Samsung, Android 15 tabanlı One UI 7 arayüzüyle birlikte bildirimleri daha etkili bir şekilde yönetmenizi sağlayacak yeni bir özellik sunuyor: Bildirimleri Filtrele.
Bu özellik, önemli bildirimleri ön plana çıkarırken daha az kritik olanları gizleyerek bildirim karmaşasını önlüyor.
BİLDİRİMLERİ FİLTRELE ÖZELLİĞİ
Bildirimleri Filtrele özelliği, bildirimleri iki gruba ayırıyor:
Öncelikli Bildirimler: Önemli bildirimler, bildirim panelinin üst kısmında gösteriliyor.
Daha Az Kritik Bildirimler: Daha az önemli bildirimler ise gizleniyor ve “X daha fazla bildirim” şeklinde bir baloncukta toplanıyor.
FİLTRELEME SEÇENEKLERİ
Bildirimleri Filtrele özelliği, üç farklı filtreleme seçeneği sunuyor:
Eski Bildirimler: Belirli bir süre önceki bildirimleri gizler.
Arka Plan Etkinlikleri: Arka planda çalışan uygulamalardan gelen bildirimleri filtreler.
Küçültülmüş Bildirimler: Daha önce küçültülen bildirimleri gizler.

GALAXY S25 SERİSİYLE GELİYOR
One UI 7’nin kararlı sürümünün, Ocak 2025’te Galaxy S25 serisiyle birlikte yayınlanması bekleniyor. Şu anda Galaxy S24 kullanıcıları, One UI 7 beta sürümünü deneyebiliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
LG, akıllı TV kullanıcıları için LG Radio+ adlı ücretsiz bir müzik yayını hizmeti başlattı. Radio+, webOS 6.0 ve üzeri LG akıllı TV’lerde kullanılabiliyor.
LG RADİO+ ÖZELLİKLERİ
LG Radio+, kullanıcılara geniş bir radyo istasyonu ve podcast kataloğu sunuyor. ABD’de NPR, CNN Radio, Fox Radio ve The Joe Rogan Experience gibi popüler kanallar ve podcast’ler yer alırken, Güney Kore’de ise yerel içeriklere odaklanılıyor.
LG Radio+, kullanıcı dostu bir arayüze sahip ve kişiselleştirilmiş favori kanallar seçkisi sunuyor.
Ayrıca, LG ThinQ uygulamasıyla entegrasyon sayesinde kullanıcılar, platformda çalınan içerikleri XBOOM hoparlörler gibi diğer LG ses cihazlarına aktarabilecekler.
RADİOLİNE İLE ORTAKLIK
LG, Radio+ hizmetini geliştirmek için küresel radyo ve ses sağlayıcısı Radioline ile ortaklık kurdu. Bu ortaklık sayesinde, LG Radio+ kullanıcıları 14 bin 500’den fazla radyo istasyonuna ve binlerce podcast’e erişebiliyor.

NASIL İNDİRİLİR
LG Radio+ uygulaması, İçerik Mağazası veya Uygulamalar menüsünden indirilebilir. Ayrıca, LG Magic Remote’taki sesli arama işlevi kullanılarak da uygulamaya erişilebilir.
LG Radio+, şu anda ABD ve Güney Kore’de kullanılabiliyor. LG, hizmeti yakında diğer ülkelere de genişletmeyi planlıyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google, Gemini Advanced aboneleri için “Deep Research” adlı yeni bir özellik duyurdu. Bu özellik, yapay zeka destekli bir araştırma asistanı gibi çalışarak karmaşık araştırmaları hızlı ve kolay bir şekilde yapmanıza olanak tanıyor.
DEEP RESEARCH NEDİR
Deep Research, Gemini’ye detaylı araştırma soruları sormanıza olanak tanıyor. Bir soru sorduğunuzda, Gemini bilgi toplamak ve analiz etmek için çok adımlı bir plan oluşturuyor. Bu planı inceleyebilir ve gerekirse düzenleyebilirsiniz.
“Araştırmaya başla” butonuna tıkladığınızda Gemini şunları yapıyor:
Web’de arama yaparak ilgili bilgileri buluyor.
Bulgularını analiz ediyor ve geliştiriyor.
Sonuçları detaylı ve okunması kolay bir rapor halinde sunuyor.
Ayrıca, raporu Google Dokümanlar’a aktararak başkalarıyla paylaşabilir veya projelerinize entegre edebilirsiniz.

YENİ ÖZELLİĞİN AVANTAJLARI
Deep Research, zamandan tasarruf etmenizi sağlayan bir “kişisel araştırma asistanı” olarak tanımlanıyor.
Saatler sürebilecek araştırmaları dakikalar içinde tamamlayabiliyorsunuz. Bu özellik, öğrenciler, profesyoneller ve hızlı bir şekilde detaylı bilgiye ihtiyaç duyan herkes için ideal.
Deep Research, Gemini Advanced abonelerine 45’ten fazla dilde ve 150’den fazla ülkede sunuluyor. Hem masaüstü hem de mobil web platformlarında kullanılabiliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple, iPhone 18 Pro modelinde değişken diyafram açıklığına sahip bir kamera kullanmaya hazırlanıyor.
Bu teknoloji, Android telefonlarda daha önce kullanılmış olsa da iPhone’larda ilk kez yer alacak.
DEĞİŞKEN DİYAFRAM NEDİR
Değişken diyafram, kameranın lensine giren ışık miktarını kontrol etmeye yarar. Daha geniş bir diyafram, düşük ışıkta daha iyi performans ve daha sığ bir alan derinliği sağlar.
Daha dar bir diyafram ise daha fazla alanın odakta olmasını ve daha az ışık girmesini sağlar.
iPHONE 18 PRO’DA KAMERA YENİLİKLERİ
iPhone 18 Pro’nun ana kamerası, değişken diyafram açıklığına sahip olacak. Bu özellik, kullanıcıların fotoğraf çekerken ışık kontrolünü daha hassas bir şekilde yapmalarını sağlayacak.

ANDROİD’DE DAHA ÖNCE KULLANILMIŞTI
Değişken diyafram teknolojisi, Samsung Galaxy S9, Galaxy S10 ve Huawei Mate 50 Pro gibi Android telefonlarda daha önce kullanılmıştı.
Xiaomi 14 Ultra ise f/1.42’den f/4.0’a kadar değişken diyafram kontrolüne sahip bir kamera sistemi sunuyor.
iPhone 18 Pro’nun, daha büyük bir görüntü sensörüne ve gelişmiş yapay zeka özelliklerine sahip olması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple, iPhone’larda kullandığı kablosuz şarj teknolojisinin patentini ihlal ettiği iddiasıyla Güney Koreli bir şirket tarafından dava edildi. LS Cable & System, Apple’ın iPhone ve AirPods gibi ürünlerinde kendi patentli teknolojisini izinsiz kullandığını öne sürüyor.
KABLOSUZ ŞARJ PATENTİ İHLALİ
LS Cable & System, Apple’ın iPhone ve AirPods gibi ürünlerinde “US8013568” numaralı patentini ihlal ettiğini iddia ediyor.
Şirket, Apple’ın 2017 yılında AirPower kablosuz şarj pedini iptal etmesinin ardından bu patenti ihlal etmeye başladığını belirtiyor.
LS Cable & System, 2019 yılından beri Apple’a patent ihlali konusunda uyarılar gönderdiğini ancak Apple’ın bu uyarıları dikkate almadığını açıkladı.

SAMSUNG DA BENZER BİR DAVA İLE KARŞI KARŞIYA
Samsung da yakın zamanda kablosuz şarj teknolojisiyle ilgili patent ihlali nedeniyle dava edilmişti.
Bir mahkeme, Samsung’un 2016 yılından itibaren ürettiği bazı cihazlarda patent ihlali yaptığına karar vermişti.
Patent ihlali davaları, teknoloji sektöründe sıkça karşılaşılan bir durum. Apple ve Samsung gibi büyük şirketler, genellikle bu tür davalarla karşı karşıya kalıyor.
APPLE’IN SAVUNMASI
Apple, henüz LS Cable & System tarafından açılan dava hakkında resmi bir açıklama yapmadı.
Ancak, şirketin patent ihlali iddialarını reddetmesi ve yasal sürecin sonunda anlaşmazlığı çözmesi bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son yıllarda kablosuz kulaklıklar, teknolojinin gelişmesiyle birlikte oldukça popüler hale geldi. Bu kulaklıklar, müzik dinleme deneyimini kablolardan kurtararak kullanıcılara harika bir deneyim sunuyor.
HUAWEI, bu alandaki başarısını FreeBuds serisi ile kanıtlamış bir marka. Serinin en yeni üyelerinden biri olan HUAWEI FreeBuds Pro 4, amiral gemisi düzeyinde ses kalitesi arayanlar için geliştirildi.
Bu incelemede, FreeBuds Pro 4’ün tasarımı, performansı, batarya ömrü ve kullanıcı deneyimi gibi başlıca özelliklerine değineceğiz.
HUAWEI FREEBUDS PRO 4 TASARIMI
Minimalist ve zarif bir tasarıma sahip olan FreeBuds Pro 4; siyah, beyaz ve yeşil renk seçenekleriyle kullanıcıların beğenisine sunuluyor.
Kulaklık başlıkları yalnızca 5.8 gram ağırlığında ve şarj kutusu ise 47 gram. Bu hafiflik ve ergonomik yapı sayesinde uzun süreli kullanımlarda bile herhangi bir rahatsızlık hissi yaratmıyor.
IP54 sertifikası sayesinde suya ve tere karşı dayanıklı olan kulaklıklar, günlük yaşamda hem estetik hem de kullanım kolaylığı açısından beklentilerimizi fazlasıyla karşılamayı başardı.

TEKNİK ÖZELLİKLER
Kulaklıkların teknik özellikleri, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyan yenilikçi detaylar içeriyor.
Ultra-Hearing Dual Drivers teknolojisi ile donatılan kulaklık, 11 mm dinamik sürücü ve düzlemsel diyafram birimi sayesinde geniş bir frekans aralığında net ve detaylı bir ses sunuyor.
Yüksek çözünürlüklü ses aktarımı için 48 kHz-24 bit, 2.3 Mbps’ye kadar kayıpsız ses iletimi destekleniyor. LDAC ve L2HC gibi gelişmiş kodeklerle hem HUAWEI cihazlarında hem de diğer Android cihazlarda yüksek kaliteli ses deneyimi sağlanıyor.
Kulaklıklar, profesyonel Huawei Sound teknolojilerinin kullanıldığı ilk model olmasıyla da dikkat çekiyor.
GELİŞMİŞ GÜRÜLTÜ ENGELLEME
Kulaklıkları kullanırken en beğendiğimiz özelliklerden biri de gelişmiş aktif gürültü engelleme (ANC). Bu özellik işini fazlasıyla yapıyor ve bizi oldukça memnun etti.
FreeBuds Pro 4, 100 dB’ye kadar gürültü engelleme kapasitesine sahip. Üç katmanlı şekil hafızalı köpük kulak uçları sayesinde önceki modele göre yüzde 30 daha fazla gürültü engelleme başarısı sunuyor.
Bu yenilik, özellikle kalabalık ve gürültülü ortamlarda kullanıcıların kesintisiz bir ses deneyimi yaşamasını mümkün kılıyor.
Telefon görüşmelerinde de iddialı olan FreeBuds Pro 4, 10 m/s rüzgar hızında bile net bir arama deneyimi sunuyor. Bu özellik, açık alanlarda veya zorlu hava koşullarında bile kaliteli bir iletişim sağlıyor.
Bununla birlikte HUAWEI, FreeBuds Pro 4’ün dünyanın en iyi telefon görüşmesi sırasındaki gürültü önleyici kulaklığı olduğunu söylüyor.

BAĞLANTI TEKNOLOJİLERİ
FreeBuds Pro 4, bağlanabilirlik açısından da bizi yarı yolda bırakmadı ve eksiksiz bir deneyim sundu.
Bluetooth 5.2 desteği sayesinde cihaz, aynı anda iki farklı cihaza bağlanabiliyor ve bu cihazlar arasında otomatik geçiş yapabiliyor.
Kulaklıklar, hangi cihazdan ses akışı varsa otomatik olarak o cihaza geçiş yapabiliyor. Bu özelliği çok sevdiğimizi belirtmeden geçmeyelim.
HUAWEI AI Life uygulaması, cihazın sunduğu tüm fonksiyonları kolaylıkla yönetebilmenizi sağlıyor.
Üçlü uyarlamalı EQ (Triple Adaptive EQ) teknolojisi ile farklı ortam koşullarına otomatik olarak uyum sağlıyor.
Hem Android hem de iOS cihazlarında sorunsuz çalışan uygulama üzerinden yapılan ayarlamalarla ses deneyimi kişiselleştirilebiliyor ve her senaryoda en iyi performans elde ediliyor. Bu özellik, cihazın günlük hayattaki pratikliğini ve kullanım kolaylığını artırıyor.

PİL PERFORMANSI
Kullanıcıların en çok merak ettiği konulardan biri de şarj ömrü. Kullandığımız süre boyunca bize hiçbir zaman şarj sıkıntısı yaşatmayan FreeBuds Pro 4, ANC açıkken 4.5 saat, kapalıyken 7 saate kadar kullanım sunuyor. Bu süre, şarj kutusuyla birlikte toplamda 33 saate kadar çıkabiliyor.
ÖNCEKİ MODELDEN ÇOK DAHA GELİŞMİŞ ÖZELLİKLER
FreeBuds Pro 4, bir önceki modele kıyasla önemli avantajlar sunuyor. Gürültü engelleme başarımındaki yüzde 30’luk artış, ses iletim kapasitesinin 2.3 Mbps’ye çıkarılması ve Ultra-Hearing Dual Drivers ile çok daha detaylı ve dinamik bir ses deneyimi, bu kulaklıkları rakiplerinden ayıran başlıca özellikler arasında yer alıyor.

FreeBuds Pro 4, iş profesyonellerinden müzik tutkunlarına kadar geniş bir kitleye hitap ediyor.
Gürültülü ofislerde veya seyahat sırasında net telefon görüşmeleri yapmak isteyen kullanıcılar için mükemmel bir seçenek olan FreeBuds Pro 4, yüksek çözünürlüklü ses deneyimi sunarak beklentilerimizi fazlasıyla karşıladı.
Hem işlevsellik hem de estetik açıdan tatmin edici bir ürün arayan kullanıcılar için güçlü bir seçenek olan FreeBuds Pro 4’yu detaylı incelemek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.
https://consumer.huawei.com/tr/headphones/freebuds-pro-4/
*BU BİR İLANDIR.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung, uygun fiyatlı Galaxy A serisinin yeni üyesi Galaxy A56 5G üzerinde çalışıyor. Telefon, Bluetooth SIG sertifikasını alarak lansman tarihine yaklaştı.
Galaxy A56 5G, Bluetooth 5.4 desteğiyle gelecek. Bu teknoloji, daha hızlı ve daha kararlı kablosuz bağlantılar sağlayacak.
TASARIM DETAYLARI
Galaxy A56 5G, düz bir çerçeveye, hafif yuvarlatılmış köşelere ve ortalanmış bir ön kameraya sahip olacak.
Çerçevenin sağ tarafında güç ve ses düğmelerini barındıran “Key Island” adlı bir bölüm bulunacak. Arka tarafta ise üçlü kamera kurulumu yer alacak.

GELİŞMİŞ ÖZELLİKLER
Galaxy A56 5G, selefi Galaxy A55’e göre bazı önemli geliştirmeler sunacak:
45W hızlı şarj: Galaxy A55’in 25W hızlı şarjına göre önemli bir yükseltme.
Exynos 1580 işlemci: Yüksek performans ve enerji verimliliği sunan yeni nesil işlemci.
Bluetooth 5.4: Daha güçlü ve güvenilir kablosuz bağlantılar.
ÇIKIŞ TARİHİ
Galaxy A55, 2024 Mart ayında piyasaya sürülmüştü. Galaxy A56 5G’nin ise daha erken bir tarihte, muhtemelen 2025’in ilk aylarında tanıtılması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meta, Ray-Ban akıllı gözlüğüne ekran eklemeyi planlıyor. Bu gelişme, Ray-Ban akıllı gözlüğünü daha işlevsel ve cazip hale getirecek.
Ray-Ban akıllı gözlükler, şu anda ekran olmadan satılıyor. Ancak, 2025 yılında piyasaya sürülecek yeni modelde bir ekran yer alacak. Bu ekran, bildirimleri ve diğer bilgileri görüntülemek için kullanılabilecek.
META AI DESTEĞİ
Ray-Ban akıllı gözlükler, bu yılın başlarında Meta AI desteği kazandı. Bu sayede, kullanıcılar gözlükle konuşarak bilgi alabilir, çeviri yapabilir ve fotoğraf çekebilirler.
Meta, Ray-Ban akıllı gözlüğünü uygun fiyatlı bir AR gözlüğü olarak konumlandırıyor. Şirket, XR (Genişletilmiş Gerçeklik) teknolojilerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.

Meta’nın geliştirdiği Orion adlı AR gözlüklerinin henüz seri üretime hazır olmadığı belirtiliyor. Ray-Ban akıllı gözlükler ise daha uygun fiyatlı bir AR gözlüğü seçeneği sunuyor.
XR PAZARINDA REKABET
Meta, XR pazarında Apple Vision Pro gibi rakiplerle mücadele ediyor. Ray-Ban akıllı gözlükler, uygun fiyatı ve pratikliğiyle XR teknolojilerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MITSUBISHI DA GRUBA KATILABİLİR
Nissan‘ın yüzde 24,5’lik hissesine sahip olan Mitsubishi de mutabakat zaptını imzalarken, yeni oluşturulacak gruba katılmayı ocak ayı sonuna kadar değerlendirecek. Şirketler, Haziran 2025’e kadar birleşme görüşmelerini tamamlamayı, Ağustos 2026’ya kadar holding şirketi kurmayı ve her iki şirketin hisselerinin de borsaya kote edilmesini hedefliyor.
HONDA HİSSE TOPLUYOR
Öte yandan Honda, gelecek yıl 1,1 trilyon yen (7 milyar dolar) değerinde hisse geri alımı yapacağını duyurdu. Honda Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Toshihiro Mibe, konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında, şirketlerin elektrikli araçlar ve otonom sürüş alanındaki yeni teknolojilerin geliştirilmesinde rekabet edebilmek için daha büyük bir bütçeye ihtiyaç duyduğunu söyledi. Söz konusu anlaşmanın, Honda ve Nissan markasını koruyacağını belirten Mibe, anlaşmanın, kaynakları paylaşmayı ve sinerji sağlamayı amaçladığını aktardı. Mibe, iki şirketin potansiyel birleşme yoluyla 30 trilyon yenlik (191,4 milyar dolar) bir satış rakamına ulaşacağını, faaliyet karının ise 3 trilyon yen (19 milyar dolar) üzerine çıkacağını ifade etti. Mibe, “Her iki şirket de kendi markalarıyla ortak holding şirketinin tamamına sahip olduğu iştirakler olarak devam edecek.” ifadelerini kullandı.
YENİ ŞİRKET DÜNYANIN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK OTOMOBİL ÜRETİCİSİ OLACAK
Japonya’nın ikinci ve üçüncü en büyük otomobil üreticileri Honda ve Nissan, ABD’li Tesla ve BYD gibi Çinli elektrikli araç üreticileriyle rekabette zorlanıyordu. Çin ve ABD gibi pazarlarda istediği satış başarısını yakalayamayan Nissan, kasımda 9 bin kişiyi işten çıkarma ve üretim kapasitesini azaltma kararı almıştı. Honda ve Nissan’ın birleşmesiyle kurulacak yeni şirket, Toyota ve Volkswagen’den sonra araç üretim hacmi bakımından dünyanın üçüncü büyük otomobil üreticisi olacak.
SON 3 YILIN EN BÜYÜK BİRLEŞMESİ
Anlaşma aynı zamanda 2021’de Fiat Chrysler ve PSA arasında gerçekleşen ve Stellantis’i oluşturan 52 milyar dolarlık birleşmeden bu yana sektördeki en büyük birleşme olacak. Geçen yıl Honda ve Nissan dünya çapında sırasıyla 3,98 milyon ve 3,37 milyon araç satışı gerçekleştirdi. Toyota geçen yıl 11,23 milyon araç satarak art arda dördüncü yıl da birinciliğini korurken, Japon üreticiyi 9,24 milyon araçla Alman Volkswagen izledi.
“AVRUPA’NIN ÇİN İLE REKABET EDEBİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL”
Haberler.com stüdyosunda sunucu Abdurrahman Yazıcı’nın konuğu olan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof.Dr. İbrahim Güran Yumuşak, küresel otomobil üreticilerinin, pahalı bataryalar, otonom sürüş gibi teknolojiyi geliştirme için gereken devasa kaynaklar nedeniyle elektrikli araç geliştirmenin giderek artan maliyetlerini karşılamak için fon bulmakta zorlandığını belirtti. Özellikle Avrupalı otomotiv şirketlerinin Çin’li firmalar karşısında büyük bir dezavantaja sahip olduğunu kaydederek “Avrupa’nın mevcut koşullar altında Çin ile rekabet edebilmesi çok mümkün değil. Avrupa ile mukayese ettiğimizde Çin üretim ve maliyet avantajına sahip” ifadelerini kullandı.

TeknolojiOtomobilEkonomiFinansNissanDünyaJaponHonda
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dicle Elektrik, kayıpsız ve kesintisiz enerji dağıtım hizmetine yönelik Mardin ve Şanlıurfa’da teknoloji destekli kaçak elektrik denetimleri gerçekleştirdi. Teknoloji destekli çalışmalarında, enerji kayıplarını önlemeye yönelik yenilikçi yöntemler kullanan şirket, son olarak Mardin ve Şanlıurfa’da yasa dışı yöntemlerle kaçak elektrik kullanımı tespit etti.
Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde yapılan denetimlerde, bir plastik eritme fabrikasının kayıt dışı kurulan trafo aracılığıyla günlük bin 300 hanenin elektrik tüketimine eşdeğer kaçak elektrik kullandığı tespit edildi. Trafo, etrafı sac plakalarla kapatılmış şekilde bulundu. Fabrika ile ilgili başlatılan yasal işlem kapsamında hakkında kaçak tüketimde kullanılan trafoya savcılık kararıyla el konuldu.
Mardin’de kaçak elektrik hattı yeraltına döşendi
Dicle Elektrik’in Mardin’in Artuklu ve Derik ilçelerinde yaptığı kontrollerde, kaçak elektrik kullanımına yönelik yeni yasa dışı uygulamalarla karşılaşıldı. Artuklu kırsalında, beton bir elektrik direğinden çıkarılan hattın yeraltına gömülerek konutlara bağlandığı belirlenirken, ekiplerin müdahalesi sonucu kaçak bağlantı iptal edilerek kullanıcılar hakkında yasal işlemler başlatıldı. Derik’teki denetimlerde ise 471 kişinin kaçak kullandığı tespit edildi.
Dicle Elektrik yetkilileri, kaçak elektrik kullanımının enerji şebekesine büyük zarar verdiğini ve can mal güvenliğini tehdit ettiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Özellikle ısınma amacıyla kaçak elektrik kullanımı, şebekeye aşırı yük binmesine neden oluyor. Yapılan kontrollerde, abone sayısına oranla olağanüstü boyutlarda tüketim tespit ettik. Bu durum, kesintilere ve enerji kalitesinde ciddi düşüşlere hatta trafolarda patlamalara sebep olabiliyor. Bu nedenle, kaçak elektrik kullanımı aynı zamanda can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor. Kaçak elektrikle mücadelede, yapay zeka teknolojileri de dahil olmak üzere elimizdeki tüm teknolojik imkanları etkin bir şekilde kullanıyoruz. Kesintisiz ve kaliteli enerji arzını sürdürebilmek için kaçak elektrik kullanımına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz.”

Yerel HaberlerŞanlıurfaTeknolojiEkonomiPlastikMardinEnerjiGüncelÇevreHukukSuruçDicle
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bolat, Ankara Sheraton Otel’de gerçekleştirilen “İKAZ-İklimsel Kalkınma Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin, insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük imtihanlardan biri olduğunu aktardı.
Yapılacak çalışmalarla bu durumu düzeltmek için hep birlikte çalışılması gerektiğine işaret eden Bolat, küresel ticaretin, karbon ayak izini azaltmaya yönelik standartlar ve düzenlemelerle önemli bir dönüşüm geçirdiğini bildirdi.
Bakan Bolat, bu dönüşüm ve düzenlemelerin hem ekonomi hem de üretim süreçleri için önemli fırsatlar barındırdığını aktararak, “Bu sürecin, aynı zamanda ekonomimizin rekabetçiliğini artırarak ihracatımızın sürdürülebilir büyümesine de katkı sağlayacağını öngörüyoruz.” diye konuştu.
Avrupa Birliği’nin (AB) 2019’da Yeşil Mutabakat’a Uyum Programı Yol Haritası açıkladığını anımsatan Bolat, Türkiye’nin de bu program neticesinde hareket ettiğini söyledi.
Bolat, bu kapsamda tüm paydaş kurumlar ile birlikte şirketlerin enerji verimliliğini artırmasını, kaynakları daha etkin kullanılmasını ve dijital dönüşümü gerçekleştirmesini teşvik ettiklerini vurguladı.
Özellikle ihracatçıların uluslararası standartlara uyum sağlamasını kolaylaştırmayı amaçladıklarını kaydeden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunların yanında karbon nötr bir ekonomik yapıya geçiş için öncü teknolojilere yatırımlar yapıyoruz. Elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji sistemleri ve batarya teknolojileri gibi alanlarda atılan adımlar sadece çevresel hedeflerimize değil, aynı zamanda ülkemizin küresel rekabet gücüne de büyük katkılar sağlayacaktır. Yeşil dönüşüm sadece bir çevre politikası değil, aynı zamanda bir büyüme stratejisidir. Bugün düşük karbonlu sanayi modellerine geçiş yaparken fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltıcı, enerji arz güvenliğimizi ise artırıcı politikalar yürütüyoruz. Aynı zamanda bu dönüşümle birlikte toplumsal refah seviyemizi yükseltme ve uzun vadeli ekonomik sürdürülebilirliği sağlama hedeflerimize de ulaşmayı amaçlıyoruz.”
Ömer Bolat, iklim değişikliği ile mücadele konusunda uluslararası işbirliğinin önemli olduğuna da işaret etti.
Türkiye olarak hem milli hem de uluslararası düzeyde hedeflere ulaşmak için işbirliğine açık bir yaklaşım sergilediklerini bildiren Bolat, “Yeşil dönüşüm sürecinde alınan bazı tedbirlerin tek taraflı ticari tedbirler haline dönüşmemesi gerektiğini de vurgulamak isterim. 2026 yılı başında yürürlüğe girecek Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması küresel ticaret sisteminde çok önemli bir dönüm noktası olacaktır. Çünkü Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, karbon yoğun ürünlerin AB’ye ithalatında karbon vergisi uygulanmasını öngören önemli bir mekanizmadır. İlk aşamada demir çelik, alüminyum, çimento, elektrik ve gübre gibi sektörleri ciddi şekilde etkileyecek bu düzenleme, AB ülkelerine ihracat yapan ülkelerin karbon emisyonlarını azaltma ve üretim süreçlerini daha sürdürülebilir hale getirmeyi zorunlu kılmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Bolat, Türkiye için bu düzenlemenin hayati öneme sahip olduğunu aktararak, AB’nin bu politikalarının, küresel ticaretin kurallarını da yeniden şekillendirdiğini, bu düzenlemelerin tek taraflı ve ayrımcı ticari tedbirler haline gelmemesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’deki sektörlerin bu gelişmelerden olumsuz etkilenmemesi için ilgili paydaşlarla yakın işbirliği içinde çalıştıklarını anlatan Bolat, şunları kaydetti:
“Uluslararası ticaret sisteminin adil ve kapsayıcı şekilde ilerlemesi hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik işbirliği açısından kritik önemdedir. Bu gibi düzenlemelerin küresel karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik olumlu etkileri olmakla birlikte gelişmekte olan ülkelerin ciddi zorluklarla karşılaşacağını da unutmamalıyız. AB ile sahip olduğumuz Gümrük Birliği yapısının modernizasyonu görüşmeleri kapsamında çevreye duyarlı üretim ve ticaret hedefleriyle uyumlu stratejiler geliştiriyoruz. AB ile yürütülen teknik ve siyasi düzeydeki işbirliği mekanizmaları, bu dönüşüm sürecinde Türkiye’nin çıkarlarını koruyacak şekilde ilerlemektedir.”
Bakan Bolat, düşük karbonlu üretim modellerini teşvik etmek ve enerji verimliliğini artırmak için çalıştıklarını belirterek, “Türkiye, iklim değişikliği ile mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Türkiye Yüzyılı’nı, Enerji Yüzyılı, Ticaret Yüzyılı ve Yeşil Ekonomi Yüzyılı yapma konusunda emin adımlarla ilerliyor ve çalışıyoruz. Hem ihracatçılarımıza yeşil ekonomiye uyum sağlamaları konusunda destekler sunuyor hem de uluslararası platformlarda iş dünyamızın menfaatlerini korumak adına etkin ticaret diplomasisi yürütüyoruz.” dedi.
“2040’a kadar 46 milyar dolar değerinde enerji tasarrufu sağlamış olacağız”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan da Türkiye’nin başta enerji dönüşümü olmak üzere bu noktadaki çabalarını hızlandırdığına dikkati çekerek, “Enerji sektörünün karbonsuzlaştırılmasına yönelik kapsamlı politikalar doğrultusunda yenilenebilir enerji kapasitemizi artırmaya, enerji verimliliğini iyileştirmeye, nükleer enerji üretimini genişletmeye, geçiş yakıtı olarak doğal gaz kullanmaya, hidrojen, batarya depolama ile karbon yakalama, kullanma ve depolama gibi yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesine odaklanıyoruz.” ifadesini kullandı.
Ortaya konulan hedeflere ulaşmak için kamu ve özel sektörün birlikte 2030’a kadar 20 milyar dolarlık enerji verimliliği yatırımı gerçekleştirileceğini dile getiren Tancan, “Böylece hem enerji verimliliği alanında faaliyet gösteren firmaları destekleyerek yeni iş imkanı oluşturacak hem de bu yatırımlar sayesinde 2040 yılına kadar 46 milyar dolar değerinde enerji tasarrufu sağlamış olacağız.” bilgisini paylaştı.
Uluslararası İlişkilerTicaret BakanıÖmer BolatTeknolojiEkonomiEnerjiankaraGüncelÇevre
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yapay zeka ile ünlü isimlerin sesleri ve görüntüleri taklit ediliyor, yanıltıcı videolar hazırlanıyor. Yapay zeka ile hazırlanan videolu reklamı tıklayan Birgül Güden, 650 bin lira dolandırıldı.
Yapay zeka ile oluşturulan sahte video linkine tıklayan Birgül Güden, “Basmamla aramaları bir oldu. Hesaplarıma girdiler yönlendirerek yani Skype üzerinden. Hesaplarıma girerek para, kredi çekmişler ve benim bunlardan haberim yok. Ta ki çocuğumun üniversiteye gitmesinden bir gün önce. Yani bankaya gittim, bu kadar para var hesabınızda, çekilmiş dedi borcunuz. Hiçbir işlem yapamazsınız dedi ve o günden beri dünyam karardı” diye konuştu.
Bankalardan kendi adına çekilen kredileri ödeme imkanı olmadığını ifade eden Güden, “O günden sonra aradılar beni. Hiçbir para ödemeyeceksiniz. Sadece yatırım amaçlı şu kadar para kazanacaksınız. Hiç öyle bir şey olmadı. Mahvettiler beni. Ben asgari ücretle çalışan iki çocuk annesiyim. Çocuğum üniversiteyi bıraktı geldi bu konuda. Çocuğum da üniversite okuyor. Hiçbir şekilde, yani asgari ücretle çalışıp da bu parayı ödeyecek bir durumda değilim” dedi.
Vatandaşları da uyaran Birgül Güden, “Demek ki ben böyle bir şey yapmam, benim başıma gelirse böyle yapmam, etmem demesinler. Çünkü onlardan biri de bendim. Gördüğüm zaman, duyduğum zaman bu insanlar nasıl aldanıyor? Hiç mi düşünmüyorlar? Ama demek ki oluyormuş. Nasıl oldu, nasıl bitti bilmiyorum. Hipnoz mu ediyorlar? Değişik bir konuşma şekilleri. Siz bile inanırsınız yani” diye konuştu.
Yaşadıkları sonrasında şikayetçi olduğuna değinen Günden, “Önce karakola gittim. Allah razı olsun onlardan. Beni yönlendirdiler, bana söylediler, savcılığa gittim. Şu an zaten savcılıkta. Ama daha büyük yerlerden daha büyük yardım istiyorum. Çünkü halen daha Instagram’da olsun yani medyada dönüyor” dedi. – BALIKESİR
DolandırıcılıkYapay ZekaEdremitÇocuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Martı’dan yapılan açıklamaya göre, Spiro, Martı’nın gelecek planları ve stratejik kararlarına destek olacak.
Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra kariyerine New York’ta savcı olarak çalışan Spiro, uluslararası davalardaki başarılarıyla biliniyor. Son zamanlarda Twitter davasındaki etkin rolü ile adından sıklıkla söz ettiren Spiro, halihazırda Tesla’nın avukatlığını yapıyor ve aynı zamanda dünya çapındaki birçok üst düzey şirkete de danışmanlık hizmeti veriyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, Alex’in iş dünyası ve politika alanında geniş bir müşteri portföyüne sahip olmasının yanı sıra, küresel teknoloji girişimcileriyle çalışmış olmasının, şirketlerine ve misyonlarına büyük katkı sağlayacağını belirtti.
Öktem, “Alex ile çalışacak olmaktan dolayı çok mutluyum.” ifadesini kullandı.
Alex Spiro da dünyanın en başarılı girişimcileri ve şirketleriyle çalışma şansının olduğunu aktardı.
Spiro, Alper ve ekibinin, şimdiye kadar gördüğü en iyiler arasında olduğunu aktararak, “Şirketin ölçeklenmesi ve 2025 yılında karlılık hedefine ulaşması yolunda Martı’yı desteklemekten memnuniyet duyuyorum.” açıklamasında bulundu.
TeknolojiElon MuskPolitikaEkonomiFinansHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EVİNİ KİRAYA VERECEKLER İÇİN “EİDS” DÖNEMİ BAŞLIYOR
Gayrimenkul kiralama işlemlerinde düzeni ve şeffaflığı sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), 1 Ocak 2025 itibarıyla zorunlu hale geliyor. Bu sistemle, evini kiraya vermek isteyen mal sahipleri, e-Devlet üzerinden sahip oldukları gayrimenkulü belirleyerek yetkilendirdikleri emlakçı aracılığıyla ilan yayınlayabilecek. Ticaret Bakanlığı, yeni sistemin uygulanabilirliğini test etmek için ilk etapta Bolu ve Manisa illerinde pilot bölge uygulaması başlatmıştı. 1 Kasım’dan bu yana zorunlu olarak uygulanan sistem, her iki ilde olumlu geri bildirimler aldı.
ZORUNLU OLACAK
Bu çalışmanın başarısını takiben sistemin tüm Türkiye genelinde zorunlu hale getirilmesi kararlaştırıldı. Şu anda yalnızca kiralık konut ilanlarını kapsayan EİDS, mal sahiplerinin gayrimenkullerini kaydederek ilan yetkisini sözleşme yaptıkları emlakçılara vermesini zorunlu kılıyor. Yetkisiz emlakçıların ve sahte ilanların önünü geçmeyi amaçlayan bu sistem, kiracıları da dolandırıcılıktan korumayı hedefliyor.
SAHTE İLANLARIN ÖNÜ KESİLECEK
Türkiye Emlak Müşavirleri Federasyonu Başkanı Hacı Ali Taylan, düzenlemenin sektör için büyük bir adım olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “EİDS, sektörde şeffaflığı ve güvenliği artıracak. Özellikle ‘acil satılık’ ya da ‘fırsat’ gibi gerçek dışı ilanlar nedeniyle zarar gören vatandaşların mağduriyetini sona erdirecek. Bakanlığımızın amacı şu an için sadece kiralık ilanları kapsaması yönünde. Ancak ilerleyen dönemde satılık ilanları da kapsayacağını umuyoruz.”
YETKİSİZ EMLAKÇILAR DEVRE DIŞI KALACAK
Yeni sistemle, yetki belgesi olmayan emlakçıların portallarda ilan yayınlaması mümkün olmayacak. Federasyon başkanı Taylan, böylelikle “ayakçı” olarak tabir edilen yetkisiz emlakçıların piyasadan temizleneceğini ve dolandırıcılığın önünün alınacağını ifade etti.

TeknolojiEkonomiHukukEmlak
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLAVE KADEME HAKKI GELİYOR
Türkiye Büyük Millet Meclis’i (TBMM) Genel Kurulu’nda yeni haftada görüşülecek kanun teklifine göre, sözleşmeli statüden memur kadrolarına geçenler 8 yıl herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara verilen ilave bir kademe hakkından faydalanabilecek.
TBMM Genel Kurulu’nda 30 Kasım’da yapılan görüşmelerde ise Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunulmuştu. İstifa eden memurlara memuriyete geri dönme hakkı getirilirken, sözleşmeli personelliğin kapsamı da genişletilmişti.
Buna göre, 8 yıl herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara verilen ilave bir kademe hakkından faydalanmasını sağlayan düzenleme, Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun çerçevesinde sözleşmeli statüden memur kadrolarına geçenler için de geçerli.
İSTİFA EDEN MEMURLARA GERİ DÖNME HAKKI
Yabancı memleketlerin resmi kurumları veya uluslararası kuruluşlar yanında söz konusu nitelikte olabilecek ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek uluslararası kuruluşlarda görev almak isteyen memurlara da aylıksız izin verilebilecek. Böylece herhangi bir mali ilave külfet oluşmadan kamu görevlilerinin ülkenin ulusal menfaatleri ve kamu yararı yanında kendi mesleki gelişimleri bakımından da yararlı olabilecek çalışmalara katılabilmesi imkanının genişletilmesine yönelik düzenleme yapılmış olacak.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili maddeleri kapsamında yer alan yönetici görevlerinden alınıp veya bu görevleri sona erip ilgili kadrolara ataması yapılan ve bilahare bu kadrolarındayken memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden tekrar memurluğa dönmek isteyenler, haklarında güvenlik soruşturması yapılması ve 2 defadan fazla olmamak kaydıyla bu hükümde yer alan diğer şartlar aranmaksızın ve başkaca bir işleme gerek kalmaksızın ayrıldıkları kadrolarına atanacak. Bu hükme göre atananların kadroları başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş, bu şekilde ihdas edilen kadrolar, herhangi bir şekilde boşalması halinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacak.
MEMUR EŞLERİNE AYLIKSIZ İZİN
Türkiye’nin üyesi olduğu uluslararası kuruluşlarda görevlendirilenler ile kamu sermayeli kurum veya kuruluşların yurt dışı birimlerinde çalışanların ya da bu kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan 6 aydan fazla yurt dışında görevlendirilenlerin memur olan eşlerine 3 yılı aşmamak üzere bunların görev süresince aylıksız izin verilebilecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yapılan değişikliğe göre, uzman yardımcılığına atananlar, en az 3 yıl çalışmak ve istihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konularda hazırlayacakları uzmanlık tezi, oluşturulacak tez jürisi tarafından kabul edilmek kaydıyla yeterlik sınavına girmeye hak kazanacak. Yeterlik sınavına girmeye hak kazananların sınavı en geç 6 ay içinde yapılacak.
Düzenleme değiştirilmeden önceki Kanun hükümleri kapsamında yeterlik sınavına girmeye hak kazanmış olup bu hükmün yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla halen kurumlarınca ilk yeterlik sınavı yapılmamış olanlar bakımından söz konusu sınavın yapılması için öngörülen 6 aylık süre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacak.
Sözleşmeli personel statüsünden memur kadrolarına atananlara, herhangi bir disiplin cezası almamaları kaydıyla ilave kademe verilmesini sağlayan düzenleme, daha önce söz konusu statü geçişini hükümde belirtilen kanunlar çerçevesinde yapanlara, geçmişe dönük faydalandırılmaksızın uygulanacak.
SÖZLEŞMELİ PERSONELİN KAPSAMI GENİŞLETİLDİ
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığında, Devlet Memurları Kanunu veya diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına dair hükümlerine bağlı kalınmaksızın sözleşmeli personel çalıştırılabilecek. Sözleşme yapmaya İdari İşler Başkanı yetkili olacak. Sözleşmeli personel hakkında Kanun’da ve sözleşmede yer almayan hususlarda Devlet Memurları Kanunu’na göre sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hükümler uygulanacak. Sözleşmeli olarak çalıştırılacaklara ödenecek ücret Kanun’un ilgili fıkrasına göre çalıştırılanlar için uygulanmakta olan sözleşme ücreti tavanının 3 katını geçmemek üzere görevin mahiyeti ve çalıştırılacak kişinin vasfı gibi kriterler gözetilerek İdari İşler Başkanı tarafından belirlenecek. Geçici olarak ve/veya haftanın belirli günlerinde ya da günün belirli saatlerinde sözleşmeli statüde çalıştırılanlara, çalıştırılan günlerle veya saatlerle orantılı olarak ödeme yapılacak.
Abdurrahman YazıcıHaberler.com – TeknolojiTeknolojiTürkiyeEğitimHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Hepsiburada’nın platform dışında da marka ve işletmelere taşımacılık hizmeti sağlayan kargo teslimat girişimi HepsiJET, e-ticaret ve perakende alanındaki müşteri havuzunu ve taşıma hacmini büyütmeye devam ediyor.
Kargo taşımacılığı sektöründeki fark yaratan yaklaşımıyla ve yenilikçi teslimat yöntemleriyle adından söz ettiren HepsiJET, taşıma hacmindeki büyümeyi de sürdürüyor.
Hepsiburada platformu dışında perakendecilere sunduğu taşıma hacmini yılın üçüncü çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 97’lik artıran HepsiJET’in, dış müşterilerinin toplam taşıma hacmi içindeki payı da yüzde 35’i aştı. Bu artışla birlikte HepsiJET’in dışarıda hizmet verdiği şirket sayısı yaklaşık 1800’den 2 bin 750’ye yükselmiş oldu.
HepsiJET, Hepsiburada üzerinden satılan ürünlerin yüzde 74’ünü teslim ederek yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,8 puan artış sağladı. Yine aynı dönemde Hepsiburada üzerinden verilen beyaz eşya veya mobilya gibi büyük hacimli siparişlerinin yüzde 69’unun teslimatı HepsiJET XL ile tarafından gerçekleştirildi. Bu oran 2023’ün üçüncü çeyreğinde yüzde 57’ydi.
“Bugün Teslimat”, “Yarın Randevulu Teslimat”, “Yarın Kapında”, “Kapında İade” gibi müşterilere sunduğu esnek çözümleriyle öne çıkan HepsiJET, 2024 yılı aralık ayı ortasına kadar elde ettiği, müşterilere söz verilen günde veya daha öncesinde teslimatın yapılması anlamına gelen net teslimat performansında yüzde 96’lık bir oran yakaladı. Aynı zamanda firmanın müşteri sadakatini ve memnuniyetini ölçen Net Tavsiye Skoru ise 88 puan oldu.
Kasım ayında dakikada 606 teslimat gerçekleştirildi
Bu yıl Efsane Kasım maratonu için özel olarak hazırlanan ve önemli yatırımlar yapan HepsJET, e-ticaret ve lojistikte rekor iş hacmi artışı görülen kasım boyunca 11 milyon kilometre yol kat ederek dakikada 606 teslimat gerçekleştirdi. Efsane Kasım boyunca operasyonel yoğunluğa rağmen net teslimat performansında ise yüzde 98’lik bir oran elde edildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver, bugün itibarıyla Türkiye’nin 81 ilinde 250’ye yakın şubesiyle hizmet sunan HepsiJET’in, aynı zamanda Türkiye’deki farklı işletmelere de katma değerli hizmet sunduğunu belirtti.
Alver, HepsiJET’i sadece Hepsiburada’ya rekabet avantajı sağlayacak, müşterilerine daha iyi bir deneyim yaşatacak bir araç olarak görmediklerini kaydederek, “HepsiJET, bizim sektörü dönüştürme, sektörü daha iyiye götürme, ekosistemdeki tüm paydaşları en iyi teknoloji ve sürdürülebilirlik örnekleriyle tanıştırma vizyonumuzun da bir göstergesi. Bu vizyonla Hepsiburada platformu dışındaki perakendecilere sunduğumuz taşıma hacmimizi yılın üçüncü çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla iki katına çıkardık.” açıklamasında bulundu.
2024’ün ilk yarısında filolarına ekledikleri 24 adet sıfır emisyonlu elektrikli araçları, yapay zekaya dayanan ve TÜRKPATENT tarafından onaylı “Çok Araçlı Rota Optimizasyonu” uygulamalarıyla sürdürülebilirlik alanında kendilerini sürekli olarak geliştirme hedefinde olduklarını aktaran Alver, “Sektörü dönüştürme motivasyonumuzu arkamıza alarak inovatif ve çevreci projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
HepsiburadaTeknolojiEkonomiFinans
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig‘de lider Galatasaray’ın Fenerahçe ile arasındaki puan farkını 8’e yükseltmesi sonrası şampiyonluk tahminleri yapılmaya başlandı.
İşte Euro Club Index’e göre Süper Lig’de sezon sonunda oluşacak puan durumu;
(19) ADANA DEMİRSPOR: 20 PUAN
(18) HATAYSPOR: 28 PUAN
(17) BODRUM FK: 31 PUAN
(16) KAYSERİSPOR: 37 PUAN
(15) SİVASSPOR: 42 PUAN
(14) ALANYASPOR: 43 PUAN
(13) RİZESPOR: 44 PUAN
(12) KONYASPOR: 45 PUAN
(11) GAZİANTEP FK: 46 PUAN
(10) ANTALYASPOR: 47 PUAN
(9) KASIMPAŞA: 48 PUAN
(8) TRABZONSPOR: 51 PUAN
(7) GÖZTEPE: 52 PUAN
(6) EYÜPSPOR: 53 PUAN
(5) SAMSUNSPOR: 55 PUAN
(4) BAŞAKŞEHİR: 56 PUAN
(3) BEŞİKTAŞ: 64 PUAN
(2) FENERBAHÇE: 86 PUAN
Şampiyonluk ihtimali yüzde 18.5
(1) GALATASARAY: 93 PUAN
Şampiyonluk ihtimali yüzde 81.5

Trendyol Süper LigGalatasarayTrabzonsporFenerbahçeYapay ZekaTeknolojiBeşiktaşSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Lider Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 17. haftasında konuk olduğu Kayserispor’u 5-1 mağlup etti ve Fenerbahçe ile puan farkını 8’e çıkardı.

SABAH Spor yazarları Ahmet Çakar, Mustafa Çulcu, Levent Tüzemen ve Bülent Timurlenk, Galatasaray’ın resital yaptığı karşılaşma hakkında çok çarpıcı yorumlar kaleme aldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

LEVENT TÜZEMEN: YUNUS & OSIMHEN’İN MÜKEMMEL UYUMU
G.Saray, Kayseri’de ikinci yarıdaki kaliteli ve etkili oyunuyla galibiyeti aldı, tatile yenilgisiz lider olarak ve en yakın rakibine 8 puan fark yaparak gitti. İlk yarı bu sezon ideal kadrosuyla Kayseri önüne çıkan G.Saray, maalesef en vasat oyununu oynadı. Bu sezon ilk kez bir maçın ilk yarısında en az isabetli pas yapmasına rağmen soyunma odasına 2-1 önde gitti.

İlk 45’te vasat oyunun ana nedeni, Kayseri’nin kaos futboluna ayak uydurması ve topu yere indirmemesiydi. Okan Hoca uyarmış olacak ki ikinci yarı G.Saray, topu yere indirdi, ayağa isabetli pas yapmaya özen gösterdi. Kayseri kalesinde fazlasıyla gol buldu. Son haftaların yıldızı Yunus’un kendi alanında kaptığı topu 70 metre taşıyarak gol yapması alkışlanacak güzellikteydi.

“ICARDI YOK AMA…”
İcardi yok ama Osimhen’in sürekli koşu halinde olması rakip defansların dengesini bozuyor. Nijeryalı çok mütevazı bir golcü. Yunus’un attığı golden sonra kucakladı hatta ilk yarı kendi vurması gereken pozisyonda ‘Al da at’ dercesine pas verdi. İkisinin mükemmel bir uyumu var. Yunus’un pasına koşan Osimhen’in topun dibine girerek attığı gol ders niteliğindeydi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz günlerde İspanya’ya giden Balde, bu sezon sadece 11 maçta forma şansı bulabildi ve yalnızca 1 gol katkısı sağladı. Balde, sergilediği düşük performansıyla, taraftarlar ve teknik ekip tarafından da eleştirildi.
Sivasspor yönetimi ise Balde ile yolları ayırma kararı alırken, resmi açıklamanın kısa sürede yapılması bekleniyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 17.haftasında sahasında Alanyaspor ile 1-1 berabere kalan Beşiktaş’ta artık gözler seçime ve yeni teknik direktöre çevrildi.

29 Aralık Pazar günü Beşiktaş’ta olağanüstü genel kurul gerçekleştirilecek. Seçimde, Hüseyin Yücel ve Serdal Adalı yarışacak.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Seçimin yanı sıra cevap bekleyen en büyük sorulardan biri ise teknik direktörün kim olacağı ve takımın başına ne zaman geçeceği.

İki başkan adayının da ortak görüşü öncelikle Sergen Yalçın ile görüşmek ve birlikte yola çıkmak.

Ancak hem Hüseyin Yücel hem de Serdal Adalı bu birliktelik için mayıs ayını işaret etmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum’da Palandöken Dağı’nda Judo Genç Milli Takımı sporcuları antrenman yaparken çığ düştü. Olayda 1’i ağır 5 kişi yaralandı. Ağır yaralanan 16 yaşındaki milli sporcu Emre Yazgan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Yaralılardan birinin de Emre Yazgan’ın ikizi olduğu öğrenildi. Emre Yazgan’ın acılı babası ilk duygularını tv100 muhabiri Başak Bilgin’e anlattı: “Haberi bana hocası iletti. “Çığ düştü, Yunus kendini kurtarmış, Emre’yi arıyorlar “dedi. Ben o sırada dondum kaldım.”
“İKİ KARDEŞLERDİ, ALLAH BİRİSİNİ ALDI DİĞERİNİ BAĞIŞLADI”
Emre Yazgan’ın acılı babası ilk duygularını tv100 muhabiri Başak Bilgin’e anlattı.
“Haberi bana hocası iletti. “Çığ düştü, Yunus kendini kurtarmış, Emre’yi arıyorlar” dedi. Ben o sırada dondum kaldım. Milli sporculardı. Kardeşinin durumu iyi. İki kardeşlerdi birisini Allah aldı, diğerini bağışladı. Belden aşağısını çığ almış.
Milli takım kampına gittiler. Yürüyüşe çıkmışlardı. Yaptıkları sporu çok seviyordu. 7 yaşından beri, 12 seneden beri bu sporu yapıyordu. Türkiye şampiyonu olmuştu geçen sene.”

Palandöken DağıMilli Takım3-sayfatv100YaşamSporBaba
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>LİSTEDEKİ TEK TÜRK HAKAN ÇALHANOĞLU
Manchester City ile geçtiğimiz sezon Premier Lig şampiyonluğu, İspanya Milli Takımı’yla ise Avrupa Şampiyonası’nı kazanan Rodri, ilk sırada yer aldı. Rodri, bu yıl Ballon d’Or ödülünün de sahibi olmuştu. İlk 10’da Real Madrid’den 4 futbolcunun bulunduğu listede Süper Lig’den Galatasaray’ın golcüsü Victor Osimhen 74., Inter forması giyen A Milli Takımımızın kaptanı Hakan Çalhanoğlu ise 32. sırada kendine yer buldu.

İŞTE İLK 10’DAKİ FUTBOLCULAR
İşte Guardian’ın derlediği rapora göre 2024’ün en iyi futbolcuları;
Hakan ÇalhanoğluInternazionaleVictor OsimhenThe GuardianGalatasarayInter MilanFutbolDünyaSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>LİSTEDEKİ TEK TÜRK HAKAN ÇALHANOĞLU
Manchester City ile geçtiğimiz sezon Premier Lig şampiyonluğu, İspanya Milli Takımı’yla ise Avrupa Şampiyonası’nı kazanan Rodri, ilk sırada yer aldı. Rodri, bu yıl Ballon d’Or ödülünün de sahibi olmuştu. İlk 10’da Real Madrid’den 4 futbolcunun bulunduğu listede Süper Lig’den Galatasaray’ın golcüsü Victor Osimhen 74., Inter forması giyen A Milli Takımımızın kaptanı Hakan Çalhanoğlu ise 32. sırada kendine yer buldu.

İŞTE İLK 10’DAKİ FUTBOLCULAR
İşte Guardian’ın derlediği rapora göre 2024’ün en iyi futbolcuları;
Hakan ÇalhanoğluInternazionaleVictor OsimhenThe GuardianGalatasarayInter MilanFutbolDünyaSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İKİ TAKIMIN DURUMU
Ligde 10. haftada oynanan Galatasaray derbisinin ardından 3 puan almakta zorlanan Beşiktaş, son 7 karşılaşmada yalnızca 1 kez kazandı. Son olarak Adana Demirspor’a 2-1 mağlup olan siyah-beyazlılar, Alanyaspor maçı öncesinde oynadığı 15 maçta 7 galibiyet aldı. Siyah-beyazlılar, 4’er yenilgi ve beraberlikle topladığı 25 puan ile 6. sırada kendine yer buldu. Son 3 maçta 2 kez sahadan kazanarak ayrılan Alanyaspor ise toplamda 4 galibiyet, 5 beraberlik ve 6 yenilgi ile 17 puanla 14. sırada yer aldı.
İLK 11’LER
Beşiktaş : Mert; Svensson, Uduokhai, Emirhan, Zaynutdinov, Al Musrati, Gedson, Salih, Muçi, Rafa Silva, Semih.
Alanyaspor: Ertuğrul, Lima, Fatih, Aliti, Hadergjonaj, Makouta, Janvier, Yusuf Özdemir, Augusto, Efecan, Cordova.
CANLI ANLATIM
46′ İkinci yarı başladı.
İ.Y Beşiktaş 1-1 Alanyaspor
45+7′ Muçi’nin kullandığı köşe vuruşunda Semih penaltı noktasından röveşata ile kaleye denedi ancak kaleci Ertuğrul topa sahip oldu.
45+6′ Musrati’nin ceza yayının solundan sağ ayak üstüyle şutunu çekti. savunmadan seken top dışarı çıktı. Beşiktaş, sağ kanattan köşe vuruşu kullanacak.
45′ İlk yarının sonuna 4 dakika ilave edildi.
39′ Gedson, ceza yayında topla buluşarak solundaki takım arkadaşı Muçi’ye pasını aktardı. Muçi ceza sahası solundan sol ayak üstüyle şutunu çekti ancak top savunmaya çarpıp dışarı gitti. Beşiktaş, sol kanattan köşe vuruşu kullanacak.
38′ Muçi, sağ kanattan topu içe çekerek sağ ayak içiyle şutunu çekti. Kaleci Ertuğrul topu yumruklayarak tehlikeli bölgeden uzaklaştırdı.
36′ Salih Uçan, ayağa kalktı. Mücadele Alanyaspor’un kale vuruşuyla yeniden hareketlendi.
35′ Salih’in tedavisi saha içinde sürüyor…
34′ Muçi’nin sol kanattan açtığı ortada ceza sahasında Salih Uçan kendini yere bıraktı. Hakem Cihan Aydın, sağlık ekiplerini oyun alanına davet etti.
32′ Efecan orta alanda topu eliyle kontrol etti. Beşiktaş, serbest vuruş kullanacak.
31′ OFSAYT, GOL İPTAL! Hakem Cihan Aydın, GOL pozisyonunu VAR yardımıyla değerlendirdi. Yapılan inceleme sonucunda Yusuf’un attığı gol, ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. Beşiktaş 1-1 Alanyaspor
30′ Augusto, sağ kanattan topu sürerek ceza sahasına ortaladı. Arka direkte Yusuf Özdemir topa son bir hamle yaparak meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu.
29′ GOOOLLL! Beşiktaş 1-2 Alanyaspor (Yusuf Özdemir)
25′ Merkezden topu hücum kaleye süren Salih, Semih Kılıçsoy’a derin bir top gönderdi. Semih, ceza sahasının solundan sol ayağının içiyle şutunu çekti ancak top kaleci Ertuğrul’da kaldı.
23′ Janvier’in kullandığı köşe vuruşunda savunmada Semih topu karşıladı. Ceza yayı soluna düşen topa Augusto sağ ayak üstüyle şutunu çekti top Beşiktaş savunmasına çarparak dışarı çıktı. Alanyaspor, sol kanattan bir köşe vuruşu daha kullanacak.
21′ Mücadelenin bu dakikasında Beşiktaş %58 -%42 Alanyaspor topa hakim.
20′ Alanyaspor’da Augusto, ceza sahası solundan sağ ayak içiyle şutunu çekti .Top kaleci Mert Günok’ta kaldı. Pozisyonun ardından ofsayt bayrağı kaldırıldı.
17′ Efecan, orta alanda Svensson ile girdiği ikili mücadelenin ardından kendini yere bıraktı. Sonrasında ayağa kalkarak oyun yeniden hareketlendi.
15′ Mücadelede ilk 15 dakikalık bölümü geride bıraktık.
10′ Mücadelede ilk 10 dakikalık bölümü geride bıraktık.
8′ Emirhan, savunmadan hücum bölgesine doğru uzun bir top gönderdi. Ceza yayında, Gedson’dan önce Aliti topa müdahale etti. Daha sonra Fatih Aksoy, topla buluşarak kalecisi Ertuğrul’a dönmek istedi. Ancak, pası kısa düşünce Rafa Silva araya girerek topu kazandı ve kaleci Ertuğrul’u çalımlayarak meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu.
7′ GOOOLLL! Beşiktaş 1-1 Alanyaspor (Rafa Silva)
6′ Alanyaspor’un kullandığı köşe vuruşunda ceza alanında Lima, müsait pozisyonda sağ ayak içiyle vuruşunu yaparak topu ağlarla buluşturdu.
5′ GOOOLLL! Beşiktaş 0-1 Alanyaspor (Nuno Lima)
5′ Janvier, sağ kanattan ceza sahasına ortaladı. Zaynutdınov’a çarpan top dışarı gitti. Alanyaspor, sağ kanattan köşe vuruşu kullanacak.
1′ İlk düdük çaldı.
Trendyol Süper LigBeşiktaşTüpraşAlanya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MOURINHO’NUN AYRILIĞI GÜNDEME DAHİ GELMEDİ
Fenerbahçe Yönetim Kurulu üyeleleri, tüm istişarelerini kadroyu güçlendirmeye yönelik yapıyor. Bugüne dek yapılan herhangi bir toplantıda Jose Mourinho ile ayrılık konusu gündeme dahi gelmedi. Portekizli teknik direktör, daha önce planladığı üzere ameliyat olmak için yurt dışına gitti. Mourinho operasyonun ardından doktorun tavsiyesine göre istirahatini tamamlayacak ve İstanbul’a dönecek.
FENERBAHÇE GEÇEN SEZONU ARIYOR
Fenerbahçe’de geçtiğimiz sezon yakalanan yüksek puan ortalaması bu sezon yakalanamadı. Geçtiğimiz sezon İsmail Kartal yönetiminde sezonu 99 puan ve 99 golle tamamlayan Fenerbahçe, ligin ilk 16 haftasında 43 puan toplamıştı. Bu sezon Jose Mourinho yönetiminde ligde 16 maça çıkan Fenerbahçe, bu maçlarda 36 puan toplayarak geçtiğimiz sezonun 7 puan gerisinde kaldı. Öte yandan geçen sezon Süper Lig’de çıktığı 38 maçta 15 puan kaybeden Fenerbahçe; bu sezon 16 maçta 12 puan kaybetti.
İLK 6’DAKİ TAKIMLARI YENEMEDİ
Jose Mourinho yönetimindeki Fenerbahçe, bu sezon Trendyol Süper Lig’de ilk 6 sırayı paylaşan hiçbir takımı mağlup edemedi.
İşte o maçlarda alınan sonuçlar;
SON 4 MAÇTA ÇÖKTÜ
Öte yandan Jose Mourinho’nun ekibi, tüm kulvarlarda oynadığı son 4 maçta sadece bir kez galip geldi.
Fenerbahçe’nin son 4 maçta aldığı sonuçlar şu şekilde;

Jose Mourinhoİsmail KartalFenerbahçeEyüpsporFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SÜLEYMAN SEBA’DAN YOLUNU MU BULDUN?”
Beşiktaşlı taraftarlar, Alanyaspor karşılaşmasında Hasan Arat aleyhinde tezahüratta bulundu. Beşiktaş tribünleri, Hasan Arat için, ” Süleyman Seba‘dan yolunu mu buldun? Söylesene Hasan, kaç para koydun?” tezahüratı yaptı.
24 ARALIK’TA KONUŞACAK
Öte yandan istifasının ardından sırra kadem basan Hasan Arat, sessizliğini bozma kararı aldı. Beşiktaş’ın eski başkanı, 24 Aralık Salı akşamı Ekol TV ekranlarında açıklamalarda bulunacak. Candaş Tolga Işık’a konuşan Arat, “Haftalardır hakkımda ortaya atılan iddialarla ilgili cevap hakkımı kullanmak istiyorum. Her 2 başkan adayımızla bu konuda istişare ettim. Bu salı akşamı canlı yayında sorularınızı yanıtlamaya hazırım” ifadelerini kullandı.
HASAN ARAT’IN İSTİFA SÜRECİNDE YAŞANANLAR
Beşiktaş’ta başkan Hasan Arat’ı istifaya götüren süreçte futbol takımının sergilediği kötü performansın yanı sıra bazı yöneticilerin birbirleriyle yaşadığı uyumsuzluklar da önemli rol oynadı.
Yönetim kurulunda yaşanan görüş ayrılıkları nedeniyle sıkıntıların büyümesi üzerine 26 Kasım’ı 27 Kasım’a bağlayan gece futbol takımları genel koordinatörü Samet Aybaba ile yönetim kurulu danışmanı Brad Friedel ile yollar ayrıldı.
Siyah-beyazlıların efsane futbolcuları arasında kabul edilen Aybaba’ya bu kararın WhatsApp aracılığıyla bildirilmesi tepki çekerken, 27 Kasım’da asbaşkan Onur Göçmez ile iletişimden sorumlu yönetim kurulu üyesi Işıl Zeybek görevinden istifa etti. Tüpraş Stadı’nda gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantısının ardından Göçmez istifadan vazgeçerken, Futbol AŞ’nin başına da dönemin ikinci başkanı Hüseyin Yücel getirildi.
Hasan Arat, yaptığı açıklamada, “Sahici sarsıntılar yalancı dengelerden daha iyidir. Beşiktaş kalkışma yapılacak bir kulüp değildir.” ifadelerini kullanarak, görevine devam ettiğini ve zorluklarını üstesinden geleceklerini vurguladı.
Ancak Arat, bu ifadelerinin üzerinden henüz 48 saat geçmemesine rağmen UEFA Avrupa Ligi’nin 5. haftasında İsrail ekibi Maccabi Tel Aviv karşısında yaşanan 3-1’lik mağlubiyetin ardından özel sebepler (Sağlık sorunu) gerekçesiyle görevinden ayrıldığını açıkladı.

Süleyman SebaHasan AratBeşiktaşFutbolAlanyaSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trendyol Süper Lig’in 17. haftasında deplasmanda ikas Eyüpspor ile 1-1 berabere kalan Fenerbahçe, zirve yarışında çok kritik 2 puan yitirdi.

AHMED KUTUCU SKOR ÜRETMEYE DEVAM EDİYOR
Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda oynanan karşılaşmaya iki takım da dengeli başladı. Müsabakanın 26. dakikasında Ahmed Kutucu’nun golüyle ev sahibi ekip 1-0 öne geçti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İLK YARININ SONARINDA EN NESYRI SAHNE ALDI
Golün ardından çabuk toparlanan ve oyunu rakip yarı sahaya yıkan sarı-lacivertliler, aradığı golü 45+4. dakikada Youssef En-Nesyri ile buldu ve soyunma odasına 1-1 eşitlikle girildi.

İKİNCİ YARIDA GOL ÇIKMADI
İkinci yarıya etkili başlayan Fenerbahçe, gol pozisyonu üretmekte zorlandı. Müsabakanın 65. dakikasında Dusan Tadic ile bir topu direkten dönen sarı-lacivertlile, kalan bölümde baskı kursa da skor bulamadı ve karşılaşma 1-1 eşitlikle sona erdi.

EN-NESYRİ LİGDEKİ 6. GOLÜNÜ ATTI
Ligde bu karşılaşma öncesinde 5 golü bulunan 27 yaşındaki santrfor, 45+4. dakikada kaydettiği golle takımına eşitliği getirirken ligdeki 6. golüne ulaştı. Avrupa kupalarında da 3 golü bulunan En-Nesyri, son 2 lig maçında 3 gol atmayı başardı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURUK DERBİ KAZANMAYA DEVAM EDİYOR
Süper Lig tarihinde ikinci kez (1999/2000) bir sezonun ilk yarısındaki üç derbiyi de kazanan Galatasaray (Beşiktaş, Fenerbahçe & Trabzonspor), bu karşılaşmalarda en fazla gol attığı sezonu yaşıyor.
Fenerbahçe 1-3 Galatasaray
Galatasaray 2-1 Beşiktaş
Galatasaray 4-3 Trabzonspor
Okan Buruk, Galatasaray’ı çalıştırmaya başladığı günden beri şunu çok net görüyoruz: Tempoyu seven ve hedef maçlarında daha da tempolu, baskılı ve iştahlı bir oyun tercih ediyor. Galatasaray, şimdiye kadar ligdeki hedef maçlarının 3’ünü de kazandı.
G.SARAY DAHA ÇOK GOL YİYOR AMA YİNE DE KAZANIYOR
Ancak bu sezon savunma anlamında problemler ve sakatlıklar yaşayan bir G.Saray görüyoruz. Savunmadaki sıkıntılar bu sezon kalesinde daha fazla gole sebep oluyor. Size, Galatasaray’ın son 2 şampiyonluğunda ve bu sezon da şimdiye kadar kalesinde maç başına gördüğü gol beklentilerine göstermek istiyorum.
2022-23 Sezonu: 0.7 xG (maç başına) (Ligde birinci)
2023-24 Sezonu: 0.8 xG (maç başına) (Ligde ikinci)
2024-25 sezonu: 1.28 xG (maç başına) (Bu sezon yedinci)
GOL ÜRETMEDE GALATASARAY LİDER
Verilere baktığımız zaman bu sezon diğer sezonlara göre kalesinde gol beklentisi giderek yükseliyor. Çünkü G.Saray çok fazla pozisyon vermeye başladığı bir sezonu yaşıyor. İyi olduğu maçlarda bile bunu görüyoruz. Yine çok gol atabilen ama buna karşın daha fazla gol yiyebilen bir takım var artık bu sezon karşımızda. Zaten bu sezon ligde gol üretme konusunda en yüksek veriye sahip Galatasaray.
SAVUNMADAKİ PROBLEMLER GOL OLARAK GERİ DÖNÜYOR
Dünkü maça bakalım; Galatasaray, bu sezon gol atmakta zorlanan Trabzonspor’dan 3 gol yedi. Hatta 4. golü de yiyebilirdi. Kasımpaşa maçında 3-0’dan 3-3’e gelen maç var. Samsunspor ve Eyüpspor’dan 2’şer gol yenilen maçlar var karşımızda. Savunma anlamında belki de bu sezon en kötü maçını oynadı G.Saray Trabzonspor’a karşı. Çünkü Trabzonspor’un hücum hattının G.Saray’ın savunma hattına büyük bir üstünlüğü oldu.
Banza, atletizmi ve çabukluğuyla Abdülkerim ve Kaan’a karşı üstün geldi. Banza’nın golü de zaten bunun sonucuydu. Nwakaeme ile Jelert’in eşleşmesi zaten hatalı tercihti. Berkan Kutlu zaten sol bek profili olmayan bir oyuncu. Yani baktığımız zaman savunma yapısı sorunlu ve bireysel hatalara sebep olabilecek bir 11’le çıktı G.Saray. Sonuç da sürpriz olmadı. Kalesinde 3 gol gördü.
GÜCÜNÜ SAVUNMADAN ALAN TAKIMDAN GÜCÜNÜ HÜCUMDAN ALAN TAKIMA…
Yani kısaca Okan Buruk’un son 2 şampiyonluğunda gücünü savunmadan alarak hücumda etkili olabilen bir takım varken, bu sezon gücünü savunmadan değil gücünü hücumdan alan bir takım görüyoruz. Galatasaray’ı eleştirecek olursak savunma konusundaki problemleri nedeniyle bu yönüyle eleştirebiliriz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Futbolu bıraktıktan sonra farklı mesleklere yönelen efsane isimleri ve meslekerlini sizler için hazırladık. İşte herkesi şaşırtan o meslekler ve yöneldikleri sektörler…

GABRIEL BATISTUTA – İNŞAAT

THOMAS GRAVESEN – POKER OYUNCUSU

BIXENTE LIZARAZU – JIU-JITSU

TIM WIESE – WWE, PROFESYONEL GÜREŞ
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 1’inci Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz, kura çekiminin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. TFF 1’inci Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz, Fenerbahçe’nin kupaya katılıp katılmayacağıyla ilgili, “Yazı ile kura çekimine katılmayacaklarını bildirdiler. Grup aşamasından çekilmek için bize bir yönetim kurulu kararı gelmedi. Rutini bozmayarak çekilişlerini yaptık. Kendi adıma yönetim kurulundan olumlu bir karar çıkacağını düşünüyorum. Tabii ki karar yönetim kurulunundur. Katılmazsa kurallar neyse o olur, maça çıkmadığı takdirde rakibine 3 puan yazar” ifadelerini kullandı.
“İSVİÇRE SİSTEMİNDEN UYARLARAK YAPMIŞ OLDUĞUMUZ BİR KURA”
Türkiye Kupası’nın yeni sisteminden bahseden Mecnun Otyakmaz, “İsviçre sisteminden uyarlayarak yapmış olduğumuz bir kura oldu. Bir değişikliktir, iyidir. Hem bunu denemiş oluruz. İnşallah taraftarlarımıza, futbolseverlere keyifli bir süreç yaşatır. Bazı gruplarda aynı şehir takımları da denk geldi. Geçtiğimiz kurada da gelmişti. Bazen kuranın azizliği oluyor. Geçen sefer aynı şehrin 4 takımı eşleşmişti. Şimdi de bazı gruplarda aynı şehrin takımları var. Değişik bir kura inşallah futbola katkısı olur” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen kura çekiminin ardından eşleşmeler de belli oldu. İşte detaylar…
GRUPLAR:

A Grubu: Trabzonspor, Corendon Alanyaspor, Çaykur Rizespor, MKE Ankaragücü, Solwie Energy Fatih Karagümrük, İskenderunspor

B Grubu: Fenerbahçe, Kasımpaşa, Gaziantep FK, Göztepe, Uğur Okulları İstanbulspor, Erzurumspor FK


C Grubu: Galatasaray, RAMS Başakşehir, TÜMOSAN Konyaspor, ikas Eyüpspor, Ahlatçı Çorum FK, Boluspor

D Grubu: Beşiktaş, Net Global Sivasspor, Onvo Antalyaspor, Sipay Bodrum FK, Kocaelispor, Kırklarelispor
MAÇLAR NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
Yeni formata göre grup aşamasında takımlar toplam üç maç oynayacak. İlk maçlar 7-8-9 Ocak tarihinde başlayacak. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan takımlar ise çeyrek finale yükselmeye hak kazanacak. Çeyrek final mücadeleleri Nisan ayında, yarı final Nisan ayında ve Ziraat Türkiye Kupası finali 14 Mayıs 2025’te oynanacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kargın’ın yardımcılıklarını Abdullah Bora Özkara ve Furkan Ürün yapacak.
Karşılaşmanın 4. hakemi Burak Olcar olacak. Söz konusu mücadelede VAR koltuğunda Mustafa İlker Coşkun oturacak. Coşkun’a AVAR olarak Ceyhun Sesigüzel eşlik edecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yaz transfer döneminde Galatasaray’ı reddeden Polonyalı yıldız Nicola Zalewski konusunda yeni gelişmeler yaşanıyor.

Yaz transfer döneminde Türkiye’de adı en çok konuşulan oyunculara arasına giren Zalewski için bu sefer de başka bir Süper Lig devi araya girdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Galatasaray’a transfer olmayı reddeden Zalewski daha sonra Roma yönetiminin kararıyla kadro dışı kalmıştı.

AFFEDİLDİ
Polonyalı yıldız, Roma’da Daniele De Rossi döneminin sona ermesi ve Rossi’nin yerine teknik direktör Ivan Juric’in göreve gelmesiyle birlikte affedildi.

ZALEWSKI’DEN GALATASARAY İTİRAFI
22 yaşındaki futbolcu, ekim ayında yaptığı açıklamada Galatasaray’a transfer süreciyle ilgili açıklamalarda bulunmuştu. TVP Sport’a röportaj veren Zalewski, şunları söylemişti:
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İLK YARIDA KARŞILIKLI GOLLER
İlk yarı Ahmet Kutucu ve En-Nesyri’nin attığı gollerle 1-1 sona erdi. İkinci yarıda iki takım da net pozisyonlar bulsa da gol sesi çıkmadı ve karşılaşma 1-1 beraberlikle sonuçlandı.

F.BAHÇE ZİRVE YARIŞINDA YARA ALDI
Zirve yarışında yara alan Fenerbahçe, maç fazlasıyla Galatasaray ile arasındaki puan farkını 5’e indirdi.


ARDA TURAN KIRMIZI KART GÖRDÜ
Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan, En-Nesyri’nin golünden sonra hakeme büyük bir tepki gösterdi. İrfan Can Kahveci’nin Caner Erkin’e faul yaptığı iddia eden Arda Turan, hakem tarafından kırmızı kartla tribünlere gönderildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarı-lacivertli kulüp, alınan ertelenme kararına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, alınan kararın suistimale açık bir zemin hazırladığı vurgulandı.
Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Dün yaşanan durum, üzülerek belirtmek isteriz ki bu organizasyonun ciddiyetine ve seviyesine yakışmamaktadır. Sezon içerisinde oynanan karşılaşma sayısının çokluğu, yerel liglerin yanı sıra çift maç haftaları da düşünüldüğünde takımları, geniş kadrolarla yola çıkmaya ve bunların bütçesel zorluklarıyla başa çıkmaya itmektedir. Yakın geçmişte tüm dünyanın yüzleşmek durumunda kaldığı Kovid-19 dönemi, elbette tüm Avrupa Ligi takımlarının mutabık kaldığı şekilde, ölümcül bu hastalığın etkileri de gözetilerek karşılaşmaların ertelenmesine sebebiyet veren durumları ortaya çıkarmıştı. Fakat bu kapsamda değerlendirilemeyecek bir durumda, üstelik ilgili müsabakanın başlamasına saatler kala alınan erteleme kararı, Avrupa Ligi gibi bir organizasyonun, katılımcısı olan bizler tarafından da her ortamda savunulduğu ciddiyetiyle hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır.”
Bu tür kararların Avrupa Ligi organizasyonunun ciddiyetine büyük zararlar verebileceği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Bu ve benzeri durumları öngörerek, müsabakaların devamlılığını sağlayacak gerekli tedbirleri sezon başında almak ve başta takımların acil durumlarda altyapılardan gereken oyuncu desteğini sağlayabilmeleri olmak üzere gerekli tüm yaptırımları yine sezon başında uygulamak, Avrupa Ligi yönetiminin başlıca görevlerindendir. Paris Basketbol’un içinde bulunduğu durumu üzüntüyle karşılıyor ve salgından etkilenen tüm bireylerine acil şifalar diliyoruz. Ancak takımımız Fenerbahçe Beko da sezon başından bu yana birçok karşılaşmada hastalık ve sakatlık kaynaklı eksiklerine rağmen hiçbir mazeret göstermeden mücadelesini sürdürmüş ve bu karşılaşma için de benzer bir durumda, çift maç haftasının ilk müsabakasının ardından uzun bir yolculuk sonrası Barcelona’dan Paris’e seyahat etmiştir. Bu durumun yarattığı mağduriyetin, bizleri üzen en önemli noktalarından biri de taraftarlarımızın yaşadığı durumdur. Alınmış olan bu kararın ileriye dönük çok tehlikeli bir emsal oluşturduğu ve suistimale oldukça açık bir zemin hazırladığı da aşikardır.”
Sarı-lacivertli kafilenin karşılaşmanın erteleme kararının ardından dün gece geç saatlerde İstanbul’a döndüğü belirtildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray, hücum hattına yapacağı takviyelerle kadrosunu güçlendirmek için harekete geçti.

Sarı-kırmızılı takım, bu doğrultuda İtalyan devi Roma’da forma giyen Paulo Dybala’yı transfer listesine ekledi.

Cimbom’un oyuncu tarafıyla maaş üzerinden görüşmeler gerçekleştirdiği ve indirim talep ettiği konuşuluyor.

Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk de geçtiğimiz günlerde Dybala için, “Transfere ben bakmıyorum. Girişimler olduğunu biliyorum. Kulübümüzün pek çok futboluyla ilgilenmesi normal.” ifadelerini kullanmıştı.

Galatasaray-Dybala görüşmesinin basına yansımasının ardından İtalyan spor gazetesinin verdiği haber, adeta gündeme bomba gibi düştü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trendyol Süper Lig’in 17. haftasının açılış maçında Eyüpspor ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi.

Maç öncesinde Arda Turan ve Jose Mourinho saha kenarında birbirleriyle sarılarak kısa bir sohbet gerçekleştirdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İlk yarı, Ahmed Kutucu’nun ve En-Nesyri’nin karşılıklı kaydettiği gollerle 1-1 sona erdi.

KAZANAN ÇIKMADI
İkinci yarıda iki takım da net gol pozisyonları yakalasa da gol sesi çıkmadı ve karşılaşma 1-1 sona erdi.

Fenerbahçe’de Dusan Tadic’in bir topu direkten dönerken, Eyüpspor kalecisi Berke Özer çok net pozisyonlarda gollere engel oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa’da otomobil satışları tüm hızıyla devam ediyor. EBS Danışmanlık tarafından Avrupa Otomotiv Üreticileri (ACEA) verilerine dayanarak hazırlanan kasım ayı raporuna göre, Türkiye, İspanya’yı geride bırakarak ilk 5’e girmeyi başardı.
TÜRKİYE, KASIM AYINDA İSPANYA’YI GEÇTİ
Türkiye, kasım ayında 94 bin 595 adet otomobil satışı gerçekleştirerek Avrupa’da 5. sıraya yerleşti.
83 bin civarında satış yapan İspanya ise 6. sırada kaldı. 2024 genelinde ise 845 bin 530 satış ile Türkiye 6. sırada yer alıyor.
ALMANYA LİDERLİĞİ SÜRÜDÜRÜYOR
Hem Kasım ayı hem de 2024 genelinde Almanya, büyük bir farkla liderliği elinde bulunduruyor. Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya ise Almanya’yı takip eden diğer ülkeler.
AVRUPA’DA SATIŞLAR ARTIYOR
2024 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla Avrupa’da toplamda 11 milyon 876 bin 943 adet otomobil satıldı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %0,63’lük bir artış gösteriyor.

KASIM AYINDA EN ÇOK OTOMOBİL SATILAN ÜLKELER
Almanya – 244.544 satış
Birleşik Krallık – 153.610 satış
Fransa – 133.319 satış
İtalya – 124.344 satış
Türkiye – 94.595 satış
İspanya – 83.339 satış
Polonya – 49.149 satış
Hollanda – 34.434 satış
Belçika – 31.825 satış
İsveç – 24.844 satış
2024 GENELİNDE EN ÇOK OTOMOBİL SATILAN ÜLKELER (OCAK-KASIM)
Almanya – 2.592.610 satış
Birleşik Krallık – 1.811.992 satış
Fransa – 1.534.750 satış
İtalya – 1.453.458 satış
İspanya – 911.503 satış
Türkiye – 845.530 satış
Polonya – 495.877 satış
Belçika – 424.840 satış
Hollanda – 346.515 satış
İsveç – 243.261 satış
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İki çocuk annesi olan Neşe Özkan’ın karın germe ameliyat ve göğüs küçültme ameliyatı sırasında kalbinin durduğu iddia edildi.

Neşe Özkan, bugün Bursa’da ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ebru Gündeş ile hasret gideren Demet Akalın, arkadaşı ile fotoğraf çektirdi ve “En çok özlenenle kavuştuk” notuyla sosyal medyadan yayımladı.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Daha önce Mauro Icardi ile mesajlaşmalarını ifşa eden Wanda Nara, dün de annesi Nora Colosimo’nun yıldız golcüye attığı mesajları sosyal medya hesabından paylaşmıştı.
Wanda Nara, bu kez de, Mauro Icardi ile çocuklarının velayeti konusunda yaşadıkları fikir ayrılıklarını gözler önüne serdi.
Mauro Icardi, geçtiğimiz günlerde, kızları Francesca ve Isabella’nın velayetini almak için Wanda Nara’ya İstanbul’da dava açmıştı. Wanda Nara, kızları nedeniyle Icardi ile Whatsapp üzerinden yaşadığı tartışmayı Instagram hesabından paylaştı.
İkili arasında geçen diyalog şu şekilde;
Wanda Nara: Asla alamayacağın velayeti isteyerek ve kızlarının annesini inciterek kendini mahvediyorsun.
Mauro Icardi: Göreceğiz bakalım.
Wanda Nara: Beni küçük düşürmek seni mutlu edecekse bu senin sorunun.
Mauro Icardi: Kızlar seni bu numaradan arayacak. Telefon numarası bu. Senin hayatın umurumda değil. Tüm güvenilirliğini kaybettin. Bana başka bir şey gönderme. Güle güle.
Icardi sonrasında Wanda Nara’nın sevgilisi L – Gante hakkında da konuştu: Bu çocuğa (L-Gante) izin vermemeni söylemiştim. Çünkü bunun böyle olacağını biliyordum. Hayatımıza karşımasına olanak tanıyorsun bu inanılmaz! Tarzını, aileni, gururunu bir hiç uğruna harcıyorsun. Bugün tüm kredini kaybettin. Tüm zarafetini kaybettin. Her şeyi kaybettin… Kendini böyle cezalandırmak nasıl mümkün olabilir?
Ben hiç kin tutmuyorum. Bu bende kıskançlık değil, başkası adına utanç, tiksinti yaratıyor… Seni gören, yorum yapan ve konuşan yüzde 99,9 kişide olduğu gibi…
20 yaşında, uyuşturucu bağımlısı, alkolik, cahil, silah taşıyan, hüküm giymiş bir mahkumla sevgili olduğun için nasıl kin tutabilirim ki? Daha devam etmemi ister misin?
Çocukların adına, benim kızlarım adına ve onlara her zaman verdiğimiz aile imajı adına senin adına utanıyorum.
Icardi, dün kızlarıyla yer aldığı bu fotoğrafına; “Kahkahalarında koşulsuz ve sonsuz sevginin yankısını duyuyorum” notunu düştü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sağlık durumu hızla ağırlaşan ünlü şarkıcı, yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. Daha önce tedavi gördüğü Antalya’daki doktorunun talebi üzerine, gece saatlerinde ambulans uçakla Antalya’ya sevk edilmişti.
Ferdi Tayfur, burada tekrar yoğun bakım ünitesine alınmış ve ardından bir operasyon geçirmişti. Ameliyatı başarılı geçen Ferdi Tayfur’un sağlık durumu hakkında yeni gelişmeler yaşandı.
REKLAM
Ferdi Tayfur’un menajeri Şirin Gözalıcı, ünlü şarkıcının hastane odasındaki son halini paylaşıp doktoru Prof. Dr. Asuman Yavuz’un açıklama yaptığı videoyu; “Doktorumuz Sn. Prof. Dr. Asuman Yavuz gerekli açıklamayı yapmıştır. Sayın Ferdi Tayfur’un sağlık durumu iyi olup bir süre gözetim altında tutulacaktır, tüm sevenlerine duyurulur” notuyla yayımladı.

Davalık olduğu babası Ferdi Tayfur’un sağlık durumu hakkında haberi olmadığını dile getiren Tuğçe Tayfur bu konuda şu açıklama yapmıştı; “Ben yaklaşık 6-7 aydır Ferdi Bey adına verilmiş kararları sizler gibi avukatı aracılığıyla sosyal medyadan öğreniyorum. Buna şu an rahatsızlığı da dahil. Necla Hanım ne kadar bir şeyleri kenara bırakıp sonuçta sağlık bu deyip öğrenmeye çalışsa da herhangi bir cevap alamamıştır. O yüzden siz ne biliyorsanız biz de onu biliyoruz. Allah nerede sağlık bekleyen, şifa bekleyen birileri varsa yardımcısı olsun.”

Ferdi Tayfur ameliyat oldu Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>54 yaşındaki İngiliz yönetmen, dün Buckingham Sarayı’nda düzenlenen törende Kral Charles tarafından ‘sir’ ilan edildi.
Yönetmenin, 53 yaşındaki yapımcı eşi Emma Thomas’a da sinema sektörüne katkılarından dolayı ‘dame’ ünvanı verildi.
“KRAL, FİLMİMİ İZLEMİŞ”
Çiftin yapımcı ve yönetmen olarak ortaklıklarından ‘Kara Şövalye’ ve 2024 ödül törenlerini silip süpüren epik biyografik film ‘Oppenheimer’ dahil olmak üzere büyük gişe rekorları kıran filmler çıktı.
Christopher Nolan, kraliyet tarafından onurlandırılmasıyla ilgili konuşurken, Kral Charles’ın ‘Oppenheimer’ filmini izlediğini söyleyerek, “Çalışmalarımızı bilmesi ve farkında olması çok güzeldi ve evet, bu ünvanın daha fazlasını yapmam için bir teşvik olacağını umduğunu söyledi” ifadesini kullandı.
ORTAK ÇALIŞTILAR
‘Oppenheimer’ ile çift ilk kez ‘En İyi Film’ Oscar’ını ve ‘En İyi Film’ BAFTA’sını kazandı. Daha önce 2010’un bilimkurgu filmi ‘Inception’ ve 2017’nin savaş gerilim filmi ‘Dunkirk’ bu ödüllere aday gösterilmişti.
Çift, 1997’de evlendikten sonra gişe rekorları kıran filmlerinin çoğunun arkasında olan bir yapım şirketi kurdu.
“İYİ BİR EŞ BULUN”
Christopher Nolan, bir keresinde genç yönetmenlere tavsiyesinin ne olduğu sorulduğunda “İyi bir eş bulun” yanıtını vermişti.
Nolan, ‘dünyanın en yenilikçi ve etkili film yönetmenlerinden biri’ olduğu için İngiliz Film Enstitüsü Bursu’na layık görüldüğünde de eşine teşekkür etmişti.
KİMLER ŞÖVALYE İLAN EDİLDİ?
İngiltere’de sanat, iş, siyaset, spor gibi alanlardan üstün hizmetlerde bulunmuş başarılı isimler, şövalyelik nişanı ile ödüllendiriliyor.
Bugüne dek Elton John, Anthony Hopkins, Kevin Spacey, Paul McCartney, Patrick Stewart, Angelina Jolie ve Judi Dench gibi pek çok ünlü isme şövalyelik ünvanı verildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>49 yaşındaki Jolie’nin Haluk Bilginer ile birlikte rol aldığı ‘Maria’ filminin setinde Angelina Jolie’nin 23 yaşındaki oğlu Maddox ve 21 yaşındaki Pax, yapım asistanı olarak çalıştı.
Biyografik filmde Callas’ı canlandıran Jolie, karakterin çok fazla acı çektiğini söylerken, bunu oğullarının önünde yeniden canlandırmanın farklılığına değindi.
BBC’ye konuşan Angelina Jolie, “Elbette birçok şey yaşadığımı gördüler, ancak bir ebeveynin çocuğundan genellikle gizlediği acıların çoğunu ifade etmesini deneyimlememişlerdi” dedi.
Angelina Jolie, Maddox ve Pax’in duygusal sahnelerden sonra kendisine sarıldıklarını veya ona fincanlarca çay getirdiklerini paylaştı.
Ünlü oyuncu, gerçek hayatta saklamayı tercih ettiği duygusal çöküş anlarının bir benzerini çocuklarının karşısında canlandırmanın, ailesine karşı duyguları hakkında dürüst olması gerektiğini hatırlattığını belirtti.
Brad Pitt ile 2016’da ayrılan altı çocuk annesi Jolie, geçtiğimiz günlerde verdiği röportajda, “Sevdiğim çocuklarım var ama bir yetişkin olarak çoğu zaman yalnızım” itirafında bulunmuştu.
Maria Callas hakkında konuşurken Jolie, “Kendimi onun sahip olduğu yalnızlıkla özdeşleşirken buluyorum” ifadesini kullanmıştı.
Angelina Jolie, ailesinin ona büyük mutluluk vermesine rağmen, zamanının çoğunu yalnız geçirme gerçeğiyle mücadele ettiğini anlatmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet tarihinin en çok tarihi eser iadesinin sağlandığı bir dönem geçirdiklerinin altını çizen Zeynep Boz, şunları söylemişti; “Tarihi eserlerimiz; geldi, geliyor, gelecek”…
Eserlerimiz; geldi, geliyor, gelecek” Haberi Görüntüle
Zeynep Boz, 2024’ün bitmesine günler kala bu yıl; hangi ülkeden kaç tarihi eser iadesi alındığı anlattı. Boz, aynı zamanda tarihi eser kaçakçılığının önlenmesi için de yoğun çalışma içinde olduklarını belirtti. Boz, bu konuda şunları söyledi: Türkiye, 2024’te de kültür varlıklarının korunması ve yasadışı yollarla yurt dışına çıkarılmış eserlerin iadesi konusundaki mücadelesini kararlılıkla sürdürdü. Bu yıl aralarında Boubon heykelleri, M.Ö 5. yüzyıla ait sikkeler, Milet kökenli bir kore torsosu ve Mustafa Dede tarafından istinsah edilmiş bir Kur’an-ı Kerim’in de bulunduğu önemli eserleri ülkemize kazandırdık.
Ancak bu mücadelede temel hedefimiz sadece eserlerin iadesi değil; bu suçun tamamen önlenmesi. Bu amaçla 2024’te farkındalık ve eğitim çalışmalarına yoğunlaştık. Köylerde, ören yerlerinde ve okullarda binlerce kişiye ulaştık. Muhtarlarımızdan; öğretmenlerimize, kolluk kuvvetlerinden; yargı mensuplarına kadar geniş bir kitleyi eğittik. Uluslararası platformlarda Türkiye’yi başarıyla temsil ettik ve UNESCO ile AB eğitimlerinde eğitici olarak yer aldık.
2025’te de halkımızın desteğiyle bu suçun önlenmesi ve kültür varlıklarımızın korunması için daha büyük adımlar atmayı hedefliyoruz. Türkiye, kültür mirasını korumada örnek bir ülke olmaya kararlıdır.

2024’te 1.149 tarihi eser iadesi ağlandı. O eserler ve iade alınan ülkeler şöyle;
2024’TE TÜRKİYE’YE İADESİ SAĞLANAN TARİHİ ESERLER
• Fransa’dan Gönüllü İadesi Sağlanan Eserler (2 Adet)
Fransa’da ikamet eden bir kişi tarafından iki sikke gönüllü olarak ülkemize iade edildi. Türkiye’ye getirilen sikkeler 03.01.2024 tarihinde Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü’ne teslim edildi.
Bizans İmparatorlarından Justin I (518-527) dönemine tarihli olan sikke bronz bir follistir. Sikkenin arka yüzünden Konstantinopolis (İstanbul) darphanesinde basıldığı anlaşılıyor. Önyüzde sağa dönük imparator başı etrafında “DN IVSTINVSPP[AVG], arka yüzünde ise sikke biriminin 40 nummi olduğunu gösteren büyük M, solda yıldız, sağda ve üstte haç, altta ise silik halde CON yazılı.

Artuklu Beylerinden Nasreddin Artuk-Aslan (1200-1239) dönemine tarihli diğer bronz sikkenin önyüzünde yer alan sağa dönük insan başı etrafında Arapça “El-melik, el-mansur Nasır ül-Dünya ved-din Artuk Aslan, arka yüzünde ise “El-nasr el-din Allah emir-ül müminin El melikül Kamil” yazılı.
REKLAM
• Almanya’dan Gönüllü İadesi Sağlanan Roma Dönemine Ait Pişmiş Toprak Vazo (1 Adet)
Bir Alman vatandaşı tarafından, 30 yıl önce ülkemizden çıkarıldığı ifade edilerek Stuttgart Başkonsolosluğu’na teslim edilen Roma Dönemine ait Pişmiş Toprak Vazo diplomatik kargo yoluyla ülkemize getirilmiş ve 03.01.2024’te Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü’ne teslim edildi.
Roma Dönemine tarihlendirilen pişmiş toprak vazonun üzerinde Grekçe ‘PKH’ harfleri bulunuyor. Yoğun bir kireç tabakasıyla kaplı olan vazonun ağız kısmı kırık ve eksik.

• İngiltere’den İadesi Sağlanan Milet Kökenli Kore Torsosu (1 Adet)
İngiltere’nin Londra şehrinde faaliyet gösteren Christie’s Müzayede Evi’nin 8 Aralık 2021 tarihli ‘Antiquities’ isimli müzayedesinde yayımlanan kataloğunda 65 lot numarasıyla satışa sunulan mermer Kore Torsonun ülkemiz kökenli olabileceği tespit edildi.
Torsoya ilişkin müze uzmanlarımız ve akademisyenlerce yapılan incelemeler sonucu ülkemiz kökenli olduğu anlaşılmış ve konuya ilişkin uzman raporları hazırlandı. Bununla birlikte sürece eş zamanlı olarak eserin satışının durdurulması talep edildi.
İadeye konu eserin gövdesi; alt bölümü büyük çarkta şekillendirilmiş kil heykellerin etkisini taşır biçimde silindirik gövdeli. Torsonun küçük boyutlarda olması ve elinde tuttuğu alışılmış dışı atribü onun adak hediyesi olabileceğini düşündürüyor.
Yapılan girişimlerin ardından eserin satışı askıya alınmış ve yasadışı yollarla ülkemizden çıkarıldığına ilişkin ek olarak delil niteliğinde bilgi ve belgeler talep edildi. Bu doğrultuda eserin kökenine ışık tutabilecek arşiv belgeleri taranarak İngiliz makamlarına sunuldu.
Ayrıca; konuya ilişkin Didim Cumhuriyet Başsavcılığı da bir soruşturma başlatarak soruşturma kapsamında eserin ülkemize iadesi için bir adli istinabe talebi hazırlandı. Adli istinabe talebi, Adalet Bakanlığı kanalıyla ilgili ülkeye gönderildi.
Bakanlığımız girişimleri sonucu sunulan somut bilgi, belge ve delillerle birlikte yürütülen adli yardımlaşma talebimiz kapsamında esere el konuldu. 26 Ocak 2024’te ülkemize getirilen heykel geçici olarak Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde bulunuyor.
REKLAM
• İngiltere’den Gönüllü İade Alınan Bronz İmparator Heykeli (1 Adet)
Boubon Antik Kenti kökenli anıtsal boyutlardaki bronz imparator heykelinin Christie’s Müzayede Evi tarafından 2011’de New York’ta satışa çıkarıldığı tespit edildi. Soruşturmayla ilgili haberlerin uluslararası basında geniş bir şekilde yer bulması üzerine bu eseri, 2011’de yasadışı geçmişini bilmeden satın alan kişi durumdan haberdar edildi. Söz konusu kişi, İngiltere’deki konutunda bulundurduğu heykeli, iyi niyet göstererek Türkiye’ye iade etmeyi kabul etti.
Anıtsal bronz imparator heykeli ağırlığı sağ bacağına verilmiş şekilde bir duruşa sahip. Sağ kolu kayıp olmasına rağmen, omzun pozisyonundan heykelin sağ kolunun havada olduğu anlaşılıyor. Eser M.S. 2’nci yüzyıl sonu ve 3’üncü yüzyıl başına tarihleniyor.
2 Şubat 2024’te Antalya Müzesinde gerçekleştirilen bir törenle kamuoyuna tanıtılan eser Antalya Müzesi’nde sergileniyor

• İtalya’dan İadesi Sağlanan Pişmiş Toprak Eserler (11 Adet)
Floransa Savcılığı tarafından gerçekleştirilen bir soruşturma kapsamında; 11 adet pişmiş toprak eserin ülkemiz kökenli olup olmadığını ve kanun kapsamında bulunup bulunmadığını gösteren bilimsel bir rapor sunulması talep edildi.

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi tarafından hazırlanan raporla bu eserlerin Anadolu’da M.Ö 3 binden Demir Çağına kadar ülkemiz sınırları içerisinde bulunan eserlerin olduğu belirtilerek 2863 Sayılı Kanun kapsamında oldukları ifade edildi.
Konuya ilişkin hukuki prosedürün tamamlanması akabinde anılan eserler, 24 Ocak 2024’te Roma Büyükelçiliği’nde düzenlenen bir törenle teslim alındı.

• İsviçre’den Gönüllü İade Alınan Mermer Yazıt Parçası (1 Adet)
Graubünden Kantonu Arkeoloji Servisi, İsviçre Federal Kültür Ofisi (FOC) ile temasa geçerek Milet Antik Kenti kökenli olduğu anlaşılan bir mermer yazıt parçasını Türkiye’ye gönüllü olarak iade etmek istediklerini iletti. Dışişleri Bakanlığı ile Kültür ve Tanıtma Ataşeliği aracılığıyla Türkiye’ye getirilen yazıt parçası 22.03.2024’te Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü’nde muhafaza altına alındı.
Milet Antik Kentine ait olduğu anlaşılan mermerden yapılmış 13 cm uzunluğa, 10 cm genişliğe ve 3 cm derinliğe sahip yazıt parçasının korunabilen kısmında, kısmen 5 satırdan oluşan Grekçe yazıt görülüyor.
REKLAM
• ABD’den Gönüllü İade Alınan ‘Lekytos’ Görünümlü Pişmiş Toprak Vazo (1 Adet)
ABD’nin Florida eyaletinin Tampa şehrinde yaşayan bir ABD vatandaşı tarafından ülkemize gönüllü olarak iade edilmek üzere Miami Başkonsolosluğu’na teslim edilen ülkemiz kökenli “lekythos” türü pişmiş toprak vazo, Dışişleri Bakanlığı ile Miami Başkonsolosluğu aracılığıyla Türkiye’ye getirildi.
Roma Dönemi’ne tarihlenen ‘Lekytos” görünümlü, devetüyü renginde pişmiş toprak vazo 16,21 cm yüksekliğe, 4,5 cm genişliğe ve 2,4 cm ağız çapına sahiptir. Söz konusu pişmiş toprak vazo 04.04.2024 tarihinde Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü’nde muhafaza altına alındı.

• İngiltere’den İadesi Sağlanan Mustafa Dede Tarafından İstinsah Edilen Kuran-I Kerim (1 Adet)
İngiltere’de 2017’de satışa çıkarılan Mustafa Dede tarafından istinsah edildiği belirlenen Kuran-ı Kerim, yoğun bir delilleme süreci ve takibin ardından yasadışı yollarla kaçırıldığı tespit edilerek ülkemize kavuşturuldu.
Söz konusu eserin Sultan II. Abdülhamit’in koleksiyonunda yer aldığı, Türkiye’den yakın bir zamanda gasp sonucu ele geçirilerek kaçırıldığı dair bilgilere ulaşılmasını müteakip, Christie’s Müzayede Evi tarafından satışı gerçekleştirilecek eserin müzayededen çekilmesi ve ülkemize iadesiyle ilgili gerekli işlemlerin başlatılması, Dışişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’ndan talep edildi.

Ülkemizce sağlanan gasp tutanağı, eserin Türkiye’deyken çekilmiş fotoğrafı gibi deliller sayesinde Londra Metropolitan Polisi tarafından esere el konuldu Kur’an-ı Kerim’i satışa sunan yabancı uyruklu kişilerce, el koyma işlemine karşı bir hukuki süreç başlatılmış ve bu süreç ülkemiz lehine sonuçlandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na iletilen adli yardımlaşma talebimiz çerçevesinde, Bakanlığımız Yazma Eserler Başkanlığı, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın işbirliği ile gerçekleştirilen iade çalışmaları sonucunda ülkemize getirilen Mushaf, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi Müdürlüğü’nde muhafaza altına alındı.
Eser, Osmanlı hat ekolünün kurucusu, hattat Şeyh Hamdullah’ın oğlu Mustafa Dede imzalı bu Kur’an-ı Kerim nesih hat ile 13 satır halinde yazılmıştır. Ketebe kaydında Mustafa Dede imzası yer alan eserde herhangi bir tarih yer almamaktadır. 16’ncı yüzyılın başında yazılmış mushafın en dikkat çeken özelliği ise yazılı bölümlerin hat sanatında “vassale” olarak tanımladığımız teknikte farklı bir kâğıdın üzerine yapıştırılarak hazırlanmasıdır. Cildinin yanı sıra serlevha, hizip ve aşir gülleri gibi tezhipli bölümlerdeki üslup 18. yüzyıla ait karakterde olup yoğun altın sarısı kullanımı da göze çarpmaktadır. Bu da eserin 18’inci yüzyılda kapsamlı bir restorasyon geçirdiğini ve vassale uygulamasının da bu dönemde yapıldığını gösteriyor.
REKLAM
• ABD’den Gönüllü İade Alınan Heykel Başı (1 Adet)
Hellenistik Döneme tarihlenen mermer bir heykel başı elinde bulunduran kişinin vefatı üzerine varisleri Anadolu kökenli olduğunu düşündükleri heykeli ülkemize iade etmek istediler. Müze uzmanlarımız tarafından görselleri üzerinden de incelenen eserin ülkemiz kökenli olduğu anlaşıldığından gönüllü iadesine ilişkin işlemler başlatılmış ve eser 2 Mayıs 2024’te Amerika Birleşik Devletleri’nden Türkiye’ye ulaştırıldı.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde muhafaza altına alınan mermer baş Büyük İskender’e aittir. Makedonya Kralı Büyük İskender Antik dönemde önemli bir yere sahip olan Büyük Pers seferini başlatmış ve M.Ö 334’te Anadolu’ya giriş yaptı.. Bu büyük seferde özellikle Anadolu şehirlerini Pers boyunduruğundan kurtarmak için Anadolu’nun her yerinde siyasi ve askeri faaliyetlerde bulunmuştur. Büyük İskender’in bu faaliyetlerinden geriye kalan birçok kültür mirası günümüzde Anadolu’da görülmektedir. Büyük İskender betimli sanat ürünleri, ordusu için kurduğu darphanelerde basılan sikkeler ve daha birçok kültür varlığı günümüze ulaştı. M.Ö 356 – 323 arasında yaşamış olan Makedonya kralı Büyük İskender zamanı Klasik Sanat ile Helenistik dönem arasında bir geçiş dönemi oldu.
Gönüllü iade alınan eser 35 cm yüksekliğe ve 30 cm genişliğe sahip olup göze çarpan özellikleri arasında ise badem göz, bukleli saç tasarımı ve Büyük İskender’in hükümdarlığı sırasında moda olan anastoleli (saçın önden arkaya doğru yatırılması) saç modeli görülüyor. Başının omzuna doğru eğik duruşu ve çok hafif arkaya doğru atışıyla alnının ortasından çıkan saç tutamı aynı bir aslanın yelesi gibidir ve her iki yandan düzensiz kıvrımlarla inmektedir. Bu Büyük İskender’e özgü bir saç tipidir. Ağır göz kapakları ile yuvarlak gözleri, kalın kirpikleri ve dişlerini pek ortaya çıkarmayan hafif açık ağzı gibi özelliklerin tümü, Büyük İskender heykellerinin genel karakteristiğidir. Yakın zamanda Bakanlığımızca gerçekleştirilen Düzce, ‘Prusias ad Hypium’ Antik Kenti müze kazılarında da benzer bir Büyük İskender portresine bulundu.

• ABD’den İadesi Sağlanan Bronz Kline (1 Adet)
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Amerika Birleşik Devletleri Los Angeles’da yer alan, Jean Paul Getty Müzesi arasında yapılan müzakereler sonucunda Manisa’da 1979’da gerçekleştirilen kaçak kazılarla ülkemizden yasadışı yollarla çıkarıldığı anlaşılan bronz klinenin iadesi sağlandı.
Ölçüleri; 75×187.5 cm olan klinenin iskeleti ve ayakları dökme bronzla kaplanmış demirden yapılırken, yatak yüzeyi kafesli bir görünüm yaratmak için elmas şeklindeki kesiklerle delinmiş ince bakır levhadan oluşmaktadır. Yer yer lotus ve palmet süslemelerinin de görüldüğü kline, dönemin ince işçiliğini göz önüne seriliyor.
Klinenin ayaklarının üst yüzeyleri ve üst kısımlarında tekstil kalıntılarına rastlanıyor. Alahıdır tümülüsünde 1979’da gerçekleştirilen kurtarma kazılarında, Tümülüs odasında keten kumaş parçaları yanı sıra bazı küçük ‘bronz levha’ parçaları ve ahşap parçaları bulunmuştur. Bulunan bu kumaş parçalarının, Getty Müzesinden iadesi sağlanan klinedeki kumaş kalıntıları ile uyum göstermesi, eserin iade süreci kapsamında önemli rol oynadı.
Lidya dönemine ait bu kline, M.Ö 530’a tarihlendirildi.
REKLAM
• ABD’den İadesi Sağlanan Eserler (14 Adet)
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Amerika Birleşik Devletleri Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturma Birimi (HSI) ile sürdürülen işbirliği kapsamında tamamlanan soruşturmalar sonucunda arkeolojik ve etnografik kültür varlıklarının yurdumuza iadesi sağlandı.

Ülkemize yeniden kazandırılan eserlerimiz arasında Burdur İli, Gölhisar İlçesi, İbecik Köyü’nde bulunan Boubon Antik Kentinde yoğun olarak 1960’lı yıllarda gerçekleştirilen kaçak kazılar neticesinde elde edilerek yurt dışına çıkarılmış eserlerin yanı sıra, çeşitli dönemlere ait sikkeler, pişmiş toprak eserler, bir mücevher parçası ve Osmanlı Dönemine ait iki adet hançer yer alıyor.
Eserler, 12 Eylül 2024’te Amerika Birleşik Devletleri’nin New York Şehrinde bulunan Türk Evi’nde Bakanlığımız yetkililerinin de hazır bulunduğu bir törenle teslim alındı.

• ABD’den İadesi Sağlanan Bintepeler Nekropol Alanı Kökenli Kolye (1 Adet)
Amerika Birleşik Devletleri’nin Massachusetts eyaletinde bulunan Boston Güzel Sanatlar Müzesi koleksiyonunda bulunmaktayken kaçak kazılar sonucu yasadışı yollarla ülkemizden çıkarıldığı tespit edilen Manisa ili, Bintepeler Nekropol Alanı kökenli kolyenin ülkemize iadesi sağlandı.
Boston Güzel Sanatlar Müzesi, 1982’de Anadolu kökenli olması dışında herhangi bir köken bilgisine sahip olmadan satın aldığı kolyenin kökenini araştırmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Boston Başkonsolosluğu ile temasa geçti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan bilimsel ve arşiv araştırmaları sonucunda, kolyenin 1970’li yıllarda yüzden fazla Lidya tümülüsünün bulunduğu Bintepeler Nekropol Alanından kaçak kazılar sonucu çıkarıldığı ve yasadışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı tespit edildi.
Kolye, altın ve karnelyan taşından yapılmış olup yaklaşık 20 santimetre uzunluğunda ve toplam 30 küresel boncuktan oluşmaktadır. M.Ö 6.-5. Yüzyıllar arasına tarihlenen kolye Arkaik Dönem Lidya sanatının karakteristik özelliklerini taşımaktadır. Günümüze kadar iyi korunmuş durumda gelen eser, Manisa Müze Müdürlüğü envanterinde yer alan Bintepeler Nekropol Alanı kökenli diğer eserlerle benzerlik göstermesi açısından önem taşıyor.
REKLAM
• Danimarka’dan İadesi Sağlanan Eserler (49 Adet)
1960’lı yıllarda Boubon Antik Kenti’nin maruz kaldığı yoğun kaçak kazı faaliyetleri kültürel mirasımıza büyük zarar vermiştir. Bu süreçte pek çok eser, sahte belgeler ve köken bilgileriyle İsviçre üzerinden ya da doğrudan ABD’ye kaçırılmış ve müzeler ile koleksiyoncular tarafından satın alınmıştır. Bu eserlerden Septimius Severus heykel başının, Danimarka’daki Ny Carlsberg Glyptotek Müzesi’nde bulunduğu tespit edildi.

Kopenhag Büyükelçiği ile Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinasyon içinde yürüttüğü müzakereler sonucunda Glyptotek Müzesi, sunulan deliller ve kendi bilimsel incelemeleri doğrultusunda eseri etik nedenlerle Türkiye’ye iade etmeyi kabul etti.
Söz konusu eserlerin 2024’te ülkemize iadesi sağlanmıştır.

• İsviçre’den İadesi Sağlanan Kandil, Madalyon ve Sikkeler (9 Adet)
İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarında gerçekleştirilen gümrük denetlemesi sonucunda ele geçirilen M.S 5’nci ve 7’nci yüzyıllar arasına tarihlenen bir kandilin ülkemize iadesi sağlandı.
Kandil ile birlikte ele geçirilen belgeler ve İsviçre makamlarının yürüttüğü soruşturma neticesinde, özellikle Orta Doğu ülkelerinden kültür varlıklarını toplayarak Avrupa’ya kaçıran bir şebeke ortaya çıkarılmış ve çökertildi.
Bununla birlikte; yine İsviçre’den farklı bir soruşturma kapsamında ülkemiz kökenli İstanbul, Balıkesir ve İzmit basımı MS 4-6’ncı yüzyıllar arasına tarihlenen Bizans Dönemi’ne ait 7 sikke ile bir altın madalyonun da iadesi sağlandı.

• Yunanistan’dan İadesi Sağlanan Sikkeler (1055 Adet)
Yunanistan’ın Kipi Sınır Kapısında 2019’da gerçekleştirilen bir aramada 1055 adet sikke ele geçirildi. Bu eserler üzerinde Yunanistan makamlarınca sağlanan görüntüler üzerinden gerçekleştirilen incelemeler sonucunda 1055 adetten oluşan sikke grubunun ülkemize ait olduğu Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanlarınca raporlanmıştır. Sikkelere ilişkin olarak ayrıca Doç. Dr. Hüseyin Köker ile bilgi alışverişinde bulunuldu.
Bu sikkelerin arasında Anadolu’da M.Ö 7’nci yüzyıldan M.Ö 5’inci yüzyıla kadar süren tarih aralığında darp edilmiş gümüş sikkeler yer alıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın takibi ve adli sürecin tamamlanmasının ardından söz konusu kültür varlıkları, 19 Aralık 2024’te Yunanistan’ın başkenti Atina’da Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve bakanlık yetkililerinin de hazır bulunduğu bir törenle teslim alınacak.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hollanda ve Almanya turnelerinden yeni dönen ‘Güldür Güldür Show’, bu kez 20 Aralık’ta Diyarbakır’a gidecek. Ekip, bu sefer Diyarbakır oyunu için hem oyuncular, hem seyirci büyük bir heyecan içinde. Yıllar sonra yeniden Diyarbakır seyircisi ile buluşacak olan ‘Güldür Güldür Show’, Diyarbakır turnesinden sonra 2025’te şubat, mart ve nisan aylarında Avrupa ve Türkiye turnelerine devam edecek ve seyircisinin karşısında olacak.

Ali Sunal’ın moderasyonuyla gerçekleşen ‘Güldür Güldür Show’da; Onur Buldu, Doğa Rutkay, Onur Atilla, Uğur Bilgin, Ecem Erkek, Meltem Yılmazkaya, Erdem Yener, Aylin Kontante, Mahir İpek, Aziz Aslan, Açelya Topaloğlu, Toygan Avanoğlu, Özgün Aydın, Özgün Bayraktar, Burak Topaloğlu, Berkay Tulumbacı ve Hasibe Özlem Eren yer alıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GENÇLİK ETKİSİ SAĞLIYOR, KANSERDEN KORUYOR
* Dut, hem çözünür hem de çözünmez lif için ideal bir kaynaktır. Çözünür lif, kan şekerini kontrol etmeye ve zararlı kolesterol seviyelerini azaltmaya yardımcı olurken, çözünmeyen lif sağlıklı bir sindirim sistemi için gereklidir.
* 1 porsiyon dutta günlük lif ihtiyacının yüzde 20’si bulunmaktadır.
* Dut antosiyaninden zengin iyi bir antioksidan kaynağıdır. Antosiyanin anti-inflamatuar etkisi ile ağrıyı azaltıcı ve iyileştiricidir.

* İçeriğindeki resveratrol ile anti-aging kaynağıdır. Yapılan çalışmalar, resveratrolün kan basıncını düşürdüğünü ve kalp hastalığı riskini azaltabildiğini göstermektedir.
* Antioksidandan bu kadar zengin bir meyve aynı zamanda serbest radikallerle savaşan kansere ve yaşlanmaya karşı koruyucu etkiye de sahiptir.
* Dut meyvesi çok yüksek oranda C vitamini kaynağıdır. C vitamini bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek ve hasarlı dokuları onarmak için çok önemlidir.
* Özelikle kuru dut demir için günlük değerin yüzde 30’unu içerir ve bu sayede kansızlık yaşayanlar için harika bir kaynaktır.
* Demir içeriği sayesinde, vücudun oksijenden zengin kan hücrelerini taşımaya yardımcı olarak yorgunlukla da savaşmaktadır.
* Yine içeriğindeki kalsiyum; kemik ve diş sağlığı için faydalıdır.
DUT SEÇERKEN BUNLARA DİKKAT EDİN
Beyaz dut; kırmızı ve karaduttan meyve olarak farklıdır. Yaprakları, tomurcuğu ve hatta lezzetleri de farklılık göstermektedir. Dut meyvesinin 20 ‘ye yakın türü vardır ve en bilinenleri, kırmızı ve beyaz duttur. Besin değeri açısından benzer olmakla birlikte içeriklerindeki etkin maddeler farklılık gösterebilmektedir. Özellikle beyaz dutun kanda yüksek mikrop oranının düşürülmesine yardımcı olduğu bilinmektedir. Kırmızı dutun ise yorgunluğa iyi gelen özelliği öne çıkmaktadır. Dut seçerken ezilmiş ve çürümüş olanlar tercih edilmemelidir. Mutlaka lezzetine bakıp, aşırı yumuşamamış dutlar seçilmelidir.
DONDURUCUDA SAKLAYABİLİR, KURUTARAK KIŞIN DA TÜKETEBİLİRSİNİZ
Dut, çok narin bir meyve olduğu için ezilmesini engellemek amacıyla sert bir saklama kabında muhafaza edilmelidir. Taze dut meyvesi yıkanmadan, buzdolabında 1-2 gün bekleyebilmektedir. Daha uzun süreli saklamak için derin dondurucu tercih edilmelidir. Çözünmesi için yemeden 4-5 saat önce dondurucudan çıkarmak gerekmektedir. Dut meyvesi daha uzun ömürlü olması amacıyla kurutarak, kuru dut haliyle serin bir yerde veya tercihen buzdolabında 1 yıla kadar muhafaza edilebilmektedir. Fazla ısı ve güneş ışığından uzak tutmak ömrünü uzatacaktır. Dutu yıkarken de akan musluk altında ezilmeyecek şekilde bir kabın içinde yıkamakta fayda vardır.
DİYABET VE BÖBREK HASTALARI İÇİN PORSİYON SINIRLAMASI OLMALI
Dut meyvesi C, A ve K vitamini, beta karoten, alfa karoten, lif, magnezyum, kalsiyum, potasyum ve yüksek antioksidan içeriğine sahiptir.Aynı zamanda diğer meyvelere oranla demir içeriği daha yüksektir. Taze dutun 1 porsiyonu ortalama yarım su bardağı, kuru dutun 1 porsiyonu ise 1 çorba kaşığı kadardır. Herhangi bir hastalık ve kilo problemi olmayanlar günde 1 su bardağı taze dut veya 1 avuç kuru dut tüketebilir.
Dut meyvesinin glisemik indeksi yüksektir. Yani kan şekerini hızlı yükseltici etkisi vardır. Bu nedenle özellikle şeker hastalarının kontrollü tüketmesi gerekmektedir. Yanında kuruyemiş ya da süt ürünleri ile birlikte de tüketilmesi faydalıdır. Miktarı fazla kaçırıldığında özellikle karın bölgesinde yağlanma problemi yaratabilmektedir.Böbrek hastaları da özellikle kuru dutu potasyum içeriğinden ötürü kontrollü tüketmelidir.
BUNALTICI SICAKLARA SERİNLETİCİ TARİFLER
Taze veya kuru dut müslilerde tercih edilebilmektedir. Aynı zamanda meyve haliyle ya da dut reçeli olarak yoğurda karıştırıp tatlı ihtiyacı karşılanabilmektedir. Karadut suyu da tatlı ihtiyacını kesecek doğal, şifa deposu bir içecektir. Smoothie tariflerinde de tatlandırma amacıyla kullanılabilmektedir.
Yaz sıcaklarında serinlemek isteyenlere dut ile hazırlanabilecek lezzetli ve pratik bir smoothie tarifi;
MALZEMELER
1 bardak dondurulmuş veya taze karadut
2 avuç baby ıspanak ya da semizotu
1 yemek kaşığı ay çekirdeği
5 çiğ badem
Birkaç yaprak taze nane
200-250 ml. süt ya da badem sütü
Tüm malzemeler blenderdan geçirilerek sağlıklı ve lezzetli bir smoothie hazırlanabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürdürülebilir ve kaliteli enerji sağlama hedefiyle teknolojiye yatırım yapmaya devam eden Adm Elektrik, Plan-S Uydu ve Uzay Teknolojileri iş birliğiyle Türkiye’de bir ilke imza atıyor. Elektrik sayaçlarından gerçek zamanlı veri alımı ve analiz süreçlerini modern bir altyapıyla destekleyen yenilikçi sistem ile sektörde önemli bir dönüşüm sağlanacak.
IoT ve uydu teknolojisiyle enerji yönetiminde yeni dönem
Proje kapsamında, Nesnelerin İnterneti (IoT) altyapısı kullanılarak elektrik sayaçlarından elde edilen veriler, Plan-S’in Connecta IoT Network teknolojisi ile uydular üzerinden Adm Elektrik’in veri merkezlerine iletilecek. Bu modern teknoloji sayesinde GSM erişiminin sınırlı ya da yetersiz olduğu kırsal bölgelerde de sayaç verilerinin okunması ve analiz edilmesi daha verimli getirilecek. Adm Elektrik, bu yenilikçi sistemle enerji dağıtım süreçlerini daha güvenilir, hızlı ve verimli hale getirirken, karbon ayak izini de azaltmayı hedefliyor.
Kayıp-kaçak kullanımın önlenmesinde önemli bir rol oynayacak
Uydu üzerinden aktarılan veriler, hizmet verilen bölgelerdeki enerji verimliliği ve kayıp-kaçak kullanımın önlenmesinde önemli bir rol oynayacak. Sistem, elektrik sayaçlarından alınan verilerin gerçek zamanlı analizini mümkün kılarak, kayıp ve kaçak elektrik kullanımı tespitini ve saha operasyonlarını daha etkin hale getirecek.
“Öncü olmak gurur verici”
Teknolojiyi enerji sektörünün her alanında kullanarak daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir çözümler sunmayı hedeflediklerini söyleyen Adm Elektrik Genel Müdürü Ahmet Bayramoğlu, “Bu proje, enerji yönetimi konusunda geleceğe yönelik önemli bir adım olacak. Kırsal alanlarda GSM çekim kalitesinin zayıf olması, mevcut uzaktan okuma sistemlerinde önemli bir sorundu. Bu çözüm, saha operasyonunda verimlilik sağlarken çalışma hayatına yansıyan sağlık ve güvenlik risklerini de azaltacak. Teknolojide öncü olmak gurur verici” dedi. Plan-S CEO’su Tugay Güzel ise Adm ile yapılan iş birliğine dair şu ifadeleri kullandı:
“Connecta IoT Network ile birçok alanda enerji yönetimini dijitalleştirmek, sadece teknolojik değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik açısından da büyük bir adım. Adm Elektrik ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, sektörde örnek teşkil edecek bir başarı hikayesi oluşturacak.”
Pilot çalışmalar başarıyla tamamlandı
Projenin pilot uygulama sürecinde, daha önce veri alınamayan bölgelerden başarılı bir şekilde veri akışı sağlandı ve bu sayede sayaç okuma süreçlerinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Tam ölçekli uygulamanın ise 2025 yılı içinde devreye alınması planlanıyor. Plan-S’in halihazırda yörüngede bulunan dört adet Connecta IoT Network uydusu ve SpaceX Falcon 9 Transporter 12 görevi ile fırlatılacak dört yeni uyduyla birlikte küresel kapsama alanı genişletilecek. Bu sayede, sayaç okuma işlemleri daha yaygın, hızlı ve etkin bir hale gelecek. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KRİPTO varlık yöneticisi Bitwise tarafından yayımlanan raporu değerlendiren Gate.TR CEO’su Kafkas Sönmez, “Bitcoin için hedef fiyat 200 bin dolar olarak belirlenirken, Ethereum’un da 7 bin dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini yenileyeceği belirtildi. Rapor, stabilcoin’lerden gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonuna, kripto varlık piyasalarında güncel temaların geleceğine ilişkin iyimser bir görünüm çizdi” dedi.
Kafkas Sönmez, “Kasım ayının başından bu yana süren iyimserlik, 2025 beklentilerine de yansıyor. Söz konusu raporda en büyük kurumsal Bitcoin yatırımcısı MicroStrategy’nin Nasdaq-100 endeksine dahil edileceği öngörülmüştü. Yıl bitmeden bu öngörü gerçekleşti ve MSTR koduyla işlem gören MicroStrategy, 23 Aralık’ta Nasdaq’da listelenen ve en büyük finans dışı şirketleri izleyen Nasdaq-100 endeksine katılacak. Birbiri ardına gelen olumlu gelişmeler, iyimser beklentileri gerçeğe daha da yaklaştırıyor” diye konuştu.
‘BORSA YATIRIM FONLARI DAHA ÇOK İLGİ GÖRECEK’
Ocak 2024’te onaylanarak işlem görmeye başlayan spot Bitcoin borsa yatırım fonları 5 ila 15 milyar dolar arasında değişen beklentileri aşmayı başardı. 2025 öngörülerine yer verilen raporda, spot Bitcoin yatırım fonlarının da altın ETF’leri gibi davranacağı, yıllar geçtikçe talebin güçlenerek artacağı tahmin edildi.
Dünyaca ünlü geleneksel finans kuruluşlarında çalışan varlık yöneticilerinin bu yeni yatırım araçlarını tavsiye edebilme iznini yeni yeni alabildiklerini dile getiren Kafkas Sönmez, ” Donald Trump’ın başkan seçilmesiyle geleneksel yatırımcıların gözünde meşruiyeti daha da artan Bitcoin ve Ethereum tabanlı yatırım araçları için beklentiler yüksek. Ethereum ETF’nin son 16 günde elde ettiği performans da bu beklentileri haklı çıkarıyor. Spot Ethereum ETF’ler, Bitcoin’e kıyasla daha az talep gördü. Ancak geçtiğimiz 16 günde, yalnızca BlackRock’ın Ethereum ETF’sinin 1,5 milyar dolar sıcak parayı çektiği biliniyor. Pek çok geleneksel yatırımcı kripto para birimlerini küçük paylarla portföylerine aldı. Buradaki yükselişten yararlanmak isteyenler, borsa yatırım ürünleri üzerinden kripto tahsislerini artırabilir. Öte yandan rapora göre kripto varlık sahibi ülke sayısının da ikiye katlanması bekleniyor” ifadelerini kullandı.
‘HALKA ARZ PİYASASI HAREKETLENECEK’
2025 Kripto Tahminleri raporunda ABD’de kripto para odaklı şirketlerin halka arzlarında da artış görüleceği, stabilcoin ihraççılarının, ABD merkezli borsaların ve kripto analitik şirketlerinin en az beşinin bu yıl ABD’de halka açılacağı tahmin edildi. Bugüne kadar bu şirketlerin önündeki en büyük engelin ABD’de kripto para piyasalarına dair düzenleyici belirsizlikler olduğunu dile getiren Kafkas Sönmez, “Donald Trump, geçtiğimiz günlerde New York Borsası’nın açılış zilini çaldığı sırada dahi Bitcoin’e değinmeyi ihmal etmedi. Beyaz Saray’a kripto ve yapay zeka politikalarını denetleyecek özel bir isim atadı. Etrafını teknoloji ve kripto ekosisteminden, Wall Street’ten, Silikon Vadisi’nden liderlerin oluşturduğu bir danışman ordusuyla donattı. Donald Trump ilk günden itibaren kripto para şirketleri için yasal çerçeve sözü veriyor ve çoğunluk da elde etti. Bu durum iki finans dünyasının, geleneksel piyasaların ve kripto varlık piyasalarının kesişim alanlarını giderek artıracak” dedi.
‘KÜRESEL KRİPTO İYİMSERLİĞİ TÜRKİYE’NİN LEHİNE’
ABD’de başlayan bu trendin tüm dünyada kripto para birimlerinin yaygın kabul görmesine katkıda bulunacağının altını çizen Sönmez, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:
“İyimser piyasa koşulları, kripto para benimsenmesi bakımından Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin lideri konumundaki Türkiye için de olumlu bir manzara ortaya çıkarıyor. Nitekim Sermaye Piyasası Kurulumuz da yakın zamanda, ikinci düzenlemeler için Ocak 2025’i işaret etti ve yasada öngörüldüğü üzere izinsiz hizmet veren kripto para borsalarına erişim engeli getirmeye başladı. Biz şirket olarak kriptonun küresel piyasalara yön veren önemli rüzgarlardan biri olacağı 2025’e titiz bir biçimde hazırlanıyoruz. Bir yandan lisans sürecimizi yürütürken diğer yandan piyasadaki güncel trendleri takip ederek kullanıcılarımızın kripto alım satım deneyimini iyileştiriyor; popüler kripto varlıklara zamanında erişmeleri için doğru listelemeler yapıyoruz. Bu öngörülerimizi gerek dijital kanallarımızda, gerek de bu yıl için sonuncusunu Bursa’da düzenleyeceğimiz Kripto Turu etkinliklerimizde paylaşıyoruz. Ödül havuzu etkinliklerimize ara vermiyor, daha çok insanın kripto para piyasalarına dahil olmasını, piyasanın demokratikleşmesini teşvik ediyoruz. Küresel vizyonumuz, yerel yaklaşımımız doğrultusunda yeni yılın getireceği tüm fırsatlara hazırız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsunspor Futbol Akademi Koordinatörü Savaş Serdar, Avrupa’da sadece Borussia Dortmund, Hoffenhaim ve Benfica kulüplerinde bulunan, ismini Footballmatic olarak adlandırdıkları cihazın Samsunspor altyapı futbolcularının gelişimi için kullandıklarını söyledi. Bu cihaz sayesinde futbolcuların küçük yaşlardan kas hafızalarını iyi şekilde geliştirebildiklerini belirten Savaş Serdar, “Örnek veriyorum birden fazla hedefe topu aynı açıda insan olarak atmak mümkün değildir. Ama makine bize bunu yapabiliyor. Biz bu makineye 19 derecelik açıyla, 60 kilometre hızla, falsolu veya falsosuz şeklinde komutları verdiğimiz zaman, aynı topu makine bize defalarca atabiliyor” diye konuştu.
‘MÜSABAKA ESNASINDA YAŞANAN SENARYOLARI BURAYA YÜZLERCE KEZ YAZABİLİRİZ’
Avrupa’daki takımlardan farklı olarak top atma makinelerinin cihazın merkezinde değil, açıyı daha geniş alabilmek için köşelerde bulunduğunu belirten Savaş Serdar, “Footballmatic yapay zekayla birbirine entegre edilmiş bir futbol gelişimci cihazıdır. Bizim cihazımızın Avrupa’da kullanılanlardan farklı bir yanı var. Bizim top atma makinalarımız açıyı daha geniş alabilmek için köşelerde bulunuyor. Diğer cihazlarda merkez kısımlarında top atma makineleri bulunuyor. Bu özelliği dönüş aşılarını daha iyi tespit edebilmek için yaptık. Footballmatic ile antrenman veya müsabaka esnasında yaşanılmış olan durumları cihaza entegre ederek kas hafızası haline getirmeye çalışıyoruz” dedi.
‘SPORCULAR MAKİNEDE ÇALIŞMALARI TEKRARLADIKÇA KAS HAFIZASI ELDE EDİYOR’
Sporcunun yaşına özel Footballmatic üzerinde ayarlamalar yapabildiklerini söyleyen Serdar, “Sistemdeki oyun sayesinde topun nereden geleceğini sporcu fark edemeyebilir. veya bunun gibi birçok oyun makinede çoğaltılabilir. Şu anda makinede 6 oyun var. Toplamda 11 oyunu yazmıştık ancak bunu istediğimiz gibi arttırabiliyoruz. Müsabaka esnasında yaşanan senaryoları buraya yüzlerce kez yazabiliriz. 15 topun geldiği bir oyun yaklaşık 2 buçuk dakika gibi bir süre alıyor. Sporcunun yaşına göre de bu süreler veya değerler artırılıp azaltılabilir. Sporcular buradaki çalışmayı tekrar tekrar yaptıkça bir süre sonra kas hafızasına dönüşüyor. Müsabaka esnasında sporcuların top kontrollerini görsel olarak gösterdiğimiz de, buradaki yaptığı çalışmalarda artık bu oyunları defalarca yaptıktan sonra genel olarak tekniklerinde gelişme sağlamış oluyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
YOLCULARIN HİZMETİNE SUNULDU
Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Bolat şunları söyledi: Türk Hava Yolları olarak, bagaj takip sistemimizi geliştirmek amacıyla Apple ile bir iş birliği gerçekleştirdiğimizi mutlulukla duyurduk. iOS 18.2’nin yayınlanmasıyla birlikte yolcularımız artık AirTag veya Find My destekli cihazların bulunduğu ve aksaklık yaşanan bagajlarının konum bilgilerini ilgili ekiplerimizle paylaşabilecekler. Bu yenilik sayesinde bagajlarınızı hızla bulup size ulaştırabiliyor, operasyonel verimliliğimizi artırırken memnuniyetinizi de en üst seviyeye taşımayı hedefliyoruz. Bu özelliği kullanmak son derece kolay: Find My uygulaması üzerinden “Konum Paylaş” bağlantısı oluşturup, web sitemiz https://lnkd.in/dhzeadvh üzerinden paylaşmanız yeterli olacaktır. Paylaşılan konum bilgisi güvenli bir şekilde saklanır, yedi gün sonra otomatik olarak sona erer veya istediğiniz zaman sizin tarafınızdan devre dışı bırakılabilir. Çok yakında aynı özelliği mobil uygulamamız üzerinden de kullanabileceksiniz. Türk Hava Yolları olarak, teknolojiyi seyahat deneyiminizi geliştirmek için kullanmaya kararlıyız. Hep birlikte daha iyi bir seyahat deneyimi yaşayabilmeniz için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Teşekkürler.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, küresel ölçekte dijital dönüşüm çağında ilerlemeler hızla devam ederken, bu süreçte en önemli kaldıraçlardan BT pazarı da güçlü bir şekilde büyümesini sürdürüyor.
Uluslararası pazar ve tüketici verileri araştırma şirketleri, BT alanında bu yıl önemli araştırmalar yayımladı. Statista’ya göre, dünya genelinde BT alanında yapılan harcama, 2023’te 1,5 trilyon dolar civarında gerçekleşirken, bu rakam 2024’te 1,61 trilyon dolar oldu. BT hizmetlerinin önemli alanlarından yönetilen hizmetler pazarı ise dünya çapında 344 milyar dolar seviyesine ulaştı. Pazarın 2028’e kadar yüzde 45’in üzerinde bir büyümeyle 500 milyar doları aşması bekleniyor.
BT hizmetleri pazarının, “BT Danışmanlığı ve Uygulaması” alanındaki gelirlerinin 2029 yılına kadar her yıl yaklaşık yüzde 25 büyüyerek 92,95 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Türkiye’de de yönetilen hizmetler pazarındaki gelirin 2024 yılında 31,66 milyon dolar seviyesine ulaşması beklenirken, bu rakamın 2029 yılına kadar 33,76 milyon dolara ulaşacağı öngörülüyor.
Spiceworks ile Aberdeen Strateji ve Araştırma’nın, 800’ü aşkın BT uzmanını katıldığı araştırmasına göre, işletmelerin yüzde 64’ü, 2025’te BT bütçelerini yükseltmeye hazırlanıyor. Yöneticilerin yüzde 43’ü de BT alanında istihdam edilen kişi sayısını artırmayı planlarken, yöneticilerin yüzde 57’si BT alanında gerekli uzmanlığa sahip kişileri bulmakta zorlanıyor.
ABD, Avusturya ve İngiltere’de 900 BT profesyonelinin katıldığı JumpCloud araştırmasına göre de 2023’e oranla yüzde 5 artışla bu yıl şirketlerin yüzde 34’ü, BT süreçlerini yönetilen hizmet sağlayıcılarına (MSP) devretti. BT ekiplerine ek olarak MSP ile çalışmayı tercih eden şirketlerin oranı, geçen yıla göre 6 puan artarak yüzde 47’ye ulaştı. Her 100 şirketten 17’si, tüm BT süreç yönetimini MSP’ye devretmeyi düşünürken, BT süreçlerini tamamen kendi bünyesinde yürütmeyi düşünen şirketlerin oranı ise yüzde 12’den 7’ye geriledi.
“İşletmeler için güçlü bir altyapı önemli”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Erdem Telci, tüketim alışkanlıklarının, işletmeleri BT alanında yatırım yapmaya teşvik ettiğini belirtti.
“Efsane Kasım” ve yılbaşı gibi, özellikle e-ticaret hacimlerinin son yıllarda üst üste rekor kırdığı dönemlerin işletmeler için güçlü bir altyapının önemini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Telci, Türkiye’de popüler e-ticaret pazar yerlerinin, “Efsane Kasım”da 1 milyar ziyaret aldığını aktardı.
Telci, “Bu potansiyele hazırlıklı olmak, her işletme için hayati önem taşıyor. Sadece e-ticaret siteleri değil, birçok sektörün iş süreçlerinde, BT yatırımları işletmelerin reflekslerini geliştirerek rekabetçi gücünü artırıyor. Bu rakamların bir diğer önemli etkisi ise e-ticaret sektörünün dolaylı olarak beslediği, istihdam yarattığı diğer sektörler. E-ticaret hacminin büyümesi üretim, lojistik, depolama, dağıtım gibi alanlarda büyüme, dolayısıyla yeni istihdam fırsatları yaratıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Bilişim teknolojilerini,n uzmanlık gerektiren alanlardan olduğuna değinen Telci, internette trafiğin rekor kırdığı kampanya dönemleri gibi zaman dilimlerinde, işletmelerin bilişim sistemlerinin güçlü ve çevik olması gerektiğini, ancak bu şekilde durumun az zararla atlatılma ihtimalinin yükseldiğine işaret etti.
Bu alandaki uzman sayısının yetersizliğinin, yöneticiler için aşılması gereken önemli engeller arasında olduğunun belirten Telci, “Eclit olarak uzman mühendis kadromuzla işletmelere yönetilen hizmetler alanında destek sağlıyor, ihtiyaç duyulan profesyonellik ve tecrübeyi çözüm ortaklarımızla buluşturuyoruz. BT hizmetlerimizle tüm iş ortaklarımızın, asıl meseleleri olan işlerini büyütmelerine, işlerine odaklanmalarını sağlıyoruz. Şirketlerimizin ticari faaliyetlerinde güvenli yarınlarının yolu, BT’ye yaptıkları yatırımdan geçiyor.” ifadelerini kullandı.
Yönetilen hizmet sektöründe küresel eğilimlerin yakın dönemde Türkiye’de daha net bir biçimde görüleceğini aktaran Telci, şunları kaydetti:
“Yönetilen hizmet sağlayıcıları, küresel anlamda tüm BT süreç yönetiminde sorumluluğu devralıyor. Çünkü tüm şirketler, uzman oldukları alanlara odaklanarak işlerini büyütmek, daha verimli ve rekabetçi olmak istiyorlar. Dolayısıyla BT süreçleri için de uçtan uca hizmet alabilecekleri, alanında yetkin firmalarla çalışmayı tercih ediyorlar. Türkiye’deki şirketler de bu küresel eğilime hızla uyum sağlayacak ve yönetilen hizmet sağlayıcıları iş dünyasında giderek daha merkezi bir rol oynayacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUNCELİ’de sis etkili oldu. Kent, sisli havada dronla havadan görüntülendi.
Doğal güzellikleri, inanç mekanları, yaban hayatı, endemik türleri ile öne çıkan ve ziyaretçilerini etkileyen Tunceli’de sis etkili oldu. Kenti merkezindeki Uzunçayır Baraj Gölü ve Kavun ve Düldül tepelerinin altında oluşan sis bulutu dronla görüntülendi. Yer yer yerleşim yerlerini de kaplayan sis, güzel görüntüler oluşturdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bankadan yapılan açıklamaya göre, hackathon, bankacılık ve finans sektörünün yarınlarına sürdürülebilirlik odağında yenilikçi çözümler üretmek amacıyla düzenlendi.
Dijital bankacılık kullanıcı deneyimi ve tasarımı, sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik, yenilikçi ürün ve hizmetler, yeni nesil müşteri iletişimi temaları etrafında düzenlenen hackathonda toplamda 225 takım kıyasıya yarışırken, 14’ü finale kalma başarısı gösterdi.
İstanbul Finans Merkezi’ndeki VakıfBank Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen etkinlikte, finale kalan takımların jüri üyelerine yaptıkları sunumların ardından kazananlar belli oldu.
Kazanan projeler, En İyi MVP Ödülü (Kıvılcım Takımı-Finansal Asistan Eva), En İyi Sosyal Girişim Ödülü (Dropout Takımı-Finansal Okuryazarlık Mobil Uygulaması), En Yenilikçi Teknolojik Çözüm Ödülü (Aticengul Takımı-Müşteri Duygularının Yapay Zeka ile Analizi), En İyi Kullanıcı Deneyimi Tasarımı Ödülün (Altf4 Takımı-Bilgi Erişim Chatbot’u), En Global Çözüm Ödülü (Game Changers Takımı-Sürdürülebilir Proje Platformu) şeklinde sıralandı.
100 bin lira değerindeki büyük ödül olan “En İyi MVP Ödülü” Kıvılcım Takımı’na verilirken, kazanan diğer takımlar toplamda 240 bin lira ödülün sahibi oldu. Yarışmada ayrıca finale kalan tüm takımlara 10’ar bin lira teşvik ödülü de verildi.
“Dijital dönüşüm vizyonunu, gençlerin dinamizmiyle buluşturmaya önem atfediyoruz”
Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarına yaptıkları yatırımlarla sektörde öncü rol oynadıklarını belirterek, dijital dönüşüm vizyonunu, gençlerin dinamizmiyle buluşturmaya büyük bir önem atfettiklerini vurguladı.
Teknolojinin, günümüz dünyasında tüm normları baştan aşağıya değişime uğratan bir kavram haline dönüştüğünü aktaran Üstünsalih, “İş yapış kültürünün çerçevesini de belirleyen bu kavram, sürdürülebilir büyümeye etki eden en önemli unsurlardan biri oldu. Rekabetin arttığı iş dünyasında öne geçmek, hızlı bilgiye erişmek ve krizlere dayanıklı olmak için kurumların dönüşüm stratejileri dijitalleşme ve inovasyona odaklanmalı.” ifadelerini kullandı.
Üstünsalih, dijitalleşmeyi, sürdürülebilirlikle birleştirdiklerini kaydederek, organizasyonlarını daha esnek, çevik hale getirecek bir iş yapış kültürü olarak benimsediklerini anlattı.
Bankacılık sektörünün dijital dönüşümünde gençlerin yaratıcı fikir ve enerjisinin kritik bir rol oynadığına inandıklarına işaret eden Üstünsalih, “Bu vizyonla düzenlediğimiz hackathonda sunulan projeler, çevreye ve sosyal hayata katkı sağlayacak inovatif çözümler geliştirme hedefimize güç katarak geleceğe dair umutlarımızı tazeliyor.” açıklamasını yaptı.
Üstünsalih, hackathonun kendileri için sadece bir yarışma olmadığını, dijital dönüşümün öncüsü olma vizyonlarının gençlerle buluştuğu bir platform olduğuna dikkati çekerek, “VakıfBank olarak, her zaman olduğu gibi, gençlerin yaratıcı projelerini desteklemeye ve birlikte daha büyük başarılara imza atmaya devam edeceğiz. Bugün burada ortaya konan projelerle bankacılığın geleceğini inşa etme yolculuğuna katkı sunan tüm kıymetli genç arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Sizlerin fikirleriyle, bankacılığın sınırlarını zorlayarak sektörümüze yepyeni bir boyut katacağımıza yürekten inanıyorum.” şeklinde görüş belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Atatürk ve Gazi ortaokullarını ziyaret etti.
Öğrencilerle bir araya gelen ekipler, siber suçların engellenmesi ve internet teknolojilerinin güvenli kullanımına yönelik bilgilendirme yaptı.
Ekipler, eğitimin sonunda öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Cumhuriyeti ile Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) Genel Merkezi’nde geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirildi.
Toplantıya Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Misyon Başkan Yardımcısı ve Birinci Diplomatı Mulie Tarekegn katıldı. Tarekegn, yaptığı konuşmada SANKON’a misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederek, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin önemine vurgu yaptı. Tarekegn, “İlişkilerimizi güçlendirmek amacıyla SANKON ile olan güçlü işbirliğimiz bundan sonraki süreçte de büyük bir kararlılıkla devam edecektir. Etiyopya olarak Türkiye ile ilişkilerimizi çok önemsiyoruz.” dedi.
Tarekegn, toplantıda şirketlere Etiyopya’nın yatırım olanakları, projeleri ve ekonomik gelişmeleri hakkında bilgiler sunarak Türk şirketlerini Etiyopya’da yatırım yapmaya davet etti.
SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu ise konuşmasında Türkiye ile Etiyopya arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çekerek, “İki ülke arasında çok eski ve köklü ilişkilerimiz var. SANKON olarak Etiyopya Büyükelçiliği ile 10 yıldır devam eden güçlü işbirliğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Cevahiroğlu, Etiyopya Cumhurbaşkanı Taye Atske Selassie ve Başbakan Abiy Ahmed Ali’nin liderliğinde başlatılan ekonomik kalkınma programlarını çok önemsediklerini belirterek, “Türk şirketleri olarak Etiyopya’nın inşaat, altyapı, enerji, teknoloji ve sağlık projelerinde görev almaya hazırız.” dedi. Cevahiroğlu, ayrıca Türkiye ile Etiyopya arasındaki ithalat ve ihracat ilişkilerini güçlendirmek için girişimlerde bulunmaya hazır olduklarını ifade etti.
Ferudun Cevahiroğlu, toplantıda iki ülke arasındaki ilişkilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Etiyopya liderleri arasındaki güçlü bağlar sayesinde en üst seviyelere çıktığını belirterek, “Türk şirketleri olarak bu gelişmeleri büyük bir memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz.” dedi.
Toplantıya Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu, Ankara Dış Ticaret Federasyonu, Ankara Enerji ve Madencilik Federasyonu, Ankara Finans ve Yatırım Projeleri Federasyonu, Akdeniz Sanayi ve Ticaret Federasyonu, Güneydoğu Sanayi ve Ticaret Federasyonu, İç Anadolu Sanayi ve Ticaret Federasyonu, Ankara İthalat ve İhracat Federasyonu, Tarım ve Kırsal Kalkınma Federasyonu, Ankara Ekonomi ve Kalkınma Federasyonu, Ankara Sanayi ve Teknoloji Federasyonu, Ankara Savunma Sanayi Federasyonu, Ankara Emlak ve Gayrimenkul Federasyonu ile Tarım Orman ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Federasyonu yetkilileri de katılım sağladı.
Toplantıda Sağlık Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’da iki ülke arasında sağlık turizminin geliştirilmesi noktasında bir sunum yaptı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fakülteye Dr. Öğr. Üyesi Emre Can’ın çabalarıyla bu sene kazandırılan, baskı malzemesi olarak seramik hamurundan yararlanılan 2 yazıcı öğrencilerin kullanımına sunuldu. Yazıcı sayesinde bilgisayar ortamında öğrenciler ve akademisyenler tarafından oluşturulan, elle şekillendirilmesi mümkün olmayan 3 boyutlu biblo, heykel ve saat gibi cisimleri yaklaşık 1,5 saatte ortaya çıkıyor.
Katmanlar halinde baskısı yapılan ürünler, 1100 derecelik fırında pişirilip sırlanmasının ardından hazır hale geliyor.
Teknoloji ile sanatı bir araya getiren ve seramikçiliğe farklı bir bakış açısı kazandıran yöntemle öğrenciler, çamura daha çağdaş metotlarla şekil veriyor.
Seramik ve Cam Bölüm Başkanı Doç. Leyla Kubat, AA muhabirine, seramik hamurunun 3 boyutlu yazıcıda şekillendirilmesinin bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Artık pek çok işin bilgisayarlar yardımıyla yapıldığını vurgulayan Kubat, “Emre hocam aldığımız 4 yazıcıdan 2’sini seramik hamuruyla çalışacak şekilde dönüştürdü. Lisans, yüksek lisans ve sanatta yeterlilik öğrencileri bu yazıcılardan yararlanıyorlar. Böylece istedikleri modeli seramik hamuruyla oluşturuyorlar. Aynı zamanda bilgisayarda model hazırlamayı da öğreniyorlar.” diye konuştu.
Kubat, baskısı yapılan ürünlerin yıl sonunda açılacak sergide beğeniye sunulacağını da sözlerine ekledi.
“Seramik malzeme basan ilk 3 boyutlu yazıcı atölyesi”
Seramik ve Cam Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emre Can da öğrencilerin 3 boyutlu yazıcılardan yararlanmasının eğitim sürecine büyük katkı sağladığını belirtti.
Daha karmaşık objeleri seramik hamuruyla oluşturabildiklerini, böylece öğrencilerin ufuklarının geliştiğini anlatan Can, şöyle devam etti:
” Türkiye’deki güzel sanatlar fakülteleri içinde seramik malzeme basan ilk 3 boyutlu yazıcı atölyesi. Daha çok sanatsal anlamda düşünüyoruz. Bu nedenle endüstriye çok uygun değil. Dışarıdan bakıldığında sanki düğmeye basıp şekillendiriliyor gibi dursa da bu sürecin çok kolay olmadığını söyleyebilirim.”
Can, yazıcıda kullandıkları hamurun çömlekçilikte kullanılan hamurdan farkının olmadığını bildirdi.
Gelecekte atölyeyi geliştirmek istediklerini kaydeden Can, “Süreci göreceğiz. Öğrencilerin burada öğrendikleriyle neler yapabildiklerine bakacağız. Hedefimiz, burada yetişen öğrencilerin yalnızca Türkiye’de değil aynı zamanda dünyada da söz sahibi olabilmeleri. Bu anlamda da önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi.
Seramik ve Cam Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Melis Nisa Ayhan ise seramik hamuruyla çalışan 3 boyutlu yazıcıyla bu yıl tanıştıklarını, kendilerinde heyecan uyandırdığını ifade etti.
Derslerinin eğlenceli geçtiğini aktaran Ayhan, “Genelde çamurla, alçıyla uğraşıyoruz. 3D programları kullandığımız için kendimizi geliştiriyoruz. Ayrıca elle şekillendirmeden farklı bir yöntem kullandığımız için yeni metotlar öğreniyoruz.” bilgisini paylaştı.
Yüksek lisans öğrencisi 23 yaşındaki Muhammed Fatih Çoban, yazıcıyla çalışırken kendilerini çamurun büyülü dünyasına kaptırdıklarını, ileride daha farklı çalışmalara imza atacaklarını dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
PTT’nin HGS mobil uygulamasına gerçekleştirdikleri siber saldırı sonrası kullanıcılara küfürlü bildirimler gönderen, ardından şantaj yoluyla para talep eden şüphelilere jandarma ekipleri operasyon düzenledi. Siber saldırıların ardından harekete geçen emniyet güçleri şüpheli şahısların ilk olarak kimlik ve ikamet adreslerini belirledi. Siber saldırganlardan birinin Denizli’de, diğerinin ise Mersin’de yaşadığı tespit edildi. Operasyon Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) ile Denizli ve Mersin İl Jandarma Komutanlığına bağlı birimlerin desteğiyle gerçekleştirildi. Operasyon sonucunda Jandarma ekipleri Klew mahlaslı Burak K.’yi Denizli’de, Hades lakaplı Veli B.’yi ise Mersin’de kıskıvrak yakaladı.
Şaka amacıyla siber saldırı yapmışlar
Jandarmadaki işlemlerinin ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Veli B. tutuklanırken, Burak K., ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Burak K.’nin sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği bir görüşmede şaka amacıyla siber saldırıyı gerçekleştirdiğini söylemesi dikkatlerden kaçmadı.
Jandarma operasyon detaylarını sosyal medyadan paylaştı
Konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Jandarma Genel Komutanlığı, “Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; MİT ve BTK/USOM işbirliği ile Denizli ve Mersin İl Jandarma Komutanlıklarınca gerçekleştirilen operasyonlarda, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen Hızlı Geçiş Sistemine (HGS) yönelik siber saldırı iddialarına ilişkin ‘Bilişim Sistemlerine Yetkisiz Erişim ile Milli ve Dini Değerlere Hakaret’ suçlarını işlediği değerlendirilen 2 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden biri çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanırken, diğer şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı” ifadelerine yer verdi. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yargıtay’ın onadığı hapis cezası, sahte sosyal medya hesaplarının oluşturulması ve kullanılması ile ilgili yeni hukuki düzenleme gerekliliğine dikkatleri önemli ölçüde çekti.
REKLAMSAHTE HESAPLARIN ETKİLERİ
Sahte sosyal medya hesapları, mağdurların itibarını zedeleyebilir ve çeşitli dolandırıcılık faaliyetlerine zemin hazırlayabilir. Bu tür hesaplar, genellikle kişisel bilgilerin izinsiz kullanımını içerir ve bu da mağdurların maddi ve manevi zarar görmelerine yol açabilir. Yargıtay’ın bu kararı, benzer suçların önlenmesi ve sosyal medya platformlarının daha güvenli hale getirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bu karar, sahte sosyal medya hesaplarının oluşturulması ve kullanılması ile ilgili hukuki açıdan bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir. Yargıtay’ın onadığı hapis cezası, sosyal medya kullanımının güvenliğini ve etikliğini artırmak için önemli bir adım olarak görülmektedir. Bu durum, kullanıcıların sosyal medya hesaplarını dikkatle kullanmaları ve kişisel bilgilerini korumaları gerektiğini hatırlatmaktadır.
“EMSAL BİR KARAR VERİLDİ”
Konu ile ilgili Habertürk’e değerlendirmelerde bulunan Siber Suç Avukatı Dr. Ceren Küpeli, “Uygulamada, siber kimliğe bürünme suçları olarak adlandırdığımız, gerçek bir kişiye ait ad-soyad, telefon numarası ve fotoğraf verilerinin kullanarak o kişi adına sosyal medya hesabı açılarak kişi adına paylaşım yapılması şeklinde gerçekleşen siber suçlara ilişkin olarak, Yargıtay önemli bir karar tesis etti. Bir kişinin bilgileri kullanarak o kişi adına sosyal medya hesabı açılması, hem kanuni düzenlemesi hem de Yargıtay’ın bu emsal kararı çerçevesinde cezalandırılacak bir eylem mahiyetindedir” ifadelerini kullandı.
“HAK İHLALİ VARSA ‘HAYRAN HESABI’ DA SUÇ SAYILABİLİR”
Av. Dr. Ceren Küpeli açıklamasında, “Sahte hesapların cezalandırıldığı bu düzenlemede korunan hukuki yarara baktığımızda, kişinin kişisel verilerinin yetkisiz olarak yayılmasının ve kişinin kişilik hakları başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerine müdahalenin önlenmesinin amaçlandığını görüyoruz. Dolayısıyla sahte hesaplar, hayran hesabı ise ve bu mahiyette kişilik hakkı ihlaline sebep olabilecek düzeyde kişisel verilerin yayılması söz konusu ise de, bu suçun oluştuğu kabul edilebilecektir.
Bu sahte hesabın açılması esnasında kullanılan kişisel bilgilerin suç faili tarafından nasıl ele geçirildiği de önem arz etmektedir. Eğer mağdurun cihazına veya sosyal medya hesabına hukuka aykırı erişilerek bu veriler temin edilmişse, bu eylemler de ayrıca bir suç mahiyetindedir. Dolayısıyla sahte hesabın açılması kadar, nasıl açıldığı da hukuken önem arz etmektedir” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHAMBERLAİN SOL KANADA
Ersin, Zaynutdinov, Tayyip Talha, Al Musrati ve Onur’un kulübeye çekilmesi planlanıyor. Bu oyuncular yerine Mert, Masuaku, sakatlıktan dönen Uduokhai, Salih ve Muçi’nin görev alacağı belirtildi. Serdar Topraktepe’nin, cezalı Gedson’un yokluğunda Chamberlain’i sol kanada koyacağı, RafaSilva’nın ise 10 numarapozisyonunda oynayacağıkaydedildi.
YENİ SAYFA ZAMANI!
KÖTÜ gidişine F.Bahçe galibiyeti ile son veren ancak daha sonra Avrupa’da Bodo/Glimt’e mağlup olan Beşiktaş, bugün Süper Lig’de son sıradaki Adana Demirspor’a konuk olacak. Siyah-beyazlı ekip, rakibini yenerek deplasman performansında yeni bir sayfa açmak istiyor. Kartal, son 3 dış saha maçında 1 yenilgi ve 2 beraberlik aldı. Sezon toplamında ise 7 karşılaşmanın sadece 2’sini kazanırken 1 kez yenildi, 4 defa da sahadan beraberlikle ayrıldı
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AÇIK ARTTIRMA!
Onun için Sayın Yücel’e buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Artık kanalkanal gezip 11 aylık icraatlarınınsonucu oluşan bu borçlarakarşılık vereceği parayısöylemesin ve çok kıymetli olan Beşiktaş başkanlık makamını açık arttırmaya sokmaya çalışmasın.”
YÜCEL NE DEMİŞTİ?
Beşiktaş Başkanı ve yeni seçimde adaylığını ilan eden Hüseyin Yücel, geçtiğimiz gün Serdal Adalı’ya şöyle seslenmişti: “Göreve geldiğimizden itibaren tüm finansmanı birinci kişi ve tek kişi olarak ben sağladım. Mayıs’a kadar 50 milyon Euro ödenmesi gerekiyor. Ben seçildiğimgün 50 milyon Euro senediBeşiktaş’ın kasasına koyarım.Serdal Adalı’nında koymasını talepediyorum.”
HERKESİN AKLI YALÇIN’DA
Beşiktaş’ta başkanlık seçimi için kıyasıya yarış sürerken, yeni teknik direktörün kim olacağı da büyük merak konusu. Serdar Topraktepe ile yola devametme ihtimali masada olsa da iki adayda konuşmalarında Sergen Yalçın’ıişaret ediyor. Kara Kartal’ı 2020-21 sezonunda şampiyonluğa ulaştıran 51 yaşındaki çalıştırıcıyı seçim vaadi olarak camiaya sunan her iki aday da seçim sonrasında düğmeye basacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RAKAMLARDA SİLDİ SÜPÜRDÜ
Fenerbahçe, rakamlarla da Başakşehir’i ezdi. Rakibine 22 şut atan sarı-lacivertliler, 7 isabet buldu. Bunların 12’si ceza sahası içinden, 10’u dışından geldi. 14 korner kullanırken 11 de top çalmayla oynadı. Hava topunda 23’e 16’lık üstünlük sağladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘LİVAKOVİC YENİ YILDA DÖNER’
Oğuz Aydın, rakiptentopu çaldığı pozisyondasağ bacağından sakatlandıve 55’te oyundan çıktı. Becaoise gelişen Başakşehiratağında sağ ayağının üstünedengesiz bir düşüş yaptıve ayağını yere ters bastı.28 yaşındaki Brezilyalıfutbolcu acılar içinde yerdekalırken, sahayı sedyeyleterk etmek zorunda kaldı.Mourinho, çapraz bağkopması yaşadığı iddiaedilen Becao hakkında“Onun için sezonunbittiğini düşünüyorum”dedi. Livakovic’inise yeni yılla birlikte döneceğinibelirtti.

‘BA’YA CEZA VERECEĞİM’
Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ, Dzeko’ya kafa atıp kırmızı kart gören Ousseynou Ba’ya yaptırım uygulayacağını açıkladı. “Ba’nın hareketini tasvip etmiyorum” diyen Gümüşdağ, “Başakşehirli bir oyuncunun böyle tavırda olmasını kabuletmiyorum. Gereken cezayı vereceğim” ifadelerini kullandı.
SAMET KADRODA YOK
Fenerbahçe’nin Kadıköy’de 2-0 kaybettiği A.Bilbao maçında yaptığı hatayla eleştiri oklarının hedefi haline gelen Samet Akaydın Başakşehir karşılaşmasının kadrosuna alınmadı. Teknik direktör Jose Mourinho’nun, talebesini korumak adına böyle bir uygulamaya gittiği öğrenildi. Samet’in Eyüpspor maçında da oynaması beklenmiyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Talaytepe Mahallesi Mesut Yılmaz Caddesi’ndeki kıraathanede henüz belirlenemeyen nedenle iki grup arasında başlayan tartışma silahlı kavgaya dönüştü.
Kavgada biri ağır 4 kişi yaralandı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YENİ bir araştırma, kuru yemiş tüketmenin, ileri yaşlarda demans riskini azalttığını gösterdi.
Birleşik Krallık’ta yapılan araştırma, her gün bir avuç kuru yemiş yiyen kişilerin tüm nedenlere bağlı demans riskini azaltabileceğini ortaya koydu. 60 yaş üstü kuru yemiş yemeyen kişilerle karşılaştırıldığında, günde 30 grama kadar kuru yemiş tükettiğini bildirenlerin gelecek yıllarda demansa yakalanma riski yüzde 16 daha düşük olduğu belirlendi.
İspanya’da Bruno Bizzozero-Peroni, Valentina Diaz-Goni ve Nuria Beneit liderliğinde yürütülen bir başka araştırma ise her gün bir avuç tuzsuz kuru yemiş tüketmenin, yaşlı ve orta yaşlı kişilerin demansa yakalanma olasılığını düşürdüğünü gösterdi. Yaklaşık 7 yıl süren çalışmada, çoğunluğu 50’li yaşlarında olan 50 bin 300 yetişkin incelendi.
Araştırmada, bin 400 demans vakası tespit edilirken, her gün kuru yemiş tüketmenin demans riskini yüzde 12 oranında azalttığı ortaya çıktı. Tuzsuz kuru yemiş tercih edenlerde bu oran yüzde 16 oldu. Katılımcılar ortalama 7 yıl boyunca takip edildi. Araştırma boyunca tüm nedenlere bağlı demans oranı yüzde 2,8 oldu. Günde yaklaşık bir avuç kuru yemiş yediklerini söyleyenlerin bu risk kategorisine girme olasılıkları ise daha düşüktü.
Uzmanlar, kuru yemişlerin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin sadece beyin ile sınırlı olmadığını söylüyor. Büyük çaplı epidemiyolojik araştırmalara göre, haftada yaklaşık 140 gram veya daha fazla kuru yemiş tüketen kişilerin kalp hastalığı riski yüzde 35 ila yüzde 50 oranında azalıyor. Kilo kontrolüne ve sindirim sorunlarının çözümüne yardımcı olan kuru yemişler, içerdikleri yüksek lif oranı ile bağırsak sağlığını da koruyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mardin’in Dargeçit ilçesinin Ulaş köyünden sabah saatlerinde çoban arkadaşıyla küçükbaş hayvanlarını otlatmaya çıkaran Muhsin Gök (26) Şırnak’ın Güçlükonak ilçesinin Damlabaşı köyü kırsalında kayboldu.
Gök’ten haber alamayan arkadaşı, durumu ailesine ve jandarmaya bildirdi.
Bölgede başlatılan arama çalışmasında Gök’ün bastonu ve kıyafetleri Dicle Nehri’nin kenarında bulundu.
Çobanın suda boğulduğu ihtimali üzerine AFAD’dan destek istendi.
Bölgeye sevk edilen AFAD ile Cizre Belediyesi Su Altı Arama ve Kurtarma ekipleri nehirde arama çalışması başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiltere’de kansere yakalanan Kral Charles’ın durumu “stabil.”
Ancak her ne kadar Kral Charles, tahtta kalmaya ve kraliyet adına gezilere katılmaya devam etse de durumunun pek parlak olmadığı söyleniyor.
Bu söylenti ise İngiltere’de kraliyet üzerine yazılar yazan Sally Bedell Smith tarafından ortaya atıldı.
TAHT HAZIRLIKLARI BAŞLADI
Kraliyet biyografileri yazan ünlü gazeteci Sally Bedell Smith, “Galler Prensi William ve Kate Middleton’ın beklenenden çok daha yakın bir tarihte kral ve kraliçe olmaya hazırlanıyorlar” dedi.
Sally Bedell Smith, People’a yaptığı açıklamada “Kral görevlerini tipik bir kararlılıkla yerine getirmesine rağmen, kanser tedavisi sırasında sınırlamaları kabul etmek zorunda kaldı” dedi.

KRALİYETİN GÜNDEMİ DEĞİŞİYOR
Kraliyet kaynakları bir süredir William ve Kate için “Sırada hayatlarının en büyük görevi var ve elbette Kate’in sağlığı öncelikli ama bu aynı zamanda herkesin bir adım geri çekilip şu anda neyin önemli olduğunu anlamasına da olanak sağladı” yorumları yapıyor.

NE OLMUŞTU?
Prenses Kate, mart ayında bir video paylaşarak kansere yakalandığını açıklamıştı.
Tedavi sürecinde sessizliğe bürüne Prenses Kate, eylül ayında paylaştığı videoyla da kemoterapisinin bittiğini duyurmuştu.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2019 yılında evlendiği Uğur Akkuş’tan boşanmanın eşiğinden dönen ve evliliğine bir şans daha veren eski manken Ebru Şallı son paylaştığı market videosula gündem oldu.
Spora olan düşkünlüğüyle bilinen Ebru Şallı, markette hem alışveriş hem de pilates yaptı.
ELEŞTİRİLDİ
O anları kayıt altına alarak Instagram hesabından “Süper market pilatesi” notuyla paylaştı.
Şallı, elle dokunulan yerlere ayakkabısıyla temas ettiği için takipçilerinden tepki aldı.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karagül, Hayat Sevince Güzel, Söz ve Kuruluş Osman dizileriyle tanınan ünlü oyuncu Burak Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımla dikkatleri üzerine çekti.
Şu sıralar Hudutsuz Sevda dizisinde yer alan yakışıklı oyuncu, denize girmek için soluğu İstanbul’un Beykoz ilçesine bağlı Anadolu Feneri’nde aldı.
SOĞUK ETKİLEMEDİ
Aralık ayındaki soğuğu önemsemeden denize giren oyuncu, o anları da 1.9 milyon takipçisinin bulunduğu Instagram hesabından paylaştı.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kalp ve karaciğer hastalığı ile böbrek yetmezliği olan özellikle 65 yaş üstü kişilerde zatürreyle çok sık karşılaştıklarını aktaran Şener, “Zatürre bir bakteriyel enfeksiyon aslında ve bir aşısı var. Hayatınız boyunca bir kez olduğunuz zaman ömür boyu neredeyse koruyuculuk sağlayabiliyor. Bu aşıyı olduğunuz zaman zatürre geçirmenizi önlemenin dışında ağır hastalık tablosunu önlüyor. Aşı olduktan hemen sonra koruyuculuğu başlıyor” dedi.
YOĞUN BAKIM SERVİSLERİNDE YATAN HASTALARIN SAYISI ARTTI
Prof. Dr. Şener, mevsimsel hava değişiklikleriyle zatürre teşhisi alarak yoğun bakım servislerinde yatan hastaların sayısının arttığını anlatarak, şöyle devam etti: “Zatürre antibiyotik tedavisiyle çok rahat tedavi edilebilir bir hastalık gibi algılansa dahi akılda tutmamız gereken en önemli konulardan biri özellikle 65 yaş üstü hastaneye yatışın en önemli sebeplerindendir. Hastaneye yatışı ve yoğun bakıma yatış riskini azalttığı için özellikle bu dönemde mutlaka zatürre aşısı yapılması gerekiyor.”
Zatürrenin akciğerdeki oluşturduğu iltihabın iyileşse dahi kalıcı bir hasar oluşturabildiğini dile getiren Şener, kronik bronş ya da kalp yetmezliğine çevirebildiğini, hipertansiyon, inme ve kalp krizini tetikleyebildiğini kaydetti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Prof. Dr. Asil, “Türkiye’de ise TÜİK verilerine göre, 2020 yılında Türkiye’de 35 bin 880 kişi felç nedeniyle hayatını kaybetti. Ülkemizde her 15 dakikada bir kişi inme nedeniyle yaşamını yitiriyor. Bu durum, genç yaşta felç riskinin giderek daha büyük bir sağlık sorunu haline geldiğini gösteriyor. Ayrıca, 40 yaş altı bireylerin felç geçirme oranının Kuzey ve Orta Avrupa ülkelerine kıyasla çok daha yüksek olduğu belirtiliyor” ifadelerini kullandı.
“TEŞHİS VE TEDAVİDE GEÇ KALINMAMALI”
Genç yaşta felç geçiren bireylerde genellikle kalp hastalıkları, kan pıhtılaşma bozuklukları ve damar diseksiyonu gibi farklı nedenler öne çıktığını söyleyen Prof. Dr. Asil, “Bu durum, felci sadece yaşlı bireylerin hastalığı olmaktan çıkarıp her yaş grubunun karşılaşabileceği bir sağlık sorunu haline getiriyor. Felçte erken müdahale çok önemli ve genç yaşta bu hastalıkla karşılaşan bireylerde tedaviye hızlı bir şekilde başlanması da hayati oluyor. Felç, genellikle baş dönmesi, kol ve bacaklarda güçsüzlük, konuşma bozukluğu ve görme kaybı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Bu tür belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerekiyor” dedi.
“ÖNLEYİCİ STRATEJİLER GELİŞTİRİLMELİ”
Prof. Dr. Asil son olarak, “Genç nüfusta felç riskinin artmasını engellemek için daha fazla önleyici stratejinin geliştirilmesi gerekiyor. Bu, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi ve toplum genelinde sağlık eğitiminin güçlendirilmesi gerektiği anlamına geliyor. Düzenli egzersiz yapmak, sigara içmemek, sağlıklı beslenmek ve stresle başa çıkmak bu riskin azaltılmasında en önemli faktörler arasında sayılıyor. Sonuç olarak, genç yaşta felç, önlenebilir bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor ve bu konuda toplumda farkındalık yaratılması, sağlık eğitiminin artırılması büyük önem taşıyor. Gençlerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeleri, hem bireysel sağlıkları hem de toplum sağlığı açısından kritik öneme sahiptir” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık yetkilileri, pandemi sonrası yeniden canlanan virüs ve Covid kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından artan seyahatlerin bu duruma neden olduğunu belirtti.
YURT DIŞINA SEYAHAT ETMEYİ PLANLAYANLARA UYARI!
Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), bu kış yurt dışına seyahat etmeyi planlayan Britanyalılara, sivrisinek kaynaklı enfeksiyonlara karşı dikkatli olmaları ve aşılama da dahil olmak üzere gerekli önlemleri almaları konusunda uyarıda bulundu.
REKLAMÖLÜMCÜL BİR TÜR
Sıtma vakalarının çoğu, batı, doğu ve orta Afrika ile Güney Asya’dan Britanya’ya seyahat eden kişilerde görüldü. Güney Amerika’dan gelen birkaç vakanın da olduğu belirtildi.
2023’TE ALTI KİŞİ SITMA NEDENİYLE YAŞAMINI YİTİRDİ
2023 yılında Britanya’da sıtma nedeniyle altı kişi hayatını kaybetti. Bu sayı, 2014-2023 yılları arasındaki yıllık ortalama ölüm sayısıyla aynı.
Bu yılın Ocak-Haziran dönemine ait veriler de Birleşik Krallık’ta seyahat kaynaklı 753 sıtma vakası rapor edildiğini gösteriyor.
Sıtma vakalarının çoğundan sorumlu olan p. falciparum isimli ölümcül parazit türü, en çok Afrika’da yaygın. Ciddi hastalıklara neden olduğu için halk sağlığı açısından en büyük tehdit olarak değerlendiriliyor.
EAST MIDLANDS EN ÇOK ETKİLENEN BÖLGE
Sıtmanın ilk belirtileri arasında ateş, baş ağrısı ve titreme yer alıyor. Belirtiler genellikle enfekte bir sivrisinek tarafından ısırıldıktan 10-15 gün sonra ortaya çıkıyor.
Vakaların çoğunluğu erkeklerde görülürken, 2022 yılında Londra’da neredeyse yarısı kaydedildi. East Midlands ise vakaların bölge bazında en fazla arttığı yer olarak öne çıktı; burada vakalar iki katından fazla arttı.
REKLAM
Vakaların yüzde 78’i Afrika kökenli kişilerde, yüzde 6’sı ise Britanyalılarda görüldü.
Yetkililer, Britanya’da yaşayan kişilerin yurt dışına seyahat nedenlerini 1.067 vakada tespit edebildi. Bu vakaların yüzde 74’ü aile ya da arkadaş ziyareti, yüzde 20’si tatil ve yüzde 6’sı iş veya mesleki amaçlı seyahatlerle ilişkilendirildi.
Bu durum, küresel ısınmayla birlikte sivrisinek kaynaklı enfeksiyonların güney Avrupa’ya doğru yayılma endişesini de artırıyor.
Bu yılın başlarında, sıtma taşıyan bir sivrisinek türünün, hastalığın sona erdiği ilan edilen İtalya’ya 50 yıl sonra geri döndüğü doğrulandı.
Ancak şu anda en büyük tehdit, dengue taşıyan sivrisineklerin yayılması olarak görülüyor.
Geçen yıl itibarıyla, dang humması taşıyan Asya kaplan sivrisineğinin 13 Avrupa ülkesinde yerleştiği doğrulandı: İtalya, Fransa, İspanya, Malta, Monako, San Marino, Cebelitarık, Lihtenştayn, İsviçre, Almanya, Avusturya, Yunanistan ve Portekiz.
REKLAM
UKHSA, bu yılın ilk yarısında Britanya’daki dang vakalarının 2023’e kıyasla 157’den 473’e çıktığını belirtti.
Bu, 2009 yılında dang gözetimi başladığından bu yana yılın ilk altı ayında rapor edilen en yüksek vaka sayısı ve küresel bir artışı yansıtıyor.
Dang belirtileri genellikle enfekte bir sivrisinek tarafından ısırıldıktan dört ila on gün sonra başlıyor ve yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, mide bulantısı, deri döküntüsü içeriyor.
Ocak-Haziran ayları arasında ayrıca sekiz Zika virüsü vakası rapor edildi; geçen yıl aynı dönemde yalnızca bir vaka kaydedilmişti.
Bu vakaların çoğu Güneydoğu Asya seyahatleriyle ilişkilendirildi. Zika nadir görülse de sivrisinekler tarafından taşınıyor ve hamile kadınlar için ciddi bir risk oluşturuyor, çünkü doğum kusurlarına neden olabiliyor.
“ÖNLEM ALIN”
UKHSA’da halk sağlığı danışmanı olan Dr. Philip Veal, “Birçok kişi kış dönemi boyunca seyahat hazırlığı yaparken, ciddi sivrisinek kaynaklı enfeksiyonlara karşı önlem almak önemlidir” dedi.
Veal, “Böcek kovucu kullanmak, açıkta kalan cildi kapatmak ve insektisit işlem görmüş cibinlikler altında uyumak gibi basit adımlar, sıtma, dang humması ve Zika virüsü enfeksiyonu riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Sıtma önleyici tabletlerin uygun şekilde alınması, hastalıktan kaçınmada oldukça etkilidir” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>27 ülkede hastalık oranlarında yükseliş görüldü. En büyük yıllık artış oranları Yeni Zelanda (yüzde 4), Şili (yüzde 4), Porto Riko (yüzde 3,8) ve İngiltere (yüzde 3,6) olarak sıralandı. Uzmanlar, bu artışın altında abur cubur tüketimi, obezite ve fiziksel hareketsizlik gibi faktörlerin yatabileceğini söyledi.
Dikkat! Bu belirtiler kalın bağırsak kanserine işaret…REKLAMARTIK TÜM DÜNYADA GÖRÜLÜYOR
Amerikan Kanser Derneği’nden Hyuna Sung, “Bu küresel bir olgu. Daha önce sadece Batı ülkelerinde artış görülüyordu ancak artık tüm dünyada belgeleniyor” dedi.
Bağırsak kanseri dünya genelinde en sık teşhis edilen üçüncü kanser türü ve kanserden ölümlerde ikinci sırada yer alıyor. Uzmanlar, özellikle rektal kanama, karın ağrısı, bağırsak alışkanlıklarında değişim ve açıklanamayan kilo kaybı gibi semptomlara karşı farkındalığın artırılması gerektiğini ifade ediyor.
Genç nesillerdeki artışın küresel bir tehdit olduğunu vurgulayan araştırmacılar, erken teşhisi kolaylaştıracak farkındalık kampanyalarının ve önleme stratejilerinin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini söylüyor.
Bu şikayetleri ihmal etmeyin! İşte kolon kanserinin belirtileri…
Kolon kanserine karşı günlük ‘150 kalori’ uyarısı!
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BU BELİRTİLER VARSA DİKKAT!
Bakteriyel enfeksiyonun oluşması sonucunda antibiyotik kullanımın şart olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şener, “Mevsimsel geçiş ve 65 yaş üstü hastalarda zatürreye çeviren enfeksiyonlardan dolayı yoğun bakıma yatışlarda bir artış var. Üst solunum yolları enfeksiyonları dediğimiz zaman grip ve grip benzeri viral hastalıkları kastediyoruz. Grip bunların lokomotif hastalığı. Ancak korona, rhinovirüs, RSV gibi uzun bir liste de var. Bunların yarısından çoğunu grip benzeri hastalıkları olarak adlandırıyoruz. Çoğunda ateş, eklem ağrısı, hafif solunum sıkıntısı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı gibi semptomlar görülüyor. Grip ve diğer viral enfeksiyonlarının ardından mukozal hasarla birlikte bakteriyel enfeksiyonları da sık görüyoruz. Özellikle 65 yaş üstünde üst solunum yolu enfeksiyon şeklinde burun akıntısı ve tıkanıklığı, hafif kuru öksürük şeklinde başlayıp, öksürükle birlikte gelen balgam, bazen bunların içerisinde kan benzeri görüntüler olması, solunum sıkıntısı, gece yatınca öksürüğün artması gibi tablolarla karşı karşıya kalıyoruz. Bu durumlarda dikkat edilmesi gereken şey; özellikle 60-65 yaş üstünde viral enfeksiyonlardan sonra ortaya çıkabilen bakteriyel enfeksiyonlar olabilir. Bakteriyel enfeksiyonlarda önemli olan hızlı bir şekilde antibiyotik başlanması gerekiyor. Viral enfeksiyonlarda herhangi bir antibiyotik çalışmazken, bu tablolar oluştuğu zaman mutlaka bir antibiyotik başlanması lazım ki akciğerde oluşan iltihaplı hadise kana karışıp, hastayı yatış ve yoğun bakıma alınacak durumlara sebep olmasın” diye konuştu.
REKLAM“KRONİK BRONŞİTE ÇEVİREBİLİYOR”
Hastaların belli bulgular görüldüğü anda doktora başvurmaları gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Şener, “Hastaların 3-4 gün devam eden hafif eklem ağrısı, kas ağrısı ile üst solunum enfeksiyonu atlattıktan sonra bir hafta içerisinde devam eden ve kesilmeyen öksürük nöbetleri, eklem ağrısı, kas ağrısı devam etmesi ya da tekrar başlaması, özellikle yatarken solunum sıkıntısı çekmesi, nefes darlığı çekmesi gibi durumlar görülüyorsa ya da yatarken bunu hissetmiyorsa dahi günlük çalışan birisi merdiven çıkarken çabuk yorulma, yol yürürken çabuk yorulma gibi bulguları varsa dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bu hasta grubunda antibiyotik başlanması lazım” dedi.
Bu tür rahatsızlığı bulunanların birinci basamak hizmeti içerisinde aile hekimlerine başvurabileceğini belirten Prof. Dr. Şener, “Eğer 3-5 gün antibiyotik kullanılmasına rağmen şikayetler devam ederse mutlaka bir akciğer grafisi çok nadiren de tomografiyle akciğerde yaygınlaşma olup olmadığına bakmak lazım. Bunun için de bir üst düzey sağlık tesisine başvurmak gerekiyor. Ciddi solunum sıkıntısı olduğu zaman hastanın yatışı sağlanarak antibiyotik tedavisiyle birlikte nefes açıcı ilaçları maske yoluyla vermemiz gerekebilir. Uzun dönem takibi gerektiren bir hastalık değil. Ama önlemlerin arasında altını çizmemiz gereken şey zatürrenin aşısının olduğunu söylemek. Özellikle 65 yaş üstü kişilerin zatürreyi önlemek adına aşı yapılması büyük önem taşıyor. Özellikle böyle bir atak geçirenler yakın zamanda zatürre aşınızı yaptırmalarında fayda var. Çünkü şunu biliyoruz akciğer iltihabı bir kere geçirdikten sonra kronik bronşite çevirebiliyor” diye konuştu.
“KIŞ ÇAYLARININ ÖNLEYİCİ BİR ETKİSİ YOK”
Kış çaylarının bir önleyici etkisi olmadığının altını çizen Prof. Dr. Şener, “Daha çok o boğazda yanma, batma hissi olduğu zaman daha çok yumuşatıcı etkisi olduğu için bu çaylar öneriyoruz ama her şeyin fazlası zarar. Özellikle kış çaylarında çok uzun dönem kullanımlarda, özellikle içerisinde aflatoksin taraması yapılmayan çay kullanımlarında, karaciğer enzimlerinde bozulma, karaciğer yetmezlikleri ve hasar oluşturabiliyorlar. Buna dikkat etmek lazım. Boğazınızı yumuşatmak için ılık bir su, birkaç damla limon çok az da şeker işe yarayacaktır. Kış çayları kışın toplanıp hazırlanan çaylar değil. Çünkü kışın hiçbir ot yetişmez. Belki birkaç yıl öncesinin kış çayını kullanıyorsunuz. Dolayısıyla bu ise zarar yarardan çok zarar getirebilir” dedi.
Özellikle üst ve alt solunum yolu ile zatürreye çeviren enfeksiyonlardan dolayı yoğun bakıma yatışlarda bir artışın olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Şener, şöyle devam etti: “Bu durumun mevsime bağlı olduğunu ve bununla birlikte yaşlı nüfusun artmasına bağlı olarak gerçekleştiğini söyleyebiliriz. 5 yıl önce Türkiye’de yüzde 7’lerde yaşlı nüfus varken şu anda yüzde 10-11’lerde. 3 puanlık bir artış dahi genel anlamda doğal olarak bu hasta grubunda popülasyonunda ciddi artışları sebep olabiliyor. Bunun yanı sıra yaş ve diğer birçok sebeplerden artmasına bağlı olarak bazı hastalıklarda da artış yaşanıyor.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu kapsamda, Ocak 2024’ten bugüne kadar Türkiye genelinde özel sağlık kuruluşlarına yönelik 60 binden fazla denetim yapıldı.
Denetimlerde aykırılık tespitlerine göre, 229 özel sağlık tesisine “faaliyet durdurma”, 1507 özel sağlık tesisine “idari para cezası” verildi, ilgili kuruluşlar hakkında 160 suç duyurusunda bulunuldu.
ÖZEL HASTANELER MEVZUATI TAMAMEN YENİLENECEK
“Yenidoğan çetesi”ne ilişkin soruşturma sürecinde 10 özel hastanenin ruhsatını iptal eden Bakanlık, özel ve kamu hastanelerindeki işleyişin yeniden ele alınması, sistemdeki sıkıntıların tespit edilip sil baştan düzenlenmesine yönelik çalışmalara da hız verdi.
REKLAM
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun talimatıyla ilk olarak özel hastaneleri de içine alan mevzuatı tamamen yenilemeye hazırlanan Bakanlık, uzmanlar öncülüğünde, özel sağlık kuruluşlarının ruhsatlandırılması, faaliyet sürecindeki hizmet ve kalite standartları, kuruluşların sağlık hizmeti sunarken uyguladığı fiyatlandırma politikaları, denetimler ve uygulanan yaptırımlara kadar birçok başlığı masaya yatırdı.
Ayrıca kamu, özel ve üniversite hastanelerinde sağlık hizmet sunumları ve kalite standartlarına ilişkin ruhsatlandırma ile faaliyet süreçleri de bütüncül bakış açısıyla yeniden ele alındı.
Bu kapsamda, yakın dönemde Özel Hastaneler Yönetmeliği, Hastanelerin Denetleme Yönetmeliği, Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği’nde önemli değişiklikler yapılacak. Özel hastanelerin işleyişi, sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası kuralları, sağlık yapıları ve sağlık araçlarına ilişkin düzenlemeler de gündeme gelecek.
DENETİM SEFERBERLİĞİ BAŞLAYACAK
Bakanlık, gelecek dönem, kamu, özel ve üniversite hastanelerinin hem yoğun bakımlarında hem de genel bölümlerindeki denetimlerinde şeffaf, bilişim tabanlı, bilimsel verilere ve risk yönetimine dayalı, yapay zekanın kullanılacağı, çoklu denetim mekanizmalarını oluşturmayı da planlıyor.
Türkiye’nin önde gelen 13 yenidoğan yoğun bakım uzmanıyla oluşturulan “Yenidoğan Yoğun Bakım Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu” da tüm yenidoğan yoğun bakım ünitelerine yönelik habersiz denetimlere başlayacak. Yenidoğan uzmanlarının da yer alacağı denetimlerde, fiziki incelemelerden ziyade, doğru tedavilerin uygulanıp uygulanmadığına yönelik detaylı, ileri incelemeler yapılacak.
Bakanlık, benzer denetimleri, acil servisler, yetişkin yoğun bakım gibi alanlarda kurulacak komisyonlar öncülüğünde de gerçekleştirecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Xinhua ajansının haberine göre, araştırmacılar, elde ettikleri yüksek saflıkta kurşun-212 ve bizmut-212 nüklit maddelerinin meme, pankreas ve prostat kanserleri de dahil olmak üzere çeşitli kanser türleri için geliştirilen “hedefe yönelik alfa radyonüklid tedavisinde” (TAT) etkili olabileceğini kaydetti.
Atom türlerinden olan nüklitleri, halojenür ortamda ayırmak için etkili ve düşük maliyetli bir yöntem geliştirdiklerini belirten araştırmacılar, söz konusu yöntemin “silika destekli anyon reçinesi” kullanımı içerdiğine de dikkati çekti.
Bu yöntemin geleneksel reçinelerden 6 kat daha hızlı tutunma (adsorpsiyon) sağlayan ve kısa ömürlü nüklitlerin izole edilmesinde önemli etkileri olduğunu kaydeden araştırmacılar, söz konusu gelişmenin Çin’de kritik tıbbi nüklitlerin üretiminde “kendi kendine yeterliliğin sağlanması” açısından önem taşıdığını vurguladı.
Araştırma ekibi, kurşun-212 ve bizmut-212’nin yanı sıra radyum-228, toryum-228 ve radyum-224 nüklitlerinin ayrıştırılması üzerinde de çalıştıklarını belirtti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uzmanlar çocuğunuzun gelişimini, olgunluğunu ve sorumluluk bilincini dikkate almanızı öneriyor. Çoğu çocuk için bu yaş genellikle 11 veya 12’dir, ancak her çocuk farklı olabilir. Çocukların evde yalnız kalabilecekleri yaş, dikkate alınması gereken faktörler ve çocuğunuzu en iyi şekilde nasıl hazırlayabileceğiniz hakkında bilmeniz gerekenler…
Yaşın ötesinde dikkate alınması gereken faktörler
Çocuğunuzu evde yalnız bırakmaya karar verirken, sadece yaşı dikkate almak yeterli değildir. Çocuğunuzun olgunluğunu ve bu sorumluluğa hazır olup olmadığını değerlendirmenin yanı sıra, bulunduğunuz mahallenin güvenliğini ve sizin ne kadar süre boyunca evde olmayacağınızı da göz önünde bulundurmalısınız. Dartmouth Health Genel Pediatri Bölümü’nde pediatri uzmanı olan Dr. Erik Shessler: “Çocuğunuzu evde yalnız bırakmaya hazır olup olmadığını, gelişimsel bir dönüm noktası olarak düşünmelisiniz. Çocuğunuzun evde güvenli bir şekilde yalnız kalması için gerekli becerilere sahip olup olmadığını değerlendirmek gerektiğini kastediyorum” açıklamasında bulundu.
Ayrıca, çocuğunuzun bu sorumluluk hakkında ne düşündüğünü ve bunu üstlenmek isteyip istemediğini de dikkate almalısınız. Sonuçta, bazı çocuklar evde yalnız kalmaya diğerlerinden daha isteksiz olabilir. Çok bağımsız olan çocuklar bile tam anlamıyla bağımsızlığa hazır hissetmeyebilir. Onlarla evde yalnız kalmakla ilgili duygularını ve acil durum hazırlıklarıyla ilgili konuşmaları yapmak önemli olacaktır. Çocuklar adreslerini, yakınlarının telefon numaralarını ve bir acil durumda nasıl yardım çağıracaklarını bilmelidir.
Ebeveynler çocuklarının karar verme yeteneklerine güvenebilmeli ve belirlediğiniz beklentilerle güvenlik planlarını takip edeceklerinden emin olmalıdır. Uzmanlar, çocuğunuzun evde yalnız kalmaya hazır olabileceğine karar verdiğinizde, küçük adımlarla başlamayı öneriyor. Belki de çocuk, komşularla kısa bir ziyaret için karşı sokakta bulunduğunuz sırada, deneme amaçlı olarak evde bağımsız kalabilir. Daha sonra, mahallede kısa bir yürüyüş gibi—yakınlarda bulunup ihtiyaç duyulduğunda ulaşabileceğiniz bir şeyle bunu bir üst seviyeye taşıyabilirsiniz.
Çocuğu cesaretlendirmek için neler yapılabilir?
Çocuğunuzu evde yalnız kalmaya hazırlamak
Çocuğunuzu evde yalnız kalmaya hazırlamak için bir konuşma ile başlamanın önemli olduğunu öneriyor Dr. Shessler. Çocuğunuz bu konuda rahat mı ve evde yalnız kalmayı istiyor mu? Ne kadar süreyle evde olmayacağınızı düşündünüz mü? Hangi eğlenceli aktiviteler yapılabilir ya da yapılamaz? Acil durum çıkış planı nedir? İhtiyaç durumunda kullanabilecekleri iletişim noktaları ve destekler kimlerdir?
Önemli iletişim bilgileri ve telefon numaraları için eski tarz bir liste yapın veya çocuğunuzun bir telefonu varsa bu bilgileri telefonuna ekleyin. Stresli anlarda numaraları hatırlamak zor olabilir. Evde yalnızken uygulanacak bazı kuralları oluşturun ve bu kuralların belirlenmesine çocuğunuzu da dahil edin. Bu etkinlik, çocuğunuzun hazır olup olmadığını değerlendirmenize yardımcı olabilir. Ayrıca, yapımına katkıda bulundukları planları hatırlamaları ve uygulamaları daha kolaydır.
İlginizi çekebilir: Acil durumlarda hayatta kalma rehberi
Evde yalnız kalan çocuklar için yapılacaklar ve yapılmayacaklar listesi
Yapılacaklar ve yapılmayacaklar listesi hazırlayın.
Yapılacaklar:
Yapılmayacaklar:
Çocuğunuzu evde yalnız geçireceği zamana hazırlamak için günlük aktivitelerdeki sorumluluk alanlarını ve bağımsızlığını artırmak önemlidir. Çocuklar, sabah kendilerini hazırlamak, bir içecek veya atıştırmalık almak ve acil bir durumda ne yapmaları gerektiğini bilmek konusunda bağımsız olmalıdır.
Çocuğunuzun sahip olduğu desteklerle ve bunlara nasıl erişebileceğiyle tanışmasını sağlayın. 122’yi aramayı hızlı arama tuşu yapın ve acil durum personelinin ne tür sorular sorabileceğini canlandırarak onlara nasıl yardım alacaklarını öğretin. Çocukları evde yalnız kalmaya hazırlamak, güven ve problem çözme üzerine bir egzersizdir. Küçük bağımsızlık fırsatları sunarak, bakıcılar ve çocuklar bu ilişkiyi geliştirebilir ve bu becerileri test edebilir.
Dikkate alınması gereken diğer noktalar
Uzmanlar, çocuğunuz evde yalnız kalmadan önce, yargılama yetisini veya kendine bakma becerisini olumsuz etkileyebilecek herhangi bir durum olmaksızın, iyi bir fiziksel ve zihinsel sağlığa sahip olması gerektiğini belirtiyor.
Çocuğunuzun daha küçük kardeşleri gözetimine izin vermeyi erteleyebilirsiniz. Daha küçük kardeşleri gözetmek, önemli bir sorumluluk ekler ve bunaltıcı olabilir. Genellikle, büyük çocuğun oldukça olgun ve yetkin olmasını beklemek en iyisidir. Kaygı, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) veya yargılama ve öz denetimi etkileyen diğer koşullara sahip çocukların da daha yakın bir gözetim gerekebilir.
Bir çocuk teknik olarak yeterince büyük olsa bile, yalnız kalma konusunda güçlü bir kaygı veya korku ifade ediyorsa, onların duygularını dinlemek ve saygı göstermek çok önemlidir. Her çocuğun benzersiz kişiliğini, mizacını, geçmiş deneyimlerini ve beklenmedik durumlarla ya da yalnızlık duygusuyla başa çıkma becerisini dikkate alın.
Kaynak: Sherri Gordon. “When Is It Safe for Your Child to Stay Home Alone? Expert Tips and State Laws Explained”. Şuradan alındı: https://www.parents.com/when-can-kids-stay-home-alone-8740555. (12.11.2024).
Acil durumlarla baş edebilmeniz için 11 ipucu
Acil durumlarda elinizin ayağınıza karışmasına izin vermemek için neler yapabilirsiniz?
18
Lastiğiniz patladığında Eğer lastiğiniz dağın başında bir yerde patlarsa ve yakınlarda lastiğinizi şişirebileceğiniz bir yer yoksa lastiğe küçük delikler açıp içini çimen ya da samanla doldurun. Bu yöntem lastiğinizin daha sonra çöp olmasına sebep olacak olsa bile bir servis bulana kadar idare etmenizi sağlayacaktır.
Herhangi bir yangın durumunda kabartma tozu kullanın Eğer mutfakta bir şeylerin alev aldığını fark ederseniz kesinlikle suyla söndürmeye çalışmayın. Bunun yerine alev alan bölgeye kabartma tozu dökün. Bu süreçte karbondioksit oluşmaya başlayacak ve yangın sönecektir. Unutmayın bu yöntem çok fazla karbonat kullanmak gerektirdiğinden sadece küçük yangınları söndürmenize yardımcı olur.
Uçak kalkış ve inişlerinde Kaydedilen uçak kazalarının %61’i uçaklar kalkerken veya inerken ilk 3 dakika içinde gerçekleşmiştir. Bu yüzden bu süre boyunca oturduğunuz yerde sabit kalmaya odaklanın. Herhangi bir acil durumda yerinizde kalmanız hayatta kalma olasılığınızı artıracaktır.
Zorla alıkonuluyorsanız Eğer birisi tarafından zorla bir arabaya bindiriliyorsanız ya da bir yere götürülüyorsanız yere kişisel bir eşyanızı düşürün. Bu polisin sizi daha kolay bulmasını sağlayacaktır.
Asansörde bir suçluyla mahsur kaldıysanız Böyle bir durumda asansördeki bütün tuşlara basmanız şans eseri bir katta inip kaçabilmenize ya da birilerine sinyal yollamanızda yardımcı olur. Bu durum düşük bir ihtimal gibi görünse de aklınızda tutmanızda fayda var.
Uzun yolculuklarda kafur kullanın 6 saatten fazla araba kullanmanız gereken yolculuklarda belirli bir süre sonra gözünüz sadece yola odaklanmaya alıştığından etrafınızdaki cisimleri ve hatta yayaları bile görmemeye başlayabilirsiniz. Bu duruma tünel görüşü de denir. Buna engel olmak içinse arabanızın için kafur tanecikleri veya yağı koyabilirsiniz. Kafurun kokusu konsantrasyonunuzun artmasına yardımcı olacaktır.
Fırtınalı havayı önceden sezmek Herhangi bir içeceği sallayın ve bir bardağa boşaltın. Eğer yüzeyde oluşan baloncuklar bardağın etrafına yayılıyorsa bu havanın güzel olacağına işarettir. Eğer baloncuklar yayılmıyor ortada kalıyorsa fırtınalı bir havanın yaklaştığını anlayabilirsiniz. Bunun sebebi ise hava kabarcıkları üzerindeki atmosfer basıncıdır. Yüksek basınç kabarcıkların etrafa yayılmasına sebep olurken düşük basınç da merkezde kalmasına sebep olur.
Telefonunuzun fenerini kullanın Karanlık bir yolda ilerlerken telefonunuzun fenerini ya da flashını kullanmayı ihmal etmeyin. Bu sayede sürücüler sizi daha rahat fark eder.
Nefesiniz tıkandıysa Yumruğunuzu göğüs kafesinizin aşağısına, karnınızın üstüne yerleştirin ve aşağı yukarı orta hızda hareket ettirin. Bir sandalyenin arkasına dayanın ve karnınızı bastırın. Şınav pozisyonunda yere uzanın, dirseklerinizi yanlara doğru açın ve hızlı bir nefes alın. Ardından kafanız havada ve elleriniz serbestken göğsünüz yere değecek şekilde yere yatın. Nefesiniz tıkalıyken konuşmaya, bir şeyler içmeye ve derin nefes almaya çalışmayın.
Kanamanız varsa Burnunuz kanıyorsa kafanızı geriye değil öne doğru eğin. Elinizde veya başka bir yerde küçük bir kanamanız varsa kanayan yeri suyla yıkayın, oksijenli suyla silin ve son olarak steril bir sargı beziyle sarın. Toplardamarlarla ilgili bir kanamanız varsa oksijenli suyla kanayan yeri silin, sargı beziyle sarın ve yaralı bölgeyi yüksekte tutun. Şiddetli kanamalarda steril bir sargı beziyle yarayı sarın ve sargı bezine avuç içinizle bastırın. Ardından hemen tıbbi destek alın. Atardamarla ilgili bir kanamanız varsa, kanayan bölgeyi sargı beziyle sıkıca ve sabit bir şekilde tutun ve bastırın. Yaralanmış bölgeyi (kol,bacak) bükün ve atardamara direkt baskı uygulayın ve hemen tıbbi destek alın. Turnike (sıkıca sarma) yöntemini sadece kanama durmuyorsa son çare olarak uygulayın. Turnikeyi sardığınız saati not edin ve yaz mevsiminde 1 saatten kışın da 30 dakikadan fazla turnikeyi yaranın üstünde tutmayın.
Susuz kaldığınızda Su dengenizi ayarlamak için daha çok su için. 1 litre suya 1 çay kaşığı tuz, 2 yemek kaşığı şeker ve yarım çay kaşığı kabartma tozu ekleyerek içmeniz ya da 1 bardak portakal suyuna yarım çay kaşığı tuz 1 çay kaşığı kabartma tozu atıp suyla seyrelterek içmeniz iyi gelecektir.
Hipotermi (bedendeki aşırı ısı kaybı) geçirdiğinizde Ilık battaniyerle her tarafınızı sarıp sıcak bir içecek için. Ellerinizi ya da ayaklarınızı ovalamayın. Sıcak duşa girmeyin. Alkollü içecekler içmeyin.
Ormanda kaybolursanız Analog bir kol saatini yatay olarak elinizde tutun ve saatin akrebini güneşe çevirin. 12 ile akrebin tam ortası güneyi gösterir (Kuzey yarım kürede). Yönünüzü bulmak için asla ağaç dallarını, karınca yuvalarını ya da ağaç köklerindeki yosunları kullanmayın. Yola çıkmadan önce her zaman yanınızda harita ve pusula bulundurun.
Vahşi doğada su bulma Plastik bir torbayı bir ağaç dalına geçirin ve ağzını sıkıca bağlayın. Buhar damlacıklarının oluştuğunu göreceksiniz. Yere çukur kazın, çukurun ortasına boş bir konteyner koyun ve çukurun üstüne plastik bir poşet vs. örtün. Bu yöntemlerin sonunda suyu içmeden önce kaynatmanız gereklidir.
Yıldırım çarpması riski Alçak bir çukura çömelin. Bir ağaç yanına da sığınabilirsiniz ama ağacın tek olmamasına dikkat edin. Telefonunuzu kullanmayın. Elektrik hatlarından uzak durun. Su birikintilerinden uzak durun.
Yanığınız varsa Yanık bölge şişmeye başlamadan önce bölgeye yakın tüm aksesuarları ve dar kıyafetleri çıkarın. Termal yanığınız varsa su altında 10-15 dk. tutun ve yarayı ya temiz bir sargı beziyle ya da temiz bir bez parçasıyla sarın. Asidik yanığınız varsa suyun altında yanık bölgeyi 10-15 dk. tutun sabun/kabartma tozu+su karışımını yaraya sürün ve sargı beziyle ya da temiz bir bez parçasıyla sarın. Alkali bir yanığınız varsa önce yanığa sebep olan madde kalıntılarını yanığın üstünden temizleyin ve ardından yanığı su altında 10-15 dk. tutun sabun/kabartma tozu+su karışımını yaraya sürdükten sonra sargı beziyle ya da temiz bir bez parçasıyla sarın. Kireç ya da alüminyum yüzünden yandıysanız yanığa asla yağ, pamuk, buz veya iyot sürmeyin. Çok büyük yanığınız varsa derhal tıbbı destek alın.
Keskin bir cisimle yaralandıysanız Ambulansı arayın ve cisimi olduğu yerden kıpırdatmayın.
Yakınlarınızda biri bayıldıysa Bayılan kişiye yaklaşıp etrafınızda olan diğer kişilerden birine işaret ederek tıbbi destek için ambulans vs. gibi bir yeri aramasını söyleyin. Bayılan kişinin etrafında kalabalık oluşmamasını sağlayın ve panik yapmayın.
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Psikolog Jennifer Guttman, ilişkide iletişimi güçlendirdiği kanıtlanan beş teknik geliştirdiğini açıklıyor. İlişkinizde iletişimi artırmak ve güçlendirmek için, bu tenikleri uygulayabilirsiniz.
1- Bir açıklık modeli oluşturun ve bunu sürdürün
Guttman, ilişkide dürüst olmak, bağlantınızı canlı tutmak ve birbirinize karşı açık olmayı sürdürmek için, sürdürülebilir bir model oluşturmanızı öneriyor. “Sorunları çatışma korkusu ile bastırmak yerine, açığa çıkarmaya odaklanın. Sorunları yüzeyde tutmadığınızda, yalnızca kızgınlığı körükler ve birbirinden bağımsız konuları birbirine karıştırır. Karşılıklı dikkatli iletişime odaklanmak, bağınızın ve ilişkinizin gücüne daha güçlü bir inanç beslemenize yardımcı olacaktır.”
2- Karşılıklı saygı kanunları oluşturun
İlişkide görülmeniz, duyulmanız ve anlaşılmanız çok önemlidir. Partnerinize duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarınızı nasıl karşılayabileceğini söyleyin ve ardından, karşılıklı olarak, birbirinize ve birbirinizin ihtiyaçlarına saygı duymaya çalışın. Bir çift olarak hem mutlu hem de duygusal olarak güvende hissetmenizi sağlayacak çözümler bulun. Burada esas fikir, karşılıklı olarak üzerinde anlaşacağınız ve yargılayıcı olmayan, anlayış ve kırılganlığa dayanan ortak bir güvenli alan yaratmaktır. Başkalarına söyleyemeyeceğiniz sırları paylaştığınız şeffaf, ikinize özel bir alan olmalı. Bunu yaparak, sağlıklı bir eşitlik ve ilişkinizde saygıyı koruyan sevgi dolu bir dil de yaratmış olursunuz.
İlişkide iletişim problemlerini çözmenin ipuçları
3- Duygularınızı düşünceli bir şekilde ifade edin
Partnerinizle iletişim kurarken dikkatli olun ve kelimelerinizi akıllıca seçin. Ne düşündüğü hakkında varsayımlarda bulunmaktan ve varsayımlara göre hareket etmekten kaçının. Partnerinizin tepkilerini tahmin etmek, genellikle sinir bozucu bir olumsuz geri bildirim döngüsüne veya bir tartışmaya yol açar. Bunun yerine, sizi rahatsız eden şeyi düşünceli bir şekilde iletin. Partneriniz, onun ne düşündüğünü varsaydığınızı değil de, tam olarak ne düşündüğünüzü bilirse, daha makul bir tepki verecektir.
4- Sık sık takdir ve teşekkür edin
Partnerinize karşı muazzam bir sevgi ve saygı duyduğunuzu ona yeterince bildirmek çok önemlidir. Daha sevgi dolu bir iletişim kurmak, daha sağlıklı bir denge kurmanıza yarar ve daha tatmin edici bir ilişki yaratır. Partnerinizin sizi sevip desteklediğinin farkında olduğunuzu anlaması için, partnerinizin sizin iyiliğiniz için yaptıklarına saygınızı ifade etmek için tamamlayıcı ve teşvik edici kelimeler kullanmayı unutmayın. Birbirinize özel ve değiştirilemez olduğunuzu hatırlatın.
5- Randevu gecesini ihmal etmeyin
Dengeli ve düzenli bir randevu gecesi programını etkili bir şekilde planlamak, ilişkinizin bir öncelik olduğunu ve yoğun yaşamınızdaki diğer şeyler kadar önemli olduğunu gösterir. Bir ekip olduğunuzu hatırlatır ve ortaklığınıza hak ettiği özeni ve ilgiyi göstermeye kararlı olduğunuzu pekiştirir. Randevu gecelerinden en iyi şekilde yararlanmak için, o gece konuşmayı tercih ettiğiniz veya kaçınmak istediğiniz konular olup olmadığına önceden karar verin. Birbirinizin konu seçimlerine saygı gösterin. Randevuyu romantik, hafif ve havadar tutan ve birbirinize neden aşık olduğunuzu hatırlatan konulara odaklanın!
İletişim tarzınızda ince ayarlar yapmak, önemli bir süre boyunca dikkate değer sonuçlar doğurabilir. Mevcut bir kalıbı kırmak için yenisini geliştirmeli ve sürdürmelisiniz. Yeni modeli uyguladığınızda, ilişkinizdeki genel güvenlik ve rahatlık duygunuzda gözle görülür bir büyüme yaşayabilirsiniz.
Referanslar:
Jennifer Guttman. “5 Ways To Avoid Communication Gaps In Relationships, From A Psychologist”. Şuradan alındı: https://www.mindbodygreen.com/articles/how-to-avoid-communication-gaps-in-relationships
Evliliklerde doğru iletişim kurmak
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiliz Kraliyet ailesinin her yıl yılbaşına özel hazırladığı yılbaşı kartı “theroyalfamily” kullanıcı adlı Instagram hesaplarından paylaşıldı. 2024 yılının nisan ayına ait olan bu fotoğraf Buckingham Sarayı’nda çekildi. İşte geçmişten günümüze Kraliyet Ailesi’nin geleneksel yılbaşı kartları…

2023

2022

2022

2021

2021

2020

2020

2020

2019

2019

2019

2019

2018

2018

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2005

1999

1998

1995

1993

1990

1989

1988

1987

1984

1982

1981

1979

1969

1965

1957

1955

1942

1914

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Koç: Kişiliğiniz değişiyor!
2025 yılında şanslı olduğunuz alanlar, 10 Haziran’a dek; kendinizi anlatma ve anlaşılmaya dair olacak. İletişim, eğitim, zihinsel faaliyetler, reklam, ticaret, sosyal medya gibi alanlarda desteklenecek, hızlı haberler eşliğinde önemli kararlar alacak, şanslı anlaşmalara imza atacaksınız. Aynı zamanda kardeşlerinizin yaşamında güzel gelişmelere tanık olacak, çevrenizden destekler bulacaksınız. 10 Haziran tarihinden sonra ise yaşama daha ait hissedeceğiniz, huzurlu bir döngü başlayacak. 1 yıl boyunca; ev, aile, taşınma, evlenme, bebek sahibi olma gibi konularda destekleneceksiniz.
Ancak öncesinde Şubat sonuna dek yaşanacak Mars retrosu ile; aile, ev, evlilik gibi alanlarda bir mücadele verebilir, karşılığını Haziran ayından sonra almaya başlayabilirsiniz.
Yaşamda bu yıl sınandığınız alanlar 25 Mayıs’a dek iç dünyanızla ilgili olmaya devam edecek, durma, içe dönme ve güzel bir arınma döneminde olacaksınız. 25 Mayıs sonrası 2.5 yıl boyunca artık dış dünyaya çıkmaya başlayacak, gücünüzü, otoritenizi fark edecek, diğerlerine olan sınırlarınızı yapılandıracak ve hayata daha olgun yaklaşacaksınız.
Bu yıl gerçekleşecek tutulmalarla; iş, hayat ve sağlık düzeninizde yenilemeler, iyileşmeler yapmanız gerekecek. Alışkanlıklarınızı değiştirerek daha verimli bir yaşam yaratacaksınız.
2 Mart – 14 Nisan tarih aralıklarındaki Venüs Retrosu burcunuzda gerçekleşirken; geçmiş konular, ilişkiler ve mali konular aracılığıyla öz değerinizi yeniden fark edecek, herkese olması gereken değeri vereceksiniz.
Aşk hayatınızda ise en şanslı aylarınız; Mayıs, Haziran ve Ekim ayları olacak.
Bu yıldan itibaren kendinizi daha iyi tanıyacak, daha olgun bir ruhla hayata yaklaşacak, ait olduğunuz yeri bulacaksınız.
Aslan:Yılın en huzurlusu sizsiniz!
2025 yılında şanslı olduğunuz alanlar, 10 Haziran’a dek; hayalleriniz için attığınız adımlar, sosyal çevreniz, yaratıcılığınız ile ilgili olacak. Bu süreçte daha görünür olacak, fark yaratacak, dikkat çekeceksiniz. 10 Haziran sonrası ise; iç huzurunuz artacak, kendi alanınızda mutlu ve ait hissedecek, 1 yıl boyunca korunduğunuzu hissedeceksiniz. Maneviyatınız genişleyecek, rüyalarınızdan ve yaşamdan işaretler alacak, sezgilerinizin güçlendiğini fark edeceksiniz. Seyahatler, deniz ve doğa size iyi gelecek.
Ancak öncesinde Şubat sonuna dek yaşanacak Mars retrosu ile; içsel huzursuzluk ve yorgunluk hissedebilir ve neyi nasıl yapacağınızı bilemeyebilirsiniz. Bu dönemde yaşayacağınız fark edişler ve çevrenizdeki arınmalarla, haziran ayından sonra huzuru sağlamış olacaksınız.
Yaşamda bu yıl sınandığınız alanlar 25 Mayıs’a dek; size iyi gelmeyeni bırakabilmek ve hayatınızdaki değişimlere adapte olabilmekle ilgili olacak. Aynı zamanda bütçenizi doğru yönetmeniz çok önemli olacak. 25 Mayıs sonrası ise 2.5 yıl boyunca hayat görüşünüzü yeniden yapılandıracaksınız. Sektörünüze göre; eğitim, hukuk, yurt dışı bağlantıları, sosyal medya gibi alanlarda uzmanlaşmak, daha disiplinli olmak önemli olacak.
2 Mart – 14 Nisan tarih aralıklarındaki Venüs Retrosu ile; uzaklarda yaşayan veya eğitim hayatından tanıdığınız kişiler, geçmişten gelen kişiler veya iş çevrenizdeki kadınlar aracılığıyla ilişkileriniz sınanabilir, değer duygunuzu yeniden yapılandırabilirsiniz.
Bu yıl gerçekleşecek tutulmalarla; mali alanları doğru yönetmeniz, birikim ve yatırımlar yapmanız size iyi gelen konular olacak.
Aşk hayatında ise en şanslı zamanlarınızı Ağustos ve Aralık aylarında yaşayabilirsiniz.
Bu yıl; sınırlarınızı korumalı, kendi iç dünyanıza, ruhunuzu besleyen kim ve ne varsa ona odaklanmalısınız.
Büyük retrolar dönemi başlıyor!
Yay: Aşk kokan bir yıl!
2025 yılında şanslı olduğunuz alanlar, 10 Haziran’a dek; hayat yolunu birlikte yürüdüğünüz insanlardan yana olacak. Bu yıl evlilik kararı alabilir, evleneceğiniz kişiyle tanışabilir, eşinizin yaşamında güzel gelişmelere şahit olabilir, size iyi gelecek ortaklık veya iş birlikleri kurabilirsiniz.
10 Haziran tarihi sonrası ise 1 yıl boyunca; alacaklar, sermaye, eş ve ortak kazançları olacak. Yaşamınızdaki krizleri daha rahat çözecek, sezgilerinizden destek alacaksınız.
Ancak öncesinde Şubat sonuna dek yaşanacak Mars retrosu ile; borçlar, eş veya ortak kazançları, banka, krediler gibi alanlarda bir mücadele verebilirsiniz. Haziran ayından sonra bu çabalarınızın karşılığını alabilirsiniz.
Yaşamda bu yıl sınandığınız alanlar, 25 Mayıs’a dek; aile, ev konuları, ev sorumluluğu almak, taşınmak, aile sağlığı, aidiyet alanınızı bulamamak ile ilgili olabilir. Kendinize yeni bir yaşam alanı yarattığınız bir dönemden geçebilirsiniz. 25 Mayıs’tan sonra ise 2.5 yıl boyunca; sanat veya spor alanlarında disiplinli olmak, ciddi ilişki sorumluluğu almak, hayatta eğlenmeyi de bilmek, istiyorsanız çocuk sorumluluğu almak olabilir. Kendinizden daha emin olmanız, kendinizi merkeze almanız gerekebilir.
Bu yıl gerçekleşecek tutulmalarla, önce iç huzurunuza odaklanmak gündeminizde olurken; kendinizi iyi hissettikçe ve hayattan beslendikçe iş ve kariyerinizin de düzene girdiğini görebilirsiniz. Hayatınızı ev ve aile konularında yeniden inşaa edebilirsiniz.
Aşk hayatınızda en şanslı zamanlar; Mayıs- Haziran aylarında olurken, 2 Mart – 14 Nisan tarih aralıklarındaki Venüs Retrosu ile aşk hayatınızda karmik gündemler yaşayabilirsiniz, eski ilişkileriniz gündeme gelebilir.
Bu yıl kendinizi yeniden tanıyacak, hayat sahnenizde ışıl ışıl parlayacak, yaşamınızı temelden yeniden inşa edeceksiniz.
Mutlu yıllar!
İnci Gücen
@incininyildizi
Altair Astroloji
2025 yılında Boğa – Başak – Oğlak burçlarını neler bekliyor?
2025 yılında Yengeç – Akrep – Balık burçlarını neler bekliyor?
2025 yılında İkizler – Terazi – Kova burçlarını neler bekliyor?
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırmızı lahananın içerisindeki fitokimyasallar, antosiyaninler ve indoller gibi antioksidanlar, C, A, E, K, B1, B2 ve folat gibi vitaminler, kalsiyum, manganez, magnezyum, demir ve potasyum gibi mineraller bu sebzeyi sağlık açısından son derece faydalı kılıyor.
Mor lahananın bu zengin besin profili; erken yaşlanmayı önleme, bağışıklık sistemini güçlendirme, diyabet ve kalp hastalıklarına iyi gelme, Alzheimer başlangıcını yavaşlatma ve kemik sağlığını iyileştirme gibi etkileyici sağlık yararları sunuyor. Diğer faydalarını öğrenmek için haberimizin devamını takip edebilirsiniz:
Mor lahananın faydalarıKanser riskini azaltıyor
Mor lahana, kanserin önlenmesinde güçlü bir rol oynayan antosiyaninler ve indoller dahil olmak üzere antioksidanların güçlü bir kaynağıdır. Araştırmalar, mor lahanadaki indollerin meme kanseri riskini azaltmaya yardımcı olduğunu gösteriyor. Ayrıca A vitamininin akciğer kanseri riskini azaltmasıyla da bağlantılı bir besin.
Cilt sağlığını artırıyor
Mor lahanadaki besin yelpazesi, cildinizin parlak ve genç görünmesini sağlamaya yardımcı olabilir. Antioksidanların faydası, cilt tonunuzu, esnekliğinizi, ince kırışıklıkları ve yaşlılık lekelerini iyileştirerek yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca içerdiği büyük miktarda A vitamini cildinizin hücrelerinin yeniden artmasına yardımcı olur, cildinizi güneşten korur ve cildinizin elastikiyetini artırır.
Alzheimer hastalığını önlemeye yardımcı oluyor
Mor lahana insanların bilişsel aktivitelerini koruma potansiyeli olan harika bir sebze. Alzheimer hastalarında hafıza ve bilişsel kayıp üzerinde büyük etkiye neden olan şey, bir tür vebanın oluşmasıdır. Mor lahanadaki antosiyaninlerin bolluğu sayesinde plak oluşumunu önemli ölçüde azaltarak beyninizi Alzheimer hastalığına karşı korur.
Kemik yoğunluğunu artırıyor
Mor lahanadaki yoğun miktardaki temel mineraller, mor lahanayı sağlıklı kemik gelişimini sağlayan en iyi sebzelerden biri haline getiriyor. Bu sayede kalsiyum, magnezyum, manganez gibi minerallerin zenginliği, kemik büyümesini ve osteoporoz, artrit ve diğer iltihaplanmalara karşı koruma sağlayan mineral yoğunluğunu destekliyor.


Kilo vermeyi destekliyor
Kırmızı lahana düşük kalorili olması, yüksek diyet lifleri içermesi ve temel besin maddeleri açısından zengin olmasıyla birlikte kilosuna dikkat edenler için mükemmel bir sebze. Tokluk hissinize katkı sağlayarak aşırı yemenizi engeller ve aynı zamanda beslenme ihtiyacınızı da karşılar. Salatalar, körili yemekler ve lahana turşusu şeklinde menünüze dahil edebileceğiniz harika bir sebze seçeneği olabilir.
Sindirim fonksiyonlarını geliştiriyor
Çözünür ve çözünmez diyet liflerini barındıran kırmızı lahana, gerçekten de mide-bağırsak sağlığı için oldukça faydalı. Çözünebilir liflerin bolluğu, besinlerin sindirilen gıdalardan emilimini ve parçalanmasını düzenleyen yararlı bağırsak florasının artmasına yardımcı olur. Üstelik bol miktarda çözünmeyen lif normal bağırsak hareketine yardımcı olur, böylece sağlıklı bir sindirim sistemi oluşturmanızı sağlar.
Hipertansiyonu önlemeye yardımcı oluyor
Mor lahana, potasyum deposudur. Bu, sodyumun zararlı etkilerini sınırlandırarak kan basıncındaki ani yükselişlerin kontrol edilmesinde ve böylece optimal kalp aktivitesinin sürdürülmesinde önemli bir rol oynar. Ayrıca, yüksek kan basıncını düşüren ve hipertansiyonu etkili bir şekilde düzelten kalp kaslarının gevşemesine de yardımcı olur.
Enflamasyonu azaltıyor
Sülforafan, birçok turpgil sebzesinde bulunan ve birçok anti-inflamatuar etkiye sahip olan önemli bir bileşen. Bu bileşen, hafifle kronik arasındaki inflamasyonun yatıştırılmasında son derece yararlı bir madde. Eski dönemdeki bazı bütünsel tedavi yöntemlerinde topikal ağrı jeli olarak da kullanılmıştır. Enflamasyonu ve artrit kaynaklı ağrıyı azaltmak için yumuşak lahana yaprakları dizlere sarılmıştır.
Kalp sağlığını destekliyor
Mor lahana aynı zamanda mor lahanaya eşsiz rengini veren flavonoid antioksidanlar olan antosiyaninlerin varlığı nedeniyle kalbe de fayda sağlayabilir. Orta miktarda antosiyanin tüketmek kan basıncını düşürür ve kalp hastalığı ve kalp krizi riskini yüzde on beş oranında azaltır.
Göz sağlığını iyileştiriyor
Mor lahanadaki A vitamini miktarı, göz sağlığınızın korunması için oldukça faydalı. Yaşlılıkta katarakt olasılığını azaltmanın yanı sıra makula dejenerasyonunun önlenmesine de yardımcı olabilir.
Referans: “Amazing Benefits Of Red Cabbage For Health And Beauty”. Şuradan alındı: https://www.netmeds.com/health-library/post/amazing-benefits-of-red-cabbage-for-health-and-beauty. (4 Eylül 2023).


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Premier Lig’in 19. sırasında bulunan Wolverhampton, teknik direktör Gary O’Neil ile yollarını ayırmayı planlıyor.
İspanyol basını Fichajes’in haberine göre, Wolves, takımın alt sıralardan kurtulması ve medyada büyük bir etki yaratması adına Fenerbahçe’nin başarılı teknik direktörü Jose Mourinho’yu takımın başına getirmeyi hedefliyor.
5 MİLYON EUROLUK SERBEST KALMA MADESİ
Wolverhampton’un Mourinho’yu kadrosuna katma planları arasında 5 milyon euroluk bir serbest kalma maddesi yer alıyor.
Bu maddeyi kullanarak Mourinho’yu Fenerbahçe’den transfer etmek isteyen Wolverhampton, teknik direktörün tecrübesinden faydalanmayı amaçlıyor.

MOURINHO’NUN FENERBAHÇE’DEN AYRILMASI ZOR
Fenerbahçe ile 2 yıllık sözleşmesi bulunan Mourinho’nun kulüpten ayrılma ihtimali düşük görünüyor.
Sarı-lacivertli ekip, şampiyonluk yarışındaki bu kritik dönemde başarılı teknik direktörünü kaybetmek istemiyor.
Portekizli hocanın da veda etmek gibi düşüncesi yok.
İngiliz ekibinin resmi teklif yapıp yapmayacağı ise merak ediliyor…
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Altınordu Başkanı Seyit Mehmet Özkan, Süper Lig’in 15. haftasında oynanan Trabzonspor – Kasımpaşa maçında bordo-mavililerin forveti Enis Destan’ın takımına kazandırdığı penaltıyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı.
İLGİLİ HABERKasımpaşa’dan penaltı tepkisi: Komik, pasit bir penaltı
“BİR DAHA BÖYLE BİR HAREKET YAPMAYACAK”
Hem onu yetiştiren Altınordu arması adına hem de Enis adına Türk futbolu ailesinden özür dilediklerini ifade eden Özkan, şu şekilde konuştu:
Biz inanıyoruz ki Enis onurlu bir kaybı haksız bir kazanca yeğleyecek kadar delikanlı bir gençtir. Biz Enis’i iyi tanıyoruz, bir daha böyle bir hareket yapmayacak.
Özkan, kulüpte profesyonel olan gençlere törenle okuttukları, ‘Mesleğe Geçiş Yemini’ metnine, ‘Emeğe saygı konusunda en ufak bir yanlış içinde olmayacağıma’ sözlerini ekleyerek revize ettiklerini de belirtti.
“AMACIMIZ POLEMİK DEĞİL”
Polemik oluşturma amacında olmadıklarını ifade eden Altınordu Başkanı Seyit Mehmet Özkan, şu ifadeleri kullandı:
Konunun bizi ilgilendiren kısmı, bizim yetiştirdiğimiz bir oyuncunun neden olduğu hakemi aldatmaya yönelik, fair-play dışı bir hareket olması. Enis Destan evladımız 2002 doğumludur. Altınordu’ya geldiğinde henüz 11 yaşında bir çocuktu. Bizimle tam 8 yıl 3 ay birlikteliği var. Bu 8 yılın 6 yılı ana kucağından, baba ocağından uzak, tam yatılı bir hayat. 3 sene önce Trabzonspor’a transfer olduğunda ise 19 yaşında sırım gibi bir delikanlı olmuştu. Enis hem okulu hem de profesyonel futbolculuk mesleği eğitimini birlikte götüren ender öz kaynak sporcularımızdan biriydi. Dışarıda müthiş pozitif, hal hatır soran ve yardımsever bir delikanlıdır. Saha içinde ise tam bir savaşçı boğa. Sokak futbolundan geliyor.
“ENİS, İKİ KEZ FAIR-PLAY ÖDÜLÜ ALDI”
Enis Destan’ın öfke kontrolü ve stresle baş etme konusunda eğitimler aldığını vurgulayan Özkan, sözlerini şöyle noktaladı:
22 yaşında bir gencin bütün bunlarla baş edebilmesi için Tibet rahibi olması lazım. Enis gerçekten çok iyi bir gençtir. Önce, ‘İyi insan’ olmak zaten Altınordu’nun manifestosudur. Enis Destan evladımız 2019 yılında U17 genç takımımızda oynarken, hakemin hatalı bir kararı sonucu kazandığımız penaltıyı bilerek auta atmış ve böylece haksız bir kazancı elinin tersiyle iterek, hepimizi mutlu etmişti. Bu alkışlanan davranışı sonrasında 2 Fair-Play ödülü almıştı. Hepimiz kusurluyuz. Böylesi olumsuz bir futbol ekosisteminden 22 yaşındaki bir gencin olumsuz etkilenmesi gayet doğal. Beş yıl önce hakemin yanlış kararı sonrası bilerek penaltıyı dışarı atan da Enis, şimdi rakibin hareketine karşı kendisini abartılı bir şekilde yere atan ve hakemi yanıltan da Enis. Keşke rakip defans oyuncusu ile itişmeseydi, keşke ellerini havaya kaldırıp ceza sahası içinde kendi pozisyonunu alsaydı. Keşke rakip defans oyuncusunun göğsüne doğru yaptığı kol hareketi sonrası abartılı bir şekilde yere düşme hareketi yapmasaydı. Keşke hakem yemeseydi, ikisine birden sarı kart gösterseydi. Biz inanıyoruz ki Enis onurlu bir kaybı haksız bir kazanca yeğleyecek kadar delikanlı bir gençtir. Biz Enis’i iyi tanıyoruz, bir daha böyle bir hareket yapmayacak. En önemlisi altyapımızda kendisini örnek alan 123 kardeşine örnek davranışlar içinde profesyonel futbol yaşamını sürdürecektir.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenerbahçe’nin dünyaca ünlü teknik direktörü Jose Mourinho, İspanyol ekibi Athletic Bilbao ile UEFA Avrupa Ligi’nin 6. haftasında oynayacakları kritik maç öncesinde çarpıcı açıklamalara imza attı.
Dış basına konuşan Mourinho, “Real Madrid’e geri dönecek misiniz?” sorusunu yanıtladı.
“BEN ÇOK BÜYÜK BİR REAL MADRID TARAFTARIYIM”
Mourinho, şunları dedi:
İnsanlar Lamine Yamal’ı daha çok beğeniyor ama ben Nico Williams’ı destekliyorum. O harika bir oyuncu ve umarım Real Madrid’e gider. Ben çok büyük bir Real Madrid taraftarıyım. Real Madrid’e geri dönmek mi? Dünyanın en iyi teknik direktörüne sahipler. Dostum Ancelotti iyi gidiyor. Florentino Perez, şu ana kadar çok yanlış karar vermedi ve bundan sonra da hata yapacağını düşünmüyorum.

“BAŞKA TAKIM GÖREMİYORUM”
“UEFA Avrupa Ligi’ni bu sene kim kazanabilir?” sorusuna ise Portekizli teknik adam, şu yanıtı verdi:
Athletic Bilbao, Tottenham ve Manchester United kazanabilir. Başka takım göremiyorum.

“BİZİM İÇİN ZOR BİR GÖREV”
Mourinho ayrıca, şu sözleri sarf etti:
Finalin Bilbao’da oynanacak olması taraftarlar ve kulüp için çok önemli olacaktır. Batıl inançlara kapılmadan şunu söyleyebilirim ki Athletic Bilbao ile burada final oynamak isterim ama bu bizim için zor bir görev.

Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi’nin 6’ncı haftasında Galatasaray yarın deplasmanda Malmö’nün konuğu olacak.
Sarı-kırmızılı ekipte, 2’nci başkan Metin Öztürk, İsveç yolculuğu öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
“GALATASARAY SAHADA KONUŞUR”
Metin Öztürk, sözlerine şu şekilde başladı:
Galatasaray her zaman sahada konuşur! Biz yine sahada konuşacağız ve Avrupa’daki yolumuza devam edeceğiz.
“DURSUN ÖZBEK GEREKEN CEVABI VERDİ”
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek’in gerekenleri söylediğini ifade eden Öztürk, şunları dedi:
Geçen sene seviyeyi oldukça düşürdüler! “Hakemleri dövün” dediler. Bu sene o laftan sonra seviye akıl almaz hale geldi! Buna Jose Mourinho da iştirak etti! Bahsettiğiniz asbaşkana cevap vermek istemiyorum! Asbaşkan dediğimizde, başkandan sonra geldiğini düşündüm. Ancak baktım, 7. sırada bir isim. Dursun Özbek gereken cevabı verdi ve ‘Haddini bil’ dedi. İnanılmaz derece seviyeyi aşağıya çekiyorlar.
“GALATASARAY VE BEŞİKTAŞ SİZİ EZE EZE YENİYOR!”
Çarpıcı açıklamalarına devam eden Öztürk, şu sözleri sarf etti:
İlginç bir teknik direktörleri var, bizim her maçımızdan önce konsantrasyonu aşağıya çekmeye çalışıyor. Eyüpspor bilerek kart görmüş gibi, şike yapmış gibi ifadeler kullanıyor! Kendi yenemediği için doğal! Çünkü biz onları kendi sahalarında eze eze yendik! Sahte penaltı olmasa, farka giderdi! 6 veya 7 olurdu! Dünya yıldızı bir teknik direktör olmanız bir şey fark etmiyor! Futbolcunuza adam gibi top oynatmadığınızda, Galatasaray ve Beşiktaş sizi eze eze yeniyor.
“TÜRKLERİ KÜÇÜMSÜYORLAR”
Jose Mourinho’yu eleştiren Öztürk, şöyle konuştu:
Beşiktaş konusuna parantez açmak istiyorum. Beşiktaş yendikten sonra verdiği demeç inanılır gibi değil! Rakibi küçümseyici, “10 kere oynasak, 8 kere yeneriz” diyor. Bunlar yakışmıyor! Türkiye Ligi’ni, Türkleri küçümsüyorlar İnanılır gibi değil! Beşiktaş maçında, malzemeci çağırır gibi dördüncü hakemi yanına çağırdı! O da kuzu kuzu gitti!
“HACİVAT İLE KARAGÖZ GİBİLER”
Acun Ilıcalı’yı da hedef alan Öztürk, şu ifadeleri kullandı:
Fenerbahçe yönetici ile teknik direktörü, aynen Hacivat ile Karagöz gibiler! Bir o tiyatro yapıyor, bir bu tiyatro yapıyor! Biz Galatasaray’ız, biz işimizi yapacağız, işimize bakacağız.
“PAZARTESİ GÜNÜNE KADAR EN YAKIN DOSTLARI TRABZONSPOR OLACAK”
Metin Öztürk, açıklamalarını şu şekilde noktaladı:
Tahmin ediyorum şimdi pazartesi gününe kadar en yakın dostları Trabzonspor olacak! Onunla ilgili algı operasyonu yapacaklar! Ne söyleyeceklerini dinlemek için keyifle bekliyorum.

Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Konyaspor, Süper Lig’in 16. haftasında 14 Aralık Cumartesi günü saat 16.00’da Rizespor’a konuk olacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.
Kayacık Tesisleri’nde Teknik Direktör Recep Uçar yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, koşu ve ısınma hareketleri ile başlarken, 5’e 2 ile devam etti.
Yeşil-beyazlı ekip, idmanı taktik çalışma ile tamamladı.

“KAZANMAK EN BÜYÜK HEDEFİMİZ”
Antrenmandan önce basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü Recep Uçar, şu şekilde konuştu:
Cumartesi günü oynayacağımız Rizespor maçı hazırlıklarımız devam ediyor. Baktığımızda rakibimiz son 3 iç saha maçında kazanan bir ekip. Son 7 maçında da 5’ini kazanan bir ekip. İç sahada özellikle çok coşkulu, istekli ve agresif oynayan bir ekip. İyi bir teknik kadrosu, teknik direktörü olan ve kaliteli oyuncuları olan bir ekip. Zor bir maç bizi bekliyor. Ama bizde bundan önceki 5 maçta olduğunu gibi en iyi şekilde hazırlanıp gene Rize’ye kazanmak için gideceğiz. Elimizden geleni ve hazırlandığımız oyunu en iyi şekilde sergileyip kazanmak en büyük hedefimiz. Umarım da hedefimize ulaşırız.
“HİÇBİR TAKIM SON DAKİKALARDA GOL YEMEK İSTEMEZ”
Son dakika golleri ile puan kaybettiklerini ifade eden Uçar, şunları dedi:
Hiçbir takım son dakikalarda gol yemek istemez. Bu durumun da farklı farklı sebepleri vardır. Bizimki ise biraz da bireysel hatalardan gerçekleşti. Elbet de bu durumun bu şekilde devam etmesini bizlerde istemiyoruz.

“KARŞIMIZDA ÇETİN BİR RAKİBİMİZ VAR”
Brezilyalı hücum oyuncusu Pedrinho ise, şu şekilde konuştu:
Hafta içindeki çalışmalarımız sıkı bir şekilde sürüyor. Karşımızda çetin bir rakibimiz var. Son iki maçımızda iyi bir performans ortaya koyduğumuzu ve oyun oynadığımızı söyleyebilirim. Elbette burada da asıl hedefimiz olan 3 puanı cebimize alıp dönmek istiyoruz. Aslında 8 numarada, 10 numarada ve kanatta da oynadığım maçlar oldu. Burada hocamın istediklerine, mevkisel taleplere göre ve maça göre pozisyon değiştirmekteyim. Kanatta oynadığım zaman kendimi daha tatmin hissettiğimi söyleyebilirim.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu ile Merkez Hakem Kurulu (MHK) arasında yapılan değerlendirmelerin ardından MHK’nin sosyal medya hesaplarının açılmasına karar verildi.
TFF’nin sitesinden konuya ilişkin yapılan açıklamada, şöyle denildi:
Merkez Hakem Kurulu’na ilişkin tüm güncel gelişmeler mhk_resmi hesap adıyla Instagram ve X platformlarından paylaşılacak. Hakemlik sisteminde verimlilik ve sürekli gelişim ilkeleri esas alınarak hayata geçirilen yeni iletişim modeliyle; hakemlik süreçlerinin daha bilinir hale getirilmesi, tüm paydaşlarla iş birliğinin daha da geliştirilmesi hedeflenmektedir.. Bu amaçla basamak basamak ve yürütülen projelere uyumlu bir şekilde paylaşımlar yapılması planlanmaktadır. İlerleyen dönemlerde bu konuların arttırılması hedeflenmektedir.

MHK’NİN PAYLAŞIM YAPMAYI PLANLADIĞI KONULAR
– Hakem Performans Değerlendirme Sistemi
– VAR Kriterleri-Müdahale Kriterleri
– Hakem Atama Kriterleri
– Haftalık Atamalar
– VAR Kayıtları
– Haftalık Hakem Performansları
– Tartışmalı Kararlar ve Olaylara İlişkin Kamuoyu Bilgilendirilmesi
– UEFA ile FIFA ile İlgili Duyurular
– Hakem Eğitim Sistemi ve Etkinlikler
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TFF 2. Lig ekiplerinden Altınordu, geçtiğimiz hafta sonu sahasında İskenderunspor’la karşı karşıya geldi.
İzmir ekibi, zorlu müsabakayı 2-1 kaybederek 4 maçlık aradan sonra yenilgi yüzü görmüş oldu.
Altınordu Teknik Direktörü Olcay Şahan da bu karşılaşmayı kulüp televizyonuna değerlendirdi.
“İKİ TANE NET PENALTIMIZ VERİLMEDİ”
Sözlerine İskenderunspor’u tebrik ederek başlayan Şahan, şunları dedi:
Güzel bir mücadele gösterdiler. İlk yarı istediğimiz oyunu oynamaya çalıştık, pozisyonlara girdik. Gördüğümüz kadarıyla yediğimiz ilk golde paylaşımlarda da gördük; topun çizgi ile alakalası bile olmadığı pozisyonda gol yedik. Gol olmayan pozisyon gol olarak değerlendirildi. Yediğimiz golün ardından reaksiyon gösterdik ve beraberliği bulduk. Maçta iki tane net penaltımız verilmedi. Yine maçta attığımız bir gol için ofsayt kararı verildi. Rakip oyuncunun kendini yere attığı pozisyonda ofsayt kaldırıldı ve golümüz iptal edildi. Bu yaşananlardan kötü niyet aramıyorum ama bizim takım bunun zararını gördü . Her hafta işimizi iyi yapmakla mükellefiz. Pazar günü işimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık fakat bize engel koyuldu. Futbolcularım bunun da üstesinden gelecektir, dersler çıkartılır.

TARAFTARI MUTLU ETMEK İSTİYOR
Genç teknik adam, cumartesi günü Sarıyer ile oldukça güzel karşılaşmaya çıkacaklarını ve keyifli bir maçın kendilerini beklediğini ifade etti.
Olcay Şahan, karşılaşmayı kazanıp taraftarlarını mutlu etmek istediklerini sözlerine ekledi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenerbahçe’nin derbide Beşiktaş’a kaybetmesiyle sarı-kırmızılılar, sarı-lacivertlilerle puan farkını 6’ya çıkardı. Bu mücadele ardından Galatasaray, odağını transfere çevirdi.
Elias Jelert’in yetersiz performansı nedeniyle sağ beke takviye yapmak isteyen Cimbom, Milan’ın kaptanı Davide Calabria’yı gündemine aldı.
İtalyan ekibinde istediği forma süresini alamayan Calabria, takımdan ayrılmaya sıcak bakıyor.
Sarı-kırmızılı ekip, devre arasında Milan’a teklif yapmaya hazırlanıyor.

GALATASARAY AVANTAJLI
İtalyan basınında yer alan haberlerde; Roma’nın da ilgilendiği Calabria transferinde, Roma ile Milan arasındaki çekişmelerden dolayı transferde Galatasaray’ın daha avantajlı olduğu belirtildi.
Milan’ın altyapısından çıkan ve kariyerine kırmızı-siyahlı forma hariç başka takıma gitmeyen Calabria, toplamda 316 maça çıkarken bu müsabakalarda 15 gol ve 22 asist yaptı.
Bu sezon 8 maça çıkan 28 yaşındaki sağ bek, 1 gol atabildi.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta ilk 15 hafta itibarıyla istediği sonuçları alamayan Altay, bu süreçte 3 galibiyet 2 beraberlik ve 10 mağlubiyete imza attı.
İzmir ekibi, 11 puan toplamasına rağmen TFF Kulüp Lisans Kurulu tarafından 3 puan silme cezası aldı ve 8 puana düştü.
ALTAY, SON HAFTALARDA GOL YOLLARINDA ETKİLİ
Siyah-beyazlılarda işler istenildiği gibi gitmese de, son haftalarda takımın skorer kimliğini ön plana çıkarması ise hem teknik ekibi hem de taraftarları mutlu eden bir olay oldu.
Altay, ligdeki son 4 maçında 7 gol atmayı başardı.
İzmir ekibinin bundan önceki 11 maçında ise sadece 6 golü bulunuyordu.
EN SKORER OYUNCU 43 YAŞINDAKİ MURAT ULUÇ
Takımda skor anlamında ön plana çıkan isim ise 43 yaşındaki golcü Murat Uluç oldu.
Sincan Belediyesi Ankaraspor, Fethiyespor ve Kepezspor müsabakalarında gol atan tecrübeli oyuncu, 3 golle takımının en skorer oyuncusu konumunda bulunuyor.
Bu sezon sadece 6 maçta ilk 11 başlayan Uluç, son haftalarda teknik direktör Gökhan Karaaslan’ın değişilmez oyuncularından birisi olmayı başardı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anadolu’nun işgale karşı haklı sesini duyurmak amacıyla 10 Aralık 1919’da Kastamonu’da yapılan ilk kadın mitinginin yıl dönümü kapsamında Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü öğretim üyeleri Prof. Seyhan Yılmaz ve Doç. Firdevs Müjde Gökbel Yavuzoğlu tarafından seramik sergisi hazırlandı.
Saray Hamamı Kültür Sanat Merkezi’ndeki serginin açılışı Kastamonu Valisi Meftun Dallı tarafından yapıldı.
Dallı, yaptığı konuşmada, 10 Aralık’ın önemine değinerek serginin açılmasında emeği geçen akademisyenleri kutladı.
Prof. Dr. Seyhan Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Son Bahar” sergisi oluşturduğunu söyledi.
Kastamonu’nun doğal zenginliklerine dikkati çeken Yılmaz, “Kastamonu doğal güzellikleri insanı kendisine çekmektedir ve sonbaharda bir şölene dönüşmektedir. Bu şöleni eserlerime yansıtmaya çalıştım. Eserlerimde daha çok ağaçları çalışıyorum ama yapraklara da yer verdim. 105 yıl önce kadınlarımızın verdiği bu mücadele, gösterdikleri çaba bize ışık oldu. Onların mücadelesine teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Doç. Dr. Firdevs Müjde Gökbel Yavuzoğlu ise ilk kadın mitinginin 105. yılı vesilesiyle sergi açmak istediklerini belirtti.
Sergisine “Yörünge” ismini verdiğini anlatan Yavuzoğlu, “Ben tema olarak yörüngeyi tercih ettim. Farklı gezegenleri temsilen yörüngeler oluşturdum. Bunu seramik sanatının çok eski formlarından biri olan kase ile yapmak istedim. Her bir kase torna ile şekillendirme tekniği ile gerçekleşti. Tek tek elde boyandı. İçlerine bütün insanlığı temsilen farklı yörüngeler oluşturdum. Her insanın kendine dair yörüngesi olduğunu düşünerek yapıtlarımı değerli konuklarla paylaşmak istedim.” ifadelerini kullandı.
Yavuzoğlu, serginin 17 Aralık’a kadar gezilebileceğini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REKLAM
İddiaya göre; Koray Ş., 7 yıl önceki ameliyattan dolayı bir komplikasyon oluştuğunu ve acilen ameliyat etmesi gerektiğini söyledi. Doktorun tavırlarından şüphelenen Fatma Kala, ameliyat olmayı reddedip KSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. Burada yapılan tetkiklerde Kala’nın karnında 16 santimetre uzunluğunda makas olduğu tespit edildi. Ameliyatla karnındaki makas çıkarılıp sağlığına kavuşan Fatma Kala, hastaneden çıktıktan sonra avukatı aracılığıyla 7 yıl önce ameliyatı gerçekleştiren doktor Koray Ş. hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
“DOKTORUN TELAŞLI TAVRINDAN ŞÜPHELENDİK”
Baş ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede doktorların ‘Karnında makas var’ deyince şoke olduğunu belirten Fatma Kala, 2017 yılında kist ameliyatı olduktan sonra iç kanama geçirdiğini ve tekrar ameliyata alındığını, makasın da o ameliyatta unutulduğunu söyledi. Karnında makas varken küçük çocuğu ile birçok defa MR odasına girdiğini belirten Kala, “Bundan 7 yıl önce özel bir hastanede ameliyat oldum. O günün gecesinde tekrar iç kanama geçiriyorum ve ikinci ameliyatımı oluyorum. Bu ameliyatta maalesef ameliyat olan bölgemde ameliyat makası unutuyorlar ve biz bunu 7 sonra öğreniyoruz. Baş ağrısından dolayı hastaneye gittik. Hastanede doktorumuz MR’a girmem gerektiğini söyledi. Ben MR teknisyenine daha önce çocukla beraber MR odasına girdiğimde benim sağ tarafımda çekme olduğunu söyledim.
Teknisyen bana ‘Bu şekilde seni MR’a alamam, çok tehlikeli. Acilen ameliyat olduğun doktoru bul’ dedi. Doktorumuz bizi hemen röntgene aldı. Röntgende bir yabancı cisim görmüş ama bize söylemedi, ‘Daha önceki ameliyatından dolayı bir komplikasyon oluşmuş. Seni ameliyat edip dedi o komplikasyonu ortadan kaldırmam gerekiyor’ dedi. Biz doktorun telaşlı tavrından şüphelendik. Eşimle birlikte tıp fakültesine gittik. Oradaki acil doktorlarına başımızdan geçen olayı anlattık. Onlar beni röntgene soktu. Oradan ilaçlı tomografiye girince daha önceki ameliyatımda bırakılan makas orada görüldü. Genel cerrahi bölümünde bu makas çıkarıldı” diye konuştu.
“MUCİZE ESERİ HAYATTA KALMIŞIM”
7 yıl karnındaki makasla hayatını sürdürdüğüne inanamadığını ifade eden Fatma Kala, şöyle devam etti: “Çocuğum küçük olduğu için ben de MR odasına girmek zorundaydım. Defalarca ben bu makasla MR odasına girdim. Benim hayatta olmam bir mucize, şans. Rabb’im beni korumuş diyorum. Ben hep haberlerde duyuyordum böyle olayları, ameliyatta sargı bezi, iğne… Aynı şeyin daha fazlası başıma geldi maalesef. Ben 7 yıl boyunca mucize eseri hayatta kalmışım. Makas çıkarıldıktan sonra avukatımız aracılığıyla Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na gidip gerekli belgelerimizi sunup şikayette bulunduk. Savcılarımıza ve adalete güveniyorum. Doktorun da en ağır cezayı almasını istiyorum. İnsan hayatı bu kadar ucuz değil.”
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aloevera bitkisi, yeşil kabukların altındaki yoğun jel yapısıyla cilt bakımı ve cilt tedavisinde sıklıkla başvurulan bitkilerden biri.
ANTİK YUNAN’DAN BERİ TEDAVİDE KULLANILIYOR!
Aloe veranın şifalı bir bitki olduğuna dair inanış çok uzun yıllar öncesine dayanıyor. Modern çağın ilaç ve kozmetik sanayiinde büyük bir yer kaplayan aloe veraya Antik Yunan’da da rastlanır. Antik Yunanlılar aloe veradan her derde deva ilaç diye bahsedermiş. Bugünkü ünüyle aynı bir ünden söz etmek mümkün!
REKLAM
Bir çöl bitkisi olan aloe veranın ismi Arapça “alloeh” kelimesi ile Latince “verus” kelimesinden geliyor. Dikenli ve uzun yapraklarıyla bu çöl bitkisi bugün dünyanın neredeyse her yerinde özellikle cilt sorunlarında birincil tedavi maddesi olarak tercih ediliyor. Peki ama aloe vera gerçekten cilt sorunlarının kurtarıcısı mı? Gelin beraber bakalım…

* Aloe vera bitkisi düşük şiddetli yanık durumlarında ya da küçük kazalar sonucu meydana gelecek kesiklerde cilt üzerinde oluşan tahrişin iyileşmesini kolaylaştırır. Yaranın olumsuz etkilerini azaltmaya yardım eder.
* Aloe vera özellikle akne ve sivilce tedavisinde kullanılan bitkisel ürünlerdendir. Antimikrobiyal özellikleriyle akne oluşumunu engellemeye yarayan aloe vera, var olan aknelerinde iyileşmesini hızlandırır.

* Önemli cilt hastalıklarından biri olan sedef hastalığında cilt oldukça kuru ve tahriş olmuş durumdadır. Aloe vera sedef hastalığının neden olduğu tahrişi ve kuruluğu giderir.
REKLAM
* Cildinin yağlı bölgelerinde kuruluk, kızarıklık ve kaşıntı gibi sorunların meydana gelmesiyle uğraşan seboreik dermatiti hastaları da aloe veradan faydalanabilir. Aloe vera bu hastaların kızarıklık ve kaşıntılarını iyileştirmede faydalıdır.

* Aloe veranın antibakteriyel özelliği de bulunur. Bu antibakteriyel özellikler sayesinde ciltte oluşan iltihaplı yaraların iyileşmesi hızlanır. Yaraların enfeksiyon kapmasını önlemeye yardım eder ve var olan enfeksiyonu geçirmeye katkı sağlar.
* Antioksidan ve antibakteriyel özellikleri ciltte meydana gelen mantar, bakteri gibi enfeksiyonların tedavisinde de pozitif sonuç alınmasını kolaylaştırır.

Aloe vera bitkisinin yaprağını kırdığınızda jel yapısını göreceksiniz. Yeşil kabuklarını biraz bastırarak bu jeli kullanılmak üzere dışarı çıkarabilirsiniz. Tedavi amacıyla kullanılacak aloe vera jelinin miktarı önemlidir. Özellikle açık yara ve yanıklarda fazla uygulama tahribatı büyütebilir o yüzden dozunu iyi ayarlamalısınız.
Eğer aloe veranın dozunu ayarlayamayacağınızı düşünüyorsanız bir dermatologdan fikir alabilir ya da direkt aloe vera özü kullanılarak üretilmiş merhemleri tercih edebilirsiniz.
UYARI: Ciddi yanık ve kesik gibi durumlarda kulaktan dolma bilgilerle tedaviye başvurmamalı, bir dermatoloğa başvurmalısınız.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şiddetli soğuklarda kalp sağlığı ile ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Aksakal, “Koruyucu refleksler aynı zamanda sıcak kanın tekrar vücuda pompalanması için kalp hızını arttırmakta, böylece nabız hızlanmaktadır. Sonuçta hem kalbe geri dönen kan miktarı hem de dakikada kalp atım sayısı artması sebebiyle kalbin iş yükü artar.
Kalbin iş yükünün artması kalp kasına olan kan akımında arz-talep dengesini değiştirmektedir. Bu sebeple şiddetli soğuklarda ve aşırı ısı kayıpları olan durumlarda sağlıklı insanların kalplerinde bile kalp kasında beslenme yetersizliklerine ve buna bağlı olarak göğüs ağrısı, göğüste yanma ve baskı hissine yol açar” dedi.
Soğuk havanın doğrudan kalp damarlarında da büzüşmeye sebep olduğunu söyleyen Aksakal, “Ani ve şiddetli olarak soğuğa maruz kalmak, kalp krizlerine ve ani kalp ölümlerine yol açmaktadır. Soğuk hava aynı zamanda vücutta damarlarda büzüşmeyle birlikte pıhtılaşmaya meyil oluşturarak kalp hastalıklarına bağlı şikayetlerin ortaya çıkmasına, şiddetlenmesine veya aniden olumsuz sonlanmasına sebep olur.
Daha önce kalp hastalığı olmayan bireylerde bile soğuk hava ile birlikte göğüs ağrısı veya göğüste baskı, yanma hissi meydana gelmesi kalp damar hastalığını şüphelendirecek önemli bir bulgudur.
Kalın giysiler giyilmesi, meyve sebze tüketiminin ölçülü olarak devam ettirilmesi, hareketsizlikten kaçınılması, düzenli egzersiz yapılması, beslenme ve uyku düzenine dikkat edilmesi, gerekli hallerde D vitamini takviyesi alınması, nezle, grip durumlarında hekime danışmadan ilaç kullanılmaması, grip aşısı yaptırılması, kullanılmakta olan kalp ve hipertansiyon ilaçlarına devam edilmesi kolay uygulanabilir koruyucu yöntemlerdir” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Memişoğlu, TBMM Genel Kurulunda Sağlık Bakanlığının 2025 yılı bütçesine ilişkin sunum yaptı.
“AİLE HEKİMLİĞİNİN DAHA İŞLEVSEL HALE GETİRİLMESİ İÇİN ÇALIŞ”
Vatandaşların sağlığa eriştiği ilk kapının, aile hekimliği olmasını istediklerini bu nedenle sağlık sistemi içinde aile hekimliğinin daha işlevsel hale getirilmesi için çalıştıklarını belirten Memişoğlu, yeni yönetmelikle bunu hedeflediklerini ifade etti.
Memişoğlu, şöyle konuştu:
“Bakmayın siz birilerinin, ‘aile hekimi bundan sonra ilaç yazamayacak, vatandaş hastaneye giderse aile hekiminin maaşı kesilecek’ gibi yalan yanlış iddialarına. Bir kere şunu açıkça ifade edeyim. Biz, görevinin sorumluluklarını yerine getiren aile hekimlerinin mevcutta sahip olduğu maaş ve teşvik ödemelerinde hiçbir surette kesintiye gitmedik ve de gitmeyeceğiz. Tam aksine yeni ilave teşvik mekanizmaları getirdik. Aile hekimlerimize verdiğimiz teşvik ödemelerini 3 kat artırdık. 14 bin 800 liradan 44 bin 600 liraya çıkarttık.”
Birinci Basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmeye devam edeceklerini bildiren Memişoğlu, “2025 yılında 1000 yeni aile sağlığı merkezi açacağız. Mahalle kültürünü yaşatacak ve kurumsal kimliği yansıtacak çok güzel aile sağlığı merkezi projeleri hazırladık. Yeni yılla birlikte bunları hızla inşa edeceğiz.” bilgisini verdi.
Yenidoğan Çetesi soruşturmasına da değinen Memişoğlu, “bu insanlıktan nasibini almamışlar çetesi”nin, sağlık müdürlüğü, emniyet teşkilatı ve yargı mercileri arasında koordineli ve özenli çalışmayla çökertildiğini söyledi.
“TÜM SAĞLIK SİSTEMİNİ VE ÇALIŞANLARINI TÖHMET ALTINDA BIRAKMAK VİCDANSIZLIK DEĞİL MİDİR?”
Denetimlerde sıra dışılığı fark eden ve CİMER ihbarıyla daha somut bir hal alınca konuyu adli bir operasyona dönüştürenin kendileri olduğunu aktaran Memişoğlu, şunları kaydetti:
“Bakın, bu kadar teknik takibi yapan bu devletin savcıları, bu devletin emniyet mensupları. Bu kadar denetimi gerçekleştiren bu devletin sağlık personelleri. Bakmayın siz, bugün birilerinin operasyon yapıldıktan 6 ay sonra ortaya çıkıp, iddianamenin aleniyet kazanmasının üzerinden 2 ay geçtikten sonra tüm tape kayıtları ve dijital materyallerden elde edilen bulgular kamuoyuna yansıdıktan sonra, sanki konuyu kendileri ortaya çıkarmışlar gibi sözde kahramanlık yapanlara. Madem ellerinde bilgi belge vardı, iddianame yayınlanana kadar akılları neredeydi, bu bilgileri neden kendilerine sakladılar? Neden savcılarla, yetkili makamlarla paylaşmadılar?
Bir kere daha altını çizerek ifade etmek istiyorum; hekimliğin, temel misyonu hayatı korumaktır. Meslek ahlakı ve vicdanından zerre taviz vermeyen bir hekimin, ölümlere seyirci kalması mümkün değildir. Bu insanlıktan nasibini almamışlar çetesine bakarak tüm sağlık sistemini ve çalışanlarını töhmet altında bırakmak vicdansızlık değil midir?”
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kahreden olay dün akşam saatlerinde gerçekleşti. Şanlıurfa’da, kuduz hastalığı nedeni ile tedavi altında bulunan 9 yaşındaki yabancı uyruklu Muhammed Muaz, aniden fenalaştı.

Bunun üzerine hasta Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesine sevk edildi.

Muaz burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Talihsiz çocuğun cenazesi ailesi tarafından alınarak defnedilmek üzere Şanlıurfa’ya götürüldü.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, “Türkçenin yurt dışında etkin bir şekilde öğretilmesi, Türkiye’nin uluslararası arenada kültürel etkisini güçlendirmesine büyük bir katkı sağlayacaktır” dedi.
YÖK himayesinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Yunus Emre Enstitüsü arasında iş birliği protokolü imzalandı. YÖK Başkanlığı’nda gerçekleşen protokol imza törenine, YÖK Başkanı Erol Özvar, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Kemalettin Aydın katıldı. Protokolle, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Türkçe eğitim verdiği Bosna-Hersek, Özbekistan, Filipinler, Sudan, Somali ve Suriye’deki yurt dışı birimlerinde, Türkçe hazırlık dil eğitimi vermek, muafiyet ve seviye tespit sınavlarını yapmak gibi alanlarda Yunus Emre Enstitüsü’nün Türkçe eğitimi tecrübesinden ve öğretmen kaynağından istifade edebilecek. Yunus Emre Enstitüsü, kültürel ve eğitsel faaliyetlerde Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin imkan ve tesislerini kullanabilecek.
YÖK Başkanı Erol Özvar, protokolün hem Türkçenin küresel bir dil olarak öne çıkması sürecine hem de Türk yükseköğretiminin uluslararasılaşma hedefine somut katkılar sunacağını belirtti. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin yurt dışındaki birimlerinde Türkçe hazırlık dil eğitiminin verilmesi ve bu eğitimin Yunus Emre Enstitüsü’nün uzmanlığıyla desteklenmesinin önemini belirten Özvar, bu sayede Türkçe öğrenen bireylerin sayısının artıracağını ve uluslararası öğrencilerin Türkiye’ye olan ilgisinin güçleneceğini vurguladı. Özvar, ‘Türkçe’nin uluslararası düzeyde yaygınlaşmasını, Türkiye’nin yumuşak gücünü artıran stratejik bir unsur olarak gördüklerini belirterek, “Türkçe’nin yurt dışında etkin bir şekilde öğretilmesi, Türkiye’nin uluslararası arenada kültürel etkisini güçlendirmesine büyük bir katkı sağlayacaktır. Protokol, Türk yükseköğretiminin son yıllarda dünya çapında bir cazibe merkezi olma yolunda attığı adımları da destekleyecektir. Yükseköğretim Kurulu olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesel ve küresel konularda önemli bir aktör olmaya yönelik politikalarını destekleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Bilim diplomasisini, uluslararası alandaki ilişkilerimizi ve iş birliklerimizi güçlendirme yönünde adımlar atıyoruz” dedi.
‘GÜÇ BİRLİĞİYLE HAREKET ETMEK ÖNEMLİ’
YÖK’ün gelecek dönem için belirlediği stratejik hedeflerden biri olan uluslararasılaşma konusunda Türkiye’nin bütün kurum ve kuruluşlarının tam bir anlayış ve güç birliğiyle hareket etmesini fevkalade önemli gördüklerini belirten Özvar, daha önce Maarif Vakfı ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile imzalanan iş birliği protokollerin de bu yönde atılan adımlar olduğunu ifade ederek, “Türkçe’nin etkili bir şekilde öğretilmesi, uluslararası öğrenci politikalarımızı destekleyen temel unsurlardan biridir. Yunus Emre Enstitüsü’nün yurt dışında sunduğu Türkçe eğitimi, öğrencilerin Türkiye’deki akademik hayata daha hızlı adapte olmalarını sağlayacak, onların dil becerilerini geliştirirken kültürümüze olan ilgilerini artıracaktır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin akademik ve mekansal kapasitesiyle Yunus Emre Enstitüsü’nün organizasyonel ve beşeri kapasitesi buluşarak hem Türkçemizin hem de Türk yükseköğretiminin dünya çapındaki etkisinin bu protokolle daha da artacağına inanıyoruz. Bu protokolü, yalnızca 2 kurum arasında bir iş birliği olarak değil, aynı zamanda Türk yükseköğretiminin uluslararasılaşma ve bilim diplomasisi vizyonunun somut bir tezahürü olarak görmek gerekir” diye konuştu.
Özvar, bu iş birliğinin başarıyla uygulanmasının ve bundan sonra atılacak diğer adımların, Türk yükseköğretiminin küresel etkisini artıracağını, Türkiye’yi küresel eğitimde lider ülkelerden biri haline getirme yolunda önemli bir adım olacağını ifade etti.
‘DAHA İLERİYE TAŞIMAK İSTİYORUZ’
Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, yükseköğretim konusunda üst seviyede çalışmalar yaptıklarına işaret ederek, “Bunu kurumlar arası anlaşmalarla çok daha ileri bir seviyeye taşıyacağız. Bu bir ilk adım, bunu daha da ileriye taşımak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Kemalettin Aydın da üniversite olarak öğrencileri bir doğu, bir batı dilinin yanında Türkçe öğreterek yetiştirme çabası içinde olduklarını belirterek, üniversitenin bu yolda ihtiyacı olan taleplerini karşılamasından dolayı YÖK’e teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HARBİN, 9 Aralık (Xinhua) — Çin’in kuzeydoğusundaki Heilongjiang eyaletinin merkezi Harbin’de bu kışın ilk dev kardan adamı tamamlandı. 20 metre yüksekliğinde olan ve 4.000 metreküp karla yapılan “Bay Kardan Adam”, pazar günü Güneş Adası manzara noktasında sergilenmeye başladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 5 Aralık’ta başlayan ve 15 Aralık’a kadar devam edecek festivalde sahnelenen eser, farklı ülkelerden gelen sanatseverlerin de ilgisini çekti.
Festival boyunca Türk ve Alman tiyatro toplulukları arasında kültürel bir köprü kurularak, izleyicilere farklı kültürlerden özgün tiyatro eserleri sunuluyor.
İki temsille festivale katılan İstanbul Devlet Tiyatrosunun sahnelediği oyunu, Müge Oskay yazdı, Kubilay Karslıoğlu yönetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Protokol, iki üniversite arasındaki ortak çalışmaları teşvik etmek ve eğitim-öğretim faaliyetlerinde iş birliğini güçlendirmek amacıyla düzenlendi.
Protokol imza törenine Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş ve Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen katıldı. İmzalanan protokol ile iki üniversite arasında araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, ortak bilimsel etkinliklerin düzenlenmesi, deneyim paylaşımı ve eğitim-öğretim süreçlerinde koordinasyon sağlanması hedefleniyor.
Protokol ile ayrıca bilimsel araştırma süreçlerinde iş birliğini teşvik ederek mevcut paydaşlıkların geliştirilmesi amaçlanıyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Babası gibi hafız olmayı isteyen 3 çocuk, 7 torun sahibi Kalkan, 2013’te Şevelli Kur’an Kursu’nda başladığı hafızlık eğitimini yaklaşık 2,5 yılda tamamlayarak hayalini gerçekleştirdi.
Geçen yıl sınava girerek icazet belgesini almaya hak kazanan Kalkan, Kütahya Müftülüğünce düzenlenen Hafızlık İcazet Töreni’nde belgesini Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut’un elinden aldı.
Kalkan, gazetecilere, gençlik yıllarından beri kurduğu hafızlık hayalini gerçekleştirdiği için mutlu olduğunu söyledi.
Hafızlığa hazırlandığı sürecin çok kolay geçmediğini ancak asla pes etmediğini belirten Kalkan, “Ev hanımıyım dolayısıyla işimiz çoktur bizim. Süreçte hayatıma da devam ettim. Yani oğlum bekardı, oğlumu evlendirdim. Torunlarım oldu. Ama hafızlık için ayrıca fedakarlık yaptım. Yani hepsini de yapabildim. Hafızlık yapacak olanlara da tavsiyem fedakarlık yapsınlar. ‘Zamanım yok, işim çok’ demesinler. Hemen bitirmek şart değil, 5 senede de olabilir, 10 senede de.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HELSİNKİ, 9 Aralık (Xinhua) — Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de yer alan Senato Meydanı’nda kurulan Noel pazarına ziyaretçiler yoğun ilgi gösterdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Müzeden yapılan açıklamaya göre, köşkte gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları, halılardan avizelere, saatlerden mobilyalara ve el yazmalarına kadar her ayrıntıya titizlikle odaklanılarak tamamlandı ve yapının depreme karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla sabitleme sistemleri yenilendi.
Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu, Resim Koleksiyonu, Mobilya ve Dekoratif Eserler Koleksiyonu’nun yenilenen sergilemeleriyle kapılarını açan köşk, zenginleştirilmiş teşhiriyle sanatseverlere farklı bir deneyim sunacak.
Atlı Köşk’ün dijital arşiv platformu digitalSSM’in genişleyen içeriğiyle de müze destekleniyor.
Erişime açılan eser sayısı, Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu’nda 610’a, Resim Koleksiyonu’nda 700’e, Emirgan Arşivi’nde 370’e ulaşırken, Arkeolojik Eserler ile Mobilya ve Dekoratif Eserler bölümlerinin katılımı digitalSSM’i sanat tarihi meraklıları için kapsamlı bir kaynak haline getiriyor.
Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu’nun sergilendiği salonlarda seçme eserlerin etiketlerine yerleştirilen QR kodlar ise ziyaretçilerin teşhirde sınırlı sayıda yaprağını görebildiği yazma kitapların tüm sayfalarını ve cilt kapaklarını, kendi telefonları ile seyredebilme imkanını sunuyor.
Sakıp Sabancı Müzesi, 13 Aralık’tan itibaren ocak ayı sonuna kadar her cuma günü tam bilete yüzde 30 indirimle ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’da Beşar Esad’a benzerliğiyle dikkat çeken kişi, sosyal medyada gündem oldu.
Silvan ilçesinde dün öğle saatlerinde telefoncudan çıkan kişi, eski Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a benzerliğiyle dikkat çekti. Telefoncunun karşısında berberlik yapan Muhterem Tayinmak, o anları cep telefonuna kaydedip sosyal medyada paylaştı. Paylaşım binlerce etkileşim alırken, kişinin yüz hatları ve mimiklerinin Beşar Esad’a benzerliği dikkat çekti.
‘ESAD’A NE KADAR BENZİYOR DEDİM VE VİDEOYA ALDIM’
Esad’a benzeyen kişinin adını Cemal olarak bildiğini söyleyen Muhterem Tayinmak, “Ben dükkanda otuyordum. Yağmur yağıyordu ve ben de dışarı bakıyordum. Telefon dükkanına bakıyordum. Baktım bir adam dükkandan çıkıyor. Dedim bu Beşar Esad’a ne kadar benziyor ve videoya aldım. Videoda, ‘Arkadaşlar Diyarbakır Silvan’dan Beşar Esad telefoncu dükkanından çıkıyor’ dedim. Komik video olarak paylaştım ama bu duruma geldi. Adam telefoncu dükkanından çıkıp direkt aşağı tarafa gitti. İsmi de Cemal’dirö dedi.
‘BENZERLİĞİ ÇOK’
Esad’a benzeyen kişiyi, motosikletiyle geçerken gördüğünü söyleyen Vedat Başar ise “Silvanlılar olarak çok şaşırdık. Ben oradan geçerken siması aynıydı. Motosikletle gidince acaba o mu, değil mi diye baktım. Herkes oraya odaklandı. Benzerliği çok vardı. Ben de yoluma devam ettim. Silvan’da ve sosyal medyada da gündem oldu diye konuştu.
Haber ve Kamera: İhsan YILMAZ/DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMERİKALI motosikletli gezgin Crystal Fong (36), 3 yıl önce başladığı ve 42 ülke gezdiği dünya seyahatinin Türkiye ayağındaki son durağı Adana’da kadın motosikletçilerle buluştu. Fong, “Türkiye’nin güzelliklerinden çok etkilendim” dedi.
ABD’den ayrıldıktan sonra gittiği Hırvatistan’da 3 yıl önce motosiklet satın alan mimar Crystal Fong, dünya turuna başladı. Şimdiye kadar 42 ülke gezip, 65 bin kilometre yol kateden Fong rotasına Türkiye’yi de ekledi. Çok sayıda kent gezen Crystal Fong’un son durağı Adana oldu. Burada Adana Kadınlar Motosiklet Grubu’nun da olduğunu öğrenen Fong, grup üyeleriyle bir araya geldi. Kadınlarla motosiklet konvoyu halinde kent turu atan Crystal Fong, etkinliğin sonunda grupla kahvaltı yaptı.
Crystal Fong, işe gidip gelirken kullandığı motosikletinin bir tutku haline dönüştüğünü söyledi. Fong, “Eskiden motosikletle işe gidip gelirdim ancak geniş kapsamlı bir seyahate karar verdim. Dünya turuna çıkmadan önce ABD’yi boydan boya gezdim. Hayata karşı daha cesur olmak için kendi başıma bazı uluslararası seyahatlere çıkmaya başladım ve cesaret kazandım. Avrupa ülkelerini ve Afrika’nın bazı ülkelerini gezdim. Türkiye’de en çok Kapadokya bölgesini sevdim. Çok güzel, büyülü bir manzara eşliğinde motosikletinize binebilirsiniz. Peri bacaları sanki oldukları yere taşınmış gibiler. Ayrıca yürüyüş ve fotoğraf çekmek için de harika. Adana’yı da çok beğendim, insanlar bana karşı çok nazik. Burada Kadınlar Motosiklet Kulübü ile tanıştım ve bana çok ilgili davrandılar. Türkiye’nin güzelliklerinden çok etkilendim” dedi.
‘SIRADAKİ DURAĞIM IRAK’
Crystal Fong, Orta Doğu’ya yoğun ilgi gösterdiğine değinerek, “Türkiye’den sonra sıradaki durağım Irak çünkü orada olmak istiyorum. Dünyanın dört bir yanındaki insanların benimle aynı olup olmadığını görmek istiyorum. Bu kendimi bulmak için başladığım bir yolculuk. İlk başladığımda Orta Doğu için bir yıl demiştim fakat sanırım biraz daha uzun süre Orta Doğu’da olacağım. Avrupa’yı bitirmem tam olarak 3 yılımı aldı ve şimdi yolculuğumun 2’nci yarısındayım. Belki bir süre Suudi Arabistan’da olacağım, belki de Katar. Yolculuğun nasıl devam edeceğine dair şu anda hiç emin değilim. Rüzgar nasıl eserse öyle ilerleyecek” diye konuştu.
‘CRYSTAL İLE GÜZEL BİR KÜLTÜR ALIŞVERİŞİ YAPTIK’
Adana Kadınlar Motosiklet Grubu Başkanı Esra Bayramoğlu ise şöyle konuştu:
“Biz sadece kadınlardan oluşan, motosiklete ve iki tekere gönül vermiş bir kulübüz. Crystal bize sosyal medya üzerinden ulaşarak bizimle tanışmak istediğini söyledi. Biz de seve seve kabul ettik. Birkaç gündür beraberiz, kültür alışverişinde bulunduk. Gayet mutluyuz, kendisi de umarım mutludur. Bize gezdiği yerleri ve dünyayı anlattı. Biz de kendisine elimizden geldiğince Adana’yı ve kültürünü anlattık. Ayrıca ‘Cg’ diye tabir ettiğimiz motosiklet kültürünü de tanıttık. Kendisi iyi bir uyum sağladı. Cg diye tabir ettiğimiz motosikleti sürmeyi çok sevdi. Geldiğinden beri çok samimi ve mütevazı bir şekilde davrandı. Bizimle dans etti, sohbet etti. Çok şey paylaştık. Türk ve Adana yemek kültürünü çok beğendiğini söyledi. Bundan sonraki rotası Irak, dönüşte tekrar görüşmek istiyoruz”
Haber-Kamera: Muhammet Fatih YAVUZ/ADANA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE’Yİ ESRA NUR TÜRKER TEMSİL EDECEK
The St Regis New Capital Cairo Hotel’de düzenlenecek yarışmanın bu yılki Türkiye temsilciliğini model ve sunucu Esra Nur Türker üstlenecek. 9 Aralık’ta yapılacak yarışmaya, Azerbaycan, ABD, Kazakistan, İngiltere, Fransa, Moldova, Gürcistan, Filipin ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu 50 ülke katılacak.

KAFTAN KIYAFETİYLE PODYUMDA YÜRÜYECEK
10 gündür kampta olan güzeller, yarışmada ülkelerini tanıtan kısa bir konuşmanın yanı sıra yöresel kıyafetleriyle podyumda yürüyecek. Esra Nur Türker ise Türk ve İslam dünyasında kullanılan kaftan kıyafetiyle ülkemizi uluslararası alanda tanıtacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İlçede tarihi eser kaçakçılığı yapılacağı yolunda ihbar alan Marmaris Jandarması dört şüphelinin bindiği taksiye takibe aldı. Adaköy yakınlarında taksiyi durduran jandarma ekipleri E.Ö. isimli şahsın çantasında yaptığı aramada, 307 adet tarihi eser olduğu değerlendirilen çeşitli ebat ve özellikte sikke ve obje ele geçirdi. Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen faaliyet kapsamında araçta yolcu olarak bulunan dört şüpheli gözaltına alınarak, adli işlemler başlatıldı.
Şüphelilerin gözaltına alınması üzerine ele geçirilen tarihi eserler müze müdürlüğü ve ilgili kurumlar tarafından incelenmek üzere yetkili kurumlara gönderildi. Olayla ilgili tahkikatın sürdürüldüğü öğrenildi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TDED Genel Başkanı Ekrem Erdem, Eyüpsultan’daki TDED Genel Merkezindeki açılış töreninde yaptığı konuşmada, derneğin “Dilimiz kimliğimizdir” şiarıyla yayın ve faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi.
Toplumda bir dil şuurunun oluşması ve geliştirilmesi meselesinin çocuklar için gerekli olduğunu vurgulayan Erdem, “Bu ihtiyaçtan yola çıkarak 2022’de Kardelen Çocuk dergisini yayımlamaya başladık. Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi, Türkçe hassasiyetini gözeten, çocuklar için temiz içerik üretebilen yazarlar yetiştirmeyi amaçlıyor.” dedi.
Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi’nin ilk kez hayata geçirildiğine işaret eden Erdem, “Çocuk edebiyatı alanındaki gelişmeler son yıllarda hareketlilik kazandı. Bu alanda kendi kültürüne, tarihine ve değerlerine vakıf yazarların yetişmesi, çeviri eserlerle yerli eserlerin dengelenmesi gerekiyor. İstiyoruz ki çocukların zihinsel ve duygusal gelişimi için faydalı, sanat şuuru kazandıran, kendi değerleriyle barışık eserlerin sayısı artsın.” ifadesini kullandı.
Erdem, çocukların dijital dünyayla içli dışlı olduğunu bilerek dil yozlaşmasının da önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bu da çocuklarımızın Türkçe kelime dağarcığını zenginleştirmek, dil şuuru aşılamakla mümkün. Çocukluk döneminde okunan eserlerin kalitesi hayal gücünün ve düşünce dünyasının gelişiminde çok önemli. Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi’nin de öncelikli hedefi bu niteliklere sahip, kaliteli eser üretebilecek yazarları sahaya kazandırmaktır.” değerlendirmesini yaptı.
Amaç çocuk edebiyatına nitelik kazandırmak
Kardelen Çocuk Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Elif Tokkal, çocuk edebiyatının her alanında ürün vermek isteyen yazar, çizer, eğitimci ve ebeveynlere yönelik iki aylık bir ders programı oluşturduklarını kaydetti.
Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi ile kendini çocuk edebiyatı alanında geliştirmek isteyen katılımcılara nitelikli bir çocuk edebiyatı eğitimi vermeyi hedeflediklerinin altını çizen Tokkal, şunları kaydetti:
“Yazar adaylarına editörlükte dikkat edilmesi gereken dil, üslup gibi temel hassasiyetler anlatılacak. Resimli çocuk kitaplarının yazımı ve editöryal süreciyle ilgili temel bilgiler verilecek, özellikle öğretmenlere ve ebeveynlere çocuklara yazı yazdırma teknikleriyle ilgili dersler anlatılacak, çocuk edebiyatının Türk ve Batı Edebiyatındaki dünü, bugünü konuşulacak, çocuk edebiyatı metinleri değer, kültür, medeniyet ve kutsalın anlatımı açısından incelenecek. Nitelikli çocuk kitabını nasıl seçeceğimiz, bir kitabı nasıl yazacağımızla ilgili kazanımları eğitim sonunda elde edeceğiz. Eğitim yazarlara, çizerlere, öğretmenlere ve ebeveynlere de bu yönleriyle hitap ediyor. Üniversitelerde bir çocuk edebiyatı kürsüsünün olmadığını biliyoruz. Özellikle alanla ilgili kendini yetiştirmek isteyen üniversite öğrencilerine öncelik vermek istedik.”
Tokkal, alandaki boşluğu doldurmak için çocuk edebiyatıyla ilgili temel bir eğitim planladıklarına dikkati çekerek, “Çocuk dergiciliği, çocuk kitabı yayımlama süreci, editör-yazar-çizer ilişkisi gibi konularla ilgili de derslerimiz mevcut. Ayrıca eğitim süresince çocuk edebiyatı alanına ciddi bir emek vermiş yazarlarla da katılımcılarımızı buluşturmak, tecrübelerinden faydalanmalarını sağlamak için sürpriz buluşmalarımız olacak. İki yüzü aşkın başvuru arasından iki gün süren mülakatlar sonucu toplam 55 kişi eğitimi almaya hak kazandı. Eğitimimiz iki ay sürecek. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarafından eğitime devam eden katılımcılara sertifika vereceğiz.” şeklinde konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından yazar Tülin Kozikoğlu, “Resimli Çocuk Kitapları” başlıklı açılış dersini verdi.
Çocuk edebiyatına ilgi duyan, bu alanda okuma ve yazma ufkunu genişletmek isteyenlere yönelik hazırlanan “Çocuk Edebiyatı Yazarlık Mektebi”nde yüz yüze gerçekleştirilecek eğitimler yaklaşık iki ay sürecek.
Çevrim içi derslerin de yer alacağı eğitimler Elif Tokkal, Halenur Çalışan, Kevser Şenel Yılmaz, Sümeyye Sel Odabaş ve Tülin Kozikoğlu tarafından verilirken, katılımcıların ürettiği metinler TDED tarafından iki ayda bir yayımlanan Kardelen Çocuk dergisinde yer bulacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hayat stresi, gelecek kaygısı, aile hayatı gibi durumlar ilişkinizde çeşitli sorunlar yaşamanıza sebep olabilir. Yaşadığınız bu durumları aşarak sağlıklı bir ilişki kurabilirsiniz. Ancak yaşanan sorunlar normalden çok daha büyük ve hayatınızı fazlaca etkiliyorsa toksik bir ilişki yaşama olasılığınız oldukça yüksek. Peki toksik ilişki nedir?
Toksik ilişkin nedir?
Pek çok kişi toksik ilişkinin ne anlama geldiğini merak ediyor. Toksik ilişki, en basit tabiriyle enerjinizi tüketen ilişki tiplerine verilen isimdir. Toksik ilişki türlerinde karşı taraf enerjinizi adeta emer ve size zehrini akıtır. Siz ise o negatif enerjiyi ve zehri günden güne taşımakta zorlanırsınız. Yaşanan bu toksik durum size kısa ve uzun vadeli duygusal zararlar vermiş olur.
Bu ilişki türünün en bilinen belirtilerinden biri de bağımlılık yapmasıdır. Her ne kadar olumsuz ve negatif enerjili bir ilişki olduğunu bilseniz de partnerinizden asla vazgeçemezsiniz. Siz “Düzelir mi?” diye düşünseniz de durum genellikle aynı şekilde devam eder. Ancak artık ilişkiniz tahammül edemediğiniz bir noktaya geldiyse bu kez yardım almanız gerekebilir.
Toksik ilişki belirtileri neler?
1. Sizi herkesten izole etmeye çalışıp yalnızlaştırıyorsa
Eğer partneriniz sizi yakınlarınızdan, aile ve arkadaşlarınızdan uzak tutmaya çalışıyorsa toksik bir ilişki yaşama ihtimaliniz çok yüksektir. Yalnızca onun odağında bir hayatınız olması için çabalaması bunun en büyük belirtilerinden olabilir. Çünkü toksik ilişkilerde baskın olan taraf, bağımlılık duygusunu daha da artırmak için partnerini sevdiği diğer yakınlarından izole edip uzaklaştırmaya çalışır.
2. İletişim kurmak çok zordur
İlişkinizde yanlış bir şeyler olduğunu fark ettiğinizde ve bunu partnerinize söylediğinizde düzgün bir yanıt alamazsınız. Öfke krizleri veya ani patlamalar yaşanabilir. Sorunlarınızı bir türlü konuşamıyor ve iletişim kurmakta zorlanıyorsanız ilişkiniz toksik olabilir.
3. Veren taraf hep siz oluyorsanız
Eğer toksik bir ilişki yaşıyorsanız alttan alan, fedakarlık yapan taraf hep siz olursunuz. Ayrrıca verdiğiniz desteğin karşılığını göremezsiniz. Bunun yanı sıra yalnızlık hissiyle baş başa olursunuz.
4. Şaka görünümü altında sizi aşağılar
Eğer partneriniz sizi küçük düşüren davranışlarda veya sözlerde bulunup sonrasında şaka yaptığını söylüyorsa toksik ilişki yaşama ihtimaliniz bulunuyor. Partnerinizin sergilediği bu tavır, kendinizden şüphe etmenize yol açmakta ve özgüveninizi düşürmektedir.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dopamin beyninizdeki kimyasal bir habercidir. Motivasyon, hareket, hafıza, ruh hali, uyku ve davranış düzenlemesi için gereklidir. Dopamin ayrıca beynin ödül sisteminin nasıl çalıştığının merkezinde yer alır. Dopamin, faydalı bir davranışta bulunduğunuzda sizi ödüllendirir ve davranışı tekrarlamanız için sizi motive eder.
Ne zaman güzel bir yemek yemek veya koşuya çıkmak gibi keyifli bir şey yapsak, beynimizde bir miktar dopamin salınır. Bununla birlikte, alkol veya eğlence amaçlı uyuşturucular gibi kötü alışkanlıklarla uğraşmak da dopaminin beyne salınmasına neden olur. Kimyasal habercinin bağımlılıkla yakından bağlantılı olmasının nedeni budur.

DOPAMİN EKSİKLİĞİ NEDİR?
Düşük dopamin seviyeleri, depresyon, bağımlılık, şizofreni ve Parkinson hastalığı gibi çeşitli tıbbi durumlarla ilişkilendirilmiştir. Düşük dopamin seviyeleri sizi daha az motive, kayıtsız, kayıtsız hissettirebilir ve konsantre olma yeteneğinizi etkileyebilir. Düşük dopamin seviyelerinin bazı belirtileri şunlardır:
– Düşük libido,
– Kas sertliği,
– Uykusuzluk hastalığı,
– Motivasyon eksikliği,
– Tükenmişlik,
– Dikkatsizlik,
– İlgisizlik,
– Kayıtsızlık,
Vücudunuz tarafından üretilen dopaminin çoğu orta beyinde yapılır ve ardından beyninizin farklı bölgelerine dağıtılır. Beyninizde dopamin için dört ana yol vardır. Her biri vücudunuzdaki farklı bir süreci kontrol eder. Bu yollardan üçü sizin ödül yollarınızdır ve işlevleri, ödüllendirici bir aktiviteye katıldığınızda beyninize dopamin salmaktır.
Dopamin kaybını tedavi etmek, daha fazla dopamin üretimine neden olmayı, üretilen dopaminin parçalanmasını yavaşlatmayı, daha fazla dopamin reseptörü oluşturmayı ve daha iyi çalışabilmeleri için mevcut dopamin reseptörlerini onarmayı amaçlar.
Düşük dopamin seviyelerine sahip kişiler için çeşitli takviyeler ve ilaçlar mevcuttur. İlaç, genellikle tükenmiş dopamin seviyenizin depresyon veya şizofreni gibi bir durumdan kaynaklandığı durumlarda kullanılır. Bununla birlikte, dopamin seviyenizi doğal olarak artırmak için de kullanabileceğiniz bazı teknikler var. İşte, o yöntemlerden bazıları;

1. UYKUNUZU DÜZENE KOYUN
Sağlığımızı korumak için her gece yeterli miktarda uyku almak gereklidir. Uzmanlar, yetişkinlerin her gece ortalama yedi saat veya daha fazla uyumasını önermektedir. Yeterince uyumadığınızda vücudunuzdaki dopamin reseptörleri olumsuz etkilenebilir. Araştırmalar, uyku yoksunluğunu vücudunuzdaki bazı dopamin reseptörlerinin baskılanmasıyla ilişkilendirdi.
2. MÜZİK DİNLEYİN
En sevdiğiniz müziklerden bazılarının bir listesini yapın ve kendinizi halsiz, motivasyonsuz hissettiğinizde veya dopamin seviyenizin düşük olduğunu gösteren başka belirtiler yaşadığınızda dinleyin. 2011 yılında yapılan bir çalışmada, araştırmacılar, zevkli bulduğunuz müzik dinlediğinizde beyninizde dopamin salınımına yol açabileceğini buldu.
3. SAĞLIKLI BİR DİYET UYGULAYIN
Sağlıklı beslenmenin hem bedeniniz hem de zihniniz için çeşitli faydaları vardır ve dopamin seviyenizi artırmak bunun bir parçasıdır. Badem, yumurta balığı ve tavuk gibi tirozin açısından zengin yiyecekler, dopamin seviyelerini artırmak için özellikle iyidir.
Tirozin, vücut tarafından doğal olarak üretilen bir amino asittir. Dopamin bu amino asitten yapılır ve protein açısından zengin gıdalarda bulunur. Yoğurt ve kefir gibi doğal probiyotik içeren besinler de dopamin üretimini artırabilir.
Kahve gibi içecekler de dopamininizi artırır, ancak içtikten sonra dopamin seviyeniz düştüğünde bunun kafein bağımlılığına neden olabileceğini unutmayın.
4. DAHA FAZLA EGZERSİZ YAPIN
Düzenli egzersiz yapmanın beyin sağlığı için çok önemli olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca dopamin seviyenizi artırmanıza yardımcı olabilir. Ne zaman egzersiz yaparsanız beyniniz bir miktar dopamin salgılar.
Egzersiz yaptığımızda beyni dopamin üretmeye yönlendiren kesin mekanizma hakkında daha fazla araştırma yapılması gerekse de muhtemelen bir antrenmandan sonra hissettiğiniz duyguya aşinasınızdır.
5. İŞLENMİŞ ŞEKERLERİ AZALTIN
Şeker ve soda gibi işlenmiş şekerleri tüketmek dopamin seviyenizi artırma yeteneğine sahiptir, ancak bu artış yalnızca geçici ve yapaydır. Alkol ve eğlence amaçlı uyuşturucularda olduğu gibi şeker, vücudunuzun onu doğal olarak üretme hızını etkilerken size geçici olarak dopamin artışı sağlayabilir. Kısa sürede çok miktarda şeker tükettiğinizde, bir sevinç patlaması hissettiğinizi fark edebilirsiniz. Bu yüksek bir şekerdir. Genellikle çok geçicidir ve ardından moralinizi bozan bir kaza gelir.
6. HAYATINIZDAN STRESİ ÇIKARIN
Stres birçok tıbbi durumun habercisidir, aynı zamanda düşük dopamin seviyelerine de neden olur. Hayatımıza stres getiren şeylerin kontrolü her zaman bizde olmayabilir, ancak üzerinde biraz kontrol sahibi olduğunuz stres faktörlerini ortadan kaldırabilirsiniz. Örneğin, işe gidip gelmek strese neden oluyorsa, işe yaklaşmayı düşünebilirsiniz. Meditasyon yapmak, egzersiz yapmak veya masaj yaptırmak gibi stresi azaltan aktivitelere de katılabilirsiniz.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hamilelik süreci birçok kadın için farklı bir şekilde geçer. Kimi kolayca sürecini tamamlarken kimi de zorluklar ve sıkıntılar içinde bunalarak tamamlayabilir.
Hamilelikte ruh sağlığı, hormonlar ve çevre anne adayının doğum süreci boyunca etkili olur.
Anne adaylarının en büyük problemlerinden biri de bilimsel olmayan söylentilere inanarak hareket etmeleridir. Herkesin anne adayının iyiliğini düşünerek söylediği şeyler bilimsel değilse geri dönüşü olmayan yollara itebilir.
Bunları engellemek için anne adaylarının doktorlar ve bilimsel bilgiler haricinde her söyleneni ciddiye alması çok sağlıklı bir durum değildir.
Bu yazımızda tam da bu problemle ilgili hamilelik sürecinde doğru bilinen yanlışları ele aldık. İşte hamilelik sürecinde doğru bilinen yanlışlar…

1. ”Anne adayı 2 kişilik yemek yemelidir”
Uzmanlar bu düşüncenin hatalı bir beslenme şekli olduğunu nitelendiriyor.
Anne adayının doyacak kadar sağlıklı beslenmesi yeterlidir.
2. ”Bebeğin çok saçı varsa hamilelik dönemi bulantılarla geçer”
Bu düşünce doğru değildir. Bulantı durumu hamileliğin ilerleyen haftalarında bebeğin diyafram ve mideye baskı yapmasından kaynaklı yaşanır.
3. ”Hamile kadın aşerdiği gıdayı tüketmezse bebeğin bir uzvu eksik olur”
Bu düşünce de doğru bilinen yanlışlardandır. Aşermek psikolojik bir durumdur.
Anne adayının aşerdiği gıdayı tüketme imkanı yoksa da çocuğun herhangi bir uzvunun eksik olacağına inanmak doğru değildir.
5. ”Anne güzelleşirse erkek, çirkinleşirse kız olur”
Yaygın olan bu inanış doğru değildir. Anne karnının aldığı şekil bebeğin cinsiyeti hakkında bir şey ifade etmez çünkü hamilelik sürecinde karın şekli değişkenlik gösterebilir.
6. ”Gebeyken hiç hareket etme yoksa bebek zarar görür”
Bu düşünce yanlıştır. Riskli bir gebelik süreci yoksa anne adayı aşırı hareketler yapmadan gerekli hareketlerle vücudunun esnekliğini artırarak hamilelik sürecine hazırlıklı olmalıdır.
7. ”Bebekler hiçbir şey hissedemezler”
Bu yaklaşım da doğru değildir. Bazı bebekler döllenme sürecinden itibaren bazen de 20. haftadan itibaren dışarıyı hissetmeye başlarlar.
8. ”Anne bebeğin doğumdan sonra hemen karşılaşması önemli değildir”
Bu inanç da doğru değildir. Doğum şekli ne olursa olsun bebeğin hayatının güven ve kalitesi için anne ve bebeğin en kısa sürede kavuşması son derece önemlidir.
Aşağıya bıraktığımız videodan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz…
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sanat tarihçisi ve yazar Zerrin İren Boynudelik, seriye başlamadan önce içindeki öğrenme ve merak hevesini başkalarına da bulaştırabileceğini düşünmüştü. Kitapların hazırlanma sürecinde, bir resmi bazen saatlerce, hatta günlerce inceledi.
Resimde yer alan çeşitli nesnelerin, duruşların ve ifadelerin farklı katmanlardaki anlamlarını çalıştı ve görünenin ardında gizli olanı açığa çıkaran rehber nitelikli kitaplar hazırladı.
Bugüne dek seriden üç kitap çıktı: İkonografi, Mitoloji ve Emine Önel Kurt’la beraber kaleme alınan Günlük Hayat. Serinin dördüncü kitabı olan Alegori de Nisan ayında İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları’nca yayınlandı.

Okur için okuma tavsiyesi
Kitap, şair ve yazar Hilmi Yavuz’un Alegori’den ‘Ulusal Alegori’ye Bir Kültürel Okuma Denemesi başlıklı sunuşuyla açılıyor. Zerrin İren Boynudelik, kitapta geç Orta Çağ, Rönesans ve Barok dönemlerde yapılan ve alegorik anlatımlar içeren 183 Avrupa resmini inceliyor.
Alegorinin en yaygın kullanıldığı alanlarda; erdemler ve günahlar, özgür sanatlar, esin perileri (müzler), duyular, elementler ve mevsimlerin dünyasında dolaşıyor. Kitabın sonunda yer alan simgeler tablosu, bu konuda çalışmış sanatçıların referans aldıkları yazılı kaynakların bilgileri ve sözlük de alegorik anlatımların anlaşılmasını okur için kolaylaştırıyor.
İletişim için:
Kitap@ensonhaber.com.tr
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Neden takma kirpik takmamalısınız? Son yıllarda moda olan ve birçok kadının güzel görünmek için tercih ettiği takma kirpiklerin güzelliğe etkisi olsa da sağlık kısmına etkilerine çok dikkat edilmiyor.
Daha güzel görünmek için kullanılan kirpiklerin bakımına dikkat edilmezse göz başta olmak üzere vücut için ciddi problemlere sebep olabiliyor.
Bakımına dikkat edilmediğinde göz kapağı iltihabından, batmaya, şişlikten enfeksiyona kadar birçok riske sebep olabiliyor.
Takma kirpik veya kirpik lifting yapılacaksa ortamın steril olması ve kullanılan malzemenin kaliteli olması gerekiyor. Kirpiklerin yanlış takılması kirpik diplerinde tıkanmaya neden olabiliyor.
Kirpik işlemi yaptıran çoğu kadın kirpiklerindeki işlem zarar görür diye göz temizliğini detaylı yapmıyor ve bu durumda göz kuruluğu, yanma, batma gibi rahatsızlıklar meydana gelebiliyor.
Aynı zamanda takma kirpikleri bir ay süre ile kullananlar oluyor bu da gözler için tehlike oluşturuyor çünkü kirpik dipleri şişerek kızarıyor ve gözlerde sulanma meydana geliyor.
Kirpikler gözü dış ortamlardan koruduğu için son derece önemlidir. Kirpiklerinize bu tarz işlemleri yaptıracaksanız çok dikkatli olmalı ve bakımın titizlikle yapmalısınız.
Sağlıkla kalın!
Aşağıya bıraktığımız videomuzdan detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İster inanın ister inanmayın, belirli vücut bölümlerine çok sık bakmayı veya temizlemeyi ihmal ediyoruz. Vücudunuzun tüm parçaları ve bölgeleri eşit derecede önemlidir ve düzgün çalışabilmeleri için biraz bakıma ihtiyaç duyar.
Vücudunuz akıllıdır ve ona uygun şekilde bakmadığınız zaman buna göre tepki verir. Aslında bu, sağlığınıza yönelik tehlikeleri memnuniyetle karşılayabilir ve ciddi bir enfeksiyona yol açabilir. Bununla birlikte, vücudunuzun bu bölgelerini bilmek, tehlike olasılığını azaltmaya yardımcı olabilir. İşte, kişisel bakımınızda ihmal etmemeniz gereken bölgeler;

1. BOYUN
Yüzü yıkamamıza rağmen bazen boynu görmezden gelme eğilimindesiniz. Ama yüzünüzü yıkarken boynunuzu da yıkadığınızdan emin olun. Boyun çok fazla ölü deri biriktirme eğilimindedir, bu nedenle haftada bir kez sert ovmalarla değil, doğal bir ovma ile nazikçe ovma yapılmalıdır. Kilo alırsanız, boyun koyulaşır, bu nedenle kilonun kontrol altında olması ve boyun derisinin temiz, açık renkli kalması için düzenli olarak egzersiz yapılması gerekir.
2. DİZ
Dizler vücudunuzun ağırlığını tutar. Egzersizler nedeniyle sürtünme olur ve cilt kalınlaşır, kurur ve koyulaşır. Bu nedenle, egzersiz yapıyorsanız, yumuşak bir mat üzerinde yaptığınızdan emin olun, böylece sürtünme dizlerin kalınlaşmasına neden olmaz. Cilt koyulaşmamalıdır. Ve diz bölgesi için iyi bir nemlendirici kullanılmalıdır. Tercihen diz bölgesine her gece uygulanması gereken laktik asit veya üre içeren ürünlerdir. Haftada bir belki diz bölgesine odaklanmak önemlidir.
3. KOLTUK ALTI
Koltuk altı, ihmal edilen vücut bölgeleri arasındadır. Hijyenin korunması için tüyleri sık sık temizleyin ve alerji ve koyuluk olmaması için kokusuz ter önleyici kullanın. Antiperspirant o bölgedeki teri azaltacak ve herhangi bir enfeksiyonun oluşmasını önleyecektir. Yine alerjiye neden olan ürünler kullanırsanız koltuk altları da koyulaşır. Retinol içeren koltuk altı kremleri vardır ve bunlar her gece uygulanmalıdır, böylece koltuk altlarında cildin nazikçe pul pul dökülmesi ve cildin temiz kalması, renginin homojen olması ve koyulaşmaması sağlanır.
4. İÇ UYLUKLAR
İç uyluk tere eğilimli bir bölgedir. Bu yüzden o bölgede mantar enfeksiyonlarına yakalanmak kolaydır. Bu nedenle, herhangi bir egzersiz yapıyorsanız, talk içermeyen bir pudra kullandığınızdan emin olmalısınız. Egzersiz yapıyorsanız, hızlı ve temiz bir duş alın. O bölgedeki kıllar koltuk altı gibi iyi yönetilmelidir. Buna ek olarak, iç çamaşırları çok yumuşak ve rahat olmalıdır. Sentetik iç çamaşırlarından kaçının, aksi takdirde tahriş alerjileri, iç uyluk bölgelerinde kızarıklıklar olur.
5. EKLEMLER
Parmak eklemlerini temizlemek için üre bazlı nemlendirici kullanmalı ve haftada bir kez ovma yapılmalıdır. Çok sert bir el yıkama kullanmayın çünkü bu, eldeki cildin kurumasına neden olur. Güçlü el yıkama ile eklemler koyulaşacaktır.
6. AYAKLAR
Ayak kremi her gece uygulanmalıdır. Ve mümkün olduğunca ayakları havalandırmaya çalışmalısınız. Sürekli çorap giyilmemelidir. Ayak parmakları arasında mantar enfeksiyonu oluşmaması için ayakkabı çok sıkı olmamalıdır. Tırnaklarda mantar enfeksiyonu olmaması için tırnakların düzgün bir şekilde kesildiğinden emin olun ve nasır gelişmemesi için ayakkabılarınızın tam oturduğundan ve ortopedik olduğundan emin olun.
7. GÖBEK DELİĞİ
Göbek deliğiniz nem birikmesine eğilimlidir. Bu nedenle banyodan sonra göbek deliği bölgesini yumuşak bir bez veya kağıt mendil kullanarak iyice kuruladığınızdan emin olun. Ve yine, o bölgede kuruluk olabileceğinden, biraz nemlendirici uygulanması gereken bir alandır.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Her sabah, kabarmış veya toplanmış saç kümelerini yönetmek sizi çileden mi çıkarıyor? Görünüşe göre buklelerin kendi akılları var. Kıvırcık saçlı biriyseniz, mükemmel bir kıvırcık saçlı kafayla uyumakla, ancak düzleştirilmiş bir dağınıklıkla uyanmakla ilgili aşınız hep dertte olacak.
Kıvırcık saçla uyumanın tek yolu yok. Her şey, ertesi sabah sizi ezik, kabarma veya düzleşmiş buklelerle bırakmayacak şekilde uyumak için saçınızı kullanmanın bir yolunu bulmakla ilgilidir. Ancak spirallerinizin vahşi ve asi olmasını önlemenin bazı kanıtlanmış yolları yardımcı olabilir. İşte, buklelerinizi mahvetmeden kıvırcık saçlarla uyumak için birkaç ipucu;

1. SAÇLARINIZI ÖRÜN
Bu hızlı ve kolay teknik, sabahları bukle yenileme rutinini bir saç maşası ile değiştirebilir. Dalgalı saçlarınız varsa, iki telli basit bir örgü, o kadar da basit olmayan kumsal dokusunu elde etmenize yardımcı olacaktır. Saçınızı gevşek bir şekilde örün ve bükün ve sertleşmesine yardımcı olmak için bir dalga spreyi uygulayın. Uyandığınızda, örgüleri açın ve saçınızdaki doğal kıvrımların keyfini çıkarın.
2. ATKUYRUĞU YAPIN
Saçınızı en tepeden bağlayın. Bunun için kuru saçlarınızı tamamen ters çevirmeniz ve en üst noktadan gevşek bir atkuyruğu yapmanız gerekir. Saçın kırılmasını veya çökmesini önlemek için saten toka veya kumaş kaplı saç tokası kullanmanızı önerir. Uyandığınızda, atkuyruğunu yarısı başınızın her iki yanında olacak şekilde ayırın. Hızlı bir su spreyi veya bukle canlandırıcı spreyden de yardım alabilirsiniz.
3. BUKLELERİNİZİ SABİTLEYİN
Daha yumuşak bir saç dokusuna sahipseniz buklelerinizi sabitlemek size yardımcı olabilir. Alttan işaret parmağınızın etrafındaki her bir lüleyi toplayın, yukarı doğru yuvarlayın ve saç derinize yaslayın. Saçınızı gece boyunca bir tel tokayla sabitleyin ve sabahları büyük ve kabarık bukleler için her birini nazikçe serbest bırakın.
4. SATEN BİR YASTIK KILIFI TERCİH EDİN
Uyurken saçın sürtünmesini önlemek için ipek veya saten bir yastık kılıfı kullanın. Saç, kıvrım oluşturmadan yastık kılıfının üzerinde pürüzsüzce kayar. Hem saten bir bone takarak hem de saten bir yastık kılıfı üzerinde uyuyarak saç bakımınızı ikiye katlayabilirsiniz. Bone, dışarı kayan spiral saçların formda kalmasını sağlayacaktır.
5. GEVŞEK TOPUZ YAPIN
Kıvırcık ama tembel bir kızsanız, kabarmayı azaltmak için her zaman gevşek topuzlara güvenebilirsiniz. Topuzunuzu oldukça gevşek bağladığınızdan emin olun, böylece bukleleriniz çok fazla uzamaz. Topuzunuzu çok gevşek bir şekilde bükerek ve sıkıştırarak ve bir toka ile sabitleyerek buklelerinizde bir göçük oluşmasını önleyin. Bu yöntem, buklelerinizi sağlam tutarak birçok sabah şekillendirme seçeneği sunar.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kadınlar için oldukça önemli olan kirpikler, yüz güzelliğinin önemli bir parçasıdır. Pek çok kişi kirpiklerin hem daha uzun hem de kıvrık görünmesi için farklı ürünler kullanmaktadır. Ancak bu durum kişinin kendi doğal kirpiklerine kimi zaman zarar da verebilmektedir. Özellikle içinde kimyasal maddeler barındıran rimeller bazı kişilerde alerjiye neden olurken, takma kirpik de doğal kirpiklerde tahribata neden olabilmektedir.
Ok gibi kirpikler için sihirli ve doğal formül!
Çok eski zamanlardan beri kullanılan maskaralar, bu sebeple kirpiklerin uzun süre etkileyici bir şekilde durmasını sağlasa da, kimi zaman kirpiklerde dökülmeye neden olabilmektedir.
Kirpiklerin dökülmemesi ve doğal yoluyla uzaması için düzenli olarak bakım yapmak da oldukça önemli. Bunun yanı sıra maskarayı tam olarak temizlemek de oldukça önemli koşullardan biri.

Ayrıca kirpiklere sürülen kimi kimyasal yağlar, kirpik ve göz yapısına zarar verebilmekte. Ancak kirpiklerinize süreceğiniz doğru, doğal ve besleyici olan yağlar çok daha uzun ve dolgun kirpiklere sahip olmanıza yardım edebilir. İşte kirpiklerinizi doğal yollarla uzatmak için sihirli formül…
Kirpikleri uzatmak için hazırlayacağınız doğal formülün malzemeleri:
Birkaç damla badem yağı
2 yemek kaşığı kadar Hindistan cevizi yağı
1 ila 2 çay kaşığı kadar Hint yağı
Hazırlanışı:
Öncelikle bütün elinizdeki yağları bir kabın içerisine alarak hepsini iyice karıştırın. Sonrasında temiz bir maskara fırçası ya da kulak çöpü vasıtasıyla karışımı tüm kirpiklerinize sürün. Bu işlemi farklı günlerde de yapabilir ve bir ay boyu tekrarlayabilirsiniz. Böylece sonuç almanız hızlanacaktır.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İnci gibi beyaz dişleri kim istemez? Sadece iyi bir ağız sağlığının işareti olmakla kalmaz, aynı zamanda estetiğe de gerçekten katkıda bulunabilirler. Bununla birlikte, dişlerimiz yaşlandıkça görünüşte sararma eğilimindedir, ancak kötü diş hijyeni, sigara, genler ve kahve ve çay gibi kafeinli içeceklerin tüketimine kadar çeşitli başka nedenler de vardır.
Diş beyazlatma seansı için diş hekiminizi ziyaret edemiyorsanız, dişlerinizi parlatmak için uygulayabileceğiniz etkili çarelerimiz var;

1. ELMA SİRKESİ
Saçınız ve sağlığınız için harika olan elma sirkesi dişlerinizi beyazlatmak için de kullanılabilir. Yayınlanan araştırma, elma sirkesinin inek dişleri üzerinde beyazlatıcı bir etkisi olduğunu buldu. Yani 2 tatlı kaşığı elma sirkesini yaklaşık 200 ml su ile karıştırarak gargara yapabilirsiniz. Bu gargara ile ağzınızın tüm köşelerini 30 saniye boyunca yıkayın. Ancak dişlerinizde beyazlatma etkisi olduğu için kullanmadan önce mutlaka seyreltmeniz ve çok uzun süre ağzınızda tutmamanız gerekir.
2. MEYVE KABUKLARI
Limon, portakal ve muz gibi bazı meyvelerin kabukları, C vitamini ve d-limonen adı verilen bir bileşik açısından zengindir. Bu iki element, dişlerinizi doğal olarak beyazlatma etkisine sahiptirler. Ayrıca yayınlanan bir araştırma, yüzde 5 d-limonen içeren bir diş macununun diş lekelerini gidermede olumlu etkisine dikkat çekti. Bu diş macununu her gün fırçalayan insanlar diş lekelerinin görünüşünün oldukça azaldığını fark ettiler.
3. YAĞ ÇEKME
Yağ çekme, hindistancevizi yağını gargara olarak kullanmanız gereken bir yöntemdir. 2015 yılında yapılan bir araştırma ayrıca, yağ çekmenin, sararmaya katkıda bulunan dişlerdeki plak oluşumunun giderilmesinde faydalı olabileceğini bulmuştur.
4. KABARTMA TOZU
Dişlerinizdeki sarı lekeleri çıkarmanın en etkili yollarından biri budur. Yayınlanan araştırmaya göre, kabartma tozunun dişleri beyazlatmanın güvenli bir yolu olduğunu bulundu. Ayrıca bakterileri savuşturduğuna ve plak oluşumunu azalttığına inanılmaktadır.
5. AĞIZ HİJYENİ
Düzenli olarak ağız hijyeni sağlayın. Dişlerinizi her gün fırçalamanın ve diş ipi kullanmanın önemi üzerinde yeterince durulmaz. Dişlerin sararmasını önlemek için yapabileceğiniz en önemli şeylerden biridir. Dişlerinizi günlük olarak fırçalamak ve diş ipi kullanmak, minenizin korunmasına ve lekelerin çıkarılmasına yardımcı olur.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Pek çok kişi gerçek aşkı bulmanın önemini bilir ve hayatında doğru kişiyi arar. Ancak bazen yanlış kişiyi doğru insan sanma ihtimalimiz oldukça yüksek. İşte karşınızdaki kişinin doğru insan olduğunu gösteren 7 önemli işaret…
Doğru kişiyi bulduğunuzu gösteren 7 önemli işaret!
Hemen herkes hayatı boyunca gerçek aşkın peşinde koşar. Ancak bir ilişkide uyum sağladığınız biriyle olmak her şeyden daha önemlidir. Hayatınızdaki kişinin sizin için doğru insan olup olmadığını anlamanın oldukça pratik birkaç yolu vardır. Bunlardan bazılarını sizin için derledik.
1. Her zaman ilgilenir ve sıkılmaz

Eğer sizin için doğru olan bir erkekle birlikte olursanız, size olan ilgisine dikkat etmelisiniz. Çünkü doğru insanda asla ilgi eksikliği hissetmezsiniz. Eğer size olan ilgisinin az olduğunu ve yalnızca bazı zamanlar sizinle ilgilendiğini düşüyorsanız doğru kişi ile karşı karşıya değilsiniz. Sizi gerçekten seven kişi mecbur olduğu için değil, gerçekten sizi sevdiği için ilgisini eksik etmez.
2. Sizi kaybetmekten çok korkarlar

Doğru kişi olarak ifade edebileceğimiz bu insanlar, sizi kaybetmekten çokça korkarlar. Diğer insanlar sizin kırıp dökerken, sizden ayrı olma fikri bu insanları çok korkutur ve bu sebeple size daha çok değer verirler. Hayatın anlamının siz olduğunu ve hayatın sizinle daha anlamlı olduğunu düşünürler.
3. Hem duygusal hem zihinsel ihtiyaçlarınıza kayıtsız kalmaz

Hem evlilik hem de sevgililik için eğer doğru kişiyle birlikteyseniz, duygusal, fiziksel ve zihinsel tüm ihtiyaçlarınızı karşılar. Karşıdaki kişi tarafından her zaman korunduğunuzu hissedersiniz ve güvende olma hissi doğurur. Kendinizi yalnız ya da hayâl kırıklığına uğramış şekilde hissetmezsiniz. Ayrıca sizi çok fazla önemsedikleri için o kişiyle beraberken hiçbir duygunun eksikliğini hissetmezsiniz.
4. Söz verdiğinde arkasında durur

Pek çok insan verdiği sözü tutma konusunda oldukça sıkıntılıdır. Fakat gerçekten sizi seven kişiler verdiği sözü her daim tutar ve buna hep özen gösterir. Verdiği sözleri tutmamanın sizi üzeceğini bilerek buna göre hareket eder ve sizi asla hayâl kırıklığına uğratmaz. Bu özellikleri onlara daha da fazla güvenmenizi sağlar. Böylece karşılıklı bir güven duygusu sağlanır. Ve bir evliliğin sürmesi için neredeyse en önemli özellik güven duygusudur.
5. Ailesiyle ve çevresiyle tanıştırır

Eğer ilişkinizdeki erkek sizi ailesi ile tanıştırmayı çokça istiyorsa bu kişinin sizin için doğru insan olabileceğini söyleyebiliriz. Ancak sizi ciddiye almayan ve ciddi bir ilişki ya da evlilik düşünmeyen bir insanla karşı karşıyaysanız aile ve çevresiyle sizi uzun süre tanıştırmayacaktır.
Doğru ve ciddi düşünen kişiler için ailesi ile tanışmanız oldukça önemli olacaktır.
6. Tuhaf alışkanlıklarınızı dahi yargılamaz, her halinizle sever

Doğru kişi sizi hiçbir durumda, asla yargılamaz. Sizi bütün tuhaf alışkanlıklarınıza ve çılgınlığınıza rağmen sever. Bu sebeple onunla birlikteyken kendinizi gizlemek zorunda kalmazsınız. Öyle ki diğer insanlar sizi eleştirdiğinde kırılmamanız ve üzülmemeniz için çaba gösterirler ve size destek olurlar.
7. Hayallerinize destek olup sizi cesaretlendirirler

Doğru kişide bulunacak en önemli özelliklerden biri hayatınıza giren kişinin hayâllerinizi ve tutkularınızı gerçekleştirmeniz için size destek olup cesaretlendirmesidir. Ayrıca duygusal ve zihinsel desteğe ihtiyacınız olduğunda yine sizin yanınızda olurlar. Desteğini esirgemeyen bu insanlar ile beraber siz de hayâllerinizi gerçekleştirmek için daha cesur davranabilirsiniz.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
NANE, REFLÜYÜ TETİKLEYEBİLİR
Mide ve sindirim sistemi sorunu olanlarda özellikle bazı bitkilerin aşırı tüketimi mideyi tahriş edebilir. Kış çayları içinde bulunabilen nane, mide ekşimesi ve asidik reflüyü tetikleyebilir. Kekik bazı mide problemlerini kötüleştirebilir. Mide ülseri veya gastrit gibi rahatsızlıkları olan kişilerin zencefilden kaçınması tavsiye edilir.

EKİNEZYA ALERJİYİ ARTIRABİLİR
Soğuk algınlığına karşı sıklıkla kullanılan ve bağışıklık destekleyici bir bitki olan ekinezya, bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara veya yan etkilere yol açabilir. Otoimmün hastalıklar (örneğin lupus, romatoid artrit gibi) bulunan bireylerde ekinezya, bağışıklık sistemini daha da aktive edebilir ve bu durum hastalığın alevlenmesine yol açabilir. Çiçek polenlerine duyarlı bireyler için alerjik reaksiyon riski bulunmaktadır.

MEYAN KÖKÜ HİPERTANSİYON HASTALARINA İYİ GELMİYOR
MEYAN kökü, hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilir. Ekinezya ve mürver gibi bazı bitkiler, bağışıklık sistemini uyararak, bağışıklık baskılayıcı ilaçlarla etkileşime girerek, tedavi etkinliğini azaltabilir.
KANSER ÖYKÜSÜ OLANLAR PAPATYAYA DİKKAT!
ANTİVİRAL, antiinflamatuar ve sakinleştirici özelliği ile bilinen papatya ise hormonları etkileyebilecek bazı bileşikler içerebilir, hormona duyarlı kanser öyküsü olan bireyler dikkatli kullanmalıdır.
ZENCEFİL HAMİLELERDE DÜŞÜK RİSKİNİ ARTIRIYOR
Hamilelik ve emzirme dönemi anne ve bebek sağlığı açısından çok hassas bir dönem. Hamilelikte mide bulantıları için yaygın kullanımı olan zencefilin fazla tüketimi, düşük riski veya erken doğum gibi olumsuz sonuçlarla ilişkilendirilebiliyor. Ayrıca kanama riskini artırabileceğinden zencefilin aşırı (günlük 1 gramdan fazla) kullanımı tavsiye edilmez.
ANTİDEPRESAN İÇİYORSAN TARÇIN KULLANMA
Bazı bitkiler özellikle tarçın ve kekik, serotonin seviyelerini etkileyebiliyor. Bu nedenle antidepresan ilaçlarla birlikte kullanımına dikkat edilmesi gerekir.
TARÇIN, KARACİĞERİ ZORLAYABİLİR
TARÇIN antidiyabetik ilaçlarla etkileşime girerek, kan şekerinin aşırı düşmesine neden olabilir. Bu yüzden şeker hastalığı olan kişilerin tarçın kullanımına dikkat etmeleri ve kan şekeri düzeylerini takip etmeleri önemlidir. Yüksek miktarda tarçın tüketimi karaciğer üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
FAZLA IHLAMUR BAŞ DÖNMESİ YAPIYOR
YATIŞTIRICI ve rahatlatıcı özellikleriyle bilinen ıhlamur fazla tüketildiğinde uyuşukluk ve baş dönmesine yol açabiliyor. Bu durum dikkat gerektiren işlerde riskli olabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
HER 11 DAKİKADA 1 KADIN ÖLDÜRÜLÜYOR
Uzmanlar, kadına yönelik şiddetin etkileri, iyileşme süreci, şiddetin psikolojik etkileri, travma terapisi ve destek alınabilecek kaynaklar gibi konularla ilgili katılımcılara bilgi verdi. Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Selin Birgül Baran, her alanda şiddette artış görüldüğünü belirterek, “Son zamanlarda kadına yönelik şiddette ise ciddi bir artış yaşanıyor. Şiddetin önlenmesi çocukluktan itibaren eğitimle başlıyor. O nedenle de aslında sadece bir günle sınırlı olmamalı. Şiddete yönelik çalışmaları, her zaman ve bütün kurumlarca çok daha fazla vurgulamalıyız, yapmalıyız. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi tarafından 2021 yılında yayımlanan rapora göre, dünyada her 11 dakikada 1 kadın öldürülüyor ” dedi.

KOLEKTİF TRAVMA
Kadına şiddetin toplumsal açıdan psikolojik izlerini de ele alan Doç. Dr. Baran, ‘kolektif travma’ya da dikkat çekerek, “Toplumsal olarak paylaşılan ortak acıların yaşanış şekli, toplumun ruh sağlığı üzerinde belirleyici etkiye sahip. Yaşanılan ortak acı ve psikolojik etkiler, kolektif travma olarak ortaya çıkar. Bu da öfke, şaşkınlık ve çaresizlik gibi duygularla kendini gösterir” dedi.

OKULLARDA ŞİDDETE KARŞI DERS
PSİKOLOG Neslihan Turan da ruh sağlığı uzmanları olarak, kadına yönelik şiddetle ilgili bilinçlendirmek, bununla ilgili çözüm önerileri sunmak ve daha bilinçli nesiller yetiştirmek gerekliliğini belirterek şöyle dedi: “Toplumsal cinsiyet eşitliğini her alanda savunmamız gerekir. Hayatımızın her alanında bu cinsiyet eşitliğini sağlamak çok değerli. Bunun da kadın yönelik şiddetinin en önleyici faktörlerinden biri olacağını düşünüyoruz. Türk Kadınlar Birliği’yle yaptığımız proje kapsamında, sosyo – ekonomik olarak düşük düzeyli okullara gidip, burada şiddetin, aile içi şiddetin ve zorbalığın ne olduğunu öğretip, aileyi ve öğrenciyi bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Okullara giderek, şiddete karşı eğitimler veriyoruz. “
ÇOCUKLARI DERİNDEN YARALIYOR
KLİNİK Psikolog Aleyna Damla Özcan ise ‘şiddetin psikolojik izleri’ne dikkat çekerek, şöyle dedi: “Şiddetin zihinsel ve davranışsal izleri var. Şiddetin fiziksel, zihinsel ve davranışsal sağlık sonuçları, şiddet sona erdikten sonra da uzun süre devam edebilir. Zihinsel olarak; depresyon, uyku ve yeme bozuklukları, stres ve anksiyete bozuklukları, kendine zarar verme ve intihar girişimlerine neden olabilir. Davranışsal anlamda ise; zararlı alkol ve madde kullanımı, istismarcı partner seçiminden bahsedebiliriz. Kadına yönelik şiddetin psikolojik izleri çocuklar açısından da büyük yara oluşturuyor. Doğrudan saldırıya uğramasalar bile sadece şiddete tanık olmak dahi uyku bozukluklarına, gelişimsel bozukluklara, saldırganlıklara veya kaygıya yol açmak için yeterli olabilir.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
10 KİŞİDEN 9’U DİŞİ AĞRIMADAN GİTMİYOR
Ağız ve diş sağlığı hastanelerine en çok başvurunun, diş ağrısı nedeniyle olduğunun altını çizen Prof. Dr. Oflezer, şunları söyledi: “10 kişiden 9’u diş hekimine şikayeti olduğunda gidiyor ve genellikle bunu da diş, dişeti veya ağızla ilgili ağrı veya sorun olarak tanımlamakta. Oysa, koruyucu diş hekimliği ile diş ağrımadan hekime gitmeliyiz ki erken ve yaygın koruyucu önlemleri alabilelim.”

3.5 MİLYAR İNSANIN DİŞLERİ KÖTÜ DURUMDA
DSÖ tarafından yayınlanan raporda, Türkiye’nin de yer aldığı 194 ülkenin ağız hastalıklarının kapsamlı bir portresinin oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu çarpıcı rakamları paylaştı: “Raporda yaklaşık 3,5 milyar insanın ağız hastalıklarıyla yaşadığı ortaya konuldu. Bu rakam dünya nüfusunun neredeyse yarısıdır. En sık görülen ağız hastalıkları diş çürüğü, şiddetli diş eti hastalıkları, diş kaybı ve ağız kanserleri olarak sıralanıyor. Tedavi edilmeyen diş çürükleri tahminen 2,5 milyar insanı etkileyen, dünya çapında en yaygın tek hastalık olarak öne çıkıyor. Verilere göre, dünya nüfusunun üçte birinden fazlası diş çürüğüyle yaşıyor.”

1 MİLYAR KİŞİDE DİŞ ETİ HASTALIĞI VAR
DİŞ kaybının başlıca nedenlerinden biri olan şiddetli diş eti hastalığının, dünyada 1 milyar insanı etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Oflezer “Her yıl 380 bin ağız kanseri vakası teşhis ediliyor. Rapor, küresel halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
DİŞ FIRÇALAMA ORANLARIMIZ YETERSİZ
GÜNDE en az 2 kere düzenli olarak dişlerin fırçalama oranının Türkiye’de her yaş grubu için yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu uyarılarda bulundu: “Düzenli diş fırçalama alışkanlığının sınırlı olmasının yanında diş fırçasına ek olarak çeşitli hijyen ürünlerinin (diş ipi, ara yüz fırçası, gargara, ağız spreyleri vb.) kullanımı da yetersiz. Diş fırçalama alışkanlığı çocuklara yürüme ve yeme alışkanlığı gibi erken yaşlarda kazandırılmalı. Bunun içinde rol model anne ve babalardır.”
KORUYUCU DİŞ SAĞLIĞI ÖNEMLİ
SAĞLIK Bakanlığı’nın yaptığı Türkiye Ağız ve Diş Sağlığı Profili (TADSAP-2018) araştırmasına göre, diş çürüğünün, dünyada olduğu gibi ülkemizde de en yaygın ağız sağlığı problemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oflezer, “Koruyucu ağız ve diş sağlığı programlarını güçlendirmemiz gerekli” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NEDİR BU KALSİTONİN?
Prof. Dr. Ayşan, kalsitonin hormonu hakkında, şunları söyledi: “Kalsitonin, uzun yıllardır sadece kemik sağlığı ile ilgili bir hormon olarak biliniyordu. Ancak yeni araştırmalar, bu hormonun tokluk hissi sağlamada, mide boşalmasını yavaşlatmada ve insülin duyarlılığını artırmada önemli bir rol oynadığı ortaya koydu. Kalsitonin, aslında sadece kemikler için değil, metabolizma için de kritik öneme sahip. Tiroidin tamamının alındığı ameliyatlarda, yalnızca tiroit hormonlarını değil, kalsitonini de kaybediyoruz.

Bu da kilo alımına yol açıyor.” Prof. Dr. Ayşan, tiroit ameliyatlarında sağlıklı tiroit dokusunu koruyucu cerrahi yöntemlerinin önemine de dikkat çekerek, şunları söyledi: “Tiroit ameliyatlarında, tiroit bezinin tamamının değil sadece hastalıklı kısmın çıkartılması daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu sayede, kalsitonin hormonu salgılayan hücreler korunabilir ve hastaların ameliyat sonrası kilo alma riski azaltılabilir.”
KALSİTONİN TAKVİYESİ MÜMKÜN DEĞİL
Kalsitonin hormonunun dışarıdan ilaç olarak alınmasının şu an için mümkün olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ayşan, “Geçmişte kalsitonin ilaçları mevcuttu ancak yan etkileri nedeniyle satışı yasaklandı. Bu nedenle tiroit hormonları gibi kalsitonini dışarıdan almak şu an bir seçenek değil. Dolayısıyla, hastaların ameliyat sonrası metabolik dengesini korumanın en etkili yolu, sağlıklı tiroit dokusunu mümkün olduğunca yerinde bırakmak” dedi.

BU ORGAN SADECE İNSANDA YOK
İnsan dışındaki tüm memeli canlılarda kalsitonin hormonunun tiroit bezi dışında ‘ultimobrankial organ’ adı verilen farklı bir organdan salgılandığını belirten Prof. Dr. Ayşan, “Bu organ sadece insanda yok ve ilginç bir şekilde bu organı oluşturan hücreler insanda tiroit bezi içinde yayılmış olarak bulunuyorlar. Yani aslında tiroit bezi bir değil, iki organdan oluşuyor. İşte biz ameliyatla tiroit bezinin tamamını aldığımızda, bu organı da ortadan kaldırmış oluyoruz. Ancak tiroit bezinin bir kısmı bırakıldığında, vücutta yeterli miktarda kalsitonin kalabilir ve bu da kilo alımını önleyebilir” diye konuştu.

KANSERDE TÜM TİROİT ALINABİLİR
TIROİT kanseri vakalarında ya da ciddi ve büyük nodüllerin varlığında, tiroit bezinin tamamının alınmasının zorunlu olabileceğini belirten Prof. Dr. Ayşan, şöyle dedi: “Kanser gibi ciddi bir durum söz konusuysa tiroit bezinin tamamının alınması hayati öneme sahip olabilir. Ancak küçük tümörlerde ve daha az riskli vakalarda sadece hastalıklı kısmın çıkartılarak, sağlıklı dokunun korunması hastanın hem genel sağlığı, hem de kilo kontrolü açısından daha avantajlı olacaktır.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YÜZDE 82 AZALTTI
Avustralya’daki RMIT Üniversitesi liderliğindeki yeni araştırmadaysa yapısı değiştirilmiş altın kullanılarak kanser tedavisinde önemli bir adım atıldı. Bilim insanları elementi, kanser hücrelerinde yüksek miktarda yer alan bir enzimle etkileşime girecek şekilde değiştirdi. Yeni bileşik bu sayede enzimin çalışmasını engelleyerek kanser hücrelerinin çoğalmasının ve ilaca karşı direnç geliştirmesinin önüne geçti. Geliştirdikleri ilacı farelerde test eden araştırmacılar, bileşiğin rahim ağzı kanseri tümörünün büyümesini yüzde 82 oranında yavaşlattığını kaydetti. Kemoterapide yaygın kullanılan sisplatin ise yüzde 29 başarı gösterdi. Araştırmacılar altın bazlı bileşiğin, kemoterapideki yan etkileri yaratmadığını söylüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İŞTE O FAYDALAR;
Bağırsak sağlığını destekler
Bazı kanser türlerine karşı korur
Bağışıklığı arttırır
Kilo vermeye yardımcı olur
Göz sağlığını artırır
Sağlıklı kan basıncını destekler.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEVLET HEKİMLERİN YANINDA
Kongreye, merdiven altı uygulamalarla savaşta, hekimlere destek vermek için Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü, Reklam Kurulu Başkanı Avni Dilber de katılarak, “Devlet ve hekimler hep beraber bunlarla savaşacağız” dedi.
Medikal Estetik Tıp Derneği (MESTDER) Başkanı ve Medikal Estetik Hekimi Dr. Yasemin Savaş, Türkiye’nin estetik tedavilerde önemli bir merkez haline geldiğini belirterek, şunları söyledi:
“Türkiye, sağlık hizmetleri ihracatında dünyada ilk 10’da medikal turizmde ise ilk 5’te yer yer alıyor. Türkiye, sağlık turizmi alanında önemli bir global oyuncu.”

HEDEF 2 MİLYON SAĞLIK TURİSTİ
Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın yönetmelik ve teşvikleri sayesinde, Türkiye’deki sağlık kuruluşlarının sayısının hızla arttığını belirten Dr. Savaş, “Aralık 2023 itibarıyla yetkili sağlık kuruluşu sayısı 4 bin 786’ye ulaştı ve bu artışın devam etmesiyle Sağlık turizmi gelirleri, 2003 yılında 203 milyon dolar seviyesindeyken, 2022’de 2,2 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde, sağlık için seyahat eden turist oranı da yüzde 0.9’dan yüzde 2.3’e çıktı. Bu yılın hedefleri ise 2 milyon sağlık turisti ve 3 milyar dolar gelir olarak belirlenmiş durumda” dedi.

İHBAR EDİN
Merdiven altı medikal estetik uygulamalar konusunda dernek olarak alınan tedbirlere işaret eden Dr. Savaş, şöyle dedi:
“Ruhsatsız merkezlerde ve hekim dışında işlem yapılan merdiven altı uygulamalar ciddi sağlık riskleri doğuruyor. Biz de bu kapsamda günden güne artan bu tür merkezlerin açığa çıkması amacıyla hem Sağlık Bakanlığı’yla ortak hareket ediyor hem de halkımızı da kendi sağlıkları için bu farkındalığa dahil ederek, 0543 266 63 78 numaralı ihbar hattımızı aramaları için teşvik ediyoruz.”

ESTETİK YAŞI ERGENLİĞE KADAR İNDİ
Medikal Estetik Derneği Başkan Yardımcısı ve Medikal Estetik Hekimi Dr. Alp Mamak da medikal estetik uygulamalarına olan ilginin arttığını belirterek, şöyle dedi: “Ancak bu talebin ergenlik dönemine kadar inmesinin, sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisiyle ‘kusursuz görünüm’ arayışının yaygınlaşmasının, fiziksel ve ruhsal sağlığı olumsuz etkileyebileceği yönünde endişelere yol açmaktadır.”
Dr. Mamak, 18 yaşından önce estetik müdahalelerin yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Bunun iki temel nedeni var. Birincisi fiziksel. Ergenlik dönemi, vücudun hâlâ gelişim gösterdiği bir süreç. Bu dönemde yapılan müdahaleler, vücut gelişimi tamamlanmadan kalıcı sonuçlar yaratabilir ve ileride doğal görünüme zarar verebilir. İkincisi ise psikolojik tarafı. Çünkü medikal estetik uygulamalar, bireyin özgüvenine ve benlik algısına da etki edebilir. Ergenlerin sosyal medya etkisiyle bu uygulamalara yönelmesi, geçici bir güzellik trendine kapılma riskini de getiriyor” dedi.

EN ÇOK İLGİ DUDAK DOLGUSUNA
Medikal Estetik Hekimi ve Medikal Estetik Derneği Genel Sekreteri Dr. Bora Özcan ise son yıllarda popüler hale gelen dudak dolgusu uygulamalarına dikkat çekti. Dr. Özcan; Türkiye’de dudak dolgusunun, estetik pazarının önemli bir kısmını oluşturarak, sosyal medya etkisi ve estetik uygulamalara olan ilginin yükselmesiyle büyük bir talep gördüğünü ifade etti.
Dr. Özcan, “Sosyal medyanın etkisiyle, pürüzsüz ve parlak ciltler, orantılı yüz ve vücut hatları gibi güzellik anlayışı belirgin bir şekilde bu yöne evrildi. Bunun sonucunda, ameliyatsız medikal estetik işlemler daha fazla tercih edilmeye başlandı. Dudak dolgusu da bunların başında geliyor. Çünkü dudak aynı zamanda dişilik sembolüdür. Tahminlere göre, dudak dolgusu uygulamaları, Türkiye’deki estetik pazarında yüzde 20 ila yüzde 30’luk bir paya sahip ve bu durum dudak dolgularını en çok tercih edilen uygulamalarından biri haline getirmiştir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İLK KEZ MASAYA OTURDU: BIRAKIN GİDEYİM
Takvim’in haberine göre Talisca’dan transferin seyrini değiştirebilecek bir hamle geldi. Yıldız futbolcunun Al Nassr kulübünün yetkilileri ile geleceği konusunda ilk kez masaya oturduğu ve Fenerbahçe’ye transfer olma isteğini net bir şekilde ifade ettiği öğrenildi.
Suudi Arabistan’dan ayrılmak isteyen ve kariyerini artık Avrupa’da sürdürmeyi hedefleyen Anderson Talisca’nın bu hamlesinin Sarı- Lacivertliler ile pazarlıklarda Al Nassr’ın elini zayıflatabileceği belirtiliyor. Yıllık 12 milyon euro olan maaşında indirim yapmayı kabul eden yıldız futbolcu böylelikle Fenerbahçe’ye gelmek için çok önemli bir adım daha atmış oldu.
İbrahim ÇelikHaberler.com – SporAnderson TaliscaFenerbahçeAl NassrSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenerbahçe’nin başarılı orta saha oyuncusu Sofyan Amrabat, Haber Global’e özel açıklamalarda bulundu.
Haber Global’in Spor Müdürü Sercan Hamzaoğlu’nun sorularını yanıtlayan Amrabat, transfer sürecinden Galatasaray’ın teklifine, takımdaki Mourinho faktöründen Beşiktaş derbisine kadar birçok önemli konuda samimi açıklamalarda bulundu.
“BAŞKA TAKIMLARDAN TEKLİF ALDIM”
SORU: Transfer sürecinden başlayalım. Fenerbahçe transferi için çok uğraştı, seni buraya getiren ana faktör neydi?
Fenerbahçe harika bir kulüp, çok büyük bir camia. Transferim kolay olmadı. Uzun süre Acun Bey ile kontakta olduk. Neredeyse 2 ay kendisiyle görüşmelerimiz oldu. Hocamız Jose Mourinho’yla bir konuşmam oldu. Kendimi bu konuşmalar esnasında iyi hissettim. İsmim anıldıktan sonra taraftarlarımız .ok güzel mesajlar gönderildi. Kalbimle seçimlerimi yapmaya çalışırım, bu transferde de aynısı oldu. Kolay bir transfer süreci değildi ama sonunda gönül rahatlığıyla burayı seçtim. Başka takımlardan da teklif almıştım ama buraya gelerek iyi bir seçim yaptım.

ACUN ILICALI İTİRAFI
SORU: Acun Ilıcalı bu transfer için çok çabaladı. Transfer sürecinde özel bir ilişkiniz ya da anınız oldu mu?
Onunla yaptığımız telefon görüşmelerinde genelde Acun Bey uçak yolculuğundaydı. Fenerbahçe’nin büyük bir aile olduğunu kendisiyle konuşmalarım sırasında anladım. Kendisiyle 3-4 günde bir konuşuyorduk. Konuşmalar ilerledikçe buraya gelme konusunda daha istekli oldum. İnsanların sizin için uğraşması önemli faktörlerdir. Taraftarlarımız da beni çok istedi. Taraftarlarımız için buraya gelmemin güzel bir his olacağını düşündüm. Mario Branco, Sayın Başkan Ali Koç ve hocamız da beni çok istedi. Gün sonunda da kolay vermem kolaylaştı, gördüğüm sevgi karşısında.
“GALATASARAY’LA GÖRÜŞTÜM”
SORU: Galatasaray’dan ve Avrupa’dan başka takımlardan teklif aldın mı?
Açıkçası çok fazla teklif almıştım. Galatasaray ile bir görüşmem oldu. Ama Fenerbahçe’ye geldiğim için çok çok mutluyum. Galatasaray ile bir görüşmem oldu diğer takımların ismini vermek istemiyorum.

“ABİN GALATASARAY’A GELMENE NE DEDİ?”
SORU: Abin Galatasaray’da forma giydi 2012-2015 arası ve şampiyonlukta yaşadı. Fenerbahçe’ye gelmene ne söyledi?
Abimle sürekli irtibattayım. Her şeyden konuşuyoruz. Kendisi bana Türkiye, İstanbul, lig ve Fenerbahçe’yle alakalı bilgiler verdi. Karar verirken kalbinin sesini dinle dedi ve ben de öyle yaptım.
“HAKEMLERE SAYGI DUYARIM”
SORU: Trabzonspor maçı. Çok özel bir maçtı senin için de ve attığın golle Fenerbahçe’nin son haftalardaki çıkışının anahtarı oldun .Hakem kararlarının adil olduğuna inanıyor musun?
Ben her zaman hakemlere saygı duyan birisiyim. Gerçekten zor bir iş yapıyorlar. Hepimiz insanız herkes hata yapabilir. O gün maçla alakalı olan bir olayla ilgili spesifik bir şey söylemiştim. Fikrimi ifade etmiştim. Size karşı aleyhinize bir şey olduğunda mutlu olmazsınız. Ben genel anlamda hakemlerle ilgili hep iyi şeyler söylerim. Kimse mükemmel değil.
VAR ile ilgili yorum yapmıştım. VAR devreye girdiğinde futbolun temposu düşüyor. 10-15 kez pozisyon izlenince oyun yavaşlıyor. Karar netse tamam ama değilse VAR devreye girebilir. Verilecek kararlar 5 dakika olunca futbolun temposunu düşürüyor. Söylediğim şeyler bununla ilgiliydi.

MOURINHO’NUN SIRRI
SORU: Mourinho ile her futbolcu çalışmak ister. Portekizli teknik adamla çalışmak nasıl bir duygu? Daha önce kendisine karşı rakip olmuştun?
Mourinho özel birisi. Onunla aramda güzel bir iletişim söz konusu. Böyle bir hocanın sizi istemesi çok özel duygular. Gelme sebeplerimden birisi buydu. Kazanmak isteyen bir oyuncuyum kendisi de öyle. Beraber başarılı olacağımızı umuyorum. Kendisi harika bir teknik adam. Onunla olduğumuz için çok mutluyuz. Harika bir teknik direktör. Herkesle iletişimi güçlü. Oyuncuları, atmosferi nasıl yönetmesi gerektiğini biliyor. Oynamayan oyuncular kendilerini iyi hissetmez ama Mourinho herkesi hazır ve zinde tutuyor. Herkes takıma yardım etmeye hazır bu da aile olduğumuzu gösteriyor.
DERBİ MESAJI
SORU: Hafta sonu Beşiktaş derbisi var. Galatasaray maçı ilk derbinde sonradan oyuna girmiştin. Derbiyle ilgili ne düşünüyorsun?
İlk derbim Galatasaray’a karşıydı. Ne kadar önemli bir derbi olduğunu hissetmiştim. Harika bir atmosfer vardı. Beşiktaş maçının ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Beşiktaş şu an iyi bir durumda olmasa da kaliteli oyuncuları var. Zor bir derbi olacak ama iyi gidişatımızı orada devam ettirmek istiyoruz. Derbide özgüvenli oynayarak kazanmak istiyoruz.

“VAN BRONCKHORST’LA KONUŞAMADIM”
SORU: Van Bronckhorst eski hocan Feyenoord’dan. Ona karşı rakip olamadın burada çünkü yollar ayrıldı. Konuşma fırsatın oldu mu ne düşünüyorsun?
Son zamanlarda Van Bronckhorst ile konuşma imkanım olmadı. Feyenoord’da birlikte çalıştık. Kendisi çok iyi bir teknik adam. Ondan da çok şey öğrendim. Eğer Beşiktaş’ta kalsaydı ona karşı iyi bir meydan okuma olabilirdi. Güzel bir rekabet oluşabilirdi. Onun adına üzgünüm. Kendisi iyi bir hoca ve iyi de başladı. Sonrasında neden görevine neden son verildi bilmiyorum. Son haftalarda iyi sonuçlar almamışlardı ama bu futbol. Belki biraz daha zaman verilseydi kendisine farklı bir sonuç çıkacaktı. Beşiktaş şu anki konumda bitirmeyecektir sezonu. Futbolda böyle değişiklikler olur. Kendisine başarılar diliyorum umarım yakın zamanda kendisi de yeni bir yerde çalışır.
“LİGİ KAZANMAYA GELDİM”
SORU: Fenerbahçe’nin şampiyonluk özlemi çok büyük. Senin de kariyerinde bildiğim kadarıyla Avrupa’da şampiyonluk yok. Bu seni ekstra motive ediyor mu?
Hedefim burada kazanabildiğim kadar kupa kazanmak. Şampiyonluk elde etmek için savaşacağız. Ben buraya uyumaya, tatil yapmaya gelmedim. Taraftarlarımızı mutlu etmeye, ligi kazanmaya geldim. Avrupa’da da başarı istiyoruz.

“BİR RÜYAMIZ VAR”
SORU: Mourinho demek Avrupa’da kupa demek. Fenerbahçe sence Avrupa Ligi’ni favorilerinde mi?
Fenerbahçe şu an favorilerden biri değil bana göre. Güçlü takımlar var. Avrupa’da sessiz bir şekilde ilerlemek, sürpriz yapmak anlamlı olacaktır. Bir rüyamız var, neden olmasın…
“ELİNDE SİHİRLİ DEĞNEK OLSA FİLİSTİN’DEKİ SAVAŞI DURDURMAK İSTERDİM”
SORU: Elinde sihirli bir değnek olsa neyi dünyada neyi değiştirmek istersin dünyada?
Savaşı durdurmak isterdim. Herkes aynı, herkes eşit. Herkes huzur içinde birlikte yaşayabilir. Filistin’de olanlar gerçekten korkunç. İnşallah bu olan zulüm durur ve en hızlı şekilde barış gelir. Bunun için Allah’a her gün dua ediyorum. Çok fazla çocuk acı çekiyor orada, inşallah en kısa zamanda barış hakim olur.
“OLD TRAFFORD MU, KADIKÖY MÜ?”
SORU: Old Trafford mu yoksa Kadıköy mü?
Güzel bir soru. Bana göre Manchester United’ın atmosferi harikaydı, 80 bin insan tribünleri dolduruyordu. Her ne kadar Kadıköy’de 50 bin olsa da 80 binden fazla ses çıkıyor. İki statta da atmosfer harika. Taraftarlarımız müthiş bir atmosfer oluşturuyor. Bu atmosferde oynamayı seviyorum.

“BİR MÜSLÜMAN OLARAK TÜRKİYE’DE MUTLUYUM”
SORU: İstanbul’da yaşamın nasıl gidiyor. Avrupa kariyerinde ilk defa Müslüman bir ülkede oynuyorsun, şehrin tadını çıkardın mı?
İstanbul’u çok seviyorum. Türkiye harika bir ülke. Daha önce de Türkiye’de rakip olarak oynamıştım. Bir Müslüman olarak burada yaşamaktan mutluyum. Fas’a benzetiyorum kendi evimde hissediyormuş gibiyim. Negatif tek şey trafik. Çılgın bir trafik. Bir yere 1 saatten fazla sürede gidiyorsunuz. Onun dışında burada yaşamaktan çok mutluyum. Kendimi evimde gibi hissediyorum.
“ŞAMPİYON OLURSAK SAÇLARIMI KESTİRİRİM”
SORU: Eğer şampiyon olursanız yapmak istediğin çılgın bir şey var mı?
Saçlarımı kestiririm (Gülerek). Hayal ediyorum şampiyonluğu hem de çok. Taraftarlarımızla şampiyonluk kutlama hayali beni çok heyecanlandırıyor. Bu kutlama çılgınca kelimesinden daha fazla olur. Ama ben çok çılgın değil sakin birisiyim.
“MBAPPE ÇOK SÜRATLİ”
SORU: Son olarak Kylian Mbappe. Fransa maçında dünyanın en hızlı oyuncusunu geriden gelerek yakaladığın bir an. Dünyada en çok izlenen seninle ilgili videolardan birisi. O onu anlatır mısın?
1-0 gerideydik. Maç bitmek üzereydi. Mbappe çok süratli bir oyuncu. Ona yetişebilmek için çok çaba harcadım. Yüz ifademden de anlamışsınızdır. Top oyunda kaldı ayağa kalkıp mükemmel bir zamanlama yakaladım. Taraftarlar gol olmuşçasına bağırdılar. Maçtan sonra bu kadar konuşulacağını beklemiyordum. Kötü olan taraf maçı kaybetmiştik.
TAKIMIN “EN”LERİ
Takımın en komiği: Masörümüz Özkan
En çalışkanı: Bartuğ Elmaz, Yusuf ve Levent Mercan. Çok çalışıyorlar, büyük saygı duyuyorum.
En kötü giyineni: Becao
En iyi giyineni: Tadic. Ama çılgınca. Sürekli takım elbise giyiyor.
En çok yemek yiyeni: Mert Müldür.
En cömerti: Oğuz Aydın.
En cimrisi: Söylemesi zor, daha yeni geldim, daha sonra söylerim.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Göktaş, siyaset ve iş dünyasından kadınlarla birlikte Aslanlı Yol’dan Atatürk’ün mozolesine yürüdü.
Bakan Göktaş’ın, mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. Beraberindeki heyetle birlikte Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen ve Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Göktaş, deftere şunları yazdı:
“Bugün, ülkemizde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 90. yıldönümü vesilesiyle hayatın her alanında eşsiz başarılara imza atmış kadınlar olarak huzurunuzdayız. Demokratik toplumun bir yansıması olan bu hak, kadınlara toplumu şekillendiren ve geleceğe yön veren aktörler olarak önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Bu anlamda, 5 Aralık 1934 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınlarının pek çok ülkeden daha önce seçme ve seçilme hakkını kazandığı önemli bir dönüm noktasıdır. Kadınların eşit haklarla hayata katılımını teşvik eden bu adım, tüm bireylerin daha adil, eşitlikçi ve katılımcı bir yaşam sürmesinin yolunu açmıştır. Elde edilen bu kazanım, güçlü bir toplumun temellerini oluşturmuş, Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmasına büyük katkı sunmuştur. Bu anlayışla, ülkemiz kadınları, kadim geçmişimizi, yüksek inanç ve değerlerimizi, bilim ve teknolojinin imkanlarıyla harmanlayarak, medeniyetimizi ihya etmeyi sürdürecek. ‘Güçlü Kadın, Güçlü Türkiye’ anlayışıyla gelecek nesillere ilham veren, öncü kadınlarla dolu bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefimiz doğrultusunda, kadınların her alanda daha etkin, daha güçlü ve daha üretken olmaları için büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla, manevi huzurlarınızda sizleri bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, şahsım ve ülkemizin tüm kadınları adına şükranlarımı sunuyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Bakan Göktaş, daha sonra beraberindekilerle Anıtkabir merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirdi. – ANKARA
Mahinur Özdemir GöktaşAnıtkabirPolitikaKültürKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muhtar ve azalarla bir araya gelen, faaliyetleri hakkında bilgi alan Vali Aksoy, 2009 yılından bu yana görev yapan Rençber’i kutlayıp hizmetlerinden dolayı teşekkürlerini ileterek, hediye verdi.
Figen Rençber’in 4 dönemdir muhtarlık görevini başarıyla yürüterek kadınların gücünü ve liderlik yeteneklerini kanıtladığını belirten Aksoy, şöyle konuştu:
“Kendisi sadece bir muhtar değil, aynı zamanda kadınlarımızın toplumsal hayattaki başarısının bir temsilcisidir. Böylesine uzun soluklu ve başarılı bir hizmet süreci, azim, kararlılık ve insan sevgisinin en güzel örneklerinden biridir. Kadınlarımızın önünde hiçbir engelin duramayacağına inanıyorum. Onlara fırsatlar sunulduğunda nasıl fark yarattıklarını hep birlikte görüyoruz. Figen Hanım nezdinde tüm kadınlarımızı gönülden kutluyorum. Onların başarısı, hepimizin başarısıdır.”
Yerel HaberlerHüseyin AksoyPolitikaGüncelKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KADIN HAKLARI GÜNÜ MESAJLARI VE SÖZLERİ
“Kadınların eşit haklara sahip olduğu bir dünya, daha güçlü bir gelecek demektir. 5 Aralık Kadın Hakları Günü kutlu olsun.”
“Kadınların haklarına sahip çıkılması, insanlığın onuruna sahip çıkılmasıdır. Tüm kadınların Kadın Hakları Günü kutlu olsun.”
“Kadın hakları, insan haklarıdır. Eşitlik için birlikte mücadeleye devam!”
“Kadınların varlığı ve gücü, toplumun temelidir. Hak ettikleri değeri görmeleri dileğiyle, Kadın Hakları Günü kutlu olsun.”
“Kadınların eşitlik mücadelesine destek olmak, adil bir geleceğin anahtarıdır. 5 Aralık Kadın Hakları Günü kutlu olsun.”
“Kadınların her alanda eşit haklara sahip olduğu bir dünya, hepimizin hayalidir. Bu özel günde farkındalıkla hareket edelim.”
“Kadınların haklarını korumak ve onlara saygı göstermek, adil bir toplumun temel taşlarıdır. 5 Aralık Kadın Hakları Günü kutlu olsun.”
“Kadınların gücü, bir toplumu ileriye taşır. Tüm kadınların hak ettiği eşitlik ve özgürlük dileğiyle.”
“Kadınların sesi, tüm dünyayı değiştirebilir. Eşitlik ve özgürlük için kadınların yanında olalım.”
“Güçlü kadınlar, güçlü toplumlar yaratır. Kadın Hakları Günü’nde eşitlik için sesimizi yükseltelim.”
Kadın Hakları GünüSoğuk HaberEğitimToplumKültürKadınYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kutadgu Bilig Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda sosyal medya, internet ve diğer dijital platformlarda kadına yönelik tehdit, hakaret ve şiddet olaylarının tanımlandığı, bu şiddetle nasıl mücadele edileceğine karşı önemli bilgiler sunan İşletme Fakültesi Öğr. Gör. Şerife Büşra Ümit Işık, Siber Suçlarla Şube Müdürlüğü’nden Polis Memurları Sami Karakaya ve Sevinç Çoban ile Düzce Barosu Avukatı Bahar Yılmaz Temel ve Avukat Şeyma Kardüz konuşmacı olarak yer aldı.
Seminerin ilk konuşmacıları olarak siber suçlarla mücadele ve bu alandaki çalışmalar hakkında detaylı bilgiler sunan Polis Memurları Sami Karakaya ve Sevinç Çoban; kişisel veri nedir, nasıl korunmalıdır sorularını ayrıntılı bir şekilde cevapladı. Bilgi kirliliği, yanlış bilgilerin paylaşılması ile siber zorbalık konuları hakkında da bilgilendirmede bulunan Polis Memurlarımız siber zorbalığa yönelik farkındalık oluşturulmasına ışık tuttu.
“Şikayette bulunun”
Av. Bahar Yılmaz, temel kadın hakları ve mücadele yöntemlerini ele aldığı konuşmasında; anonim hesap tacizinin, tehdit mesajlarının yollanmasının ve kişinin sosyal medya paylaşımlarına sürekli olumsuz yorum yapmanın siber zorbalığa girdiğini açıkladı. Sosyal medyada uygulanan bu şiddetin failleri kendilerinin yakalanamayacağını düşündüğü için korkusuzca davranış sergilediğini de söyleyen Avukat Bahar Yılmaz, başta kadınlar olmak üzere şiddetle karşı karşıya kalan herkesin yetkili birimlere şikayette bulunmasını tavsiye etti.
“Sessiz kalmayın”
Av. Şeyma Kardüz ise; dijital ortamda şiddet ve güvenlik konusunu hukuki boyutlarıyla ele aldı. Hangi suçlara ne gibi cezaların verildiğini açıklayan Kardüz, “Hakaret, şantaj, tehdit, taciz veya özel hayatın gizliliği gibi olaylarla karşı karşıya kalırsanız sessiz kalmayın. Dijital platformlarda işlenilen suç ile gerçek hayattaki suç aynıdır. Günümüzde maalesef çevrim içi taciz videolarıyla şiddete maruz kalınabiliyor. Bu durumlarda Emniyetimiz, Jandarmamız, Savcılığımız ve Düzce Barosu Avukatları olarak her zaman yanınızdayız” ifadelerinde bulundu.
Düzce Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğr. Gör. Şerife Büşra Ümit Işık’ın dijital ortamlarda kadına yönelik işlenen suçları toplumsal ve hukuki açıdan değerlendirdiği konuşmasının ardından program sona erdi. – DÜZCE
Düzce ÜniversitesiEğitimHukukKadınYerel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet Meydanı‘nda düzenlenen törende, Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu.
Burada açıklamada bulunan Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Ayşe Uzunlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu belirtti.
Kadın milletvekillerinden eşitlik çalışmalarını desteklemelerini beklediklerini aktaran anlatan Uzunlu, şunları kaydetti:
“Kadınların siyasette varlığının gösterilmesi, toplumsal politikanın kadın bakış açısıyla ele alınmasını sağlar. O nedenle birçok zorluğun üstesinden gelerek mecliste yer alan kadın milletvekillerimizden beklentimiz, kadın sorunlarına duyarlı olmaları ve siyasi partisi ne olursa olsun kadının toplumdaki statüsünü yükseltecek şekilde çalışmalar yürütmeleridir.”
Törene, Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin kadın kolları katıldı.
Cumhuriyet MeydanıSivil ToplumPolitikakayseriGüncelKadınTörenHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin erkek giyim moda perakende markası Kiğılı, Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği’nin (AYD), AKADEMETRE Türkiye iş birliğiyle düzenlediği “En Beğenilen ve Tercih Edilen Perakende Markaları” araştırmasında 11’inci kez ödüle layık görülerek önemli bir başarı elde etti. Marka, erkek giyim kategorisinde ‘En Beğenilen Marka’ ve ‘En Beğenilen Erkek Marka Yüzü’ kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. Barış Arduç’un marka yüzü olarak yer aldığı kampanyalar, tüketicilerden büyük beğeni toplayarak bu ödülün kazanılmasında önemli bir rol oynadı.
Köklü marka geçmişini Barış Arduç ile daha ileri taşıdı
Kiğılı, son dönemde Barış Arduç’un marka yüzü olduğu kampanyalarla büyük bir ivme kazandı. “Üstüme Rahat Bi’ Şeyler Alayım” ve “Üstünde Ne Var?” kampanyaları hem tüketicilere ilettiği mesajlarla hem de markanın smart casual ve rahatlık temasını vurgulayan yaklaşımıyla geniş kitlelere ulaştı. Bu kampanyalar, özellikle genç nesil tarafından sahiplenilirken, Kiğılı’nın şıklık ve rahatlık anlayışını en iyi şekilde temsil etti.
“Bu ödül, marka olarak doğru bir yolda olduğumuzun kanıtıdır”
Kiğılı CEO’su Sena Suerdem ödül töreninde yaptığı konuşmada, tüketicilerin güveni ve bağlılığı sayesinde markanın elde ettiği başarıyı vurguladı. Suerdem, “Marka olarak erkek giyim kategorisinde kazandığımız ödül yıllardır süregelen müşteri güveninin ve sadakatinin somut bir yansımasıdır. 11’inci kez erkek giyim kategorisinde ‘En Beğenilen Marka’ ünvanına layık görülmek, sadece bir başarı değil, aynı zamanda sorumluluğumuzun da bir ifadesidir. Barış Arduç’un marka yüzümüz olarak yer aldığı kampanyalar, özellikle genç nesillerle bağ kurmamızda ve Kiğılı’nın ‘rahatlık ve şıklık’ anlayışını geniş kitlelere ulaştırmamızda büyük rol oynadı. Tüketicilerimiz, bu kampanyalarla hem markamızı yeniden keşfettiler hem de Kiğılı’nın hayatın her anında yanlarında olan bir marka olduğunu bir kez daha deneyimlediler. Bu ödül, yalnızca bugüne kadar yaptıklarımızın bir tescili değil, gelecekte daha büyük hedeflere ulaşmamız için bir motivasyon kaynağıdır” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

YABANİ İKİ HAFTA YAYINLANMAYACAK
Gazeteci Birsen Altuntaş’ın haberine göre; kararın dün kanala tebliğ edildiği ve bu nedenle bu cumartesi ve haftaya Yabani dizisinin ekrana gelmeyeceği öğrenildi. Dizinin yayın saatinde RTÜK’ün gönderdiği belgeseller yayınlanacak.

FİNAL TARİHİ DEĞİŞTİ
Aralık sonunda 51. bölümde final yapması planlanan dizinin ekrana veda ediş tarihi de bu sebepten ötürü değişti. Her yılbaşından sonra verilen reklam arasının süresine göre final tarihi yeniden belirlenecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEĞİŞİMİ GÜNDEM OLDU
Duru güzelliği ve “Ağam ben sana vurulmuşem” repliği ile dikkatleri üzerine çeken Nilgün Nazlı, aradan geçen yıllarda geçirdiği değişimle şimdilerde yeniden gündem oldu.
İşte Züğürt Ağa’nın Kiraz’ın son hali;

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da, velayetini aldığı oğlu U.L.A.’nın (2) adına açtığı sosyal medya kanalında, çektiği kendisine ait uygunsuz görüntüleri izlemek isteyenlere 5 bin lira abonelik ücreti karşılığı satan anne N.K. (23) hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından inceleme başlatılmasının ardından, Bursa 11’inci Aile Mahkemesi’nce çocuğun velayeti tedbiren baba Serdar A.’ya (27) verildi. Oğlunu almak için polis ve pedagog eşliğinde İstanbulPendik’te yaşayan eski eşinin adresine giden, ancak evde kimseyi bulamayan Serdar A., çocuğunun kaçırıldığına dair Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Nilüfer ilçesinde oturan Serdar A. ile N.K., 2021’de severek evlendi. Çiftin, 8 ay süren evliliğinden 1 erkek çocuk dünyaya geldi. Bir süre sonra şiddetli geçimsizlik yaşayan çift boşanırken, oğulları U.L.A.’nın velayeti ise annesi N.K.’ye verildi. Boşanma davasının ardından Serdar A., Bursa’da kalırken, N.K. ise şu anda 2 yaşında olan oğluyla İstanbul’a yerleşti. Bir süre sonra N.K., iddiaya göre, sosyal medyada oğlu U.L.A. adına kanal açıp, çocuğunu emzirdiği ve kendisine ait çektiği uygunsuz görüntüleri yükleyip, izlemek isteyenlere ise abonelik ücreti olan yaklaşık 5 bin lira karşılığında satmaya başladı.
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Kanalda eski eşinin, çocuğu emzirirken yaptığı çekimleri paylaştığını belirten Serdar A., suç duyurusunda bulunup, oğlunun velayetini almak için dava açtı. DHA muhabirinin telefonla ulaştığı N.K. ise geçimini bu işten kazandığını belirterek, “Gelirimin büyük bölümünü oğluma harcıyorum” diye kendini savundu. N.K. hakkında, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından, ‘5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’ kapsamında inceleme başlatıldı.
DAHA ÖNCE DE ŞİKAYET ETMİŞ
DHA’nın haberinin ardından, Serdar A. ile 9 Kasım’da görüşme yapıldığı ve mayıs ayında babanın şikayeti üzerine, anne ve çocuk İstanbul’da yaşadığı için, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nden sosyal inceleme yapılmasının istendiği ve inceleme sonunda Danışmanlık Tedbiri Kararı verildiği kaydedilen açıklamada, bir kez daha inceleme talep edileceği vurgulandı.
DEVLET KORUMASINA ALINIP, 1 HAFTA SONRA ANNESİNE GERİ VERİLDİ
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından başlatılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda, anne yanında kalan U.L.A.’nın bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliğinin tehlikede olduğu, bu nedenle hakkında acil koruma kararı verilmesi gerektiği belirtildi. İstanbul Anadolu Çocuk Mahkemesi tarafından verilen ‘acil koruma’ kararının ardından devlet korumasına alınan çocuk, itirazı üzerine 1 hafta sonra, 27 Kasım’da anneye geri verildi. Bunun üzerine Serdar A. velayetin değiştirilmesi için dava açtı. Bursa 11’inci Aile Mahkemesi, 28 Kasım’da verdiği kararla U.L.A.’nın velayetinin tedbiren babasına verilmesine hükmetti. Oğlunu almak için polis ve pedagog eşliğinde İstanbul Pendik’te yaşayan eski eşinin adresine giden Serdar A., evde kimseyi bulamadı. Eski eşine ve ailesine, cep telefonları kapalı olduğu için ulaşamayan Serdar A., çocuğunun kaçırıldığına dair Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
‘OĞLUMU KAÇIRMIŞ OLABİLİR’
Oğluna 5 gündür ulaşamadığını söyleyen Serdar A., “Oğlumu almaya gittiğimde evinde yoktu. Kendisine de ulaşamıyorum, ailesi de telefonlarımı açmıyor. Oğlumu kaçırmış olabilir, belki de yurt dışına çıktı. Lütfen oğlumu bana verin. Ben onun odasını hazırladım. Ona oyuncaklar aldım. Hatta çocuğumu alsaydım, onunla pikniğe gidecektim. Lütfen neredeyse çıksın çocuğumu bana geri versin” diye konuştu.
DHA muhabirinin telefonla ulaştığı N.K. ise oğluyla birlikte tatile gittiğini ve rahatsız edilmemek için cep telefonunu kapattığını söyledi. Sık sık tatil yaptığını ve eski eşinin de bu durumu bildiğini söyleyen N.K., “Ben 3 gündür İstanbul’dayım. Karardan haberim var ama eski eşim çocuğumuzu almak için beni aramadı” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığlı voleybolcu Elif Ulutürk, uluslararası arenada adını duyurmayı başardı. Ekol Voleybol Spor Kulübü’nün yetenekli sporcusu Elif Ulutürk, İtalya’nın Pallavolo Pozzuoli takımına transfer oldu. Ekol Voleybol Kulübü’nün altyapısından yetişen ve kısa sürede dikkatleri üzerine çeken Elif Ulutürk, İtalya’nın köklü voleybol kulüplerinden birine transfer olmasıyla Elazığ’ın gururu oldu. Genç yaşına rağmen üstün kendini kanıtlayan Ulutürk, İtalya’daki yeni kulübünde de büyük bir başarı sergilemeye hazırlanıyor. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“RIZAM OLMADAN ÇEKİLMESİNİ İSTEMEDİM”
‘Muhabbet Kralı’ adlı programa konuk olan Milor, o gün restoranda neler yaşandığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Milor, “Orada benim tepki verdiğim olay şu. Kendimiz gidiyoruz ve videoyu bir arkadaşım çekiyor, kendi YouTube kanalımda paylaşıyoruz. Habersiz gidiyoruz ve paramızı ödüyoruz. Ben zaten çekiyorum. Ben fark etmeden karşımda kamera var, lokantacı birini tutmuş 10 dakikadır benim videom çekiliyor. İstemediğim şeyler de var. Özel hassasiyetim de var. Çünkü yıllar önce çok ciddi bir civa zehirlenmesinden dolayı motor fonksiyonlarımı etkileyen bir rahatsızlığım var. Bunu da göstermek istemiyorum. Ya da ağzım açıkken göstermek istemiyorum. Benim rızam olmadan videomun çekilmesini istemedim. Bunun dışında böyle bir şey olmasa da insanın temel hakkı var. Mahremiyet hakkı. Benim iznim rızam olmadan videomun çekilmesini ben istemem bunu kimse istemez” dedi.
“TABELAYI DA GÖSTER DEYİNCE…”
Rahatsız olduğunu belli ettiği halde işletme sahibinin kayıt almaya devam ettiğini belirten Milor, “Bunu söylediğimde beyefendi videoyu durdurmak yerine ‘Estağfurullah’ diyor ama çekime devam ediyor. İlk defa böyle bir şey başıma geldi. Zaten çok beğendim lahmacunu, çok başarılıydı onu da söyledim. Benim tepkim kendimi korumak. Karşı taraf daha çok mağduru oynayıp kaçak dövüşüyor. Beni rencide ediyor aslında. Şu ana kadar kaç kişi fotoğraf çektirmek istenmesi sevgi belirtisi olarak alıyorum tek bir ricam oluyor o da fotoğraflarda tabela olmasın. Orada şef arkamdan ‘tabelayı da göster’ deyince tepkim ortaya çıktı” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Japon futbolcu Junichi Inamoto aktif futbol kariyerini noktaladı. Sosyal medya hesabından forma giydiği kulüplerin olduğu bir görsel paylaşan Inamoto, ‘Teşekkürler futbol’ notunu da ekleyerek emeklilik kararını duyurdu.
45 yaşında futbolu bırakan Junichi Inamoto kariyerinde; Gamba Osaka, Arsenal, Fulham, West Bromwich Albion, Cardiff City, Galatasaray, Eintracht Frankfurt, Rennes, Kawasaki Frontale, Hokkaido Consadole Sapporo, SC Sagamihara ve Nankatsu SC takımlarında oynadı.
2006-2007 sezonunda Galatasaray’da forma giyen Inamoto 34 resmi maçta, 1 gol kaydetti.
Junichi Inamoto ayrıca Türkiye’de ve Premier Lig’de forma giyen ilk Japon futbolcu olmuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Almanya’nın ev sahipliğinde düzenlenen 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda gösterdiği başarılı performansla dikkatleri çeken ve turnuvanın yıldız isimlerinden biri olan Georges Mikautadze, talihsiz bir olayla karşılaştı.
Lyon’un golcüsü, dün akşam saatlerinde evinde silahlı soygunun kurbanı oldu.
250 BİN EURO DEĞERDE EŞYA ÇALDILAR
Fransız basınında yer alan haberlere göre Mikautadze’nin evine giren kapüşonlu iki kişi, golcü futbolcuyu silahla tehdit etti.
Haberde Mikautadze’nin fiziksel şiddete maruz kalmadığı, soyguncuların 250 bin euro değerindeki saat, lüks deri eşya ve mücevherleri çaldığı belirtildi.
Saldırının faillerinin tespiti için soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

EURO 2024’TE YILDIZLAŞTI
EURO 2024’te 4 maç sonunda 3 kez ağları sarsarak gol krallığını paylaşan yıldız isim, turnuvanın ardından 18.5 milyon euro bonservis bedeli karşılığında Metz’den Lyon’a transfer olmuştu.
Bu sezon Lyon formasıyla 17 maça çıkan 24 yaşındaki isim, 4 gol ve 1 asistle mücadele etti.
İLGİLİ HABERKim Min-Jae’ye ev taşırken büyük şok! En sevdiği eşyası çalındı
İLGİLİ HABERDayot Upamecano’nun evi soyuldu
İLGİLİ HABERTolgay Arslan’ın evine hırsız girdiEmre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sesi ve güzelliğiyle sahnede adeta devleşen isimlerdendi Şebnem Paker. Dalgalı saçları, siyah elbisesi ve eşsiz sesi ile Eurovision sahnesinde bir yıldız gibi parlayan Şebnem Paker, Türkiye’nin 1997 yılına kadarki Eurovision tarihinde elde ettiği en büyük başarılardan birini kazanmıştı.. Eurovision’dan sonra kendisini bekleyen büyük şöhreti adeta elinin tersi ile iten Şebnem Paker, gerçek mesleği olan müzik öğretmenliğine geri dönmüştü.

1997 yılında Türkçe sözlü şarkısı Dinle ile katıldığı Eurovision Şarkı Yarışması ile adını duyuran Şebnem Paker şimdi ne yapıyor? Paker uzun süredir sanat camiasından uzak.

Eurovision Şarkı Yarışması’ndaki başarısının ardından müzik kariyerini sonlandıran Şebnem Paker, o günden sonra sayısız öğrenci yetiştirdi ve bir ses eğitimi kitabı yayımladı. İşte 1997 Eurovision Şarkı Yarışması üçüncüsü Şebnem Paker’in son hali…

Müzik öğretmenliği yapan Şebnem Paker geçtiğimiz aylarda ‘Dünden bugüne Eurovision’ konseptiyle Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen etkinlikte sahne aldı.

25 yıl sonra yeniden aktif müziğe döneceğinin müjdesini veren Şebnem Paker sosyal medyada da heyecan yarattı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kırmızı halının merkezine oturan prenses kesim kırmızı elbisesi Didem Ömeroğlu Couture imzasını taşıyor. 18 yıl boyunca Türk modasının duayeni Yıldırım Mayruk’un yanında çalışarak deneyim kazanan Ömeroğlu, modanın ustası tarafından “Yeni Yıldırım Mayruk” olarak anılan genç bir isim. Özdemir’in bu yıl kırmızı halıda bir ilki gerçekleştirerek Yıldırım Mayruk arşivlerinden bir tasarım tercih etmesi hâlâ hafızalarda.

Tercih edilen yol ne olursa olsun yıldız bir ismin stil çizgisi ve ilerlediği bir yolu olması çok değerli. Zira hiçbir yolda ilerlemeden savrulan isimleri gördükçe çizgisini devam ettiren isimleri görmek bana büyük keyif veriyor.
HEYECANLANDIRAN İŞ BİRLİKLERİ
H&M markasının uzun yıllardır öncülüğünü yaptığı tasarımcı iş birliği trendi artık Zara’nın ellerinde! Ünlü perakende devi moda dünyasının en önemli stil ikonlarından Kate Moss ile kapsül koleksiyonu hazırladı. Sonbahar 24/25 Parti Koleksiyonu, 70’ler esintilerini, rock’n roll ruhunu ve Moss’un ikonik “sokak ile podyum” tarzını harmanlayarak güçlü bir estetik sunuyor.

Bu koleksiyonun kampanya çekimleri de Mert Alaş &Marcus Piggott imzası taşıyor. Koleksiyon, 30 Kasım itibarıyla Zara mağazalarında yerini aldı ve şimdiden büyük bir ilgiyle karşılandı. Zara, iş birlikleri konusunda son dönemde büyük adımlar atıyor. Geçtiğimiz sezon, Yves Saint Laurent’ın eski tasarım direktörlerinden Stefano Pilati ile bir koleksiyon hazırlayan marka, ünlü süper model Gisele Bündchen’i kampanya yüzü olarak seçmişti.
Lüks modayı canlandıran bir haberle karşı karşıyayız: Takashi Murakami ve Louis Vuitton, 2024/2025 sezonunda ikonik iş birliklerini yeniden canlandırıyor. İlk kez 2003 yılında Marc Jacobs’ın kreatif direktörlüğü döneminde karşımıza çıkan bu iş birliği, Louis Vuitton’un klasik monogram desenini Murakami’nin renkli ve dinamik tasarımlarıyla buluşturarak moda tarihinde iz bırakmıştı. Ve bu efsanevi koleksiyonun yeni versiyonuyla tanışmaya sayılı günler kaldı. Yayınlanan ilk görseller, Murakami’nin ikonik gülen çiçek motiflerini ve canlı pop-art estetiğini bir kez daha Louis Vuitton’un zarif işçiliğiyle bir araya getirdiğini gösteriyor. Çağdaş sanatın en tanınmış isimlerinden biri olan Takashi Murakami, pop-art tarzını geleneksel Japon sanatıyla harmanlayarak hem sanat hem de moda dünyasında eşsiz bir yer edinmiş isim. Tablolarıyla olduğu kadar moda, müzik ve popüler kültüre yaptığı katkılarla da tanınan Murakami için yaratıcılığıyla sınırları zorlayan bir vizyoner diyebilirim.

SERVET DEĞERİNDE KEREVİZ
Murakami iş birliğine ait parçaların rafine aurasının aksine Moschino’nun yeni “kereviz” çantası, absürd lüks anlayışının sınırlarını bir kez daha zorluyor. Kereviz şeklindeki, sahte deri ve 154 bin 500 TL’lik fiyat etiketine sahip bu çanta, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Görenler çantaya birbirinden komik yorumları yaparken işin trajikomik olan kısmı ise şu ara bu çantaya çok büyük bir ilginin olması.

BAŞARISIYLA GÖĞSÜMÜZÜ KABARTTI
Son yıllarda uluslararası güzellik yarışmalarında arzu ettiğimiz başarıyı yakalayamasak da, 26 yaşındaki Ege Karabenli ile yeniden gururlandık. Vietnam’da gerçekleşen Mr. World 2024 Erkek Güzellik Yarışması’nda Türkiye’yi temsil eden sporcu ve model Karabenli, 60’tan fazla ülkenin yarışmacıları arasından sıyrılarak ilk 10 finalist arasında yer almayı başardı. Bu prestijli yarışmada yalnızca fiziksel güzellik değil, yetenek ve kültürel mirasın da önemli kriterler arasında olduğunu belirtmekte fayda var. Karabenli’nin sosyal medyada viral olan görüntülerindeki özgüvenli duruşunu ve kendinden emin tavırları takdir topladı. Yarışmada ülkemizi Zeybek kostümüyle temsil edip Zeybek oynayarak kültürümüze ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e de anlamlı bir atıfta bulunması daha da sevilmesini sağladı. Kendisini ünlü oyuncu Tom Holland’a benzettiğimi söylemeden de geçemeyeceğim. Hatta Holland’ın daha fizikli ve dikkat çekici hali diyebilirim. Kendisini parlak bir geleceğin beklediğine eminim, yolu açık olsun!
MODA TARİHİNİN EN PAHALI ELBİSELERİ AÇIKLANDI
Moda dünyası, tarih boyunca yalnızca estetik bir ifade değil, aynı zamanda güç, zenginlik ve prestij göstergesi olarak da yorumlanmıştır. Şimdi ise, bu dünyanın en pahalı elbiseleriyle tanışma vakti. Tasarımcıların yaratıcı vizyonlarının ve mücevher zanaatkarlarının ince işçiliğinin buluştuğu bu eserler, modanın sınırlarını bir kez daha zorlayarak lüksün tanımını yeniden yapıyor. Hindistan merkezli Luxurious sitesi moda tarihinin en pahalı elbiselerini açıkladı.

4 MİLYON $
Jennifer Lawrence’ın En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldığı 2013 Oscar Töreni’nde giydiği Dior elbisenin değeri tam 4 milyon $.

4.8 MİLYON $
Marilyn Monroe’nun başkan John F. Kennedy’ye unutulmaz “Happy Birthday, Mr. President” performansında giydiği ve 4,8 milyon dolara satılan elbisesi yer alıyor.

5.6 MİLYON $
Marilyn Monroe’nun ikon haline gelen bir diğer kostümü ise “Subway” filminin sahnesinde rüzgarla dans eden beyaz elbisesi. 5.6 milyon dolarlık değeriyle sinema tarihinin moda dünyasına bıraktığı en çarpıcı miraslardan biri olarak kabul ediliyor.

8.5 MİLYON $
Japon tasarımcı Yumi Katsura’nın beyaz altın ve değerli taşlarla işlediği gelinliği listedeki ilk gelinlik ve değeri 8,5 milyon $

10.7 MİLYON $
İspanya Kraliçesi Letizia’nın kraliyet düğününde tercih ettiği 10,7 milyon $’lık gelinliği ihtişamıyla kraliyet modasının doruk noktasını temsil ediyor. Gelenek ve modernite arasındaki kusursuz dengeyi sergileyen bu tasarım, moda tarihine kazınmış en sofistike parçalardan biri.

15 MİLYON $
Listenin üst sıralarında yer alan Hany El Behairy ‘nin 15 milyon $’lık gelinliği, Mısır’ın zengin kültürel mirasını haute couture sahnesine taşıyor.

15 MİLYON $
Onunla aynı fiyat bandında yer alan Red Diamond Abaya, Orta Doğu’nun geleneksel çizgilerini kırmızı elmaslarla buluşturarak bölgenin zenginliğini gözler önüne seriyor.

16.2 MİLYON $
Martin Katz ve Renee Strauss iş birliğiyle yaratılan 16.2 milyon $’lık gelinlik gerçek bir mücevher niteliğinde. Elmaslarla süslenen bu gelinlik, zarafetin ve zenginliğin gelinlik tasarımlarında nasıl birleştiğinin çarpıcı bir örneği.

30 MİLYON $
Listenin zirvesinde ise 30 milyon $’lık değeriyle The Nightingale of Kuala Lumpur yer alıyor. Bu tasarım, yalnızca bir elbise değil, tasarımcısının sanatsal vizyonunun ve lüksün somut bir ifadesi. Paha biçilemez detaylarıyla moda dünyasının en büyük başyapıtı olarak kabul edilen bu eser, zarafeti ve mükemmel işçiliğiyle adeta büyüleyici bir masal dünyasını çağrıştırıyor.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başrollerinde Kemal Sunal, Tarık Akan, Münir Özkul, Adile Naşit ve Halit Akçatepe’nin yer aldığı Hababam Sınıfı filminde “Semra hoca” karakterine hayat veren Semra Özdamar’ın son hali sosyal medyada gündem oldu.

Öğrenciler tarafından canından bezdirilen Semra Hoca’nın son hali yıllar acımamış dedirtti.

Hababam Sınıfı ile akıllara kazınan Semra Özdamar, gözlerden uzak bir yaşam sürüyor. Semra Özdamar’ın son halini görenler, usta oyuncuyu tanımakta zorlandı.

Şimdilerde 68 yaşında olan Özdamar, yıllar içindeki değişimiyle görenleri şaşırttı.

Hababam Sınıfı’nda rol aldıktan 3 yıl sonra sinemayı bırakan usta oyuncu, öykü yazarlığı yapmaya karar verdi. Almanya’da yaşayan Özdamar, geçmişte belgesel yapımcısı Süha Arın ile nikah masasına oturmuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Oya kültürünü desteklemek, uluslararası alanda bilinirliliğini artırmak ve geleneksel özelliklerini koruyarak bir kültür mirası olarak yarınlara aktarabilmek amacıyla 2014 yılında başlatılan Oya Projesi, kitaplar ve belgesel film çalışmalarının tamamlanmasının ardından ilk kez tanıtıldı. Bu kapsamda Dr. Gönül Paksoy’un “Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı” isimli eseri ile akademisyen ve yazar Prof. Dr. Nurhan Atasoy’un hazırladığı “Özgün Bir Sanatın Tarihi Boyutu” isimli eserler İngilizce olarak basıldı.

Bunlara ek olarak yönetmen ve senarist Sevinç Baloğlu’nun hazırladığı Anadolu Kadınının Eşsiz Sanatı Oya isimli belgesel de dünyanın önemli film festivallerinde izleyiciyle buluşmaya başladı. Meksika, Azerbaycan, Kanada, Yunanistan, Brezilya, İtalya ve Nijerya’daki 10 ayrı festivale kabul edilen belgesel, proje kapsamında hazırlanacak mobil sergiye de eşlik edecek.
KISA FİLMCİNİN PARASIYOKTUR BÜYÜK FİKRİ VARDIR
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve TÜRSAK Vakfı iş -birliği ile sinema öğrencilerinin kısa film projelerini hayata geçirmeleri için 21’incisi gerçekleştirilen; “Geleceğin Sineması Yarışması” nda kazanan projeler ödüllendirildi. TÜRSAK Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Okan, ’21 yıldır düzenlediğimiz yarışmanın bu yılki projeleri, sinemamızın geleceği adına hepimize umut verdi.’ derken Sinema Genel Müdürü Birol Güven’in söyledikleri ilginçti. ‘Kısa film dünyanın en değerli şeyidir.

İçinde bulunduğumuz dijital uygarlığın çağına uygundur.’ diyen Güven şöyle devam etti: ‘Kısa filmcinin parası yoktur. O yüzden büyük fikirleri vardır. Kısa film derdini zamana karşı anlatan bir mecradır. Kısa filmlere sanki futbolda alt yapı vardır ya, sen bugün kısa film çek ileride uzun film çekersin gibi bakıyorlar. Hiç öyle bir şey değildir. Kısa film kendi başına ayakta durabilen bir sanat eseridir.

Bir insan ömrünün sonuna kadar kısa film çekebilir. Ben de öyle yapacağım inşallah’ diye konuştu. Öte yandan Güven başkanlığında, Benhür Güzeler, Demet Özdemir, Emre Kızılırmak, Gürcan Keltek, Pınar Bulut ve Doç. Dr. Rıfat Becerikli’den oluşan ana jüri Beyin Bakanlığı filmiyle Furkan Çakmak’ı birinci seçti.
GENÇ OPERACILARÖDÜLLENDİRİLDİ
Türk opera sanatının genç yeteneklerine kapılarını açan Siemens Türkiye Opera Yarışması sonuçlandı. Bu yıl 26’ncısı düzenlenen ve yetenekli genç sanatçıların kariyer basamaklarında önemli bir fırsat sunan yarışmada birinci Güneş Uluçay, ikinciliği Berke Tükenmez ve Nazlıcan Karakaş paylaşırken üçüncü ise Emre Parlar oldu.

Yarışmanın birincisi Uluçay, Komische Oper Berlin’de odisyon ve Dutch National Opera’da odisyon davetinin yanı sıra 3 bin euro para ödülünün sahibi oldu. İkinciler ise İstanbul Devlet Opera ve Balesi sezonunda bir rol ve biner euro para ödülünün sahibi olarak, kariyerlerine nitelikli bir başlangıç yapma fırsatı yakaladı.

Şu an İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü olan Opera Sanatçısı Caner Akgün’ün de 2007 yılında aynı yarışmada üçüncülük kazandığını ve bugün geldiği noktada gençlere destek olmaya devam ettiğini belirtmekte fayda var.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Görenlerin anlattığına göre; Cüneyt-Yonca Ortan çifti, Numan Ceyhan’ın eşi Arzu Hanım ile oturduğu en öndeki masaya oturmak istemiş. Numan Bey, “Siz bu masaya oturamazsınız, burası size uygun değil, arka masalara gidin” deyince ortam gerilmiş ve Yonca Ortan, Numan Bey’e tokat atmış. Numan Ceyhan, misliyle cevap verip tekme-tokat girişmiş ve Yonca Hanım’ı yere düşürmüş.

Ortalık iyice karışmış, güvenlik görevlileri müdahale etmiş ve dördünü de konserden çıkarmış. Her ne kadar önce Ceylan Ortan tokat atsa da Numan Bey’in tekmeyle cevap vermesi kabul edilebilecek bir şey değil. Numan Ceyhan’ın, öyle bir ortamda, bir kadına, bu denli şiddet uygulamasını sosyete affetmeyecektir herhalde! Bir süre sosyete davetlerine çağrılmazsa hiç şaşırmam.

ÜNLÜ BOŞANMAAVUKATINI TUTTU
Bir dönemin gözde mankeni Güzide Duran’a, 16 yıllık eşi Adnan Aksoy’un boşanma davası açtığını tüm Türkiye benim haberim ile öğrenmişti. İki çocukları olan çift, yine Adnan Aksoy’un 2022 ve 2023’te açtığı davalarla boşanmanın eşiğinden döndüğü için; belki bu sefer de evliliklerini kurtarırlar, diye temenni etmiştim. Ancak bu seferki çok ciddi. Eşi ve çocuklarını Roma’da bırakıp İstanbul’a gelen Güzide Duran da karşı atağa geçmiş ve ünlü boşanma avukatı Aslı Çelik Hatemi ile anlaşmış. Güzide Hanım ile avukatını, önceki gün Nişantaşı’nda gördüm, hararetli bir şekilde konuşuyorlardı.

HEMCİNSLERİNİ ŞIKLAŞTIRACAK
Yıllar önce kızları Melisa Mutlu ve Fulya Özkanca ile cam ürünleri tasarlamaya başlayan, ardından dekorasyon mağazası açan Asuman Tokgöz, bu kez hemcinslerinin giyim kuşamına el attı. Şıklığı hayatının her anında taşımak isteyen kadınlar için günden geceye uzanan özel bir gardırop yaratmayı hedeflediğini söyleyen Asuman Hanım, Beykoz’un popüler sitesinde yer alan mağazasını bir davetle açtı. Başta kızları olmak üzere, yakın dostları Asuman Hanım’ı bu mutlu gününde yalnız bırakmadı.

GENÇ SANATÇILARADESTEĞE DEVAM
Yeni mezun sanatçıların yaratıcılıklarını desteklemek ve onları sanat profesyonelleri ve sanatseverlerle buluşturmak için düzenlenen BASE’in 8. edisyonu görkemli bir açılış ile başladı. Taksim’de bir otelde açılan ve 1 Aralık’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek olan BASE etkinliği, 33 şehirde, 40 üniversiteden yeni mezun 132 sanatçıyı ağırlıyor. Farklı disiplinlerde üretilmiş 150 eserin sergilendiği fuarı ziyaret ederek siz de gençlere destek olabilirsiniz.

ACABAAMACINEYDİ!
Eski Türkiye güzeli şarkıcı Defne Samyeli, geçenlerde katıldığı bir etkinlikte basının sorularını cevaplarken “Karşıma doğru insan çıkarsa 24 saatte evlenirim” dedi! Evlenmek istiyor da evlenecek birini mi bulamıyor yoksa gündem olmaya mı çalışıyor bilemedim ama çok şaşırdım doğrusu. Bu açıklaması, “Bana bir koca lazım o da bu gece lazım” şarkısını aklıma getirdi. Gerçek duygularıysa bunu uluorta söylemesi pek şık olmadı. Yok gündem olmak için söylediyse de; tescilli bir güzele ‘koca meraklısı’ gibi görünmek hiç yakışmadı. Güzel kadınsın, ‘şarkıcı’ da oldun, gündeme gelmek için bunlara ihtiyacın yok bence.

ŞIKLIĞINIBOTA FEDA ETMİŞ!
Sergilediği performansla 7’den 70’e birçok kişinin gönlünde taht kuran ünlü oyuncu Nurgül Yeşilçay, son zamanlarda verdiği kilolarla da sık sık konuşuluyor. İstediği forma kavuştuktan sonra daha sık sosyalleşmeye başlayan Nurgül Hanım, cesur seçimleriyle de adından söz ettiriyor. Hafta içinde Tarkan’ı izlemeye giden güzel oyuncu, kahve tonlarında bir elbise tercih etmişti. Altın rengi ve elbisesinin uyumu çok başarılı olmuş ancak ayakkabı seçimi maalesef çok yanlıştı. Nurgül Yeşilçay, bot yerine zarif bir ayakkabı tercih etmeliydi.

Çok amaçlı tasarımlar bu sezon çok popüler oldu. Hem şık hem de konfor sunan bu tasarımların arasında bu sezon öne çıkan ise kendinden atkılı montlar olacak.

Gerçek gibi görünen Faux Fur montlar bu sezon uzadıkça uzuyor. Ayaklara kadar inen sahte kürkler gösterişli stiller yaratacak.

Kışın gelmesi ile tüylü tasarımlar da öne çıkıyor. Özellikle tüylü çantalar sezonun sempatik aksesuarlarından biri.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Osman Bey ve Bala Hatun’un çocukları Halime yaşıyor mu?
atv’nin fenomen dizisi Kuruluş Osman, güçlü hikayesi ve zengin karakterleriyle izleyiciyi ekrana kilitlemeye devam ediyor. Dizi, 172. bölümün finaliyle seyirciyi merak içinde bıraktı. Öte yandan 173. bölüm tanıtımında yer alan Sofia’nın, Osman Bey ve Bala Hatun’un öldüğü zannettikleri çocukları Halime’yi kaçırma sahnesiyle tanıtım kısa sürede milyonlarca izlenerek rekor kırdı.

atv’nin reyting rekortmeni dizisi ‘Kuruluş Osman’ın çarşamba akşamı saat 20.00’de yayınlanacak 173. bölümünde Halime karakteriyle Asya Ağca diziye dahil oluyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Kuruluş Osman’ın bu hafta yayınlanacak yeni bölümünde küçük yaşlarda ailesi tarafından günlerce aranan ve annesi Bala Hatun tarafından cesedi bulunan Halime’nin hikayesi aralanıyor. Osman Bey ve Bala Hatun’un çocukları Halime, Sofia tarafından küçük yaşlarda kaçılırken Sofia, o’nun yerine başka bir çocuğu dereye atmıştır.
Kuruluş Osman 173. Bölüm Fragmanı yayınlandı izle!

Tanınmaz halde, kızı zannettiği cesedi bulan Bala Hatun karalar bağlarken Halime’nin hikâyesi burada bitmemiş, yıllar sonra diziye güçlü bir geri dönüş yaparak yeni dönemin kapılarını aralayacaktır.

Yapım ve proje tasarımı Mehmet Bozdağ’a ait; yönetmenliğini Ahmet Yılmaz’ın ve başrolünü Osman Bey karakteriyle Burak Özçivit’in üstlendiği ‘Kuruluş Osman’, atv ekranında çarşamba akşamlarına damga vurmaya devam edecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HANGİSİNİ ALMALI?
Keçiboynuzunun ister meyvelerini satın alıp çiğneyerek tüketin, ister özünü ya da pekmezini tercih edin. Keçiboynuzu özü, pekmez gibi sıvı formda olmasına rağmen keçiboynuzu pekmezinden daha yoğun kıvamlıdır. Her ikisi de soğuk sıkım dediğimiz presleme yöntemi ile elde edilir. Keçiboynuzu özü çekirdekleri ile birlikte sıkılır. Keçiboynuzu pekmezi ise çekirdeklerinden ayrıştırılarak soğuk sıkım işleminden geçer.
LOKMAN HEKİM’İN FAVORİSİ
Lokman Hekim, günlerden birinde Anadolu’nun güneyindeki insanların dertleriyle ilgilenmek üzere yola çıkar. Toros Dağları’ndan aşağıya inip Akdeniz’e doğru ilerlerken limon ağaçlarını görür. Orada yaşayan insanların daha sağlıklı olabileceğini düşünerek ilerlerken yolunun sağının solunun keçiboynuzu ağaçlarıyla örtülü olduğunu görür. Orada durup yanındakilere “Buranın insanlarının bana ihtiyacı olmaz” deyip geri döner. Keçiboynuzunun faydalarını sıralamaya başlar fakat saymak ile bitiremez.

GÜVENİLİR ÖLÇÜ BİRİMİ
Neredeyse 5000 yıllık bir geçmişi olan keçiboynuzunun yüzyıllarca ölçü birimi olarak kullanıldığını daha önce duymuş muydunuz? Keçiboynuzunun en önemli fiziksel özelliklerinden bir tanesi çekirdeklerinin kuru haldeyken hep aynı ağırlıkta olmasıdır. Kentleşme ile birlikte insanlığın tarıma geçmesi, ticaretin yapılması, mal değiş tokuşu, mesafelerin ölçülmesi ile matematiksel bir ihtiyaç doğar.
İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK
Yüzyıllar önce keçiboynuzu çekirdeklerinin kuru haldeyken ağırlıklarının değişmemesi, alışverişlerde keçiboynuzu çekirdeklerini ölçü birimi olarak kullanılmasına sebep olmuştur. Batı dillerine ‘carob’ adı ile geçen keçiboynuzu aynı zamanda elmas ayarı için kullanılan ‘kırat/karat’ sözcüğünün kökeninde yer alır. Öyleyse keçiboynuzunun uygarlıkların büyümesindeki yardımı sadece tadındaki lezzet değildir. Hesaplara göre 4 çekirdek 1 dirhem ediyordu. Mücevher satıcısı iyi bir alıcısı var ise 2 dirhemlik değerli taşı satarken bir çekirdek daha koyarmış. Böylece alıcının aldığı değerli taş 2 dirhemden fazla çekermiş. “2 dirhem 1 çekirdek” deyimi bu şekilde hayatımıza girmiştir.

NEREDE YETİŞİR?
Kıbrıs, Libya ve ABD’de kolaylıkla yetişen keçiboynuzu ağacı Türkiye’de Antalya Manavgat, Mersin Anamur, Muğla Datça gibi birçok şehirde yetişmektedir. Keçiboynuzu doğal ortamda ormanların içerisinde yetişen bir ağaç türü olarak yetişmektedir.
NEDEN KEÇİBOYNUZU TÜKETMELİYİZ?
Keçiboynuzu, zengin besin içeriğinin yanı sıra, yüksek düzeyde antioksidan maddeler içermesiyle ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi açısından oldukça büyük öneme sahiptir.
Keçiboynuzu, potasyum, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve demir mineralleriyle zengin bir besin kaynağıdır. Antioksidan özelliğiyle doğal bir antibiyotik özelliği de vardır. Kalp ve damar sağlığına faydalıdır. Kanı temizleme ve damar tıkanıklıklarını giderme özelliği vardır.
Kış aylarında artan astım atakları ve bronşit hastalıklarına iyi gelen keçiboynuzu şiddetli öksürüklere karşı çok etkilidir. Balgam söktürücüdür, bu sayede öksürüğü azaltır.
Bağırsak ve sindirim sistemine de olumlu etkiler sağlar.
İçerdiği lifler dolayısı ile genel anlamda sindirim sistemini koruyucu özelliği vardır ve zengin lif içeriği ile kilo vermeye yardımcı olduğu bilinmektedir.
Kalsiyum açısından zengindir, kemik sağlığına çok faydalıdır.
Çeşitli alerjik hastalıklara karşı engelleyici ve tedavi edici özelliği vardır.
Vücuttan ağır metallerin ve radyasyonun atılmasını sağlar. Karaciğer, akciğer ve bağırsakları temizler.
Diş etlerini güçlendirerek düzenli kullanım halinde dişleri beyazlatır.
Aneminin tedavisinde etkilidir, içeriğindeki E vitamini ile özellikle keçiboynuzu pekmezi anemiye iyi gelir.
Keçiboynuzu, diyabetle savaşır. Kan şekerini düzenleyerek kötü kolesterolü azaltmaktadır ve bu bakımdan da şeker hastalığına karşı önemli bir antioksidan görevi görmektedir.
Çikolata tüketimi için iyi bir alternatiftir; kakaoya oranla 2 kat kalsiyum içerir. Tatlı krizlerine cevap verebilen sağlıklı bir alternatiftir.

KEÇİBOYNUZLU KEK
MALZEMELER
3 yumurta
Yarım su bardağı keçiboynuzu özü
1 çay bardağı zeytinyağı
1 kabartma tozu
1 vanilya
1 çay bardağı ceviz
1 çay kaşığı tarçın
2.5 su bardağı buğday unu
YAPILIŞI: İlk önce yumurta ve keçiboynuzu özünü iyice çırpıyoruz. Ardından zeytinyağını ekleyip tekrar çırpmaya devam ediyoruz. Karışımın içerisine tarçını, kabartma tozunu ve vanilyayı da ekliyoruz. Azar azar unu da ilave edip en son cevizleri ekliyoruz ve iyice karıştırıyoruz. Daha sonra zeytinyağı ile yağladığımız kalıbımıza hamurumuzu döküyoruz ve 180 derecelik fırında pişiriyoruz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VÜCUT ISISINI ARTIRIR
İnsanın içini ısıtan bir içecek olmasının yanı sıra baş ağrısı, yorgunluk, stres, öksürük hatta soğuk algınlığı gibi istenmeyen durumlarda faydasını görebilirsiniz. Saf salep yapısında bolca A ve C vitamini, ayrıca protein içerir. Gelişme çağındaki çocukların süt tüketimini arttırabilmek adına lezzetli bir yöntem oluşturabilir; elbette ev yapımı olduğunda.
Kahve ve çay kadar tercih edilen salep, kış aylarında en sık tüketilen içeceklerden biridir. Soğuk günlerde içilmesinin birçok nedeni vardır. Vücut ısısını artırması en önemli etkilerinden biridir. Ayrıca hoş kokusu ve enfes lezzetiyle de en çok tüketilen içecekler arasında yer alır. Dolayısıyla kış aylarının vazgeçilmezi olan salep faydaları bakımından oldukça değerlidir.

TARÇINLA İÇİLİR
Salepgiller familyasına ait olan salep aslında otsu bir bitki türüdür. Çiçek kısımları mor veya kırmızı renktedir. Gövdesi dik ve silindirik biçimdedir. Salebin yumrularından elde edilen toz, kış aylarında tüketilen içeceğin oluşturulmasına yarar. Başlangıçta Ortadoğu şehirlerinde yetiştirilen salep, 8. yüzyılda kullanılmaya başlamıştır. Fakat eski dönemlerde tıp ve ticaret alanlarında kullanımı daha fazla tercih edilmiştir. Günümüzde ise sıcak içecek alternatifi olarak tüketilir ve salep faydaları göz ardı edilmemelidir.
Hazır toz saleplerin içindekiler bölümünü incelediğinizde maalesef şeker de göreceksiniz. Şeker ve tatlandırıcı içeriğinin yüksek olması nedeniyle ‘sağlıklı içecekler’ kategorisinde ilk sıralarda yer almayacağı belli olsa da ismini vermek istemediğimiz birtakım kahve zincirlerinin bol kremalı içeceklerinden daha masum olduğunu söyleyebiliriz.
Daha sağlıklı bir salep için saf salep tozunu yarım yağlı sütle karıştırarak pişirebilir, üzerine de en faydalı baharatlardan olan tarçını bolca serpebilirsiniz.
FAYDALARI NELER?
Orkide çiçeğinden alan naif kokusu ve karşı konulamaz yumuşacık lezzetini kış soğuklarında sık sık tercih ettiğimiz 1 bardak salep (200 ml) 188 kcal’dir. 1 kahve fincanı (150 ml) salep ise 141 kcal. 250 ml salep 235 kcal içerir.
Peki toz salep kaç kalori?
1 paket (17 gr) toz salep 65 kcal içerir.
Bu içeceğin bilinen en popüler faydalarından biri mideye olan etkisidir. Salep hazmı kolaylaştıran, mideyi ve bağırsakları yumuşatan bir içecektir.
Sıcak salep boğazları da yumuşatır. Kışın kuru öksürük ya da boğaz şişliği gibi durumlarda tercih edilebilir.
Sindirim sistemi ve hazımsızlığın yanı sıra kabızlığa da iyi geldiği bilinmektedir.
Özellikle kalsiyum başta olmak üzere; potasyum ve sodyum oranı da yüksek olduğundan kemik gelişimini destekler.

METABOLİZMAYI HIZLANDIRIR
Soğuk günlerde yavaşlayan metabolizmayı hızlandırabileceği gibi enerji de verir.
Üzerine tarçın ilave ederek tüketeceğiniz salep, tarçının şeker dengesini sağlamasıyla ara öğünlerde tatlı isteğinizi bastırabilir. Baş ağrısı, stres ve yorgunluğu hem kokusu hem aromasıyla anında geçirir.
Basur şikayetleri olanlar belirli aralıklarla salep tüketebilir. Ancak kullanım öncesi doktorunuza danışmalısınız.
Regl döneminde düzensizlik yaşayan kadınlar salep tercih edebilir.
ÇOK İÇERSENİZ KİLO YAPAR
Ne kadar içtiğinize bağlı olarak değişken bir cevabı olsa da salep kilo aldırır mı sorusunun çoğunlukla yanıtı evet. Bunun sebebi içeriğindeki şekerin yüksek olması en başta. Bunu takip eden diğer bir ayrıntı da klasik saleplerin hazırlanışında kullanılan sütteki yağ oranı. Eğer salep tozunu light ya da yarım yağlı sütle küçük bir fincan hazırlar ve üzerine de bolca tarçın eklerseniz kalori miktarı azalacaktır. Kışın ara öğünlerde her gün düzenli olmamak kaydıyla- salep tüketebilirsiniz. Eğer yarım yağlı sütle hazırlarsanız 205 gramında 104 kalori içerecektir. Ayrıca şeker ilavesi yapmaktan da kaçınmanızı tavsiye ederiz. Dilerseniz hiç süt kullanmadan yalnızca su ile de salep hazırlayabilirsiniz. Metabolizmayı hızlandıran ve kan şekerini düzenleyen tarçın baharatı ile daha sağlıklı bir içecek elde edebilirsiniz.
Kutularda satılan hazır salepler yerine toz paketleri satın alıp yağsız sütlerle hazırlayabileceğiniz salepler çok daha sağlıklı olacak. Böylelikle diyet menüleri için tehdit oluşturmayan bu versiyonu ara öğünlerinizde tercih edebilirsiniz. Şeker hastalarının bu içecekten uzak durmaları gerektiğinin altını çizelim.
EV YAPIMI SALEP
MALZEMELER
1 lt. süt
1 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı saf toz salep
Tarçın veya zencefil tozu
YAPILIŞI: Toz şeker ve salep topaklanmaması için karıştırılır. Süt bir tencerede kaynatılır. Altı kısıldıktan sonra şeker ve salep karışımı yavaş yavaş ilave edilir, sürekli olarak çırpma teli ile çırpılır. Köpük oluşmaya başladığında yavaş yavaş servise hazır hale gelir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Canlandırdığı karakterlerin yanı sıra sesiyle de projelerde ön plana çıkan Şimşek, yer aldığı projelerin dışında özel hayatıyla gündemde olmayı sevmeyen isimlerden. 2011 yılında Zeynep Kocabeyoğlu ile evlenen ve iki çocuk sahibi olan Şimşek, sessiz sakin ve doğayla iç içe bir yaşamı tercih etti.
Olgun Şimşek, geçtiğimiz yıllarda gözlerden uzak yerleri keşfe çıktı. Bursa doğumlu olan ünlü oyuncu, rotasını bu bölgeye çevirdi. Bursa’nın Keleş ilçesi Menteşe köyünde güzel bir yer keşfeden Şimşek, babası Kekil Şimşek’i de buraya götürüp onun da rızasını aldıktan sonra burayı satın almaya karar verdi.

Tam 3.5 dönüm araziyi, babası için alan Şimşek, burada bulunan küçük evi dönüştürerek babasının yaşayacağı güzel bir taş ev yaptırdı.
Ünlü oyuncu, çocuklarıyla da burada sık sık vakit geçirmeye başladı. İstanbul’da yaşarken hafta sonları çocuklarıyla birlikte babasının yanına gidip köy yaşantısını çocuklarına aşılamaya çalıştı. Kekil Şimşek de bu geniş araziyi ekip biçerek hem sakin, hem de doğal bir yaşam içinde keyifli vakit geçirmeye başladı.

BODRUM’A TAŞINDI
ÜNLÜ oyuncu Olgun Şimşek de karmaşık ve gürültülü şehir yaşamından sıkılıp doğal yaşama geçen ünlüler kervanına katıldı. Şimşek, bir süre önce İstanbul’a veda eden sanatçılardan oldu. Ünlü oyuncu, eşi ve çocuklarıyla birlikte daha doğal ve gözlerden uzak bir yaşamda olmayı tercih edip Bodrum’a taşındı. İşlerine Bodrum’dan gidip gelen Şimşek, tatillerde ailesiyle birlikte babasını ziyaret edip köyde vakit geçiriyor. Umarım, herkes Şimşek gibi hayallerini bir an önce hayata geçirebilir…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Popstar” yarışmasında kendine has tarzıyla dikkat çeken Bayhan Gürhan bu kez eviyle gündemde…

Türkiye’ye damgasını vuran Popstar, jüri üyeleri ve yarışmacılarıyla bir neslin hafızasına kazındı. Popstar yarışmasından adını bugünlere taşıyan birçok isim çıktı. Bu isimlerden biri de Popstar Bayhan…

Uzun süredir gözlerden uzak bir yaşam süren Popstar Bayhan yıllar sonra ortaya çıktı.

Ercan Saatçi, Armağan Çağlayan ve Deniz Seki’nin jüri üyeliği yaptığı Popstar yarışmasıyla adını tüm Türkiye’ye duyuran Bayhan Gürhan, yıllar sonra son haliyle ortaya çıktı.

Kendine has şarkı yorumu ve performansıyla hafızalara kazınan Popstar Bayhan’ı görenler gözlerine inanamadı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>IGMG’den yapılan açıklamaya göre, Bielefeld kentinde 21’nci “Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yarışması” gerçekleştirildi.
Genç kızlar arasında düzenlenen yarışmanın finalinde, 10-13 yaş grubunda Hamburg’dan Zeynep Çelik birinci, Paris’ten Zehra Elif Özdemir ikinci, Kuzey Ruhr’dan Esilanur Kaşık üçüncü oldu.
14-18 yaş grubunda ise Hollanda’dan Elif Zehra Uysal birincilik, Fransa’dan İclal Apaydın ikincilik, Almanya’nın Bavyera eyaletinden Elif Saime Şahin üçüncülük elde etti.
IGMG Genel Başkan Kemal Ergün, bu tür etkinliklerin, insan olma onurunun en güzel şekilde takdim edilmesine vesile olduğunu belirtti.
IGMG Kadınlar Teşkilatı Başkanı Handan Yazıcı ise IGMG çatısı altında farklı ülkelerden, bölgelerden, dillerden ve kültürlerden kardeşlerle insanlığın hayrı için çalıştıklarını söyledi.
IGMG bünyesindeki 101 hafızlık kurumunda 2 bin 349 gencin hafızlığa devam ettiği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, 110. yıl etkinlikleri kapsamında Japonya’nın geleneksel davulu Wadaiko’nun temsilcilerinden Sai grubunu 9 Aralık’ta Japon kültürü meraklılarıyla bir araya getirecek.
Japonya ile Türkiye’nin diplomatik ilişkiler kurmasının 100. yıl dönümünün kapanış etkinliği olarak gerçekleştirilecek gösterinin biletleri ücretsiz ve 3 Aralık’tan itibaren “İstanbul Senin” uygulaması üzerinden temin edilebilecek.
Topluluk, bugüne kadar 35 ülkede 2 bin gösteri sundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ – “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut ÜnlüKayseri’de katıldığı söyleşide, “Zina eden varsa, içki içen varsa hemen tövbe etsin. Başka yapacağımız bir çare kalmadı” dedi.
BEYZADER Kayseri İl Temsilciliği ile Hoca Ahmet Yesevi Derneği tarafından organize edilen program Kadir Has Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Ahmet Mahmut Ünlü, 15 yıl önce FETÖ’ye karşı uyarılarda bulunduğunu söyleyerek, “15 seneden fazla oldu yine bu salona gelmiştim. Dinler arası diyalog safsatasının iptali için Kayseri’ye geldim. O zaman kimse FETÖ’nün aleyhine konuşamıyor, Zaman Gazetesi aleyhine konuşamıyor, STV’nin aleyhine konuşamıyor. Ben size geldim, uyardım. Birçok belalardan, şerden uyardım. İŞİD’e karşı, İrancılara karşı uyardım. Ben size vazifelerimi yaptım, yapmaya çalışıyorum. Devamlı Müslümanlar sapıtmasın, gençlerimiz yanlışa meyletmesin diye. Niceleri bana teşekkür ediyor. Diyorlar ki; ‘Sen bizi FETÖ’ye karşı uyarmasaydın hapislerde sürünecektik’ diye dua ediyorlar” dedi.
“Bütün dünyadaki günahların hepsi İstanbul’da var”
Zina yapan, içki içenlerin bir an önce tövbe etmesi gerektiğini söyleyen Ünlü, “Öyle bir bereketsizlik var ki; insanlar musafaha etmekten korkuyor, mikrop var vesaire. Neden? Çünkü zina var, eşcinsellik çoğaldı, lezbiyenlik çoğaldı, içki, kumar, faiz çoğaldı. Öyle günahlar işleniyor ki. İstanbul’u hiç sorma, İstanbul’da bütün dünyadaki günahların hepsi var. Dünya da gidiyor, ahiret de gidiyor, mikroplar ürüyor, huzur bozuluyor, aileler yıkılıyor. Onun için bir an önce tövbe istiğfar edin. Başka yapacağımız bir çare kalmadı. Zina eden varsa, içki içen varsa hemen tövbe etsin. Önden fren yapsın, sonra freni patlamış araba gibi öndekine bindirmesin. Bir ay kaldı” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYZADER Kayseri İl Temsilciliği ile Hoca Ahmet Yesevi Derneği tarafından organize edilen program Kadir Has Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Ahmet Mahmut Ünlü, 15 yıl önce FETÖ’ye karşı uyarılarda bulunduğunu söyleyerek, “15 seneden fazla oldu yine bu salona gelmiştim. Dinler arası diyalog safsatasının iptali için Kayseri’ye geldim. O zaman kimse FETÖ’nün aleyhine konuşamıyor, Zaman Gazetesi aleyhine konuşamıyor, STV’nin aleyhine konuşamıyor. Ben size geldim, uyardım. Birçok belalardan, şerden uyardım. İŞİD’e karşı, İrancılara karşı uyardım. Ben size vazifelerimi yaptım, yapmaya çalışıyorum. Devamlı Müslümanlar sapıtmasın, gençlerimiz yanlışa meyletmesin diye. Niceleri bana teşekkür ediyor. Diyorlar ki; ‘Sen bizi FETÖ’ye karşı uyarmasaydın hapislerde sürünecektik’ diye dua ediyorlar” dedi.
“Bütün dünyadaki günahların hepsi İstanbul’da var”
Zina yapan, içki içenlerin bir an önce tövbe etmesi gerektiğini söyleyen Ünlü, “Öyle bir bereketsizlik var ki; insanlar musafaha etmekten korkuyor, mikrop var vesaire. Neden? Çünkü zina var, eşcinsellik çoğaldı, lezbiyenlik çoğaldı, içki, kumar, faiz çoğaldı. Öyle günahlar işleniyor ki. İstanbul’u hiç sorma, İstanbul’da bütün dünyadaki günahların hepsi var. Dünya da gidiyor, ahiret de gidiyor, mikroplar ürüyor, huzur bozuluyor, aileler yıkılıyor. Onun için bir an önce tövbe istiğfar edin. Başka yapacağımız bir çare kalmadı. Zina eden varsa, içki içen varsa hemen tövbe etsin. Önden fren yapsın, sonra freni patlamış araba gibi öndekine bindirmesin. Bir ay kaldı” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkent Dakar’da bu yıl 5’incisi düzenlenen Dakar Karnavalının kortej yürüyüşü Bağımsızlık Meydanında başladı.
Yerel kıyafetler giymiş çeşitli etnik gruplar ve geleneksel dansçılardan oluşan yüzlerce kişilik kortej Büyük Tiyatro’ya yürüdü.
Renkli görüntülere sahne olan yürüyüş sırasında halk bol bol fotoğraf çektirdi.
Dakar Karnavalı, Senegal’in kültürel ve etnik yapısını tanıtmak için 2019’dan bu yana düzenleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avengers.co tarafından düzenlenen törenle Global Avengers Awards 2024 ödülleri sahiplerini buldu. Törende İHA muhabiri Kaan Taşkın, “Yılın Çevre ve Tarım Muhabiri” ödülünü aldı. Törene katılamayan Taşkın’ın yerine ödülü İHA muhabiri Fazlı Çolak aldı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Belediyesi ev sahipliğinde Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Makedonya, Özbekistan, Tataristan, İran, Kerkük, KKTC ve Kosova’dan gelen şairler, şiirlerini seslendirdi.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Demirbağ, gazetecilere, bu yıl Ziya Gökalp, Ganire Paşayeva ve Nuri Pakdil anısına “Kurgudan Gerçeğe Şiir” temasıyla gerçekleştirilen etkinliğin düzenlenmesinden mutluluk duyduğunu söyledi.
Birliğe en fazla ihtiyaç duyulan bu dönemde düzenlenen etkinliğin önemli olduğunu ifade eden Demirbağ, şöyle konuştu:
“Elazığ’ımızın kültür şehrimizin çok önemli dinamiklerinden biri, uzun soluklu uzun yıllardır Türk dünyasının önemli bölgelerinden çok önemli büyük şairleri misafir ettiğimiz, şehrimizde ağırladığımız ve kültür hayatımızla buluşturduğumuz bu güzel bir programın şehrimizde yine can bulması, yine bu şehrimizden bütün Türk dünyasına bu aziz milletin kültürle olan bağının yansıması bizi ayrıca mutlu ediyor. Şehrimiz kültüre değer kültürle yoğrulmuş, kültürün içerisinden gelen bir şehir. Haliyle bu şehrin bu topraklarında şiirlerin söylenmesi, şiirlerin bütün dünyaya yayılması ve farklı alanlarda bütün Türk dünyasını kapsayan Kudüs’ü de yine acılarımızı da paylaşan şiir yoluyla bütün dünyayı hem bize taşıyan hem de bizden bütün dünyaya kültürümüzü ve hüznümüzü, sevincimizi taşıyan önemli bir etkinliği yapmanın sevincini, gururunu yaşıyoruz.”
Programa Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güçlükonak 75. Yıl Yatılı Bölge Ortaokulu Salonu’nda düzenlenen konsere, öğrenciler ve vatandaşlar ilgi gösterdi.
Marş ve türküleri seslendiren bandoya zaman zaman dinleyiciler de eşlik etti.
Konseri, Güçlükonak Kaymakamı Ökkeş Furkan Karakurt, Belediye Başkanı Selahattin Aktug, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Yusuf Gezer ve İlçe Emniyet Amiri Başkomiser Mehmet Eroğlu da takip etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açılışında fotoğraf tutkunları, influencerlar ve sektör liderlerinin bir araya geldiği sergi, “Kalpleri Isıtan Bir Dünya” temasıyla, Huawei Pura 70 Ultra ile çekilen ve 170 ülkeden gönderilen 4 milyondan fazla fotoğraf arasından seçilen eserlerden oluşuyor.
Serginin açılışına konuk olan Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian, Türkiye ve Çin’in binlerce yıllık kültürel mirasa sahip iki önemli ülke olduğunu belirterek, “Yüzyıllar boyunca İpek Yolu, Osmanlı İmparatorluğu üzerinden Çin’den Avrupa’ya giden ticaretin ana yolu olmuştur. Türk ve Çin halkları arasında yakın bir kültürel alışverişi beraberinde getirmiştir.” dedi.
Jian, serginin Türkiye ve Çin arasında kültürel etkileşim adına özel bir misyon taşıdığına işaret ederek, şöyle konuştu:
“Sergide, küratör tarafından seçilmiş 300’den fazla eser, dünyanın dört bir yanındaki farklı kültürlerin sıcaklığını ve güzelliğini aktarıyor. Fotoğraflar, tüm dünyadaki insanların ortak dili haline geldi ve cep telefonları bu yeni çağda giderek önemli bir rol oynuyor. Akıllı telefon fotoğrafçılığındaki yenilikler, görüntüleme endüstrisinde devrim yaratarak, insanların günlük bazda gördüklerini nasıl ifade ettiklerini yeniden tanımlamalarında yardımcı oluyor.”
“Bu sergiyle size farklı dünyaları göstermek istiyoruz”
Huawei Tüketici Elektroniği Grubu Pazarlama ve Satış Grubu Başkanı Louis Lu, ilk kez 16 yıl önce İstanbul’a geldiğini ve buradaki manzaraya, insanlara, doğaya hayran olduğunu dile getirdi.
Lu, Huawei’nin yenilikçi bir şirket olarak tanındığını söyleyerek, “Teknoloji inovasyonunun, topluma daha fazla sosyal ve toplumsal değer katması gerektiğine gerçekten inanıyoruz. Bu bizim vizyonumuz. Yani sadece teknoloji değil, aynı zamanda daha iyi bağlantılı, akıllı ve iç açıcı bir dünya inşa etmek vizyonumuz. Türkiye de bizim en önemli stratejik pazarlarımızdan biri. Burada son 3 yılda Huawei’nin marka imajının çok geliştiğini görebiliyoruz.” diye konuştu.
Huwaei Tüketici Elektroniği Grubu Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Wan Fei de “XMAGE”nin dünyanın en büyük mobil fotoğraf sergilerinden birisi haline geldiğini vurgulayarak, “Biz her zaman mobil fotoğrafçılıkla iç açıcı bir dünya yaratabileceğimize inanıyoruz. Bu sergiyle size farklı dünyaları göstermek istiyoruz. XMAGE, sadece bir sergi değil. Aynı zamanda Huawei’nin mobil fotoğrafçılıktaki liderliğini de gösteriyor. Özellikle dünyanın dört bir yanındaki muhteşem sanat eserlerini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
Sergi yarına kadar Divan Kuruçeşme’de
Serginin küratörü fotoğrafçı Attila Durak ise XMAGE’nin mobil fotoğrafçılığın yalnızca bir teknoloji değil, aynı zamanda güçlü bir sanatsal ifade aracı olduğunu anlattı.
Durak, serginin hazırlık aşamalarının zorlu geçtiğini belirterek, “Fotoğraf aslında üvey bir sanattır. Ama teknolojiyle ve artık telefonlarla gümbür gümbür geliyoruz diye düşünüyorum.” dedi.
Açılışta, Huawei Tüketici Elektroniği Grubu Kıdemli Marka Direktörü Pan Chaoyue ile İstanbul Büyükşehir BelediyesiTurizm Müdürü Hüseyin Gazi Coşan da konuşma yaptı.
Sergi, yarın akşama kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ankara’da yaşayan 57 yaşındaki Ömer Yıldırımer, 23 Kasım günü yeğeni Umut Ozan Çınar ile birlikte gezmek için Adana’ya doğru yola çıktı. 1993 model Renault Toros marka otomobilin direksiyonuna geçen dayı Yıldırımer, bir süre ilerledikten sonra aracını uzun yol tecrübesi kazandırmak istediği yeğenine teslim etti. Seyir halindeki dayı ve yeğeni Niğde-Adana kara yolunda tipi ile karşılaştı. Yoğun kar yağışı ve fırtınaya rağmen durmayan Çınar, kararlı bir şekilde yoluna devam etti. O esnada yoldan geçenler ise hayretle izledikleri aracı kayda almayı ihmal etmedi. Son model arabaların bile geçmekte güçlük çektiği yolu 31 yaşında olmasına rağmen kusursuz şekilde kateden Toros’un görüntüleri sosyal medyada çok sayıda beğeni topladı. O anları anlatan Yıldırımer ise arabasının kendine has özellikleri sayesinde zorlanmadan ilerleyebildiklerini belirtti.
“Lüks bir araç kullansaydım belki bu kadar ilerleyemezdim”
Yaşadıkları durumla ilgili konuşan Ömer Yıldırımer, “Yolda zorlanmadan ilerlememizin ilk sebebi aracın ve lastiklerinin iyi olması. O gün yeğenimle birlikte Adana ve Gaziantep’e gezmeye gidecektik. Yola çıktığımızda karla karşılaştık. O esnada araba hiç zorlanmadı ama görüş açımız düşük olduğu sıkıntı yaşadık. O sırada lüks bir araç kullansaydım belki bu kadar ilerleyemezdim. Eski arabalara alışkınım. Arabanın direksiyonu hidrolik olmadığı için biraz ağır dönüyor. Bu da sağlamlık katıyor araca. Öte yandan aracın önden çekişli olması da işimizi kolaylaştırıyor” dedi.
“Arabamla sürekli ilgileniyorum”
Aracının bakımlarını eksik bırakmadığını ifade eden Yıldırımer, “Bir arkadaşım arayıp, ‘Arabanı internette gördüm. Ünlü olmuşsun’ dedi. Benim de öyle haberim oldu durumdan. Arabayı 7 yıldır ben kullanıyorum. İlk aldığımda bakıma ihtiyacı vardı. Sonrasında bu hale getirdik. Arabamı seviyorum. Sevmesem binip de kullanmam. Arabamla sürekli ilgileniyorum, yoksa çalışmaz. Artık 31 yaşında mecburen ilgilenmek gerekiyor. Ben 12 yaşımdan beri sanayide arabalarla ilgileniyorum. Otomobille ilgili neredeyse her konu hakkında tecrübem var. Aracımın da bakımının büyük bir kısmını kendim yaparım. Bu kadar sağlam olmasının da bir nedeni bu. Tecrübem olduğu için bu kadar rahat kullanabildim” diye konuştu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Döşemealtı ilçesindeki polis sosyal tesislerinde gazetecilerle bir araya gelen Arslan, burada yaptığı açıklamada, emniyet müdürlüğü olarak basına büyük değer verdiklerini söyledi.
Arslan, basın özgürlüğünün uluslararası güven altında olduğunu anımsattı.
Antalya basının da kentine duyarlı olduğuna dikkati çeken Arslan, “Antalya Türkiye’nin vitrin şehri. Turizmi ve tarımıyla dünyada bir marka. Antalya basınının da kentin marka değeri ve ülke ekonomisine etki edecek konularla ilgili yaklaşımında hassasiyetli davrandığını görüyoruz.” dedi.
Kendilerinin karşılıklı iyi niyet çerçevesinde sonuna kadar şeffaf ve ulaşılabilir olduklarını anlatan Arslan, emniyetin bilgi kanallarının her daim açık olduğunu, toplumun doğru bilgilendirilmesi için çaba gösterdiklerini kaydetti.
Bir gazetecinin elektronik denetleme sistemine ilişkin sorusuna Arslan, “Antalya Valisi Hulusi Şahin de hassasiyetle konunun üzerinde duruyor. Atıl durumdaki yatırım için ‘Yılbaşında başlayalım’ talimatı oldu. Belediye de üstlenici firmada da yapıcı davranıyor. Emniyet olarak biz de çalışıyoruz. En kısa sürede devreye girecek.” diye konuştu.
Bir gazetecinin, “Okullarda renkli şekerler şeklinde uyuşturucu satılıyor gibi kentte okul çevreleriyle ilgili sürekli söylentiler dolaşıyor?” şeklindeki sorusuna Arslan, “Evet şeker konusu ve sakallı adam geziyor gibi söylentiler çıkıyor. Bize de ulaştı. Hepsini araştırdık. Asparagas haber. Okul polisliği anlamında üzerimize düşeni yapıyoruz ama tekrar bir değerlendirme toplantısı yaptık. Okullar ve çevresinde etkin bir şekilde görev yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bağımlılığın çağın vebası haline geldiğine işaret eden Arslan, toplumsal olarak bu sorunu çözmek için bazı doğru tespit ve analizler yapılması gerektiğini dile getirdi.
Skuterlerle ilgili de çok şikayet aldıklarını aktaran Arslan, “Trafikte ve kullanıldıktan sonra başıboş bir şekilde bırakılması gerçekten kaotik bir sorun haline geldi. Bununla ilgili tedbirlerimizi arttıracağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye, son yıllarda denizaltı üretiminde önemli adımlar atarak, sıralamada kendine dikkat çeken bir yer edinmiş durumda. Peki, 2024’de denizaltı hakimiyeti açısından hangi ülkeler öne çıkıyor ve Türkiye hangi sırada yer alıyor? İşte, O liste;

20. Almanya 6 adet

19. Brezilya 6

18. Avustralya 6

17. İtalya 6
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bilindiği üzere, 65 yaş aylığı, engelli aylığı, evde bakım parası gibi birçok sosyal ödenekler de memurlara yapılacak zam oranı kadar artacak.
MEMUR MAAŞ ZAMMI NE KADAR OLACAK?
Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim ayında açıklanan veriler ışığında 4 aylık enflasyon oranı yüzde 12.06 olarak hesaplanmıştı. Kasım ve Aralık ayı enflasyon rakamlarının belli olmasının ardından 6 aylık oran ortaya çıkacak. Memurlar için oluşacak olan bu oran sosyal destekleri de aynı oranda artıracak.

YENİ YILDA KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK?
Merkez Bankası’nın 2025 yılı için öngördüğü %44 oranındaki enflasyon tahminine dayanarak yapılan hesaplamalara göre, 6 aylık enflasyon oranı %15.45 olarak belirleniyor. Bu oran, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yansıyacak olan 6 aylık enflasyon artışını ortaya koyuyor.


65 YAŞ AYLIĞI NE KADAR OLACAK?
Merkez Bankası’nın tahminlerine göre, refah payı ve eşitleme olmadan hesaplanan %11.25’lik memur maaşı artışı tüm sosyal destek ödemelerine yansıyacak. Bu artış, özellikle 65 yaş aylığı gibi sosyal yardımlar için önemli bir artış anlamına geliyor.
Sosyal güvencesi olmayan 65 yaş üstü vatandaşlar için şu an 4.181 TL olan aylık ödeme, %11.25’lik artış ile birlikte 4.652 TL’ye çıkacak.

ENGELLİ MAAŞI NE KADAR OLACAK?
Hasta yada engelli yakınına bakanlara ödenen 9.077 lira aylık ödeme de bu oran ile 10.100 liraya yükselecek.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlikte, NARKO tır projesiyle Çerkezköy, Çorlu, Kapaklı ve Süleymanpaşa ilçelerinde öğrencilere ve vatandaşlara uyuşturucu bağımlılığı ve zararları hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı olup buraya getirilen tır, 5 günlük program süresince özellikle gençler ve ailelere ulaşarak farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Tırda bulunan gelişmiş teknoloji cihazları ile uyuşturucu kullanan insanların etkilendiği zararlar çeşitli görsellerle yerinde anlatılıyor.
Narkotik Şube personeli Mehmet Özdoğan, projenin kapsamını şu sözlerle ifade etti: “Daire Başkanlığımızın geliştirdiği NARKO tır projesiyle ilimizdeki dört ilçede toplam 20 bin kişiye uyuşturucu maddelerin zararları, bağımlılık süreçleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgiler verdik. Ayrıca ‘En İyi Narkotik Polisi Anne’ projesi ve NARVAS yazılımı hakkında da vatandaşlarımızı bilgilendirdik. Önümüzdeki dönemlerde de farkındalık çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
Atatürk Meydanı’nda gün boyu vatandaşlara açık olan NARKO tır, öğrencilere yönelik özel sunumlar ve rehberlik çalışmalarıyla da dikkat çekti. NARKO tır projesinin, uyuşturucuyla mücadelede önemli bir farkındalık aracı olarak etkinliğini sürdürdüğü vurgulandı.
Tırı Tekirdağ İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı da ziyaret ederek incelemelerde bulundu. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ORDU’da kombi arızası sonucu eve sızan karbonmonoksit gazından etkilenen Kasım T. (67), eşi Remziye T. (66) ve oğulları Fırat T. (32) hastaneye kaldırıldı.
Altınordu ilçesi Akyazı Mahallesi Nergiz Sokak’ta oturan Kasım T., yoğun gaz kokusu ve baş ağrısı şikayetiyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbar bulundu. Adrese polis, sağlık ve doğal gaz ekipleri sevk edildi. Ekipler, giriş kattaki kombinin arıza yaptığını, tahliye borusundan içeriye karbonmonoksit sızdırdığını tespit etti. Ekipler, gaz bağlantı vanalarını kapatıp, evdekileri tahliye etti. Gazdan etkilenen Kasım T., eşi Remziye T. ile oğulları Fırat T., ambulansla Ordu Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ailenin durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Demet Özdemir, törende ‘Uluslararası En İyi Oyuncu’ ödülüne lâyık görüldü.
Demet Özdemir, tören için kırmızı, kabarık bir elbise giymeyi tercih etti.
“İSMİM AÇIKLANDIKTAN SONRA ÇOK MESAJ ALDIM”
Ünlü oyuncu, ödülünü aldıktan sonra sevincini; “Burada sizlerle birlikte olmak çok heyecan verici. İsmim açıklandıktan sonra çok mesaj aldım. Kilometrelerin sadece sayılar olduğunu bana fark ettirdiniz” sözleriyle ifade etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çiftten Lucas Torreira, dün sevgilisiyle eğlenceli anlarını sosyal medya hesabından yayımladı. Topla Devrim Özkan’ı vuran futbolcu o anları; “İki kaleciye karşı… Ne gol ama” notuyla paylaştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öncesinde asılsız bir iddiaya cevap veren Tanyeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı; “İnşallah bu son olur. Operasyona girmeden önce bu paylaşımı yapmayı borç bilirim. Allah korusun, girerim de sağ çıkamam diye açıklama yapma ihtiyacı duydum. Bugün kendini bilmez bir densiz, arkadaşlarımı arayıp , bütün dostlarımın hastane kafeteryasına borcu olduğunu söylemiş. Öyle bir şey yok.
Hastane sadece tedavi ücreti alıyor ve bu tedavi ücretinde de 3 milyon liradan 500 bin liraya düşürdüler. Bunlar ilaç paraları. Bunları da Hakan Altun, Haluk Levent ve Avusturalya’daki dostlarım ödedi. Hepsine teşekkür ederim. Allah, razı olsun.”
Fotoğraflar: DepoPhoto, Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>77 yaşındaki Schwarzenegger, Hollenbeck Gençlik Merkezi’ne giderek ailelere Şükran Günü geleneği olarak hindi dağıtımı yaptı.
Schwarzenegger, 30 yıldan fazla bir süredir bu geleneği sürdürüyor.
Ünlü oyuncuya hindi yardımı için 65 yaşındaki oyuncu ve komedyen Tom Arnold da eşlik etti ve ikili birlikte fotoğraf çektirdi.
Schwarzenegger, yardım dağıttığı etkinlikte, üzerinde Amerikan bayrağı ve California bayrağı olan bir kıyafetle görüntülendi.
DEMOKRAT ADAYI DESTEKLEMİŞTİ
Uzun yıllar Cumhuriyetçi Parti üyesi olarak California valiliği yapan Schwarzenegger, 5 Kasım başkanlık seçiminde Demokrat aday Kamala Harris’e oy vereceğini açıklamıştı.
Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump’ın 4 yıl daha ABD’yi yönetmesini istemediğini belirten ünlü oyuncu, “Görüşlerimi paylaşmaktan çekinmiyorum ama siyasetten nefret ediyorum ve çoğu siyasetçiye güvenmiyorum” demişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İncelemeye göre 29 ağacın taşınmadığı, 11 ağacın ise korunması gerekirken yok edildiği tespit edildi. Arazinin kuzeybatısında bulunan park alanında da benzer bir doğa katliamı yaşandığı ortaya çıktı. Alanda bulunan tüm ağaçların kesildiği ve yalnızca bir zeytin ağacının bırakıldığı görüldü.

Ağaçsız bırakılan park alanının durumu, ekiplerce yerinde kayıt altına alındı. Projeye uygunluk denetiminde yalnızca ağaçların değil, yapıların da usule aykırı olduğu tespit edildi. Projede 50 santimetre yüksekliğinde taş duvar olarak belirtilen yapıların mahallinde tuğla ile inşa edildiği ve üzerlerine sıva ya da taş kaplama yapıldığı belirlendi.
REKLAM
BODRUM BELEDİYESİ’NE UYARI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, yaşanan usulsüzlükler ve tahribatla ilgili detaylı inceleme başlatırken, arazinin imar hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi amacıyla Bodrum Belediyesi’ne resmi uyarı yazısı gönderdi. Yetkililer, projeye aykırı uygulamaların sorumlularıyla ilgili gerekli işlemlerin yapılacağını ifade etti.

“ARAZİMİ ORMANLAŞTIRAN BİZ OLDUK”
Kendisine telefonla ulaşılan Suavi Saygan, bölgeyi 2000 yılında satın aldıklarını ve 2005’ten 2018’e kadar aktif olarak orada yaşadıklarını belirtti. Saygan, “Araziyi aldığımızda birkaç ağaç vardı. O dönemde çevreyi ağaçlandırdık. 2017’de imar planı geçtikten sonra yüzde 50 kat karşılığı bir protokol imzaladık. İnşaat tamamlandıktan sonra yeniden burada yaşayacağız” dedi.

Çevreye zarar vermediğini vurgulayan Saygan, “Ağaçlarımı söküp taşıdım, peyzaj çalışmasıyla yeniden yerine dikeceğim. Bu alan daha önce orman değildi, burayı ormanlaştıran biz olduk. Ayrıca çevreyi korumak için 20 yıl önce sızdırmaz fosseptik sistemi yaptım” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘Barda’da; geçmişin günümüze kıyasla masum kaldığı, eskisinden daha vahşi, daha karanlık, daha acımasız sosyal çevremizde, dokunsak patlayacak gibi duran toplumsal kutuplaşmaların tam ortasında, şehrin bambaşka bir yerinde bambaşka bir barda, tüm kabuslarınızın ötesinde bir gece adım adım ilerliyor.
Gösterime 29 Kasım’da girecek olan ‘Barda’nın galası gerçekleştirildi. Filmin yönetmeni Hande Türkel ile oyuncuları duygu ve düşüncelerini paylaştı.
REKLAM
Hande Türkel: Filmde 17 yılda neler değiştiğini anlatıyoruz. 17 yıl sonra o bara kimler girdi? 17 yıl içinde suçlu ve suçun tanımı nasıl değişti Türkiye’de? İlk Barda’da büyük bir aşağılık kompleksi izlemiştik biz ve ondan kaynaklı bir şiddet hikâyesi vardı. Şimdi ise bir üstünlük kompleksinden bir hikâye var. Her şeyi yapabileceğine ve bundan dolayı yargılanmayacağına inanan insanların hikâyesini izleyeceğiz. Aslında 17 yılda Türkiye’de neler değiştiyse filmde de onu izleyeceğiz. Filmin yaratım aşamasını Serdar Akar ile birlikte gerçekleştirdik. Serdar hoca ile çalışmak benim için çok keyifliydi.

İdris Nebi Taşkan: Psikolojik olarak zorlu bir süreç geçirdik. Bu kadar yetenekli ve harika insanlarla aynı projede olduğum için kendimi çok kıymetli ve özel hissediyorum. Umarım beklentileri karşılar.

Melisa Berberoğlu: Hande hocama ve oyuncu arkadaşlarıma cesaretinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Biz cesur bir proje yaptık. Biz bu filmle adaletsizliğin ve haksızlığın sesi olmaya çalıştık, umarım ses olabilmişizdir.
REKLAM
Berkan Şal: Biz aslında herkesin yaptığı gibi susmamayı denedik, bir tepki vermeye çalıştık. Bizim de tepkimiz bu.

Cem Söküt: Buradan bütün ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Psikolojik olarak afalladığımız anlar oldu ama yine de kalkıp toparlayabildik kendimizi. Biz aslında gerçekleri göz önüne sunduk. İnsanların bakış açısına göre gerekli mesajın alınacağını düşünüyorum. Zevkli geçti diyemeyeceğim set hiç eğlenmedim umarım herkes bir ders çıkarır.

Melissa Değer: Hande hoca gibi oyunculara müthiş alan sağlayan bir yönetmenle çalıştığım için çok mutluyum. Psikoloji çok ağır bir filmde oynadığımız halde iyi atlattığımızı düşünüyorum. Filmin çok doğru bir zamanda çıktığını düşünüyorum.
REKLAM
Kıvanç Baran Arslan: Ben bu filmde hayatımda şiddet görmemiş bir insan olarak şiddet gören bir insanın empatisini kurabildim. Hepimizin artık alıştığı ve kabul ettiği şeylerin kabul edilmemesi gerektiğini bir kez daha anlayabileceğimiz bir film olduğunu düşünüyorum.

Doğa Yiğit: O setin içinde büyük resme hep birlikte bakabiliyor olmak bence çok güzeldi. Bu hikâyeyi tekrar anlatma cesaretinin bir parçası olduğum için çok mutluyum.

İlker Kızmaz:Ben sette ve filmde çok az bulunabildim fakat şöyle bir şey fark ettim. ‘Bu bir şiddet filmi mi?’ diye soranlara bir şey söylemek istiyorum. Filmdeki şiddetle gerçek hayattaki şiddeti bir karşılaştırırlarsa bir farkındalıkları olacaktır diye düşünüyorum. Nerede daha çok şiddet var ve kimler şiddet görüyor anlayabilecekler diye düşünüyorum.
REKLAM
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maye Musk, Donald Trump tarafından Hükümet Verimliliği Departmanı’nın (DOGE) sorumlusu olarak atanan 53 yaşındaki oğlunun başarışarından övgüyle bahsetti.
Maye Musk; SpaceX, Tesla ve X’in sahibi olan oğlu Elon Musk ile ilgili konuşurken, onun seçimden bu yana Trump’la ne kadar iyi anlaştıklarını da anlattı.
“Onları birlikte gördüm ama çok kısa sürdü. New York’ta yaşıyorum ve onlar ya Mar-a-Lago’da ya da SpaceX lansmanındalar. Birlikte eğleniyor gibi görünüyorlar” diyen Maye Musk, “Her ikisinin de eğlenmesi güzel ve Elon ona gerçekten çok saygı duyuyor. Artık Amerika’nın bir geleceği olduğu için gerçekten mutlu” ifadesini kullandı.
Maye Musk, oğlunun her konuda en iyisi olduğunu vurgularken, sürekli onun devasa servetine atıfta bulunulmasının aşağılayıcı olduğunu ileri sürdü. “Zengin veya milyarder kelimelerini ya da buna benzer şeyleri sevmiyorum çünkü bunun aşağılayıcı olduğunu düşünüyorum. Bence o dünyanın dehası ve insanlar onu bu yüzden seviyor” diyen Maye Musk, “Yaptığı işten dolayı onu seviyorlar ve ona saygı duyuyorlar. Onunla çok gurur duyuyorum” şeklinde konuştu.
Elon Musk hakkında annesinin yaptığı yorumlar, kısa sürede sosyal medyada yayıldı ve alay konusu oldu. Maye Musk’ın sözlerinin ‘utanç verici’ olduğu şeklinde yorumlar yapıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ardından Erbil ve Ortaç hakkında, 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanmıştı.

Ünlü isimler hakkında dün ve bugün yeni gelişmeler yaşandı. Dün akşam saatlerinde Serdar Ortaç’ın ev hapsi cezası kaldırıldı. Bugün de, yapılan itiraz üzerine nöbetçi sulh ceza hâkimi tarafından Mehmet Ali Erbil’in ev hapsi kararı kaldırıldı.
REKLAM
Mehmet Ali Erbil, karar sonrasında şu açıklamayı yaptı:

Bir süre önce, ‘Elektrikli kelepçe takılmak suretiyle, konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanması’ yönünde verilmiş olan karar, mahkemelerimizin bugün verdiği kararla adli kontrol kararı kaldırılmış olup, haftada bir imza şartıyla yeniden güncellenmiştir. Konuyla ilgili dava süreci ise devam etmektedir.
Kamuoyuna saygılarımla,
Mehmet Ali Erbil
İlerleyen saatlerde Mehmet Ali Erbil’den yeni bir açıklama geldi. İşte o açıklama;

Ortaç; 24 Aralık’ta, Erbil ise 30 Aralık’ta 25. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıkacak.
Ev hapsi cezasında yeni gelişme Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Evrim Alasya ile Kerem Alışık, fırsat buldukça yurt dışı tatiline bile çıkıyor.
Evrim Alasya, Fransa tatilinden sosyal medya hesabı üzerinden paylaşımlarda bulunarak Paris sokaklarında geçirdiği keyifli anları takipçileriyle paylaştı.
Evrim Alasya, 423 bin takipçili sosyal medya hesabından bulnduğu paylaşımlara; “Aylardan kasım” notunu düştü.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
REKLAM
Defne Samyeli, yılbaşı gecesi toteminin bir dönem kırmızı iç çamaşırı giymek olduğu itirafında bulundu. Yılbaşı gecesini kutlarken aile bireylerine de iç çamaşırı aldığını söyleyen Defne Samyeli; “Zaman zaman oluyordu eskiden. Şöyle itiraf edeyim; bir ara kırmızı iç çamaşır totemim vardı. Hatta aile toplantıları düzenlediğim zamanlarda yanında belki getiren olmaz diye ben herkese alıyordum. Eski kayınvalideme falan da. Gülmemiz için bir nedendi. Totem devam etmiyor bir işe yaradığını düşünmüyorum” şeklinde konuştu.

Öte yandan; iş adamı Necmettin Karabacak, Defne Samyeli ile beraber olduğu yönündeki iddiaları; “Defne benim çok yakın arkadaşım. Keşke Defne Samyeli gibi bir kadınla beraber olsam. Bence Türkiye’nin en güzel kadını ama maalesef öyle bir şey yok” şeklinde yalanladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü çerçevesinde Hitit Üniversitesi Kadın ve Aile Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü işbirliğinde “Kadının Güçlendirilmesi” konulu panel düzenlendi. Hitit Üniversitesi Meslek Yüksekokulları Kampüsü Ethem ErkoçKonferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sahit Aydın, ülkemizde kadına yönelik şiddetle etkin mücadele edildiğini ifade ederek, “Kadına yönelik şiddetle mücadelede ilerleme sağlanabilmesinde yasal düzenlemeler ve kurumsal mekanizmaların yanı sıra konuya ilişkin bilinç ve duyarlılığın artırılması, toplumsal farkındalığın sağlanması da önemlidir. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle tüm kadınlarımızı şiddetten uzak, sağlıklı ve huzurlu bir ömür geçirmeni dileriz” dedi.
Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Kadın ve Aile Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nurcan Baykam da; “Kadın annemiz, eşimiz, kız kardeşimiz ve toplumu şekillendiren en önemli unsurdur. Kadın güvende olmalı ki kadın huzurlu, mutlu olmalı ki yeni nesillere bu huzuru, güveni aktarabilsin ve toplum huzurlu, güvenli olsun. İşte bu anlamda kadına yönelik şiddet aslında sadece fiziksel değil, duygusal ve ekonomik boyutlarıyla da olan, dokunulmazlıkları ihlal eden büyük bir insanlık suçudur. Bu konulara yönelik önlemleri almak, kadının toplumdaki hem ekonomik hem sosyal anlamda yerini daha sağlam zeminlere oturtmak, bireysel olarak kadınlarımızın kendi ayakları üstünde durabilmesini sağlamak ve dolayısıyla bu ihlale karşı da kendini savunabilir ve korunmasını almış olmak en önemli hedeflerimizden olmalı” diye konuştu.
Hitit Üniversitesi olarak bu konuda birçok çalışma, etkinlik, eğitim ve projeler yaptıklarını belirten Baykam, “Böyle bir şiddetle ilgili süreçler sadece ülkemizde değil, tüm dünyada ortadan kalksın ve huzurlu, daha mutlu bir toplum olarak yaşayalım” şeklinde konuştu.
Çorum Vali Yardımcısı Yeliz Mercan ise kadına yönelik şiddetin kadim ve küresel bir sorun olduğunu söyleyerek, “Yalnız şiddet, hepinizin malumu olduğu üzere bir sarmal şeklinde yetişen bir durum, bir süreç. Sadece yasal düzenlemelerle ortadan kaldırılması, son bulması maalesef mümkün değil. Bu anlamda tüm toplumda bir farkındalık, bilinç oluşturmak gerekiyor. Evlerimizde çocuklarımıza, okullarda öğrencilerimize, iş yerinde, hatta kullandığımız dile kadar dikkat etmemiz gereken bir süreç” ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının tüm kurumlarıyla şiddete uğrayan, şiddete uğrama riski olan kadınların her zaman yanında olduğunu ifade eden Mercan, “Ümit ediyoruz ki tüm şiddetin her türlüsü, özellikle kadına dönük şiddetin her türlüsü son bulur. Şiddetsiz bir toplumda yaşarız. Çünkü en temel insan hakkı ihlali” dedi.
Konuşmaların ardından Hitit Üniversitesi Kadın ve Aile Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Menekşe Şahin, Çorum Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) Müdürü Şükran Uzun ve Polis Memuru Hatice Palalı tarafından sunumlar yapıldı. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Reşat Karcıoğlu, üniversitenin İdeal Hukuk Kulübü, Hukuk Araştırma ve Kriminoloji ile Ata Psikoloji Kulüplerince Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, kadına şiddetin, topluma ihanet olduğunu söyledi.
Toplumun temelinin aile, ailenin temelin kadın, bugünün kızlarını da yarının kadınları olarak ifade ettiklerini belirten Karcıoğlu, “Temele ihanet edince bina yıkılır, biz temeli oluşturan değer üzerinden hareket edeceğiz. Gelişmiş ülkelerde bile kız çocukları istismar ediliyorsa o zaman toplumu kurtarma adına biz gereğini yapacağız, erkekleri bir okutacağız, kızlarımızı iki okutacağız. Her kademede kızlarımız, kadınlarımız var, önlerini açacağız ve onların istihdamına katkı sağlayacağız.” dedi.
Eğitimin her alanda önemli olduğunu vurgulayan Karcıoğlu, kadınlar için eğitimin çok ciddi değer olduğunu işaret etti.
“Ahlak olursa hukuk kendiliğinden tecelli edecektir”
Bugünün hukuk fakültesi öğrencilerinin yarının hakim, savcı ve avukatları olacaklarını belirten Karcıoğlu, şöyle devam etti:
“Hangi meselenin altını kaşırsanız eğitim çıkıyor. Hukuku biliyoruz, Mecelle’nin özünde de vardır, hukuktan önce Batı’nın bize yutturduğu ‘etik’ dedikleri etiğin öncesinde ahlak vardır. Ahlak olursa hukuk kendiliğinden tecelli edecektir. Öğrencilerimizden umutluyuz ama sizlerden özelikle ahlaki değerlerden taviz vermeden davaları almamız, maddi boyutu ikinci hale getirmenizi bekliyoruz.”
Moderatörlüğünü Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Yasin Kurban’ın yaptığı sempozyumda, akademisyen ve katılımcılar, “Kadın Cinayetlerinin Psikolojik Tahlili”, “Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Şiddetin Psikolojisi”, “Cinsel Şiddet ve Sonuçları”, “Kadın Cinayetlerinin Adli Tıpta İncelenmesi”, “Kadın Cinayetlerinde Medyanın Rolü ve Toplum Psikolojisi”, “Kadın Cinayetlerinde Hukuki Reformalar ve Cezai Yaptırımların Güçlendirilmesi”, “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede 6284 Sayılı Kanun’un Önemi” konularında sunum yaptı.
Sempozyuma, Erzurum Baro Başkanı Mesut Öner, akademisyen ve öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eğitime yönelik projeler ve çalışmalarla dikkatleri üzerine çekmeye devam eden Canik Belediyesi, ilçedeki kadınlara yönelik Hukuk Okuryazarlığı Eğitimi gerçekleştirdi. İlçedeki kadınların yoğun bir ilgiyle katıldığı eğitim programında hukuk kavramı, insan hakları, hukuki destek ve hakların ihlali durumlarında başvurulması gereken kanun yolları hakkında bilgiler verildi.
KADES uygulaması anlatıldı
Canik Belediyesi Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleşen eğitim programa katılan Canikli kadınlara, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Kadın Destek Uygulaması (KADES) ile ilgili bilgiler aktarıldı. İki oturum şeklinde gerçekleşen eğitim programı çerçevesinde ayrıca kadının toplumdaki yeri ve önemi, doğru aile yapısı, aile içi etkili iletişim konularında katılımcılara uzman isimler tarafından bilgilendirmeler gerçekleştirildi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Doç. Dr. Onur Tatar, Ayvacık ilçesi Şapköy köyündeki kadınların başarı hikayesini konu alan serginin açılışında, iştirakçi statüsünde yer alan Prof. Dr. Genç’e teşekkür ederek, proje süreçleri ve final etkinliği olan sergi hakkında bilgi verdi.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Çağman Esirgemez de ÇOMÜ ile işbirliği halinde çalışmalar yapmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu ise Şapköy’de çok güzel başarı hikayelerinin olduğunu kaydederek, “Örneğin yaklaşık 50 yıl önce bir genç köye getirmiş olduğu bir Antep fıstığı dalıyla menengiç ağacını aşılayarak harikalar yaratmış. Şapköy kadınları kendi emek güçlerinin farkında olarak kooperatifleşme çalışmaları yapmış. Kadınların kooperatifleşme süreciyle elde ettikleri ekonomik kazanımlar onların varoluş hikayesini değiştirmiş.” ifadesini kullandı.
Törene, Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük, akademisyenler, Şapköy sakinleri ve öğrenciler katıldı.
Şapköy kadınlarının kooperatifleşmeden elde ettikleri ekonomik kazanımları ve bu süreçte köyden kente göçün etkilerini sanatsal bir dille anlatmayı amaçlayan sergi, 10 Aralık’a kadar açık kalacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği tarafından, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Kapsamında çeşitli işyerleri ile Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde açılan stantta toplam 220 kadına tedbir kararlarından nasıl yararlanabilecekleri ve nerelere başvuru yapabilecekleri konusunda bilgilendirme faaliyeti yapıldı. Kadın Destek Uygulaması (KADES) tanıtılarak broşür dağıtıldı.
Şiddetin her türlüsüyle mücadeleyi kararlılıkla sürdüren Jandarmanın sorumluluk sahasındaki tüm kadınlara ulaşması hedefleniyor. – ÇANAKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği tarafından düzenlenen eğitim çalışmasında, çeşitli iş yerleri ile Çanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiBiga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde stant açıldı.
Yaklaşık 220 kadına, tedbir kararlarından nasıl yararlanabilecekleri ve nerelere başvuru yapabilecekleri konusunda bilgilendirmede bulunuldu.
KADES uygulamasının tanıtıldığı stantlarda, kadınlara karanfil hediye edildi.
Eğitim çalışmaları ile şiddetin her türlüsüyle mücadeleyi kararlılıkla sürdüren jandarmanın sorumluluk sahasındaki tüm kadınlara ulaşması hedefleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadına yönelik şiddet ve cinayet davalarının ısrarlı takipçisi olan Avukat Sibel Önder, Buca’nın Yiğitler Mahallesi 320 Sokak’ta katledilen Rüya Polat’ın delil yetersizliğinden serbest kalan eşinin 8 yıl sonra müebbet hapis cezası almasını sağladı. Buca Belediyesi de adalet arayışlarına umut olması adına cesur avukatın adını söz konusu sokağa vermek için harekete geçti.
Avukat Sibel Önder ile 320 Sokak’ta bir araya gelen Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, şunları söyledi:
“Sibel Hanım’ın mücadelesinin, adalet arayan herkese umut vermesi için”
“Bu sokakta yıllar önce çok acı bir cinayet işlendi. Sibel Hanım’ın davadaki ısrarlı takibi sayesinde beraat kararı verilen dosya daha sonra tekrar görüldü ve ceza müebbet hapis cezasına çevrildi. Bu kararla o masum kadının ailesinin içi biraz olsun adalet duygusuyla rahatlamış oldu. Avukat Sibel Önder, şiddete uğrayan kadınların hak arayışında yanlarında oluyor. Bugüne kadar birçok davada eşine ya da sevgilisine şiddet uygulayan erkeklerin karşısına dikilerek, mahkemede kadınların lehine kararlar aldırmayı başardı. Baktığı tüm şiddet vakalarında, şiddet uygulayan erkeklerin demir parmaklıklar ardına atılmadan emekli olmayacağını söylüyor. Sibel Hanım’ın mücadelesinin, adalet arayan herkese umut, tüm avukatlarımıza da cesaret vermesi adına bu sokağa ‘Avukat Sibel Önder’ adını vermeyi planlıyoruz. Bu konuyu Buca Belediye Meclisi’mizde gündeme getireceğiz.”
“Katledilmiş tüm kadınlar adına kabul ediyorum”
Avukat Sibel Önder de adının sokağa verilecek olmasının kendisine onur verdiğini belirterek, “Katledilmiş tüm kadınlar adına kabul ediyorum” dedi.
Başkan Duman’ın desteğinin kendisini daha da kamçılayacağını aktaran Önder, “Sizler benim bu kadar arkamda olursanız, bundan sonra mazlumların sesi daha çok duyulur. Bu şekilde çocuklara daha iyi bir hayat verebiliriz, kadınlara daha güvenli bir hayat verebiliriz. Ölünün dili yok ama benim var, demek ki sizin de varmış başkanım. Çok mutlu oldum gerçekten” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın İl Jandarma Komutanlığı Aile içi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği personelleri tarafından25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü faaliyetleri kapsamında Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü koordinesinde Aydın İl Müftülüğü Konferans Salonunda gerçekleştirilen Hayati İnanç’ın ‘Güçlü Kadın, Güçlü Aile, Güçlü Türkiye’ söyleşi programına katılım sağlayan vatandaşlara bilgilendirmelerde bulunuldu. KADES uygulaması, Kadına El Kalkamaz mottosuyla bilgilendirme faaliyeti gerçekleştiren jandarma ekipleri, söyleyişe katılan vatandaşlara çeşitli konular ve KADES hakkında broşürler, Jandarma Çocuk Dergisi ve Türk bayrağı hediye edildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – CHP Trabzon Milletvekli Sibel Suiçmez, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, “Bugün bu salonda en çok duyacağımız sözler; yoksulluk, tecavüz, utanç, istifa, yetersiz bütçe olacak. Bugün sanal eylem planları dinledik. Bunlarla ne yoksulluğu ne tecavüzü ne tacizin önünü kesemiyorsunuz. Bugün azalan bir bütçe ile karşımızdasınız. Güzel bir bütçe hazırlamamışsınız. Bu bütçeyle nasıl çözüm üretilecek? Sürekli aile diyorsunuz. Hepimiz aileden yanayız ama buna bir kutsallık vererek kadını onun içerisinde boğmanıza karşıyız” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçe görüşmeleri devam ediyor. CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, şunları söyledi:
“Bugün bu salonda en çok duyacağımız sözler; yoksulluk, tecavüz, utanç, istifa, ölüm, yetersiz bütçe olacak. 22 yıllık AKP iktidarının getirdiği bu süreçte yoksulluk her tarafta, tecavüzler, istismarlar her tarafta. Sizin pek çok bakanlığı ilgilendiren konuda sorumlu tutulmanızın da haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bu İçişleri Bakanlığıyla, Milli Eğitim Bakanlığıyla siz nasıl problemleri çözeceksiniz? Ben bugün bir kadın vekil olarak bir kadın bakandan şunu duymak isterdim; ‘üzgünüm problemleri doğru tespit edip gerçekçi ve doğru bir çözüm uygulayıp çocukları, kadınları, engellileri, yaşlıları kısaca dezavantajlı grupları yeterince koruyamadım ama birlikte başarmak için bir şeyler yapabilir miyiz’. Bu gerçekleşmiş olmadı. İçişleri Bakanıyla hiç görüştünüz mü merak ediyorum. Her 25 Kasım’da kadınlar şiddetin önlenmesi için sokaktalar, dövülüyorlar, eziliyorlar, kötü muameleye tabi tutuluyorlar. Bakana, ‘bu sefer de bırakalım’ dediniz mi? Keşke görüşseydiniz, bunları engelleseydiniz. Bu Milli Eğitim Bakanı’yla ‘özgür kadın, özgür birey’ yetiştirmeniz mümkün değil. Bunu anlamanız gerekiyor. Milli Eğitim Bakanı’yla görüşmeniz gerekiyor.
“Hayal görmeyin, nasıl çözüm üreteceğimizi ortaya koyalım”
Bu konuda yetkin gruplarla değil de Diyanet İşleri Başkanlığıyla protokol yapıp da merhamet üzerinden giderseniz sonuç bu; hergün öldürülen kadınlar. Bunun önüne bu şekilde geçemeyiz. Bunun önüne geçmek sadece sizin değil hepimizin görevi. Siz yanınızdaki bürokratların size doğru bilgi vermesini sağlayın. Bugün sanal eylem planları dinledik. Bunlarla ne yoksulluğu ne tecavüzü ne tacizin önünü kesemiyorsunuz. Bugün azalan bir bütçe ile karşımızdasınız. Güzel bir bütçe hazırlamamışsınız. Bu bütçeyle nasıl çözüm üretilecek? Sürekli aile diyorsunuz. Hepimiz aileden yanayız ama buna bir kutsallık vererek kadını onun içerisinde boğmanıza karşıyız. Bugün boşanma sayısı artmış, eşleri tarafından katledilen kadınların sayısı artmış, aile bireyleri tarafından cinsel saldırıya uğrayan çocukların sayısı artmış, evlenme sayısı düşmüş, bebek ölümleri artmış. Güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye diyorsunuz. Hayal görmeyin, nasıl çözüm üreteceğimizi acımasız bir biçimde verileri ortaya koyarak, karşılıklı görüşerek, birbirimizle danışarak sağlayalım.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tepebaşı Belediyesi, toplumu yakından ilgilendiren farkındalık çalışmalarına devam ediyor. Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binası önünde düzenlenen etkinliğe Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Eskişehir Baro Başkanı Av. Barış Günaydın, Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve belediye personeli katıldı.
“Tarihe ışık tutulabilecek”
Etkinlikte konuşan Başkan Ataç, ” Türkiye’deki kadına yönelik şiddetin bu noktaya gelmesinde büyük vebali olan bir siyasi irade var. Bu siyasi irade kadına olan değeri bilmezken, bir de İstanbul Sözleşmesini ortadan kaldırdı. Türkiye’de kadına şiddet giderek üst noktalara geldi. Özellikle son 20 yılda binlerce kadınımız, çocuğumuz ve işçi kardeşlerimiz hayatını kaybetti. 25 Kasım tarihi gerçekten çok önemli. Bu kavramla belki tarihe bir ışık tutulabilecek. Bugün burada üniversitelerin kadın araştırma merkezleri, meslek odaları, dernekler, STK’lar ve birçok grup kadına yönelik şiddete dur demek için buradayız” dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Temsilcisi Ayşe Aytekin ise 2024’ün ilk 10 ayında 344 kadının erkekler tarafından, 207 kadının ise şüpheli bir şekilde hayatını kaybettiğini söyledi.
Tepebaşı Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Banu Dinç ise “Belediyemizin 2007’den bu yana hizmet veren bir sığınmaevimiz var. O günden bugüne 539 kadın 256 çocuk barındı. Verdiğimiz destekler ile de 176 kadının bağımsız yaşama geçişi sağlanmıştır” diye konuştu.
Konuşmaların ardından ise katılımcılar, belediye binası içerisinde bulunan sergi salonunda “Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Kadına Yönelik Şiddete Karşı Tutum Belgesi”ni inceledi. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>-Anti bakteriyel özelliği ile mikroplara karşı iyi bir doğal tedavi seçeneğidir.
-Kulaklarda meydana gelen enfeksiyonların tedavisinde kullanılabilir.
-Derinin kollajen üretimini arttırarak daha sıkı bir cilde kavuşulmasına olanak verir.
-Boğazlarda oluşan ağrılarda ilaç tedavisine destek olabilir.
-Vücutta meydana gelen toksinleri atıcı özelliği ile bilinir.
-Ağız içerisindeki iltihaplarda iltihap sökücü olarak kullanılabilir.
-Mide kanserinde mide çeperini koruyucudur.
-Mide ülseri ve gastrit problemlerinde ilaç tedavisini destekleyici olarak tercih edilebilir.
-Yüksek antioksidan içeriği ile kanserli hücrelere karşı savaş açar.
-Sindirimi kolaylaştırıcı etkileri ile bilinir.
-Safra kesesi rahatsızlıkları için tercih edilebilir.
-Kalp ve damar hastalıklarında ilaç tedavisinin yanı sıra doğal bir terapi seçeneği olarak kullanılabilir.
-Menopozun etkilerini en aza indirir.
-Deri iltihabı tedavisinde etkili bir terapi yöntemidir.
-Mide kramplarına iyi gelir.
-Hem bedeni hem de ruhu sakinleştirici olarak tüketilebilir.
-Merhem şeklinde hazırlanarak ciltte meydana gelen yara, kesik ve yanıkların tedavisinde uygulanabilir.
-Basurun iyileşmesini sağlar.
-Meme kanseri yüzünden radyoterapi gören kişilerde olası cilt iltihaplarını engelleme özelliğine sahiptir.
AYNISEFA BİTKİSİ NASIL TÜKETİLEBİLİR?
Aynısefa bitkisinin en sık kullanım şekillerinden birisinin çay şeklinde demlenerek tüketilmesi olduğu söylenebilir. Sarı ya da turuncu renkli aynısefa çiçeklerinin kurutulması ve çay şeklinde demlenmesi ile tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi faydalarını içilmeye başlandığı ilk andan itibaren gösterebilmektedir. Aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla hazırlanacak olan çayın tavsiye edilen karışım oranı da bir bardak çay için bir çay kaşığı ölçüsünde kurutulmuş aynısefa çiçekleridir. Çayı hazırlama yöntemi olarak ise kurutulan yaprakların suya atılması ve yaklaşık olarak 15 dakika kadar kaynatıldıktan sonra ocaktan alınarak demlenmeye bırakılması olduğu söylenebilir. Demleme işleminin ardından doğrudan tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi çayı arzuya göre bal ya da limon ile tatlandırılabilir. Tüm bunların yanı sıra dileyen kişiler aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla bu bitkinin çiçeklerini salatalarında da kullanabilmektedir.

AYNISEFA BİTKİSİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR?
Aynısefa bitkisinin faydalarını görmek isteyen kişilere bu bitkiyi çocuklar üzerinde kullanacaklarsa muhakkak haricen kullanmaları önerilmektedir. Cilt yaralanmaları konusunda açık yaraların üzerine doktor tavsiyesi olmadan sürülmemesi gereken aynısefa bitkisi papatya ailesinden olan bitkilere karşı herhangi bir alerjisi bulunan kişiler tarafından da tercih edilmemelidir. Aynısefa bitkisinin olası yan etkileri ise cilt yüzeyinde döküntü ve kızarıklık olarak kendisini göstermektedir.
AYNISEFA BİTKİSİNİ HAMİLELER KULLANABİLİR Mİ?
Hamilelerde ve emziren annelerde aynısefa bitkisinin kullanımı tavsiye edilmemektedir. Hamile kalma konusunda çaba gösteren kişilerde de yine aynısefa bitkisinin tüketilmesinin riskli olduğu söylenebilmektedir. Aynısefa bitkisi ile ilgili yapılan araştırmalar, diğer ilaçlar ya da diğer bitkiler ile etkileşimi konusunda net bir sonuç vermemektedir. Ancak diyabet hastası olanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda bu tür hastalarda çeşitli yan etkilere neden olabileceğinden ötürü diyabet sorunu ile mücadele eden kişilerin aynısefa bitkisini kullanmaya başlamadan önce doktorlarına danışmaları önerilmektedir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hamuru için:
Üzeri için:
YAPILIŞI
Derin bir kapta tozşeker ve sütü çırpın. Tereyağı, kabartma tozu, vanilya, un ve ayçekirdeğini ilave edin. Tüm malzemeyi iyice yoğurun ve ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Hamur parçalarını iki avucunuzun içinde ovalayarak, 10 cm uzunluğunda uzun şeritler hazırlayın. 3 adet şeridi yan yana koyarak, saç örgüsü şekli verin ve diğer hamurları da aynı şekilde hazırlayın. Daha sonra yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin ve üzerine yumurta akı sürüp, ayçekirdeği serpin. Önceden ısıtılmış 190 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yurt dışında oldukça tüketilen alabaş sebzesi ülkemizde yeni yeni popüler olmaya başladı. Lahana ailesine ait olan bu sebze görüntü olarak turpa benzer. İlkbahardan itibaren tezgahlardan yer almaya başlayan alabaş, lahana ve kereviz gibi tüketilir. Yeşil ve pembe gibi iki farklı renge sahip olan alabaş, vücudun günlük ihtiyacı olan lifin yüzde 52’sini karşılar. “Cennet topuzu” olarak da bilinen alabaş, A, C, B vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, potasyum, fosfor ve demir gibi mineraller bakımından oldukça zengindir. Yapılan bazı araştırmalarda alabaş sebzesinin kanser hücrelerini yok etmede etkili olduğu tespit edilmiştir. Yıl boyunca yetişme özelliğine sahip olan alabaş insan sağlığına birçok fayda sağlar.

ALABAŞIN FAYDALARI NELERDİR?
– C vitamini bakımından zengin olan alabaş, güçlü bir antioksidan görevi görür. Bu özelliği sayesinde vücutta mutasyona uğrayıp tümör olmaya meyilli hücrelerin sağlıklarını korur. Kanser oluşumunu engeller. Özellikle akciğer ve bağırsakları temizleyerek buradaki kanser ihtimalini sıfırlar.
– Göz sağlığında en yaygın olan rahatsızlık kataraktır. Katarak oluşumuna neden olan durum ise göz içerisindeki A vitaminin azalmasıdır. A vitamini bakımından zengin olan alabaş bu durumun yaşanmasını önler.
– Vücuttaki potasyum dengesi tansiyon rahatsızlığı için önemli bir mineraldir. Bu mineral azalınca hormon bozukluğu ve yüksek tansiyon hatta felç gibi riskli hastalıkların yaşanmasına neden olur. Ancak alabaş içerdiği yüksek potasyum sayesinde vücuttaki oranı dengeler.
– Turp gibi alabaşta kuru öksürük ve solunum hastalıklarında olumlu etkiye sahiptir. Kaynatılıp suyu tüketildiğinde özellikle mevsim geçişlerinde yaşanan enfeksiyona bağlı gelişen göğüs ağrısı ve kuru öksürüğü keser.
– Kilo aldırmadan demir oranını yükselten nadir besinlerdendir. Çünkü alabaş lif bakımından zengin olduğundan kilo vermede yardımcı olur. Metabolizmayı hızlandırır. Aynı zamanda ise demir oranını artırarak kansızlık gibi ciddi hastalıkların önüne geçer.
– Zeka gelişiminde etkili olan selenyum minerali bakımından zengin olduğundan beyin sağlığını da olumlu etkiler. Uzmanlar gelişim çağındaki çocukların ve anne adaylarının tüketmesini tavsiye eder. Ayrıca anne sütünü artıran özelliğe sahiptir.
– Sinir hücrelerini sakinleştirerek kişinin rahat bir uyku çekmesini sağlar. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun özellikle sıklıkla uyku problemi çeken hastalarına tavsiye ettiği besinler arasında yer alır. Kronik uykusuzluk için beyaz alabaşı öneren Saraçoğlu, uykudan yarım saat önce çiğ tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.
– Kalsiyum minerali kas ve kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bu sayede ileri yaşlarda görülme ihtimali olan romatizma ve kemik erimesi gibi hastalıklar önlenmiş olur. Doğada düt kalsiyum bakımından en zengin besin olmasına rağmen, alabaşta süt kadar zengindir.
– Bağışıklığı güçlendiren alabaş, vücutta biriken toksinleri atarak adete vücudu yeniler. Bu faydası da en çok cilde yarar. Hem dış etmenlerden hem de iç rahatsızlıklardan sıklıkla etkilenen cilt alabaş sayesinde yağ dengesini düzenleyerek akne ve sivilce oluşumunu engeller.
ALABAŞIN OLUMSUZ ETKİSİ NEDİR?
Vücuttaki iyotu kısa sürede tüketebilen alabaş tiroid gibi hormon sorunlarına neden olabilir. Bu yüzden tüketimine dikkat edilmelidir. En azından bir uzmana başvurularak günlük ne kadar tüketilmesi öğrenilmelidir. Bazı uzmanlar haftada en fazla iki defa tüketilmesini tavsiye ediyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1 AY BOYUNCA AÇ KARNINA…
Antiseptik ve tıbbı etkileri olan ılık limonlu suyun sağlık açısından çeşitli faydaları bulunuyor. 1 ay boyunca aç karnına ılık içilen limonlu suyun sağlığınıza olan etkilerini merak ediyorsanız işte cevapları…

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
Enfeksiyon ve hastalıklara neden olan patojenik bakterilerin büyümesini ve çoğalmasını önlemeye yardımcı olur. Bağışıklık sisteminin yükselmesine yardımcı olur. Böylece grip gibi enfeksiyon hastalıklarından korunmanızı sağlar.
ROMATİZMAYI ÖNLER
Limonlu su ürik asidi eritmeye yardımcı olur. Böylece düzenli tüketildiğinde romatizma gibi hastalıklarının önlenmesine ve tedavi edilmesine yardımcı olur..
KARACİĞERE ENERJİ VERİR
Mide ekşimesi durumunda abir bardak içilen limonlu su rahatlamanıza yardımcı olur. Aynı zamanda limonlu su karaciğerdeki kalsiyum ve oksijen seviyelerini dengelemeye yardımcı olur. Karaciğere enerji vererek kuvvetlendirir.
KANSER RİSKİNİ AZALTIR
Limonlu su içmek, kanseri önlemede faydalıdır. Araştırmalar, limonun tümör önleyici özellikleri ile kanser riskini azaltmada yardımcı olduğunu gösteriyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GENÇ YAŞLARDA DA GÖRÜLÜYOR
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl tüm dünyada 500.000 yeni rahim ağzı kanseri olgusu tanı alıyor ve 250.000 kadın rahim ağzı kanserinden ölüyor. Rahim ağzı kanseri özellikle geri kalmış ülkelerde görülen bir sağlık sorunudur. Genellikle 30-50 yaş civarında ortaya çıkan rahim ağzı kanseri son yıllarda genç kadınlarda da görülmeye başlamıştır. Kadınlarda en çok görülen kanser sıralamasında meme kanseri ilk sırada yer almasına rağmen, yaşamı tehdit edici özelliği nedeniyle rahim ağzı kanseri, meme kanserinin önüne geçmektedir.

HPV VE SİGARA KULLANIMI ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ
Serviks kanserinin gelişimimdeki en önemli risk faktörü HPV’dir. 100 den fazla tipi olan bu virüsün bazı tiplerinin kanser gelişiminde rol oynadığı tespit edilmiştir. HPV cinsel yolla bulaşır. Genital siğillere yol açtığı gibi hiçbir bulgu da vermeyebilir. Ayrıca sigara kullanımı da tüm kanserlerde olduğu gibi rahim ağzı kanseri için önemli bir nedendir.
RAHİM AĞZI KANSERİ BELİRTİLERİ:
1.Cinsel ilişki sonrası kanama
2.Adet dışı kanama
3.Kanlı akıntı
4.Pis ve kötü kokulu akıntı
5.Bel ve kasık ağrısı
PAPSMEAR TESTİ HASTALIĞIN KONTROLÜNDE ETKİLİ
Rahim ağzı kanseri, düzenli muayene ve tarama programları ile kontrol altına alınabilen, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Günümüzde bu kanserin taramasında kullanılan en yaygın yöntem PAPsmear testidir. Aktif cinsel yaşamı olan her kadının yılda bir kez düzenli olarak yaptırması gereken smear testi ile rahim ağzında henüz kanseri dönüşmemiş ancak kanserin ön lezyonları olan anormal yapılar tespit edilerek, hasta tam olarak sağlığına kavuşturulmaktadır. Ayrıca smear testine ek olarak yapılan HPV tarama testi de kanser gelişiminin önlenmesi acısından büyük öneme sahiptir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SOSİS
Sosisli sandviçlerde yarı pişirilmiş sosisler aslında sağlığımız için son derece tehlikelidir çünkü çiğ sosiste listeria bakterisi bulunur. Bu tehlikeli bakteri sindirim sistemini bozarak zehirlenmeye neden olabilir. Bu ihtimali ortadan kaldırmam tek yolu ise sosisleri iyi bir şekilde pişirmektir. Uzmanlar, sosisi çiğ bir şekilde tüketmekten kaçınmanız gerektiğinin altını çiziyor.

FASULYE
Çiğ fasulye, pişirilerek çıkarılması gereken zararlı tatsız bir toksin içerir. Kırmızı ve böbrek fasulyesi özellikle toksiktir, ancak diğer tipler de zehirlenme riski taşır. Fasulyeleri kaynatmadan içerisinde bulunan toksinler yok edilemez…
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

MANYOK
Manyok, gelişmekte olan dünyada yarım milyardan fazla insan için temel bir diyet sağlayan önemli bir besindir. Ancak manyokun yanlış hazırlanmasının, akut zehirlenmelere, kısmi felce veya hatta ölüme neden olacak kadar zehirli olabileceğini unutmayın.

KARİDES
Karides çiftliklerde yetiştirilir. Enfeksiyonların, hastalıkların ve parazitlerin yayılmasını önlemek için, çiftçiler hayvanların yemini antibiyotiklerle pompalar ve suları pestisit ve fungisitlerle doldururlar. Klor da dahil olmak üzere büyük miktarda kimyasal katkı maddesi içine eklenir.

PATATES
Genel olarak, patates tamamen güvenli bir sebzedir. Patatesleri çok uzun süre aydınlık ve aşırı nemli bir ortamda bırakırsanız veya uzun süre bekletirseniz filizlenmeye başlayacaktır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇİÇEKLERİNİZİ GÜÇLENDİRİN
Saksınıza bir miktar kola döktüğünüzde, koladaki köpükler toprağa hava vererek köklerin daha derine inmesini ve güçlü olmasını sağlayacak.
GÖZLÜĞÜNÜZÜ TEMİZLEYİN
Kolaya batırdığınız havluyla gözlük camlarınızı sildikten sonra yıkayıp kurulayın.
DENİZANASI SOKMALARINI TEDAVİ EDİN
Eskiler, denizanası sokmalarına idrarın iyi geldiğini söylerler ancak kola dökmek acıyı azaltmak için daha makul bir yöntem. Üstelik sadece denizanası için değil birçok böcek ısırmalarına karşı da kullanılıyor.
SAÇINIZA YAPIŞAN SAKIZDAN KURTULUN
Uzun saçlıların korkulu rüyası saça sakız yapışması. Bütün uğraşlara rağmen çıkarılamayınca geriye saçı kesmekten başka çare kalmaz. Ancak koladaki asit sakızı kolayca saçınızdan ayırır.
FAYANSLARINIZI TEMİZLEYİN
Banyonuzu ne kadar temiz tutarsanız tutun fayans araları zamanla kararır. Kola, bu derdinize de çare olabilir. Temiz bir diş fırçasını kolaya batırarak fayans aralarınızı temizleyebilirsiniz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Prof. Dr. Varlı, proje adını İngilizce çevirilerinde world yerine earth kelimesini kullanmasının temelinde ekofeminist bir yaklaşımın olduğunun altını çizerek, “Doğanın yok edilişi ile cinsiyete dayalı yok edilişlerin tınısı, havada asılı kalan kokusu, yüreklere kazınan sızısı aynıydı çünkü” şeklinde tanımlıyor.

“KADIN İCRACILARIN VARLIĞINA…”
Bu albüm çalışmasının amacı ise göz ardı edilen geleneksel müzik icrasındaki enstrüman performanslarında kadın icracıların varlığına, eğitim olanaksızlıklarına dikkat çekmek olduğu kaydediliyor. Öte yandan amaçlardan biri de eğitimde ihtiyaç sahibi kadınlara albüm geliriyle el uzatmak…
Prof. Varlı projenin temel felsefesini; fırsatı ve gücü kendilerinde keşfeden kadınların dünyayı sanat yoluyla güzelleştirip yaşanır kılacaklarına, cinsiyetlerinden kaynaklı yaşadıkları dezavantajları Dünyayı (Earth) çalıp/söyleyerek ortadan kaldıracak gücü elde edeceklerine dair metaforik bir gönderme olarak açıkladı.

Varlı açıklamalarına, “19 Temmuz’da CD formatı elimize ulaşmışken, binlerce kadının çığlığı sardı yeryüzünü. Bir anlamda ağaçlar, orman, ormanın sahiplerinin yok oluşunun içine doğdu kolektif çalışmamız. Daha yeni elde ettiğimiz gelir albümde yer alan koca yürekli kadınlarımızın aklıyla yangın yerinde yerini buldu, bulmaya da devam edecek” diye ekledi.
GELİRİN BİR KISMI YANGIN BÖLGELERİNE
Diğer taraftan proje farklı bir alanda da etkisini gösterecek. 6 Ağustos itibariyle dijital platformlarda Lavanta, Leylak, Menekşe isimleriyle yerini alan ve sınırlı sayıda basılmış olan albüm çalışmasını edinmek isteyenlerden sağlanan gelir yangın bölgesinde evini barkını kaybeden ama konservatuvar hayallerinin de kül olmasına razı gelemeyecekleri gençlere ulaşacak.

Ancak albüm oluşumunda yola çıkarken asıl hedef; çalışmanın gelirlerinin Etnomüzikoloji Derneği ‘Şehvar Beşiroğlu Lisansüstü Eğitim Bursu’na aktarılmasına, etnomüzikoloji, müzikoloji, müzik performansı alanlarında yurt içi/yurt dışı lisansüstü eğitim yapmaya hak kazanmış ihtiyaç sahibi kadın öğrencilere burs verilerek kadınların sanat ve bilim alanında ilerlemeleri yolunda önlerine çıkan engelleri ortadan kaldırmak adına somut bir yola katkı vermek…
Albüm Orpheus Yapım’dan yayınlanırken 3 Cd’den ve geleneksel müzikte çalgılarıyla ön planda olan 36 kadın icracının performanslarından oluşuyor. Minik bir kitapçık ile dinleyicilere sunulan çalışma koleksiyonluk olma özelliğiyle dinleyicilerin beğenilerine sunuluyor.

Pandemi döneminde gerçekleşen bir çalışma olmasıyla da ayrı bir önem sahip olan albümün kayıt aşamalarında Türkiye’nin çeşitli illerinde birçok stüdyo sahibi stüdyolarını açmış olmasının yanı sıra, ev kayıtları ile de tam bir kolektif çalışmanın ürünü olan albümün tüm mix&masteringleri Doç. Ersen Varlı’ya ait…
Ayrıca Doğuş Varlı’nın editörlüğünü yaptığı ‘Kadınlar Dünyayı Çalıyor Söylüyor’ kitap çalışması da önümüzdeki aylarda raflarda yerini alacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hamuru için:
Dolgusu için:
Üzeri için:
YAPILIŞI
Tart hamuru için tüm malzemeyi geniş bir kaba alıp yoğurun ve sert bir hamur elde edin. Hamuru streç filme sarıp buzdolabında 15 dakika dinlendirin. Hamuru tart kalıbınızın içini kaplayacak büyüklükte açın. Kenarlarını da kaplayacak şekilde içine yerleştirin. Dolgusu için zeytinyağını geniş bir tavaya alın. Üzerine soğan ekleyip kısık ateşte 15-20 dakika karıştırarak pişirin. Kekik, pul biber, kakule, balzamik sirke ve şekeri ekleyin. Karışım parlak olana dek, yaklaşık 10 dakika daha pişirin ve ocaktan alın. Soğuduktan sonra tartın üzerine yerleştirin. Krema, süt ve yumurtayı çırpın. Üzerine muskat ekleyin. Karışımı tartın üzerine gezdirin. Dilimlenmiş keçi peynirini koyun. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzeri pembeleşene dek pişirin. Dilimleyip biberiye ile süsledikten sonra servis yapın.
Aşçı Şefika Günyel
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güçlü antioksidan yapısı sayesinde hücresel hasara karşı vücudu korur. Mor lahana, C vitamini , antosiyaninler, karotenoidler, kaemprefol gibi flavonoid antioksidanları bünyesinde barındırır. Bu bileşenler vücudumuz için son derece faydalıdırlar.

Mor lahananın içinde sülfür bileşeni bulunur. Bu bileşen akne ve sivilcelerle mücadele eder. Vücuttaki iltihapla mücadele eder. Bunun için yiyebilir ya da cilde yansıyan iltihap var ise direkt olarak cilde de uygulanabilir.
Kalp krizi riskini azaltır. Buna etki eden şey ise lahanaya mor rengini veren flavonoid antioksidanlar olan antosiyanin içeriğidir. Düzenli olarak antosiyanin içeren gıdalar tüketmek, kalp krizi riskini %11-32 oranında azaltabilir.
Damar sağlığını korumaya da yardımcı olur. Düzenli tüketimi kan akışının kolaylaşmasına yardımcı olur.
Baş ağrısına birebirdir. Mor lahananın yaprağıyla başınıza kompres yaparak ağrıdan kurtulabilirsiniz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İŞTE HER GÜN 7 ZEYTİN 1 İNCİR YEMENİN FAYDALARI
– İki besinde çok güçlü antioksidan olduğundan vücudun gün boyu temizlenmesini destekler. Böylece vücudun genç hücrelerinin sayısını artırarak yaşlanmayı geciktirir.

– Zeka gelişiminde katkı sağlayarak beyin hücrelerinin sağlığını korur. Uzmanlar özellikle hamile ve gelişim çağındaki çocukların düzenli bir şekilde bu besinlerden tüketilmesini tavsiye eder.
– Sinir hücrelerini yenilediğinden ruhsal problemlerin yaşanma olasılığını da azaltır. Özellikle depresyon ve kişilik bozukluğu gibi sonu intiharla biten rahatsızlıklara iyi gelir.
– Laktoza alerjisi olan kişilerin kalsiyum maddesini depolamasının en doğal yolu bu ikilidir.
– Gün içerisinde yağ yakımını hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olur. Bunun yanı sıra gün içerisinde tokluk hissini de artırdığından kilo almayı da engeller.
– Günde 2 defa sabah kalkar kalkmaz ve gece yatmadan uygulanmalıdır. Bu zamanlar vücudun yenilenme saatleridir.
– Kan şekerini dengelediğinden şeker hastalarının da rahatlıkla tüketebileceği bir ikilidir.
– Bağışıklığı güçlendirdiğinden kansere yakalanma oranını azaltır. Karaciğer, akciğer ve meme kanserlerinin hücrelerini azaltığı yapılan araştırmalarda ortaya konulmuştur.
– Bu uygulamada incirin kuru olup olmaması önemli değildir. Kür etkisini 21 gün sonra gösterir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarımsağın içerisinde bulunan vitamin ve mineraller saç sağlığında önemli bir rol oynar. Örneğin bol miktarda kalsiyum barındıran sarımsak saça uygulandığında saçın kusurlu bir şekilde uzamasını önleyerek, saç büyümesinde etkilidir.
Sarımsak saç sağlığı için oldukça faydalı olan sülfür açısından son derece zengindir. Sülfür, saç üretimi için gerekli olan keratin dahil birçok proteinin yapısal bir parçasıdır. Sarımsakta bulunan selenyum saç sağlığını iyileştirmek için E vitamini ile birlikte çalışır. Selenyum vitamini hücrelere hasar veren serbest radikallere karşı mücadele ederek E vitaminin vücuttaki gücünü artırmaktadır. E vitaminini az olan kişilerde genelde saçı kaybı, saç kuruluğu ve saç matlığı yaşamaktadır. Sarımsak ile kısa sürede tüm bu sorunlara çözüm olabilirsiniz.

Sarımsak, saç sağlığı için önemli olan B-6 ve B-1 (tiamin), C vitamini açısından iyi bir kaynaktır. C vitamini saçları kırılmalardan korumakta ve kolajen üretimini artırmaya yardımcı olmaktadır. Vitamin B-6 eksikliği saçların koparak dökülmesine neden oluyor.
Saç dökülmesi hem kadınlarda hem de erkeklerde görülen bir problemdir. Ancak erkeklerde kadınlara oranla bu problem daha fazladır. Yaşanan sağlık sorunları nedeniyle saç dökülmesi meydana gelebilir. Bu durumu çözmenin en kolay yolu sarımsaktır. Dökülme yaşanan bölgelere uygulanan sarımsak kürleri saçların yeniden çıkmasına yardımcı olarak, Selenyum ve sülfür içerdiği için saçı yapısal olarak güçlendirmektedir.
Saçlarında kepekle baş etmeye çalışanlar için muhteşem bir haberimiz var. Sarımsakta bulunan alisin maddesi kepek ile adeta savaşıyor. Kısa sürede kepeklerinizden kurtulmak istiyorsanız sarımsak kürünü uygulayabilirsiniz.

SARIMSAK SAÇA NASIL UYGULANIR?
Eczanelerde, marketlerde ya da kozmetik satan mağazalarda sarımsaklı şampuanları görebilirsiniz.Eğer sarımsaklı şampuan bulamadıysanız sorun değil gündelik olarak kullandığınız şampuanın içine sarımsak suyu ya da özü ekleyerek kendi şampuanınızı hazırlayabilirsiniz. Diğer bir seçeneğiniz ise sarımsağı direk olarak saç derinizde kullanmak. 3-4 diş sarımsağı iyice ezerek saçlarınızın döküldüğü veya zayıfladığı bölgelerde saç derinize sürün ve yaklaşık 1 saat kadar bekletin. Daha sonra aynı bölgeye zeytinyağı ile masaj yapın ve bone takarak ya da havlu sararak bir gece bekletin. Sabah kalkınca saçınızı normal bir şampuanla yıkayabilirsiniz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ALOE VERA NASIL KULLANILIR?
Aloe Vera bitkisi iki şekilde kullanılır. Bunlardan biri ağız yolu ile diğeri ise cilde uygulanan şekildedir. Ağız yolu ile tüketilmesi vücudun sindirim, boşaltım ve sinir sistemine fayda sağlar, cilde uygulanarak tüketildiğinde ise cilt için şifa olmaktadır.
Aloe Vera bitkisinin dibinden bir yaprağını alın ve kökten uca doğru küçük küçük kırıklarla bitkiyi ayırın. İçerisinde bulunan jeli, ağız yolu ile veya cilde temas ile tüketebilirsiniz.

ALOE VERA BİTKİSİNİN FAYDALARI NELERDİR?

ALOE VERA NASIL YETİŞTİRİLİR?
Bahçe de yetiştirildiği gibi evde saksı içerisinde de kolaylıkla yetiştirebileceğiniz bir bitkidir Aloe Vera. Saksı dibinden sürekli yeni filizler verir. Bu filizleri kesip başka saksıya ekebilirsiniz. Bu çoğalmasını sağlayacaktır.
Aloe Vera bitkisi bol güneş ve hafif esinti alan yerleri sever. Özellikle akşam rüzgarını seven bu bitkinin en sevdiği mevsim İlkbahar mevsimidir. Hava sıcaklığı 10 derecenin altına düştüğünde dışarıya çıkarılmaması gerekir. Soğuk havadan çok kolay etkilenen bir bitkidir. Yaprakları ve kök kısmında ani donmalar ve bunun sonucu çürümeler görülebilir.
Aloe Vera çiçeğinin toprak değişimi yılda 1 kere sıcak ayların başlangıcı olan Nisan ayında yapılmalıdır. Humuslu ve mineral bakımından zengin toprakları seven aloe vera bitkisine, muhakkak gübre ve torf da ilave edilmelidir. Zengin ve besleyici toprak bitkinin kolaylıkla kendine gelmesini sağlayacaktır. Bitkinin saksısının en fazla bir numara büyük olması gerekir.
ALOE VERA YETİŞTİRİLİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN PÜF NOKTALAR…

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görülme sıklığı her geçen gün artan karaciğer yağlanması, hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Alkol alışkanlığının yanı sıra obezite, insülin direnci ve beslenme alışkanlıkları da karaciğer yağlanmasına neden olan risklerin başında geliyor.

FAZLA KİLONUZ VARSA KARACİĞERİNİZİ KONTROL ETTİRİN
Karaciğer yağlanması bakımından en riskli kişiler kilo fazlalığı olanlardır. Bunun yanında; şeker hastaları, hızlı kilo alıp verenler, bazı genetik hastalığı olan kişiler karaciğer yağlanması yönünden risk altındadır.
Kalp damar sistemlerini ve beyin damarlarını da tehdit eden karaciğer yağlanması, çoğunlukla iyi huylu olsa da tedavi edilmediğinde siroz, karaciğer yetersizliği ve karaciğer kanserine neden olabilmektedir. Genellikle herhangi bir belirti vermeden ilerleyen karaciğer yağlanması ancak karaciğer test sonuçlarında bozukluk olmasıyla fark edilebilmektedir.
SAĞLIKLI BESLENMEYLE ÖNLEMİNİZİ ALIN
Giderek artan obezite, insülin direnci ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının neden olduğu karaciğeryağlanması kalp damar hastalıkları ve beyin damar hastalıklarına maruz kalma olasılığını ciddi oranda artırmaktadır.
Şeker hastalarının insülin direnci yükseldikçe karaciğer yağlanması görülme riski aynı oranda artmaktadır. Siroz evresine kadar hiçbir belirti vermeyen hastalık sinsice ilerlemektedir. Karaciğer belirti verdiğinde hasta artık siroz olmuştur. Tedavi süreci çeşitli ilaçlarla gerçekleşmektedir ancak sağlıklı ve düzenli beslenme ile fiziksel aktivite en faydalı tedavi biçimidir.
GÜNDE 30 DAKİKA YÜRÜYÜN
Karaciğer yağlanmasına karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralayabiliriz;
• Günde 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmalıdır.
• Metabolizmayı düzenleyen beslenme alışkanlıkları ve özellikle Akdeniz tipi diyet tercih edilmelidir.
• Ağırlıklı egzersizle beraber kas egzersizleri de yapılabilir.
• Tekli doymamış yağ asitleri içeren zeytinyağı, balık ve sebze tüketilmelidir.
• Yağdan, rafine şekerden ve unlu mamullerden kaçınılmalıdır.
• Raf ömrü olan, koruyucu içeren, kapalı kutulardan uzak kalınmalıdır.
3 FİNCAN KAHVEYİ SOFRANIZDAN EKSİK ETMEYİN
Karaciğer için en faydalı besinlerin arasında kahve gelmektedir. Günlük kahve tüketimi karaciğer yağlanmasının yanında karaciğer kanserine bile iyi gelebilmektedir.
Kamuoyunda karaciğer yağlanmasına iyi geldiği bilinen enginar ve deve dikeni kahve kadar etkili sonuçlar vermemektedir.
Günde 3 fincan kahve karaciğer hastalarının tedavi sürecine olumlu faydalar sağlamaktadır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maydanozun yağsız oluşu ve çok düşük sodyum içermesi ile kalp dostu, kolesterol ve kan basıncının kontrol altında olduğu diyetlerde kullanımının uygun olduğunu belirten Yıldırım, şu bilgileri verdi:

Kan pıhtılaşması ve kemik sağlığı: Yüksek K vitamini içeriği ile vücutta kan pıhtılaşmasını düzenler ve güçlü kemiklerin devamlılığında rol oynar. 2 yemek kaşığı maydanozda 125 mikrogram K vitamini vardır, erkekler en az günlük 120 mikrogram ve kadınlarda en az 90 mikrogram K vitamini almalıdır. Sağlıklı bir diyetin parçası olarak maydanoz yemek günlük alınması gereken A vitamini, C vitamini, folik asit, kalsiyum, demir ve potasyumu karşılamaya yardımcı olacaktır. Düşük K vitamini alımı yüksek kemik kırıklıkları ile ilişkilidir. K vitamini kalsiyum emilimini arttırıp, idrarla kalsiyum atımını azaltır. Bu sayede kemik sağlığını iyileştirir.
Mesane/böbrek/üriner sistem problemlerini azaltır: Maydanozdaki myristicin ve apiole adlı 2 iyileştirici bileşik idrar akışını arttırmaya ve idrar yolları enfeksiyonlarını oluşturan bakterileri ortadan kaldırmaya yardımcı olur ve vücutta toksinleri zararsız hale getirir. Diüretik etkisi ile böbrek taşı ve çeşitli idrar yolu sorunlarını önlemeye yardımcıdır.
İyi bir görüş sağlar:Maydanoz lutein ve zeaksantin olmak üzere 2 çeşit karotenoid içerir. Bu iki antioksidan ışığın zararlı dalga boylarından gözün retina kısmını korur, bu sayede hem katarakt başlangıcını azaltmaya yardımcı olur hem de makula dejenerasyonu ( sarı nokta) oluşum riskini azaltır.
Kanser riskini azaltır:Maydanoz yemek meme, sindirim sistemi, deri ve prostat gibi kanserlerin oluşum riskini azaltır. Maydanoz yüksek seviyede klorofil ve bir flavonoid olan apigenini içerir. Apigenin anti kanser özellikte olmasının yanı sıra anti inflamatuar ( iltihap karşıtı) ve antioksidandır.
Bağışıklık sistemini düzenlemeye yardımcıdır: Maydanoz içerdiği esansiyel yağ ile aşırı uyarılmış bağışıklık yanıtını baskılar. Alerjilere, oto immün (MS, Behçet hastalığı, çölyak, romatoid artirit..) ve kronik inflamatuar bozukluklara karşı savaşır.
İnflamasyonu önler: Artirite bağlı oluşan ağrı ve şişlikleri azaltmada yardımcıdır. Maydanoz eugenol denilen uçucu bir yağ içerir, bu yağın güçlü anti inflamatuar ve aynı zamanda anti romatizmal özellikleri vardır, eklemlerdeki şişlikleri önemli ölçüde engeller.
Hastalıklara karşı savaşır: Atoresklerozdan diyabete, kolon kanserinden astıma kadar çeşitli hastalıklar için maydanoz koruma sağlar. Mükemmel bir C vitamini kaynağıdır, hastalıkların oluşmasında rol oynayan serbest radikalleri nötralize etmeye yardımcıdır.
Menstruasyon bozuklukları: Maydanozdaki apiole yağının varlığı aylık periodların düzenlenmesinde etkilidir, çünkü apiole aynı zamanda kadın seks hormonu östrojeninde bir bileşenidir. Adet öncesi günlerde maydanoz çiğnemek idrara çıkmayı arttırarak şişliğe ve su tutulumuna neden olan fazla sıvıyı ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
Kan damarlarını korur: Maydanoz en önemli B vitaminlerinden biri olan folik asitin iyi bir kaynağıdır. Folik asit homosisteinin azalmasına yardımcı olur. Homosistein doğal olarak oluşan bir amino asittir ancak kanda yüksek seviyede olması kan damarlarına hasar verip kalp krizi ve felç riskini arttırır.
Sağlık Riskleri:Maydanoz suyu çok güçlüdür, tek başına tüketilmemesi gerektiği gibi içiliyorsa günlük 30 ml’yi geçmemelidir. Daha önce hiç detox yapmamış bireyler özellikle dikkat etmelidir. Hamile kadınlar kesinlikle maydanoz suyu içmemelidir. Maydanoz oksalit asitten yüksektir, böbrek taşı olanlar kullanmamalıdır.
Maydanoz yüksek kalsiyum içeren besinlerle birlikte kullanılmamalıdır, içerdiği oksalik asit kalsiyumu bağlayarak inorganik hale getirir, vücutta kullanılmasını engeller.
Kan sulandırıcı ilaç kullananlar K vitamini içeriğinden ötürü maydanoz tüketmemelidir. Diüretik ilaç kullananlarda fazla miktarda maydanoz almamalıdır. Vücuttan fazla miktarda su kaybetmek baş dönmesi ve kan basıncı düşüklüğüne neden olabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VÜCUT DİRENCİNİ ARTTIRIYOR
Birçok faydası bilimsel olarak kanıtlanan kayısının ramazan ayında iftar ve sahur sofralarında tüketilmesinin sağlığa faydalı olduğu bildirildi.Türkiye’de “Antep baklavası” ve “Aydın inciri”nden sonra Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret alan üçüncü ürün olan “Malatya kayısısı”, ramazan ayında ağızları tatlandırdığı gibi vücut direncini de arttırıyor.

KAN HÜCRELERİNİN ÜRETİMİNİ ARTIRIYOR
Demir bakımından en zengin gıdalardan biri olan kayısı, demire ek olarak bakır da içerdiğinden, ruh halinin dengede kalmasına da yardımcı oluyor ve kan hücrelerinin üretimini artırıyor.Sindirim sisteminin çalışmasına da yardımcı olan meyve ayrıca en önemli potasyum kaynakları arasında yer alıyor.
“TANSİYON DÜŞÜKLÜĞÜNÜ ENGELLİYOR”
Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, kentte üretilen ve dünyaya ihraç edilen kayısının faydalarının toplumun hemen hemen her kesimi tarafından artık bilindiğini belirtti. Kayısının içerisinde yapılan analizler sonucunda potasyum bakımından çok zengin olduğuna dair bilimsel çalışmaların mevcut olduğunu dile getiren Karabulut, “Potasyum zenginliği demek şu ramazan ayında tuttuğumuz oruç sırasında yaşadığımız tansiyon düşüklüğünü engellemek demek gibi bir şey” diye konuştu.
“Kayısı hem sindirimi kolaylaştırıyor hem de tok tutuyor. İçerisindeki şeker de diğer şekerlere göre fazla zararlı değil ve insülin direncini kırmaya yardımcı oluyor. İftarda şekerli, şerbetli tatlı yiyeceğinize kayısı tatlısını öneririm. Özellikle sahurda olabilir. İftarda bir kayısının yenmesi vücut için gayet faydalı olur. Deneyenler görecektir ki potasyumu yüksek tuttuğu için ramazandaki o tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi duygusunu yaşatmıyor.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sırt ağrısına ne iyi gelir evde çözüm?
Sırtım çok ağrıyor neden olabilir?
Şiddetli sırt ağrısına ne iyi gelir?
Geçmeyen sırt ağrısı neyin belirtisi?
SIRT AĞRISINA NE İYİ GELİR?
Sırt ağrısı günümüzde en çok yaşanan sağlık sorunlarından biridir. İş ve özel hayatımızı da etkileyen bu ağrılar genellikle geçici olsa da, bazı durumlarda haftalarca, aylarca hatta yıllarca sürebiliyor. Böyle durumlarda doktora görünmek dışında, evde yapabileceğiniz pratik yöntemler ile ağrılarınızı hafifletebilirsiniz. Peki, sırt ağrısının nedenleri nelerdir? Sırt ağrısına ne iyi gelir?
SIRT AĞRISININ NEDENLERİ
Sırt ağrısının nedenleri daha çok hareketsizlikten ve masa başı çalışmaktan kaynaklanır. Genellikle ağrılar hafif ağrı şekilde olabileceği gibi, yanma, uyuşma, boyun tutulması, bel ve kalçalara kadar yayınlan sızı şeklinde görülebilir.
İŞTE SIRT AĞRISININ NEDENLERİ:
-Hareketsizlik ve masa başında çalışma
-Ani hareket etme
-Soğuk algınlığı ve kas spazmı geçirme
-Ağır yük kaldırmak
-Duygusal stres
-Fazla kilolar
-Yanlış pozisyonda oturma
-Soğuğa maruz kalma
-Kalp hastalıkları
-Sindirim sistemi hastalıkları
-Kemik erimesi
-Böbrek enfeksiyonu
-Sırt bölgesindeki fıtıklar
-Hamilelik
-Ağır sırt çantaları taşımak (Özellikle gençlerde bu durum çok görülmekte.)

SIRT AĞRISINA NE İYİ GELİR?
Kronik sırt ağrıları çekiyorsanız mutlaka doktora başvurmayı unutmayın. Bunun dışında, çok şiddetli olmayan sırt ağrılarınızı hafifletmeye yardımcı olacak yöntemleri evinizde hazırlayabilir ve deneyebilirsiniz. İşte sırt ağrılarının tedavisinde uygulayabileceğiniz doğal tedavi yöntemleri…
SARIMSAK
Sarımsak sırt ağrılarından kurtulmanıza yardımcı olacak en yararlı bitkidir. Her sabah aç karnına 2-3 diş sarımsak yiyerek ya da küçük hap şeklinde doğrayarak çiğnemeden su ile de yutabilirsiniz.
EPSOM TUZU
İngiliz tuzu olarak bilinen epsom tuzunun bilimsek adı magnezyum sülfattır. Çok geniş kullanım
alanı olan epsom tuzunun sırt ağrıları tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir. Bu tuz sayesinde,
strese ve gerginliğe bağlı sırt ağrılarından kurtulabilirsiniz. Duş aldıktan sonra, bir kovaya banyo sıcaklığında su doldurun ve içine 2 su bardağı epsom tuzu ekleyin ve karıştırarak erimesini sağlayın. Bu suyu ensenizden aşağı yavaş yavaş akıtın. Bunu haftada 2 defa tekrarlayın. Diğer yöntem ise; 2 litre sıcak suyun içine 1 yemek kaşığı epsom tuzu ekleyin ve karıştırın. Bu karışımın içine temiz bir havlu koyun ve sıkarak ağrıyan sırtınıza yerleştirin. Soğudukça bu işlemi tekrarlayın.
SOĞUK KOMPRESS
Buzluktan çıkaracağınız buz küplerini, temiz bir beze sararak sırt ağrılarınıza kurtulabilirsiniz.
Burada dikkat etmeniz gereken 10-15 dakikadan fazla tutmamak ve ara vererek işlemi gerçekleştirmeniz gerekir.

SIVI TÜKETİMİ
Vücutta oluşan sıvı kaybı, ağrıların sebebi olabilir. Bunun için günde 8-10 bardak su içmeliyiz.
ZERDEÇAL
Hindistan mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan zerdeçal, vücuttaki iltihaplanma ve ödemin
atılmasında en etkili yardımcılardan biridir. İçerisindeki etkin madde olan curcumin iltihap
önleyici olan doğal bir antioksidandır. 2 yemek kaşığı toz zerdeçal, 1 yemek kaşığı doğal süzme bal ile 2 yemek kaşığı ısınmış sütü karıştırıp bir macun hale getirin. Bu macunu sırt ağrılarınıza 8-10 dakikalık masaj uygulayın.
PAPATYA ÇAYI
Papatya çayı da sırt ağrılarınızdan kurtulmanızda etkili bir bitkidir. Günde 1 bardak papatya çayı
içerek vücudunuzdaki genel ağrı, bitkinlik ve yorgunmluk hissini atabilirsiniz.

KULLANICILARIN MERAK ETTİĞİ DİĞER SORULAR
Sırt ağrısına ne iyi gelir evde çözüm? Papatya, anason ve fesleğen çayları bu konuda etkili seçeneklerdir. Bitki çayları içerisindeki iltihaplanmaları azaltan içerikleri ve stresi de yok eden etkileri sayesinde farklı nedenlere bağlı olan sırt ağrılarına iyi gelir.
Sırtım çok ağrıyor neden olabilir? Sırt ağrısı, sırtımızda bulunan omurganın iki yanındaki kasların gerilmesi ile oluşur. Sırt ağrısına yol açan bu gerilmenin en büyük nedeni strestir. Normalde ”C” harfine benzeyen boyun omurgası düzleşir, omuz ve sırta giden sinirlerin çıkışları daralır ve sinirler baskı altında kalır.
Şiddetli sırt ağrısına ne iyi gelir? Sarımsak sırt ağrılarından kurtulmanıza yardımcı olacak en yararlı bitkidir. Her sabah aç karnına 2-3 diş sarımsak yiyerek ya da küçük hap şeklinde doğrayarak çiğnemeden su ile de yutabilirsiniz. alanı olan epsom tuzunun sırt ağrıları tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir.
Geçmeyen sırt ağrısı neyin belirtisi? Geçmeyen Sırt Ağrısı Sırt ağrıları kimi zaman kas incinmesi gibi basit bir nedenle oluşabilir. Kimi zaman ise fibromiyaljiden osteoporoza kadar pek çok ciddi hastalığın habercisi olabilir. Bu nedenle, özellikle sabit bir bölgede ve sürekli devam eden sırt ağrıları mutlaka ciddiye alınmalı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAVUNUN FAYDALARI
Kavun, vücudu soğutucu ve yatıştırıcı etkisinin yanında sağlık açısından da birçok faydası bulunmaktadır. Gelin kavunun faydalarını hep birlikte inceleyelim. İşte sizler için araştırıp bir araya getirmiş olduğumuz kavunun faydaları…
1. Anti-Kanser Özellikleri
Kavun meyvesindeki yüksek karotenoid içeriği, kanseri önleyebilir ve akciğer kanseri riskini azaltabilir. Bu meyvenin düzenli tüketimi, vücudunuzu istila eden kanser hücrelerinin önlenmesinde ve öldürülmesinde etkilidir. Bu yüzden bu ölümcül hastalığı önlemek için diyetinize kavun ekleyin.

2. Kalp Sağlığı
Kavun meyvesinde bulunan adenosin adı verilen bir antikoagülan, inme veya kalp hastalığına neden olan kan hücrelerinin pıhtılaşmasını durdurabilir. Kavunlar vücuttaki kanı düzleştirerek kalp hastalığı riskini azaltır. Ayrıca, kavun içindeki yüksek su içeriği, mide ekşimesini hafifletmeye yardımcı olan rahatlatıcı bir etki sağlar.
3. Böbrek hastalığını tedavi eder
Kavunun mükemmel diüretik özellikleri, böbrek hastalığını iyileştirmede yararlıdır. Kavun ve limonun kombinasyonu gut hastalığının iyileştirilmesinde etkilidir. Böylece, sabahları her gün düzenli olarak kavun tüketimi böbrek sağlığının korunmasına yardımcı olur.
4. Sindirim Sağlığı
Sindirim problemleriniz varsa, yumuşak ve kolay bağırsak hareketini kolaylaştırmak için kavun yemeyi deneyebilirsiniz. Kavunlardaki yüksek su içeriği, özellikle mide de sindirimde zorluğa neden olan asitliği ortadan kaldırırken, sindirimi başlatmak için sindirim açısından harikadır.
5. Enerji Artırıcı
Çoğu kavun vücudunuzun enerji üretiminin çoğunu oluşturan B vitaminleri içerir. Vücudunuz tarafından şekeri ve karbonhidratı işlemek için B vitaminleri gereklidir. Böylece, kavun tüketimi size önemli miktarda enerji sağlayabilir.
6. Kilo Verme
Diğer birçok meyve gibi, kavunlar da kilo kaybı için idealdir. Bu meyveler, sodyum ve kalorilerin yanı sıra yağ ve kolesterol içermez. Doğal tatlılık, şekerli yiyecekler ve yüksek kalorili tatlılar için isteklerinizi sınırlandırırken, yüksek su içeriği sizi daha uzun süre tok tutabilir.
KAVUNUN CİLDE FAYDALARI
Kavunlar sadece sağlığınız için değil; kavunun besin değeri de onları cilt için faydalı hale getirir. Cilt bakımı için kavunun faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Sağlıklı Cilt Bakımı
Kavunun inanılmaz faydalarından biri, cilt dahil tüm bağ dokularında hücre yapısının bütünlüğünü koruyan kolajen içermesidir. Aynı zamanda yara iyileşmesini hızlandırır ve cildin sıkılığını korur. Düzenli kavun tüketimi, sert ve kuru cilde sahip olanlar için faydalıdır.
2. Yaşlanma Karşıtı Yararları
Kavunlar cildinizi tonlayabilir ve A, B ve C vitaminleri sayesinde yaşlanma karşıtı faydalar sağlar. Taze kavun ince dilimlerini keserek yaşlanma karşıtı bir yüz maskesi hazırlayabilirsiniz. Bu dilimleri yüzünüze ve boynunuza yerleştirin. 15 ila 20 dakika bekletin. Soğuk su ile durulayın. Bunu yapmak cildinizi tazeler ve genç bir ışıltı sağlar.
KAVUN SAÇ SAĞLIĞINA FAYDALARI
Sağlıklı saçlar, görünümünüzü büyük ölçüde değiştirecektir. Vücudun geri kalanı gibi, saç sağlığı da saç köklerimize ürettiğimiz besinlere bağlı olarak gelişir. Vitamin ve mineral bakımından zengin meyve tüketmek saçların büyümesini teşvik edebilir ve saç problemlerini önleyebilir. Kavunlar aşağıdaki saydığımız şekillerde saçlarınız için faydalı olabilir.
1. Saç Büyümesini Teşvik Ediyor
Kavunlar, özellikle, vücutta A vitaminine dönüşen iyi bir beta karoten kaynağıdır. Bu A vitamini sağlıklı saçlar ve normal saç büyümesi için hayati öneme sahiptir.
2. Saç Dökülmesini Önler
B vitaminlerindeki eksiklikler saç dökülmesine neden olmaktan da sorumludur. Kavunlar gibi kavunlar folik asit ve inositol gibi B vitaminleri bakımından zengindir ve bu da saç dökülmesini önlemeye ve saç büyümesini teşvik etmeye yardımcı olur.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polat Group Holding ve Polat Makina Kurucu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat ve üst düzey yöneticileri, zeytinyağı üretiminde kullanılan makineler, şirketin faaliyetleri ve gelecek dönem projeleri hakkında önemli açıklamalarda bulunurken çevre dostu ve sürdürülebilir üretim süreçlerine dikkat çekti.
Polat Makina, 26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü vesilesiyle Aydın’daki merkez fabrikasında basın temsilcileriyle bir araya geldi. Etkinlikte, şirketin sürdürülebilir üretim vizyonu, zeytinyağı teknolojileri ve geleceğe yönelik projeleri detaylı bir şekilde paylaşıldı. Polat Makina’nın çevre dostu üretim süreçleri ve kadın istihdamını destekleyen projeleri de ön plana çıktı.
4’ü yurt dışında olmak üzere 13 grup şirketiyle faaliyetlerini sürdüren Polat Group Holding’in iştiraklerinden Polat Makina’da, şirketin sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalarak şekillendirdiği zeytinyağı üretim teknolojileri, Polat Makina’nın faaliyetleri, bir önceki yılın değerlendirmesi ve geleceğe yönelik projeleri paylaşıldı. Polat Group Holding ve Polat Makina Kurucu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat ile üst düzey yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantının ardından basın temsilcileri için düzenlenen fabrika turuyla üretim süreçleri yakından tanıtıldı. Polat Group Holding Genel Müdürü Rıza Korkut Özdemir ve Polat Group Holding Mali İşler Direktörü Serkan Ersoy’un holding ve iştirakleri hakkında genel bilgilendirmede bulunduğu toplantıda, Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan dijital dönüşüm süreçleri, yenilikçi uygulamalar ve sürdürülebilirlik temelinde geliştirdikleri projelerden bahsetti.
“45 ülkede, 46 yılda global bir güç haline geldik”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Polat Group Holding Kurucusu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat, Polat Makina’nın 46 yıllık başarı hikayesini anlatarak şirketin global pazarlarda nasıl büyüdüğünü vurguladı. Polat, önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı ve global rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi. İbrahim Polat, Aydın’da başlayan başarı hikayesinin, bugün global bir yapıya dönüştüğünü hatırlatarak, “UNESCO tarafından 26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü olarak ilan edildi. Ben de, zeytine olan tutkumla doğduğum bu topraklarda 1978 yılında 4,5 metre karelik küçük bir atölyede yolculuğuma başladım. Bugün “Zeytinin olduğu her yerde Polat Makina imzası var” diyebileceğimiz bir noktaya geldik.
Ürünlerimizi Avrupa, Orta Doğu ve Amerika başta olmak üzere 45 farklı ülkeye ihraç ediyoruz. Polat Makina’da değerli yeteneklerin özverili çalışmaları sayesinde, kısa sayılabilecek bir sürede bugünkü konumumuza ulaştık. Önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı, global varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu süreçte müşteri memnuniyeti ve kaliteden ödün vermeden, global düzeyde rekabetçi bir oyuncu olmaya devam edeceğiz” dedi.
“Sürdürülebilirlik ve inovasyon, büyümemizin temel taşları”
Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan da toplantıda yaptığı konuşmada, şirketin Ar-Ge çalışmalarına ve çevre dostu üretim süreçlerine verdiği önemi vurgulayarak; “Güneş enerjisi yatırımlarıyla karbon ayak izimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. 2027 yılı itibarıyla üretilen elektriğin tamamının üretim tesislerimizde kullanmayı hedefliyoruz.” dedi. Ayrıca Şahan, “Kadınların Birleştirici Gücü” adlı projeleriyle bölgedeki kadın istihdamını destekleme adımlarını da duyurdu.
Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan, zeytinyağı üretiminde sundukları komple çözümlerle sektöre önemli katkılarda bulunduklarına da dikkat çekti. Sürdürülebilir ve istikrarlı büyümenin temel öncelikleri arasında olduğunu belirten Şahan, “30.000 m’lik üretim tesislerimizde gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmalarıyla, zeytinyağı üretiminde ihtiyaç duyulan her aşama için özel çözümler sunuyoruz. Teknolojik üstünlüğümüz ve kaliteye verdiğimiz önemle global ölçekte büyük bir prestije sahibiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda, yaklaşık 2 milyon dolarlık bir yatırımla yıllık 4 milyon 900 bin kWh kapasiteli bir güneş enerjisi sistemi kurduk. Tüm iş süreçlerimizde karbon ayak izimizi en aza indirmek için çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” ifadesini kullandı.
Aydın’ın bölge olarak taşıdığı öneme de dikkat çeken Şahan, “Şirketimizin temellerinin Aydın’da atılmış olması ve burada köklü bir geçmişe sahip olmamız, bizi bölgeye değer katan projeler hayata geçirmeye teşvik ediyor. Bu kapsamda, 2023 yılında başlattığımız Kadınların Birleştirici Gücü projemiz çerçevesinde Kaynak Operatörü Yetiştirme Programı’nı hayata geçirdik. Program, bölgenin gelişimine katkı sağlayarak hem kadın istihdamı hem de yerel kalkınmayı destekleme yolunda önemli bir adım oldu” dedi.
2024 yılında büyüme stratejilerine paralel ilerlediklerinin de altını çizen Şahan, “2025 yılı için planladığımız projeleri hayata geçirerek çok daha verimli bir konuma yükselmeyi ve müşteri memnuniyetini daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
Polat Makina Hakkında
Temelleri 1978 yılında İbrahim Polat tarafından Aydın’da atılan Polat Group Holding, 1200’ün üzerinde çalışanı ve 4’ü yurt dışında olmak üzere; makine, redüktör, tarım, fidancılık, kimya gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren 13 markasıyla ürünlerini Aydın’dan 80’in üzerinde ülkeye ihraç etmektedir. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan, etkinlikle ilgili Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen basın toplantısında, teknoloji sayesinde dünyanın daha iyi bir yer haline geleceğini söyledi.
Robot yarışlarına ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını ifade eden Tezcan, “Bizim gibi gelişmekte olan ülkenin kalkınmasında en önemli etkenlerden biri teknolojiyi hızla kendi ekonomi mekanizmasına adapte etmek olmalı. Bunu farklı dönemlerde farklı ülkeler gerçekleştirmiş.” dedi.
Bilim Kahramanları Derneği Başkanı Sıdıka Semahat Demir ise çocukların erken yaşta bilimle tanışması ve bilginin toplumun odağında olması için faaliyet yürüttüklerini belirtti.
Her çocuğun mucit doğduğunu anlatan Demir, “Robot etkinliğinin temel amacı çocuk ve gençleri bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarıyla çalıştırmaktır.” ifadelerini kullandı.
Demir, 90 ülkeden 3 bin 500 katılımcının yer alacağı etkinlikte doğa ile uyum içinde yaşamanın yollarını keşfetmek için çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.
Dünya Robot Olimpiyatı Genel Sekreteri Claus Ditlev Christensen de robotlardan korkulmaması gerektiğini, onların dünyayı daha iyi bir yer haline getirmede bir araç olarak kullanılabileceğinin altını çizdi.
Dünyanın dört bir yanındaki gençleri buluşturduklarını belirten Christensen, “Onlar sadece yaratıcılıklarını ve teknik becerilerini sergilemek için değil, aynı zamanda akranlarıyla bağlantı kurmak, sınırları ve kültürleri aşan dostluklar kurmak için burada olacak.” diye konuştu.
Fuar İzmir’de 28-30 Kasım’da gerçekleştirilecek olan organizasyonda katılımcı ülkelerin klasman birincisi robotları yarışacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çorlu’da iki dekar alanda kurulu olan ve 600 metrekarelik steril ve kapalı hidroponik ortamıyla Türkiye’nin ilk dikey tarım tesislerinden biri olan işletmede, 40 farklı türde yenilebilir bitki yetiştiriliyor. Tesiste, yağmur kanallı mekanik aktarım ve açısal sulama sistemleri gibi ileri teknolojiler kullanılarak, fidelerin kök sulama havuzlarında doğal içerikli saf gübreyle beslenmesi sağlanıyor. Deneme üretim kapasitesinin aylık 2000 kıvırcık marul ile 1000 kombine kök ürün (roka ve kırmızı yapraklı salata çeşitleri) olduğu belirtildi.
Sürdürülebilir tarımda yeni bir adım
İşletmede sürdürülebilir tarım teknikleri ve Ar-Ge çalışmalarıyla üretim yapılırken, dikey tarımın avantajları ön plana çıkıyor. Bu yöntemle düşük su tüketimi, enerji verimliliği, zararlı ve hastalık bulaş riskinin azalması gibi avantajlar sağlanıyor. Ayrıca, kapalı ve steril alanlarda yapılan üretim sayesinde, yıl boyu kesintisiz hasat imkanı sunuluyor. Ancak dikey tarımın yüksek yatırım maliyetleri, bu üretim modelinin zorluklarından biri olarak gösteriliyor.
İl Tarım Müdürlüğünden ziyaret
İl Tarım ve Orman Müdürü Oktay Öcal, İl Müdür Yardımcısı ve Çorlu İlçe Tarım ve Orman Müdürü ile teknik personelden oluşan bir heyet, tesisi ziyaret etti. İşletmedeki üretim tekniklerini yerinde inceleyen Öcal ve ekibi, üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Tesisin, modern tarımın ülkemizdeki yaygınlaşmasına katkı sağlaması hedefleniyor. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Yıldız Teknik Üniversitesi senato salonunda yapılan toplantıda BKYS sunumu yapan KAEÜ Rektör Yardımcısı ve Kalite Yönetim Koordinatörü Prof. Dr. Hüseyin Şimşek, sistem içindeki politika ve stratejik planlama, risk ve süreç yönetimi ile performans izleme özellikleri hakkında bilgi vererek, sistemin kullanıcı dostu ara yüzü olduğunu anlattı.
KAEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil de BKYS’nin üniversitenin akademik ve idari süreçlerinde verimlilik sağladığını, KAEÜ’nün kalite yönetimindeki yaklaşımından, bu alanda elde edilen başarılardan bahsetti.
BKYS’nin geliştirilme amacına, süreçlerine ve uygulama alanları hakkında bilgiler veren Rektör Karahocagil, BKYS’nin üniversitelerde kaliteyi yönetmek, izlemek ve geliştirmek için bütünleşik bir yaklaşım sunduğunu ve kurumların performanslarını artırmalarına yardımcı olduğunu kaydetti.
Sunumlar için teşekkür eden Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik de BKYS’nin üniversitelerin kalite süreçlerinde önemli bir sistem olduğunu ifade etti.
Toplantıya, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Vatan Karakaya ve Prof. Dr. Ahmet Göksel Ağargün, Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Özer Çınar ile Genel Sekreteri Ahmet Yüksel Karahan da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DİĞERLERİNDEN DAHA KÜÇÜK
Uydu görüntülerinde Liaoning savaş gemisinin diğer uçak gemileriyle birlikte bir tersaneye yanaştığı görülürken, ayrı bir görüntüde ise geminin denize doğru hareket ettiği görüldü. ABD Donanması yetkilileri, savaş gemisini gözlemlerken, güvertesinin yaklaşık 200 metre uzunluğunda ve 40 metre genişliğinde olduğunu, bu nedenle diğer Çin uçak gemilerinden daha küçük olduğunu tespit etti.

3. DÜNYA SAVAŞI ENDİŞELERİ
Görüntüler, ABD Başkanı Biden’ın Ukrayna’nın, Çin’in müttefiki Rusya’yı vurmak için Amerikan füzelerini kullanmasına izin vermesinin ardından çekildi. Bu gelişme, küresel çapta büyük bir savaşın patlak verebileceği endişelerini körükledi.

RUSYA VE ÇİN İŞBİRLİĞİ
Batı yaptırımlarının ardından Çin, Rusya’nın en büyük ticaret ortağı haline geldi. Çin, Rusya’ya temel teknoloji ve tüketim malları tedarik ederken, enerji ihracatında da büyük indirimlerden faydalanıyor. Eylül ayında iki ülke arasındaki ortak askeri tatbikatların arttığına dair haberler gündeme gelmişti. Çin ordusu, 370’den fazla savaş gemisi ve denizaltıdan oluşan bir filoya sahip. Bu, Çin’i dünyanın en büyük deniz gücü haline getirirken, ülke ABD’nin uçak gemisi teknolojisine yetişmek için filosunu hızla genişletmeye devam ediyor.

BÖLGESEL GERİLİM ARTIYOR
Çin ve Japonya arasındaki gerilim, ABD’nin bölgedeki varlığı nedeniyle tırmanmaya devam ediyor. Çin hükümeti, Tayvan’ın kendi toprağı olduğunu iddia etse de Japonya’ya yönelik açık bir tehditte bulunmadı. Japonya Dışişleri Bakanlığı, Çin’in artan askeri faaliyetleri karşısında ABD’nin bölgede güçlü bir varlık göstermesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Yapılan açıklamada, “ABD Donanmasının varlığı, Japonya’nın güvenliği ve bölgesel barışın korunması için kritik öneme sahiptir” denildi.
Erdem AksoyHaberler.com – DünyaTeknolojiDünyaNASA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ASELSAN Sivas’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye’nin, savunma sanayisinde dışa bağımlılığını azaltma hedefi doğrultusunda faaliyet gösteren ASELSAN Sivas, Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin ilk teslimatını BMC Genel Müdürü Mehmet Karaaslan ve BMC Genel Müdür Yardımcısı Caner Şahin’in katıldığı törenle gerçekleştirdi.
Törende konuşan ASELSAN Sivas Genel Müdürü İhsan Özsoy, ALTAY tankları için üretilen Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin ilk teslimatını yapmaktan mutlu olduklarını belirtti.
Sistemin tamamen yerli ve milli olarak üretildiğini vurgulayan Özsoy, “İlk ürün testlerini geçtikten sonra teslimat aşamasına geldik. Teslimatı BMC savunma firmamıza yapıyoruz. Kendilerinin desteği sayesinde yerli ve milli ürünleri Türkiye’nin envanterine kattık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
ASELSAN Sivas Yönetim Kurulu Üyesi Osman Yıldırım da Türkiye’nin gururu olan ALTAY tankının gözlerinin, Sivas’taki mühendislerce, tesislerinde yapıldığını dile getirdi.
Konuşmaların ardından Yıldırım, ALTAY tankının üretim tesislerini koruması amacıyla Özsoy’a, bir çift Kangal köpeği yavrusu hediye etti.
Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan birçok zırhlı araçta da kullanılan periskop sistemleri milli ana muharebe tankı ALTAY’ın kritik unsurlarından biri olacak ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modern savunma ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlandı.
Zırhlı araçlarda kullanılan Gündüz Görüş Periskop Sistemleri, tank mürettebatına geniş görüş açısı, yüksek doğrulukla tespit yeteneği ve etkili gözetleme imkanı sunuyor.
Sistem, görev sırasında hem güvenliği hem de operasyonel etkinliği destekleyerek sahadaki askerlere stratejik avantajlar sağlamayı hedefliyor. Dayanıklı yapısı ve kullanıcı dostu tasarımı sayesinde, en zorlu koşullarda dahi güvenilir bir performans sunuyor.
ALTAY tankının yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki diğer zırhlı araçlarda da aktif olarak kullanılan bu sistem, yerli ve milli olarak tasarlandı ve üretildi.
Yerel HaberlerTeknolojiTürkiyeAselsanSavunmaÜretimAltaysivasSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ALTAY tankları için ASELSAN Sivas‘ta yerli ve milli imkanlarla üretilen Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin ilk teslimatı bugün gerçekleştirildi
SİVAS – ALTAY tankları için ASELSAN Sivas‘ta üretilen Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin ilk teslimatı bugün gerçekleştirildi.
Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığını azaltma hedefi doğrultusunda faaliyet gösteren ASELSAN Sivas, Gündüz Görüş Periskop Sistemleriyle de kendini ispatladı. ALTAY tankları için üretilen sistemlerin ilk teslimatı bugün törenle gerçekleştirildi.
ASELSAN Sivas Genel müdürü Dr. İhsan Özsoy, ASELSAN Sivas Yönetim Kurulu Üyesi Osman Yıldırım, BMC Genel Müdürü Mehmet Karaaslan ve BMC Genel Müdür Yardımcısı Caner Şahin’in katılımı ile teslim töreni Sivas’ta yapıldı.
BMC’nin desteğiyle üretildi
ASELSAN Sivas Genel Müdürü Dr. İhsan Özsoy, yaptığı konuşmada, “Bugün ALTAY tankları için ürettiğimiz periskop sistemlerinin üretimini tamamladık ve BMC firmamıza teslimini gerçekleştiriyoruz. Burada gördüğünüz periskop sistemleri ALTAY tankının içerisinden dışarıyı gözetleyebildiğimiz gündüz görüş sistemleri. Bunların üretimi tamamen yerli ve milli olarak Sivas’ta yapıldı. İlk ürün testlerini tamamladıktan sonra teslimat aşamasına geldik. BMC firmamızın desteğiyle yerli ve milli bu ürünü geliştirdik. Kendilerinin desteği ile yerli ve milli bu ürünü geliştirip Türkiye’nin envanterine kattık ve ALTAY tanklarında kullanacağız. Bu nedenle kendilerine teşekkür ediyoruz” dedi.
ALTAY’ı kangallar koruyacak
ASELSAN Sivas Yönetim Kurulu Üyesi Osman Yıldırım, BMC yetkililerine bir çift kangal yavrusu hediye edip, “Gurur duyduğumuz ALTAY tanklarının gözlerini Sivas’ta ki bu tesiste kendi mühendislerimiz ile ürettik. Türkiye’nin yerli ve milli tankının gözleri Sivas’ta üretiliyor. Tanklarımızın üretildiği tesisleri de kangallarımızın gözleri koruyacak.” ifadelerine yer verdi.
Yerli ve milli, TSK’ya hizmet verecek
Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan birçok zırhlı araçta da kullanılan periskop sistemleri milli ana muharebe tankımız ALTAY’ın kritik unsurlarından biri olacak ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modern savunma ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlandı. Zırhlı araçlarda kullanılan Gündüz Görüş Periskop Sistemleri, tank mürettebatına geniş görüş açısı, yüksek doğrulukla tespit yeteneği ve etkili gözetleme imkanı sunuyor. Sistem, görev sırasında hem güvenliği hem de operasyonel etkinliği destekleyerek sahadaki askerlerimize stratejik avantajlar sağlayacak. Gündüz Görüş Periskop Sistemleri, askerlerimizin sahada ihtiyaç duyduğu üstün gözetleme kabiliyetini sağlamanın yanı sıra, operasyonel başarının artırılmasına da imkan tanıyacak.

TeknolojiGüvenlikAselsanEkonomiGüncelSivasAltay
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bankadan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Finans, telefon aramalarının doğruluğunu teyit eden gerçek zamanlı mobil bildirim sistemi ile güvenli dijital bankacılık deneyimi sunuyor.
Yeni hizmetle “Türkiye Finans Mobil” bankacılık uygulamasını indirip kullanan Türkiye Finans müşterileri, artık banka tarafından yapılan aramaların güvenli olduğuna dair gerçek zamanlı bildirim alacak.
Geliştirilen sistemle müşteri bankadan arandığında, doğru müşteriyle görüşüldüğü teyit edildikten yaklaşık 20 saniye sonra otomatik olarak, tarih, saat bilgisi ve görüşülen müşteri temsilcisinin ismini de içeren bir mobil bildirim gönderiliyor.
Bu bildirim, müşterinin bankayla güvenli bir görüşme yaptığını doğruluyor ve sahte aramalarla ilgili kaygıları ortadan kaldırmayı hedefliyor. Müşteriler, mobil uygulamaya giriş yapmalarına gerek kalmadan bildirimlerini doğrudan telefonlarının ana ekranından görebiliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Finans Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Melis Tosun Arslan, sektörde müşteri deneyimi mükemmellik standartlarını belirlemek için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.
Türkiye Finans olarak bankacılık sistemlerini müşteri deneyimi odaklı yeni teknolojik fonksiyonlarla sürekli geliştirdiklerini aktaran Arslan, “‘Hayat Mobil, Bankan Mobil’ mottosuyla müşterilerimizin bankacılık yolculuğunu Türkiye Finans’ın insan odaklı teknoloji yaklaşımıyla daha güvenli, akıcı ve kesintisiz hale getiriyoruz. Telefon aramalarının doğruluğunu teyit eden ‘Güvenli Arama Mobil Bildirim’ sistemi ile müşterilerimizin kendilerini her görüşmede güvende hissetmelerini sağlamayı hedefledik.” değerlendirmesini yaptı.
Türkiye FinansTeknolojiEkonomiFinansBanka
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara temasları kapsamında beraberindeki heyet ile birlikte Tusaş‘ı ziyaret etti. Sekreter Rutte, TUSAŞ şehitleri anısına taziye defterini imzaladı.
Ziyaret kapsamında, Rutte’nin başkanlığındaki NATO heyeti, savunma sanayiine dair bilgilendirme ve istişare toplantısına katıldı. Türkiye’nin NATO’daki varlığının önemini ve NATO ülkeleriyle savunma sanayii alanında sürdürülebilir iş birliğinin gerekliliğinin vurgulandığı görüşmede, Türkiye’nin savunma sanayinde ulaştığı mühendislik seviyesini ve hava, kara, deniz platformlarını tanıtan bir sunum yapıldı.
Görüşmenin ardından Rutte, yerli ve milli platformlardan Milli Muharip Uçağı KAAN, Jet Eğitim Uçağı HÜRJET, Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı HÜRKUŞ, AKSUNGUR, ANKA, ANKAIII, ŞİMŞEK, İHA’lar ve GÖKBEY, ATAK, T70 helikopterlerini inceledi. T70 helikopterinin pilot koltuğuna oturan Genel Sekreter Rutte’ye Osmanlı kalkanı hediye edildi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Haluk Görgün, “Ziyaretleri ve taziyeleri için Sayın Sekreter’e teşekkür ediyor, ziyaretin bölgemizdeki barışın tesisine hizmet etmesini, savunma sanayiimizin gelişimine vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. – ANKARA
Uluslararası İlişkilerHaluk GörgünHavacılıkTeknolojiPolitikaEkonomiTürkiyeankaraTerörTUSAŞYerelUzayNatoPKK
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“AVRUPA ÇAPINDAKİ HEDEFLERİ VURABİLİR”
Bölgedeki gerginlik tüm dünyayı tedirgin ederken Rusya Stratejik Füze Kuvvetleri Başkomutanı Sergey Karakayev’dan dikkat çeken bir çıkış geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rusya Savunma Bakanlığı yönetimi, askeri sanayi temsilcileri ve füze sistemleri üreticileri ile yaptığı toplantıda konuşan Karakayev, Ukrayna’da askeri bir tesise yönelik saldırıda test edilen nükleer olmayan hipersonik ekipmanlarla donatılmış ‘Oreşnik’ füzesi için “Dünyada eşi benzeri yok. Füzenin donatımı, mevcut ve gelecekteki füze savunma sistemlerini aşmayı garanti ediyor. Bu silah, belirlenen görev ve mesafeye bağlı olarak Avrupa çapındaki bütün hedefleri vurabilir” dedi.

“DÜNYADA KİMSE SAHİP DEĞİL”
Rusya lideri Putin ise “Bu tür silahların geliştirilmesi yönündeki çalışmalar, ülkemiz için hayati önem taşıyor. Dün test edilen silah sistemi, Rusya’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin sağlam garantörü. Dünyada kimse buna benzer silaha sahip değil. Bugün dünyada bu füzeye karşı koyacak, bunu engelleyecek araç yok. Yeni silah sistemlerini test etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“TEST AŞAMASINDA BİRDEN FAZLA SİSTEM VAR”
‘Oreşnik’ füzesinin stratejik silah olmadığını ancak söz konusu silahların gücüne sahip olduğunun altını çizen Putin, bu füzenin seri üretimine geçileceği ve Rusya Stratejik Füze Kuvvetlerinin kullanımına verileceği bilgisini paylaştı. Bu tarz testleri savaş koşullarında güvenlik tehditlerine bağlı olarak sürdüreceklerini dile getiren Putin, bunun için gerekli potansiyele sahip olduklarını söyledi. Putin, “Oreşnik’ten başka Rusya’da test edilmek üzere çalışma aşamasında bulunan birden fazla sistem var. Bu sistemler de test edildikten sonra seri üretime geçilecek. Böylece orta ve kısa menzilli silah grubuna sahip olacağız” dedi.
KISA ZAMANDA ÜRETİLDİ
Rusya Askeri Sanayi Komisyonu Başkan Yardımcısı Vasiliy Tonkoşurov da söz konusu sistemin kısa zamanda Rus teknoloji ürünleriyle üretildiğini dile getirdi.
Olgun KızıltepeHaberler.com – DünyaAvrupa GünüTeknolojiUkraynaGüncelDünyaRusya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Konser programında, Türk ve Romen bestecilerin eserlerini sahnede yine iki ülkenin müzisyenleri yorumlayarak bu dostluğu sanatsal bir paylaşım ile perçinleyecek. Kemanda Vlad Stanculeasa, viyolonselde Valentin Radutiu ve piyanoda Andrei Banciu’nun seslendireceği Beethoven’ın tek Üçlü Konçertosu ile başlayan konser, Romen besteci Theodor Rogalski’nin Üç Romen Dansı eseriyle sürecek. Ardından şef Hasan Niyazi Tura yönetimindeki konser, ilhamını Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinden alan, orkestramızın kurucusu Cemal Reşit Rey’in Fatih Senfonik Şiiri ile son bulacak.

Türkiye ile Romanya arasındaki ilişkiler, 19. yüzyıldan bu yana karşılıklı saygı ve iş birliği temelinde gelişmiş, 1878 yılından beri kesintisiz olarak sürdürülen 146 yıllık bu tarih, yalnızca diplomatik bağlarla sınırlı kalmayıp, sanattan edebiyata, kültürden müziğe uzanan ortak değerlerle de derinleşmiştir. Bu anlamda konser, hem geçmişten bugüne gelen bu güçlü bağları onurlandırıyor hem de gelecek nesiller için yeni köprüler kurmayı amaçlıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin ilk betimlemeli sergi serisi olan ve bugüne kadar 150’den fazla sanatçının yer aldığı “Konuşan Resimler”, albüm olmuş ve 30 milyona aşkın dinleyiciye ulaşmıştı. Türkiye’nin edebiyat, tiyatro ve sinema dünyasından önemli karakterlerini bir araya getirerek, görsel sanatla edebi hikâyeleri buluşturan Konuşan Resimler, 10. yılına özel hazırlanan 37 eser ile bir kez daha sanatseverleri büyülemeye hazırlanıyor.
REKLAM
Her bir tablonun yalnızca bir resim değil; sanatçının kaleminden çıkan derinlemesine hikâyelerle yaşayan, düşünen, hisseden bir varlığa dönüştüğü ‘Konuşan Resimler’in veda sergisi ile, sanat ve edebiyat dünyasından birçok tanınmış isim bir araya gelecek. Açılışı bugüne kadar projede yer alan isimler ve özel davetlilerin katılımıyla gerçekleşecek olan sergi, 13-19 Aralık tarihleri arasında AKM’de sanatseverlere açık olacak.

Konuşan Resimler’in final sergisi için hazırlanan eserler, yalnızca sanatsal değerleriyle değil Türkiye’nin kültürel belleğine olan katkılarıyla da eşsiz birer yatırım niteliği taşıyor.
Koleksiyonerlere sanat tarihinin bir parçası olma fırsatını sunan Konuşan Resimler ile ilgili düşüncelerini dile getiren Ru Ceylan, “Konuşan Resimler, insanlığın hem geçmişine hem de yarınına bir katkıdır. Bu sergi, yalnızca sanatın değil, farklı düşüncelerdeki insanların aynı masada toplanabileceği bir dünya hayalinin de yansıması oldu” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ALÂN
Her sene olduğu gibi, bu yıl da programa seçilen gruplar İstanbul Caz Festivali’nin Parklarda Caz konserlerinde sahne aldı. Seçilen gruplardan Mojo 5 ayrıca festivalin ödül gecesinde, Saint Privat konseri öncesinde sahneye çıktı. Gruplar eylül ayında stüdyoya girip, müzik tarzlarına göre eşleştirildikleri deneyimli müzisyenlerin prodüktörlüğünde Genç Caz+ 24 albümü için kendi bestelerini kaydettiler.
Blue Kiss Collective
Bu süreçte Boba Quartet’e Kıvılcım Konca, Zozeï’ye Çağıl Kaya, ALÂN’a Volkan Öktem, Mojo 5’e Selen Gülün, Blue Kiss Collective’e Kamucan Yalçın ve Zekeriya Şahiner Quartet’e Korhan Futacı prodüktör olarak destek oldu. Albümün kayıt, miks ve masteringini Sinan Sakızlı yaptı; grup fotoğrafları ise Muhsin Akgün’e emanet edildi.
Boba Quartet
Hayyam Stüdyoları’nda gerçekleştirilen kayıtlarda, gençliğin tutku ve heyecanının ustalığın bilgeliğiyle dengelendiği, özgür ve dinamik bir albüm ortaya çıktı. Albümün tanıtım konseri, 19 Kasım 2024’te, saat 21.00’de Pera 77’de düzenlenecek.
Mojo 5
Genç Caz+’nın bu seneki Seçici Kurulu’nda müzisyen Ayşe Tütüncü, müzisyen Selen Gülün, müzisyen Volkan Öktem, radyo programcısı Dr. Hakan Rauf Tüfekçi, yazar Yekta Kopan, müzisyen Okan Kaya, Sony Music Türkiye Genel Müdürü Özden Bora, Akra Caz Festivali Direktörü Kadir Dursun, müzisyen Çağıl Kaya, Pozitif ve Babylon’un kurucularından Ahmet Uluğ ve İstanbul Caz Festivali Direktörü Harun İzer yer aldı.
Zekeriya Şahiner Quartet
Genç Caz+ 24,15 Kasım’da Spotify, Apple Music, Deezer, YouTube Music, Fizy ve Muud gibi çeşitli platformlarda yerini alacak.
ZOZEÏ
Genç Caz+ 24 Albüm Şarkıları
BOBA Quartet / “güneş kaçta doğuyor”
ZOZEÏ /“Bir Oda”
ALÂN/ “DUDUDA”
MOJO 5 / “SIMPLE LIFE”
BLUE KISS COLLECTIVE / “Answers”
ZEKERİYA ŞAHİNER QUARTET / “intricate-bop”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Onay, kutlamalar çerçevesinde yarın şef István Várdai’nin yönettiği Franz Liszt Oda Orkestrası eşliğinde Wolfgang Amadeus Mozart’ın 12 numaralı A major K 414 piyano konçertosunu seslendirecek. Ünlü sanatçı, 26 Kasım’da da Liszt Akademisi Solti Hall’da, hocası Ahmet Adnan Saygun ile Saygun’un da yakın dostu ünlü Macar besteci Béla Bartók’un eserlerini icra edeceği bir resital verecek. Resitalde ayrıca Haydn, Liszt ve Chopin’in de eserlerini icra edecek olan Gülsin Onay, 27 ve 28 Kasım’da Liszt Akademisi’ndeki masterclasslarında da Macaristan’ın genç piyanistleri ile buluşacak ve Türkiye’ye dönecek.

Müzik yaşamına “Harika Çocuk” olarak adım atan Gülsin Onay, 12 yaşında Ahmet Adnan Saygun ile çalışmaya başlamış, bu hoca-öğrenci ilişkisi Saygun’un son nefesine kadar devam etmişti. Saygun’un kendisi için kişisel ve müzikal açıdan büyük bir ilham kaynağı olduğunu söyleyen Onay, Béla Bartók’un eskiz eserlerini de “esprili, muzip ve insanı gülümseten” eserler olarak değerlendiriyor.
Béla Bartók, 1936 sonbaharında Türkiye’ye gelmiş, İstanbul’da ve Ankara’da kısa bir süre geçirdikten sonra Adnan Saygun ile Anadolu’yu dolaşmıştı. İki besteci birlikte Türk halk müziği üzerine derleme çalışmaları yapmış ve aralarında derin bir dostluk gelişmişti.
Türk-Macar kültürel bağları müzikle buluşacak
Gülsin Onay, Türkiye ve Macaristan diplomatik ilişkilerinin 100. yılı nedeniyle böylesi yoğun bir program içinde Budapeşte’de bulunmaktan büyük bir mutluluk ve heyecan duyduğunu belirterek şunları söyledi:
“Konserde, hocam Adnan Saygun’un Bela Bartók ile olan dostluğunun izlerini ve müzikal mirasını paylaşacak olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Solti Hall’da gerçekleşecek bu konser, Türk ve Macar kültürel bağlarını müzikle buluşturacak. Türkiye’ye döndükten sonra da 6 Aralık Piyanistler Günü için, İstanbul’da gerçekleşecek büyük bir program için yoğun bir hazırlık sürecine gireceğim.”
Türkiye ile Macaristan arasında 18 Aralık 1923 tarihinde imzalanan Dostluk Antlaşması, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilan edilmesinin ardından yeni Türk devletinin Türkiye Cumhuriyeti ismiyle imzaladığı ve yürürlüğe giren ilk antlaşmaydı. O dönem krallık rejimiyle idare edilen Macaristan ise başka bir devletle ikili olarak ilk defa Türkiye Cumhuriyeti ile bir dostluk antlaşması imzalamıştı. Bu yüzden bir asırlık dostluk, iki ülke açısından da büyük önem taşıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eserin üç edisyonundan biri olan bu çalışma, çarşamba akşamı Sotheby’s New York’ta gerçekleşen müzayede kapsamında ilk kez açık artırmaya sunuldu.
Kripto para tekliflerinin de kabul edildiği, hızlı ve çekişmeli geçen açık artırma, 800 bin dolardan başladı.
Sotheby’s’in Upper East Side’daki salonunda, telefonda ve çevrim içi platformlarda hızla artan teklifler tahminlerin ötesine geçti.
Teklifler 5 milyon dolara yaklaştığında müzayedeci Oliver Barker, esprili bir şekilde, “Hiç ‘bir muz için 5 milyon dolar’ diyeceğimi düşünmezdim” dedi.
Maurizio Cattelan
SADECE 35 CENT’E ALINDI
Sotheby’s’te sergilenen muzun o gün sadece 35 cent’e satın alındığı bildirildi.
Kazanan teklifi, Sotheby’s Çin ofisinden Jen Hua, Çin doğumlu kripto girişimcisi Justin Sun adına verdi.
Alıcı primiyle (Alıcıların, kazandıkları teklifin üzerine ödemesi gereken ek bir ücret. Bu prim, genellikle müzayede evi tarafından belirlenir ve nihai satış fiyatına eklenir) birlikte Sun, eseri toplamda 6.2 milyon dolara satın alacak.
Karşılığında Sun, bir muz, bir rulo bant, bir orijinallik sertifikası ve eserin nasıl kurulacağına dair talimatlar alacak.
Sun, Sotheby’s’e yaptığı açıklamada, “Bu sadece bir sanat eseri değil, sanat, meme kültürü (İnternet geyiği) ve kripto topluluğunu bir araya getiren kültürel fenomeni temsil ediyor. Bu eserin gelecekte daha fazla düşünce ve tartışmaya ilham vereceğine ve tarihin bir parçası olacağına inanıyorum” dedi.
6.2 MİLYON DOLARLIK MUZU YEMEYİ PLANLIYOR
Sun, muzu sanat tarihindeki ve popüler kültürdeki yerini onurlandırmak için yemeyi planladığını belirtti.
REKLAM
‘Komedyen’ 2019’da Art Basel Miami’de üç edisyondan biri olarak tanıtılmıştı.
120 bin dolarlık fiyat etiketi, dünya çapında manşetlere taşınmış ve sanatın doğası ile değeri üzerine tartışmalara yol açmıştı.
Eser, New Yorklu performans sanatçısı David Datuna’nın muzu yerinden çıkarıp yemesiyle viral olmuştu.
David Datuna
Muzun yerine yenisi konmuştu. Bu olay, Mayıs 2023’te benzer bir eyleme ilham vermişti ve Güney Koreli bir sanat öğrencisi, ‘Komedyen’in Seul’deki bir edisyonunda sergilenen muzu yemişti.
Ülkemizde de duvara bantlanmış muz sosyal medyada viral olmuş, belediyeler esprili paylaşımlarda bulunmuştu.


Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Festival güne, İBB Beyoğlu Sineması’nda VisionIST kapsamında düzenlenen ve her daim gündemden düşmeyen bir konunun tartışıldığı Yasalarda ve Uygulamada “Sansür”: Film Sektörünün Hakları başlıklı bir oturumla başladı. Prof. Dr. Adem Sözüer’in moderatörlüğünde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Volkan Aslan ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı öğretim üyesi Ulaş Karan’ın konuşmacı olduğu panelde geçmişten günümüze sansür uygulamaları, zamanla değişen sansür gerekçeleri, sansüre karşı var olan haklar ve bu hakların nasıl korunacağına dair önemli bilgiler paylaşıldı.
REKLAM
VisionIST kapsamında düzenlenen ikinci panel Sinemada Kadın Özgürleşmesi oldu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi, film eleştirmeni, yazar Umut Tümay Arslan’ın moderatörlüğünde psikiyatr, yazar, psikoterapist Arzu Erkan ile senarist, yönetmen, kurgucu, görüntü yönetmeni Senem Tüzen, sinemada kadın temsilleri ve kadına atfedilen rolleri, kadının her alanda olduğu gibi sinemada da erkek egemen düzenle savaşmak zorunda kalışını kadını odağına alan filmlerden örneklerle konuştular. Festivalde gösterilen Boşluktaki Bedenler, Hayallerin Eşiği, Çalınan Gezegenim, Kara Kutu Günlükleri ve Memeli filmlerinden ilhamla düzenlenen panel sinemada kadın temsillerinin durumu üzerine değerlendirme ile başladı. Kadını erkek kahramanın yolculuğunun eşlikçisi olarak resmeden, kurtarılmayı bekleyen kurbanlaştırılmış kadın karakterler, eril bakış ile değersizleştirilen makbul kadın portreleri ile sınırlandırılan temsiller tartışıldı. Senem Tüzen, Ana Yurdu başta olmak üzere filmlerinde yarattığı kadın karakterleri nasıl oluşturduğunu ve öğretilmiş arketipleri tersine çevirerek adaleti sağladığını anlatırken, Arzu Erkan sinemada kadının maruz kaldığı fiziksel, ruhsal ve cinsel şiddeti tekrar üretmeden, dayanışmanın ve bu durumun onarılabilir olduğunun altını çizerek anlatmanın yollarından bahsetti. Panel, kaçıranlar için önümüzdeki günlerde festivalin YouTube hesabından izlenebilecek.

Festivalin Altın Terazi Uzun Metraj Yarışma filmlerinden Ceviz Yaprakları Sarardığında CineWAM Nişantaşı City’s’de festival kapsamında Türkiye prömiyerini yaptı. Biletlerin tükendiği gösterim sonrası yönetmen Mehmet Ali Konar ve filmin oyuncusu Korkmaz Arslan başta olmak üzere film ekibi soru-cevap seansında izleyiciyle buluştu. Ölüm döşeğindeki bir babanın, siyasi gerilimin varolduğu bir ortamda oğluna bildiği her şeyi aktarmaya, geleceğe hazırlamaya çalışmasının hikâyesini sunan filme dair yönetmen Mehmet Ali Konar; “Uzun süredir yapmayı düşündüğüm bir filmdi. Senaryoyu yazmamın birkaç sebebi var ama ilk sebep; insanın ona biçilen kader her neyse onu yaşaması, yaşarken nefes alabilmesi için ihtiyaç duyduğu haysiyetti. Bir yandan bu konuyu kendi perspektifimden anlatmak istedim. Bir de sonrasında filmde yer alan çocuk gibi hissettiğimi fark edince tüm bu sebepler filmi yapmam için yeterli oldu aslında,” dedi. Filmin başrol oyuncusu Korkmaz Arslan senaryonun kendisi için baba olmadan önce ve sonra olarak bambaşka etkileri olduğunu söyledi ve ekledi: “İlk senaryo elime geçtiğinde defalarca okudum, fotoğraflar görmeye çalıştım. Zaten bir senaryoda fotoğraf görmeye başlıyorsam benim için doğru bir proje olduğunu düşünürüm. Malum birçoğunuz belki bunu çok iyi biliyordur, bir oyuncuya senaryo geldiği zaman o hemen çekilmiyor. Biraz süreç geçiyor aradan. O geçen süreç arasında benim kızım dünyaya geldi. İlk senaryo okuduğumdaki duygu ile son çekim öncesi okuduğum senaryodaki duygu tamamen değişikti. Kızım bana çok yardımcı oldu. Bütün hikâye boyunca aklıma hep şu soru geldi: Ben öldüğümde çocuğuma ne olacak? Bu benim için çıkış noktası oldu.”
REKLAM
Kadıköy Sineması’nda günün söyleşili filmi ise Nader Saeivar’ın senaryosunu Cafer Penahi ile yazdığı Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan filmi Şahit / The Witness oldu. İran’da geçen film, kocası tarafından öldürülen arkadaşı için erkek egemen sistemde adalet savaşına giren bir kadının yaşadıklarını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Film gösterimi sonrasında izleyiciyle buluşan filmin kurgucusu Emir Etminan ve oyuncularından Hana Kamkar, filme dair merak edilenleri cevaplandırırken, İran’da kadınların verdikleri mücadelenin altını çizdi.

Festivalde Bugün (24 Kasım Pazar)
Suç ve Ceza Filmleri Festivali’nde bugün yarışma heyecanına festivalin 4. Kuvvet Direniyor, Adalet Terazisi ve Klasikler bölümünden kaçırılmayacak filmler eşlik edecek. 4. Kuvvet Direniyor bölümünde yer alan Bisiklet Satrancı / Bikechess saat 14.00’da festivalin Altın Terazi Film Yarışması jürilerinden yönetmen Assel Aushakimova’nın katılımıyla Nişantaşı City’s CineWam’da beyazperdede olacak. Prömiyerini Cannes FF Belirli Bir Bakış bölümünde yapan ve İngiltere’nin Oscar adayı ilan edilen Santosh 16.30’da beyazperdede olacak. Festivalde Türkiye prömiyerini yapacak Sandhya Suri imzalı film, “insanları doğuştan cinsiyetlerine ve kastlarına göre ayrımcılığa uğratan bir sistem içinde adalet nasıl sağlanır?” sorusuna cevap arıyor. 19.00’da festivalin yarışma filmlerinden başrollerini Ahmet Rıfat Şungar ile Berk Hakman’ın paylaştıkları Türker Süer’in yönettiği Gecenin Kıyısı gösterilecek. Venedik Yönetmenlerin Günleri, Toronto, Valladolid ve Selanik film festivallerine seçilen Gecenin Kıyısı biri orduya sadakatiyle ünlü bir subay, diğeri ise ne suç işlediği belirsiz bir subay olan iki kardeşin, 15 Temmuz 2016 darbe girişimine denk gelen adalet yolculuğunu anti-militarist bir yaklaşımla anlatıyor. Festivalin Klasikler bölümünde yer alan Brezilya Cinema Novo akımının ustası Glauber Rocha’nın toplumsal adaletsizliğe isyanı anlattığı filmlerinin en çarpıcı olanı Kara Tanrı, Beyaz Şeytan / Black God, White Devil ilk gösteriminden 60 yıl sonra yenilenen 4K kopyasıyla saat 21.30’da izleyiciyle buluşacak.
“Adalet dostlarıyla yolumuza devam ediyoruz” Haberi Görüntüle REKLAM
Kadıköy Sineması’nda ise günün ilk filmi saat 14.00’da gösterilecek, bu yıl Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış bölümünde yer alarak Cannes’a seçilen ilk Somali filmi olarak tarihe geçen, Somali sineması için cesur bir yeni ses olan Mo Harawe imzalı Cennetin Yanındaki Köy / The Village Next to Paradise olacak. Yönetmenin memleketi Somali’ye Batı’nın önyargılı bakışının tam tersi bir portre çizdiği film insansız hava aracı saldırıları tehdidi altında ölümün gölgesinin hiç eksilmediği cennet gibi bir coğrafyada, daha iyi bir hayat arayışındaki bir aileyi takip ediyor. Saat 16.30’da ise Ceviz Yaprakları Sarardığında ikinci gösterimi ile yönetmen Mehmet Ali Konar ve oyuncu Korkmaz Arslan’ın katılımıyla izleyiciyle buluşacak. Saat 19.00’da ise Santiago Lozano Álvarez’in festivalin yarışmasında yer alan filmi Üç Siyah Işık Gördüm / I Saw Three Black Lights Anadolu yakasındaki sinemaseverlerle buluşacak. Kolombiya’da geçen film kanunsuzluğun kol gezdiği bir coğrafyanın acı gerçekliğini mistik bir hortlak hikayesiyle birleştiriyor. 21.30’da ise 4. Kuvvet Direniyor bölümü filmlerinden Mara Tamkovich imzalı Kurşuni Gökyüzü Altında / Under The Grey Sky günün son filmi olarak gösterilecek. İzleyiciyle ilk kez New York Tribeca Film Festivali’nde buluşan Polonya yapımı Kurşuni Gökyüzü Altında ilkeli ve cesur gazetecilik yapmanın bedellerini ödeyen Belarus gazeteci Katsiaryna Andreyeva ve eşi Igor Ilyash’ın gerçek öyküsünü anlatıyor.
VisionIST programında 24 Kasım’da usta isimlerin yer alacağı, özellikle sinemacı olmak isteyen gençlere ilham verecek kaçırılmaması gereken bir ustalık sınıfı bir de sohbet var. Alin Taşçıyan moderatörlüğünde festivalin jüri üyesi yönetmen, senarist Cemil Ağacıkoğlu ile saat 13.00’da İBB Beyoğlu Sineması’nda bir ustalık sınıfı gerçekleşecek. Cemil Ağacıkoğlu Sinema Serüvenini Anlatıyor başlıklı ustalık sınıfının ardından saat 15.00’da Görüntü Yönetmenleri Derneği Başkan Yardımcısı Meryem Yavuz, festivalin Sinemaya Katkı Ödülü Sahibi usta görüntü yönetmeni Çetin Tunca’nın izleyiciyle buluşacağı söyleşiyi modere edecek ve onun sinemasına dair bir sunum yapacak.
‘Herkes için adalet’ Haberi Görüntüle
Festivalde Yarın (25 Kasım)
Festivalde 25 Kasım’da CineWAM Nişantaşı City’s’de 14.00 seansında San Sebastian Film Festivali’nde gösterilen Simon Casal imzalı Yapay Adalet / Artificial Justice gösterilecek. Yakın bir gelecekte, İspanyol hükümetinin yargıçların yerine Yapay Zekâ kullanma girişimini ve sistemin bir yargıç tarafından değerlendirilmesini konu alan film, insani adalet sağlama yöntemini Yapay Zekâ’nın dayandığı bilimsel ve olasılıksal yöntemle karşı karşıya getiriyor. Yapay Adalet filminin açtığı tartışmaya boyut kazandırılacak Yapay Adalet: Nesnellik mi, Çelişki mi? başlıklı panel ise saat 13.00’da İBB Beyoğlu Sineması’nda düzenlenecek. Bilişim uzmanı, mühendis, iş insanı ve yazar Füsun Sarp Nebil moderatörlüğündeki panelin konuşmacıları Yapay Zekâ ve ceza hukuku alanında çalışma yürüten kriminolog, akademisyen Dr. Buket Abanoz Öztürk ve İTÜ Yapay Zekâ ve Veri Bilimi ve Uygulamaları Araştırma Merkezi yönetim kurulu üyesi Prof. Altan Çakır olacak. CineWAM Nişantaşı City’s’de 16.30 ve 19.00 seanslarında festivalin iki yarışma filmi beyazperdede olacak. Filmlerden ilki, Nada Riyadh ve Ayman El Amir’in yönettiği Hayallerin Eşiği / The Brink Of Dreams, dünya prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde En İyi Belgesel’e verilen Altın Göz’ü kazandı. Mısır’ın güneyinde, muhafazakâr bir Koptik kasabasında ataerkil düzen içerisinde sokak tiyatrosu yapmaya çalışan bir grup kadının hikâyesini sunan film, Türkiye’de ilk kez festival kapsamında gösterilecek. Jonathan Millet’nin ilk uzun metraj filmi Hayaletler / Ghost Trail günün diğer yarışma filmi. Cannes Film Festivali Altın Kamera adayı olan ve Eleştirmenlerin Haftası’nın açılışını yapan, gerçek olaylara dayanan film, Suriye’deki savaşa yol açan baskı rejiminin mağdurlarından birinin adaleti sağlama çabasına odaklanıyor. Filmin gösterimi sonrasında yönetmen Jonathan Millet izleyicinin sorularını yanıtlamak üzere salonda olacak. Altın Terazi Uluslararası Yarışma jürisi Rusudan Glurjidze, Venedik Film Festivali’nde prömiyerini yapan ikinci uzun metraj filmi Antika / The Antique ile 21.30 seansında izleyiciyle buluşacak. Türkiye’de ilk kez festivalde izleyiciyle buluşacak, Gürcistan’ın Oscar adayı film, Güney Osetya ihtilafı nedeniyle Gürcistan’ın Rusya Federasyonu’ndan ayrıldığı ve Rus hükümetinin Gürcüleri sınır dışı ettiği 2006 yılına uzanıyor ve gerçek olaylardan esinleniyor. Japon gazeteci Shiori Ito’nun gösterildiği Sundance Film Festivali’nde izleyiciyi sarsan belgeseli Kara Kutu Günlükleri / Black Box Diaries Kadıköy Sineması’nda saat 14.00’da gösterilecek. Türker Süer’in yönettiği Venedik Yönetmenlerin Günleri, Toronto, Valladolid ve Selanik film festivallerine seçilen Gecenin Kıyısı festivaldeki ikinci gösterimiyle 16.30’da beyazperdede olacak. Anti-militarist yaklaşımı ve Ahmet Rıfat Şungar ile Berk Hakman’ın performanslarıyla öne çıkan film sonrasında yönetmen Türker Süer soruları cevaplamak üzere izleyiciyle buluşacak. Saraybosna Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan Vuk Ršumović imzalı Tanrıların Arasında / Dwelling Among the Gods saat 19.00’da Türkiye’de ilk kez festivalde izleyiciyle buluşacak. Venedik Eleştirmenler Haftası ödüllü ilk uzun metrajlı filmi No One’s Child ile tanınan Vuk Ršumović, bu kez kocası ve üç küçük çocuğuyla birlikte Taliban rejiminden kaçıp göçmen olarak Avrupa’ya gitmek isterken Sırbistan’da sıkışan Ferişte’yi merkezine alıyor. Film gösterimi sonrasında yönetmen izleyicilerin sorularını yanıtlayacak. Türkiye prömiyerini festival kapsamında yapan Sandhya Suri imzalı Santosh 21.30’da festival kapsamındaki ikinci gösterimiyle izleyiciyle buluşacak. Santosh, siyasi ve entelektüel açıdan sağlam bir polisiye olarak İngiltere’nin Oscar adayı ilan edildi.
Festivalin bu yıla özel bölümlerinden 4. Kuvvet Direniyor ile aynı adı taşıyan, medya, sinema ve hukuk ilişkisinin özgürlük kavramı çerçevesinde irdeleneceği panel 25 Kasım’da saat 15.00’da İBB Beyoğlu Sineması’nda herkesin katılımına açık olarak gerçekleşecek. VisionIST kapsamında düzenlenecek panele gazeteci – yazar ve senarist Zehra Çelenk moderatörlüğünde avukat-gazeteci Fikret İlkiz, Basın Konseyi Başkanı, gazeteci Pınar Türenç ve belgesel yönetmeni Mustafa Ünlü konuşmacı olarak katılacak.
Festivalin Filistin ile Dayanışma bölümü kapsamında İBB Beyoğlu Sineması’nda 21.30’da gösterilecek Sıfır Noktasından – Gazze’nin Anlatılmamış Öyküleri sonrası projenin ekip üyelerinden, aynı zamanda festivalin kısa metraj film yarışması jürisi olan Ala Abou Ghoush izleyicilerle buluşacak. Filistinli yönetmen Rashid Masharawi’nin Gazze’deki filmler ve film yapımcıları için kurduğu Masharawi Fonu’nun projesi olan süreleri üç ila altı dakika arasında değişen farklı türlerde 22 kısa filmde yönetmenler acımasız bombardımanlar, kayıplar ve yokluk içinde hapsedilmelerine dair tanıklıklarıyla, izleyicileri onurlu bir şekilde hayatta kalmak için verdikleri günlük mücadelelerine ortak ediyorlar.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Melis 25 yaşında, her zaman şarkıcı olmak isteyen, kendi şarkılarını yapan, yazan, besteleyen, herkes gibi sosyal medya kullanan başarılı, ancak matematikte başarısız, bir Hepsi tutkunu. Ciddi bir dinleyici kitlesine dokunabilmiş ve bunu sonuna kadar hak etmiş bir ses aynı zamanda.
Melis Karaduman’ı dinlediğimde her seferinde hissettiğim şey, müzisyenin iç dünyasında yolculuk yaptığım hissi oluyor. Özellikle sözler, sözlerin tınıyla uyumu; beni kendimi Melis’in yerine koyduğum bir hikayenin kahramanı yapıyor.
Sesinin tınısı gerçekten Hepsi’nin Gülçin’ine benziyor. Gülçin’in de harika bir sesi, yorumlaması var Melis’in de. Ancak Melis, kendini bir tarza sıkıştırmayı istemiyor. R&B, Rock, Pop, birçok tarzda müziği var. Çünkü Melis için önemli olan bir tarza yoğunlaşıp o kalıplarda müzik yapmak değil. “Melis şunu yaptı” denmesi. Bir çizgi yaratabilmek. Sadece sözler değil, şarkıların tarzları da Melis’in günlüğü.
REKLAM
Günümüz Türkçe müziği konusunda ise Melis’in düşüncesi net: “Özellikle söz yazımı konusunda çok kötü bir dönemdeyiz. Sadece kadına yazılan şarkıların bile ne kadar inceliğini kaybettiği ortada”
En kötüsü ise ‘kötü’ sözlü kötü şarkıların daha çok dinlenmesinin verdiği hüzün. Melis, keşfedilmeyi bekleyen birçok harika şarkıya sahip birçok ses olduğunu vurguluyor. Gerçekten öyle.
Müziğin bir içeriğe, bir ürüne dönüşmesi karşı karşıya olduğumuz bir tehlike. Tüketim çılgınlığından muzdarip olan bir diğer şey şarkılar. Artık her şey o kadar hızla tüketilmek isteniyor ki bir şarkının 50 saniye introsu bile olamıyor.
Melis, sadece müzik düşünen, başka hiçbir şey düşünmeyen, en değerli şeyi olan zamanını ve enerjisini sadece müziğe veren biri. Bundan pişman da değil. Harika bir sesi, harika bir kalemi var. Kendini ‘piyasanın’ oyun alanına sınırlandıran biri değil. Hayallerinin henüz çok başında, ancak kendi dinleyici kitlesini yarattığı ve şarkılarının dinleyicileri tarafından söylendiği bir dünyası ve hepsinden önemlisi, müthiş bir enerjisi var.
İlgiyle takip etmeye devam edeceğim…
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiliz yönetmen Garth Jennings’in yazıp yönettiği film, insanlar gibi konuşan ve iki ayakları üzerinde yürüyen hayvanların yaşadığı hayali bir dünyada geçiyor. Müzikal tutkunu koala Buster Moon, ödeyemediği borçları nedeniyle kaybetmek üzere olduğu tiyatro salonunu kurtarmak için müzik yarışması düzenliyor. İşler çok yolunda gitmese de Buster Moon’un hayalci iyimserliği ve yarışmacıların tutkuları her şeyi değiştiriyor. Filmin güzelliği antropomorfik hayvanların şirinliğinden, her biri kendi başına popüler müzik parodisi haline gelen şarkılardan geliyor. Beğenmeyen, önemsemeyen eleştirmenler de var ama “Şarkını Söyle” iyi vakit geçirebileceğiniz, seyrederken kendinizi iyi hissedeceğiniz eğlenceli bir film.
Toplam hasılat: $634,338,409
9. MOANA (2016)
Genç Moana, halkını kurtarmak için sorumluluk almaktan korkmayan bir genç kızdır. Görevi tanrıça Te Fiti’yi aramaktır ama ondan önce efsanevi yarı tanrı Maui’yi bulması gerekir. İkisi bir araya gelir ve arayışları başlar. Polinezya’da geçen ve yerel mitlerden esinlenen ‘Moana’, bir Disney filmi. Dünya genelinde yüksek hasılat yapan ve aynı zamanda bir müzikal olarak da anılan ‘Moana’, en iyi animasyon ve özgün şarkı dallarında Oscar’a aday olmuştu. Önümüzdeki hafta devam filmini seyredeceğimiz ‘Moana’, Türkiye’de de 1 milyon bilet sayısını geçen müzikallerden biri.
Toplam hasılat: $643,332,467
8. BOHEMIAN RHAPSODY (2018)
Queen grubunun kuruluşunu, ilk konserlerini ve albümlerini, Freddie Mercury’nin (Rami Malek) gözünden anlatarak başlayan film, ayağını gazdan hiç kesmeden hızla ilerliyor. Durup nefes aldığımız, düşünebildiğimiz anların sayısı çok değil. Düşünmeye de ihtiyaç duymuyoruz zaten; grubun başarıya ulaşma hikâyesini seyretmek yeterince eğlenceli ve hoş. Freddie Mercury’nin sahneye çıktığı ilk andan itibaren grubu alıp götürmesini, sahnedeki o müthiş özgüvenini ilgiyle izliyorsunuz. Filmin rock müziğinin ruhuna uygun, video klipleri hatırlatan, biçimci bir anlatım dili var. Çekimlerin bitmesine 16 gün kala “devamsızlık ve Rami Malek’e saygısız davranış gerekçesiyle” kovulduğu öne sürülen yönetmen Bryan Singer ve onun yerine gelen Dexter Fletcher, filmin görsel atmosferini, ritmini profesyonelce oluşturuyorlar. Ellerindeki müthiş soundtrack’i, yani Queen’in müziğini kullanarak sinemasal açıdan cazip bir sonuca ulaşıyorlar. Filmin en önemli artılarından biri kuşkusuz Rami Malek’in performansı. Malek, duyarlı yorumuyla senaryonun eksiklerini kapatıyor, filme derinlik katıyor.
Toplam hasılat: $910,813,521
7. ORMAN ÇOCUĞU (2016)
(The Jungle Book)
İngiliz yazar Rudyard Kipling’in 1894 yılında yayımlanan eseri, dergilerde çıkan öyküleri bir araya getirir. Öykülerin ana kahramanı, kurtlar tarafından büyütülen Mowgli’dir… Daha önce defalarca sinemaya aktarılan kitabın Jon Favreau tarafından yönetilen uyarlaması, hem Kipling’in ilk öyküsüne odaklanıyor hem 1967 yapımı Disney animasyonundan esinleniyor. Fantezi aksiyon sinemasının hızlı kurgusu ve görkemli görselliğine sahip film, daha çok arkadaşlık ve takım duygusu gibi değerler üstünde yükselirken doğa–insan ilişkilerini de ele alıyor. Film, insanın üstünlüğünden ziyade canlıların doğadaki uyumlu birlikteliğine vurgu yapıyor. Bilgisayar teknolojisinin geldiği noktayı temsil eden “Orman Çocuğu”, her şeyin kamerayla bire bir canlı çekildiği izlenimini veren gerçekçi bir dünya getiriyor önümüze.
Toplam hasılat: $967,724,775
6.ASLAN KRAL (1994)
(The Lion King)
Gösterime girdiği yıl tüm dünyada gösterdiği çarpıcı gişe başarısıyla hatırlanan “Aslan Kral”, stüdyoların animasyonlara daha çok yatırım yapmasının önünü açan filmlerden biridir. Müzikalle animasyonu birleştiren klasik bir Disney yapımı olan film, bir Hamlet uyarlamasıdır ve Japonların 1965 – 1967 yılları arasında yayınlanan çizgi film dizisi “Beyaz Aslan Kimba”dan esinlenmiştir… Film, geleceğin kralı olarak doğan Simba’nın hikâyesini anlatır. Minik Simba’nın babası Musafa’nın korunaklı gövdesinin altında huzur içinde yürüdüğü sahneler unutulmazdır… Baba ile oğulun sevgi dolu huzurlu ilişkisi, iktidarı ele geçirmek isteyen amca Scar yüzünden sona erer… Simba, yetişkin bir aslan olup hesap sormak istediğinde babasının öğrettiklerini yeniden hatırlar. Film, babalarımız aramızdan ayrılsa da zihnimizde hep yaşadıklarının altını çizer.
Toplam hasılat: $981,708,285
5. ALADDIN (2019)
En çok bilinen 1001 Gece Masalları’ndan biridir Aladdin… Orta Doğu kökenli eski bir hikâyedir. Lambadan çıkan cinin, Aladdin’e tanıdığı üç dilek hakkı sadece çocukların değil, yetişkinlerin de aklını çeler, tatlı hayaller kurdurur. Bir insanın piyangoda büyük ikramiyeyi kazanırsa neler yapacağını düşlemesinden biraz daha farklıdır üç dilek hakkı. Cin’in de dediği gibi önceden üzerinde düşünmeyi gerektirir. Aladdin ilk olarak bir prens olmayı diliyor. Dileği gerçekleşiyor ama prens olmak onun için, yalancı bir gösterişin ötesine geçemiyor. Birkaç gün önce yoksul bir hırsız olarak etkilediği Prenses Yasemin’i bu kez zengin Prens Ali olarak etkilemeyi başaramıyor. Senaryosunu John August ile filmin yönetmeni Guy Ritchie’nin yazdığı “Aladdin”in odaklandığı asıl mesele, para, güç ve iktidarla ilgili dileklerin pek de hayırlı sonuçlara vesile olamayacağı… Kadınların Sultan olamadığı bir sistemi değiştirmek isteyen Yasemin karakterinin, filme belirli ölçülerde feminist bir hava getirdiği ya da en azından kız çocukları için hikâyeyi daha çekici kıldığı söylenebilir. Will Smith’in kendine has bir yorumla canlandırdığı Cin, filmin en eğlenceli karakteri.
Toplam hasılat: $1,054,304,000
4. GÜZEL VE ÇİRKİN (2017)
(Beauty and the Beast)
İç güzelliğin önemi ve dış görünümün yanıltıcılığı üzerine birkaç bin yıl öncesinden gelen bir peri masalı… Kibirli ve genç prens, dış görünüme verdiği önem nedeniyle cezalandırılıyor. Bir cadı tarafından iki ayaklı, tüylü ve boynuzlu bir hayvana dönüştürülüyor. Lanetten yıllar sonra hırlayan, gürleyen öfkeli bir canavar gibi çıkıyor karşımıza. Ama Belle’e duyduğu aşkla birlikte içindeki iyilik daha çok görünür hale geliyor. Canavar’ın şatosundaki şamdan, dolap, çaydanlık gibi canlı eşyalar filmin en eğlenceli yanı… Ewan McGregor, Ian McKellen, Stanley Tucci ve Emma Thompson gibi usta oyuncuların dublajıyla hayat bulan ‘lanetli’ hizmetkârlar, filme mizahi bir boyut katıyorlar. Yönetmen Bill Condon’un profesyonel anlatımı, gösterişli müzikal sahneleri ve yüksek prodüksiyon kalitesiyle ideal bir aile filmi… Walt Disney’in 1991’de gösterime giren animasyon müzikalinden esinlenen filmde Alan Menken’in besteleri yeniden kullanılıyor.
Toplam hasılat: $1,266,115,964
3. KARLAR ÜLKESİ (2013)
(Frozen)
Hans Christian Andersen’in 1844 tarihli peri masalı ‘Kar Kraliçesi’nden esinlenen film, iki kardeş prensesin hikâyesini anlatır… Dokunduğu şeyleri buzla kaplayabilen Elsa, gücünün başkalarına zarar vermemesi için kendini yalnızlığa mahkûm eder. Prensini arayan Anna ise bitmeyen bir kışa mahkûm olmuş ülkesini kurtarmak için harekete geçer. Anna gerçek aşkı beklemediği bir yerde bulurken Elsa yalnızlığın çözüm olmadığını anlar. Fantastik bir romantik komedi tadında ilerleyen masal, gerçek sevginin anlamını sorgular. Senaryoyu yazan Jennifer Lee, filmi Chris Buck ile birlikte yönetir. Gişelerde büyük ilgi gören film, animasyon ve şarkı dalında 2 Oscar kazanır.
Toplam hasılat: $1,306,450,154
2. KARLAR ÜLKESİ 2 (2019)
(Frozen II)
Serinin ilk filmi sinema tarihinin en yüksek hasılat yapan animasyon filmlerinden biriydi. İkinci film yapımcılarını hayal kırıklığına uğratmamasının yanı sıra daha büyük bir başarıya imza attı. Eleştirmen ve seyircilerden daha düşük notlar almasına karşın, gişelerde ilk filmi geçmeyi başardı. İlk film çocukluklarında uzak düşen iki prensesin, Elsa ve Anna’nın bir araya gelme öyküsünü anlatıyordu. Devam filminde Elsa, Anna, Olaf ve Kristoff’u, Arendelle’den çok uzak yerlerde yeni serüvenlerin peşinde koşarken görüyoruz. Hem tehdit altındaki krallıklarının gizemini çözmeye hem Elsa’nın neden sihirli güçlerle doğduğunu anlamaya çalışıyorlar.
Toplam hasılat: $1,453,683,476
1. ASLAN KRAL(2019)
(The Lion King)
1994 yapımı ilk filmin yeniden çevrimi olan ‘Aslan Kral’ ‘fotorealizm’ diye de adlandırılan hiper gerçekçi bir animasyon estetiğinin ürünü. Kral Mufasa’nın ‘yaşam döngüsü’ olarak tanımladığı düzen, canlılar arasındaki eşitlik ve kardeşliğin sürdürülmesine dayanır. Mufasa merhametli, bağışlayıcı bir kraldır. Kardeşi Scar ise salt iktidarda olmak, herkesten üstün olmak, herkese hükmetmek için tahtı ister. Kendisini zeki, Mufasa’yı ise kaba kuvvet açısından güçlü bulur ama açgözlü sırtlanların desteğiyle kurduğu düzen, özünde kaba kuvvete dayanır. Mufasa’nın oğlu Simba ise babasının ölümünden dolayı hissettiği suçluluk duygusu nedeniyle artık tahtta hakkı olmadığını düşünür, yuvasını terk eder. Ancak yıllar sonra kız arkadaşı Nala ve bilge maymunun moral desteğiyle, adaleti yeniden kurmak için amcası Scar’ın karşısına çıkar. Yeni “Aslan Kral”, ilkinin senaryosuna “fazlasıyla sadık” bir yeniden çevrim… Hikâyeyi ve temaları aynen koruyor.
Toplam hasılat:$1,662,020,819
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Alexander Sitkovetsky (keman), Isang Enders (viyolonsel) ve Wu Qian (piyano)’dan oluşan Sitkovetsky Trio CRR’de verecekleri konserde, klasik müzik repertuvarının önemli eserlerini ve oda müziğinin nadide örneklerini yorumlayacak. Konser programında Cécile Louise Chaminade, Maurice Ravel ve Dmitri Shostakovich’in piyanolu üçlülerinden oluşuyor. Chaminade’ın Piyanolu Üçlü No. 2, Op. 34 adlı eseri, dönemin kadın bestecilerine yönelik önyargılara karşı sanatsal bir direnişin ifadesi olarak öne çıkıyor. Ravel’in I. Dünya Savaşı’nın gölgesinde tamamladığı Piyanolu Üçlü, La Minör ise sanatçının kendi ifadesiyle “çılgın kahramanca öfke” dolu bir enerji taşıyor. Shostakovich’in Piyanolu Üçlü No. 2, Op. 67eseri ise, yakın arkadaşı Ivan Sollertinsky’nin genç yaşta ölümüne bir ağıt olarak bestelenmiş ve II. Dünya Savaşı’nın derin izlerini yansıtan etkileyici bir eser olarak sunulacak.
Sitkovetsky Trio 2007 yılında Yehudi Menuhin Okulu’nda eğitim gören Alexander Sitkovetsky, Wu Qian ve Leonard Elschenbroich tarafından kuruldu. BBC Müzik Dergisi Oda Müziği Ödülü, Uluslararası Commerzbank Oda Müziği Ödülü ve Nordmetall Oda Müziği Ödülü gibi birçok prestijli ödüle sahip olan topluluk, Wigmore Hall, Concertgebouw, Lincoln Center gibi dünyanın önde gelen salonlarında performans sergiledi.
Konserinin biletleri CRR gişesi ve Biletix’ten satışa çıktı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 13. haftasında Göztepe, konuk olduğu Beşiktaş’ı 4-2 mağlup etti.
Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
“BEŞİKTAŞ GİBİ GÜÇLÜ BİR TAKIMA KARŞI GALİBİYET ALDIĞIMIZ İÇİN MUTLUYUZ”
Stoilov, şu ifadeleri kullandı:
Takımın oyunundan mutluyum. Bizim adımıza önemli bir galibiyet. Buraya kendi futbolumuzu göstermeye geldik. İlk 10 dakikada skor bizim için iyi değildi ama oyun kötü diyemeyiz. Beşiktaş güçlü bir takım ve hataları iyi değerlendirdiler ama daha sonra biz oyunun kontrolünü ele aldık. İkinci yarında bulduğumuz gollerle devam ettik. Biz genç bir takımız ve ligde yeniyiz. Bizim her maç kendimizi tekrar tekrar göstermemiz ve her gün gelişmemiz gerekiyor. Bugün Beşiktaş gibi güçlü bir takıma karşı galibiyet aldığımız için mutluyuz. Aynı zamanda çok iyi bir hocayla da çalışıyorlar.

“İYİ OYNAMAYA DEVAM ETMELİYİZ”
Avrupa kupalarına katılma hedefi hakkında gelen bir soruyu da başarılı teknik adam, şöyle cevaplandırdı:
Bu yüksek hedefi ben koydum ve oyuncularım da bu hedefi takip ediyor. Ama bunun garantisi yok. Her maç en iyisini vermeliyiz. Buna devam etmeliyiz. Ben hedeflerimi her zaman en üste koyarım. Böylece takımımı en yukarı çekmeye çalışırım. Türkiye’de çok iyi takımlar var. İyi oynamaya devam etmeliyiz. Kendi futbolumuzu sahaya yansıtırsak Avrupa uzak bir hedef değil. İnişli çıkışlı olursak bu hedeften uzaklaşırız. Genç oyuncularda rehavet gerçekleşebiliyor. Bunu durdurmak için her şeyi yapacağız ve ciddi bir şekilde çalışarak devam etmeye çalışacağız.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İtalya Serie A’nın 13. hafta mücadelesinde Napoli ile Roma’yı karşı karşıya geldi.
Diego Armanda Maradona Stadyumu’ndaki maçta ev sahibi Napoli, sahadan 1-0’lık skorla galip ayrıldı.
Napoli’ye galibiyeti getiren tek golü 54’te Romelu Lukaku kaydetti.

NAPOLI, LİDERLİK KOLTUĞUNDA
Napoli, bu galibiyetin ardından puanını 29 yaparak liderlik koltuğuna oturdu. Roma 13 puanda kaldı.
İtalya Serie A’nın bir sonraki haftasında Napoli, Torino deplasmanına gidecek. Roma, Atalanta’yı ağırlayacak.

Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig’in 13. haftasında Beşiktaş’a konuk olan Göztepe, 2-0 geriye düştüğü maçtan 4-2 galip ayrıldı.
Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, maçın ardından açıklamalarda bulundu.
“HAYAL KIRIKLIĞI”
Hollandalı teknik adam, sözlerine şöyle başladı:
Benim için büyük bir üzüntü. Hayal kırıklığı! Maça bu şekilde başlamak istiyorduk, 10-11. dakikada 2-0 öne geçtik. İstediğimiz buydu. Enerji ve tutku üst düzeydeydi. Duran toplardan çok savunmasız şekilde 2 gol yedik, 2-2 oldu. Sonra oyunun içine giremedik. 3. golü atmayı istedik. Geçişlerde savunmasız kaldık ve 2 kez cezalandırıldık.

“SORUMLULUK HİSSEDİYORUM”
Giovanni van Bronckhorst, sorumluluk hissettiğini söyledi ve şunları dedi:
Dönen toplar önemliydi, söylemiştim. Rakip daha fazla dönen top kazandı. Skor 3-2 olduğunda oyuncularımız skordan dolayı da gerginleştiler, normal oyunumuzdan uzaklaştık. Bu durumdan dönüş yapmak zor oluyor. Çok üzücü bir durum ve şahsen de sorumluluk hissediyorum bu durumdan…

“DAHA İYİ SAVUNMA YAPMAMIZ GEREKİYOR”
Bronckhorst, açıklamalarına şöyle devam etti:
Daha iyi savunma yapmamız gerekiyor. Duran toplar bir savaştır. İlk teması siz yapmalısınız. Rakip bu konuda iyiydi. Harika başladık, herkes olumluydu. Gelişme göstermeniz gerekiyor. Son maçlar hep birebir mücadele şeklinde oynanıyor. Buralarda mücadele etmeniz, top sizdeyken güvenli olmanız lazım. Bu olmadı. Dönen toplarda geçiş fırsatı oluyor. Rakip boşlukları, bizim kullandığımızdan daha iyi kullandı. Alanları daha iyi kullandılar.

“İYİ PERFORMANS GÖSTERMİYORUZ”
“Şampiyonluktan bahsedebilir misiniz?” sorusuna Bronckhorst, şu yanıtı verdi:
Baskıyı her zaman hissediyorum. Ligi 46 puan geride bitirince şampiyonluktan bahsedebilir misiniz? Şampiyonluktan bahsetmek için iyi başlamalı, iyi götürmeli ve mart nisanda oralarda olmalısınız. Maçlardan önce bunlardan bahsetmek gerek. Dürüst olmak gerek. İyi performans göstermiyoruz. Zirveden uzak kaldık. Sorumluluk hissediyoruz.

“DURAN TOPLARI İYİ SAVUNAMADIK”
Giovanni van Bronckhorst, mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında da açıklamalarda bulundu.
Maça iyi başladıklarını dile getirerek sözlerine başlayan Hollandalı teknik adam, şu ifadeleri kullandı:
Özellikle ilk 10 dakika istediğimiz gibiydi. Golleri yedikten sonra oyuna giremedik. Büyük olmasa da fırsatlar bulduk. Geçişlerden savunmasız bir şekilde 2 gol yedik. Alanları rakibimiz daha iyi kullandı. Duran topları iyi savunamadık. İstediğimizden daha fazla dönen top alamadık.
“İZİN KONUSU OYUNCULARI TAZELEMEYE KONUSUDUR”
49 yaşındaki teknik direktör, milli takım arasında takımın çok fazla izin yaptığıyla alakalı gelen eleştiriler hakkında da, şunları dedi:
9 senedir hocalık yapıyorum. Bu konuyla hiç yorum duymamıştım. İzin konusu oyuncuları tazelemeye konusudur. Bu da dinlenmeye gelir. Diğer takımlar yaptığımdan farklı bir şey değil. Ama yenildiğiniz zaman bunlar kullanılır. Ben takımı bu şekilde yönetiyorum. İzinleri verme konusuna ben karar veriyorum.
“KİMİ KULLANIP KULLANMADIĞIM HAKKINDA ARTIK KONUŞMAK İSTEMİYORUM”
Giovanni van Bronckhorst, oyuncu tercihleri hakkında artık konuşmak istemediğini belirtti. Bronckhorst, şu şekilde konuştu:
Kimi kullanıp kullanmadığım hakkında artık konuşmak istemiyorum. Bazen değişiklikler olumlu, bazen olumsuz sonuçlanıyor. Bizim işimiz karar vermek. Bu kararları önceden düşünüyorum. Bu kararlar bazen takıma yardımcı oluyor, bazen olmuyor.
“ZAFERLERİ SEZON SONUNDA ELDE EDERSİNİZ”
Sezon sonunda şampiyonluğa uzanabilmek için her maç bir performans ortaya koymaları gerektiğine dikkat çeken tecrübeli teknik direktör, şu sözleri sarf etti:
Ben çok fazla zafer kazandım dedim. 46 puan geride kalma konusu da şampiyon olmak için iyi başlamanız gerekiyor. Hoca ve oyuncu olarak ne kadar zafer kazandığıma bakabilirsiniz. Maçlardan önce şampiyonluk konusunda konuşamazsınız. Her maç performans göstermeniz gerekir ki zafer kazanabilesiniz. Mart ve nisan aylarında orada olmak önemli. Ben konuşmayı çok sevmem. Sahada takımımla performans göstermek isterim. Konuşmakla şampiyon olmak arasındaki fark budur. Şampiyon olacağız demedim, şampiyon olmak için elimizden geleni yapacağız dedim. Zaferleri sezon sonunda elde edersiniz.
“13 PUAN BÜYÜK FARK”
Lider Galatasaray ile aralarındaki 13 puanlık farkı ‘büyük bir fark’ olarak nitelendiren Bronckhorst, şu değerlendirmede bulundu:
İstediğimiz yerde değiliz. Bununla yüzleşmemiz gerekiyor. Benim sorumluğumda olan bir konu. Bazen kazanırsınız, bazen zor anlar yaşarsınız. Ben de sorumluluk alıyorum. Henüz şampiyonluğun dışında değiliz. Şampiyonluk zor ama ben hiçbir zaman pes etmem. Benim doğam bu. Devam edeceğiz, asla bırakmayacağız.

Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Galatasaray’ın süper yedeği Michy Batshuayi, sonradan oyuna girip attığı gollerini Bodrum deplasmanında da sürdürdü.
Belçikalı yıldız, bu sezon sarı-kırmızılı formayla resmi maçlarda 6 gol atarken, 5’ini sonradan oyuna girerek kaydetti.
Ayrıca, ligdeki 4 golünün 2’sini de kafasıyla buldu.

GOLÜ YİĞİT’E ADADI
Öte yandan başarılı futbolcu, attığı golden sonra, Tottenham maçına gelirken trafik kazasında hayatını kaybeden minik taraftar Yiğit Kurt’un pankartına yöneldi ve golü ona adadı.
ÜST ÜSTE İKİ MAÇTA GOL
Batshuayi, Samsunspor maçının ardından Bodrum karşısında da fileleri havalandırarak üst üste iki maçta da gol bulmuş oldu.

“HER ZAMAN ARKALARINDAYIZ”
Öte yandan Galatasaray’ın Belçikalı yıldızı Michy Batshuayi, attığı golle takımına 3 puanı getirdiği Bodrum FK maçının ardından konuştu.
Maçı değerlendiren Batshuayi “Bu akşam iyi bir Galatasaray göremedik. Evimizde oynamadık, deplasmandaydık, 3 puan önemliydi. Bunun yanında da Yiğit ve ailesine baş sağlığı diliyorum. Her zaman arkalarındayız.” dedi.
Batshuayi ayrıca “Çift forvet ya da tek forvet, ikisinde de oynayabilirim. Victor çok uzun, hava toplarında iyi. Ayrıca derine de koşular atıyor. Ben teknik olarak daha iyiyim. Hocanın seçimi daha önemli. Hoca da gereken seçimi yapıyor.” ifadelerini kullandı.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beşiktaş, Süper Lig’in 13’üncü haftasında 2-0 öne geçtiği karşılaşmada Göztepe’ye 4-2 mağlup oldu.
Beşiktaş’ın başarılı stoperi Gabriel Paulista, bu mağlubiyetin ardından açıklamalar yaptı.
“UTANÇ VERİCİ, KABUL EDİLEMEZ”
Gabriel Paulista yaptığı açıklamada, şunları dedi:
Taraftarımızdan özür dilemek zorundayız. Utanç verici! Utanç verici diyebilirim. Beşiktaş gibi büyük bir takımın, kendi sahasındaki son 2 maçta 7 gol yemesi utanç verici. Bu kabul edilemez.

“BİRLİKTE OLMALIYIZ”
Tecrübeli stoper ayrıca, şu sözleri sarf etti:
Beşiktaş’ın oynaması gereken oyunu oynamıyoruz. Öncelikle ben takımım adına ben kabul ediyorum bu kötü oyunu. Böyle olmamalı. Takım olarak biz bu durumu düzeltmek zorundayız. Çalışmak, birlikte olmak zorundayız.
Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 13. haftasında Göztepe, deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 4-2 mağlup etti.
Sarı-kırmızılılarda 35. yaşındaki savunmacı İsmail Köybaşı, karşılaşmanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

“ÇOK MUTLU VE GURURLUYUZ”
Beşiktaş taraftarına güzel karşılamalarından dolayı teşekkür ederek sözlerine başlayan Köybaşı, şu şekilde konuştu:
Bugün oyunun hiçbir anını çirkinleştirmedik. Sadece oyun oynamaya ve mücadele etmeye çalıştık. Bunun karşılığını da galibiyetle aldık. Hak ettiğimiz bir galibiyet olduğunu düşünüyorum. 2-0 geriye düştük fakat inancımızdan hiçbir şey eksiltmedik. Kazanabileceğimizin inancını maçın sonuna kadar sürdürdük ve galip gelerek karşılığını aldık. Tek eksiğimiz bir deplasman galibiyetiydi. O da bugüne denk geldi. Çok mutlu ve gururluyuz. Tüm takım arkadaşlarıma, hocalarıma ve taraftarlarımıza armağan olsun.

“BEŞİKTAŞ TAKIMI DIŞARDAN KIRILGAN GÖRÜNÜYOR”
Vazgeçmek ve kırılmak arasında ufak bir çizgi olduğunu hatırlatan tecrübeli oyuncu, şu sözleri sarf etti:
Futbolda bazen öyle kırılma anları olur ki; mağlup olduğunuzda değil inancınızı yitirdiğinizde kaybedersiniz. 3 puanlı sistemde her şey her an değişebilir. Bugün rakibimize karşı 2-0 yenik duruma düşmemize rağmen inancımızı kaybetmedik ve baskımızı sürdürdük. Futbol da hayat da böyledir. Vazgeçmek ile kırılmak arasında ufak bir çizgi vardır. Üzerine giderseniz bir şekilde karşılığını alıyorsunuz. Kulübün içinde olmadığım için bilemiyorum ama dışarıdan görüldüğü üzere biraz kırılganlar. Biz ise bu durumun tam tersine inancımızı hiç yitirmeden özellikle takım kimliğimizle mücadele ediyoruz.

“TAKIMIMLA GURUR DUYUYORUM”
Hedeflerine adım adım ilerlediklerini aktaran sol bek, şunları dedi:
Kendi hedeflerini içinde tutan ve bunu mütevazı şekilde sahaya yansıtan, mütevazı bir grupla çalışan ama hiçbir başarının tesadüf olmadığını her maç gösteren bir takımımız var. Ben takımımla gurur duyuyorum. 100. yılımız da, iyi ki de Göztepe’nin maçı var dedirttiğimiz için çok mutlu ve gururluyum. Bir medcezirimiz var. Stadyumumuzda oynadığımız her maçımızda tribünler tamamen doluyor. Bunları yaşamak ve bu kültürü oluşturmak inanın kolay değildi. Bir alt ligden beridir bu takımın bir parçasıyım. Hiçbir şey kolay olmuyor. Bugün burada görünen bu fotoğraf evet ama bunun 2-3 sene öncesi çok daha başkaydı. Zorluklar olmadan sefası sürülmüyor. Ben bunu zamanında Beşiktaş’ta da yaşamıştım. Feda dönemi olsun, sakatlıklar olsun. Hayat hep böyledir. Göztepe olarak da genç bir takımız. İstekli ve çaba sarf eden bir takımız. Umarım geldiğimiz bu nokta, ileride başaracağımız şeylerin başlangıcı olur. Ligin 3’te 1’lik bölümünü bitirdik. Bunun farkındayız. Bundan sonra da adım adım ilerlemek daha doğru olacaktır.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Galatasaray’ın sezon başında bonservisini aldığı Faslı hücum oyuncusu Hakim Ziyech, Bodrum FK maçında kaçırdığı golle şaşırttı.
Sakatlıklarının etkisiyle, bu sezon 114’ü lig olmak üzere 7 maçta toplam 281 dakika süre alabilen Hakim Ziyech, skora tek katkısını Samsunspor’a karşı 85. dakikada asistle yaptı.
Faslı oyuncu, Bodrum FK’ye karşı ise neredeyse imkansızı başardı.
BOŞ KALEYE ATAMADI
Osimhen’in pası sonrası topu boş kaleye göndermesi beklenen Hakim Ziyech, topun dibine fazla girince üstten auta attı.
İşte Ziyech’in kaçırdığı pozisyon:


(Görüntü beIN Sports’tan alınmıştır.)
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İspanya LaLiga’nın 14. hafta mücadelesinde Borja Jimenez yönetimindeki Leganes ile Carlo Ancelotti’nin çalıştırdığı Real Madrid karşı karşıya geldi.
Estadio Municipal de Butarque’de oynanan müsabakada kazanan 3-0’lık skorla konuk takım Real Madrid oldu.
REAL MADRID, 3 GOLLE KAZANDI
Konuk ekibe galibiyeti getiren golleri 43. dakikada Kylian Mbappe, 66. dakikada Fede Valverde ve 85. dakikada Jude Bellingham kaydetti.

ARDA 11’DE BAŞLADI, ASİST YAPTI
Real Madrid’de maça ilk 11’de başlayan Arda Güler, Valverde’nin golününün asistini yapan isim oldu. Arda ayrıca bu sezon ilk kez gole katkı yaptı.

ARDA, BEĞENİ TOPLADI
75 dakika sahada kalan milli futbolcu, etkili performansıyla göz doldurdu.
60 kez topla buluşan Arda, yüzde 93 pas isabet oranıyla oynadı. 2 kilit pas veren genç futolcu, 1 asist yaptı ve 0.42 gol beklentisiyle maçı tamamladı.

BARCELONA İLE PUAN FARKI 4’E İNDİ
Barcelona’nın puan kaybettiği haftada 1 maçı eksik olan Real Madrid puanını 30’a çıkardı ve liderle puan farkını 4’e indirdi. Leganes ise 14 puanda kaldı.
Ligin bir sonraki haftasında Real, Getafe’yi ağırlayacak. Leganes ie Alaves’e konuk olacak. Real Madrid, Getafe maçı öncesi Liverpool ile 27 Kasım’da Şampiyonlar Ligi’nde karşılaşacak.



Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Masumiyet Müzesi’nden yapılan açıklamaya göre sergi, Masumiyet Müzesi ve Dresden Devlet Sanat Koleksiyonları tarafından, DOX Çağdaş Sanat Merkezi ve Münih Lenbachhaus Müzesi iş birliğiyle düzenleniyor.
Sergide, Masumiyet Müzesi vitrinlerine, Pamuk’un yıllardır defterlere çizdiği resimlere, çektiği fotoğraflara ve son üç yılda yaptığı yeni eserlere geniş yer verildi.

PAMUK’UN İSTANBUL İLE İLİŞKİSİ
Sergi, Pamuk’un 40 yılı aşkın süredir yaşadığı ve çalıştığı apartman dairesinden Boğaz’a bir bakışla başlıyor ve “Balkon” kitabında yer alan fotoğraflarla, martı resimleri ve penceresinden gördüğü manzaradan ilham almış eserlerle devam ediyor.
“Turuncu” kitabından fotoğraflara geniş yer veren sergide, aynı zamanda Pamuk’un İstanbul’la olan görsel ilişkisi vurgulanıyor.

6 NİSAN’A KADAR AÇIK
Serginin son odasında Pamuk’un yazı ve çalışma masasının son 20 yılda yukarıdan çekilmiş fotoğrafları yer alıyor. Aynı odada Orhan Pamuk’un çalışma biçimine dair bakış açısı sunan çizili günlüklerinin yanı sıra yayımlanmış kitaplarından bir seçki de bu sergide görülebilir.
Serginin merkezi ise Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi’nden oluşuyor. Masumiyet Müzesi’nden 41 vitrinin gösterildiği sergi, 6 Nisan 2025’e kadar ziyarete açık olacak.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ligde 15 puan toplayan Gaziantep FK, rakip fileleri 18 kez havalandırırken kalesinde 18 gole engel olamadı. Güneydoğu ekibi, ligin 14. haftasında 2 Aralık Pazartesi günü Fenerbahçe’ye konuk olacak.
SORESCU GOL SAYISINI 5’E YÜKSELTTİ
Başakşehir karşısında Gaziantep ekibin ikinci golünü atan Deian Sorescu, ligdeki gol sayısını 5’e yükseltti. Ligde son 4 karşılaşmada 4 gol atma başarı gösteren Rumen kanat oyuncusu Sorescu, takımın en golcüsü konumunda bulunuyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberi: Fenerbahçe, Anderson Talisca ile her konuda anlaştı, Al Nassr ile son pazarlıklar sürüyor. Brezilyalı oyuncunun transferinde büyük bir ters köşeye imza atılacak. Talisca’nın maaşı da netleşti. İşte tüm detaylar…

Ara transfer dönemi için hızlı davranan Fenerbahçe, Anderson Talisca ile her konuda anlaşma sağladı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Al-Nassr’dan ayrılmak isteyen ve yeniden Türkiye’de forma giymek için can atan Brezilyalı 10 numara ile el sıkışıldı.

MOURINHO: BİLMİYORUM
Anderson Talisca transferindeki son durum Kayseri maçı sonrası Jose Mourinho’ya da soruldu.

Portekizli hoca, “Hiçbir şey bilmiyorum. Tek bildiğim şey oyuncularımdan çok mutlu olduğum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>***
KARŞILAŞMADA TEK HATASI VARDI!
Gecenin ikinci maçında Galatasaray kazanmayı bildi. Zaten maç öncesi de kimse G.Saray’ın puan kaybedeceğini düşünmüyordu. Fakat ilk yarıçok tuhaf bir futbol izledik. Daha doğrusu hiçbirşey seyretmedik. Okan Buruk takımla çok oynamış, sistemle oynamış. Mesela Yunus’un nerede oynadığı, ne yaptığını bilen yok. Sanırım futbolcular da bu sisteme alışmakta zorluk çektiler. İlk yarının son dakikasında Bodrum 10 kişi kalınca Galatasaray’ın işi rahatladı. İlk devre topahakim olan Galatasaray’dı amapozisyon üretememişlerdi. İkinci yarı ise sonradan oyuna giren Batshuayi’nin kafa vuruşuyla öne geçtiler ve ardından da en az 3-4net pozisyonu cömertçe harcadılar.
Maçın kırılma anı belki de Ege’nin oyundan atılmasıydı. Karar kesinlikle doğru. Daha öncedensarı kartı vardı, ilk yarının son dakikasında daatağa kalkan Torreira’nın topuğuna bastığı içinhaklı olarak ikinci sarı karttan kırmızıyı yedi. Fakat aynı hakem, ilk devrede Barış Alper Yılmaz’ın rakibini dirseğiyle durdurmasına hiçbir şey vermedi. Belkide maçtaki tek hatası bu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HİÇBİR TAKIM SUNAMAZ”
Bir dönem Erzurumspor’da da forma giyen Romanya Milli Takımı’nın efsane kalecilerinden Florin Prunea, Rumen kanalı PRO TV’de bu transfer iddiasıyla ilgili yaptığı yorumda, “Bunun imkansız olduğunu düşünüyorum çünkü Trabzonspor onun için maddi çaba harcadı. Dragus, Romanya’da herhangi bir takımın sunamayacağı bir maaş alıyor” ifadelerini kullandı.
Bordo-Mavili kulüp, geçtiğimiz yaz Denis Dragus’u 1.7 milyon Euro bonservis bedeliyle Standard Liege’den kadrosuna katmıştı. Trabzonspor ile 4 yıllık sözleşme imzalayan Dragus’a, her bir sezon için net 1 milyon 575 bin Euro garanti ücret ödenecek. Karadeniz temsilcisinde 16 resmi maça çıkan Rumen santrfor, takımına 1 gol, 1 asistlik skor katkısı sağladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RAKİP MANCHESTER CITY
Manchester United’ın İsveçli golcünün transferindeki rakibinin ise Manchester City olduğu belirtildi. Manchester City’nin yeni sportif direktörü Hugo Viana’nın da 26 yaşındaki golcüyü takıma kazandırmak istediği kaydedildi.
Gyökeres, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada sezonu Sporting Lizbon’da tamamlamak istediğini söylemişti. İsveçli futbolcu, transfer ve bir sonraki takımı içinse, “Yeni kulüp mü? Zamanı geldiğinde neler olacağını göreceğiz. Oynamak istiyorum, bu benim için çok önemli. Ayrıca başka faktörler de olacak” demişti.
100 MİLYON EURO’LUK MADDE
Sözleşmesinde 100 milyon Euro’luk serbest kalma maddesi olan Gyökeres, bu sezon Sporting forması altında çıktığı 19 maçta 24 gol attı ve 4 asist yaptı. Güncel piyasa değeri 70 milyon Euro olarak gösterilen 26 yaşındaki futbolcunun kulübüyle sözleşmesi 2028 yılına kadar devam ediyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polat, “Futbol, alın teriyle yazılan bir destandır. Ancak alınan kararlar bu destana gölge düşürüyor. Adaletin olmadığı yerde emeğin bir anlamı kalmaz. Bizim hikayemiz, hak edenin kazandığı bir oyunun hikayesidir. Sahada ter dökenlerin emeğini hiçe sayan her karar, futbolun ruhuna zarar verir” dedi.
“ADALET İÇİN DİMDİK AYAKTAYIZ”
Bodrum FK’nın Süper Lig’deki ilk sezonunda gösterdiği mücadeleye rağmen hakem hatalarından mağdur olduğunu dile getiren Polat, kulüp olarak adalet mücadelesini sürdüreceklerini ifade ederek, “Bu takımın emeğini hiçe sayanlara karşı dimdik duracağız. Adalet için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İtalyan futbolcunun sezon sonunda Arsenal’den ayrılabileceği ve Beşiktaş’ın bu dönemde yeniden girişimde bulunabileceği belirtiliyor. Bu sezon Arsenal formasıyla 8 maçta 414 dakika süre alan Jorginho, henüz gol veya asist katkısı sağlayamadı. Deneyimli orta saha oyuncusunun piyasa değeri ise 12 milyon Euro olarak gösteriliyor. (Fotomaç)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
4 YIL ÖNCE “FENER AĞLAMA” TWEETİ ATMIŞ
Takımını ikinci 45 dakikada eksik bırakan Ege, 30 Nisan 2020’de kişisel sosyal medya hesabından yaptığı “Fener ağlama” paylaşımı ortaya çıktı. Yıllar önce yaptığı paylaşımdan dolayı Fenerbahçe taraftarlarının yoğun tepkisiyle karşılaşan genç futbolcu, maç henüz tamamlanmadan telefonunu eline alarak söz konusu paylaşımını sildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünyayı Türkiye’ye bağlayan İstanbul Havalimanı, kültür ve sanat dalında yaptığı çalışmalarla da adından da söz ettiriyor. İstanbul Havalimanı’nın kültür ve sanat platformu İGA ART’ın ev sahipliğinde Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’ne bağlı İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hayata geçirilen ‘Elbise-i Hümayun: Osmanlı Padişah Kostümleri’ sergisi, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekti.
ÖZEL KUMAŞLARDAN YENİDEN TASARLANDI
Kaftan, iç elbise, göynek ve şalvar gibi parçalar, dönemin zarif detaylarını yansıtırken, kıyafetlerin başlık, ayakkabı gibi aksesuarları da bu özgün tasarımlara uygun şekilde hazırlandı.
Kıyafetlerde kullanılan ve Enstitü’nün özel çalışmalarından biri olan saray kumaşları, Topkapı Sarayı’ndaki dönemi en iyi temsil eden örneklerine ve orijinal kaynaklara dayanılarak seçildi.
Bu özel kumaşlar, Enstitü atölyelerinde yeniden nakışlanarak kıyafetlerde uygun bir biçimde kullanıldı.

31 ARALIKA KADAR AÇIK
31 Aralık’a kadar İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Giden Yolcu ziyaret edebilecek sergide Osmanlı İmparatorluğu’nun 6 yüzyıllık tarihine damga vuran beş padişahtan; Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Abdülhamid’e ait olan merasim kıyafetleri tanıtılıyor.
Zengin estetiği ile Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamını yansıtan padişahların merasim kıyafetlerinin kumaş, desen ve kalıp özellikleri titiz bir araştırma sonucunda asıllarına sadık kalınarak Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü atölyelerinde yeniden üretildi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İki öğretmenim benim için özeldir.
Biri; Mersin Tevfik Sırrı Gür Lisesi’nde okurken tarih öğretmenim Ümran Uğuz.
Tarihi; ezberletmez, öğretirdi.
“Mehmetçiğim! Ödevi, istediğim tarzda yapmamışsın ama çok güzel makale yazmışsın” diyerek zihnimde şimşekler çakmıştı.
Allah, sağlıklı uzun bir ömür nasip etsin.
Diğeri; Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okurken Basın Yayın Tarihi dersimize giren dekan yardımcısı Mehmet Nuri İnuğur.
Nedense ne burs ne de yurt hakkı çıkmıştı.
“Birilerinin yaptığı hatayı biz telafi edelim” diyerek en zor zamanımda üniversitenin vakfından burs sağlamıştı.
Allah, mekânını cennet eylesin.
Öğretmenlerin, çağdaş uygarlık yolunda yeni nesillerin yetiştirilmesindeki değerinin hatırlatılması amacıyla birçok ülkede öğretmenler günü kutlanıyor.
Bakanlar Kurulu; Mustafa Kemal Atatürk’e ‘Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ payesini 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda verdi. Bu paye, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi’nin yayımlanmasıyla resmileşmişti.
Türkiye’de öğretmenler günü; ‘Atatürk Yılı’ olan 1981’den bu yana Mustafa Kemal Atatürk‘ün başöğretmen olduğu gün olan 24 Kasım’da kutlanıyor.
Mustafa Kemal Atatürk, öğretmenlerin ne denli değerli kişiler olduğunu birçok özlü sözüyle ortaya koydu. O özlü sözlerinden ikisi şöyle;
• “Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.”
• “Öğretmenler her fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır.”

Mustafa Kemal Atatürk, 20 Eylül 1928’de Kayseri’de kara tahta başında yeni harfleri vatandaşlara öğretirken.
Aşağıda göreceğiniz ünlüler, Mustafa Kemal Atatürk‘ün; “Sanatçı, alnında ışığı ilk hissedendir” şeklinde özlü sözünün rehberliğinde ülkemizin milli eğitimine destek vermek amacıyla okul yaptırdı.
• TÜRKAN ŞORAY
Türk sinemasının ‘Sultan’ı Türkan Şoray, gerçekleştiremediği okuma ve öğretmen olma arzusunu 1973’te İstanbul’un Sarıyer ilçesinde yaptırdığı ‘Türkan Şoray Ortaokulu’ ile giderdi.

Derslik Sayısı… 13
Öğretmen Sayısı… 23
Öğrenci Sayısı… 246

Türkan Şoray, Habertürk‘e yaptığı açıklamada; “Keşke çok zengin olabilsem. O zaman daha çok okul yaptırmak için bütün imkânlarımı kullanırdım” dedi.
“Bana hep sorulur; “Oyuncu olmasaydınız ne olurdunuz?” Tabii ki öğretmen olmak isterdim. Öğretmen olma arzumu birkaç filmde öğretmen rolüyle biraz da olsa giderdim. O filmlerden biri; Murat Soydan ile başrolü paylaştığım 1967 yapımı ‘Bir Dağ Masalı’… Öğretmen rollerinde kendimi gerçekten o çocukların öğretmenleri gibi hissettim. Onlara bir şeyler vermek, onlardan bir şeyler almak, onlarla o anlarda yaşadığım mutluluk bana o kadar iyi gelirdi ki… O duygu canlılığını hiç yitirmedi. Hâlâ çok taze bir şekilde hissediyorum. Beni yakından tanıyan herkes bilir ki öğrenim hayatımın yarım kalması bende derin üzüntülere neden oldu. Hâlâ da devam ediyor. Ancak, hayat bana başka bir yol açtığı için okul hayatım yarım kaldı. Öğretmenler, benim için çok çok kıymetli. Özellikle kendi öğretmenlerimin hiçbirini asla unutmam. Bütün öğretmenlerin, çocuklara karşı sevgi, şefkat dolu ve sebatlı olmalarını diliyorum. Çünkü öğretmenler, ailemizden sonra en çok kıymetli ve güvendiğimiz insanlardır. Bazen ailemizden bile daha ötedir. Kaç yaşına gelirsek gelelim, çocukken bir öğretmenimizin söylediği bir sözü, başımızı okşamasını asla unutmayız. Bu yüzden çok genç yaştayken kendi adıma bir okul yaptırmak istemiştim. O okul, hayatımdaki ilklerden biridir. Keşke imkânım olsa, keşke çok zengin olabilsem. O zaman daha çok okul yaptırmak için bütün imkânlarımı kullanırdım. Bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü sevgiyle, saygıyla kutluyorum. Hepsine bütün kalbimle sarılıyorum.”
• EROL EVGİN
Erol Evgin ile kardeşi Cengiz Evgin, babaları Cevdet Evgin’in adını taşıyan ilköğretim okulunu yaptırdı.
‘Cevdet Evgin İlköğretim Okulu, Van’ın Erciş ilçesi Taşlıçay Köyü’nde bulunuyor.

Derslik Sayısı… 7
Öğretmen Sayısı… 9
Öğrenci Sayısı… 143

• HÜLYA AVŞAR
Hülya Avşar, 1998’de kaybettiği babası Celal Avşar’ın adını taşıyan ‘Celal Avşar Ortaokulu’nu İstanbul’un Maltepe ilçesinde yaptırdı.

Derslik Sayısı… 32
Öğretmen Sayısı… 52
Öğrenci Sayısı… 486

• EBRU YAŞAR GÜLSEVEN
Ebru Yaşar Gülseven, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde adını taşıyan Ebru Yaşar Gülseven Ortaokulu’nu yaptırdı.

Derslik Sayısı… 8
Öğretmen Sayısı… 23
Öğrenci Sayısı… 392

• İBRAHİM TATLISES
“Şanlıurfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık?” cümlesiyle okuyamamasının üzüntüsünü dile getiren İbrahim Tatlıses, hemşehrilerinin kendisiyle aynı kadere sahip olmaması için Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesinde ‘İbrahim Tatlıses İlkokulu’nu yaptırdı.

Derslik Sayısı… 25
Öğretmen Sayısı… 26
Öğrenci Sayısı… 833

• SİBEL CAN
Sibel Can, henüz 42 yaşındayken hayatını kaybeden babası Engin Can Güre’nin adına 2002’de İstanbul’un Esenler ilçesinde ‘Engin Can Güre İlkokulu’nu yaptırdı.

Derslik Sayısı… 27
Öğretmen Sayısı… 69
Öğrenci Sayısı… 2.511
Sibel Can, ayrıca Van’ın Çatak’a 28 kilometre uzaklıktaki Büyükağaç Mahallesi’ndeki ilköğretim okulunu baştan aşağı yeniletti. Okula; Can’ı annesi Emine Gül Sezer Cangüre’nin adı verildi.

• SEDA SAYAN
Seda Sayan, Tokat’ın Pazar ilçesinde annesi ve kendi adını taşıyan ‘Ayşe Ak Seda Sayan Çok Programlı Anadolu Lisesi’ni yaptırdı.

Derslik Sayısı… 15
Öğretmen Sayısı… 33
Öğrenci Sayısı… 280

* Derslik, öğretmen ve öğrenci sayıları; 2024 – 2025 öğrenim yılındaki sayılardır.
REKLAM
Yukarıda adı geçen ünlüler, okul yaptırarak eğitime; katkıda bulundu.
Bir de öğretmenlik yaparak öğrenime katkıda bulunan ünlüler var.
• ŞENER ŞEN
Şener Şen; öğrenim gördüğü İstanbul Erkek Lisesi’nde başarısız bir öğrencilik dönemi geçirdiği için sık sık sınıfta kaldı. Bunun sonucunda da liseyi bitiremedi. Şen, bunun üzerine bir iplik fabrikasında çalıştı, işportacılık yaptı.
Ali Şen, oğlunun kendisi gibi oyunculuk yapmasını istiyordu ama Şener Şen, liseyi bitirememiş olmanın burukluğuyla bir uyanış dönemine girerek liseyi dışarıdan bitirme sınavlarına katıldı.
Sınavda başarılı olan Şener Şen, lise diplomasını aldıktan sonra Lüleburgaz Kepirtepe İlköğretmen Okulu’nun yaz dönemi eğitimlerine katılarak 1963 – 1964 öğretim yılında öğretmen olarak mezun oldu. Mezuniyetin hemen ardından da Muş’un Malazgirt ilçesinin en uzak köyü olan Fenek’e tayin edildi.

Şener Şen, babasının oyunculuk yapması konusundaki ısrarlarına daha fazla karşı koyamayarak 1964’te okulun tatil döneminde Sırrı Gültekin’in yönettiği, Ali Şen’in de rol aldığı ‘Yaşasın Hayat’ ile ilk kez kamera karşısına geçti.
Bu filmden sonra yine babasının da rol aldığı Nejat Saydam yönetimindeki ‘Hizmetçi Dediğin Böyle Olur’da rol alan Şener Şen, film çekimlerinden sonra Fenek’e dönerek öğretmenliğe devam etti. Şener Şen, 1967’de öğretmenlikten istifa ederek baba mesleği oyunculuğa yöneldi.

• CANDAN ERÇETİN
Galatasaray Lisesi’nde müzik öğretmenliği yaptığı dönemde müzik albümü yaparak şöhreti yakalayan Candan Erçetin, öğretmenliğe 2017’de aynı lisede döndü. Erçetin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Yakın Doğu Üniversitesi’nde müzik tarihi dersleri verdi.

• ZARA
Zara, 1998’de dereceyle mezun olduğu İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda öğretmenlik de yaptı.

• OSMAN YAĞMURDERELİ
2008’de hayatını kaybeden Osman Yağmurdereli, 1973’te Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü’nden mezun oldu. Yağmurdereli, iki yıl öğretmenlik yaptıktan sonra 1975’te müzik kariyerine başladı.

• HAKKI BULUT
Adana Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra Adana Öğretmen Okulu’nu bitiren Hakkı Bulut, mezun olduktan sonra 12 yıl boyunca öğretmenlik ve okul yöneticiliği yaptı.
REKLAM
YABANCI ÖĞRETMEN ÜNLÜLER
Sylvester Stallone… Oyuncu olmadan önce beden eğitimi öğretmenliği yaptı.
Kris Kristofferson… Hayatını iki ay önce kaybeden ünlü oyuncu, bir dönem İngilizce öğretmenliği yaptı.
Hugh Jackman… İngiltere’deki Uppingham Okulu’nda beden eğitimi öğretmenliği yaptı.
Sting… Ünlü olmadan önce bir manastırda İngilizce, müzik ve futbol öğretmenliği yaptı.
J.K Rowling… Ünlü ‘Harry Potter’ serisinin yazarı J.K Rowling, Portekiz’de İngilizce öğretmenliği yaptı.
Dan Brown… Ünlü yazar Dan Brown, ülkesi ABD’de İngilizce ve İspanyolca öğretmenliği yaptı.
Gabriel Byrne… Oyunculuğa başlamadan önce Dublin’de öğretmenlik yaptı.
İzindeyiz Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sık sık birlikte tatile çıkan ünlü çift, bu kez rotalarını Mısır’a çevirdi.
Her tatilinde sosyal medyada aktif olan ünlü oyuncu, Mısır tatilinden de kareler paylaşmayı ihmal etmedi.
Erçel, Mısır’ın başkenti Kahire’de bir müzeyi ziyaret ederek buradan çektiği fotoğrafları takipçileriyle paylaştı.
Paylaşımları arasında dikkat çeken bir detay da sevgilisi Hakan Sabancı’nın fotoğraflara dahil olmasıydı.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hiçbir assolistin alt kadrosunda çıkmayı kabul etmeyen Ayşe Mine, 19 yaşında assolist olarak gazinolarda boy göstermeye başladı. 1978’de ise ‘Yılın Ümit Veren Sanatçı’sı seçildi. 15 yaşında çıkardığı ilk 45’lik plağı “Demek Ki Öyle”ile büyük bir şöhret yakaladı.
Şarkıları kadar güzelliğiyle de o dönem dikkatleri çeken Ayşe Mine ile sohbet ettik. Bir süredir kanserle mücadele eden sanatçıyla hem müzik yolculuğunu hem de şimdiki hayatını konuştuk.
Müziğin içine doğduğunu ifade eden Ayşe Mine; “Evimizde Türk sanat müziği dinlenirdi. Dayım ,12 yaşından itibaren beni musiki cemiyetlerine götürmeye başladı. Hüner Coşkuner ile Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne beraber gittik” dedi.
Ayşe Mine; “Söz yazarı Seda Akay benim çocukluk arkadaşımdı. Müziğe başlamamda sadece o rol oynamıştır. 15 yaşındayken, ‘Benim arkadaşım sesi güzel’ diyerek, Onno Tunç ve Nino Varon ile tanıştırdı. Zaten en büyük şansım da onlarla birlikte çalışmaktı” ifadelerin kullandı.
19 yaşında assolist olan şarkıcı, dönemin ünlü mekânı Çakıl Gazinosu’nda sahne almaya başladı. Henüz daha 17 yaşındayken Fahrettin Aslan’ın hafif Türk pop müziği için kendine sahne teklifini ettiğini ancak bunu geri çevirdiğini söyledi: Fahrettin beye ‘Ben bir gün assolist olarak çıkacağım’ dedim. 19 yaşında da assoslist oldum gerçekten. Ben kimsenin alt kadrosunda da çalışmadım. Müzik hayatımda yıllarca Nirvana’yı yaşadım.
Ayşe Mine’nin ‘Demek Ki Öyle / Sıkı Fıkı’ 45’lik plağı Hey Dergisi’nin “Haftanın 45’likleri” listesinde birinci sıraya yükseldi.
‘Sıkı Fıkı’ şarkısıyla o dönem müzik listelerini kasıp kavuran Ayşe Mine, “Pop’tan neden arabeske yöneldiniz?” sorusuna ise çarpıcı bir yanıt verdi: 15 yaşındaydım ilk 45’liğimi çıkardım. Altın Kelebek dâhil pop müzik kategorisindeki bütün ödülleri topluyordum. Şöhretin zirvesindeki herkes gibi benim de önümü kesmek isteyenler çoktu. Dönemin popçularının ısrarı üzerine Nino Varon size arabesk okuttu ve ben kendisini hiç affetmedim. Ben hayata küstüm orada. Kendimi geriye çektim. Üsküdar Musikisi’ne devam ettim. 45 yaşına kadar Türk Sanat Müziği eğitimi aldım. Bana yapılan tuzağın önüne geçmeğe mecburdum.
Pop müziğine devam etseydim, Ajda Pekkan hariç bugün pop müzikte alkışladığınız bazı isimler olmazdı. Bugün ‘büyük’ diye saydığınız bazı kişiler benim için büyük değil. Onların her zaman arkalarında birileri vardı, benim arkamda kimse olmadı. Ben Türk sanat müziği sanatçısıyım aslında. Herkes kadar arabesk söyledim. Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Zerrin Özer ve Nilüfer ne kadar söylediğiyse ben de o kadar söyledim ama onlar popçu olarak anıldı. Bu sözlerimle arabeski küçümsediğim düşünülmesin.
Herkese ‘sanatçı’ denilmesine de karşı çıktığını sözlerine ekleyen Ayşe Mine; “Sanatçı olmayanlara sanatçı diyorlar. ‘Sanatçı’ kelimesi herkes için çok kolay kullanılıyor. Sanatçı kelimesinin içini doldurmak kolay değil” dedi.
“ŞARKILARIM BAŞKALARINA MÂL EDİLDİ”
Ayşe Mine’nin sitemlerinden biri de, kendi söylediği şarkıların daha sonrasında başkalarının seslendirmesi ve parçaların onlara mâl edilmesi: Pek çok unutulmaz eseri ilk ben seslendirdim ama besteciler o dönemlerde para kazanmak için şarkılarını başkalarına da verdi. ‘Kullar Affetmez’, ‘Gözlerin Doğuyor Gecelerime’, ‘Günün Birinde’ ve ‘Unutamazsın’ şarkılarını ilk ben söyledim ama ben sonra söyleyenlere mâl edildi. Ayşe Mine’nin yarattğı şarkıkları, Zeki Müren Bülent Ersoy, Müslüm Gürses, Kibariye ve Adnan Şenses gibi isimlerin seslendirmesi beni de onore etti ama…
Yeni nesil şarkıcıları ve müzikleri de sert bir dille eleştiren Ayşe Mine; “Şarkıcıların birçoğunun sesi yok. Sesleri olmadıkları için dış görünüşleriyle ve dekolte tercihlerle açıklarını kapatmaya çalışıyor. Üretilen müzikler de zaten akılda da kalmıyor. Unutuluyor gidiyor. Cover şarkılar söyleniyor hep… Yeni nesilden sadece Semicenk’i dinliyorum desem yeridir. Çok güçlü bir sese sahip” ifadelerini kullandı.
Ayşe Mine, 1980 ve 1990’larda üretilen çoğu şarkının zamansız olduğu için hâlâ bugünlerde dinlendiğini de sözlerine ekledi.
1980’li yıllarda arabesk ses sanatçılarının sinema filmleri aracılığıyla şarkılarını hayranları ile buluşturuyordu. Sadece ‘Erkek Milleti’ isimli bir film çeken Ayşe Mine, “Neden başka film çekmediniz?” sorusuna karşılık; “Sinemadan uzak durdum. Film çevirenlerin çoğu aynı zamanda bir ay aşkını yaşıyordu. (Gülüyor) Ben o filmi yazlığımda çektim akşam olunca evine gidip uyuyordum. Benim filmime Murat Soydan eşiyle geliyordu. O şekilde çekildi film” dedi. Bir de o dönem filmlerde dublaj yapılıyordu. Yapımcılar dublajda diretiyordu, bunu istemedim. Şarkıcı ama kendi sesiyle konuşmuyor garip geliyordu. Aslında film yapmama nedenim buydu” dedi.
Ayşe Mine; “Eğer yakılacak fotoğraflarım olsaydı bugün daha gündemde olurdum gibi geliyor. Bu saatten sonra da basılacak fotoğraf çektirmem çok zor. (Gülüyor)” ifadelerini kullandı.
“HÜLYA AVŞAR DEMOSUNU İLK BANA DİNLETTİ”
Bir dönem yakın arkadaş olan Hülya Avşar ile Ayşe Mine’nin arası açılmış. Ayşe Mine, nedenini ise şöyle aktardı: Hülya (Avşar) benimle tanışmak için sürekli randevu talep etmişti. Şarkıcı olmak istediğinde ilk Muzaffer Özpınar’ın bir playback üzerine okuttuğu şarkıyı dinletti. Aslında şarkıcılık konusunda başlarda çekimser kalmıştı ama ona destek oldum ve kulağının çok iyi olduğunu söyleyerek, çalışırsa başarabileceğini söyledim.
Hülya sonrasında bir televizyon kanalında program yapmaya başlayınca oldu. Asistanı beni arayıp, “Ayşe Hanım, Hülya Hanım sizi programına çağırıyor” dedi. Ben de “Hülya ile arkadaşız, neden o değil de siz arıyorsunuz?” dedim. Halbuki kendi arasa hiç düşünmeden koşar giderdim. Açıkçası arkadaşımın böyle davranmasını beklemezdim.
Ayşe Mine, ayrıca; “Bizim dönemimizde tek kanal vardı. Herkes TRT’yi izliyordu özel kanalların çıkması ve internet ağının gelişmesiyle ve teknolojiyle insanlar sanki birbirinden daha da uzaklaştı. Her şey çok çabuk tüketilir oldu” açıklamasında bulundu.
“ŞU AN ÇOK DAHA İYİYİM”
Temmuz ayında kolon kanseri teşhisi konulan Ayşe Mine, sağlık durumu hakkında şunları söyledi: Bayağı uzun bir süreç ama çok şükür iyiyim. Sahneme çıkıp, programlarımı yapabiliyorum. Teşhis konulmadan önce kendimi daha hasta hissediyordum, şu an çok daha iyiyim. Sahneye çıkmak beni iyileştiriyor. Aslında ‘doktor hatası’ yaşadım diyebilirim. Yaklaşık bir yıl önce göbek fıtığından ameliyat oldum. Sonra ameliyat olmama rağmen benzer semptomlarım devam etti. Aslında ameliyattan önce bana kolonoskopi yapmaları lazımmış ama yapmadılar. Belki kolonoskopi yapsalar daha önce öğrenip, tedavime çoktan başlamış olacaktım.
23 YILLIK YALNIZLIĞI BİTTİ
Bir süredir ABD’li Kevin Costner ile aşk yaşayan şarkıcı, “Yaklaşık 23 yıldır yalnızdım. Hayatıma kimseyi almadım. Güzel bir birliktelik. Hem karşıma çıktığı için hem de sevgisi için teşekkür ediyorum. ABD’de doğup, büyümüş. Türkiye’ye gelip, gidiyor. İlk defa hayatımda böyle bir şey yaşadığım için bunu övünçle söylüyorum. Aramızda 12 yaş fark var ama ben onu kendimdem küçük hissediyorum” diye konuştu.
“SINGLE ÇIKARACAĞIM”
Yeni şarkı hazırlığında olduğu belirten Ayşe Mine, “Sıra sıra single çıkarmayı düşünüyorum. Sahnelerim de devam ediyor. 5 Aralık’ta Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde konserim var, sevenlerimi bekliyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yarışmada çeşitli etkinliklere katılarak başarılar elde eden Karabenli, 60’tan fazla ülkenin yer aldığı organizasyonda ilk 10’a girmeyi başardı.
Ancak Ege Karabenli, bir sonraki aşama olan ilk 4’e yükselmeyi başaramayarak yarışmadan elendi.
Mr. World 2024 Erkek Güzellik Yarışması’nın birincisi Porto Riko’dan Daniel Mejía oldu.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Furkan Aksoy, geçtiğimiz gün, Yüsra adını verdikleri bir kız çocuk sahibi oldu.
Bu mutlu anını sosyal medya hesabından, kızını kucağına aldığı ve yüzünü kalp emojisiyle kapattığı bir kareyle paylaşan Furkan Aksoy, paylaşımına; “Hayatımıza hoş geldin canım kızım” notunu düştü.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Her hafta olduğu gibi bu hafta da yepyeni filmler vizyona girmeye devam ediyor. Buna göre 5’i yerli toplam 10 film, izleyicisiyle buluşacak.
Haftanın filmleri şu şekilde…
SİYAH KANARYA
Kate Beckinsale’in başrolünde oynadığı Siyah Kanarya, dünyayı bekleyen siber savaş tehlikesi ve büyük ülkelerin istihbarat servislerinin savaşını anlatan bir hikaye ile aksiyon meraklılarının ilgisini çekmeye aday olacak.
Kadın ajan filmleri kategorisinde türünün iyilerinden sayılan ve derinlikli senaryosuyla öne çıkan Birleşik Krallık yapımı film, ölümcül bir komploya kurban gitmiş ve kocasını kurtarmak zorunda kalan, CIA ajanı Avery Graves’in hikayesini odağına alıyor.
MARIA OLMAK
Jessica Palud’un yönettiği “Maria Olmak”, Maria Schneider’in Marlon Brando ile çektiği Paris’te Son Tango filminin çekimleri sırasında yaşadığı zorlukları ve filmin kendisine getirdiği ünü beyaz perdeye taşıyacak.
Filmde genç oyuncu Anamaria Vartolomei’ye, Fransız sinemasından Matt Dillo, Giuseppe Maggio, Celeste Brunnquell ve Yvan Attal eşlik etti.

WICKED
Stephen Schwartz ve Winnie Holzman’ın The Wizard of Oz filminin ön hikayesi olarak tasarladıkları, ilk olarak 2003’te sahnelenen aynı adlı Broadway müzikalinin sinema filmi uyarlaması Wicked, Oz cadıları Elphaba ve Glinda’nın hikayesini anlatıyor.
Jon M. Chu’nun yönetmenliğini üstlendiği filmde Cynthia Erivo, Ariana Grande, Jonathan Bailey, Michelle Yeoh, Marissa Bode ve Idina Menzel rol aldı.
DÜNYA VARMIŞ
Engin Altan Düzyatan’ın başrolünde oynadığı Dünya Varmış, dünyanın sonunu getirecek büyük bir salgından kurtulmak isteyen bir grup seçilmiş insanın, sığındıkları otelde başlarından geçen ilginç olayları konu ediniyor.
Yönetmen koltuğunda Ali Adnan Özgür’ün oturduğu filmde; Sarp Bozkurt, Melisa Şenolsun, Ece Sükan, Attila Olgaç, Erkan Can, Suzan Kardeş, Ali Sürmeli, Ezel Akay ve Bahtiyar Engin rol aldı.
GENİŞ AİLE: CEVAHİR VE ULVİ
Ufuk Özkan, Bülent Çolak ve Asuman Dabak’ın başrollerini paylaştığı Cüneyt İnay yönetmenliğindeki devam filmi Geniş Aile 4: Cevahir ve Ulvi, komedi türünü sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.

KIZI KAZAN AŞK
Pelin Öztekin, Ferdi Sancar, Tuan Tunalı ve Burak Alkaş’ın rol aldığı Kızı Kazan Aşk haftanın bir diğer yerli komedi filmi olacak.
Yönetmenliğini Onur Öğden’in yaptığı film, büyükşehirde yaşayan ve hayattan bezmiş şekilde hayatına devam eden genç bir kızın, arkadaşıyla oynadığı kazı kazan biletine çıkan para ikramiyesi ile başlayan macerasını anlatıyor.
PARANOYA
Onur Buldu, Ege Kökenli ve Bülent Şakrak’ın başrollerini paylaştığı Cengiz Özkarabekir’in filmi Paranoya, üniversite öğrencisiyken yazdığı bir şiir yüzünden hapse atılan, hapisteyken babasının cenazesine katılamadığı için paranoyası başlayan Muntazam adlı gazetecinin başından geçenleri konu alıyor.
YÜZDE 100 KURT
Avustralyalı yönetmen Alexs Stadermann’ın animasyon filmi Yüzde 100 Kurt, kurt sürüsü tarafından dışlanan Freddy’nin, gerçek bir kurt olduğunu kanıtlamak için kayıp Moonstone’u bulmaya karar vermesi sonrası yaşadığı olayları işliyor.

HAFTANIN KORKU FİLMLERİ
Damien Leone’nin filmi Terrifier 3, ABD’de noel ruhuyla yılın en huzurlu gecesini kutlamaya hazırlanan Miles Kasabası sakinlerinin, Art the Clown’un geri dönüşüyle yaşadığı kabusu anlatıyor.
Fransız yapımı Abel Danan yönetmenliğindeki korku filmi Killer Influence, yazlık evine arkadaşlarını davet eden influencer Alex’in, paranormal olayları videoya çekmek için başlayan tatilinin, gizemli bir yabancının gelmesiyle hayatta kalma mücadelesine dönmesini ele alıyor.
Orçun Behram’ın çektiği yerli korku filmi Cenaze, bir cenaze arabası şoförü Cemal’in, kendisine rutini dışında bir görev verilmesi sonrası başından geçen olaylar etrafında dönüyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hasankeyf Kaymakamı Mehmet Ali İmrak, bir restoranda düzenlenen programda gazetecilere yaptığı açıklamada, tarihi ilçenin bu yıl kasım ayı itibarıyla 125 bini kişiyi ağırladığını, her geçen gün ilçeye olan ilginin arttığını söyledi.
İlçeye gelen turist sayısını artırmak için yoğun çalıştıklarını belirten İmrak, “Geçen yıl Sayın Vali’mizin önderliğinde 2 büyük aktiviteyi gerçekleştirdik. Bunlardan birincisi Hasankeyf 3. Su, Doğa Sporları ve Turizm Festivali, ikincisi Türkiye Su Jeti ve Flyboard Şampiyonası’ydı. Sadece iki yarışmada yaklaşık 30 binin üzerinde misafirimizi Hasankeyf’te ağırladık.” dedi.

100 BİN ZİYARETÇİ HEDEFİ
Bu yıl için 100 bin hedefi belirlediklerini, bu hedefi kasım ayı itibarıyla geçtiklerini anlatan Imrak, bu yıl Ramazan ve Kurban bayramlarında yaklaşık 40 bin kişinin ilçeyi ziyaret ettiğini anımsattı.
İmrak, son olarak şöyle dedi:
“YABANCI TURİSTLER ÇOK GELİYOR”
“Hasankeyf’imize hafta sonu geldiğinizde esnafımızın yüzündeki mutluluğu göreceksiniz. Arkeopark ve Kale alanının devir teslimi gerçekleştikten sonra bu rakamları çok kolay bir şekilde aşacağımıza inanıyoruz. 2024 hedefinde 100 bin hedefi koyduk ve bunun üzerine çıktık. 2025’te, 250 bin hedefine ulaşmayı hedefliyoruz. Hasankeyf önümüzdeki yıl bütün çaba ve gayretiyle 250 bin misafiri ağırlayacaktır. Ayrıca Turizm Geliştirme Ajansı ile Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle Hasankeyf’e yabancı turistin ilgisini görüyoruz. 125 bin misafirimizin yüzde 20’sinden fazlası yabancı turistlerden oluşmaktadır.”
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Science Daily dergisinin haberine göre, bilim insanları, Suriye’nin en eski kent merkezlerinden Umm-el Marra’daki antik mezarlarda arkeolojik kazı çalışmaları yürüttü.
Temelleri Erken Tunç Çağı’na dayanan bu mezarları kazan araştırmacılar, altın ve gümüş takılar, 6 iskelet, pişirme kapları, çömlek ve mızrak ucunun yanı sıra üzerinde kazılı yazılar bulunan, parmak uzunluğunda 4 adet kil silindir buldu.
Johns Hopkins Üniversitesinde arkeoloji profesörü olarak görev yapan ve kazı çalışmasını yürüten araştırma ekibinde yer alan Glenn Schwartz, radyokarbon tarihleme yöntemiyle tarihi doğrulanan yazıların M.Ö. 2 bin 400’lü yıllara ait olduğunu tespit ettiklerini açıkladı.
500 YILDAN DAHA FAZLA ESKİ
Schwartz, bu yazıların, bilinen diğer alfabetik sistemlerden yaklaşık 500 yıl daha eski olduğunu ortaya koyduklarını kaydederek, bu keşfin alfabenin M.Ö 1900’den sonra Mısır’da ya da çevresinde icat edildiğine yönelik inanışları değiştireceğini belirtti.

“YAZIYI TERCÜME ETMEMİZ LAZIM”
Keşfedilen silindirlerin üzerindeki yazıların mezardan çıkarılan nesnelerin nereden geldiğine ya da kime ait olduğuna ilişkin sorulara yanıt niteliğinde olabileceği değerlendirmesinde bulunan Schwartz, “Ancak yazıyı tercüme edecek bir araç olmadan sadece spekülasyon yapabiliriz.” diye konuştu.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türk Sineması’nın usta yönetmeni olan Zeki Demirkubuz şu sıralar biraz heyecanlı. Kolay değil, yeni filmi Hayat Oscar Aday Adayı. Pek çok yapım arasında birinciliği hedefleyen film ilginin odağında.
Bunun için uluslararasında filmin tanıtımına başlayan Zeki Demirkubuz ve filmin oyuncuları karşılaştıkları ilgiden ise oldukça memnun.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın girişimleriyle California eyaletinin Los Angeles kentinde bulunan Sony Stüdyoları’nda düzenlenen Hollywood Türk Film ve Drama Günleri etkinliğinde filminin gösterimi yapıldı.
Galaya, Demirkubuz ve başrol oyuncuları Cem Davran, Miray Daner ile Burak Dakak katıldı.
TÜRKEVİ’NDE SEYİRCİYLE BULUŞACAK
Dün Los Angeles Asian World Film Festivali’nde de gösterilen film, 22 Kasım’da New York Türk Evi’nde seyirciyle buluşacak.

Yönetmen Zeki Demirkubuz
GENÇ BİR KIZIN HİKAYESİ
Hayat, kendisine dayatılan hayatı kabul etmeyip evinden kaçan genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Genç bir kadın olan Hicran, babasının zoruyla nişanlanmak zorunda kalınca çareyi kaçmakta bulunur.

GEÇTİĞİMİZ YIL VİZYONA GİRDİ
Hicran’ın zaten onunla evlenmeyi istemediğini düşünen Rıza, başlarda bu durumu önemsemez. Ancak zaman geçtikçe Hicran tarafından istenmemek zoruna gitmeye başlar ve onunla yüzleşmeye karar verir. Rıza, sadece bir kere gördüğü nişanlısını bulmak için İstanbul’a gitmesiyle devam eden drama türündeki film, 2023 yılında vizyona girdi.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk, Ankara Opera Binası Sahnesi’nde basın toplantısı düzenleyerek, ‘1’inci Anadolu Opera ve Bale Festivali’nin tanıtımını gerçekleştirdi. Sağtürk, operadan baleye, müzikalden modern dansa, çocuk oyunlarından konserlere geniş bir yelpazede temsillerin sunulacağı 23 ili kapsayacak festivalin 7 Aralık’ta, Şırnak’ta başlayacağını belirtti. Sağtürk, “Bu festival ile Anadolu’nun zengin kültürel dokusunu evrensel sanatlarla buluşturmayı hedefliyoruz. Festivalimizin ilk döneminde Şırnak, Erzincan, Kırklareli, Ardahan ve Hatay olmak üzere 5 şehirde 14 temsil sunulacak. Bale, müzikal, modern dans, çocuk oyunları ve konserlerden oluşan 13 farklı eserle sanatseverlerle buluşacağız.” dedi.
Sağtürk, festival kapsamında çocukların yeteneklerini ‘Yetenek her yerde’ sloganıyla düzenleyecekleri etkinliklerle keşfedeceklerini ifade ederek şöyle konuştu:
“ÇOCUKLARIMIZ FESTİVALİN ÖZEL PARÇASI”
“Çocuklarımız da bu festivalin özel bir parçası. Onlar için hazırlanan oyunlarla, küçük yaşlardan itibaren sanata olan sevgilerini artırmayı ve hayal dünyalarını zenginleştirmeyi amaçlıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki sanatla büyüyen bir nesil, aydınlık geleceğimizin en önemli temellerinden birini oluşturacaktır”

1’inci Anadolu Opera ve Bale Festivali’nin sanat ve kültür arasında yeni köprüler kuracağını dile getiren Sağtürk, şunları dedi:
“ANADOLU’NUN HER KÖŞESİNE ULAŞACAĞIZ”
“2025 yılında bu heyecanı 18 şehre daha taşıyacağız. Edirne’den Kars’a, Osmaniye’den Manisa’ya kadar geniş bir coğrafyada opera ve baleyi sanatseverlerle buluşturacağız. Devlet Opera ve Balesi olarak; Aspendos, Efes, Bodrum ve İstanbul gibi uluslararası festivallerde yaşadığımız gururu, şimdi Anadolu’nun her köşesine taşımanın mutluluğunu yaşıyoruz.”
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tıp dünyası kudret narından bahsederken Momordica Charantia adını kullanıyor. A vitamini, C vitamini, B vitaminni ve D vitamini açısından oldukça zengin olan kudret narı ya püre haline getirilip ya da zeytinyağı ile karıştırarak macun haline getirilip yeniyor. Peki kudret narının son zamanlarda bu kadar popüler olmasını sağlayan etkisi nedir dersiniz? Gelin beraber bakalım.
1) Gastrit, reflü gibi mide rahatsızlıklarının ilacı
Kudret narının adını genelde gastrit sorunu yaşayan kişilerden duyduysanız hiç şaşırmayın çünkü bu meyve ile hazırlanan zeytinyağlı macun sindirime yardımcı olur; gastrit, reflü, ülser, kolit gibi hastalıkların tedavisine yardım eder
2) Diyabeti kontrol altına alır
Bu renkli meyvenin anti diyabetik etkisi olduğunu biliyor muydunuz? Kudret narı kan şekerini düşürür ve lifli yapısıyla diyabeti kontrol altına almaya yardımcı olur.
3) Demir eksikliğine bağlı anemiyle mücadele eder
Demir eklikliği günümüz insanının en çok uğraştığı sağlık sorunlarından biri. Kudret narı da bu sorunu ve bu soruna bağlı gelişen anemiyi önlemede önemli bir role sahip. Demir açısından zengin olan kudret narı kırmızı kan hücrelerinin oluşmasında da rol oynar.
4) Enfeksiyon hastalıklarıyla mücade eder
Vücudumuz zaman zaman enfeksiyton kapabilir, iltihaplı hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalabilir. Kudret narı antiinflamatuar ve antiviral etkileri sayesinde bu iltihaplı hastalıkların tedavisine yardım eder.
5) Cilt sağlığı için faydalı
İltihaplı hastalıklardaki antiinflamatuar ve antiviral özellikler cilt sağlığında da ekilidir. Kudret narı cildin parlaklığını artırır, cilt sağlığına destek olur.
6) Kolestrolü düşürür
Kötü huylu kolestrolü kontrol altına almak için de kudret narına başvurulur. Kandaki LDL (kötü huylu kolestrol) seviyesini indirir. Kalp damar hastalıklarının meydana gelmesini önler.
7) Yaşlanma etkileriyle mücadele eder
Kudret narı antioksidan etkisi bakımından da oldukça önemlidir. Yaşlanmmaya bağlı hücre asarlarının giderilmesinde ve yaşlanma etkilerinin geciktirilmesinde etkilidir.
8) Göz sağlığını korumaya yardım eder
Kudret narı A vitamini deposudur demiştik. Gece görüşünü iyileştirmede oldukça pozitif etkisi olan kudret narının katarakt gibi göz hastalıklarında da tedaviye yardımcı etkisi bulunur.
9) Bağışık sistemini güçlendirir
Kudret narı hem içeridiği vitaminler hem demir hem de antihistaminik ve antienflamatuar özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirmekte, özellikle enfeksiyon kaynaklı hastalıklarla mücade etmeyi kolaylaştırmakta oldukça iyidir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lodosun, havadaki basınç değişimlerine bağlı olarak baş ağrılarını tetiklediğini ifade eden Prof. Dr. Asil, “Barometrik basınç değişiklikleri, sinüsler arasında basınç oluşumuna neden olarak kimyasal dengesizlikler yaratır. Bu da migreni ve diğer baş ağrılarını kötüleştirebilir” diye konuştu.
“BULUTLU GÜNLER DE BAŞ AĞRILARI İÇİN BİRER TETİKLEYİCİ OLABİLİR”
Ayrıca, hava koşullarının yalnızca lodosla sınırlı kalmadığını belirten Prof. Dr. Asil, “Yüksek nem, kuru hava, rüzgar ve aşırı sıcaklıklar gibi hava durumu faktörleri de migreni tetikleyebilir. Parlak güneş ışığı ve bulutlu günler de baş ağrıları için birer tetikleyici olabilir” diye ekledi.
“MİGREN İŞ VERİMLİLİĞİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR”
Prof. Dr. Talip Asil, migreni tetikleyen hava koşullarından korunmak için, kişilerin güneş ışığından kaçınmaları, ortamlarını nemlendirici cihazlarla desteklemeleri ve baş ağrıları konusunda uzmanlardan tavsiye almaları gerektiğini vurguladı.
Migrenin, yalnızca bireylerin günlük yaşam kalitesini değil, iş verimliliğini de olumsuz etkileyerek ciddi bir ekonomik yük oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Asil, baş ağrılarının önlenmesi için bireylerin çevresel faktörleri göz önünde bulundurarak daha dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“KALP RAHASTZILIĞI OLANLAR ANİ HAVA DEĞİŞİMLERİNDEN KAÇINMALI”
Prof. Dr. Abacı, “Soğuk hava ve ani hava değişimlerinin, özellikle kronik kalp hastalıkları olan bireyler için ciddi sağlık riskleri oluşturabileceği unutulmamalı. Soğuk hava, kalbin daha fazla çalışmasına neden olabilir. Bu da kalp yetmezliği veya kalp krizi riskini artırır. Ayrıca, hava basıncındaki değişiklikler, kanın pıhtılaşmasını artırarak damar tıkanıklığına ve kalp krizine yol açabilecek riskleri tetikleyebilir. Bu nedenle, özellikle kalp rahatsızlığı olan kişilerin ani hava değişimlerinden kaçınmaları ve dışarı çıkarken hava koşullarını dikkate almaları önemli” dedi.
“VÜCUT ISISINI KORUYARAK KAT KAT GİYİNMEK ÖNEMLİ”
Ani hava değişiminden kaçınmanın yollarından söz eden Prof. Dr. Abacı, “Soğuk havada dışarı çıkarken vücut ısısını koruyacak, kat kat giyinmek önemlidir. Ani sıcaklık değişimlerinden kaçınılmalı; örneğin, sıcak bir odadan soğuk dışarıya çıkmaktan kaçınılmalıdır. Egzersiz yaparken hava sıcaklıklarını göz önünde bulundurmalı ve aşırı fiziksel efordan kaçınılmalıdır. Düzenli olarak ilaçlarını kullanmaya devam etmelidirler ve doktor tavsiyelerini dikkate almalıdırlar” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Şanlıurfa’da yerli ve milli yazılım GAP Hassas’ın tanıtımını yaptı. Kacır, “Bu yazılım, çiftçilerimizin alın terini teknolojiyle buluşturarak toprağın dilini konuşacak ve bereketinin sırrını çözecek” dedi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Sanayi ve Teknoloji BakanıMehmet Fatih Kacır, GAP Hassas Tarım 2. Faz Tanıtım Töreni’ne katılmak üzere Şanlıurfa’ya geldi. Kente gelen bakanları, havalimanında Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ile kent protokolü karşıladı. Törenin düzenlendiği GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü’ne gelen ve burada kurulan stantları gezen bakanlar, yetkililerden bilgi aldı.
ÇİFTÇİLER E-DEVLET ÜZERİNDEN TAKİP EDEBİLECEK
Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yerli ve milli yazılım GAP Hassas’ın, uydu görüntüleri ve hiperspektral kamera verileriyle elde edilen zengin veri seti sayesinde tarım arazilerinin detaylı analizini sunduğunu belirtti. Bu sistemle çiftçilerin ilave donanımlara ihtiyaç duymadan doğru hasat tarihi, gübre miktarı ve diğer tarımsal ihtiyaçları e-devlet platformu üzerinden öğrenebileceğini anlatan Bakan Kacır, “Bu yazılım, çiftçilerimizin alın terini teknolojiyle buluşturarak toprağın dilini konuşacak ve bereketinin sırrını çözecek. Çiftçimize artık doğanın sesi kadar teknolojinin sunduğu rehberlik de eşlik edecek” dedi.
GAP BÖLGESİNE 20 YENİ OSB
Bakan Kacır, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde son 22 yılda ihracatta yaşanan büyük artışa da dikkat çekti. Şanlıurfa’nın ihracatının 7 milyon dolardan 386 milyon dolara, Gaziantep’in ise 619 milyon dolardan 10,7 milyar dolara çıktığını anlatan Bakan Kacır, bölgenin üretim üssüne dönüştüğünü söyledi. Bakanlık çalışmalarıyla son 22 yılda GAP bölgesinde 20 yeni organize sanayi bölgesi kurulduğunu dile getiren Kacır, buralarda 360 bin kişiye istihdam sağlandığını ve yatırım teşvikleriyle 710 binden fazla nitelikli iş gücünün ekonomiye kazandırıldığını kaydetti. 2024-2028 yıllarını kapsayan GAP Eylem Planı’nın detaylarının yakında paylaşılacağını anlatan Kacır, “11,8 milyar lira yatırım bedeliyle 9 ilde 36 yatırım başlığı belirledik. Bu yatırımlar, bölge halkının refahını artırmak ve coğrafi işaretli ürünlerin ekonomik değerini yükseltmek için önemli bir sıçrama noktası olacak” dedi.
1,3 MİLYON KİŞİYE İSTİHDAM İMKANI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise GAP’ın Türkiye’nin gıda arz güvenliğinde kritik bir rol oynadığını vurguladı. GAP Eylem Planı kapsamında 10,6 milyon dekar alanın sulamaya açılmasının hedeflendiğini belirten Yumaklı, şu ana kadar bu hedefin 3’te 2’sinin tamamlandığını ve kalan kısmın 2032 yılına kadar bitirileceğine dikkat çekti. Bakan Yumaklı, “Bu projeler tamamlandığında ekonomimize yıllık yaklaşık 7 milyar dolar katkı sağlanacak ve 1,3 milyon kişiye istihdam oluşturulacak” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Vodafone’un, yeni nesil perakende anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği Vodafone FLEX ikinci yaşını doldurdu. “Seç Seç Al” mottosuyla duyurulan platform ile müşterilere avantajlar ve çeşitli ödeme kolaylıkları sunuluyor. Toplam 10’u aşkın kategoride 1000’den fazla ürünün yer aldığı platform ile son 1 yılda yaklaşık 3 milyon teknolojik ürün ve satış sonrası hizmet paketi müşterilerle buluşturulurken, yeşil bir gezegen oluşturma hedefiyle 20 bin eski cihaz geri dönüşüme kazandırıldı. Çeşitli ödeme kolaylıklarının sunulduğu platformda son 1 yılda en çok tercih edilen ödeme şekli faturaya ek 12 ayda ödeme seçeneği oldu. Platform ile gelecek 5 yılda 10 milyon ürün ve hizmet müşterilerle buluşacak.
Vodafone FLEX yıl değerlendirme toplantısında konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, “Yeni nesil perakende anlayışımızın önemli bir ayağını oluşturan Vodafone FLEX, müşterilerimizin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda birçok kategoriden çeşitli ürün portföyü sunan bir teknoloji dünyası. Türkiye dahil birçok Vodafone ülkesinde uygulanan ve ‘Ürünü seç, ödemeni seç ve kolayca al’ ilkesine dayanan platform ile müşterilerimize bütçe dostu fırsatlar, indirim avantajları ve çeşitli ödeme kolaylıkları sağlıyoruz. Platform ile son 1 yılda farklı markalardan yaklaşık 3 milyon teknolojik ürün ve satış sonrası hizmet paketini müşterilerimizle buluşturduk. Önümüzdeki 5 yılda hedefimiz, 10 milyon ürünü müşterilerimize ulaştırarak onları 5G’nin yenilikçi dünyasına taşımak. Gelecek dönemlerde odak noktalarımızdan biri olan 5G teknolojisi için hazırlıklarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Müşterilerimizin 5G’ye geçiş sürecini kolaylaştırmak amacıyla, 12 bin TL olan taksit limitinin 5G’li cihazlarda kaldırılmasının gerektiğini düşünüyoruz. Bu sayede müşterilerimiz, dilediği 5G destekli cihazı, dilediği ödeme yöntemiyle kolayca satın alabilecek ve ülkemize 5G geldiğinde son teknolojiden faydalanabilecek. 5G’nin getirdiği hız ve verimlilikle, müşterilerimizi geleceğin bağlantı teknolojisine birlikte hazırlıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin mevcut bütçeleriyle yeni nesil teknolojileri destekleyen ürünlere erişebilmesini sağlamak” dedi.
Bir yılda 20 bin cihaz geri dönüşüme kazandırıldı
Yapılan açıklamaya göre operatör müşterileri, eski telefonlarını Vodafone’a getirdikleri takdirde, yeni cihaz alırken eski telefonlarını indirim olarak kullanabiliyor. Bu kapsamda, yüzde 30’a varan indirimlerle yenilenmiş ve 1 yıl garantili telefon sahibi olabiliyorlar. Operatör, eski telefonların toplanması için sunduğu tekliflerle son 1 yılda 20 bin cihazı geri dönüşüme kazandırdı. Bu cihazlar yeniden dönüştürülerek daha yeşil bir gezegen oluşmasına da önemli katkı sağladı.
Alışveriş kredisiyle 36 aya varan taksit imkanı
Platform ile müşteriler, akıllı robot süpürge, airfryer gibi birçok teknolojik ürünü alışveriş kredisiyle kolayca satın alabiliyor. Kredi kartı gerektirmeden 36 aya varan taksit imkanı sağlayan bu ödeme yöntemi, 110 Vodafone bayiinde aktif olarak kullanılıyor. Operatör, Ocak sonuna kadar tüm mağazalarında müşterilerinin bu imkandan faydalanabilmesini hedefliyor.
Satışların yüzde 80’i mağazalarda gerçekleşti
Platform müşterileri 2 bin 500 noktada aktif satış yapan operatörün mağazalarından istediği ürünü yerinde inceleyip kendisine uygun ödeme imkanıyla hızla satın alabiliyor. Son 1 yılda yapılan satışların yaklaşık yüzde 80’i Vodafone mağazalarında gerçekleşti. Mağazaya gelen müşteriler, operatörün iş ortaklarına özel kurulan alanlarda teknolojik ürünleri deneyimleyip, kendilerine en uygun ürünü tercih edebilme imkanına sahip oldu.
One Number servisi sunuldu
Operatör, bu yıl One Number servisini de kullanıma açtı. Müşteriler, bu servisle telefonları yanında olmasa bile akıllı saatleri ile bağlantıda kalıp iletişimlerini kesintisiz sürdürebiliyor. Telefonları yanında olmasa da akıllı saatleriyle arama yapıp diledikleri gibi mesajlaşabiliyorlar.
Operatör, online alışverişlerde Türkiye genelinde kapıya teslimat hizmeti, İstanbul içinde ise aynı gün hızlı teslimat seçeneği sunuyor. Operatör müşterileri, “Gel incele adresine gönderelim” seçeneği ile online mağazada beğendikleri bir ürünü fiziksel mağazada deneyimleyebiliyor ve ürünü satın almak istediklerinde Vodafone’un yapay zeka tabanlı kişisel dijital asistanı TOBi üzerinden sipariş verip istedikleri adrese teslimat yapılmasını sağlayabiliyor. Online mağazada seçili ürünlerde promosyon kod avantajı sunularak, müşterilerin daha uygun fiyata teknolojik ürün alabilmesine olanak sağlanıyor.
“Mağaza Danışmanım” hizmeti sunuldu
Operatör, “Mağaza Danışmanım” projesini de hayata geçirdi. Vodafone mağazaları, yakın çevredeki müşterilere ulaşarak, müşterileri mağazalara davet edip onlara özel kişiselleştirilmiş ürün teklifleri sunabiliyor. Bu sayede müşteriler, mağazalara gelerek onlara sunulan ürünler hakkında detaylı bilgi alabiliyor ve ürünleri deneyimleme fırsatı bulabiliyor.
300 bini aşkın müşteri satış sonrası hizmet paketleriyle buluştu
Platform dünyasının önemli bir parçasını oluşturan satış sonrası hizmetler kapsamında müşterilere akıllı telefonlara yönelik Ekran Kurtaran Paket, Dijital Destek, Uzatılmış Garanti ve Tam Koruma olmak üzere 4 ayrı paket sunuluyor. Ek olarak, garanti içi ya da dışı yaşanılan herhangi bir aksaklıkta müşterilerin sürdürülebilir iletişim sağlayabilmesi için yedek cihaz hizmeti de sağlanıyor. Son 1 yılda 300 bini aşkın müşteri satış sonrası hizmet paketleriyle buluşurken, 16 bini aşkın yedek cihaz hizmeti verilerek müşterilere kesintisiz iletişim imkanı da sağlandı.
Kişiselleştirilmiş tekliflerin tercih edilme oranı yüzde 25’e ulaştı
FLEX dünyasında geliştirilmiş yapay zeka desteğiyle müşterilerin hayat tarzına uygun her kategoriden teknolojik ürünler kişiselleştirilmiş tekliflerle sunuluyor. Bu kapsamda, platform dünyasında son 1 yılda müşterilerin kişiselleştirilmiş teklifleri tercih etme oranı yüzde 25’e ulaştı.
Bir yılda 50’den fazla kampanya gerçekleştirildi
Yıl boyunca platform ile müşterilerin teknolojik ihtiyaçlarına özel 50’den fazla kampanya gerçekleştirildi. Bu kapsamda, “İlk Hattım İlk Telefonum” kampanyasıyla, Vodafone’dan ilk hattını almak isteyen 16 yaş altı müşterilere özel, ilk telefonları platform ile ek indirim avantajıyla sunuldu. Karne döneminde 26 yaş altı FreeZone’lu müşterilere özel “İlk iPhone’um” kampanyası gerçekleştirildi. Operatör, müşterilerinin bütçesini düşünerek hazırladığı avantajlı ödeme seçeneklerine ek olarak yeni bir kampanya da başlattı. Buna göre, platform müşterilerine, Kasım boyunca akıllı bileklik indirimli sunulacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından Growtech Tarım Fuarı kapsamında bu yıl 7’ncisi düzenlenen ATSO Growtech Tarım İnovasyon Ödülleri sahiplerini buldu. ANFAŞ Kongre ve Fuar Merkezi’nde 31 ülkeden 684 firmanın katılımıyla düzenlenen 23. Growtech Antalya Tarım Fuarı kapsamındaki proje yarışmasında ödüller, sera ve sulama teknolojileri, tohum, fide, bitki besleme, bitki koruma, akıllı tarım teknolojileri ve kamu özel ödülü olmak üzere 7 farklı kategoride dağıtıldı.
Antalya Valisi Hulusi Şahin, törende yaptığı konuşmada Growtech Tarım Fuarı’nın sadece Türkiye’de değil, dünyada önemli fuarlardan biri haline geldiğini söyledi. Türkiye genelinde üretilen ürünlerin büyük bir bölümünün Antalya’da yetiştirildiğinin altını çizen Şahin, “Bazı ürünlerin üretiminin yüzde 30-40’lık bölümünü sadece Antalya sağlar. Bunu yaparken de yüksek verimlilikle yapar, dünyaya örnek olacak inovatif tekniklerle gerçekleştirir” dedi.
“Başarı hikayeleri yazıyoruz”
ATSO Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın da tarım ve tarım teknolojilerinde iş adamlarının ve girişimcilerin başarılarıyla gurur duyduklarını belirterek, “Buradaki enerji, ülkemizin geleceğine dair umutlarımızı daha da artırıyor. Bizler de daha fazlasını yapmak, daha fazla çalışmak için güç buluyoruz. Bu vesileyle başta Growtech firması olmak üzere tüm kurum ve kuruluş temsilcilerine, iş insanlarımıza, genç girişimcilerimize teşekkür ediyorum” dedi.
Türkiye’nin tarımsal üretimde dünyada ilk 10 ülke arasında yer aldığını belirten Pakalın, Antalya’nın da bu üretimde önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Antalya’nın şehirlerle değil ülkelerle yarıştığını dile getiren Pakalın, “Bitkisel üretim değeri ile Türkiye birincisidir. 1 milyar doları aşan tarımsal ihracatı, 800 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı ve 2,5 milyon tonu aşkın domates üretimi gerçekleştiriyoruz. Diğer taraftan ilimiz seracılık teknolojilerinde, tohumculukta, fidecilikte başarı hikayeleri yazmaktadır. Firmalarımız dünyanın dört bir yanına sera teknolojileri kurmakta, know-how götürmekte, tohum satmaktadırlar” diye konuştu.
Konuşmaların ardından “Sera ve Teknolojileri”, “Sulama ve Teknolojileri”, “Tohum, Fide”, “Bitki Besleme”, “Bitki Koruma”, “Akıllı Tarım Teknolojileri”, “Kamu Özel Ödülü” kategorilerinde birinci olan firmalara ödülleri teslim edildi. Ödel törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Üyesi Ragıp Gök, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Başkanı Onur Kacar, ATSO Genel Sekreteri Av. Aslı Şahin Tekin ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CW Enerji, bu yıl 14.’sü düzenlenen ‘Geleneksel Satış Noktaları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Toplantının ilk gününde katılımcılar Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan CW Enerji fabrikasını ziyaret etti. Ham madde girişinden panellerin sevkine kadar geçen tüm süreç hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirilen katılımcılar, CW Enerji AR-GE faaliyetleri hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilirken, firmanın son teknoloji ile üretilen inovatif ürünlerinin yapım aşaması hakkında da bilgi sahibi oldu.
2025 yılına dair sektör hedefleri ve öngörüler konuşuldu
Toplantının ikinci gününde katılımcılar CW Enerji bünyesinde yer alan alanında uzman ekip tarafından güneş paneli üretimi süreçleri ve sektör hakkında bilgi sahibi oldu. GES sektöründe başvuru süreçleri, yönetmelik, yatırım teşvikleri, pazarlama faaliyetleri, sigorta sistemleri, satış noktası avantajları, on-grid ve off-grid inverterler, lityum batarya esnek panel ürünleri, enerji depolama sistemleri, araç şarj istasyonları ve yönetmelikleri, tarımsal sulama sistemleri, CW Gençlik projesi gibi çeşitli konuların yanı sıra 2024 yılı genel değerlendirmesi ve 2025 yılına dair hedef ve öngörülerle birlikte gelecek planlamaları da masaya yatırıldı.
“Başarılı çalışmalara imza attık””
CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, katılımcılara firmanın kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Bugüne kadar satış noktalarıyla birlikte oldukça başarılı çalışmalara imza attıklarını belirten Sarvan, “Güneş enerjisi sektöründe birlikte yazdığımız başarı hikayesini daha da ileri taşımak için bir aradayız. CW Enerji ailesinin bir parçası olarak gösterdiğiniz emek, azim ve bağlılık için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Her biriniz bulunduğunuz bölgede güneşin gücünü insanlara ulaştıran, onların geleceklerini aydınlatan ve temiz enerjiyle tanıştıran öncülersiniz. Sizlerle gurur duyuyoruz. Sizlere en kaliteli ürünleri sunmak ve başarılarınızı daha da büyütmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
Her geçen gün kendilerini daha çok geliştirerek, başarılı projeleri hayata geçirmeyi sürdürdüklerine dikkat çeken Sarvan, satış noktaları ile daha güçlü olduklarını kaydetti. Sarvan, “CW Enerji ailemiz her geçen gün daha da büyüyor. Hep birlikte daha nice başarılara imza atacağız. Unutmayın, güneş her gün yeniden doğar. Biz de her yeni günle birlikte daha büyük adımlar atacağız. Hep birlikte el ele vererek ülkemiz için çalışmaya ve üretmeye var gücümüzle devam edeceğiz” diye konuştu.
Yerli ve milli kaynaklar ile üretime destek
Sarvan, yerli ve milli kaynaklar ile üretime destek olmayı, Türkiye’nin enerji ihtiyacı açısından dışa bağımlılığını azaltmayı amaçladıklarını kaydederek, “Türkiye için üretiyoruz ve ülkemiz için çalışıyoruz. Alanında uzman ve her detayı ayrıntılı düşünen bir ekibimiz var. Yıllık 1.8 GW üretim kapasitesi ile ülkemizin önde gelen güneş paneli üreticilerinden birisi olma ayrıcalığını gururla sürdürüyoruz” dedi.
“Dünya genelinde temiz enerjiye geçiş hızlandı”
Türkiye’nin enerji sektöründe sergilediği büyüme ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla uluslararası arenada dikkat çeken bir ülke haline geldiğini belirten Sarvan, enerji sektörünün toplam büyüklüğünün her geçen yıl artarken, özellikle güneş enerjisi sistemleri (GES) alanında Türkiye’nin hem Avrupa hem de dünya sıralamasında önemli bir konumda yer aldığına dikkat çekti. Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü bakımından Avrupa’da birinci, dünyada ise beşinci sırada bulunduğunu ifade eden Sarvan, “Veriler ülkemizin yenilenebilir enerjiye olan yatırımlarının ne denli güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu başarı, ülkemizin enerji ithalatını azaltırken, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına da katkı sağlıyor. 2030 yılına kadar Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücünün 30 GW’ı aşması hedefleniyor. Dünya genelinde temiz enerjiye geçişin hızlandığı bu dönemde, CW Enerji olarak projelerimizle ve pazarlama faaliyetlerimizle bu hedeflere ulaşmaya katkıda bulunmak adına çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Devletimizin de bu alanda sağladığı destekler çok önemli. Bu desteklerin artarak devam etmesi en büyük beklentimiz” diye konuştu.
“Geleceğin enerji çözümlerini sunmaya devam edeceğiz”
60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini dile getiren Tarık Sarvan, “Türkiye’nin güneş enerjisi sektöründe gösterdiği başarıda, CW Enerji olarak sektöre yön veren inovasyonlarımız, güçlü üretim kapasitemiz ve etkili pazarlama faaliyetlerimizle fark sağlıyoruz. Sadece üretim ve teknoloji alanında değil, pazarlama ve müşteri ilişkilerinde de örnek bir model sergiliyoruz. Dijital pazarlama, fuarlara etkin katılım, eğitim ve destek programlarımız ile sektörümüzde adımızdan fazlasıyla söz ettiriyoruz. Türkiye’nin güneş enerjisindeki liderliğini güçlendirmek ve küresel temiz enerji dönüşümüne katkı sağlamak bizim için bir görev. Üretimden ihracata, teknolojiden pazarlamaya kadar her alanda büyümemizi sürdüreceğiz. İnovatif ürünlerimiz, güçlü pazarlama stratejilerimiz ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımımızla sadece bugünün değil, geleceğin de enerji çözümlerini sunmaya devam edeceğiz” dedi.
Sarvan, tüketiciye daha hızlı ulaşmak, ihtiyaçları daha hızlı karşılamak ve daha fazla kişiye ulaşmak adına pazarlama faaliyetlerine önem verdiklerini ve çalışmaları hızlandırdıklarını belirterek, bu alandaki çalışmalarını sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.
“Bugünlere geldiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz”
CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz da, satış noktalarıyla birlikte birçok projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Yerli ve milli bir Türk markası olarak ülkede tercih edilen lider firmalar arasında olduklarını dile getiren Yılmaz, “Bizler yıllar önce bugünlerin tohumlarını ekerken gerçekten çok inandık, çok çalıştık ve hep birlikte bugünlere geldik. Bugünlere gelmemizde satış noktalarımızın emekleri ve özverili çalışmalarının payı büyük. Hep birlikte büyük bir aileyiz ve aramız katılan yeni arkadaşlarımızla daha da büyümeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
“İçinde bulunduğumuz dönemde sektörümüz geleceğin en stratejik konularından biri” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:
“Böylesine değerli ve önemli bir sektöre hizmet edebilmek hepimiz için gurur verici. Hem üretiyor hem istihdam oluşturuyor hem de gelecek nesillere temiz bir dünya bırakıyoruz. Bugünlere geldiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz. Hep birlikte çok daha iyi yerlere gelecek ve bundan sonra da büyüme yolculuğumuza devam edeceğiz.”
Başarılı satış noktaları ödüllendirildi
Her yıl olduğu gibi bu yıl da katılımın oldukça yoğun olduğu geleneksel satış noktaları toplantısının son gününde gala yemeği gerçekleştirildi. Galada, türkülerin sevilen ismi Elif Buse Doğan sahne aldı. Gecede ciro, EPC, e-ticaret, sulama, ısı pompası, lityum batarya, MTS gibi kategorilerde başarılı satış noktaları ödüllendirildi. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TAV Güvenlik, Vadistanbul AVM’de güvenlik hizmetleri sağlamaya başladığını duyurdu. Şirket, bu projede fiziki güvenlik hizmetlerinin yanı sıra elektronik güvenlik çözümleriyle entegre bir yaklaşım sunmayı hedefliyor.
Şirket, bu proje için özel olarak tasarlanmış giriş-çıkış kontrolleri, devriye görevleri, CCTV merkezi, elektronik güvenlik ekipmanlarının kullanımı, acil durum yönetimi, personel ve ziyaretçi güvenliği, denetim-raporlama ve personel eğitimi gibi hizmetler sağlayacak. Ayrıca özel etkinliklerde K9 birimiyle destek verecek.
ŞAHAN: GÜVENLİĞİ EN ÜST SEVİYEDE SAĞLAYACAĞIZ
TAV Özel Güvenlik Genel Müdürü Turgay Şahan, “TAV Güvenlik Hizmetleri’nin 25 yıllık deneyimini alıveriş merkezine taşıyacak olmaktan memnuniyet duyuyoruz. İnsan odaklı güvenlik anlayışımızı, yapay zeka destekli uzaktan izleme, alarm ve raporlama gibi teknolojik çözümlerle birleştirerek, bu projenin farklılaşan ihtiyaçlarına yönelik entegre güvenlik hizmetlerini sağlayacağız. Koruma, kontrol, denetim, eğitim ve acil müdahale konularında özel eğitimli kadromuzla güvenliği en üst seviyede sağlayacağız” dedi.
Şirketten yapılan yazılı açıklamada TAV Güvenlik Hizmetleri ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
“Güvenlik hizmetleri, Türkiye genelinde 9 havalimanı ve 133 tesis olmak üzere toplam 142 noktada, yaklaşık 4 bin çalışanıyla hizmet veriyor. Sahada görev alacak güvenlik ekipler güvenlik uygulamaları, genel güvenlik bilinci, güvenlik sistem ve cihazlarının kullanımı, iletişim ve takım çalışması, stres yönetimi, yangın ve müdahale teknikleri, acil durum ve ilk yardım eğitimi gibi prosedürlerle tam donanımlı hale getiriliyor. Şirket, özel güvenlik hizmetlerine ilişkin yasal düzenlemelere uygun olarak, müşteri memnuniyeti ve güvenlik standartlarına yönelik belirlenmiş prosedürler doğrultusunda faaliyet gösteriyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SON DAKİKA HABERİ… Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’ne bağlı Tavşantepe Köyü, Türkiye’nin gündeminde ilk sırada yer aldı. 21 Ağustos’ta kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın 19 gün sonra cansız bedenine ulaşıldı. Eğertutmaz Deresi’ne çuval içerisinde gömülmüş halde bulunan Narin’in cinayetini aydınlatmak için derinlemesine bir soruşturma başlatıldı.

ANNE, AMCA VE AĞABEY TUTUKLANDI
İlk olarak aracından Narin’in DNA’sı bulunan amca Salim Güran tutuklandı. Ardından anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve Narin’in cesedini gömdüğünü itiraf eden Nevzat Bahtiyar tutuklanarak cezaevine yollandı.

NARİN’İN KATİLİ KİM?
İfadelerinde suçlamaları reddeden sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame hazırlandı. 7 Kasım’da hakim karşısına çıkartılan sanıklar, cinayet iddialarını reddederken Narin’in katili hala bulunamadı.

NARİN’İN OTOPSİ RAPORU AHABER’DE
İkinci duruşmanın yapılacağı 26 Aralık’a sayılı günler kala, Narin Güran cinayetinde çarpıcı bilgilere ulaşıldı. Öyle ki Narin’in otopsi raporuyla ilgili detaylar, ilk olarak AHaber ekranlarında yayınlandı. İstanbul’da Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun hazırladığı en geniş raporda, Narin’in boğularak öldürüldüğü bilgisi yer aldı.

BOĞULARAK ÖLDÜRÜLMÜŞ
Raporda, “Otopsi fotoğraflarının kurumumuz tarafından yapılan incelemesinde elde edilen bulgular da dikkate alındığında; Çocuğun ağız burun kapanması ve boyuna basıya bağlı oksijensiz bırakılması dışında başkaca bir travmatik tesirle öldüğünün tıbbı delillerinin bulunmadığı, 7. Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; çocuğun 21/08/2024 tarihinde kaybolduğu, 08/09/2024 tarihinde dere yatağında üzerinde kaya parçası bulunan çuval içerisinde ölü olarak bulunduğu, otopsisinde dış muayenede ağızda dudak içlerinde kanama alanları, boyun bölgesinde ciltte ve yumuşak dokularda kanama alanları görüldüğü, iç muayenesinde boyun yumuşak dokularında kanama alanları görüldüğü, bu bölgelerden histopatolojik inceleme amacıyla doku örnekleri alındığı, yapılan incelemede kanama alanları tespit edildiği, boyun bölgesinde tiroid kıkırdakta kırık görüldüğü, iç organlarda tespit edilen makroskopik bulgular, iç organların histopatolojik tetkikinden elde edilen bulgular, otopsi fotoğraflarının kurulumuzca yapılan değerlendirmesinden elde edilen bulgular dikkate alındığında çocuğun ölümünün ağız burun kapanması ve boyunu bası sonucu oksijensiz bırakılmasına bağlı meydana gelmiş olduğu oy birliği ile mütalaa olunur” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, dün gece merkeze bağlı Rüstempaşa Mahallesi’nde bulunan bir kahvehanede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, pompalı tüfekle kahvehaneye gelen Y.P., arkadaşlarıyla okey oynayan M.B.’ye pompalı tüfekle ateş etti
Okey oynarken pompalı tüfekle saldırıya uğradı | Video
.

Olayda, M.B. yaralanırken saldırgan şahıs ise kahvehanedeki vatandaşlar tarafından yakalandı. Yaşanan arbedede saldırgan şahıs, darp edildi ve bıçaklandı.

Haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalelerin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı. Tedavisi tamamlanan ve İl Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alınan Y.P. adliyeye sevk edildi. Mahkeme karşısına çıkartılan şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olay anının görüntüleri ortaya çıktı. Kahvehanenin güvenlik kameralarına yansıyan olayda, Y.P.’nin arkasına sakladığı pompalı tüfekle içeri girdiği ve M.B.’ye ateş ettikten sonra kaçtığı, diğer vatandaşların da panik içerisinde dışarı koştuğu görüldü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
14 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ
Kısa sürede adrese ulaşan ekipler, çevre kontrolünü sağlayıp, üst katlarda mahsur kalan 14 kişiyi evlerinin cam ve balkonlarından tahliye etti. Apartmanın çatı katında bulunan bir kedi de ekipler tarafından kurtarıldı.

YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
Dumanlardan etkilenen bir kişi karbonmonoksit zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. Yaklaşık 1,5 saatlik çalışmanın ardından yangın söndürüldü.
Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Takvim yaprakları 13 Mayıs 2024’ü gösterdiğinde İstanbul Beylikdüzü’ndeki Özel Birinci Hastanesi’nde sır bir olay yaşandı. Hemşire Selen BilginYenidoğan Çetesi’ne yönelik açılan dava kapsamında kapatılan Özel Birinci Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Bilgin’in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak fezleke hazırlandı.

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan fezlekede, Selen Bilgin’in babası Serkan ve annesi Nergül Bilgin müşteki olarak yer alırken, Fatih Akın ise şüpheli olarak yer buldu. Fezlekede 13 Mayıs 2024 tarihinde Selen Bilgin’in kapatılan Özel Birinci Hastanesi’nde dedesinin yanında refakatçi olarak kaldığı ifade edildi.

SELEN ODAYA GİRDİKTEN 1 SAAT SONRA DOKTOR DIŞARI ÇIKTI
Bilgin’in olay günü aynı hastanede anestezi uzmanı olarak çalışan daha önceden tanıştığı doktor Fatih Akın’ın odasına gittiği fezlekede kaydedildi. Yapılan kamera görüntüsü incelemelerinde Fatih Akın’ın Selen Bilgin’in odaya girmesinden 1 saat sonra heyecanlı bir şekilde telefonla konuşarak odadan çıktığı da fezlekede belirtildi.
Yenidoğan Çetesi üyelerinin çalıştığı hastanede hayatını kaybeden Selen Hemşirenin son görüntüleri ortaya çıktı | Video

“ÇOKLU İLAÇ İNTOKSİKASYONU SONUCU HAYATINI KAYBETTİ”
Bilgin’in sabah 07.00 sıralarında hastane çalışanları tarafından odadan tekerlekli hasta yatağı ile çıkarıldığı fezlekede aktarıldı. Doktor Tevfik K. tarafından Bilgin’e kalp masajı, şüpheli doktor Fatih Akın tarafından ise suni teneffüs yapıldığı da güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. Bilgin’in ölümü Adli Tıp Kurumu raporunda “çoklu ilaç intoksikasyonu” olarak belirtildi. Şüpheli doktor Fatih Akın alınan beyanında “Ben maktüleye ilaç vermedim. Selen Bilgin kendisi bu ilacı kullandı” dedi.

“SELEN’İ KAYBETTİĞİMİ ANLADIM HAYATA DÖNDÜRMEYE ÇALIŞTIM”
Öte yandan olaya ilişkin tanık olarak dinlenen Muzaffer U. ise, “Fatih Akın’ı telefon ile aradım. ‘Selen’i kaybettik’ demesi üzerine ‘Nasıl yani?’ diye sordum. Bana, ‘Selen’in baş ağrısı vardı, ona ağrı kesici serum taktım’ dedi. ‘Bu nasıl olur?’ diye sorunca, ‘Selen’e düşük dozda propofol yaptım’ dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Deniz Otobüslerinin (İDO) internet sitesinden yapılan duyuruya göre, saat 08.00’deki Pendik-Yalova, saat 08.30’daki Bursa-Armutlu-Armutlu Tatil Köyü-Yenikapı-Kadıköy, saat 09.05’teki Kabataş-Kadıköy-Yenikapı-Bursa seferleri ile saat 12.30’daki Bursa-Armutlu-Yenikapı-Kadıköy seferleri gerçekleştirilemeyecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ehliyetsiz sürücünün trafik polisine çarptığı kaza saat gece saatlerde Kemalpaşa Mahallesi İsmail Efendi Caddesi’nde meydana geldi. Enes Ç. yönetimindeki 16 F 9394 plakalı kamyonet, yolun karşısına geçmeye çalışan Bölge Trafik Büro Amirliğinde görevli polis memuru Çağrı Tuncay’a çarptı.

Çarpmanın etkisiyle metrelerce sürüklenen polis yaralandı. Olayın ardından sürücü Enes Ç., aracıyla birlikte hızla olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı olduğu anlaşılan polis memuru Tuncay, sağlık görevlisinin yaptığı ilk müdahalenin ardından ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

KAZA ANI KAMERADA
Kaza anı ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; kamyonet sürücüsünün, hızla bir aracı geçtikten sonra yolun karşısına geçmeye çalışan trafik polisi Çağrı Tuncay’a çarptığı görüldü. Polis memuru yaklaşık 20 metre savrulurken, sürücünün kamyonetle birlikte olay yerinde kaçtığı görüntülere yansıdı.

YAKALANAN SÜRÜCÜNÜN EHLİYETİNİN BULUNMADIĞI ANLAŞILDI
Kaza ile ilgili çalışma yapan polis ekipleri, Hamidiye Mahallesi’nde kaçan şüpheliyi, park ettiği kamyonetin yakınında yakaladı. Sürücü Enes Ç.’nin ilk ifadesinde ehliyeti olmadığı için kaza yerinden kaçtığını söylediği öğrenildi. Kaza ile ilgili soruşturma sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İşçiler daha sonra top mermilerini kontrollü şekilde toprak altından birer birer çıkardı. Çalışma sonunda toprak altından çıkarılan top mermisi sayısı 50’ye ulaştı. Çanakkale Savaşları döneminden kaldığı değerlendirilen top mermileri, güvenli bir alanda korunması amacıyla polis ekiplerince teslim alındı. Top mermilerinin, tarihi ve teknik özelliklerinin incelenmesi için Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına götürüleceği öğrenildi. AA
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İKİNCİ BİR DUYURUYA KADAR İPTAL EDİLDİ
Şehir Hatlarından yapılan duyuruda, lodostan kaynaklı hava muhalefeti nedeniyle bazı vapur seferlerinin iptal edildiği bildirildi. Açıklamada, “Elverişsiz hava koşulları sebebiyle aşağıdaki hatlardaki seferlerimiz ikinci bir duyuruya kadar yapılamayacaktır. Bostancı-Moda-Karaköy-Kabataş Hattı, Büyükada-Sedef Adası Hattı, Maltepe-Büyükada-Heybeliada-Burgazada-Kınalıada Hattı, Adalar-Beşiktaş Hattı, Tuzla-Pendik-Büyükada Hattı, Aşiyan-Üsküdar ve Aşiyan-Anadolu Hisarı-Küçüksu-Aşiyan Ring Hattı seferleri ikinci bir duyuruya kadar Bebek-Üsküdar ve Bebek-Küçüksu-Anadolu Hisarı-Bebek olarak yapılacaktır” denildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hava durumu tahmin raporunu paylaştı. Buna göre; İstanbul’un da aralarında bulunduğu 49 il için sarı kodlu uyarı yapıldı. Söz konusu illerde kuvvetli rüzgar ve sağanak yağışın etkili olması bekleniyor. Peki hangi illere sarı kodlu uyarı yapıldı? İşte son dakika hava durumu haberinin detayları…

SON DAKİKA: HANGİ İLLERDE SAĞANAK BEKLENİYOR?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son tahminlere göre; ülke genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Anadolu’nun güneybatısı, Güneydoğu Anadolu’nun kuzey ve batısı ile Giresun, Tunceli, Bingöl, Muş ve Bitlis çevreleri ile Erzurum ve Erzincan’ın güney kesimlerinin yağmur ve sağanak, Kıyı Ege ile Akdeniz kıyılarının yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, gece saatlerinde Tunceli, Bingöl, Muş’un yüksek kesimleri ile Erzincan ve Erzurum’un güneyinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların, Marmara, Kıyı Ege, Batı Akdeniz, Adana, Düzce, Zonguldak, Bolu ve Bartın çevrelerinde kuvvetli, İzmir, Aydın, Muğla çevreleri ile Antalya’nın doğu kesimlerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.

HAVA SICAKLIĞI VE RÜZGAR
Hava sıcaklığının Marmara’nın batısında 4 ila 6 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.

Rüzgarın ise genellikle güney ve güneybatı, öğle saatlerinden itibaren kuzeybatı kesimlerde kuzey ve kuzeybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, İç Anadolu ve Karadeniz’de kuvvetli (40-60 km/saat), Marmara ve Ege’de kuvvetli ve fırtına (50-80 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Futbol efsaneleri Cristiano Ronaldo, David Beckham, Zinedine Zidane, Sergio Ramos ve Luis Figo tarafından kullanılan ve her biri 10.000 pounddan başlayan fiyatlarla satışa sunulan 24 ayrı dolap, Real Madrid Santiago Bernabeu Stadyumu Mozaiği ve stadyumun metal kapılarıyla birlikte 12-26 Kasım 2024 tarihleri arasında açık artırmaya konuldu.
Dolaplar, düzenlenen photocall etkinliğinde Sotheby’s personeli tarafından tanıtıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tanıtım toplantısına Başkan Hasan Arat ve siyah-beyazlı kulübün yönetim kurulu üyeleri ile futbol takımı teknik direktörü Giovanni van Bronckhorst, futbolcular Ciro Immobile, Gedson Fernandes, Felix Uduokhai, Semih Kılıçsoy, Mustafa Erhan Hekimoğlu, diğer branşlarda forma giyen sporcuların yanı sıra Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca Oğan, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, United Payment Genel Müdürü İlker Sözdinler, Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Hüsnü Avşar Gürdal, Paribu Üst Yöneticisi (CEO) Yasin Oral ve Sigortam.net Üst Yöneticisi (CEO) Ataman Kalkan katıldı.
REKLAM
Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği ile Beşiktaş Futbol Yatırımları ve Ticaret AŞ’nin yüzde 50-50 ortaklığında SPK onaylı girişim sermayesi yatırım fonu (GSYF) olarak 1 milyon lira sermayeyle Teknokent’te kurulan Beşiktaş Dijital Çözümler AŞ, tanıtılan projeyi gerçekleştirdi. Siyah-beyazlı taraftarların Beşiktaş Kulübü ile ilgili bilgilere ve hizmetlere tek merkezden erişmesini sağlayan uygulamada, sigorta ve kredi olanaklarından bilet satışına, dijital cüzdandan kişiye özel tasarımlı kartların yanı sıra sanal kart ile alışveriş imkanı da sunacak.
Yılda 1 milyon kullanıcıya ulaşmayı amaçlayan uygulama, Türkiye İş Bankası, Maximum, Mastercard, N’Kolay, Passo, Aktifbank, United Payment, Paribu ve Sigortam.net tarafından hayata geçirildi.
REKLAM“ÇAĞI YAKALAMAK İÇİN”
Beşiktaş Kulübünün “Türkiye’nin ilk kulüp start-up’ı” olarak sunduğu uygulamanın tanıtıldığı toplantıda konuşan Arat, uygulamanın bir seçim vaadi ötesinde siyah-beyazlı kulübün çağı yakalamak adına hayata geçirmek zorunda kaldığı bir girişim olduğunu ifade etti.
Hasan Arat, “Dünyada tüm yazılım projeleri kullanıcısıyla birlikte büyüyor, öğreniyor ve gelişiyor. BJK SuperApp’i bugünden itibaren taraftarımız büyütecek, değiştirecek ve geliştirecek. Her Beşiktaşlının uygulamayı indirmesi ve ana cüzdanı olarak kullanması gerekiyor.” diye konuştu.

Beşiktaşlıların uygulamaya sahip çıkacağını söyleyen Arat, “Beşiktaş öyle güçlü bir camia ki ihtiyaç olduğu anda Beşiktaşlı anında orada olur. Beşiktaş’ı seven herkesin anında Beşiktaş’ın yanında olacağı dijital bir ortam oluşturmaya çalıştırdık. Beşiktaş burada ilk defa bilet satışını gerçekleştirecek. Burada ilk defa bilet satışı olacak. Tüm Beşiktaşlılar bu uygulamayı indirdikten sonra dayanışma başlayacak. Kulüpler taraftarlarına ‘Bize bir şey verin’ derdi. Burada durum başka. Burada herkes hem Beşiktaş hem ortaklarımız hem de taraftarlarımız kazanacak. Gençleri ön plana almak istiyoruz. Gençler ile üniversite talebelerine ihtiyaç kredileri imkanı sunacağız. Bu kapsam genişleyecek.” ifadelerini kullandı.
REKLAM
Kulübe sadece kupalar kazandırmak istemediklerini kaydeden Arat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Beşiktaş’a hayırlı olmasını diliyorum. Beşiktaş’ta yöneticilik yaparken bir şeyler bırakmak lazım. Bu stadı yapanlar, yerini alanlar bir şeyler bıraktı. Biz de sadece kupa bırakmamalıyız. Çok önemli miras sayılacak bir şeyler bırakmamız gerekiyor. Bunu yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Umarım bu gece Beşiktaşlılar uygulamayı indirmek için yüklenir ve sıkıntı yaşarız. Beşiktaşlılar kendi malına sahip çıksın. Bugün sevindirici bir haber daha aldık. Anıtlar Kurulu, Beşiktaş’ın Akaretler’deki B bloğunun güçlendirilmesini onayladı.”
Beşiktaş’ın iş ortakları arasında yer alan şirketlerin temsilcileri de uygulamayla ilgili bilgiler verdiler.
Karşınızda BJK SuperApp!
#BeşiktaşSenindir
pic.twitter.com/v7SleHWAEK
— Beşiktaş JK (@Besiktas) November 20, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAÇ TELİNDEN İNCE
ACS Sensors adlı dergide yayımlanan çalışmayı yürüten ekip, saç telinden binlerce kat daha ince bir sensör geliştirdi. Araştırmacılar, platin, indiyum ve nikel içeren nanopul sensörün nefesteki izopren seviyesini milyarda iki oranında (2 ppb) bile ölçebildiğini kaydetti. Ayrıca sensör izoprene, insan nefesindeki diğer bileşiklerden daha iyi tepki verdi. Ekip daha sonra 5’i akciğer kanseri hastası 13 kişiyle bu sensörü test etti. Hastalarda 40 ppb’den daha düşük, sağlıklı olanlardaysa 60 ppb’den daha yüksek izopren seviyeleri saptandı. Bilim insanları yeni teknolojinin akciğer kanserinin erken teşhisini sağlayarak pek çok hayat kurtarabileceğini düşünüyor. Ancak sensörün başarısı hakkında net bir şey söylemek için henüz erken. Katılımcı sayısının az olmasının yanı sıra izopren ve akciğer kanseri arasındaki ilişkinin de doğrulanması gerekiyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DÜNYA DA BU SORUNU YAŞIYOR
TSRM Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Barış Ata, şöyle dedi: “Cumhurbaşkanımızın dediği gibi; toplumların mevcut nüfus yapılarının hem toplam sayıyı hem de o nüfusun içindeki genç yaşlı dengesini koruyabilmeleri için, ortalama 2.2 çocuk gerekiyor. Dolayısıyla 2.2 çocuk olmayacağı için, en az 3 çocukla toplumun sürekliliğini ve ekonomik stabilitesini sağlamak mümkün. Bu sorun dünyanın her yerinde var ve Türkiye’yi de etkiliyor. Doğurganlık hızı, şu an 2.2’nin de altında, 1.5. O yüzden, farkındalık sağlayıp genç yaştan başlayarak 3 çocuk yapılmasına toplum olarak ihtiyacımız var. 3 çocuk yapılmadığı sürece nüfuslar küçülüyor, yaşlanıyor ve sistemlerin dönmesi imkansız hale geliyor.”

GÜNEY KORE DESTEK VERİYOR
Nüfus artışını geri sağlayabilmek için, ülkelerin değişik çözümler aradığını belirten Prof. Dr. Ata, “Mesela, Güney Kore çocuk yapan çiftlere 75 bin dolarlık destek veriyor. Çıkarıp parayı vermiyor ama tedaviyi karşılıyor. Buna rağmen doğurganlık yükselmiyor. Finlandiya, 1.5 yıla kadar babalık izni veriyor. Buna rağmen yükselmiyor. Dolayısıyla anlattığım endişelerden dolayı isteyerek çocuk yapmayan insanları üremeye ikna etmek için tıbben yapabileceğimiz bir şey yok” diye konuştu.

6 KİŞİDEN 1’İ ÇOCUKSUZ
Prof. Dr. Ata, hedeflerinin çocuk yapmak isteyip, yapamayan toplumun yüzde 18’lik kısmına yardımcı olmak olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Dünya Sağlık Örgütü’nün bu yıl yayınladığı bir çalışma var. 6 insandan birisi istediği halde çocuk yapamıyor, kısırlık problemi yaşıyor. Altıda bir demek yüzde 17’ye yüzde 18’e dayanıyor. Bu insanlara yardımcı olunabilirse üreme hızı artırılabilir.”

“BİZ DE 3 ÇOCUK DİYORUZ”
Prof. Dr. Ata; görevlerinin, üreme sağlığıyla, üreme potansiyeliyle ilgili toplumu bilgilendirmek olduğunun altını çizerek, “Çocuk sahibi olmak isteyenlerin, 3 çocuk yapması için teşvik edilmesi gerekir. Biz de 3 çocuk diyoruz, bu objektif bir gerçek” dedi.
TEŞVİKLER ARTIRILMALI
TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Erhan Şimşek ise birçok kadının, kariyer hedefleri, uygun partneri bulamaması nedeniyle evliliği ve gebeliği ertelediğine dikkat çekerek, son 20 yılda Türkiye’de ilk çocuk sahibi olma yaşnın 27’lere, 28’lere dayandığını, büyükşehirlerde ise bunun 29 yaşın üstüne çıktığını belirtti.
YUMURTA DONDURMA YAŞI 32 OLMALI
Doç. Dr. Şimşek, ileride çocuk sahibi olmak isteyen kadınlara, çocuk yapmayı planlamak, yumurtaları kalmadığında onlara gebelik şansı verebilmek için son 10 yıldır Sağlık Bakanlığı tarafından yumurta dondurma konusunda teşvik sağlandığını belirterek, şöyle dedi: “Ama devlet politikaları bir hastanın yumurtayı serbestçe dondurmasını, azalmış yumurtası varsa önceliklendiriyor. Halbuki biz biliyoruz ki bir kadının 38-40 yaşında yumurtaları azaldığı için, yumurta dondurmaya geldiği zaman başarısı düşük oluyor. Az sayıda yumurta donduruluyor.Bu da gebe kalma oranını düşürüyor. 32 ve 33 yaşlarda yumurta rezervine bakılmaksızın kadınlar, yumurtalarını dondurabilmeli. Bunu sağlarsak, bu işlemi yapan kadınların yüzde 60’ı ileride çocuk sahibi olma şansını yakalayacaktır.” Yumurta dondurmanın maliyetinin tüp bebek maliyetleri gibi ciddi maliyetli olduğunu da söyleyen Doç. Dr. Şimşek, “Bu tedavilerin hasta tarafından karşılanması ciddi bir maddi imkan ve yük getirmektedir. Bunu belki global olarak belli şartlar daiminde çoğu kadının faydalanabileceği şekle getirmek, o kadınların ileriki yıllarda doğurma isteğini, ailelerini tamamlama çabalarını gerçekleştirmelerinin önünü açacaktır” dedi.
TÜP BEBEKTE YAŞ SINIRLAMASI KALDIRILSIN
TSRM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Yunus Aydın da en az 3 çocuk hedefinin gerçekleştirilmesi için tüp bebek yapmak isteyen çiftlere sınırlamaların kaldırılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:”Şu an, 40 yaşının altında en az 3 yıllık evli ve daha öncesinde gebe kalamamış çiftlere devlet tüp bebek desteği veriyor. Bu kısıtlama, daha hızlı gebeliğe ulaşması gereken çiftlerin gecikmesine neden oluyor. O yüzden bu kısıtlamalar kaldırılmalıdır. Bizim önerimiz en az 2 ya da 3 çocuk sahibi olabilmek olduğu için, 1’inci çocuktan sonra da 2’inci hatta 3’üncü çocukta da devlet desteğinin tüp bebek tedavisi için devam etmesidir. 35 yaşın üzerindeki çiftlere devlet en fazla 3 hak tanıyor. İleri yaş çiftlerde bu tarz bir sınırlamanın kaldırılmasını, gerekirse 6’ya kadar çıkarılmasını, en azından 1 çocuk sahibi olabilene kadar desteğin devam ettirilmesini önermekteyiz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kıvılcımı nasıl yakalarız?: Örneğin ilk tanıştığınız anları hatırlamanızı sağlayacak bir müzik listesi oluşturun.
Aynı evde yaşarken sorunlaranasıl yaklaşmalısınız?: Yaşanan çatışmalar hakkında dürüst ve açık şekilde konuşun. Zorlukları birlikte aşın.
Aşinalığın romantizmi bozmasınasıl önlenir?: Bu, birlikte geçirecek zaman yaratma ve iyi iletişim kurmaktan geçiyor.
50 yılı devirdikten sonra nasıldevam etmeli?: Bu safhada, bağı kaybetmemek için birlikte vakit geçirmeye özen göstermek gerekiyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geliştirilen cerrahi yöntemin en önemli avantajlarından biri de maliyet gerektirmemesi. Normal sezaryen işlemine yalnızca bir dikiş ipi ve idrar sondası eklenerek yapılan bu cerrahi teknik, diğer cerrahi uzmanlar tarafından da öğrenildiğinde kolaylıkla uygulanabilecektir. Doç. Dr. Bağlı, “Geliştirdiğim yöntemi, bu alanda cerrahi yapan tüm meslektaşlarımın uygulayabileceği bir alternatif olarak sunmaktan mutluluk duyuyorum” dedi ve yöntemin yayınlandığı makaleye PUBMED veri tabanından “Uterine isthmic tourniquet leftin situ as a new approach for placenta previa-accretasurgery: a comparative study” başlığı ile ulaşılabileceğini ekledi.
Yeni cerrahi yöntem, plasenta previa ve plasenta akreataspekturumu gibi zorlu vakalarda gelecekte de daha güvenli doğumlar sağlama potansiyeli taşıdığı belirtildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
HER 4 ÖLÜMDEN BİRİNİN NEDENİ
Prof. Dr. Mehtap, “Damarların pıhtı ile tıkanması durumu (tromboz) dünya çapında ölümlerin yüzde 25’inin nedeni. Yani dünyada her 4 ölümden biri damar tıkanıklığına bağlı olarak gerçekleşiyor” dedi.
Prof. Dr. Mehtap, damar tıkanıklığının çok önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, “Damarların pıhtı ile tıkanması durumu olan tromboz kalp damarlarında olduğunda kalp krizi, beyin damarlarında olduğunda felç, akciğer damarlarında olduğunda (emboli) solunum yetersizliği ortaya çıkmakta ve bu durumlar bazen ölüm, bazen ise kalıcı organ fonksiyon bozukluğu ile sonuçlanmaktadır” dedi.
Tromboz açısından en riskli grubun ileri yaştaki kişiler olduğunun altını çizen Prof. Dr. Mehtap, “Yaş dışında, beslenme alışkanlığı (hiperkolesterolemi), obezite, hareketsizlik, sigara gibi çevresel etkenler ile doğumsal veya genetik yatkınlık sağlayan bozukluklar, artmış pıhtılaşma eğilimine yol açabilir” diyerek uyardı.

KOVİD GEÇİRENLERDE RİSK 33 KAT DAHA FAZLA
“Kovid19 pandemisi sonrası son 5 yılda yaşa göre beklenen kalp krizi, inme ve toplardamar tıkanıklarına (venöz tromboemboliye) bağlı ölüm oranlarının arttığına dikkkat çeken Prof. Dr. Mehtap, şu önemli detayları anlattı:
“Bu artış Kovid 19 virüsünün yol açtığı damar tutulumu/iltihabı ile ilişkili küçük damarlarda görülen tıkanıklıklar ve kalp kas dokusunun iltihabına (miyokardit) bağlanmıştır. Virüs ile enfekte ağır Kovid 19 geçiren hastalarda ilk hafta içinde toplardamar tıkanıkları ile karşılaşma olasılığı sağlıklı kişilere oranla 33 kat daha fazla bulunmuştur. Bu risk azalarak devam etmekte Kovid sonrası yaklaşık 1 yılda sağlıklı kişilere oranla 2 kat fazla olduğu görülmektedir. Virüs ile ilişkili arttığı düşünülen bu ölüm oranlarının virüs etkileri zayıfladıkça gerileyip gerilemeyeceğini zaman gösterecektir.”

AŞILARIN SEBEP OLDUĞUNA DAİR KANIT YOK
Kovid 19 pandemisi ile birlikte aşıların trombozu artırıp artırmadığına dair endişelerin de ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Mehtap, “Bununla ilgili kanıt yok. Destekleyen bulgu yok. Son derece nadir görülen adenovirüsten elde edilen aşıların yol açtığı tromboz nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu tür aşıların kullanımında dikkatli olunması gerektiğini ve mRNA aşıları ile artmış tromboz riskinin bulunmadığını bildirmiştir” dedi.

GÜNDE EN AZ 5 BİN ADIM
Prof. Dr. Mehtap, şu önerilerde bulundu:
Günde en az 5 bin – 6 bin adım atılması gerekir.
Oturarak çalışıyorlarsa her 2 saatte bir ayağa kalkarak, 5-10 dakika hareket edin.
Daha önce toplardamar tıkanıklığı geçirmiş olanların varis çorabı giymeleri hayat kurtarıcı olabilir.
Obezite, sigara, karbonhidrat ve hayvansal yağ ağırlıklı beslenme gibi etkenleri ortadan kaldıracak yaşam tarzı değişiklikleri yaşamsal öneme sahip.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TALEP GİDEREK ARTIYOR
Radyolojik incelemelerin, daha erken ve doğru tanı koyma olanağı sağladığını da belirten Prof. Dr. Çevikol, “Türkiye’de radyolojik incelemelere talep giderek arttı. Hekimlerin hastalara muayene için yeteri kadar zaman ayıramamaları ve radyolojik incelemeleri adeta muayene yöntemi olarak kullanmaları en önemli nedenlerden biri olsa da, radyolojik incelemelerden elde edilen bilgilerin teknolojinin gelişimine paralel olarak artması, tanı konulması güç olan hastalıklara daha erken ve doğru tanı koyma olanağını vermiştir. Ayrıca hastalıkların ‘minimal invaziv’ olarak tedavi edilebilmesi olanağı doğmuştur. Girişimsel radyoloji sayesinde damarları ilgilendiren, tıkalı damarların açılması, stent yerleştirme, pıhtı eritme veya çıkarma, inmenin erken tedavisi, hastalıklı damarların kapatılması, varis tedavileri, kanser hastalarında direkt kemoterapi, radyoterapi yapılması mümkün olmuştur” diye konuştu.

YAPAY ZEKA FARKI
Son yıllarda ise yapay zekâ uygulamalarının, tıbbın diğer alanlarından daha fazla radyolojiyi etkilediğini belirten Prof. Dr. Çevikol, “Yapay zeka uygulamaları sayesinde tetkiklerin önceliklendirilmesi, doğru tetkik yapılması, en uygun radyasyon dozu kullanılarak, radyasyon maruziyetinin azaltılması, görüntü kalitesinde önemli artış, daha hızlı tetkik yapılabilme imkanları, doğru tanı koyma ve erken tanı açısından önemli gelişmeler sağlamıştır” dedi.

BAŞTAN AYAĞA AĞRI
Kongrenin Radyoloji Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Berna Oğuz da kongerenin bu yılki ana konusunun, radyolojik tetkik isteme gerekçeleri arasında baş sıralarda yer alan, “Baştan Ayağa Ağrı” olarak belirlendiğini söyleyerek, şöyle dedi: “Hepimizin bildiği gibi, ağrı, hayat kalitesini derinden etkileyen ve günlük yaşamı sınırlayan en yaygın sorunlardan biridir. Özellikle ağrıya yaklaşımda radyoloji sadece tanı konulma aşamasında değil, girişimsel işlemlerle ağrının tedavisinde de önemli rol oynamaktadır. Kanser hastalarında ve bel fıtığında ağrı tedavilerinde sinir blokajlarının yapılması, girişimsel radyolojinin önemli görevlerinden bir tanesidir.”
‘BAŞIM AĞRIYOR TOMOGRAFİ İSTİYORUM’
TRD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nermin Tunçbilek de en çok hangi ağrılarda tetkik istendiğini şöyle açıkladı: “En fazla baş, bel ve diz ağrılarında radyolojik görüntü isteniyor. Bunların arasında da birinci sırada bel ağrıları geliyor. Hiçbir tetkik isteme, hastanın isteğiyle yapılmamalı. Uzman hekim, radyolojik tetkike gerek duyuyorsa ister. ‘Başım ağrıyor tomografi istiyorum’ anlayışı olmamalı.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Baykardan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen silahlı insansız hava aracı Bayraktar TB3, kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş testini başarıyla tamamladı ve havacılık tarihinde bir ilke imza attı.
Bayraktar TB3, TCG Anadolu gibi kısa pistli gemilerden iniş ve kalkış yapabilen dünyadaki ilk silahlı insansız hava aracı oldu.
Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2, kısa süre önce Edirne Keşan’daki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG Anadolu’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “yaklaşma testlerini” sorunsuz geçti.
Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.
Yerli motorla en yükseğe
Bayraktar TB3 Siha, 25 Haziran’da Keşan’daki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36 bin 310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testi’ni başarıyla tamamlamıştı.
TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli Siha, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihinin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait.
Rampa testlerini başarıyla tamamladı
Bayraktar TB3 Siha, Tekirdağ Çorlu’da başlayan ve Edirne Keşan’da bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran’da rampadan havalanmıştı.
Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.
Toplam uçuş 700 saatin üstünde
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5 bin 700 kilometre yol katetti.
Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart’ta ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetinin de bulunacağı milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini denizaşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
İhracat şampiyonu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynaklarıyla yürüten Baykar, 2003’teki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı.
İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023’te Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu.
Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te birini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97,5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülke, Bayraktar AKINCI TİHA için ise 10 ülke ile olmak üzere toplam 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.
Selçuk Bayraktar’dan paylaşım
Öte yandan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, sosyal medya platformu X’teki paylaşımında, “Sevda kuşun kanadında… TCG-ANADOLU’ya ilk iniş-kalkış… Bayraktar TB3.” ifadelerini kullandı.
TeknolojiHavacılıkİhracatEkonomiGüncelDünyaSİHA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünya havacılık tarihinde bir ilk
Bayraktar TB3 kısa pistli bir gemiden iniş kalkış yapmayı başaran ilk İHA oldu
İSTANBUL – Bayraktar TB3 Siha, kısa pistli bir gemiden iniş ve kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. TCG ANADOLU Gemisi’nde gerçekleştirilen gemiden uçuş testi başarıyla tamamlandı.
Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen silahlı insansız hava aracı Bayraktar TB3, kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş testini başarıyla tamamladı ve havacılık tarihinde bir ilke imza attı. Bayraktar TB3, TCG Anadolu gibi kısa pistli gemilerden iniş ve kalkış yapabilen dünyadaki ilk silahlı insansız hava aracı oldu.
Uçarak intikal etti
Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2 geçtiğimiz günlerde Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG ANADOLU’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “Yaklaşma Testlerini” sorunsuz geçti.
Tarihi test
Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.
Yerli motor ile en yükseğe
Bayraktar TB3 Siha, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36.310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli Siha, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.
Rampa testlerini başarıyla tamamladı
Bayraktar TB3 Siha, Tekirdağ Çorlu’da başlayan ve Edirne’nin Keşan ilçesinde bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran 2024’te rampadan havalandı. Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.
Toplam uçuş 700 saatin üstünde
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5.700 km yol katetti.
Milli SİHA, milli kamera
Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
Deniz aşırı güç çarpanı
Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
İhracat şampiyonu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te 1’ini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97.5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 10 ülke ile olmak üzere toplam 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı

DenizcilikTeknolojiHavacılıkİhracatGüncelGenelSİHA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MicroStrategy 4,6 Milyar Dolarlık Bitcoin Alımıyla Rekora Gidiyor
MicroStrategy’nin son Bitcoin alımı, kurumsal kripto adaptasyonunda yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Şirketin yürütme kurulu başkanı Michael Saylor liderliğinde gerçekleştirilen stratejik hamleler kapsamında, 51.780 BTC için yaklaşık 4,6 milyar dolar ödendi. Bu alımlarla birlikte şirketin Bitcoin başına ortalama maliyeti 49.874 dolara düşerken, toplam yatırım maliyeti ücret ve masraflar dahil yaklaşık 16,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunulan 8-K dosyalamasında yer alan detaylara göre bu alım şirketin bugüne kadarki en büyük Bitcoin alım seti olarak kayıtlara geçti. Şirketin geliştirdiği “Bitcoin Verimi” adlı performans göstergesi, Bitcoin varlıklarındaki artışın seyreltilmiş hisse sayısına oranını ölçüyor ve yılbaşından bu yana yüzde 41,8’lik bir artış kaydetti. Bu oran, şirketin hisse seyreltme etkisini dengelemek için uyguladığı stratejinin etkinliğini gösteriyor.
Toplam portföy değeri 29,7 milyar dolara ulaşan şirket hem alım büyüklüğü hem de uzun vadeli yatırım stratejisiyle kurumsal Bitcoin yatırımlarında lider konumunu pekiştiriyor. Şirketin gelecek üç yıl için planladığı 42 milyar dolarlık yatırım hedefi, kurumsal kripto adaptasyonunun hızlanabileceğinin güçlü bir işareti olarak yorumlanıyor.”

Kripto ParaTeknolojiYazılımBitcoinFinans
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Önler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada zirai ilaçlama İHA’larının son yıllarda popülerlik kazandığını belirtti.
Zirai ilaçlama İHA’larının üreticiler için önemli olduğunu aktaran Önler, “Zirai ilaçlama İHA’ları, özellikle topografya ve toprak koşullarının uygun olmadığı durumlarda daha kullanılabilir durumda. Klasik yöntemler günümüzde İHA’lara göre artık çok daha pahalı.”dedi.
Zirai ilaçlama İHA’larının kullanımı artıyor
Önler, İHA’ların aynı zamanda operatörünün ilaca maruz kalmasını önlemeyle önemli avantaj sağladığını ifade etti.
2024 yılında dünyada yaklaşık 500 milyon hektar alanın zirai İHA’larla ilaçlandığını aktaran Önler, “Günümüzde zirai İHA’ların kullanımı giderek artıyor. 100’den farklı ülkede 300 binden fazla zirai ilaçlama İHA’sı kullanımda. Zirai ilaçlama İHA’ları hem kullanılan etken maddelerin daha az kullanılmasına ve suyun ekonomik kullanılmasına imkan vermektedir.” diye konuştu.
Su tasarrufu sağlıyor
Önler, son yıllarda arazilerde görülen ve hızlı müdahale edilmesi gereken hastalıklara zirai İHA’ların hızlı müdahale imkanı sağladığını kaydetti.
Zirai İHA’ların üreticilere tasarrufta yardımcı olduğunu vurgulayan Önler, şöyle konuştu:
“2024 yılında zirai ilaçlama İHA’larıyla yapılan uygulamalarda yaklaşık 47 bin ton etken madde (kimyasal) tasarrufu sağlandı. Klasik yöntemlerle yaptığımız ilaçlamalarda yaklaşık dekarda 25 litre su atarken, zirai ilaçlama İHA’larıyla bu miktarı yüzde 95 oranında azaltarak, 1 litreye kadar düşürebildiğimizi yapılan çalışmalardan görüyoruz. 2024 yılında 210 milyon ton su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 390 milyon insanın yıllık su tüketimine eşdeğer bir tutar.”
Namık Kemal ÜniversitesiTeknolojiEkonomiGüncelTarımÇevre
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UÇARAK İNTİKAL ETTİ
Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2 geçtiğimiz günlerde Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG ANADOLU’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “Yaklaşma Testlerini” sorunsuz geçti.

TARİHİ TEST
Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.
YERLİ MOTOR İLE EN YÜKSEĞE
Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36.310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.

RAMPA TESTLERİNİ BAŞARIYLA TAMAMLADI
Bayraktar TB3 SİHA, Tekirdağ Çorlu’da başlayan ve Edirne’nin Keşan ilçesinde bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran 2024’te rampadan havalandı. Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.
TOPLAM UÇUŞ 700 SAATİN ÜSTÜNDE
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5.700 km yol katetti.

MİLLİ SİHA, MİLLİ KAMERA
Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
DENİZ AŞIRI GÜÇ ÇARPANI
Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
İnsansız Hava AracıHavacılıkTeknolojiDünyaSİHA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
5 ÜNİVERSİTEDEN BİLİM İNSANLARI BİR ARAYA GELDİ
Şeker hastalığının takibinde kritik öneme sahip olan kan şekeri ölçümünü anlık verilerle, doğru ve pratik olarak hasta ve doktoruna ulaştırmayı sağlayacak bir teknoloji geliştirmek üzere bir araya gelen İzmir‘deki 5 üniversiteden bilim insanlarının 2023’te başladıkları projede prototip aşamasına gelindi.

TÜBİTAK’ın da destek verdiği çalışmayla parmaktan alınan kandan şeker ölçümü yapabilen “glukometre probu” geliştiren bilim insanları, bu cihazın cep telefonu şarj girişine takılması yoluyla ölçüm verilerini uygulama üzerinden hastane ya da doktora anlık gönderme seçeneği sunuyor.

TEKNOFEST’TEN ÖDÜL
Patent başvurusu yapılan cihaz, TEKNOFEST 2024 Akdeniz’de “İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışması Sağlık ve İlk Yardım” kategorisinde ikincilik ve “en iyi sunum” ödüllerine layık görüldü.

“ŞEKER ÖLÇÜM CİHAZLARININ TAŞINABİLİR OLMASINI HEDEFLEDİK”
Şeker hastalarının yaşam kalitelerini arttırmak için bu teknolojiyi geliştirdiklerini anlatan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Büyükkaya Besen, “Şeker ölçüm cihazlarının taşınabilir olmasını ve şeker hastalarının cep telefonu ya da akıllı saatini kan şekeri ölçer hale getirmeyi hedefledik.” dedi. Besen, cihazın prototip aşamasında olduğunu, laboratuvar testleri ve izin süreçlerinin ardından kullanıma sunulacağını aktardı.

HASTA VERİLERİ UYGULAMA ÜZERİNDEN ANLIK OLARAK GÖRÜLEBİLECEK
DEÜ Hemşirelik Fakültesi Araştırma Görevlisi Merve Dervişoğlu ise sağlık profesyonellerinin bu cihaz sayesinde takip ettikleri hastanın verilerini uygulama üzerinden anlık olarak görebildiğine dikkat çekti. “Entegre edilebilir glukometre probu” cihazını geliştiren ekipte Doç. Dr. Dilek Büyükkaya Besen, Araştırma Görevlisi Merve Dervişoğlu ve uzman hemşire Merve Günbaş’ın yanı sıra Bakırçay Üniversitesi Bilgisayar Donanımı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Er ile İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Yalın Kılıç da görev aldı.
Cep TelefonuTeknofestTeknolojiSağlıkİzmir
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen silahlı insansız hava aracı Bayraktar TB3, kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş testini başarıyla tamamladı ve havacılık tarihinde bir ilke imza attı. Bayraktar TB3, TCG Anadolu gibi kısa pistli gemilerden iniş ve kalkış yapabilen dünyadaki ilk silahlı insansız hava aracı oldu.
Uçarak intikal etti
Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2 geçtiğimiz günlerde Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG ANADOLU’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “Yaklaşma Testlerini” sorunsuz geçti.
Tarihi test
Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.
Yerli motor ile en yükseğe
Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36.310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.
Rampa testlerini başarıyla tamamladı
Bayraktar TB3 SİHA, Tekirdağ Çorlu’da başlayan ve Edirne’nin Keşan ilçesinde bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran 2024’te rampadan havalandı. Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.
Toplam uçuş 700 saatin üstünde
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5.700 km yol katetti.
Milli SİHA, milli kamera
Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
Deniz aşırı güç çarpanı
Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
İhracat şampiyonu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te 1’ini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97.5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 10 ülke ile olmak üzere toplam 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı – İSTANBUL
Yerel HaberlerTeknolojiHavacılıkSavunmaİhracatAkdenizGüncelYerelSİHAEge
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hyundai işçi sendikasından yapılan açıklamaya göre, iki Hyundai araştırmacısı ve bir taşeron firma çalışanı, saat 15:00 civarında test odasında araç içinde bilinçsiz halde bulundu. Medya raporlarına göre üç kişinin boğularak hayatını kaybettiği belirtildi.
Ulsan’daki polis yetkilileri, polis ve çalışma bakanlığının olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlattığını bildirdi. İtfaiye yetkilileri, Hyundai’nin 4 numaralı fabrikasındaki kazayla ilgili ilk ihbarın saat 15:17’de alındığını açıkladı.
Hyundai Motor yaptığı açıklamada olaydan derin üzüntü duyduklarını belirterek, soruşturmada yetkili makamlarla tam işbirliği yapacaklarını duyurdu.
Hyundai’nin en büyük üretim tesisi olan Ulsan fabrikası, yıllık 1.4 milyon araç üretim kapasitesine sahip ve bunun 1.1 milyonu ihraç ediliyor. Şirket, geçen yıl Kasım ayında elektrikli araç üretimi için Ulsan’da 2 trilyon won (1.44 milyar dolar) değerinde yeni bir tesis inşaatına başlamıştı.
Güney KoreTeknolojiOtomobil3-sayfaHyundaiFinansDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Van Valiliğinden yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin sosyal medya üzerinden dolandırıcılık olaylarına yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü belirtildi. Açıklamada, “Son olarak, İpekyolu ilçesinde yaşanan bir olayda, bir vatandaşın 26 bin TL dolandırılması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında önemli bir başarıya imza atıldı. 4 Mayıs 2024 tarihinde O.B. isimli vatandaş, sosyal medya platformu Facebook üzerinden beyaz eşya almak istediği şahsın hesabına 26 bin TL göndererek dolandırılmıştır. Van Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda başlatılan titiz çalışmalar sonucunda, 13 Kasım 2024 tarihinde Mersin ve Gaziantep’te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alındı, biri tutuklanırken 3’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı” denildi. – VAN
DolandırıcılıkSosyal MedyaOperasyonTeknolojiGüvenlik3-sayfaEkonomiFinansHukukMedyavan
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıldığı günden beri bir çok yeniliğe imza atan İGA, yolculara sınırsız ve ücretsiz internet imkanı sunmaya başladı. İstanbul Havalimanı’nı kullanan yolculara internet erişimi ücretsiz oldu. Konuşla ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan İGA, sosyal medya hesabından, ” İstanbul Havalimanı’nda sınırsız ve ücretsiz internet erişimi yolcularımızın hizmetinde” paylaşımı yaptı.
Yolcular ücretsiz internete cep telefonu veya erişim kodu ile giriş yapabilecek
Hizmetten, “cep telefonu ile giriş” ya da “erişim kodu ile giriş yap” seçenekleri ile yararlanabilinecek. Cep telefonu ile giriş: İGA WiFi ağını seçtikten sonra açılan portalden “Cep Telefonu ile Giriş” seçeneğini tercih ederek telefon numaralarının girilmesi gerekmektedir. Yolcular, telefonlara SMS ile gelen şifre bilgilerini, açılan portal arayüzünde ilgili alana girerek internet erişimi sağlayabilecek.
Erişim Kodu ile giriş: Terminalde bulunan kiosk cihazlarından, pasaport ve kimlik bilgilerini okutarak erişim şifresi alabilir ve bu şifre ile İGA WiFi ağını seçtikten sonra, “Erişim kodu ile Giriş Yap” seçeneğini tercih ederek ekranlarda açılan alana erişim kodunu girerek internet erişimi sağlayabilecek. – İSTANBUL
İstanbul HavalimanıCep TelefonuTeknolojiHavacılıkistanbulYerelYaşamİGA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçtiğimiz haftalarda Kazak Kaspi şirketi tarafından satın alma işlemlerine başlandığına dair açıklama gelmişti.
Açıklamada işlem kapsamında, toplam hisse devri değerinin yaklaşık 1 milyar 127 milyon ABD doları olup, ödemenin 2 taksitte yapılması konusunda anlaşıldığı ifade edildi. Hisse devir sözleşmesinin, mutat kapanış koşullarına ve Türkiye’deki idari izinlerin alınmasına tabi olduğu ve kapanışın 2025’in ilk çeyreğinde gerçekleşmesi beklendiği de belirtilmişti.
Açıklamada, Hepsiburada’nın sermayesinin yüzde 65,4’üne karşılık gelen A ve B sınıfı hisselerin satın alınması için anlaşmanın dün imzalandığı ifade edildi.
Abdurrahman YazıcıHaberler.com – EkonomiHepsiburadaİş DünyasıAlışverişTeknolojiEkonomiFinans
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Günümüzde en sık görülen kanser türlerinin başında akciğer kanseri geliyor.
Sanayileşme, kentleşme ve insan faaliyetleri nedeniyle meydana gelen dış mekan hava kirliliğinin ise akciğer kanseri riskini yüzde 10 artırdığı kaydedildi.
Tütün ve tütün ürünleri kullanımının yanı sıra hava kirliliği de hastalığın nedenleri arasında gösteriliyor.
Türkiye’de de 2022 yılında 68 bin 440 kişi hava kirliliğine bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti.
Türkiye’den riskli iller sırasıyla İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara, Manisa, Balıkesir, Aydın, Konya, Mersin ve Adana oldu.
KARA RAPORDA TÜRKİYE VAR
Hava kalitesi ile ilgili olarak Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) tarafından her yıl yayınlanan Kara Rapor’a göre; Türkiye’de 2022 yılında 68 bin 440 kişi hava kirliliğine bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybederken hava kirliliğiyle ilişkili ilk 5 ölüm nedeni kalp-damar hastalıkları, kronik solunum hastalıkları, kanserler, diyabet ve kronik böbrek hastalıkları ile solunum enfeksiyonları olarak sıralandı.
HAVA KİRLİLİĞİNDEN EN ÇOK ÖLÜM YAŞANAN ŞEHİRLER
Hava kirliliği kaynaklı en çok ölüm İstanbul, İzmir, Bursa ve Ankara’da kayıtlara geçerken bu illeri Manisa, Balıkesir, Aydın, Konya, Mersin ve Adana takip etti.
ÖLÜM NEDENİ HAVA KİRLİLİĞİ OLAN ŞEHİRLER
Ölüm nedenleri arasında hava kirliliğinin en üst sırada yer aldığı il yüzde 41,11 ile Hakkari olurken, bu oran Batman’da yüzde 34,2, Şırnak’ta yüzde 30,24, Muş’ta yüzde 30,23, Malatya’da yüzde 29,41, Iğdır’da yüzde 24,43, Şanlıurfa’da yüzde 24,32, Ağrı’da yüzde 23,86, Osmaniye’de yüzde 23,44, Gaziantep’te ise yüzde 23,06 oldu.

EN ÖNEMLİ NEDENLERİNDEN BİRİ FOSİL YAKIT KULLANIMI
THHP Koordinatörü Deniz Gümüşel, hava kirliliğinin en önemli nedenlerinin fosil yakıt kullanımı, sanayi tesislerinde yapılan yakma dışı diğer işlemler, atıklar, madencilik ve inşaat faaliyetleri ile tarım ve hayvancılık sırasında ortaya çıkan kirletici gaz ve partikül maddeler olduğunu söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından desteklenen Küresel Hastalık Yükü çalışmasına göre hava kirliliğinin dünya genelinde ölüme neden olan riskler arasında 2’inci sırada bulunduğunu belirten Gümüşel, “Aynı çalışmaya göre 2021’de Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) sonucu ölümlerin yüzde 47,91’i, iskemik kalp hastalığı sonucu ölümlerin yüzde 27,73’ü, inme sonucu ölümlerin yüzde 27,44’ü, akciğer kanseri sonucu ölümlerin yüzde 18,56’sı, diyabet sonucu ölümlerin ise yüzde 17,01’i hava kirliliğine bağlı gerçekleşti.” dedi.
ÖNLEM ALINABİLİR
Hava kirliliğini halk sağlığı açısından yüksek risk doğuran ancak önemli ölçüde önlenebilir bir sorun olarak nitelendiren Gümüşel, bunun için atılabilecek öncelikli adımların enerjide kömür başta olmak üzere fosil yakıt kullanımını bırakmak, enerji ve sanayi tesislerini sıkı denetlemek, ulaşımda toplu taşıma sistemlerini tercih etmek ve kent planlamasını buna uygun şekilde yapmak olduğunu ifade etti.

“KADINLAR DIŞ ORTAM KİRLİLİĞİNDEN DAHA FAZLA ETKİLENİYOR”
Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Akciğer Kanseri Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Pınar Akın Kabalak, ulaşım araçları, fabrikalar, orman yangınları, volkanik hareketlilik, rafineriler, temizlik malzemeleri ve inşaat malzemeleri kaynaklı, kanserojen etkiye sahip birçok gazın havaya karışarak kirliliğe neden olduğunu aktardı.
AKCİĞER KANSERİ, KANSERE BAĞLI ÖLÜMLERDE İLK SIRADA
Akciğer kanserinin tüm dünyada kansere bağlı ölümlerin başlıca nedeni olduğunu aktaran Kabalak, sözlerini şöyle sürdürdü:
Yapılan araştırmalara göre dış mekan hava kirliliği tek başına akciğer kanseri riskini yüzde 10 artırıyor. Hava yollarımızı döşeyen dokuların her nefeste toksik maddelere maruz kalmaları, normal büyüme özelliklerini kaybedip kontrolsüz bir çoğalma sürecine girmelerini tetikliyor. Özellikle sanayisi gelişmiş toplumlarda bu risk daha fazla. İç mekan hava kirliliğinde ise tehlike daha fazla olabilir. Şöyle ki bina inşaatı süresinde kullanılan malzemelerde asbest varlığı veya kötü yapı malzemeleri nedeniyle ortaya çıkan radon gazı, sigaradan sonra en yüksek riske sahip. Yine düşük gelirli toplumlarda kapalı alanda ısınmak ya da pişirmek için kullanılan fosil yakıtlar solunum yolu dokularını hasarlandırarak kansere yol açabilir.
Orta gelirli ülkelerde iç ortam, yüksek gelirli ülkelerde ise sanayileşmenin de etkisiyle dış ortam hava kirliliğinin akciğer kanseri gelişiminde riskli bulunduğunu bildiren Kabalak, araştırmalara göre kadınların dış ortam kirliliğinden daha fazla etkilendiğini işaret etti.
Solunum yollarına bağlı kanserlerin tüm dünyada ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığı bilgisini veren Kabalak, çevresel kirlilik ve kanser arasındaki ilişki üzerinde en fazla araştırmanın akciğer kanseri üzerine olduğuna ve özellikle çapı 2,5 mikrometre ve altındaki partikül madde ve nitrojen dioksite uzun süreli temasın akciğer kanseri riskini yüzde 8 artırdığına dikkati çekti.

RİSKİ AZALTMAK İÇİN YAPILACAKLAR
Kabalak, hava kirliliğine bağlı hastalıklarda riski azaltmak için şu tavsiyelerde bulundu:
Bireysel olarak sigara ve diğer tütün ürünlerinden uzak durulmalı, özellikle küçük yerleşim birimlerinde binaları sıvamada asbest içeren ürünler kullanılmamalı, orman yangınlarına yol açabilecek piknik faaliyetlerinden uzak durulmalı ya da bu faaliyetler önceden izin verilen alanlarda yapılmalı. Riskli meslek grupları için iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulması, koruyucu ekipmanların temini ve kullanımının sağlanması ve yeteri sıklıkta denetimlerin yapılması önemli. Toprak, su ve hava kirliliğine yol açan işletmeler için idari işlemlerin yapılması, gerekli önlemleri almalarının sağlanması ve küresel iklim krizi ile mücadelede uluslararası toplumla işbirliği içinde bulunulması gerekiyor.

AKCİĞER KANSERİNDEN KORUNMANIN YOLLARI
Akciğer kanseri, genellikle sigara içme, pasif içicilik, hava kirliliği ve genetik faktörlerle ilişkilidir.
Ancak, bazı sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ve önlemlerle akciğer kanserinden korunmak mümkün olabilir. İşte akciğer kanserinden korunmak için bazı önemli yollar:
Sigara İçmemek
Sigara içmek akciğer kanserinin en büyük risk faktörüdür. Sigara dumanında 70’ten fazla kanserojen madde bulunmaktadır. Sigara içenlerin akciğer kanseri olma olasılığı, içmeyenlere göre çok daha yüksektir.
Pasif içicilikten kaçının: Sigara içen kişilerle aynı ortamda bulunmak da sağlığı olumsuz etkileyebilir.
Hava Kirliliğine Dikkat Edin
Dış ortam hava kirliliği: Özellikle büyük şehirlerde, trafikten kaynaklanan egzoz gazları, sanayi atıkları ve diğer kirletici maddeler, akciğer sağlığını olumsuz etkileyebilir.
İç mekan hava kalitesi: Sigara dumanının yanı sıra, eski binalarda bulunan asbest, radon gazı ve bazı kimyasal maddeler de akciğer kanseri riskini artırabilir. Evde hava temizleyiciler kullanmak, iyi havalandırma sağlamak bu riski azaltabilir.
Radon Gazından Korunma
Radon, doğal olarak toprakta ve kayalarda bulunan radyoaktif bir gazdır ve kapalı alanlarda birikerek akciğer kanserine yol açabilir. Evde radon testi yaparak, radon seviyelerinin yüksek olduğu yerlerde önlemler alabilirsiniz.
Sağlıklı Beslenme
Antioksidanlardan zengin bir diyet: Meyve, sebze, tam tahıllar, baklagiller gibi besinler, hücrelerin zarar görmesini engellemeye yardımcı olabilir.
Kırmızı et ve işlenmiş etleri sınırlama: İşlenmiş etler ve yüksek miktarda kırmızı et tüketimi kanser riskini artırabilir. Bunun yerine, sağlıklı yağlar (zeytinyağı gibi) ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin besinlere yönelmek önemlidir.
Düzenli Egzersiz Yapmak
Düzenli fiziksel aktivite, bağışıklık sistemini güçlendirir ve genel sağlık durumunu iyileştirir. Egzersiz, vücudun serbest radikallerle savaşmasına yardımcı olabilir ve kanser riskini azaltabilir.

Düşük Asbest Maruziyeti
Asbest, akciğer kanseri ve özellikle mesothelioma (plevra kanseri) riskini artıran bir madde olarak bilinir. Eğer asbestli malzemelerle çalışıyorsanız, gerekli güvenlik önlemleri alınmalıdır.
Genetik Test ve Tarama
Ailede akciğer kanseri öyküsü varsa, genetik testler ve düzenli sağlık kontrolleri yaparak erken teşhis şansı artabilir.
Akciğer kanseri tarama: Sigara içmiş olan 50 yaş üzeri bireyler, düşük dozlu bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları ile erken evre akciğer kanserine karşı tarama yaptırabilir.
Alkol Tüketimini Sınırlamak
Aşırı alkol tüketimi, kanser riskini artırabilir. Akciğer kanseri riskinin artmasına doğrudan etkisi olmasa da alkol, sigara ile birlikte vücuda daha fazla zarar verebilir.
Stresten Kaçınmak ve Ruhsal Sağlık
Kronik stres, bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve genel sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Ruhsal sağlığı korumak, sağlıklı bir yaşam tarzının parçasıdır.
Yararlı Takviyeler ve İlaçlar
Bazı araştırmalar, belirli bitkisel takviyelerin (örneğin, C ve E vitamini) akciğer sağlığını destekleyebileceğini öne sürmüştür. Ancak bu tür takviyeleri kullanmadan önce bir doktora danışmak önemlidir.
Sağlıklı yaşam tarzı, erken teşhis ve bilinçli sağlık takipleri kanserin önlenmesinde en önemli adımlardır.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Pankreasın insülin üretiminden sorumlu hücrelerinde zamanla meydana gelen bozulmalar, insülinoma adı verilen nadir tümörlere yol açabiliyor.
Çoğunlukla iyi huylu olan bu tümörler, kan şekeri seviyesini düşürerek bayılma veya nöbet gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
MEVCUT YÖNTEMLER YETERSİZ KALIYOR
Uzmanlara göre, bu tümörler genellikle küçük boyutlarda oldukları için tespit edilmeleri oldukça zor.
Hollanda’daki Radboud Üniversitesi Tıp Merkezi’nden Martin Gotthardt, geçmişte cerrahların tümörleri bulabilmek için pankreasın tamamını kesmek zorunda kaldığını belirterek, “Tümörün yeri bilinmiyorsa, cerrahlar ameliyat sırasında pankreası karış karış arardı.” diyor.
Ancak günümüzde, tümörün yeri tespit edilemediği durumlarda hastalar ameliyat edilmiyor, çünkü doktorlar, pankreasın tamamını çıkarmak istemiyor.
ÇÖZÜM GİLA CANAVARI’NDAN GELDİ
Gotthardt ve ekibinin Journal of Nuclear Medicine dergisinde yayımlanan araştırması, bu sorunu çözmek için sıra dışı bir yöntem öneriyor: Gila canavarı.
ABD ve Meksika’da yaşayan bu zehirli kertenkele, pankreas tümörlerini tespit etme konusunda büyük bir potansiyele sahip.
Daha önce diyabet tedavisinde kullanılan, kertenkelenin tükürüğündeki bir protein, pankreastaki reseptörlere bağlanarak insülin üretimini artırıyor.
Bu bulgudan yola çıkan bilim insanları, aynı proteinin insülinomaları tespit etmek için kullanılabileceğini araştırdı.

YENİ YÖNTEMLE YÜKSEK BAŞARI ORANI
İlk çalışmalarda, bu proteine eklenen radyoaktif bir molekül tümörleri saptamayı başarsa da düşük kan şekeri ve mide bulantısı gibi yan etkilere yol açtı.
Ancak Gotthardt ve ekibi, molekülü değiştirerek bu yan etkileri büyük ölçüde ortadan kaldırmayı başardı.
69 hastada yapılan testlerde, yeni yöntemle tümörler yüzde 95 başarı oranıyla tespit edildi. Mevcut tarama yöntemlerinin başarı oranı ise yalnızca yüzde 65 civarında.
Tümörler belirlendikten sonra cerrahi müdahaleyle hastaların pankreasından başarıyla çıkarıldı.
HASTALAR TAMAMEN İYİLEŞTİ
Araştırmanın başyazarı Marti Boss, “Yeni taramanın diğer tüm taramaların yerini alabileceğine inanıyoruz.” dedi.
Boss, bu yöntemle ameliyat edilen hastaların tamamının tamamen iyileştiğini vurgulayarak ekledi:
Bazıları onlarca yıldır bu tümörlerle yaşıyordu; ancak ameliyat sonrası tüm hastalar normal hayatlarına dönebildi.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Keneler, göçmen kuşları parazitleyerek binlerce kilometrelik mesafeleri katedebiliyor.
Tarihsel olarak, ulaştıkları bölgelerde uygun iklim koşulları olmadığı için hayatta kalamıyorlardı.
İKLİM KRİZİNE DİKKAT ÇEKİLİYOR
Ancak iklim krizinin neden olduğu ısınma, bu durumun değişmesine yol açıyor.
Özellikle tropikal türlerin kuzey bölgelerde tutunma olasılığı yükseliyor. Bu da yeni kene kaynaklı hastalıkların ortaya çıkma riskini beraberinde getiriyor.
University of Southern Mississippi’den Dr. Shahid Karim, “Eğer tropikal kene türleri, daha önce hayatta kalamadıkları bölgelerde yaşamaya başlarsa, taşıdıkları hastalıkların da yayılması mümkün hale gelir.” açıklamasında bulundu.
HIZLA DEĞİŞEN COĞRAFİ DAĞILIM
Keneler, insanlar ve evcil hayvanlar için hastalık taşıyan etkili vektörlerdir.
Örneğin, 2017 yılında New Jersey’de tespit edilen Asya uzun boynuzlu kenesi, kısa sürede 14 eyalete yayıldı.
Georgia Southern University’den Dr. Lorenza Beati, “Küresel ısınma, göçmen egzotik kenelerin kuzeydeki destinasyonlarında daha uygun koşullar yaratıyor. Eğer uygun iklim koşulları uygun konakçı hayvanlarla birleşirse, bu türlerin yerleşim şansı artacaktır.” dedi.

GÖÇMEN KUŞLAR ÜZERİNDE ARAŞTIRMA
Bilim insanları, göçmen kuşlarla kenelerin taşınmasını incelemek için Meksika Körfezi’nin kuzeyinde altı farklı noktada ağlar kurdu.
Yakalanan kuşlar, fiziksel durumları kontrol edilerek üzerlerinde kene olup olmadığına bakıldı. Tespit edilen keneler, türlerinin ve taşıdıkları mikroorganizmaların belirlenmesi için DNA analiziyle incelendi.
Araştırmada 15 bine yakın kuş incelendi ve yalnızca 164 kuşta toplam 421 kene bulundu. Ancak analiz edilen kenelerin yüzde 81’i yalnızca dört türe aitti.
Ayrıca kısa mesafe göçmenlerinin, uzun mesafe göçmenlerine göre daha fazla kene taşıdığı görüldü.
YENİ HASTALIK RİSKİ ARTIYOR
Kenelerin taşıdığı bakteriler de araştırmaya dahil edildi. En yaygın bulunan Francisella bakterilerinin, kenelerin işlevselliğine yardımcı olduğu düşünülüyor.
İkinci en yaygın bakteri türü ise bazı türleri insanlarda hastalıklara yol açabilen Rickettsia olarak belirlendi.
Ancak bu bakterilerin istilacı kene türleriyle insanlara bulaşıp bulaşmayacağı henüz bilinmiyor.
Dr. Karim, kene kaynaklı hastalıkların yayılma riskine karşı bireylerin kene bulunan bölgelerde yürüyüş sonrası kendilerini kontrol etmeleri ve böcek kovucu kullanmaları gerektiğini vurguladı.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’nın Mamak ilçesinde yaşayan evli ve 2 çocuk babası Çağlar Güneş, alkole bağlı olarak karaciğer yetmezliğine yakalandı.
3 yıl tedavi gören fakat durumu ağırlaşmaya devam eden genç adam, Etlik Şehir Hastanesi’nde tedaviye alındı.
Durumunun ciddi olmasıyla Güneş’e nakil olması gerektiği belirtildi.
KARACİĞERİNİ EŞİNE BAĞIŞLADI
Ardından eşi Aycan Güneş (33), nakil için donör olabileceğini söyledi.
Yapılan tetkikler sonucunda Aycan Güneş’in eşine organ bağışında bulunabileceğine karar verildi.
Çağlar Güneş, eşinden nakledilen karaciğerle yeniden hayata tutundu.

“UYGUN ÇIKARSA SEVE SEVE VERİRİM DEDİ”
Çağlar Güneş, nakil öncesinde farklı hastanelerde tedavi gördüğünü ancak bir sonuç alamadığını ve son olarak Etlik Şehir Hastanesi’ne başvurduğunu belirterek, “Buradaki doktorlar, artık karaciğerin tamamen yetersiz olduğunu ve nakil olmam gerektiğini söyledi. Bu süreçte eşim, ‘Tetkiklerimiz uygun çıkarsa tabii ki seve seve veririm’ dedi. Yapılan tetkikler sonucunda eşimin donör olmasında herhangi bir sıkıntı görülmedi ve ameliyatımız başarılı bir şekilde gerçekleşti, Eşime teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
‘TEREDDÜT YAŞAMADIM’
Aycan Güneş ise organ nakil listesine girip beklemek istemediklerini söyleyerek, “Çünkü ne kadar bekleyeceğimizi bilmiyoruz. Ve eşim orada sürekli rahatsızlıklar yaşıyordu. O yüzden açıkçası beklemek istemedik. Donörlüğüm de uygun bulununca ameliyat sürecimiz başladı. Çok şükür her şey çok güzel ilerledi.
Hayat kurtarma kısmında asla bir tereddüt yaşamadım ama; işte ameliyat korkusu, nasıl olacak, nasıl yapılacak, uyacak mı, uymayacak mı, daha sonrasında onu iyileştirebilecek miyim? Yoksa hani hayat kurtarma açısından gerçekten asla bir tereddüt yaşanmıyor. Yani en azından ben yaşamadım, kimsenin de yaşamadığını düşünüyorum.” diye konuştu.

“SÜREÇ GÜZEL GEÇTİ”
Organ naklini gerçekleştiren Doç. Dr. Birkan Birben ise “Çağlar Bey’in eşi nakil için gönüllü oldu. Biz de bunları tetkik ettik, değerlendirdik ve verici olarak uygun bulduk ve eşinden canlı karaciğer nakli gerçekleştirdik. Hastamızın süreci boyunca her şeyimiz güzel geçti. Ortalama 23 gün süre zarfında hastamızı taburcu ettik. Hastamız da bu süre zarfından sonra belirli aralıklarla ilaç düzeyleri için bize kontrole geliyor.” dedi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD’deki New York Üniversitesinden uzmanların yaptığı araştırmada anıların yalnızca beyinde değil vücudun farklı bölgelerinde de saklandığı belirlendi.
HÜCRE TEPKİLERİNİ İNCELEDİLER
Araştırmada bilim insanları, beyin hücreleri arasında iletileri taşıyan “nörotransmitter” adı verilen kimyasallar gibi, sinir dokusu ve böbrekten alınan hücrelerin farklı kimyasal maddelere nasıl tepki verdiğini inceledi.
Bilim insanları, bu hücreleri belli bir süre farklı kimyasal sinyallere maruz bırakarak “anı depolayan genin” ne zaman aktif hale geleceğini takip etti.
Bunu belirlemek için ise uzmanlar, örnek alınan böbrek ve sinir doku hücrelerini tepki vermesi halinde parlayan bir protein üretecek şekilde tasarladı.

“HAFIZA SORUNLARINI TEDAVİ ETMEK İÇİN YENİ FIRSATLAR SUNUYOR”
Buna göre, belirli süre çeşitli kimyasal sinyaller alan bu hücreler, beyin hücrelerinin anıları depolamak için yaptığı davranışı göstererek “anı depolayan geni” aktifleştirdi.
Araştırmanın başyazarı Nikolay Kukushkin, yaptığı açıklamada, “öğrenme ve anı depolama kabiliyetinin genellikle beyin ve beyin hücreleriyle ilişkilendirildiğini ancak bu çalışmanın vücuttaki diğer hücrelerin de aynısını yapabileceğini gösterdiğini” ifade etti.
Kukushkin, araştırmanın hafızanın nasıl çalıştığını anlamak ve hafıza sorunlarını tedavi etmek için yeni fırsatlar sunduğunu kaydetti.
Araştırmanın sonuçları, “Nature Communications” dergisinde yayımlandı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fiziksel ve zihinsel yorgunlukla karşı karşıyaysanız sürmenaj olmuş olabilirsiniz.
Genellikle aşırı çalışma, yoğun stres, uykusuzluk, düzensiz beslenme ve sürekli baskı altında kalma gibi faktörlerden kaynaklanır.
Eğer sürmenaj belirtileri yaşamaya başlarsanız, erken dönemde önlem almak tükenmişlik seviyesine gelmeden durumu kontrol altına almanıza yardımcı olabilir.
Sürmenajın anlaşılması, genellikle zihinsel ve fiziksel belirtilerin gözlemlenmesiyle mümkün olabiliyor.
Sürmenajın ana belirtileri şunlar:
Zihinsel yorgunluk ve odaklanma güçlüğü
Fiziksel yorgunluk ve halsizlik
Uyku bozuklukları ve dinlenmiş hissedememe
Baş ağrısı, kas ağrıları, mide sorunları gibi fiziksel rahatsızlıklar
Sinirlilik, depresyon, anksiyete gibi duygusal sorunlar

BELİRTİLER
Bu belirtiler sürmenaj durumunu işaret edebilir:
Yoğun zihinsel yorgunluk:
Kişi sürekli olarak odaklanmakta zorlanır, düşüncelerini toparlayamaz ve zihni dolu hisseder. Bu, karar vermede güçlük ve hata yapma eğiliminde artış olarak kendini gösterebilir.
Fiziksel tükenmişlik:
Dinlenmeye rağmen devam eden halsizlik, güçsüzlük, kas ağrıları, baş ağrısı gibi belirtiler sürmenajın göstergesi olabilir.
Duygusal dengesizlik:
Sürmenaj yaşayan kişiler, genellikle sinirlilik, huzursuzluk, depresyon, kaygı ve motivasyon eksikliği gibi duygusal zorluklar yaşarlar. Duygusal tepkilerde ani dalgalanmalar gözlemlenebilir.
Uyku bozuklukları:
Aşırı yorgunluk ve zihinsel yorgunluk uyku kalitesini olumsuz etkiler. Kişi uykuya dalmakta güçlük çekebilir veya gece boyunca sık sık uyanabilir, sabahları dinlenmiş hissetmez.
Bedensel belirtiler:
Baş ağrısı, mide sorunları, sindirim problemleri ve kalp çarpıntısı gibi bedensel belirtiler de görülebilir.
Eğer bu belirtiler bir süre boyunca devam ediyorsa ve günlük yaşamı, iş veya sosyal ilişkileri etkilemeye başlamışsa, sürmenaj yaşanıyor olabilir.
Bu durumda dinlenmeye zaman ayırmak, yaşam tarzında değişiklikler yapmak ve gerekirse profesyonel yardım almak faydalı olur.

NASIL KORUNULUR
Sürmenajdan korunmak için düzenli uyumak, dengeli beslenmek, fiziksel aktivitelere zaman ayırmak ve stres yönetimi becerileri geliştirmek önemlidir.
Bu tür belirtilerle karşılaşıldığında dinlenmek, gerekirse profesyonel destek almak da süreci yönetmeye yardımcı olur.

NASIL ÖNLENİR
Sürmenajı önlemek için hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı destekleyen bazı yaşam tarzı değişiklikleri ve önlemler almak önemlidir. İşte sürmenajı önlemeye yardımcı olabilecek bazı öneriler:
Düzenli ve kaliteli uyku
Yeterince ve düzenli uyku almak, zihinsel ve fiziksel yorgunluğu önlemeye yardımcı olur. Günde en az 7-8 saat uyumak, bedenin ve zihnin yenilenmesini sağlar.
Uyku hijyenine dikkat edin; yatmadan önce elektronik cihazlardan uzak durmak ve uyumadan önce rahatlatıcı aktiviteler yapmak faydalı olabilir.
Zaman yönetimi ve planlama
Günlük görevlerinizi önceliklendirin ve aşırı yüklenmekten kaçının. Yapılacakları küçük parçalara bölerek daha rahat tamamlayabilirsiniz.
Kendinize yeterince dinlenme molası ayırın ve iş dışında dinlenmeye ve eğlenmeye de zaman ayırın.
Stres yönetimi
Stresi yönetmek için nefes egzersizleri, meditasyon, yoga gibi rahatlatıcı aktiviteler yapmak faydalı olabilir.
Olumsuz düşüncelerden uzaklaşmak ve pozitif bir bakış açısı geliştirmek stresi azaltmaya katkıda bulunur.
Dengeli beslenme
Yeterli ve dengeli beslenme, vücut enerjisini korumak ve zihinsel dayanıklılığı artırmak için önemlidir. Özellikle vitamin ve mineraller açısından zengin, dengeli bir diyet uygulamak faydalıdır.
Kafein ve şeker tüketimini sınırlandırmak da ani enerji düşüşlerinin önüne geçebilir.
Fiziksel aktivite
Düzenli olarak egzersiz yapmak, vücutta endorfin salgılayarak ruh halini iyileştirir ve stresi azaltır. Hafif tempolu yürüyüşler, yüzme veya yoga gibi aktiviteler enerji seviyenizi artırabilir.
Sosyal destek
Aile ve arkadaşlarla zaman geçirmek, yaşanan stresi hafifletir ve zor zamanlarda destek sağlar. Duygularınızı paylaşmak, duygusal yükünüzü azaltmaya yardımcı olur.
Sınırları belirlemek
Kendi sınırlarınızı bilmek ve gerektiğinde “hayır” demeyi öğrenmek önemlidir. Aşırı sorumluluk yüklenmek sürmenaja yol açabilir.
Ubeyd Köprübaşı / Muhabir
Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kalın bağırsaklar için “vücudumuzun ikinci beyni” tanımı kullanılıyor. Bu da organın önemini ortaya koyuyor.
Kanserden kaynaklanan ölüm oranlarına baktığımızda da kolon kanseri türü, ilk sıralarda geliyor.
Ancak bu kanserin de sonuçlarını, alınacak önlemlerle gidermek mümkün.
KALIN BAĞIRSAK KANSERİ NEDİR?
Kalın bağırsak kanseri, diğer adıyla kolorektal kanser, kalın bağırsağın iç yüzeyindeki hücrelerin kontrolsüz şekilde büyüyüp tümör oluşturmasıyla ortaya çıkan bir kanser türüdür.
Kalın bağırsak kanseri genellikle kolon (kalın bağırsak) veya rektumda (kalın bağırsağın son kısmı) başlar.
Tüm dünyada oldukça yaygın olan bu kanser, erken teşhis edildiğinde tedavi şansı yüksek bir hastalıktır.
Peki, kalın bağırsak kanserini önlemek mümkün mü? İşte detaylar…
ÖNLEMLER, KANSERİ YOK EDEBİLİR
Kalın bağırsaklar için vücudumuzun ikinci beyni deniyor. Bu da öneminin ortaya koyuyor. Kanserden ölüm oranlarına baktığımızda da kolon kanseri türü, ölümle sonuçlanan kanserlerin başında geliyor. Ancak bu kanseri de alınacak önlemlerle gidermek mümkün…
POLİPLER, KANSERİ TETİKLİYOR
Hemen hemen her kanser türünü önlemenin yolu erken teşhis ve tedaviden geçiyor.
Uygulanan doğru tedavi yöntemleri, kolon kanseriyle de baş etmenize yardımcı olabilir. Bağırsak kanserlerinin oluşum ve tedavi sürecini, Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi’nden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihat Okçu anlattı.
Okçu, poliplerin vücutta kanser riskini tetiklediğine, poliplerin en sık kalın bağırsakta daha sonra ise mide ve nadiren olsa da ince bağırsakta oluştuğuna dikkati çekti.
Kalın bağırsak kanserlerinin yüzde 90 oranında polipler üzerinde geliştiğinin altını çizen Prof. Dr. Okçu, poliplerin zamanında tespit edilmesi, tanısının koyulması ve tedavi edilmesi gerektiğini söyledi. Bu sayede kalın bağırsak kanserini önlemek mümkün bir hale geliyor.
Prof Dr. Okçu ayrıca, “Kalın bağırsak kanserleri dünyada çok sık görülmektedir. Dünya genelinde en sık görülen 10 kanser türü sıralamasında üçüncü sırada yer almaktadır. Ölüm sebepleri arasında ise kalın bağırsak kanseri ikinci sıradadır.” diye konuştu.
DIŞKIDA KAN GÖRENLER DİKKAT
Hastalığın klinik belirtileri olabiliyor ancak asıl tespit, kolonoskopi sayesinde yapılıyor.
Okçu, “Bunlar arasında hastanın dışkısında kan görmesi, son zamanlarda dışkı alışkanlıklarında olan değişiklikler ve bağırsak düzensizliği olabilir.” ifadelerini kullandı.

“YAŞ” OLDUKÇA ÖNEMLİ
Ailede kalın bağırsak kanseri olan kişiler, riskin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Prof. Dr. Okçu, “Ailesinde kalın bağırsak kanseri olan kişiler, kronik iltihaplı hastalıklar, genetik sendromları bulunan hastalarda polip riski yüksektir.” dedi.
Ayrıca yaş faktörü de oldukça önemli. Kolon kanseri riski 50 yaşından sonra artıyor ve toplumun yüzde 25’inde görülebiliyor.
KOLONOSKOPİ KRİTİK ÖNEME SAHİP
Okçu açıklamasının devamında, “60 yaşın üzerinde bu oran yüzde 30, 70 yaşın üzerinde ise yüzde 70’e dayanıyor. Bu nedenle 50 yaşından sonra mutlaka kolonoskopi yapılmalıdır.” şeklinde konuştu.

Peki, kolon kanserinin genel belirtileri nelerdir?
BELİRTİLERİ
Kolon kanseri belirtileri başlangıçta hafif olabilir ve kolayca gözden kaçabilir. Ancak ilerleyen dönemlerde şu belirtiler gözlemlenebilir:
Bağırsak alışkanlıklarında değişimler
Uzun süreli ishal, kabızlık ya da dışkı kıvamında incelme gibi değişiklikler.
Dışkıda kan:
Rektal kanama veya dışkıda kırmızı veya koyu renkli kan.
Karın ağrısı ve kramplar:
Sürekli karın ağrısı, gaz ve kramp.
Açıklanamayan kilo kaybı:
Diyet ya da egzersiz değişikliği olmaksızın hızlı kilo kaybı.
Yorgunluk ve halsizlik:
Özellikle bağırsakta kan kaybına bağlı olarak gelişen anemi sonucu oluşan yorgunluk.
İştah kaybı:
Özellikle ileri evrelerde görülen iştahsızlık.

TANI
Kolorektal kanserin teşhisinde aşağıdaki yöntemler kullanılır:
Kolonoskopi:
Kalın bağırsağın iç yüzeyini incelemek için en sık kullanılan yöntemdir.
Biyopsi:
Şüpheli dokudan alınan örneğin mikroskop altında incelenmesi.
Gaitada gizli kan testi:
Dışkıda kan olup olmadığını kontrol eder.
BT ve MR:
Kanserin yayılma derecesini belirlemek için kullanılır.
TEDAVİ
Kalın bağırsak kanserinin tedavisi; kanserin evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve kanserin yayılımına göre değişir:
Cerrahi:
Kanserli dokunun alınması için yapılan cerrahi müdahale, erken evrelerde en etkili tedavi yöntemidir.
Kemoterapi:
Kanser hücrelerini yok etmek veya büyümelerini yavaşlatmak için ilaç tedavisi.
Radyoterapi:
Radyasyon kullanılarak kanserli hücrelerin yok edilmesi.
Hedefe yönelik tedavi:
Kanser hücrelerindeki belirli özelliklere yönelik ilaçlarla yapılan tedavi.
İmmünoterapi:
Bağışıklık sisteminin kanserle mücadele etmesini sağlayan ilaçlar kullanılır.
Kolorektal kanserin erken evrede tespit edilmesi, tedavinin başarısını önemli ölçüde artırır. Özellikle 50 yaş ve üstü bireylerin düzenli tarama testleri yaptırması önerilir.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Balgam, hırıltı ve öksürük gibi belirtiler genellikle soğuk algınlığı, grip, bronşit, alerji ya da akciğer enfeksiyonları gibi durumlarla ilişkilidir.
Bu belirtileri hafifletmek ve iyileşmeyi hızlandırmak için bazı etkili yöntemler şunlardır:
1. BOL SIVI TÜKETİMİ
Su, bitki çayları ve çorba gibi sıvılar balgamın incelmesine yardımcı olur, böylece daha kolay atılır. Gün boyunca yeterli miktarda su içmeye özen gösterin.
2. BUHAR VE NEMLİ HAVA SOLUMAK
Sıcak bir duş almak veya buhar banyosu yapmak solunum yollarını rahatlatır ve balgamın çözülmesine yardımcı olur. Nemlendirici cihazlar da ortam havasını nemlendirerek öksürüğü azaltabilir.

3. BAL VE LİMON
Balın öksürük kesici özelliği vardır. Ilık bir bardak suya bal ve limon ekleyerek içmek boğazı rahatlatır ve balgamı hafifletir. Balın doğal antibakteriyel özelliği de öksürüğün azalmasına katkı sağlayabilir.
4. ZENCEFİL VE KEKİK ÇAYI
Zencefil ve kekik doğal balgam söktürücülerdir. Birkaç dilim taze zencefil veya bir çay kaşığı kekik ile demlenmiş çay, öksürüğünüzü hafifletmeye yardımcı olabilir.
5. TUZLU SU İLE GARGARA
Tuzlu suyla gargara yapmak boğazdaki tahrişi azaltır ve enfeksiyona neden olan mikropları temizlemeye yardımcı olur. Yarım çay kaşığı tuzu bir bardak ılık suya karıştırarak gargara yapabilirsiniz.
6. EVİ TEMİZ TUTMAK
Polen, toz, hayvan tüyü gibi alerjenlerin solunması öksürük ve hırıltıya neden olabilir. Evinizi düzenli olarak havalandırarak bu etkenleri azaltabilirsiniz.

7. ÖKSÜRÜK VE BALGAM SÖKTÜRÜCÜ İLAÇLAR
Eğer öksürüğünüz çok şiddetliyse veya uzun süre geçmiyorsa, doktorunuzun önerisiyle öksürük veya balgam söktürücü ilaçlar kullanabilirsiniz. Ancak ilaç kullanımında doktor tavsiyesi önemlidir.
NE ZAMAN DOKTORA GİDİLMELİ?
Balgam sarı, yeşil ya da kanlıysa,
Öksürük 2 haftadan uzun sürüyorsa,
Yüksek ateş, nefes darlığı veya göğüs ağrısı eşlik ediyorsa,
Yorgunluk, kilo kaybı veya gece terlemeleri gibi belirtiler varsa doktora başvurmalısınız.
Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da yaşayan G.G., 16 yaşındayken doğuştan rahmi ve vajinası olmadığını öğrendi. G.G., yaşadığı sağlık problemini çözmek için yaptığı araştırmada Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Ulubay ile tanışıp, ameliyat olmaya kararı aldı.
G.G.’ye karın iç zarından alınan parça ile vajina oluşturuldu. G.G., başarılı geçen ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.
“İYİLEŞME SÜRECİNDE AĞRI YA DA YARA İZİ OLUŞMUYOR”
Prof. Dr. Mustafa Ulubay, doğuştan rahim ve vajina gelişmemesinin oldukça nadir görülen bir durum olduğunu söyledi. Rahim ve vajinanın olmaması sebebiyle kadınların cinsel hayatı olmadığını ve çocuk sahibi olunamadığını kaydeden Ulubay, “Biz doğuştan vajinası olmayan kadınlara, karın iç zarından vajina ameliyatı yapıyoruz. Bu ameliyatı robotik cerrahi ile gerçekleştirmekteyiz. Bu sayede çok hızlı bir şekilde ameliyat sürecini atlatıyor bu hastalarımız. Aynı zamanda kapalı yöntemle de yapıldığı için iyileşme sürecinde herhangi bir ağrı ya da yara izi gibi hastayı daha sonra mutsuz edecek problemler oluşmuyor” ifadelerini kullandı.

“AKINTI GİBİ PROBLEMLERİ DE GÖRMÜYORUZ”
Ameliyat sonrasında, kadınların sağlıklı bir cinsel hayata kavuştuklarını söyleyen Prof. Dr. Mustafa Ulubay, bu ameliyat yöntemi ile aynı zamanda akıntı, kötü kokulu akıntı veya ağrı gibi problemlerin görülmediğini belirtti. Ulubay, ameliyatın 18 yaşından sonra yapılmasını önerdiklerini vurgulayarak, “Daha erken yaşlarda bu hastalık saptanabilir. Ancak bu hastalığın daha erken yaşlarda tedavi edilmesinin bir aciliyeti olmadığı için 18 yaşından sonra, boy uzaması durduktan sonra bu ameliyat yapılabilir” diye konuştu.
“AMELİYAT SONRASI MUTLAKA HPV TESTİ YAPILMALI”
Kadınlarda 15-16 yaşlarına kadar hala adet kanaması başlamadıysa ve dış genital bölgede vajiner açıklık kapalıysa mutlaka doğuştan vajina gelişip gelişmediğinin anlaşılması için jinekolojik muayene yapılması gerektiğine dikkat çekti.
Teşhis konulan hastaların ameliyat sonrası cinsel ilişkiden itibaren mutlaka HPV testi yaptırması gerektiğini kaydeden Ulubay, “HPV sadece rahim ağzı kanseri değil, vajinal kanseri de yapabiliyor. Bu nedenle doğuştan rahmi veya vajinası olmayan kadınlarda biz vajinal ameliyatı gerçekleştirdikten sonra cinsel ilişki sonrasında 6 ay mutlaka HPV testinin yapılmasını öneriyoruz. Çünkü rahimin olmaması bu hastada bir HPV’ye bağlı problem olmayacağı anlamına gelmemekte” dedi.
“ÇOCUĞUN OLMAZ, EVLENEMEZSİN DEDİLER”
Adet görmemesi nedeniyle 16 yaşındayken gittiği muayenede hastalığını öğrendiğini belirten G.G., “Evlenmeden önce ameliyat olmam gerektiğini söylediler. Hatta bir hastanede şey demişlerdi; ‘Çocuğun olmaz, evlenemezsin.’ İşte o zaman bayağı üzülmüştüm. Ondan sonra bırakmıştım, birkaç yıl sonra araştırdım. Hani, ‘Ben de bir kadınım, tedavimi olayım’ dedim. Araştırdım, internetten araştırırken Mustafa Hoca’ya denk geldim. Bir röportajını görmüştüm. Muayehanenesine gittim, kendisiyle konuştum. Çok güven aldım açıkçası. Çıktıktan sonra, ‘Doktorumu buldum’ diye düşünmüştüm. Ondan sonra geldim konuştuk, ameliyatla ilgili hocamız bana bilgi verdi. Öyle olunca ben de kabul ettim. Ameliyatımı oldum, ameliyatta 4-5 gün hastanede kaldım. Yani sancılı bir sürecim kesinlikle olmadı. Normal ameliyat olurken olan şeyler; yani hiç öyle aksi bir durum asla olmadı. Sonrasında evime gittim, evime gidince de rahat rahat işlerimi yavaş yavaş yapabiliyordum. Bir sorunum yoktu. Aksi bir şey yaşamadım açıkçası” ifadelerini kullandı.
G.G. aynı sağlık sorununu yaşayan ancak toplumsal baskı nedeniyle tedavi olamayan kadınlar için şunları söyledi:
Toplum o kadar da önemli değil. Sonuçta onlar yaşayacak, başkalarının mutluluğunu gördükleri zaman onlar da üzülecekler. Bence buna gerek yok, sonuçta bir tedavisi var. Tedavisi olmayan bir şey olduğu zaman doğrudur; ama tedavisi olan bir şeyi de yapmamak bence doğru bir şey değil. Yani gelsinler ameliyatlarını olsunlar. Onlar da mutlu olacaktır benim gibi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, olay ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta Alacayer Mahallesi kırsalında meydana geldi. Davut İnçamur ve Yakup İnçamur kendilerine ait hayvanları Bekirağa Yaylası’nda otlatmaya çıkardı. Çobanlar dinlenmek ve yağan yağmurdan korunmak için durdukları sırada dağdan kopup yuvarlanan kaya parçalarının altında kaldı. 2 çocuk babası Davut İnçamur (32) hayatını kaybederken, 5 çocuk babası Yakup inçamur (45) yaralandı. Yakup İnçamur’un olayı yakınlarına bildirmesi üzerine yakınları yetkilileri arayarak yardım talebinde bulundu. Bölgeye sevk edilen jandarma, AFAD, UMKE, sağlık ve Çatak İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, olay yerine gelen vatandaşların yardımıyla arama kurtarma çalışması başlattı. Çobanların bulunduğu alana yol olmadığı için ulaşım güçlükle sağlandı. Havanın kararması ve yağışın devam etmesi nedeniyle çobanlar olay yerinden yola 4 saat sonra indirilebildi. Yaralı çoban ambulansla Çatak Devlet Hastanesine götürülürken, hayatını kaybeden çobanın cansız bedeni de hastane morguna götürüldü. – VAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>C.K’nin kullandığı 58 AET 289 çekici plakalı tır, Dilek Mahallesi mevkisinde karşı yönden gelen Y.T. yönetimindeki 44 DJ 544 çekici plakalı tırla çarpıştı.
Kaza yerine jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan sürücü Y.T’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hamdi Alkan, kaybettiği arkadaşı Metin Uca’yı ölüm yıl dönümünde andı.
Uca ile yıllar önce çektirdiği bu fotoğrafını sosyal medya hesabından yayımlayan Alkan, ” Bir yıl oldu bizden gideli canım Metin… Sevgiyle, özlemle selamlıyorum seni” ifadelerini kullandı.

Seda Bakan da “Sevgili Metin Uca’yı kaybedeli bir sene oluyor.
Her şey rüya gibi… Seni çok seviyoruz. Allah rahmet eylesin” notuyla paylaşımda bulundu.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinema dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan Oscar Ödülleri, 97’nci kez düzenlenecek. Akademi, bu büyük etkinliği sunacak ismi açıkladı; Emmy ödüllü talk show sunucusu ve komedyen Conan O’Brien.

Törenin sunuculuğunu üstlenecek olan 61 yaşındaki Conan O’Brien, duyurunun ardından esprili bir açıklama yaparak, “ABD, bunu talep etti ve şimdi oluyor” dedi. Akademi CEO’su Bill Kramer, O’Brien’ın törene liderlik etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri kullandı: Conan O’Brien’ın bu yıl Oscar’ları sunmasından büyük heyecan ve onur duyuyoruz. Muhteşem mizahı, filmlere sevgisi ve canlı yayın tecrübesiyle törene liderlik etmek için mükemmel bir kişi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uğur Karaaslan‘ın yönettiği; Sema Ali Erol, Mahir Erol, Ayşenur Sıkı ve Türküler Özgül’ün senaryosunu yazdığı ‘Kalpazan‘ dizisinin kadrosunda; Timuçin Esen (Adem), Çağlar Ertuğrul (Kartal), Şükran Ovalı (Canan), Deniz Baysal (Ayşe), Sarp Akkaya (Tarık), Deniz Hamzaoğlu (Bulgary Bayram), İlker Kızmaz (Sinan), Çağla Naz Kargı (Naz), İlker Yağız Selçuk (Arda),Ali Seçkiner Alıcı (İrfan) ve Osman Alkaş (Orhan) gibi birbirinden başarılı isimler yer alıyor.
‘Kalpazan‘da ‘Bulgary Bayram‘ karakterine hayat veren Deniz Hamzaoğlu, Habertürk‘e diziyle ilgili görüşlerini; “Bu denli farklı hikâyeleri anlatmamız her zaman mümkün olmuyor” sözleriyle ifade etti.
REKLAM
* SHOW TV’de ekrana gelen ‘Kalpazan’ dizisinin oyuncu kadrosunda yer alıyorsunuz. Projeye nasıl dâhil oldunuz? Oradan başlayalım.
Senaryo bana haziranda geldi. Okur okumaz içinde bulunmak istediğim bir projeydi. Bu denli farklı hikâyeleri anlatmamız her zaman mümkün olmuyor.

* Dizide rol gereği eğlenceli ama bir o kadar da ürkütücü bir karakteri canlandırıyorsunuz. Canlandırdığınız karakteri analiz etmenizi istesem ne söylersiniz?
Çok zeki ve potansiyeli olan biri ama potansiyelini, kolay olanda ustalaşmakta değerlendirmiş. Kızına çok bağlı ve eğlenmeyi kesinlikle çok seviyor.

* ‘Bayram’ dizide dengeleri değiştireceğe benziyor. Dizinin temposu ve gerilimi artacak diyebilir miyiz?
Dizinin temposu ve gerilimi her bölümde giderek artacak. Tabii ki ‘Bayram’ işlerin karışmasında oldukça etkin rol oynuyor.

* ‘Kalpazan’, izleyicilerine ne söylüyor?
Bunu tek cümleyle özetlemek mümkün değil ama en erdemli insanın dahi ailesi söz konusu olduğunda neler yapabileceğini anlatıyor diyebilirim.
REKLAM
* Sosyal medya hesabınızda özel hayatınıza dair paylaşımlar yapmaktan hoşlanmıyor gibisiniz. Göz önünde olmayı sevmeyen oyunculardan mısınız?
Açıkçası sosyal medya meselesine alışamadım. O nedenle tercih etmiyorum.

* Tabii bir yanda tiyatro da hayatınızda 2002’den beri seyirci ile haşır neşirsiniz. Bundan 21 yıl önceki Deniz Hamzaoğlu ile bugünkü arasında nasıl farklar var?
Tecrübe herhalde hem aktör hem insan olarak.

* Kariyeriniz boyunca birçok projede yer aldınız. Kökeni tiyatroya dayanan bir oyuncu olarak şimdilerde tiyatromuzun hal ve gidişini nasıl buluyorsunuz?
Her sezon onlarca nefis oyun ve gencecik harika oyuncular izliyorum. Bence her geçen yıl çok daha iyiye gidiyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 yıl önce İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne başvuran Feridun Düzağaç, maddi – manevi zarara uğratıldığını öne sürerek izinsiz kullanımın durdurulmasını talep etmişti.

Mahkeme dosyayı bilirkişiye gönderdi. Bilirkişi raporunda, Feridun Düzağaç’ın eserlere ilişkin dijital iletim hakkını davalı iki şirkete devretmediği belirtildi.
Kararını açıklayan mahkeme, iki şirketin eserler üzerindeki haksız tecavüzünün durdurulmasına, bu eserleri dijital platformlarda kullanmalarının yasaklanmasına hükmetti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son olarak Ata Ayyıldız ile Paris’e tatil yapmaya giden Sıla Türkoğlu, bu kez sevgilisini ailesiyle tanıştırdı.
Sıla Türkoğlu, sevgilisi ve ailesiyle objektif karşısında poz vermeyi ihmal etmedi.
Sıla Türkoğlu ve Ata Ayyıldız’ın keyifli halleri ise dikkatlerden kaçmadı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kısa süreli bir ayrılık yaşadıktan sonra aşklarına ikinci bir şans veren çift, sık sık romantik fotoğraflarını paylaşıyor. Özkan ve Torreira, bu kez yıldız futbolcunun doğup, büyüdüğü evi ziyaret etti.
REKLAM
Ünlü oyuncu, sevgilisinin doğduğu evi paylaşarak, Torreira’ya övgü dolu sözler söyledi. Özkan; “Lucas’ın doğup büyüdüğü ev. Ne savaşçı ama! Çevresindeki herkese ama herkese yardım etmeye çalışması, buradaki samimi insanlar, herkesin onunla gurur duyması… Büyüdüğü, ilk topunu koşturduğu sokakları görmek, ilk gittiği okulu görmek ne güzeldi. Seni çok seviyorum ve seninle gurur duyuyorum savaşçı… Unutma en iyisisin” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Ersoy, Mersin’de 110 yaşında vefat eden Sümerolog, arkeolog ve dilbilimci Muazzez İlmiye Çığ için sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımladı.
Türk kültürüne ve tarihine eşsiz katkılar sunan Çığ’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendiğini belirten Ersoy, mesajında şunları kaydetti:
“Ömrünü insanlık tarihinin en eski izlerini aydınlatmaya adamış değerli bilim insanımız, araştırmaları ve eserleriyle nesiller boyu hatırlanacaktır. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyorum. Türk bilim dünyasının başı sağ olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk arkeolog, dilbilimci ve Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın vefatı üzerine, Çığ’ın uzun yıllardır yaşadığı Mersin’in Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit taziye mesajı yayımladı.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer sosyal medya üzerinden yayımladığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi:
” Türkiye’nin aydınlanma mücadelesinin değerli bilim insanı, arkeolog, dil bilimci, sümerolog ve Cumhuriyet kadını Muazzez İlmiye Çığ’ın, yaşamını sürdürdüğü Mersin’de hayata veda ettiği haberini almanın üzüntüsünü yaşıyorum. Mersin’de defnedilecek olan Çığ’a insanlığa katkıları için şükran borçluyuz. Başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum.”
Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit de sosyal medya üzerinden yayımladığı taziye mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Uzun yıllardır Mersin’imizde yaşayan Cumhuriyetin simge isimlerinden, değerli arkeolog, Sümerolog ve dil bilimci Muazzez İlmiye Çığ’ı kaybettiğimizi üzüntüyle öğrendim. Merhumeye Allah’tan rahmet diliyorum, başımız sağ olsun.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜTAHYA – Kütahya’nın Domaniç ilçesinde duvarlarında çatlaklar bulunan ve su sızıntısı olduğu tespit edilen tarihi Sultan Alaaddin Camii yakıldı. Minare yıkım sürecinde özel koruma altına alınırken, caminin yeniden yapım çalışmaları ise önümüzdeki günlerde başlayacak.
2016 yılında yapılan yapı denetim testleri sonrasında, duvarlarda oluşan çatlaklar ve su sızıntısı olduğu tespit edilen tarihi Sultan Alaaddin Camii için yıkım kararı alındı. Aradan geçen 8 yılın ardından caminin yıkım süreci başlatıldı.
Deprem riskine karşı alınan yıkım kararıyla birlikte, caminin yeniden inşası için de çalışmalar başlatıldı. Tarihi minare ise yıkım sürecinde özel koruma altına alındı.
Yapılış tarihi tam olarak bilinmen Sultan Alaaddin Camii, 1837 yılında Sultan Alaaddin Vakfı tarafından inşa edildiği için bu ismi taşıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinop Belediyesi ev sahipliğinde Kültür ve Turizm Derneği tarafından 5’incisi düzenlenen Lakerda Festivali sona erdi.
Sebahattin Ali Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve dört gün süren festival boyunca çocuk oyun etkinlikleri, konser, söyleşiler ve film gösterimleri gerçekleştirildi.
Festivalin kapanışı ise “Buzda değil, tuzda balık” sloganıyla gerçekleştirilen lakerda (tuzlu balık) yarışmasıyla yapıldı.
Altmış kişinin daha önce hazırladıkları lakerdalarla katıldığı yarışmada, tuzlu balıklar jüri tarafından tadılarak değerlendirildi.
Lakerdanın kokusu, tuz oranı ve diriliğine göre yapılan puanlamada, birinciliği Ali Dizdaroğlu elde ederken, ikinci Özgür Demirci, üçüncü ise Fatih Türe oldu.
Dereceye giren yarışmacılara ödülleri, CHP Sinop MilletvekiliBarış Karadeniz, Vali Yardımcısı Taner Bolat ve Belediye Başkanı Metin Gürbüz tarafından verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Arkeolog, dilbilimci ve Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın vefatı üzerine İYİ Parti Kurucusu Meral Akşener taziye mesajı yayımladı. Akşener sosyal medya hesabından paylaştığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Bursa Kız Öğretmen Okulumuz’un yetiştirdiği değerli bilim insanlarından duayen Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ hocamızın vefatını üzüntüyle öğrendim. Kendisine Yüce Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Arkeolog, dilbilimci ve Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın vefatı üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş taziye mesajı yayımladı. Yavaş sosyal medya hesabından yayımladığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Muazzez İlmiye Çığ, bilgiyle dolu 110 yıl, bilimle geçen bir ömür… Sümer tabletlerinden Cumhuriyet’in aydınlık geleceğine uzanan bu büyük çınar, her zaman yolumuzu aydınlatacak. Saygı, sevgi ve minnetle…”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mezitli ilçesindeki özel bir hastanede rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören 1914 doğumlu Sümerolog ve akademisyen Çığ, yoğun bakıma alındı.
Çığ, doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ORDU Dernekler Federasyonu tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Ordu Tanıtım Günleri’ Yenikapı Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirildi. Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Ordu Dernekleri Federasyonu’nun (ORDEF) bir araya gelerek 13’üncüsünü düzenledikleri etkinliğin son gününde Ordulular bir araya geldi.
Ordu Dernekler Federasyonu tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Ordu Tanıtım Günleri’ Yenikapı Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirildi. 13’üncüsü düzenlenen etkinlikte Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi, Ordu Dernekleri Federasyonu (ORDEF) ve Ordulular bir araya geldi. Etkinlik kapsamında, ziyaretçilere fındık çorbası, yahni, cevizli helva, balık ekmek, lahana sarması, turşu, su böreği, fındıklı baklava, kivi, ayran aşı, ballı fındıklı sütlaç, mısır ekmeği, Ordu tostu, ısırgan otu ve pancar çorbası, keşkek yemeği, Akkuş fasulyesi, Ordu yağlısı ve yayla balı gibi yöresel yemekler sunuldu. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, “Büyük bir coşku, büyük bir katılım var, yoğunluk var bu da bizi memnun ediyor. Çünkü biz Ordu ve İstanbul arasında gönül köprüsü kurmak istedik böylece hem hemşerilerimizle hasret giderelim hem de hemşerilerimizle birlikte gelen misafirlerimize hem Ordu’nun güzelliklerini gösterelim. Kelimelerle ifade edilemeyen çerçevelere sığmayan güzelliğini tanıtalım istedik” dedi.
‘ZİHİNSEL ANLAMDA ENERJİ DOLUYORUZ’
Fatsa Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar, “Ordu tanıtım günlerimizin 4’üncü gününde de yoğun bir hemşire buluşması gerçekleştiriyoruz. Dünde çok yoğundu Cumartesi, Pazarları genelde tanıtım günlerimiz yoğun oluyor. İstanbul ve çevresinin dört bir tarafından hemşerilerimizin memleketin havasını almak, hasretini gidermek, fikir ve düşüncelerini iletmek, başkanlarını görmek, Ordu lezzetlerini tatmak adına Yenikapı etkinlik alanına geldiğini görüyoruz. Burada tabi ki fiziksel anlamda yorgunluk yaşasak da zihinsel anlamda ciddi bir enerji doluyoruz” dedi.
‘MEMLEKETİMİZİN İNSANLARINI GÖRMEK DAHA BİR GÜZEL’
Tanıtım günlerine gelen Hamza Yıldız, “Etkinlik çok güzel, gördüğüm kadarıyla rağbet baya güzel, insanlar hepsi gelmiş gelmeye devam ediyorlar. Memleket buluşması gibi bir şey burası, güzel bir ortam devamını dilerim” dedi. Emine Alkoyun İse “Ben bu sene her senekinden güzel buldum. Geçen sene pek beğenmemiştim ama bu sene çok harika, her şey çok güzel bir de memleketimizin insanlarını görmek daha bir güzel, devam etsin isterim” ifadelerini kullandı.
‘HAKİKİ BAL DONAR’
Bal üreticisi Abdülkadir, “Balımız kalitelidir. Köyümüzün balı, Fatsa İslamdağı baldır. Balımızda şeker, glikoz hile yoktur almak isteyen bir daha alır bizden. Hakiki bal, orijinal bal süner, hakiki bal donar bunları bilmek lazım” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de yaşayan Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ (110) tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Merkez Mezitli ilçesindeki özel bir hastanede rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören Sümerolog ve akademisyen Çığ, yoğun bakıma alındı.
Çığ, doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dizinin 27’nci bölümünde ‘Üstad’ karakteri kadroya dahil oluyor.
Birsen Altuntaş’ın haberine göre, yeni karaktere karaktere ünlü oyuncu Murat Divitçioğlu hayat verecek.

“ÇAĞLA” KARAKTERİNİN EŞİ OLACAK
Diziye son olarak ‘Çağla’ rolüyle oyuncu Pelin Ermiş katılmıştı. Çağla’nın Duygu Sarışın’ın canlandırdığı ‘Hande’ karakteriyle yollarının kesişeceği gündeme gelmişti.
Divitçioğlu’nun rol alacağı ‘Üstad’ karakteri ise Çağla’nın eşi olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Partisinin Küçükçekmece’de AtakentKültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen İstanbul İl Başkanlığı 2. Olağan Kongresi’nde konuşan Özdağ, Zafer Partisinin gerçekleştirdiği ilerlemenin sokakta her yerde görüldüğünü söyledi.
Kendisine ve partisine yönelik iftiralarda bulunulduğunu öne süren Özdağ, her krizden ve komplodan bir yol bulup güçlenerek yola devam ettiklerini aktardı.
Özdağ, bundan sonra da öyle yapacaklarını kaydederek, “Geldiğimiz nokta önemli. Hepimiz bunu görüyoruz. 3 seneyi aşan bir süredir zor şartlarda, saldırılar altında, kazıya kazıya bir noktaya geldik, güzel bir noktaya geldik. Daha net söyleyeyim. Hadi bu pazar seçime gidelim. Zafer parlamentoda. Burada sorunumuz yok. Ama yetmez.” diye konuştu.
Emeksiz zafer kazanamayacaklarını aktaran Özdağ, fedakarlık yapmadan zafere ulaşamayacaklarını dile getirdi.
Zafer Partisinin siyasal rant, makam, mevki mücadelesinin verildiği bir sistem partisi olmadığını söyleyen Özdağ, “Zafer Partisi gerçek idealistlerin, Türk milletinin hukukunu, refahını, egemenliğini ve güvenliğini sağlama mücadelesi verdikleri Kuvayımilliye’dir.” ifadelerini kullandı.
Özdağ, teşkilat olarak sokakta, pazarda, tarlada halkı örgütleyeceklerini ve Zafer Partisine kazandıracaklarını ifade etti. Teşkilatçılığın halkı severek, halkın düşüncelerine saygı duyarak ve dinleyerek yapıldığını dile getiren Özdağ, şunları söyledi:
“Halkı severseniz halk da sizi sever. Halk kendisine, yukarıdan bakanları tanıyor ve sevmiyor. Sokaklarda yürümeden, dedelerle, ninelerle, teyzelerle, halalarla konuşmadan, hatır sormadan zafere ilerleyemeyiz. Bulunduğumuz hiçbir makam bizi yüceltmez. Makamı yüceltecek olan halkın bize olan sevgisidir ve bu da halkla sürekli temas kurmakla, halka sokakta varlığımızı göstermekle olur ve hep birlikte bunu yapacağız. Seçimlerin 2028’te olacağı ifade ediliyor. Ne zaman olursa olsun büyük kurultayımız sonrasında biz sokaklarda seçime hazır olacağız. Parlamentoda değiliz ama bütün Türkiye’yi, sokakları, meydanları, parlamento yapacağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİNOP – Sinop Lakerda Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu. Sinop Kültür ve Turizm Derneği tarafından bu yıl 5.si düzenlenen Lakerda Festivali’nde en lezzetli lakerdalar belirlendi.
Sabahattin Ali Kültür Merkezi’nde düzenlenen yarışmada, jüri üyeleri tadım yaparak en lezzetli lakerdaları belirlemeye çalıştı. Torik, palamut gibi balıkların dilim dilim kesilerek salamura edilmesiyle yapılan lakerdaların yarıştığı programda renkli görüntüler oluştu. Birbirinden lezzetli lakerdaların tanıdımı yapan jüri üyeleri verdikleri puanlar ile yarışmanın dereceye giren isimlerini belirledi. Puanlamaya göre Lakerda festivalinde en iyi lakerdayı yapan Ali Dizdaroğlu olurken, ikinci Özgür Demirci, üçüncü ise Fatih Türe oldu. Yarışmada üçüncü olan Fatih Türe’ye ödülünü Sinop Kültür ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Saim Gürbüz’den aldı.İkinci Özgür Demirci ödülünü Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz’den alırken, birinci Ali Dizdaroğlu ise ödülünü Vali Yardımcı Taner Bolat’tan aldı. Lakerda yarışmasında; 1.olan Ali Dizdaroğlu 40 bin lira ödül, 2.olan Özgür Demirci 25 bin lira ödül alırken, 3. Fatih Türe de 15 bin lira ödül aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(MALATYA) –Malatya yöresinde geleneksel olarak her yıl 11. ve 12. aylarda yapılan ‘Abdal Musa Lokması’ etkinliği Engüzekliler Cem ve Kültür Evi’nde gerçekleştirildi. Engüzekliler Dernek Başkanı Zeynal Doğan, “Bağışlanan kurbanlarla Abdal Musa Yemeğini yapıyoruz ve bunu dayanışma içinde gerçekleştiriyoruz” dedi.
Malatya ve yöresinde her yıl geleneksel olarak yapılan ‘Abdal Musa Lokması’ etkinliklerinden biri de Engüzekliler Cem ve Kültür Evi’nde gerçekleştirildi. Engüzekliler Derneği tarafından düzenlenen etkinliğe Engüzeklilerin yanı sıra Malatya’da bulunan CHP İstanbulMilletvekili Ali Gökçek, PM Üyesi Saniye Barut, İl Başkanı Barış Yıldız, Yeşilyurt İlçe Başkanı Hakkı Ayas ve Belediye meclis üyelerinin yanı sıra Cem Vakfı Malatya Şube Başkanı Eşref Doğan, Zeyna Abidin Vakfı Başkanı Ergun Tuluk ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
Engüzekliler Cemevi’ndeki etkinlik, Muhsin Topalcengiz dedenin yürüttüğü Cem Töreni ile başladı. Çerağ uyandırma ile başlayan Cem tevhit, mersiye, semah ve gülbanklerle devam etti. Cem töreni sonrası Süleyman Sönmez dedenin okuduğu ve CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek’in de katılım sağladığı lokma duası sonrası lokmaların dağıtılmasıyla son buldu.
“Herkes kurbanı varsa bu aya bırakıyor”
Yemek sonrası ANKA Haber Ajansı’na konuşan Engüzekliler Dernek Başkanı Zeynal Doğan şunları söyledi:
“Engüzekliler Kültür Derneği, bizim dernek bin 500 haneden oluşuyor, toplum olarak. Her yıl 11’inci ayda gelenek haline getirdik, Abdal Musa Yemeğini yapıyoruz. Bu Abdal Musa Yemeği de şöyle oluşuyor. Herkes kurbanı varsa bu aya bırakıyor. Bir kişi araba ya da tarla almışsa ya da çocuğu üniversiteyi kazanmışsa bize birer kurban bağışlıyor. O bağışlanan kurbanlarla Abdal Musa Yemeğini yapıyoruz ve bunu dayanışma içinde gerçekleştiriyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terme Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Ankara Samsun Dernekleri Federasyonu (ASDEF) tarafından organize edilen etkinlik, 1919 metre uzunluğundaki Türk bayrağıyla düzenlenen Samsun yürüyüşünün ardından başladı.
Tanıtım günlerinde Terme standı ilgi gördü.
Belediye Başkanı Şenol Kul, “Samsun Tanıtım Günleri’nde Terme olarak yer almak, kültürümüzü ve değerlerimizi başkentte tanıtmak bizler için büyük bir onur. Ziyaretçilerimize Terme’nin eşsiz lezzetlerini sunarken hemşehrilerimizle bir araya gelmekten mutluyuz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>14 Kasım’da vücudunda oluşan enfeksiyon nedeniyle MersinMezitli’de özel bir hastanede tedavi altına alınan Muazzez İlmiye Çığ, Saat 17.30’da yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca azimle çalışan Çığ, son günlerine kadar aktif bir şekilde topluma katkı sağlamaya devam etti.
Muazzez İlmiye Çığ, 20 Haziran 1914 tarihinde Bursa’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Cumhuriyet’in ilk yıllarında tamamladı. 1935 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin Hititoloji bölümünden mezun olan Çığ, uzun yıllar boyunca Sümeroloji, Hititoloji ve arkeoloji alanında önemli çalışmalara imza attı.
Bilimsel Katkıları ve Atatürk’e Bağlılığı
Çığ, özellikle Sümer kültürü üzerine yaptığı araştırmalarla tanındı. 1940 yılında İstanbulArkeoloji Müzesi’nde göreve başlayan Çığ, burada 30 yılı aşkın süre çalışarak Sümer, Akad ve Asur tabletlerinin araştırma ve tasnifinde görev aldı. Eserlerinin pek çoğu uluslararası arenada büyük ilgi gördü ve sayısız ödüle layık bulundu. Muazzez İlmiye Çığ, Türkiye’nin aydınlanma sürecine önemli katkılar yaptı ve Atatürk’ün mirasına olan sadakatiyle bilindi. 109 yaşında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk eserini televizyon kanallarında ezbere okuması, onun Cumhuriyet değerlerine olan bağlılığının kanıtı ve gelecek nesillere en güzel örneğiydi.
Toplumsal Katkıları
Hayatı boyunca bilim insanı kimliğinin yanı sıra bir eğitimci olarak da öne çıkan Çığ, özellikle gençlerin bilinçlenmesi ve Cumhuriyet değerlerinin yaşatılması için sayısız konferans ve seminer verdi. Yayınladığı kitaplar ve makalelerle tarihe ışık tutarak, yeni nesillere yol gösterici olmayı sürdürdü.
Muazzez İlmiye Çığ, yalnızca bilimsel çalışmalarıyla değil, aynı zamanda Atatürk ilke ve inkılaplarına olan bağlılığıyla Türkiye’nin önemli isimlerinden biri olarak hatırlanacak. Cumhuriyet’in aydınlık yüzlerinden biri Çığ, geride bıraktığı eserleri ve topluma kazandırdığı değerlerle her zaman hatırlanacak. Muazzez İlmiye Çığ, bilime ve Cumhuriyet’e adanmış yaşamıyla sonsuza dek anılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamaya göre, Nurettin Soykan Tesisleri’nde teknik sorumlu Adem Büyük yönetiminde gerçekleştirilen antrenmanda futbolcular, koşunun ardından pas çalışması yaptı.
Yeni Malatyaspor, hazırlıklarına 18 Kasım Pazartesi günü devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kendisi gibi iddialı yapımlarla birlikte vizyon yolculuğuna başlayan ‘Mustafa’ özellikle ara tatilde, yoğun olarak öğrencilerle buluştu. ‘Mustafa’, vizyonda olduğu tüm günlerde çocukların en çok tercih ettiği film olmayı başardı.

YASAKLANMAYA ÇALIŞILMIŞTI
Tarihçi yazar Erol Mütercimler’in tarih danışmanlığında hazırlanan ve Atatürk hakkında ilk animasyon film olma özelliğini taşıyan ‘Mustafa’ şimdi de Avrupa’daki Türk çocuklarıyla buluşmaya hazırlanıyor. ‘Mustafa’ filmi, Türkiye’de vizyona girdiği tarihlerde Avrupa’da da izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyordu ancak Avrupa’da yaşanan yasaklama girişimi buna engel olmuştu.

AVRUPA YOLCULUĞU BAŞLIYOR
Bu gelişmenin Türkiye’nin gündemine yerleşmesi ve siyasetten sanat camiasına kadar binlerce kişinin Avrupa’da yaşananlara #MustafamaDokunma etiketiyle tepki göstermesi üzerine Avrupa’daki engellemeler boşa düştü. ‘Mustafa’ filmi, yarın Almanya ve Avusturya’da izleyecilerle buluşacak.
Avrupa’nın yanısıra Türkiye gösterimleri de önümüzdeki haftalarda devam edecek film, şu anda 290’dan fazla salonda gösterilmeye devam ediyor.
Bir animasyon serisinin ilk bölümü olan ‘Mustafa’, önümüzdeki her yıl serinin bir diğer filmi yayınlanacak şekilde devam edecek. İkinci film olan ‘Kemal’de Atatürk’ün gençlik dönemi, üçüncü filmde yetişkinlik dönemi, dördüncü filmde ise yaşının ilerlediği hayatının son dönemleri ele alınacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Festival yolculuğuna hız kesmeden devam eden ‘Tereddüt Çizgisi’, Avrupa Film Akademisi Ödülleri’ne (EFA) seçilen filmler arasında yer alırken İspanya’nın en önemli film ödülleri olan Goya Ödülleri’nde de En İyi Uluslararası Film dalında aday gösterildi. Film ayrıca Asya’nın Oscarlar’ı olarak da bilinen Asya Pasifik Film Ödülleri’nde (APSA) ise En İyi Senaryo dalında adaylar arasında yer almaya hak kazandı. ‘Tereddüt Çizgisi’nin de aday olduğu APSA ödülleri 30 Kasım akşamı yapılacak törenle sahiplerini bulacak.

Selman Nacar’ın ‘İki Şafak Arasında’dan sonra yazıp yönettiği ikinci uzun metrajlı filmi ‘Tereddüt Çizgisi’nde Avukat Canan’ın masum olduğuna inandığı ve uzun süredir savunduğu bir cinayet zanlısının hüküm duruşması gününde kendi vicdanıyla yüzleşmek zorunda kalmasının hikayesi anlatılıyor. Tülin Özen’in başrolünde yer aldığı filmde kendisine Oğulcan Arman Uslu, Gülçin Kültür Şahin, Vedat Erincin, Erdem Şenocak eşlik ediyor.

Zürih, Free Zone, Cinemed Brüksel Akdeniz, LIFFE ve Arras Film Festivalleri’nden ödüllerle dönen, Türkiye prömiyerini de 43. İstanbul Film Festivali’nde yapan ‘Tereddüt Çizgisi’, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (Tülin Özen) ve FIPRESCI (Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği Ödülü) ödüllerini kazanmıştı.
Yapımcılığını Kuyu Film, Fol Film, Karma Films, TRT, BKM Mutfak, Sev Yapım, Nephilim Producciones, Point Film’in yaptığı filmin çekimleri 2022 yılında Uşak’ta gerçekleştirildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son uzay istasyonlarından birini daha devreden çıkarmakla görevli Amerikalı, Rus, İtalyan, İngiliz ve Japon astronotlar on yedi bin mil hızla uzayda yol almak üzere hayatlarını geride bırakmışlardır. Aileleriyle olan kısa konuşmalar, yanlarında taşıdıkları uğurlar ve fotoğraflar aracılığıyla dünyadaki hayatlarına dair bilgi sahibi oluruz: Kurutulmuş yemeklerini ısıtırken, yerçekimsiz uykularda rüyalar içinde süzülürken, kaslarının erimesini önlemek için egzersizler yaparken onları izler, aralarında kurdukları bağlara ve aynı zamanda katıksız bir yalnızlık içinde oluşlarına tanık oluruz. Hepsinden de öte, sessiz mavi gezegenlerini kaydettikleri her an onlara eşlik ederiz. On altı gündoğumu ve günbatımına şahitlik ettikleri tek bir gün boyunca galaksinin parlak, göz kırpan takımyıldızları nefes kesici olduğu kadar mahrem de gelir gözlerine. Uzaklarda, medeniyetin ışıkları yaşadığımız gezegenin üzerinde yanıp sönmektedir.

Görkemli, düşündürücü ve hayranlık verici Orbital, uzay boşluğunda süzülen insanlığımız üzerine yazılmış anlamlı ve dokunaklı bir roman. Doğaya ve gezegenimize yönelen eşsiz bir bakış…
Samantha Harvey’nin Orbital romanı yakında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Çağdaş Dünya Edebiyatı Dizisi kapsamında yayımlanacak. Ödüllü pek çok kitabın yer aldığı bu dizi Yiyun Li’nin PEN/Faulkner Ödüllü Kazkafanın Kitabı ve Dirk C. Fleck’in Alman Bilimkurgu Ödüllü Go! Eko-Diktatörlük adlı kitaplarını da yakın zamanda okuyucularla buluşturdu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
.png
CultureCIVIC: Kültür Sanat Destek Programı, şimdi de farklı şehirleri kapsayan bir kapanış etkinliğiyle devam ediyor. CultureCIVIC Kültür Sanat Günleri, 15-28 Kasım 2024 tarihleri arasında İstanbul, İzmir, Erzurum, Muğla, Düzce, Çanakkale ve Denizli’yi kapsayan bir program sunuyor. Programda, tiyatrodan müziğe, filmden çağdaş sanata çeşitli mecralarda CultureCIVIC desteğiyle hayata geçen projelerden küçük bir seçki sanatseverlerle buluşuyor.
REKLAM
PROGRAM
İSTANBUL
15 Kasım Cuma
17.00 – Solastaljia; Bozumun Kadastrosu, Büşra Kuruçay, Sanatçı ve küratör Derya Yücel’le sergi turu / Kasa Galeri
21 Kasım Perşembe
14.00 – Kullanma Kılavuzu, Özge Akdeniz, Atölye ziyareti / Tokatlıyan Han
15.30 – Kovan, Beyza Durhan ve Aslıhan Durhan, Atölye ziyareti / Daire Sanat
22 Kasım Cuma
13.30 – MetrCube, Begüm Çelik ve Ayşegül Yapar, Panel: Sanat Ekosistemi Kapsayıcılığı @Zoom (Link duyurulacaktır)
18.00 – Kısır Gecesi, Özkan Işık, Sergi açılışı / Yüzonbir
(Ezgi Bakçay’la Sergi konuşması 29 Kasım Cuma 17.30)

23 Kasım Cumartesi
17.00 – Galata’nın Gündelik Akustik Palimpsestleri, Sena Karahan, Ses yürüyüşü, 60’ / Başlangıç ve buluşma noktası: Karaköy Şehir Hatları İskelesi -Bitiş: Postane
REKLAM
19.00 – Zanaat Tapes, Ertuğrul Berhan Yıldız, Ses Performansı / Eksibir Karaköy
21.30 – Duy Sesimi, Asena Akan, Konser / Gizli Bahçe
24 Kasım Pazar
20.00 – Çînur, Nazmi Karaman, Tiyatro, Kürtçe, Türkçe üstyazılı / Feyman Kültür Merkezi-Feyk Sahne
25 Kasım Pazartesi
Film Gösterimleri / Postane
14.30 – Bağ, Mustafa Dermanlı, 66’
16.00 – Pozitif Yaşamak: BİZ, Ebubekir Çetinkaya, 56’
19.30 – Aforoz, Yılmaz Özdil, 20’ (Yönetmenin katılımıyla)*
Küçük Buluntular, Sevgi Ortaç, 21’ (Yönetmenin katılımıyla)*
Neredeyse Kesinlikle Yanlış, Cansu Baydar, 20’ (Yönetmenin katılımıyla)*
Tavuk Suyuna Çorba, Deniz Büyükkırlı, 20’ (Yönetmenin katılımıyla)*
REKLAM
*Gösterim sonrası söyleşi yer alacaktır.

26 Kasım Salı
Film Gösterimleri / Postane
13.00 – Işığın Hasadı, Esin Özalp Öztürk, 52’
14.30 – Aşağıdan Yukarıya, Altyazı Fasikül Seçkisi, 63’
16.00 – Kürt Kadın İmgeleri, Nimet Gatar, 46’
Üçüncü Gurbet, Mediha Güzelgün, 41’ (Yönetmenin katılımıyla)*
19.30 – Dargeçit, Berke Baş, 82’ (Yönetmenin ve yapımcının katılımıyla)*
* Gösterim sonrası söyleşi yer alacaktır.
27 Kasım Çarşamba
Tüm Etkinlikler / Postane
Başka Dünya Yok Documentarist Ekolojik Belgesel Günleri Özel Gösterim
13.00 Plastik İnsanlar, Ben Addelman, Ziya Tong, 83′
14.30 Plastik Geri Dönüşüm Yalanı, Tom Costello, BenedictWermter, 52′
15.30 Panel: Büyüyen Tehdit Çöpler ve Mikroplastikler / Moderatör: Asu Aksoy (marmarakulturleragi.com), Katılımcılar: Kenan Kahya (Yırca Hanımeli), Dr. Öğr. Üyesi Ceyhun Akarsu (İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü), Tolga Yücel, WWF-Türkiye Plastik Projeler Müdürü)
REKLAM
Ayvalık Uluslararası Film Festivali Özel Gösterim
17.00 Büyük Kuşatma, Sinan Kesova, 97′ (Yönetmenin ve senaryo yazarının katılımıyla)*
* Gösterim sonrası söyleşi yer alacaktır.
19.30 Diyarbakır.Turizm.Romantizm.Aktivizm, Nadir Sönmez, Sunum Performans

DİĞER ŞEHİRLER
15 Kasım Cuma
13.00 Vranofça Arşivi, Betül Aksu, Sergi açılışı / sezon – İzmir
(Sergi 15 – 17 Kasım arasında 13.00 – 20.00 saatleri arasında randevuyla gezilebilir. Randevu için: instagram.com/sezon_artspace)
16 Kasım Cumartesi
14.00 Lorî Lorî, İlhak Altıparmak, Proje Sunumu ve Söyleşi / Erzurum
17 Kasım Pazar
REKLAM
16.00 Az Şifalı Bitkiler, İpek Kay ve Hatiye Garip, Sergi açılışı / Myndos Sanat Evi – Muğla, Bodrum, Gümüşlük
(Sergi 24 Kasım’a kadar gezilebilir)
18 Kasım Pazartesi
15.00 Beton, Ot ve Diğerleri, Zehra Seda Boztunalı, Sergi konuşması / Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Müfide Kadri Sanat Galerisi – Düzce
(Sergi 30 Kasım’a kadar gezilebilir)
16.00 Manzaranın Yakınında Çok Uzakta, “Bahçe Günü”, Seniha Ünay, Sanatçı rehberliğinde sergi turu / Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Mihri Müşfik Sanat Galerisi -Düzce
(Sergi 30 Kasım’a kadar gezilebilir)
23 Kasım Cumartesi
18.00 Başkalarının Hayatı, Tuğçe Yakar ve Rıdvan Oral, Sergiaçılışı / Arkhe – İzmir, Şirince
25 Kasım Pazartesi
18.00 Eksik Tuğlalar, Onur Tatar ve Levent Genç, Sergi açılışı / Çanakkale
28 Kasım Perşembe
16.00 Güneşi Saklanan Hikayeler, Ceren Tekin Karagöz, Sergi açılışı / Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sergi Salonu – Denizli
(Sergi 6 Aralık’a kadar gezilebilir)
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Gölyaka ve Yığılca Kadın Kolları başkanlığında bayrak değişimi yaşandı. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Genel Başkanı Düzce Milletvekili Ayşe Keşir atamaları yapılan Yığılca Kadın Kolları Başkanı Berresu Terzi Uğurlu ve Gölyaka Kadın Kolları Başkanı Ferda Atasoy’a mazbatalarını teslim etti.
Ayşe Keşir, “Başkanlarımıza başarılar diler, görevi devreden başkanlarımıza teşekkür ederiz” dedi. – DÜZCE
Yerel HaberlerMilletvekiliAyşe KeşirAK PartiPolitikaYığılcaGölyakaKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Oppo, Reno 13 ve Reno 13 Pro modellerini 25 Kasım’da Çin’de tanıttı. Ancak yeni bir rapora göre, orta sınıf seri önümüzdeki yılın başlarına kadar Çin’e özel kalacak.
Güvenilir sızıntılara göre, Oppo Reno 13 ve Reno 13 Pro, Ocak 2025’te Hindistan’da piyasaya sürülecek.
Bu da Reno 13 serisinin Çin’deki lansmanından sadece birkaç ay sonra küresel olarak satışa sunulacağı anlamına geliyor.
İki model arasında Reno 13 Pro, dikkat çekici özellikleriyle öne çıkıyor. Önceki raporlar, Reno 13 Pro’nun MediaTek Dimensity 8350 işlemcisiyle çalışan dünyanın ilk akıllı telefonu olacağını iddia ediyordu.
RENO 13 PRO’NUN ÖNE ÇIKAN ÖZELLİKLERİ
Reno 13 Pro hakkında sızdırılan bilgilere göre, telefon 1.5K çözünürlüğe sahip 6.78 inç dörtlü kavisli OLED ekrana sahip olacak.

Ayrıca üçlü kamera kurulumu (50 MP ana kamera, 3x dijital zumlu 50 MP telefoto kamera, 8 MP ultra geniş açılı kamera) ve 50 MP ön kamera ile gelecek.
Reno 12 serisine göre bir diğer büyük yükseltme ise Reno 13 Pro’nun 5.900 mAh pil kapasitesiyle gelmesi. Reno 13 telefonları ayrıca IP68/69 sertifikasına (su ve toza dayanıklılık) sahip olacak.
FİYATLAR HENÜZ BELLİ DEĞİL
Reno 13 serisinin fiyatlandırma seçenekleri hakkında henüz bir bilgi yok. Ancak telefonların Çin’deki lansmanıyla birlikte önümüzdeki haftalarda daha fazla bilgi edinmeyi bekliyoruz.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Daha önce İzmir’de Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi olan Özkan, diyabet konusunda farkındalık yaratılmasının önemli olduğunu vurguladı.
Kronik kan şekeri yüksekliğinde diyabetten söz ettiklerini anlatan Özkan, erişkinlerde tip 2, çocuklarda ise insüline bağımlı veya tip 1 diyabetin görüldüğünü ifade etti.
REKLAM
Son yıllarda diyabetin çocuklarda görülme yaşının erkene doğru kaydığını dile getiren Özkan, şunları kaydetti: “Bilimsel veriler de bunu destekliyor. Çocuklarda diyabetin görülme sıklığı 100 binde 10, binde 4 oranında olduğu bildiriliyor. Çocuklarda okula başlama döneminde, ergenlik döneminde diyabetin sık ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Benim hastalarımdan en erken 8 aylık bebeğe Tip 1 diyabet teşhisi koyduk. Özel durumlar dışında çocuk diyabetli doğmuyor ama diyabete yatkın doğuyor. Çevresel faktörler arasında beslenme tarzı, D vitamini eksikliği ve geçirilen viral enfeksiyonlar diyabete eğilimi artırıyor.”
Özkan, genetik eğilim, karşılaşılan beslenme ve çevresel faktörlerde organizmanın kendi dokusuna gösterdiği toleransı bir noktada kaybedip insülin salınımını bozduğunda kronik kan şekeri yüksekliğiyle karşı karşıya kaldıklarını anlattı.
“DİYABETİN BULGULARI İDRAR YOLU ENFEKSİYONUYLA KARIŞTIRILABİLİYOR”
Diyabetin birçok bulgusunun olduğuna dikkati çeken Özkan, şöyle konuştu: “Çok su içmek, sık idrara çıkmak, fazla yemek yemesine rağmen kilo kaybetmek, gece altına kaçırmayan çocuğun altını ıslatmaya başlaması diyabetin ilk bulgusu olabilir. Ailelerin ve hekimlerin bu konuda çok duyarlı olması gerekiyor. Bu belirtiler yanlış teşhise de neden olabiliyor. Çok su içen ve idrara sık çıkan çocuk için idrar yolu enfeksiyonu düşünülebilir ve diyabet atlanabilir. Bu durumlarda kronik kan şekeri yüksekliği giderek artar. Hücreler kan şekerini enerji kaynağı olarak kullanamadığı için bu sefer ketonları yani yağları kullanmaya başlar. Sık nefes alıp vermeyle giden bir tabloyla karşı karşıya kalırız, eğer bu durumda da tanı konulmazsa komaya kadar giden süreçle karşı karşıya kalabiliriz.”
Özkan, basit şekerli yiyeceklerin obeziteye yol açtığını, bunun da çocuklarda Tip 2 diyabete neden olabileceğini aktardı.
Diyabetli çocuk hangi koşulda hastaneye gelirse gelsin tüm tedavilerinin yapıldığına dikkati çeken Özkan, insülin, diyet ve aktivite tedavileriyle diyabetik çocuğu sağlığına kavuşturduklarını vurguladı.
Çocukken diyabetik olan ancak tedavisini sağlayarak mürüvvetini gördükleri çok hastasının olduğunu ifade eden Özkan, diyabetten korunmada beslenme alışkanlığının rolünün büyük olduğunu sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“KANATLI HAYVANLARDA ÇOK ÖLÜMCÜL”
Bu virüsün kanatlı hayvanlarda çok ölümcül olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akan, “Ölüm yaptığından dolayı da çevreye saçılıyor. O nedenle tüm kanatlı hayvan yetiştiricilerimiz ölüm oranları arttığında veteriner hekimlere, il ve ilçe tarım müdürlüğü yetkililerine müracaat edip, bunun kuş gribi olup olmadığının tespit edilmesinde yarar var. Tüm dünyada salgın hastalıklar var. Bunların temel nedeni göçmen su kuşlarının göç hareketinin başlaması. Esas virüs burada bulunuyor. Bu göç hareketi başladığı zaman bulaşmalar olabiliyor. Bu belirli bir süre sonra kendiliğinden çözümlenecektir diye düşünüyorum. Yani bunda önemli bir risk yok” ifadelerini kullandı.
Gelecek pandemi, kuş gribi mi?”HEM BAKANLIK HEM ÜRETİCİLER OLDUKÇA BİLGİLİ”
Kuş gribinin insan sağlığı üzerine potansiyel etkilerinin tüm dünya üzerinde araştırıldığını ancak şu ana kadar herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığını belirten Prof. Dr. Akan, “Türkiye’de tüm önlemler alınıyor. İnsanlar için böyle bir salgın riski söz konusu değil. Halihazırda hem Tarım ve Orman Bakanlığı hem de üreticiler bu konuda oldukça bilgili ve tecrübeli. Benim bu aşamada önerim; böyle bir risk varsa hayvan hareketlerinin tamamen durdurulması ve önlem alınması ki buna bağlı olarak da bakanlığa intikal etmiş vakalarda gerekli düzenlemeler yapılıyor ve hemen karantina uygulanıyor. Karantina uyguladıktan sonra özellikle 3 kilometrelik zondaki hayvanlar kontrol altına alınıyor. Daha sonra ‘izleme zonu’ dediğimiz özellikle 10 kilometrelik zondaki kanatlı hareketleri izlenerek bu iş kontrol altına alınıyor” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerden de kurtulan Bağdatlı, Organ Bağışı Haftası’nda, beyin ölümü gerçekleşen kişinin böbreğinin nakledilmesiyle 9 yıl 8 ay sonra sağlığına kavuşarak ikinci defa hayata “Merhaba” dedi.
Bağdatlı, depremde ölen kız kardeşinin emaneti olan 4,5 yaşındaki yeğeni Mehmet Emin Özdoğan ile mutlu, huzurlu ve sağlıklı yaşam sürmenin hayalini kuruyor.
REKLAM
Gerçekleştirilen naklin ardından sağlıklı günlerine dönmek için sabırsızlandığını belirten Gülay Bağdatlı, zorlu diyaliz günleri geride kaldığı için çok mutlu olduğunu ifade etti.
Sağlığın önemine dikkati çekerek tedavi sürecinin zorluğuna değinen Bağdatlı, şöyle konuştu: “2008 yılında sürekli karın ağrısı şikayetiyle doktora gidiyordum fakat bu ağrının önüne geçilemiyordu. Daha sonra Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne geldim ve tetkiklerde protein kaçağı olduğu belirlendi. Bu şekilde 7 yıl boyunca diyet yaptım ve ilaç kullandım. 2015 yılında da diyalize girmeye başladım. Makine diyalizinin ardından periton diyalizine geçtim. 2019 yılında geçirmiş olduğum trafik kazası sonucu da periton diyalizinden ayrılmak zorunda kaldım. 4 yıldan bu yana da makine diyalizi yapıyoruz. Makine diyalizi çok ağır ve zorlu. Bu süreçte suya bile hasret kalıyorum çünkü bu süreçte dikkatli olmazsam diyaliz hem kötü hem de ağır geçiyor.”
REKLAM
Herkesi organ bağışçısı olmaya davet eden Bağdatlı, “9 yıl 8 aydır organ nakli için uygun böbrek bekliyorum. Hastanemizden organ nakli için beni aramışlar fakat ulaşamamışlar. Ağabeyime ulaşmışlar ve nakil için uygun böbreğin bulunduğunu söylemişler. Ben de duyunca havalara uçtum. Şu anda nakil sağlandı ve sağlıklı bir hayata başlamak için sabırsızlanıyorum” ifadelerini kullandı.
YEĞENİYLE HAYATA TUTUNDU
Bağdatlı, 6 Şubat 2023’teki depremlerde annesi, babası ve 2 kardeşini kaybeden yeğeniyle yaşadığını dile getirdi.
Yeğeni Mehmet Emin’in depremi yaşadığında 3 yaşında olduğunu ifade eden Bağdatlı, şunları kaydetti: “Yeğenim depremde annesi, babası ve 2 kardeşini kaybetti. Şu anda 4,5 yaşında, kreşe gidiyor ve beraber yaşıyoruz. Onun şansına Rabb’im organ nakli için fırsat yakalattı. Yeğenime ben bakıyorum. İnşallah sağlığıma kavuştum ve bundan sonrada daha iyi bakacağım. Sağlıklı bireylerimizden erken yaşta tüm organlarını bağışlamalarını istiyorum. Toprağın altında çürümesin organlar. Bir organ, bir hayat demektir. Böbreğin kıymetini, suyun kıymetini diyaliz hastalarına sorun. Nakilden sonra kendimi iyi hissediyorum. Organ bağışında bulunan aileden Allah razı olsun. İnşallah onlarla da tanışıp teşekkür etmek isterim. Bu süreçte bana destek olan ve nakli gerçekleştiren tüm hocalarıma teşekkür ediyorum.”
“HASTAMIZ GAYET İYİ VE BÖBREĞİMİZ ÇALIŞIYOR”
KSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Organ Nakil Merkezi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda görevli Dr. Öğretim Üyesi Sezgin Topuz da gerçekleşen başarılı organ naklinin Organ Bağışı Haftası’na denk gelmesinin kendileri için ayrıca değerli olduğunu ifade etti.
Türkiye’de her yıl 3-9 Kasım tarihlerinin Organ Bağışı Haftası olarak kutlandığını hatırlatan Topuz, “Organ Bağışı Haftası’nın başında bir bağış gerçekleşti. İki böbrek ve bir karaciğer, organ bağışı bekleyen hastalara nakledildi. Bu organlardan biri, Kahramanmaraş’ta uzun zamandır böbrek bekleyen 51 yaşındaki hastamıza başarılı bir operasyonla nakledildi. Şu anda hastamız gayet iyi ve böbreğimiz çalışıyor” diye konuştu.
Ülke genelinde çok fazla organ bağışı bekleyen bireyin olduğunu ifade eden Topuz, şöyle konuştu: “Organ bağışı için iki kaynak var. Bunlardan biri akrabadan yapılan ve hayattayken yapılan bağış, diğeri ise çeşitli sebeplerden dolayı beyin ölümü gerçekleşen bireylerden yapılan bağışlar. Organ bağışı bekleyen kişilerin sayısının azaltılması için kadavradan yapılan organ bağışı sayısının artırılması gerekiyor.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAŞKENT Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özlem Sangün, Türkiye’de 18 yaş altı yaklaşık 30 bin çocuğun diyabetle yaşadığını belirterek “Çocuklarda diyabet, seyrek görüldüğü için belirtilerin fark edilmesi gecikebiliyor” dedi.
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özlem Sangün, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında diyabet hastalığı ve çocuklarda Tip 1 diyabetle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin, kan şekerinin yükselmesi sonucu oluşan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Sangün, “Çocuklarda en sık görülen diyabet türü, insülin bağımlı diyabet olarak bilinen Tip 1 diyabettir. Tip 1 diyabet, pankreasın yeterli insülin üretemediği durumlarda ortaya çıkar. Bu nedenle hastaların yaşamlarını sürdürebilmesi için eksik olan insülini dışarıdan almaları gerekmektedir” diye konuştu.
Türkiye’de 18 yaş altı yaklaşık 30 bin çocuğun diyabetle yaşadığını belirten Prof. Dr. Sangün, “Çocuklarda diyabet, seyrek görüldüğü için belirtilerin fark edilmesi gecikebiliyor. Bu nedenle farkındalık oldukça önemli” diyerek Dünya Diyabet Günü’nün amacının diyabet hastaları, aileler, sağlık çalışanları ve toplumun diyabet hakkında bilinçlenmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Sangün, bu özel günün, insülin hormonunu bularak Tip 1 diyabetli hastalara yaşam hakkı kazandıran Frederick Banting’in doğum günü olan 14 Kasım’da kutlandığını da hatırlattı.
SENTÖR TEKNOLOJİSİNİN ÖNEMİ
Bir çocuğa diyabet tanısı konduğunda, sadece çocuğun değil, tüm ailenin yaşam tarzında değişiklikler gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Sangün, bu sürecin başlangıçta zorlayıcı olabileceğini ancak diyabet ekibi, aile ve çocuk arasında uyum sağlandığında başarılı sonuçlar elde edilebileceğini belirtti. Prof. Dr. Sangün, “Bu başarının temel unsurları arasında sağlıklı beslenme bilgisi edinmek, kan şekerini düzenli takip etmek ve insülin enjeksiyonlarını aksatmamak yer alıyor” dedi.
Günümüzde diyabetli çocukların hayatını kolaylaştıran teknolojilerden biri olan cilt altı glukoz izlem sistemlerinin (sensörlerin) dünya çapında yaygın olarak kullanıldığını belirten Sangün, şöyle konuştu:
“Maalesef bu cihazlar ülkemizde henüz geri ödeme kapsamında değil ancak Türkiye’de de her diyabetli bireyin bu sensörlere erişimini sağlayacak düzenlemelerin yakın zamanda yapılacağını umuyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güney Ege Bölgesinde, kadınların yenilik, teknoloji ve yenilikçi temelli girişimlerinin desteklenmesi amacıyla kadın girişimcilere yönelik ilan edilen “2024 Yılı Yenilikçi Kadın Girişimci Destek Programı 11 Kasım 2024 tarihinde Ajansın www.geka.gov.tr web sitesinden kamuoyuna duyuruldu.
Toplam bütçesi 4 milyon TL olan program kapsamında yeni ürünlerin geliştirilmesi veya üretilmesi, yeni üretim yöntemlerinin geliştirilmesi veya kullanılması, yeni hizmet deneyimleri ve çözümleri oluşturulması ile yenilikçi pazarlama yöntemleri kullanılması öncelikli konular olarak belirlendi.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan 18 yaşını doldurmuş kadın adayların başvuru yapabileceği program kapsamında uygun şartları sağlayan projelere asgari 100 bin TL azami 400 bin TL’ye kadar proje desteği sağlanacak. “2024 Yılı Yenilikçi Kadın Girişimci Destek Programı”na başvuru yapacak adaylar, başvuru formu ve eklerini programın son başvuru tarihi olan 9 Ocak 2025 Perşembe günü saat 17: 00’a kadar Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS https://kaysuygulama.sanayi.gov.tr) üzerinden doldurarak süreci tamamlayacaklar. Taahhütname belgesini ise en geç 10 Ocak 2025 Cuma günü saat 17: 00’a kadar Ajansa iletecekler.
Program kapsamında önümüzdeki tarihlerde potansiyel başvuru adaylarına yönelik Aydın, Denizli ve Muğla’da bilgilendirme toplantıları ve proje yazma eğitimleri de düzenlenecek. “2024 Yılı Yenilikçi Kadın Girişimci Destek Programı” hakkında detaylı bilgi, başvuru rehberi ve eklerinin tamamı ile düzenlenecek toplantı ve eğitimlere yönelik takvime Ajansın internet sitesinden (geka.gov.tr) ulaşılabilir. Ayrıca, Güney Ege Kalkınma Ajansının İnstagram, X, Facebook ve Linkedin sosyal medya hesaplarından da duyurular takip edilebilir. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CARREFOURSA, Türkiye çapında yeni bir sosyal girişim modelinin temellerini atan Sabancı Topluluğu çatısı altında hayata geçirilen Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, Kocaeli ÜniversitesiTeknoloji Fakültesi iş birliğiyle CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’ni açtı. CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi, öğrencilere yapay zeka odaklı teknolojilerden veri analizine kadar pek çok farklı alanda eğitimler verecek ve birlikte projeler geliştirecek.
Türkiye’de 70 ilde 1200’mağazası, 15 bin çalışanıyla müşterilerine hizmet veren CarrefourSA, Sabancı Topluluğu çatısı altında hayata geçirilen Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’ni açtı. Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Nuh Zafer Cantürk, Sabancı HoldingFinans Grup Başkanı ve CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Orhun Köstem ve CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu’nun yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrencinin katıldığı törenle kapılarını açan CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nden, Teknoloji Fakültesi’nde öğrenim gören lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, araştırmacılar ve girişimciler yararlanabilecek.
Konuyla ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk “Ülkemizi ve gençlerimizin kariyerini ve önemsiyoruz. Bu yüzden katma değerli işlere imza atmayı kendimize amaç edindik. Her türlü bilimsel, teknolojik gelişmeye zemin hazırlayacak alt yapı ve araştırma iklimini yaygınlaştırmak için var gücümüzle çalışıyor ve iş birliklerimizi her geçen gün artırıyoruz. Bugün de global bir marka olan ve ülkemizde de özellikle Sabancı grubu ile birleştikten sonra hizmet ağını genişleten CarrefourSA ile önemli bir projeyi hayata geçiriyoruz. Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, gençlere değer veren ve onların potansiyellerini keşfederek kendilerini gerçekleştirmeleri için yatırımların belki de en kıymetlilerinden biri üniversitemizde açılan ‘CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’dir. Bu merkez sayesinde öğrencilerimizin mezuniyet sonrası iş hayatına daha donanımlı bir şekilde hazırlanmaları olanaklı hale gelecek. Bu merkez sayesinde, öğrencilerimiz teknoloji alanında eğitimler alarak, bilgi ve becerilerini artıracak, yenilikçi AR-GE projeleri geliştirecek. Bunun sonucunda sektör ile akademi arasında kurulan köprülerimiz daha da güçlenecek” dedi.
‘BU MERKEZ BEYİN GÖÇÜNÜ BEYİN GÜCÜNE DÖNÜŞTÜRME HEDEFİMİZİ YANSITAN ÖNEMLİ BİR ADIM’
Açılışta konuşan Sabancı Holding Finans Grup Başkanı ve CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Orhun Köstem ise “Sabancı Holding CEO’muz Cenk Alper öncülüğünde ‘beyin göçünü beyin gücüne’ dönüştürmek üzere Sabancı Gençlik Seferberliği projemizle Türkiye’nin dört bir yanında Teknoloji ve Etki Merkezleri açıyoruz. CarrefourSA ve Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle açılışını gerçekleştirdiğimiz 3. merkezimiz olan CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi, bu uzun soluklu seferberliğin en somut örneklerinden biri” dedi.
Atatürk’ün ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözünden ilham aldıklarını söyleyen Köstem şöyle devam etti: “Sabancı Topluluğu’nun vaadi olan ‘Sürdürülebilir bir yaşam için, öncü girişimlerle Türkiye ile dünyayı birleştiririz’ vizyonunu gerçekleştirmek için gençlerimize duyduğumuz bu inancı her adımda pekiştiriyoruz. Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında Türkiye’nin dört bir yanına yaydığımız Sabancı Teknoloji ve Etki Merkezleri aslında Cumhuriyet değerlerimizin günümüzdeki iz düşümleri. Gençlere inanmak, onlara sonuna kadar güvenmek, sürekli ilerlemenin izinde olmak bu merkezlerin ardındaki düşüncenin temelini oluşturuyor. Gençlerin bilgiyle donatıldığı, yenilikçi projelerle desteklendiği bu merkez, geleceğe umutla bakan ve beyin göçünü beyin gücüne dönüştürme hedefimizi yansıtan önemli bir adım.”
GENÇLERİN YARATICI FİKİRLERİNİ DESTEKLEYECEK
CarrefourSA’nın gençlik vizyonunu üç önemli temel değer üzerine kurduklarını söyleyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu da “Yaşam için Doğrusu vizyonuyla çalışan CarrefourSA’nın bu değerlerini yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık oluşturuyor. Bu değerlere sadık kalarak, gençlerin yaratıcı fikirlerini destekleyen, sürdürülebilir bir gelecek için onlarla çalışan ve kapsayıcı bir ortamı teşvik eden bir şirket olmaktan gurur duyuyoruz. 30 yılı aşkın süredir Türkiye’nin dört bir yanında müşterilerimize hizmet sunarken, sadece bir perakende markası olmanın ötesinde, üreten, teknolojiyle gelişen ve Türkiye’ye değer katan bir yapıya sahibiz. Dijitalleşmenin ve teknolojinin gücünü iş yapış şeklimize entegre ederek gençlerin enerjisi ve yenilikçi düşünce tarzını destekliyoruz. Bu kapsamda, Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle kurduğumuz CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi ile dijital çözümler üretip yeni teknolojileri işlerimize entegre ediyor, gençlere bu alanda gelişim ve katkı fırsatları sunuyoruz. Sabancı Topluluğu’nun başlattığı Gençlik Seferberliği projesiyle, gençlerin potansiyellerini en iyi şekilde ortaya çıkarmak ve onlara fırsatlar sunmak için önemli bir adım atıyoruz. CarrefourSA’nın bu vizyonunda yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık temel değerlerimizi oluşturuyor. Bu değerlere sadık kalarak, gençlerin yaratıcı fikirlerini destekleyen, sürdürülebilir bir gelecek için onlarla çalışan ve kapsayıcı bir ortamı teşvik eden bir şirket olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
YAPAY ZEKA ODAKLI TEKNOLOJİLERE ODAKLANACAK
CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nde, gençlerin profesyonellerle bir araya gelerek teknoloji ve dijital dönüşüm odaklı projeler üzerinde çalışmalar yapması hedefleniyor. Merkezde, yazılım mimarisi, yapay zeka dönüşümleri, veri analistliği, büyük veri yaklaşımları, ABAP programlama, Python ve derin öğrenme, RPA (Robotik Süreç Otomasyonu), Agile (Çevik) proje yönetimi ve Scrum gibi alanlarda eğitimler sunulacak. Ayrıca, dijital medya okur yazarlığı eğitimleriyle gençlerin medya okuryazarlığı yetkinlikleri artırılacak. CarrefourSA, bu merkez aracılığıyla sektördeki dinamiklerle iş hayatına giriş fırsatları, yeni nesil market anlayışına uygun proje geliştirme olanakları ve yapay zeka odaklı projelerle deneyim kazanma imkanları sunarak, gençlerin gelişimini desteklemeyi ve sürekli öğrenme kültürünü teşvik etmeyi amaçlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Türkiye’den son dönemde bakan düzeyinde yoğunlaşan ziyaretlerde siyasetten diplomasiye, enerjiden ticarete kadar birçok alanda yeni işbirliği imkanları değerlendirildi.
Son bir yıldaki ziyaret trafiği yeni dönemin kapılarını araladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aralık 2023’te bu ülkeyi ziyaret ederken bu yılın mayıs ayında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BayraktarPekin’de temaslarda bulundu. Bayraktar, geçen ayın ortalarında Çin’e bir ziyaret daha gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise haziranda Çin’e giderek görüşmeler yaptı.
Son olarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çin’e gerçekleştirdiği ziyarette üst düzey ikili görüşmelerde bulundu. Şimşek, ayrıca Türkiye ile Çin arasındaki en üst düzeyli istişare mekanizması olan Türkiye-Çin Hükümetler Arası İşbirliği Komitesinin (HİK) ikinci toplantısında da Çin Başbakan Yardımcısı Cang Guoçing ile eş başkanlık yaptı.
Devlet başkanları düzeyinde ziyaret bekleniyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da BRICS Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’daki temaslarının ardından yurda dönüşünde gazetecilere Çin ile ikili ilişkilere ilişkin değerlendirmede bulunmuştu.
Çin’in, dünya siyasetinde de ticaretinde de son derece etkin ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerimizi geliştirmek için yeni adımlar atabiliriz. Çinli dostlarımızla ikili ticaret hacminin artırılmasından yatırım potansiyellerine kadar birçok başlığı zaman zaman ele alıyoruz. Biz Çin’den yakın zamanda bir ziyaret bekliyoruz. Ondan sonra da biz iadeiziyareti yaparız. Sanıyorum bu, çok uzun bir zaman almayacak. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bize bir ziyaret gerçekleştirecek, ardından da biz kendilerine bir ziyaret yapacağız.”
Lider ziyaretlerinin yeni işbirliği kapıları açması bekleniyor
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Korhan Kurdoğlu, AA muhabirine, son yıllarda yoğunlaşan Türkiye-Çin ilişkilerine dair değerlendirmede bulundu.
Kurdoğlu, geçen hafta gerçekleştirilen Türkiye-Çin HİK’in gelecek dönemde gerçekleştirilmesi planlanan devlet liderleri zirvesi için ön hazırlık niteliği taşıdığını söyledi.
Çin Devlet Başkanı Cinping’in ziyaretinde karşılıklı yatırımlar, sürdürülebilir işbirliği olanaklarının ele alınması beklenen başlıklardan olduğu bilgisini veren Kurdoğlu, şöyle konuştu:
“Her iki lider de Türkiye-Çin ilişkilerinin stratejik öneminin farkında ve bu ilişkilerin geliştirilmesi konusunda uzun yıllardır etkin çalışmalar yürütüyor. İkili ilişkilerde lider düzeyinde gerçekleşen bu tür ziyaretler, mevcut işbirliği alanlarına derinlik kazandırırken yeni işbirliklerinin de kapısını açacaktır. Devlet liderlerinin karşılıklı ziyaretleri ve bu ziyaretlerden doğacak yeni hedefler, ikili ilişkilerin daha ileriye taşınmasında önemli rol oynayacaktır. Özellikle ticaret hacminin artırılması ve yatırım alanlarının çeşitlendirilmesi yönünde belirlenen hedefler, iki ülkenin iş dünyaları için yol gösterici olacaktır.”
Kurdoğlu, iki ülke arasında özellikle enerji ve dijital teknolojiler alanında fırsatlar olduğuna dikkati çekerek, Çin’in elektrikli araçlarda ileri teknolojiye sahip olmasının, Türkiye’nin de bu sektördeki yatırım potansiyelini artırabileceğini ifade etti.
Ülke ilişkilerinin ileri seviyeye taşınmasının geleneksel sektörlerin yanı sıra yenilikçi ve geleceğe dönük yatırımları da kapsayacağını belirten Kurdoğlu, yapay zeka, enerji güvenliği ve tedarik zinciri yönetimi gibi geniş yelpazede yatırımların değerlendirileceği bir döneme girildiğini dile getirdi.
“İşbirliklerini artırmaya odaklanıyoruz”
Kurdoğlu, ekonomik ilişkilerin yüksek potansiyele sahip olduğunu ama tam gerçekleşmediğini ifade ederek, ülkelerin iş dünyasına önemli rol düştüğünü söyledi.
Ekonomik ilişkilerin sağlıklı ve sürdürülebilir seviyeye gelmesinin, her iki ülkenin iş insanlarının ortak çabalarıyla olacağını vurgulayan Kurdoğlu, şunları kaydetti:
“Türkiye ile Çin arasındaki ticari ve yatırım ilişkilerinin gelişmesi, sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ilişkilerimizin de sağlam zemin üzerinde yükselmesine katkıda bulunacaktır. Biz de DEİK olarak bu bilinçle hareket ediyor ve farklı sektörlerde, özellikle dijital teknolojiler gibi gelenekselin dışındaki alanlarda işbirliklerini artırmaya odaklanıyoruz. Ekonomik ilişkiler ile siyasi ilişkiler arasındaki güçlü bağın farkındayız ve bu doğrultuda Türkiye ve Çin iş dünyaları arasındaki işbirliğini güçlendirecek adımları atmaya devam ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsunspor, isim sponsorluğu için Reeder firması ile prensip anlaşmasına vardığını duyurdu. Anlaşmayı, “Kulübümüz ile Türkiye’nin Samsun merkezli teknoloji markası Reeder Teknoloji San. ve Tic. A.Ş. arasında isim sponsorluğu konusunda prensip anlaşmasına varılmıştır. Detaylı bilgilendirme önümüzdeki günlerde yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” açıklaması ile duyuran Samsunspor’un açıklamasını teknoloji firması da paylaştı. Duyuruyu yorum yağmuruna tutan taraftarlar ise Samsunspor isminin önüne gelecek sponsorun daha global ve güçlü bir şirket olması gerektiğini, ‘adı olumsuzluklara karışmış’ bir şirketle Samsunspor’un anılmasının Samsunspor markasına zarar vereceğini belirterek, tepki gösterdiler.
Taraftarlardan Reeder’a tepki
İsim sponsorluğu duyurusuna tepkilerini gösteren taraftarlar, “Geçmiş olsun, Reeder ismini aldıktan sonra Samsunspor’un kalitesi Reeder gibi düşecek”, “Şu iğrenç marka ile sponsorluk hiç yakışmadı Samsunspor. Ürünlerini üretirken hiç özenmeyen ve yaşanan problemlerde ürün iadesi ve para iadesi konusunda müşterisine sorun çıkartan rezil bir marka”, “Reeder, bozun ürünleri satarak beddua alan bir firma”, “Böyle bir isim sponsoru Samsunspor’a prestij kaybettiriyor”, “Samsung ya da Tesla yakışırdı”, “Reeder dediğin firma, 3 kamerası var diye 2 kameralı telefon satan bir firma”, “Samsunspor’un adı bu kadar basit bir markayla anılmamalıydı”, “Çok çok rezil bir marka ve ismimizi kirletmekten başka bir işe yaramayacak”, ” CEO’sunun yaptığı paylaşım bile ne kadar amatör olduklarını gösteriyordu. Bu kadar iyi bir konumdayken, böyle vizyonsuz bir seçim”, “Geçen sene basketbol takımının isim sponsoru da bu firma değil miydi? Ne verdi Samsunspor’a da takım nefes alamadan küme düştü”, “Başka bir firma bulamadınız mı?”, “Bu karardan acilen dönün”, “Rezillik”, “Bu anlaşma sadece firmaya yarar, son derece vizyonsuz bir anlaşma”, “Prensipte kalsın, tam bir fiyasko”, “Leş gibi sponsor” gibi yorumlarda bulundular.
Duyuruyu yorumlara kapattılar
Sponsorluk anlaşmasına tepkilerin yağmasının ardından ise Reeder firması “Gururla duyuruyoruz. Samsunspor’un ismi şimdi Reeder Samsunspor. Şampiyonluk yolunda takımımızın yanındayız. Birlikte daha ileriye” paylaşımını yorumlara kapattı.
CEO’nun garip duyurusuna yoğun tepki
Öte yandan taraftarlar, Reeder CEO’sunun “Samsunspor artık Reeder Samsunspor. Galatasaray bir Türkiye takımı, tekrar Avrupa şampiyonu olacak bu sene. Biz de Beşiktaşlısı, Fenerlisi, Samsunsporlusu, Trabzonsporlusu 4 büyükler, Galatasaray’a ligde açacağımız büyük rekabet yarışı ile tekrar Avrupa şampiyonluğu için hazır tutacağız. Türk futboluna hayırlı olsun” açıklamasına da taraftarlar yoğun tepki gösterdi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinema dünyasının ünlü ismi Nejat İşler yine alkol tüketimiyle gündemde…
Sık sık aşırı alkollü görüntüleri kamuoyuna yansıyan İşler, bu kez Beyoğlu Asmalımescit’te kameralara yakalandı.
Arkadaşları ile alkol alan İşler, mekanın bahçesinde eğlendi.
GARSONU TOKATLADI
tv100 Magazin Hattı’ndan İsmail Şen’in haberine göre; alkolü fazla kaçıran ünlü oyuncu, bu sırada yanına gelen bir garsonu tokatladı.
Tokat yiyen garson neye uğradığını anlamaya çalışırken, İşler’in arkadaşları da şaşkınlığını gizleyemedi.

ÖZÜR DİLERKEN YERE YIĞILDI
Nejat İşler, daha sonra attığı tokattan pişman olarak garsonun yanına gitti. Garsondan özür dileyen İşler’in ayakta durmakta güçlük çektiği görüldü.
Kameraların kayıtta olduğu sıralarda İşler, garsondan özür dilerken bir anda yere yığıldı.
Aşırı alkolden ayakta duracak hali kalmayan İşler, arkadaşlarının kolunda sendeleyerek olay yerinden uzaklaştı.
Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kayseri’de 16 yaşındaki doğuştan böbrek hastası Tolgacan Yüksel, altı yıl boyunca kadavradan organ nakli için sıra bekliyordu. Ancak babası Dursun Yüksel’in böbreğini bağışlayacağını söylemesiyle birlikte umutları yeniden yeşerdi. Yapılan tetkiklerde babasının böbreği, Tolgacan’a uyumlu bulundu ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başarılı bir nakil gerçekleştirildi.
EĞİTİMİNE DEVAM ETMEK İSTİYOR
Nakil ile birlikte Tolgacan, diyaliz öncesi yaşamına geri dönme fırsatını yakaladı. Yaşadığı süreci anlatan Tolgacan,
Altı yıldır diyalize giriyordum. Nakil süreci zorlu geçti ama şimdi ameliyatım başarıyla tamamlandı ve hayatıma normal şekilde devam ediyorum. Kadavradan nakil için bekledim ama uygun bir organ çıkmadı. En son babam böbreğini verdi ve bu süreç iki ay sürdü. Hiç beklemediğim bir anda oldu. Şu an durumum iyi, istediğim gibi gezebiliyor ve oynayabiliyorum. Diyaliz gerçekten vücudu bitiriyor. Şimdi eski günlerime döndüm. Eğitimim yarım kalmıştı ama devam etmeyi planlıyorum. İnsanların organ bağışlaması çok önemli; birçok kişi bekliyor ve hayat kurtarabilirler. Hem dua kazanabilirler.
şeklinde konuştu.

BABA YÜKSEL: “ÇOK GÜZEL BİR DUYGU”
Baba Dursun Yüksel ise,
Tolgacan’ı 16 yıldır hastaneye götürüp getiriyorduk ve nakil için sıraya yazılmıştık. Altı yıldır diyalize giriyordu. Beklentilerimiz karşılanmayınca ben de böbreğimi verdim. Bu şekilde hayatımıza devam ediyoruz. Bu, çok güzel bir duygu. Böbreğimi verdim ama hayatımda bir değişiklik yok, aynı şekilde devam ediyorum. Herkesin de bağış yapmasını isterim.
dedi.
DOKTOR YEL: “HAYATININ ÖNEMLİ BİR KISMINI SIKINTIYLA GEÇİRDİ”
Erciyes Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Pediatri Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Yel, Tolgacan’ın 1 yaşındayken kemik eğrilikleri ve kanındaki düşük seviyeler gibi böbrek hastalığı belirtileriyle kendilerine başvurduğunu belirtti.
Dr. Yel,
Tolgacan çok erken yaşta böbrek yetmezliği geliştirdi ve bu nedenle hayatının önemli bir dönemini çeşitli zorluklarla geçirdi. Son altı yıldır, çocuklara uyguladığımız periton diyalizi yöntemiyle, karnına katater yerleştirip günlük olarak su verip alıyorduk. Ancak bu süreç hastayı zorlayan birçok durumu da beraberinde getiriyor, özellikle sosyal yaşantısını ciddi şekilde etkiliyor. Sonunda babasından böbrek nakli şansını elde ettik. Doku uyumu sağlandıktan sonra, gerekli testlerin yapılmasının ardından yakın zamanda nakil gerçekleştirdik. Ortak bir çaba ve emekle Tolgacan’ın nakli başarılı bir şekilde tamamlandı ve nakil sonrasında da çeşitli sağlık sorunları açısından izlenmeye devam ediyor. Halen takibimiz altındadır. Böbrek yetmezliği yaşayan hastaların tedavisi genellikle hemodiyaliz veya periton diyalizi ile gerçekleştirilir. Ancak, hiçbir diyaliz yöntemi, gerçek bir böbrek dokusunun işlevini tam olarak yerine getiremeyecektir ve bu noktayı unutmamak önemlidir.
şeklinde konuştu.

“ORGAN BAĞIŞINI TAVSİYE EDİN”
Nakli gerçekleştiren uzmanlardan Erciyes Üniversitesi Genel Cerrahi ve Organ Nakil Cerrahı Doç. Dr. Tutkun Talih, organ bağışının yaygınlaştırılması için bağışın vasiyet edilmesinin önemine dikkat çekti:
Bu durum Tolgacan için son derece olumlu bir gelişme. Babasının böbreği uyum sağladı ve başarılı bir şekilde nakil işlemi gerçekleştirildi. Ancak herkes Tolgacan kadar şanslı değil. Ülkemizde 30 binden fazla insan organ bekliyor. Eğer ailelerden birileri organlarını bağışlamazsa, bu hastalar maalesef beklemek zorunda kalıyor. Bizim asıl amacımız, kadavradan yapılan nakil sayısını artırmaktır. Birçok beyin ölümü vakası yaşanıyor, ancak bu hastaların çoğu organ bağışında bulunmuyor. Bu konuda bir vasiyet oluşturmalıyız; ‘Eğer bir şey olursa, organlarımı bağışlıyorum. Birileri benim organlarımla hayatına devam etsin. Onlar oynarken, yürürken veya işlerini yaparken, içlerinde benim de bir parçam olsun’ diyerek ifade edelim. Bunu gerçekleştirmek gerektiğine inanıyorum. Tolgacan’a keşke babasından değil, kadavradan bir böbrek çıkabilseydi. Bu, oldukça büyük bir emek ve organizasyon gerektiriyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, RTÜK İletişim Dergisi’nde “Ekran Bağımlılığı ve Toplum Sağlığına Etkileri” başlıklı makaleyi kaleme aldı.
Makalede kontrolsüz ekran kullanımının yaratabileceği sağlık sorunlarına dikkati çeken Birinci, ekran bağımlılığının, ekran karşısında geçirilen süreyi kontrol edememe, ekrandan uzakta kendini boş veya depresif hissetme, ekrana erişilemediğinde saldırganlık sergileme, dışarıdaki sosyal faaliyetlere karşı ilgisizlik, ilişki ve sorumluluklardan kaçınma gibi temel belirtilerinin bulunduğunu aktardı.
“6-13 YAŞ ARASINDA EKRAN SÜRESİ ORTALAMA GÜNDE 6,4 SAAT”
Salgınla birlikte hem Türkiye’de hem de dünyada ekran izleme sürelerinin son yıllarda ciddi artış gösterdiğine işaret eden Birinci, “Türkiye’de yapılan bir araştırmada, çocukların neredeyse yüzde 72’sinin önceki yıllara göre daha fazla ekran izleme süresine sahip olduğu belirtilmiştir. Ayrıca ülkemizde 6-13 yaş arası grupta, ekran süresi ortalama günde 6,4 saat olarak tespit edilmiştir. Yapılan başka bir araştırmada ise 9 Avrupa ülkesinde pandemi sürecinde ekrana maruz kalma süresinde yüzde 65 artış saptanmıştır.” bilgisini paylaştı.
Makalede, ekran süreleriyle ilgili bir başka araştırmanın da verilerini paylaşan Birinci, “Yapılan bir araştırmaya göre, dünya genelinde en fazla ekran izleme süresine sahip ülke yüzde 58,21 oranla Güney Afrika iken, en az ekran izleme süresine sahip ülke yüzde 21,70 ile Japonya’dır. Türkiye’de ise yüzde 43,92 olarak tespit edilmiştir. Dünya ortalamasına bakıldığında insanların günde 6 saat 37 dakikayı ekran karşısında geçirdikleri görülmektedir.” ifadelerini kullandı.
GÜNLÜK 3 SAATİ AŞAN EKRAN SÜRESİ DEPRESYON VE ANKSİYETEYE YOL AÇABİLİYOR
Ekran bağımlılığının fiziksel ve ruhsal boyutta insan ve toplum sağlığını etkilediğini belirten Birinci, “Bir kapsam incelemesi, günlük 3 saatten fazla ekran süresinin ergenlerde ve genç yetişkinlerde daha yüksek depresyon ve anksiyete olasılığına yol açtığını belirtmektedir. Spesifik olarak, günde 4 saatten fazla televizyon ekran süresinin panikatak ve günde 4 saatten fazla bilgisayar kullanımının anksiyete ve sosyal fobi semptomlarına yol açtığı saptanmıştır.” bilgisini verdi.
Sürekli değişen içerikler ve anlık bildirimlerin dikkat dağınıklığına yol açarak özellikle çocuklar ve gençlerde dikkat sürelerinin kısalmasına sebep olduğunu aktaran Birinci, şöyle devam etti:
Ekran kullanımının sınırları aştığı noktalarda, 2 yaşından küçük çocuklarda gelişimsel gecikme, kelime dağarcığının kısıtlı olması, sosyal katılım becerilerinin zayıf olması, 3 yaş civarlarındaki çocuklarda iletişim ve günlük yaşam becerilerinde zayıflık, ilerleyen süreçlerde yürümeye başlayan çocukların motor gelişiminde olumsuzluklar meydana getirebildiğini, dil becerilerinde ve diğer bireylerle iletişimde yetersizliklere, obezite, diyabet gibi kronik hastalıklara yol açabileceği ortaya konulmuştur.

EKRAN SÜRESİ 4-6 YAŞ DÖNEMİNDE GÜNLÜK 20-30 DAKİKAYI GEÇMEMELİ
Doç. Dr. Birinci, özellikle gençlerde aşırı telefon kullanımı, yanlış duruşun iskelet sisteminde sıkıntılara yol açabildiğini, uzun süre aynı pozisyonda oturmanın ise beyin hücrelerinin kendini yenilediği REM uykusu süresini olumsuz etkilediğini belirtti.
“Ekran sürelerini sınırlamak, sağlıklı alışkanlıklar geliştirmek ve çocuklarımızı bu konuda doğru yönlendirmek, gelecekte daha sağlıklı ve dengeli bir toplum oluşturmanın temel taşları olacaktır. Teknolojinin hayatımızdaki yerini optimize ederek, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımızı koruyabilir ve sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimseyebiliriz.” ifadesini kullanan Birinci, Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğünün 2023’te yayımladığı “Teknoloji Bağımlılığı Ebeveyn Rehberi”nde 4-6 yaş dönemindeki çocuğun teknolojik cihazlarla etkileşiminin gelişimine uygun içerikten oluşan ve günlük 20-30 dakikayı geçmeyen bir aktivite şeklinde olmasının tavsiye edildiğini kaydetti.
Birinci, 6-12 yaş grubu çocuklar için de mobil cihazın eğlence ve oyun amaçlı kullanımının günde en fazla 1 saatle sınırlandırılmasının rehberde önerildiğini belirtti.
Birinci, makalede, “Ekran bağımlılığının dünyada ve ülkemizde durumunu anlamak için bu alanda çalışmaların artarak devam etmesi, yetkili kuruluşlar tarafından bu tür bağımlılıkların tanımlanması ve karakteristik özelliklerinin belirlenmesi, ülkelerin etkin strateji oluşturması için elzemdir.” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçmişte yapılan araştırmalarda uçuk virüsü (Herpes Simplex HSV-1) olarak bilinen Herpes virüsünün beyne zarar verdiği tespit edildi. Yeni bir çalışma, viral saldırının nasıl yayıldığına ilişkin daha fazla bilgi sunuyor.
Fransa’daki Colorado Üniversitesi ve Bourgogne Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmada, HSV-1 virüsünün farelerin beyni üzerindeki etkileri yakından incelendi, etkilenen farklı bölgelerin haritası çıkarıldı ve sonuçların neler olabileceği değerlendirildi.
HSV-1, merkezi sinir sistemine iki yoldan ulaşabiliyor ancak enfeksiyonun beyin içinde nasıl yayıldığı belirsizliğini koruyor.
“BU VİRÜSÜN ALZHEİMER İLE İLİŞKİLENDİRİLDİĞİ GÖRÜLDÜ”
Colorado Üniversitesi’nden nörolog Christy Niemeyer, “Son zamanlarda bu yaygın virüsün Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıklarla ilişkilendirildiği görüldü, ancak merkezi sinir sistemi istilasının net bir yolu belirlenemedi. HSV-1’in beyne nasıl girebileceğini ve hangi beyin bölgelerinin savunmasız olduğunu belirlemek, hastalığı nasıl başlattığını anlamanın anahtarı.” dedi.
Araştırmacılar, fare beyinlerinde HSV-1 ile etkileşime girdiğinde iltihaplanan mikroglia (merkezi sinir sisteminin kurum içi bağışıklık hücreleri) aktivitesine de baktılar. Bazı bölgelerde, virüs geçtikten sonra iltihabın devam ettiği görüldü.
“KRONİK İLTİHAPLANMAYA YOL AÇABİLİR”
En ciddi vakalarda HSV-1 iltihabının, tüm beyni etkilediği hayatı tehdit eden bir durum olan ensefalite neden olabileceği tespit edildi. Nörolog Niemeyer, “HSV-1’in varlığı beyinde tam anlamıyla ensefalite neden olmasa da bu bölgelerin işleyişini etkileyebilir. Sürekli iltihaplanan hücreler, bir dizi nörolojik ve nörodejeneratif hastalığın tetikleyicisi olduğu bilinen kronik iltihaplanmaya yol açabilir.” diye konuştu.
Araştırma sonunda, HSV-1 ve mikroglia ile ilişkili inflamasyonun, Alzheimer’ın bazı beyinlerde tutunmasının nedeninin bir parçası olabileceği ya da Alzheimer’ın ilerleme hızı üzerinde bir miktar etkiye sahip olabileceği öne sürüldü.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklikle 18 ilaç daha geri ödeme listesine alındı.
Düzenlemeyi içeren “SGK Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”, Resmi Gazete’de yayınlandı.
Düzenlemeyle lenfoma, multipl myelom ve meme kanseri tedavisinde kullanılan immunoterapi ve akıllı ilaçların da yer aldığı 11’i yerli üretim 18 ilaç daha geri ödeme listesine dahil edildi.
VEDAT IŞIKHAN DUYURDU
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, düzenlemeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım gerçekleştirdi.
ÇOCUK HASTALAR İÇİN TIBBİ MAMA LİSTEDE
Bakan Işıkhan paylaşımında, 10 antipsikotik ilaç, 5 kanser ilacı, 1 psöriazis ilacı, 1 vazodilatör şok ve özofagus varis kanaması için acil müdahale ilacı, 1 kronik böbrek yetmezliği bulunan çocuk hastalar için tıbbi mamanın geri ödeme listesine dahil edildiğini bildirdi.
“İLAÇLAR SÖZLEŞMELİ ECZANELERDEN TEMİN EDİLEBİLİR”
Vatandaşların ilaçları SKK ile sözleşmeli eczanelerden temin edebileceklerini belirten Işıkhan, “İlaçların hastalarımıza şifa olmasını temenni eder, vatandaşlarımıza sağlıklı bir ömür dilerim.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Diyarbakır’da yaşayan üç çocuk annesi Remziye Koyun, yaklaşık bir buçuk yıl önce yumuşak doku kanseri tedavisi gördü. Sağlığına kavuştuğunu düşünerek gündelik yaşamına devam eden Koyun, son zamanlarda yoğun karın ağrısı, yürüme ve nefes almakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başladı.
Bu belirtilere rağmen hastaneye gitmekten kaçınan Koyun, kanserinin ileri evreye ulaştığı ve tedavi şansı kalmadığı düşüncesiyle umutlarını yitirdi. Ancak, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanları Doç. Dr. Salim İlksen Başçeken ve Op. Dr. Abit Yaman, daha önce tedavisini üstlendikleri Koyun’un kontrollerini aksattığını fark ederek kendisiyle iletişime geçti.
20 KİLOLUK DEVASA KİTLE ÇIKARILDI
Doktorlarının ısrarıyla yeniden hastaneye gelen Koyun’un yapılan tetkiklerinde, karnında 50 santimetre çapında bir kitle tespit edildi. Riskli bir operasyon olsa da cerrahi müdahaleyle tedavi şansı bulunduğunu belirten Dr. Başçeken ve Dr. Yaman’ın güven verici açıklamaları üzerine Koyun, ameliyat olmaya karar verdi.
Altı saat süren zorlu operasyonun ardından Koyun’un karnından 50 santimetre genişliğinde ve yaklaşık 20 kilogram ağırlığında devasa bir kitle başarıyla çıkarıldı.

“ÜZERİMDEKİ AĞIRLIK KALKTI”
Remziye Koyun, yürümekte zorluk çektiği için doktora gittiği belirterek,
Ameliyatla üzerimdeki ağırlık kalktı. Ameliyattan sonra 3 gün yoğun bakımda kaldım. Şimdi iyiyim. Kuş gibi hafifledim. Daha önce çok az yemek yiyebiliyordum. İnşallah bundan sonra yemek yiyebileceğim.
dedi.
“BU KADAR BÜYÜK KİTLELER NADİR SAPTANIYOR”
Doç. Dr. Başçeken, Remziye Koyun’un geçmişte de kanser tedavisi gördüğünü belirtti. Hastanın düzenli kontrollerine gelmemesi üzerine iletişim kurduklarını aktaran Başçeken, yapılan incelemelerde Koyun’da tümör oluşumunun yeniden meydana geldiğini tespit ettiklerini söyledi.
Başçeken,
Kitlenin büyüklüğü o kadar fazlaydı ki hasta neredeyse yataktan kalkamayacak durumdaydı. Daha önce biraz daha iyi olan durumu kötüleşmiş. Kitlenin tüm karın boşluğunu sardığı ve birçok organı sıkıştırdığı görülüyordu. Bu kadar büyük kitleler oldukça nadir karşılaşılan bir durum. Hasta, yaşadığı şikayetlere rağmen kendini umutsuz hissetmiş, çünkü son evrede olduğunu düşünüyordu. Ancak bu tür tümörlerde cerrahi müdahale şansı olabiliyor. Ameliyat edilebileceğini, fakat bunun riskli olduğunu kendisine açıkladık. Hasta ve ailesi tüm riskleri kabul ederek ameliyat olmayı kararlaştırdılar.
ifadelerini kullandı.

“ZOR BİR AMELİYATTI”
Op. Dr. Abit Yaman, hastada tespit ettikleri organlara yapışık kitleyi altı saat süren bir operasyonla başarıyla çıkardıklarını açıkladı. Bu ikinci ameliyat olması nedeniyle hem hastayı hem de kendilerini zorlayan bir süreç olduğunu belirten Yaman,
Hastamız daha önce yemek yiyemediğini ve düzgün nefes alamadığını ifade ediyordu. Ameliyatla bu sorunların çoğunu ortadan kaldırmayı başardık. Operasyon oldukça başarılı geçti ve şu an hastamızın sağlık durumu oldukça iyi. Kendimizi, hastamızı tedavi edebildiğimiz için çok mutlu hissediyoruz.
şeklinde konuştu.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kış aylarında beslenme, soğuk havalara ve hastalık riskine karşı vücudunuzu güçlendirmek için önemlidir. İşte kış aylarında dikkat etmeniz gereken bazı beslenme önerileri:
1. MEVSİM SEBZE VE MEYVELERİ TÜKETİN
Kışın çıkan sebzeler (lahana, brokoli, karnabahar, ıspanak, pırasa gibi) ve meyveler (portakal, mandalina, elma, nar, greyfurt) vitamin ve mineral bakımından zengindir. Özellikle C vitamini bağışıklık sisteminizi destekler.
2. BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİRİCİ GIDALARA AĞIRLIK VERİN
Soğan, sarımsak, zencefil, zerdeçal gibi doğal antibiyotik etkili gıdaları düzenli olarak tüketin. Bu gıdalar antioksidan özellikleri ile kış hastalıklarına karşı direnç sağlar.
3. PROTEİN ALIMINI İHMAL ETMEYİN
Vücudun enerjisini koruyabilmesi için protein önemlidir. Yumurta, balık, tavuk, kırmızı et ve baklagiller gibi protein kaynaklarına öğünlerde yer verin. Ayrıca omega-3 yağ asitleri açısından zengin olan balık, bağışıklığa destek olur.

4. DENGELİ KARBONHİDRAT ALIMI
Kışın enerji ihtiyacı arttığından, kompleks karbonhidratları (tam tahıllı ekmek, bulgur, yulaf gibi) tercih edin. Bu gıdalar yavaş sindirilir ve uzun süre tok tutarak enerji sağlar.
5. SIVI TÜKETİMİNE DİKKAT EDİN
Kışın daha az susama hissi olabilir, ancak vücudun sıvıya ihtiyacı devam eder. Gün içinde 1.5-2 litre su içmeye özen gösterin. Ayrıca, bitki çayları (ıhlamur, adaçayı, kuşburnu) da sıvı ihtiyacını karşılamada yardımcı olur.
6.PROBİYOTİK GIDALAR TÜKETİN
Yoğurt, kefir gibi probiyotik içeren besinler, bağırsak sağlığını koruyarak bağışıklık sistemini güçlendirir.
7. VİTAMİN VE MİNERAL DESTEĞİ
Kış aylarında D vitamini alımı azaldığı için, gerekiyorsa bir doktora danışarak takviye alabilirsiniz. Ayrıca çinko ve demir içeren besinler (kabak çekirdeği, ceviz, fındık gibi) bağışıklık desteği sağlar.
8. ŞEKER TÜKETİMİNİ AZALTIN
Fazla şeker tüketimi bağışıklık sistemini zayıflatır. Şekerli atıştırmalıklar yerine meyveleri tercih etmek daha sağlıklıdır.
9. DÜZENLİ ÖĞÜNLER VE SIK ARALIKLARLA BESLENME
Vücut sıcaklığınızı korumak için düzenli öğünlere ve sık aralıklarla beslenmeye özen gösterin. Açlık, vücut direncini düşürebilir.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖNCE 4-4-2 DENEMESİ
Sadece 3 gün sonra, bu kez rakip Alkmaar’dı. Önceki akşam Hollanda ekibine konuk olan Fenerbahçe için, hem rakibin kötü formu hem de önemli eksikleri nedeniyle kağıt üzerinde daha kolay bir sınav olarak görülüyordu. Mourinho, ilk 11’de ilk kez Fred, Amrabat ve İsmail’i birlikte kullandı, forvette Dzeko’yu tercih etti. Sarı-Lacivertliler, ilk devrede Dzeko ve Maximin ile girilen net fırsatlardan yararlanamadı. Alkmaar 1-0 öne geçti. 58’de En-Nesyri ile birlikte oyuna giren Szymanski, arkadaşlarına ‘4-4-2’ye dönüyoruz’ işareti yaptı. Fenerbahçe önce penaltı kaçırdı ardından 1-1’i yakaladı. Hollanda ekibi, 18 yaşındaki Smit’le 2-1’i yakaladıktan sonra işler değişti. Cezası nedeniyle tribünden mücadeleyi takip eden Mourinho, kulübeye talimatlar yağdırmaya başladı. Ancak yapılan değişiklikler şaşkınlık yarattı.
3’LÜ STOPERDE TEK STOPER
79’da Becao çıktı, Mert Hakan girdi. 81’de ise bu kez Mert Müldür kenara geldi, Cenk Tosun oyuna dahil oldu. Tecrübeli oyuncu, girer girmez arkadaşlarına, ‘3-4-1-2 oynayacağız. 10 numarada ben varım’ dedi. Sistemin değişmesinden çok, futbolcuların pozisyonları tartışma konusu oldu. 3’lü stoper hattı Samuel, Amrabat ve Çağlar’dan oluştu. İlk 11’de başlayan 35 yaşındaki Tadic, sağ kanat bekine geçti, çizgi tamamen ona bırakıldı. Szymanski sol kanat beki olurken, Mert Hakan ile Fred orta sahanın merkezinde yer aldı. Önlerinde Cenk, ileri uçta ise Dzeko ve En-Nesyri yer aldı. Bu değişim sonrası Fenerbahçe iyice oyundan düştü, Alkmaar 3. golü atıp fişi çekti.
GÖZLER SİVAS MAÇINDA
Fenerbahçe, Trabzonspor zaferiyle çok iyi bir hava yakalamıştı. Ancak bu durum kısa sürdü. Alkmaar karşısında kötü futbolla gelen 3-1’lik yenilgiyle moraller yine dibe vurdu. Sarı-Lacivertliler’in üzülmek için fazla vakti yok. Kanarya, yarın Sivasspor ile zorlu bir maça çıkacak. Yiğido, ligde son 3 karşılaşmasını da yenik duruma düşmesine rağmen kazanmış bir şekilde Kadıköy’e gelecek ve son derece moralliler. Fenerbahçe’de Jose Mourinho, aynı Alkmaar deplasmanında olduğu gibi Sivas mücadelesinde de cezası nedeniyle takımının başında olamayacak. Üstelik bu sefer yardımcısı Salvatore Foti ile kaleci antrenörü Sandro Zuffic de cezaları nedeniyle kulübede yer alamayacak. (Fanatik)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UEFA Avrupa Ligi’nde Fenerbahçe, deplasmanda AZ Alkmaar’a 3-1 yenilerek büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Teknik direktör Jose Mourinho, cezası nedeniyle maçı tribünden takip etti.

Portekizli çalıştırıcının Trabzonspor ile oynanan maç sonrasında, “Türkiye Ligi’ni kim izlesin” ifadeleri gündeme oturmuştu. AZ Alkmaar maçı sonrası taraftarlar, Avrupa’da oynanan oyuna isyan ederek tepki gösterdiler.

Sabah Spor’un usta yazarları Ömer Üründül, Gürcan Bilgiç ve Murat Özbostan, Fenerbahçe’nin AZ Alkmaar maçı performansını ve Mourinho’yu değerlendirdi.

SORU: F.Bahçe, genç bir takıma yenildi. Mourinho, “Türkiye Ligi’ni kim izlesin” demişti. AZ Alkmaar maçı sonrası taraftarlar, “Bu F.Bahçe’yi kim izlesin” yorumu yaptı. Siz ne dersiniz?

Ömer Üründül: Mantığımla bağdaşmıyor
Fenerbahçe’de takımın fizik kondisyonu yetersiz. Orta sahanın performansı iyi değil. Fred düşüş yaşıyor. İsmail çok formsuz. Szymanski koşuyor ama üretemiyor. Amrabat da ön liberoda idare ediyor. Dzeko belli bir yaşa geldi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Oyuncularını uyararak bu mücadelenin ayağa kalkmak için önemli bir fırsat olduğunu belirten teknik direktör Şenol Güneş’in, “F.Bahçe maçında neler yapabileceğinizi gösterdiniz, şimdi daha iyisini yapabiliriz. Milli ara öncesi 3 puan önemli. İstediklerimizi yapıp yakaladığımız pozisyonları sonuçlandırmalıyız” dediği öğrenildi.
ÇAYKUR RİZESPOR – TRABZONSPOR MUHTEMEL 11’LERİ
Çaykur Rizespor: Grbic, Taha, Mocsi, Alikulov, Mithat, Olawoyin, Amir, Akintola, Varesanovic, Zeqiri, Sowe
Trabzonspor: Uğurcan, Malheiro, Mendy, Batagov, Barisic, Okay, Lundstram, Visca, Cham, Cihan, Banza
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hollanda kariyerinde AZ Alkmaar forması giyerken iki sezon çift haneli gol-asist katkısına ulaşan Svensson, Türkiye serüveninde ise 4 gol katkısını aşamamıştı. Ancak bu sezona oldukça iyi bir başlangıç yapan 31 yaşındaki oyuncu, şu ana dek 15 maçta 1 gol, 3 asiste ulaşarak Türkiye kariyerindeki en yüksek gol katkısını şimdiden egale etti. Tecrübeli isim, 1 gole daha etkide bulunması halinde, son 5 sezonda en çok skor ürettiği döneme ulaşmış olacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“TÜRKLER KIŞKIRTIYOR”
Malmö’yü yenen Beşiktaş için İsrail medyasında, “İsrail’in canı cehenneme’ sözleriyle insanları kışkırtıyorlar” ifadelerine yer verildi.
Ayrıca tüm stadyumun İspanya’nın Valencia kentinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle yapılan saygı duruşundan faydalanarak Filistin’e özgürlük talep ettiği yazıldı. (Takvim)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TAKIMDAKİ EN ESKİ İSİMLERDEN
2020-2021 sezonunun devre arasında Fenerbahçe’ye transfer olan Bright Osayi-Samuel, takımdaki en eski isimlerden birisi olarak öne çıkıyor. Mevcut kadrodaki isimlerden Fenerbahçe formasını en uzun süre giyen oyuncu Mert Hakan Yandaş olurken, bu futbolcuyu İrfan Can Kahveci ve Osayi-Samuel takip etti. Sarı-Lacivertli forma altında beşinci sezonunu geçiren Nijeryalı futbolcunun sözleşmesi sezon sonunda sona eriyor.
BU SEZONKİ 11. MAÇI
Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun Net Global Sivasspor karşılaşmasında şans vermesi durumunda ligdeki 100. maçına çıkacak Osayi-Samuel, bu sezon ise 11. resmi karşılaşmasını oynayacak. 2024-2025 sezonunda Trendyol Süper Lig’de 4, UEFA Avrupa Ligi’nde 3 ve UEFA Şampiyonlar Ligi Elemeleri’nde de 3 maçta forma giyen Osayi-Samuel, forma giydiği 10 müsabaka 679 dakika sahada kaldı. Bu sezon gol sevinci yaşayamayan 26 yaşındaki futbolcu, ligin ikinci haftasında Göztepe deplasmanında oynanan müsabakada Dzeko’nun attığı golün asistini yaptı.
30 SARI, 1 KIRMIZI KART GÖRDÜ
Bright Osayi-Samuel, Fenerbahçe formasıyla oynadığı maçlarda gördüğü kart sayısıyla da dikkati çekti. Sarı-Lacivertli takımla çıktığı 149 resmi maçta 30 sarı kart gören Nijeryalı futbolcu, 1 kez de kırmızı kartla cezalandırıldı. Osayi-Samuel, Fenerbahçe’de forma giydiği dönemdeki tek kırmızı kartını bu sezon gördü. UEFA Avrupa Ligi’nin ilk haftasında iç sahada Belçika ekibi Union Saint-Gilloise karşısında 65. dakikada oyuna dahil olan Bright Osayi-Samuel, 87. dakikada ilk sarı kartını görürken, 90. dakikada ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyun dışı kalmıştı. Fenerbahçe formasıyla ligde 6, resmi maçlarda 7 golü bulunan Osayi-Samuel, 8’i Süper Lig’de olmak üzere 14 kez de takım arkadaşlarına asist yaptı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika Galatasaray haberi… Mauro Icardi’den gelen haberle sarsılan Galatasaray, devre arası transfer dönemi için kolları sıvadı. Sarı-Kırmızılılar’ın Icardi planı belli oldu. Bu arada Arjantinli golcünün sakatlandığı anda kulüp doktoru Yener İnce’ye ne dediği de ortaya çıktı. İşte detaylar…

Sakatlık nedeniyle Tottenham maçında sedye ile oyundan çıkan Mauro İcardi’den kötü haber geldi. 31 yaşındaki Arjantinli futbolcu, hücum presi yaptığı sırada yerde kalmış ve ardından 85. dakikada sahayı terk etmişti. Yıldız oyuncunun durumu beklenenden kötü çıktı ve sağ diz ön çapraz bağında kopuk ve menisküs hasarı tespit edildiği açıklandı.

Futbolcunun ameliyat sürecinin olacağını aktaran sağlık heyeti, rehabilitasyona başlandığını duyurdu. 8 ay sahalardan uzak kalması ve sezonu kapatması beklenen Arjantinli golcünün en iyi ihtimalle temmuz ayında sahalara dönebileceği öğrenildi.

“YAKINDA GERİ DÖNECEĞİM”
Mauro Icardi de şu sözlerle duygularını anlattı:
“Birkaç ay uzak kal, bir gülümsemeyle, çok çalış ve daha iyi geri dön. Herkese bir öpücük, yakında geri döneceğim.” Bu arada İcardi’nin, sakatlandığı anda yanına gelen kulüp doktoru Yener İnce’ye “Eyvah! Galiba çapraz bağım koptu” dediği öğrenildi.

1 SEZONU DAHA VAR
PSG’den 10 milyon Euro bonservisle alınan 31 yaşındaki santrforun kontratı 2025-26 sezonu sonuna kadar devam ediyor. Yıllık 10 milyon Euro kazanan futbolcu, G.Saray kariyerinde 3. sezonunu geçirirken 85 maçın 76’sında ilk 11’deydi ve 59 kez ağları sarstı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Altyapıdan yetişen iki oyuncu Smit (12 bin Euro) ve Daal (45 bin Euro) toplamda 57 bin Euro kazançlarıyla kıskandırırken geçen sezon takıma bedelsiz katılan Kasius ise 144 bin Euro alıyor. Fenerbahçe’yi golleriyle yıkan üç oyuncunun AZ Alkmaar’a toplam maliyeti yıllık yalnızca 201 bin Euro (7.4 milyon TL).
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OSİMHEN’DEN BÜYÜK BEKLENTİ
4 kez ağları sarsan Yunus, en fazla gol atan 3 oyuncudan biri. En fazla gol beklentisi üreten ve en fazla şut atan futbolcu Osimhen. En fazla anahtar pas veren oyuncu Mertens. Belçikalı 10 numara, son Tottenham maçında Osimhen’e 2 asist yaptı.
CİMBOM MAÇ BAŞINA 3 GOL ATIYOR
Süper Lig ve Avrupa Ligi’nde oynadığı 14 maçta 12 galibiyet-2 beraberlik alan Galatasaray, yüzde 86 kazanma oranına sahip. 41 golle lig ve Avrupa’da maç başına 3’e yakın gol ortalaması yakalayan sarı-kırmızılı takım, kalesinde 17 gole engel olamadı.

SCOUTLAR, OKAN BURUK’U BEĞENDİ
Avrupa’dan birçok kulüp, scoutlarını göndererek Galatasaray’ın Tottenham’ı 3-2 yendiği maçı takip ettirdi. Victor Osimhen başta olmak üzere Davinson Sanchez, Gabriel Sara ve Yunus Akgün gibi isimler performansıyla değerini artırdı. Sarı-Kırmızılı takımda asıl piyasa yapan isim ise Okan Buruk oldu.
Çift forvet ve 10 numaralı formasyonla Avrupa arenasında fark yaratan Galatasaray’ın hocası, Avrupa’daki gözlemcilerin dikkatini çekmeye başladı. İtalya, Almanya ve İspanya’da teknik adam değişikliği düşünen kulüpler, listesine Okan Buruk’u ekledi. Geçen sezon Napoli cephesi, Buruk’la ilgili eski oyuncusu Mertens’ten görüş almıştı. İtalyanca ve İngilizce bilen Okan Buruk’a, Avrupa’dan teklifler gelmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi’nde Tottenham’ı 3-2 mağlup ederken, Yunus Akgün’ün ceza sahası dışından attığı gol, futbolseverler tarafından büyük beğeni topladı.

Yunus Akgün, bu golle birlikte UEFA Avrupa Ligi’ndeki gol sayısını 4’e çıkardı.

Yunus, bu başarısıyla Galatasaray tarihinde Burak Yılmaz’ın (Ekim-Aralık 2012, 4 maç) ardından Avrupa kupalarının grup aşamalarında üst üste dört maçta gol atan ikinci oyuncu oldu.

Sarı Kırmızılılarda bu sezon gösterdiği performansla yıldız gibi parlayan Yunus Akgün, Avrupa kulüplerinin de dikkatini çekiyor.

Son olarak İspanyol basını, 24 yaşındaki oyuncu hakkında flaş bir transfer iddiası ortaya attı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa Komisyonu, Corning’in akıllı telefon üreticileriyle yaptığı anlaşmalarda, üreticilerin neredeyse tüm alkali-AS cam ihtiyaçlarını Corning’den karşılamalarını şart koştuğunu ve bunun karşılığında indirimler sunduğunu iddia ediyor.
Ayrıca, üreticilerin diğer cam üreticilerinden aldıkları teklifleri Corning’e bildirmeleri ve Corning’in daha iyi bir fiyat sunmaması durumunda bu teklifleri kabul etmemeleri gerekiyor.
Corning’in ham cam işleyicileriyle yaptığı anlaşmalarda da benzer bir durum söz konusu. Bu anlaşmalar, işleyicilerin cam ihtiyaçlarını sadece Corning’den karşılamalarını ve Corning’in patentlerine itiraz etmemelerini öngörüyor.
Avrupa Komisyonu Rekabet Politikasından Sorumlu İcra Başkan Yardımcısı Margrethe Vestager, cep telefonu ekranlarını korumak için kullanılan camın üretiminde güçlü rekabetin düşük fiyatlar ve yüksek kaliteli cam sağlamak için çok önemli olduğunu vurguluyor.
Corning’in rekabeti engelleme girişimlerinin, tüketicileri daha ucuz ve daha dayanıklı camdan mahrum bırakabileceği belirtiliyor.

CORNING’İN PAZAR HAKİMİYETİ
Corning, Gorilla Glass ile akıllı telefon camı pazarında önemli bir konuma sahip. Apple ve Google gibi teknoloji devlerinin ürettiği birçok akıllı telefon modelinde Gorilla Glass kullanılıyor.
Corning’in pazar hakimiyeti ve rekabeti engelleme girişimleri, AB’nin dikkatini çekmiş durumda.
SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Avrupa Komisyonu, Corning hakkında kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturmanın ne kadar süreceği henüz belli değil.
Corning, AB rekabet kurallarını ihlal etmekten suçlu bulunursa, küresel gelirinin yüzde 10’una kadar para cezasına çarptırılabilir.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung’un Exynos 2500 işlemcisini ürettiği 3nm üretim sürecinde verimlilik oranının yüzde 20 seviyesinde olduğu bildiriliyor.
Bu, üretilen yongaların sadece yüzde 20’sinin Galaxy telefonlar gibi cihazlarda kullanılabilecek kalitede olduğu anlamına geliyor.
Samsung’un dökümhanesi, modern üst düzey mobil yonga setlerinin üretildiği ikinci nesil 3nm sürecinde henüz istenen verimliliğe ulaşamadı.
GALAXY S25 SERİSİNDE SNAPDRAGON İŞLEMCİ KULLANILABİLİR
Exynos 2500’deki üretim sorunları nedeniyle Samsung, Galaxy S25 serisinde Qualcomm’un Snapdragon 8 Elite işlemcisini kullanmak zorunda kalabilir.
Samsung’un, S25’in işlemci gücünü Exynos 2500 ve Snapdragon 8 Elite arasında bölüştürüp bölüştürmeyeceğine karar vermek için birkaç hafta daha zamanı olduğu belirtiliyor.
Ancak Exynos 2500’deki verimlilik sorunları çözülmezse, Samsung tüm Galaxy S25 modellerinde Snapdragon işlemci kullanabilir.

3nm üretim sürecindeki düşük verimlilik, Samsung için kötü bir haber. Şirket, milyonlarca satmayı hedeflediği Galaxy S25 serisi için yeterli sayıda Exynos 2500 üretmekte zorlanıyor.
Ayrıca, Qualcomm’un Snapdragon 8 Elite işlemcisini kullanmak, Samsung’un maliyetlerini artırabilir.
MEDIATEK DE GÜNDEMDE
Samsung, Galaxy S25 serisi için MediaTek’in Dimensity 9400 işlemcisini de değerlendirdi.
Ancak bu işlemcinin de yeterli verimliliği sağlayamayabileceği belirtiliyor. Dimensity 9400’ün, gelecek sonbaharda piyasaya sürülecek olan Galaxy S25 FE modelinde kullanılması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakikaNarin Güran cinayeti haberleri… Narin Güran cinayeti davasında ifade verme sırası baba Arif Güran’a geldi.

Baba Arif Güran, müşteki olarak verdiği ifadede, Nevzat Bahtiyar ile bir araba ticareti konusunda, kavga edercesine tartıştıklarını söyledi.

Güran, şiddetli tartışmamız sırasında Nevzat’ın kekelemesiyle dalga da geçtiğini ifade etti.

Arif Güran ifadesinde şunları söyledi:
Benim kızımın dosyası 85 milyonun dosyasıdır. Bu gün buradakiler benim kızım için geldiler, başım gözüm üstünedir. Eğer Güran ailesi kızımı Nevzat’a vermiş olsaydı, Nevzat benim yanımda duruyordu.

Neden bir gün söylemedi, kızını bana verdiler gömdüm diye.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
’10 BİN VATANDAŞIMIZA YEMEK İKRAMI YAPILMIŞ OLACAK’
Türbe Dede Pilav geleneğinin asırlar boyunca devam etmesini temenni ettiğini belirten Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, “Mahmutbey Selanikliler Derneğimiz ile düzenlediğimiz Selanik’te başlayan 101’inci yılını Bağcılar’da Mahmutbey Mahallemizde devam ettirdiğimiz bir gelenektir. Selanik ve Kavala bölgesinde yaralı bir askerin onu bulan askerlere bir vasiyeti sonucu başlamış, mübadele sonrası Türkiye Cumhuriyeti’ne gelindikten sonra Mahmutbey Mahallemizde de devam ettirilmiştir. Mahmutbey Selanikliler Derneğimiz geleneği halen devam ettiriyor. Biz de dernek başkanımız ve Mahmutbey mahallelilerimizin desteğiyle, iş adamlarımızın ve belediyemizin katkılarıyla her sene büyüyerek devam ettiriyoruz. Bu sene 10 bin vatandaşımıza yemek ikramı yapılmış olacak. 91 küçükbaş hayvan kesildi. 300 üzerinde dana eti ilave edildi. Ayrıca iki ton pilav dağıtılacak. 10 bin ayran ve suyla çok büyük bir organizasyona ev sahipliği yapıyoruz. Bizler de bu geleneğin devam etmesini çok önemsiyoruz. Türbe Dede pilavımız Cumhuriyet tarihimizle eş değer bir maziye sahip. Bir diğer taraftan 10 Kasım haftasına da denk geliyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 86’ncı sene-i devriyesindeyiz. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm silah arkadaşlarına rahmet ve minnetimizi ifade etmek istiyoruz. Gençlerimizin de sahip çıkmasıyla bu gelenek sonsuza kadar devam edecek” dedi.

‘YARALI ASKERİN VASİYETİ SONUCU BAŞLAYAN BİR GELENEKTİR’
Etkinliğin geçmişten bugüne taşınan bir dayanışma geleneğini simgelediğini söyleyen Mahmutbey Selanikliler Derneği Başkanı Fuat Sarp ise “Yusuf adında yaralı bir askerin daha fazla yaşayamayacağını hissetmesi üzerine kendisini bulanlara öldüğü günün her sene-i devriyesinde etli pilav yapılarak halka dağıtılmasını vasiyet etmesiyle başlayan bir gelenektir. Bizler dernek başkanı ve yönetim kurulu olarak bunu icra ettiğimiz için mutluyuz, gururluyuz. Bizim temel amacımız belediyemizin de desteğiyle bu geleneği yaşatabildiğimiz kadar yaşatmak. Bu anlamda Belediye Başkanı Abdullah Özdemir’e ve hemşehrilerimiz ile iş adamlarına teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şaşkına çeviren olay Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi’nde meydana geldi. Suruç Devlet Hastanesi’nde görevli Dahiliye Uzmanı H.F.V, iddiaya göre muayeneye giden kadın hasta L.İ.’yi (25) taciz etti.

TACİZ ANLARINI CEP TELEFONU İLE KAYDETTİ
Bunun üzerine kadın, hastaneye kontrol için ikinci kez gittiği sırada cep telefonunu odadaki pencerenin kenarına koyarak taciz anlarını kaydetti.

L.İ., kayıt altına aldığı görüntülerle birlikte polise giderek doktoru ihbar etti.

Doktor hakkında soruşturma başlatılırken Kaymakamlık’tan yapılan açıklamada “Suruç Devlet Hastanesinde görevli Uzman Tabip H.F.V. hakkında Hastane Hasta Hakları Birimi ve Suruç Cumhuriyet Başsavcılığına cinsel taciz iddiaları ile ilgili yapılan şikayet neticesinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belirtilen personel hakkında adli işlem başlatılarak gözaltı kararı verilmiş, ayrıca Kaymakamlığımız tarafından görevden uzaklaştırılmış ve Valiliğimizden idari soruşturma başlatılması talep edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Gözaltına alınan doktor H.F.V tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Diyarbakır’da korkunç bir cinayete kurban giden ve henüz “sebebi ve kim” tarafından öldürüldüğü tespit edilemeyen Narin Güran olayında, tutuklu yargılanan anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran, amcası Salim Güran ile Narin’in bedenini dere kenarına gömdüğünü itiraf eden Nevzat Bahtiyar, Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hâkim karşısına çıktı.

Duruşma nedeniyle Narin’in öldürülmesinden sonra şüpheliler de ilk kez yüz yüze geldi. Duruşmaya olan yoğun ilgiden dolayı, terör örgütü PKK/KCK davalarının da görüldüğü büyük bir salon ayrıldı.

Diyarbakır Barosu yönetimi ve avukatları duruşmaya müşteki sıfatı ile katılacak.

Narin davasına müdahil olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkililerinin de katıldığı duruşma için İstanbul, Ankara ve İzmir’in de aralarında olduğu 50 baro başkanı duruşmayı izledi.

Duruşmaya, Narin’in babası Arif Güran, ağabeyi Baran Güran ile akrabaları da katıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kayışdağı –Başıbüyük Yolundan Maltepe istikametine gitmekte olan vinç, Şifa Kapısı önünde sürçüşünün kontrolünden çıkarak 6 araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle bir otomobil ters dönerken arkadaşından gelen boş bir servis minibüsü ters dönen otomobilin üzerine çıktı.

6 ARACI BİÇTİ 2 KİŞİ YARALANDI
Kazanın ardından vinç yaklaşık 300 metre ileride durabilirken kazada 6 araçta büyük hasar meydana geldi. Kazada iki kişi de yaralandı. Kazayı görenlerin haber vermesiyle olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan iki yaralı ambulansla hastaneye kaldırıldı. Büyük bir faciadan dönülen kazada polis olay yerinde önlem aldı. Yol kısa süre tedbir amaçlı trafiğe kapatıldı. Araçların çekilmesinin ardından yol trafiğe açıldı. Vinç sürücüsü polis tarafından gözaltına alındı. Kazayla ilgili polisin çalışması sürüyor.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Narin Güran davasında sanık kürsüsüne çıkan üçüncü isim anne Yüksel Güran’dı. Anne Güran, hakimin ‘Kızının ölümünden yargılanıyorsun ne diyeceksin?’ sorusunu şöyle yanıtladı.

“Sabah 5’te kalktım. Bahçeye gittim. Bamya topladım. Sonra eve geldim. Arif, ‘Beni kaldır Batman’a gideceğim’ dedi. Çok mutluydum, gurbetteki 2 çocuğum gelmişti. Çocuklara ‘Arif’i kaldırın’ dedim, kaldırdılar. Muzaffer geldi kahvaltıya Arif ile Muzaffer Batman’a gitmek için çıktılar.”

“Enes küçüktü geç kalktı, banyodan Eren çıktı. O sırada Narin evdeydi. Ben Hediye’nin yanına gittim. Geldiğimde Eren ve Narin oyun oynuyordu.
Narin bana ‘ne zaman gelinlik alacaksın?’ diyordu. Sonra abisine ‘neden bana oyuncak getirmedin?’ diye söylendi. O sırada herkes çok mutluydu. Amcamın gelini gelmişti ben de yanına gittim. Sonra Enes aradı karnı acıkmıştı.”

“Ben telefonu yanıma almıyorum çocuklar evde oyun oynuyordu. Narin patates kızartması istedi. Öğle yemeğinde ona kızartma yaptım. Sonra Muhammet ile Narin tartıştı, sürekli tartışıyorlardı. Narin’in telefonu hiç olmadı o yüzden benim telefonumu kullanıyordu.”

“Hüseyin Güran’ın eşi bir gece önce Narin’i Kur’an kursuna çağırdı. Ben ‘gitme’ dedim, ‘amcan hasta’ dedim ama o gitmek istedi. Yemin ederim gözüm kör olsun. Kur’an kursuna gittikten sonra bir daha hiç görmedim. Ben çok yorgunum, Enes de gece yarısı gelmişti. Enes ve Muhammet yatıyordu. Ben bir bardak su içtim ve yattım. Sonra Hediye eve gelmiş kıyafetleri bırakmış.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Giovannini arabuluculukta anlaşamayınca avukatı aracılığıyla Türkiye ve İtalya’daki tedavi masrafları, motosikletin İtalya’ya nakliyesi, park ücreti, bacağında kaza sonrası kalan hasarın da dahil olduğu toplam 86 bin 925 Euro’luk (3.2 milyon lira) maddi tazminat davası açtı. Trafik ekipleri tarafından hazırlanan kaza raporunda otomobil sürücüsü Esin Kobak kusurlu bulunurken, Giovannini ise kusursuz bulundu.

İtalyan kadın kaza sonrası bacağındaki kırıklar nedeniyle çok sayıda ameliyat geçirdi ve yürüme güçlüğü yaşıyor. Giovannini, kadın sürücü Esin Kobak ile arabuluculukta anlaşamayınca avukatı Selman Eke aracılığıyla Edremit Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurarak maddi tazminat davası açtı. İtalyan kadının avukatı Selman Eke, konu ile ilgili SABAH’a konuştu: “Müvekkilimin en büyük hayali Avrupa’dan Çin’e motosikletiyle bir yolculuk yapmaktı. Ancak Balıkesir’in Edremit ilçesinde yaşadığı talihsiz kaza sonucu bu hayali yarım kaldı. Kaza sonrası sol bacağındaki kırıklar nedeniyle bir daha motosiklete binemeyecek. Hayalini hiçbir zaman gerçekleştiremeyecek. Bu kaza onu sonsuza kadar sakat bıraktı. Ayrıca bilirkişi raporunun ardından artırım dilekçesiyle 10 bin euro’luk (367 bin lira) manevi tazminat isteyeceğiz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberi: Narin Güran cinayetinde sanıklar bugün hakim karşısına getirildi. Nevzat Bahtiyar, Enes Güran ve Yüksel Güran’ın ardından amca Salim Güran’ın ifadesine geçildi. Amca Salim Güran ifadesinde “Evliyim. 7 çocuğum var. Hem çiftçi hem de muhtarım. Aylık kazancım 50 bin TL” dedi.

Cinayet günü olan 21 Ağustos’u anlatan amca Salim Güran şöyle devam etti:
“Sabah erken uyandım tarlaya gittim. Saat 10-11 gibi eve geldim. Çocuklara size elbise alayım dedim. Diyarbakır’a elbise almaya gittik. Elbise aldıktan sonra tekrar yukarı çıktım bir elektrikçi arkadaş arızadan bahsetti, arabası ile gittik. O sırada (isim anlaşılamadı) direğin üstüne gitti. Hasan ot topluyordu. Saat 18’e kadar tarladaydım. O sırada şüpheli bir araç bizim olduğumuz tarafa doğru geliyordu. O sırada Nevzat bahçenin içindeydi.”

“NEVZAT BANA SELAM BİLE VERMİYORDU”
“Ne selam verdim ne de konuştum. 2 aydır konuşmuyorduk. Arif’in parasını vermiyordu. Yolun kenarından geçiyor. Bana selam vermiyor ben de ona selam vermiyordum. Ben Nevzat’a “Arif’in parasını öde” dedim. Sana sıva işi bulacağım dedim.”

HAKİM: NARİN’İN KAYBOLDUĞUNU NE ZAMAN ÖĞRENDİN?
Hakim: Olay günü tarladasın, Narin’in kaybolduğunu ne zaman öğrendin?
Salim Güran: Saat 18:30 gibi. O sırada tarladaydım. Telefon geldi kızım Gizem aradı “Narin kaybolmuş” dedi. Arabayı park ettim köy halkı herkes orada baktım olay ciddi. Şakir başcavuşu 20:18’de aradım.

“BENDE UNUTKANLIK VAR O YÜZDEN İNDİRDİM”
Hakim: Ses kaydı alan programı telefonuna neden indirdin?
Salim Güran: Toplantı için, bende unutkanlık var o yüzden indirdim.
Hakim: Narin kaybolduktan sonra o program sana lazım neden sildin?
Salim Güran: Ben silmedim.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kerem Aktürkoğlu, daha önce de Portekiz Ligi’nde son 2 ayın en iyi hücum oyuncusu seçilmişti.
Milli futbolcu, Benfica formasıyla şu ana kadar çıktığı 10 resmi maçta 8 gol ve 3 asiste imza attı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KALSİYUM ÖNEMLİ
Diş sağlığı için özellikle D ve C vitaminlerinin de önemli olduğunu vurgulan Uzm. Dr. Meşe, “D vitamini, kalsiyumun dişler ve kemikler için kullanılabilir hale gelmesini sağlar. C vitamini ise diş eti hastalıklarını önleyebilir” dedi.

SAĞLIKLI DİŞLER İÇİN BESLENME REÇETESİ
DİŞsağlığını korumak ve güçlendirmek için dengeli bir diyet, düzenli diş bakımı ve zararlı gıdalardan kaçınmanın büyük önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Meşe, “Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek genel sağlığımız için önemli olduğu kadar dişlerimizin sağlığı için de önemlidir” dedi. Uzm. Dr. Meşe, diş sağlığına faydalı olan besinleri ve faydalarını şöyle sıraladı:

LİFLİ SEBZE VE MEYVELER TÜKÜRÜK ÜRETİMİNİ ARTIRIYOR
Süt, yoğurt ve peynir gibi süt ürünleri, yüksek miktarda kalsiyum ve fosfor içerir. Aynı zamanda tükürük üretimini artırarak, ağızdaki asitleri nötralize eder. Ayrıca, elma ve havuç gibi lifli sebze ve meyveler, çiğneme sırasında dişleri mekanik olarak temizler ve tükürük üretimini teşvik eder.
BALIK VE YUMURTA SARISI DİŞLERİ GÜÇLENDİRİYOR
Diş sağlığı için en önemli vitaminlerden biri de D vitaminidir. Bu vitamin, kalsiyumun dişler ve kemikler için kullanılabilir hale gelmesini sağlar. Güneş ışığı en iyi D vitamini kaynağıdır. Ancak balık, yumurta sarısı gibi besinlerden de alınabilir.
DİŞ ETLERİ İÇİN BİBER, ÇİLEK VE TURUNÇGİLLER
C vitamini de diş etlerinin sağlığı için çok önemli. C vitamini diş eti hastalıklarını önleyebilir. Turunçgiller, biber, çilek gibi C vitamini açısından zengin besinler tüketmek diş etlerini güçlendirir. Florür ise diş minesinin güçlenmesine yardımcı olur ve çürük oluşma riskini azaltır.
ŞEKER; DİŞ MİNESİNE ZARAR VERİR
Şekerli ve asidik gıdalar, diş sağlığına ciddi zarar verebilir. Şeker, ağızdaki bakterilerle etkileşime girerek asit üretir. Bu asitler, diş minesini etkiler ve zamanla dişlerde aşınmaya ve çürümeye yol açabilir. Bu tür yiyecek ve içecekleri sınırlı tüketmek ve sonrasında su ile ağzı çalkalamak önemlidir.
SU İÇMEK AĞIZ SAĞLIĞI İÇİN ÇOK FAYDALI
Su, diş sağlığını korumada kritik bir role sahip . Su içmek, ağızdaki yiyecek parçalarını temizler ve asitleri nötralize eder. Ayrıca, florürlü su içmek, diş minesinin güçlenmesine katkı sağlar. Tükürük üretimini artırarak diş çürüklerine karşı koruyucu bir bariyer oluşturur.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BULAŞMA İÇİN RİSKLİ ALAN
Gribin, influenza virüslerinin sebep olduğu yüksek ateş, baş ağrısı, yaygın vücut ağrısı ile gibi belirtiler verdiğini söyleyen Uzm. Dr. Elmi, şöyle dedi: “Hastalık belirtilerinin başlamasından 1 gün önce bulaştırıcılık başlar ve 7 gün süresince devam edebilir. Küçük çocuklarda bulaştırma süresi 10 güne kadar uzayabilir. Enfeksiyon öksürme, hapşırma, konuşma esnasında çıkan damlacıklarla ve solunum yolu salgılarının ağız, burun mukozası ve göze teması ile yayılır. Öksürük ya da hapşırık sırasında ağız ellerle kapatıldığında virüsler ellere, oradan da dokunulan çeşitli yüzeylere bulaşır. İnsanlar bu yüzeylere elle temas ederek, virüsü alırlar ve ellerini ağızlarına, burunlarına ve gözlerine temas ettirerek, hastalığı yayarlar. 1 metrelik mesafe bulaşma için riskli alandır. Virüs 0-4 C arasında haftalarca canlılığını sürdürebildiği için kış aylarında daha sık enfeksiyon oluşturur.”

AŞI KORUYOR
Gripten korunmada en etkili yollardan bir tanesinin de aşı olduğunu belirten Uzm. Dr. Elmi, “Grip aşısının içeriği her yıl yenilenmektedir. Aşı ile vücuda verilen cansız influenza virüs antijenleri, savunma hücrelerini harekete geçirir ve vücutta virüse karşı savunma oluşturur. Savunma hücrelerinin oluşması için 2-3 haftalık bir süre geçmesi gerekir. Bu süreden sonra vücut, influenza virüsü ile karşılaştığında, daha önceden aşı ile vücut, virüsü tanımış olduğu için hastalık oluşmasını önlemektedir. Koruyuculuğu yüzde 80 civarındadır. Grip aşısı canlı virüs içermediği için gribe, sebep olmaz” dedi.

EL HİJYENİ ÇOK ÖNEMLİ
UZM. Dr. Elmi, günlük yaşantıda tüm ihtiyaçları karşılayan ellerin, birçok bulaşıcı hastalık taşıyabileceğinin altını çizerek, şunları söyledi: “Temiz görünen ellerde hastalık yapıcı binlerce mikroorganizma bulunabilir. Grip, sarılık, ishal yapan etkenler, bağırsak parazitleri, eller aracılığı ile ağza, oradan da vücuda yayılır. Çocuklar, vücut dirençleri daha zayıf olduğu için daha kolay hasta olurlar. Özellikle tuvaletten sonra ellerin gerektiği gibi yıkanmaması, okulda çocuklar arasında yapılan silgi, kalem gibi eşyaların alışverişinde bile mikrop transferine neden olur. Öksürme ve hapşırma ile bu eşyalara bulaşan hastalık yapıcı mikroplar eller aracılığıyla vücuda alınabilir.”
1 DAKİKA BOYUNCA YIKAYIN
EL yıkamanın, diğer birçok bulaşıcı hastalıkta olduğu gibi gribin bulaşmasının engellenmesinde altın kural olduğunu belirten Uzm. Dr. Elmi, nasıl el yıkanacağını ise şöyle anlattı: “El yıkarken, ellerin bütün yüzeyleri ve parmak araları su ve sabun ile iyice köpürtülerek yıkanmalıdır. Suya ulaşılamayan durumlarda alkol içeren el antiseptikler kullanılabilir. Yıkama süresi en 1 dakika olmalıdır. Eller normal zamana göre daha sık ve şüpheli yüzeylere temastan sonra yıkanmalıdır.
5 GÜNDEN FAZLA SÜRÜYORSA DİKKAT
GRİBİN, çoğunlukla hastaneye gitmeyi gerektirecek bir hastalık olmamasına rağmen 5 günden fazla süren 38°C ve üstü ateş, koyu iltihaplı balgam, zor nefes alma veya nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, ishal ve kusma gibi şikayetler oluştuğunda ise mutlaka bir hastaneye başvurmak gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Elmi, şöyle dedi:”Risk altındaki kişilerin ve gribe yakalanmak istemeyen herkesin grip aşısı olması gerekir. 60 yaş üstü olanlar, huzur evlerinde yaşayanlar, kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalığı olanlarda, sağlık çalışanlarında gribin riski daha yüksektir.”
İSTİRAHAT EDİN
GRİBİN tedavisinde istirahatin çok önemli olduğunu ve bulaştırıcılığı önlemek için hastalık belirtilerinin geçmesinden bir gün sonrasına kadar sürdürülmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Elmi, şunlara dikkat çekti: “Bol sıvı alınmalı, beslenmeye dikkat edilmeli ve sigara içilmemeli. Hastalık bir virüs tarafından oluşturulduğu için antibiyotik kullanımı gereksiz ve faydasızdır.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SEBEPLERİ ARAŞTIRILMALI
Prof. Dr. Oray, özellikle çocuk yaş grubunda bu hastalığın, körlüğe kadar varan komplikasyonlar ile ciddi bir sağlık problemine neden olabildiğini belirterek, “Fark edilmeden sinsice ilerleyen bu hastalığın tekrarlamasını önlemek için altında yatan sebeplerin de araştırılması şart” dedi. Başta Behçet Hastalığı, ankilozan spondilit, iltihabi bağırsak hastalığı olmak üzere birçok romatizma hastalığında ve multiple skleroz (MS) gibi nörolojik hastalıklarda üveit görülebildiğinin altını çizen Prof. Dr. Oray, şöyle dedi: “Juvenil idiyopatik artrit denilen eklem romatizması olan çocuklarda üveit görülebilir.

Çocuklar şikayetlerini çok iyi ifade edemedikleri için ve bazen gözlerde kızarıklık olmadığı için özellikle eklem romatizması olan çocuklarda belli aralıklarla üveit açısından göz taraması yapılması çok önemlidir. Romatizma hastalıkları dışında uçuk virüsü olarak bilinen herpes virüs, toksoplazma, kedi tırmığı hastalığı, frengi, verem gibi birçok enfeksiyon hastalığı da üveite neden olabilir.”
İLK BULGU ÜVEİT OLABİLİR
“Gözler birçok hastalığın aynasıdır” diyen Prof. Dr. Oray, şunlara dikkat çekti: “Bazen bu saymış olduğum hastalıkların ilk bulgusu üveit olabilir. Biz üveit bulgularından yola çıkarak, gerekli tetkikleri yaparak ve ilgili branşlar ile konsülte ederek altta yatan sistemik hastalığı da teşhis edebiliriz.”

BELİRTİLERİ NELERDİR?
Prof. Dr. Oray, üveitin belirtilerini şöyle sıraladı: “Gözde kızarıklık, ağrı, ışık hassasiyeti, bulanık görme, uçuşan siyah noktalar görme, hastaların en sık karşılaştığımız şikayetleridir.”
GÖZ ANJİYOSU ÇEKİLİYOR
ITtanısını nasıl koyduklarını ise Prof. Dr. Oray, şöyle anlattı: “Göz muayenesi ile üveit tanısı koyulur. İltihabın gözü ne derece etkilediğini değerlendirmek için göz anjiografisi, optik koherens tomografi, retina sinir lifi analizi, görme alanı değerlendirmesi ve laser flaremetre gibi ek görüntüleme yöntemlerinden faydalanırız. Altta yatan sistemik hastalığın araştırmasında da detaylı kan tahlilleri, MR, bilgisayarlı tomografi gibi sistemik görüntüleme yöntemlerinden faydalanırız.”

İLTİHABI TEDAVİ ETMEK ŞART
ÜVEİT tedavisinde hedefin iltihabı tedavi etmek ve bir daha tekrarlamasını engellemek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oray, “Ağızdan veya damardan yapılan ilaç tedavisi, romatizmal hastalıklarda da kullanılan bağışıklık sistemini baskılayıcı tedaviler, enfeksiyon kaynaklı üveitlerde etken olarak belirlediğimiz bakteri, virüs veya parazite yönelik tedavi yapılmaktadır” dedi.
NE ZAMAN CERRAHİ TEDAVİ UYGULANMALI?
ÜVEİT hastalarında, ne zaman cerrahi tedavi uygulanması gerektiğini ise Prof. Dr. Oray, şöyle açıkladı: “Üveitlerde, glokom, katarakt, retina dekolmanı gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir ve bu durumlarda cerrahi tedavi gerekebilir. Fakat ameliyat öncesinde iltihabın, ilaç tedavisi ile kontrol altına alınmış olması çok önemlidir. Sonuç olarak üveit ciddi ve kompleks bir hastalıktır. Görme keskinliğinin iyi olması için erken tanı ve uygun tedavi çok önemlidir.”
AMAÇ; GÖRME KESKİNLİĞİNİN KORUNMASI
ÜVEİT tedavisinin, bazı durumlarda birkaç yıl sürebildiğine de dikkat çeken, Prof. Dr. Oray, “Tedavide hedef görme keskinliğinin korunması ve ilaç kesildikten sonra hastalığın tekrar etmesini önlemektir. Bazı enfeksiyon durumlarında atakları önlemek için koruyucu tedavi de verilmektedir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ERKEN TEŞHİS GÖRME KAYBINI ÖNLÜYOR
Diyabetin en çok zarar verdiği organlardan birisinin gözler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alp, “Diyabet tanısı konulan bir hastanın mutlaka uzman bir göz hekimine muayene olması önemlidir. Diyabet hastalarında gelişebilen, gözün ağ tabakasındaki kanamalar veya sarı noktadaki ödem, görme kaybına yol açabiliyor. Bu kanamaların ve ödemin erken teşhis edilmesi görme kaybının önlenmesinde büyük önem taşıyor. Ancak göz muayenesini ihmal eden bir diyabet hastası, geri dönüşü olmayan görme kayıplarıyla karşı karşıya kalabilir” dedi.

ÇOK GEÇ OLMADAN ÖNLEM ALIN!
Diyabetli hasta gruplarında, zamanında ve düzenli göz muayenesi yaptıranların sayısının oldukça düşük olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Alp, “Bu hastaların çoğunluğu semptomlar görülmeye başladığında, yaklaşık yüzde 3’ü ise görme yetisini kaybettiğinde göz doktoruna başvuruyor. Bu durumda gelen hastanın tekrar görmesini sağlamak mümkün olmuyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkiye’de diyabet hastalarının yüzde 82’si bu hastalık yüzünden günlük aktivitelerini yapmakta zorluklar yaşıyor. Araştırmaya katılan hastaların tamamı ise bu hastalığın, mental sağlıklarını olumsuz etkilediğini söylüyor” şeklinde konuştu.

BUNLARI YAPIN HASTALIĞI YAVAŞLATIN
DİYABET gelişimindeki en önemli etkenlerden birisinin obezite olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alp, şu önerilerde bulundu: “Hareketli bir yaşam tarzının seçilmesi, bunun yanında açlık ve tokluk kan şekeri arasındaki değişkenliğin kontrol altına alınarak, kan şekeri regülasyonunun sağlanması gerekir. İşlenmiş gıda tüketiminin azaltılması, etkileri yavaşlatmaya yardımcı olacaktır. Erken teşhis konulan hastalarda ise sarı nokta ödemi gelişmişse, düzenli göz içi ilaç enjeksiyonu ve kanayan damar oluşanlarda argon lazer tedavisi ile görmenin uzun süre korunması mümkün. Kronik bir hastalık olan diyabetten kurtulmak mümkün değilken, diyabetik retinopatide de tedavilerin temel amacı hastalığın hızını yavaşlatmaktır.”
3-4 AYDA BİR MUAYENE ŞART!
Diyabetik retinopati etkilerini de anlatan Prof. Dr. Alp, “Bu hastalık görme yetisinde yüzde 5 ile yüzde 90 arasında kayıplar yaşanmasına sebep oluyor ve 50 yaş altındaki bireylerde körlüğe yol açan bir numaralı sebep olarak öne çıkıyor. Diyabet hastalarının, özellikle hastalığın 5’inci yılından itibaren yılda en az 1 kez göz muayenesi olmaları ve göz diplerini kontrol ettirmeleri gereklidir. Diyabetik retinopati teşhisi konulan hastalarda ise 3-4 aylık süreçlerde düzenli muayenelerini gerçekleştirmeleri, görme yetisinin kaybedilmemesi açısından olmazsa olmazlardan bir tanesi” dedi.
‘DİYABETİK RETİNOPATİ’ KABUS GİBİ
GÖZLERDE diyabet sebebiyle oluşan hastalıklar arasında en sık görüleni olan ‘diyabetik retinopati’nin görme oranında yaratabileceği yüzde 90’a varan kayıplara neden olması sebebiyle kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Alp, şunları söyledi: “Şeker hastalığı, retinadaki kılcal damarların yapısını bozarak, hücre kaybına yol açmaya, damar geçirgenliğinin bozulmasına, sarı nokta bölgesinde sıvı ve yağlı maddelerin birikmesine ve beraberinde kılcal damarların tıkanarak, beslenmeyen alanların ortaya çıkmasına neden olur. Retinada kendiliğinden kanayabilen yeni damarlar oluşur. Retinanın önünde ve içinde oluşan kanamalar gözün arka boşluğuna sızabilir. Retinada damarlı zarlar oluşur ve sonuçta ciddi görme kayıpları, ağrılı göz tansiyonu yükselmeleri meydana gelir.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE LAZER TEDAVİLERİ
Göz bozukluklarında yaklaşık 25 yıldır uygulanmakta olan PRK, No Touch tekniğinin artık çok az vakada uygulandığına dikkat çeken Doç. Dr. Hürmeriç, “İyileşme sürecinde 2-3 gün şiddetli ağrı yapması ve görme netliğinin yavaş oluşması nedeniyle bugün bu teknikler kullanılmamaktadır” dedi. 2000 yılından sonra LASIK tedavisini kullanmaya başladıklarını anlatan Doç. Dr. Hürmeriç, “Kartal gözü tedavisi olarak bilinen bu yöntem çok yaygınlaştı. Ancak LASIK tedavisinde kornea dokusu üzerinde flep kesisi oluşturmaktayız ve alttaki yatağa ikinci bir lazerle (excimer lazer) uygulayıp numarayı düzeltmekteyiz. Tekniğin karmaşık olması hem cerrahi süreci uzatmakta hem de göz kuruluğu riskini artırmaktadır” diye konuştu.

2 SAAT İÇİNDE NORMAL YAŞAMA GEÇİŞ
Son 10 yıldır ise SMILE Lazer uyguladıklarını söyleyen Doç. Dr. Hürmeriç, şu bilgileri verdi: “Bu lazerin en büyük özelliği, daha önce kullandığımız yöntemlerden farklı olarak, gözün üst tabakasına etki etmemesidir. SMILE uygularken ne lazeri gözün üst tarafına atıyoruz ne de flep hazırlıyoruz. Kornea dokusu şeffaf olduğu için dokunun ortasında üç boyutlu yazılı gibi numara değişikliği sağlanabiliyor. Sadece 2 milimetrelik giriş yeri açılması ve flep oluşturulmaması hastaların 1-2 saat gibi kısa bir süre içinde normal yaşantılarına dönmelerini sağlıyor.”

LAZERE ROBOT DAHİL OLDU
Kullanılan SMILE platformunda 2 yıl önce büyük bir değişiklik olduğunu ve SMILE Pro (SMILE Professional) adı verilen farklı bir teknik kullanılmaya başlandığını söyleyen Doç. Dr. Hürmeriç, bu tekniğin göz bozukluklarında nasıl bir dönem başlattığını ise şöyle açıkladı: “SMILE Pro tekniğine robotik cerrahinin dahil olmasıyla tedavi artık çok daha hızlı yapılabilmektedir. Bu tekniği uygulayabildiğimiz gözlerde, tedavinin tümü 9 saniye içerisinde tamamlanabilmektedir. 9 saniye o kadar etkileyici bir süre ki hem hastaların işlem sırasında yaşadığı deneyim açısından hem de biz hekimler açısından şaşırtıcı. Şu anda miyop ve astigmat hastalarında kullanıyoruz. 1-2 ay sonra hipermetrop gözlere de bu tekniği yapmaya başlayacağız.”
DEVRİM NİTELİĞİNDE
DOÇ. Dr. Hürmeriç, bu tekniğin hızlanmanın yanında daha önce uygulanan tekniklerde elde edilen sonuçları da bir basamak ileriye götürdüğünü söyleyerek, “Şunu düşünün, gözlüklerinizden kurtulmak için bir tedavi oluyorsunuz, bu tedavi 5-6 dakika içerisinde tamamlanıyor. Aynı gün akşam görmeniz netleşmeye başlıyor. Ertesi gün normal yaşamınıza aynen devam edebiliyorsunuz. Birçok hastamız öğlen tedavilerini olup, akşam dışarı çıkabiliyorlar. Günümüzde teknolojinin getirdiği devrim niteliğinde bir olaydır bu” diye konuştu.
OPERASYON KORKUSUNU ORTADAN KALDIRIYOR
Robotik cerrahiyle yapılan operasyonların hastaya da önemli kolaylıklar sağladığına dikkat çeken Doç. Dr. Hürmeriç, “Bugüne kadar uygulanan tüm lazerler bir sedye üzerindeki hastanın tünel gibi bir yapının içerisine alınması ile yapılmaktaydı. Klostrofobik bir ortam olduğu için bazı hastalar bundan etkilenmekteydi. SMILE Pro’da hasta sedyede yatarken, önünde hiçbir şey olmuyor. Gözüne damla damlatıyoruz ve ardından robotik bir kol aracılığıyla karşılarına bir hedef geliyor. Hasta buraya bakmaya başlıyor. İşlem tamamlandıktan sonra bu robotik kol kaldırılıyor ve ikinci aşamada ikinci bir robotik kol geliyor. Böylesine uygulama rahatlığı sağlayan bu tedavi lazer korkusu olan hastaların işlem korkusunu ortadan kaldırıyor” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Bakanlığının sosyal medya hesaplarından da paylaşılan açıklamasında, sağlığın dünyanın en önemli hizmet sektörlerinden birisi olduğuna işaret eden Memişoğlu, Bakanlık olarak sürekli gelişen bir sağlık sistemi ve nitelikli bir hizmet sunumu amacıyla aile hekimliğini etkili ve verimli kılmak üzere bir süredir çalıştıklarını aktardı.
Alanlarında tecrübeli ve sahaya hakim bir ekiple, çok sayıda hekimle ve paydaşla görüşerek yönetmeliğin hazırlandığını, kamuoyu ve sağlık çalışanlarıyla paylaşıldığını belirten Memişoğlu, şunları kaydetti:
“Kuşkusuz temel sağlık hizmetleri noktasında aile hekimliği, birinci basamakta çok mühim bir yer tutuyor. Aile hekimliğinin ikinci ve üçüncü basamakla entegrasyonu, sağlık hizmeti sunumunda kritik önem arz ediyor. Hekim-hasta ilişkisinin mahremiyeti ve manevi boyutunu önemseyen bir hekim ve Bakan olarak aile hekimliğini, hekim-hasta ilişkisinde güvenin tesis edildiği çok önemli bir zemin olarak görüyorum. Sağlık Bakanlığı olarak da en temelde vatandaşımızın sağlık hizmetine temas ettiği ilk noktanın ‘aile hekimi’ olmasını istiyoruz. Önceliğimiz, hastalanmadan vatandaşlarımızın sağlığını koruyabilmektir.”
– “Aile hekimlerimiz müsterih olsunlar”
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü görevini yürüttüğü dönemde nitelikli bir Aile Sağlığı Merkezi konsepti üzerine çalıştıklarını, Türkiye’nin ilk kurumsal kimliğine sahip aile hekimliklerini Sağlık Bakanlığının bütçesi ile İstanbul’da o dönem hayata geçirdiklerini anımsatan Memişoğlu, aile hekimliğinin fiziki altyapısının oluşturulmasının yanında entegre sağlık hizmetleri zinciri içerisinde bu yapının işlevsel olarak yapılandırılmasının da önem taşıdığına dikkati çekti.
Bakan Memişoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Sağlık çalışanlarımızın memnuniyetinin, aynı zamanda sağlık hizmeti alan hastalarımızın memnuniyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu biliyoruz. Bu noktada aile hekimlerimiz müsterih olsunlar. Zira bu çalışma ile eş zamanlı olarak hem sağlık çalışanlarımızın hem de sağlık hizmeti alan vatandaşlarımızın memnuniyetini amaçlıyoruz ve daha nitelikli hizmet sunmayı hedefliyoruz.
Yeni düzenlemeyle hekim başına düşen hasta sayısını azaltarak vatandaşlarımıza aile hekimliklerince ayrılan süreyi artırıyoruz, kronik hastalık ve kanserlere yönelik tarama ve izlemlerin etkin yapılmasını teşvik ediyoruz. Yeni düzenlemeyle birlikte her bir aile hekimimize kayıtlı vatandaş sayısını 4 binden 3 bin 500’e düşürdük. Bu sayede vatandaşlarımıza kaliteli hizmet sunmayı hedeflerken hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın memnuniyetini artırmayı amaçlıyoruz.”
“VATANDAŞLARIMIZ AİLE HEKİMLERİMİZE GÜVENSİNLER”
Söz konusu yönetmelik değişikliğiyle toplumun hastalık yüküne göre hizmet planlamasını yaptıklarını, özellikle kronik hastaların, 65 yaş ve üstü kişilerin etkin takibi ile hastalığın azaltılmasını ve akılcı ilaç kullanımının özendirilmesini amaçladıklarını belirten Memişoğlu, “Önümüzdeki aydan itibaren hem aile hekimlerimizin hem de vatandaşlarımızın birinci basamak sağlık hizmetinin verimliliği noktasında memnun kalacağına inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Memişoğlu, şöyle devam etti:
“Buradan aile hekimlerimize güvendiğimi ve inandığımı özellikle ifade etmek istiyorum. Aile hekimlerimiz, yeni yönetmelik hayata geçtikten sonra yine öneri ve taleplerini bize iletebilirler. Vatandaşlarımızdan tek bir isteğim var; sağlıkla alakalı herhangi bir endişeleri olduğunda akıllarına ilk olarak aile hekimlerimiz gelsin ve aile hekimlerimize güvensinler.
Bakan olarak ben de vatandaşlarımızın sağlığını öncelikle aile hekimlerimiz üzerinden takip ediyor olacağım. Sağlıkta değer bazlı bir yaklaşıma aile hekimliği üzerinden yeni bir başlangıç yaptığımızı da vurgulamak istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi en içten duygularımla selamlıyor ve Allah’a emanet ediyorum.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EN KÜÇÜK İMPLANT
Glokom hastalığının tedavisinde en önemli yeniliğin implantlarla yapılan Mikroinvazif Glokom Cerrahisi (MIGS) olduğunu belirten Prof. Dr. Aykan, bu tedavinin özellikle ilaç tedavisine yanıt vermeyen veya cerrahi müdahale gerektiren hastalar için uygun bir seçenek olduğunu söyledi. Prof. Dr. Aykan, “Halk arasında görmenin sinsi hırsızı olarak adlandırılan ve her gün biz farkında olmadan görmemizden çalarak, sonunda körlüğe yol açan bu hastalığı bugüne kadar insan vücuduna takılan en küçük implantları kullanarak durdurabiliyoruz” dedi.

Mikroinvazif Glokom Cerrahisi’nin hangi hastalara uygulandığını ise Prof. Dr. Aykan, şöyle sıraladı: “Genellikle ilaca dirençli glokom hastalarında; medikal tedaviye rağmen göz içi basıncını kontrol altına almakta zorlanılan hastalarda veya glokomun ilerlemesini durdurmak amacıyla cerrahi müdahale gerektiren hastalarda uygulayabiliyoruz.”

İMPLANT STENTLER GÖZ İÇİNE YERLEŞTİRİLİYOR
STENT tedavisinin, mikro cerrahi bir prosedür olduğunu ve genellikle lokal anestezi altında yapıldığını belirten Prof. Dr. Aykan, “Glokom hastalarının katarakt ameliyatları yapılırken, aynı seansta bu stentlerden 2 adet göz içerisine yerleştirilip, ilaç kullanım gereksinimini ortadan kaldırabiliyoruz. Gözün iç kısmına yerleştirilen bu stent, göz içi sıvısının daha etkin bir şekilde drenajını sağlayarak, göz içi basıncını kontrol altına alıyor. Bu işlem için büyük bir cerrahi kesiye gerek duyulmaz. Hasta günlük yaşamına hızlı bir dönüş sağlar” dedi.

GÖRME SEVİYESİNİ KORUR
MIKROINVAZIF Glokom Cerrahisi Tedavisi’nin ardından hastaların göz içi basıncında belirgin bir düşüş gözlemlendiğini de söyleyen Prof. Dr. Aykan, bu tedavinin yararlarını şöyle sıraladı: “Bu implantlar, glokom hastalığını tedavi etmez, glokom nedeniyle oluşmuş zararları geri getirmez veya kaybedilen görmeyi geri kazandırmaz. Ancak göz içerisine yerleştirilen minik implantlar sayesinde göz içi basıncını düşürerek, glokom hastalığının ilerlemesinin durdurulması ve mevcut görme seviyesinin korunmasını sağlar. Ancak, hastaların düzenli göz muayenelerine devam etmeleri ve doktorlarının önerilerine uymaları önemlidir.”

İLAÇ KULLANIMINI SONA ERDİRİYOR
GLOKOM tedavisinde genellikle göz damlaları ve diğer ilaçlar kullanıldığını, ancak bu ilaçların düzenli olarak kullanılmasının hastalar için hem fiziksel hem de psikolojik zorluklar yaratabildiğinin altını çizen Prof. Dr. Aykan, ”İmplant tedavisinde kullanılan stent, göz içi sıvısının akışını düzenleyerek, basıncı düşürür ve bu ilaçların göz içi basıncını yönetmedeki rolünü azaltır. Uzun vadede bazı hastalar, göz içi basıncını etkin bir şekilde kontrol altında tutan bu mikro cerrahi müdahale sayesinde, ilaç kullanımını tamamen bırakabilirler” dedi.
YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRIR
BU tedavinin en büyük avantajlarından birisinin hastaların yaşam kalitesinde sağladığı iyileşme olduğunu da dile getiren Prof. Dr. Aykan, “Tedavi sonrası genellikle hızlı bir iyileşme süreci yaşanır ve hastalar günlük aktivitelerine çabuk dönerler. Göz içi basıncının daha iyi kontrol edilmesi, hastaların görme yetilerinin korunmasına yardımcı olabilir ve glokomun neden olduğu görme kaybının önlenmesine katkı sağlar. Hastaların, genel sağlık ve yaşam konforlarını iyileştirir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trabzonspor, Süper Lig’in 12. haftasında deplasmanda oynayacağı Rizespor maçı hazırlıklarını sürdürdü.
Teknik Direktör Şenol Güneş yönetiminde Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapılan antrenmanda oyuncular, salonda kuvvet çalışmasının ardından sahada ısınma yaptı. Pas çalışması ile devam eden antrenman, taktik çalışması ile sona erdi.
HAZIRLIKLAR SÜRECEK
Bordo-mavililer, yarın yapacağı antrenmanla Rizespor maçı hazırlıklarına devam edecek.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kayserispor Başkanı Ali Çamlı, Süper Lig’in 11. haftasında oynanan ve golsüz beraberlikle biten Adana Demirspor maçı sonrası yaşanan olaylar sebebiyle kulübün sosyal medya hesaplarından yazılı açıklama yaptı.
İLGİLİ HABERKayserispor Başkanı Ali Çamlı’dan taraftara çıkış! Getirin babanızı yönettirin
“ÖZÜR DİLİYORUM”
Başkan Ali Çamlı, şu ifadeleri kullandı:
Değerli Kayseri halkı, gönüllerimizi birleştiren kulübümüzde yıllardır sevinçleri ve üzüntüleri beraber paylaştığımız kıymetli Kayserispor ailesi. Biraz mahcup ve bir hayli de üzüntülü olarak sizinle dertleşmek için bu açıklamayı yapmayı zaruri gördüm. Süper Lig’in 11. haftasında sahamızda karşılaştığımız ve golsüz berabere kaldığımız Adana Demirspor maçı sonrası hepimizi derinden üzen talihsiz olaylar yaşadık. Maçın bitmesine yakın ve maç bittikten sonra gerek tribünlerde gerekse stadyum dışında dilimizi karşılıklı adeta kılıç gibi kullandığımız olayların muhatabı olduk. Sürekli kazanmayı arzulayan taraftarlarımızdan bazıları sinirlerine hakim olamayarak, şahsımızı ve ailemizi kötü sözlerle muhatap edince, Kayserispor’a yıllardır fedakarca hizmet etmenin ve bir aile babası olmanın duygu ve düşüncesinde, ‘Kem söz sahibi bağlar’ demeden maalesef ben de karşılık verdim. Kayseri’de bilinen ‘Ali Hoca’ kimliğime, taşıdığım sorumluluğa yakışmayan tamamen tahrik altında ve onların kötü sözlerine reaksiyon göstermiş olsam da böyle bir davranış sergilediğim için öncelikle hiçbir zaman desteğini bizlerden esirgemeyen Kayseri halkından ve bireysel manada kalbini kırdığım tüm taraftarlarımızdan özür diliyorum. İnanıyorum ki yıllardır Kayserispor’un başarısı için fedakarca mücadele eden ne şahsım ne saygıdeğer yönetimimiz ne de aynı fedakarlıkla bu mücadelemizi destekleyen taraftarlarımız böyle bir muameleyi asla hak etmedik.
“FIRTINALI SÜREÇLERİ AŞARAK BU NOKTAYA GELDİK”
Herkesi taşın altına elini değil, gövdesini koymaya davet ettiğini belirten Başkan Çamlı, şu şekilde konuştu:
Hepiniz şahitsiniz, önce Allah’ın yardımı sonra sizlerin sonsuz destekleriyle fırtınalı süreçleri aşarak bu noktaya geldik. Sizinle beraber yürüdüğümüz yollarda bazen hedeflerimize ulaşamadık. Sizler nasıl üzüldüyseniz, bizler de o duyguların en yoğun halini yaşadık. Bugüne kadar Kayserispor adına bazen iyi niyetle attığımız adımlarımızın bazen de şartların elverdiği ölçüde aldığımız kararlarımızın sonuçları gösteriyor ki; bizi istediğimiz seviyeye taşıyamamıştır. Fakat bir gün olsun başınızı ve başımızı öne eğdirecek hale düşmedik. Her adımımızda Kayserispor’un başarısını düşündük ve hiçbir zaman Kayserispor’a olan sevdamızı lekeletmedik. İçimizdeki o sevdayı günün her anında yaşadık ve yaşattık. Sizler de bu sevda birlikteliğimizde daha büyük başarılar ve zaferler umduğunuzu, beklediğinizi biliyoruz. Zaman kalpleri kırmanın, gönülleri yaralamanın vakti değildir. Vakit, sevdamız Kayserispor’a sahip çıkma ve ona zaferler getirme vaktidir. Kayserispor ailesi olarak Kayseri halkıyla bütünleşerek ligimizde başarılı bir çizgiye gelmek ve üst sıralara çıkmak zorundayız. Bu hepimizin sorumluluğunda olan bir görevdir. Yaşanan talihsiz ve gönül kırıcı olayların üzüntüsünü tekrar vurgulayarak, Kayserispor sevdasında ve başarısında herkesi taşın altına elini değil, gövdesini koymaya davet ediyorum. Çok değerli Kayseri halkına ve kalbi her daim bizimle atan Kayserispor taraftarlarına saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nin 4. haftasında İsveç temsilcisi Malmö’yü ağırlayacak.
Dolmabahçe’de 18.30’da başlayacak karşılaşmayı Almanya Futbol Federasyonundan hakem Sven Jablonski yönetecek. Mücadele, TRT 1’den canlı yayınlanacak.
İLK 11’LER
Beşiktaş: Mert, Svensson, Paulista, Uduokhai, Masuaku, Ndour, Gedson, Rafa Silva, Muçi, Joao Mario, Semih
Malmö: Friedrich, Röster, Jansson, Zatterstrom, Bolin, Busanello, Pena, Johnsen, Botheim, Christiansen, Thelin
Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kazada Erman Keleş, Buğra Güzeloğlu ve Fırat Mensiz isimli şahıslar olay yerinde hayatını kaybederken ağır yaralı olarak Osmaniye Devlet Hastanesine kaldırılan Beyazıt Arık burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Yaralı olarak Osmaniye Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Ersel Keleş’in ve çevredeki özel hastanelere kaldırılan Mutluhan Güzel ve Harun Üzüm’ün tedavileri devam ediyor.
Kaza sonrası trafiğe kapanan Osmaniye-Kadirli yolu araçların kaldırılmasının ardından trafiğe tekrar açıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kaçakçılıkla mücadele kapsamında, kentte “kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma” suçunu işlediği gerekçesiyle 1 şüpheliyi takibe aldı.
Şüphelinin adresine ekiplerce yapılan operasyonda, 508 kaçak botoks ilacı ele geçirildi.
Olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İlker Yıldırım, gelecek yıl 95 yatak kapasiteli Onkoloji Hematoloji ve Palyatif Bakım Merkezi’nin temelini atacaklarını söyledi.
NKÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İlker Yıldırım, hastane yönetimiyle birlikte düzenlediği basın toplantısında yeni kurulacak hastane ve yeni projeler hakkında açıklama yaptı. Sağlık turizmini hedeflediklerini belirten Yıldırım, “Özellikle Balkanlar’da yaşayan soydaşlarımız sağlık sorunları için sık sık ülkemize gelmekte. Biz de onlarla ilgili olarak çeşitli turizm acenteleriyle protokoller imzalayarak, orada yaşayan hastaları sağlık sorunlarını, ameliyatlarını kendi bünyemizde, bir nebze de Balkanlar’da yaşayan soydaşlarımıza desteğimizi hissettirmek amacıyla, sağlık turizmini aktifleştirmek istiyoruz. Bu yıl içerisinde turizm acenteleriyle ilgili görüşmelerimiz bitiyor. Onlar bize bölgeden özellikle koroner baypas gereken, diz protezi gereken, diyaliz, nefroloji ile ilgili hastalar bulmaya başlayacaklar” dedi.
’51 BİN MUAYENE İÇİN 500 BİN TALEP GELİYOR
Yılda 610 bin normal poliklinik gerçekleştirdiklerini söyleyen Yıldırım, “102 bin de özel öğretim üyesi muayenesi gerçekleştirerek toplam 712 bin muayeneye ulaşıyoruz. Aynı zamanda 12 ameliyathanemiz, 8 diyaliz merkezimiz, 6 yataklı uyku laboratuvarımız ve acil servis bölümümüzle günde ortalama 3 bin hastaya, yılda ise 22 bin hastaya yatarak hizmet sağlıyoruz. Ayrıca yıllık olarak da 60 bin civarında tıbbi operasyon ve cerrahi müdahale gerçekleştiriyoruz. Asıl sorunumuz, belki de bu bizim de değil, tüm ülkemizin sorunu. Arz talep dengesizliği de diyebiliriz aslında buna. Görmüş olduğunuz gibi aylık 51 bin muayene randevusu için ortalama 450 bin ile 500 bin arasında randevu kanallarımıza başvuru oluyor. Yani yaklaşık 10 katı kadar bir talep var. Biz ancak bu talebin 10’da birini karşılayabiliyoruz. Büyük ihtimalle ülkemizdeki diğer sağlık kurumları da bu durumdadır diye düşünüyoruz. Ancak tabii biz Trakya’nın büyük bir hastanesi olduğumuz için tabii ki hastalarımız sadece Tekirdağ’dan değil. Biliyorsunuz İstanbul’un hemen yanında olan bir iliz ve ulaşım da bayağı kolay. Ondan dolayı hem İstanbul tarafından çok hastamız geliyor, yaz dönemi yazlıklarına gelenler oluyor. Edirne, Kırklareli orada da çözülemeyen sağlık problemleri olmak üzere, özellikle Kırklareli olmak üzere, oradan çok gelenler oluyor. Çanakkale, Gelibolu, Keşan bu bölgelerden de çok sayıda hastalarımız geliyor” diye konuştu.
‘ONAYLI RANDEVU SİSTEMİYLE VERİMLİLİK SAĞLANDI’
İlker Yıldırım, Sağlık Bakanlığı’ndaki gibi onaylı sağlık sistemini uygulamaya koyduklarını belirterek, “Bu onaylı sağlık sistemiyle, hasta gelmediği zaman randevusu yanıyordu ama o gün poliklinikte 2 eksik hasta bakılıyordu. Biz artık hasta randevu aldıktan sonra, randevusundan 1 gün önceye kadar hastayı arayarak randevusunu teyit etmesini istiyoruz. Eğer randevusuna geleceğini teyit ediyorsa bu iptal edilmiyor ama gelmeyecekse iptal edilerek yerine yeni bir hasta geçiriliyor. Biz buradaki rakamları incelediğimizde yüzde 20’ye kadar randevularda verimlilik yaşadık. Yani eskiden 5 randevudan 1’i yanıyormuş, şimdi en azından başka 1 hasta bakılmış oluyor. Bu şekilde de verimliliğimiz arttırıldı” dedi.
‘DEPREME DAYANIKLI VE MODERN BİR BİNA OLACAK’
Onkoloji ve Hematoloji Hastanesi kuracaklarını söyleyen Yıldırım, “En önemli müjdelerimizden birisi de buydu. Yeni açılacak bir hastanemiz var, yeni inşaatına başlanacak bir projemiz var. Artık hematoloji ve onkoloji hastalarındaki artış o kadar çok ki, mevcut kapasiteler yetişmiyor. Bununla ilgili olarak rektörlüğümüzün almış olduğu bir kararla Onkoloji Hematoloji ve Palyatif Bakım Merkezi inşaatına başlayacağız. İnşallah 2025 yılının ilk çeyreğinde temeli atılacak. Bu hastanemiz 95 yataklı bir hastane olarak açılacak, daha sonra üzerine yatak sayısı eklenmesi ile biraz daha fazla yatak sayısına ulaşmayı hedefliyoruz. Depreme dayanıklı ve modern bir bina olacak, hem Tekirdağ’a hem de Marmara Bölgesi’ne onkoloji ve hematoloji konusunda destek olacak. Aynı zamanda çeşitli görüntüleme merkezleri de olacak içerisinde PET CT ve SPEC CT üniteleri ilimizde zor gerçekleşen özellikle randevuları yoğun olan bölümler. PET CT’nin bizim hastanemize gelmesi, kemoterapi ünitesinin bina içerisine alınmasıyla beraber olanaklarımız daha çok artacak” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi 4. haftasında 7 Kasım Perşembe günü deplasmanda AZ Alkmaar ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı.
Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamaya göre; teknik direktör Jose Mourinho yönetiminde Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde gerçekleştirilen antrenman; ısınma, çabukluk ve pas çalışmalarıyla başladı. İdman, dar alanda yapılan çift kale maçlarla sona erdi.

CENGİZ, BİREYSEL ÇALIŞMALARA BAŞLADI
Trabzonspor ile oynanan karşılaşmanın ilk 11’inde görev alan oyuncular, antrenmanı yenilenme çalışmasıyla noktaladı.
Sarı-lacivertlilerde sakatlığı nedeniyle bir süredir takımdan uzak olan Cengiz Ünder, bireysel olarak saha koşularına başladı.
Fenerbahçe, hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla tamamlayacak.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı’nca, Kızılay Haftası nedeni ‘Cumhuriyetimizin 101’inci Yılında 101 Ünite Kan Bağış’ mottosu ile kan bağışı kampanyası düzenlendi. Türk Kızılayı Nevşehir Şubesi’nin yürütmüş olduğu kan bağışı etkinliğine destek vermek amacıyla jandarma personeli de kan verdi. İlk kanı Nevşehir İl Jandarma Komutanı Albay Numan Öksüz verdi. Gerekli sağlık kontrollerini takiben karşılıklı bilgilendirmelerin ardından kan bağışında bulunan İl Jandarma Komutanı Albay Numan Öksüz, kan verme işleminin sağlıklı bir faaliyet olduğunun altını çizerek; “Vatandaşlarımızın 6 ayda/yılda bir kez kan vermeleri onların sağlıkları açısından önemlidir. Vatandaşlarımızı bu manada kan vermeye davet ediyorum. Aynı zamanda gerçekleştirdiğimiz bu kan bağışları ile ülkemizin her yerinde kana ihtiyaç duyan vatandaşlarımızın tedavi olmaları sağlanacaktır. Kan bağışında bulunan tüm personelimize de teşekkür ediyorum” dedi. – NEVŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Şehir HastanesiOrgan Nakli Koordinatörlüğü, Organ Bağışı Haftası kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla Trendyol 1. Lig ekiplerinden Erzurumspor FK’lı futbolcular ile kulüp doktoru ve yönetim kadrosunu ziyaret etti.
Koordinatörlük, ziyaretin ardından, teknik heyet, futbolcular ve kulüp doktorunun organ bağışına dikkati çekip bağışçı sayısını artırmak amacıyla paylaştığı mesajlardan video hazırladı.
Erzurum Şehir Hastanesinin sosyal medya hesaplarından paylaşılan videoda, “Kalbine sor hayat vermek ister mi, şimdi belki sağlıklısın ama bir gün belki sen de bu hayatı yaşamak için başkasının bağışladığı organa muhtaç olabilirsin”, “Bağışlanan her organ hayata bağlanan bir candır”, “Organ nakli ile mucizeler gerçekleştiğini biliyor musun”, “Organlarımıza cennette değil bu dünyada ihtiyaç var”, “Yılda yaklaşık 2 bin 500 hasta organ nakli beklerken ölmekte” ve “Organ bağışlayarak bir hayat kurtarabilirsin” mesajlarına yer verildi.
Futbolcular ayrıca, “Organ bağışı hayat kurtarır” pankartı açıp fotoğraf çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, organ bağışına dikkati çekmek ve farkındalığı artırmak amacıyla Organ Bağışı Birimi görevlilerince hastanede açılan stantta vatandaşlara hem broşür dağıtılıyor hem de bilgilendirme yapılıyor.
Hasta, hasta yakınları ve personelin organ bağışında bulunmalarını teşvik etmek amacıyla kurulan standı ziyaret eden başhekim Gökmen Reyhanlı ve hastane yöneticileri, etkinliğe destek verdi.
Organ bağışının önemine dikkati çeken Reyhanlı, organ bağışının yalnızca bireylerin değil, herkesin üzerine düşen önemli bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Bağışlanan her organın hayata umutla tutunmaya çalışan hastalar için yeni bir yaşam anlamına geldiğini ifade eden Reyhanlı, şunları kaydetti:
“Hastanemizde açtığımız organ bağışı standında hem hastane çalışanları, hasta ve yakınlarının bilinçlenmelerine olanak sağlanıyor hem de merak edilen sorular yanıtlanıyor. Etkinlik çerçevesinde hasta ve hasta yakınlarına dağıtılan broşürlerle organ bağışının nasıl gerçekleştirildiği, kimlerin organ bağışında bulunabileceği ve organ bağışının hangi organları kapsadığı konularında detaylı bilgiye sahip olabiliyorlar. Organ bağışı bir hayat kurtarma aracıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’da kemik erimesi nedeniyle doğuştan engelli olan ve Demirören Haber Ajansı’nın gündeme getirdiği, annelerinin sırtında 4 kat taşıyıp hava aldırmak için dışarı çıkardığı 3 kardeşten Mehmet Hadi (24), nefes darlığı şikayetiyle hastaneye kaldırılırken, yolda hayatını kaybetti.
Bismil ilçesi Fırat Mahallesi’nde 5 katlı binanın 4’üncü katında yaşayan ve kemik erimesi nedeniyle doğuştan engelli olan Mahmut (28), Mehmet Hadi ve Ömer Faruk Şenses (21) kardeşlerin yaşamını, 17 Ekim’de DHA, haberleştirerek gündeme getirmişti. Asansör olmayan binada oturdukları 4’üncü kattaki dairelerinden, hava almak için her gün anneleri Sultan Şenses’in sırtında dışarı çıkarılan kardeşlerden Mehmet Hadi Şenses, sabah saatlerinde nefes almakta zorluk çekince yakınları tarafından hastaneye götürülmek istendi. Şenses’in yolda hayatını kaybettiği belirlendi. Mehmet Hadi Şenses’in cenazesi, otopsinin ardından Çınar ilçesi Kırsal Aktepe Mahallesi’nde toprağa verilecek.
‘BİR GÜN EVDEN ÇIKMASAM HASTA OLUYORUM’
DHA’nın röportaj yaptığı Şenses, “Lise mezunuyum. Annem beni okuttu. Bu halime de şükrediyorum. Allah vergisidir. Sürekli Arka Sokaklar dizisini izliyorum. Bugüne kadar hiçbir bölümünü kaçırmadık. Arka Sokaklar dizisindeki ekiple tanışmak, onlarla sohbet etmek istiyorum. Zafer Ergin, Şevket Çoruh ve Özgür Ozan ile tanışmak, çay içmek istiyorum. Galatasaray ve Amedspor’u tutuyorum. Onlara merhaba demek en büyük hayalimdir. Annem bizi 4’üncü kattan aşağı indiriyor ve arkadaşlarımın yanına ara sıra da berbere gidiyorum, annem benimle geliyor. Eve de geldiğim zaman yine annem beni sırtına alıp 4 kat yukarı getiriyor. Günlük hayatım da böyle geçiyor. Asansörümüz olursa hem benim için hem de annem için rahatlık olur. Asansörümüz olursa arkadaşlarımızla daha fazla vakit ve parklarda daha uzun süre zaman geçireceğiz. Annemin sırtında gidip gelmek, ona da yük olmak çok zor. Benim ve kardeşlerimin hastalığı kemik erimesi. Tedavi olmak istiyorum. Arkadaşlarımla futbol ve voleybol oynamak istiyorum. Boş zamanlarımızda evde telefonla oynuyoruz. Ara sıra hikaye okuyoruz, televizyon izliyoruz. Başka türlü evde zaman geçirmek çok zor. Ben bir gün evden çıkmasam o gün hasta oluyorum” demişti.
Haber ve Kamera: Gıyasettin TETİK,Seyfettin EKEN/DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yıldırım, hastanede düzenlenen basın toplantısında, üniversite hastanesi olarak vatandaşlara en iyi şekilde hizmet vermeye çalıştıklarını belirtti.
Hastanelerinde Tekirdağ’ın yanı sıra İstanbul, Çanakkale, Edirne ve Balıkesir gibi kentlerden çok sayıda hastanın şifa bulduğunu anlatan Yıldırım, “Hastane 430 yatak kapasitesi ve 43 farklı bölümle hizmet vermeye devam ediyor. Normal hizmetlerimizin dışında sağlık turizmi için de gerekli görüşmelerimizi yaptık. Özellikle Balkan ve Avrupa ülkelerinden gelecek hastalara da hizmet vereceğiz.” dedi.
Yıldırım, aylık 50 bin muayene için randevu kanallarına 450 bin ile 500 bin talep geldiğini dile getirdi.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi bünyesinde Onkoloji Hematoloji ve Palyatif Bakım Hastanesi’nin yapımına gelecek yıl başlanacağını bildiren Yıldırım, bu hastanenin 95 yatak kapasitesinde olacağını aktardı.
Hastanenin bölgeye önemli bir hizmet sunacağını vurgulayan Yıldırım, “Modern ve depreme dayanıklı bir tesis olarak inşa edilecek Onkoloji ve Palyatif Bakım Hastanesi, Tekirdağ’a ve Marmara’ya hizmet verecek. Onkoloji hastalarında artış nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşanabiliyor. En kaliteli şekilde sağlık hizmeti sunulacak.” diye konuştu.
Toplantıya, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gülsüm Özkan ve başhekim yardımcıları da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mutluca köyü mevkisinde 01 ADG 693 plakalı otomobil ile 34 RU2845 plakalı otomobilin çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. 1’i ağır 6 yaralı, ilk müdahalenin ardından Beytüşşebap Devlet Hastanesine sevk edildi.
Yol daha sonra kontrollü bir şekilde ulaşıma açıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – ŞIRNAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yakakent Belediyesi zabıta ekipleri, ekmek ve unlu mamullerin sağlıklı ve hijyenik koşullarda üretildiğini kontrol etmek amacıyla fırınlara yönelik denetim yaptı.
İşletmelerin temizlik standardı, çalışanların kişisel hijyen kurallarına uyumu ve ürünlerin saklama koşullarını kontrol eden zabıta, ayrıca, gramaj denetimi de yapılarak, satışa sunulan ürünlerin belirtilen standartlara uygun olup olmadığına baktı.
Kontroller sırasında eksikleri bulunan işletmelere uyarıları yapılarak, belirtilen eksikliklerin en kısa sürede giderilmesi talep edildi.
Halk sağlığını korumak amacıyla gıda denetimlerine devam edileceği, işletmelerin gıda güvenliği standartlarına uyum sağlaması için gerekli destek ve bilgilendirmelerin sürdürüleceği bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Killik Mahallesi’nde bulunan özel bir zeytin işleme fabrikasında saat 15.00’da iş yeri bahçesinde bulunan plastik kasalar, henüz bilinmeyen bir nedenle yanmaya başladı. Olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri yangına kısa sürede müdahale ederek, yangının iş yerine ve çevreye yayılmasını önledi. Plastik kasaların yanında bulunan kamyonu kurtarmaya çalışan Erdal Korkmaz (55) isimli bir kişi ise dumandan etkilendi. İlk müdahalesi 112 ekiplerinin tarafından yapılan Erdal Korkmaz, Alaşehir Devlet Hastanesi acil servisine kaldırıldı. Erdal Korkmaz tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Jandarmanın yangınla ilgili tahkikatı devam ediyor. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Narkorehber eğitim faaliyeti kapsamında 441 vatandaşa eğitim verilirken, Narkogençlik faaliyetleri kapsamında 241 üniversite öğrencisine, Kolluk Görevlileri için Metamfetamin Eğitim Modülü kapsamında 47 polis memuruna eğitim verildi.
Narkonokta faaliyetleri kapsamında 77 vatandaşa broşür dağıtılarak UYUMA aplikasyonu ve NARVAS projeleri tanıtıldı. İlçe genelinde toplamda 806 kişiye bilgilendirme faaliyeti yapıldığı belirtildi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAHRAMANMARAŞ Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Tiyekli, yeni doğan çetesi soruşturmasının genişletilmesi gerektiğini belirtti. Deprem soruşturmalarını örnek gösteren Tiyekli, ” Kahramanmaraş’ta bir deprem oldu, inşaat şirketlerinin sahipleri o yıkılan binalardaki kusur nedeniyle tutuklandı. Niye bu hastane sahiplerine soruşturma yapılmıyor” dedi.
Kahramanmaraş Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Tiyekli, oda yönetimiyle birlikte basın toplantısı düzenledi. Yeni doğan çetesinin ortaya çıkması ve yürütülen soruşturmayı değerlendiren Tiyekli, olayın Türkiye’nin en büyük sağlık skandallarından biri olduğunu söyledi.
Yeni doğan çetesinin her yönüyle soruşturulması gerektiğini kaydeden Lütfi Tiyekli, “Yasak olmasına rağmen hastanelerin yoğun bakımlarını kiralıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin mevzuatının hiçbir yerinde hastanelerin yoğun bakım kiralanması diye bir mevzuat yok. Ama buna rağmen göz yumuluyor. İstanbulİl Sağlık Müdürlüğü tarafından buna göz yumuluyor veya görmezden geliniyor ve bu kişiler bütün kirli yolları kullanarak, çeşitli insanları satın alarak bu yoğun bakımları çalıştırmaya çalışıyorlar. Tabii amaç para kazanmak olduğu için de bu servislerde yetkin olan kişiler çalıştırılmıyor. Bu çete elemanları parayı düşündükleri için bu buldukları herkesi buralarda çalıştırmışlar ve sonuçta maalesef acı olarak yaşandı. Tabii bu olay belki savcımız tehdit edilmese ortaya bile çıkmayacaktı. Ama şu an ortaya çıktı, iyi ki de ortaya çıktı” diye konuştu.
Kahramanmaraş Tabip Odası olarak soruşturmanın sonunu nereye giderse gitsin, kime dayanırsa dayanırsın devam etmesinden yana olduklarını belirten Tiyekli, “Burada suçu olan kim varsa mutlaka yargılanması gerektiğini istiyoruz ve bu olayların çok iyi incelenmesini istiyoruz. Biliyorsunuz Kahramanmaraş’ta bir deprem oldu, inşaat şirketlerinin sahipleri o yıkılan binalardaki kusur nedeniyle tutuklandı. Şu anda bir kısmı da cezaevinde. Bu hastanelerde de canlarımız, çocuklar vefat etti. Peki bu şirket sahiplerinin sorunu yok mu? Aynı sorumluluk değil mi? Onlar da bilinçte bilinçli taksirle ölüme sebep oldu hastanelerde bilinçli taksirle ölüme sebep oldu. Niye bu hastane sahiplerine, kim olursa olsun soruşturma yapılmıyor? Biz bu soruşturmanın sonu ucu nereye giderse gitsin yapılması taraftarıyız. Bu işin mali boyutu da ele alınmalı. Kamunun uğradığı zarar bu hastane şirketlerinden tahsil edilmeli” dedi.
‘HASTANELERİN BÜTÜN İŞLEMLERİ DİDİK DİDİK EDİLMELİ’
Tiyekli, özel hastanelerin yeterince denetlenmediğini öne sürerek, şunları söyledi:
“Eğer bir kurum denetlenmiyorsa, yoğun bakımları kiraya veriliyorsa o hastanenin diğer birimlerine de bakmak lazım. Şimdi diğer birimlerini kim istetiyor bunların? Sadece yeni doğanla mı kayıtlı? Belki erişkin yoğun bakımda, yaşlı bakımlarda bunlarda yapılı. Bunları bilemiyoruz. Az önce de söyledim, yeni doğan yoğun bakım bir savcının tehdit edilmesiyle ortaya çıktı. Yoksa bizim belki bundan haberimiz bile olmayacaktı. Bu yüzden bu soruşturmalar yeni doğan soruşturması baz alınarak genişletilmeli ve ucu nereye giderse gitsin yapılmalı. O hastanelerin bütün işlemleri didik didik edilmeli. Bugün vatandaşın aldığı ilacı didik didik inceleyen, ‘Siz bu ilacı aldınız mı?’ diye telefon eden SGK oralara gidip ‘Siz bu işlemleri yaptınız mı?’ diye tek tek hesap sorulmalı. Yani orada eğer bu iş yeni doğanda yapıldıysa başka servislerde başka şekilde yapılmadığını kim garanti edebilir? Orada bir hırsızlık varsa bu hırsızlığın devamı olması da çok muhtemeldir.”
Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri’de 16 yaşındaki doğuştan böbrek hastası Tolgacan Yüksel, 6 senedir kadavradan nakil olabilmek için sıra bekliyordu. Babasının böbreğini bağışlayacağını söylemesi üzerine umutları yeşeren Tolgacan, hayallerine kavuştu. Yapılan tetkiklerde babası 50 yaşındaki Dursun Yüksel’in böbreği uyumlu çıkınca Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde nakil yapıldı. Babasının böbreği ile yeniden hayata tutunan Tolgacan, diyalizden önceki hayatına yeniden döndü. Yaşadığı süreci anlatan Tolgacan Yüksek; “6 senedir diyalize giriyorum. Nakil süreci zordu. Şimdi nakil oldum ve eskisi gibi hayatıma devam ediyorum. kadavradan nakil için bekledik ama çıkmadı. En son babam böbreğini verdi. Nakil için ameliyat oldum ve 2 ay bu süreç sürdü. Hiç beklemediğim anda oldu. Şimdi durumum iyi. İstediğim gibi gezebiliyorum, oynayabiliyorum. Diyaliz vücudu bitiriyor. Şimdi eskisi gibi iyiyim. Eski hayatıma devam ediyorum. Eğitimim de yarı da kalmıştı. Devam etmeyi düşünüyorum. İnsanlar da organ bağışlarlarsa iyi olur. O kadar kişi bekliyor. Hayatlarını kurtarabilirler. İnsanlar dua da kazanır” ifadelerini kullandı.
Baba Dursun Yüksel de; “Tolgacan’ı 16 senedir hastaneye götürüp getiriyorduk. Nakil için sıraya yazılmıştık. 6 senedir diyalize giriyordu. Çıkmayınca ben böbreğimi verdim. Bu şekilde hayatımızı sürdürüyoruz. Çok güzel duygu. Böbreğimi verdim ama aynı hayatıma devam ediyorum. Herkesin de bağış yapmasını isterim” dedi.
“Hayatının önemli bir kısmını sıkıntıyla geçirdi”
Erciyes Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Pediatri Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Yel de, “Tolgacan 1 yaşındayken kemik eğrilikleri ve kanında düşüklük gibi böbrek hastalığının belirtileri ile bize başvurmuştu. Çok erken yaşta böbrek yetmezliği geliştiği için hayatının önemli bir dönemini çeşitli sıkıntılar ile geçirdi. Son 6 yılda da çocuklarda kullandığımız karnına katater koyarak günlük karnına su verip alma şeklinde diyaliz yapıyorduk. Bunun da hastayı zorlayan tarafları var. Özellikle hastanın sosyal yönünü çok etkiliyor. Bu şekilde süreç geçirdikten sonra babasından böbrek nakli şansını yaşadık. Doku uyumu sağlandı ve çeşitli testlerden geçerek yakın zamanda nakil oldu. Ortak bir çalışma ve emekle Tolga’nın nakli gerçekleşti ve nakil sonrasında da çeşitli sıkıntılar açısından izlendi. Halen de takibimiz altında. Böbrek yetmezliğinde olan ve son döneme gelmiş olan hastaların tedavi şekilleri hemodiyaliz veya periton diyalizidir. Hiçbir diyaliz modalitesinin gerçek bir böbrek dokusunun yaptığı işi yaparak tam bir üre kreatinin temizliği sağlamayacağını da akıllarımızda bulundurmamız gerekir” şeklinde konuştu.
“Organ bağışını vasiyet edin”
Nakli gerçekleştiren uzmanlardan Erciyes Üniversitesi Genel Cerrahi Uzmanı ve Organ Nakil Cerrahı Doç. Dr. Tutkun Talih da, organ bağışını yaygınlaştırmak için bağışın vasiyet edilmesi gerektiğini söyleyerek; “Genel Cerrahi ve Bu durum Tolgacan için iyi bir şey. Babasının böbreği uydu ve taktık. Babası canından canını bağışladığı ama herkes Tolgacan gibi şanslı değil. Ülkemizde 30 bine yakın insan organ bekliyor. Ailelerinden birinin organı tutsun verir. O kişilerde beklemez ama olmayınca olmuyor. Bizim en büyük hedefimiz kadavralardan nakilleri artırmak. Birçok beyin ölümü oluyor ama bu hastaların birçoğu organ bağışında bulunmuyor. Bunu vasiyet etmemiz lazım. “Bir şey olursa organlarımı bağışlıyorum. Birileri benim organlarımla hayatını sürdürsünler. Onlar top oynarken, yürürken, işini yaparken onda beni görün” diye vasiyet edelim. Ben bunun denenmesi gerektiğine inanıyorum. Tolgacan’a da keşke babasından değil de kadavradan çıksaydı. Bu büyük bir emek. Çok büyük bir organizasyon” diye konuştu. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Isparta’nın Yalvaç ilçesinde, emekli Havacı Bando Astsubay Kıdemli Başçavuş Arslan Erdoğdu (64) hayatını kaybetti. Bir süre önce lösemi teşhisi konulan ve tedavi sürecine rağmen mücadeleyi kaybeden Erdoğdu, 5 çocuk babasıydı.
Yalvaç ilçesinden emekli polis memuru Yılmaz Arıkan da (74) mide kanseri nedeniyle yaşamını yitirdi. 4 yıl boyunca kanser tedavisi gören Arıkan, 2 çocuk babasıydı. Cenazeleri Devlethan Camii’ne getirilen Erdoğdu ve Arıkan’ın naaşları, burada düzenlenen törenle uğurlandı. Yapılan duaların ardından, Arıkan’ın cenazesi askeri törenle Görgü Orta mahalle mezarlığına defnedilirken, Erdoğdu’nun cenazesi ise Abacılar mahallesi mezarlığına defnedildi. – ISPARTA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saat 13.30 sıralarında Kocaeli’nin Körfez ilçesinde bulunan rafineride kompresör bakım çalışmaları sırasında patlama meydana geldi. Patlamanın ardından yangın çıkarken, rafineri ekipleri olaya anında müdahale etti. Hafif şekilde yaralanan 12 personel, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı.
Olay yerine giden Vali İlhami Aktaş, yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek patlama ile ilgili yetkililerden bilgi aldı. Aktaş, incelemelerin ardından DerinceEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geçerek, burada tedavi edilen 12 yaralıyı ziyaret etti. Genel durumları hakkında hastane yetkililerinden bilgi alan Vali Aktaş, yaralılara ve yakınlarına geçmiş olsun temennilerini iletti. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Novo Nordisk, Türkiye’de son dönemde artış gösteren sahte ilaçların yarattığı tehlikelere dikkati çekmek amacıyla basın toplantısı düzenlendi.
Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Klinik, Medikal ve Ruhsat Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır’ın ev sahipliğinde ve Türk Diyabet Cemiyeti Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva’nın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, sahte ilaçların güncel durumu verilerle ortaya koyulurken eczaneden alınmayan ilaçların hastalar için yarattığı tehlikelere dikkati çekildi.
Toplantıda konuşan Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Klinik, Medikal ve Ruhsat Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır, sahte ilaçların dünya genelinde artan bir sorun olduğuna işaret ederek, “Bugün küresel sahte ilaç pazarının yıllık 200 milyarla 432 milyar dolar değerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu, yaklaşık 150 ülkenin yıllık ekonomisinden daha büyük bir rakam. Yine bu veriler, düşük ve orta gelirli ülkelerde tahminen her 10 ilaçtan 1’inin merdiven altı veya sahte olduğu anlamına geliyor. Sahte ilaç kullanımı nedeniyle dünya genelinde her yıl 1 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.” diye konuştu.
İlaç Güvenliği Enstitüsü’nün (Pharmaceutical Security Institute) verilerine göre, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrasya Bölgesi’nin dünyada yasadışı ilaç faaliyetlerinin en yüksek olduğu bölgeler arasında 5’inci sırada yer aldığını dile getiren Bahadır, dünyadaki artış eğilimine paralel olarak, son dönemde Türkiye’de de özellikle diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan enjeksiyon kalemlerinin sahte versiyonlarında dikkati çekici bir artış gözlemlediklerini söyledi.
“Hastalar ve hasta güvenliği en büyük önceliğimiz”
Bahadır, “Sahte ürün tehlikesine karşı ilaçların hekim kontrolünde kullanılması konusunda bilincimizi artırmamız gerekiyor. Novo Nordisk olarak kurulduğumuz günden bugüne, hastalar ve hasta güvenliği en büyük önceliğimiz. Aradan geçen bir asır sonunda hasta hayatlarını iyileştirmek için tedavi alanlarımızda çığır açan bilimsel atılımlara öncülük etmeyi sürdürmeye ve bunu yaparken de hasta güvenliğinden ödün vermemeye kararlıyız. Bu yaklaşımla, insanlık tarihinin en eski suçlarından biri olan ve hasta güvenliğini tehdit eden sahte ilaçlarla mücadeleye küresel ve ulusal ölçekte devam ediyoruz. ” ifadelerini kullandı.
İlaçların doktor kontrolünde kullanılmasının ve eczaneden temin edilmesinin hayati önem taşıdığının altını çizen Bahadır, hasta güvenliğini tehdit eden sahte ilaç tehlikesine karşı hem sağlık profesyonelleri hem de hastalar için bilinçlendirme faaliyetleri yürüttüklerinin bilgisini verdi.
Bahadır, kısa bir süre önce sahte ilaç kullanmanın riskleri hakkında “İlaç Sahteye Gelmez” sloganıyla farkındalığı artırmayı amaçlayan sosyal medya kampanyasını yayına aldıklarını açıklayarak, şöyle konuştu:
“Sahte ürünlerden korunmanın en güvenli yolu, doktor kontrolünde ilerlemek. İlaç Sahteye Gelmez kampanyası kapsamında, internet sitelerinden, elden ve sosyal medya üzerinden ilaç satışı yapanlara itibar edilmemesinin ve ilaçların yalnızca eczanelerden temin edilmesinin gerçek anlamda hayati önemini hatırlatmak istedik. Bu kampanyanın kamuoyunda dikkati çekerek hasta güvenliği için önemli bir farkındalık yaratacağına inanıyoruz. Öte yandan haber aldığımız her sahtecilik vakasını geçerli mevzuata uygun olarak araştırıyor ve yetkili yerel makamlara bildiriyoruz. Mücadelemizi destekleyici fiziksel araştırmalar da yürütüyoruz. Bu mücadelemizde yalnız değiliz. Türkiye’de konuyu bizim kadar önemseyen sağlık makamları, eczaneler ve sağlık mesleği mensuplarıyla yakın diyalog ve işbirliği içindeyiz. Devletimiz de sahte ilaç konusunu son derece ciddiye alıyor ve bütün gücüyle bu konuyla mücadele ediyor. Sahte ilaç faaliyetleri artıyor ancak onunla doğru orantılı olarak mücadele de güçleniyor. Tüm kolluk kuvvetleri seferberlik halinde sahte ilaç operasyonları düzenliyor ve bu suçlulara göz açtırmıyor.”
“Türkiye’de halihazırda her 3 yetişkinden 1’i obeziteli, 1’i ise fazla kilolu”
Türk Diyabet Cemiyeti Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva, obezite ve zayıflama tedavilerine yönelik tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük talep olduğunu anlattı.
Bu durumun obezitenin gittikçe daha fazla insanı etkilemesinden kaynakladığını vurgulayan Siva, sözlerine şöyle devam etti:
“Bugün küresel olarak 2 milyardan fazla yetişkinin aşırı kilolu, 800 milyondan fazlasının ise obeziteli olduğu biliyoruz. 18 yaşın üzerindeki bireylerin yaklaşık yüzde 40’ı aşırı kilolu, yüzde 13’ü ise obeziteyle mücadele ediyor. Daha da önemlisi, obezitenin çocukları giderek artan bir hızla etkilemesi. Günümüzde 5-19 yaş grubundaki çocuk ve gençlerde kilo fazlalığı oranı yüzde 20’ye yaklaşmış durumda. Gereken önlemler ivedilikle alınmazsa 2030 yılına kadar dünyadaki obeziteli kişi sayısının iki kat artarak 1 milyarı geçeceği ve her iki kişiden birinin kilo sorunu yaşayacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde de durum hiç iç açıcı değil. Türkiye’de halihazırda her 3 yetişkinden 1’i obeziteli, 1’i ise fazla kilolu. ve ne yazık ki yine bu verilere göre, Avrupa sıralamasında birinci sırada yer alıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, Türkiye, obezitenin en hızlı arttığı ülkeler arasında yer alıyor. Aynı rapor, 2060’a kadar küresel obezite oranının yüzde 70’e ulaşacağını öngörürken, Türkiye’deki obezite oranının ise yüzde 94’e çıkabileceğini söylüyor.”
Son dönemde obezite tedavisinde doktor kontrolü olmadan, eczaneler dışında ticareti yapılan enjeksiyon kalemlerinin kullanımının artmasının da bundan kaynaklandığını belirten Siva, reçetesiz bir şekilde, ağırlıklı olarak internetten temin edilen bu ilaçlarda sahtelere rastladıklarının bilgisini paylaştı.
Siva, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Denetimsiz üretilen ve zayıflama amacıyla kullanılan sahte ilaçlar toksik kimyasallar, ağır metaller, bakterilerle kontamine bileşikler, sibutramin, tiroid hormonu, iyot gibi bazı aktif maddeleri, efedrin, amfetamin gibi uyarıcıların toksik ve zararlı dozları dahil pek çok maddeyi içerebilmektedir. Sahte ilaçlar, hafif yan etkilerden yaşamı tehdit eden durumlara kadar geniş bir yelpazede sağlık riskleri taşıyor. Aşırı iyot veya tiroid hormonu içeren ilaçları kullandığı için hipertiroidi gelişen ve bu nedenle başvuran olgularımın sayısı hiç de az değil. Aşırı tiroid hormonuna bağlı çarpıntı, tansiyon yüksekliği, ellerde titreme, terleme ve aşırı sinirlilikle gelen obeziteli hastalarımın sayısındaki artış, sahte ilaçlarla ilgili durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre Malatya istikametinden Adıyaman istikametine gitmekte olan Abbas Bozkurt idaresindeki 34 FGD 621 plakalı otomobil sürücüsü Çelikhan yol kavşağına dönmek istediği esnada karşı istikametten gelen Cuma Turşu idaresindeki 31 ATS 201 tır sürücüsü ile çarpıştı yaşanan kazada hafif ticari araçta yolcu olarak bulunan Sevim Bozkurt yaralandı. Yaralı ihbar üzerine Kaza yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından Doğanşehir Devlet hastanesine kaldırıldı.
Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın Mudanya ilçesinde sürücüsünün geri manevra yaptığı hafif ticari araç, sokakta yürüyen yayaya çarptı. O anlar, kameraya yansıdı.
Kaza, saat 11.00 sıralarında Ömerbey Mahallesi 2’nci Pınar Sokak’ta meydana geldi. Sürücüsünün geri manevra yaptığı hafif ticari araç, sokakta yürüyen yayaya çarptı. Yaya yaralanırken, sürücü çevredekilerin uyarısıyla aracı durdurdu. İhbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yaralı ambulansla kaldırıldığı Mudanya Devlet Hastanesi’nde tedaviye alındı. Kaza güvenlik kamerasına yansırken, soruşturma başlatıldı.
Haber: Yiğithan HÜYÜK Kamera: MUDANYA (Bursa),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nuri PakdilEdebiyat Müze Kütüphanesi’nde açılan sergide toz, pastel ve karakalem dallarından yapılan 41 eser yer aldı.
Serginin açılış kurdelesi Ankara Valisi Vasip Şahin, Adalet Bakan Yardımcısı Hurşit Yıldırım, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un eşi Şengül Kurum tarafından kesildi.
Vali Şahin, burada yaptığı konuşmada, Şair ve Yazar Nuri Pakdil’e atıfta bulunarak, “Nuri Ağabeyin isminin verildiği bir mekanda, Kudüs sergisinin açılmasının bambaşka bir anlamı var.” ifadelerini kullandı.
Sergide katkısı bulunan sanatçılara teşekkür eden ve Kudüs’ün manevi önemine değinen Şahin, şunları söyledi:
“Kudüs bizim açımızdan, kültürümüz açısından, canımız kadar önemli. Birinci kıblemiz, ikinci mukaddes beldemiz. Dolayısıyla Kudüs’ün bugün sadece bir şehir olmaktan, bir coğrafya olmaktan çok öte anlamı var. Bugün çektiğimiz ızdırabın da altında yatan bu anlamıdır.”
Ressam Merve Kösdağ da Filistin halkının bütün zorluklara ve uğradıkları soykırıma gösterdiği direnişe dikkati çekerek, “Burada zulüm altında mücadele eden insanlar, bütün dünyaya Müslümanca bir duruş sergilediklerini göstermektedir.” dedi.
“Şehrim Kudüs” resim sergisi, 9 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bitlis Eren Üniversitesi Rahva Yerleşkesi içerisinde bulunan kız yurdu önünde toplanan yaklaşık 150 kişi, ellerinde meşalelerle mehteran takımının çaldığı marşlar eşliğinde yürüyüş yaptı. Yaklaşık 2 kilometre yürüyen gençler, daha sonra kendileri için hazırlanan Kış Bahçesi’ndeki ateşin etrafında ısındı.
Türk Kızılay Bitlis Şube Başkanı Ali Cengiz, Kızılay’ın kuruluşu çerçevesinde bir haftalık etkinliklerin son gününde gençler ve gönüllülerle birlikte meşaleli yürüyüş yapıldığını belirterek, etkinliklere katkıda bulunan Bitlis Eren Üniversitesi Rektörlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve gönüllülere teşekkür etti. Cengiz, “Bugün Kızılay Haftamızın etkinliklerinin son gününü meşaleli ve mehteranlı bir yürüyüşle tamamlamayı düşündük. Üniversitemizden, Belediyemizden destek alarak gençlerimizi yurtlardan ve kampüs içerisinden toplayarak Sağlık Bilimleri Fakültemizin önünden bu alanımıza kadar yürüyüş yaptık. Ellerimizde meşaleler, bayraklar ve Kızılay bayrakları vardı. Amacımız Kızılay Haftası’nın üniversite içerisindeki kardeşlerimiz tarafından da bilinmesi, duyulmasıydı. Güzel bir katılımla programımızı tamamladık. Emeği geçen tüm gönüllülerimiz, gençlerimiz ve destek veren kurumlarımıza teşekkür ediyoruz” dedi. – BİTLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galibiyete 90+12. dakikada Amrabat’ın attığı gol ile ulaşan Fenerbahçe, lider Galatasaray’ın bay geçtiği haftayı kayıpsız geçerek zirve takibini sürdürdü.
Ligde puanını 23’e yükselten ve 2. sıraya yerleşen sarı-lacivertli takım, son dakikada attığı gol ile zorlu Trabzon deplasmanında güldü.
Karşılaşmada Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren golleri Fred, Dzeko ve Amrabat atarken ev sahibi takımın golleri ikisi de penaltıdan olmak üzere Banza’dan geldi.
SON SANİYE GOLÜ TARAFTAR KAMERALARINDA
Trabzonspor-Fenerbahçe maçı son saniyeye kadar büyük heyecana sahne oldu. Amrabat’ın son saniye golü ise Fenerbahçelileri sevinçten adeta uçurdu.
Birçok Fenerbahçe taraftarı da bu anı videolarla ölümsüzleştirdi.
Fenerbahçe’nin son dakika golüyle kazandığı galibiyetin ardından taraftar sayfası 12 Numara, “Taraftarlarımızdan Ricamızdır” diyerek gol sevinçlerini paylaşmasını istedi.
O paylaşımın ardından ilginç sevinçler ortaya çıktı.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenerbahçe forması giyen Cenk Tosun, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.
Deneyimli futbolcu, teknik direktörü Jose Mourinho’nun Trabzon’da attıkları 3. golün ardından sahaya girdiği ve sevindiği anları paylaştı.
Cenk Tosun, bu paylaşımına İngilizce ve Türkçe olarak, “Mister burada sahalar Premier Lig’deki gibi değil aman dikkat” ifadelerini yazdı.
SOSYAL MEDYA YIKILDI
Cenk’in bu paylaşımı sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.

Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FAUL GEREKÇSİYLE İPTAL EDİLDİ
Maçın büyük bölümünde daha etkili olan ve birçok gol pozisyonuna giren Trabzonspor’da Okay Yokuşlu, 37. dakikada sağ kanattan kullanılan kornerde kafa vuruşunu yaparak topu ağlara gönderdi fakat hakem Oğuzhan Çakır, Okay’ın kafa vuruşundan önce Mert Müldür’e faul yaptığını belirterek golü iptal etti. Trabzonsporlu futbolcular gol için itirazda bulunsa da hakem oyunu serbest vuruşla devam ettirdi.
İşte o pozisyon;
GÖRÜNTÜ: BEIN SPORTS
GÖRÜNTÜ: BEIN SPORTS
5 DAKİKA SONRA FENERBAHÇE ATI
Fenerbahçe, tartışmalara neden olan bu pozisyondan 5 dakika sonra öne geçti. Trabzonspor’da Edin Visca, kendi yarı alanının sağında Mert Müldür’e kaptırdığı top sonrası Fenerbahçe kontra atağa çıktı. Mert, sol kanattaki En Nesyri’ye pasını verdi. En Nesyri’nin ceza sahasına yerden açtığı ortada Fred, düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. Sarı-lacivertliler, bu golle ilk yarıyı 1-0 önde kapattı.
TRABZONSPOR’DAN SERT TEPKİ
Trabzonspor, 1-0 geride kapattığı Fenerbahçe maçının devre arasında Okay Yokuşlu’nun attığı golün iptal edilmesine tepki gösterdi. Bordo-mavililerden yapılan paylaşımda, “Beceriksiz, amatör, iş bilmez bir hakemin tertemiz golümüzü iptal etmesiyle ilk yarıyı 1-0 geride tamamladık” ifadeleri kullanıldı. Öte yandan Karadeniz ekibi, iptal olan golün videosunu da paylaşarak “Bravo” notunu düştü.
İşte o paylaşımlar;


Oğuzhan ÇakırOkay YokuşluOkay YokusluMert MüldürTrabzonsporFenerbahçeFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BU İŞ KARPUZA BENZER”
Maç hazırlıkları hakkında konuşan Mourinho, “Nasıl bir Fenerbahçe göreceğiz, bilemiyorum ama takımımdan neyi görmek istediğimi biliyorum. Neye hazırlandığımızı biliyorum. Nasıl hazırlandığınız bir şey, sahada ne olduğu başka bir şeydir. Bunu karpuza benzetebiliriz. Tadının iyi olup olmadığını açınca bilirsiniz. Bu maçta 3 sonuç var ama biz hazırlıklarımızı kazanmak için yaptık” ifadelerini kullandı.
“TRABZONSPOR GERÇEK POTANSİYELİNDEN UZAK”
Trabzonspor’un durumunu değerlendiren Jose Mourinho, “Kazanmaya ihtiyacı var Trabzonspor’un, istedikleri yerden ve gerçek potansiyellerinden uzaklar. Burada önemli olan konu, nasıl kazanmak isteyecekler? Agresif oyunla mı inisiyatifi verip kontrataklar mı? Duran toplarda güçlüler. Nasıl bir strateji izleyeceklerini göreceğiz. Maçın ilk dakikalarında nasıl oynayacaklarını dikkatlice izleyeceğim” dedi.
Jose MourinhoTrabzonsporFenerbahçeFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İKİ TAKIMIN DURUMU
Ligde oynadığı 9 maçta 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi yaşayan sarı-lacivertli ekip, 20 puanla üçüncü sırada yer alıyor. Samsunspor beraberliğinin ardından önce UEFA Avrupa Ligi’nde Manchester United’la 1-1 berabere kalan Jose Mourinho’nun ekibi, ardından ligde Sipay Bodrum FK’yi 2-0’lık skorla geçmeyi başardı. Lider Galatasaray’ın bay geçtiği haftayı kayıpsız atlatmak isteyen Fenerbahçe, zirveyle arasındaki puan farkını da 5’e indirmeyi hedefliyor.
Ligde ilk 9 maçta 12 puan ile 9. sırada yer alan, en son Göztepe deplasmanından 2-1’lik mağlubiyetle dönen bordo-mavililer ise, Fenerbahçe karşısında kazanarak hem moral bulmak hem de üst sıralara doğru tırmanmak istiyor.
İLK 11’LER
Trabzonspor: Uğurcan, Malheiro, Mendy, Denswil, Eren, Lundstram, Okay, Visca, Ozan, Nwakaeme, Banza.
Fenerbahçe: Livakovic, Osayi, Djiku, Çağlar, Mert, Fred, Amrabat, Tadic, Szymanski, Saint-Maximin, En-Nesyri.
EKSİKLER
Trabzonspor maçı öncesinde Fenerbahçe’de 2 isim forma giyemeyecek. Sakatlığı bulunan Cengiz Ünder ve Jayden Oosterwolde, takımı yalnız bırakacak. Samsunspor maçında yaşadığı sakatlık sebebiyle Hollanda’da ameliyat edilen Oosterwolde, uzun süre formasından uzak kalacak. Karadeniz ekibinde ise sakatlıkları bulunan Serdar Saatçı ile Serkan Asan, kadroda yer almayacak.
FENERBAHÇE TARAFTARI TRABZONDA YOK
Fenerbahçe taraftarı, Trabzonspor deplasmanında takımını destekleyemeyecek. Geçen sezon Fenerbahçe’nin 3-2 kazandığı karşılaşmanın ardından olaylar çıkmıştı. Trabzon İl Güvenlik Kurulu, ev sahibi ekibin talebi doğrultusunda karşılaşmaya sarı-lacivertli taraftarların alınmamasına karar verirken, müsabakada 3 bin 500 görevlinin yer alacağı belirtildi.
DEV REKABETTE 136. RANDEVU
Trabzonspor ile Fenerbahçe Trendyol Süper Lig’de yapacakları maçla 136. kez karşı karşıya gelecek. Ligin 11. haftasında Papara Park’ta kozlarını paylaşacak iki ekip, ligde ise bugüne dek 102 kez karşılaştı. Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadı’nda 13 Şubat 1974’te yapılan ve 0-0 sonuçlanan Türkiye Kupası çeyrek final maçıyla başlayan 50 yıllık rekabette, galibiyet sayısında Fenerbahçe’nin 8 farklı üstünlüğü bulunuyor. Rekabette 102 lig, 14 Türkiye Kupası, 9 özel, 4’er Cumhurbaşkanlığı Kupası ve Başbakanlık Kupası ile 2 TSYD Kupası olmak üzere toplam 135 maçtan 52’sini sarı-lacivertli ekip kazanırken, Trabzonspor 44 galibiyet elde etti. 39 müsabakada taraflar eşitliği bozamadı. Bu maçlarda Fenerbahçe 173 gol atarken, Trabzonspor 154 gol sevinci yaşadı.
FENERBAHÇE LİGDE ÖNDE
İki takım lig tarihinde 102 kez karşı karşıya gelirken, bu maçlarda Fenerbahçe’nin rakibine karşı 41-27 üstünlüğü bulunuyor. İki takım ligdeki 34 maçta ise puanları paylaştı. Lig maçlarında Fenerbahçe’nin 137 golüne Trabzonspor 108 golle karşılık verdi.
FIRTINA TRABZON’DA ÜSTÜN
İki takım arasında Trabzon’da yapılan maçlarda bordo-mavili takımın üstünlüğü bulunuyor. T Trabzon’da oynanan resmi ve özel toplam 57 maçta Trabzonspor 25, Fenerbahçe 19 galibiyet alırken, taraflar 13 karşılaşmada eşitliği bozamadı. Bu müsabakalarda Trabzonspor 69, Fenerbahçe 62 gol attı. Ligde ise Trabzon’daki 51 maçtan 20’sini bordo-mavili takım kazandı, sarı-lacivertliler 19 galibiyet elde etti, 12 müsabaka beraberlikle sonuçlandı. Trabzon’daki lig maçlarında Fenerbahçe 60, Trabzonspor ise 59 gol kaydetti.
EN FARKLI GALİBİYETLER
Fenerbahçe, Trabzonspor’u 5 Mart 1989’da Kadıköy’deki lig maçında 5-1, 2015-2016’da da Trabzon’da yarıda kalan lig müsabakasında 4-0 yendi. Trabzonspor ise Fenerbahçe karşısında tarihindeki en farklı skorlu galibiyetlerini, 11 Ağustos 1992’de Kadıköy’de Şenol Çorlu’nun jübile maçında 4-1, 26 Aralık 1976 ve 9 Mart 1991 tarihlerinde de Trabzon’daki lig maçlarında 3-0’lık sonuçlarla aldı.
EN GOLLÜ MAÇLAR
İki takım arasındaki en gollü maç, 6 Ekim 1990’da Fenerbahçe Stadı’nda yapıldı. Toplam 8 gol atılan lig mücadelesinde Trabzonspor, Fenerbahçe’ye 5-3 üstünlük kurdu. Bordo-mavililer ayrıca, 21 Mayıs 1994’te Ankara 19 Mayıs Stadı’nda oynanan Başbakanlık Kupası maçında ve 6 Nisan 1997’de Trabzon’daki lig müsabakasında rakibini 4-3’lük skorlarla mağlup etti.
Fenerbahçe ise 17 Ekim 1992’de Hüseyin Avni Aker Stadı’nda oynanan lig maçından 4-3 galip ayrılıp, 2000-2001 sezonunda İstanbul’daki lig mücadelesini de 5-2 kazandı. İki takımın geçen yıl ligde karşı karşıya geldiği 2 maç da 3-2 sonuçlandı. Trabzonspor, Kadıköy’de rakibini 3-2 mağlup edip ligdeki tek yenilgisini aldırırken, Fenerbahçe de Trabzon’dan 3-2’lik galibiyetle ayrılmıştı.
Trendyol Süper LigTrabzonsporFenerbahçeTrabzonFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BODRUM FK MAÇI SONRASI GÖREVİ BIRAKTI
Ligde son üç maçını kaybeden ve son olarak Bodrumspor ile golsüz berabere kalan Alanyaspor’da Fatih Tekke görevi bıraktı. Bu sezon Tekke yönetiminde sadece Adana Demirspor ve Çaykur Rizespor’u mağlup eden Akdeniz ekibi, 10 puan toplayabildi.
“OYUNCULAR SPONTANE OYNUYOR”
Fatih Tekke’nin açıklamaları şu şekilde;
“Camiaların bazen bazı şeylere ihtiyacı oluyor. Son 2-3 haftadır benim açımdan, içeride karar vermemi sağlayan… Oyunun son 30 dakikadaki oyuncuların spontane oynama isteği, bir önceki maçtaki aynı davranışlar, oyuncular bilerek yapmıyor, bu bizim hoşumuza giden bir şey değil. Set hücumlarımız çizili, 1 senedir tekrar ediyoruz. Kimsenin haberi yok ama görevimden ayrılıyorum. Bence böyle olması lazım. Bizler bazen teknik adamlar başarıyı kabulleniyorsak… 1 sene geçti Alanyaspor’da, değerli anılarımız oldu. Oyuncuların spontane oynama isteği var. Alanyaspor’un süresi var, bay ve milli takım arası. Buraya layık olan bir teknik adamın gelmesi için bu kararı veriyorum. Olması gereken bu. Alanyaspor camiasına, başkanımıza, oyuncu kardeşlerime, özellikle tesiste 1 sene boyunca kaldığımız çaycısından bekçisine şoföründen ablalara kadar güzel günler geçti. Başarısızlığı kabul etmek lazım. Alanyaspor için kolay gözükmüyor. Tek neden ben değilim ama bu oyuncuların ağabeyi, antrenörü benim. Ben de bu kararı alıyorum. En uygun karar bu. İnşallah hayırlısı olur. Alanya her zaman kalbimizde kalacak. Sorunlar düzelmesi gerekirken düzelmiyor, bir tıkanıklık var. Yönetimimizin önünü açmak istedim. Kararım bu.
“ADETULLAHA DENK DÜŞME MESELESİ VAR”
1 yıldır buradayız. Kötü oynadığımız oyun sayısı 3-4’ü geçmez. Oyunculara, oyuna değer veriyoruz. Onla ilgili bir sıkıntı yok. Sonuç üzerinden bazen oyuncuların da rahatlaması gerekiyor. Biz oyunu her anını, hemen hemen her anını planlı, organizasyonlu geçirmek isteyen bir teknik adamız. O yüzden çok tekrar yapıyoruz. Geçen haftadan beri açıklamalarımla oyuncularımızla konuştuk. Bu maç kötü bittiği halde durumlar ortada olacak. Yönetim kurulumuzun, başkanımızın bize olan güveni tamdı. Fatih Tekke olarak böyle olması gerekiyor. Bu bir güven tazeleme değil. İnşallah şu andan itibaren Alanyaspor için dışarıdan dua edebilirim. Alanyaspor ile ilişkimiz gayrı resmi kesildi. Bakalım hayat bizi nerelere götürecek. Adetullaha denk düşme meselesi var. Beklediğimin altında kaldık, 9-10 puan iyi değil, 15 puan lazımdı en kötü. Bazen, bazen değil benim için her şey nasip kısmet. Çalışmaya devam. Bakalım ne olacak, hayırlısı olsun.”
ALANYASPOR RAKAMLARI
Alanyaspor’un başında 40 maça çıkan Fatih Tekke, bu karşılaşmalarda 12 galibiyet, 16 beraberlik ve 12 mağlubiyet alarak 1.30 puan ortalaması yakaladı.
Trendyol Süper LigAdana DemirsporFatih TekkeRizesporAkdenizBodrumAlanyaFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MOURINHO SAHAYA DALDI
Fenerbahçe‘nin teknik direktörü Jose Mourinho, Amrabat’ın golünün ardından takımıyla birlikte büyük bir sevinç yaşadı ve sahaya girdi. Portekizli teknik adam, ilk anda golü kaleci Dominik Livakovic ile golü kutladı. Daha sonra bütün futbolcular bu sevince ortak oldu.
GÖRÜNTÜ: BEIN SPORTS
GÖRÜNTÜ: BEIN SPORTS
MAÇ BİTİNCE DE HAVAYA UÇTU
Trabzon deplasmanında çok kritik bir 3 puan kazanan Fenerbahçe’de Mourinho, karşılaşmanın bitiş düdüğünün ardından da büyük bir sevinç yaşadı. Tecrübeli çalıştırıcının yumruğunu havaya kaldırarak ve zıplayarak soyunma odasının yolunu tuttuğu görüldü.

Trendyol Süper LigSofyan AmrabatJose MourinhoTrabzonsporFenerbahçeTrabzonFutbolSporSon Dakika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OLTA HAREKETİ YAPTI
Karşılaşma öncesinde sahaya ayak basan Portekizli teknik adam, futbolcularıyla orta sahanın ortasında sohbet ettiği esnada olta işareti yaptı. Mourinho ve sarı-lacivertli futbolcuların gülerek karşıladığı bu anlar yayıncı kuruluşun kameralarına da yansıdı.
GÖRÜNTÜ: BEIN SPORTS
GÜNDEM OLDU
Jose Mourinho’nun bu hareketi, kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Olay anına ait görüntüler sarı-lacivertli taraftarlar tarafından defalarca paylaşıldı ve yorum yağmuruna tutuldu. Trabzonsporlular ise Portekizli çalıştırıcının bu hareketini büyük tepki gösterdi.
İrfan Can EğribayatJose MourinhoTrabzonsporFenerbahçeFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TRABZONSPOR’UN GOLÜ İPTAL OLDU
Maçın büyük bölümünde daha etkili olan ve birçok gol pozisyonuna giren Trabzonspor’daOkay Yokuşlu, 37. dakikada sağ kanattan kullanılan kornerde kafa vuruşunu yaparak topu ağlara gönderdi fakat hakem Oğuzhan Çakır, Okay’ın kafa vuruşundan önce Mert Müldür’e faul yaptığını belirterek golü iptal etti. Trabzonsporlu futbolcular gol için itirazda bulunsa da hakem oyunu serbest vuruşla devam ettirdi.

TRABZONSPOR’DAN DEVRE ARASI SERT TEPKİ
Trabzonspor, 1-0 geride kapattığı Fenerbahçe maçının devre arasında Okay Yokuşlu’nun attığı golün iptal edilmesine tepki gösterdi. Bordo-mavililerden yapılan paylaşımda, “Beceriksiz, amatör, iş bilmez bir hakemin tertemiz golümüzü iptal etmesiyle ilk yarıyı 1-0 geride tamamladık” ifadeleri kullanıldı. Öte yandan Karadeniz ekibi, iptal olan golün videosunu da paylaşarak “Bravo” notunu düştü.

5 DAKİKA SONRA FENERBAHÇE ATI
Fenerbahçe, tartışmalara neden olan bu pozisyondan 5 dakika sonra öne geçti. Trabzonspor’da Edin Visca, kendi yarı alanının sağında Mert Müldür’e kaptırdığı top sonrası Fenerbahçe kontra atağa çıktı. Mert, sol kanattaki En Nesyri’ye pasını verdi. En Nesyri’nin ceza sahasına yerden açtığı ortada Fred, düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi. Sarı-lacivertliler, bu golle ilk yarıyı 1-0 önde kapattı.

TRABZONSPOR PENALTIDAN YAKALADI
Maçın 52. dakikasında Okay Yokuşlu ile Alexander Djiku arasındaki pozisyon sonrası Trabzonspor penaltı kazandı. Köşe vuruşunda Okay Yokuşlu’nun ceza alanı içinde çektiği şuta müdahale etmek isteyen Djiku, rakibini düşürdü.Pozisyonun ardından oyuna sağlık ekipleri dahil oldu ve iki oyuncuya da tedavi yapıldı. VAR’dan gelen uyarı sonrası hakem Oğuzhan Çakır, Trabzonspor lehine penaltı noktasını gösterdi. 59. dakikada topun başına geçen Simon Banza durumu 1-1’e getirdi.

DJIKU SAKATLANDI
Alexander Djiku, karşılaşmanın 55. dakikasında Okay Yokuşlu’ya yaptığı penaltıda sakatlandı. Djiku bu sakatlığının ardından sekerek oyundan çıkmak zorunda kaldı. Deneyimli stoper, maçın 57. dakikasında yerini Rodrigo Becao’ya bıraktı.

FIRTINA BİR PENALTIYLA DAHA ÖNE GEÇTİ
Maçın 60. dakikasında ceza alanında topla buluşan Simon Banza, Çağlar Söyüncü ile girdiği mücadelede yerde kaldı ve penaltı bekledi. VAR hakemi Atilla Karaoğlan’ın 64. dakikada Oğuzhan Çakır’ı pozisyonu izlemeye davet etti ve pozisyonu inceleyen Çakır penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen Simon Banza 67. dakikada durumu 2-1’e getirdi.

DZEKO SKORU EŞİTLEDİ
Fenerbahçe, 75. dakikada beraberliği yakaladı. Kostic’in sol kanattan ceza sahasına açtığı ortada Trabzonspor savunmasında Denswil topu karşıladı fakat ceza sahasına düşen top İrfan Can’ın önünde kaldı. İrfan Can, yaşanan karambolde 6 pasın soluna pasını verdi. Arka direkte bulunan Dzeko, yaptığı vuruşla topu ağlara gönderdi ve skor 2-2’ye geldi.

FENERBAHÇE PENALTI BEKLEDİ
Fenerbahçe, Trabzonspor maçının 83. dakikasında penaltı bekledi. Köşe vuruşlu sırasında topun Çağlar’dan önce Simon Banza’nın eline çarptığı itirazında bulunan Fenerbahçeliler, yoğun penaltı itirazında bulundu. Hakem Oğuzhan Çakır, VAR hakemi Atilla Karaoğlan’ın 1 dakikalık incelemesinin ardından oyunun devam etmesini istedi. Jose Mourinho, bu karar sonrası kenarda çok sinirlendi.

AMRABAT SON SANİYEDE GALİBİYETİ GETİRDİ
Maçın 90+12. dakikasında Fenerbahçe, Sofyan Amrabat ile 3-2 öne geçti. Kalan dakikalarında başka gol sesi çıkmadı ve karşılaşma 3-2 Fenerbahçe’nin üstünlüğü ile sona erdi.

FENERBAHÇE ZİRVE TAKİBİNİ SÜRDÜRDÜ
Bu sonuçla birlikte Fenerbahçe puanını 23’e yükseltirken, Trabzonspor 12 puanda kalmış oldu. Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki puan farkı 5’e inmiş oldu. Ligin bir sonraki maç haftasında Fenerbahçe evinde Sivassspor ile karşılaşırken, Trabzonspor deplasmanda Çaykur Rizespor ile karşılaşacak.

SÜPER LİG PUAN DURUMU
Trendyol Süper LigAlexander DjikuÇağlar SöyüncüOkay YokusluTrabzonsporGalatasarayFenerbahçeEdin DzekoSon Dakika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PENALTIDA SAKATLANDI, SEKEREK ÇIKTI
Karşılaşmanın 55. dakikasında Alexander Djiku ceza sahasında Okay Yokuşlu’ya müdahalesinin ardından bordo-mavililer penaltı kazandı. Sarı-lacivertli takımda sakatlanan Djiku oyundan çıkmak zorunda kaldı. Fenerbahçe’de Alexander Djiku, maçın 57. dakikasında yerini Rodrigo Becao’ya bıraktı.
GÖRÜNTÜ: BEIN SPORTS
Alexander DjikuOkay YokuşluTrabzonsporFenerbahçeFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
NDAO KARİYERİNDE İLK KEZ HAT-TRICK YAPTI
Konyaspor‘a galibiyeti getiren tüm goller Alessane Ndao’dan geldi. Profesyonel kariyerinde ilk kez hat-trick yapan Ndao, 32, 50 ve 74. dakikalarda fileleri havalandırdı. RAMS Başakşehir’in ilk golü 45+1’de Jerome Opoku’dan geldi. Penaltıda kaleci Jakub Slowik’i geçemeyen Opoku, dönen topu filelere gönderdi. İstanbul temsilcisinin ikinci golünü 90+3. dakikada Krzysztof Piatek attı.

RECEP UÇAR GALİBİYETLE BAŞLADI
Konyaspor, yeni teknik direktörü Recep Uçar yönetiminde çıktığı ilk maçta 3 puanı almayı başardı. Aynı zamanda yeşil-beyazlı takımla Süper Lig’e geri dönen genç teknik adam da çıktığı ilk maçta galibiyet almış oldu. Süper Lig’de iki maç sonra kazanan Konyaspor, 14 puana yükseldi. Konya temsilcisi ligin gelecek haftasında Göztepe deplasmanına gidecek.

BAŞAKŞEHİR GALİBİYETİ UNUTTU
Öte yandan RAMS Başakşehir’in de galibiyet hasreti 4 maça yükseldi. Turuncu-lacivertliler, bu yenilgi sonrasında 15 puanda kaldı. 15 puanda kaldı. İstanbul ekibi, 7 Kasım Perşembe günü oynanacak olan UEFA Konferans Ligi karşılaşmasında Kopenhag deplasmanına gidecek. RAMS Başakşehir, ligde ise gelecek hafta Beşiktaş’ı konuk edecek.
Trendyol Süper LigBaşakşehirKonyasporFutbolKonyaSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANCHESTER UNITED PEŞİNDE
Dev kulüplerin transfer listesinin başında yer alan Kerem için geçtiğimiz günlerde İngiliz ekibi Manchester United’ın Benfica‘nın kapısını 40 milyon euroluk teklifle çaldığı iddia edilmişti.
YENİ SÖZLEŞME İMZALANACAK
Benfica, bu gelişme üzerine 26 yaşındaki futbolcu için önlem almaya karar verdi. Portekiz ekibi, Kerem Aktürkoğlu ile yeni sözleşme imzalamaya hazırlanıyor. Portekiz basınından Glorioso1904’te yer alan habere göre; bu yeni sözleşmeyle Kerem’in serbest kalma bedeli arttırılacak.
SERBEST KALMA MADDESİ 100 MİLYON EURO
Benfica‘nın, Kerem’in sözleşmesinde yer alan 60 milyon euro serbest kalma bedelini 100 milyon euro seviyesine çıkartmayı planladığı belirtildi. Portekiz ekibi, Galatasaray’dan 12 milyon euroya kadrosuna kattığı Kerem Aktürkoğlu ile 2029 yılına kadar sözleşme imzalamıştı.
TÜRK FUTBOL TARİHİNE GEÇEBİLİR
26 yaşındaki futbolcu gelecekte 100 milyon euroluk serbest kalma bedelinin ödenmesiyle transfer olması durumunda, Türk futbol tarihinde erişilmesi güç bir bonservis rekoruna imza atacak.
KEREM’İN BENFİCA PERFORMANSI
Kerem Aktürkoğlu, bu sezon Benfica formasını tüm kulvarlarda 15 maçta giydi. 26 yaşındaki futbolcu bu karşılaşmalarda 8 gol ve 4 asistlik skor katkısı verdi.

Manchester UnitedKerem AktürkoğluGalatasarayPortekizBenficaFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Birlikteliklerini sosyal medyadan da gözler önüne seren Sıla Türkoğlu ile Ata Ayyıldız, tatil yapmak için Paris’e gitti.
Çift, Tuileries Bahçesi’ne gitti. Ata Ayyıldız, sevgilisinin bu fotoğrafını beyaz kalp emojisiyle yayımladı.
Şehri adeta karış karış gezen Sıla Türkoğlu ile Ata Ayyıldız, daha sonra birlikte çektirdikleri bu fotoğrafı da sosyal medya hesabından yayımladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fazla alkol içen Asil Gök, mekândan çıkarken fazla yürüyemeyip merdivenlere oturdu. Merdivenlerde arkadaşlarıyla fotoğraf çekindikten sonra mekâna tekrar giren Gök, ardından hızlı bir çıkış yaparak otomobiline bindi.
Doğum günüyle ilgili sorulan sorulara sadece; “Çok kötüyüm” yanıtını veren Asil Gök, otomobiline biner binmez uykuya daldı.
Ardından mekândan çıkan sevgilisi Derya Uluğ, arkadaşlarıyla güzel bir gece geçirdiklerini söyledi. Geçtiğimiz günlerde ailesini ziyarete giden Uluğ, enerji dolduğunu ve her şeyin güzel geçtiğini belirtti.
Derya Uluğ, ortaya atılan hamilelik iddiaları sorulduğunda ise “Yok canım, öyle bir şey olur mu?” dedi.
Asil Gök’ün doğum gününe katılan yeni evli çift Ural Kaspar ve İrem Helvacıoğlu, gergin tavırlarıyla dikkat çekti.
Çift, Ural Kaspar’ın düğün röportajında ‘heyecanım yok’ sözleriyle ilgili yöneltilen sorulara cevap vermedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hemen hemen her adımımızı sosyal medyadan gözler önüne serdiğimiz paylaşımlar, kısa sürede binlerce hatta milyonlarca kişiye ulaşıyor. Bu noktada bizler kadar özellikle ciddi etkileşimler alan ünlülerin paylaşımlarını süzgeçten geçirmesi ise oldukça önemli. Çünkü sosyal medyanın avantajları olduğu kadar dezavantajları da var.
Bu durumda hepsini kapsamasa da bazı ünlülerin mutlulukları, hayatlarında yaşadığı sorunları ve sitem dolu paylaşımları ise gündem oluyor.
Bu haftanın olay paylaşımı ise;
İDİL BİLGEN
YİNE LİNÇLENDİ
REKLAM
Miss Turkey 2024’te birinci seçilen Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu İdil Bilgen, yarışmadan sonra “Türkiye güzeli olacak kadar güzel değil” içerikli paylaşımlarla sosyal medyada linçlenmişti.
İdil Bilgen, yarışmadan 37 gün sonra tacıyla bulunduğu paylaşımlarla yine linçlendi.

İdil Bilgen, bulunduğu ilk paylaşımda, Türkiye güzeli seçilmesiyle yaşadığı heyecanı ve mutluluğu dile getirerek; “Miss World Türkiye 2024 olarak seçilmek benim için büyük bir onur ve ayrıcalık oldu. Tıp fakültesinden yeni mezun olmuş, ihtisasını radyasyon onkolojisi alanında yapmak isteyen biri olarak onkoloji dalında naçizane de olsa bir fark yaratabilmeyi hayal ediyorum. Miss Türkiye tacıyla bu amacımı daha geniş ve etkin bir çerçevede gerçekleştirebilmeyi ümit ediyorum. Sağlık konusunda bir farkındalık yaratabilmek için bu platformu yararlı bir bilgilendirme kanalına dönüştürmeye gayret edeceğim. Bana inandığınız ve destek verdiğiniz için içtenlikle teşekkür ederim! Güzel ülkem adına faydalı şeyler yapabilmek için sabırsızlanıyorum” şeklindeki ifadeleri kullandı.
REKLAM
Daha sonra, tacıyla ikinci paylaşımda bulunan İdil Bilgen; “Her zaman hayallerinizi gerçeğe dönüştürme gücüne sahip olduğunuza inanın. Attığınız her adım, gücünüzün ve kararlılığınızın bir kanıtı olsun. Tutkunuzun sizi yönlendirmesine izin verin, engelleri aşın ve daha parlak bir gelecek yaratın. Potansiyeliniz sınırsızdır; korkusuzca hedefinize koşun” şeklinde mesaj paylaştı.

İdil Bilgen, son olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında tacıyla verdiği bir pozu paylaşarak Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı. Bilgen, paylaşımına; “Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, Cumhuriyet’i bize armağan eden tüm kahramanlarımızı saygıyla, minnetle ve rahmetle anıyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! Cumhuriyet’in sağladığı ayrıcalıkla; ben İdil Bilgen, bir Türk kadını, idealist bir hekim ve ülkesini temsil etmeye gönüllü bir Türkiye Güzeli olarak, Atam’ın gösterdiği yolda ilerlemeye söz veriyorum. Cumhuriyetimiz ilelebet var olacaktır. Ne mutlu Türküm diyene” notunu düştü.
REKLAM
24 yaşındaki İdil Bilgen’in bu paylaşımları sosyal medyada bir hayli eleştiri aldı. Birçok kişi, Bilgen’in fotoğraflarını fotoşoplu olduğunu belirterek “Fotoşoplu güzel’ yorumunda bulundu.
ÜNLÜLERDEN KONTEYNER İSYANI
Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın derslikleri yetersiz kalınca öğrencilerin bir kısmı geçici olarak konteyner dersliklerde öğrenim görecek.
İki oyuncu; Mine Kılıç ile Eda Akalın, geçici çözüme isyan etti.
Mine Kılıç
Mine Kılıç ile Eda Akalın, tepkilerini; “Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı yeni yıla bu konteyner derslikleriyle başlıyor. Bu yeni binanın eğitim için elverişsiz olduğu en başından beri belliydi. Şimdi de yetersiz derslik sebebiyle ‘Geçici bir çözüm’ denerek bahçeye kurulan bu kutularda ders yapılamaz!” sözleriyle dile getirdi.
REKLAM
Eda AkalınSERPİL ÖRÜMCER
‘AYAĞIM KESİLEBİLİR’ DEDİ YARDIM İSTEDİ
1967’de güzellik yarışmasında dereceye girerek adından söz ettiren oyuncu ve şarkıcı Serpil Örümcer, uzun yıllardır maddi olarak zorlu günler geçiriyor.

Bir dönemin ünlü ismi şimdi de sağlık problemleri yaşıyor.

Serpil Örümcer; “Sevgili dostlarım ve ilgili sağlık kurumları. Ben yılların sanatçısı Serpil Örümcer. Geçirdiğim talihsiz bir kaza sonucu bacağımda oluşan kırıklar nedeniyle şu an yatağa bağlı durumdayım. Gittiğim sağlık kurumları da ileri tarihe ameliyat günü veriyorlar. Geçici alçıda şu an zor süreçteyim. Özel hastanelerde ameliyat olmam mümkün değil. Siz değerli camiamın ve devletimin yardımlarını bekliyorum. Çünkü ayağımın kesilme riski varmış. Tekrar teşekkürlerimle, acil yardım bekliyorum” dedi.
REKLAM
NATALIE PORTMAN
İSTANBUL’A GELDİ AMA PAYLAŞMADI
Son dönemlerde İstanbul; küresel şöhrete sahip Pedro Alonso O’choro, Theo James, Elton John, Jared Leto ve Natalie Portman’ı ağırladı.

Sir Elton John, İstanbul’a; Ömer Koç’un özel daveti üzerine birkaç saatliğine geldi. John, Telezzüz’de yemek yiyip İstanbul’dan ayrıldı.

Theo James’in sosyal medya hesabı bulunmuyor. Dünyaca ünlü oyuncunun İstanbul’da olduğu, hayran paylaşımlarıyla ortaya çıkmıştı.
REKLAM
Pedro Alanso ile Jared Leto, İstanbul gezisini sosyal medya hesaplarından paylaştı.

Pedro Alanso’nun takipçi sayısı; 8 milyon 500 bin.

Jared Leto’nun takipçi sayısı; 11 milyon 900 bin.
Jared Leto, Kuzguncuk’ta makarna yedikten sonra bir halk otobüsüne bindi.
9 milyon 100 bin takipçisi olan Natalie Portman’ın ise İstanbul gezisinden hiçbir paylaşımda bulunmaması dikkat çekti.
BEREN SAAT
DAĞ KEÇİLERİNİ ELLERİYLE BESLEDİ
Beren Saat, dağ keçileriyle bir süre vakit geçirdi. Sosyal medya hesabından “Keçi Kulübü” notuyla paylaştığı videolarda keçileri beslediği görülen oyuncuya arkadaşı Hande Atıcı Miras eşlik etti. Ünlü oyuncu, keçilere yakın olmak için bir yükseltiye çıktı ve kendisine verilen yemleri elleriyle yedirdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güvenlik kamerası kayıtlarını izleyen polis ekipleri, şahsın Ümit Gündeş olduğunu tespit etti.

Genellikle Avcılar bölgesinde yaşaya Ümit Gündeş, polis tarafından saklandığı adreste dün akşam yakalandı. Oyuncunun, emniyetteki işlemlerinin ise devam ettiği öğrenildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Oyunculuğuyla ilgili kendisine gelen eleştiriler hakkında Pelin Akil, “Bazıları hariç herkese saygı duyuyorum. Herkesin yorumu kendine. Ben oyuncuyum, yazılanı oynarım” şeklinde yanıt verdi.
Dubai çikolatası hakkında da konuşan Pelin Akil, “Tadına baktım, nasıl yapıldığını izledim, sonrasında midem çok bulandı ama güzeldi” ifadelerini kullandı.
Geceye katılanlar arasında; Ebrar Karabakan ve Jennifer Boyner de vardı. Karabakan; “Yeni projeleri değerlendiriyorum, yakın zamanda sevenlerime güzel haberleri vereceğim” dedi.
Gazetecilerin son günlerde gündemi meşgul eden Dubai çikolatası ile ilgili sorularına yanıt veren oyuncu, “Ben denemek zorunda bırakıldım. Çok yakın arkadaşım maalesef bağımlısı oldu, çok tercihim değil” dedi.
Jennifer Boyner
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlk kez anne olacak olacak olmanın heyecanını yaşayan Pınar Deniz, hamilelik fotoğraflarını sosyal medya hesabı üzerinden takipçileriyle paylaşmaya devam ediyor.
Yeni bir paylaşımda bulunan oyuncu, hamilelik öncesi ayna karşısında çektiği bu fotoğrafını hamilelik fotoğrafıyla kıyaslayıp “Nereden…” notuyla yayımladı.
Pınar Deniz, ardından yine ayna karşısında çektiği bu fotoğrafını da “Nereye…” notuyla yayımladı. Paylaşımda Deniz’in karnının iyice belirginleştiği görüldü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>STK TEMSİLCİLERİYLE BULUŞTU
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Rize’de yapımı süren Çamlıhemşin Tüneli’nde Işık Görme Töreni’nin ardından valilik, belediye ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Ziyaretler sonrası Bakan Uraloğlu, sivil toplum kuruluşları ile düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Uraloğlu, “Geçen hafta savunma sanayimizin gurur kaynağı kuruluşlarından biri olan TUSAŞ’a yapılan alçak saldırının tek sebebi budur. Ama bu tür saldırılar bizi yolumuzdan döndüremeyecek. İnadına daha çok çalışacağız, inadına daha çok üreteceğiz” dedi.
‘HAVACILIKTA ÇAĞ ATLADIK’
Son 22 yılda yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, “2002 yılından bu yana Türkiye’nin ulaşım ve iletişim altyapısına 277 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 6 bin 101 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, 29 bin 590 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Havacılıkta çağ atladık. İç hatlardaki aktif havalimanı sayımız 26 iken son olarak 10 Ağustos’ta hizmete açtığımız Çukurova Havalimanıyla 58’e yükselttik. 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken bugün 131 ülkede 347 noktaya ulaştık. Yıl sonunda 349’a bunu ulaştırmış olacağız. Ülkemizin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’yı da uzaya başarıyla fırlattık, test sürecine devam ediyoruz. Yüzde 81’i Türk mühendislerinin yaptığı bir uydudan bahsediyoruz. TÜRKSAT 6A uydusu Türk insanın ben bunu yapabilirim demesidir” diye konuştu.
‘İLK ETAPTA 600 KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAYACAĞIZ’
Lojistik merkezin ilk etapta 600 kişiye istihdam sağlayacağını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Hızla gelişen organize sanayi bölgesi ve yapım çalışmaları devam eden İyidere Lojistik Limanı’nın tamamlanmasıyla da Karadeniz’de önemli bir lojistik ve üretim merkezine dönüşen Rize’nin artan ulaşım ihtiyaçlarını yönelikte büyük projeler hayata geçiriyoruz. Yapımı devam eden İyidere Lojistik Limanı’nın da Rize’nin geleceğine vurulan bir mühür olduğunu düşünüyorum. Bu limanımız doğu Karadeniz bölgesi, Avrupa ve Orta Asya’ya açılan Kafkasya koridoru üzerindeki konumu ile stratejik öneme sahip. Kafkas ülkeleri ve orta doğu ülkeleri arasındaki potansiyel trafikten kaynaklanacak kombine taşımacılık zincirinin aktarma merkezi olacak. Bu özelliğiyle bölgenin ve ülkemizin deniz ticaretinden aldığı paya büyük katkı sağlayacaktır. Faaliyete girmesiyle ilk etapta 600 kişiye istihdam sağlayacağız. Zamanla bu istihdam sayısının daha da artacağını öngörüyoruz” ifadelerini kulandı.
Mehmet Can PEÇE/ RİZE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katılmak üzere Nevşehir’e geldi. Bakan Tekin ilk olarak Nevşehir Valiliğini ziyaret ederek Vali Ali Fidan’dan brifing aldı. Daha sonra İl Değerlendirme Toplantısı’na katılan Bakan Tekin, toplantı sonrası basın açıklaması yaptı. Bakan Tekin açıklamasında, “Genel anlamda baktığımızda Nevşehir ile ilgili rakamlarda aslında Türkiye’deki genel rakamlardan farklı değil. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan ilköğretim devrimi başlamadan önce yani 2002-2003 eğitim öğretim yılında Nevşehir’deki sınıf sayısı 2 bin 300 civarında. Şu an yatırım programımızda olanlar, inşaatı devam edenler hariç olmak üzere 3 bin 500’e yakın dersliğimiz var. Yani yüzde 50’ye yakın sınıf sayımız artmış durumda. Buradan da sınıf başına düşen öğrenci sayısı rakamlara yansımış durumda” dedi.
Bakan Tekin, “Birleşmiş Milletlerin son yayınladığı raporların bir tanesinde yaptığımız okullar gerek fiziki anlamda inşaat kalitesi anlamında, gerekse donatım malzemeleri itibarıyla dünya standartlarının üzerinde. Yeni yaptığımız okullarda bunu göreceksiniz. Fiziki yenilikleri hissetmek mümkün ama bir husus var ki o da şu an Türkiye’deki bütün okullarımız 65 binin üzerindeki okulumuzun tamamının içerisinde internet altyapısına kavuşturmuş durumdayız. Çocuklarımız; öğretmenlerimizin önderliğinde Türkiye’nin neresinde olursa olsun internet altyapısı olan, internet erişim hizmeti verdiğimiz okullarda tahtalar üzerinde internette dünyadaki bütün iyi uygulamaların içerisinde yer aldığı EBA platformumuzda, dünyanın en büyük eğitim bilişim platformlarından bir tanesi. Türkiye’nin neresinde olursa olsun bir öğretmenimiz internete bağlanıp akıllı tahtadan EBA’dan dünyanın neresinde iyi bir uygulama varsa, Türkiye’nin neresinde iyi bir uygulama sisteme yüklenmişse orada onlardan seçtiğinde öğretmenlerimiz öğrencilerine derslerini anlatabiliyorlar” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetin hikayesini anlatan tiyatro oyununu 20 milyon yakın öğrencinin izlediğini de sözlerine ekleyen Bakan Tekin, “Biz geçtiğimiz yıl dünya rekoru olarak kabul edilen bir iş yapmıştık. Dünyada ilk defa bir tiyatro oyununu bir stadyumda yaptık. 35 bin kişiye bir tiyatro oynattık. Tiyatro oyununu Milli Eğitim Bakanlığı olarak organize etmiştik ‘Cumhuriyete Doğru’. Yani Cumhuriyet’in 100. yılı için, Cumhuriyet’in hikayesini anlatan bir tiyatro oyunuydu. Bu yıl tiyatro oyununu sinemaya dönüştürdük. 20 milyona yakın öğrencimiz EBA üzerinden sınıflarında ‘Cumhuriyete Doğru’ tiyatro oyununu seyrettiler” diye konuştu.
Bakan Tekin daha sonra 15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesine geçerek bayrak törenine katıldı. Burada öğrencilere seslenen Bakan Tekin, “Sizler üniversiteye hazırlanıyorsunuz. ÖSYM’nin yaptığı sınavlar için öğretmenlerinizin ve ders kitaplarınız dışında hiçbir şeye ihtiyacınız yok” dedi. – NEVŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İskenderun İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçede polis ekiplerince yapılan trafik ve asayiş uygulama noktalarının cep telefonu üzerinden paylaşıldığının belirlenmesi üzerine çalışma başlattı.
Whatsapp üzerinde grup kurarak trafik uygulama noktalarının yerlerini bildiren mesajlar oluşturan ve grubu yöneten 13 kişi yakalandı.
“Suçluyu kayırma” ve “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla işlem yapılan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekin, çeşitli programlara katılmak için geldiği Nevşehir’de Valiliği ziyaret ederek Vali Ali Fidan ile görüştü.
Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Tekin, burada İl Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.
Basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlayan eğitim öğretim devrimi sürecinden önce 2002-2003 eğitim öğretim yılında Nevşehir’deki derslik sayısının 2 bin 300 civarında olduğunu, şu anda ise 3 bin 500’e yaklaştığını söyledi.
Yüzde 50’ye yakın derslik sayısında artış olduğunu belirten Tekin, “Bu rakam da derslik başına düşen öğrenci sayısı rakamlarına yansımış durumda. Şu an Türkiye genelinde olduğu gibi Nevşehir’de de uluslararası ortalamaları yakalamış durumdayız. Bu vesileyle süreci bu noktaya getirmemize yardımcı olan başta Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere iller özelinde de ildeki valilerimiz, milletvekillerimiz, sürece katkı veren herkese şükranlarımızı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tekin, Nevşehir’de 2002-2003 eğitim öğretim yılında 2 bin 800 öğretmen varken, şu an 5 bine ulaştıklarını aktararak, öğretmen başına düşen öğrenci sayısında da uluslararası göstergelerin birçoğunda ortalamanın üstünde olduklarına işaret etti.
Okulları, gerek fiziki, inşaat kalitesi anlamında gerekse donatım, malzeme itibarıyla dünya standartlarının üzerinde yaptıklarına dikkati çeken Tekin, şunları kaydetti:
“Fiziki yenilikleri hissetmek mümkün ama bir husus var ki Birleşmiş Milletlerin raporunda da ifade ettiği husus, o da şu, biz şu an Türkiye’deki bütün okullarımız, 65 binin üzerindeki okulumuzun tamamına yakını, internet altyapısına kavuşturulmuş durumda. Bu çok önemli bir şey ve yine bu okullarımızın büyük çoğunluğunda internet erişim hizmeti veriyoruz. 625 bin dersliğimizde de bu okullarımızın neredeyse tamamında, etkileşimli tahta dediğimiz akıllı tahtalar var.”
Tekin, öğretmenlerin Türkiye’nin neresinde olursa olsun internet altyapısı olan okullarda akıllı tahtalar üzerinden dünyadaki bütün iyi uygulamaların içerisinde yer aldığı EBA platformundan derslerini anlatabildiğini söyledi.
Bakan Tekin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftasında EBA’yı farklı bir işlev için kullandıklarını belirterek, Bakanlık olarak organize ettikleri “Cumhuriyete Doğru” tiyatro oyununu sinematografik yöntemle sinemaya dönüştürerek okullarda EBA üzerinden 20 milyona yakın öğrenciye izlettiklerini bildirdi.
Daha sonra 15 TemmuzAnadolu Lisesi’ne geçen Tekin, burada öğrencilere hitap etti.
Öğrencilere sınava çalışma konusunda tavsiyede bulunan Tekin, bayrak törenine katıldı.
Öğrencilerle fotoğraf çektiren Tekin, okul idarecileri ve öğretmenlerle toplantı yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Martı’nın, e-ulaşım lisansı ile ilgili açtığı dava sonuçlandı. İstanbul 7’nci İdare Mahkemesi, davaya ilişkin kararında İBB’nin e-ulaşım lisansı şartlarını sağlamış olmasına rağmen lisans vermekten kaçınamayacağına hükmetti. Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, “Martı TAG artık lisanslı şekilde e ulaşım hizmeti verecek, hayırlı olsun” dedi.
Martı, e-ulaşım lisansı ile ilgili 1 yıl önce dava açmıştı. Dava sonucunda ‘Martı’ya lisans verilmiş kabul edilmesi’ mahkemece karara bağlandı.
Dava sonucunu duyuran Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, “Saraçhane’de Martı’nın yüzüne kapanan kapılar mahkemede açıldı. İBB’nin 1 yıl boyunca sebepsiz yere bize vermediği e- Ulaşım Lisansı için dava açmıştık. İstanbul 7. İdare Mahkemesi ‘İBB’nin Martı’ya lisans vermemesi hukuka aykırıdır” dedi, Martı TAG artık lisanslı şekilde e ulaşım hizmeti verecek, hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Daha önce kurulan ve Tekirdağ, Çanakkale, Edirne ve Kırklareli sınırlarında bulunan 33 hız ihlal tespit sisteminin yanı sıra, Tekirdağ Süleymanpaşa ilçesi Çevre Yolu üzerinde Ramada Otel- Muratlı Kavşağı ve Muratlı Kavşağı- Beyazköy arasında iki yönlü olarak yeni hız koridorları eklendi. Marmaraereğlisi ilçesi İstanbul Yolu üzerinde ise Marmaraereğlisi BOTAŞ Kavşağı ile Silivri ilçesi arasında iki yönlü olarak ortalama hız tespiti yapılmaya başlandı.
EDS-PTS sistemleriyle denetimlere 1 Kasım 2024 itibariyle başlanırken, hız limitleri Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre düzenlenmiş durumda. Otomobiller için 110 kilometre, panelvanlar için 100 kilometre, motosikletler için 90 kilometre, otobüs ve minibüsler için 90 kilometre, kamyonlar için 85 kilometre, açık kasa kamyonetler için ise 85 kilometre olarak hız sınırları belirlendi. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Martı’dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul 7. İdare Mahkemesi, davaya ilişkin kararında İBB’nin keyfi davranamayacağına ve e-ulaşım lisansının şartlarını sağlamış olmasına rağmen lisans vermekten kaçınamayacağına hükmetti. Dava sonucunda “Martı’ya lisans verilmiş kabul edilmesi” mahkemece karara bağlandı.
Dava sonucunu “Müjde, kazandık” başlığıyla duyuran Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, “Saraçhane’de Martı’nın yüzüne kapanan kapılar mahkemede açıldı. İBB’nin 1 yıl boyunca sebepsiz yere bize vermediği e- Ulaşım Lisansı için dava açmıştık. İstanbul 7. İdare Mahkemesi “İBB’nin Martı’ya lisans vermemesi hukuka aykırıdır. Martı TAG artık lisanslı şekilde e-ulaşım hizmeti verecek, hayırlı olsun” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SHENZHEN, 1 Kasım (Xinhua) — 2024 Çin Deniz Ekonomisi Fuarı Perşembe günü Çin’in güneyindeki Guangdong eyaletinin Shenzhen kentinde başladı. Fuar, ülkenin denizcilik alanındaki ekonomik gelişimini ve bilimsel ve teknolojik yeniliklerini kapsamlı bir şekilde ortaya koymayı amaçlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Yeni Nesil Optik Ağlar (NGON) etkinliğiyle birlikte gerçekleştirilen Network X’te, dijital iletişim dünyasındaki son gelişmeler ele alındı. 25 ülkeden 50’den fazla şirket temsilcisinin katıldığı ödül programında, Turkcell’in yenilikçi çözümleri ve güçlü altyapısı ödüle layık görüldü.
Turkcell’in ödül kazanmasındaki önemli etkenler arasında, şirketin sahip olduğu güçlü şebeke altyapısı öne çıkarken bu altyapı, şirketin müşterilerine sunduğu yüksek servis kalitesi ve kesintisiz bağlantı hizmetinin de temelini oluşturuyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Vehbi Çağrı Güngör, aldıkları ödülün, şirketin yeniliğe olan bağlılığının ve müşterilerine en iyi hizmeti sunma hedeflerinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.
Güngör, “Sürekli gelişim ve yenilik, her zaman projelerimizin temel taşlarını oluşturuyor. Ülkemizde teknoloji ve dijitalleşme alanındaki öncü uygulamaları, bu yenilikçi bakışla hayata geçiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sadece yenilikçi teknolojilere yatırım yapmakla kalmayan Turkcell, aynı zamanda operasyonlarını daha verimli hale getirmek için şebeke altyapısıyla ilgili otomasyon süreçlerini de yenilikçi adımlarla güçlendiriyor. Böylece Turkcell, şebekede daha hızlı müdahale ve çözüm süreçleriyle müşteri memnuniyetini üst seviyeye çıkarıyor. Otomasyon süreçleri sayesinde operasyonel maliyetler azaltılırken, müşterilere kesintisiz hizmet sunulması sağlanıyor.
Yeni nesil teknolojilerle ilgili çalışmalarına devam eden Turkcell, kuantum teknolojileriyle desteklenen güvenli veri iletim yöntemlerinin testlerini ve AR-GE çalışmalarını da sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, ehliyet sınavında kopya çekmek amacıyla kullanılan çeşitli cihazlar ele geçirildi. Sınava giren H.B.’nin üst aramasında internet üzerinden bağlantı kurabilen 1 mobil WiFi cihazı, 1 casus kulaklık, 1 düğme şeklinde gizlenmiş kamera ve sim kart entegre edilmiş kredi kartı görünümünde bir cihaz bulundu. Söz konusu düzeneklerin sınav sırasında kopya çekmeye yönelik olarak özel olarak hazırlandığı belirtildi. H.B. hakkında ‘Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’a göre adli işlem başlatıldı. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde yaşanan dijital güvenlik ihlalleri, kullanıcıların hesap güvenliğini sorgulatmaya başladı. Sosyal medyada gündem olan bir dizi siber güvenlik vakasında, özel bir bankanın müşterileri, hesaplarının ele geçirildiğini, izinsiz kredi çekildiğini ve büyük miktarlarda para transferi yapıldığını iddia etti. Bu vakaların giderek artması, bireylerin ve kurumların siber güvenlik konusundaki zafiyetlerine ışık tutuyor.
“Sosyal mühendislik tehditleri ciddi boyutlara ulaştı”
Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram, özellikle sosyal mühendislik yöntemleriyle yapılan dolandırıcılıklara dikkat çekti. Bayram, “Dolandırıcılar, kullanıcıları hedef alarak güvenlik açıklarını kolayca suistimal edebiliyorlar. Sahte müşteri hizmetleri ya da resmi gibi görünen sahte siteler, kullanıcıların kişisel verilerini ele geçirmek için kullanılıyor. Bu nedenle, bireylerin dikkatli olmaları ve özellikle bankacılık işlemlerinde çift aşamalı doğrulama gibi güvenlik önlemlerini mutlaka kullanmaları gerekiyor” dedi.
Bayram, “Sızan bu tür kritik veriler, kimlik avı saldırılarının önünü açabilir. Bu bilgilerle dolandırıcılar daha gerçekçi sosyal mühendislik taktikleri geliştirip kullanıcıları tuzağa çekebilirler” diyerek konuya dikkat çekti. Bayram, bu tür verilerin ele geçirilmesinin, banka dolandırıcılıkları ve sahte kredi başvuruları ya da hesap açma gibi vakalara zemin hazırladığını da ifade etti.
Kullanıcıların dijital güvenlik için alabileceği önlemler
Barış Bayram, dijital güvenlikte kullanıcıların kendi önlemlerini almasının da büyük önem taşıdığını belirterek, güvenli bir dijital deneyim için şu adımları önerdi:
“Çift aşamalı doğrulama; banka gibi platformlarda çift aşamalı doğrulama, hesap güvenliğini önemli ölçüde artırır. Şifre güvenliği; güçlü ve benzersiz şifreler oluşturulmalı, aynı şifre birden fazla platformda kullanılmamalı. Resmi kaynaklardan işlem; e-postalar veya mesajlar yerine doğrudan resmi sitelerden işlem yapılmalı. Sahte çağrılara karşı uyanık olmak; banka veya kamu kurumu gibi davranarak yapılan sahte çağrılara dikkat edilmeli, kişisel bilgi paylaşılmamalı. Kişisel bilgileri korumak; sosyal medya gibi platformlarda fazla kişisel bilgi paylaşmamak, dolandırıcıların işini zorlaştırır.” – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şubesi ekipleri, motorlu taşıtlar sürücü belgesi e-sınav merkezinde sınava girecek H.B’nin üzerinde kopya düzeneği bulunduğunu fark etti.
Gözaltına alınan şüphelinin üzerinde, internete bağlantı sağlanan mobil wi-fi cihazı, casus kulaklık, düğme şeklinde kamera, içerisine sim kart entegre edilmiş kredi kartı görünümlü kartlık ele geçirildi.
H.B. hakkında “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’a muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in ‘PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olmak’ suçundan tutuklanması CHP’de çatlaklara neden oldu..
CHP, Özer’in tutuklanmasının ardından bugün Esenyurt Belediyesi önünde yaptığı eylem mitingine,tüm il ve ilçe belediye başkanlarının programlarını iptal ederek katılması çağrısında bulunmuştu..
Bu kapsamda CHP’li 411 belediye başkanının İstanbul’a çağırıldı.
Ancak içlerinden üç tanesi Esenyurt’taki eyleme katılmadı..
ESENYURT’A GELMEYEN 3 CHP’Lİ BAŞKAN
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal..
BURCU KÖKSAL, AFYONKARAHİSAR İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NDEYDİ
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ise Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü’ne bir ziyarette bulunarak, programını iptal etmedi..

TANJU ÖZCAN’DAN ÇAY BARDAKLI PARKLI PAYLAŞIM
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla dikkat çekti.
Özcan, Bolu’daki parkların ve çay dolu bardağın fotoğraflarının olduğu bir görüntü paylaşarak şu notu düştü:
Bolumuzun yeşil alanlarını ve parklarını etkili bir şekilde artırmaya devam ediyoruz. Göreve geldiğimde 147 olan park sayımız, bugün 230’a ulaştı.
Bu sayıyı daha da artıracağız.

MANSUR YAVAŞ İL BAŞKANLIĞI’NDAKİ AÇIKLAMADA DA KONUŞMADI
Ankara’daki bir cenaze törenini CHP yönetimine bahane göstererek katılmayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, akşam saatlerinde CHP Ankara İl Başkanlığı’nda yapılan açıklamada da konuşmadı..

Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fatih Terim’in ardından Diego Martin Alonso ile de yollarını ayıran Panathinaikos’ta sular durulmuyor. Yunan basını, Uruguaylı hocanın ayrılığı sonrası Terim’in gidişiyle ilgili çarpıcı yorumlar yaptı.

2023 Aralık ayında Yunan Ligi ekiplerinden Panathinaikos’un başına geçen Fatih Terim’le yollar Mayıs 2024’te ayrılmıştı.

TERİM’DEN SONRA ALONSO DA GİTTİ
Fatih Terim, Panathinaikos ile çıktığı 26 karşılaşmadan 14 galibiyet, 6 mağlubiyet ve 6 beraberlik yaşarken, maç başına 1.85 puan ortalaması elde etmişti.

Üst üste kötü sonuçlarla sarsılan Yunan ekibinde Fatih Terim’le yollar ayrılmıştı.

‘İmparator’un yerine getirilen 49 yaşındaki Uruguaylı teknik direktör Diego Martin Alonso ile de yollar ayrıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ligde 10 hafta geride kalırken G.Saray, ezeli rakipleri Beşiktaş ve F.Bahçe’nin 8 puan önünde yer alıyor.
Beşiktaş ve F.Bahçe’nin BAY haftalarını geçtiği ligde, sarı-kırmızılı takımın 1 maç fazlası bulunuyor.
Devre arası transfer döneminin yaklaşmasıyla birlikte gözler yeni transferlere çevrilirken, takımları iç transferde de hareketli günler bekliyor.
Öyle ki 3 Büyükler’de toplam 13 futbolcunun sözleşmesi sezon sonunda bitecek. Uzun yıllar takımlarında forma giyen ve kaptanlık yaşamış isimlerin geleceği ise merak ediliyor.
İşte bonservisi takımlarımızda bulunan ve sözleşmesi sezon sonu bitecek o isimler…
FERNANDO MUSLERA
SERDAR AZİZ
MERT GÜNOK
ABDÜLKERİM BARDAKCI
BRIGHT OSAYI-SAMUEL
NECİP UYSAL
HAKIM ZIYECH
İRFAN CAN KAHVECİ
ARTHUR MASUAKU
DUSAN TADIC
DRIES MERTENS
EDIN DZEKO
JONAS SVENSSON
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uçaktan indirilen yeşil-kırmızılı kafile, terminalde beklemeye başladı.
Uçakta yapılan kontrollerin ardından sefer iptal edildi. Yeşil-kırmızılı kafile, bunun üzerine otele döndü.
Geceyi otelde geçirecek yeşil-kırmızılı ekibin gün içinde İzmir’e dönmesi planlanıyor.
Basketbol Şampiyonlar Ligi C Grubu 3. hafta maçında Karşıyaka, Yunanistan’ın Rodos Adası’nda konuk olduğu Kolossos H Hotels’i 71-59 yenmişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NBA’e 11 maçla devam edildi.
Lakers’ı konuk eden Cavaliers, Evan Mobley’nin 25 sayı, 5 ribaunt, Donovan Mitchell’ın 24 sayı, 7 asist ve Jarrett Allen’ın 20 sayı, 17 ribauntluk performanslarıyla galibiyete ulaştı.
İkinci yenilgisini yaşayan Lakers’ta LeBron James 26 sayı, 6 ribaunt ve Anthony Davis 22 sayı, 13 ribauntla oynadı.
TOWNS’TAN 44 SAYI
New York Knicks, deplasmanda Miami Heat’i 116-107 yendi.
Knicks’te Karl-Anthony Towns 44 sayı, 13 ribauntla galibiyetin mimarı oldu. İkinci galibiyetini elde eden konuk takımda Jalen Brunson 22 ve Mikal Bridges 17 sayıyla mücadele etti.
Heat’te Tyler Herro’nun 34 sayı, 5 ribaunt, 7 asistlik katkısı sezonun ikinci yenilgisini önleyemedi.
REKLAMTHUNDER 4’TE 4 YAPTI
Oklahoma City Thunder, sahasında San Antonio Spurs’ü 105-93 mağlup ederek 4’te 4 yaptı.
Thunder’da Luguentz Dort 20, Chet Holmgren 19 ve Shai Gilgeous-Alexander 18 sayı attı.
Üçüncü mağlubiyetini yaşayan Spurs’te Harrison Barnes 18, Jeremy Sochan 17, Malaki Branham 15 ve Chris Paul 14 sayı kaydetti. Fransız genç yıldız Victor Wembanyama ise 6 sayı, 8 ribaunt üretti.
Sonuçlar
Washington Wizards-Atlanta Hawks: 133-120
Philadelphia 76ers-Detroit Pistons: 95-105
Indiana Pacers-Boston Celtics: 135-132 (Uzatmada)
Cleveland Cavaliers-Los Angeles Lakers: 134-110
Charlotte Hornets-Toronto Raptors: 138-133
Miami Heat-New York Knicks: 107-116
Memphis Grizzlies-Brooklyn Nets: 106-119
Chicago Bulls-Orlando Magic: 102-99
Oklahoma City Thunder-San Antonio Spurs: 105-93
Golden State Warriors-New Orleans Pelicans: 104-89
Los Angeles Clippers-Portland Trail Blazers: 105-106
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarı-lacivertliler, çift maç haftasındaki ikinci müsabakasını eski başantrenörü Zeljko Obradovic’in çalıştırdığı Sırbistan temsilcisiyle yapacak.
Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda oynanacak karşılaşma, saat 20.45’te başlayacak.
İsrail ekibi Maccabi Playtika’yı 84-82 mağlup eden Fenerbahçe, Partizan’a da üstünlük kurarak sezonun ikinci çift maç haftasında 2’de 2 yapmayı hedefliyor.
THY EuroLeague’de çıktığı 6 mücadelede 4 galibiyet, 2 yenilgi yaşayan sarı-lacivertli ekip, 6. sırada yer alıyor. Oynadığı müsabakaların 2’sini kazanan ve 4’ünden mağlubiyetle ayrılan Partizan ise 13. basamakta bulunuyor.
Fenerbahçe Beko ile Partizan, THY EuroLeague’de 15. kez karşı karşıya gelecek. İki takım arasında oynanan 14 maçın 8’ini sarı-lacivertliler, 6’sını ise Sırbistan temsilcisi kazandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haftanın önemli müsabakasında pazar günü saat 19.00’da Trabzonspor ile Fenerbahçe karşı karşıya gelecek. Derbide Galatasaray’a karşı bu sezonki ilk mağlubiyetini alan Beşiktaş, cumartesi günü Kasımpaşa’yı konuk edecek. Liderlik koltuğunda yer alan Galatasaray ise haftayı BAY geçecek.
Süper Lig’de 11. haftanın programı ve görev yapacak hakemler şöyle:
Yarın
20.00 Gaziantep FK – Göztepe: Kadir Sağlam
2 Kasım Cumartesi
13.30 Sivasspor – Çaykur Rizespor: Cihan Aydın
16.00 Kayserispor – Adana Demirspor: Muhammet Ali Metoğlu
19.00 Beşiktaş – Kasımpaşa: Zorbay Küçük
REKLAM
3 Kasım Pazar
13.30 Konyaspor – Rams Başakşehir: Emre Kargın
16.00 Bodrum FK – Corendon Alanyaspor: Ali Şansalan
16.00 Eyüpspor – Hatayspor: Yasin Kol
19.00 Trabzonspor – Fenerbahçe: Oğuzhan Çakır
4 Kasım Pazartesi
20.00 Samsunspor – Antalyaspor: Direnç Tonusluoğlu
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamada, “Kulübümüz, Teknik Direktör Recep Uçar ile 2025-26 sezonu sonuna kadar anlaşma sağlamıştır. Teknik Direktörümüz Recep Uçar’a Konyaspor’umuzda başarılar dileriz.” denildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Önce 13. dakikada Davinson Sanchez’le 1-0 öne geçen sarı-kırmızılılar 67’de Osimhen’le bir duran top golü daha buldu.
Galatasaray böylece bu sezonki duran top gol sayısını da 18’e yükseltti.
Korner ve serbest vuruşlarda doğrudan 9 gol üreten sarı-kırmızılılar, duran topların hemen devamından ise 5 gol kaydetti.
Sarı-kırmızılılar bu sezon ise taç atışlarında çizilen setlerle dört gol kaydetti.
Galatasaray’ın duran top gollerinin sırrı da ortaya çıktı. Okan Buruk’un duran top konusu üzerine mesai harcayan kalabalık bir ekibi var.
Analiz ekibi hem kütüphane oluşturulmasında hem de rakiplerin zayıf karnının tespit edilmesinde yoğun mesai harcıyor.
Buruk’un yardımcıları İrfan Saraloğlu ve Ismael Garcia Gomez, oluşturulan duran top kütüphanesini kullanıyor. Analiz ekibinden gelen rakip analizlerine göre rakibin zayıf karnı tespit ediliyor; Saraloğlu ve Gomez buna göre setler çiziyor.
Okan Buruk ve kurmayları setleri seçiyor; maçlardan genellikle bir gün önce duran top çalışması gerçekleştiriyor. İş artık duran topları kullanacak ve vuracak futbolculara kalıyor.
Geçen sezon da ligin en çok duran top golü atan takımı olan Galatasaray’da Gabriel Sara’nın transferi sonrasında üretim daha da arttı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>9 milyon Euro net bonservis bedeli ödenmesine rağmen formayı kapamayan genç sağ bek, Beşiktaş maçında umut verdi. Derbide sol bekte görev yapan Jelert’in kısa sürede gösterdiği performans teknik heyetten geçer not aldı.
Temmuzda kadroya katılan Danimarkalı futbolcu, Türkiye’ye adapte olmakta zorlanmıştı.
KIZ ARKADAŞI DA TÜRKİYE’YE GELDİ
Transferi sonrasında sakatlanan Jelert, forma giyemediği dönemde kulübe aidiyet duyma konusunda sorun yaşamıştı. 21 yaşındaki futbolcunun ailesinin yanı sıra kız arkadaşı da geçen günlerde Türkiye’ye geldi.
Sarı-kırmızılı kulüpte de Jelert’in ülkeye adaptasyonu için adeta seferberlik ilan edildi.
Okan Buruk ve kurmayları ile sarı-kırmızılı yönetim, Jelert’in karakteri ile profesyonelliğinden şüphe duymuyor.
Başarılı teknik direktör yatırım yapılan genç futbolcuyu ileriye dönük kazanmak istiyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son iki sezon şampiyonluğa ulaşsa da bu bölgede oyuncu eksikliği çeken Galatasaray’ın hasretine Gabriel Sara nokta koydu.
2022-23 sezonunda Sergio Oliveira ve Fredrik Midtsjö transfer edilmiş; şampiyonluğa rağmen orta saha arayışları devam etmişti.
2023-24 sezonundaysa yüksekten uçan Galatasaray transferin son günlerinde Tanguy Ndombele’yi renklerine bağlamıştı.
Kilo sorunuyla 11’e bir türlü yerleşemeyen Fransız futbolcu formayı Kerem Demirbay’a kaptırmış; şampiyonluğa rağmen arayışlar yazın da devam etmişti.
Galatasaray’ın gözlemci ekibi 8 numara bölgesi için farklı profillerde listeler çıkarırken Okan Buruk’un tercihi sonrası çalışmalar başladı.
Eş zamanlı olarak birçok oyuncuyla ilgilenen Galatasaray, Scott McTominay için İngiltere’ye gitti.
Aynı günlerde gizli bir operasyonla Norwich City’yle masaya oturuldu. Gabriel Sara için pazarlıklar 30 milyon Euro’dan başladı.
Galatasaraylı idareciler uzaktan devam eden görüşmelerle bunu aşağı çekmeye çalıştı. Aynı anda McTominay, Wendell, McKennie için masada bulunan sarı-kırmızılılar birçok isim ile imza aşamasına geldi.
Norwich City’nin 18 milyon Euro seviyesine gelmesiyle birlikte karar aşaması başladı. Galatasaraylı idareciler, Sara’nın karakteri, özel yaşamı gibi konularda detaylı bir araştırma yaptı.
Okan Buruk da 8 numara pozisyonu için Gabriel Sara’da karar kıldı; sarı-kırmızılıların yeni orta sahası Brezilyalı oldu.
Galatasaray tarihinin en pahalı transferi etiketiyle sahaya çıkan Sara ilk maçlarında eleştirilse de Okan Buruk ve yönetimin güveni tamdı. Eylül ortası itibarıyla performansını yukarı çekmeye başlayan Sara artık Galatasaray taraftarının sevgilisi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü oyuncu Hazal Kaya, 2019 yılında meslektaşı Ali Atay ile nikah masasına oturmuştu.

Fikret Ali ve Leyla Süreyya adından iki evladı bulunuyor.

Hazal Kaya son zamanlarda verdiği kilolarla dikkatleri çekiyor.

Tiroit ve şeker hastalığı olduğunu söyleyen Hazal Kaya, “Tiroidim var şekerim var bu iki sağlık durumu da tetikleyen şeyler. Dedim ki ben sette zayıflarım hep. Arkadaşlar ben bu işi başarıyorum diye başladım. Çok kilo verdim. ” dedi.

Sağlığını, kilosunu korumaya çalıştığını belirten Kaya şunları söyledi:
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ülke genelinde olduğu gibi Muğla’da da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, tüm güne yayılan etkinliklerle coşkuyla kutlandı. Bu çerçevede akşam saatlerinde fener alayı yapıldı. Yoğun katılımın olduğu fener alayında, Şenkaya Kavşağı’nda toplanan vatandaşlar ve askerler, Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü. Ellerine aldıkları Türk bayrakları ve marşlar eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüş sonunda Datça Yüzme Kulübü sporcuları, ‘Cumhuriyet Yüzüşü’ gerçekleştirdi. Datça Kaymakamı Murat Atıcı’nın startı ile denize dalan sporcular ‘Cumhuriyet’ için kulaç attı.
“Rüzgar kayadan anca toz alır”
Fener alayının sonunda Cumhuriyet Meydanı’na kurulan sahnede Datçalıların Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayan Kaymakam Atıcı, yaptığı konuşmasında “Cumhuriyetimizin 101. yıldönümü kutlu olsun. Dün itibariyle çelenk koyma töreninin ardından birçok etkinlik yapıldı. Bugün de burada yine böyle bir kalabalıkta çok güzel bir bayram kutlaması yaptık. Ardından Garnizon Komutanlığımızın desteğiyle çok güzel bir kortej yürüyüşü yaptık ve bu bayrağı sallayan sizlerle, bu cumhuriyet aşıklarıyla bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Cumhuriyetin varisi başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu devleti bize devlet yapan, herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Tabiki bu güzel vatanın her türlü düşmanı olacak ama rüzgar kayadan anca toz alır. Bu cumhuriyete bu devlete hiç bir şey olmaz” dedi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Orhangazi, Gemlik, İnegöl ve Mudanya ilçeleri ile kent merkezinden yaklaşık 150 motosiklet tutkunu, Orhangazi Cumhuriyet Alanı’nda toplanarak Türk bayrağı açtı.
Motosiklet sürücüleri daha sonra bayraklarla ilçe turu atarken korteje Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de motosikletiyle katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkent’te bir alışveriş merkezinde, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu tarafından solist eşliğinde Cumhuriyet Bayramı ile ilgili eserler ile marşların seslendirildiği etkinliğe yurttaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ellerinde Türk bayraklarıyla marşlara eşlik eden yurttaşlar, fotağraf ve video çekerek bu anı ölümsüzleştirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunusemre ilçesindeki 23 Nisan Ulusal Egemenlik İlkokulunda düzenlenen kutlama töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı.
Günün anlamına ilişkin konuşmaların ardından öğrenciler şiirler okundu, gösteriler sundu.
Programın sonunda yaklaşık 200 öğrencinin, okul bahçesinde zeybek oynaması veliler ve izleyenlerden alkış aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – Aliağa Belediyesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yılına özel video hazırladı. Aliağa’da farklı meslek gruplarından vatandaşların yer aldığı video Aliağa Belediyesi Serkan Acar ve Aliağa Belediyesi sosyal medya hesaplarından paylaşıldı. Aliağalıların gözünden Cumhuriyet tanımının tek kelimeyle yapılmasının istendiği video vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü.
Cumhuriyet’in bu yıl 101. yaşı yurt genelinde coşkuyla kutlanıyor. Aliağa Belediyesi de kutlama programı kapsamında ‘Cumhuriyet Nedir’ başlığıyla özel bir video hazırladı. Aliağa’nın çeşitli yerlerinde yapılan çekimlerde öğretmen, öğrenci, sporcu, avukat, işçi, muhtar, gazi, engelli gibi toplumun farklı kesimlerini temsil eden birçok vatandaş videoda yer aldı. Vatandaşlara tek kelimeyle Cumhuriyetin onlara ne anlam ifade ettiği soruldu. Vatandaşlar bu soruya karşılık; okumaktır, okutmaktır, spordur, bilimdir, sanattır, yaşamaktır, emektir, ekmektir, alın teridir, dayanışmadır, eşitliktir, adalettir, özgürlüktür, demokrasidir, bağımsızlıktır cevaplarını verdi.
Milli mücadele ve bağımsızlığımızın simgesi Türk bayrağımızla başlayan videoda cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün tuvale işlenmiş görüntüsü dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlama mesajıyla son bulan video, kısa sürede birçok kişi tarafından paylaşılarak geniş bir kitleye ulaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AGC ve Nirvana Hotels işbirliğiyle Nirvana Cosmopolitan Hotel’de açılan sergide, geçmişten bugüne gazete sayfaları ve Cumhuriyet Bayramı kutlamalarından fotoğraf kareleri yer aldı.
Sergiye davetliler kadar turistler de ilgi gösterdi.
AGC Başkanı İdris Taş, burada yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in 101. yılını kutlamaktan gurur duyduklarını söyledi.
Türk basınının, Cumhuriyet döneminde haber verme, bilgilendirici ve kamuoyu oluşturma özelliğiyle birlikte Milli Mücadele’nin başlangıcında ve Cumhuriyet’in kuruluşunda büyük rol oynadığını belirten Taş, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türk basınının Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcında halkımızı örgütlemede büyük bir özverisi vardır. Sonrasında Cumhuriyet’in kuruluş aşamasında da her zaman Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmıştır. Bu yıl Cumhuriyet’imizin 101. yılını büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Gazete manşetleri, fotoğraflar, farklı bir sevgiyle karşınızdayız. Atatürk’ün bizlere armağan ettiği Cumhuriyet’imize sahip çıkmak, basının asli görevlerinden birisidir. Bu duruşumuz sonsuza dek değişmeyecektir.” dedi.
İlk kez böyle bir sergi açtıklarını söyleyen Taş, bundan sonra her yıl 28 ya da 29 Ekim’de bu sergiyi açacaklarını kaydetti.
Açılışa, CHP Antalya milletvekilleri Cavit Arı ve Aliye Coşar ile Saadet Partisi Antalya MilletvekiliŞerafettin Kılıç ile AGC yönetim kurulu üyeleri ve davetliler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zonguldak’ta bayram dolayısıyla Fener Alayı yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşe, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ve yüzlerce vatandaşlar katıldı. Vatandaşlar ellerinde meşaleler eşliğinde İstasyon Caddesi’nden başlayıp Valilik önüne kadar yürüdü. Yürüyüş kortejine Fener Anadolu Lisesi bando takımı da eşlik etti. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

“BALIKLARLA GÜZEL BİR GÖRSEL ŞÖLEN OLUŞTURDUK”
Denizin dibinde açılan Türk bayrakları ile yüzen dalgıçlar balıklar ile ilginç görüntüler oluşturdu. Dalış Okulu eğitmeni Önder Diktaş, her yıl Cumhuriyet’in kuruluşunu deniz dibinde farklı gösteriler yaparak kutladıklarını söyledi.
Bu yılki gösteride 6 dalgıcın yer aldığını anlatan Diktaş, “Cumhuriyetimizin kuruluşunun 101. yıl dönümünü deniz dibinde yaklaşık 15 dakikalık bir gösteri ile kutladık. Bayrak geçişi gerçekleştirdik ve balıklar ile güzel bir görsel oluşturduk. Bu anları da su altı kamerası ile görüntüledik. Tüm halkımızın Cumhuriyet Bayramını kutluyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 6 Şubat 2023’teki afetten etkilenen kentte düzenlenen etkinlikler kapsamında 3 gün boyunca çocuk tiyatroları, söyleşiler, VR deneyim alanları etkinlikleri ve atölye çalışmaları yapıldı.
Atatürk Anıtı’ndaki “Cumhuriyet Panayırı”nda depremzede çocuklar doyasıya eğlendi.
Programın son gününde yazar Hatice Kübra Tongar, “Bağırmayan Anneler” konulu seminer verdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA – Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Cumhuriyet’in 101. yıl dönümü coşkuyla kutlandı. Kutlamalar kapsamında düzenlenen fener alayı yürüyüşüne 7’den 70’e çok sayıda vatandaş katıldı.
Siverek’te gerçekleşen yürüyüş, Mehmetçik İlkokulu’ndan bir grup ile Kanlıkuyu Meydanı’nda toplanan bir başka grubun, Cumhuriyet alanında bulunan Atatürk Anıtı’na doğru meşalelerle ilerlemesiyle başladı. Ellerinde Türk bayrakları ve fenerlerle yürüyen kalabalık, “Yaşasın Cumhuriyet” sloganları attı. Yürüyüşe katılanlar, Atatürk Anıtı’nda bir araya geldi.
Fener alayı etkinliğine her yaştan vatandaş katılarak büyük bir coşkuya ortak oldu. Etkinlik sonunda hep bir ağızdan İstiklal Marşı okundu ve Cumhuriyetin 101. yılına özel hazırlanan sinevizyon gösterimiyle program son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunus Emre İlkokulu bahçesinde yapılan tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Gölyaka Kaymakamı Selver Esra Arık, Belediye Başkanı Muzaffer Coşkun, STK ve siyasi partilerin temsilcileri, muhtarlar, vatandaşlar, öğrenci ve öğretmenler katıldı.
Resim sergisinin açıldığı kutlamada, şiir dinletisi, halk oyunları ve çeşitli gösterileri sunuldu.
Yığılca Şehir Stadı’nda gerçekleştirilen kutlamalar da saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Öğrencilerin hazırladıkları çeşitli gösterilerin sunulduğu tören, geçit töreniyle son buldu.
Törene, Yığılca Kaymakamı Hüseyin Demirkol, Belediye Başkanı Selami Savaş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Aldırmaz, siyasi partilerin ve STK’lerin temsilcileri, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentte yaşayan yamaç paraşütü eğitmeni Kadir Aksoy ve yamaç paraşütü pilotu Okay Güzel, Şarköy ilçesinde Ganos Dağı eteklerindeki piste çıktı.
Gerekli hazırlıkları yapan paraşütçüler 600 metrelik pistten uçuş yaptı.
Havada Türk bayrağı açarak 20 dakika boyunca uçuş yapan paraşütçüler, Cumhuriyet’in 101. yıl dönümünü kutladı.
Aksoy, AA muhabirine, Tekirdağ’ın yamaç paraşütü tutkunlarının adresi olduğunu söyledi.
Cumhuriyet Bayramı’nda anlamlı bir etkinliğe imza atmak istediklerini ifade eden Aksoy, “Cumhuriyet’imizin 101. yıl dönümünde farklı bir uçuş yapmak için Uçmakdere’ye geldik. Uçuşa başladıktan sonra gökyüzünde Türk bayraklarını açarak süzüldük. Ülkemizle, Cumhuriyetle her zaman gurur duyuyoruz. Cumhuriyet’imizin 101. yıl dönümü kutlu olsun. 29 Ekim bizim için her zaman anlamlı olmaya devam edecek.” dedi.
Güzel de Cumhuriyet Bayramı’nı gökyüzünde kutlamanın keyif verdiğini dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’inci yıl dönümü Antalya’da fener alayı ile kutlandı. Yürüyüşe katılan binlerce vatandaş ellerindeki bayrak ve meşalelerle marşlar söyleyerek Cumhuriyet’in kuruluşunun 101’inci yıldönümünü kutladı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’inci yılı tüm yurtta olduğu gibi Antalya’da da farklı etkinliklerle kutlanıyor. Kutlamalar son olarak binlerce kişinin katıldığı fener alayı ile devam etti. Vatandaşların ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle katıldığı yürüyüşe Antalya Valisi Hulusi Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Antalya milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, STK üyeleri ve binlerce vatandaş katıldı.
Konyaaltı Caddesi üzerindeki varyantta toplanan binlerce kişi, ellerinde cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk posteri, bayrak ve meşaleler ile yürüyüşe başladı. Sloganlar atıp marşlar söyleyen grup, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüşe kimi vatandaşlar çocuklarıyla, kimileri ise evcil hayvanlarıyla katıldı. Yürümekte güçlük çeken bir yaşlı kadının tekerlekli sandalye ile katıldığı yürüyüşte çok sayıda turistin de olduğu görüldü.
Etkinliğe katılımlar iki ayrı güvenlik aramasından geçerek alana alınırken, güzergah boyunca da demir bariyerler ile yoğun güvenlik önlemleri alındı. Yürüyüşün ardından kutlamalar meydanda Kenan Doğulu’nun konseri ile devam etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkent Varşova’daki Raszyn Centrum Spor Salonu’nda düzenlenen organizasyonun akşam seansında 23 yaş altı kadınlar 64 kiloda Aysel Özkan, podyuma çıktı.
Aysel Özkan, koparmada 97 kiloluk kaldırışıyla bronz madalyanın sahibi oldu.
Milli sporcu, silkmede 114 kiloyla beşinci olurken, toplamda ise 211 kiloyla yine beşinci sırada yer aldı.
Şampiyonada milli sporcuların madalya sayısı, 13 altın, 11 gümüş ve 7 bronz olmak üzere 31’e ulaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamada, Yalıçiftlik İsmail Altındağ Tesisleri’nde Taşdemir ve antrenörler Hakan Dolutaş, Fatih Çiçek, Veysel Aturgil, Ali Gürsel ve Yağız Taşdemir için veda töreni düzenlendiği bildirildi.
Sipay Bodrum FK Başkan Vekili Selahattin Polat’ın da yer aldığı törende İsmet Taşdemir’e plaket ve çiçek takdim edildiği aktarıldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen İsmet Taşdemir, Bodrum FK’de 3 yıl yıl güzel bir şekilde çalıştıklarını belirterek, “Başta Fikret başkan olmak üzere çok teşekkür ederim. Bize çok güzel imkanlar sundunuz. Biz de elimizden geleni yaptık. Bodrum Futbol Kulübü her zaman kalbimizde kalacak. Artık ağabey kardeş gibi yolumuza devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yeşil-beyazlı takım, 2021 yılında göreve başlayan İsmet Taşdemir yönetiminde 3 yılda 2. Lig’den Süper Lig’e yükselme başarısı gösterdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TRABZONSPOR, Süper Lig’in 11’inci haftasında oynayacağı Fenerbahçe maçının hazırlıklarına bu akşam yaptığı antrenmanla devam etti.
Teknik direktör Şenol Güneş yönetiminde Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapılan antrenmanda oyuncular, dinamik ısınmanın ardından pas çalışması gerçekleştirdi. Dar alanda oyun ile devam eden antrenman, taktik çalışması ile sona erdi.
Bordo-mavili takım, Fenerbahçe maçının hazırlıklarına yarın saat 11.00’de yapacağı antrenmanla devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakemler: Ariadna Chueca Moreno (İspanya), Martina Fanfara (Slovakya), Ewa Matuszewska (Polonya)
ÇBK Mersin: Howard 29, Anderson 20, Araujo 5, Johannes 7, Samuelson 8, Fauthoux 9, Sinem Ataş, İlayda Güner 2
Tango Bourges Basket: Okonkwo 7, Green 4, Astier 16, Diaby 18, Spanou 9, Filip 4, Guapo 10, Duchet 8
1. Periyot: 21-12
Devre: 39-40
3. Periyot: 62-60
FIBA Kadınlar Avrupa Ligi B Grubu 4. hafta maçında ÇBK Mersin, Fransa’nın Tango Bourges Basket ekibini 80-76 yendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekirdağ’da Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yılı dolayısıyla yamaç paraşütçüler, gökyüzünde Türk bayrağı açarak özel bir uçuş gerçekleştirdi. Yamaç paraşütü eğitmeni Kadir Aksoy ve pilot Okay Güzel, Cumhuriyet coşkusunu yaşatmak adına Şarköy ilçesindeki Ganos Dağı eteklerinde bulunan pistte bir araya geldi.
600 metre yüksekliğindeki pistten hazırlıklarını tamamlayarak havalanan paraşütçüler, uçuş sırasında Türk bayrağını açarak, gökyüzünde 20 dakika boyunca süzüldü. Cumhuriyet’in kazanımlarını ve bayram coşkusunu havada kutlayan Aksoy ve Güzel, izleyenlere de görsel bir şölen sundu.
Cumhuriyet Bayramı kapsamında gerçekleştirdikleri bu anlamlı uçuşla ilgili konuşan yamaç paraşütçüleri, Türk bayrağı ile uçmanın onurunu ve gururunu yaşadıklarını ifade etti. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Motor sporlarında çığır açtınız.Şimdi de öğrenciler yetiştiriyorsunuz.
Her şeyden önce, ben motor sporlarınıseven biriyim ve motor sporlarınaçocukluğumdan beri çok büyük ilgimvardı. Allah bana motosiklet yarışmalarınagirmeyi ve orada şampiyonluklaralmayı nasip etti. Şimdide sporcu yetiştiriyorum.Şu anda dünyada eniyi diyebileceğimiz sporcuToprak Razgatlıoğlu’nuyetiştirdim. Biliyorsunuz,2024 Superbike Şampiyonasınakatıldı ve 2.kez dünya şampiyonu oldu. Öte yandanoğlum Zayn’ı yetiştiriyorum. Zayn’ı otomobilsporlarında yetiştirmek istiyorum.Biz motosiklet dalında güzel işler yaptıkama Türkiye çok büyük bir ülke, otomobildalında iyi yetiştirilmiş sporcu ile Formula1 hayalinin gerçek olacağına inanıyorum.Sadece Zayn değil tabii, nice gençlerimizvar yetiştirilen. Bu gençlerimizde inşallah bir gün Formula 1’de yarışır.Federasyonun verdiği özel izinle Zayn’ıTürkiye Şampiyonası’nda yarıştırıyoruz.Normalde 6 yaşında bu yarışa katılabiliyorsunuzama ben federasyona Zayn’ıdenemelere bir alın, başarı sağlayamazsabir sene bekleyelim dedim. Zayn bugünekadarki en iyi dereceyi aldı. Bu vesileylede sezonda başlamasına izin verildi.Şu anda genel klasmanda birinci durumda.Motosiklet yarışmasında da birincilikaldık. Hedefimiz kartingde de bunu başarmaktı.Bunu da başardık. Çok çalışıyoruzve emek veriyoruz. Türkiye şampiyonlarınaböyle ilgi yoktu ve Zayn ile beraberartık insanları, yarışları izlemeye getiriyoruz.Bu bizi çok mutlu ediyor. Adımadım gidiyoruz. Bu yol uzun ve meşakkatlibir yol. İnşallah İngiltere, İtalya ve Avrupa’nınbirçok ülkelerindeki şampiyonalarakatılacağız.

100 MİLYONUN ÜZERİNDE İZLENDİ
Zayn sosyal medyada da büyük ilgigörüyor. Neler söylemek istersiniz?
Zayn ile yaptığımız işler dünyada sesgetirsin istiyoruz. Çok da ilgi çekiyor. Bazıvideoları 100 milyonun üzerinde izlendi.Daha önce kimsenin yapmadığı şeyleriyapıyor. 5 yaşında ulaştığı hızlar, kırdığırekorlar dünyadaki herkesin çokilgisini çekiyor. Amerika’da, Avrupa’da,Asya ülkelerinde çok takipçisi var. Bizde hem spor hem de sosyal medya tarafınıaynı anda yürütmeye çalışıyoruz. Bugünündünyasında sosyal medya çok önemli.Bu tanınırlığın Zayn’a ilerideki kariyerineavantajlar sağlayacağı düşündüğüm içinsosyal medyaya önem veriyorum.

ZAYN FENOMEN DEĞİL!
Sosyal medyanın karanlık bir tarafıda var özellikle gençler açısından…
Ben Zayn’ı sosyal medya fenomeni olarakyetiştirmiyorum. Ben babası olarakZayn’a hedef koydum, sporcu olarak ilerleyecek.Biz sosyal medyayı bu işin birparçası olarak kullanıyoruz. Bu iş sonuçtasponsorlukla yürüyen, hayran kitlesineihtiyaç olan bir spor dalı. Bu açıdansosyal medyayı önemsiyorum. Kendi sosyalmedya hesabımdan yılda bir kere paylaşımyapıyorum. Ama Zayn ile hemenhemen her gün paylaşım yapıyoruz.Zayn’ın tanınırlığı sayesinde Türkiye KartingŞampiyonası, Türkiye MotosikletŞampiyonası hınca hınç seyirci ile doluyor.Daha önceki şampiyonlarda böyleseyirci görülmedi. Yarış dışında dagüzel işler çıkarmaya çalışıyoruz.Bazen eleştiri de alıyoruz. Zayn’ınyaptığı işler 5 yaşındaki çocuğunişi değil. Ama siz evde büyüyen5 yaşındaki çocukla, Zayn’ıkıyaslarsanız yanlışa düşersiniz.Zayn inanılmaz bir eğitimalıyor, bunu da göz ardıetmemek lazım. Bir de şuvar tabii, siz 5 yaşındakiçocuğa hiçbir şeyi zorlayaptıramazsınız. Zaynçok meraklı, ilgili. Anne-babasıolarak biz de korkuyoruz. En çokda Zayn’a nazar değmesinden korkuyoruz.Allah nazardan korusun.

Sizin kullandığınız arabalar da çokkonuşuluyor..
Ben motor sporları, otomobil meraklısıbir insanım. Çocukluğumdan beri, hayalimpara kazanırsam özel arabalar almaktı.Kariyerimde kazandığım paralarla, şampiyonluklarlaböyle arabalar almaya başladım.Ama bu arabalarım da gündememilletvekili dönemimde çıkmaya başladı.Tabii, bu beni çok üzdü. Benim milletvekiliöncesinde de bir kariyerim vardı. Ben 5kez dünya şampiyonu oldum. Ben milletvekiliolmadan önce de bu arabalara biniyordum.Eşim yabancı olduğu için arabaalma hakkım da var. Ben kanuna, devletinkurallarına uyarak hakkım ne varsa kullanıyorum.İnsanlar bunu farklı yerlere çekmeyeçalıştı. Bunları geride bıraktım. Artıközel araba alayım diye hevesim de yok.Benim için özel arabalar Zayn ile yapacağımprojeler için önemli. Artık trafikteözel arabalara binmiyorum.

ÇOCUKLARINIZIN HOBİSİNE DESTEK OLUN
Gençlerimizin birspor dalıyla uğraşmasıçok önemli. Neler söylemekistersiniz?
Sporun her dalını çok seviyorum. Ben yakın çevremdeki herkese söylüyorum, çocuklarınızın peşinden koşun. Büyük oğlum futbolu seviyor peşinden koşuyorum, Zayn motosiklet sporunu seviyor peşinden koşuyorum. Ebeveynlerin çocuklarının sevdiği dalı bulmasında yardımcı olması gerekiyor. Sonra da onun peşinden koşması gerekiyor. Anne-babalar önce benim hayatım, benim hobilerim derse bu iş olmaz. Fedakarlık gerekiyor. Benim hobilerim geçmişte kaldı. Çocuklarımın hobileri var artık. Ben hayata böyle bakıyorum. 30 yaşında baba oldum. Çocuklarımı hep anlamaya çalıştım, onların hobilerini anlamaya çalıştım ve peşlerinden koştum. Çocuklarınız için siz fedakarlık yapacaksınız. Anne-baba olmak fedakarlık gerektiriyor.

FORMULA 1HAYALİ GERÇEKOLACAK
Boynuz kulağı geçti mi? Oğlunuzu kendinizdendaha yetenekli buluyor musunuz?
Zayn’ın yetenekli olduğuna inanıyorum. Ama konuşmak için çok erken. Ülkemizde kendini kanıtladı ama dünya arenasında da kanıtlaması gerekiyor. Türkiye’de kendi kategorilerinde hem motosiklette hem de karting’de zirvede. Ama şöyle de bir dezavantajı var, Zayn, 9 yaşındaki çocuklara karşı yarışıyor. İlkokul 1’e giden bir çocuğu Ortaokul 1’e giden bir çocuğu aynı sınava sokuyorsunuz gibi. Buna rağmen çok iyi gidiyor Zayn. İnanıyorum, iyi bir eğitimin ardından Formula 1 hayali gerçek olacak.

YARIŞMAYIZİRVEDEYKENBIRAKTIM
Zirvedeyken bıraktınızyarışmayı… Pişmanoldunuz mu?
Cumhurbaşkanımız istediği için bıraktım. Tam zirvedeyken bıraktım. İyi ki bıraktım. Hiç pişman değilim. Bırakmasaydım, performansım düşmeye başlayacaktı. Cumhurbaşkanımızla ilk gün nasılsa hâlâ öyleyiz. Zaman zaman görüşüyoruz. Benim ona olan sevgim gönülden sevgi. Benim ona olan gönül bağım değişmez. Cumhurbaşkanımız hayatımda, kariyerimde hep bana sahip çıktı. Ona olan sevgim hiç değişmez.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SODALI KÖFTE
MALZEMELER
500 gram yarım yağlı kıyma
1 tane soğan
1 çay bardağı sade soda
Tuz
Karabiber
Pul biber
Kırmızı toz biber
1 çay kaşığı kimyon
1 avuç galeta unu ya da kurutulmuş ekmek içi
Yarım kaşık hamur kabartma tozu
YAPILIŞI: İlk önce bir kaba kıyma ve sırasıyla diğer malzemeleri ekliyoruz. İster yuvarlak ister uzun şekiller yapıyoruz. Tavada arkalı önlü kızartıyoruz.

BAHARATLI TAVUK KÖFTESİ
MALZEMELER
750 gram kadar tavuk göğsü
1 büyük soğan
5-6 diş sarımsak
Yarım demet maydanoz
1 çay kaşığı karabiber
2 çay kaşığı kimyon
2 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı kırmızı toz tatlı biber
2 yemek kaşığı salça
1 adet yumurta
3 yemek kaşığı galeta unu
YAPILIŞI: Tavuk göğsünü robottan çekiyoruz. Soğan, sarımsak, maydanozu da robottan geçiriyoruz. Baharatları ekliyoruz. Yumurta ilave edip yoğuruyoruz. En az 2 saat buzdolabında bekletiyoruz. Kızgın tavada arkalı önlü kızartıyoruz.

SEBZELİ KÖFTE
MALZEMELER
1/ 2 kg. patates
1/2 kg havuç
250 gr. kıyma
1 adet soğan
1 adet yumurta
2.5 dilim ekmek içi
Yeteri kadar maydanoz
Tuz
Nane ve kimyon
YAPILIŞI: Patatesi ve havucu rendenin en ince tarafı ile rendeliyoruz. Rendelenen patatesi sıkıp suyunu döküyoruz. İçine soğanı rendeliyoruz. Geriye kalan malzemeyi ilave ediyoruz. İyice yoğuruyoruz. Derince bir tava ya da tencereye bolca sıvı yağı döküyoruz. Yuvarladığımız köfteleri içine atıyoruz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Evet, her uygulamanın kaçağını, açığını bulmada üzerimize yok. Ancak e-devlet’teki sözleşme baki kalacak!
Gelecekte herhangi bir anlaşmazlıkta kiracı, konut sahibini suçüstü yakalatabilir! Konut sahibine elden kira vermeyi kesebilir.
Bu uygulama emlak vergisini arıtacağı için konut sahipleri de kiraları daha yüksek tutabilirler.
Ve bu işten yine kiracılar zararlı çıkabilir ama her şeye rağmen e-devlet güvenceli sözleşmeler hem konut hem de kiracıların mevcut haklarını korumanın en garanti yolu gibi gözüküyor.
Bu uygulama ihtiyaca göre revize de edilebilir.
Kiracıların sözleşme bittiği ve konut sahibi istediği halde evi boşaltmayıp, mahkemeye gidip, anlaşmazlık sürecini 3-4 yıla uzatmasını engelleyecek kurallar uygulamak mümkün.
Örneğin konut sahibi sözleşme bitiş tarihinden altı ay önce e-devlet üzerinden bildirim yapıp kiracısından evi boşaltmasını isteyebilir.
Yine mahkeme süreci başlasa da eğer konut sahibinin haklı gerekçeleri varsa davalar kısa zamanda sonuçlanır.
Örneğin sözleşmenin süresi iki yıllık ama hukuk sistemi bir yıllık sözleşmeye bile 10 yıl ömür biçebiliyor. Bunun gibi haksızlıklar da ortadan kaldırılmalı.
Özetle hem konut sahiplerine hem de kiracılara adil şartlar sunacak yasaya da ihtiyaç var!

BURSASPOR SATILACAK MI?
Galatasaray’ın efsane golcüsü Didier Drogba’nın, TFF 3. Lig ekiplerinden Bursaspor’u satın almak için harekete geçtiği iddia edildi.
Bu tarz iddialar zaman zaman ortaya atılıyor ama henüz bir zenginin Türkiye’den köklü bir kulübü aldığına şahit olmadık.
Dernek statüsü içinde olan kulüp yapıları yabancı ortak alamaz. Ama birçok kulübün aynı zamanda Spor AŞ tarafı var; şirketleşmiş olan ve borsada işlem gören tarafı…
Spor AŞ kulübün tamamına sahip olmadığı için yatırımcılar kulüp satın almaya çekiniyorlar.
Taraftarlar kulüplerin satılmasına başta karşı çıkabilirler lakin kulüplerin asıl sahibinin taraftarlar olduğu da unutulmamalı.
Manchester City, Newcastle United, Paris Saint German, Manchester United gibi dev kulüplerin sahipleri genelde büyük şirketler olmasına rağmen taraftarın onayı olmadan bir şey yapamıyorlar!
Şirketler için kulüp sahibi olmanın hedefi kar etmek. Kar etmek için de sportif başarı gerekiyor. Yıldız futbolcular transfer edilip, sportif başarı elde edilince de çoğu zaman taraftarlar kulüplerin sahiplerinin adını hatırlamıyorlar bile.
Mevcut sistemde yöneticiler tarafından arpalık olarak görülen kulüplerin çoğunun batık olması rastlantı değil!
Drogba’nın Bursaspor’u satın alacağı haberini yapanlar keşke kulübün 1 milyar 539 milyon 708 bin 800 lira borcu olduğu bilgisini de yazsalardı!
Türkiye’de kulüplerin şirketleşmesi İngiltere’deki gibi olsa bu devasa borca rağmen Bursaspor’u almak uzun vadede karlı bir yatırım olabilirdi. 3. Lig’de evindeki her maçta stadyumu tıklım tıklım dolu olan kaç Süper Lig takımı var?
Böyle sadık bir taraftar desteğine sahip olan kulübe hangi yatırımı yapsanız geri döner!
Asıl tartışmamız gereken ise her maçı ortalama 40 bin taraftarın takip ettiği Bursaspor 3. Lig’de mücadele ederken tribün ortalaması 4-5 bin olan kulüplerin nasıl Süper Lig’de varlıklarını sürdürebildikleri!

NE ÇOK ‘ÇAKAR’KULLANAN VAR!
Emniyet ve jandarma trafik ekipleri 3-10 Ekim 2024 tarihleri arasında gerçekleştirdikleri denetimlerde 2 milyon 829 bin 271 araç denetlendi.
Ve kural ihlali yapan 522 bin 427 sürücü hakkında işlem yapıldı.
Cezalar arasında en dikkatimi çeken; mevzuatta aykırı ‘çakar’ kullanan 10 bin 22 sürücüye ceza kesilmesi oldu. Çıkan haberlere bakılırsa her ay 7-10 bin arası çakar usulsüzlüğü belgeleniyor. Yani izinsiz ‘çakar’ kullanan sürücülerin sayısı tahmin edilenin çok üstünde! Para cezasının çözüm olmadığı da ortada. İzinsiz ‘çakar’ kullananların ehliyetlerine bir yıl el konulur ya da araçları trafikten men edilirse sorun çözülür!

MİLYARDERLERE EKSTRA VERGİ!
Fransa’da geçtiğimiz cuma günü, 1 milyar Euro’nun üzerinde mal varlığı olan kişilerin yüzde 2 oranında vergilendirileceği yeni yasa tasarısı önerisi Meclis’te yeterli desteği buldu.
Yine de önerilen varlık vergisinin Senato’nun incelemesinden geçmesinin pek mümkün olmadığına inanılıyor.
Yine Fransa’da varlık vergisi önerisine vekillerin destek vermesi sembolik açıdan anlamlı.
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de milyarderlerin sayısı artıyor.
Pandemi sonrası yaşanan ekonomik krizler ve enflasyondaki artışların zenginlere yaradığı ortada!
Varlık vergisi, toplumun genelinde olumlu karşılanabilir ve bu da vergilerdeki genel artışa karşı toplumda “Milyarderlerden daha çok alınıyor. Herkes özveride bulunuyor” algısı oluşturabilir.

Altyazı
“İyi hikayeler abartılmayı hak eder.” (Hobbit)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2016 yılında dünya evine girdiği Kadir Doğulu ile evliliğinde yaşadığı krizlerle konuşulan Neslihan Atagül Doğulu, şimdilerde bambaşka bir heyecan yaşıyor.

32 yaşındaki oyuncu “Bir süre daha bu ‘mutluluğumuzu’ mahrem tutmak isterdik. Hakkımız da buydu açıkçası… Velhasılkelam; Biz mutluyuz, memnunuz ve iyiyiz.” bu sözlerle hamile olduğunu duyurdu.

Bir erkek bebek bekleyen 5 aylık hamile ünlü oyuncu şimdi de abisiyle gündeme geldi.

Babaları Türk, anneleri Beyaz Rus (Belarus) olan Atagül kardeşler, adeta ikiz gibi benziyorlar.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bir dönem Yeşilçam’ın zirvesinde olan Sevtap Parman şimdi ne yapıyor? Yeşilçam oyuncularının son halleri görenleri şoke etti.

Hakan Ural, İbrahim Tatlıses, Kadir İnanır, Yalçın Dümer, Tarık Akan, Cüneyt Arkın ve daha birçok isim ile kamera karşısına geçen ve oynadığı rollerle Yeşilçam’a damga vuran Sevtap Parman’ın son hali merak konusu oldu.

Yeşilçam’ın en güzel kötü kadın karakterlerine hayat veren Sevtap Parman’a da yıllar acımadı… Yaşı ilerledikçe gündemden düşen ve diğer Yeşilçam yıldızları gibi kabuğuna çekilen Sevtap Parman’ın son hali olay oldu.

Sevtap Parman, Yeşilçam’ın “Bayan popo” lakaplı oyuncusuydu.

Aktif olduğu dönemlerde verdiği cesur pozlarla, oynadığı filmlerde sınır tanımayan sahneleriyle hep gündemdeydi. İşte Yeşilçam’ın güzel yıldızı Sevtap Parman’ın son hali…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
168.Bölüm:
SÖĞÜT’TE BÜYÜK İSYAN
Uç topraklarda artık kılıçlar çekildi. Osman Bey’in bütün tuzaklardan kurtulması Lucas’ı da Karesi Bey’i de çok öfkelendirir. Lucas, Osman Bey’i alt etmek için yeni bir hamlesi olduğunu söyler.

Karesi Bey bu hamlede nasıl bir rol oynayacaktır? Kayı Obası’nda düğün toyu sürerken Lucas yapacağını yapmış, Söğüt’te ki Rum ahaliyi kışkırtarak büyük bir isyan ateşi yakmıştır, haber toya yıldırım gibi düşer. Osman Bey isyan ataşını söndürmek için nasıl bir hamle yapacaktır?
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

OSMAN BEY İKİ ATEŞ ARASINDA
Lucas bir yandan Söğüt’te isyan ateşini yakmışken öte yanda ordusunu Karadin Kalesi hududuna dayamıştır. Bir tarafta isyanı bastırmaya çalışan Osman Bey, Karadin Kalesi’nin haberini alır. İki ateş arasında kalan Osman Bey bu cendereden nasıl çıkacaktır?

ORHAN BEY VE HOLOFİRA’NIN DÜĞÜN TOYUNDA NELER YAŞANACAK?
Osman Bey ve alpları kendilerine kurulan tuzaktan kurtulmuştur. Lucas’ın adamları tarafından köşeye sıkıştırılan Orhan Bey ve Holofira ise nasıl bir hamleyle kurtulacaklardır?

Orhan ve Holofira’nın evlenmesinin önünde artık hiçbir engel kalmamıştır. Osman Bey oğlu için anlı şanlı bir düğün toyu kuracaktır, bütün obada düğün telaşı başlar.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Pek çok yapımda rol alan dünyaca ünlü oyuncu 57 yaşındaki Nicole Kidman, çok koşulacak itiraflardan bulundu. 10 Ocak’ta vizyona girmesi beklenen, başrollerini Harris Dickinson ve Antonia Banderas ile paylaştığı Babygirl sevişme sahnesiyle öne çıktı.
Müstehcen sahnelerin olduğu filmle ilgili oyuncudan itiraf geldi. Filmde kendisinden yaşça küçük, aynı şirkette çalıştığı genç stajyerle yaşadığı ilişki rolüyle gündemde olan ünlü aktrist, eleştirmenlerden tam not aldı.
Buna göre, özellikle sevişme sahnelerinde çok zorlandığını söyleyen güzel oyuncu şöyle konuştu;
“YÖNETMENDEN ARA VERMESİNİ İSTEDİM”
“Sevişme sahnesinde çok zorlandım. Bugüne kadar birçok sahne yaşadım ama bu başkaydı. Yönetmenden sık sık ara vermesini istedim. Çünkü oldukça ekilendim” dedi.

FİLMİN KONUSU
Nicole Kidman’ın canlandırdığı, teknoloji geliştirme şirketi CEO’su işkolik Romy’nin yaklaşık 20 yıldır evli ve çocuklu olduğu tiyatro yönetmeni kocası Jacob’la (Banderas) tekdüze bir cinselliğe hapsolmasıyla başlayan film, Romy’nin örtülü fantezilerini canlandıran şirket stajyeri Samuel’le (Dickinson) başlayan yasak ilişkisine odaklanıyor.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sokak sanatı bambaşka bir sanat türüdür. Etkileyicidir, verdiği mesaj derindir. Daha da önemlisi görsel zenginliği müthiştir ve insanın göz zevkine hitap eder. Bunun için sanatçıların görsel çeşitliliği eşliğinde, sizi sokak resimleriyle baş başa bırakıyoruz.
Hangisi mi daha iyi?
Biz karar veremedik…
















Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin marka değerine katkıda bulunmak üzere bu yıl 16 şehirde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 14. durağı, 12-20 Ekim’de Diyarbakır oldu.
İçkale, Dağkapı Meydanı, Hasan Paşa Hanı, Yenikapı Caddesi, Gazi Caddesi, bazı burçlar, Diyarbakır Arkeoloji Müzesi, Kurşunlu Camisi Meydanı, Ulu Cami, Hazreti Süleyman Camisi, Paşa Hamamı, Surp Giragos Kilisesi, Keldani Kilisesi, Meryem Ana Kilisesi, Şeyh Mutahhar (Dört Ayaklı Minare) Camisi, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, Ziya Gökalp Yazma Eser Kütüphanesi, Ziya Gökalp Müzesi, Mesudiye Medresesi, Ahmed Arif Edebiyat Müze Kütüphanesi, Kervansaray, On Gözlü Köprü ve Nevruz Parkı’nda festival kapsamında konser, sergi, atölye çalışması, söyleşi, gastronomi sunumları gibi birçok etkinlik gerçekleştirildi.
Diyarbakır Arkeoloji Müzesi, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi ve Ziya Gökalp Müzesi’nde ise farklı temalarda 13 sergi ve etkinlik ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
ETKİNLİKLERE ZİYARETÇİ AKINI
İç Kale Kompleksi’nde Geleneksel Sanatlar Derneğinin “Coğrafya Geleneğin Kaderi: Diyarbakır”, Türkiye Jokey Kulübünün 12. Resim Yarışması, Diyarbakır PTT Başmüdürlüğünün “Pulların Işığında Tarihin İzinde Pul” sergileri ile Cahit Sıtkı Tarancı Müzesindeyse Anadolu Ajansı’nın Gözünden Kültür Varlıkları Sergisi başta olmak üzere sergi ve etkinlikler 9 gün boyunca binlerce ziyaretçiyi ağırladı.
Diyarbakır Müze Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, kentteki 3 müzeye bu yılın 9 ayında ziyaretçi sayısı aylık ortalama 14 bin kişi olarak kayıtlara geçti.

MÜZELERE YOĞUN İLGİ
Bu yılın nisan ayında da üç müzeye ziyaretçi sayısı 27 bin 365 olarak belirlenirken, Ramazan Bayramı’nın sadece birinci günü ise bu müzeler 3 bin 11 kişiyi ağırladı.
Diyarbakır Kültür Yolu Festivali’nin ilk günü olan 12 Ekim’de de müzeleri 3 bin 754 kişi ziyaret etti.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Nakışlarla İlmek İlmek Zeugma sergisi, II. Bayezid Türk Hamam Kültürü Müzesi’nde ziyarete açıldı.
İstanbul Üniversitesi Müze ve Kültür Miraslarının Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (MÜZEYUM) ile Kadıköy Bostancı Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde açılan sergide, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’ndeki mozaikler geleneksel nakış teknikleriyle yeniden yorumlandı.

“SERGİMİZ HAYIRLI OLSUN”
Açılışa katılan İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya, Türkiye’nin pek çok tarihi yapı ve eserin yanı sıra farklı kültürlere de ev sahipliği yaptığını belirterek, el sanatlarıyla tarihi birleştirmesi bakımından serginin önemli olduğunu söyledi.
Sergiye emek veren kursiyer, usta öğretici, öğretmen ve katılımcılara teşekkür eden Kaya, “Her şeyiyle tarihi bir yapıda, tarihi bir etkinliği gerçekleştiriyoruz. Sergimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” ifadesini kullandı.

SON ZİYARET TARİHİ 20 ARALIK
Sanatçıların el becerileriyle hayat bulan eserlerin yer aldığı, geçmişle olan bağı ve geleneksel el sanatlarının çağdaş yorumlarını yansıtan sergi, 20 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünyaca ünlü rock yıldızı Jimi Hendrix’in bulunan dört demosu (kaydı) müzik ve sanat dünyasını sevindirdi; hayranlarını ise heyecanlandırdı. Yaşamı boyunca önemli klasiklere imza atan Jimi Hendrix, rock müziğinde otoriter isim olarak kabul edilmektedir.
1968 yılında kaydedilen bu nadir kayıtlar, 15 Kasım’da Londra’daki Propstore müzayede evinde satışa sunulacak. Up From the Skies, Ain’t No Telling, Little Miss Lover ve Stone Free gibi şarkıları içeren demoların 261 bin dolara alıcı bulması bekleniyor.
Propstore’un kasım ayında düzenleyeceği dört günlük müzayedede, Hendrix’in demolarının yanı sıra 350’den fazla nadide eser müzikseverlerle buluşacak.

HAYATI FİLM OLACAK
Jimi Hendrix’in 1966-1967 yıllarında İngiltere’de geçirdiği ve dünya çapında üne kavuştuğu dönemi konu alan “All Is By My Side”, Dublin ve civarında çekilecek.
Başkent yakınlarındaki Bray ve Dun Laoghaire bölgelerinde bazı mekanlar, film için 1960’ların Londrası görünümüne büründürülecek. Birkaç hafta içinde başlanacak çekimlerin 6 hafta kadar süreceği belirtiliyor.
Oyunculuk deneyimi de bulunan Andre Benjamin, Four Brothers, Be Cool ve Scary Movie 4 gibi filmlerde de rol almıştı.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yapım şirketlerinin ortak açıklamasına göre, ocak ayında vizyona girdikten sonra tedbir kararıyla gösterimi durdurulan film hakkında mahkeme tedbir kararını kaldırdı.
Üst mahkeme kararıyla haklı bulunan ve yeniden gösterime girmesi onaylanan film, yarından itibaren Amazon Prime’da izlenebilecek.
İsmail Hacıoğlu’nun Cem Karaca’yı canlandırdığı filmin oyuncu kadrosunda, Fikret Kuşkan, Yasemin Yalçın, Melisa Aslı Pamuk, Meral Çetinkaya, Melisa Döngel, Buçe Buse Kahraman, Kubilay Tuncer ve Alper Saldıran yer alıyor.

CEM KARACA’NIN HAYAT HİKAYESİ
Yüksel Aksu’nun yönetmenliğini üstlendiği film, Cem Karaca’nın yaşamı, müziği ve hayat mücadelesini konu alıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hurri-Mitanniler, Bit-Zamanı Krallığı, Asurlular, Urartular, Medler, Persler, Tigran Krallığı, Romalılar, Bizanslılar, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Selçuklular, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyubiler, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlı’nın da aralarında yer aldığı birçok medeniyete ev sahipliği yapan Amida Höyük’te, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle Dicle Üniversitesi (DÜ) Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Yıldız başkanlığında 2018’de başlatılan kazı çalışması sürüyor.

KAZI ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR
Bugüne kadar yaklaşık 1800 yıllık su kanalları ve kalorifer sistemi, yaklaşık 1700 yıllık mezar odaları, 1. Dünya Savaşı’ndan kalma 782 el bombası ve 800 yıllık mermer parçaları gibi kalıntıların ortaya çıkarıldığı kazılarda, bu yıl Artuklu Sarayı’nın kabul salonunun güneyindeki odada ve Saraykapı ile kral yolu arasındaki alanda çalışma yürütülüyor.
Bir açmada yürütülen çalışmalardaki yangın izi, seramik parçalarından ve taş malzemelerden elde edilen verilere göre, 10 bin yıl önce yerleşimin başladığı tespit edilen höyükte kazılar devam ediyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şanlıurfa Valiliği öncülüğünde Batman ve Harran üniversiteleri ortaklığında imzalanan protokol çerçevesinde, aralarında arkeolog, sanat tarihçisi ve mimarların da bulunduğu 9 kişilik uzman ekip, kent genelinde Şanlıurfa İli Kültür Envanteri projesini yürütüyor.
Proje Koordinatörü Prof. Dr. Gülriz Kozbe’nin bilimsel danışmanlığı ve koordinatörlüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında, il bazında daha önce alınan tüm tescilli kayıtların yanı sıra 13 ilçenin merkez ve kırsal alanlarında güncel envanter tespiti ve belgelemesi gerçekleştiriliyor.

GÖRSEL VE YAZILI OLARAK BELGELENİYOR
Proje kapsamında, daha önce kayıt altında bulunan ancak detaylı belgelemesi yapılmayan 1700 tarihi kültür varlığının yanı sıra kayıt altında olmayan her kültür varlığı, sahada ziyaret edilip görsel ve yazılı belgeleniyor.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından, kentteki yaklaşık 6 bin kültür varlığının dokümantasyonunun, 5 ciltlik envanter kitabı haline getirilmesi planlanıyor.
Projenin sonunda, tahribat görmüş muhtemel eserlerin aslına uygun olarak tekrar ayağa kaldırılması ve yeni alanların turizme kazandırılması gibi çıktılar elde edilmesi hedefleniyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fenerbahçe’nin teknik direktör Jose Mourinho, Ülker Stadyumu’nda oynanan karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Portekizli çalıştırıcı, basın toplantısının erken bitmesi dolayısıyla Sipay Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir’e teşekkür etti.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayan Mourinho, “Sizleri ve Türk insanını tebrik etmek istiyorum. Çünkü salı günü çok önemli bir gün. Burada çalışan, burayı seven ve buraya aşık olan birisi olarak hepinizi tebrik etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
“BİZ ORAYA 3 PUAN İÇİN GİDECEĞİZ”
Trabzonspor ile önümüzdeki hafta oynanacak müsabakaya değinen Portekizli çalıştırıcı, şöyle konuştu:
“Ben Fenerbahçeyim. Fenerbahçe için Trabzonspor maçı ne anlama geliyorsa, benim de kendimi bu anlamda adapte etmem gerekiyor. Ben daha önce Roma’yla orada oynamıştım. Şimdi Fenerbahçe’yle gideceğiz ve farklı olduğunu biliyorum. Biz oraya 3 puan için gidiyoruz. Geçen yıl ne olduğunu, neler yaşandığını düşünmüyorum. Bir futbol maçı var ve o maçı kazanmaya gidiyoruz. Umarım maçı tıpkı bugünkü gibi işini iyi yapan bir hakem yönetir, son oynadığımız deplasman maçındaki gibi bir hakem olmaz.”
Sipay Bodrum FK karşısında rotasyonlu bir kadroyla çıkmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Jose Mourinho, herkesin oynamak istediğini ve antrenmanlardaki performanslarla bunu hak ettiğini söyledi.
“SONUÇ DAHA FARKLI OLABİLİRDİ”
Kadroda olmayan Samet Akaydin, Yusuf Akçiçek ve Ertuğrul Çetin’in de oynamayı hak ettiğinin altını çizen Mourinho, şunları kaydetti:
“Bugün bazı değişiklikler yaptım ama bu bir hediye değildi. Manchester United maçından sonra oyunculardaki yükü de analiz ettik. Tadic ve Szymanski’nin inanılmaz bir yükü vardı. O yüzden daha taze ayakları sahaya sürmek istedim. Bugün kazanmayı hak eden taraftık ama sonuç daha farklı olabilirdi. 3 puan için memnunum ama bu kadar çok pozisyon üretip değerlendirememek üzücü. Bir golü ribaunttan attık. İrfan Can Kahveci’nin volesi güzeldi, bir de Osayi-Samuel’in pozisyonu vardı ilk yarıda ama bencillik yaptı orada. Maçı ilk yarıda bitirebilirdik ama bitiremedik.”
MOURINHO’DAN DERBİ YORUMU
Galatasaray ile Beşiktaş arasında oynanacak derbi maçta her sonucun kendileri için iyi olacağını dile getiren Jose Mourinho, maç içindeki pas tercihleriyle ilgili olarak da “Bugün çok fazla pas hatası yaptığımızı düşünmüyorum. Bence bitirici pozisyonlardaki üçüncü bölgede pas hatasını çok yapıyoruz. Ben ve ekibim oynadığımız her maçı analiz ediyoruz. Zaten ilk antrenman gününde de oyuncularımızla analizimizi gerçekleştiriyoruz. Tabii ki bir de yorgunluk var. Sadece fiziksel yorgunluktan bahsetmiyorum. Yarın oynayacak rakiplerde muhakkak daha az hata olacaktır. Birisi 3, diğeri 4 gün dinlendi. Hem perşembe hem de pazar günü oynamak kolay değil. Kaldı ki bizim oynadığımız özel bir maçtı, diğer rakipler gibi kolay bir maç değildi.” açıklamasını yaptı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ev sahibi ekip, 9. dakikada Bukayo Saka ile öne geçti. Liverpool, bu gole van Dijk ile 18. dakikada yanıt verdi. Ev sahibi takım ilk yarı bitmeden Merino ile yeniden öne geçerken, Liverpool, 80’de Mohammed Salah ile skoru 2-2’ye getirdi. Maçta başka gol olmayınca mücadele 2-2 sona erdi.
Arsenal bu sonuçla puanını 18, Liverpool ise 22 yaptı. Ligde Southampton’ı 1-0 yenen Manchester City puanını 23 yaparak 1 puan farkla liderliğe yükseldi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Portekiz Premier Ligi’nin 9’uncu haftasında Benfica ile Rio Ave karşı karşıya geldi. Benfica’da milli futbolcular Kerem Aktürkoğlu ve Orkun Kökçü maça ilk 11’de başladı.

Milli yıldız Kerem Aktürkoğlu, Portekiz’de gösterdiği müthiş performansına devam etti.

Benfica’nın yaz transfer sezonunda Galatasaray’dan transfer ettiği Kerem Aktürkoğlu, Rio Ave maçının da kahramanı oldu.

Maça ilk 11’de başlayan Kerem, 12’nci dakikada gol perdesini açtı. Sağ kanattan gelen orta, kaleci Miszta’dan döndü. Dönen topu ceza sahası içinde Kerem Aktürkoğlu ağlarla buluştu.

Dakikalar 16’yı gösterdiğinde sahneye yine Kerem çıktı. Angel Di Maria’nın ortasında Kerem Aktürkoğlu, kalesinden açılan kaleciyi fark ettikten sonra kaleye sırtını dönükken kafa vuruşunu yaptı ve farkı ikiye çıkaran golü attı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
malzemesinden ilham alarak oluşturduğu eser, katılımcıların beğenisine sunuldu.
Serginin açılışında ayrıca, Hazal Haznedaroğlu ve mimar Sedat Bayrak’ın katıldığı, Yağız Genç moderatörlüğünde gerçekleşen “Design You Can Feel Zen Talk” adlı bir söyleşi düzenlendi. Bu keyifli sohbet sırasında, ASUS Zenbook’un tasarım detayları ve sanatçı ile mimarın iş birliği sürecinde ilham aldıkları unsurlar masaya yatırıldı.

Sanat ve teknolojiyi birleştiren bu sergiyi 8 Kasım’a kadar Büyükdere35’te ziyaret edebilir, Zenbook’un yenilikçi tasarımı ile Hazal Haznedaroğlu’nun sanatsal vizyonunu bir arada görülebilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vodafone’un 15 ülkedeki müşterilerinin yanı sıra dünya çapında 45 pazardaki iş ortaklarına depolama, güvenlik ve yapay zeka desteği sunacak anlaşma kapsamında, Google, işgücü verimliliğini artırmak için Vodafone’un sabit ve mobil bağlantı hizmetlerini kullanacak.
Anlaşmaya göre Vodafone, Avrupa’daki hızlı 5G ağı üzerinden Google’ın yapay zeka destekli Pixel cihazlarına daha fazla erişilmesini sağlayacak ve Android ekosistemini desteklemeye devam edecek. Cihazlarında Google Cloud’un üretken yapay zekasını kullanan Vodafone TV, geliştirilmiş içerik arama ve öneriler sunma işlemlerini daha da kişiselleştirilmiş ve ilgi çekici hale getirmeyi hedefliyor. Ayrıca, gelecekte Google Ad Manager ile reklamcılık deneyimleri sunulması da planlanıyor.
REKLAM
İş ortakları, Vodafone’un 2025 yılına kadar belirli bölgelerde devreye alacağı Gemini Advanced’i de içeren Google One AI Premium abonelik planları da önerecek. Vodafone, mevcut özel veri havuzunu kullanarak Google Cloud ile ortaklığını genişletecek.
Şirket, müşterilerine yeni hizmetleri ve yenilikleri hızla sunmak için Google Cloud’un Vertex AI adlı kullanıma hazır kurumsal yapay zeka platformunu kullanacak. Vodafone ayrıca siber güvenlik, veri analitiği ve yapay zeka dahil olmak üzere, Google Cloud’un Güvenlik Operasyonları platformundan yararlanarak kurumsal müşterilerine yönelik yeni bir bulut tabanlı güvenlik hizmetleri dağıtma ve geliştirme taahhüdünü de güçlendirecek.
YAPAY ZEKA DESTEĞİYLE YENİ MÜŞTERİ DENEYİMLERİ
Tüketicilerin yapay zeka ve bulut tabanlı uygulamalar da dahil olmak üzere en yeni donanım ve dijital teknolojilerden yararlanmasını desteklemek, Vodafone ve Google işbirliğinin temel odak noktalarından birini oluşturuyor. Bu sayede Vodafone ve Google, hem mağazalarda hem de çevrim içi sunulan ve yapay zeka desteğiyle yeni müşteri deneyimleri yaşatacak ürün ve hizmet yelpazesini geliştirip çeşitlendirmek için birlikte çalışacak. Bir dizi Pixel cihazı ve Android tabanlı farklı cihazlar tanıtacak olan işbirliği çerçevesinde Vodafone, YouTube aboneliğine dayalı ürünleri, depolama planlarını, AI Premium planlarını ve Google One abonelik planlarını tüketicilerle buluşturacak.
REKLAM
Vodafone ve Google, ek içerikleri keşfetme özellikleri, ödül ve teklif hizmetleri sağlamak için Google Cloud’un gelişmiş üretken yapay zeka yetenekleriyle donatılan Vodafone TV’yi geliştirmek için birlikte çalışacak, daha etkin reklam deneyimi için Google Ad Manager ile içeriklerden para kazanma imkanı sunmayı destekleyecek. İki teknoloji devi ayrıca, Vodafone TV cihazlarına daha iyi entegre edilmiş YouTube deneyimini de önümüzdeki dönemde kullanıcılarına sunacak.
İki teknoloji devi de endüstriyel verimlilik için ölçek ekonomilerini teşvik etmek, inovasyonu artırmak ve kamu hizmetlerini geniş ölçekte iyileştirmek için çevrim içi ortamda güvenlik, sorumlu yapay zeka geliştirme, ağ performansı iyileştirme ve birlikte çalışabilirlik gibi alanlarda evrensel endüstri standartlarının benimsenmesini teşvik edecek. İşbirliği sayesinde Vodafone, yapay zeka destekli bulut hizmetlerini, içerikleri ve bağlantı yeniliklerini daha fazla kullanıcıya ulaştıracak.
Tüm Avrupa’daki hızlı 5G şebekesiyle birlikte yapay zeka destekli Google Pixel cihazlar ve diğer Android telefonlardan oluşan daha geniş bir ürün yelpazesi aracılığıyla tüketicilerin, yapay zekanın gücünü deneyimlemesini daha kolay hale getirmeyi amaçlayan Vodafone, geliştirilmiş çevrim içi kılavuzlar, özelleştirilmiş mağaza içi deneyimler ve güncel eğitim almış mağaza çalışanlarıyla müşterilerin yapay zeka özellikleri hakkında bilgi edinmesine yardımcı olacak.
Vodafone ve Google bununla beraber, Vodafone TV müşterilerine kişiselleştirilmiş TV içerikleri, uygulamalar ve ödüller sunmak için yapay zeka tarafından oluşturulan içerik arama ve önerilerde bulunma çözümleri geliştirecek. Böylece Vodafone’un şu anda yedi ülkede kullanılan ve 2023 yılında Android TV’yi benimseyen Vodafone TV ürünü, daha fazla tercih edilen bir platform haline gelecek.
Google ve Vodafone ortaklığı bunun yanında Vodafone abonelerine bulut tabanlı gelişmiş yapay zeka yetenekleriyle oluşturulmuş bir dizi hizmet sunmayı da hedefliyor. Bu hizmetler arasında Google One’da fotoğraf, video ve dosya depolama ile Google’ın en yetenekli yapay zeka modellerinin ekstra gücünü isteyenler için Gemini Advanced ile Google One AI Premium’un yer alması beklenirken, abonelik tabanlı YouTube hizmetlerinin daha fazla Vodafone müşterisine sunulması için de çalışmalar yapıyor. Bu hizmetlerin tümü, Vodafone’un belirli bölgedeki güçlü sabit ve mobil ağlarıyla desteklenecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, 24 Mart 2020’de Nergiz Mahallesi’nde meydana geldi. Berk Öcalan, sosyal medya hesabından erkek fotoğrafı beğendiğini iddia ettiği kız arkadaşı Zeynep Çetinkaya’yı beyzbol sopasıyla darbetti. Hastaneden darp raporu alan Çetinkaya, polise giderek şikayetçi oldu. Gözaltına alınan ve başka suçtan da aranma kararı bulunan Öcalan, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

İddianame hazırlanırken Berk Öcalan’ın ‘silahla tehdit’, ‘silah sayılan aletle kasten yaralama’, ‘hakaret’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından 25 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Karşıyaka 8’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde, 18 Mayıs’ta görülen ilk duruşmada Öcalan, ‘silahlı tehdit’ ve ‘hürriyetten yoksun kılma’ suçlarından beraat etti, ‘hakaret’ suçundan 2 ay 15 gün, ‘kasten yaralama’ suçundan ise 1 yıl 15 gün hapis cezası aldı. Öcalan, denetimli serbestlik hükümleri uygulanarak tahliye edildi.

ALT SINIRDAN VERİLEN CEZA BOZULDU
Zeynep Çetinkaya’nın avukatları İslam Gezer ve Elif Büşra Berber ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yerel mahkeme kararına itiraz etti. Dosya İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi yerel mahkeme kararını inceledi. Yapılan incelemede Zeynep Çetinkaya ile sanığın olay tarihinden önce aynı adreste birlikte yaşadıkları, kıskançlık nedeni ile taraflar arasında çıkan tartışmada Berk Öcalan’ın Zeynep Çetinkaya’nın yüzüne ve kafasına yumruk atarak yaraladığı ifade edildi. Zeynep Çetinkaya’nın fotoğraflarına yansıyan vücudundaki yaralar, sanığın kastının yoğunluğu gözetilerek alt sınırdan ceza verildiği belirtildi.

BEYZBOL SOPASI SİLAH SAYILDI, CEZA ARTTIRILDI
Adli rapordaki yaralanmaların mahiyeti, olaydan sonra çekilen fotoğraflarda görülen Çetinkaya’nın vücudundaki izler ve silahtan sayılan beyzbol sopasıyla işlendiği gerekçesiyle cezanın yarı oranda arttırılmasına karar verildi. Yerel mahkeme tarafından ‘kasten yaralama’ suçundan verilen 1 yıl 15 gün hapis cezası yarı oranda arttırılarak 1 yıl 6 ay hapis cezasına çıkarıldı.

Öcalan’ın kasten yaralama suçunu Çetinkaya’nın vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaması nedeniyle ceza 2 yıl 7 ay 15 güne çıkarıldı. Adli sicil kaydı bulunan sanık Öcalan’ın suça meyilli yapısı nazara alınarak cezasında indirim yapılmaması gerektiği ifade edildi. Sanık Öcalan hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi, hükmün açıklanması geri bırakılması veya ertelenme kararı da uygulanmadı. Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesi, istinafın kararı doğrultusunda sanığa 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberi: Kaza, TEM Otoyolu’nun Bolu geçişinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametinde seyreden Berat Kaan Y. (22) yönetimindeki 06 BVE 356 plakalı otomobil, aynı istikamette giden Mahmut Ç. idaresindeki 38 TC 915 plakalı tırın dorsesine arkadan çarptı.

Çarpmanın etkisiyle adeta kağıt gibi ezilen otomobilde yolcu konumunda bulunan İpek Kurt ve Pınar Albayrak olay yerinde hayatını kaybetti. İpek Kurt’un oğlu olan sürücü Berat Kaan Y. kazayı yara almadan atlattı.

“BEN ŞİMDİ NASIL YAŞAYACAĞIM”
Durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kaza yerine gelen sağlık ekipleri araçta bulunan İpek Kurt ve Pınar Albayrak’ın hayatını kaybettiğini belirledi.

Yan koltuğunda hayatını kaybeden annesini gören sürücü, “Bir şey söyleyin, ben şimdi nasıl yaşayacağım” dedi.

Bölgede kaza nedeniyle uzun araç kuyrukları oluştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Depresyonlu kişilerde genellikle daha az aktif olan ve beynin karar verme süreciyle bağlantılı bölgesine zayıf elektrik akımları veren cihazı 10 hafta boyunca düzenli kullananların depresif semptomlarında “fark edilir bir düşüş” gözlendi.
Uzaktan yürütülen klinik çalışma kapsamında katılımcılar iki ayrı gruba ayrıldı. Tedavi grubundakiler, cihazı 30 dakikalık seanslar halinde ilk 3 haftada 5 kez, sonraki 7 hafta boyunca ise haftada 3 kez kullandı. Kontrol grubundaki hastalar ise seans başında yalnızca kısa bir akım darbesi veren ve aynı uyarım hissini taklit eden sahte bir kulaklık taktı.
Araştırma sonucunda, geliştirilen cihazı kullanan katılımcıların depresyon belirtilerinin kontrol grubuna kıyasla yaklaşık yüzde 58 daha fazla düştüğü kaydedildi.
Bilim insanları, bu cihazın depresyona yönelik standart tedavi yöntemleri ve psikoterapiye yanıt vermeyen kişilerin 3’te birinden fazlası için çığır açıcı olabileceğini vurguladı.
Araştırmanın sonuçları “Nature Medicine” dergisinde yayımlandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ardından kemoterapi tedavisine başlanan ve bir süre sonra ameliyatla koltuk altındaki kanserli kitle alınan Kaya’nın kemoterapi süreci devam ediyor.
Mustafa Kaya, sağ göğsünde koltuk altında bir kitle olduğunu fark ettiğini ama başlarda çok önemsemediğini söyledi.
Eşinin ısrarıyla hastaneye başvurduklarını ve meme kanseri teşhisi konduğunu anlatan Kaya, “Ameliyattan önce 8 kez kemoterapi gördüm, sonrasında cerrahi operasyon oldu. Hastalıklı dokular temizlendi, ışın tedavisine başladım ve kemoterapi devam ediyor” dedi.
REKLAM
İlk hastalık teşhisi konulduğunda çok şaşırdığını belirten Kaya, “Başta bunu kabullenemedim. İnsan bunu kendine konduramıyor. İlk başta tedaviye de başlamıyordum. ‘Benim işim bitti’ diyerek hastaneden çıkıp gitmiştim” diye konuştu.
“‘ÇEVREME MEME KANSERİYİM’ DİYEMİYORDUM”
Kaya, ardından eşinin desteğiyle tedavi sürecine başladığını dile getirerek, şöyle konuştu: “Operasyonum gayet güzel geçti, tedavim devam ediyor. Ara ara kontrollerimiz var, tahlillerimiz gayet güzel ilerliyor. İnsanlar benim gibi geç kalmasınlar, ben bu süreçte geç kaldım. Kimsenin söylediğine aldırış etmeyin, kendinize bir hastane ve hekim belirleyin. Tahlillerin ilerleyişinden fark ettiğim de kanser olabileceğimi bekliyordum ama meme kanseri olmasını hiç beklemiyordum. Çok şaşırtıcı olmuştu ve ilk etapta bu durumu kimseye söyleyememiştim. Çevreme meme kanseriyim diyemiyordum, süreci geçiştiriyordum.”
Kaya’nın eşi Aynur Kaya, renk değiştirmeye başlayan kitleden sonra eşini doktora gitmesi konusunda ikna ettiğini dile getirdi.
Eşinin kanser olduğunu öğrendiklerinde psikolojik olarak çöküntü içerisine girdiklerini aktaran Kaya, “Korktuk ve hemen ölecekmiş gibi algıladık ama o psikolojiden bir an önce çıkıp hemen tedaviye başladık. Sağ olsun doktorlarımız çok güzel yönlendirdiler ve eşim sağlığına kavuştu. Süreç çok güzel ilerliyor ve doktorlarımıza çok teşekkür ederiz” ifadesini kullandı.
REKLAM
Numune Hastanesi Cerrahi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Meriç Emre Bostancı ise meme kanserinin, memeyi oluşturan dokularda bulunan bazı hücrelerin kontrolsüzce bölünüp çoğalmasıyla meydana geldiğini söyledi.
Meme kanserinin erkeklerde nadir görülüyor olmasına karşı ciddi bir hastalık olduğunu vurgulayan Bostancı, “Bu nedenle aynı kadınlarda olduğu gibi risk grubunda bulunan kişilerin meme kanseri semptomlarının farkına varması önemli. Tüm kanser vakalarında olduğu gibi erkeklerde meme kanserinde de erken tanı ve tedavi hastalığın iyileşme olasılığını artırmaktadır” diye konuştu.
“ERKEK HASTALARIMIZ KENDİLERİNE KONDURAMIYOR”
Bostancı, erkeklerde meme kanserinin genellikle 50 yaş üzerinde geliştiğini ve 35 yaş altı erkeklerde meme kanseri oluşma ihtimalinin düşük olduğunu vurguladı.
Meslek hayatı boyunca ikinci kez erkek hastaya meme kanseri operasyonu gerçekleştirdiğini ifade eden Bostancı, şunları kaydetti: “Mustafa beyin meme dokusunun altında ele gelen kitlesi vardı. Biraz önemsememiş, birazda geç gelmişti. Ameliyat öncesinde başka tedaviler de alması gerekti, o tedavilerden son derece fayda görerek meme dokusuyla ilgili cerrahi işlememizi gerçekleştirdik. Şu anda gayet iyi gitmekteyiz, takiplerimizde bir sıkıntı görülmemektedir. Bu hastalığı erkek hastalarımız kendilerine konduramamakta, ‘Bana olmaz’ diye düşünmekte ya da bilinçsizlikten farkına varamamakta. Kadın hastalığı olarak bilinmesi ve erkeklerde meme kanseri tanısını koymakta güçlük yaşanmasına sebep oluyor.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUNSPOR Başkan Vekili Veysel Bilen, Fenerbahçe karşısında alınan bir puanı değerlendirerek, “Aldığımız 1 puan tabi ki de sevindirici ama biz onu 2 puan kaybettik gibi değerlendiriyoruz. Rakip Fenerbahçe de olsa fark etmez” dedi.
Samsunspor Başkan Vekili Veysel Bilen, Süper Lig’in 9’ncu haftasında oynadıkları Fenerbahçe maçında galibiyeti kaçırdıkları için fazla mutlu olamadıklarını belirtti. DHA’ya özel açıklamalarda bulunan Veysel Bilen, “İki defa geriye düşmemize rağmen oyuncu kardeşlerimiz ve teknik ekibimiz maçın son düdüğüne kadar mücadeleyi hiç bırakmadılar. Hatta 2’nci golden sonra takımımız 3’ncü golü bulmak için olan gücüyle mücadele etti. Aldığımız 1 puan tabi ki de sevindirici ama biz onu 2 puan kaybettik gibi değerlendiriyoruz” dedi.
‘TÜRK FUTBOLUNA KATKI SAĞLAYAN BİR KARŞILAŞMA OLDUĞU İÇİN MUTLUYUZ’
Oynadıkları futbol ile takımları ile gurur duyduklarını belirten Başkan Vekili Veysel Bilen, “Tıklım tıklım dolan bir 19 Mayıs Stadı, şölen havasında geçecek bir futbol atmosferi, seyircinin coşkuyla rakip takım Fenerbahçe taraftarlarının rahatlıkla maçını izleyebileceği, sahada da kıran kırana bir mücadele olacağını tahmin ediyorduk. Nitekim beklentiler doğrultusunda bir maç oldu. Biz maçın öncelikle centilmence ve bütün spor camiasının, en önemlisi televizyon başında maçı izleyen bütün futbolseverlerin mutlu olduğu ve sonuç ne olursa olsun Türk futboluna katkı sağlayan bir karşılaşma olduğu için mutluyuz. Samsunspor sezon başından beri mücadelesini centilmence devam ediyor. Son düdüğe kadar her türlü dış etkenlere rağmen sahada ter döken bu oyuncu kardeşlerimizle ne kadar gurur duysak az. Sezon sonuna kadar inşallah sakatsız, cezasız ve adaletli yönetilen futbol karşılaşmalarıyla hedeflediğimiz noktaya doğru adım adım ilerleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘SAMSUNSPOR BÜTÜN MAÇLARDA SON DÜDÜK ÇALANA KADAR CENTİLMENCE MÜCADELE EDECEK’
Sezon bitene kadar sadece futbol kalitelerini geliştirmek ve saygılı şekilde lige devam etmek istediklerini söyleyen Bilen, “Biz maç maç düşünüyoruz. Fenerbahçe maçı geride kaldı, önümüzdeki maç Kasımpaşa maçı ve bizim için en önemli maçlardan bir tanesi. Cumartesi de çıkıp İstanbul’da bizi bekleyen futbolseverlere, Samsunspor taraftarına güzel bir maç izletmeyi ve puan ya da puanlarla Samsun’a dönmeyi hedefliyoruz. Bizim için önemli olan şey bu başarıların sezon sonuna kadar sürdürülebilir olması. Yenebiliriz, yenilebiliriz ama bizim hep dilimizde tekraren söylediğimiz bir şey var. Samsunspor takımı bütün maçlarda son düdük çalana kadar centilmence mücadelesine içeride ve dışarıda sürdürecek. Oyunu çirkinleştirmeden, vakit geçirmeden, hakemle ve rakiplerle kavga etmeden sahada bir dik duruşla vizyonumuza yakışır, Samsunspor futbol takımının ortaya koyduğu karakteri taşıyan bir futbolla bütün futbolseverlerin takdirini kazandığı karşılaşmalar olacak. Buna yürekten inanıyoruz. Şuanda Anadolu’da 19 Mayıs’ta meşale yanması gibi Anadolu futbolunu bir anlamda üstlerde temsil eden bir konumdayız. İnşallah elimizden gelenin daha iyisini yapmaya çalışacağız. Başta başkanımız olmak üzere yönetimimiz, teknik ekibimiz, icra kurulumuz ve oyuncu kardeşlerimiz 7’den 70’e bütün çalışanlarımız uyum içinde birbirimizin eksiklerini tamamlayarak inanarak devam ediyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARAR TFF TARAFINDAN ALINDI
Erişim engeli kararının Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından alındığı belirtildi. Siteye girmek isteyen kullanıcılar, “Bu internet sitesi (blogspot.com) aşağıdaki karara istinaden erişime engellenmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu; 22.10.2024 tarihli 047-05 D.iş sayılı kararı” uyarısıyla karşılaştı.
TFF’nin, erişim engeli kararını “korsan yayınlarla mücadele” kapsamında aldığı öğrenildi. 25 Aralık 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7346 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanu’na yeni madde eklenmişti. Bu madde ile, TFF Yönetim Kurulu’na, futbol müsabakalarına ilişkin yayınların internet ortamında hukuka aykırı olarak kullanıldığının tespit edilmesi durumunda erişimi engelleme yetkisi tanınmıştı.
‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE KISITLAMA’
Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, TFF’nin blogspot.com’a erişim engeli getirmesine X hesabı üzerinden tepki gösterdi. Prof. Dr. Akdeniz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda şunları kaydetti: “Güne dünyaca meşhur ve Google’a ait Blogger platfromunun Türkiye Futbol Federasyonu tarafından erişime engellenmesi ve sansürlenmesiyle başlıyoruz. Hakim onayı şartı aranmadan Türkiye Futbol Federasyonuna verilen erişim engelleme yetkisinin ne kadar tehlikeli ve keyfi olduğunu daha önceden de dile getirmiştik. Yetkisinin olması kadar bu yetkinin keyfi kullanılması da sorunlu. Türkiye Futbol Federasyonu kararları için mevzuatta hakim onayı şartı aranmamış, dolayısıyla kararlar da yayınlanmamakta ve süreç denetimden uzak, tamamen gizli bir şekilde ilerlemekte ve hak arama özgürlüğünü de kısıtlamaktadır. Kağıt üstünde Federasyonun ‘korsan yayınlarla’ mücadelesi söz konusu olmakla birlikte, hiç bir kurum Anayasada karşılığı olmayan bir yetkiyle hareket edip, hakim/mahkeme onayı şartı aranmaksızın milyonlarca kullanıcısı olan Blogger gibi bir platformu ansızın sansürleyemez. Türkiye Futbol Federasyonu’nun Blogger platformuna yönelik sansür uygulamasına derhal son vermesi gerekir. Aldığı keyfi kararın sonucu hukuka aykırı herhangi bir kullanımda bulunmayan tüm kullanıcıların ifade özgürlüğünü kısıtlamak asla olamaz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Altay’la birlikte en eski ve halen spor kulübü derneği statüsünde yönetilen iki kulübünden biri olan Karşıyaka, içinde bulunduğu sıkıntıları aşmak için şirketleşmeyi yeniden gündemine aldı. Aylardır şirketleşmeye çalışan Altay, futbol şubesini dışarıdan bir firma veya gruba devretmek için girişimlerinde henüz bir yatırımcı bulamazken, Karşıyaka ise şubeleri camia içinden oluşacak bir formülle şirketleştirmeyi değerlendirmeye başladı. Daha önce 2017, 2018 ve 2021 yıllarında şirketleşmeyi gündeme alıp ardından rafa kaldıran yeşil-kırmızılılarda, 2 sene önce yürürlüğe giren 7405 Sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun ödenmeyen kamu borçları için spor kulübü derneklerinin yöneticilerini de sorumlu tutması nedeniyle oluşan krizde bir araya gelen kurmaylar izlenecek yol haritasıyla ilgili açıklama yaptı.
Yöneticilerin gönüllülük esasına göre kulübün genel kurulu üyelerinin oylarıyla seçildiği Karşıyaka’da son yıllardaki tüm yönetimler kulübün vergi ve SGK borcundan bireysel mal varlıklarıyla sorumlu tutulurken, yeşil-kırmızılılar önce kendi şirketlerinin sponsorluklarıyla kamu borçlarını ödemeyi, ardından günümüzün ekonomik şartlarında doğru planlamayla şirketleşmeyi gündeme getirdi. Başkan İlker Ergüllü, 2’nci Başkan Mustafa Karabağlı, basketbol şubesini yöneten Nazım Torbaoğlu, eski başkanlardan Cenk Karace, eski futbol şube başkanlarından Mustafa Taşova gibi isimlerin katıldığı toplantı sonrası yazılı açıklama yapan yeşil-kırmızılılar, “Bu zor ekonomik koşullarda spor kulüplerinin yaşaması için gereken sponsor destekleri maalesef olması gereken seviyelerin çok altında kalmakta ve bu durum kulübümüz için de geçerliliğini korumaktadır” dedi.
EKONOMİK OLARAK ZOR DÖNEM
Açıklama, “Bilindiği üzere ülkemiz ekonomik olarak zor bir dönemden geçmektedir ve bu durum birçok spor kulübünde olduğu gibi kulübümüze de yansımaktadır. Özellikle böylesi günlerde, kalbini ve gönlünü kulübümüze adamış ve yıllarca birçok emekleri geçmiş bazı eski başkan, yönetici, sponsorlarımız ve Kafsinkaf sevdalılarına değer verilmesi ve yüceltilmeleri gerekirken tam tersi yönde iddia ve ifadelerle yıpratılmaya çalışıldıklarına üzülerek tanık oluyoruz. Bu ve benzeri mesneti olmayan iddia ve ifadelere itibar edilmemesi gerektiğinin altını özellikle çizmek isteriz. Bu zor günleri öncelikle el birliği ile ve sonrasında da yapısal reformlarla aşabileceğimizi düşünmekteyiz” denildi.
KARŞIYAKA SEVDALILARI SPONSOR OLACAK
Karşıyaka’nın karşı karşıya olduğu acil kamu borcu yükünün başkan, yöneticiler ve Karşıyaka sevdalılarının vereceği destekleriyle aşılacağını duyuran kurmaylar açıklamada, “Bunun yanı sıra kamuoyuna da yansımış olması itibarı ile spor kulüplerinde yıllardır gecikmiş ve birikmiş vergi borçları, aylık yüzde 4-4.5 olarak uygulanan gecikme faizleri ile birlikte Maliye tarafından talep edilmiş ve kulüp yöneticilerinin bu borçlardan bireysel olarak da sorumlu tutulacağı bildirilmiştir. Zaten gündelik giderleri karşılamakta ve sporcu ödemelerini yapmakta zorlanan kulübümüz, gerçekten altından kalkılması zor bir durumda kalmıştır. Bizler, Karşıyaka Spor Kulübü organlarının başkanları, yöneticileri ve sevdalıları olarak şahsi yapacağımız katkıların yanı sıra öncelikle ortağı bulunduğumuz ve bize ait olan şirketlerimizi sponsor da yaparak dönemimize ait vergi borcu asıllarını ve benzerlerini ödeyecek şekilde hareket etme kararı almış bulunmaktayız” ifadeleri yer aldı.
OLAĞANÜSTÜ KONGREDE YAPILACAK
Karşıyaka’nın karşı karşıya olduğu sorunların bu girişimle kısmen çözüleceğini ancak sürdürülebilir bir kulüp için acil eylem planının şart olduğunu vurgulayan yeşil-kırmızılılar, şirketleşme yetkisi ve modellerini görüşüp belirlemek için olağanüstü genel kurul yapılacağını duyurdu. Açıklamada şöyle denildi: “Yukarıdaki öncelikli olarak belirtilen eylem planı ile acil sorunları kısmen de olsa aşacağımıza inanıyoruz. Ancak kesin bir gerçek var ki sürdürülebilir ve ileriye dönük yapısal reformlara da ihtiyaç olduğu aşikardır. Bunun da yolunun şirketleşmekten geçtiğini düşünmekteyiz. Doğru bir planlama ile bir veya birden fazla çok ortaklı anonim şirketlerin sportif branşlarımızla bir araya getirilmesi neticesinde oluşan yeni yapılanmanın doğru çözüm olacağına inanıyoruz. Yönetim kurulumuz, bu konunun enine boyuna tartışılması ve karara bağlanarak yetki alınması yönünde olağanüstü bir genel kurul toplantısı planlamaktadır. Bu açıklama olağanüstü genel kurul çağrısı olmayıp söz konusu olağanüstü genel kurul için yönetim kurulumuz ayrıca tarih ve gündemi belirterek çağrıda bulunacaktır.”
BASKETBOLA ÖDEME, RODOS’A ÖZEL UÇAK
Karşıyaka’da yönetim ve basketbol şube yönetimi, sezonun başlamasına kısa süre isim sponsorunu kaybeden, kulübün karşı karşıya kaldığı güncel vergi borçları yüzünden dağılma tehlikesi yaşayan basketbol takımına ödeme yaptı. Yeşil-kırmızılılar, Basketbol Süper Ligi ve Şampiyonlar Ligi’nde yıllardır başarıyla İzmir’i temsil eden takımın dağılmaması için geciken toplam 20 milyon TL’ye yakın maaş ödemesini yapmaya başladı. Kaf-Kaf’ın Şampiyonlar Ligi’nde 30 Ekim Çarşamba günü Yunanistan’ın Rodos Adası’nda oynanacak Kolossos maçına camianın güçlü isimlerinin katkılarıyla özel uçakla gitmesi planlanıyor.
FUTBOL MAÇI 19.00’DA, BİLETLER 10 TL
TFF 3’üncü Lig 1’inci Grup’ta üst üste 6 galibiyetle namağlup liderliği devralan Karşıyaka, cumartesi günü Tokat Belediye Plevnespor’la Alsancak Stadı’nda oynanacak iç saha maçını taraftarın talebiyle saat 19.00’a aldırmak için gerekli onayları aldı. Işıklandırma sistemindeki arıza nedeniyle statta sezon başından beri gece maçı oynanamazken, Karşıyaka jeneratör desteğiyle karşılaşmayı mutlaka akşam yapmayı istiyor. Yeşil-kırmızılılar, tribünleri doldurmak için bu maçın bilet fiyatlarında büyük indirime giderek maraton tribün bilet fiyatlarını 125 TL yerine 10 TL’den satacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖN SATIŞI BAŞLAYAN FİLMİN BİLETLERİNE BÜYÜK TALEP
25 Ekim’de sadece sinemalarda izleyici ile buluşacak olan, Türkiye İş Bankası‘nın katkılarıyla çekilen ‘Bir Cumhuriyet Şarkısı’nın vizyonuna sayılı günler kalmışken ön satışa açılan biletler yoğun ilgi gördü.
Filmin teaser ve fragmanı yayınlanır yayınlanmaz tüm platformlarda milyonlarca kez izlenmişti.

BU FİLM UMUT AŞILIYOR!
1930’lu yılların Türkiye’sinde, bir avuç genç, yetenekli ve azimli insanın bir ülkede sanatla nasıl devrim yaptığının nefes kesen hikayesini anlatan filmin oyuncu kadrosunda yer alan; Salih Bademci, Ertan Saban, Ahmet R. Şungar, Birce Akalay, Melis Sezen, Şifanur Gül, Mehmet Özgür, Burak Bilgili, ve Emre Karayel ve Bensu Soral ve Okan Yalabık gerçek bir hikâyenin gerçeküstü mücadelesini güçlü oyunculukları ile gözler önüne serecek.
‘Bir Cumhuriyet Şarkısı’ 25 Ekim’de sadece sinemalarda.

“Milli bir gurur” Haberi Görüntüle
En büyük hedefini açıkladı Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinden babasının mesleği gereği Kırklareli’ne göç eden Yılmaz, 15 yaşında babasının teşviki ile Gençlik ve Spor Müdürlüğünde güreş sporuna başladı.
Kırklareli Gençler Birliği Spor Kulübünde güreş kariyerini sürdüren Yılmaz, 16 yaşında Marmara Bölgesi Okullararası Güreş Şampiyonası’nda ikinci, 17 yaşında katıldığı Büyükmandıra Kavasoğlu ve Şamdancıbaşı İbrahim Yağlı Güreşleri’nde tozkoparan boyda üçüncü oldu.
Güreşe olan tutkusunun yanında eğitim hayatında da başarılı bir grafik sergileyen Yılmaz, kazandığı İstanbul ÜniversitesiHukuk Fakültesinden mezun oldu. Yılmaz, 2019 yılında Kırklareli Barosuna kayıt olarak avukatlığa başladı.
Üniversite yıllarında ara vermek zorunda kaldığı yağlı güreşe yeniden başlayan Yılmaz, Edirne, Kırklareli, Bursa, Çanakkale, Balıkesir, Karaman’daki güreş organizasyonlarına katılmaya başladı. Yılmaz, iddialı olmasa da güreşe tutkusunu müsabakalardan kazandığı madalyaları ofisinde sergileyerek gösteriyor.
“Yağlı güreş atalarımızdan bize kalan çok değerli bir miras”
Yılmaz, AA muhabirine, gönül verdiği yağlı güreşi mesleği ile sürdürdüğünü söyledi.
Yağlı güreş tutkunu olduğunu ifade eden Yılmaz, Kırklareli Gençler Birliği Spor Kulübü çatısı altında her hafta antrenman yaptığı belirtti.
Yağlı güreş kültürünü yaşatmak adına kendisine düşen kısmı yerine getirdiğini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
“Yağlı güreş atalarımızdan bize kalan çok değerli bir miras. Bizler de bu kültürü yaşatmak adına kol bağlayıp, mücadele ediyoruz. Avukatlık mesleğimi yaparken duruşma takvimlerimi ve iş yoğunluğuna göre kendimi ayarlıyorum. Güreş benim için bir mücadele sporu. Mücadele sporu olması sebebiyle de her zaman çalışıp emek veriyoruz. Sıhhatli kalabilmek ve geleneği yaşatmak adına güreşiyoruz.”
“Mesleğimin temposu güreşmeye engel değil”
Yağlı güreş sporu sayesinde bir yandan zinde kaldığını, diğer yandan da tutkusunu yerine getirdiğini anlatan Yılmaz, mesleğinin güreş organizasyonlarına katılması için engel teşkil etmediğini söyledi.
Coğrafya olarak yakın yerlerde düzenlenen güreş organizasyonuna katılmaya çalıştığını ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:
“Güreşirken kendimi zinde hissediyorsam gerçekten güzel gidiyor ve o mücadele etmenin verdiği rahatlıkla da muzaffer olursam mutluluk hissediyorum. 6 yıldır avukatlık yapıyorum. Gençlere tavsiyem kendileri için bir kariyer hedefi belirlerken sporu da motivasyon kaynağı olarak görüp herhangi bir sporla meşgul olsunlar, bu onlara artı katacaktır. Güreşi yaşımız el verdiği müddetçe hobi olarak sürdüreceğim. Kırkpınar için 40 yaş şartı var ancak çevre güreşlere de katılıp gençlere yol göstermek ve bir rol model olmak adına çayırlardayız. Güreş için profesyonel bir hedefim yok ama kendimi iyi hissetmeme sebebiyet veren bu güzel sporu yaşatmak adına devam edeceğim.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>







