Samsung, Android 15 tabanlı One UI 7 arayüzüyle birlikte bildirimleri daha etkili bir şekilde yönetmenizi sağlayacak yeni bir özellik sunuyor: Bildirimleri Filtrele.
Bu özellik, önemli bildirimleri ön plana çıkarırken daha az kritik olanları gizleyerek bildirim karmaşasını önlüyor.
BİLDİRİMLERİ FİLTRELE ÖZELLİĞİ
Bildirimleri Filtrele özelliği, bildirimleri iki gruba ayırıyor:
Öncelikli Bildirimler: Önemli bildirimler, bildirim panelinin üst kısmında gösteriliyor.
Daha Az Kritik Bildirimler: Daha az önemli bildirimler ise gizleniyor ve “X daha fazla bildirim” şeklinde bir baloncukta toplanıyor.
FİLTRELEME SEÇENEKLERİ
Bildirimleri Filtrele özelliği, üç farklı filtreleme seçeneği sunuyor:
Eski Bildirimler: Belirli bir süre önceki bildirimleri gizler.
Arka Plan Etkinlikleri: Arka planda çalışan uygulamalardan gelen bildirimleri filtreler.
Küçültülmüş Bildirimler: Daha önce küçültülen bildirimleri gizler.

GALAXY S25 SERİSİYLE GELİYOR
One UI 7’nin kararlı sürümünün, Ocak 2025’te Galaxy S25 serisiyle birlikte yayınlanması bekleniyor. Şu anda Galaxy S24 kullanıcıları, One UI 7 beta sürümünü deneyebiliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
LG, akıllı TV kullanıcıları için LG Radio+ adlı ücretsiz bir müzik yayını hizmeti başlattı. Radio+, webOS 6.0 ve üzeri LG akıllı TV’lerde kullanılabiliyor.
LG RADİO+ ÖZELLİKLERİ
LG Radio+, kullanıcılara geniş bir radyo istasyonu ve podcast kataloğu sunuyor. ABD’de NPR, CNN Radio, Fox Radio ve The Joe Rogan Experience gibi popüler kanallar ve podcast’ler yer alırken, Güney Kore’de ise yerel içeriklere odaklanılıyor.
LG Radio+, kullanıcı dostu bir arayüze sahip ve kişiselleştirilmiş favori kanallar seçkisi sunuyor.
Ayrıca, LG ThinQ uygulamasıyla entegrasyon sayesinde kullanıcılar, platformda çalınan içerikleri XBOOM hoparlörler gibi diğer LG ses cihazlarına aktarabilecekler.
RADİOLİNE İLE ORTAKLIK
LG, Radio+ hizmetini geliştirmek için küresel radyo ve ses sağlayıcısı Radioline ile ortaklık kurdu. Bu ortaklık sayesinde, LG Radio+ kullanıcıları 14 bin 500’den fazla radyo istasyonuna ve binlerce podcast’e erişebiliyor.

NASIL İNDİRİLİR
LG Radio+ uygulaması, İçerik Mağazası veya Uygulamalar menüsünden indirilebilir. Ayrıca, LG Magic Remote’taki sesli arama işlevi kullanılarak da uygulamaya erişilebilir.
LG Radio+, şu anda ABD ve Güney Kore’de kullanılabiliyor. LG, hizmeti yakında diğer ülkelere de genişletmeyi planlıyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google, Gemini Advanced aboneleri için “Deep Research” adlı yeni bir özellik duyurdu. Bu özellik, yapay zeka destekli bir araştırma asistanı gibi çalışarak karmaşık araştırmaları hızlı ve kolay bir şekilde yapmanıza olanak tanıyor.
DEEP RESEARCH NEDİR
Deep Research, Gemini’ye detaylı araştırma soruları sormanıza olanak tanıyor. Bir soru sorduğunuzda, Gemini bilgi toplamak ve analiz etmek için çok adımlı bir plan oluşturuyor. Bu planı inceleyebilir ve gerekirse düzenleyebilirsiniz.
“Araştırmaya başla” butonuna tıkladığınızda Gemini şunları yapıyor:
Web’de arama yaparak ilgili bilgileri buluyor.
Bulgularını analiz ediyor ve geliştiriyor.
Sonuçları detaylı ve okunması kolay bir rapor halinde sunuyor.
Ayrıca, raporu Google Dokümanlar’a aktararak başkalarıyla paylaşabilir veya projelerinize entegre edebilirsiniz.

YENİ ÖZELLİĞİN AVANTAJLARI
Deep Research, zamandan tasarruf etmenizi sağlayan bir “kişisel araştırma asistanı” olarak tanımlanıyor.
Saatler sürebilecek araştırmaları dakikalar içinde tamamlayabiliyorsunuz. Bu özellik, öğrenciler, profesyoneller ve hızlı bir şekilde detaylı bilgiye ihtiyaç duyan herkes için ideal.
Deep Research, Gemini Advanced abonelerine 45’ten fazla dilde ve 150’den fazla ülkede sunuluyor. Hem masaüstü hem de mobil web platformlarında kullanılabiliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple, iPhone 18 Pro modelinde değişken diyafram açıklığına sahip bir kamera kullanmaya hazırlanıyor.
Bu teknoloji, Android telefonlarda daha önce kullanılmış olsa da iPhone’larda ilk kez yer alacak.
DEĞİŞKEN DİYAFRAM NEDİR
Değişken diyafram, kameranın lensine giren ışık miktarını kontrol etmeye yarar. Daha geniş bir diyafram, düşük ışıkta daha iyi performans ve daha sığ bir alan derinliği sağlar.
Daha dar bir diyafram ise daha fazla alanın odakta olmasını ve daha az ışık girmesini sağlar.
iPHONE 18 PRO’DA KAMERA YENİLİKLERİ
iPhone 18 Pro’nun ana kamerası, değişken diyafram açıklığına sahip olacak. Bu özellik, kullanıcıların fotoğraf çekerken ışık kontrolünü daha hassas bir şekilde yapmalarını sağlayacak.

ANDROİD’DE DAHA ÖNCE KULLANILMIŞTI
Değişken diyafram teknolojisi, Samsung Galaxy S9, Galaxy S10 ve Huawei Mate 50 Pro gibi Android telefonlarda daha önce kullanılmıştı.
Xiaomi 14 Ultra ise f/1.42’den f/4.0’a kadar değişken diyafram kontrolüne sahip bir kamera sistemi sunuyor.
iPhone 18 Pro’nun, daha büyük bir görüntü sensörüne ve gelişmiş yapay zeka özelliklerine sahip olması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple, iPhone’larda kullandığı kablosuz şarj teknolojisinin patentini ihlal ettiği iddiasıyla Güney Koreli bir şirket tarafından dava edildi. LS Cable & System, Apple’ın iPhone ve AirPods gibi ürünlerinde kendi patentli teknolojisini izinsiz kullandığını öne sürüyor.
KABLOSUZ ŞARJ PATENTİ İHLALİ
LS Cable & System, Apple’ın iPhone ve AirPods gibi ürünlerinde “US8013568” numaralı patentini ihlal ettiğini iddia ediyor.
Şirket, Apple’ın 2017 yılında AirPower kablosuz şarj pedini iptal etmesinin ardından bu patenti ihlal etmeye başladığını belirtiyor.
LS Cable & System, 2019 yılından beri Apple’a patent ihlali konusunda uyarılar gönderdiğini ancak Apple’ın bu uyarıları dikkate almadığını açıkladı.

SAMSUNG DA BENZER BİR DAVA İLE KARŞI KARŞIYA
Samsung da yakın zamanda kablosuz şarj teknolojisiyle ilgili patent ihlali nedeniyle dava edilmişti.
Bir mahkeme, Samsung’un 2016 yılından itibaren ürettiği bazı cihazlarda patent ihlali yaptığına karar vermişti.
Patent ihlali davaları, teknoloji sektöründe sıkça karşılaşılan bir durum. Apple ve Samsung gibi büyük şirketler, genellikle bu tür davalarla karşı karşıya kalıyor.
APPLE’IN SAVUNMASI
Apple, henüz LS Cable & System tarafından açılan dava hakkında resmi bir açıklama yapmadı.
Ancak, şirketin patent ihlali iddialarını reddetmesi ve yasal sürecin sonunda anlaşmazlığı çözmesi bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son yıllarda kablosuz kulaklıklar, teknolojinin gelişmesiyle birlikte oldukça popüler hale geldi. Bu kulaklıklar, müzik dinleme deneyimini kablolardan kurtararak kullanıcılara harika bir deneyim sunuyor.
HUAWEI, bu alandaki başarısını FreeBuds serisi ile kanıtlamış bir marka. Serinin en yeni üyelerinden biri olan HUAWEI FreeBuds Pro 4, amiral gemisi düzeyinde ses kalitesi arayanlar için geliştirildi.
Bu incelemede, FreeBuds Pro 4’ün tasarımı, performansı, batarya ömrü ve kullanıcı deneyimi gibi başlıca özelliklerine değineceğiz.
HUAWEI FREEBUDS PRO 4 TASARIMI
Minimalist ve zarif bir tasarıma sahip olan FreeBuds Pro 4; siyah, beyaz ve yeşil renk seçenekleriyle kullanıcıların beğenisine sunuluyor.
Kulaklık başlıkları yalnızca 5.8 gram ağırlığında ve şarj kutusu ise 47 gram. Bu hafiflik ve ergonomik yapı sayesinde uzun süreli kullanımlarda bile herhangi bir rahatsızlık hissi yaratmıyor.
IP54 sertifikası sayesinde suya ve tere karşı dayanıklı olan kulaklıklar, günlük yaşamda hem estetik hem de kullanım kolaylığı açısından beklentilerimizi fazlasıyla karşılamayı başardı.

TEKNİK ÖZELLİKLER
Kulaklıkların teknik özellikleri, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyan yenilikçi detaylar içeriyor.
Ultra-Hearing Dual Drivers teknolojisi ile donatılan kulaklık, 11 mm dinamik sürücü ve düzlemsel diyafram birimi sayesinde geniş bir frekans aralığında net ve detaylı bir ses sunuyor.
Yüksek çözünürlüklü ses aktarımı için 48 kHz-24 bit, 2.3 Mbps’ye kadar kayıpsız ses iletimi destekleniyor. LDAC ve L2HC gibi gelişmiş kodeklerle hem HUAWEI cihazlarında hem de diğer Android cihazlarda yüksek kaliteli ses deneyimi sağlanıyor.
Kulaklıklar, profesyonel Huawei Sound teknolojilerinin kullanıldığı ilk model olmasıyla da dikkat çekiyor.
GELİŞMİŞ GÜRÜLTÜ ENGELLEME
Kulaklıkları kullanırken en beğendiğimiz özelliklerden biri de gelişmiş aktif gürültü engelleme (ANC). Bu özellik işini fazlasıyla yapıyor ve bizi oldukça memnun etti.
FreeBuds Pro 4, 100 dB’ye kadar gürültü engelleme kapasitesine sahip. Üç katmanlı şekil hafızalı köpük kulak uçları sayesinde önceki modele göre yüzde 30 daha fazla gürültü engelleme başarısı sunuyor.
Bu yenilik, özellikle kalabalık ve gürültülü ortamlarda kullanıcıların kesintisiz bir ses deneyimi yaşamasını mümkün kılıyor.
Telefon görüşmelerinde de iddialı olan FreeBuds Pro 4, 10 m/s rüzgar hızında bile net bir arama deneyimi sunuyor. Bu özellik, açık alanlarda veya zorlu hava koşullarında bile kaliteli bir iletişim sağlıyor.
Bununla birlikte HUAWEI, FreeBuds Pro 4’ün dünyanın en iyi telefon görüşmesi sırasındaki gürültü önleyici kulaklığı olduğunu söylüyor.

BAĞLANTI TEKNOLOJİLERİ
FreeBuds Pro 4, bağlanabilirlik açısından da bizi yarı yolda bırakmadı ve eksiksiz bir deneyim sundu.
Bluetooth 5.2 desteği sayesinde cihaz, aynı anda iki farklı cihaza bağlanabiliyor ve bu cihazlar arasında otomatik geçiş yapabiliyor.
Kulaklıklar, hangi cihazdan ses akışı varsa otomatik olarak o cihaza geçiş yapabiliyor. Bu özelliği çok sevdiğimizi belirtmeden geçmeyelim.
HUAWEI AI Life uygulaması, cihazın sunduğu tüm fonksiyonları kolaylıkla yönetebilmenizi sağlıyor.
Üçlü uyarlamalı EQ (Triple Adaptive EQ) teknolojisi ile farklı ortam koşullarına otomatik olarak uyum sağlıyor.
Hem Android hem de iOS cihazlarında sorunsuz çalışan uygulama üzerinden yapılan ayarlamalarla ses deneyimi kişiselleştirilebiliyor ve her senaryoda en iyi performans elde ediliyor. Bu özellik, cihazın günlük hayattaki pratikliğini ve kullanım kolaylığını artırıyor.

PİL PERFORMANSI
Kullanıcıların en çok merak ettiği konulardan biri de şarj ömrü. Kullandığımız süre boyunca bize hiçbir zaman şarj sıkıntısı yaşatmayan FreeBuds Pro 4, ANC açıkken 4.5 saat, kapalıyken 7 saate kadar kullanım sunuyor. Bu süre, şarj kutusuyla birlikte toplamda 33 saate kadar çıkabiliyor.
ÖNCEKİ MODELDEN ÇOK DAHA GELİŞMİŞ ÖZELLİKLER
FreeBuds Pro 4, bir önceki modele kıyasla önemli avantajlar sunuyor. Gürültü engelleme başarımındaki yüzde 30’luk artış, ses iletim kapasitesinin 2.3 Mbps’ye çıkarılması ve Ultra-Hearing Dual Drivers ile çok daha detaylı ve dinamik bir ses deneyimi, bu kulaklıkları rakiplerinden ayıran başlıca özellikler arasında yer alıyor.

FreeBuds Pro 4, iş profesyonellerinden müzik tutkunlarına kadar geniş bir kitleye hitap ediyor.
Gürültülü ofislerde veya seyahat sırasında net telefon görüşmeleri yapmak isteyen kullanıcılar için mükemmel bir seçenek olan FreeBuds Pro 4, yüksek çözünürlüklü ses deneyimi sunarak beklentilerimizi fazlasıyla karşıladı.
Hem işlevsellik hem de estetik açıdan tatmin edici bir ürün arayan kullanıcılar için güçlü bir seçenek olan FreeBuds Pro 4’yu detaylı incelemek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.
https://consumer.huawei.com/tr/headphones/freebuds-pro-4/
*BU BİR İLANDIR.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung, uygun fiyatlı Galaxy A serisinin yeni üyesi Galaxy A56 5G üzerinde çalışıyor. Telefon, Bluetooth SIG sertifikasını alarak lansman tarihine yaklaştı.
Galaxy A56 5G, Bluetooth 5.4 desteğiyle gelecek. Bu teknoloji, daha hızlı ve daha kararlı kablosuz bağlantılar sağlayacak.
TASARIM DETAYLARI
Galaxy A56 5G, düz bir çerçeveye, hafif yuvarlatılmış köşelere ve ortalanmış bir ön kameraya sahip olacak.
Çerçevenin sağ tarafında güç ve ses düğmelerini barındıran “Key Island” adlı bir bölüm bulunacak. Arka tarafta ise üçlü kamera kurulumu yer alacak.

GELİŞMİŞ ÖZELLİKLER
Galaxy A56 5G, selefi Galaxy A55’e göre bazı önemli geliştirmeler sunacak:
45W hızlı şarj: Galaxy A55’in 25W hızlı şarjına göre önemli bir yükseltme.
Exynos 1580 işlemci: Yüksek performans ve enerji verimliliği sunan yeni nesil işlemci.
Bluetooth 5.4: Daha güçlü ve güvenilir kablosuz bağlantılar.
ÇIKIŞ TARİHİ
Galaxy A55, 2024 Mart ayında piyasaya sürülmüştü. Galaxy A56 5G’nin ise daha erken bir tarihte, muhtemelen 2025’in ilk aylarında tanıtılması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meta, Ray-Ban akıllı gözlüğüne ekran eklemeyi planlıyor. Bu gelişme, Ray-Ban akıllı gözlüğünü daha işlevsel ve cazip hale getirecek.
Ray-Ban akıllı gözlükler, şu anda ekran olmadan satılıyor. Ancak, 2025 yılında piyasaya sürülecek yeni modelde bir ekran yer alacak. Bu ekran, bildirimleri ve diğer bilgileri görüntülemek için kullanılabilecek.
META AI DESTEĞİ
Ray-Ban akıllı gözlükler, bu yılın başlarında Meta AI desteği kazandı. Bu sayede, kullanıcılar gözlükle konuşarak bilgi alabilir, çeviri yapabilir ve fotoğraf çekebilirler.
Meta, Ray-Ban akıllı gözlüğünü uygun fiyatlı bir AR gözlüğü olarak konumlandırıyor. Şirket, XR (Genişletilmiş Gerçeklik) teknolojilerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.

Meta’nın geliştirdiği Orion adlı AR gözlüklerinin henüz seri üretime hazır olmadığı belirtiliyor. Ray-Ban akıllı gözlükler ise daha uygun fiyatlı bir AR gözlüğü seçeneği sunuyor.
XR PAZARINDA REKABET
Meta, XR pazarında Apple Vision Pro gibi rakiplerle mücadele ediyor. Ray-Ban akıllı gözlükler, uygun fiyatı ve pratikliğiyle XR teknolojilerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MITSUBISHI DA GRUBA KATILABİLİR
Nissan‘ın yüzde 24,5’lik hissesine sahip olan Mitsubishi de mutabakat zaptını imzalarken, yeni oluşturulacak gruba katılmayı ocak ayı sonuna kadar değerlendirecek. Şirketler, Haziran 2025’e kadar birleşme görüşmelerini tamamlamayı, Ağustos 2026’ya kadar holding şirketi kurmayı ve her iki şirketin hisselerinin de borsaya kote edilmesini hedefliyor.
HONDA HİSSE TOPLUYOR
Öte yandan Honda, gelecek yıl 1,1 trilyon yen (7 milyar dolar) değerinde hisse geri alımı yapacağını duyurdu. Honda Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Toshihiro Mibe, konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında, şirketlerin elektrikli araçlar ve otonom sürüş alanındaki yeni teknolojilerin geliştirilmesinde rekabet edebilmek için daha büyük bir bütçeye ihtiyaç duyduğunu söyledi. Söz konusu anlaşmanın, Honda ve Nissan markasını koruyacağını belirten Mibe, anlaşmanın, kaynakları paylaşmayı ve sinerji sağlamayı amaçladığını aktardı. Mibe, iki şirketin potansiyel birleşme yoluyla 30 trilyon yenlik (191,4 milyar dolar) bir satış rakamına ulaşacağını, faaliyet karının ise 3 trilyon yen (19 milyar dolar) üzerine çıkacağını ifade etti. Mibe, “Her iki şirket de kendi markalarıyla ortak holding şirketinin tamamına sahip olduğu iştirakler olarak devam edecek.” ifadelerini kullandı.
YENİ ŞİRKET DÜNYANIN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK OTOMOBİL ÜRETİCİSİ OLACAK
Japonya’nın ikinci ve üçüncü en büyük otomobil üreticileri Honda ve Nissan, ABD’li Tesla ve BYD gibi Çinli elektrikli araç üreticileriyle rekabette zorlanıyordu. Çin ve ABD gibi pazarlarda istediği satış başarısını yakalayamayan Nissan, kasımda 9 bin kişiyi işten çıkarma ve üretim kapasitesini azaltma kararı almıştı. Honda ve Nissan’ın birleşmesiyle kurulacak yeni şirket, Toyota ve Volkswagen’den sonra araç üretim hacmi bakımından dünyanın üçüncü büyük otomobil üreticisi olacak.
SON 3 YILIN EN BÜYÜK BİRLEŞMESİ
Anlaşma aynı zamanda 2021’de Fiat Chrysler ve PSA arasında gerçekleşen ve Stellantis’i oluşturan 52 milyar dolarlık birleşmeden bu yana sektördeki en büyük birleşme olacak. Geçen yıl Honda ve Nissan dünya çapında sırasıyla 3,98 milyon ve 3,37 milyon araç satışı gerçekleştirdi. Toyota geçen yıl 11,23 milyon araç satarak art arda dördüncü yıl da birinciliğini korurken, Japon üreticiyi 9,24 milyon araçla Alman Volkswagen izledi.
“AVRUPA’NIN ÇİN İLE REKABET EDEBİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL”
Haberler.com stüdyosunda sunucu Abdurrahman Yazıcı’nın konuğu olan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof.Dr. İbrahim Güran Yumuşak, küresel otomobil üreticilerinin, pahalı bataryalar, otonom sürüş gibi teknolojiyi geliştirme için gereken devasa kaynaklar nedeniyle elektrikli araç geliştirmenin giderek artan maliyetlerini karşılamak için fon bulmakta zorlandığını belirtti. Özellikle Avrupalı otomotiv şirketlerinin Çin’li firmalar karşısında büyük bir dezavantaja sahip olduğunu kaydederek “Avrupa’nın mevcut koşullar altında Çin ile rekabet edebilmesi çok mümkün değil. Avrupa ile mukayese ettiğimizde Çin üretim ve maliyet avantajına sahip” ifadelerini kullandı.

TeknolojiOtomobilEkonomiFinansNissanDünyaJaponHonda
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dicle Elektrik, kayıpsız ve kesintisiz enerji dağıtım hizmetine yönelik Mardin ve Şanlıurfa’da teknoloji destekli kaçak elektrik denetimleri gerçekleştirdi. Teknoloji destekli çalışmalarında, enerji kayıplarını önlemeye yönelik yenilikçi yöntemler kullanan şirket, son olarak Mardin ve Şanlıurfa’da yasa dışı yöntemlerle kaçak elektrik kullanımı tespit etti.
Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde yapılan denetimlerde, bir plastik eritme fabrikasının kayıt dışı kurulan trafo aracılığıyla günlük bin 300 hanenin elektrik tüketimine eşdeğer kaçak elektrik kullandığı tespit edildi. Trafo, etrafı sac plakalarla kapatılmış şekilde bulundu. Fabrika ile ilgili başlatılan yasal işlem kapsamında hakkında kaçak tüketimde kullanılan trafoya savcılık kararıyla el konuldu.
Mardin’de kaçak elektrik hattı yeraltına döşendi
Dicle Elektrik’in Mardin’in Artuklu ve Derik ilçelerinde yaptığı kontrollerde, kaçak elektrik kullanımına yönelik yeni yasa dışı uygulamalarla karşılaşıldı. Artuklu kırsalında, beton bir elektrik direğinden çıkarılan hattın yeraltına gömülerek konutlara bağlandığı belirlenirken, ekiplerin müdahalesi sonucu kaçak bağlantı iptal edilerek kullanıcılar hakkında yasal işlemler başlatıldı. Derik’teki denetimlerde ise 471 kişinin kaçak kullandığı tespit edildi.
Dicle Elektrik yetkilileri, kaçak elektrik kullanımının enerji şebekesine büyük zarar verdiğini ve can mal güvenliğini tehdit ettiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Özellikle ısınma amacıyla kaçak elektrik kullanımı, şebekeye aşırı yük binmesine neden oluyor. Yapılan kontrollerde, abone sayısına oranla olağanüstü boyutlarda tüketim tespit ettik. Bu durum, kesintilere ve enerji kalitesinde ciddi düşüşlere hatta trafolarda patlamalara sebep olabiliyor. Bu nedenle, kaçak elektrik kullanımı aynı zamanda can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor. Kaçak elektrikle mücadelede, yapay zeka teknolojileri de dahil olmak üzere elimizdeki tüm teknolojik imkanları etkin bir şekilde kullanıyoruz. Kesintisiz ve kaliteli enerji arzını sürdürebilmek için kaçak elektrik kullanımına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz.”

Yerel HaberlerŞanlıurfaTeknolojiEkonomiPlastikMardinEnerjiGüncelÇevreHukukSuruçDicle
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bolat, Ankara Sheraton Otel’de gerçekleştirilen “İKAZ-İklimsel Kalkınma Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin, insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük imtihanlardan biri olduğunu aktardı.
Yapılacak çalışmalarla bu durumu düzeltmek için hep birlikte çalışılması gerektiğine işaret eden Bolat, küresel ticaretin, karbon ayak izini azaltmaya yönelik standartlar ve düzenlemelerle önemli bir dönüşüm geçirdiğini bildirdi.
Bakan Bolat, bu dönüşüm ve düzenlemelerin hem ekonomi hem de üretim süreçleri için önemli fırsatlar barındırdığını aktararak, “Bu sürecin, aynı zamanda ekonomimizin rekabetçiliğini artırarak ihracatımızın sürdürülebilir büyümesine de katkı sağlayacağını öngörüyoruz.” diye konuştu.
Avrupa Birliği’nin (AB) 2019’da Yeşil Mutabakat’a Uyum Programı Yol Haritası açıkladığını anımsatan Bolat, Türkiye’nin de bu program neticesinde hareket ettiğini söyledi.
Bolat, bu kapsamda tüm paydaş kurumlar ile birlikte şirketlerin enerji verimliliğini artırmasını, kaynakları daha etkin kullanılmasını ve dijital dönüşümü gerçekleştirmesini teşvik ettiklerini vurguladı.
Özellikle ihracatçıların uluslararası standartlara uyum sağlamasını kolaylaştırmayı amaçladıklarını kaydeden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunların yanında karbon nötr bir ekonomik yapıya geçiş için öncü teknolojilere yatırımlar yapıyoruz. Elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji sistemleri ve batarya teknolojileri gibi alanlarda atılan adımlar sadece çevresel hedeflerimize değil, aynı zamanda ülkemizin küresel rekabet gücüne de büyük katkılar sağlayacaktır. Yeşil dönüşüm sadece bir çevre politikası değil, aynı zamanda bir büyüme stratejisidir. Bugün düşük karbonlu sanayi modellerine geçiş yaparken fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltıcı, enerji arz güvenliğimizi ise artırıcı politikalar yürütüyoruz. Aynı zamanda bu dönüşümle birlikte toplumsal refah seviyemizi yükseltme ve uzun vadeli ekonomik sürdürülebilirliği sağlama hedeflerimize de ulaşmayı amaçlıyoruz.”
Ömer Bolat, iklim değişikliği ile mücadele konusunda uluslararası işbirliğinin önemli olduğuna da işaret etti.
Türkiye olarak hem milli hem de uluslararası düzeyde hedeflere ulaşmak için işbirliğine açık bir yaklaşım sergilediklerini bildiren Bolat, “Yeşil dönüşüm sürecinde alınan bazı tedbirlerin tek taraflı ticari tedbirler haline dönüşmemesi gerektiğini de vurgulamak isterim. 2026 yılı başında yürürlüğe girecek Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması küresel ticaret sisteminde çok önemli bir dönüm noktası olacaktır. Çünkü Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, karbon yoğun ürünlerin AB’ye ithalatında karbon vergisi uygulanmasını öngören önemli bir mekanizmadır. İlk aşamada demir çelik, alüminyum, çimento, elektrik ve gübre gibi sektörleri ciddi şekilde etkileyecek bu düzenleme, AB ülkelerine ihracat yapan ülkelerin karbon emisyonlarını azaltma ve üretim süreçlerini daha sürdürülebilir hale getirmeyi zorunlu kılmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Bolat, Türkiye için bu düzenlemenin hayati öneme sahip olduğunu aktararak, AB’nin bu politikalarının, küresel ticaretin kurallarını da yeniden şekillendirdiğini, bu düzenlemelerin tek taraflı ve ayrımcı ticari tedbirler haline gelmemesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’deki sektörlerin bu gelişmelerden olumsuz etkilenmemesi için ilgili paydaşlarla yakın işbirliği içinde çalıştıklarını anlatan Bolat, şunları kaydetti:
“Uluslararası ticaret sisteminin adil ve kapsayıcı şekilde ilerlemesi hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik işbirliği açısından kritik önemdedir. Bu gibi düzenlemelerin küresel karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik olumlu etkileri olmakla birlikte gelişmekte olan ülkelerin ciddi zorluklarla karşılaşacağını da unutmamalıyız. AB ile sahip olduğumuz Gümrük Birliği yapısının modernizasyonu görüşmeleri kapsamında çevreye duyarlı üretim ve ticaret hedefleriyle uyumlu stratejiler geliştiriyoruz. AB ile yürütülen teknik ve siyasi düzeydeki işbirliği mekanizmaları, bu dönüşüm sürecinde Türkiye’nin çıkarlarını koruyacak şekilde ilerlemektedir.”
Bakan Bolat, düşük karbonlu üretim modellerini teşvik etmek ve enerji verimliliğini artırmak için çalıştıklarını belirterek, “Türkiye, iklim değişikliği ile mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Türkiye Yüzyılı’nı, Enerji Yüzyılı, Ticaret Yüzyılı ve Yeşil Ekonomi Yüzyılı yapma konusunda emin adımlarla ilerliyor ve çalışıyoruz. Hem ihracatçılarımıza yeşil ekonomiye uyum sağlamaları konusunda destekler sunuyor hem de uluslararası platformlarda iş dünyamızın menfaatlerini korumak adına etkin ticaret diplomasisi yürütüyoruz.” dedi.
“2040’a kadar 46 milyar dolar değerinde enerji tasarrufu sağlamış olacağız”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan da Türkiye’nin başta enerji dönüşümü olmak üzere bu noktadaki çabalarını hızlandırdığına dikkati çekerek, “Enerji sektörünün karbonsuzlaştırılmasına yönelik kapsamlı politikalar doğrultusunda yenilenebilir enerji kapasitemizi artırmaya, enerji verimliliğini iyileştirmeye, nükleer enerji üretimini genişletmeye, geçiş yakıtı olarak doğal gaz kullanmaya, hidrojen, batarya depolama ile karbon yakalama, kullanma ve depolama gibi yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesine odaklanıyoruz.” ifadesini kullandı.
Ortaya konulan hedeflere ulaşmak için kamu ve özel sektörün birlikte 2030’a kadar 20 milyar dolarlık enerji verimliliği yatırımı gerçekleştirileceğini dile getiren Tancan, “Böylece hem enerji verimliliği alanında faaliyet gösteren firmaları destekleyerek yeni iş imkanı oluşturacak hem de bu yatırımlar sayesinde 2040 yılına kadar 46 milyar dolar değerinde enerji tasarrufu sağlamış olacağız.” bilgisini paylaştı.
Uluslararası İlişkilerTicaret BakanıÖmer BolatTeknolojiEkonomiEnerjiankaraGüncelÇevre
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yapay zeka ile ünlü isimlerin sesleri ve görüntüleri taklit ediliyor, yanıltıcı videolar hazırlanıyor. Yapay zeka ile hazırlanan videolu reklamı tıklayan Birgül Güden, 650 bin lira dolandırıldı.
Yapay zeka ile oluşturulan sahte video linkine tıklayan Birgül Güden, “Basmamla aramaları bir oldu. Hesaplarıma girdiler yönlendirerek yani Skype üzerinden. Hesaplarıma girerek para, kredi çekmişler ve benim bunlardan haberim yok. Ta ki çocuğumun üniversiteye gitmesinden bir gün önce. Yani bankaya gittim, bu kadar para var hesabınızda, çekilmiş dedi borcunuz. Hiçbir işlem yapamazsınız dedi ve o günden beri dünyam karardı” diye konuştu.
Bankalardan kendi adına çekilen kredileri ödeme imkanı olmadığını ifade eden Güden, “O günden sonra aradılar beni. Hiçbir para ödemeyeceksiniz. Sadece yatırım amaçlı şu kadar para kazanacaksınız. Hiç öyle bir şey olmadı. Mahvettiler beni. Ben asgari ücretle çalışan iki çocuk annesiyim. Çocuğum üniversiteyi bıraktı geldi bu konuda. Çocuğum da üniversite okuyor. Hiçbir şekilde, yani asgari ücretle çalışıp da bu parayı ödeyecek bir durumda değilim” dedi.
Vatandaşları da uyaran Birgül Güden, “Demek ki ben böyle bir şey yapmam, benim başıma gelirse böyle yapmam, etmem demesinler. Çünkü onlardan biri de bendim. Gördüğüm zaman, duyduğum zaman bu insanlar nasıl aldanıyor? Hiç mi düşünmüyorlar? Ama demek ki oluyormuş. Nasıl oldu, nasıl bitti bilmiyorum. Hipnoz mu ediyorlar? Değişik bir konuşma şekilleri. Siz bile inanırsınız yani” diye konuştu.
Yaşadıkları sonrasında şikayetçi olduğuna değinen Günden, “Önce karakola gittim. Allah razı olsun onlardan. Beni yönlendirdiler, bana söylediler, savcılığa gittim. Şu an zaten savcılıkta. Ama daha büyük yerlerden daha büyük yardım istiyorum. Çünkü halen daha Instagram’da olsun yani medyada dönüyor” dedi. – BALIKESİR
DolandırıcılıkYapay ZekaEdremitÇocuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Martı’dan yapılan açıklamaya göre, Spiro, Martı’nın gelecek planları ve stratejik kararlarına destek olacak.
Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra kariyerine New York’ta savcı olarak çalışan Spiro, uluslararası davalardaki başarılarıyla biliniyor. Son zamanlarda Twitter davasındaki etkin rolü ile adından sıklıkla söz ettiren Spiro, halihazırda Tesla’nın avukatlığını yapıyor ve aynı zamanda dünya çapındaki birçok üst düzey şirkete de danışmanlık hizmeti veriyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, Alex’in iş dünyası ve politika alanında geniş bir müşteri portföyüne sahip olmasının yanı sıra, küresel teknoloji girişimcileriyle çalışmış olmasının, şirketlerine ve misyonlarına büyük katkı sağlayacağını belirtti.
Öktem, “Alex ile çalışacak olmaktan dolayı çok mutluyum.” ifadesini kullandı.
Alex Spiro da dünyanın en başarılı girişimcileri ve şirketleriyle çalışma şansının olduğunu aktardı.
Spiro, Alper ve ekibinin, şimdiye kadar gördüğü en iyiler arasında olduğunu aktararak, “Şirketin ölçeklenmesi ve 2025 yılında karlılık hedefine ulaşması yolunda Martı’yı desteklemekten memnuniyet duyuyorum.” açıklamasında bulundu.
TeknolojiElon MuskPolitikaEkonomiFinansHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EVİNİ KİRAYA VERECEKLER İÇİN “EİDS” DÖNEMİ BAŞLIYOR
Gayrimenkul kiralama işlemlerinde düzeni ve şeffaflığı sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), 1 Ocak 2025 itibarıyla zorunlu hale geliyor. Bu sistemle, evini kiraya vermek isteyen mal sahipleri, e-Devlet üzerinden sahip oldukları gayrimenkulü belirleyerek yetkilendirdikleri emlakçı aracılığıyla ilan yayınlayabilecek. Ticaret Bakanlığı, yeni sistemin uygulanabilirliğini test etmek için ilk etapta Bolu ve Manisa illerinde pilot bölge uygulaması başlatmıştı. 1 Kasım’dan bu yana zorunlu olarak uygulanan sistem, her iki ilde olumlu geri bildirimler aldı.
ZORUNLU OLACAK
Bu çalışmanın başarısını takiben sistemin tüm Türkiye genelinde zorunlu hale getirilmesi kararlaştırıldı. Şu anda yalnızca kiralık konut ilanlarını kapsayan EİDS, mal sahiplerinin gayrimenkullerini kaydederek ilan yetkisini sözleşme yaptıkları emlakçılara vermesini zorunlu kılıyor. Yetkisiz emlakçıların ve sahte ilanların önünü geçmeyi amaçlayan bu sistem, kiracıları da dolandırıcılıktan korumayı hedefliyor.
SAHTE İLANLARIN ÖNÜ KESİLECEK
Türkiye Emlak Müşavirleri Federasyonu Başkanı Hacı Ali Taylan, düzenlemenin sektör için büyük bir adım olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “EİDS, sektörde şeffaflığı ve güvenliği artıracak. Özellikle ‘acil satılık’ ya da ‘fırsat’ gibi gerçek dışı ilanlar nedeniyle zarar gören vatandaşların mağduriyetini sona erdirecek. Bakanlığımızın amacı şu an için sadece kiralık ilanları kapsaması yönünde. Ancak ilerleyen dönemde satılık ilanları da kapsayacağını umuyoruz.”
YETKİSİZ EMLAKÇILAR DEVRE DIŞI KALACAK
Yeni sistemle, yetki belgesi olmayan emlakçıların portallarda ilan yayınlaması mümkün olmayacak. Federasyon başkanı Taylan, böylelikle “ayakçı” olarak tabir edilen yetkisiz emlakçıların piyasadan temizleneceğini ve dolandırıcılığın önünün alınacağını ifade etti.

TeknolojiEkonomiHukukEmlak
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLAVE KADEME HAKKI GELİYOR
Türkiye Büyük Millet Meclis’i (TBMM) Genel Kurulu’nda yeni haftada görüşülecek kanun teklifine göre, sözleşmeli statüden memur kadrolarına geçenler 8 yıl herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara verilen ilave bir kademe hakkından faydalanabilecek.
TBMM Genel Kurulu’nda 30 Kasım’da yapılan görüşmelerde ise Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunulmuştu. İstifa eden memurlara memuriyete geri dönme hakkı getirilirken, sözleşmeli personelliğin kapsamı da genişletilmişti.
Buna göre, 8 yıl herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara verilen ilave bir kademe hakkından faydalanmasını sağlayan düzenleme, Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun çerçevesinde sözleşmeli statüden memur kadrolarına geçenler için de geçerli.
İSTİFA EDEN MEMURLARA GERİ DÖNME HAKKI
Yabancı memleketlerin resmi kurumları veya uluslararası kuruluşlar yanında söz konusu nitelikte olabilecek ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek uluslararası kuruluşlarda görev almak isteyen memurlara da aylıksız izin verilebilecek. Böylece herhangi bir mali ilave külfet oluşmadan kamu görevlilerinin ülkenin ulusal menfaatleri ve kamu yararı yanında kendi mesleki gelişimleri bakımından da yararlı olabilecek çalışmalara katılabilmesi imkanının genişletilmesine yönelik düzenleme yapılmış olacak.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili maddeleri kapsamında yer alan yönetici görevlerinden alınıp veya bu görevleri sona erip ilgili kadrolara ataması yapılan ve bilahare bu kadrolarındayken memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden tekrar memurluğa dönmek isteyenler, haklarında güvenlik soruşturması yapılması ve 2 defadan fazla olmamak kaydıyla bu hükümde yer alan diğer şartlar aranmaksızın ve başkaca bir işleme gerek kalmaksızın ayrıldıkları kadrolarına atanacak. Bu hükme göre atananların kadroları başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş, bu şekilde ihdas edilen kadrolar, herhangi bir şekilde boşalması halinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacak.
MEMUR EŞLERİNE AYLIKSIZ İZİN
Türkiye’nin üyesi olduğu uluslararası kuruluşlarda görevlendirilenler ile kamu sermayeli kurum veya kuruluşların yurt dışı birimlerinde çalışanların ya da bu kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan 6 aydan fazla yurt dışında görevlendirilenlerin memur olan eşlerine 3 yılı aşmamak üzere bunların görev süresince aylıksız izin verilebilecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yapılan değişikliğe göre, uzman yardımcılığına atananlar, en az 3 yıl çalışmak ve istihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konularda hazırlayacakları uzmanlık tezi, oluşturulacak tez jürisi tarafından kabul edilmek kaydıyla yeterlik sınavına girmeye hak kazanacak. Yeterlik sınavına girmeye hak kazananların sınavı en geç 6 ay içinde yapılacak.
Düzenleme değiştirilmeden önceki Kanun hükümleri kapsamında yeterlik sınavına girmeye hak kazanmış olup bu hükmün yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla halen kurumlarınca ilk yeterlik sınavı yapılmamış olanlar bakımından söz konusu sınavın yapılması için öngörülen 6 aylık süre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacak.
Sözleşmeli personel statüsünden memur kadrolarına atananlara, herhangi bir disiplin cezası almamaları kaydıyla ilave kademe verilmesini sağlayan düzenleme, daha önce söz konusu statü geçişini hükümde belirtilen kanunlar çerçevesinde yapanlara, geçmişe dönük faydalandırılmaksızın uygulanacak.
SÖZLEŞMELİ PERSONELİN KAPSAMI GENİŞLETİLDİ
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığında, Devlet Memurları Kanunu veya diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına dair hükümlerine bağlı kalınmaksızın sözleşmeli personel çalıştırılabilecek. Sözleşme yapmaya İdari İşler Başkanı yetkili olacak. Sözleşmeli personel hakkında Kanun’da ve sözleşmede yer almayan hususlarda Devlet Memurları Kanunu’na göre sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hükümler uygulanacak. Sözleşmeli olarak çalıştırılacaklara ödenecek ücret Kanun’un ilgili fıkrasına göre çalıştırılanlar için uygulanmakta olan sözleşme ücreti tavanının 3 katını geçmemek üzere görevin mahiyeti ve çalıştırılacak kişinin vasfı gibi kriterler gözetilerek İdari İşler Başkanı tarafından belirlenecek. Geçici olarak ve/veya haftanın belirli günlerinde ya da günün belirli saatlerinde sözleşmeli statüde çalıştırılanlara, çalıştırılan günlerle veya saatlerle orantılı olarak ödeme yapılacak.
Abdurrahman YazıcıHaberler.com – TeknolojiTeknolojiTürkiyeEğitimHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig‘de lider Galatasaray’ın Fenerahçe ile arasındaki puan farkını 8’e yükseltmesi sonrası şampiyonluk tahminleri yapılmaya başlandı.
İşte Euro Club Index’e göre Süper Lig’de sezon sonunda oluşacak puan durumu;
(19) ADANA DEMİRSPOR: 20 PUAN
(18) HATAYSPOR: 28 PUAN
(17) BODRUM FK: 31 PUAN
(16) KAYSERİSPOR: 37 PUAN
(15) SİVASSPOR: 42 PUAN
(14) ALANYASPOR: 43 PUAN
(13) RİZESPOR: 44 PUAN
(12) KONYASPOR: 45 PUAN
(11) GAZİANTEP FK: 46 PUAN
(10) ANTALYASPOR: 47 PUAN
(9) KASIMPAŞA: 48 PUAN
(8) TRABZONSPOR: 51 PUAN
(7) GÖZTEPE: 52 PUAN
(6) EYÜPSPOR: 53 PUAN
(5) SAMSUNSPOR: 55 PUAN
(4) BAŞAKŞEHİR: 56 PUAN
(3) BEŞİKTAŞ: 64 PUAN
(2) FENERBAHÇE: 86 PUAN
Şampiyonluk ihtimali yüzde 18.5
(1) GALATASARAY: 93 PUAN
Şampiyonluk ihtimali yüzde 81.5

Trendyol Süper LigGalatasarayTrabzonsporFenerbahçeYapay ZekaTeknolojiBeşiktaşSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Hepsiburada’nın platform dışında da marka ve işletmelere taşımacılık hizmeti sağlayan kargo teslimat girişimi HepsiJET, e-ticaret ve perakende alanındaki müşteri havuzunu ve taşıma hacmini büyütmeye devam ediyor.
Kargo taşımacılığı sektöründeki fark yaratan yaklaşımıyla ve yenilikçi teslimat yöntemleriyle adından söz ettiren HepsiJET, taşıma hacmindeki büyümeyi de sürdürüyor.
Hepsiburada platformu dışında perakendecilere sunduğu taşıma hacmini yılın üçüncü çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 97’lik artıran HepsiJET’in, dış müşterilerinin toplam taşıma hacmi içindeki payı da yüzde 35’i aştı. Bu artışla birlikte HepsiJET’in dışarıda hizmet verdiği şirket sayısı yaklaşık 1800’den 2 bin 750’ye yükselmiş oldu.
HepsiJET, Hepsiburada üzerinden satılan ürünlerin yüzde 74’ünü teslim ederek yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,8 puan artış sağladı. Yine aynı dönemde Hepsiburada üzerinden verilen beyaz eşya veya mobilya gibi büyük hacimli siparişlerinin yüzde 69’unun teslimatı HepsiJET XL ile tarafından gerçekleştirildi. Bu oran 2023’ün üçüncü çeyreğinde yüzde 57’ydi.
“Bugün Teslimat”, “Yarın Randevulu Teslimat”, “Yarın Kapında”, “Kapında İade” gibi müşterilere sunduğu esnek çözümleriyle öne çıkan HepsiJET, 2024 yılı aralık ayı ortasına kadar elde ettiği, müşterilere söz verilen günde veya daha öncesinde teslimatın yapılması anlamına gelen net teslimat performansında yüzde 96’lık bir oran yakaladı. Aynı zamanda firmanın müşteri sadakatini ve memnuniyetini ölçen Net Tavsiye Skoru ise 88 puan oldu.
Kasım ayında dakikada 606 teslimat gerçekleştirildi
Bu yıl Efsane Kasım maratonu için özel olarak hazırlanan ve önemli yatırımlar yapan HepsJET, e-ticaret ve lojistikte rekor iş hacmi artışı görülen kasım boyunca 11 milyon kilometre yol kat ederek dakikada 606 teslimat gerçekleştirdi. Efsane Kasım boyunca operasyonel yoğunluğa rağmen net teslimat performansında ise yüzde 98’lik bir oran elde edildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver, bugün itibarıyla Türkiye’nin 81 ilinde 250’ye yakın şubesiyle hizmet sunan HepsiJET’in, aynı zamanda Türkiye’deki farklı işletmelere de katma değerli hizmet sunduğunu belirtti.
Alver, HepsiJET’i sadece Hepsiburada’ya rekabet avantajı sağlayacak, müşterilerine daha iyi bir deneyim yaşatacak bir araç olarak görmediklerini kaydederek, “HepsiJET, bizim sektörü dönüştürme, sektörü daha iyiye götürme, ekosistemdeki tüm paydaşları en iyi teknoloji ve sürdürülebilirlik örnekleriyle tanıştırma vizyonumuzun da bir göstergesi. Bu vizyonla Hepsiburada platformu dışındaki perakendecilere sunduğumuz taşıma hacmimizi yılın üçüncü çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla iki katına çıkardık.” açıklamasında bulundu.
2024’ün ilk yarısında filolarına ekledikleri 24 adet sıfır emisyonlu elektrikli araçları, yapay zekaya dayanan ve TÜRKPATENT tarafından onaylı “Çok Araçlı Rota Optimizasyonu” uygulamalarıyla sürdürülebilirlik alanında kendilerini sürekli olarak geliştirme hedefinde olduklarını aktaran Alver, “Sektörü dönüştürme motivasyonumuzu arkamıza alarak inovatif ve çevreci projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
HepsiburadaTeknolojiEkonomiFinans
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa’da otomobil satışları tüm hızıyla devam ediyor. EBS Danışmanlık tarafından Avrupa Otomotiv Üreticileri (ACEA) verilerine dayanarak hazırlanan kasım ayı raporuna göre, Türkiye, İspanya’yı geride bırakarak ilk 5’e girmeyi başardı.
TÜRKİYE, KASIM AYINDA İSPANYA’YI GEÇTİ
Türkiye, kasım ayında 94 bin 595 adet otomobil satışı gerçekleştirerek Avrupa’da 5. sıraya yerleşti.
83 bin civarında satış yapan İspanya ise 6. sırada kaldı. 2024 genelinde ise 845 bin 530 satış ile Türkiye 6. sırada yer alıyor.
ALMANYA LİDERLİĞİ SÜRÜDÜRÜYOR
Hem Kasım ayı hem de 2024 genelinde Almanya, büyük bir farkla liderliği elinde bulunduruyor. Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya ise Almanya’yı takip eden diğer ülkeler.
AVRUPA’DA SATIŞLAR ARTIYOR
2024 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla Avrupa’da toplamda 11 milyon 876 bin 943 adet otomobil satıldı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %0,63’lük bir artış gösteriyor.

KASIM AYINDA EN ÇOK OTOMOBİL SATILAN ÜLKELER
Almanya – 244.544 satış
Birleşik Krallık – 153.610 satış
Fransa – 133.319 satış
İtalya – 124.344 satış
Türkiye – 94.595 satış
İspanya – 83.339 satış
Polonya – 49.149 satış
Hollanda – 34.434 satış
Belçika – 31.825 satış
İsveç – 24.844 satış
2024 GENELİNDE EN ÇOK OTOMOBİL SATILAN ÜLKELER (OCAK-KASIM)
Almanya – 2.592.610 satış
Birleşik Krallık – 1.811.992 satış
Fransa – 1.534.750 satış
İtalya – 1.453.458 satış
İspanya – 911.503 satış
Türkiye – 845.530 satış
Polonya – 495.877 satış
Belçika – 424.840 satış
Hollanda – 346.515 satış
İsveç – 243.261 satış
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürdürülebilir ve kaliteli enerji sağlama hedefiyle teknolojiye yatırım yapmaya devam eden Adm Elektrik, Plan-S Uydu ve Uzay Teknolojileri iş birliğiyle Türkiye’de bir ilke imza atıyor. Elektrik sayaçlarından gerçek zamanlı veri alımı ve analiz süreçlerini modern bir altyapıyla destekleyen yenilikçi sistem ile sektörde önemli bir dönüşüm sağlanacak.
IoT ve uydu teknolojisiyle enerji yönetiminde yeni dönem
Proje kapsamında, Nesnelerin İnterneti (IoT) altyapısı kullanılarak elektrik sayaçlarından elde edilen veriler, Plan-S’in Connecta IoT Network teknolojisi ile uydular üzerinden Adm Elektrik’in veri merkezlerine iletilecek. Bu modern teknoloji sayesinde GSM erişiminin sınırlı ya da yetersiz olduğu kırsal bölgelerde de sayaç verilerinin okunması ve analiz edilmesi daha verimli getirilecek. Adm Elektrik, bu yenilikçi sistemle enerji dağıtım süreçlerini daha güvenilir, hızlı ve verimli hale getirirken, karbon ayak izini de azaltmayı hedefliyor.
Kayıp-kaçak kullanımın önlenmesinde önemli bir rol oynayacak
Uydu üzerinden aktarılan veriler, hizmet verilen bölgelerdeki enerji verimliliği ve kayıp-kaçak kullanımın önlenmesinde önemli bir rol oynayacak. Sistem, elektrik sayaçlarından alınan verilerin gerçek zamanlı analizini mümkün kılarak, kayıp ve kaçak elektrik kullanımı tespitini ve saha operasyonlarını daha etkin hale getirecek.
“Öncü olmak gurur verici”
Teknolojiyi enerji sektörünün her alanında kullanarak daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir çözümler sunmayı hedeflediklerini söyleyen Adm Elektrik Genel Müdürü Ahmet Bayramoğlu, “Bu proje, enerji yönetimi konusunda geleceğe yönelik önemli bir adım olacak. Kırsal alanlarda GSM çekim kalitesinin zayıf olması, mevcut uzaktan okuma sistemlerinde önemli bir sorundu. Bu çözüm, saha operasyonunda verimlilik sağlarken çalışma hayatına yansıyan sağlık ve güvenlik risklerini de azaltacak. Teknolojide öncü olmak gurur verici” dedi. Plan-S CEO’su Tugay Güzel ise Adm ile yapılan iş birliğine dair şu ifadeleri kullandı:
“Connecta IoT Network ile birçok alanda enerji yönetimini dijitalleştirmek, sadece teknolojik değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik açısından da büyük bir adım. Adm Elektrik ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, sektörde örnek teşkil edecek bir başarı hikayesi oluşturacak.”
Pilot çalışmalar başarıyla tamamlandı
Projenin pilot uygulama sürecinde, daha önce veri alınamayan bölgelerden başarılı bir şekilde veri akışı sağlandı ve bu sayede sayaç okuma süreçlerinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Tam ölçekli uygulamanın ise 2025 yılı içinde devreye alınması planlanıyor. Plan-S’in halihazırda yörüngede bulunan dört adet Connecta IoT Network uydusu ve SpaceX Falcon 9 Transporter 12 görevi ile fırlatılacak dört yeni uyduyla birlikte küresel kapsama alanı genişletilecek. Bu sayede, sayaç okuma işlemleri daha yaygın, hızlı ve etkin bir hale gelecek. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KRİPTO varlık yöneticisi Bitwise tarafından yayımlanan raporu değerlendiren Gate.TR CEO’su Kafkas Sönmez, “Bitcoin için hedef fiyat 200 bin dolar olarak belirlenirken, Ethereum’un da 7 bin dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini yenileyeceği belirtildi. Rapor, stabilcoin’lerden gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonuna, kripto varlık piyasalarında güncel temaların geleceğine ilişkin iyimser bir görünüm çizdi” dedi.
Kafkas Sönmez, “Kasım ayının başından bu yana süren iyimserlik, 2025 beklentilerine de yansıyor. Söz konusu raporda en büyük kurumsal Bitcoin yatırımcısı MicroStrategy’nin Nasdaq-100 endeksine dahil edileceği öngörülmüştü. Yıl bitmeden bu öngörü gerçekleşti ve MSTR koduyla işlem gören MicroStrategy, 23 Aralık’ta Nasdaq’da listelenen ve en büyük finans dışı şirketleri izleyen Nasdaq-100 endeksine katılacak. Birbiri ardına gelen olumlu gelişmeler, iyimser beklentileri gerçeğe daha da yaklaştırıyor” diye konuştu.
‘BORSA YATIRIM FONLARI DAHA ÇOK İLGİ GÖRECEK’
Ocak 2024’te onaylanarak işlem görmeye başlayan spot Bitcoin borsa yatırım fonları 5 ila 15 milyar dolar arasında değişen beklentileri aşmayı başardı. 2025 öngörülerine yer verilen raporda, spot Bitcoin yatırım fonlarının da altın ETF’leri gibi davranacağı, yıllar geçtikçe talebin güçlenerek artacağı tahmin edildi.
Dünyaca ünlü geleneksel finans kuruluşlarında çalışan varlık yöneticilerinin bu yeni yatırım araçlarını tavsiye edebilme iznini yeni yeni alabildiklerini dile getiren Kafkas Sönmez, ” Donald Trump’ın başkan seçilmesiyle geleneksel yatırımcıların gözünde meşruiyeti daha da artan Bitcoin ve Ethereum tabanlı yatırım araçları için beklentiler yüksek. Ethereum ETF’nin son 16 günde elde ettiği performans da bu beklentileri haklı çıkarıyor. Spot Ethereum ETF’ler, Bitcoin’e kıyasla daha az talep gördü. Ancak geçtiğimiz 16 günde, yalnızca BlackRock’ın Ethereum ETF’sinin 1,5 milyar dolar sıcak parayı çektiği biliniyor. Pek çok geleneksel yatırımcı kripto para birimlerini küçük paylarla portföylerine aldı. Buradaki yükselişten yararlanmak isteyenler, borsa yatırım ürünleri üzerinden kripto tahsislerini artırabilir. Öte yandan rapora göre kripto varlık sahibi ülke sayısının da ikiye katlanması bekleniyor” ifadelerini kullandı.
‘HALKA ARZ PİYASASI HAREKETLENECEK’
2025 Kripto Tahminleri raporunda ABD’de kripto para odaklı şirketlerin halka arzlarında da artış görüleceği, stabilcoin ihraççılarının, ABD merkezli borsaların ve kripto analitik şirketlerinin en az beşinin bu yıl ABD’de halka açılacağı tahmin edildi. Bugüne kadar bu şirketlerin önündeki en büyük engelin ABD’de kripto para piyasalarına dair düzenleyici belirsizlikler olduğunu dile getiren Kafkas Sönmez, “Donald Trump, geçtiğimiz günlerde New York Borsası’nın açılış zilini çaldığı sırada dahi Bitcoin’e değinmeyi ihmal etmedi. Beyaz Saray’a kripto ve yapay zeka politikalarını denetleyecek özel bir isim atadı. Etrafını teknoloji ve kripto ekosisteminden, Wall Street’ten, Silikon Vadisi’nden liderlerin oluşturduğu bir danışman ordusuyla donattı. Donald Trump ilk günden itibaren kripto para şirketleri için yasal çerçeve sözü veriyor ve çoğunluk da elde etti. Bu durum iki finans dünyasının, geleneksel piyasaların ve kripto varlık piyasalarının kesişim alanlarını giderek artıracak” dedi.
‘KÜRESEL KRİPTO İYİMSERLİĞİ TÜRKİYE’NİN LEHİNE’
ABD’de başlayan bu trendin tüm dünyada kripto para birimlerinin yaygın kabul görmesine katkıda bulunacağının altını çizen Sönmez, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:
“İyimser piyasa koşulları, kripto para benimsenmesi bakımından Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin lideri konumundaki Türkiye için de olumlu bir manzara ortaya çıkarıyor. Nitekim Sermaye Piyasası Kurulumuz da yakın zamanda, ikinci düzenlemeler için Ocak 2025’i işaret etti ve yasada öngörüldüğü üzere izinsiz hizmet veren kripto para borsalarına erişim engeli getirmeye başladı. Biz şirket olarak kriptonun küresel piyasalara yön veren önemli rüzgarlardan biri olacağı 2025’e titiz bir biçimde hazırlanıyoruz. Bir yandan lisans sürecimizi yürütürken diğer yandan piyasadaki güncel trendleri takip ederek kullanıcılarımızın kripto alım satım deneyimini iyileştiriyor; popüler kripto varlıklara zamanında erişmeleri için doğru listelemeler yapıyoruz. Bu öngörülerimizi gerek dijital kanallarımızda, gerek de bu yıl için sonuncusunu Bursa’da düzenleyeceğimiz Kripto Turu etkinliklerimizde paylaşıyoruz. Ödül havuzu etkinliklerimize ara vermiyor, daha çok insanın kripto para piyasalarına dahil olmasını, piyasanın demokratikleşmesini teşvik ediyoruz. Küresel vizyonumuz, yerel yaklaşımımız doğrultusunda yeni yılın getireceği tüm fırsatlara hazırız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsunspor Futbol Akademi Koordinatörü Savaş Serdar, Avrupa’da sadece Borussia Dortmund, Hoffenhaim ve Benfica kulüplerinde bulunan, ismini Footballmatic olarak adlandırdıkları cihazın Samsunspor altyapı futbolcularının gelişimi için kullandıklarını söyledi. Bu cihaz sayesinde futbolcuların küçük yaşlardan kas hafızalarını iyi şekilde geliştirebildiklerini belirten Savaş Serdar, “Örnek veriyorum birden fazla hedefe topu aynı açıda insan olarak atmak mümkün değildir. Ama makine bize bunu yapabiliyor. Biz bu makineye 19 derecelik açıyla, 60 kilometre hızla, falsolu veya falsosuz şeklinde komutları verdiğimiz zaman, aynı topu makine bize defalarca atabiliyor” diye konuştu.
‘MÜSABAKA ESNASINDA YAŞANAN SENARYOLARI BURAYA YÜZLERCE KEZ YAZABİLİRİZ’
Avrupa’daki takımlardan farklı olarak top atma makinelerinin cihazın merkezinde değil, açıyı daha geniş alabilmek için köşelerde bulunduğunu belirten Savaş Serdar, “Footballmatic yapay zekayla birbirine entegre edilmiş bir futbol gelişimci cihazıdır. Bizim cihazımızın Avrupa’da kullanılanlardan farklı bir yanı var. Bizim top atma makinalarımız açıyı daha geniş alabilmek için köşelerde bulunuyor. Diğer cihazlarda merkez kısımlarında top atma makineleri bulunuyor. Bu özelliği dönüş aşılarını daha iyi tespit edebilmek için yaptık. Footballmatic ile antrenman veya müsabaka esnasında yaşanılmış olan durumları cihaza entegre ederek kas hafızası haline getirmeye çalışıyoruz” dedi.
‘SPORCULAR MAKİNEDE ÇALIŞMALARI TEKRARLADIKÇA KAS HAFIZASI ELDE EDİYOR’
Sporcunun yaşına özel Footballmatic üzerinde ayarlamalar yapabildiklerini söyleyen Serdar, “Sistemdeki oyun sayesinde topun nereden geleceğini sporcu fark edemeyebilir. veya bunun gibi birçok oyun makinede çoğaltılabilir. Şu anda makinede 6 oyun var. Toplamda 11 oyunu yazmıştık ancak bunu istediğimiz gibi arttırabiliyoruz. Müsabaka esnasında yaşanan senaryoları buraya yüzlerce kez yazabiliriz. 15 topun geldiği bir oyun yaklaşık 2 buçuk dakika gibi bir süre alıyor. Sporcunun yaşına göre de bu süreler veya değerler artırılıp azaltılabilir. Sporcular buradaki çalışmayı tekrar tekrar yaptıkça bir süre sonra kas hafızasına dönüşüyor. Müsabaka esnasında sporcuların top kontrollerini görsel olarak gösterdiğimiz de, buradaki yaptığı çalışmalarda artık bu oyunları defalarca yaptıktan sonra genel olarak tekniklerinde gelişme sağlamış oluyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
YOLCULARIN HİZMETİNE SUNULDU
Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Bolat şunları söyledi: Türk Hava Yolları olarak, bagaj takip sistemimizi geliştirmek amacıyla Apple ile bir iş birliği gerçekleştirdiğimizi mutlulukla duyurduk. iOS 18.2’nin yayınlanmasıyla birlikte yolcularımız artık AirTag veya Find My destekli cihazların bulunduğu ve aksaklık yaşanan bagajlarının konum bilgilerini ilgili ekiplerimizle paylaşabilecekler. Bu yenilik sayesinde bagajlarınızı hızla bulup size ulaştırabiliyor, operasyonel verimliliğimizi artırırken memnuniyetinizi de en üst seviyeye taşımayı hedefliyoruz. Bu özelliği kullanmak son derece kolay: Find My uygulaması üzerinden “Konum Paylaş” bağlantısı oluşturup, web sitemiz https://lnkd.in/dhzeadvh üzerinden paylaşmanız yeterli olacaktır. Paylaşılan konum bilgisi güvenli bir şekilde saklanır, yedi gün sonra otomatik olarak sona erer veya istediğiniz zaman sizin tarafınızdan devre dışı bırakılabilir. Çok yakında aynı özelliği mobil uygulamamız üzerinden de kullanabileceksiniz. Türk Hava Yolları olarak, teknolojiyi seyahat deneyiminizi geliştirmek için kullanmaya kararlıyız. Hep birlikte daha iyi bir seyahat deneyimi yaşayabilmeniz için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Teşekkürler.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, küresel ölçekte dijital dönüşüm çağında ilerlemeler hızla devam ederken, bu süreçte en önemli kaldıraçlardan BT pazarı da güçlü bir şekilde büyümesini sürdürüyor.
Uluslararası pazar ve tüketici verileri araştırma şirketleri, BT alanında bu yıl önemli araştırmalar yayımladı. Statista’ya göre, dünya genelinde BT alanında yapılan harcama, 2023’te 1,5 trilyon dolar civarında gerçekleşirken, bu rakam 2024’te 1,61 trilyon dolar oldu. BT hizmetlerinin önemli alanlarından yönetilen hizmetler pazarı ise dünya çapında 344 milyar dolar seviyesine ulaştı. Pazarın 2028’e kadar yüzde 45’in üzerinde bir büyümeyle 500 milyar doları aşması bekleniyor.
BT hizmetleri pazarının, “BT Danışmanlığı ve Uygulaması” alanındaki gelirlerinin 2029 yılına kadar her yıl yaklaşık yüzde 25 büyüyerek 92,95 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Türkiye’de de yönetilen hizmetler pazarındaki gelirin 2024 yılında 31,66 milyon dolar seviyesine ulaşması beklenirken, bu rakamın 2029 yılına kadar 33,76 milyon dolara ulaşacağı öngörülüyor.
Spiceworks ile Aberdeen Strateji ve Araştırma’nın, 800’ü aşkın BT uzmanını katıldığı araştırmasına göre, işletmelerin yüzde 64’ü, 2025’te BT bütçelerini yükseltmeye hazırlanıyor. Yöneticilerin yüzde 43’ü de BT alanında istihdam edilen kişi sayısını artırmayı planlarken, yöneticilerin yüzde 57’si BT alanında gerekli uzmanlığa sahip kişileri bulmakta zorlanıyor.
ABD, Avusturya ve İngiltere’de 900 BT profesyonelinin katıldığı JumpCloud araştırmasına göre de 2023’e oranla yüzde 5 artışla bu yıl şirketlerin yüzde 34’ü, BT süreçlerini yönetilen hizmet sağlayıcılarına (MSP) devretti. BT ekiplerine ek olarak MSP ile çalışmayı tercih eden şirketlerin oranı, geçen yıla göre 6 puan artarak yüzde 47’ye ulaştı. Her 100 şirketten 17’si, tüm BT süreç yönetimini MSP’ye devretmeyi düşünürken, BT süreçlerini tamamen kendi bünyesinde yürütmeyi düşünen şirketlerin oranı ise yüzde 12’den 7’ye geriledi.
“İşletmeler için güçlü bir altyapı önemli”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Erdem Telci, tüketim alışkanlıklarının, işletmeleri BT alanında yatırım yapmaya teşvik ettiğini belirtti.
“Efsane Kasım” ve yılbaşı gibi, özellikle e-ticaret hacimlerinin son yıllarda üst üste rekor kırdığı dönemlerin işletmeler için güçlü bir altyapının önemini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Telci, Türkiye’de popüler e-ticaret pazar yerlerinin, “Efsane Kasım”da 1 milyar ziyaret aldığını aktardı.
Telci, “Bu potansiyele hazırlıklı olmak, her işletme için hayati önem taşıyor. Sadece e-ticaret siteleri değil, birçok sektörün iş süreçlerinde, BT yatırımları işletmelerin reflekslerini geliştirerek rekabetçi gücünü artırıyor. Bu rakamların bir diğer önemli etkisi ise e-ticaret sektörünün dolaylı olarak beslediği, istihdam yarattığı diğer sektörler. E-ticaret hacminin büyümesi üretim, lojistik, depolama, dağıtım gibi alanlarda büyüme, dolayısıyla yeni istihdam fırsatları yaratıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Bilişim teknolojilerini,n uzmanlık gerektiren alanlardan olduğuna değinen Telci, internette trafiğin rekor kırdığı kampanya dönemleri gibi zaman dilimlerinde, işletmelerin bilişim sistemlerinin güçlü ve çevik olması gerektiğini, ancak bu şekilde durumun az zararla atlatılma ihtimalinin yükseldiğine işaret etti.
Bu alandaki uzman sayısının yetersizliğinin, yöneticiler için aşılması gereken önemli engeller arasında olduğunun belirten Telci, “Eclit olarak uzman mühendis kadromuzla işletmelere yönetilen hizmetler alanında destek sağlıyor, ihtiyaç duyulan profesyonellik ve tecrübeyi çözüm ortaklarımızla buluşturuyoruz. BT hizmetlerimizle tüm iş ortaklarımızın, asıl meseleleri olan işlerini büyütmelerine, işlerine odaklanmalarını sağlıyoruz. Şirketlerimizin ticari faaliyetlerinde güvenli yarınlarının yolu, BT’ye yaptıkları yatırımdan geçiyor.” ifadelerini kullandı.
Yönetilen hizmet sektöründe küresel eğilimlerin yakın dönemde Türkiye’de daha net bir biçimde görüleceğini aktaran Telci, şunları kaydetti:
“Yönetilen hizmet sağlayıcıları, küresel anlamda tüm BT süreç yönetiminde sorumluluğu devralıyor. Çünkü tüm şirketler, uzman oldukları alanlara odaklanarak işlerini büyütmek, daha verimli ve rekabetçi olmak istiyorlar. Dolayısıyla BT süreçleri için de uçtan uca hizmet alabilecekleri, alanında yetkin firmalarla çalışmayı tercih ediyorlar. Türkiye’deki şirketler de bu küresel eğilime hızla uyum sağlayacak ve yönetilen hizmet sağlayıcıları iş dünyasında giderek daha merkezi bir rol oynayacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUNCELİ’de sis etkili oldu. Kent, sisli havada dronla havadan görüntülendi.
Doğal güzellikleri, inanç mekanları, yaban hayatı, endemik türleri ile öne çıkan ve ziyaretçilerini etkileyen Tunceli’de sis etkili oldu. Kenti merkezindeki Uzunçayır Baraj Gölü ve Kavun ve Düldül tepelerinin altında oluşan sis bulutu dronla görüntülendi. Yer yer yerleşim yerlerini de kaplayan sis, güzel görüntüler oluşturdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bankadan yapılan açıklamaya göre, hackathon, bankacılık ve finans sektörünün yarınlarına sürdürülebilirlik odağında yenilikçi çözümler üretmek amacıyla düzenlendi.
Dijital bankacılık kullanıcı deneyimi ve tasarımı, sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik, yenilikçi ürün ve hizmetler, yeni nesil müşteri iletişimi temaları etrafında düzenlenen hackathonda toplamda 225 takım kıyasıya yarışırken, 14’ü finale kalma başarısı gösterdi.
İstanbul Finans Merkezi’ndeki VakıfBank Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen etkinlikte, finale kalan takımların jüri üyelerine yaptıkları sunumların ardından kazananlar belli oldu.
Kazanan projeler, En İyi MVP Ödülü (Kıvılcım Takımı-Finansal Asistan Eva), En İyi Sosyal Girişim Ödülü (Dropout Takımı-Finansal Okuryazarlık Mobil Uygulaması), En Yenilikçi Teknolojik Çözüm Ödülü (Aticengul Takımı-Müşteri Duygularının Yapay Zeka ile Analizi), En İyi Kullanıcı Deneyimi Tasarımı Ödülün (Altf4 Takımı-Bilgi Erişim Chatbot’u), En Global Çözüm Ödülü (Game Changers Takımı-Sürdürülebilir Proje Platformu) şeklinde sıralandı.
100 bin lira değerindeki büyük ödül olan “En İyi MVP Ödülü” Kıvılcım Takımı’na verilirken, kazanan diğer takımlar toplamda 240 bin lira ödülün sahibi oldu. Yarışmada ayrıca finale kalan tüm takımlara 10’ar bin lira teşvik ödülü de verildi.
“Dijital dönüşüm vizyonunu, gençlerin dinamizmiyle buluşturmaya önem atfediyoruz”
Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarına yaptıkları yatırımlarla sektörde öncü rol oynadıklarını belirterek, dijital dönüşüm vizyonunu, gençlerin dinamizmiyle buluşturmaya büyük bir önem atfettiklerini vurguladı.
Teknolojinin, günümüz dünyasında tüm normları baştan aşağıya değişime uğratan bir kavram haline dönüştüğünü aktaran Üstünsalih, “İş yapış kültürünün çerçevesini de belirleyen bu kavram, sürdürülebilir büyümeye etki eden en önemli unsurlardan biri oldu. Rekabetin arttığı iş dünyasında öne geçmek, hızlı bilgiye erişmek ve krizlere dayanıklı olmak için kurumların dönüşüm stratejileri dijitalleşme ve inovasyona odaklanmalı.” ifadelerini kullandı.
Üstünsalih, dijitalleşmeyi, sürdürülebilirlikle birleştirdiklerini kaydederek, organizasyonlarını daha esnek, çevik hale getirecek bir iş yapış kültürü olarak benimsediklerini anlattı.
Bankacılık sektörünün dijital dönüşümünde gençlerin yaratıcı fikir ve enerjisinin kritik bir rol oynadığına inandıklarına işaret eden Üstünsalih, “Bu vizyonla düzenlediğimiz hackathonda sunulan projeler, çevreye ve sosyal hayata katkı sağlayacak inovatif çözümler geliştirme hedefimize güç katarak geleceğe dair umutlarımızı tazeliyor.” açıklamasını yaptı.
Üstünsalih, hackathonun kendileri için sadece bir yarışma olmadığını, dijital dönüşümün öncüsü olma vizyonlarının gençlerle buluştuğu bir platform olduğuna dikkati çekerek, “VakıfBank olarak, her zaman olduğu gibi, gençlerin yaratıcı projelerini desteklemeye ve birlikte daha büyük başarılara imza atmaya devam edeceğiz. Bugün burada ortaya konan projelerle bankacılığın geleceğini inşa etme yolculuğuna katkı sunan tüm kıymetli genç arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Sizlerin fikirleriyle, bankacılığın sınırlarını zorlayarak sektörümüze yepyeni bir boyut katacağımıza yürekten inanıyorum.” şeklinde görüş belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Atatürk ve Gazi ortaokullarını ziyaret etti.
Öğrencilerle bir araya gelen ekipler, siber suçların engellenmesi ve internet teknolojilerinin güvenli kullanımına yönelik bilgilendirme yaptı.
Ekipler, eğitimin sonunda öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Cumhuriyeti ile Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) Genel Merkezi’nde geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirildi.
Toplantıya Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Misyon Başkan Yardımcısı ve Birinci Diplomatı Mulie Tarekegn katıldı. Tarekegn, yaptığı konuşmada SANKON’a misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederek, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin önemine vurgu yaptı. Tarekegn, “İlişkilerimizi güçlendirmek amacıyla SANKON ile olan güçlü işbirliğimiz bundan sonraki süreçte de büyük bir kararlılıkla devam edecektir. Etiyopya olarak Türkiye ile ilişkilerimizi çok önemsiyoruz.” dedi.
Tarekegn, toplantıda şirketlere Etiyopya’nın yatırım olanakları, projeleri ve ekonomik gelişmeleri hakkında bilgiler sunarak Türk şirketlerini Etiyopya’da yatırım yapmaya davet etti.
SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu ise konuşmasında Türkiye ile Etiyopya arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çekerek, “İki ülke arasında çok eski ve köklü ilişkilerimiz var. SANKON olarak Etiyopya Büyükelçiliği ile 10 yıldır devam eden güçlü işbirliğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Cevahiroğlu, Etiyopya Cumhurbaşkanı Taye Atske Selassie ve Başbakan Abiy Ahmed Ali’nin liderliğinde başlatılan ekonomik kalkınma programlarını çok önemsediklerini belirterek, “Türk şirketleri olarak Etiyopya’nın inşaat, altyapı, enerji, teknoloji ve sağlık projelerinde görev almaya hazırız.” dedi. Cevahiroğlu, ayrıca Türkiye ile Etiyopya arasındaki ithalat ve ihracat ilişkilerini güçlendirmek için girişimlerde bulunmaya hazır olduklarını ifade etti.
Ferudun Cevahiroğlu, toplantıda iki ülke arasındaki ilişkilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Etiyopya liderleri arasındaki güçlü bağlar sayesinde en üst seviyelere çıktığını belirterek, “Türk şirketleri olarak bu gelişmeleri büyük bir memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz.” dedi.
Toplantıya Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu, Ankara Dış Ticaret Federasyonu, Ankara Enerji ve Madencilik Federasyonu, Ankara Finans ve Yatırım Projeleri Federasyonu, Akdeniz Sanayi ve Ticaret Federasyonu, Güneydoğu Sanayi ve Ticaret Federasyonu, İç Anadolu Sanayi ve Ticaret Federasyonu, Ankara İthalat ve İhracat Federasyonu, Tarım ve Kırsal Kalkınma Federasyonu, Ankara Ekonomi ve Kalkınma Federasyonu, Ankara Sanayi ve Teknoloji Federasyonu, Ankara Savunma Sanayi Federasyonu, Ankara Emlak ve Gayrimenkul Federasyonu ile Tarım Orman ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Federasyonu yetkilileri de katılım sağladı.
Toplantıda Sağlık Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’da iki ülke arasında sağlık turizminin geliştirilmesi noktasında bir sunum yaptı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fakülteye Dr. Öğr. Üyesi Emre Can’ın çabalarıyla bu sene kazandırılan, baskı malzemesi olarak seramik hamurundan yararlanılan 2 yazıcı öğrencilerin kullanımına sunuldu. Yazıcı sayesinde bilgisayar ortamında öğrenciler ve akademisyenler tarafından oluşturulan, elle şekillendirilmesi mümkün olmayan 3 boyutlu biblo, heykel ve saat gibi cisimleri yaklaşık 1,5 saatte ortaya çıkıyor.
Katmanlar halinde baskısı yapılan ürünler, 1100 derecelik fırında pişirilip sırlanmasının ardından hazır hale geliyor.
Teknoloji ile sanatı bir araya getiren ve seramikçiliğe farklı bir bakış açısı kazandıran yöntemle öğrenciler, çamura daha çağdaş metotlarla şekil veriyor.
Seramik ve Cam Bölüm Başkanı Doç. Leyla Kubat, AA muhabirine, seramik hamurunun 3 boyutlu yazıcıda şekillendirilmesinin bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Artık pek çok işin bilgisayarlar yardımıyla yapıldığını vurgulayan Kubat, “Emre hocam aldığımız 4 yazıcıdan 2’sini seramik hamuruyla çalışacak şekilde dönüştürdü. Lisans, yüksek lisans ve sanatta yeterlilik öğrencileri bu yazıcılardan yararlanıyorlar. Böylece istedikleri modeli seramik hamuruyla oluşturuyorlar. Aynı zamanda bilgisayarda model hazırlamayı da öğreniyorlar.” diye konuştu.
Kubat, baskısı yapılan ürünlerin yıl sonunda açılacak sergide beğeniye sunulacağını da sözlerine ekledi.
“Seramik malzeme basan ilk 3 boyutlu yazıcı atölyesi”
Seramik ve Cam Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emre Can da öğrencilerin 3 boyutlu yazıcılardan yararlanmasının eğitim sürecine büyük katkı sağladığını belirtti.
Daha karmaşık objeleri seramik hamuruyla oluşturabildiklerini, böylece öğrencilerin ufuklarının geliştiğini anlatan Can, şöyle devam etti:
” Türkiye’deki güzel sanatlar fakülteleri içinde seramik malzeme basan ilk 3 boyutlu yazıcı atölyesi. Daha çok sanatsal anlamda düşünüyoruz. Bu nedenle endüstriye çok uygun değil. Dışarıdan bakıldığında sanki düğmeye basıp şekillendiriliyor gibi dursa da bu sürecin çok kolay olmadığını söyleyebilirim.”
Can, yazıcıda kullandıkları hamurun çömlekçilikte kullanılan hamurdan farkının olmadığını bildirdi.
Gelecekte atölyeyi geliştirmek istediklerini kaydeden Can, “Süreci göreceğiz. Öğrencilerin burada öğrendikleriyle neler yapabildiklerine bakacağız. Hedefimiz, burada yetişen öğrencilerin yalnızca Türkiye’de değil aynı zamanda dünyada da söz sahibi olabilmeleri. Bu anlamda da önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi.
Seramik ve Cam Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Melis Nisa Ayhan ise seramik hamuruyla çalışan 3 boyutlu yazıcıyla bu yıl tanıştıklarını, kendilerinde heyecan uyandırdığını ifade etti.
Derslerinin eğlenceli geçtiğini aktaran Ayhan, “Genelde çamurla, alçıyla uğraşıyoruz. 3D programları kullandığımız için kendimizi geliştiriyoruz. Ayrıca elle şekillendirmeden farklı bir yöntem kullandığımız için yeni metotlar öğreniyoruz.” bilgisini paylaştı.
Yüksek lisans öğrencisi 23 yaşındaki Muhammed Fatih Çoban, yazıcıyla çalışırken kendilerini çamurun büyülü dünyasına kaptırdıklarını, ileride daha farklı çalışmalara imza atacaklarını dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
PTT’nin HGS mobil uygulamasına gerçekleştirdikleri siber saldırı sonrası kullanıcılara küfürlü bildirimler gönderen, ardından şantaj yoluyla para talep eden şüphelilere jandarma ekipleri operasyon düzenledi. Siber saldırıların ardından harekete geçen emniyet güçleri şüpheli şahısların ilk olarak kimlik ve ikamet adreslerini belirledi. Siber saldırganlardan birinin Denizli’de, diğerinin ise Mersin’de yaşadığı tespit edildi. Operasyon Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) ile Denizli ve Mersin İl Jandarma Komutanlığına bağlı birimlerin desteğiyle gerçekleştirildi. Operasyon sonucunda Jandarma ekipleri Klew mahlaslı Burak K.’yi Denizli’de, Hades lakaplı Veli B.’yi ise Mersin’de kıskıvrak yakaladı.
Şaka amacıyla siber saldırı yapmışlar
Jandarmadaki işlemlerinin ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Veli B. tutuklanırken, Burak K., ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Burak K.’nin sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği bir görüşmede şaka amacıyla siber saldırıyı gerçekleştirdiğini söylemesi dikkatlerden kaçmadı.
Jandarma operasyon detaylarını sosyal medyadan paylaştı
Konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Jandarma Genel Komutanlığı, “Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; MİT ve BTK/USOM işbirliği ile Denizli ve Mersin İl Jandarma Komutanlıklarınca gerçekleştirilen operasyonlarda, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen Hızlı Geçiş Sistemine (HGS) yönelik siber saldırı iddialarına ilişkin ‘Bilişim Sistemlerine Yetkisiz Erişim ile Milli ve Dini Değerlere Hakaret’ suçlarını işlediği değerlendirilen 2 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden biri çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanırken, diğer şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı” ifadelerine yer verdi. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yargıtay’ın onadığı hapis cezası, sahte sosyal medya hesaplarının oluşturulması ve kullanılması ile ilgili yeni hukuki düzenleme gerekliliğine dikkatleri önemli ölçüde çekti.
REKLAMSAHTE HESAPLARIN ETKİLERİ
Sahte sosyal medya hesapları, mağdurların itibarını zedeleyebilir ve çeşitli dolandırıcılık faaliyetlerine zemin hazırlayabilir. Bu tür hesaplar, genellikle kişisel bilgilerin izinsiz kullanımını içerir ve bu da mağdurların maddi ve manevi zarar görmelerine yol açabilir. Yargıtay’ın bu kararı, benzer suçların önlenmesi ve sosyal medya platformlarının daha güvenli hale getirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bu karar, sahte sosyal medya hesaplarının oluşturulması ve kullanılması ile ilgili hukuki açıdan bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir. Yargıtay’ın onadığı hapis cezası, sosyal medya kullanımının güvenliğini ve etikliğini artırmak için önemli bir adım olarak görülmektedir. Bu durum, kullanıcıların sosyal medya hesaplarını dikkatle kullanmaları ve kişisel bilgilerini korumaları gerektiğini hatırlatmaktadır.
“EMSAL BİR KARAR VERİLDİ”
Konu ile ilgili Habertürk’e değerlendirmelerde bulunan Siber Suç Avukatı Dr. Ceren Küpeli, “Uygulamada, siber kimliğe bürünme suçları olarak adlandırdığımız, gerçek bir kişiye ait ad-soyad, telefon numarası ve fotoğraf verilerinin kullanarak o kişi adına sosyal medya hesabı açılarak kişi adına paylaşım yapılması şeklinde gerçekleşen siber suçlara ilişkin olarak, Yargıtay önemli bir karar tesis etti. Bir kişinin bilgileri kullanarak o kişi adına sosyal medya hesabı açılması, hem kanuni düzenlemesi hem de Yargıtay’ın bu emsal kararı çerçevesinde cezalandırılacak bir eylem mahiyetindedir” ifadelerini kullandı.
“HAK İHLALİ VARSA ‘HAYRAN HESABI’ DA SUÇ SAYILABİLİR”
Av. Dr. Ceren Küpeli açıklamasında, “Sahte hesapların cezalandırıldığı bu düzenlemede korunan hukuki yarara baktığımızda, kişinin kişisel verilerinin yetkisiz olarak yayılmasının ve kişinin kişilik hakları başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerine müdahalenin önlenmesinin amaçlandığını görüyoruz. Dolayısıyla sahte hesaplar, hayran hesabı ise ve bu mahiyette kişilik hakkı ihlaline sebep olabilecek düzeyde kişisel verilerin yayılması söz konusu ise de, bu suçun oluştuğu kabul edilebilecektir.
Bu sahte hesabın açılması esnasında kullanılan kişisel bilgilerin suç faili tarafından nasıl ele geçirildiği de önem arz etmektedir. Eğer mağdurun cihazına veya sosyal medya hesabına hukuka aykırı erişilerek bu veriler temin edilmişse, bu eylemler de ayrıca bir suç mahiyetindedir. Dolayısıyla sahte hesabın açılması kadar, nasıl açıldığı da hukuken önem arz etmektedir” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açılışında fotoğraf tutkunları, influencerlar ve sektör liderlerinin bir araya geldiği sergi, “Kalpleri Isıtan Bir Dünya” temasıyla, Huawei Pura 70 Ultra ile çekilen ve 170 ülkeden gönderilen 4 milyondan fazla fotoğraf arasından seçilen eserlerden oluşuyor.
Serginin açılışına konuk olan Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian, Türkiye ve Çin’in binlerce yıllık kültürel mirasa sahip iki önemli ülke olduğunu belirterek, “Yüzyıllar boyunca İpek Yolu, Osmanlı İmparatorluğu üzerinden Çin’den Avrupa’ya giden ticaretin ana yolu olmuştur. Türk ve Çin halkları arasında yakın bir kültürel alışverişi beraberinde getirmiştir.” dedi.
Jian, serginin Türkiye ve Çin arasında kültürel etkileşim adına özel bir misyon taşıdığına işaret ederek, şöyle konuştu:
“Sergide, küratör tarafından seçilmiş 300’den fazla eser, dünyanın dört bir yanındaki farklı kültürlerin sıcaklığını ve güzelliğini aktarıyor. Fotoğraflar, tüm dünyadaki insanların ortak dili haline geldi ve cep telefonları bu yeni çağda giderek önemli bir rol oynuyor. Akıllı telefon fotoğrafçılığındaki yenilikler, görüntüleme endüstrisinde devrim yaratarak, insanların günlük bazda gördüklerini nasıl ifade ettiklerini yeniden tanımlamalarında yardımcı oluyor.”
“Bu sergiyle size farklı dünyaları göstermek istiyoruz”
Huawei Tüketici Elektroniği Grubu Pazarlama ve Satış Grubu Başkanı Louis Lu, ilk kez 16 yıl önce İstanbul’a geldiğini ve buradaki manzaraya, insanlara, doğaya hayran olduğunu dile getirdi.
Lu, Huawei’nin yenilikçi bir şirket olarak tanındığını söyleyerek, “Teknoloji inovasyonunun, topluma daha fazla sosyal ve toplumsal değer katması gerektiğine gerçekten inanıyoruz. Bu bizim vizyonumuz. Yani sadece teknoloji değil, aynı zamanda daha iyi bağlantılı, akıllı ve iç açıcı bir dünya inşa etmek vizyonumuz. Türkiye de bizim en önemli stratejik pazarlarımızdan biri. Burada son 3 yılda Huawei’nin marka imajının çok geliştiğini görebiliyoruz.” diye konuştu.
Huwaei Tüketici Elektroniği Grubu Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Wan Fei de “XMAGE”nin dünyanın en büyük mobil fotoğraf sergilerinden birisi haline geldiğini vurgulayarak, “Biz her zaman mobil fotoğrafçılıkla iç açıcı bir dünya yaratabileceğimize inanıyoruz. Bu sergiyle size farklı dünyaları göstermek istiyoruz. XMAGE, sadece bir sergi değil. Aynı zamanda Huawei’nin mobil fotoğrafçılıktaki liderliğini de gösteriyor. Özellikle dünyanın dört bir yanındaki muhteşem sanat eserlerini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
Sergi yarına kadar Divan Kuruçeşme’de
Serginin küratörü fotoğrafçı Attila Durak ise XMAGE’nin mobil fotoğrafçılığın yalnızca bir teknoloji değil, aynı zamanda güçlü bir sanatsal ifade aracı olduğunu anlattı.
Durak, serginin hazırlık aşamalarının zorlu geçtiğini belirterek, “Fotoğraf aslında üvey bir sanattır. Ama teknolojiyle ve artık telefonlarla gümbür gümbür geliyoruz diye düşünüyorum.” dedi.
Açılışta, Huawei Tüketici Elektroniği Grubu Kıdemli Marka Direktörü Pan Chaoyue ile İstanbul Büyükşehir BelediyesiTurizm Müdürü Hüseyin Gazi Coşan da konuşma yaptı.
Sergi, yarın akşama kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ankara’da yaşayan 57 yaşındaki Ömer Yıldırımer, 23 Kasım günü yeğeni Umut Ozan Çınar ile birlikte gezmek için Adana’ya doğru yola çıktı. 1993 model Renault Toros marka otomobilin direksiyonuna geçen dayı Yıldırımer, bir süre ilerledikten sonra aracını uzun yol tecrübesi kazandırmak istediği yeğenine teslim etti. Seyir halindeki dayı ve yeğeni Niğde-Adana kara yolunda tipi ile karşılaştı. Yoğun kar yağışı ve fırtınaya rağmen durmayan Çınar, kararlı bir şekilde yoluna devam etti. O esnada yoldan geçenler ise hayretle izledikleri aracı kayda almayı ihmal etmedi. Son model arabaların bile geçmekte güçlük çektiği yolu 31 yaşında olmasına rağmen kusursuz şekilde kateden Toros’un görüntüleri sosyal medyada çok sayıda beğeni topladı. O anları anlatan Yıldırımer ise arabasının kendine has özellikleri sayesinde zorlanmadan ilerleyebildiklerini belirtti.
“Lüks bir araç kullansaydım belki bu kadar ilerleyemezdim”
Yaşadıkları durumla ilgili konuşan Ömer Yıldırımer, “Yolda zorlanmadan ilerlememizin ilk sebebi aracın ve lastiklerinin iyi olması. O gün yeğenimle birlikte Adana ve Gaziantep’e gezmeye gidecektik. Yola çıktığımızda karla karşılaştık. O esnada araba hiç zorlanmadı ama görüş açımız düşük olduğu sıkıntı yaşadık. O sırada lüks bir araç kullansaydım belki bu kadar ilerleyemezdim. Eski arabalara alışkınım. Arabanın direksiyonu hidrolik olmadığı için biraz ağır dönüyor. Bu da sağlamlık katıyor araca. Öte yandan aracın önden çekişli olması da işimizi kolaylaştırıyor” dedi.
“Arabamla sürekli ilgileniyorum”
Aracının bakımlarını eksik bırakmadığını ifade eden Yıldırımer, “Bir arkadaşım arayıp, ‘Arabanı internette gördüm. Ünlü olmuşsun’ dedi. Benim de öyle haberim oldu durumdan. Arabayı 7 yıldır ben kullanıyorum. İlk aldığımda bakıma ihtiyacı vardı. Sonrasında bu hale getirdik. Arabamı seviyorum. Sevmesem binip de kullanmam. Arabamla sürekli ilgileniyorum, yoksa çalışmaz. Artık 31 yaşında mecburen ilgilenmek gerekiyor. Ben 12 yaşımdan beri sanayide arabalarla ilgileniyorum. Otomobille ilgili neredeyse her konu hakkında tecrübem var. Aracımın da bakımının büyük bir kısmını kendim yaparım. Bu kadar sağlam olmasının da bir nedeni bu. Tecrübem olduğu için bu kadar rahat kullanabildim” diye konuştu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Döşemealtı ilçesindeki polis sosyal tesislerinde gazetecilerle bir araya gelen Arslan, burada yaptığı açıklamada, emniyet müdürlüğü olarak basına büyük değer verdiklerini söyledi.
Arslan, basın özgürlüğünün uluslararası güven altında olduğunu anımsattı.
Antalya basının da kentine duyarlı olduğuna dikkati çeken Arslan, “Antalya Türkiye’nin vitrin şehri. Turizmi ve tarımıyla dünyada bir marka. Antalya basınının da kentin marka değeri ve ülke ekonomisine etki edecek konularla ilgili yaklaşımında hassasiyetli davrandığını görüyoruz.” dedi.
Kendilerinin karşılıklı iyi niyet çerçevesinde sonuna kadar şeffaf ve ulaşılabilir olduklarını anlatan Arslan, emniyetin bilgi kanallarının her daim açık olduğunu, toplumun doğru bilgilendirilmesi için çaba gösterdiklerini kaydetti.
Bir gazetecinin elektronik denetleme sistemine ilişkin sorusuna Arslan, “Antalya Valisi Hulusi Şahin de hassasiyetle konunun üzerinde duruyor. Atıl durumdaki yatırım için ‘Yılbaşında başlayalım’ talimatı oldu. Belediye de üstlenici firmada da yapıcı davranıyor. Emniyet olarak biz de çalışıyoruz. En kısa sürede devreye girecek.” diye konuştu.
Bir gazetecinin, “Okullarda renkli şekerler şeklinde uyuşturucu satılıyor gibi kentte okul çevreleriyle ilgili sürekli söylentiler dolaşıyor?” şeklindeki sorusuna Arslan, “Evet şeker konusu ve sakallı adam geziyor gibi söylentiler çıkıyor. Bize de ulaştı. Hepsini araştırdık. Asparagas haber. Okul polisliği anlamında üzerimize düşeni yapıyoruz ama tekrar bir değerlendirme toplantısı yaptık. Okullar ve çevresinde etkin bir şekilde görev yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bağımlılığın çağın vebası haline geldiğine işaret eden Arslan, toplumsal olarak bu sorunu çözmek için bazı doğru tespit ve analizler yapılması gerektiğini dile getirdi.
Skuterlerle ilgili de çok şikayet aldıklarını aktaran Arslan, “Trafikte ve kullanıldıktan sonra başıboş bir şekilde bırakılması gerçekten kaotik bir sorun haline geldi. Bununla ilgili tedbirlerimizi arttıracağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polat Group Holding ve Polat Makina Kurucu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat ve üst düzey yöneticileri, zeytinyağı üretiminde kullanılan makineler, şirketin faaliyetleri ve gelecek dönem projeleri hakkında önemli açıklamalarda bulunurken çevre dostu ve sürdürülebilir üretim süreçlerine dikkat çekti.
Polat Makina, 26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü vesilesiyle Aydın’daki merkez fabrikasında basın temsilcileriyle bir araya geldi. Etkinlikte, şirketin sürdürülebilir üretim vizyonu, zeytinyağı teknolojileri ve geleceğe yönelik projeleri detaylı bir şekilde paylaşıldı. Polat Makina’nın çevre dostu üretim süreçleri ve kadın istihdamını destekleyen projeleri de ön plana çıktı.
4’ü yurt dışında olmak üzere 13 grup şirketiyle faaliyetlerini sürdüren Polat Group Holding’in iştiraklerinden Polat Makina’da, şirketin sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalarak şekillendirdiği zeytinyağı üretim teknolojileri, Polat Makina’nın faaliyetleri, bir önceki yılın değerlendirmesi ve geleceğe yönelik projeleri paylaşıldı. Polat Group Holding ve Polat Makina Kurucu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat ile üst düzey yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantının ardından basın temsilcileri için düzenlenen fabrika turuyla üretim süreçleri yakından tanıtıldı. Polat Group Holding Genel Müdürü Rıza Korkut Özdemir ve Polat Group Holding Mali İşler Direktörü Serkan Ersoy’un holding ve iştirakleri hakkında genel bilgilendirmede bulunduğu toplantıda, Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan dijital dönüşüm süreçleri, yenilikçi uygulamalar ve sürdürülebilirlik temelinde geliştirdikleri projelerden bahsetti.
“45 ülkede, 46 yılda global bir güç haline geldik”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Polat Group Holding Kurucusu ve Onursal Başkanı İbrahim Polat, Polat Makina’nın 46 yıllık başarı hikayesini anlatarak şirketin global pazarlarda nasıl büyüdüğünü vurguladı. Polat, önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı ve global rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi. İbrahim Polat, Aydın’da başlayan başarı hikayesinin, bugün global bir yapıya dönüştüğünü hatırlatarak, “UNESCO tarafından 26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü olarak ilan edildi. Ben de, zeytine olan tutkumla doğduğum bu topraklarda 1978 yılında 4,5 metre karelik küçük bir atölyede yolculuğuma başladım. Bugün “Zeytinin olduğu her yerde Polat Makina imzası var” diyebileceğimiz bir noktaya geldik.
Ürünlerimizi Avrupa, Orta Doğu ve Amerika başta olmak üzere 45 farklı ülkeye ihraç ediyoruz. Polat Makina’da değerli yeteneklerin özverili çalışmaları sayesinde, kısa sayılabilecek bir sürede bugünkü konumumuza ulaştık. Önümüzdeki dönemde yeni pazarlara açılmayı, global varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu süreçte müşteri memnuniyeti ve kaliteden ödün vermeden, global düzeyde rekabetçi bir oyuncu olmaya devam edeceğiz” dedi.
“Sürdürülebilirlik ve inovasyon, büyümemizin temel taşları”
Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan da toplantıda yaptığı konuşmada, şirketin Ar-Ge çalışmalarına ve çevre dostu üretim süreçlerine verdiği önemi vurgulayarak; “Güneş enerjisi yatırımlarıyla karbon ayak izimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. 2027 yılı itibarıyla üretilen elektriğin tamamının üretim tesislerimizde kullanmayı hedefliyoruz.” dedi. Ayrıca Şahan, “Kadınların Birleştirici Gücü” adlı projeleriyle bölgedeki kadın istihdamını destekleme adımlarını da duyurdu.
Polat Makina Genel Müdürü L. Mutlu Şahan, zeytinyağı üretiminde sundukları komple çözümlerle sektöre önemli katkılarda bulunduklarına da dikkat çekti. Sürdürülebilir ve istikrarlı büyümenin temel öncelikleri arasında olduğunu belirten Şahan, “30.000 m’lik üretim tesislerimizde gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmalarıyla, zeytinyağı üretiminde ihtiyaç duyulan her aşama için özel çözümler sunuyoruz. Teknolojik üstünlüğümüz ve kaliteye verdiğimiz önemle global ölçekte büyük bir prestije sahibiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda, yaklaşık 2 milyon dolarlık bir yatırımla yıllık 4 milyon 900 bin kWh kapasiteli bir güneş enerjisi sistemi kurduk. Tüm iş süreçlerimizde karbon ayak izimizi en aza indirmek için çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” ifadesini kullandı.
Aydın’ın bölge olarak taşıdığı öneme de dikkat çeken Şahan, “Şirketimizin temellerinin Aydın’da atılmış olması ve burada köklü bir geçmişe sahip olmamız, bizi bölgeye değer katan projeler hayata geçirmeye teşvik ediyor. Bu kapsamda, 2023 yılında başlattığımız Kadınların Birleştirici Gücü projemiz çerçevesinde Kaynak Operatörü Yetiştirme Programı’nı hayata geçirdik. Program, bölgenin gelişimine katkı sağlayarak hem kadın istihdamı hem de yerel kalkınmayı destekleme yolunda önemli bir adım oldu” dedi.
2024 yılında büyüme stratejilerine paralel ilerlediklerinin de altını çizen Şahan, “2025 yılı için planladığımız projeleri hayata geçirerek çok daha verimli bir konuma yükselmeyi ve müşteri memnuniyetini daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
Polat Makina Hakkında
Temelleri 1978 yılında İbrahim Polat tarafından Aydın’da atılan Polat Group Holding, 1200’ün üzerinde çalışanı ve 4’ü yurt dışında olmak üzere; makine, redüktör, tarım, fidancılık, kimya gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren 13 markasıyla ürünlerini Aydın’dan 80’in üzerinde ülkeye ihraç etmektedir. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan, etkinlikle ilgili Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen basın toplantısında, teknoloji sayesinde dünyanın daha iyi bir yer haline geleceğini söyledi.
Robot yarışlarına ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını ifade eden Tezcan, “Bizim gibi gelişmekte olan ülkenin kalkınmasında en önemli etkenlerden biri teknolojiyi hızla kendi ekonomi mekanizmasına adapte etmek olmalı. Bunu farklı dönemlerde farklı ülkeler gerçekleştirmiş.” dedi.
Bilim Kahramanları Derneği Başkanı Sıdıka Semahat Demir ise çocukların erken yaşta bilimle tanışması ve bilginin toplumun odağında olması için faaliyet yürüttüklerini belirtti.
Her çocuğun mucit doğduğunu anlatan Demir, “Robot etkinliğinin temel amacı çocuk ve gençleri bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarıyla çalıştırmaktır.” ifadelerini kullandı.
Demir, 90 ülkeden 3 bin 500 katılımcının yer alacağı etkinlikte doğa ile uyum içinde yaşamanın yollarını keşfetmek için çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.
Dünya Robot Olimpiyatı Genel Sekreteri Claus Ditlev Christensen de robotlardan korkulmaması gerektiğini, onların dünyayı daha iyi bir yer haline getirmede bir araç olarak kullanılabileceğinin altını çizdi.
Dünyanın dört bir yanındaki gençleri buluşturduklarını belirten Christensen, “Onlar sadece yaratıcılıklarını ve teknik becerilerini sergilemek için değil, aynı zamanda akranlarıyla bağlantı kurmak, sınırları ve kültürleri aşan dostluklar kurmak için burada olacak.” diye konuştu.
Fuar İzmir’de 28-30 Kasım’da gerçekleştirilecek olan organizasyonda katılımcı ülkelerin klasman birincisi robotları yarışacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çorlu’da iki dekar alanda kurulu olan ve 600 metrekarelik steril ve kapalı hidroponik ortamıyla Türkiye’nin ilk dikey tarım tesislerinden biri olan işletmede, 40 farklı türde yenilebilir bitki yetiştiriliyor. Tesiste, yağmur kanallı mekanik aktarım ve açısal sulama sistemleri gibi ileri teknolojiler kullanılarak, fidelerin kök sulama havuzlarında doğal içerikli saf gübreyle beslenmesi sağlanıyor. Deneme üretim kapasitesinin aylık 2000 kıvırcık marul ile 1000 kombine kök ürün (roka ve kırmızı yapraklı salata çeşitleri) olduğu belirtildi.
Sürdürülebilir tarımda yeni bir adım
İşletmede sürdürülebilir tarım teknikleri ve Ar-Ge çalışmalarıyla üretim yapılırken, dikey tarımın avantajları ön plana çıkıyor. Bu yöntemle düşük su tüketimi, enerji verimliliği, zararlı ve hastalık bulaş riskinin azalması gibi avantajlar sağlanıyor. Ayrıca, kapalı ve steril alanlarda yapılan üretim sayesinde, yıl boyu kesintisiz hasat imkanı sunuluyor. Ancak dikey tarımın yüksek yatırım maliyetleri, bu üretim modelinin zorluklarından biri olarak gösteriliyor.
İl Tarım Müdürlüğünden ziyaret
İl Tarım ve Orman Müdürü Oktay Öcal, İl Müdür Yardımcısı ve Çorlu İlçe Tarım ve Orman Müdürü ile teknik personelden oluşan bir heyet, tesisi ziyaret etti. İşletmedeki üretim tekniklerini yerinde inceleyen Öcal ve ekibi, üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Tesisin, modern tarımın ülkemizdeki yaygınlaşmasına katkı sağlaması hedefleniyor. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Yıldız Teknik Üniversitesi senato salonunda yapılan toplantıda BKYS sunumu yapan KAEÜ Rektör Yardımcısı ve Kalite Yönetim Koordinatörü Prof. Dr. Hüseyin Şimşek, sistem içindeki politika ve stratejik planlama, risk ve süreç yönetimi ile performans izleme özellikleri hakkında bilgi vererek, sistemin kullanıcı dostu ara yüzü olduğunu anlattı.
KAEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil de BKYS’nin üniversitenin akademik ve idari süreçlerinde verimlilik sağladığını, KAEÜ’nün kalite yönetimindeki yaklaşımından, bu alanda elde edilen başarılardan bahsetti.
BKYS’nin geliştirilme amacına, süreçlerine ve uygulama alanları hakkında bilgiler veren Rektör Karahocagil, BKYS’nin üniversitelerde kaliteyi yönetmek, izlemek ve geliştirmek için bütünleşik bir yaklaşım sunduğunu ve kurumların performanslarını artırmalarına yardımcı olduğunu kaydetti.
Sunumlar için teşekkür eden Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik de BKYS’nin üniversitelerin kalite süreçlerinde önemli bir sistem olduğunu ifade etti.
Toplantıya, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Vatan Karakaya ve Prof. Dr. Ahmet Göksel Ağargün, Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Özer Çınar ile Genel Sekreteri Ahmet Yüksel Karahan da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DİĞERLERİNDEN DAHA KÜÇÜK
Uydu görüntülerinde Liaoning savaş gemisinin diğer uçak gemileriyle birlikte bir tersaneye yanaştığı görülürken, ayrı bir görüntüde ise geminin denize doğru hareket ettiği görüldü. ABD Donanması yetkilileri, savaş gemisini gözlemlerken, güvertesinin yaklaşık 200 metre uzunluğunda ve 40 metre genişliğinde olduğunu, bu nedenle diğer Çin uçak gemilerinden daha küçük olduğunu tespit etti.

3. DÜNYA SAVAŞI ENDİŞELERİ
Görüntüler, ABD Başkanı Biden’ın Ukrayna’nın, Çin’in müttefiki Rusya’yı vurmak için Amerikan füzelerini kullanmasına izin vermesinin ardından çekildi. Bu gelişme, küresel çapta büyük bir savaşın patlak verebileceği endişelerini körükledi.

RUSYA VE ÇİN İŞBİRLİĞİ
Batı yaptırımlarının ardından Çin, Rusya’nın en büyük ticaret ortağı haline geldi. Çin, Rusya’ya temel teknoloji ve tüketim malları tedarik ederken, enerji ihracatında da büyük indirimlerden faydalanıyor. Eylül ayında iki ülke arasındaki ortak askeri tatbikatların arttığına dair haberler gündeme gelmişti. Çin ordusu, 370’den fazla savaş gemisi ve denizaltıdan oluşan bir filoya sahip. Bu, Çin’i dünyanın en büyük deniz gücü haline getirirken, ülke ABD’nin uçak gemisi teknolojisine yetişmek için filosunu hızla genişletmeye devam ediyor.

BÖLGESEL GERİLİM ARTIYOR
Çin ve Japonya arasındaki gerilim, ABD’nin bölgedeki varlığı nedeniyle tırmanmaya devam ediyor. Çin hükümeti, Tayvan’ın kendi toprağı olduğunu iddia etse de Japonya’ya yönelik açık bir tehditte bulunmadı. Japonya Dışişleri Bakanlığı, Çin’in artan askeri faaliyetleri karşısında ABD’nin bölgede güçlü bir varlık göstermesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Yapılan açıklamada, “ABD Donanmasının varlığı, Japonya’nın güvenliği ve bölgesel barışın korunması için kritik öneme sahiptir” denildi.
Erdem AksoyHaberler.com – DünyaTeknolojiDünyaNASA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ASELSAN Sivas’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye’nin, savunma sanayisinde dışa bağımlılığını azaltma hedefi doğrultusunda faaliyet gösteren ASELSAN Sivas, Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin ilk teslimatını BMC Genel Müdürü Mehmet Karaaslan ve BMC Genel Müdür Yardımcısı Caner Şahin’in katıldığı törenle gerçekleştirdi.
Törende konuşan ASELSAN Sivas Genel Müdürü İhsan Özsoy, ALTAY tankları için üretilen Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin ilk teslimatını yapmaktan mutlu olduklarını belirtti.
Sistemin tamamen yerli ve milli olarak üretildiğini vurgulayan Özsoy, “İlk ürün testlerini geçtikten sonra teslimat aşamasına geldik. Teslimatı BMC savunma firmamıza yapıyoruz. Kendilerinin desteği sayesinde yerli ve milli ürünleri Türkiye’nin envanterine kattık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
ASELSAN Sivas Yönetim Kurulu Üyesi Osman Yıldırım da Türkiye’nin gururu olan ALTAY tankının gözlerinin, Sivas’taki mühendislerce, tesislerinde yapıldığını dile getirdi.
Konuşmaların ardından Yıldırım, ALTAY tankının üretim tesislerini koruması amacıyla Özsoy’a, bir çift Kangal köpeği yavrusu hediye etti.
Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan birçok zırhlı araçta da kullanılan periskop sistemleri milli ana muharebe tankı ALTAY’ın kritik unsurlarından biri olacak ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modern savunma ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlandı.
Zırhlı araçlarda kullanılan Gündüz Görüş Periskop Sistemleri, tank mürettebatına geniş görüş açısı, yüksek doğrulukla tespit yeteneği ve etkili gözetleme imkanı sunuyor.
Sistem, görev sırasında hem güvenliği hem de operasyonel etkinliği destekleyerek sahadaki askerlere stratejik avantajlar sağlamayı hedefliyor. Dayanıklı yapısı ve kullanıcı dostu tasarımı sayesinde, en zorlu koşullarda dahi güvenilir bir performans sunuyor.
ALTAY tankının yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki diğer zırhlı araçlarda da aktif olarak kullanılan bu sistem, yerli ve milli olarak tasarlandı ve üretildi.
Yerel HaberlerTeknolojiTürkiyeAselsanSavunmaÜretimAltaysivasSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ALTAY tankları için ASELSAN Sivas‘ta yerli ve milli imkanlarla üretilen Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin ilk teslimatı bugün gerçekleştirildi
SİVAS – ALTAY tankları için ASELSAN Sivas‘ta üretilen Gündüz Görüş Periskop Sistemleri’nin ilk teslimatı bugün gerçekleştirildi.
Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığını azaltma hedefi doğrultusunda faaliyet gösteren ASELSAN Sivas, Gündüz Görüş Periskop Sistemleriyle de kendini ispatladı. ALTAY tankları için üretilen sistemlerin ilk teslimatı bugün törenle gerçekleştirildi.
ASELSAN Sivas Genel müdürü Dr. İhsan Özsoy, ASELSAN Sivas Yönetim Kurulu Üyesi Osman Yıldırım, BMC Genel Müdürü Mehmet Karaaslan ve BMC Genel Müdür Yardımcısı Caner Şahin’in katılımı ile teslim töreni Sivas’ta yapıldı.
BMC’nin desteğiyle üretildi
ASELSAN Sivas Genel Müdürü Dr. İhsan Özsoy, yaptığı konuşmada, “Bugün ALTAY tankları için ürettiğimiz periskop sistemlerinin üretimini tamamladık ve BMC firmamıza teslimini gerçekleştiriyoruz. Burada gördüğünüz periskop sistemleri ALTAY tankının içerisinden dışarıyı gözetleyebildiğimiz gündüz görüş sistemleri. Bunların üretimi tamamen yerli ve milli olarak Sivas’ta yapıldı. İlk ürün testlerini tamamladıktan sonra teslimat aşamasına geldik. BMC firmamızın desteğiyle yerli ve milli bu ürünü geliştirdik. Kendilerinin desteği ile yerli ve milli bu ürünü geliştirip Türkiye’nin envanterine kattık ve ALTAY tanklarında kullanacağız. Bu nedenle kendilerine teşekkür ediyoruz” dedi.
ALTAY’ı kangallar koruyacak
ASELSAN Sivas Yönetim Kurulu Üyesi Osman Yıldırım, BMC yetkililerine bir çift kangal yavrusu hediye edip, “Gurur duyduğumuz ALTAY tanklarının gözlerini Sivas’ta ki bu tesiste kendi mühendislerimiz ile ürettik. Türkiye’nin yerli ve milli tankının gözleri Sivas’ta üretiliyor. Tanklarımızın üretildiği tesisleri de kangallarımızın gözleri koruyacak.” ifadelerine yer verdi.
Yerli ve milli, TSK’ya hizmet verecek
Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan birçok zırhlı araçta da kullanılan periskop sistemleri milli ana muharebe tankımız ALTAY’ın kritik unsurlarından biri olacak ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modern savunma ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlandı. Zırhlı araçlarda kullanılan Gündüz Görüş Periskop Sistemleri, tank mürettebatına geniş görüş açısı, yüksek doğrulukla tespit yeteneği ve etkili gözetleme imkanı sunuyor. Sistem, görev sırasında hem güvenliği hem de operasyonel etkinliği destekleyerek sahadaki askerlerimize stratejik avantajlar sağlayacak. Gündüz Görüş Periskop Sistemleri, askerlerimizin sahada ihtiyaç duyduğu üstün gözetleme kabiliyetini sağlamanın yanı sıra, operasyonel başarının artırılmasına da imkan tanıyacak.

TeknolojiGüvenlikAselsanEkonomiGüncelSivasAltay
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bankadan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Finans, telefon aramalarının doğruluğunu teyit eden gerçek zamanlı mobil bildirim sistemi ile güvenli dijital bankacılık deneyimi sunuyor.
Yeni hizmetle “Türkiye Finans Mobil” bankacılık uygulamasını indirip kullanan Türkiye Finans müşterileri, artık banka tarafından yapılan aramaların güvenli olduğuna dair gerçek zamanlı bildirim alacak.
Geliştirilen sistemle müşteri bankadan arandığında, doğru müşteriyle görüşüldüğü teyit edildikten yaklaşık 20 saniye sonra otomatik olarak, tarih, saat bilgisi ve görüşülen müşteri temsilcisinin ismini de içeren bir mobil bildirim gönderiliyor.
Bu bildirim, müşterinin bankayla güvenli bir görüşme yaptığını doğruluyor ve sahte aramalarla ilgili kaygıları ortadan kaldırmayı hedefliyor. Müşteriler, mobil uygulamaya giriş yapmalarına gerek kalmadan bildirimlerini doğrudan telefonlarının ana ekranından görebiliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Finans Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Melis Tosun Arslan, sektörde müşteri deneyimi mükemmellik standartlarını belirlemek için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.
Türkiye Finans olarak bankacılık sistemlerini müşteri deneyimi odaklı yeni teknolojik fonksiyonlarla sürekli geliştirdiklerini aktaran Arslan, “‘Hayat Mobil, Bankan Mobil’ mottosuyla müşterilerimizin bankacılık yolculuğunu Türkiye Finans’ın insan odaklı teknoloji yaklaşımıyla daha güvenli, akıcı ve kesintisiz hale getiriyoruz. Telefon aramalarının doğruluğunu teyit eden ‘Güvenli Arama Mobil Bildirim’ sistemi ile müşterilerimizin kendilerini her görüşmede güvende hissetmelerini sağlamayı hedefledik.” değerlendirmesini yaptı.
Türkiye FinansTeknolojiEkonomiFinansBanka
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara temasları kapsamında beraberindeki heyet ile birlikte Tusaş‘ı ziyaret etti. Sekreter Rutte, TUSAŞ şehitleri anısına taziye defterini imzaladı.
Ziyaret kapsamında, Rutte’nin başkanlığındaki NATO heyeti, savunma sanayiine dair bilgilendirme ve istişare toplantısına katıldı. Türkiye’nin NATO’daki varlığının önemini ve NATO ülkeleriyle savunma sanayii alanında sürdürülebilir iş birliğinin gerekliliğinin vurgulandığı görüşmede, Türkiye’nin savunma sanayinde ulaştığı mühendislik seviyesini ve hava, kara, deniz platformlarını tanıtan bir sunum yapıldı.
Görüşmenin ardından Rutte, yerli ve milli platformlardan Milli Muharip Uçağı KAAN, Jet Eğitim Uçağı HÜRJET, Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı HÜRKUŞ, AKSUNGUR, ANKA, ANKAIII, ŞİMŞEK, İHA’lar ve GÖKBEY, ATAK, T70 helikopterlerini inceledi. T70 helikopterinin pilot koltuğuna oturan Genel Sekreter Rutte’ye Osmanlı kalkanı hediye edildi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Haluk Görgün, “Ziyaretleri ve taziyeleri için Sayın Sekreter’e teşekkür ediyor, ziyaretin bölgemizdeki barışın tesisine hizmet etmesini, savunma sanayiimizin gelişimine vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. – ANKARA
Uluslararası İlişkilerHaluk GörgünHavacılıkTeknolojiPolitikaEkonomiTürkiyeankaraTerörTUSAŞYerelUzayNatoPKK
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“AVRUPA ÇAPINDAKİ HEDEFLERİ VURABİLİR”
Bölgedeki gerginlik tüm dünyayı tedirgin ederken Rusya Stratejik Füze Kuvvetleri Başkomutanı Sergey Karakayev’dan dikkat çeken bir çıkış geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rusya Savunma Bakanlığı yönetimi, askeri sanayi temsilcileri ve füze sistemleri üreticileri ile yaptığı toplantıda konuşan Karakayev, Ukrayna’da askeri bir tesise yönelik saldırıda test edilen nükleer olmayan hipersonik ekipmanlarla donatılmış ‘Oreşnik’ füzesi için “Dünyada eşi benzeri yok. Füzenin donatımı, mevcut ve gelecekteki füze savunma sistemlerini aşmayı garanti ediyor. Bu silah, belirlenen görev ve mesafeye bağlı olarak Avrupa çapındaki bütün hedefleri vurabilir” dedi.

“DÜNYADA KİMSE SAHİP DEĞİL”
Rusya lideri Putin ise “Bu tür silahların geliştirilmesi yönündeki çalışmalar, ülkemiz için hayati önem taşıyor. Dün test edilen silah sistemi, Rusya’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin sağlam garantörü. Dünyada kimse buna benzer silaha sahip değil. Bugün dünyada bu füzeye karşı koyacak, bunu engelleyecek araç yok. Yeni silah sistemlerini test etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“TEST AŞAMASINDA BİRDEN FAZLA SİSTEM VAR”
‘Oreşnik’ füzesinin stratejik silah olmadığını ancak söz konusu silahların gücüne sahip olduğunun altını çizen Putin, bu füzenin seri üretimine geçileceği ve Rusya Stratejik Füze Kuvvetlerinin kullanımına verileceği bilgisini paylaştı. Bu tarz testleri savaş koşullarında güvenlik tehditlerine bağlı olarak sürdüreceklerini dile getiren Putin, bunun için gerekli potansiyele sahip olduklarını söyledi. Putin, “Oreşnik’ten başka Rusya’da test edilmek üzere çalışma aşamasında bulunan birden fazla sistem var. Bu sistemler de test edildikten sonra seri üretime geçilecek. Böylece orta ve kısa menzilli silah grubuna sahip olacağız” dedi.
KISA ZAMANDA ÜRETİLDİ
Rusya Askeri Sanayi Komisyonu Başkan Yardımcısı Vasiliy Tonkoşurov da söz konusu sistemin kısa zamanda Rus teknoloji ürünleriyle üretildiğini dile getirdi.
Olgun KızıltepeHaberler.com – DünyaAvrupa GünüTeknolojiUkraynaGüncelDünyaRusya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Şanlıurfa’da yerli ve milli yazılım GAP Hassas’ın tanıtımını yaptı. Kacır, “Bu yazılım, çiftçilerimizin alın terini teknolojiyle buluşturarak toprağın dilini konuşacak ve bereketinin sırrını çözecek” dedi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Sanayi ve Teknoloji BakanıMehmet Fatih Kacır, GAP Hassas Tarım 2. Faz Tanıtım Töreni’ne katılmak üzere Şanlıurfa’ya geldi. Kente gelen bakanları, havalimanında Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ile kent protokolü karşıladı. Törenin düzenlendiği GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü’ne gelen ve burada kurulan stantları gezen bakanlar, yetkililerden bilgi aldı.
ÇİFTÇİLER E-DEVLET ÜZERİNDEN TAKİP EDEBİLECEK
Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yerli ve milli yazılım GAP Hassas’ın, uydu görüntüleri ve hiperspektral kamera verileriyle elde edilen zengin veri seti sayesinde tarım arazilerinin detaylı analizini sunduğunu belirtti. Bu sistemle çiftçilerin ilave donanımlara ihtiyaç duymadan doğru hasat tarihi, gübre miktarı ve diğer tarımsal ihtiyaçları e-devlet platformu üzerinden öğrenebileceğini anlatan Bakan Kacır, “Bu yazılım, çiftçilerimizin alın terini teknolojiyle buluşturarak toprağın dilini konuşacak ve bereketinin sırrını çözecek. Çiftçimize artık doğanın sesi kadar teknolojinin sunduğu rehberlik de eşlik edecek” dedi.
GAP BÖLGESİNE 20 YENİ OSB
Bakan Kacır, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde son 22 yılda ihracatta yaşanan büyük artışa da dikkat çekti. Şanlıurfa’nın ihracatının 7 milyon dolardan 386 milyon dolara, Gaziantep’in ise 619 milyon dolardan 10,7 milyar dolara çıktığını anlatan Bakan Kacır, bölgenin üretim üssüne dönüştüğünü söyledi. Bakanlık çalışmalarıyla son 22 yılda GAP bölgesinde 20 yeni organize sanayi bölgesi kurulduğunu dile getiren Kacır, buralarda 360 bin kişiye istihdam sağlandığını ve yatırım teşvikleriyle 710 binden fazla nitelikli iş gücünün ekonomiye kazandırıldığını kaydetti. 2024-2028 yıllarını kapsayan GAP Eylem Planı’nın detaylarının yakında paylaşılacağını anlatan Kacır, “11,8 milyar lira yatırım bedeliyle 9 ilde 36 yatırım başlığı belirledik. Bu yatırımlar, bölge halkının refahını artırmak ve coğrafi işaretli ürünlerin ekonomik değerini yükseltmek için önemli bir sıçrama noktası olacak” dedi.
1,3 MİLYON KİŞİYE İSTİHDAM İMKANI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise GAP’ın Türkiye’nin gıda arz güvenliğinde kritik bir rol oynadığını vurguladı. GAP Eylem Planı kapsamında 10,6 milyon dekar alanın sulamaya açılmasının hedeflendiğini belirten Yumaklı, şu ana kadar bu hedefin 3’te 2’sinin tamamlandığını ve kalan kısmın 2032 yılına kadar bitirileceğine dikkat çekti. Bakan Yumaklı, “Bu projeler tamamlandığında ekonomimize yıllık yaklaşık 7 milyar dolar katkı sağlanacak ve 1,3 milyon kişiye istihdam oluşturulacak” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Vodafone’un, yeni nesil perakende anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği Vodafone FLEX ikinci yaşını doldurdu. “Seç Seç Al” mottosuyla duyurulan platform ile müşterilere avantajlar ve çeşitli ödeme kolaylıkları sunuluyor. Toplam 10’u aşkın kategoride 1000’den fazla ürünün yer aldığı platform ile son 1 yılda yaklaşık 3 milyon teknolojik ürün ve satış sonrası hizmet paketi müşterilerle buluşturulurken, yeşil bir gezegen oluşturma hedefiyle 20 bin eski cihaz geri dönüşüme kazandırıldı. Çeşitli ödeme kolaylıklarının sunulduğu platformda son 1 yılda en çok tercih edilen ödeme şekli faturaya ek 12 ayda ödeme seçeneği oldu. Platform ile gelecek 5 yılda 10 milyon ürün ve hizmet müşterilerle buluşacak.
Vodafone FLEX yıl değerlendirme toplantısında konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, “Yeni nesil perakende anlayışımızın önemli bir ayağını oluşturan Vodafone FLEX, müşterilerimizin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda birçok kategoriden çeşitli ürün portföyü sunan bir teknoloji dünyası. Türkiye dahil birçok Vodafone ülkesinde uygulanan ve ‘Ürünü seç, ödemeni seç ve kolayca al’ ilkesine dayanan platform ile müşterilerimize bütçe dostu fırsatlar, indirim avantajları ve çeşitli ödeme kolaylıkları sağlıyoruz. Platform ile son 1 yılda farklı markalardan yaklaşık 3 milyon teknolojik ürün ve satış sonrası hizmet paketini müşterilerimizle buluşturduk. Önümüzdeki 5 yılda hedefimiz, 10 milyon ürünü müşterilerimize ulaştırarak onları 5G’nin yenilikçi dünyasına taşımak. Gelecek dönemlerde odak noktalarımızdan biri olan 5G teknolojisi için hazırlıklarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Müşterilerimizin 5G’ye geçiş sürecini kolaylaştırmak amacıyla, 12 bin TL olan taksit limitinin 5G’li cihazlarda kaldırılmasının gerektiğini düşünüyoruz. Bu sayede müşterilerimiz, dilediği 5G destekli cihazı, dilediği ödeme yöntemiyle kolayca satın alabilecek ve ülkemize 5G geldiğinde son teknolojiden faydalanabilecek. 5G’nin getirdiği hız ve verimlilikle, müşterilerimizi geleceğin bağlantı teknolojisine birlikte hazırlıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin mevcut bütçeleriyle yeni nesil teknolojileri destekleyen ürünlere erişebilmesini sağlamak” dedi.
Bir yılda 20 bin cihaz geri dönüşüme kazandırıldı
Yapılan açıklamaya göre operatör müşterileri, eski telefonlarını Vodafone’a getirdikleri takdirde, yeni cihaz alırken eski telefonlarını indirim olarak kullanabiliyor. Bu kapsamda, yüzde 30’a varan indirimlerle yenilenmiş ve 1 yıl garantili telefon sahibi olabiliyorlar. Operatör, eski telefonların toplanması için sunduğu tekliflerle son 1 yılda 20 bin cihazı geri dönüşüme kazandırdı. Bu cihazlar yeniden dönüştürülerek daha yeşil bir gezegen oluşmasına da önemli katkı sağladı.
Alışveriş kredisiyle 36 aya varan taksit imkanı
Platform ile müşteriler, akıllı robot süpürge, airfryer gibi birçok teknolojik ürünü alışveriş kredisiyle kolayca satın alabiliyor. Kredi kartı gerektirmeden 36 aya varan taksit imkanı sağlayan bu ödeme yöntemi, 110 Vodafone bayiinde aktif olarak kullanılıyor. Operatör, Ocak sonuna kadar tüm mağazalarında müşterilerinin bu imkandan faydalanabilmesini hedefliyor.
Satışların yüzde 80’i mağazalarda gerçekleşti
Platform müşterileri 2 bin 500 noktada aktif satış yapan operatörün mağazalarından istediği ürünü yerinde inceleyip kendisine uygun ödeme imkanıyla hızla satın alabiliyor. Son 1 yılda yapılan satışların yaklaşık yüzde 80’i Vodafone mağazalarında gerçekleşti. Mağazaya gelen müşteriler, operatörün iş ortaklarına özel kurulan alanlarda teknolojik ürünleri deneyimleyip, kendilerine en uygun ürünü tercih edebilme imkanına sahip oldu.
One Number servisi sunuldu
Operatör, bu yıl One Number servisini de kullanıma açtı. Müşteriler, bu servisle telefonları yanında olmasa bile akıllı saatleri ile bağlantıda kalıp iletişimlerini kesintisiz sürdürebiliyor. Telefonları yanında olmasa da akıllı saatleriyle arama yapıp diledikleri gibi mesajlaşabiliyorlar.
Operatör, online alışverişlerde Türkiye genelinde kapıya teslimat hizmeti, İstanbul içinde ise aynı gün hızlı teslimat seçeneği sunuyor. Operatör müşterileri, “Gel incele adresine gönderelim” seçeneği ile online mağazada beğendikleri bir ürünü fiziksel mağazada deneyimleyebiliyor ve ürünü satın almak istediklerinde Vodafone’un yapay zeka tabanlı kişisel dijital asistanı TOBi üzerinden sipariş verip istedikleri adrese teslimat yapılmasını sağlayabiliyor. Online mağazada seçili ürünlerde promosyon kod avantajı sunularak, müşterilerin daha uygun fiyata teknolojik ürün alabilmesine olanak sağlanıyor.
“Mağaza Danışmanım” hizmeti sunuldu
Operatör, “Mağaza Danışmanım” projesini de hayata geçirdi. Vodafone mağazaları, yakın çevredeki müşterilere ulaşarak, müşterileri mağazalara davet edip onlara özel kişiselleştirilmiş ürün teklifleri sunabiliyor. Bu sayede müşteriler, mağazalara gelerek onlara sunulan ürünler hakkında detaylı bilgi alabiliyor ve ürünleri deneyimleme fırsatı bulabiliyor.
300 bini aşkın müşteri satış sonrası hizmet paketleriyle buluştu
Platform dünyasının önemli bir parçasını oluşturan satış sonrası hizmetler kapsamında müşterilere akıllı telefonlara yönelik Ekran Kurtaran Paket, Dijital Destek, Uzatılmış Garanti ve Tam Koruma olmak üzere 4 ayrı paket sunuluyor. Ek olarak, garanti içi ya da dışı yaşanılan herhangi bir aksaklıkta müşterilerin sürdürülebilir iletişim sağlayabilmesi için yedek cihaz hizmeti de sağlanıyor. Son 1 yılda 300 bini aşkın müşteri satış sonrası hizmet paketleriyle buluşurken, 16 bini aşkın yedek cihaz hizmeti verilerek müşterilere kesintisiz iletişim imkanı da sağlandı.
Kişiselleştirilmiş tekliflerin tercih edilme oranı yüzde 25’e ulaştı
FLEX dünyasında geliştirilmiş yapay zeka desteğiyle müşterilerin hayat tarzına uygun her kategoriden teknolojik ürünler kişiselleştirilmiş tekliflerle sunuluyor. Bu kapsamda, platform dünyasında son 1 yılda müşterilerin kişiselleştirilmiş teklifleri tercih etme oranı yüzde 25’e ulaştı.
Bir yılda 50’den fazla kampanya gerçekleştirildi
Yıl boyunca platform ile müşterilerin teknolojik ihtiyaçlarına özel 50’den fazla kampanya gerçekleştirildi. Bu kapsamda, “İlk Hattım İlk Telefonum” kampanyasıyla, Vodafone’dan ilk hattını almak isteyen 16 yaş altı müşterilere özel, ilk telefonları platform ile ek indirim avantajıyla sunuldu. Karne döneminde 26 yaş altı FreeZone’lu müşterilere özel “İlk iPhone’um” kampanyası gerçekleştirildi. Operatör, müşterilerinin bütçesini düşünerek hazırladığı avantajlı ödeme seçeneklerine ek olarak yeni bir kampanya da başlattı. Buna göre, platform müşterilerine, Kasım boyunca akıllı bileklik indirimli sunulacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından Growtech Tarım Fuarı kapsamında bu yıl 7’ncisi düzenlenen ATSO Growtech Tarım İnovasyon Ödülleri sahiplerini buldu. ANFAŞ Kongre ve Fuar Merkezi’nde 31 ülkeden 684 firmanın katılımıyla düzenlenen 23. Growtech Antalya Tarım Fuarı kapsamındaki proje yarışmasında ödüller, sera ve sulama teknolojileri, tohum, fide, bitki besleme, bitki koruma, akıllı tarım teknolojileri ve kamu özel ödülü olmak üzere 7 farklı kategoride dağıtıldı.
Antalya Valisi Hulusi Şahin, törende yaptığı konuşmada Growtech Tarım Fuarı’nın sadece Türkiye’de değil, dünyada önemli fuarlardan biri haline geldiğini söyledi. Türkiye genelinde üretilen ürünlerin büyük bir bölümünün Antalya’da yetiştirildiğinin altını çizen Şahin, “Bazı ürünlerin üretiminin yüzde 30-40’lık bölümünü sadece Antalya sağlar. Bunu yaparken de yüksek verimlilikle yapar, dünyaya örnek olacak inovatif tekniklerle gerçekleştirir” dedi.
“Başarı hikayeleri yazıyoruz”
ATSO Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın da tarım ve tarım teknolojilerinde iş adamlarının ve girişimcilerin başarılarıyla gurur duyduklarını belirterek, “Buradaki enerji, ülkemizin geleceğine dair umutlarımızı daha da artırıyor. Bizler de daha fazlasını yapmak, daha fazla çalışmak için güç buluyoruz. Bu vesileyle başta Growtech firması olmak üzere tüm kurum ve kuruluş temsilcilerine, iş insanlarımıza, genç girişimcilerimize teşekkür ediyorum” dedi.
Türkiye’nin tarımsal üretimde dünyada ilk 10 ülke arasında yer aldığını belirten Pakalın, Antalya’nın da bu üretimde önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Antalya’nın şehirlerle değil ülkelerle yarıştığını dile getiren Pakalın, “Bitkisel üretim değeri ile Türkiye birincisidir. 1 milyar doları aşan tarımsal ihracatı, 800 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı ve 2,5 milyon tonu aşkın domates üretimi gerçekleştiriyoruz. Diğer taraftan ilimiz seracılık teknolojilerinde, tohumculukta, fidecilikte başarı hikayeleri yazmaktadır. Firmalarımız dünyanın dört bir yanına sera teknolojileri kurmakta, know-how götürmekte, tohum satmaktadırlar” diye konuştu.
Konuşmaların ardından “Sera ve Teknolojileri”, “Sulama ve Teknolojileri”, “Tohum, Fide”, “Bitki Besleme”, “Bitki Koruma”, “Akıllı Tarım Teknolojileri”, “Kamu Özel Ödülü” kategorilerinde birinci olan firmalara ödülleri teslim edildi. Ödel törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Üyesi Ragıp Gök, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Başkanı Onur Kacar, ATSO Genel Sekreteri Av. Aslı Şahin Tekin ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CW Enerji, bu yıl 14.’sü düzenlenen ‘Geleneksel Satış Noktaları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Toplantının ilk gününde katılımcılar Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan CW Enerji fabrikasını ziyaret etti. Ham madde girişinden panellerin sevkine kadar geçen tüm süreç hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirilen katılımcılar, CW Enerji AR-GE faaliyetleri hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilirken, firmanın son teknoloji ile üretilen inovatif ürünlerinin yapım aşaması hakkında da bilgi sahibi oldu.
2025 yılına dair sektör hedefleri ve öngörüler konuşuldu
Toplantının ikinci gününde katılımcılar CW Enerji bünyesinde yer alan alanında uzman ekip tarafından güneş paneli üretimi süreçleri ve sektör hakkında bilgi sahibi oldu. GES sektöründe başvuru süreçleri, yönetmelik, yatırım teşvikleri, pazarlama faaliyetleri, sigorta sistemleri, satış noktası avantajları, on-grid ve off-grid inverterler, lityum batarya esnek panel ürünleri, enerji depolama sistemleri, araç şarj istasyonları ve yönetmelikleri, tarımsal sulama sistemleri, CW Gençlik projesi gibi çeşitli konuların yanı sıra 2024 yılı genel değerlendirmesi ve 2025 yılına dair hedef ve öngörülerle birlikte gelecek planlamaları da masaya yatırıldı.
“Başarılı çalışmalara imza attık””
CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, katılımcılara firmanın kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Bugüne kadar satış noktalarıyla birlikte oldukça başarılı çalışmalara imza attıklarını belirten Sarvan, “Güneş enerjisi sektöründe birlikte yazdığımız başarı hikayesini daha da ileri taşımak için bir aradayız. CW Enerji ailesinin bir parçası olarak gösterdiğiniz emek, azim ve bağlılık için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Her biriniz bulunduğunuz bölgede güneşin gücünü insanlara ulaştıran, onların geleceklerini aydınlatan ve temiz enerjiyle tanıştıran öncülersiniz. Sizlerle gurur duyuyoruz. Sizlere en kaliteli ürünleri sunmak ve başarılarınızı daha da büyütmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
Her geçen gün kendilerini daha çok geliştirerek, başarılı projeleri hayata geçirmeyi sürdürdüklerine dikkat çeken Sarvan, satış noktaları ile daha güçlü olduklarını kaydetti. Sarvan, “CW Enerji ailemiz her geçen gün daha da büyüyor. Hep birlikte daha nice başarılara imza atacağız. Unutmayın, güneş her gün yeniden doğar. Biz de her yeni günle birlikte daha büyük adımlar atacağız. Hep birlikte el ele vererek ülkemiz için çalışmaya ve üretmeye var gücümüzle devam edeceğiz” diye konuştu.
Yerli ve milli kaynaklar ile üretime destek
Sarvan, yerli ve milli kaynaklar ile üretime destek olmayı, Türkiye’nin enerji ihtiyacı açısından dışa bağımlılığını azaltmayı amaçladıklarını kaydederek, “Türkiye için üretiyoruz ve ülkemiz için çalışıyoruz. Alanında uzman ve her detayı ayrıntılı düşünen bir ekibimiz var. Yıllık 1.8 GW üretim kapasitesi ile ülkemizin önde gelen güneş paneli üreticilerinden birisi olma ayrıcalığını gururla sürdürüyoruz” dedi.
“Dünya genelinde temiz enerjiye geçiş hızlandı”
Türkiye’nin enerji sektöründe sergilediği büyüme ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla uluslararası arenada dikkat çeken bir ülke haline geldiğini belirten Sarvan, enerji sektörünün toplam büyüklüğünün her geçen yıl artarken, özellikle güneş enerjisi sistemleri (GES) alanında Türkiye’nin hem Avrupa hem de dünya sıralamasında önemli bir konumda yer aldığına dikkat çekti. Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü bakımından Avrupa’da birinci, dünyada ise beşinci sırada bulunduğunu ifade eden Sarvan, “Veriler ülkemizin yenilenebilir enerjiye olan yatırımlarının ne denli güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu başarı, ülkemizin enerji ithalatını azaltırken, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına da katkı sağlıyor. 2030 yılına kadar Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücünün 30 GW’ı aşması hedefleniyor. Dünya genelinde temiz enerjiye geçişin hızlandığı bu dönemde, CW Enerji olarak projelerimizle ve pazarlama faaliyetlerimizle bu hedeflere ulaşmaya katkıda bulunmak adına çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Devletimizin de bu alanda sağladığı destekler çok önemli. Bu desteklerin artarak devam etmesi en büyük beklentimiz” diye konuştu.
“Geleceğin enerji çözümlerini sunmaya devam edeceğiz”
60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini dile getiren Tarık Sarvan, “Türkiye’nin güneş enerjisi sektöründe gösterdiği başarıda, CW Enerji olarak sektöre yön veren inovasyonlarımız, güçlü üretim kapasitemiz ve etkili pazarlama faaliyetlerimizle fark sağlıyoruz. Sadece üretim ve teknoloji alanında değil, pazarlama ve müşteri ilişkilerinde de örnek bir model sergiliyoruz. Dijital pazarlama, fuarlara etkin katılım, eğitim ve destek programlarımız ile sektörümüzde adımızdan fazlasıyla söz ettiriyoruz. Türkiye’nin güneş enerjisindeki liderliğini güçlendirmek ve küresel temiz enerji dönüşümüne katkı sağlamak bizim için bir görev. Üretimden ihracata, teknolojiden pazarlamaya kadar her alanda büyümemizi sürdüreceğiz. İnovatif ürünlerimiz, güçlü pazarlama stratejilerimiz ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımımızla sadece bugünün değil, geleceğin de enerji çözümlerini sunmaya devam edeceğiz” dedi.
Sarvan, tüketiciye daha hızlı ulaşmak, ihtiyaçları daha hızlı karşılamak ve daha fazla kişiye ulaşmak adına pazarlama faaliyetlerine önem verdiklerini ve çalışmaları hızlandırdıklarını belirterek, bu alandaki çalışmalarını sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.
“Bugünlere geldiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz”
CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz da, satış noktalarıyla birlikte birçok projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Yerli ve milli bir Türk markası olarak ülkede tercih edilen lider firmalar arasında olduklarını dile getiren Yılmaz, “Bizler yıllar önce bugünlerin tohumlarını ekerken gerçekten çok inandık, çok çalıştık ve hep birlikte bugünlere geldik. Bugünlere gelmemizde satış noktalarımızın emekleri ve özverili çalışmalarının payı büyük. Hep birlikte büyük bir aileyiz ve aramız katılan yeni arkadaşlarımızla daha da büyümeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
“İçinde bulunduğumuz dönemde sektörümüz geleceğin en stratejik konularından biri” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:
“Böylesine değerli ve önemli bir sektöre hizmet edebilmek hepimiz için gurur verici. Hem üretiyor hem istihdam oluşturuyor hem de gelecek nesillere temiz bir dünya bırakıyoruz. Bugünlere geldiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz. Hep birlikte çok daha iyi yerlere gelecek ve bundan sonra da büyüme yolculuğumuza devam edeceğiz.”
Başarılı satış noktaları ödüllendirildi
Her yıl olduğu gibi bu yıl da katılımın oldukça yoğun olduğu geleneksel satış noktaları toplantısının son gününde gala yemeği gerçekleştirildi. Galada, türkülerin sevilen ismi Elif Buse Doğan sahne aldı. Gecede ciro, EPC, e-ticaret, sulama, ısı pompası, lityum batarya, MTS gibi kategorilerde başarılı satış noktaları ödüllendirildi. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TAV Güvenlik, Vadistanbul AVM’de güvenlik hizmetleri sağlamaya başladığını duyurdu. Şirket, bu projede fiziki güvenlik hizmetlerinin yanı sıra elektronik güvenlik çözümleriyle entegre bir yaklaşım sunmayı hedefliyor.
Şirket, bu proje için özel olarak tasarlanmış giriş-çıkış kontrolleri, devriye görevleri, CCTV merkezi, elektronik güvenlik ekipmanlarının kullanımı, acil durum yönetimi, personel ve ziyaretçi güvenliği, denetim-raporlama ve personel eğitimi gibi hizmetler sağlayacak. Ayrıca özel etkinliklerde K9 birimiyle destek verecek.
ŞAHAN: GÜVENLİĞİ EN ÜST SEVİYEDE SAĞLAYACAĞIZ
TAV Özel Güvenlik Genel Müdürü Turgay Şahan, “TAV Güvenlik Hizmetleri’nin 25 yıllık deneyimini alıveriş merkezine taşıyacak olmaktan memnuniyet duyuyoruz. İnsan odaklı güvenlik anlayışımızı, yapay zeka destekli uzaktan izleme, alarm ve raporlama gibi teknolojik çözümlerle birleştirerek, bu projenin farklılaşan ihtiyaçlarına yönelik entegre güvenlik hizmetlerini sağlayacağız. Koruma, kontrol, denetim, eğitim ve acil müdahale konularında özel eğitimli kadromuzla güvenliği en üst seviyede sağlayacağız” dedi.
Şirketten yapılan yazılı açıklamada TAV Güvenlik Hizmetleri ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
“Güvenlik hizmetleri, Türkiye genelinde 9 havalimanı ve 133 tesis olmak üzere toplam 142 noktada, yaklaşık 4 bin çalışanıyla hizmet veriyor. Sahada görev alacak güvenlik ekipler güvenlik uygulamaları, genel güvenlik bilinci, güvenlik sistem ve cihazlarının kullanımı, iletişim ve takım çalışması, stres yönetimi, yangın ve müdahale teknikleri, acil durum ve ilk yardım eğitimi gibi prosedürlerle tam donanımlı hale getiriliyor. Şirket, özel güvenlik hizmetlerine ilişkin yasal düzenlemelere uygun olarak, müşteri memnuniyeti ve güvenlik standartlarına yönelik belirlenmiş prosedürler doğrultusunda faaliyet gösteriyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Baykardan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen silahlı insansız hava aracı Bayraktar TB3, kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş testini başarıyla tamamladı ve havacılık tarihinde bir ilke imza attı.
Bayraktar TB3, TCG Anadolu gibi kısa pistli gemilerden iniş ve kalkış yapabilen dünyadaki ilk silahlı insansız hava aracı oldu.
Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2, kısa süre önce Edirne Keşan’daki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG Anadolu’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “yaklaşma testlerini” sorunsuz geçti.
Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.
Yerli motorla en yükseğe
Bayraktar TB3 Siha, 25 Haziran’da Keşan’daki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36 bin 310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testi’ni başarıyla tamamlamıştı.
TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli Siha, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihinin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait.
Rampa testlerini başarıyla tamamladı
Bayraktar TB3 Siha, Tekirdağ Çorlu’da başlayan ve Edirne Keşan’da bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran’da rampadan havalanmıştı.
Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.
Toplam uçuş 700 saatin üstünde
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5 bin 700 kilometre yol katetti.
Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart’ta ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetinin de bulunacağı milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini denizaşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
İhracat şampiyonu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynaklarıyla yürüten Baykar, 2003’teki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı.
İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023’te Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu.
Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te birini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97,5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülke, Bayraktar AKINCI TİHA için ise 10 ülke ile olmak üzere toplam 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı.
Selçuk Bayraktar’dan paylaşım
Öte yandan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, sosyal medya platformu X’teki paylaşımında, “Sevda kuşun kanadında… TCG-ANADOLU’ya ilk iniş-kalkış… Bayraktar TB3.” ifadelerini kullandı.
TeknolojiHavacılıkİhracatEkonomiGüncelDünyaSİHA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünya havacılık tarihinde bir ilk
Bayraktar TB3 kısa pistli bir gemiden iniş kalkış yapmayı başaran ilk İHA oldu
İSTANBUL – Bayraktar TB3 Siha, kısa pistli bir gemiden iniş ve kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. TCG ANADOLU Gemisi’nde gerçekleştirilen gemiden uçuş testi başarıyla tamamlandı.
Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen silahlı insansız hava aracı Bayraktar TB3, kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş testini başarıyla tamamladı ve havacılık tarihinde bir ilke imza attı. Bayraktar TB3, TCG Anadolu gibi kısa pistli gemilerden iniş ve kalkış yapabilen dünyadaki ilk silahlı insansız hava aracı oldu.
Uçarak intikal etti
Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2 geçtiğimiz günlerde Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG ANADOLU’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “Yaklaşma Testlerini” sorunsuz geçti.
Tarihi test
Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.
Yerli motor ile en yükseğe
Bayraktar TB3 Siha, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36.310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli Siha, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.
Rampa testlerini başarıyla tamamladı
Bayraktar TB3 Siha, Tekirdağ Çorlu’da başlayan ve Edirne’nin Keşan ilçesinde bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran 2024’te rampadan havalandı. Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.
Toplam uçuş 700 saatin üstünde
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5.700 km yol katetti.
Milli SİHA, milli kamera
Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
Deniz aşırı güç çarpanı
Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
İhracat şampiyonu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te 1’ini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97.5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 10 ülke ile olmak üzere toplam 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı

DenizcilikTeknolojiHavacılıkİhracatGüncelGenelSİHA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MicroStrategy 4,6 Milyar Dolarlık Bitcoin Alımıyla Rekora Gidiyor
MicroStrategy’nin son Bitcoin alımı, kurumsal kripto adaptasyonunda yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Şirketin yürütme kurulu başkanı Michael Saylor liderliğinde gerçekleştirilen stratejik hamleler kapsamında, 51.780 BTC için yaklaşık 4,6 milyar dolar ödendi. Bu alımlarla birlikte şirketin Bitcoin başına ortalama maliyeti 49.874 dolara düşerken, toplam yatırım maliyeti ücret ve masraflar dahil yaklaşık 16,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunulan 8-K dosyalamasında yer alan detaylara göre bu alım şirketin bugüne kadarki en büyük Bitcoin alım seti olarak kayıtlara geçti. Şirketin geliştirdiği “Bitcoin Verimi” adlı performans göstergesi, Bitcoin varlıklarındaki artışın seyreltilmiş hisse sayısına oranını ölçüyor ve yılbaşından bu yana yüzde 41,8’lik bir artış kaydetti. Bu oran, şirketin hisse seyreltme etkisini dengelemek için uyguladığı stratejinin etkinliğini gösteriyor.
Toplam portföy değeri 29,7 milyar dolara ulaşan şirket hem alım büyüklüğü hem de uzun vadeli yatırım stratejisiyle kurumsal Bitcoin yatırımlarında lider konumunu pekiştiriyor. Şirketin gelecek üç yıl için planladığı 42 milyar dolarlık yatırım hedefi, kurumsal kripto adaptasyonunun hızlanabileceğinin güçlü bir işareti olarak yorumlanıyor.”

Kripto ParaTeknolojiYazılımBitcoinFinans
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Önler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada zirai ilaçlama İHA’larının son yıllarda popülerlik kazandığını belirtti.
Zirai ilaçlama İHA’larının üreticiler için önemli olduğunu aktaran Önler, “Zirai ilaçlama İHA’ları, özellikle topografya ve toprak koşullarının uygun olmadığı durumlarda daha kullanılabilir durumda. Klasik yöntemler günümüzde İHA’lara göre artık çok daha pahalı.”dedi.
Zirai ilaçlama İHA’larının kullanımı artıyor
Önler, İHA’ların aynı zamanda operatörünün ilaca maruz kalmasını önlemeyle önemli avantaj sağladığını ifade etti.
2024 yılında dünyada yaklaşık 500 milyon hektar alanın zirai İHA’larla ilaçlandığını aktaran Önler, “Günümüzde zirai İHA’ların kullanımı giderek artıyor. 100’den farklı ülkede 300 binden fazla zirai ilaçlama İHA’sı kullanımda. Zirai ilaçlama İHA’ları hem kullanılan etken maddelerin daha az kullanılmasına ve suyun ekonomik kullanılmasına imkan vermektedir.” diye konuştu.
Su tasarrufu sağlıyor
Önler, son yıllarda arazilerde görülen ve hızlı müdahale edilmesi gereken hastalıklara zirai İHA’ların hızlı müdahale imkanı sağladığını kaydetti.
Zirai İHA’ların üreticilere tasarrufta yardımcı olduğunu vurgulayan Önler, şöyle konuştu:
“2024 yılında zirai ilaçlama İHA’larıyla yapılan uygulamalarda yaklaşık 47 bin ton etken madde (kimyasal) tasarrufu sağlandı. Klasik yöntemlerle yaptığımız ilaçlamalarda yaklaşık dekarda 25 litre su atarken, zirai ilaçlama İHA’larıyla bu miktarı yüzde 95 oranında azaltarak, 1 litreye kadar düşürebildiğimizi yapılan çalışmalardan görüyoruz. 2024 yılında 210 milyon ton su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 390 milyon insanın yıllık su tüketimine eşdeğer bir tutar.”
Namık Kemal ÜniversitesiTeknolojiEkonomiGüncelTarımÇevre
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UÇARAK İNTİKAL ETTİ
Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2 geçtiğimiz günlerde Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG ANADOLU’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “Yaklaşma Testlerini” sorunsuz geçti.

TARİHİ TEST
Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.
YERLİ MOTOR İLE EN YÜKSEĞE
Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36.310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.

RAMPA TESTLERİNİ BAŞARIYLA TAMAMLADI
Bayraktar TB3 SİHA, Tekirdağ Çorlu’da başlayan ve Edirne’nin Keşan ilçesinde bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran 2024’te rampadan havalandı. Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.
TOPLAM UÇUŞ 700 SAATİN ÜSTÜNDE
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5.700 km yol katetti.

MİLLİ SİHA, MİLLİ KAMERA
Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
DENİZ AŞIRI GÜÇ ÇARPANI
Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
İnsansız Hava AracıHavacılıkTeknolojiDünyaSİHA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
5 ÜNİVERSİTEDEN BİLİM İNSANLARI BİR ARAYA GELDİ
Şeker hastalığının takibinde kritik öneme sahip olan kan şekeri ölçümünü anlık verilerle, doğru ve pratik olarak hasta ve doktoruna ulaştırmayı sağlayacak bir teknoloji geliştirmek üzere bir araya gelen İzmir‘deki 5 üniversiteden bilim insanlarının 2023’te başladıkları projede prototip aşamasına gelindi.

TÜBİTAK’ın da destek verdiği çalışmayla parmaktan alınan kandan şeker ölçümü yapabilen “glukometre probu” geliştiren bilim insanları, bu cihazın cep telefonu şarj girişine takılması yoluyla ölçüm verilerini uygulama üzerinden hastane ya da doktora anlık gönderme seçeneği sunuyor.

TEKNOFEST’TEN ÖDÜL
Patent başvurusu yapılan cihaz, TEKNOFEST 2024 Akdeniz’de “İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışması Sağlık ve İlk Yardım” kategorisinde ikincilik ve “en iyi sunum” ödüllerine layık görüldü.

“ŞEKER ÖLÇÜM CİHAZLARININ TAŞINABİLİR OLMASINI HEDEFLEDİK”
Şeker hastalarının yaşam kalitelerini arttırmak için bu teknolojiyi geliştirdiklerini anlatan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Büyükkaya Besen, “Şeker ölçüm cihazlarının taşınabilir olmasını ve şeker hastalarının cep telefonu ya da akıllı saatini kan şekeri ölçer hale getirmeyi hedefledik.” dedi. Besen, cihazın prototip aşamasında olduğunu, laboratuvar testleri ve izin süreçlerinin ardından kullanıma sunulacağını aktardı.

HASTA VERİLERİ UYGULAMA ÜZERİNDEN ANLIK OLARAK GÖRÜLEBİLECEK
DEÜ Hemşirelik Fakültesi Araştırma Görevlisi Merve Dervişoğlu ise sağlık profesyonellerinin bu cihaz sayesinde takip ettikleri hastanın verilerini uygulama üzerinden anlık olarak görebildiğine dikkat çekti. “Entegre edilebilir glukometre probu” cihazını geliştiren ekipte Doç. Dr. Dilek Büyükkaya Besen, Araştırma Görevlisi Merve Dervişoğlu ve uzman hemşire Merve Günbaş’ın yanı sıra Bakırçay Üniversitesi Bilgisayar Donanımı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Er ile İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Yalın Kılıç da görev aldı.
Cep TelefonuTeknofestTeknolojiSağlıkİzmir
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen silahlı insansız hava aracı Bayraktar TB3, kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş testini başarıyla tamamladı ve havacılık tarihinde bir ilke imza attı. Bayraktar TB3, TCG Anadolu gibi kısa pistli gemilerden iniş ve kalkış yapabilen dünyadaki ilk silahlı insansız hava aracı oldu.
Uçarak intikal etti
Rampa testlerini başarıyla tamamlayan Bayraktar TB3 PT1 ve PT2 geçtiğimiz günlerde Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak Dalaman Hava Meydan Komutanlığı’na intikal etti. Burada sürdürülen çalışmalarda Bayraktar TB3 PT1, TCG ANADOLU’ya gece ve gündüz yakın uçuş gerçekleştirerek “Yaklaşma Testlerini” sorunsuz geçti.
Tarihi test
Açık denizden gemi üzerindeki testlerini tamamlayan Bayraktar TB3 PT2 ise 19 Kasım’da TCG Anadolu’nun 12 derece eğimli rampaya sahip kısa pistinden başarıyla havalandı. Ege ve Akdeniz’in buluşma noktasında 46 dakikalık test uçuşu gerçekleştiren Bayraktar TB3, ardından aynı kısa piste hiçbir iniş destek ekipmanı kullanmadan başarıyla iniş yaptı. Gerçekleştirilen test uçuşuyla hem havacılık hem de denizcilik tarihinde yeni bir dönemin kapıları aralandı.
Yerli motor ile en yükseğe
Bayraktar TB3 SİHA, 25 Haziran 2024’te Edirne’nin Keşan ilçesindeki Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen uçuşta 36.310 feet irtifaya çıktığı Yüksek İrtifa Sistem Performans Testini başarıyla tamamladı. TEI tarafından yerli olarak geliştirilen PD-170 motoruyla havalanan milli SİHA, böylece kritik bir eşiği daha geçti. Milli havacılık tarihimizin irtifa rekoru ise 45 bin 118 feet ile Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA’ya ait bulunuyor.
Rampa testlerini başarıyla tamamladı
Bayraktar TB3 SİHA, Tekirdağ Çorlu’da başlayan ve Edirne’nin Keşan ilçesinde bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde devam eden testlerde ilk kez 1 Haziran 2024’te rampadan havalandı. Keşan’da Bayraktar TB3’ün konuşlandırılacağı TCG Anadolu’nun güvertesindeki şartlar ile aynı özelliklerde inşa edilen pistte 12 derece eğime sahip bir rampa bulunuyor. Test kampanyası başarıyla ilerleyen Bayraktar TB3, başarılı rampa testleriyle birlikte gemiye çıkmaya hazır hale geldi.
Toplam uçuş 700 saatin üstünde
Bayraktar TB3 SİHA bugüne kadar gerçekleştirilen test uçuşlarında toplam 700 saatten fazla havada kaldı. Milli SİHA, 20 Aralık 2023’te gerçekleştirilen uzun uçuş testinde ise yere inmeden 32 saat havada kaldı ve gökyüzünde 5.700 km yol katetti.
Milli SİHA, milli kamera
Bayraktar TB3 SİHA, 26 Mart 2024 tarihinde ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında dünyadaki muadillerine göre en yüksek performansa sahip olan ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi entegrasyonu başarıyla gerçekleştirildi.
Deniz aşırı güç çarpanı
Bayraktar TB3 SİHA, katlanabilen kanat yapısının yanı sıra sahip olacağı kabiliyetler ile sınıfındaki lider insansız hava aracı olacak. Görüş hattı ötesi haberleşme kabiliyetine de sahip olacak milli SİHA, bu sayede çok uzun mesafelerden kumanda edilebilecek. Böylece keşif-gözetleme, istihbarat ve taşıdığı akıllı mühimmatlar ile taarruz görevlerini deniz aşırı hedeflere karşı icra ederek Türkiye’nin caydırıcı gücünde çarpan etkisi sağlayacak.
İhracat şampiyonu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2003 yılındaki İHA Ar-Ge sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. 2023’te 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Baykar, ülkemizdeki tüm sektörlerde en çok ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını ihracattan elde eden Baykar, 2023’te savunma ve havacılık sektöründeki ihracatın 3’te 1’ini tek başına yaptı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar’ın halihazırda imzalanan sözleşmelerinin yüzde 97.5’i ihracat kaynaklı gerçekleşti. Bayraktar TB2 SİHA için 34 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 10 ülke ile olmak üzere toplam 35 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı – İSTANBUL
Yerel HaberlerTeknolojiHavacılıkSavunmaİhracatAkdenizGüncelYerelSİHAEge
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hyundai işçi sendikasından yapılan açıklamaya göre, iki Hyundai araştırmacısı ve bir taşeron firma çalışanı, saat 15:00 civarında test odasında araç içinde bilinçsiz halde bulundu. Medya raporlarına göre üç kişinin boğularak hayatını kaybettiği belirtildi.
Ulsan’daki polis yetkilileri, polis ve çalışma bakanlığının olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlattığını bildirdi. İtfaiye yetkilileri, Hyundai’nin 4 numaralı fabrikasındaki kazayla ilgili ilk ihbarın saat 15:17’de alındığını açıkladı.
Hyundai Motor yaptığı açıklamada olaydan derin üzüntü duyduklarını belirterek, soruşturmada yetkili makamlarla tam işbirliği yapacaklarını duyurdu.
Hyundai’nin en büyük üretim tesisi olan Ulsan fabrikası, yıllık 1.4 milyon araç üretim kapasitesine sahip ve bunun 1.1 milyonu ihraç ediliyor. Şirket, geçen yıl Kasım ayında elektrikli araç üretimi için Ulsan’da 2 trilyon won (1.44 milyar dolar) değerinde yeni bir tesis inşaatına başlamıştı.
Güney KoreTeknolojiOtomobil3-sayfaHyundaiFinansDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Van Valiliğinden yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin sosyal medya üzerinden dolandırıcılık olaylarına yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü belirtildi. Açıklamada, “Son olarak, İpekyolu ilçesinde yaşanan bir olayda, bir vatandaşın 26 bin TL dolandırılması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında önemli bir başarıya imza atıldı. 4 Mayıs 2024 tarihinde O.B. isimli vatandaş, sosyal medya platformu Facebook üzerinden beyaz eşya almak istediği şahsın hesabına 26 bin TL göndererek dolandırılmıştır. Van Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda başlatılan titiz çalışmalar sonucunda, 13 Kasım 2024 tarihinde Mersin ve Gaziantep’te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alındı, biri tutuklanırken 3’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı” denildi. – VAN
DolandırıcılıkSosyal MedyaOperasyonTeknolojiGüvenlik3-sayfaEkonomiFinansHukukMedyavan
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıldığı günden beri bir çok yeniliğe imza atan İGA, yolculara sınırsız ve ücretsiz internet imkanı sunmaya başladı. İstanbul Havalimanı’nı kullanan yolculara internet erişimi ücretsiz oldu. Konuşla ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan İGA, sosyal medya hesabından, ” İstanbul Havalimanı’nda sınırsız ve ücretsiz internet erişimi yolcularımızın hizmetinde” paylaşımı yaptı.
Yolcular ücretsiz internete cep telefonu veya erişim kodu ile giriş yapabilecek
Hizmetten, “cep telefonu ile giriş” ya da “erişim kodu ile giriş yap” seçenekleri ile yararlanabilinecek. Cep telefonu ile giriş: İGA WiFi ağını seçtikten sonra açılan portalden “Cep Telefonu ile Giriş” seçeneğini tercih ederek telefon numaralarının girilmesi gerekmektedir. Yolcular, telefonlara SMS ile gelen şifre bilgilerini, açılan portal arayüzünde ilgili alana girerek internet erişimi sağlayabilecek.
Erişim Kodu ile giriş: Terminalde bulunan kiosk cihazlarından, pasaport ve kimlik bilgilerini okutarak erişim şifresi alabilir ve bu şifre ile İGA WiFi ağını seçtikten sonra, “Erişim kodu ile Giriş Yap” seçeneğini tercih ederek ekranlarda açılan alana erişim kodunu girerek internet erişimi sağlayabilecek. – İSTANBUL
İstanbul HavalimanıCep TelefonuTeknolojiHavacılıkistanbulYerelYaşamİGA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçtiğimiz haftalarda Kazak Kaspi şirketi tarafından satın alma işlemlerine başlandığına dair açıklama gelmişti.
Açıklamada işlem kapsamında, toplam hisse devri değerinin yaklaşık 1 milyar 127 milyon ABD doları olup, ödemenin 2 taksitte yapılması konusunda anlaşıldığı ifade edildi. Hisse devir sözleşmesinin, mutat kapanış koşullarına ve Türkiye’deki idari izinlerin alınmasına tabi olduğu ve kapanışın 2025’in ilk çeyreğinde gerçekleşmesi beklendiği de belirtilmişti.
Açıklamada, Hepsiburada’nın sermayesinin yüzde 65,4’üne karşılık gelen A ve B sınıfı hisselerin satın alınması için anlaşmanın dün imzalandığı ifade edildi.
Abdurrahman YazıcıHaberler.com – EkonomiHepsiburadaİş DünyasıAlışverişTeknolojiEkonomiFinans
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Oppo, Reno 13 ve Reno 13 Pro modellerini 25 Kasım’da Çin’de tanıttı. Ancak yeni bir rapora göre, orta sınıf seri önümüzdeki yılın başlarına kadar Çin’e özel kalacak.
Güvenilir sızıntılara göre, Oppo Reno 13 ve Reno 13 Pro, Ocak 2025’te Hindistan’da piyasaya sürülecek.
Bu da Reno 13 serisinin Çin’deki lansmanından sadece birkaç ay sonra küresel olarak satışa sunulacağı anlamına geliyor.
İki model arasında Reno 13 Pro, dikkat çekici özellikleriyle öne çıkıyor. Önceki raporlar, Reno 13 Pro’nun MediaTek Dimensity 8350 işlemcisiyle çalışan dünyanın ilk akıllı telefonu olacağını iddia ediyordu.
RENO 13 PRO’NUN ÖNE ÇIKAN ÖZELLİKLERİ
Reno 13 Pro hakkında sızdırılan bilgilere göre, telefon 1.5K çözünürlüğe sahip 6.78 inç dörtlü kavisli OLED ekrana sahip olacak.

Ayrıca üçlü kamera kurulumu (50 MP ana kamera, 3x dijital zumlu 50 MP telefoto kamera, 8 MP ultra geniş açılı kamera) ve 50 MP ön kamera ile gelecek.
Reno 12 serisine göre bir diğer büyük yükseltme ise Reno 13 Pro’nun 5.900 mAh pil kapasitesiyle gelmesi. Reno 13 telefonları ayrıca IP68/69 sertifikasına (su ve toza dayanıklılık) sahip olacak.
FİYATLAR HENÜZ BELLİ DEĞİL
Reno 13 serisinin fiyatlandırma seçenekleri hakkında henüz bir bilgi yok. Ancak telefonların Çin’deki lansmanıyla birlikte önümüzdeki haftalarda daha fazla bilgi edinmeyi bekliyoruz.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAŞKENT Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özlem Sangün, Türkiye’de 18 yaş altı yaklaşık 30 bin çocuğun diyabetle yaşadığını belirterek “Çocuklarda diyabet, seyrek görüldüğü için belirtilerin fark edilmesi gecikebiliyor” dedi.
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özlem Sangün, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında diyabet hastalığı ve çocuklarda Tip 1 diyabetle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin, kan şekerinin yükselmesi sonucu oluşan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Sangün, “Çocuklarda en sık görülen diyabet türü, insülin bağımlı diyabet olarak bilinen Tip 1 diyabettir. Tip 1 diyabet, pankreasın yeterli insülin üretemediği durumlarda ortaya çıkar. Bu nedenle hastaların yaşamlarını sürdürebilmesi için eksik olan insülini dışarıdan almaları gerekmektedir” diye konuştu.
Türkiye’de 18 yaş altı yaklaşık 30 bin çocuğun diyabetle yaşadığını belirten Prof. Dr. Sangün, “Çocuklarda diyabet, seyrek görüldüğü için belirtilerin fark edilmesi gecikebiliyor. Bu nedenle farkındalık oldukça önemli” diyerek Dünya Diyabet Günü’nün amacının diyabet hastaları, aileler, sağlık çalışanları ve toplumun diyabet hakkında bilinçlenmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Sangün, bu özel günün, insülin hormonunu bularak Tip 1 diyabetli hastalara yaşam hakkı kazandıran Frederick Banting’in doğum günü olan 14 Kasım’da kutlandığını da hatırlattı.
SENTÖR TEKNOLOJİSİNİN ÖNEMİ
Bir çocuğa diyabet tanısı konduğunda, sadece çocuğun değil, tüm ailenin yaşam tarzında değişiklikler gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Sangün, bu sürecin başlangıçta zorlayıcı olabileceğini ancak diyabet ekibi, aile ve çocuk arasında uyum sağlandığında başarılı sonuçlar elde edilebileceğini belirtti. Prof. Dr. Sangün, “Bu başarının temel unsurları arasında sağlıklı beslenme bilgisi edinmek, kan şekerini düzenli takip etmek ve insülin enjeksiyonlarını aksatmamak yer alıyor” dedi.
Günümüzde diyabetli çocukların hayatını kolaylaştıran teknolojilerden biri olan cilt altı glukoz izlem sistemlerinin (sensörlerin) dünya çapında yaygın olarak kullanıldığını belirten Sangün, şöyle konuştu:
“Maalesef bu cihazlar ülkemizde henüz geri ödeme kapsamında değil ancak Türkiye’de de her diyabetli bireyin bu sensörlere erişimini sağlayacak düzenlemelerin yakın zamanda yapılacağını umuyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güney Ege Bölgesinde, kadınların yenilik, teknoloji ve yenilikçi temelli girişimlerinin desteklenmesi amacıyla kadın girişimcilere yönelik ilan edilen “2024 Yılı Yenilikçi Kadın Girişimci Destek Programı 11 Kasım 2024 tarihinde Ajansın www.geka.gov.tr web sitesinden kamuoyuna duyuruldu.
Toplam bütçesi 4 milyon TL olan program kapsamında yeni ürünlerin geliştirilmesi veya üretilmesi, yeni üretim yöntemlerinin geliştirilmesi veya kullanılması, yeni hizmet deneyimleri ve çözümleri oluşturulması ile yenilikçi pazarlama yöntemleri kullanılması öncelikli konular olarak belirlendi.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan 18 yaşını doldurmuş kadın adayların başvuru yapabileceği program kapsamında uygun şartları sağlayan projelere asgari 100 bin TL azami 400 bin TL’ye kadar proje desteği sağlanacak. “2024 Yılı Yenilikçi Kadın Girişimci Destek Programı”na başvuru yapacak adaylar, başvuru formu ve eklerini programın son başvuru tarihi olan 9 Ocak 2025 Perşembe günü saat 17: 00’a kadar Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS https://kaysuygulama.sanayi.gov.tr) üzerinden doldurarak süreci tamamlayacaklar. Taahhütname belgesini ise en geç 10 Ocak 2025 Cuma günü saat 17: 00’a kadar Ajansa iletecekler.
Program kapsamında önümüzdeki tarihlerde potansiyel başvuru adaylarına yönelik Aydın, Denizli ve Muğla’da bilgilendirme toplantıları ve proje yazma eğitimleri de düzenlenecek. “2024 Yılı Yenilikçi Kadın Girişimci Destek Programı” hakkında detaylı bilgi, başvuru rehberi ve eklerinin tamamı ile düzenlenecek toplantı ve eğitimlere yönelik takvime Ajansın internet sitesinden (geka.gov.tr) ulaşılabilir. Ayrıca, Güney Ege Kalkınma Ajansının İnstagram, X, Facebook ve Linkedin sosyal medya hesaplarından da duyurular takip edilebilir. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CARREFOURSA, Türkiye çapında yeni bir sosyal girişim modelinin temellerini atan Sabancı Topluluğu çatısı altında hayata geçirilen Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, Kocaeli ÜniversitesiTeknoloji Fakültesi iş birliğiyle CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’ni açtı. CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi, öğrencilere yapay zeka odaklı teknolojilerden veri analizine kadar pek çok farklı alanda eğitimler verecek ve birlikte projeler geliştirecek.
Türkiye’de 70 ilde 1200’mağazası, 15 bin çalışanıyla müşterilerine hizmet veren CarrefourSA, Sabancı Topluluğu çatısı altında hayata geçirilen Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’ni açtı. Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Nuh Zafer Cantürk, Sabancı HoldingFinans Grup Başkanı ve CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Orhun Köstem ve CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu’nun yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrencinin katıldığı törenle kapılarını açan CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nden, Teknoloji Fakültesi’nde öğrenim gören lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, araştırmacılar ve girişimciler yararlanabilecek.
Konuyla ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk “Ülkemizi ve gençlerimizin kariyerini ve önemsiyoruz. Bu yüzden katma değerli işlere imza atmayı kendimize amaç edindik. Her türlü bilimsel, teknolojik gelişmeye zemin hazırlayacak alt yapı ve araştırma iklimini yaygınlaştırmak için var gücümüzle çalışıyor ve iş birliklerimizi her geçen gün artırıyoruz. Bugün de global bir marka olan ve ülkemizde de özellikle Sabancı grubu ile birleştikten sonra hizmet ağını genişleten CarrefourSA ile önemli bir projeyi hayata geçiriyoruz. Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında, gençlere değer veren ve onların potansiyellerini keşfederek kendilerini gerçekleştirmeleri için yatırımların belki de en kıymetlilerinden biri üniversitemizde açılan ‘CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’dir. Bu merkez sayesinde öğrencilerimizin mezuniyet sonrası iş hayatına daha donanımlı bir şekilde hazırlanmaları olanaklı hale gelecek. Bu merkez sayesinde, öğrencilerimiz teknoloji alanında eğitimler alarak, bilgi ve becerilerini artıracak, yenilikçi AR-GE projeleri geliştirecek. Bunun sonucunda sektör ile akademi arasında kurulan köprülerimiz daha da güçlenecek” dedi.
‘BU MERKEZ BEYİN GÖÇÜNÜ BEYİN GÜCÜNE DÖNÜŞTÜRME HEDEFİMİZİ YANSITAN ÖNEMLİ BİR ADIM’
Açılışta konuşan Sabancı Holding Finans Grup Başkanı ve CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Orhun Köstem ise “Sabancı Holding CEO’muz Cenk Alper öncülüğünde ‘beyin göçünü beyin gücüne’ dönüştürmek üzere Sabancı Gençlik Seferberliği projemizle Türkiye’nin dört bir yanında Teknoloji ve Etki Merkezleri açıyoruz. CarrefourSA ve Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle açılışını gerçekleştirdiğimiz 3. merkezimiz olan CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi, bu uzun soluklu seferberliğin en somut örneklerinden biri” dedi.
Atatürk’ün ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözünden ilham aldıklarını söyleyen Köstem şöyle devam etti: “Sabancı Topluluğu’nun vaadi olan ‘Sürdürülebilir bir yaşam için, öncü girişimlerle Türkiye ile dünyayı birleştiririz’ vizyonunu gerçekleştirmek için gençlerimize duyduğumuz bu inancı her adımda pekiştiriyoruz. Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında Türkiye’nin dört bir yanına yaydığımız Sabancı Teknoloji ve Etki Merkezleri aslında Cumhuriyet değerlerimizin günümüzdeki iz düşümleri. Gençlere inanmak, onlara sonuna kadar güvenmek, sürekli ilerlemenin izinde olmak bu merkezlerin ardındaki düşüncenin temelini oluşturuyor. Gençlerin bilgiyle donatıldığı, yenilikçi projelerle desteklendiği bu merkez, geleceğe umutla bakan ve beyin göçünü beyin gücüne dönüştürme hedefimizi yansıtan önemli bir adım.”
GENÇLERİN YARATICI FİKİRLERİNİ DESTEKLEYECEK
CarrefourSA’nın gençlik vizyonunu üç önemli temel değer üzerine kurduklarını söyleyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu da “Yaşam için Doğrusu vizyonuyla çalışan CarrefourSA’nın bu değerlerini yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık oluşturuyor. Bu değerlere sadık kalarak, gençlerin yaratıcı fikirlerini destekleyen, sürdürülebilir bir gelecek için onlarla çalışan ve kapsayıcı bir ortamı teşvik eden bir şirket olmaktan gurur duyuyoruz. 30 yılı aşkın süredir Türkiye’nin dört bir yanında müşterilerimize hizmet sunarken, sadece bir perakende markası olmanın ötesinde, üreten, teknolojiyle gelişen ve Türkiye’ye değer katan bir yapıya sahibiz. Dijitalleşmenin ve teknolojinin gücünü iş yapış şeklimize entegre ederek gençlerin enerjisi ve yenilikçi düşünce tarzını destekliyoruz. Bu kapsamda, Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi iş birliğiyle kurduğumuz CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi ile dijital çözümler üretip yeni teknolojileri işlerimize entegre ediyor, gençlere bu alanda gelişim ve katkı fırsatları sunuyoruz. Sabancı Topluluğu’nun başlattığı Gençlik Seferberliği projesiyle, gençlerin potansiyellerini en iyi şekilde ortaya çıkarmak ve onlara fırsatlar sunmak için önemli bir adım atıyoruz. CarrefourSA’nın bu vizyonunda yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık temel değerlerimizi oluşturuyor. Bu değerlere sadık kalarak, gençlerin yaratıcı fikirlerini destekleyen, sürdürülebilir bir gelecek için onlarla çalışan ve kapsayıcı bir ortamı teşvik eden bir şirket olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
YAPAY ZEKA ODAKLI TEKNOLOJİLERE ODAKLANACAK
CarrefourSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nde, gençlerin profesyonellerle bir araya gelerek teknoloji ve dijital dönüşüm odaklı projeler üzerinde çalışmalar yapması hedefleniyor. Merkezde, yazılım mimarisi, yapay zeka dönüşümleri, veri analistliği, büyük veri yaklaşımları, ABAP programlama, Python ve derin öğrenme, RPA (Robotik Süreç Otomasyonu), Agile (Çevik) proje yönetimi ve Scrum gibi alanlarda eğitimler sunulacak. Ayrıca, dijital medya okur yazarlığı eğitimleriyle gençlerin medya okuryazarlığı yetkinlikleri artırılacak. CarrefourSA, bu merkez aracılığıyla sektördeki dinamiklerle iş hayatına giriş fırsatları, yeni nesil market anlayışına uygun proje geliştirme olanakları ve yapay zeka odaklı projelerle deneyim kazanma imkanları sunarak, gençlerin gelişimini desteklemeyi ve sürekli öğrenme kültürünü teşvik etmeyi amaçlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Türkiye’den son dönemde bakan düzeyinde yoğunlaşan ziyaretlerde siyasetten diplomasiye, enerjiden ticarete kadar birçok alanda yeni işbirliği imkanları değerlendirildi.
Son bir yıldaki ziyaret trafiği yeni dönemin kapılarını araladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aralık 2023’te bu ülkeyi ziyaret ederken bu yılın mayıs ayında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BayraktarPekin’de temaslarda bulundu. Bayraktar, geçen ayın ortalarında Çin’e bir ziyaret daha gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise haziranda Çin’e giderek görüşmeler yaptı.
Son olarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çin’e gerçekleştirdiği ziyarette üst düzey ikili görüşmelerde bulundu. Şimşek, ayrıca Türkiye ile Çin arasındaki en üst düzeyli istişare mekanizması olan Türkiye-Çin Hükümetler Arası İşbirliği Komitesinin (HİK) ikinci toplantısında da Çin Başbakan Yardımcısı Cang Guoçing ile eş başkanlık yaptı.
Devlet başkanları düzeyinde ziyaret bekleniyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da BRICS Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’daki temaslarının ardından yurda dönüşünde gazetecilere Çin ile ikili ilişkilere ilişkin değerlendirmede bulunmuştu.
Çin’in, dünya siyasetinde de ticaretinde de son derece etkin ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerimizi geliştirmek için yeni adımlar atabiliriz. Çinli dostlarımızla ikili ticaret hacminin artırılmasından yatırım potansiyellerine kadar birçok başlığı zaman zaman ele alıyoruz. Biz Çin’den yakın zamanda bir ziyaret bekliyoruz. Ondan sonra da biz iadeiziyareti yaparız. Sanıyorum bu, çok uzun bir zaman almayacak. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bize bir ziyaret gerçekleştirecek, ardından da biz kendilerine bir ziyaret yapacağız.”
Lider ziyaretlerinin yeni işbirliği kapıları açması bekleniyor
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Korhan Kurdoğlu, AA muhabirine, son yıllarda yoğunlaşan Türkiye-Çin ilişkilerine dair değerlendirmede bulundu.
Kurdoğlu, geçen hafta gerçekleştirilen Türkiye-Çin HİK’in gelecek dönemde gerçekleştirilmesi planlanan devlet liderleri zirvesi için ön hazırlık niteliği taşıdığını söyledi.
Çin Devlet Başkanı Cinping’in ziyaretinde karşılıklı yatırımlar, sürdürülebilir işbirliği olanaklarının ele alınması beklenen başlıklardan olduğu bilgisini veren Kurdoğlu, şöyle konuştu:
“Her iki lider de Türkiye-Çin ilişkilerinin stratejik öneminin farkında ve bu ilişkilerin geliştirilmesi konusunda uzun yıllardır etkin çalışmalar yürütüyor. İkili ilişkilerde lider düzeyinde gerçekleşen bu tür ziyaretler, mevcut işbirliği alanlarına derinlik kazandırırken yeni işbirliklerinin de kapısını açacaktır. Devlet liderlerinin karşılıklı ziyaretleri ve bu ziyaretlerden doğacak yeni hedefler, ikili ilişkilerin daha ileriye taşınmasında önemli rol oynayacaktır. Özellikle ticaret hacminin artırılması ve yatırım alanlarının çeşitlendirilmesi yönünde belirlenen hedefler, iki ülkenin iş dünyaları için yol gösterici olacaktır.”
Kurdoğlu, iki ülke arasında özellikle enerji ve dijital teknolojiler alanında fırsatlar olduğuna dikkati çekerek, Çin’in elektrikli araçlarda ileri teknolojiye sahip olmasının, Türkiye’nin de bu sektördeki yatırım potansiyelini artırabileceğini ifade etti.
Ülke ilişkilerinin ileri seviyeye taşınmasının geleneksel sektörlerin yanı sıra yenilikçi ve geleceğe dönük yatırımları da kapsayacağını belirten Kurdoğlu, yapay zeka, enerji güvenliği ve tedarik zinciri yönetimi gibi geniş yelpazede yatırımların değerlendirileceği bir döneme girildiğini dile getirdi.
“İşbirliklerini artırmaya odaklanıyoruz”
Kurdoğlu, ekonomik ilişkilerin yüksek potansiyele sahip olduğunu ama tam gerçekleşmediğini ifade ederek, ülkelerin iş dünyasına önemli rol düştüğünü söyledi.
Ekonomik ilişkilerin sağlıklı ve sürdürülebilir seviyeye gelmesinin, her iki ülkenin iş insanlarının ortak çabalarıyla olacağını vurgulayan Kurdoğlu, şunları kaydetti:
“Türkiye ile Çin arasındaki ticari ve yatırım ilişkilerinin gelişmesi, sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ilişkilerimizin de sağlam zemin üzerinde yükselmesine katkıda bulunacaktır. Biz de DEİK olarak bu bilinçle hareket ediyor ve farklı sektörlerde, özellikle dijital teknolojiler gibi gelenekselin dışındaki alanlarda işbirliklerini artırmaya odaklanıyoruz. Ekonomik ilişkiler ile siyasi ilişkiler arasındaki güçlü bağın farkındayız ve bu doğrultuda Türkiye ve Çin iş dünyaları arasındaki işbirliğini güçlendirecek adımları atmaya devam ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsunspor, isim sponsorluğu için Reeder firması ile prensip anlaşmasına vardığını duyurdu. Anlaşmayı, “Kulübümüz ile Türkiye’nin Samsun merkezli teknoloji markası Reeder Teknoloji San. ve Tic. A.Ş. arasında isim sponsorluğu konusunda prensip anlaşmasına varılmıştır. Detaylı bilgilendirme önümüzdeki günlerde yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” açıklaması ile duyuran Samsunspor’un açıklamasını teknoloji firması da paylaştı. Duyuruyu yorum yağmuruna tutan taraftarlar ise Samsunspor isminin önüne gelecek sponsorun daha global ve güçlü bir şirket olması gerektiğini, ‘adı olumsuzluklara karışmış’ bir şirketle Samsunspor’un anılmasının Samsunspor markasına zarar vereceğini belirterek, tepki gösterdiler.
Taraftarlardan Reeder’a tepki
İsim sponsorluğu duyurusuna tepkilerini gösteren taraftarlar, “Geçmiş olsun, Reeder ismini aldıktan sonra Samsunspor’un kalitesi Reeder gibi düşecek”, “Şu iğrenç marka ile sponsorluk hiç yakışmadı Samsunspor. Ürünlerini üretirken hiç özenmeyen ve yaşanan problemlerde ürün iadesi ve para iadesi konusunda müşterisine sorun çıkartan rezil bir marka”, “Reeder, bozun ürünleri satarak beddua alan bir firma”, “Böyle bir isim sponsoru Samsunspor’a prestij kaybettiriyor”, “Samsung ya da Tesla yakışırdı”, “Reeder dediğin firma, 3 kamerası var diye 2 kameralı telefon satan bir firma”, “Samsunspor’un adı bu kadar basit bir markayla anılmamalıydı”, “Çok çok rezil bir marka ve ismimizi kirletmekten başka bir işe yaramayacak”, ” CEO’sunun yaptığı paylaşım bile ne kadar amatör olduklarını gösteriyordu. Bu kadar iyi bir konumdayken, böyle vizyonsuz bir seçim”, “Geçen sene basketbol takımının isim sponsoru da bu firma değil miydi? Ne verdi Samsunspor’a da takım nefes alamadan küme düştü”, “Başka bir firma bulamadınız mı?”, “Bu karardan acilen dönün”, “Rezillik”, “Bu anlaşma sadece firmaya yarar, son derece vizyonsuz bir anlaşma”, “Prensipte kalsın, tam bir fiyasko”, “Leş gibi sponsor” gibi yorumlarda bulundular.
Duyuruyu yorumlara kapattılar
Sponsorluk anlaşmasına tepkilerin yağmasının ardından ise Reeder firması “Gururla duyuruyoruz. Samsunspor’un ismi şimdi Reeder Samsunspor. Şampiyonluk yolunda takımımızın yanındayız. Birlikte daha ileriye” paylaşımını yorumlara kapattı.
CEO’nun garip duyurusuna yoğun tepki
Öte yandan taraftarlar, Reeder CEO’sunun “Samsunspor artık Reeder Samsunspor. Galatasaray bir Türkiye takımı, tekrar Avrupa şampiyonu olacak bu sene. Biz de Beşiktaşlısı, Fenerlisi, Samsunsporlusu, Trabzonsporlusu 4 büyükler, Galatasaray’a ligde açacağımız büyük rekabet yarışı ile tekrar Avrupa şampiyonluğu için hazır tutacağız. Türk futboluna hayırlı olsun” açıklamasına da taraftarlar yoğun tepki gösterdi. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa Komisyonu, Corning’in akıllı telefon üreticileriyle yaptığı anlaşmalarda, üreticilerin neredeyse tüm alkali-AS cam ihtiyaçlarını Corning’den karşılamalarını şart koştuğunu ve bunun karşılığında indirimler sunduğunu iddia ediyor.
Ayrıca, üreticilerin diğer cam üreticilerinden aldıkları teklifleri Corning’e bildirmeleri ve Corning’in daha iyi bir fiyat sunmaması durumunda bu teklifleri kabul etmemeleri gerekiyor.
Corning’in ham cam işleyicileriyle yaptığı anlaşmalarda da benzer bir durum söz konusu. Bu anlaşmalar, işleyicilerin cam ihtiyaçlarını sadece Corning’den karşılamalarını ve Corning’in patentlerine itiraz etmemelerini öngörüyor.
Avrupa Komisyonu Rekabet Politikasından Sorumlu İcra Başkan Yardımcısı Margrethe Vestager, cep telefonu ekranlarını korumak için kullanılan camın üretiminde güçlü rekabetin düşük fiyatlar ve yüksek kaliteli cam sağlamak için çok önemli olduğunu vurguluyor.
Corning’in rekabeti engelleme girişimlerinin, tüketicileri daha ucuz ve daha dayanıklı camdan mahrum bırakabileceği belirtiliyor.

CORNING’İN PAZAR HAKİMİYETİ
Corning, Gorilla Glass ile akıllı telefon camı pazarında önemli bir konuma sahip. Apple ve Google gibi teknoloji devlerinin ürettiği birçok akıllı telefon modelinde Gorilla Glass kullanılıyor.
Corning’in pazar hakimiyeti ve rekabeti engelleme girişimleri, AB’nin dikkatini çekmiş durumda.
SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Avrupa Komisyonu, Corning hakkında kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturmanın ne kadar süreceği henüz belli değil.
Corning, AB rekabet kurallarını ihlal etmekten suçlu bulunursa, küresel gelirinin yüzde 10’una kadar para cezasına çarptırılabilir.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung’un Exynos 2500 işlemcisini ürettiği 3nm üretim sürecinde verimlilik oranının yüzde 20 seviyesinde olduğu bildiriliyor.
Bu, üretilen yongaların sadece yüzde 20’sinin Galaxy telefonlar gibi cihazlarda kullanılabilecek kalitede olduğu anlamına geliyor.
Samsung’un dökümhanesi, modern üst düzey mobil yonga setlerinin üretildiği ikinci nesil 3nm sürecinde henüz istenen verimliliğe ulaşamadı.
GALAXY S25 SERİSİNDE SNAPDRAGON İŞLEMCİ KULLANILABİLİR
Exynos 2500’deki üretim sorunları nedeniyle Samsung, Galaxy S25 serisinde Qualcomm’un Snapdragon 8 Elite işlemcisini kullanmak zorunda kalabilir.
Samsung’un, S25’in işlemci gücünü Exynos 2500 ve Snapdragon 8 Elite arasında bölüştürüp bölüştürmeyeceğine karar vermek için birkaç hafta daha zamanı olduğu belirtiliyor.
Ancak Exynos 2500’deki verimlilik sorunları çözülmezse, Samsung tüm Galaxy S25 modellerinde Snapdragon işlemci kullanabilir.

3nm üretim sürecindeki düşük verimlilik, Samsung için kötü bir haber. Şirket, milyonlarca satmayı hedeflediği Galaxy S25 serisi için yeterli sayıda Exynos 2500 üretmekte zorlanıyor.
Ayrıca, Qualcomm’un Snapdragon 8 Elite işlemcisini kullanmak, Samsung’un maliyetlerini artırabilir.
MEDIATEK DE GÜNDEMDE
Samsung, Galaxy S25 serisi için MediaTek’in Dimensity 9400 işlemcisini de değerlendirdi.
Ancak bu işlemcinin de yeterli verimliliği sağlayamayabileceği belirtiliyor. Dimensity 9400’ün, gelecek sonbaharda piyasaya sürülecek olan Galaxy S25 FE modelinde kullanılması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>STK TEMSİLCİLERİYLE BULUŞTU
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Rize’de yapımı süren Çamlıhemşin Tüneli’nde Işık Görme Töreni’nin ardından valilik, belediye ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Ziyaretler sonrası Bakan Uraloğlu, sivil toplum kuruluşları ile düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Uraloğlu, “Geçen hafta savunma sanayimizin gurur kaynağı kuruluşlarından biri olan TUSAŞ’a yapılan alçak saldırının tek sebebi budur. Ama bu tür saldırılar bizi yolumuzdan döndüremeyecek. İnadına daha çok çalışacağız, inadına daha çok üreteceğiz” dedi.
‘HAVACILIKTA ÇAĞ ATLADIK’
Son 22 yılda yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, “2002 yılından bu yana Türkiye’nin ulaşım ve iletişim altyapısına 277 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 6 bin 101 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, 29 bin 590 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Havacılıkta çağ atladık. İç hatlardaki aktif havalimanı sayımız 26 iken son olarak 10 Ağustos’ta hizmete açtığımız Çukurova Havalimanıyla 58’e yükselttik. 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken bugün 131 ülkede 347 noktaya ulaştık. Yıl sonunda 349’a bunu ulaştırmış olacağız. Ülkemizin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’yı da uzaya başarıyla fırlattık, test sürecine devam ediyoruz. Yüzde 81’i Türk mühendislerinin yaptığı bir uydudan bahsediyoruz. TÜRKSAT 6A uydusu Türk insanın ben bunu yapabilirim demesidir” diye konuştu.
‘İLK ETAPTA 600 KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAYACAĞIZ’
Lojistik merkezin ilk etapta 600 kişiye istihdam sağlayacağını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Hızla gelişen organize sanayi bölgesi ve yapım çalışmaları devam eden İyidere Lojistik Limanı’nın tamamlanmasıyla da Karadeniz’de önemli bir lojistik ve üretim merkezine dönüşen Rize’nin artan ulaşım ihtiyaçlarını yönelikte büyük projeler hayata geçiriyoruz. Yapımı devam eden İyidere Lojistik Limanı’nın da Rize’nin geleceğine vurulan bir mühür olduğunu düşünüyorum. Bu limanımız doğu Karadeniz bölgesi, Avrupa ve Orta Asya’ya açılan Kafkasya koridoru üzerindeki konumu ile stratejik öneme sahip. Kafkas ülkeleri ve orta doğu ülkeleri arasındaki potansiyel trafikten kaynaklanacak kombine taşımacılık zincirinin aktarma merkezi olacak. Bu özelliğiyle bölgenin ve ülkemizin deniz ticaretinden aldığı paya büyük katkı sağlayacaktır. Faaliyete girmesiyle ilk etapta 600 kişiye istihdam sağlayacağız. Zamanla bu istihdam sayısının daha da artacağını öngörüyoruz” ifadelerini kulandı.
Mehmet Can PEÇE/ RİZE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katılmak üzere Nevşehir’e geldi. Bakan Tekin ilk olarak Nevşehir Valiliğini ziyaret ederek Vali Ali Fidan’dan brifing aldı. Daha sonra İl Değerlendirme Toplantısı’na katılan Bakan Tekin, toplantı sonrası basın açıklaması yaptı. Bakan Tekin açıklamasında, “Genel anlamda baktığımızda Nevşehir ile ilgili rakamlarda aslında Türkiye’deki genel rakamlardan farklı değil. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan ilköğretim devrimi başlamadan önce yani 2002-2003 eğitim öğretim yılında Nevşehir’deki sınıf sayısı 2 bin 300 civarında. Şu an yatırım programımızda olanlar, inşaatı devam edenler hariç olmak üzere 3 bin 500’e yakın dersliğimiz var. Yani yüzde 50’ye yakın sınıf sayımız artmış durumda. Buradan da sınıf başına düşen öğrenci sayısı rakamlara yansımış durumda” dedi.
Bakan Tekin, “Birleşmiş Milletlerin son yayınladığı raporların bir tanesinde yaptığımız okullar gerek fiziki anlamda inşaat kalitesi anlamında, gerekse donatım malzemeleri itibarıyla dünya standartlarının üzerinde. Yeni yaptığımız okullarda bunu göreceksiniz. Fiziki yenilikleri hissetmek mümkün ama bir husus var ki o da şu an Türkiye’deki bütün okullarımız 65 binin üzerindeki okulumuzun tamamının içerisinde internet altyapısına kavuşturmuş durumdayız. Çocuklarımız; öğretmenlerimizin önderliğinde Türkiye’nin neresinde olursa olsun internet altyapısı olan, internet erişim hizmeti verdiğimiz okullarda tahtalar üzerinde internette dünyadaki bütün iyi uygulamaların içerisinde yer aldığı EBA platformumuzda, dünyanın en büyük eğitim bilişim platformlarından bir tanesi. Türkiye’nin neresinde olursa olsun bir öğretmenimiz internete bağlanıp akıllı tahtadan EBA’dan dünyanın neresinde iyi bir uygulama varsa, Türkiye’nin neresinde iyi bir uygulama sisteme yüklenmişse orada onlardan seçtiğinde öğretmenlerimiz öğrencilerine derslerini anlatabiliyorlar” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetin hikayesini anlatan tiyatro oyununu 20 milyon yakın öğrencinin izlediğini de sözlerine ekleyen Bakan Tekin, “Biz geçtiğimiz yıl dünya rekoru olarak kabul edilen bir iş yapmıştık. Dünyada ilk defa bir tiyatro oyununu bir stadyumda yaptık. 35 bin kişiye bir tiyatro oynattık. Tiyatro oyununu Milli Eğitim Bakanlığı olarak organize etmiştik ‘Cumhuriyete Doğru’. Yani Cumhuriyet’in 100. yılı için, Cumhuriyet’in hikayesini anlatan bir tiyatro oyunuydu. Bu yıl tiyatro oyununu sinemaya dönüştürdük. 20 milyona yakın öğrencimiz EBA üzerinden sınıflarında ‘Cumhuriyete Doğru’ tiyatro oyununu seyrettiler” diye konuştu.
Bakan Tekin daha sonra 15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesine geçerek bayrak törenine katıldı. Burada öğrencilere seslenen Bakan Tekin, “Sizler üniversiteye hazırlanıyorsunuz. ÖSYM’nin yaptığı sınavlar için öğretmenlerinizin ve ders kitaplarınız dışında hiçbir şeye ihtiyacınız yok” dedi. – NEVŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İskenderun İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçede polis ekiplerince yapılan trafik ve asayiş uygulama noktalarının cep telefonu üzerinden paylaşıldığının belirlenmesi üzerine çalışma başlattı.
Whatsapp üzerinde grup kurarak trafik uygulama noktalarının yerlerini bildiren mesajlar oluşturan ve grubu yöneten 13 kişi yakalandı.
“Suçluyu kayırma” ve “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla işlem yapılan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekin, çeşitli programlara katılmak için geldiği Nevşehir’de Valiliği ziyaret ederek Vali Ali Fidan ile görüştü.
Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Tekin, burada İl Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.
Basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlayan eğitim öğretim devrimi sürecinden önce 2002-2003 eğitim öğretim yılında Nevşehir’deki derslik sayısının 2 bin 300 civarında olduğunu, şu anda ise 3 bin 500’e yaklaştığını söyledi.
Yüzde 50’ye yakın derslik sayısında artış olduğunu belirten Tekin, “Bu rakam da derslik başına düşen öğrenci sayısı rakamlarına yansımış durumda. Şu an Türkiye genelinde olduğu gibi Nevşehir’de de uluslararası ortalamaları yakalamış durumdayız. Bu vesileyle süreci bu noktaya getirmemize yardımcı olan başta Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere iller özelinde de ildeki valilerimiz, milletvekillerimiz, sürece katkı veren herkese şükranlarımızı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tekin, Nevşehir’de 2002-2003 eğitim öğretim yılında 2 bin 800 öğretmen varken, şu an 5 bine ulaştıklarını aktararak, öğretmen başına düşen öğrenci sayısında da uluslararası göstergelerin birçoğunda ortalamanın üstünde olduklarına işaret etti.
Okulları, gerek fiziki, inşaat kalitesi anlamında gerekse donatım, malzeme itibarıyla dünya standartlarının üzerinde yaptıklarına dikkati çeken Tekin, şunları kaydetti:
“Fiziki yenilikleri hissetmek mümkün ama bir husus var ki Birleşmiş Milletlerin raporunda da ifade ettiği husus, o da şu, biz şu an Türkiye’deki bütün okullarımız, 65 binin üzerindeki okulumuzun tamamına yakını, internet altyapısına kavuşturulmuş durumda. Bu çok önemli bir şey ve yine bu okullarımızın büyük çoğunluğunda internet erişim hizmeti veriyoruz. 625 bin dersliğimizde de bu okullarımızın neredeyse tamamında, etkileşimli tahta dediğimiz akıllı tahtalar var.”
Tekin, öğretmenlerin Türkiye’nin neresinde olursa olsun internet altyapısı olan okullarda akıllı tahtalar üzerinden dünyadaki bütün iyi uygulamaların içerisinde yer aldığı EBA platformundan derslerini anlatabildiğini söyledi.
Bakan Tekin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftasında EBA’yı farklı bir işlev için kullandıklarını belirterek, Bakanlık olarak organize ettikleri “Cumhuriyete Doğru” tiyatro oyununu sinematografik yöntemle sinemaya dönüştürerek okullarda EBA üzerinden 20 milyona yakın öğrenciye izlettiklerini bildirdi.
Daha sonra 15 TemmuzAnadolu Lisesi’ne geçen Tekin, burada öğrencilere hitap etti.
Öğrencilere sınava çalışma konusunda tavsiyede bulunan Tekin, bayrak törenine katıldı.
Öğrencilerle fotoğraf çektiren Tekin, okul idarecileri ve öğretmenlerle toplantı yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Martı’nın, e-ulaşım lisansı ile ilgili açtığı dava sonuçlandı. İstanbul 7’nci İdare Mahkemesi, davaya ilişkin kararında İBB’nin e-ulaşım lisansı şartlarını sağlamış olmasına rağmen lisans vermekten kaçınamayacağına hükmetti. Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, “Martı TAG artık lisanslı şekilde e ulaşım hizmeti verecek, hayırlı olsun” dedi.
Martı, e-ulaşım lisansı ile ilgili 1 yıl önce dava açmıştı. Dava sonucunda ‘Martı’ya lisans verilmiş kabul edilmesi’ mahkemece karara bağlandı.
Dava sonucunu duyuran Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, “Saraçhane’de Martı’nın yüzüne kapanan kapılar mahkemede açıldı. İBB’nin 1 yıl boyunca sebepsiz yere bize vermediği e- Ulaşım Lisansı için dava açmıştık. İstanbul 7. İdare Mahkemesi ‘İBB’nin Martı’ya lisans vermemesi hukuka aykırıdır” dedi, Martı TAG artık lisanslı şekilde e ulaşım hizmeti verecek, hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Daha önce kurulan ve Tekirdağ, Çanakkale, Edirne ve Kırklareli sınırlarında bulunan 33 hız ihlal tespit sisteminin yanı sıra, Tekirdağ Süleymanpaşa ilçesi Çevre Yolu üzerinde Ramada Otel- Muratlı Kavşağı ve Muratlı Kavşağı- Beyazköy arasında iki yönlü olarak yeni hız koridorları eklendi. Marmaraereğlisi ilçesi İstanbul Yolu üzerinde ise Marmaraereğlisi BOTAŞ Kavşağı ile Silivri ilçesi arasında iki yönlü olarak ortalama hız tespiti yapılmaya başlandı.
EDS-PTS sistemleriyle denetimlere 1 Kasım 2024 itibariyle başlanırken, hız limitleri Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre düzenlenmiş durumda. Otomobiller için 110 kilometre, panelvanlar için 100 kilometre, motosikletler için 90 kilometre, otobüs ve minibüsler için 90 kilometre, kamyonlar için 85 kilometre, açık kasa kamyonetler için ise 85 kilometre olarak hız sınırları belirlendi. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Martı’dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul 7. İdare Mahkemesi, davaya ilişkin kararında İBB’nin keyfi davranamayacağına ve e-ulaşım lisansının şartlarını sağlamış olmasına rağmen lisans vermekten kaçınamayacağına hükmetti. Dava sonucunda “Martı’ya lisans verilmiş kabul edilmesi” mahkemece karara bağlandı.
Dava sonucunu “Müjde, kazandık” başlığıyla duyuran Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem, “Saraçhane’de Martı’nın yüzüne kapanan kapılar mahkemede açıldı. İBB’nin 1 yıl boyunca sebepsiz yere bize vermediği e- Ulaşım Lisansı için dava açmıştık. İstanbul 7. İdare Mahkemesi “İBB’nin Martı’ya lisans vermemesi hukuka aykırıdır. Martı TAG artık lisanslı şekilde e-ulaşım hizmeti verecek, hayırlı olsun” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SHENZHEN, 1 Kasım (Xinhua) — 2024 Çin Deniz Ekonomisi Fuarı Perşembe günü Çin’in güneyindeki Guangdong eyaletinin Shenzhen kentinde başladı. Fuar, ülkenin denizcilik alanındaki ekonomik gelişimini ve bilimsel ve teknolojik yeniliklerini kapsamlı bir şekilde ortaya koymayı amaçlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Yeni Nesil Optik Ağlar (NGON) etkinliğiyle birlikte gerçekleştirilen Network X’te, dijital iletişim dünyasındaki son gelişmeler ele alındı. 25 ülkeden 50’den fazla şirket temsilcisinin katıldığı ödül programında, Turkcell’in yenilikçi çözümleri ve güçlü altyapısı ödüle layık görüldü.
Turkcell’in ödül kazanmasındaki önemli etkenler arasında, şirketin sahip olduğu güçlü şebeke altyapısı öne çıkarken bu altyapı, şirketin müşterilerine sunduğu yüksek servis kalitesi ve kesintisiz bağlantı hizmetinin de temelini oluşturuyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Vehbi Çağrı Güngör, aldıkları ödülün, şirketin yeniliğe olan bağlılığının ve müşterilerine en iyi hizmeti sunma hedeflerinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.
Güngör, “Sürekli gelişim ve yenilik, her zaman projelerimizin temel taşlarını oluşturuyor. Ülkemizde teknoloji ve dijitalleşme alanındaki öncü uygulamaları, bu yenilikçi bakışla hayata geçiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sadece yenilikçi teknolojilere yatırım yapmakla kalmayan Turkcell, aynı zamanda operasyonlarını daha verimli hale getirmek için şebeke altyapısıyla ilgili otomasyon süreçlerini de yenilikçi adımlarla güçlendiriyor. Böylece Turkcell, şebekede daha hızlı müdahale ve çözüm süreçleriyle müşteri memnuniyetini üst seviyeye çıkarıyor. Otomasyon süreçleri sayesinde operasyonel maliyetler azaltılırken, müşterilere kesintisiz hizmet sunulması sağlanıyor.
Yeni nesil teknolojilerle ilgili çalışmalarına devam eden Turkcell, kuantum teknolojileriyle desteklenen güvenli veri iletim yöntemlerinin testlerini ve AR-GE çalışmalarını da sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, ehliyet sınavında kopya çekmek amacıyla kullanılan çeşitli cihazlar ele geçirildi. Sınava giren H.B.’nin üst aramasında internet üzerinden bağlantı kurabilen 1 mobil WiFi cihazı, 1 casus kulaklık, 1 düğme şeklinde gizlenmiş kamera ve sim kart entegre edilmiş kredi kartı görünümünde bir cihaz bulundu. Söz konusu düzeneklerin sınav sırasında kopya çekmeye yönelik olarak özel olarak hazırlandığı belirtildi. H.B. hakkında ‘Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’a göre adli işlem başlatıldı. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde yaşanan dijital güvenlik ihlalleri, kullanıcıların hesap güvenliğini sorgulatmaya başladı. Sosyal medyada gündem olan bir dizi siber güvenlik vakasında, özel bir bankanın müşterileri, hesaplarının ele geçirildiğini, izinsiz kredi çekildiğini ve büyük miktarlarda para transferi yapıldığını iddia etti. Bu vakaların giderek artması, bireylerin ve kurumların siber güvenlik konusundaki zafiyetlerine ışık tutuyor.
“Sosyal mühendislik tehditleri ciddi boyutlara ulaştı”
Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram, özellikle sosyal mühendislik yöntemleriyle yapılan dolandırıcılıklara dikkat çekti. Bayram, “Dolandırıcılar, kullanıcıları hedef alarak güvenlik açıklarını kolayca suistimal edebiliyorlar. Sahte müşteri hizmetleri ya da resmi gibi görünen sahte siteler, kullanıcıların kişisel verilerini ele geçirmek için kullanılıyor. Bu nedenle, bireylerin dikkatli olmaları ve özellikle bankacılık işlemlerinde çift aşamalı doğrulama gibi güvenlik önlemlerini mutlaka kullanmaları gerekiyor” dedi.
Bayram, “Sızan bu tür kritik veriler, kimlik avı saldırılarının önünü açabilir. Bu bilgilerle dolandırıcılar daha gerçekçi sosyal mühendislik taktikleri geliştirip kullanıcıları tuzağa çekebilirler” diyerek konuya dikkat çekti. Bayram, bu tür verilerin ele geçirilmesinin, banka dolandırıcılıkları ve sahte kredi başvuruları ya da hesap açma gibi vakalara zemin hazırladığını da ifade etti.
Kullanıcıların dijital güvenlik için alabileceği önlemler
Barış Bayram, dijital güvenlikte kullanıcıların kendi önlemlerini almasının da büyük önem taşıdığını belirterek, güvenli bir dijital deneyim için şu adımları önerdi:
“Çift aşamalı doğrulama; banka gibi platformlarda çift aşamalı doğrulama, hesap güvenliğini önemli ölçüde artırır. Şifre güvenliği; güçlü ve benzersiz şifreler oluşturulmalı, aynı şifre birden fazla platformda kullanılmamalı. Resmi kaynaklardan işlem; e-postalar veya mesajlar yerine doğrudan resmi sitelerden işlem yapılmalı. Sahte çağrılara karşı uyanık olmak; banka veya kamu kurumu gibi davranarak yapılan sahte çağrılara dikkat edilmeli, kişisel bilgi paylaşılmamalı. Kişisel bilgileri korumak; sosyal medya gibi platformlarda fazla kişisel bilgi paylaşmamak, dolandırıcıların işini zorlaştırır.” – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şubesi ekipleri, motorlu taşıtlar sürücü belgesi e-sınav merkezinde sınava girecek H.B’nin üzerinde kopya düzeneği bulunduğunu fark etti.
Gözaltına alınan şüphelinin üzerinde, internete bağlantı sağlanan mobil wi-fi cihazı, casus kulaklık, düğme şeklinde kamera, içerisine sim kart entegre edilmiş kredi kartı görünümlü kartlık ele geçirildi.
H.B. hakkında “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’a muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
malzemesinden ilham alarak oluşturduğu eser, katılımcıların beğenisine sunuldu.
Serginin açılışında ayrıca, Hazal Haznedaroğlu ve mimar Sedat Bayrak’ın katıldığı, Yağız Genç moderatörlüğünde gerçekleşen “Design You Can Feel Zen Talk” adlı bir söyleşi düzenlendi. Bu keyifli sohbet sırasında, ASUS Zenbook’un tasarım detayları ve sanatçı ile mimarın iş birliği sürecinde ilham aldıkları unsurlar masaya yatırıldı.

Sanat ve teknolojiyi birleştiren bu sergiyi 8 Kasım’a kadar Büyükdere35’te ziyaret edebilir, Zenbook’un yenilikçi tasarımı ile Hazal Haznedaroğlu’nun sanatsal vizyonunu bir arada görülebilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vodafone’un 15 ülkedeki müşterilerinin yanı sıra dünya çapında 45 pazardaki iş ortaklarına depolama, güvenlik ve yapay zeka desteği sunacak anlaşma kapsamında, Google, işgücü verimliliğini artırmak için Vodafone’un sabit ve mobil bağlantı hizmetlerini kullanacak.
Anlaşmaya göre Vodafone, Avrupa’daki hızlı 5G ağı üzerinden Google’ın yapay zeka destekli Pixel cihazlarına daha fazla erişilmesini sağlayacak ve Android ekosistemini desteklemeye devam edecek. Cihazlarında Google Cloud’un üretken yapay zekasını kullanan Vodafone TV, geliştirilmiş içerik arama ve öneriler sunma işlemlerini daha da kişiselleştirilmiş ve ilgi çekici hale getirmeyi hedefliyor. Ayrıca, gelecekte Google Ad Manager ile reklamcılık deneyimleri sunulması da planlanıyor.
REKLAM
İş ortakları, Vodafone’un 2025 yılına kadar belirli bölgelerde devreye alacağı Gemini Advanced’i de içeren Google One AI Premium abonelik planları da önerecek. Vodafone, mevcut özel veri havuzunu kullanarak Google Cloud ile ortaklığını genişletecek.
Şirket, müşterilerine yeni hizmetleri ve yenilikleri hızla sunmak için Google Cloud’un Vertex AI adlı kullanıma hazır kurumsal yapay zeka platformunu kullanacak. Vodafone ayrıca siber güvenlik, veri analitiği ve yapay zeka dahil olmak üzere, Google Cloud’un Güvenlik Operasyonları platformundan yararlanarak kurumsal müşterilerine yönelik yeni bir bulut tabanlı güvenlik hizmetleri dağıtma ve geliştirme taahhüdünü de güçlendirecek.
YAPAY ZEKA DESTEĞİYLE YENİ MÜŞTERİ DENEYİMLERİ
Tüketicilerin yapay zeka ve bulut tabanlı uygulamalar da dahil olmak üzere en yeni donanım ve dijital teknolojilerden yararlanmasını desteklemek, Vodafone ve Google işbirliğinin temel odak noktalarından birini oluşturuyor. Bu sayede Vodafone ve Google, hem mağazalarda hem de çevrim içi sunulan ve yapay zeka desteğiyle yeni müşteri deneyimleri yaşatacak ürün ve hizmet yelpazesini geliştirip çeşitlendirmek için birlikte çalışacak. Bir dizi Pixel cihazı ve Android tabanlı farklı cihazlar tanıtacak olan işbirliği çerçevesinde Vodafone, YouTube aboneliğine dayalı ürünleri, depolama planlarını, AI Premium planlarını ve Google One abonelik planlarını tüketicilerle buluşturacak.
REKLAM
Vodafone ve Google, ek içerikleri keşfetme özellikleri, ödül ve teklif hizmetleri sağlamak için Google Cloud’un gelişmiş üretken yapay zeka yetenekleriyle donatılan Vodafone TV’yi geliştirmek için birlikte çalışacak, daha etkin reklam deneyimi için Google Ad Manager ile içeriklerden para kazanma imkanı sunmayı destekleyecek. İki teknoloji devi ayrıca, Vodafone TV cihazlarına daha iyi entegre edilmiş YouTube deneyimini de önümüzdeki dönemde kullanıcılarına sunacak.
İki teknoloji devi de endüstriyel verimlilik için ölçek ekonomilerini teşvik etmek, inovasyonu artırmak ve kamu hizmetlerini geniş ölçekte iyileştirmek için çevrim içi ortamda güvenlik, sorumlu yapay zeka geliştirme, ağ performansı iyileştirme ve birlikte çalışabilirlik gibi alanlarda evrensel endüstri standartlarının benimsenmesini teşvik edecek. İşbirliği sayesinde Vodafone, yapay zeka destekli bulut hizmetlerini, içerikleri ve bağlantı yeniliklerini daha fazla kullanıcıya ulaştıracak.
Tüm Avrupa’daki hızlı 5G şebekesiyle birlikte yapay zeka destekli Google Pixel cihazlar ve diğer Android telefonlardan oluşan daha geniş bir ürün yelpazesi aracılığıyla tüketicilerin, yapay zekanın gücünü deneyimlemesini daha kolay hale getirmeyi amaçlayan Vodafone, geliştirilmiş çevrim içi kılavuzlar, özelleştirilmiş mağaza içi deneyimler ve güncel eğitim almış mağaza çalışanlarıyla müşterilerin yapay zeka özellikleri hakkında bilgi edinmesine yardımcı olacak.
Vodafone ve Google bununla beraber, Vodafone TV müşterilerine kişiselleştirilmiş TV içerikleri, uygulamalar ve ödüller sunmak için yapay zeka tarafından oluşturulan içerik arama ve önerilerde bulunma çözümleri geliştirecek. Böylece Vodafone’un şu anda yedi ülkede kullanılan ve 2023 yılında Android TV’yi benimseyen Vodafone TV ürünü, daha fazla tercih edilen bir platform haline gelecek.
Google ve Vodafone ortaklığı bunun yanında Vodafone abonelerine bulut tabanlı gelişmiş yapay zeka yetenekleriyle oluşturulmuş bir dizi hizmet sunmayı da hedefliyor. Bu hizmetler arasında Google One’da fotoğraf, video ve dosya depolama ile Google’ın en yetenekli yapay zeka modellerinin ekstra gücünü isteyenler için Gemini Advanced ile Google One AI Premium’un yer alması beklenirken, abonelik tabanlı YouTube hizmetlerinin daha fazla Vodafone müşterisine sunulması için de çalışmalar yapıyor. Bu hizmetlerin tümü, Vodafone’un belirli bölgedeki güçlü sabit ve mobil ağlarıyla desteklenecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BMC Power’ın Ankara fabrikasındaki montaj hattında üretimleri tamamlanan; 1500 Beygir güce sahip BATU, 1000 Beygir güce sahip UTKU güç grubuna ait transmisyon ve motorlar geliştirme testlerinin devam ettiği Sakarya’nın Arifiye ilçesindeki test merkezine sevk edildi.

Bu sevkiyatta envantere girmiş ilk yerli motor TUNA’dan 2 adedi de birlik ve fabrika seviyesi bakım eğitimlerinde kullanılmak için Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilmek üzere BMC Otomotiv’in İzmir fabrikasına gönderildi.
REKLAM
BMC Power’ın üretim için yeni makine kurulumlarının ve ofis alanı inşaatının devam ettiği Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (HAB) bulunan yerleşkesinde şu an itibarıyla farklı bölümlerden 100’ün üzerinde personel çalışmaya başlamış bulunuyor.

Projelerin güç ve aktarma teknolojilerini Türk mühendisliğiyle üreten BMC Power, Türkiye’nin küresel savunma sanayindeki rekabet gücünü de artırmayı hedefliyor.
2023 yılının Nisan ayında temeli atılan BMC Power’ın Ankara’daki üretim kompleksinde ilk üretime başlanırken, tüm üretim tesislerinin devreye alınmasının da 2024 yılı sonunda gerçekleşmesi planlanıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zuckerberg’in net servetinin 200 milyar doları aşması, Perşembe öğleden sonra itibarıyla yüzde 1,4 artışla 580,80 dolardan işlem gören Meta hissesindeki yükselişin ardından gerçekleşti.
SERVETİ 1 YILDA 78,1 MİLYAR DOLAR ARTTI
Zuckerberg’in net serveti Meta’nın hisse fiyatının yüzde 6 yükseldiği Ağustos ayının başından bu yana 22 milyar dolardan fazla arttı. Meta hisseleri 2024’ün başından bu yana yüzde 67 artarken, merkezi California’nın Menlo Park kentinde bulunan şirkette yüzde 13 hisseye sahip olan Zuckerberg’in serveti bu yıl şimdiye kadar 78,1 milyar dolar arttı.
Facebook’un kurucusu Zuckerberg’in metaverse’e olan bahsi ilk başta büyük bir hayal kırıklığı gibi görünse de özellikle son aylarda karşılığını aldı ve Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne göre net servetini 206,2 milyar dolarlık yüksek bir seviyeye taşıdı.
Kaynak: Bloomberg Billionaires IndexTEK RAKİBİ ELON MUSK
Bu da Zuckerberg’i, Amazon kurucusu Jeff Bezos’un önüne geçirdi. Zuckerberg’in önündeki tek isim ise 256 milyar dolarlık serveti ile Tesla ve X’in sahibi Elon Musk.
Meta hisseleri, ikinci çeyrekte beklenenden daha iyi satışlar bildirmesi ve AI sohbet robotlarını güçlendiren dil modellerine geçişini duyurmasından bu yana yüzde 23 arttı. Hisse senedi Perşembe günü 582,77 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesinde kapandı.

* Haberin görselleri Associated Press’ten servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasından önemli satır başları:
-Hepiniz TEKNOFEST Adana’ya hoş geldiniz.
-Biz Çukurova Havalimanı’nı açtığımızda birileri algı çalışması yürüttüler, siyasi ahlaka sığmayan bir sürü iddiayı gündeme taşıdılar. İddiaların gerçek olmadığı ortaya çıktı.
-Şakirpaşa ne olacak diye endişelenen Adanalı gençlerimize sesleniyorum. Şakirpaşa daha hayati görevler inşa edecek. TEKNOFEST sadece bir başlangıç. Burayı önemine uygun bir şekilde kullanmaya devam edeceğiz.
-Katıldıkları yarışmalarda ödül alan tüm gençlerimizi yürekten kutuluyorum. Bizim gönlümüzde Çukurova’nın çok farklı bir yeri var. Adana’nın kalbimizde farklı bir yeri var.
REKLAM
-Bugün hepimizi gururlandıran TEKNOFEST’e ulaşmak asla kolay değildi. 22 yılda elde ettiğimiz hiçbir kazanım bize altın tepside sunulmadı. İçeriden ve dışarıdan ihanetlere uğradık. Neyi başardıysak bileğimizin gücüyle, alnımızın teriyle başardık. Dün bize parasıyla savunma sanayii ürünü vermeyen ülkelere artık ihracat yapar hale geldik.
-Canını dişine takanlardan biri de Özdemir Bayraktar’dı. İHA’larda çığır açan birisiydi. Baykar’ın hayata geçirdiği pek çok projenin fikir babasıydı. Durumdan vazife çıkaran idealist bir insandı. Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.
-Gençler, sizler Türkiye’nin aydınlık yarınlarısınız. Cumhurbaşkanı olarak sizlerden isteğim hedeflerinize doğru yürümekten asla vazgeçmeyin. Yapamazsınız diyen felaket tellallarına kulak asmayın.
-Son 22 yılda sizinle hayalleriniz arasına girebilecek birçok engeli kaldırdık. Milli gelirde tarihimizde ilk kez 1.1 trilyon dolar sınırını aştık. Nereden nereye… Savunma sanayiinde yerli ve milli üretimin payını yüzde 80’lere çıkardık. İnsansız Hava araçlarında dünyanın ilk 3 ülkesi arasındayız. Araştırma-Geliştirme merkezi sayımızı sıfırdan 1328’e çıkardık. Buralarda 66 bin 250 projeyi tamamladık, 14 bin 634 proje ise devam ediyor. 22 yıl önce sadece 2 teknopark vardı, bugün 104 teknoparkımız var. Tasarım merkezimiz yokken, bugün 332 tane tasarım merkezine sahibiz. Buralarda da 13 bin 101 proje tamamlandı, 2 bin 262 proje devam ediyor. Daha bunlar gibi saymaya kalksak saatler alacak güçlü bir altyapıyı son 22 yıl içerisinde ülkemize kazandırdık.
-Bölgemizde son yılların en sancılı dönemi yaşanıyor. Katliamları içimiz kan ağlayarak takip ediyoruz. Gazze’de 50 bin kardeşimiz vahşice siyonist İsrail tarafından katledildi. Şehirler enkaz yığınına döndü. İsrail Hamas bahanesiyle önce Gazze’yi işgal etti şimdi de Hizbullah bahanesiyle Lübnan’da kan döküyor.
-Ateşi tüm bölgeye yaymak için her yola başvuruyorlar. Uluslararası hukuk rafa kaldırılmış durumda.
-Kundaktaki bebekleri öldürmekten zevk alan bir cinnet haliyle karşı karşıyayız.
-Sinsi bir plan ortaya konuşmuştur. Vadedilmiş toprakların en olduğunu gayet iyi biliriz. Biz sahadaki gelişmeleri anbean takip ediyoruz.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KRİPTO para piyasalarının yükseliş eğilimiyle tanıdığı ve bu sebeple ‘Uptober’ olarak adlandırdığı ekim ayı, Ortadoğu’da artan tansiyonla hareketli başladı. 7 Ekim haftası itibarıyla Asya piyasalarındaki işlemlerin desteğiyle 64 bin dolara yaklaştı. Öte yandan tarihsel veriler, Bitcoin’in geçtiğimiz dokuz yılda ekim aylarında ortalama yüzde 22,9 kazanç elde ettiğini gösterdi.
Piyasadaki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Gate.TR CEO’su Kafkas Sönmez ise “Tarihsel veriler her zaman geçerli ve tutarlı olmasa da dijital varlıkların fiyat hareketlerine dair öngörüde bulunmak için sıkça başvurulan kaynaklardan. Eylül ayının sonunda ve ekim ayının başında 66 bin dolar seviyelerini yeniden test eden Bitcoin, geride bıraktığımız ayı tarihsel verilere meydan okuyarak geçirdi. Piyasa, ekim ayından da umutlu” dedi.
‘ÇİN’DEN KAPSAMLI BİR TEŞVİK PAKETİ GELDİ’
ABD’den gelen son makro verilerin Fed’in yumuşak iniş senaryosuyla örtüştüğüne dikkat çeken Sönmez, “Küresel piyasalar Fed’in 50 baz puanlık indiriminin etkisini ve sonraki adımlarını konuşurken, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin’den kapsamlı bir teşvik paketi geldi. Çin hükümetinin ekonomiyi canlandırmak için sağlayacağı finansman ve genişleyici tedbirler, Asya piyasalarında yükselişi de beraberinde getirdi. Bu gelişmeler geçtiğimiz haftalarda spot Bitcoin ETF’lere yönelik net pozitif nakit akışlarını en az sekiz gün boyunca kesintisiz kıldı. Kripto yatırımcılarında oluşan yükselişi kaçırma hissi, savaş ve geniş ölçekli çatışma riskleriyle kesintiye uğrasa da kaldığı yerden devam edeceğine dair potansiyeli ortaya koydu. QCP Capital tarafından hazırlanan bir raporda, tarihsel verilerden hareketle Bitcoin’in bu ay içinde 78 bin doların üzerine çıkarak yeni tüm zamanların en yüksek seviyesini kaydedebileceği öngörülüyor” diye konuştu.
‘GOLDMAN SACHS S&P 500 TAHMİNİNİ GÜNCELLEDİ’
Ortadoğu’da artan gerilimin Bitcoin’in mevcut korelasyonlarına ilişkin trendleri de bir kez daha teyit ettiğini belirten Sönmez, ” İran’ın İsrail’e yönelik füze saldırısına başladığı gün altının, petrolün arttığını; Bitcoin başta olmak üzere kripto para birimlerinin de ABD endeksleriyle beraber sert satışlar yaşadığını gördük. Standard Chartered analistleri, Bitcoin’in jeopolitik gerilimlerde hisse senetleri gibi riskli varlıklara benzer şekilde davrandığını, en değerli kripto para biriminin ancak parasal ve geleneksel finansla ilgili krizlerde ‘güvenli liman ‘vazifesi üstlenebileceğini yazdı. Bu açıdan bakıldığında da haberler Bitcoin için iyi, zira dünyanın en büyük yatırım bankalarından Goldman Sachs, ABD istihdam verisinin hemen ardından referans endeks S&P 500 için yıl sonu tahminini 5.600’den 6.000’e çekti. Küresel piyasalar makroekonomik ortamın iyileşme sinyalleri gösterdiğinden, bölgesel risklerin mevcut ölçeğini koruduğu müddetçe piyasa tarafından daha az panikle fiyatlanacağından emin hareket ediyor” ifadelerini kullandı.
‘YAPAY ZEKA TOKEN’LARINA DİKKAT’
7 Ekim haftasının ABD ve dolayısıyla küresel piyasalar açısından birkaç faktör sebebiyle kritik olduğunu söyleyen Sönmez, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:
“Ortadoğu paniğinin azalmasını takiben yükselişlerin yapay zeka token’ları ve memecoin’leri de kapsadığını akılda tutmak gerekiyor. Yapay zeka denince akla ilk gelen iki şirketten biri olan OpenAI geçtiğimiz haftalarda bugüne kadarki en büyük girişim sermayesi yatırım turunu tamamladı. 7 Ekim haftasında yapay zekanın lideri konumundaki Nvidia’nın üç güne yayılan bir etkinliği var. Ayrıca Muhteşem Yedili içindeki Tesla’nın bir yapay zeka şirketi olma iddiasını kanıtlama fırsatı bulacağı We Robot lansmanı yine bu hafta. Bitcoin, son dönemde ABD hisse senetleriyle uyumlu hareket ediyorsa, bu trendin sürmesini beklemek ve bu varlıkların hareketine göre pozisyon almak kritik olabilir. Sermaye Piyasası Kurulu’nun Faaliyette Bulunanlar Listesi’nde yer alan ve Türkiye’de lisanslı bir dijital varlık hizmet sağlayıcı olmak için tüm koşulları bir bir yerine getiren Gate.TR, yatırımcıların tüm trendlere en hızlı şekilde katılım sağlayabilmesi için piyasayı yakından takip etmeyi sürdürüyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde açılışı gerçekleştirilecek olan fuarda, gıda, tarım, hayvancılık, teknoloji ve yöresel ürünler ön plana çıkacak. Üreticilere, girişimcilere, sektör temsilcilerine ve çiftçilere önemli katkılar sunması hedeflenen fuarın Elazığ’ın tarım ve hayvancılık potansiyelini de desteklemesi bekleniyor. Elazığ Belediyesi’nin düzenlediği ve Elazığ Valiliği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası ile Elazığ Ticaret Borsası gibi birçok kurum ve STK’nın paydaşı olduğu 4. Elazığ Tarım Fuarı’nda; son teknoloji ürünü tarım aletleri, zirai ilaçlar, tohumlar, traktörler, hayvansal üretim makineleri ve sulama sistemleri gibi ürünlerin sergilenmesi planlanıyor. Ulusal çapta 100’ün üzerinde önemli üretici firmanın iştirak edeceği fuar, 9-13 Ekim tarihlerinde 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık olacak. Mandıra Filozofu adlı film serisi ile tanınan Müfit Can Saçıntı’nın da ziyaretçilerle buluşacağı fuara, Elazığ’ın yanı sıra bölge illerden de katılımın olması bekleniyor.
Öte yandan fuarda, üreticilerin tarımsal faaliyetlerini güçlendirmeleri adına eğitim seminerleri de verilecek. 12 Ekim Cumartesi günü Kamu Araştırmaları Vakfı Tarım ve Gıda Direktörü Dr. Nevzat Birişik tarafından, Türkiye ve dünya tarımında riskler, fırsatlar ve yatırım trendleri, Kamu Araştırmalar Vakfı Tarım ve Gıda Direktörü Dr. Turan Karahan tarafından da ülkemizde tarımda uygulanan desteklemeler ve üretim üzerindeki etkileri konulu seminerler düzenlenecek.
Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan açıklamada vatandaşlar, Elazığ’ın tarım ve hayvancılık potansiyeline önemli katkılar sunacak olan 4. Elazığ Tarım Fuarına davet edildi. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, pazaryeri özelliğiyle yenilenen Boyner Online, alanının önde gelen markalarının seçkileriyle alışveriş deneyimi sunuyor.
Yeni Boyner Online’da yapay zeka destekli “Akıllı ürün sıralama”, “Akıllı Yorum Özetleri”, “Ürün İçerik Oluşturucu” gibi uygulamalar öne çıkıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Boyner Büyük Mağazacılık Üst Yöneticisi (CEO) Eren Çamurdan, yenilenen Boyner Online’ın kategori ve marka çeşitliliğine dikkati çekerek, fiziksel ve dijitalin iç içe geçtiği “omnikanal” (çok kanallı) stratejisiyle deneyimi odaklarına alarak müşterilerinin hayatına dokunduklarını belirtti.
Yeni adımlar attıkları dönüşüm ve büyüme yolculuğunun önemli mihenk taşlarından birinin çevrim içi kanallar olduğunu aktaran Çamurdan, “Yenilenen yüzü, deneyimi, ürün ve marka karması ile moda ve yaşam tarzının yeni destinasyonu olarak konumlandırdığımız yeni Boyner Online’ı geçtiğimiz sene müşterilerimizle buluşturduk. Ziyaretçilerimiz yeni Boyner Online’da yüzde 35 daha fazla vakit geçiriyor. Boyner Online satışlarımızın toplam satış kanallarımız içindeki payı yüzde 27’ye ulaştı. 2024 sonunda ise yüzde 30’u aşacağını öngörüyoruz. Bu oran omni perakendecilikte Türkiye’de ve dünyada gördüğümüz oranların çok üstünde. ifadelerini kullandı.
Çamurdan, Boyner Online’ın halihazırda pazaryeri özelliğiyle hazır giyim, moda ve yaşam tarzı alanında fark yaratan önemli bir oyuncu olarak sektörde yerini aldığına işaret ederek, ziyaretçilerimize 27 yeni kategoride, 130’un üstünde yeni ürün yelpazesi ve 1200’den fazla markayla Boyner filtresinden geçmiş özel bir seçki ve alışveriş deneyimi sunduklarını kaydetti.
43 ilde 123 mağazaları bulunduğu bilgisini paylaşan Çamurdan, “90 dakikada teslimat, siparişte ödeme zorunluluğunu ortadan kaldıran ve teslimatta deneme yapma imkanı sunan BOYNER NOW ve tüm Türkiye’ye ulaşan Boyner Online ile hazır giyim, moda ve yaşam tarzı alanında Türkiye’nin en sevilen alışveriş destinasyonu olma yolunda adımlarımıza devam edeceğiz.” açıklamasını yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 2024-2025 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Törenine katıldı.
Yeni akademik yılın açılışı vesilesiyle katılımcıları Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin Evine, bu gazi mekana hepiniz hoş geldiniz. Yükseköğretim Kurulumuzun 2024 Üstün Başarı Ödüllerini tevdi edeceğimiz bilim insanlarımız ve üniversitelerimizi tebrik ediyorum. Akademik yıl dönemi boyunca değerli hocalarımıza ve gençlerimize üstün başarılar diliyorum. Burada öncelikle bir hususa dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bizler dünyanın ilk eğitim merkezlerinin neşet ettiği, medeniyetler beşiği olan Anadolu coğrafyasının bin yıllık sakinleriyiz. Ecdadımız, kurduğu eğitim müesseseleriyle, yetiştirdiği ilim erbabıyla tarihin her dönemine ışık tutmuş; akla, bilime ve teknolojiye yön vermiştir. Örneğin Nizamülmülk tarafından ilk olarak Bağdat’ta yaptırılan Nizamiye Medresesi, bugünkü manada kurulan ilk resmi eğitim yuvasıdır.” dedi.
Daha sonra Semerkant, Buhara, Kahire ve Kayrevan başta olmak üzere coğrafyanın her yanında benzer eğitim merkezlerinin inşa edildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Endülüs’te, İspanya sınırları içerisinde kalan Kurtuba’daki medreselerde Müslüman öğrencilerle birlikte Hristiyan öğrenciler de eğitim almıştır. Evet, Avrupa’yı karanlıktan aydınlığa çıkaran Endülüs’tür. Tarihteki diğer devletlerimiz gibi Osmanlı’ya da altın çağını yaşatan işte bu tasavvurdur. Söğüt’teki beylikten cihan imparatorluğuna giden yolun mihmandarlığını böyle alimler ile alimlere karşı hürmetkar sultanlar yapmıştır. Benzer örnekler tarihteki diğer büyük devletler için de geçerlidir. Şunun bir defa hepimiz farkındayız: İlme, araştırmaya, bilime, düşünceye ve ilim erbabına verilen değer ne kadar büyükse, bir ülkenin istikbali o kadar aydınlıktır. Bir millet insanlığın ortak bilgi birikimine katkıları oranında güçlüdür. Bilgiyi üreten, işleyen, geliştiren, yayılmasını sağlayan merkezler ise hiç şüphesiz üniversitelerdir” diye konuştu.
Akademinin sadece bilgi aktarım yeri değil, aynı zamanda bir ülkenin ihtiyacı olan tüm fikri temellendirmelerin zemini olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ” Bununla birlikte akademi bir ülkenin ihtiyacı olan pozitif ve sosyal bilimlerin can damarıdır. Bu anlayışla, milletin teveccühüyle ülkeyi yönetme görevini devraldığımız günden beri gündemimizin en başına eğitimi yerleştirdik. Okul öncesinden başlayarak yüksek öğrenime kadar her aşamada Türk eğitim sisteminin iyileştirilmesini temel önceliğimiz olarak belirledik. Çok geniş bir yelpazede, bugün geriye doğru baktığımızda “imkansız görünen” nice düzenlemeyi kararlılıkla hayata geçirdik. 2002 yılında 76 olan yükseköğretim kurumu sayısı bugün itibarıyla 208’e ulaştı. Yine bu dönemde öğrenci sayısı 2 milyondan 7 milyonun üzerine çıktı. Hem kuruldukları şehrin mirasını evrensel değerlerle buluştursunlar, hem de gençlerimize fırsat eşitliğini sağlasınlar diye her ilimize bir üniversite kurduk” dedi.
“Üniversitelerimizin yaygınlaşmasıyla birlikte okullaşma oranı da arttı”
Şu anda, 81 vilayetin hepsinde üniversite olduğunu, İstanbul, Ankara, İzmir dışındaki illerinde de üniversite sayılarının ihtiyaca göre 2’ye, 3’e, 4’e yükseldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Yükseköğretim bütçesini 2002 yılında 2,4 milyar liradan, 2024 yılında 341 milyar liraya getirdik. Üniversitelerimizin yaygınlaşmasıyla birlikte okullaşma oranı da arttı.2003 yılında yüzde 15 olan yükseköğretimde net okullaşma oranı, yüzde 50’ye ulaştı. Kadınlarda yükseköğretimdeki net okullaşma oranının yüzde 14 iken, bugün bu oran yüzde 51’i buldu. Göreve geldiğimizde 64 bin civarında olan öğretim elemanı sayısı bugün 185 bine çıktı” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin öğretim elemanı sayısı bakımından OECD ülkeleri içinde 8’inci sıraya yükseldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üniversitelerimizdeki kadın öğretim elemanı oranı ise yüzde 46,5’la OECD ortalamasının 1 puan üzerindedir. Burada şunu da memnuniyetle vurgulamak durumundayım: Sayısal artış, bilimsel araştırmalara da olumlu yansımıştır” diye konuştu.
Türkiye’nin, bilimsel yayın bakımından 29’uncu sıradayken, bugün 17’nci sıraya yükseldiği bilgisini paylaşan Erdoğan, “Bu artış oranı elbette önemlidir, ama her zaman söylediğimiz gibi, yeterli değildir. Türk üniversitelerine yakışan, kısa vadede bilimsel yayınlarda ülkemizin ilk 10 arasına girmesini sağlamaktır. İnşallah sizlerin de gayretleriyle bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum. Cuma günü TEKNOFEST Adana’da gördüğümüz manzara, bu noktada bizlerin umutlarını daha da artırdı. 50 farklı kategoride 790 binden fazla takımın ve 1 milyon 650 binden fazla yarışmacının başvurduğu etkinlikte gençlerimizin ufkuna, heyecanına, azmine ve vizyonuna bir kez daha yakından şahitlik ettik” dedi.
Üniversitelerden teknoloji, fikir ve teori üretmede, kavram üretmede, insanlığın ortak mirasını geliştiren bilimsel tezler üretmede kalitelerini göstermelerini beklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte, hükümet olarak her daim sizlerin yanında olacağımızı burada tekraren ifade etmek istiyorum. Üniversitelerde yaşanan değişimin bir diğer boyutu yabancı öğrencilerdir. 2002 yılında yaklaşık 16 bin olan uluslararası öğrenci sayımız, bu yıl 340 bini geçti. Bugün 198 farklı ülkeden gelen misafir öğrenciler, Türk üniversitelerinde eğitim görüyor” diye konuştu.
“Türkiye ekonomisine yıllık katkısı 3 milyar doları buldu”
Faşist çevrelerin propagandalarının tam aksine bu öğrencilerin neredeyse tamamının Türkiye’de kendi imkanlarıyla okumakta, ücretlerini kendilerinin ödemekte olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Misafir öğrencilerin Türkiye ekonomisine yıllık katkısı 3 milyar doları buldu. 2010’ların başında bu rakam sadece 200 milyon dolardı. Yani 15 kat civarında bir gelir artışı söz konusu. Ama buna rağmen; Amerika, Avrupa, Avusturalya gibi ülkelerle karşılaştırıldığında önümüzde kat etmemiz gereken ciddi mesafe var. Sistemin istismarına asla mahal vermeden, üniversitelerimizin uluslararası öğrenci hareketliğinden aldığı payı daha da artırmalıyız. Yükseköğretimin altyapısında bunları yaparken, öğrencilerimize yönelik destekleri de göz ardı etmedik. Yıllarca, her akademik yıl başlayınca ülkenin en önemli gündemi üniversite harçlarıydı. Üniversitelerin içinde ya da dışında, gösterilerle, basın açıklamalarıyla, kimi zaman şiddet içeren eylemlerle üniversite harçları protesto edilir, bilhassa marjinal gruplar bu meseleyi sürekli istismar ederdi” ifadelerini kullandı.
-” İkna odalarından geçilerek girilen üniversite utancına son verdik”
“Bizden önceki bütün hükümetlerin kulak tıkadığı bu soruna, 2012 yılında üniversite harçlarını kaldırmak suretiyle çözüm üreten biz olduk” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat zihniyetinin üniversitelere vurduğu en büyük darbelerden olan katsayı adaletsizliğini ve kılık-kıyafet yasaklarını ortadan kaldırdıklarını söyledi. Erdoğan,” İkna odalarından geçilerek girilen üniversite utancına son verdik. Devrim yaptığımız alanlardan bir diğeri de yüksek öğrenim yurtlarıdır. Yurtlar konusunda dünyada eşi benzeri olmayan bir sistemi ülkemize kazandırmış olmanın gururunu yaşıyoruz.182 bin olan yurt yatak kapasitesi, 22 yılda 810 bin ilaveyle 993 bine ulaştı. Yurtlarımızı; içerisinde banyosu, tuvaleti, buzdolabı, interneti bulunan otel konforunda odalara dönüştürdük” şeklinde konuştu.
“Bu karanlık günler artık geride kalmıştır”
Bu sene yurtlara başvuran her 100 öğrenciden 96’sına yurtlarda barınma imkanı sağladıklarını söyleyen Erdoğan, “Başvuran her öğrencimize burs veya kredi imkanı sağlayarak, ekonomik açıdan kendilerini destekliyoruz. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Türkiye’nin yüksek öğrenimde yakaladığı bu ivmede; terörün, şiddetin, kavganın, çatışmanın ve uzun yıllar üniversitelerimizi esir alan ideolojik baskı ortamının ortadan kaldırılmasının çok önemli payı bulunuyor. Zira huzurun olmadığı bir üniversitede ne akademik eğitim olur; ne bilimsel çalışma, araştırma için mümbit ortam olur. Türkiye, bunun acısını özellikle 70’li yıllarda yaşamış ve bedelini çok ağır ödemiş bir ülkedir. Sizlerin de vakıf olduğu üzere geçmişte üniversitelerimiz vesayet odakları tarafından demokrasi ve hukuk dışı arayışlara alet edilmiştir. Gerek 27 Mayıs’a, gerek 12 Eylül’e, gerekse 28 Şubat dönemine giden yolun taşları, üzülerek söylüyorum, üniversiteler üzerinden döşenmiştir. Bu karanlık günler artık geride kalmıştır. Ülkemizin genelinde huzur atmosferi kökleştikçe, üniversitelerimiz de asli vazifelerini daha iyi yerine getirmeye başladı. Bunun korunmasına ve geliştirilmesine büyük önem atfediyoruz. Bu tarihi kazanımın kıymetini çok iyi bilmeli, üzerine hep birlikte titremeli ve kaybedilmesine kesinlikle müsaade etmemeliyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kaybedilen zamanı telafi etmek ve gençliğimizin hayalleri ile Türkiye’nin hedeflerini buluşturmak adına bu süreci layıkıyla değerlendirmeliyiz. Siz hocalarımızın çabaları, öğrencilerimizin de uyanık hareket etmeleriyle üniversitelerimizi bir daha eski kötü günlerine asla döndürmeyeceğiz. Üniversite olmanın gereği olan özgürlük ortamını geliştirirken; terör örgütlerinin, marjinal yapıların, gençlerimizi ideolojik kavgalarına meze yapmak isteyenlerin bu ortamı istismar etmelerine göz yummayacağız. Bu vesileyle şu çelişkiyi de ifade etmeden geçemeyeceğim: Sizlerin çok iyi bildiği gibi Türkiye, fikir ve düşünce hürriyeti başta olmak üzere batılı ülkelerin çok sık eleştirilerine muhatap oldu, halen de oluyor. Yıllarca bize demokrasi dersi verdiler; rektör seçimlerinden diğer konulara kadar pek çok başlıkta üniversitelerle ilgili ülkemize özgürlük dersi verdiler. Ama bize en üst perdeden ahkam kesenlerin, Gazze soykırımında nasıl tavır takındıklarını hepimiz gördük” açıklamasını yaptı.
“Gazze soykırımında batılı yönetimler, İsrail’i korumak uğruna, itibarlarını kaybettikleri çok kötü bir sınav vermiştir”
Gazze soykırımının, siyonist lobinin dünyanın en prestijli üniversitelerini de tahakkümü altına aldığının bir kez daha gösterdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ” Öyle utanç verici olaylara şahitlik ettik ki; “Gazze’de soykırım var” diyen öğrenciler polis şiddetine maruz bırakıldı, yerlerde sürüklendi. Filistin için gösterilere izin veren rektörler istifa ettirildi, linç edildi, Amerikan Kongresi’nde sorguya çekildi. Barışçıl eylemlere katılan üniversite öğrencileri, “hayatınız boyunca iş bulamayacaksınız” diyerek alenen tehdit edildi. En ufak bir eleştiriye, Filistin’le ilgili destek beyanına müsaade edilmedi. Siyonist sermayenin bağış-fon adı altında dünyanın en iyi üniversitelerine hükmettiği, inkarı mümkün olmayacak bir şekilde ortaya çıkmıştır. Gazze soykırımında batılı yönetimler, İsrail’i korumak uğruna, itibarlarını kaybettikleri çok kötü bir sınav vermiştir” ifadelerini kullandı.
Hocalara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Burada çok önem atfettiğim bir hususu dikkatinize getirmek istiyorum. Üniversitelerimizin kanunda yer alan görevlerini yaparken, gençlerimizin fikri tekamülleri ve karakter gelişimlerini de ihmal etmemesi mühimdir. Eğitim, ancak milli şuurla desteklendiği oranda başarılı olacaktır. Tarihini bilen, kendini bilen, özgüvenli nesiller yetiştirdiğimiz ölçüde, yarınlarımıza güvenle bakabiliriz.
Gençlerimizin iyi eğitim almaları kadar; vicdanlı, bilinçli, sorumluluk duygusuyla donatılmış olmalarını da aynı derecede önemsemeliyiz. Bakınız son günlerde milletçe yüreğimizi yakan olaylara şahit oluyoruz. Önceki ay Eskişehir’de camii avlusundaki insanlarımıza yönelik menfur bir saldırı oldu. Ardından İstanbul’da gencecik bir polis memuruz alçakça şehit edildi” dedi.
“Gençlerimizi modern popüler kültürün insafına terk edemeyiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da İkbal Uzuner ile Ayşenur Halil’in vahşice öldürülmesiyle ilgili,” Geçtiğimiz cuma günü ise hayatlarının baharındaki iki genç kızımız, vahşi bir cinayete kurban gitti. Katledilen her iki evladımıza da Allah’tan rahmet, acılı ailelerine buradan başsağlığı diliyorum. Kimi zaman dijital platformlardan yayılan cerahatin, kimi zaman sapkın akımların, kimi zaman uyuşturucu illetinin, kimi zaman alkol belasının, kimi zaman televizyon dizilerinin özendirdiği mafya kültürünün, kimi zaman da infaz ve ıslah sistemimizdeki boşlukların bu acıların yaşanmasında rol oynadığını görüyoruz. Üzülerek ifade ediyorum ki; bu vakaların ekseriyetinde fail de, mağdur da gençlerimizden oluşuyor. Millet ve devlet olarak bu hadiselerin önüne geçecek adımları atmazsak, batılı ülkelerin karşılaştığı sıkıntılarla bizim de yüzleşmemiz kaçınılmazdır. Gençlerimizi modern popüler kültürün insafına terk edemeyiz. Gençlerimizin sosyal medyanın ve dijital mecraların, her türlü melanetin bulunduğu karanlık dehlizlerinde yitip gitmelerine seyirci kalamayız” açıklamasını yaptı.
“Milletimizi asırlardır sarsılmadan ayakta tutan milli ve manevi değerlerimiz, bu mücadelede en büyük destekçimiz olacaktır.” diyen Erdoğan şunları kaydetti;
“Üniversitelerimizin daha fazla sorumluluk alması, kendilerine emanet edilen gençlerimize daha fazla sahip çıkması gerektiğine inanıyorum. Sosyal, sportif ve kültürel faaliyetlerle gençlerimizin milli kimlik inşasına üniversitelerimizin katkı vermesi gerekiyor. Her zaman söylüyorum: Mazi ile ati arasında kuracağımız köprünün en önemli ayaklarından biri üniversitelerimizdir. Teröre, uyuşturucuya, alkol bağımlığına, sapkın akımlara, suç çetelerine kaybettiğimiz her gencin vebali hepimizin üzerindedir. Önümüzdeki dönemi, tüm bu sorunların üzerine daha kararlı gittiğimiz, gereken adımları atıp netice aldığımız bir döneme tahvil etmek istiyoruz. Bu süreçte üniversitelerimizden, siz hocalarımızdan destek bekliyoruz.”
Erdoğan, 2024-2025 akademik yılının hayırlı olmasını, hocalara ve öğrencilere başarılar temenni ettiğini ifade etti.
Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve çok sayıda davetli katıldı.
YÖK Başkanı Erol Özvar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, 1960’lı yıllarda ODTÜ’de Türkiye’nin ilk hava savunma sistemini geliştirmek üzere bir araya gelen ekibin, 31 Mayıs 1969’da fırlattığı Ordot isimli roketin 80 santimetre ölçekli modelini takdim etti.
Engelli öğrenci Mertcan Altun da Erdoğan’a yapay zekayla oluşturduğu bir eserini sunarak, “Bu hediyeyi bütün engelliler adına Cumhurbaşkanımıza hediye ettim. Umarım beğenir.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra bireysel, kurumsal, özel alan ve özel ödül olmak üzere 4 ayrı kategoride düzenlenen YÖK Üstün Başarı Ödüllerini sahiplerine takdim etti. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu’nun (YÖK) yayımladığı ‘Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2024’e göre; Türkiye’deki üniversitelerden mezun olan öğrencilerin yurt içi ilk iş bulma süresi ortalaması 2022 yılına göre düşerek 2023 yılında 4,5 ay olarak gerçekleşti.
YÖK, üniversiteleri ‘Eğitim ve Öğretim’, ‘Araştırma-Geliştirme, Proje ve Yayın’, ‘Uluslararasılaşma’, ‘Sürdürülebilirlik’ ve ‘Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk’ başlıklarında değerlendirerek, yükseköğretime yaptıkları katkı ve sağladıkları gelişmeleri ortaya koyan ‘Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2024’ü hazırladı. Başta Yükseköğretim Bilişim Sistemi (YÖKSİS) veri tabanı olmak üzere kamu ve bağımsız kaynaklardan alınan veriler kullanılarak hazırlanan raporda, Türkiye’deki 201 üniversite 64 göstergeye göre değerlendirildi. Buna göre; Türkiye’deki üniversitelerden mezun olan öğrencilerin yurt içi ilk iş bulma süresi ortalaması 2023 yılında 4,5 ay olarak gerçekleşti. Bu süre 2022 yılında 6,4 ay olarak hesaplanmıştı. Üniversitelerin doktora programlarından mezun sayısı ise önemli bir artış göstererek 11 bin 290’dan 2023’te 13 bin 561’e ulaştı.
ULUSLARARASI ÖĞRENCİ VE ÖĞRETİM ELEMANI SAYISI ARTTI
2022 yılında Times Higher Education (THE) sıralamasında Türkiye’den 58 üniversite yer alırken, 2023 yılında bu sayı 75’e yükseldi. Quacquarelli Symonds (QS) sıralama sisteminde ise 2022’de 24 üniversite bulunurken, 2023’te 25 üniversite sıralamada yer aldı. Ayrıca, THE’da 3, QS’te ise 2 Türk üniversite, dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına girme başarısını gösterdi. Türkiye’deki üniversitelerde uluslararası öğrenci ve öğretim elemanı sayısında artış kaydedildi. Uluslararası öğrenci oranı yüzde 6,23’ten yüzde 7,1’e yükselirken, değişim programları kapsamında Türkiye’ye gelen öğretim elemanı sayısı da arttı. Değişim programları kapsamında üniversite başına düşen uluslararası öğretim elemanı oranı, 2023 yılında 13,2’den 16,6’ya çıktı.
PATENT BAŞVURULARININ 1096’SI OLUMLU SONUÇLANDI
2022 yılında endeksli dergi ve kitaplarda kurum adresli yayın sayısı 87 bin 355 iken, 2023 yılında bu sayı 89 bin 334’e yükseldi. 2023 yılında Türkiye’deki 188 üniversitenin endeksli dergi ve kitaplarda ulusal iş birlikli yayın ortalaması yüzde 52 seviyesinde gerçekleşti. Üniversite-sektör iş birliğiyle yapılan yayınların oranı da yükselirken, 63 üniversitenin yayınlarına yapılan atıf sayısı dünya ortalamasının üzerinde oldu. 2023 yılında 144 üniversitede 2 bin 389 patent, faydalı model veya tasarım başvurusu yapıldı. Yapılan patent başvurularından 2023 yılında 1096’sı olumlu sonuçlandı. Geçen yıla göre olumlu sonuçlanan patent sayısında yüzde 30’a yakın artış oldu.
AKREDİTE EDİLEN PROGRAM SAYISI 1209’A YÜKSELDİ
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklenerek öğrenci, öğretim elemanı ve araştırmacılara verilen ulusal ve uluslararası proje sayısı ise 35 bin 519 olarak kaydedildi. TÜBİTAK tarafından desteklenerek öğrenci, öğretim elemanı ve araştırmacılara lisans, lisansüstü ve doktora sonrası verilen ulusal ve uluslararası eğitim ve araştırma bursu sayısı ise 28 bin 911 olarak gerçekleşti. 2023 Yükseköğretim Kurulu Kılavuzu’nda yer alan bilgilere göre, Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından tanınan veya yetkilendirilen akreditasyon kuruluşlarınca akredite edilen lisans programı sayısı 965’ten 1209’a yükseldi.
10 BİN 75 SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ YÜRÜTÜLDÜ
Toplamda 4 bin 827 sosyal sorumluluk projesi ile sosyal entegrasyon ve kapsayıcılığa yönelik 8 bin 763 faaliyet gerçekleştirilirken, öğrenciler tarafından 10 bin 75 sosyal sorumluluk projesi yürütüldü. Yaklaşık 2 milyon öğrenci, Türkiye’deki üniversite kulüplerinde aktif olarak görev aldı. Toplamda 15 bin 194 öğrenci, kulübü ile öğrenciler sosyal sorumluluk projelerine katılarak topluma katkı sağladı. 98 üniversiteden 337 öğrenci topluluğu, uluslararası kuruluşlara üyelikleri ile de global düzeyde etkileşimde bulundu.
‘ÜNİVERSİTELERİN KALİTE SÜRECİNE ÖNEM VERİYORUZ’
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, raporun sunuş yazısında yükseköğretimin önümüzdeki dönemde çözüm arayacağı konular arasında hızla gelişen teknoloji, iklim ve çevre sorunları, küresel çatışmalar, toplumsal ihtiyaçlarda yaşanan değişim, istihdam ve ekonomik krizler gibi pek çok meselenin olduğunu belirtti. Özvar, şu değerlendirmede bulundu:
“Yükseköğretim değişimin, dönüşümün, yeniliğin ve rekabetin yoğun olduğu son derece dinamik bir alandır. Bu dinamik alanın unsurları olan eğitimde, araştırmada ve her türlü hizmette mükemmeliyetin sağlanması Yükseköğretim Kurulu olarak başta gelen hedeflerimiz arasındadır. Bu anlayışla, üniversitelerimizin kalite süreçlerine büyük önem veriyoruz ve açık, ölçülebilir ve kanıta dayalı kriterlerle gelişimlerini yakından takip ediyoruz. Yükseköğretim sistemimizin mevcut durumunu ve kapasitesini değerlendirirken bir yandan da gelecekte karşımıza çıkacak her türlü sınamaya hazır olmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönem için stratejik hedefler arasında yer alan uluslararasılaşma konusunda önemli gelişmeler yaşanmaya devam etmektedir. Gerçekleştirilen çok sayıdaki çalışma ve projeden iki başlık öne çıkmaktadır: Türkiye- Azerbaycan Üniversitesinin kurulması ve Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Strateji Belgesi hazırlık çalışmalarının başlatılması.”
Özvar, dünyada yaşanan hızlı ve köklü teknolojik gelişmelerin yükseköğretimin yapısının yeniden tanımlanmasını ve organizasyonunu zorunlu hale getirdiğini aktararak, “Öncelikle, dijitalleşmeyle birlikte öğretim süreçleri daha etkileşimli hale gelmiş, geleneksel eğitim programlarının ve öğretim tekniklerinin yeniden ele alınması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin öğrenme materyallerine daha kolay erişebilmesi, dijital platformların sayıca artması ve çeşitlenmesi bilgiye ulaşmada ve öğrenci ve öğretici ilişkilerinde yeni dinamikler ortaya çıkarmıştır. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeler yükseköğretimde çok derin bir etki oluşturmuştur” ifadelerini kullandı.
Rapordaki bazı göstergelerdeki değişimi örnek olarak paylaşan Özvar, “Bir önceki yıla göre doktora mezunu sayısının artması, mezunların yurt içi ilk iş bulma sürelerinin kısalması, YKS kılavuzunda en az bir akredite lisans programı bulunan üniversite sayısı ve akredite olan program sayısının artması, olumlu sonuçlanan patent sayısının artması, TÜBİTAK tarafından verilen ulusal ve uluslararası araştırma bursu sayısı ile desteklenen ulusal ve uluslararası proje sayısının artması, THE ve QS sıralama sisteminde ilk bin içinde daha fazla üniversitemizin yer alması, sevindirici gelişmelerdendir” görüşüne yer verdi.
2024-2025 eğitim öğretim yılında 73 ön lisans ve lisans programı açıldığının ve öğrenci alındığının bilgisini paylaşan Özvar, “Bu programlar belirlenirken istihdam odaklı bir anlayışla geleceğin meslekleri dikkate alınarak bir planlama yapılmıştır. Öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılanan bu programlar, ülkemize yapay zeka alanındaki küresel rekabette güç katacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Embiyacan Akbaş (20) olası depremlerde arama kurtarma birimleri arasındaki iletişimi hızlandırıp, ihtiyaca göre hareket edebilmelerini sağlamak amacıyla mobil uygulama geliştirdi. Akbaş’a, uygulama ile Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nden ‘altın pusula genç iletişimci ödülü’ verildi.
Üniversiteli Embiyacan Akbaş, olası İstanbul depremini düşünerek, Dr. Fatih Özkoyuncu danışmanlığında, mobil uygulama tasarladı. Uygulama ile arama-kurtarma çalışmalarının verimli şekilde yürütülmesi hedefleniyor. Kamu, özel ve gönüllülerden oluşan arama-kurtarma ekipleri arasındaki iletişimi güçlendirmek, bilgi dezenformasyonunu da en aza indirerek, kurtarma çalışmalarının etkin yürütülmesini hedefleyen uygulama ile Akbaş, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin ‘altın pusula genç iletişimci ödülü’nü aldı. Uygulama, Türkiye’deki kurumlara, iletişim ajanslarına ve genç iletişimcilere açık olan yarışmada, 20 ana ve 18 alt kategori olmak üzere toplam 38 kategoride 231 kurum projesi ve 114 genç iletişimci projesi içinde 4’üncü olarak ödüle layık görüldü.
Üniversite öğrencisi Akbaş, amacının bütünleşik afet yönetim sistemi kurmak olduğunu söyleyerek, “Aktif olarak öğretim hayatıma devam ederken aynı zamanda çeşitli aplikasyonlar üreterek iletişim kısmında ülkeme hizmet etmek istiyorum. Olası İstanbul depremi için bütünleşik afet yönetim sistemi kurmaktı hedefim. Temel amacımız İstanbul’da çalışan kurumlar başta olmak üzere depremden sonra kurumlar arası iletişim kurabileceğimiz bir aplikasyon sistemi oluşturabilmek. Aplikasyonda sadece kurumlar değil aynı zamanda deprem bölgesinde çalışmak isteyen gönüllülerin de kendi aralarında iletişim kuramasa bile yönetim merkeziyle dolaylı yoldan iletişim kurarak, bu sayede yönetim merkezinin ihtiyaç duyduğu yerlere sevkleri sağlanabilecek. Aynı zamanda STK’larla da beraber çalışma fırsatı yakalayacağımız ayrı bir ara yüz tasarladık” dedi.
‘3 BÖLÜMDEN OLUŞUYOR’
Akbaş, uygulamanın ‘kamu ara yüz’, ‘STK ara yüz’ ve ‘gönüllü ara yüz’ olmak üzere 3 bölümden oluştuğunu anlatarak, “Aslında burada yapmak istediğimiz şey; yönetim merkezinde sürecin yönlendirilmesi sırasında bir dezenformasyonun önüne geçmek. Yani 3 grubun da neler yaptığını görebilmek ve 3 grubun insan gücünü deprem esnasında şehrin afetten sonraki kalkınma sürecinde etkin kullanabilmek. Hatta şu an projenin bir kısmını alıp ekstra bir entegreye çevirmeye çalışıyoruz. Bu entegrede 6 Şubat deprem döneminde yani ‘asrın felaketi’ diye adlandırdığımız depremlerde motokuryelerin çalışmalarını gördük. Biz de bu projeden ayrı deprem sırasında motokuryelerin İstanbul’da aktif çalışması için bir entegre geliştiriyoruz aynı zamanda. Bütün deprem paydaşlarını tek bir çatı altında toplayabileceğiz. Günümüz çağında, her şeyin dijitale çevrildiği dönemde sadece tüketim değil aynı zamanda dönüşüm de önemli. Yani afet yönetim sürecini dijital dönüşüm içerisine sokmak bizim için çok kıymetli. Motokuryeler deprem bölgesinde çok aktif çalıştı ve herhangi bir iletişim mekanizması olmadan bunu yaptılar. İstanbul’un yapılanma durumunu biliyoruz. Çok sık bir yapılanma var. Arabanın giremediği her noktada motokuryelerin girebileceği bir entegre üzerinde durmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Haber-Kamera: Ruken KADIOĞLU- Ali Eren İĞDE/ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Firmadan yapılan açıklamaya göre finanstan lojistiğe, perakendeden bilişime kadar pek çok farklı sektörün önde gelen şirketlerinin bilgi teknolojileri yöneticilerini bir araya getirecek olan organizasyonda, bulut teknolojilerinin sağladığı dijital dönüşüm ve siber güvenliğin yanında bulutun geleceği ve bulut teknolojilerinde yapay zekâ kullanımı gibi inovatif konular da ele alınacak. Gün boyu sürecek paneller ve çeşitli aktivitelerle bilişim dünyasının nabzının atacağı etkinliğin açılış konuşmasını ise Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu gerçekleştirecek.
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, etkinliğe dair şunları söyledi;
“Bulut bilişim teknolojileri, sağlamış olduğu iş sürekliliği, maliyet yönetimi ve siber güvenlik açısından günümüzde kurumların çok merak ettiği ve gündemlerinde olan konuların başında geliyor. Vodafone Business bizler de nesnelerin interneti, yapay zekâ, veri merkezi gibi teknoloji ve inovasyonlarımızın yanında özellikle bulut teknoloji çözümlerine yoğun bir şekilde yatırım yaparken, işletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarında ihtiyaç duydukları çözümleri kendilerine sağlıyoruz.
Bu vesileyle 5G sağlayıcısı olduğumuz Türkiye’nin ilk dijital üretim tesisi MEXT Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz Vodafone Business Cloud Day etkinliğimizin üçüncüsünde, kendi sektöründeki deneyimli isimleri yeniden bir araya getireceğimiz için heyecanlıyız. Bu yılki organizasyonumuzda bulut teknolojilerindeki dönüşümü, yeni regülasyonları ve çağımızın olmazsa olmazı yapay zekânın bulut teknolojilerine entegre edilmesi gibi konuların yanında bulut entegrasyonlarıyla beraber fark yaratanları konuşacağız. Böylelikle etkinliğimize katılacak olan konuklarımız, Vodafone Business çözümlerini kullanan müşterilerimizin elde ettiği kazanımları bu sayede birebir görme imkânı da yakalayabilecek.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 19 ilde yasa dışı bahis, çevrimiçi çocuk müstehcenliği, ödeme sistemleri ve bilişim suçlarına yönelik son 4 gün içinde düzenlenen “Siberağ-9” operasyonlarında 115 şüphelinin yakalandığını açıkladı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre, 19 ilde son 4 gün içinde yasa dışı bahis, çevrimiçi çocuk müstehcenliği, ödeme sistemleri ve bilişim suçlarına yönelik “Siberağ-9” operasyonları düzenlendi. İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince Giresun, Sivas, Mardin, Osmaniye, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, Mersin, Kırşehir, Batman, İzmir, Samsun, Diyarbakır, Çorum, Konya, Adıyaman, Nevşehir, Kocaeli ve Trabzon’da düzenlenen operasyonlarda 115 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin 17’si tutuklanırken 2’si hakkında adli kontrol kararı verildi. 96 şüphelinin işlemleri ise devam ediyor. Ayrıca operasyonlar sonucu 36 milyon Türk lirası değerinde, 3 adet ev, 3 adet araca Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca satılamaz/devredilemez şerhi konuldu. Çok sayıda dijital materyale de el konuldu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AAtölye’de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’na konuk olan Kacır, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Kacır, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in “canlı yayında soykırım” yaptığını, dünyanın da bu soykırımı izlediğini ifade ederek “Türkiye olarak bir an evvel bu zulmün ve katliamın durması için Filistinli kardeşlerimizin ve tüm coğrafyanın huzura yeniden kavuşması için Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde hem diplomatik kanallardan hem insani yardımlar yoluyla elimizden geleni en ileri düzeyde yapmaya gayret ediyoruz. İsrail saldırıları, etik ve ahlaki değerler üzerine yükselmeyen teknolojinin insanlık için ancak felaket olacağına dair tarihte yaşadığımız bir örnek.” diye konuştu.
İsrail’in sahip olduğu teknolojik üstünlükleri hiçbir hak, hukuk tanımaksızın başka ülkelerin topraklarını işgal etmek, masum insanların canını almak için hunharca kullanabildiğine dikkati çeken Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasını hatırlattı. Kacır, Lübnan’da çağrı cihazlarına yönelik yapılan saldırının hiç umulmadık teknolojik ürünlerin saldırı aracına dönüşebileceğini gösterdiğine işaret ederek buralarda siber güvenlik açıklarının olması ya da tedarik zincirlerinde güvensiz halkaların bulunmasının, ülkeleri hiç umulmadık ürünler üzerinden bir tehdit ve tehlikeyle karşı karşıya bırakabileceğini gösterdiğini anlattı.
“Siber güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasına dönük tedbirlerimizi artırıyoruz”
Kacır, son dönemde pek çok cihazın siber saldırılara açık hale geldiğine işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye, merkezi ve kritik altyapılarını siber saldırılara karşı koruma konusunda çok kuvvetli imkanlara ve kabiliyetlere sahip. Bu konuda Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi ve bu merkezle birlikte yürütülen çalışmalar, bizim TÜBİTAK çatısı altında Siber Güvenlik Enstitümüz, üzerlerine düşen vazifeleri yerine getiriyorlar ama diğer pek çok devlette olduğu gibi bizim de aslında bu yarışta çok dinamik, çevik bir gayret içinde olma zorunluluğumuz var. Çünkü tehditler çeşitleniyor, farklılaşabiliyor. Daha önce çok daha sınırlı sayıda cihazla bağlantılı iken bugün hayatımızda pek çok cihaz artık internete açık. Kullandığımız saatten buzdolaplarına, çamaşır makinelerine, elektrikli süpürgelere, otomobillere kadar pek çok cihaz siber saldırılara açık hale geldi. Tabii ki biz de devlet olarak endüstriyel ürünlerdeki siber güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasına dönük tedbirlerimizi artırıyoruz.”
Siber Güvenlik Başkanlığı TBMM’nin ilk işlerinden olacak
Kacır, bu cihazların patlayıcı hale gelebileceği gibi bir düşüncenin ortaya çıkmaması gerektiğini belirterek “Siber riskler açısından bu cihazların kontrolü, denetimi konusunda yeni adımlar atıyoruz, atacağız. Avrupa’nın bu konuda Siber Güvenlik Yasası var. Bu, gelecek yıllarda devreye girecek. Biz de bu yasayla uyumlu adımlar atıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bunların sanayinin ihracat kabiliyeti açısından da önemli olduğunu vurgulayan Kacır, Türkiye’nin 262 milyar dolarlık ihracatının 100 milyar dolarının Avrupa’ya yapıldığını, Avrupa Birliği’nin bu konudaki Siber Güvenlik Yasası kapsamında ortaya koyduğu düzenlere uyup aslında endüstrinin ihracat kabiliyetinin sürmesi için de bunların önem taşıdığını bildirdi. Kacır, bunlardan daha önemlisinin de milletin güvenliği olduğunu dile getirdi.
Bu konuda daha dinamik bir gayret içinde olacaklarına işaret eden Kacır, şöyle konuştu:
“Önümüzdeki dönemde Meclis’imizin gündemindeki ilk işlerden biri Siber Güvenlik Başkanlığına ilişkin yasa çalışması olacak. Böylelikle yeni bir otorite kurulmuş olacak. Türkiye’nin siber güvenlik alanında önümüzdeki dönemde atacağı adımları daha kuvvetli şekilde atması, kamuda farklı birimler arasında koordinasyonun güçlenmesini sağlayacak. Biz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak hem TÜBİTAK bünyesinde Siber Güvenlik Enstitüsü eliyle bu hizmetleri kamu kurumlarına sunmaya devam ediyoruz hem de önümüzdeki dönemde endüstriyel ürünlerin siber güvenliğine ilişkin üzerimize düşecek görevlere hazırlanıyoruz.”
Ürün güvenliğinin artık geleneksel olarak yürütülen çalışmalardan ibaret olmadığını, bunun önemli bileşenlerinden birinin siber güvenlik haline geleceğini vurgulayan Kacır, gelecek dönemde Bakanlığın yetki ve sorumlulukları çerçevesinde özellikle endüstriyel ürünlere ilişkin tedbirleri almayı, denetimleri ve kontrolleri gerçekleştirmeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.
(Sürecek)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2016 yılından bu yana Türkiye’deki teknoloji, finans, insan kaynakları ve pazarlama alanlarındaki C-Level yöneticilerini buluşturan C-Summit Series; liderlerin güncel gelişmeleri ve fırsatları takip edebilmelerine olanak sağlıyor. ‘En Etkin 50’ araştırmalarında listeye giren profesyoneller ise Türkiye ve dünyada şirket yöneticiliği yapma fırsatı yakalıyor.
DataExpert iş birliği ve BMI Business School organizasyonuyla 2016 yılından bu yana düzenlenen C-Summit Series, Technology Leaders Summit, CFO Summit, CHRO Summit ve CMO Summit’i bünyesinde barındırıyor. Aynı zamanda ‘En Etkin 50’ fonksiyon lideri araştırmalarının (En Etkin 50 Teknoloji Lideri, En Etkin 50 CFO, En Etkin 50 CHRO, En Etkin 50 CMO) ödül törenlerine de ev sahipliği yapan C-Summit Series, iş dünyası içerisindeki iletişim ve paylaşım ağının güçlendirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Araştırmalar kapsamında ödül alan üst düzey yöneticilerin, takip eden süreçte terfi ederek daha yüksek pozisyonlara geçtikleri gözlemleniyor.
TERFİ EDEN LİDERLER
‘En Etkin 50’ araştırmaları kapsamında öne çıkarak terfi eden yöneticiler arasında şu isimler yer alıyor:
Özgür Burak Akkol/TİSK Yönetim Kurulu Başkanı: Koç Holding İnsan Kaynakları ve Endüstri İlişkileri Başkanı ünvanı ile üst üste En Etkin 50 CHRO listelerinde yer alan Özgür Burak Akkol, 2019’dan beri ise Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanlığı görevini sürdürüyor. 2022 Nisan ayından itibaren ise yine Koç Holding’de, görevine, Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı olarak devam ediyor.
Görkem Elverici/Şişecam/ CEO: Şişecam CFO’su olarak üst üste En Etkin 50 CFO listelerinde yer alan Görkem Elverici, Şişecam CEO’su olarak görev alıyor.
Mehmet Fatih Kacır/ Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Bakan Yardımcısı iken Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak atandı.
Can Çaka/IC Holding/CEO: Anadolu Grubu CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Can Çaka, IC Holding’e CEO olarak atandı.
Cem Köksal/Zorlu Holding/CEO: Zorlu Holding CFO’SU olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer bulan Cem Köksal, holdingin CEO’luğuna atandı.
Mahmut Akten/Garanti BBVA/CEO: Garanti BBVA Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcı olarak görev yaptığı dönemde En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Mahmut Akten, Garanti BBVA’nın Genel Müdürü oldu. Akten, aynı zamanda BBVA Türkiye Ülke Müdürü görevine de atandı.
Evren Güzel/TEMSA/CEO: En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Evren Güzel, TEMSA’ya CEO olarak atandı. Bu atama ile otomotiv ana sanayi sektöründe Türkiye’nin ilk kadın CEO’su ünvanına da sahip oldu.
Alper Gökgöz/ING Türkiye/CEO: Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı olarak En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Alper Gökgöz, ING Türkiye Genel Müdürlüğü görevine atandı.
Elchin İbadov/ Socar Türkiye/CEO: En Etkin 50 CFO listesinde yer alarak ödül alan Socar Türkiye Rafineri ve Petrokimya CFO’su Elchin İbadov, Socar Türkiye CEO’luğuna atandı.
Ozan Kırmızı/Alternatif Bank/CEO: En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Ozan Kırmızı, Alternatif Bank bünyesinde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi görevlerini yürütmeye başladı.
Mustafa Koçar/Kalyon Holding/CEO: Kalyon Yatırım Holding bünyesinde CFO olarak görev aldığı dönemde En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Mustafa Koçar, Kalyon Holding CEO’luğu görevine yükseldi.
Evrim Şen/PepsiCo/Genel Müdür: PepsiCo CMO’su olarak En Etkin 50 CMO listesinde yer alan Evrim Şen, PepsiCo Türkiye Genel Müdürü olarak görevine devam ediyor.
Mustafa Seçkin/Unilever/Avrupa, Birleşik Krallık, İrlanda, Avustralya ve Yeni Zelanda Dondurma Genel Müdürü: Unilever Türkiye Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin, Unilever Avrupa, Birleşik Krallık, İrlanda, Avustralya ve Yeni Zelanda Dondurma Genel Müdürü olarak atandı.
Önder Şenol/Defacto/Online/CEO: 3 yıl üst üste En Etkin 50 CFO listesinde yer alarak ödül alan Önder Şenol, Defacto E-ticaret Genel Müdürü görevini yürütüyor.
Tolga Gündüz/Banvit/CEO: Banvit CFO’su pozisyonunda ödül alan Tolga Gündüz, 2019 yılından beri Banvit CEO’su olarak görevini sürdürüyor.
İpek Ersavaş/Estée Lauder Companies Türkiye Genel M: Procter & Gamble Türkiye ve Kafkasya Pazarlama Direktörü ünvanı ile En Etkin 50 CMO listesinde yer alan İpek Ersavaş, Estée Lauder Companies Türkiye Genel Müdürü görevine geçti.
Firuzan İşcan/HDI Sigorta/CEO: EN Etkin 50 CMO listesinde yer alan Firuzan İşcan, HDI Sigorta CEO’su olarak görev alıyor.
Haluk Dortluoğlu/BİM/CEO: BİM’in CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Haluk Dortluoğlu, BİM CEO’luğu görevine yükseldi.
Vecih Yılmaz/Akçansa/CEO: Çimsa’nın CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listelerinde yer alan Vecih Yılmaz, Akçansa CEO’su olarak atandı.
Bülent Sabuncu/Koton/CEO: FLO Mağazacılık CFO’su olarak En Etkin 50 CFO listesinde yer alan Bülent Sabuncu Koton’un CEO’su olarak göreve başladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kuşadası Belediye Meclisi Ekim ayı olağan toplantısı, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel yönetiminde Davutlar Belediye Hizmet Binası Toplantı Salonunda yapıldı. Toplantıda gündeme gelen en önemli konu, Davutlar Mahallesi’nin uzun yıllardır yaşadığı sağlık merkezi sorununun çözümü ile ilgili oldu. Belediye Meclisi, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Ege Mahallesi’ne yeni bir aile sağlığı merkezi kurulması amacıyla Kuşadası Belediyesi’nden talep edilen 2600 metrekarelik alanın tahsisi konusunu ilgili komisyonlara sevk etti. Sevk kararının ardından konuşan Başkan Ömer Günel “İl Sağlık Müdürlüğümüz bizden Ege Mahallesi’nin yaşadığı aile sağlığı merkezi sorununun çözümü için alan tahsisi talebinde bulununca bizim de kendilerinden Davutlar Mahallesi sakinlerimizin 7/24 sağlık hizmeti alabilmesi yönünde bir talebimiz oldu. Davutlar’da yaşayan hemşehrilerimiz bir enjeksiyon için bile Kuşadası merkezine gelmek zorunda kalıyor. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde kendilerine gerekirse bizim tahsis edeceğimiz bir binada sağlık merkezi açılması talebimizi ilettik. Belediye Başkan Yardımcımız Remzi Çengel konuyu yakından takip ediyor. Bu işin peşini bırakmayacak ve kısa süre içerisinde Davutlar Mahallemizin sağlık hizmetine ulaşım konusunda yaşadığı sorunu çözeceğiz” diye konuştu.
Çevreyi kirletenlere ceza geliyor
Kuşadası Belediye Meclisi Ekim ayı toplantısında çevreyi kirleten şahıs ve işletmelere yönelik alınacak tedbirler konusu da gündeme geldi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından gündeme getirilen, evsel katı atıklarını ilgili toplama alanları dışına atarak çevreyi kirleten ve tütün ürünleri atıklarını işletmelerinin önüne atan ve temizlemeyen işletmelere ceza uygulanması yönündeki madde, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonu’na sevk edildi. İlgili gündem maddesinin kabul edilmesi ile çevreyi kirleten kişi ve işletmelere 4257 sayılı Tütün Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ve Kabahatler Kanunu’nun 41’inci maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacak. İşletmeler 3 metreye kadar dükkanlarının temizliğinden sorumlu olacak. Başkan Ömer Günel, komisyon raporu doğrultusunda alınacak kararın çevreyi kirletenlere karşı caydırıcı bir nitelik taşıyacağını belirtti.
Çok yönlü Kuşadası tanırımı
Toplantıda Kuşadası’nın ulusal ve uluslararası alanda etkin tanıtımının yapılması için Kasım ayında İngiltere ve Polonya’da düzenlenecek turizm fuarlarına katılım kararı alındı. Karara göre 5-7 Kasım tarihleri arasında İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenecek World Travel Market ile 20-22 Kasım tarihleri arasında Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenecek olan TT Warsav fuarlarına katılım sağlanarak Kuşadası tanıtımı yapılacak.
Toplantıda alınan ve kent tanıtımına önemli katkı sağlayacak kararlardan bir diğeri ise Kuşadası ve çevresinin yerel gastronomi ürünlerinin tanıtımı için 13 bölümlük bir belgesel çekilmesi ile ilgili oldu. Belgeselin çekileceği bölgelere ilişkin gerekli izinlerin alınması ve belgeselin yasal kullanım haklarının Kuşadası Belediyesi’ne devredilmesi ile ilgili gerekli meclis kararları alındı. Toplantıda ayrıca kentler arasında bilgi ve deneyim paylaşımına imkan sağlamak amacıyla Çanakkale’nin Çan, Düzce’nin Akçakoca ve Burdur’un Bucak ilçeleri ile kardeş şehir olunması kararı alındı.
Belediye Meclis toplantısında, İmar ve Şehircilik Komisyonu üyesi İYİ Partili Eda Yurtcan’ın istifası üzerine yeni İmar Komisyonu üyesi seçimi de yapıldı. İYİ Partili Meclis Üyesi Yaser Doğan Kuşadası Belediyesi’nin yeni İmar Komisyonu üyesi oldu. Meclis toplantısında ilgili kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlanan Kuşadası Belediyesi 2024-2029 Yılı Stratejik Planı ile 2025 Mali Yılı Performans Raporu kabul edildi.
“Kuşadası’nda yaşamak Ada Mobil ile ayrıcalık haline geldi”
Toplantıda geçtiğimiz hafta hizmete giren Ada Mobil uygulaması ile ilgili olarak da açıklama yapan Başkan Ömer Günel, Kuşadası’nı iyi tanıyan genç bir ekip tarafından hazırlanan uygulamanın kent sakinlerine sunduğu avantajların yanı sıra kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistler için de önemli kolaylıklar içerdiğini söyledi. Başkan Ömer Günel, kentin turistik noktalarından ulaşım güzergahlarına; sağlık kuruluşlarından nöbetçi eczanelere kadar pek çok önemli bilgiye hızlı ve kolay ulaşım olanağı sunan Ada Mobil’in belediye ile ilgili iş ve işlemleri de rahatça yapmayı sağladığını ifade etti.
Ada Mobil uygulamasının Kuşadası Belediyesi tarafından yaşama geçirilen ya da geçirilecek olan hizmet ve projeler ile ilgili olarak kent sakinlerinin nabzını tutma olanağı verdiğine de dikkat çeken Başkan Ömer Günel, “Uygulamamız, memnuniyet anketleri yoluyla kent sakinlerimizin fikir ve taleplerine hızlı bir biçimde istatistiksel olarak ulaşma şansı veriyor. Örneğin seçim döneminde Güzelçamlı Mahallesi’ne kapalı pazar yeri yapılması ile ilgili olarak sandık koyarak referandum yapacağımı söylemiştim. Ada Mobil uygulaması ile artık sandık kurmaya gerek kalmadı. Uygulama aracılığıyla kolayca referandum gerçekleştirebileceğiz” diye konuştu. Ada Mobil uygulamasının Adalı Kart uygulamasını da bünyesinde barındırdığını hatırlatan Başkan Ömer Günel “Kuşadası’nda yaşamanın sözde ayrıcalık olmaktan çıktığı bir süreç başlıyor” dedi.
“Arsa satışı kanunlara uygun”
Toplantının sonunda Kuşadası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan, belediyeye ait arsa satışlarına ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bir açıklama yaptı. Belediyelerin İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi doğrultusunda arsa satışı yapabileceğini ifade eden İmar Müdürü Ahmet Taşkan, Belediye Kanunu’nun 69. maddesine göre belediyelerin görevleri arasında arsa ve konut üretmenin de bulunduğunu belirterek bu arsa ve konutların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda satışının mümkün olduğuna dikkat çekti. İmar Kanunu’nun 18’inci maddesine istinaden kamuya kazandırılan çocuk bahçesi, belediye hizmet alanı gibi taşınmazların, imar planını değiştirmek suretiyle satışının mevzuat açısından mümkün olmadığını vurgulayan İmar Müdürü Ahmet Taşkan, “Kuşadası Belediyesi’nin bu yönde taşınmaz satışı kesinlikle bulunmamaktadır” dedi.
“Doğru siyaset, doğru muhalefet”
Başkan Ömer Günel ise ‘doğru siyaset, doğru muhalefet’ vurgusu yaparak “280 milyon lira bütçeyle devraldığımız Kuşadası Belediyesi, 3 milyar lira yatırım yaptı. Bu kentin 25 yıldır kronikleşmiş tüm sorunlarını bu yönetim çözdü, çözmeye de devam ediyor. Biz, sesi gümbür gümbür çıkan, sorulan her soruya tüm açıklığı ve şeffaflığı ile yanıt veren bir yönetimiz. Siyaset de muhalefet de doğru yapıldığı sürece hiçbir itirazımız yok. Yeter ki iftiradan ve kumpastan uzak durulsun” dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ajans destekleri, altyapıya ve kurumsallaşmaya yönelik desteklerle Amasya, Çorum, Samsun, Tokat illerinden oluşan Orta Karadeniz Bölgesi’nde bu alanda önemli bir farkındalık ve üretim altyapısı oluşturdu, mesleki eğitimler yanında kadınların, girişimcilik ve kooperatifçilik eğitimleri almasını sağladı.
2024 Yılı Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesi Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen S.S. BizimOra Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin “BizimOra’nın Kadınlarından Sofralarınıza Şifalı Safran ve Sarımsak” isimli projesi uygulanmaya başladı. Proje ile kooperatifin dijital dönüşümünü sağlaması ve e-ticaret alanındaki varlığını güçlendirmesi amaçlanıyor.
“E-Ticaret” ve “Dijital Pazarlama” yoluyla büyümeyi hedefliyorlar
BizimOra Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, Çorum Merkez’de 2024 yılı Ocak ayından bu yana faaliyet gösteriyor. Kuruluş sürecinden itibaren OKA’nın güçlü desteğiyle yoluna devam eden kooperatif tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilmesi ve işlenmesi konusunda uzmanlaşmış durumda.
Kooperatif; sarımsak, kadim bir şifa kaynağı olan ve beyaz sarımsağın birkaç hafta boyunca 70-80 derece sabit bir ısı altında kurutularak fermente edilmesiyle elde edilen siyah sarımsak ve bal üretimi yapıyor. Proje kapsamında yürütülecek faaliyetler ile ürünlerin geleneksel satış kanallarının yanı sıra, e-ticaret ve dijital pazarlama yoluyla daha geniş bir kitleye ulaştırılması hedefleniyor.
S.S. BizimOra Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Çorum’da bir ilke imza atarak ilk kez safran üretimi gerçekleştiriyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı İyi Tarım Uygulamaları Programı kapsamında safran, sarımsak tohumu ve yumru desteği alan kooperatif, 27 Ekim’de ilk safran dikimini yaparak üretime başladı. Kooperatif, dünyanın en pahalı baharatlarından olan, sayısız faydası ve kullanım alanı bulunan safranın yanı sıra safran balı, safranlı sirke üretecek.
Tohumları Orta Karadeniz Bölgesinde yer alan Amasya ilinden tedarik edilerek yapılan safran dikim etkinliğine, OKA Girişimcilik Ekosisteminin Geliştirilmesi Birimi, OKA Çorum Yatırım Destek Ofisi, Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcileri ile kooperatif yetkilileri katıldı. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kuşadası Belediye Meclisi Ekim ayı olağan toplantısı, Belediye Başkanı Ömer Günel yönetiminde Davutlar Belediye Hizmet Binası Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda, Davutlar Mahallesi’nin uzun yıllardır yaşadığı sağlık merkezi sorunu gündeme geldi. Meclis, Aydınİl Sağlık Müdürlüğü tarafından Ege Mahallesi’ne yeni bir aile sağlığı merkezi kurulması için Belediye’den talep edilen 2 bin 600 metrekarelik alanın tahsisi konusunu, ilgili komisyonlara sevk etti.
Sevk kararının ardından Başkan Ömer Günel, “İl Sağlık Müdürlüğümüz bizden Ege Mahallesi’nin yaşadığı aile sağlığı merkezi sorununun çözümü için alan tahsisi talebinde bulununca bizim de kendilerinden Davutlar Mahallesi sakinlerimizin 7/24 sağlık hizmeti alabilmesi yönünde bir talebimiz oldu. Davutlar’da yaşayan hemşehrilerimiz bir enjeksiyon için bile Kuşadası merkezine gelmek zorunda kalıyor. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde kendilerine gerekirse bizim tahsis edeceğimiz bir binada sağlık merkezi açılması talebimizi ilettik. Belediye Başkan Yardımcımız Remzi Çengel konuyu yakından takip ediyor. Bu işin peşini bırakmayacak ve kısa süre içerisinde Davutlar Mahallemizin sağlık hizmetine ulaşım konusunda yaşadığı sorunu çözeceğiz” diye konuştu.
Çevreyi kirletenlere ceza
Toplantıda çevreyi kirleten şahıs ve işletmelere yönelik alınacak tedbirler konusu da gündeme geldi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından gündeme getirilen, evsel katı atıklarını ilgili toplama alanları dışına atarak çevreyi kirleten ve tütün ürünleri atıklarını işletmelerinin önüne atan ve temizlemeyen işletmelere ceza uygulanması yönündeki madde, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonu’na sevk edildi. İlgili gündem maddesinin kabul edilmesi ile çevreyi kirleten kişi ve işletmelere 4257 sayılı Tütün Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ve Kabahatler Kanunu’nun 41’inci maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacak. İşletmeler 3 metreye kadar dükkanlarının temizliğinden sorumlu olacak. Başkan Ömer Günel, komisyon raporu doğrultusunda alınacak kararın çevreyi kirletenlere karşı caydırıcı bir nitelik taşıyacağını belirtti.
Çok yönlü Kuşadası tanıtımı
Toplantıda ilçenin ulusal ve uluslararası alanda etkin tanıtımının yapılması için Kasım ayında İngiltere ve Polonya’da düzenlenecek turizm fuarlarına katılım kararı alındı. Karara göre 5-7 Kasım arasında İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenecek World Travel Market ile 20-22 Kasım arasında Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenecek TT Warsav fuarlarına katılım sağlanarak ilçenin tanıtımı yapılacak.
Toplantıda alınan ve kent tanıtımına önemli katkı sağlayacak kararlardan bir diğeri ise ilçe ve çevresinin yerel gastronomi ürünlerinin tanıtımı için 13 bölümlük bir belgesel çekilmesi ile ilgili oldu. Belgeselin çekileceği bölgelere ilişkin gerekli izinlerin alınması ve belgeselin yasal kullanım haklarının Belediye’ye devredilmesi ile ilgili gerekli meclis kararları alındı. Toplantıda ayrıca kentler arasında bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlamak için Çanakkale’nin Çan, Düzce’nin Akçakoca ve Burdur’un Bucak ilçeleri ile kardeş şehir olunması kararı alındı.
Belediye Meclis toplantısında, İmar ve Şehircilik Komisyonu üyesi İYİ Partili Eda Yurtcan’ın istifası üzerine yeni İmar Komisyonu üyesi seçimi de yapıldı. İYİ Partili Meclis Üyesi Yaser Doğan Belediye’nin yeni İmar Komisyonu üyesi oldu. Meclis toplantısında ilgili kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlanan 2024-2029 Yılı Stratejik Planı ile 2025 Mali Yılı Performans Raporu kabul edildi.
“Kuşadası’nda yaşamanın sözde ayrıcalık olmaktan çıktığı bir süreç başlıyor”
Meclis toplantısında geçen hafta hizmete giren Ada Mobil uygulaması ile ilgili olarak da açıklama yapan Başkan Ömer Günel, ilçeyi iyi tanıyan genç bir ekip tarafından hazırlanan uygulamanın vatandaşlara sunduğu avantajların yanı sıra ilçeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistler için de önemli kolaylıklar içerdiğini söyledi. Başkan Ömer Günel, ilçenin turistik noktalarından ulaşım güzergahlarına; sağlık kuruluşlarından nöbetçi eczanelere kadar pek çok önemli bilgiye hızlı ve kolay ulaşım olanağı sunan Ada Mobil’in belediye ile ilgili iş ve işlemleri de rahatça yapmayı sağladığını belirtti. Ömer Günel, “Uygulamamız, memnuniyet anketleri yoluyla kent sakinlerimizin fikir ve taleplerine hızlı bir biçimde istatistiksel olarak ulaşma şansı veriyor. Örneğin seçim döneminde Güzelçamlı Mahallesi’ne kapalı pazar yeri yapılması ile ilgili olarak sandık koyarak referandum yapacağımı söylemiştim. Ada Mobil uygulaması ile artık sandık kurmaya gerek kalmadı. Uygulama aracılığıyla kolayca referandum gerçekleştirebileceğiz” ifadelerini kullandı. Ada Mobil uygulamasının Adalı Kart uygulamasını da bünyesinde barındırdığını anımsatan Başkan Ömer Günel, “Kuşadası’nda yaşamanın sözde ayrıcalık olmaktan çıktığı bir süreç başlıyor” dedi.
“Kuşadası Belediyesi’nin bu yönde taşınmaz satışı kesinlikle bulunmamaktadır”
Toplantının sonunda İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan, Belediye’ye ait arsa satışlarına ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek için bir açıklama yaptı. Belediyelerin İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi doğrultusunda arsa satışı yapabileceğini belirten İmar Müdürü Ahmet Taşkan, Belediye Kanunu’nun 69’uncu maddesine göre belediyelerin görevleri arasında arsa ve konut üretmenin de bulunduğunu belirterek bu arsa ve konutların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda satışının mümkün olduğuna dikkat çekti.
İmar Kanunu’nun 18’inci maddesine istinaden kamuya kazandırılan çocuk bahçesi, rekreasyon alanı, belediye hizmet alanı gibi taşınmazların, imar planını değiştirmek suretiyle satışının mevzuat açısından mümkün olmadığını vurgulayan İmar Müdürü Ahmet Taşkan, “Kuşadası Belediyesi’nin bu yönde taşınmaz satışı kesinlikle bulunmamaktadır” diye konuştu.
“280 milyon lira bütçeyle devraldığımız Kuşadası Belediyesi, 3 milyar lira yatırım yaptı”
Başkan Ömer Günel ise ‘doğru siyaset, doğru muhalefet’ vurgusu yaparak, “280 milyon lira bütçeyle devraldığımız Kuşadası Belediyesi, 3 milyar lira yatırım yaptı. Bu kentin 25 yıldır kronikleşmiş tüm sorunlarını bu yönetim çözdü, çözmeye de devam ediyor. Biz, sesi gümbür gümbür çıkan, sorulan her soruya tüm açıklığı ve şeffaflığı ile yanıt veren bir yönetimiz. Siyaset de muhalefet de doğru yapıldığı sürece hiçbir itirazımız yok. Yeter ki iftiradan ve kumpastan uzak durulsun” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>13. Sigorta Haftası kapsamında düzenlenen 3. Uluslararası Sigorta Zirvesi, İstanbul’da başladı.
Zirveye Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, TSB Yönetim Kurulu üyeleri ve davetliler katıldı.
Zirvenin açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Çelik, eylül başında açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) ile fiyat istikrarını sağlayarak sürdürülebilir ekonomik büyümenin hedeflendiğini belirtti.
OVP’nin, yapısal reformlarla verimli, üretime odaklı, istihdam artırıcı önceliklere odaklandığını ifade eden Çelik, şunları kaydetti:
“Mali disiplin kararlılıkla sürdürülecek ve cari işlemler dengesinde kalıcı iyileşmenin sağlanmasına yönelik politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz. Türkiye ekonomisinin 2023’ün ikinci yarısında başlayan dengelenme eğilimi, 2024’ün ilk yarısında da devam etmiştir. Bu dönemde, net dış talebin 1,4 puanlık pozitif katkısıyla büyümenin kompozisyonunda iyileşme sağlanmıştır. 2024 yılında büyümenin yüzde 3,5 seviyesinde gerçekleşmesini hedefliyoruz.”
Çelik, büyümenin dengeli görünümünün enflasyondaki düşüş sürecine katkıda bulunduğunu vurguladı.
Enflasyon rakamlarına değinen Çelik, şöyle devam etti:
“Enflasyon, mayıs ayında yüzde 75,45 ile zirve yaptıktan sonra hızla düşmeye başladı. Enflasyonda son 3 ayda 23,5 puanlık bir gerileme yaşandı ve eylül ayı verileriyle birlikte enflasyonun yüzde 50’nin altında gerçekleşmesini hedefliyoruz. Mali disiplin her zaman Türkiye ekonomisinin en önemli çıpası olmuştur ve olmaya devam edecektir. Deprem harcamalarının etkisiyle 2023’te yüzde 5,2 olarak gerçekleşen bütçe açığının milli gelire oranı, kamu gelirleri ve deprem hariç harcamalardaki tasarruflar sayesinde yüzde 6,4 olarak OVP beklentisinin altında gerçekleşmiştir.”
Çelik, programın olumlu sonuçlarının rezerv birikiminde, düşen ülke risk priminde ve kredi derecelendirme kuruluşlarının kararlarında görüldüğüne dikkati çekti.
Son bir yılda Türkiye’nin kredi risk priminin 700 baz puandan 260 baz puan seviyelerine gerilediğini belirten Çelik, şu ifadeleri kullandı:
“2024’te, 3 büyük derecelendirme kuruluşundan not artırımı alan tek ülke konumundayız. Mali disiplinin yanı sıra para, maliye ve gelirler politikasındaki güçlü eş güdüm fiyat istikrarını desteklemekte önemli bir rol oynuyor. Enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesi ve vatandaşlarımızın alım gücünün kalıcı olarak artırılması temel önceliğimizdir. Makro finansal istikrarı sağlamanın yanı sıra kazanımlarımızı kalıcı hale getirmek için yapısal dönüşüme büyük önem veriyoruz. Ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artıracak ve küresel değer zincirindeki konumunu iyileştirecek yapısal reformları, OVP’de belirlenen takvim çerçevesinde hayata geçirmeye devam edeceğiz.”
“Büyük veri ve yapay zeka teknolojileri sigorta dahil birçok sektörü dönüştürdü”
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Çelik, dünyada hızla artan büyük veri ve yapay zeka teknolojilerinin sigorta dahil birçok sektörü dönüştürdüğünü söyledi.
Veri odaklı bir finans sektörü oluşturmanın önemine dikkati çeken Çelik, “Yeni teknolojilerin benimsenmesiyle genç nüfusumuzun dijital ürünlere olan talebi sayesinde önemli yenilikçi uygulamalar ve yeni ürünler geliştirilebilecektir. Sigorta sektörü, siber güvenlik gibi önemli risklere karşı işletmelerin finansal dayanıklılığına katkı sağlayarak önemli bir koruma mekanizması sunacaktır.” diye konuştu.
Çelik, ülke ekonomisine sigorta sektörünün 2024’ün ikinci çeyreği itibarıyla 1,5 trilyon liralık bir fon sağladığını belirtti.
“Zorunlu Afet Sigortası çalışmalarında son aşamaya gelindi”
Bakan Yardımcısı Çelik, yaratılan uzun vadeli fonların, finansal piyasalar ve ekonomi üzerinde dengeleyici bir rol üstlendiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ülkemizin finans sektörü, 2024 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yüzde 6,1 pay alan sigorta ve özel emeklilik sektörü, ülkemiz ekonomisine gayrisafi yurt içi hasılanın 22 katı tutarında teminat sağlayarak büyük bir katkı sunmaktadır. Hükümetimiz, sigortacılık ve özel emeklilik sektörünün finansal mimari içinde hak ettiği konuma gelmesi için her türlü desteği sağlamaktadır.”
Katılım sigortacılığının son durumu hakkında bilgi veren Çelik, temmuz itibarıyla katılım sigorta şirketleri tarafından 24,2 milyar liralık katkı payı üretildiğini ve bunun, genel sigorta prim üretimindeki yüzde 5,5’lik paya karşılık geldiğini söyledi.
Çelik, “Katılım sigortacılığı ve katılım emeklilik planlarının daha geniş kitlelere ulaşması amacıyla ulusal ve uluslararası uygulama ve standartlarla uyumlu mevzuatlar hayata geçirilecektir. Böylece, katılım sigortacılığı sektörü daha kapsamlı hale getirilerek toplumun farklı kesimlerine hitap eden çözümler sunulacaktır.” şeklinde konuştu.
SEDDK ve DASK tarafından yürütülen Zorunlu Afet Sigortası projesine ilişkin çalışmaların son aşamaya geldiğine işaret eden Çelik, projenin kısa süre içinde Meclis’e sunulup yasalaşmasının beklendiğini söyledi.
Çelik, OVP kapsamında sektörde yapılacak düzenlemelere de değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Otomatik Katılım Sistemi (OKS), işveren katkısıyla birlikte ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşecek ve tamamlayıcı emeklilik sistemi kurulacaktır. Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES), standart emeklilik yatırım fonları katılımcıların birikimleri için daha fazla katma değer üretecek şekilde yeniden tasarlanacak. OKS katılımcıları, BES’teki emeklilik fonlarına erişim imkanı elde edecek, kesintilerin sadeleşmesi sağlanacak ve bu kapsamda sistemin cazibesi artırılarak fon tutarı ve katılımcı sayısı artırılacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜRESEL pazar araştırma şirketi IDC, bu hafta başında yayınladığı 2024 2’nci Çeyrek Dünya Akıllı Ev Cihazları Takip Raporu’nda, Roborock’u satış adetleri ve gelir bazında dünya çapında 1 numaralı robot süpürge markası olarak açıkladı. Roborock, bu sonuca göre yıllık bazda yüzde 8’lik bir büyüme elde etti.
Roborock, 2024’ün ilk yarısında yaklaşık 625 milyon dolar faaliyet geliri elde ederek, yıllık bazda yüzde 30,90 büyüdü. Ana şirketin hissedarlarının net karı ise yaklaşık 158 milyon dolar seviyesine ulaşarak, yıllık bazda yüzde 51,57 gibi önemli bir artış gösterdi.
IDC raporunda, Roborock’un ticari başarısının başlıca nedenleri arasında ürün tasarımı ve teknoloji inovasyonunun yer aldığı belirtildi. 2024 yılında üretilen Qrevo ve S Serisi modellerinin geliştirilmesiyle ilgili raporda, “Roborock ürünleri daha hafif hale gelirken, tüketicilere gelişmiş navigasyon, engellerden kaçınma ve saç dolaşmasını önleme özellikleri sunuyor” ifadelerine yer verildi.
IDC’ye göre, Roborock’un olumlu sonuçlar elde etmesinin bir diğer nedeni, küresel pazarlara erken ve güçlü bir şekilde nüfuz edebilmesi. Amerika Birleşik Devletleri’nde, marka genellikle diğer oyuncuların ulaşmakta zorlandığı büyük offline perakende zincirlerine erişim sağlarken, e-ticaret operasyonları aracılığıyla da giderek artan bir marka etkisi yaratıyor. Şirket, aynı zamanda Nordik ülkeler, Almanya, Kore ve Türkiye’de de lider satış konumunda olup, bu ülkelerde 1 numaralı satış markası olarak yer alıyor.
IDC’nin 2024 2’nci Çeyrek Dünya Akıllı Ev Cihazları Takip Raporu, yılın ikinci çeyreğinde küresel akıllı robot süpürge pazarının, ürün işlev yükseltmeleri ve yeni lansmanların hızlanmasıyla yıllık bazda yüzde 15,7 oranında büyüdüğünü bildiriyor.
Roborock son olarak IFA 2024’te yeni Qrevo Curv serisinin lansmanını yaptı ve fuarda birçok küresel medya ödülü kazandı. Bu seri, AdaptiLift Chassis adı verilen kendi geliştirdiği yeni teknoloji sayesinde 40 mm’ye kadar zemin engellerini aşabilen ilk ticari robot süpürge olma özelliğini taşıyor. IFA’da şirket ayrıca, sektörün ilk ve en ince çift ışıklı 3D ToF navigasyonlu robot süpürgesi olan Roborock Qrevo Slim’i de tanıttı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Ülkemizin geleceği açısından dijital okuryazarlığı yaygınlaştırmak ve çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden, bağımlılıktan korumak hayati önem arz ediyor” dedi.
AnkaraMüzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde, Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayı düzenlendi. Çalıştaya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM Dijital Mecralar Komisyon Başkanı ve AK PartiHatay milletvekili Hüseyin Yayman ile Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Erhan Özden katıldı. Bakan Göktaş, teknolojik gelişmelerin hızına ayak uydurmanın zor olduğu bir zamanda yaşadıklarını belirterek, “Sürekli gelişen ve değişen teknoloji, hayatımızdaki yerini giderek güçlendiriyor. Bugünü 20 yıl öncesine kıyasladığımızda adeta bir asırlık zaman geçmiş gibi hissediyoruz. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırdığı gibi birtakım zorlukları, tehditleri ve tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Kişisel verilerin gizliliği, siber güvenlik riskleri, dijital zorbalık ve dijital bağımlılık bu tehlikelerden sadece birkaçıdır. Bugün sosyal medya uygulamaları kullanıcılara ait verileri toplarken, özel hayat mahremiyetini tehdit edebiliyor. Sürekli çevrim içi olma hali, stres, dikkat dağınıklığı ve üretkenlik kaybı gibi sorunlara yol açabiliyor. Yanlış bilgilerin, insanı olumsuz etkileyen kötü içeriklerin yaygınlaşmasına aracılık ederek toplumda güven bunalımına neden olabiliyor” dedi.
‘4,5 MİLYON VATANDAŞIMIZ EĞİTİMDEN ÜCRETSİZ FAYDALANDI’
Bakan Göktaş, dijital mecraların uzaktan kontrol edilebilen teknolojik bir silaha dönüştüğünü belirterek, “Ne yazık ki bunun en acı örneğine Lübnan’da şahit olduk. Bir çağrı cihazının, bir patlayıcıya dönüştürülerek insanların hayatını kaybetmelerine neden olduğunu gördük. İsrail, insani tüm değerlere meydan okuyan saldırılarıyla tüm bölge için nasıl bir tehdit olduğunu, bütün dünyaya bir kere daha gösterdi. Lübnan’a yönelik saldırılarıyla teknolojinin ve dijitalleşmenin nasıl kötüye kullanılabileceğini gözler önüne serdi. Sayın Cumhurbaşkanımız, bu saldırıların bir an evvel durdurulması için Birleşmiş Milletler kürsüsünden dünyaya çağrıda bulundu. Türkiye olarak, Filistin halkının asil, onurlu ve kahramanca direnişinin yanında olmaya devam edeceğiz. Yaşanılan tüm bu gelişmeler, dijitalleşmenin tehlikelerine karşı bizleri tedbirli olmayı ve yaşanılan sorunlara çözüm üretmeyi beraberinde getiriyor. Çünkü, dijitalleşme tek tek bireyleri etkilemenin ötesinde toplumlarda da köklü değişimlere neden oluyor. Aile yapısını, sosyal ilişkileri ve iletişim biçimlerini dönüştürüyor. Özellikle çocuklarımızın maruz kaldığı dijital içerikler, onların zihin dünyalarını ve dolayısıyla geleceğini doğrudan etkiliyor. Bugün sosyal medyanın etkileri ve dijital riskler, aileler için büyük bir endişe kaynağı haline geldi. Bu soruları aşmanın yolu ise ancak ve ancak bilinçli kullanım ve dijital farkındalıkla mümkündür. Bu kapsamda bakanlık olarak toplumu, aileleri, özellikle çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden korumak için yoğun bir mesai harcıyoruz. Aile Eğitim Programımızla, dijital okuryazarlığı ve bilinçli medya kullanımını yaygınlaştırmak üzere özel çalışmalar yürütüyoruz. 2013 yılında başlattığımız bu programımızla bugüne kadar 4,5 milyon vatandaşımızın eğitimimizden ücretsiz faydalanmasını sağladık. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımızda dijital bağımlılıkla mücadele başlığımız altında önemli adımlar atıyoruz. Ayrıca bu yıl Türkiye’de medya ve dijital ortamların aile üzerindeki etkisini incelemeye yönelik bir araştırma başlattık. Bu araştırmayla, ailelerin dijital ortamlardan nasıl etkilendiği, toplumun algısı, beklentileri ve kullanım eğilimlerini belirleyeceğiz” diye konuştu.
‘ÇOCUKLARIN VE GENÇLERİN GERÇEKLİK ALGISINI DEĞİŞTİRİYOR’
Dijital bağımlılığın üzerinde büyük bir titizlikle durulan mesele olduğunu altını çizen Göktaş “Mücadelemizi etkili bir şekilde sürdürmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında bağımlılıkla mücadelede yeni bir dönem başlattık. Pek çok bakanlığımızın da olduğu bu kurulla bağımlılıkla mücadeleyi tüm yönleriyle özel olarak ele alıyoruz. Ayrıca Yeşilay ile birlikte madde, alkol, tütün, kumar bağımlılığının yanı sıra; dijital bağımlılıkla mücadele çalışmaları yürütüyoruz. Dijital oyunlar çocukların ve gençlerin gerçeklik algısını değiştiriyor. Dijital oyunlar özellikle belli kesimler tarafından ergenlerin radikalleşmesinde araç olarak kullanılıyor. 2022 yılında dijital bağımlılıkla mücadeleye yönelik başlattığımız çalışmalar kapsamında 136 binden fazla vatandaşımıza ulaştık. Bu kapsamda verdiğimiz eğitimlerle mobil cihaz, sosyal medya, oyun bağımlılığı ve güvenli internet kullanımı konularında farkındalık kazandırmayı hedefliyoruz. Bu noktada çocuklarımız için yürüttüğümüz çalışmalara özellikle bir parantez açmak istiyorum. Çocuklarımızı, her türlü yazılı, görsel ve dijital yayınların zararlarından korumak için olumsuz içeriklere yönelik etkili bir bilinçlendirme ve takip süreci yürütüyoruz. ‘Sosyal Medya Çalışma Grubumuz’ ile çocukların olumsuz etkilenebilecekleri içerikleri tespit ederek, bunlara yönelik koruyucu, önleyici faaliyetler yürütüyoruz. Ayrıca vatandaşlarımızın çocuklar için zararlı olduğunu düşündükleri içerikleri, yayınları ve uygulamaları kolayca bildirebilmeleri için DUY İhbar Platformu’nu oluşturduk. Dijital haberleşme kanalları ve web sitesi üzerinden bildirilen tüm içerikleri titizlikle inceliyor, gerekli mercilere iletiyor ve hızlı bir şekilde aksiyon alıyoruz. Wattpad, bu kapsamda çok fazla şikayet aldığımız bir platformdu. Şikayetler üzerine yaptığımız incelemelerle, bu platformda 18 yaş altı çocuklarımızın zorbalık, şiddet, cinsel istismar, intihar, madde bağımlılığı gibi son derece olumsuz içeriklere hiçbir filtre ve kontrol mekanizması olmaksızın maruz kaldığını tespit ettik. Türkiye’de, içeriklerle ilgili şikayetlerimizi iletecek bir temsilcisi olmadığı için bu platforma erişim engeli istedik. Böyle bir uygulamaya gitmek istemezdik. Fakat çocuklarımızın sağlıklı bir ortamda büyümelerini sağlamak, zihin dünyalarını temiz tutmak ve zararlı içeriklerden korumak en önemli önceliğimizdir” dedi.
‘DİJİTAL BAĞIMLILIĞI 3 GRUPTA ELE ALACAĞIZ’
Bakanlık olarak çocukların güvenliği ve psikolojik sağlığı için çalışmaları büyük bir ciddiyetle sürdürmeye devam edeceklerini belirten Göktaş, “Ülkemizin geleceği açısından dijital okuryazarlığı yaygınlaştırmak ve çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden, bağımlılıktan korumak hayati önem arz ediyor. Bu kapsamda çalıştayda, sizlerin de değerli katkılarıyla özellikle son yıllarda daha belirgin hale gelen dijital bağımlılığı 3 ayrı grup ile ele alacağız. Birinci grupta, bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri ve akademisyenlerimizle bu konuyu detaylı bir şekilde değerlendireceğiz. İkinci grupta, oyun oynayan çocuklar olacak. Onlarla dijital dünyada geçirdikleri süreyi, motivasyonlarını ve oyun oynamaya eşlik eden süreçleri ele alacağız. Üçüncü grupta ise yetişkinler yer alacak. Dijital bağımlılık sadece çocuklarla ilgili bir durum değil. Yetişkinlerle de ayrıca hem kendileri hem de ebeveyn perspektifinden çocukların süreçte nerede yer aldıklarını konuşacağız. Dijital bağımlılık ile ilgili toplumsal farkındalık yaratmanın gerekliliğine inanıyoruz. Görüşmeler sonucunda elde ettiğimiz verileri dijital bağımlılık sonucunda radikalleşme, intihar, yalnızlaşma, boşanma gibi bireysel, aile ve toplum temelli sonuçları da göz önünde bulundurarak değerlendireceğiz. Elde ettiğimiz sonuçları ve önerileri önümüzdeki günlerde kamu kurumları ile düzenleyeceğimiz çalıştayda açıklayacağız. Bu sonuçlar ve önerilere bağlı olarak dijital bağımlılıkla mücadelede bir yol haritası çıkaracağız. Bu durumu tehdit eden sorunları her yönüyle ele almak, hepimiz için büyük bir sorumluluktur” diye konuştu.
‘SADECE TÜRKİYE’NİN MESELESİ DEĞİL’
TBMM Dijital Mecralar Komisyon Başkanı ve AK Parti Hatay milletvekili Hüseyin Yayman da “Dijitalleşme meselesi sadece Türkiye’nin bir meselesi değil. Dünyanın en önemli meselelerinden bir tanesi. Her konuda olduğu gibi dijitalleşmenin de teknolojik gelişmenin de iki yönü var. Bir olumlu yönü var, bir olumsuz yönü var. Ama maalesef dijitalleşme meselesinde olumsuzluklar olumlu yönlerin çok önüne geçmiş durumda. Dijital bağımlılık yanında yapay zeka meselesi inanılmaz bir fırsat ve tehdidi beraberinde getiriyor. Bunları önümüzdeki dönemde daha çok konuşmamız gerekiyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), 16-17 Ekim tarihlerinde düzenleyeceği 17’nci İstanbul Hazır Giyim Konferansı öncesinde bir basın toplantısı yaptı. TGSD Başkanları Ramazan Kaya ve Sanem Dikmen, TGSD Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Hazır Giyim Federasyonu (IAF) Başkanı Cem Altan, TGSD Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Eyüboğlu ile Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel’in katılımıyla gerçekleşen toplantıda, konferansın yanı sıra sektörün mevcut durumu ve geleceğine dair öngörüler de paylaşıldı.
“Bu yılı 18 milyar dolarlık ihracatla kapatabiliriz”
Sektörün ihracatının 21,2 milyar dolar ile tarihinin en yüksek rakamına ulaştığı 2022 yılının son çeyreğinden itibaren gerilemeye başladığını hatırlatan Ramazan Kaya, “Eylül 2022’de 1,9 milyar dolar, Eylül 2023’te 1,6 milyar dolar olan ihracatımız, bu yıl Eylül ayında ise geçen seneye benzer şekilde 1,65 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk 9 ayında, bir önceki yıla göre ihracatımız yüzde 8 civarında düştü. Ancak yılın son çeyreğindeki siparişler ile birlikte kısmen de olsa bir iyileşme bekliyoruz. Bunun neticesinde de bu yılı geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 6-7 oranında bir düşüşle kapatacağımızı öngörüyoruz. Bu da yıllık 18 milyar dolar veya bunun biraz aşağısına denk geliyor. İki yıl öncesine kadar rekabet ettiğimiz Bangladeş, Vietnam, Hindistan gibi ülkelerden yaklaşık yüzde 20 daha pahalıydık. Kalitemiz, tedarik gücümüz ve ürün çeşitliliği gibi avantajlarımız sayesinde alım grupları bu farkı kısmen de olsa tolere edebiliyordu. Ancak günümüzde bu fark yüzde 60’lara ulaştı. Dolayısıyla alım grupları bu farkı tolere etmediği için kayıp yaşıyoruz” dedi.
“Yeşil dönüşüme yatırım yapamıyoruz”
TGSD Başkanı Sanem Dikmen ise Türk hazır giyim sektörü ayakta kalma mücadelesi verirken küresel olarak sektörün gündeminde sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm olduğuna dikkat çekerek, “Alım grupları artık üreticileri enerjiden suya, iş güvenliğinden deprem yönetmeliklerine kadar birçok alanda skorluyor. Tedarik tercihlerini bu skora göre yapıyorlar. İyi skorlara ulaşamayanların oyunun dışında kalacağı bir sürece doğru hızla ilerliyoruz. Bunun yanında ürünün ilk aşamasından itibaren izlenebilirliği sağlayan dijital ürün pasaportu da sektörün gündemindeki diğer önemli konu. Aslında biz de Türk hazır giyim sektörü olarak son bir buçuk yıla kadar yeşil dönüşüme en hazır sektörlerden biriydik. Bu konuda çok ciddi yatırımlar yapılıyordu. Ancak şu anda mevcudiyetimizi korumaya odaklandığımız için bu alana yatırım yapamıyoruz” açıklamasında bulundu.
“Dünyanın dört bir yanından alım grupları konferansımız için İstanbul’a gelecek”
Sektörün gündemindeki konuları 17’nci İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nda ele alacaklarını belirten Dikmen, konferans hakkında da şu bilgileri paylaştı: “Bu yılın temasını Redefine, Realign, Refashion (Yeniden Tanımla, Hizalan, Şekillendir) olarak belirledik. Dünyanın dört bir yanından alım grupları ve sektör profesyonelleri ile birlikte değişen tüketici taleplerinin üretime ve modaya etkisi, sektörü giderek etkisi altına alan başta yapay zeka olmak üzere dijital teknolojiler, işletmelerin yeni yönetim şekilleri, tedarik zincirinde şeffaflık ve izlenebilirlik ve dünyadaki yeni yasal düzenlemeleri konuşacağız. Konferansımızın ikinci gününde ise alım grupları ve Türkiye’de faaliyet gösteren büyük e-ticaret sitelerini, B2B görüşmelerde yerli üreticiler ile bir araya getireceğiz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da üreticilerimizin yeni pazar ve iş bağlantılarının temellerini atacağı bir platform sunmayı hedefliyoruz.” – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATIŞ TESTİ BAŞARILI
Baykar tarafından geliştirilen yüksek teknoloji ürünü insansız sistemler, testleri başarıyla geçmeye devam ediyor. Bayraktar TB2 SİHA’ya entegre edilen KEMANKEŞ Mini Akıllı Seyir Füzesi de KEŞAN’da icra edilen motorlu ilk atış testini başarıyla tamamladı. Atış testini gerçekleştirmek üzere 14 Haziran Çarşamba, Keşan’da bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak test için belirlenen hedefe yol alan Bayraktar TB2, 20 kilometre mesafeden KEMANKEŞ’i ateşledi. Milli olarak geliştirilen jet motoruyla yüksek süratte 33 kilometre yol alan mini akıllı seyir füzesi belirlenen hedef bölgeye ulaşarak görevi gerçekleştirdi.
İLK KEZ TEKNOFEST’TE SERGİLENDİ
Stratejik hedeflere karşı kullanılmak üzere Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen mini akıllı seyir füzesi KEMANKEŞ, 27 Nisan – 1 Mayıs tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda TEKNOFEST 2023 kapsamında ilk kez halka açık bir şekilde sergilendi. KEMANKEŞ, adını attığı okla en zorlu şartta dahi hedefi tam isabetle vuran tarihimizdeki okçulardan alıyor.
MİLLİ İHA’LARIN YENİ VURUCU GÜCÜ
KEMANKEŞ, Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar AKINCI TİHA, Bayraktar TB2 SİHA ve Bayraktar TB3 SİHA’ya entegre edilerek görev yapabilecek. Yaklaşık 1 saat havada kalabilen mini akıllı seyir füzesi, sahip olduğu jet motoru sayesinde süratle yol alarak düşman hattı gerisindeki en riskli hedeflere karşı etkinlik gösterebilecek. 200+ kilometre görev menziline sahip KEMANKEŞ, yapay zekâ destekli optik güdüm sistemi sayesinde hedefini tanıyarak zorlu hava şartlarında dahi tam isabetle imha kabiliyetine sahip olacak.
MUHARABE SAHASINDA DENGELERİ DEĞİŞTİRECEK
Yapay zekâ destekli oto pilot sistemi ile otonom uçuş gerçekleştirip stratejik hedefleri yüksek hassasiyetle etkisiz hale getirerek muharebe sahasında dengeleri değiştirecek. Gece ve gündüz şartlarında kullanılabilecek KEMANKEŞ, barındırdığı anti-jamming teknolojisi sayesinde elektronik karıştırmalardan etkilenmeden görev yapabilecek. Bağlı olduğu platform ile tüm görüş hattı haberleşmesi gerçekleştiren KEMANKEŞ, elde ettiği tüm veri ve görüntüleri platform üzerinden yer kontrol istasyonuna ileterek kullanıcıya veri takibi konusunda destek sağlayacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KASAPOĞLU: “HAVADA, KARADA, DENİZDEYİZ”
Gençlik ve Spor Bakanı, İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, açılışta yaptığı konuşmada, “Türkiye artık hayallerine yürüyen bir ülke, Türkiye’de gençlerimizin öncülüğünde ortaya çıkan sonuçlar hem hayallerimizi gerçekleştirirken hem de yeni hayallere koşuşumuzu müjde ediyor. İşte aracımız burada, havada, karada, denizde nerede olmak gerekirse oradayız. Bu ülkenin hiçbir zaman elini taşın altına koymaktan kaçınmayan, yüreği zengin evlatlarıyla oradayız ve olmaya devam edeceğiz. Birileri bu noktada hayal dahi edemezler bizim yaptıklarımızı. Onların hayal edemediklerine, çamur atarak örtmeye kalktıklarına biz ulaşırız. Bu nasibi tatmak, hepimiz için bahtiyarlıktır. Türkiye’nin 21 yıllık dönüşümünde ve bundan sonraki ufkunda muhteşem bir liderlik vizyonu vardır, o lider de Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Onun dik duruşu ve ön açan liderlik ruhuyla tıpkı bugün olduğu gibi bundan sonra da yerli ve milli ruhla bu ülkenin evlatları çağlar açmaya devam edecek” dedi.

“GENÇLERİMİZLE BİRLİKTE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Türkiye’nin 21 yılda büyük dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Bakan Kasapoğlu, ” Sanayisi, ticaretiyle, altyapısı, sağlığı, eğitimi, turizmi, sporuyla, gençlik yatırımlarıyla muhteşem bir süreç. Özellikle son 5 yıllık süreç. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi, bu koridor, yıllarca gerçekleşmeyi bekledi, bu açılış bu sürecin ne kadar etkin işlediğinin, sonuç odaklı olduğunun örneğidir. Birileri Türkiye’yi geri döndürmeye, eski köhne anlayışa götürmeye gayret ediyorlar ama milletimiz ferasetiyle, yaşadıklarıyla, gördükleriyle inanıyoruz ki asla bu önemli kazanımlardan geri dönüşe fırsat vermeyecek. 20 milyondan fazla genç, özgüven sahibi, dinamik bir anlayışla var olan gençler, yüreğini ortaya koyan gençler… Bu ülkenin evlatlarına imkan verildiğinde, yanlarında samimiyetle olunduğunda başarıyorlar, biz onların yanında her daim var olarak bir olduk. Bundan sonrada gençlerimizle aynı ruh ve inançla beraber olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“10 YURTLARI 1 YURDUMUZUN KAPASİTESİNDE DEĞİL”
Kasapoğlu şu açıklamada bulundu: “Bugün İzmir teknoloji Yüksek Enstitüsü alanında yer alan birçok yatırım, genç odaklı siyasetin yatırımları. Yurtlar Türkiye’nin gururu yatırımlarımızdan. İzmir’de de bu öğretim döneminde başvuran tüm gençlerimizi yurtlara yerleştirdik. Yurtları istismar etmeye çalışanlar, yerel yönetimlerde kaç kapasiteli yurt yaptıklarının hesabını versinler. Yaptıkları 10 yurt bizim 1 yurdumuz kadar kapasiteye sahip değil. Bu konunun istismarını, algısını yapmakla meşguller sadece.
VARANK: “TEKNOLOJİ ALANINDA GÜÇLÜ ADIMLAR ATTIK”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Geçtiğimiz 1 ay boyunca, devreye aldığımız teknolojik yatırımlar teknoloji önemini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye uzaydaki varlığını artırmaktan, aşı ve ilaç teknolojilerindeki yatırımlardan, ilk elektrikli anahat lokomotif raylara indirilmesinde, elektrikli araçlara hizmet etmeye kadar geleceğin teknolojilerine ilişkin güçlü adımlar attık. 6 yıl önce çalışmalarına başladığımız Türkiye’nin ilk yerli ve milli uydusu İMECE, uzaydaki görevine başladı. Dünyanın etrafında günde 14 kez dönen uydumuzdan ilk görüntüler gelmeye başladı. Sayın Cumhurbaşkanımız bayrağımızı uluslararası uzay istasyonunda temsil edecek Türkiye ilk uzay yolcularını da açıkladı” dedi.
“1 MİLYAR DESTEK VERİLECEK”
Bakan Varank açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu tesisin tamamlanmasıyla birlikte yarı iletkenler üretmemiz, kimlik kartı çipleri gibi devreler burada üretilebilecek. Çip tasarımıyla ilgili yeni bir destek programı da var, genç girişimcilere 1 milyara yakın desteği vermeye başlayacağız. Bu da ülkemizde hem çip tasarımı, hem üretimiyle ilgili sıçrama yaşamamız için önemli bir adım olacak.
“KILIÇDAROĞLU ‘NEREDE’ DİYE SORDU: İŞTE BURADA”
500 tane anahat lokomotifi alınması gerekiyordu Türkiye’ye; ana hat lokomotiflerini Türkiye’de üreterek, cari açığın azalmasına katkı sağlayacağız. 500 tanesinin maliyeti 2 milyar dolar, bunun yurt dışına çıkmasını engellemiş olacağız. 81 ilde 1572 şarj istasyonu kurulmasına destek verdik. TOGG akıllı cihazlarının bataryaları için üretim kampüsü temelini attık. TOGG ile Türkiye’nin teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerini tüm dünyaya gösterdik ama bir türlü müzmin muhalifleri ikna etmeyi başaramadık. Kılıçdaroğlu, ‘Bir araya geldiğiniz, imzalar attınız büyük törenler yaptınız, nerede Türkiye’nin otomobili diye sordu mu? Sordu. İşte burada, Urla’da!
“2025’te TOGG’UN İHRACATINA BAŞLAYACAĞIZ”
Arkadaşlarımızla TOGG’a bindik, genç arkadaşımızın birinin üzerinde Mercedes montu vardı, ‘Sayın Bakanım iner inmez bu montu yakacağım’ dedi. Kılıçdaroğlu, her gün bu ülkede yerli otomobil üretiliyormuş gibi ‘Otomobil üretmek sıradan bunu kime satacaksınız’ diye sordu. Onun aksine ülkesine inanan, Türk mühendislerine güvenen aziz Türk Milletimiz bu aracı satın alıyor. Ön siparişler alındı, şu anda teslimler yapılıyor. 2025 yılından itibaren bu araçları tüm dünyaya ihraç etmeye başlayacağız.
“BİZ AÇIKLADIKÇA DENGELERİ ŞAŞIYOR”
Biz açıkladıkça birilerinin dengesi şaşıyor. Yok ‘Gece gümrüklerden gizlice bu araçları getiriyorlar’ diyorlar, ya sizin hiç iş bilen bir gazeteciniz yok mu, çıkarın, hangi araçlarla gece yarısı Gemlik’e taşınıyor, ispat edin. Varsa yoksa karalama, Teknofest için ‘panayır’ diyenlerin, Türkiye ye ne faydası var. Hangi icraatı ortaya koyabilmişler. Biraz utanmak lazım. Teknolojisini tüm dünyaya kanıtlamış SİHA’larımız için ‘oyuncak’ diyenler, TCG Anadolu için ‘iki bomba atsan batar’ diyenler… Sizin takdirinizi aramıyoruz ama bir kere de hazmedin, sesinizi çıkarmayın ama böyle bir muhalefeti de karşımızda göremiyoruz. Hep bir karalama kampanyası. Bizim ak dediğimize kara deme… Bu bir muhalefet anlayışı değil, bunlarla Türkiye’yi ileri götürmek mümkün değil.
GENÇLERE MÜJDE: SENE SONUNA KADAR ÜCRET ALINMAYACAK
Bilişim Vadisi İzmir; 63 metrekare kapalı alana sahip, 6 binden fazla insana istihdam sağlayacak. Bilişim Vadisi İzmir, bizim 2018 yılında seçim vadimizdi, ham olsun sözümüzü yerine getirdik. Biz İzmir’in teknoloji tabanlı girişimlerde nasıl öneme sahip olduğunu biliyoruz. Her geldiğimizde burada girişimci arkadaşlarımızla bir araya geliyoruz. Bu eser İzmir’e değer katacak bir eser oldu. Emin olun bu iş için ilmek ilmek çalıştık. Mimarisiyle, katılacak şirketleriyle, hizmetlerle örnek bir yapıyı İzmir’e kazandırdık. Bazıları Amerika’ya, Hamburgerciye teknoloji görmeye gidiyorlar ya tekonoloji görmek isteyen İzmir’e gelecek. İzmir’e bir müjde vermemiz gerekirdi, Sayın Bakanımız Mehmet Kasapoğlu ile çalıştık, onun da bu altyapıya ne kadar sahip çıkacağını biliyoruz. Sene sonuna kadar buraya başvuracak kuluçka firmalardan hiç ücret almayacağız. Gençlerimiz gelsinler, fikirlerini getirsinler, kabul aldıklarında sene sonuna kadar kendilerinden ücret almayacağız.
“GENÇLERİMİZ HİDROJENLE ÇALIŞAN OTOMOBİL YAPACAK”
Bu hizmet kervanına, yatırımlara devam edeceğiz. Biz ülkemiz ve gençlerimiz için büyük gayret gösteriyoruz, biz bu yatırımları gerçekleştiriyoruz ama bunların çok daha güzellerini gençlerimiz hayata geçirecek, biz elektrikli otomobil yaptık, onlar hidrojenle çalışan otomobil yapacak, onlar uzay çalışmalarında tarih yazacak. Gençlerimizin yaptığı işler bizi gururlandırıyor. Onların önüne ne kadar imkan sunarsak gurur duyuyoruz
VALİ KÖŞGER: “İSTİHDAM VE EKONOMİYE KATKI SAĞLAYACAK”
İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger ise, “Bu projenin başka projelerin de önünü açacağı kanaatindeyim. Emeği bulunanlara şükranlarımı sunuyorum. İzmir’in tüm bileşenleri kentin potansiyelini açığa çıkarmak için çalışıyor, bizde önlerini açmak adına tüm adımları atıyoruz. Bilişim vadimizde de inşallah potansiyel ortaya konulacak, 6 bin vatandaşımız hem İzmir hem de ülkemiz için faydalı işlere imza atacaklar. İzmirimizde teknolojinin sanayideki etkin ve yaygın kullanımı birçok sektöre güç katacak, istihdam ve ekonomiye de katkı sağlayacaktır” diye konuştu.
DAĞ: “BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN VAADİYDİ BİZ YAPTIK”
İzmir Bilişim Vadisi, Mega Teknoloji Koridoru İzmir’den açıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Bilişim Vadisi açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, “Bu proje sadece bizim vaadimiz değil. Diğer siyasi partilerin vaatlerinin tamamında, yani Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylıklarında burada teknoloji üssü kurma vaadi vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız atandıktan sonra bir formül bulduk, biz burayı üniversite paydaşlarından ziyade burası bilişim vadisi yapalım dedi. Ve sonra zaten buranın kaynağı vardı, birinci etabı tamamlamış olduk, bundan sonra ikinci, üçüncü etabı gelir. Biz takipçisiyiz ama artık alan İzmir’in, hepimizin. Bilişim vadisi buraya geldiğinde ‘İzmir’den çıkacak mı’ denildi, çıkmayacak, İzmirli müteşebbisler, İzmirli beyinler öncelikli olacak. İlk etapta bunu göreceğiz” dedi.
“SÖZ VERMEK KOLAYDIR, ÖNEMLİ OLAN HAYATA GEÇİRMEK”
AK Partili Dağ, AK Parti’nin söz verdiği projeleri hayata geçirdiğini anlatarak, “Bir söz vermek kolaydır, önemli olan hayata geçirmek. Birileri sadece vaatte bulanabilir, biz ise bugün somut olarak hayata geçirdik. 14 Mayıs’tan sonra da hep birlikte yeni eserler ülkemize kazandırmaya devam edeceğiz. Bilişim Vadisi İzmir’in, teknoloji kentinin şehrimize, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PLANLAMA ALANI 12 HEKTAR
Urla ilçesi, Gülbahçe Mahallesi sınırları içinde, İzmir – Çeşme Yolu üzerinde yer alan ve Haziran 2022’de İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi Güney Yerleşkesi Ek Alanı’ olarak ilan edilen bölgede planlama alanının toplam büyüklüğü ise yaklaşık 12 hektar olarak belirlendi. Türkiye’nin teknoloji, inovasyon ve girişimcilik üssü olma yolunda hızla ilerleyen bölgeye olan talepleri Teknopark İzmir’in karşılayamaması nedeni ile ek bölgeye ihtiyaç duyuldu öğrenildi. Projenin hayata geçmesi ile birlikte Türkiye’nin dördüncü, Ege Bölgesi’nin ise ilk teknoloji geliştirme bölgesi Urla’da hizmete girmiş olacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bayram, “TEKNOFEST 2024, genç zekâlara büyük fırsatlar sunuyor. TEKNOFEST 2024’te düzenlenecek Roket, Model Uydu, Sağlıkta Yapay Zekâ, Biyoteknoloji İnovasyon, Sanayide Dijital Teknolojiler gibi 46 ana kategori ve 117 alt kategoride düzenlenecek yarışmalar, gençlerimizin hayallerini gerçeğe dönüştürme ve en iyisi olma fırsatı sunuyor” dedi.

Adana’nın TEKNOFEST’e ev sahipliği yapmasının öneminden de bahseden Bayram, “TEKNOFEST 2024, şehrimizin sadece tarım ve sanayi şehri kimliğinin ötesine geçmesini sağlayacak. Ülkemizin geleceğini şekillendiren bu tür etkinliklerin Adana gibi dinamik bir kente gelmesi, bizlere büyük sorumluluklar yüklüyor. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeli, gençlerimizi cesaretlendirmeli ve şehrimizi teknolojinin öncü kentlerinden biri haline getirmeliyiz” diye konuştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Konuşmaların ardından Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Meclis Başkanı İsrafil Uçurum ve Adana Kadın Kooperatifleri Birliği Başkanı Zeynep Kırılmış Bakan Kacır’a hediye takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesini müteakip Sanayi Kampüsündeki merkezleri ziyaret eden Kacır, personelden bilgi aldı. Sanayi Kampüsü önünde günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile program sona erdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TEKNOLOJİNİN SINIRLARI ZORLANACAK
Bu yarışmalar, katılımcılara teknolojiyle yakından ilgilenme ve uygulama fırsatı sunar. Yarışmaların bitiminde ödüller verilerek katılımcıların başarıları ödüllendirilecek. Drone yarışları, robot yarışmaları, yapay zeka yarışmaları, insansız hava araçları yarışmaları gibi birçok farklı yarışma düzenlenecek. TEKNOFEST’in yanı sıra, teknoloji fuarı, konferanslar, atölye çalışmaları, seminerler ve paneller gibi birçok etkinlik de yer alacak. Bu etkinlikler, katılımcıların teknoloji dünyasındaki son yenilikleri yakından takip etmelerine ve yeni teknolojiler hakkında bilgi edinmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, etkinliklerde yer alan paneller ve konferanslar sayesinde, teknolojinin geleceği hakkında fikir alışverişinde bulunmak, sektördeki uzmanlarla tanışmak ve yeni iş fırsatları yaratmak mümkün.

BAŞVURULAR AÇIK
Cumhuriyetimizin 100. yılında, İstanbul’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2023’ün Teknoloji Yarışmaları için başvurular açıldı. Toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturarak Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’te bu sene tamamı geleceğin teknolojileri üzerine kurgulanmış, Türkiye tarihinin en büyük ödüllü 41 farklı teknoloji yarışması olacak.

HERKESE ÜCRESTSİZ
Teknofest Havacılık ve Uzay Festivali’ne yaş ya da meslek grubu ayrımı olmaksızın herkes ücretsiz şekilde ziyaretçi olarak katılabilecek. 13 yaşından küçük ziyaretçiler etkinlik alanına ebeveynleri ya da öğretmenleri ile girebilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GÖREV AFETZEDEYE PARAŞÜTLE YARDIM KİTİ ULAŞTIRMAK
Şehzadeler Belediyesi’nin Fatih Gençlik Merkezi’ndeki İHA Yapım Atölyesi’nde yarışma için son hazırlıklarını yapan Şehzadeler Ventus Takımı üyeleri, kendilerini bugüne getiren yolculuğu şu sözlerle dile getirdi; “Takımımız Sosyal Bilimler Lisesi 10 Sınıfta okuyan dört kişiden oluşuyor. Bayraktar TB2’den etkilenerek ‘Neden biz de kendi iHA’mızı yapmayalım ki’ diyerek kendi İHA’mızı yapmayı hedefledik. Bu hedefimizden de ilk olarak Danışman Öğretmenimiz Leyla Sınay Altaylı ‘ya bahsettik ve onun da desteğini aldık. CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü ile bağlantıya geçerek geçen yıl TEKNOFEST’te yarışan Şehzade İHA Takımı üyelerine danıştık ve onlarla birlikte çalıştık. Sonunda da Latince rüzgar anlamına gelen Şehzade Ventus adını verdiğimiz İHA’mız ortaya çıktı. Bu sene ilk kez TEKNOFEST’e katılıyoruz. Aracımız Serbest Kanat Kategorisinde serbest görev dalında yarışacak. Görevimiz afetzedelere acil durum kitinin paraşütle ulaştırılması olacak. Aracımızın yapım aşamasında bize destek olan Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik’e bize güvendiği ve destek verdiği için teşekkür ederiz. Katılacağımız yarışmada iyi bir derece alarak okulumuza ve ilimize büyük bir gurur yaşatmak istiyoruz.”

ŞEHZADE İHA TAKIMI YARIŞMA TECRÜBESİNİ LİSELİ GENÇLERE AKTARDI
Şehzadeler Ventus Takımı’na bir önceki yıl katıldıkları yarışmada edindikleri tecrübeleri aktaran ve danışmanlık yapan CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü Başkanı Emirhan Yıldırım ise duygularını şöyle dile getirdi; “Şehzade İHA Takımı olarak bu sene Manisa’daki lise takımlarına yardımcı olduk. Arkadaşlarımız 5 ay önce geldiklerinde bize projelerinden bahsettiler. İlk aşamada düşündükleri vitol projenin zorluğundan bahsederek toplantılar yaptık. Tecrübelerimize dayanarak sabit kanat dalında yarışmalarının daha uygun olacağını aktardık ve bu dalda yarışmaya katılmalarını kararlaştırdık. Elektronik aksam, yazılım noktasında öğrenci kardeşlerimize gereken her türlü desteği verdik.”

BİR HAYAL GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ
Manisa Sosyal Bilimler Lisesi Başmüdür Yardımcısı Adem Kurt öğrencilerinin kendilerine İHA yapma fikriyle geldiklerinde önce bir tereddüt yaşadıklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü; “Öğrencilerimiz bize geldiğinde çok ciddi bir heyecan duyan ve bir hedefe kilitlenmiş öğrencilerimiz ile karşı karşıya olduğumuzu gördük. Bize İHA’dan söz ettiklerinde şöyle bir tereddüt yaşadık. Biz sosyal bilimler lisesinde daha çok psikoloji, kamu yönetimi, işletme, iktisat alanında eğitim verirken enerjilerini teknik bir alana vermelerinin ne kadar doğru olacağını düşündük. Öğrencilerimizde gördüğümüz İHA aşkı bizleri de heyecanlandırdı ve daha sonra okul müdürümüzle de toplantılar yaptık ve ekibimiz bugünlere geldi. CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü ile protokol yapıldı ve öğrencilerimiz orada gerekli eğitimleri aldılar. Sonuçta Şehzade Ventus’un yapımı başladı. Sosyal Bilimler Lisesi olarak biz bu yola çıkarken en büyük destekçimiz CBÜ ve Şehzadeler Belediyesi oldu. Şehzadeler Belediyesi bize Fatih Gençlik Merkezi’ndeki İHA Yapım Atölyesini açtı. Tam herşey bitti dediğimiz noktada Şehzadeler Belediye Başkanımız Ömer Faruk Çelik maddi manevi arkanızdayız dedi. Belediye Başkanımız Ömer Faruk Çelik’e teşekkür ediyoruz. Bu heyecan bu destek Şehzadeler Ventus’u ortaya çıkardı. Finallerde alacağımız güzel bir sonuç Manisa Celal Bayar Üniversitesine, Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü’ne ve Şehzadeler Belediyesi’ne güzel bir armağan olacak. “

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ’Nİ TEMSİL EDECEKLER
Milli Savunma ve Teknoloji Topluluğu ile Robot Topluluğundan oluşan ROTEK CAR Takımı, başta motor ve batarya dengeleme sistemi olmak üzere birçok parçasının yerli olarak üretildiği araçları ile şasi ve gövde sayesinde yarış alanının en hafif araçlarından biri olma yolunda ilerleyen Balıkesir Üniversitesi Uluslararası Elektrik Elektronik Mühendislik Topluluğu da ürettikleri araçla 25-29 Nisan tarihlerinde yapılacak olan 2023 yılı Uluslararası Efficiency Challenge elektrikli araç yarışlarında Balıkesir Üniversitesini temsil edecekler.

ROKET YARIŞMASINDA FİNALİST OLDULAR
Roket yarışmasında finale kalan Balıkesir Üniversitesi Elektrik-Elektronik, Makine ve Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerinden oluşan Misya Havacılık ve Uzay Teknolojileri Topluluğu Roket Takımının da Bilgisayar Mühendisliği Teknofest Laboratuvarında ürettikleri mekanik parçalar, aviyonik devreler ve kompozit gövdeden oluşan roketinin atışı 27 Nisan 2023 tarihinde Aksaray’da gerçekleştirilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“HEPSİ BİZİM İÇİN BİRER GURUR”
Bakırköy sahilde gösteri uçuşlarından etkilendiğini dile getiren Murat Ayyıldız, şöyle konuştu: “21 yaşında bir genç olarak hayatım boyunca her zaman coşkulu kutlamaları çok sevdim. Bayramlarımızda, teknofest gibi etkinliklerde milli duygularımızı kabartan gösterileri daha fazla görmeyi iple çekiyorum. Gerçekleşmesinde emeği olan herkese ve usta pilotlarımıza çok teşekkür ederim. Hepsi bizim birer gurur” dedi.


“GÖĞSÜM KABARARAK SEYREDİYORUM”
Renkli gösteri uçuşlarını Ataköy sahilden takip eden Ahmet İkiz (29) ise duygularını şu cümlelerle ifade etti: “29 yaşında bir Türk genci olarak son yıllarda güzel ülkemin ürettiği muhteşem eserlerle yapılan kutlamaları büyük bir gururla göğsüm kabararak seyrediyorum. Teknofestin düzenlediği bu denli mükemmel organizasyonların bizlere yaşattığı gurur ve sevinci her bayramda görmek en büyük arzumdur. Büyük Türk pilotlarına ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Ne mutlu Türküm diyene” dedi.

“TEKNOFEST GENÇLERİNİN TEKNOLOJİK ÜRETİMLERİNİ TANITMALARI BÜYÜK ŞANS”
Yaşadığı duygulardan dolayı emeği geçen herkese teşekkür eden Ebru Özdemir (40): “Hayatım boyunca çoşkulu kutlamaları çok sevdim. Milli birlik ve beraberlik duygularının yükseldiği, insanların kaynaştığı teknofest gibi etkinlikleri daha çok görmek istiyorum . Günlük hayatımızda kıllandığımız teknolojiyi ileride çok daha fazla kullanacağımız kesin. Genç nüfusun teknoloji adına yaptığı atılımlar da son derece mutluluk vericidir. Bu anlamda teknofest gençlerinin teknolojik üretimlerini tanıtmaları için büyük şanstır. Gerçekleşmesinde emeği geçen herkese, bize coşku dolu duygular yaşatan pilotlarımıza çok teşekkür ederim. Hepsi bizim birer gururumuzdur” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dijital dönüşüm yolculuğunda attığı adımlarla tamamen dijital hale gelen ING Türkiye, limited şirketler için uzaktan müşteri olma hizmetini hayata geçirdi. Yapılan açıklamaya göre banka, artık şahıs şirketlerinin yanı sıra Türkiye menşeili münferit yetkilisi olan limited şirket statüsündeki tüzel firmalara da şubeye gitmeye gerek kalmadan, ING Mobil üzerinden müşteri olabilme kolaylığı sunuyor. Limited şirketlerini ING’li yapmak isteyen işletme sahipleri, bankanın kurumsal internet sitesini ziyaret edip karekod okutarak mobil uygulamayı akıllı telefonlarına indirebiliyor ve bankanın müşterisi olmak için ilk adımı atabiliyor. Kimlik doğrulaması ise çipli kimlik kartı ve yüz okuması ile tamamlanıyor. Ardından firma ve varsa ortak bilgilerini girerek görüntülü görüşme süreci başlıyor. İşlemlerin tamamlanması için müşteri temsilcileriyle görüntülü görüşme sağlanarak bankanın müşterisi olma süreci tamamlanıyor.
Görüntülü görüşme ile bankanın müşterisi olan limited şirket sahipleri, birçok imkanlardan da yararlanabiliyor. Bankanın müşterisi olan tüzel firmalar, ücretsiz para transferi yapabiliyor ve anlaşmalı ATM’lerden ücretsiz işlem gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, Cebimdeki Danışman KOBİ ile işletmeler, görüntülü görüşme teknolojisi sayesinde uzaktan bağlanarak ve yüz yüze görüşerek bankacılık işlemleri ile ilgili bilgi alabiliyor ve mobil uygulama üzerinden işlemlerini gerçekleştirebiliyor.
“Bankacılık ürün ve servislerini dijitalleştirmeyi stratejimizde önceliklendiriyoruz”
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Öcal Ağar, “Müşterilerimizin hız ve esneklik ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi önceliklendiriyor, dijitalleşmeyi stratejimizin merkezine alıyoruz. İhtiyaç duydukları her noktada tüzel müşterilerimizi desteklemek ve hayatlarını kolaylaştırmak için yenilikçi dijital çözümler geliştiriyoruz. Uçtan uca kolay, zahmetsiz ve pürüzsüz bir müşteri deneyimi sunmayı, yeni teknolojilerle bankacılık ürün ve servislerini dijitalleştirmeyi stratejimizde önceliklendiriyoruz. Yeni hizmetimizle, şahıs işletmelerinin yanı sıra artık limited şirketlere de şubeye gitmeye gerek kalmadan diledikleri yerden ING’li olabilme fırsatı sunuyoruz. Bununla birlikte dijital yetkinlik ve danışmanlık hizmetlerinin, sürekli değişim ve dönüşüm içinde olduğumuz bu günlerde müşterilerimiz için çok daha önemli hale geldiğini düşünüyoruz. Biz de Ticari ve KOBİ bankacılığında dijital ile danışmanlık hizmetinin gücünü birleştirerek müşterilerimizin ticari hayatlarında bir adım önde olmalarını sağlamak için çalışıyoruz, Cebimdeki Danışman KOBİ de bu vizyonumuzu yansıtıyor. Yenilikçi hizmetlerimizle müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştırmaya devam edeceğiz” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa Birliği (AB) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın desteğiyle DTO tarafından yürütülen Tekstil Teknolojisi Sektörel Mükemmeliyet Merkezi Kurulması Yoluyla Mesleki Eğitimin Kalitesinin Artırılması Projesi devam ediyor. Proje kapsamında, 2’si Denizli’den diğerleri 13 farklı ilden gelen 27 tekstil teknolojisi öğretmeni, Denizli OSB’deki DTTM’de eğitim görüyor.
Tekstil Teknoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Görkem Gedik, kursiyerlere, plazma işlemi ile su geçirmezlik ve su geçirgenliği sağlayan kumaş üretimlerini uygulamalı anlattı. Eğitimin içeriği hakkında bilgi veren Gedik, proje kapsamında merkezdeki yeni teknolojileri, meslek lisesi öğretmenlerine tanıttıklarını söyledi. Gedik, “Merkezde anlattıklarımız, tekstilde geleceğin teknolojisidir. Proje kapsamında merkezimizde eğitim verdiğimiz öğretmenlerimizin hepsi alanlarında uzman. Standart tekstil üretiminin dışında kullanacak yeni teknolojileri görme imkanı buluyorlar. Öğretmenlerimizin ilgisi son derece yüksek, özellikle de burada gördüklerini öğrencilerine de aktarma konusunda oldukça hevesli buldum. Bu, bizi sevindirdi” dedi.
Doç. Dr. Gedik, proje dışında ilgi duyan, talep eden firmalara da hizmet verdiklerini de belirtti. Gedik, “Denizli Ticaret Odamızın bünyesinde, firmalarımıza yönelik projeler geliştirip danışmanlıkta da yardımcı oluyoruz. Bu konuda bugüne kadar birçok firmamız merkezimizden faydalanmış durumda. Yeni ürünler geliştiriyorlar ve patentini alıyorlar. Firmalarla, projeler de üretip geliştirmeye çalışıyoruz. Burası her ne kadar tekstil odaklı olsa da sadece tekstile yönelik bir merkez değil. Özellikle malzeme geliştirme, yeni malzemeler üretme konusunda polimerlerle çalışanları da buraya çekebilecek birçok teknolojiye sahibiz. Hem Denizli hem de Türkiye çapındaki tüm firmalarımızı merkezimize bekliyoruz. En azından bizden ayrıntılı bir bilgi alsınlar. Burada yapabilecekleri projelerle alakalı biz de onlara destek olmaya hazırız” diye konuştu.
Katılımcı öğretmenler memnun
Eğitimler için Ankara’dan Denizli’ye gelen öğretmen İzzet Özgenç, “Denizli Ticaret Odası, teknik tekstiller anlamında Türkiye’de yeni açılım yapacak işletmelere öncülük etme adına güzel bir iş yapmış. Merkezdeki katma değeri yüksek ürünler, işletmeciler için yeni bir açılımdır. Biz de paydaş öğretmenler olarak burada eğitimdeyiz. Bizler de öğrencilerimize anlatıp kendilerine yeni bir alan açmaları için bu eğitime alındık. Bence çok verimli bir eğitim oluyor. Mesleğimde otuzuncu yılımı dolduruyorum. Bugüne kadar mesleğimle ilgili çok fazla bir eğitim alma şansım olmamıştı, bu sayede tekstilde yeni teknolojileri burada gördük. Bu eğitimler hem mesleki gelişim hem de öğrencilerimize aktarım anlamında çok iyi oldu. Pamukkale Üniversitesi Tekstil Mühendisliği’nin katkıları da takdire şayan. Onlar da çok güzel çalışıyorlar. Başta DTO olmak üzere burada emeği geçen herkese teşekkür ederiz” dedi.
Öğrendiklerini öğrencilerine de aktaracaklar
Adana’dan gelen Tekstil Teknolojisi Öğretmeni Ali Aldatmaz da eğitimin beklentilerini fazlasıyla karşıladığını ifade etti. Aldatmaz, “Çok verimli ve güzel bir eğitim oldu. Faydasını göreceğiz ve biz bunları öğrencilerimize de aktaracağız. Emeği olan herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Çok faydalı bilgiler aldık”
Adana’dan katılan öğretmen Dilek Ekinci ise her alanda olduğu gibi tekstilde de birçok gelişmenin yaşandığına dikkat çekti. Ekinci, “Tekstil sektörü artık inşaat, endüstri, otomotiv ve savunma alanında da gelişiyor. Bu anlamda, bizlerin de teknolojik gelişmeleri takip etmesi gerekiyor. Denizli Ticaret Odası’nın projesi sayesinde biz de bu gelişmelere dair çok faydalı bilgiler edindik. Kendimizi geliştirdik, ufkumuz açıldı. Öğrencilerimizle yapabileceğimiz projelerimizi buradayken bile düşünmeye başladık. Çok bilgilendik, çok faydalı oldu. Bu bilgileri inşallah öğrencilerimizle de paylaşacağız. Bu anlamda eğitimleri faydalı buldum, devamını dilerim. Çok teşekkür ederim” dedi.
Gaziantep’ten eğitimlere katılmak için Denizli’ye gelen Arzu Çevik de tekstilin gün geçtikçe kendini geliştirebilen ve günlük hayata uyarlanabilen bir meslek dalı haline geldiğini dile getirdi. Çevik, “Yirmi beş yıllık tekstil bölümü öğretmeniyim. Sürekli kendimizi geliştirme ihtiyacı duyuyoruz. O nedenle de Denizli Ticaret Odası’nın eğitimine katıldık. Bilgilerimize yenilerini kattık. Bu türde güzel projelerin devamını diliyoruz. Denizli Ticaret Odası’na çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
“Merkezimizin tüm Türkiye’ye hitap etmesi bizleri gururlandırıyor”
DTO Başkanı Uğur Erdoğan ise merkezlerindeki eğitimlerle ilgili değerlendirmesinde “Bugüne kadar merkezimizde birçok eğitime imza attık. Tekstil teknolojisinin en üst noktası olarak gördüğümüz merkezimizde, Türkiye’nin çeşitli illerindeki tekstil öğretmenlerimizi de eğitiyoruz. Merkezimizin Türkiye’ye hitap etmesi bizleri gururlandırıyor. Amacımız, mesleki eğitimin kalitesinin artırılmasıdır. Eğitimcilerimiz ile kursiyerlerimize, ilgi ve katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu yıl ikincisi düzenlenen StartupCentrum Girişimcilik Ekosistemi ödül töreni, İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Halk oylaması yoluyla belirlenen girişimler ve ekosistem oyuncuları için 26 farklı kategoride toplam 117 bin 180 oy kullanıldı. Rapor Ödülleri başlığında ise yılın aktif yatırımcıları, ‘StartupCentrum 2023 Türkiye Startup Ekosistemi Yatırım Raporu’ verilerine göre belirlendi. Bu kapsamda seçilen teknoloji şirketleri, girişimler, ekosistem oyuncuları ve yatırımcılar ödülleri ile buluştu. Dün gerçekleşen ödül törenine Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, StartupCentrum Kurucu Ortağı Müge Bezgin, StartupCentrum Kurucu Ortağı Nizamettin Sami Harputlu ve girişimciler katıldı.
COŞTU: TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİMİZ BÜYÜYOR
Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, “Türkiye büyüyor, güçleniyor. İkinci yüzyılımıza girdiğimiz vakitte gerçekten geleceği parlak bir Türkiye’den bahsediyoruz. Buna paralel, hizmet eden bir şekilde teknoloji ekosistemimiz de büyüyor, güçleniyor, derinleşiyor. Girişimleriyle gerçekten yüz akı bir ekosistem haline geliyor. Tabii buna her geçen gün hep beraber şahit oluyoruz. Derinden yaşıyoruz, içindeyiz. Girişimcilerimizin yüz akı başarılarına, yetkinliklerine hep beraber şahit oluyoruz. Biz açıkçası kamu yöneticileri olarak da bu girişimi, bu kapasiteyi bu dinamizmi her fırsatta ifade ediyoruz, hatırlatıyoruz. Bunun açıkçası bir faydasına inanıyoruz ve onun için yapıyoruz. Bir amacımız var. Bu da temelde bir farkındalık oluşturmak. Teknoloji girişimciliğe ekosistemimizin gelişimiyle, potansiyeliyle, geleceğiyle alakalı bir farkındalık oluşturmak. Bu akşamki etkinlikte buna hizmet eden bir etkinlik” dedi.
‘GİRİŞİMCİ ADAYLARIMIZIN SAYISINI ARTTIRMAMIZ LAZIM’
Bir farkındalık oluşturmak istediklerini aktaran Coştu, “Bu farkındalığın faydasına inanıyoruz. Marifet irtibata tabi. Girişimcilerimizin girişimleri, başarıları, bilinmeli, ödüllendirilmeli diye düşünüyoruz. Bu öncelikle bir kere başarı için bir motivasyon kaynağı haline geliyor. Gerçekten başarıların bilinmesi bunu gerçekleştirenler için daha iyisini başarmak yolunda da bir motivasyon unsuru haline geliyor. Bizim Türkiye’de girişimciliği teşvik etmemiz lazım. Öncelikle bunu vurgulamak lazım. Daha fazla girişimciyi, daha başarılı girişimleri ortaya çıkarabilmek için bizim toplumumuzda girişimciliği teşvik ediyor olmamız lazım. Kültürel seviyede, bilim seviyesinde, farkındalık seviyesinde bizim girişimciliği tespit ediyor olmamız lazım. Girişimci adaylarımızın sayısını arttırmamız lazım. Gençlerimiz bu yola daha fazla ilgi göstermesi lazım. Başarıları gördükçe bu alanda kendilerine de gelecek kurabileceklerine inanmaları lazım. Bunun için bizim girişimciliği hep beraber teşvik ediyor olmamız lazım. O nedenle de başarı örneklerini hep beraber daha fazla konuşuyor, daha fazla görünür hale getiriyor olmamız lazım diye düşünüyoruz” diye konuştu.
‘GİRİŞİMCİLERİMİZİN BAŞARILARINDAN HABERDAR OLMAMIZ YENİ GİRİŞİMLER İÇİN İLHAM KAYNAĞI’
Coştu, “Türkiye teknoloji ekosistemi büyüyor. Çok önemli başarıları, girişimcilerimiz ortaya çıkarıyorlar. Bunların farkında olmamız lazım. Bunları tanımamız lazım. Bu teknoloji ekosisteminin büyümesi için önemli bir faaliyet. Girişimlerimizin, girişimcilerimizin başarılarından haberdar olmamız yeni girişimler için ilham kaynağı anlamına geliyor. Onların başarılarından dersler çıkarıp, onların yolundan gidecek başarılı girişimlerimizin büyümesine imkan sağlıyor. Dolayısıyla bu ödül törenini bu anlamda ekosistem için önemli bir faaliyet olarak görüyoruz. Bugün de StartupCentrum platformunun düzenlediği bu etkinlik gerçekten ekosistemimiz için faydalı bir etkinlik olduğunu düşünüyorum. Ben açıkçası genç arkadaşlarımıza, özellikle üniversite dönemindeki arkadaşlarımıza girişimcilik ekosisteminin içerisinde yer almalarını tavsiye ediyorum. Girişimcilik Türkiye’nin geleceğinde yer alan bir faaliyet alanı. Türkiye bu alanda dünyada söz sahibi olacak. Bu potansiyele sahip. Gençlerimizin de burada daha fazla yer alması, teknoloji geliştirme, inovasyon üretme noktasında gayret göstermelerini ve bu çabalarını girişimlere çevirmelerini biz bekliyoruz, istiyoruz. Onları bu yönde davet ediyoruz. Bu yarışın, bu milli teknoloji hamlesi serüveninin içerisinde yer alsınlar” ifadelerini kullandı.
BEZGİN: İŞ BİRLİKLERİNE ZEMİN HAZIRLIYORUZ
StartupCentrum Kurucu Ortağı Müge Bezgin de “Girişimcilik ekosistemi ödüllerinin bu yıl ikincisini düzenledik. Bizler için çok kıymetli çünkü tüm ekosistem oyuncularına ödül veriyoruz. Ödül vermekle birlikte aslında onları bir araya getiriyoruz ve iş birliklerine zemin hazırlıyoruz. Bu da bizim için çok kıymetli. Yılın öne çıkan girişimleri, yatırımcıları, kurumları ödülleriyle buluşurken aynı zamanda bir arada olup güzel fikirler de çıkabiliyor. Bunu StartupCentrum olarak üstlenmemizde bizleri çok mutlu ediyor. Umarım nicelerini yaparız diye düşünüyorum” diye konuştu.
‘YATIRIMCILARIN YATIRIM YAPTIĞI MİKTARLARA BAKILDI’
Ödülleri iki ana başlıkla incelendiğini ve toplamda 38 ödül verildiğini belirten Bezgin, “Bir rapor ödülleri, bir halk oylaması ödülleri. Rapor ödülleri aslında bizim raporumuz. 2023 yıl sonu yatırım raporumuza göre verildi. Yatırımcıların yatırım yaptığı miktarlara bakıldı. Onlar doğrultusunda verildi. Bir de halk oylaması kategorimiz var. Burada da totalde 117 bin oy kullanıldı. Girişimciler kurumlarda bu kategoride ödül aldı. Hem öne çıkan başarıları göstermek, hem de aslında Türkiye girişimcilik ekosisteminin potansiyelini göstermek ve bir arada olmak için önemli” dedi.
UGİŞ: 253 MİLYON GÖRME ENGELLİNİN ELİNDEKİ BEYAZ BASTONU AKILLI BASTONLA DEĞİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ
Girişimci Murat Ugiş ise “Şirketimiz adına bugün ödül aldık. Yılın sosyal girişimi seçildik. Bundan önce de aslında globalde çok güzel ödüller almıştık. Şu an İngiltere, Amerika gibi 59 ülkede ihracat yapıyoruz. Görme engelliler için teknolojiler üreten bir girişim. Bu kapsamda da akıllı baston üretiyoruz. Bu akıllı bastonla dünyadaki 253 milyon görme engellinin elindeki beyaz bastonu akıllı bastonla değiştirmeyi hedefliyoruz. Şimdi çok yeni bir baston geliştirdik. Aslında çok önemli bir projeye adım atacağız. 19 Eylül Gaziler Günü’nde ülkemizde ilk defa Türkiye’deki görme engellilere akıllı bastonlar ulaştıracağız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’yla imzaladığımız protokol kapsamında bir etkinlik olacak. Bu yüzden çok heyecanlıyız. Çünkü bir taraftan dünyada yaygınlaşırken bir tarafta aslında ülkemizdeki öğrenciler ve görme engellere ulaşması bizim için çok kıymetliydi. Bu tarz ödüllerde aslında daha çok kişiye ulaşmamıza duyurmamıza vesile oluyor. O anlamda bugün burada olmaktan dolayı çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.
ÖDÜLLER:
Rapor Ödülleri
En Aktif Melek Yatırımcı: Ahu Büyükkuşoğlu Serter
En Aktif Melek Yatırımcı: Koray Gültekin Bahar
Yılın En Aktif Portföy Yönetim Şirketi: Maxis Girişim Sermayesi
Yılın En Aktif Portföy Yönetim Şirketi: Re-Pie Portföy
Yılın En Aktif VC’si: 500 Emerging Europe
Yılın En Aktif VC’si: TechOne VC
Yılın En Aktif CVC’si: Inveo Ventures
Yılın En Aktif CVC’si: Logo Ventures
Yılın En Aktif Girişim Sermayesi Yatırım Fonu: Bilişim Vadisi GSYF
Yılın En Aktif Girişim Sermayesi Yatırım Fonu: Founder One
Yılın En Aktif Melek Yatırım Ağı: EGİAD Melekleri
Yılın En Aktif Melek Yatırım Ağı: ŞirketOrtağım
Halk Oylaması Ödülleri
Yılın Teknoloji Devi: Trendyol
Yılın Growth Girişimi: EasyCep
Yılın Fintech Girişimi: Figopara
Yılın Oyun Girişimi: Fortune Mine Games
Yılın Sağlık Girişimi: Kidolog
Yılın SaaS Girişimi: ServisSoft
Yılın Yapay Zeka Girişimi: B2Metric
Yılın Sosyal Girişimi: WeWalk
Yılın Sürdürülebilirlik ve Çevre Girişimi: Green Technology Karbon İzleme
Yılın Eğitim Girişimi: Eduverse
Yılın Pazaryeri Girişimi: Varsapp
Yılın TEKMER’i: Ankara TEKMER
Yılın Teknoparkı: Teknopark İstanbul
Yılın Kuluçka Merkezi: T3 Girişim Merkezi
Yılın Hızlandırma Programı: Workup by Türkiye İş Bankası
Yılın Girişimciliği Destekleyen Sivil Toplum Kuruluşu: Girişimcilik Vakfı
Yılın Paylaşımlı Ofisi: Justwork
Yılın Girişimciliği En Çok Destekleyen Bankası: Akbank
Yılın Kalkınma Ajansı: İSTKA
Yılın Ticaret Odası: İstanbul Ticaret Odası
Yılın Açık İnovasyon ve Kurum İçi Girişimcilik Programı: Doğuş Teknoloji
Yılın Dijital Girişimcilik Medyası: Webrazzi
Yılın Üniversite Girişimcilik Kulübü: İTÜ Girişimcilik Kulübü
Özel Ödül: Yılın En Çok Yatırım Alan Mezununa Sahip Üniversitesi: Boğaziçi Üniversitesi
Incubation Center of the Year in Azerbaijan: Sabah.hub
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Perviz Altay, internet ve sosyal medyanın çocukları odalarına hapsettiğini, ancak dış dünyanın tehditlerinin dijital ortama taşındığını belirtti. Geçmişte çocukların sokakta vakit geçirdiklerini, ebeveynlerin ise çocuklarını fiziksel tehlikelerden korumak için çabaladıklarını hatırlatan Altay, “Artık çocuklarımız evden dışarı çıkmıyor ama bu kez de siber dünyadaki tehlikelerle karşı karşıyalar. Çocuklarımızı bu tehditlerden korumak ebeveynler olarak bizim görevimiz” dedi.
Siber dünyadaki tehlikeler
Altay, çocukları sosyal ağlarda bekleyen başlıca tehditlere dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:
Kötü amaçlı yazılımlar (Malware): Sosyal ağlarda korsan yazılım veya oyunlar vaadiyle kötü amaçlı yazılım indirmeye yönlendirilen çocuklar, siber saldırganların hedefi olabilirler. Kimlik Avı (Phishing): Sosyal medya sitelerinin kopyaları aracılığıyla, çocukların hesap bilgileri çalınabilir. Kimlik avcıları, sosyal medya profillerine erişmek için bu yöntemleri kullanabilirler.
Kimlik Hırsızlığı: Çocukların sosyal medya profillerine ekledikleri kişisel bilgiler (adres, telefon numarası, doğum tarihi) siber suçlular tarafından kullanılabilir.
Çevrimiçi Zorbalık ve Taciz: Çocukların akranlarından kaynaklanan çevrimiçi zorbalıklar, gerçek hayatta olduğu kadar yıkıcı olabilir. Ayrıca, bazı yetişkinler çocukları cinsel istismar amacıyla hedef alabilirler.
Çocuklarını korumanın yolları
Fazlanet Bilgi Teknolojileri CEO’su Perviz Altay, çocukları sosyal ağların tehlikelerinden korumak için şu önerilerde bulundu:
Açık İletişim Kurun: Çocuklarınızla sosyal medya kullanımı konusunda açık diyalog kurun. Siber zorbalık gibi durumlarda hemen size veya bir yetişkine haber vermeleri gerektiğini anlatın.
Ebeveyn Kontrol Yazılımı Kullanın: Çocuğunuzun internet kullanımını sınırlamak için ebeveyn kontrol yazılımlarını kullanın. Ancak ücretsiz versiyonlar çoğu zaman soruna çözüm bulmaz. Bu konuda uzman bir firmadan destek almalısınız. Doğru yazılımlar, istenmeyen web sitelerini engellerken internete erişim saatlerini düzenlemenize de olanak tanır.
Güvenilir Güvenlik Çözümleri Kullanın: Çocuklarınızın cihazlarına, kötü amaçlı yazılımlara karşı koruma sağlayan bir güvenlik çözümü kurun. Uzman değilseniz bunun için de güvenilir bir firmadan destek almanızı öneriyoruz.
Güçlü Parolalar ve İki Faktörlü Doğrulama Kullanın: Çocuklarınıza güçlü parolalar kullanmayı öğretin ve sosyal ağ hesapları için iki faktörlü doğrulamayı etkinleştirin.
Sosyal Ağ Gizlilik Ayarlarını Düzenleyin: Çocuğunuzun sosyal medya hesaplarındaki gizlilik ayarlarını kontrol edin ve sadece tanıdığı kişilerle etkileşimde bulunmasını sağlayın.
Uzman desteği
Perviz Altay açıklamasında sosyal medyanın çocuklar için hem fırsatlar hem de tehlikeler barındırdığını belirterek, ebeveynler olarak, çocukların dijital dünyada güvende kalmasını sağlamak için bu tür tehlikelere karşı bilinçli olmak gerektiğinin altını çizdi. Altay, siber güvenlik önlemlerini uygulayarak, çocukların interneti güvenli bir şekilde kullanmalarına yardımcı olunabileceğine vurgu yaparak, “Ancak yukarıda da defalarca belirttiğimiz üzere eğer bu alanda yeterince uzman değilseniz, hem kendi hem de çocuklarınızın güvenliği için mutlaka bir uzmandan destek almalısınız. Bazı ücretsiz yazılımlar sizi yeterince korumayabilir. Hatta daha açık bir hedef haline getirebilir. Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş siber güvenlik konusunda talep eden herkese gerekli desteği uzaman kadromuz ile verdiğimiz belirtmek isterim. Müşterilerimizin güvenliği birinci önceliğimizdir” dedi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hüseyin Urkun, Hannover’de düzenlenen IAA Transportation Fuarı’nda, markanın hedeflerine ve yatırım planlarına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
HABAŞ olarak 2021’in başında İzmirÇiğli’de önce AR-GE faaliyetlerine başladıklarını dile getiren Urkun, Manisa’da organize sanayi bölgesinde 100 bin metrekarelik bir alanda seri üretim için fabrika kurduklarını söyledi.
Söz konusu fabrikanın 2025’in başında seri üretime geçeceğini belirten Urkun, “Fuarda gösterimini yaptığımız araçların ön üretimlerini de Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde iki fabrikada yapıyoruz, kendimize ait fabrikada. Daha sonra bütün hepsini Manisa organize sanayi bölgesine taşıyacağız. Honda fabrikasını da satın almamızla beraber orayı da devreye soktuk. Mesela kataforez hatlarını oradan kullanıyoruz, bu araçların tüm boya alt işlemlerini orada yapıyoruz. Sonra bunları İzmir’deki organize sanayi bölgesinde de topluyoruz.” diye konuştu.
“Binekte ‘hibrit, plug-in hibtrit ve benzinli’ olmak üzere üç versiyon var”
Otomobil üretme planları olduğunu da belirten Urkun, şunları kaydetti:
“HABAŞ’ın satın aldığı Honda’nın Şekerpınar’daki üretim fabrikasını binek otomobil üretimi için kullanacağız. Binekte de sedan ve crossover olmak üzere iki ayrı modelde araç üretmeyi planlıyoruz. 2025’in sonuna doğru binek otomobili açıklayacağız. Binekte hibrit, plug-in hibtrit ve benzinli olmak üzere üç versiyonumuz da olacak. Tasarımları kendi bünyemizde oluşturduk. Şu an motor konusunda, Volvo motor kullanıyoruz binekte. Hafif ticaride de Renault ile devam edeceğiz.”
Üretilecek araçlarda kullanılacak bataryayı hücre olarak Uzak Doğu’dan aldıklarını anlatan Urkun, “Yani HABAŞ marka bataryalar. Şu anda gördüğünüz tüm araçların üzerinde HABAŞ batarya var. Belgesi, tipi, onayı bize ait. Yani bataryaları orada yaptırıp getiriyoruz. Paketleme yapıyoruz. Burada paketleme ve diğer komponetleri yapıyoruz.” şeklinde konuştu.
“Yatırım tutarı ticari araçlarla birlikte 1 milyar avroyu bulabilir”
Otomobil üretimi için de yatırımların devam ettiğine dikkati çeken Urkun, şu ana kadarki yatırımın otomobil dahil yaklaşık 250-300 milyon avroları bulduğunu ve toplam yatırım tutarının ticari araçlarla birlikte 1 milyar avroyu bulabileceğini söyledi.
Urkun, Honda fabrikasındaki üretim kapasitesini otomobil için 75 bine yükselteceklerini ifade ederek, “Daha önce Honda’dan aldığımızda 50 bin kapasiteydi. Şimdi 75-100 bin arasına çıkarıyoruz kapasiteyi. Tüm bantları yeniliyoruz şu anda. Manisa’da da hafif ticari dahil 20 bin adet ticari araç üretim kapasitesi olacak.” diye konuştu.
Bayi ağı oluşturma konusunda da yavaş yavaş çalışmalara başladıklarını aktaran Hüseyin Urkun, ulaşılabilir fiyat ve rakiplerin sürekli altında bir fiyatla piyasaya çıkmayı düşündüklerini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akademisyenlerin ve öğrencilerin yürüttüğü yenilikçi projelerle, ulusal ve uluslararası platformlarda önemli başarılara imza atılan ÇOMÜ’de, bu başarılara bir yenisini daha eklendi.
Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Cengiz’in danışmanlığında, doktora öğrencisi Gürkan Akarken’in kaptanlığında ve mezun öğrenci Gökçe Kayatepe’nin katkılarıyla oluşturulan “Eko Titans” takımı, TEKNOFEST 2024 Antalya finalinde “Çevre ve Enerji Teknolojileri” kategorisinde geliştirdikleri “Isı Yalıtımlı ve Kendi Kendini Temizleyen Jeopolimer Levha Üretimi” projesiyle “Ticarileşme Potansiyeli Ödülü”nü kazandı.
Çevre dostu ve sürdürülebilir özellikleriyle öne çıkan ve 9 yıllık laboratuvar çalışmaları sonucu üretilen jeopolimer levhalar (oda sıcaklığında hazırlanan kilden malzeme), rakiplerine göre daha az karbon salınımı ile üretildi.
Isı yalıtımı, yanmazlık ve anti bakteriyel özellikleriyle dikkati çeken levhaların üretiminde Türkiye’nin değerli kaynaklarından olan kaolin ve bor gibi madenler kullanıldı.
Tamamen yerli olan jeopolimer levhalar, üretime geçildiğinde iç mekan zeminlerinde, duvarlarda ve mutfaklarda kullanılabilecek.
“Enerji tasarrufu sağlayacağımız her yere döşenebilir”
Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Cengiz, AA muhabirine, üzerinde uzun yıllardır çalıştıkları ürünün bor ve kaolin madenlerinden üretilen, ev içinde ısı yalıtımı, anti bakteriyel ve kendi kendini temizleme özelliğine sahip özel bir yalıtım malzemesi olduğunu ifade etti.
Bu ürünün TEKNOFEST’te ödül almasının ana sebebinin, rakiplerine göre yüzde 80 daha az karbondioksit emisyonu yapması, çevreci ve yeni nesil bir ısı yalıtım malzemesi olması olduğunu belirten Cengiz, ürünün özelliklerine ilişkin şunları söyledi:
“Farklı renklerde ev içerisinde dekorasyon olarak döşediğimiz zaman, çay, kahve veya süt gibi gündelik kirleticiler ile kir tutmayan, temizlenmesinde ekstra temizliğe gerek olmayan, aynı zamanda ısı yoğuşmasından kaynaklanan bakteri oluşumunu engelleyen doğal bir üründür. Isı yalıtımı yapacağımız, enerji tasarrufu sağlayacağımız her yere döşenebilir. Şu anda geleneksel olarak yalıtım, binaların dış cephelerine döşenmekte olup binanın nefes almasını engellemektedir. Bu da bina içinde odaların duvarlarında yoğuşmadan kaynaklı küflenme ve bakteri oluşuma neden olmaktadır. Bu ürün bina iç tarafına farklı renklerde, dekoratif şekilde döşendiğinde hem ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlarken hem de anti bakteriyel ve kendi kendini temizleme özelliğine sahip bir ürün olacaktır. Bu özellikleriyle rakiplerinden farklı. En önemli özelliği de çevreci olmasıdır. Oda sıcaklığında kürlendiği için yüzde 80’e yakın karbondioksit emisyonu daha az yapacak. Bu da ileriki zamanlarda karbon ofset vergileri ile birlikte rakiplerine göre daha ekonomik bir üretim prosesine sahip olacağı anlamına gelmektedir”
Jeopolimer levhaların kendi kendini temizleme özelliğine ilişkin bilgi veren Cengiz, “Pürüzlü yapısı ve su itici özelliklerinden dolayı, damla kendi kendine civa gibi yüzeyden uzaklaşıyor, uzaklaşırken de yüzeydeki tozları götürüyor. Çay, kahve veya süt gibi gündelik kirleticilerde yüzeye yapışmıyor ve dolayısıyla yüzeyi kirletmiyor. Yapışmayıp yüzeyi cıva damlası gibi terk ederken yüzey de kendi kendini temizleme özelliğine sahip oluyor.” dedi.
Cengiz, bu ürünün TEKNOFEST’te “Ticarileşme Potansiyeli Ödülü” aldığını, Adana’da TEKNOFEST Şampiyonlar Ligi’nde ilk 3’e girme şanslarının olduğunu, çalışmaların devam ettiğini, 1812-Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı ile beraber ticarileştirip daha iyi yerlere gelmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.
“Yüzde yüz Türk malı olarak elde etmek büyük bir gurur kaynağı”
Takım kaptanı ve ÇOMÜ Enerji Teknolojileri Bölümü doktora öğrencisi Gürkan Akarken de ürünün yüksek lisans ve doktora tezinin konusunun bir parçası olduğunu, TEKNOFEST’te aldıkları ödülle çalışmayı pekiştirdiklerini söyledi.
Ürünün, yenilikçi bir malzeme olduğunu ve yavaş yavaş ticarileşme potansiyelini elde ettiğini belirten Akarken, “Ancak zaman içinde farklı özelliklerini geliştirerek şu andaki sonuç haline ulaşmış oldu.” dedi.
Emeklerin sonucunu almanın iyi hissettirdiğini ifade eden Akarken, “Ülkemiz adına, piyasaya sürülebilecek bir ürün yapabiliyor olmak gerçekten gurur duyucu bizim için.” diye konuştu.
Literatürde “jeopolimer” olarak adlandırılan bu ürüne Türkçeleştirerek farklı bir isim koymayı düşündüklerini belirten Akarken, “Ürünle ilgili amacımız, geleneksel betonu, geleneksel çimento ile yapmak yerine çok daha az karbon salınımıyla ve yüzde 100 Türk malı olarak elde etmek bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Umarız sonuca ulaşır ve ülkemizde kullanmaya başlarız. Farklı alanlarda, farklı özellikler gösteren ürünler var ama bizim gibi kendi kendini temizleyen, ısı yalıtımı yapan herhangi bir ürün bulunmuyor. O yönüyle de özgün bir çalışma.” değerlendirmesinde bulundu.
Eko Titans üyesi ÇOMÜ Kimya Mühendisliği Bölümü mezunu Gökçe Kayatepe de projeye lisans eğitiminin son yılında katıldığını anlattı.
Kendi kendini temizleyebilme özelliğine sahip yapı malzemesi ürettiklerini, bu yapı malzemesini geliştirmek adına volkanik kum ekleyerek ısı yalıtımı özelliğini de kazandırdıklarını belirten Kayatepe, “Projeyi belli bir alanda, belli bir ölçekte denedik. TEKNOFEST’te de jüriye göstermiştik. Bir evin bir odasını kapladığımızda ortalama ne kadar maliyet çıkacağına dair hesaplamaları da yaptık.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Özvar, Gazi Üniversitesi Rektörlük Binası Yeni Senato Salonu’nda düzenlenen “2030’a Doğru Yükseköğretim Vizyonu Toplantısı”nın açılışında konuştu.
Dünya genelinde yaklaşık 250 milyon öğrencinin yükseköğretime devam ettiğini, bu sayının 2030’da 380 milyona, 2040’ta ise 600 milyona ulaşmasının öngörüldüğünü aktaran Özvar, 1975’te başka bir ülkede eğitim gören öğrenci sayısının yaklaşık 800 bin iken, son 50 yılda bu sayının yaklaşık 8 kat artarak 2022’de 6,3 milyona ulaştığını, 2025’te de 8 milyona çıkmasının beklendiğini söyledi.
Gelecek yılların yükseköğretimde önemli fırsatların yanı sıra ciddi sınamaları da beraberinde getiren dönüştürücü bir sürecin habercisi olacağını belirten Özvar, “Ülkemizde öğrencilerin devlet üniversitelerinde parasız okuması, devletin en önemli eğitim politikalarından birini teşkil etmektedir. Vakıf üniversitelerinin başarılı öğrencileri yüzde yüz burslu okutması da bu bakımdan takdire şayan bir hizmet olmakla birlikte ekonomik zorlukların yaşandığı bu dönemde paralı okumak zorunda olan gençlerin üniversite öğretimine erişecek seviyelerde ücret politikalarını belirlemeleri göz ardı edilemez bir duruma varmıştır.” diye konuştu.
“Dijital eğitimin hızla genişlemesiyle yüksek kalite standartlarını korumak zorlaşmaktadır”
Kovid-19 salgınıyla çevrim içi eğitim platformlarının yükselişi, yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş öğrenme, sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarının kısa zaman içinde ana gündemler haline geldiğini ifade eden Özvar, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Dijital eğitimin hızla genişlemesiyle birlikte yüksek kalite standartlarını korumak giderek zorlaşmaktadır. Dijital öğrenim mecralarının akreditasyonu da önemli başlıklardan biri olarak kaydedilmelidir. Bu sürecin yükseköğretim anlayışımız ve ilkelerimiz ile beklentilerimizi daha fazla karşılayacak şekilde yeniden planlanması ve yürütülmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra bireyselleştirilmiş dijital eğitimin ekonomik maliyetlerini ve ulaşılabilirliğini hesaba kattığımızda üniversite yöneticilerinden yükseköğretimde erişilebilirlik ve kapsayıcılık prensiplerini zedelemeden çözümler üretmesi beklenecektir.”
Küresel ölçekte bilim ve teknoloji yarışının büyüdüğünü, ülkeler arası rekabetin arttığına dikkati çeken Özvar, buna bağlı olarak küresel rekabette ön sıralara tırmanmanın zorlu bir hale geldiğini söyledi.
Özvar, “Türk üniversitelerinin uluslararası akreditasyon standartlarını karşılamada ve küresel üniversite sıralamalarında üst sıralarda yer alma konusunda ciddi ve başarılı bir sınav verdiğini bugün uluslararası çevreler de teslim etmektedir. Bununla birlikte üniversiteler olarak mevcut durumla yetinemeyeceğimiz aşikardır. Uluslararası görünürlük ve nispi rekabet üstünlüğü konusunda almamız gereken daha ciddi mesafeler bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.
“Genç nüfus oranında yaşanan azalma gelecekte üniversite kayıtlarında düşüşe yol açabilir”
Türkiye’nin hızla yaşlanan bir ülke konumuna geldiğini anlatan Özvar, genç nüfus oranında yaşanan azalmanın gelecekte üniversiteye olan erişim talebinde ve kayıtlarında düşüşe yol açabileceğini dile getirdi.
Bu daralmanın özellikle finansal kırılganlık içinde olan ve bugünden kalite standartları önlemlerini almayan üniversiteler için sürdürülebilirlik sorunları çıkarabileceğine değinen Özvar, “Nüfusa bağlı olarak azalabilecek erişim talebine yönelik olarak üniversitelerimizin ve ilgili devlet birimlerinin gündeminde uluslararası öğrenci hareketliliğinden daha fazla pay almak olmalıdır.” açıklamasını yaptı.
Son yıllarda hızlı teknolojik değişme, otomasyon ve yapay zekaya dayalı yeni çözümlerin geleneksel bazı meslekleri saf dışı bırakmaya başladığını belirten Özvar, “Eğitim ve sektör ihtiyaçları arasında çıkabilecek uyumsuzluğa karşı YÖK hızla hareket geçerek geçtiğimiz yıllardan itibaren aldığı önemleri hayata geçirmeye başlamıştır. Bu önlemlerin başında yeni ortaya çıkan ve ihtiyacı duyulan yetkinliklerin öğrencilerimize kazandırılması amacıyla üniversitelerimizce ön lisans, lisans ve lisansüstü program müfredatlarının sektör temsilcileriyle istişare halinde güncellenmesinin temin edilmesini teşvik etmek ve yönlendirmek olmuştur.” dedi.
“Oldukça iyi bir konumdayız”
Yeni dijital meslekler olarak tarif edilen yazılım ve yapay zeka tabanlı uğraşıların en fazla talep edilen kariyerler olduğunu vurgulayan Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geçtiğimiz yıl başladığımız uzun süren çalışmalar ve istişareler neticesinde bu sene 17 yeni ön lisans ve lisans programı 20 üniversitemizde 70’i aşkın sayıda açıldı. Tam doluluk oranı ile bu yıl bu programlar hizmet vermeye başlıyor. Ülkemizin dijital beceri açığının kapatılmasında önemli rol oynayacağına inandığımız bu programların sayısını, kalite standartlarını düşürmeden önümüzdeki yıllarda artırmaya devam edeceğiz. Buna karşılık istihdama duyarlı olmayan programların tasfiyesini de sürdüreceğiz. Yükseköğretimde dijitalleşme ve yapay zeka konusunda dünyada oldukça iyi bir konumdayız. Son dönemde açtığımız siber güvenlik meslek yüksek okulları, dijital ve yapay zeka tabanlı programlar, hazırladığımız ‘Yükseköğrenimde Üretken Yapay Zekanın Kullanımına Dair Etik Rehber’ bu yönde attığımız adımlardan bazılarıdır. Yükseköğretim vizyonumuz gereği bu konu gündemimizde önemli bir yer tutmaya devam edecektir.”
İklim değişikliği ve çevre sorunlarının sadece Ar-Ge faaliyetlerinde değil, aynı zamanda üniversitelerin müfredatlarına entegre edilmesi gerektiğinin altını çizen Özvar, “Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında devletimiz ve üniversitelerimizin iyi bir sınav verdiğini söylemek gerekir. Cumhurbaşkanımızın olağanüstü gayretleri ve bize yaptığı rehberlik sayesinde yükseköğretim faaliyetlerinin bölgede aksamadan devamına vesile olmuştur. Dijital alt yapımız, hızla organize olma kabiliyetimiz ile birleşerek kısmi diyebileceğimiz uzaktan öğretim modeli ile üniversitelerimiz ayakta kalmıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
“5 ayrı bölgesel toplantı düzenleme kararı aldık”
YÖK Başkanı Erol Özvar, 2030 vizyonu kapsamında bütün üniversite rektörlerinin ve temsilcilerinin katılımıyla 5 ayrı bölgesel toplantı düzenleme kararı aldıklarını da bildirdi.
Özvar, “Bu toplantılar hem Yükseköğretim Kurulunun çalışmalarını stratejik hedef ve önceliklerini detaylı bir şekilde üniversitelerimizle paylaşması hem de üniversitelerimizin bunlar hakkında görüş ve önerilerini ifade etmeleri için çok faydalı bir platform oluşturacaktır. Burada herkesin açık, samimi ve yapıcı bir ortamda Türk yükseköğretiminin hedef ve stratejilerine dair söz söylemesi, görüşlerini ortaya koyması bizlere yeni bakış açıları kazandıracak ve ortak aklın işletilmesine zemin hazırlayacaktır.” diye konuştu.
Türkiye genelinde birçok rektör ve rektör yardımcısının katıldığı programda, üniversitelerin 2030 vizyonuna ilişkin sunumlar gerçekleştirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir İktisat Kongresi binasında düzenlenen toplantının açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, İzmir Körfezi’nde yaşanan balık ölümlerinin sadece bölgesel ekosistemi değil ülkenin biyolojik çeşitliliği, balıkçılık sektörü ve kıyı topluluklarının sürdürülebilirliği açısından da büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Bu tehdide karşı birlikte harekete geçmek için toplandıklarını aktaran Varank, “Balık ölümleri, çevresel sorunların çok boyutlu ve karmaşık doğasını bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu olay iklim değişikliğinden su kalitesine, kentsel kirlilikten deniz ekosisteminin bozulmasına kadar birçok farklı sektörün bir araya geldiği bir krizi işaret etmektedir. Bu nedenle bu soruna karşı geliştirilecek çözümlerin bilimsel temellere dayanması ve tüm paydaşların katılımıyla uygulanması büyük bir önem taşımaktadır.” dedi.
Bakan Murat Kurum’un acil yapılması gerekenlerle ilgili yol haritası çıkarılması talimatı verdiğini hatırlatan Varank, bu kapsamda ilk etapta bilim insanları ve yetkililerle birlikte İzmir Körfezi Bilim Kurulunun oluşturulması kararının alındığını ifade etti.
Eylül ayı sonuna kadar İzmir Körfezi’yle ilgili acil eylem planının açıklanacağını aktaran Varank, şöyle konuştu:
“Bugün burada İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulunun ilk toplantısında alınan karar doğrultusunda Bilim Kurulu üyeleriyle çalışma gruplarını oluşturmak ve ivedi olarak eylem planı çalışmalarına başlamak üzere toplanmış bulunuyoruz. Bugün ve yarın gerçekleştireceğimiz toplantılarda bilimsel verilerin ışığında acil eylem planımızı şekillendirecek İzmir Körfezi’nin ekosistemini koruyacak ve bu tür olayların tekrar yaşanmasını önleyecek adımları belirleyeceğiz. Bakanlığımızın çevreyi koruma konusundaki kararlılığı tamdır ve buradan çıkacak sonuçların gelecek nesillerimize daha yaşanabilir bir çevre bırakma hedefimizde önemli bir rol oynayacağına da inanıyoruz.”
Varank, 35 akademisyenin yer aldığı Bilim Kurulunun “İklim Değişikliği ve Doğa Temelli Çözümler Çalışma Grubu”, “Atık su Altyapısı ve Dereler Çalışma Grubu” ile “Deniz Alanlarının Değerlendirilmesi ve Ekosistemin İyileştirilmesi Çalışma Grubu” olarak üç ana başlıkta çalışmalarına devam edeceğini bildirdi.
Çalışma sürelerinin çok kısıtlı olduğunu dile getiren Varank, sözlerini şöyle tamamladı:
“Değerli bilim insanlarımızın yapmış olduğu çalışmalar ve uzmanlıkları ile şekillenecek bu acil eylem planımızın uzun ve orta vadeli eylem planında kasım ayı sonunda netleşecek şekilde çalışmalarımız aralıksız bir şekilde hocalarımızla birlikte devam edecektir. Hazırlanacak eylem planı, İzmir Körfezi’mizi gelecek nesillere sağlıklı olarak aktarmak üzere gerekli adımları içerecek ve sorumlulara yol gösterecek bir kılavuz niteliğinde olacaktır.”
Daha sonra basına kapalı devam eden toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay ve ilgili kurumların temsilcileri de katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İş Bankası, 1966 yılından bu yana faaliyet gösteren TekirdağMalkara Şubesi’ni de tarım ihtisas şubesi olarak yeni konsept ve tasarımıyla hizmete sundu.
Tekirdağ Malkara Tarım İhtisas Şubesi’nin açılışı, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, bankanın yöneticileri, kamu kesimi yöneticileri ve çiftçilerin katılımıyla gerçekleşti.
“Ayçiçeğin diyarı Malkara ve Trakya, ülkemiz için önemli bir tarım merkezi”
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, şubenin açılışında yaptığı konuşmada ayçiçeğin diyarı olarak bilinen Malkara ilçesi ve Trakya bölgesinin ülkenin önemli tarım merkezleri arasında yer aldığını; bölgede ayçiçeği, buğday ve yem bitkilerinin yanı sıra karpuz, kavun, kuru soğan, domates gibi sebzeler yetiştirildiğini söyledi. Malkara ilçesinin hayvancılık faaliyetleriyle de öne çıktığını, ayrıca Marmara Bölgesi’ndeki büyük şehirlere yakınlığı nedeniyle pazara ulaşma konusunda önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Sezgin Yılmaz, İş Bankası’nın tarım bankacılığı vizyonu doğrultusunda Malkara Şubesi’ni de tarım ihtisas şubesi olarak hizmete almaya karar verdiklerini ifade etti.
Tarım sektöründe artan girdi maliyetleri, kuraklık, sektördeki genç nüfusun azalması gibi zorluklara ve bu zorlukların çözümünde teknoloji kullanımının önemine dikkat çeken Sezgin Yılmaz, “Tarım teknolojileri çiftçilerimize destek vermek ve üretimi kolaylaştırmak için var. Bu teknolojilerle maliyetleri düşürürken aynı zamanda daha temiz ve doğa dostu bir üretim yapmak mümkün. Bizler elimizdeki tükenebilir kaynakların en doğru şekilde kullanılmasını sağlayarak üretimde verimlilik artışını ve sürdürülebilir bir tarımsal üretimi hedeflemek zorundayız. Bunun bizim gelecek nesillerimize, çocuklarımıza ve gençlerimize karşı boynumuzun borcu olduğunu biliyoruz” diye konuştu.
“Tarım yoksa gelecek de yok”
Malkara Şubesi’nin de bankanın diğer tarım ihtisas şubeleri gibi tarımda verimliliği artıracak yeni yöntemlerin ve teknolojilerin konuşulduğu, alanında uzman çalışanlar tarafından finansal, dijital, zirai ve ekolojik bilgilerin paylaşıldığı, bilginin yayıldığı ve tarım alanında sohbetlerin yapıldığı bir merkeze dönüşeceğini ifade eden Sezgin Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü.
“Tarımın geleceği olmazsa dünyanın da geleceği olmaz, tarımın gelişimi için atılacak her adım çok kıymetli. Sürdürülebilir bir tarıma her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Biz de ülkemizde tarımın gelişimi için sorumluluk alıyoruz. İş Bankası olarak, çiftçiye en çok kazandıran banka olmayı hedefliyoruz. Malkara şubemizin de tarıma sağlayacağı faydadan şüphemiz yok.”
Dünyada yaşanan savaşların gıdanın önemini gözler önüne serdiğini ifade eden Yılmaz, “Günümüze geldiğimizde ise daha da bir odaklanmanın ihtiyaç olduğunu gördük. Çünkü son dönemde yaşadığımız işte Rusya ve Ukrayna Savaşı ve arkasındaki gıda güvenliği krizini hep birlikte basından seyrettik. Yine daha yakın tarihte İsrail ve Filistin savaşı nedeniyle yaşanan sıkıntıyla gıda krizlerini hep beraber görüyoruz. Sürdürülebilirlik anlamında toprağa, suyu ilerideki çocuklarımıza emanet edebilmek, verimli bir şekilde emanet edebilmek için sürdürülebilir tarımın ne kadar önemli olduğunu, gıda güvenliğinin yanında ne kadar olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Bu yörede gördüğüm kadarıyla özellikle bu sene kuraklık ciddi anlamda ayçiçeği verimini düşürdü. Aynı şekilde Anadolu’nun muhtelif ovalarında benzer kuraklık sebebiyle ya da yanlış sulamalar sebebiyle ciddi anlamda ülkemizin su stresi çektiğini görüyoruz. Dolayısıyla bizde gelecek yüzyıllara çocuklarımıza bir şeyler bırakmak istiyorsak, banka olarak hangi sektörlerde daha çok odaklanma ihtiyacı var. Bu konuya biraz daha kafa yoralım, gücümüzü ve finansal gücümüzün yanında teknolojik gücümüzü de birlikte paylaşalım istedik. Dolayısıyla tarım sektörüne önem vermeyi bu anlamda mevcut ve yeni açacağımız şubelerimizi Türkiye’nin verimli ovalarında tarım ihtisas şubesi adıyla çiftçilerin hizmetine sunmayı tercih ettik” dedi.
Malkara Tarım İhtisas Şube açılışında İş Bankası’nın Meraklı Tohum Projesi kapsamında 4-6 yaş arası çocuklara da tarım konulu drama atölyesi düzenlendi.
Açılış töreninin ardından, tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım çiftçilerle bir araya gelerek ülkemizin tarımsal üretimdeki potansiyeline, tarım alanında karşılaşılan zorluklara ve çözüm yollarına ilişkin bir sohbet gerçekleştirdi. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eskişehir Ticaret Odası (ETO) TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuara, çiftçilerden sanayicilere, akademisyenlerden tarımsal girişimcilere kadar geniş bir katılım sağlanırken 73 firma stant açtı. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü standı ise 6 Bin kişi tarafından ziyaret edilerek fuarın en çok ilgi gören stantlarından biri oldu.
Fuar süresince İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ziyaretçilere tarımsal üretim ve kırsal kalkınma konularında bilgilendirmeler yaptı. Modern tarım teknikleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve dijitalleşme alanındaki yenilikler stantta tanıtıldı. Ayrıca yerel çiftçilere sağlanan destek programları, tarımsal hibe projeleri ve genç çiftçilere yönelik teşvikler hakkında da kapsamlı bilgi verildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün standında kendilerine ücretsiz olarak yer verilen Kadın Kooperatifleri Hediyelik Eşya Sergisi fuarın en çok ziyaret edilen yerlerinden biri oldu. Gökçekuyu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Her Ev Bir Atölye Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi, Hanımeli Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi, Beyaz Gelincik Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi, Odunpazarı Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi, Mahmudiye Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi ve Mihalıççık Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi olmak üzere Eskişehir’in farklı yerlerinde kurulan 7 Kadın Kooperatifi ürettikleri ürünleri ziyaretçilerle buluşturdular. Fuar, Eskişehir’in tarım sektöründeki önemini bir kez daha ortaya koyarken, özellikle yerel üreticiler ve yatırımcılar için yeni iş fırsatları ve işbirlikleri yaratma potansiyeli taşıdı. Ziyaretçilere yenilikçi teknolojileri görme imkanı sunan, traktörler, biçerdöverler, tarımsal mekanizasyon ve teknolojileri, tohum, fide, fidan ve bahçecilik teknolojileri, sera, sulama teknolojileri ve zirai gübrelerin sergilenip tanıtıldığı 5’nci Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı’nda, ekolojik tarım uygulamaları ve doğal kaynakların korunmasına yönelik çözümler, hayvan sağlığı, süt endüstrisi ve yem üretimi konularında güncel gelişmelere de yer verildi. Yerel çiftçilerin ve girişimcilerin sergilediği ürünler ise ziyaretçilerden tam not aldı. Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Ticaret Odası, Tarım ve Orman Bakanlığı gibi önemli kurumların destekleriyle gerçekleşen fuar 72 Bin 609 ziyaretçi ağırladı. Eskişehir Tarım Fuarı, her geçen yıl daha fazla katılımcı çekerek bölgenin tarım ve kırsal kalkınmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu yılki etkinlik, tarım sektörünün geleceğine yönelik umut verici adımların atıldığı, bilgi paylaşımının ve yeniliklerin ön planda olduğu bir buluşma noktası oldu. 2025 yılı hazırlıklarına şimdiden başlayacak olan fuar tarım sektörünün öncülerinden biri olamaya devam edecek. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KADIN FUTBOLU DAHA DA ÖNE ÇIKIYOR
Oyunda yer alacak diğer ligler arasında Premier Lig, LALIGA EA SPORTS, Bundesliga, Ligue 1 McDonald’s, Serie A Enilive, CONMEBOL Libertadores, Barclays Kadınlar Süper Ligi, Ulusal Kadınlar Futbol Ligi ve daha fazlası bulunuyor.

EA SPORTS FC 25’te yer alacak liglerle ilgili haber, dünyanın dört bir yanındaki 120’den fazla otantik futbol stadyumunun yeni oyunda yer alacağının onaylanmasıyla birlikte geldi. Bu yılın ikonik, gerçek dünya eklentileri arasında River Plate’in Mâs Monumental, Feyenoord Rotterdam’ın De Kuip, Sporting CP’nin Estádio José Alvalade , Galatasaray S.K.’nın Ali Sami Yen Spor Kompleksi Rams Park ve Fenerbahçe’nin Ülker Stadyumu, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi yer alıyor. Efsanevi Fransız stadyumu Stade Bollaert-Delelis de eşsiz ambiyansını ilk kez Kick-Off ve Kariyer oyun modlarının yanı sıra Ultimate Team’de FC 25’e taşıyacak.
REKLAM
Real Madrid’in Estadio Santiago Bernabéu’su ve Villarreal CF’nin Estadio de la Cerámica’sı da dahil olmak üzere diğer stadyumlar gerçek dünyadaki yenilemelerinin tamamlanmasının ardından, oyunda da anlamlı yeniden yapılandırmalar görecek. Olympique de Marseille (OM) erkek takımının resmi ortağı olan EA SPORTS FC, Orange Vélodrome stadyumunda yapılan iyileştirmeleri oyuna yansıtarak gerçekçi bir maç günü deneyimi sağlamayı hedefliyor.
MEVCUT ORTAKLIKLAR GELİŞİYOR
EA SPORTS FC Kıdemli Pazarlama Direktörü James Salmon, “EA SPORTS FC 25 ile gerçeğe en yakın futbol deneyimini oluşturmaya devam ediyoruz” dedi. “Yeni ve geliştirilmiş stadyumlara ek olarak, sevilen kulüplerle yeni ve devam eden ortaklıklar sayesinde, oyuncuların kendilerini sevdikleri oyuna tamamen kaptırabileceklerini ön görüyoruz”
EA SPORTS FC, birçok ortaklığı yenilemenin yanı sıra, Ligue 1 McDonald’s da dahil olmak üzere mevcut ortaklıklarını genişletiyor ve taraftarlar için Fransız kulüplerinin oyun içi deneyimini geliştirecek çeşitli oyun içi eklemeleri ve ortaklık yenilemelerini duyuruyor: En son eklenen stadyumlardan (Stade Bollaert-Delelis ve Orange Velodrome Stadyumu) Olympique de Marseille (OM) ile uzun süredir devam eden ortaklığın çok yıllı bir anlaşmayla yenilenmesine kadar… Ortaklık, EA SPORTS FC’nin ürün inovasyonu, topluluk yatırımı ve futbolun temelleri genelinde ortak girişimler yoluyla toplum düzeyinde futbola anlamlı bir şekilde yatırım yapma planı olan OM Next Gen & FC FUTURES programını desteklemeyi amaçlıyor. Daha fazla bilgi yılın ilerleyen dönemlerinde açıklanacak.
EA SPORTS FC’nin AS Roma ile ortaklığı, hem erkek hem de kadın takımlarını oyuna getirecek. FC 25, ilk kez kadın kulüplerinin Kariyer modunda yer alacağını ve en iyi beş kadın liginin (Barclays Kadınlar Süper Ligi, Arkema Première Ligue , Ulusal Kadınlar Futbol Ligi , Google Pixel Frauen-Bundesliga, Liga F ve prestijli UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi müsabakası) oyunda bulunacağını gösteriyor. Bu ortaklıklar, FC 25’i tüm oyun modlarında erkek futboluyla eşitlik sağlayan ve EA SPORTS FC’nin kadın oyununu büyütme taahhüdüne daha fazla katkıda bulunan bir oyun olarak kurmak için bir araya geliyor.
EA SPORTS FC 25 sadece en yeni oyuncuları ve karşılaşmaları içermekle kalmayacak, aynı zamanda 21 tarihi erkek ve kadın futbol yıldızını Kahramanlar ve İKON’lar şeklinde oyuna getirecek. Eden Hazard, Maicon, Tim Howard ve Laura Georges gibi 13 yeni futbolcu Ultimate Team’deki en yeni Kahramanlara katılırken, FC 25’e eklenen 8 yeni ICON arasında yakın zamanda emekli olan Galli süperstar Gareth Bale, ünlü Japon orta saha oyuncusu Aya Miyama ve dünyanın en ünlü kalecilerinden biri olan Gianluigi Buffon yer alıyor.
ICON’ların tam listesi aşağıdaki gibi şekilleniyor:
300’den fazla küresel futbol ortağının desteğiyle güçlenen FC 25, 700’den fazla kulüp ve 30 ligde 19.000’den fazla sporcuyu 120’den fazla gerçek dünya stadyumunda ağırlayacak. Bu temel özgünlük, daha fazla stratejik kontrol, bireysel Oyuncu Rollerinin tanınması, HyperMotionV* tarafından tanımlanan daha doğru oyuncu hareket özellikleri ve daha akıllı takım arkadaşları sunarak takımların nasıl oynadığını yeniden tanımlayan, yeniden tasarlanmış bir taktik motoru olan FC IQ’nun tanıtılmasıyla FC 25 oyununa da yansıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Telegram’ın kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Pavel Durov, Fransa’da gözaltına alınmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına ilişkin sosyal medya hesabından ilk defa açıklamalarda bulundu.
FRANSA’YI ELEŞTİRİDE BULUNDU
Paris’e geçen ay geldikten sonra 4 gün polis tarafından sorgulandığını anlatan Durov, “Fransız makamları, Telegram’dan cevap alamadıkları için başkalarının Telegram’ı yasa dışı kullanmasından şahsen sorumlu olabileceğimi söyledi. Bu birkaç nedenden dolayı şaşırtıcıydı.” ifadelerini kullandı.
Telegram’ın Avrupa Birliği’nde (AB) resmi temsilci bulundurduğuna işaret eden Durov, AB’nin taleplerine her zaman yanıt verdiklerini belirtti.
Fransız makamlarının da kendisine ulaşmak için çok sayıda seçeneğe sahip olduğunu anlatan Durov, “Bir CEO’yu yönettiği platformdaki şahısların işlediği suçlar nedeniyle suçlamak için akıllı telefon öncesi döneme ait yasaları kullanmak yanlış bir yaklaşımdır.” değerlendirmesinde bulundu.

DUROV: YENİLİKÇİLER, ARAÇLARIN KÖTÜYE KULLANIMINDAN SORUMLU TUTULMAMALI
Durov, teknoloji inşa etmenin halihazırda kolay bir süreç olmadığını vurgulayarak, “Hiçbir yenilikçi, bu araçların kötüye kullanılmasından kişisel olarak sorumlu tutulabileceklerini bilerek yeni araçlar üretemez.” ifadesine yer verdi.
Rusya’nın ve İran’ın daha önce Telegram’dan şifreleme anahtarlarını talep ettiğini belirten Durov, bunu reddettikleri için Telegram’ın bu ülkelerde yasakladığını kaydetti.
Telegram’ın ilkeleriyle uyuşmayan pazarları terk etmeye hazır olduklarına işaret eden Durov, platformu kullananların sayısının 950 milyon kişiye ulaştığını ve bunun da suçlular tarafından suistimali artırdığını belirtti.
Durov, “Umarım ağustos ayında yaşanan olaylar, Telegram’ı ve bir bütün olarak sosyal ağ endüstrisini daha güvenli ve daha güçlü hale getirecektir.” yorumunda bulundu.

DUROV ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILMIŞTI
Durov, 24 Ağustos’ta Paris’teki Bourget Havaalanında özel jetinden indiği sırada gözaltına alınmıştı.
Durov’un Telegram’da yasa dışı içeriklere erişim sağlandığı gerekçesiyle gözaltına alındığı bildirilmişti.
Paris Savcılığı, hakkında 12 farklı suçlama bulunan Durov’un 96 saatlik gözaltı süresinin ardından 28 Ağustos’ta çıkarıldığı mahkemece 5 milyon avro kefalet ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, tutuksuz yargılanacağını ve kendisine Fransa topraklarından çıkış yasağı getirildiğini açıklamıştı.
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çin’in başkenti Pekin’de bulunan Çin Bilim Akademisi’nde bilim insanları, Ay’dan toplanan örnekleri inceledi.
Bilim insanları, daha öncesinde yaklaşık bir milyar yıldır volkanik olarak aktif olmadığı düşünülen Ay’ın, dinozorlar Dünya’da yaşarken volkanik aktiviteye sahip olduğunu saptadı.
120 MİLYON YIL ÖNCE VOLKANİK AKTİVİTE OLDUĞU TESPİT EDİLDİ
“Chang’e 5 Uzay Aracı”nın yaklaşık 4 yıl önce Ay’dan topladığı örnekleri inceleyen araştırmacılar, örneklerde yaklaşık 120 milyon yıl önce oluşmuş cam parçaları buldu.
Dünya’ya gelen örneklerden 4’ünde bulunan yaklaşık 3 bin cam örneği inceleyen araştırmacılar, örneklerde yüksek derecede toryum da gözlemledi.
Araştırmacılar, örneklerin sülfür izotopları ve kimyasal yapıları yüzünden volkanik cam olduklarını belirterek, bu örneklerin element yapısı olarak daha önce Apollo görevinde getirilen örneklerdeki volkanik camlara benzer yapıda olduklarını ekledi.
Bu örneklerin 4,6 milyar yaşında olan Ayda 120 milyon yıl önce volkanik aktivite olduğunu gösterdiğini aktaran araştırmacılar, bu bulgunun Ayın varoluş sürecinin çoğunda volkanik olarak aktif olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Araştırma, “Science” dergisinde yayınlandı.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>7 YAŞ ALTINA KAYIT ZORUNLULUĞU YOK
Girişlerin tamamen ücretsiz olduğu etkinlikte, 7 yaş altındaki ziyaretçiler için kayıt zorunluluğu bulunmuyor. 7 yaş altı ziyaretçiler ebeveyn refakati eşliğinde alana giriş yapabilecek. TKENOFEST Teknoloji Yarışmaları 5-8 Eylül tarihleri arasında 09.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
TEKNOFEST 2024 kapsamında 790 bin takımın ve 1 milyon 650 bin yarışmacının başvuruda bulunduğu teknoloji yarışmaları bu yıl 50 ana kategori, 128 alt kategoride düzenleniyor. Milyonlarca teknoloji tutkunu gencin yarıştığı TEKNOFEST Teknoloji Yarışmalarında yarışmacılara 30 milyon TL’nin üzerinde maddi ödül ve 55 milyon TL’nin üzerinde malzeme desteği de sağlanıyor.
4 GÜN BOYUNCA ANTALYA’DA
TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları arasındaki 25 yarışmanın finallerine turizmin başkenti Antalya ev sahipliği yapıyor. Yapay zekâdan haberleşmeye, biyoteknolojiden tarım teknolojilerine kadar çeşitli alanlarda hayallerini gerçeğe dönüştürmek ve en iyisi olmak isteyen gençler projeleri ile kıyasıya yarışıyor. Türkiye’nin en büyük teknoloji firmaları tarafından düzenlenen eğitim ve paneller dört gün boyunca Antalya’da gençleri bekliyor.
TEKNOFEST 2024 heyecanı Antalya’nın ardından 2-6 Ekim 2024 tarihlerinde Adana’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST Şampiyonlar Ligi ile devam edecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>The Mirror’da yayınlanan habere göre 24 yaşındaki Yulia Vavilova’nın, isminin dahi gerçek olmayabileceği bildirildi. Bu da Rus kadının ajan olma ihtimallerini de gündeme atan iddiaları da beraberinde getirdi.
Vavilova, Durov ile Paris’e gelip, Embraer Legacy 600 özel jetinin merdivenlerinde gözaltına alındığında ortadan kayboldu. Paris’e uçmadan önce Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de Durov ve meslektaşları ile kahvaltı yaptığı bilinen Vavilova’nın Rusya’daki ailesinin ona ulaşamadığı, tutuklanıp tutuklanmadığının ise belirsiz olduğu vurgulanıyor. Aile, Rus yetkililerden yardım talep etti ancak henüz bir yanıt alamadı. Vavilova’nın kaybolması, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı ve birçok kişi onun güvenliği konusunda endişelerini dile getirdi.
REKLAMKONUM BİLGİLERİNİ VAVİLOVA MI VERDİ?
Mirror’da yer alan habere göre, Paris gezisi öncesinde sosyal medyadaki paylaşımlarının, Fransız yetkililere, Durov’un tutulduğu Fransa ziyareti öncesindeki hareketleri hakkında hayati coğrafi konum bilgileri vermiş olabileceğini bile öne sürüyor. Bu gizemli olay, hem Rusya’da hem de uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı. Vavilova’nın akıbeti hakkında henüz net bir bilgi bulunamasa da yetkililer, Vavilova’nın bulunması için çalışmalarını sürdürüyorlar.
TELEGRAM CEO’SU NEDEN TUTUKLANDI?
Durov, siber suçlar, yasa dışı işlemler ve çocuk pornografisi ile ilgili iddialar nedeniyle Fransız yetkililer tarafından gözaltına alındı. Durov’un tutuklanması, Telegram’ın güvenliği ve kullanıcı gizliliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Telegram, dünya genelinde milyonlarca kullanıcıya sahip ve özellikle gizlilik odaklı yapısıyla biliniyor.
“SİYASİ BİR KARAR DEĞİLDİR”
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Pazartesi günü öğleden sonra X hesabında yaptığı bir açıklamada Telegram CEO’su Pavel Durov’un tutuklanmasının siyasi bir hamleden ziyade devam eden adli soruşturmanın bir parçası olduğunu belirtti. Macron yaptığı açıklamada, “Telegram CEO’su Durov’un tutuklanması hiçbir şekilde siyasi bir karar değil” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cinsiyet ayrımında 2024 yılında İnternet kullanım oranı; erkeklerde %92,2, kadınlarda %85,4 olarak gözlendi.
YÜZDE 73,7 E-DEVLET KULLANIYOR
Son 12 ay içinde özel amaçla resmi makamların web sitelerini ve uygulamalarını kullanan ve İnternet üzerinden kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerin oranı %73,7 oldu. Bu oran, erkeklerde %80,7 iken kadınlarda %66,7 olarak gerçekleşti. E-devlet hizmetlerini kullanan bireylerin oranı yaş grubuna göre incelendiğinde ise bu oranın en yüksek %92,1 ile 25-34 yaş grubunda, en düşük %25,6 ile 65-74 yaş grubunda olduğu görüldü.
REKLAMWHATSAPP ZİRVEDE YER ALDI
Bireylerin en fazla kullandıkları sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları %86,2 ile WhatsApp, %71,3 ile YouTube ve %65,4 ile Instagram oldu. En fazla kullanılan sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları cinsiyete göre incelendiğinde; erkeklerin en fazla %89,5 ile WhatsApp, %74,7 ile YouTube ve %67,0 ile Instagram uygulamalarını, kadınların %82,9 ile WhatsApp, %68,0 ile YouTube ve %63,9 ile Instagram uygulamalarını kullandığı gözlendi.
Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarıToplamErkekKadın202320242023202420232024WhatsApp84.986.288.789.581.182.9Instagram61.465.463.567.059.363.9YouTube69.071.372.674.765.468.0Facebook51.449.462.660.540.438.4X23.722.728.827.618.617.8Telegram14.814.818.118.911.510.8TikTok17.119.121.223.513.014.7Snapchat9.69.88.38.310.911.3BİP4.03.14.73.63.32.6Diğer Other0.70.80.80.80.50.7TÜİK, Hanehalkı Bilişim Teknolojileri (BT) Kullanım Araştırması, 2024YÜZDE 47,9 İNTERNET BAĞLANTILI TV KULLANDI
İnternet kullanan bireylerin en fazla kullandıkları İnternete bağlı sistem ve cihaz türlerinin sırasıyla %47,9 ile İnternet bağlantılı TV, %10,2 ile robot süpürgeler, buzdolapları, fırınlar, kahve makineleri gibi İnternete bağlı ev aletleri ve %9,7 ile akıllı saat, İnternet bağlantılı spor/direnç bandı, gözlük veya kulaklıklar, güvenlik takip cihazları, İnternet bağlantılı aksesuarlar, İnternet bağlantılı giysi veya ayakkabılar olduğu gözlendi.
Bireylerin YÜZDE 89,2’Sİ “FİYAT ÖNEMLİ” DEDİ
Son 3 ay içinde İnternet kullanan bireylerin cep telefonu, akıllı telefon, tablet, dizüstü veya masaüstü bilgisayar satın aldığında önemli bulduğu özelliklerin sırasıyla %89,2 ile fiyat, %71,7 ile donanım özellikleri, %67,4 ile marka, tasarım veya boyut olduğu görüldü.
E-TİCARETTE GİYİM, AYAKKABI VE AKSESUAR ZİRVEDE
İnternet üzerinden 2024 yılının ilk 3 ayı içerisinde mal veya hizmet satın alan ya da sipariş veren bireylerin %76,7’si giyim, ayakkabı ve aksesuar satın aldı. Bunu, %47,5 ile lokantalardan, fast food zincirlerinden, catering şirketlerinden yapılan teslimatlar, %34,0 ile gıda ürünleri, %32,4 ile kozmetik, güzellik ve sağlık ürünleri ve %29,2 ile temizlik ürünleri, kişisel bakım malzemeleri takip etti.
Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde; erkeklerin %70,3’ü giyim, ayakkabı ve aksesuar, %49,2’si lokantalardan, fast food zincirlerinden, catering şirketlerinden yapılan teslimatları ve %33,5’i gıda ürünleri; kadınların %83,0’ı giyim, ayakkabı ve aksesuar, %46,6’sı kozmetik, güzellik ve sağlık ürünleri ve %45,9’u lokantalardan, fast food zincirlerinden, catering şirketlerinden yapılan teslimatları satın aldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sony, PlayStation 5 Pro’nun teknik özelliklerinin sızdırılmasıyla ilgili olarak yasal adımlar atmaya başladı.
Sızdırılan bilgilere göre, PlayStation 5 Pro, daha güçlü bir işlemci, daha fazla RAM ve daha yüksek çözünürlüklü oyunlar için destek gibi çeşitli yükseltmelere sahip olacak.
PS5 PRO TASARIMI SIZDIRILDI
Sızıntı kaynaklarına göre PS5 Pro, PS5 Slim modeline oldukça benzeyecek. Konsolun genel yapısı beyaz renkli olacak, ancak ortasından geçen üç siyah şerit ile diğer PS5 modellerinden farklı görünecek. PS5 Pro’nun Slim modeline göre biraz daha kalın olacağı iddia ediliyor.
Fransız teknoloji haber sitesi Dealabs’ın ünlü sızıntı kaynağı billbil-kun, PS5 Pro’nun paket tasarımına eriştiğini, ancak telif hakları yüzünden sadece aşağıdaki çizim görüntüsünü paylaştığını söylüyor.

PS5 PRO NELER SUNACAK
Sızdırılan bilgiler arasında, PlayStation 5 oyunlarının Pro sürümünde daha yüksek çözünürlük ve kare hızı desteği alabileceği belirtildi.
PS5 Pro’nun, işleme gücü açısından standart PlayStation 5’ten yaklaşık yüzde 45 daha hızlı olacağı öne sürüldü.
PS5 Pro’nun GPU’sunun 33.5 teraflop gücünde olacağı belirtiliyor ki bu PS5’in 10.28 teraflop gücünden oldukça yüksek.
Sony, “PlayStation Spectral Super Resulation” adlı yeni bir teknoloji sayesinde 8K çözünürlüğe kadar destek verebilecek.
Sony, şimdiden oyun severleri heyecanlandıran GTA 6 çıkana kadar, PS5 Pro’yu piyasaya sürmek istiyor.
Yeni konsolun eylül ayı içerisinde duyurulacağı da gelen bilgiler arasında.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Brezilya’da sosyal medya devi X (eski adıyla Twitter) ve Elon Musk’a ait uydu internet şirketi Starlink, ülkedeki yargı organlarıyla karşı karşıya geldi.
Yüksek Mahkeme’nin, X’e yasal temsilci ataması için verdiği süre dolmasının ardından, Starlink’in Brezilya’daki banka hesapları donduruldu.
ELON MUSK’TAN İLK TEPKİ GELDİ
Kararı yasa dışı olarak nitelendiren Musk, Starlink’in ödeme alamadığı için ücretsiz olarak hizmet vermeye devam edeceğini duyurdu.
X’in CEO’su Musk, yargıç Moraes’i eleştiren birçok paylaşım yaptı. Musk paylaşımlarında, “Alexandre de Moraes, yargıç rolüne girmiş kötü bir diktatördür.” dedi.
Moraes’in Starlink’in banka hesabını dondurma kararı, Musk’ın yasal bir temsilci atamamasına karşılık alınmış bir karar olarak yorumlandı.

Bu ayın başında sosyal medya platformu X, yargıç Moraes’in şirketin yasal temsilcilerinden birini bazı içerikleri kaldırmaması halinde tutuklamakla tehdit ettiğini öne sürdü.
Moraes, bu yılın başında eski Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’yu destekleyen bazı hesapların engellenmesini emretti.
X, ilk olarak bu karara sansür gerekçesiyle itiraz etse de yargıç, Musk’ın Brezilya’daki ticari faaliyetlerine yönelik soruşturma açtı.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Veeam Kurumsal Stratejilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Dave Russell ve Veeam Ürün Stratejilerinden Sorumlu Kıdemli Direktör Rick Vanoverkonuyla ilgili şunları aktarıyor:
İnsan hatası, kamu ve özel sektördeki veri ihlallerinin açık ara en büyük nedenlerinden biri. Öyle ki, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2022 Küresel Riskler Raporu, siber güvenlik tehditlerinin %95’inin bir tür insan hatasından kaynaklandığını ortaya koyuyor. 2022 Veri İhlali Araştırmaları Raporu (DBIR) ise ihlallerin %82’sinin insan hatalarından kaynaklandığını ortaya çıkarıyor.
Dolayısıyla, kazara gerçekleşen veri sızıntıları yıllardır hükümetlerin baş belası olmaya devam ediyor. Dünya genelinde, bir İngiliz memurun El-Kaide dosyalarını trende bırakması, Avustralya hükümet dosyalarının satılan dolaplarda bulunması ve İngiltere hükümetinin terörle mücadele araçlarının yanlışlıkla Trello’da sızdırılması gibi vakalar yaşandı. ABD’de ise 2015 yılında 191 milyon seçmenin kişisel bilgileri internette yayınlanmış ve ABD askerleri nükleer sırları yanlışlıkla bir çalışma uygulamasına sızdırmıştı.
Aslında bu sorunun ortadan kalmayacağını, hatta daha da kötüye gidebileceğini söyleyebiliriz. Veri taşınabilirliği katlanarak artıyor ve bu durum hükümetlere verileri farklı lokasyonlarda barındırma ve hibrit çalışma ortamlarında çok departmanlı erişime izin verme gibi avantajlar sunuyor. Online çalışma arttıkça, kurumların çalışanlarının teknoloji uygulamaları üzerindeki denetim düzeyi azalıyor. Buluttaki daha fazla veri, bilgisayar korsanlarının özensiz veri kullanımından yararlanmaları için daha fazla portal yaratıyor. Bu eğilimler, personelin siber hijyen veya OPSEC (operasyon güvenliği) konusundaki bilgi eksikliğiyle birleştiğinde, kamu veri kaynakları bir bilgisayar korsanının iştahını kabartan kolay bir hedef haline geliyor.
Peki, kamu ve özel sektör, bilgilerin sızıntı yapabilecek noktalardan geçirilmemesi noktasında çalışanlarına nasıl yardımcı olabilir?
İlk olarak, kuruluşlar bulut ve konteyner ortamlarındaki verilerinin güvenliğini sağlayabilirler. Kuruluşlar buluta yatırım yaptıkça, birçoğu tesislerinde bekledikleri titiz standartları karşılayan ağ ve güvenlik çerçeveleri oluşturmakta başarısız oluyor. Kuruluşlar uygulamadan önce bulut güvenlik modelleri oluşturmazlarsa, geri dönüp uygun kontrolleri yapmak için genellikle çok geç olur ve bu kuruluşların IP’sini riske atar. Bu, kötü niyetli bir aktörün ağ içinde yaşamasına izin vermek gibi bir şeydir.
Ayrıca, kuruluşlar kimin hangi verilere erişebileceğine ilişkin politikalarını iyileştirebilirler. Bilginin kritik değeri göz önünde bulundurulduğunda, özellikle de bu bilgi gizli bilgi kategorisindeyse, kuruluşların “en az ayrıcalık” ilkesine dayalı sıfır güven güvenlik modelleri ve rol tabanlı erişim kontrolü (RBAC) prosedürleri oluşturması gerekir.
Sıfır güven güvenlik modelleri, kullanıcıları aradıkları bilgilere erişmek için kendilerine güvenilebileceğini aktif olarak göstermeye zorlar. Bu da bilinen kullanıcıları parolalar, oturum açma bilgileri veya biyometrik veriler temelinde tanımlayabilen araçların kullanılması anlamına gelir. En az ayrıcalık ilkesi, kullanıcıların yalnızca kullanmaya yetkili oldukları araçlara, teknolojilere ve belgelere erişmelerine izin vererek açıyı daraltır. Kuruluşlar, çalışanların rolleri değiştiğinde ise bu erişim ayrıcalıklarını değiştirebilir.
Son olarak, kuruluşlar kasıtsız veri sızıntıları konusunu, personelin “dijital hijyen” uygulamasını iyileştirmek için bir tetikleyici olarak ele almalıdır. Bu, siber güvenlik uygulamaları ve uygun veri işleme ihtiyacı hakkında düzenli eğitim turlarını içerir. Kuruluşlar güvenlik uzmanlarıyla dolu olmadığından, çalışanlarına güvenlikle ilgili temel bilgileri vermeleri ve bir sızıntıyla karşılaştıklarında yapılması gereken uygun eylemlerin neler olduğunu aktarmaları gerekir. Ayrıca siber güvenlik eğitim programlarının etkinliğini tekrar tekrar test etmeleri de önemlidir. Birçok kuruluş yılda bir ya da iki kez güvenlik farkındalığı eğitimleri düzenliyor, ancak bu yeterli değil. “İnsan güvenlik duvarı” eğitimi sürekli olmalı ve çalışanlara tehditler ortaya çıktıkça güncellemeler ve yeni talimatlar sunulmalıdır.
Bu aynı zamanda önemli dijital varlıkların belirlenmesini de içerir. Bir kuruluş için hangi varlıkların kritik öneme sahip olduğu ve bunların nasıl etkili bir şekilde korunacağı konusunda bilgi sahibi olmak, başarılı bir siber güvenlik müdahale planı oluşturmak için hayati önem taşır.
Diğer en iyi uygulamaları ise şöyle sıralayabiliriz:
Hükümetler ve özel kuruluşlar saldırı altında. Sahte aktörler her geçen yıl daha yaratıcı ve daha bilgili hale geliyor, bu da hayati önem taşıyan varlıkların yanlış ellere geçmesini önlemek için kurumları daha fazlasını yapmaya zorluyor. Koruma taktikleri düşmanca tehditlere odaklanmalı, ancak düşmanca olmayan tehditleri de kapsamalıdır, çünkü kasıtsız bilgi paylaşımları da kuruluşları büyük risklerle karşı karşıya getirebilir.
Veeam Yazılım Hakkında
Veeam®, kuruluşlara hibrit bulutları için veri güvenliği, veri kurtarma ve veri özgürlüğü yoluyla esneklik sağlar. Veeam Veri Platformu; Bulut, Sanal, Fiziksel, SaaS ve Kubernetes ortamları için tek bir çözüm sunarak işletmelerin uygulamalarının ve verilerinin korunduğundan ve işlerini devam ettirebilmeleri için her zaman kullanılabilir olduğundan emin olmalarını sağlar. Merkezi Columbus, Ohio’da bulunan ve 30’dan fazla ülkede ofisleri bulunan Veeam, Fortune 500’ün %82’si ve Global 2.000’in %72’si dahil olmak üzere dünya çapında 450.000’den fazla müşteriyi koruyor. Veeam’in küresel ekosisteminde 35.000’den fazla teknoloji iş ortağı, satıcı, hizmet sağlayıcı ve Küresel iş ortağı bulunur. Daha fazla bilgi edinmek için veeam.com adresini ziyaret edin veya Veeam’i LinkedIn @veeam-software ve Twitter @veeam üzerinden takip edin.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
]]>







