Prof. Dr. Tolga Bekler: Bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu
Prof. Dr. Süha Özden: Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur
Prof. Dr. Süha Özden: Bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum
ÇANAKKALE – Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, dün Biga’da yaşanan 4.6 büyüklüğündeki depremi değerlendirdi. ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, “Bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil” dedi. Prof. Dr. Süha Özden ise, “Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç zaman içerisinde bu bölgedeki aktivitenin nasıl devam ettiğini izleyeceğiz. Başta da söylediğim gibi bir münferit deprem olarak gözüküyor” diye konuştu.
Çanakkale’nin Biga ilçesinde 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın küçük depremler meydana geldi. Bölge de yaşanan deprem hareketliliği devam ederken, dün Biga’da 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, Biga’da yaşanan deprem sonrası bölgedeki son durumu değerlendirdi.
ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, “4.6 büyüklüğündeki bu deprem Biga Yarımadası’nın oldukça aktif sismotektoniği oldukça yoğun bir bölgesinde. Daha önce tarihsel dönemde büyük bir depremin oluşmadığı bir yerde ki, mikro depremlerin kümelendiği bir yerde oldu. Yaklaşık 4 Şubat gününden 4.6 büyüklüğündeki depreme kadar büyüklüğü 0.8 ile 3.1 arasında değişen çok sayıda depremleri biz gözlemliyorduk. Bu alanda ciddi bir gerilmenin olduğu şüphesi bizde vardı. Bu da yeni bir fayın üretebileceği ya da yeni bir faylanmanın başladığıyla alakalı çalışmalara ışık tutacak nitelikte. 4.6 büyüklüğü özellikle de biz yer bilimciler için orta büyüklükte bir deprem hatta daha da küçük bir deprem. Dolayısıyla yapısal hasar verecek niteliklere sahip değil. Bunun dışında bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil. Dolayısıyla oldukça küçük dar bir alanda meydana gelen deprem kümelenmesinin sonucu olarak deformasyona uğramış bir alanı kapsayan bir depremle karşı karşıyayız” dedi.
ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden ise, “Dün saat 16.09’da Biga’nın batısında yaklaşık Dişbudak köyünün hemen güneyine tekabül eden bir noktada 4. 6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu bölgede yaklaşık bir aylık bir süre de 150’yi aşkın 2.0 ile 3.0 arasında değişen büyüklüklerde depremleri yaşıyoruz. Çok dağınık bir alanda bu deprem dağılımları. Dünkü olan deprem de bu dağınıklığın hemen hemen ortasında bir noktaya denk geliyor. Şimdi bu bölge de Türkiye’nin fay haritasından da hepimizin bildiği üzere bir aktif fay yoktur. Hemen güneyinde Çan, Biga fay hattı, kuzeyinde ise Karabiga fay hattı var. Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur. Bu tür depremler özellikle şunu belirtmek isterim ki, ülkemiz coğrafyası içerisinde deprem kuşağı içerisinde yaşıyoruz. 5 büyüklüğüne kadar hemen her yerde deprem olabilir. Dolayısıyla bunu geçmişte de hep birlikte yaşadık. Konya’da yaşadık, başka alanlarda yaşadık. Yani aktif tektonik ile ilişkili olmayan alanlarda da bu büyüklüğe yakın depremlerin olduğunu biliyoruz. Bugünden bakınca geçmiş bir aylık süre içerisinde öncü depremlerin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla dünkü deprem bir ana şok niteliğindeydi. ve devamında da 3.8 ve 3.6 büyüklüğünde artçı depremleri yaşadık. Onun dışında da çok yoğun bir ‘after şok’ dağılımı yoktur. Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç zaman içerisinde bu bölgedeki aktivitenin nasıl devam ettiğini izleyeceğiz. Başta da söylediğim gibi bir münferit deprem olarak gözüküyor. Deprem hepimizi etkiliyor dün ben de yaşadım aynı depremi 15 saniye sürdü. Uzun sürdü. Bir sarsıntı olduğu zaman hepimiz bu anlamda korkuyoruz ama söylediğim gibi bir yaşadığımız coğrafya bu anlamda kolay bir coğrafya değil, aktif faylar var. Dolayısıyla bu aktif fayların arasında kalan bir alan. Bu tür sarsıntılar her zaman her yerde olabilir. Bu anlamda tabi sakin kalmayı başarmak lazım. Bu depremler eninde sonunda sona erecektir” diye konuştu.
]]>Çanakkale’nin Biga ilçesinde 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın küçük depremler meydana geldi. Bölgede yaşanan deprem hareketliliği devam ederken, dün Biga’da 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, Biga’da yaşanan deprem sonrası bölgedeki son durumu değerlendirdi.
Prof. Dr. Tolga Bekler, “4.6 büyüklüğündeki bu deprem Biga Yarımadası’nın oldukça aktif sismotektoniği oldukça yoğun bir bölgesinde. Daha önce tarihsel dönemde büyük bir depremin oluşmadığı bir yerde, mikro depremlerin kümelendiği bir yerde oldu. Yaklaşık 4 Şubat gününden 4.6 büyüklüğündeki depreme kadar büyüklüğü 0.8 ile 3.1 arasında değişen çok sayıda depremleri biz gözlemliyorduk. Bu alanda ciddi bir gerilmenin olduğu şüphesi bizde vardı. Bu da yeni bir fayın üretebileceği ya da yeni bir faylanmanın başladığıyla alakalı çalışmalara ışık tutacak nitelikte. 4.6 büyüklüğü özellikle de biz yer bilimciler için orta büyüklükte bir deprem hatta daha da küçük bir deprem. Dolayısıyla yapısal hasar verecek niteliklere sahip değil. Bunun dışında bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil. Dolayısıyla oldukça küçük dar bir alanda meydana gelen deprem kümelenmesinin sonucu olarak deformasyona uğramış bir alanı kapsayan bir depremle karşı karşıyayız” dedi.
Prof. Dr. Süha Özden ise, “Dün saat 16.09’da Biga’nın batısında yaklaşık Dişbudak köyünün hemen güneyine tekabül eden bir noktada 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu bölgede yaklaşık bir aylık bir sürede 150’yi aşkın 2.0 ile 3.0 arasında değişen büyüklüklerde depremleri yaşıyoruz. Çok dağınık bir alanda bu deprem dağılımları. Dünkü olan deprem de bu dağınıklığın hemen hemen ortasında bir noktaya denk geliyor. Şimdi bu bölgede Türkiye’nin fay haritasından da hepimizin bildiği üzere bir aktif fay yoktur. Hemen güneyinde Çan, Biga fay hattı, kuzeyinde ise Karabiga fay hattı var. Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur. Bu tür depremler özellikle şunu belirtmek isterim ki, ülkemiz coğrafyası içerisinde deprem kuşağı içerisinde yaşıyoruz. 5 büyüklüğüne kadar hemen her yerde deprem olabilir. Dolayısıyla bunu geçmişte de hep birlikte yaşadık. Konya’da yaşadık, başka alanlarda yaşadık. Yani aktif tektonik ile ilişkili olmayan alanlarda da bu büyüklüğe yakın depremlerin olduğunu biliyoruz. Bugünden bakınca geçmiş bir aylık süre içerisinde öncü depremlerin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla dünkü deprem bir ana şok niteliğindeydi. ve devamında da 3.8 ve 3.6 büyüklüğünde artçı depremleri yaşadık. Onun dışında da çok yoğun bir ‘after şok’ dağılımı yoktur. Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç zaman içerisinde bu bölgedeki aktivitenin nasıl devam ettiğini izleyeceğiz. Başta da söylediğim gibi bir münferit deprem olarak gözüküyor. Deprem hepimizi etkiliyor dün ben de yaşadım aynı depremi 15 saniye sürdü. Uzun sürdü. Bir sarsıntı olduğu zaman hepimiz bu anlamda korkuyoruz ama söylediğim gibi bir yaşadığımız coğrafya bu anlamda kolay bir coğrafya değil, aktif faylar var. Dolayısıyla bu aktif fayların arasında kalan bir alan. Bu tür sarsıntılar her zaman her yerde olabilir. Bu anlamda tabi sakin kalmayı başarmak lazım. Bu depremler eninde sonunda sona erecektir” diye konuştu. – ÇANAKKALE
]]>Prof. Dr. Tolga Bekler: Biga’da küçük depremlerin oluşturduğu yeni bir fayın ortaya çıktığı söz konusu olabilir
ÇANAKKALE – Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, 4 Şubat’tan bu yana Biga ilçesinde meydana gelen 150’ye yakın mikro depremler sonrası, küçük depremlerin oluşturduğu yeni bir fayın ortaya çıktığı söz konusu olabileceğini belirtti.
Çanakkale’nin Biga ilçesinde 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın küçük depremler meydana geldi. Bölge de yaşanan deprem hareketliliği sonrası, ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, bölgedeki son durumu değerlendirdi.
ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler, “Anadolu’nun tektonik yapısı diye tabir edilen fay zonlarına bakıldığı zaman bu gibi hareketliliğin dönem dönem yoğunlaştığının görüldüğünü söyledi. Bu yoğunlaşmanın en önemli sebeplerinden bir tanesinin de bölgesel gerilmelerin yada yerel gerilmelerin artması neticesinde olduğunu belirten Prof. Dr. Tolga Bekler, “Bu tür yoğunlukları görmek bizim için normal. Çok fazla bir deprem olduğunu söyleyemeyiz, ancak yaklaşık 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın mikro deprem diye tabir ettiğimiz küçük depremlerin bu bölgenin gerilme ortamına bağlı olarak oluştuğunu görüyoruz. Bu herhangi halk arasındaki tabiriyle büyük bir depremin ya da farklı bir yer hareketliliğinin öncüsü yada belirteci olduğunu söylememiz mümkün değil. Kaldı ki o bölgede bölgenin aktif faylarına yakın yada bu depremleri üretecek bir fay görülmemekte. Zaman zaman bu gerilmelerin neticesinde bu küçük depremlerin oluşturduğu yeni bir fayın ortaya çıktığımı söylemek söz konusu olabilir. Daha detaylı yer bilimleri çalışmasıyla ortaya çıkacak olan bir durum. Biz bunu Doğu Anadolu’da, Batı Anadolu’nun farklı bölgelerinde de görebiliyoruz. Biga zaten oldukça karmaşık bir bölge, yani Türkiye’deki tektonik yapılar içerisinde farklı tektonik rejimlerin geliştirdiği ciddi bir gerilme alanları oluşturan karmaşık bir bölge. Dolayısıyla bunu herhangi bir yere olumsuz anlam da çevirmenin doğru olduğunu düşünmüyorum” dedi.
Biga’da deprem hareketliliğinin beklenen büyük Marmara Depremi’ne etkisinin olup, olmayacağı konusunu da değerlendiren Tolga Bekler, “Vatandaşımızda, yönetimlerde hep Marmara’ya, İstanbul’a yönelik olarak sorular soruluyor ama ben artık bundan sonra İstanbul yada Marmara depremi değil, beklenen Anadolu depremi olarak yada Anadolu depremleri olarak düşünmek istiyorum. Bunu Maraş depreminde de gördük. Daha önce Van, İzmir depreminde gördük. Dolayısıyla bir depremin, bir başka depremle ilintisini ortaya çıkarabilecek fayların hareketliliğiyle doğrudan bir bağlantı söylememiz çok zor. Çünkü çok küçük bir hareketlilik. Farklı sebeplerden kaynaklanabiliyor. En önemli sebebi burada oldukça boyu kısa, geometrisi oldukça dar bir alanda gelişen bir faylanmanın ortaya çıkardığı küçük mikro depremler. Buradan İstanbul yada Marmara’yla alakalı bir yükleme, bir gerilmenin olması söz konusu olduğunu zannetmiyorum” diye konuştu.
]]>İlçede faaliyet gösteren mobilya firmaları, 2 bin 500’e yakın kişiyi istihdam ettikleri tesislerinde ürettikleri ürünleri ABD, İtalya, Almanya ve Rusya ile Arap ülkelerine ihraç ederek yaklaşık 100 milyon dolar ciroya ulaşıyor. Firmalar ihracatın yanı sıra yurt içi pazarlara da ürün gönderiyor.
Bunun yanı sıra ilçede bulunan İçdaş Biga Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 78 öğrencisiyle mobilya ve iç tasarıma dair elemen yetiştiriyor.
Biga Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şadan Doğan, AA muhabirine, mobilya sektöründe satışlar ve bayi sayıları arttıkça ara eleman sıkıntısının başladığını, yaklaşık 10 yıldır bu konuda çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Doğan, ilçedeki eğitim camiasıyla konuyu masaya yatırdıklarını, mobilya sektörünün dışındaki sektörleri de dahil ederek çalışmalara başladıklarını belirtti.
Mobilya sektöründe yaşadıkları en büyük sorunun döşeme bölümüyle alakalı olduğunu ifade eden Doğan, bu nedenle ilçedeki meslek lisesi bünyesinde dikiş ve döşeme alanları açtırdıklarını, Halk Eğitimi Merkezinde de mobilya sektörüne yönelik bölümler açılmasını desteklediklerini anlattı.
Sektördeki tasarım ve AR-GE ihtiyacının karşılanmasına yönelik Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Biga Meslek Yüksekokulu ile işbirliği yaptıklarını bildiren Doğan, bu sayede üniversitenin mobilya bölümünün yeniden açıldığını ve 34 öğrencinin eğitime başladığını dile getirdi.
ÇOMÜ ile imzaladıkları işbirliği protokolü kapsamında bu bölümden mezun olacak öğrencilere istedikleri ilde iş garantisi verdiklerini kaydeden Doğan, “İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve Teknik Meslek Liselerimizle mobilya üzerine sözleşme yaptık. Biga’da mobilya bölümünden mezun olan öğrencilere iş imkanı garantisini verdik. Bu projeye mobilya sektörü sayesinde imza attık. Bütün öğrencilere hem iş hem de burs garantisi verdik.” dedi.
“Mobilya sektörü her geçen gün gelişiyor”
Doğan, genç nüfusu sektöre yönlendirmeleri halinde ihtiyaçları karşılayabileceklerini, bunu başarıp Türkiye için örnek rol model olacaklarına inandıklarını vurguladı.
Anne babalara, gençlere çağrıda bulunan Doğan, “Aileler haklı olarak ‘Çocuklarımız üniversitede okusun, masa başında çalışsın’ istiyor ama esasında bu böyle değil. Çocuklarımızı meslek liselerimize gönderip yetiştirebilirsek mezun olduklarında iş garantisini veriyoruz. İhtiyaç olduğu için böyle bir proje hazırladık. Projenin tanıtımı yapıyoruz. Çocuklarımızı iş garantisi olduğu için mümkün olduğunca meslek liselerine yönlendirmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.
Şadan Doğan, Türkiye’de mobilya sektörünün her geçen gün geliştiğini, e-ticarette en çok talep edilen ürünler arasında üst sıralarda geldiğini belirtti.
Biga’daki 12 firmanın tamamen e-ticaret ağırlıklı çalıştığını ifade eden Doğan, Çanakkale’den yurt dışına mobilya ürünü ihracatının büyük bölümünün bu ilçeden gerçekleştiği bilgisini verdi.
İstihdamın artmasının e-ticarete de olumlu yansıyacağını söyleyen Doğan, Biga’da mobilya sektöründeki en büyük sorunun el emeği olması nedeniyle döşeme bölümünde yaşandığını, daha dikkatli olmaları nedeniyle bu işlerde çoğunlukla kadınların istihdam edildiğini bildirdi.
Çanakkale’de mobilya sektörünün 5 bin kişiye istihdam sağladığını aktaran Doğan, bu sayının yarısının Biga’da olduğuna değindi.
İlçede Organize ve Sanayi Bölgesinin genişlediğini, yakında yeni yerlerin tahsislerine başlayacaklarını kaydeden Doğan, mobilyada pazar sıkıntısı yaşamadıklarını sözlerine ekledi.
]]>