen etkisine dikkat çeken Çin Elektronik Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Chen Ying, bu yılki etkinliğe 30’dan fazla uluslararası kuruluş, 30’un üzerinde tanınmış küresel uzman ve 100’ü aşkın uluslararası takımın katılmasının beklendiğini belirtti. Katılımcıların en az yüzde 20’sininse uluslararası firmalardan oluşacağı tahmin ediliyor.

Öte yandan robotlar arasında birçok spor dalında düzenlenecek ilk yarışma etkinliği olan Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında robotlar, atletizm, futbol, dans, malzeme taşıma ve tıbbi sınıflandırma gibi alanlarda hem atletik hem de işlevsel becerilerini sergileyecek. Oyunlar sırasında badminton, masa tenisi ve basketbol gibi branşlarda düzenlenecek etkinliklerle de eğlence ve izleyici etkileşimi ön plana çıkarılacak.

Beijing Belediyesi Ekonomi ve Bilişim Teknolojisi Bürosu Direktörü Jiang Guangzhi, “Oyunlar, robotların insan benzeri yeteneklere ulaşmaya ne kadar yakın olduğunu gösterecek” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/beijing-2025-dunya-robot-konferansi-ve-oyunlarina-ev-sahipligi-yapacak/feed/ 0
Putin’in süper füzesine karşı Almanya’nın eli kolu bağlı http://www.karadenizhabertv.com.tr/putinin-super-fuzesine-karsi-almanyanin-eli-kolu-bagli/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/putinin-super-fuzesine-karsi-almanyanin-eli-kolu-bagli/#respond Fri, 27 Dec 2024 19:04:02 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/putinin-super-fuzesine-karsi-almanyanin-eli-kolu-bagli/ Almanya’da Dışişleri Bakanlığı’na ait gizli bir rapor ortaya çıktı.

“OREŞNİK’E KARŞI SAVUNMASIZIZ”

Raporda Berlin’in, Rusya’nın seri üretimine başlanacağını duyurduğu”Oreşnik” adlı hipersonik füzelere karşı herhangi bir savunmaya sahip olmadığına dikkat çekildi.

PATRİOT DA YETERSİZ KALABİLİR

Bild’de yer alan habere göre, ABD yapımı hava savunma sistemi Patriot da Oreşnik süpersonik füzelerine karşı yetersiz kalabilir.

İSRAİL’DEN HAVA SAVUNMA SİSTEMİ ALINACAK

Gizli belgede, bu tür füzelerle yapılacak bir hava savunma sistemi müdahalenin başarısının “şanslı bir atışa” bağlı olacağına ilişkin endişeler ifade edildi. Raporlarda Almanya’nın savunma açığını kapatmak amacıyla İsrail’den ‘Arrow’ füze savunma sistemini almayı düşündüğü de yer aldı.

PUTİN TEHDİT ETMİŞTİ

Son olarak Almanya’ya yönelik tehditlerde bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus’a yerleştirilen ‘Oreşnik’ füzelerini Berlin’e çok daha yakın bir noktaya konumlandırma kararı alabileceğini söylemişti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/putinin-super-fuzesine-karsi-almanyanin-eli-kolu-bagli/feed/ 0
Uçak kazasından sağ kurtulan adamın söyledikleri bir hayli enteresan http://www.karadenizhabertv.com.tr/ucak-kazasindan-sag-kurtulan-adamin-soyledikleri-bir-hayli-enteresan/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ucak-kazasindan-sag-kurtulan-adamin-soyledikleri-bir-hayli-enteresan/#respond Fri, 27 Dec 2024 19:04:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ucak-kazasindan-sag-kurtulan-adamin-soyledikleri-bir-hayli-enteresan/ Kazakistan’da düşen Azerbaycan Hava Yollarına (AZAL) ait yolcu uçağından kurtulan Subhonkul Rahimov, kazada hiç yara almadan kurtulduğu için şok yaşadığını söyledi. Uçağın düşüş anında ve düştükten sonra da olay yerinde görüntü kaydeden Rahimov, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

“UÇUŞ ESNASINDA PATLAMA SESİ DUYDUK”

Tacikistan’da doğup büyüdüğünü anlatan 48 yaşındaki Rahimov, 20 yıldan fazla Rusya’nın Yekaterinburg kentinde yaşadığını ve Rus vatandaşı olduğunu söyledi. Uçuş esnasında patlama sesi duyduklarını, ancak hangi bölgede patlama yaşandığını net şekilde fark edemediğini kaydeden Rahimov, şöyle konuştu: “Grozni kentini göremedim. Sis nedeniyle hangi yerleşim birimi üzerinde olduğumuzu göremedim.

“HİÇBİR ŞEY GÖZÜKMÜYORDU”

O ana kadar uyuyordum. Sonra uçağın tekrar yükseldiğini hissettim. Gözlerimi açtığımda sis gördüm. Hiçbir şey gözükmüyordu. Uçak tek seferde inemedi. Uçuşa göre ikinci kez inmeye çalışacağımızı düşündüm. Tüm bunların Grozni üzerinde olduğunu düşünüyorum. Ancak bu konuda net bir şey de söyleyemiyorum.”

Uçak kazasından sağ kurtulan adamın söyledikleri bir hayli enteresan

“UÇAK PARÇALANACAKMIŞ GİBİ HİSSEDİYORDUM”

Patlama sesi duyulunca oksijen maskelerinin açıldığını dile getiren Rahimov, “Uçak parçalanacakmış gibi hissediyordum. Türbülans vardı. Sonra da uçak tekrar yükselmeye başladı. Sonra uçak düzeldi ve yavaş yavaş inmeye başladı. Yolcular sakinleşti. Başka bir havalimanına ineceğimizi düşündüm. Kendimi sakinleştirdim. Bir süre sonra deniz gözüktü. Hava açıktı.” ifadelerini kullandı.

“BİLDİĞİM TÜM DUALARI OKUDUM”

Sürekli uçuş öncesi ve esnasında dua ederek Allah’ı andığını anlatan Rahimov, “Uçmaya başladığımızda da dua ettim ve kelimeişehadet getirdim. Bunu her seferinde uçağa binince ve inince yapıyorum. Her zaman Allah’ı zikrediyorum. (Tehlike anında) Ne biliyorsam her şeyi okudum. Sonra bunun da yeterli olmayacağını, secdede ölmenin daha iyi olacağını düşündüm. Ölümün kaçınılmaz olduğu gözüktü. Allah’ın izniyle de hayatta kaldım.” diye konuştu.

“ŞOKTAYDIM”

Uçağın düştüğü anda birkaç kez yerinde zıpladığını ve sonrasında yangın çıktığını gördüğünü dile getiren Rahimov, şunları anlattı: “Olay birkaç saniyede gerçekleşti. Sonra sakinlik oldu. Kurtulduğum için şok yaşadım. Herhangi bir kırığım çıkığım bile yoktu. Bu sebeple şoktaydım. Elhamdülillah yanımda ve arkamda oturanlar da hayatta kaldı. Benden başka uçaktaki başka insanlar da kurtuldu. Biletimde 38 numaralı koltuk yazıyordu. Sonra pencere yanındaki 39. koltuğa geçtim. Koltuğum uçağın kuyruğundaydı. Uçağın kuyruğu koptu. Ama bunun nasıl olduğunu anlamadım.”

“KADIN HOSTES SON ANA KADAR İNSANLARI SAKİNLEŞTİRDİ”

Uçaktaki hostesi takdir ettiğini dile getiren Rahimov, “Öldüyse Allah onu cennete alsın. O, hep Azerbaycan Türkçesinde konuştu ve insanları sakinleştirdi. Her şeyi kurallara göre yaptı, son ana kadar uçaktaki insanlarla konuştu. Bu kritik durumda tüm yükümlülüklerini yerine getirdi. Kadın olduğunu belirtmek istiyorum. Korkmadı.” şeklinde konuştu.

Uçak kazasından sağ kurtulan adamın söyledikleri bir hayli enteresan

“BENİM UÇAKTAN ÇIKTIĞIMI ANLAMADILAR”

Kaza sonrasında bilincini kaybetmediğini anlatan Rahimov, “Uçaktan çıkmaya çalıştım. Yolcularla birbirimize yardımcı olduk. Kemerleri açtık, uçaktan çıkış bulmaya çalıştık. Bir kadına yardımcı olmaya çalıştım. Ambulansların sesini duydum. Sağlık ekipleri geldi. Bazıları benim uçaktan çıktığımı anlamadı bile. Çünkü uçağın etrafında dolanıyordum. Bunu öğrenince şaşırdılar.” dedi.

“ÖLÜMDEN KORKMAYIN”

Kaza yerine ilk yardımın hemen geldiğini vurgulayan Rahimov, bu nedenle Kazakistan’a ve sağlık ekiplerine teşekkür etti. Kazada yaşadıklarından ötürü tüm Müslüman kardeşlerine mesajı olduğunu söyleyen Rahimov, “Ölümden korkmayın. Ölümü kabullenmelisiniz. Endişelenmeye gerek yok. Eğer bir Müslüman günde 5 vakit namaz kalıyorsa, eğer her gün Allah’a dua ediyorsa, benim karşılaştığım bu tür durumla her bir Müslüman karşı karşıya kalabilir. Bu durumda sakin kalması ve durumu kabullenmesi lazım. Kalbi ne yapması gerektiği konusunda onu yönlendirir.” diye konuştu.

Rahimov, kaza sonrası kendisini arayan dost ve kardeşlerine Allah’a güvenmeleri konusunda tavsiyede bulunduğunu belirterek, onlara, “Bu durumlarda Allah sizi de destekler. Durumu kabullenirseniz, sakinleşirsiniz. Allah ile karşılaşmaya hazırsanız korkmanıza gerek yok.” dediğini aktardı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ucak-kazasindan-sag-kurtulan-adamin-soyledikleri-bir-hayli-enteresan/feed/ 0
Esad’ın emrine karşı çıktığı için yıllardır esir tutulan savaş pilotuna anlamlı hediye http://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-emrine-karsi-ciktigi-icin-yillardir-esir-tutulan-savas-pilotuna-anlamli-hediye/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-emrine-karsi-ciktigi-icin-yillardir-esir-tutulan-savas-pilotuna-anlamli-hediye/#respond Fri, 27 Dec 2024 19:03:56 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-emrine-karsi-ciktigi-icin-yillardir-esir-tutulan-savas-pilotuna-anlamli-hediye/ Baas rejiminin “sivillerin bombalanması emrine” karşı gelen Suriyeli pilot Ragid Tatari, Esad rejiminin çökmesiyle serbest bırakıldı. 43 yıldır esir tutulan Suriyeli pilota, altın işlemeli kılıç hediye edildi.

ALTIN İŞLEMELİ KILIÇ

Suriyeli aktivistler, Hama’daki bir camide cuma namazının ardından kent halkı adına cami imamının Suriyeli pilot Tatari’ye altın işlemeli kılıç hediye ettiği görüntüleri paylaştı.

Cami imamı Şeyh Muaz Reydan, Tatari’ye sunduğu hediyenin “hayatının yarısından fazlasını rejimin zindanlarında geçirmiş olmasının sembolik bir hediyesi” olduğunu söyledi.

43 YILDIR HAPİS YATIYORDU

Tatari, Hafız Esed döneminde 27 yaşındayken Hama kentindeki sivillerin bombalanması emrine karşı geldiği için 43 yıldır hapis yatıyordu. Suriyeli pilot, Baas rejiminin düşmesinin ardından serbest kalmıştı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-emrine-karsi-ciktigi-icin-yillardir-esir-tutulan-savas-pilotuna-anlamli-hediye/feed/ 0
Rusya’da 6.8 büyüklüğünde şiddetli deprem http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusyada-6-8-buyuklugunde-siddetli-deprem/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusyada-6-8-buyuklugunde-siddetli-deprem/#respond Fri, 27 Dec 2024 19:03:52 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/rusyada-6-8-buyuklugunde-siddetli-deprem/ 6.8’lik deprem, Rusya’ya bağlı Büyük Okyanus ile Ohotsk Denizi’ni birbirinden ayıran Kuril Adaları’nda yaşandı.

ABD Jeoloji Araştırmalar Merkezi’ne (USGS), depremin 146 kilometre derinlikte meydana geldiğini açıkladı.

Depremin ardından tsunami uyarısı yapılmazken, can ve mal kaybı bildirilmedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusyada-6-8-buyuklugunde-siddetli-deprem/feed/ 0
CHP’de Özgür Özel ve Gürsel Erol Tartışması http://www.karadenizhabertv.com.tr/chpde-ozgur-ozel-ve-gursel-erol-tartismasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chpde-ozgur-ozel-ve-gursel-erol-tartismasi/#respond Fri, 27 Dec 2024 19:03:50 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/chpde-ozgur-ozel-ve-gursel-erol-tartismasi/ CHP İletişim Merkezi, Genel Başkan Özgür Özel ile ElazığMilletvekiliGürsel Erol’un arasında yaşandığı belirtilen tartışmaya ilişkin açıklama yaptı.

Edinilen bilgilere göre önceki gün, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol arasında, kapalı düzenlenen kapalı milletvekili toplantısı sırasında sözlü tartışma yaşandı. CHP Genel Başkanı Özel ve Milletvekili Erol arasında yaşanan tartışma kısa sürede sona erdi.

Yaşanan olayın ardından CHP İletişim Merkezi, sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Genel Başkanımız Özgür Özel ile Elazığ Milletvekilimiz Gürsel Erol arasında, önceki günkü kapalı milletvekili grubu toplantısında yaşanan bir diyalog, bazı basın-yayın organlarınca maksatlı olarak çarpıtılmaktadır. Eskiye dayanan kişisel dostlukları bulunan Genel Başkanımız ile milletvekilimiz arasında geçen diyalogda, parti kültürüne aykırı bir ifade kullanılmamış, kendi aralarındaki hukukla da bağdaşmayan bir davranışta bulunulmamıştır” denildi. – ELAZIĞ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chpde-ozgur-ozel-ve-gursel-erol-tartismasi/feed/ 0
DSG elebaşı Mazlum Abdi: Sınırları Şam hükümetine teslim etmeye hazırız http://www.karadenizhabertv.com.tr/dsg-elebasi-mazlum-abdi-sinirlari-sam-hukumetine-teslim-etmeye-haziriz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dsg-elebasi-mazlum-abdi-sinirlari-sam-hukumetine-teslim-etmeye-haziriz/#respond Fri, 27 Dec 2024 19:03:47 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/dsg-elebasi-mazlum-abdi-sinirlari-sam-hukumetine-teslim-etmeye-haziriz/ Suriye’de Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Yeni yönetim kritik kararlara imza atmayı sürdürürken; Terör örgütü DSG’nin elebaşı Mazlum Abdi’den dikkat çeken bir açıklama geldi.

“DEVRETMEYE HAZIRIZ”

Abdi yaptığı açıklamada Suriye’nin ilerleyebilmesi ve yeniden inşa edilebilmesi için bir barış ve güvenlik dönemine ulaşılması amacıyla, acil olarak diyalog çağrısında bulundu. Abdi ayrıca sınır güvenliği sorumluluğunu Şam’daki yeni yetkililere devretmeye prensipte hazır olduğunu ifade etti.

SURİYE’DE KÖŞEYE SIKIŞTILAR

Suriye’de HTŞ öncülüğünde başlayan harekat sonrasında terör örgütü DSG’nin köşeye sıkıştığı bilinirken; terör örgütünün kontrolündeki Münbiç, Suriye Milli Ordusu tarafından ele geçirilmişti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dsg-elebasi-mazlum-abdi-sinirlari-sam-hukumetine-teslim-etmeye-haziriz/feed/ 0
Şam Valisi’nden dikkat çeken Türkiye mesajı: Bunu hiç unutmayacağız http://www.karadenizhabertv.com.tr/sam-valisinden-dikkat-ceken-turkiye-mesaji-bunu-hic-unutmayacagiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sam-valisinden-dikkat-ceken-turkiye-mesaji-bunu-hic-unutmayacagiz/#respond Fri, 27 Dec 2024 19:03:36 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/sam-valisinden-dikkat-ceken-turkiye-mesaji-bunu-hic-unutmayacagiz/ Suriye’deki yeni yönetimin atadığı Şam Valisi Mahir Mervan, başkentteki sorunları ve atılması gereken adımları muhabirine değerlendirdi.

“YAŞAM STANDARTLARINI İYİLEŞTİRMELİYİZ”

Mervan, “Öncelikle güveni yeniden inşa etmek gerekiyor çünkü halk ile devlet kurumları arasında büyük bir uçurum var. Genel ve özel sorunlar var. Kamu kurumlarıyla halk arasındaki güveni güçlendirmeliyiz.” değerlendirmesini yaptı. Bu güvenin yeniden tesisi için çalışacaklarını belirten Mervan, “Denetimi ve yeterliliği artırmak lazım. Vilayetimizde yaşam standartlarını iyileştirmeliyiz.” diye konuştu.

Kamu çalışanlarının ve işçilerin maaşlarının yükseltilmesi, yerel yatırımların teşvik edilmesi ve halka temel hizmetlerin modern yöntemlerle sunulmasına önem verdiklerini vurgulayan Şam Valisi, “Yerel ve yabancı yatırımcıları, tüccar ve sanayicileri buraya çekmek için kolaylıklar sağlamalıyız. Şam’da ve diğer illerde gençlere istihdam olanakları sunmalıyız. Yakıt sorununu yakın zamanda çözeceğiz. Kurumlarımızda, teknolojiyi entegre ederek dünya çapında hizmet vermek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Mervan, elektrik altyapısının iyileştirilmesi, sokakların temizlenmesi, park ve kentsel düzenleme gibi birçok alanda çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

Altyapı ve yatırım projelerinin hayata geçirilmesinde Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlıkları arasındaki işbirliğinin de önemli olduğuna işaret eden Mervan, “Eski rejimin baskıları nedeniyle ülkeden ayrılan yerel sanayimiz oldu. Yatırımcıların Şam’a ve Suriye’ye gelmelerini istiyoruz.” dedi. Şam Valisi, ülkede gençlere büyük önem verdiklerinin altını çizerek “Geleceğin mimarları olan gençler Suriye’yi daha ileri seviyeye taşıyacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

KAMU ÇALIŞANLARININ GÖREVLERİNE DÖNMESİ

Mervan, devlet dairelerinde ve kamu hizmeti kurumlarında çalışanların işlerine geri dönmelerine öncelik verdiklerini belirterek “Diğer bir öncelik de maaşların artırılmasıydı çünkü maaşlar çok düşüktü ve birçok yerde yolsuzluk vardı. Şu an kamu kurumlarının ihtiyaçlarını değerlendiriyoruz. Gelecek ay maaşlar yüzde 400 artırılabilir. Memur maaşı 15-20 dolar arasındaydı, çok düşüktü.” diye konuştu.

Şam ile İdlib arasında ekonomik ve toplumsal açıdan farklılıklar olduğuna dikkati çeken Mervan, “İdlib’de sadece askeri alanda çalışmadık, aynı zamanda siyasi, askeri, sosyal, ekonomik ve hizmet alanlarında da birçok kurum faaliyette bulundu.” ifadesini kullandı.

Vali, yeni yönetimin tüm illerde hayatın normale dönmesi için tüm alanlarda çalıştığını aktararak “Şimdi geleceği belirleyecek bir yol çiziyoruz. Geçiş dönemiyle birlikte her bakanlık ve kurumun yeniden ayağa kalkması için planlar yapılıyor.” dedi.

“SURİYE’Yİ ESKİ HALİNE GETİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Suriye’nin özgürleştirilmesinin ardından toplumda kaynaşmanın ve uyumun arttığını dile getiren Mervan, “Suriye eskiden bir mozaikti ancak önceki rejim, bunu bölerek mezhepçiliği ve ayrımcılığı yaymaya çalıştı. Biz, Suriye’yi eski haline getirmek için çalışıyoruz. Herkes kendisi başarmış gibi bu zaferden dolayı çok mutlu.”diye konuştu.

Sosyal özgürlükler konusunun ise kanun ve anayasaya bağlı olduğunu söyleyen Mervan, “Gelecek süreçte, bu konuda ilerlemeler kaydedilecektir. Kadınlar, erkekler, çeşitli dini ve etnik gruplar, herkes şu an eşit haklara sahip. Ayırımcılığın olmadığı bir dönemdeyiz.” dedi.

TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Şam’a ziyaretini de değerlendiren Mervan, söz konusu ziyaretin iki kardeş halkın geleceğe bakışını pekiştirdiğini söyledi.

Şam Valisi, “Suriye ve Türk halkları kardeştir, devrimden bu yana tek yürektir. Türk halkı Suriye halkına çok destek verdi, bunu hiç unutmayacağız. Türkiye bizim için sosyal, kültürel, ekonomik ve askeri açıdan stratejik bir müttefiktir. Şu anki yönetimle işbirliği içindeler.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sam-valisinden-dikkat-ceken-turkiye-mesaji-bunu-hic-unutmayacagiz/feed/ 0
Avrupa Birliği’nden şarj kararı http://www.karadenizhabertv.com.tr/avrupa-birliginden-sarj-karari/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/avrupa-birliginden-sarj-karari/#respond Fri, 27 Dec 2024 19:03:30 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/avrupa-birliginden-sarj-karari/ Avrupa Birliği’nin atıkları azaltmayı amaçlayan ve çeşitli elektronik cihazların USB-C, Micro USB ve Lightning gibi farklı şarj girişlerini uyumlu hale getirecek tek tip şarj kuralı, 28 Aralık’tan itibaren yürürlüğe girecek.

HIZLI ŞARJ SİSTEMİ İLE UYUM ZORUNLU OLUYOR

Bu kapsamda, AB ülkelerinde taşınabilir elektronik cihazlarda yeni standart şarj girişi USB-C olacak. Bütün yeni akıllı telefon, tablet, dijital kamera, kulaklık, taşınabilir video oyun konsolu, hoparlör, klavye gibi cihazlarda USB-C şarj girişi bulunması gerekecek.

Ayrıca, elektronik cihazların hızlı şarj sistemleri de uyumlu olacak. USB-C kuralı, 28 Nisan 2026’dan itibaren dizüstü bilgisayarlar için de geçerli olacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/avrupa-birliginden-sarj-karari/feed/ 0
Yeni Suriye Ordusu başkent Şam’da yürüyüş düzenledi http://www.karadenizhabertv.com.tr/yeni-suriye-ordusu-baskent-samda-yuruyus-duzenledi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yeni-suriye-ordusu-baskent-samda-yuruyus-duzenledi/#respond Fri, 27 Dec 2024 19:03:27 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/yeni-suriye-ordusu-baskent-samda-yuruyus-duzenledi/ Suriye’de Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından yeni yönetim de şekilleniyor. Özellikle yeni oluşacak orduya ilişkin tartışmalar devam ederken; birçok grup kendisini fesh ederek yeni kurulacak orduya katılacağını duyurdu.

ŞAM’DA YÜRÜYÜŞ DÜZENLEDİLER

Yeni Suriye Ordusu, Şam’da bulunan Emevi Meydanı’nda yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe halkın da katılım gösterdiği bildirilirken; yürüyüş görüntüleri sosyal medyada yer aldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yeni-suriye-ordusu-baskent-samda-yuruyus-duzenledi/feed/ 0
Esad’ın kuzeni ve eşi sahte pasaportla yurtdışına çıkmayan çalışırken gözaltına alındı http://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-kuzeni-ve-esi-sahte-pasaportla-yurtdisina-cikmayan-calisirken-gozaltina-alindi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-kuzeni-ve-esi-sahte-pasaportla-yurtdisina-cikmayan-calisirken-gozaltina-alindi/#respond Fri, 27 Dec 2024 19:03:21 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-kuzeni-ve-esi-sahte-pasaportla-yurtdisina-cikmayan-calisirken-gozaltina-alindi/ Lübnan basını, Suriye’nin devrik lideri Beşşar Esad’in kuzeni Dureyd Esad’in eşi ve kızının Lübnan’dan sahte pasaportlarla çıkmaya çalışırken gözaltına alındığını yazdı.

Lübnan basınına yansıyan haberlerde, Esad’in kuzeni Dureyd Esad’in eşi ve kızı Beyrut’taki Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’nda gözaltına alındı. Esad ailesinden ismi açıklanmayan kişilerin sahte Suriye pasaportuyla Lübnan’dan çıkmaya çalıştığı için gözaltına alındığı bildirildi.

RESMİ AÇIKLAMA YAPILMADI

Beşşar Esad’in amcası Rıfat Esad’in oğlu olan Dureyd’in ailesinin daha önce de Lübnan’da mı ikamet ettiği yoksa Esad rejiminin devrilmesinin ardından Lübnan’a geldiği bilinmiyor. Konuya ilişkin Lübnan makamlarından resmi bir açıklama yapılmadı.

Beşşar Esad’in amcası Rıfat Esad (86), Hafız Esad’in yardımcılığı görevinde bulunmuştu. Başta 1982’deki Hama Katliamı olmak üzere işlediği savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar sebebiyle hakkında uluslararası mahkemelerce suçlamalar bulunuyor.

Fransa’da 2021’de yolsuzluk ve Suriye devlet fonlarının yasa dışı kullanımından suçlu bulunan Rıfat Esed 4 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Suriye basınında çıkan haberlerde 2021’de Beşşar Esed’in af kararının ardından amcasının Şam’a döndüğü ifade edilmişti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-kuzeni-ve-esi-sahte-pasaportla-yurtdisina-cikmayan-calisirken-gozaltina-alindi/feed/ 0
Dünyayla hiç temas kurmamış kabilenin ilk görüntüleri yayınlandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyayla-hic-temas-kurmamis-kabilenin-ilk-goruntuleri-yayinlandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyayla-hic-temas-kurmamis-kabilenin-ilk-goruntuleri-yayinlandi/#respond Tue, 24 Dec 2024 21:26:03 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyayla-hic-temas-kurmamis-kabilenin-ilk-goruntuleri-yayinlandi/ Brezilya‘nın Amazon ormanlarında yaşayan ve modern dünyayla hiç temas kurmamış son kabilelerden Massaco’nun ilk görüntüleri ortaya çıktı. Kabile, yabancıları uzak tutmak için kurduğu tuzaklar ve gizemli ritüelleriyle dikkat çekiyor.

Brezilya Ulusal Yerli Halklar Vakfı (Funai) tarafından yerleştirilen gizli kameralar, kabilenin günlük yaşamını belgeledi. Funai yetkilisi Altair Algayer, “Son keşif gezilerimizde yeni kulübeler gördük. Nüfuslarının 300’e yaklaştığını tahmin ediyoruz” dedi.

Batı Brezilya’nın Rondônia bölgesindeki 1 milyon dönümlük alanda yaşayan kabile, 3 metreden uzun yaylarla avlanıyor ve tamamen kendi kendine yetiyor. Araştırmacılar, kabilenin bu kadar uzun yayları nasıl kullandığını hala çözebilmiş değil.

Massaco’yu diğer Amazon kabilelerinden ayıran en önemli özellikler arasında uzun kulübeleri, hayvan kafataslarından yaptıkları totemler ve dış dünyaya karşı aldıkları sert önlemler yer alıyor. Kabile, bölgelerine yaklaşanları uzak tutmak için orman zemininde keskin ahşap kazıklardan oluşan tuzaklar kuruyor.

“Kabilenin varlığını belgelemek çok önemli,” diyen Algayer, “Çünkü ancak bu şekilde yaşam alanlarını koruma altında tutabiliyoruz. 1992’den beri bölgedeki çalışmalarımız devam ediyor ve kabile nüfusunun sürekli arttığını gözlemliyoruz” açıklamasında bulundu.

Funai yetkilileri, kabilenin mevsimsel hareketlerini takip ederek araştırmalarını sürdürüyor. Massaco’nun yağmur mevsimi başında çayırlık alanları yakıp, yeni bitkiler filizlendiğinde o bölgeye yerleştiği belirlendi.

Brezilya’da varlığı bilinen 28 izole kabileden biri olan Massaco’nun korunması, Amazon ormanlarının geleceği açısından da büyük önem taşıyor.

Dünyayla hiç temas kurmamış kabilenin ilk görüntüleri yayınlandı

Dünyayla hiç temas kurmamış kabilenin ilk görüntüleri yayınlandı

Dünyayla hiç temas kurmamış kabilenin ilk görüntüleri yayınlandı

Dünyayla hiç temas kurmamış kabilenin ilk görüntüleri yayınlandı

Kültür SanatBrezilyaAmazonYaşamDünya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyayla-hic-temas-kurmamis-kabilenin-ilk-goruntuleri-yayinlandi/feed/ 0
533 metre uzunluğundaki köprü çöktü: 2 ölü, 10 kayıp http://www.karadenizhabertv.com.tr/533-metre-uzunlugundaki-kopru-coktu-2-olu-10-kayip/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/533-metre-uzunlugundaki-kopru-coktu-2-olu-10-kayip/#respond Tue, 24 Dec 2024 21:26:02 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/533-metre-uzunlugundaki-kopru-coktu-2-olu-10-kayip/ Brezilya‘da yaşanan korkunç kazada, 533 metre uzunluğundaki bir köprünün çökmesiyle bir asit tankeri ve 6 araç nehre düştü. Kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 10 kişiden haber alınamıyor.

Kuzeydoğu Brezilya’da Aguiarnopolis ve Estreito kentlerini birbirine bağlayan Juscelino Kubitschek de Oliveira Köprüsü’nde meydana gelen felaket, sülfürik asidin suya karışması nedeniyle çevre felaketi endişesi de yarattı.

Yerel meclis üyesi Elias Junior tarafından çekilen görüntülerde, bir kamyonetin son anda durarak çöken yoldan kurtulduğu görülüyor. Bir arkadaşıyla köprüdeki çatlakları incelemeye giden Junior, yapı çökerken kaçmayı başardı. Junior daha sonra, “Arkadaşım olmasaydı, bugün hayatta olmayabilirdim. İnsanlar her zaman köprünün ne kadar kötü durumda olduğundan şikayet ediyordu” dedi.

Nehre düşen araçlar arasında iki motosiklet, üç kamyon ve bir otomobil bulunuyor. Yetkililer, kamyonlardan birinin sülfürik asit taşıdığını doğruladı ve güvenlik endişeleri nedeniyle kurtarma çalışmaları durduruldu.

Kazada motosiklet kullanan 25 yaşında bir kadın ve 46 yaşında bir erkek hayatını kaybetti. Sekiz yetişkin ve 3 ile 11 yaşlarında iki çocuktan haber alınamıyor. Bir kişi kırık bacakla kurtarıldı.

1961’de açılan ve hiç yenilenmediği belirtilen köprünün çökmesi, Brezilya’daki altyapı sorunlarını tekrar gündeme getirdi. Aynı gün içinde ülkede yaşanan diğer kazalarda da 41 kişi otobüs kazasında, 10 kişi ise uçak kazasında hayatını kaybetti.

Yetkililer, Tocantins Nehri ekosistemine yönelik hasarı değerlendirmeye çalışırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Başkent Brasília’yı kuzey kenti Belém’e bağlayan önemli bir güzergahta yer alan köprünün çökmesi, ülkedeki altyapı denetimlerine yönelik sert eleştirilere neden oldu.

533 metre uzunluğundaki köprü çöktü: 2 ölü, 10 kayıp

533 metre uzunluğundaki köprü çöktü: 2 ölü, 10 kayıp

533 metre uzunluğundaki köprü çöktü: 2 ölü, 10 kayıp

MotosikletOtomobilBrezilyaGüvenlik3-sayfaÇevreDünya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/533-metre-uzunlugundaki-kopru-coktu-2-olu-10-kayip/feed/ 0
Prof. Dr. Semih Öz: Az vergi veriyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/prof-dr-semih-oz-az-vergi-veriyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/prof-dr-semih-oz-az-vergi-veriyoruz/#respond Tue, 24 Dec 2024 21:25:59 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/prof-dr-semih-oz-az-vergi-veriyoruz/ Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuri Semih Öz, Haberler.com’da sunucu Abdurrahman Yazıcı’nın konuğu oldu. Türkiye’deki vergi uygulamalarının değerlendirildiği programda Prof. Dr. Öz, “Diğer ülkelere kıyasla Türkiye’de az vergi veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Kamunun gelirleri arasında KDV ve ÖTV’nin önemli yer tuttuğunun altını çizen Prof. Dr. Nuri Semih Öz şöyle konuştu: Türkiye’de makro ekonomisine baktığımızda şunu görüyoruz: Türkiye’nin enflasyonla mücadele ettiğini görüyoruz. Dolaysıyla devlet bir taraftan kamu harcamalarını finanse etmeye çalışıyor bir taraftan da enflasyonla mücadele etmeye çalışıyor. Dolaysıyla Türkiye’deki vergi sistemi bu iki amaca dayanıyor. 2025 yılı bütçe kanununda kamu harcamaları yaklaşık 14 trilyon olarak öngörülmüş, buna karşılık kamu gelirleri ise 12 trilyon lira civarında. KDV ve ÖTV yine bütçe gelirleri arasında öncelikli yer tutacak.”

Prof. Dr. Semih Öz: Az vergi veriyoruz

2025 YILINDA HANGİ VERGİLERİ VERECEĞİZ?

“Yeniden değerleme oranına göre birçok veri artacak. Bunlara örnek olarak MTV, emlak vergileri artacak ama yeniden değerleme oranında artacak, damga vergisi, harçlar, pasaport harçları buna bağlı tüm vergilerde bir artış bekleniyor. İlave olarak vergi cezalarında da bir artış bekleniyor.”

“Bir birey alışveriş yaptığında fiş almazsa bunun cezası 5 bin liraydı. Bu da % 43,93 oranında artacak. Vergi cezaları da artacak ama diğer taraftan yeni vergiler de geliyor. Bunlardan bir tanesi kurumsal mükellefler için asgari kurumlar vergisi düzenlemesi. Geçtiğimiz günlerde de bazı vergilerde artışlar oldu. Örneğin mevduat faiz gelirleri üzerinde bir artış oldu. Bu vergiler %5’ten kademeli olarak %10’a çıkartıldı. Yine iştirak hisselerinde kurumsal vergi mükellefleri için bir vergi istisnası oranında indirim oldu. %75’ten %50’ye indirildi. Dolaysıyla bir taraftan yeni gelen vergiler var bir taraftan da yeniden değerleme oranına göre bir artış var. Dolaysıyla vergilerde iki türlü bir artış var.”

Prof. Dr. Semih Öz: Az vergi veriyoruz

“AZ VERGİ VERİYORUZ”

“Diğer ülkelerle karşılaştırırsak eğer Türkiye’de gayri safi hasıladan toplanan vergiler ya da vergilerin gayri safi hasılaya oranı diğer ülkelere göre daha düşük, yüzde 20’lerde. Bazı ülkelerde bu oran örneğin %44 civarında. Kuzey Avrupa ülkeleri geleneksel olarak yüksek vergi ödüyorlar. Buna karşılık bazı ülkeler; Meksika, Kostarika gibi ülkeler bizden daha geride. Böyle bir karşılaştırma yaparsanız Türkiye’de mükellefler ya da Türkiye’de yaşayanlar daha az vergi ödüyorlar ama diğer taraftan bu konuyu şöyle değerlendirmek gerekiyor. Vergiyi kimler ödüyor? Vergiyi ödeyen kişi sayısı az ise ya da gelir dağılımı bozuk ise vergi yükü belirli kişilerin üstündeyse bu durumda bu kişilere daha fazla vergi yükü düşüyor.”

Prof. Dr. Semih Öz: Az vergi veriyoruz

Abdurrahman YazıcıAbdurrahman YazıcıHaberler.com – EkonomiAnkara ÜniversitesiEkonomiTürkiyeFinansYaşamDünya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/prof-dr-semih-oz-az-vergi-veriyoruz/feed/ 0
Egzoz emisyon ölçümüne 14 bin 310 lira ceza kesilecek http://www.karadenizhabertv.com.tr/egzoz-emisyon-olcumune-14-bin-310-lira-ceza-kesilecek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/egzoz-emisyon-olcumune-14-bin-310-lira-ceza-kesilecek/#respond Tue, 24 Dec 2024 21:25:57 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/egzoz-emisyon-olcumune-14-bin-310-lira-ceza-kesilecek/ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2025 idari para cezalarına yeniden değerleme oranında yani yüzde 43,93 zam yaptı. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, en düşük ceza 14 bin 310 TL, en yüksek ceza ise 114 bin 584 TL olarak belirlendi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2872 Sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğ ile, Çevre Kanunu’na aykırılık halinde 2025 yılında kesilecek para cezaları, yeniden değerleme oranı olan yüzde 43,93 oranında artırıldı.

1 OCAK’TAN İTİBAREN GEÇERLİ

Kararda “Bu Tebliğin amacı; 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 33 üncü, 38 inci, 51 inci ve 562 nci maddelerinde düzenlenmiş olan idari para cezalarının, 27/11/2024 tarihli ve 32735 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 574)’nde 2024 yılı için yeniden değerleme oranı olarak tespit edilen % 43,93 (kırk üç virgül doksan üç) oranında artırılarak yeniden belirlenmesidir” ifadeleri yer aldı.

Kararlara göre cezalarda yeni oranlar 1 Ocak 2025’ten itibaren geçerli olacak.

EN DÜŞÜK VE EN YÜKSEK CEZA

Kararla çevreye zarar veren ihlallere yönelik cezalar 2025 yılı için yüzde 43,93 oranında artırıldı. Kanun uyarınca, en düşük ceza 14 bin 310 TL, en yüksek ceza ise 114 bin 584 TL olarak belirlendi.

EGZOZ EMİSYON ÖLÇÜMÜNE 14 BİN 310 TL CEZA

Egzoz emisyon ölçümü yaptırmayanlara uygulanan 9 bin 943 TL’lik ceza, 2025’te 14 bin 310 TL olarak uygulanacak.

ÇEVREYİ KİRLETENE 6 BİN 923 TL CEZA

Umuma açık alanlarda çevre kirliliği oluşturanlara verilen ceza da 2024’teki 4 bin 810 TL’den 6 bin 923 TL’ye yükseltildi.

Ayrıca, plastik poşetlerin ilgili düzenlemelere aykırı şekilde ücretsiz verildiği veya Bakanlıkça belirlenen kurallara uymayan satış noktalarına da ceza uygulanacak. Bu tür ihlallerde, depo alanı dışında her bir metre kare için 114,55 TL, elektronik ortamda satış yapanlara ise 20 bin 771 TL ile 207 bin 747 TL arasında ceza verilecek.

Egzoz emisyon ölçümüne 14 bin 310 lira ceza kesilecek

Abdurrahman YazıcıAbdurrahman YazıcıHaberler.com – YaşamHava KirliliğiOtomobilÇevreHukukYaşamDünyaZam

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/egzoz-emisyon-olcumune-14-bin-310-lira-ceza-kesilecek/feed/ 0
Dünyanın üçüncü büyük otomobil firması kuruluyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyanin-ucuncu-buyuk-otomobil-firmasi-kuruluyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyanin-ucuncu-buyuk-otomobil-firmasi-kuruluyor/#respond Mon, 23 Dec 2024 12:14:46 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyanin-ucuncu-buyuk-otomobil-firmasi-kuruluyor/ Japon otomobil üreticileri Honda ve Nissan, elektrikli araç sektöründeki zorlu küresel rekabet karşısında dünyanın en büyük üçüncü otomobil üreticisini oluşturmak için birleşme görüşmelerine başladıklarını bildirdi. Şirketlerden yapılan ortak açıklamada, Japon otomobil üreticilerinin ortak bir holding şirketi altında birleşme görüşmeleri için mutabakat zaptı imzaladıkları belirtildi.

MITSUBISHI DA GRUBA KATILABİLİR

Nissan‘ın yüzde 24,5’lik hissesine sahip olan Mitsubishi de mutabakat zaptını imzalarken, yeni oluşturulacak gruba katılmayı ocak ayı sonuna kadar değerlendirecek. Şirketler, Haziran 2025’e kadar birleşme görüşmelerini tamamlamayı, Ağustos 2026’ya kadar holding şirketi kurmayı ve her iki şirketin hisselerinin de borsaya kote edilmesini hedefliyor.

HONDA HİSSE TOPLUYOR

Öte yandan Honda, gelecek yıl 1,1 trilyon yen (7 milyar dolar) değerinde hisse geri alımı yapacağını duyurdu. Honda Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Toshihiro Mibe, konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında, şirketlerin elektrikli araçlar ve otonom sürüş alanındaki yeni teknolojilerin geliştirilmesinde rekabet edebilmek için daha büyük bir bütçeye ihtiyaç duyduğunu söyledi. Söz konusu anlaşmanın, Honda ve Nissan markasını koruyacağını belirten Mibe, anlaşmanın, kaynakları paylaşmayı ve sinerji sağlamayı amaçladığını aktardı. Mibe, iki şirketin potansiyel birleşme yoluyla 30 trilyon yenlik (191,4 milyar dolar) bir satış rakamına ulaşacağını, faaliyet karının ise 3 trilyon yen (19 milyar dolar) üzerine çıkacağını ifade etti. Mibe, “Her iki şirket de kendi markalarıyla ortak holding şirketinin tamamına sahip olduğu iştirakler olarak devam edecek.” ifadelerini kullandı.

YENİ ŞİRKET DÜNYANIN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK OTOMOBİL ÜRETİCİSİ OLACAK

Japonya’nın ikinci ve üçüncü en büyük otomobil üreticileri Honda ve Nissan, ABD’li Tesla ve BYD gibi Çinli elektrikli araç üreticileriyle rekabette zorlanıyordu. Çin ve ABD gibi pazarlarda istediği satış başarısını yakalayamayan Nissan, kasımda 9 bin kişiyi işten çıkarma ve üretim kapasitesini azaltma kararı almıştı. Honda ve Nissan’ın birleşmesiyle kurulacak yeni şirket, Toyota ve Volkswagen’den sonra araç üretim hacmi bakımından dünyanın üçüncü büyük otomobil üreticisi olacak.

SON 3 YILIN EN BÜYÜK BİRLEŞMESİ

Anlaşma aynı zamanda 2021’de Fiat Chrysler ve PSA arasında gerçekleşen ve Stellantis’i oluşturan 52 milyar dolarlık birleşmeden bu yana sektördeki en büyük birleşme olacak. Geçen yıl Honda ve Nissan dünya çapında sırasıyla 3,98 milyon ve 3,37 milyon araç satışı gerçekleştirdi. Toyota geçen yıl 11,23 milyon araç satarak art arda dördüncü yıl da birinciliğini korurken, Japon üreticiyi 9,24 milyon araçla Alman Volkswagen izledi.

“AVRUPA’NIN ÇİN İLE REKABET EDEBİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL”

Haberler.com stüdyosunda sunucu Abdurrahman Yazıcı’nın konuğu olan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof.Dr. İbrahim Güran Yumuşak, küresel otomobil üreticilerinin, pahalı bataryalar, otonom sürüş gibi teknolojiyi geliştirme için gereken devasa kaynaklar nedeniyle elektrikli araç geliştirmenin giderek artan maliyetlerini karşılamak için fon bulmakta zorlandığını belirtti. Özellikle Avrupalı otomotiv şirketlerinin Çin’li firmalar karşısında büyük bir dezavantaja sahip olduğunu kaydederek “Avrupa’nın mevcut koşullar altında Çin ile rekabet edebilmesi çok mümkün değil. Avrupa ile mukayese ettiğimizde Çin üretim ve maliyet avantajına sahip” ifadelerini kullandı.

Dünyanın üçüncü büyük otomobil firması kuruluyor

TeknolojiOtomobilEkonomiFinansNissanDünyaJaponHonda

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunyanin-ucuncu-buyuk-otomobil-firmasi-kuruluyor/feed/ 0
Türkiye ekonomik kurtuluş savaşından zaferle çıkacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/#respond Sun, 22 Dec 2024 15:21:33 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/ Başkan Recep Tayyip Erdoğan dün Külliye’de kabine toplantısına başkanlık etti. Ekonomideki son gelişmelerin ana gündem maddesi olduğu ve 3 saat 15 dakika süren toplantı sonrası millete seslenen Erdoğan, şunları kaydetti:
Ülkemizde kurdaki hareketlerin etkisiyle yükselen enflasyon veya fiyat artışlarıyla sonuçlanan ekonomik sıkıntılar elbette vardır. Fiyatlardaki düzenli artışı ifade eden enflasyonun olduğu yerde yatırım olmayacağı, üretim azalacağı, istihdam düşeceği için dengeler bozulur. Buna karşılık sadece kurdaki yükselişe bağlı olarak kimi ürünlerdeki fiyat artışı yatırımı, üretimi, istihdamı doğrudan etkilemez. Tam tersine kurdaki rekabet gücü yatırımda, üretimde, istihdamda artışa yol açar.
Dünya borsalarındaki şişkinlik, basılan fazla paranın kendisine gidecek yer bulamamasından kaynaklanıyor. Karşımızdaki bu tablo bizi bir tercihe zorlamıştır. Ya ülkemizde eskiden beri hâkim olan anlayışı sürdürerek yatırımdan, üretimden, büyümeden ve istihdamdan vazgeçecektik ya da kendi önceliklerimize göre yolumuza devam ederek tarihi bir mücadeleyi göze alacaktık. Her zamanki gibi biz mücadeleyi tercih ettik. Türkiye ilk defa kendi ihtiyaçlarına uygun bir politikayı izleme fırsatı elde etti.
Dünyanın içinden geçtiği kritik dönemin önümüze açtığı fırsatları değerlendirmekte kararlıyız. Ülkemizi eskiden yaptıkları gibi denklemin dışına itmek isteyenlerin kur, faiz, fiyat artışları üzerinden oynadıkları oyunu görüyor, kendi oyun planımızla devam etme irademizi ortaya koyuyoruz.

Ülkemizi bunca tuzaktan, badireden nasıl çıkardıysak, Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu ekonomik kurtuluş savaşından milletimizi zaferle çıkaracağız. İstihdamı artırmanın yolunun yatırımdan, üretimden, ihracattan, büyümeden geçtiği konusunda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye’nin uzak tutulmaya çalışıldığı her kalkınma hamlesinin önünün darbe, vesayet, krizle kesilerek IMF, Dünya Bankası, mandacı iktisatçılarımız tarafından aksi istikamette yönlendirilmeye çalışıldığı gerçek işte budur.
Biz geçmişte denenmiş yüksek faiz, düşük kur kısırdöngüsü yerine yatırım, ihracat, büyüme odaklı politikamızda ülkemiz için en doğru olanı yapmakta kararlıyız. Politika faizinin düşük tutulmasını bunun için memnuniyetle karşılıyoruz. Kurun piyasadaki hareketlerini bunun için takipte özellikle kararlıyız. Yatırım, üretim, ihracatı bunun için teşvik ediyoruz. İstihdamı gözümüz gibi koruyoruz. Büyümeyi bunun için önemsiyoruz. Felaket tellallarının gürültülerini bunun için dikkate almıyoruz. Mandacı iktisatçıların reçetelerine bunun için itibar etmiyoruz.
Kurdaki yükselişi izah ederek hiçbir mantıklı izahı olmayan fahiş fiyat artışı yapan fırsatçılara göz açtırmayacağız, hepsinin tepesine tepesine bineceğiz.
İhracatımızı dünyanın dört bir yanına yayarak, şirketlerimizin bu alana girmesini sağladık. Küresel para cambazlarıyla işbirliği yaparak kendi ülkelerini soymayı alışkanlık haline getirenlerin önünü kestik.
Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Bu tespitimiz ülkemizin yaşadıklarından çıkardığımız derslere dayanıyor. Ekonomi politikalarının aracı olan faizin seviyesini belirleyecek olan ülkenin ihtiyaçlarıdır.
Mandacı iktisatçıların ülkemizi açlığa, yoksulluğa mahkûm edecek politikalarını reddediyoruz. Bu reddimizi yeni değil uzunca süredir ortaya koyuyoruz. Bunun yerine sorunlarımızı kendi çözümlerimizle aşacak adımları atıyoruz.
Kamu işçileri, memurların ücretlerindeki artışlarla başlattığımız çalışanlarımızı fiyat artışına karşı koruma politikamızı, asgari ücrette de sürdüreceğiz.

CİDDİ DÖVİZ VARLIĞI VAR

Ülkemizde bireylerin döviz borcu değil, bankalarda, yastık altında ciddi bir döviz varlığı vardır. İhracat ve ithalat dışı olanlar dışında kayda değer döviz borcu olan şirketimiz yoktur. Bankalarımızın açık pozisyonları bulunmuyor. Önemli olan burası. Bütçe performansımız oldukça yüksek seviyededir. Büyük altyapı projelerimizi önemli ölçüde bitirdiğimiz için yatırımlarda kullanmak için acil finansal ihtiyacımız kalmadı. Karadeniz’de bulduğumuz doğalgaz, önemli döviz giderimiz olan enerji sorununun çözümü konusunda umutlarımızı güçlendirdi.

İZMIRLİ DEPREMZEDELERE KONUTLARI CUMA GÜNÜ TESLİM EDİLİYOR

BAŞKANErdoğan, cuma günü İzmir’de bizzat yerinde sevincini paylaşacağı bir müjde vereceğini belirterek şöyle konuştu:
Elazığ ve Malatya’da olduğu gibi İzmir’de de hızlı bir şekilde hasar tespit çalışmalarını tamamladık. Yaşanan depremin ardından Elazığ’da 23 bin 677 konut ve 2 bin 515 köy evi, Malatya’da 6 bin 287 konut ve 1555 köy evi yaparak 1 yıl geçmeden vatandaşlarımıza teslim etmeye başlamıştık. İzmir’de de aynı hızla konutlarımızı inşa ettik. Bu süreçte İzmir tarihinin en büyük kentsel dönüşüm, deprem dönüşüm çalışmalarını yürüttük. Hazırlıkları hızla tamamlayarak yıkılan evlerin yerine vatandaşlarımıza sıcak birer yuva olacak konutların temellerini 22 Şubat’ta attık.
Depremden en çok etkilenen Bayraklı’nın 3 mahallesindeki toplam büyüklüğü 75 bin metrekareyi bulan 7 ayrı bölgede yatırım bedeli 750 milyon lira olan 1391 konut ve 302 dükkân inşa ettik. Bunlardan 596’sı konut ve 145’i dükkân olmak üzere toplam 741 bağımsız bölümün yapımını tamamladık. İnşallah bu konut ve dükkânları 26 Kasım’da, yani önümüzdeki cuma günü vatandaşlarımıza bizzat teslim edeceğiz.
Geri kalan 795 konut ve 157 dükkânı da en kısa sürede tamamlayarak hak sahiplerine vereceğiz. Bayraklı’da 3 milyon 800 bin metrekare büyüklüğündeki rezerv alanda depremzedeler için yatırım değeri 1.5 milyar lira olan 3 bin 649 konut ve 51 dükkân yapıyoruz. Bu alanın ilk etabında inşa edilen 397 konutu yılbaşında tamamlayarak İzmirli vatandaşlara teslim edeceğiz.
Kabine toplantısında hak sahibi vatandaşların yapacakları ödemelerle ilgili kararı da verdik. İzmir’de inşa ettiğimiz konutlarımızı ilk 24 ayı ödemesiz, 216 ayı ödemeli olmak üzere 20 yıla yayılan bir vade ile vatandaşlarımıza takdim edeceğiz. Aylık ödemeler 2 artı 1 konutlarda 740 liradan, 3 artı 1 konutlarda ise 1020 liradan başlayacak. Bir başka ifadeyle İzmirli depremzede vatandaşlarımızı, 2 artı 1 konutları 160 bin lira ile 180 bin lira, 3 artı 1 konutları 220 bin lira ile 260 bin lira arasında maliyetinin çok altında fiyatlarla ev sahibi yapıyoruz. Öte yandan Başkan Erdoğan, Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde bir araya gelen Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) yöneticilerine seslendi. İngiltere’de bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Efkan Ala’nın telefon bağlantısıyla katılımcılara hitap eden Erdoğan, “2023 için çok farklı adımların atılacağı bir dönem içerisinde olacağız” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ekonomik-kurtulus-savasindan-zaferle-cikacak/feed/ 0
Listede tek Türk var: Yılın en iyi futbolcuları seçildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/listede-tek-turk-var-yilin-en-iyi-futbolculari-secildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/listede-tek-turk-var-yilin-en-iyi-futbolculari-secildi/#respond Sat, 21 Dec 2024 17:27:52 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/listede-tek-turk-var-yilin-en-iyi-futbolculari-secildi/ 2024’ün son günlerine girilirken dünya futbolunda yılın en iyi futbolcuları açıklandı. Guardian’ın yayınladığı ve bu yıla damga vuran 100 yıldızın yer aldığı listede tek bir Türk futbolcu bulunuyor.

LİSTEDEKİ TEK TÜRK HAKAN ÇALHANOĞLU

Manchester City ile geçtiğimiz sezon Premier Lig şampiyonluğu, İspanya Milli Takımı’yla ise Avrupa Şampiyonası’nı kazanan Rodri, ilk sırada yer aldı. Rodri, bu yıl Ballon d’Or ödülünün de sahibi olmuştu. İlk 10’da Real Madrid’den 4 futbolcunun bulunduğu listede Süper Lig’den Galatasaray’ın golcüsü Victor Osimhen 74., Inter forması giyen A Milli Takımımızın kaptanı Hakan Çalhanoğlu ise 32. sırada kendine yer buldu.

Listede tek Türk var: Dünyada yılın en iyi futbolcuları seçildi

İŞTE İLK 10’DAKİ FUTBOLCULAR

İşte Guardian’ın derlediği rapora göre 2024’ün en iyi futbolcuları;

  • 1-Rodri
  • 2-Vinicius Jr.
  • 3-Erling Haaland
  • 4-Lamine Yamal
  • 5-Jude Bellingham
  • 6-Harry Kane
  • 7-Lautaro Martinez
  • 8-Florian Wirtz
  • 9-Dani Carvajal
  • 10-Kylian Mbappe
  • 32-Hakan Çalhanoğlu
  • 74-Victor Osimhen

Hakan ÇalhanoğluInternazionaleVictor OsimhenThe GuardianGalatasarayInter MilanFutbolDünyaSpor

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/listede-tek-turk-var-yilin-en-iyi-futbolculari-secildi/feed/ 0
BT Yatırımları Artıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/bt-yatirimlari-artiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bt-yatirimlari-artiyor/#respond Tue, 17 Dec 2024 11:22:44 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bt-yatirimlari-artiyor/ Eclit Üst Yöneticisi (CEO) Erdem Telci, tüketim alışkanlıklarının, işletmeleri bilişim teknolojileri (BT) alanında yatırım yapmaya teşvik ettiğini bildirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, küresel ölçekte dijital dönüşüm çağında ilerlemeler hızla devam ederken, bu süreçte en önemli kaldıraçlardan BT pazarı da güçlü bir şekilde büyümesini sürdürüyor.

Uluslararası pazar ve tüketici verileri araştırma şirketleri, BT alanında bu yıl önemli araştırmalar yayımladı. Statista’ya göre, dünya genelinde BT alanında yapılan harcama, 2023’te 1,5 trilyon dolar civarında gerçekleşirken, bu rakam 2024’te 1,61 trilyon dolar oldu. BT hizmetlerinin önemli alanlarından yönetilen hizmetler pazarı ise dünya çapında 344 milyar dolar seviyesine ulaştı. Pazarın 2028’e kadar yüzde 45’in üzerinde bir büyümeyle 500 milyar doları aşması bekleniyor.

BT hizmetleri pazarının, “BT Danışmanlığı ve Uygulaması” alanındaki gelirlerinin 2029 yılına kadar her yıl yaklaşık yüzde 25 büyüyerek 92,95 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Türkiye’de de yönetilen hizmetler pazarındaki gelirin 2024 yılında 31,66 milyon dolar seviyesine ulaşması beklenirken, bu rakamın 2029 yılına kadar 33,76 milyon dolara ulaşacağı öngörülüyor.

Spiceworks ile Aberdeen Strateji ve Araştırma’nın, 800’ü aşkın BT uzmanını katıldığı araştırmasına göre, işletmelerin yüzde 64’ü, 2025’te BT bütçelerini yükseltmeye hazırlanıyor. Yöneticilerin yüzde 43’ü de BT alanında istihdam edilen kişi sayısını artırmayı planlarken, yöneticilerin yüzde 57’si BT alanında gerekli uzmanlığa sahip kişileri bulmakta zorlanıyor.

ABD, Avusturya ve İngiltere’de 900 BT profesyonelinin katıldığı JumpCloud araştırmasına göre de 2023’e oranla yüzde 5 artışla bu yıl şirketlerin yüzde 34’ü, BT süreçlerini yönetilen hizmet sağlayıcılarına (MSP) devretti. BT ekiplerine ek olarak MSP ile çalışmayı tercih eden şirketlerin oranı, geçen yıla göre 6 puan artarak yüzde 47’ye ulaştı. Her 100 şirketten 17’si, tüm BT süreç yönetimini MSP’ye devretmeyi düşünürken, BT süreçlerini tamamen kendi bünyesinde yürütmeyi düşünen şirketlerin oranı ise yüzde 12’den 7’ye geriledi.

“İşletmeler için güçlü bir altyapı önemli”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Erdem Telci, tüketim alışkanlıklarının, işletmeleri BT alanında yatırım yapmaya teşvik ettiğini belirtti.

“Efsane Kasım” ve yılbaşı gibi, özellikle e-ticaret hacimlerinin son yıllarda üst üste rekor kırdığı dönemlerin işletmeler için güçlü bir altyapının önemini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Telci, Türkiye’de popüler e-ticaret pazar yerlerinin, “Efsane Kasım”da 1 milyar ziyaret aldığını aktardı.

Telci, “Bu potansiyele hazırlıklı olmak, her işletme için hayati önem taşıyor. Sadece e-ticaret siteleri değil, birçok sektörün iş süreçlerinde, BT yatırımları işletmelerin reflekslerini geliştirerek rekabetçi gücünü artırıyor. Bu rakamların bir diğer önemli etkisi ise e-ticaret sektörünün dolaylı olarak beslediği, istihdam yarattığı diğer sektörler. E-ticaret hacminin büyümesi üretim, lojistik, depolama, dağıtım gibi alanlarda büyüme, dolayısıyla yeni istihdam fırsatları yaratıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bilişim teknolojilerini,n uzmanlık gerektiren alanlardan olduğuna değinen Telci, internette trafiğin rekor kırdığı kampanya dönemleri gibi zaman dilimlerinde, işletmelerin bilişim sistemlerinin güçlü ve çevik olması gerektiğini, ancak bu şekilde durumun az zararla atlatılma ihtimalinin yükseldiğine işaret etti.

Bu alandaki uzman sayısının yetersizliğinin, yöneticiler için aşılması gereken önemli engeller arasında olduğunun belirten Telci, “Eclit olarak uzman mühendis kadromuzla işletmelere yönetilen hizmetler alanında destek sağlıyor, ihtiyaç duyulan profesyonellik ve tecrübeyi çözüm ortaklarımızla buluşturuyoruz. BT hizmetlerimizle tüm iş ortaklarımızın, asıl meseleleri olan işlerini büyütmelerine, işlerine odaklanmalarını sağlıyoruz. Şirketlerimizin ticari faaliyetlerinde güvenli yarınlarının yolu, BT’ye yaptıkları yatırımdan geçiyor.” ifadelerini kullandı.

Yönetilen hizmet sektöründe küresel eğilimlerin yakın dönemde Türkiye’de daha net bir biçimde görüleceğini aktaran Telci, şunları kaydetti:

“Yönetilen hizmet sağlayıcıları, küresel anlamda tüm BT süreç yönetiminde sorumluluğu devralıyor. Çünkü tüm şirketler, uzman oldukları alanlara odaklanarak işlerini büyütmek, daha verimli ve rekabetçi olmak istiyorlar. Dolayısıyla BT süreçleri için de uçtan uca hizmet alabilecekleri, alanında yetkin firmalarla çalışmayı tercih ediyorlar. Türkiye’deki şirketler de bu küresel eğilime hızla uyum sağlayacak ve yönetilen hizmet sağlayıcıları iş dünyasında giderek daha merkezi bir rol oynayacak.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bt-yatirimlari-artiyor/feed/ 0
Kuru Yemiş Tüketimi, Demans Riskini Azaltıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/kuru-yemis-tuketimi-demans-riskini-azaltiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kuru-yemis-tuketimi-demans-riskini-azaltiyor/#respond Sun, 15 Dec 2024 12:26:20 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/kuru-yemis-tuketimi-demans-riskini-azaltiyor/

YENİ bir araştırma, kuru yemiş tüketmenin, ileri yaşlarda demans riskini azalttığını gösterdi.

Birleşik Krallık’ta yapılan araştırma, her gün bir avuç kuru yemiş yiyen kişilerin tüm nedenlere bağlı demans riskini azaltabileceğini ortaya koydu. 60 yaş üstü kuru yemiş yemeyen kişilerle karşılaştırıldığında, günde 30 grama kadar kuru yemiş tükettiğini bildirenlerin gelecek yıllarda demansa yakalanma riski yüzde 16 daha düşük olduğu belirlendi.

İspanya’da Bruno Bizzozero-Peroni, Valentina Diaz-Goni ve Nuria Beneit liderliğinde yürütülen bir başka araştırma ise her gün bir avuç tuzsuz kuru yemiş tüketmenin, yaşlı ve orta yaşlı kişilerin demansa yakalanma olasılığını düşürdüğünü gösterdi. Yaklaşık 7 yıl süren çalışmada, çoğunluğu 50’li yaşlarında olan 50 bin 300 yetişkin incelendi.

Araştırmada, bin 400 demans vakası tespit edilirken, her gün kuru yemiş tüketmenin demans riskini yüzde 12 oranında azalttığı ortaya çıktı. Tuzsuz kuru yemiş tercih edenlerde bu oran yüzde 16 oldu. Katılımcılar ortalama 7 yıl boyunca takip edildi. Araştırma boyunca tüm nedenlere bağlı demans oranı yüzde 2,8 oldu. Günde yaklaşık bir avuç kuru yemiş yediklerini söyleyenlerin bu risk kategorisine girme olasılıkları ise daha düşüktü.

Uzmanlar, kuru yemişlerin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin sadece beyin ile sınırlı olmadığını söylüyor. Büyük çaplı epidemiyolojik araştırmalara göre, haftada yaklaşık 140 gram veya daha fazla kuru yemiş tüketen kişilerin kalp hastalığı riski yüzde 35 ila yüzde 50 oranında azalıyor. Kilo kontrolüne ve sindirim sorunlarının çözümüne yardımcı olan kuru yemişler, içerdikleri yüksek lif oranı ile bağırsak sağlığını da koruyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kuru-yemis-tuketimi-demans-riskini-azaltiyor/feed/ 0
Bakan Fidan: ‘Suriye Halkıyla Omuz Omuza Yürümeye Devam Edeceğiz’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-suriye-halkiyla-omuz-omuza-yurumeye-devam-edecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-suriye-halkiyla-omuz-omuza-yurumeye-devam-edecegiz/#respond Sat, 14 Dec 2024 18:05:19 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-suriye-halkiyla-omuz-omuza-yurumeye-devam-edecegiz/

DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, “Önümüzdeki günler kolay olmayabilir ancak; Türkiye olarak biz, Suriye halkıyla omuz omuza yürümeye devam edeceğiz” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün’ün Akabe şehrindeki Suriye konulu toplantı sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Bakan Fidan, bölgenin bir kez daha çok tarihi günlerden geçtiğini belirterek, “Biz bu dönemde Suriye ve Suriye halkını konuşmak için bir kez daha bir araya geldik. Suriye halkı bizler gibi yaşamayı hak ediyor; güvenli, özgür ve refah içinde. Suriye’nin istikrarı hem bölge için hem de bölgenin ötesinde tüm dünya için son derece önemli. Hepimizin düzenli, kapsayıcı ve Suriyelilerin yönlendirdiği bir geçiş sürecine ihtiyacı var. Bu tarihi dönemde, geçiş dönemi devlet kurumlarının korunmasını sağlamalı ve gerektiğinde de reforma tabi tutmalı. Toprak bütünlüğü ve Suriye’nin bütünlüğü tüm koşullar altında korunmalı. Suriye’nin zengin sosyal oluşumu korunmalı ve tüm azınlıklara mutlaka saygı duyulmalı” ifadelerini kullandı.

‘İSRAİL SALDIRILARI DURMALI’

Suriyelilere de mesaj iletmek istediğini söyleyen Fidan, “Birlik, karşılıklı uzlaşma bu süre içinde dikkat ve özen gösterilmesi gereken değerler. Uluslararası toplum Suriye’yi, gerekli siyasi destek ve insani yardımlar, bütün bu konularda desteklemeye devam etmeli. Terörizmin hiçbir şekilde bu geçiş döneminden faydalanmasına izin vermemeliyiz. Çabalarımızı koordine etmeliyiz ve geçmişin hatalarından ders çıkarmalıyız. Herhangi bir yanlış adım düzensiz göç akınına neden olabilir. İsrail saldırıları da anında, şu anda durmalı. Önümüzdeki günler kolay olmayabilir ancak; Türkiye olarak biz, Suriye halkıyla omuz omuza yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-suriye-halkiyla-omuz-omuza-yurumeye-devam-edecegiz/feed/ 0
AKP’li isimden kritik Suriye mesajı: Kürt ve Türkmenlere sahip çıkmaya devam edeceğiz http://www.karadenizhabertv.com.tr/akpli-isimden-kritik-suriye-mesaji-kurt-ve-turkmenlere-sahip-cikmaya-devam-edecegiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/akpli-isimden-kritik-suriye-mesaji-kurt-ve-turkmenlere-sahip-cikmaya-devam-edecegiz/#respond Sat, 14 Dec 2024 18:05:07 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/akpli-isimden-kritik-suriye-mesaji-kurt-ve-turkmenlere-sahip-cikmaya-devam-edecegiz/ TBMM Genel Kurulu’nda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçeleri görüşülüyor.

Bütçe görüşmelerinde söz alan AK PartiAntalyaMilletvekiliKemal Çelik, Esad rejiminin düşmesinin ardından Suriye’de yaşananlara dikkat çekerek açıklamalarda bulundu.

“KÜRTLER VE TÜRKMENLER BİZİM AKRABALARIMIZDIR”

“Maalesef, Arap Baharı Arap’ın baharı olamadı, emperyalistin oyunu oldu” diyen Çelik, “PKK terörü de Kürt insanımızın gerçeği değil, emperyalist Batı’nın kirli bir oyunudur. İşte bu nedenle, bugün ülkemizin gündeminden yurt dışı kaynaklı terörü kesin olarak çıkarma zamanı gelmiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli’nin söyledikleri de işte tam da budur. Bugün ülkemizde güçlü bir siyasi irade vardır, projelerini uygulayabilen ve Suriye’de olduğu gibi ön olan ve sonuç alabilen bir siyasi irade vardır. Yapmak istediğimiz, terörü yok etmek, kötülüğü yok etmek, birlikteliğimizi tescil edecek yüksek hedeflere ulaşmaktır. Suriye’de daha çok yapacak işimiz var. Suriye’de yaşayan Kürtler ve Türkmenler bizim akrabalarımızdır. Onlara sahip çıkan ülke Amerika değil, İsrail değil, İngiltere değil, Fransa değil, Rusya değil, sadece Türkiyedir; bu, dün de böyleydi, yarın da böyle olacak” ifadelerini kullandı.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KENDİLEİNİ FESHETME ZAMANI GELMİŞTİR”

Çelik ayrıca “Türkiye, terör örgütlerinden ve onların hamisi emperyalistlerden medet ummayan Suriye’deki Kürt ve Türkmen akrabalarına sahip çıkmaya devam edecektir. Sayın Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi, terör örgütlerinin kendilerini feshetme ve silah bırakma zamanı gelmiştir. Ülkemizin ve bölgemizin huzur ve güven ortamına kavuşmasıyla birlikte yine yeni başarı hikâyeleri yazmaya devam edeceğiz. Tarihin seyrini değiştirecek bu başarı hikâyesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki tüm partilerimizin aktif rol alması en büyük gücümüz olacaktır” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/akpli-isimden-kritik-suriye-mesaji-kurt-ve-turkmenlere-sahip-cikmaya-devam-edecegiz/feed/ 0
Sudan’da Hastaneye Füze Saldırısı: 9 Ölü http://www.karadenizhabertv.com.tr/sudanda-hastaneye-fuze-saldirisi-9-olu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sudanda-hastaneye-fuze-saldirisi-9-olu/#respond Sat, 14 Dec 2024 08:33:51 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/sudanda-hastaneye-fuze-saldirisi-9-olu/

HARTUM, 14 Aralık (Xinhua) — Paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’nin Sudan’ın batısındaki Kuzey Darfur eyaletinin başkenti El Faşir’deki bir hastaneye düzenlediği füze saldırısında 9 kişi öldü, 20’den fazla kişi de yaralandı.

Kuzey Darfur Eyaleti Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü İbrahim Khatir Xinhua’ya yaptığı açıklamada, “Milisler cuma günü erken saatlerde bir insansız hava aracından Suudi Hastanesi’ndeki hasta refakatçilerinin bulunduğu bölgeleri hedef alan dört güdümlü füze fırlattı ve bu saldırı sonucunda dokuz hasta refakatçisi öldü, 20’den fazla kişi de yaralandı” dedi.

Suudi Hastanesi El Faşir’de halen faaliyet gösteren, cerrahi ve tedavi kapasitesi olan tek sağlık tesisi.

Hızlı Destek Kuvvetleri olayla ilgili henüz bir yorum yapmadı.

El Faşir’de 10 Mayıs’tan bu yana Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sudanda-hastaneye-fuze-saldirisi-9-olu/feed/ 0
Güney Kore Devlet Başkanı Yoon görevden alındı http://www.karadenizhabertv.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-gorevden-alindi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-gorevden-alindi/#respond Sat, 14 Dec 2024 08:33:33 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-gorevden-alindi/ Güney Kore Devlet Başkanı Yoon, aldığı sıkıyönetim kararının anayasayı ihlal ettiği gerekçesiyle meclis kararıyla azledildi.

7 ARALIK’TAKİ ÖNERGE KABUL EDİLMEMİŞTİ

Ulusal Meclis’te benzer bir azil önergesi, 7 Aralık’ta, PPP milletvekillerinin çoğunun oylamayı boykot etmesi nedeniyle yeterli sayıya ulaşamayıp kabul edilmemişti. Yalnızca 3 PPP milletvekilinin önerge için oy kullandığı bildirilmişti.

PPP lideri Han Dong-hoon, hafta içinde yaptığı açıklamada, muhalefetin Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’un görevden alınmasını talep ettiği önergeyi desteklediğini bildirdi.

Han, Yoon’un meclis tarafından görevden alınmasının şu anda “tek geçerli yöntem” olduğunu belirterek, “Gelecek azil oylamasında, partimizin milletvekilleri meclis salonuna girerek kendi inanç ve vicdanları doğrultusunda oylamaya katılmalı.” ifadesini kullanmıştı.

Milletvekili olmadığı için azil oylamasına katılamayacak olan Han’ın muhalefetin önergesine desteğinin, partinin tavrını ne yönde etkileyeceği belirsiz. Bu konuda liderin değil parti grubundaki milletvekillerinin iradeleri belirleyici oluyor.

Güney Kore Devlet Başkanı Yoon görevden alındı

AZİL SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?

Güney Kore’de bir devlet başkanının görevden alınması için Ulusal Meclise sunulan azil önergesinin, meclisin üçte ikisi tarafından onaylanması gerekiyor. Diğer siyasilerin azli için ise salt çoğunluk yeterli oluyor.

Azil oylamasının ardından süreç Anayasa Mahkemesi’ne intikal ediyor. Azil sürecine ilişkin kanıtları dinleyip değerlendirmek üzere duruşma düzenleyen mahkemenin, azli onaylamak veya reddetmek için 6 ay süresi bulunuyor. Mahkemedeki 9 yargıçtan 6’sının kararı onaylaması halinde lider görevden alınıyor.

Bu durumda 60 gün içinde yeni başkanın seçilmesi gerekiyor. Bu süreç, devlet başkanının istifa etmesi durumunda da geçerli oluyor.

Güney Kore Devlet Başkanı Yoon görevden alındı

GÜNEY KORE’DE SIKIYÖNETİM İLANI

Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 3 Aralık gecesi televizyonda yaptığı konuşmada, “muhalefetin devlet karşıtı aktivitelere karışması” gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmiş ancak parlamentonun yaptığı oylamada kararı kaldırması ve ardından bunun Bakanlar Kurulunda onaylanmasıyla geri adım atmıştı.

Yoon, muhalefeti “hükümetin işlevini yerine getirmesini engellemekle” suçlayarak, sıkıyönetimin “Kuzey Kore yanlısı güçleri ortadan kaldırmayı ve anayasal özgürlük düzenini korumayı amaçladığını” savunmuştu.

Sıkıyönetim ilanının ardından Savunma Bakanlığı, ordudaki komutanlara toplantı talimatı verip teyakkuzda olunması çağrısı yapmıştı. Öte yandan “sıkıyönetim birlikleri” olarak görevlendirilen askerlerin Ulusal Meclise girdiği bildirilmişti.

Ulusal Mecliste yapılan acil oturumda sıkıyönetim kararının kaldırılmasına ilişkin verilen önerge, 190 milletvekilinin oyuyla kabul edilmişti. Ulusal Meclis Başkanlığı Ofisi, sıkıyönetimin, yapılan oylamanın ardından “hükümsüz” hale geldiğini açıklamıştı.

Bunun üzerine Bakanlar Kurulunu toplayan Yoon, kabinenin onayının ardından sıkıyönetimi sona erdirdiğini duyurmuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-gorevden-alindi/feed/ 0
ERÜ, QS Sıralamasında Başarı Elde Etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/eru-qs-siralamasinda-basari-elde-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/eru-qs-siralamasinda-basari-elde-etti/#respond Wed, 11 Dec 2024 16:04:51 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/eru-qs-siralamasinda-basari-elde-etti/ Dünyanın en saygın derecelendirme organizasyonlarından birisi olan Quacquarelli Symonds (QS) Dünya Üniversite Sıralaması: Sürdürülebilirlik 2025 yılı sıralaması açıklandı.

QS Dünya Üniversite Sıralaması: Sürdürülebilirlik Sıralama Sistemi, üniversiteleri Çevresel Etki, Sosyal Etki ve Yönetim olmak üzere 3 kategoride değerlendirmektedir. Dünyadan bin 744, ülkemizden 36 üniversitenin yer aldığı sıralamada Erciyes Üniversitesi (ERÜ), geçen yıl dünya üniversiteleri arasında 711-720 aralığında yer alırken, bu yıl başarı sırasını yükselterek dünya üniversiteleri arasında 677. sırada, ülkemizde 10. sırada, devlet üniversiteleri arasında ise 9. sırada yer alarak önemli bir başarı elde etti. ERÜ, QS Dünya Üniversite Sıralaması: Sürdürülebilirlik Sıralamasının alt kategorilerinde ise ülke üniversiteleri arasında Çevresel Etki kategorisinde dünya üniversiteleri arasında 577. sırada, Türkiye üniversiteleri arasında 8. sırada yer aldı.

Ayrıca ERÜ Çevresel Etki kategorisi içerisinde bulunan Çevre Araştırmaları göstergesinde dünya üniversiteleri arasında 424. sırada, Türkiye üniversiteleri arasında ise 1. sırada yer aldı. – KAYSERİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/eru-qs-siralamasinda-basari-elde-etti/feed/ 0
Erbakan’dan Suriye Uyarısı http://www.karadenizhabertv.com.tr/erbakandan-suriye-uyarisi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erbakandan-suriye-uyarisi/#respond Tue, 10 Dec 2024 17:24:46 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/erbakandan-suriye-uyarisi/ Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Suriye bölünüp parçalanacak mı, yoksa Suriye halkının menfaatlerini önceleyen, bağımsız, bölgedeki Müslüman ülkelerin menfaatlerini, Suriye’nin onlarla güçlü ilişkiler kurmasını sağlayacak bağımsız bir hükümet mi olacak? Yeniden Refah Partisi olarak şu andaki meselemiz budur, burada kurulacak yeni yönetimin Amerika ve İsrail kuklası bir yönetim olmaması. İyi bir yönetim olmaması halinde de büyük sıkıntılar yaşanacağı konusunda endişe duyuyoruz. Bu olayların Irak’ta da benzerini yaşamıştık.” dedi.

Kocaeli’de düzenlenen “Anadolu Buluşmaları” kapsamında partisinin Gebze İlçe Başkanlığında konuşan Erbakan, yıllardır halkına büyük acılar yaşatan Esed rejiminin 53 yıl sonra yıkıldığını, hapishanelerden kurtulanların sevinçlerini paylaştıklarını dile getirdi.

Erbakan, Suriye’deki rejim değişikliği nedeniyle endişeli bir sevinç yaşadıklarına değinerek, yeni gelecek yönetimin işleyişinin önemli olduğunu vurguladı.

Suriye’deki yeni yönetimin “Amerikan ve İsrail kuklası olmaması” gerektiğinin altını çizen Erbakan, şöyle devam etti:

“Suriye bölünüp parçalanacak mı, yoksa Suriye halkının menfaatlerini önceleyen, bağımsız, bölgedeki Müslüman ülkelerin menfaatlerini, Suriye’nin onlarla güçlü ilişkiler kurmasını sağlayacak bağımsız bir hükümet mi olacak? Yeniden Refah Partisi olarak şu andaki meselemiz budur, burada kurulacak yeni yönetimin Amerika ve İsrail kuklası bir yönetim olmaması. İyi bir yönetim olmaması halinde de büyük sıkıntılar yaşanacağı konusunda endişe duyuyoruz. Bu olayların Irak’ta da benzerini yaşamıştık. Aynı durum Suriye’de de yaşanır mı diye endişe duyuyoruz.”

Erbakan, rejim değişikliği nedeniyle, Amerika ve İsrail başta olmak üzere dış güçlerin Suriye’de belirli bir planı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Birinci istedikleri Suriye’nin de Irak gibi bölünüp parçalanması. İkincisi Suriye’nin kuzeyinde ana omurgasını PYD- YPG’nin oluşturduğu bir terör devletinin kurulması. Üçüncü olarak da İran’ın Suriye üzerinden Filistin direnişine yapmış olduğu desteğin kesilmesi. Bölgedeki en güçlü müttefik ortadan kalkmışken İran’a da askeri müdahale sağlanması veya İran’da da Irak ve Suriye benzeri bir iç savaşın patlak verdirilmesi. İsrail’in bu otorite boşluğundan faydalanıp orada toprak işgal etmesi ki, bu hareketler başladı. İsrail Golan Tepeleri’ni tamamen işgal etti.”

“Milletvekilliği seçimlerinde ittifakın kapısını hiçbir zaman kapamıyoruz”

Türkiye’de partiler arasındaki ittifak konusuna da değinen Erbakan, muhafazakar ve sağ görüşlü dindar seçmen tabanına hitap eden partilerle geniş ittifak kurulabileceklerini söyledi.

Gelecek milletvekilliği seçiminde muhtemel bir ittifakın kapısını hiçbir zaman kapatmadıklarına işaret eden Erbakan, “Bunun içerisinde tabii ki Saadet Partisi de var. Yeniden Refah Partisi, cumhurbaşkanı adayını kendi içinden çıkaracaktır. Bu durum ittifak yapılmasına mani değil. Milletvekilliği seçimleri için böyle bir ittifak yapılır.” diye konuştu.

Konuşmasının ardından Erbakan, ilçede esnafı gezerek vatandaşlarla sohbet etti, ev ziyaretleri yaptı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erbakandan-suriye-uyarisi/feed/ 0
MİT’ten PKK/YPG’ye Darbe http://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-darbe/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-darbe/#respond Tue, 10 Dec 2024 17:24:42 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-darbe/ Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), terör örgütü PKK/ YPG’nin Suriye’nin Kamışlı bölgesinde Esed rejiminden ele geçirdiği füze, ağır silah ve mühimmatların yüklü olduğu 12 tır ve 2 tank ile 2 mühimmat deposunu imha etti.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, MİT, terör örgütü PKK/YPG’nin, Esed rejiminden kalan füze, ağır silah ve mühimmatı, kendi depolarına taşımaya başladığını belirledi.

Örgüt mensuplarının karanlıktan faydalanarak, silah ve mühimmatı tırlara yüklediğini ve konvoy halinde bölgeden ayrıldığını tespit eden MİT, operasyon kararı aldı.

MİT’in Kamışlı’daki operasyonuyla, terör örgütünün eline geçen füze, ağır silah ve mühimmatların yüklü olduğu 12 tır ve 2 tank ile 2 mühimmat deposu imha edildi.

Güvenlik kaynakları, terör örgütünün Türkiye sınırında yuvalanması ve Türkiye’ye yönelik tehdit oluşturmaya çalışmasına asla müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-darbe/feed/ 0
AB Ülkeleri Suriyeli Sığınmaları Askıya Aldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/ab-ulkeleri-suriyeli-siginmalari-askiya-aldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ab-ulkeleri-suriyeli-siginmalari-askiya-aldi/#respond Tue, 10 Dec 2024 17:24:27 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ab-ulkeleri-suriyeli-siginmalari-askiya-aldi/ Avrupa Birliği’nde Suriye’deki gelişmeler ışığında uygulanacak politikalar konusunda arayış sürüyor. Bazı üye ülkelerin ilk adım attıkları konu ise göç oldu. Çok sayıda Avrupa Birliği üyesi, Suriyelilerin yaptığı sığınma başvurularını askıya aldı.

Henüz karar bekleyen on binlerce başvuruyu etkileyecek olan bu yaklaşım, Suriye’de hızla değişen siyasi durumun yanı sıra Avrupa genelinde göçü kısıtlamak isteyen sağ eğilimli partilerin yeniden yükselişini yansıtıyor.

Sığınma başvurularını askıya alan Avrupa Birliği ülkeleri arasında Suriyelilerin en fazla sığınma talebinde bulunduğu Almanya da var.

Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi, 47 bin Suriyelinin sığınma başvurusunu dondurma kararı aldı. Bu yıl kasım sonuna kadar yapılan toplam başvuru sayısı 72 binden fazlaydı.

Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, değerlendirmelerin Suriye’deki gelişmelere bağlı olacağını ve ülkenin geri dönmek için güvenli olup olmadığını söylemek için çok erken olduğunu söyledi.

Hristiyan Denokratlardan Jens Spahn, Almanya’nın Suriye’ye uçak seferleri organize etmesini ve dönmek isteyen Suriyelilere 1.000 euro vermesini önerdi.

Aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif Partisi’nden Alice Weidel’in mesajı ise “Almanya’da özgür Suriye’yi kutlayanların artık kaçmak için bir nedeni kalmadı. Derhal Suriye’ye dönmeliler” oldu.

Ülkede durumun halen belirsiz olduğunu ve henüz yaşam koşullarında normalleşme olmadığını belirten insan hakları savunucuları ise karardan memnun değil.

Anketler, şubatta erken seçime hazırlanan Almanya’da göçün, ekonominin ardından en önemli ikinci sorun olarak görüldüğüne işaret ediyor.

Avusturya’da sınır dışı çalışması

Avusturya, sığınma başvurularını askıya almakla yetinmeyeceğinin sinyallerini verdi.

İçişleri Bakanı Gerhard Karner, “Bakanlığa Suriye’ye düzenli dönüş ve sınır dışı etme programı hazırlama talimatı verdim” dedi.

Yaklaşık yüz bin Suriyelinin yaşadığı Avusturya’nın geri gönderme için hangi kesimleri hedef alacağı henüz netleşmedi.

Avusturya’nın askıya alma kararı 7.300 dosyayı etkileyecek. Aile birleşimi talepleri de bunlar arasında.

Viyana’nın sığınma hakkı verilen bazı dosyaları da yeniden incelemeye alması bekleniyor.

Yunanistan geri dönmelerini istiyor

Suriye kaynaklı göçtün Avrupa Birliği’ne ilk giriş noktası Yunanistan.

Bu nedenle Atina da Suriyelilerin ülkelerine dönmesinden yana.

Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis gazetecilere yaptığı açıklamada, Esad’ın devrilmesinin Suriyeli mültecilere evlerine tam güvenlik içinde geri dönüş yolunu açması gerektiğini söyledi.

Yunanistan yaklaşık 9.000 kişinin dosyasını dondurdu.

Şu anda koruma gerekçelerini değerlendirmenin mümkün olmadığını düşünen İsveç de başvuruları askıya alma kararı aldı.

Benzer kararlar Finlandiya ve Danimarka‘da da devreye sokuldu.

Danimarka’nın askıya aldığı başvuru sayısı 69.

Bu ülke, 2020’den bu yana Suriye’deki durumun oturma izni verilmesini ya da bu iznin uzatılmasını haklı kılacak nitelikte olmadığı görüşünde.

Avrupa Birliği’nde askıya alma kararını devreye sokan diğer ülkeler Fransa, Belçika, İtalya, Hollandave Çek Cumhuriyeti.

Bu kararın giderek yayılması beklenirken şu ana kadar 72 Suriyeliye koruma sağlayan Estonyamevcut politikasını değiştirmeyeceğini açıkladı.

İspanyada ilk etapta sığınma başvurularını değerlendirmeyi sürdüren ülkeler arasında yer aldı.

Askıya alma hakkı var mı?

Üye ülkelerin başvuruları askıya alma hakkı var ancak alınan kararların Avrupa Birliği kural ve düzenlemeleriyle uyumlu olması gerekiyor.

Dosyalar toplu olarak değil bireysel olarak değerlendirilmek zorunda.

Bir sığınma başvurusunun altı ay içinde olumlu ya da olumsuz şekilde sonuçlandırılması gerekiyor. Bazı durumlarda bu süre dokuz aya kadar uzatılabiliyor.

Askı gibi yöntemler devreye sokulsa bile bir sığınma başvurusuna, yapıldığı andan itibaren en geç 21 bir ay içinde mutlaka cevap verilmesi şart.

Avrupa Birliği Komisyonu sözcülerinden Stefan de Keersmaecker da “Üye devletler kaynak ülkede değişiklik olması durumunda başvuruların incelenmesini erteleme hakkına sahiptir. Koruma hakkı bulunmayanlar hakkında daha sonra gönderme kararı verilebilir ancak sahadaki durumu takip etmemiz önemli” dedi.

Geri göndermeler şarta bağlı

Avrupa Birliği ülkeleri sığınma talebi kabul edilmeyen kişileri geri gönderme uygulamasını rutin şekilde işletiyor.

Suriye’de yaşananlar, bu ülkeden kaçarak Avrupa Birliği’nden sığınma hakkı alanların bu haklarını kaybetme riski olup olmadığı tartışmasını gündeme getirdi.

Sahadaki gelişmelerin çok yakından izlendiğini belirten De Keersmaecker, “Koşullardaki değişiklikler bağlamında mülteci veya ikincil koruma statüsünün sona erdirilmesi, durdurulması için gerekçe sağlayan kurallar var ancak bu değişikliklerin önemli nitelikte olması gerekir” diye konuştu.

Avrupa Birliği geri dönüşler konusunda Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ni referans alıyor.

Geri göndermelerin gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde yapılmasına önem veriliyor.

Suriye güvenli ülke mi?

Sığınma hakkı tanınırken dikkate alınan ana unsurlardan biri, vatandaşının başvuruda bulunduğu ilgili ülkenin güvenli olup olmadığı.

Avrupa Birliği İltica Ajansı, güvenli bir ülkeyi, “Hukukun demokratik şekilde uygulandığı, siyasi koşulların genel ve sürekli olarak zulme, işkenceye, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ya da cezaya, ayrım gözetmeyen şiddet nedeniyle tehdide yol açmadığı ülke” olarak tanımlıyor.

Avrupa Birliği, Esad yönetimindeki Suriye’nin güvenli olmadığına karar vermişti.

Son yaşananlardan sonra Suriye güvenli mi değil mi sorusu Brüksel’de basın tarafından Avrupa Birliği Komisyonu’na sıkça yöneltilen bir soru.

Avrupa Birliği Komisyonu sözcülerinden Anouar El Anouni, “Şu an için, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’yle aynı doğrultuda, Suriye’ye güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşler için koşulların oluşmadığını düşünüyoruz” dedi.

Suriye’den en fazla çıkışın yaşandığı 2015’ten bu yana yaklaşık 4.5 milyon Suriyeli bir şekilde Avrupa Birliği ülkelerine ulaştı.

2015-2023 arasında bunlardan 1.3 milyon kişiye uluslararası koruma sağlandı.

Suriyeliler, geçen yıl Avrupa Birliği’nden uluslararası koruma talebinde bulunan arasında ilk sıradaydı.

2023’te, toplam 180 binden fazla başvurudan yaklaşık 122 binine olumlu yanıt verildi.

Mülteci sayıları, bazı ülkelerde çok düşük olsa da ciddi sorun yaratabiliyor.

Avrupa Birliği’nin mülteci akının engellenmesi için 2016’da anlaşmaya vardığı Türkiye, en fazla Suriyeliye ev sahipliği yapan ülke olmayı sürdürüyor.

Türkiye’de üç milyona yakın Suriyeli bulunuyor.

Türkiye’deki, Suriyeliler de dahil, toplam mülteci sayısı ise 4.5 milyon civarında.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ab-ulkeleri-suriyeli-siginmalari-askiya-aldi/feed/ 0
Esad’ın İşkencecisi Yakalandı: Muhalifleri Aslanlara Yediriyordu http://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-iskencecisi-yakalandi-muhalifleri-aslanlara-yediriyordu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-iskencecisi-yakalandi-muhalifleri-aslanlara-yediriyordu/#respond Tue, 10 Dec 2024 17:24:25 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-iskencecisi-yakalandi-muhalifleri-aslanlara-yediriyordu/ Suriye’nin devrik lideri Beşar Esad’ın kardeşi Mahir Esad’ın sağ kolu olan General Ali Mahmud, Şam’daki karargah ofisinde ölü bulundu.Suriyeli sivillere yönelik işkenceleri yöneten ve binlerce kişinin ölümünden sorumlu tutulan Ali Mahmud’un cesedinin yanında bir adet tabanca da bulundu.

Muhalifleri aslanlara yedirmesiyle ünlenmişti! Esad'ın işkencecisi yakalandı

İŞKENCE YAPTIĞI MUHALİFLERİ ASLANLARA YEDİRİYORDU

Esad’ın bir diğer işkencecisi Telal Al-Dakkak ise yakalandı. Heyet Tahrir eş-Şam’dan (HTŞ) yapılan açıklamada Al-Dakkak’ın Hama’daki Asi Meydanı’nda infaz edileceği duyuruldu. Al-Dakkak, türlü işkenceler yaptığı Suriyeli muhalifleri beslediği aslanlara yedirmesiyle biliniyordu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/esadin-iskencecisi-yakalandi-muhalifleri-aslanlara-yediriyordu/feed/ 0
Diplomaside Suriye trafiği! Bakan Yaşar Güler’den kritik görüşme http://www.karadenizhabertv.com.tr/diplomaside-suriye-trafigi-bakan-yasar-gulerden-kritik-gorusme/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/diplomaside-suriye-trafigi-bakan-yasar-gulerden-kritik-gorusme/#respond Tue, 10 Dec 2024 17:24:23 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/diplomaside-suriye-trafigi-bakan-yasar-gulerden-kritik-gorusme/ Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler,Birleşik Krallık Savunma Bakanı John Healey ile Suriye’deki gelişmeleri görüştü.

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin ardından diplomasi trafiği de hız kazandı. Milli Savunma Bakanlığı, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in ve Birleşik Krallık Savunma Bakanı John Healey ile görüştüğünü açıkladı.

SURİYE’DEKİ GELİŞMELER ELE ALINDI

Bugün yapılan görüşmede Esad rejiminin devrilmesi sonrası Suriye’de yaşanacak olası gelişmeler ele alındı. MSB’den yapılan açıklamaya göre görüşmede, Suriye’deki son gelişmeler başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/diplomaside-suriye-trafigi-bakan-yasar-gulerden-kritik-gorusme/feed/ 0
Dünya Seyahati Yapan Motosikletli Kadın Crystal Fong Türkiye’de Kadın Motosikletçilerle Buluştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-seyahati-yapan-motosikletli-kadin-crystal-fong-turkiyede-kadin-motosikletcilerle-bulustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-seyahati-yapan-motosikletli-kadin-crystal-fong-turkiyede-kadin-motosikletcilerle-bulustu/#respond Mon, 09 Dec 2024 17:12:09 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-seyahati-yapan-motosikletli-kadin-crystal-fong-turkiyede-kadin-motosikletcilerle-bulustu/

AMERİKALI motosikletli gezgin Crystal Fong (36), 3 yıl önce başladığı ve 42 ülke gezdiği dünya seyahatinin Türkiye ayağındaki son durağı Adana’da kadın motosikletçilerle buluştu. Fong, “Türkiye’nin güzelliklerinden çok etkilendim” dedi.

ABD’den ayrıldıktan sonra gittiği Hırvatistan’da 3 yıl önce motosiklet satın alan mimar Crystal Fong, dünya turuna başladı. Şimdiye kadar 42 ülke gezip, 65 bin kilometre yol kateden Fong rotasına Türkiye’yi de ekledi. Çok sayıda kent gezen Crystal Fong’un son durağı Adana oldu. Burada Adana Kadınlar Motosiklet Grubu’nun da olduğunu öğrenen Fong, grup üyeleriyle bir araya geldi. Kadınlarla motosiklet konvoyu halinde kent turu atan Crystal Fong, etkinliğin sonunda grupla kahvaltı yaptı.

Crystal Fong, işe gidip gelirken kullandığı motosikletinin bir tutku haline dönüştüğünü söyledi. Fong, “Eskiden motosikletle işe gidip gelirdim ancak geniş kapsamlı bir seyahate karar verdim. Dünya turuna çıkmadan önce ABD’yi boydan boya gezdim. Hayata karşı daha cesur olmak için kendi başıma bazı uluslararası seyahatlere çıkmaya başladım ve cesaret kazandım. Avrupa ülkelerini ve Afrika’nın bazı ülkelerini gezdim. Türkiye’de en çok Kapadokya bölgesini sevdim. Çok güzel, büyülü bir manzara eşliğinde motosikletinize binebilirsiniz. Peri bacaları sanki oldukları yere taşınmış gibiler. Ayrıca yürüyüş ve fotoğraf çekmek için de harika. Adana’yı da çok beğendim, insanlar bana karşı çok nazik. Burada Kadınlar Motosiklet Kulübü ile tanıştım ve bana çok ilgili davrandılar. Türkiye’nin güzelliklerinden çok etkilendim” dedi.

‘SIRADAKİ DURAĞIM IRAK’

Crystal Fong, Orta Doğu’ya yoğun ilgi gösterdiğine değinerek, “Türkiye’den sonra sıradaki durağım Irak çünkü orada olmak istiyorum. Dünyanın dört bir yanındaki insanların benimle aynı olup olmadığını görmek istiyorum. Bu kendimi bulmak için başladığım bir yolculuk. İlk başladığımda Orta Doğu için bir yıl demiştim fakat sanırım biraz daha uzun süre Orta Doğu’da olacağım. Avrupa’yı bitirmem tam olarak 3 yılımı aldı ve şimdi yolculuğumun 2’nci yarısındayım. Belki bir süre Suudi Arabistan’da olacağım, belki de Katar. Yolculuğun nasıl devam edeceğine dair şu anda hiç emin değilim. Rüzgar nasıl eserse öyle ilerleyecek” diye konuştu.

‘CRYSTAL İLE GÜZEL BİR KÜLTÜR ALIŞVERİŞİ YAPTIK’

Adana Kadınlar Motosiklet Grubu Başkanı Esra Bayramoğlu ise şöyle konuştu:

“Biz sadece kadınlardan oluşan, motosiklete ve iki tekere gönül vermiş bir kulübüz. Crystal bize sosyal medya üzerinden ulaşarak bizimle tanışmak istediğini söyledi. Biz de seve seve kabul ettik. Birkaç gündür beraberiz, kültür alışverişinde bulunduk. Gayet mutluyuz, kendisi de umarım mutludur. Bize gezdiği yerleri ve dünyayı anlattı. Biz de kendisine elimizden geldiğince Adana’yı ve kültürünü anlattık. Ayrıca ‘Cg’ diye tabir ettiğimiz motosiklet kültürünü de tanıttık. Kendisi iyi bir uyum sağladı. Cg diye tabir ettiğimiz motosikleti sürmeyi çok sevdi. Geldiğinden beri çok samimi ve mütevazı bir şekilde davrandı. Bizimle dans etti, sohbet etti. Çok şey paylaştık. Türk ve Adana yemek kültürünü çok beğendiğini söyledi. Bundan sonraki rotası Irak, dönüşte tekrar görüşmek istiyoruz”

Haber-Kamera: Muhammet Fatih YAVUZ/ADANA,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-seyahati-yapan-motosikletli-kadin-crystal-fong-turkiyede-kadin-motosikletcilerle-bulustu/feed/ 0
Suriye’de köşeye sıkışan Rusya, Türkiye’den yardım istedi http://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyede-koseye-sikisan-rusya-turkiyeden-yardim-istedi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyede-koseye-sikisan-rusya-turkiyeden-yardim-istedi/#respond Sun, 08 Dec 2024 18:02:05 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyede-koseye-sikisan-rusya-turkiyeden-yardim-istedi/ Suriye‘de Beşar Esad rejimine karşı 27 Kasım Çarşamba günü geniş çaplı harekat başlatan silahlı muhalif gruplar, 12 gün gibi kısa bir süre içerisinde birçok kentin kontrolünü eline geçirdi.

Suriye'de köşeye sıkışan Rusya, Türkiye'den yardım istedi

61 YILLIK BAAS REJİMİ SON BULDU

Son olarak dün akşam başkent Şam’ın da düşmesiyle ülkedeki 61 yıllık Baas rejimi son buldu. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ülkeden kaçtığı belirtilirken, nereye gittiğine ilişkin bir bilgiye ise yer verilmedi.

Suriye'de köşeye sıkışan Rusya, Türkiye'den yardım istedi

RUSYA’DAN TÜRKİYE’YE DESTEK TALEBİ

Tüm bu gelişmeler doğrultusunda Rusya’nın ne yapacağı merakla bekleniyordu. CNN Türk’te yer alan habere göre, Moskova yönetimi Suriye’den çekilme kararı aldı. Ülkedeki kuvvetleri için güvenli bir çıkış yolu arayan Rusya, Türkiye’den destek talebinde bulundu. Suriye’de konuşlu bulunan Rus kuvvetlerinin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) hakimiyetinde bulunan bölgelere sevk edilmesi ve ardından da hava yoluyla Rusya’ya dönmeleri planlanıyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda taraflar arasında görüşmeler devam ediyor.

Suriye'de köşeye sıkışan Rusya, Türkiye'den yardım istedi

Uluslararası İlişkilerPolitikaMoskovaTürkiyeSuriyeDünyaRusya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyede-koseye-sikisan-rusya-turkiyeden-yardim-istedi/feed/ 0
Muhalifler, Baas’ın istihbarat örgütü El-Muhaberat binasında http://www.karadenizhabertv.com.tr/muhalifler-baasin-istihbarat-orgutu-el-muhaberat-binasinda/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/muhalifler-baasin-istihbarat-orgutu-el-muhaberat-binasinda/#respond Sun, 08 Dec 2024 18:02:02 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/muhalifler-baasin-istihbarat-orgutu-el-muhaberat-binasinda/ Suriye‘de 61 yıllık Beşar Esad rejimi, muhaliflerin 27 Kasım’da başlayan harekatının ardından devrildi. Başkent Şam da muhaliflerin eline geçerken, Beşar Esad ülkeden kaçtı.

KRİTİK BİNALAR ELE GEÇİRİLİYOR

Esad’ın nereye gittiğine dair sorular belirsizliğini korurken, Baas rejiminin kritik binaları da silahlı muhaliflerin eline geçti. O binalardan birisi de El-Muhaberat’ın merkezi oldu.

MUHALİFLER, EL-MUHABERAT’IN MERKEZİNDE

Baas rejiminin en önemli kurumlarından birisi olan istihbarat örgütü El-Muhaberat’ın merkezine çok sayıda muhalif girdi. Gizli dosyalara el koyulurken, o anlar kameralara yansıdı.

SURİYE’DEKİ GELİŞMELER

Suriye‘de 27 Kasım’da rejim karşıtı silahlı gruplar ile Beşşar Esed güçleri arasında çatışmalar yoğunlaştı. Gruplar, 30 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında Halep, Idlib, Hama ve Humus gibi en büyük illerde üstünlük kurdu. Başkent Şam’a 7 Aralık’ta girmeye başlayan gruplara halk kitlelerinin de destek vermesiyle rejim Şam ve diğer birçok bölgede kontrolü tümüyle kaybederek çöktü.

Baas Partisi’nin 61 yıllık iktidarı sona ererken rejim lideri Esed, başkentten kaçtı. Suriye Milli Ordusu da Türkiye sınırı yakınlarında terör örgütü PKK/YPG’nin işgalinde olan Tel Rıfat’ı özgürleştirdikten sonra Münbiç’te yuvalanan teröristlere yöneldi.

Muhalifler, Baas'ın istihbarat örgütü El-Muhaberat binasında

GüncelSuriyeDünya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/muhalifler-baasin-istihbarat-orgutu-el-muhaberat-binasinda/feed/ 0
Türk Sahil Güvenliği 35 Göçmeni Kurtardı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sahil-guvenligi-35-gocmeni-kurtardi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sahil-guvenligi-35-gocmeni-kurtardi/#respond Tue, 03 Dec 2024 01:13:39 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sahil-guvenligi-35-gocmeni-kurtardi/ Yunan unsurları cansalı ile açık denizde ölüme terk etti; Türk Sahil Güvenliği kurtardı

Ayvalık açıklarında 8’i çocuk 35 düzensiz göçmen kurtarıldı

BALIKESİR – Balıkesir’in Ayvalık ilçesi açıklarında Yunanistan unsurları tarafından Türk Karasularına 2 cansalı ile geri itilen, açık denizde ölüme terk edilen 8’i çocuk 35 düzensiz göçmen Türk Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kurtarıldı.

Edinilen bilgiye göre, Balıkesir’in Ayvalık ilçesi açıklarında can salları içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu tarafından Yunanistan unsurlarınca Türk Karasularına geri itilen 2 can salı içerisindeki 8’i çocuk toplam 35 düzensiz göçmen (beraberinde 8 çocuk) kurtarıldı. Açık denizde ölüme terk edilen ve Türk Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kurtarılan düzensiz göçmenler karaya çıkartılarak insani yardımda bulunuldu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-sahil-guvenligi-35-gocmeni-kurtardi/feed/ 0
Marmaris’te Sağanak Yağış Hayatı Felç Etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/marmariste-saganak-yagis-hayati-felc-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/marmariste-saganak-yagis-hayati-felc-etti/#respond Tue, 03 Dec 2024 01:13:35 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/marmariste-saganak-yagis-hayati-felc-etti/ Muğla’nın Marmaris ilçesinde dün başlayan sağanak yağışlar bugün gece saatlerinde etkisini arttırdı.

Marmaris'te Sağanak Yağış Hayatı Felç Etti

Sağanak yağışın etkili olması ile birlikte yollar adeta göle döndü. Sel sularının getirdiği taşlar yollara saçıldı. İlçe merkezi, İçmeler ve Turunç Mahallesi’nde cadde ve sokaklar çamurlu suyla kaplandı. Araç sürücüleri zor anlar yaşarken, bazı ev ve iş yerlerinde su baskınları meydana geldi.

Marmaris'te Sağanak Yağış Hayatı Felç Etti

Yağışların sabah saatlerine kadar devam etmesi beklenirken, belediye ekipleri de su baskını yaşanan yerlerde çalışma başlattı.

Marmaris'te sağanak yağış hayatı felç etti

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/marmariste-saganak-yagis-hayati-felc-etti/feed/ 0
Trump’tan Cehennem İfadeleri http://www.karadenizhabertv.com.tr/trumptan-cehennem-ifadeleri/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/trumptan-cehennem-ifadeleri/#respond Tue, 03 Dec 2024 01:13:32 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/trumptan-cehennem-ifadeleri/ Seçilmiş ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler, 20 Ocak’ta göreve başlamasından önce serbest bırakılmazsa, sorumlulara cehennemi yaşatacağını söyledi.

İsrail’in verilerine göre Hamas militanları, geçen yıl 7 Ekim’de düzenledikleri saldırıda aralarında çifte İsrail ve ABD vatandaşlarının da bulunduğu 250’den fazla kişiyi kaçırdı.

Temas kurulamayan 101 yabancı ve İsrailli rehinenin hala hayatta olduğuna inanılıyor.

Kasım ayındaki seçimlerden sonra bu konudaki en net açıklamasını yapah Trump, sosayal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı.

“Rehineler 20 Ocak’ta, ben gururla ABD Başkanlığı görevini devralacağım tadrihten önce serbest bırakılmazsa Orta Doğu’da ve insanlığa karşı bu katliamları yapanlara CEHENNEM YAŞATACAĞIM”

Trump ayrıca “Sorumlular, Amerika Birleşik Devletleri’nin uzun ve hikayelerle dolu tarihindeki herkesten daha büyük bir darbe yiyecek” diye de ekledi.

Hamas, kalan rehinelerin serbest kalması için savaşın durmasını ve İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen geri çekilmesini talep ediyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, savaşın Hamas yok edilene ve artık İsrail’e herhangi bir tehdit oluşturmayana dek süreceğini söylemişti.

Hamas, 14 aydır devam eden İsrail saldırıları sırasında 33 rehinenin öldüğünü açıkladı, ancak milliyetleri konusunda bilgi vermedi.

İsrail, 1200 vatandaşının da öldürüldüğü 7 Ekim saldırısından sonra Gazze’de giriştiği saldırılarda Gazzeli yetkililere göre 44 binden fazla kişi öldü ve bölge nüfusunun büyük kısmı evlerini kaybetti. Bölgenin büyük bir kesimi de harabeye dönüştü.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/trumptan-cehennem-ifadeleri/feed/ 0
Polat Makina’dan Sürdürülebilirlik Vurgusu http://www.karadenizhabertv.com.tr/polat-makinadan-surdurulebilirlik-vurgusu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/polat-makinadan-surdurulebilirlik-vurgusu/#respond Tue, 26 Nov 2024 14:35:41 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/polat-makinadan-surdurulebilirlik-vurgusu/ Yerli teknoloji kullanarak yapılan makinelerle Türkiye’yi dünyanın 45 ülkesinde temsil eden Polat Makina, UNESCO tarafından ilan edilen 26 Kasım DünyaZeytin Ağacı Günü dolayısıyla düzenlediği toplantıda, Aydın’daki Merkez fabrikasında basın temsilcileriyle bir araya geldi.

Polat Group Holding ve Polat Makina Kurucu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat ve üst düzey yöneticileri, zeytinyağı üretiminde kullanılan makineler, şirketin faaliyetleri ve gelecek dönem projeleri hakkında önemli açıklamalarda bulunurken çevre dostu ve sürdürülebilir üretim süreçlerine dikkat çekti.

Polat Makina, 26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü vesilesiyle Aydın’daki merkez fabrikasında basın temsilcileriyle bir araya geldi. Etkinlikte, şirketin sürdürülebilir üretim vizyonu, zeytinyağı teknolojileri ve geleceğe yönelik projeleri detaylı bir şekilde paylaşıldı. Polat Makina’nın çevre dostu üretim süreçleri ve kadın istihdamını destekleyen projeleri de ön plana çıktı.

4’ü yurt dışında olmak üzere 13 grup şirketiyle faaliyetlerini sürdüren Polat Group Holding’in iştiraklerinden Polat Makina’da, şirketin sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalarak şekillendirdiği zeytinyağı üretim teknolojileri, Polat Makina’nın faaliyetleri, bir önceki yılın değerlendirmesi ve geleceğe yönelik projeleri paylaşıldı. Polat Group Holding ve Polat Makina Kurucu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat ile üst düzey yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantının ardından basın temsilcileri için düzenlenen fabrika turuyla üretim süreçleri yakından tanıtıldı. Polat Group Holding Genel Müdürü Rıza Korkut Özdemir ve Polat Group Holding Mali İşler Direktörü Serkan Ersoy’un holding ve iştirakleri hakkında genel bilgilendirmede bulunduğu toplantıda, Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan dijital dönüşüm süreçleri, yenilikçi uygulamalar ve sürdürülebilirlik temelinde geliştirdikleri projelerden bahsetti.

“45 ülkede, 46 yılda global bir güç haline geldik”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Polat Group Holding Kurucusu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat, Polat Makina’nın 46 yıllık başarı hikayesini anlatarak şirketin global pazarlarda nasıl büyüdüğünü vurguladı. Polat, önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı ve global rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi. İbrahim Polat, Aydın’da başlayan başarı hikayesinin, bugün global bir yapıya dönüştüğünü hatırlatarak, “UNESCO tarafından 26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü olarak ilan edildi. Ben de, zeytine olan tutkumla doğduğum bu topraklarda 1978 yılında 4,5 metre karelik küçük bir atölyede yolculuğuma başladım. Bugün “Zeytinin olduğu her yerde Polat Makina imzası var” diyebileceğimiz bir noktaya geldik.

Ürünlerimizi Avrupa, Orta Doğu ve Amerika başta olmak üzere 45 farklı ülkeye ihraç ediyoruz. Polat Makina’da değerli yeteneklerin özverili çalışmaları sayesinde, kısa sayılabilecek bir sürede bugünkü konumumuza ulaştık. Önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı, global varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu süreçte müşteri memnuniyeti ve kaliteden ödün vermeden, global düzeyde rekabetçi bir oyuncu olmaya devam edeceğiz” dedi.

“Sürdürülebilirlik ve inovasyon, büyümemizin temel taşları”

Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan da toplantıda yaptığı konuşmada, şirketin Ar-Ge çalışmalarına ve çevre dostu üretim süreçlerine verdiği önemi vurgulayarak; “Güneş enerjisi yatırımlarıyla karbon ayak izimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. 2027 yılı itibarıyla üretilen elektriğin tamamının üretim tesislerimizde kullanmayı hedefliyoruz.” dedi. Ayrıca Şahan, “Kadınların Birleştirici Gücü” adlı projeleriyle bölgedeki kadın istihdamını destekleme adımlarını da duyurdu.

Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan, zeytinyağı üretiminde sundukları komple çözümlerle sektöre önemli katkılarda bulunduklarına da dikkat çekti. Sürdürülebilir ve istikrarlı büyümenin temel öncelikleri arasında olduğunu belirten Şahan, “30.000 m’lik üretim tesislerimizde gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmalarıyla, zeytinyağı üretiminde ihtiyaç duyulan her aşama için özel çözümler sunuyoruz. Teknolojik üstünlüğümüz ve kaliteye verdiğimiz önemle global ölçekte büyük bir prestije sahibiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda, yaklaşık 2 milyon dolarlık bir yatırımla yıllık 4 milyon 900 bin kWh kapasiteli bir güneş enerjisi sistemi kurduk. Tüm iş süreçlerimizde karbon ayak izimizi en aza indirmek için çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” ifadesini kullandı.

Aydın’ın bölge olarak taşıdığı öneme de dikkat çeken Şahan, “Şirketimizin temellerinin Aydın’da atılmış olması ve burada köklü bir geçmişe sahip olmamız, bizi bölgeye değer katan projeler hayata geçirmeye teşvik ediyor. Bu kapsamda, 2023 yılında başlattığımız Kadınların Birleştirici Gücü projemiz çerçevesinde Kaynak Operatörü Yetiştirme Programı’nı hayata geçirdik. Program, bölgenin gelişimine katkı sağlayarak hem kadın istihdamı hem de yerel kalkınmayı destekleme yolunda önemli bir adım oldu” dedi.

2024 yılında büyüme stratejilerine paralel ilerlediklerinin de altını çizen Şahan, “2025 yılı için planladığımız projeleri hayata geçirerek çok daha verimli bir konuma yükselmeyi ve müşteri memnuniyetini daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Polat Makina Hakkında

Temelleri 1978 yılında İbrahim Polat tarafından Aydın’da atılan Polat Group Holding, 1200’ün üzerinde çalışanı ve 4’ü yurt dışında olmak üzere; makine, redüktör, tarım, fidancılık, kimya gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren 13 markasıyla ürünlerini Aydın’dan 80’in üzerinde ülkeye ihraç etmektedir. – AYDIN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/polat-makinadan-surdurulebilirlik-vurgusu/feed/ 0
İzmir’de Dünya Robot Olimpiyatı Başlıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/izmirde-dunya-robot-olimpiyati-basliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/izmirde-dunya-robot-olimpiyati-basliyor/#respond Tue, 26 Nov 2024 14:35:39 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/izmirde-dunya-robot-olimpiyati-basliyor/ İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Bilim Kahramanları Derneği işbirliğinde düzenlenen ve 90 ülkeden 3 bin 500 katılımcının yer alacağı Dünya Robot Olimpiyatı Uluslararası Finali, 28 Kasım’da İzmir’de başlayacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan, etkinlikle ilgili Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen basın toplantısında, teknoloji sayesinde dünyanın daha iyi bir yer haline geleceğini söyledi.

Robot yarışlarına ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını ifade eden Tezcan, “Bizim gibi gelişmekte olan ülkenin kalkınmasında en önemli etkenlerden biri teknolojiyi hızla kendi ekonomi mekanizmasına adapte etmek olmalı. Bunu farklı dönemlerde farklı ülkeler gerçekleştirmiş.” dedi.

Bilim Kahramanları Derneği Başkanı Sıdıka Semahat Demir ise çocukların erken yaşta bilimle tanışması ve bilginin toplumun odağında olması için faaliyet yürüttüklerini belirtti.

Her çocuğun mucit doğduğunu anlatan Demir, “Robot etkinliğinin temel amacı çocuk ve gençleri bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarıyla çalıştırmaktır.” ifadelerini kullandı.

Demir, 90 ülkeden 3 bin 500 katılımcının yer alacağı etkinlikte doğa ile uyum içinde yaşamanın yollarını keşfetmek için çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.

Dünya Robot Olimpiyatı Genel Sekreteri Claus Ditlev Christensen de robotlardan korkulmaması gerektiğini, onların dünyayı daha iyi bir yer haline getirmede bir araç olarak kullanılabileceğinin altını çizdi.

Dünyanın dört bir yanındaki gençleri buluşturduklarını belirten Christensen, “Onlar sadece yaratıcılıklarını ve teknik becerilerini sergilemek için değil, aynı zamanda akranlarıyla bağlantı kurmak, sınırları ve kültürleri aşan dostluklar kurmak için burada olacak.” diye konuştu.

Fuar İzmir’de 28-30 Kasım’da gerçekleştirilecek olan organizasyonda katılımcı ülkelerin klasman birincisi robotları yarışacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/izmirde-dunya-robot-olimpiyati-basliyor/feed/ 0
Çin’in 9 milyar dolarlık gizli savaş gemisi ilk kez görüntülendi http://www.karadenizhabertv.com.tr/cinin-9-milyar-dolarlik-gizli-savas-gemisi-ilk-kez-goruntulendi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cinin-9-milyar-dolarlik-gizli-savas-gemisi-ilk-kez-goruntulendi/#respond Tue, 26 Nov 2024 03:48:51 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/cinin-9-milyar-dolarlik-gizli-savas-gemisi-ilk-kez-goruntulendi/ 3. Dünya Savaşı endişeleri artarken, Çin’in 9 milyar dolarlık gizli savaş gemisi, uydu görüntülerine yakalandı. Ülkenin ilk operasyonel uçak gemisi olan CNS Liaoning, Pasifik Okyanusu’nda Bohai Denizi’ne yanaşıp deniz denemelerini gerçekleştirirken NASA’nın Landsat 8 uydusu tarafından görüntülendi.

DİĞERLERİNDEN DAHA KÜÇÜK

Uydu görüntülerinde Liaoning savaş gemisinin diğer uçak gemileriyle birlikte bir tersaneye yanaştığı görülürken, ayrı bir görüntüde ise geminin denize doğru hareket ettiği görüldü. ABD Donanması yetkilileri, savaş gemisini gözlemlerken, güvertesinin yaklaşık 200 metre uzunluğunda ve 40 metre genişliğinde olduğunu, bu nedenle diğer Çin uçak gemilerinden daha küçük olduğunu tespit etti.

Çin'in 9 milyar dolarlık gizli savaş gemisi ilk kez görüntülendi

3. DÜNYA SAVAŞI ENDİŞELERİ

Görüntüler, ABD Başkanı Biden’ın Ukrayna’nın, Çin’in müttefiki Rusya’yı vurmak için Amerikan füzelerini kullanmasına izin vermesinin ardından çekildi. Bu gelişme, küresel çapta büyük bir savaşın patlak verebileceği endişelerini körükledi.

Çin'in 9 milyar dolarlık gizli savaş gemisi ilk kez görüntülendi

RUSYA VE ÇİN İŞBİRLİĞİ

Batı yaptırımlarının ardından Çin, Rusya’nın en büyük ticaret ortağı haline geldi. Çin, Rusya’ya temel teknoloji ve tüketim malları tedarik ederken, enerji ihracatında da büyük indirimlerden faydalanıyor. Eylül ayında iki ülke arasındaki ortak askeri tatbikatların arttığına dair haberler gündeme gelmişti. Çin ordusu, 370’den fazla savaş gemisi ve denizaltıdan oluşan bir filoya sahip. Bu, Çin’i dünyanın en büyük deniz gücü haline getirirken, ülke ABD’nin uçak gemisi teknolojisine yetişmek için filosunu hızla genişletmeye devam ediyor.

Çin'in 9 milyar dolarlık gizli savaş gemisi ilk kez görüntülendi

BÖLGESEL GERİLİM ARTIYOR

Çin ve Japonya arasındaki gerilim, ABD’nin bölgedeki varlığı nedeniyle tırmanmaya devam ediyor. Çin hükümeti, Tayvan’ın kendi toprağı olduğunu iddia etse de Japonya’ya yönelik açık bir tehditte bulunmadı. Japonya Dışişleri Bakanlığı, Çin’in artan askeri faaliyetleri karşısında ABD’nin bölgede güçlü bir varlık göstermesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Yapılan açıklamada, “ABD Donanmasının varlığı, Japonya’nın güvenliği ve bölgesel barışın korunması için kritik öneme sahiptir” denildi.

Erdem AksoyErdem AksoyHaberler.com – DünyaTeknolojiDünyaNASA

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cinin-9-milyar-dolarlik-gizli-savas-gemisi-ilk-kez-goruntulendi/feed/ 0
Rusya yeni füzesine çok güveniyor: Dünyada kimsede yok, Avrupa’da her yeri vurabiliriz http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusya-yeni-fuzesine-cok-guveniyor-dunyada-kimsede-yok-avrupada-her-yeri-vurabiliriz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusya-yeni-fuzesine-cok-guveniyor-dunyada-kimsede-yok-avrupada-her-yeri-vurabiliriz/#respond Tue, 26 Nov 2024 03:47:10 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/rusya-yeni-fuzesine-cok-guveniyor-dunyada-kimsede-yok-avrupada-her-yeri-vurabiliriz/ Ukrayna‘nın ABD üretimi ATACMS ve İngiliz üretimi uzun menzilli Storm Shadow füzelerini Rus hedeflerine karşı kullanmaya başlamasına Rusya‘nın cevabı sert oldu. Nükleer angajman kurallarını değiştiren Rusya, Ukrayna’ya kıtalararası balistik füze fırlattı.

“AVRUPA ÇAPINDAKİ HEDEFLERİ VURABİLİR”

Bölgedeki gerginlik tüm dünyayı tedirgin ederken Rusya Stratejik Füze Kuvvetleri Başkomutanı Sergey Karakayev’dan dikkat çeken bir çıkış geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rusya Savunma Bakanlığı yönetimi, askeri sanayi temsilcileri ve füze sistemleri üreticileri ile yaptığı toplantıda konuşan Karakayev, Ukrayna’da askeri bir tesise yönelik saldırıda test edilen nükleer olmayan hipersonik ekipmanlarla donatılmış ‘Oreşnik’ füzesi için “Dünyada eşi benzeri yok. Füzenin donatımı, mevcut ve gelecekteki füze savunma sistemlerini aşmayı garanti ediyor. Bu silah, belirlenen görev ve mesafeye bağlı olarak Avrupa çapındaki bütün hedefleri vurabilir” dedi.

Rusya yeni füzesine çok güveniyor: Dünyada kimsede yok, Avrupa'da her yeri vurabiliriz

“DÜNYADA KİMSE SAHİP DEĞİL”

Rusya lideri Putin ise “Bu tür silahların geliştirilmesi yönündeki çalışmalar, ülkemiz için hayati önem taşıyor. Dün test edilen silah sistemi, Rusya’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin sağlam garantörü. Dünyada kimse buna benzer silaha sahip değil. Bugün dünyada bu füzeye karşı koyacak, bunu engelleyecek araç yok. Yeni silah sistemlerini test etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Rusya yeni füzesine çok güveniyor: Dünyada kimsede yok, Avrupa'da her yeri vurabiliriz

“TEST AŞAMASINDA BİRDEN FAZLA SİSTEM VAR”

‘Oreşnik’ füzesinin stratejik silah olmadığını ancak söz konusu silahların gücüne sahip olduğunun altını çizen Putin, bu füzenin seri üretimine geçileceği ve Rusya Stratejik Füze Kuvvetlerinin kullanımına verileceği bilgisini paylaştı. Bu tarz testleri savaş koşullarında güvenlik tehditlerine bağlı olarak sürdüreceklerini dile getiren Putin, bunun için gerekli potansiyele sahip olduklarını söyledi. Putin, “Oreşnik’ten başka Rusya’da test edilmek üzere çalışma aşamasında bulunan birden fazla sistem var. Bu sistemler de test edildikten sonra seri üretime geçilecek. Böylece orta ve kısa menzilli silah grubuna sahip olacağız” dedi.

KISA ZAMANDA ÜRETİLDİ

Rusya Askeri Sanayi Komisyonu Başkan Yardımcısı Vasiliy Tonkoşurov da söz konusu sistemin kısa zamanda Rus teknoloji ürünleriyle üretildiğini dile getirdi.

Rusya yeni füzesine çok güveniyor: Dünyada kimsede yok, Avrupa'da her yeri vurabiliriz

Olgun KızıltepeOlgun KızıltepeHaberler.com – DünyaAvrupa GünüTeknolojiUkraynaGüncelDünyaRusya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/rusya-yeni-fuzesine-cok-guveniyor-dunyada-kimsede-yok-avrupada-her-yeri-vurabiliriz/feed/ 0
7. ATSO Tarım İnovasyon Ödülleri Sahiplerini Buldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/7-atso-tarim-inovasyon-odulleri-sahiplerini-buldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/7-atso-tarim-inovasyon-odulleri-sahiplerini-buldu/#respond Fri, 22 Nov 2024 13:20:31 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/7-atso-tarim-inovasyon-odulleri-sahiplerini-buldu/ Bu yıl 7’ncisi düzenlenen “ATSO Tarım İnovasyon Ödülleri” sahiplerini buldu. Ödüller, sera ve sulama teknolojileri, tohum, fide, bitki besleme ve koruma, akıllı tarım teknolojileri ile kamu özel ödülü olmak üzere 7 farklı kategoride dağıtıldı.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından Growtech Tarım Fuarı kapsamında bu yıl 7’ncisi düzenlenen ATSO Growtech Tarım İnovasyon Ödülleri sahiplerini buldu. ANFAŞ Kongre ve Fuar Merkezi’nde 31 ülkeden 684 firmanın katılımıyla düzenlenen 23. Growtech Antalya Tarım Fuarı kapsamındaki proje yarışmasında ödüller, sera ve sulama teknolojileri, tohum, fide, bitki besleme, bitki koruma, akıllı tarım teknolojileri ve kamu özel ödülü olmak üzere 7 farklı kategoride dağıtıldı.

Antalya Valisi Hulusi Şahin, törende yaptığı konuşmada Growtech Tarım Fuarı’nın sadece Türkiye’de değil, dünyada önemli fuarlardan biri haline geldiğini söyledi. Türkiye genelinde üretilen ürünlerin büyük bir bölümünün Antalya’da yetiştirildiğinin altını çizen Şahin, “Bazı ürünlerin üretiminin yüzde 30-40’lık bölümünü sadece Antalya sağlar. Bunu yaparken de yüksek verimlilikle yapar, dünyaya örnek olacak inovatif tekniklerle gerçekleştirir” dedi.

“Başarı hikayeleri yazıyoruz”

ATSO Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın da tarım ve tarım teknolojilerinde iş adamlarının ve girişimcilerin başarılarıyla gurur duyduklarını belirterek, “Buradaki enerji, ülkemizin geleceğine dair umutlarımızı daha da artırıyor. Bizler de daha fazlasını yapmak, daha fazla çalışmak için güç buluyoruz. Bu vesileyle başta Growtech firması olmak üzere tüm kurum ve kuruluş temsilcilerine, iş insanlarımıza, genç girişimcilerimize teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye’nin tarımsal üretimde dünyada ilk 10 ülke arasında yer aldığını belirten Pakalın, Antalya’nın da bu üretimde önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Antalya’nın şehirlerle değil ülkelerle yarıştığını dile getiren Pakalın, “Bitkisel üretim değeri ile Türkiye birincisidir. 1 milyar doları aşan tarımsal ihracatı, 800 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı ve 2,5 milyon tonu aşkın domates üretimi gerçekleştiriyoruz. Diğer taraftan ilimiz seracılık teknolojilerinde, tohumculukta, fidecilikte başarı hikayeleri yazmaktadır. Firmalarımız dünyanın dört bir yanına sera teknolojileri kurmakta, know-how götürmekte, tohum satmaktadırlar” diye konuştu.

Konuşmaların ardından “Sera ve Teknolojileri”, “Sulama ve Teknolojileri”, “Tohum, Fide”, “Bitki Besleme”, “Bitki Koruma”, “Akıllı Tarım Teknolojileri”, “Kamu Özel Ödülü” kategorilerinde birinci olan firmalara ödülleri teslim edildi. Ödel törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Üyesi Ragıp Gök, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Başkanı Onur Kacar, ATSO Genel Sekreteri Av. Aslı Şahin Tekin ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. – ANTALYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/7-atso-tarim-inovasyon-odulleri-sahiplerini-buldu/feed/ 0
COP29’da İklim Finansmanı Taslağında Uzlaşı Sağlanamadı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cop29da-iklim-finansmani-taslaginda-uzlasi-saglanamadi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cop29da-iklim-finansmani-taslaginda-uzlasi-saglanamadi/#respond Thu, 21 Nov 2024 15:06:01 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/cop29da-iklim-finansmani-taslaginda-uzlasi-saglanamadi/ Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de devam eden 29. Birleşmiş Milletlerİklim Değişikliği Konferansı’nda (COP29) uluslararası iklim finansmanını artırmayı hedefleyen taslak metin üzerinde uzlaşı sağlanamadı. Avrupa Birliği Komisyonunun İklim Eyleminden Sorumlu Üyesi Wopke Hoekstra taslak metni, “Şu anki haliyle kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de devam eden BM İklim Değişikliği Konferansı’nın (COP29) en önemli gündem maddesi olan ve uluslararası iklim finansmanını en az 1 trilyon dolara çıkarmayı hedefleyen iklim finansmanı konusunda orta yol bulunamadı. İklim değişikliğinde en az katkısı olan, ancak iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini en fazla hisseden yoksul ülkelere sağlanacak mali destek miktarının belirlenmesi beklenirken, taslak metinde yoksul ülkelere her yıl hangi ülkeler tarafından ne kadar yardım yapılacağına dair bilgi yer almadı. Yeni İklim Finansmanı Hedefi (NCQG) müzakere metnine ilişkin konuşan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu İklim Eyleminden Sorumlu Üyesi Wopke Hoekstra, “Şu anki haliyle kabul edilemez” dedi. Afrika Grubu temsilcisi Ali Muhammed ise, “Burada olma nedenimiz bir rakam, ancak buna yakın değiliz” ifadelerini kullandı. İklim değişikliğinin etkilerinden en kötü etkilenen ada devletlerini temsilen Samoa Adaları delegesi Cedric Schuster ise tarafları “politik oyunlara son vermeye” ve bir uzlaşı sağlamaya çağırdı.

İklim finansmanı için yoksul ülkelere 2030’a kadar yılda 1 trilyon dolar gerekiyor

İklim Finansmanı Bağımsız Yüksek Seviye Uzman Grubu, gelişmekte olan ülkelerin 2030 yılına kadar dış iklim finansmanına olan ihtiyacının yılda yaklaşık 1 trilyon dolar, 2035 yılına kadar ise 1.3 trilyon dolar olduğunu belirtti.

Ekonomistler de gelişmiş ülkelerin, dünyanın geri kalanının iklim değişikliğinin etkileri ile başa çıkabilmesi için gelecek 10 sene boyunca her yıl 1 trilyon dolar sağlaması gerektiğini belirtiyor. Taslakta bu tutarın kredi değil, hibe şeklinde yapılması gerektiği belirtirken, kredilerin yoksul ülkeleri borca sürükleyebileceği kaydediliyor.

Çin ve Suudi Arabistan gibi zengin ülkelerin de katkıda bulunması bekleniyor

Herhangi bir tutarda uzlaşı sağlanırsa buna sadece gelişmiş ülkelerin mi yoksa Çin ve Körfez ülkeleri gibi zengin gelişmekte olanların da katkı verip vermeyeceği belirsizliğini koruyor. Daha önce bağışçı olarak tanımlanmayan Çin ve Suudi Arabistan gibi zengin ülkelerin de katkıda bulunması bekleniyor. “Gelişmekte olan ülke” kategorisinde bulunan, ancak halihazırda dünyanın en büyük emisyon üreticisi olan Çin, sorumluluğu “gelişmiş devletlerin” üstlenmesi gerektiğini savunuyor.

Yaklaşık 200 ülkeden temsilcilerin katılımıyla 11 Kasım’da başlayan COP29, cuma günü sona erecek. – BAKÜ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cop29da-iklim-finansmani-taslaginda-uzlasi-saglanamadi/feed/ 0
Cenin’de 3 Filistinli Son Yolculuğuna Uğurlandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/ceninde-3-filistinli-son-yolculuguna-ugurlandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ceninde-3-filistinli-son-yolculuguna-ugurlandi/#respond Thu, 21 Nov 2024 15:04:54 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ceninde-3-filistinli-son-yolculuguna-ugurlandi/ İsrail askerleri tarafından işgal altındaki Batı Şeria’nın Cenin kentinde öldürülen 3 Filistinli son yolculuğuna uğurlandı.

Filistinlilerin naaşları Halil Süleyman Hastanesinden alınarak, ailelerinin evlerine götürüldü.

Daha sonra kılınan cenaze namazlarının ardından Filistinlilerin naaşları, Cenin’deki mezarlıkta toprağa verildi.

Filistin resmi ajansı WAFA’da yer alan haberde hayatını kaybedenlerin Rami el-Huveyti, Firas Muhammed el-Casir ve Muhammed Ferhat olduğu aktarıldı.

İsrail ordusu 19 ve 20 Kasım’da Cenin’de düzenlediği saldırılarda 9 Filistinliyi öldürmüş, 5’inin cenazesine el koymuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ceninde-3-filistinli-son-yolculuguna-ugurlandi/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Kararına Destek http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmustan-uluslararasi-ceza-mahkemesinin-kararina-destek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmustan-uluslararasi-ceza-mahkemesinin-kararina-destek/#respond Thu, 21 Nov 2024 15:04:48 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmustan-uluslararasi-ceza-mahkemesinin-kararina-destek/

TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, ” Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Gazze’deki soykırımın sorumlularından Netanyahu ve Galant hakkında verdiği yakalama kararı, tarihi öneme sahip bir adımdır. Uluslararası Adalet Divanı’nın kararından sonra, bu kararla dokunulamaz zannedilen İsrail’e dokunulmuştur” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Gazze’deki soykırımın sorumlularından Netanyahu ve Galant hakkında verdiği yakalama kararı, tarihi öneme sahip bir adımdır. Uluslararası Adalet Divanı’nın kararından sonra, bu kararla dokunulamaz zannedilen İsrail’e dokunulmuştur. Bu karar, ‘insanlık cephesinin’ masum ve mazlum Filistin halkına verdiği desteğin sonucudur. Vicdan ve adalet kazanacak, zulüm ve barbarlık kaybedecektir. Yakalama kararı, insanlığın geleceği adına ümit verici olduğu kadar Netanyahu ve çetesinin üzerindeki koruma kalkanının kalkacağının da habercisidir. Ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uyana kadar, soykırımcı apartheid uygulamaları nedeniyle İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınması, uluslararası toplum tarafından gündeme getirilmesi gereken acil bir konudur” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmustan-uluslararasi-ceza-mahkemesinin-kararina-destek/feed/ 0
Bayraktar TB3 SİHA, Kısa Pistli Gemiden Kalkış ve İniş Yapan İlk İHA Oldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/bayraktar-tb3-siha-kisa-pistli-gemiden-kalkis-ve-inis-yapan-ilk-iha-oldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bayraktar-tb3-siha-kisa-pistli-gemiden-kalkis-ve-inis-yapan-ilk-iha-oldu/#respond Tue, 19 Nov 2024 19:13:24 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bayraktar-tb3-siha-kisa-pistli-gemiden-kalkis-ve-inis-yapan-ilk-iha-oldu/ Bayraktar TB3 Siha, kısa pistli bir gemiden iniş ve kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı (İHA) olarak dünya havacılık tarihine geçti.

Baykardan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen silahlı insansız hava aracı Bayraktar TB3, kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş testini başarıyla tamamladı ve havacılık tarihinde bir ilke imza attı.

Bayraktar TB3, TCG Anadolu gibi kısa pistli gemilerden iniş ve kalkış yapabilen dünyadaki ilk silahlı insansız hava aracı oldu.

Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2, kısa süre önce Edirne Keşan’daki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG Anadolu’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “yaklaşma testlerini” sorunsuz geçti.

Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.

Yerli motorla en yükseğe

Bayraktar TB3 Siha, 25 Haziran’da Keşan’daki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36 bin 310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testi’ni başarıyla tamamlamıştı.

TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli Siha, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihinin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait.

Rampa testlerini başarıyla tamamladı

Bayraktar TB3 Siha, Tekirdağ Çorlu’da başlayan ve Edirne Keşan’da bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran’da rampadan havalanmıştı.

Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.

Toplam uçuş 700 saatin üstünde

Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5 bin 700 kilometre yol katetti.

Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart’ta ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.

TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetinin de bulunacağı milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini denizaşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.

İhracat şampiyonu

Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynaklarıyla yürüten Baykar, 2003’teki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı.

İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023’te Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu.

Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te birini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97,5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülke, Bayraktar AKINCI TİHA için ise 10 ülke ile olmak üzere toplam 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.

Selçuk Bayraktar’dan paylaşım

Öte yandan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, sosyal medya platformu X’teki paylaşımında, “Sevda kuşun kanadında… TCG-ANADOLU’ya ilk iniş-kalkış… Bayraktar TB3.” ifadelerini kullandı.

TeknolojiHavacılıkİhracatEkonomiGüncelDünyaSİHA

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bayraktar-tb3-siha-kisa-pistli-gemiden-kalkis-ve-inis-yapan-ilk-iha-oldu/feed/ 0
Bayraktar TB3 gemilerden iniş ve kalkış yapabilen ilk SİHA oldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/bayraktar-tb3-gemilerden-inis-ve-kalkis-yapabilen-ilk-siha-oldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bayraktar-tb3-gemilerden-inis-ve-kalkis-yapabilen-ilk-siha-oldu/#respond Tue, 19 Nov 2024 19:12:58 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bayraktar-tb3-gemilerden-inis-ve-kalkis-yapabilen-ilk-siha-oldu/ Bayraktar TB3 Siha, TCG ANADOLU’dan uçuş testini başarıyla tamamladı. Dünya havacılık tarihinde bir ilke imza atan Bayraktar TB3, kısa pistli bir gemiden iniş kalkış yapmayı başaran ilk SİHA oldu.

UÇARAK İNTİKAL ETTİ

Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2 geçtiğimiz günlerde Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG ANADOLU’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “Yaklaşma Testlerini” sorunsuz geçti.

Bayraktar TB3 SİHA, Dünya Havacılık Tarihine Geçti

TARİHİ TEST

Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.

YERLİ MOTOR İLE EN YÜKSEĞE

Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36.310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.

Bayraktar TB3 SİHA, Dünya Havacılık Tarihine Geçti

RAMPA TESTLERİNİ BAŞARIYLA TAMAMLADI

Bayraktar TB3 SİHA, Tekirdağ Çorlu’da başlayan ve Edirne’nin Keşan ilçesinde bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran 2024’te rampadan havalandı. Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.

TOPLAM UÇUŞ 700 SAATİN ÜSTÜNDE

Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5.700 km yol katetti.

Bayraktar TB3 SİHA, Dünya Havacılık Tarihine Geçti

MİLLİ SİHA, MİLLİ KAMERA

Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.

DENİZ AŞIRI GÜÇ ÇARPANI

Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.

Bayraktar TB3 gemilerden iniş ve kalkış yapabilen ilk SİHA oldu

İnsansız Hava AracıHavacılıkTeknolojiDünyaSİHA

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bayraktar-tb3-gemilerden-inis-ve-kalkis-yapabilen-ilk-siha-oldu/feed/ 0
Hyundai motor fabrikasında araç testi sırasında üç kişi hayatını kaybetti http://www.karadenizhabertv.com.tr/hyundai-motor-fabrikasinda-arac-testi-sirasinda-uc-kisi-hayatini-kaybetti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/hyundai-motor-fabrikasinda-arac-testi-sirasinda-uc-kisi-hayatini-kaybetti/#respond Tue, 19 Nov 2024 19:12:42 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/hyundai-motor-fabrikasinda-arac-testi-sirasinda-uc-kisi-hayatini-kaybetti/ Ulsan kentindeki Hyundai Motor fabrikasında araç testi sırasında üç kişinin hayatını kaybetmesi üzerine Güney Kore yetkilileri soruşturma başlattı.

Hyundai işçi sendikasından yapılan açıklamaya göre, iki Hyundai araştırmacısı ve bir taşeron firma çalışanı, saat 15:00 civarında test odasında araç içinde bilinçsiz halde bulundu. Medya raporlarına göre üç kişinin boğularak hayatını kaybettiği belirtildi.

Ulsan’daki polis yetkilileri, polis ve çalışma bakanlığının olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlattığını bildirdi. İtfaiye yetkilileri, Hyundai’nin 4 numaralı fabrikasındaki kazayla ilgili ilk ihbarın saat 15:17’de alındığını açıkladı.

Hyundai Motor yaptığı açıklamada olaydan derin üzüntü duyduklarını belirterek, soruşturmada yetkili makamlarla tam işbirliği yapacaklarını duyurdu.

Hyundai’nin en büyük üretim tesisi olan Ulsan fabrikası, yıllık 1.4 milyon araç üretim kapasitesine sahip ve bunun 1.1 milyonu ihraç ediliyor. Şirket, geçen yıl Kasım ayında elektrikli araç üretimi için Ulsan’da 2 trilyon won (1.44 milyar dolar) değerinde yeni bir tesis inşaatına başlamıştı.

Güney KoreTeknolojiOtomobil3-sayfaHyundaiFinansDünya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/hyundai-motor-fabrikasinda-arac-testi-sirasinda-uc-kisi-hayatini-kaybetti/feed/ 0
G20 Zirvesi’nde süper zenginlere yönelik küresel bir vergi oluşturulması ele alındı http://www.karadenizhabertv.com.tr/g20-zirvesinde-super-zenginlere-yonelik-kuresel-bir-vergi-olusturulmasi-ele-alindi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/g20-zirvesinde-super-zenginlere-yonelik-kuresel-bir-vergi-olusturulmasi-ele-alindi/#respond Tue, 19 Nov 2024 09:26:05 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/g20-zirvesinde-super-zenginlere-yonelik-kuresel-bir-vergi-olusturulmasi-ele-alindi/ Brezilya’nın ev sahipliğinde Rio de Janeiro kentinde düzenlenen 19. G20 Liderler Zirvesi’nin ilk gününde, Gazze, Lübnan ve Ukrayna’daki gelişmelere dair bir bildiri yayımlandı.
Bildiride, İsrail‘in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi ve Lübnan’a yönelik saldırıları nedeniyle insani durumun felaket boyutlarına ulaşmasının derin endişelere yol açtığı belirtildi.

FİLİSTİNLİLERİN KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKI

İnsani yardımların ulaştırılmasındaki tüm engellerin kaldırılması gerektiği vurgulanan bildiride, “İnsani yardımların artırılması ve sivillerin korunmasının güçlendirilmesi yönündeki acil ihtiyaç ifade edildi. Filistinlilerin kendi kaderini tayin etme hakkı ve iki devletli çözüm vizyonuna sarsılmaz bağlılık teyit edildi.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Bildiride, İsrail saldırıları sonucunda Gazze Şeridi’nde yaklaşık 45 bin kişinin, Lübnan’da ise 3 bin 500 kişinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yaşanan insani acılara da değinilen bildiride, savaşın küresel gıda ve enerji güvenliği, tedarik zincirleri, makro-finansal istikrar, enflasyon ve büyüme üzerindeki olumsuz etkilerine işaret edildi.

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE REFAHA ANCAK BARIŞLA ULAŞABİLİRİZ”

Bildiride, çatışmaların barışçıl yollarla çözülmesinin önemi vurgulanarak, “Kapsamlı, adil ve kalıcı barışı destekleyen tüm ilgili ve yapıcı girişimler memnuniyetle karşılandı. Çatışmaların ve krizlerin sona erdirilmesine yönelik çabaların yanı sıra diplomasi ve diyalog elzemdir. Sürdürülebilirlik ve refaha ancak barışla ulaşılabilir.” ifadesi kullanıldı.

İKLİM KRİZİYLE MÜCADELE VE KÜRESEL İŞBİRLİĞİ

İklim kriziyle mücadelede G20 ülkelerinin kararlılığına dikkatin çekildiği bildiride, şunlar kaydedildi: Yoksul ülkeler için daha fazla finansman gereklidir. Özellikle gelişmekte olan ülkelere yönelik kamu ve özel iklim finansmanı ve yatırımlarının arttırılması amacıyla uluslararası işbirliğinin ve desteğin artırılması gerektiği vurgulandı. Sürdürülebilir ekonomik büyümenin sağlanması için uluslararası ekonomik sistemin teşvik edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, uluslararası ticarette haksız kısıtlamalar gibi iklim tedbirlerinin kullanılmaması gerektiği konusunda uyarılar yapıldı.

ORMANLAR İÇİN YENİ FON ÇAĞRISI

Bildiride, ormanların korunmasına ve sürdürülebilir şekilde muhafaza edilmesine yönelik çabaların yoğunlaştırılmasının önemli olduğuna işaret edildi. Yerel topluluklar ve yerli halkların karşılaştıkları zorluklara değinilen bildiride, ormanlar için yeni fonların harekete geçirilmesi taahhüt edildi.

Paris İklim Anlaşması hedeflerinin hatırlatıldığı bildiride, üye ülkelerin temiz, sürdürülebilir, adil, uygun fiyatlı ve kapsayıcı enerji geçişlerini hızlandırma taahhüdü ve yüzyılın ortasına kadar karbonda sıfıra ulaşma hedefi yinelendi.

SÜPER ZENGİNLERE VERGİ KONUSU TARTIŞILDI

Diğer yandan zirvede, Brezilya’nın süper zenginlere yönelik küresel bir vergi oluşturulmasına ilişkin önerisi tartışıldı.
Zirvede, dünyadaki 3 bin 300 milyarderin, bulundukları ülkelerdeki servetlerinin yüzde 2’sini küresel bir vergi olarak ödemeleri halinde, yoksulluk, açlık ve iklim değişikliğiyle mücadele projelerini finanse etmek için yılda 200 ila 250 milyar dolar toplamanın mümkün olacağı vurgulandı.

G20 Zirvesi'nde süper zenginlere yönelik küresel bir vergi oluşturulması ele alındı

Recep Tayyip ErdoğanG20 Liderler ZirvesiRio De Janeiroİnsan HaklarıPolitikaEkonomiUkraynaİsrailLübnanFinansGüncelDünyaGazzeRio

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/g20-zirvesinde-super-zenginlere-yonelik-kuresel-bir-vergi-olusturulmasi-ele-alindi/feed/ 0
Trump, düzensiz göçmenlerin toplu sınır dışı edilmesi planını doğruladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/trump-duzensiz-gocmenlerin-toplu-sinir-disi-edilmesi-planini-dogruladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/trump-duzensiz-gocmenlerin-toplu-sinir-disi-edilmesi-planini-dogruladi/#respond Tue, 19 Nov 2024 09:26:01 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/trump-duzensiz-gocmenlerin-toplu-sinir-disi-edilmesi-planini-dogruladi/ ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump, düzensiz göçmenlere yönelik toplu sınır dışı planında orduyu kullanacağını ve ulusal acil durum ilan edeceğini doğruladı.

SOSYAL MEDYADAN ONAYLADI

Trump, Truth Social platformunda kendisine yöneltilen “Trump yönetimi ulusal acil durum ilan etmeye hazırlanıyor ve kitlesel sınır dışı etme programıyla Biden’ın işgalini geri çevirmek için askeri varlıkları kullanacak” iddiasına “Doğru” yanıtını verdi.

TARİHİ YASAYI KULLANACAK

2024 Başkanlık Seçimleri kampanyasında Trump, 18. yüzyıldan kalma “Yabancı Düşmanlar Yasası”nı kullanacağını açıklamıştı. Bu yasa, ABD ile savaş halindeki ülkelerden gelen 14 yaş üstü kişilerin gözaltına alınarak sınır dışı edilmesine olanak sağlıyor.

SORU İŞARETLERİ VAR

Savunma Bakanlığı, halihazırda Ulusal Muhafızlar aracılığıyla sınır güvenliğini destekliyor. Ancak Trump’ın planladığı kitlesel sınır dışı operasyonunun yasal, lojistik ve bütçesel kısıtlamaları hakkında belirsizlikler sürüyor.

Trump, düzensiz göçmenlerin toplu sınır dışı edilmesi planını doğruladı

Donald TrumpPolitikaGüncelHukukDünya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/trump-duzensiz-gocmenlerin-toplu-sinir-disi-edilmesi-planini-dogruladi/feed/ 0
Donald Trump’ın bakan adayı ABD’li milyarder Elon Musk’tan ilk hamle http://www.karadenizhabertv.com.tr/donald-trumpin-bakan-adayi-abdli-milyarder-elon-musktan-ilk-hamle/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/donald-trumpin-bakan-adayi-abdli-milyarder-elon-musktan-ilk-hamle/#respond Fri, 15 Nov 2024 15:11:38 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/donald-trumpin-bakan-adayi-abdli-milyarder-elon-musktan-ilk-hamle/ ABD’li milyarder Elon Musk’ın, Tahran- Washington arasındaki tansiyonu düşürmek için İran‘ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani ile görüştüğü ileri sürüldü.

GÖRÜŞME NEW YORK’TA YAPILDI

New York Times gazetesinin haberine göre, adlarının açıklanmasını istemeyen İranlı 2 yetkili, ABD’nin yeni başkanı Donald Trump tarafından Devlet Verimlilik Bakanı olarak aday gösterilen Musk ile İrevani arasındaki görüşmenin New York’ta yapıldığını söyledi. İkili arasındaki toplantının bir saati aştığını belirten yetkililer, toplantının “pozitif” bir ortamda yapıldığı ve “iyi sonuçlar” doğuracağı değerlendirmesinde bulundu.

Yetkililer, toplantının, Musk’ın talebi üzerine, İran ile ABD arasındaki tansiyonun düşürülmesi amacıyla yapıldığını kaydetti. İrevani’nin Musk’a, yatırımlarını Tahran’a yönlendirmesi yönünde öneride bulunduğunu aktaran yetkililer, bunun için de “ABD Hazine Bakanlığından, İran’a yönelik yaptırımlardan muafiyet” talebinde bulunmayı tavsiye ettiğini dile getirdi.

TRUMP’IN SÖZCÜSÜNDEN AÇIKLAMA

İran’ın BM Daimi Temsilciliği görüşmeye ilişkin herhangi bir yorum yapmayacağını belirtirken, ABD’nin 47. Başkanı seçilen Donald Trump’ın sözcüsü Steven Cheung ise toplantıya ilişin bir soruya, “Yapılıp yapılmadığı kesin olmayan gizli toplantılar hakkındaki haberlere ilişkin yorum yapmıyoruz” yanıtını verdi.

Trump’ın seçim kampanyası sözcüsü Karoline Leavitt de Amerikan halkının, Trump’ı “ülkeyi yönetme ve küresel barışı tesis etme” konusunda verdiği güven nedeniyle seçtiğini kaydederek “O (Trump), Beyaz Saray’a dönünce bunu (küresel barışın tesisi) gerçekleştirmek için gerekli adımları atacaktır” dedi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, dün sosyal medya hesabından, ülkesinin nükleer programı konusundaki anlaşmazlıklara ilişkin, “Anlaşmazlıklar iş birliği ve diyalog yoluyla çözülebilir” paylaşımında bulunmuştu.

Donald Trump'ın bakan adayı ABD'li milyarder Elon Musk'tan ilk hamle

Erdem AksoyErdem AksoyHaberler.com – DünyaBirleşmiş MilletlerDonald TrumpWashingtonElon MuskPolitikaEkonomiTahranDünyaİran

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/donald-trumpin-bakan-adayi-abdli-milyarder-elon-musktan-ilk-hamle/feed/ 0
İran: Nükleer Müzakerelere Hazırız http://www.karadenizhabertv.com.tr/iran-nukleer-muzakerelere-haziriz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/iran-nukleer-muzakerelere-haziriz/#respond Thu, 14 Nov 2024 14:04:41 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/iran-nukleer-muzakerelere-haziriz/ – İran Dışişleri Bakanı Arakçi: “Nükleer müzakerelere hazırız. Ancak baskı ve tehdit altında müzakere etmeyeceğiz”

TAHRAN – İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran’ın barışçıl nükleer program konusunda hiçbir zaman müzakere masasından ayrılmadığını ifade ederek, “Müzakere etmeye hazırız. Ancak baskı ve tehdit altında müzakere etmeyeceğiz” dedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ı ziyaret eden Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Genel Direktörü Rafael Grossi ile görüştü. Görüşmenin ardından basına açıklamada bulunan Arakçi, Grossi ile faydalı ve yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, “IAEA ve İran arasında önümüzdeki bir yılda izlenecek yol haritasını ve iş birliğini değerlendirdik. Sonuç itibarıyla IAEA ile aramızdaki sorunları çözmek ve gerilimi azaltmak için yeni bir yol haritası belirlemeye çalıştık. Yeni bir müzakere başlatarak diğer ülkelerle de nükleer konuda var olan sorunları çözebileceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Arakçi, “Grossi’ye İran’ın IAEA ile önceki anlaşma çerçevesinde nükleer müzakere ve iş birliğine hazır olduğunu söyledim. Elbette bu konu iş birliği noktasında karşı tarafın ne kadar ciddi olduğu ile alakalı. Nükleer konunun çözüme kavuşturulması noktasında diplomasi ve müzakere dışında başka bir çözüm yolu yok” dedi.

“Karşılıklı çatışma hiçbir taraf için faydalı değil”

İran’ın nükleer programına yönelik adımların sorunları daha da karmaşıklaştırdığını belirten Arakçi, “Diyalog ve müzakere yolu daha önce denendi ve ABD yönetimi bu yolu yeniden deneyebilir. İran aleyhinde adım atacakları bir yolu da deneyebilirler. İran aleyhinde alınan kararlar sorunları çözmeye yardımcı olmadığı gibi sorunların daha da çözülememesine neden oluyor. Karşılıklı çatışma hiçbir taraf için faydalı değil. Bu nedenle iş birliği ortamı sağlanmalı ve biz bu konuda iş birliğine hazırız. Karşı tarafın da iş birliği konusunda daha doğru bir politika izleyeceğini umut ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Nükleer programla ilgili anlaşmazlıklar çözülebilir”

Arakçi, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na bağlı kalarak Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile tam iş birliği yapmaya devam edeceğini belirtti. Anlaşmazlıkların iş birliği ve diyalog yoluyla çözülebileceğini ifade eden Arakçi, güçlü bir iradeyle ve iyi niyetle ilerleme konusunda mutabık olduklarını kaydetti. İran’ın barışçıl nükleer program konusunda hiçbir zaman müzakere masasından ayrılmadığını belirten Arakçi, bu konuda topun Avrupa Birliği ve E3 ülkeleri olarak bilinen İngiltere, Almanya ve Fransa’da olduğunu ifade etti. İran’ın ulusal çıkarları ve vazgeçilmez hakları doğrultusunda müzakerelere hazır olduğunu kaydeden Arakçi, “Ancak baskı ve tehdit altında müzakere etmeyeceğiz” ifadesini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/iran-nukleer-muzakerelere-haziriz/feed/ 0
Trump’ın kazanmasına kızan adam, ailesinden 4 kişiyi öldürüp intihar etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/trumpin-kazanmasina-kizan-adam-ailesinden-4-kisiyi-oldurup-intihar-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/trumpin-kazanmasina-kizan-adam-ailesinden-4-kisiyi-oldurup-intihar-etti/#respond Thu, 14 Nov 2024 14:04:26 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/trumpin-kazanmasina-kizan-adam-ailesinden-4-kisiyi-oldurup-intihar-etti/ Duluth kentinde korkunç bir cinayet-intihar vakası yaşandı. 46 yaşındaki Anthony Nephew, son siyasi gelişmelerden etkilenerek dört kişiyi öldürdükten sonra intihar etti.

Perşembe günü başlayan olaylar zincirinde, polis önce Erin Abramson’ın (47) evinde kendisi ve 15 yaşındaki oğlu Jacob’ın cesetlerini buldu. Soruşturma kapsamında şüpheli Nephew’un evine giden ekipler, 45 yaşındaki eşi Kathryn ve 7 yaşındaki oğlu Oliver’ın silahla öldürülmüş cesetleriyle karşılaştı. Nephew da aynı evde intihar etmiş halde bulundu.

Soruşturmada, Nephew’un Trump karşıtı olduğu ve son siyasi gelişmelerden duyduğu rahatsızlık nedeniyle bu eylemi gerçekleştirdiği belirlendi. Duluth Polis Şefi Mike Ceynowa, saldırganın uzun süredir ruh sağlığı sorunları yaşadığını açıkladı.

Polis, olayla ilgili soruşturma sürerken kentte başka bir tehdit olmadığını duyurdu.

Trump'ın kazanmasına kızan adam, ailesinden 4 kişiyi öldürüp intihar etti

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/trumpin-kazanmasina-kizan-adam-ailesinden-4-kisiyi-oldurup-intihar-etti/feed/ 0
Anadolu Efes Baskonia’yı Yendi http://www.karadenizhabertv.com.tr/anadolu-efes-baskoniayi-yendi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/anadolu-efes-baskoniayi-yendi/#respond Wed, 13 Nov 2024 01:00:16 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/anadolu-efes-baskoniayi-yendi/ SALON: Buesa Arena

HAKEMLER: Sreten Radovic, Ioannis Foufis, Jurgis Laurinavicius

BASKONIA: Baldwin 5, Forrest 8, Sedekerskis 9, Moneke 22, Hall 8, Howard, Luwawu-Cabarrot 5, Jaramaz, Rogavopoulos 8, Diop 13, Ndiaye 6

ANADOLU EFES: Ercan Osmani 2, Nwora 5, Thompson 18, Beaubois 16, Oturu 2, Bryant 20, Smits 5, Johnson 5, Poirier 11, Hollatz, Willis 3, Doğuş Özdemiroğlu 2

1’İNCİ PERİYOT: 21-24

İLK YARI: 39-46

3’ÜNCÜ PERİYOT: 63-65

Anadolu Efes, Turkish Airlines EuroLeague’in 9’uncu haftasında konuk olduğu İspanya temsilcisi Baskonia’yı 89-84 mağlup etti. Bu sonucun ardından Anadolu Efes, 5’inci galibiyetini elde etti. Baskonia ise 5’inci mağlubiyetini aldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/anadolu-efes-baskoniayi-yendi/feed/ 0
Galatasaray’dan CEV Kupası’nda Önemli Galibiyet http://www.karadenizhabertv.com.tr/galatasaraydan-cev-kupasinda-onemli-galibiyet/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/galatasaraydan-cev-kupasinda-onemli-galibiyet/#respond Wed, 13 Nov 2024 01:00:13 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/galatasaraydan-cev-kupasinda-onemli-galibiyet/ Galatasaray, CEV Kupası 16’lı finaller turu ilk maçında deplasmanda Macaristan’ın Fino Kaposvar’ı 3-2 mağlup ederek tur için avantaj yakaladı.

Salon: Kaposvar Arena

Hakemler: Atanas Varbanov (Bulgaristan), Szymon Pindral (Polonya)

Fino Kaposvar: Feliciano Jorge (L), Ivan, Hubicska, Boldizsar, Magyar, Kalmar, Bögöly, Novoselov, Yang, Baroti

Galatasaray: Atanasov, Hasan Yeşilbudak (L), Ahmet Tümer, Aykut Acar, Patry, Arslan Ekşi, Muzaffer Yönet, Almeida Cardoso, Oğuzhan Karasu, Caner Ergül (L), Onur Günaydı

Setler: 25-21, 25-22, 14-25, 18-25, 8-15

Süre: 110 dakika (25, 26, 19, 24, 16) – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/galatasaraydan-cev-kupasinda-onemli-galibiyet/feed/ 0
Meclis’te ortalık yine karıştı! AK Partili ismin sözleri DEM’li vekilleri sinirlendirdi http://www.karadenizhabertv.com.tr/mecliste-ortalik-yine-karisti-ak-partili-ismin-sozleri-demli-vekilleri-sinirlendirdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mecliste-ortalik-yine-karisti-ak-partili-ismin-sozleri-demli-vekilleri-sinirlendirdi/#respond Wed, 13 Nov 2024 01:00:08 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/mecliste-ortalik-yine-karisti-ak-partili-ismin-sozleri-demli-vekilleri-sinirlendirdi/ Mardin, Batman ve Halfeti belediyeleri için İçişleri Bakanlığı tarafından verilen kayyum kararı Meclis Genel Kurulu’nda gerginliğe neden oldu.

AK PartiBitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu, DEM Partili belediyelere kayyum atanmasının haklı olduğunu söylemesi DEM Parti Grubunu sinirlendirdi.

DEM Parti adına kürsüye çıkan Sırrı Sakık, AK Parti sıralarına dönerek, “Hem talancı hem de yalancısınız” ifadelerini kullandı. Sakık’ın sözlerine AK Parti sıralarından tepki gecikmedi. Milletvekilleri karşılıklı bağırarak tartıştı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mecliste-ortalik-yine-karisti-ak-partili-ismin-sozleri-demli-vekilleri-sinirlendirdi/feed/ 0
Ayyüce Türkeş’ten Devlet Bahçeli’ye tepki: Bizlere hain diyenlere yazıklar olsun http://www.karadenizhabertv.com.tr/ayyuce-turkesten-devlet-bahceliye-tepki-bizlere-hain-diyenlere-yaziklar-olsun/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ayyuce-turkesten-devlet-bahceliye-tepki-bizlere-hain-diyenlere-yaziklar-olsun/#respond Wed, 13 Nov 2024 01:00:03 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ayyuce-turkesten-devlet-bahceliye-tepki-bizlere-hain-diyenlere-yaziklar-olsun/ MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan için yaptığı çağrının yankıları sürüyor.

“YENİ YETME SİYASET DÖNEKLERİNE…”

Bahçeli, Öcalan ile ilgili çıkışı üzerinden kendisini eleştirenlere meclisteki grup toplantısında yaptığı konuşmada tepki göstererek, “Bizim ülkücülüğümüzü sorgulamaya, vatanseverliğimizi tartıya çıkarmaya cüret ve teşebbüs eden yeni yetme siyaset döneklerine, kalbimizdeki dava ve vatan aşkının bir günlük sadakasını versek alayına ömürleri boyunca yetecektir.” ifadelerini kullandı.

“YAZIKLAR OLSUN”

Bahçeli’nin ifadelerine tepki gösteren İYİ PartiAdana milletvekili Ayyüce Türkeş, sosyal medya hesabından zehir zemberek bir açıklama yaptı. Türkeş, “Terörist başını Meclis’e çağırıp bizlere hain diyenlere yazıklar olsun” ifadelerini kullandı.

Türkeş yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Marifeti kendinde sanıp bizim vatanseverliğimizin sadakasını 27 yıldır yiyenlere, dün söylediğinin bugün 180 derece zıttını söyleyip hiç dönmediğini iddia edenlere, Kürt Federasyonu kurmanın adımlarını atıp bunu Türk Milliyetçiliğinin şemsiyesi altına sokmaya çalışanlara, terörist başını Meclis’e çağırıp bizlere hain diyenlere yazıklar olsun..”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ayyuce-turkesten-devlet-bahceliye-tepki-bizlere-hain-diyenlere-yaziklar-olsun/feed/ 0
Çocuklarda Diyabet: Farkındalık Şart http://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuklarda-diyabet-farkindalik-sart/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuklarda-diyabet-farkindalik-sart/#respond Mon, 11 Nov 2024 08:50:32 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuklarda-diyabet-farkindalik-sart/

BAŞKENT Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özlem Sangün, Türkiye’de 18 yaş altı yaklaşık 30 bin çocuğun diyabetle yaşadığını belirterek “Çocuklarda diyabet, seyrek görüldüğü için belirtilerin fark edilmesi gecikebiliyor” dedi.

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özlem Sangün, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında diyabet hastalığı ve çocuklarda Tip 1 diyabetle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin, kan şekerinin yükselmesi sonucu oluşan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Sangün, “Çocuklarda en sık görülen diyabet türü, insülin bağımlı diyabet olarak bilinen Tip 1 diyabettir. Tip 1 diyabet, pankreasın yeterli insülin üretemediği durumlarda ortaya çıkar. Bu nedenle hastaların yaşamlarını sürdürebilmesi için eksik olan insülini dışarıdan almaları gerekmektedir” diye konuştu.

Türkiye’de 18 yaş altı yaklaşık 30 bin çocuğun diyabetle yaşadığını belirten Prof. Dr. Sangün, “Çocuklarda diyabet, seyrek görüldüğü için belirtilerin fark edilmesi gecikebiliyor. Bu nedenle farkındalık oldukça önemli” diyerek Dünya Diyabet Günü’nün amacının diyabet hastaları, aileler, sağlık çalışanları ve toplumun diyabet hakkında bilinçlenmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Sangün, bu özel günün, insülin hormonunu bularak Tip 1 diyabetli hastalara yaşam hakkı kazandıran Frederick Banting’in doğum günü olan 14 Kasım’da kutlandığını da hatırlattı.

SENTÖR TEKNOLOJİSİNİN ÖNEMİ

Bir çocuğa diyabet tanısı konduğunda, sadece çocuğun değil, tüm ailenin yaşam tarzında değişiklikler gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Sangün, bu sürecin başlangıçta zorlayıcı olabileceğini ancak diyabet ekibi, aile ve çocuk arasında uyum sağlandığında başarılı sonuçlar elde edilebileceğini belirtti. Prof. Dr. Sangün, “Bu başarının temel unsurları arasında sağlıklı beslenme bilgisi edinmek, kan şekerini düzenli takip etmek ve insülin enjeksiyonlarını aksatmamak yer alıyor” dedi.

Günümüzde diyabetli çocukların hayatını kolaylaştıran teknolojilerden biri olan cilt altı glukoz izlem sistemlerinin (sensörlerin) dünya çapında yaygın olarak kullanıldığını belirten Sangün, şöyle konuştu:

“Maalesef bu cihazlar ülkemizde henüz geri ödeme kapsamında değil ancak Türkiye’de de her diyabetli bireyin bu sensörlere erişimini sağlayacak düzenlemelerin yakın zamanda yapılacağını umuyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cocuklarda-diyabet-farkindalik-sart/feed/ 0
Bakan Tekin: “Eğitimde dünya ortalamalarının üzerindeyiz” http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-tekin-egitimde-dunya-ortalamalarinin-uzerindeyiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-tekin-egitimde-dunya-ortalamalarinin-uzerindeyiz/#respond Fri, 01 Nov 2024 17:37:46 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-tekin-egitimde-dunya-ortalamalarinin-uzerindeyiz/ Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin, “Birleşmiş Milletlerin son yayınladığı raporlarda yaptığımız okulların gerek fiziki anlamda, gerekse donatım malzemeleri itibarıyla dünya standartlarının üzerindeyiz. Yeni yaptığımız okullarda bunu göreceksiniz. Fiziki yenilikleri hissetmek mümkün ama bir husus var ki o da şu an Türkiye’deki bütün okullarımız 65 binin üzerindeki okulumuzun tamamının içerisinde internet altyapısına kavuşturmuş durumdayız” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katılmak üzere Nevşehir’e geldi. Bakan Tekin ilk olarak Nevşehir Valiliğini ziyaret ederek Vali Ali Fidan’dan brifing aldı. Daha sonra İl Değerlendirme Toplantısı’na katılan Bakan Tekin, toplantı sonrası basın açıklaması yaptı. Bakan Tekin açıklamasında, “Genel anlamda baktığımızda Nevşehir ile ilgili rakamlarda aslında Türkiye’deki genel rakamlardan farklı değil. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan ilköğretim devrimi başlamadan önce yani 2002-2003 eğitim öğretim yılında Nevşehir’deki sınıf sayısı 2 bin 300 civarında. Şu an yatırım programımızda olanlar, inşaatı devam edenler hariç olmak üzere 3 bin 500’e yakın dersliğimiz var. Yani yüzde 50’ye yakın sınıf sayımız artmış durumda. Buradan da sınıf başına düşen öğrenci sayısı rakamlara yansımış durumda” dedi.

Bakan Tekin, “Birleşmiş Milletlerin son yayınladığı raporların bir tanesinde yaptığımız okullar gerek fiziki anlamda inşaat kalitesi anlamında, gerekse donatım malzemeleri itibarıyla dünya standartlarının üzerinde. Yeni yaptığımız okullarda bunu göreceksiniz. Fiziki yenilikleri hissetmek mümkün ama bir husus var ki o da şu an Türkiye’deki bütün okullarımız 65 binin üzerindeki okulumuzun tamamının içerisinde internet altyapısına kavuşturmuş durumdayız. Çocuklarımız; öğretmenlerimizin önderliğinde Türkiye’nin neresinde olursa olsun internet altyapısı olan, internet erişim hizmeti verdiğimiz okullarda tahtalar üzerinde internette dünyadaki bütün iyi uygulamaların içerisinde yer aldığı EBA platformumuzda, dünyanın en büyük eğitim bilişim platformlarından bir tanesi. Türkiye’nin neresinde olursa olsun bir öğretmenimiz internete bağlanıp akıllı tahtadan EBA’dan dünyanın neresinde iyi bir uygulama varsa, Türkiye’nin neresinde iyi bir uygulama sisteme yüklenmişse orada onlardan seçtiğinde öğretmenlerimiz öğrencilerine derslerini anlatabiliyorlar” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetin hikayesini anlatan tiyatro oyununu 20 milyon yakın öğrencinin izlediğini de sözlerine ekleyen Bakan Tekin, “Biz geçtiğimiz yıl dünya rekoru olarak kabul edilen bir iş yapmıştık. Dünyada ilk defa bir tiyatro oyununu bir stadyumda yaptık. 35 bin kişiye bir tiyatro oynattık. Tiyatro oyununu Milli Eğitim Bakanlığı olarak organize etmiştik ‘Cumhuriyete Doğru’. Yani Cumhuriyet’in 100. yılı için, Cumhuriyet’in hikayesini anlatan bir tiyatro oyunuydu. Bu yıl tiyatro oyununu sinemaya dönüştürdük. 20 milyona yakın öğrencimiz EBA üzerinden sınıflarında ‘Cumhuriyete Doğru’ tiyatro oyununu seyrettiler” diye konuştu.

Bakan Tekin daha sonra 15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesine geçerek bayrak törenine katıldı. Burada öğrencilere seslenen Bakan Tekin, “Sizler üniversiteye hazırlanıyorsunuz. ÖSYM’nin yaptığı sınavlar için öğretmenlerinizin ve ders kitaplarınız dışında hiçbir şeye ihtiyacınız yok” dedi. – NEVŞEHİR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-tekin-egitimde-dunya-ortalamalarinin-uzerindeyiz/feed/ 0
Stockholm’da İsrail Protestosu http://www.karadenizhabertv.com.tr/stockholmda-israil-protestosu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/stockholmda-israil-protestosu/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:22 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/stockholmda-israil-protestosu/ İsveç’in başkenti Stockholm’de binlerce eylemci, İsrail’in Gazze ve Lübnan’da devam eden saldırılarını protesto etti.

Odenplan bölgesinde toplanan göstericiler, İsveç Parlamentosuna doğru yürüyüşe geçti.

Eylemciler, İsrail’in saldırılarına destek verdiği için İsveç ve ABD’yi de kınadı.

Filistin ve Lübnan bayrakları taşıyan göstericiler, “Soykırıma son verin”, “Özgür Filistin” ve “Katil Netanyahu” sloganları attı.

Gösteriye katılan İsveçli aktivist Karen Wild, AA muhabirine, İsrail’in dünya barışı önünde tehdit oluşturduğunu söyledi.

Wild, “Dünya barışı için çok endişeliyim. İsrail dünya barışı için bir tehdit. Diğer ülkelere saldırıları bazı Batılı hükümetler tarafından memnuniyetle kabul ediliyor ve bu saldırılara karşı çıkanlar susturuluyor. Filistin ve Lübnan için gösteriler yapıldığında polis ve hükümet, aktivistlere saldırıyor. Neden tarihin yanlış tarafında duruyoruz anlayamıyorum. Bazı insanlar çocukların katledilmesini alkışlıyor. Bunlar benim için kabul edilemez. Lütfen bunu yapmaktan vazgeçin.” dedi.

Her hafta cumartesi günü Stockholm’de İsrail’in saldırılarını protesto ettiklerini aktaran Wild, “Filistin halkını desteklemek için buradayım. Hep zayıf ve sesleri kesilmiş olanların yanında oldum ve şimdi Filistinlilerin desteğimize, sesimizi yükseltmemize ihtiyacı var. Bu nedenle her cumartesi gösteri yapıyoruz.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/stockholmda-israil-protestosu/feed/ 0
Rize’de Heyelan Güvenlik Kamerasında http://www.karadenizhabertv.com.tr/rizede-heyelan-guvenlik-kamerasinda/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/rizede-heyelan-guvenlik-kamerasinda/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:20 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/rizede-heyelan-guvenlik-kamerasinda/

HEYELAN KAMERADA

Rize’de etkili olan sağanak, birçok noktada irili ufaklı heyelanlara neden oldu. Sağanak sonrası Çayeli ilçesine bağlı Madenli beldesi Çamlıca Mahallesi’nde yamaçtan akan toprak, köy yolunu ulaşıma kapattı. Dik araziden kopan irili ufaklı, taş-toprak ve ağaçlar yola akarken, köylüler tedbir amaçlı yola toprak dökerek önlem aldı. Yağışın şiddetini arttırdığı bölgede, heyelan DHA kamerasına yansıdı. Görüntülerde; yamaçtan kopan toprak kütlelerinin yola akması anbean kaydedildi.

Mehmet Can PEÇE/ÇAYELİ (Rize),

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/rizede-heyelan-guvenlik-kamerasinda/feed/ 0
Bahçeli’den Cumhurbaşkanı’na Destek http://www.karadenizhabertv.com.tr/bahceliden-cumhurbaskanina-destek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bahceliden-cumhurbaskanina-destek/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:18 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bahceliden-cumhurbaskanina-destek/ Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli: ” Sayın Cumhurbaşkanımızın terörü kaynağında yok etme, terör devletinin kurulmasını engelleme mücadelesinde sonuna kadar yanında olacağız”

ANKARA – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Vefatının Yüzüncü Yılında Ziya Gökalp Sempozyumu”nda açıklamalarda bulundu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bahceliden-cumhurbaskanina-destek/feed/ 0
MİT’ten PKK/YPG’ye Büyük Darbe http://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-buyuk-darbe/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-buyuk-darbe/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:15 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-buyuk-darbe/

MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.’ye (TUSAŞ) yönelik terör saldırısı sonrası, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde PKK/ YPG’ye ait toplam 157 hedefi TUSAŞ üretimi ANKA SİHA’larla vurdu.

MİT, TUSAŞ’a PKK tarafından gerçekleştirilen terör saldırısı sonrasında, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde terör örgütüne yönelik operasyonlar başlattı. Bu kapsamda, son 3 günde Suriye ve Irak’ın kuzeyinde PKK/YPG’ye ait toplam 157 noktaya operasyon düzenlendi. Özellikle PKK/YPG’nin silah ve mühimmat depoları hedef alındı. Hedefler arasında örgüt karargahları, sözde askeri eğitim kampları, lojistik/teknik depolar ile silah, mühimmat depoları bulunuyor. Ayrıca, operasyonlarda TUSAŞ üretimi ANKA SİHA’lara özellikle görev verildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-buyuk-darbe/feed/ 0
G7, Ukrayna’ya 50 Milyar Dolar Kredi Vermek İçin Anlaştı http://www.karadenizhabertv.com.tr/g7-ukraynaya-50-milyar-dolar-kredi-vermek-icin-anlasti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/g7-ukraynaya-50-milyar-dolar-kredi-vermek-icin-anlasti/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:14 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/g7-ukraynaya-50-milyar-dolar-kredi-vermek-icin-anlasti/ (ANKARA) – G7 ülkelerinin liderleri, Rusya’nın dondurulmuş varlıklarından elde edilen faizle, Ukrayna’ya verilecek 50 milyar dolar kredi detayları konusunda uzlaşmaya vardı.

Batı dünyasının en büyük yedi ekonomisi G7 ülkeleri tarafından dün yayımlanan açıklamaya göre, G7 Liderleri, dondurulmuş Rus varlıklarından yaklaşık 50 milyar dolarlık kredinin Kiev’e nasıl verileceği konusunda uzlaşmaya vardı. Kredinin yıl sonuna kadar dağıtımına başlanması hedefleniyor.

Açıklamada, kredinin “Ukrayna’nın bütçesini, askeri ihtiyaçlarını ve yeniden inşasını desteklemek amacıyla çeşitli kanallar aracılığıyla dağıtılacaktır…Ukrayna’nın zafer kazanması için gereken desteği sağlama kararlılığımızda yorulmayacağız” ifadelerine yer verildi. G7 ülkelerinin maliye bakanlarının “tüm G7 ortakları arasında tutarlılık, koordinasyon, adil kredi dağıtımı ve dayanışma sağlayan teknik bir çözüm üzerinde anlaşmaya vardıkları” belirtildi.

Açıklama, bu hafta Washington’da Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası tarafından düzenlenen uluslararası yıllık toplantıların başlamasının ardından yapıldı.

G7 Liderleri temmuz ayında gerçekleştirdikleri zirvede Rusya’nın dondurulmuş rezervlerinden elde edilen faizle, Ukrayna’ya 50 milyar dolar fon vereceklerini açıklamıştı. Ayrıca her yıl yine bu faizden 3 milyar dolar gelirin, Rusya saldırılarına karşı Ukrayna’ya yardım verilmesi de planlanmıştı. Ancak Ukrayna Savaşı’nın ardından el konulan Rus varlıklarından elde edilen faizle Ukrayna’ya kredi sağlanması konusunda teknik detaylar üzerine uzlaşmazlıklar olduğu biliniyordu.

ABD’den Ukrayna’ya 20 milyar dolar kredi… Geri ödemeler dondurulmuş Rus varlıklarından elde edilen gelirle yapılacak

ABD Başkanı Joe Biden, perşembe günü G7 paketinin bir parçası olarak ABD’nın Ukrayna’ya 20 milyar dolarlık kredi sağlayacağını açıkladı. Bu kredinin de geri ödemeleri dondurulan Rusya varlıklarından elde edilen faizle yapılacak. Biden, 20 milyar dolarlık krediye ilişkin açıklamasında “Çabalarımız, zalimlerin neden oldukları zararlardan sorumlu olacaklarını net bir şekilde ortaya koyuyor” dedi.

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, çarşamba günü Ukraynalı mevkidaşı Sergii Marchenko ile söz konusu kredi üzerine tarafların niyetlerini belirten bir bildiri imzaladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/g7-ukraynaya-50-milyar-dolar-kredi-vermek-icin-anlasti/feed/ 0
SOLOTÜRK’ten Cumhuriyet Provası http://www.karadenizhabertv.com.tr/soloturkten-cumhuriyet-provasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/soloturkten-cumhuriyet-provasi/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:11 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/soloturkten-cumhuriyet-provasi/ Türk Hava Kuvvetleri’nin gösteri ekibi SOLOTÜRK, Cumhuriyet’in 101’inci yılında İstanbul semalarında gerçekleştireceği gösteri uçuşu öncesi prova yaptı.

Maltepe Sahil Parkı üzerinde yapılan prova uçuşu yaklaşık 20 dakika sürdü.

Prova uçuşunu izlemeye gelenler, SOLOTÜRK pilotunun F-16 savaş uçağıyla yaptığı akrobasi hareketlerini cep telefonlarıyla kaydetti.

Isı güdümlü füzeleri şaşırtmak için kullanılan alev toplarının da (Flare) atıldığı prova, izleyenler tarafından merakla takip edildi.

Cumhuriyet’in 101’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilecek etkinlikler çerçevesinde görev alan SOLOTÜRK, 28 Ekim Pazartesi günü saat 16.00’da İstanbul semalarında iki uçakla selamlama uçuşu, 29 Ekim Salı günü de aynı saatte Maltepe Sahil Parkı üzerinde gösteri uçuşu yapacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/soloturkten-cumhuriyet-provasi/feed/ 0
Scholz’dan İran’a net mesaj http://www.karadenizhabertv.com.tr/scholzdan-irana-net-mesaj/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/scholzdan-irana-net-mesaj/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:11 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/scholzdan-irana-net-mesaj/ Almanya Başbakanı Olaf Scholz, İsrail’in İran’a saldırısının ardından yaptığı açıklamada, “İran’a mesajım nettir, gerginliği tırmandıracak eylemler sonsuza kadar devam edemez. Bunun artık sona ermesi gerekiyor” dedi.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, İsrail’in İran’daki askeri hedeflere yönelik gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Başbakan Scholz, “İsrail hükümeti bugün bize, yakın zamanda İsrail’e yapılan büyük füze saldırısına yanıt olarak İran’ın askeri tesislerine hassas ve hedefli saldırılar düzenlediğini bildirdi. Zayiat minimumda tutulmaya çalışıldı. Bu, gerilimin daha fazla artmasını önleme fırsatı sunuyor. İran’a mesajım açık: Gerginliği tırmandıracak eylemler sonsuza kadar devam edemez. Bunun artık sona ermesi gerekiyor. O zaman Orta Doğu’da barışçıl bir gelişme fırsatı olacak. Önemli olan Gazze’de ateşkesin sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılmasıdır. Tüm tarafları bunu yapmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı. Lübnan’a da değinen Scholz, “Aynı şey Lübnan için de geçerli. BM’nin 1701 sayılı Kararı, olaya dahil olan herkesin davranışları açısından referans noktası olmaya devam ediyor. Hizbullah’ın Litani Nehri’nin gerisine çekilmesini bekliyoruz. Böylece barışçıl bir gelişme burada da mümkündür” ifadelerine yer verdi.

“Gerginliği ağırlaştıracak her türlü eylemden kaçınılmalı”

Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada ise, “Fransa, İsrail’in 1 Ekim saldırısına yanıt olarak bu gece İran’daki askeri hedeflere yönelik saldırıdan haberdar. Fransa, taraflara bölgede devam eden gerginliği ağırlaştıracak her türlü eylemden kaçınmaları çağrısında bulunuyor” ifadeleri kullanıldı.

Bahreyn’den ateşkes çağrısı

Bahreyn Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada İran’a yönelik saldırı kınandı. Sivilleri korumak ve bölgesel gerginliği azaltmak için derhal ateşkes çağrısında bulunuldu.

Rusya: “Tüm tarafları felaket senaryolarından kaçınmaya çağırıyoruz”

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise açıklamasında, İsrail ile İran arasında devam eden tehlikeli tırmanıştan derin endişe duyduklarını ifade etti. Zaharova, “Tüm tarafları itidal göstermeye, şiddeti durdurmaya ve felaket senaryolarından kaçınmaya çağırıyoruz. İran’ı misilleme eylemlerine kışkırtmayı bırakıp kontrolsüz tırmanış sarmalından çıkmak gerekiyor” ifadelerini kullandı. – BERLİN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/scholzdan-irana-net-mesaj/feed/ 0
Günlerdir aranıyordu! Venezuela’da muhalefet liderinin cansız bedeni yol kenarında bulundu http://www.karadenizhabertv.com.tr/gunlerdir-araniyordu-venezuelada-muhalefet-liderinin-cansiz-bedeni-yol-kenarinda-bulundu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/gunlerdir-araniyordu-venezuelada-muhalefet-liderinin-cansiz-bedeni-yol-kenarinda-bulundu/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:09 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/gunlerdir-araniyordu-venezuelada-muhalefet-liderinin-cansiz-bedeni-yol-kenarinda-bulundu/ Güney Amerika ülkesi Venezuela’da bir anda ortadan kaybolan muhalif siyasetçi Edwin Santos, bir yol kenarında ölü olarak bulundu.

MUHALİF SİYASETÇİNİN CANSIZ BEDENİ YOL KENARINDA BULUNDU

Venezuela’da hükümete muhalif olan Halk İradesi Partisi’nin lideri Edwin Santos günler önce kayıplara karıştı. Her yerde aranan Santos’un cansız bedeni bir yol kenarında bulundu.

Günlerdir aranıyordu! Venezuela'da muhalefet liderinin cansız bedeni yol kenarında bulundu
Edwin Santos

“İŞKENCE” İDDİASI

Parti yetkilileri, Santos’un güvenlik güçleri tarafından kaçırılıp işkence edilerek öldürüldüğünü öne sürdü. Hükümet yetkilileri ise, muhalif siyasetçinin bir trafik kazasında yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/gunlerdir-araniyordu-venezuelada-muhalefet-liderinin-cansiz-bedeni-yol-kenarinda-bulundu/feed/ 0
Mehmet Topal Yönetimindeki Ploieşti Galip http://www.karadenizhabertv.com.tr/mehmet-topal-yonetimindeki-ploiesti-galip/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mehmet-topal-yonetimindeki-ploiesti-galip/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:09 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/mehmet-topal-yonetimindeki-ploiesti-galip/ MEHMET Topal’ın teknik direktörlüğünü üstlendiği Petrolul Ploieşti, Romanya Ligi’nin 14’üncü haftasında sahasında konuk ettiği Poli Iaşi’yi 3-1 mağlup etti. Bu sonucun ardından Topal’lı Ploieşti, maç fazlasıyla 22 puanla ikinci sıraya yükseldi.

Romanya Ligi’nin 14’üncü haftasında Petrolul Ploieşti, evinde Poli Iaşi’yi ağırladı. Ilie Oana Stadyumu’nda Sorin Dan Vadana’nın yönettiği maçı Mehmet Topal’ın öğrencileri, 1-0 geriden gelerek 3-1’lik skorla kazandı. Ploieşti’ye galibiyeti getiren golleri 25’inci dakikada Gheorghe Grozav, 53’üncü dakikada Alexandru Tudorie ve 88’inci dakikada Mario Bratu kaydetti. Poli Iaşi’nin tek golü ise 20’nci dakikada Mihai Bordeianu’dan geldi. Öte yandan karşılaşmanın 38’inci dakikasında Poli Iaşi forması giyen Florian Kamberi, kırmızı kartla oyundan atıldı. Bu sonucun ardından Mehmet Topal yönetimindeki Petrolul Ploieşti, ligdeki beşinci galibiyetini alarak 22 puanla maç fazlasıyla ikinci sıraya yükseldi.

Petrolul Ploieşti, Romanya Ligi’nin 15’inci haftasında 2 Kasım Cumartesi günü deplasmanda Sepsi ile karşı karşıya gelecek.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mehmet-topal-yonetimindeki-ploiesti-galip/feed/ 0
Son anketten çıkan sonuç bir hayli çarpıcı! Oyları neredeyse yüzde 10’a dayandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/son-anketten-cikan-sonuc-bir-hayli-carpici-oylari-neredeyse-yuzde-10a-dayandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/son-anketten-cikan-sonuc-bir-hayli-carpici-oylari-neredeyse-yuzde-10a-dayandi/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:07 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/son-anketten-cikan-sonuc-bir-hayli-carpici-oylari-neredeyse-yuzde-10a-dayandi/ Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün gerçekleştirdiği genel seçim anketinin sonuçlarını yayımladı. Ankete katılanların, “Bugün bir milletvekili genel seçimi olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusuna verdiği yanıtlar dikkat çekti.

AK PARTİ BİRİNCİ, CHP İKİNCİ SIRADA

Ankette AK Parti’nin oy oranı 32,1 olarak ölçüldü. İkinci sıradaki CHP’nin oy oranı ise yüzde 26.9 oldu. DEM Parti yüzde 8,7 ile üçüncü sırada yer aldı.

ZAFER PARTİSİ’NİN OY ORANINDA BÜYÜK ARTIŞ

Ankette en dikkat çeken parti ise Zafer Partisi oldu. Katılımcıların yüzde 8,4’ü, bir seçim olsa oylarını Zafer Partisi’ne vereceğini söyledi.

Anketteki diğer partilerin oy oranı şu şekilde:

  • MHP: Yüzde 7,5
  • İYİ Parti: Yüzde 6,2
  • Yeniden Refah Partisi: Yüzde 3,4
  • TİP: Yüzde 2,3
  • Yavuz Ağıralioğlu’nun kuracağı partiye: Yüzde 1,6
  • Diğer: Yüzde 2,9
Son anketten çıkan sonuç bir hayli çarpıcı! Oyları neredeyse yüzde 10'a dayandı

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/son-anketten-cikan-sonuc-bir-hayli-carpici-oylari-neredeyse-yuzde-10a-dayandi/feed/ 0
MİT’ten PKK/YPG’ye 157 Nokta Operasyonu http://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-157-nokta-operasyonu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-157-nokta-operasyonu/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:07 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-157-nokta-operasyonu/ MİT, PKK/ YPG’ye ait 157 noktaya operasyon düzenledi

ANKARA – Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), 23-26.10.2024 tarihleri arasında Suriye ve Irak’ın kuzeyinde PKK/YPG’ye ait toplam 157 noktaya operasyon düzenledi.

Milli İstihbarat Teşkilatı, 23.10.2024 tarihinde TUSAŞ’a yönelik PKK tarafından gerçekleştirilen menfur terör eylemi sonrasında, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde terör örgütüne yönelik operasyonlarına aralıksız devam ettiriyor.

Bu kapsamda, MİT tarafından 23-26.10.2024 tarihleri arasında Suriye ve Irak’ın kuzeyinde PKK/YPG’ye ait toplam 157 noktaya operasyon icra edildi. Operasyonlarda PKK/YPG’nin savunma sanayi tesisleri öncelikli olarak hedef alınırken, hedefler arasında örgüt karargahları, askeri eğitim kampları, lojistik/teknik depolar ile silah/mühimmat depoları yer alıyor.

MİT’in gerçekleştirdiği harekatta, Türkiye’nin savunma sanayi kuruluşlarının ürettiği yerli ve milli ürünler aktif olarak kullanılırken TUSAŞ üretimi ANKA SİHA’lara özellikle görev verildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mitten-pkk-ypgye-157-nokta-operasyonu/feed/ 0
TUSAŞ’a Terör Saldırısına Tepki http://www.karadenizhabertv.com.tr/tusasa-teror-saldirisina-tepki/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tusasa-teror-saldirisina-tepki/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:06 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/tusasa-teror-saldirisina-tepki/ Kahramanmaraş’ta STK temsilcileri, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’nin TUSAŞ yerleşkesini hedef alan terör saldırısına tepki gösterdi.

Kahramanmaraş Platformu’nca yapılan çağırı ile Türkoğlu ilçesindeki TUSAŞ üretim tesisi yerleşkesi önünde toplanan bir grup, burada “Kahrolsun PKK” sloganları atıp çeşitli marşlar çaldı.

Grup adına konuşan Hacı Altun, TUSAŞ’a gerçekleştirilen hain saldırının, yalnızca stratejik bir kuruma değil, ülkenin bağımsızlık ve güvenlik hedeflerine yöneltilmiş bir darbe olduğunu söyledi.

Bu tür saldırıların, Türkiye’nin savunma sanayisindeki kazanımlarını baltalamak ve milli iradeyi zayıflatmak amacı güden alçak girişimlerin bir parçası olduğuna işaret eden Altun, şunları kaydetti:

“PKK’nın bu saldırıdaki rolü, örgütün ABD ve İsrail tarafından yönlendirildiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Terör örgütü PKK, yalnızca bir tehdit değil, aynı zamanda dış güçlerin Türkiye karşıtı stratejilerinde bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu alçak örgütün, bölgedeki huzuru bozma ve Türkiye’nin stratejik hedeflerini engelleme gayesiyle hareket ettiği tescillenmiştir. TUSAŞ çalışanları, bu hain saldırıya karşı kahramanca bir duruş sergilemiş, milli savunma irademizi temsil eden cesur adımlarıyla saldırganların amaçlarını boşa çıkarmıştır. Türk milletinin azmi ve kararlılığı, her türlü tehdide rağmen sarsılmadan devam etmektedir. TUSAŞ ve diğer milli kurumlarımız, güçlü ve bağımsız bir Türkiye için çalışmalarına ara vermeden devam edecektir.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tusasa-teror-saldirisina-tepki/feed/ 0
Almanya Başbakanı Scholz’dan Tırmanan Gerilim Uyarısı http://www.karadenizhabertv.com.tr/almanya-basbakani-scholzdan-tirmanan-gerilim-uyarisi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/almanya-basbakani-scholzdan-tirmanan-gerilim-uyarisi/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:04 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/almanya-basbakani-scholzdan-tirmanan-gerilim-uyarisi/

ALMANYA Başbakanı Olaf Scholz, İsrail’in İran saldırısı sonrası yaptığı açıklamada, “Gerginliği tırmandıracak eylemler sonsuza kadar devam edemez. Bunun artık sona ermesi gerekiyor” dedi.

İsrail ordusu, dün gece İran’daki askeri tesislere saldırı düzenlendiğini duyurdu. İran’dan yapılan açıklamada, saldırı sonrasında 2 askerin hayatını kaybettiği belirtildi. Almanya Başbakanı Olaf Scholz saldırı ile ilgili olarak, “İsrail hükümeti bugün bize, yakın zamanda İsrail’e yapılan büyük füze saldırısına yanıt olarak İran’ın askeri tesislerine hassas ve hedefli saldırılar düzenlediğini bildirdi. Zayiat minimumda tutulmaya çalışıldı. Bu, gerilimin daha fazla artmasını önleme fırsatı sunuyor. İran’a mesajım açık: Gerginliği tırmandıracak eylemler sonsuza kadar devam edemez. Bunun artık sona ermesi gerekiyor. O zaman Orta Doğu’da barışçıl bir gelişme fırsatı olacak. Önemli olan Gazze’de ateşkesin sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılmasıdır. Tüm tarafları bunu yapmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/almanya-basbakani-scholzdan-tirmanan-gerilim-uyarisi/feed/ 0
Adalet Algısı Üzerine Toplantı http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-algisi-uzerine-toplanti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-algisi-uzerine-toplanti/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:02 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-algisi-uzerine-toplanti/ AK Partiİstanbul İl Başkanlığı tarafından “Toplumda adalet algısı” konulu “Sözüm Mecliste” programı düzenlendi.

Bahçelievler Kongre ve Nikah Sarayı’nda yapılan programın başkanlığını TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul MilletvekiliCüneyt Yüksel yaptı.

Yüksel, burada yaptığı konuşmada, cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, toplumun güvenlik ve adalet konusundaki kaygılarını gidermek için gerekli değişiklikler yapılacağını söyledi.

Özellikle toplum güvenliğini bozan ruhsatsız silah taşıma ile trafik güvenliğini ihlal gibi bazı suçların tutuklama sebepleri olarak katalog suçlara ilave edilmesini değerlendirdiklerini belirten Yüksel, “Denetimli serbestlik uygulamalarıyla ortaya çıkan 2 yılın altındaki suçlar bakımından suçluların cezaevinde yatarının olmamasına ilişkin eleştiriler doğrultusunda yapacağımız düzenlemelerle 2 yılın altındaki suçlar bakımından da cezaevine girilmesinin hayata geçirilmesi değerlendiriliyor. Belirli suçlarda infaz hükümlerinin alınan cezanın yüzde 10 gibi kısmını cezaevinde geçirdikten sonra işlemeye başlamasıyla bunun çözüme kavuşturulmasını değerlendirmekteyiz.” diye konuştu.

” Türkiye Yüzyılı’nın anahtarı adalettir”

Yüksel, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin daha da geliştirilmesinin, demokratik anlayışın güçlendirilmesinin, insan onuruna dayanan bir anayasal düzenin yerleşmesinin, hak ve özgürlükler alanında bugüne kadar kaydedilen ilerlemelerin de kalıcı hale getirilmesinin ancak yeni bir anayasayla mümkün olduğuna dikkati çekerek “Türkiye Yüzyılı’nın anahtarı adalettir ve bu adaletin anahtarı da inanıyorum ki insan haklarına dayanan sivil, demokratik ve özgürlükçü yeni anayasa olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye olarak adaleti sadece vatan topraklarında değil tüm cihanda tesis etmek için uğraştıklarını vurgulayan Yüksel, Filistin’de, Gazze’de ve Lübnan’da yaşanan acıların insanlık ailesinin bir yarası olduğunu dile getirdi.

Yüksel, “İnsan hakları ve adalet mücadelesi yalnızca bir halkın mücadelesi değil hepimizin mücadelesidir. Tarihin hiçbir döneminde zulüm hiçbir zaman payidar olmamıştır. Bize küresel adalet mücadelemizi sürdürmek düşüyor. Bu adaletsizliklerin bir gün sona ereceğine inanıyoruz.” dedi.

Kamuoyunda 9. Yargı Paketi olarak bilinen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne de değinen Yüksel, daha etkin yargılanmaların yapılması, daha kısa sürede tamamlanması, güven sağlayan adalet anlayışının toplumda oluşması için bütün gereken çalışmaların bundan sonra da yapılmaya devam edeceğini bildirdi.

“Sözüm Mecliste” programı farklı konu başlıklarıyla da yapılabilir

AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ise katılımcı demokrasi anlayışı bağlamında Meclis temsilcileriyle İstanbul’daki dernek, sivil toplum kuruluşları ile medya temsilcilerini bir araya getirdiklerini söyledi.

Karşılıklı bir etkileşim ve yasama faaliyetlerinde güçlü bir kanal oluşmasını istediklerini dile getiren Kabaktepe, “Sözüm Mecliste” programının gelecek dönemlerde farklı konu başlıklarıyla da yapılabileceğini anlattı.

Konuşma ve değerlendirmelerin ardından soru cevap bölümüyle tamamlanan programda AK Parti İstanbul Milletvekilleri Adem Yıldırım, Yahya Çelik, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, parti temsilcileri, köşe yazarları, çeşitli dernek ve üniversite yöneticileri de yer aldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/adalet-algisi-uzerine-toplanti/feed/ 0
Kral III. Charles’ın Kölelik İle İlgili Açıklamaları http://www.karadenizhabertv.com.tr/kral-iii-charlesin-kolelik-ile-ilgili-aciklamalari/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kral-iii-charlesin-kolelik-ile-ilgili-aciklamalari/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:02:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/kral-iii-charlesin-kolelik-ile-ilgili-aciklamalari/ İngiltere Kralı III. Charles, köle ticaretiyle ilgili tazminat ve özür tartışmalarının bir kez daha alevlendiği bugünlerde, Samoa’daki Milletler Topluluğu liderlerine “Geçmişimizin en acı yönleri yankılanmaya devam ediyor” dedi.

Kölelikle ilgili uzayıp giden tarihi bağlarla ilgili soruları bir türlü üzerinden atamayan Kraliyet Ailesi için bu mesleki bir risk haline geldi.

Liderlerin sömürgecilik ve köleliğin mirasından en çok etkilenen ülkelerden bazılarını temsil ettiği Milletler Topluluğu zirvesinde bu daha da belirgin hale gelir.

Ancak Kral, sembolik bir özür veya tazminat taahhüdü olması gerektiğine kişisel olarak inansa bile, bunları yerine getiremez.

Hükümdarlar bakanların tavsiyesi üzerine konuşuyor ve böyle bir siyasi hassasiyet sorusunda konuşmaları, hükümet politikasının sınırları içinde kalmak zorunda.

Başka bir deyişle, senaryoya sadık kalmak zorundalar.

Bir hafta önce Başbakanlık, Samoa’daki zirvede İngiltere’den bir özür veya tazminat anlaşması olmayacağını oldukça açık bir şekilde işaret etti.

Bunun anlamı, Kral’ın özel olarak ne düşündüğü önemli değil. Bu tür tarihi haksızlıklar hakkında söyleyeceği her şey, hükümetin çizdiği çizgiyi yansıtacak.

Kral Charles diplomatik bir şekilde, “Hiçbirimiz geçmişi değiştiremeyiz” dedi zirvede. Başbakan Keir Starmer’ın “tarihimizi değiştiremeyiz” çizgisiyle uyumlu bir şekilde…

‘Üzgün olmak’ tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldırıyor

Geçtiğimiz yıl Kenya’da Kral, sömürge dönemindeki yanlışlar için “en büyük üzüntü ve pişmanlık” duygusunu dile getirmişti.

Samoa’dakinden daha güçlü bir dille, bağımsızlık mücadeleleri sırasında Kenyalılara karşı işlenen “iğrenç ve haksız şiddet eylemlerinden” bahsetti.

Ancak hükümet politikasına uygun olarak, açık bir özür dilemedi.

“Üzüntü duymak” ifadesi, özür dilemekten dikkatlice kaçınıyor. Bunu “üzüntü” olarak ifade etmek aynı duyguyu içerse de, tazminat yükümlülüğünü ve beklentisini ortadan kaldırıyor.

Tony Blair’in 2007’de İngiltere’nin köle ticaretindeki rolü nedeniyle “derin üzüntüsünü ve pişmanlığını” resmen dile getirmesi, bir İngiltere başbakanının özüre en yakın olduğu noktaydı.

Geçmişte Kraliyet Ailesi de bu konuda bölünmüştü

Devlet başkanı olarak Kral, bu tür çağrıların sembolik odak noktasıdır. Bu devam edecek.

Ancak bu siyasi kararı değiştiremez, özellikle de İngiltere bütçeleri yoğun baskı altındayken geçmişe yönelik tazminatlar pek olası görünmüyor.

Ancak, hem bir aile hem de bir kurum olarak monarşinin, yaşananlardan sorumluluğunun daha fazla olduğuna dair bir soru var.

Tarihçi Prof. Suzanne Schwarz, 19. yüzyılın başlarında köleliği ortadan kaldırmaya yönelik öncü çabalarına gelince, Kraliyet Ailesi’nin kendisinin de bölündüğünü söylüyor.

Kral III. George’un yeğeni Gloucester Dükü, köleliği ortadan kaldırmak için en önemli kampanya yürütenlerden biriydi. Ancak III. George’un oğlu, geleceğin Kral IV. William’ı, köleliğin en coşkulu savunucularından biriydi.

‘Hiçbirimiz geçmişi değiştiremeyiz’

Diğer ülkelerde de kölelik sorununun altını çizme girişimleri oldu.

Hollanda Kralı, ülkenin başbakanıyla koordineli bir hareketle resmi bir özür diledi.

Ancak Kral Charles ve diğer kıdemli kraliyet mensupları için bu, özellikle eski bir koloniyi veya köle ticaretinin etkili olduğu bir yeri ziyaret ettiklerinde gündeme gelmeye devam eden bir soru.

Prens William ve Catherine’in 2022’deki Karayipler gezisi, ziyaretlerinin sömürge ziyaretinin görünümüne ve hissine çok fazla benzeyip benzemediği konusundaki tartışmalarla doluydu.

Ancak onlarca yıldır bu siyasi ip cambazlığını devam ettiren Kral, Samoa’da dikkatli bir yol çizdi.

“Hiçbirimiz geçmişi değiştiremeyiz. Ancak tüm kalbimizle, derslerini öğrenmeye ve devam eden eşitsizlikleri düzeltmek için yaratıcı yollar bulmaya kendimizi adayabiliriz” dedi.

Ve köleliğin mirasının hakkındaki bir konuşmada, köleliğe bir kez bile değinmedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kral-iii-charlesin-kolelik-ile-ilgili-aciklamalari/feed/ 0
Yoğun bakımda cinsel ilişkiye girdiler http://www.karadenizhabertv.com.tr/yogun-bakimda-cinsel-iliskiye-girdiler/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yogun-bakimda-cinsel-iliskiye-girdiler/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:01:59 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/yogun-bakimda-cinsel-iliskiye-girdiler/ Son dönemlerde kamuya açık alanlarda yaşanan cinsel ilişki skandallarına bir yenisi daha eklendi. Yurtdışında özel bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde kaydedilen görüntüler kısa sürede viral oldu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yogun-bakimda-cinsel-iliskiye-girdiler/feed/ 0
Şimşek, ABD’de Yellen ile Görüştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/simsek-abdde-yellen-ile-gorustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/simsek-abdde-yellen-ile-gorustu/#respond Sat, 26 Oct 2024 17:01:56 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/simsek-abdde-yellen-ile-gorustu/

HAZİNE ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) yıllık toplantıları için gittiği ABD’de bir dizi resmi temasta bulundu. Bakan Şimşek, temasları kapsamında ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ile görüştü.

Bakan Şimşek, ABD Hazine Bakanı Janet Yellen ile görüştü. ABD Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada, Yellen’ın IMF ve Dünya Bankası Yıllık Toplantıları marjında Bakan Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan ile bir araya geldiği belirtildi. Açıklamada, “Yellen ve Şimşek ayrıca yaptırımlara uyumun önemini ve Türk finans sisteminin yaptırımlardan kaçanlar ile terörist gruplar tarafından kötüye kullanılmasının önlenmesini görüştü” ifadeleri kullanıldı.

Bakan Şimşek temasları kapsamında yaptığı açıklamada, “Dünya Bankası ve IMF yıllık toplantıları için bulunduğumuz ABD’de çok sayıda yatırımcı toplantısı ve ikili görüşme yaptık. Temaslarımızda programımızın sonuçlarını, program kazanımlarımızı kalıcı hale getirerek ülkemizin potansiyeline nasıl ulaşacağımızı anlattık. Ülkemize olan çok yoğun ilgi programımızın doğru ilerlediğini açıkça gösteriyor”dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/simsek-abdde-yellen-ile-gorustu/feed/ 0
Kadın Çiftçiler Günü’nde Anlamlı Ziyaret http://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-ciftciler-gununde-anlamli-ziyaret/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-ciftciler-gununde-anlamli-ziyaret/#respond Wed, 16 Oct 2024 13:17:23 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-ciftciler-gununde-anlamli-ziyaret/ Erdek Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, DünyaKadın Çiftçiler Günü dolayısıyla, ilçede aronya üretimi yapan Kimya Yüksek Mühendisi Elif Ünver’i eşiyle birlikte ziyaret etti. Kadın çiftçilerin tarıma katkılarını vurgulamak ve kutlamak amacıyla gerçekleştirilen bu anlamlı ziyarette, Kaymakam Atasoy kadınların tarımdaki rolüne dikkat çekti.

Ziyaret sırasında konuşan Kaymakam Atasoy, kadın çiftçilerin üretime kattığı değeri şu sözlerle dile getirdi: “Bereketli topraklarımıza emek ve alın teriyle katkıda bulunan, üretime güç katan tüm kadın çiftçilerimizin Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü yürekten kutluyorum. Aronya üretimi yapan kadın çiftçimiz Elif Hanım’ı eşimle birlikte ziyaret ederek, tarıma sağladığı katkılardan dolayı kendisine teşekkür ettik.”

Kaymakam Atasoy’un ziyareti, kadın çiftçilerin tarımdaki rolünü bir kez daha gündeme taşırken, Elif Ünver gibi başarılı kadın girişimcilerin tarım sektöründe örnek teşkil ettiğini ortaya koydu. Aronya gibi katma değeri yüksek bir ürünün Erdek’te yetiştirilmesi, bölgenin tarım potansiyelinin artmasına önemli katkı sağlıyor.

Elif Ünver, aronya üretimindeki başarısıyla yalnızca tarıma olan ilgiyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki diğer kadın çiftçilere de ilham veriyor. – BALIKESİR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-ciftciler-gununde-anlamli-ziyaret/feed/ 0
Kadın Çiftçiler Günü’nde Tarımsal Üretimde Kadınların Rolü Vurgulandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-ciftciler-gununde-tarimsal-uretimde-kadinlarin-rolu-vurgulandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-ciftciler-gununde-tarimsal-uretimde-kadinlarin-rolu-vurgulandi/#respond Wed, 16 Oct 2024 13:17:20 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-ciftciler-gununde-tarimsal-uretimde-kadinlarin-rolu-vurgulandi/ Tarımda çiftçi kadınların tarımsal üretimdeki rollerinin önemine vurgu yapmak, karşılaştıkları zorlukları ve onların sürdürülebilir kalkınmadaki vazgeçilmez yerini anlatmak amacıyla kutlanan 15 Ekim DünyaKadın Çiftçiler Günü’nde Yazar, Aktivist, Üretici Armağan Portakal üretici olmasına giden yolu kadın çiftçilerle paylaştı.

Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel 15 Ekim’in kadın üreticilerin günü olduğunu belirterek; “Bugün kırsalda yaşayan kadınlara bir onur ve şükran günüdür. Burada ellerinin bereketini toprağa veren kadınları görüyoruz. Bugün biz Havutçulu’daydık. Köydeki kadınlarla beraber JES’E Hayır dedik. Üretim sonsuz olsun, devam etsin, sürdürülebilir olsun, sağlıkla devam etsin dedik. Şimdi de üretici kadınlarla Efes Tarlası Yaşam Köyü’ndeyiz” dedi.

Toprak ve tabiat beni eğitti

Armağan Portakal, değişimin kadınlarla başlayacağını belirterek; “10 yıl önceye kadar Armağan, kurumsal hayattan istifa etmiş, birçok sosyal sorumluluk projelerine katılmış, sosyal hayatı gelişmiş olan bir kadındı. Sonra Seferihisar’da bugün Torlak Çiftliği dediğimiz bir arazi aldım. Arazinin içerisindeki zeytin ağaçlarını günce de direk orayı üreten bir yer yapmak istedim ve toprağın içerisinde, tarımın içerisinde yaşamaya başladım. Toprak ve tabiat beni eğitmeye başladı. 10 yıllık tecrübemin içerisinde öyle anlar yaşadım ki, eskiden birisi bana bunları anlatsaydı inanmazdım. Biz inanılmaz büyük bir döngünün, inanılmaz bir zenginliğin içerisinde sadece bir nokta olarak yaşıyoruz. Benim toprağın ritmi dediğim şey sadece bir slogan değil benim tamamen Torlak Çiftliği’nde yaşamaya başladığım 2 yıl sonra aydınlanmanın sonunda dilimden dökülenlerdir. 350 zeytin ağacımız var. Aralarına dutlar, bademler ve farklı ağaçlar diktim” dedi.

Efes Tarlası Yaşam Köyü’nden çok etkilendim

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Armağan Portakal; “Efes Tarlası Yaşam Köyü’nden olağanüstü etkilendim. Burada her şey çok güzel tasarlanmış. Burada eğitimler hakkında bilgi aldım. Burası bir açık laboratuvar gibi. Selçuk’un sahili, geçmişi ve karakteri korunmuş. Bunları görmekten dolayı da çok mutlu oldum. Önemli olan bugün JES’E direnişiz. Çünkü biz toprak ve suyu sonsuz zannediyoruz. Ama sonsuz değil. Bir santim toprağın meydana gelmesi yüzlerce, binlerce yıldır devam eden bir sürece işaret ediyor. Biz her ağacı kestiğimizde, toprağa her kazma vurduğumuzda, her betonu diktiğimizde geleceğimizden kesin ve geri dönüşü olmayan bir şeyler kaybediyoruz. Biz sahip çıktığımız sürece bir geleceğimiz var” dedi.

Armağan Portakal’ın konuşmasının ardından kadın çiftçilere Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde fide dağıtıldı. Karaot Tohum Derneği ile başlayan yeni çalışmalar hakkında bilgi veren Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Biz köylülerle birlikte Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde ürettiğimiz fideleri köylerde tekrar toprakla buluşturacağız. Bunlar genelde salatalık malzemelerin fideleri olacak. Köylü kazanacak, ayrıca esnaf odamızla vardığımız anlaşma sonucu mevcut restoranlarda artık Efes Tarlası Yaşam Köyü salataları olacak. Kendi işletmelerimizde onlar olacak. Üretimi teşvik etmek amacıyla mahalleye dönüşen köylerde belediyeye geçen bütün arazileri köylerimizle birlikte işlemeye onlardan elde edilmiş olan ürünleri bütün esnafla paylaşmaya aynı zamanda kendi sofralarımızda döngüyü sağlamak istiyoruz. Bunu yapmamızın çok önemli bir sebebi var. Birçok kooperatif kuruldu. Çok sayıda üretici var. Birçok doğal üretici var. Doğal üretim ve yerel tohumlarla üretim yapılıyor. Ama üretimi yapanların haricinde aynı nitelikte tüketimi talep eden bir kitleye ihtiyacımız var” dedi. – İZMİR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kadin-ciftciler-gununde-tarimsal-uretimde-kadinlarin-rolu-vurgulandi/feed/ 0
Adana’da Kız Çocuklarına Eğitim Desteği http://www.karadenizhabertv.com.tr/adanada-kiz-cocuklarina-egitim-destegi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/adanada-kiz-cocuklarina-egitim-destegi/#respond Wed, 16 Oct 2024 13:17:17 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/adanada-kiz-cocuklarina-egitim-destegi/ Adana Büyükşehir BelediyesiKadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Dünya Kız Çocukları Günü’ne dikkat çekmek ve kız çocuklarının güçlenmesi konularında farkındalığı arttırmak için kız çocuklarına eğitim verdi.

Adana Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nce 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü kapsamında 140 kız çocuğa eğitim verildi. Eğitim, 13 ve 14 yaş aralığında yer alan çocuklara, iki ayrı oturum şeklinde gerçekleştirildi. Eğitimlerde meslek elemanları kız çocuklarına rehberlik yaptı.

İlk oturumda, hemşire, rehberlik ve psikolojik danışmandan oluşan meslek elemanları, 70 kişilik 13 yaş grubu kız çocuklarına, ergenlik dönemi ve regl konusunda interaktif eğitim verdi. Eğitim sırasında, genç kızların bu dönemi daha iyi anlamaları ve kendilerini bu süreçte daha rahat hissetmeleri için bilgilendirme yapıldı.

İkinci oturumda ise klinik psikolog ve sosyal çalışmacı tarafından, 70 kişilik 14 yaş grubuna çocuk hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında farkındalık kazandıran bir eğitim sunuldu. Bu oturumda da gençlere toplumsal cinsiyet rolleri, haklar ve sorumluluklar konusunda kapsamlı bilgiler aktarıldı.

Her iki oturumun sonunda, katılımcı çocuklara eğitimin konularını destekleyen bilgilendirme broşürleri dağıtıldı. Bu çalışmalar, genç kızların kendilerini güçlendirmelerine katkıda bulunarak hem fiziksel hem de toplumsal gelişimlerini destekleme amacı ile gerçekleştirildi.

Eğitimde, “Adana Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı olarak; hiçbir kız çocuğunun yaşam hakkının elinden alınmadığı, eşit hak ve fırsatlara sahip olduğu yarınları kurana kadar çalışacağız” mesajı verildi. – ADANA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/adanada-kiz-cocuklarina-egitim-destegi/feed/ 0
Hindistan’da Hava Gösterisi Can Aldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/hindistanda-hava-gosterisi-can-aldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/hindistanda-hava-gosterisi-can-aldi/#respond Tue, 08 Oct 2024 01:24:59 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/hindistanda-hava-gosterisi-can-aldi/ – Hindistan’da 1 buçuk milyon kişinin izlediği hava gösterisinde 5 kişi sıcak çapmasından öldü

YENİ DELHİ – Hindistan’da 1 buçuk milyon kişinin akın ettiği hava gösterisinde, 5 kişinin sıcak çarpması sonucu öldüğü belirtildi.

Hindistan’ın Chennai kentinde dün Hindistan Hava Kuvvetleri’nin 92. yıl dönümü çerçevesinde düzenlenen hava gösterisine binlerce kişi akın etti. Marina Plajında gerçekleştirilen gösteriyi en az 1 buçuk milyon kişi izledi. Organizasyonun yetersiz kalması nedeniyle tren istasyonlarında izdiham yaşandı. Hava sıcaklığının 35 dereceye ulaşması sonucu onlarca kişi hastanelik oldu, en az 5 kişi ise sıcak çarpması sonucu hayatını kaybetti.

Yerel basında yer alan haberlere göre etkinlik alanında yeterli içme suyu bulunmazken, aşırı kabalık nedeniyle seyirciler alana ulaşmak için uzun mesafeler yürümek zorunda kaldı. Ayrıca otobüs ve trenlerdeki yoğunluğun saatlerce sürdüğü belirtildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/hindistanda-hava-gosterisi-can-aldi/feed/ 0
85 bin ismin arasından seçildi! İşte Rusya’nın en güzel kadını http://www.karadenizhabertv.com.tr/85-bin-ismin-arasindan-secildi-iste-rusyanin-en-guzel-kadini/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/85-bin-ismin-arasindan-secildi-iste-rusyanin-en-guzel-kadini/#respond Mon, 07 Oct 2024 13:26:21 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/85-bin-ismin-arasindan-secildi-iste-rusyanin-en-guzel-kadini/ Çuvaşistan Cumhuriyeti vatandaşı Valentina Alekseeva Rusya‘nın en güzel kadını seçildi. 18 yaşındaki tıp öğrencisi Alekseeva, Rusya‘nın en prestijli okullarından biri olan Pirogov Rusya Ulusal Araştırma Tıp Üniversitesi’nde eğitim görüyor. Alekseeva, değerli taşlarla süslü tacını geçen yılın Miss Russia birincisi Margarita Golubeva’dan devraldı.

İşte Rusya'nın en güzel kadını

10 BİN DOLAR ÖDÜL KAZANDI

Yarışmayı kazanmanın yanı sıra Alekseeva, bir milyon ruble (yaklaşık 10 bin dolar) nakit ödülün de sahibi oldu. Baleyi, sporu ve sağlıklı yaşamı seven genç yarışmacı, bölgesel bir güzellik yarışmasında birinci olarak ulusal etkinliğe katılma hakkı elde etmişti.

İşte Rusya'nın en güzel kadını

JÜRİDE 2001 VE 2002 GÜZELLERİ VARDI

Yarışmanın diğer kazananları arasında Tolyatti’den İrina Mironova ikinci, St. Petersburg’dan Ulyana Evdokimova ise üçüncü sırada yer aldı. Final, Barvikha Luxury Village konser salonunda gerçekleşti ve jüride Miss Russia 2001 ve Miss Universe 2002 birincisi Oksana Fedorova, tasarımcı Igor Chapurin ve besteci Vladimir Matetsky yer aldı.

İşte Rusya'nın en güzel kadını

85 BİN KADIN KATILDI

1993 yılından bu yana düzenlenen Miss Russia yarışmasına bu yıl 85 bini aşkın genç kadın başvurdu. Katılım şartları arasında 18-23 yaş aralığında, bekar ve çocuksuz olma koşulu bulunuyor.

İşte Rusya'nın en güzel kadını

85 bin ismin arasından seçildi! İşte Rusya'nın en güzel kadını

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/85-bin-ismin-arasindan-secildi-iste-rusyanin-en-guzel-kadini/feed/ 0
Dünya Yürüyüş Günü’nde Liseli Gençler Yürüdü http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-yuruyus-gununde-liseli-gencler-yurudu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-yuruyus-gununde-liseli-gencler-yurudu/#respond Fri, 04 Oct 2024 08:43:13 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-yuruyus-gununde-liseli-gencler-yurudu/ 4 Ekim Dünya Yürüyüş Gününde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Kızılay tarafından liseli gençlerin katıldığı bir yürüyüş düzenlendi. Korugöl Tabiat Parkında gerçekleştirilen yürüyüşe sevilen sinema ve tiyatro sanatçısı Nurullah Çelebi’de katıldı.

1991 yılında başlatılan 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü, fiziksel olarak aktif olmanın ve fiziksel hareketsizliğin küresel krizine karşı basit ve eğlenceli bir kutlama yöntemi sağlıyor. Kızılay ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından lise öğrencilerine yönelik düzenlenen yürüyüş Korugöl Tabiat Parkında yapıldı. Lise öğrencilerinin katıldığı yürüyüşte gençler Korugöl etrafından yürüyüş yaptı. Yürüyüşe Kızılay Düzce Şube Başkanı Halil Aydın, Gençlik ve Spor Müdürlüğü yetkilileri, sevilen sinema ve tiyatro oyuncusu Nurullah Çelebi ve öğrenciler katıldı.

Kızılay Düzce Şube Başkanı Halil Aydın, 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Gününde Kızılay ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüyle ortaklaşa yürüyüş düzenlediklerini belirterek “Çeşitli okullardan gelen öğrencilerle birlikte doğa ile iç içe bir yürüyüş gerçekleştirdik. Gençleri spora yönlendirilmesi noktasında Gençlik ve Spor Müdürlüğümüz ile birlikte bu tür etkinlikleri devam ettireceğiz” ifadelerinde bulundu.

Uzun bir yürüyüşün ardından gençler Kızılay’ın ikramları, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün ikramlarıyla kahvaltı yaptı. – DÜZCE

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-yuruyus-gununde-liseli-gencler-yurudu/feed/ 0
Roborock, Dünyanın En Çok Satan Robot Süpürge Markası http://www.karadenizhabertv.com.tr/roborock-dunyanin-en-cok-satan-robot-supurge-markasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/roborock-dunyanin-en-cok-satan-robot-supurge-markasi/#respond Tue, 01 Oct 2024 14:16:01 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/roborock-dunyanin-en-cok-satan-robot-supurge-markasi/

KÜRESEL pazar araştırma şirketi IDC, bu hafta başında yayınladığı 2024 2’nci Çeyrek Dünya Akıllı Ev Cihazları Takip Raporu’nda, Roborock’u satış adetleri ve gelir bazında dünya çapında 1 numaralı robot süpürge markası olarak açıkladı. Roborock, bu sonuca göre yıllık bazda yüzde 8’lik bir büyüme elde etti.

Roborock, 2024’ün ilk yarısında yaklaşık 625 milyon dolar faaliyet geliri elde ederek, yıllık bazda yüzde 30,90 büyüdü. Ana şirketin hissedarlarının net karı ise yaklaşık 158 milyon dolar seviyesine ulaşarak, yıllık bazda yüzde 51,57 gibi önemli bir artış gösterdi.

IDC raporunda, Roborock’un ticari başarısının başlıca nedenleri arasında ürün tasarımı ve teknoloji inovasyonunun yer aldığı belirtildi. 2024 yılında üretilen Qrevo ve S Serisi modellerinin geliştirilmesiyle ilgili raporda, “Roborock ürünleri daha hafif hale gelirken, tüketicilere gelişmiş navigasyon, engellerden kaçınma ve saç dolaşmasını önleme özellikleri sunuyor” ifadelerine yer verildi.

IDC’ye göre, Roborock’un olumlu sonuçlar elde etmesinin bir diğer nedeni, küresel pazarlara erken ve güçlü bir şekilde nüfuz edebilmesi. Amerika Birleşik Devletleri’nde, marka genellikle diğer oyuncuların ulaşmakta zorlandığı büyük offline perakende zincirlerine erişim sağlarken, e-ticaret operasyonları aracılığıyla da giderek artan bir marka etkisi yaratıyor. Şirket, aynı zamanda Nordik ülkeler, Almanya, Kore ve Türkiye’de de lider satış konumunda olup, bu ülkelerde 1 numaralı satış markası olarak yer alıyor.

IDC’nin 2024 2’nci Çeyrek Dünya Akıllı Ev Cihazları Takip Raporu, yılın ikinci çeyreğinde küresel akıllı robot süpürge pazarının, ürün işlev yükseltmeleri ve yeni lansmanların hızlanmasıyla yıllık bazda yüzde 15,7 oranında büyüdüğünü bildiriyor.

Roborock son olarak IFA 2024’te yeni Qrevo Curv serisinin lansmanını yaptı ve fuarda birçok küresel medya ödülü kazandı. Bu seri, AdaptiLift Chassis adı verilen kendi geliştirdiği yeni teknoloji sayesinde 40 mm’ye kadar zemin engellerini aşabilen ilk ticari robot süpürge olma özelliğini taşıyor. IFA’da şirket ayrıca, sektörün ilk ve en ince çift ışıklı 3D ToF navigasyonlu robot süpürgesi olan Roborock Qrevo Slim’i de tanıttı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/roborock-dunyanin-en-cok-satan-robot-supurge-markasi/feed/ 0
İsrail, Güney Lübnan’a Kara Harekatı Başlattı http://www.karadenizhabertv.com.tr/israil-guney-lubnana-kara-harekati-baslatti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/israil-guney-lubnana-kara-harekati-baslatti/#respond Tue, 01 Oct 2024 01:36:12 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/israil-guney-lubnana-kara-harekati-baslatti/ (ANKARA) –İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Avichay Adraee İsrail’in güney Lübnan sınırı yakınındaki hedeflere yönelik belirli amaçla kara operasyonuna başladığını resmi olarak açıkladı.

İsrail’in gece saatlerinde Lübnan’ın güneyine başlattığı kara harekatına ilişkin resmi açıklama İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Avichay Adraee’den geldi. Adraee X hesabından yaptığı açıklamada operasyonun birkaç köyde gerçekleştirildiğini paylaşarak şu ifadelere yer verdi:

“Siyasi düzeyde alınan karar doğrultusunda, Savunma Ordusu birkaç saat önce güney Lübnan’da, Hizbullah terör örgütünün hedeflerine ve altyapısına yönelik belirli amaç ve hassasiyetle bir kara operasyonuna başladı. Bu operasyon, sınır bölgelerindeki İsrail yerleşimlerine yönelik acil ve gerçek bir tehdit oluşturan birkaç köyde gerçekleştiriliyor. Savunma Ordusu, Genelkurmay ve Kuzey Komutanlığı’nda hazırlanan bir plana uygun olarak çalışmakta ve bu plan için son birkaç ay içinde eğitimler yapılmıştır. Kara kuvvetleri, Hava Kuvvetleri’nin hava saldırıları ve bölgedeki askeri hedeflere yönelik topçu bombardımanlarıyla desteklenmektedir; bu saldırılar piyade birlikleriyle tam koordinasyon içinde gerçekleştirilmektedir. Kampanyanın aşamaları onaylanmış olup, siyasi düzeyde alınan karar doğrultusunda uygulanmaktadır. “Kuzey Okları” operasyonu, durumu değerlendirme ile birlikte Gazze ve diğer cephelerdeki çatışmalarla paralel olarak devam etmektedir. Savunma Ordusu, savaş hedeflerine ulaşmak için mücadele etmeye ve gerekli her şeyi yapmaya devam etmekte; İsrail Devleti, vatandaşlarını korumak için çaba sarf etmektedir.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/israil-guney-lubnana-kara-harekati-baslatti/feed/ 0
Beyrut’taki Türk Vatandaşı: Acı Vahim Gelişmeler Yaşıyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/beyruttaki-turk-vatandasi-aci-vahim-gelismeler-yasiyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/beyruttaki-turk-vatandasi-aci-vahim-gelismeler-yasiyoruz/#respond Tue, 01 Oct 2024 01:35:53 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/beyruttaki-turk-vatandasi-aci-vahim-gelismeler-yasiyoruz/ HABER: HANDE ÖZTÜRK/ KADİR DEVİR

(ANKARA) – İsrail’in Lübnan’da sürdürdüğü kara operasyonları sonrası, Türk uyruklu Yunus Resul, Beyrut’taki gelişmelere ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Annesi ile Beyrut’ta yaşayan Resul, “Operasyon noktasına biraz uzakta kalıyoruz fakat Beyrut’un güneyinde çok acı şeyler oluyor. Bomba seslerini duyabiliyoruz” dedi.

İsrail’in gece saatlerinde Lübnan’a başlattığı kara harekatı nedeniyle bölgede bulunanlardan yardım talepleri geliyor.  Beyrut’ta yaşayan Türk uyruklu Yunus Resul, İsrail’in operasyon bölgesine biraz uzak olduklarını fakat bomba seslerini duyduklarını vurguladı. İsrail’in şimdilik Lübnan’ın güneyinde saldırılarını yoğunlaştırdığını belirten Resul, “Beyrut’a sadece hava saldırıları düzenleniyor” ifadelerini kullandı.

Beyrut’taki insanların ne yapmayı planladığı sorusuna yanıt veren Resul, “Aslında Lübnan’ı terk edebilenler ediyor fakat şimdilik tek bir şirket bunu gerçekleştirebiliyor hava yoluyla. 3 hafta sonraya kadar boş yer yok. Ayrıca, Lübnan’ın güneyindeki şirket de insanları sadece gemiyle/botla Türkiye’nin Mersin kentine götürüyor. Şimdilik biletler 300 dolar ama sanırım bu ücret 800 dolara kadar çıkacak. Buradan birisi bana ailesiyle gitmek istediğini söyledi fakat şirket birden fiyatları arttırmış. Uçak biletleri de çok pahalı ve hiç yer yok. Ayrıca, arabalarıyla Suriye’ye giden insanlar da var. Neredeyse 1 milyon kişi bu şekilde Suriye’ye gitti” diye konuştu.

Resul, bölgede ekonominin ve kaynakların çok kısıtlı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

“Lübnan’ın dışına çıkabilen çıkıyor ama parası olmayanlar hiçbir şey yapamıyor. Türkiye’nin Lübnan Büyükelçiliği’nin bizim için uçak veya gemi göndermesini bekliyoruz. Günlerdir Beyrut’un önemli binalarına ve yerleşim yerlerine yapılan saldırılar bizler için korkutucu ve endişe verici oldu. İsrail’in insansız hava araçları gece gündüz Beyrut ve Beyrut banliyöleri üzerinde uçuyor, insansız hava araçlarının sesi çok yüksek ve insanlar uyuyamıyor. Ancak, ister güney Lübnan’dan ister Beyrut’un banliyölerinden olsun, etkilenen bölgelerden büyük bir göç var. Annem yaştan dolayı gelemez, çünkü bota binemez” dedi.

“Büyükelçilikle temasa geçtik”

Büyükelçilikle temasa geçtik ve bize henüz bir tahliye planı olmadığını, ancak gerçekleşmesi halinde büyükelçiliğin resmi sayfasında ve sosyal medyada bir duyuru yapılacağını söylediler. Bunun yakında gerçekleşmesini umuyoruz. Ancak korku şu ki, tahliye edildiklerinde Lübnan’daki Türk vatandaşlarının çoğunun Türkiye’de yaşayacak evleri yok. Lübnan’daki işlerini kaybedebilirler, bu da bir çaresizlik”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/beyruttaki-turk-vatandasi-aci-vahim-gelismeler-yasiyoruz/feed/ 0
Büyük Höyük Kazısı Buruk Bir Şekilde Tamamlandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/buyuk-hoyuk-kazisi-buruk-bir-sekilde-tamamlandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/buyuk-hoyuk-kazisi-buruk-bir-sekilde-tamamlandi/#respond Sun, 29 Sep 2024 22:52:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/buyuk-hoyuk-kazisi-buruk-bir-sekilde-tamamlandi/

BURDUR merkez Hacılar Köyü’nde bulunan Büyük Höyük’te bu yılki kazı dönemi buruk bir şekilde sona erdi. Kazı, geçen şubat ayında hayatını kaybeden Onursal Başkan Prof.Dr. Refik Duru’nun yokluğunda buruk tamamlandı.

Uzun yıllar Burdur bölgesinde kazılar yapan ve arkeolojinin duayenlerinden sayılan, ömrünün 69 yılını kazı alanlarında geçiren Prof. Dr. Refik Duru, geçen şubat ayında İstanbul’daki evinde vefat etti. Burdur Hacılar Köyü’nde bulunan Büyük Höyük’teki kazının başkanı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü ve Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülsün Umurtak, 1984 yılında Prof.Dr. Refik Duru’nun asistanı olarak bu bölgeye geldiğini belirterek, “Kendisi 1978 yılından itibaren Kuruçay Höyüğünü kazmaktaydı. Ondan sonra da sürekli kendisiyle çalıştım. Höyücek, Bademağacı, Eski Hacılar yani İngilizlerin kazı yaptığı Hacılar’da çalıştık. Son olarak da 2011 yılında Hacılar Büyük Höyük’te benim başkanlığımda kazılara başladık” dedi.

Refik Duru’nun arkeoloji hayatının Osmaniye Kadirli’de Karatepe’de öğrenciyken başladığını belirten Umurtak, “Sonra Gaziantep bölgesinde hocası Bahadır Alkım ile Tilmen Höyük, Kırışkal Höyük, Gedikli Kara Höyük ve Yesemek Taş Ocağı ve Heykel Atölyesi kazılarında çalışmışlar. Kısa bir sürede Elazığ’da Değirmentepe kazılarını yürütmüştü. Ama Burdur ve çevresi onun bilimsel ve mesleki hayatında çok önemli yer tuttu. Hem bölgeyi çok seviyordu, hem de burada günümüzden 9 bin yıl öncesine uzanan en erken kültürleri araştırmaya uzun yıllarını verdi. Ben de 40 yıla yakın bir süredir bu bölgede çalıştım” dedi.

Refik Duru’nun kazıda olmamasının hayatlarında büyük bir boşluk yarattığını anlatan Umurtak, “Ama çalışırken güzel buluntular ele geçtikçe sanki onu görüp mutlu olabileceğini düşündük. Ama manevi varlığı her zaman bizimle birlikte” ifadelerini kullandı.

BU YILKİ KAZILAR

Bu yılki kazıların 29 Temmuzda başladığını ve dolu dolu, verimli bir sezon geçtiğini belirten Umurtak, şunları söyledi;

“Özellikle bu höyüğü temsil eden ilk Tunç Çağı I dönemi dediğimiz üçüncü bin yılın başlarına ait bir dönemde çalıştık bugüne kadar. Kazamatlı Sur sisteminde iki kapı ve 50 kadar yapı kazmıştık. Şehir içinde de genel olarak resmi depo binalarını kazmıştık. Bu sene ise daha özel yapılarda çalıştık. Çok verimli oldu. Kafamızda soru işareti olan birçok konuya zaman ayırabildik. Bir de o dönemi izleyen ilk Tunç II dediğimiz bir döneme ait büyük bir binayı kazdık. Buluntularımız çok güzel. Çanak çömlek, dönemleri hakkında bize önemli bilgiler veriyor. Yazının olmadığı bu daha erken çağlarda bize en önemli ipuçlarını çanak çömlek verir. Onun yanında mühürler, boncuklar, küçük hayvan bronz iğneler, deliciler ele geçti. Bunları kış aylarında bilim dünyasına bir makale ile tanıtmayı planlıyorum.”

Haber-Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/buyuk-hoyuk-kazisi-buruk-bir-sekilde-tamamlandi/feed/ 0
Haluk Bilginer ve Angelina Jolie’nin birlikte rol aldığı “Maria” filminin ilk fragmanı yayınlandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/haluk-bilginer-ve-angelina-jolienin-birlikte-rol-aldigi-maria-filminin-ilk-fragmani-yayinlandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/haluk-bilginer-ve-angelina-jolienin-birlikte-rol-aldigi-maria-filminin-ilk-fragmani-yayinlandi/#respond Fri, 27 Sep 2024 13:43:11 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/haluk-bilginer-ve-angelina-jolienin-birlikte-rol-aldigi-maria-filminin-ilk-fragmani-yayinlandi/ Duyurulduğu ilk andan itibaren büyük heyecan yaratan “Maria” filmi izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. 49 yaşındaki dünyaca ünlü aktris Angelina Jolie’nin efsanevi opera sanatçısı Maria Callas’ı canlandırdığı filmin 27 Kasım’da ABD’de, 11 Aralık’ta da Netflix’te yayınlanması bekleniyor.

Haluk Bilginer ve Angelina Jolie'nin birlikte rol aldığı 'Maria' filminin ilk fragmanı yayınlandı

DAKİKALARCA AYAKTA ALKIŞLANDI

Maria’nın oyuncu kadrosunda Jolie’ye eşlik eden isimlerin başında usta aktör Haluk Bilginer geliyor. Filmde ayrıca Valeria Golino, Kodi Smit-McPhee ve Pierfrancesco Favino da rol alıyor. İzleyiciler tarafından çok beğenilen film Maria, Venedik Film Festivali kapsamında Sala Grande Tiyatrosu’nda düzenlenen dünya prömiyerinde 8 dakika boyunca ayakta alkışlanmıştı. Pablo Larrain’in yönettiği filmin gösteriminin ardından seyirciler ayağa kalkıp kendisini alkışlarken Jolie de gözyaşlarına hakim olamamıştı.

Haluk Bilginer ve Angelina Jolie'nin birlikte rol aldığı 'Maria' filminin ilk fragmanı yayınlandı

FİLM İÇİN 7 AY BOYUNCA OPERA EĞİTİMİ ALDI

Venedik Film Festivali’ndeki basın konferansında konuşan Angelina Jolie, rolü için “neredeyse 7 ay” opera şarkıcılığı eğitimi aldığını belirtti. Jolie, “Buradaki herkes biliyor, çok gergindim. Neredeyse 7 ay eğitim aldım çünkü Pablo’yla çalıştığınızda hiçbir şeyi yarım yamalak yapamazsınız. O, en harika şekilde, gerçekten çalışmanızı ve gerçekten öğrenip çalışmanızı talep ediyor,” ifadelerini kullandı.

Haluk Bilginer ve Angelina Jolie'nin birlikte rol aldığı 'Maria' filminin ilk fragmanı yayınlandı

MARİA FİLMİ KONUSU

Peaky Blinders’ın yaratıcısı Steven Knight tarafından kaleme alınan Maria, Callas’ın 1970’lerdeki hayatını anlatıyor. Şilili sinemacı Larraín’in biyografik draması, Yunan asıllı Amerikalı sopranonun, kamuoyunun gözü önündeki ihtişamlı ama çalkantılı hayatının ardından Paris’e çekilmesini konu alıyor. Maria’nın 49 yaşındaki Jolie’yi 15 yıl sonra ilk kez En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar yarışına sokacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/haluk-bilginer-ve-angelina-jolienin-birlikte-rol-aldigi-maria-filminin-ilk-fragmani-yayinlandi/feed/ 0
Emine Erdoğan, Jeffrey Sachs ile Sıfır Atık Projesini görüştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-jeffrey-sachs-ile-sifir-atik-projesini-gorustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-jeffrey-sachs-ile-sifir-atik-projesini-gorustu/#respond Mon, 23 Sep 2024 09:35:21 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-jeffrey-sachs-ile-sifir-atik-projesini-gorustu/ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın eşi Emine Erdoğan, New York‘ta yoğun görüşmelerine Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (SDSN) Başkanı Prof. Dr. Jeffrey Sachs ile başladı. Sachs Emine Erdoğan‘a Sıfır Atık projesine liderlik etmesinden dolayı tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile BM 79. Genel Kurulu dolayısıyla ABD’ye giden Emine Erdoğan, BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Jeffrey Sachs’ı New York‘taki Türkevi’nde karşıladı. Emine Erdoğan ile görüşen Sachs, ‘Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzaladı. Görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, Sachs’ın, 150 ülkeden 2 bin üniversiteyi içeren Küresel Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı’yla ‘Sıfır Atık’ projesine sunabilecekleri katkıları ele aldıklarını, bu konudaki liderliğinden dolayı Emine Erdoğan’ı takdirle karşıladığını söylediği belirtildi. Küresel kalkınmanın barış olmadan mümkün kılınamayacağını kaydeden Sachs’ın, Türkiye’nin, Ukrayna ve süregelen savaşlar başta olmak üzere çatışmalara dair arabuluculuğu ve çözüme yönelik çabalarının çok önemli olduğunu ifade ettiği aktarıldı. Görüşmenin ardından Sachs, 2023’de BM 78. Genel Kurulu’nda küresel imzaya açılan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk imzacısı olduğu ‘Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzaladı. Emine Erdoğan, imza dolayısıyla Sachs’a teşekkür etti.

“VERDİĞİ DESTEK İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Emine Erdoğan, görüşme sonrasında yaptığı sosyal medya paylaşımında şunları kaydetti:

“Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu kapsamında ziyaret ettiğimiz New York Türkevi’nde, BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı (SDSN) Jeffrey Sachs ile bir araya geldik. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmakta ‘Sıfır Atık’ uygulamasının kazandıracağı ivme hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Sayın Sachs’ın 150 ülkeden 2 bin üniversiteyi içeren, küresel sürdürülebilir kalkınma çözümleri ağı ile projeye sunabilecekleri katkıları ele aldık. Küresel kalkınmanın, daha adil ve kapsayıcı bir geleceğin öncelikle barış ortamında ortak çabalarla gerçekleştirilebileceği hususunda hemfikiriz. Bu vesileyle ‘Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzalayan Sayın Sachs’a, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya adına verdiği destek için teşekkür ediyorum.”

Emine Erdoğan, Jeffrey Sachs ile Sıfır Atık Projesini görüştü

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-jeffrey-sachs-ile-sifir-atik-projesini-gorustu/feed/ 0
Türkiye ve Avustralya’dan COP31 İşbirliği http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:29 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/

ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) başkanlığına ilişkin görüştü.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2026’da yapılması planlanan COP31 başkanlığı süreciyle ilgili Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile video konferans yoluyla görüştü. Görüşmede, COP31 ev sahipliği için her iki ülkenin adaylığı konusunda yürütülen çalışmalar ve olası iş birlikleri üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. Bakan Kurum, Avustralya gibi Türkiye’nin de COP31’e ev sahipliğini önemsediğini vurgulayarak, “COP31’in ülkemizin, iklim değişikliği konusundaki başarılı çalışmalarını güçlendireceğine yürekten inanıyoruz. Biz Türkiye olarak iklim değişikliğinin artık bir milli güvenlik meselesi olduğunu düşünüyoruz. İklim değişikliğine uyumun, ülkemiz için yeşil bir kalkınma hamlesi olduğu inancıyla çalışıyoruz. Bu anlamda Türkiye olarak bütün tarafları ülkemizde toplayarak, herkesin Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesini yerinde görmesini istiyoruz” dedi.

‘GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İÇİN TÜRKİYE KRİTİK BİR KÖPRÜ’

Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere de örnek olacağına işaret eden Bakan Kurum, “Türkiye coğrafi konumu, ekonomik yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle iklim krizi konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında kritik bir köprü rolü oynamaktadır. Biz, fosil yakıt ihraç eden bir ülke değiliz. Bu nedenle, bir petrol ülkesi olmadan Yeşil Kalkınma ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çok daha aktif ve verimli kullanılması gibi hedeflerin gerçekleştirilebileceğini tüm ülkelere göstermeyi hedefliyoruz. Diğer taraftan, önemli bir sanayi ülkesi ve ham madde üreticisiyiz. Bu özelliğimizle; sektörlerin yeşil dönüşümü konusunda ülkelere örnek teşkil edecek çalışmalarımızı daha iyi tanıtmak amacındayız” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin, iklim değişikliğinin etkilerinin en fazla hissedildiği Akdeniz Havzası’nda yer aldığına vurgu yapan Kurum, bu nedenle iklim değişikliğine karşı sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler geliştirildiğini anlattı.

‘SIFIR ATIK ODAKLI BİR COP PLANLIYORUZ’

Türkiye’nin Sıfır Atık odaklı bir COP önerdiğini belirten Kurum, “Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz. Hem ulaşımda hem tedarik zincirinde düşük emisyonlu bir COP planı ile yola çıktık. COP alanımızı belirledik ve alt yapısını büyük oranda düzenledik” diye konuştu.

TEKRAR GÖRÜŞME ÜZERİNE MUTABIK KALINDI

Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ise “COP31’e ev sahipliği yapmaya çok hevesliyiz, destek istiyoruz. Deprem bölgesindeki çalışmalarınızdan dolayı size teşekkür ederim” dedi.

İki bakan COP31 süreciyle ilgili, teknik düzeyde görüşmelerin yürütülmesi konusunda mutabık kaldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralyadan-cop31-isbirligi/feed/ 0
Türkiye ve Avustralya COP31 İçin İşbirliği Yapacak http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:27 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile video konferans yoluyla görüştü.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre telekonferansla görüşen iki bakan, 2026’da yapılması planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31’inci Taraflar Konferansı’nın (COP31) ev sahipliği için her iki ülkenin adaylığı konusunda yürütülen çalışmalar ve olası işbirlikleri üzerinde fikir alışverişinde bulundu.

Bakan Kurum, Avustralya gibi Türkiye’nin de COP31’e ev sahipliğini önemsediğine işaret etti.

COP31’in Türkiye’nin iklim değişikliği konusundaki başarılı çalışmalarını güçlendireceğine inandığını aktaran Kurum, “Biz Türkiye olarak iklim değişikliğinin artık bir milli güvenlik meselesi olduğunu düşünüyoruz. İklim değişikliğine uyumun, ülkemiz için yeşil bir kalkınma hamlesi olduğu inancıyla çalışıyoruz. Bu anlamda Türkiye olarak bütün tarafları ülkemizde toplayarak, herkesin Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesini yerinde görmesini istiyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Kurum, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere de örnek olacağına vurgu yaparak, ülkenin coğrafi konumu, ekonomik yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle iklim krizi konusunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında kritik bir köprü rolü oynadığını söyledi.

“Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz”

Türkiye’nin fosil yakıt ihraç eden bir ülke olmadığını anlatan Kurum, şöyle konuştu:

“Bu nedenle, bir petrol ülkesi olmadan yeşil kalkınma ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çok daha aktif ve verimli kullanılması gibi hedeflerin gerçekleştirilebileceğini tüm ülkelere göstermeyi hedefliyoruz. Diğer taraftan, önemli bir sanayi ülkesi ve ham madde üreticisiyiz. Bu özelliğimizle; sektörlerin yeşil dönüşümü konusunda ülkelere örnek teşkil edecek çalışmalarımızı daha iyi tanıtmak amacındayız.”

Bakan Kurum, Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkilerinin en fazla hissedildiği Akdeniz Havzası’nda yer aldığına dikkati çekerek, bu nedenle iklim değişikliğine karşı sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler geliştirildiğini kaydetti.

Türkiye’nin Sıfır Atık odaklı bir COP önerdiğini dile getiren Kurum, “Sıfır Atık odaklı bir COP planlıyoruz. Hem ulaşımda hem tedarik zincirinde düşük emisyonlu bir COP planı ile yola çıktık. COP alanımızı belirledik ve altyapısını büyük oranda düzenledik.” dedi.

Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ise “COP31’e ev sahipliği yapmaya çok hevesliyiz, destek istiyoruz. Deprem bölgesindeki çalışmalarınızdan dolayı size teşekkür ederim.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ve-avustralya-cop31-icin-isbirligi-yapacak/feed/ 0
İsrail Ordusu Ceset Atma İddiasını Soruşturuyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/israil-ordusu-ceset-atma-iddiasini-sorusturuyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/israil-ordusu-ceset-atma-iddiasini-sorusturuyor/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:25 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/israil-ordusu-ceset-atma-iddiasini-sorusturuyor/ İsrail ordusu, Batı Şeria’daki askerlerinin birden fazla Filistinli’nin cesedinin çatıdan atıldığı görüntüler için inceleme başlatıldığını duyurdu.

Fransız AFP haber ajansının elde ettiği görüntüde, bir İsrail askerinin ayağını kullanarak cesedi çatının kenarına doğru yuvarladığı ve ardından onu çatıdan aşağı ittiği görülüyor.

En az iki asker de bu anları izlemekle yetiniyor.

Haaretz gazetesi, birden fazla Filistinlinin cesedinin çatıdan atıldığını bildiriyor.

AFP olayın Cenin yakınlarındaki Kabatiyah kasabasındaki bir operasyon sonrası yaşandığını aktarıyor.

Görüntülerde aşağıdaki bir buldozerin de cesetleri olay yerinden topladığı görülüyor.

İsrail ordusu söz konusu görüntünün ordunun değerlerine uymadığını açıkladı.

Ordu “Askerlerden beklenene uymayan ciddi bir olay, araştırılıyor.” açıklaması yaptı.

Filistinli yetkililer, Perşembe günü yaşanan çatışmalarda üç Filistinli’nin öldüğünü bildirdi.

İsrail ordusu Ağustos ayı sonlarında Batı Şeria’ya büyük bir operasyon başlatmıştı.

Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, 7 Ekim’de savaşın başlamasından bu yana Batı Şeria’da 700’den fazla Filistinli öldürüldü.

Aynı süre içinde aralarında güvenlik görevlilerinin de olduğu 24 İsrailli öldürüldü.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/israil-ordusu-ceset-atma-iddiasini-sorusturuyor/feed/ 0
Kırgız Yargısının 100. Yılı Kutlandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/kirgiz-yargisinin-100-yili-kutlandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kirgiz-yargisinin-100-yili-kutlandi/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:22 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/kirgiz-yargisinin-100-yili-kutlandi/ Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Kırgız yargısının 100. yıl kutlama etkinliğine katıldı.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un katılımıyla Bişkek Büyük Konser Salonu’nda yargı sisteminin 100. yıl dönümü dolayısıyla kutlama etkinliği düzenlendi.

Etkinliğe, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in yanı sıra, Çin, Azerbaycan, Moldova, Belarus, Kazakistan, Tacikistan, Özbekistan ve Ermenistan yüksek mahkemelerinin başkanları, Kırgızistan Yüksek Mahkeme Başkanı Zamirbek Bazarbekov, bakanlar, milletvekilleri, yabancı diplomatlar ve uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı.

Cumhurbaşkanı Caparov, burada yaptığı konuşmada, ülkedeki yargı sisteminin Sovyetler Birliği devletinin Kırgız halkına 1924’te verdiği özerkliğin ardından kurulduğunu anımsatarak, bu bağlamda Kırgız yargısının 100’üncü yılı dolayısıyla yargı teşkilatının temsilcilerini tebrik etti.

Etkinliğin ardından Caparov, Yargıtay Başkanı Kerkez’in de aralarında bulunduğu yabancı ülkelerin Yargıtay başkanları, yardımcıları ve temsilcilerini Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti.

Caparov, yargı başkanlarına “bu tarihi etkinliğe” katılımından dolayı şükranlarını sunarak, Kırgızistan’ın diğer ülkelerle çok taraflı entegrasyon süreçlerini desteklediğini vurguladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kirgiz-yargisinin-100-yili-kutlandi/feed/ 0
Harris’ten Silah Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/harristen-silah-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/harristen-silah-aciklamasi/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:20 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/harristen-silah-aciklamasi/ ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, katıldığı programda “Eğer evime biri girerse vurulur” dedi. Daha sonra gülen Harris, “Bunu söylemem gerekirdi ancak, personelim bununla daha sonra ilgilenecek” dedi.

ABD’de kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerine sayılı haftalar kala Demokratların adayı ve aynı zamanda Başkan Yardımcısı Kamala Harris, “silah” açıklamasıyla gündem oldu. Harris, Michigan’da katıldığı Oprah Winfrey’ın programında silahını kullanmaktan çekinmeyeceğini söyledi. Harris, canlı yayında, “Eğer evime biri girerse vurulur” dedi. Daha sonra gülen Harris, “Bunu söylemem gerekirdi ancak, personelim bununla daha sonra ilgilenecek” dedi.

Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump ile gerçekleştirdiği münazarada silah sahibi olduğunu vurgulayan Harris, programın sunucusu Winfrey’ın silah sahibi olup olmadığını bir kez daha sormasıyla silahı olduğunu yineleyerek, bir kez daha saldırı silahlarının yasaklanması gerektiğini ifade etti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/harristen-silah-aciklamasi/feed/ 0
Bodrum’da Yunan Sınır İhlali http://www.karadenizhabertv.com.tr/bodrumda-yunan-sinir-ihlali/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bodrumda-yunan-sinir-ihlali/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:18 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bodrumda-yunan-sinir-ihlali/ Muğla’nın Bodrum ilçesi Akyarlar açıklarında Yunan Sahil Güvenlik ekipleri, Türk karasularına girerek sınır ihlali gerçekleştirdi. Yunan botlarının, bir mülteci botunu sahile kadar takip ettiği ve Akcabük Tatil Sitesi önlerine kadar kovaladığı bildirildi. Karaya yaklaşık 50 metre mesafede yaşanan olayda, mülteci botunda bulunan bir kişinin karaya çıkmayı başardığı belirtildi.

Olay, sabah saat 10.30 sıralarında meydana geldi. Yunan Sahil Güvenlik ekiplerini Türk karasularında fark eden vatandaşlar, durumu 112 Acil, Jandarma ve Türk Sahil Güvenlik ekiplerine ihbar etti. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Türk güvenlik birimlerinin hızla müdahalede bulunduğu, Yunan botunun ise Türk ekiplerini görmesinin ardından bölgeden uzaklaştığı kaydedildi. Olay anının, çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendiği öğrenildi. – MUĞLA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bodrumda-yunan-sinir-ihlali/feed/ 0
Pesto, Kral Penguen Yavrusu Sosyal Medyada Fenomen Oldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/pesto-kral-penguen-yavrusu-sosyal-medyada-fenomen-oldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/pesto-kral-penguen-yavrusu-sosyal-medyada-fenomen-oldu/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:16 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/pesto-kral-penguen-yavrusu-sosyal-medyada-fenomen-oldu/

AVUSTRALYA’DA bir akvaryumda anne babasının toplam ağırlığına eşit olan 9 aylık kral penguen yavrusu ‘Pesto’ sosyal medyada ilgi odağı oldu.

Sea Life Melbourne Akvaryumu yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, 9 aylık yavru Pesto’nun 22 kilogram ağırlığında olduğu ifade edildi. Anne ve babasının toplam ağırlığında olan Kral penguen yavrusu dünya çapında sosyal medyada ilgi odağı oldu. Açıklamada, Pesto’nun kendi ağırlığından 24 kilogram fazla balık yediğine dikkat çekildi. Küresel çevre örgütü Antarktika ve Güney Okyanusu Koalisyonu’na göre yetişkin kral penguenlerinin ağırlığı 9.5 kilogram ile 18 kilogram arasında değişiyor. Kral penguen türü İmparator penguenlerinden sonra ikinci en büyük tür olarak kaydedilmiştir.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/pesto-kral-penguen-yavrusu-sosyal-medyada-fenomen-oldu/feed/ 0
Norveçli yıldız İsrail’den gelen transfer teklifini reddetti: Hesabıma kanlı para girmesini istemiyorum http://www.karadenizhabertv.com.tr/norvecli-yildiz-israilden-gelen-transfer-teklifini-reddetti-hesabima-kanli-para-girmesini-istemiyorum/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/norvecli-yildiz-israilden-gelen-transfer-teklifini-reddetti-hesabima-kanli-para-girmesini-istemiyorum/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:14 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/norvecli-yildiz-israilden-gelen-transfer-teklifini-reddetti-hesabima-kanli-para-girmesini-istemiyorum/ 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye bomba yağdıran ve on binlerce sivili gözünü kırpmadan katleden İsrail’in zulmüne yönelik tepkiler dinmiyor.

Norveç ekiplerinden Rosenborg’un yıldızı Ole Saeter, İsrail ekibi Maccabi’den teklif aldığını ancak Filistin’e yapılan zulüm sebebiyle bu teklifi reddettiğini açıkladı.

“MASUM HAYATLARA SON VEREN BİR ÜLKEYİ TEMSİL ETMEYECEĞİM”

Ole Saeter yaptığı açıklamada, “Maccabi Haifa’nın teklifini reddettim. Çünkü masum hayatlara son veren bir ülkeyi temsil etmeyeceğim. Benim değerlerimi hiçbir para satın alamaz” ifadelerini kullandı.

Norveçli yıldız İsrail'den gelen transfer teklifini reddetti: Hesabıma kanlı para girmesini istemiyorum

“500 MİLYON TEKLİF ETSELER BİLE KABUL ETMEM”

Kanlı parayı istemediğini söyleyen Norveçli futbolcu, “Bana 500 milyon teklif etseler bile kabul etmem. Banka hesabımda kana bulanmış para istemem” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/norvecli-yildiz-israilden-gelen-transfer-teklifini-reddetti-hesabima-kanli-para-girmesini-istemiyorum/feed/ 0
İsrail’in Lübnan’da yaptığı saldırılarda kullandığı cihazları temin eden teknoloji girişimcisi gizemli bir şekilde ortadan kayboldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/israilin-lubnanda-yaptigi-saldirilarda-kullandigi-cihazlari-temin-eden-teknoloji-girisimcisi-gizemli-bir-sekilde-ortadan-kayboldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/israilin-lubnanda-yaptigi-saldirilarda-kullandigi-cihazlari-temin-eden-teknoloji-girisimcisi-gizemli-bir-sekilde-ortadan-kayboldu/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:12 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/israilin-lubnanda-yaptigi-saldirilarda-kullandigi-cihazlari-temin-eden-teknoloji-girisimcisi-gizemli-bir-sekilde-ortadan-kayboldu/ Rinson Jose adlı 39 yaşındaki bir teknoloji girişimcisi, Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine yönelik çağrı cihazı saldırılarının gerçekleştiği günden beri kayıp. Jose’nin, farkında olmadan bu saldırılarda kullanılan cihazların temin edilmesine yardımcı olduğu düşünülüyor.

Jose, Bulgaristan’da kayıtlı Norta Global Ltd şirketinin sahibi. Bu şirketin Tayvan’dan parça alıp çağrı cihazlarının üretiminde rol oynadığı iddia ediliyor. Ancak Bulgar yetkililer, ülkelerinde böyle bir üretim yapılmadığını açıkladı.

Hint asıllı olan Jose, 2012’den beri Norveç’te yaşıyor ve Norveç vatandaşı. Oslo’da eşiyle birlikte yaşayan Jose, birkaç şirket yönetiyor ve bir medya grubunda çalışıyor.

Arkadaşları ve iş arkadaşları, Jose’nin ABD’ye iş seyahatine gittiğini, ancak o zamandan beri kendisinden haber alınamadığını söylüyor. Orta Doğu’daki olaylar nedeniyle korkmuş olabileceği ve bu yüzden aramalara cevap vermediği düşünülüyor.

Jose’nin çağrı cihazı bombalarıyla doğrudan bir bağlantısı olup olmadığı henüz bilinmiyor. Norveç polisi, ortaya çıkan bilgiler ışığında ön soruşturma başlattı.

Olayın ciddiyeti nedeniyle Jose’nin yakın çevresi endişeli. Komşuları onu yazdan beri görmediklerini belirtiyor. Arkadaşları, Jose’nin toplumda sevilen, “büyük kalpli” biri olduğunu söylüyor.

Bu karmaşık durum, uluslararası bir soruşturmaya dönüşebilir. Şu an için Jose’nin nerede olduğu ve olaylardaki rolü belirsizliğini koruyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/israilin-lubnanda-yaptigi-saldirilarda-kullandigi-cihazlari-temin-eden-teknoloji-girisimcisi-gizemli-bir-sekilde-ortadan-kayboldu/feed/ 0
Düzce’de Metamfetamin Operasyonu http://www.karadenizhabertv.com.tr/duzcede-metamfetamin-operasyonu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/duzcede-metamfetamin-operasyonu/#respond Fri, 20 Sep 2024 13:20:09 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/duzcede-metamfetamin-operasyonu/

DÜZCE’de, polisin şüphe üzerine durdurduğu otomobilde, 1 kilo metamfetamin ile yakalanan 2 şüpheli tutuklandı.

Düzce Emniyet MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphe üzerine bir otomobili durdurdu. Otomobildeki aramalarda, 4 parça halinde 1 kilogram metamfetamin bulundu. Araçta bulunan M.R.Y. ve R.E. isimli 2 şüpheli, gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri sonrası adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/duzcede-metamfetamin-operasyonu/feed/ 0
Instagram Atatürk’ün fotoğrafını ‘tehlikeli kişi’ gerekçesiyle kaldırdı http://www.karadenizhabertv.com.tr/instagram-ataturkun-fotografini-tehlikeli-kisi-gerekcesiyle-kaldirdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/instagram-ataturkun-fotografini-tehlikeli-kisi-gerekcesiyle-kaldirdi/#respond Thu, 19 Sep 2024 12:21:05 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/instagram-ataturkun-fotografini-tehlikeli-kisi-gerekcesiyle-kaldirdi/ En çok kullanılan sosyal medya platformlarından biri olan Instagram, kısıtlamalarını sürdürüyor. Son dönemlerde İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği soykırım da dahil olmak üzere bir çok gönderiyi kaldıran İnstagram bu sefer de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e karşı skandal bir karar aldı. Amacı Olmayan Grup (AOG) isimli hesap tarafından paylaşılan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafını kaldırdığı açıklandı. Atatürk fotoğrafı platformun hikaye kısmında herhangi bir yazı eklenmeden paylaşıldı. Instagram, kaldırma gerekçesi olarak “topluluk standartları”nı gösterdi.

Instagram, Atatürk'ün Fotoğrafını 'Tehlikeli Kişi' Gerekçesiyle Kaldırdı

ATATÜRK FOTOĞRAFINI ‘TEHLİKELİ KİŞİ’ OLARAK TANIMLADI

AOG hesabına Instagram tarafından gönderilen mesajda, Atatürk’ün “tehlikeli kişi” olarak tanımlandığı ve bu tür sembollerin paylaşımının topluluk kurallarına aykırı olduğu belirtildi.

GÖRENLER TEPKİ VERDİ

Kullanıcı, Instagram’ın bu kararına itiraz ederek, konuyla ilgili ekran görüntülerini başka bir sosyal medya platformunda paylaşarak, “Bu ne rezalet, hayırdır? Böyle bir şey için shop diyenler oluyor, Allah aşkına böyle insanlar değiliz” şeklinde tepki gösterdi.

Instagram Atatürk'ün fotoğrafını 'tehlikeli kişi' gerekçesiyle kaldırdı

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/instagram-ataturkun-fotografini-tehlikeli-kisi-gerekcesiyle-kaldirdi/feed/ 0
İran’ın sınır dışı edeceği 2 milyon göçmen Türkiye’ye mi gelecek? MSB’den açıklama var http://www.karadenizhabertv.com.tr/iranin-sinir-disi-edecegi-2-milyon-gocmen-turkiyeye-mi-gelecek-msbden-aciklama-var/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/iranin-sinir-disi-edecegi-2-milyon-gocmen-turkiyeye-mi-gelecek-msbden-aciklama-var/#respond Thu, 19 Sep 2024 12:20:32 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/iranin-sinir-disi-edecegi-2-milyon-gocmen-turkiyeye-mi-gelecek-msbden-aciklama-var/ İran Emniyet Teşkilatı Genel Komutanı Tuğgeneral Ahmed Rıza Radan, Mart 2025’e kadar ülkedeki düzensiz göçmenlerden yaklaşık 2 milyonunu sınır dışı etmeyi planlandıklarını söylemişti.

Radan, geçen hafta devlet televizyonuna bağlı yayın yapan Genç Gazeteciler Kulübü’ne (YJC) ülkedeki düzensiz göçmen sorununa ilişkin açıklama yapmıştı. İçişleri Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlarla ülkedeki düzensiz göçmen sorununa karşı önlemler almaya çalıştıklarını aktaran Radan, “Bu yıl yıl sonuna kadar ( İran takvimine göre Mart 2025) ülkede yasa dışı olarak bulunan önemli sayıda izinsiz yabancı uyruklu kişiyi sınır dışı edeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINDAN AÇIKLAMA VAR

İran‘ın 2 milyon kişiyi sınır dışı edeceğini duyurmasının ardından ortaya atılan “Göçmenler Türkiye’ye gelecek” iddiası kamuoyunda infiale neden olur bazı basın yayın organlarında da yer alan haberlere yanıt Milli Savunma Bakanlığı’ndan geldi.

“GÖÇMENLERİN TÜRKİYE’YE GELECEKLERİ ANLAMINI ÇIKARMAK YANLIŞTIR”

MSB kaynaklarının açıklamasında “Sınır dışı etme, bulunulan ülkeden kolluk marifetiyle vatandaşı olunan ülkeye, transit gidilecek ülkeye veya başka bir ülkeye gönderilme işlemidir. İran’ın 2 milyon göçmeni sınır dışı etme kararından, bu göçmenlerin Türkiye’ye gelecekleri anlamını çıkarmak yanlıştır.

“KAÇAK GÖÇMEN SAYISI SON 5 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDEDİR”

Sınırlarımız çok yoğun teknolojik sistemlerle korunmaktadır. Alınan yoğun tedbirler sayesinde hudutlarımızdan geçmeye çalışan kaçak göçmen sayısı da son 5 yılın en düşük seviyesindedir. İran’ın göçmenler konusunda tedbirleri artırmasını olumlu olarak değerlendiriyoruz. Bu konuda dezenformasyon yoluyla algı yaratmaya çalışanlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir” ifadeleri yer aldı.

Erdem AksoyErdem AksoyHaberler.com – Politika

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/iranin-sinir-disi-edecegi-2-milyon-gocmen-turkiyeye-mi-gelecek-msbden-aciklama-var/feed/ 0
Güvenlik uzmanları: Lübnan’a gönderilen iletişim cihazlarına Mossad ajanları tarafından az miktarda yüksek patlayıcı yerleştirildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/guvenlik-uzmanlari-lubnana-gonderilen-iletisim-cihazlarina-mossad-ajanlari-tarafindan-az-miktarda-yuksek-patlayici-yerlestirildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/guvenlik-uzmanlari-lubnana-gonderilen-iletisim-cihazlarina-mossad-ajanlari-tarafindan-az-miktarda-yuksek-patlayici-yerlestirildi/#respond Thu, 19 Sep 2024 12:20:29 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/guvenlik-uzmanlari-lubnana-gonderilen-iletisim-cihazlarina-mossad-ajanlari-tarafindan-az-miktarda-yuksek-patlayici-yerlestirildi/ Salı günü Lübnan ve Suriye’de, Hizbullah üyelerine ait çağrı cihazlarının patlaması sonucu eşi görülmemiş bir saldırı gerçekleşti. Olayda yaklaşık 3.000 kişi yaralanırken, en az 12 kişi hayatını kaybetti.

Güvenlik uzmanları, bu büyük çaplı güvenlik ihlalinin arkasında İsrail dış istihbarat teşkilatı Mossad’ın olduğunu düşünüyor. İddialara göre, Macaristan’dan Tayvan’a uzanan karmaşık bir operasyonla gerçekleştirilen saldırıda Mossad, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) bazı birimleriyle işbirliği yaptı.

Operasyonun detaylarına göre, bu yılın bahar aylarında Lübnan’a gönderilen iletişim cihazlarına az miktarda yüksek patlayıcı yerleştirildi. Daha sonra bu düzenekli cihazlar, Hizbullah’ın çeşitli kollarındaki binlerce üyeye dağıtıldı ve Salı öğleden sonra uzaktan patlatıldı.

Kudüs’teki yetkililer olayla ilgili yorum yapmaktan kaçınırken, Hizbullah saldırının sorumlusu olarak İsrail’i işaret etti ve misilleme sözü verdi. İsmini açıklamak istemeyen bir Amerikalı yetkili, İsrail’in saldırı sonrası ABD’yi bilgilendirdiğini, ancak ayrıntı vermediğini belirtti.

Güvenlik kaynakları, bölge uzmanları ve patlayıcı madde uzmanları, böyle kapsamlı bir operasyonu yalnızca Mossad ve IDF’nin gerçekleştirebileceği konusunda hemfikir.

Hizbullah, bu beklenmedik saldırının etkilerini değerlendirmeye çalışırken, Lübnan yetkilileri de olayın detaylarını aydınlatmak için yoğun çaba sarf ediyor. MailOnline, gelişmeleri yakından takip ederek şu ana kadar elde edilen bilgileri okuyucularıyla paylaşıyor.

Güvenlik uzmanları: Lübnan'a gönderilen iletişim cihazlarına Mossad ajanları tarafından az miktarda yüksek patlayıcı yerleştirildi

Güvenlik uzmanları: Lübnan'a gönderilen iletişim cihazlarına Mossad ajanları tarafından az miktarda yüksek patlayıcı yerleştirildi

Güvenlik uzmanları: Lübnan'a gönderilen iletişim cihazlarına Mossad ajanları tarafından az miktarda yüksek patlayıcı yerleştirildi

Güvenlik uzmanları: Lübnan'a gönderilen iletişim cihazlarına Mossad ajanları tarafından az miktarda yüksek patlayıcı yerleştirildi

Güvenlik uzmanları: Lübnan'a gönderilen iletişim cihazlarına Mossad ajanları tarafından az miktarda yüksek patlayıcı yerleştirildi

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/guvenlik-uzmanlari-lubnana-gonderilen-iletisim-cihazlarina-mossad-ajanlari-tarafindan-az-miktarda-yuksek-patlayici-yerlestirildi/feed/ 0
Avrupa’da yeni otomobil satışları Ağustos’ta yüzde 18,3 düştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/avrupada-yeni-otomobil-satislari-agustosta-yuzde-183-dustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/avrupada-yeni-otomobil-satislari-agustosta-yuzde-183-dustu/#respond Thu, 19 Sep 2024 12:20:27 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/avrupada-yeni-otomobil-satislari-agustosta-yuzde-183-dustu/ Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA), AB ülkelerinin ağustos ayına ilişkin yeni otomobil tescil verilerini açıkladı. Verilere göre, AB ülkelerinde yeni otomobil satışları geçen ay 2023’ün aynı ayına göre yüzde 18,3 düşerek 643 bin 637 adet oldu.

Birlik üyesi ülkelerde satılan yeni otomobillerin yüzde 33,1’i benzinli, yüzde 31,3’ü hibrit, yüzde 14,4’ü elektrikli, yüzde 11,2’si dizel, yüzde 7,1’i fişli (Plug-In) hibrit ve yüzde 2,9’u diğer yakıt türlerinin kullanıldığı araçlar olarak belirlendi.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERDE HÜSRAN

Geçen yılın aynı döneminde elektrikli otomobillerin toplam satışlardaki payı yüzde 21 seviyesindeydi. Elektrikli otomobil satışlarının ağustosta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43,9 düşerek 92 bin 627 adet olarak gerçekleşmesi dikkati çekti. Elektrikli otomobillerin toplam satışlardaki payının hızlı gerilemesine işaret edildi.

Yeni otomobil satışları ağustosta geçen yılın aynı dönemine göre Almanya’da yüzde 27,8, Fransa’da yüzde 24,3, İtalya’da yüzde 13,4 ve İspanya’da yüzde 6,5 azaldı.

Öte yandan, ocak-ağustos döneminde toplam satışlar geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,4 artarak 7 milyon 180 bin 492’ye ulaştı.

AB’DEKİ PAZAR PAYIN VOLKSWAGEN ZİRVEDE

Üreticilere göre, ağustos ayında AB’de en fazla yeni otomobil satışını 179 bin 41 araçla Volkswagen Grubu yaptı.

Volkswagen Grubu’nu, Stellantis Grubu izledi. Peugeot, Fiat, Citroen ve Opel gibi markaları bünyesinde barındıran Stellantis Grubu, 92 bin 667 otomobil sattı.

Renault Grubu, 64 bin 392 yeni otomobille üçüncü, Hyundai Grubu ise 56 bin 450 yeni otomobille dördüncü sırada yer aldı.

ACİL EYLEM ÇAĞRISI

Verilerin ardından Avrupa otomotiv endüstrisi, elektrikli araçlara olan talebin azalmasına karşı acil eylem çağrısında bulundu.

ACEA’dan yapılan açıklamada, “AB’de elektrikli otomobillerin pazar payının sürekli olarak küçülme eğilimi, endüstri ve politika yapıcılara son derece endişe verici bir mesaj gönderiyor.” ifadesi kullanıldı.

AB kurumlarının otomobiller ve minibüsler için 2025’te yeni karbon hedefleri yürürlüğe girmeden önce acil tedbir alması talep edilen açıklamada, sektörün sıfır emisyonlu araçların üretiminde gerekli artışı sağlamak için gerekli koşullardan yoksun olduğu bu alanda adım atılması gerektiği kaydedildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/avrupada-yeni-otomobil-satislari-agustosta-yuzde-183-dustu/feed/ 0
ABD’de 14 yaşındaki kız annesi öldürüp üvey babasını yaraladıktan sonra sakin bir şekilde arkadaşına mesaj attı http://www.karadenizhabertv.com.tr/abdde-14-yasindaki-kiz-annesi-oldurup-uvey-babasini-yaraladiktan-sonra-sakin-bir-sekilde-arkadasina-mesaj-atti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/abdde-14-yasindaki-kiz-annesi-oldurup-uvey-babasini-yaraladiktan-sonra-sakin-bir-sekilde-arkadasina-mesaj-atti/#respond Thu, 19 Sep 2024 12:20:24 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/abdde-14-yasindaki-kiz-annesi-oldurup-uvey-babasini-yaraladiktan-sonra-sakin-bir-sekilde-arkadasina-mesaj-atti/ ABD’nin Mississippi eyaletinde şok edici bir cinayet davası görülüyor. 15 yaşındaki Carly Gregg, 14 yaşındayken annesini öldürmek ve üvey babasını yaralamakla suçlanıyor.

Olay günü çekilen güvenlik kamerası görüntüleri, Gregg’in annesini vurduktan hemen sonra sakin bir şekilde mutfakta dolaştığını ve telefonuyla ilgilendiğini gösteriyor. Gregg’in annesi Ashley Smylie’yi yüzünden vurarak öldürdüğü, ardından üvey babası Heath’i eve çağırdığı ve onu da yaraladığı iddia ediliyor.

Mahkemede ifade veren Heath, eve geldiğinde karısının cesedini gördüğünü ve Gregg’in ona da ateş ettiğini anlattı. Heath, Gregg’i silahı almadan önce durdurabildiğini söyledi.

Gregg’in savunma ekibi, akıl hastalığı savunması yapıyor. Psikiyatrist Dr. Andrew Clark, Gregg’in olay günü hafıza kaybı yaşamış olabileceğini belirtti. Ancak, akıl hastalığının taklit edilme ihtimalini de göz ardı etmedi.

Mahkemede ayrıca Gregg’in esrar kullandığı ve ruh sağlığı sorunları için ilaç aldığı da ortaya çıktı. Cinayet, cinayete teşebbüs ve delil karartma suçlamalarıyla yargılanan Gregg, suçlu bulunursa müebbet hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.

ABD'de 14 yaşındaki kız annesi öldürüp üvey babasını yaraladıktan sonra sakin bir şekilde arkadaşına mesaj attı

ABD'de 14 yaşındaki kız annesi öldürüp üvey babasını yaraladıktan sonra sakin bir şekilde arkadaşına mesaj attı

ABD'de 14 yaşındaki kız annesi öldürüp üvey babasını yaraladıktan sonra sakin bir şekilde arkadaşına mesaj attı

ABD'de 14 yaşındaki kız annesi öldürüp üvey babasını yaraladıktan sonra sakin bir şekilde arkadaşına mesaj attı

ABD'de 14 yaşındaki kız annesi öldürüp üvey babasını yaraladıktan sonra sakin bir şekilde arkadaşına mesaj attı

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/abdde-14-yasindaki-kiz-annesi-oldurup-uvey-babasini-yaraladiktan-sonra-sakin-bir-sekilde-arkadasina-mesaj-atti/feed/ 0
ABD, Lübnan’daki Patlamalarda İlgisi Olmadığını Açıkladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-lubnandaki-patlamalarda-ilgisi-olmadigini-acikladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-lubnandaki-patlamalarda-ilgisi-olmadigini-acikladi/#respond Wed, 18 Sep 2024 22:20:28 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-lubnandaki-patlamalarda-ilgisi-olmadigini-acikladi/ ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, Lübnan’da art arda gerçekleştirilen ve Hizbullah’ı hedef alan patlamalara yönelik, “Herhangi bir şekilde gerilimin tırmandığını görmek istemiyoruz” ifadelerini kullanarak, ABD’nin patlamalarla bir ilgisinin bulunmadığını vurguladı.

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, Beyaz Saray’da düzenlenen günlük basın toplantısında konuştu. Kirby, Lübnan’da iki gündür devam eden ve İsrail’in sorumlu tutulduğu patlamaların ardından çatışmanın tüm taraflarını bölgesel gerilimin artmasına karşı uyardı. Kirby, “Herhangi bir şekilde gerilimin tırmandığını görmek istemiyoruz. Çözümün ek askeri operasyonlar olduğuna inanmıyoruz” dedi.

Kirby, ayrıca ABD’nin çağrı cihazı ve telsiz patlamalarıyla bir ilgisi olmadığını belirterek, “Dünkü olaylarda veya bugünkü olaylarda hiçbir şekilde yer almadık” şeklinde konuştu.

Hizbullah’ı hedef alan patlamaların İsrail ile Hamas arasında devam eden ateşkes görüşmelerine zarar verip vermeyeceği sorulan Kirby, bunu söylemek için henüz erken olduğunu belirtti. Kirby, “Bir hafta öncesine göre (bir anlaşmaya) daha yakın değiliz” dedi. Orta Doğu’da topyekun bir çatışmanın kaçınılmaz olup olmadığı sorulan Kirby, “O bölge söz konusu olduğunda hiçbir şey kaçınılmaz değildir” ifadelerini kullandı. – WASHINGTON

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-lubnandaki-patlamalarda-ilgisi-olmadigini-acikladi/feed/ 0
Kocası tarafından öldürülen Miss İsviçre finalistinin kesik başı, babası tarafından çöp kutusunda bulundu http://www.karadenizhabertv.com.tr/kocasi-tarafindan-oldurulen-miss-isvicre-finalistinin-kesik-basi-babasi-tarafindan-cop-kutusunda-bulundu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kocasi-tarafindan-oldurulen-miss-isvicre-finalistinin-kesik-basi-babasi-tarafindan-cop-kutusunda-bulundu/#respond Mon, 16 Sep 2024 19:48:18 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/kocasi-tarafindan-oldurulen-miss-isvicre-finalistinin-kesik-basi-babasi-tarafindan-cop-kutusunda-bulundu/ Öldürülen Miss İsviçre finalistinin babası, kızının kafasını çamaşır odasındaki bir çöp torbasında buldu. Kızının kısmen püre haline getirilmiş kalıntıları kocası tarafından oraya bırakılmıştı. Bu bilgiyi MailOnline’a bir aile dostu özel olarak açıkladı.

38 yaşındaki Kristina Joksimovic, 41 yaşındaki kocası Marc Rieben tarafından boğularak öldürüldü, parçalandı ve kafası kesildi. Kocası, kalıntıların bir kısmını endüstriyel bir blenderda püre haline getirdi ve rahmini çıkardı.

Kalıntılar, 13 Şubat’ta kızının babası tarafından korkunç bir şekilde keşfedildi. Aile dostunun MailOnline’a anlattığına göre, baba, Basel yakınlarındaki Binningen’in “altın tepesi”ndeki büyük evin çamaşır odasında, içinden sarı saçlar çıkan siyah bir çöp torbası buldu.

Yıllardır Kristina’nın ailesi ve diğer akrabalarıyla tanıştığını söyleyen aile dostu, “Siyah çöp torbasını açtığında, saçları hâlâ takılı olan kesilmiş kafasını gördü,” dedi.

Kristina’nın yakın bir arkadaşına göre, babası bu rahatsız edici keşfi, saatlerce evde kaldıktan, üç ve dört yaşlarındaki iki torunuyla akşam yemeği yedikten ve Marc ile konuştuktan sonra yaptı. Marc, eski modelin nerede olduğu konusunda defalarca bilgisizlik taklidi yapmıştı.

Ebeveynleri ilk olarak, kızlarının anaokulu onları arayıp çocukları almalarını istediğinde endişelendiler çünkü kızları okula gelmemişti.

Çocukları eve bırakırken Marc, Kristina’nın nerede olduğunu bilmediğini iddia etti ve kayınpederine içecek bir şeyler teklif etti.

“Saatlerce hiçbir şey yokmuş gibi davrandı, kayınpederiyle sohbet etti, herkes için akşam yemeği hazırladı ve çocukları yataklarına yatırdı. Kayınpederi, kayınvalidesini almaya gitti ve eve döndü.”

“Marc, Kristina’nın nerede olduğunu bilmediğinde ısrar etti ve bazen ortadan kaybolduğunu iddia etti.”

“Annesi polise kayıp ihbarı vermek istedi, ancak Kristina bir günden fazla kayıp olmadığı için bir şey yapamadılar ve Marc sonunda telefonu kapattı,” diye arkadaşı MailOnline’a anlattı.

Marc kayınvalidesiyle konuşurken, Kristina’nın babası evin her odasında kızının izlerini aradı.

Evin çamaşır odasının bulunduğu bodrumda “kalın beton duvarlı izole bir sığınak”a ulaştığında, içinden saç telleri çıkan büyük bir siyah çöp torbası gördü.

“İçinde kesilmiş kafasını bulduğunda, garaj kapısından çığlık atarak dışarı koştu ve bir yolcudan polisi aramasını istedi. Sonra eve dönüp damadıyla yüzleşti. Damat şaşkına dönmüştü çünkü muhtemelen birinin onu bulacağını düşünmemişti.”

“Polis eve gelip Marc’ı kelepçeleyerek götürürken, Marc soğukkanlılıkla kayınvalidesine şöyle dedi: ‘Eh, sadece kısa bir süre için geleceğinizi söylemiştiniz.’ Hiç pişmanlık göstermedi. Tek bir duygu bile göstermemek için ne kadar dengesiz olmak gerekir.”

Kocası tarafından öldürülen Miss İsviçre finalistinin kesik başı, babası tarafından çöp kutusunda bulundu

Kocası tarafından öldürülen Miss İsviçre finalistinin kesik başı, babası tarafından çöp kutusunda bulundu

Kocası tarafından öldürülen Miss İsviçre finalistinin kesik başı, babası tarafından çöp kutusunda bulundu

Kocası tarafından öldürülen Miss İsviçre finalistinin kesik başı, babası tarafından çöp kutusunda bulundu

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kocasi-tarafindan-oldurulen-miss-isvicre-finalistinin-kesik-basi-babasi-tarafindan-cop-kutusunda-bulundu/feed/ 0
Böyle barbarlık görülmedi: 30 kişi hayatını kaybetti! Papua Yeni Gine’de kabile savaşı http://www.karadenizhabertv.com.tr/boyle-barbarlik-gorulmedi-30-kisi-hayatini-kaybetti-papua-yeni-ginede-kabile-savasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/boyle-barbarlik-gorulmedi-30-kisi-hayatini-kaybetti-papua-yeni-ginede-kabile-savasi/#respond Mon, 16 Sep 2024 19:48:17 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/boyle-barbarlik-gorulmedi-30-kisi-hayatini-kaybetti-papua-yeni-ginede-kabile-savasi/ Papua Yeni Gine‘de iki kabile arasında tartışma çıktı. Çatışma dönüşen olayda en az 30 kişinin hayatını kaybettiği öğrenildi. Güvenlik önlemleri artırılırken binalar ateşe verildi ve sokağa çıkma yasağı getirildi.

Papua Yeni Gine‘deiki kabile arasında çıkan tartışmanın çatışmaya dönmesi sonucu en az 30 kişinin hayatını kaybettiği kaydedildi. Papua Yeni Gine‘nin orta kesimlerindeki Porgera altın madeni yakınlarında, Sakar klanı üyelerinin Ağustos ayında rakipleri Piande’ye ait araziye yerleşmesinden bu yana bölgede huzursuzluk yaşanıyordu. İki kabile arasındaki tartışma barış görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından çatışmaya döndü. Polis tarafından yapılan açıklamada, çatışmada en az 30 kişinin hayatını kaybettiği kaydedildi.

Böyle barbarlık görülmedi: 30 kişi hayatını kaybetti! Papua Yeni Gine'de kabile savaşı

“HALKA AÇIK BİR YERDE SİLAH KALDIRIRSANIZ VURULURSUNUZ”

Polis, güvenlik güçlerine çatışmanın durdurulması yönünde talimat verildiğini açıklarken alkol satışının yasaklandığını ve gece boyunca da sokağa çıkma yasağı getirildiğini duyurdu. çatışmalarda binalar ateşe verilirken bölgedeki okullar, hastaneler ve devlet daireleri kapatıldı. Papua Yeni Gine polis Komiseri David Manning açıklamasında “Kötüleşen duruma, yerel topluluklarda terör estirmek ve toprak sahiplerini mağdur etmek için şiddet kullanan yasadışı madenciler ve yerleşimcilerin neden oldu. Basitçe söylemek gerekirse, halka açık bir yerde silah kaldırırsanız veya başka bir kişiyi tehdit ederseniz vurulursunuz” diye ekledi” dedi.

YILIN BAŞLARINDA DA 26 KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ

Papua yeni Gine’deki Kanada’ya ait en büyük ikinci maden ocağı Porgera altın madeni, çatışmaların yoğunlaşması üzerine operasyonlarını kısa süreliğine durdurdu. Bu yılın başlarında ülkenin Doğu Sepik eyaletine bağlı 3 köye düzenlenen saldırıda 16’sı çocuk 26 kişi hayatını kaybetmişti.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/boyle-barbarlik-gorulmedi-30-kisi-hayatini-kaybetti-papua-yeni-ginede-kabile-savasi/feed/ 0
Erdoğan ‘Boykot’ çağrısını videoklip ile yaptı! Kısa sürede binlerce beğeni topladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-boykot-cagrisini-videoklip-ile-yapti-kisa-surede-binlerce-begeni-topladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-boykot-cagrisini-videoklip-ile-yapti-kisa-surede-binlerce-begeni-topladi/#respond Mon, 16 Sep 2024 19:48:15 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-boykot-cagrisini-videoklip-ile-yapti-kisa-surede-binlerce-begeni-topladi/ Her fırsatta ve her platformda, İsrail’in neredeyse 1 yıldır Gazze‘de sürdürdüğü katliama tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, X hesabından yeni bir videolu paylaşımda bulundu. Erdoğan’ın Gazze‘ye desteğini tekrarladığı paylaşımda, Batı Şeria’da İsrail askerleri tarafından katledilen Ayşenur Ezgi Eygi’ye, Gazze‘den görüntülere ve tüm dünyada Gazze için yapılan protesto görüntülerine yer verildi.

Erdoğan, kısa sürede beğeni toplayan paylaşımında şu ifadeleri kullandı: Sesimizle, sözümüzle, dualarımızla, insani yardımlarımızla, elimizdeki tüm imkânlarla Gazze’nin, Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Onların asil ve onurlu direnişine her zaman destek vermeye devam edeceğiz.

Erdoğan 'Boykot' çağrısını videoklip ile yaptı! Kısa sürede binlerce beğeni topladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gazze için 'Boykot' paylaşımı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gazze için 'Boykot' paylaşımı

Erdoğan 'Boykot' çağrısını videoklip ile yaptı! Kısa sürede binlerce beğeni topladı

Erdoğan 'Boykot' çağrısını videoklip ile yaptı! Kısa sürede binlerce beğeni topladı

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-boykot-cagrisini-videoklip-ile-yapti-kisa-surede-binlerce-begeni-topladi/feed/ 0
İsrail’den katliamın yıl dönümünde yeni katliam hazırlığı http://www.karadenizhabertv.com.tr/israilden-katliamin-yil-donumunde-yeni-katliam-hazirligi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/israilden-katliamin-yil-donumunde-yeni-katliam-hazirligi/#respond Mon, 16 Sep 2024 19:48:13 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/israilden-katliamin-yil-donumunde-yeni-katliam-hazirligi/ Gazze’de 7 Ekim’den bu yana devam eden saldırılarda 10 binlerce sivilin hayatını kaybetmesine neden olan İsrail, Lübnan‘a büyük bir kara saldırısı hazırlığında. 1982 yılında gerçekleşen ve İsrail‘in, Lübnan topraklarındaki Filistinli mülteci kamplarına yönelik saldırısında 3 bine yakın insan can vermişti. Tel Aviv yönetimi, kanlı saldırının yıldönümünde, bu kez daha büyük bir katliam için kolları sıvadı.

LÜBNAN’A SALDIRI HAZIRLIĞI KRİZ YARATTI

İsrail siyaseti ise Sabra Şatilla katliamının üzerinden geçen 42 yılın ardından sonra Lübnan’a yönelik yeni bir katliamı tartışıyor. binyamin Netanyahu başkanlığındaki hükümette bu saldırıya karşı olan Savunma Bakanı’nın istifa iddialarını konuşuluyor.

İsrail'in 42 Yıl Önceki Planı Yeniden Gündemde: Lübnan'a Saldırı Hazırlığı Kriz Yarattı!

İsrail'in 42 Yıl Önceki Planı Yeniden Gündemde: Lübnan'a Saldırı Hazırlığı Kriz Yarattı!

İsrail Savunma Bakanlığı, ülkenin kuzeyindeki sivil savunma birliklerine silah dağıttı. Bu amaçla bölgeye havadan bildiriler dağıtan İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde yaşayan sivillerden bölgeyi terk etmelerini istedi.

İsrail'in 42 Yıl Önceki Planı Yeniden Gündemde: Lübnan'a Saldırı Hazırlığı Kriz Yarattı!

KATLİAMIN YIL DÖNÜMÜNDE YENİ KATLİAM HAZIRLIĞI

İsrail’in Lübnan’a yeni saldırı planının Sabra ve Şatilla katliamlarının yıldönümüne denk gelmesi dikkati çekti.

15 Eylül 1982’de İsrail ordusunun Ariel Şaron komutasında Lübnan’ı işgalinin ardından 16 Eylül’de Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kampları İsrail askerlerince kuşatıldı. İsrail ordusu ve Lübnanlı Hıristiyan Falanjist milislerin işbirliğiyle 40 saat süren katliam 17 Eylül’de sona erdi.

İsrail'in 42 Yıl Önceki Planı Yeniden Gündemde: Lübnan'a Saldırı Hazırlığı Kriz Yarattı!

Uluslararası Kızıl Haç Komitesi’nin tespitlerine göre 2750 sivil erkek kadın ve çocuk öldürüldü. Katliam sonrası kampa giren ilk İsrailli gazeteci Amnon Kapeliouk’a göre ölü sayısı 3 binden fazlaydı. Kimi Filistin kaynaklarına göre öldürülenlerin sayısı 7 bini geçiyordu. İsrail ordusuna göreyse ölü sayısı 300 dolayındaydı.

İsrail’in 42 yıl önceki planı yine devrede! Lübnan’a saldırı hazırlığı kriz yarattı!

İsrail'in 42 Yıl Önceki Planı Yeniden Gündemde: Lübnan'a Saldırı Hazırlığı Kriz Yarattı!

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/israilden-katliamin-yil-donumunde-yeni-katliam-hazirligi/feed/ 0
Bozkır’dan Gazze’ye Buğday Yardımı http://www.karadenizhabertv.com.tr/bozkirdan-gazzeye-bugday-yardimi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bozkirdan-gazzeye-bugday-yardimi/#respond Thu, 12 Sep 2024 09:10:30 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bozkirdan-gazzeye-bugday-yardimi/ Konya’nın Bozkır ilçesinde Gazze’ye yardım için buğday toplandı.

Düzenlenen yardım kampanyasında Sarıoğlan Boyalı Camii İmamı Yunus Bilici öncülüğünde buğday üreticilerinden Gazze’deki zulüm altındaki Müslümanlar için buğday toplandı. Eski ismiyle Boyalı köyünde toplanan yardımlarla Gazze’de faaliyet gösteren Şemsi Mevlana Derneği aracılığıyla Boyalılar adına yemek verilecek.

Boyalı Camii imamı Yunus Bilici, “Köylülerimiz dayanışma örneği göstererek Gazze’deki zulüm altındaki kardeşlerine katkıda bulundu. Organizasyonumuza yardım eden kardeşlerimizden Allah razı olsun” dedi. – KONYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bozkirdan-gazzeye-bugday-yardimi/feed/ 0
UNRWA Okuluna Hava Saldırısı: 6 Çalışan Öldü http://www.karadenizhabertv.com.tr/unrwa-okuluna-hava-saldirisi-6-calisan-oldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/unrwa-okuluna-hava-saldirisi-6-calisan-oldu/#respond Thu, 12 Sep 2024 09:10:28 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/unrwa-okuluna-hava-saldirisi-6-calisan-oldu/

İSRAİL’İN Gazze Şeridi’nde düzenlediği hava saldırılarında UNRWA’ya ait bir okulun vurulduğu, 6 UNRWA çalışanının öldüğü açıklandı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaşananın kabul edilemez olduğunu, vurulan okulda 12 bin yerinden edilmiş sivilin bulunduğunu söyledi.

UNRWA’dan yapılan açıklamada, “Gazze’de UNRWA’nın altı çalışanı bugün İsrail’in hava saldırısında orta kesimlerdeki Nuseirat’ta bir okul ve çevresini vurması sonucu hayatını kaybetti. Bu, tek bir olayda personelimiz arasında meydana gelen en yüksek ölü sayısıdır. Ölenler arasında UNRWA barınağının müdürü ve yerinden edilmiş insanlara yardım sağlayan diğer ekip üyeleri de bulunmaktadır. Ailelerine ve sevdiklerine içten başsağlığı diliyoruz. Bu okul savaş başladığından bu yana beş kez vuruldu. Çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 12 bin yerinden edilmiş insana ev sahipliği yapmaktadır. Gazze’de hiç kimse güvende değil” denildi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise okulda halihazırda 12 bin yerinden edilmiş sivilin bulunduğuna dikkat çekerek, “Gazze’de yaşananlar kesinlikle kabul edilemez. Yaklaşık 12 bin kişinin barındığı bir okul bugün yine İsrail hava saldırıları tarafından vuruldu. Altı UNRWA çalışanımız öldürülenler arasında” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler’e göre, Gazze’de 7 Ekim’de başlayan İsrail saldırıları sonrası yaklaşık 500 sağlık çalışanı hayatını kaybetti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/unrwa-okuluna-hava-saldirisi-6-calisan-oldu/feed/ 0
Bakan Uraloğlu’ndan Kore’de Şehit Ziyareti http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-uraloglundan-korede-sehit-ziyareti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-uraloglundan-korede-sehit-ziyareti/#respond Thu, 12 Sep 2024 09:10:26 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-uraloglundan-korede-sehit-ziyareti/

ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Küresel Altyapı İş Birliği Konferansı GICC 2024 kapsamında gerçekleştirdiği Kore Cumhuriyeti ziyaretinin 2’nci gününde Busan’da bulunan ve Kore Savaşı’nda şehit düşen 989 Türk askerinden 462’sinin anıt mezarının bulunduğu Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı’nı ziyaret etti.

Bakan Uraloğlu, şehitlerin bulunduğu anıt mezara çelenk bırakırken, kabirlere tek tek çiçek koydu. Bakan Uraloğlu, anıt mezarlığı ile ilgili yetkililerden bilgi alırken, ziyaretin önemine ilişkin yaptığı açıklamada, “Çoğu 20’li yaşlarda olan birçok askerimiz burada yatıyor. Kore Cumhuriyeti’ne gelmek, bu ziyareti yapmak, şehitlerimizi burada anmak benim için de çok anlamlı. Kore Savaşı’nda bizim ailemizin de bir gazisi var, dayım İsmail Köroğlu da burada savaşmıştı. Hatıralarını kendisinden dinlemiştim. Burada yatan şehitlerimiz, iki millet arasındaki kardeşliğin ebedi bir simgesi olarak sonsuza kadar hatırlanacak” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de uluslararası alanda barışa ve mazlumlara olan desteğine dikkat çekerek iki ülke arasındaki dayanışmanın köklü ve kalıcı olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, bundan sonra başka savaşların olmaması; tüm dünyanın huzur, dostluk ve barış içinde yaşaması temennisinde de bulunarak, “Günümüz şartlarında ve gelişmiş teknolojilerle dahi 10 saatlik uçuş mesafesinde bulunan Kore’ye, o dönemde yardım etmeye geldik. Kore Savaşı’na katılmamız sadece askeri bir destek değil, aynı zamanda dünyanın iki ayrı ucundaki iki milletin güçlü dostluğunun ve dayanışmasının en somut göstergesidir. Bugün bu bağlarımız her alanda güçlenerek devam ediyor. Şehitlerimizin ve gazilerimizin gösterdiği bu fedakarlık, bizim için sonsuza kadar gurur kaynağı olacaktır. Makamları yüksek olsun” dedi.

Ziyaretin devamında Birleşmiş Milletler Anıt Müzesi’ni gezen Uraloğlu, şehitlerin aziz hatırasına hürmeten anı defterini imzaladı. Bakan Uraloğlu, anı defterine yazdığı mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Aziz Şehitlerimiz, Koreli Kardeşlerimizi için yaklaşık 10 bin kilometre mesafeden gelerek burada şehit oldunuz. Rabbim makamınızı yüksek eylesin. Türk’ün kahramanlığını burada da gösterdiniz. Dayım İsmail Köroğlu da burada savaştı. Allah rahmet etsin. Tesis edilen Türk-Kore kardeşliğinin daim olması temennisi ile şehitlerimizi tekrar rahmetle anıyorum.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-uraloglundan-korede-sehit-ziyareti/feed/ 0
Fidan, Taşkent’te Özbek Bakan ile Görüştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/fidan-taskentte-ozbek-bakan-ile-gorustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/fidan-taskentte-ozbek-bakan-ile-gorustu/#respond Thu, 12 Sep 2024 09:10:24 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/fidan-taskentte-ozbek-bakan-ile-gorustu/

DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Taşkent’te Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile bir araya geldi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/fidan-taskentte-ozbek-bakan-ile-gorustu/feed/ 0
Bodrum’da Düzensiz Göçmen Operasyonu http://www.karadenizhabertv.com.tr/bodrumda-duzensiz-gocmen-operasyonu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bodrumda-duzensiz-gocmen-operasyonu/#respond Thu, 12 Sep 2024 09:10:23 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bodrumda-duzensiz-gocmen-operasyonu/ Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında şişme botla kürek çekerek Yunan adalarına geçmeye çalışan 2 kişi yakalandı.

Bodrum açıklarında düzensiz göçmenler olduğu ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisinin alınması üzerine Sahil Güvenlik Botu (KB-35) bölgeye hareket etti. Ekipler tarafından lastik bot içerisindeki 1 düzensiz göçmen kurtarıldı. Ayrıca ülkeyi yasa dışı yollarla terk etmeye çalışan 1 şahıs yakalandı.

Karaya çıkarılan göçmen, Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderilirken ülkeyi yasa dışı yollarla terk etmeye çalışan 1 şahıs gözaltına alındı. – MUĞLA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bodrumda-duzensiz-gocmen-operasyonu/feed/ 0
Gazze’deki Okula Hava Saldırısı: 6 BM Çalışanı Öldü http://www.karadenizhabertv.com.tr/gazzedeki-okula-hava-saldirisi-6-bm-calisani-oldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/gazzedeki-okula-hava-saldirisi-6-bm-calisani-oldu/#respond Thu, 12 Sep 2024 09:10:20 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/gazzedeki-okula-hava-saldirisi-6-bm-calisani-oldu/ BM Filistinli mültecilere yardım kuruluşu UNWRA, Gazze’nin orta kesimlerindeki bir okula düzenlenen İsrail hava saldırısı sonucu altı çalışanlarının öldüğünü duyurdu.

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Bassal, Nuseyrat mülteci kampında evlerinden olmuş binlerce Filistinli’nin sığındığı El Jauni okuluna düzenlenen saldırıda 18 kişinin öldüğünü açıkladı.

İsrail Ordusu ise “okuldan saldırı planlayan teröristlere karşı” saldırı düzenlendiğini ve sivil kayıplarından kaçınmak için önlemler alındığını iddia etti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres saldırının “uluslararası insani hukukun dramatik bir ihlali olduğunu” söyledi.

UNRWA olayın, savaşın başladığı Ekim ayından bu yana “tek bir olayda en çok personelinin öldüğü” saldırı olduğunu belirtti. Kuruluş, aynı okulun son 11 aydır beşinci kez vurulduğunu kaydetti.

Temmuz ayında da İsrail’in Hamas üyeleri tarafından kullanıldığını iddia ettiği okula yönelik saldırıda 16 kişi ölmüştü.

Hamas ise okulların ve diğer sivil yapıların askeri amaçlarla kullanıldığı iddiasını reddediyor.

İsrail’in BM Büyükelçisi Danny Dannon, Genel Sekreter Guterres’in saldırıya yaptığı eleştiriye karşılık verdi ve “BM’nin İsrail’in teröristlere karşı savaşını kınamaya devam etmesinin insafsızca olduğunu” söyledi.

Gazze Sağlık Bakanlığına göre İsrail’in Hamas’ın 7 Ekim saldırısından sonra giriştiği saldırılarda şu ana dek 41.080 kişide fazla insan öldü.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric de “sivillleri ve BM tesislerini hedef alan tüm hava saldırılarını kınadığını” belirtti.

UNRWA, iki hava saldırısında çoğunluğu kadın ve çocuk 12 bin kişiye ev sahipliği yapan okul ve etrafındaki yapıların iki hava saldırısında hedef alındığını bildirdi.

Açıklamada “Ölenler arasında UNRWA sığınak yöneticisi ve yerlerinden olmuş insanlara yardım sağlayan diğer ekip üyeleri de var” denildi.

UNRWA saldırıdan birkaç saat önce yayımladığı raporda Gazze’deki okullarının neredeyse % 70’inin vurulduğunu açıklamıştı.

Kuruluş ayrıca 214 çalışanının ve okullar ile diğer tesislere sığınan en az 563 yerlerinden edilmiş Filistinli’nin savaş sırasında öldürüldüğünü belirtti.

İsrail daha öne UNRWA’ya Hamas’a destek olma suçlaması yöneltmişti.

Kurum suçlamaları reddederken, Birleşmiş Milletler 7 Ekim saldırısında rol oynamış olabilecekleri şüphesiyle 13 bin çalışanı olan kurumdaki 9 kişinin kovulduğunu, 10 çalışanın da delil yetersizliğinden suçsuz bulunduğunu açıklamıştı.

İsrail ayrıca yüzlerce UNRWA çalışanının “terör örgütlerine üye olduğunu” iddia etmiş, ancak BM’nin Nisan’da yaptığı incelemede, İsrail’in bu iddiasına kanıt sunmadığı belirtilmişti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/gazzedeki-okula-hava-saldirisi-6-bm-calisani-oldu/feed/ 0
Bolu’da Orman Yangını Kontrol Altına Alındı http://www.karadenizhabertv.com.tr/boluda-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/boluda-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/#respond Tue, 10 Sep 2024 15:45:41 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/boluda-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/ BOLU (İHA) – Bolu’nun Göynük ilçesinde çıkan orman yangını karadan müdahaleyle kısmen kontrol altına alındı. Ekiplerin söndürme ve soğutma çalışmalarının sürdüğü yangın, havadan da görüntülendi.

Yangın, saat 15.00 sıralarında Karaardıç köyü yakınlarında başladı. Henüz bilinmeyen bir nedenle başlayan orman yangını için Nallıhan, Göynük ve Mudurnu ilçelerinden bölgeye çok sayıda itfaiye ve arazöz ekibi sevk edildi. Ekiplerin hızlı müdahalesi neticesinde yangının etrafı çevrildi. Yangını söndürmek için istenen helikopterlere gerek kalmadan, karadan müdahaleyle bazı noktalarda yangın kısmen kontrol altına alındı. Alevlerin etki ettiği alan ise havadan görüntülendi.

Ekiplerin söndürme ve soğutma çalışmaları sürüyor. – BOLU

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/boluda-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/feed/ 0
Hakan Fidan Mısır’da Arap Ligi Toplantısına Katıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/hakan-fidan-misirda-arap-ligi-toplantisina-katildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/hakan-fidan-misirda-arap-ligi-toplantisina-katildi/#respond Tue, 10 Sep 2024 15:45:38 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/hakan-fidan-misirda-arap-ligi-toplantisina-katildi/

DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, resmi ziyarette bulunmak üzere gittiği Mısır’ın başkenti Kahire’de Arap Ligi 162. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/hakan-fidan-misirda-arap-ligi-toplantisina-katildi/feed/ 0
Sungurlu’dan Filistin’e 50 Bin TL Bağış http://www.karadenizhabertv.com.tr/sungurludan-filistine-50-bin-tl-bagis/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sungurludan-filistine-50-bin-tl-bagis/#respond Tue, 10 Sep 2024 15:45:36 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/sungurludan-filistine-50-bin-tl-bagis/ Çorum’un Sungurlu ilçesinde yaşayan bir vatandaş, Filistin için devam eden yardım kampanyasına 50 bin TL bağışta bulundu.

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından, “Dua ve Yardımlarınızla Filistin’in Yanındayız” sloganıyla mazlum Filistin halkının ihtiyaçları için başlatılan yardım kampanyasına Halis Erarslan isimli vatandaş 50 bin TL bağışta bulundu.

İlçe Müftüsü Süleyman Eroğlu bağış kabul esnasında göstermiş oldukları duyarlılıktan dolayı Halis Erarslan’a teşekkür ederek bu zulme karşı her Müslümanın kendi imkanınca duruş sergilemesi ve duyarlı olması gerektiğini ifade etti.

Müftüsü Eroğlu, hayır sahibi Halis Erarslan’a Kur’an-ı Kerim hediye ederek teşekkür etti. – ÇORUM

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sungurludan-filistine-50-bin-tl-bagis/feed/ 0
Bolu Göynük’te Orman Yangını Çıktı http://www.karadenizhabertv.com.tr/bolu-goynukte-orman-yangini-cikti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bolu-goynukte-orman-yangini-cikti/#respond Tue, 10 Sep 2024 15:45:33 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/bolu-goynukte-orman-yangini-cikti/

BOLU’nun Göynük ilçesinde orman yangını çıktı. Bölgeye sevk edilen ekipler, yangına müdahale ediyor.

Göynük ilçesi Karaardıç köyü mevkisinde saat 15.00 sıralarında bilinmeyen nedenle orman yangını çıktı. Alevler, rüzgarın etkisiyle yayılırken, köylülerin ihbarıyla bölgeye Göynük’ün yanı sıra çevre ilçelerden itfaiye ekipleri ile Bolu Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait arazözler sevk edildi.

Ekiplerin yangına müdahalesi devam ediyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bolu-goynukte-orman-yangini-cikti/feed/ 0
Macaristan’dan Brüksel’e Mülteci Taşıma Tehdidi http://www.karadenizhabertv.com.tr/macaristandan-bruksele-multeci-tasima-tehdidi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/macaristandan-bruksele-multeci-tasima-tehdidi/#respond Tue, 10 Sep 2024 15:45:26 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/macaristandan-bruksele-multeci-tasima-tehdidi/ Avrupa Birliği (AB) ve Macaristan arasındaki mülteci politikası tartışması karşılıklı açıklamalarla söz düellosuna dönüştü. Macar yetkililer, mültecileri otobüslerle Belçika’ya taşımakla tehdit etti.

Tartışma, Brüksel’in mülteci politikasının gereklerini yerine getirmemesi nedeniyle Macaristan’a yaz aylarında 200 milyon euro (7,5 milyar lira) ceza vermesiyle başladı.

Ödemenin yapılmamasıyla birlikte Brüksel, bu ceza tutarını Macaristan’a verilecek AB yardımlarından tahsil etti.

Bu hamle, Budapeşte yönetimi tarafından tepkiyle karşılandı.

Macaristan yetkilileri, ülke sınırlarına dayanıp sığınma hakkı isteyen mültecileri otobüslerle Brüksel’e taşıyacaklarını açıkladı.

Bu açıklamaya Belçika’dan hükümet düzeyinde sert tepkiler geldi.

‘Otobüsler Brüksel’e mülteci taşımaya hazır’

Geçen hafta sonu Macaristan Mülteci İşler Sorumlusu Bence Retvari, ülkesinin 2015’ten beri yaklaşık bir milyon mültecinin Macaristan’a, dolayısıyla AB’ye kaçak girmesini engellediğini vurguladı.

Retvari, Macaristan’ın bunu AB’nin karşı çıktığı ve “hukuksuz bir uygulama” diye nitelendirdiği önlemlerle başardığını söyledi.

Macar yetkili ayrıca üzerinde Macaristan’ın Sırbistan sınırındaki gümrük kapısı Röszke ve Belçika’nın başkenti Brüksel’in isimlerinin yazılı olduğu onlarca otobüs önünde yaptığı basın toplantısında, içi mülteci dolu otobüslerin Belçika’ya yola çıkmaya hazır olduğunu söyledi.

Macaristan’ın tartışmalı uygulamalarına göre, Sırbistan üzerinden Macaristan topraklarına girmek isteyen mülteciler sığınma hakkı talebini sadece sınırın Sırbistan tarafında kurulan istasyonlarda yapabiliyor.

Başvuruya gelecek resmi cevaba kadar da o bölgede kurulan geçici kamplarda kalmaları gerekiyor. Eğer mülteci başvurusu yapmak isteyen kişi Macaristan topraklarına kaçak olarak girmişse, bu durumda tüm haklarını kaybediyor ve her durumda kendisine otomatik ret alıyor.

AB ise bu uygulamayı “hukukun ihlali” olarak tanımlıyor ve sınır dışında kurulan bu istasyonların yaşanılamaz yerler olduğunu, çocukların ve hastaların bakımı için de yetersiz olduğunu belirtiyor.

Daha sonra mahkemelere taşınan tartışmada Macaristan, AB’nin mültecilerle ilgili kararlarını yerine getirmediği için para cezası ödemeye mahkum edildi.

Budapeşte, Ağustos’ta vadesi geldiği halde verilen cezayı ödemedi.

Bunun üzerine de Brüksel bu paranın Macaristan’ın önemli bir kısmı başka hukuk ihlalleri nedeniyle halihazırda dondurulmuş olan AB fonlarından kesilmesine karar verdi.

Günlük 1 milyon euro gecikme cezası

Cezanın yanı sıra Macaristan’a kararları uygulamadığı her gün için bir milyon euro gecikme cezası da verildi.

Macar hükümeti ise bu karara sert tepki gösterdi.

AB’nin karşı çıktığı mülteci istasyonları Röszke yakınlarındaki Sırbistan topraklarında kurulu.

Cezayı ödemek yerine şimdiye kadar yapmadıklarını yapabileceklerini ifade eden Macar yetkililer “Sınıra dayanan mültecilere Macaristan’a girmelerine izin veririz, ancak Macar topraklarında kalamazlar. Otobüslere doldurur Brüksel’e kadar onları ücretsiz taşırız” diyor.

Belçika hükümeti: Macarlar provokasyon hazırlıyor

Belçika Dışişleri Bakanı Hadja Lahbib ise Macar hükümetinin AB üyesi olarak üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmesini, provokatif önlemlere başvurmaması gerektiğini söyledi.

Belçika hükümeti mülteci işler sorumlusu Nicole de Moor da Macar hükümetinin bu işlemi gerçekleştirmesi halinde Brüksel’e mülteci taşıyan otobüslerin bir dizi Schengen ülkesinden geçmek zorunda kalacağını ve bu işlemin gerekleşme şansı olmayacağını vurguladı.

Moor, “AB kendi topraklarında kaçak mülteci taşıyan otobüs seferlerine izin vermez” dedi.

Brüksel Belediye Başkanı Philippe Close da Belçika Başbakanı Alexander de Croo’ya çağrı yaptı ve otobüslerin kalkması durumunda mutlaka sınırda durdurulmasını talep etti.

Avrupa’da mülteciler sorunu gündemde yine üst sıralara tırmanabilir mi?

Macarların bu çıkışı savaş ve ekonomik gerginlikler arasında bir süredir geri plana düşen mülteciler meselesini AB siyasi gündeminin belli başlı maddelerinden biri haline getirebilir.

Uzmanlara göre Almanya’daki son iki eyalet seçiminde ilk sıralara yükselen mülteci karşıtı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin başarısı ve Fransa’daki son seçimlerde mülteci karşıtı aşırı sağın destek kazanması, Avrupa kamuoyunda mülteciler meselesinin önemli yer tuttuğuna işaret ediyor.

İlgili haberler

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/macaristandan-bruksele-multeci-tasima-tehdidi/feed/ 0
12 Eylül sabahı ABD Büyükelçisi: ‘Askeri liderleri iyi tanıyoruz, endişeye mahal yok’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/12-eylul-sabahi-abd-buyukelcisi-askeri-liderleri-iyi-taniyoruz-endiseye-mahal-yok/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/12-eylul-sabahi-abd-buyukelcisi-askeri-liderleri-iyi-taniyoruz-endiseye-mahal-yok/#respond Tue, 10 Sep 2024 15:45:24 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/12-eylul-sabahi-abd-buyukelcisi-askeri-liderleri-iyi-taniyoruz-endiseye-mahal-yok/ Bu haber ilk olarak 12 Eylül 2018’de yayınlanmıştır.

12 Eylül 1980 askeri darbesi sırasında ABD’nin Ankara Büyükelçisi olan James Spain, darbeden birkaç saat sonra ABD’ye gönderdiği diplomatik notta askeri lideri iyi tanıdıklarını ve Türkiye’nin gerek dış politika gerekse de savunma politikalarının değişeceği yönünde endişe yaratacak bir neden olmadığını söylüyor.

BBC Türkçe, 2011 yılında Bilgi Edinme Yasası kapsamında yapılan bir başvuru üzerine gizliliği kaldırılan ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine ulaştı. İlk kez kamuoyuna açıklanan bu belgeleri bugün, yarın ve Cuma olmak üzere üç gün boyunca haber dizisi halinde yayınlayacağız.

BBC Türkçe’nin ulaştığı belgeler arasında 12 Eylül 1980 ile 5 Kasım 1980 tarihleri arasında ABD’nin Ankara, İstanbul ve İzmir’deki diplomatik temsilciliklerinden Washington’daki Dışişleri Bakanlığı ile diğer ülkelerdeki temsilciliklerine gönderilmiş 10 adet yazışma yer alıyor.

İlk kez kamuoyuyla paylaşılan bu yazışmalardan biri gizlilik sıralamasında en yüksek ikinci derece olan “Gizli” ibaresini; yedi tanesi üçüncü gizlilik derecesi olan “Özel” ibaresini taşıyor. İki yazışma da kamuya açık bilgiler taşıdığı için “Tasnif Dışı” olarak sınıflandırılıyor.

Yazışmaların ilkinin tarihi 12 Eylül 1980 günü. Darbeden kısa bir süre sonra yazıldığı anlaşılan ve dönemin Ankara Büyükelçisi Spain imzasını taşıyan bu yazışma, “Gizli” ibaresine sahip. Dışişleri Bakanlığı’nın bu belgeyi paylaşmadan önce bazı kısımlarını çıkarttığı görülüyor.

“Ordunun (yönetime) el koymasının ardından ABD-Türkiye ilişkileri” başlıklı yazışmada Spain, darbenin hemen ertesinde şu değerlendirmeleri yapıyor:

“Mevcut askeri liderlerin tamamını iyi tanıyoruz ve özellikle de NATO üyeliği başta olmak üzere Türkiye’nin güvenlik ya da dış politikasında değişim yaşanacağı yönünde bir endişe taşımamıza da gerek yok.

“Buradaki esas mesele, bu çıkarları etkin ve hızlı bir şekilde yeniden tesis edilen demokratik ortamda da korumak olacak. Ancak bunun olmayacağına inanmak için de herhangi bir neden bulunmuyor.

“Bu ilk günlerde daha da önemli olan ise bizim kamuoyu önündeki tutumumuz. ABD devleti adına konuşan sözcülere, durumu yakından takip ettiklerini söylemelerini ve yorumlarını Türkiye’nin NATO üyeliği gibi dış politika yaklaşımlarında herhangi bir değişim görmeyi beklemedikleri yönündeki ifadelerle sınırlı tutmalarını öneriyoruz.”

Büyükelçi Spain’in kaleme aldığı yazışmanın askeri liderlerle ilgili değerlendirmeleri içeren paragrafının başlangıç kısmının ise belgelerin gizliliği kaldırılmadan önce ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından metinden çıkartıldığı görülüyor.

‘Türkiye’de yaşanan Latin Amerika cunta darbesi değil’

1970’lerin ortasında ABD’nin Ankara Maslahatgüzarlığı görevini yürüten Spain, 1979’un sonunda da büyükelçiliğe atandı. Spain’in görevi 1981 yılının yazında sona erdi.

Spain, 1984 yılında ‘American Diplomacy in Turkey’ (Türkiye’de ABD Diplomasisi) adında Türkiye’de görev yaptığı dönemi anlattığı bir kitap yazdı.

Spain’in darbe günü gönderdiği yazıda, Türkiye’de ordunun yönetime el koymasının diğer birçok demokratik ülkenin aksine “daha köklü ve daha kabul edilir” bir durum olduğu ifade ediliyor.

Yazışmada, “Kısacası, bu bir Latin Amerika cunta darbesi değil… El koymayla ilgili yapılan açıklamada da ifade edildiği gibi terör ve kamu düzeni alanında yaşanan son gelişmeler, her ne kadar gönülsüz de olsa Türk ordusu üzerinde harekete geçme baskısı yarattı” ifadeleri kullanılıyor ve şu değerlendirmeler yapılıyor:

“Hükümetlerle değil, devletlerle ilişki kurma temeline dayanan olağan politikamıza uygun olarak, bu durumda (askeri yönetimi) tanıma gibi bir sorunun ortaya çıkmadığını düşünüyorum.

“Bunun ötesinde, mevcut durumla ilgili ABD’nin iki önemli ulusal çıkarı söz konusu. Bunlardan ilki Türkiye’nin uzun vadede demokratik bir ülke olarak korunması. Diğeri de savunma ve ekonomik işbirliği anlaşmasının uygulanmaya devam etmesi de dahil olmak üzere güvenlik alanındaki ilişkilerimizin sürmesi.”

SEİA Nedir?

Spain’in yazışmasında bahsettiği Savunma ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması (SEİA), 29 Mart 1980 tarihinde imzalandı. Bu anlaşma ile NATO sorumlulukları kapsamında ABD’ye Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait bazı tesislerdeki ortak savunma önlemlerine katılma izni verilirken, ABD de Türkiye’nin kalkınma çalışmalarına “mali ve teknik yardım sağlamak için elinden gelen her türlü çabayı” gösterme taahhüdünde bulunuyor.

ABD Hesap Verilebilirlik Kurumu tarafından 1982 yılında hazırlanan bir raporda, SEİA anlaşmasıyla ABD’nin Türkiye’deki askeri tesislere erişiminin ambargo dönemi öncesindeki düzeylere döndüğü ve bu sayede “askeri tesislere, istihbarat tesislerine ve uzun menzilli bir navigasyon istasyona daha serbest şekilde erişmeye” başladığı belirtildi.

‘Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş’in gözaltısına tepki için bekleyelim’

ABD Büyükelçisi, gerek Milli Güvenlik Konseyi’nin (MGK) oluşumunu ve yayımladığı bildirileri gerekse de darbenin hukuki temelini inceledikten sonra daha detaylı bir yorum yapabilecek hale geleceklerini belirterek, 12 Eylül 1980 tarihli yazışmada şu ifadelere yer veriyor:

“Demokrasinin en hızlı ve mümkün olan en eksiksiz şekilde yeniden tesisinin sağlanması için çalışmalar yürüteceğiz. Ve yeni devlet yöneticilerini gereksiz yere küstürmediğimiz ve aşağılamadığımız sürece bu amacımızı gizlemeye de gerek görmüyoruz.

“(Örneğin; Demirel, Ecevit, Erbakan ve muhtemelen Türkeş’in gözaltına alınmaları konusunda tutumumuzun ne olması gerektiğine dair tavsiyede bulunmadan önce birkaç gün beklemek istiyorum.)

Dönemin Başbakanı ve Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel, ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı Bülent Ecevit ve azınlık hükümetine dışarıdan destek veren Milli Selamet Partisi’nin lideri Necmettin Erbakan, darbe gecesi gözaltına alındı. Demirel ve Ecevit eşleriyle birlikte Hamzaköy’e; Erbakan ise Uzunada’ya götürüldü.

Bu yazışmanın yapıldığı sırada ise azınlık hükümetine dışarıdan destek veren Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Genel Başkan Alparslan Türkeş ise aranıyordu. Darbe gecesi evinde bulunamadığı için gözaltına alınamayan Türkeş, 14 Eylül Pazar günü Ankara’da teslim oldu ve Uzunada’ya götürüldü.

Spain, yapılan ilk açıklamalarda demokrasiye dönüş vurgusunun yeterince güçlü olmadığını temas kurduğu kişilere aktardığını belirterek, şunları yazıyor:

“Ben halihazırda bir inisiyatif alarak, Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri olan ve aynı zamanda Milli Güvenlik Konseyi toplantılarına da katılan Büyükelçi (İlter) Türkmen’e, şu ana kadar sadece 1 numaralı (MGK) bildirisinde demokratik süreçle ilgili çok genel geçer bir ifade bulunduğunu ilettim.

“Türkmen, görüşlerimi hem (Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan) Evren hem de (MGK Genel Sekreteri Haydar) Saltık’a aktaracağını ve aynı zamanda bugün için NATO büyükelçileriyle planlanan toplantıda da demokrasinin yeniden tesisi konusunun üzerinde yoğun şekilde durulacağını söyledi.”

Yine aynı yazışmadan, 12 Eylül günü akşamüstü TSİ 15:00’te ordu komutasıyla NATO üyesi ülkelerin büyükelçileri arasında bir toplantının planlandığı da anlaşılıyor.

Spain, anılarını yazdığı “American Diplomacy in Turkey” kitabında da Evren’in aynı gün içerisinde öğlen saat 13:00’te bir kez daha televizyonların karşısına çıktığını ve bu kez demokrasiye dönüş meselesine daha çok vurgu yaptığını belirtiyor. Spain, bunda kendi önerisinin etkili olup olmadığını bilmediğini ancak yine de memnun olduğunu ifade ediyor.

Eski büyükelçi kitabında ayrıca, Türkmen’in de NATO büyükelçileriyle yapılan toplantıda bu konuya ağırlık verdiğinin altını çiziyor.

‘Dini görevlerini yerine getiren komutanların laik sisteme inancı ilginç’

ABD’nin diplomatik yazışmalarında, 12 Eylül darbesinin ardından Evren’in açıklamaları, MGK bildirilerini ve ulusal basında yer alan haberlerin yakından takip edildiği ve buradan derlenen bilgilerin, kendi kaynaklarından elde ettikleriyle harmanlanarak not halinde gönderildiği anlaşılıyor.

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, Evren’in 16 Eylül 1980’de düzenlediği basın toplantısındaki açıklamalarının İngilizce tam metnini diplomatik yazışmalar arasında gönderdiği görülüyor. Bu yazışma, gizlilik derecesi “Tasnif Dışı” olan iki belgeden birisi.

Bu basın toplantısından birkaç gün sonra da Ankara’da görevli diplomatlardan Daniel Newberry tarafından kaleme alınan “Türk ordusunun (yönetime) el koyması – Geçmiş ve Beklentiler” başlıklı yazışmayla gelinen duruma dair kapsamlı bir değerlendirme yapıyor.

Newberry’nin 20 maddeden oluşan ve “Özel” ibaresi taşıyan değerlendirmesinde darbe öncesi Türkiye’deki durum, Evren’in açıklamaları ve MGK bildirilerinin ayrıntıları, ordunun dünya görüşü, dış politikaya yönelik beklentiler, ekonomi politikaları, eğitim reformu, siyasal sistemde beklenen değişiklikler ve demokrasiye geri dönüş konuları ele alınıyor.

Bu yazışmada da ağırlığın Spain’in de darbe sabahı gönderdiği notta vurguladığı üç konu olan ekonomik reform süreci, dış politikada devamlılık ve demokrasiye verildiği görülüyor.

Ordunun darbe planlarının eski Başbakan Nihat Erim ve bundan üç gün sonra da Türkiye’deki sendikal hareketin en önemli isimlerinden Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kurucusu Kemal Türkler’in öldürülmelerinin ardından Temmuz ayı ortasında “ciddiye bindiğinin artık daha net bir şekilde” görüldüğü belirtiliyor.

Erim, 19 Temmuz 1980 tarihinde İstanbul’un Dragos semtinde Dev-Sol tarafından düzenlenen bir suikast sonucu yaşamını yitirirken, Türkler de 22 Temmuz 1980’de evinin önünde bir ülkücü tarafından vurularak öldürüldü. Bu iki cinayet, 12 Eylül darbesi öncesindeki en önemli kilometre taşları arasında gösteriliyor.

Newberry de değerlendirmesinde darbenin hayata geçirilmesi kararında bu iki olayın önem taşıdığını belirterek, Evren ve diğer komutanların Türkiye’deki mezhepsel ve ideolojik farklılıkların dış güçler tarafından kullanılmasından kaygı duyduklarını aktarıyor:

“Evren her ne kadar doğrudan Sovyetler Birliği, Afganistan veya İran ile Libya’daki İslami uyanıştan bahsetmemiş olsa da, kendisinin ve diğer komutanların dış güçler tarafından yönetilen ya da dışarıdan ilham alan ideolojik grupların, devletin demokratik ve laik temellerini tehlikeli düzeyde zayıflattığına inandığını açık bir şekilde dile getirdi.

“Bazı askeri liderlerin dini görevlerini yerine getiren kişiler olduğu söylenirken, Kemalizm’in en güçlü ilkelerinden biri olan laik bir siyasal sisteme inançlarının tam olması da ilginç bir nokta.”

‘ABD çıkarlarıyla ilgili temaslar rahatlatıcı’

Yazışmayı kaleme alan Newberry, Türkiye’yi yakından tanıyan ABD’li diplomatlardan birisi. 1999 yılında yaşamını yitirmesinin ardından Washington Post gazetesi yayımladığı haberde Newberry’den “Türkiye konusunda otorite” olarak bahsediyor.

Newberry, 36 yıl süren diplomasi kariyerinde Türkiye’ye dört defa atandı ve Ankara, Adana ve İstanbul’da görev yaptı. 19 Eylül 1980 tarihli yazışmayı Ankara Büyükelçiliği’nde görevli olduğu sırada kaleme alan Newberry, bundan bir yıl sonra İstanbul Başkonsolosluğu’na atandı ve 1985 yılına kadar bu görevi sürdürdü.

Newberry’nin gönderdiği yazışmada, yeni yönetimde de devamlılığı olacak olan iki konu ekonomik sistem ve dış ilişkiler olarak tanımlanıyor ve askeri liderlerin 1980 yılının başlarında başlatılan ekonomik reform programını sürdürmeye kararlı oldukları vurgulanıyor.

Aynı yazışmada dış politika konusunda ise Newberry, “değişimin az olmasını ya da hiç olmamasını” beklediklerini dile getiriyor ve daha önce Spain’in yazışmasında da adı geçen Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri İlter Türkmen ile temasta olduklarını belirtiyor.

Yazışmada, “Büyükelçi’nin Türkmen ile kurduğu temaslar yapıcı ve ABD’nin çıkarları ile savunma alanındaki karşılıklı olağan işbirliğinin devamına yönelik rahatlatıcı oldu” ifadeleri kullanılıyor.

Ekonomi politikaları alanında ise Evren’in ekonomik reform programının devam edeceğini ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’yle (OECD) yapılan anlaşmaların süreceğini taahhüt ettiği ifade ediliyor.

24 Ocak Kararları nedir?

Newberry’nin atıfta bulunduğu ekonomik reformlar, Başbakan Demirel’in talimatıyla dönemin Başbakanlık Müsteşarı Turgut Özal tarafından hazırlanan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen programını ifade ediyor.

24 Ocak Kararları kapsamında yapılan bir dizi yapısal reformla serbest piyasa ekonomisine geçiş süreci başlatıldı.

Bu kararlar arasında devletin ekonomi içindeki payının azaltılması, yüzde 32 oranında devalüasyona gidilmesi, günlük döviz kuru uygulamasına geçilmesi, bazı sektörlerde sübvansiyonların kaldırılması ve dış ticaretin serbestleştirilmesi de yer alıyor.

İş dünyası bu kararları Türk ekonomisinin liberalleşmesi yönünde yapılmış çok önemli bir hamle olarak nitelendirmiş ve memnuniyetle karşılamıştı. Ancak özellikle sol kesim, bu kararların işçi sınıfı üzerindeki baskıları artıracağı ve haklarını azaltacağı için karşı çıkmıştı.

12 Eylül darbesini düzenleyenler tarafından hiçbir zaman kabul edilmemiş olsa da bu darbenin yapılmış olma nedenleri arasında iş dünyası ve ABD’nin de desteğiyle 24 Ocak kararlarının uygulanmasının bulunduğunu da öne sürenler bulunuyor.

‘Demokrasiye dönüşün hızını belirleyecek iki unsur var’

Newberry tarafından kaleme alınan yazışmada değinilen bir diğer önemli konu da darbenin ardından Türkiye’nin demokrasiye ne zaman geri döneceği konusu. Yazışmaya göre, iktidarın seçilmiş, sivil bir hükümete devredilmesini belirleyecek olan iki unsur bulunuyor:

“1) Terörün kökünü kazıma konusunda sağlanacak ilerleme. (Terör) azalmış durumda ancak bitmiş değil.

“2) Şu ana kadar kendi içinde sert şekilde bölünmüş görünen sivil elitlerin ordu ile ne ölçüde işbirliği yapacağı.

“İktidarın devredilmesiyle ilgili en makul tahmin en az bir yıl. Ancak daha da uzun sürmesi muhtemel.”

Newberry, Türkiye’nin “demokratik, laik ve Batı yanlısı bir ülke olarak korunması” amacıyla siyasal sisteminde “kapsamlı değişiklikler yapmayı planladığını” belirtiyor.

Newberry, “Parlamenter sistem korunacak ancak birçok kişi yeni sistemin mimarlarına cumhurbaşkanlığı makamını güçlendirme çağrısı yapıyor.

Ülkenin bölünmesine neden olan radikal siyasetçilerin önü kesilecek. Revize edilen sistemde, genel olarak, sınırsız bireysel özgürlükler yerine, devletin bütünlüğü ve devlet kurumlarının işlevselliğine daha fazla önem verilecek” diyor.

‘Yeni kabinede muhafazakar olarak bilinen yetenekli isimler var’

Türkiye’de görevli ABD’li diplomatların, 12 Eylül darbesinin ardından gelen tutuklamaları ve yapılan atamaları da yakından takip ettiği görülüyor.

22 Eylül 1980 tarihini taşıyan “Özel” ibareli bir yazışmada, Bülend Ulusu başbakanlığında kurulan yeni kabineye dair değerlendirmeler yer alıyor. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nde görevli Arnold Schifferdecker imzalı yazışma, “Türkiye’nin yeni kabinesi” başlığını taşıyor.

Kabinedeki isimlerin seçiminde “deneyimin” önemli bir kıstas olarak göründüğünün belirtildiği yazışmada, “Yeni kabine, genel olarak muhafazakar olarak bilinen ve Türk halkının aşina olduğu bir grup yetenekli isimden oluşuyor. Az sayıda bilinmeyen isim var ve aralarında tartışmalı isim de bulunmuyor” deniliyor.

Yazışmada, kabinede ekonomi, dışişleri ve savunma bakanlıklarına yapılan atamaların, askeri yönetimin ekonomi ve dış politikada mevcut politikaları sürdüreceğinin bir teyidi olarak yorumlanıyor.

Başbakan Yardımcılığı görevine getirilen Özal’ın 24 Ocak Kararları ile başlayan ekonomik reform sürecinde “yetkili kişi” haline geldiği ifade edilirken, Dışişleri Bakanlığı’na getirilen Türkmen ve Savunma Bakanlığı’na atanan Haluk Bayülken de “yüzü güçlü şekilde Batı’ya dönük isimler” olarak tanımlanıyor.

Schifferdecker, kabineyle ilgili şu değerlendirmeleri yapıyor:

“İki başbakan yardımcısı, üç devlet bakanı ve 21 bakan ile Ulusu’nun kabinesinin büyüklüğü de Demirel’inkine yakın. Ancak, bu iki kabine arasında bazı ciddi farklılıklar bulunuyor.

“Kabineyi oluşturan adamlar -hiç kadın yok- yetenekli, tartışma yaratmayacak ve kendilerine teslim edilen konularda deneyimli isimler olarak biliniyor.

“Olağan bir kabineye kıyasla çok daha fazlası bir ya da birden fazla yabancı dil biliyor ve hem mevcut hem de eski büyükelçilik çalışanları birçoğunu yakından tanıyor.”

‘Kaç milletvekilinin gözaltına alındığına dair güvenilir bilgi yok’

Darbeden bir hafta sonra, 19 Eylül 1980 tarihinde Ankara Büyükelçiliği’nden “Özel” ibaresiyle gönderilen bir yazıda, gözaltına alınan eski milletvekillerinin listesi yer alıyor.

Thomas Martin imzalı yazışmada, Genelkurmay tarafından yapılan açıklamaya göre, 50 milletvekilinin gözaltına alındığı belirtiliyor. Bu kişilerin 25’inin CHP, 11’inin MHP, 7’sinin AP, 5’inin MSP ve 2’sinin bağımsız milletvekili olduğu ve aralarında iki de senatörün bulunduğu ifade ediliyor.

Yazışmada gözaltına alınan CHP’li vekillerin “birçoğu (CHP içindeki sol kanadın önemli temsilcilerinden İzmir Milletvekili) Süleyman Genç ve benzer şekilde DİSK gibi radikal sol örgütler ile solcu terör örgütleriyle bağlantısı bulunan solcu isimler” olduğu öne sürülüyor.

Tutuklanan AP’li vekillerin çoğunun ise Kürt bölgelerinden seçilenler olduğu vurgulanıyor ve şu ifadelere yer veriliyor:

“Ordu, bu açıklamayı muhtemelen çok daha fazla sayıda insanın tutuklandığı yönündeki söylentilerin giderilmesi için yapmak durumunda kaldı. Şu ana kadar kaç kişinin yargılandığı ya da yargılanacağına dair güvenilir bir bilgi bulunmuyor.

“Bazı Büyükelçilik kaynakları, gözaltına alınan 50 civarındaki kişinin son olmayabileceğini söylüyor. CHP’nin bazı diğer milletvekilleri içinde yakalama kararı çıkartıldığı yönünde duyumlar aldık.”

12 Eylül 1980’de ne oldu?

TSK, cumhurbaşkanının parlamentoda uzlaşma sağlanamaması nedeniyle aylarca seçilememesi, yaşanan hükümet istikrarsızlığı, ağır ekonomik sorunlar ve yoğun iç çatışmaları gerekçe göstererek 12 Eylül 1980 Cuma günü sabah saat 03:00’te yönetime el koydu.

Ülkenin yönetimi darbeyle birlikte kurulan Milli Güvenlik Konseyi’ne (MGK) devredildi. MGK’nın yayımladığı ilk bildiride, darbenin ordunun “İç Hizmet Kanunu’nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma görevini” yerine getirmek adına “emir-komuta zinciri” içinde gerçekleştirildiği belirtildi.

MGK’nın başkanlığına Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren getirildi.

Konsey’de yer alan diğer isimler de Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komitanı Oramiral Nejat Tümer, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun oldu.

Konsey’in genel sekreterliği görevini de Orgeneral Haydar Saltık yürütüyordu.

Darbe olduğunda iktidarda Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı Süleyman Demirel başbakanlığındaki azınlık hükümeti bulunuyordu. Bu azınlık hükümetine Necmettin Erbakan önderliğindeki Milliyetçi Selamet Partisi (MSP) ve Alparslan Türkeş’in lideri olduğu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) dışarıdan destek veriyordu. Ana muhalefette ise genel başkanlığını Bülent Ecevit’in yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) vardı.

Darbenin ardından birçok siyasi parti, sendika ve dernek kapatıldı, yeni bir anayasa hazırlandı, birçok isme siyaset yasağı getirildi ve parlamenter sistemde önemli değişiklikler yapıldı. Darbenin ardından yaklaşık üç yıl sonra, 6 Kasım 1983 genel seçimleriyle demokrasinin yeniden tesisi süreci de başladı.

Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı resmi verilere göre, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından toplam 650 bin kişi gözaltına alındı ve 52 bini de tutuklandı. Fişlenen kişi sayısı da 1 milyon 680 bin, vatandaşlıktan çıkartılanların sayısı da 14 bin.

Sıkıyönetim mahkemelerinde 210 bin dava açıldı ve toplamda 230 bin kişi farklı suçlardan yargılandı. Bunların 7 bini hakkında idam cezası istendi.

Bu dönemde, 14 kişi cezaevlerindeki açlık grevleri nedeniyle, 171 kişi sorguda ve uğradığı işkence sonucu ve 49 kişi de idam edilerek yaşamını yitirdi.

Ancak sivil toplum kuruluşları, gerçekten çok daha fazla kişinin darbeden etkilenmiş olabileceğini söylüyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/12-eylul-sabahi-abd-buyukelcisi-askeri-liderleri-iyi-taniyoruz-endiseye-mahal-yok/feed/ 0
ABD gizli diplomatik belgelerinde 12 Eylül darbesi: ‘İş adamlarının çoğu havalara uçuyor, birkaç aydın dışında itiraz eden yok’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-gizli-diplomatik-belgelerinde-12-eylul-darbesi-is-adamlarinin-cogu-havalara-ucuyor-birkac-aydin-disinda-itiraz-eden-yok/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-gizli-diplomatik-belgelerinde-12-eylul-darbesi-is-adamlarinin-cogu-havalara-ucuyor-birkac-aydin-disinda-itiraz-eden-yok/#respond Tue, 10 Sep 2024 15:45:22 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-gizli-diplomatik-belgelerinde-12-eylul-darbesi-is-adamlarinin-cogu-havalara-ucuyor-birkac-aydin-disinda-itiraz-eden-yok/ * Bu haber BBC Türkçe’de ilk kez 14 Eylül 2018’de yayımlandı.

ABD’nin İstanbul Başkonsolosu Robert Houghton, 12 Eylül 1980’deki askeri darbeden iki hafta sonra yolladığı gizli diplomatik notta iş dünyasınnda birçok kişinin “terör ve belirsizlik ortamının” geçmiş olmasından dolayı “neredeyse havalara uçtuğunu” yazıyor.

BBC Türkçe, 2011 yılında Bilgi Edinme Yasası kapsamında yapılan bir başvuru üzerine gizliliği kaldırılan ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine ulaştı ve bunları üç parçalık bir seri halinde yayımladı.

BBC Türkçe’nin ulaştığı belgeler arasında 12 Eylül 1980 ile 5 Kasım 1980 tarihleri arasında ABD’nin Ankara, İstanbul ve İzmir’deki diplomatik temsilciliklerinden Washington’daki Dışişleri Bakanlığı ile diğer ülkelerdeki temsilciliklerine gönderilmiş 10 adet yazışma yer alıyor.

Yazışmalarda, Ankara’daki diplomatlar yeni yönetim tarafından benimsenecek yaklaşımların ayrıntılarına odaklanırken, İstanbul ve İzmir’in ise iş dünyası, akademi ve basın gibi toplumun farklı kesimlerinin nabzını tuttuğu görülüyor.

Dönemin İstanbul Başkonsolosu Houghton, 27 Eylül 1980 tarihinde Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği “Özel” ibareli yazışmada, görüştükleri kişilerin genel olarak darbeyi onaylar bir tavır içinde olduğunu ve şiddet olaylarında kaydadeğer bir azalma görüldüğünü belirtiyor.

Houghton, “Ordunun (yönetimi) ele almasının ardından İstanbul daha rahatlamış ve daha mutlu” başlıklı yazıda, iş dünyasının bundan sonra ekonominin iyiye gitmesini beklediğine işaret ediyor.

‘Erol Sabancı’nın anlattığı olay geçmişte neler yaşandığını gösteriyor’

Yazışmaya göre, iş dünyasının darbe ile ilgili değerlendirmeleri şöyle:

“İş adamlarını çoğu neredeyse havalara uçuyor. Bu havaya uçma halinin nedenini geçmişteki terör olaylarının sonlanması ve belirsizliğin ortadan kalkması kadar geleceğe yönelik vaat edici bir ortamın ortaya çıkması da oluşturuyor.

“İş adamları için grev, iş yavaşlatma, terör tehditleri, döviz ve emtia sıkıntısı gibi durumlar gündelik hale gelmişti.

” Hacı Ömer Sabancı Holding’den Erol Sabancı’nın kısa bir süre önce bize anlattığı bir olay, geçmişte neler yaşadıklarını ve ordunun yönetimi ele almasından önce hükümetin ne kadar felç halinde olduğunu gösteriyor.

” Adana yakınlarındaki fabrikalarından birinde radikal solcular, genel müdürün odasındaki Atatürk portresinin altına ‘Kapitalizmin Uşağı’ yazılı bir pankart asmışlar. Bu pankart, yönetim kademesindeki hemen herkes, çalışanların büyük çoğunluğu, kolluk kuvvetleri gibi birçok kişi için hakaret niteliği taşıyor olmasına karşın hiç kimse bu pankartı kaldıramamış.

“Yöneticiler, radikal işçi liderlerinden tepki görmekten -hatta öldürülmekten- korkuyorlarmış, işçiler radikal liderleri tarafından sindirilmiş. Kolluk kuvvetleri de harekete geçerlerse Ankara’dan destek alıp alamayacaklarından emin olamıyormuş. 12 Eylül gününe kadar hiçbir şey yapılamamış ve o gün bu pankart kaldırılmış.

“(İş insanları) kendilerini artık -belki de biraz fazla emin bir şekilde- çok daha güvende hissediyorlar ve yalnızca grevdeki çalışanlarının fabrikaya geri dönmesinden değil, döndükten sonra iş yapmaya başlamış olmasından dolayı da rahatlamış durumdalar.

“İş dünyasından irtibat kurduğumuz kişilere göre, tüm fabrikalar çalışıyor ve üretim düzeylerinin de artacağı konusunda iyimserler.”

Houghton, iş dünyasının özellikle Turgut Özal’ın başbakan yardımcısı olarak atanmasından büyük memnuniyet duyduğunu belirtiyor.

Darbeyle devrilen hükümetin Başbakanı Süleyman Demirel döneminde Başbakanlık Müsteşarı olan Özal, aynı zamanda 24 Ocak 1980’de açıklanan ve Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisine geçişinin en önemli hamleleri arasında gösterilen kararların da mimarı.

Sol kesim ve sendikalar ise bu kararların işçi haklarına önemli zarar verdiğini savunuyor.

‘İnsanlar artık daha disiplinli, daha çok insan kırmızıda duruyor’

Houghton, aynı yazışmada, İstanbul’daki komuta kademesinin “normale dönüş” ilkesini benimsemiş gibi göründüğünü belirterek, sokaklardaki tankların çekildiğine ve asker sayısının azaldığına dikkat çekiyor.

Houghton, dönemin İstanbul Sıkıyönetim Komutanı OrgeneralNecdet Üruğ’u “makul, sert ve etkin bir yönetici ve lider” olarak tanımlıyor.

O dönemde Beyoğlu’nda bulunan İstanbul Başkonsolosluğu civarında şiddet olaylarının ve çatışmaların da azaldığına dikkat çeken Houghton, şu izlenimleri paylaşıyor:

“İstanbul’daki insanlar, artık geçmişe kıyasla çok daha disiplinli davranıyor. Halen çoğunluk olmasa da daha fazla kişi kırmızı ışıkta duruyor.

“Ayrıca insanların genel görünümü de iyileşmiş gibi görünüyor. Cunta öncesi döneme kıyasla, daha fazla insan artık İstiklal Caddesi’nde yürürken pahalı görünen paltolar giymeye ve hatta mücevher takmaya başladı.”

‘Gördüğümüz en ciddi hoşnutsuzluk iki solcu öğrenciden’

Houghton, karşılaştıkları en ciddi hoşnutsuzluk ifadesinin ise “şaşırtıcı olmayacak” şekilde iki solcu öğrenciden geldiğini aktarıyor.

Houghton, görüştükleri öğrencilerin İstanbul ÜniversitesiHukuk Fakültesi’nde eğitim gördüklerini ve Türkiye Komünist Partisi tarafından 1970’lerde kurulan İlerici Gençler Derneği’ne (İGD) üye olduklarını söylüyor.

İki öğrencinin, Türkiye’nin artık “ABD’nin tam kontrolü altına girdiğini ve faşist bir devlete dönüştüğünü” söylediklerini aktarıyor ve şöyle devam ediyor:

“Askeri müdahaleyi onaylayanlar arasından ise duyduğumuz tek çekince İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu başkanından geldi.

“Kabinede birkaç bakan kalması ve diğer bakanlıkların da daimi müsteşarlıklara dönüştürülmesi gerektiğini öne sürdü. Ayrıca, kurulan kabinedeki dört bakanın daha önce (eski Başbakan Nihat) Erim’in hükümetinde de görev yaptığını ancak çok da başarılı olamadıklarını söyledi.”

Darbenin ABD Başkonsolosluğu’nu, şirketleri ve kurumlarının gündelik faaliyetlerini hiçbir şekilde etkilemediğini belirten Houghton, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ABD’ye yapılan vize taleplerinin arttığını ancak olağan seyrin üzerine çıkan kaydadeğer bir sıçrama görülmediğini de not düşüyor.

‘Darbe İstanbullular için tam ve hoş bir sürpriz oldu’

Houghton imzasıyla gönderilen bir diğer yazışma da 15 Eylül 1980 tarihini taşıyor.

“Türkiye’deki askeri darbenin ardından İstanbul’da durum sakin” başlığıyla gönderilen, gizlilik düzeyi “Özel” olarak belirlenen bu belgede, darbenin ilk üç gününe dair izlenimlere yer veriliyor.

Darbenin İstanbul’da yaşayanların büyük çoğunluğu için “tam ve hoş bir sürpriz” olduğunu belirten Houghton, birçok kişinin askeri yönetimin ülkeyi içinde bulunduğu zor dönemden çıkarmasını umduğunu ifade ediyor:

“12 Eylül Cuma sabahı, bu şehirde yaşayan 5,5 milyon kişi Ankara’da kurulan Milli Güvenlik Konseyi’nin yayımladığı bildirileri radyodan dinledi ve sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duydu.

“Sabahın ilk saatlerinde tek tük duyulan silah seslerinin dışında genel olarak sakin geçti. İstanbul Boğazı’ndan az sayıda yabancı gemi geçiş yapmış olsa da hiçbir sivil, yerli gemi geçmedi.

“Çevreyolunda çoğu kamyon, otobüs ve polis arabası olmak üzere az sayıda araç vardı ve dükkanların tamamı kapalıydı. Mahallelerden aralıklarla geçen kamyonlar ekmek satışı yapıyordu.

“Askerler, birkaç küçük çocuk ve evine dönmeye çalışanlar haricinde herkesi evinde tutmayı başardı. Su elektrik ve telefon hizmetleri normal şekilde devam etti.”

’14 Eylül itibariyle hayat normale dönüyor gibi’

Houghton, sokağa çıkma yasağının kaldırılmasının ardından görüştükleri Türklerin “neredeyse tamamının” darbeden memnuniyet duyduğunu ancak birkaç aydının ülkedeki demokrasinin başarısızlığa uğramış olmasından dolayı duydukları üzüntüyü dile getirdiğini belirtiyor:

” Cumartesi sabah saat 10:00’da askerler, İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Cumhuriyet Halk Partisi ve Adalet Partisi merkez binalarına girdi ve parti amblemlerini sökmeye başladı.

“14 Eylül Pazar günü İstanbulluların Boğaz kenarında yürüyüşe çıktığı ve kafelerin büyük bir bölümünün de neredeyse dolu olduğu görüldü. Trafik normalden daha azdı.

“Boğaz’da gezen eğlence teknelerinin sayısı azalmıştı ancak yine de hayat genel olarak normale dönüyor gibi duruyor.”

İstanbul’da darbeyle birlikte uygulamaya konulan sokağa çıkma yasağı 13 Eylül Cumartesi günü saat 08:00 itibarıyla kaldırıldı. Otobüs ve gemi seferleri yeniden yapılmaya başlarken, bir günlüğüne durdurulan ülkeye giriş-çıkışlara da yeniden izin verildi.

İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı, gece saat 00:00 ile 05:00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı uygulanacağını açıkladı.

Houghton, bu yasağın gece hayatı üzerinde bir miktar olumsuz etki yaratabileceğini ancak zaten yaşanan şiddet olaylarından dolayı insanların bir süredir gece çıkmamayı tercih ettiklerini belirtiyor.

“Ekonominin çarı” olarak tanımladığı Özal’ın yeni kabinede görevinde kalacak gibi görünmesinden iş dünyasının büyük mutluluk duyduğunu belirten Houghton, ailelerin ise darbenin lideri Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’in eğitimle ilgili yaptığı vaatlerden dolayı mutlu olduklarını ifade ediyor.

Yazışmada, “Halk, askeri yönetimin iktidarda kalmasını ne bekliyor ne de istiyor. Halkın isteği, askeri yönetimin güçlü bir sivil hükümetin ülkeyi yönetmesini sağlayacak kurumsal ve siyasi çerçeveyi oluşturması” yorumu yapılıyor.

‘En büyük muhalefet aydınlar ve sendikacılardan’

Darbe sonrası izlenimlere dair bir diğer yazışma da 2 Ekim 1980 tarihli.

“Gizli” ibareli İzmir’den yapılan bu yazışma, “Ordunun (yönetime) el koymasına İzmir’den başka tepkiler” başlığını taşıyor.

Yazışmanın kim tarafından kaleme alındığı belirtilmiyor. Ancak içinde Başkonsolos Houghton’ın İzmir’de yaptığı temaslarla ilgili ayrıntılara yer veriliyor.

Yazışmada, darbeyle ilgili İzmir’deki genel havanın da olumlu olduğu ve ordunun müdahalesine yönelik en büyük muhalefetin bazı aydınlar ve aralarında Türk-İş üyelerinin bulunduğu faal sendikacılardan geldiği ifade ediliyor.

Başkonsolos Houghton’ın, 24 Eylül’de “uzun zamandır birbiriyle arkadaş olan ve kendilerini ortanın solunda olarak tanımlayan” bir grup sanatçı, müzisyen, oyun yazarı, oyuncu ve basın mensubu ile bir araya geldiği belirtiliyor.

Bu görüşmelerde, hava “genel anlamda karamsar” olarak tanımlanıyor ve ordunun bundan sonra yönetimi bir daha bırakmayacağına dair endişelerin dile getirildiği ifade ediliyor:

“Sıkıyönetim kanununda yapılan değişikliklerle MGK’nın (Milli Güvenlik Konseyi) kendi yetkilerini artırması, basına uygulanan sansür, devlet memurlarını ihraç yetkisi ve arama, gözaltı ile tutuklamayla ilgili kuralların esnetilmesi, gücü kötüye kullanabilecekleri kaygısı yaratıyor.

“Her ne kadar temas kurduğumuz kişiler henüz böyle bir durumun olmadığını kabul etseler de, bir aşamada yaşanacağından emin görünüyorlar.”

‘Sorgularda işkence yapıldığından eminler’

Yazışmada, Başkonsolos Houghton’ın bir araya geldiği kişilerin tutuklananlara sorgu sırasında işkence yapıldığını iddia ettikleri belirtiliyor:

“Konuştuğumuz kişilerin elinde gözaltı ve tutuklamalara dair sayılar vardı ancak bu sayılar biraz abartılı görünüyor. Ayrıca, sorgularda bilgi almak için kesinlikle işkence yapıldığını da öne sürüyorlar.

“Özellikle sendika üyelerinin başına gelenlerden endişe ediyorlar ve bu kişilerin ‘acımasız sorgulardan’ geçirilerek fiziksel zarar görmelerinden korkuyorlar.

“Ayrıca, işçi örgütlerinin ve diğer muhalif grupların artık yer altına inmelerini ve geçmişe kıyasla çok daha geniş ölçekte şiddete başvurmalarını bekliyorlar.

“Sol kesimin sağcılardan daha fazla cezalandırıldığına dair kaygıları da mevcut.

İçlerinden birkaç kişi, ileride Milli Güvenlik Konseyi’nin üyelerinin Türkiye’ye faşizmi getiren insanlar olarak hatırlanacağını söyledi. Ancak bu iddiaya içlerinden bazıları itiraz etti.”

‘Askeri yetkililerin işleri düzelttikleri açıklamaları biraz safça’

ABD’li bir heyet, bu görüşmenin ertesi günü bu kez “daha yoksul gecekondu mahallelerini” ziyaret ediyor.

Bu ziyarette elde edilen izlenimlerin diğer görüşmelere kıyasla çok daha farklı olduğu not düşülüyor.

Yazışmada, “Bu ziyaret sırasında, esnaf, çay ocağı sahibi gibi karşılaştığımız herkes, 12 Eylül darbesi nedeniyle rahatladıklarını söylüyor. Darbeden önce şiddet olayı yaşanmadan gün geçmediğini söylediler” ifadeleri kullanılıyor.

ABD’li heyetin yine İzmir’de görüştüğü kişiler arasında iş dünyasının temsilcileri de var.

Yazışmada, iş dünyasının bazı temsilcilerinin “sorumsuz politikacılar” nedeniyle darbeden başka seçenek kalmadığını söyledikleri ve demokrasinin işleyememiş olmasından dolayı duydukları üzüntüyü dile getirdikleri belirtiliyor.

Yazışmada, aynı görüşmede bazı üst düzey askeri yetkililerin de bulunduğu aktarılıyor.

“Askeri yetkililerin artık ordunun yönetimi ele aldığı ve ‘işleri düzelttiği’ için endişe duyulmaması gerektiği ve teröristlerin de kaçtığı yönündeki sözleri biraz safça görünüyor. Ancak ortamda tartışma çıkmaması için sarf edilmiş olması da muhtemel” ifadelerine yer veriliyor.

‘Sıkıyönetim komutanı isteksizce müdahale ettiklerini söyledi’

Yazışmada, Ege Bölge ve Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Süreyya Yüksel ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Korgeneral Muammer İnal ile yapılmış görüşmelerin ayrıntıları da yer alıyor:

“30 Eylül’de Orgeneral Süreyya Yüksel’in sıkıyönetim komutanlığına atanmasından dolayı bir tebrik telefonu açtım. Normalde 20 dakika civarı süren görüşmelerimiz, bu kez bir saati buldu.

“Görüşmenin ana mesajı, ordunun çok isteksiz bir şekilde müdahale ettiği ve en kısa zamanda ülkenin yönetimini yeniden sivillere bırakmayı istedikleri yönündeydi.

“Milli Güvenlik Konseyi’nin üyelerinin tamamının kendisinin çok yakın arkadaşları olduğunu ve hiçbirinin siyasi gücü elinde tutmak istemediğini söyledi.

“Görüşmede, ‘amatörler’ olarak nitelendirdiği ve yönetme konusunda deneyimsiz, esas odaklarının Demokrat Parti üyelerinden intikam almak olduğunu söylediği 27 Mayıs 1960 darbesinin liderlerinden faklı olarak, bu yeni komuta kademesinin en kısa sürede siyasal partilerin hayata dönmelerini sağlayacak şekilde düzeni sağlamak ve gerekli ‘ayarlamaları’ yapmak istediğini ifade etti.”

12 Eylül 1980’de ne oldu?

TSK, cumhurbaşkanının parlamentoda uzlaşma sağlanamaması nedeniyle aylarca seçilememesi, yaşanan hükümet istikrarsızlığı, ağır ekonomik sorunlar ve yoğun iç çatışmaları gerekçe göstererek 12 Eylül 1980 Cuma günü sabah saat 03:00’te yönetime el koydu.

Ülkenin yönetimi darbeyle birlikte kurulan Milli Güvenlik Konseyi’ne (MGK) devredildi.

MGK’nın yayımladığı ilk bildiride, darbenin ordunun “İç Hizmet Kanunu’nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma görevini” yerine getirmek adına “emir-komuta zinciri” içinde gerçekleştirildiği belirtildi.

MGK’nın başkanlığına Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren getirildi.

Konsey’de yer alan diğer isimler de Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komitanı Oramiral Nejat Tümer, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun oldu.

Konsey’in genel sekreterliği görevini de Orgeneral Haydar Saltık yürütüyordu.

Darbe olduğunda iktidarda Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı Süleyman Demirel başbakanlığındaki azınlık hükümeti bulunuyordu.

Bu azınlık hükümetine Necmettin Erbakan önderliğindeki Milliyetçi Selamet Partisi (MSP) ve Alparslan Türkeş’in lideri olduğu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) dışarıdan destek veriyordu.

Ana muhalefette ise genel başkanlığını Bülent Ecevit’in yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) vardı.

Darbenin ardından birçok siyasi parti, sendika ve dernek kapatıldı, yeni bir anayasa hazırlandı, birçok isme siyaset yasağı getirildi ve parlamenter sistemde önemli değişiklikler yapıldı. Darbenin ardından yaklaşık üç yıl sonra, 6 Kasım 1983 genel seçimleriyle demokrasinin yeniden tesisi süreci de başladı.

Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı resmi verilere göre, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından toplam 650 bin kişi gözaltına alındı ve 52 bini de tutuklandı. Fişlenen kişi sayısı da 1 milyon 680 bin, vatandaşlıktan çıkartılanların sayısı da 14 bin.

Sıkıyönetim mahkemelerinde 210 bin dava açıldı ve toplamda 230 bin kişi farklı suçlardan yargılandı. Bunların 7 bini hakkında idam cezası istendi.

Bu dönemde, 14 kişi cezaevlerindeki açlık grevleri nedeniyle, 171 kişi sorguda ve uğradığı işkence sonucu ve 49 kişi de idam edilerek yaşamını yitirdi.

Ancak sivil toplum kuruluşları, gerçekten çok daha fazla kişinin darbeden etkilenmiş olabileceğini söylüyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-gizli-diplomatik-belgelerinde-12-eylul-darbesi-is-adamlarinin-cogu-havalara-ucuyor-birkac-aydin-disinda-itiraz-eden-yok/feed/ 0
ABD belgelerinde 12 Eylül: ‘Terör tehdidi Türkler için azaldı ama ABD için sürüyor’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-belgelerinde-12-eylul-teror-tehdidi-turkler-icin-azaldi-ama-abd-icin-suruyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-belgelerinde-12-eylul-teror-tehdidi-turkler-icin-azaldi-ama-abd-icin-suruyor/#respond Tue, 10 Sep 2024 15:45:20 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-belgelerinde-12-eylul-teror-tehdidi-turkler-icin-azaldi-ama-abd-icin-suruyor/ Bu haber ilk olarak 12 Eylül 2018’de yayınlanmıştır.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyonlarından Washington’a yapılan yazışmalarda gündeme getirilen en önemli konular arasında güvenlik durumu ve şiddet olaylarının seyri yer alıyor.

Darbenin hemen ardından ABD’li diplomatlar, özellikle sol örgütlerin yeraltına inip, güç topladıktan sonra tekrar eylemlerine başlayacağı yönünde kaygı taşıdığı görülüyor.

Bununla birlikte, 5 Kasım 1980 tarihinde Ankara Büyükelçiliği’nin gönderdiği bir yazışmada, darbenin ardından şiddet olaylarında kayda değer bir azalma olduğu ancak bazı sol grupların askeri müdahaleden ABD’yi sorumlu tutmasından dolayı kendilerine yönelik tehdidin ciddiyetini koruduğu belirtiliyor.

BBC Türkçe, 2011 yılında Bilgi Edinme Yasası kapsamında yapılan bir başvuru üzerine gizliliği kaldırılan ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine ulaştı.

İlk kez kamuoyuna açıklanan bu belgelerle ilgili haberlerin ilki 12 Eylül darbesinin 38’inci yıldönümü olan Çarşamba, ikincisi ise dün yayımlandı. Bugünkü haber üç günlük boyunca haber dizisinin de son haberi.

BBC Türkçe’nin ulaştığı belgeler arasında 12 Eylül 1980 ile 5 Kasım 1980 tarihleri arasında ABD’nin Ankara, İstanbul ve İzmir’deki diplomatik temsilciliklerinden Washington’daki Dışişleri Bakanlığı ile diğer ülkelerdeki temsilciliklerine gönderilmiş 10 adet yazışma yer alıyor.

İlk kez kamuoyuyla paylaşılan bu yazışmalardan biri gizlilik sıralamasında en yüksek ikinci derece olan “Gizli” ibaresini; yedi tanesi üçüncü gizlilik derecesi olan “Özel” ibaresini taşıyor. İki yazışma da kamuya açık bilgiler taşıdığı için “Tasnif Dışı” olarak sınıflandırılıyor.

‘Güvenlik güçleri aktif durumda ve çok sayıda kişi gözaltında’

“12 Eylül’den bu yana Türkiye’deki iç güvenlik durumu iyileşti” başlıklı 5 Kasım 1980 tarihli “Özel” ibareli yazışma, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden Daniel Newberry’nin imzasını taşıyor.

Newberry, bu yazışmada Türkiye’de güvenlik durumunun kaydadeğer ölçüde iyileştiğine dikkat çekiyor:

“Güvenlik güçleri geçmişe kıyasla çok daha aktif durumdalar ve terörist olduğundan kuşkulanılan çok sayıda kişi sorgulanmak üzere gözaltına alındı.

“MGK Genel Sekreteri Haydar Saltık, yabancı gazetecilere düzenlediği basın toplantısında, 12 Eylül’den bu yana güvenlik güçleri tarafından yaklaşık 11 bin 500 kişinin gözaltına alındığını söyledi. Bu kişilerden 6 bin 900’ü tutuklanırken, 3 bin 900’ünün gözaltındaki işlemleri devam ediyor ve 746 hakkında da çeşitli suçlardan hüküm verildi.

“Ayrıca çıkarılan af yasasının ardından geçen üç hafta içinde 160 bin ruhsatsız silahın da teslim edildiğini not etmekte fayda var.”

Türkiye’de 1970’li yılların sonunda şiddetlenen iç çatışma, ordunun da darbe için öne sürdüğü gerekçeler arasında yer alıyor.

Darbeden 10 gün önce, 2 Eylül 1980 tarihinde Milliyet gazetesinde yer alan bir haberde, son aylarda günde ortalama 10 kişinin “terör olayları nedeniyle” hayatını kaybettiği bildirildi. Haberde, Milliyet İstihbarat Servisi’nin yaptığı araştırmaya göre, Ocak ile Eylül 1980 arasındaki dokuz aylık dönemde 1.606 kişinin yaşamını yitirdiği ifade edildi.

Bu dönemde, Ağustos, 347 can kaybıyla en kanlı ay oldu. Gazetede yayımlanan tabloda, Mayıs ve Haziran aylarında can kaybı sayısının 200’e yaklaştığı ve Temmuz ayında da 300’ün üzerine çıktığı bilgisine yer verildi.

Milliyet’te Kasım başında yayımlanan bir başka haberde de, 12 Eylül’den sonra “terör olayları nedeniyle” yaşamını yitiren kişi sayısının 67 olduğu ve bunlardan 42’sinin yasa dışı örgüt üyesi olduğunun iddia edildiği belirtildi.

‘Gazeteler sıkıyönetim komutanlıklarından verilenleri haber yapıyor’

Ancak Newberry, çatışmalarla ilgili verilen rakamların güvenilir olmayabileceği uyarısını yapıyor. Yazışmada, 12 Eylül’den bu yana gazetelerin özellikle de sıkıyönetim komutanlıklarının görev alanına girebilecek konularda “emin olmadıkları şeyleri yazmadıkları” ve yapılan haberlerin de sıkıyönetim komutanlıkları tarafından servis edilen malzemelerin kullanıldığı vurgulanıyor.

Newberry, “Eldeki verilere yönelik kuşkularımıza rağmen, Büyükelçilik 12 Eylül’den sonra Türkiye genelinde iç güvenlik ortamının ciddi şekilde iyileştiğini düşünüyor. Bu düşünce diğer yabancı ve Türkler tarafından da destekleniyor” yorumu yapıyor ve şöyle devam ediyor:

“Şu aşamada genel terör tehdidi bir şekilde azalmış gibi görünse de, Türkiye’de görev yapan Amerikalılara yönelik tehdit ciddiyetini koruyor.

“Türkiye Komünist Partisi’nin radyo yayınlarında 12 Eylül ‘Amerikan yapımı darbe’ olarak tanımlanıyor ve Türklere çok sert şekilde karşılık verme çağrısı yapıyor.

“12 Eylül’den bu yana ülke genelinde ABD karşıtı birkaç olay yaşanırken, bunlar Amerikalı olarak tanımlanan binaların önüne bomba bırakılmasıyla sınırlı kaldı. ABD’li personele yönelik herhangi bir terör saldırısı yaşanmadı.

“Bununla birlikte, Türkiye’deki teröristler, zaman geçtikçe ve mevcut yönetim altında yaşamaya alıştıkça daha da cesur hale gelebilirler. Bu durumda hem Türklere hem de Amerikalara yönelik tehdit de artar.”

‘Orgeneral Yüksel, kökü kazınmasa da kontrol altına alınabileceğini düşünüyor’

Yazışmada, 12 Eylül öncesinde yaşanan siyasi şiddet olayları “kendine özgü” olarak tanımlanıyor ve onlarca küçük silahlı grubun yanı sıra bu grupların eylemlerine katılan ya da destek veren binlerce kişi olduğu belirtiliyor.

Ancak ABD’li diplomatların görüştüğü askeri yetkililer ise şiddet olaylarına başvuranları “azınlık” olarak tanımlıyor.

Bu isimlerden birisi de Ege Ordu ve Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Süreyya Yüksel.

İzmir Konsolosluğu’ndan 2 Ekim 1980 tarihinde geçilen “Özel” ibareli diplomatik yazışmada, Yüksel’in şiddet olaylarının kontrol altına alınabileceğine dair değerlendirmelerine yer veriliyor:

“Teröristleri ufak bir azınlık olarak nitelendiren Yüksel, terörizmin tamamen kökü kazınamasa da kontrol altına alınabileceğini aktardı.

“Dev-Yol’un tehdit ettiği gibi terörün hükümete meydan okuyacak hale gelip gelmeyeceği yönündeki soruma ise 12 Eylül’ün hemen ardından gelen dönemde bir artış olma ihtimali bulunsa da bunun hiçbir zaman Türkiye için darbe öncesi dönem kadar büyük bir tehlike oluşturmayacağı yanıtını verdi.”

‘ Evren, Sakarya Muharebesi kadar insanın öldüğü bu sürece örtülü savaş diyor’

ABD’li diplomatların, darbeden sonra yaptıkları yazışmalarda ordunun yönetime el koyma nedenleri arasında şiddet olayları ve iç çatışmaların rolüne ilişkin değerlendirmeleri de yer alıyor.

Yine Daniel Newberry imzası taşıyan, 19 Eylül tarihli “Gizli” ibareli yazışmada, darbenin lideri olan dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’in yaptığı açıklamalarda yaşanan çatışmaların orduyu harekete geçmek zorunda bıraktığını söylediğini belirtiyor:

“Evren, bu olayları ve radikal gruplar nedeniyle ülkede giderek artan kutuplaşmayı göz önünde tutarak, son iki yıl içerisinde 5 bin ölü ve 15 bin yaralıyla Türkiye’nin bağımsızlığında önemli rol oynayan 1921’deki Sakarya Meydan Muharebesi kadar can alan bu şiddet olaylarını ‘örtülü savaş’ olarak nitelendirdi.

“Evren, hükümetlerin etkisizliği ve mecliste yaşanan tıkanıklığın etkisiyle artan şiddet olaylarının orduya yönetime el koymak dışında başka bir seçenek bırakmadığını söyledi.”

Darbeden önceki günlerde dönemin gündemini meşgul eden konulardan biri de Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen hakkında verilen gensoruydu. Aynı dönemde ayrıca Enerji Bakanı Esat Kıratlıoğlu ve Maliye Bakanı İsmet Sezgin hakkındaki gensorular da Meclis gündemine alınmayı bekliyordu.

Adalet Partisi’nin kurduğu azınlık hükümetindeki bakanlara yönelik muhalefet partilerinin verdiği gensorular, bu dönemde Meclis’teki tıkanıklığın ve hükümetin de etkili politikalar yürütememesinin bir sembolü olarak nitelendiriliyor.

‘Komuta kademesi teröre ve eylemleri yapanlara karşı harekete geçecek’

Newberry tarafından kaleme alınan yazışmada, Evren ve diğer ordu komutanlarının ülkedeki “anarşi ortamına yabancı ülkelerin etkisi” konusundaki kaygılarının giderek arttığı ifade ediliyor.

Aynı yazışmada, ordunun darbe planlarının eski Başbakan Nihat Erim ve bundan üç gün sonra da Türkiye’deki sendikal hareketin en önemli isimlerinden Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kurucusu Kemal Türkler’in öldürülmelerinin ardından Temmuz ayı ortasında “ciddiye bindiğinin artık daha net bir şekilde” görüldüğü belirtiliyor.

Erim, 19 Temmuz 1980 tarihinde İstanbul’un Dragos semtinde Dev-Sol tarafından düzenlenen bir suikast sonucu yaşamını yitirirken, Türkler de 22 Temmuz 1980’de evinin önünde bir ülkücü tarafından vurularak öldürüldü. Bu iki cinayet, 12 Eylül darbesi öncesindeki en önemli kilometre taşları arasında gösteriliyor.

Newberry, aşırı solun eskiye kıyasla daha şiddetli bir şekilde harekete geçebileceğini belirterek, şunları yazıyor:

“Siyasal sistemde büyük bir reformun yanı sıra ordunun mevcut komuta kademesinin terörü ve bu eylemleri yapanları ortadan kaldırmak için ülke çapında harekete geçmesi gerekiyor. Bu işin, önümüzdeki aylarda direnişin ortaya çıkması ve şiddet olaylarının yeniden ortaya çıkmasını engellemeye yetecek kadar hızlı ve kapsamlı yapılabileceğine dair şu aşamada hiçbir gösterge yok.

“Aksine, 1971-73 yılları arasındaki radikal sola kıyasla daha büyük, daha gelişmiş, daha organize ve daha iyi silahlanmış aşırı sol, kurulan geçici hükümeti itibarsızlaştırmak, halkın desteğini azaltmak ve muhtemelen orduyu ‘demir yumrukla’ baskı kurmaya kışkırtmak için çok ciddi çaba gösterecektir.”

Yazışmayı kaleme alan Newberry, Türkiye’yi yakından tanıyan ABD’li diplomatlardan birisi. 1999 yılında yaşamını yitirmesinin ardından Washington Post gazetesi yayımladığı haberde Newberry’den “Türkiye konusunda otorite” olarak bahsediyor.

Newberry, 36 yıl süren diplomasi kariyerinde Türkiye’ye dört defa atandı ve Ankara, Adana ve İstanbul’da görev yaptı. 19 Eylül 1980 tarihli yazışmayı Ankara Büyükelçiliği’nde görevli olduğu sırada kaleme alan Newberry, bundan bir yıl sonra İstanbul Başkonsolosluğu’na atandı ve 1985 yılına kadar bu görevi sürdürdü.

12 Eylül 1980’de ne oldu?

TSK, cumhurbaşkanının parlamentoda uzlaşma sağlanamaması nedeniyle aylarca seçilememesi, yaşanan hükümet istikrarsızlığı, ağır ekonomik sorunlar ve yoğun iç çatışmaları gerekçe göstererek 12 Eylül 1980 Cuma günü sabah saat 03:00’te yönetime el koydu.

Ülkenin yönetimi darbeyle birlikte kurulan Milli Güvenlik Konseyi’ne (MGK) devredildi. MGK’nın yayımladığı ilk bildiride, darbenin ordunun “İç Hizmet Kanunu’nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma görevini” yerine getirmek adına “emir-komuta zinciri” içinde gerçekleştirildiği belirtildi.

MGK’nın başkanlığına Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren getirildi.

Konsey’de yer alan diğer isimler de Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komitanı Oramiral Nejat Tümer, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun oldu.

Konsey’in genel sekreterliği görevini de Orgeneral Haydar Saltık yürütüyordu.

Darbe olduğunda iktidarda Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı Süleyman Demirel başbakanlığındaki azınlık hükümeti bulunuyordu. Bu azınlık hükümetine Necmettin Erbakan önderliğindeki Milliyetçi Selamet Partisi (MSP) ve Alparslan Türkeş’in lideri olduğu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) dışarıdan destek veriyordu. Ana muhalefette ise genel başkanlığını Bülent Ecevit’in yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) vardı.

Darbenin ardından birçok siyasi parti, sendika ve dernek kapatıldı, yeni bir anayasa hazırlandı, birçok isme siyaset yasağı getirildi ve parlamenter sistemde önemli değişiklikler yapıldı. Darbenin ardından yaklaşık üç yıl sonra, 6 Kasım 1983 genel seçimleriyle demokrasinin yeniden tesisi süreci de başladı.

Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı resmi verilere göre, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından toplam 650 bin kişi gözaltına alındı ve 52 bini de tutuklandı. Fişlenen kişi sayısı da 1 milyon 680 bin, vatandaşlıktan çıkartılanların sayısı da 14 bin.

Sıkıyönetim mahkemelerinde 210 bin dava açıldı ve toplamda 230 bin kişi farklı suçlardan yargılandı. Bunların 7 bini hakkında idam cezası istendi.

Bu dönemde, 14 kişi cezaevlerindeki açlık grevleri nedeniyle, 171 kişi sorguda ve uğradığı işkence sonucu ve 49 kişi de idam edilerek yaşamını yitirdi.

Ancak sivil toplum kuruluşları, gerçekten çok daha fazla kişinin darbeden etkilenmiş olabileceğini söylüyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-belgelerinde-12-eylul-teror-tehdidi-turkler-icin-azaldi-ama-abd-icin-suruyor/feed/ 0
Suriye’den gelen mermi Gaziantep’teki eve isabet etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyeden-gelen-mermi-gaziantepteki-eve-isabet-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyeden-gelen-mermi-gaziantepteki-eve-isabet-etti/#respond Tue, 10 Sep 2024 15:45:17 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyeden-gelen-mermi-gaziantepteki-eve-isabet-etti/ Suriye tarafından geldiği düşünülen yorgun mermi, Gaziantep’in Karkamış ilçesinde bulunan bir eve isabet etti.

Gaziantep’in Karkamış ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde bulunan bir eve, Suriye tarafından geldiği tahmin edilen yorgun mermi isabet etti. Mermi camdan geçerek evin içindeki duvara saplandı. Vatandaşların ihbarı üzerine eve jandarma ekipleri sevk edilirken şans eseri evde bulunan vatandaşlar yara almadan kurtuldu. Olay ile ilgili inceleme başlatıldı. – GAZİANTEP

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/suriyeden-gelen-mermi-gaziantepteki-eve-isabet-etti/feed/ 0
Çanakkale’de 31 Kaçak Göçmen Yakalandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/canakkalede-31-kacak-gocmen-yakalandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/canakkalede-31-kacak-gocmen-yakalandi/#respond Tue, 10 Sep 2024 15:45:15 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/canakkalede-31-kacak-gocmen-yakalandi/ Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince 12’si çocuk toplam 31 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Bölgeye giden Sahil Güvenlik Gemisi TCSG-84 tarafından durdurulan lastik bot içinde 12’si çocuk 31 kaçak göçmeni yakaladı.

Küçükkuyu beldesindeki Sahil Güvenlik Karakoluna götürülen kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi. – ÇANAKKALE

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/canakkalede-31-kacak-gocmen-yakalandi/feed/ 0
Küresel kriz onları da vurdu! Dünyaca ünlü kot markası Score iflas etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/kuresel-kriz-onlari-da-vurdu-dunyaca-unlu-kot-markasi-score-iflas-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kuresel-kriz-onlari-da-vurdu-dunyaca-unlu-kot-markasi-score-iflas-etti/#respond Thu, 05 Sep 2024 13:30:42 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/kuresel-kriz-onlari-da-vurdu-dunyaca-unlu-kot-markasi-score-iflas-etti/ Koronavirüs pandemisi ve ardından gelen kapanmalar, birçok şirketi zor durumda bırakırken, Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği ekonomik belirsizlikler de süreci daha da kötüleştirdi. Küçük ve büyük ölçekli pek çok firma iflasın eşiğine gelirken, bu kez kötü haber giyim sektöründen geldi.

Score’un yanı sıra, aynı sahibin diğer kot markası Chasin de iflas etti. İflas kararı, Zutphen mahkemesi tarafından duyuruldu.

Küresel kriz onları da vurdu! Dünyaca ünlü kot markası Score iflas etti

EN AZ 450 ÇALIŞAN İŞSİZ KALACAK

Score, 1981 yılında Apeldoorn’da ilk mağazasını açan girişimci Jan Peters’in önderliğinde yıllar boyunca büyümüş ve Hollanda alışveriş caddelerinde önemli bir marka haline gelmişti.

Küresel kriz onları da vurdu! Dünyaca ünlü kot markası Score iflas etti

Score ve Chasin’in, Hollanda’daki mağazalarının yanı sıra, yurtdışında da çeşitli satış noktaları bulunuyordu. Ne yazık ki bu iflasla birlikte 50’den fazla mağaza kapatılacak ve en az 450 çalışan işsiz kalacak.

Erdem AksoyErdem AksoyHaberler.com – Ekonomi

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kuresel-kriz-onlari-da-vurdu-dunyaca-unlu-kot-markasi-score-iflas-etti/feed/ 0
Putin, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Tutuklama Emrine Rağmen Moğolistan’a Resmi Ziyaret Gerçekleştirdi http://www.karadenizhabertv.com.tr/putin-uluslararasi-ceza-mahkemesinin-tutuklama-emrine-ragmen-mogolistana-resmi-ziyaret-gerceklestirdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/putin-uluslararasi-ceza-mahkemesinin-tutuklama-emrine-ragmen-mogolistana-resmi-ziyaret-gerceklestirdi/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:55:55 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/putin-uluslararasi-ceza-mahkemesinin-tutuklama-emrine-ragmen-mogolistana-resmi-ziyaret-gerceklestirdi/ Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’da resmi törenle karşılandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından çıkarılan tutuklama emrine rağmen Moğolistan’a resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Dün akşam saatlerinde Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’a gelen Putin, bugün Moğolistan Cumhurbaşkanı Ukhnaagiin Khurelsukh tarafından resmi törenle karşılandı. Rus lider, başkent Ulan Batur’un merkezindeki Sukhbaatar Meydanı’nda düzenlenen resmi karşılama töreninde iki ülke milli marşlarının çalınmasının ardından karşılama kıtasını selamladı. Daha sonra Putin ve Khurelsukh’a, iki ülke heyetleri tanıtıldı.

Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 17 Mart 2023 tarihinde UCM Başsavcısı Karim Khan’ın talebi üzerine Putin hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. – ULAN BATUR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/putin-uluslararasi-ceza-mahkemesinin-tutuklama-emrine-ragmen-mogolistana-resmi-ziyaret-gerceklestirdi/feed/ 0
Çin’de Okul Servisi Kalabalığa Daldı: 11 Ölü, 12 Yaralı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cinde-okul-servisi-kalabaliga-daldi-11-olu-12-yarali/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cinde-okul-servisi-kalabaliga-daldi-11-olu-12-yarali/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:55:50 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/cinde-okul-servisi-kalabaliga-daldi-11-olu-12-yarali/ – Çin’de okul servisi kalabalığa daldı: 11 ölü

PEKİN – Çin’in Shandong eyaletinde okul servisinin kalabalığa dalması sonucu 5’i öğrenci 11 kişi hayatını kaybetti.

Çin’in Shandong eyaletine bağlı Tai’an kentinde yaşanan olayda, okul servisi sürücüsü okula yaklaştığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek kalabalığa daldı. Okul servisinin öğrenci ve ailelerin okul kapısında beklediği sırada kalabalığa dalması sonucu 5’i öğrenci 11 kişi hayatını kaybetti. Biri durumu kritik aralarında öğrenci ve velinin bulunduğu 12 kişinin yaralandığı olaya ilişkin soruşturma başlatılırken servis sürücüsü gözaltına alındı.

Yaralıların tedavisi hastanede sürüyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cinde-okul-servisi-kalabaliga-daldi-11-olu-12-yarali/feed/ 0
Putin, Moğolistan’da resmi törenle karşılandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/putin-mogolistanda-resmi-torenle-karsilandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/putin-mogolistanda-resmi-torenle-karsilandi/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:55:47 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/putin-mogolistanda-resmi-torenle-karsilandi/ – Putin, Moğolistan’da resmi törenle karşılandı

ULAN BATUR – Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’da resmi törenle karşılandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan tutuklama emrine rağmen Moğolistan’a resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Dün akşam saatlerinde Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’a gelen Putin, bugün Moğolistan Cumhurbaşkanı Ukhnaagiin Khurelsukh tarafından resmi törenle karşılandı. Rus lider, başkent Ulan Batur’un merkezindeki Sukhbaatar Meydanı’nda düzenlenen resmi karşılama töreninde iki ülke milli marşlarının çalınmasının ardından karşılama kıtasını selamladı. Daha sonra Putin ve Khurelsukh’a, iki ülke heyetleri tanıtıldı.

Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 17 Mart 2023 tarihinde UCM Başsavcısı Karim Khan’ın talebi üzerine Putin hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/putin-mogolistanda-resmi-torenle-karsilandi/feed/ 0
Titanik’in Enkazında Gizemli Kayıp Heykel ve Tırabzan Keşfedildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/titanikin-enkazinda-gizemli-kayip-heykel-ve-tirabzan-kesfedildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/titanikin-enkazinda-gizemli-kayip-heykel-ve-tirabzan-kesfedildi/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:55:44 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/titanikin-enkazinda-gizemli-kayip-heykel-ve-tirabzan-kesfedildi/ Robot denizaltılar, Titanik’in enkazında gizemli bir kayıp heykel keşfetti. Yeni görüntüler, 112 yıllık enkazın süregelen bozulma sürecini gözler önüne seriyor.

Bu yaz gerçekleştirilen önemli dalışlarda, Titanik filmindeki ikonik sahneyi anımsatan kayıp tırabzan tespit edildi. Büyük bir tırabzan parçasının artık deniz tabanında yattığı görülüyor.

Elde edilen görüntüler, enkazın bir asrı aşkın süredir deniz dibinde nasıl değiştiğini ve çürüdüğünü gösteriyor. Uzmanlar, yaklaşık 4,5 metre uzunluğundaki tırabzanın son iki yılda düştüğünü düşünüyor, çünkü 2022’de hala yerinde olduğu belgelenmişti.

Araştırmacılar, geminin metal yapısının mikroplar tarafından aşındırılmasıyla oluşan “pas sarkıtları” fenomenini ortaya çıkardı.

Beklenmedik bir gelişme olarak, uzmanların bir daha görüleceğini ummadıkları bir eser bulundu. 1986’da Titanik’in enkazını keşfeden Robert Ballard’ın gördüğü Versailles Dianası adlı bronz heykel, yıllar sonra yeniden keşfedildi. Yaklaşık 60 cm boyundaki figür, tortuların içinde yüzüstü yatar halde bulundu.

Titanik uzmanı James Penca, BBC’ye verdiği demeçte heykelin önemini vurgulayarak, “Bu, samanlıkta iğne bulmak gibiydi. Birinci sınıf salonunun merkezi olan bu heykelin yeniden keşfi çok önemliydi,” dedi.

Bu yaz, RMS Titanic Inc. şirketi, insansız uzaktan kumandalı araçlar kullanarak alanı inceledi. Şirket, Titanik’in kurtarma haklarına sahip ve şimdiye kadar enkazdan 5.500’den fazla nesne çıkardı.

Robot denizaltılar, Titanik'in enkazında gizemli bir kayıp heykel ve tırabzan keşfetti
Robot denizaltılar, Titanik'in enkazında gizemli bir kayıp heykel ve tırabzan keşfetti
Robot denizaltılar, Titanik'in enkazında gizemli bir kayıp heykel ve tırabzan keşfetti
Robot denizaltılar, Titanik'in enkazında gizemli bir kayıp heykel ve tırabzan keşfetti
Robot denizaltılar, Titanik'in enkazında gizemli bir kayıp heykel ve tırabzan keşfetti
Robot denizaltılar, Titanik'in enkazında gizemli bir kayıp heykel ve tırabzan keşfetti
Robot denizaltılar, Titanik'in enkazında gizemli bir kayıp heykel ve tırabzan keşfetti
Robot denizaltılar, Titanik'in enkazında gizemli bir kayıp heykel ve tırabzan keşfetti
Robot denizaltılar, Titanik'in enkazında gizemli bir kayıp heykel ve tırabzan keşfetti

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/titanikin-enkazinda-gizemli-kayip-heykel-ve-tirabzan-kesfedildi/feed/ 0
İHH, Bangladeş’te Sel Felaketzede Yardımlarını Sürdürüyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/ihh-bangladeste-sel-felaketzede-yardimlarini-surduruyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ihh-bangladeste-sel-felaketzede-yardimlarini-surduruyor/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:55:34 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ihh-bangladeste-sel-felaketzede-yardimlarini-surduruyor/ İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Bangladeş’te 5,6 milyon kişiyi etkileyen sellerin ardından ülkede başlattığı acil yardım çalışmalarını sürdürüyor.

Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Bangladeş’in doğusundaki yoğun yağışlar ve Hindistan tarafındaki baraj kapaklarının açılması sebebiyle yaşanan sellerden 5,6 milyon kişi etkilendi, yerleşim alanları ve tarım arazileri su altında kaldı, en az 67 kişi hayatını kaybetti.

Yaşanan büyük selin ardından harekete geçen vakıf, afetin ilk saatlerinden itibaren bölgede başlattığı çalışmalarını sürdürüyor.

Acil yardım çalışmalarının ilk etabında şu ana kadar 18 bin kişiye sıcak yemek, 500 aileye ise kumanya ve kuru gıda yardımında bulunuldu.

Her gün 200 kişiye sağlık hizmeti veriliyor

Vakfın sağlık çalışmaları çerçevesinde ise geçici koruma kampında bulunan ailelere yönelik muayene, tanı ve ilaç tedavi hizmetleri sunuluyor.

Mobil klinikte her gün düzenli olarak 200 kişi sağlık hizmetlerinden faydalanıyor.

İHH, Feni, Comilla, Noakhali ve Lakshmipur şehirlerinde ağırlıklı olmak üzere acil yardım çalışmalarına devam ediyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ihh-bangladeste-sel-felaketzede-yardimlarini-surduruyor/feed/ 0
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Cezaevindeki Firar Girişiminde 129 Ölü http://www.karadenizhabertv.com.tr/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-cezaevindeki-firar-girisiminde-129-olu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-cezaevindeki-firar-girisiminde-129-olu/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:55:30 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-cezaevindeki-firar-girisiminde-129-olu/ – Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde cezaevinde firar girişimi: 129 ölü

KİNŞASA – Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Makala Merkez Cezaevinde yaşanan firar girişimi sırasında çıkan izdihamda 24 kişi uyarı ateşi sonrası öldürülürken toplamda 129 kişi hayatını kaybetti.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin başkenti Kinşasa’da bir cezaevinde firar girişimi yaşandı. Yetkililer yaptıkları açıklamada, firar girişiminde çıkan izdihamda en az 129 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Kongo Demokratik Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Jacquemin Shaban sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 24 mahkumun bugün erken saatlerde Kinşasa’daki aşırı kalabalık Makala Merkez Cezaevind”en kaçmaya çalışırken “uyarı” ateşiyle vurularak öldürüldüğünü söyledi. “Ayrıca 59 yaralı da hükümet tarafından tedavi edilirken tecavüz vakaları da var” diyen Shaban, cezaevinde kontrolün sağlandığını duyurdu.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti Adalet Bakan Yardımcısı Mbemba Kabuya ise, firar girişiminin cezaevinde bulunan mahkumlar tarafından planladığını ifade etti.

Uluslararası Af Örgütünün yayınladığı son rapora göre bin 500 kişilik kapasitesi ile ülkenin en büyük büyük cezaevi olan Makala’da çoğu yargılanmayı bekleyen 12 bin mahkum bulunuyor. Daha önce de firarların yaşandığı cezaevinde, 2017 yılında dini bir tarikat tarafından düzenlenen saldırıda onlarca kişi serbest bırakılmıştı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-cezaevindeki-firar-girisiminde-129-olu/feed/ 0
Depremde Yıkılan Binaların Müteahhitlerine Adalet Arayışı: Firari Sanıkların İadesi İçin Adımlar Atılıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/depremde-yikilan-binalarin-muteahhitlerine-adalet-arayisi-firari-saniklarin-iadesi-icin-adimlar-atiliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/depremde-yikilan-binalarin-muteahhitlerine-adalet-arayisi-firari-saniklarin-iadesi-icin-adimlar-atiliyor/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:55:27 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/depremde-yikilan-binalarin-muteahhitlerine-adalet-arayisi-firari-saniklarin-iadesi-icin-adimlar-atiliyor/ HABER: MEHMET OFLAZ

(ADANA) – Adana’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 40 kişiye mezar olan Sami Bey Apartmanı’nın müteahhidi Eda Aybaba Çelik’in, Türkiye’ye iade edilmesi için Birleşik Krallık yetkili adli makamlarına yazı gönderildi. Sami Bey Apartmanı’nda annesi, kardeşlerini ve akrabalarını kaybeden Naim Emin Ünvar, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede, “Adli tatil bitiminin hemen ertesinde böyle güzel bir haber almak umudumu tazeledi. Devamının gelmesini temenni ediyorum” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana’nın Çukurova İlçesi Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan Sami Bey Apartmanı da yıkıldı. Enkaz yığınına dönen apartmanda 40 kişi yaşamını yitirdi. Sami Bey Apartmanı’nın müteahhitleri Abdullah Aybaba ile kızı Eda Aybaba Çelik’in yurt dışına kaçtığı tespit edilmiş ancak baba-kız yakalanamamıştı.

ANKA Haber Ajansı’nın edindiği bilgiye göre; Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Eda Aybaba Çelik’in yakalanarak Türkiye’ye iade edilmesi için Birleşik Krallık yetkili adli makamına yazı gönderdi.

Sami Bey Apartmanı’nda annesi, babası, iki kardeşi, anneannesi ve akrabalarını kaybeden Naim Emin Ünvar, Çelik hakkında çıkartılan yakalama kararını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Ünvar, “Adli tatil bitiminin hemen ertesinde böyle güzel bir haber almak umudumu tazeledi. Annemin doğum gününe denk gelmiş olmasını da onun için bir hediye olarak görüyorum. Devamının gelmesini temenni ediyorum” diye konuştu.

Ne olmuştu?

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 19 ay geçerken, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalet arayışı sürüyor. Depremde yıkılan ve 970 vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olan binalarda sorumluluğu olan 14 firari sanık hala aranıyor.

Davalarda yıkılan binalarda hayatını kaybedenler ve aranan firari sanıklar şöyle:

Emlakbank Konutları: Hatay’ın Antakya ilçesinde 370 kişinin hayatını kaybettiği Emlakbank Konutları’nın şüphelilerinden Aytaç Kınay, firari olarak aranıyor.

Rönesans Rezidans: Hatay’daki rezidansın şantiye şefi ve şirket ortağı Hüseyin Yalçın Coşkun, firari olarak aranıyor. Coşkun hakkında kırmızı bülten çıkarıldı.

Üzümkent Sitesi: Adıyaman’daki Üzümkent Sitesi’nde sorumluluğu bulunan Ahmet İşitmen, aranıyor. İşitmen’in yurt dışında olduğu tespit edilmişti.

Sueda Kent Sitesi: Adıyaman’daki sitenin şantiye şefi ve statik proje müellifi Ömer Yılmaz yakalanamadı.

Furkan Apartmanı: Gaziantep’teki Apartmanı’nın müteahhitleri Hasan Hüseyin Sever ve Abdullah Devrim Sever, firari olarak aranıyor. Kırmızı bülten çıkarıldı.

Sami Bey Apartmanı: Adana’nın Çukurova ilçesindeki binanın müteahhitleri Abdullah Aybaba ile kızı Eda Aybaba Çelik bulunamadı. Firarilerin yurt dışına kaçtığı tespit edildi, iadesi istendi.

Ezgi Apartmanı: Kahramanmaraş’taki apartman için hazırlanan bilirkişi raporunda binanın giriş katında bulunan ve tadilat yapan Kervan Pastanesi’nin yıkımda asli kusurlu oldukları belirtildi. Yakalama kararı çıkarılan ve aylardır firari olan Kervan Pastanesi sahipleri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’in avukatı Ersan Şen’in talebiyle hazırlanan son bilirkişi raporunda kusurlu bulunmadı. Firari Kervancıoğlu ve Pekel aranıyor.

Kavak Apartmanı: Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde 26 kişinin hayatını kaybettiği Kavak Apartmanı’nın şantiye şefi Serdar Çelebi Köse, aranıyor.

Fazilet Apartmanı: Kahramanmaraş’taki apartmanının yıkılmasına neden olan zemin kattaki fırının işletmecileri firari Akın Yağcı ve eşi Ferihan Yağcı hala bulunamadı.

Burak Yapı Sitesi: Adıyaman’ın Merkez ilçesinde 12 kişinin hayatını kaybettiği Burak Yapı Sitesi’nin şantiye şefi Metin Bekir Sarıkaya, firari olarak aranıyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/depremde-yikilan-binalarin-muteahhitlerine-adalet-arayisi-firari-saniklarin-iadesi-icin-adimlar-atiliyor/feed/ 0
İHH, Bangladeş’te Sellerden Etkilenenlere Acil Yardım İmkanları Sunuyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/ihh-bangladeste-sellerden-etkilenenlere-acil-yardim-imkanlari-sunuyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ihh-bangladeste-sellerden-etkilenenlere-acil-yardim-imkanlari-sunuyor/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:55:24 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ihh-bangladeste-sellerden-etkilenenlere-acil-yardim-imkanlari-sunuyor/

İHH İnsani Yardım Vakfı, Bangladeş’te 5,6 milyon kişiyi etkileyen sellerin ardından ülkeye yönelik başlattığı acil yardım çalışmalarını sürdürüyor. Vakıf tarafından şu ana kadar, 18 bin kişiye sıcak yemek, 500 aileye ise kumanya ve kuru gıda yardımında bulunuldu. Ayrıca, İHH tarafından kurulan mobil klinikte de her gün 200 kişiye sağlık hizmeti veriliyor.

Bangladeş’in doğusunda yaşanan yoğun yağışlar ve Hindistan tarafındaki baraj kapaklarının açılması sebebiyle yaşanan sellerden 5,6 milyon kişi etkilendi. Yerleşim alanları ve tarım arazileri sular altında kaldı, en az 67 kişi hayatını kaybetti.

İHH tarafından yapılan açıklamaya göre, vakfın acil yardım çalışmalarının ilk etabında şu ana kadar, 18 bin kişiye sıcak yemek, 500 aileye ise kumanya ve kuru gıda yardımında bulunuldu. Vakfın sağlık çalışmaları çerçevesinde ise, geçici koruma kampında bulunan ailelere yönelik muayene, tanı ve ilaç tedavi hizmetleri sunuluyor. Mobil klinikte her gün düzenli olarak 200 kişi sağlık hizmetlerinden faydalanıyor. İHH; Feni, Cumilla, Noakhali ve Lakhmipur şehirlerinde ağırlıklı olmak üzere acil yardım çalışmalarına devam ediyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ihh-bangladeste-sellerden-etkilenenlere-acil-yardim-imkanlari-sunuyor/feed/ 0
Çin’de 40.000 yıllık bir buzulda 1.700 antik virüs keşfedildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/cinde-40-000-yillik-bir-buzulda-1-700-antik-virus-kesfedildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cinde-40-000-yillik-bir-buzulda-1-700-antik-virus-kesfedildi/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:55:20 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/cinde-40-000-yillik-bir-buzulda-1-700-antik-virus-kesfedildi/ Batı Çin’deki Guliya Buzulu’nda yapılan araştırmalar sonucunda, bilim insanları şaşırtıcı bir keşfe imza attı. Yaklaşık 40.000 yıl öncesine dayanan bu buzuldan alınan örneklerde, daha önce bilinmeyen 1.700 antik virüs tespit edildi.

Ohio Eyalet Üniversitesi’nden ZhiPing Zhong liderliğindeki ekip, buzuldan alınan örneklerdeki DNA’ları yeniden yapılandırdı. Bu çalışma sonucunda ortaya çıkan virüslerin yaklaşık %75’inin modern insanlar tarafından daha önce bilinmediği anlaşıldı.

Keşfedilen virüslerden biri, özellikle dikkat çekici. Bu virüs, son büyük iklim geçişinin yaşandığı yaklaşık 11.500 yıl öncesine dayanıyor. Araştırmacılar, bu keşfin virüslerin iklim değişikliğine nasıl tepki verdiğini anlamak açısından önemli olduğunu vurguluyor.

İlginç bir şekilde, buzul Çin’de bulunmasına rağmen, bazı virüslerin Orta Doğu ve Arktik bölgelerinden geldiği de tespit edildi. Bu durum, antik dönemlerde bile virüslerin geniş coğrafi alanlara yayılabildiğini gösteriyor.

Zhong, bu keşfin önemini şöyle açıklıyor: “Virüslerin yoğun iklim dönemlerinde nasıl evrimleştiğini anlamak, gelecekte yaşanabilecek iklim değişikliklerinde virüslerin nasıl davranacağını tahmin etmemize yardımcı olabilir.”

Araştırmacılar, bulunan virüslerin insanlar için tehlikeli olup olmadığı konusunda net bir açıklama yapmadı. Ancak bu keşfin, antik dönemlerdeki yaşam ve iklim hakkında yeni bilgiler sağlayabileceğini belirtiyorlar.

Guliya Buzulu, dünyanın en yüksek platosu olan Tibet Platosu’nun bir parçası. Bu bölge, yaklaşık 2,5 milyon kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. Daha önce de bu buzulda 15.000 yıl öncesine ait örnekler bulunmuştu.

Çin'de 40.000 yıllık bir buzulda 1.700 antik virüs keşfedildi

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cinde-40-000-yillik-bir-buzulda-1-700-antik-virus-kesfedildi/feed/ 0
Filistin Kızılayı Başkanı’ndan Gazze Açıklaması: ‘Yaşanamaz Bir Yer Haline Geldi’ http://www.karadenizhabertv.com.tr/filistin-kizilayi-baskanindan-gazze-aciklamasi-yasanamaz-bir-yer-haline-geldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/filistin-kizilayi-baskanindan-gazze-aciklamasi-yasanamaz-bir-yer-haline-geldi/#respond Tue, 03 Sep 2024 10:55:17 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/filistin-kizilayi-baskanindan-gazze-aciklamasi-yasanamaz-bir-yer-haline-geldi/

Filistin Kızılayı Derneği (PRCS) Başkanı Younis al-Khatib, Ürdün’ün başkenti Amman’da düzenlenen Kızılay Konferansı’nda yaptığı açıklamada, “Yarın ateşkes sağlansa bile Gazze yaşanamaz bir yer haline geldi” dedi.

Amman’da Ürdün Kızılayı Derneği tarafından düzenlenen 11’inci Kızılhaç ve Kızılay Orta Doğu Konferansı’nda konuşan PRCS Başkanı al-Khatib, “Çatışmanın üzerinden 11 aydan fazla bir süre geçmişken, Gazze’de yaşananların doğal bir felaket olmadığını her zaman hatırlamalıyız. Yarın bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılsa bile, artan insani yardım ve yeniden inşa sorunu çözmeyecektir. Gazze yaşanamaz bir yer haline geldi” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/filistin-kizilayi-baskanindan-gazze-aciklamasi-yasanamaz-bir-yer-haline-geldi/feed/ 0
TSK’dan Kuzey Irak’a hava harekatı: 20 terör hedefi imha edildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/tskdan-kuzey-iraka-hava-harekati-20-teror-hedefi-imha-edildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tskdan-kuzey-iraka-hava-harekati-20-teror-hedefi-imha-edildi/#respond Mon, 02 Sep 2024 20:10:19 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/tskdan-kuzey-iraka-hava-harekati-20-teror-hedefi-imha-edildi/ Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Kuzey Irak’ta PKK terör örgütüne yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Son olarak Metina, Zap, Gara, Hakurk, Kandil ve Asos bölgelerinde düzenlenen hava harekatında terör örgütüne ağır darbe indirildi.

KUZEY IRAK’TA 20 TERÖR HEDEFİ İMHA EDİLDİ

Milli Savunma Bakanlığı harekata ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “PKK/KCK ve diğer terörist unsurları etkisiz hale getirerek Irak kuzeyinden halkımıza ve güvenlik güçlerimize yönelik terör saldırılarını bertaraf etmek ve hudut güvenliğimizi sağlamak maksadıyla Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa haklarımız doğrultusunda, Irak’ın kuzeyinde bulunan Metina, Zap, Gara, Hakurk, Kandil ve Asos bölgelerindeki terörist hedeflerine 2 Eylül 2024 tarihinde hava harekâtı icra edilmiş; icra edilen hava harekâtıyla Bölücü Terör Örgütü (BTO) tarafından kullanılan ve içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerinde bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, barınak, depo ve terör örgütünün kullandığı tesislerden oluşan 20 hedef imha edilmiştir.

İcra edilen bu harekâtta, azami oranda yerli ve milli mühimmat kullanılarak çok sayıda terörist etkisiz hale getirilmiştir. Asil milletimizin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri, geçmişte olduğu gibi bugün de ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için terörle mücadeleye son terörist etkisiz hâle getirilinceye kadar azim ve kararlılıkla devam edecektir. Bu harekât sırasında; masum insanların, dost unsurların, tarihî ve kültürel varlıklar ile çevrenin zarar görmemesi için her türlü tedbir alınmıştır.”

TSK'dan Kuzey Irak'a hava harekatı: 20 terör hedefi imha edildi

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tskdan-kuzey-iraka-hava-harekati-20-teror-hedefi-imha-edildi/feed/ 0
Avustralya’da kreş çalışanı pedofili 60 kız çocuğuna cinsel istismardan suçlu bulundu http://www.karadenizhabertv.com.tr/avustralyada-kres-calisani-pedofili-60-kiz-cocuguna-cinsel-istismardan-suclu-bulundu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/avustralyada-kres-calisani-pedofili-60-kiz-cocuguna-cinsel-istismardan-suclu-bulundu/#respond Mon, 02 Sep 2024 09:15:39 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/avustralyada-kres-calisani-pedofili-60-kiz-cocuguna-cinsel-istismardan-suclu-bulundu/ Avustralya’da pedofili Ashley Paul Griffith, kreşte çalıştığı sırada 60 kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmaktan suçlu bulundu. Avustralya cinsel istismar davasıyla sarsıldı. Kreşlerde çocuk bakıcısı olarak çalışan 46 yaşındaki Ashley Paul Griffith, çocuklara cinsel istismarda bulunduğunu kabul etti. Brisbane Bölge Mahkemesinde görülen davada 307 suçlama yöneltilen Griffith, Avustralya ve İtalya’da çoğunluğu 12 yaşın altında 60 kız çocuğuna istismarda bulunması nedeniyle mahkeme tarafından suçlu bulundu.

ÇOCUK İSTİSMARI İÇERİKLERİ ÜRETTİĞİ GEREKÇESİYLE GÖZALTINA ALINDI

Griffith Ağustos 2022’de çocuk istismarı içerikleri ürettiği gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alınmıştı. Bir yıl sonra ise Griffith’in 2003 ile 2022 yılları arasında Avustralya’nın on iki farklı bölgesinde ve İtalya’nın Pisa kentinde 91 çocuğa karşı bin 623 suç işlediği tespit edilmişti. Dava sürecinde Griffith’in hakkındaki suçlamaların bir kısmı düşürülmüştü. Şu anda gözaltında olan Griffith’in alacağı ceza sonraki bir tarihte belirlenecek.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/avustralyada-kres-calisani-pedofili-60-kiz-cocuguna-cinsel-istismardan-suclu-bulundu/feed/ 0
ABD Savunma Bakanı İsrail Savunma Bakanı ile Görüştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-savunma-bakani-israil-savunma-bakani-ile-gorustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-savunma-bakani-israil-savunma-bakani-ile-gorustu/#respond Mon, 02 Sep 2024 09:15:36 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-savunma-bakani-israil-savunma-bakani-ile-gorustu/

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ile telefon görüşmesi yaptı. Bakanlar, Gazze’de hayatını kaybeden 6 rehineyi görüştü.

Pentagon’dan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Bakan Austin ve Bakan Gallant, İsrail’in Gazze’de Hamas tarafından öldürülen ve aralarında 23 yaşındaki Amerikan vatandaşı Hersh Goldberg-Polin’in de bulunduğu 6 rehinenin cenazelerinin geri almasını görüştü. Bakan, öldürülen tüm rehinelerin ailelerine en derin taziyelerini iletti ve Hamas tarafından acımasızca, yasadışı ve ahlaksızca infaz edilmelerinden duyduğu öfkeyi dile getirdi. Bakan, Hamas liderlerinin işledikleri suçlardan dolayı sorumlu tutulmaları gerektiğini teyit etti. Bakan Austin ve Bakan Gallant tüm rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayacak bir ateşkes anlaşmasına bir an evvel varılması yönündeki ortak kararlılıklarını bir kez daha teyit ettiler. Bakan Austin ayrıca bu sabah Batı Şeria’da meydana gelen bir terör saldırısında hayatını kaybeden üç İsrailli polis memuru için taziyelerini iletti ve bu hafta Batı Şeria’da artan gerilim ve terörist faaliyetlerden duyduğu endişeyi dile getirdi.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/abd-savunma-bakani-israil-savunma-bakani-ile-gorustu/feed/ 0
İsrail’de Genel Grev Kararı Alındı http://www.karadenizhabertv.com.tr/israilde-genel-grev-karari-alindi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/israilde-genel-grev-karari-alindi/#respond Mon, 02 Sep 2024 09:15:34 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/israilde-genel-grev-karari-alindi/

İSRAİL Genel İşçi Örgütü (Histadrut) Başkanı Arnon Bar-David, dün yaptığı açıklamada Tel Aviv’de 2 Eylül’de genel greve gitme kararı aldıklarını duyurdu. Bar-David, “Sadece bir grev işleri sarsabilir ve bu yüzden yarın sabah saat 06.00’dan itibaren tüm İsrail ekonomisinin greve gitmesine karar verdim” dedi.

Histadrut Başkanı Bar-David, bugün tüm İsrail’in rehinelerin serbest kalması ve ateşkes anlaşması için greve gideceğini belirterek, “Yarın (2 Eylül) tüm ulus duracak ve rehineleri geri getirmek için ortak bir çığlıkta birleşecek. Grevi siyasi renklerle boyamaya çalışanlar yarın kim için her şeyi durdurduğumuzu hatırlamalıdır. Oğullarımızı ve kızlarımızı eve getirecek bir anlaşma için ödememiz gereken her türlü acı bedel, terk edilmeyi sürdürmenin maliyetinden çok daha düşüktür. Kamuoyunu kayıtsız kalmamaya ve yarın sokaklara çıkmaya çağırıyorum. Grev günü evde oturmak için değil, protesto etmek ve halkımızın çığlığını haykırmak için dışarı çıkmak içindir. Kışkırtmaya ve bölünmeye el uzatmayın, hayat kurtarmaya el uzatın” dedi.

‘DEVLET, HALKINI TERK EDİYOR’

Bar-David, İsrail’in halkını ‘terk ettiğini’ vurgulayarak, “Sevgili ülkemizin halkını terk eden bir ülke haline gelmesine kayıtsız kalmayı reddediyorum. Ülkedeki durum kötüden daha kötüye gidiyor. Terk etmek anahtar kelime ve bunun zararlarını her alanda görüyoruz. Rehinelerin terk edilmesi, evlerinden koparılan İsraillilerin terk edilmesi, güvenliğin terk edilmesi, eğitimin terk edilmesi ve ekonominin terk edilmesi” dedi.

‘SADECE GREV BİR ŞEYLERİ SARSABİLİR’

Histadrut Başkanı Bar-David, grevin bir şeyleri ‘sarsabileceğini’ ifade ederek, “Şimdiye kadar çok fazla sorumluluk üstlendim ve bu hiç de kolay olmadı. Ancak boş duramayacağımızı hissediyorum. Gazze’deki tünellerde öldürülen çocuklarımızın çığlıklarını görmezden gelemeyiz; bu akıl almaz bir şey. Aşağı doğru bir sarmal içindeyiz ve ceset torbaları almaya devam ediyoruz. Sadece bir grev bir şeyleri sarsabilir ve bu yüzden yarın sabah saat 06.00’dan itibaren tüm İsrail ekonomisinin greve gitmesine karar verdim” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/israilde-genel-grev-karari-alindi/feed/ 0
Abdullah Öztürk-Nesim Turan ikilisi, Paralimpik Oyunları’nda bronz madalya kazandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/abdullah-ozturk-nesim-turan-ikilisi-paralimpik-oyunlarinda-bronz-madalya-kazandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/abdullah-ozturk-nesim-turan-ikilisi-paralimpik-oyunlarinda-bronz-madalya-kazandi/#respond Fri, 30 Aug 2024 17:00:06 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/abdullah-ozturk-nesim-turan-ikilisi-paralimpik-oyunlarinda-bronz-madalya-kazandi/ Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda para masa tenisi çiftler kategorisinde Abdullah Öztürk-Nesim Turan ikilisi, MD 8 sınıfında bronz madalya kazandı.

Abdullah Öztürk-Nesim Turan ikilisi, para masa tenisi çift erkeklerde bronz madalya kazandı

South Paris Arena 4’te gerçekleştirilen para masa tenisi müsabakalarında 6 numaralı seribaşı olan Abdullah-Nesim ikilisi, yarı finalde 2 numaralı seribaşı Almanya’dan Valentin Baus-Thomas Schmidberger’le karşılaştı.

Rakiplerine 6-11, 11-7, 11-3, 11-2 ve 11-3 yenilen milli sporcular, bronz madalya aldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/abdullah-ozturk-nesim-turan-ikilisi-paralimpik-oyunlarinda-bronz-madalya-kazandi/feed/ 0
Arabada ilişkiye giren çift, yanlışlıkla vites koluna çarpınca araba nehre uçtu http://www.karadenizhabertv.com.tr/arabada-iliskiye-giren-cift-yanlislikla-vites-koluna-carpinca-araba-nehre-uctu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/arabada-iliskiye-giren-cift-yanlislikla-vites-koluna-carpinca-araba-nehre-uctu/#respond Thu, 29 Aug 2024 08:35:52 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/arabada-iliskiye-giren-cift-yanlislikla-vites-koluna-carpinca-araba-nehre-uctu/ Philadelphia‘da bir çift, gece yarısı yaşadıkları romantik anlar sırasında beklenmedik bir olayla karşılaştı. 2020 model bir Range Rover içinde ilişkiye giren çift, arabanın vitesine yanlışlıkla dokununca aracın Schuylkill Nehri’ne yuvarlanmasına neden oldu.

Olay, 16 Ağustos Çarşamba günü sabaha karşı 04:15 civarında, Philadelphia Belediye Binası’na yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki Fairmount Park’ta meydana geldi. Polis, NBC10’a verdiği demeçte, çiftin arka koltukta bulunduğu sırada vites koluna çarptıklarını ve bunun sonucunda aracın nehre doğru hareket ettiğini belirtti.

Hızlı düşünmeleri sayesinde çift, araç suya girmeden hemen önce dışarı atlamayı başardı ve herhangi bir yaralanma yaşamadı. Tamamen suya batan Range Rover ise yaklaşık beş saat sonra, sabah saat 09:00 civarında nehirden çıkarıldı. Olay yerine gelen kurtarma ekipleri, Strawberry Mansion Köprüsü yakınlarında batmış haldeki aracı gördüler.

Arabada ilişkiye giren çift, yanlışlıkla vites koluna çarpınca araba nehre uçtu

Arabada ilişkiye giren çift, yanlışlıkla vites koluna çarpınca araba nehre uçtu

Arabada ilişkiye giren çift, yanlışlıkla vites koluna çarpınca araba nehre uçtu

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/arabada-iliskiye-giren-cift-yanlislikla-vites-koluna-carpinca-araba-nehre-uctu/feed/ 0
Paris’te 17. Paralimpik Oyunları’nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı’ndan geçti http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti/#respond Wed, 28 Aug 2024 23:12:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti/ Engelli sporcuların olimpiyatı paralimpik oyunlarının 17’ncisinin açılış töreni, 2024 Yaz Olimpiyatları gibi ilk kez stadyum dışında Paris’teki Concorde Meydanı’nda 65 bin seyircinin önünde gerçekleşti. Törene Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Uluslararası Paralimpik Komitesi Başkanı Andrew Parsons da katıldı.

BAYRAĞIMIZI SEVİLAY VE MAHMUT TAŞIDI

Şarkıcılar ve dansçıların performans sergilediği Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nın açılış töreninde Türk bayrağını, paralimpik madalyalı milli sporcular yüzücü Sevilay Öztürk ile tekvandocu Mahmut Bozteke taşıdı.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

OYUNLAR BAŞLIYOR YARIN BAŞLIYOR

Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda ilk müsabakalar, 29 Ağustos Perşembe günü yapılacak. 4 binden fazla bedensel engelli, görme engelli ve özel sporcu Paris 2024’te madalya arayacak. Organizasyonda 22 branşta yapılacak yarışlarda 542 madalya dağıtılacak.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

PARALİMPİK OYUNLARDAKİ BRANŞLAR

Paralimpik oyunlarda sporcular okçuluk, atletizm, badminton, görme engelliler futbol, bocce, kano, bisiklet, binicilik, golbol, judo, halter, kürek, atıcılık, oturarak voleybol, yüzme, masa tenisi, tekvando, triatlon, tekerlekli sandalye basketbol, eskrim, ragbi, tekerlekli sandalye teniste branşlarında başarı kovalayacak.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

PARALİMPİK OYUNLARI NEDİR?

Paralimpik Oyunlar, çeşitli engelli gruplarından sporcuların katıldığı çok sporlu etkinliktir. Orijinalindeki “paralympic” kelimesi; İngilizce, engelli anlamına gelen “paralyzed” ve “olympic” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir. Yaz ve Kış Paralimpik Oyunları o dönemki Olimpiyatların hemen ardından yapılır.Tüm Paralimpik Oyunları Uluslararası Paralimpik Komitesi tarafından yönetilir.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti


Yaz Oyunları sporları

  • Ağırlık kaldırma
  • Atletizm
  • Atıcılık
  • Tekerlekli sandalye basketbol
  • Binicilik
  • Bisiklet
  • Boccia
  • Çim bowlingi
  • Dalış
  • Eskrim
  • Futbol
  • Goalball
  • Halter
  • Judo
  • Masa tenisi
  • Tenis
  • Okçuluk
  • Tekerlekli sandalye rugby
  • Voleybol
  • Yelken
  • Yüzme

Kış oyunları sporları

  • Alp disiplini
  • Biatlon
  • Kayaklı koşu
  • Tekerlekli sandalye körlingi
  • Kızak
  • Buz hokeyi

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti/feed/ 0
Paris’te 17. Paralimpik Oyunları’nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı’ndan geçti http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti-2/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti-2/#respond Wed, 28 Aug 2024 23:12:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti-2/ Engelli sporcuların olimpiyatı paralimpik oyunlarının 17’ncisinin açılış töreni, 2024 Yaz Olimpiyatları gibi ilk kez stadyum dışında Paris’teki Concorde Meydanı’nda 65 bin seyircinin önünde gerçekleşti. Törene Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Uluslararası Paralimpik Komitesi Başkanı Andrew Parsons da katıldı.

BAYRAĞIMIZI SEVİLAY VE MAHMUT TAŞIDI

Şarkıcılar ve dansçıların performans sergilediği Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nın açılış töreninde Türk bayrağını, paralimpik madalyalı milli sporcular yüzücü Sevilay Öztürk ile tekvandocu Mahmut Bozteke taşıdı.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

OYUNLAR BAŞLIYOR YARIN BAŞLIYOR

Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda ilk müsabakalar, 29 Ağustos Perşembe günü yapılacak. 4 binden fazla bedensel engelli, görme engelli ve özel sporcu Paris 2024’te madalya arayacak. Organizasyonda 22 branşta yapılacak yarışlarda 542 madalya dağıtılacak.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

PARALİMPİK OYUNLARDAKİ BRANŞLAR

Paralimpik oyunlarda sporcular okçuluk, atletizm, badminton, görme engelliler futbol, bocce, kano, bisiklet, binicilik, golbol, judo, halter, kürek, atıcılık, oturarak voleybol, yüzme, masa tenisi, tekvando, triatlon, tekerlekli sandalye basketbol, eskrim, ragbi, tekerlekli sandalye teniste branşlarında başarı kovalayacak.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti

PARALİMPİK OYUNLARI NEDİR?

Paralimpik Oyunlar, çeşitli engelli gruplarından sporcuların katıldığı çok sporlu etkinliktir. Orijinalindeki “paralympic” kelimesi; İngilizce, engelli anlamına gelen “paralyzed” ve “olympic” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir. Yaz ve Kış Paralimpik Oyunları o dönemki Olimpiyatların hemen ardından yapılır.Tüm Paralimpik Oyunları Uluslararası Paralimpik Komitesi tarafından yönetilir.

Paris'te 17. Paralimpik Oyunları'nın açılış töreni yapıldı: Sporcularımız Concorde Meydanı'ndan geçti


Yaz Oyunları sporları

  • Ağırlık kaldırma
  • Atletizm
  • Atıcılık
  • Tekerlekli sandalye basketbol
  • Binicilik
  • Bisiklet
  • Boccia
  • Çim bowlingi
  • Dalış
  • Eskrim
  • Futbol
  • Goalball
  • Halter
  • Judo
  • Masa tenisi
  • Tenis
  • Okçuluk
  • Tekerlekli sandalye rugby
  • Voleybol
  • Yelken
  • Yüzme

Kış oyunları sporları

  • Alp disiplini
  • Biatlon
  • Kayaklı koşu
  • Tekerlekli sandalye körlingi
  • Kızak
  • Buz hokeyi

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/pariste-17-paralimpik-oyunlarinin-acilis-toreni-yapildi-sporcularimiz-concorde-meydanindan-gecti-2/feed/ 0
İspanya’da polis botu, Afrikalı göçmenleri taşıyan tekneyi ezdi http://www.karadenizhabertv.com.tr/ispanyada-polis-botu-afrikali-gocmenleri-tasiyan-tekneyi-ezdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ispanyada-polis-botu-afrikali-gocmenleri-tasiyan-tekneyi-ezdi/#respond Wed, 28 Aug 2024 11:36:07 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ispanyada-polis-botu-afrikali-gocmenleri-tasiyan-tekneyi-ezdi/ İspanya’nın Melilla kentinde, polis botunun bir göçmen teknesini ezdiği rahatsız edici bir olay yaşandı.

Olay, Horcas Coloradas plajında gerçekleşti ve bir görgü tanığı tarafından videoya kaydedildi. Görüntülerde, içinde dört Afrikalı göçmenin (biri kız çocuğu) bulunduğu küçük bir tekne görülüyor. Bu tekne, İspanyol Sivil Muhafız botları tarafından takip ediliyordu.

Göçmenler durma uyarılarını dikkate almayınca, polis botu sert bir manevra yaparak göçmen teknesinin üzerinden geçti. Bu hareket, teknenin alabora olmasına ve içindekilerin suya düşmesine neden oldu.

Yetkililere göre olayda yaralanan olmadı, ancak bu açıklama tartışmalara yol açtı. Göçmenlerin Fas’tan Melilla’ya geçmeye çalıştığı düşünülüyor.

Olay büyük tepki topladı. Bir Fas sivil toplum kuruluşu olayın soruşturulmasını talep ederken, Melilla yönetimi polisin standart prosedürleri uyguladığını savundu.

Bu olay, İspanya’nın göçmen politikasını yeniden tartışmaya açtı. Sol parti sözcüleri olayı “insani felaket” olarak nitelendirdi ve açıklama talep etti.

İspanya İçişleri Bakanlığı ise olayla ilgili iç soruşturma başlatmayı reddetti ve teknedeki dört kişinin Fas’a geri gönderildiğini açıkladı.

Bu olay, İspanya’nın göçmen politikası ve sınır güvenliği uygulamaları konusunda ciddi tartışmalara yol açtı.

İspanya'da polis botu, Afrikalı göçmenleri taşıyan tekneyi ezdi
İspanya'da polis botu, Afrikalı göçmenleri taşıyan tekneyi ezdi
İspanya'da polis botu, Afrikalı göçmenleri taşıyan tekneyi ezdi
İspanya'da polis botu, Afrikalı göçmenleri taşıyan tekneyi ezdi
İspanya'da polis botu, Afrikalı göçmenleri taşıyan tekneyi ezdi
İspanya'da polis botu, Afrikalı göçmenleri taşıyan tekneyi ezdi

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ispanyada-polis-botu-afrikali-gocmenleri-tasiyan-tekneyi-ezdi/feed/ 0
Yüksek kolesterol demansı tetikliyor! http://www.karadenizhabertv.com.tr/yuksek-kolesterol-demansi-tetikliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yuksek-kolesterol-demansi-tetikliyor/#respond Mon, 26 Aug 2024 22:00:14 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/yuksek-kolesterol-demansi-tetikliyor/ Demans (bunama), dünya genelinde en çok görülen 7’nci ölüm nedeni. Demansın, küresel bir sağlık krizi halini aldığını belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Oğuzhan Onultan, bu hastalıkla ilgili önemli bilgiler paylaştı.

RAKAMLAR ÜRKÜTÜCÜ
Uluslararası kuruluşların istatistiklerine göre; dünyada her 3 saniyede bir kişide demans geliştiğini söyleyen Uzm. Dr. Onultan, demansın artışı ile ilgili şu rakamlara dikkat çekti: “Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, 2050 yılında dünya genelinde 65 yaş ve üzeri nüfusun 2’ye katlanarak, 2.1 milyar kişiye ulaşması bekleniyor. Bu artışla birlikte, demans ile yaşayan kişi sayısının da 153 milyona ulaşması öngörülüyor.

2023 yılı itibarıyla dünya çapında 55 milyondan fazla demanslı kişi yaşıyor. Bu sayı her 20 yılda bir neredeyse 2 katına çıkarak, 2030 yılında 78 milyona, 2050’de ise 139 ila 153 milyon arasına ulaşacak. Artışın büyük kısmı gelişmekte olan ülkelerde görülüyor. Ayrıca demans, yaşlılar arasında engellilik ve bağımlılığın en önemli nedenlerinden biri.”

İŞİTME ÇOK ÖNEMLİ
Dünya genelinde sağlık hizmetlerinin ve yaşam koşullarının iyileşmesiyle birlikte, insanların yaşam süresinin uzadığını ve bunun da yaşlı nüfusun artmasına neden olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Onultan “Yaşlılık, demans için en güçlü risk faktörlerinden biridir.

Çünkü, yaşlandıkça beyin hücrelerinin hasar görme ve işlevlerini kaybetme olasılığı artar. Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte hipertansiyon, diyabet ve işitme kaybı gibi diğer demans risk faktörleri de yaygınlaşır ve demans vakalarının artmasına yol açar” diye konuştu.

12 DEĞİŞTİRİLEBİLİR RİSK FAKTÖRÜ
Dünya çapındaki demans vakalarının yüzde 40’ının değiştirilebilir risk faktörlerine bağlı olarak meydana geldiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Onultan, Lancet Tıp Dergisi’nin raporunda yer alan 12 risk faktörünü şöyle sıraladı: “Rapora gör demansın ‘potansiyel olarak değiştirilebilir’ 12 risk faktörü var. Bu faktörler; az eğitim, hipertansiyon, işitme bozukluğu, sigara içmek, obezite, depresyon, fiziksel hareketsizlik, diyabet, düşük sosyal iletişim, aşırı alkol tüketimi, travmatik beyin hasarı ve hava kirliliği.

KOLESTEROLÜNÜZ YÜKSEK VE GÖRME KAYBI VARSA DİKKAT!
Görmekaybı ve yüksek kolesterolün de demans gelişimiyle ilişkili yeni risk faktörleri listesine eklendiğini söyleyen Uzm. Dr. Onultan, “Bunlar önemli yeni kanıtlar. Bu bulgular, demansın önlenmesi ve yönetimi için yeni stratejilerin geliştirilmesine olanak tanıyabilir ve bireylerin yaşam tarzı değişiklikleri yaparak bu risk faktörlerini azaltabileceklerini gösterir. Özellikle görme kaybı ve yüksek kolesterolün beyin sağlığı üzerine olumsuz etkileri olabileceği için bu durumların yönetimi demans riskini azaltmada önemli olabilir” diye konuştu.

AKTİF BİR YAŞAM BENİMSEYİN
DEMANS vakalarındaki artışın değiştirilebilir risk faktörlerine odaklanarak kısmen önlenebileceğinin altını çizen Uzm. Dr. Onultan, “Eğitim seviyesinin artırılması, kan basıncının kontrol altında tutulması, işitme kaybının önlenmesi veya tedavi edilmesi, sigara içmeme, sağlıklı kilonun korunması, depresyonun tedavi edilmesi, fiziksel olarak aktif kalınması, diyabetin yönetilmesi, sosyal iletişimin artırılması, alkol tüketiminin sınırlandırılması, beyin yaralanmalarının önlenmesi ve hava kirliliğinin azaltılması gibi faktörler üzerinde çalışılarak demans riski azaltılabilir” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yuksek-kolesterol-demansi-tetikliyor/feed/ 0
TİKA, Afganistan’da Basın ve Yayın Birimine Teknik Ekipman Desteği Sağladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/tika-afganistanda-basin-ve-yayin-birimine-teknik-ekipman-destegi-sagladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tika-afganistanda-basin-ve-yayin-birimine-teknik-ekipman-destegi-sagladi/#respond Thu, 22 Aug 2024 15:46:45 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/tika-afganistanda-basin-ve-yayin-birimine-teknik-ekipman-destegi-sagladi/ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afganistan’ın batısında bulunan Herat vilayetinde Kültür ve Enformasyon Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Basın ve Yayın birimine teknik ekipman desteğinde bulundu.

TİKA Herat Ofisinden yapılan açıklamada, fotoğraf makinesi, kamera, dron, ses kayıt cihazları, stabilizer, led ışık seti, mikrofon seti, ses mikseri, jeneratör, pil, batarya, hafıza kartları, hard disk, lens, çanta, bilgisayar ve jeneratör gibi ekipmanları yetkililere teslim ettikleri belirtildi.

Burada düzenlenen teslim töreninde konuşan TİKA Herat Ofisi Koordinatörü Arafat Deniz, Afgan gazetecileri desteklemeye devam edeceklerini söyledi.

Deniz, Afganistan’da medya sektörünü güçlü görmeyi istediklerini kaydederek, “Çünkü Afganistan’da basın ve yayının, haber erişimi dışında kültür ve eğitim sahalarında da işlevi bulunuyor. Bu açıdan Kültür ve Enformasyon Bakanlığının ilgili televizyon biriminin, milli haber ajansı olan Bakhtar kurumunun ve 104 yıldır faaliyet gösteren İttifak-ı İslam gazetesinin iletişim ve yayıncılık alanında daha etkin çalışabilmeleri amacıyla TİKA tarafından bunları sağladık.” ifadelerini kullandı.

Afganistan Kültür ve Enformasyon Bakan Vekili Yardımcısı Muhammed Yunus Raşid, konuşmasında TİKA’nın ülke genelindeki faaliyetlerinden memnun olduklarını dile getirerek, Afgan gazetecilere yapılan yardımlar için teşekkür etti.

Herat Kültür ve Enformasyon Müdürü Ahmedullah Muttaki ise şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bizim daha önce bu kadar büyük ve kapsamlı bir teknik ekipmanımız bulunmamaktaydı. Basın araç gereçleri ve teknik ekipmanlardan oluşan bu kapsamlı destek sayesinde müdürlüğümüz bünyesinde olan Bakhtar Haber Ajansı ve İttifak-ı İslam gazetesi sadece Herat şehrinde değil bölgede daha verimli çalışabilecektir.”

Bakhtar Ajansının Herat Müdürü Hesin Naimi de “Bu desteğinizden dolayı size minnettarız. İttifak-ı İslam gazetesine ara sıra küçük destekler yapılıyordu ancak bu kadar büyük kapsamlı destek Bakhtar Haber Ajansı ve İttifak-ı İslam gazetesinin faaliyete başladığı yıldan bu yana yapılmadı.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tika-afganistanda-basin-ve-yayin-birimine-teknik-ekipman-destegi-sagladi/feed/ 0
Tayland’da sel felaketi: 5 ölü http://www.karadenizhabertv.com.tr/taylandda-sel-felaketi-5-olu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/taylandda-sel-felaketi-5-olu/#respond Thu, 22 Aug 2024 15:46:37 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/taylandda-sel-felaketi-5-olu/ – Tayland’da sel felaketi: 5 ölü

BANGKOK – Tayland’ın kuzey bölgelerinde etkili olan şiddetli yağışlar nedeniyle meydana gelen selde 5 kişi hayatını kaybetti. Yaşanan felaketten 541 köy ve 12 bin 777 ailenin etkilendiği bildirildi.

Güney Asya ülkesi Tayland’ın özellikle kuzey eyaletlerinde haftalardır etkisini artıran muson yağışları birçok nehrin taşmasına neden oldu, yüzlerce köyde sel felaketi yaşandı. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, sel nedeniyle en az 5 kişinin hayatını kaybettiği, 32 kişinin yaralandığı belirtildi. Tayland Afet Önleme Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, su taşkınlarından toplam 7 eyalette 541 köy ve 12 bin 777 ailenin etkilendiği belirtilirken, yağışların ay sonuna kadar devam edeceği bildirildi.

Tayland ordusu ile polis birimlerinin de yardım ve arama kurtarma çalışmalarına katıldığı Chiang Rai, Lampang, Phayao, Nan, Phrae, Petchabun, Udon Thani eyaletlerinde birçok köye karayolu ulaşımı kapanırken, yardımlar botlar ve helikopterler aracılığıyla yapılıyor.

Başbakandan destek mesajı

Tayland’ın yeni Başbakanı Paetongtarn Shinawatra bugün sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, “Kuzey eyaletlerinde yaşanan sel felaketi haberlerini yakından takip ediyorum. Bölge halkının acısını hafifletmek için acilen su tahliyesi ve hasar onarımı planlaması için gerekli tüm birimlerle iletişim içindeyiz. Bu süreçte ellerinden gelenin en iyisini yapan tüm yardım kurumlarına ve felaketten etkilenen ailelere sabır diliyorum” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/taylandda-sel-felaketi-5-olu/feed/ 0
Almanya’da tren istasyonunda düzenlenen silahlı saldırıya ait görüntüler ortaya çıktı http://www.karadenizhabertv.com.tr/almanyada-tren-istasyonunda-duzenlenen-silahli-saldiriya-ait-goruntuler-ortaya-cikti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/almanyada-tren-istasyonunda-duzenlenen-silahli-saldiriya-ait-goruntuler-ortaya-cikti/#respond Thu, 22 Aug 2024 11:29:41 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/almanyada-tren-istasyonunda-duzenlenen-silahli-saldiriya-ait-goruntuler-ortaya-cikti/ Almanya‘nın Frankfurt şehrindeki Merkez Tren İstasyonu’nda yaşanan trajik olayın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Bu görüntüler, 27 yaşındaki bir Türk vatandaşının hayatını kaybettiği silahlı saldırıyı gözler önüne seriyor.

Kamera kayıtlarında, 54 yaşındaki Türk saldırganın, 27 yaşındaki kurbanın arkasından yaklaşarak kafasına ateş ettiği görülüyor. Saldırgan, yere düşen kurbana ateş etmeye devam ediyor.

Olay, yerel saatle 21.00 sıralarında Frankfurt Merkez Tren İstasyonu’nun 9. peronunda meydana geldi. Silah sesleri duyulduktan sonra, 54 yaşındaki bir Türk vatandaşının, 27 yaşındaki bir başka Türk vatandaşını başından vurduğu anlaşıldı.

Saldırıya uğrayan genç adam olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırgan olay yerinden kaçmaya çalışırken başka bir peronda yakalandı.

Saldırının nedeni henüz bilinmiyor. Gözaltına alınan saldırganın bugün hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Bu trajik olay, Almanya’daki Türk toplumunu derinden sarsmış durumda ve yetkililerin olayı aydınlatması bekleniyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/almanyada-tren-istasyonunda-duzenlenen-silahli-saldiriya-ait-goruntuler-ortaya-cikti/feed/ 0
Sisi 4 Eylül’de Türkiye’ye geliyor! Dosyasında tek bir konu başlığı var http://www.karadenizhabertv.com.tr/sisi-4-eylulde-turkiyeye-geliyor-dosyasinda-tek-bir-konu-basligi-var/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sisi-4-eylulde-turkiyeye-geliyor-dosyasinda-tek-bir-konu-basligi-var/#respond Thu, 22 Aug 2024 11:29:40 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/sisi-4-eylulde-turkiyeye-geliyor-dosyasinda-tek-bir-konu-basligi-var/ Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, 4 Eylül’de ilk kez Türkiye’ye ziyarette bulunacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuğunu Beştepe’de resmi törenle karşılayacak. İki lider, daha sonra Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısına başkanlık edecek.

GÜNDEM GAZZE OLACAK

Yapılacak görüşmelerde İsrail’in saldırılarının durdurulması, bölgede ateşkesin sağlanması ve Netanyahu hükümetinin yargılanması konusunda atılabilecek ortak adımlar görüşülecek. Filistin başta olmak üzere Libya, sudan, Somali gibi bölgesel meselelerde; kalıcı istikrar, barış ve huzurun tesisi iki yapılabilecekler ele alınacak. İki ülke arasında 10 milyar dolara ulaşan ticaret hacminde yeni hedef 15 milyar dolar. Bu hedefe ulaşmak için atılacak adımlar görüşülecek. Sisi’nin beraberinde iş dünyasından isimlerle Türkiye’ye gelmesi bekleniyor.

SAĞLIK, TURİZM VE SAVUNMA SANAYİ

LNG, yenilenebilir, madencilik başta olmak üzere enerjinin yanı sıra; sağlık, turizm ve savunma sanayiinde iş birliği gündemde olacak. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü’nde 20 bin öğrencisi var. Her iki ülke de üniversiteler arası işbirliği, medya ve iletişim alanında çalışmaları artırıcı yöndeki çabalar ele alınacak.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sisi-4-eylulde-turkiyeye-geliyor-dosyasinda-tek-bir-konu-basligi-var/feed/ 0
İngiltere’nin Shetland Adaları’ndaki SaxaVord Uzay Üssü’nde test edilen bir roket, fırlatıldıktan saniyeler sonra patladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/ingilterenin-shetland-adalarindaki-saxavord-uzay-ussunde-test-edilen-bir-roket-firlatildiktan-saniyeler-sonra-patladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ingilterenin-shetland-adalarindaki-saxavord-uzay-ussunde-test-edilen-bir-roket-firlatildiktan-saniyeler-sonra-patladi/#respond Tue, 20 Aug 2024 09:05:21 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ingilterenin-shetland-adalarindaki-saxavord-uzay-ussunde-test-edilen-bir-roket-firlatildiktan-saniyeler-sonra-patladi/ İngiltere’nin uzaya açılan yeni kapısında büyük bir kaza yaşandı. Shetland Adaları’ndaki SaxaVord Uzay Üssü’nde test edilen bir roket, fırlatılmasından sadece birkaç saniye sonra büyük bir patlamayla havaya uçtu.

Olay, dün gece gerçekleşti. Dokuz motorlu dev roket, fırlatma rampasında aniden alev aldı. Görgü tanıklarının çektiği videolarda, roketin alt kısmından büyük alevler ve dumanlar yükseldiği, sonra da tüm roketin bir anda ateş topuna döndüğü görülüyor.

Roketi üreten Alman şirketi Rocket Factory Augsburg (RFA), yaşanan felaketi doğruladı. Şirket yetkilileri, fırlatma sırasında beklenmedik bir sorun yaşandığını ve roketin tamamen kaybedildiğini açıkladı. Ancak iyi haber, kazada kimsenin yaralanmaması oldu.

RFA’dan yapılan açıklamada, “Pazartesi akşamı roketimizin ilk aşama motorlarını test ediyorduk. Ne yazık ki bir sorun çıktı ve roketi kaybettik. Neyse ki kimse zarar görmedi. Fırlatma rampası güvence altına alındı ve şu an için bir tehlike yok,” denildi.

Şirket, bu tür testlerin riskli olabileceğinin farkında olduklarını, ancak gerçek koşullarda test yapmanın ürün geliştirme süreçlerinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. RFA yetkilileri, “Amacımız en kısa sürede normal çalışmalarımıza dönmek. Bu süreçte herkesten sabır ve anlayış bekliyoruz,” diye ekledi.

img

Üzerine klima ünitesi düşen 18 yaşındaki genç, feci şekilde öldü

img

İmamoğlu lafı eveleyip gevelemeden söyledi: CHP’de bunun başka bir sonucu olamaz

img

Herkes sosyal medya hesabına kilitlenmişken ilk paylaşım geldi

SaxaVord Uzay Üssü’nden bir yetkili ise, “Bu bir testti ve testler zaten olası sorunları önceden belirlemek için yapılır. Şimdi RFA ile birlikte çalışıp bu kazanın nedenlerini anlamaya ve bir sonraki aşama için hazırlanmaya odaklanacağız,” şeklinde konuştu.

Bu olay, İngiltere’nin kendi topraklarından uzaya roket fırlatma çabalarında yaşadığı önemli bir aksilik olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, uzay teknolojilerinde bu tür kazaların normal olduğunu ve ülkenin uzay programının devam edeceğini belirtiyorlar.

İngiltere'nin Shetland Adaları'ndaki SaxaVord Uzay Üssü'nde test edilen bir roket, fırlatıldıktan saniyeler sonra patladı

İngiltere'nin Shetland Adaları'ndaki SaxaVord Uzay Üssü'nde test edilen bir roket, fırlatıldıktan saniyeler sonra patladı

İngiltere'nin Shetland Adaları'ndaki SaxaVord Uzay Üssü'nde test edilen bir roket, fırlatıldıktan saniyeler sonra patladı

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ingilterenin-shetland-adalarindaki-saxavord-uzay-ussunde-test-edilen-bir-roket-firlatildiktan-saniyeler-sonra-patladi/feed/ 0
Motosikletin üzerinde oturduğu sırada üzerine klima ünitesi düşen 18 yaşındaki genç feci şekilde öldü http://www.karadenizhabertv.com.tr/motosikletin-uzerinde-oturdugu-sirada-uzerine-klima-unitesi-dusen-18-yasindaki-genc-feci-sekilde-oldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/motosikletin-uzerinde-oturdugu-sirada-uzerine-klima-unitesi-dusen-18-yasindaki-genc-feci-sekilde-oldu/#respond Tue, 20 Aug 2024 09:05:19 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/motosikletin-uzerinde-oturdugu-sirada-uzerine-klima-unitesi-dusen-18-yasindaki-genc-feci-sekilde-oldu/ Hindistan‘ın başkenti Yeni Delhi’de tüyler ürperten bir kaza yaşandı. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, büyük bir klima ünitesinin yüksek bir binadan düşerek 18 yaşındaki bir gencin başına çarptığı görülüyor. Maalesef genç, bu feci kazadan kurtulamadı.

Olay şöyle gerçekleşti: Genç, motosikletinin üzerinde arkadaşıyla sohbet ediyordu. Sohbet bitip de genç motosikletini çalıştırdıktan hemen sonra, üç katlı bir apartmandan kopan klima ünitesi gencin üzerine düştü. Genç anında yere yığıldı.

Çevredekiler hemen yardıma koştu ve genç acilen hastaneye kaldırıldı, ancak tüm çabalara rağmen hayatını kaybetti. Yanındaki arkadaşı da yaralandı ama şans eseri kurtuldu. Yerel polis, olayı cinayet şüphesiyle soruşturuyor.

Bu tür beklenmedik kazalar ülkemizde de sıkça yaşanıyor. Özellikle inşaatlarda düşen malzemeler veya balkonlardan düşen saksılar can almaya devam ediyor. Benzer şekilde, iş kazaları da ülkemizin kanayan bir yarası.

Bu olay, çevremizdeki tehlikelere karşı her zaman dikkatli olmamız gerektiğini ve iş güvenliğinin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Ayrıca, apartman yöneticileri ve ev sahiplerinin, binaların dış cephesindeki eşyaların güvenliğini sağlaması gerektiğini de vurguluyor.

img

Köpeklerin vatandaşı parçaladığı ilçenin belediye başkanı sessizliğe büründü

img

Barcelona’dan ayrılıyor! Yeni adresi de belli gibi

img

Küle dönen köyde alevler bir tek ona dokunmadı

Motosikletin üzerinde oturduğu sırada üzerine klima ünitesi düşen 18 yaşındaki genç feci şekilde öldü

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/motosikletin-uzerinde-oturdugu-sirada-uzerine-klima-unitesi-dusen-18-yasindaki-genc-feci-sekilde-oldu/feed/ 0
Türk Atlantik Konseyi Genel Sekreteri Av. Gürbüz: İsrail, coğrafi dezavantajları nedeniyle zor durumda http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-atlantik-konseyi-genel-sekreteri-av-gurbuz-israil-cografi-dezavantajlari-nedeniyle-zor-durumda/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-atlantik-konseyi-genel-sekreteri-av-gurbuz-israil-cografi-dezavantajlari-nedeniyle-zor-durumda/#respond Tue, 20 Aug 2024 09:05:17 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-atlantik-konseyi-genel-sekreteri-av-gurbuz-israil-cografi-dezavantajlari-nedeniyle-zor-durumda/ Haberler.com stüdyosunda Altıyedi programına konuk olan Türk Atlantik Konseyi Genel Sekreteri Av. Emir Abbas Gürbüz, İsrail‘in askeri durumu ve coğrafi dezavantajları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Gürbüz, İsrail‘in asker sayısının belli olduğunu ve bu asker sayısının coğrafi şartlar nedeniyle dezavantaj oluşturduğunu vurguladı.

Türk Atlantik Konseyi Genel Sekreteri Av. Gürbüz: 'İsrail, coğrafi dezavantajları nedeniyle zor durumda'

“İSRAİL’İN ASKER SAYISI YETERLİ DEĞİL”

Gürbüz, İsrail‘in mevcut asker sayısının, ülkenin dar bir coğrafi alana sıkışmış olması nedeniyle büyük bir dezavantaja dönüştüğünü ifade etti. ” İsrail‘in asker sayısı belli ve bu asker sayısı öyle bir coğrafyanın içine sıkışmış durumda ki, İsrail‘in bunun iki katı askeri bile olsa, karadan bir saldırıya uğradığı takdirde, bir yerden sonra saldırgan güçler İsrail topraklarının içine girecek,” dedi.

img

Dilan Polat evden çıktı! İlk ziyaretini bakın kime yapıyor

img

Emniyet’i birbirine katan şahsın sonu böyle oldu

img

Ali Koç’a saldıran Fatih Özkan, sessizliğini bozdu

Türk Atlantik Konseyi Genel Sekreteri Av. Gürbüz: 'İsrail, coğrafi dezavantajları nedeniyle zor durumda'

“HAVA KUVVETLERİ YETERSİZ KALABİLİR”

Gürbüz, bu tür bir durumda İsrail’in hava kuvvetlerini etkili bir şekilde kullanamayacağını belirtti. “İsrail, istediği kadar hava kuvvetlerini de kullanamayacak hale gelecek,” diye ekledi. İsrail ordusunun ne kadar kalabalık olursa olsun, motive bir saldırgan gücün karşısında dezavantajlı bir konumda olduğunu ifade etti.

Türk Atlantik Konseyi Genel Sekreteri Av. Gürbüz: 'İsrail, coğrafi dezavantajları nedeniyle zor durumda'

“MOTİVASYONLU SALDIRGAN GÜÇLER KARŞISINDA İSRAİL ZORLANABİLİR”

Gürbüz, İsrail ordusunun kalabalık olmasına rağmen, karşısındaki saldırgan güçlerin yeterince motive olması durumunda, ciddi bir tehdit oluşturabileceğini söyledi. “Orada yeterince motive bir sayı ile İsrail ordusu ne kadar kalabalık olursa olsun, İsrail’e saldıran kuvvetlerin bir şansı olacak,” diyerek İsrail’in stratejik zorluklarına dikkat çekti. Bu durumun, İsrail’in güvenlik stratejilerini gözden geçirmesi gerektiğini bir kez daha gösterdiğini vurguladı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-atlantik-konseyi-genel-sekreteri-av-gurbuz-israil-cografi-dezavantajlari-nedeniyle-zor-durumda/feed/ 0
Tayland’ın yeni Başbakanı göreve başladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/taylandin-yeni-basbakani-goreve-basladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/taylandin-yeni-basbakani-goreve-basladi/#respond Sun, 18 Aug 2024 09:15:03 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/taylandin-yeni-basbakani-goreve-basladi/ Tayland’ın yeni Başbakanı Paetongtarn Shinawatra, bugün başkent Bangkok’ta düzenlenen resmi törenle görevine başladı. Shinawatra, ülke tarihinin en genç başbakanı oldu.

Tayland’ın eski başbakanlarından Thaksin Shinawatra’nın kızı 37 yaşındaki Peatongtarn Shinawatra, bugün yeni başbakan olarak ilan edildi. Shinawatra, bu sabah yapılan törenle Tayland’ın 31. Başbakanı olarak göreve başladı. Tayland Parlamentosu tarafından geçtiğimiz günlerde yapılan oylama ile ülkenin 31. Başbakanı seçilen Paetongtarn, böylelikle ülke tarihindeki en genç başbakan oldu.

Shinawatra görev kabulü sonrası yaptığı basın açıklamasında, onur ve gurur duyduğunu belirterek, “Ben, Başbakan Paetongtarn Shinawatra, Tayland’ı her Taylandlı için eşit şekilde fırsatlar ülkesi, mutluluk ülkesi yapmak için görev sürem boyunca elimden gelenin en iyisini yapacağım” dedi.

“23 yıl önce ben önde durdum, bugün o önde duruyor”

Törene, 15 yıl sürgün hayatının ardından geçtiğimiz yıl ülkesine dönen ve hakkındaki siyasi suçlamalara ilişkin kraliyet affına başvuran eski başbakan Thaksin Shinawatra da katıldı. Eski Başbakan Thaksin Shinawatra, kızının göreve başlama töreni sonrası basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Özel bir durum yok. 23 yıl önce ben önde durdum, o arkada durdu. Bugün o önde duruyor, ben arkada duruyorum” ifadelerini kullandı.

Paetongtarn Shinawatra kimdir?

Ülkesinde ‘Ung-Ing’ ismiyle bilinen popüler siyasetçi Paetongtarn Shinawatra, Tayland’ın eski başbakanlarından Thaksin Shinawatra’nın en küçük kızı ve yine bir başka eski Başbakan Yingluck Shinawatra’nın yeğeni. Tayland’ın en zengin ailelerinden biri olarak bilinen Shinawatra ailesinden gelen Paetongtarn, henüz genç yaşlarda babası Thaksin Shinawatra’ya seçim kampanyalarında eşlik etmiş ve babasının 2001-2006 yılları arasında 23. Tayland Başbakanı olarak görev yaptığı dönemde kamuoyu tarafından tanınmıştı. Ülkede 2016 yılında gerçekleştirilen askeri darbe sonrası dönemin başbakanı olan babası ve halasının haklarındaki siyasi suçlamalar nedeniyle ülkeden ayrılmak zorunda kalmış olmasına rağmen aktif siyasete devam eden Peatongtarn Shinawatra, son olarak geçtiğimiz yıl iktidar partisi Pheu Thai’nin genel kurulunda parti lideri olarak seçildi.

21 Ağustos 1986 doğumlu Paetongtarn, yüksek öğretimini İngiltere’de tamamladı ve daha sonra ülkesine dönerek Shinawatra ailesinin şirketlerinde yöneticilik yaptı. – BANGKOK

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/taylandin-yeni-basbakani-goreve-basladi/feed/ 0
Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan “maymun çiçeği virüsü” açıklaması: Türkiye’de görülmedi http://www.karadenizhabertv.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi-turkiyede-gorulmedi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi-turkiyede-gorulmedi/#respond Sat, 17 Aug 2024 21:15:17 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi-turkiyede-gorulmedi/ Afrika’da ortaya çıkıp dünyaya hızla yayılan maymun çiçeği virüsüyle ilgili Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu açıklama yaptı. Bakan Memişoğlu, “Bir salgın hastalık endişeniz yok. Yani şu an için alarm durum yok. Milletimiz rahat etsin.” ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Habertürk ekranlarında katıldığı bir canlı yayında dünyaya hızla yayılmaya devam eden maymun çiçeği virüsüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye'de maymun çiçeği virüsü var mı? Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan açıklama varSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu

“BİLİM İNSANLARI AGRESİF SEYREDECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYOR”

Maymun çiçeği virüsünün Covid gibi bir virüs olmadığını söyleyen Bakan Memişoğlu, “Maymun çiçeği RNA virüsü değil, DNA virüsü. Ne demek? Yani farklı bir virüs çeşidi bu. Daha agresif seyredeceğini bilim insanları düşünmüyorlar. Birincisi o. İkincisi bu 20 yıldır zaten o bölgede, Kongo’da olan bir hastalık esasında. Yeni çıkan bir hastalık değil. Özellikle son 2022 Temmuz’unda orada, Kongo’da bu bölgesel olan bir yerde bu hastalık yaygın hale geliyor. Özellikle uzun süreli temasla bulaşan, uzun süre yan yana kalmakla veya cinsel ilişkiyle bulaşan bir hastalık türü. Kovid gibi bir nefes alınımı yoluyla bulaşmıyor. Ve temasla bulaştığı için de yaygınlığı lokalize kalıyor genelde.” dedi.

VİRÜS TÜRKİYE’DE VAR MI?

Bakan Memişoğlu, “Bilim insanlarıyla oturup konuştuğumuzda Türkiye’de 2024’te bu virüs görülmedi. Yani bunu hem bizim bilim insanları hem altyapımızda şu ana kadar herhangi bir ülkemizde bu son maymun çiçeği hastalığıyla ilgili bir tanı konulmadı. Özellikle söylemek istiyorum çünkü bazen insanlar bazı inanmak istedikleri şeyleri duyurmaya çalışıyorlar ama yok yani bizde şu ana kadar yok inşallah da olmasın.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'de maymun çiçeği virüsü var mı? Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan açıklama var

“BÜTÜN PLANLARIMIZI, HAZIRLIĞIMIZI YAPTIK”

Maymun çiçeği virüsü konusunda bütün hazırlıkların yapıldığını belirten Memişoğlu, “Biz bu acil durumdan sonra bilim kurulumuzu oluşturduk ve bilim kurulu ile beraber bu hastalıkla ilgili nasıl eğer olursa eğer gelirse ülkemize nasıl bir önlem alınması gerekir? Gelmeden nasıl bir önlem alacağız? Gelirse ne yapacağız? Bunlarla ilgili bütün planlamalarımız ve hazırlığımızı yaptık. Bu bilim kurulu, bununla mücadele rehberi esasında bu. Hastalıkla mücadelenin rehberi. Zaten Dünya Sağlık Örgütü esasında ilanında bunu söylüyor. Hazırlıklı olun ama yayılıp yayılmayacağı konusunda bir netlik yok çünkü lokalize kalıyor genelde Afrika’da bu hastalık.” dedi.

“Bütün bilim insanları Kovid gibi bir pandemi beklemiyorlar.” diyen Memişoğlu, “Pandemi olacağını düşünmüyorlar. Tabii ki sağlıkta iki kere iki hiçbir zaman dört olmaz. Onun için net konuşulmaz. Bunu toplumun da bilmesi lazım. Çünkü o virüsün yapısı bir anda değişir, başka bir virüse dönüşebilir. Veya başka bir virüs de salgın yapabilir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'de maymun çiçeği virüsü var mı? Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan açıklama var

“ÇİÇEK AŞISI YÜZDE 85 ORANINDA KORUYOR”

Virüsten korunma yollarına ilişkin olarak da konuşan Memişoğlu, “Aslında bu şu anda söylenen, bilim insanlarının bize söylediği, bununla ilgili zaten çiçek aşısı olanların yüzde 85 korunduğu konusunda. 1980’e kadar da ülkemizde zaten çiçek aşısı olmayan yok biliyorsunuz. Ama yine de biz her türlü önlemimizi alıyoruz. Bugün bizim bakanlığımızdaki bilim kurulumuzun ilan ettiği rehber, ‘Nasıl davranacağız? Hastalık nedir? Nasıl dolaşıyor?’ Bunların hepsini rehberimizde yayınladık. Ve nasıl mücadele edeceğimizi, ne yapacağımızı da orada ayrıntılı bilim insanları tarafından belirlendi. Bu rehberi bizim web sayfalarımızdan ulaşabilirler.” dedi.

MAYMUN ÇİÇEĞİNİN BELİRTİLERİ NELER?

Maymun çiçeği virüsünün belirtilerini anlatan Bakan Memişoğlu, “Şu anda nefesle bulaşmadığını biliyoruz. O yüzden önce ateş ve baş ağrısıyla başlıyor bilindiği kadarıyla. Sonra bu cilt ve görünür bulgular ortaya çıkıyor. Tabii ateş ve baş ağrısı dediğinizde esasen birçok hastalık da olabilir. Ama şu bilinsin yani biz Afrika’dan hikayesi olan işte bu tür vakaları takip etmeye çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye'de maymun çiçeği virüsü var mı? Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan açıklama var

“ŞU AN İÇİN ALARM DURUMU YOK”

“Bir salgın hastalık endişemiz yok.” diyen Bakan Memişoğlu, “Yani şu an için alarm durumu yok. Milletimiz rahat etsin. Şöyle, bu son varyantı öldürme oranının biraz daha yüksek olduğunu gösteriyorlar. Kongo’da 15 bin kişi etkilenmiş. Dünya Sağlık Örgütü’nün söylemesine göre 517 ölü var. Ama bu genelde “immunosuppressive” dediğimiz başka hastalıklar olan düşkün insanlarda ölüm oranının yüksek olduğunu ifade ediyor. O nedenle de takip ediliyor.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-maymun-cicegi-virusu-aciklamasi-turkiyede-gorulmedi/feed/ 0
Sınavda kopya çekerken yakalanan öğrenci 17. kattan atlayarak intihar etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/sinavda-kopya-cekerken-yakalanan-ogrenci-17-kattan-atlayarak-intihar-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sinavda-kopya-cekerken-yakalanan-ogrenci-17-kattan-atlayarak-intihar-etti/#respond Sat, 17 Aug 2024 04:45:13 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/sinavda-kopya-cekerken-yakalanan-ogrenci-17-kattan-atlayarak-intihar-etti/ Dubai Polisi, Pazar günü yaptığı açıklamada, Jumeirah Lakes Towers’ın (JLT) 17. katından düşerek öldüğü bildirilen Hintli bir kız öğrencinin, öğretmeni tarafından sınavda kopya çekerken yakalandıktan sonra intihar ettiğini bildirdi.

14 yaşındaki kızın cesedi Cuma günü bir Bangladeşli temizlik görevlisi tarafından bulundu ve durum Dubai Polis Operasyon Merkezi’ne bildirildi. Olay yerine gelen polislere temizlik görevlisi, geçerken cesedi görünce şok olduğunu söyledi.

İlk soruşturmalar, olay günü 14 yaşındaki kızın sınavda kopya çekerken öğretmeni tarafından yakalandığını ortaya çıkardı. Öğretmen, tekrar kopya çekerken yakalanırsa okuldan atılacağı konusunda kızı uyarmıştı.

Bir polis memuru, “Ailesi bize kızın eve döndüğünde perişan ve çok üzgün olduğunu söyledi. Kopya çektiğini öğrenen babası da onu azarladı. Kız odasına gidip kapıyı kilitledi, ardından aile bir ses duydu,” dedi.

Aile, kızlarının ölümünü ancak polis olay yerine geldiğinde öğrendi.

Polis, ailenin kızlarının cesedini kaldırımda görünce şok geçirdiğini, annesinin histerik bir hale geldiğini belirtti. Polis, olayı intihar olarak kayda geçti ve cesedi Adli Tıp Genel Müdürlüğü’ne sevk etti. Polis, ailelere çocuklarla ilgilenirken dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sinavda-kopya-cekerken-yakalanan-ogrenci-17-kattan-atlayarak-intihar-etti/feed/ 0
Yüzlerce can alan virüs Avrupa’ya sıçradı! Afrika dışındaki ilk vakayı açıkladılar http://www.karadenizhabertv.com.tr/yuzlerce-can-alan-virus-avrupaya-sicradi-afrika-disindaki-ilk-vakayi-acikladilar/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/yuzlerce-can-alan-virus-avrupaya-sicradi-afrika-disindaki-ilk-vakayi-acikladilar/#respond Fri, 16 Aug 2024 00:23:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/yuzlerce-can-alan-virus-avrupaya-sicradi-afrika-disindaki-ilk-vakayi-acikladilar/ Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 'küresel acil durum' ilan ettiği ve Afrika'yı etkisi altına alan M çiçeği (MPox) virüsünün 'daha bulaşıcı' bir varyantı, İsveç'te tespit edildi. DSÖ, bu salgın nedeniyle 'küresel acil durum' ilan etmişti. Afrika'da en çok etkilenen ülke Demokratik Kongo Cumhuriyeti oldu. Ülke, yeni bir türün yanı sıra hastalık gözetimi ve aşı eksikliğiyle eryaman escort mücadele ediyor. Ayrıca, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Güney Afrika'da da yeni salgınlar bildirildi.

Maymun Çiçeği virüsü Afrika'nın dışına çıktı. İsveç'te ilk maymun çiçeği vakası görüldü. Avrupa sınırlarına da sıçrayan hastalık için gözler şimdi resmi makamlarda.

DSÖ, Çarşamba günü aldığı kararla Afrika'yı etkisi altına alan M çiçeği (Mpox) virüsü salgını nedeniyle "küresel acil durum" ilan etti. DSÖ, kasım ayında yaptığı açıklamada, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DRC) virüsün cinsel yolla bulaştığını ilk kez doğrulamış, Afrikalı bilim insanları ise bu durumun hastalığın kontrol altına alınmasını zorlaştırabileceği uyarısında bulunmuştu.
 

Kuzey Amerika ve Avrupa'daki M çiçeği salgınları, aşılar ve antiviral tedavilerin yanı sıra yüksek risk gruplarına yönelik halk sağlığı mesajlarının yardımıyla kontrol altına alındı. Ancak geçtiğimiz aylarda çok sayıda ülkede salgınların görüldüğü Afrika escort eryaman kıtasının bazı bölgelerinde neredeyse hiç aşı bulunmuyor.

"AFRİKA DIŞINDA İLK KEZ TESPİT ETTİK, DAHA TEHLİKELİ BİR VARYANT"

Afrika kıtasında bu gelişmeler yaşanırken virüs Avrupa'da da ilk kez İsveç'te görüldü. İsveç Sağlık ve Sosyal İşler Bakanı Jakob Forssmed düzenlediği basın toplantısında, "Öğleden sonra İsveç'te daha ciddi bir tür olan ve Clade I olarak adlandırılan bir maymun çiçeği vakası olduğunu teyit ettik" dedi.

İsveç Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılan açıklamada, söz konusu vakanın maymun çiçeği virüsünün tehlikeli bir varyantı olan Clade I'in Afrika dışında ilk kez tespit edildiği aktarılarak, hastanın başkent Stockholm'de olduğu ifade edildi.

AFRİKA'DA 470 ÖLÜM KAYDA GEÇTİ

Afrika'da en kötü etkilenen ülke, bu yıl en büyük salgında 12 binden fazla vaka ve en az 470 ölüm kaydeden Demokratik Kongo Cumhuriyeti oldu.

Ülke, teşhis için yapılan testlerde belli olmadığı anlaşılan tehlikeli yeni bir türün yanı sıra düzensiz hastalık gözetimi ve aşı ve tedavi eksikliğiyle mücadele ediyor.

En son 2022 yılında bir M çiçeği vakası kaydeden Güney Afrika da eryaman escort bayan bu yıl yeni bir salgın bildirdi. Enfeksiyonun en çok uzak bölgelerde görüldüğü Orta Afrika Cumhuriyeti'nde yetkililer, hastalığın yayılmasını yavaşlatmak için hükümet tarafından yürütülen çabalara yardımcı olmak üzere halka destek çağrısında bulundu.

Doğu Afrika Topluluğu bölgesel bloğu da, bölgedeki beş ülkeye sınırı olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki hastalık konusunda üye ülkeleri uyaran bir bildiri yayınladı. Bu ülkelerden biri olan Burundi şimdiden üç vakayı doğruladı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/yuzlerce-can-alan-virus-avrupaya-sicradi-afrika-disindaki-ilk-vakayi-acikladilar/feed/ 0
Başörtüsü yasasını ihlal eden kadın, polis tarafından sırtından vuruldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/basortusu-yasasini-ihlal-eden-kadin-polis-tarafindan-sirtindan-vuruldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/basortusu-yasasini-ihlal-eden-kadin-polis-tarafindan-sirtindan-vuruldu/#respond Thu, 15 Aug 2024 22:48:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/basortusu-yasasini-ihlal-eden-kadin-polis-tarafindan-sirtindan-vuruldu/ İran'da başörtüsü takma zorunluluğunu yerine getirmediği gerekçesiyle 31 yaşındaki iki çocuk annesi bir Escort bayan kadın polisler tarafından sırtından vuruldu. Olayın ardından 3 haftadır hastanede tedavisi devam eden kadının sağlık durumu ciddiyetini koruyor.

İran'ın Nur şehrinde 31 yaşındaki Kolej Escort Arezoo Badri isimli kadın, bir arkadaşıyla birlikte evine giderken başörtüsü takmadıkları gerekçesiyle polis memurları tarafından durdurulmak istendi. Polisin hoparlör aracılığıyla durmalarını istediği kadınlar, korkuya kapılarak yollarına devam etti.
 

PEŞ PEŞE TETİĞE BASTILAR

Bu esnada silahına davranan polis, önce aracın Kuzey Ankara Escort tekerleğine sonra da kapısına ateş etti. Bu esnada seken kurşunlardan biri Badri'nin sırtına isabet etti. Yaralanan kadın, çevredekiler tarafından apar topar hastaneye kaldırıldı.
 

DURUMU CİDDİYETİNİ KORUYOR

Tahran'daki Vali-i Asr Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesinde tedavi gören kadının akciğer ve omuriliğinde ciddi hasarlar oluştu. Talihsiz kadının durumu ciddiyetini Maltepe Escort korurken, İran polisi hastane çevresinde ciddi önlemler aldı.
 

AKILLARA AMİNİ'Yİ GETİRDİ

İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin ailesiyle birlikte ziyaret ettiği başkent Tahran'da "örtünme kurallarına uymadığı gerekçesiyle" gözaltına Yenimahalle Escort alındıktan sonra şüpheli bir biçimde yaşamını yitirmesi o dönem büyük yankı uyandırmıştı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/basortusu-yasasini-ihlal-eden-kadin-polis-tarafindan-sirtindan-vuruldu/feed/ 0
Ruh eşi ne demektir? Ruh eşinizi bulduğunuzu nasıl anlarsınız? http://www.karadenizhabertv.com.tr/ruh-esi-ne-demektir-ruh-esinizi-buldugunuzu-nasil-anlarsiniz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ruh-esi-ne-demektir-ruh-esinizi-buldugunuzu-nasil-anlarsiniz/#respond Thu, 15 Aug 2024 19:41:00 +0000 https://www.karadenizhabertv.com.tr/ruh-esi-ne-demektir-ruh-esinizi-buldugunuzu-nasil-anlarsiniz/ Son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz "Ruh eşi" teriminin anlamı merak ediliyor. Ruh eşi (soul mate) terimi, ilk kez 1960'lı yıllarda ABD'de kullanılmaya başladı Ankara bayan escort ve zamanla dünya genelinde "birinin hayatını daha anlamlı kılan kişi" olarak tanındı. Sosyal mecralarda da sıklıkla kullanılan Ruh eşi ne demektir? Ruh eşinizi bulduğunuzu nasıl anlarsınız? İşte, Ruh eşi ile ilgili merak edilenler…

Herkesin etrafında, ruh eşini arayan Elvankent Escort birileri vardır. Sosyal medyada sürekli kullanılan "Ruh eşi" teriminin sözlük anlamını merak ediliyor. Peki, Ruh eşinin anlamı nedir? "Ruh eşi" ne demektir? Ruh eşinizi Eryaman Escort bulduğunuzu nasıl anlarsınız? sorularının cevaplarını haberin devamında bulabilirsiniz.

RUH EŞİ NE DEMEKTİR?

"Ruh eşi" terimi genellikle bir kişinin başka Esat Escort bir kişiyle derin bir duygusal ve zihinsel bağ kurduğunu ifade etmek için kullanılır. Bu bağ, karşılıklı anlayış, benzer değerler, ilgi alanları ve duygusal uyum gibi faktörlere dayanabilir. Ruh eşi kavramı, kişinin kendini tamamladığını, birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğu ve birlikte zaman geçirmekten keyif aldığı birini ifade etmek için kullanılır. Ancak bu terim, farklı kültürel ve kişisel inançlara göre farklı anlamlar taşıyabilir ve bazıları için daha derin ve spiritüel bağlantıları da ifade edebilir.

RUH EŞİNİZİ BULDUĞUNUZU NASIL ANLARSINIZ?

Ruh eşini bulduğunu anlamak, genellikle derin duygusal ve zihinsel bir bağa dayanır. Ruh eşinizi bulduğunuzu düşündüren bazı işaretler vardır. Bunlar;Ruh eşinle zaman geçirirken kendini derin bir bağlantı içinde hissedersin. Onunla konuşurken, hislerini ve düşüncelerini paylaşırken anlamlı ve özgün bir ilişki hissedersin. Ruh eşinle ilişkin doğal bir şekilde gelişir ve birbirinize uyum sağlarsınız. Birlikte olduğunuzda kendini rahat, huzurlu ve kabul görmüş hissedersin. Ruh eşinle Etimesgut Escort benzer değerlere sahip olduğunu ve aynı ya da benzer ilgi alanlarını paylaştığını fark edersin. Ortak noktalarınız ve ortak değerleriniz varsa, ilişkinizin derinleştiğini hissedersin. Ruh eşin seni anlar ve duygusal olarak destekler. Birbirinizin duygularını anlama yeteneğiniz yüksektir ve birlikte zor zamanlarda bile birbirinize destek olursunuz. Ruh eşinle aranızda karşılıklı saygı ve sevgi dolu bir ilişki vardır. İlişkinizde güven duygusu ön plandadır ve birbirinize saygı gösterirsiniz. Ruh eşinle birlikte olmak, hem kişisel hem de ilişkisel olarak büyümenizi sağlar. Birbirinizi destekleyerek ve cesaretlendirerek daha iyi insanlar olmanıza yardımcı olursunuz.

Ruh eşini bulduğunu anlamak, genellikle zamanla olgunlaşan bir farkındalık ve içsel bir his olarak ortaya çıkar. Bu hislerin doğru ve sağlam temeller üzerine oturduğundan emin olmak için zaman vermek ve ilişkinizi dikkatle gözlemlemek önemlidir. Herkesin ruh eşi tanımı farklı olabilir, bu nedenle kişisel deneyimlerinize ve hislerinize güvenmek en doğrusudur.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ruh-esi-ne-demektir-ruh-esinizi-buldugunuzu-nasil-anlarsiniz/feed/ 0
Türkiye’nin Tek Sabit Arenalı Espor Merkezi Açıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-tek-sabit-arenali-espor-merkezi-acildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-tek-sabit-arenali-espor-merkezi-acildi/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:33:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10552 Talas Belediyesi tarafından yapılan Türkiye’nin tek sabit arenalı e spor merkezi olan ‘Espor ve İnovasyon Merkezi’ açıldı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, “Yenilikçi fikirleri çocukların ortaya koyabilecekleri ortamlar oluşturacağız” dedi.

Kiçiköy Mahallesi’nde yapılan açılışa, Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, siyasi parti ilçe başkanları, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, “Espor Arena ve İnovasyon Merkezi’ni açarken, biraz daha farklı bir teknolojik olaya şahit olmanın ve onun kıvılcımını çakmanın heyecanı ile buradayız. Bizim çocukluğumuzda ve talebeliğimizde hocalarımız bize vasiyet ederken, ‘büyük balık, küçük balığı yutar’ derlerdi. Şimdi o değişti. ‘Hızlı balık yavaş balığı yutuyor.’ Bilgiye kim daha çabuk gidiyor, bilgiye ne kadar çabuk ulaşılıyor ve o bilgi hayatımızı kolaylaştırmakta ne kadar çabuk kullanılıyorsa o kadar güçlü oluyoruz. Küresel güçlerin üzerimize gelmesiyle savaşlardan ve bazı zorluklardan gözümüzü açamadık. Ancak son yıllarda biliyoruz ki birçok bilim insanımızla ortaya çıktık. Bizim insanımızın dehası ve zekası diğer dünya milletlerinin insanlarının zekasında aşağı değil. Hatta çok fazla. Ancak teknolojiyle birlikte bu gençlerimizi, çocuklarımızı bu sahalarda ya da başka sahalarda değerlendirmek üzere mekanlara ihtiyaç vardı. Elektronik spor, online oyunlar üzerine kurulu bir spor dalı. Ancak sadece spor değil, aynı zamanda bir zekayı geliştirme uğraşısı” şeklinde konuştu.

Çocukların yenilikçi fikirlerini ortaya koyabileceği yerler oluşturacaklarını dile getiren Yalçın, “Dünyanın dört bir yanında insanlar bilgisayarlarının başında oturuyorlar. İnternet aracılığıyla online sistemle birbirleriyle maç yapıyorlar. Şu anda bizim buradaki kurmuş olduğumuz bu mekan içerisinde bizimde Kayseri’de ilk, Türkiye’de de tek kadınlardan ve erkeklerden kurmuş olduğumuz espor takımımız lisanslıdır. Lisanlı 150 tane takım burada oturup, karşılıklı oyunlar oynayıp, dünya çapında müsabakalara katılıyorlar. Biz burada ev sahipliği yapıyoruz. Espor turnuvaları milyonlarca dolarlara varan gelirler elde eden bir spor. Gençlerimiz bunu yaptığı zaman bizde bunu gördükçe daha büyük bir etkinlik olarak Türkiye’de ve dünyadaki etkinlik büyüklüğünü görmüş olacağız. Bizim burada organize edilen resmi ve özel turnuvaların sayısını da her geçen gün artıracağız. Bir sonraki aşamada da kısmet olursa inovasyonumuzu yani yenilikçi fikirleri çocukların ortaya koyabilecekleri ortamlar oluşturacağız. Madde bağımlılığı gibi dijital bağımlılıkta günümüzün bir çıkmazı. Bunun karşısında durmak, çocukların elinden bilgisayar veya tableti almak çözüm değil. Onları o zekasını ve yeteneğini doğru yöne yönlendirmek icap ediyor” ifadelerini kullandı.

Kaymakam Yaşar Dönmez de, “Zaman geçtikçe çağ değişiyor. Teknoloji gelişiyor. Toplum değişiyor ve spor gelişiyor. Bizim de gelişmemiz gerekiyor. Tabi ki gençlerimizin bu gelişime hızlı bir şekilde adapte olmaları ve kendilerini de aynı ölçüde geliştirmeleri gerekiyor ki dünyanın diğer ülkeleriyle diğer toplumlarıyla entegre olalım. Onların gerisinde kalmayalım. Onları geçelim” diye konuştu.

Espor ve İnovasyon Merkezi edilen duanın ardından kurdelenin kesilmesiyle açıldı. – KAYSERİ

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-tek-sabit-arenali-espor-merkezi-acildi/feed/ 0
Sri Lanka Dışişleri Bakanı: Uluslararası Mimaride Değişim Zamanı Geldi http://www.karadenizhabertv.com.tr/sri-lanka-disisleri-bakani-uluslararasi-mimaride-degisim-zamani-geldi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sri-lanka-disisleri-bakani-uluslararasi-mimaride-degisim-zamani-geldi/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:45:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10462 Srı· Lanka Dışişleri Devlet Bakanı Tharaka Balasurıya, İkinci Dünya Savaşı sonrası galipler tarafından kurgulanan uluslararası mimarinin değişme zamanının geldiğini söyledi.

Balasurıya, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Sağlanan imkanlar dolayısıyla ADF’yi organize eden ekibi takdir ettiğini belirten Belasurıya, “Diplomasi forumlarını her zaman ilgi çekici bulmuşumdur. Özellikle de gerilimin yüksek olduğu bu gibi zamanlarda, dünya liderlerinin bir araya gelmesi, mevcut meseleleri tartışması ve ileriye dönük bir yol araması kesinlikle zorunludur.” ifadelerini kullandı.

Belasurıya, “Diplomasi başarısız olduğunda savaş başlar ve dünyanın mevcut durumu göz önüne alındığında, bu tür forumların düzenlenmesi ve dünya liderlerinin siyasi meseleler, ekonomik meseleler ve teknoloji gibi konulara bağlı olarak bir dizi konuyu geniş şekilde tartışabilmesi gerekir. Bence tüm bu alanlar ele alındı, bu nedenle ADF’yi kesinlikle ilgi çekici buldum.” dedi.

“Türkiye’den yatırımcıları, Sri Lanka’ya yatırım yapmaya teşvik ediyoruz”

Türkiye-Sri Lanka ilişkilerine de değinen Belasurıya, iki ülkenin çok iyi siyasi ilişkilere sahip olduğunu söyledi.

Belasurıya, iki millet arasındaki ilişkilerin çok köklü bir tarihe sahip olduğunu ve 11. yüzyıla kadar dayandığını kaydetti.

Türkiye’nin bağımsızlığını ilan eden Sri Lanka’yı tanıyan ilk ülkelerden olduğuna dikkati çeken Belasurıya, buna karşın mevcut ekonomik ilişkilerin köklü siyasi geçmişe uygun olmadığını ve geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Belasurıya, hem Türkiye hem de Sri Lanka’nın çok stratejik konumlarda yer aldığını, Sri Lanka’nın 2022’deki ekonomik krizin ardından mevcut yönetimin yaptığı reformlarla önemli bir virajı döndüklerini aktardı.

Ülkesi Sri Lanka’nın lojistik, yenilenebilir enerji, teknoloji, imalat ve tarım gibi alanlarda gelişme kaydettiğini vurgulayan Belasurıya, şunları söyledi:

“Ekonomi diplomasisi söz konusu olduğunda Sri Lanka ve Türkiye’nin görüşüp müzakere edebileceği pek çok potansiyel alan olduğunu düşünüyorum. Tabii ki Türkiye’nin turizm açısından Avrupa’da önemli bir nokta olduğunu biliyoruz. Sri Lanka’nın da turizm endüstrisi bu yıl hızla büyüyor ve yılın ilk iki ayı harika geçti. Türkiye’den yatırımcıları, Sri Lanka’ya yatırım yapmaya teşvik ediyoruz. Örneğin Sri Lankalı yatırımcılar Maldivler’e yatırım yaptı ve bu şirketler oldukça iyi durumda, Türkiye’deki otelciler de engin deneyimiyle Sri Lanka’ya yatırım yapabilirler ve zamanla yatırımlarından harika geri dönüşler alabilirler.”

Belasurıya, 2022’de döviz krizi yaşanan Sri Lanka’da ilaç ve yakıt gibi bazı ürünlerin alımı için uzun kuyruklar oluştuğunu, gıda güvenliğiyle ilgili sorunlar yaşandığını hatırlatarak artık her şeyin normale döndüğünü dile getirdi.

1948’de bağımsızlığını kazanmasından bu yana bazı Sri Lanka hükümetlerinin sosyalizme yaklaştığını ve sübvansiyonları teşvik ettiğini kaydeden Belasurıya, mevcut hükümetin yakıt, elektrik ve su gibi ihtiyaçlarda maliyete dayalı fiyatlandırmaya gittiğini, vergileri artırdığını ve 2022’de yaklaşık 750 milyar rupi zarar eden Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2023’te 313 milyar rupi kar ettiğini aktardı.

“Ne yazık ki ekonomik krize girdiğimizde almamız gereken ilaç acıdır.” diyen Belasurıya, söz konusu tedbirleri almasalar Sri Lanka’nın ekonomik istikrara kavuşamayacağını, bu süreçte başta Hindistan olmak üzere uluslararası toplumun da kendilerine yardımcı olduğunu belirtti.

“Bunu adil bir dünya olarak görmüyoruz”

Belasurıya, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak “Sri Lanka’da birbirini izleyen tüm hükümetler Filistin davasını destekledi. Hatta Filistin halkının davasına verdiği güçlü destek nedeniyle Filistin’de eski devlet başkanlarımızdan birinin adını taşıyan bir cadde bulunmaktadır.” dedi.

Bölgede kalıcı barışın sağlanması için 1967 sınırlarına dayalı iki devletli bir çözüme ihtiyaç olduğunu savunan Belasurıya sözlerini şöyle tamamladı:

“Uluslararası mimarinin değişmesinin zamanının geldiğini düşünüyoruz. İkinci Dünya Savaşı’nın galipleri tarafından tasarlanan uluslararası mimariye sahip olmanın adil olmadığını düşünüyoruz. Bunu adil bir dünya olarak görmüyoruz. Hindistan, Türkiye, Endonezya, Nijerya gibi bazı ülkeler muazzam bir ekonomik ilerleme kaydediyor. Birleşmiş Milletlerde veto yetkisi açısından Afrika ülkelerinin temsil edilmediği, Hindistan gibi ülkelerin temsil edilmediği, Latin Amerika ülkelerinin temsil edilmediği bir sistem var. Uluslararası mimaride hem siyasi mimaride hem de dünyanın finansal mimarisinde bir değişiklik olması gerektiğini düşünüyoruz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sri-lanka-disisleri-bakani-uluslararasi-mimaride-degisim-zamani-geldi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda gençlerin rolü ele alındı http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-genclerin-rolu-ele-alindi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-genclerin-rolu-ele-alindi/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:21:20 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10247 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Ortak Geleceğimiz: Küresel Barış için Gençlik” başlıklı panelde gençlerin sürdürülebilir barış ve kalkınmada oynadığı rol ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te moderatörlüğünü İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) Başkanı Taha Ayhan’ın üstlendiği panelde akademisyen Talha Köse, Filipinler Hükümeti Barış Müzakerecisi Miriam Coronel-Ferrer, Bangsamoro Gençlik Komisyonu Başkanı M. S. Mimbantas Macasalong, Bosna Hersek Demokratik Eylem Partisi (SDA) Milletvekili ve Gençlik Kolları Başkanı Haris Sabanovic, Burj al Luqluq Toplum Derneği Yöneticisi Muntaser Edkaidek, Somali Ulusal İstatistik Bürosu Danışmanı Amal Abubakar, Genç Atlantik Antlaşması Derneği Başkanı Selin Yılmaz, “Talk For Education” Kurucu Ortağı ve Başkanı Yaya Dama ve ICYF Proje Koordinatörü Yunus Çolak konuştu.

Akademisyen Köse, dünyadaki krizlerle başa çıkma konusunda uluslararası sisteme yönelik güvenin sarsıldığını belirterek, gençlerin çatışmalardaki en kırılgan ve savunmasız grup olduğuna dikkati çekti.

Çözüm süreçlerinde dikkate alınması gereken en önemli ilkenin kapsayıcılık olduğunu ifade eden Köse, genç nüfusun ve kadınların barış süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmaları gerektiğini vurguladı.

Köse, gençlerin siyasete daha fazla dahil edilmeleri gerektiğine dikkati çekerek, “Gazze’de ve başka birçok yerde çatışmalara denk geliyoruz. Çatışmaların gençleri daha fazla etkilediğini biliyoruz. Çatışmaların sonuçları, onların geleceğini şekillendirecek. Bu nedenle gençlerin daha fazla harekete geçmesi, gelecekleri için siyasi alanları kullanarak fikirlerini belirtmeleri oldukça önemli.” değerlendirmesinde bulundu.

“Barış istiyorsan barışa hazırlan”

Dünya genelinde genç nüfusun giderek daha büyük sorumluluklar üstlendiğini söyleyen Filipinler Hükümeti Barış Müzakerecisi Coronel-Ferrer, insanların öldürülmesini ve şiddeti durdurmak için gençlerin harekete geçmeleri gerektiğini dile getirdi.

Coronel-Ferrer, Romalıların “Barış istiyorsan savaşa hazırlan” sözüne atıfta bulunarak, “Pek çoğumuz bunun tersini yani ‘Barış istiyorsan barışa hazırlan’ sözünü duymuştur. Hep birlikte çalışalım ve bunu başaralım.” dedi.

“Genç nüfus, barışın inşasında oldukça etkili olabilir”

Bangsamoro Gençlik Komisyonu Başkanı Macasalong da gençlerin diplomasi ve diyaloğa katılımının çatışmaların önlenmesi ve barışın teşviki için önemli olduğunu vurgulayarak, genç nüfusun barışın inşasında oldukça etkili olabileceğini belirtti.

Genç nüfusun hoşgörü, işbirliği, insan hakları gibi ilkelere önem ve öncelik verdiğini ifade eden Macasalong, “Gençleri sorun çözmeye ve çözüm bulma sürecine dahil etmiyoruz. Gençleri, sadece hükümetin sunabileceği hizmetlerin alıcısı olarak değil aynı zamanda ulus inşasında ortak olarak düşünmeye başlamalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Barış olmadan başka hiçbir şeyin önemi yok”

Bosna Hersek Demokratik Eylem Partisi Milletvekili ve Gençlik Kolları Başkanı Sabanovic, ilk anılarının savaşla ilgili ve bunun bir çocuk için oldukça zor olduğunu söyledi.

Genç aktivistlerin dünyadaki adaletsizliklere karşı harekete geçmeleri gerektiğini ifade eden Sabanovic, “Barış, nihai hedef. Barış olmadan başka hiçbir şeyin önemi yok. Son 4 aydır uyuyamıyorum çünkü birileri masum çocukları katlediyor.” diye konuştu.

“Gazze’deki durum her geçen gün kötüleşiyor”

Gazze’deki durumun giderek vahim bir hal aldığına dikkati çeken Burj al Luqluq Toplum Derneği Yöneticisi Edkaidek, “Gazze’de evi, yiyecek yemeği, giyecek kıyafeti, eğitim hakkı ve geleceği olmayan bir milyon çocuk, genç kız ve erkek var.” ifadesini kullandı.

Edkaidek, “Dünya, Gazze’de olanları izliyor. Birçok ülkenin diplomasi ya da farklı yollarla Gazze’ye yardım etmeye ve destek olmaya çalıştığını biliyoruz. Bunu takdir ediyoruz ancak barış, güç olmadan gerçekleşmez. İsrail’in Birleşmiş Milletlerden ve dünyanın dört bir yanından gelen kararları dinlemesini sağlamanın bir yolunu bulmalıyız.” dedi.

“Gazzelilerin, Ukraynalı ve Afrikalı çocukların sesi olmalıyız”

Sürdürülebilir barış ve kalkınma konusunda genç nüfusa diyalog yaratma sorumluluğunun düştüğünü belirten Genç Atlantik Antlaşması Derneği Başkanı Selin Yılmaz, “Eğer birbirimizi dinlemezsek ve fikirlerimizi birbirimize dikte edersek nasıl diyalog kurabiliriz?” diye sordu.

Yılmaz, gelecekte karşı karşıya kalınabilecek tehlikeler konusunda farkındalık yaratmanın önemine dikkati çekerek, “Aynı değerleri paylaşmak zorunda değiliz ama aynı dünyayı paylaşıyoruz.” dedi.

Gençlerin dünyadaki sorunlar konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunan Yılmaz, “Genç neslin insani yardımlara ulaşamayan Gazzelilerin, savaşta ailesini kaybeden Ukraynalı çocuğun ve temiz suya erişimi olmayan Afrikalı çocukların sesi olması gerekiyor.” ifadesini kullandı.

“Gençler, barışın sağlanması sürecinde ciddi rol oynuyor”

Talk For Education Kurucu Ortağı ve Başkanı Dama da genç nesle karar alma sürecinde yer verilmediğini ve fikirlerinin yeterince dikkate alınmadığını ifade ederek, gençlerin barışın sağlanması sürecinde ciddi katkı sağlayabileceğinin altını çizdi.

Barışçıl bir dünya için işe okul ve aileden başlanması gerektiğini vurgulayan Dama, aileler ve okulların da barışın inşası sürecine dahil olmalarının önemini vurguladı.

Dama, “Hükümete ve karar alıcılara gençleri desteklemelerini öneriyorum. Böylece gençler olarak enerjimizi ve yaratıcılığımızı kullanarak dünyada barışı teşvik edecek bir çözüm bulabiliriz.” dedi.

Gençlerin sürdürülebilir barışa katkıda bulunabileceğini ifade eden Somali Ulusal İstatistik Bürosu Danışmanı Abubakar da onları desteklemenin dünyanın daha kapsayıcı ve barışçıl hale gelmesine yardımcı olacağını söyledi.

Abubakar, hükümetleri, özel sektörü ve diğer tüm kuruluşları, gençlerin görüşlerini paylaşabileceği alanlar yaratmaya çağırdı.

ICYF, barışın sağlanması için sürdürülebilir projeler yürütüyor

Panelin kapanışında söz alan ICYF Proje Koordinatörü Çolak, barışın tesisinde gençlerin söz sahibi olması gerektiğini vurgulayarak, “Sürdürülebilir barışın sağlanması için hayata geçirdiğimiz projeler, gençlere fikirlerini ve düşüncelerini paylaşma şansı veriyor.” dedi.

Çolak, gençlerin ICYF’nin projeleriyle birbirlerini daha iyi anlama olanağı bulduklarını belirtti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-genclerin-rolu-ele-alindi/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’de ilk kez ‘Yaşlı Profili Araştırması’ yaptıklarını belirtti http://www.karadenizhabertv.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-turkiyede-ilk-kez-yasli-profili-arastirmasi-yaptiklarini-belirtti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-turkiyede-ilk-kez-yasli-profili-arastirmasi-yaptiklarini-belirtti/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:15:46 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10184 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’de ilk kez “Yaşlı Profili Araştırması” yaptıklarını belirterek, “Araştırma kapsamında 22 bin 640 hanede çalışma hayatından sosyal yardımlara, yaşlı haklarından toplumsal hayata katılıma 9 başlıkta yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdik.” dedi.

Göktaş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığının sosyal tesislerinde düzenlenen, “STK ve İş Dünyası Buluşması”nda, Palandöken’in eteklerinde kurulmuş kutlu bir medeniyet olarak nitelendirdiği Erzurum’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selam, sevgi ve muhabbetlerini ileten Göktaş, heyetine gösterilen misafirperverlikten dolayı da teşekkür etti.

Erzurum’un Milli Mücadele dönemindeki önemine vurgu yapan Göktaş, “Bu şehir, Gazi Mustafa Kemal önderliğinde 105 yıl önce başlatılan Milli Mücadele’mizin kalesidir. Bu şehir, Erzurum Kongresi ile kurtuluş meşalesinin yanan ilk ateşidir. Bu şehir, ‘Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez’ kararının filizlendiği yerdir.” diye konuştu.

Milletle el ele Türkiye’nin ikinci asrının temellerini attıklarını vurgulayan Göktaş, şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde milletimizle gönül gönüle Türkiye Yüzyılı’nı tuğla tuğla inşa ediyoruz. Ecdadımızın emaneti olan bu vatanı eğitimden ulaşıma, sanayiden ticarete, turizmden sosyal hizmetlere kadar her alanda güçlü kılarak geleceğe taşıyoruz. Çocuklarımıza refah ve huzur içinde yaşayacakları bir ülke, tarihi, kültürel, doğal zenginlikleri korunan şehirler bırakmak için çalışıyoruz. Bunu siz kıymetli sivil toplum kuruluşlarımızla iş insanlarımızla, teşkilatlarımızla güç birliği yaparak gerçekleştiriyoruz. Bugün, Türkiye’nin kalkınması ve gelişmesi, istihdamın ve üretimin artması iş dünyamızın gösterdiği azim ve kararlılığın bir neticesidir. Artan refahın, toplumda adil ve etkili bir şekilde dağıtılması sivil toplum kuruluşlarımızın ortaya koyduğu özverinin bir neticesidir.”

Türkiye ekonomisinin dünyada yükselen bir değer olmasının daha fazla kadının iş dünyasına katılmasıyla mümkün olduğunu dile getiren Göktaş, “Sevginin ve merhametin bütün insanlığı kuşatması ancak ve ancak daha fazla kadının sivil toplum kuruluşlarının her kademesinde yer almasıyla mümkündür. Bakanlık olarak, kadınların istihdamının artırılması, çalışma şartlarının iyileştirilmesi için elimizden gelen tüm çabayı ve gayreti gösteriyoruz.” ifadesini kullandı.

Türkiye’de ilk defa yapıldı

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de yaşlı nüfusunun arttığına işaret eden Göktaş, “Bugün yüzde 10 olan 65 yaş ve üzeri nüfus oranımızın 2030’da yüzde 12,9, 2040’ta ise yüzde 16,3 olması bekleniyor.” diye konuştu.

Bakanlık olarak “Yaşlı Profili Araştırması” yaptıklarını bildiren Göktaş, şunları kaydetti:

“Yine dünyada ve Türkiye’de yalnızlaşma oranları giderek artıyor. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılarımızın sayısının gün geçtikçe daha da arttığına şahit oluyoruz. Türkiye’de ilk kez yapılan Yaşlı Profili Araştırması’nda çok çarpıcı sonuçlar elde ettik. Bu ay içerisinde sonuçları milletimizle paylaşacağız. Araştırma kapsamında 22 bin 640 hanede çalışma hayatından sosyal yardımlara, yaşlı haklarından toplumsal hayata katılıma 9 başlıkta yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdik. Elde ettiğimiz sonuçlar, yaşlılarımıza sunduğumuz hizmetlerimize yön verecek. 4 yılda bir güncelleyeceğimiz veriler doğrultusunda hizmetlerimizi günün koşullarına göre ele alacağız. Yaşlı vatandaşlarımıza sunacağımız hizmetlere ilişkin göstergeleri bütüncül olarak değerlendirebileceğimiz bir sistemin alt yapısını oluşturacağız.”

Araştırmayla yaşlıların her türlü riskten korunması ve yaşlılar için iyileştirici tedbirler alınmasını sağlayacak politikalara temel teşkil edecek somut veriler elde edeceklerini bildiren Mahinur Özdemir Göktaş, “Mağduriyete sebep olabilecek riskleri tespit edebileceğiz. Vatandaşlarımızın ihtiyaç duydukları destek hizmetlerine ulaşmalarını sağlayan, koruyucu ve önleyici müdahaleleri içeren bir yapının oluşturulmasına yönelik ihtiyaç analizi yapacağız.” değerlendirmesini yaptı.

Bakan Göktaş, konuşmanın ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-mahinur-ozdemir-goktas-turkiyede-ilk-kez-yasli-profili-arastirmasi-yaptiklarini-belirtti/feed/ 0
Haftanın tarihine bakış http://www.karadenizhabertv.com.tr/haftanin-tarihine-bakis-4/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/haftanin-tarihine-bakis-4/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:12:25 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10118 8 Mart, 1977’de Birleşmiş Milletler (BM) tarafından “Dünya Kadınlar Günü” ilan edildi.

Amerika Birleşik Devletleri’nde kadın işçiler, daha iyi çalışma koşulları istemiyle tekstil fabrikasında 8 Mart 1857’de grev başlattı. Grev sırasında fabrikada çıkan yangında çoğu kadın 100’den fazla işçi hayatını kaybetti.

Kopenhag’da 1910 yılında toplanan Dünya Kadınlar Kongresi’nde 8 Mart, New York’taki tekstil fabrikasında ölen kadın işçiler anısına “Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlendi.

Kadına şiddet uygulayan kişilere elektronik kelepçe veya bileklik takılmasına imkan sağlayan Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine İlişkin Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda 8 Mart 2012’de oybirliğiyle kabul edildi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından Meclis’in 3 Mart 1924’te kabul ettiği yasayla hilafet kaldırıldı.

Saltanatın 1 Kasım 1922’de kaldırılması ve Cumhuriyet’in ilanının ardından halifeliğin kaldırılması gündeme geldi. 3 Mart 1924’te kabul edilen yasayla halifeliğin kaldırılmasına ve Osmanlı hanedanının sınır dışı edilmesine karar verildi. Halife Abdülmecit 4 Mart sabahı ülkeden ayrıldı.

Meclisin aynı gün kabul ettiği “Tevhidi Tedrisat” yasasıyla bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlandı. Ardından medreseler ve mahalle mektepleri kapatıldı.

Bir başka yasayla da “Şer’iye ve Evkaf ve Erkanıharbiyei Umumiye Vekaletleri (bakanlıkları)” kaldırılarak yerlerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu, Genelkurmay Başkanlığı oluşturularak hükümetten ayrıldı.

Belli başlı öteki olaylar:

3 Mart

1878- Osmanlı ile Rusya arasında Ayastefanos Antlaşması imzalandı.

1883- Mektebi Sanayii Nefise (Güzel Sanatlar Akademisi) öğretime açıldı.

1924- Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı hanedanı mensuplarının yurt dışına çıkarılmasına ilişkin yasa kabul edildi. Tevhidi Tedrisat Kanunu çıkarıldı. Şer’iye ve Evkaf ve Genelkurmay Bakanlıkları kaldırıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu. Genelkurmay Başkanlığı oluşturuldu ve hükümetten ayrıldı.

1925- Şeyh Sait isyanının büyümesini önlemek için Takriri Sükun Kanunu kabul edildi, İstiklal Mahkemeleri kuruldu.

1942- Türk Ressamlar Cemiyeti, İstanbul’da faaliyetlerine başladı.

1980- Eski Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen, 88 yaşında İstanbul’da vefat etti.

1983- Çizgi roman Tenten’in çizeri Georges Remi (Herge) öldü.

1992- Zonguldak Kozlu’daki grizu faciasında 263 kişi yaşamını yitirdi.

1994- TBMM Genel Kurulunca, DEP’li Selim Sadak ve RP’den istifa eden İstanbul Bağımsız Milletvekili Hasan Mezarcı’nın dokunulmazlığı kaldırıldı.

2008- Rusya’da devlet başkanı seçimini Başbakan Birinci Yardımcısı Dimitriy Medvedev yüzde 70,28 oy alarak kazandı.

2013- Gerçek adı Müslüm Akbaş olan ve arabesk müzik hayranlarınca “Müslüm Baba” diye anılan sanatçı Müslüm Gürses, baypas ameliyatının ardından 4 ay yoğun bakımda tedavi gördüğü hastanede 60 yaşında hayatını kaybetti.

2013 – Voleybolda, Erkekler CEV Kupası Finali rövanş maçında Halkbank, İtalya’nın Andreoli takımını 3-2 yenerek şampiyon oldu ve erkeklerde CEV Kupası’nı alan ilk Türk takımı olarak tarihe geçti.

2016- Başbakanlık, MİT tırlarının durdurulması davasına müdahil oldu.

2017 – Avusturyalı ressam Gustav Klimt’in 1907’de tamamladığı “Bauerngarten” (Çiçek Bahçesi ) adlı tablosu, Londra’da düzenlenen açık artırmada 59,3 milyon dolara satıldı.

2018 – Nobel ödüllü bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın yeğeni Hakan Sancar, bitkileri ölümsüzleştirmek için keşfettiği solüsyon ile su, hava ve güneşe ihtiyaç duymadan süs bitkilerinden ağaçlara ve yosunlara kadar her türlü bitkinin yıllarca canlı kalmasını sağladı. Sancar, dünyada sadece birkaç şirketin başarabildiği stabilizasyonu Türkiye’de gerçekleştirdi.

2018 – Antalya’nın fethinin ardından Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus’un yaptırdığı iki fetih kitabesi, metruk bir binanın bahçesinde bulundu.

2020 – Estonya’nın Tartu kentinde düzenlenen Ritmik Cimnastik Miss Valentine Grand Prix Turnuvası’nda millilerin genel tasnif ve top aletinde kazandığı iki madalya, Grup Milli Takımı’nın grand prix turnuvalarında aldığı ilk madalyalar oldu.

2021- FETÖ’nün, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı açıktan giriştiği ilk operasyon” olarak tanımlanan 7 Şubat 2012’deki “MİT kumpası”na ilişkin 18 sanığın yargılandığı davada eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Yurt Atayün’ün de arasında bulunduğu 10 sanık, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini engellemeye teşebbüs”ten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

2021- İsrail’deki Ultra-Ortodoks Yahudiler (Harediler), Batı Kudüs’te haber çekimi yapan Anadolu Ajansı (AA) ekibinin aracına saldırdı. Haredilerin, daha sonra taş ve sopalarla saldırmaya çalıştığı AA ekibi, olaydan zarar görmeden kurtulurken, saldırganlar hakkında şikayette bulundu. Olayla ilgili soruşturma açıldı.

2022- Formula 1 yönetimi, Rusya Grand Prix’sinin sözleşmesini feshederek yarışı takvimden çıkardı.

4 Mart

1193- Eyyubi Devleti’nin kurucusu ve Kudüs’te 88 yıllık Hristiyan hakimiyetini sona erdiren Selahaddin Eyyubi hayatını kaybetti.

1656- Düşük ayarlı para ve alınamayan maaşlar için ayaklanan askerler, IV. Mehmed’in onayıyla bazı saray ağalarını idam ettirdi.

1923- Mustafa Kemal Paşa’nın 17 Şubat’taki konuşmasıyla başlayan İzmir İktisat Kongresi sona erdi. Kongrede Misakı İktisadi kabul edildi.

1929- Takriri Sükun Kanunu yürürlükten kalktı.

1934- İstanbul Üniversitesinde açılan İnkılap Tarihi Enstitüsünde ilk dersi Milli Eğitim Bakanı Hikmet Bayur verdi.

1934- Ankara Radyosu yayına başladı.

1940- İstanbul’da yapılan Altıncı Balkan Güreş Şampiyonası’nda Türk takımı beş birincilik alarak altıncı kez şampiyon oldu.

1964- BM Güvenlik Konseyi, Kıbrıs’a uluslararası güç gönderme kararı aldı.

1992- İspanya’dan engizisyon baskısından kaçarak Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan Museviler, Türkiye’ye gelişlerinin 500. yılını kutladı.

1994- Dokunulmazlıkları kaldırılan eski DEP milletvekilleri Leyla Zana, Sırrı Sakık, Ahmet Türk, Selim Sadak ve bağımsız milletvekili Mahmut Alınak gözaltına alındı. Hasan Mezarcı ve Selim Sadak serbest bırakıldı.

2002- Ilımlı Arnavut Lider İbrahim Rugova, Kosova’nın ilk devlet başkanı seçildi.

2015- Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk’te bir maden ocağında meydana gelen patlamada 32 kişi hayatını kaybetti.

2016- AA’nın Gazze’de görev yapan foto muhabiri Mustafa Hassona, önemli basın fotoğrafı yarışmalarından Pictures of the Year International’da (POYI) “Genel Haber Dalı Mükemmeliyet Ödülü”ne layık görüldü.

2016- İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Zaman gazetesine kayyum atanmasına karar verdi.

2016- Muğla’nın Bodrum ilçesinde sahile vuran minik cesediyle gündeme gelen Aylan Kürdi ve teknedeki dört kişinin ölümüne ilişkin davada yargılanan Suriye uyruklu Muwafaka Alabash ve Asem Alfrhad, “göçmen kaçakçılığı” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

2017- Somali Başbakanı Hasan Ali Hayri, kuraklık sebebiyle son 2 günde ülkenin güneybatısındaki Bay bölgesinde 110 kişinin öldüğünü açıkladı.

2021- Tatvan’a gitmek üzere Bingöl’den kalkan askeri helikopterin düşmesi sonucu 11 personel şehit oldu, 2 personel yaralandı.

2021 – Amerikalı Müslüman lider Malcolm X’in çocukluğunun geçtiği Boston’daki 2 katlı ev, ABD Ulusal Tarihi Yapılar Listesi’ne alındı.

2022- Uzun yıllar İtalya’nın Milan takımında forma giyen Hollandalı eski futbolcu Clarence Seedorf, Müslüman olduğunu açıkladı.

5 Mart

1920- Türkiye Yeşilay Cemiyeti kuruldu.

1934- Eski Milli Eğitim Bakanlarından Dr. Reşit Galip öldü.

1941- Türkiye’nin ilk Diyanet İşleri Başkanı Rifat Börekçi hayatını kaybetti.

1946- İkinci Dünya Savaşı’nda ortaya çıkan ve Sovyetler Birliği ile Doğu Avrupa ülkelerini simgeleyen “Demirperde” kavramı, ilk kez İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in bir konuşmasında kullanıldı.

1953- Eski Sovyetler Birliği’ni yaklaşık 30 yıl yöneten ve geçirdiği beyin kanaması sonucu bilincini yitiren Jozef Stalin öldü.

1971- Amerikalı dört asker, Ankara’da terör örgütü THKO mensuplarınca kaçırıldı. Bir duyum üzerine polisin 5 Mart’ta üniversiteye düzenlediği baskında çatışma çıktı, Erdal Şener adlı öğrenci öldü, yaralananlar oldu. ABD’li askerler 8 Mart’ta serbest bırakıldı.

1994- Birleşmiş Milletler, Bosna’ya Türk askeri gönderilmesini kabul etti.

1999- Çankırı Valisi Ayhan Çevik, bombalı saldırıda ağır yaralandı, koruma polisi ve iki lise öğrencisinin öldüğü saldırıyı yasa dışı TİKKO örgütü üstlendi.

2009- Ergenekon soruşturması kapsamında Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay gözaltına alındı ve 6 Mart’ta tutuklandı.

2015- Konya’nın merkez Karatay ilçesi Ortakonak Mahallesi yakınlarında askeri bir uçak düştü. Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, planlı eğitim uçuşu için kalkan F-4E 2020 uçağının, Konya Atış Sahası’nda kaza kırıma uğradığı, Kurmay Yüzbaşı Pilot Mustafa Tanış ile Kurmay Yüzbaşı Pilot Mustafa Delikanlı’nın şehit olduğu bildirildi.

2016- Dünyaca ünlü İslam alimi ve Kuzey Amerika Fıkıh Konseyi kurucusu Prof. Dr. Taha Cabir Al-Awani hayatını kaybetti.

2017- Suriyeli muhalifler, ülkenin kuzeybatısında Türkiye sınırında yer alan İdlib’in kırsalını bombalayan bir savaş uçağını düşürdü. Uçaktan paraşütle atlayan pilot, Hatay’ın merkez Antakya ilçesinde bulunarak hastaneye kaldırıldı.

2017- Antalya’da 12’ncisi düzenlenen Uluslararası Runatolia Maratonu’na katılan 36 yaşındaki sporcu Zeynel Murat Batur, bitiş çizgisine 500 metre kala kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

2021 – Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus, Irak’ın başkenti Bağdat’a geldi. Uluslararası kamuoyunda gözler, tarihte ilk kez bir papanın ziyaret ettiği Irak’a çevrilirken Franciscus’un ülkedeki temasları nedeniyle 6 Mart Ulusal Hoşgörü ve Birlikte Yaşama Günü ilan edildi.

2022- Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Ukrayna’dan Polonya’ya bir gün içinde 106 bin kişi geçti.

2023- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde 1 milyon 728 bin binanın incelendiği, 227 bin 27 binanın yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu bildirildi.

6 Mart

1920- “Kaşağı”nın yazarı, ünlü öykücü Ömer Seyfettin, Haydarpaşa Hastanesi’nde öldü. Ömer Seyfettin, 12 Mart 1884’te Gönen’de doğmuştu.

1925- Takriri Sükun Kanunu’na dayanılarak İstanbul’da altı gazete ve dergi, Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı. Kapatılan yayın organları şunlardı: Tevhidi Efkar, İstiklal, Son Telgraf, Aydınlık, Sebilürreşad ve Orak Çekiç.

1927- İstanbul Radyosu yayına başladı.

1948- Anadolu Ajansında 1925’te şirket kurucuları arasında yer alan ve “Başyazar” olan ünlü şair, yazar ve gazeteci Kemalettin Kamu 47 yaşında Ankara’da öldü.

1961- İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, Türkiye üzerinden geçerken Ankara’ya geldi. Esenboğa Havalimanı’nda Devlet ve Hükümet Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel tarafından karşılanan II. Elizabeth, Gürsel ile 40 dakika görüştükten sonra Türkiye’den ayrıldı.

1989- Şarkı sözü yazarı ve şovmen Fecri Ebcioğlu öldü.

1995- Avrupa Birliği üyesi on beş ülkeyle Türkiye arasında Gümrük Birliği Antlaşması imzalandı.

2002- Yargıtay 9. Ceza Dairesi, gazeteci yazar Çetin Emeç ve Turan Dursun ile İran rejim muhalifi Ali Akbar Gorbani’nin öldürülmesi olaylarının da aralarında bulunduğu birçok saldırıdan sorumlu tutulan İslami Hareket Örgütünün “İcra Şurası” üyesi İrfan Çağırıcı hakkındaki idam cezasını onadı.

2013- Venezuela’nın uzun süredir kanserle mücadele eden Devlet Başkanı Hugo Chavez, 58 yaşında hayatını kaybetti.

2016- Irak’ın Babil kentinde kontrol noktasına yönelik intihar saldırısında 52 kişi öldü, 100 kişi yaralandı. Saldırıyı terör örgütü DEAŞ üstlendi.

2016- İran’da yolsuzluktan yargılanan iş adamı Babek Zencani, idama mahkum edildi.

2016- Ankara’da düzenlenen Dünya Salon Okçuluk Şampiyonası’nda Makaralı Yay Genç Kız Milli Takımı altın madalya kazandı.

2017- ABD Başkanı Donald Trump, nüfusunun çoğunluğu Müslüman 6 ülkenin vatandaşlarına 3 ay yeni vize sınırlaması getiren düzenlemeyi imzaladı.

2018- “Ayla” filmi, ABD’de düzenlenen 24. Sedona Uluslararası Film Festivali’nde, “En İyi Yabancı Film” ve izleyici oylarıyla belirlenen “En İyi Film” ödüllerini kazandı.

2018- FETÖ’nün darbe girişimi sırasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 73 sanığın yargılandığı davada hükmü açıklayan mahkeme, eski Harekat Başkan Vekili tuğamiral İrfan Arabacı ile eski İstihbarat Daire Başkanı tuğamiral Murat Şirzai’nin de aralarında bulunduğu 47 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 18 sanığa müebbet hapis cezası verdi.

2021 – Müzik dünyasında çığır açan kasetlerin mucidi, Hollandalı mühendis Lou Ottens, 94 yaşında öldü.

2023- Danimarka Savunma Bakanlığı, siber güvenlik tedbirleri kapsamında çalışanlarına resmi hizmette kullanılan cihazlarda TikTok’u kullanmasına yasak getirdi.

7 Mart

1917- Nick Larocca’nın “Original Dixiland Jazz Band” adlı orkestrası, ilk caz plağını New Jersey’deki Victor Co. plakçılık şirketi için doldurdu.

1927- İstiklal Mahkemelerinin görevi sona erdi.

1954- Petrol işletmeciliğini yabancı sermayeye açan Petrol Yasası kabul edildi. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü kuruldu.

1969- Golda Meir, İsrail’in ilk kadın başbakanı oldu.

1977- Pakistan’da seçimleri Zülfikar Ali Butto kazandı.

1979- ABD uzay aracı Voyager I, Jüpiter ve Uranüs’ün Satürn gibi halkalara sahip olduğunu keşfetti. Voyager I, Jüpiter’in halkalı resimlerini dünyaya gönderdi.

1983- Zonguldak Ereğli Kömür İşletmelerinin Kandilli üretim havzasındaki Armutçuk Ocağı’nda meydana gelen patlamada 102 kişi öldü, 86 kişi yaralandı.

1989- Anayasa Mahkemesi, üniversitelerde “dini inanç sebebiyle boyun ve saçların örtü veya türbanla kapatılmasını” serbest bırakan yasayı iptal etti.

1990- Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Üyesi gazeteci yazar Çetin Emeç ve şoförü Ali Sinan Ercan, uğradıkları silahlı saldırıda yaşamlarını yitirdi.

2016- Rus tenisçi Maria Sharapova, Avustralya Açık’taki doping testinin pozitif çıktığını açıkladı.

2017- Fransa’da 7-12 Mart’ta düzenlenen Avrupa Salon Okçuluk Şampiyonası’nda ilk kez 8 kategorinin tamamında 24 sporcuyla mücadele veren Milli Takım’da klasik yay genç erkeklerde Erdal Meriç Dal Avrupa şampiyonu oldu.

2018- Türkiye’yi temsil etmek üzere UNESCO’dan davet alan Sivaslı halk ozanı ve şair Ayten Gülçınar, evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti.

2019- İstanbul’un en yüksek tepesine yapılan ve inşaatı 6 yıl süren Çamlıca Camisi’nde ilk ezan sabah namazında okundu.

2021- Ekvator Ginesi’nin Bata kentinde, askeri kışladaki cephanelikte meydana gelen 4 büyük patlamada, 105 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

2022- Bilim insanları, ilk defa Güneş’ten 10 kat daha büyük kırmızı üstdev bir yıldızın patlayarak supernovaya dönüşmesini gözlemledi.

2023- AFAD’ın Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin yayımladığı raporda, yıkılan binalarda kolon, kiriş ve perdelerde düz donatının kullanıldığı, hassas bölgelerde iri çakıl ve tahta gibi yabancı unsurlara rastlandığı tespitleri yer aldı, yönetmelik kurallarına ve esaslara uyulmadan inşa edilmiş yapıların ciddi hasar gördüğü vurgulandı.

2023- Hindistan ile Fransa orduları ilk kez “FRINJEX-23” adlı ortak askeri tatbikat yaptı.

8 Mart

1403- Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid, Akşehir’de yaşamını yitirdi.

1857- New York’ta tekstil işçisi kadınlar, “16 saatlik çalışma süresi, düşük ücret ve insanlık dışı çalışma koşulları” sebebiyle greve çıktı. Polisin müdahalesi ve ardından çıkan yangında 129 kadın işçi hayatını kaybetti. Kopenhag’da 1910’da toplanan Dünya Kadınlar Kongresi’nde, kadın işçilerin grevine atıfla bu gün “Emekçi Kadınlar Günü”, 8 Mart 1977’de ise BM tarafından “Dünya Kadınlar Günü” ilan edildi.

1948- Tanımladığı deri hastalığı “Behçet Hastalığı” adıyla dünya tıp literatürüne geçen, deri ve zührevi hastalıklar uzmanı Ordinaryüs Prof. Dr. Hulusi Behçet, kalp krizi sonucu öldü.

1952- ABD’nin Philadelphia eyaletinde ilk suni kalp ameliyatı yapıldı.

1954- Devletin siyasal prestijine ve mali gücüne zarar getirdiğine karar verilen ya da kişilerin özel hayatına tecavüz eden yazılar yazan gazetecilere ağır cezalar öngören Basın Kanunu, TBMM’den geçti.

1963- Suriye’de, darbe sonucu Baasçılar ve Nasırcılar iktidarı ele geçirdi. Baasçı subaylar, şubat ayında, Irak’ta da yönetimi ele geçirmiş ve Başbakan Kasım öldürülmüştü.

1972- Eski Başbakan Adnan Menderes’in oğlu Demokratik Parti Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Menderes, Ankara’da intihar etti.

1984- 8 ilde olağanüstü hal uygulanmasıyla ilgili “Olağanüstü Hal Yönetmeliği” yürürlüğe girdi.

1996- Lefkoşa-İstanbul seferini yapan KKTC’ye ait bir yolcu uçağı kaçırılarak önce Sofya’ya, ardından da Münih’e indirildi.

2005- Çeçen lider Aslan Maşadov, bir çatışmada Rus güvenlik güçlerince öldürüldü.

2008- Hollanda’nın Lahey kentindeki Artistik Buz Pateni Uluslararası Aegon Kupası’nda, kadınlarda Tuğba Karademir 2. oldu ve Türkiye’ye bu spor dalında tarihte uluslararası bir yarışmada büyükler kategorisindeki ilk madalyayı kazandırdı.

2010- Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremde 41 kişi öldü.

2012- Kadına şiddet uygulayan kişilere elektronik kelepçe veya bileklik takılmasına imkan sağlayan Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine İlişkin Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda oybirliğiyle kabul edildi.

2017- İsrail’de ezanın 23.00-07.00 saatlerinde hoparlörle okunmasının yasaklanmasına ilişkin kanun tasarısı mecliste (Knesset) yapılan ilk oylamada kabul edildi.

2017- Guatemala’da bir yetiştirme yurdunda çıkan yangında 13-17 yaşlarındaki 40 kız çocuğu hayatını kaybetti.

2018- Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın yaptırdığı burçların 94 yıldır yeri bilinmeyen kitabesi, Antalya Kaleiçi’nde bir evin duvarında bulundu.

2019- Şanlıurfa’da bulunan dünyanın en eski anıtsal tapınağı olarak kabul edilen, UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Göbeklitepe’nin resmi açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı.

2021 – Tiyatro ve sinema sanatçısı Rasim Öztekin, İstanbul’da kalp rahatsızlığı sonrası kaldırıldığı hastanede 62 yaşında hayatını kaybetti.

2021 – Sırp tenisçi Novak Djokovic, tek erkekler dünya sıralamasında toplam 311 hafta zirvede yer almayı garantileyerek, İsviçreli Roger Federer’in rekorunu kırdı.

9 Mart

1764- Padişah III. Mustafa tarafından yaptırılan Laleli Camisi ibadete açıldı.

1796- Napolyon Bonapart ile Josephine evlendi.

1923- Sovyet lideri Lenin, geçirdiği felç sonucunda konuşma yeteneğini kaybetti.

1929- İstanbul’da Matbaacılık Mektebi açıldı.

1956- Kıbrıs Rum toplumunun lideri Başpiskopos Makarios, İngiltere tarafından Seyşel Adaları’na sürgüne gönderildi. Adanın İngiliz Genel Valisi John Harding, Makarios’un, terörizmi aktif olarak desteklediği için sürgün edildiğini açıkladı.

1957- Türkiye’nin ilk kadın doktor subayı Sema Aran, teğmen rütbesiyle göreve başladı.

1967- Gazeteci, yazar Vala Nureddin (Va-Nü), 66 yaşında İstanbul’da öldü.

1967- Gölcük Tersanesi’nde “Berk” adlı refakat firkateyninin yapımına başlandı.

1996- 1990 yılında öldürülen gazeteci Çetin Emeç’i vurduğu belirlenen İslami Hareket Örgütü’nün tim sorumlusu İrfan Çağırıcı, İstanbul’da yakalandı.

2001- Türk balesinin kurucusu Edris Stannus (Dame Ninette de Valois), İngiltere’de 104 yaşında öldü.

2003- Siirt’te yapılan milletvekili yenileme seçimlerinde üç milletvekilliğini alan AK Parti’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da parlamentoya girdi.

2007- İsviçre’de, Ermeni çevrelerinin “soykırım” iddiasının inkarını suç sayan yasayı ihlal ettiği gerekçesiyle yargılanan İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek, Lozan Mahkemesince 9 bin İsviçre frangı para cezasına çarptırıldı. Bu ceza, mahkemece iki yıl tecil edildi.

2018- Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Ercan Yazgan, tedavi gördüğü hastanede 72 yaşında hayatını kaybetti.

2019- Japonya’da yaşayan 116 yaşındaki Kane Tanaka, Guinness Dünya Rekorları tarafından dünyanın en yaşlı kişisi seçildi.

2020- Eski bakanlardan Şevket Kazan, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 86 yaşında hayatını kaybetti

2021 – Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un 19 Aralık 2016’da suikast sonucu öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in de arasında bulunduğu 28 sanığın yargılandığı davada 3 sanık ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet, 2 sanık birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı. 8 sanık 3 yıl 9 ay ile 10 yıl 6 ay arasında hapse mahkum edildi, 6 sanığın beraatine hükmedildi. Gülen’in arasında bulunduğu 9 firari sanığın dosyaları ayrıldı.

2021 – ABD merkezli düşünce kuruluşu Newlines Strateji ve Politika Enstitüsünün raporunda, Çin’in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygur Türklerine karşı eylemlerinde, Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin tüm maddelerini ihlal ettiği ve bu halkı “yok etmeyi” amaçladığı ortaya konuldu.

2022 – Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, T129 Atak Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri’nin yurt dışındaki ilk teslimatını Filipinler’e yaptı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/haftanin-tarihine-bakis-4/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-5/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-5/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:27:09 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10065 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Barış için Yeni Gündem: Barışa Doğru Paradigma Değişimi” başlıklı panelde Birleşmiş Milletler (BM) tarafından geçen yıl temmuzda yayımlanan, üye ülkeleri barış için yeniden taahhütte bulunmaya davet eden “Barış İçin Yeni Gündem” başlıklı politika belgesi ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te moderatörlüğünü ABD Barış Enstitüsü Başkanı Lise Grande’nin üstlendiği panele Uganda Dışişleri Bakanı Jeje Odongo, Slovenya Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı Devlet Sekreteri Marko Stucin, BM Lübnan Özel Koordinatörü Joanna Wronecka, Kapsamlı Nükleer Denemelerin Yasaklanması Anlaşması Örgütü (CTBTO) Genel Sekreteri Dr. Robert Floyd ile BM Genel Sekreteri’nin Uluslararası Cenevre Görüşmeleri (UCG) Özel Temsilcisi Ayşe Cihan Sultanoğlu katıldı.

Panelde konuşan Uganda Dışişleri Bakanı Odongo, BM Genel Sekreteri’nin temmuzda tüm dünyada küresel bir barışın oluşturulabilmesi için ne yapılması gerektiğiyle alakalı kendi şahsi görüşlerini paylaştığını belirtti.

“1,4 milyarlık Afrika, BM Güvenlik Konseyinde temsil edilmiyor”

Barış İçin Yeni Gündem belgesindeki temel prensiplerin, özellikle barış ve güvenliği sağlamak açısından BM’nin görev tanımı içinde geçtiğine dikkati çeken Odongo, BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) özellikle de karar alma noktasında bazı zorluklarla karşılaştığını anımsattı.

Bakan Odongo, “Kısmen bunun sebebi, buradaki rakipler ve bazı tarihi adaletsizliklerin gerçekleşmiş olması, örnek olarak BMGK’de 240 milyon insan, 2 kişi tarafından temsil ediliyor. 1,4 milyar nüfuslu Afrika ise hiç kimse tarafından temsil edilmiyor. Bu, zaten kendi içerisinde karar alınması gereken bir nokta.” ifadelerini kullandı.

Güvenlik sorunlarının devam ettiğini ve süreceğini kaydeden Uganda Dışişleri Bakanı, Afrika kıtasındaki tecrübelerine dayanarak bu tür krizlerle başa çıkmak için öncelikle ulusal yetkililere, bölgesel ve alt bölgesel kurumlara yetki vermek ve uzmanları devreye sokmak gerektiğini söyledi.

Odongo, ihtilaf ve savaşların nihai olarak diyalog ve sebeplerin ortadan kaldırılmasıyla çözüleceğini belirterek, bu tür krizlerle karşı karşıya kalan Afrika kıtası olarak tüm dünyayla deneyimlerini paylaşmaya hazır bulunduklarını ifade etti.

Küresel barışın mümkün bir “ütopya” olduğunu söyleyen Odongo, bunun için insanların bir olmaları, bağ kurarak “ütopya” dedikleri noktaya hareket etmeleri gerektiği görüşünü paylaştı.

“Dünya değişiyor, BM değişmiyor”

Slovenya Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı Devlet Sekreteri Stucin, ADF’nin kendi içinde barışa büyük katkıda bulunan bir süreç olduğunun altını çizdi.

“Birbirimizle, birçok paydaşla bir araya gelmek, birçok farklı konuda konuşmak, dünyanın farklı yerlerinde olup bitenlerden haberdar olmak çok önemli ve aslında tüm dünyada kalıcı barışı sağlamak bundan geçiyor.” diyen Stucin, Uganda Dışişleri Bakanı ile BMGK konusunda hemfikir olduğunu dile getirdi.

Stucin, şunları söyledi:

“BM Güvenlik Konseyinde bir reforma ihtiyaç var. Daha önce de söylenmişti bu. Dünya değişiyor ama BM değişmiyor ve son geçen yılda 56 tane ihtilaf sivillerin ölümüne sebep oldu. Bu, aslında son yüzyıldır en yüksek rakam.

Biz, şuna şahit oluyoruz, burada bir paradigma değişimi var ve barışa doğru değil ihtilafa, savaşa doğru bir paradigma değişimi var. Bunu tamamıyla tersine çevirmemiz gerekiyor. BM reformu da aslında yapılması gereken en kilit reformlardan biri.”

Bu paradigmanın herkesin kazançlı çıkacağı duruma çevrilmesi gerektiğini belirten Stucin, barış için gerçekten çalışılması, barışı oluşturacak farklı faktörler üzerinde çalışılarak uluslararası toplumun birleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Stucin, Uluslararası Ceza Mahkemesinin yıllık bütçesinin 180 milyon avro olduğuna, bunun Slovenya Tarım Bakanlığının bütçesinin üçte birine tekabül ettiğine dikkati çekerek, “Uluslararası hukuk, insan hakları hukuku, suç hukukunu savunmak istiyorsanız bunun için bir şeyler yapmanız gerekiyor. Şu anki kurumlar yeterli değil kurumlar mevcut ama yeterince kaynağa sahip değiller etkili şekilde harekete geçebilmeleri için.” değerlendirmesinde bulundu.

Moderatör Grande’nin, Ukrayna savaşını ve Gazze’deki insanlık trajedisini hatırlatarak, “BM Güvenlik Konseyi, neden işini daha iyi yapamıyor, burada neler oluyor?” sorusuna Stucin, çok taraflılıkla ilgili bir kriz yaşandığı cevabını verdi.

Stucin, BMGK içinde iş yapılmaya çalışıldığını ancak başarısızlıkla sonuçlandığını belirterek, “Şu an karşı karşıya olduğumuz şey, Ukrayna’da olsun, Gazze’de olsun, medeni dünyanın hareket etmemesi, inanılır gibi değil ama hareket etmiyoruz.” dedi.

Ana sorunun BM sisteminin reforme edilmemesi olduğuna dikkati çeken Stucin, “Bu sistem yaklaşık 70 yıl öncesinde o dönemki şartlara göre yapıldı. Şimdi farklı durumlar var ve eski bir sistemle, bununla başa çıkmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Diplomaside yeni fikirlere ihtiyaç var”

BM Lübnan Özel Koordinatörü Wronecka da her gün BM’nin somut katma değerini sorguladığını ifade etti.

Lübnan özelinde kurumsal reformlar sonrası somut olarak uluslararası toplulukların özellikle parlamento seçimleri esnasında bu ülkeyi nasıl desteklediğini gördüklerini anlatan Wronecka, bölgesel kurum ve kuruluşlarla işbirliğinin çok önemli olduğunun altını çizdi.

Wronecka, Lübnan’ın bu seçimlerde ortaya çıkan parlamentoyla son iki yıldır yoluna devam ettiğine dikkati çekerek, güneyindeki İsrail ile deniz sınırları konusunun ekonomik teşvikle ve kazan-kazan senaryosuyla çözümünün mümkün olduğunu anlattı.

“Diplomaside yeni fikirlere ihtiyacımız var.” diyen Wronecka, Lübnan’da inovatif yaklaşımın söz konusu olduğunu dile getirdi.

Wronecka, çatışmaların, savaşların önlenmesi ve güven teşkil edilmesinin küresel barışın mümkün olduğuna inanmakla başlayacağına dikkati çekti.

“Nükleer bombaların kapasitesi aşırı arttı”

Kapsamlı Nükleer Denemelerin Yasaklanması Anlaşması Örgütü (CTBTO) Genel Sekreteri Dr. Floyd da Barış için Yeni Gündem belgesinin ilk maddesinin nükleer silahların eliminasyonundan söz ettiğini belirterek, ABD’nin Hiroşima ve Nagazaki’ye bıraktığı iki bombanın yüz binlerce kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olduğunun altını çizdi.

“Tek başına bu örnek bile nükleer silahların neden yok edilmesi gerektiğini gerekçelendiriyor.” diyen Floyd, o bombaların bugün üretilebilecek nükleer silahlara göre gerçekten “minicik” olduğunu söyledi.

Floyd, Hiroşima’daki bombanın 15 bin ton TNT’lik patlamaya eş değer olduğunu, o zamandan beri gerçekleştirilen nükleer testlerin 15 milyon ton TNT’ye eş değer bombaların yapılabileceğini gösterdiğine dikkati çekerek, şu yorumu yaptı:

“Neden kullanılması gerektiğine dair bir gerekçe yok ama neden kullanılmaması gerektiğini bu şekilde görebiliriz. Her ne mantık kullanılırsa kullanılsın, sayılar ortada.”

Dinleyicilerin “Gündemde ne eksik?” sorusu üzerine Floyd, “bazı şeyleri eyleme dökmek ve tüm dünyanın buna katılımının sağlanması gerektiği” cevabını verdi.

Floyd, bazı uluslar için barışın kökten gelen, elzem, asli bir gereklilik olduğunu vurgulayarak, barış çabalarının iki katına çıkarılması, her halka uyabilecek bir yapının kurulması gerektiğini ifade etti.

“BM, İkinci Dünya Savaşı’nın külleri üzerine inşa edildi”

BM Genel Sekreteri’nin Uluslararası Cenevre Görüşmeleri (UCG) Özel Temsilcisi Ayşe Cihan Sultanoğlu da 40 yıldır BM’de görev almasına rağmen şu andakinden daha fazla “güçlü bir cepheye” ihtiyaç bulunduğunu düşünmediğini söyledi.

Sultanoğlu, BM’nin İkinci Dünya Savaşı’nın külleri üzerine inşa edildiğini anımsatarak, “Şu anda gözlemlediğimiz şey şu ki maalesef inşa ettiğimiz ve üzerinde çalıştığımız her şeyin çöküşü demek istemiyorum ama bence çok yakındayız. Ben kalkıp da felaket tellallığı yapmak istemem ama Guterres’in de söylediği gibi, ‘Bu, gerçekten mükemmel bir fırtınanın başlangıcı.'” ifadelerini kullandı.

Geçen 10 yılda insani yardıma büyük paralar harcandığını ancak 2020’de sadece global askeri harcamaların 2 trilyon dolara eriştiğine dikkati çeken Sultanoğlu, barıştan ziyade savaş kaynaklarının beslendiğini vurguladı.

Sultanoğlu, eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan zamanında, 32 yıl önce 1992’de de bir kalkınma gündeminin olduğunu dile getirerek, Berlin Duvarı yıkıldıktan, Sovyetler dağıldıktan sonra Soğuk Savaş’ın bitimiyle çok büyük bir ümit olduğunu ancak şu an tamamen farklı bir dünyadan söz edildiğini söyledi.

Küresel barıştan başka alternatifin olmadığının altını çizen Sultanoğlu, daha fazla güven inşa edecek mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu, sadece BM’nin değil tüm uluslararası sistemin reforme edilmesi gerektiğini savundu.

Ayşe Cihan Sultanoğlu, en azından veto haklarını kullandıkları zaman BMGK üyelerinden daha fazla hesap verilebilirlik istenebileceğini sözlerine ekledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-5/feed/ 0
Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı 20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyatları başladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ev-sahipligi-yaptigi-20-isitme-engelliler-kis-olimpiyatlari-basladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ev-sahipligi-yaptigi-20-isitme-engelliler-kis-olimpiyatlari-basladi/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:24:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10062 Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı 20. İşitme Engelliler Kış Olimpiyatları’nın (Deaflympics) resmi açılışı yapıldı.

Erzurum’da düzenlenen olimpiyatlara, Türkiye ile birlikte 36 ülkeden 596 sporcu ve 408 teknik adam olmak üzere 1004 kişi katılım sağlıyor.

Satranç, alp disiplini, curling, snowboard, futsal ve kayaklı koşu olmak üzere 6 branşta madalya mücadelesinin verildiği olimpiyatlar, 12 Mart’ta sona erecek.

Organizasyonun Yenişehir 2000’lik Buz Pateni Salonu’nda düzenlenen resmi açılış töreni, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı’nın gösterisi eşliğinde sporcu ve teknik heyetlerin seremonisiyle başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden programda, olimpiyat meşalesinin kentte yakılma videosu gösterildi.

Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, törende yaptığı konuşmada, dünyanın önemli spor organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmanın gururu içerisinde olduklarını söyledi.

Katılımcıları kentin kültürüne ortak olmaya davet eden Çiftçi, şunları kaydetti:

“Erzurum, sporun dilini en iyi kavrayan şehirlerden bir tanesidir. Bugüne kadar 2011 Universiade ve 2017 EYOF Kış Sporları Oyunları başta olmak üzere ulusal ve uluslararası birçok spor organizasyonunu başarıyla tamamlamış olan Erzurum, sporun ortak dilini ve kültürünü kavramış ender şehirlerdendir. Bu dil, sosyal ve kültürel ayrım yapmadan tüm insanları ilgilendiren, insanları bir araya getiren, farklı toplumlar arasında iletişimi sağlayabilen evrensel bir dildir. Spor alanındaki rekabet gücün değil, estetiğin, zarafetin, inceliğin rekabetidir. Sporcularımız bu organizasyonlar sayesinde arkadaşlıklarla pekiştirecek ve toplumdaki diğer engelli vatandaşlarımızın cesaretlendirilmesi için aydınlatıcı bir ışık olacaktır.”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu ise Erzurum’un kış sporları ve turizminde sadece Türkiye’nin değil dünyanın önce gelen şehirlerinden birisi olduğunu söyledi.

“Türkiye, tekrar dünya işitme engelli sporunun odak noktasındadır”

Dünya İşitme Engelliler Federasyonu (ICSD) Başkanı Adam Kosa ise işaret diliyle yaptığı konuşmada, 2024’ün birçok açıdan özel bir yıl olduğunu belirterek, “Bu kış işitme engelliler olimpiyatları, katılan ülkelerin ve sporcuların sayısı açısından bir rekor. 36 ülke ve neredeyse 600 sporcu.” dedi.

Kosa, Samsun’da 2017 yılında gerçekleştirilen Yaz İşitme Engelliler Olimpiyatları’nın ardından yedi yıl sonra Türkiye’nin tekrar dünya işitme engelli sporunun odak noktası olduğunu söyledi.

Olimpiyatlara katılanlara seslenen Kosa, “Sayın antrenörler, spor liderleri ve en önemlisi sporcular. Dünyanın gözleri sizin üzerinizde. İşitme engelli olabiliriz, belirli engellerle mücadele ediyoruz ancak aynı zamanda toplumun eksiksiz bir parçasıyız. Bunun gösterilmesinin en iyi yollarından biri de spordur. Alp disiplini, kayaklı koşu, curling, snowboard, satranç ve futsal gibi branşlarda saf spor ve adil oyun anlayışı içinde bunu kanıtlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.

“Erzurum, aynı zamanda bir cazibe merkezidir”

Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise sporun kardeşlik, dostluk ve sevgi ruhunun, dünya barışına katkı sunacağına inandığını belirterek, “Erzurum, günümüzde önemli bir turizm potansiyeli taşımaktadır. İnanç, doğa, kış ve yaz turizm başta olmak üzere dünyanın görünmeye değer en önemli şehirlerinden biri olarak sporun başkenti Erzurum, aynı zamanda bir cazibe merkezidir. 2011 Kış Üniversite Oyunları ile 2017 Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali’ne ev sahipliği yapan şehrimiz şimdi de bu olimpiyata ev sahipliği yapmaktadır. Emeği olanlara teşekkür ediyor ve sporculara başarılar diliyorum.” diye konuştu.

Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Kerim Vural da Türkiye’nin ikinci kez İşitme Engeliler Olimpiyatları’na ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, “2017’de Samsun’da 86 ülkenin katılımıyla 21 branşta yaklaşık 6 bin kişilik sporcu, teknik heyet ve yabancı misafirin katılımıyla başarıyla gerçekleştirdiğimiz 23. Yaz Olimpiyatları’nın ardından bugün burada uluslararası arenada birçok önemli faaliyete ev sahipliği yapmış, gerek tesisleri gerek alt yapı ve konaklama imkanlarıyla bir marka haline gelmiş Erzurum’da 20. Kış Olimpiyatları’nı gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmaların ardından ICSD bayrağı 4 sporcu tarafından alana getirilerek, ICSD marşı eşliğinde göndere çekildi.

Acılış töreni, ışık şov, meşalesinin yakılması ve havai fişek gösterisiyle sona erdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ev-sahipligi-yaptigi-20-isitme-engelliler-kis-olimpiyatlari-basladi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-3/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-3/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:51:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9942 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Uluslararası Ticaret, Bağlantısallık ve Karşılıklı Bağımlılık” başlıklı “ADF Round”da uluslararası ticarette bağlantısallık ve birbirine bağımlılık konuşuldu.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te moderatörlüğünü gazeteci Melinda Nucifora’nın üstlendiği “ADF Round”a Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Cibuti Dışişleri Bakanı Mahmud Ali Yusuf, Ruanda Dışişleri Bakanı Vincent Biruta, Macaristan Ulusal Ekonomi Bakanı Marton Nagy, Türk Yatırım Fonu Başkanı Baghdad Amreyev, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü Genel Direktörü Daren Tang, Avrupa Birliği Körfez Bölgesi Özel Temsilcisi Luigi Di Maio, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Almanya Dış Ticaret ve Ekonomik Kalkınma Birliği (BWA) Yönetim Kurulu Başkanı Michael Schumann ve Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner katıldı.

Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Hüseyin, Irak’ın da diğer ülkelerde olduğu gibi dünyanın geri kalanına bağlantılı olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Irak, aynı zamanda pek çok savaş nedeniyle izole kalmış bir ülke. 2005’ten itibaren Irak’ı çeşitli düzeylerde, özellikle diplomatik ve ekonomik bağlar açısından dünyanın geri kalanıyla daha irtibatlı hale getirmeye çalışmaya başladık. Hala ekonomimizi düzlüğe çıkarmaya çalışıyoruz çünkü ekonomimiz bu savaşlar nedeniyle mahvolmuş durumdaydı. Yaptırımların da etkisi vardı. O yüzden de yeniden yapılanma sürecinde ekonomimiz teknolojiden ve inovasyondan yararlanmak durumundaydı.”

Kovid-19 döneminde ve Rusya-Ukrayna Savaşı’yla petrol fiyatlarında yaşanan düşüşten de oldukça etkilendiklerini anlatan Hüseyin, “Diğer ülkelerle irtibatımız da bundan büyük darbe aldı ve ülkenin ekonomisinin güvence altına alınması konusunda sorunlar yaşadık çünkü büyük oranda petrole bağlı bir ülkeyiz. Ekonomisi petrole bağlı olan bir ülkeyiz.” diye konuştu.

Hüseyin, şu anda bunu çeşitlendirmeye çalıştıklarını belirterek, “Yakında sadece petrol değil doğal gaz ülkesi haline de geleceğimizi düşünüyoruz. Bunu yapabilmemiz için de tabii ki diğer ülkelerle bağlantımızın olması gerekiyor. Sonuç olarak her ülkenin dış dünyayla bağlantılı olması gerekiyor fakat bizler komşu ülkelerimize büyük oranda bağımlı durumdayız.” ifadelerini kullandı.

“Ermenistan, denize kıyısı olmayan bir ülke”

Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, uluslararası ticaret için insanların birbirleriyle irtibatının artması gerektiğini, kültür olarak birbirine yakınlaşılması gerektiğini vurgulayarak, “Ermenistan, denize kıyısı olmayan bir ülke, o yüzden de Ermeniler olarak uluslararası ticaretin tabii ki bir parçası olmamız gerektiğinin elzem olduğunu biliyoruz. Sadece denize kıyısı olmayan bir ülke değiliz, aynı zamanda sadece iki sınırımız açık yani diğer iki komşumuzla sınırlarımız 30 yılı aşkın süredir kapalı durumda.” şeklinde konuştu.

Sınır kapılarının açılmasının sadece ekonomik açıdan değil siyasi açıdan da faydalı olacağının altını çizen Mirzoyan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Diğer ülkelerle bağlantı kurduğunuzda sadece ekonominize katkı sağlamıyorsunuz, birbirinize bağımlı hale gelme imkanı da sağlıyor ve bunun barışın tesis edilmesi anlamında da olumlu etkileri oluyor. Biz, bunu bölgemizde yaşayarak gördük, o yüzden de geçiş noktalarının açılması, ticaretin kolaylaştırılması anlamında çeşitli inisiyatifler aldık ve bunun da barışa katkısının olduğunu gördük.”

“Sahra Altı ülkelerde çok kırılgan ekonomisi olanlar var”

Cibuti Dışişleri Bakanı Yusuf, Afrika’nın bu konularda bazen eğilimin farklı ilerlediği bir kıta olabildiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

“Şu anda Kızıldeniz’de olanlarla ilgili şunu söyleyebilirim, buradaki deniz trafiği oldukça fazla ve Avrupa’nın dış ticaretinin yüzde 40’ı buradan geçiyor. Kasımda buna yönelik sorunlar ortaya çıktığında ve trafik aksamaya başladığında ilk haftanın etkileri inanılmaz oldu. Buradan geçen gemilerin yüzde 50’si artık geçemez oldu o dönemde ve ticaret hacminin yüzde 40’ı bu işten etkilendi.”

Farklı yöntemlerden yararlanılarak bu tür sorunlara karşı dayanıklı hale gelmenin önemini vurgulayan Yusuf, şunları kaydetti:

“Jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomiye etkilerinin olduğunu görüyoruz. Sahra Altı ülkelerde çok kırılgan ekonomisi olanlar var. O yüzden de ulaşım maliyetlerinin bu şekilde artmasının çok önemli sonuçları beraberinde getirebileceği ülkeler var. Aden Körfezi’nde, Kızıldeniz’de ve Süveyş Kanalı’ndaki bu tür aksaklıklar, küresel büyüme oranlarına da yansıyacaktır. Bu tür konulara yönelik yenilikçi çözümler bulunması lazım. Yemen’i bombalamak, bu anlamda bir çözüm değil kesinlikle.”

“Artık ülkeler izole bir şekilde mevcudiyetlerini sürdüremiyor”

Ruanda Dışişleri Bakanı Biruta, küreselleşme, teknolojik gelişmeler ve ekonomik entegrasyonun kolektif geleceği şekillendiren faktörler olduğunu belirterek, “Uluslararası ticaret, aslında dünya ekonomisine can veren bir şey. Mal, hizmet ve fikirlerin sınırları aşarak ticareti hem yenilikçiliği hem de küresel anlamda refahı teşvik ediyor. Uluslararası ticaretin kalbinde de tabii ki bağlılık var.” değerlendirmesinde bulundu.

Dijitalleşen dünyanın dijital olarak da anında iletişim kurabilme ve kıtalar arasında doğrudan hızlı şekilde bilgi alışverişi anlamına geldiğini anlatan Biruta, “Tabii bağlılık, birbirine bağımlılığı da yanında getiriyor. Artık ülkeler, izole şekilde mevcudiyetlerini sürdüremiyor.” dedi.

“Devletlerin teşvik etmesi gerekiyor”

Macaristan Ulusal Ekonomi Bakanı Nagy, Batı dünyası ve Avrupa Birliği’nin (AB) daha önce ticaret ve rekabet anlamında üstünlüğe sahip olduğunu kaydederek, “Fakat şu anda özellikle Avrupa, bunu kaybetmiş durumda. Artık bu yeni sektörlerde bayağı geride kaldık. Mesela 5G, robotik, yapay zeka, elektrikli araçlar vesaire gibi birçok sektörde gerideyiz.” ifadelerini kullandı.

Gelecek 5 yılda ABD ve Çin’in, Avrupa’ya kıyasla gayrisafi milli hasılalarının yüzde 20 daha fazlasını bu teknolojilere ayıracağını belirten Nagy, bunun “Avrupa için intihar” demek olduğunu söyledi.

Nagy, teknolojik yatırımların çok pahalı olduğunu dile getirerek, “Devletlerin bunu teşvik etmesi gerekiyor çünkü hem tüketici hem de üretici için bunlar çok pahalı. Bir süre sonra bunun faydalarını görmeye başlayacağız.” dedi.

“İnsanlara destek olmamız ve yaratıcılığı desteklememiz gerekiyor”

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü Genel Direktörü Tang, fikri mülkiyetin inovasyon, teknoloji, dijitalleşme ve girişimciliği hızlandırdığını belirterek, “Şirketler ve ülkeler yenilikler yaptıkça ve dijitalleştikçe değer yaratmada patentler, ticari markalar, markalar, tasarımlar, teknik bilgi ve veriler gibi maddi olmayan varlıklara doğru dramatik bir geçiş görüyoruz. Bugün küresel şirketlerin elinde yaklaşık 70 trilyon dolar değerinde soyut varlıkları var.” dedi.

Fikri mülkiyet başvurularında ciddi bir coğrafi değişimin söz konusu olduğunu vurgulayan Tang, “Türkiye fikri mülkiyet başvuruları, şu anda dünyanın 3. en büyük tasarım başvuru sahibi ve 4. en büyük ticari marka başvuru sahibi konumunda. Yani fikri mülkiyet, sadece Avrupa ve Kuzey Amerika gibi geleneksel güç odaklarından değil Latin Amerika gibi, Asya gibi ülkelerden geliyor.” ifadelerini kullandı.

Tang, yeni kurulan şirketlerin, KOBİlerin ve gençlerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu çelişkili ve çatışmalı dünyada insanların daha önce olduğundan çok daha fazla bir arada olmaya ihtiyacı var. Şimdi bir şeyler icat ettiğiniz zaman bunu belki bireysel olarak yapıyorsunuz ama bundan para kazanmak istediğinizde başka insanlara ihtiyacınız oluyor. Bu anlamda bizlerin de insanlara destek olmamız ve yaratıcılığı desteklememiz gerekiyor.”

“Çok taraflı ilişkilere odaklanmamız gerekiyor”

AB Körfez Bölgesi Özel Temsilcisi Di Maio, artık dünyada iki tip dinamiğin olduğunu belirterek, “Bunlardan biri beklenmedik olaylar. Ukrayna’da olanlar gibi, Kovid-19 gibi. Şimdi de Gazze çatışması var. İkinci dinamik ise ikili bir dönüşüm, dijital ve teknolojik dönüşüm. Şimdi bu iki şey Avrupa’da ham madde ihtiyacını artırıyor, artık 2030’da ham madde ihtiyacımız 4 katına çıkmış olacak.” diye konuştu.

Karar verme mekanizmalarının artık değişmesi gerektiğini söyleyen Di Maio, “İki kutuplu bir dünyadan çok kutuplu bir dünyaya geldiğimiz bu dönemde çok taraflı ilişkilere odaklanmamız gerekiyor.” dedi.

“Ekonomi ve ticari anlaşmalar da ittifaklarda değişikliklere neden olabilir”

Türk Yatırım Fonu Başkanı Amreyev, bağlantısallık ve birbirine bağımlılığın, küresel hale gelmiş dünyanın elzem bir unsuru olduğunun altını çizdi.

Belirsizliğin oluştuğu ortamda ülkelerin birbiriyle işbirliği yapmaları gerektiğini belirten Amreyev, şöyle devam etti:

“Çünkü bunlar ortak sorunlar fakat buna kim öncü olacak? Dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlarda kimler öncülük edecek? Çünkü çok taraflı mekanizmalar söz konusu. Küresel kurumlar, bu sorunlarla yeterli şekilde baş edemiyor. O yüzden de ülkeler arasındaki gerginliklerin artması sonucunda bunun örneklerini görüyoruz.”

Amreyev, dünyada bu yıl 64 ülkede seçim olacağını anlatarak, “Bunlar da çeşitli belirsizliklere yol açabilir. Bunlar, küresel piyasalara etki edebilir ve burada değişiklikler olması, ekonomi ve ticari anlaşmalar da ittifaklarda değişikliklere neden olabilir, küresel olarak yapılan işbirliklerine olumsuz etki de edebilir.” ifadelerini kullandı.

“Ticaret, en büyük barış kaynağıdır”

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 1996’da Gümrük Birliği’ne geçişin, Türkiye’yi pozitif etkilediğini söyleyerek, “Bu, esasında şunu göstermektedir: Ticaret zenginleştirir, korumacılık fakirleştirir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin istikrarlı ve refah için ticaretin daha serbest olması şart. Dünyaya entegre olmuş, iş yapma ortamını iyileştirmiş ülkeler, hem daha zengin hem daha huzurlu olacaktır.” diye konuştu.

İki büyük dünya savaşını çıkaran Avrupa ülkelerinin birbirlerine artık düşman olarak değil ticaret partneri gözüyle baktığını dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Kurdukları bu ekonomik birlik sayesinde tarihte ilk defa Batı Avrupa, 80 senedir kendi bölgesinde savaş görmüyor çünkü ticaret, en büyük barış kaynağıdır. Ticaret yapan savaşı konuşmaz, birbirine kötü bakmaz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Vize işlemlerinin kolaylaştırılması, önemli gündem maddelerinden biri haline getirilmeli”

Almanya Dış Ticaret ve Ekonomik Kalkınma Birliği (BWA) Yönetim Kurulu Başkanı ???????Schumann da böyle bir dönemde barışın en büyük öncelik olması gerektiğine dikkati çekerek, “Çünkü yalnızca çatışmaların önlenmesi, bizi ticaretin artırılması gibi bir yola götürecektir. O yüzden de bu tür sorunlardan kurtulup düzlüğe kavuştuğumuzda da ticaretin kolay hale gelebileceğinden bahsedebileceğiz.” diye konuştu.

Sınır geçişlerinin ve vize işlemlerinin kolaylaştırılmasının ticaretteki yavaşlamanın önüne geçme imkanı sağlayacağını belirten Schumann, şu ifadeleri kullandı:

“Vizelerin kaldırılması konusunda özellikle de iş insanları, yatırımcılar ve akademisyenlerin Almanya’ya gelmesi, daha da kolay hale getirilmeli çünkü Almanya’nın ekonomik olarak büyümesi, milyonlarca Türk’ün katkısı olmadan mümkün olamazdı. Bugün hala Türk girişimciler ve Türk iş insanları, Almanya’da değer yaratılmasına büyük katkı sağlıyor. Vize işlemlerinin kolaylaştırılması, bu anlamda önemli gündem maddelerinden biri haline getirilmeli.”

“Jeopolitik, teknolojik yeniliklerin bazen önüne geçebiliyor”

Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Boyner de yeni dünyada ticaretten bahsederken geleneksel mal ve hizmet ticaretinden daha ziyade yazılım, veri ve teknolojik hizmetler ticaretinden söz etmek gerektiğini vurguladı.

Teknolojinin birçok sorunu çözebileceğini dile getiren Doğan Boyner, şunları kaydetti:

“Jeopolitik, teknolojik yeniliklerin bazen önüne geçebiliyor. Sonuçta teknolojinin ilerlettiği bir küresel büyüme çerçevesinde sürdürülebilir olması ve bütün uluslara fayda sağlayabilmesi için Amerika-Çin blokunun ötesinde bir şey gerekiyor ve ulusların kendi teknolojik stratejilerinin olması gerekiyor, kendi yeniliklerini yapmaları gerekiyor ve işbirliği yapması gerekiyor.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-3/feed/ 0
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: Antalya’nın ideolojik takıntılarla zaman kaybetmeye vakti yok http://www.karadenizhabertv.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-mehmet-nuri-ersoy-antalyanin-ideolojik-takintilarla-zaman-kaybetmeye-vakti-yok/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-mehmet-nuri-ersoy-antalyanin-ideolojik-takintilarla-zaman-kaybetmeye-vakti-yok/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:42:11 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9880 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Hedefimiz Antalya’yı geleceğe hazırlamaktır. Bunun için kaybedecek bir dakikamız dahi bulunmuyor. Antalya’nın ideolojik takıntılarla zaman kaybetmeye vakti yok.” dedi.

Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Kepez ilçesinde düzenlenen mitingde, 22 yılda eğitimden sağlığa, kültürden ulaşıma, turizmden tarıma Antalya’nın adeta yeniden inşa edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Antalya’ya ayrı bir ilgi gösterdiğini söyleyen Ersoy, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan Antalya’nın uzun yıllar yok sayılan, görmezden gelinen sorunlarının çözümü için hükümetin her türlü imkanı sağladığını kaydetti.

Ersoy, hükümetin sorunların çözümü için sağladığı destekler sayesinde Antalya’nın sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri haline geldiğini vurgulayarak, 2023 yılında Antalya’nın transfer yolcular dahil 16 milyonu aşkın ziyaretçiyle rekor kırarak, tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştığı bilgisini verdi.

Türkiye’yi turizmde dünyanın süper ligine yükseltmek ve oradaki yerini kalıcı hale getirmek istediklerini aktaran Ersoy, “Hedefimiz Antalya’yı geleceğe hazırlamaktır. Bunun için kaybedecek bir dakikamız dahi bulunmuyor. Antalya’nın ideolojik takıntılarla zaman kaybetmeye vakti yok. Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı yok. Biz Antalya’yı birilerinin siyaset malzemesi haline getirmesine rıza gösteremeyiz.” dedi.

Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle 2019 yılında kurulan Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla dünyanın dört bir yanında Antalya’nın tanıtımını gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, “200’den fazla ülkede Antalya’yı, Alanya’yı, Kemer’i tanıtıyor, Amerika’da, Rusya’da, Almanya’da Manavgat’ın, Kaş’ın güzelliklerini gösteriyoruz. Her yıl dünyanın en tanınan isimlerini şehrimizin reklamını yapması için Antalya’ya getiriyoruz. Yeni yatırımları şehrimize çekiyoruz. Turizmi sadece 4-5 ayla sınırlandırmıyor, 12 aya yaymak için çalışmalar yapıyoruz.” diye konuştu.

“Bu başarısızlık Antalya’nın kaderi olamaz”

Bakan Ersoy, Antalya’nın kültürel mirasını gün yüzüne çıkaracak tarihin en önemli projelerini hayata geçirdiklerini, arkeolojik hazineleri kazıp çıkartmakla kalmadıklarını, restorasyon yaparak yeniden ihya ettiklerinin altını çizdi.

Tüm desteklere rağmen Antalya’yı yönetenler son yıllarda temel altyapı problemlerini çözme konusunda dahi yeterli başarıyı gösteremediklerine işaret eden Ersoy, şöyle konuştu:

“Bu başarısızlık Antalya’nın kaderi olamaz. Bunu değiştirmek, Antalya’nın dünya turizm merkezleriyle olan rekabetinde öne geçmesini sağlayacak güce kavuşması bizim elimizde. Antalya’mızın biriken birçok sorunu var, ancak çözemeyeceğimiz hiçbir sorunu yok. Yeter ki şehrimizin yönetimi ehil ellere verelim. Bunu birlikte başaracağız. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde Antalya’da üniversitemizle, belediye başkanlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımız, muhtarlarımız, sektör temsilcilerimiz ve siz değerli Antalyalı hemşerilerimizle el ele vererek bu hedeflerimize ulaşacağız.”

Mehmet Nuri Ersoy, Antalya olarak bu hedeflere bir adım daha yaklaşmak adına 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü’nün seçileceğine inandığını kaydetti.

Ersoy, Antalyalıların “Türkiye Yüzyılı” mücadelesinde her zaman olduğu gibi yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Tütüncü: “31 Mart’tan itibaren Antalya’da yeni bir dönem başlayacak”

Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü de kentin AK Parti’nin iktidarda olduğu dönemlerde daima hizmet aldığını, en güzel yıllarını yaşadığını söyledi.

Son 5 yılın Antalya için kayıp olduğunu belirten Tütüncü, “Antalya’nın kaybedilen geçmiş yıllarını, zamanını hep birlikte iade edeceğiz. 31 Mart’tan itibaren Antalya’da yeni bir dönem başlayacak. İmar, ulaşım, altyapı gibi sorunların hepsini çözeceğiz. Eserlerimizle, projelerimizle Antalya’nın ve bütün ilçelerinin altın çağını başlatmaya hazırız.” diye konuştu.

Antalya’nın AK Partili bir belediye tarafından yönetilmeyi hakkettiğini ifade eden Tütüncü, büyükşehrin yanı sıra tüm ilçelerinde Cumhur İttifakı adaylarının seçimi kazanacağına inandığını vurguladı.

AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin de mitingdeki coşkunun Antalya’nın seçime hazır ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Cumhur İttifakı ile Antalya’nın yeniden şahlanacağını ve tüm ilçelerde altın çağı başlatacaklarını belirten Çetin, AK Parti’nin eserleriyle, hizmetleriyle vatandaşın gönlünde taht kurduğunu kaydetti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-mehmet-nuri-ersoy-antalyanin-ideolojik-takintilarla-zaman-kaybetmeye-vakti-yok/feed/ 0
UCLG Başkanı Uğur İbrahim Altay, Antalya Diploması Forumu’nda panelde konuştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/uclg-baskani-ugur-ibrahim-altay-antalya-diplomasi-forumunda-panelde-konustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/uclg-baskani-ugur-ibrahim-altay-antalya-diplomasi-forumunda-panelde-konustu/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:36:30 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9874 Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Antalya Diploması Forumu kapsamında UCLG ve Konya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” paneline katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışına katıldığı 3. Antalya Diplomasi Forumu; 19 devlet başkanı, 73 bakan, 57 uluslararası temsilci ve 147 ülkeden temsilciyi ağırlıyor. UCLG Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da forum kapsamında düzenlenen “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” paneline katıldı. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen forumun Türkiye’nin marka değerlerinden birisi haline geldiğini belirten Başkan Altay, Konya Büyükşehir ve UCLG olarak bu yıl ilk kez yerel yönetimlerle ilgili bir panelle programa dahil olduklarını dile getirerek, diplomasinin yerelleşmesinin çok önemli ve kıymetli olduğunu forumda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Başkan Altay’dan dirençli şehirler vurgusu

Forumda yaptığı konuşmada şehirlerin dirençli hale getirilmesi vurgusu yapan Başkan Altay, “Yerel yöneticilerin bir dezavantajı var. Biz dünyada oluşan krizlerin aslında karar vericileri değiliz. Savaşlara biz karar vermiyoruz, iklim değişikliğinin oluşma nedenlerine biz karar vermiyoruz ama buradan çıkan sonuçlar şehrimizde yaşayan insanları doğrudan etkiliyor. Global dünyada aslında şehir yöneticileri olarak zorluğumuz bu yaşanan olayların karar vericileri olmadığımız halde şehrimizde yaşanan krizlere karşı şehrimizi dirençli hale getirmek. Onun için yerel yönetimlerin diplomaside yer almasının çok kıymetli ve önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Dirençli şehirler oluşturabilmenin şehirlerin en önemli gündemlerinden birisi olması gerektiğine vurgu yapan Başkan Altay, “Çünkü ülkemiz ve dünya birçok sıkıntıyla karşı karşıya. Depremler, iklim değişikliğinin şehirlerimiz üzerindeki etkileri, yaşanan savaşlar ve bunların bütün etkilerini şehirler olarak bizler yaşıyoruz. Özellikle 11 ilimizi etkileyen depremde fark ettik ki yerel yöneticilerin en önemli gündemi şehirleri dirençli hale getirmek. Çünkü bu şehirde yaşayan insanların bütün sorumluluğunu biz taşıyoruz. Onun için her tülü afete karşı öncelikle şehirlerimizi dirençli hale getirmemiz gerekiyor” dedi.

“Şehirlerimizin finansa ulaşmasını kolaylaştıracak çözümler bulmalıyız”

Başkan Altay konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Ben bu dirençli şehirler meselesini iki bağlamda incelememiz gerektiğini düşünüyorum. Bir, afet öncesinde yapmamız gerekenler, iki, afet sırasında yardımlaşma ve dayanışma. Afet öncesi yapılması gerekenler her şehrin kendine göre risk haritalarını oluşturarak en sorunlu alandan başlayarak çözümler üretmemiz gerekiyor. Bazı şehirlerin depremle ilgili öncelikleri olurken bazı şehirlerin tsunamiyle ilgili, bazı şehirlerin kuraklıkla, bazı şehirlerin aşırı yağışlarla ilgili sorunları var. Dolayısıyla bunun için hızlıca çözümler üretmemiz gerekiyor. Şehirlerin buna hazır olması için aslında ulaşmamız gereken şey, finans kaynağı. Bence hepimizin yapması gereken şey, şehirlerimizin bu finansa ulaşmasını kolaylaştıracak çözümler ve yollar bulmak. Çok güzel fikirleriniz olabilir, çok güzel projeleriniz olabilir ama bunu eğer gerçekleştirmek istiyorsanız finansa ihtiyacınız var. Dolayısıyla özellikle şehirlerin afetlere hazırlanması konusunda global sistemin ekonomik olarak şehirleri desteklemesi konusunda çok daha fazla inisiyatif ve rol alması gerekiyor.”

“Tüm afetlere karşı birlikte hareket etmek zorundayız”

Tüm afetlere karşı birlikte hareket etmeyi, sorunları birlikte çözmeyi de başarmak zorunda olduklarını kaydeden Başkan Altay, “Afet öncesi yapmamız gerekenlerin listesi her şehir için belki farklı farklı ama afet sırasında büyük bir dayanışmayı dünyanın gösterdiğini de mutlulukla izliyoruz. Özellikle Türkiye’de yaşanan depremde dünyanın birçok ülkesinden ve birçok şehirden arama-kurtarma başta olmak üzere çok sayıda yardım aldık, bunun da büyük bir mutluluğunu yaşıyoruz. Çünkü bir problem yaşadığınızda dostlarınızı yanınızda hissetmek çok önemli. Onların sadece varlığı bile önemli. Onun için şehirlerin bu konuda da birbiriyle iletişim halinde olması ve bu tür durumlara hazırlıklı olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Umuyorum ki birlikteliğimiz artarak devam edecek”

Dünyanın savaşların yaşandığı bir dönemde olduğuna dikkati çeken Başkan Altay, “Rusya-Ukrayna arasında yaşananlar Ukrayna’nın birçok şehrini neredeyse haritadan sildi. Yine Gazze’de yaşananlar. Hem Filistinlilere duyduğumuz saygıyı, onların mücadelesine desteğimizi, yaşanan katliamın insanlık tarihi için kara bir leke olduğunu ifade etmek hem de diğer konularda şehirlerin gündemini taşımak zorundayız. Bu anlamda bu tür platformların çok önemli ve kıymetli olduğunu düşünüyorum. Umuyorum ki bu birlikteliğimiz artarak devam edecektir” açıklamalarını yaptı.

Moderatörlüğünü UCLG Genel Sekreteri Emilia Saiz’ın yaptığı panelde; Filistin Ramallah Belediye Başkanı İssa Kassis, Güney Afrika Cumhuriyeti Johannesburg Belediye Başkanı Kabelo Gwamanda, Güney Afrika Yerel Yönetim Birliği (SALGA) ve UCLG Eş Başkanı Bekhe Stofile ile Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) Genel Sekreteri Fabrizio Rossi de panelde konuşmalar yaptı.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim ve AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka da Başkan Altay’ın konuşma yaptığı “Küresel Meseleler İçin Yerel Yaklaşımlar” panelini takip etti.

“Yerel meselelerin tüm dünyada konuşulması konusunda UCLG Başkanı olarak rol almaya devam edeceğiz”

Panel sonrası toplantıyı değerlendiren Başkan Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi ve UCLG olarak forumda ilk kez bu yıl yerel yönetimlerle ilgili bir gündem oluşturduklarının altını çizerek, “Burada belediye başkanlarımızla yerel gündemin küresele gündeme aktarılmasıyla ilgili ciddi bir panel gerçekleştirilmiş oldu. Yerel meselelerin tüm dünyada konuşulması konusunda UCLG Başkanı olarak rol almaya devam edeceğiz. Ayrıca Antalya Diplomasi Forumu’nu, Konya Büyükşehir Belediyesi olarak partnerliğini bu yıl gerçekleştirerek, Rumi Dreams’i tüm dünyadan gelen misafirlerimize Hazreti Mevlana’nın öğretilerini tanıtılması konusunda bir tanıtım aracına dönüştürdük. Herhalde en çok ziyaret edilen alanlardan birisi oldu. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak her alanda şehrimizi temsil etmeye devam edeceğiz” açıklamalarını yaptı.

Başkan Altay, Emine Erdoğan hanımefendi ile görüştü

Başkan Altay, Antalya Diploması Forumu’na konuşmacı olarak katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendi ile de bir görüşme gerçekleştirdi. Başkan Altay, ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi”ni de gezerek sergiyi inceledi.

“Rumi Dreams” sergisi en çok ilgi gören alanlardan oldu

Öte yandan, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Sanatçı Refik Anadol’un Mevlana’nın hayatından esinlenerek hazırladığı “Rumi Rüyaları” (Rumi Dreams) sergisi de Antalya Diplomasi Forumu’na renk katıyor. Yapay zeka kullanılarak oluşturulan “Rumi Dreams” sergisi foruma katılan yerli ve yabancı ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği alanlardan birisi oluyor. – KONYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/uclg-baskani-ugur-ibrahim-altay-antalya-diplomasi-forumunda-panelde-konustu/feed/ 0
Cevdet Yılmaz: Jeopolitik Sorunların Çözümü Ticarete ve Ekonomiye Yansır http://www.karadenizhabertv.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:15:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9798 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Ukrayna ve Rusya çatışması için barışçıl bir çözüm bulunabilirse Gazze’deki felakete bir çözüm bulunabilirse Afrika’da istikrar sağlanabilirse bu tarz çeşitli bölgelerdeki bu jeopolitik sorunlar çözülebilirse bunun ticarete ve ekonomiye yansımalarının da olacağı aşikar.” dedi.

Cevdet Yılmaz, Antalya Diplomasi Forumu’nda “Uluslararası Ticaret, Bağlantısallık ve Karşılıklı Bağımlılık” başlıklı yuvarlak masa toplantısına katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, küresel ticaretin yavaşladığını belirterek, pandemi ve jeopolitik gerilimlerin bunda rol aldığını, dünya genelinde ise refahın olumsuz etkilendiğini söyledi.

İkinci dünya savaşından sonra dünyada yeni gelişmelerin ortaya çıktığını, küresel yapıların değiştiğini, üretimin batıdan doğuya kaymaya başladığını ifade eden Yılmaz, uluslararası kurumların yeni gerçeklere göre kendini güncelleyemediğini, dünyanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi beş üyesinden, ekonomik olarak da ise yediden büyük olduğunu kaydetti.

Yılmaz, bu sorunların ikili ve bölgesel işbirlikleriyle ele alınabileceğini dile getirerek, “İnsanlık olarak her zaman elimize fırsatlar geçiyor, bu sorunları çözme anlamında. O yüzden de olumsuz bakmamak, kötümser olmamak gerekiyor. Geleceğe bakmamız ve bu sorunları ele almaya yönelik yenilikçi yöntemlerin peşinden koşmamız gerekiyor. Bu yüzden de ikili ve bölgesel ilişkilerin bu anlamda önemli bir gündem maddesi olacağını düşünüyorum. Türkiye olarak da bizler komşuluk ilişkilerimizi geliştirmeyi bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu bağlantısallığı artırmak adına fiziksel altyapının güçlendirilmesinin yanı sıra aynı zamanda düzenlemelerin de basitleştirilmesi, kolaylaştırılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Yasamaya yönelik düzenlemelerin de daha basit hale getirilmesi gerekiyor ki böylelikle ikili ve bölgesel işbirliği potansiyelini değerlendirebiliriz. Bu ikili ve bölgesel işbirliklerinin, yeni bir küresel ortamın peşinde koşmamızı da engellememesi gerekiyor. Dünyanın bağlantısallığının arttığı bir dönemdeyiz. O yüzden de bu ikili ve bölgesel işbirlikleri devam ederken yeni bir küresel ortamın, yeni bir küresel çerçevenin oluşturulması için de çalışmaya devam etmek durumundayız. Burada daha dengeli, daha adil bir ortam yaratılması için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Çünkü küresel sorunların içerisinde iklim değişikliğinin de bulunduğu pek çok sorunla karşı karşıyayız.”

“Diplomasi ekonomi için de çok önemli”

Yılmaz, ülke içinde politik istikrar ve inanılırlık olmadan ulusal, bölgesel ve küresel anlamda başarılı olunamayacağını vurgulayarak, Türkiye son 20 yılda ortalama yüzde 5,4 büyürken, dünya ekonomisinin yüzde 3,6 büyüdüğünü, bunun siyasi istikrar, öngörülebilir politikalar, yurt içindeki güvenlik ve emniyet sayesinde başarıldığını kaydetti.

Enflasyonla mücadele politikalarının, sadece ekonomik öngörülebilirlik anlamında değil kalıcı ve sürdürülebilir bir sosyal refah için de önemli olduğuna işaret eden Yılmaz, uygun politikalarla hem enflasyonla mücadele edilip hem de kalıcı büyümenin sağlanabileceğini ifade etti.

Yılmaz, bunun için politik ekonomi görüşünün olmasını gerektiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Çünkü politika ekonomi ve ticareti etkiliyor. Ticaret ve ekonomi de siyaseti etkiliyor. Dolayısıyla bu ikisi arasında sürekli bir etkileşim var. Ukrayna ve Rusya çatışması için barışçıl bir çözüm bulunabilirse Gazze’deki felakete bir çözüm bulunabilirse Afrika’da istikrar sağlanabilirse bu tarz çeşitli bölgelerdeki bu jeopolitik sorunlar çözülebilirse bunun ticarete ve ekonomiye yansımalarının da olacağı aşikar. Tabii bu arada diplomasiye ihtiyacımız var, savaşa değil. Çünkü savaş hiç kimseye bir şey kazandırmaz ama barış herkese kazandırır. O yüzden biz bunu Kafkasya’da da görmek istiyoruz. Afrika’da da Orta Doğu’da da dünyanın her yerinde görmek istiyoruz. Hem insani nedenlerden ötürü hem de ekonomik büyüme ve bütün dünyanın refahı için. Dolayısıyla diplomasi sadece siyaset için değil aynı zamanda ekonomi için de çok önemli. Bu çünkü ikili bir etkileşim.”

Türkiye ile ABD ve Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde fırsatlar bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye’nin Gümrük Birliği üyesi olduğunu, ama çok ciddi vize problemleri yaşadığını vurgulayarak, “Eğer ticareti ve ekonomiyi desteklemek istiyorsak insanların hayatını kolaylaştırmamız gerekiyor. Özellikle iş insanlarının, öğrencilerin, kültür sanat sektörlerindeki kişilerin.” şeklinde konuştu.

Yılmaz, Gümrük Birliği anlaşmasının da yenilenmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun yenilenmesi durumda AB’nin geleceğine ve Türkiye-AB ilişkilerine fayda sağlayacağını dile getirdi.

Dünyadaki teknolojik gelişmelerin çok hızlı yaşandığını aktaran Yılmaz, artık sadece ürünlerin değil, hizmetlerin ve soyut varlıkların ticaretinin de söz konusu olduğunu, birbirlerinden çok uzakta olan ülkelerin, dijital altyapılarla aralarındaki ticareti geliştirebildiğini, bunu destekleyecek bir takım akıllı kanunların yapılması gerektiğini kaydetti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/feed/ 0
Emine Erdoğan Antalya Diplomasi Forumu’nun Kadın, Barış ve Güvenlik Oturumu’nda konuştu Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-antalya-diplomasi-forumunun-kadin-baris-ve-guvenlik-oturumunda-konustu-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-antalya-diplomasi-forumunun-kadin-baris-ve-guvenlik-oturumunda-konustu-aciklamasi/#respond Sun, 21 Jul 2024 09:06:25 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9765 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Unutmamalıyız ki, kalıcı ve sürdürülebilir bir barış, kimsenin geride bırakılmadığı bir süreçten doğar. Toplumun temel ve dönüştürücü bir parçası olan kadınların dahil edilmediği bir barış sürecinin başarıyla sonuçlanması beklenemez.” dedi.

Emine Erdoğan, Nest Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun Kadın, Barış ve Güvenlik Oturumu’nda lider eşleri ve katılımcılara hitap etti.

Lider eşlerini ve uluslararası kuruluş temsilcilerini, kadim tarihi, doğası ve kültürüyle, gözde bir şehir olan Antalya’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Emine Erdoğan, forumun bu seneki ana temasının “krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak” olduğunu anımsattı.

“Yanan bizim evimiz, ailemiz, ortak değerlerimiz”

Bugün dünya olarak, hiçbir ülkenin tek başına bertaraf edemeyeceği boyutta krizlerle karşı karşıya olduklarını vurgulayan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizi insanlık olarak bir arada tutan değerlerin ve kurumların temelleri, yakın tarihte hiç bu kadar sarsılmamıştı. Bu buluşmayı, huzurlu bir barış ortamında değil; ne yazık ki, savaşın karanlık gölgesi altında gerçekleştiriyoruz. Savaşlar ve çatışmalar, adeta adım adım ilerleyen bir yangın gibi dünyamızı kuşatmaya devam ediyor. Yanan bizim evimiz, yanan bizim ailemiz, yanan bizim ortak değerlerimiz. Kutuplaşma ve ırkçılığın arttığı, tahammülsüzlük ve tamahkarlığın nefreti körüklediği bir çağda, barışı ve düzeni korumak git gide daha da zorlaşıyor. Adil ve güçlü bir iradenin, diplomasiyle çözebileceği ihtilaflar, hızla sıcak çatışmaya evriliyor.”

Erdoğan, Suriye, Irak, Yemen, Sudan Filistin ve daha birçok çatışma bölgesinden, aynı acı feryatların yükseldiğini söyledi.

Yaşayabilmek için evini ardında bırakan masum canların sığındıkları yerde zalimce katledildiğine dikkati çeken Erdoğan, şiddetin her türlüsü ile örselenen çocukların minik yüreklerinde tamiri mümkün olmayan yaralar açıldığını ifade etti.

“Dünyanın adil, cesur ve hakkaniyetli liderlere hiç olmadığı kadar ihtiyacı var”

Dünyanın tüm vicdanlı insanlarının yekpare bir sesle, “hemen ateşkes, hemen barış” diye haykırdığına işaret eden Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

“Artık öyle bir noktadayız ki, söylenebilecek tüm sözleri tükettik. Söylenebilecek son sözü, 6 yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Recep, çapraz ateş altındayken yaptığı yardım çağrısında söyledi. ‘Lütfen beni kurtarın’ demişti. Ne onu ne ailesini ne canı pahasına ona yardıma giden sağlık ekiplerini kurtarabildik. Soykırımın bir parçası olma ihtimali, insanca var olma onuruna fazla gelen Erın Bruşnel, söylenebilecek son sözleri haykırarak hayata veda etti. ‘Bu soykırıma ortak olmayacağım’ dedi, yapılan zulüm vicdanına ağır geldiği için. İsrail’in yıkım araçlarının altında can veren Raşel Kori ile aynı yaşta, ömrünün baharındaydı. Sözün tükendiği bu noktada, barış umudunu canlı tutmak ve barışa yönelik gayretimizi artırmak zorundayız. Dünyanın adil, cesur ve hakkaniyetli liderlere, hiç olmadığı kadar bugün ihtiyacı var. Barışa inanan cesur insanlar güçlerini birleştirdiğinde, girilen şiddet sarmalını kıracağımıza, barış ve huzurlu bir düzeni, bu güç birliği ile elde edeceğimize inanıyorum.”

“Kadınların karar verici noktalarda olduğuna emin olmalıyız”

Emine Erdoğan, savaşta her kesim zarar görse de bilhassa kadınların orantısız biçimde etkilendiğini dile getirdi.

Savaşın derinden etkilediği kadınların, barış için söyleyecek çok sözünün olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Büyük bir incelikle inşa ettiği yuvası yanıp küle dönen, canından parça evladının acısını gören, kök saldığı toprakları terk etmek zorunda kalan kadınlar, barışın kıymetini herkesten çok daha iyi bilir. Bu konuda, 24 yıl önce, küresel bir irade ortaya konmuş; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararı ile kadınların, barış süreçlerine katılımı güvence altına alınmıştı. Ancak ne yazık ki çatışmanın birincil mağduru, toplumların inşasının ana aktörü olan kadınların, arabuluculuk ve barış süreçlerine etkin bir şekilde dahil edilmediğini görüyoruz. Oysa araştırmalar, kadınlar sürece dahil olduğunda uzlaşma olasılığının yükseldiğini ve barışın daha uzun soluklu hale geldiğini gösteriyor. Kadınların, farklı gruplarla işbirliği yapma ve birlikte çalışmaya yatkın tabiatı ve sosyal meselelere olan duyarlılıkları, barış süreçlerindeki başarı şansını artırıyor. Unutmamalıyız ki kalıcı ve sürdürülebilir bir barış, kimsenin geride bırakılmadığı bir süreçten doğar. Bilhassa, toplumun temel ve dönüştürücü bir parçası olan kadınların dahil edilmediği bir barış sürecinin başarı ile sonuçlanması beklenemez. Bu nedenle, diplomasiyi öne çıkarırken, kadınların karar verici noktalarda olduğuna emin olmalıyız.”

Erdoğan, savaş yorgunu bir çağda, kadın bakış açısıyla tesis edilecek barışın, daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve hakkaniyetli olacağına, bütün kalbiyle inandığını vurguladı.

Filistin, Ukrayna, Suriye ve Yemen’de barış hedefiyle öne çıkan hareketlerin kadınlardan güç aldığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Lider eşleri olarak bizlere ve karar alıcı düzeyde bulunan tüm kadınlara, bu anlamda sorumluluklar düşüyor. Bu çerçevede, Ukrayna Devlet Başkanının eşi Olena Zelenska hanımefendi ile işbirliği halinde Ukraynalı 1500’e yakın savaş mağduru çocuğu ve refakatçilerini ülkemizde misafir ediyoruz. Bu grup arasından bugün aramızda bulunan Kırım Tatarı çocuklarımız, söyleyeceği şarkılarla sevginin ve umudun tek dil olduğunu bize yeniden hatırlatacak. Benzer şekilde, yakın zamanda Gazze’den tedavileri için getirdiğimiz savaş mağduru çocukları ülkemizde misafir ediyoruz. İnanıyoruz ki insanlığın zulümle bükülen belini, mazlumlar arasında ayrım gözetmeyerek doğrultabiliriz.”

“İsrail’in sözde mağduriyetinin giderilmesi için daha kaç can feda edilecek”

“Büyük bedeller ödenerek kazanılan uluslararası hukuk ve adalet sistemini, ruhundan kopararak, yazılı birkaç ifadeye indirgemeye çalışanlara asla boyun eğmeyeceğiz.” diyen Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Birlikte insanca yaşamamızın teminatı olan bu kaidelerin, suçu işleyen ülkeye ve mazlumun milliyetine göre eğip bükülmesine nasıl sessiz kalabiliriz? Buradan sormak istiyorum, 25 kişi öldürüldüğünde, Paris’te kol kola yürüyüş düzenleyen dünya liderleri, bugün ekseriyeti kadın ve çocuk olan 30 bin insan vahşice katledilirken, hangi gerekçeyle sessiz kalabiliyor? Çocukları, kadınları, masum insanları kurtarması beklenen medeni ülkeler, ateşkes çağrısı dahi yapamayacak kadar bu korkunç karanlığa teslim olmuş durumda. İsrail’in sözde mağduriyetinin giderilmesi için daha kaç can feda edilecek? 25 Avrupalının hayatını kaybetmesinin vicdanlarda oluşturduğu öfke ve acıyı uyandırmak için, kaç bin Filistinlinin ölmesi gerekecek? Tarih sayfaları, bu utanç verici soykırım yaşanırken, karşısında cesaretle duran barış neferlerini de yazacak.”

“Çocukların ölüme terk edilmediği, adil bir dünya diliyorum”

Emine Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti başta olmak üzere, hak ve adaletin tecellisi için adım atan tüm ülkelere minnettarlığını ifade etti.

Geçen kasım ayında, 20 lider eşi ve ülke temsilcisiyle “Filistin için Tek Yürek Zirvesi” kapsamında aynı amaçla bir araya geldiklerini anımsatan Erdoğan, “Davetime icabet ederek gelen, mazlumların haklı davası için güçlü bir duruş sergileyen kız kardeşlerime, buradan bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime son vermeden, başta Dışişleri Bakanlığımız olmak üzere, bu kıymetli organizasyonda emeği geçen herkesi kutluyor, oturumumuza katılımlarınız için hepinize bir kez daha teşekkür ediyorum. Savaşların, yerini kapsayıcı bir barış düzenine bıraktığı, her şeyden önemlisi, çocukların ölüme terk edilmediği, adil bir dünya diliyorum.” dedi.

Oturumda, aktivist Tevekkül Karman, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkan Yardımcısı ve Türkiye’den Sorumlu Bölge Müdürü Ivana Zivkovic, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı’nın Kadın, Barış ve Güvenlik Özel Temsilcisi Bineta Diop, Bulgaristan Cumhurbaşkanı eşi Desislava Radeva ve Sırbistan Cumhurbaşkanı eşi Tamara Vucic de katılımcılara hitap etti.

Emine Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Türkiye’nin misafir ettiği savaş mağduru Ukraynalı ve Kırım Tatarı çocuklardan oluşan folklor topluluğunun dans gösterisi izlendi. Emine Erdoğan ve lider eşleri daha sonra, Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi ve Afrika standını da ziyaret etti.

Emine Erdoğan ve lider eşleri, folklor gösterisi sunan Ukraynalı ve Kırım Tatarı çocuklarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/emine-erdogan-antalya-diplomasi-forumunun-kadin-baris-ve-guvenlik-oturumunda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Nuh Yılmaz, İsrail’i verdiği sözleri tutmaya yönlendirecek bir mekanizma olarak garantörlük meselesini düşündüklerini belirtti http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakanligi-stratejik-arastirmalar-merkezi-baskani-nuh-yilmaz-israili-verdigi-sozleri-tutmaya-yonlendirecek-bir-mekanizma-olarak-garantorluk-meselesini-dusunduklerini-belirtti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakanligi-stratejik-arastirmalar-merkezi-baskani-nuh-yilmaz-israili-verdigi-sozleri-tutmaya-yonlendirecek-bir-mekanizma-olarak-garantorluk-meselesini-dusunduklerini-belirtti/#respond Sun, 21 Jul 2024 09:00:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9759 Dışişleri Bakanı Başdanışmanı ve Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) Başkanı Nuh Yılmaz, garantörlük meselesini, İsrail’i verdiği sözleri tutmaya yönlendirecek bir mekanizma olarak düşündüklerini belirtti.

Yılmaz, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

ADF’nin önemine dikkati çeken Yılmaz, “Antalya Diplomasi Forumu, dünyadaki diğer benzerlerinden, kendisini ‘konuşulamayan konuları konuşan, mazlumların, mağdurların sesi olan ve şu anda özellikle kuzey ülkelerinin kendi içinde oluşturduğu bir yankı odasında konuşulmasına izin verilmeyen konukların ve konuların ağırlandığı bir yer olarak’ öne çıkaran bir platform.” dedi.

Yılmaz, ADF’de, Münih, Halifax, Berlin, Londra ya da Washington’da görülmeyecek tartışma konularının ve katılımcıların bulunduğunu dile getirdi.

ADF’de Afrika, Latin Amerika, Asya ve Avrupa’dan gelen çok değerli isimlerin bulunduğunu aktaran Yılmaz, ADF’nin, Türkiye’nin sorunlarına ülkenin bulunduğu yerden bakan bir misyonla yeniden yapılandırıldığını ve konumlandırıldığını ifade etti.

Forumun “bölgesel sahiplenmeyi öne çıkaran bir platform” olmaya devam edeceğini belirten Yılmaz, dünyanın farklı yönlerinden gösterilen teveccühün memnuniyet verici olduğunu söyledi.

Dünya düzeninin gittiği yönün ve dünyada yaşanan diğer sorunların yeterince gündeme gelmediğini anlatan Yılmaz, ADF’nin bu sorunların gündeme getirileceği bir platform olarak formüle edildiğini bildirdi.

Garantörlük mekanizması

Yılmaz, üç farklı panelde üç konuya odaklandıklarını, bunlardan birincisinin “garantörlük mekanizması” olduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

“Çünkü Gazze konusundaki en temel sorun, İsrail’in üzerine herhangi bir yaptırım ya da herhangi bir ağırlık konulamaması, İsrail’in belli hareket tarzlarına yönlendirilememesidir. O yüzden de garantörlük meselesini, biz Türkiye olarak, Türk Dışişleri olarak, bu soruna çözüm olabilecek, İsrail’in verdiği sözleri tutmak için üzerinde etki oluşturabilecek, bir şekilde İsrail’i verdiği sözleri tutmaya yönlendirecek bir mekanizma olarak düşünüyoruz.”

Garantörlük mekanizmasını tartışmak üzere dünyadan 8 ayrı uzmanı bir araya getirdiklerini söyleyen Yılmaz, ortaya çıkacak görüşlerin gelecek süreçte nasıl daha detaylı işlenebileceğini değerlendireceklerini belirtti.

Yılmaz, ikinci panelde, Gazze’de devam eden katliamlardan sonra dünyada nasıl bir Filistin vizyonu olması gerektiğini ve bu sorunun alışılmış çerçevenin dışında nasıl tartışılabileceğini konuştuklarını bildirdi.

Güney Afrika’dan katılan panelistin “apartheid rejim” tecrübesini anlattığını kaydeden Yılmaz, panelistin Güney Afrikalı lider Desmond Tutu’ya referans vererek Gazze’deki durumun Güney Afrika’dakinden çok daha kötü olduğunu dile getirdiğini aktardı.

“Filistin sorunu, özellikle İsrail’in 1948’de kurulmasından beri yeni dünya düzeninin tam olarak üzerine kurulduğu sistemdir.” diyen Yılmaz, bu sebeple söz konusu soruna çözüm üretilemediğini söyledi.

Yılmaz, “Bir başka panelimiz de yine dünyanın önde gelen akademisyenlerinden oluşan bir panel olacak. Bu da şu andaki dünya düzeninin neden adalet üretemediğini, neden mazlumların, mağdurların hakkını koruyamadığını, daha adil bir dünyanın nasıl mümkün olabileceğini, dünya düzeninin nasıl dönüşebileceğini anlatan farklı bir panel olacak.” ifadelerini kullandı.

“(Kanıt) Görsel teori içerisinde de etki yaratabilecek bir özelliğe sahip”

AA’nın, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında beyaz fosfor kullanması başta olmak üzere işlediği savaş suçlarına yönelik belge niteliğindeki fotoğrafların yer aldığı “Kanıt” kitabına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, “Öncelikle bu konunun son derece önemli olduğuna elbette inanıyorum.” dedi.

Yılmaz, görsel teoride bir fotoğrafın “sanat”, “belge” ve “delil” işlevine sahip olduğunu kaydetti.

Fotoğrafın, hukuki anlamda bir dava yürürken delil olma durumunun teorik olarak tartışıldığını ve bunun çok az örneği bulunduğunu belirten Yılmaz, “Anadolu Ajansı şu yaptığı çalışmayla aslında diğer iki işlevin yanında, belki de en önemlisi olan, hem bizim için hem hayatımız için hem dünya için, insanlık için en önemli fonksiyonlarından biri olan fotoğrafın delil olma işlevini, hukuki bir delil olma işlevini burada inanılmaz iyi bir şekilde kanıtladı.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bence Anadolu Ajansının bu yaptığı iş, Kanıt kitabı ve bunun işlevi sadece hukuk alanında, sadece uluslararası ilişkiler anlamında değil, aynı zamanda görsel teori içerisinde de etki yaratabilecek bir özelliğe sahip. Onun için de Anadolu Ajansını tebrik ediyorum, teşekkürlerimi, şükranlarımı iletiyorum.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/disisleri-bakanligi-stratejik-arastirmalar-merkezi-baskani-nuh-yilmaz-israili-verdigi-sozleri-tutmaya-yonlendirecek-bir-mekanizma-olarak-garantorluk-meselesini-dusunduklerini-belirtti/feed/ 0
Samsun’un Alaçam İlçesinde Köy Çocuklarının Oluşturduğu Bocce Takımı Başarıya Doymuyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/samsunun-alacam-ilcesinde-koy-cocuklarinin-olusturdugu-bocce-takimi-basariya-doymuyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/samsunun-alacam-ilcesinde-koy-cocuklarinin-olusturdugu-bocce-takimi-basariya-doymuyor/#respond Sat, 20 Jul 2024 09:09:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9701 Samsun’un Alaçam İlçesinde köy çocuklarının oluşturduğu bocce takımı 98 lisanslı, 17 milli sporcusuyla başarıya doymuyor. Branşlarında Türkiye Şampiyonası’nda birçok başarıya imza atan ve Avrupa şampiyonluğu yaşayan sporcuların hedefi dünya şampiyonluğu.

Alaçamspor Bocce Takımı sporcuları, Türkiye Şampiyonası’nda elde ettikleri başarılar ile adından söz ettiriyor. Genç Milli Takımı’nın 4 sporcusundan 3’ünün Alaçamspor Bocce Takımı’nın oluşturduğu Genç Kız Milli Takımı, Avrupa şampiyonu olarak isimlerini tarihe yazdırdı. Alaçam Şadiye Muzaffer Turhan Anadolu Lisesi’nde öğrenim gören milli sporcuların hedefi dünya şampiyonluğu. Okul bahçesinde Beden Eğitimi Öğretmeni ve Bocce Milli Takım Antrenörü Gökhan Bozdemir nezaretinde hazırlıklarını sürdüren sporcular, çim topu ve boccenin dalları raffa, volo ve petank dallarında katıldıkları Türkiye şampiyonalarında birçok başarı elde ederek, gözlerini dünya şampiyonluğuna dikti.

Türk Milli Takımı’nı, Dünya Şampiyonası’nda temsil ettiğini ifade eden milli sporcu Pınar Kapusuz, “Gökhan Bozdemir’in başarıları ve öğrencilere verdiği değerleri gördükçe bu spora daha çok ilgimiz arttı. 2023 Mayıs ayında Avusturalya’da dünya şampiyonasına katıldım. Çin topu dünya şampiyonasında tek bayanlarda ülkemizi temsil ettim” dedi.

Demet Şahin: “Avrupa şampiyonu olduk, hedef dünya şampiyonluğu”

Avrupa şampiyonu olarak yurda döndüklerini dile getiren Genç Kız Milli Takım sporcusu Demet Şahin de, “2023 yılında ülkemizi temsil ettiğimiz İspanya’da Avrupa şampiyonluğunu getirdik. Tarihte bir ilk olarak. 4 yılda bir olan dünya şampiyonluğuna hazırlanıyoruz ve dünya şampiyonluğunu da ülkemize getirmek istiyoruz. Buna inanıyor ve kendimize güveniyoruz. 2018 yılında Cumhurbaşkanımızın huzuruna çıktığımızda bizden Avrupa ve dünya dereceleri istemişti. Biz sözümüzü tutuk Avrupa şampiyonu olduk. Hedefimiz dünya şampiyonluğu. Şu anki arzumuzda Cumhurbaşkanımızla tekrar bir araya gelmek” diye konuştu.

Bowling Okul Sporları Türkiye Şampiyonası’nda yarışan Melek Ünlü ise, “Bu sene bowling yarışmasında Türkiye birinciliği aldık. Haftada bir gün Samsun’a antrenman yapmaya gittik, çok emek verdik” şeklinde konuşurken, Bowling Okul Sporları Türkiye Şampiyonası’nda yarışan Eda Nur Kır de, “Bowling salonumuz olmadığı için haftada bir gün Samsun’a gidip geldik. Şampiyona için Ankara’ya gittiğimiz de bize ‘bowling salonunuz var mı’ diye sormuşlardı ama bizim Alaçam’da bowling salonumuz yoktu. Biz bocce ile uğraştığımız için bowlingi daha rahat yapabiliyoruz. Biz her branşta başarılı olabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Gökhan Bozdemir: “Boccede ülkemize sayısız ulusal ve uluslararası dereceler getirdik”

Beden Eğitimi Öğretmeni ve Bocce Milli Takım Antrenörü Gökhan Bozdemir, “Bizim asıl branşımız bocce. Boccede de ülkemize sayısız ulusal ve uluslararası dereceler getirdik. Bizim çocuklarımızın hepsi köy çocuğu. Alaçam’ın köylerinde yetişen çocuklar. Birçoğu da yurtlarda kalıyor. Sırf bu sporla uğraşabilsin, antrenmanı rahat yapabilsin diye. Çünkü çocuklarımız Şadiye Turhal Anadolu Lisesi’nde öğrenim görüyorlar. Saat 16.00’da bizim okul kapanır, taşımalı olduğu için çocukların hepsi köylerine gider. Çocuklar burada çalışabilmek için kendi ailelerinden, kendi zamanlarından feragat edip bizimle beraber antrenman yapıyorlar. Hepsiyle gurur duyuyoruz, bize çok dereceler getirdiler, getirmeye de devam edecekler. En son bowling şampiyonluğu aldık. Bowling Türkiye şampiyonu olduğumuzda rakiplerimiz bize ‘Topunuz var mı?’ ya da ‘Alaçam’da bowling sahanız var mı?’ diye sorduklarında ‘Yok’ dedik ama bizim çocuklarımız haftada bir sefer Samsun’a kadar gidip, antrenman yapıp o antrenmanlar sonucunda çok uzun uğraşlarla bir şampiyonluk elde etti. Hepsiyle de gurur duyuyoruz. Amacımız yeni milli sporcular çıkartmak, Alaçam’ın gençlerine faydalı olmak, daha fazla gence dokunmak, onları meslek sahibi yapılmasını sağlamak. Milli olan ve bizden mezun olan çocukların hepsi üniversiteli. En büyük kazancımız o. Tek bir ricamız var, özellikle Cumhurbaşkanımızdan bizim Alaçam’da kapalı bir Bocce sahamız yok. Buraya kapalı bir bocce sahası yapılırsa daha fazla çocuğa, gence ulaşmak ve onları da bir meslek sahibi yapmak, topluma kazandırma en büyük arzumuz. Nice şampiyonluklar alarak ülkemizi en iyi şekilde temsil ederiz” açıklamasında bulundu.

Okul Müdürü Namık Kocabaş ise şunları söyledi:

“2019’dan beri Şadiye Turhal Anadolu Lisesi’nde müdür olarak görev yapmaktayım. Geldiğimiz günden beri sporcularımızı destekliyoruz. Okulumuzun sportif başarıları birçok alanda, birçok branşta var. Hem Türkiye şampiyonlukları hem Balkan şampiyonlukları hem de uluslararası şampiyonluklar yaşadık. Öğrencilerimizin bu bocce, bowling ve voloya ilgileri oldukça fazla. Başarılarının artarak devam etmesi için onlara elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz.” – SAMSUN

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/samsunun-alacam-ilcesinde-koy-cocuklarinin-olusturdugu-bocce-takimi-basariya-doymuyor/feed/ 0
Krizler Döneminde Yenilikçi Arabuluculuk Paneli: Uzlaşı ve güven sorunları sistemi işlemez hale getiriyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/krizler-doneminde-yenilikci-arabuluculuk-paneli-uzlasi-ve-guven-sorunlari-sistemi-islemez-hale-getiriyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/krizler-doneminde-yenilikci-arabuluculuk-paneli-uzlasi-ve-guven-sorunlari-sistemi-islemez-hale-getiriyor/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:06:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9586 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Krizler Döneminde Yenilikçi Arabuluculuk” başlıklı panelde savaş, çatışma ve kriz bölgelerinde arabuluculuğun önemi vurgulanarak uzlaşı ve güven sorunları nedeniyle sistemin işlemez hale getirildiği belirtildi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te m?oderatörlüğünü Avrupa Barış Enstitüsü Direktörü Michael Keating’in üstlendiği panele Sudan Dışişleri Bakan Vekili Ali es-Sadık, Vatikan Devletlerle İlişkiler Sekreteri (Dışişleri Bakanı) Başpiskopos Paul Richard Gallagher, eski Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor, Avrupa Birliği (AB) Belgrad-Priştine Diyaloğu Özel Temsilcisi Miroslav Lajcak ve ABD Barış Enstitüsü Başkanı Lise Grande katıldı.

Eski Slovenya Cumhurbaşkanı Pahor, ciddi sorunlar yaşanan arabuluculuğun zayıflık olarak görülmeye başlandığını anlattı.

Çatışan taraflar arasında güven ve diyalog oluşmadığından arabuluculuk faaliyetlerinin sekteye uğradığını dile getiren Pahor, “Eskiden arabuluculuk bir güç göstergesi olarak görülüyordu fakat şu anda uluslararası siyaset tamamen değişti. Ülkeler arasında diyaloğun ortadan kalkması, güvensizliğe neden olurken ortak bir gelecek inşa etme olasılığını da yok ediyor.” şeklinde konuştu.

Pahor, diyalog, uzlaşı ve güven sorunları yaşanmasının başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere birçok uluslararası kurum ve kuruluşun varlığının sorgulanmasına yol açacağına dikkati çekti.

Dünyanın birçok bölgesinde çatışma ve felaketlerin yaşandığını dile getiren Pahor, “BM ve diğer uluslararası kuruluşların kendilerini yeniden inşa etmeleri, yeniden etkin hale gelmeleri için yeni bir felakete ihtiyaç yok. Halihazırda yeterince felaket var.” dedi.

Pahor, kriz bölgelerinde çözümün sağlanması amacıyla arabuluculuk dahil her türlü uzlaşma yolunun açılması için klasik diyalog yöntemlerine dönülmesi gerektiğini belirtti.

Dünyadaki savaşların, çatışmaların ve krizlerin çözüme kavuşturulması amacıyla herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini ifade eden Pahor, arabuluculuk ve barışçıl uzlaşma çabalarına sivil toplum kuruluşlarının da mutlaka dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

“Barış için çabalarımız sonuçsuz kaldı”

Sudan Dışişleri Bakan Vekili Sadık, iç savaşın devam ettiği Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin sonuca ulaşmadığını söyledi.

Sudan hükümetinin tüm müzakere çağrılarına rağmen milislerin anlaşmaya yanaşmadığını belirten Sadık, “Hiçbir devlet, topraklarında iki ordunun varlığına izin vermez. Milisler, orduya ve hükümete yönelik ayaklanma başlattı. İç çatışmalardan bir ay sonra müzakere kanallarını açtık ve milislerin orduya entegre olması çağrısında bulunduk. Barış için gösterdiğimiz çaba ve müzakere çağırılarımız da maalesef sonuçsuz kalıyor.” diye konuştu.

Her türlü askeri çatışmanın müzakere masasında ve diplomasi yoluyla çözülebileceğine inandıklarını ifade eden Sadık, ülkede barışın bir an önce tesisi için uluslararası arabuluculuk kanallarını açık tuttuklarını söyledi.

Sadık, “Biz ülkenin normale dönmesi, iç savaşın bitmesi için Suudi Arabistan, ABD ve birçok Afrika ülkesiyle arabuluculuk yöntemi ile müzakereler yürüttük. Barış görüşmeleri defalarca sekteye uğradı ve sonuç alınamadı. Alınan bazı kararları ise milisler reddetti. Eğer müzakerelerde alınan kararlara uyulsaydı belki bugün farklı şeyler konuşuyor olacaktık.” ifadelerini kullandı.

Uluslararası aktörlerin Sudan’daki iç çatışmayı bitirmek için yeterince çaba sarf etmediğini vurgulayan Sadık, hükümetin ve ordunun barış müzakereleri için açık bir yol bıraktığını dile getirdi.

“Gazze’de acil bir müdahale gerekiyor”

Vatikan Devletlerle İlişkiler Sekreteri (Dışişleri Bakanı) Başpiskopos Gallagher, kriz bölgelerinde arabuluculuğun müzakerelerin kolaylaştırılmasında önemli bir etken olduğunu söyledi.

Gallagher, çatışan tarafların müzakere istediklerini ancak gereken ödünleri vermekten kaçınmaları sonucu birçok görüşmenin sonuçsuz kaldığını anlattı.

Arabuluculukta tarafların bunu içtenlikle gerçekleştirmediğini ifade eden Gallagher, “Arabuluculuk görüşmelerinde taraflar, daha çok karşıdakinin pozisyonunu aşındırmaya çalışıyor çünkü taraflar devletleri, hükümetleri ya da grupları adına bir noktaya odaklanıyor ve kendi taleplerinden vazgeçmiyor ya da fedakarlıkta bulunmuyor. Dolayısıyla bir konuda müzakere sağlanması isteniyorsa taraflar karşılıklı olarak tutarlı olmalı ve ödün vermeye hazır olmalıdır.” diye konuştu.

Gallagher, çatışma bölgelerinde krizlerin çözülmesi için müzakere masasına çok sayıda uluslararası düzeyde arabulucunun katılması gerektiğine dikkati çekti.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılardaki görüntülerin korkunç gerçekliği gözler önüne serdiğini belirten Gallagher, “Gazze’de tüm bu yaşananlar bizi ciddi bir kayıtsızlığa sürüklüyor. Bu savaş aylardır devam ediyor. Mutlak ve acil bir şekilde müdahale edilmesi gerekiyor.” dedi.

“Dünya genelinde kabul edilebilir kuralları müzakere etmeliyiz”

AB Belgrad-Priştine Diyaloğu Özel Temsilcisi Lajcak, dünyanın tek kutupluluktan çok kutupluluğa doğru gittiğini, bunun da birtakım riskler barındırdığını söyledi.

Evrensel değerler doğrultusunda bir model inşa edilmediği takdirde dünyanın felakete doğru gideceği uyarısında bulunan Lajcak, şunları dile getirdi:

“Bir felaket beklememeliyiz. Masa başına dönmek ve muhtemel felaketten sağ kurtulmak için dünya genelinde kabul edilebilir kuralları müzakere etmeliyiz. Bu konuda siyasi liderlere baskı uygulamalıyız. Uluslararası kurumları yeniden güçlendirmemiz lazım.”

Lajcak, kriz ve savaş bölgelerinde arabuluculuğun kesin sonuç vermesi için diyalog ve uzlaşının zorunlu olduğunu ifade etti.

“Türkiye, çatışma bölgelerinde arabuluculuk için liderlik yapıyor”

ABD Barış Enstitüsü Başkanı Grande, savaş ve kriz bölgelerinde sorunların çözümü için bölge ülkelerinin önemli bir rolünün olduğunu söyledi.

Türkiye’nin çatışma bölgelerinde arabuluculuk ve uzlaşı için ciddi temaslar yürüterek liderlik yaptığını ifade eden Grande, bu bölgelerde çözüm konusunda tüm dünyanın ısrarcı olması gerektiğini dile getirdi.

Grande, dünyada savaş türlerinin değiştiğini, farklı silahların kullanılmaya başlandığı bir süreçte barışın sağlanması için çok daha inovatif çözümler üretilmesi gerektiğini belirterek, şunları ifade etti:

“Son 60 yıldır ilk defa nükleer güçlerin karşı karşıya gelme ihtimali bu kadar yükseldi. Bunu göz ardı edemeyiz. Sanırım en büyük önceliğimiz bu olmalı. Çatışmaların seviyesini indirmeye yönelik mekanizmaları hayata geçirmek zorundayız.”

Çok kutuplu bir dünyaya giderken sorumluluk üstelenecek mekanizmalara ciddi ihtiyaç olduğunu söyleyen Grande, mevcut mekanizmaların dünyadaki sorunları çözmeye yönelik yaptırım gücünün yetersiz olduğunu anlattı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/krizler-doneminde-yenilikci-arabuluculuk-paneli-uzlasi-ve-guven-sorunlari-sistemi-islemez-hale-getiriyor/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda İslam karşıtlığı ele alındı http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-islam-karsitligi-ele-alindi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-islam-karsitligi-ele-alindi/#respond Thu, 18 Jul 2024 09:06:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9577 Antalya Diplomasi Forumu kapsamında düzenlenen “Artan Irkçılık, Yabancı Düşmanlığı ve İslam Karşıtlığı” başlıklı panelde dünya genelinde yükselen İslam karşıtlığı ve bu sorunun çözümüne yönelik atılması gereken adımlar ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te moderatörlüğünü TRT World Sunucusu Maria Ramos’un üstlendiği panele Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, Birleşmiş Milletler (BM) Medeniyetler İttifakı (UNAOC) Yüksek Temsilcisi Miguel Angel Moratinos, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının (AGİT) Müslümanlara Karşı Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılıkla Mücadele Özel Temsilcisi Büyükelçi Evren Dağdelen Akgün, AGİT bünyesinde yer alan Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR) Direktörü Matteo Mecacci ve eski Ürdün Başbakanı Avn Şevket el-Hasavne katıldı.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Buric, Avrupa başta yer almak üzere dünya genelinde yükselen İslam karşıtlığıyla mücadelenin ilk adımının “bir sorun olduğunu kabul etmek”ten geçtiğine dikkati çekerek, ayrımcılığı önlemek için mağdur merkezli yaklaşım benimsenmesine ihtiyaç olduğunu belirtti.

İslam karşıtlığıyla mücadele için çabaların artması gerektiğini vurgulayan Buric, “Mağdurlar cezalandırılmayacaklarını hissetmeli, bu yüzden kovuşturma da önemlidir.” dedi.

Buric, İslam karşıtlığının küresel sorun olduğuna, hiçbir ülke veya kuruluşun bu sorunla yalnız başa çıkamayacağına dikkati çekerek, bu nedenle kolektif sorumluluk almanın ve işbirliğinin önemine değindi.

“Kesinlikle çok zor zamanlar geçiriyoruz. Genel olarak hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarında bir gerileme söz konusu.” diyen Buric, İslam karşıtlığı başta gelmek üzere ayrımcılığı önlemek için çeşitli araçların olduğunu ancak bunların uygulanmadığını savunarak, bu noktada siyasi iradeye yönelik ihtiyaca işaret etti.

Birlik halinde yaşamak için insanların birbirinden korkmaması gerektiğini söyleyen Buric, “Nefretin ortaya çıkmasına izin verirsek toplumlarımız yok olur ve bir gelecek olmaz.” dedi.

“Siyasi liderler de nefret söylemlerinde bulunuyor”

UNAOC Yüksek Temsilcisi Moratinos, İslam karşıtlığının temelinde nefretin olduğunu ve nefretin de tarih boyunca çatışma ve savaşlara yol açtığını anlattı.

Moratinos, şunları kaydetti:

“Nefretin geri dönmüş olmasından dolayı çok üzgün olduğumu söylemeliyim. Düşmanlarımız olabilir, muhaliflerimiz olabilir, rakiplerimiz olabilir ama nefretin derecesi bugünün dünyasında son derece tehlikeli bir ivmeye ulaştı.”

Moratinos, İslam karşıtlığıyla mücadele için kınamanın yeterli olmadığını söyleyerek, asıl yapılması gereken şeyin insanların bilinçlerini değiştirmek olduğunu dile getirdi.

Bugün nefretin 11 Eylül saldırılarından sonra ulaştığı seviyeden daha kötü olduğuna dikkati çeken Moratinos, “Kişisel, siyasi ve profesyonel hayatımda ayrımcılığın, ırkçılığın, yabancı düşmanlığının, İslam karşıtlığının, antisemitizmin, Hıristiyan fobisinin bu derece artığını hiç görmemiştim. Çılgın bir dünyanın içindeyiz.” dedi.

Avrupa’da artan İslam karşıtlığına işaret eden Moratinos, kıtada İslam’a yönelik saldırılar söz konusu olduğunda ifade özgürlüğü ile din ve inanç özgürlüğü arasında hangisinin önemli olduğuna yönelik tartışmanın gündeme geldiğini söyledi.

Moratinos, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 19. maddesi ifade özgürlüğü, 18. maddesi din ve vicdan özgürlüğüdür. 19. madde mi, 18. madde mi ağır basmalı? İkisini etkileşimli hale getirmeliyiz. İfade özgürlüğü, diğer özgürlüklerin üzerinde ya da altında diyemeyiz.”

Moratinos, siyasi liderlerin de nefret söylemlerinde bulunduğuna işaret ederek, “Beni asıl endişelendiren siyasi liderlerin de nefret söyleminde bulunuyor olması. Bu, çok tehlikeli. İslam karşıtlığını, antisemitizmi, ayrımcılığı ve ırkçılığı teşvik edenler de onlar.” eleştirisinde bulundu.

İslam karşıtlığı ve ırkçılık gibi sorunların yayılmasına engel olmak için ülkelerin gerekli yasal düzenlemeleri yapması gerektiğini anlatan Moratinos, şunları kaydetti:

“Yakın zamanda İsveç ve Danimarka’da buna şahit olduk. Her cuma bir adamın caminin önüne gidip Kur’an’ı Kerim’i yakması konusunda hiçbir şey yapamayacaklarını söylediler. Nasıl bir şey yapamazsınız? Kamuoyunu, uluslararası ilişkilerinizi etkileyeceğini, kendi toplumuzda ve uluslararası toplumda kutuplaşma yaratacağını bilirken bir şeyler yapılmalı.”

“Her tarafta kutuplaşmalar görüyorsunuz”

AGİT Müslümanlara Karşı Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılıkla Mücadele Özel Temsilcisi Büyükelçi Dağdelen Akgün de dünyanın bir çok zorlukla karşı karşıya olduğunu belirterek, bu sorunlarla baş edilmesi için ortak çabanın gerektiğini dile getirdi.

Birlikte yaşamanın temelinin karşılıklı saygıya dayandığını vurgulayan Dağdelen Akgün, İsrail’in Gazze’ye saldırılarından itibaren İslam karşıtlığının artığını kaydetti.

Dağdelen Akgün, ırkçılığın temelinde saldırganlığın olduğunu söyleyerek, “Her tarafta kutuplaşmalar görüyorsunuz ve her şey bir nevi sarmal oluşturup kartopu gibi büyüyor.” dedi.

Ülkelerde yaşanan ekonomik sorunların nedeni olarak göçmenlerin “günah keçisi” ilan edildiğini belirten Dağdelen Akgün, toplumdaki ayrımcılığın aşırı sağcı politikacılar tarafından körüklendiğini savundu.

Dağdelen Akgün, İslam karşıtlığıyla mücadelede çabaların sürekli ve tutarlı olması gerektiğini vurguladı.

“Nefret içeren her türlü şiddetin tanınması ve cezalandırılması gerekir”

ODIHR Direktörü Mecacci, nefret suçlarıyla mücadele için bu suçların tespit edilip raporlanmasının önemine değinerek, devletlerin “nefret suçunu” bir şiddet olarak kabulünün gerektiğini söyledi.

“Nefret içeren her türlü şiddetin tanınması ve cezalandırılması gerekir.” diyen Mecacci, emniyet güçlerinin ön yargıya sahip olduğu ülkelerde vatandaşların karşılaştıkları nefret suçunu bildirmekten çekindiklerini anlattı.

Mecacci, Müslümanlara karşı işlenen nefret suçlarında eksik raporlama yapıldığının tespit edildiğini dile getirerek, nefret suçlarıyla ilgili sahip olunan verilerin gerçek durumun çok altında olduğunu belirtti.

Medyada İslam karşıtlığının sıklıkla yapıldığını kaydeden Mecacci, bu nedenle Avrupa’daki Müslümanların tehlike altında olduğunu ifade etti.

Mecacci, dünya genelinde yapılacak seçimlerdeki kampanyaların kutuplaştırıcı olduğuna ve bunların en çok azınlıkları etkilediğine dikkati çekerek, “Irkçı hakaretler ve klişeler daha fazla kullanılmaya başlıyor çünkü gittikçe daha çok işe yarıyor. Peki bunu nasıl bitireceğiz? ‘Yeter, bunun demokratik bir toplumda yeri yok.’ diyecek siyasi liderlere ihtiyacımız var.” dedi.

“İfade özgürlüğü, İslam’a düşmanca hakarete izin vermez”

Eski Ürdün Başbakanı Hasavne, İslam karşıtlığının dünyada yükselişte olmasının nedeninin Soğuk Savaş’ın bitmesinin ardından “yeni düşman arayışı” olduğunu kaydetti.

Uluslararası hukukta yaşanan gerilemenin ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi fenomenleri artırdığını savunan Hasavne, “Gazze’deki mevcut çatışmaya ve BM Güvenlik Konseyinin ve büyük ölçüde de Genel Kurulun etkisizliğine bakın.” eleştirisinde bulundu.

Hasavne, demokrasilerde de düşüş olduğunu dile getirerek, “Demokrasi, çoğunlukçuluğa dönüşüyor.” dedi.

Tarih boyunca yabancıya yönelik korkunun her zaman var olduğunu anlatan Hasavne, Avrupa’daki İslam karşıtlığını da bu nedene bağladı.

Hasavne, “Sözleşmelerle güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkının, insanların İslam’a ve Müslümanların duygularına düşmanca hakaret etmelerine izin veren bir hak olduğuna inanamıyorum. Bu özgürlük, her istediğinizi söyleyebileceğiniz bir açık çek değildir. Hiçbir zaman böyle olmamıştır.” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-islam-karsitligi-ele-alindi/feed/ 0
Erdoğan: Artık sözler eyleme dökülmeli, Gazze’de garantörlüğe hazırız http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-artik-sozler-eyleme-dokulmeli-gazzede-garantorluge-haziriz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-artik-sozler-eyleme-dokulmeli-gazzede-garantorluge-haziriz/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:03:13 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9383 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nda katılımcılara hitap etti. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan konuşmasında, Gazze’de katliam yapan İsrail’e tepkisini bir kez daha dile getirdi.

Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;

“Antalya Diplomasi Forumu’nun 3’üncü buluşması münasebetiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bilindiği gibi 6 Şubat 2023’te yaşadığımız asrın felaketi nedeniyle forumumuzu geçtiğimiz yıl iptal etmek durumunda kalmıştık. Ülkemizin 11 ilini ve 14 milyon vatandaşımızı etkileyen 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz deprem felaketinin yaralarını hızla sarıyoruz. Bu zorlu süreçte dost ve kardeş ülkelerden gördüğümüz maddi manevi desteği burada özellikle ifade etmek isterim. Dünyanın neresinde olursa olsun acımızı yürekten paylaşan dayanışma ve desteklerini esirgemeyen dostlarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Anadolu’nun manevi mimarlarından Hz. Mevlana’nın çağları aşan şu sözünün hikmetine bir kez daha şahitlik ettik; Ümitsizliğin ardında nice ümitler vardır. Karanlığın ardında nice güneşler vardır. Millet olarak destekleriyle, dualarıyla, katkılarıyla en zor günümüzde bizlere umut aşılayan dostlarımızın kadirşinaslığını asla unutmayacağız. Rabbim ülkemiz ve milletimizle birlikte tüm insanlığı bu tür tabii afetlerden korusun diyorum. Depremlerde vefat eden kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum.

İŞ İNSANLARINDAN AKADEMİSYENLERE YAKLAŞIK 4 BİN KATILIMCI AYNI ÇATI ALTINDA OLACAK

Turizmin başkenti Antalya’mız forum ile birlikte küresel diplomasinin kalbinin attığı merkezlerden biri haline geliyor. Bugünkü toplantımızın etkileyici katılım düzeyi bu tespitimizin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Üç gün boyunca, günümüz liderlerinden geleceğin liderlerine, iş insanlarından akademisyenlere yaklaşık 4 bin civarında katılımcı, burada aynı çatı altında bir araya gelecek. Yapılacak fikir teatilerinin ve tartışmaların bizleri doğruya, iyiye, adalete ve gerçekliğe bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum. Forumumuzun bu yılki temasını “Krizler Döneminde Diplomasiyi Öne Çıkarmak” olarak belirledik. Küresel siyasetin kaotik durumuna şöyle bir göz attığımızda, Forumun temasının ne kadar isabetli seçildiği anlaşılacaktır.

İnsanlık olarak gerçekten sancılı, sıkıntılı ve biteviye krizlerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Sadece dış politikada değil; üretim, iletişim, yönetim, sanat, ticaret ve teknoloji gibi pek çok alanda ezberler bozuluyor. Gönül ister ki; bu değişim insanlığın güncel sorunlarına çözüm getirsin; açlığa, yoksulluğa, geri kalmışlığa çare olsun. Maalesef bu konuda ümitvar konuşamıyoruz.

“21. YÜZYIL GİDEREK ‘BUHRANLAR ÇAĞI’NA DÖNÜŞMEKTE”

Ülkeler arasındaki gelir adaletsizliği katlanarak artıyor. Savaşlar, eskisinden çok daha kanlı ve yıkıcı geçiyor. Sömürgecilik, yeni yöntemlerle, ne yazık ki, devam ettiriliyor. Karşı karşıya olduğumuz gerçeklik şudur: Refah, huzur, barış ve özgürlük asrı olmasını umduğumuz 21’inci yüzyıl; beklentilerin tam aksine giderek bir “buhranlar çağına” dönüşmektedir. Herkesin diline pelesenk ettiği “kural temelli uluslararası düzen”, anlamını ve ağırlığını kaybetmekte, bir slogandan öteye geçememektedir. Dayanışma, adalet ve güven gibi temel kavramlardan yoksun olan cari uluslararası sistem ise asgari mesuliyetlerini bile yerine getiremiyor.

“DEAŞ İLE GÖĞÜS GÖĞÜSE MÜCADELE EDEN YEGANE NATO ÜLKESİYİZ”

Tüm bunları, olayların uzağında bir ülkenin lideri olarak söylemiyorum. Türkiye, gerek coğrafi konumu, gerek beşeri ve kültürel bağları, gerekse beynelmilel ilişkileri itibarıyla krizlerden en çok etkilenen ülkelerden biridir. İnsanlığın gündemini meşgul eden çatışmaların, gerilimlerin, savaşların, risklerin kahir ekseriyeti bizim yakın coğrafyamızda yaşanıyor. Örneğin, pek çok ülkenin son 5-10 yılda yüzleştiği terör tehdidiyle biz tam 40 yıldır mücadele ediyoruz. DEAŞ’la sahada göğüs göğüse mücadele edip bu örgütü bozguna uğratan yegâne NATO müttefikiyiz. Yükselen İslam düşmanlığının hedef aldığı toplum kesimlerinin başında bizim yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız geliyor. Son dönemde protesto eylemi kılıfı altında Avrupa’da mukaddes kitabımız Kur’an’ı Kerim’e yönelik yapılan saldırıların çoğu, Türk Büyükelçiliklerinin önünde gerçekleştirildi. Türkiye ve Avrupalı Türkler bu süreçte özellikle provoke edilmek istendi.

Düzensiz göç meselesinde zaten 12 yıldır ciddi baskı altındayız. Çatışmalardan ve terör örgütlerinin baskılarından kaçan yaklaşık 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz. İnsanlığın yüzleştiği bir diğer önemli sorun olan iklim değişikliği konusunda da durum farklı değildir. Akdeniz çanağında olmamız hasebiyle iklim değişikliğinin menfi etkilerine her geçen yıl daha fazla maruz kalıyoruz. Bu listeyi daha da uzatmak mümkündür.

“TÜRKİYE’NİN HİÇBİR HADİSEYİ UZAKTAN SEYRETME LÜKSÜ YOKTUR”

Türkiye’nin hiçbir hadiseyi uzaktan seyretme veya görmezden gelme lüksü yoktur. Sorumluluk sahibi bir ülke olarak; doğru bildiklerimizi cesaretle söylemek, hem kendi insanımıza, hem de tüm insanlığa karşı görevimizdir. Hakikati konuşanların seslerinin kısıldığı günümüzde böyle bir misyonun zorluklarının şüphesiz farkındayız. Ama buna rağmen acı da olsa, birileri için rahatsız edici de olsa, gerçekleri dillendirmeye devam edeceğiz. Forum boyunca ortaya konacak fikirlerin, bizlere bu mücadelemizde katkı sunacağına inanıyorum.

Karşı karşıya olduğumuz jeopolitik riskleri yönetmek için her zamankinden daha aktif, çok yönlü, dikkatli ve soğukkanlı bir politika izliyoruz. Girişimci, insanı ve diplomasiyi öne çıkaran dış politikamızın temelinde kadim değerlerimizle çıkarlarımızın uyumlu birlikteliği vardır. Prensiplerimizden taviz vermeden, ülkemizin menfaatlerini her alanda güçlü bir şekilde savunmanın gayretindeyiz.

Yakın dönemde yaşadığımız hadiseler ve tecrübeler bize şunu öğretti: Diplomasi, krizlerin barışçıl çözümünde elimizdeki en büyük araçtır. Yeter ki; diplomasiye şans tanıyalım, alan açalım. Yeter ki, maksimalist hedefler peşinde koşmayalım. Her zaman söylediğimiz gibi; sıkılı yumruklarla musafaha olmaz. Hüsnüniyet, irade ve kararlılığın olduğu her yerde, diplomasi ve diyalogla mesafe almak pekâlâ mümkündür. Elbette tüm bunları dillendirirken, gerçeklerden kopuk bir romantizmden bahsetmiyorum. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de, jeopolitik rekabetin kıran kırana geçtiği bir coğrafyada yer aldığımızı asla unutmuyoruz.

“SAHADA VARLIK GÖSTERMEDEN MASADA KAZANIM ELDE EDİLEMEZ”

İçeride güçlü olmadan, dışarıda güçlü olunamayacağını, sahada varlık göstermeden masada kazanım elde edilemeyeceğini de çok iyi biliyoruz. Nitekim bu hakikatleri göz önüne alarak, son 21 yılda ekonomiden ticarete, savunmadan ihracata her alanda büyük atılımlar gerçekleştirdik. Diklenmeden dik durabilmek için, milli onurumuzu, bekamızı, milletimizin hak ve hukukunu koruyabilmek için her türlü adımı attık.

Ekonomide ülkemizi yılda ortalama yüzde 5,5 oranında büyüttük. Milli gelirimizi 238 milyar dolardan, tam 5 kat artışla, 1 trilyon 118 milyar dolara yükselttik. Ülkemizi satın alma paritesine göre milli gelir sıralamasında dünyada 11’inci sıraya çıkarttık. İhracatı 36 milyar dolardan 256 milyar dolara, turizm gelirlerimizi 13 milyar dolardan yaklaşık 54,5 milyar dolara getirdik. En stratejik alanlardan biri olan savunma sanayiinde yerli ve milli üretimin payını yüzde 20’lerden bugünkü yüzde 80’ler seviyesine ulaştırdık. Silahlı-Silahsız İnsansız Hava Araçları teknolojisinde Türkiye’nin yazdığı başarı hikâyesi herkesin malumudur.

“KAAN İLE FARKLI BİR LİGE YÜKSELDİK”

Geçtiğimiz hafta 5’inci nesil savaş uçağımız KAAN’ın da ilk uçuşunu başarıyla yapmasıyla, artık bu alanda farklı bir lige yükseldik. Dışişlerinde 163 olan temsilcilik sayımız, bugün itibarıyla 261’e çıktı. Dünyanın en geniş diplomasi ağına sahip üçüncü ülkesiyiz. Böylece ülkemizi her alanda yakından takip edilen; sözü, duruşu ve tavrı dikkate alınan, krizlerin ve çatışmaların çözümünde anahtar rol üstlenen bir konuma getirmeyi başardık. Bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim ki Türkiye; Hem Batı’yla, hem Doğu’yla kazan-kazan temelinde ilişkiler kurabilen… Ukrayna-Rusya arasındaki savaşta hakkaniyetli bir tutum benimseyen… Avrupa Birliği’yle Gümrük Birliği içinde olup, dünyanın dört bir yanıyla güçlü ticari ilişkiler geliştirebilen… Hiçbir ayrım yapmadan mazluma, mağdura ve ihtiyaç sahibine el uzatan… Bekası tehlikeye girdiğinde sahada her türlü tedbiri süratle alabilen… Velhasıl her alanda güçlü, dirayetli, vicdanlı “müessir bir aktör” olarak öne çıkmaktadır. İnşallah önümüzdeki dönemde de hakkı haykırmaya, adaleti savunmaya, tüm dünyada dostlarımızın sayısını artırmaya devam edeceğiz.

“KURAL TEMELLİ ULUSLARARASI DÜZENİN İFLAS BAYRAĞINI ASIL ÇEKTİĞİ YER GAZZE”

Suriye, Yemen, Libya ve son olarak Ukrayna’daki çatışmalar, bize mevcut küresel sistemin işlevini tamamen kaybettiğini göstermiştir. Ülkemizin gönül coğrafyasında patlak veren bu krizlerde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere, uluslararası kurum ve kuruluşlar; kanı, gözyaşını ve yıkımı durduracak adımları atamadılar. Üçüncü yılına giren Ukrayna krizinde, Antalya’daki buluşmayla başlayan, İstanbul Süreci’yle bir üst seviyeye çıkan barış umutları, maalesef, gerekli destek verilmediği için âkim kaldı. On binlerce insanın hayatını kurtaracak, yaşanan acının, yıkımın önüne geçecek tarihi bir fırsat heba edildi, daha doğrusu sabote edildi. Ancak kural temelli uluslararası düzenin iflas bayrağını asıl çektiği yer, Gazze olmuştur.

7 Ekim’den bu yana Gazze’de yaşanan barbarlığı ve katliamları, hepimiz içimiz kanayarak takip ediyoruz. İsrail’in, sivil yerleşim yerlerini hedef alan kasıtlı saldırıları sonucunda bugüne kadar çoğu çocuk ve kadın 30 bin Gazzeli şehit edildi, 70 binden fazla Filistinli yaralandı ve 1,9 milyon insan evlerinden göçe zorlandı. Burada bir hususu çok açık ve net ifade etmek isterim: Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar ve siviller canice katledilmedi… Aynı zamanda milyarlarca insanın uluslararası sisteme, adalete ve hukuka dair inancı da yok edildi. Söz konusu İsrail olunca; İnsan hakları evrensel beyannamesinin… Görevi küresel barışı temin olan Birleşmiş Millet Güvenlik Konseyi’nin… Avrupa Birliği’nin sürekli hak ve hukuktan bahseden kurumlarının… Tarafsızlıktan dem vuran uluslararası basın-yayın organlarının… Hâsılı yıllardır bize örnek gösterilen, güvenmemiz, itibar etmemiz gerektiği söylenen yapıların ne kadar aciz ve işlevsiz olduğunu hep birlikte gördük.

Gazze’de yaşananlar kesinlikle bir savaş değildir; bir soykırım girişimidir. Çünkü savaşın bile uyulması gereken bir ahlâkı, adabı ve hukuku vardır. Ana kucağındaki yavruları açlığa ve susuzluğa mahkûm eden; hastaneleri, kiliseleri, camileri, okulları, üniversiteleri, mülteci kamplarını, ambulansları bombalayan bir barbarlıktan bahsediyoruz.

“İNSANLIK OLARAK 6 YAŞINDAKİ BİR KIZ ÇOCUĞUNUN HAYATINI KURTARMAYI BAŞARAMADIK”

Ailesiyle güvenli bir yer ararken araçları İsrail güçleri tarafından vurulan ve tüm ailesini kaybeden 6 yaşındaki Hind Receb’in trajik hikâyesi, aslında Gazze’de öldürülen 15 bine yakın masum çocuğun da hikâyesidir. İnsanlık olarak “Beni almaya gelecek misiniz? Korkuyorum” diyen 6 yaşındaki bir kız çocuğunun hayatını, 12 gün boyunca kurtarmayı başaramadık. Maalesef, Hind’le birlikte diğer Gazzeli çocuklara karşı sorumluluklarımızı tam manâsıyla yerine getiremedik. Saldırıların ilk gününden itibaren ortaya koyduğumuz çabalara…

Bölgeye gönderdiğimiz 37 bin tona varan insani yardımlara… Küresel ölçekte yürüttüğümüz tüm diplomatik temaslara… Refakatçileri dâhil 900’den fazla Gazzeli hastayı ülkemize getirmemize rağmen, bunun mahcubiyetini iç dünyamızda halen yaşıyoruz. Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in soykırımı önlemesi yönünde aldığı ihtiyati tedbir kararı apaçık ortadayken, Netanyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikalarını pervasızca sürdürebiliyor. İsrail’e ilk günden beri koşulsuz destek veren Batılı güçler ise “tazıya tut, tavşana kaç” diyen ikiyüzlü politikalarıyla dökülen kana ortak oluyor. Sözler eylemle desteklenmedikçe, ne Filistin’deki zulmü durdurmak, ne de uluslararası sisteme güveni yeniden inşa etmek mümkündür.

“GARANTÖRLÜĞÜ DE İÇERECEK ŞEKİLDE SORUMLULUK ALMAYA HAZIRIZ”

Uluslararası toplum, Filistin halkına olan borcunu, ancak Filistin devletinin kurulmasıyla ödeyebilir. Bunun için 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin Devleti’nin teşekkülü şarttır. Bu maksatla, garantörlüğü de içerecek şekilde sorumluluk almaya hazır olduğumuzu belirttik. Gelecekte de Filistinli kardeşlerimize gereken desteği verecek, Gazze’nin yeniden toparlanmasına da elimizden gelen katkıyı sağlayacağız.

Buradan bir kez daha uluslararası toplumu Gazze’ye ve Filistin davasına sahip çıkmaya davet ediyorum. Dünyanın bir yanında hemen her hafta meydanları dolduran, zulmü lanetleyen, tüm baskılara rağmen gerçekleri cesaretle dile getiren Filistin dostlarına şükranlarımı sunuyorum. Forumumuzun, bir daha benzer katliamların yaşanmaması için neler yapabileceğimiz noktasında verimli tartışmalara vesile olmasını diliyorum.

“TÜRK DÜNYASI’NIN BİRLİKTE GÜÇLÜ KILINMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR”

Dünya genelinde etkili olan olumsuzluklara rağmen, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Balkanları bölgesel sahiplenme ve işbirliği temelinde, barış, istikrar ve refahın hâkim olduğu bir coğrafya olarak görüyoruz. Kıbrıs Türk Halkı’nın müktesep hakları olan egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescili için çabalarımızı yoğunlaştırdık. Orta Asya’daki kardeşlerimizle ekonomiden enerjiye, eğitimden kültüre, ulaşımdan savunma sanayiine işbirliğimiz güçleniyor. Türk Devletleri Teşkilatımız aracılığıyla Türk Dünyası’nın birlikte daha güçlü kılınmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Karabağ’ın 30 yıllık işgalinin sona ermesiyle Ermenistan’la başlattığımız normalleşme sürecini, Azerbaycan’la yakın eşgüdüm içerisinde yürütmeye devam edeceğiz.

Köklü bağlarımızın olduğu Afrika kıtasıyla ve Latin Amerika ülkeleriyle işbirliğimizi karşılıklı saygı temelinde inşallah daha da ilerleteceğiz. “Dünya beşten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkün” şiarlarıyla çalışmaktan geri durmayacağız. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Antalya Diplomasi Forumu’nu teşrifiniz için bir kez daha sizlere teşekkür ediyorum. Dışişleri Bakanımızın şahsında tüm Bakanlık mensuplarımızı ve Forumun başarıyla icra edilmesinde emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Bizlere yeniden ev sahipliği yapan güzel ilimiz Antalya’nın tüm sakinlerine teşekkür ediyorum.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-artik-sozler-eyleme-dokulmeli-gazzede-garantorluge-haziriz/feed/ 0
KKTC Başbakanı Üstel: Doğu Akdeniz’in güvenliği küresel bir meseledir http://www.karadenizhabertv.com.tr/kktc-basbakani-ustel-dogu-akdenizin-guvenligi-kuresel-bir-meseledir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kktc-basbakani-ustel-dogu-akdenizin-guvenligi-kuresel-bir-meseledir/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:00:22 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9318 GÖKHAN ÇELİKER/MUHAMMET TARHAN – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, “Doğu Akdeniz’in güvenli hale gelmesi, sadece Doğu Akdeniz’e kıyısı olanları ilgilendiren bir mesele değil, küresel bir meseledir.” dedi.

Üstel, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Antalya Diplomasi Forumu’nda, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve uzman bir heyetle bulunduklarını kaydeden Üstel, forumun “her geçen gün dünyada adından daha fazla söz ettirmeyi” başardığını vurguladı.

Üstel, ADF’nin dünya genelinde barış, güvenlik ve işbirliğini güçlendirmek amacıyla liderlerin ve uzmanların önemli bir buluşma noktası haline dönüştüğünü ve bunun kendilerini mutlu ettiğini belirterek, “Bu forum, aynı zamanda Türkiye’nin dünya siyaseti üzerinde her gün artan gücünün ve etkisinin de açık göstergesi olarak karşımızda duruyor.” diye konuştu.

Dünyanın “giderek daha karmaşık” hale geldiğini ve zorlukların tek boyutlu olarak kalmadığını söyleyen Başbakan Üstel, “Bu nedenle, küresel barış ve istikrarı sağlama konusunda artık ortak hareket etmeli, çabalarımızı bir araya getirerek koordine etmeliyiz. ADF’nin bu yılki konusu ‘Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak.’ işte tam da bu öneme atıfta bulunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Üstel, ADF’de farklı ülke ve disiplinlerden gelen uzmanların bir araya getirildiğini aktararak, forumun, ana başlığına uygun bir anlayışın geliştirilmesi ve ortak çözümler bulması için dünyaya önemli fırsat sunduğunun altını çizdi.

ADF’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği ve vizyonuyla şekillendiğine dikkati çeken Üstel, “Bu foruma davet almak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin görünürlüğünün artırılması, sürekli şekilde engellemelere maruz bırakılan uluslararası temas eksikliklerinin giderilmesi ve haklı davamızın dünyaya duyurulması adına da son derece önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Üstel, kendilerinin de “bu misyonla” burada olduğuna işaret ederek, “Sesimizi duyurabileceğimiz, gerek siyasi, gerek medya, hangi seviyeden olursa olsun herkese derdimizi, sıkıntılarımızı ve halkımızın uluslararası camiadan beklentilerini aktarmak için buradayız.” dedi.

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyadan gördüğü ambargoları anlatma fırsatı bulacağız”

Böyle bir forumda bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını kaydeden Üstel, KKTC olarak uluslararası temas konusunda büyük zorluklar yaşadıklarını belirtti.

Öte yandan Üstel, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyadan yaşadığı izolasyonları, dünyadan gördüğü ambargoları anlatma fırsatı bulacağız. Onun için, bizim için önemi büyüktür.” şeklinde konuştu.

Üstel, bu fırsat nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

KKTC’nin bağımsızlığından bu yana bu ülkenin dünyadaki hak ettiği yere gelmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile canla başla çalıştıklarını vurgulayan Üstel, “Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti ile bizim ilişkilerimiz kardeşten öteye bir ilişkiye dayanır ve bu ilişkiler neticesinde de dünyada ne kadar sıkıntılar olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti ile biz bu sıkıntıların önünü açıyoruz.” dedi.

Üstel, “Bizim ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerimiz en üst seviyededir ve en üst seviyede de devam edecektir.” diye konuştu.

“Doğu Akdeniz’in güvenli hale gelmesi küresel bir meseledir”

Yaşadıkları coğrafyanın “barışa hasret duyan, ateşler içinde yanmaya devam eden” bir coğrafya olduğunu aktaran Üstel, “Doğu Akdeniz’in güvenli hale gelmesi, sadece Doğu Akdeniz’e kıyısı olanları ilgilendiren bir mesele değil, küresel bir meseledir.” diye konuştu.

Başbakan Üstel, Doğu Akdeniz’in güvenliği konusuna ilişkin, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye önemli bir jeopolitik güce sahiptir. Bu gücü küresel barışa hizmet için kullanmaya da hazırız.” değerlendirmesinde bulundu.

“İki devlete dayalı çözümün Doğu Akdeniz jeopolitiğine yapacağı katkıları ortaya koyacağız”

Yapacakları tüm görüşmelerde muhatapları ile bölgesel işbirliği fırsatları ve küresel barışın ele alınacağını vurgulayan Üstel, şöyle devam etti:

“60 yıldır devam eden Kıbrıs sorununa ilişkin, adil, kalıcı ve iki devlete dayalı çözümün Doğu Akdeniz jeopolitiğine yapacağı katkıları ortaya koyacağız. Halkımıza uygulanan haksız ambargoların ve insan hakları ile bağdaşmayan uygulamaların kaldırılmasına yönelik girişimlerimizi sürdüreceğiz.”

Üstel ayrıca forumda sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliği ve diğer küresel sorunlarla mücadele konularında uluslararası uzmanların ortaya koyacağı görüş ve önerileri dinleme şanslarının olacağını kaydetti.

Bu hedeflere ulaşmak için tek bir ülkenin veya kuruluşun çabasının yeterli olmadığını bildiren Başbakan Üstel, ADF’nin dünya barışına ve istikrarına katkıda bulunmasını diledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kktc-basbakani-ustel-dogu-akdenizin-guvenligi-kuresel-bir-meseledir/feed/ 0
Valentina Lisitsa: Müzik, ruhtan ruha bir iletişimdir http://www.karadenizhabertv.com.tr/valentina-lisitsa-muzik-ruhtan-ruha-bir-iletisimdir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/valentina-lisitsa-muzik-ruhtan-ruha-bir-iletisimdir/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:15:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=9208 “Rachmaninoff’un Kraliçesi” adıyla tanınan dünyaca ünlü piyanist Valentina Lisitsa, “Dünyanın bittiği yerde müzik başlar diye bir söz var. Bu çok doğru. Çünkü müzik, ruhtan ruha bir iletişimdir.” dedi.

İstanbul’da sanatseverlerle buluşan Ukrayna asıllı ABD’li piyanist, AA muhabirine yaptığı açıklamada, en son 2021’de Türkiye’de konser vermeyi planladığını fakat Kovid-19’den ötürü organizasyonun iptal edildiğini belirterek, uzun bir aranın ardından burada hayranlarıyla buluşmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.

Lisitsa, Türklerin çok sıcakkanlı ve coşkulu olduğunu, sadece konser salonunda değil, sokakta dolaşırken bile bazı öğrencilerin yanına gelerek konserden habersiz olmalarına karşın kendisini tanıdığını ve fotoğrafını çektiğini anlatarak, “Burada insanlar beni tanıyor ve takip ediyor. Böylesine coşkulu bir kalabalığın önünde performans yapmak harika.” dedi.

Lisitsa, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insani dramların müziğini etkilediğini söyleyerek, “Savaş bölgelerinde çok konser verdim. Oraya geldiğimde izleyici çok farklı duygular yaşıyor. Müzik o insanlar için bir eğlence değil, bir oksijen gibi. Sadece savaş halinde değil, her zaman içimizde bir gerginlik yaşıyoruz. Bu zorlu zamanlarda müzik, insanları bir araya getirme görevi görmeli. ‘Dünyanın bittiği yerde müzik başlar’ diye bir söz var. Bu çok doğru. Çünkü müzik, ruhtan ruha bir iletişimdir. İnsanlık olarak iletişim sağlamamız çok önemli, çünkü sıradan iletişim yolları tahrip olmuş durumda.” diye konuştu.

Konser verdiği savaş bölgeleri arasında Ukrayna’nın da yer aldığını kaydeden sanatçı, Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde Rusya ile çatışmaların başladığı 2015’te sığınaklarda ustalık dersi verdiğini aktardı.

“İyi müzisyen olmak, seyirciyi daha iyi dünyaya taşımaktır”

Lisitsa, yakın zamanda gerçekleştirdiği müzik projelerine de değinerek, şunları kaydetti:

“Geçen yıl Sergei Rachmaninoff’un 150. doğum yılı dolayısıyla Rachmaninoff Terapisi adı altında bir program başlattım. Bu kapsamda ünlü bestekarın 24 prelütünü aralıksız çaldım. Rachmaninoff bu çalışmaları 100 küsur yıl önce, tüm dünyada medeniyetlerin yıkılma aşamasında olduğu bir dönemde, Birinci Dünya Savaşı yıllarında yazmış. Ben yıllar sonra bu müziği yeniden seslendirdim ve 100’ün üzerinde yardım amaçlı konser düzenledim. Beni çağıran her yere gittim.”

İnsanların Rachmaninoff’un müziğini dinlediğinde ağladığını söyleyen Lisitsa, “Hep beraber ağladık. Müziğin böyle bir sihri var. Mesela geçen sene Lübnan Beyrut’ta bir festivale davet edildim. Festivalin ardından bir hastanede kanser hastası çocuklar için çalmamı rica ettiler. ‘Küçük bir piyano var. 10 dakika da olsa piyano çalar mısın? Daha önce hiç piyano dinlemediler.’ dediler. Etrafta çok fazla acı vardı. Aileler ve çocuklar stresliydi. Yüzlerinde yaşam ve ölüm vardı. ‘Tabii.’ dedim. Orada da Rachmaninoff’un prelütlerini çaldım. Piyano duvara dönük olduğu için seyircilere arkam dönük çalmak durumundaydım. Doktorlar çok şaşırdı çünkü bütün ağlamalar, koşturmalar bitti. Her şey durdu. O anın videosunu çekmişler. Eğer onu görmesem, müziğin bunu yaptığına inanmazdım. Bu benim için yıllar boyunca verdiğim emeklerin en büyük ödülü gibiydi. Benim için iyi bir müzisyen olmak, insanlara piyanoyu çok hızlı çalıyorsun dedirtmek değildir. Seyirciyi daha iyi bir dünyaya taşımaktır.” dedi.

“İlk fırsatta Filistin’de konser vermek isterim”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına da tepki gösteren Lisitsa, “Daha önce İsrail’de konser verdim ve çok eğlenceli geçti. Aynı zamanda Ramallah’ta bir konservatuvardan çağrıldım ustalık dersi vermek için. Bu yılın ilkbaharında düzenleyecektik, fakat geçen yıl başlayan savaştan ötürü sınırı geçemeyeceğimi söylediler. İlk fırsatta orada konser vermek isterim. Bölgedeki çocuklarla ailelerinin zarar görmesi çok feci bir durum.” değerlendirmesinde bulundu.

Lisitsa, Ukrayna’da Rusya ile devam eden savaştan ötürü de üzüntüsünü dile getirerek, “Ben Ukrayna’da doğdum. Maalesef orada kardeş kardeşle anlamsızca savaşıyor ve bu şiddet sarmalı sürüyor. Umuyorum müzik ve sanatla orada yaşananları durdurabiliriz.” diye konuştu.

Kiyev’de 1973’te dünyaya gelen Valentina Lisitsa, 2012’de YouTube kanalındaki bir performansının 50 milyonun üzerinde izlenmesinin ardından dünyaca tanındı.

Konserlerinde Sergei Rachmaninoff ve Charles Ives gibi bestecilerin eserlerini seslendiren Lisitsa, çok sayıda ülkede büyük övgü alan performanslara imza attı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/valentina-lisitsa-muzik-ruhtan-ruha-bir-iletisimdir/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türkiye’nin Güçlü Olması Mecburidir http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:00:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8999 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Türkiye’nin bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka bir şansı yoktur. Türkiye ona, buna bakarak hizaya giremez. Türkiye şu tarafta ya da bu tarafta durarak ayakta durması mümkün olamaz. Onun için Türkiye kendi milli menfaatleri istikametinde her alanda daha ileri noktalara gitmek zorundadır. Mavi vatan, siber vatan, uzay vatan, yeşil vatan diyoruz ya bütün bunların resminde güçlü bir Türkiye olmak mecburiyetindeyiz” dedi.

Sakarya’da bir dizi ziyaretler gerçekleştiren TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Sakarya Valiliği, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ‘Darbeler ve Dersler’ programının ardından Serdivan ilçesindeki bir restoranda sivil toplu kuruluşları (STK) ve iş insanlarıyla bir araya geldi. Programda konuşma yapan Sakaya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, 28 Şubat darbesinin tarihe postmodern darbe olarak geçtiğini ve sürecin en büyük ayrımcılığı ile psikolojik şiddetin kadınlara yönelik yapıldığını söyledi. Sakarya Valisi yaşar Karadeniz ise Türkiye’de olan darbeleri hatırlatarak Türk milletinin Cumhuriyet ve demokrasiyle özleştiğini söyledi.

“28 Şubat’ta yaşananları bugün müzakere ettik”

Programda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bizim derdimiz, gayemiz geçmişte takılıp kalmak değil. Geçmişte yaşanan olayların şahıslar üzerinden müzakere etmekti. Geçmişi bir masal okuyup anlatmak değil, tam tersine geçmişte yaşanan yanlışlıklardan kurtulma, ders almak ve ileriye bakmak için bir daha böylesine dönemler yaşamamak ve tecrübe etmek gayesiyle 28 Şubat’ta yaşananları bugün müzakere ettik. Bunları sadece bir hatıra olarak sadece geçmişi yad etmek geçmişteki şahıslar üzerinden olayları tartışmak ve hatta o olayların bizzat kendisini tartışmak için değil oralardan ders çıkartarak, çok ağır bedellerle bu demokratik kazanımları daha iyi ileriye götürebilmek için müzakere etmemiz lazım. Bu anlamda Türkiye’nin 74 yıllık çok partili siyasi hayatındaki yaşadığı bu antidemokratik müdahaleleri de hiç unutmadan esas gayemiz olan yeniden güçlü bir Türkiye istikametinde yürüyeceksek böyle bir Türkiye’nin en temel direklerinden birisi olan demokraside güçlü hale getirilmesini de hep birlikte tesis edeceğiz. Bu çerçevede şunu çok rahat söyleyebiliriz. Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi Türkiye’deki demokrasidir Bu demokrasiye gözümüzün içi gibi bakmak bunu kendi en ön varlığımız olarak telakki etmek daha da ileriye taşımak mecburiyetindeyiz” dedi.

“Türkiye Yüzyılı dediğimiz konu Türkiye’de bir gelecek idealidir”

Türkiye Yüzyılı’ndan bahseden Kurtulmuş, “Türkiye Yüzyılı dediğimiz konu Türkiye’de bir gelecek idealidir. Hele bizim gibi bir ülkenin hele bizim gibi bir milletin gününü gün eden ve vakit geçiren sağdan soldan esen rüzgarlara göre istikametine tayin eden bir şekilde özgür değildir. Eğer öyle yürüseydi ecdadımız, bugün bize miras olarak bırakılan bir Anadolu’dan bir vatandan bahsedemedik. Türkiye’nin bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka bir şansı yoktur. Türkiye ona, buna bakarak hizaya giremez. Türkiye şu tarafta ya da bu tarafta durarak ayakta durması mümkün olamaz. Onun için Türkiye kendi milli menfaatleri istikametinde her alanda daha ileri noktalara gitmek zorundadır. Mavi vatan, siber vatan, uzay vatan, yeşil vatan diyoruz ya bütün bunların resminde güçlü bir Türkiye olmak mecburiyetindeyiz. Eğer gücümüzü artırırsak gücümüzü dış politikada da hissettirebilmeniz mümkündür. Uluslararası camiada gücü olmayan bir devletin sözünün tesirli olması mümkün değil. Ama Türkiye’nin şöyle bir avantajı var. Hem bölgesel büyük bir gücümüz var Hem de çok şükür artık Türkiye her alanda daha ileri noktalara doğru gidiyor” diye konuştu.

“Türkiye ülkeler ve halklar tarafından yakinen takip ediliyor”

Dünya ülkelerinin Türkiye’yi yakından takip ettiğini aktaran Kurtulmuş, “Dolayısıyla yeni dönemde Türkiye her alandaki gücünü kullanarak sözünü çok daha etkili bir hale getirecektir. Bu istikamette yürüyoruz. Allah nasip etti bir çok ülkenin meclis başkanlarıyla uluslararası platformlarda görüşmek, ikili görüşmeler yapma imkanımız oldu. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki ister Batı Ülkeleri, ister Doğu ülkeleri olsun dünyanın her tarafındaki ülkeler ve halklar Türkiye’yi çok dikkatle izliyor. Türkiye’de bizim için sıradan bir haber maliyeti oluşturan herhangi bir sorun dünyadaki farklı ülkeler ve halklar tarafından yakinen takip ediliyor. Örneğin Türkiye’nin milli savunma sanayinde gerçekleştirdiği hamleler arka arkaya atmış olduğu hamleler, yüksek teknolojilerle kazanımları bu alanda ortaya koyduğu çabaları Türkiye’nin içten İHA’larıyla SİHA’larıyla milli muhalif gemileriyle milli muhalif uçaklarıyla inanın ki dünyanın dört bir tarafında bütün ülkeler ve halka lehine geliyor. ANKA’nın uçması ya da TCG gelişiminin denize indirilerek faaliyetlerine başlaması sadece Türkiye’de Türk kamuoyu tarafından takip edilmiyor. Dünyanın birçok yerinde ben bütün bu görüşmelerde de görüyoruz. Dostlarım Türkiye’nin güçlenmesi dolayısıyla büyük memnuniyet duyuyor, sizin öne geçmenizi ve dünya masum milletlerine öncülük yapmanızı bekliyoruz diyerek güzel temennilerini ifade ediyor, Türkiye’nin gelişmesinden hoşlanmayanlar da Türkiye’ye nasıl çelme takarız çalışmaları içerisinde oluyor. Bunu önlemenin yolu millet olarak bir, beraber bütünleşik bir şekilde hareket etmemizdir. Bütün bu alanları güçlü bir ekonomi, sağlam bir demokrasi, güçlü bir toplumsal yapı Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmek için iyi bir altyapının hazırlanmasıyla önümüzdeki dönem Allah’ın izniyle Türkiye’nin yüzyılı olacaktır. Buna gayretle bu dönemi hep birlikte aşacağız” şeklinde konuştu. – SAKARYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/feed/ 0
Dağ Kayağı Türkiye Şampiyonası Rize’de düzenlendi http://www.karadenizhabertv.com.tr/dag-kayagi-turkiye-sampiyonasi-rizede-duzenlendi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dag-kayagi-turkiye-sampiyonasi-rizede-duzenlendi/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:33:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8832 Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen 65 sporcunun 6 farklı kategoride yarıştığı Dağ Kayağı Türkiye Şampiyonası, Rize’nin İkizdere ilçesinde düzenlendi.

İkizdere ilçesinde bağlı Cimil Yaylası’nda bu yıl 3. kez düzenlenen şampiyonada Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen 65 sporcu 6 farklı kategoride yarıştı. Start noktasından başladıktan sonra belli bir mesafe tırmanan sporcular, tırmandıkları yerden kayarak en kısa sürede yarışı bitirmeye çalıştı. Kıran kırana görüntülere sahne olan yarışların sonucunda dereceye giren sporcular, madalyalarını aldı. Aynı zamanda bugün düzenlenen yarışma ile Cimil Yaylası’nın Dünya Dağ Kayağı Şampiyonası’na ev sahipliği yapıp yapamayacağı belirlenecek.

“Dünya Dağ Kayağı Şampiyonası’na ev sahipliği yapmaya aday olacağız”

İlerleyen yıllarda Cimil yaylasında dünya dağ kayağı şampiyonasına ev sahipliği yapmak için aday olacağına vurgu yapan Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, “Bu yarışmanın bugün yapılabiliyor oluşu bizim için bir akreditasyon çalışmasının da neticesi olacak. İnşallah önümüzdeki yıllarda burada Dünya Dağ Kayağı Şampiyonasına ev sahipliği yapmaya aday olacağız. Olimpiyatlarda da puan müsabakalarını yapıldığı yer haline gelecek. Kış şenliklerini yavaş yavaş spor organizasyonlarına çevireceğiz. Kış sezonunu turizm sezonuyla ayrılmaz bir parça haline getirmeye gayret edeceğiz. İnşallah bu organizasyonlar uluslararası olarak düzenlenmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.

“2025 Dünya Kayak Şampiyonası heyecanını inşallah burada yaşayacağız”

Dünya şampiyonasının Rize’de gerçekleştirilmesiyle beraber bölge turizmine destek verileceğini ifade eden Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, “2025 Dünya Kayak Şampiyonası heyecanını inşallah burada yaşayacağız. Çalışmalar gerçekleştiriliyor. Bulunduğumuz arazi çok kıymetli. Bu çalışmalar yapıldıktan sonra dünya şampiyonasının burada yapılması hem Rize’mizi hem de bölgemizi turizm açısında da uluslararası kamuoyunda yer alacak. Ülkemize çok ciddi değer katacaktır” şeklinde konuştu.

“Burası en uygun yerlerden bir tanesi”

Şampiyonaların yapılacağı en iyi alanlardan birinin Cimil yaylası olduğunu belirten dağ kayağı sporcusu Emirhan Kabarto, “Bugün burada hız yarışması için geldik. Eleme etabını geçtim bir sorun olmadı. İnşallah iyi bir sonuçla buradan döneceğim. 2019 yılından beri yarışmalara katılıyorum. Son 3 yıldır birincilikle bitiriyorum. 2 yıldır da burada gerçekleştiriliyor. Bu yıl da birinci olarak seriyi devam ettirmek istiyorum. Buranın karı daha iyi. Bizim sporumuzda pist dışında bol karda yapıldığı için burası en uygun yerlerden bir tanesi. Bu yıl üçüncüsü yapıldı ama bunun devamı gelecektir” ifadelerini kullandı.

“Bu sene tekrardan şampiyonluk alacağım”

Önceki senelerde şampiyonluk yaşayan Burhan Karadayı, tekrardan birinci olmak için yarıştığını söyleyerek, “Yarışmalar çok güzel. Pisti de çok güzel yapmışlar. Kar kalitesinde hiçbir sıkıntı yok. Üçüncüsü düzenlenen dağ kayağı şampiyonasında geçen sene birinci oldum. Ondan önceki sene üçüncü olmuştum. Bu sene tekrardan şampiyonluk alacağım” derken, sporculardan Berfin Karakaya ise “Bugün Türkiye şampiyonası var. Elimizden gelen her şeyin en iyisini yapacağız. Parkur yeri gayet iyi. İnşallah birinciliği alacağım” dedi. – RİZE

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dag-kayagi-turkiye-sampiyonasi-rizede-duzenlendi/feed/ 0
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan: Yetkinlik setinizin zenginliği önemli http://www.karadenizhabertv.com.tr/ilim-yayma-vakfi-mutevelli-heyeti-baskani-bilal-erdogan-yetkinlik-setinizin-zenginligi-onemli/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ilim-yayma-vakfi-mutevelli-heyeti-baskani-bilal-erdogan-yetkinlik-setinizin-zenginligi-onemli/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:00:32 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8803 İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, “Esas olan iş yerinde çalışkan olmak, yetkinlik sahibi olmak. Geleceğin mesleği, yetkinlik setinizin zenginliği. Ne kadar zengin bir yetkinlik setine sahipsiniz o kadar seçenekleriniz artar, çalıştığınız iş yerinde o kadar öne çıkarsınız, yükselme şansı kazanırsınız.” dedi.

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanlığının koordinasyonunda “Yetenek her yerde” temasıyla Eskişehir’de düzenlenen İç Anadolu Bölgesel Kariyer Fuarı’nın (İKAF’24) ikinci gününde “Eğitimde Küresel Ufuklar: Yetenek, Deneyim ve Hedefler” konulu söyleşi gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay’ın moderatörlüğünde Atatürk Kültür ve Sanat Merkezindeki programda gençlerle bir araya gelen İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, iş dünyasında bir çalışanı diğer çalışanın ya da bir başvuruyu diğerinin önüne geçiren faktörlerden birinin dil yetkinliği olduğunu söyledi.

Erdoğan, doktorayı ve akademisyenliği memuriyet kapısı olarak değil, gerçekten ilme talip olan, meraklı, araştırmak isteyen, dünyayı, işleyişi, birçok şeyi anlamak isteyen, insan yetiştirmek isteyenler için tavsiye etti.

İlim Yayma Vakfının üniversite kurmuş bir vakıf özelliği taşıdığını anımsatan Erdoğan, “İki üniversiteyle yönetici olarak doğrudan ilişkimiz var. İlim Yayma Vakfı olsun, TÜGVA olsun birçok öğrenciye burs verme, öğrencilerin konaklama, barınma ihtiyaçlarını giderme çalışmaları yapıyoruz. Onun dışında İlim Yayma Cemiyeti de çok büyük yurt faaliyeti yapan bir derneğimiz, bizim kardeş kuruluşumuz. Öğrencilere yönelik hizmet veren birçok sivil toplum kuruluşuyla vakıf, derneklerle de yakın çalışıyoruz. Sosyal hizmeti gönüllü eliyle yapmak, memur eliyle yapmaktan daha iyidir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye’de bu düzeyde herhangi bir akademik ödül yok”

Erdoğan, “İlim Yayma Ödülleri”nin, vakıflarının şu anda en önemli projelerinden olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin en büyük akademik ödülünü verdiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“2019 yılında ilkini yaptık. 2021 ve 2023 yıllarında da iki yılda bir verdiğimiz bir ödül. 150 Cumhuriyet altınını büyük ödül olarak veriyoruz. Türkiye’de herhangi bir akademik ödül bu düzeyde yok. Bunu neden yapıyoruz? Birincisi, Türkiye’deki akademik çalışmanın kalitesini artırmamız lazım. Biz Türkiye’deki uluslararası yayın sayısı itibarıyla 20 yılda dünyada 22’nci sıradan 16’ncı sıraya gelmişiz ama sayı artarken niteliğin de artmasını gözetmek zorundayız. Onun için iyi olanların ödüllendirilmesi önemli. Türkiye’deki 180 bin civarı akademik personel içinde ‘Daha iyi akademik çalışmaya böylesi büyük ödül veriliyor’ fikrinin yerleşmesi lazım ki insanlar daha iyi akademik çalışma yapmaya özensinler.”

Erdoğan, liselere yönelik de özendirici bazı çalışmalar yapmayı hedeflediklerini aktardı.

İlim Yayma Vakfının 50’nci yılı dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle 40’ı deprem bölgesinde, 10’u İstanbul’da olmak üzere 50 okulda “İlim Yayma Vakfı 50. Yıl Kütüphaneleri” kuracaklarını duyuran Erdoğan, “Bu şekilde de okullara giriyoruz ki İlim Yayma Vakfımızı tanısınlar. İlim Yayma Vakfının, ‘İlim Yayma Ödülleri’ni neden yaptığını görmüş olsunlar. Onları daha fazla yüksek lisans, doktora eğitimine yönelmeye teşvik etmiş olduk.” ifadesini kullandı.

“Kültürü koruyacağız ki biz, biz olarak yaşayabilelim”

Katılımcıların sorularını yanıtlayan Erdoğan, her türlü iş kolunda çalışkanlığın çok önemli olduğuna dikkati çekti.

En iyi üniversitenin en iyi bölümünün diplomasının bireyi bir noktaya kadar götürebileceğini ifade eden Erdoğan, “Esas olan iş yerinde çalışkan olmak, yetkinlik sahibi olmak. Geleceğin mesleği, yetkinlik setinizin zenginliği. Ne kadar zengin bir yetkinlik setine sahipsiniz o kadar seçenekleriniz artar, çalıştığınız iş yerinde o kadar öne çıkarsınız, yükselme şansı kazanırsınız.” diye konuştu.

Kültürü korumanın, kimliği korumak anlamı taşıdığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kültürü koruyacağız ki biz, biz olarak yaşayabilelim. Bu kültürel kodlarımızı koruyabilirsek biz Türkiye Cumhuriyeti olarak kalabiliriz. ‘Binlerce yıllık tarihimiz var’ diyebiliriz. Büyük tarihimizdeki isimleri sayabiliriz. Batı’nın istediği, kimsenin tarihi kalmasın. Bugün inanılmaz bir kültürel zenginliğimiz var, inanılmaz bir tarihimiz var. Bizim Osmanlı dediğimiz, Selçuklu dediğimiz yüzlerce yıl hükmettikleri topraklarda insanları birbiriyle kırdırmadan yönetebilen… Hala bakın ne Balkanlar’a ne Güneydoğu Avrupa’ya ne Orta Doğu’ya bu Batı düzeni barış getirebilmiş değil. Soykırımı önleyebilmiş değil Afrika’da. Şu anda Filistin’de soykırımı önleyemiyor zaten, gözümüzün önünde hatta destek oluyorlar.

Her kültürün devamlılığını dünyanın zenginliği için önemli görüyorum ama bizim sanki fazla sorumluluğumuz var. Çünkü dünyada ecdadımız belli zulümleri sonlandırmış, belli yerlere huzur getirmiş. Şu anda da dünyanın buna ihtiyacı var. Dünyada yeniden devam eden adaletsizliklerin, zulümlerin giderilmesini kendine gündem edecek bir kültürel devamlılığa ihtiyaç var. Bu bizim tarihimizde varsa bunu yaşatmak dünya için de çok kıymetli. Onun için bizim kültürümüzü canlı tutup, yaşatıp yeni nesillere aktarma meselesini hayat meselesi olarak görmemiz lazım.”

Erdoğan ve Atay’a Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal tarafından hediye takdim edilmesiyle sona eren söyleşiye, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ile öğrenciler katıldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ilim-yayma-vakfi-mutevelli-heyeti-baskani-bilal-erdogan-yetkinlik-setinizin-zenginligi-onemli/feed/ 0
Kayseri Ticaret Odası, Sınır Ötesi E-Ticaret Eğitim Konferansı Düzenledi http://www.karadenizhabertv.com.tr/kayseri-ticaret-odasi-sinir-otesi-e-ticaret-egitim-konferansi-duzenledi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kayseri-ticaret-odasi-sinir-otesi-e-ticaret-egitim-konferansi-duzenledi/#respond Tue, 18 Jun 2024 09:03:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8130 Kayseri Ticaret Odası (KTO) organizasyonuyla iş dünyası Sınır Ötesi E-Ticaret Eğitim Konferansı için bir araya geldi.

Uluslararası e-ticaret ve e-ihracat platformu WORLDEF ile AKBANK ana iş ortaklığı ve Kayseri Ticaret Odası’nın organizasyon partnerliği ile düzenlenen Sınır Ötesi E-Ticaret Konferansı, kamu ve özel kuruluşların temsilcilerini e-ticaret ve e-ihracat farkındalığı için buluşturdu. Konferansta; e-ticaret ve e-ihracat sektörüne önemli bir katkılar sağlayan profesyoneller, girişimciler ve firmalar bir araya geldi. Kayseri Ticaret Odası Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen ücretsiz konferansa; Kayseri Ticaret Odası Başkan Ömer Gülsoy, WORLDEF Genel Sekreteri Sedat Ateş, AKBANK Kobi Bankacılığı Satış Yönetimi Bölüm Başkanı Alper Bektaş’da katıldı. Konferansa, Kayseri iş çevrelerinden ve girişimcilerden de çok sayıda katılım oldu.

“Ticaretin kuralları değişiyor”

Konferansın açılış konuşmalarında ilk olarak Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy söz aldı. Çok hızlı değişen ve dönüşen dünyada yaşandığını belirten Gülsoy, “Bugün baktığımızda iklim krizi, ekonomik krizler, savaşlar, salgınlar, gelir eşitsizliğinin hat safhada yaşandığı acımasız bir rekabet dünyasında yaşıyoruz. Bu zaman içerisinde de ticaretin kuralları değişiyor. Radikal kararlar almak durumunda bırakıyor. Eski ticaretler yok. Müşteri beklediğimiz, kapı kapı gezerek mal sattığımız zamanda değişti. Şimdi dijital bir dünya da yaşıyoruz. Pay alabilmemiz için dijitalin nimetlerinden de faydalanmamız lazım. Bizler göreve geldiğimiz 2018’den bu yana 4’üncü eğitim konferansını veriyoruz. Biz salgın başlamadan önce mutlaka kurumsallaşma, markalaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık diye odak noktamıza bir kural koymuştuk. Ne alıp satıyorsanız, ne üretiyorsanız, ne imal ediyorsanız mutlaka dijital platformlarda olmanız lazım. ya kendi markanızı oluşturarak ya da bir markanın altında bundan faydalanmalısınız. Artık sınırların olmadığı elinizdeki cep telefonu ile bütün dünyaya açılabiliyorsunuz. Yeni pazarlar, yeni müşteriler artık elinizdeki cep telefonunun ekranında. Bizim amacımız e-ticaret, e-ihracat yapmayan hiçbir üyemiz kalmasın” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de elektronik ticaret yapan işletme sayısının milyon seviyesine ulaştı”

Daha sonra kürsüye gelen WORLDEF Genel Sekreteri Sedat Ateş ise şunları söyledi:

“Ticaretin yapılış şekli değişti. Ticaretin bir metodu itibariyle E şekli hayatımızda artık tabana kadar indi. Artık bir üniversite öğrencisinin bile kendi imkanlarıyla bir e-ticaret ya da sınır ötesi ticaret faaliyetinde bulunduğunu gözlemliyoruz. Yeni nesil bir ticaret yapma şekline evrimleşirken, biz de kendi metotlarımızı değiştirdik. Türkiye’de elektronik ticaret yapan işletme sayısının milyon seviyesine ulaştığını söylemekten çekinmiyorum. Ana kaynak bilgi Ticaret Bakanlığımızın Elektronik Daire Başkanlığı. Bu sayıyı Sayın Bakanımızın bir lasman ile açıklamasını bekliyoruz. Covid’ten sonra neler oldu. Türkiye’deki elektronik ticaretin perakende ticaret içerisindeki payının arttığını söyleyebilirim. Biz G20 ülkesiyiz. Gelişmekte olan ülkeler sınıfında hala sürecimiz devam ederken dünya elektronik ticaret Pazarı 2026-2028 yılları arasında 8 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin aldığı pay 0,45, 0,49 bu yıl itibariyle. G20 ülkeleri arasında en düşük paya sahip ülke konumundayız. Şu an 5,5 trilyonda G20 ülkelerinde yüzde 1,5’a getirmemiz demek Türkiye’nin kasasına 100 milyar dolardan fazla para girmesi demek. Bunu raporlayarak Merkez Bankası Başkanımıza ilettim.”

“Dijitalleşme, e-ticaret uzun bir yolculuk”

AKBANK Kobi Bankacılığı Satış Yönetimi Bölüm Başkanı Alper Bektaş da, “Doğru bir ildeyiz. Tarihi misyonuna baktığımızda Ticaret deyince Türkiye’de akla gelen ilk şehirdeyiz. Yüzyıllardır uluslararası ticaretin merkezi olmuş bir şehirdeyiz. Dünya çok hızlı değişiyor. Dijitalleşme, e-ticaret artık mesafeleri kısaltıyor. Dijitalleşme deyince farklı bir dünyadan bahsediyor gibiyiz aslında çok da birlikte yaşıyoruz. İlk AKBANK Şubesi 1998 yılında kurulmuş. Baktığınızda 26 yılı aşan bir geçmişi var dijitalleşmenin bankacılık sektöründe. Bugün herkesin ceplerinde kullandığı mobil bankacılık 2007 yılında çıktı ama o bile sanki yeni gibi duruyor. 17 yıllık bir geçmişi var. Bankacılık sektörü olarak dijitalleşme bizim çok uzun zamandır üstünde çalıştığımız, kafa yorduğumuz bir alan. Aslında hiç bitmeyecek. Müşterilerimiz yaptığımız gelişmelerde hiç bitmeyecek. Pandemiden sonra çok hızlanan bir dijitalleşme süreci yaşadık. Son 4 yıla baktığımızda e ticaret hacmi 6 kat arttı. Türkiye’deki e-ticaret hacmi yaklaşık 800 milyar TL. Müşteri sayısı ise 8 kat arttı. Çok hızlı geometrik bir artış var. Siz de şubelere gelmektense elinizdeki cep telefonundan işlerinizi çözmeyi tercih ediyorsunuz. Tabletinden, cep telefonundan, laptobundan dijitali kullanan müşteri sayımız yüzde 83. Yüzde 17’si dijitali kullanmaz halde. Dijitalleşmede çok önemli bir dünya var. Biz de çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bu yolda hep birlikte yürüyoruz. Teknoloji çok çabuk değişiyor. Yapay zekalar gündeme girdi. Yapay zeka ile bazı iç görüler sunuyoruz. Sürdürülebilirlik anlamında verimliliğiniz artması, nakit akışlarınızın artması için belli krediler sunuyoruz. Süreç hızlı gelişiyor. E-ticaret platformları hızlı büyüyor. Pazar yerleri çok hızlı büyüyor. Artık mesafeler kalmadı. E-Pazar yerlerinde de olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Dijitalleşme, e-ticaret uzun bir yolculuk” ifadelerini kullandı.

E-ticaret konferansı kapsamında protokol konuşmalarının ardından 2 gün boyunca alanında uzman eğitmenlerle oturumlar, Sınır Ötesi E-Ticaret Niş Konuları, Trendleri ve Stratejileri Üzerine Odaklanma, Yapay Zeka ve E-Ticaret, E-Ticarette Dijital Pazarlamanın Önemi, E-Ticaretten Marka Oluşturma, E-İhracat Entegrasyon Sistemleri, E-Ticaret Lojistiği, E-Ticaret İşveren Sendikası interaktif atölye çalışmaları ve uygulamalı eğitimler verildi. Katılımcılar profesyonellerle ağ kurma fırsatları buldu. Kayseri iş çevrelerine, ekosistemdeki önemli markaların temsilcileri ve e-ticaret profesyonelleri ile networking imkanı sağladı. – KAYSERİ

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kayseri-ticaret-odasi-sinir-otesi-e-ticaret-egitim-konferansi-duzenledi/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Türkiye dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:48:33 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7957 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, “Hedefimiz ne? Birinci hedefimiz, Türk özel sektörü olarak müthiş başarı hikayesi yazdık ve yazmaya da devam ediyoruz. Dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke biziz. Küçümsemeyin. Amerika var, Çin var, şu var, bu var aklınıza kim gelirse gelsin. Demek ki kaliteli üretiyoruz, fiyat rekabetinde dünyayla rekabet edebilir hale gelmişiz.” dedi.

Bursa Sanayi ve Ticaret Odası (BTSO) Müşterek Komiteler ve Şubat Ayı Meclis Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde, çeşitli illerin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanları eşliğinde gerçekleştirildi.

Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, yerel seçimler bittikten sonra TOBB ve iş dünyasının gündeminde, ekonomi odaklı bir süreç olduğunu aktardı.

Türk iş dünyasının önünde 4 sene seçimsiz bir dönem olduğunu hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “Yapısal reformların yapıldığı dönemler de seçimlerin olmadığı dönemler. Çünkü yapısal reformlar yapıldığı zaman ilk başta kimi ilgilendiriyorsa biraz canımızı acıtır ama daha sonrasında aydınlık.” diye konuştu.

TOBB olarak el ele verip Türkiye’yi hak ettiği yerlere getirmeyi hedeflediklerini anlatan Hisarcıklıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Hedefimiz ne? Birinci hedefimiz, Türk özel sektörü olarak müthiş başarı hikayesi yazdık ve yazmaya da devam ediyoruz. Dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke biziz. Küçümsemeyin. Amerika var, Çin var, şu var, bu var aklınıza kim gelirse gelsin. Demek ki kaliteli üretiyoruz, fiyat rekabetinde dünyayla rekabet edebilir hale gelmişiz. Burada inşallah hedefimiz, ülkemizi dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında görmek.”

Hisarcıklıoğlu, TOBB’un en büyük görevinin Türkiye’deki illerin ticaret ve sanayi odalarının sıkıntılarını siyasi iradeye aktarmak ve çözüm yollarını göstermek olduğunu vurgulayarak, çözüp çözmemek ve nasıl icraat yapılacağını da belirlemenin ise siyasi iktidarın işi olduğunu kaydetti.

Bursa’nın, otomotivde Türkiye’nin lider şehri haline geldiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Bütün kümelenme kendiliğinden burada olur. Neredeyse yan sanayiniz, ana üreticinin üstüne çıktı ihracatta rakam itibariyle. Dünya otomobillerine bütün parçalar Bursa’dan gidiyor neredeyse. Gurur duyacağız. Eskiden bunları hayal bile edemezdik ama bugün dünyada dolaşan arabalarda bizim Bursa’nın izi var. Makinede, tekstilde, Türkiye’nin üretim merkezi olan Bursa’mız, yüksek teknoloji sektörlerinin üretim merkezi olması yolunda da hızla ilerlemektedir. Bu vizyoner anlayışlarından dolayı başkanımıza, yönetimine, meclisine, genel sekreterimiz ve tüm kadrosuna huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum.”

BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan savaşlar, küresel ticaretin önündeki engeller ve test edilen yüksek enflasyon ortamının, reel sektörün omuzlarındaki yükü her geçen gün arttırdığını dile getirdi.

Üretimde yüksek maliyetler, ihracat pazarlarında ise yaşanan durgunluk ve değişen rekabet koşullarının, firmaların hareket kabiliyetini her geçen gün gittikçe zorlaştırdığını anlatan Burkay, “Buna karşın ekonomi politikaları, geçen yılın ikinci yarısından itibaren rasyonel bir zemine taşınmıştır. Devletimiz, iş dünyamızla birlikte çok daha güçlü ve sağlıklı bir iletişim kurmaya başlamıştır. Bulunmuş olduğumuz noktada, enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi, fiyat istikrarının ve finansal istikrarın tesisi, makro ekonomik öngörülebilirliğin sağlanması bu dönemde öncelikli beklentilerimiz arasında bulunmaktadır.” ifadesini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kanada’daki Müslüman topluluklarla işbirliğini artırmak istediklerini belirtti http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-kanadadaki-musluman-topluluklarla-isbirligini-artirmak-istediklerini-belirtti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-kanadadaki-musluman-topluluklarla-isbirligini-artirmak-istediklerini-belirtti/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:39:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7948 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “İslam toplulukları arasındaki işbirliği, karşılıklı kardeşlik ruhu içerisinde geliştirilmelidir. Eğitimde, kültürde, teknolojide, sanatta, uluslararası ilişkilerde, toplumsal yardımlaşmada her alanda biz bu işbirliğimizi en üst seviyeye çıkarmak mecburiyetindeyiz.” dedi.

Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ile Kanada Diyanet Teşkilatı ve Kanadalı Müslüman kanaat önderlerini Meclis’te kabul etti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, kabulde yaptığı konuşmada, Kanada’da 2,5 milyona yakın bir Müslüman toplumu olmasının fevkalade önemli olduğunu dile getirerek, dünyadaki Müslüman toplulukların her bakımdan daha ileriye gitmesi için mücadele edeceklerini belirtti.

Kurtulmuş, Türkiye olarak Kanadalı Müslümanlara her türlü desteği vereceklerini ifade etti.

6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bir seferberlik halinde Türkiye’ye yardımlarını ulaştıran Kanadalı Müslümanlara teşekkür eden Kurtulmuş, zor bir süreçte dünyanın diğer ucunda dost ve kardeş bir toplumun olduğunu bilmenin çok değerli olduğunu söyledi.

Dünyanın siyasi, ekonomik, toplumsal olarak zor bir süreçten geçtiğini ifade eden Kurtulmuş, bu çerçevede İslam dünyasının ve Müslüman topluluklarının varlığını küresel bir değere dönüştürmenin vaktinin geldiğini söyledi.

İslam’ın dünyanın her yerinde en hızlı büyüyen, gelişen ve çoğalan bir din olmasının sevindirici olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Müslümanların sayısal olarak bu kadar çoğalmalarına rağmen etkilerinin yeterli düzeyde olmadığını söyledi.

Kurtulmuş, “Filistin meselesinde, İsrail’in Gazze’ye bu saldırıları sırasında bir kere daha görüyoruz ki İsrail’in en büyük gücü topu, tüfeği, silahları, teknolojisi, finansal gücü değildir. Uluslararası Siyonizm’in onlara sağlamış olduğu medya desteği değildir. Amerika başta olmak üzere bazı büyük devletlerin onların yanında, arkasında olması değildir. Üzülerek ifade ediyorum ki İsrail’in en büyük gücü; İslam dünyasının dağınık, parçalanmış, iradesiz ve inisiyatifsiz olmasıdır. Dolayısıyla insanların İslam’a ilgisi artarken Müslüman toplulukları olarak bizim üzerimize düşen; aramızdaki bu dağınıklığı ortadan kaldırmaktır.” diye konuştu.

Müslümanların saflarını birleştirerek, aralarındaki boşluğu doldurmak zorunda olduğuna işaret eden Kurtulmuş, “İslam toplulukları arasında işbirliği, karşılıklı kardeşlik ruhu içerisinde geliştirilmelidir. Eğitimde, kültürde, teknolojide, sanatta, uluslararası ilişkilerde, toplumsal yardımlaşmada her alanda biz bu işbirliğimizi en üst seviyeye çıkarmak mecburiyetindeyiz. Bu çerçevede Kanada’daki Müslümanların varlığı, özellikle Batı dünyasının önemli bir gücü olan Kanada’nın üzerinde büyük etkiler oluşturacağı kanaatindeyim.” ifadesine yer verdi.

“İslamofobiyi üreten merkezler, İslam düşmanlığını bir araç olarak kullanıyorlar”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, bu dönemde İslam dünyasının karşılaştığı en temel sorunlardan birisinin İslamofobi olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“İslam’a karşı önemli bir ilgi var ama aynı zamanda İslam düşmanlarının, bilinçli bir şekilde oluşturdukları kategorik bir İslam düşmanlığı da var. Bunu da böyle ‘İslamofobi’ diye bir tabirle daraltmanın doğru olmadığını düşünürüm. Bu çerçevede Müslüman toplulukların üzerine düşen sorumluluklarından birisi de uluslararası İslam karşıtı çevrelerin ürettiği bu İslam düşmanlığının, İslamofobinin ürküttüğü geniş kitlelere İslam’ı sevdirecek çalışmaları yapmamız lazım. Bunun yolu; doğru İslam’ın en iyi şekilde anlatılabilmesidir. Kanada’da bulunan İslam topluluklarının en temel vazifelerinden birisi de budur. Ne yazık ki İslamofobiyi üreten merkezler, İslam düşmanlığını bir araç olarak kullanıyorlar ama ne yazık ki bir taraftan da İslam’ın kötü temsilcisi olan ya da İslam’a zarar veren bazı akımlar da onların ekmeğine yağ sürüyor. Boko Haram’dan İŞİD’e, DAEŞ’e kadar birtakım aşırı örgütlerin ve onların arkasındaki bazı aşırı fikirlerin aslında İslam dünyasına da Müslüman topluluklara da ciddi şekilde zarar verdiğini biliyoruz. Bu anlamda istikamet sahibi ve İslam’ın ana akım fikriyatını oluşturan toplulukların işbirliğini arttırması gerektiğini düşünüyorum.”

Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkanlığının Kanada’daki İslam topluluklarıyla ve dünyanın birçok yerindeki Müslüman topluluklarla yakın ilişkiler geliştirmesini önemsediklerini belirtti.

FETÖ ile mücadele

FETÖ’nün, Kanada İslam toplumunun içerisinde yer alması ya da Kanada İslam toplumuna nüfuz etmesini önlemek gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, “Bunlar kendilerini bir kamufle içerisinde; sanki sosyal faaliyetler yapıyorlar, sanki eğitim faaliyetleri yapıyorlar gibi lanse edebilirler. Bunlara karşı tedbirli olduğunuzu biliyorum ama uyanık olmayı sürdürmenizi de sizlerden temenni ediyoruz.” dedi.

Filistin meselesinin bütün Müslümanların bir numaralı meselesi olduğunu belirten Kurtulmuş, Filistin davasının hiçbir şekilde unutturulmayacağını anlattı.

İsrail’in Gazze’ye saldırıları sonucu 30 bini aşkın insanın öldüğünü, yıkıntıların altında kalanların olduğunu aktaran Kurtulmuş, son 4-5 gündür ise Gazze’de açlıktan ölümlerin kaydedilmeye başladığını aktardı.

Kurtulmuş, “Bu açık bir insanlık suçudur. Soykırıma varan büyük bir katliamdır. Ne yazık ki bunun önlenmesi için uluslararası camia bir şey yapamamıştır.” şeklinde konuştu.

Filistin davası açısından insanlık cephesini tahkim etmek gerektiğini belirten Kurtulmuş, “Batıda yaşayan Müslüman kardeşlerimizden beklentimiz, bu insanlık cephesini çoğaltmanız, bunu tahkim etmeniz. Dini diyaneti, rengi, dili ne olursa olsun İsrail’de işlenen bu suçlara karşı olan, insanlığın vicdanının harekete geçirilmesini isteyen bu kitlelerle ilişkimizi artıracağız ve bunların sesinin daha fazla çıkması için bizler de elimizden gelen gayreti ortaya koyacağız.” şeklinde konuştu.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da Kanada’nın çeşitli bölgelerinden gelen imam ve kanaat önderini Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, 21 Şubat-1 Mart tarihlerini kapsayan bu ziyaretlerin verimli geçtiğini söyledi.

Kanada İmamlar Konseyi Başkanı Refaat Mohamed Abdelhak Mohamed ise TBMM’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Mohamed, dünya çapında Müslüman alemi için çok büyük işler yapan ve yapmaya da devam eden Türkiye’nin, özellikle Gazze ve Filistinliler için büyük bir mücadele yürüttüğünü kaydetti.

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Kanada hükümeti arasında işbirliği olduğunu ve Kanada Diyanet Teşkilatının Müslümanların ihtiyaçlarını karşılamak için çalıştığını ifade eden Mohamed, Türkiye’yi kardeş ülke olarak gördüklerini, Türkiye’nin yol göstericiliğiyle Kanadalı Müslümanların selameti için pek çok işe imza atılabileceğini ifade etti.

Görüşmenin sonunda, TBMM Başkanı Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş ve Kanadalı Müslüman kanaat önderleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-kanadadaki-musluman-topluluklarla-isbirligini-artirmak-istediklerini-belirtti/feed/ 0
Antalya, 2023’te dünyanın en fazla yabancı ziyaretçi çeken şehirleri arasında 4. sırada http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-2023te-dunyanin-en-fazla-yabanci-ziyaretci-ceken-sehirleri-arasinda-4-sirada/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-2023te-dunyanin-en-fazla-yabanci-ziyaretci-ceken-sehirleri-arasinda-4-sirada/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:15:43 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7818 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, 2023’te dünyanın en fazla yabancı ziyaretçi çeken şehirleri arasında 4’üncü sırada olan Antalya’nın küresel standartların üzerinde bir destinasyon olduğunu kaydetti.

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, Euromonitor araştırmasına göre 2023’te dünyanın en fazla yabancı ziyaretçi çeken şehirleri arasında İstanbul’un ilk sırada yer aldığını, Londra ve Dubai’den sonra Antalya’nın 4’üncü sırada geldiğini belirtti. 2023 yılında Antalya turizminin 16 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını hatırlatan Başkan Bahar, “Tesislerimiz, doğal güzelliklerimiz, ören yerlerimiz ile küresel standartların üzerinde bir destinasyon olmamızın yanında, sürekli gelişim gösteren insan kaynağımız ile bu gücümüzü destekliyoruz” dedi.

“Nitelik önemli”

Euromonitor International Araştırma Şirketi’nin dünyada, sektörler, ülkeler ve tüketiciler ile ilgili global stratejik istihbarat sağlayan, önde gelen bağımsız kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, “Euromonitor’ün son olarak yaptığı araştırmada Antalya’nın, İstanbul, Londra ve Dubai’den sonra yabancılar tarafından ilgi gören şehir olduğu ortaya çıktı. Antalya sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gözbebeği. Turizm, Antalya ekonomisinin omurgasını oluşturuyor. Son yıllarda resort turizmi yanında spor ve sağlık turizmi alanında atılım içindeyiz. 2023 yılı turizm verilerine baktığımızda, nicelik kadar niteliğin de önemli olduğunu görüyoruz. 2024 hedeflerimizi belirlerken, sadece turist sayısı değil, gelen turistlerin kişi başı gecelik harcamasını artırmamız gerekiyor. Spor turizmi ve sağlık turizmi de bu hedefe ulaşmada bize katkı sağlayacak alanlardır” diye konuştu.

Spor ve sanatın önemi

Antalya’da gerçekleştirilen spor organizasyonları başta olmak üzere kültür ve sanat etkinliklerinin kentin dışa açılan penceresi olduğunu hatırlatan ATSO Başkanı Ali Bahar, “Son bir ay içinde üç büyük uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yaptık. Odamız tarafından desteklenen, Tour of Antalya uluslararası bisiklet yarışı, bu ayın başında 16 ülkeden 25 takım ve 175 sporcunun katılımıyla beşinci kez Antalya’da gerçekleştirildi. Aynı şekilde Dünyanın en büyük bisiklet yarış serisi Cycling Races In Türkiye 2024 Winter Series Antalya’da düzenlendi ve başarıyla tamamlandı. Mart başında bu defa Türkiye’nin en büyük özel girişimli spor organizasyonu olan Uluslararası Runtalya Maratonu koşulacak. Antalya’mızın kültürel ve sportif alanda güçlenmesi iş dünyası olarak bizleri oldukça memnun ediyor” dedi.

Sağlık turizmi

Antalya’ya olan yabancı ilgisinin önemli nedenlerinden birinin de sağlık turizmi olduğunu belirten Başkan Ali Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sağlık turizmi için ‘marka olma’ yolunda adımlar attık. Antalya’nın dünya ölçeğinde tanınan prestijli sağlık turizmi destinasyonlarından biri olmasına yönelik olarak yürüttüğümüz ‘Vizyon-Strateji-Eylem’ projesi çalışmaları kapsamında geçtiğimi günlerde yurt dışından aracılar getirerek üyelerimizle buluşturduk. Bu alanda gidecek daha çok fazla yolumuz olduğuna inanıyorum. Sağlık turizmi bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için potansiyeli oldukça yüksek bir konudur ve biz bunun farkındayız. Antalya iş dünyası olarak katma değeri yüksek alanlarda genişlemeyi sürdürüyoruz ve şu ana kadar bu alanda iyi bir yol kat ettik.”

“Türkiye’nin en hızlı büyüyen ili”

Antalya’nın 2021 ve 2022’de Türkiye’nin en hızlı büyüme gösteren ili olduğunu sözlerine ekleyen Bahar, “2024 turizm açısından daha iyi bir yıl olacak. Yabancı ziyaretçi sayısının 2 milyona yakın artışla 18 milyon kişiye ulaşmasını bekliyoruz. 2023’te dünyada en çok ziyaret edilen dördüncü şehir olduk ama mevcut büyümemizi sürdürebilirsek önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda yer alacağız” diye konuştu.

“Katma değere dönüştürülmeli”

“Turizmdeki gelişimimizi ülkemiz adına daha fazla katma değere dönüştürmek için Antalya’nın birtakım alanlarda desteklenmesi gerekiyor” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Bahar, “Ancak giderek artan yerleşik nüfus, çevre kirliliği, artan trafik sıkıntısı, yolların ve toplu taşımanın yetersizliği gibi sorunları beraberinde getiriyor. Antalyalılar olarak kendi çalışmalarımızı yapıyoruz. Merkezi yönetime yönelik öneri ve beklentilerimizi ilgili Bakanlarımıza iletiyoruz. Antalya’nın gelişimi ve sorunları sadece Antalya’yı değil, bütün Türkiye’yi ilgilendiriyor” şeklinde konuştu. – ANTALYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/antalya-2023te-dunyanin-en-fazla-yabanci-ziyaretci-ceken-sehirleri-arasinda-4-sirada/feed/ 0
Şanlıurfa’dan ülke ekonomisine 100 milyon dolar destek http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfadan-ulke-ekonomisine-100-milyon-dolar-destek/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfadan-ulke-ekonomisine-100-milyon-dolar-destek/#respond Wed, 29 May 2024 21:15:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7505 Şanlıurfa’dan ülke ekonomisine 100 milyon dolar destek

Şanlıurfa’da yılda 20 bin ton balık üretiliyor

Şanlıurfa’dan dünyaya balık ihracatı

ŞANLIURFA – Şanlıurfa’nın Birecik, Bozova, Hilvan ve Siverek ilçesinde bulunan tesislerde üretilen 20 bin ton balık, dünyanın birçok ülkesine ihraç ediliyor. Üretilen balıklarla, ülke ekonomisine yılda 100 milyon dolar destek sağlanıyor.

Atatürk Barajının Şanlıurfa’nın Birecik ilçesi kıyısı ile Bozova, Hilvan ve Siverek ilçelerinde yaklaşık 40 tesiste üretilen 20 bin ton sazan, şabut ve somon balığı, başta Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor ayrıca dünyanın birçok ülkesine de ihraç ediliyor.

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak adlandırılan Şanlıurfa’da, balık üretimi de gün geçtikçe artıyor. Atatürk Baraj Gölünün Şanlıurfa’nın Bozova ve Hilvan ilçeleri ile Fırat Nehri kenarındaki Birecik ilçesinde yaklaşık 40 tesiste alabalık üretiliyor. Havzada üretilen yaklaşık 20 bin ton balık, başta Karadeniz bölgesi olmak üzere Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor. Üretilen balıklar, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın da birçok ülkesine ihraç ediliyor. Üretilen balıklarla, ülke ekonomisine yılda 100 milyon dolar destek sağlanıyor.

Birecik Balık Üretme Tesisinde incelemelerde bulunan Şanlıurfa İl Tarım Müdürü Mehmet Aksoy, tatlı su balık üretiminde, Şanlıurfa’nın Türkiye’de birinci, dünyada ise ikinci sırada olduğunu söyledi. Aksoy, açıklamasının devamında, “Birecik havzamızda, Bozova ve Siverek’te dahil toplam yaklaşık 20 bin ton balık üretiyoruz. Ürettiğimiz bu balıkların yaklaşık olarak bize ihracatta katkısı 100 milyon dolar civarındadır. Türkiye’nin bu yıl ihracat rakamı 1 milyon 800 bin dolar civarındadır. Özellikle Cumhurbaşkanımızın tarımı stratejik alan ilan etmesinden bu tarafa, tarımın bütün sektörleri balıkçılık da buna dahil üretim noktasında çok müthiş bir ivme kazandı. Biz üretimin her kademesine destek veriyoruz. Özellikle balıkçılık ve su ürünleri genel müdürlüğümüz ve tarım bakanımızın büyük gayretiyle inşallah gelecek yıl bu rakamı biz 3 milyon doların üzerine çıkartmayı hedefliyoruz. İç sulardaki Türk somunu dünya ile rekabet edebilecek şekilde burada üretiliyor. Sağlıklı ve doğru bir şekilde de soğuk zincirle ihraç ediliyor. Bunun için devletimizin teşvikleri devrede bütün üretim tesislerine bizim hem kısal kalkınma hem TKDK hem de Ziraat Bankası üzerinden yüzde 75’e yakın hibe destekleri var. Özellikle yavru üretimine büyük destek veriyoruz. Sadece Şanlıurfa’da biz geçen sene 33 milyon adet yavru balık ürettik ve bunları iç sulardaki GAP bölgesindeki 9 tane ilimize verdik. Bunda 33 milyon balığın yaklaşık 22 milyonu sazan balığı geriye kalan da şabut balığıydı. Şabut balığı da biliyorsunuz Fırat’ın korunan ve özel türlerinden bir tanesidir. Üretim merkezi Bozova ilçemizdedir. Türkiye’nin en büyük üretim istasyonu dünyada da ikinci sıradadır. İnşallah biz bunu da ari yumurta üretim merkezi olarak balıkçılarımızın hizmetine sunacağız çünkü biz balık yumurtasını yurt dışından ithal ediyoruz. Büyük bir ithal kalemi, tarım bakanımızın bize bu konuda desteği var, sözü var. İnşallah bu işletmemizi de balık üretim merkezi olarak balıkçılarımızın hizmetine sunarsak üretim noktasında da Türkiye herhalde Norveç’ten sonra dünyadaki en önemli ülke olacaktır. Türk somonu noktasında bir yere gelmiş olacağız” dedi.

“20 yılda 80 kat büyüdük”

Aksoy, “Balıkçılık sektörü olarak son 20 yılda 80 kat büyüdük. Tabii devletimizin verdiği büyük teşviklerle oldu. Sadece iç sularda düşünmeyelim. Bunu kıyı balıkçılığı yapan denizlerde de balıkçılık yapan bütün balıkçılarımıza, teknelerin boylarını büyütme, ekipmanlarını yenileme, ağlarını yenileme ile ilgili devletimiz kredi verdi ve o balıkçılarımız da bu kredidedn çok faydalandılar. Türkiye balıkçılığı şu anda dünya ile rekabet edebilecek bir noktadadır. Şanlıurfa özeline gelecek olursak işte siz de işletmeleri görüyorsunuz. Şu anda çok yüksek bir noktadayız buradaki işletmelerimizin tamamı devlet desteğini bir şekilde almış ve devlet desteği ile devam eden işletmelerimizdir. Devlet sadece para vermiyor, bilgi veriyor, yer veriyor, alan veriyor. Son 20 yılda yaklaşık bin 38 tane büyük baraj yaptık. Hem sulamada bunları kullanıyoruz, hem içme suyunda kullanıyoruz hem de kullandığımız bu yeni barajları balık üretim istasyonları ve balık üretim merkezleri olarak kullanıyoruz. Özellikle gıdanın stratejik olarak bu kadar kıymetli olduğu bir zamanda yani şu stratejik dönemde balığı da biz milletimizin beslenmesi için bir stok olarak görüyoruz. İhracat noktasında da şu anda 33 ülkeye ihracat yapıyoruz ama şu anda Türk somununu, Rusya birinci alıcısı diğer ülkelere de satıyoruz” şeklinde konuştu.

Birecik-Fırat Balık üretme tesisi yöneticisi Su ürünleri mühendisi Hayri Aksoy, “Son 10 yılda sektörün gelişmesi ile havzamızın devlet desteği ve projeleri ile yetiştirici sayısı arttı ve kapasitemiz de artırıldı. Havzada Türk somunu üretimi yapılmakta bu da yaklaşık olarak 20 bin ton civarına çıktı. Türk somunu iç piyasaya çok düşük miktarda gidiyor. Dünya üzerinde balık tüketiminde çok geride bir ülkeyiz onun için ürettiğimiz balığı daha çok yurt dışına ihraç ediyoruz. Türk somunun birinci kalem Rusya ve Avrupa ülkeleri var” ifadelerini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfadan-ulke-ekonomisine-100-milyon-dolar-destek/feed/ 0
Şanlıurfa’da Üretilen 20 Bin Ton Balık Dünya Ülkelerine İhraç Ediliyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-uretilen-20-bin-ton-balik-dunya-ulkelerine-ihrac-ediliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-uretilen-20-bin-ton-balik-dunya-ulkelerine-ihrac-ediliyor/#respond Tue, 28 May 2024 21:27:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7491 Şanlıurfa’nın Birecik, Bozova, Hilvan ve Siverek ilçesinde bulunan tesislerde üretilen 20 bin ton balık, dünyanın birçok ülkesine ihraç ediliyor. Üretilen balıklarla, ülke ekonomisine yılda 100 milyon dolar destek sağlanıyor.

Atatürk Barajının Şanlıurfa’nın Birecik ilçesi kıyısı ile Bozova, Hilvan ve Siverek ilçelerinde yaklaşık 40 tesiste üretilen 20 bin ton sazan, şabut ve somon balığı, başta Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor ayrıca dünyanın birçok ülkesine de ihraç ediliyor.

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak adlandırılan Şanlıurfa’da, balık üretimi de gün geçtikçe artıyor. Atatürk Baraj Gölünün Şanlıurfa’nın Bozova ve Hilvan ilçeleri ile Fırat Nehri kenarındaki Birecik ilçesinde yaklaşık 40 tesiste alabalık üretiliyor. Havzada üretilen yaklaşık 20 bin ton balık, başta Karadeniz bölgesi olmak üzere Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor. Üretilen balıklar, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın da birçok ülkesine ihraç ediliyor. Üretilen balıklarla, ülke ekonomisine yılda 100 milyon dolar destek sağlanıyor.

Birecik Balık Üretme Tesisinde incelemelerde bulunan Şanlıurfa İl Tarım Müdürü Mehmet Aksoy, tatlı su balık üretiminde, Şanlıurfa’nın Türkiye’de birinci, dünyada ise ikinci sırada olduğunu söyledi. Aksoy, açıklamasının devamında, “Birecik havzamızda, Bozova ve Siverek’te dahil toplam yaklaşık 20 bin ton balık üretiyoruz. Ürettiğimiz bu balıkların yaklaşık olarak bize ihracatta katkısı 100 milyon dolar civarındadır. Türkiye’nin bu yıl ihracat rakamı 1 milyon 800 bin dolar civarındadır. Özellikle Cumhurbaşkanımızın tarımı stratejik alan ilan etmesinden bu tarafa, tarımın bütün sektörleri balıkçılık da buna dahil üretim noktasında çok müthiş bir ivme kazandı. Biz üretimin her kademesine destek veriyoruz. Özellikle balıkçılık ve su ürünleri genel müdürlüğümüz ve tarım bakanımızın büyük gayretiyle inşallah gelecek yıl bu rakamı biz 3 milyon doların üzerine çıkartmayı hedefliyoruz. İç sulardaki Türk somunu dünya ile rekabet edebilecek şekilde burada üretiliyor. Sağlıklı ve doğru bir şekilde de soğuk zincirle ihraç ediliyor. Bunun için devletimizin teşvikleri devrede bütün üretim tesislerine bizim hem kısal kalkınma hem TKDK hem de Ziraat Bankası üzerinden yüzde 75’e yakın hibe destekleri var. Özellikle yavru üretimine büyük destek veriyoruz. Sadece Şanlıurfa’da biz geçen sene 33 milyon adet yavru balık ürettik ve bunları iç sulardaki GAP bölgesindeki 9 tane ilimize verdik. Bunda 33 milyon balığın yaklaşık 22 milyonu sazan balığı geriye kalan da şabut balığıydı. Şabut balığı da biliyorsunuz Fırat’ın korunan ve özel türlerinden bir tanesidir. Üretim merkezi Bozova ilçemizdedir. Türkiye’nin en büyük üretim istasyonu dünyada da ikinci sıradadır. İnşallah biz bunu da ari yumurta üretim merkezi olarak balıkçılarımızın hizmetine sunacağız çünkü biz balık yumurtasını yurt dışından ithal ediyoruz. Büyük bir ithal kalemi, tarım bakanımızın bize bu konuda desteği var, sözü var. İnşallah bu işletmemizi de balık üretim merkezi olarak balıkçılarımızın hizmetine sunarsak üretim noktasında da Türkiye herhalde Norveç’ten sonra dünyadaki en önemli ülke olacaktır. Türk somonu noktasında bir yere gelmiş olacağız” dedi.

“20 yılda 80 kat büyüdük”

Aksoy, “Balıkçılık sektörü olarak son 20 yılda 80 kat büyüdük. Tabii devletimizin verdiği büyük teşviklerle oldu. Sadece iç sularda düşünmeyelim. Bunu kıyı balıkçılığı yapan denizlerde de balıkçılık yapan bütün balıkçılarımıza, teknelerin boylarını büyütme, ekipmanlarını yenileme, ağlarını yenileme ile ilgili devletimiz kredi verdi ve o balıkçılarımız da bu kredidedn çok faydalandılar. Türkiye balıkçılığı şu anda dünya ile rekabet edebilecek bir noktadadır. Şanlıurfa özeline gelecek olursak işte siz de işletmeleri görüyorsunuz. Şu anda çok yüksek bir noktadayız buradaki işletmelerimizin tamamı devlet desteğini bir şekilde almış ve devlet desteği ile devam eden işletmelerimizdir. Devlet sadece para vermiyor, bilgi veriyor, yer veriyor, alan veriyor. Son 20 yılda yaklaşık bin 38 tane büyük baraj yaptık. Hem sulamada bunları kullanıyoruz, hem içme suyunda kullanıyoruz hem de kullandığımız bu yeni barajları balık üretim istasyonları ve balık üretim merkezleri olarak kullanıyoruz. Özellikle gıdanın stratejik olarak bu kadar kıymetli olduğu bir zamanda yani şu stratejik dönemde balığı da biz milletimizin beslenmesi için bir stok olarak görüyoruz. İhracat noktasında da şu anda 33 ülkeye ihracat yapıyoruz ama şu anda Türk somununu, Rusya birinci alıcısı diğer ülkelere de satıyoruz” şeklinde konuştu.

Birecik-Fırat Balık üretme tesisi yöneticisi Su Ürünleri Mühendisi Hayri Aksoy, “Son 10 yılda sektörün gelişmesi ile havzamızın devlet desteği ve projeleri ile yetiştirici sayısı arttı ve kapasitemiz de artırıldı. Havzada Türk somunu üretimi yapılmakta bu da yaklaşık olarak 20 bin ton civarına çıktı. Türk somunu iç piyasaya çok düşük miktarda gidiyor. Dünya üzerinde balık tüketiminde çok geride bir ülkeyiz onun için ürettiğimiz balığı daha çok yurt dışına ihraç ediyoruz. Türk somunun birinci kalem Rusya ve Avrupa ülkeleri var” ifadelerini kullandı. – ŞANLIURFA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sanliurfada-uretilen-20-bin-ton-balik-dunya-ulkelerine-ihrac-ediliyor/feed/ 0
Fransa’da düzenlenen 2024 Virtus Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda 18 madalya kazanan özel sporcular İstanbul’a döndü http://www.karadenizhabertv.com.tr/fransada-duzenlenen-2024-virtus-dunya-salon-atletizm-sampiyonasinda-18-madalya-kazanan-ozel-sporcular-istanbula-dondu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/fransada-duzenlenen-2024-virtus-dunya-salon-atletizm-sampiyonasinda-18-madalya-kazanan-ozel-sporcular-istanbula-dondu/#respond Sun, 26 May 2024 21:51:45 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7458 Fransa’da düzenlenen 2024 Virtus Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda 18 madalya kazanan özel sporcular, İstanbul’a geldi.

Fransa’nın başkenti Paris’ten kalkan uçakla İstanbul Havalimanı’na gelen ay-yıldızlı kafile, federasyon yetkilileri ve aileleri tarafından çiçeklerle karşılandı.

Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Birol Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, milli sporcuların bir tarih daha yazdığını belirterek “Dünya rekoru kırarak altın madalya aldılar. İlk kez milli takımımıza katılan Aysel sporcumuz, 400 metrede rekor kırarak altın madalyanın sahibi oldu. Bütün dünya ayakta alkışladı. 18 madalyayla Türkiye’ye döndük. Tarihi bir başarı kazandık.” ifadelerini kullandı.

Elde edilen başarıdan dolayı çok mutlu olduğunu aktaran Birol Aydın, “Yıllar önce evlere kapatılan, bir şey yapamaz denen çocukların antrenörler, aile ve devletin kucaklaşmasıyla neler başarabildiğini, Aysel, Fatma Damla, Esra gibi sporcular Fransa’dan göstermiş oldu. Şırnak’taki anneye de Elazığ’daki babaya da Ankara’daki anneye de şunu söylüyoruz; ‘biz sporla engelleri aşıyoruz.” diye konuştu.

Devletin sporculara bütün imkanları sağlamasıyla bu başarının geldiğini vurgulayan Birol Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“En büyük destekçimiz olarak bütün madalyaları, bütün sporcularım adına Sayın Cumhurbaşkanıma hediye ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanı bütün kafiledeki sporcuları tek tek tanıyor. Aysel’in dünya rekoru kırarak aldığı madalya, ülkemizde engelli sporlarına ne kadar önem verildiğini gösteriyor. Biz çok güçlü bir ekibiz. Engelleri sporla aşıyoruz. Bizde ümitsizlik asla yok. Buradan Şırnak’taki anneye sesleniyorum; ‘sen de çocuğunu spora gönder.’ Onlar da bir gün rekorlar kıracak. Bu başarıya inanmıştık ama rekorlarla altın madalyanın geleceğini biz de bilmiyorduk. Gençlik ve Spor Bakanımıza teşekkür ederiz. Altın madalyamızı Sayın Cumhurbaşkanımıza götüreceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın desteklerine bütün aileler ve camiam adına teşekkür ediyorum.”

Hedefleri hakkında da konuşan Birol Aydın, “Bundan sonra 2024 Paris Paralimpik Oyunları’nda masa tenisi ve atletizmde Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu kardeşlerim o madalyayı kazanacak. O madalyayı Türk milletine armağan edeceğiz. Bütün ekibime teşekkür ediyorum. Bundan sonra özel sporcular, Türk milletinin gururu olmaya devam edecek.” diyerek sözlerini tamamladı.

Dünya rekoru kırarak 400 metrede birinci olan Aysel Önder de “Çok mutluyum. Avrupa’da, dünyada nerede olursa olsun ülkemizi temsil etmeye devam edeceğim. Söz konusu bizim ülkemiz. Antrenörüm Damla hocaya bana verdiği emekler için teşekkür ederim. Cumhurbaşkanımıza, başkanlarıma, emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.

Üç madalya kazanan milli sporcu Fatma Damla Altın ise “Takım halinde dünya şampiyonu olduk. Ülkemize bunun mutluluğuyla döndüm. Başkanımıza ve antrenörüme çok teşekkür ederim.” yorumunu yaptı.

Gülle atmada bronz madalya kazanan Muhammet Atıcı, “Başkanıma çok teşekkür ederim. Dünya üçüncüsü oldum. 2024 olimpiyatlarında da madalya alacağıma inanıyorum.” diye konuştu.

Şampiyonada 4 madalya kazanma başarısı gösteren Mustafa Yıldırım ise “Başkanıma ve hocalarıma teşekkür ediyorum. Çok emekleri var bende. Azimle çalıştık ve sırıkla atlamada dünya birincisi olduk. Bunu Türkiye’de ilk kez yapan ben oldum. Olimpiyatları da inşallah garantileyeceğim. Cumhurbaşkanımıza ve federasyon başkanı Birol Aydın’a destekleri için teşekkür ederim.” değerlendirmesinde bulundu.

İki dünya rekoru ve 18 madalya

Milli takım, iki dünya rekoru kırdığı şampiyonada 4 altın, 9 gümüş ve 5 bronz olmak üzere 18 madalya kazandı.

Aysel Önder, Esra Bayrak, Fatma Damla Altın ve Reyhan Taşdelen’den oluşan kadınlar 4×200 metre bayrak takımı, dünya rekoru kırarak altın madalyaya ulaştı.

Kadınlar 4×400 metre bayrak yarışında da Fatma Damla Altın, Aysel Önder, Reyhan Taşdelen ve Eda Yıldırım’ın yer aldığı milli takım, gümüş madalya elde etti.

Aysel Önder, 400 metrede dünya rekoru kırarak altın ve 200 metrede gümüş, Reyhan Taşdelen de 800 metre ve 60 metre engellide gümüş, 200 metrede ise bronz madalya aldı.

Fatma Damla Altın, pentatlonda altın, uzun atlamada gümüş ve yüksek atlamada bronz, Esra Bayrak ise 60 metre ve üç adım atlamada gümüş, uzun atlamada bronz madalyanın sahibi oldu.

Mustafa Yıldırım, sırıkla atlamada altın, 60 metre engelli ve 5 bin metre yürüyüşte gümüş, pentatlonda bronz, Muhammet Atıcı ise gülle atmada bronz madalyayı boynuna taktı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/fransada-duzenlenen-2024-virtus-dunya-salon-atletizm-sampiyonasinda-18-madalya-kazanan-ozel-sporcular-istanbula-dondu/feed/ 0
İstanbul’da Uluslararası Kuluçka Merkezi Açıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-uluslararasi-kulucka-merkezi-acildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-uluslararasi-kulucka-merkezi-acildi/#respond Fri, 17 May 2024 21:27:44 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7183 Bugün, İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Kuluçka Merkezi Açılış Töreni’nde, İslam dünyasının ve küresel girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimleri bir araya geldi. Türkiye Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yaptığı açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik, geleceğin girişimcileri için umut dolu bir yolculuğun başlangıcını işaret etti.

Bakan Kacır, konuşmasında katılımcılara hitaben dünyanın hızla değişen dinamiklerine ve bu değişimin uluslararası düzen üzerindeki etkilerine dikkat çekerek başladı. Teknoloji, inovasyon ve girişimcilikte atılan adımların, küresel rekabette öncü rol oynamak için elzem olduğunu vurguladı.

Dünya genelinde yaşanan değişim ve dönüşüm sürecine vurgu yaparak konuşmasına devam eden Bakan, teknoloji ve inovasyon odaklı ülkelerin küresel düzeni yeniden şekillendirdiğini belirtti. Ülkenin teknoloji geliştirme, inovasyon ve girişimcilik altyapısını güçlendirmeye yönelik kararlı adımlar atıldığını vurguladı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır şunları söyledi:

” Dünya büyük bir değişim yaşıyor. Uluslararası düzen; dönüşümün neden olduğu sınamalara bilgi ve yenilikçilik odağında cevap üretebilen ülkeler tarafından yeniden şekillendiriliyor. Teknoloji geliştirme, inovasyon ve girişimcilik altyapısını güçlendiren ülkeler küresel rekabetin öncüleri haline geliyor.

İşte bu nedenle, teknoloji ve inovasyon ekosistemimize güç katacak adımları kararlılıkla atıyoruz. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkarma çabamızda bizlere güç çarpanı olacak dev bir Ar-Ge, inovasyon ve yenilikçilik ekosistemi inşa ediyoruz.

Girişimcilik kültürümüzü yediden yetmişe yayıyor, destek mekanizmalarımızla, kurduğumuz altyapılarla girişimcilerimizin ürüne, üründen pazara yolculuğunu hızlandırıyoruz. Sadece 4 yılda ülkemizden çıkan 7 Turcorn ve robotikten sağlığa, finansal teknolojiden yapay zekaya sayısız başarı hikayesi, ülkemizin teknoparklarıyla, kuluçka merkezleriyle, TEKMER’leriyle, girişim sermayeleriyle, hızlandırıcı programlarıyla teknoloji girişimciliğinde bir marka olduğunun ispatı niteliğindedir.

Bizler için bu başarılar, yalnızca buzdağının görünen yüzünü temsil ediyor. Biliyor ve inanıyoruz ki ülkemizin en kıymetli hazinesi insan kaynağımıza yatırım yapmaya devam edersek, girişimlerimizi finansman kaynaklarıyla, nitelikli altyapı ve programlarla buluşturursak 2030 yılında 100 Turcorn ve 100 bin teknoloji girişimciliği hedefini gerçeğe dönüştüreceğiz.

İşte bu anlayışla, TEKNOFEST’le gençlerimizin hayallerinin peşinden koşmasına fırsat sunuyor ve fikirlerini girişimlere dönüştürmelerini teşvik ediyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılında; İstanbul, Ankara ve İzmir’de dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’i gerçekleştirdik.

Takeoff Uluslararası Girişimcilik Zirvesi ve TEKNOFEST bünyesinde ilk kez geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz Girişim Yarışmalarıyla gençlerimizin yanlarında yer aldık. Tech-InvesTR programı, Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları ve Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu başta olmak üzere farklı fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla kamu kaynaklarının girişimcilerimiz için çarpan etkisi oluşturmasını sağlıyoruz.

Turcorn 100 programımızla da unicorn adayı başarılı teknoloji girişimlerimizin küresel pazarlara açılarak daha hızlı ölçeklenmesi için destekler sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde ülkemiz girişimcilik ekosisteminin ve bu ekosistemin kalbi konumundaki İstanbul’un marka değerini artıran çalışmalara imza atmaya devam edeceğiz.

İstanbul’u teknoloji girişimlerinin global buluşma noktasına dönüştürerek girişimcilikte dünyanın ilk 20 merkezinden biri haline getireceğiz. Yakın zamanda yürürlüğe alacağımız Tech Visa da bu amaç için tasarladığımız bir program. Program ile teknoloji alanında kritik uzmanlıklara sahip yetenekler ile yenilikçi iş modelleri ve teknolojiye dayalı çalışmaları olan uluslararası teknoloji girişimlerini ülkemize davet edeceğiz.

Özellikle dost ve kardeş ülkelerden, gönül coğrafyamızdan girişimcileri, Türkiye teknoloji ekosisteminin sunduğu fırsatlar ve avantajlarla buluşturacağız. Yine İslam coğrafyasıyla birlikte tüm gönül coğrafyamızın gençlerine girişimcilik dünyasının kapılarını aralayacağız. Coğrafyamız sahip olduğu düşünce zenginliği ve bilimsel kapasite ve öncü şahsiyetlerimizle insanlık tarihinde silinmez izler bıraktı.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-uluslararasi-kulucka-merkezi-acildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Türkiye Son 20 Yılda Hızlı Büyüdü http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiye-son-20-yilda-hizli-buyudu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiye-son-20-yilda-hizli-buyudu/#respond Sat, 11 May 2024 21:00:32 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6998 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin istikrarlı ve güçlü bir yönetim sayesinde son 20 yılda dünyadan çok daha hızlı şekilde büyüdüğünü söyledi.

Yılmaz, İzmir programı kapsamında Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Dimes Fabrikası ve Beymetal Alüminyum-Linea Rossa üretim tesislerini ziyaret etti.

Daha sonra Alsancak Gençlik Merkezi’nde “Gençlerle Buluşma” programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, burada yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 20 yılda gençlere yönelik her alanda çok önemli adımlar atıldığını söyledi.

Eğitime büyük yatırım yaptıklarını ifade eden Yılmaz, eğitimde fırsat eşitliği sağlandığını anlattı.

Yılmaz, yüz binlerce derslik yaptıklarını ve çok sayıda öğretmeni istihdam ettiklerini belirterek, şöyle devam etti:

“Bugün eğitimde farklı bir yerdeyiz. 81 ilde üniversite açtık, şu anda 200’ün üzerinde üniversitemiz var. Artık erişim problemi büyük oranda çözülmüş durumda. Yurtlar yaptık. Şu anda 1 milyona yakın yurt kapasitemiz var. Bu sene duydunuz mu bir şikayet? Dünyada öğrenci sayısına oranla en fazla yurt inşa eden ülkelerden biri Türkiye. Yine Cumhurbaşkanımız çok tarihi bir adım attı. Üniversiteler paralıydı biliyorsunuz. Belli bir ücret ödeniyordu. Dünyada da birçok ülke bu durumda. Bunu kaldırdı Cumhurbaşkanımız, artık paralı eğitimden parasız eğitime geçirmiş oldu. Burslar, krediler, hem sayı olarak hem de miktar olarak çok çok arttırıldı. İşte bütün bu adımlarla eğitimde özellikle gençlerimizin yetişmesinde çok farklı bir yere gelmiş bulunuyoruz.”

-“Dünyanın daha üstünde bir büyüme performansı sergilemişiz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, gençlerin istihdam edilmesiyle ilgili de önemli işler gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, istihdamın ekonomideki büyümeyle sağlandığının altını çizdi.

Ekonominin gelişmesi için de siyasi istikrar gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, “Son 20 yılda biz dünyadan çok daha hızlı bir şekilde büyüdük, istikrarlı, güçlü bir yönetim sayesinde. Bazen eleştiriyorlar bizi, olabilir ama başarıyı neye göre ölçeceğiz? Dünyayla mukayese edeceğiz değil mi? Son 20 yılda dünya ortalama yüzde 3,6 büyüdü, bütün dünyanın ortalamasını söylüyorum. Biz ne kadar büyümüşüz? 5,4. Dünyanın daha üstünde bir büyüme performansı sergilemişiz. Bir zamanlar toplam istihdamımız 19 milyonmuş, şimdi 32 milyonu geçtik. Bakın 13 milyonu aşan bir istihdam oluşturmuşuz bu dönemde. Buna da devam ediyoruz. Sadece bu makro politikalarla değil, daha özel teşviklerle de genç istihdamını destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, istihdamda gençler ve kadınlar için pozitif ayrımcılık yaptıklarını vurgulayarak, gençlerin siyasette etkin olması noktasında gerçekleştirdikleri reformları anlattı.

Katılım anlamında sadece siyasette değil, kültürel, sanatsal, sportif faaliyetleri de desteklediklerini belirten Cevdet Yılmaz, “Gençlerimiz kötü alışkanlıklardan, bağımlılıklardan uzak dursun diye elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz. Ama bir taraftan da özgür düşünen, eleştiren, kendini iyi ifade eden, öz güveni olan, dünyayla rekabet edebilecek bir gençliğimiz olsun istiyoruz ve bunun için gayret sarf ediyoruz.” dedi.

Yılmaz, AK Parti’nin gençlerin partisi olduğunu, bunu da icraatlarıyla ortaya koyduklarını ifade etti.

Her zaman değişimci olduklarını dile getiren Yılmaz, statükocuların gençlerin partisi olamayacağını söyledi.

Yılmaz, Cumhuriyet’in yüzyılının geride bırakıldığını, önemli bir birikim bulunduğunu kaydederek, bu mirası temel alarak geleceğe baktıklarını, Türkiye Yüzyılı’nın gençlerin yüzyılı olacağını belirtti.

Cevdet Yılmaz, daha sonra gençlerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz programın ardından İzmir Valiliğini ziyaret etti. Yılmaz’ı Valilik önünde, programları dolayısıyla kentte bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile İzmir Valisi Süleyman Elban ve AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ karşıladı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiye-son-20-yilda-hizli-buyudu/feed/ 0
İstanbul’da düzenlenen Filistin Sempozyumu’nda Apartheid ve Siyonist İşgale Eleştirel Yaklaşımlar paneli gerçekleştirildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-duzenlenen-filistin-sempozyumunda-apartheid-ve-siyonist-isgale-elestirel-yaklasimlar-paneli-gerceklestirildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-duzenlenen-filistin-sempozyumunda-apartheid-ve-siyonist-isgale-elestirel-yaklasimlar-paneli-gerceklestirildi/#respond Fri, 10 May 2024 21:36:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6980 İbn Haldun Üniversitesince “Filistin ve Küresel İlişkilerin Geleceği” temasıyla İstanbul’da bir otelde düzenlenen “Filistin Sempozyumu”nda “Apartheid ve Siyonist İşgale Eleştirel Yaklaşımlar” paneli düzenlendi.

TRT World Araştırma Merkezi’nde Tarek Cherkaoui’nin moderatörlüğünü yaptığı oturumda Filistin’in İngiltere’deki Misyonunun Başkanı Büyükelçi Hüsam Zomlot, yazar ve insan hakları aktivisti Miko Peled ve İsrail Konut Yıkımları Karşıtı Kurul Direktörü Jeff Halper konuşmacı olarak yer aldı.

“Tanık olduğumuz şey küresel dünya için bir dönüm noktasıdır”

Panele çevrim içi olarak katılan Filistin’in İngiltere’deki Misyonunun Başkanı Büyükelçi Zomlot, “Filistin’deki vaziyet korkunç, her anlamda korkunç. Halkımıza yönelik bir soykırımla karşı karşıyayız. Benden öncelikli olarak meselenin uluslararası boyutu hakkında konuşmam istendi. Sembolik olarak ne kadar önemli olurlarsa olsunlar, yapısal olarak anlamlı ve doğrudan bir müdahalede bulunmaktan aciz bir dünya ve küresel kurumlar gerçeğiyle karşı karşıyayız. Filistin, İkinci Dünya Savaşı sonrası dünyanın başarısızlıklarına ve eksikliklerine ışık tutmaktadır. Benim inancım odur ki tanık olduğumuz şey küresel dünya için bir dönüm noktasıdır.” ifadelerini kullandı.

Filistin’de yaşananların küresel sistemin ahlaki temellerinin sınanması olduğunu söyleyen Zomlot, bu sınamanın başarısız bir şekilde devam etmesi durumunda kimsenin uluslararası araçlara inanmadığı bir dünyada, daha derin bölünmelere tanık olunacağını işaret etti.

Zomlot, İsrail’in 76 yıl önce yaptığının aynısını yaparak Gazze’yi boşaltma planı çerçevesinde hareket ettiğini, bunun için on binlerce insanı öldürdüğünü, 1,7 milyon insanı yerinden ettiğini, Gazze Şeridi’nin alt yapısını tamamıyla tahrip ettiğini, açlığın ve bulaşıcı hastalıkların her geçen gün daha fazla yayıldığını anlattı.

Uluslararası hukuktaki tüm savaş suçlarının işlendiğinin ve tüm dünyanın telefonlarından, ekranlarından, bilgisayarlarından canlı olarak izlediğinin, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) kararına rağmen devam eden bir soykırım olduğunun altını çizen Zomlot, ABD’nin istese bunu anında durdurabileceğini, diğerlerinin ise ABD öne geçmeden bunu yapmaya cesaret edemediği bir uluslararası sistemin hakim olduğunu dile getirdi.

Zomlot, şu ifadeleri kullandı:

“Uluslararası sistem çalışmıyor, işe yaramıyor. Artık uluslararası bir sistemden söz edemiyoruz. Bu sadece dünyanın en güçlü ülkeleri ve onların emirleri çerçevesinde kullanılabilen ve istismar edilebilen bir yapıdır. Bu nedenle sadece ülkeler tarafından değil, özel çıkar grupları tarafından da suiistimal edilmeye açıktır. ABD gibi ülkelerin içinde de çok özel çıkar grupları var. Eğer bu özel çıkar grupları, bir avuç güçlü insan, ülkedeki güç mekanizmalarını ele geçirebiliyorsa uluslararası bir sistemimiz yok demektir. Eğer durum buysa ne anlamı var? Uluslararası kuralların anlamı nedir?”

Aslında Filistin meselesinin hiç de karışık olmadığını ve üzerine konsensüsün oluştuğu bir konu olduğunu belirten Zomlot, herkesin bağımsız bir Filistin devletine ihtiyaç olduğunun farkında olduğunu ama çözüm üretilemediğine dikkati çekti.

“Kınamaları kınanması gereken yerlere saklayın”

Yazar ve insan hakları aktivisti Miko Peled, ayrımcılığa, diktatörlüğe ve işgale karşı savaşanların kahramanlıklarını duyarak büyüdüğünü, fakat söz konusu Filistinliler olana kadar hiçbir zaman direnişçilerin kınandığını görmediğini kaydetti.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’deki saldırısının ardından Filistinlileri kınayanlara seslenen Peled, “Kınama ihtiyacına saplanıp kalmak yerine, insanları öncelikle başlarını öne eğmeye davet ediyorum. Filistin halkının ilk kez değil, belki de çok uzun zamandır görmediğimiz kadar büyük bir cesaret ve fedakarlık göstermesi karşısında başlarını öne eğmeye davet ediyorum. Kınamaları kınanması gereken yerlere saklayın, 75 yıldır devam eden bir soykırımı kınayın, 75 yıldır devam eden bir apartheid rejimi kınayın, bir etnik temizlik kampanyasını kınayın.” diye konuştu.

Peled, “Kınama şiddetin kaynağına, ırkçılığın kaynağına yönelmelidir. Bu da İsrail devleti, siyonist hareket, siyonistler ve dünyanın dört bir yanındaki İsrail destekçileridir.” şeklinde konuştu.

Öldürdükleri Filistinlilerin, işledikleri insan hakları ihlallerinin, sebep oldukları yıkımın listesinin İsrailliler tarafından bir başarı listesi olarak görüldüğünü aktaran Peled, sebep oldukları durumdan sadece İsrailli devlet yetkililerinin ve askerlerin değil, İsrail halkının da memnuniyet duyduğuna işaret etti.

Peled, “Dünyanın en fakir ve en mazlum bölgelerinden birinden gelen küçük bir grup adanmış savaşçı, İsrail devletinde işlevsizlik ve kaos oluşturmayı başardı.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in bu sebeple savunmasız insanları hedef aldığını belirten Peled, bunu “meşru müdafaa” ile açıklamaya çalışmanın tamamen “saçmalık” olduğunu vurguladı.

Peled, Filistin’de barış için tek seçeneğin “nehirden denize özgür Filistin” devletinin kurulmasından geçtiğini kaydetti.

“Bütün çatışma Filistinlileri yok etme durumuna kilitleniyor”

İsrail Konut Yıkımları Karşıtı Kurul Direktörü Halper, “Soykırımla yüzleştiğimizde hepimiz içimizde bir şeyler hissediyoruz ama aynı zamanda bu konferans, en başta da vurgulandığı gibi, gelecekle ilgili. Başka bir deyişle, olanları görmezden gelemeyiz, yanından geçip gidemeyiz ama aynı zamanda gözlerimizi gelecekten de ayırmamalıyız.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesinin nihai olarak siyasi çözüme kavuşturulması gereken bir mesele olduğuna vurgu yapan Halper, İsrail Konut Yıkımları Karşıtı Kurul olarak sorunun çözümüne ilişkin bir siyasi program oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.

Halper, Filistin’in özgür Filistin devleti kurulduğunda da 1948’deki ya da 1918’deki haline geri dönmeyeceğini, neticede miras olarak kalacak bir yerleşimci-sömürgeci gerçekliği olduğunu ve eğer tek bir Filistin devleti kurulsa dahi yüzde 40’ını İsrailli Yahudilerin oluşturacağını aktardı.

Yerleşimci sömürgeciliğin önemli bir kavram olduğunu ifade eden Halper, “Bu bir sömürge sistemidir. Siyonist hareketin niyeti, geri dönmek ve miraslarını almak. Bunun için kaç mülteci geri gelebilir; diğerlerinin özgürlüğüne ve kültürel yaşamlarına ne tür sınırlamalar getirebilirler? Başka bir deyişle, bütün çatışma Filistinlileri yok etme durumuna kilitleniyor.” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbulda-duzenlenen-filistin-sempozyumunda-apartheid-ve-siyonist-isgale-elestirel-yaklasimlar-paneli-gerceklestirildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-aciklamasi/#respond Thu, 02 May 2024 21:33:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6765 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Sermaye hareketlerinde de 2022’de 13,7 milyar dolar bir çıkış olmuşken ülkemizden. 2023 yılında nette 8,34 milyar dolar bir sermaye girişinin gerçekleştiğini görüyoruz. Dış ticaretimize, ihracatımıza baktığımızda 256 milyar doları yakaladık geçen yıl. Dünyadaki talep şartları olumsuz olduğu halde birçok sıkıntılar yaşandığı halde özellikle ihraç pazarımız olan Avrupa’da ciddi anlamda bir durgunluk, bir hareket olduğu halde ihracatçılarımız bunu başardılar” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen toplantıda iş dünyasıyla bir araya geldi. Burada Türkiye ekonomisine yönelik son durum hakkında bilgiler paylaşan Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik büyümede Avrupa’nın da önünde olduğunun altını çizdi. Yılmaz, “Dünyada malum zor bir dönem yaşanıyor. Ticaretteki artış hızı tarihi ortalamaların altında. Diğer taraftan tarihimizin en büyük afetlerinden birini yaşadık. En büyük afetini yaşadık aslında geçen yıl. Tekrar Cenabı Allah’tan rahmet diliyoruz bütün kaybettiğimiz canlarımız için. Depremin yaralarını sardığımız bir dönem. Bir yandan da gerek kuzeyimizde gerek güneyimizde çok farklı jeopolitik gerilimlerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Bütün bunlara rağmen büyümemizi, ekonomik gelişmemizi devam ettiriyoruz. Türkiye ekonomisi 2022’de 5,5 büyümüştü. Son 20 ortalamamıza baktığımızda 5,4. Dünya 3,6 büyürken biz yıllık ortalama 5,4 büyümüşüz. Dünyanın 1,8 puan üstündeyiz. İlk üç çeyrek yani ilk 9 ay yüzde 4,7 büyüme kaydetti Türkiye ekonomisi. Dünya yüzde 3 civarında bir ülke. Yine dünya ortalamasının oldukça üzerinde bir büyüme performansımız var. Son çeyrekte yüzde 3,7 dahi büyüsek orta vadeli programımızdaki hedefimiz olan dört nokta dördü yakalayacağımızı düşünüyoruz” dedi.

“1,1 trilyon seviyelerde bir ekonomik büyüklüğe ulaştığımızı tahmin ediyoruz”

Ekonominin 2023 yılında 1 trilyon dolar seviyesini geçtiğini söyleyen Yılmaz, “İlk defa bu geçen 2023’te 1 trilyon dolar seviyesini geçti ekonomimiz. Bunun geçtiğini artık görüyoruz ama tam rakamı yine ay sonunda göreceğiz. 1,1 trilyon seviyelerde bir ekonomik büyüklüğe ulaştığımızı tahmin ediyoruz. Kişi başına gelirimizin de 2022 10 bin 600 dolarlar seviyesinden 13 bin dolara yakın bir seviyeye geleceğini düşünüyoruz. Şu anki tahminlerimiz bu yönde. Ay sonunda bunu daha net bir şekilde görmüş olacağız. Reel ekonomide son derece iyi bir performans sergiliyoruz ama enflasyon dünyada da bizde de temel öncelik, temel mesele. Bir taraftan tabii resesyona düşmeden, büyümeyi tamamen etmeden enflasyonu düşürmek. Ana gündemimiz bu. Fiyat istikrarı enflasyonla mücadele. Vatandaşımızın da önceliği bizim de önceliğimiz. Dolayısıyla son dönemdeki programlarımızı buna odaklamış durumdayız. Geçen yıl yüzde 64,27 gerçekleşti. OVP’de 65 diye tahmin etmiştik. Bir miktar altında gerçekleşti. Bu yıl ocak ayında biraz yükseliş var. Bunu geçici olarak görüyoruz. Ocak ayları genelde yıllık fiyat ayarlamalarının yapıldığı diğer bir takım ücret ve fiyat ayarlamalarından dolayı 6,7 gibi geldi. Bundan sonraki aylarda kademeli bir şekilde düşmesini bekliyoruz. Özellikle yıl ortasından itibaren daha belirgin bir düşüşü göreceğimizi düşünüyoruz. enflasyonda bunun için gerekli planlarımızı, programlarımızı yapmış durumdayız. Bir taraftan para politikalarımız, bir taraftan maliye politikalarımız, yapısal reformlarla enflasyonu kararlı bir şekilde düşürme gayreti içindeyiz. Bunun da özünün şu oluşturuyor. İç tasarruf oranlarımızı arttırmak tüketimi daha sağlıklı bir seviyede sürdürmek. Kaynaklarımızı tasarruf ederek arttırdığımız kaynakları ise üretken alanlara sevk etmek. Sanayileşme gibi yatırımlar gibi alanlara bu kaynakları kanalize etmek, büyüme stratejimizin önünü oluşturuyor. Enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Ama büyümenin kompozisyonunu değiştiriyoruz. Tüketim ağırlıklı bir büyüme değil, daha çok yatırım, ihracat, üretim ağırlıklı bir büyüme yapısı inşa ediyoruz. Bir taraftan da cari dengemizi iyileştirme gayreti içindeyiz. Geçen yılın ortalarında 60 milyar dolarlara kadar çıkmıştı cari açık. 2023 yılını 45,2 milyar dolarla kapattık. Yani oldukça önemli bir iyileşme var cari açıkta” ifadelerini kullandı.

“Bu yıl 60 milyon turist, 60 milyar dolar hedefimiz var”

Hizmet sektöründe Türkiye olarak başarılı bir performans sergilendiğini söyleyen Yılmaz, “Hizmet ticaretinde daha iyiyiz. Hizmetlerde geldiğimiz noktaya baktığımız zaman 100 milyar dolar seviyelerine gelen bir hizmet gelirimiz söz konusu. Bunun için de tabii en ağırlıklı olan turizm gelirleri. Turizm gelirimiz 2023’te 54,3 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu yıl 60 milyon turist, 60 milyar dolar hedefimiz var. İnşallah bunu da gerçekleştireceğiz. Bu rakamı az önce bahsettiğim bütün o olumsuzluklara, jeopolitik gelişmelere rağmen başardık. Kişi başı gecelemelerdeki getirinin de arttığını görüyoruz. Bu da olumlu. Yani sadece turist sayısı artmıyor. Turist başına katma değer de yükseliyor” diye konuştu.

“İhracatımıza baktığımızda 256 milyar doları yakaladık geçen yıl”

Dünyadaki talep şartlarının olumsuzluğuna rağmen ihracatta başarıyı yakaladıklarını söyleyen Yılmaz, “Sermaye hareketlerine baktığımız zaman. Sermaye hareketlerinde de 2022’de 13,7 milyar dolar bir çıkış olmuşken ülkemizden. 2023 yılında nette 8,34 milyar dolar bir sermaye girişinin gerçekleştiğini görüyoruz. Dış ticaretimize, ihracatımıza baktığımızda 256 milyar doları yakaladık geçen yıl. Dünyadaki talep şartları olumsuz olduğu halde birçok sıkıntılar yaşandığı halde özellikle ihraç pazarımız olan Avrupa’da ciddi anlamda bir durgunluk, bir hareket olduğu halde ihracatçılarımız bunu başardılar. Sanayicilerimizi, ihracatçılarımızı tebrik ediyoruz. Gerçekten çok güzel bir performans. Tarihi bir seviyeyi de yakalamış olduk böylece” dedi.

“Dış ticaret dengemizdeki iyileşmenin devam ettiğini söyleyebilirim”

Dış ticaret dengesinde iyileşmenin devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, “Ocak ayında da ihracatın yüzde 3,6 arttığını görüyoruz bu yılın ocak ayında. İthalatın ise yüzde 26,2 azaldığını görüyoruz. Dış ticaret dengemizdeki iyileşmenin devam ettiğini söyleyebilirim. Biraz geçen yıl ticaretimizde altın ithalatının fazla olduğunu görüyoruz. Bu cari açıkta da önemli bir paya sahip. Bu yıl burada da bir yavaşlamaya bekliyoruz. İş gücü piyasalarına baktığımızda, istihdama baktığımızda en son aralık verisi açıklandı biliyorsunuz. Yüzde 8,8 aylık bazda. Yıllık veriyi yani hesaplamak biraz zaman alıyor. Henüz belli değil. Ama aralıkta gelen bu rakamla birlikte şunu artık rahatlıkla söyleyebiliyoruz. 2023 yılını tek haneli bir işsizlikle kapatmış olduk. 32 milyonu ilk defa aştı istihdamımız. İyi bir performans sergiliyoruz yine istihdamda. OVP’de 10,1 olacak demiştik. Burada pozitif bir şey var. Tek haneye düşmüş oldu. Ocak ayında da yine istihdam üretmeye devam ediyor ekonomimiz. Katılım oranı da yükseldi, 53,5’e çıktı. Kadın ve genç işsizliğinde azalma var. Özellikle genç işsizliğinde yıllık bazda 4 puanlık düşüş bizim için son derece sevindirici” diye konuştu.

Merkez bankası rezervlerinin güçlendiğini belirten Yılmaz, “Merkez Bankamızın rezervleri güçlendi. Geçen yılın ortalarında 198,5 milyar dolarlardayken bugün 134 milyar doların üzerinde bunun da daha üzerindeydi. Son dön emde bir miktar bir azalma var ama yine artmaya devam edecek inşallah rezervlerimiz. Bu rezervlerle ilgili KKM dediğimiz kur korumalı mevduatın çözülme süreci de etkili oluyor burada. Ocak ayında biraz daha yüksekti bu çözülme. KKM’de de önemli bir azalış olduğunu ifade etmek isterim. En yükseldiği dönem ağustos 2023 3,4 trilyona yükselmişti. 16 şubat itibariyle 2 trilyon 343 milyara düşmüş durumda yani 1 trilyonu aşan bir azalış söz konusu. Yaklaşık 50 milyar dolar burada bir düşüş söz konusu. Bunu da finansal piyasalarda istikrarsızlığa yol açmadan aşamalı bir şekilde, dikkatli bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla bir taraf bu çözümler süreci devam ediyor” dedi.

Son 20 yılda en önem verdikleri konunun bütçe disiplini olduğunu belirten Yılmaz, “Bütçe disiplini anlamında da kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Son 20 yılın en önemli özelliklerinden biri nedir derseniz bütçe disiplinine verilen önemdir. Gerçekten bu konuda Cumhurbaşkanımız son derece titiz bir yaklaşım sergiledi. Avrupa’dan birçok ülkeden çok daha iyi bir performans sergiledik son 20 yılda. Geldiğimiz noktada bir miktar bütçe açığımızda artış var. Onun da temel sebebi deprem depreme yaptığımız harca Geçen yıl OVP’de bütçe açığının milli gelire oranını 6,4 diye tahmin etmiştik. Gerçekleşme bundan çok daha iyi oldu doğrusu. 5,4 gerçekleşti. Yani düşündüğümüzden daha düşük bir bütçe açığıyla kapattık. Bu 5,4’ün 3,8 puanı sadece deprem harcamalarından kaynaklanıyor. Geriye kalan sadece 1,6’sı normal diyelim bütçe açığı. Bu da master kriteri denen Avrupa Birliği’nin en fazla yüzde 3 olmalı kriterinin oldukça altında. Dolayısıyla bütçede de disiplinli bir şekilde devam ediyoruz. Bu sene yine depreme önemli bir kaynak ayırmış durumdayız. 1 trilyonun üzerinde bütçemizde gerek deprem yaralarının sarılması, gerekse şehirlerimizin afetlere, depreme daha hazırlıklı hale getirilmesi noktasında yatırımlarımız var. Bunlar bütçe açısından yapısal bozulma oluşturmayan açıklardır. Çünkü belli bir süre bu harcamaları yaparsınız. Sonra devam edersiniz yolunuza. Dolayısıyla bunlar yapısal bozulma oluşturmazlar. Bir de şunun altını çizmek lazım. Deprem harcamaları yatırım niteliğinde harcamalar sonuçta ülkemizi geleceğe daha güvenli daha dirençli şehirlerle hazırlayan harcamalar. Bunlar konusunda gerekli adımları atıyoruz. Depremle ilgili hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Konutları teslim etmeye başladık biliyorsunuz ama sadece konutlardan ibaret değil. Bir taraftan kalıcı konutlar inşa ediyoruz. Diğer yandan altyapıyı tamir ediyoruz. İşte yolu, suyu, doğal gazı, eğitim, sağlık tesisleri. Bunları tamir ediyoruz. Diğer taraftan da ekonomik sosyal hayatı canlandırıcı harcamalar yapıyoruz. Sanayinin, tarımın, istihdamın artması için gayret ediyoruz. Bunu da devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, konuşmasının ardından iş dünyasıyla basına kapalı toplantısına devam etti.

Toplantıya Manisa Valisi Enver Ünlü, AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç Arınç, MOSB Yönetim Kurulu Başkanı Sait Türek, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, AK Parti MKYK Üyesi Doç. Dr. Ayşe Nevin Sert, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi katıldı. – MANİSA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-aciklamasi/feed/ 0
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı: Uzaydaki yerimizi adım adım alıyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-uzaydaki-yerimizi-adim-adim-aliyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-uzaydaki-yerimizi-adim-adim-aliyoruz/#respond Sun, 28 Apr 2024 21:00:52 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6666 Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, “Çok şükür devletimizin güçlü iradesiyle, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla, yıllardır mahrum kaldığımız ama fazlasıyla hak ettiğimiz uzaydaki yerimizi adım adım almaya başladık.” dedi.

Gezeravcı, Selçuk Üniversitesi Sultan Alparslan Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda, öğrencilerle birlikte olmaktan büyük heyecan duyduğunu ifade etti.

Uzay yolculuğunun başladığı günlere ilişkin anısını paylaşan Gezeravcı, “Çok şükür devletimizin güçlü iradesiyle, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla, yıllardır mahrum kaldığımız ama fazlasıyla hak ettiğimiz uzaydaki yerimizi adım adım almaya başladık. Yüz yıllık tarihimizde bu alanda herhangi bir tecrübe imkanı bulamamış olmamıza rağmen insanlı uzay görevlerinde ilk defa gittiğimiz ve vatanımızda insanımızın tecrübelerinden faydalanma imkanımızın olmadığı bir alanda alnımızın akıyla hedef koyduğumuz bütün deneyleri, bütün hedefleri gerçekleştirerek, çok şükür hakkını vererek bu görevi tamamlayıp ülkemize döndük.” diye konuştu.

Ayağının tozuyla sonrasındaki çalışmalara hazırlık talimatı almış

Gezeravcı, bilim misyonları sonuç aşamalarının tahlil ve analiz sürecinin devam ettiğini vurgulayarak, “Yıllardır fazlasıyla hak ettiğimiz, bünyemizde bulunan potansiyel gücümüzü tetikleyecek, özgüvenimizin ayağa kaldırmasına vesile olması açısından artık tereddütsüz, kuşkusuz istediğiniz şekilde yürüme şansınız var. 19 Ocak’ta başlattığımız görevi 9 Şubat tarihinde tamamladık. 3 gün sonrasında Türkiye’ye ulaştık. Daha bir haftası geçmeden ayağımız tozuyla girdiğimiz ilk toplantıda verilen talimat, bir an önce bundan sonra yapılacak görevlerin de planlaması yönünde işlem adımlarına başlamamız yönünde oldu.” ifadelerini kullandı.

“Kara delik var mı, gördünüz mü’ diye soruluyor”

Gezeravcı, bir öğrencinin, uzay yolculuğu sürecinde yaşadıklarını sorması üzerine, “Atmosfere geliş aşaması, dönüş kısmındaki en riskli bölüm. Gidişte de fırlatma gerçekleştikten sonra maksimum dinamik basıncın yakalandığı bir nokta var. En kritik bölümü teşkil ediyor. Roketin üzerinde yanma ve hızlı katediş ve farklı reaksiyonların gerçekleşmesi neticesinde, üzerine gelen fiziksel şartların maksimum seviyeye ulaştığı an. Yaklaşık 3 ila 55 kilometre arasında bir kısım var. ‘Kara delik var mı, gördünüz mü’ diye soruluyor. Eğer tabire karşılık edecek bir şey varsa orası bir kara delik. Bu bölüm kontrolsüz bir bölüm. Hiç kimsenin oraya müdahale etmeye gücü yetmiyor. Kontrollü bir şekilde giriyorsunuz. Kontrolsüz bir bölgenin içinden geçiyorsunuz. O alan içerisine girdiğiniz andan itibaren her türlü dışarıdan iletişim kesiliyor. Hiçbir komut alamıyor, iletişim kurulamıyor.” diye cevap verdi.

Kapsülden kendi çıkmak istemiş

Dünyaya ayak bastığında yaşadıklarına ilişkin Gezeravcı, “Kapsülün dışına çıkmak için normalde iki kişi eşlik ediyor. Diğer iki arkadaşımız onların eşliğinde alındıktan sonra sıra bana geldiğinde, ‘Müdahale etmeyin. kendim çıkmak istiyorum’ dedim. Önce biraz tereddüt ettiler. Rahat bir şekilde çıktığımı gördüler. Dışarıda iki doktorumuz karşıladı.” dedi.

Gezeravcı, astronotluğun zorlu taraflarının sorulmasına ise her mesleğin kolay veya zorlu yanları olduğunu söyledi.

Her meslek dalının biraz daha emek sarf edilmesi gereken yerleri olduğuna işaret eden Gezeravcı, “Niyet ettikten ve bir yola başvurduktan sonra herkes bu işi yapabilir. Hayallerimi bugüne kadar hep engellemiş olmam sebebiyle olmaması gereken en son kişi belki bendim. Yani hayallerime bile almamış bir insan olarak, devletimiz buna imkan verdi, bize yürüyecek bir yolu açtıktan sonra ben olduysam, şu anda bu yaşta sizin hayallerinizi engellemenize gerek yok. Dolayısıyla astronot olmak birçok zor meslek dalını icra eden başka insanlarımızın meslekleriyle eş değer zorluklara sahip. Fiziksel şartları farklı ama nihayetinde uzaydan gelen insanlar değil. Uzaya geçici, gidip dönen insanlar. İçinizden çıkmış insanlar.” diye konuştu.

En keyifli zamanı dünyayı izlemek olmuş

Gezeravcı, görevin en keyifli anlarının ne olduğu sorusuna, “Bize de verilen ödevler, oraya götürdüğünüz 13 tane deneyin tamamlanmasıydı. Çok şükür planlı takvim dahilinde ödevlerimizi, deneylerimizi tamamladık. Kalan zamanda Türkçe’de ‘kubbe’ anlamına gelen, içi de camlarla bezenmiş bütün dünyayı gözleyebildiğim, geceyle gündüzü her 90 dakikada rüya aleminde gibi izleyebildiğimiz bir ortam vardı. Orada geçirdiğimiz zaman dilimi de en keyifli zamandı.” karşılığını verdi.

ISS, 2-3 günde bir Türkiye’nin üzerinden geçmiş

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) dünyayı gözlemlediğindeki duygularının sorulmasına da Gezeravcı, “Yeryüzündeki gördüğünüzde büyülendiğiniz mekanlar oluyor. Bu mekanların tamamını bir arada olduğunu, hepsini aynı anda gördüğünüz anı düşünün. O anın cazibesi, mükemmel bir şey. ISS’nin üzerinden geçtiği bir noktada ülkemizin dünya haritasında bile yerini gördüğümde her zaman heyecanlanmışımdır. Arkadaşlardan ülkesinin üzerinden geçmediği için üzülenler vardı. Ülkemizin üzerinden her 2-3 gün içinde geçiş yaptık. İnsanın tüyleri diken diken oluyor. Kendi ülkesini, güzelliklerini aynı anda tek bir karede görebilmek müthiş bir tecrübeydi.” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-uzaydaki-yerimizi-adim-adim-aliyoruz/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Yeni bir Birleşmiş Milletler’e, yeni bir küresel barış mekanizmasına ihtiyacımız var” http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-yeni-bir-birlesmis-milletlere-yeni-bir-kuresel-baris-mekanizmasina-ihtiyacimiz-var/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-yeni-bir-birlesmis-milletlere-yeni-bir-kuresel-baris-mekanizmasina-ihtiyacimiz-var/#respond Sun, 21 Apr 2024 21:48:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6467 – TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Yeni bir Birleşmiş Milletler’e, yeni bir küresel barış mekanizmasına ihtiyacımız var”

BAKÜ – Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan’da düzenlenen Asya Parlamenter Asamblesi 14. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Yeni bir Birleşmiş Milletler’e, yeni bir küresel barış mekanizmasına ve dünyayı yeniden insanların eşitliği prensibi içerisinde barış çerçevesinde bir araya getirebilecek uluslararası bir anlayışa ihtiyacımız var” dedi.

APA 14. Genel Kurulu Azerbaycan Milli Meclisi ve Asya Parlamenter Asamblesi yeni Dönem Başkanı Sahibe Gafarova’nın ev sahipliğinde Bakü’de başladı. “Asya’da sürdürülebilir kalkınma için bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi” temasıyla düzenlenen genel kurula başta TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, APA Genel Sekreteri Mohammad Reza Majidi, Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova ve APA üyesi 40 ülkeden parlamento heyetleri katıldı.

“Asya yeniden yükselişe geçtiği bir dönemi yaşamaktadır”

APA 14. Genel Kurulu’nda yapılacak müzakerelerin Asya ülkeleri arasında dayanışma ve iş birliğini sağlayacak önemli sonuçlar ortaya çıkarmasını umduğunu belirten TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bildiğiniz gibi dünyanın fevkalade zor bir dönemden geçtiğine hep beraber şahit oluyoruz. Bu çerçevede tarihsel olarak Asya ülkelerinin arasında da Asya’da da önemli bir tarihi fırsat penceresi açılmıştır” ifadelerini kullandı.

Asya’nın yeniden yükselişe geçtiği bir dönemi yaşadığını kaydeden Kurtulmuş, “Bu çerçevede, Asya Parlamenter Asamblesi’nin yükselişe geçen Asya’da yeni fırsatların yakalanması, güven ve istikrar içerisinde iş birliklerinin ve ortak çalışma zemininin temin edilmesi bakımından fevkalade değerli bir platform olduğunun altını çizmek isterim. Bu çerçevede Türkiye olarak 2019 yılından itibaren gerçekleştirmeye devam ettiğimiz yeniden Asya yaklaşımımız dolayısıyla gelişmekte olan ve fevkalade büyük fırsatları ve riskleri aynı zamanda bünyesinde taşıyan yeni uluslararası ilişkiler zemininde Türkiye’nin Asya ile irtibatını, Asya ile ilişkisine fevkalade büyük önem atfetmekteyiz” dedi.

“Asya ülkelerinin dayanışmasını en yüksek noktalara kadar çıkaracağız”

Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova’nın başkanlığı döneminde APA’nın daha da yükseleceğine, ülkeler ve parlamenterler arasında iş birliğinin artacağına emin olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Hep birlikte kendisine destek olarak bu faaliyetlerin daha ileriye götürülmesi için yardımcı olacağız ve önümüzdeki dönemde Asya ülkelerinin iş birliği ve dayanışmasını en yüksek noktalara kadar çıkaracağız. Özellikle yaşadığımız dönemde bölgemiz başta olmak üzere Asya’nın da önemli birçok yerlerinde maalesef çatışma alanlarının var olduğu bu çatışma alanları üzerinden hem bölgesel çatışmaların hem de bunların üzerinden küresel rekabetleri ve düşmanlıkların fitilini ateşlenmesi müsait olduğu bir dönemdeyiz” şeklinde konuştu.

Bölgedeki ve dünyanın birçok yerindeki çatışmalara değinen Kurtulmuş, “Çatışma alanları eğer sorunlar çözülemez, karşılıklı rıza ve müzakereye bağlı olarak bu sorunların çözümü için adımlar atılamazsa, korkarım ki önümüzdeki dönem dünyada çok daha büyük türbülansların var olacağı yeni bir dönemi de işaret etmektedir” diye konuştu.

“Karadeniz’de tahıl koridoru ile Türkiye hayati bir rol oynamıştır”

Yakın coğrafyada yaşanan iki önemli çatışmanın altını çizen Kurtulmuş, “Bunlardan birisi Rusya ile Ukrayna arasındaki devam etmekte olan savaş. Şimdiye kadar on binlerce insanın öldüğü, şehirlerin yıkıldığı, köylerin, kasabaların yerle bir edildiği, büyük bir insani felaketin yaşandığı Rusya-Ukrayna krizi. Öyle görünüyor ki sadece Rusya ile Ukrayna arasında bir savaş değil, Rusya ile topyekun Batı arasında bir savaş olma niteliği taşımaktadır. Bu özellikleri ile eğer Rusya ve Ukrayna krizi çözüme kavuşturulamazsa bunun bir küresel çatışmanın da fitilini ateşleyecek aşikardır” ifadelerini kullandı.

Türkiye olarak başından itibaren Rusya-Ukrayna krizinde Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunduklarını vurgulayan Kurtulmuş, “Hem de bir an evvel her iki tarafın kabul edebileceği adil ve kalıcı bir barışın temin edilmesi için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirdik. Bu sorumlulukları yerine getirmeye de devam ediyoruz. Esir takasının gerçekleştirilmesi ve Karadeniz’de tahıl koridoru ile dünya gıda piyasalarında olağanüstü fiyat artışlarının önlenmesinde Türkiye hayati bir rol oynamıştır. Bu çerçevede Rusya Ukrayna savaşının ümit ederiz ki, temenni ederiz ki en kısa sürede kalıcı ve adil bir barış yoluyla çözülmesi insanlığın hayrınadır” dedi.

“Gazze’de devam eden insanlık suçu insanlık tarihinin en ağır imtihanlarından birisidir”

Beş aya yakın bir süredir Gazze’de büyük bir insanlık dramı yaşandığını ifade eden TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Esasında söylenildiği gibi mesele 7 Ekim’de başlamış değildir. 1948’den itibaren ve hatta 1967’den itibaren maalesef bu meselenin içten içe yandığı, içten içe büyütüldüğü bir süreç yaşanmıştır. Filistinliler köylerinden, kentlerinden uzaklaştırılmış, birçok yere işgalci Yahudiler yerleşimci olarak yerleştirilmiş, köyleri, kentleri yok edilen insanların bir kısmının da hayat ile irtibatı koparılmıştır” diye konuştu.

Gazze’de devam eden saldırıların insanlık tarihinin en ağır imtihanlarından birisi olduğunu söyleyen Kurtulmuş, “30 bini aşkın insan, bunların yüzde 75’inin kadın ve çocuk olduğunu bildiğimiz 30 bini aşkın insan, göz göre göre dünyanın gözü önünde katledilmiştir. Dahası Gazze Şeridi’ni tamamı ile kuşatan Netanyahu ve çetesi orayı kuşatmak ve kalmamış, canlı hareket eden ne varsa hepsini ateş edip yok ederek büyük bir insanlık suçunu işlemeye devam etmiş ve etmektedir” ifadelerini kullandı.

“Gazze’de yaşanan bu büyük insanlık suçunu önlemek mecburiyetindeyiz”

APA başta olmak üzere bütün uluslararası kuruluşların Gazze’deki insanlık dramına sessiz kalmamasını temenni ettiğini söyleyen Kurtulmuş, “Hükümetlerin bir kısmı Gazze’de işlenen soykırıma varan büyük katliama sessiz kalsa da dünya halkları sessiz kalmamış. Washington’dan Londra’ya, Paris’ten Brüksel’e kadar birçok başkentte milyonlarca insan sokağa dökülmüştür. Artık insanlar bu canavarın durdurulmasını, insanlık suçlarını bilerek, isteyerek işleyen bu mekanizmanın durdurulmasını talep etmektedir. Bunun için her türlü fırsatı ortaya koymak ve Gazze’de yaşanan bu büyük insanlık suçunu önlemek mecburiyetindeyiz. Ne yazık ki bunu önlemek için mücadele eden başta Birleşmiş Milletler’in mültecilere yardım kuruluşları başta olmak üzere birçok kuruluş da yine Netanyahu ve çetesini destekleyen ülkeler tarafından güçler tarafından engellenmiştir” şeklinde konuştu.

“Çok daha güçlü mücadele etmemiz lazım”

İsrail’in Başbakanı Netanyahu’nun Refah kapısına sıkıştırılan 1,5 milyona yakın Filistinlinin üzerlerine bombalar yağdırdığını belirten Kurtulmuş, “Dünyaya meydan okuyarak diyor ki, bunları oradan da silip atacağız. Böylece yeni bir insanlık suçunu işlemeye devam edeceğini dünyanın gözünün içine baka baka ifade ediyor. Buna karşı insanlığın ortak vicdanı harekete geçmiştir ama sonuç almak için çok daha güçlü mücadele etmemiz lazım. Bu Uluslararası Adalet Divanı’nda ki ara kararla birlikte ortaya çıkan durum yeni bir fırsattır ve ümit ederiz ki arkasından Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’ndeki yargılamanın başlamasıyla insanlık bu ayıptan hiç olmazsa bir miktar kurtulabilecektir” dedi.

“Bütün insanlığı eşit gören yeni bir anlayışı inşa etmek zorundayız”

Dünyadaki küresel sistemin hiçbir sorunu çözebilme yeteneğine sahip olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, “Dünyadaki uluslararası sistem sadece güçlünün sözünün geçtiği, zayıfın ise ezilmeye devam ettiği bir uluslararası yapıyı oluşturmaktadır. İşte önümüzdeki dönemde hep beraber çalışarak inşa etmemiz gereken yeni bir alan ise yeryüzünde barışı, adaleti, insanlığı, ülkelerin eşit egemenliğini ve halkların arasında hiçbir ayrımcılık gözetmeksizin hiçbir insani hiyerarşiyi göz önünde bulundurmaksızın bütün insanlığı eşit gören yeni bir anlayışı inşa etmek zorundayız. Açıkçası yeni bir Birleşmiş Milletler’e, yeni bir küresel barış mekanizmasına ve dünyayı yeniden insanların eşitliği prensibi içerisinde barış çerçevesinde bir araya getirebilecek uluslararası bir anlayışa ihtiyacımız vardır” diye konuştu.

Kurtulmuş konuşmasının ardından APA Dönem Başkanlığını Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova’ya devretti.

Kurtulmuş, yarın Aliyev ile görüşecek

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Azerbaycan temasları kapsamında yarın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından da kabul edilecek. Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov’la bir araya gelecek olan Kurtulmuş, TÜRKPA Genel Sekreterliğini ve Bakü’deki şehitlikleri de ziyaret ettikten sonra Azerbaycan’dan ayrılacak.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-yeni-bir-birlesmis-milletlere-yeni-bir-kuresel-baris-mekanizmasina-ihtiyacimiz-var/feed/ 0
27. Avrasya Ekonomi Zirvesi http://www.karadenizhabertv.com.tr/27-avrasya-ekonomi-zirvesi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/27-avrasya-ekonomi-zirvesi/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:15:34 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6267 Marmara Grubu Vakfı (MGV) tarafından İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin (İHKİB) desteğiyle düzenlenen 27. Avrasya Ekonomi Zirvesi, “Krizlerden İstikrara, Kapsayıcı Bir Dünya İnşa Etmek” ana temasıyla başladı.

Zirveye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, TBMM NATO Parlamenter Asamblesi (PA) Türk Delegasyonu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) Genel Sekreter Yardımcısı ve Büyükelçi Merve Safa Kavakcı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Genel Sekreteri Asaf Hajiyev, eski bakanlardan Ali Talip Özdemir ile çok sayıda yerli ve yabancı davetli katıldı.

Etkinlikte konuşan MGV Genel Başkanı Akkan Suver, dünyada küresel krizlerden geçildiğini, itilaflar ve savaşlar yaşandığını söyledi.

İklim krizi, su kıtlığı, atık yönetimi ile boğuşulduğunu belirten Suver, şunları kaydetti:

“Gezegenimizde çatışmanın nedenini oluşturan itilaflar, savaşlar ve küresel iklim değişikliği ile ekonomide durgunluktan dolayı korkunç bir fırtına yaşıyoruz. Daha insancıl bir dünya için uluslararası işbirliğini geliştirmeyi hedefleyen diplomatik dil ve diplomasi kayboldu. Devletlerarası farklı ilişkilerin geliştiği yeni bir dönemin başlangıcındayız. Arkalarında popülizm ve demagojinin bulunduğu bu ilişkiyi son derece tehlikeli bulduğumuzu belirtmek isterim.

Gene bu düzende tabandan yukarıya doğru işleyen toplumlar oluşturuyoruz. Tepeden aşağıya değil. Karşı karşıya olduğumuz yeni dünya düzeninde geleneksel kuruluşlar, siyasi partiler, gücü paylaşan kurumlar önemini günden güne kaybediyor. Sosyal ağlarla, sosyal medya ile bireysel fikir ve güçlü mesajlarla yönetilen sanal bir düzene gidiyoruz. Savaşlar sürse de krizler devam etse de ben inanıyorum ki yarın bir şekilde bir araya geleceğiz. Gelmemiz de gerekir, yarınları barış, karşılıklı saygı içinde yaşayabilmemiz için sürdürülebilir, eşitlikçi, geleceği inşa etmek zorundayız. Bunun içinde güveni tekrar inşa etmeliyiz.”

“Marmara ana yol ticari hatlarının kesiştiği bir nokta”

KEİPA Genel Sekreteri Asaf Hajiyev de Marmara’nın Asya ve Avrasya arasında köprü olduğunun altını çizdi.

Bölgenin aynı zamanda ana yol ticari hatlarının kesiştiği bir nokta olduğunu dile getiren Hajiyev, “Marmara doğudan batıya ve kuzeyden güneye bir kesişme noktasıdır. Aynı anda bölge enerji kaynakları açısından da zengindir. Avrupa ve dünya piyasalarına bir çok enerji hattı buradan geçmektedir ama bölgenin en büyük zenginliği coğrafik konumu değildir. Enerji kaynaklarından zenginliği de değildir. Bölgenin asıl zenginliği, temel zenginliği halkıdır.” diye konuştu.

Hajiyev, Marmara Bölgesi’nde değişik ülkelerden insanların, geleneklerin, kültürlerin ve dinlerin bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Yaradan bütün yaşayan şeyleri yaratmıştır. Aynı anda yaradan insanı da yaratmıştır. İnsanın temel görevi doğayı, hayvanları, ağaçları ve çiçekleri korumaktır ama günümüz dünyasında yok edenleri daha çok görüyoruz. Sadece doğayı değil, halkları da o yüzden bunu ciddi olarak ele almalıyız.”

KEİ Genel Sekreter Yardımcısı ve Büyükelçi Merve Safa Kavakcı da “Burada amaç üye devletlerimizle işbirliği ve birlikteliği sağlamak, bu sayede barışı sağlamak ve bölgemize refah sunmak.” dedi.

Kavakcı, devletlerarası bir organizasyon olarak bölgenin ihtiyaçlarına uyum sağlayarak bölgesel bağlamda çözüm sunmaya çalıştıklarını belirtti.

Zirvede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de mesajları okundu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/27-avrasya-ekonomi-zirvesi/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi tarafından düzenlenen Ege Kariyer Fuarı başladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskanligi-insan-kaynaklari-ofisi-tarafindan-duzenlenen-ege-kariyer-fuari-basladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskanligi-insan-kaynaklari-ofisi-tarafindan-duzenlenen-ege-kariyer-fuari-basladi/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:57:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6255 Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi koordinasyonunda düzenlenen Ege Kariyer Fuarı, Pamukkale Üniversitesi ev sahipliğinde başladı.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay, Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki fuarın açılışında, insanı kaynak olarak görmekten ziyade her bir insanı yetenek olarak gören bir zihniyeti temsil ettiklerini söyledi.

Düzenledikleri etkinliğin dünyada örnek gösterildiğini belirten Atay, şöyle konuştu:

“Bir şeyi ciddiyetle, samimiyetle, hiçbir ön yargıya fırsat vermeden bu ülkenin her bir bireyini, -en doğusundan en batısına- fırsat eşitliği çerçevesinde görüp o kapsayıcılıkta bir hizmet ürettiğiniz zaman sadece ülkemizde değil, dünyaya da örnek olabilecek başarılı çalışmaları yapmış oluyoruz. Bu ülkenin her bir bireyi yetenektir. Dünyanın her yerinde her türlü işi yapma hakkına, yetkisine, becerisine, yetkinliğine sahip bir nesil üretiyoruz, Allah’ın izniyle.”

İzmir’de, dünyanın pek çok ülkesinden katılım olabilecek bir fuar yapmayı planladıklarını dile getiren Atay, şöyle dedi:

“Bölgesel kariyer fuarlarımız devam edecek. Pek çok alanda nasıl ülkemizin gençleri temayüz ettiler, ön plana çıktılar, dünyada rekabete katıldılarsa sağlık alanında da çok büyük bir rekabetin içindeyiz. Sağlıkçılarımızın ne kadar nitelikli, mesleklerinde ne kadar başarılı ve idealist insanlar olduğunu bütün dünya artık görüyor. Bu bakımdan sağlığın da doğduğu bölge, belde olarak İzmir bölgesini, Uluslararası Sağlık ve Estetik Kariyer Fuarı yapmak üzere konumlandırdığımızı huzurlarınızda belirtmek istiyorum.”

“Büyük bir heyecan var”

Açılışın ardından TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, “Millet olma bilinci ve terörle mücadele” başlıklı bir konferans verdi.

Akar, konferans sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, etkinliğin önemli ve anlamlı olduğunu söyledi.

Birçok ilde yapılan ve başarılı sonuçlar alınan etkinliğin mutlaka devam etmesi gerektiğini belirten Akar, şunları kaydetti:

“Bu panellerde arkadaşlarımız fikirlerini ortaya koyuyorlar, sorularını soruyorlar. Gördüğünüz gibi büyük bir heyecan var, yüksek bir moral, yüksek bir motivasyon, istek var. İnsanımızın ne kadar dinamik olduğunu, ne kadar güçlü olduğunu, insan potansiyelimizin ne kadar zengin olduğunu burada görmüş bulunuyoruz. Biz büyük ve güçlü Türkiye’nin, 2500 yıllık büyük Türk Hakanlığı’nın mensuplarıyız. Dolayısıyla kişilikli ve kimlikli politikalarla Sayın Cumhurbaşkanı’mızın yaptığı çalışmalar, büyük ve Türkiye için büyük bir azimle devam ediyor. Gençlerimizin de kişilik ve kimlikleriyle bu konuda yer almalarını ve hiçbir şekilde eğilmeden, bükülmeden, güçlü bir şekilde çalışmalarını sürdürmeleri ve ülkemize, milletimize ve kendilerine, ailelerine katkı sağlamaya devam etmelerini istiyoruz.”

Açılışa, Vali Ömer Faruk Coşkun, Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan ile öğrenciler katıldı.

200 firmanın katılım gösterdiği fuarda, Anadolu Ajansı (AA) da stant açan kurumlar arasında yer aldı. AA yayınlarının tanıtıldığı stantta, ziyaretçilere staj ve kariyer programlarına ilişkin bilgi veriliyor.

Fuar, yarın sona erecek.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskanligi-insan-kaynaklari-ofisi-tarafindan-duzenlenen-ege-kariyer-fuari-basladi/feed/ 0
HAK-İŞ Kudüs’e Destek Komitesi Başkanı Tanrıverdi: “Bir kıvılcım, üçüncü dünya savaşını patlatır” http://www.karadenizhabertv.com.tr/hak-is-kuduse-destek-komitesi-baskani-tanriverdi-bir-kivilcim-ucuncu-dunya-savasini-patlatir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/hak-is-kuduse-destek-komitesi-baskani-tanriverdi-bir-kivilcim-ucuncu-dunya-savasini-patlatir/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:06:25 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5883 HAK-İŞ Filistin ve Kudüs’e Destek Sendikal Dayanışma Komitesi Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, 23 Şubat Cuma günü düzenlenecek “Filistin’e özgürlük için Manisa’da buluşuyoruz” etkinliği öncesi gerçekleştirilen basın toplantısında “Oradaki barış dünyanın barışıdır. Yoksa gerginlik devam etti, çatışma uzun sürdü işte o zaman dünya sürekli diken üstündedir. ve bir kıvılcım, üçüncü dünya savaşını patlatır” dedi.

Manisa’da HAK-İŞ öncülüğünde sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de desteğiyle 23 Şubat Cuma günü düzenlenecek “Filistin’e özgürlük için Manisa’da buluşuyoruz” etkinliği ile ilgili basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda sivil toplum kuruluşlarından Cuma günü gerçekleştirilecek etkinliğe destek verilmesi ve vatandaşları etkinlik hakkında bilgilendirilmesi talep edildi.

Toplantıda konuşan HAK-İŞ Filistin ve Kudüs’e Destek Sendikal Dayanışma Komitesi Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, Filistin’de soykırım yapıldığına dikkat çekerek “Ben insanım diyen herkes insanlık duyarlılığı olan bütün herkes Filistin davasını sıcak bakmak sorunlu bakmak hassasiyetle yaklaşmak zorundadır. Çünkü çağımızda bir soykırımla karşı karşıyayız. Çoluk çocuk demeden, kadın, erkek demeden, kilit insanlar katledilmekte. Sağlık binaları, eğitim bin Konutlar, işletmeler, iş yerleri bombalanmaktadır. Şu an benim kendi bilgilerim kendilerinden aldığımız bilgilerdir. Bu bilgiler doğrultusunda hala yer altında 20 bine yakın direnişçi hazır bulunmaktadır. Onun içindir ki İsrail tankıyla, topuyla, fosfor bombasıyla, bilmem şu bombasıyla, bu silahıyla bütün son model silahlarıyla aradan dört buçuk ay geçiyor çok şükür sonuca gidemiyor. Karşımızdakinin tankı yok, tüfeği yok. Sadece direniş yapabileceği birkaç parça malzeme” dedi.

“Bir kıvılcım, üçüncü dünya savaşını patlatır”

Bölgede barışın bir an önce tesis edilmesinin dünya gündemi açısından da önemli olduğunu belirten Tanrıverdi, “Global bir dünyada yaşıyoruz. Uluslararası ilişkiler var, kurallar var, kavramlar var, bağlantılar var. Dolayısıyla hiçbir ülke kendi bağımsız bir ülke değil. Bu anlamda bu anlamda Türkiye gerçekten devlet olarak üzerine düşen bütün görevi getirmekti. ‘İnsani boyutuyla, maddi boyutuyla, diplomatik boyutuyla her boyutuyla dünyada görevini ifa eden tek devlet Türkiye’ dediğimiz zaman bir doğruyu ifade etmiş oluruz. Cumhurbaşkanımızın hassasiyetini biliyoruz. Gece gündüz uykusunu sırf bu nedenle kaçırdığını biliyoruz. ve bir an önce oranın barışa hem bölge için barışı hem dünya için barışa huzura ve olması için gayretlerini biliyoruz. Ülkeler arası görüşmelerini biliyoruz. En son Mısır’daki zirveyi biliyoruz. Sadece Filistin’de Gazze meselesi çözülsün diye orada bu görüşmelerini yaptı. Hala görüşmeler devam ediyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı dün ilk ziyaretini Ankara’ya yaptı. ve Ankara’da ikili ilişkilerden ziyade konu gene Gazze, Filistin konusu. Oradaki barış dünyanın barışıdır. Yoksa gerginlik devam etti, çatışma uzun sürdü işte o zaman dünya sürekli diken üstündedir. ve bir kıvılcım, üçüncü dünya savaşını patlatır. O açıdan bu konuda Cumhurbaşkanımız, devlet kademelerimiz, diplomasimiz üzerine düşen görevi yapıyor” dedi.

Filistin’e destek amacıyla düzenlenen toplantı ve gösterilerin bölge halkına umut ve moral olduğunun altını çizen Tanrıverdi, “Türkiye; AFAD aracılığıyla, Kızılay aracılığıyla gerekli belki tam ihtiyaçlarını karşılayabilen değil ama zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilecek sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak imkanlarını göndermektedir. ve bu anlamda özellikle Filistin Gazze’den gelen önceki Sağlık Bakanı olan kardeşimizi geçen hafta Ankara’da dinlediğinde bu soruyu ben kendisine yönelttim. ‘Bizim yürüyüşlerimizin, bizim salon toplantılarımızın size bir katkısı, size bir faydası oluyor mu?’ Adamcağızın söylediği söz şu. Dedi ki ‘Hüseyin Bey siz burada ve dünyanın değişik yerlerinde net verdiğiniz zaman, bir eylem ortaya koyduğunuz zaman bize büyük bir moral oluyor. Büyük bir heyecan oluyorsunuz. Aman ne olur Bunları eksik etmeyin’ diyor. ve bu nedenle de işte Filistin’le ilgili bir sivil toplum platformu oluşturuldu. Bu platform işte sizlerin genel merkezler seviyesindeki kurumlarımız aracılığıyla aşağıdaki şubeleri marifetiyle tüm Türkiye’de hala bu eylemlerimizi sürdürme kararını aldı ve bu karar çerçevesinde 81 vilayetin her bir şehrinde sürekli dinamik bir şekilde hareket devam ediyor. İşte 23 Şubat 2024, saat 17.00’de Manisa Yunus Emre Belediyesi salonunda Manisa’nın buluşması da bu ama. Onun içindir ki buradan sesimiz çok yüksek çıkmalı. Onun içindir ki burada her bir hemşehrimize vatandaşımıza, davetiyemize ulaştırmalıyız. ve o salon evet dolsun. Dışarı meydan da doğsun. Çarşının içinde insanlar bir sel olsun. Sokaklara nasıl olsa dolar maksadıyla değil, ben görevimi nasıl ifa ederim? İfa etmek zorundayım anlayışıyla arkadaşlarımız oraya geldiğinde safını belli etmiş olacak. ve desteğini ortaya olacak. Filistinli kardeşlerimize moral vermiş olacak. Bu noktada hakkın hakim olması için mücadele edecek. İnsanlık ölmediğini ortaya koyacak. ve orada şu kış kıyamet günü ilaçsız, aşsız, susuz, imkansız yaşayan insanların ölümüne göz yummayacak soykırıma göz yummayacak” diye konuştu.

Toplantıya HAK-İŞ Kudüs Komitesi Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Hamdi Abdullah Koçoğlu, HAK-İŞ/Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Vekili Halil Özdemir, Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Remzi Karataş ve HAK-İŞ Manisa İl Başkanı Okan Polat başta olmak üzere Filistin’e Destek Platformu ve Manisa Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri katıldı. – MANİSA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/hak-is-kuduse-destek-komitesi-baskani-tanriverdi-bir-kivilcim-ucuncu-dunya-savasini-patlatir/feed/ 0
Erdoğan ve Aliyev, Azerbaycan-Ermenistan arasında kalıcı barış anlaşmasının önemini vurguladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-ve-aliyev-azerbaycan-ermenistan-arasinda-kalici-baris-anlasmasinin-onemini-vurguladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-ve-aliyev-azerbaycan-ermenistan-arasinda-kalici-baris-anlasmasinin-onemini-vurguladi/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:21:41 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5662

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yaptığı ortak açıklamada, “Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış anlaşmasının imzalanmasının bölgemiz ve dünyada barış, huzur ve istikrar için yeni bir umut kaynağı olacağı şüphesizdir. Bu süreçte Azerbaycan ile birlikte omuz omuza hareket ediyoruz. Karabağ’da işgalin sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barış için tarihi bir fırsat penceresi açıldı. Bu fırsat penceresinin kapanmaması çok önemlidir. Ermenistan’ın uzun vadeli düşünerek stratejik bir perspektif ile bu süreci değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Üçüncü tarafları da süreci zehirlemek yerine yapıcı katkıda bulunmaya davet ediyoruz” dedi. Aliyev de “Bu siyasi ve manevi destek bize yeterli oldu. Azerbaycan halkı bu kardeşlik desteğini hiç unutmayacak” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bugün Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya geldi. Aliyev, 7 Şubat’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yaptı. Görüşmenin ardından iki lider ortak basın toplantısı yaptı.

Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“İlham kardeşimin cumhurbaşkanı seçilmesinin hemen ardından ilk resmi yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yapmasından büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Bildiğiniz üzere 7 Şubat’ta gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk defa Azerbaycan’ın egemen topraklarının tümünde düzenlenmiş olması nedeniyle tarihi bir öneme sahiptir. Seçim sonuçlarının Türkiye-Azerbaycan münasebetleri ve kardeş Azerbaycan halkı için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

“AZERBAYCAN’A DESTEĞİMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Azerbaycan seçim sürecinde maalesef bazı haksız uygulamalara maruz kaldı. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde Azerbaycan heyetinin bu sene düzenlenecek toplantılara katılımının engellenmesi yönünde alınan karar karşısında tepkimizi güçlü şekilde gösterdik. Bu meclisin çatışma değil, parlamenter demokrasiyi güçlendirecek bir diyalog platformu olması gerektiğini vurgulamaya devam edeceğiz. Alınan karar geçersiz kılınana kadar Azerbaycan’a desteğimizi ve bu doğrultudaki girişimlerimizi sürdüreceğiz.

“15 MİLYAR DOLARLIK HEDEFİMİZE ULAŞMAK İÇİN GAYRETLERİMİZİ ARTIRACAĞIZ”

Aziz kardeşim ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde ikili ilişkilerimizin tüm yönlerini gözden geçirdik, bölgesel ve uluslararası konuları değerlendirdik. Azerbaycan ile işbirliğimizin Umum Milli Lider merhum Haydar Aliyev’in işaret ettiği ‘tek millet, iki devlet’ temelinde ilerlediğini görüyoruz. Toplam ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene ilk defa 7,5 milyar dolar seviyesini yakaladı. 15 milyar dolarlık hedefimize ulaşmak için gayretlerimizi artırma kararlılığındayız.

“TANAP’IN KAPASİTESİNİN ARTIRILMASI VE HAZAR DOĞAL GAZININ TÜRKİYE’YE VE AVRUPA’YA AKTARILMASI BU KULVARDAKİ ÖNCELİKLERİMİZ ARASINDADIR”

Kritik meydan okumaların yaşandığı bir dönemde ülkelerimizin ulaştırma ve enerji alanlarındaki potansiyelini geliştirmek gerektiği aşikardır. Bakü-Tiflis- Kars demir yolu hattı esasen bunun en somut örnekleri arasında yer alıyor. Bu hattan en yüksek verimi alabilmemiz için yenileme çalışmalarının ivedilikle tamamlanması lazım. Eylül ayında Türk kapısı Nahçıvan’ı ziyaretim sırasında Sayın Aliyev ile birlikte Kars-Nahçıvan demir yolu projesine ilişkin niyet protokolünü bu anlayışla imzaladık. TANAP’ın kapasitesinin artırılması ve Hazar doğal gazının Türkiye’ye ve Avrupa’ya aktarılması bu kulvardaki önceliklerimiz arasındadır. Nahçıvan ziyaretim sırasında temelini attığımız Iğdır-Nahçıvan doğal gaz boru hattı projesi ile enerji işbirliğimize yeni bir boyut kazandırdığımızı da hatırlatmak isterim.

“AZERBAYCAN İLE ERMENİSTAN ARASINDA KALICI BARIŞ ANLAŞMASININ İMZALANMASININ BÖLGEMİZ VE DÜNYADA BARIŞ, HUZUR VE İSTİKRAR İÇİN YENİ BİR UMUT KAYNAĞI OLACAĞI ŞÜPHESİZDİR”

Görüşmelerimiz sırasında Güney Kafkasya’nın barış ve istikrarına dair atılan adımları da ele aldık. Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış anlaşmasının imzalanmasının bölgemiz ve dünyada barış, huzur ve istikrar için yeni bir umut kaynağı olacağı şüphesizdir. Bu süreçte Azerbaycan ile birlikte omuz omuza hareket ediyoruz. Karabağ’da işgalin sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barış için tarihi bir fırsat penceresi açıldı. Bu fırsat penceresinin kapanmaması çok önemlidir. Ermenistan’ın uzun vadeli düşünerek stratejik bir perspektif ile bu süreci değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Üçüncü tarafları da süreci zehirlemek yerine yapıcı katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde iki ülke sınırında meydana gelen eylemlerin tekrar yaşanmamasını ümit ettiğimizi de belirtmek istiyorum. Yaralanan Azerbaycan ordusu mensubu kardeşimize acil şifalar diliyorum.

“İSRAİL’İN GAZZE’DE BÜTÜN İNSANLIK DEĞERLERİNİ VE ULUSLARARASI HUKUKU AYAKLAR ALTINA ALAN KATLİAMLARINI VE BÖLGEMİZİ İLGİLENDİREN DİĞER İHTİLAFLARI DA DEĞERLENDİRDİK”

Görüşmelerimizde İsrail’in Gazze’de bütün insanlık değerlerini ve uluslararası hukuku ayaklar altına alan katliamlarını ve bölgemizi ilgilendiren diğer ihtilafları da değerlendirdik. Aile meclisimiz Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki birliğimizin daha da kurumsallaşması ve güçlenmesi için çalışmaya devam ediyoruz. Teşkilatımızın olağanüstü zirvesinin Türk dünyasının kültür başkentlerinden Şuşa’da temmuz ayında düzenlenecek olmasından özellikle memnuniyet duyduğumu belirtmek istiyorum. Önümüzdeki süreçte can Azerbaycan ile kardeşlik hukukumuz ve Şuşa Beyannamesi’nde ortaya koyduğumuz ruhla yol yürümeyi sürdüreceğiz.

Aziz kardeşimin şahsında tüm Azerbaycan halkına 6 Şubat depremlerinde milletimiz ile sergiledikleri dayanışma için teşekkür ediyorum. Diğer yardımlarının yanı sıra Azerbaycan, Kahramanmaraş’ta 320 dönümlük arazide 1000 konut ve 799 iş yeri inşa etmektedir. Önceki hafta Maraş’a yaptığımız ziyarette Azerbaycan Bulvarı’nda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldık.”

İlham Aliyev ise şöyle konuştu:

“Türkiye ve Azerbaycan birliği sadece bölge için değil Avrasya için önemli etkendir. Türkiye bugün dünya çapında söz sahibidir. Türkiye, bölgemizde barışın, istikrarın ve işbirliğinin garantörüdür. Türkiye’nin güçlü sanayi potansiyeli, iktisadı her bir Türk dünyasına mensup olan insanı sevindirir.

“AZERBAYCAN YALNIZ DEĞİL, TÜRKİYE AZERBAYCAN’IN YANINDADIR”

Azerbaycan yalnız değil, Türkiye Azerbaycan’ın yanındadır. Bu siyasi ve manevi destek bize yeterli oldu. Azerbaycan halkı bu kardeşlik desteğini hiç unutmayacak. 2. Karabağ Savaşı’ndan sonra bize gösterilen destek, bu ilişkileri yeni, yüksek zirveye taşıdı. Türk dünyasının birleşmesi, ortak kültürlere sahip halkların bir arada olması, her bir Türk Devletleri Teşkilatı üyesinin gücüne güç katacak. Şuşa’da yapılacak zirvede KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır. Bu, Türk halklarının birliğine ivme kazandıracaktır.”

]]> http://www.karadenizhabertv.com.tr/erdogan-ve-aliyev-azerbaycan-ermenistan-arasinda-kalici-baris-anlasmasinin-onemini-vurguladi/feed/ 0 Dünya Etnospor Konfederasyonu, uluslararası geleneksel spor organizasyonlarında otorite olmayı hedefliyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-etnospor-konfederasyonu-uluslararasi-geleneksel-spor-organizasyonlarinda-otorite-olmayi-hedefliyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-etnospor-konfederasyonu-uluslararasi-geleneksel-spor-organizasyonlarinda-otorite-olmayi-hedefliyor/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:15:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5429 Dünya Etno spor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, “Uluslararası geleneksel Etnospor organizasyonlarında kullanılacak ortak kural setlerinin belirlenmesinde Dünya Etnospor Konfederasyonunun bir otorite konumuna gelmesiyle ilgili bir niyet belgesi imzaladık.” dedi.

Antalya’da Belek Turizm Merkezi’ndeki Calista Luxury Resort Hotel’de yapılan 6. Etnospor Forumu son gün oturumlarının ardından sona erdi.

Erdoğan, kapanış programının ardından foruma ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Geçen yıl Kahramanmaraş merkezli depremler dolayısıyla forumun iptal edildiğini hatırlatan Erdoğan, “6 Şubat’ta çok büyük bir deprem yaşadık. Hem forum için hem de her baharda yaptığımız festival için ayırdığımız bütçeleri deprem bölgesinde yapacağımız faaliyetlere sarf ettik. Hatay’da ve Kahramanmaraş’ta Kazak, Kırgız, Özbek ve Azerbaycan’dan birçok kardeşlerimizin de katkılarıyla dayanışma obaları kurduk. Buralarda aileleri konaklattık. Hala kısmen Kahramanmaraş’ta yaklaşık 200 ailenin konakladığı bir obamız var. Buralarda hem bir gelenekle bağlantı yaşatmış, ama aynı zamanda bu kıl çadırlarda bugünün şartlarında dahi yaşamanın mümkün olduğunu göstermiş olduk. Konteynerlerden daha konforlu olduğunu söyleyen birçok aile ile karşılaştık” diye konuştu.

Erdoğan, barındırma desteğinin yanında özellikle çocuklara yönelik geleneksel spor ve oyun faaliyetleri yürüttüklerini, forumun yerine yaptıkları çalışmaların oldukça kıymetli olduğunu söyledi.

“Geleneksel sporlarda renkliliğin kaybolmasını istemiyoruz”

Bu yıl forumun yaklaşık 60 ülkeden katılımcılarla gerçekleştirildiğini anlatan Erdoğan, forumda uluslararası geleneksel Etnospor organizasyonları için de önemli adımlar atıldığını dile getirdi.

Erdoğan, 60 federasyonla bir mutabakat imzaladıklarını belirterek, “Uluslararası geleneksel Etnospor organizasyonlarında kullanılacak ortak kural setlerinin belirlenmesinde Dünya Etnospor Konfederasyonunun bir otorite konumuna gelmesiyle ilgili bir niyet belgesi imzaladık. Geleneksel sporlarda renkliliğin kaybolmasını istemiyoruz. Sporların birbirine benzeştirilmesini tercih etmiyoruz. Oradaki zenginliğin korunmasını istiyoruz. Bunu yaparken federasyonları bir araya getirip kural anlaşmazlıkları gideren bir mekanizmayı ortaya çıkarmak istiyoruz. Bugüne kadar bazı spor dallarında çalışmalarımız olmuştu. Bundan sonra hem Dünya Göçebe Oyunları gibi büyük organizasyonlar, hem de bölgesel organizasyonlar için artık konfederasyonun onayladığı kural setinin kullanılabileceğini göreceğiz. Önümüzdeki dönemde hakem, antrenör eğitimleri, bunların lisanslanması ve akreditasyonla ilgili de çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“10 binlerce çocuğumuza at bindirdik”

Forumda katılımcı bakanlarla eğitimde geleneksel sporların yer almasıyla ilgili görüş alışverişleri yapıldığını aktaran Erdoğan, geleneksel sporun kültürün önemli bir taşıyıcısı ve unsuru olduğunu ve genç yaşlarda çocukların hayatına girmesi gerektiğini savunduklarını dile getirdi.

Erdoğan, okullarda yürütülecek çalışmaları oldukça önemsediklerinin altını çizerek, “Bu nedenle bir şekilde okullarda geleneksel spor ve oyunlara bir pencere açılması, beden eğitimi derslerinde ya da diğer derslerde bunlarla ilgili gündemlerin olmasını savunuyoruz. Katılımcılarla da bunun yollarını ve bugüne kadar yapılanları da konuştuk, paylaştık. Dünya Etnospor Konfederasyonu olarak Türkiye’deki çalışmalarımızda okul etkinliklerini bugüne kadar önemsedik. Her yıl 100’ün üzerinde ortaokul düzeyinde okulu ziyaret ederek 10 binlerce çocuğumuza at bindirdik, ok attırdık, mangala oynattık. Bunlarla ilgili çalışmalarımıza devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, gelecek yıl forumun Türkiye dışında bir üye ülkede gerçekleştirileceğini sözlerine ekledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-etnospor-konfederasyonu-uluslararasi-geleneksel-spor-organizasyonlarinda-otorite-olmayi-hedefliyor/feed/ 0
Türk Dizileri Dünya Genelinde 750 Milyon Kişiye Ulaşıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-dizileri-dunya-genelinde-750-milyon-kisiye-ulasiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-dizileri-dunya-genelinde-750-milyon-kisiye-ulasiyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:21:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5388 Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Türkiye’de üretilen dizilerin Amerika’dan Rusya’ya, Uzak Doğu’dan Latin Amerika’ya kadar dünya genelinde 170’ten fazla ülkede yayımlandığını ve yaklaşık 750 milyon kişiye ulaştığını söyledi.

Almanya’nın başkenti Berlin’de devam eden 74. Uluslararası Berlin Film Festivali (Berlinale) kapsamında temaslarda bulunan ve Türkiye standının da bulunduğu Avrupa Film Pazarı’nı (EFM) ziyaret eden Mumcu, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Mumcu, Berlinale’nin ve Avrupa Film Pazarı’nın dünyanın en önemli sinema etkinliklerinden biri olduğunu belirtti.

“Bakanlığımız destekli sinema filmleri ülkemizin tanıtımına katkı sağlıyor”

Tüm dünyanın takip ettiği ve binlerce sektör temsilcisinin bir araya geldiği bu organizasyonda yer almanın ve Türk sinemasını ve Türkiye’yi burada başarıyla temsil etmenin önemini vurgulayan Mumcu, şöyle konuştu:

“Daha önce Berlinale’de büyük ödül olan Altın Ayı dahil birçok ödül kazanmıştık. Bakanlığımız destekli sinema filmleri Berlin, Cannes, Venedik, Toronto, Tokyo gibi dünyanın en önemli uluslararası film festivallerinde yer alarak Türk sinemasının ve ülkemizin tanıtımına katkı sağlıyor. Biz de bunu çok önemsiyoruz ve hem film üretiminin hem de uluslararası temsiliyetin artırılması için desteklerimizi sürdürüyoruz.”

Mumcu, festival kapsamında açılan Türkiye standında Türk filmlerini yabancı sektör temsilcilerinin beğenisine sunduklarını aktararak, “Sinemacılarımızın ortak yapım ve diğer işbirliği görüşmelerine ev sahipliği yapıyoruz. Bu görüşmeler yeni ortak yapımların ve işbirliği olanaklarının geliştirilmesi için çok önemli. Ayrıca burada filmlerimizin yurt dışı satışı geçekleşiyor ve bu da bizim için çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Türk dizilerinin dünyanın dört tarafında izlendiğine işaret eden Mumcu, “Dizilerimiz bugün Amerika’dan Rusya’ya, Uzak Doğu’dan Latin Amerika’ya kadar dünya genelinde 170’ten fazla ülkede yayımlanıyor ve yaklaşık 750 milyon kişiye ulaşıyor. Türk dizi-film sektörü ihracatta dünyada ilk 5 ülke arasında yer alıyor. Türk dizileri satıldığı bölgelerde Türkiye’nin, Türk kültürünün tanıtılması anlamında büyük bir etkiye sahip.” değerlendirmesinde bulundu.

“2025 yılında İstanbul’da bir “Dizi ve TV içerik Fuarı” düzenleyeceğiz”

Dizilerin Türkiye’nin dünya nezdindeki bilinirliğine de önemli katkı sağladığını belirten Mumcu, “Dolayısıyla biz de etkisi böylesine büyük olan dizi sektörümüz ile işbirliğinde önemli çalışmaları hayata geçiriyoruz. Dünyanın en önemli dizi ve içerik fuarları arasında yer alan MIPCOM, MIPTV, ATF Singapur, Content Amerika ve Dubai Dizi ve İçerik Fuarı gibi etkinliklerde ülke standı açılmasına destek veriyoruz ve dizilerimizi tüm dünyaya sunuyoruz.” dedi.

Mumcu, bunun yanında dizi içeriği alanında dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olan Türkiye’de bu konuda bir fuar yapılması gerektiği düşüncesiyle çalışmalara başladıkları bilgisini paylaşarak, “İnşallah 2025 yılında İstanbul’da bir Dizi ve TV içerik Fuarı düzenleyeceğiz. Bu organizasyonun alanındaki en önemli etkinliklerden birisi olacağını düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

“Geçen yıla göre yüzde 30 artışla 40 milyon izleyiciyi aşacağımızı öngörüyoruz”

Sinema salonlarının salgın sürecinde uzun süre kapılarını kapatmak zorunda kaldığını ve tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de izleyici sayısında büyük düşüş yaşandığını anımsatan Mumcu, “Bu süreçte salonlarımızın faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla sinema salonlarına 32 milyon TL destek sağladık. Bunun yanında yüzde 10 oranındaki ‘Eğlence Vergisini’ Hazine ve Maliye Bakanlığımız işbirliğinde yüzde 0’a indirdik ve bu sayede 2023 yılında sektöre 278 milyon TL destek sağlamış olduk.” dedi.

Mumcu, bunun yanında sinema izleyici sayısının artırılması amacıyla bir mevzuat değişikliğine gittiklerine ve iki yeni indirimli bilet türü ihdas ettiklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Bu sayede özel kurumların indirimli bilet almasının önünü açtık. Bu düzenlemenin 2024 yılı izleyici sayısına önemli katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. Sinema sektörümüz bu yıla çok iyi başladı. İzleyici sayısı, Şubat 2024 tarihi itibarıyla geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 34 artış gösterdi. 2024 yılında önceki yıla göre yüzde 30 artışla 40 milyon izleyiciyi aşacağımızı öngörüyoruz. İnşallah sektörümüzle birlikte güzel bir yıl geçireceğiz.”

“Önümüzdeki dönemde çok sayıda yapımı Türkiye’de ağırlayacağız”

Bakan Yardımcısı Mumcu, Berlinale kapsamında yabancı film yapımlarının Türkiye’de çekilmesi ile ilgili çalışmalara da değinerek, Türkiye’nin zengin tarihi ve doğal güzellikleriyle baştan başa doğal plato özelliğine sahip olduğunu vurguladı.

Mumcu, şunları kaydetti:

“300’e varan güneşli gün sayısı, çeşitli çekim mekanları, rekabetçi fiyat avantajı, gelişmiş teknik altyapısı, tecrübeli ve nitelikli işgücü ve teşvik sistemiyle film yapımcılarına çok önemli avantajlar sunuyor. Biz de bu avantajların yanında ülkemizin rekabet gücünü artırmak amacıyla ülkemizde film çekecek olan yabancı film yapımcılarının Türkiye’de harcadıkları tutarın yüzde 30’una kadarını iade alabileceği ‘Yabancı Film Yapım Desteği’ni hayata geçirdik.”

Guy Ritchie, Jason Statham, Hugh Grant, Josh Hartnett, Henry Cavill, Salman Khan gibi dünya starlarının yer aldığı çok önemli yapımların Türkiye’de çekildiğine dikkati çeken Mumcu, “Çok sayıda Hollywood filmi çekimlerini ülkemizde geçekleştirmek istiyor. İnşallah önümüzdeki dönemde çok sayıda yapımı Türkiye’de ağırlayacağız.” diye konuştu.

Öte yandan, Mumcu, festival kapsamında düzenlenen ve uluslararası film ve medya endüstrilerinden yaklaşık 10 bin temsilcinin bir araya geldiği EFM direktörü Dennis Ruh ile uluslararası alandaki işbirliği olanakları ve gelecek dönemde gerçekleştirecekleri çalışmalar hakkında istişarelerde bulundu.

Bu arada, Mumcu, temasları sırasında ceketine taktığı Filistin bayrağı renklerinden oluşan mendille bu konudaki duyarlılığını da ortaya koydu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turk-dizileri-dunya-genelinde-750-milyon-kisiye-ulasiyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “17. büyük ekonomi olduk, satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomi konumundayız” http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-17-buyuk-ekonomi-olduk-satin-alma-gucu-paritesine-gore-ise-11-buyuk-ekonomi-konumundayiz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-17-buyuk-ekonomi-olduk-satin-alma-gucu-paritesine-gore-ise-11-buyuk-ekonomi-konumundayiz/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:09:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5268 Mersin’de konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “IMF’nin tahminlerine göre 17. büyük ekonomi olduk. Satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomi konumundayız. Daha da iyi noktaları inşallah kamuyla özel sektörde hep birlikte yürüyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘Mersin İş Dünyası Buluşması’ programında iş insanlarıyla bir araya geldi. Öncelikle bir küresel ekonomi, makro politikalarla ilgili kısa bir değerlendirme yapacağını belirterek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Daha sonra Mersin’le ilgili, Mersin ekonomisi, yatırımlarıyla ilgili değerlendirmelerim olacak. Gerek makro politikalarımızın oluşturulmasında ve kurgulanması gerekse her gün görevimize ilişkin yaptığımız çalışmalarda ilgili taraflarla bir araya gelmeye istişare etmeye büyük önem veriyoruz. On ikinci planımızda hazırlarken orta vadeli programımızı hazırlarken neredeyse tüm toplumsal kesimlerle katılımcı toplantılar icra ettik ve oradaki fikirler bize gerçekten çok önemli katkılar sunduk. Ortak akılla istişareyle, politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz. Hem planlamaya hem uygulamaya devam edeceğiz. Bunu özellikle belirtmek istiyorum. Küresel ekonomiye baktığımızda maalesef çok olumlu bir dönemden geçmiyoruz. Salgın sonrası dönem hala devam ediyor. Bir takım etkileriyle devam ediyor. Diğer taraftan jeopolitik maalesef birtakım gerginlikler, hadiseler, ekonomiyi de, dünya ekonomisini de etkiliyor. Ukrayna savaşından Orta Doğu’daki yaşanan gelişmelere varıncaya kadar. Bunların büyüme üzerinde, ekonomik aktivite üzerinde de etkileri var. Son 20 yıllık tarihsel ortalamalara baktığımızda dünya ekonomisi son 20 yılda ortalama 3,6 yıllık ortalama üç nokta altı bir büyüme kaydetti. Ancak geçen yıl itibariyle 3 civarına düştü. Önümüzdeki yıllarda da işte 3.1, 3.2 gibi beklentiler var. Dolayısıyla dünya ekonomisinin tarihi ortalamalarının altında bir büyüme seyri içinde olduğunu görmemiz lazım. Bu dünya ticaretini de etkiliyor. Geçmişte dünya ticareti genelde büyümeden daha fazla olurdu. Ancak gerek ekonomik büyümedeki bu ivme kaybı gerekse diğer birtakım faktörler, dünyada artan rekabet, özellikle batıyla uzak doğu arasındaki rekabet, bir takım siyasi gelişmelerle, korumacılığın daha bir arttığını, bölgesel ittifakların biraz daha ön plana çıktığını ve ticaretin eskisi kadar büyüme kaydetmediğini de görmemiz gerekiyor. Bu bu şartlar içindeyiz” şekline konuştu.

“Orta vadeli programdaki hedefimizi rahatlıkla yakalayabileceğimizi düşünüyoruz”

Konuşmasında devam eden Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim açımızdan en önemli hususlardan özellikle ihracatçı illerimiz açısından ihraç pazarlarımızdaki gelişmeler, büyümeler. Bu açıdan da baktığımızda geçen yıl Avrupa bizim tabii en önemli ihraç pazarımız. Avrupa’daki büyüme, dünya büyümesinin de oldukça altında. İşte yüzde 1’ler civarında, bazı ülkelerde sıfır büyüme, eksi büyüme gibi rakamlarla karşılaştık. Önümüzdeki dönemde de ihraç pazarlarımızdaki büyümenin yüzde iki, iki buçuk civarında olmasını bekliyoruz. Geçmişe göre bir miktar daha iyi ama tarihsel ortalamaların yine maalesef altında. Dolayısıyla dünyada zorlu koşulların olduğu, rekabetin arttığı bir dönemdeyiz bunu hep birlikte görmemiz, analiz etmemiz ve buna göre politikalar geliştirmemiz gerekiyor. Türkiye’deki makro ekonomik politikalara baktığımızda ise kısaca özetlerken büyüme tarafında oldukça iyi bir performansımızdır. Pandeminin etkilerinin yoğun olarak yaşandığı 2020, 2022 döneminde dünya ekonomisi bu 3 yıllık dönemde sadece yüzde 7 büyürken Türkiye ekonomisi yüzde 20 büyümeyi gerçekleştirdi. Tüm milletin olarak önemli bir performans sergiledi. İhracatımıza istihdamız arttı. Geçen yılın büyümesi henüz tam çıkmış değil. 3 çeyreklik büyümeyi biliyoruz ancak 4’üncü çeyrek biliyorsunuz bu ayın sonunda istatistik kurulumuz tarafından ilan edilecek. 2023 yılının büyümesini hep birlikte görmüş olacağız. İlk 3 çeyreklik dönemde Türkiye ekonomisi yüzde 4.7 bir büyüme kaydetti. Son 20 yıllık yine performansımıza baktığımızda yıllık ortalama yüzde 5.4 büyüme kaydetmişiz. Geçen yılki geçen yıl büyümemizin orta vadeli programa göre 4.4 olmasını öngörüyoruz. Son çeyrekte yüzde 3.7 bir büyüme kaybetmemiz bu hedefi gerçekleştirmemize yetecek. Onu hep birlikte göreceğiz. Ama biz orta vadeli programdaki hedefimizi rahatlıkla yakalayabileceğimizi düşünüyoruz. Önce birtakım göstergelerde. Büyümemiz iyi gidiyor. Dünya şartlarını da dikkate aldığımızda yine dünya büyümesinin üzerinde bir büyüme performansı sergiliyoruz. Bu olumlu bir durum.”

“17’nci büyük ekonomi olduk”

Türkiye’nin ekonomik durumu ile ilgili bilgi veren Yılmaz, “IMF’nin tahminlerine göre 17’nci büyük ekonomi olduk. Satın alma gücü paritesine göre ise 11’inci büyük ekonomi konumundayız. Daha da iyi noktaları inşallah kamuyla özel sektörde hep birlikte yürüyeceğiz. Bir taraftan büyümemizi, istihdamımızı sürdürmeye çalışırken diğer taraftan enflasyonla mücadele ediyoruz. Enflasyonu düşürmek için kararlı bir şekilde ilan ettiğimiz politikaları hayata geçiriyoruz. Para politikamızı güncelledik. Maliye politikamızla kara politikalarımızı bir bütünlük içinde hayata geçiriyoruz. Diğer taraftan önümüzdeki dönem yapısal reformlara yoğunlaşacağız. Verimliliği arttırıcı rekabet gücünü arttırıcı, yapısal reformlarla programımızı çok boyutlu değişik unsurlardan oluşan programımızı hayata geçirmeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da bu programa verdiği güçlü siyasi destek son derece önemli. Dünyanın en iyi planlı programını da hazırlasanız arkasında güçlü bir siyasi irade yoksa bir anlam ifade etmez, raflarda bir doküman olarak kalır. Sayın Cumhurbaşkanımız özellikle orta vadeli programı bizzat ilan ederek toplumla paylaşarak çeşitli vesilelerle bunun arkasındaki siyasi desteğini ortaya koyarak bizlere büyük bir güç veriyor. Plan altında enflasyonumuz gerçekleşti. Bu yılın Ocak ayında bir miktar yüksek geldi enflasyon. Bunu da geçici bir durum olarak görüyoruz. Genelde Ocak ayında yıllık fiyat ayarlamaları yapılır malum. Bir takım ücret fiyat ayarlamaları da yapıldığı için bunun bir etkisi var. Önümüzdeki aylarda giderek bunun ivme kaybettiğini aylık fazla göreceğiz. Yıllık etkisini ise 2024’ün ortalarından itibaren daha net bir şekilde görmüş olacağız. Program etkisini, yıldız etkisini yıllık bazda yansımasını net bir şekilde görmüş olacağız. Kararlı bir şekilde mücadelemiz sürüyor. Tabii ki bunu yaparken restorasyona da düşmek istemiyoruz. Dünyanın da problemi bu. 2025’te bunun etkileri çok daha net ortaya çıkacak. Yüzde 15’ler civarında orta vade programımızda öngördüğümüz enflasyon 2026’da ise yeniden tek haneli rakamları yakalayacağız . Bunun planını, programına yol haritasını ortaya koymuş durumdayız. Adım adım hedefimize gideceğiz. Bu bir süreç. Bir günde hemen çok kısa vadede beklememek gerekir. Adım adım bu sonuçları elde edeceğiz ve hep birlikte bunları göreceğiz” ifadelerini kullandı.

“2024 yılına iyi başladık”

Cari işlemlerin temel sorun olduğuna da dikkat çeken Yılmaz, “Aslında cumhuriyet tarihi boyunca baktığımızda kalkınmamız yönündeki en büyük tarzlardan bir cari açıkla çalışır. Malum enerjiye bağımlı bir ülkeye ithal ediyoruz. Ama başka bir takım tedbirlerle hem enerji sektöründeki politikalarımızda hem de genel olarak döviz kazandırdığı faaliyetleri teşvik ederek bu yapısal sorunumuzun da üstesinden gelme gayreti içindeyiz. Orta vadeli programımızı yaparken bunu en temel meselelerden biri olarak ortaya koyduk. Yılın geçen yılın ikinci yarışında bu yönde olumlu sonuçlar almaya başladık. Yıl ortasında 60 milyar dolarlar seviyesinde çıkan cari açığımız yıl sonu itibariyle 45.2 milyar gibi bir rakama geriledi. Bu gerilemenin devam edeceğini düşünüyoruz. Burada tabii ihracatçılarımıza ben tebriklerimi iletmek istiyorum. Şükranlarımı sunmak istiyorum. Bu sonucun elde edilmesinde ihracatçılarımız ve turizmcilerimizin çok ciddi katkısı var. Turizm gelirlerimizde 54. 3 milyarı yakaladık. Bu yıl hedefimiz 60 milyon turist, 60 milyar dolar turizm geliri. Bu da cari açığımıza ciddi katkılar sunacak. Portföy yatırımlarında yine olumlu bir gelişme görüyoruz. 2022’yılında 13,7 milyar dolar çıkış varken 2023’te nette 8,34 milyar dolar değerinde bir giriş gerçekleştiğini görüyoruz. Dünyadaki konjonktüre de baktığımızda özellikle yılın ikinci yarışında gelişmiş ülkelerin para politika değişimle de birlikte gelişmekte olan ülkelere dönük sermaye hareketlerinin artması bekleniyor. Uluslararası kurumlar da bunu bekliyorlar. İnşallah izlediğimiz politikalarla Türkiye bu artan sermaye hareketinden hak ettiği payı alacaktır. Dış ticaretimizden, ihracatımızda baktığımız zaman yine tarihi bir seviyeyi yakaladık. Bu orta vadeli programdaki tahminimizin bir miktar üstünde.2024 yılına da ocak ayında iyi başladık. İhracatımız 3.6 bir artış gösterdi. İthalatımız ise yüzde 22 oranında bir azalış gösterdi. Buda cari işlemler dengemize ticaret kanalıyla önemli bir katkı oluştuğunu gösteriyor. Merkez Bankamızın rezervleri güçleniyor. Yine geçtiğimiz Mayıs ayında 98 milyar dolarlara kadar düşmüştü. 145 milyar dolarlara kadar yükseldi. Son dönemde bir düşüş var. Yine de 135 milyar dolar seviyelerini koruyor. Burada bu konuları mevzuattaki çözülmenin özellikle ocakta yoğun olmasının bir miktar etkisi var. Ama rezervlerimizi biz güçlendirmeye önümüzdeki süreçte de devam edeceğiz. Kur korumalı mevzuatta ciddi bir çözülme var gerçekten. Rakamlarda da bunu görüyoruz. O günün ihtiyaçlarına göre yapıldı. 9 Şubat’tan itibaren rakamları söyleyebilirim. 2 trilyon 368 milyar TL’ye kadar geriledi” diye kaydetti.

“Mersin’in ihracatta ciddi bir ivme yakaladığını görüyoruz”

Mersin’in ihracat açısından tebrik ve teşekkür ettikleri bir il olduğuna değinen Yılmaz, “Mersin’in ihracatta ciddi bir ivme yakaladığını görüyoruz. Bendeki rakamlara göre 2018 yılında 2.8 milyar dolarken 2023 yılında 7.7 milyar dolara yükselmiş durumda. Çok ciddi bir yükseliş. Hele hele az önce saydım şartların yaşandığı bir ortamda. İhracatımızın öncü illerinden biri sürükleyici illerinden biri olduğunu Mersin rakamlarla ortaya koymuş durumda. Tebrik ediyoruz gerçekten. Önümüzdeki dönemde de inşallah yeni politikalarımızın öncü illerinden biri olmaya merhum devam edecek. Bu bölgemiz Mersin, Adana ekseninde baktığımızda lojistik anlamda da çok ciddi avantajlara sahip bir bölge. Rekabet potansiyeli çok yüksek. Bu bölgeyi bu anlamda önümüzdeki dönemde daha fazla değerlendireceğiz lojistik imkanlarını daha da ileriye taşımak için bir gayret içinde olacağız. Bu da ülkemizin ihracat performansını daha üst noktalara taşınacak diye inanıyoruz. Bu kapsamda yıllardır heyecanla yapımı beklenen Çeşmeli, Erdemli, Lifke, Taşucu, Ortayolu Projesi’ni hayata üzere çalışmalara başladık. Bu otoyol önemli bir farklılık oluşturacak bölgemiz için. Yine en öne çıkan projelerden biri. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren projesi. Bunun hayata geçmesiyle 6 saat 23 dakika olan seyahat süresini 2 saat 15 dakikaya düşürecek. İşte bu projeler bölgemizin kendisini değiştirecek. Yine Doğu Akdeniz bölgesi en stratejik bölgelerden biri. Buranın orta Doğu ve Orta Asya ülkelerine çıkış kapısı olmasının ve ihracat imkanlarının gelişmesi için yeni liman inşası konusu üzerinde de çalışmalar yapıyoruz. Bir yandan kalkınma yolu dediğimiz Basra körfezine kadar inen Irak’ı boydan boya geçen çok stratejik bir proje üzerinde çalışıyoruz. Bunun da tabii limanlarımıza entegrasyonu bu bölgemiz için de yeni açılımlar ve yeni fırsatlar oluşturacaktır diye inanıyoruz. Hava yolu alanında da nihayet Çukurova Bölgesel Uluslararası Havalimanı’mız tamamlandı diyebiliriz. Artık gün sayıyoruz açılışı için. Bu havalimanımızın devreye girmesinde, havayolu anlamında da bölgemiz farklı bir üstünlük kazanmış olacak. Merkezi idare olarak toplam 98 milyar liralık son 20 yılda yatırım gerçekleştirmişiz. Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz inşallah” diye konuştu.

“Kurla ilgili hükümet olarak ne bir tahminimiz var ne de bir hedefimiz var”

Döviz kurlarıyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Yılmaz, “Kurla ilgili şunu ifade etmek isterim. Biz serbest kur rejimi uyguluyoruz. Dolayısıyla kurla ilgili hükümet olarak ne bir tahminimiz var ne de bir hedefimiz var. Serbest piyasa da oluşur diyoruz kur. Sadece Merkez Bankamız kanundan da gelen yetki ve sorumlukla spekülatif hareketliliklere müdahale ediyor. Piyasa bozucu bir takım faaliyetler olduğu zaman bunun önüne geçmek için çaba sarf ediyor elindeki araçlarla. Bunun ötesinde kur piyasa da belirlenir diyoruz. Arz ve taleple belirlenir diyoruz. Ama son dönemlerde hepiniz yaşayarak görüyorsunuz ciddi bir istikrar oluşmuş durumda. Kurdaki hareketliliği değerlendirirken nominal ve reel kuru ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Enflasyonun olduğu bir ortam da nominal kurun belli bir oranda artışı normal karşılanmalı. Real anlamda baktığımız da son dönemde TL’nin bir miktar değer kazandığını görüyoruz. Bunu da tespit etmemiz lazım. Biz şunu düşünüyoruz. İhracatın artışında asıl belirleyici olan dış pazarlardaki talep. Talep geliştikçe, yeni pazarlara girildikçe ihracatçılarımızı farklı desteklerle destekledikçe kurdaki gelişmeler ne olursa olsun ihracatımızı arttıracağımıza inanıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. – MERSİN

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-17-buyuk-ekonomi-olduk-satin-alma-gucu-paritesine-gore-ise-11-buyuk-ekonomi-konumundayiz/feed/ 0
Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan: Batı, çifte standart uyguluyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-etnospor-konfederasyonu-baskani-bilal-erdogan-bati-cifte-standart-uyguluyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-etnospor-konfederasyonu-baskani-bilal-erdogan-bati-cifte-standart-uyguluyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:09:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5173 Dünya Etno spor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, “Batı otoriteleri Rusya’yı cezalandıracağım diye genç sporcuları cezalandırıyor. İsrail apaçık soykırıma imza atarken İsrailli sporcularla ilgili benzer bir tavrı Batı ve uluslararası spor otoritelerinden göremiyoruz.” dedi.

Erdoğan, “Geleneksel sporların ihyası” parolasıyla Antalya’da gerçekleştirdikleri 6. Etnospor Forumu kapsamında, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Sporun birleştirici gücüne inanmak istediklerini belirten Erdoğan, bir yandan Ukrayna’daki savaş bir yandan Filistin’deki İsrail soykırımının olduğunu dile getirdi.

Çifte standardın ortasında kaldıklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Rus sporcular uluslararası etkinliklere kabul edilmiyorlar. Batı otoriteleri Rusya’yı cezalandıracağım diye genç sporcuları cezalandırıyor. İsrail apaçık soykırıma imza atarken İsrailli sporcularla ilgili benzer bir tavrı Batı ve uluslararası spor otoritelerinden göremiyoruz. Bu etkinliğimiz davetler itibarıyla maalesef bu tür gelmeler, gelmemeler noktasında bizi de etkiledi. Sporu bu tür tartışmaların dışında tutacağız herkesin birbiriyle konuşabildiği bir araya gelebildiği gençlerin fiziksel etkinlikleri için kötü alışkanlıklardan uzak durmak için korunduğu, korunaklı bir alan olduğunu düşüneceğiz. Eğer sporu siyasi bir araç haline getirecekse Batı, o zaman bunda uyguladığı çifte standartları biz dünyaya haykırmak zorundayız. Bugün eğer bir soykırımdan dolayı sporcular cezalandırılacaksa İsrailli sporcuların ülkelerinde çıkamaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu da Batı’nın çifte standartlarının bir göstergesi. Biz yine de davet edebildiğimiz kadar çok ülkeden bakan davet ediyoruz. İrtibata geçebildiğimiz kadar çok üniversiteyle geleneksel spor federasyonuyla irtibat kurmaya çalışıyoruz.”

Erdoğan, dünyanın kültürel zenginliğini korumak için mücadele verdiklerini vurgulayarak, toplumların kendi kültürlerini öz güvenle yaşayıp, yaşatabilmelerini, toplumlararası karşılıklı saygının oluşması için olmazsa olmaz bir koşul olduğunu düşünerek bunu yaptıklarını aktardı.

Mücadeleye devam edeceklerini bildiren Erdoğan, “Umuyorum bu kültürel bilinçlenme öz güvene katkı sağlayacaktır. Dünyanın küçük ülkelerinin bile kendilerine has kültürleri, özellikleri var. Bunları yaşatabilirlerse saygı görebileceklerini düşünüyorum. Yani illa dünyadaki saygı görmek bir yere gelmek için Batı’ya yaranmak, Batı gibi olmak, Batı’ya benzemek gerekmediğini artık tüm dünyanın öğrenmesi gerektiğinin zamanın geldiğini düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

Katılımcı bakanlarla iyi niyet belgesi imzalanması

Her forumda katılan bakanlar iyi niyet belgesi imzaladıklarına değinen Erdoğan, imza atan bakan sayısının her geçen yıl arttığına dikkati çekti.

Erdoğan, diğer yandan forumda 60 federasyonla Dünya Etnospor Konfederasyonunun branşlarındaki uluslararası müsabaka kurallarının belirleyicisi olacağına dair belge imzalayacaklarını kaydetti.

Dolayısıyla uluslararası etkinlik yapıldığında Dünya Etnospor Konfederasyonundaki kural setinin kullanılacağına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bu konfederasyonumuzun dünya geleneksel sporlarına başka bir katkısı olacaktır. Bunu yaparken de branşın bütün federasyonlarını bir araya getiriyoruz. Kural setinde olması gereken konularda hepsinin söyleyeceklerini alıyoruz. Üzerinde anlaştıklarını kayda geçiriyoruz. Üzerinde anlaşamadıklarını da anlaştırma konusunda elimizden geleni yapıyoruz. Hatta bunun da ötesinde belki bugüne kadar düşünülmemiş yönlerini de yani hakem eğitiminden antrenör eğitimine varıncaya kadar standardizasyonda neler eksikse bunları da kapatmaya, boşlukları doldurmaya çalışacağız. Bu da geleneksel sporların dünyada kurumsallaşması, seyir zevkinin artması, kişi ve canlı sağlığına daha saygı içerisinde gerçekleşmesini teminat altına alacaktır.”

İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları

İsrail’in Filistin’de yaptığı katliamlara spor üzerinden çağrı yaparak, buradaki değerlerin, saygı, barış, dayanışma ve gelenek olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Biz geleneği yaşatarak karşılıklı saygının ve dayanışmanın oluşabileceğini ve bunun da dünya barışına katkı sağlayacağının mesajını vermeye çalışıyoruz. Ama bugün Gazze’de, Filistin’de, Batı Şeria’daki katliamları es geçmemek gerekiyor. Tüm dünya sisteminin barışa yönelik teminatların ayaklar altına alındığını görüyoruz. Hatta sporun barışa hizmet etmesine yönelik hayallerin suya düştüğünü görüyoruz. Bir taraftan Ukrayna Savaşı’nda Rus sporculara yapılanlar bir tarafta İsrailli sporculara yapılmayanlar. Eğer yapılacaksa İsrailli sporculara da yapılması gerektiğini, bu çifte standartların Batı’nın tüm saygınlığını değer verdiklerini söyledikleri tüm değerlerin aslında onlar için kullanışlı birer araç olduğunu göstermiş oluyor. Biz mücadelemizi sürdüreceğiz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/dunya-etnospor-konfederasyonu-baskani-bilal-erdogan-bati-cifte-standart-uyguluyor/feed/ 0
İsrail Gazetecileri Öldürerek Basının Sesini Kısıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/israil-gazetecileri-oldurerek-basinin-sesini-kisiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/israil-gazetecileri-oldurerek-basinin-sesini-kisiyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:45:25 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5152 İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ailesini kaybeden Al Jazeera Gazze Büro Şefi Vail ed-Dahduh, “İsrail, basının sesini kısmak için gazetecileri öldürüyor.” dedi.

İsrail ordusunun 25 Ekim’de Gazze’nin kuzeyine düzenlediği saldırıda eşi, oğlu ve kızı dahil ailesinden çok sayıda kişiyi, 7 Ocak’ta Han Yunus’ta bir araca düzenlediği saldırıda da kendisi gibi gazeteci oğlu Hamza’yı kaybeden Al Jazeera muhabiri Dahduh, her şeye rağmen görevini yapmaya devam eden Filistinli gazetecilerden biri olarak Gazze’deki direnişin sembol isimlerinden biri haline geldi.

Dahduh, tedavi için getirildiği Katar’ın başkenti Doha’da, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

“Bir gün bile mesleğimi bırakmayı asla düşünmedim”

Ailesinin ölümünden hemen sonra sahada haber yapmaya geri dönen Dahduh, mesleği bırakmayı düşünmediğini belirtti.

Dahduh, “Biz burada (Gazze’de) kalmaya devam edeceğiz ve bu bölgeden asla çıkmayacağız. Bu, üyesi olduğumuz tüm Arap ve Müslüman halklara haykırdığımız asil bir çağrıdır. Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın ve Filistin halkının özgürlük davasını omuzlarımızda hissediyoruz. Biz bu sorumluluğu yerine getiriyoruz ve getirmeye devam edeceğiz. Bir gün bile mesleğimi bırakmayı asla düşünmedim. Bu Müslümanların davasıdır, bu insanlığın davasıdır.”

“İsrail, basının sesini kısmak için gazetecileri öldürüyor”

Dahduh, İsrail’in, Gazze’de gerçekleştirmiş olduğu soykırımın duyulmaması için gazetecileri de öldürdüğünü söyledi.

İsrail’in Gazze’de tüm dünyanın gözleri önünde işlediği katliama dikkati çeken Dahduh, şöyle konuştu:

“İsrail, gözünü kırpmadan sivilleri hedef alıp çocukları, kadınları ve yaşlıları öldürüyor. Hedef ayırt etmeksizin yaptığı saldırılarda gazeteciler de hedef haline geliyor. İsrail, basının sesini kısmak için gazetecileri öldürüyor. Savaşın başından bu yana 123 gazeteci öldürüldü. Bu, gerçekten çok büyük bir sayı. Bu, tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen bir hakikat.”

” Türkiye, savaşın başından bu yana Gazze halkının yanında yer aldı”

Dahduh, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının durdurulması konusunda Türkiye’nin oynadığı rolü de değerlendirdi.

Türkiye’nin Gazze’deki savaşın bir an önce sona ermesi için elinden gelen tüm diplomatik ve insani çabayı ortaya koyduğunu vurgulayan Dahduh, “Türkiye, savaşın başından bu yana Gazze halkının yanında yer aldı.” dedi.

“AA’nın hazırladığı ‘Kanıt’ kitabı İsrail’in savaş suçlarını gözler önüne seriyor”

Anadolu Ajansının (AA) İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçlarını belge niteliğindeki fotoğraflarla gözler önüne serdiği “Kanıt” kitabını inceleyen Dahduh, şu ifadeleri kullandı:

“Anadolu Ajansının büyük bir gayretle ortaya koyduğu bu eser, Gazze’de kurban edilen çocukları, kadınları, tüm sivilleri ve özellikle İsrail’in Gazze’de işlemiş olduğu savaş suçlarını gözler önüne seriyor. Ümit ediyorum ki uluslararası mahkemelere sunulacak olan bu fotoğraflar ve kanıtlar Filistin’in özgürlüğü yolunda atılan adımlar olacak.”

Küresel boykot ve protestolar çok önemli

Gazze Şeridi’nde 29 bine yakın Filistinliyi öldüren ve bölgede derin bir insani felaketin yaşanmasına neden olan İsrail’e karşı dünya genelinde yapılan boykot ve protestoların oldukça etkili olduğunu belirten Dahduh, şunları kaydetti:

“Dünyada İsrail’e destek veren firmaların ürünlerine yapılacak boykot hiç şüphesiz İsrail’e karşı atılacak en önemli adımlardandır. Bazıları bunu yapmaya çalışmanın gereksiz olduğunu düşünebilir oysa bu İsrail’e karşı atılacak en etkili adımlardan biridir. Aynı şekilde dünyada İsrail zulmüne karşı küresel protestoların devam etmesi, Gazze halkının sesinin duyurulması açısından çok önemli.”

Dahduh, Gazze’de sembol isimlerden biri oldu

İsrail’in saldırılarında her şeye rağmen görevini yapmaya devam eden Gazzeli gazetecilerden biri olan ve sembol haline gelen Al Jazeera muhabiri Dahduh, ilk olarak 25 Ekim’de Gazze’nin kuzeyindeki saldırıda eşi, oğlu ve kızı dahil ailesinden çok sayıda kişiyi kaybetti.

Eşi ve çocuklarının öldürüldüğü saldırının üzerinden saatler geçmesine rağmen Dahduh, görevine devam ederek bölgedeki saldırıları aktarmayı sürdürdü.

Dahduh, 15 Aralık’ta Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta düzenlenen saldırıda elinden ve karnından yaralandı, kameramanı Samir Ebu Dakka ise yaşamını yitirdi.

Yaralı olmasına rağmen görevine devam eden Dahduh, 7 Ocak’ta Han Yunus’ta bir araca düzenlenen saldırıda kendisi gibi gazeteci olan oğlu Hamza ed-Dahduh’u kaybetti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/israil-gazetecileri-oldurerek-basinin-sesini-kisiyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Adana İş Dünyası Buluşması’nda konuştu Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-adana-is-dunyasi-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-adana-is-dunyasi-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:06:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5087 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2022’de 906 milyar dolar ekonomik hacim, 10 bin 659 dolar kişi başı gelir olduğuna işaret ederek, “Bu yıl rakamlar yakın bir gelecekte çıkacak ama bizim şu anki tahminlerimize göre, ekonomik büyüklük olarak 1,1 trilyon dolar seviyelerine yaklaşmış durumdayız. İlk defa ekonomimiz 1 trilyon dolar seviyesini nominal dolar bazında geçmiş oluyor.” dedi.

Yılmaz, Nezihe Yalvaç Uygulama Oteli’nde düzenlenen Adana İş Dünyası Buluşması’nda, iş dünyasıyla her fırsatta bir araya geldiklerini söyledi.

Dünyanın ekonomik olarak çok parlak bir dönemden geçmediğini, belirten Yılmaz, geçen yıl henüz rakamlar tam çıkmamakla birlikte dünya ekonomisinin yüzde 3 civarında büyüdüğünü dile getirdi.

Son 20 yılda dünya ekonomisinin ortalama yüzde 3,6 büyüdüğünü aktaran Yılmaz, tarihsel ortalamalarının altında giden bir dünya büyümesiyle karşı karşıya olunduğunu, bunun da ticarete de başka alanlara da yansıdığını ifade etti.

Türkiye’nin ihraç pazarı olan ülkelerin büyümesinin daha önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, “Orada da geçen yıl yüzde 1,5 civarında bir büyüme gerçekleşti. Bu yıl ve önümüzdeki iki yılda yüzde 2-2,5 gibi bir büyüme bekleniyor. Dolayısıyla dünyada ekonomik büyümenin, ekonomik şartların çok parlak olmadığı bir dönemdeyiz. Malum pandemi yaşandı. Ardından birçok jeopolitik gelişmeler oldu. Dünya ekonomisi hala arzu edilen düzeyde değil. Bir taraftan da dünyada sıkı para politikaları, talebi kontrol eden politikalar izleniyor. Enflasyonla mücadele ediliyor. Bunun da büyümeye yansımaları var. Böyle bir tabloyla karşı karşıyayız.” ifadesini kullandı.

“Büyüme açısından Türkiye iyi bir noktada”

Yılmaz, şubat sonunda Türkiye ekonomisine ilişkin rakamların ortaya çıkmasını beklediklerini aktararak, şöyle devam etti:

“İlk 9 aylık veriler itibarıyla Türkiye ekonomisi, geçen yıl itibarıyla dünya yüzde 3 civarında büyürken 4,7 gibi bir büyüme performansı gösterdi. Yıllık bazda da Orta Vadeli Programımızda yüzde 4,4 olarak tahmin etmiştik. Son çeyrek yüzde 3,7 civarında dahi gelse bu hedefimizi yakalayacağız gibi görünüyor. Büyüme açısından Türkiye iyi bir noktada. Son 20 yıllık dönemde de bunu başardı Türkiye. Dünya yüzde 3,6 hızla büyürken, yıllık ortalama büyümeden bahsediyorum 20 yıllık bir dönemde Türkiye yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydetti, dünyadan aşağı yukarı yılda 1,8 puan pozitif yönde ayrışmış oldu. Bu da Türkiye’yi başka bir noktaya getirdi. 2022’de 906 milyar dolar ekonomik hacmimiz, 10 bin 659 dolar kişi başına gelirimiz vardı. Bu yıl rakamlar yakın bir gelecekte çıkacak ama bizim şu anki tahminlerimize göre, ekonomik büyüklük olarak 1,1 trilyon dolar seviyelerine yaklaşmış durumdayız. İlk defa ekonomimiz 1 trilyon dolar seviyesini nominal dolar bazında geçmiş oluyor. Bu artık kesinleşmiş gibi ama seviyesini göreceğiz. Bu rakamla birlikte kişi başına gelirimizin de 13 bin dolara yakın bir seviyelere gelmesini yine nominal dolar bazında bekliyoruz. Bu rakamlarla IMF’nin tahminlerine göre, Türkiye ekonomisi nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisi, satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomisi konumunda. Önümüzdeki dönemde inşallah çok daha iyi noktalara kamusuyla özel sektör birlikte yürüyeceğiz.”

Yılmaz, enflasyonla mücadeleye önem verdiklerini, güncellenmiş para politikaları ve yapısal reformlarla bir mücadele yürüttüklerini dile getirdi.

Aşamalı şekilde enflasyonu düşüreceklerini ifade eden Yılmaz, “Aylık bazda politikamızın etkisini görmeye başlamıştık. Ocak ayında geçici olduğunu düşündüğümüz bir yükseliş var. Ocak aylarında hep yükseliş olur doğrusu. Yıllık ayarlamalar yapılır. Dolayısıyla ocak ayları biraz istisnai aylardır. Bundan sonraki dönemde kademeli bir şekilde yine bir düşüş göreceğiz. Yaptığımız tahminlere göre, yılın ortalarından sonra ikinci yarısında enflasyonun düştüğünü daha belirgin şekilde görmüş olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Cari işlemler dengesinin “Türkiye ekonomisinin klasik problemi” olduğunu belirten Yılmaz, “Hükümetimiz, Cumhur İttifakı’mız, Meclis’imiz hep birlikte uyguladığımız politikalarla Türkiye’de yerli, milli üretimi, ihracatımızı, hizmet gelirlerimizi turizm başta olmak üzere artırarak, cari işlemleri artık Türkiye’nin kalkınması önünde bir engel olmaktan çıkarmak istiyoruz.” diye konuştu.

2024’te 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir hedefi

Geçen yıl ilk yarısında 60 milyar dolara kadar yükselen cari açığın alınan tedbirlerle seneyi 45 milyar dolar civarında bitirdiğine dikkati çeken Yılmaz, şunları söyledi:

“Orta Vadeli Programda öngördüğümüz oranın biraz üstünde ama çok fazla değil. Yaşadığımız birtakım jeopolitik gelişmelerin de etkisi oldu ama 4,2 civarında bir milli gelire oranla cari açık bekliyoruz. Bunda tabi altının payı da yüksek. Geçen yıl 30 milyar dolara yakın altın ithalatı oldu. Onu düştüğünüz zaman çok daha düşük düzeylerde cari açığımız. Bunu kalıcı şekilde aşağılara düşürmek istiyoruz. Burada turizm gelirlerimizin önemli, olumlu bir katkısı var. Geçen yıl 50 milyonu aşan turist sayımız var. 54,3 milyar dolar turizm gelirine ulaştık. 2024’te de 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir hedefimizle yolumuza devam ediyoruz.”

“Büyümemizi yatırımla, üretimle, ihracatla sürdürmek istiyoruz”

Yılmaz, ülke ihracatının dünyadaki sıkıntılara, talep daralmalarına, jeopolitik olumsuz gelişmelere rağmen 256 milyar dolarla tarihi seviyesine ulaştığını, bunun her türlü takdiri hak ettiğini belirtti.

İhracat rakamlarını çok daha yüksek seviyelere çıkaracaklarını vurgulayan Yılmaz, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın dörtlü bir formülü var. ‘Yatırım, istihdam, üretim, ihracat’. Sıralama da rastgele değil. Yatırımla başlayıp ihracatla biten bir süreç. İşte bizim bütün ekonomik politikalarımızda bu perspektifle hareket ediyoruz. Büyümemizi yatırımla, üretimle, ihracatla sürdürmek istiyoruz. Tüketim tabi ki kıymetli ama aşırı tüketim çok da olumlu değil. İthalatı tetikleyen, cari açığı arttıran bir mesele. Tüketim hızımızı biraz daha normal seviyelere taşıyıp asıl büyümemizi yatırımlar, ihracat üzerinden sürdüren bir anlayışla hareket ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Aralık ayı istihdam rakamlarına da değinen Yılmaz, Türkiye ekonomisinin ilk defa 32 milyonun üzerinde bir istihdam ortaya koyduğunu ve bunun rekor seviye olduğunu dile getirdi.

Yılmaz, iş gücü piyasalarına girişimci kadınlar ve gençlerin dahil olmasını önemsediklerini vurguladı.

Türkiye’nin kredi risk primi hızlı şekilde düştü

Türkiye’nin kredi risk primine (CDS) değinen Yılmaz, “CDS’ler, ülkemizin risk primi mali piyasalarda aşağıya gelmiş durumda. Bütçe açığını disiplinli şekilde yürüttüğümüz, cari işlemler açığını düşürdüğümüz, riskleri azalttığımız, öngörülebilirliği artırdığımız, siyasi güven ve istikrar iklimini pekiştirdiğimiz için Türkiye’nin ülke risk primi de hızlı şekilde düştü. Geçen yılın mayıs aylarında 700’lere kadar çıkmıştı. Son dönemlerde 300 civarına gelmiş durumda. Daha da düşecek inşallah. Türkiye bu politikaları ısrarla güçlü şekilde devam ettirdikçe ‘CDS’ dediğimiz ülke risk primimizi düşürmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“İstikrarsızlığa yol açmadan Kur Korumalı Mevduat’tan çıkıyoruz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kur Korumalı Mevduat’ın geçici bir düzenleme olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“O dönemin şartları içerisinde bir ihtiyacı karşıladı. Şimdi aşama aşama yine finans piyasalarında bir istikrarsızlığa yol açmadan Kur Korumalı Mevduat’tan çıkıyoruz. En son geçen yıl ağustosta en yüksek rakamına ulaşmıştı, 3 trilyon 408 milyar lira seviyesine gelmişti. 126,4 milyar ediyor dolar bazında. 9 Şubat itibarıyla 2 trilyon 368 milyar liraya düşmüş durumda yani Kur Korumalı Mevduat’ta 1 trilyondan lira fazla gerileme söz konusu. Toplam seviyesi 77,7 milyar dolara inmiş durumda. Aşağı yukarı 49 milyar dolar burada bir çözülme oldu ve bunun da çok büyük kısmı, hemen hemen tamamına yakını, Türk lirasını destekleyici politikalarımızın da etkisiyle Türk lirası mevduatına geçiş yapmış oldu. Burada da herhangi bir istikrarsızlığa yol açmadan aşama aşama farkı bir çerçeveye doğru gidiyoruz.”

Bütçe ve mali disiplinine çok önem verdiklerini vurgulayan Yılmaz, bunun AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın en başarılı alanlarından biri olduğunu anlattı.

Yılmaz, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, “Bir taraftan da yerel yönetim, merkezi yönetim hep birlikte afete dönük çalışmalarımızı yoğunlaştırmamız, riskleri azaltmamız, kriz yönetmek istemiyorsak risk yönetmemiz lazım. Riskleri iyi tespit edip özellikle kentsel dönüşüm başta olmak üzere yoğun bir çalışmayla bu riskleri azaltmamız lazım. Geleceğimiz için çok daha dirençli şehirler oluşturmamız lazım. Bu konuda Adana’da da yapılması gereken çok şey olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Depremler nedeniyle bütçeden yapılan harcamalara değinen Yılmaz, Türkiye’nin, siyasi istikrarla ve güvenle yönetildiği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde sağlam zemin oluşturduğu için büyük afeti “omuzladığını” dile getirdi.

“Deprem harcamaları yapısal bozulmaya yol açmaz”

Yılmaz, deprem harcamalarının kalıcı olmadığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Orta Vadeli Program’da bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 6,4 olarak tahmin etmiştik. Çok şükür bu konuda olumlu yönde bir sürpriz yaşadık. Bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 5,4 ile kapatmış olduk. Bunun 3,8 puanı deprem harcamasından kaynaklanıyor. Bunu düştüğünüz zaman bütçe açığımızın milli gelire oranı 1,6 civarında aslında. Bütçe süreçlerinde yapısal harcama vardır, bir de tek seferlik harcamalar vardır. Bazı harcamalara bir başlarsanız her yıl devam eder onlar yapısal açık oluştururlar. Deprem harcaması öyle değil. Birkaç yıl süren, daha çok geçici diyebileceğimiz nitelikte harcamalardır, yapısal bozulmaya yol açmazlar. İnşallah bu deprem harcamalarını yaptıktan sonra bütçe açığımız, yine Maastricht Kriterleri dediğimiz Avrupa Birliğinin o kriterinin altında olmaya devam edecek. Orta Vadeli Program’ımızda da bunun çerçevesini çizmiş durumdayız. Bu yıl yüksek bir harcamamız var, 2025-2026 dönemlerinde de kısmen devam edecek ama Türkiye, bu yaraları kamusuyla, özeliyle saracak inşallah.”

Son dönemde yatırım ve istihdam gibi kritik alanlarda destekleyici çalışmalar yaptıklarını belirten Yılmaz, Merkez Bankasının ihracatçıları destekleyecek politikalar takip ettiğini söyledi.

Toplumsal yatırım notu üzerine çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda bu konuyla ilgili gelinen noktayı ele alacaklarını belirtti.

Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programı başlattıklarını anımsatan Yılmaz, teknolojik içeriği yüksek, cari açığı aşağıya çekecek, Türkiye’nin ihracatına kalite katacak projelere düşük faizli ve daha uzun vadeli kredi sağlanacağını ifade etti.

Yılmaz, Adana ve Mersin ile Çukurova Bölgesi’nin stratejik önemine vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“İnşallah önümüzdeki süreçlerde hem merkezi hem de yerel idare olarak bu perspektifle bölgemize farklı bir ivme katacağımıza yürekten inanıyorum. İş dünyamızın da burada büyük rolünün olacağına inanıyorum. Diğer taraftan Orta Anadolu-Akdeniz aksı dediğimiz vizyonumuz, perspektifimiz var. Ulaşım hatlarını iyileştirerek Orta Anadolu ile Akdeniz’i daha entegre şekilde planlamamız gerekiyor. Afet risklerine karşı bu bölgelerimizde belli, stratejik sanayilerin gelişmesi önemli. Turizm, hizmet, sanayide Orta Anadolu-Akdeniz entegrasyonunun, Türkiye’ye büyük rekabet gücü katacağına inanıyorum. Bütün bu konularda Adana’mızın, Adana iş dünyamızın çok ciddi katkıları olacaktır.”

Toplantıya Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, Adana Ticaret Odası Başkanı Yücel Bayram, Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, milletvekilleri ile iş insanları katıldı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-adana-is-dunyasi-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan enflasyon ve büyüme mesajı http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:45:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5024 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Dünya, son 20 yılda ortalama yüzde 3.6 hızlı büyürken Türkiye ortalama yıllık 5.4 büyüme kaydetti. Önümüzdeki döneme çok daha iyi yürüyeceğiz. Aşamalı bir şekilde enflasyonu aşağılara indiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kentte bir otelde düzenlenen Adana İş Dünyası Buluşması programına katıldı.

“Türkiye, dünya ekonomisine göre daha fazla büyüdü”

Burada konuşan Cevdet Yılmaz, kamu ve özel sektörün bir arada planlama yaptığını söyledi. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin dünyadaki ekonomik büyümelere göre daha pozitif yönde büyüdüğünü belirterek, şunları söyledi:

“Kamu ve özel sektör bir arada hem planlama yapıyoruz hem de istişareyi birlikte sürdürüyoruz. Bu çerçevede hareket ediyoruz. Dünyanın ekonomik olarak çok parlak bir dönemden geçtiğini söyleyemeyiz. Dünya ekonomisi yüzde 3 civarında büyüdü. Bu şekilde büyümeye devam edeceği gözüküyor. Son 20 yılda ortalama dünya ekonomisi yüzde 3.6 büyümüş. Bu ticarete de başka alanlara da yansıyor. Özellikle bizim ihraç pazarımız olan ülkelerin büyümesi bizim açımızdan daha önemli. Bu yıl ve önümüzdeki 2 yılda yüzde 2 büyüme bekleniyor. Dünyada ekonomik büyümenin çok parlak olmadığı bir dönemdeyiz. Dünya ekonomisi halen arzu edilen düzende değil. Halen dünyada sıkı para politikaları izleniyor, enflasyonla mücadele ediliyor. Türkiye ekonomisine gelecek olursak ilk 9 aylık verilerde dünya yüzde 3 büyürken ülkemiz 4.7 büyüdü. Orta vadeli programda da büyümemiz yüzde 4.4 hedeflenmişti. Son çeyrek yüzde 3.7 civarında büyüme gelirse bu hedefi yakalayacağız. Dünya, son 20 yılda ortalama yüzde 3.6 hızlı büyürken Türkiye ortalama yıllık 5.4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1.8 puan pozitif yönde ayrışmış oldu. 2022’de 906 milyar dolar ekonomik hacmimiz vardı. Bu yıl rakamlar ay sonu çıkacak ama bizim tahminlerimize göre 1.1 trilyon dolar seviyelerine yaklaşmış durumdayız. İlk defa ekonomimiz trilyon dolar seviyesini geçmiş oluyor. Bu rakamla birlikte kişi başı gelirimizin de 13 bin dolar seviyesine gelmesini bekliyoruz. Türkiye ekonomisi dünyanın 17., satın alma gücüne göre ise 11. ekonomisi konumunda. Önümüzdeki döneme de çok daha iyi yürüyeceğiz.”

“Yıllık bazda enflasyon bir süre daha yüksek seyredecek”

Türkiye’nin enflasyonla mücadele ettiğini ve kısa sürede bu etkilerin enflasyon rakamlarına yansıyacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “En önemli uğraştığımız alan enflasyonla mücadele. Enflasyon konusunda son dönemlerde güncellenmiş para politikalarıyla mücadele yürütüyoruz. Ülkeyi durgunluğa düşürmeden enflasyonu düşürmeniz lazım. Bütün bunlar çerçevesinde aşamalı bir şekilde enflasyonu aşağılara indiriyoruz. Aylık bazda etkileri görmeye başlamıştık. Ocak ayında geçici olduğunu beklediğimiz bir yükseliş var. Bundan sonraki dönemde kademeli düşüş göreceğiz. Yılın ortalarından sonra enflasyonun düştüğünü hep birlikte görmüş olacağız. Yıllık bazda enflasyon bir süre daha yüksek seyredecek ama aylık etkilerini düşüşlerini göreceğiz” dedi.

“Birçok olumsuz gelişmeye rağmen bu performans takdiri hak ediyor”

Türkiye’de yerli üretimi arttırıp cari açığı kapatmak için çalışmaların yapıldığını vurgulayan Yılmaz, “Cari işlemler dengemiz bizim tartıştığımız bir konudur ve. Ekonomi tarihinde bu hep böyle olmuştur. Biz hükümetimiz, cumhur ittifakımız ve meclisimiz Türkiye’de yerli üretimi arttırarak cari işlemleri artık Türkiye’nin kalkınması önünde engel olmaktan çıkarmak istiyoruz. Geçen yılın ilk yarısında 60 milyar dolarlara kadar yükselen cari açığın yılı 45 milyar dolarla bitirdiğini görüyoruz. Yaşadığımız gelişmelerin etkisi oldu. 4.2 civarında milli gelire oranla cari açık bekliyoruz. Bunda altının payı da yüksek. 30 milyar dolara yakın altın ithalatı oldu. Bunu kalıcı bir şekilde azaltmak istiyoruz. Turizm gelirlimizin önemli katkısı var. 54.3 milyar dolar turizm gelirine ulaştık. Hizmet gelirlerinde Türkiye iyi bir noktada. İhracatımız önemli bir performans gösteriyor. 256 milyar dolar seviyesiyle geçen yıl tarihin en yüksek rakamı oldu. Birçok olumsuz gelişmelere rağmen bu performans takdiri hak ediyor. İnşallah bu rakamları çok daha yüksek seviyelere çıkartacağız” dedi.

“İstihdam dostu politikalar izlemeye devam edeceğiz”

Türkiye’de istihdam sayısının her geçen gün arttığını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hep söylediği 4’lü sistem var. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat. Yatırımla başlayıp ihracatla biten bir süreç bu. Bütün ekonomik politikalarımızda bu perspektifle hareket ediyoruz. Aşırı tüketim çokta olumlu değil. Tüketim hızımızı biraz daha normal seviyelere taşıyıp, asıl büyümemizi ihracat üzerinde yapmaya çalışıyoruz. Bu politikalarımızın yardımıyla istihdam da ciddi bir gelişme var. Türkiye ekonomisi ilk defa 32 milyonun üzerinde istihdam ortaya koydu. Aylık bazda baktığınızda 8.8’e düştü işsizlik oranımız. Yıllık olarak da tek haneli kapattığımız kesinleşti diyebiliriz. Yakın bir tarihte tam çıkmış olur bunun sonucu. 10.1 diye tahmin etmiştik ama bunun altında kapattık. İstihdam dostu politikalar izlemeye devam edeceğiz. İş gücü piyasalarına kadınların, gençlerin girmesi çok önemli. Kadınsız kalkınma da olmaz, demokrasi de olmaz. Bu konuda desteklerimiz devam edecek” ifadelerini kullandı.

“Kur korumalı mevduattan çıkıyoruz”

Kur korumalı mevduat sisteminin yavaş yavaş azaldığını aktaran Yılmaz, “Bankacılık sektörümüzün sermaye yapısı güçlü. Takipteki alacaklar oldukça düşük. Ülkemizin risk durumu oldukça aşağılara gelmiş durumda. Riskleri azalttığımız, siyasi güven ve istikrarı yükselttiğimiz için bu seviye de düştü. 700’den 300’e kadar gelmiş durumda. Daha da düşecek inşallah. CDS’i azaltmaya devam edeceğiz. Kur korumalı mevduat ülkenin önemli bir meselesi. Geçici bir düzenlemeydi. O dönemin şartları içinde bir ihtiyacı karşıladı. Kur korumalı mevduattan çıkıyoruz. Ağustos ayında 124 milyar dolar seviyesine gelmişti. 9 Şubat itibariyle rakamlar elimde. 2 trilyon 360 milyon TL’ye gelmiş durumda. 77,7 milyar dolar seviyesinde. Bununda çok büyük bir kısmı TL mevduata geçiş yapmış oldu. Burada da herhangi bir istikrarsızlığa yol açmadan farklı bir çerçeveye gidiyoruz. Mali disiplin çok önemli” şeklinde konuştu.

“Bütçe disiplinine önem veriyoruz”

6 Şubat merkezli depremlerin ülke ekonomisini etkilediğini aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Deprem yaşadık maalesef. Riskleri azaltmamız lazım. Riskleri çok iyi tespit edip yoğun bir çalışmayla geleceğimizde çok dirençli şehirler oluşturmamız lazım. Bütçe disiplinine önem veriyoruz. Geçen yıl sırf merkezi idareden 900 milyarın üzerinde harcamamız oldu. Bu yıl deprem ödeneklerin payı 1 trilyon liranın üzerinde. 20 yılda bütçemiz iyi yönetilmemiş olsaydı, mali yapımız kötü olsaydı çok zor duruma düşürdük. Ancak Türkiye siyasi olarak iyi yönetildiği için bu büyük afeti omuzlamış durumdayız. Depremin yaralarını sarmış olacağız. En güçlü ekonomileri bile etkileyen deprem bizleri de etkiledi ancak bunun da üstünden geleceğiz. Bütçe açığının milli gelire oranı 5.8 olarak kapattık. İnşallah deprem harcamalarımızı yapınca bütçe açığımız daha da azalacak. Burada sadece konutlardan bahsetmiyoruz, altyapının iyileştirilmesi çok önemli” dedi.

“İhracatçılarımızı desteklemeye devam edeceğiz”

İhracatı ve ihracatçıları destekleyen politikaların sürdüğünden bahseden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Son dönemde kritik bazı alanlarda yatırım yapıyoruz. Özellikle ihracatçılarımızı destekleyecek şekilde merkez bankamız politikalar uyguluyor. Bu politikalara devam edeceğiz. Şuanda toplumsal yatırım notu dediğimiz çalışma var. Yatırıma, ihracata toplumun daha fazlasına katkı sunan bankalara yüksek not vereceğiz. Buna göre de merkez bankası o bankalara belli avantajlar sağlayacak. YİTAK dediğimiz bir program başlattık. Teknolojik içeriği yüksek, Türkiye’nin ihracatına kalite katacak projelere daha düşük faizle kredi sağlıyoruz. Burada bir komite ulaştırdık. Kriterler çok net, ağırlıkları belli. Uygun projeler YİTAK’tan kredi alacaklar. Bütçemizde alan oluştukça burayı desteklemeyi düşünüyoruz. Sanayi bakanlığımız proje tekliflerini almış durumda” diye konuştu.

“Adana ve Mersin çok önemli bir bölge”

Adana ve Mersin’in İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra çok önemli bir konuma sahip olduğunu aktaran Yılmaz, “Çok önemli bir bölgedeyiz. Çukurova bölgesi çok önemli. Doğu Akdeniz’de son derece önemli bir konuma sahip. Diğer taraftan geçmişte biz planlama teşkilatında yapılan çalışmalarda bu bölgenin potansiyelini vurgulardık. İstanbul, Ankara ve İzmir dışında metropol olma potansiyeli olan bölge burası. Ancak şimdiye kadar çok değerlendirdik mi bunu kendimize sormalıyız. Bu bölgemize farklı bir ivme katacağımıza ben yürekten inanıyorum. Orta Anadolu Akdeniz aksı dediğimiz bir ulaşım hattı planlamamız gerekiyor. Afet riskine karşı belli sanayilerin gelişmesi gerekiyor. Deprem döneminde burayı gördük. Buna uygun projeler yapmalıyız” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından program basına kapalı soru-cevap ile devam etti. Programa Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra oda ve borsaların başkanları ve iş insanları katıldı. – ADANA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/feed/ 0
Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı ve Konferansı Yapıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/#respond Sat, 09 Mar 2024 21:21:42 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4985

TUNCAY TÜRKGÜLÜ

Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı ve Konferansı yapıldı. Adana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, “Sürdürülebilir bir dünya için ve bizden sonraki nesillere daha sağlıklı ve daha güzel bir dünya bırakmak için iklim değişikliği yeşil dönüşüm altında pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de gündem en üst seviyede” dedi.

Adana’da bugün Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı başladı. Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olan Adana’nın atık yönetimi konusundaki çalışmalarını sergilemeyi amaçlayan etkinlikte, açılış konuşmasını Fuarda Adana Valisi Yavuz Selim Köşger gerçekleştirdi.

Fuar alanında gerçekleştirilen konferansta iş adamlarının katılımıyla geri dönüşümde yaşanan zorluklar ve Avrupa’nın istediği şartlar ele alındı. Adana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç şöyle konuştu:

“Fuarımızın açılışının ardından Tekrar Sürdürülebilir Bir Ekonomi Sıfır Karbon Ayak İzi ve Geri Dönüşüm Konulu Başlıklı Panelde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Dünya artık eskiden olduğu gibi geri dönüşüm işine çok önem veriyor, bizim artık atıklarımız yok, hepsinin bir hammadde olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Sürdürülebilir bir dünya için ve bizden sonraki nesillere daha sağlıklı ve daha güzel bir dünya bırakmak için iklim değişikliği yeşil dönüşüm altında pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de gündem en üst seviyede. Tekstil sektöründe geri dönüştürülmüş hammadde kullanmaz iseniz ürettiğiniz ürünü kesinlikle ve kesinlikle markalar artık almıyor. Avrupa’nın 2030 yılına kadar kararları var, ya geri dönüştürülmüş ürünü, ya da organik hammaddeden yapmanız gerekiyor. Bu bizim için olmazsa olmaz kuralı oldu. Avrupa’da karbon salımını ile ilgili gelişmeler var, önümüzde sanayiciyi çok sıkıntıya düşürecek işler var. Onun için biz bugünden sanayi devrimini atladık. Ama en azından yeşil dönüşü de atlamayalım avantajlı bir duruma geçelim istiyoruz.

“SU TASARRUFUNDA BULUNMAMIZ, SUYUMUZU İYİ KULLANMAMIZ GEREKİYOR”

İklim değişikliğinde aşırı sıcaklıklar kuraklıklar, seller, orman yangınları, gibi çok tabiat olayları gerçekleşiyor, bunların gerçekleşmemesi için bizim iklim değişiminde karbon salınımında biz mümkün olduğunca doğayı ısıtmadan, enerjiyi sarfetmeden, mamul yapmamız gerekiyor. Bunları yapmak içinde bizim öyle veya böyle enerji tasarrufunda bulunmamız, su tasarrufunda bulunmamız, suyumuzu, enerjimizi iyi kullanmamız gerekiyor, hammadde kaynaklarını iyi tüketmemiz gerekiyor, geri dönüştürülmüş hammaddeyi kullanmamız gerekiyor. Bununla ilgili tekstil sektörü 5-6 yıldır çok meidillerle karşılaşarak, tekstil sektöründeki firmalar en hazırlıklı firmalar oluyor, karbon ayak izini ölçtürmüş, karbon salınımını ölçtürmüş, su kullanımını düşürmüş, enerji tüketimini düşürmüş, bir çok yaptırımlara maruz kalmamak için elinden geldiğince bizim sanayicimiz çaba gösteriyor. Bunun aslında tüm sektörlerde olması gerekiyor. Biz diyoriz ki bu bir olmazsa olmaz. Karbon salınımını düşürecez ama aynı zamanda bu müeyyideler ticari alanda Avrupalılar ticari yaptırımlar uyguluyor. Bunların neticesinde siz yapmazsanız Avrupalılar iyi bir vergi koyuyorlar. Bu nedenle başarılı olmak için Avrupa standartlarında imalat yapmak zorundayız.”

Adana’da plastik alanında geri dönüşüm firma yöneticisi Bilal Nadir Gök ise yaptığı açıklamada, ambalaj atıklarını geri dönüştürüp dünya’da 18 ülkeye ihraç ettiklerini belirterek, “Bugün niye buradayız. Türkiye’nin geri dönüşümünün kayıt altına alınan -yüzde 70’i ama kayıt dışı- yüzde 80 olan Adana’da, bu fuarı düzenliyoruz. Biz bu işi üretiyoruz ve burada bu fuarın da Adana’da olmasını istedi. Ana katılımcılardan biriyiz, Adanamızın kalkınması ve Adana’nın dünyaya açılan gelecekte atık savaşlarının olacağı bir dönemde yani endüstrinin ana maddesi olan atıkları  ülkeler birbirine vermek istemiyor, bununla ilgili çalışmanın alt yapısını yapıyoruz” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/feed/ 0
Bakü’de düzenlenen panelde güç savaşları ve Güney Kafkasya ele alındı http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:39:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4885 Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, “Küresel Sistemlerde Yeni Dönem, Güç Savaşları ve Güney Kafkasya” başlıklı panel düzenlendi.

Türkiye Yüzyılı İş Birliği ve Dayanışma Platformu’nun Azerbaycan İktisat Üniversitesi’nde (UNEC) düzenlediği panelin açılışına Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, UNEC yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Şehitlerin saygı duruşu ile anıldığı programın açılışında milli marşlar okunduktan sonra konuşan Büyükelçi Bağcı, küresel düzeyde bozulmanın olduğunu, kural temelli sistemin çöktüğünü ve uluslararası düzeyde güven aşınmasının olduğunu söyledi.

Bağcı, Birleşmiş Milletler’in (BM) acil reforma ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “Küresel mekanizmaların bölgesel ihtilafların çözümünde gerekli kapasite ve araçlara sahip olmadığı pek çok kez görülmüştür. Bu durumun en çarpıcı örneklerini Filistin ve Karabağ’ın işgalinde, Kıbrıs davasında, Minsk ve Annan planlarında gördük.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır ifade ettiği, “Dünya beşten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkündür” sözlerinin günümüzde daha iyi anlaşıldığını belirten Bağcı, “Bölgemizde Filistin ve Kıbrıs ile başlayan işgal, zulüm ve adaletsizlikler, Karabağ, Kırım ve Ukrayna ile devam etmiştir. Yaklaşık 50 yıldır, 4 ayrı krizin etkilerini, yansımalarını, sancılarını, diplomatik ve jeopolitik yorgunluğunu ve yükünü hissediyoruz. Türkiye başta Güney Kafkasya, Filistin ve Ukrayna olmak üzere bölgesinde kalıcı barışın tesis edilmesi için büyük çaba sarf etmektedir. Türkiye ve Azerbaycan doğunun en batısında ve batının en doğusunda kardeş ve müttefik iki ülke olarak, kilit konumdadır.” ifadelerini kullandı.

Bağcı, Zengezur Koridoru’nun bölgesel bağlantıları arttıracağını, sağlanacak barış, huzur ve istikrara yararlı olacağına inandıklarını vurgulayarak, “Türkiye olarak Türk devletleri arasındaki kardeşliğin kurumsallaşmasına imkan tanıyan Türk Devletleri Teşkilatı’nın siyasi, kültürel, ekonomik ve stratejik hedefleri olan bir birlik olduğuna, keza gücümüzün kaynağının da birliğimiz olduğuna yürekten inanıyoruz. Bu uğurda her seviyede çalışmalarımızı siyasi, diplomatik, akademik, kültürel ve ticari düzeyde sürdürerek Türk birliğini, birlikte el ele, omuz omuza, sırt sırta vererek tesis edeceğiz.” diye konuştu.

UNEC Rektörü Prof. Dr. Adalet Muradov, Türk dünyasının geleceğini ilgilendiren bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Tarih bize gösterdi ki Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de yemin töreninde yaptığı konuşmada ‘Azerbaycan’ın ailesi Türk dünyasıdır’ mesajını verdi.” değerlendirmesinde bulundu.

Muradov, Türk dünyasının geleceğinin eğitim ve bilime bağlı olduğunu belirterek bu alanlardaki potansiyelini daha hızlı geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Panel, açılış konuşmalarının ardından Hazar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Telman Nusretoğlunun moderatörlüğünde, Uluslararası İlişkilerin Analizi Merkezi Başkanı Ferit Şefiyev, Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Abdullah Ağar ve gazeteci Sevil Nuriyeva’nın görüşlerini paylaştığı müzakerelerle devam etti.

“Ermenistan, yasalarını değiştirmelidir”

Uluslararası İlişkilerin Analizi Merkezi Başkanı Ferit Şefiyev, Azerbaycan’ın 1. Karabağ Savaşı’nın ülkedeki istikrarsızlık, ekonomik açıdan kötü durumda olması ve Rusya’nın Ermenistan’ı desteklemesi nedeniyle kaybettiğini söyledi.

Şefiyev, o zamanlar Türkiye’nin Güney Kafkasya politikasının henüz tam şekillenmediğini fakat son 15 yılda Türkiye’nin bölgedeki rolünün arttığını hatırlatarak, 2. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’ın elde ettiği başarıda Türkiye’nin payının büyük olduğuna dikkat çekti.

Ermenistan’la yürütülen barış müzakerelerine de değinen Şefiyev, “Ermenistan yasalarında Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı toprak iddiaları bulunuyor. Barış elde etmek için Ermenistan her şeyden önce kendi yasalarını değiştirmelidir. Çünkü bugün imzalanacak bir barışı yarın Ermenistan’da bu yasaları gerekçe göstererek iptal edebilirler.” görüşünü paylaştı.

“Dünya güvenlik bunalımıyla savruluyor ve çareye ihtiyaç var. Çare bizdedir”???????

Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ağar, 2. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan ordusunun kahramanlıklarına değindi.

Ağar, “2. Karabağ Savaşı sadece Azerbaycan, Türkiye için, Güney Kafkasya için değil insanlık ve gelecek için değerli bir savaştı. Hakkın nasıl alınacağının insanlığa öğretilmesi açısından örnek olması için önemli bir savaştır. 2. Karabağ Savaşı Türkmençay Antlaşması’ndan beri bölünen Azerbaycan’ın bölünme ve geri çekilmeyi durdurduğu savaştır.” diye aktardı.

Dünyadaki savaşlara ve risklere de dikkati çeken Ağar, “Dünya, güvenlik bunalımıyla savruluyor ve bir çareye ihtiyaç var. İnsanlığa ve geleceğe bu çareyi kim sunabilir. Türkiye ve Azerbaycan’ın birlikteliği ve rolü bu anlamda çok değerlidir. Çare bizdedir. Hamaset yapmıyorum.” görüşünü paylaştı.

“Türkiye’nin açılımları gelecek için yatırımdır”

Gazeteci Nuriyeva ise konuşmasında Türkiye ile Azerbaycan’ın ittifakının Türk dünyasında ve daha geniş bölgede oluşturduğu etkinin öneminden bahsetti.

Türkiye’nin Güney Kafkasya’daki rolü ve potansiyeli, Orta Asya’daki etkileşimi, Ortadoğu’ki varlığı, Afrika’daki atılımlarının önemine değinen Nuriyeva, “Türkiye’nin açılımları ve uzun vadeli düşünce sistemi gelecek için yatırımdır.” ifadelerini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakude-duzenlenen-panelde-guc-savaslari-ve-guney-kafkasya-ele-alindi/feed/ 0
Arkeoloji Müzesi neolitik döneme ait 81 eser ile kapılarını açtı http://www.karadenizhabertv.com.tr/arkeoloji-muzesi-neolitik-doneme-ait-81-eser-ile-kapilarini-acti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/arkeoloji-muzesi-neolitik-doneme-ait-81-eser-ile-kapilarini-acti/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:57:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4702 Arkeoloji Müzesi neolitik döneme ait 81 eser ile kapılarını açtı

Sel felaketinin vurduğu müze 11 ay sonra yeniden kapılarını açtı

ŞANLIURFA – Geçtiğimiz yıl sel felaketinde büyük hasar alan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ile Haleplibahçe Mozaik müzesi kapılarını yeniden ziyaretçilere açtı. Göbeklitepe ve Karahantepe kazılarında ortaya çıkarılan 81 yeni eser, ilk kez sergilendi.

Geçtiğimiz yıl 15 Mart’ta yaşanan sel felaketinde sular altında kalan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ile Haleplibahçe Mozaik Müzesinde bakım ve onarım çalışmaları tamamlandı. Türkiye’de en çok eserin bulunduğu Şanlıurfa Arkeoloji Müze Kompleksinde, neolitik döneme ait 81 yeni eser ilk kez teşhir edildi. Dünyanın ilk gerçek boyutlu “insan heykeli” gerçek boyutlu “yaban domuzu” ve “kızıl akbaba” heykelleri ve boncuklardan yapılmış süs eşyalarından oluşan eserler, Arkeoloji Müzesi’nde görücüye çıktı.

2015’te açılan ve 30 bini kapalı olmak üzere 60 bin metrekarelik alana sahip müzede, “tarihin sıfır noktası” olarak nitelendirilen Göbeklitepe ile Karahantepe gibi kazılarda çıkarılan eserler de sergileniyor.

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür yardımcısı Bülent Gönültaş, sel felaketi sonra yedinden ziyaret açılan müzelerin misafirlerini ağırlamaya başladığını söyledi. Gönültaş, “2023 yılı Mart ayında Şanlıurfa’da çok büyük bir sel felaketi meydana geldi. Bu sel felaketinde hem Şanlıurfa Arkeoloji Müzemiz hem de Haleplibahçe Mozaik Müzemiz etkilendi. 11 ay içerisinde müzelerimizin bodrum katlarında yer alan elektrik sistemlerimiz, soğutma sistemlerimiz tamamen yenilendi süreç içerisinde bakanlık çok hızlı hareket etti. Tüm personellerimizle birlikte gerekli çalışmalar hızlıca tamamlandı ve bir yıl dolmadan 11 ay içerisinde her iki müzemizi de ziyarete açtık. Bu süreç içerisinde teşhirimizde yenileme yaptık. 2023 yılında özellikle Karahantepe’de ortaya çıkarılan ve dünya neolitik tarihi açısından çok önemli sonuçlar ortaya çıkaran bu arkamda gördüğünüz heykelde dahil olmak üzere birçok eserimizi de bu müzemizde teşhire çıkardık. Yılsonunda Kasım ayı itibarı ile Harran Üniversitesi ve Bakanlığımız işbirliği ile Dünya neolitik kongresini de Urfa’da toplayacağız. Bu vesile ile dünyanın birçok yerinde bu alanda çalışma yapan Anadolu neolitiki ve Mezopotamya neolitiki üzerine çalışma yapan birçok bilim adamı ülkemize gelecek, Urfa’ya gelecek. Ziyaretçilerimizi bekliyoruz hayırlı uğurlu olsun” dedi.

Müzeyi ziyaret eden Turizm rehberi Erhan Yıldırım ise, “Bir yıldan kısa bir sürede müzelerin tekar açılması bizleri mutlu etti. Gerçekten çok büyük bir iş yapmışlar ve yeni eserler gelmiş. Dünyanın sayılı müzeleri arasında ve Türkiye’nin en büyük arkeoloji müzesinin içindeyiz. Hemen önünde durduğum dünyanın bilinen domuz ebatındaki figürünün önünde duruyoruz, inanılmaz bir şey gerçekten çok mutluyum. 11 ay aradan sonra müzenin açılması bizleri çok mutlu etti. Tüm tarih severleri ve arkeoloji dostlarını müzelere bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Müzeyi ziyaret eden ziyaretçiler de, yeni eserlerle müzenin çok daha güzel olduğunu belirterek, açılmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/arkeoloji-muzesi-neolitik-doneme-ait-81-eser-ile-kapilarini-acti/feed/ 0
Van’da yetenekleri keşfedilen 6 kız atlet Kenya’da altın madalya için çalışıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/vanda-yetenekleri-kesfedilen-6-kiz-atlet-kenyada-altin-madalya-icin-calisiyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/vanda-yetenekleri-kesfedilen-6-kiz-atlet-kenyada-altin-madalya-icin-calisiyor/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:30:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4617 Van’da yetenekleri keşfedilerek kazandırıldıkları atletizmde çeşitli başarılar elde eden 6 kız atlet, Kenya’da düzenlenecek Dünya Liseler Arası Kros Şampiyonası’nda altın madalya alabilmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Kentteki başarılı sporcuların tespit edilmesine yönelik çalışmalar sayesinde atletizm takımına kazandırılan 6 kız sporcu, antrenörleri nezaretinde çalışarak birçok madalya kazandı. Son olarak 11 Şubat’ta Isparta’da düzenlenen Okullar Arası Türkiye Kros Şampiyonası Genç Kadınlar 3000 metrede takım halinde Türkiye şampiyonu olan milli atletler, 10-14 Mayıs’ta Kenya’nın başkenti Nairobi’de düzenlenecek Dünya Liseler Arası Kros Şampiyonası’nda katılmaya hak kazandı.

Özel Van Bilim Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitimlerini sürdüren Van’ın yarışçı kızları, Kenya’dan da takım olarak madalyayla dönmeyi hedefliyor.

“İkinci olan takıma 46 puan fark attık”

Tuşba Gençlik ve Spor Müdürü Hüseyin Esen, AA muhabirine, daha önce atletizm milli takım antrenörü olduğunu, şu anda da takıma öncülük ettiğini söyledi. Kazanılan başarıların ekip işi olduğunu ifade eden Esen, şunları kaydetti:

“Sporcularımızın bir çoğunu öğretmenleri ve antrenörleri keşfetti. Hepsi aynı okulda eğitim alıyor ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün atletleri. Ekip olarak planlı çalışıldığında başarı kaçınılmaz oluyor. Kenya’da düzenlenecek şampiyonaya sıkı çalışıyoruz. Türkiye şampiyonasında ikinci olan takıma 46 puan fark atarak şampiyon olduk. Ülkemizi ve ilimizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz.”

Milli takım antrenörü Münir Akkoyun ise başarıları geleneksel hale getirerek uluslararası alanda Türkiye’yi temsil etmek istediklerini belirterek, “Diğer takımlardan farkımız sporcularımızın hepsi ilimizden olması ve altyapıdan yetişmeleri. Uzun süredir büyük emekler vererek bugünlere geldik. Dünya Liseler Arası Kros Şampiyonası için antrenmanlarımız devam ediyor. Hedefimiz milli takıma başarılı sporcular yetiştirmek.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz”

Milli atlet Edibe Yağız da antrenörlerinden ve ailesinden büyük destek gördüğünü söyledi.

Şampiyonluk için sıkı çalıştıklarını aktaran Yağız, “Bu yıl ki hedeflerimden biri de Okullar Arası Türkiye Kros Şampiyonası’nda birinci olmaktı. İlk hedefimi gerçekleştirdim ve sırada dünya şampiyonası var. Kenya’da ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Atlet Havva Efe ise hedeflerinden birinin de olimpiyat kadrosunda yer almak olduğunu bildirerek, “Isparta’da düzenlenen yarışmaya katıldığımız için ailelerimiz çok mutlu olmuştu. Şimdi ise Kenya’daki dünya şampiyonasına katılım sağlamaya hak kazandık. Ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğimize inanıyoruz. Kendimizi tüm dünyaya kanıtlamayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Atletizme, dünya şampiyonu olan ablası Nevin İnce sayesinde başladığını anlatan İran İnce, “Ablamın izinde gidip başarılar elde etmek istiyorum. Ablamda Okullar Arası Dünya Şampiyonası’nda altın madalya kazanmıştı. biz de Kenya’dan dereceyle dönmek istiyoruz.” dedi.

Ülkesini yurt dışında temsil edeceği için heyecanlı olduğunu belirten Şilan Yağız da her zaman yanında olan antrenörlerine ve ailesine teşekkür etti.

Takımın en küçük sporcusu olan 14 yaşındaki Ayten Yobaş ise takım arkadaşlarıyla sıkı bir bağları olduğunu, sürekli birbirlerine yardım ettiklerini dile getirdi.

Sporculardan Viyan Adar da takımda yer almaktan mutluluk duyduğunu ve ülkesini en iyi şekilde temsil etmek için elinden geleni yaptığını vurguladı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/vanda-yetenekleri-kesfedilen-6-kiz-atlet-kenyada-altin-madalya-icin-calisiyor/feed/ 0
Erzincan’da altın madeninde toprak kayması: 9 işçi hala kayıp http://www.karadenizhabertv.com.tr/erzincanda-altin-madeninde-toprak-kaymasi-9-isci-hala-kayip/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erzincanda-altin-madeninde-toprak-kaymasi-9-isci-hala-kayip/#respond Mon, 19 Feb 2024 09:18:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4155 Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler altın madeninde meydana gelen toprak kaymasında toprak altında kalan 9 işçiyi arama çalışmaları halen devam ediyor.

Uzmanlar maden ocağıyla ilgili yıllardır pek çok uyarı yapıldığını, böyle bir kazanın meydana gelebileceğinin bilindiğini ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını belirtiyor.

Altın madenciliği dünyada oldukça yaygın bir madencilik türü.

İstatistik sitesi Statista’ya göre 2022 yılında dünyada yaklaşık 3 bin ton altın üretildi.

Dünya Altın Konseyi verileri, 2022 yılında dünyanın en büyük altın üreticisinin, küresel üretimde yaklaşık yüzde 10’luk bir pay ile Çin olduğunu gösteriyor.

Çin’i Rusya, Avustralya, Kanada ve ABD izliyor.

En çok altın üreten madencilik şirketleri ise ABD ve Kanada ortaklığındaki Newmont ile merkezi Toronto’da bulunan Barrick Gold.

Peki altın madenciliği dünyada nasıl yapılıyor? Siyanür her yerde kullanılıyor mu? Kazalar ne kadar yaygın?

Altın madenciliği yöntemleri

Altın madenciliği, 10 yıla kadar sürebilen bir araştırma süreciyle başlayan, daha sonra geliştirme ve sondaj aşamalarıyla devam eden çok aşamalı bir süreç.

Üretimin yapıldığı madenler 30 yıla kadar aktif kalabiliyor.

Altın madenciliğinin farklı yöntemleri var:

Altını ayrıştırma

Altın, çıkarılan kayaçların arasında gözle görülür büyüklükte ise siyanür kullanmadan ayrıştırılabiliyor.

Düşük maden potansiyeline sahip yataklarda ise siyanür kullanılıyor.

Bu işlemde kayaçtan elde edilen cevher siyanür ile işleniyor ve siyanür altını çekiyor.

Geriye kalan siyanürlü atık, su ile arındırılıyor ve bir havuzda tekrar kullanılmak üzere tutuluyor.

Birçok uzman siyanürün en etkili ve ekonomik yöntem olduğunu söylerken bazıları bu sürecin tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor.

Cıva da altını ayrıştırmak için kullanılan bir kimyasal.

Cıvanın beyin hasarına, ağır hastalıklara ve doğumda komplikasyonlara yol açtığı gerekçesiyle 2013 yılında Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 140’tan fazla ülke, cıva kullanımını küresel çapta ortadan kaldırmayı taahhüt etmişti.

Büyük ölçekli madenlerde cıva kullanımı sona erse de dünyanın birçok yerinde küçük ölçekli madencilikte kullanımının devam ettiği bildiriliyor.

Siyanür her yerde kullanılıyor mu?

Maden Mühendisleri Odası’na göre dünyada altın üretiminin yaklaşık yüzde 85’inde siyanür kullanılıyor.

Dünyanın en büyük şirketlerine bakıldığında siyanürün yaygın bir şekilde kullanıldığı görülüyor.

Ancak bazı ülkelerde siyanür kullanımına yönelik çeşitli kısıtlamalar var.

Avrupa Parlamentosu, 2010 yılında Avrupa Komisyonu’nu siyanür madenciliğinin tamamen yasaklanması için harekete geçmeye çağıran bir karar tasarısını oyladı.

Ancak Komisyon böyle bir yasağı uygulamak için mevzuat önermeyi reddetti.

Güney Afrika Madencilik ve Metalurji Enstitüsü’ne (SAIMM) göre ABD’de altın işlemede siyanür kullanımı Montana ve Wisconsin eyaletlerinde yasak.

Arjantin’de de bazı eyaletler siyanür madenciliğini yasakladı, ancak federal düzeyde bir yasak bulunmuyor.

2002 yılında Çekya Parlamentosu, altın madenciliğinde siyanürü yasaklama kararı aldı.

Macaristan’da da 2009 yılında siyanür ile madenciliğin tamamen yasaklanmasına karar verildi.

Geçmişte yaşanan kazalar

Maalesef altın madenciliğinde de insanları ve çevreyi olumsuz etkileyen kazalar oldukça yaygın.

Romanya’da 2000 yılında yaşanan maden kazası, Çernobil’den sonra Doğu Avrupa’daki en yıkıcı endüstriyel kazalardan biri olarak kayıtlara geçti.

Baia Mare siyanür sızıntısı olarak anılan olayda nehre karışan zehirli madde büyük bir çevre felaketi yarattı.

Macaristan ve Sırbistan’a da ulaşan sızıntı nedeniyle Tuna Nehri’nde toplu balık ölümleri yaşandı.

Yakın geçmişte altın madenlerinde yaşanan diğer büyük kazalarsa şöyle:

1971: Romanya’daki Certej adlı altın madeninde yaşanan bir kazada atık suyun depolandığı barajın patlaması sonucu 300 bin metreküp zehirli su Certeju de Sus adlı kasabayı bastı. Olayda 89 kişi hayatını kaybetti.

1984: Papua Yeni Gine’deki Ok Tedi madeninde 2 milyar tondan fazla işlenmemiş atık su maden çevresine boşaltıldı. Zehirli atıkların bölgede yaşayan en az 50 bin kişiyi etkilediği düşünülüyor.

Aynı yıl Kanadalı şirket Galactic Resources’un ABD’de işlettiği Summitville adlı altın madeninde siyanür kullanılması üzerine 610 bin metreküp zehirli atık suyun biriktiği anlaşıldı. Şirketin iflas etmesi üzerine ABD hükümeti, atık suyun temizlenmesi için yüzlerce milyon dolar harcamak zorunda kaldı.

1995: Kanadalı Omai Gold Mines şirketinin Guyana’da işlettiği madende büyük bir sızıntı yaşandı. Yaklaşık 3 milyon metreküp siyanürlü atık suyun bölgedeki Omai ve Essequibo nehirlerine karıştığı ortaya çıktı.

1996: Filipinler’deki Marcopper Mining adlı Kanadalı şirketin işlettiği Mt. Tapian altın madeninin tünellerinde oluşan çatlak zehirli atıkların Makulapnit-Boac nehrine taşmasına neden oldu. Sızıntı, kısa sürede bölgeye yayılırken, çok sayıda köy tahliye edildi. Tarım alanları kullanılamaz hale geldi.

1998: Kanadalı Centerra Gold şirketinin Kırgızistan’da işlettiği Kumtor altın madenine sodyum siyanür taşıyan bir kamyon Barşkaun nehrine düştü.

2000: Avustralyalı Dome Resources adlı şirketin Papua Yeni Gine’deki Tolukuma altın madenine malzeme taşıyan helikopterden siyanür içeren bir tonluk kargo ormana düştü.

2006: Avustralya’da Beaconsfield Madeni çöktü. Bir madenci hayatını kaybetti ve iki madenci iki hafta boyunca yer altında mahsur kaldı.

2009: ABD’li Newmont Mining şirketinin Gana’daki Ahafo madeninden bölgedeki akar sulara siyanür sodyum karıştığı tespit edildi. Olayın ardından çok sayıda balık ölümü kayıtlara geçti.

2014: Güney Afrika’da 2009’dan bu yana meydana gelen en kötü maden kazalarından birinde Johannesburg’da Harmony Gold’un Doornkop adlı madeninde yer altında çıkan yangında mahsur kalan sekiz maden işçisi ölü bulundu.

2015: Kanadalı Barrick Gold adlı şirketin Arjantin’de işlettiği Veladero altın madeninde siyanür sızıntısı yaşandı. Bin metreküpten fazla siyanürlü atık su Potrerillos nehrine karıştı. Yetkililer olayın bir vana sorunundan kaynaklandığını söyledi. İlerleyen günlerde siyanürlü suyun beş nehre ulaştığı tespit edildi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erzincanda-altin-madeninde-toprak-kaymasi-9-isci-hala-kayip/feed/ 0
Özhaseki: Depreme karşı dirençli şehirler oluşturmanın yolu kentsel dönüşümden geçiyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozhaseki-depreme-karsi-direncli-sehirler-olusturmanin-yolu-kentsel-donusumden-geciyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozhaseki-depreme-karsi-direncli-sehirler-olusturmanin-yolu-kentsel-donusumden-geciyor/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:12:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3710 ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Depreme karşı dirençli şehirler oluşturmanın bir yolu var; o da kentsel dönüşüm. 2012’de yasa çıkardık; bugüne kadar 2 milyon 250 bin konutu değiştirdik, dönüştürdük. Şu an 425 bin civarında konutun da inşaatları devam ediyor; değişecek, dönüşecek” dedi.

İller Bankası’nca (İLBANK) Ankara’daki bir otelde ‘Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi (ÇSYS) Toplantısı’ düzenlendi. Dünya Bankası iş birliğinde düzenlenen toplantıya, Bakan Özhaseki ile İLBANK Genel Müdürü Recep Türk, Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Sürdürülebilir Kalkınma Bölge Direktörü Sameh Wahba ve çok sayıda davetli katıldı.

‘DEPREM TEHDİDİNDEN DOLAYI GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUZ’

Özhaseki, bugün İLBANK’ın yeni bir dönem başlattığını belirterek, bu konuda İLBANK ile beraber hareket eden Dünya Bankası’na teşekkürlerini iletti. Özhaseki, bakanlığın isminden de anlaşılacağı üzere epeyce yoğun bir iş yüküne sahip olduklarını işaret ederek, “Çevre konusunda mücadelemiz hızla sürüyor. Bir taraftan şehircilik var, dünyanın en eski şehirlerine sahibiz; onların altyapısı, üstyapısı gerek finansal gerek altyapı konusunda destekte bulunan İLBANK ile birlikte yürüttüğümüz müthiş bir faaliyet zinciri var. Bir de elbetteki iklim değişikliği konusu var. İklim değişikliğinin getirdiği her türlü sıkıntıdan, beladan, musibetten kurtulmak için mücadele veriyoruz. Ancak son dönemde bakanlığımızı biraz daha meşgul eden, tüm dikkatimizi o bölgeye toplamamıza sebebiyet veren 2 gelişme var. Birincisi 6 Şubat depremleri, ikincisi de yaklaşan ve bütün bilim adamlarının gelmekte olduğunu söylediği, umarım, dua edelim ki gelmez, gelirse de düşük bir şiddette olur ama; Marmara’da olabilecek olan büyük bir kırılma, deprem tehdidi. Bundan dolayı da işlerimizi bu konuda yoğunlaştırıyoruz, bu konuda daha sorumlu hissediyoruz ve gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

‘DEPREM ZARARININ EN AZA DÜŞÜRÜLEBİLMESİ AMACIYLA ÇALIŞIYORUZ’

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 680 bin konut ve 170 bin civarında iş yerinin yıkıldığını ve bunları gidermek için 1 senedir gece gündüz demeden bakanlık ve tüm koordineli birimlerle çalıştıklarını aktaran Özhaseki, hak sahiplerine verilecek 390 bin konut bulunduğunu ve 307 binin ihalesinin yapıldığını söyledi. Ayrıca köylerde 50 bin çelik ev yapıldığını bildiren Özhaseki, “46 bin konutu teslim ettik. 1,2 aya 30 bin konut daha teslim edeceğiz. Marmara Denizi ve çevresi bizim için önemli; tam 7 şehir, 20 milyon insan yaşıyor, Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasının yüzde 47’sini o bölge oluşturuyor. Böyle bir bölgede depremin oluşturabileceği zararın en aza düşürülebilmesi amacıyla çalışma yürütüyoruz. Depreme karşı dirençli şehirler oluşturmanın bir yolu var; o da kentsel dönüşüm. 2012’de yasa çıkardık; bugüne kadar 2 milyon 250 bin konutu değiştirdik, dönüştürdük. Şu an 425 bin civarında konutun da inşaatları devam ediyor; değişecek, dönüşecek. İnşallah bütün hızımızla buna devam ettiğimizde İstanbul’umuzu da Marmara bölgesindeki şehirlerimizi de depreme karşı dirençli hale getiririz diye düşünüyoruz” diye konuştu.

‘İKLİM KRİZİ YÜZÜNDEN 216 MİLYON İNSAN GÖÇEBİLİR’

İklim değişikliğinin Türkiye üzerinde oluşturabileceği negatif etkiler için de her sektörde yeşil dönüşümü desteklediklerine vurgulayan Özhaseki, bilim insanlarına göre dünyanın son 100 yıl içinde 1.1 derece ısındığını ve eğer bu derece 2 olursa gıda krizlerinin başlayacağını, 3 derece olursa dünyanın yaşanmayacak bir yer olacağını söyledi. Özhaseki, Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre 2050 yılına kadar bu şekilde giderse iklim değişikliğinden kaynaklı olarak 216 milyon insanın yer değiştirebileceğini belirtti. Özhaseki, korunan alanları, çevreye duyarlı iklim dostlu konutları, katı atık depolama tesislerini, kirli su artıma tesislerini, yeşil alanları çoğalttıklarını ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda Sıfır Atık kampanyasının dünyada artık öncü bir hareket olduğunu söyledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ozhaseki-depreme-karsi-direncli-sehirler-olusturmanin-yolu-kentsel-donusumden-geciyor/feed/ 0
ANFAŞ Food Product Fuarı Yüksek Katılımla Gerçekleşti http://www.karadenizhabertv.com.tr/anfas-food-product-fuari-yuksek-katilimla-gerceklesti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/anfas-food-product-fuari-yuksek-katilimla-gerceklesti/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:33:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3690 Bu yıl, 30’uncusu düzenlenen Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı (ANFAŞ Food Product) yüksek bir katılım ile gerçekleşti.

Türkiye ve dünyadan 300’ü aşkın firmanın bir araya geldiği ANFAŞ Food Product ev dışı tüketim grubunun en keyifli buluşma noktası oldu.

Fuarcılık sektörünü Antalya’dan dünya pazarı ile buluşturan Antalya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi (ANFAŞ), Anadolu Aşçılar Federasyonu (ANFED) Tamer Özkan, Türkiye Gastronomi Platformu Yöneticileri Özlem Mekik, Akif Budak, partnerliğinde 30’uncu defa kapılarını açtı.

ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, fuara gösterilen yoğun ilgiden dolayı büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Bu yıl açılışımızda bir müjdeyi de kamuoyu ile paylaştık. Dünyanın en büyük fuar şirketlerinden Köln Messe Anuga ile 2025 yılı itibarı ile bir yola giriyoruz. Almanya ve Türkiye pazarını dünya ile buluşturacağız” dedi.

Geçen yıl 6 Şubat’ta yaşanan ve 11 ilimizi etkileyen büyük depremlerde binlerce insanımızı kaybettiğimize de vurgu yapan Ali Bıdı, “Binlerce insanımız da yaralanırken, ülkemiz tarifi imkansız acılar yaşadı. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Ülkemizin başı bir kez daha sağ olsun. Fuarın ilk günü tüm katılımcı ve ziyaretçilere siyah kurdele vererek deprem acısını yüreğimizde hissettik” diye konuştu.

“Şehrin tanıtımına ve ekonomisine katkısı büyük”

Fuara gezen ziyaretçiler ile katılımcıları, gıda ve içecek sektöründe bir amacın etrafında buluşturduklarını da dikkat çeken ANFAŞ Başkanı Ali Bıdı, “Fuarımız, sektör profesyonellerini bir araya getirirken, tüm paydaşlarımıza yeni sezon öncesi hazırlıklarını tamamlama fırsatı da sunuyoruz. Katılımcı firmalarımıza yeni ihracat kapılarını açıyoruz. Fuarlar ihracatın görünmeyen kapısıdır. Şehrin tanıtımına ve ekonomisine katkısı çok büyük. Tüm dünyayı buraya davet ettik, bu fuarlar bizim değil Antalya’nın. Antalya’yı tüm dünyaya tanıtıp alıcıyla satıcıyı bir araya getirdik” dedi.

Fuar bünyesinde, Türkiye Gastronomi Platformu desteği ile düzenlenen workshoplarda Türkiye’nin önemli şefleri; Özlem Mekik, Hazer Amani, Doğa Çitçi, Eyüp Kemal Sevinç, Rafet İnce, Murat Aslan, Yıldız Öz Samaha, Soner Kesgin, Selim Yeşilpınar, Bedrettin Aydoğdu, İzzettin Oral, Erkan Yeşil, Hamza Alkan yer alarak, Türk mutfağının lezzetli menülerinin tariflerini katılımcılar ile paylaştı.

‘Akdeniz Bölgesi Tedarik Yönetimi’, ‘Küresel Dünyada Atıksız Mutfak Yönetimi’, ‘Geleneksel Markaların Başarı Hikayeleri’, ‘Gastronomide Yeni Akım İşletmecilik Anlayışı’, ‘Türk Markalarının Ulusal Pazardaki Konumlanma Serüvenleri’, ‘Küresel Düşün Yerel Hareket Et’, ‘Altın Portakal Belgeseli’, ‘TV Dünyası ve Gastronomi İlişkisi’, ‘Gastronomi Turizmine Değer Veren Medya Mensupları’, ‘Turizm Sektöründe Sağlıklı Yeme- İçme Standartları’, ‘Türk Turizminde Gastronominin Yeri’, ‘Unesco’ya Giren Şehirlerin Başarılı Şefleri’, ‘KKTC Mutfağı ve Türk Mutfağı Arasındaki İlişki’, ‘Anadolu’da Gastronomi ve Aşçılık Eğitimi’ başlıklı oturumlarda 100’e yakın sektör profesyoneli bir araya gelerek değerlendirmelerde bulunuldu. Fuar katılımcılarının büyük ilgi gösterdiği, “Turizm Sektöründe Yeme İçme” başlıklı panelde konuşma yapan Prof. Dr. Ünsal Aydın, sağlıklı olmanın ön şartının sağlıklı beslenmek olduğunu dile getirerek, gıda sektörü profesyonellerinin daha sağlıklı ürünleri insanlarla buluşturmak için çabalamaları gerektiğini söyledi.Aydın, “30’uncu yılını kutlayan ANFAŞ Fuarı’nda teknolojinin beslenme ile ne kadar yakından çalıştığını ve ne kadar ilerlediğini, dünyanın her yerinden katılan kıdemli şeflerin birbirine destek verdiği ve kaynaştığı, deneyimlerini ve dostluklarını paylaştıkları, rekabetten çok ANFAŞ’ı büyütmek için çalıştıklarını görmek çok güzel, burada olmak mutluluk verici” dedi.

Fuarda, Türkiye’nin dünyaya açılmış başarılı Gastronomi markalarının yöneticileri bu başarılarının sırrını paylaşırken, ülkemizin önemli şefleri, sektörün dünyadaki konumunu değerlendirerek daha başarılı ve güçlü olmak için neler yapılması gerektiğini tartıştı. Farklı üniversitelerden fuara katılan öğrenciler, etkinlikler boyunca sektörü çok daha yakından tanırken, ünlü şefler ile bir araya gelerek alana dair birçok bilgiler edindi.

Sadece gıda sektörünün değil, kültür ve sanat dünyasından da isimlerinin yer aldığı fuarda, moderatörlüğünü sunucu Merve Akıncı’nın yürüttüğü “Altın Portal” panelinde, gazeteci, yazar Nebil Özgentürk konuşmacı olarak yer aldı. Türk sinemasının önemli isimlerinden Coşkun Göğen ve Ümit Okur’un da katıldığı, “TV Dünyası & Gastronomi İlişkisi” konulu panel, izleyiciler tarafından yoğun ilgi ile karşılandı. – ANTALYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/anfas-food-product-fuari-yuksek-katilimla-gerceklesti/feed/ 0
Bakan Yumaklı: “2050 yılında yüzde 55 daha fazla suya, yüzde 65’te daha fazla gıdaya ihtiyacımız olacak” http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-yumakli-2050-yilinda-yuzde-55-daha-fazla-suya-yuzde-65te-daha-fazla-gidaya-ihtiyacimiz-olacak/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-yumakli-2050-yilinda-yuzde-55-daha-fazla-suya-yuzde-65te-daha-fazla-gidaya-ihtiyacimiz-olacak/#respond Sat, 10 Feb 2024 21:27:15 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3579 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünyanın son dönemdeki gidişatına bakıldığında, tarımsal üretimin stratejik öneminin belirgin bir şekilde hissedildiğini vurgulayarak, “Artık enerji için olan dünya ülkeleri arasındaki rekabet ve çekişme, bundan sonra su için olacak. 2050 yılında dünya nüfusu 10 milyar, Türkiye’nin nüfusu ise 105 milyon olacak. Nüfus artışına bağlı olarak 2050 yılında yüzde 55 daha fazla suya, yüzde 65’te daha fazla gıdaya ihtiyacımız olacak” dedi.

Bakan Yumaklı, Mersin’de düzenlenen ‘topraktan geleceğe’ ana temalı, ‘Türkiye Yüzyılında Üretim Zirvesi’ne katıldı. Bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan Yumaklı, tarımın avantajlı ya da dezavantajlı durumu olduğunu belirterek, “Şöyle bir gözlerimizi kapatalım ve tarımsal üretimin olmadığını düşünelim bir an. 3 gün olsun, 5 gün olsun, 1 hafta olsun, 1 ay olsun. Yok, yani tahayyül bile edemiyorsunuz. ya da suyu düşünelim. Suyla alakalı konularda şu anda problemiyle ilgili bizlerin de özellikle su verimliliğiyle alakalı çalışmalarımızı da dikkate alarak, suyun olmadığını düşünelim. Her ikisinde de belli bir süre sonra adeta hayatın yok olduğunu görmek mümkün. Peki bereketli hilalin merkezindeki Anadolu coğrafyasında, bizlere önemli zenginlikler sağlayan tarım arazilerimizi biz nasıl değerlendiriyoruz ya da nasıl değerlendirmeliyiz. İşte çok farklı toplantılarda, çok farklı konuşmacılar bunlara değinirken, biraz önce dedim ya tarımsal üretimin avantajları veya dezavantajları var zaman zaman. Maalesef çok zorlukla karşılaşma potansiyeli olmadan bunları konuşmuyoruz. Halbuki hayatın kaynağı olan bu hususları çok daha öncesinde konuşmalıyız. Geleceğe matuf bütün unsurları dikkate almalıyız ve hem kendi ülkemizin, hem de bizim ihracatını yaptığımız ülkelerin ihtiyacını karşılamak üzere planlamamızı tamamlamalıyız” diye konuştu.

“Tarımsal üretim planlaması, suyu merkeze alarak hangi alanda, hangi ürünü ne kadar üretmemiz ve nasıl üretmemiz gerektiğini ortaya koyan bir programdır”

2023 yılında planlı tarımla ilgili bütün yasal düzenlemeleri bitirdiklerini kaydeden Bakan Yumaklı, “O dönemden itibaren bunun alt çalışmalarını da yaptık. Şu anda bütün arkadaşlarımız nisan ayı itibariyle kendi iç süreçlerini de bitirecekler ve sahada konuşmaya, anlatmaya başlayacağız. Tarımsal üretim planlaması, sadece toplantılarda konuşulan, tartışılan ondan sonra da bakalım nasıl olacak diyeceğimiz bir husus değil. Katılımcılığı gerektirir. Biz ne kadar iyi yasal düzenlemeler yaparsak yapalım, siz paydaşların mutlak surette desteğine ve omuz omuza olunmasına ihtiyacımız var. Tarımsal üretim planlaması, suyu merkeze alarak hangi alanda, hangi ürünü ne kadar üretmemiz ve nasıl üretmemiz gerektiğini ortaya koyan bir programdır, bir disiplin manzumesidir. Eğer biz bunu yapar isek, bundan sonraki dönemde tarımsal üretimimizle alakalı hem kendi nüfusumuzu, hem gelecek olan misafirlerimizi hem de bu yıl 31 milyar dolar civarında tamamlanmış olan ihtiyacımızı çok daha yukarı rakamlara taşımız olacağız” ifadelerini kullandı.

“9 trilyon dolarlık bir ticaret hacminin döndüğü bir coğrafyada, daha fazla gayret göstermeliyiz”

Bu topraklarda yaşıyor olmanın çok önemli avantajları olduğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, “Bu topraklarda aynı anda 4 mevsim ve 7 iklim yaşanıyor. Anadolu’nun, Avrupa’dan kat kat daha fazla bitki ve hayvan türleri barındırmasına sebep oluyor. ve hepsinden önemlisi sadece 4 saatlik bir uçuşla dünyanın 67 ülkesine ulaşacak Avrupa’nın, Asya’nın, Afrika’nın kesişim noktasında olan bir coğrafi pozisyonumuz var. Bizim bu bahsetmiş olduğumuz enerji kaynaklarına da yakın olmamızı gösteren veya bize önemli bir avantaj sağlayan bu coğrafi üstünlük, 9 trilyon dolarlık bir ticaret hacminin döndüğü bir coğrafyada, bizim çok daha fazla gayret göstermemizi de bize ortak akılla hareket etmeyi de getiriyor” şeklinde konuştu.

“Artık enerji için olan dünya ülkeleri arasındaki rekabet ve çekişme, bundan sonra su için olacak”

Dünyanın son dönemdeki gidişatına bakıldığında, tarımsal üretimin stratejik öneminin belirgin bir şekilde hissedildiğini vurgulayan Bakan Yumaklı, şöyle devam etti; “Bunu zaten hem burada hem de buna benzer toplantılarda konunun tarafları dile getiriyor. Örneğin çeyrek yüzyıl önce gelecekte savaşların gıda ve su nedeniyle olacağı söyleniyordu, yazılıyordu. Ancak şöyle bir husus var. Bunun biz bu kadar da yakın olacağını tahmin etmiyorduk. Ama geldiğimiz noktada bu gerçeğe bizzat şahit oluyoruz. Artık enerji için olan dünya ülkelerinin arasındaki rekabet ve çekişme, bundan sonra su için olacak. Bunun da altını çizmek gerekir. 2050 yılındaki dünya nüfusundan bahsedelim; 10 milyar olacak. Türkiye’nin 2050 nüfusu ise 105 milyon olacak. Gelecek bir o kadar misafirimizi de düşünürsek, 2050 yılında 210 milyonluk en azından, en temel itibariyle bir nüfusun gıda ve su ihtiyacını karşılamamız gerektiği ortaya çıkıyor. Demek ki nüfus artışı ile birlikte iklim değişikliği gibi, göç gibi birtakım daha önce hiç adını duymadığımız hastalıklar gibi hususların bizi kısıtlayacağını da düşünürsek buradaki risk faktörünü görmüş oluruz. Biz bunların hepsini yeni normal olarak niteledik ve bakanlığımız bütün çalışmalarını buna göre dizayn etmeye başladı ve devam ediyor. Şöyle bir veri var. Nüfus artışına bağlı olarak 2050 yılında yüzde 55 daha fazla suya, yüzde 65’te daha fazla gıdaya ihtiyacımız olacak.”

Tarım politikalarını, hem bugüne hem de gelecek kuşaklara bırakacak bir vizyonla oluşturduklarını ve 2024-2028 stratejik planını yayınladıklarını aktaran Bakan Yumaklı, “Elbette son 21 yılda güçlü bir tarım ve orman altyapısı kurulmak için birçok çalışmalar yapıldı. Daha önce herhangi bir kurala bağlı olmayan konular, yasal mevzuata kavuştu. Ülke tarımının rekabeti için, dünya rekabeti için gerekli referansları oluşturuldu. Tarımsal desteklerle alakalı geçtiğimiz yıl bu rakam 64 milyar lira civarındaydı ki, bu yıl yaklaşık 91,5 milyar olacak bu. Aynı zamanda çiftçilerimizin finansman ihtiyaçları, kırsal kalkınma programları ile birlikte ülke tarımına getirilen modern boyut. Tarsim uygulaması ile yani sigorta kavramının ortaya konulması ile artık bundan sonra da bizleri çok daha fazla etkileyeceğini gördüğümüz dış etkenlerden üretimimizin, alın terimizin, emeğimizin yok olmasının bir şekilde tazminini sağlayacak sigorta konusu yine gündeme getirildi ve uygulanmaya başlandı” dedi.

“Türkiye, 1313 metreküp ile su stresi altında olan ülkelerden bir tanesi”

Dünyada uygulanan bir endeks olduğunu, bu endekse göre suyun eğer kişi başına miktarı 1700 metreküp ve üzeri ise ülke olarak zengin bir ülke olunduğuna dikkat çeken Bakan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı; “Ancak 1000 metreküpün altında ise siz fakir bir ülkesiniz. Peki Türkiye nerede? Türkiye, 1313 metreküp ile su stresi altında olan ülkelerden bir tanesi. Eğer bizler hiçbir şeye dokunmayıp, bu şekilde devam edersek, suyun yüzde 77’sini kullanan tarımı, geri kalan yüzde 11’ni kullanan sanayisini, kentsel ve diğer oranlarda hiçbir şey yapmayıp bu şekilde bırakırsak, 2030 yılında bin metreküpün altına düşüyoruz. O yüzden böyle geniş bir perspektifi anlattım. Tarımsal üretim planlaması, suyu merkeze alarak yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Bütün şehirlerde o şehrin dinamiklerinin, üreticilerinin, üretici birliklerinin, ticaret odalarının, sivil toplum kuruluşlarının bu üretim planlamasının ilk safhasında çalışması üzerine bir model kuruldu. Daha sonra bütün bunlar Türkiye bazında konsolide edilerek, Türkiye’nin üretim planlaması tamamlanacak.”

Arazi toplulaştırma konusunun da son derece önemli olduğuna dikkat çeken Bakan Yumaklı, “Bütün hızıyla devam ediyor. ve ormanla alakalı da yeşil vatanımızı koruma adına 7 milyar fidanı da toprakla buluşturarak tarihi ve doğal güzelliklerin bir arada olmasını sağladık. Bütün bunların hepsi, bu genel değerlendirmelerde, bizler ülkemizin tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada da 10. sırada yer almasını sağlamış olduk” ifadelerini kullandı.

“Güçlü Türkiye’nin yolunun güçlü tarımdan geçtiğine inanıyoruz”

Kendilerine verilen sorumluluk kapsamında millete en iyi hizmeti yapma gayreti içerisinde olduklarını dile getiren Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti; “Sektörümüz altyapısı itibariyle, üst yapısı itibariyle, kurumları itibariyle güçlü bir yapıya sahip. Bizlerin gerekli altyapı çalışmaları ve teşvikleriyle, sizlerin, sizler gibi ülkesini seven üreticilerimiz ve girişimcilerimiz sayesinde üstesinden gelemeyeceğimiz herhangi bir sorun olmadığını düşünüyorum. Ama tekraren altını çizmek istiyorum. Tarımsal üretim konusuna yaklaşım, çok önemli, her şeyden daha önemli, milli güvenlik sorunu diyerek konunun önemini anlatıp, ona mütenasip değeri vermemekle sonuçlanmamalıdır. Altını çizerek tekrar ediyorum. Teorik olarak değil pratik olarak. Devletiyle milleti, yani üreticisi ile girişimcisi omuz omuza vererek, bizim etki edebileceğimiz ya da edemeyeceğimiz birçok gelişmenin, bizi neden hangi yöne götüreceğine hep birlikte karar vermemiz gerekiyor ki, öyle yapacağız inşallah. Bizler Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi, güçlü Türkiye’nin yolunun güçlü tarımdan geçtiğine inanıyoruz.”

Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı, MÜSİAD Mersin Başkanı Mehmet Sait Kayan, AHBİB Başkanı Veysel Memiş ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir ve MÜSİAD Gıda Tarım Hayvancılık Sektör Kurulu Başkanı Cemal Özen’in konuşma yaptığı toplantıya, Akdeniz Belediyesi Başkanı Mustafa Gültak ile Cumhur İttifakı Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Serdar Soydan ve sektör temsilcileri katıldı.

Konuşmaların ardından ihracatçılara ödül verilirken, MÜSİAD Başkanı Asmalı, Bakan Yumak’a Filistin müzayedesinden aldıkları çalışmayı hediye etti. – MERSİN

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-yumakli-2050-yilinda-yuzde-55-daha-fazla-suya-yuzde-65te-daha-fazla-gidaya-ihtiyacimiz-olacak/feed/ 0
Diyarbakır’lı Lise Öğrencisi Sudenaz Karabulut Türkiye Şampiyonu Oldu http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirli-lise-ogrencisi-sudenaz-karabulut-turkiye-sampiyonu-oldu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirli-lise-ogrencisi-sudenaz-karabulut-turkiye-sampiyonu-oldu/#respond Fri, 09 Feb 2024 09:42:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3474

DİYARBAKIR’da, 2020’de başladığı kick boksta, milli takıma seçilen lise öğrencisi Sudenaz Karabulut (16), bu yıl Antalya’daki Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda ‘Türkiye Şampiyonu’ oldu. Karabulut, yıl sonunda Macaristan’da düzenlenecek olan ‘Dünya Şampiyonası’nda ‘Gençler’ kategorisinde birinciliği hedefliyor.

Diyarbakır’da 2020 yılında annesi Havva Karabulut’un teşvikiyle kardeşi Süleyman Karabulut ile kick boks sporuna başlayan Spor Lisesi 2’nci sınıf öğrencisi ve Yenişehir Belediyespor Kulübü sporcusu Sudenaz Karabulut, 2022’de Ordu’da düzenlenen Türkiye Kick Boks Turnuvası’nda ‘Yıldız kızlar’ kategorisinde birinci oldu. Ardından milli takıma seçilen Sudenaz, bu yıl da 22-29 Ocak tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen ‘Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda ‘Light Contact’ branşında ‘Gençler’ kategorisinde altın madalya alıp Türkiye şampiyonu oldu, ‘Kick Light’ branşında da gümüş madalya kazandı.

‘ANTRENÖRÜMÜ ÖRNEK ALDIM’

Macaristan’da yıl sonunda dünya şampiyonasına katılacak olan Sudenaz Karabulut, “5 kardeşiz. Kardeşim Süleyman ile yaz spor kursuyla bu spora başladık. Türkiye şampiyonlukları getirdik. 2020’de katıldığım ilk Türkiye şampiyonasında birinci oldum. 2023’te milli takıma girdim ve Avrupa şampiyonalarına katıldım ama çeyrek finalde elendim. En son 23-29 Ocak tarihleri arasında Antalya’da Spor Toto Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda 2 branşta toplam 10 maç yaptım. Birinde birinci, diğerinde de 2’nci oldum. Antrenörüm Bilgin Erol’u örnek alarak milli sporcu oldum. Avrupa şampiyonalarına birlikte katıldık. 2024’ün sonunda Macaristan’da dünya şampiyonası var. Gençler kategorisinde birinci olmayı hedefliyorum” dedi.

‘HEDEFİMİZ DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU’

Milli sporcu ve antrenörü Bilgin Erol da Sudenaz’ın azmiyle birçok başarı elde ettiğini belirterek, “Henüz 16 yaşında ve 5 çocuklu bir ailenin 2’nci çocuğu. Bir yaz okulunda erkek kardeşiyle benimle tanıştılar ve yetenekli olduklarını gördüm. 2020 Türkiye Şampiyonası’na götürdüm ve Sudenaz, erkek kardeşi ile birlikte Türkiye Şampiyonu oldu. Sonra Sudenaz, erkek kardeşini geçti ve bayağı ilerledi. Düzenli, disiplinli çalışarak daha da ilerledi ve yenilgi görmedi. En son 2023 yılında ‘Yıldızlar’ kategorisinde Avrupa şampiyonasına katıldık. Sudenaz çeyrek finale kadar yükseldi. Çeyrek finalde İngiliz rakibimize elendik. Sonuna kadar mücadele etti. Şimdi ‘Gençler’ kategorisindeyiz. Katıldığımız ilk gençler kategorisinde Türkiye şampiyonu oldu. Sene sonunda Macaristan’da yapılacak Dünya Gençler Şampiyonası var. Şimdiki hedefimiz, o dünya şampiyonaya katılmak ve dünya şampiyonu olmak” diye konuştu.

‘ÖĞRENCİLERİMİZİN BAŞARILARIYLA GURUR DUYUYORUZ’

Diyarbakır Spor Lisesi Müdürü Çerkez Selimoğlu ise öğrencileriyle gurur duyduklarını söyleyerek, “Öğrencimiz Sudenaz, büyük bir başarı elde etmiştir. Kendisini tebrik ediyoruz. Bizi gururlandırdı. Ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyoruz. Okulumuzun 18 kategoride, çeşitli branşlarda başarıları mevcut. Bütün öğrencilerimize her konuda destek oluyoruz. Aynı zamanda İl Milli Eğitim Müdürümüzün bize katkıları da çok fazla. Kendilerine de teşekkür ediyoruz. Kızımızın Macaristan’da katılacağı dünya şampiyonasında kendisine başarışlar diliyorum. Diyarbakır’daki bu tarz öğrencilerimizin başarıları bizi ayrıca gururlandırıyor” ifadelerini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyarbakirli-lise-ogrencisi-sudenaz-karabulut-turkiye-sampiyonu-oldu/feed/ 0
Türkiye İhracatta Rekor Kırdı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:30:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3364

Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, “2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.

7-10 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan “İstanbul Fashion Connection Fuarı” açılış töreni gerçekleşti. Açılış törenine Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, TİM ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe de katıldı. Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat fuarın açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

“REKOR KIRDIK”

Konuşmasına 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek başlayan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Bu fuarın ortaya koyduğu bu muhteşem tablo, Türkiye ekonomisinin 21 yıldan bu yana nasıl güçlü temeller üzerinde ilerlediğinin ve geliştiğinin açık bir göstergesi. Türkiye olarak bunun en açık delili üretimdeki büyüme rakamlarımız. 2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. Bunun en önemli faktörlerinden birisi ihracattaki başarıdır. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.

“DÜNYANIN  YEDİNCİ BÜYÜK İHRACATÇISI KONUMUNDAYIZ”

Türkiye’nin ithalat ve ihracattaki başarı oranlarını paylaşan Bakan Bolat, “Tekstil ve giyim sektörü bizim için çok önemli bir yer oluşturuyor. Türkiye sanayisini ilk ateşleyen sektör tekstil sektörü olmuştur. Daha sonra hazır giyim sektörü, metal sektörü, otomotiv sektörü, makine sektörü, inşaat malzemeleri, bilişim gibi diğer sektörlere yansımalar olmuştur. Pamuk üreticisi bir ülke olmamızın verdiği avantajla tekstilde bundan yüz yıl önce başladığımız yolculukta bugün dünyada Avrupa’nın üçüncü büyük ihracatçısı, dünyanın ise yedinci büyük ihracatçısı konumuna ulaşmayı sizlerin sayesinde başardık. Hazır giyimde geçen yıl 20.6 milyar dolar ihracat, tekstilde de 12.3 milyar dolar ihracat ile toplamda yaklaşık 33 milyar dolar ihracatı bu sektörlerden elde ettik. Pamuk üreticisi olmamız, hızlı pazarlara, hedef pazarlara olan yakınlığımız, iki günde mal teslim edebilmemiz, geniş ürün yelpazemiz, hızlı teslimat, özgün tasarım ve müşterilerin beğenilerini dikkate alan ürün yelpazesi bu başarıda çok önemli bir rol oynamıştır. Biz Ticaret Bakanlığı olarak yıllık bütçemizin yüzde 60’ını ihracat desteklerine tahsis ediyoruz. Bundan sonra da devam edeceğiz. 2024 yılı bütçemizde ihracata verdiğimiz destekleri yüzde 110 arttırdık. Bu yıl inşallah Orta Vadeli Program’da yer alan 267 milyar dolar mal, 110 milyar dolar hizmet ihracat hedeflerini başaracağız. Avrupa’nın, Avrupa Birliği’nin ana ülkelerinin ithalatı yüzde 15 civarında azaldı. Biz Türkiye olarak Avrupa Birliği’ne ihracatımızı arttırabildik. Bizim dünya mal ihracatından aldığımız pay yüzde 1,02’den yüzde 1,06’ya çıktı. Hedef 2028’de yüzde 1,30. Hizmet ihracatındaki payımızı da arttırmaya devam ediyoruz. Yüzde 1,30’luk payımız var. 2028 yılında bunu yüzde 2’ye çıkaracağız” şeklinde konuştu.

“SİZLERLE BİRLİKTE GERÇEKTEN MODANIN BAŞKENTİ OLABİLİRİZ”

Programda İstanbul Valisi Davut Gül ise, “Biz sizlerle birlikte gerçekten modanın başkenti olabiliriz. Tekstilin, hazır giyimin şu üç konudan uzaklaşması lazım; kur rekabeti, enerji ve ucuz işçilik. Bunlardan kurtularak, marka değeri yüksek ürünler üreterek, dünyanın her tarafında özellikle yeşil dönüşümün avantajlarından faydalanarak, farklı farklı ürünler geliştirerek kurum ve işçilik fiyatı ne olursa olsun rekabet edebilir bir duruma gelmemiz gerekiyor. Bunu da yapabileceğinizi biliyorum” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/feed/ 0
Burak Kızılhan: Adaletli olun ve maçları hakkaniyetli yönetin http://www.karadenizhabertv.com.tr/burak-kizilhan-adaletli-olun-ve-maclari-hakkaniyetli-yonetin/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/burak-kizilhan-adaletli-olun-ve-maclari-hakkaniyetli-yonetin/#respond Sat, 03 Feb 2024 21:15:12 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3155 Burak Kızılhan: Adaletli olun ve maçları hakkaniyetli yönetin

Mustafa AKIN-Sezer AFŞAR/İSTANBUL,(DHA) – Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Burak Kızılhan, “Olağanüstü mücadele verdiğimiz bu yarışta TFF ve hakemlere çağrıda bulunmak istiyorum; adaletli olun ve maçları hakkaniyetli yönetin. Adaletin sağlanması, futbolun marka değeri için kritik öneme sahiptir” dedi.

Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu (YDK) Olağan Şubat ayı toplantısı başladı. Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıya Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, yönetim kurulu üyeleri, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar ve üyeler katıldı. Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Burak Kızılhan, yönetim kurulu faaliyet raporunu okudu. Burak Kızılhan, rekabetçi kimliğin ortaya konulduğu 3 aylık dönemi geride bıraktıklarını dile getirerek, “3 Temmuz 2011’de başlayan direnişimiz 27 Aralık 2021’de onurlu bir zafere dönüştü. ‘Futbolda Sözde Şike’ davası olarak bilinen kumpasla alakalı beraat kararının onaylanması Fenerbahçemizin hem vicdanlarda hem de hukuk önünde bir kez daha temiz olduğu kanıtlandı. Kararlı mücadelemizde geri adım atmadık. 3 Temmuz sürecini kurgulayanlar ise şimdi ortada yoklar. Fenerbahçe haklı temiz duruşunu sürdürüyor. 10 yıllık süreçteki maddi ve manevi zararlar giderilene kadar dik duracağız” diye konuştu.

“EN ÖNEMLİ UNSUR, BAŞARIMIZIN ARKASINDAKİ EN BÜYÜK GÜÇ, BİRLİK VE BERABERLİKTİR”

Futbol takımının başarılarını ifade eden Burak Kızılhan, “Süper Lig, kupa ve Avrupa Konferans Ligi’ndeki başarıları hepimizi gururlandırıyor. İsmail hocamıza teknik ekibe ve futbolcuları tebrik ediyor başarılarını diliyorum. Aslında buradaki en önemli unsur, başarımızın arkasındaki en büyük güç, birlik ve beraberliktir. Ara transferde kadroya kattığımız oyuncular, dünya çapındaki oyuncular takımımıza olan güvenimizi daha da arttırdı. Doğru planlama, ihtiyaç duyulan bölgelere zamanında takviyelerle transfer dönemine çok verimli geçiş yaptık. Bonucci, Krunic gibi yıldız oyuncuları takviye etmek şampiyonluk hedefimiz adına önemli adımlar oldu. Bu süreç içinde emekleri geçenlere teşekkür ediyorum. Kontenjan sebebiyle takıma dahil olan oyuncuların yanı sıra ayrılan oyuncular da oldu. Takımımız da taraftarımız da şampiyonluk yolunda yüreğini ortaya koyuyor. Hedeflerimiz yolunda sonuna kadar mücadele edeceğiz. İstediğimiz sonuç olan şampiyonluğa ulaşabilmek için sizlerin destekleri çok önemlidir. Takım ve camia olarak olağanüstü mücadele verdiğimiz bu yarışta TFF ve hakemlere çağrıda bulunmak istiyorum; adaletli olun ve maçları hakkaniyetli yönetin. Adaletin sağlanması, futbolun marka değeri için kritik öneme sahiptir. Bu şartlar sağlandığında şampiyonluk kupasını müzemize getireceğiz inşallah” şeklinde konuştu.

“GÖZLERİMİZİ PARİS OLİMPİYATLARI’NA ÇEVİRDİK”

Fenerbahçe olarak her zaman en tepeye oynadıklarını kaydeden Burak Kızılhan olimpik branşlar için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirdi. Kızılhan, “Gururla sahiplendiğimiz bir kimliğimiz var. Fenerbahçe en büyük spor kulübü diyoruz. Bu başarıların daha da pekiştiği bir dönemden geçiyoruz. Ülkesinin emrinde Atatürk’ün izinde misyon belirledik. Birçok branşta elde ettiğimiz madalyalar ile kulübümüzü dünyada temsil ettik. Gözlerimizi Paris Olimpiyatları’na çevirdik. Sporcularımız ülkemiz ve bayrağımız için mücadele edecekler. Bugün 4 yılda 3 dünya şampiyonluğu, 1 dünya 2’nciliği ve toplamda 4 rekor elde eden Derin Atakan bizimle. Dünya U15 ekibimiz buradalar. Geçtiğimiz günlerde su üzerinde rekor kıran ekibimiz buradalar. Kahramanmaraş merkezli depremden sonra takımımıza dahil ettiğimiz ve milli takıma kadar yükselen Mert Durkal da bizimle. Başarılarınızdan dolayı tebrik ediyorum, iyi ki varsınız” ifadelerini kullandı.

“FENERBAHÇE, TÜRK SPORUNDA VE ÜLKESİNİN GELECEĞİNDE BAMBAŞKA BİR YERDE”

Galatasaray Divan Kurulu Üyesi Sami Çölgeçen’in, “Neredeyiz biz, hiçbir yerde yokuz. Sadece futbolda Fenerbahçe’yle yarışıyorsunuz, amatör şubelerde yoksunuz, Fenerbahçe’yi kıskanıyorum” sözlerini hatırlatan Burak Kızılhan, “Fenerbahçe, Türk sporunda ve ülkesinin geleceğinde bambaşka bir yerde” dedi.

Burak Kızılhan’ın ardından kulüp şube sorumluları ilgilendikleri branşlar ile ilgili gelişmeler hakkında bilgiler aktardı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/burak-kizilhan-adaletli-olun-ve-maclari-hakkaniyetli-yonetin/feed/ 0
Deprem sempozyumunda konuşan Erdoğan Bayraktar: Kentsel dönüşüm acilen yapılması ve bitirilmesi gereken bir iştir http://www.karadenizhabertv.com.tr/deprem-sempozyumunda-konusan-erdogan-bayraktar-kentsel-donusum-acilen-yapilmasi-ve-bitirilmesi-gereken-bir-istir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/deprem-sempozyumunda-konusan-erdogan-bayraktar-kentsel-donusum-acilen-yapilmasi-ve-bitirilmesi-gereken-bir-istir/#respond Thu, 01 Feb 2024 21:12:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3076 Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, “Depremde Dünya, Türkiye, İstanbul ve Biz Neredeyiz” sempozyumunda konuştu. “Kentsel dönüşüm acilen yapılması ve bitirilmesi gereken bir iştir” diyen Bayraktar, ülkemizin kaçınılmaz gerçeği olan deprem konusunda kentsel dönüşüm projelerinin önemine vurgu yaprak bu konudaki çalışmalara hız verilmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan Bayraktar’ın konuşmalarından satır başları;

“Çok Değerli Misafirler, Saygıdeğer Hanım Kardeşlerim, Kıymetli Beyefendiler, Basın camiasından kıymetli arkadaşlar, kıymetli dostlar. Sevgili Gençler. Her birinizi en içten duygularımla, samimiyetimle, sevgi ve saygı ile selamlıyorum. “Depremde Dünya, Türkiye, İstanbul ve Biz Neredeyiz” sempozyumuna Hoş geldiniz. Biliyoruz ki; Türkiye topraklarının yüzde 98’i aktif deprem kuşakları üzerinde yer alıyor, bunu biliyoruz.

Konunun uzmanları Saygıdeğer Prof. Dr. Sn. Şerif Barış ve Prof. Dr. Sn. Mustafa Erdik bu konu ile ilgili değerli bilgilerini bizlerle paylaştılar. Kendilerine huzurunuzda çok teşekkür ediyorum. Bende fikirlerimi ve düşüncelerimi ifade etmeye çalışacağım. Öncelikle Dünya’ya ve Türkiye’ye bakacağız. Bildiklerimizi tekrarlayarak hafızamızı canlandıracağız. Dünyamız bugün itibari ile alabildiğine bütünleşti. Ulaşım gelişti, iletişim arttı, diğer yandan şehirlerde yaşayan nüfus çoğaldı.

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE CAN KAYBI DAHA AZ

Bu durum, genelde Küreselleşme diye tarif ediliyor. Biliyoruz ki; gelişmiş ülkeler, afetleri ve depremleri daha az can kaybı ile ve daha az hasarla atlatırken, geri kalmış ülkelerde felaketin boyutları daha büyük oluyor. Bu bakımdan gerek Dünya’ya gerekse Türkiye’ye şöyle bir bakalım: Dünyamızda yaklaşık 8 milyar insan yaşıyor. Bu nüfusun yaklaşık ¼’ü yani 2 Milyar’ı Müslüman. Yine Dünya’da yaklaşık 200 devlet var. Şehirleşme oranı % 57’lerde. Yani 8 milyarlık Dünya nüfusunun yaklaşık 5 Milyar’ı şehirlerde yaşıyor. Bu doğrultuda Dünya’ya kısaca bakalım; Nüfus bakımından Dünyadaki en büyük on ülke sırasıyla: Çin, Hindistan, ABD, Endonezya, Pakistan, Brezilya, Nijerya,Bangladeş, Rusya ve Meksika.

Yüzölçümü bakımından en büyük 10 ülke sırasıyla: Rusya, Kanada, Çin, ABD, Brezilya, Avustralya, Hindistan, Arjantin, Kazakistan ve Cezayir. Ekonomik büyüklük bakımından en büyük on ülke sırasıyla: ABD, Çin, Japonya, Almanya, Hindistan, Birleşik Krallık, Fransa, Rusya, İtalya ve Kanada.

Kişi Başı Gelirin en yüksek olduğu on ülke sırasıyla:

Lüksemburg 132.370 Dolar

İrlanda 114.580 Dolar

Norveç 101.100 Dolar

İsviçre 98.770 Dolar

Singapur 91.100 Dolar

Katar 83.890 Dolar

Amerika Birleşik Devletleri 80.030 Dolar

İzlanda 75.180 Dolar

Danimarka 68.830 Dolar

Avustralya 64.960 Dolar

Refah düzeyi bakımından en gelişmiş ülkeler:

Danimarka

Norveç,

İsveç,

Finlandiya,

İsviçre,

Hollanda,

Lüksemburg,

Yeni Zelanda,

Almanya

İzlanda.

Yine Dünyadaki birçok parametreyi dikkate alarak hazırlanmış marka şehirleri sıralayabiliriz;

Los Angeles

New York

Londra

Paris

Milano

Barselona

Rio De Janerio

San Francisco

Las Vegas

Dubai

İstanbul

Singapur

Chicago

Sidney

Berlin

Bu şehirlerin yanında; Parkları, bahçeleri, ulaşımı ve akıllı binaları ile yeni kurulan modern ve çevre dostu Şehirleri’de söylemek istiyorum. Bu şehirlerden bazıları;

Doha/ Katar

Navi Mumbai/ Hindistan

Iqaluit/ Kanada

Sidney/ Avustralya

Kuala Lumpur/ Malezya

Hong Kong/ Hong Kong

Seul/ Güney Kore

Sandopin/ Çin

Cancun/ Meksika

Bu tip örnek şehirleri arttırabileceğimiz gibi bu şehirlerden birçok dersler alabiliriz. Planlamalarından istifade edebiliriz.

Kıymetli Misafirler; nüfus büyüklüğü bakımından 4 ülkenin, yüz ölçümü büyüklüğü bakımından 2 ülkenin halkı Müslümanlardan oluşuyor. Gelişmiş ülke sıralamalarında Müslüman ülke yok. Diğer taraftan Birleşmiş Milletler’in Siyasal anlamdaki Yürütme organı olan Güvenlik Konseyinde 5 daimi üye var. Bunlar; ABD, Çin, İngiltere, Fransa ve Rusya; Bu ülkelerden her birinin Birleşmiş Milletler Konseyi tarafından alınan kararları Veto etme yetkisi var. Göstermelik olarak birde 10 geçici üye var; 2 yıllık süre için seçilirler. Bildiğiniz gibi 5 Daimi üye arasında Japonya ve Almanya yok. Müslüman hiçbir ülke yok. Böylesine oluşmuş ve bütünleşmiş bir Dünyada yaşıyoruz. Bu yaşadığımız Dünyada ekonomik varlığının %85’i %1 nüfusun elinde,

Yine biliyoruz ki 8 milyarlık dünya nüfusunun; %46’sı yoksulluk sınırının altında, %23’ü de yani 1,840 milyar insanda açlık sınırının altında yaşıyor. Çok Değerli misafirler; Yine bugün görüyoruz ibretle ve acı ile takip ediyoruz ki; Ne hak yere, İsrail Gazze’de katliam yapıyor, soykırım uyguluyor ve Dünya fiili olarak bir şey yapamıyor.

Değerli Misafirler;

Gelişmiş ülkeleri sıraladım. Bu ülkelerde; Kişi başı gelir 60.000 USD ve üzerinde Bizde ise TÜİK verilerine göre kişi başı gelir 9.661 USD düzeyinde. Cari açık 1 Trilyon civarında.

Bu güzel vatan, 1000 yılı aşkın süredir hafızası olan bu devlet, 1920 ruhuyla ve 1923 manifestosu ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu fotoğrafı hak etmiyor.

Politika Faizi: %45

İHRACAT: 255 Milyar USD

İTHALAT:363 Milyar USD

Bu Vatan’ın yeri burası değil. Çok daha iyi durumda olmalıyız.

Kıymetli Misafirler;

Bunun için Depreme karşı dönüşümde başarılı olamıyoruz. Depremlerdeki can kayıplarını buralardan aramaya başlamak gerekir. Depremlerdeki ağır hasarları, eğitim sistemimizin zayıflığında aramaya başlamalıyız. Açık Öğretim Sistemi doğru mudur? Doğru mu yürüyor? Bilmiyorum. Mesleki ve Teknik Eğitim yeterli midir? Bilmiyorum. İmar Afları doğru muydu? Sorgulamak gerekir. Kıymetli misafirler, geldiniz şeref verdiniz; Şimdi Değerli Hocalarımız Şerif Bey ve Mustafa Bey ile bu sempozyumu niye yapıyoruz. Bilinç oluşturalım, diye, sorumluluğumuzu arttıralım, diye,

Denetimler çok daha ciddi ve titiz bir biçimde yapılabilsin diye, Bina yapma, Konut yapma ve yapılaşma konusunda bilincimiz artsın, diye, Kentsel Dönüşüm için duyarlılığımız artsın, diye, Bu toplantıyı Of- Hayrat Derneğinin organizasyonunda tertip ediyoruz. Çünkü; Bizler, Trabzonlular, Oflular ve Hayratlılar olarak ayrıca ve daha çok sorumluluğumuz var. Bizler ağırlıklı olarak inşaatçıyız. Bizim büyüklerimiz 1960’dan itibaren İstanbul’da çok inşaat yaptı, bizlerde yaptık, halen yapıyoruz.

Geçmişte; Deniz kumu ile midye kabukları ile yeterli mühendislik hizmeti almadan yaptık. Bu bakımdan Deprem ve Kentsel Dönüşüm; Türkiye’yi ve İstanbul’u ilgilendirdiği kadar Trabzonluları, Rizelileri ve Ofluları daha da yakından ilgilendiriyor.

DEPREM ÜLKEMİZİN GERÇEĞİ

Çok Değerli Misafirler;

Biliyoruz ki Deprem ülkemizin gerçeği; Özellikle 1999 Düzce ve Gölcük depremlerinden sonra epeyce müspet düzenlemeler yapıldı, adımlar atıldı. Aynı şekilde İlgililer, konunun uzmanları, Hocalar çokça anlattılar, anlatıyorlar, aydınlatmaya çalışıyorlar. Epeyce Kentsel Dönüşümde yapıldı.

Fakat bugün baktığımızda, yapılanların yeterli olmadığını görüyoruz. Diyorum ki artık Kentsel dönüşümü, anlatma zamanı geçti. Yani Konuşmak zamanı geçti. Risk alıp iş yapma zamanıdır. Kentsel dönüşüm acilen yapılması ve bitirilmesi gereken bir iştir. Aslında Türkiye’nin önünde duran; Kentsel Dönüşümden öteye, olası Depremlere karşı insanımızın canını kurtarmak vardır.

Kıymetli Misafirler,

Birazda meslek hayatımda neler yaptık, onları paylaşmak istiyorum. 1994 yılı sonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki KİPTAŞ’ı kurduğumuz günden 25 Aralık 2013 tarihine kadar kamuda görev yaptığım sırada; Çalışma arkadaşlarımla birlikte Vatan dedik, Bayrak dedik, Üretim dedik; Devlet terbiyesi içinde ve özel sektör dinamizmi ile bir çalışma gayreti gösterdik.

Bilimin ve yasaların dediklerini, Amirlerin söylediklerinden daha önde tutmaya çalıştık. Gerek KİPTAŞ’ta gerek TOKİ’de ve Emlak Konut’ta ve gerekse Bakanlıkta yaptığımız Konutlar ve Kamu binaları hem 1999 depremlerinde ve hem de 6 Şubat 2023 Elbistan ve Pazarcık depremlerinde iyi bir sınav verdi.

Öncelikle, Cenabı Allah’a binlerce şükürler olsun. Aynı şekilde şunu da söylemeliyim; Geri kalmış bir ülkede, Siyası ve politik mengenelere, engellemelere rağmen Bilimsel düzen oluşturmak çok zordur. İnşaat mühendisliği sistemini işletmek kolay değildir. Sıkı denetim yapmak kolay değildir.

Evet; 1999 depremlerinde ve daha sonraki depremlerde KİPTAŞ, TOKİ ve Bakanlık sürecinde yaptığımız Konutlar yıkılmadı. Çok Değerli Misafirler, Sevgili ve Saygılı Hemşehrilerim, Kardeşlerim. Çalışmalarımızdan çok kısa bahsetmek istiyorum.

Henüz mühendislik okulunu bitirmeden 1973 yılında; Vatan Caddesi Ordu evi arkası Arpaemini yokuşunda inşaatçılığa başladım. 22 yıl özel sektörde Müteahhitlik ve Mühendislik yaptım. Sonra 1995 yılı başında İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki KİPTAŞ’ı kurduk.

“KİPTAŞ, -Ankara Büyükşehir Belediyesi Kuruluşu Metropol A.Ş.- TOKİ – Emlak Konut ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” olmak üzere 2013 yılı sonuna kadar 5 değişik Devlet Kuruluşunda 18 yıl görev yaptım. Şimdi ise 10 yıldır işime bakıyorum.

Değerli misafirler önemli olduğunu düşündüğüm bazı noktaları da sizlerle paylaşmak istiyorum.

TOKİ’de çalışırken Türkiye’nin ve Dünyanın Konut ve Yerleşmeler yapısını incelemeye çalıştık.Ülkemizde gördük ki; özellikle Büyükşehirlere doğru bir göç dalgası var, ve gördük ki; Barınmaya ihtiyacı olan insanlarımızın ev alacak parası yok. Aynı şekilde Devlette de yeterli kaynak yok. Bu bakımdan; Alt gelir grubu ve yoksullara yönelik konut yapabilmek için Kaynak Geliştirme projeleri planlayarak kendi kaynağımızı ürettik.

Çalışmalarımızla şehirlerimizi; Çarpık yapılardan, Plan dışı kaçak yapılardan Depreme dayanıksız yapılardan, arındırmaya çalıştık.

Böylece; Alt gelir grubu ve yoksul vatandaşlarımızın ev sahibi olmalarına, Gecekondu ve kaçak yapılaşmaya yönelme imajının kırılmasına, sektörün disipline edilmesine ve fiyatların düşmesine, ekonomik gelişmeye ve istihdamın artmasına, hastaneler, okullar, sevgi evleri, karakollar gibi kamu binalarının hızlı bir şekilde yapılmasına,

Vatandaşlarımızın devlete güveninin artmasına odaklandık. Bu şekilde, planlı, fiziki altyapılı, konut projelerimizle yaşam standardının yükselmesine, aidiyet duygusunun artmasına ve sosyal gelişmeye, azami dikkat gösterdik. 81 ilimizin tamamında ve 800’ün üzerindeki ilçemizde ve hatta köylerimizde oluşturduğumuz projelerle sektöre öncü ve örnek olduk.

Modern hayatın gerektirdiği sosyal donatılar, okullar, sağlık ocakları, dini tesisler, yeşil alanlar, ulaşım sistemleri ve fiziksel alt yapılarla bezenmiş yerleşim alanları oluşturduk.

2003 yılı başından itibaren yaptığımız çalışmaların getirdiği tecrübe ve sorumlulukla 2011 yılında, İstanbul’da Uluslararası Konut Kurultayı yaptık. Bu kurultayda;

Dünyadaki ve Ülkemizdeki gecekondulaşmayı, kaçak yapılaşmayı ve deprem risklerini vurgulamaya çalıştık ve de kentsel dönüşümü masaya yatırdık. Dünyanın çeşitli ülkelerinden Konunun uzmanları Kurultayımıza iştirak ettiler, yapılan konuşmalar ve yapılan panellerle Kentsel Dönüşüm masaya yatırıldı. TOKİ’nin yaptığı çalışmaların birçok ülke tarafından örnek alındığı vurgulandı.

Yapmış olduğumuz Büyük Konut Kurultayından sonraki çalışma ve gayretlerle 2011 yılı Haziran ayında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı kurduk. Bende Kurucu Bakan oldum.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kurulmasıyla; siyasi irade netleşti, şehirlerde ve şehircilikte motivasyon arttı, büyük bir beklenti oluştu.

780.000 km2 ülke coğrafyasının tamamının kadastrosunu tamamlamaya çalıştık. Coğrafi bilgi sistemlerini geliştirerek; ülke çapında daha sağlıklı Mekansal Bölge Planlarını bitirmeye çalıştık. Ülke nüfusunun ülke coğrafyasına dengeli bir biçimde yayılması için planlama yaptık.

Özellikle Büyükşehirlerimizi, çevresindeki il ve ilçelerle birlikte planlayarak desantralize etmek istedik. 2011 yılındaki VAN depreminde büyük gayret gösterdik. Depremden sonra 6306 Sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunu” çıkardık.

Bu kanunun en temel gayesi ve hedefi; insanımızın canını korumaktır. Aynı şekilde bu kanunla; Afet Riski alanların dönüşümü, Mevcut yapı stoğunun iyileştirilmesi, yenileme alanlarında yapılan kentsel tasarımlarla altyapı ile ulaşım sistemlerinin ve sosyal donatıların geliştirilmesi,

Yeni yapıların yalıtımı tam, enerji tasarrufu sağlayan, yenilenebilir enerjileri kullanan ve çevre dostu yapılar olmasının sağlanması, yerel malzemelerin kullanımının yaygınlaştırılması sonucu üretim sektörünün geliştirerek, yeni iş olanaklarının oluşturulması ve afete duyarlı yerleşmeler elde edilmesi, hedeflenmiştir.

Programlamış olduğumuz kentsel dönüşüm projesinin ana ekseni, riskli binaların dönüştürülmesidir.

İnsanımızın canını korumaya yönelik bir projedir. İnsanımızın hayat hakkını, yaşama hakkını öne alan bir projedir. Aynı zamanda enerji tasarrufuna yönelik bir projedir. Çevreye duyarlı, yerleşimler oluşturmaya yönelik bir projedir.

Kentsel Dönüşüm; sadece eskiyen evleri, kaçak evleri, salaş evleri, afet riski taşıyan evleri yenilemek değildir. Aynı zamanda; gelişen, değişen dünyanın gerektirdiği konfora sahip evleri de üretmektir.

İnsanımızın hayat kalitesini arttırmaya yönelik bir projedir. Böylece Kentsel Dönüşümle; salaş yapılardan, kaçak yapılardan, afet riski taşıyan binalardan kurtulmak, amaçlanmıştır.

Çok Değerli Misafirler;

Deprem olacağını biliyoruz.

Esas itibariyle bizim yapmakta olduğumuz depremlerden sonra yara sarmak olmamalı.

İstiyoruz ki; Deprem olduğu zaman yıkacak bina bulamasın.

Deprem olduğu zaman yıkacağı bina bulursa, içinde insan olmasın. Derdimiz bu esas gayemiz bu, Can kaybı olmasın.

Biz buraya odaklanmalıyız, zannediyorum hala daha hedefi şaşırıyoruz. Gereğini, gerektiği kadar yapamıyoruz.

Depremi çokça anlatıyoruz, Kıymetli Hocalarımız Deprem Fay Hatlarını, Depremlerin olası şiddetlerini anlatıyorlar. Bana göre esas işimiz Ülkemizi; Depremlerde yıkılma riski taşıyan binalardan kurtarmak olmalıdır.

Bu doğrultudaki bilincimizi sorumluluğumuzu arttırmalıyız.

Kıymetli Arkadaşlar;

Tabi ki Kentsel Dönüşümü; Halka rağmen başarmak çok zordur. Ama Devlete rağmen de başarılamaz. Kentsel Dönüşümde ancak devlet-millet kaynaşması ve bütünleşmesi ile başarı yakalanır. Konu, devlet ve yerel yönetimlerin el birliğinin yanı sıra; halkın katılımı, sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm aktörlerin desteği ile olur.

Sektördeki tüm paydaşların, şehir plancılarından, mimarlardan, inşaat mühendislerine, harita, Jeoloji, Jeofizik mühendisleri, siyaset bilimci ve sosyologlarına kadar tüm disiplinlerin bu işe gönül vermesi, destek olması gerekmektedir.

Bugün görüyoruz; Kentsel Dönüşüm Kanunu’ndan istifade ile lüks konut yapılıyor.

Bizler ne yaparsak yapalım olası depremleri engelleyemeyiz.

Bu durumda bizim meselemiz;

Depreme dayanıklı binalar yapmak,

Depremlerde yıkılma riski olan binaları önceden planlı bir şekilde yıkmak, yenilemek olmalıdır.

Kentsel Dönüşüme engel olmak isteyenlere söylüyorum ki;

Evet;

Yerinde Dönüşüm esastır.

Anlaşma sağlanarak, rıza-i dönüşüm esastır.

Vatandaşımıza Devletimizin gerekli desteği vermesi ile hak sahiplerinin kendi dönüşümlerini yapması esastır.

Bunlar Doğru…

Fakat en temel olan husus daha önemli olan mesele, deprem olduğunda yıkılma riski olan binalarda insan olmamasıdır.

Esas olan canlar yok olmasın. Esas olan depremlerde insanlarımız ölmesin.

Çok yakın geçmişte, 1999 da olan Gölcük ve Düzce Depremleri, 2011 de olan Van Depremi,

6 Şubat 2023’te olan Pazarcık ve Elbistan Depremleri

Bu depremlere karşın; Japonya’da 1 Ocak 2024’te oldu ve bu depremde 161 kişi öldü. 7,6 şiddetindeki olan bu deprem bize gerekli dersi, yeterli mesajı vermelidir.

Kıymetli Arkadaşlar;

Görüyoruz ki; Refah seviyesi yüksek ve vatandaşlarına iyi eğitim vermiş Ülkeler Afete karşı daha duyarlı ve daha tedbirli.

Geçtiğimiz günlerde;

– 20.01.2024 – Gürün/Sivas – 4.4 Şiddeti

– 23.01.2024 -Kumluca/Antalya – 4.1 Şiddeti

– 25.01.2024 – Yeşilyurt/ Malatya – 5.3 Şiddeti

– 26.01.2024– Değirmenciuşağı/Adana- 4.3 Şiddeti

– 27.01.2024-KuşadasıKörfezi/EgeDenizi-5.1 Şiddeti

4 Şiddeti ve üzeri 5 tane deprem oldu. Yani Ülkemiz beşik gibi sallanıyor.

Acilen işe koyulma zamanı; hemen şimdi hem de Yapı Denetim Sistemini müşavirlik bazında ve bilimsel kaide üzerine oturtarak, dikkatle ve ciddiyetle çalışmaya başlamalıyız.

Kentsel Dönüşüm; çağdaş şehirlerin oluşturulmasını, çevre dostu, enerji verimliliği olan, yeşil binaların üretilmesini, doğal kaynakların korunmasını, yoksulluğun azaltılmasını, iş potansiyellerinin artırılarak ekonominin canlandırılmasını ve işsizliğin azaltılmasını, hepsinden daha önemlisi de can ve mal emniyetinin temin edilmesinin hedeflendiği bir Projedir.

Ezcümle;

Depremler vardır.

Kentsel Dönüşüm Ülkemizin gerçeğidir.

Kentsel Dönüşüm Ülkemizin geleceğidir.

Kentsel Dönüşüm Ülkemiz için kaçınılmazdır.

Kentsel Dönüşüm Ülkemizi kalkındıracak Projedir.

Sözlerimi bitirdim. Son söz olarak buradaki genç inşaatçılara ve gençlere; Bildikleri birkaç hususu tekrar hatırlatmak istiyorum.

Kıymetli misafirler, bugün Dünya’yı taşıyan, geliştiren, ekonomi ve refah oluşturan süreçlere baktığımızda en öne çıkan sektörler;

ENERJİ (yenilebilir Enerji)

EĞİTİM; Mesleki ve Teknik Eğitim (Çalışmayı seven, eli iş tutan, matematik ve yabancı dil bilen gençler yetiştirmek)

İLERİ TEKNOLOJİ; Bilişim, yazılım, AR-GE, İnovasyon, Robotik Zeka, Uzay Bilimleri, Uçak Sanayisi ve Silah Sanayisi

TARIM VE HAYVANCILIK (Gıda Üretimi)

İLAÇ SANAYİ VE VİTAMİN SANAYİ

Haberleşme, İletişim ve Ulaşım olarak söyleyebiliriz.

Yine belirtmek istiyorum;

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonucu Ukrayna’da çok büyük bir Kentsel Dönüşüm ve inşaat faaliyet alanı ve ihtiyacı doğacak;

Bize yakın ve çalışma ortamları iyi olacak gibi gözüküyor. Duyarsız kalmayalım.

Yine ifade ediyorum;

Bilgili, Ahlaklı, Eğitimli, Çalışkan, Dürüst, Sabırlı ve Cesur insandan istifade edilir. Bu tip insanlarla arkadaş olalım, ekip olalım.

Değerli Kardeşlerim,

Tecrübelerim bana öğretti ki;

Başkalarını haklarına saygılı olan,

İkna Kabiliyeti Yüksek,

Güzel Konuşma yapabilenler, ve

İyi sunum yapabilenler daha çok başarıyorlar.

Hepinize tekrar sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.

Allah’a Emanet Olunuz.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/deprem-sempozyumunda-konusan-erdogan-bayraktar-kentsel-donusum-acilen-yapilmasi-ve-bitirilmesi-gereken-bir-istir/feed/ 0
İstanbul’daki medya yöneticileri AA’nın “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbuldaki-medya-yoneticileri-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbuldaki-medya-yoneticileri-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:36:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3055 İstanbul’da bulunan bazı medya kurumlarının yöneticileri, Anadolu Ajansının (AA) gözünden 2023’e damga vuran olaylara ait fotoğrafların yer aldığı “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

Genel yayın yönetmenleri, AA foto muhabirleri ile muhabirlerinin 2023 yılı boyunca yurt içi ve dışında çektiği, “Haber”, “Çevre ve Yaşam” ve “Spor” ile bu yıla özel eklenen “Deprem: Umut” ve “Gazze: Kanıt” kategorilerindeki toplam 147 fotoğrafı inceledi.

Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk, “Deprem: Umut” kategorisinde Aytuğ Can Sencar’ın “Hayata Tutunan” fotoğrafına, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Ashraf Amra imzalı “Yanımda Ol Anne” isimli kareye oy verdi.

Öztürk, “Haber” kategorisinde Osmancan Gürdoğan’ın “Dolunay ve Akıncı”, “Çevre ve Yaşam” kategorisinde Alper Tüydeş imzalı “Kimler Gelmiş?” ve “Spor” kategorisinde Ömer Sercan Karkuş’un çektiği “Mete’nin Nişanı” fotoğraflarını seçti.

Öztürk, bu yılki fotoğraflarda, fotoğraf sanatçısının ve muhabirinin ana odaklanması üzerinden tercihlerini yaptığını, mümkün olduğu kadar insan hikayelerinin öne çıktığı fotoğrafları tercih ettiğini söyledi.

Hayatın odağında insanın olduğunu belirten Öztürk, “İnsanın her hali, mutluluğu, spordaki başarısında örneğin Mete Gazoz, hüznü ve acısında; Gazze’deki o annenin ve kız çocuğunun hali, korku ve ümitte, depremde kurtarılan bebeğimizin fotoğrafını seçmeyi tercih ettim.” dedi.

Öztürk, “Çevre ve Yaşam” kategorisinde “Yaren” isimli leyleğe yarenlik eden balıkçının fotoğrafını tercih ettiğini kaydederek, “Haber kategorisinde Türkiye’nin insansız hava araçlarındaki geldiği noktayı gösteren bir tane fotoğrafımız var. Bizim için ay sadece dünyanın bir uydusu değil. Ay, aynı zamanda bizim felsefi dünyamızda başka anlamlar da içerir. Aya yansıyan suretiyle Bayraktar’ın çekilen fotoğrafını tercih etmeyi uygun gördüm.” ifadelerini kullandı.

AA’nın “Yılın Kareleri” oylamasının artık yerleşik bir gelenek haline geldiğini, her kategoride çok geniş bir yelpazede insanların tercihte bulunduğunu aktaran Öztürk, şunları kaydetti:

“Anadolu Ajansı kurulduğu günden bu yana bizim medarıiftiharımız. Mustafa Kemal, o meşhur sözüyle ‘Türk’ün, Anadolu insanının haberini dünyaya yaysın’ diye kurulan bir Anadolu Ajansından bahsediyor. AA, sürekli kendini yenileyerek sadece Türkiye’de abonelerine haber geçmek değil dünyada da saygın bir haber kuruluşu olarak yer alıyor. Anadolu Ajansını Türkiye’nin marka değerlerinden biri olarak tanımlıyorum. Haberciliği önceleyen, haber dilini klasikleştiren bir kurum olarak hayatına devam etmesini umuyorum.”

Albayrak, “Haber” kategorisinde “Eksi’de Operasyon” karesini seçti

Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, “Haber” kategorisinde Özkan Bilgin’in “Eksi’de Operasyon” karesini seçtiğini belirterek, fotoğrafın bütünsel bir kompozisyon içerisinde Mehmetçiklerin fedakarlıklarını gözler önüne serdiğini, foto muhabirinin de bu zorlu şartlarda işini özveriyle yaptığını söyledi.

Albayrak, “Çevre ve Yaşam” kategorisinde bulunan Sergen Sezgin imzalı “Kaçış” fotoğrafının çevre felaketlerinin tüm vahametini net şekilde ortaya koyduğunu kaydetti.

“Spor” kategorisinde AA foto muhabiri Emin Sansar imzalı, MKE Ankaragücü Kulübü Başkanı Faruk Koca’nın Trendyol Süper Ligi’nin 15. haftasında 1-1 berabere kaldıkları Çaykur Rizespor maçından sonra hakem Halil Umut Meler’e yumruk attığı anı gösteren “Yumruk” başlıklı fotoğrafına oy veren Albayrak, şöyle devam etti:

“Engelli sporcunun karesi anlam olarak beni etkilemişti. Çünkü engel tanımayan bir kare, tek koluyla halter kaldırıyor. Fakat devam ederken yumruk karesini görünce işin haber kısmı daha ağır bastı. Çünkü bize gazeteciliği öğretirken hep ‘Fotoğraf haberdir.’ demişlerdi. O anda aklıma başlangıçta -fail diyelim- yumruk atmadığını sadece tokat attığını söylemişti. Sonra bu kare ortaya çıkınca bir daha öyle bir şey söyleyemedi çünkü çok net ortada. Hakikaten fotoğrafın haber olduğunu yakinen gördük. Dolayısıyla bu kardeşimizin bu emeğinin gereğini yerine getirmek bakımından bu tercihimi değiştirdim.”

Albayrak, bu yılın özel seçkilerden “Deprem: Umut” kategorisinde Murat Şengül’ün “Hoş Geldin” isimli fotoğrafına oy verdi.

Karenin umudu tam olarak yansıttığına dikkati çeken Albayrak, “Hem kurtulan hem de kurtaranlar gülüyorlar. Çok güzel bir kare. Dolayısıyla tam umudu yansıtmış. Daha sonra ileride aslında devam eden karelerden birinde yanlış hatırlamıyorsam 177 saat sonra kurtarılan bir kardeşimiz daha var. Çok daha önemli belki bana göre ama bu karede o umut meselesi daha çok yansıyor. Depremlerde hep hemen sonrasında insanlar umut arıyor, enkaz altındakilerin sağ çıkarılması konusunda hep umut ihtiyacı oluyor. ” diye konuştu.

“Gazze: Kanıt” kategorisinde Mustafa Hassona’nın “Tarifsiz” fotoğrafını seçen Albayrak, Gazze’yle ilgili konularda her karenin anlamlı olduğunu söyledi.

Yaşanan trajedide meydana gelen çocuk ölümlerini vurgulayan Albayrak, “Daha hayatının, ömrünün baharında ve yanlışlıkla veya işte terör mücadelesi ederken değil, bile bile özellikle çocuklar hedef alınarak tıpkı firavunun Hazreti Musa’nın doğmasını veya büyümesini önlemek için yaptığı gibi özellikle çocuklar hedef seçilerek dünyadaki savaşlarda pek rastlamadığımız bir vahamet var. Onu tam ve bütün acılığıyla tabiri caizse vurgulayan bir kare. Onun için bunu seçtim.” diye konuştu.

Albayrak, fotoğraf çekimine olan ilgisini anlatarak, şunları belirtti:

“Görüntünün yeri ayrı ama fotoğraf başka bir şey. Onu da burada görüyoruz hakikaten. Bu, çok klasik bir değerlendirme. Hep yapılmıştır, yapılıyor ama ben de aynı şeyi söyleyeceğim. Önemli çünkü. Bazen bir kare fotoğraf sizin sayfalarca yazacağınız haberi veya anlatacağınız şeyi anlatmaya yetebiliyor. Fotoğrafın böyle bir kabiliyeti var. Anadolu Ajansı da her yıl daha çıta yukarıya taşıyarak bu şeyi devam ettiriyorlar.”

“Hiçbir fotoğrafı diğeriyle mukayese etmek mümkün değil”

Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, “Haber” kategorisinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in yer aldığı Mustafa Kamacı’nın”Yalnızlığın Resmi” karesini seçti.

Likoğlu, “Batılılar aslında içlerine dönüp kendi dünyalarında mutlu bir fotoğraf tablosu verirken Zelenskiy orada yapayalnız kaldı. Hem Batı’nın ikiyüzlülüğünü hem de Zelenskiy’nin Batı’ya güvenerek yaptığı karşı duruşun ne anlama geldiğini çok iyi anlatan bir kare.” değerlendirmesinde bulundu.

“Çevre ve Yaşam” kategorisinde Gerald Anderson imzalı “Çöpler Arasında” fotoğrafının dünya kaynaklarının israfı açısından bütün kompozisyonu anlatan bir kare olduğunu söyledi.

Likoğlu, “Spor” kategorisinde ise Emin Sansar’ın “Yumruk” başlıklı fotoğrafını seçmesine ilişkin, “Böyle bir anda bu kareyi yakalamak büyük bir başarı, büyük bir sezgi. Dolayısıyla herhalde 2023’ün spor açısından en önemli karesi diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Bu yıla özel eklenen “Deprem: Umut” kategorisinde ise Arif Hüdaverdi Yaman’ın “Geriye Bakmadan” isimli fotoğrafını seçtiğini aktaran Likoğlu, şöyle devam etti:

“Şüphesiz fotoğrafların tamamı çok kıymetli ve olayı anlatan fotoğraflardı. Hepimiz o fotoğraflardan etkilendik. Bu açıdan baktığımız zaman her bir fotoğraf kendi başına çok ciddi anlamlar ifade ediyor. Hiçbir fotoğrafı diğeriyle mukayese etmek mümkün değil. Burada aslında biraz gazeteci gözüyle olaylara baktım. Fotoğraf 20-30 yıl sonra önüme geldiği zaman bu bir olay yeri fotoğrafı, bu bir olay. Dolayısıyla olayı bütün boyutlarıyla anlatan bir kare. Birincisi depremden etkilenen evler, ikincisi ayakta kalan ilginç bir bina ve bunun da nedeni muhtemelen daha sonra yapılmış biraz daha betonu, demiri farklı, kaliteli olan ilginç bir yapı. Depremi anlatıyor, yıkımın nedenini anlatıyor.”

Hüseyin Likoğlu, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Mohammad Fayq’ın “Toplu Mezar” fotoğrafına oy verdiğini ancak bu kategoride çok zorlandığını belirterek, AA’nın orada yaşananları kayda almasının ve kanıt olarak bütün dünyada kullanılacak olmasının önemli olduğunun altını çizdi.

Anadolu Ajansı foto muhabirlerini tebrik eden Likoğlu, “Bakış açısı, göz, herkesin göremediği açıdan bakabilmek ve farklı bakış açıları ortaya koyabilmek… Bir sanattır fotoğraf.” ifadelerini kullandı.

“Anadolu Ajansından fotoğraf ya da görüntü gelmiş mi?”

TVNET Genel Müdür Yardımcısı Serhat İbrahimoğlu, “Haber” kategorisinde Mustafa Kamacı’nın “Yalnızlığın resmi” karesinden birkaç ciltlik kitap çıkabileceğini dile getirdi.

Avrupa’dan Ukrayna’ya sürekli destek mesajları geldiğini anımsatan İbrahimoğlu, “Ama o mesajların ne denli samimi olduğu, Zelenskiy’nin arkasında ne kadar durulduğu, durulabildiği Anadolu Ajansının foto muhabirinin kadrajına bu şekilde yansımış ve aslında o dönemde dünya çapında bir favori fotoğraf haline gelmişti. Ben de bu fotoğrafı seçtim.” dedi.

İbrahimoğlu, “Çevre ve Yaşam” kategorisinde Hamit Yalçın imzalı “Masal Ülkesi” fotoğrafını dünyanın masallara hasret kaldığını gösterdiği için seçtiğini söyledi.

“Spor” kategorisinde ise Annika Hammerschlag’ın çektiği “Çöplük Topçuları” başlıklı karesinin ibretlik bir fotoğraf olduğunu kaydeden İbrahimoğlu, bunun zulme uğrayan, işkence altında büyüyen ve bunlara tanıklık eden çocukları gösterdiğini belirtti.

İbrahimoğlu, bu yıla özel eklenen “Deprem: Umut” kategorisinde seçtiği Halil Fidan’ın “Bekleyiş” fotoğrafına deklanşöre basıldığında bir yandan hüznün bir yandan umudun yansıdığını kaydetti.

“Gazze: Kanıt” kategorisinde Ali Jadallah’ın “Çaba” fotoğrafına oy veren İbrahimoğlu, “İsrail’in zulmünün biz bu süreçte ortaya çıktığına dair birçok haber gördük. Sanki ekim ayında başlamış da daha önce o topraklarda hiçbir şey yaşanmamış gibi. Aslında vatanlarından edilmek istenen, toprakları çalınan, sürekli zulme maruz bırakılan bir halktan bahsediyoruz, bir devletten bahsediyoruz.” diye konuştu.

İbrahimoğlu, AA’nın geçtiği haberlerle ilgili olarak şunları kaydetti:

“Ben çocuklara, arkadaşlara şunu söylerim. ‘Anadolu Ajansından fotoğraf ya da görüntü gelmiş mi?’ Yani öncesinde birçok fotoğraf çekilmiş olabilir, birçok görüntü gelmiş olabilir ama bu bize AA’nın öncelikle güvenilir bir kurum olduğunu, köklü bir kuruluş olduğunu hatırlatır. Yeni neslin de bunu iyi bilmesi gerekir. Bu sadece fotoğraf ya da görüntü anlamında değil, bilgi olarak da böyledir. Biz, Anadolu Ajansının geçtiği haberin resmileştiğini, teyit edildiğini, herhangi bir dezenformasyona yol açmayacağını iyi biliriz. Dolayısıyla bu anlamda bence AA’nın misyonu çok önemli.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/istanbuldaki-medya-yoneticileri-aanin-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/feed/ 0
Sadık Ahmet Filminin Gala Gösterimi Yapıldı http://www.karadenizhabertv.com.tr/sadik-ahmet-filminin-gala-gosterimi-yapildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sadik-ahmet-filminin-gala-gosterimi-yapildi/#respond Wed, 31 Jan 2024 09:12:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3025 Ömrünü Batı Trakya Türklerinin hakları için mücadeleye adayan Gümülcine doğumlu tıp doktoru ve siyasetçi Sadık Ahmet’in hayatının ele alındığı, TRT ortak yapımı “Sadık Ahmet” filminin gala gösterimi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın ev sahipliğinde düzenlenen galaya Edirne Valisi Yunus Sezer, Kırklareli Valisi Birol Ekici, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Dostluk Eşitlik ve Barış Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdullah Eren, Dr. Sadık Ahmet’in eşi Işık Sadıkahmet ve Sadık Ahmet’in oğlu Levent Sadıkahmet, kızı Funda Sadıkahmet, film ekibi ve kültür sanat dünyasından çok sayıda davetli katıldı.

“Sadık Ahmet, Türk milletinin yok sayılamayacağını dünyaya haykırdı”

Gala öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Sadık Ahmet’in Batı Trakya Türklerinin lideri konumunda olduğunu belirterek, “Yayıncılık faaliyetinin yanı sıra TRT’nin özellikle önem atfettiği alanların başında sinema geliyor. TRT ortak yapımları hem Türk hem dünya sinemasına çok katkı sunuyor ve verdiği desteklerle TRT, birçok projenin beyaz perdeye aktarılmasına öncülük ediyor.” dedi.

Sobacı, TRT’nin ulusal ve uluslararası alanda birçok başarı elde ettiğini vurgulayarak, “Bunun en önemli göstergelerinden birisi TRT’nin dünyaca ünlü festivallerden ödüllerle dönüyor olmasıdır.” değerlendirmesini yaptı.

TRT’nin ortak yapımlarda bir derdi ve misyonu olan işler yapmaya gayret ettiğinin altını çizen Sobacı, şu bilgileri verdi:

“O misyon yüklü işlerden sonuncusu Sadık Ahmet filmimizdir. Çünkü Sadık Ahmet, Batı Trakya davasını dünyaya duyurmak için hayatını vakfetmiş bir mücadele insanı. Sadık Ahmet özellikle Batı Trakya Türklerinin asimile edilmeye çalışıldığı bir dönemde, onların insanca yaşama hakkını savunma sorumluluğunu üstlenmiş bir karakter. Bu amaç doğrultusunda yargılanmış, hapis cezasına çarptırılmış bir kişi. Ama son nefesine kadar milletine, davasına, inancına sadık kalmış bir karakter. Mücadelesiyle örnek teşkil etmiş ve Türk milletinin asla yok sayılmayacağını dünyaya haykırmış bir karakter.”

Zahid Sobacı, Sadık Ahmet’in hayatının beyaz perdeye aktarılmasının gurur verici olduğunu söyleyerek, “Sadık Ahmet filmi aynı zamanda kimliğimizin gölgelenmesine, bağımsızlığımızın kısıtlanmasına asla izin verilmeyeceğinin TRT açısından bir ilanıdır.” diye konuştu.

“Yakın tarihimizin çok değerli bir kahramanını beyaz perdeye aktardık”

AA muhabirine açıklamada bulunan yönetmen Hakan Yonat, filmde yer almaktan gurur duyduğunu belirterek, “Muhteşem bir oyuncu kadrosuyla çalıştık. O bize ayrı bir konfor verdi. Yapımcılarımızın bize sağladığı destekler de muhteşemdi.” ifadelerini kullandı.

Yonat, filmi Edirne’de çektiklerini aktararak, “Edirne halkının hassasiyeti ve yardımları çok güzeldi. Zor bir projeydi çünkü yakın tarihimizin çok değerli bir kahramanını ve kişiliğini beyaz perdeye aktarmaya çalıştık. Onun cümlelerini elimizden geldiğince doğru kurmaya çalışarak bir film çıkardık ortaya.” dedi.

Filmde Ali Müminoğlu’nu canlandıran Ozan Akbaba ise çok güzel bir proje yaptıklarını kaydederek, “Değeri, kıymeti, zamanında yanında bulunduğu insanlar tarafından bilinen fakat Türkiye ve Türk coğrafyasında maalesef çok bilinmeyen bir insanın hayatına ışık tuttuk. Umuyorum ki bu filmle hak ettiği değerin bilinmesini sağlayacağız.” açıklamasını yaptı.

“Sadık Ahmet bütün dünyanın tanıması gereken bir kahraman”

Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’i oynayan Taner Rumeli de “Çok önemli bir hikayenin parçasıyız. Sadık Ahmet davasıyla, mücadelesiyle, hayat hikayesi ve hayata bakış açısıyla bütün dünyanın tanıması gereken bir kahraman.” diye konuştu.

Rumeli, Sadık Ahmet’in Batı Trakya Türkleri için verdiği mücadeleyi ise “Çok önemli ve bütün dünya halklarına örnek olabilecek türden bir mücadele gerçekten. Yaşamı, davası, davasını ele alış biçimi ve davası uğruna yaptığı şeyler çok önemli. O açıdan ilham verici bir film olacağını düşünüyorum.” sözleriyle aktardı.

Başrollerinde Turgay Aydın, Nur Fettahoğlu, Erkan Can, Erdal Beşikçioğlu, Uğur Yücel ve İlker Aksum gibi isimlerin rol aldığı film, 2 Şubat’ta vizyona girecek.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sadik-ahmet-filminin-gala-gosterimi-yapildi/feed/ 0
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, ISS’teki çalışmalarını anlattı http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-issteki-calismalarini-anlatti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-issteki-calismalarini-anlatti/#respond Sun, 28 Jan 2024 21:09:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2935 Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) sürdürdüğü çalışmalara ilişkin, “Mikro yer çekimi ortamı, bilimsel araştırmalar için dünyada sahip olmadığımız çok farklı fırsatlar yaratıyor.” dedi.

Gezeravcı, Samsun Üniversitesi öğrenci ve akademisyenleriyle canlı yayın bağlantısı gerçekleştirerek, merak edilen soruları yanıtladı.

“Uzayda olmak nasıl bir duygu?” sorusuna Gezeravcı, şu cevabı verdi:

“Ay yıldızlı bayrağımızı uzayda taşımak şerefine nail olmak, tarif ötesi bir duygu. Sizlerin de benim his ve düşüncelerime paydaş olduğunuzu bilmek, mutlulukların aileyle paylaşıldığında çoğalması gibi deneyimlerimi daha da değerli hale getiriyor. Beni buraya taşıyan şanlı bayrağımızın, istasyonda asılı olduğu yerden her geçişimde, iradesi ve kararlılığıyla bu büyük adımı atan devletimizin, milletimize yaşattığı mutluluk, gurur ve heyecanı hissediyor ve ürperiyorum. Hatta yer çekimsiz ortamda olmasam, ayaklarımın yerden kesildiğini söylerdim ancak bu deyimin mevcut ortamda fiziki bir karşılığı yok.”

Gezeravcı, “Türkiye’nin ilk astronotu olmak sana neler hissettiriyor?” sorusu üzerine, “Çok değerli ve önemli görevin bir parçası olmaktan ve gelecek nesillerimizin hayallerini, gözleriyle görebildikleri gökyüzünün ötesine, uzayın derinliklerine taşıyabilmiş olmaktan son derece mutluyum. Benim buradaki varlığımdan ziyade, ülkemizin buradaki varlığını temsil etmenin sorumluluğu ağır basıyor. Kendimi milletimizin uzaya erişen eli olarak görüyorum. Ben, aslında geri kalanı yerde olan çok büyük bir ekibin parçasıyım. Biz ekip olarak, siz değerli gençlerin ve gelecek nesillerin göklere baktığında, Türkiye’nin orada da var olduğunu bilmesi için çalışıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

ISS ile ilgili merak edilenleri ise Gezeravcı, şöyle anlattı:

“Dünya yüzeyinden ortalama 400 kilometre yükseklikte, saniyede yaklaşık 8 kilometre hızla hareket eden bu uzay üssü, düşük yer çekimi ortamında bilimsel deneyler yapılmasına imkan veren bir laboratuvar görevi görüyor. Eş zamanlı dünyayı gözleyebildiğimiz insanlı yapay bir uydu niteliği de taşıyor. İstasyon yaklaşık bir futbol sahası büyüklüğünde. 74 metreye 110 metrelik ölçüleriyle bu istasyon, insanoğlu tarafından bugüne kadar uzayda inşa edilmiş en büyük yapı. Ağırlığı yaklaşık 420 ton. Burada devletler bilimsel alanda çalışmalar gerçekleştiriliyor. İnsanlığın barışçıl ve iş birliği içinde geleceğini şekillendirdiği bir anıt niteliğinde diyebiliriz.”

Uzaya uyum eğitimleri

ISS’e uyum sağlayabilmek için hangi aşamalardan geçtiği sorusu üzerine Gezeravcı, “Öncelikle, görevin fizyolojik gerekliliklerini karşılamaya yönelik alçak basınç odası ve santrifüj eğitimleri aldık. Ardından, fırlatmanın gerçekleştirileceği Falcon-9 roketi ve üzerindeki Dragon uzay aracının normal operasyonuna ve olası acil durum senaryolarına yönelik eğitimleri tamamladık. Bu kısım çok önemliydi. Nitekim, olası acil durum senaryolarının çeşitlendirilebileceği yüzlerce farklı senaryo kombinasyonu mevcuttu. Uzay istasyonunun normal operasyonu ve acil durum prosedürlerini öğrendik. Kendi görevimize özgü ve gerçekleştireceğimiz bilimsel deneylerin teorik ve sonrasında uygulamalı eğitimlerini, Türk bilim insanlarının da katılımlarıyla kendi ülkemizde tamamladık. Son olarak, görevin sonunda dünyaya dönüş sürecinde karşılaşabileceğimiz, suya iniş sonrası acil durum senaryolarını çalıştık. Bu tür durumlarda hayatta kalma eğitimleri aldık.” ifadelerini kullandı.

Yer çekimsiz ortamda “bir konumda sabit şekilde durabilme”nin zor olduğunu ancak “havada uçarcasına hareket ederken kendisini çok rahat hissettiğini” vurgulayan Gezeravcı, “Çelik kanatlarım olmaksızın, bir kuş gibi gerçekten serbest ve özgür hissediyorum.” dedi.

Dünyaya dönüş rotası

Gezeravcı, görev sonrası nereye iniş yapacaklarına ilişkin de şu bilgiyi verdi:

“Dragon kapsülü, görev dönüşü suya iniş yapmak üzere tasarlanmış bir uzay aracı. Planlı inişimiz, Florida eyaletinin doğusundaki Atlas Okyanusu ve batısındaki Meksika Körfezi’nde yer alan toplam 7 potansiyel iniş noktasından birisine olacak. İnişe karar verilen gün ve saate ilişkin fırlatma öncesinde yapılan istatistiki değerlendirmeler güncel bilgiler ışığında gözden geçirilerek karar veriliyor. Meteorolojik bilgiler, dalga yükseklikleri ve bunun gibi iniş planlamasında etkili olan birçok faktörün, planlanan iniş zamanındaki durumuna göre iniş noktasına karar vermek gerekiyor. Tüm bu bahsettiğim detaylar, planlı iniş için geçerli. Bir de plansız inişler var ki bu beklenmeyen durumlarda, acil durum senaryoları devreye giriyor. Bu tür bir durumda, dünya üzerinde meteoroloji ve arama-kurtarma şartları açısından değerlendirmesi yapılmış, risk faktörleri minimize edilmeye çalışılmış herhangi bir noktaya iniş gerçekleşebilir.”

Yer çekimsiz ortamın deneylere faydası

ISS’de yaptığı deneyleri değerlendiren Gezeravcı, deney konularının malzeme bilimi, biyoloji, fizik, tıp ve genetik alanlarında farklı disiplinlerde araştırma konularını içerdiğini bildirdi.

Gezeravcı, “gMetal” deneyinde kimyasal tepkimesiz koşullarda katı parçacıklarla akışkan ortamı arasında homojen bir karışımın oluşturulmasına yer çekiminin etkisini, radyasyona maruz kalmanın kansere neden olan baskılayıcı hücrelere etkisini, yer çekimsiz ortamdan etkilenen henüz işlevi keşfedilememiş genler ve bunların bağışıklık sistemiyle ilişkilerini araştırdıklarını anlattı.

MİYOKA deneyinde ilk defa uzayda uygulanacak bir elektronik kart üretimi teknolojisini test edeceklerini aktaran Gezeravcı, PRANET deneyinde ise propolis maddesinin etkilerini inceleyeceklerini söyledi.

Gezeravcı, tüm bu deneylerden elde edilen verileri dünyaya geri getirerek, bilim insanlarına teslim edeceğini, değerlendirme sonrası Türkiye’nin uzaydaki ilk bilimsel araştırmalarının sonuçlarının elde edileceğini dile getirdi.

Dünyadaki yer çekiminin biyolojik, fiziksel ve kimyasal süreçlere etkisine değinen Gezeravcı, şunları kaydetti:

“Bu etkiyi ortadan kaldırdığımızda, hücrelerin iletişim şekilleri ve maddeleri oluşturan kristal yapıların oluşumu gibi hassas süreçler de farklılaşıyor. Bilim insanlarının kanser, virüsler, genetik bozukluklar ve kalp hastalığıyla bağlantılı anahtar proteinlerin kristal yapılarını incelemelerini zorlaştırıyor. Oysa bu istasyondaki mikro yer çekimi ortamında bu kristalleri incelemek, bir tümörün nasıl geliştiğini analiz etmek ve bununla mücadele edecek yeni bir ilaç yapmak için araştırma yapmak mümkün. Dolayısıyla, mikro yer çekimi ortamı, bilimsel araştırmalar için dünyada sahip olmadığımız çok farklı fırsatlar yaratıyor.”

Yeni fotoğraflar paylaşacak

Gezeravcı, “Uzaydan dünyayı izlemek nasıl bir duygu?” sorusuna yönelik de şu değerlendirmede bulundu:

“Tek kelimeyle harika. Bu görüntü, uzay boşluğundaki yaşam alanımızın eşsiz değerini derinden hissetmeme ve bu güzelliği muhafaza etmek için elimden geleni yapmam gerektiğini bir kere daha idrak etmeme vesile oluyor. Gezegenimizi korumak için biz de ülke olarak yeşil ve temiz enerji üretimi projelerine odaklanmalıyız. Buradan uzaya baktığımda Güneş’in sınırsız kaynağını görüyorum. Bu kaynağı dünya üzerinde çok sınırlı bir şekilde kullanabiliyoruz. Yeterince uzaklaştığınızda, tüm dünya sizin yuvanız oluyor. Şehirleri, ülkeleri, dağları, okyanusları ve üzerindeyken sanki birbirinden ayrı ve farklıymış gibi görünen tüm ayrıntılarıyla onun aslında tüm insanlığın yuvası olduğunu fark ediyorsunuz.”

Karanlık evrene baktığında uçsuz bucaksız bir boşluğa bakıyormuş gibi hissettiğini belirten Gezeravcı, “Galaksiler ve yıldızlarla süslenmiş bir boşluk bu. Galaksilerin ve yıldızların büyüleyici görüntülerini gördükten sonra, evrenin sırlarının keşfinin ne kadar önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Gezeravcı, uzaydan fotoğraf paylaşmanın da görevinin bir parçası olduğunu belirterek, öncelikle bilim insanlarının ihtiyaç duyduğu, deneylerle ilgili fotoğraf ve videoları çektiğini ifade etti.

Uzay istasyonu içinde çekimler yapmaya çalıştığını vurgulayan Gezeravcı, “Sizler için dünyanın fotoğraflarını çekiyorum. Dünya’mız okyanuslarının maviliğiyle, bulutlarının beyazıyla ve daha birçok rengiyle çok fotojenik bir gezegen, bunların fotoğrafları sizinle yakın bir süreçte buluşacak.” diye konuştu.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiyenin-ilk-astronotu-alper-gezeravci-issteki-calismalarini-anlatti/feed/ 0
Haftanın tarihine bakış http://www.karadenizhabertv.com.tr/haftanin-tarihine-bakis/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/haftanin-tarihine-bakis/#respond Sun, 21 Jan 2024 09:18:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2592 Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993’te evinin önünde, aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldü. Uğur Mumcu’nun uğradığı suikast, tüm yurtta büyük üzüntü yarattı. Mumcu’nun cenazesi, yüz binlerin katıldığı törenle toprağa verildi.

Mumcu, 1942 yılında Kırşehir’de dünyaya geldi, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde henüz öğrenciyken 26 Ağustos 1962’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Türk Sosyalizmi” makalesiyle “Yunus Nadi Ödülü”nü aldı.

Aynı fakültede 1968’de idare hukuku asistanı olan Mumcu’nun inceleme yazıları, Milliyet gazetesinde yayımlanmaya başladı.

Mumcu, 12 Mart 1971 dönemindeki bir yazısında kullandığı “ordu uyanık olmalı” sözleriyle, “orduya hakaret etmek” ve “sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak” suçunu işlediği iddiasıyla gözaltına alındı, tutuklandı ve 7 ay hapisle cezalandırıldı. Yargıtay, bu cezayı bozdu.

Mumcu, askerliğini tamamladıktan sonra 1974’te üniversiteden ayrılarak Yeni Ortam gazetesinde köşe yazarlığına başladı. 1975’te Cumhuriyet gazetesine geçen Mumcu, yaşamı boyunca çok sayıda araştırmaya dayalı yapıt verdi.

Güldal Mumcu ile 1976’da evlenen Uğur Mumcu’nun Özgür ve Özge adını verdikleri iki çocuğu oldu.

Köşe yazılarında hem sorunları dile getiren hem de hukuka aykırı ve yasa dışı uygulamaların üstüne giden Mumcu, yazdığı kitaplarla da ses getirdi.

Mumcu, 24 Ocak 1993’te arabasına yerleştirilen bombanın patlamasıyla 51 yaşında hayatını kaybetti. Mumcu’nun ölümünden sonra kurulan Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı, bütün eserlerini yayımladı.

Polis teşkilatının unutulmayan kahramanı

Sakarya’nın Hendek ilçesinde 1952’de dünyaya gelen Ali Gaffar Okkan, 1970’te Polis Kolejini, 1973’te Polis Akademisini bitirdi.

Okkan, İzmir Emniyet Müdürlüğüne komiser yardımcısı olarak atandıktan sonra emniyet amirliği rütbesi alana kadar çeşitli birimlerde görev yaptı. Birinci Sınıf Emniyet Müdürlüğüne 1993’te terfi eden Okkan, Kars Emniyet Müdürü olarak atandı.

Ali Gaffar Okkan’ın adı, 18 Kasım 1997’de Diyarbakır Emniyet Müdürü olarak göreve başladıktan sonra kentte ilklere ve önemli başarılara imza atmasıyla gündeme geldi.

Okkan, görev yaptığı süre içinde kentteki huzuru en üst seviyeye çıkardı, şehirde küçükten büyüğe herkesle kurduğu iyi diyalogla Diyarbakırlıların sevgi ve saygısını kazandı.

Gaffar Okkan, 24 Ocak 2001’de makam aracıyla seyir halindeyken kimliği belirsiz kişilerce açılan ateş sonucu olay yerinde şoförü ve 4 korumasıyla şehit oldu.

Belli başlı öteki olaylar

22 Ocak

1517- Osmanlı ordusu, Ridaniye Savaşı’nda Memluk ordularını yendi. Bu savaşın ardından halifelik Osmanlılara geçti.

1561- İngiliz devlet adamı, filozof Francis Bacon dünyaya geldi.

1842- Baytar Mektebi (Veteriner Fakültesi) açıldı.

1901- Britanya Kraliçesi Victoria, 82 yaşında öldü.

1905- Birinci Rus Devrimi başladı. Çar birliklerinin Kışlık Saray’a dilekçe vermek için yürüyüşe geçen işçilere ateş açmalarıyla “Kanlı Pazar” diye anılan günde, 500 işçinin öldürülmesi üzerine ayaklanmalar baş gösterdi.

1949- Çin’de Mao Zedung, Kızıl Ordu ile Pekin’e girdi.

1972- Brüksel Antlaşması imzalandı. Antlaşma İngiltere, İrlanda, Danimarka ve Norveç’in, 1 Ocak 1973’ten itibaren Avrupa Ekonomik Topluluğuna (AET) üye olmalarını öngörüyordu.

1987- Yüksek Sağlık Şurası, tüp bebek uygulamasının Türkiye’de de başlatılmasını kararlaştırdı.

1989- Sovyetler Birliği’nde ilk kez “Uluslararası Güzellik Yarışması” düzenlendi. Yarışmada Türkiye’yi temsil eden Meltem Hakarar birinci seçildi.

1996- Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) kuruldu.

2000- Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, DYP Şanlıurfa Milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu’nun ölümüyle ilgili davada, MHP Milletvekili Cahit Tekelioğlu’nu 2 yıl 9 ay 10 gün ağır hapse mahkum etti. MHP Milletvekili Mehmet Kundakçı beraat etti.

2006- Eski SHP Genel Başkanı Aydın Güven Gürkan, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 65 yaşında vefat etti.

2008- “Ergenekon” soruşturması kapsamında emekli Tuğgeneral Veli Küçük, avukat Kemal Kerinçsiz, gazeteci Güler Kömürcü, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın ve Halkla İlişkiler Sözcüsü Sevgi Erenerol ve Susurluk davası hükümlüsü Sami Hoştan’ın da aralarında bulunduğu 33 kişi gözaltına alındı.

2013- Galatasaray Üniversitesinin Ortaköy’deki 142 yıllık binasında çıkan yangın, itfaiyenin 4,5 saat süren müdahalesiyle söndürüldü. Binanın büyük bölümü kullanılamaz hale geldi. Elektrik kontağından çıktığı belirlenen yangında çok sayıda tarihi öneme sahip eser ve kitap kül oldu.

2014- Suriye’deki iç savaşa çözüm bulmayı amaçlayan Cenevre-2 Konferansı, İsviçre’nin Montrö kentinde başladı.

2014- Dünya Ekonomik Forumu’nun 44. Davos yıllık toplantısı başladı. İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e barışa, ekonomiye, teknolojiye yaptığı katkılar dolayısıyla “Davos’un Ruhu” ödülü verildi.

2015- Somali’nin başkenti Mogadişu’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yakınlarında bulunan ve Türk heyetinin kaldığı Atfeya Oteli’ne bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi.

2015- TÜSİAD’ın yeni Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes oldu.

2016- Bir süre pankreas kanseri tedavisi gören eski CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, 76 yaşında Ankara’da hayatını kaybetti.

2016- Kazakistan’daki Baykonur Uzay Üssü’nden 16 Ekim’de gönderilen Türksat 4B uydusu Türksat AŞ’ye yörüngede teslim edildi.

2017- Gençlerbirliği Spor Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, tedavi gördüğü hastanede 82 yaşında hayatını kaybetti.

2018- Eski Devlet Bakanı ve Diyanet İşleri Başkanı Lütfi Doğan, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 91 yaşında vefat etti.

2018- NATO, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terör örgütü YPG/PKK’nın işgal ettiği Suriye’nin Afrin bölgesine yönelik Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin “Tüm ülkelerin kendini savunma hakkı bulunmaktadır.” değerlendirmesini yaptı.

2018- Yönetmen Tolga Karaçelik’in yazıp yönettiği “Kelebekler”, dünya prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nde uzun metraj drama kategorisinde “Dünya Sineması Büyük Jüri Ödülü”ne layık görüldü.

2021 – Birleşmiş Milletler, Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması’nın yürürlüğe girdiğini duyurdu.

2022- Çinli bilim insanları, 833 kilometrelik fiber optik kablo üzerinde kuantum anahtar dağılımını gerçekleştirerek bu alanda rekor kırdı.

23 Ocak

1896- Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, adının verildiği cihazı icat etti.

1913- Kamil Paşa Hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.

1941- I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul’da açıldı.

1961- Dolandırıcılık olaylarıyla ünlenen Sülün Osman, Zeytinburnu’nda kumar oynarken yakalandı.

1973- 1968’de başlayan Vietnam İç Savaşı’nda ateşkes ilan edildi.

1978- Türkiye 1. Kömür Kongresi, Zonguldak’ta yapıldı.

1989- Ressam Salvador Dali, 84 yaşında İspanya’da öldü.

1990- Kızıl Ordu, 41 yıl sonra Macaristan’dan ayrıldı.

1995- Posta ile Yeni Şafak gazeteleri yayına başladı.

2005- Edebiyat tarihçisi, yazar Atilla Özkırımlı 63 yaşında İstanbul’da vefat etti.

2007- Yapımına 16 yıl önce başlanan Bolu Dağı Tüneli’nin İstanbul’a gidiş yönü ulaşıma açıldı.

2008- Kostas Karamanlis, 49 yıl aradan sonra Türkiye’yi ziyaret eden ilk Yunanistan Başbakanı oldu.

2012- Fransa Senatosu, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasa teklifini kabul etti.

2015 – Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdulaziz, Riyad’da tedavi gördüğü hastanede 91 yaşında vefat etti.

2017- Olağanüstü hal kapsamında hazırlanan 682, 683, 684 ve 685 sayılı 4 yeni kanun hükmünde kararname, Resmi Gazete’de yayımlandı. 685 sayılı KHK ile “Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu” kuruldu.

2017- Türkiye, Rusya ve İran öncülüğünde Kazakistan’ın başkenti Astana’da başlayan görüşmelerin ilk toplantısında, Suriye’deki ateşkes ihlallerinin üçlü ortak mekanizmayla izlenmesi ve uygulanmasının sağlanması konusunda uzlaşmaya varıldı.

2018- Kanada’nın British Columbia eyaletinde bilim insanları tarafından 508 milyon yıllık solucan fosilleri bulundu.

2019 – Tiyatro ve sinema oyuncusu, Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Ayşen Gruda, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 75 yaşında hayatını kaybetti.

2020- Uluslararası Adalet Divanı, Myanmar’ın Arakanlı Müslümanlara yönelik soykırımın engellenmesi için gerekli tedbirleri almasına hükmetti.

24 Ocak

1921- Ankara-Sivas demir yolunun inşasına ilişkin yasa TBMM’de kabul edildi. Hattın inşaatı 1930’da tamamlandı.

1921- Çerkez Ethem’in güçleri dağıtıldı.

1946- CHP Sanat Ödülü’nü “35 Yaş” şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.

1946- BM, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu kurdu.

1955- Zonguldak’ta, Ereğli Kömür İşletmelerine ait Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 işçi öldü, 19 işçi yaralandı.

1958- Türkiye’de modern cerrahinin kurucusu, eski İstanbul Belediye Başkanı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemil Topuzlu, 90 yaşında vefat etti.

1959- İstanbul Küçükyalı’da Neşe Sineması çöktü, 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

1962- Yazar, şair Ahmet Hamdi Tanpınar, 61 yaşında hayata gözlerini yumdu.

1965- İngiliz siyasetçi Winston Churchill öldü.

1980- Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve “24 Ocak Kararları” olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.

1993- Gazeteci yazar Uğur Mumcu, evinin önünde, aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 51 yaşında hayatını kaybetti.

1994- Türkiye’nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.

2001- Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, silahlı saldırıda şehit edildi.

2006- Tiyatro ve sinema sanatçısı Mümtaz Sevinç 54 yaşında, Üsküdar’daki evinde bıçaklanarak öldürüldü.

2007- Eski Dışişleri ve Kültür Bakanlarından İsmail Cem, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 67 yaşında yaşamını yitirdi.

2010- İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Eczacıbaşı vefat etti.

2011- Türkiye, İsrail’in Mavi Marmara gemisine saldırısıyla ilgili Birleşmiş Milletlere sunduğu ara raporda, zararların tazminini istedi.

2011- Rusya’nın başkenti Moskova’daki Domodedovo Havaalanı’nda terörist saldırı düzenlendi. Saldırıda 35 kişi öldü, 100’den fazla kişi yaralandı.

2013- Danıştay 8. Dairesi, Türkiye Barolar Birliğinin meslek kurallarında yer alan, avukatların “başları açık” görev yapacaklarına ilişkin düzenlemesinin yürütmesini durdurdu. Kararın ardından avukatlar başörtülü olarak duruşmalara katılmaya başladı.

2013- Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ (TUSAŞ) tarafından geliştirilen “ANKA” İnsansız Hava Aracı Sistemi, kabul test sürecini tamamladı.

2015- DEAŞ’lı teröristler, Suriye’de kaçırdıkları iki Japon rehineden Haruna Yukava’yı öldürdü.

2017- ABD Başkanı Donald Trump, Meksika sınırına duvar örülmesini öngören kararnameyi imzaladı.

2020- Elazığ’da merkez üssü Sivrice ilçesi olan 6,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde, Elazığ ve Malatya’da 41 kişi hayatını kaybetti.

2022- Pakistan’da ilk kez bir kadın yargıç, Pakistan Yüksek Mahkemesine atandı.

2022- ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) 25 Aralık 2021’de fırlattığı James Webb Uzay Teleskobu yörüngesine yerleşti.

2022- Yerli Kovid-19 aşısı TURKOVAC’ın iki doz BioNTech aşısının ardından hatırlatma dozu olarak uygulanacağı çalışma, 5 merkezde başlatıldı.

2022- Yeşilçam’ın usta oyuncusu Fatma Girik, Kovid-19’a bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü İstanbul’daki hastanede, 79 yaşında hayatını kaybetti.

2023- Kırgızistan’da çocuklara cinsel istismara “hadım edilme” cezası öngören yasa teklifi kabul edildi.

25 Ocak

1363- Sırpsındığı Zaferi kazanıldı.

1919 – Paris Barış Konferansı’nda Milletler Cemiyeti’nin kurulmasına karar verildi.

1926- Şeker, petrol ve benzin inhisarı (tekeli) hakkında kanunlar kabul edildi.

1936- İstanbul’da vapurculuk şirketi ile bütün kabotajın Denizyolları İdaresine geçmesini sağlayan sözleşme imzalandı.

1938- İzmir Telefon İşletmesinin hükümetçe satın alınmasına dair sözleşme, Ankara’da imzalandı.

1939- Celal Bayar hükümeti istifa etti. Yeni hükümet Refik Saydam başkanlığında kuruldu.

1952- Liseler 4 yıla çıkarıldı.

1970- Necmettin Erbakan, 17 arkadaşıyla Milli Nizam Partisini kurduğunu açıkladı.

1987- 30 milyon dolara sigortalanan “Muhteşem Süleyman Sergisi”, ABD’nin başkenti Washington’da Ulusal Sanat Müzesi’nde açıldı.

1988- Türkiye, Birleşmiş Milletler İşkenceyle Mücadele Sözleşmesi’ni imzaladı.

1990- ABD’li aktris Ava Gardner, 67 yaşında öldü.

2006- İlk kez seçimlere katılan Hamas, Filistin’de düzenlenen genel seçimlerin galibi oldu ve 10 yıllık El Fetih hakimiyetine son verdi. İsmail Heniyye, 19 Şubat’ta başbakan oldu ancak İsrail, Hamas hükümetiyle bütün müzakereleri durdurdu ve ekonomik yaptırım başlattı.

2017- Türkiye’nin ilk şehir hastanesi Yozgat’ta açıldı.

2018- Türkiye’nin terörle mücadelesine destek için aralarında yazar, akademisyen, bürokrat, gazeteci ve sendikacıların bulunduğu 126 kişinin öncülüğünde yayınlanan bildiri, internet üzerinden imzaya açıldı. 5 dilde yayınlanan bildiriye imza verenlerin sayısı ilk gün 3 bini aştı.

2018- Çinli bilim adamları dünyada ilk defa bir maymunu klonladı.

2022- Avustralya hükümeti, Aborjin bayrağının özgürce kullanılabilmesi için 14 milyon dolar karşılığında bayrağın telif haklarını satın aldı.

26 Ocak

1905- Güney Afrika Pretoria’da 3,106 kırat değerindeki dünyanın en büyük elması bulundu. Elmasa “Cullinan” adı verildi. 9 parçaya bölünen elmastan elde edilen “Afrika’nın Büyük Yıldızı” adındaki 530,2 kıratlık 74 yüzlü dünyanın en büyük pırlantası, Britanya tacına yerleştirildi.

1948- Milli Mücadele kahramanı ve siyaset adamı Kazım Karabekir, Ankara’da 66 yaşında yaşamını yitirdi.

1950- Hindistan’da cumhuriyet ilan edildi.

1974- Bülent Ecevit başkanlığında CHP-Milli Selamet Partisi koalisyon hükümeti göreve başladı.

1992- 12 Eylül’den sonraki ilk memur eylemi İstanbul’da yapıldı.

2000- İstanbul Devlet Konservatuvarının kurucusu Fuat Türkay, İstanbul’da 93 yaşında vefat etti.

2008- Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan emekli Tuğgeneral Veli Küçük, emekli Kurmay Albay Fikri Karadağ, Susurluk Davası hükümlüsü Sami Hoştan, avukat Kemal Kerinçsiz ile Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın ve Halkla İlişkiler Sözcüsü Sevgi Erenerol’un da aralarında bulunduğu kişiler tutuklandı.

2013- Adana’da konuşlandırılan Patriot Hava Savunma Sistemleri, harekat yeteneğini kazanarak operasyonel hale geldi.

2013- Mısır’ın Port Said Stadyumu’ndaki futbol karşılaşmasında önceki sene 74 kişinin ölmesinin ardından açılan davada, 21 sanık hakkında idam kararı verildi.

2014- Filipinler hükümetiyle isyancı Moro İslami Kurtuluş Cephesinin, ülkenin güneyinde yıllardır süren ve 10 binlerce kişinin yaşamını yitirdiği çatışmalara son vermeyi hedefleyen belge üzerinde anlaştığı bildirildi.

2015- Filipinler’in güneyinde güvenlik güçleriyle silahlı örgütler arasında çıkan çatışmada 50 polis öldü.

2016- İran Cumhurbaşkanı, 17 yıl aradan sonra ilk defa Katolik dünyasının merkezi Vatikan’ı ziyaret etti. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Katolik aleminin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus ile bir araya geldi.

2016- “Tahşiyecilere Kumpas” davası kapsamında tutuklu bulunan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY’ye ilişkin ana soruşturması kapsamında da tutuklandı.

2017- Yunanistan Yüksek Mahkemesi, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Yunanistan’a kaçan 8 darbeci askerin Türkiye’ye iade edilmemeleri yönünde karar verdi.

2018- ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Türkiye’nin Afrin operasyonuyla ilgili açıklama yaparken, bölgedeki PYD/PKK unsurları için “YPG” yerine doğrudan “PKK” ifadesini kullandı.

2020- Amerikalı ünlü basketbolcu Kobe Bryant ve 13 yaşındaki kızı Gianna, California’da geçirdikleri helikopter kazasında hayatını kaybetti. Kazada 7 kişi daha yaşamını yitirdi.

2020- Türkiye’nin ilk profesyonel milli boksörü “Demir Yumruk” lakaplı Garbis Zakaryan, 90 yaşında İstanbul’da vefat etti.

2022- Avustralya’da bilim insanları, gökyüzünde 20 dakika aralıkla yanıp sönen yeni bir ışın türü keşfetti.

2022- Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa’nın, Cezayir’in başkenti Cezayir’deki Isly Caddesi’nde Fransız askerlerinin 26 Mart 1962’de yaptığı katliamı kabul ettiğini belirterek, “Açık ve net söylüyorum, bu katliam Cumhuriyet (Fransa) için affedilemez.” açıklamasında bulundu.

27 Ocak

1880- Thomas Edison elektrik ampulünün patentini aldı.

1918- ABD’li romancı Edgar Rice Burroghs’un yarattığı “Tarzan”ı konu alan ilk film, “Tarzan of the Apes (Gorillerin Tarzanı)” adıyla ABD’de gösterime girdi. Aktör Elmo Lincoln, beyaz perdenin ilk “Tarzan”ı oldu.

1937- Cenevre’de Milletler Cemiyeti toplantısında Hatay’ın bağımsızlığı kabul edildi.

1945- Sovyetler Birliği’nin Kızıl Ordu birlikleri, Polonya’da Almanya’nın kurduğu Auschwitz ve Birkenau kamplarını ele geçirdi.

1947- Öğretim kurumları dışında din eğitimine izin verildi.

1948- İlk teyp satışa çıktı.

1954- Köy Enstitüleri kapatıldı.

1967- ABD’nin Ay programı kapsamındaki Apollo 1 uzay aracı, deneme aşamasında yandı; astronotlar Grissom, White ve Chaffee öldü.

1973- ABD ve Vietnam ateşkes anlaşması imzaladı.

1973- Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar ile yardımcısı Bahadır Demir, bir Ermeni teröristin saldırısında şehit edildi.

2010- Apple’ın patronu Steve Jobs, aylardır beklenen taşınabilir bilgisayar ve akıllı telefon arası çok fonksiyonlu tablet bilgisayarı “iPad”i tanıttı.

2013 – Brezilya’nın Santa Maria kentindeki bir gece kulübünde çıkan yangında 245 kişi yaşamını yitirdi, 120 kişi yaralandı.

2014- Google ile Samsung, 10 yıl geçerli olacak uluslararası patent lisans anlaşması imzaladı.

2016- Gökbilimciler, bugüne kadarki en büyük güneş sistemini keşfetti. Avustralya Ulusal Üniversitesinden bir grup bilim adamının yürüttüğü araştırmada, uzun süredir yalnız olarak tanımlanan dev gaz gezegenin, kendisine 1 trilyon kilometre uzakta bir yıldıza sahip olduğu görüldü.

2018- Afganistan’ın başkenti Kabil’de bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda 95 kişi hayatını kaybetti, 158 kişi yaralandı.

2019- Filipinler’in güneyindeki bir Katolik kilisesini hedef alan iki ayrı bombalı saldırıda 20 kişi öldü, 81 kişi yaralandı.

2022- ABD’de ilk kez bir robot, insan yardımı olmadan ameliyat gerçekleştirdi.

2022- Necip Hablemitoğlu suikastinin katil zanlılarından, kırmızı bültenle aranan Nuri Gökhan Bozkır, MİT tarafından yurt dışından Türkiye’ye getirildi.

28 Ocak

1517- Yavuz Sultan Selim’in başında bulunduğu Osmanlı ordusu, Kahire’ye girdi.

1854- Mülkiye Mektebi açıldı.

1920- Osmanlı Mebusan Meclisinin gizli oturumunda Misakı Milli kabul edildi.

1953- Ney üstadı ve ünlü hiciv şairi Neyzen Tevfik Kolaylı 74 yaşında öldü.

1958- Kıbrıs’ta Türklerin düzenlediği miting sırasında İngiliz askerlerinin ateş açması ve bir kamyonun kasten halkın üzerine sürülmesi sonucu 8 kişi öldü. TBMM, 31 Ocak’ta İngiltere’yi kınama kararı aldı.

1982- Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Kemal Arıkan şehit edildi. Saldırıyı “Ermeni Katliamı Adalet Komandoları” adlı terör örgütü üstlendi.

1983- 8 kişinin öldüğü, 72 kişinin yaralandığı, 7 Ağustos 1982’deki Esenboğa Havalimanı terör saldırısına katılanlardan Levon Ekmekçiyan, Ankara Kapalı Cezaevi’nde idam edildi.

1986- Amerikan uzay mekiği Challenger kalktıktan 72 saniye sonra patladı, 7 kişi öldü.

1997- Süreli yayın kuruluşlarının kültürel amaçlar dışında promosyon yapmasını engelleyen Promosyon Yasası yürürlüğe girdi.

2012- Türkiye’nin ilk “Dünya Güzeli” Keriman Halis Ece Tamer, kalp yetmezliği nedeniyle İstanbul’da 99 yaşında hayatını kaybetti.

2013- Sanatçı Ferdi Özbeğen, tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 72 yaşında vefat etti.

2013- İran, içinde maymun bulunan “Öncü” adlı araştırma uydusunu başarıyla uzaya gönderdi.

2015- Öğretmenliğe ilk kez atanacaklar için 40 yaş sınırı kaldırıldı.

2017- Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden oyuncu Engin Cezzar, 82 yaşında yaşamını kaybetti.

2020- ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray’da düzenlediği ortak basın toplantısında, tek taraflı Orta Doğu barış planını kamuoyuna açıkladı.

2021- MİT, İçişleri Bakanlığı, KOM Daire Başkanlığı ve KKTC polisinin koordinasyonuyla KKTC’de yakalanan FETÖ’nün “mahrem imamı” Ahmet Yiğit, Türkiye’ye getirildi.

2022- Türkiye’de günlük Kovid-19 vaka sayısı, salgının başından beri ilk kez 90 binin üstüne çıktı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/haftanin-tarihine-bakis/feed/ 0
Ketebe Yayınları, gençlik kitapları projesine başladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/ketebe-yayinlari-genclik-kitaplari-projesine-basladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ketebe-yayinlari-genclik-kitaplari-projesine-basladi/#respond Sun, 07 Jan 2024 09:18:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2080 “Yazı kalır” sloganıyla yola çıkan ve bugüne kadar binin üzerinde kitap yayımlayan Ketebe Yayınları, Ketebe Genç markası altında gençlik kitapları projesine başladı.

Espressolab Roastery’de düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan proje danışmanı Güray Süngü, genç edebiyat ve gençlik dizisinin neler olduğundan bahsederek, “Gençlik edebiyatı altında kategorileştirebileceğimiz eserlerin, son yıllarda yayıncılık sektöründe çok daha net çizgilerle ayrıldığını, kendisini hem çocuk hem de yetişkin edebiyatından başka bir dille, görünüşle, biçimle konumlandırdığını biliyoruz. Muhakkak böyle de olmalı, bambaşka ihtisas gerektiren bir alan bu. Gençlerin duyguları, düşünceleri ve beklentileri çocuklardan da, yetişkinlerden de farklı.” dedi.

Genç okurlar için iyi edebiyatın yazılması ve sunulmasının önemli bir mesele olduğunu altını çizen Süngü, şöyle devam etti:

“Gençlerin duygu dünyalarını dikkate alan, onların düş gücünü ve merak duygusunu tetikleyecek ama her şeyden de önemlisi estetik ve yazınsal bir değer taşıyan, kendi kültürel ve tarihsel kodlarımızı içeren eserler yayımlamayı planlıyoruz. Esası ortaya koymak en kolayı, zaten yayıncıyız, yayıncılığı bir bütün olarak hangi saikle yapıyorsak, genç edebiyatı da aynı saikle yapacağız. Yazarlarımıza gençlik edebiyatı için romanlar, hikayeler yazdırıyoruz. Çağdaş dünya edebiyatının önemli ve gençlerimizin ilgisine değer olanlarını dilimize kazandırmak istiyoruz. Klasiklerin gençler için hazırlanmış halleri, Batı klasikleri için çokça yapıldı. İslam ve Türk klasiklerini bu türden edisyonlarla yayımlamak için çalışmalarımız var.”

Süngü, gençlerin önünde kitap dışında filmler, diziler, sosyal medya platformları, bilgisayar oyunları, süper kahramanlar ve vatpad romanlar gibi çok fazla oyuncak tarzı şeyler olduğuna işaret ederek, “Zengin bir kültürümüz, tarihimiz var. Orada anlatılacak çok hikaye, peşine düşülecek çok imge var. Dünya bir bahçedir diyelim, ne ekersen elbet onu biçersin, öte yandan ektiğin tohum bahçenin değişmesine dönüşmesine de bir vesiledir, bu sadece senin biçmen ve biçtiğinle doymandan daha büyük bir şeydir.” değerlendirmesini yaptı.

“Bu yolculuğun gençlerin düşüncelerini, hayallerini ve yaratıcılıklarını besleyecek bir serüven olduğuna inanıyoruz”

Ketebe Genç Editörü Zeynep Tuğçe Noyan ise “Ketebe Genç, gençlerin sesine kulak veren, onların hayallerini, heyecanlarını ve hatta endişelerini sayfalarına taşıyan bir proje. Genç yetişkinlerin dünyasına adım atarken, onların gözünden dünyayı görmeyi, onlarla birlikte büyümeyi ve öğrenmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

Noyan, proje ile genç okurların kendilerini keşfetmelerine, düşünce ufuklarını genişletmelerine ve toplumda aktif birer birey olarak yer almalarına imkan tanımaya çalıştıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bu yolculuğun, sadece bir okuma deneyimi değil, aynı zamanda gençlerin düşüncelerini, hayallerini ve yaratıcılıklarını besleyecek bir serüven olduğuna inanıyoruz. Çıkış yaptığımız ilk kitaplardan biri olan ‘Minik Kızıl Gezgin’, Newbery Onur Ödüllü yazar Margi Preus tarafından yazıldı ve gezgin olmak isteyen minik bir sincabın büyük macerasını konu ediyor. Furkan Çalışkan’dan ‘Cabi’nin Kulesi- Uzun Yürüyüşlerin Kısa Kitabı’ ise korkuya karşı cesareti, çirkinliğe karşı güzelliği, rüzgara karşı yürümeyi tercih eden cesur ve genç okurları, Aliya İzetbegoviç’in hikayesine davet eden kurgu bir eser. ‘Ahmed Aziz’in Destansı Yılı’, ailesiyle birlikte Amerika’da yeni bir eyalete taşınan 12 yaşındaki Ahmed Aziz’in okula ve çevresine uyum sağlama sürecini konu ediniyor. Arkadaşlık, akran zorbalığı, hastalık, aile bağları, kitap okuma sevgisi ve empati, kitapta işlenen temalar arasında.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ketebe-yayinlari-genclik-kitaplari-projesine-basladi/feed/ 0
TİKA, 2023’te 1326 proje ve faaliyet gerçekleştirerek Türkiye’nin dostluk elini dünyanın dört bir yanına uzattı http://www.karadenizhabertv.com.tr/tika-2023te-1326-proje-ve-faaliyet-gerceklestirerek-turkiyenin-dostluk-elini-dunyanin-dort-bir-yanina-uzatti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tika-2023te-1326-proje-ve-faaliyet-gerceklestirerek-turkiyenin-dostluk-elini-dunyanin-dort-bir-yanina-uzatti/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:27:09 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2070 Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), 2023’te 1326 proje ve faaliyet gerçekleştirerek Türkiye’nin dostluk elini dünyanın dört bir yanına uzattı.

1992’de kurulan TİKA, bugüne kadar 30 binin üzerinde proje ve faaliyet yürütürken projelerinin yüzde 93’ünü, 2002’den sonra hayata geçirdi.

TİKA, bu faaliyetler ile Türkiye’nin dost elini Filistin’den Arakan’a, Bosna-Hersek’ten Güney Afrika’ya, Moğolistan’dan Latin Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyaya uzattı ve Türkiye’nin uluslararası işbirliği alanındaki çalışmalarına da katkı sağladı.

Dünya genelinde 2002’de 12 Program Koordinasyon Ofisi bulunan TİKA, 2023 itibarıyla bu sayıyı 63’e yükseltti, faaliyet gösterdiği ülke sayısını 28’den 170’in üzerine çıkardı.

2023’te 3 binden fazla yabancı uzman TİKA’nın eğitimlerinden faydalandı

İnsan kaynağı kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği yapan TİKA; sağlık, tarım, hayvancılık, yargı, medya ve bilişim gibi birçok alanda mesleki eğitimler düzenliyor. Bu programlardan, 2023’te 3 bin 200’e yakın yabancı uzman faydalandı, 2002’den bu yana mesleki eğitimlerden yararlanan yabancı uzman sayısı ise 50 bine yaklaştı.

TİKA, dünyanın farklı bölgelerindeki insani krizlerin hafifletilmesine yönelik acil ve insani yardım projeleri gerçekleştirirken 2023’te Afganistan ve Pakistan’daki deprem, Bosna-Hersek ve Libya’daki sel felaketlerinin ardından ihtiyaç sahibi insanlara Türkiye’nin yardım elini ulaştırdı.

TİKA, 2023’te 1326 proje ve faaliyet gerçekleştirerek Türkiye’nin dostluk elini dünyanın dört bir yanına uzattı.

” ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla uyumlu olarak projelerimizi artıracağız”

Kurumunun çalışmalarıyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan TİKA Başkanı Serkan Kayalar, 2023’ün, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı olması sebebiyle bu sevinci yurt dışına taşıyan proje ve faaliyetler yürüttüklerini, bu kapsamda 18 ülkede toplam 35 proje ve faaliyet gerçekleştirdiklerini söyledi.

“TİKA, Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin de küresel anlamda uygulanması noktasında ülkemizin samimi işbirliği çabalarına önümüzdeki dönemde de destek vermeye devam edecektir. 2024’ün çok daha verimli ve bereketli geçeceğini düşünüyoruz. Bizler de ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla uyumlu olarak projelerimizi artıracağız.” diyen Kayalar, kültürel hayata katkı alanında 2023’te 200’e yakın projeyi tamamladıklarını kaydetti.

Kayalar, son 20 yılda TİKA’nın restorasyonunu tamamladığı eser sayısının 40 ülkede 140’a ulaştığını dile getirerek 2023 yılında da ortak kültürel mirasımızın korunmasına yönelik projelere devam edildiğini ve önemli eserlerin restorasyonunu tamamladıklarını, aynı zamanda 6 restorasyon projesinin devam ettiğini belirtti.

TİKA’nın desteğiyle Bilge Tonyukuk Müzesi, 2024’te ziyarete açılacak

“Türk dünyasının bağlarının kalkınma işbirliği alanında güçlenmesine katkı vermeye devam ediyoruz.” diyen Kayalar, Türk Devletleri Teşkilatı ile çeşitli alanlarda işbirliği yapılmasını içeren “İş Birliği Mutabakat Zaptı”nı Aralık 2023’te imzaladıklarını, Türk dünyası için çok önemli ve Türk tarihine ışık tutan Orhun Yazıtları projesi kapsamında arkeolojik kazı çalışmalarına destek vermeye devam ettiklerini ve 2022’de temelini attıkları Bilge Tonyukuk Müzesi’nin çalışmalarına devam edildiğini, müzeyi bu yıl ziyarete açacaklarını söyledi.

Kayalar, Kuzey Afrika’da yaptıkları çalışmalara değinerek “Trablus Fatihi” olarak bilinen ünlü Türk denizci Turgut Reis’in kabrinin bulunduğu; Libya’nın başkenti Trablus’ta yer alan Külliye’nin restorasyon çalışmalarına da bu yıl başlayacaklarını aktardı.

Meksika Ulusal Dünya Kültürleri Müzesi’nde bir Türkiye Salonu kurduklarını belirten Kayalar, bu salonun Orta ve Latin Amerika’da bu anlamda ilk olması bakımından önem taşıdığını belirterek şunları kaydetti:

“TİKA, Bosna-Hersek’te yaşanan soykırımın merkezlerinden biri olan Potoçari Eski Akü Fabrikası’nın Srebrenitsa Potoçari Soykırım Kurbanlarını Anma Müzesi olarak kapsamlı tadilat çalışmalarına 2023 başında başlamıştır. Bu müzenin, yaşanan acıların unutulmaması adına son derece kıymetli olduğuna inanıyoruz.

Filistin’de yaşanan acılar hepimizi derinden etkilemektedir. TİKA aracılığıyla da bugüne kadar Filistin’de 1100’e yakın proje gerçekleştirilmiştir. Malumunuz 7 Ekim tarihinden bu yana İsrail tarafından Gazze’ye yönelik saldırı ve katliamlar karşısında ülkemiz, tüm imkanlarıyla kardeş Filistin halkının yanında yer almaktadır. TİKA olarak biz de bu süreçte çeşitli insani yardım projeleriyle; gıda paketi, battaniye, uyku seti, kışlık giysi ve tıbbi malzeme seti gibi ihtiyaç duyulan malzemeleri ulaştırmaya gayret ediyoruz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tika-2023te-1326-proje-ve-faaliyet-gerceklestirerek-turkiyenin-dostluk-elini-dunyanin-dort-bir-yanina-uzatti/feed/ 0
Pandemiden sonra dünyada büyük dönüşüm yaşandı, Çin’e karşı batı Hindistan ve Vietnam’ı koz olarak kullanıyor http://www.karadenizhabertv.com.tr/pandemiden-sonra-dunyada-buyuk-donusum-yasandi-cine-karsi-bati-hindistan-ve-vietnami-koz-olarak-kullaniyor/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/pandemiden-sonra-dunyada-buyuk-donusum-yasandi-cine-karsi-bati-hindistan-ve-vietnami-koz-olarak-kullaniyor/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:06:24 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2055 Pandemiden sonra dünyada her sektörde büyük dönüşüm yaşandı. Dünya ekonomisinin büyümesine yüzde 40 etki eden Çin’e karşı batı Hindistan ve Vietnam’ı koz olarak kullanıyor. Qlux Ideas Genel Müdürü Burak Onder, yeni yılda birçok belirsizliğin olmasına rağmen ihracatta en kötünün geride kaldığını ve bu yıl bir büyümenin beklendiğini belirterek, “Pandemi sonrası her sektörde büyük dönüşüm yaşandı. İhracatta yol haritaları dönüşüme göre planlandı. Türkiye’nin 2024 ihracatında Avrupa’nın, Orta Asya’nın, Orta Doğu’nun ve Kuzey Afrika’nın daha belirleyici olacağını düşünüyorum” dedi.

Önder, “Dünyadaki dönüşümü her yerde görüyoruz, e-ticarette pandemi sonrası oran yüzde 20’leri aştı. 3-4 yıl için çok büyük bir büyüme. Bu dönüşümü üretimde de görüyoruz. Daha az elektrik tüketen makineler görmeye başladık” dedi.

Enflasyonun zirveden düşüşe geçtiğini ifade eden Önder, ” Uzak Doğu’nun özellikle Asya Kıtası’nın dünya büyümesinde 2024’te de belirleyici rol oynayacağını küresel raporlardan görüyoruz. Asya çok önemli. Çin şu anda dünya ekonomisinin büyümesine yüzde 40 etki ediyor. Çin, daha önceleri batı için ideolojik rakipti. Sonra ekonomik rakip oldu, sonra teknolojik rakip oldu şimdi de politik rakip oluyor. Çin, ABD’nin daha güçlü olduğu bölgelerde son 2-3 yıldır çok önemli çalışmalar yaptı. Çin’in etkin olmaya başladığı bölgeler ana pazarlarımız olduğu için bizim için de çok önemli. Orta Doğu, Avrupa, Afrika’nın kuzeyi bizim ana pazarlar. ABD’nin çok etkili olduğu Orta Doğu coğrafyasında Çin’in her geçen gün hegemonyasını arttırdığını görüyoruz. Çin, Batı’nın “İnsan hakları, demokrasi” gibi yöntemlerinden farklı olarak ticareti ön plana çıkarıyor. Çin’in bu yöntemi daha olumlu bir etki oluşturduğu için özellikle Orta Doğu’da güçleniyor. Çin, bu yıl Orta Asya’daki 5 devlet başkanıyla beraber bir zirve yaptı ve buradaki boşluğu değerlendirmeye çalışıyor. Yuan’ın son zamanlarda güçlenmesiyle Çin, kendi yerel parasıyla ticaret yaparak dünya ekonomisinde her geçen gün ağırlığını arttırıyor. Batı Hindistan ve Vietnam’ı Çin’e karşı koz olarak kullanıyor. Batı Asya’da denge politikası yapmaya çalışıyor. Hindistan’a destek vermeye çalışıyor. Batı bu süreçte Çin’le uğraştı, Hindistan’ı destekledi, diğer taraftan Ukrayna- Rusya savaşı oldu. Burada Hindistan çok güzel bir denge politikası izledi. Avrupa, Rusya-Ukrayna savaşından çok etkilendi. Bu işte en zararlı çıkan Almanya bizim için önemli ve iyi takip edilmesi gereken bir ülke. Çünkü bizim her türlü en iyi ticaret ilişkimizin olduğu, en çok vatandaşımızın yaşadığı ülke. Ama Almanya, 2024 içinde gelişmiş ülkelerden negatif büyüyecek tek ülke. Avrupa’nın diğer ülkelerinde az da olsa bir büyüme sağlanacak. Türkiye için ise bu zamanlarda yakın coğrafyayla olan ticari münasebetler uzak pazarlara göre daha önemli bir hal alacak. Yani yakın pazarlar ihracat stratejimizde daha önemli bir hale geliyor. 2024’te de bunu göreceğiz. Bu yıl içinde 70 ülkede seçim olacağının bilgisini paylaşan Önder, “Bizim açımızdan, dünya ihracat açısından önemli bir yıl olacak. Dünyada paradoksal bir durum söz konusu. Bir yandan serbest ticaret anlaşmaları ve bölgesel birlikler, uluslararası koridorlar; diğer yandan korumacılık ve tarife dışı engeller var. Korumacılık artıyor, korumacılık arttıkça zamanla çevre ülkelerle ticaret daha önemli bir hal alıyor. Türkiye’de seçimlerden sonra her ne kadar faizler artsa da ekonomik bir güven ortamı ve pozitif ibareler var. Türkiye’nin önünde bir seçim var onu göreceğiz. Ama sonuç olarak PMI endekslerimiz, ihracat iklim endeksimiz 6 aydır düşüyor. İhracat pazarlarında enflasyon geriledi. Artık batıda enflasyonun tezahürü de farklı oluyor” dedi. değerlendirmesinde bulundu.

Önümüzdeki süreçte dünya ile ilgili bir tahmin yapmanın zor olduğunu belirten Önder, “Büyük belirsizlikler var. Rusya-Ukrayna savaşı ne olacak, İsrail-Hamas gerginliği ne olacak, Uzak Doğu’da Çin-Vietnam gerginliği nasıl bir hal alacak. Özellikle gelişmiş ülkelerin enflasyonunda bir gerileme var. Bu bir şekilde faizi etkileyecektir. Çünkü onlar için de ekonomik büyüme önemli. Bu ülkelerin özellikle Asya’da, Avrupa’da savunma harcamalarını arttırmaya çalıştıkları bir yıl oluyor. Çünkü bu siyasi belirsizliklerden, savaşlardan dolayı Avrupa gayrisafi milli hasılasının (GSMH) yüzde 3’ünü artık savunma sanayisine veriyor. Korumacılık dünyada arttı. Türkiye’nin 2024 ihracatında Avrupa’nın, Orta Asya’nın, Orta Doğu’nun ve Kuzey Afrika’nın daha belirleyici olacağını düşünüyorum. İhracat 2024 için çok önemli ve bu yıl ihracatta bir büyümenin olacağını düşünüyorum. İhracatın geçen yıldan daha iyi olacağını ve en kötünün geride kaldığını ama birçok belirsizliğin olduğunu söyleyebilirim” dedi. – İSTANBUL

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/pandemiden-sonra-dunyada-buyuk-donusum-yasandi-cine-karsi-bati-hindistan-ve-vietnami-koz-olarak-kullaniyor/feed/ 0
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, kolluk kuvvetlerini ziyaret etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/erzurum-valisi-mustafa-ciftci-kolluk-kuvvetlerini-ziyaret-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/erzurum-valisi-mustafa-ciftci-kolluk-kuvvetlerini-ziyaret-etti/#respond Mon, 01 Jan 2024 09:00:44 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1806 Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, 2023 yılının son saatlerinde, vatandaşların huzuru ve güvenliği ile can ve mal emniyetini sağlayan kolluk kuvvetlerini nöbet yerlerinde ziyaret etti.

Şehrin girişlerinde bulunan Karskapı ve Aşkale Emniyet uygulama noktaları ile Dumlu Jandarma Karakolu ve Jandarma uygulama noktalarındaki ekipleri ziyaret eden Vali Mustafa Çiftçi, görevi başındaki personelin yeni yılını kutladı. Yılbaşı akşamı çalışan personele baklava ikramında bulunan Vali Çiftçi’ye, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Metin Düz ve İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar eşlik etti.

Vali Mustafa Çiftçi, yayınladığı yeni yıl mesajında ise şunları söyledi, “Tüm Erzurumlu hemşerilerimi en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Asrın felaketinin ve Filistin topraklarında yaşanan zulmün üzüntüsüyle 2023 senesini uğurlarken, 2024 yılını barışa, kardeşliğe, refaha ve muhtelif coğrafyalarda yaşanan katliamların son bulmasına vesile olması; taze başlangıçlar eşliğinde dünya üzerinde yaşayan tüm mazlumların gözyaşlarının dinmesi umuduyla karşılıyoruz. Herkesin hayat hakkının kutsal olduğu ilkesinden yola çıkarak, 2023 yılında derin krizler içinde insanlık dışı olaylara maruz kalan mazlumların hunharca katledildiğini, en güvenli yer bildikleri annelerinin kucağına kıvrılan çocukların acımasızca yok edildiğini görmek, milletimizin vicdan sahibi her ferdinin sabır ve tahammül sınırlarını tahrip etmiştir. Çocukların öldüğü ve öldürüldüğü bir dünyada hiç kimsenin sürdürülebilir barış ve refah içinde olamayacağına olan inancımızla tüm dünya ülkelerinin meselelere adil ve eşit yaklaşması beklentileriyle 2024 yılına giriyoruz. Maalesef 2023 yılında yaşanan ve “asrın felaketi” olarak nitelendirdiğimiz Kahramanmaraş merkezli deprem, çok büyük kayıplara sebep olmuştur. On ilimizi etkilemiş gibi görülse de 85 milyon vatandaşımızın hepsini derinden yaralayan bu imtihandan devletimizin iradesi ve milletimizin dayanışma irfanıyla bihakkın çıkmayı başardık. Bu zorlu günlerde milletimizin hakiki karakterini ortaya çıkaran tarihi dayanışma, geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlamış ve asrın dayanışması tüm dünyaya örnek olmuştur. Aynı dayanışmayı teröre karşı duruşuyla da veren aziz milletimiz, yakın zamanda on iki vatan evladını ülkemizin bekası için vatan toprağına emanet bırakmıştır. Asırlardır bu toprakları vatan kılmak için gösterilen kutlu mücadele, devletimizin ikinci asrına adım attığı Türkiye Yüzyılı’nda da terörün karşısında dimdik durmak suretiyle bertaraf edilecektir. 2024 yılının aydınlık bir geleceğe adım atılması yolunda milletçe bağlarımızı güçlendirmesi, umutlarımızın gerçekleşmesi için azim ve gayretlerimizi daha da artırması; ülkemize, aynı coğrafyada yaşadığımız komşularımıza ve bütün dünyaya huzur ve istikrar getirmesi en büyük temennimdir. Başta tüm kamu kurum ve kuruluşlarımız olmak üzere, yerel yönetimlerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla ve toplumun tüm kesimleri ile birlikte; ilimizin gelişip kalkınması, vatandaşlarımızın refahı ve müreffeh yarınlara ulaşılması yönünde çalışmalarımız 2024 yılında da aynı kararlılıkla devam edecektir. Miladi yıl değişiminin, ilimizdeki, ülkemizdeki ve dünyadaki tüm insanlar için hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.” – ERZURUM

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/erzurum-valisi-mustafa-ciftci-kolluk-kuvvetlerini-ziyaret-etti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Yüzyılıyla 2024’e Başlıyoruz http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyiliyla-2024e-basliyoruz/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyiliyla-2024e-basliyoruz/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:24:22 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1785

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni yıl nedeniyle yayınladığı video mesajında ” 2023 hedefleri başlangıçtı, asıl çıkışımızı Türkiye yüzyılıyla 2024 ile birlikte başlatıyoruz. Bu mücadeleyi de sizlerin desteğiyle zafere ulaştıracağımıza yürekten inanıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni yıl dolayısıyla video mesaj yayınladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında  “Bu gece 2023 yılını tamamlıyor, 2024 yılına adım atıyoruz. Yeni takvim yılının ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.  Aslında her yeni yılın sevinçle, umutla ve heyecanla karşılanması gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu yeni yıla hem bölgemizdeki, hem dünyadaki olumsuzluklar hem de geçtiğimiz günlerde verdiğimiz şehitlerimiz sebebiyle buruk bir şekilde giriyoruz. İnsanlığın tamamı için daha güzel, daha huzurlu, daha müreffeh bir gelecek umudumuzu elbette muhafaza ediyoruz. Bunun için önce sözde demokrat ve özgürlükçü ülkelerin eli kanlı terör örgütlerine verdikleri destekleri kestiğini görmemiz gerekiyor. Bunun için önce Gazze’de masum çocukların, kadınların katledilmesine karşı tüm ülkelerin ve kurumların ortak tavır aldığını görmemiz  gerekiyor. Bunun için önce Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere bireyleri acıya boğan, ülkelerin kaynaklarını heba eden çatışmaların durdurulması için adil ve samimi çaba gösterildiğini görmemiz gerekiyor. Bunun için  önce asırlardır sömürülen  ve onurları çiğnenen toplumların zenginliklerinin kendi gelecekleri, refahları, güvenlikleri için kullanıldığını görmemiz gerekiyor.  Velhasıl umutları fiiliyata dönüştürmek için dünyadaki tüm ülkelerin, kurumların, fertlerin ortak değerler ve ilkeler etrafında bütünleşmesini temin etmemiz gerekiyor” dedi.

HERKES İÇİN AYNI STANDARTLARI DİLİYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajının devamında “Türkiye olarak biz bu dünya fotoğrafında farklı bir yeri, farklı bir misyonu, farklı bir anlayışı temsil ediyoruz. Devlet ve millet olarak biz sadece kendi güvenlik ve refah çabamızı neticeye ulaştırma mücadelesi vermekle kalmıyoruz, Dünyaya ve bölgemize huzur iklimi hakim olmadan bizim de huzur bulamayacağımız anlayışıyla herkes için aynı standartları diliyoruz.

Bu anlayışla bölgemizdeki barış çabalarını neticeye ulaştırmaya çalışıyoruz. Dostlarımızla ilişkilerimizi her alanda geliştiriyoruz, kardeşlerimizin dertleriyle dertleniyoruz. Dünyayı daha iyi, daha adil, daha müreffeh bir geleceğe hazırlamaya dönük her çabaya destek veriyoruz. Cumhuriyetimizin ilk asrını bitirip Türkiye yüzyılı dediğimiz yeni asrına ayak bastığı bir dönemde daha büyük hedeflere yönelirken azmimizi ve gayretimizi sürekli perçinliyoruz. Zalimin zulmünün ilanihaye sürüp gitmeyeceğine inanıyoruz. Adaletsiz ve dengesiz küresel yönetim  sisteminin son çırpınışlarını yaşadığına inanıyoruz.

Mazlumların sesinin derinden derine tüm dünyayı sardığına, bu çığlıkların büyüyerek insanlığın ortak vicdanı haline dönüşeceğine inanıyoruz. Nitekim Türkiye’nin kendi vatandaşları, dostları ve kardeşleriyle birlikte insanlığın tamamına hitap eden beyan ve tutumlarının gönüllerde giderek daha fazla makes bulduğunu görüyoruz” diye konuştu.

TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUNU HAYATA GEÇİRDİKÇE ALLAH’IN İZNİYLE AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZIN YÜKSELİŞİ HEP SÜRECEKTİR.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Aziz milletim elbette bu meşakkatli yolda sürekli yeni sınamalarla, yeni sıkıntılarla, yeni engellerle karşılaşıyoruz. Terörle mücadeleden ekonomik tuzaklara kadar pek çok alanda yaşadığımız sorunların temelinde büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını engelleme amacı vardır. Ülke olarak biz kendi potansiyelimizi ve imkanlarımızı etkin şekilde kullanmayı sürdürdükçe bu mücadele daha da sertleşecektir.  Çünkü Türkiye’nin büyümesi demek asırlardır bizim tökezlememiz sayesinde dört bir yanımızda rahatça at koşturanların hesaplarının bozulması demektir. Bizim güçlenmemiz demek kendi refah ve güvenlikleri için diğer herkesi araç olarak kullananların, sömürenlerin, ezenlerin düzenlerinin sonuna gelinmesi demektir. Bizim sesimize daha çok kulak verilmesi demek dünyanın her yerindeki hak, adalet, özgürlük ve vicdan arayışlarının güçlenmesi demektir. Milletimiz tarihinin hiçbir döneminde kendi hedeflerine ulaşmak için bedel ödemekten fedakarlık yapmaktan elini  taşın altına koymaktan çekinmedi.

Son 21 yılda yaşadığımız nice kritik hadise karşısında milletimizin sergilediği güçlü duruş ve kararlılığın bugün de devam ettiğini gösteriyor. Evet, buradan bir kez daha tekrarlamak istiyorum; milletimiz birliğine, beraberliğine, kardeşliğine sahip çıktıkça Allah’ın izniyle bizi kimse bölemeyecektir. Devletimiz 2023 hedeflerinin bir sonraki safhası olan Türkiye yüzyılı vizyonunu hayata geçirdikçe Allah’ın izniyle ay yıldızlı bayrağımızın yükselişi hep sürecektir.

Siyasi, ekonomik, askeri, diplomatik başarılarımızla dostlarımıza güven düşmanlarımıza korku vermeye devam ettikçe önümüzdeki sisler giderek dağılacaktır. Velhasıl biz istiklalimizden ve istikbalimizden taviz vermedikçe kimse kutlu yürüyüşümüzün önüne geçemeyecektir. Geçmişte emperyalistlerin birer aracı olarak başımıza musallat edilen vesayet güçleriyle, darbecilerle, terör örgütleriyle siyasi ve sosyal mühendislik projeleriyle çok vakit, çok enerji, çok insan kaybettik. Artık bu numaralara karnımız tok olduğu gibi böyle ağır faturalar ödemeye  niyetimiz de yok.

BÜYÜYEN GELİŞEN TÜRKİYE’NİN YILDIZINI YÜKSELTECEĞİZ

Ülkemizi kendi iç mücadeleleriyle  meşgul ederek tarihi mirasından ve sahip olması gereken imkanlardan mahrum edenlerle yollarımızı ayıralı çok oldu. Her fırsatta tekrarladığımız, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet düsturumuzun anlamı budur. İnşallah, 2024 darbe girişimiyle başlayıp kovid-19 salgınıyla büyüyen, bölgemizdeki çatışmalarla derinleşen sıkıntılı dönemden kurtulup hedeflerimize kilitlendiğimiz bir yıl olacaktır. Küresel krizlerin artarak sürdüğü bir dönemde biz farkımızı bir kez daha göstererek üreten,  istihdam eden büyüyen gelişen Türkiye’nin yıldızını yükselteceğiz. Evet, 2023 hedefleri başlangıçtı, asıl çıkışımızı Türkiye yüzyılıyla 2024   ile birlikte başlatıyoruz. Bu mücadeleyi de sizlerin desteğiyle zafere ulaştıracağımıza yürekten inanıyoruz. Bu duygularla  bir kez daha yeni takvim yılının milletimizin tüm fertlerine ve insanlığa hayırlı olmasını diliyorum. Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla” ifadelerini kullandı .

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyiliyla-2024e-basliyoruz/feed/ 0
Sporda 2023 böyle geçti http://www.karadenizhabertv.com.tr/sporda-2023-boyle-gecti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/sporda-2023-boyle-gecti/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:06:27 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1775 2023 yılı, birbirinden renkli, coşkulu spor organizasyonlarına sahne oldu. Birçok spor dalında başarılı bir yıl geçerken, amatör branşlarda alınan madalyalar seneye damga vurdu. 6 Şubat’ta meydana gelen depremler ise spor camiasını da deriden etkiledi.

Sporda 2023 yılı işte böyle geçti:

Galatasaray 23. şampiyonluğuna ulaştı

2022-2023 sezonunda Teknik Direktör Okan Buruk yönetiminde başlayan ve yaptığı transferlerle dikkat çeken bir kadro oluşturan Galatasaray, sezon başında inişli çıkışlı grafik sergiledi. Ligde 12. haftada Fatih Karagümrük maçıyla birlikte galibiyet serisi yakalayan Galatasaray, bu süreçte ezeli rakipleri Beşiktaş ve Fenerbahçe’yi de mağlup ederek 14 maç üst üste kazandı. Sarı-kırmızılılar, bu performansla ligde üst üste en fazla maç kazanma rekorunun yeni sahibi oldu. 30 Mayıs’ta MKE Ankaragücü’nü deplasmanda 4-1 mağlup ederek ligin bitimine 2 hafta kala şampiyonluğunu ilan eden Galatasaray, 4 yıl sonra sezonu zirvede tamamladı. Aslan 88 puan toplarken, ikinci Fenerbahçe 80, Beşiktaş da 78 puanla sezonu üçüncü sırada bitirdi.

Fenerbahçe, 10 yıl sonra Türkiye Kupası’nı kazandı

Ziraat Türkiye Kupası finali, yarı finallerde Sivasspor’u eleyen Fenerbahçe ile MKE Ankaragücü’nü eleyen Başakşehir arasında oynandı. İzmir Gürsel Aksel Stadyumu’nda yapılan finalde sarı-lacivertliler, Michy Batshuayi’nin ilk yarıda attığı 2 golle rakibini 2-0 mağlup etti. Bu sonuçla Fenerbahçe, 2012-2013 sezonunun ardından 10 yıl sonra bu organizasyonda şampiyonluk sevinci yaşadı.

Süper Kupa oynanmadı

2022-2023 sezonu Süper Lig şampiyonu Galatasaray ile Ziraat Türkiye Kupası’nın sahibi Fenerbahçe, Turkcell Süper Kupa Finali’nde Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da karşılaşacaktı. Ancak Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Atatürk tişörtleri ve pankartlarla ısınmaya çıkmasına Suudili yetkililerin izin vermemesinden dolayı iki kulüp mücadeleyi oynamama kararı aldı. Galatasaray ve Fenerbahçe kafilesi daha sonra Türkiye’ye döndü.

A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Şampiyonası bileti aldı

Almanya’da düzenlenecek 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesi A Milli Futbol Takımı, elemelerde D Grubu’nda; Ermenistan, Hırvatistan, Letonya ve Galler ile mücadele etti. Grupta tek yenilgisini Hırvatistan karşısında alan ay-yıldızlılar, grubu 5 galibiyet ve 2 beraberlikle 17 puanla lider olarak tamamladı. Dünya üçüncüsü Hırvatistan ile 12 Ekim’de oynanan maçta sahadan galibiyetle ayrılan milliler, 3 gün sonra da evinde Letonya’yı mağlup etti ve finallere gitmeye hak kazandı. Son karşılaşmada Galler deplasmanında alınan beraberlik, tarihte ilk kez eleme grubunu lider bitirmeyi sağladı.

EURO 2024’e ev sahipliği yapacak Almanya’nın Hamburg kentindeki Elbphilharmonie Konser Salonu’nda 2 Aralık’ta grup kuraları için tören düzenlendi. Kura çekimine 2. torbadan katılan A Milli Futbol Takımı, F Grubu’nda Portekiz, Çekya ve play-off’tan gelecek takımla eşleşti.

A Milli Futbol Takımı’nda Montella dönemi

A Milliler, Avrupa Şampiyonası Elemeleri’ne Alman Teknik Direktör Stefan Kuntz ile başlarken, grubun 5. maçında Ermenistan ile alınan beraberlik ve 4 gün sonra Japonya ile oynanan hazırlık maçındaki mağlubiyet, teknik adam değişikliğine neden oldu. Kuntz ile 20 Eylül’de yolların ayrıldığı açıklandı. Federasyon, kısa süre sonra takımın başına İtalyan Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın getirildiğini duyurdu. Ay-yıldızlılar, Montella döneminde 3 maçta 7 puan toplarken, özel maçta Almanya’yı deplasmanda 3-2 mağlup etmeyi başardı.

Deprem sonrası spor organizasyonları ertelendi

6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremler, ülke genelinde birçok sektörü etkilerken, spor organizasyonları da askıya alındı. Süper Lig’in 2022-2023 sezonu 23. haftası da deprem haftasına denk gelince, ertelenen 3 maç 20 gün sonra oynandı. Depremin yaşandığı gün dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, tüm ulusal spor organizasyonlarının ikinci bir açıklamaya kadar durdurulduğunu açıkladı. 3 büyük kulüp başta olmak üzere spor kulüpleri depremden etkilenen şehirlere yardım seferberliği düzenledi. Taraftarlarına çağrıda bulunan kulüpler, stadyumlarda toplanan yardım malzemelerini bölgeye gönderdi. Bakanlık ve federasyonun aldığı kararla tekrar başlatılan spor organizasyonlarında müsabakalar öncesi seremonide depremde hayatını kaybedenler anılırken, tribünlerde de pankartlarla birlik – beraberlik mesajları verildi. Başta Türkiye’de olmak üzere yurt dışında da geliri deprem bölgesine bağışlanan özel karşılaşmalar düzenlendi.

Hatayspor ve Gaziantep FK ligden çekildi

Depremden etkilenen şehirlerin takımları Hatayspor, Gaziantep FK, Adanaspor ve Yeni Malatyaspor ligden çekildi. Süper Lig’de Hatayspor, Gaziantep FK ile 1. Lig’de Adanaspor ve Yeni Malatyaspor’un hakları saklı kalarak oynanan müsabakalar 3-0 aleyhine sonuçlandı. TFF’nin aldığı karar sonrası bir sonraki sezon ise takımlar bulundukları ligde mücadele etmeye devam etti. Hatayspor ve Gaziantep FK’da birçok futbolcu, devre arasında diğer takımlara kiralık olarak transfer oldu. Bu takımlardan transfer edilen futbolcular için de TFF kararıyla yerli statüsünde oynama izni verildi.

Faruk Koca, Halil Umut Meler’e saldırdı

2023 yılının son günlerinde Türk futbolunda sahalarda istenmeyen bir olay yaşandı. Süper Lig’in 15. haftasında oynanan MKE Ankaragücü – Çaykur Rizespor maçının ardından söz konusu dönemin Ankaragücü Başkanı Faruk Koca, müsabakanın hakemi Halil Umut Meler’e yumruk attı. Yaşanan bu olayın ardından dünyanın her yerinden Meler’e destek mesajları gelirken, Faruk Koca da tutuklandı. Koca, ayrıca başkanlıktan da istifa etti. Yaşanan olayın ardından hakemler maça çıkmazken, liglere 1 hafta ara verildi. Faruk Koca ise 27 Aralık’ta tahliye edildi.

İstanbulspor sahadan çekildi

Süper Lig’in 17. haftasında İstanbulspor, sahasında Trabzonspor ile karşılaşırken, müsabaka tamamlanamadı. Bordo-mavililerin 2. golü öncesinde faul olduğu gerekçesiyle itirazlarını sürdüren ev sahibinde Başkan Ecmel Faik Sarıalioğlu, saha kenarına gelerek oyuncuların soyunma odasına gitmesini söyledi. Yapılan görüşmeler sonrası takımlar soyunma odasına giderken, hakem Ali Şansalan da müsabakayı tatil etti. TFF Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, sahadan çekilen İstanbulspor’a 3-0 hükmen mağlubiyet ve 3 puan silme cezası verdi.

Futbolda ülke puanı yükselişte

Türk takımları, UEFA organizasyonlarında aldıkları başarılı sonuçlarla ülke puanına da önemli katkı verdi. Ülke puanı klasmanında uzun süre 10 ile 12. basamaklarda yer alan Türkiye, 2021-2022 sezonunda 20. sıraya kadar gerilemişti. 2023 yılında Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Adana Demirspor ve Başakşehir’in elde ettiği başarılı sonuçlar, Türkiye’yi yeniden üst sıralara taşıdı. Türkiye, sıralamada 9. sırada bulunuyor.

Mehmet Büyükekşi, 4 yıl daha TFF Başkanı

Mevcut Başkan Mehmet Büyükekşi, 191 delegenin oy kullandığı, tek aday olarak girdiği seçimde 169 oy alarak yeniden TFF Başkanı seçildi. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi ve yönetim kurulu üyeleri, tüm faaliyetlerinden dolayı da oy çokluğuyla ibra edildi.

Beşiktaş’ın yeni başkanı Hasan Arat

Beşiktaş Olağanüstü Seçimli Genel Kurulu sonunda siyah-beyazlıların 35. başkanı Hasan Arat oldu. 21 sandığın tümünde rakibi Serdal Adalı’dan daha fazla oy alan Arat, toplam 7 bin 271 oy ile Beşiktaş’ın 35. başkanı oldu. Serdal Adalı ise 4 bin 557 oyda kaldı.

Arda Güler, Real Madrid’e transfer oldu

Fenerbahçe forması altında performansıyla dikkatleri üzerine çeken genç futbolcu Arda Güler’i transfer etmek için dünya devleri sıraya girdi. 18 yaşındaki futbolcu, 7 Temmuz’da 20 milyon Euro + 10 milyon Euro bonus ve bir sonraki satıştan yüzde 20 pay karşılığında İspanyol ekibi Real Madrid’e transfer oldu.

Fatih Terim, Panathinaikos’un teknik direktörü oldu

Yılın son günlerinde Teknik Direktör Fatih Terim’in yeni takımı da belli oldu. Terim, Yunan ekibi Panathinaikos’un başına geçti. Panathinaikos, deneyimli teknik adamla 1.5 yıllık sözleşme imzaladı.

Kadın futbolunda şampiyon FOMGET

2022-2023 sezonu Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi play-off finalinde normal süresi 1-1 eşitlikle biten karşılaşmanın uzatma bölümünde Fenerbahçe Petrol Ofisi’ni 4-2 yenen Ankara Büyükşehir Belediyesi FOMGET, ligde ilk şampiyonluğuna ulaştı.

Erkeklerde şampiyon Efes oldu

Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off final serisinde, P. Karşıyaka’yı 82-78, 85-68 ve 83-74’lük skorlarla mağlup eden A. Efes, 3-0’lık üstün tamamladığı serinin ardından şampiyon oldu. Lacivert-beyazlılar, 16. kez kupayı müzesine götürdü.

Fenerbahçe, kadın basketbolunda kupaları topladı

Fenerbahçe, kadın basketbolunda başarılı bir sezon geçirdi. Sarı-lacivertliler, Kadınlar Basketbol Süper Ligi, Kadınlar Euroleague ve Kadınlar Süper Kupa’da şampiyonluğa ulaştı. Fenerbahçe, ligde final serisinde ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi’ni 3-0’la geçerken, 17. kez şampiyonluğunu ilan etti. Kanarya, Euroleague finalinde yine ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi’ni yenerek ilk kez kupa kaldırdı.. Sarı-lacivertliler, Kadınlar FIBA Süper Kupa’da da ASVEL’i yenerek şampiyonluk kazandı.

Filenin Sultanları 3 kupa kazandı, voleybolun zirvesine çıktı

Türk voleybolu, bu yıl tarihi günlerini yaşadı. Milli takım düzeyinde hem kadınlar hem de erkeklerde birçok başarı kazanıldı.

A Milli Kadın Voleybol Takımı, ilk olarak FIVB Milletler Ligi’nde finalde Çin’i 3-1 yenerek şampiyon oldu ve ilk kez bu kupayı kazandı. Milliler, daha sonra 2023 CEV Avrupa Şampiyonası’nın finalinde de Sırbistan’ı 3-2 mağlup etti ve tarihinde yine ilk kez bu kupaya uzandı. 2024 Paris Olimpiyatları Elemeleri’nde oynadığı 7 maçı da kazanan A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2023 Dünya Kupası’nın da sahibi oldu. Filenin Sultanları bu başarılarıyla dünya sıralamasında ilk kez birinci sıraya yükseldi.

Filenin Efeleri, Avrupa Altın Ligi ve Challenger Kupası’nı kazandı

A Milli Erkek Voleybol Takımı da FIVB Challenger Kupası’nda final maçında Katar’ı 3-2 mağlup etti ve şampiyon oldu. Filenin Efeleri, bu sonuçla tarihinde ilk kez Voleybol Milletler Ligi’ne katılma hakkı kazandı. Ay-yıldızlılar, Hırvatistan’da yapılan 2023 CEV Avrupa Altın Ligi Dörtlü Final organizasyonunun finalinde Ukrayna’yı 3-2 yenerek şampiyonluk kazandı.

Dünyanın en büyüğü Eczacıbaşı Dynavit

Çin’in ev sahipliğinde düzenlenen 2023 FIVB Kadınlar Kulüpler Dünya Şampiyonası finalinde Eczacıbaşı Dynavit ile V. Bank ile mücadele etti. Son sete giden müsabakayı Eczacıbaşı 3-2 kazandı. Turuncu-beyazlılar, tarihinde 3. kez kupanın sahibi oldu.

CEV Şampiyonlar Ligi finalinde ise V. Bank, Eczacıbaşı’nı 3-1 mağlup etti.

Ligde kadınlar voleybolda şampiyon Fenerbahçe

Sultanlar Ligi final etabında Fenerbahçe ile Eczacıbaşı Dynavit karşı karşıya geldi. Sarı-lacivertliler seriyi 3-0 ile geçerek sezonu şampiyon tamamladı. Fenerbahçe bu sonuçla, ligde 6. kez şampiyonluk kazandı.

Erkeklerde kazanan Ziraat Bankkart

Efeler Ligi final serisinde ise Ziraat Bankkart ile Halkbank karşılaştı. Ziraat Bankkart rakibini 3-0 yenerek şampiyonluk ipini göğüslerken, tarihindeki 2. şampiyonluğu elde etti.

Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nda zafer Alexey Lutsenko’nun

58. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 11 ili etkileyen asrın felaketi depremler nedeniyle 18 Mart’ta ertelendi. 8-15 Ekim tarihleri arasında düzenlenen bisiklet turunu, Kazak sporcu Alexey Lutsenko kazandı.

Kırkpınar’da şampiyon Yusuf Can Zeybek

Edirne’de düzenlenen 662. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Sarayiçi Er Meydanı’nda yoğun katılımla gerçekleşti. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ne bu yıl 14 boyda 53’ü başpehlivan olmak üzere 2 bin 141 pehlivan kayıt yaptırdı. Başpehlivanlık müsabakaları finalinde İsmail Balaban ile Yusuf Can Zeybek karşılaştı. 40 dakikalık normal sürede yenişemeyen pehlivanlar için ‘altın puan’ bölümüne geçilirken, İsmail Balaban’ı yenen Yusuf Can Zeybek ilk kez başpehlivan oldu.

97. Gazi Koşusu’nu Urfa Aslanı kazandı

Türk yarışçılık tarihinin en büyüğü olan ve Mustafa Kemal Atatürk adına koşulan 97. Gazi Koşusu, İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda yapıldı. Yaklaşık 40 bin yarışseverin izlediği, 2 bin 400 metre çim pistte koşulan yarışta 22 safkan mücadele etti. Gazi Koşusu’nu Mehmet Kaya’nın jokeyliğini yaptığı Urfa Aslanı isimli safkan, 2.30.35’lik derecesiyle ilk sırada bitirdi. Mehmet Kaya, kariyerinde ilk kez Gazi Koşusu’nu kazandı.

45. İstanbul Maratonu’nda 45 bin kişi koştu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Spor İstanbul tarafından düzenlenen ve World Athletics (Dünya Atletizm Birliği) tarafından Elite Label kategoride gösterilen İş Bankası İstanbul Maratonu’nda heyecan 45. kez yaşandı. Erkekler kategorisinde 2: 10.35 derecesiyle Kenyalı atlet Panuel Mkungo kazanırken, kadınlarda ise Kenyalı atlet Beatrice Cheptoo, 2.27.09’luk derecesiyle birinci oldu.

Milli güreşçilerden Dünya Şampiyonası’nda 7 madalya

Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlenen Dünya Güreş Şampiyonası’nda Türk güreşçiler 2’si altın toplam 7 madalya elde ederken, 6 milli güreşçi, Paris 2024 Olimpiyat kotası aldı. 68 kiloda Buse Tosun Çavuşoğlu, 87 kiloda Ali Cengiz altın madalya; 92 kiloda Feyzullah Aktürk, 125 kiloda Taha Akgül, 72 kiloda Selçuk Can ve 63 kiloda Enes Başar bronz madalya kazandı.

Rıza Kayaalp, grekoromen stil 130 kiloda dünya ikincisi olarak gümüş madalya elde etti.

Milli güreşçilerden Taha Akgül, İbrahim Çiftçi, Buse Tosun Çavuşoğlu, Evin Demirhan Yavuz, Ali Cengiz ve Rıza Kayaalp, olimpiyat kotası almaya hak kazandı.

Grekoromen Milli Takımı, Avrupa şampiyonu oldu

Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de organize edilen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda Grekoromen Mili Takımı, takım halinde şampiyon, kadınlarda ikinci, serbest stilde ise üçüncü oldu. Grekoromen Güreş Milli Takımı, 3 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalya kazanarak topladığı 155 puanla takım halinde Avrupa şampiyonluğunu kazandı. Büyükler Avrupa Güreş Şampiyonası’nda ay-yıldızlılar, grekoromen stil, serbest stil ve kadınlarda topladığı 6 altın, 3 gümüş ve 8 bronz olmak üzere 17 madalya ile turnuvaya damgasını vurdu. Hırvatistan’da 9 milli güreşçi finalde mücadele ederken; Taha Akgül, Feyzullah Aktürk, Yasemin Adar Yiğit, Rıza Kayaalp, Adem Burak Uzun ve Burhan Akbudak, altın madalya kazandı. Rıza Kayaalp 12, Taha Akgül 10, Yasemin Yiğit Adar 6. kez Avrupa şampiyonluğuna imza attı.

Milli cimnastikçilerden, Avrupa Şampiyonası’nda 2 altın, 2 gümüş madalya

Antalya’da düzenlenen Artistik Cimnastik Avrupa Şampiyonası’nda milli sporcular 2 altın, 2 gümüş madalya kazandı. Ferhat Arıcan, Adem Asil, Ahmet Önder, Mehmet Ayberk Koşak, Kerem Sener ve Hasan Bulut’tan oluşan Erkek Milli Takımı bireysel alet elemeleri sonucunda takım sıralamasında ikinci olarak gümüş madalya kazandı. Halka aleti finalinde Adem Asil 14.933 puanla altın madalya ve genel tasnif finalinde 84.965 puanla altın madalya, paralel bar aleti finalinde Ferhat Arıcan 14.933 puan alarak gümüş madalya elde etti.

3. Avrupa Oyunları’nda 38 madalya ile rekor

Polonya’nın ev sahipliğinde yapılan 3. Avrupa Oyunları’nda milli sporcular, 9’u altın toplamda 38 madalya kazandı. Oyunlarda 103’ü kadın, 90’ı erkek olmak üzere 193 sporcuyla rekor sayıda katılım sağlayan ay-yıldızlılar, 19 branşta mücadele ederken, 9’u altın, 9’u gümüş, 20’si bronz olmak üzere 38 madalya elde etti. Boksta 6, atıcılıkta 1 sporcu olmak üzere toplamda 7 sporcu 2024 Paris Olimpiyatları’na kota aldı.

Busenaz Sürmeneli ve Buse Naz Çakıroğlu’ndan altın madalya

3. Avrupa Oyunları’nda milli boksörler Busenaz Sürmeneli ve Buse Naz Çakıroğlu başarıları burada da sürdürdü. 66 kiloda ringe çıkan Busenaz Sürmeneli, finalde Belçikalı rakibini yenerek altın madalya kazandı. 50 kiloda mücadele eden Buse Naz Çakıroğlu da finalde Fransız rakibini mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Mete Gazoz dünya şampiyonu

Dünya Okçuluk Şampiyonası, Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlendi. Turnuvada Türkiye’yi temsil eden Mete Gazoz, erkekler klasik yay kategorisi finalinde Kanadalı Eric Peters ile karşı karşıya geldi. Rakibini 6-4 mağlup eden Gazoz, altın madalyayı boynuna taktı. Dünya 1 numarası olan 24 yaşındaki milli okçu, 2024 Paris Olimpiyat Oyunları kotası da elde etti. Gazoz bu başarılarıyla Dünya Okçuluk Federasyonu tarafından klasik yay kategorisinde 2023 yılının en iyi okçusu seçildi.

Merve Dinçel dünya şampiyonu

26. Dünya Tekvando Şampiyonası, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapıldı. Milli tekvandocu Merve Dinçel, altın madalya kazanarak dünya şampiyonu oldu.

Kadınlar 49 kiloda mücadele eden Dinçel, finalde Tayland’dan Panipak Wongpattanakit’i 2-1 yenerek şampiyon oldu.

Hakan Reçber ve Nafia Kuş, altın madalya kazandı

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki Crystall Holl’de düzenlenen 26. Dünya Tekvando Şampiyonası’nda, milli tekvandocu Hakan Reçber ve Nafia Kuş, altın madalya kazandı. Turnuvada erkekler 63 kiloda mücadele eden Hakan Reçber, finalde Tayland’dan Banlung Tubtimdang’i 2-1 yenerek altın madalyanın sahibi oldu. Kadınlar 63 kiloda mücadele eden Nafia Kuş da finalde Özbekistan’dan Svetlana Osipova’yı da 2-1’le geçerek altın madalya aldı.

Şahika Ercümen’den rekor

Milli sporcu Şahika Ercümen Hatay Yayladağı ilçesinde paletsiz değişken ağırlık kategorisinde dünya rekoru kırdı. Ercümen, paletsiz değişken ağırlık kategorisinde Lena Balta’nın elinde bulundurduğu 105 metre dünya rekorunu 106 metrelik performansıyla geliştirdi.

Şampiyonlar Ligi’ni İstanbul’da Manchester City kazandı

İstanbul’da düzenlenen UEFA Şampiyonlar Ligi Finali’nde Inter ile Manchester City karşı karşıya geldi. Manchester, müsabakadan 1-0 galip ayrıldı ve kupayı kazandı. Tarihinde ikinci kez final oynama başarısı gösteren İngiliz ekibi, bu organizasyonda ilk şampiyonluğunu elde etti. 2005 yılında Liverpool’un, Milan’ı eleyerek ulaştığı şampiyonluğun ardından Atatürk Olimpiyat Stadyumu da ikinci kez bu organizasyona ev sahipliği yaptı.

Manchester City, 2023’ü 5 kupayla kapattı

Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen FIFA Kulüpler Dünya Kupası finalinde UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonu Manchester City ile Copa Libertadores şampiyonu Fluminense karşı karşıya geldi. Rakibini 4-0 mağlup eden İngilizler, 2023 yılında 5. kupasını kazandı. Maviler, yıl içerisinde İngiltere Premier Lig, FA Cup, UEFA Şampiyonlar Ligi kupası ve UEFA Süper Kupa’yı müzesine götürmeyi başardı.

Sevilla, 7. kez Avrupa Ligi’nde şampiyon

UEFA Avrupa Ligi finalinde İspanyol ekibi Sevilla ile İtalyan temsilcisi Roma, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Puskas Arena’da karşı karşıya geldi. Normal süresi 1-1 eşitlikle biten müsabakada Sevilla, seri penaltı atışları sonunda rakibine üstünlük sağlayarak kupayı 7. kez müzesine götürdü. UEFA Avrupa Ligi’nde 7 kez final oynayan İspanyol ekibi, hepsinde de kupa sevinci yaşamayı başardı.

UEFA Avrupa Konferans Ligi şampiyonu West Ham

UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’nde İtalya ekibi Fiorentina ile İngiliz temsilcisi West Ham United, Çekya’nın Başkent’ti Prag’daki Eden Arena’da mücadele etti. İlk yarısında gol sesinin çıkmadığı müsabakayı West Ham United, 90. dakikada Jarrod Bowen’ın kaydettiği golle 2-1 kazandı ve bu yıl ikincisi düzenlenen kupayı müzesine götüren takım oldu.

Ballon d’or ödülü Messi’nin

2023 Ballon d’Or (Altın Top) ödülünün sahibi Arjantinli yıldız Lionel Messi oldu. 36 yaşındaki futbolcu, 2022 Dünya Kupası’nda elde ettiği şampiyonluğun ardından, bu ödüle kariyerinde 8. kez ulaştı. Arjantinli futbolcu, daha önce 2009, 2010, 2011, 2012, 2015, 2019 ve 2021 yıllarında da bu ödülü kazanmayı başarmıştı.

Kadınlar Dünya Kupası’nda şampiyon İspanya

Avustralya ve Yeni Zelanda’nın ev sahipliğinde 20 Temmuz-20 Ağustos tarihleri arasında yapılan 2023 FIFA Kadınlar Dünya Kupası’nın finali İspanya ile İngiltere arasında oynandı. Avustralya Stadyumu’ndaki finali 1-0’lık sonuçla kazanan İspanya şampiyon oldu. Dünya Kupası’nı kazanan İspanyollar, tarihinde ilk kez bu sevinci yaşadı.

Real Madrid Euroleague’i kazandı

THY Euroleague Final-Four finalinde Yunanistan ekibi Olympiakos ile İspanya temsilcisi Real Madrid karşı karşıya geldi. Maçın bitimine 3.1 saniye kala Sergio Llull’un basketi ile öne geçen Madrid, maçı 79-78 kazanarak şampiyonluğa ulaştı. Real Madrid, bu galibiyetle Euroleague’deki 11. şampiyonluğunu kazandı.

NBA’de Denver Nuggets şampiyon oldu

NBA finalinde Denver Nuggets ile Miami Heat karşı karşıya geldi. Final serisini 4-1 yapan Denver, 2022-2023 sezonunu şampiyon olarak tamamladı. NBA’de 47. sezonunu geçiren Denver, ilk kez şampiyonluğa ulaştı. Denver’in yıldız oyuncusu Nikola Jokic de finallerin en değerli oyuncusu ödülünün (MVP) sahibi oldu.

Basketbolda dünya şampiyonu Almanya

Filipinler, Japonya ve Endonezya’nın ortaklaşa düzenlediği 2023 FIBA Dünya Kupası’nda final karşılaşması Almanya ile Sırbistan arasında Mall of Asia Arena’da oynandı. Almanya, parkeden 83-77’lik skorla galip ayrıldı ve bu sonuçla tarihinde ilk kez Dünya Kupası’nı kazandı.

Kadınlarda kazanan Belçika

Slovenya’nın başkenti Ljubljana’daki Arena Stozice’de yapılan 2023 Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası finalinde Belçika ile İspanya karşılaştı. Belçika müsabakayı 64-58 kazanarak tarihindeki ilk Avrupa şampiyonluğuna ulaştı. Belçika’da Emma Meesseman, turnuvanın En Değerli Oyuncusu (MVP) seçildi.

Formula 1’de şampiyon Max Verstappen

Formula 1’de Red Bull’un Hollandalı pilotu Max Verstappen üst üste 3. kez dünya şampiyonluğuna ulaştı. Şampiyonayı açık ara önde götüren Hollandalı sürücü, 2021 ve 2022 yıllarından sonra üst üste 3. kez şampiyon oldu.

Fransa Açık’ta şampiyon Novak Djokovic

Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen sezonun ikinci grand slam tenis turnuvası Roland Garros’da (Fransa Açık) şampiyon Sırp raket Novak Djokovic oldu. Djokovic, finalde Norveçli Casper Ruud’u 3-0 ile geçti. Sırp raket, 23. şampiyonluğuna ulaşarak grand slam turnuvasını en fazla kazanan tenisçi rekorunu kırdı.

Wimbledon erkeklerde Carlos Alcaraz, Kadınlarda Marketa Vondrousova

sezonun 3. grand slam tenis turnuvası Wimbledon’ın tek erkekler finalinde Sırp Novak Djokovic ile İspanyol Carlos Alcaraz karşı karşıya geldi. Alcaraz, Sırp tenisçiyi 3-2 yendi ve ilk şampiyonluğunu ilan etti. Turnuvanın tek kadınlar finalinde ise Tunuslu raket Ons Jabeur’ü 2-0 ile geçen Çek raket Marketa Vondrousova şampiyon oldu. 24 yaşındaki sporcu, rakibini 6-4, 6-4’lük setler sonunda 2-0’la yenerek kariyerinin ilk Grand Slam şampiyonluğunu elde etti.

2023 yılında spor camiasının acı kayıpları

2023 yılı, spor camiasından birçok önemli ismi hayatını kaybetti. Futboldan, basketbola, güreşten boksa kadar birçok alanda adını tarihe kazıyan ünlü sporcular hayata gözlerini yumdu.

Depremde birçok sporcu hayatını kaybetti

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da enkaz altında kalan Hatayspor’un Ganalı futbolcusu Christian Atsu vefat etti. Atsu’nun cenazesi 12 gün sonra enkazdan çıkartıldı.

Hatayspor Sportif Direktörü Taner Savut, Yeni Malatyaspor kalecisi Ahmet Eyüp Türkaslan’ın da enkazda cansız bedenlerine ulaşıldı.

Turnuvaya katılmak için Adıyaman’da bulunan Gazimağusa Türk Maarif Koleji’nin kız ve erkek voleybol takımından 12-14 yaşlarında 25 öğrenci, 9’u veli, 2’si antrenör, 3 öğretmenden oluşan 39 kişilik kafilenin tamamı hayatını kaybetti.

Depremde hayatını kaybeden diğer sporcular şöyle:

Cemal Kütahya (Hentbol A Milli Takımı kaptanı), Nilay Aydoğan (Çankaya Üniversitesi), Uğur Kurt, Taner Kahriman, Hakan Doğan, Saruhan Bolat ve Burhanettin Sever (Kahramanmaraş İstiklalspor), Mehmet Can Ağırbaş (Malatya Büyükşehir Belediyesi) Milli voleybolcular Emincan Kocabaş ve Murat Çiloğulları, Gizem Harmankaya (Turgutlu Belediyesi Espor), Halil İbrahim Ölmez (İskenderunspor atletik performans antrenörü), Gözde Öztürk, Dilek Mucuk, Ahsen Baş (Hatay Voleybol Takımı), Merinos voleybolcusu Betül Çoban Çakır ve eşi Bedrettin Çakır, Onur Akdeniz (Hatayspor malzemecisi), Mustafa Abak (Şanlıurfa Gençlikspor’un antrenörü, TÜFAD Şanlıurfa 2. Başkanı), Yağız Uçurum ve Yağmur Uçurum (Adana Tenis Dağ ve Su Sporları Kulübü), Burak Duraltı (İskenderunspor U18), Bedir Terlik, Hasan Ekşi (Üzumdalı Gençlik ve Spor Kulübü) Semanur Baysal (Türkiye Binicilik Federasyonu lisanslı sporcusu), Eray Şimşek, Mehmet Emin Eskisarılı, Ali Gürsoy, Ahmet Taş ve Aslan Ekiz (Kahramanmaraş BB Güreş Takımı), Verda Demetgül (Hatayspor Kadın Futbol Takımı), Elif Berra Uzun (5 Ocak Demirspor), Buse Coşkun (Beykentspor), Eda Püsküllü, Nurgül Özdemir (Hatayspor altyapı futbolcusu), İranlı Mehdi Saedavi, Hamed Matroudi, Muhammed Rıza Mir Ahmadi ile Kamerunlu Elvis Nkam Teneng (Malatya Büyükşehir Belediyesi Ampute Futbol Takımı), Mehmet Akan (Adıyaman Belediyesi İşitme Engelliler Spor Kulübü), Arif Özdemir (Hatay Belediyesi İşitme Engelliler Spor Kulübü), Adem Şahan (B Klasman Yardımcı Hakemi, TFFHGD Kahramanmaraş Şube Başkanı) Furkan Kürşad Demir (Kahramanmaraş il hakemi), Cevdet Karakurt (İl gözlemcisi), Cevher Çakmak ve Ceren Çakmak (Hatay aday hakemi), Hasan Bihan (Hatay il hakemi) Eyyub Saydam (Bölgesel yardımcı hakem), Nuri Gülen (Hatay il gözlemcisi), Yakup Yel (Kahramanmaraş eski il hakemi), Cemil Can (Hatay eski il hakemi), Kemal Torun ve Soner Koyuncuoğlu (Hatay ili eski gözlemcileri), Uğur Fırat Karaca (Hatay eski il temsilcisi), Mehmet Öztürk (Hatay ASKF Başkanı ve TFF Amatör Kurul Üyesi)

Julia Ituma otelde ölü bulundu

CEV Şampiyonlar Ligi yarı final rövanş maçında Eczacıbaşı Dynavit ile Burhan Felek Spor Salonu’nda karşılaşan İtalyan ekibi Igor Gorgonzola Novara’yı, Julia Ituma’nın ölümü sarstı. Takımın 18 yaşındaki oyuncusu Julia Ituma, maçın ardından konakladıkları otelin penceresinden düşerek hayatını kaybetti.

Fenerbahçe’nin eski milli futbolcularından Ziya Şengül, 79 yaşında hayatını kaybetti.

Fenerbahçe’nin eski futbolcularından ve sarı-lacivertlilerin Süper Lig’de ilk golünü kaydeden ‘Puşkaş Ergun’ lakaplı Ergun Öztuna, 85 yaşında hayatını kaybetti.

Türk futbolunun efsanevi isimlerinden olan ve ‘Dünya Kupası’nda hat-trick yapan ilk Türk futbolcu’ unvanını elinde bulunduran Burhan Sargın, 94 yaşında hayatını kaybetti.

Eski futbolcu ve teknik direktör Sakıp Özberk, 78 yaşında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Atletizm Milli Takım Antrenörü Çağrı Oflaz, geçirdiği kalp krizi nedeniyle vefat etti.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulu Başkanı Mustafa Artuç hayatını kaybetti.

A Milli Futbol Takımı’nın eski futbolcularından Galip Haktanır, 102 yaşında hayatını kaybetti.

Trabzonspor’un eski teknik direktörlerinden Ahmet Suat Özyazıcı 87 yaşında hayatını kaybetti.

Beşiktaş Futbol Özkaynak Düzeni İdari Menajeri ve eski futbolcu Suat Taştan hayatını kaybetti.

Bir dönem MHK ve TFF Yönetim Kurulu üyesi olan efsane hakem Özcan Gürkaynak hayatını kaybetti.

Fenerbahçe ve Samsunspor formaları giyen eski futbolcu Ümit Birol, geçirdiği kalp krizi sonucu 60 yaşında yaşamını yitirdi.

Eski olimpik atlet ve milli voleybolcu Yıldırım Pağda, 85 yaşında hayatını kaybetti.

2023 yılında spor dünyasında hayatını kaybeden isimler şu şekilde:

İngiliz futbolu ve Manchester United’ın efsane isimlerinden Sir Bobby Charlton, 86 yaşında yaşama gözlerini yumdu.

İtalyan efsane futbolcu ve Teknik Direktör Gianluca Vialli, 5 yıldır mücadele ettiği pankreas kanseri nedeniyle 58 yaşında hayatını kaybetti.

İsveç’teki 1958 FIFA Dünya Kupası’nda 13 gol atan Fransız efsane futbolcu Just Fontaine, 89 yaşında hayatını kaybetti.

Barcelona ve İngiltere Milli Takımı eski teknik direktörü Terry Venables, 80 yaşında hayata gözlerini yumdu.

İngiliz ekibi Tottenham’ın altyapısından yetişen ve son olarak ABD’de Charlotte FC forması giyen 25 yaşındaki İngiliz futbolcu Anton Walkes, geçirdiği tekne kazasında hayatını kaybetti.

Fransız futbolunun ve Nantes kulübünün efsanesi Robert Budzynski 83 yaşında hayatını kaybetti.

Bir dönem Barcelona forması giyen ve Brezilya lig tarihinin en çok gol atan oyuncusu unvanına sahip olan efsane futbolcu Roberto Dinamite, 68 yaşında vefat etti.

İskoçya’nın köklü ekiplerinden Glasgow Rangers’ın efsanevi isimlerinden olan Jim Forrest 79 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Formula 1’de iki zaferi bulunan Fransız sporcu Jean-Pierre Jabouille hayatını kaybetti.

İhlas Haber Ajansı (İHA) Spor Servisi’nin belirlediği yılın enleri şöyle:

Türkiye’de yılın sporcuları ve yılın takımı

Yılın Erkek Futbolcusu: Mauro Icardi

Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu: Arda Güler

Yılın Erkek Takım: Galatasaray

Yılın Kadın Takımları: A Milli Kadın Voleybol Takımı ve Fenerbahçe Kadın Basketbol Takım

Yılın Kadın Sporcuları: Buse Tosun Çavuşoğlu ve Nafia Kuş

Yılın Federasyon Başkanı: Mehmet Akif Üstündağ

Yılın Antrenörü: Daniele Santarelli

Yılın Engelli Sporcusu: Kübra Korkut

Yılın Özel Takımı: Down Sendromlu Futsal Milli Takımı ve Golbol Kadın Milli Takımı

————————————————————————————-

Dünyada yılın sporcuları ve yılın takımı:

Yılın Erkek Sporcusu: Erling Haaland

Yılın Kadın Sporcusu: Aitana Bonmatí Conca

Yılın Takımı: Manchester City

Yılın Antrenörü: Pep Guardiola

Yılın Çıkış Yapan Sporcusu: Alperen Şengün – İSTANBUL

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/sporda-2023-boyle-gecti/feed/ 0
Milli Atıcı Oğuzhan Tüzün, Trap Süper Final Şampiyonası’nda Altın Madalya Kazandı http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-atici-oguzhan-tuzun-trap-super-final-sampiyonasinda-altin-madalya-kazandi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-atici-oguzhan-tuzun-trap-super-final-sampiyonasinda-altin-madalya-kazandi/#respond Tue, 26 Dec 2023 09:15:21 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1470

BURSA’da, Feriha Uyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan milli atıcı Oğuzhan Tüzün (41), Katar’ın Doha kentinde düzenlenen ve dünya sıralamasındaki ilk 15 sporcunun katıldığı Trap Süper Final Şampiyonası’nda altın madalyanın sahibi oldu. 27 yıllık spor hayatında, uluslararası müsabakalarda Türkiye’ye 33 madalya kazandıran Tüzün, “Tek eksiğimiz madalya sıralamasında olimpiyatımız kaldı. İnşallah Paris Olimpiyatları’nda da onu alıp seriyi tamamlamak istiyorum” dedi.

Feriha Uyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni, milli atıcı Oğuzhan Tüzün, Katar’daki Plak Atışları Dünya Kupası’nın ardından ilk kez düzenlenen Trap Süper Final Şampiyonası’nda altın madalyanın sahibi oldu. 18-26 Kasım 2023’te Doha kentinde yapılan, sporcuların yıl boyunca dünya kupalarındaki başarılarına göre davetle katıldığı ISSF Tüm Dallar Dünya Kupası Finali Trap Süper Finali’nde yarışan Tüzün, Türkiye Atıcılık Federasyonu’na bağlı milli takım sporcusu olarak Türkiye’ye altın madalyayı getirdi. Şampiyonaya, dünya sıralamasındaki ilk 15 sporcunun katıldığını söyleyen Tüzün, “Bu müsabakamız yine Katar’ın Doha şehrinde Dünya Kupası final müsabakasının ardındaki, Trap Süper Final Şampiyonası’ydı. Onda 1’inci oldum. Bu sene 6 tane Dünya Kupası’na katıldık. Bunun da ilki Doha’daydı, onda 1’inci oldum. Ülkemize altın madalya kazandırmıştım. Sonra 2’nci müsabakamız Kazakistan’daydı. Orada baraj atışıyla kaybetmiştik, finale giremedik. Sonra diğer 2 müsabakada da yine finali birer puanla kaçırdık. En son burada topladığımız puanlarla Dünya Kupası finaline katılmaya hak kazandım. Bu kupa finalinin özelliği şu; yapılan 6 tane müsabakanın içerisinde puanlar toplanıyor ve en yüksek puan, dünya sıralamasındaki en üst olan 15 sporcuyu çağırıyorlar. 15 sporcudan biri olarak katıldık. Bunu da Dünya Kupası finali müsabakasının arkasındaki Süper Kupa, yeni olimpiyatlardan sonra, önümüzdeki olimpiyatlarda atılacak. Final sisteminin yeni deneme müsabakası olan müsabakada 1’inci oldum. Ülkemize altın madalya kazandırdım. Çok mutluyum” diye konuştu.

‘OLİMPİYAT MADALYASI İLE SERİYİ TAMAMLAMAK İSTİYORUM’

Yaşamının merkezine oturan plak atıcılığı sporuna, eski atıcı olan babasını örnek alıp 14 yaşında başlayan ve 27 yıllık spor hayatına 33 madalya sığdıran milli atıcı, “33 tane benim kazandığım uluslararası madalya var. Bu yüksek bir ortalama tabii. Akdeniz Oyunları, Avrupa şampiyonluğu, Gençler Dünya şampiyonluğu, Büyükler Dünya 3’üncülüğü, 5 defa Dünya Kupası şampiyonluğu, 2 defa Dünya Kupası final şampiyonluğu, şimdiki Süper Kupa final şampiyonluğu olmak üzere. Bir tek eksiğimiz madalya sıralamasında olimpiyatımız kaldı. İnşallah Paris Olimpiyatları’nda da onu alıp seriyi tamamlamak istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘AVRUPA’DA 4’ÜNCÜ ÜLKEYİZ’

Türkiye’nin atıcılık sporunda büyük ilerleme kaydettiğini anlatan milli sporcu Tüzün, “Türkiye son 7-8 yılda geldiğimiz nokta çok ileride. Çünkü Avrupa’da şu anda 4’üncü ülke durumundayız. Dünyada da ilk 8’in içindeyiz. 7 oluyoruz, 8 oluyoruz. Tabii rakiplerimiz de çok kuvvetli. İtalya, İspanya, İngiltere, bunlar kuvvetli ülkeler. Avustralya, Amerika. Ama Türkiye de artık bunların içerisinde yer alan bir ülke. Bundan 10 sene önce Türkiye nerede deseydiniz, Türkiye evet çok aşağılardaydı. 15’inci, 16’ncı sıralarda olduğumuz zamandı takım olarak. Ama şu anda dünyanın en iyi 8 takımı dediğin zaman çok iyi bir yer. Rakiplerimiz kuvvetli ama biz de çok kuvvetliyiz ve başarılıyız. Gerek ülke olarak, gerek bakanlığımız, gerek federasyonumuzun verdikleri desteklerden dolayı üst sıralara çıktık. Yeni sistemler, yeni sportif alandaki yaptığımız çalışmalarla, daha da ileriye gideceğimize inanıyoruz. Olimpiyatlarda da artık madalya peşindeyiz” diye konuştu.

‘BU BİR SPOR VE HİÇBİR TEHLİKE YOK’

Atıcılık sporunun, silahla yapıldığı için ailelere soğuk geldiğini ancak branş olarak, en az riske sahip olduğunu belirten Tüzün, son yıllarda artan kadın sporcu sayısına da dikkat çekti. Beden eğitimi öğretmeni olarak görev yaptığı okulundaki öğrencilerin ebeveynlerine de tavsiyelerde bulunan Tüzün, şunları söyledi:

“Atıcılığımızın en önemli özelliği şu, yaş sınırımız yok. Yani çok uzun yıllara kadar yapılabiliyor. Ama başlangıç yaşı 14 yaş. 20 yaşına kadar gençler kategorisi. 20’den sonra da büyükler kategorisinde yarışmalar yapılıyor. Özellikle kızlarda, 2012 olimpiyatlarından sonra hızla atıcı sayımız arttı. Şu anda da skeet branşımızda 1 tane kota alındı. Bu da bayan branşımız. Skeet bayan branşımızda, bizim de amacımız bayan atıcıların sayısını arttırmak, bulunduğum kurumda, okulumda genç yetenekli çocukları keşfedip sporumuza kazandırmaktır. Aileler silahtan tabii ki ilk başta korkuyorlar. Diyorlar ki bu silah, işte atıcılık. Ama öyle değil. Bu bir spor ve bunda hiçbir tehlike yok. Bu zamana kadar kazalar olmamış. Yani hiç duymadık. Bildiğimiz yok, kayda geçen hiç yok. Poligonda vurulan veyahut da kendine zarar veren hiç kimse yok. Şimdi bu çok büyük bir ortalama. Yani insanlar bir sürü branşta spor yapıyor, kalp krizi geçirip vefat ediyor. Ama bizim atıcılık branşımızda böyle bir şey yok. Yani vücudun zorlanması, insanların kendi limitlerini öğrenmesi tabii ki var ama atıcılık denince, bir silahla yapıldığı için insanlara soğuk geliyor. Halbuki çok daha sıcak bir spor, çok daha eğlenceli, çok daha keyifli ve çok daha uzun süre yapabildiği için, çok güzel bir hobi olarak bile yapılabilir.”

‘YENİ ŞAMPİYONLAR İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADIK’

Tüzün’ün şampiyonluklarının, görev yaptığı Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki Feriha Uyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde coşkuyla karşılandığını belirten okul müdürü Erdem Yıldırım (38), öğrencilerinin de bu spora ilgisinin arttığına dikkat çekerek, “Oğuzhan hocamız okula geldikten sonra, ciddi anlamda okulumuzda atıcılık üzerine çalışmalar ve ilgi artmaya başladı. Oğuzhan hocamın da desteğiyle, okulumuzda kız öğrencilerimize yönelik bir çalışma başlatılması, onlara uygun bir alanın oluşturulması için ilk çalışmalarımıza, görüşmelerimize başladık. Okulumuzda uygun bir alan belirleyerek atıcılıkla ilgili spor müsabakalarına hazırlık için, en azından bir yetenek tespiti için çalışmalara başlamayı planlıyoruz. Ben yeni şampiyonlar çıkacağına inanıyorum. Çünkü okulumuzda 905 öğrenci var şu anda ve tamamı kızlardan oluşuyor. Ben çok daha iyi şampiyonların çıkacağına inanıyorum şahsen” dedi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/milli-atici-oguzhan-tuzun-trap-super-final-sampiyonasinda-altin-madalya-kazandi/feed/ 0