
“HER BİR ANNEMİZ BİZE CUMHURBAŞKANIMIZ’IN EMANETİ”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kilis’te TOKİ’nin inşa ettiği konutlarla ilgili görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı. Hak sahiplerinden Hüsne Birşenk’in “Evladımız bıraksa Cumhurbaşkanı bizi bırakmıyor” sözlerini alıntılayan Bakan Kurum, “Hüsne teyzemiz gibi her bir annemiz bize Cumhurbaşkanımız’ın emaneti.

Onun verdiği sözü yere düşürmeyeceğiz. En son anahtar teslim edilinceye kadar hiçbir depremzede kardeşimizin elini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.


“SİYASET YAPMAMIŞLAR, İŞ YAPMIŞLAR”
Hak sahiplerinden Zekeriya Samancı, evinin anahtarını teslim aldığında çok heyecanlandığını şöyle anlattı: Evleri gördük. Ne kadar tez zamanda yapılmış?

Aklım durdu. Şimdi yeni evlerimizde oturuyoruz. Çok rahat uyuyoruz. İnan ki şimdi bana ‘sana memleketin ortasında villa vereceğiz’ deseler gitmem.

İlk başta inanamamıştım ama şimdi bütün depremzedelere tavsiye ediyorum. Buyursunlar, gelsinler, korkmasınlar. Rüyamızda görseydik inanamazdık ama hayal ettiğimiz gibi gerçek oldu. Allah devleti başımızdan eksik etmesin. Siyaset yapmamışlar, iş yapmışlar Evelallah TOKİ’ye güveniyoruz. Helal olsun, bu TOKİ neymiş böyle?

“CUMHURBAŞKANIMIZ BİZİ BIRAKMIYOR”
Hak sahibi Hüsne Birşenk ise kendisine ev çıkacağını kalpten hissettiğini anlattı: Namazımı kıldım, oğlum Şahin’e ‘Kalbimi söyleyeyim sana, bana konut çıkacak’ dedim. ‘Yapma anne ya’ dedi. ‘Ben söylemiyorum kalbim söylüyor bunu’ dedim. Sonra oğlum ‘konut çıktı’ diye bana telefon etti. ‘Çok şükür Allah’ım’ dedim. Böyle temiz ev, yatak, ortam görmedim. Ömrümün sonunda cenneti yaşattılar bana. Evelallah Cumhurbaşkanımız yapar diyordum. Yetimine, engellisine sahip çıkıyor. O bizleri hiç bırakmıyor. Evladımız bıraksa Cumhurbaşkanı bırakmıyor bizi biliyor musun? Ben önce Allah’a sonra Cumhurbaşkanı’na, sonra buradaki işçilere güveniyordum. Zamanından önce yaptılar, erken yerleştirdiler, elimizden tuttular.

“HÜKÜMET BANA EV VERDİ AMA DÜNYALARI VERDİ ZANNETTİK”
Bir diğer hak sahibi Perihan Özuçtu ise evin anahtarını teslim aldıklarında bayram havası yaşadıklarını ifade ederek, “Hükümet bana ev verdi ama dünyaları verdi zannettik.

Bir yıl içerisinde evime taşındım. Çok büyük felaket yaşandı. Biz tek değildik ama hepimizle ilgilendiler” şeklinde konuştu.

Ömer Gündoğdu ise “Devlet olduğu için biz varız. Evimde rahat uyuyorum. Mutluyum, huzurluyum. Devletimiz sağ olsun, çalışıyorlar. Bizler için çalışmaya devam ediyorlar. Gurur duyuyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında 2021 yılında çalışma yapan Adıyaman Üniversitesi Öğretim Üyesi Jeoloji Mühendisi Uzaktan Algılama Coğrafi Bilgi Sistemleri Merkez Müdürü Doç. Dr. Senem Tekin, 6 Şubat Depremi sonrasında oluşan yeni faylar ve deprem ihtimalleri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Yer hareketleri üzerinde önemli çalışmalar yapan Doç. Dr. Senem Tekin, bazı bilim adamlarının Doğu Anadolu Fay Hattı’ndaki bir kısım enerjinin Bitli-Zagros Fay Segmenti’ne yük bindirdiği ve depremi öne çektiği yönündeki açıklamalarının aksine, bu enerjinin Malatya Fayı’ndaki Akçadağ, Arguvan ve Kemaliye Segmenti’ne bindirdiğini savundu.
Tekin, 6 Şubat depremlerinin şiddet dağılımının yüksekliği, 2021’de hazırlanan raporda öngörülerin 6 Şubat’ta gerçekleşmesi, Malatya Fay Zonu ve Adıyaman’da 7 ve üzerindeki deprem beklentisiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
“6 Şubat depremi 10 şiddetine çıktı”
Senem Tekin, 6 Şubat depremlerinin şiddetlerinin yüksekliğine işaret ederek, “6 Şubat depremlerinin şiddet dağılımına baktığımızda, 7,7 büyüklüğünde gerçekleşen deprem Adıyaman genelinde Richter ölçeğine göre 10 ölçeğine kadar şiddet dağılımına kadar çıkıyor. 7,6 büyüklüğündeki depremde de 9 şiddetine kadar çıkıyor. Bu kadar bekliyor muyduk. Hayır bu kadar beklemiyorduk. Tabii ki de bu kadar yıkım olması normal değil, bunun farklı etkenleri de var” dedi.
“2021 yılındaki İRAP raporunda 6,5 büyüklüğündeki depremde bin 500 binanın yıkılacağını öngördük”
Doç. Dr. Tekin, İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında 2021 yılında yapılan çalışmaların raporlarına yansıyan öngörülerin yaşandığını vurgulayarak, “İRAP kapsamında biz özellikle Pazarcık-Çelikhan arasında 6,5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelirse bunun sonucunda Adıyaman genelinde tehlike haritalarımızı oluşturmuştuk. Onun dışında da bina risk envanterlerini çıkartmak adına bu analizleri gerçekleştirdik. 6,5 ve üzerinde bir deprem meydana gelirse Adıyaman merkezde bin 500 binanın ya yıkılacağını ya da ağır hasarlı olabileceğini belirlemiştik. Maalesef 6 Şubat depremlerinde öngördüğümüz sonuçların hepsini yaşadık” ifadelerini kullandı.
“Serinyol Segmenti ilk kez haritalandı”
6 Şubat depremlerinin ardından yeni fayların ortaya çıktığına işaret eden Tekin, “6 Şubat depremi sonrasında yüzey kırıklarına baktığımız zaman Maden Tetkik ve Arama (MTA) tarafından, Doğu Anadolu Fay Zonu’na baktığımız zaman Serinyol Segmenti ilk kez haritalandı. Aktif fay hatlarını arazi gözlemleriyle, hava fotoğraflarıyla haritalıyoruz. Ama her gelişen deprem çalışmalarında Paleosismoloji projelerinde diri fay hatları çalışılan bölgelerde güncelleniyor. Şu anda diri fay haritası 2013 yılında basılmış haliyle değil daha fazla fay hattı ülke genelinde çizilmiş durumda ve güncellenmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Adıyaman’da 7 ve üzerinde deprem beklemiyoruz”
Geçtiğimiz günlerde Bitlis-Zağros Segmenti nedeniyle Adıyaman’da 7 ve üzeri deprem olma ihtimallerinin yüksek olduğu belirten Prof. Dr. Naci Görür’ün açıklamalarından farklı bir açıklamada bulunan Doç. Dr. Senem Tekin, “Ülkemizin 534 adet 6 ve üzerinde deprem üretme potansiyeli olan fay hattımız var. Afetlere karşı kesinlikle hazırlıklı olmamız bunlarla ilgili planlamalar yapmamız, doğru yerleşimlere gitmemiz gerekiyor. Adıyaman merkezinden geçen bir fay hattımız yok. Fakat kuzey kesimlerinden geçen çok sayıda fay hattı var. Tabii bunların da tek tek baktığımızda 6 büyüklüğünde deprem üretme potansiyelleri var. Tekrarlanma periyodunu dolduran faylarımız var. Yine aletsel ve geçmiş kayıtlarımıza baktığımız zaman bu bölgede 500 yılda hatta 600 yıla yakın periyotlarda bu bölgede bu denli yıkıcı depremlerin olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla 7 ve üzeri bir depremin Adıyaman merkezine yakın bir alanda yaşanacağını ön görmüyoruz. 6 Şubat Depremi’nin enerjisinin Malatya tarafına kaymış gibi olduğu gözüküyor. Ölü Deniz’in güney kesimlerine kaymış gibi. Artık hangi bölgede olacağını bilmiyoruz fakat olma durumu tabii ki de vardır. Bu bölgede 5,5-6 dolaylarında depremler yaşayabiliriz. Depremle yaşamaya alışmamız gerekiyor.
Bizim çalışmalarımıza göre, Malatya tarafına daha ağırlık veriyoruz. Son 1,5 aydan beri Malatya’da 5,5 civarında depremler yaşıyoruz. Akçadağ, Arguvan ve Kemaliye segmentlerinden oluşan bir fay burası. Akçadağ Segmenti Adıyaman merkeze daha yakın olduğu için bu bölgedeki gelişebilecek farklı deprem büyüklüklerine, senaryolara göre tehlike haritalarımızı oluşturuyoruz” ifadeleriyle görüşlerini savundu. – ADIYAMAN
]]>