Bütün – Karadeniz Haber Tv http://www.karadenizhabertv.com.tr Fri, 02 Aug 2024 21:39:37 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin tüm kesimlerini sandıkta birleşmeye davet etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-tum-kesimlerini-sandikta-birlesmeye-davet-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-tum-kesimlerini-sandikta-birlesmeye-davet-etti/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:39:37 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=10558 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ” Türkiye’nin bütün yoksullarını, bütün işsizlerini, bütün esnaflarını, bütün çiftçilerini, bütün emekçilerini ve bütün emeklilerini 31 Mart’ta sandıkta birleşmeye davet ediyorum.” dedi.

Özel, Lüleburgaz Belediyesi Sanat Akademisi’nde düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşları ve Muhtarlar Buluşması”nda, seçimlerde aday olan tüm muhtarlara başarılar diledi.

AK Parti iktidarını değiştirmeye geçen yıl yapılan genel seçimlerde çok yaklaşılmasına rağmen bunun gerçekleşmediğini anımsatan Özel, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Özel, emekli maaşlarının yüksek enflasyon karşısında çok düşük kaldığını, bu nedenle en düşük emekli maaşının 25 bin lira olması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye İstatistik Kurumunu (TÜİK), verilerinin gerçeği yansıtmadığı yönünde eleştiren Özel, “Bugün itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 67. Peki gerçek enflasyon kaç? Gerçek enflasyon yüzde 130.” ifadesini kullandı.

Yarına umutla bakmak isteyen herkesi oy vermeye, 31 Mart’ta sandık başına davet eden Özel, şöyle konuştu:

“2018 yılındaki seçim başarısından sonra tek adam rejiminin yerleştiği günden sonra 2019’da İstanbul’dan, Ankara’dan başlayarak 11 büyükşehirle genel iktidarın gücünü yerelden dengelediğimiz süreçte, geçen seneki seçimlerde yüzde 51’e 49’luk duruma kadar gelip büyük bir talihsizlikle, kendi hatalarımızla o seçimi kazanamamıştık.

Yarınlara umutla bakmak isteyen ‘bu hükümet beni görmezden gelmesin’ diyen, ‘beni de hesaba katsın’ diyen herkesin 31 Mart’ta bu hükümete ‘bir dur bakalım’ demesi lazım. Türkiye’nin bütün yoksullarını, bütün işsizlerini, bütün esnaflarını, bütün çiftçilerini, bütün emekçilerini ve bütün emeklilerini 31 Mart’ta sandıkta birleşmeye davet ediyorum.”

“Türkiye ittifakı Türkiye’yi seven herkesten oy alır”

Cumhur İttifakı’nın karşısında güçlü olduklarını vurgulayan Özel, aday gösterdikleri tüm belediye başkanlarının donanımlı ve tecrübeli olduğunu belirtti.

Cumhur İttifakı’nın karşısında bu kez herkesten oy alacak Türkiye ittifakının olduğunu ifade eden Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye ittifakı, Türkiye’nin geleceğinin garantisi. Onların karşısındaki ittifakın adı bu sefer Millet İttifakı değil ama çok daha güçlüsü var, Türkiye ittifakı. Türkiye ittifakı kimden oy alır? Türkiye’yi seven herkesten oy alır. Milli takım gol atınca sevinen herkesten oy alır, Filenin Sultanları şampiyon olduğunda ağlayandan, kızlarımız ağlarken gırtlakları düğümlenen herkesten oy alır. Türkiye ittifakı, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Kırmızı beyaz renkleriyle, ay yıldızlı al bayrağıyla, vatanını, ülkesini, milletini sevenleriyle biz Türkiye’yi kucaklamaya, Türkiye’yi kurtarmaya, Türkiye’deki sıkıntı çeken herkesi kucaklamaya geliyoruz.”

Programda, CHP Kırklareli İl Başkanı Bora Terzi ile Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli de konuşma yaptı.

Özgür Özel, daha sonra pazar yerinde esnaf ziyaretinde bulundu. Ürünlerin fiyatlarını inceleyen Özel, vatandaşlarla sohbet etti.

Özel, vatandaşlara hitap etti

Ardından Kongre Meydanı’ndaki programa geçen Özel, burada da katılımcılara seslendi.

Emeklilerin yüzde 70’inin 10 bin lira maaş aldığını, iktidarın enflasyonu düşüreceği vaatlerinin bir türlü gerçekleşmediğini söyleyen Özel, şunları kaydetti:

“Bak Recep Tayyip Erdoğan, karıncanın kardeşi var. Onu sana ezdirtmeyiz, karıncanın kardeşi, CHP’dir, CHP’lilerdir. Dün, Recep Tayyip Erdoğan çıktı dedi ki ‘Enflasyonu düşüreceğim, yıl sonuna kadar’, geçen sene de aynı şeyi söylemişti. Ama o bunu söylediğinde 19 lira olan mazot 40 lira, 42 lira olunca, 45 liralara kadar çıkınca iğneden ipliğe her şeye zam geldi. Zam gelmeye devam ediyor. Evet, seninle istediğin gibi kavga edeceğim ama kimlik siyaseti kavgası etmeyeceğim. Sen zam, zam, zam yaparken, sen istiyorsun diye ‘dem, dem, dem’ konuşmayacağım. Emekliyi konuşacağım, esnafı konuşacağım, yoksulları konuşacağım, işsizliği konuşacağım.”

Partisinin belediye başkan adaylarına oy isteyen Özel, Lüleburgaz’da belediye başkanlığını kazanacaklarına inandığını vurguladı.

Türkiye’yi kucaklayan bir siyaset yaptıklarını dile getiren Özel, Türkiye ittifakının içinde sosyal demokratların, muhafazakar demokratların ve milliyetçi demokratların olduğuna işaret etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-tum-kesimlerini-sandikta-birlesmeye-davet-etti/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türkiye’nin Güçlü Olması Mecburidir http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:00:14 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=8999 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Türkiye’nin bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka bir şansı yoktur. Türkiye ona, buna bakarak hizaya giremez. Türkiye şu tarafta ya da bu tarafta durarak ayakta durması mümkün olamaz. Onun için Türkiye kendi milli menfaatleri istikametinde her alanda daha ileri noktalara gitmek zorundadır. Mavi vatan, siber vatan, uzay vatan, yeşil vatan diyoruz ya bütün bunların resminde güçlü bir Türkiye olmak mecburiyetindeyiz” dedi.

Sakarya’da bir dizi ziyaretler gerçekleştiren TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Sakarya Valiliği, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ‘Darbeler ve Dersler’ programının ardından Serdivan ilçesindeki bir restoranda sivil toplu kuruluşları (STK) ve iş insanlarıyla bir araya geldi. Programda konuşma yapan Sakaya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, 28 Şubat darbesinin tarihe postmodern darbe olarak geçtiğini ve sürecin en büyük ayrımcılığı ile psikolojik şiddetin kadınlara yönelik yapıldığını söyledi. Sakarya Valisi yaşar Karadeniz ise Türkiye’de olan darbeleri hatırlatarak Türk milletinin Cumhuriyet ve demokrasiyle özleştiğini söyledi.

“28 Şubat’ta yaşananları bugün müzakere ettik”

Programda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bizim derdimiz, gayemiz geçmişte takılıp kalmak değil. Geçmişte yaşanan olayların şahıslar üzerinden müzakere etmekti. Geçmişi bir masal okuyup anlatmak değil, tam tersine geçmişte yaşanan yanlışlıklardan kurtulma, ders almak ve ileriye bakmak için bir daha böylesine dönemler yaşamamak ve tecrübe etmek gayesiyle 28 Şubat’ta yaşananları bugün müzakere ettik. Bunları sadece bir hatıra olarak sadece geçmişi yad etmek geçmişteki şahıslar üzerinden olayları tartışmak ve hatta o olayların bizzat kendisini tartışmak için değil oralardan ders çıkartarak, çok ağır bedellerle bu demokratik kazanımları daha iyi ileriye götürebilmek için müzakere etmemiz lazım. Bu anlamda Türkiye’nin 74 yıllık çok partili siyasi hayatındaki yaşadığı bu antidemokratik müdahaleleri de hiç unutmadan esas gayemiz olan yeniden güçlü bir Türkiye istikametinde yürüyeceksek böyle bir Türkiye’nin en temel direklerinden birisi olan demokraside güçlü hale getirilmesini de hep birlikte tesis edeceğiz. Bu çerçevede şunu çok rahat söyleyebiliriz. Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi Türkiye’deki demokrasidir Bu demokrasiye gözümüzün içi gibi bakmak bunu kendi en ön varlığımız olarak telakki etmek daha da ileriye taşımak mecburiyetindeyiz” dedi.

“Türkiye Yüzyılı dediğimiz konu Türkiye’de bir gelecek idealidir”

Türkiye Yüzyılı’ndan bahseden Kurtulmuş, “Türkiye Yüzyılı dediğimiz konu Türkiye’de bir gelecek idealidir. Hele bizim gibi bir ülkenin hele bizim gibi bir milletin gününü gün eden ve vakit geçiren sağdan soldan esen rüzgarlara göre istikametine tayin eden bir şekilde özgür değildir. Eğer öyle yürüseydi ecdadımız, bugün bize miras olarak bırakılan bir Anadolu’dan bir vatandan bahsedemedik. Türkiye’nin bu coğrafyada kendi eksenini tahkim etmekten başka bir şansı yoktur. Türkiye ona, buna bakarak hizaya giremez. Türkiye şu tarafta ya da bu tarafta durarak ayakta durması mümkün olamaz. Onun için Türkiye kendi milli menfaatleri istikametinde her alanda daha ileri noktalara gitmek zorundadır. Mavi vatan, siber vatan, uzay vatan, yeşil vatan diyoruz ya bütün bunların resminde güçlü bir Türkiye olmak mecburiyetindeyiz. Eğer gücümüzü artırırsak gücümüzü dış politikada da hissettirebilmeniz mümkündür. Uluslararası camiada gücü olmayan bir devletin sözünün tesirli olması mümkün değil. Ama Türkiye’nin şöyle bir avantajı var. Hem bölgesel büyük bir gücümüz var Hem de çok şükür artık Türkiye her alanda daha ileri noktalara doğru gidiyor” diye konuştu.

“Türkiye ülkeler ve halklar tarafından yakinen takip ediliyor”

Dünya ülkelerinin Türkiye’yi yakından takip ettiğini aktaran Kurtulmuş, “Dolayısıyla yeni dönemde Türkiye her alandaki gücünü kullanarak sözünü çok daha etkili bir hale getirecektir. Bu istikamette yürüyoruz. Allah nasip etti bir çok ülkenin meclis başkanlarıyla uluslararası platformlarda görüşmek, ikili görüşmeler yapma imkanımız oldu. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki ister Batı Ülkeleri, ister Doğu ülkeleri olsun dünyanın her tarafındaki ülkeler ve halklar Türkiye’yi çok dikkatle izliyor. Türkiye’de bizim için sıradan bir haber maliyeti oluşturan herhangi bir sorun dünyadaki farklı ülkeler ve halklar tarafından yakinen takip ediliyor. Örneğin Türkiye’nin milli savunma sanayinde gerçekleştirdiği hamleler arka arkaya atmış olduğu hamleler, yüksek teknolojilerle kazanımları bu alanda ortaya koyduğu çabaları Türkiye’nin içten İHA’larıyla SİHA’larıyla milli muhalif gemileriyle milli muhalif uçaklarıyla inanın ki dünyanın dört bir tarafında bütün ülkeler ve halka lehine geliyor. ANKA’nın uçması ya da TCG gelişiminin denize indirilerek faaliyetlerine başlaması sadece Türkiye’de Türk kamuoyu tarafından takip edilmiyor. Dünyanın birçok yerinde ben bütün bu görüşmelerde de görüyoruz. Dostlarım Türkiye’nin güçlenmesi dolayısıyla büyük memnuniyet duyuyor, sizin öne geçmenizi ve dünya masum milletlerine öncülük yapmanızı bekliyoruz diyerek güzel temennilerini ifade ediyor, Türkiye’nin gelişmesinden hoşlanmayanlar da Türkiye’ye nasıl çelme takarız çalışmaları içerisinde oluyor. Bunu önlemenin yolu millet olarak bir, beraber bütünleşik bir şekilde hareket etmemizdir. Bütün bu alanları güçlü bir ekonomi, sağlam bir demokrasi, güçlü bir toplumsal yapı Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmek için iyi bir altyapının hazırlanmasıyla önümüzdeki dönem Allah’ın izniyle Türkiye’nin yüzyılı olacaktır. Buna gayretle bu dönemi hep birlikte aşacağız” şeklinde konuştu. – SAKARYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-turkiyenin-guclu-olmasi-mecburidir/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Netanyahu ve çetesi Hitler’le aynı tarafta görülmeye başlanmıştır http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-netanyahu-ve-cetesi-hitlerle-ayni-tarafta-gorulmeye-baslanmistir/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-netanyahu-ve-cetesi-hitlerle-ayni-tarafta-gorulmeye-baslanmistir/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:57:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7920

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Gazze: İnsanlığın Felaketi Özel Raporu” tanıtım toplantısında; “Netanyahu ve çetesi, bu katliamları yaparken yanlarına kar kalır zannediyorlar. Öyle zannetmesinler, yanlarına kar kalmayacaktır. Şimdiden Netanyahu ve çetesi Hitler’le aynı kategoriye girmiş, Hitler’le aynı tarafta görülmeye başlanmıştır. Bu en büyük mağlubiyettir. Bu çete uluslararası savaş suçları mahkemesine çıkacak ama çoktan insanlığın vicdanında yargılanmış ve gerekli yere oturtulmuştur. Lahey’deki dava Filistin meselesinin başlangıcıdır. Önümüzde on yıllar sürecek olan büyük bir mücadele başlıyor” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bugün TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen toplantıda ‘Gazze: İnsanlığın Felaketi Özel Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı. Kurtulmuş, özetle şunları ifade etti:

“TÜRKİYE’NİN BÜTÜN KURUMLARI DA BU SÜREÇ İÇERİSİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA YER ALMAYA BÜYÜK GAYRET GÖSTERİYOR”

“Hem bu İsrail’in saldırganlığının karşısında durmak hem insanlık vazifemizi yerine getirmek hem de Filistinli kardeşlerimize karşı dost ve kardeş olduğumuz Filistin halkına karşı dayanışmalarımızı ve işbirliğimizi ifade için her seviyede büyük bir titizlikle, dikkatle mücadele ediyoruz. Türkiye’nin bütün kurumları da bu süreç içerisinde Filistin halkının yanında yer almaya büyük gayret gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı’na bağlı İletişim Başkanlığı, özellikle İsrail’in en iyi şekilde bildiği dezenformasyona karşı uluslararası alanda vermiş olduğu mücadelede fevkalade takdire şayandır. Ayrıca insani yardımların ulaştırılması bakımından Kızılay başta olmak üzere bütün yardım kuruluşlarımız yine aynı oradan yaralıların getirilmesi bakımından da Sağlık Bakanlığımızın, velhasıl bütün kuruluşlarımızın en önemli vazifelerinden birisi 7 Ekim’den bu yana İsrail’in saldırganlığının karşısında durmak Filistin halkının yanında durabilmektir.

“VİCDANI OLANLAR AYAĞA KALKMIŞTIR VE DÜNYADA ZULME KARŞI BİR İNSANLIK CEPHESİ KURULMUŞTUR”

Meselenin iki yönü olduğu, bu iki yönünü birbiriyle iç içe geçmekle birlikte birbirinden ayrı ele alınarak titizlikle sürdürülmesi gerektiğine inanıyorum. Bunlardan birisi işin insanlıkla ilgili kısmıdır. Bir diğeri ise işin siyasi kısmıdır. Bu ağır insanlık dramını Gazze’de 2 milyon 200 bin insanın 5 aya yakın bir süredir her gün bilfiil yaşadığını unutmayalım. Bu büyük katliam karşısında susanlar, sessiz kalanlar, destekçi olanlar olduğu gibi ilk günden itibaren insanlık adına ayağa kalkan ve seslerini yükseltenler vardır. Şunu açıklıkla söyleyebiliriz, zalimler küvözlerde ölen bebekleri purolarını içerek izleyebilirler. Zalimler sokakta, açlıktan ölen ninelerin ızdırabına gülerek yanıt verebilirler. Ama mazlumlardan yana olanlar, vicdanı olanlar ayağa kalkmıştır ve dünyada zulme karşı bir insanlık cephesi kurulmuştur. Güçlenerek yoluna devam edecektir.

“ÜSTÜMÜZE DÜŞEN İNSANLIK CEPHESİNİ HER YERDE TAHKİM ETMEKTİR”

Dolayısıyla ilk olarak yapılması gereken şeyi zaten insanın kendiliğinden yapmaya başlamış, organize olmaya başlamış ve insanlık cephesini inşa etmiştir. Şimdi bizim üstümüze düşen insanlık cephesini her yerde tahkim etmektir. Bundan sonra dünyanın hiçbir yerinde hiçbir zalim yönetim eskisi kadar rahat olamayacaktır. İşin bu insanlık tarafından siyasetçiler olarak, sivil toplum kuruluşları olarak üniversiteler olarak, araştırma merkezleri olarak tabii ki ortaya koyacağız.

“NETANYAHU VE ÇETESİ HİTLER’LE AYNI TARAFTA GÖRÜLMEYE BAŞLANMIŞTIR”

Netanyahu ve çetesini bu katliamları yaparken yanlarına kar kalır zannediyorlar. Öyle zannetmesinler, yanlarına kar kalmayacaktır. Şimdiden Netanyahu ve çetesi Hitler’le aynı kategoriye girmiş, Hitler’le aynı tarafta görülmeye başlanmıştır. Bu en büyük mağlubiyettir. Bu çete uluslararası savaş suçları mahkemesine çıkacak ama çoktan insanlığın vicdanında yargılanmış ve gerekli yere oturtulmuştur. Lahey’deki dava Filistin meselesinin başlangıcıdır. Önümüzde on yıllar sürecek olan büyük bir mücadele başlıyor.

“BU KADAR BÜYÜK ZULÜMLER, INSANLIK SUÇLARI İŞLENİRKEN İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI, İSLAM ÜLKELERİ NEREDEDİR”

Önümüzdeki dönemde çalışmalarımızın üç alanda yoğunlaştırmak mecburiyetindeyiz. Bunlardan bir tanesi Netanyahu ve ekibini, uluslararası alanda yalnızlaştırma siyasetini gerçekleştirmek zorundayız. Bunlar nereye giderlerse gitsinler artık uluslararası sistemin içinde asla ve asla eski itibarlarını bulamayacaklar ve yalnızlaşacaklardır. İkincisi ise bu çerçevede özellikle mazlum milletlerin, aralarındaki dayanışmaları artırmaları gerekiyor. Bu kadar büyük zulümler, insanlık suçları işlenirken İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam ülkeleri nerededir? Niçin yeterince etkin şekilde bu zulmü önleyecek mekanizmayı oluşturamamaktadırlar? Üçüncüsü ise uluslararası alanda yeni bir sistemin kurulabilmesi için bütün gücümüzle mücadele edeceğiz.

“İNSANLIK DİYOR Kİ; YENİ BİR BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE YENİ HAKKANİYETE ADALETE DAYALI BİR SİSTEMİ KURMAK LAZIM”

Birleşmiş Milletler’inden tutun uluslararası yardım kuruluşlarına kadar hiçbirisinin bir fonksiyonu kalmamıştır. Gazze meselesi insanlığın gözüne sokarak bunu gösteriyor. Ukrayna’da iki yılı aşkın bir savaşta çözüm üretemeyen uluslararası sistem çoktan çökmüştü. Aynı şekilde dünyanın birçok yerinde çatışmalara müzakereler çerçevesinde çözüm bulamayan uluslararası sistem çoktan çökmüştü. Gazze’deki ortaya koyduğu bu çaresizliğini çok net bir şekilde bütün dünya görmüştür. Dünya bu adamların kurduğu zalime destek veren sistemle yürütülemez. Dünya 5’ten büyüktür derken söylediğimiz şey bir hayal değildi. Şimdi Gazze’de her yükselen sesle birlikte insanlık diyor ki, yeter artık yeni bir sistem yeni bir Birleşmiş Milletler ve yeni hakkaniyete adalete dayalı bir sistemi kurmak lazım.

“YAKIN ZAMANDA BU FİLİSTİN DİRENİŞİNİN BAŞARIYA KAVUŞACAĞINI DA GÖRÜYORUZ”

Zannetmesinler ki Netanyahu ve çetesi, bu siyonist rejim, bu zulümlerle ilelebet payidar olacaklardır. Yakın zamanda bu Filistin direnişinin başarıya kavuşacağını da görüyoruz. Üç tane mesele gerçekleştiği zaman Filistin davasında siyasi olarak sonuç almış olacağız. Bunlardan birisi, tam manasıyla egemen, toprak bütünlüğü sağlanmış ve 1967 sınırlarında yani başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmadan Filistin’de siyasi çözüm elde edilemez. İkinci temel mesele ise başta Mescid-i Aksa olmak üzere Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin bütün kutsal mekanlarının uluslararası sistem tarafından garanti altına alındığı bir mekanizmanın kurulmasıdır. Üçüncüsü ise İsrail’in çok sistematik bir şekilde, 1948 itibaren sürdürdüğü yerleşimci politikalarının mutlaka önlenmesidir. Bu yerleşimci lafını da ortadan tamamen kaldırmamız lazım. Bunlar işgalcilerdir. Bu üç konudaki siyasi sonuçları aldığımız zaman Filistin davası başarılı bir yola girmiş demektir.”

]]> http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-netanyahu-ve-cetesi-hitlerle-ayni-tarafta-gorulmeye-baslanmistir/feed/ 0 CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ve Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli Esnaf Ziyareti Yaptı http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-ve-cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-esnaf-ziyareti-yapti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-ve-cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-esnaf-ziyareti-yapti/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:48:40 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7634

CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli ile Çeşme’de esnaf ziyareti yaptı. Tugay, “Halkımızın bizden ne istediğini biliyoruz. Onu yerine getirmek için ful enerji doluyuz ve sahalardayız. Bu buluşmalarımız her zaman devam edecek, seçimden sonra da devam edecek. İzmir’imiz çok daha parlayan bir yıldız halinde hem Türkiye’nin hem de dünyanın gurur şehirlerinden birisi olacak” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay ve Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli, Çeşme’de esnaf ziyareti yaptı, vatandaşlarla bir araya geldi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tugay, İzmir’in dört bir köşesinde seçim çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini belirterek şunları söyledi:

“Bugün sabah saatlerinde Urla’daydık. Öğleden sonra Çeşme’ye geldik. Urla’daki coşkudan sonra buradaki bu kalabalığı, coşkuyu görmek istedik böyle yağmurlu bir havada olmasına rağmen. Bizleri tabii ki hem çok mutlu ediyor hem de çok umutlandırıyor. İzmir’de ve Çeşme’de seçimi kazanacağımıza dair hiçbir şüphe içerisinde değiliz Ama burada sadece seçim çalışması yapmıyoruz. Halkımızla bütünleşme, yürek, yüreğe beraber geleceğe yürüme süreci yaşıyoruz. Bundan sonraki günlerde seçime kadar değil sadece seçimden sonra da İzmir’in bütün sorunlarına, bütün sıkıntılarına beraber çözüm ürettiğimiz her zaman karşılıklı bir aile bütünlüğü içerisinde, dayanışma içerisinde olacağımız bir çalışma yürüteceğiz, süreç yürüteceğiz. Bizler İzmir’in evlatlarıyız. Bizler Türkiye’ye yürekten bağlı insanlarız. İnsanlarına sevgi ve saygıyla bağlı. Ülkesine çok derin bir inançla bağlı insanlarız. Dolayısıyla halkımızın bizden ne istediğini biliyoruz. Onu yerine getirmek için ful enerji doluyuz ve sahalardayız. Bu buluşmalarımız her zaman devam edecek, seçimden sonra da devam edecek. İzmir’imiz çok daha parlayan bir yıldız halinde hem Türkiye’nin hem de dünyanın gurur şehirlerinden birisi olacak” dedi.

Tugay’ın ardından konuşan Çeşme Belediye Başkan Adayı Lal Denizli şunları söyledi:

“Sokaktaki heyecanı her gün daha fazla hissediyoruz. 1 Mart’ta zaten bir proje lansmanımız olacak. Orada da Çeşme’ye dair bütün vizyonumuzu, gelecek planlamalarımızı, şehir planımızı ve daha da önemlisi Çeşme’yi on 12 ay yaşayabilecek bir ilçeye dönüştürmek için nasıl bir yol haritası izleyeceğimizi bütün halkımızla paylaşacağız. Cemil Başkanımızın önderliğinde ve vizyonunda. Kendisi gerçekten Çeşme’ye çok önem veren bir büyük büyükşehir belediye başkanı sık sık temas halindeyiz. Özel olarak ilgileniyor bölgemizle ve biz de bunun kıymetini bilip kendisine en doğru bilgileri aktarmaya devam ediyoruz. Ortak bir vizyonla Çeşme’yi hak ettiği değere kavuşturacak adımları atacağız. Eski tip foseptik olan bölgeyiz biz hala. Bu nedenle 21.yüzyıl teknolojisi kanalizasyon sistemine taşıyacak ve etap etap Çeşme’nin bütün altyapısını değiştirecek projeleri büyükşehrimizde ortaklaşa olarak gerçekleştireceğiz. Ulaşıma dair yeniden rotalama yapacağız. Bunun için şoförler odası başta olmak üzere birçok grubumuzla bir araya gelip Çeşme için yeni rotalamayı nasıl yapacağımızı ve bunu nasıl kabul ettireceğimize dair bir vizyon ortaya koyduk. Otopark sorunu var. 2 tane büyük otopark projemiz var. Bunu üçe çıkarabilir miyiz diye bir fizibilite çalışması yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde de bunun kararını vermiş olup zaten halkımızla paylaşıyor olacağız. En çok en yoğun gelen üç sıkıntı bunlar. En çok sokakta biz, halkımızla bir araya geldiğimizde bize en çok altyapıya dair, ulaşıma dair ve otopark sıkıntısına dair sorunlarını iletiyorlar. O nedenle de öncelikle bunu müjdelemiş olayım.”

]]> http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-ve-cesme-belediye-baskan-adayi-lal-denizli-esnaf-ziyareti-yapti/feed/ 0 Mansur Yavaş: ‘Çalıyor ama çalışıyor’ zihniyetini toprağın altına gömdük http://www.karadenizhabertv.com.tr/mansur-yavas-caliyor-ama-calisiyor-zihniyetini-topragin-altina-gomduk/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/mansur-yavas-caliyor-ama-calisiyor-zihniyetini-topragin-altina-gomduk/#respond Fri, 24 May 2024 21:30:43 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=7387 Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Keçiören Seçim Koordinasyon Merkezi Açılışı’nda; “Mal beyanımı açıkladım, her şeyimiz açık. Bütün adaylar açıklasın, herkes görsün göreve gelmeden önceki servetini, göreve geldikten sonraki servetini herkes görsün. Artık Ankara’nın kaldırımlarından kini ve nefreti ortadan kaldırdık ‘Çalıyor ama çalışıyor’ denen zihniyeti de toprağın altına gömdük” dedi.

ABB aşkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Yakup Odabaşı ile CHP Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan için yurttaşlardan oy istedi. Yavaş, şunları söyledi:

“Keçiören’in hak ettiği hizmetlerin kavuşturmanın zamanı geldi öyle mi? Bir yönetici kimseyle küs olamaz, herkesin verdiği oya saygı duyar, vatandaşın takdiri neyse ona saygı duyar. Bizler seçildiğimizden itibaren kimseyi ayırmadan, hangi ilçe kime oy vermiş, vermemiş bakmadan çalışmaya başladık. En fazla eleştirdiğimiz konu nereden çok oy alırsam oraya hizmet ederim anlayışı…Ankara’nın tümünü kucakladık. Tüm muhtarlar, tüm ilçeler hiçbirisi bizim ayrım yaptığımızı söyleyemezler, böyle bir ayrım yapmak bize yakışmaz.

Ankara’nın 232 köyünde kanalizasyon yoktu, bunların 150 kadarını yaptık geri kalanını tamamlayacağız. Şimdi bir köyde kanal açıktan akıyor, orada çocuklar oynuyorsa, kime oy verdiğinin ne önemi var. Önemli olan çocukların sağlığını korumaktır. Onlarca yıldır suyu olmayan köyler vardı, bunların da büyük çoğunluğunu yaptık. Neden yapmadılar? Çünkü oralara yapılan yatırımlar görülmez dediler.

RAKİBİMİZ İŞE GELİR GELMEZ HEM DE KENDİ PARTİLİSİ 600 KADAR İŞÇİYİ İŞTEN ATTI”

Korkuttular, dediler ki ‘İşçileri atacak…’ Bir tek kişiyi atmadık ama rakibimiz işe gelir gelmez hem de kendi partilisi 600 kadar işçiyi işten attı. Yuh yok, sandıkta cevap vereceğiz. Artık kimseyi ayırmayan, çalışan işçileri bir mesai arkadaşı olarak gören bir arkadaşımız Keçiören’i yönetmeye geliyor. Bütün ihaleleri açık, canlı yayınlayacak. Çıkacak hesabını verecek.

Proje yapıyorum diye Ankara halkının parasını çöp projelere asla yatırmıyoruz. Bu paralar zorlukla kazanılan paralar, alın teriyle kazanılan paralar, bize emanet edilen bu paraları kendi cebimizdeki parayı nasıl harcıyorsak öyle harcamalıyız.

İNŞALLAH ANKARA BÜYÜKŞEHİRİ ÇOK BÜYÜ BİR FARKLA KAZANIYORUZ”

Dediler ki ‘Sosyal yardımlar’ kesilecek…Her gittiğim yerde diyorum ki 5 yıldır beni çakarlı araçlarda görmediniz, konvoy halinde görmediniz. Kaç kez geldik gittik, bir minibüs, bir şoför, bir koruma…5 yıldır hiçbir yerde kendi fotoğrafımızı asmadık. Rakibim demiş ki; ‘5 yıldır görmediğimiz fotoğraflar şimdi asılıyor.’ Evet, seçim zamanı asıyoruz ama 5 yıldır sizin gibi sağa sola sürekli fotoğraflarımızı asıp Ankara halkının tertemiz parasını bunlara harcamadık. Keşke siz de öğrenseniz, Ankara halkının paralarıyla reklam yapmayı bıraksanız. Ama artık o iş bitiyor, inşallah Ankara Büyükşehiri çok büyü bir farkla kazanıyoruz, artık bundan sonra bu şekilde halkın parasını harcamayanlar gelecek.

ÇALIYOR AMA ÇALIŞIYOR DENEN ZİHNİYETİ TOPRAĞIN ALTINA GÖMDÜK”

Mal beyanımı açıkladım, her şeyimiz açık. Bütün adaylar açıklasın, herkes görsün göreve gelmeden önceki servetini, göreve geldikten sonraki servetini herkes görsün. Artık Ankara’nın kaldırımlarından kini ve nefreti ortadan kaldırdık ‘Çalıyor ama çalışıyor’ denen zihniyeti de toprağın altına gömdük.

ANKARA’DA DEĞİL DE NEREDE YAŞIYORSUNUZ SİZ 3 YILDIR”

Keçiören’de destek ihtiyacı olan 50 bin aile var, Keçiören Belediyesi bunu görmüyor, 5 bin kişi destek listesinde var. 50 bin kişiyi nasıl görmezsiniz, uzun süre belediye başkanlığı yapıyorsunuz değil mi? Biz bu destekleri yapmayı başladık, 15 gündür ‘Ben size Başkent kart vereceğim içine para yükleyeceğim, istediğiniz yerden harcayacağım’ diyor, 3 yıldır yapıyorum ben bunu, Ankara’da değil de nerede yaşıyorsunuz siz 3 yıldır? Bugün adı değişmiş Ankart yapacaklarmış, başkent kart yerine başkent kelimesinden rahatsız mı oldunuz? Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentidir.”

ANKARA’DAKİ BÜTÜN BELEDİYELERİ KAZANALIM, BELEDİYE MECLİSİMİZDEKİ ENGELLER KALKSIN”

Geçen dönemde belediyeyi kazanmamıza rağmen maalesef meclis üyeliğinde sıkıntı çektik, 148’de 40 kişiydik. Şimdi istiyoruz ki Ankara’daki bütün belediyeleri kazanalım, belediye meclisimizdeki engeller kalksın doya doya bütün Ankara’ya hizmet edelim istiyoruz.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/mansur-yavas-caliyor-ama-calisiyor-zihniyetini-topragin-altina-gomduk/feed/ 0
Ulaştırma Bakanı Uraloğlu, Şanlıurfa’da önemli bir ticaret koridorunun hayata geçirileceğini açıkladı http://www.karadenizhabertv.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-sanliurfada-onemli-bir-ticaret-koridorunun-hayata-gecirilecegini-acikladi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-sanliurfada-onemli-bir-ticaret-koridorunun-hayata-gecirilecegini-acikladi/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:39:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=6606 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bütün Uzak Doğu’dan gelecek, bütün ticaret yüklerinin ülkemiz üzerinden Avrupa’ya gitmesiyle ilgili FAV Limanı’ndan başlayıp Ovaköy’e, oradan Şanlıurfa’ya, oradan Kapıkule Sınır Kapısı’na kadar Ege Denizi’ne, Karadeniz’e ve Akdeniz’e açılacak olan çok önemli bir koridoru hayata geçireceğiz.” dedi.

Bakan Uraloğlu, kentteki temasları kapsamında Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü şantiyesine geçerek deprem konutlarının bağlantı yollarını, rezerv alanların imal yollarını ve altyapı işlerini yerinde inceledi, süreçle ilgili bilgi aldı.

Daha sonra gazetecilere açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, “maaşlar bankaya yatacak mı” endişesi taşıyan Türkiye’den bugün 2053 ve 2071’leri planlayan bir Türkiye’ye gelindiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde daha güzel işler yapmaya devam edeceklerinin altını çizen Bakan Uraloğlu, Şanlıurfa’daki Şehir Hastanesi Kavşak Projelendirme Alanı’yla, Ballıkaya Kavşağı Proje Alanı’nda incelemede bulunduklarını ifade etti.

Bakan Uraloğlu, Urfa Ray projesinde de Büyükşehir Belediyesinin kesin projesini bitirmesinin ardından onun yapımına ilişkin programı gerçekleştireceklerini belirtti.

Türkiye’nin doğu ile batı arasında çok stratejik bir noktada olduğunu aktaran Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Artık dünya ticareti sadece doğu-batı koridorunda değil, doğu-batı koridorunu destekleyen kuzey-güney koridorlarının da çok ciddi bir şekilde ilerlediğini, gündem olduğunu biliyoruz. Bütün Uzak Doğu’dan gelecek, bütün ticaret yüklerinin ülkemiz üzerinden Avrupa’ya gitmesiyle ilgili FAV Limanı’ndan başlayıp Ovaköy’e, oradan Şanlıurfa’ya, oradan Kapıkule Sınır Kapısı’na kadar Ege Denizi’ne, Karadeniz’e ve Akdeniz’e açılacak olan çok önemli bir koridoru hayata geçireceğiz. Bu tabii Şanlıurfa’nın bütün ticaretini, bütün istihdamını her şeyini etkileyecek, geliştirecektir. Burada sadece bir ulaşım projesi de konuşmuyoruz. Hem otoyol, hem demir yolu birinci derecede demir yolu olmak üzere bunun altını çiziyorum. Enerji nakil hatları ve iletişim hatları da beraberinde olacak. Bununla ilgili Irak tarafının projeleri bitmek üzere. Bizim tarafın projelerinin bir kısmı bitti, bir kısmı devam ediyor. Bu sene içerisinde özellikle Irak tarafında birazcık daha ön alıp, başlamayla ilgili gayretlerimiz devam ediyor. Türkiye’de de onun eş zamanlı olarak başlayarak biz bu projeleri yürütmüş olacağız. Dediğim gibi bölgenin gelişimine, kalkınmasına çok önemli bir katkı sağlayacaktır.”

Depremden etkilenen Şanlıurfa’da kalıcı konutların bağlantı yollarının yapımı işinin Cumhurbaşkanının talimatıyla Karayolları Genel Müdürlüğüne verildiğini anımsatan Uraloğlu, “Burada da inşallah kalıcı konutların bitmesiyle beraber eş zamanlı olarak yolları da bitirme gayreti içerisindeyiz. Bütün şantiyeler kuruldu, personel makine parkı burada. Hava şartlarının imkan verdiği bütün imalatları da yapıyoruz. Bu şekilde Şanlıurfa’daki deprem yaralarını da inşallah ortadan kaldırmış olacağız.” dedi.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ise Bakan Uraloğlu ile Şanlıurfa’da yapılan çalışmaların değerlendirildiğini ve bazı çalışmaların ise yerinde görüldüğünü söyledi.

Şanlıurfa’nın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının adeta seferberlik anlayışıyla çalıştığı illerden biri olduğunu aktaran Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun için değerli Bakanımıza, şahsım ve Şanlıurfalı hemşehrilerim adına şükranlarımızı sunuyoruz. Tabii bugün değerli Bakanımız Şanlıurfa’mız için son derece kıymet atfettiğimiz önemli müjdeler de verdi. Bir yandan Urfa Ray projesini Büyükşehir Belediyemizle dayanışma içerisinde yeni dönemde hayata geçirecekleri müjdesini verirken öte yandan yüksek hızlı tren projesinin Şanlıurfa-Gaziantep kısmı ve Şanlıurfa-Mardin kısmıyla ilgili de bizleri sevindiren önemli açıklamalarda bulundu. ve bu proje bitti ama yapım sürecinin yakın bir zamanda başlayacağının müjdesini de kendinden almış olduk. Tabii belki en önemlisi burada dikkatleri çekmek isterim. Irak’ın FAV Limanı’ndan, Ovaköy üzerinden Türkiye’ye gelecek bir hat. Esasında orta koridoru Türkiye’ye bir de Körfez üzerinden bağlayacak bir ticaret yolu veyahut da büyük bir refah yolu diyelim.”

Bakan Uraloğlu, beraberindeki TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca gençlere yönelik düzenlenen “Devlet Teşvikleri Tanıtım Günleri”nin yapıldığı Şanlıurfa Fuar Merkezi’ne geçti.

Bakan Uraloğlu, Anadolu Ajansının standını ziyaret ederek, buradaki AA personelleriyle görüştü ve hatıra fotoğrafı çektirdi. Bakan Uraloğlu, fuar alanı içerisindeki gençlerle de sohbet etti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-sanliurfada-onemli-bir-ticaret-koridorunun-hayata-gecirilecegini-acikladi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hatayda-sayin-lutfu-savasla-yola-devam-etmeye-karar-verdik/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hatayda-sayin-lutfu-savasla-yola-devam-etmeye-karar-verdik/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:45:39 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5940 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Hatay’ı ele geçirip demografisini değiştirmek isteyen, Hatay’ı Hatay olmaktan çıkaracaklara karşı bütün veriler, bütün bilgiler, örgütümüzün talebi, inancı ve anketlerdeki seyre baktığımızda Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik. Hepimize hayırlı olsun.” dedi.

Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, geçiş garantisi verilen köprü ve otoyollar için sadece ocak ayında vatandaşların 36,5 milyon lira ödediğini söyledi.

“Türkiye’de iyi işleri AK Parti’nin, kötü işleri ise devletin yaptığını” ifade eden Özel, “Örneğin Oslo görüşmelerini devlet, bölünmüş yolları AK Parti yapıyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı Osmangazi Köprüsü’nden ceberut devlet 290 lira geçiş ücreti alıyor. Malkara-Çanakkale Otoyolu’ndan 410 lira ücret alanlara yazıklar olsun. Reisin haberi olsa çok kızar. Bu ülkede iyi bir şey yapılıyorsa hepimizin emeğiyle, biriktirdiğimiz, kazandığımız paradan ödediğimiz vergiyle, hepimizin alın teriyle yapılıyor. Övünmesi birilerine, cefası bizim üzerimize olamaz.” diye konuştu.

Diyanet-Sen tarafından yaptırılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaşacağını söyleyen Özel, Diyanet-Sen üyesi imam ve müezzinlerin yüzde 80’inin “diyanet işlerinde torpil olduğunu düşündüğünü” öne sürdü. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artık sözün bittiği noktadayız. Bunu bütün vatandaşlarımıza anlatmak, Adalet ve Kalkınma Partisinin ‘ezanı durduracaklar oyu bana ver ey gariban’ demesinin nasıl bir sömürü, nasıl bir hile olduğunu anlatmak hepimizin boynunun borcudur. ‘CHP iktidara gelirse ezanı susturur’ dediği CHP, o ezanı okuyan müezzinin hakkını savunmaya; ‘vatanı böldürür’ dedikleri CHP, orada canı pahasına nöbet tutan uzman çavuşun, sözleşmeli erin hakkını savunmaya; ‘bayrağı indirecekler’ dediği CHP, günü gelirse o bayrak için can verecek milliyetçiliği göstermeye her zaman hazırdır.”

“Millete faydası olmayan hiçbir tartışmanın tarafı olmayacağız”

Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in açıklamalarıyla ilgili gazetecilerden çok soru aldığını ifade ederek, “Sayın Akşener’in açıklamalarını dikkatçe takip ettim. Ona karşı vereceğim cevap çok sert ve iki kelime; canı sağ olsun.” dedi.

Muhalefetle kavga etmeyeceklerini belirten Özel, “Biz, geçtiğimiz seçimlerde cumhurbaşkanı yardımcılığına layık gördüğümüz büyükşehir belediye başkanlarımızın da cumhurbaşkanlığına layık gördüğümüz Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun da liyakatlerine kefiliz, verdiğimiz her oy da helal olsun. Biz muhalefetle kavga edip Recep Tayyip Erdoğan’ın ekmeğine yağ sürmeyiz. Millete faydası olmayan hiçbir tartışmanın tarafı olmayacağız, hiçbir gerilimin içinde yer almayacağız. Bize ne söylenirse söylesin, bu laf bize eğer muhalefetten geliyorsa cevabımız iki kelime; canınız sağ olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

Özel, eski milletvekillerinden Şevki Yılmaz’ın, 2. Abdulhamid’in torunlarından Orhan Osmanoğlu’nun kızının düğün töreninde “Osmanlı’yı süren soysuzları lanetliyorum.” dediğini aktardı. Özel, “Şevki Yılmaz gibi bir çukura, seviyesine inmeye utanacağım birisine, Şevki Yılmaz ile siyasi mücadele edemezsiniz. Onunla mücadelenin bir yolu var, bir tane fosseptik kamyonu bulacaksınız, alıp onu layık olduğu yere deşarj edeceksiniz.” diye konuştu. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birileri çok sevdikleri bir soydan geliyor olabilirler. İşgal donanması boğaza demirlediğinde kırmızı halı serip, ona selam duranların, kahve içmeye saraya davet edenlerin soyundan geliyor olabilirler. Biz, o donanmanın arasından Kartal İstimbotu ile geçerken ‘ne olacak paşam?’ diyen yaverine, ‘Geldikleri gibi gidecekler çocuk’ diyenlerin soyundan geliyoruz. Şevki Yılmaz, Yıldız Sarayı’nın arka bahçesinden İngiliz zırhlısına kaçanların soyundan geliyor, biz onları denize dökenlerin soyuyuz. Bu ülkede Şevki Yılmazlar bir avuçtur, biz bütün Türkiye’yiz. Memleketimizle gurur duyuyoruz.”

“Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik”

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ı, 31 Mart’taki seçimlerde yeniden CHP’den aday gösterme kararı aldıklarını belirten Özel, bu kararı vermek için ince eleyip sık dokuduklarını vurguladı.

Hatay’ın üzerinde titizlikle durduklarını ve 5 büyük araştırma yaptırdıklarını aktaran Özel, anketlerde en üstte yer alan Lütfü Savaş’ı 10 Ocak’ta yeniden aday gösterdiklerini anımsattı. Savaş’ın yeniden aday gösterilmesinin ardından hem Hatay’dan hem de Türkiye’nin çeşitli yerlerinden eleştiri ve tepkiler yükseldiğini anlatan Özel, yaşanan süreci, şu şekilde aktardı:

“Biz oradaki mesajı aldık. Arkadaşlarımız ‘üzerinde çalışacağız, gereğini yapacağız’ dediler. Hatta bir reklam filmi çekiliyordu, Sayın Lütfü Savaş ‘ben reklam filminde oynamayım’ dedi, anlayışla karşıladık. Son güne kadar sahada olan bir anket istedik. Sayın Savaş da anlayış gösterdi, lansman toplantısında olmadı. Ertesi gün genel merkezde toplandık. MYK salonumuzda Hatay’da aday gösterdiğimiz tüm adaylarımız, ilçe başkanlarımız ve il başkanımızla birlikte toplam 40 kişi oturduk. Bütün anketler, bütün ihtimaller değerlendirildi. Bir yanda Adalet ve Kalkınma Partisinin tehdit ettiği, şantaj yaptığı depremzedeler, bir yanda anket sonuçlarımız ve örgütümüzün talepleri doğrultusunda dün gece saat 03.00’e gelirken CHP olarak üzerimize düşen bütün öz eleştiriyi yaparak, Lütfü Savaş’ın deprem sonrası yakınlarını kaybeden bir depremzede olarak ilk günlerde kullandığı bazı ifadelerden kendisinin de duyduğu üzüntüyü not ederek ama bir yandan da Hatay’ı ele geçirip demografisini değiştirmek isteyen, Hatay’ı Hatay olmaktan çıkaracaklara karşı bütün veriler, bütün bilgiler, örgütümüzün talebi, inancı ve anketlerdeki seyre baktığımızda Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik. Hepimize hayırlı olsun.”

Özel, 31 Mart’ta kazanacakları tüm il ve büyükşehir belediyelerinin yanı sıra siyasi akrabalıkları bulunan dünyadaki yerel yönetimlerle Hatay’ı ayağa kaldırmak için ellerinden gelenin fazlasını yapacaklarını söyledi.

“Herkesi Türkiye İttifakı’nda birleşmeye davet ediyorum”

Siyasi partilerin aday listelerinin saat 17.00’ye kadar Yüksek Seçim Kuruluna sunulacağını anımsatan Özel, “Bugün saat 17.00’ye kadar konuştuk, tartıştık. Kırılanımız, üzülenimiz oldu, hak verdik. Hakkı yenmiş olanlar olabilir, helallik istedik, geleceğe dönük olarak hanemize borç kaydettik ama 17.01’den itibaren artık tartışmanın, konuşmanın değil hep birlikte çalışmanın, Recep Tayyip Erdoğan’ı yenmenin vaktidir.” dedi.

“Cumhur İttifakı’nın karşısında CHP’ye değil Türkiye’nin bütün milliyetçilerini, Atatürkçülerini, Cumhuriyetçileri, vatanseverleri; haram ve yalandan korkan, talana karşı çıkan herkesi Türkiye İttifakı’nda birleşmeye davet ediyorum.” ifadelerini kullanan Özel, şunları kaydetti:

“‘Türkiye İttifakı’ndan kime oy istiyorsun?’ diye sorana şöyle yanıt veriyorum; Milli takım gol atınca kim ayağa kalkıyorsa onlardan, Filenin Sultanları şampiyon olunca kim gözyaşı dökerek İstiklal Marşı okuyorsa onlardan istiyoruz. Türkiye İttifakı’na inanıyoruz, güveniyoruz. Bu seçimleri Türkiye İttifak’ı kazanacak, Türkiye kazanacak. Gidin bu seçimi kazanın, hepinize güveniyorum.”

(Bitti)

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hatayda-sayin-lutfu-savasla-yola-devam-etmeye-karar-verdik/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bosna Hersek Temsilciler Meclisi Başkanı Marinko Cavara’yı kabul etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-bosna-hersek-temsilciler-meclisi-baskani-marinko-cavarayi-kabul-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-bosna-hersek-temsilciler-meclisi-baskani-marinko-cavarayi-kabul-etti/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:58:16 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5907 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bosna Hersek Temsilciler Meclisi Başkanı Marinko Cavara’yı kabul etti.

TBMM Başkanlığı İstanbul Ofisi’ndeki kabulde konuşan Kurtulmuş, iki ülke arasında tarihi, kültürel, siyasi ve coğrafi ilişkilerin çok önemli ve mükemmel bir seviyede olduğunu söyledi.

Marinko Cavara ile ikili olarak kardeşlik ve dostluk ilişkilerini artırırken aynı zamanda parlamentoların da işbirliğini arttırmalarının karşılıklı sorumlulukları olduğunu belirten Kurtulmuş, “İki ülke arasında her alanda işbirliği artıyor. Daha fazla artırmamız gerekir. Bu anlamda en temel meselemiz bu kadar büyük bölgesel ve küresel sorunların yaşandığı bu coğrafyada güven ve istikrarı sağlamaktır.” dedi.

Balkanlar’da güven ve istikrarın sağlanmasının Türkiye’nin bir numaralı perspektifi olduğunu kaydeden Kurtulmuş, Balkanlar üzerinde farklı ülkelerin ve büyük güçlerin nasıl oyunlar oynadığını bildiklerini dile getirdi.

Balkan halklarına ve devletlerine düşen görevin bu oyunların tuzağına düşmeden işbirliğini ve birlikte dayanışmayı artırmak olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, “Güven ve istikrarın temin edilmesinin ilk şartı ise ülkelerin ve halkların karşılıklı olarak birbirine güvenmesidir. Onun için biz Türkiye olarak, Balkan ülkelerinin hepsine temel perspektifimizi sürekli anlatıyoruz. Balkanlar’da işbirliği yapmaktan, dayanışma içerisinde hareket etmekten başka bir çıkış yolu ve gelecek yoktur.” diye konuştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, bu ülkede birliğin sağlanmasının yolunun ayrışmayı körüklemekten değil, Bosna Hersek’in kurumsal varlığını güçlendirmek, devlet gücünü artırmak ve ülkeyi uluslararası alanda daha güçlü ve itibarlı bir hale getirmekten geçtiğini vurguladı.

Dayton Antlaşması’nın, Bosna Hersek’in yönetilmesini zor hale getirdiğinin farkında olduklarının altını çizen Kurtulmuş, “Dayton Antlaşması’nın zorluklarına rağmen bunu avantaja çevirebilmenin yolu, oradaki farklı etnik kimliklerin arasındaki farklılıkları körüklemek değil tam tersine bu farklılıklar içerisinde bu kültürel bütünlüğü temin edebilmektir.” ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın, bölgeyi, Balkanlar’ı ve Karadeniz’i istikrarsızlaştırma potansiyeline sahip olduğunu gördüklerini, bunun için savaşın barışçıl şekilde iki tarafın da kabul edeceği adil bir çözüme kavuşturulması gerektiğini bildirdi.

“Soykırım boyutlarına varan açık bir katliamdır”

Kurtulmuş, büyük bir küresel çatışmanın fitilini ateşleme potansiyeli olan, İsrail’in Gazze ve Filistin halkına gerçekleştirdiği acımasız, bütün uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayan ve bütün insani değerlerden soyutlanmış katliamın, başka bir küresel sorun olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Bu saldırı insanlık tarihinin modern zamanlarda görmediği kadar ağır bir insanlık suçu içermektedir. Bunun adı savaş falan değildir. Bunun adı sadece ‘saldırı’ şeklinde de tanımlanacak bir şey değildir. Soykırım boyutlarına varan açık bir katliamdır. Bu özellikleriyle Srebrenitsa’ya benzemektedir. Buna insanlığın karşı çıkması ve bunu durdurması insanlık vazifesidir. İşlenen suçların dosyası son derece kabarıktır. Sadece Netanyahu ve çetesi değil, buna ses çıkarmayan bütün uluslararası camia da bu suçun altında yıkılacaktır. İnsanlık yakın dönemlerde, modern dönemlerde böyle büyük bir suçla hiç karşı karşıya kalmadı. Şimdiye kadar işlenmiş bütün savaş suçlarının hepsinden çok daha yukarıda, adi ve bütün uluslararası hukuku hiçe sayan suçlar, cürümler işlenmiştir. İsrail’i destekleyen ülkeler ve onların hükümetleri sessiz kalsa da bütün dünyada insanlık vicdanı harekete geçmiştir. Milyonlarca, yüz binlerce insan sokaklara çıkarak İsrail’in işlediği bu sistematik insanlık suçlarını lanetlemektedir.”

Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen mahkemenin ve verilen ara kararın Filistin davasında yeni bir dönemin başlangıcına işaret ettiğini kaydeden Kurtulmuş, Güney Afrika Cumhuriyeti yöneticilerine insanlık adına teşekkür etti.

Kurtulmuş, mahkemenin bundan sonraki safhalarında çok sayıda müdahil ülke ve kurumun işin içerisine gireceğini, TBMM olarak 3 milletvekilini mahkemeyi takip etmesi için görevlendirdiklerini ifade ederek, “Savaş suçlarıyla ilgili delilleri mahkemeye sunmak için harekete geçiyoruz. Mahkemede, Güney Afrika’nın ortaya sunmuş olduğu açık deliller İsrail hükümetini telaşlandırmıştır. Ardından Brezilya Devlet Başkanı Lula’nın İsrail yönetimini, Netanyahu’yu Hitler’e benzetmesi iyice panikletmiştir. Mahkemedeki bu safahatın ve uluslararası camiadaki uyanışın ortaya koyduğu bu tavır tamamıyla İsrail’deki bu Siyonist yöneticileri, Netanyahu ve ekibini telaşlandırmıştır. Onun için yeni bir tehditte bulunuyorlar.” sözlerini sarf etti.

İsrail’in özellikle Gazze’nin güneyine sığınan sivil, masum, kadın ve çocukların bulunduğu Refah Kapısı etrafındaki insanlara karşı katliamlarını artıracaklarını vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Ramazan ayına kadar eğer esirler salıverilmezse oradaki halkın tamamını oradan sürmek üzere harekete geçeceklerini, savaşı çok daha yukarı seviyelere çıkararak insanlık suçlarını daha fazla artıracaklarını ve dünyanın gözü önünde çok daha büyük bir cinayete adım atacaklarını açıkça ilan ediyorlar. Aslında bu Netanyahu ve yönetiminin köşeye sıkışmışlığının ortaya koyduğu bir çaresizliktir. Sonu olmayan bir yola girmek istiyorlar ve dünyaya ‘Biz sonu olmayan bir yola gireriz ve buradaki insanları yok ederiz’ diyerek tehdit ediyorlar. Artık bu sözün bittiği yerdir. Bütün dünya kamuoyuna ve uluslararası camiaya düşen sorumluluk, İsrail hükümetinin bu sonu olmayan yola girmesini önlemektir. Yoksa bu sonu olmayan yola girerse Netanyahu ve hükümeti, bu yolun nereye çıkacağı belli değildir.”

“Bize göre en önemli şey ölümlerim durmasıdır”

Bosna-Hersek Temsilciler Meclisi Başkanı Cavara ise Gazze’nin zor bir durumda olduğunu, yaşanan vahim olaylara bakınca benzer duyguları paylaştıklarını belirtti.

Gazze’de her gün çok sayıda insanın öldüğünü, bütün dünyanın bu konuda sustuğunu, dünyadaki çoğu devletin gözünün Türkiye’de olduğunu dile getiren Cavara, “Biliyorum ki sizin çabalarınız hem Ukrayna’daki savaşın hem Gazze’deki saldırıların durmasından yanadır. Bize göre en önemli şey ölümlerin durmasıdır.” dedi.

Cavara, kendilerinin de 4 yıl boyunca böyle bir savaştan geçtiklerini, bu süre boyunca “barış” denilip hikaye dinlediklerini ifade ederek, hiç kimsenin elini ateşe sokmadığını, bütün dünyanın taraf tuttuğunu ve hiçbirinin barışı düşünmediğini sözlerine ekledi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-bosna-hersek-temsilciler-meclisi-baskani-marinko-cavarayi-kabul-etti/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bosna-Hersek Temsilciler Meclisi Başkanı Marinko Çavara ile görüştü http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-bosna-hersek-temsilciler-meclisi-baskani-marinko-cavara-ile-gorustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-bosna-hersek-temsilciler-meclisi-baskani-marinko-cavara-ile-gorustu/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:54:38 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5870 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bosna-Hersek Temsilciler Meclisi Başkanı Marinko Çavara ile bir araya geldi. İki ülke arasındaki ilişkilerin konuşulduğu görüşmede İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları da ele alındı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Bu saldırı insanlık tarihinin modern zamanlarda görmediği kadar ağır bir insanlık suçu içermektedir. Savaş suçlarıyla ilgili delilleri mahkemeye sunmak için harekete geçiyoruz” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Bosna-Hersek Temsilciler Meclisi Başkanı Marinko Çavara ile bir araya geldi. TBMM’nin Beşiktaş’ta bulunan İstanbul Ofisinde gerçekleşen görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler, bölgesel ve küresel konular ele alındı. Balkanlar üzerinde farklı ülkelerin, farklı büyük güçlerin çeşitli oyunlar oynadığını ve Balkan ülkelerinin bu tuzaklara düşmemesi gerektiğini söyleyen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Balkanlar’da güven ve istikrarın sağlanmasının bir numaralı siyasi perspektifleri olduğunu belirtti. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları hakkında da konuşan Kurtulmuş, bunun açıkça bir insanlık suçu olduğunu ve İsrail ile birlikte tüm destekçilerinin de bu suça ortak olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen davanın ara kararının İsrail’i telaşlandırdığını ve Türkiye olarak savaş suçlarıyla ilgili delilleri mahkemeye sunmak için harekete geçtiklerini dile getirdi.

“Balkanlar’da güven ve istikrarın sağlanması bir numaralı siyasi perspektifimizdir”

Konuşmasına Bosna-Hersek ile Türkiye arasında tarihi, kültürel, coğrafi ilişkilerin fevkalade önemli olduğunu belirterek başlayan Numan Kurtulmuş, “Tabii iki ülke arasında her alanda işbirliği artıyor. Daha fazla artırmamız gerekir. Bu anlamda en temel meselemiz; bu kadar büyük bölgesel ve küresel konuların yaşandığı bu coğrafyada güven istikrar sağlamaktır. Türkiye olarak özellikle Balkanlar’da güven ve istikrarın sağlanması bir numaralı siyasi perspektifimizdir. Balkanlar üzerinde farklı ülkelerin, farklı büyük güçlerin nasıl oyunlar oynadığını biliyoruz. Burada Balkan halklarına ve devletlerine düşen bu oyunların tuzağına düşmeden işbirliğini ve birlikte dayanışmayı artırmaktır. Ayrıca Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın da bölgeyi, özellikle Balkanlar’ı ve Karadeniz’i istikrarsızlaştırma potansiyeline sahip olduğunu görüyoruz ve bunun için başından itibaren Ukrayna-Rusya arasındaki savaşın barışçıl bir şekilde, iki tarafın da kabul edeceği adil bir çözüme kavuşturulması kanaatindeyiz” dedi.

“Bu saldırı insanlık tarihinin modern zamanlarda görmediği kadar ağır bir insanlık suçu içermektedir”

Kurtulmuş, İsrail’in Filistin’deki saldırıları konusunda ise, “Bir başka önemli bölgesel sorun da, büyük bir küresel çatışmanın fitilini ateşleme potansiyeli olan İsrail’in Gazze halkına, Filistin halkına gerçekleştirdiği acımasız, bütün uluslararası değerleri hiçe sayan ve bütün insani değerlerden soyutlanmış olan bu katliamdır. Bu saldırı insanlık tarihinin modern zamanlarda görmediği kadar ağır bir insanlık suçu içermektedir. Bunun adı savaş falan değildir. Bunun adı sadece saldırı şeklinde de tanımlanacak bir şey değildir; soykırım boyutlarına varan açık bir katliamdır. Bu özellikleriyle aynen Srebrenitsa’ya benzemektedir. Buna insanlığın karşı çıkması ve bunu durdurması insanlık vazifesidir. İşlenen suçların dosyası son derece kabarıktır. Bunun altında sadece Netanyahu ve çetesi değil, buna ses çıkarmayan bütün uluslararası camia da bu suçun altında yıkılacaktır” diye konuştu.

“Savaş suçlarıyla ilgili delilleri mahkemeye sunmak için harekete geçiyoruz”

Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen davanın yeni bir dönemin başlangıcını işaret ettiğini vurgulayan Kurtulmuş konuşmasında, “İsrail’i destekleyen ülkeler ve onların hükümetleri sessiz kalsa da çok şükür bütün dünyada insanlık vicdanı harekete geçmiştir. Milyonlarca insan sokaklara çıkarak İsrail’in işlediği bu sistematik insanlık suçlarını lanetlemektedir. Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen mahkemenin ara kararı bu anlamda Filistin davasında yeni dönemin başlangıcını işaret ediyor. Bir kere daha insanlık adına, Güney Afrika Cumhuriyeti’ni, bütün yöneticilerini tebrik ediyor, teşekkür ediyoruz. Böyle önemli bir mahkemeye başlangıç adımının atılmasını temin ettiler. Biz de Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak üç milletvekili arkadaşımızı mahkemelerin bütün safahatını takip etmesi üzerine görevlendirdik. Savaş suçlarıyla ilgili delilleri de mahkemeye sunmak için harekete geçiyoruz. Mahkemede iddia makamının yani Güney Afrika’nın ortaya sunmuş olduğu açık deliller İsrail hükümetini telaşlandırmıştır. Mahkemedeki bu safahatın ve uluslararası camiadaki bu uyanışın ortaya koyduğu bu tavır, İsrail’deki siyonist yöneticileri, Netanyahu ve ekibini telaşlandırmıştır. Bütün dünya kamuoyuna ve uluslararası camiaya düşen sorumluluk İsrail hükümetinin bu sonu olmayan yola girmesini önlemektir” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-bosna-hersek-temsilciler-meclisi-baskani-marinko-cavara-ile-gorustu/feed/ 0
Gazze’ye destek için bir araya gelen üniversite öğrencilerinden sessiz yürüyüş http://www.karadenizhabertv.com.tr/gazzeye-destek-icin-bir-araya-gelen-universite-ogrencilerinden-sessiz-yuruyus/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/gazzeye-destek-icin-bir-araya-gelen-universite-ogrencilerinden-sessiz-yuruyus/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:39:44 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5290 Gazze’ye destek için bir araya gelen üniversite öğrencilerinden sessiz yürüyüş

EDİRNE – Edirne’de tıp fakültesi öğrencilerinin terör, soykırım ve İsrail’in Gazze’yi işgalini protesto etmek amacıyla başlattığı sessiz yürüyüşün bu hafta 14’ncüsü gerçekleştirildi. Eski Cami önünde bir araya gelen tıp fakültesi öğrencileri ve hekimler, ellerinde dövizler ve pankartlar sessiz yürüyüş yaptı.

Saraçlar Caddesi’ne kadar yürüyüş yapan tıp fakültesi öğrencileri, sessiz yürüyüşün 14’ncisini gerçekleştirdi. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları protesto eden öğrenciler, Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Muammer Morkoç okudu.

“İsrail şiddetini arttırarak sürdürüyor”

Terör devleti İsrail’in yıllardır sürdürdüğü sistematik işgal politikasını 7 Ekim’den bu yana şiddetini arttırarak sürdürdüğünü söyleyen Morkoç, “‘İsrail insanlıktan daha ne kadar çıkabilir?’ diye düşündükçe her geçen gün hiçbir vicdanın kabullenemeyeceği yeni acılarla güne uyanıyoruz. Biz akıl sağlığımızı korumak için Gazze’deki haberlere bakamıyorken oradaki kardeşlerimiz güne bombalarla uyanmaya devam ediyor. Gazze’nin kuzeyinde 400 bin civarında Gazzeli kardeşimiz topraklarını terk etmeyi reddedip işgalci terörist İsrail’in bombardımanı altında açlık, susuzluk ve soğukla mücadele ediyor. Han Yunus bölgesinde işgalci teröristler özellikle hastane çevrelerinde keskin nişancılar ile sivilleri öldürüyor. Gazze’nin güneyine sıkışmış 1.5 milyon insan hayatta kalma mücadelesi veriyor. Güneyin son noktası Mısır sınırında, Refah kentinde 1.2 milyon insan bir mahalleye sıkışmış durumda ve İsrail bu bölgeyi bombalamaya, sınır bölgesine sığınan sivilleri öldürmeye devam ediyor. Gazze’ye giren su vanaları kapatıldı. Tarlalar bombalanıyor” ifadelerine yer verdi.

“30 hastane ve 53 sağlık merkezinin hizmet dışı bırakıldı”

30 hastane ve 53 sağlık merkezinin hizmet dışı bırakıldığını belirten Morkoç, “Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’ne sığınan sivilleri kuşatma altına alan işgal birlikleri hastaneyi zorla tahliye ediyor. Yine de meslektaşlarımız, sağlık çalışanları; elektriksiz, susuz, oksijensiz, ilaçsız şartlarda tedavi vermek için destansı biçimde mücadele ediyor. Bütün bu saldırılar yetmiyormuş gibi Gazze’ye insani yardımın girilmesine izin verilmiyor. Filistin’in ger gün binlerce tır yardıma ihtiyacı varken günde 3-5 tırın girmesine izin veriliyor. Mısır, Gazze sınırına beton barikatlar kurup jiletli teller ile sınırı güçlendiriyor. İsrail işbirlikçisi devletlerin ve şirketlerin, soykırıma olan aleni desteği artarak sürüyor. Bir avuç mazlumun karşısında bütün dünya zalimleri tek safta saldırmaya devam ediyor. Biz hekimler ve sağlık çalışanları olarak buradan bütün meslektaşlarımıza ve halkımıza sesleniyoruz! Hayatımızın her alanında ve mesleklerimizde ‘boykot’ çağrımızı tekrarlıyoruz. Şirketlerin açıkladığı son rakamlardan anlıyoruz ki; günlük hayatımızda gösterdiğimiz en ufak boykot çabası, hep birlikte olunca çığ olup büyüyor” şeklinde konuştu.

“Filistin halkının yararına olacak tüm adımları destekliyoruz” dedi.

Filistin halkının yararına olacak bütün adımları desteklediklerini söyleyen Morkoç, “Sağlık çalışanları olarak gereken bütün desteği gücümüz yettiğince vermeye hazırız. 14. haftasında toplandığımız ‘Sessiz Yürüyüş’ümüzde, tutuklansalar da öldürülseler de görevleri başından ayrılmayan Gazzeli meslektaşlarımızı tekrar selamlıyoruz! İnsanlık dışı bütün eylemlerden kurtulmak için verdiğimiz mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu minvalde tüm hekimleri, sağlık çalışanlarını ve bütün vicdan sahibi insanları harekete geçmeye, bu onurlu yürüyüşte yer alarak zulme karşı durmak adına Sessiz Yürüyüş kervanımızda ses olmaya davet ediyoruz! ifadelerini kullandı.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/gazzeye-destek-icin-bir-araya-gelen-universite-ogrencilerinden-sessiz-yuruyus/feed/ 0
Edirne’de Tıp Fakültesi Öğrencileri İsrail’in Gazze İşgalini Protesto Etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/edirnede-tip-fakultesi-ogrencileri-israilin-gazze-isgalini-protesto-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/edirnede-tip-fakultesi-ogrencileri-israilin-gazze-isgalini-protesto-etti/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:57:36 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=5160 Edirne’de tıp fakültesi öğrencilerinin terör, soykırım ve İsrail’in Gazze’yi işgalini protesto etmek amacıyla başlattığı sessiz yürüyüşün bu hafta 14’ncüsü gerçekleştirildi. Eski Cami önünde bir araya gelen tıp fakültesi öğrencileri ve hekimler, ellerinde dövizler ve pankartlar sessiz yürüyüş yaptı.

Saraçlar Caddesi’ne kadar yürüyüş yapan tıp fakültesi öğrencileri, sessiz yürüyüşün 14’ncisini gerçekleştirdi. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları protesto eden öğrenciler, Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Muammer Morkoç okudu.

“İsrail şiddetini arttırarak sürdürüyor”

Terör devleti İsrail’in yıllardır sürdürdüğü sistematik işgal politikasını 7 Ekim’den bu yana şiddetini arttırarak sürdürdüğünü söyleyen Morkoç, “‘İsrail insanlıktan daha ne kadar çıkabilir?’ diye düşündükçe her geçen gün hiçbir vicdanın kabullenemeyeceği yeni acılarla güne uyanıyoruz. Biz akıl sağlığımızı korumak için Gazze’deki haberlere bakamıyorken oradaki kardeşlerimiz güne bombalarla uyanmaya devam ediyor. Gazze’nin kuzeyinde 400 bin civarında Gazzeli kardeşimiz topraklarını terk etmeyi reddedip işgalci terörist İsrail’in bombardımanı altında açlık, susuzluk ve soğukla mücadele ediyor. Han Yunus bölgesinde işgalci teröristler özellikle hastane çevrelerinde keskin nişancılar ile sivilleri öldürüyor. Gazze’nin güneyine sıkışmış 1.5 milyon insan hayatta kalma mücadelesi veriyor. Güneyin son noktası Mısır sınırında, Refah kentinde 1.2 milyon insan bir mahalleye sıkışmış durumda ve İsrail bu bölgeyi bombalamaya, sınır bölgesine sığınan sivilleri öldürmeye devam ediyor. Gazze’ye giren su vanaları kapatıldı. Tarlalar bombalanıyor” ifadelerine yer verdi.

“30 hastane ve 53 sağlık merkezinin hizmet dışı bırakıldı”

30 hastane ve 53 sağlık merkezinin hizmet dışı bırakıldığını belirten Morkoç, “Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’ne sığınan sivilleri kuşatma altına alan işgal birlikleri hastaneyi zorla tahliye ediyor. Yine de meslektaşlarımız, sağlık çalışanları; elektriksiz, susuz, oksijensiz, ilaçsız şartlarda tedavi vermek için destansı biçimde mücadele ediyor. Bütün bu saldırılar yetmiyormuş gibi Gazze’ye insani yardımın girilmesine izin verilmiyor. Filistin’in ger gün binlerce tır yardıma ihtiyacı varken günde 3-5 tırın girmesine izin veriliyor. Mısır, Gazze sınırına beton barikatlar kurup jiletli teller ile sınırı güçlendiriyor. İsrail işbirlikçisi devletlerin ve şirketlerin, soykırıma olan aleni desteği artarak sürüyor. Bir avuç mazlumun karşısında bütün dünya zalimleri tek safta saldırmaya devam ediyor. Biz hekimler ve sağlık çalışanları olarak buradan bütün meslektaşlarımıza ve halkımıza sesleniyoruz! Hayatımızın her alanında ve mesleklerimizde ‘boykot’ çağrımızı tekrarlıyoruz. Şirketlerin açıkladığı son rakamlardan anlıyoruz ki; günlük hayatımızda gösterdiğimiz en ufak boykot çabası, hep birlikte olunca çığ olup büyüyor” şeklinde konuştu.

“Filistin halkının yararına olacak tüm adımları destekliyoruz” dedi.

Filistin halkının yararına olacak bütün adımları desteklediklerini söyleyen Morkoç, “Sağlık çalışanları olarak gereken bütün desteği gücümüz yettiğince vermeye hazırız. 14. haftasında toplandığımız ‘Sessiz Yürüyüş’ümüzde, tutuklansalar da öldürülseler de görevleri başından ayrılmayan Gazzeli meslektaşlarımızı tekrar selamlıyoruz! İnsanlık dışı bütün eylemlerden kurtulmak için verdiğimiz mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu minvalde tüm hekimleri, sağlık çalışanlarını ve bütün vicdan sahibi insanları harekete geçmeye, bu onurlu yürüyüşte yer alarak zulme karşı durmak adına Sessiz Yürüyüş kervanımızda ses olmaya davet ediyoruz! ifadelerini kullandı. – EDİRNE

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/edirnede-tip-fakultesi-ogrencileri-israilin-gazze-isgalini-protesto-etti/feed/ 0
İYİ Parti’nin Antalya sel felaketiyle ilgili Meclis araştırma önergesi reddedildi http://www.karadenizhabertv.com.tr/iyi-partinin-antalya-sel-felaketiyle-ilgili-meclis-arastirma-onergesi-reddedildi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/iyi-partinin-antalya-sel-felaketiyle-ilgili-meclis-arastirma-onergesi-reddedildi/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:21:27 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4482 İYİ Parti’nin önceki gün Antalya’da yaşanan sel felaketinin nedenlerinin araştırılması ve olası felaketlerin önüne geçilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla TBMM’ye verdiği Meclis araştırma önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak görüşülmesi önerisi, Genel Kurul’da AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önergenin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, “Antalyamızda neredeyse her yıl benzer felaketler yaşanmaktadır artık pansuman ve palyatif çalışmalarla bu yapısal sorunlar çözülemez. Valiliğin koordinasyonunda büyükşehir belediyesi, ilçe belediyeleri, Devlet Su İşleri, Karayolları gibi bütün kurumların katılımı ile Antalya’daki bütün derelerin incelenmesi, dolmuş veya yapılaşma sebebiyle suyun akışına engel duruma gelmiş bütün derelerin regülatörlerin, ırmakların yılık kontrol temizlik ve ıslahının yapılması gerekmektedir” dedi.

İYİ Parti’nin, 13 Şubat’ta Antalya’da meydana gelen sel felaketi sonucu oluşan hasar ve zararların tespit ve telafi edilmesi, yurttaşların yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi, mevcut altyapı eksikliklerinin tamamlanması ve Antalya’nın olası afetlere karşı güvenli hale getirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla TBMM Başkanlığı’na verdiği Meclis araştırma önergesinin, diğer önergelerin önüne alınarak görüşülmesi önerisi, bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. Öneri, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Önerinin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, şunları dile getirdi:

“ARTIK PANSUMAN VE PALYATİF ÇALIŞMALARLA BU YAPISAL SORUNLAR ÇÖZÜLEMEZ”

“Bu afetle bir kez daha gördük ki şehirlerimizin altyapısı yağmur sularını bile sorunsuz şekilde uzaklaştırmaya, vatandaşlarımızın can ve mal kayıpları yaşamasını önlemeye uygun değil. Bu afet bize şehirlerimizin eksik ve yetersiz olan altyapılarını tamamlamamız, yağış rejimine uygun bir şekilde yeniden inşa etmemiz gerektiğini bir kez daha acı bir şekilde göstermiş oldu. Bir çok vatandaşımızı uzun zamandır emek verdiği tarladaki ürününü kaybetti. Bir çok vatandaşımızın evini kanalizasyon suyu bastı çünkü yağmur su kanallarıyla, kanalizasyon kanalları iç içe girmiş durumda. Bu sel ve afet gibi sürekli yaşadığımız kısır döngü haline gelmiş olaylara karşı kalıcı tedbirler almanın zamanı geldi, çoktan geçti bile. Günümüzde belediyeler altyapı gibi gözle görülmeyen ama hayati önem taşıyan yatırımlara gerekli kaynağı ayırmamakta daha çok oy kaygısıyla popülist alanlara yatırım yapmaktadır. Şehrin kanalizasyonu, atık su arıtma sistemi, yağmur sularını uzaklaştırma sistemi, mazgalların ve rögarların zamanında temizlenmemesi, dolan dere yataklarının yıllık bakımlarının yapılmaması, dere yatakları üzerinde yapılaşmaya izin verilmesi, çarpık kentleşme gibi hususlar yaşadığımız bu afetlerin başlıca sebebidir. Antalyamızda neredeyse her yıl benzer felaketler yaşanmaktadır artık pansuman ve palyatif çalışmalarla bu yapısal sorunlar çözülemez. Valiliğin koordinasyonunda büyükşehir belediyesi, ilçe belediyeleri, Devlet Su İşleri, Karayolları gibi bütün kurumların katılımı ile Antalya’daki bütün derelerin incelenmesi, dolmuş veya yapılaşma sebebiyle suyun akışına engel duruma gelmiş bütün derelerin regülatörlerin, ırmakların yılık kontrol temizlik ve ıslahının yapılması gerekmektedir. Şehirlerin imarı ve altyapısı yapılırken yağmurun ve sel sularının akış yönüne doğru planlanmalıdır.”

İYİ Parti’nin önerisi üzerine Saadet Partisi Grubu adına Konya Milletvekili Hasan Ekici, şöyle konuştu:

“AFET YÖNETİMİNİ LİYAKAT SAHİBİ, EHİL KİŞİLER ÜSTLENMELİDİR Kİ BÖYLESİ ACI OLAYLARIN ÖNÜNE GEÇEBİLELİM”

“Başta Antalya Valiliği, Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü, Antalya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, bu işten sorunlu kamu kurumları neden gerekli uyarıları yeterli düzeyde yapıp gerekli önlem ve tedbirleri almadılar. Yaşanan felaket nedeniyle yaralanan, evlerini, işyerlerini su basan vatandaşlarımız var. Bu vatandaşlarımızın bir an evvel yaralarının sarılması gerektiğini önemle vurguluyoruz. Bölgede elektrik kesintilerinin olduğu ifade ediliyor, bu konuda gerekli çalışmalar acilen yürütülerek vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmelidir. Herkes işini gerektiği gibi yapmak durumunda, afet yönetimini liyakat sahibi, ehil kişiler üstlenmelidir ki böylesi acı olayların önüne geçebilelim.”

DEM Parti Grubu adına söz alan Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp de şunları kaydetti:

“DEVLETİN İLGİLİ KURUMLARI ANTALYA’DA GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEMİŞTİR”

“Geldiğimi noktada selden yaşam kaybının olması bir doğa olaylarında ziyade insani hataların sonucudur. Bu hatalar silsilesi artık sistematik hale getirilmiş ve normalleştirilmiştir. Devletin görevi yaşanan her felakette şaşırmak, ‘beklenenden çok daha büyüktü’ diye savunmaya geçmek değildir. Her ihtimali öngörerek ona göre önlemler almaktır ama sadece kağıt üstünde değil. AKP iktidarı 20 yılı aşkın bir süredir o kadar başka konulara odaklandı ki insan yaşamının önemi neredeyse son sıralara düştü. Devletin ilgili kurumları Antalya’da görevini yerine getirmemiştir Antalya Büyükşehir Belediyesi görevini ihmal etmiştir.”

CHP Grubu adına konuşan Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır ise şöyle konuştu:

“DAHA KAPSAMLI POLİTİKALARA İHİTİYACIMIZ VAR”

“Antalya Büyükşehir Belediyesi birimlerine 5 bine yakın ihbar ulaşmış olup büyükşehir belediyemiz afet kapsamında 506 araç, bin 670 personelle müdahalede bulunmuştur. Bin 600 aileye sosyal yardım yapmıştır. Yaşana bu sel felaketinde iklim değişikliğinin etkilerini görmekteyiz. Bu olağanüstü hava şartları gelecekte tüm dünyanın ve ülkemizin kaderi olacaktır. Bu kaderi yaşamamak adına daha kapsamlı politikalara ihtiyacımız vardır. Çiftçilerimizin zararlarının karşılanması çok acil ve elzemdir. Mülkiyet sorunu nedeniyle TARSİM’i olmayan çiftçilerimizin de mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir. Sigortalı ve sigorta kapsamı dışında kalan tüm zararların karşılanması elzemdir.”

İYİ Parti’nin grup önerisi AKP ve MHP milletvekillerinin oyları ile reddedildi.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/iyi-partinin-antalya-sel-felaketiyle-ilgili-meclis-arastirma-onergesi-reddedildi/feed/ 0
Bakan Fidan, Gürcistan Dışişleri Bakanı Darchiashvili ile ortak basın toplantısı gerçekleştirdi http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-gurcistan-disisleri-bakani-darchiashvili-ile-ortak-basin-toplantisi-gerceklestirdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-gurcistan-disisleri-bakani-darchiashvili-ile-ortak-basin-toplantisi-gerceklestirdi/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:36:17 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4327 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretinin tarihi bir görüşme olduğuna dikkat çekerek, “Geçtiğimiz yıllarda ihmal edilen bütün ilişkilerdeki alanlardaki açıkları bir an önce kapatılması konusunda iki lider tarafından büyük bir irade ortaya kondu. Biz bu olumlu iradenin bölgeye ve bölge istikrarına son derece ciddi katkılar olacağını öngörüyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan, Gürcistan Dışişleri Bakanı Ilia Darchiashvili ile bakanlıkta bir araya geldi. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Bakan Fidan, Gürcistan’da yeni seçilen hükümet ile tekrar Dışişleri Bakanı olarak atanan Gürcü mevkidaşı Darchiashvili’nin ilk ziyaretini Ankara’ya gerçekleştirdiğini belirterek, mevkidaşına başarılar dileklerini iletti.

“Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin mevcut durumu memnuniyet verici bir düzeyde”

Türkiye ve Gürcistan arasındaki ilişkilere değinen Bakan Fidan, Gürcistan’ın coğrafi konumu sebebiyle enerji ve ulaştırma konularında önemli bir paydaş olduğunu ve siyasi ilişkilerin ikili düzeyde ilerlediğini dile getiren Fidan, “Ülkelerimiz arasında tarihi, insani ve kültürel bağlara dayanan özellikle siyasi alanlarda güçlü ilişkiler bulunmaktadır. Geçen sene yaşadığımız deprem felaketinde yardım ve kurtarma ekibi gönderen ilk ülkelerden birisi Gürcistan olmuştur. Bu vesileyle Sayın Bakan’a bir kez daha teşekkür ederim. Bugün kıymetli mevkidaşım ile yaptığımız görüşmelerde ikili ilişkilerimizin tüm vehçelerini kapsamlı bir şekilde değerlendirme imkanımız oldu. Türkiye-Gürcistan Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyi’nin mutakip toplantısını hazırlıklarını ele alma imkanımız oldu. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin mevcut durumu memnuniyet verici bir düzeyde. Son 15 yıldır Gürcistan’ın en büyük ticaret ortağıyız. Daha önce belirlenen 3 Milyar Dolarlık ticaret hacmine geçen yıl itibariyle ulaşılmıştır, şimdi yeni hedef 5 Milyar Dolara ulaşmak. Karma Ekonomik Konseyi’nin bir sonraki toplantısının en kısa sürede yapılması konusunda talebimizi kendilerine ilettik” ifadelerini kullandı.

“Gürcistan’ın toprak bütünlüğü çerçevesinde çözümü savunuyoruz”

Ahıska Türklerinin vatanlarından sürgün edilmelerinin 80. senesinde olunduğuna hatırlatan Bakan Fidan, bölgesel istikrara dikkati çekerek, “Bugün mevkidaşımla birlikte düzenlemek istediğimiz anma etkinliklerini ele alma imkanımız oldu. Ahıskalı soydaşlarımızın Gürcistan’daki vatanlarına geri dönüşleri konusunda kendilerinden beklediğimiz desteği yineledik. Kendileri de bu konuda yaptığı yasal mevzuat çalışmalarını hükümet olarak yapacaklarını ifade ettiler. Ayrıca Sayın Bakan’la Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya bölgelerindeki gelişmeleri de değerlendirdik. Bu bölgelerdeki sorunların Gürcistan’ın egemenliği, toprak bütünlüğü ve uluslararası tanınmış sınırlar çerçevesinde çözümünü savunuyoruz. Bu konudaki kararlı tutumumuzu bugün bir kez daha teyit ettik” değerlendirmesinde bulundu.

Görüşmede Azerbaycan-Ermenistan ve Rusya-Ukrayna gibi bölgesel sorunların da ele alındığını bildiren Fidan, Karadeniz’in güvenliğinin Türkiye ve Gürcistan için aynı zamanda bir hayat alanı olduğuna vurgu yaptı. Fidan ayrıca, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün, egemenliğine olan destek ve adil bir barışın sağlanması hususunda iki ülkenin hemfikir olduğunu dile getirdi.

“Mısır ile ihmal edilen ilişkilerin canlandırılmasında büyük bir irade ortaya kondu”

Sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlandıran Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır ziyareti hakkındaki soruyu, “Cumhurbaşkanımızın Mısır’a gerçekleştirdiği ziyaret tarihi bir ziyaretti. Gerçekten iki ülke arasında özellikle hem ikili ilişkilerin hem de bölgesel ilişkilerin niteliğini derinden olumlu yönde etkileyen bir ziyaret diyebiliriz. İki ülke arasındaki ilişkilerin başında biliyorsunuz ekonomik ilişkiler gelmekte. Bölgesel ilişkiler ön plana çıkmakta. Savunma sanayindeki ilişkiler ön plana çıkmakta. Bu konuda her türlü adımı beraber atma, yoğun bir şekilde çalışma konusunda her iki lider de kararlılıklarını ve iradelerini ortaya koydular. Özellikle geçtiğimiz yıllarda ihmal edilen bütün ilişkilerdeki alanlardaki açıkları bir an önce kapatılması konusunda iki lider tarafından büyük bir irade ortaya kondu. Biz bu olumlu iradenin bölgeye ve bölge istikrarına son derece ciddi katkılar olacağını öngörüyoruz. Özellikle Mısır’la Türkiye arasında bölgesel konular olarak söylediğiniz gibi birinci konu Gazze meselesi. Filistin-İsrail barışı ve Filistin Devleti’nin kurulması meselesi. Bu çok yoğun zaten tartışılan bir konu. Aynı zamanda Libya konusunda tabii yakından çalışmamız gerekiyor. İki lider bu konuda da prensip kararında mutabık kaldılar. Öteden beri zaten Mısır’ın hem diplomasi hem de istihbarat kurumlarıyla karşılıklı bu konuda görüş alışverişlerimiz oluyordu ama Libya’ya daha fazla nasıl olumlu katkı verebiliriz, bu konuda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Diğer bir konu da özellikle Afrika’da çatışmaların önlenmesi konusunda genel bir mutabakat var. Başta Sudan olmak üzere iki ülkenin yakından çalışabileceği ve buradaki çalışmaların durdurulması, sona ermesi konusunda getirilen bir yaklaşım sergilenebilir. Aynı zamanda Somali’nin son günlerde biraz tartışmaya açılan detaylarına girmek istemediğim toprak bütünlüğüyle ilgili problemler var. İki ülke bu konuda kendi ortak yaklaşımlarının benzerliği üzerinden nasıl bir ortak hareket tarzı geliştirilir, bu konuyu da görüşme imkanları oldu liderler arasında” şeklinde yanıtladı.

“İsrail’in bir an önce uyarıları dikkate almasını bekliyoruz”

İsrail-Filistin çatışmalarındaki güncel durum ve Gazze’de yaşanan insani kriz hakkında da konuşan Fidan, Refah Kenti’nde yaşanan son gelişmelerin meseleyi başka bir boyuta taşıdığını belirterek, “Bildiğiniz gibi şu anda Refah bölgesi ağırlıklı olarak havadan bombalanmakta. Bölgeye yapılacak karadan bir müdahalenin daha fazla sivil katliamına ve kaybına yol açar konusunda uluslararası camia tek ses olmuş durumda. Bütün ülkeler, bütün siyasi liderler teker teker beyanatlarda bulunuyorlar. İsrail’e uyarı veriyorlar. Özellikle Refah bölgesine bir saldırı olmaması artık dayanacak hiçbir gücü kalmamış aç ve sefil durumda olan sivil nüfusun daha fazla baskı altına ve maruz bırakılmaması konusunda çok ciddi uyarılar var. İsrail’in bir an önce bu uyarıları dikkate almasını da bekliyoruz özellikle Uluslararası Adalet Divanı’nın almış olduğu ihtiyati tedbir kararının bir an önce uygulanması, bu konuda elzem diye düşünüyoruz. Cumhurbaşkanımız ayrıca Gazze’yle ilişkin devam eden ateşkes görüşmeleriyle ilgili de bilgi aldılar. Oradaki kendi gözlem yorumlarını da aktardılar. Şu anda biliyorsunuz taraflar arasında Mısır’ın ve Katar’ın kolaylaştırıcılığı ve ara buluculuğuyla devam eden bir ateşkes süreci devam etmekte. Fakat henüz bir anlaşmaya ulaşılmadı. Bunun için çalışmalar devam ediyor. Bir an önce hayata geçirilmesi ve özellikle insan katliamının durmasını Filistinli kardeşlerimizi başta kuzeydeki evleri olmak üzere bütün yerlerinden edilmiş kardeşlerimizin yerlerine dönmesini umut ediyoruz. Türkiye özellikle yardım konusunda elinden geleni büyük bir hassasiyetle ve dikkatle yapıyor. Mısır’la bu konuda yoğun bir işbirliği içerisindeyiz. Kızılay, AFAD, sivil toplum örgütlerimiz, diğer kurum kuruluşlarımız, bakanlığımızın koordinesinde muazzam bir insani yardım faaliyeti içerisindeler. Ama maalesef refahtan içeri alınabilen günlük yardım miktarı sınırlı olduğu için istediğimiz miktarda veya gönderdiğimiz miktarda bir orantı da içeriye yardım maalesef giremiyor. Bunun artırılması hususunda uluslararası toplumla beraber çalışıyoruz. Önümüzdeki iki hafta içerisinde çok önemli üç tane uluslararası platformda görüşmeler olacak. Buranın şüphesiz ki bir numaralı maddesi Gazze meselesi olacak. Önümüzdeki hafta sonu biliyorsunuz Münih Güvenlik Konferansı var. Buraya çok sayıda ülke geliyor. Buraya biz de gideceğiz ve özellikle Gazze konusundaki gelişmeleri küresel güvenliğe, bölgesel güvenliğe, olumsuz etkilerini ve yapılması gereken konuları ciddi şekilde gündeme getireceğiz. Arkasından Brezilya’da G20 üyesi ülkelerin Dışişleri Bakanları toplantısı var. Onun da arkasından bildiğiniz gibi 1-3 Mart tarihleri arasında Antalya Diplomasi Formu var. Bu önümüzdeki iki hafta içerisinde çok yoğun bir şekilde Türkiye olarak ve diğer benzer düşüncede olduğumuz ülkeler ile yoğun bir diplomasi faaliyeti içerisinde olmaya devam edeceğiz. Diplomasinin bütün sınırlarını son limitine kadar kullanarak bu vahşetin bir an önce durmasını, İsrail’in Sadece insanlık vicdanında lekelenmekle kalmayıp aynı zamanda hak ettiği cezaya bir an önce çarptırılmasının mücadelesini vermeye devam edeceğiz” dedi.

“Türkiye, Gürcistan’ın en büyük ticari partneri”

Gürcistan Dışişleri Bakanı Darchiasvili ise, Türkiye ve Gürcistan’ın kadim iki dost ve stratejik partner olduğunu belirterek, kendisi için burada bulunmanın bir şeref olduğunu, görüşmelerde iki ülkedeki güncel ve hareketli gündeme yönelik fikir alışverişinde bulunduklarını ve iş birliğini arttırmaya yönelik neler yapılabileceği hususunda somut adımların belirlendiğini söyledi. Darchiashvili, “Türkiye Cumhuriyeti, Gürcistan’ın en büyük ticari partneri olarak yerini korumaktadır. İki ülke arasındaki potansiyeli tam kapsamlı bir şekilde kullanmak için çalışmalar devam edecektir. Bunun yanı sıra kültür, eğitim ve halklar arası bağların güçlendirilmesi için de iş birliği imkanlarımız ele alındı. Sizlerin Gürcistan’a ziyaretinizi sabırsızlıkla bekliyorum” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/bakan-fidan-gurcistan-disisleri-bakani-darchiashvili-ile-ortak-basin-toplantisi-gerceklestirdi/feed/ 0
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erzincan’daki Maden Faciasını Ziyaret Etti http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-barolar-birligi-baskani-erzincandaki-maden-faciasini-ziyaret-etti/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-barolar-birligi-baskani-erzincandaki-maden-faciasini-ziyaret-etti/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:51:35 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=4134

‘ÖNCELİĞİMİZ HUKUKUN İŞLEMESİNİ SAĞLAYABİLMEK’

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Avukat Erinç Sağkan, facianın yaşandığı Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni gelip, kriz masasını ziyaret ederek yetkililerden son durum hakkında bilgi aldı. Daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Sağkan, “Öncelikle içeride İçişleri Bakanımız ve valimizle görüştük. Geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Sürecin işleyişine yönelik bilgiler aldık. Biz bir hukuk kurumuyuz. Önceliğimiz hukukun işlemesini sağlayabilmek. Bunun için çaba gösteriyoruz. Ancak bugün itibariyle önceliğimiz ise hepimizin olduğu gibi 9 canımızın sevdiklerine bir an önce kavuşabilmesini temenni ediyoruz. Buna ilişkin çalışmaların bize devam ettiği söylendi. Ayrıca, bu kimyasal atık dolu yığının yeraltı sularına karışarak daha büyük bir alana zarar vermemesi bakımından da çalışmalar yürütüldüğü ifade edildi. İçeride kriz masası toplantısı var. Ciddi bir şekilde çalışmaların yürütüldüğünü gördüğümüzü ifade edebilirim” dedi.

‘MADEN KAZASINA BİZ KAZA DİYEMEYİZ’

Maden ocağı için yapılan uyarıların yok sayıldığını söyleyen Sağkan, “İliç’teki bu maden kazasına biz kaza diyemeyiz. Göz göre göre gelen bir olaya biz kaza diyemeyiz. Maalesef bugüne kadarki bütün uyarıların yok sayıldığı TBB’nin bizzat 14 Nisan’da kamuoyuyla paylaştığı açıklamaların yok sayılmasının bugün çok acı bir sonucunu yaşıyoruz. Biz burayla ilgili olarak kapsamlı bir açıklama yaptık. Özellikle ikinci kapasite artışına ilişkin olumlu ÇED raporunun emsal gerçekliklerle bağdaşmadığı, burada su havzasına çok yakın bir noktaya kurulan madenin aynı zamanda yeraltı sularıyla birlikte bilimsel gerçekliklerle değerlendirildiğinde buna ÇED olumlu raporunun verilmemesi gerektiği ifade ettik. Bunun çok büyük felaketlere sebebiyet vereceğinin özellikle altını çizdik. Aynı zamanda bu uyarımızdan yaklaşık 2 ay sonra ise bir siyanür sızıntısı gerçekleşti. O zaman da tekrar bu bölgeye dikkat çektik. TBB olarak burada devam etmekte olan yargılamalara müdahil olduk. İdarenin yaptığı hukuksuzluğa yargının ‘dur’ demesi gerektiğini söyledik. Ancak ne kamuoyuna derdimizi anlatabildik ne de yargıya derdimizi anlatabildik. Gelinen süreçte maalesef ki bütün bu uyarıların göz ardı edilmesi neticesinde bugün bu facia ile karşı karşıyayız” diye konuştu.

‘TBB OLARAK TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’

Siyanürle bu coğrafyada altına ilişkin bir maden çalışması yapılmasının kaçınılmaz sonucunun yaşandığını söyleyen Sağkan sözlerine şöyle devam etti:

“Artık bir karar verilmesini istiyoruz. Bu faciaların yaşanmasını istemiyoruz. 3 ay sonra hiçbir şey olmamış gibi kaldığı yerden bu işletmenin çalışmasına devam etmesini istemiyoruz. Bu nedenle hem burada yürütülmekte olan ceza soruşturmasını en etkin şekilde Erzincan Baromuzla beraber, tüm barolarımızla birlikte TBB olarak takipçisi olacağız hem de bundan sonra tekrar bu tür faciaların yaşanmaması için muhakkak ki farkındalık çalışmalarını yürüteceğiz, hukuki anlamda elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Mağdur ailelerin de tamamen avukatlık hizmetlerini yürütmek üzere Erzincan Baromuz gereken bütün hukuki süreci yürütecektir. Aynı şekilde TBB de gerekli bütün kapasitesiyle Erzincan Barosunun yanında bu hukuk mücadelesini sürdürecektir.”

‘7 ŞÜPHELİDEN 4’Ü GÖZALTINDA BİLGİSİ VAR’

Maden ocağı ile ilgili herhangi bir gözaltı var mı? sorusuna cevap veren Sağkan, “Şu anda öğrendiğimiz 7 şüpheli bulunduğu ve bunlardan 4’ünün gözaltında olduğuna dönük. Zannedersem soruşturmanın selameti bakımından, çünkü burada delillerin karartılmaması çok büyük önem arz ediyor. Bugüne kadar birçok soruşturmada bu tür yaşanan aksaklıkların ileride kovuşturmaya geçtiğinde maalesef ki etkin cezalar verilememesinin temel sebebi olduğunu görüyoruz. Bu tür davalarda soruşturma kısmı çok önem arz eder. Bu sebeple bütün sorumluların yargı önünde hesap verebilmesi bakımından etkin ve şeffaf bir soruşturma yapılmasını bekliyoruz. Bunun takipçisi olacağız. Ancak şu anda kamuoyu ve bizlerle paylaşılan net bir bilgi yok. Soruşturmanın selameti bakımından bu şekilde yürütülmesi uygun görülüyor. Ancak TBB de soruşturma sürecini etkin bir şekilde takip edecek, gizlilik unsurlarına zarar vermemek kaydı ile kamuoyu ile gerekli ölçüde açıklamalarımızı paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

Hüsnü Ümit AVCI- Serhat Ozan YILDIRIM- Alperen YILDIZ- Muzaffer KOŞAN/ ERZİNCAN,

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/turkiye-barolar-birligi-baskani-erzincandaki-maden-faciasini-ziyaret-etti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, canlı yayında soruları yanıtladı Açıklaması http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canli-yayinda-sorulari-yanitladi-aciklamasi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canli-yayinda-sorulari-yanitladi-aciklamasi/#respond Wed, 31 Jan 2024 09:00:24 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=3013 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Önümüzdeki dönem özellikle dünyadaki konjonktürle de bağlantılı baktığımızda, Türkiye’ye ciddi bir fon akışı, hem finansal anlamda hem de doğrudan yatırımlar anlamında olacağını görüyorum.” dedi.

Yılmaz, Haber Global canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Gerçek belediyeciliğin halkın taleplerine, beklentilerine karşılık vermek, işine odaklanmak olduğunu belirten Yılmaz, halkın gerçek belediyecilik yapanlar ile belediyeyi kişisel ve ideolojik araç olarak kullananları gayet iyi gördüğünü söyledi.

Yılmaz, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum’un deprem çalışmalarından sosyal konut çalışmalarına kadar çok başarılı bir geçmişi olduğunu anlatarak, “Sorun çözücü, soruna odaklı bir yaklaşım sergiledi her zaman. İstanbul’un tam da böyle bir yaklaşıma ihtiyacı var. Afetleri, büyük kentsel dönüşüm süreçlerini, dirençli şehirler oluşturmayı konuştuğumuz bir dönemde kafasında başka bir şey olmayan, sadece ve sadece İstanbul’un sorunlarına odaklanmış ve bunlara da somut, gerçekçi çözümler ortaya koyan bir kişiye ihtiyaç vardı diye düşünüyorum ve Murat Kurum’un da bu profile tam anlamıyla uyduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin afetlere açık bir ülke olduğuna işaret eden Yılmaz, dirençli şehrin, afetlerin risklerini azaltan, toplumu, yapıları, bütün sistemi buna göre kurgulayan şehir anlamına geldiğini ve İBB Başkan adayı Kurum’un programında bunu vurguladığını kaydetti.

Yılmaz, afet risklerini azaltmaya dönük programların hayata geçirilmesi için yerel ile merkezi yönetimin işbirliğine ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Merkezi idare, yerel idare demeden aynı hedefe odaklanmamız lazım. Kaynaklarımızı hem politika anlamında, hem finansal kaynaklar, insan kaynakları, altyapı bütün unsurlarıyla işbirliği içinde bu mücadeleyi sürdürmemiz lazım.” diye konuştu.

Metropollerde nüfusu belli ölçüde azaltmaya dönük tedbirlerin önemli olduğunu, ancak özellikle emek yoğun üretimi daha çok Anadolu’ya doğru kaydıracak teşvik politikalarının da çok daha güçlü bir şekilde uygulanması gerektiğini dile getiren Yılmaz, bunun için sadece belli sınırlar içinde değil, bütün coğrafyayı düşünen bütüncül politikalara ihtiyaç olduğunu söyledi.

Yılmaz, yerel seçimlerde vatandaşın, daha derli toplu, ne yaptığını bilen, planı, programı olanlardan ve hizmet odaklı anlayıştan yana olacağını belirterek, muhalefet belediyeciliğine karşı AK Parti belediyeciliğinin seçimlerden çok daha güçlü şekilde çıkacağına inandığını ifade etti.

“Esas olan kendi paramızdan mevduatın tutulmasıdır”

Ekonomideki güncellenmiş politikalarla öngörülebilirliğin arttığını ve bunun sahaya çok hızlı yansıyan sonuçları olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Artan Merkez Bankası rezervi, azalan cari açık, azalan bütçe açığı, bütün bunlar risklerimizi azaltmış durumda. Dolayısıyla CDS dediğimiz risk primimiz düşmüş durumda. Bu da dış borçlanmada Türkiye’yi daha avantajlı; kamusuyla, özel sektörüyle, daha az maliyetle borçlanır hale getiriyor. Kredi derecelendirme kuruluşları da istediğimiz hızda olmasa bile olumlu yönde açıklamalar yapmaya başladılar. Bu giderek daha da iyi noktaya gidecektir.” diye konuştu.

Türk lirasının güçlendiğini, ciddi bir büyüklüğe ulaşan Kur Korumalı Mevduat’ta da (KKM) ciddi bir çözülme olduğunu anlatan Yılmaz, Merkez Bankasının izlediği politikalarla, yapılan düzenlemelerle, finansal piyasalarda istikrarsızlığa yol açmadan, kademeli şekilde KKM’den çıkıldığını, döviz hesaplarında gelişme olmadığını, Türk lirası mevduatın ise arttığını belirtti.

Yılmaz, bunun olumlu bir durum olduğunu söyleyerek, “Esas olan kendi paramızdan mevduatın tutulmasıdır.” dedi.

Yatırım ortamının iyileştirilmesinin yurt içi ve dışındaki yatırımcı için fırsat oluşturduğuna işaret eden Yılmaz, “Dolayısıyla önümüzdeki dönem biz çok daha fazla doğrudan uluslararası yatırım bekliyoruz. Belli bir fon akışı oldu ama daha uzun vadeli yatırımlar bir süre daha belki politikalarımıza bakıyorlar, hazırlıklarını yapıyorlar. Önümüzdeki dönem özellikle dünyadaki konjonktürle de bağlantılı baktığımızda, Türkiye’ye ciddi bir fon akışı, hem finansal anlamda hem de doğrudan yatırımlar anlamında olacağını görüyorum.” şeklinde konuştu.

“Amacımız hem enflasyonu hem faizleri uzun vadede tek haneli rakamlara düşürmek”

Enflasyondaki gelişmeler olumlu yönde seyrettikçe Türkiye’nin daha farklı bir döneme doğru gideceğini, enflasyonla mücadelede zorlukları ortadan kaldırmanın biraz zaman aldığını dile getiren Yılmaz, “Doğru bir rotaya girdiyseniz, doğru bir hedefe doğru yürüyorsanız her geçen süre sizi hedefinize daha çok yaklaştıracaktır. Dolayısıyla amacımız hem enflasyonu hem faizleri uzun vadede tek haneli rakamlara düşürmek ve bu yönde de bütün araçları, enstrümanları kararlı bir şekilde kullanıyoruz. Bir taraftan Merkez Bankamız araç bağımsızlığı çerçevesinde kendi kararlarını alıyor. Bir taraftan maliye politikamızla biz bunu bütünlüyoruz. Diğer taraftan da üçüncü bir ayağı var bunun; yapısal reformlar.” dedi.

Yılmaz, enflasyonda, yıl ortasından itibaren yıllık bazda, belirgin şekilde düşüş görüleceğini anlatarak, “2025 ise çok daha net bir şekilde bu mücadelenin sonuçlarını gördüğümüz bir yıl olacak. Orta Vadeli Programda yüzde 15 civarında bir beklentimiz var. 2026’da ise asıl hedefimize ulaşacağız. O da tek haneli enflasyon. Türkiye geçmişte başardı. Önümüzdeki dönemde para politikaları, maliye politikaları, yapısal reformlar, etkin bir koordinasyon, kararlı bir tutumla 2026 perspektifinde enflasyonda tek haneyi yeniden yakalayacağız.” diye konuştu.

Kripto paraya ilişkin düzenleme

Kripto paralara ilişkin düzenleme ihtiyacının tüm dünyada hissedildiğini, Türkiye’nin de bu çerçevede düzenleme yapacağını belirten Yılmaz, “Kurumları yetkilendiren, gelişmelere göre nasıl pozisyon alacaklarına ilişkin kanuni bir altyapı oluşturan çerçeve bir düzenleme olacaktır. Bu gri liste açısından da önemli. Gri listede belli şartlar var, ülkelerin karşılaması gereken. Bütün yasal şartları tamamlamış durumdayız. Bir tek bu eksik kalmıştı. Bunu yaptığımız zaman o liste anlamında da olumlu bir adım atmış olacağız.” dedi.

Yılmaz, kayıt dışılıkla mücadelenin sosyal adalet ve haksız rekabeti önlemek açısından önemli olduğunun altını çizerek, özellikle dijitalleşmenin sağladığı imkanlar ve yapay zekayla daha fazla veriye ve risk analizlerine dayalı bir denetim sistemine doğru geçiş yapacaklarını kaydetti.

Türkiye’nin uzay programı açısından 10 yıllık eylem planı yaptığını ve bunu adım adım hayata geçirdiğini belirten Yılmaz, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde bu alanda aşamalı olarak çok farklı yerlere geleceğini ve Türkiye Yüzyılı’nda uzayda da varlığını bütün dünya ülkeleri arasında hissettiren ülkelerden biri haline geleceğini söyledi.

“Elimizdeki tüm imkanlarla depremzedelerimizin yanındayız”

Yılmaz, 6 Şubat depremlerinin ardından kalıcı konutlar inşa etmek, altyapıyı rehabilite etmek ve bölgeyi sosyoekonomik açıdan yeniden canlandırmak için çalıştıklarını dile getirerek, konutlarla ilgili kura çekimlerinin şubat ayında başlayacağını ve sürecin devam edeceğini kaydetti.

Deprem bölgesindeki vatandaşlar için fedakarca çalışmaya devam edeceklerini ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Elimizdeki tüm imkanlarla depremzedelerimizin yanındayız. Bütçede çok dikkat ediyoruz, çok disiplinli davranıyoruz ama bir konuda hiçbir şekilde kaynak problemimiz yok, o da deprem bölgesi hususunda. Yeter ki teknik çalışmalarımız tamamlansın. Hemen kaynak ayırıyoruz ve gereği neyse hemen yapmaya çalışıyoruz ama kolay değil. Bu tür büyük bir alanda, ihaleler, inşaatlar, teknik süreçler, projelendirmeler, bir rezerv alanda konut yapıyorsunuz diyelim. Oraya yol götüreceksiniz, doğal gaz bağlayacaksınız, elektrik götüreceksiniz, sosyal donatılar yapacaksınız, bütün bu unsurlarıyla planlamak durumundasınız. Dolayısıyla bunu başarıyor Türkiye. Gelişmiş dediğimiz bazı ülkelerde bile afetlerden sonra ne kadar uzun süre rehabilitasyon çalışmalarının sürdüğünü biliyoruz. Türkiye bu alanda iyi bir performans ortaya koyuyor. Ağırlıklı yükümüz 2024’te, 2024’te büyük oranda toparlamış olacağız. 2025-2026’da da azalan oranlarda kalan eksiklerimizi tamamlayacağız inşallah ve Türkiye bu depremin yaralarını sarmış olacak.”

“İnsanlık vicdanı Filistinlilerden yana”

Gazze’de bütün insanlığın gözü önünde masum çocuklar, kadınlar, hastalar, mülteciler ve gazetecilerin katledildiğini hatırlatan Yılmaz, dünyada bazı ülkelerin hala bu politikanın yanında durduğunu, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, bu konuda tavrını çok net ortaya koyduğunu, ilk andan itibaren mazlum Filistinlilerin yanında olup, yüksek sesle hakikati haykırdığını söyledi.

Yılmaz, bir an önce ateşkesin sağlanması ve katliamların kalıcı şekilde durması gerektiğini vurgulayarak, 1967 sınırları çerçevesinde egemen, bağımsız, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmadığı sürece sorunun çözülemeyeceğini kaydetti.

Türkiye’nin bu konuda garantörlük dahil olmak üzere ne gerekirse yapmaya hazır olduğunu vurgulayan Yılmaz, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin, Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’e karşı “soykırım” suçlamasıyla dava açtığını anımsattı.

Yılmaz, şöyle devam etti:

“Şu anda bir hesap verme sürecine İsrail yönetimi girmiş durumda. İnsanlık bir imtihandan geçiyor. Çok şükür insanlığın çoğu sokaklara baktığınızda Birleşmiş Milletlerdeki oylamalara baktığınızda insanlık vicdanı Filistin’den yana, Filistinlilerden yana ama maalesef dünyadaki güç yapılanması ve uluslararası kurumların zaafı nedeniyle bu acı hadiseler devam ediyor. Burada da yine Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya 5’ten büyüktür’ mottosunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin her zaman haklının ve mazlumun yanında olduğunu ve er geç Filistin’in kazanacağına inandığını kaydetti.

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canli-yayinda-sorulari-yanitladi-aciklamasi/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Regaib Gecesi’nde konuştu http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-regaib-gecesinde-konustu/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-regaib-gecesinde-konustu/#respond Fri, 12 Jan 2024 09:09:19 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=2289 Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Bütün karanlıkları aydınlığa çevirecek ve bütün acıları dindirecek yegane güç, tüm kainatın sahibi olan Yüce Rabb’imizdir. O’nun inayetiyle idrak edeceğimiz Regaib Gecesi’ni kapsamlı bir tefekküre vesile kılarak, Rabbimize, kendimize ve bütün mahlukata karşı sorumluluklarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Erbaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) dün açılışı yapılan Dr. Suat Günsel Camisi’nde düzenlenen Regaib Gecesi özel programına katıldı.

Burada konuşan Erbaş, mübarek bir zamanın içinde kutlu bir geceyi idrak ettiklerini belirterek, bunun bütün İslam alemi ve bütün insanlık için hayırlar getirmesi temennisinde bulundu.

“Bizleri bir kez daha Regaib Gecesi’ne kavuşturan, üç aylara ulaştıran lütuf ve ikram sahibi Rabb’imize sonsuz hamd-ü senalar olsun. Yüce Mevla bu zamanları hakkıyla yaşamayı, Ramazan’a ulaşmayı, bayrama kavuşmayı hepimize nasip eylesin.” şeklindeki görüşlerini dile getiren Erbaş, şöyle devam etti:

“Hazreti Peygamber’in, Recep ayı girdiği zaman ‘Allah’ım. Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a kavuştur.’ ya Rabbi, Recep ve Şaban aylarını bizim için mübarek kıl, bereketli kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır. Rabbim dualarımızı kabul eylesin inşallah.”

“Bazı gün ve geceler vardır ki taşıdığı mana bakımından özel öneme sahiptir”

Erbaş, Müslümanlar için bütün zamanların değerli olduğunu, Allah’ın rızasını kazanmak gayesiyle kulluk şuuru içerisinde yaşanması gerektiğini belirterek, “Ancak bazı gün ve geceler vardır ki taşıdığı mana bakımından özel bir öneme sahiptir. Bu kutlu, mübarek zamanlar, yaratılış gayemizi idrak etmek için büyük bir fırsattır. Mübarek günler ve geceler hayatımızı muhasebe etmek, Rabbimizle ilişkimizi gözden geçirmek için büyük bir nimettir. Hayatın meşgalesi içinde unuttuğumuz, ihmal ettiğimiz değerleri hatırlamak için önemli bir imkandır.” diye konuştu.

İnsanın rağbet ettiği şeylerin, Allah katındaki kıymetini gösterdiğini yani insan neye niyet ve rağbet ederse Allah katında kıymeti ve derecesinin ona göre belirleneceğini anlatan Erbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Eğer Kur’an’a, iyiliklere, ibadetlere, hayır hasenata rağbet edersek, Allah katındaki derecemiz yükselir. İbadetlerle, hayır hasenatla, tövbe istiğfarla Allah’ın rahmetine ve mağfiretine ulaşırsınız. Allah da sizlere mükafat olarak cennetini nasip eder. Allah hepimizi böyle kullarından, cenneti kendileri için hazırladığı müttakilerden olmayı nasip eylesin.

“Tüm istek ve arzumuzu Rabb’imize ve O’nun rızasına yöneltelim. Hayatımızı, davranışlarımızı ve istikametimizi kapsamlı bir muhasebeye tabi tutalım. Hazreti Ömer’in dediği gibi ‘Hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekelim.’ Mahşerde mizana bırakmadan amellerimizi kendimiz bu dünyada tartalım. Her gün kendimizi muhasebeye çekelim. Terazinin bir kefesine kendimizi, öbür kefesine amellerimizi koyalım. Acaba amellerimiz Rabb’imizin rızasına uygun mu değil mi, bunu gözden geçirelim.”

“Bütün acıları dindirecek yegane güç tüm kainatın sahibi olan Yüce Rabb’imizdir”

Erbaş, mübarek gecede Müslümanların, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı duyarlılığını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı.

Müslümanların üç aylara hüzünlü olarak girdiğine dikkati çeken Erbaş, insanlık onuru, hukuk ve ahlaki değerlerin hiçe sayıldığı, her türlü şiddetin yaygınlaştığı, zalimler ve zulümlerin çoğaldığı bir döneme şahitlik edildiğini bildirdi.

Mescid-i Aksa’ya baskınlar yapılarak insanların özgürlüklerinin ellerinden alındığını, masum insanlar, bebekler, kadınlar ve yaşlıların dünyanın gözü önünde katledildiğini söyleyen Erbaş, kendisini dünyanın efendisi gibi gören bir zihniyetin, haksız, hukuksuz ve insafsız saldırılarla Filistinlileri topyekun soykırıma maruz bıraktığını dile getirdi.

Erbaş, şunları kaydetti:

“Bütün karanlıkları aydınlığa çevirecek ve bütün acıları dindirecek yegane güç, tüm kainatın sahibi olan Yüce Rabb’imizdir. O’nun inayetiyle idrak edeceğimiz Regaib Gecesi’ni kapsamlı bir tefekküre vesile kılarak, Rabb’imize, kendimize ve bütün mahlukata karşı sorumluluklarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz. Yaşadığımız her türlü zorluktan ve sıkıntıdan bir çıkış yolu açması için bütün rağbetimizi Rabb’imizin rızasına yöneltmeliyiz.

Bu gece, yeryüzündeki bütün masum, mahzun ve mazlum gönüller adına kalplerimizi semaya açalım. Ellerimizi semaya açalım, dualar edelim. İnsanlığın huzurunu tehdit eden her türlü şiddetin ve zulmün son bulması için ihlas ve samimiyetle Yüce Rabb’imize yalvaralım, yakaralım, niyazda bulunalım.”

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-regaib-gecesinde-konustu/feed/ 0
Kütahya AK Parti İl Başkanı Mustafa Önsay, 2023 faaliyetlerini değerlendirdi http://www.karadenizhabertv.com.tr/kutahya-ak-parti-il-baskani-mustafa-onsay-2023-faaliyetlerini-degerlendirdi/ http://www.karadenizhabertv.com.tr/kutahya-ak-parti-il-baskani-mustafa-onsay-2023-faaliyetlerini-degerlendirdi/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:30:18 +0000 http://www.karadenizhabertv.com.tr/?p=1699 Kütahya AK Parti İl Başkanı Mustafa Önsay, AK Parti’nin 2023 yılı faaliyetlerini İhlas Haber Ajansı’na (İHA) değerlendirdi.

15 Ocak 2023 tarihinde Emet Termal Otelde biz bütün teşkilatlarla bir toplantı ve çalışma kampı gerçekleştirdiklerini söyleyen Başkan Mustafa Önsay, “Sonrasında 26 Ocakta bir Kandil Gecesi Numan Kurtulmuş Bey’i ağırladık. Kapalı Spor Salonumuzda il danışma toplantısı gerçekleştirdik. Teşkilatımızla beraber, çok yoğun bir katılımla çok güzel bir toplantı oldu. Tabi bütün bunlar bizim göreve geldiğimiz tarihten itibaren teşkilat içerisindeki arkadaşlarımızın büyük bir gayretiyle şehrimizde AK Parti açısından bir canlanmanın da sonucuydu” dedi.

“11 ilimizi etkileyen depremle karşı karşıya kaldık”

6 Şubat tarihinde tarihin en büyük yıkımı depremle karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Başkan Önsay, “Depremin olduğu andan itibaren bütün teşkilatımızla oradaki insanlarımızı ki 11 şehrimizi etkileyen nüfusumuzun yüzde 15’ini evsiz bırakan büyük bir yıkımdan bahsediyoruz. Hemen anında bir çabaya başladık. Bu süreçte Kütahya’nın yardımsever insanların ortaya koyduğu bütün o yardım faaliyetlerini, insanların eline ne geçirirse kapıp geldiği günleri hakikaten unutmak mümkün değil. Devlet millet kucaklaşması ile hep beraber bu yıkımın altından kalkmaya çalıştık. Tabi Kütahya özelinde bütün iller burada yardım çalışmalarına devam etti. Kütahya özelinde yine teşkilatımızın büyük gayretiyle önemli bir işi daha gerçekleştirdik” diye konuştu.

“Hatay’da Kütahya Koordinasyon Merkezi kurduk”

Hatay’da Kütahya Koordinasyon Merkezi kurduklarını ifade eden Başkan Önsay, “Bu başka bir teşkilatın kurduğu bir şey değildi. Hakikaten teşkilatımızdan 135 arkadaşımız burada 2 ay boyunca gece gündüz çalıştılar, gelen yardımları orada istiflediler. Sonrasında onları köy köy en ücra noktaya dağıtımlarını yaptılar, insanların o durumunda kendileri de gidip Hatay’da günlerce evden uzak orada bir depoda kalarak aynı ortamı o insanlarla beraber yaşayarak yardım faaliyetlerini sürdürdü, bu Hatay’da çok büyük ses getirdi. Hakikaten teşkilatımızın her bir üyesiyle Kütahya olarak ne kadar iftihar etsek azdır. Hakikaten Kütahya, Hatay’da büyük bir iz bıraktı. Tabi bizim kendi tecrübelerimizde var. Gediz depremimiz, Simav depremimiz. Bunu bilen insanlar olarak bütün ilçelerimizle beraber, güzel bir dayanışma örneği gösterdik. Bu teşkilatımız adına o günlerde 2 ay boyunca belki de biraz sahadan uzaklaştığımız ama sonuç itibariyle çok önemli bir iş yaptığımız günlere tekabül etti” şeklinde konuştu.

“İftara 43 Kala” programı başlattık”

Başkan Mustafa Önsay, şöyle konuştu: “O günlerde yine hem onunla paralel bir şekilde Vazoda bir “İftara 43 Kala” programı başlattık. Çadır kurduk, teşkilatımızın kendi imkanlarıyla her gün 1000 kişiye orada Ramazan boyunca iftar verdik. Yine oradaki bütün o hizmeti teşkilat mensuplarımız gerçekleştirdi. Allah hepsinden razı olsun. O da güzel bir şey getirdi. Tam bayrama doğru yaklaşırken 10 gün kala da adaylarımız belli oldu. Seçimlere gidiyorduk. Her ne kadar biz deprem derken mevzudan uzaklaşsak da seçim geliyordu. 14 Mayıs Seçimlerine 5 adayımızla beraber bir de ben hakikaten büyük bir gayretle, çalışma azmiyle, disipliniyle çalıştık. Her birimiz 2 bin 500 tane evi tek tek dolaştık. 6 kişiydik, 5 adayımız bir de ben. Toplamda 15 bin Kütahyalıyı evlerinde ziyaret ettik. Bu da çok güzel bir saha çalışması oldu. Tabi bütün bunların hem Kütahya projesi hem bütün bunlar bizi hakikaten seçime hazır hale getirdi.”

“Kütahyalılar Kütahya’yı tekrar Ege Bölgesinde birinci çıkardı”

Kütahyalılar Kütahya’yı tekrar Ege Bölgesinde birinci çıkardığına vurgu yapan Başkan Önsay,” Allah hepsinden razı olsun. Hem Tayyip Bey’in aldığı oy oranıyla hem AK Parti’nin aldığı oy oranıyla Biz Ege Bölgesinde 1. olduk. Ayrıca Kütahya’mız AK Parti’nin 81 il içerisinde en çok oy aldığı 10. İl oldu. Bunu da tarihimizde ilk defa başardık. Bütün bu gayretlerin bir şekilde sandığa yansımış olması, sonucunu elde edebilmiş olması hepimizi çok sevindirdi. 3 vekilimizi Meclise göndermiş olduk. Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar Cumhurbaşkanı seçmiş olduk ve böylelikle 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerini alnımızın akıyla tamamlamış olduk. Sonrasında malum olduğu üzere yavaş yavaş 31 Mart seçimlerine hazırlanmaya başladık. Tabi burada da yine teşkilatımızla beraber 3 tane büyük proje gerçekleştirdik. Bunlardan bir tanesi “Haydi Şimdi Sıra Sende” projesiydi. Burada bu salonda her gün 50-60 tane işçi kardeşlerimizi, kurumlarda çalışan kardeşlerimizi misafir ettik. Toplam 27 tane program yaptık. Onlarla hemhal olduk, dertlerini dinledik. Onlarla partimiz arasındaki ilişkileri tekrar sıcak hale getirdik” ifadelerini kullandı.

“Mahallede gezek var programı”

Kütahya’da “Mahallede gezek var” programına başladıklarını ifade eden Önsay, “Mahalle mahalle 41 mahalleyi 22 programda bir araya getirdik. Her akşam bir mahallede cimcik ikram ettik vatandaşlarımıza. Çok büyük teveccüh gösterdiler, salonlara sığmadı insanlar. Hep beraber bir şekilde 31 Mart seçimlerine hem hazırlandık hem durumumuzu ortaya koyduk. Hem tekrar Kütahya’yı AK Partili belediye ile buluşturmanın sözünü birbirimize verdik. Tabi onun yanında “Esnafın Sesi Ekmek Teknesi” programımız gibi pek çok programı yine gerçekleştirdik” dedi.

“Yeniden ‘Kütahya’ diyeceğiz, ‘AK Belediyecilik’ diyeceğiz”

“31 Mart akşamı da Kütahya’yı AK Belediyecilikle tekrar buluşturacağız” diyen Başkan Önsay, “Yani şunu söyleyebiliriz görev yaptığımız 18 ayı geçkin süre içerisinde bütün teşkilatımızla gün ayırmadan hakikaten hafta sonu dahil her an sahada olmaya, vatandaşımızın yanında olmaya, onların dertleriyle hemhal olmaya devam ettik. Şu anda bizim elimizde, mahalle mahalle her bir vatandaşımızın ne istediği ne eksiğinin olduğu, Kütahya Belediyesi’nden ne beklediği, önümüzdeki 5 yıl içerisinde Kütahya ile ilgili ne tip hayaller kurduğu hepsiyle ilgili şu anda bizim raporlarımız hazır ve şu anda inşallah adayımızın da Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanmasıyla birlikte yine sahaya çıkacağız ve 31 Mart tarihine kadar gece gündüz çalışacağız. İnşallah 31 Mart akşamı da Kütahya’yı AK Belediyecilikle tekrar buluşturacağız. Yeniden ‘Kütahya’ diyeceğiz, ‘AK Belediyecilik’ diyeceğiz. ‘Türkiye yüzyılı’, ‘Kütahya yüzyılı’ diyeceğiz. Bunun için hazırız biz. Vatandaşımızda gördüğümüz kadarıyla hazır. Onlarında büyük umudu bizde. Allah hepimizi İnşallah bu umutlara vasıl olanlardan eylesin. İnşallah çalışmaya, gayret etmeye, milletimiz için yaşamaya halkımız için gayret etmeye, Kütahya’mızın geleceğini hep beraber ihya ve inşa etmeye devam edeceğiz. 2024 yılının da hepimize hayırlar getirmesini, ülkemize, milletimize İslam alemine bilhassa Filistin gibi pek çok yerde bir sürü sorunlarımız var. Bu sorunların da çözülmesini, bu noktada İslam aleminin, Müslüman dünyasının bir araya gelmesini Cumhurbaşkanımızın önderliğinde hakikaten hep beraber tekrar dünyada en büyük gücün Müslümanların elinde olduğu bir dünyayı yaşamayı İnşallah Allah nasip etsin” ifadelerini kullandı. – KÜTAHYA

]]>
http://www.karadenizhabertv.com.tr/kutahya-ak-parti-il-baskani-mustafa-onsay-2023-faaliyetlerini-degerlendirdi/feed/ 0